wolf children
mamoru hosoda tarafından yönetilen ve ortak yazılan 2012 yapımı anime filmidir.
bir kurt adamdan çocukları olan hana'nın tek başına yarı kurt yarı insan çocuklarını büyütme hikayesini anlatıyor.
hana'nın asla pes etmeden sürekli çabalaması, ne kadar zorlanırsa zorlansın ağzından tek bi olumsuz kelime çıkmaması gerçekten çok etkileyici, hana tebessüm ettikçe ben ağladım diyebilirim.
izleyin izlettirin
bir kurt adamdan çocukları olan hana'nın tek başına yarı kurt yarı insan çocuklarını büyütme hikayesini anlatıyor.
hana'nın asla pes etmeden sürekli çabalaması, ne kadar zorlanırsa zorlansın ağzından tek bi olumsuz kelime çıkmaması gerçekten çok etkileyici, hana tebessüm ettikçe ben ağladım diyebilirim.
izleyin izlettirin
devamını gör...
georges brassens
georges charles brassens,1921 yılı doğumlu fransız şarkıcı,söz yazarı ve bestecidir. şair kimliğinin yanısıra pekçok tanınmış-tanınamamış fransız şairin şiirlerini de bestelemiş bir isimdir. kendi şiirlerini ise nazım olarak değil, gitarı eşliğinde melodileştirerek yazmış-seslendirmiştir. kendi döneminde oldukça meşhur bir isim olsa da yaşamı pek de kolay geçmemiştir. ikinci dünya savaşı'nın devam ettiği 1943 yılında almanlar tarafından bir uçak fabrikasındaki çalışma kampında çalışmaya zorlanmıştır. müzik aşkını ise roman-katolik annesi ile açık fikirli ve annesinin tam aksine antiklerik bir insan olan babasından kazanmıştır. şiir tutkusu da lisedeki öğretmeni tarafından keşfedilmiş ve desteklenmiştir.
brassens'in şiirleri ve şarkıları, o dönemdeki muhafazakarlık ve bayağı geleneklerle indirekt olarak alay etmekte; aşkı,dostluğu,sevgiyi ve özgürlüğü savunmaktadır. kendisinin yorumları oldukça zarif olmakla beraber* gitarından yayılan notaların ahengi ve ritimlerin yumuşaklığı insanı gerçekten farklı dünyalara götürmektedir.
2 harika bestesi buradadır,şöyle buyrun;
une jolie fleur (güzel bir çiçek);
les sabots d'helene (helene'nin ayakkabıları);
brassens'in şiirleri ve şarkıları, o dönemdeki muhafazakarlık ve bayağı geleneklerle indirekt olarak alay etmekte; aşkı,dostluğu,sevgiyi ve özgürlüğü savunmaktadır. kendisinin yorumları oldukça zarif olmakla beraber* gitarından yayılan notaların ahengi ve ritimlerin yumuşaklığı insanı gerçekten farklı dünyalara götürmektedir.
2 harika bestesi buradadır,şöyle buyrun;
une jolie fleur (güzel bir çiçek);
les sabots d'helene (helene'nin ayakkabıları);
devamını gör...
yüzünü yıkama adı altında tüm kafayı suya sokan tip
adana'da yaşıyordur.
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
ben şahsen üzülüyorum o yüzden kimseyi üzmemeye çalışıyorum.
devamını gör...
1 şubat 2021 polisin boğaziçi üniversitesine girip öğrencilere müdahale etmesi
yaklaşık 1 saat kadar önce gerçekleşmiş hadise. polis okula girip oturma eylemi yapan öğrencilere müdahale de bulunmuş. detayları buradan görebilirsiniz.
devamını gör...
bir günah gibi
ülkemizde ajda pekkan ile üne kavuşan, orijinal ismi "kara gözler" anlamındaki ochi chernye olan rus şarkısı. julio iglesias da nathalie adıyla söylemiştir bu şarkıyı.
orijinal güfte ilk kez 1843'te rusça olarak literaturnaya gazeta'da yayınlanır. güfte yazarı ukraynalı şair ve yazar yevhen hrebinka'dır. sözlerin üzerinde birkaç defa oynama yapılmış ve sonradan şarkı yurt dışında da popüler olmuştur.
rusça versiyonu
julio iglesias versiyonu
ajda pekkan versiyonu
bir sayfa kopuyor zamandan
ayrılırken sen yanımdan
bu aşkın daha en başından
korkuyordum ben sonundan
bir günah gibi gizledim seni
kimse görmedi seni ve beni
ağlarken içim güldü gözlerim
bir günah gibi, gizledim
ne bugün, ne de yarından
beklediğim ne kaldı?
beni o gün senden kıskanan
resimler de sarardı
orijinal güfte ilk kez 1843'te rusça olarak literaturnaya gazeta'da yayınlanır. güfte yazarı ukraynalı şair ve yazar yevhen hrebinka'dır. sözlerin üzerinde birkaç defa oynama yapılmış ve sonradan şarkı yurt dışında da popüler olmuştur.
rusça versiyonu
julio iglesias versiyonu
ajda pekkan versiyonu
bir sayfa kopuyor zamandan
ayrılırken sen yanımdan
bu aşkın daha en başından
korkuyordum ben sonundan
bir günah gibi gizledim seni
kimse görmedi seni ve beni
ağlarken içim güldü gözlerim
bir günah gibi, gizledim
ne bugün, ne de yarından
beklediğim ne kaldı?
beni o gün senden kıskanan
resimler de sarardı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
sebepsiz içim darlanıyor, bonus olarak arada da acıyor. hayır ne kattınız benim içimin harcına alüminyum fiat egea malzemesinden mi yaptınız ne ettiniz?
devamını gör...
zippodan çıkan çınn sesi
uzun zamandır takip ettiğim ve az önce bazı tanımlarına çok güldüğüm yazar. uzun zamandır takip ediyorum ama profiline yeni göz gezdirebildim*.
devamını gör...
yazarların dibe vurduğunu hissettiği an
hayatımın bir döneminde ertesi gün olmasın diye ağlıyordum.
devamını gör...
naomi
cuniçiro tanizaki romanıdır.
birçok nitelikli okur nabokov’un lolita’sına aşinadır. kitap olarak aşina değilseniz bile en azından kubrick tarafından 1962’de sinemaya uyarlanmış halini izlemişsinizdir. o kadar eski filmler izleme alışkanlığınız yoksa adrian lyne’nın 1997 uyarlamasını mutlaka izlemiş en azından görmüşsünüzdür. bu yapacağım incelemenin lolita ile bir ilgisi yok aslında, ben bambaşka birinden bahsedeceğim: na-o-mi. tanizaki’nin naomi’si nabokov’un lolita’sından aşağı yukarı 20 sene önce yazılmış. ama bu iki kitap derin benzerlikler taşıyor. bununla birlikte çok büyük farklılıkları da yok değil.
lolita 13 yaşında bir kız çocuğudur ve yazar humbert humbert bu kız çocuğuna derin bir cinsel istek duymaktadır. lafı dolandırmadan, doğrudan söylemek de fayda var açık net bir pedofili vakasıdır kitapta anlatılan. ancak naomi 15 yaşındadır ve joji onu fiziksel olarak beğense de olay asla pedofiliye dönmez çünkü joji’nin aklında bambaşka bir plan vardır.
lolita kıyaslamalarına burda bir virgül koyuyorum ama bu incelemenin sonunda son bir kez daha değinmek üzere. kitap bana - belki size gülünç gelecek ama - manga grubunun “ bir kadın çizeceksin” şarkısını anımsattı çünkü joji 15 yaşındaki naomi’yi yanına onu batılı tarzda bir eş olarak yetiştirmek için alıyor.
köylü kızı naomi fiziksel olarak serpilip güzelleşse de git gide joji’nin asıl beklentisi bu değil. onun isteği naomi’nin batılı tavırları, batılı giyim tarzı, batılı konuşmasıyla hayranlık uyandıracak bir genç kadın olması, tabii ki sonra da naomi’ylr evlenip yanına yakışır bir kadınla “boy” göstermek.
naomi’nin joji’nin istediği bir kadın olup olmadığını yazmayacağım elbette burda ama kitapta sağlam bir japonya eleştirisi olduğuna değinmeden de geçemeyeceğim. biraz “ araba sevdası” tadı da yok değil kitapta. japonların batı hayranlığının bizimkinden geri kalır yanı olmadığını görüyoruz roman boyunca.
gelelim lolita ile naomi arasındaki son kıyaslamamıza. naomi’nin alt başlığı “ bir budalanın aşkı”. lolita’nın alt başlığı ise “ beyaz ırktan dul bir adamın itirafları”. yani iki roman da sonunda vaat ettiği hikayeyi anlatıyor.
birçok nitelikli okur nabokov’un lolita’sına aşinadır. kitap olarak aşina değilseniz bile en azından kubrick tarafından 1962’de sinemaya uyarlanmış halini izlemişsinizdir. o kadar eski filmler izleme alışkanlığınız yoksa adrian lyne’nın 1997 uyarlamasını mutlaka izlemiş en azından görmüşsünüzdür. bu yapacağım incelemenin lolita ile bir ilgisi yok aslında, ben bambaşka birinden bahsedeceğim: na-o-mi. tanizaki’nin naomi’si nabokov’un lolita’sından aşağı yukarı 20 sene önce yazılmış. ama bu iki kitap derin benzerlikler taşıyor. bununla birlikte çok büyük farklılıkları da yok değil.
lolita 13 yaşında bir kız çocuğudur ve yazar humbert humbert bu kız çocuğuna derin bir cinsel istek duymaktadır. lafı dolandırmadan, doğrudan söylemek de fayda var açık net bir pedofili vakasıdır kitapta anlatılan. ancak naomi 15 yaşındadır ve joji onu fiziksel olarak beğense de olay asla pedofiliye dönmez çünkü joji’nin aklında bambaşka bir plan vardır.
lolita kıyaslamalarına burda bir virgül koyuyorum ama bu incelemenin sonunda son bir kez daha değinmek üzere. kitap bana - belki size gülünç gelecek ama - manga grubunun “ bir kadın çizeceksin” şarkısını anımsattı çünkü joji 15 yaşındaki naomi’yi yanına onu batılı tarzda bir eş olarak yetiştirmek için alıyor.
köylü kızı naomi fiziksel olarak serpilip güzelleşse de git gide joji’nin asıl beklentisi bu değil. onun isteği naomi’nin batılı tavırları, batılı giyim tarzı, batılı konuşmasıyla hayranlık uyandıracak bir genç kadın olması, tabii ki sonra da naomi’ylr evlenip yanına yakışır bir kadınla “boy” göstermek.
naomi’nin joji’nin istediği bir kadın olup olmadığını yazmayacağım elbette burda ama kitapta sağlam bir japonya eleştirisi olduğuna değinmeden de geçemeyeceğim. biraz “ araba sevdası” tadı da yok değil kitapta. japonların batı hayranlığının bizimkinden geri kalır yanı olmadığını görüyoruz roman boyunca.
gelelim lolita ile naomi arasındaki son kıyaslamamıza. naomi’nin alt başlığı “ bir budalanın aşkı”. lolita’nın alt başlığı ise “ beyaz ırktan dul bir adamın itirafları”. yani iki roman da sonunda vaat ettiği hikayeyi anlatıyor.
devamını gör...
günün tek cümlelik özeti
bunaldım.
devamını gör...
melisho (yazar)
canım dostumdur. aziz dostumdur. defolu caddelerde fotomontajdır.
kendisi kafa iznine çıkmış şovmen herif. bana haber vermeden defolup gittiği için arkadaşlığımızı bitirdim kendisiyle. ayrıca discorddan cevap vermiyor puu allah belanı vermesin senin.
özlüyorum...
kendisi kafa iznine çıkmış şovmen herif. bana haber vermeden defolup gittiği için arkadaşlığımızı bitirdim kendisiyle. ayrıca discorddan cevap vermiyor puu allah belanı vermesin senin.
özlüyorum...
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
(bkz: kafa sözlük'ün küfürsüz olması)
alıştırdınız ya, yatacak yeriniz yok olum sizin.
alıştırdınız ya, yatacak yeriniz yok olum sizin.
devamını gör...
öldüğünde unutulma süresi
kaç nesil gördüysen, sonuncu neslin ölümüne dek olan zamandır. babaannem torununun çocuğunu gördü. onunla anıları var. insanlar ölmeden anılar ölmez.
devamını gör...
uykusuzkahve
her daim pozitif olmayı başarabilen nesli tükenmiş moderatör tanesi.
onu anlatmaya kelimeler kifayet etmez.*
onu anlatmaya kelimeler kifayet etmez.*
devamını gör...
yakışıklı değil ama sempatik
bu söz kalıbı cem yılmaz'la birlikte yurt geneline dağılmış ve genel bir kanı olmuştur.
meali ise, yakışıklı olmayan ama sempatik olandır. karakterimiz hitabeti çok iyi kullanır, karşısındaki kişiyle iyi anlaşır ama iş sevgili olmaya gelince olmaz.
hep iyi taraf olan ''o'' dur. çirkin demenin kibar yoludur. sık karşılaştığım durumdur.
meali ise, yakışıklı olmayan ama sempatik olandır. karakterimiz hitabeti çok iyi kullanır, karşısındaki kişiyle iyi anlaşır ama iş sevgili olmaya gelince olmaz.
hep iyi taraf olan ''o'' dur. çirkin demenin kibar yoludur. sık karşılaştığım durumdur.
devamını gör...
psg (yazar)
an itibariyle aramızdan sonsuzluğa uğurlanmış yazar.
devamını gör...
elektrik şirketlerine 3 milyarlık pandemi yardımı
halkın elektrik faturasına yansıtılarak yapılacak olan yardımdır. bir komedi için müthiş bir konu olabilecekken ciddi ciddi başımıza gelecek, inanılmaz...
elektrik şirketleri yardıma muhtaçsa bunun sebebi halkın bu faturaları ödeyecek durumda olmamasındandır heralde. bunun üzerine neden halk cezalandırılıyor? şirketlere yardım adı altında neden halk sömürülüyor? elektrik şirketlerine yardım etmek isteniliyorsa ödeyemediği faturalardan dolayı elektriği kesilen insanlar akıllara gelmeli lan, onlara yardım yapılmalı ki iki taraf da mağdur olmasın. ya da elektrik faturası adı altında türlü kurumların halk tarafından beslenmesine son verilip halkın rahat rahat elektrik harcamasına uygun bir ortam hazırlanmalı alüminyum.
elektrik şirketleri yardıma muhtaçsa bunun sebebi halkın bu faturaları ödeyecek durumda olmamasındandır heralde. bunun üzerine neden halk cezalandırılıyor? şirketlere yardım adı altında neden halk sömürülüyor? elektrik şirketlerine yardım etmek isteniliyorsa ödeyemediği faturalardan dolayı elektriği kesilen insanlar akıllara gelmeli lan, onlara yardım yapılmalı ki iki taraf da mağdur olmasın. ya da elektrik faturası adı altında türlü kurumların halk tarafından beslenmesine son verilip halkın rahat rahat elektrik harcamasına uygun bir ortam hazırlanmalı alüminyum.
devamını gör...
büyüyünce moderatör olmak
bı tık üstü, çok çok büyüyüp yoldaş olmak olan eylem..
devamını gör...
