yazar: seray şahiner
yayım yılı: 2021
yıllarca şiddetin en kötü biçimine maruz kalan karakterimiz, tüm yaşamını gördüğü şiddetten kaçmak üzerine kurgular. baba evinden bu yüzden ayrılır, aynı şiddetin daha kötüsünü kocasından da gördüğü için bu defa bir hastaneye sığınır. ve burada kalabilmek için hastalara refakatçilik yapar. şiddet görmemek için soğuk hastane odalarını tercih etmesi gördüğü işkencenin boyutunu ortaya koyar.
yayım yılı: 2021
yıllarca şiddetin en kötü biçimine maruz kalan karakterimiz, tüm yaşamını gördüğü şiddetten kaçmak üzerine kurgular. baba evinden bu yüzden ayrılır, aynı şiddetin daha kötüsünü kocasından da gördüğü için bu defa bir hastaneye sığınır. ve burada kalabilmek için hastalara refakatçilik yapar. şiddet görmemek için soğuk hastane odalarını tercih etmesi gördüğü işkencenin boyutunu ortaya koyar.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "emine pir zola" tarafından 01.09.2022 00:06 tarihinde açılmıştır.
1.
vay be. ülkemizde ne güzel kitaplar yazan kadınlar var. üstelik hâlâ yaşıyorlar. lütfen yaşarken kıymetlerini bilelim ve bol bol okuyalım. seray şahiner işte o yazarlardan.
bazı kitaplar vardır birine anlatsanız kahkahalarla gülersiniz, gözlerinizden yaşlar gelir ama kitaptaki olayları siz yaşayacak olsanız her gün ağlarsınız. bu hissi en son yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabında bulmuştum. uzun zaman sonra hem bu kadar üzülüp hem bu kadar çok güldüğüm bir kitap oldu ülker abla. yanlış anlaşılma olmasın. asla bir mizah kitabı değil. aksine babasından şiddet gören bir çocuğun evlenip rahat ederim düşüncesiyle evlenmesi ve daha çok şiddet görmesi yüzünden evden kaçmasını anlatıyor kitap.
muhteşem bir edebi yoğunluk yok. ama çok daha güzel bir şey var. harika bir karakter. ülker abla. yıllarca çocuğu için şiddete katlanıp oğlu askere gidince evden kaçan ülker abla kocası izini bulamasın diye köşe bucak devletten ve kocasından kaçar. karakola gidemez, bayılıp hastaneye kaydının yapılmasından bile korkar. izinden kocasının onu bulup öldüreceğinden korkar.
ben ülker abla. diriyim. şimdilik.
böyle der ve hayatta kalma çabasına devam eder. müthiş zor bir hayatın içinde yaşar ama bizi güldürmeyi de unutmaz. delirmemek ve delirip de hastanelerde kaydı çıkmasın diye kendi kendini telkin eder sürekli. ülker abla gerçekse umarım hayatının sonuna kadar diri kalmıştır ve doğal yollarla yaşlanıp ölmüştür. seni asla unutmayacağım. mutlakaaaaa okuyun.
bazı kitaplar vardır birine anlatsanız kahkahalarla gülersiniz, gözlerinizden yaşlar gelir ama kitaptaki olayları siz yaşayacak olsanız her gün ağlarsınız. bu hissi en son yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabında bulmuştum. uzun zaman sonra hem bu kadar üzülüp hem bu kadar çok güldüğüm bir kitap oldu ülker abla. yanlış anlaşılma olmasın. asla bir mizah kitabı değil. aksine babasından şiddet gören bir çocuğun evlenip rahat ederim düşüncesiyle evlenmesi ve daha çok şiddet görmesi yüzünden evden kaçmasını anlatıyor kitap.
muhteşem bir edebi yoğunluk yok. ama çok daha güzel bir şey var. harika bir karakter. ülker abla. yıllarca çocuğu için şiddete katlanıp oğlu askere gidince evden kaçan ülker abla kocası izini bulamasın diye köşe bucak devletten ve kocasından kaçar. karakola gidemez, bayılıp hastaneye kaydının yapılmasından bile korkar. izinden kocasının onu bulup öldüreceğinden korkar.
ben ülker abla. diriyim. şimdilik.
böyle der ve hayatta kalma çabasına devam eder. müthiş zor bir hayatın içinde yaşar ama bizi güldürmeyi de unutmaz. delirmemek ve delirip de hastanelerde kaydı çıkmasın diye kendi kendini telkin eder sürekli. ülker abla gerçekse umarım hayatının sonuna kadar diri kalmıştır ve doğal yollarla yaşlanıp ölmüştür. seni asla unutmayacağım. mutlakaaaaa okuyun.
devamını gör...
2.
yazarın okuduğum ilk kitabı. yalın bir konuşma dili. ülker abla'nın hikayesi ise çoğumuza tanıdık . cesareti ise romanlarda kalmasın diyecek kadar umut verici.
freud'a bile kafa tutan, korsan refakatçi bir kadın ülker abla.
kitapta en çok çiğdem ile olan hikayesi etkiledi beni.
bir şeyler örmek için renklerle oluşturduğu bağı;
zanaks eflatunu, pasktil sarısı, tranko turuncusu, anafranil pembesi,stilizan mavisi,cipralex beyazı,nervium yeşili .
hani işlek bir caddeden sinemaya girersin de film bitince salonun arka kapısından bir ara sokağa çıkarsın . biraz filmin de etkisiyle dünya değişti gibi gelir. o debdebeli anacaddenin bir arka sokağında bu yavanlıkta ,bu yavaşlıkta bir hayat akmasını yadırgarsın. ben filmin sonu gelmeden hayatımın arka kapısını aramaya başladım. o kapıdan çıkınca kendimi burada buldum.
*
freud'a bile kafa tutan, korsan refakatçi bir kadın ülker abla.
kitapta en çok çiğdem ile olan hikayesi etkiledi beni.
bir şeyler örmek için renklerle oluşturduğu bağı;
zanaks eflatunu, pasktil sarısı, tranko turuncusu, anafranil pembesi,stilizan mavisi,cipralex beyazı,nervium yeşili .
hani işlek bir caddeden sinemaya girersin de film bitince salonun arka kapısından bir ara sokağa çıkarsın . biraz filmin de etkisiyle dünya değişti gibi gelir. o debdebeli anacaddenin bir arka sokağında bu yavanlıkta ,bu yavaşlıkta bir hayat akmasını yadırgarsın. ben filmin sonu gelmeden hayatımın arka kapısını aramaya başladım. o kapıdan çıkınca kendimi burada buldum.
*
devamını gör...
