2201.
tamam umut var da... nete var awm.
devamını gör...
2202.
düşünmek , varlığa bir mana yüklemek adeta sonsuz bir girdabın içinde dolaşmak gibi. karanlık bir ev karşılar ilk önce , ona hayat deriz. belirsizdir çünkü . sonra bir ışık açarız ve ona da hedef deyip yürümeye başlarız ... peki ama neden ? varlığı amaçlandırmak neden bu kadar önemli ? cevabı hem var hem de yok. bu karanlık evde duvarlar soğuktur , ona da güvensizlik deriz. hemen ısınmak isteriz çünkü soğuk bilinmez bir korkudur. perdeleri açarız o da güneşi çağırır içeri , güneş umuttur , ısıtır. kanepeye kuruluruz daha sonra ama bir şeyler eksiktir sanki , ev gözümüze fazla boş gelir sonra "boşver" diye içimizden geçiştiririz. bir yavanlık hissi tüm bunlar olsa da kalır içimizde ... çünkü sevgi denen töz yoktur. sevgi ilginç bir duygudur varlığı ile heyecan yaptırır , yokluğunda hüsrana bırakır kendini. sevgi belki de çengel bulmacada ki en bilinmez bulmaca gibidir. harfleri seçmek önemlidir , hem de çok. ilham geldiğinde yazarsın hevesle işte o da sevgi yani içimizde saklanan şey. iyi de ne işe yarar sevgi? sevgi kimisi için hayatın bir gizemi , kimisi içinde bir varoluş amacı. ama şu bir gerçek ki en fazla da hüsran barındıran duygusu. hüsranları lehimize çevirmek elimizde . nasıl bankta kös kös oturuyorsak , dilersekte bulutları izleyebiliriz değil mi ? sevgi titrek bir mum gibi aslında değerli ellerde bir meşaleye dönüşür. en büyük karanlığı bile yıkar ...
devamını gör...
2203.
resepsiyonda duran adam gecenin 3'ünde asansörün açılan kapısının sesini duyup kafasını asansörden çıkan adama döndürdü, "hayırdır?" dedi.

adam "uyuyamadım" dedi, "çıkıp biraz yürüyeceğim" sonra kapıdan çıktı, görevli kapıdan çıkan adamın arkasından bakıp adam hakkındaki düşüncelerinin haklı çıkmasının gururu ile "manyak bu ya" deyip tv de seyrettiği şeye geri döndü.

gece soğuktu, kar yağmıyordu. adam elleri cebinde yürürken beynindeki hayır diyen makine ile kalbindeki evet diyen makinenin aynı anda çalıştığını hissetti, epeydir unuttuğu bir şeydi bu.
karanlık ara sokaklar, yarı karanlık caddeleri geçti, ana caddeye çıkıp yukarı doğru yürümeye devam etti, boğanın oradan sola döndü, sabaha kadar açık olan cafenin yanından devam edip acıbadem'e doğru yol aldı.

evin / eski evinin / eski evlerinin önüne gelince zillerin üstündeki isimlere baktı, hala aynı isim vardı, zillerin üstüne apartmanın duvarına yazdığı yazı bile duruyordu, kati mou krivis..

kalbindeki makine aniden yönetimi ele geçirdi ve zile bastı, bir süre sonra aşina ve korkulu bir ses kim o dedi, adamın verdiği cevap aradan geçen yılların ardından ses tonunun tanınıp tanınmayacağını düşünmeden ve aptalca olan kelime idi.

"benim."

tam beyindeki makine yönetimi ele geçirip adamı ardına bile bakmadan kaçırıyordu ki otomata basıldı ve aynı anda "yukarı gel" dediğini duydu kadının.

o evden çıkalı yaklaşık 2 sene olmuştu, buraya niye geldiğini bile bilmeyen adam şimdi de o zili çalarak nasıl bir saçmalık yaptığının bir kez daha farkına vardı.

"yok gelmeyeceğim" dedi sadece beyin makinesi, sonra kalp makinesi idareyi tekrar ele aldı, "nasılsın" diye sordu, "kediler nasıl?", saat gece 3 küsur idi ve o ana kadar yapılan ve yaşanan her şey gibi bu soru da çok saçma idi.
"bacaklarım bana ait olsa kaçardım" diye düşündü adam, sonra "bekle, geliyorum" diyen bir ses duydu, bir sigara yaktı.

bir süre sonra kadın apartman kapısından çıktı, aynı gibiydi karanlıktan seçilebildiği kadarıyla, 2 sene öncesi, bu sokak, bu ev, her şey aynı gibiydi, tuhaf.

kadın adama baktı, onun böyle dengesizliklerine alışıktı, olan biteni hiç yadırgamamış olarak kendi dengesizliğini de işin içine kattı, "açık bir yer bulup çay kahve içelim" dedi, birbirlerine başka tek kelime etmeden yanyana ve çok ayrı olarak üzerinde sessiz anlaşma sağladıkları, sarhoş ve deli geçmiş gecelerinin izini taşıyan o cafeye doğru yola çıktılar.

adam kadının saçının kokusunu fark etti, "değişmiş" diye düşündü.

karanlıktı, kadıköy'dü ve kalp makinesi idareyi tamamen ele geçirmişti.
---
to be continued...
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim