yönetmenliğini esmanur şahin’in üstlendiği, senaryosu ege arzuman, mehmet ali can yılmaz ve aleyna yalçın tarafından yazılan, kısa film. daha önce gray white what is imposed gibi kısa filmlere imza atan ekip 404 tarafından 2026 yılında hazırlanmıştır.
oyunculuk hayalleri kuran iki genç kızın hikâyesini, dış görünüşü başarıyla özdeşleştiren genç bir kadının, yaşadığı deneyimlerin ardından kendini ve güzellik kavramını sorgulaması ekseninde anlatır.
oyunculuk hayalleri kuran iki genç kızın hikâyesini, dış görünüşü başarıyla özdeşleştiren genç bir kadının, yaşadığı deneyimlerin ardından kendini ve güzellik kavramını sorgulaması ekseninde anlatır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 24.05.2026 22:00 tarihinde açılmıştır.
1.
senaryosu ege arzuman, letaif-i söz, mehmet ali can yılmaz, aleyna yalçın, zelal oğuz ve elif tuana akpınar tarafından yazılmış iken yönetmen koltuğunda ise esmanur şahin'in oturduğu kısa film;
kısa bir süre önce yayınlanmıştır.

oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi, aysu deniz, münevver mina yentürk, yusuf emre balçık gibi isimler yer almaktadır.
filmimiz bize kendini sevmenin önemi üzerine farklı bir hikâye sunuyor iken aynı zamanda standart estetik algıları, ölçütleri üzerine düşünmeye sevk ediyor.
oyunculuk hayalleri kuran 2 genç kız arkadaşın sohbetleri ile filmimiz başlar, genç kızlardan biri hayallerini kendi dış görünüşü ekseninde inşa eder, güzel olmakla her şeyin mümkün olacağını sanır, güzellik, yakışıklılık ve kısacası dış görünüş gibi etmenler oyunculuk mesleği için kâfi değildir.
bir yapımcıyla ortak tanıdığı olduğu için oyunculuk hayallerine kavuşması zor değildir, rolü alır ve diğer karakteri doğrudan olmasa da dolaylı yoldan küçümsemeye başlar, onun güzel olmadığını iddia etmek ister gibidir, diğer arkadaşı için oyunculuğun kendisi önemli iken kendisi için ise dış görünüş önemlidir.
başvuru yaptığı hiçbir oyunculuk ajansına başvurusu kabul edilmeyen genç kızın değişim süreci başlar, güzel olduğu halde kendinde kusur avına çıkar, zayıf olduğu halde internetten zayıflama hapları sipariş verir, burnunu beğenmez, kilosunu beğenmez, yüzünü beğenmemeye başlar.
kendini sevmek için insanın ille de iyi bir dış görünüşe mi sahip olması gerekir?
sonrasında ise bir cast ajansına yaptığı başvuru için olumlu geri dönüş alır ama işler beklediği gibi gitmeyebilir...
bu kırılma noktası ise onun kendini sevmeye başlamasına vesile olacaktır.
zaten güzel bir genç kızdır ama insanın kendini sevmesi için iyi bir dış görünüş gerekmez, güzel olduğu için değil, her şeyiyle bir bütün olduğu için, kendini her şeyinle sevebilmek gerektiği için kendini sevmeye karar verir ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır...
oyunculuk için, sevilmek için iyi bir dış görünüş zorunlu değildir arkadaşlar...
sevilmek için kendinden ödün vermek, bir şeylerden, seni sen yapandan feragat etmek zorunda değilsin, unutma ki senin kusur olarak adlandırdığın bir başka insanın hayali olabilir, sen zayıf olmak istersin, başkası ise kilo almak ister ama alamaz, burnunu kemerli bulabilirsin, karakteristik bir burnun olsun, kime ne zararı var?
ayaklarını büyük bulabilirsin, bir başkasının ayağı bile yoktur belki...
konuyu sadece dış görünüş ile sınırlandırmak gerekmez elbette, seni sen yapan şey kelimelerindir, ruhundur, merhametindir, gülüşündür, kısacası vâroluşundur...
kelimelerinden de vazgeçme, bir başkasında o kelimenin ne kadar iz bırakacağını bilemezsin...
film hakkında yazacaklarım galiba bu kadar.
kendini sev çünkü senden bir tane daha yok...
verdiğin mücadeleyi, buraya kadar nasıl geldiğini, hangi acıdan sağ çıktığını ancak sen bilirsin, bu yüzden kendinle gurur duy...
kısa bir süre önce yayınlanmıştır.

oyuncu kadrosunda ise yönetmenin kendisi, aysu deniz, münevver mina yentürk, yusuf emre balçık gibi isimler yer almaktadır.
filmimiz bize kendini sevmenin önemi üzerine farklı bir hikâye sunuyor iken aynı zamanda standart estetik algıları, ölçütleri üzerine düşünmeye sevk ediyor.
oyunculuk hayalleri kuran 2 genç kız arkadaşın sohbetleri ile filmimiz başlar, genç kızlardan biri hayallerini kendi dış görünüşü ekseninde inşa eder, güzel olmakla her şeyin mümkün olacağını sanır, güzellik, yakışıklılık ve kısacası dış görünüş gibi etmenler oyunculuk mesleği için kâfi değildir.
bir yapımcıyla ortak tanıdığı olduğu için oyunculuk hayallerine kavuşması zor değildir, rolü alır ve diğer karakteri doğrudan olmasa da dolaylı yoldan küçümsemeye başlar, onun güzel olmadığını iddia etmek ister gibidir, diğer arkadaşı için oyunculuğun kendisi önemli iken kendisi için ise dış görünüş önemlidir.
başvuru yaptığı hiçbir oyunculuk ajansına başvurusu kabul edilmeyen genç kızın değişim süreci başlar, güzel olduğu halde kendinde kusur avına çıkar, zayıf olduğu halde internetten zayıflama hapları sipariş verir, burnunu beğenmez, kilosunu beğenmez, yüzünü beğenmemeye başlar.
kendini sevmek için insanın ille de iyi bir dış görünüşe mi sahip olması gerekir?
sonrasında ise bir cast ajansına yaptığı başvuru için olumlu geri dönüş alır ama işler beklediği gibi gitmeyebilir...
bu kırılma noktası ise onun kendini sevmeye başlamasına vesile olacaktır.
zaten güzel bir genç kızdır ama insanın kendini sevmesi için iyi bir dış görünüş gerekmez, güzel olduğu için değil, her şeyiyle bir bütün olduğu için, kendini her şeyinle sevebilmek gerektiği için kendini sevmeye karar verir ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır...
oyunculuk için, sevilmek için iyi bir dış görünüş zorunlu değildir arkadaşlar...
sevilmek için kendinden ödün vermek, bir şeylerden, seni sen yapandan feragat etmek zorunda değilsin, unutma ki senin kusur olarak adlandırdığın bir başka insanın hayali olabilir, sen zayıf olmak istersin, başkası ise kilo almak ister ama alamaz, burnunu kemerli bulabilirsin, karakteristik bir burnun olsun, kime ne zararı var?
ayaklarını büyük bulabilirsin, bir başkasının ayağı bile yoktur belki...
konuyu sadece dış görünüş ile sınırlandırmak gerekmez elbette, seni sen yapan şey kelimelerindir, ruhundur, merhametindir, gülüşündür, kısacası vâroluşundur...
kelimelerinden de vazgeçme, bir başkasında o kelimenin ne kadar iz bırakacağını bilemezsin...
film hakkında yazacaklarım galiba bu kadar.
kendini sev çünkü senden bir tane daha yok...
verdiğin mücadeleyi, buraya kadar nasıl geldiğini, hangi acıdan sağ çıktığını ancak sen bilirsin, bu yüzden kendinle gurur duy...
devamını gör...
