normal sözlük'te pozitif şeylerden rahatsız olan yazarlar
hadi biraz düz mantıkçılık oynayalım.
bir yazar pozitif bir şeyden rahatsız oluyorsa o şey onun için pozitif değil negatiftir. öyle midir? öyledir.
o halde sözkonusu yazarlara göre negatif olan şeylerden bahsetmemiz lazım.
nedir onlar?
onların ne olduğunu bilen biliyor. zaten biz de uzayda yazmıyoruz, kelimeler parmaklarımızın ucunda. herkes kimin ne olduğunu biliyor yani.
tatava yapma dediğinizi duyar gibiyim.
tamam esas konuya geleyim, ben de bazı pozitif ve dolayısıyla negatif şeylerden rahatsızım. ağzımdaki baklayı çıkarmam lazım. ağzımı açıp gözümü yumabilirim değil mi?
mesela bazı yazarlar kantarın topuzunu kaçırıyorlar, bi ara ben de kaçırmışım, olabilir yani yazarlık hâli hepimizin başına gelebilir. ama ısrarcı olmamak lazım sonra maazallah kantarın topuzu kaçar bi daha da gelmez falan tövbeler tövbesi. neyse topuzunuz kaçarsa arayın belki bulursunuz.
bir de bazı yazarlar var ki bırakın kaçacak topuzu kantar yok kantar. yahu kantarsız yazar olur mu? şaka gibi.
kantarsız bi yazar var sözlükte biliyorsunuz. hah işte ondan bahsediyorum. işte bu yazar aslında, nasıl desem... şöyle söyleyeyim, bir insanda nasıl ki akıl süzgeci olur ve o süzgeç çalışmadığında da naaparız dooğru psikiyatri servisine gideriz. değil mi? siz bilirsiniz isterseniz gitmeyin keyfiniz bilir. ama şunu biliriz ki o insanın söyledikleri mantıklı değildir ve evet biz o insanı dikkate almayız amiyane tabirle doktor kendi haline bırakın dedi deriz.
işte bu yazar da akıl süzgeci çalışmadığı için dikkate alınmamalı. çünkü yediği halttan sonra bile pişkinliğini koruyabiliyor bu yazar. hey maşallah allah nazardan saklasın!*
bazı yazarlar da ara ara ortaya çıkıyorlar böyle ortalık karışınca, neden peki? normal zamanda yazdıkları para etmiyor da ondan. fırsatçı golcü gibi karambolde top önüne düşerse ne âlâ yoksa öyle topu süreyim çalım atayım falan nerdee. ne diyorduk bunlara? beleşçi diyorduk. aslında çoğu zaman ofsayta düşer bu gibiler. var sistemi zaten çalışmıyor dörtgöz hakemler sağolsun.
bir de bir özelliği daha var bunların sürekli hakemle dalaşmalar, rakip takım taraftarına sövmeler falan çeneleri pek düşük oluyor maalesef.
yaani yazmak da bir yetenek sonuçta. ama olmayınca böyle garip yollardan medet umuyorlar.
işte benim rahatsız olduğum da bu kantarsız, beleşçi yazarlar.
şimdi adım gibi biliyorum ki bu yazdığımı kimse üzerine alınmayacak çünkü alınırsa eğer bu yazdıklarımı kabul etmiş olur. ben de zaten isim vermedim, kimsenin tavuğuna kışt demedim. ne kadar da zekiyim. hadi bye!
bir yazar pozitif bir şeyden rahatsız oluyorsa o şey onun için pozitif değil negatiftir. öyle midir? öyledir.
o halde sözkonusu yazarlara göre negatif olan şeylerden bahsetmemiz lazım.
nedir onlar?
onların ne olduğunu bilen biliyor. zaten biz de uzayda yazmıyoruz, kelimeler parmaklarımızın ucunda. herkes kimin ne olduğunu biliyor yani.
tatava yapma dediğinizi duyar gibiyim.
tamam esas konuya geleyim, ben de bazı pozitif ve dolayısıyla negatif şeylerden rahatsızım. ağzımdaki baklayı çıkarmam lazım. ağzımı açıp gözümü yumabilirim değil mi?
mesela bazı yazarlar kantarın topuzunu kaçırıyorlar, bi ara ben de kaçırmışım, olabilir yani yazarlık hâli hepimizin başına gelebilir. ama ısrarcı olmamak lazım sonra maazallah kantarın topuzu kaçar bi daha da gelmez falan tövbeler tövbesi. neyse topuzunuz kaçarsa arayın belki bulursunuz.
bir de bazı yazarlar var ki bırakın kaçacak topuzu kantar yok kantar. yahu kantarsız yazar olur mu? şaka gibi.
kantarsız bi yazar var sözlükte biliyorsunuz. hah işte ondan bahsediyorum. işte bu yazar aslında, nasıl desem... şöyle söyleyeyim, bir insanda nasıl ki akıl süzgeci olur ve o süzgeç çalışmadığında da naaparız dooğru psikiyatri servisine gideriz. değil mi? siz bilirsiniz isterseniz gitmeyin keyfiniz bilir. ama şunu biliriz ki o insanın söyledikleri mantıklı değildir ve evet biz o insanı dikkate almayız amiyane tabirle doktor kendi haline bırakın dedi deriz.
işte bu yazar da akıl süzgeci çalışmadığı için dikkate alınmamalı. çünkü yediği halttan sonra bile pişkinliğini koruyabiliyor bu yazar. hey maşallah allah nazardan saklasın!*
bazı yazarlar da ara ara ortaya çıkıyorlar böyle ortalık karışınca, neden peki? normal zamanda yazdıkları para etmiyor da ondan. fırsatçı golcü gibi karambolde top önüne düşerse ne âlâ yoksa öyle topu süreyim çalım atayım falan nerdee. ne diyorduk bunlara? beleşçi diyorduk. aslında çoğu zaman ofsayta düşer bu gibiler. var sistemi zaten çalışmıyor dörtgöz hakemler sağolsun.
bir de bir özelliği daha var bunların sürekli hakemle dalaşmalar, rakip takım taraftarına sövmeler falan çeneleri pek düşük oluyor maalesef.
yaani yazmak da bir yetenek sonuçta. ama olmayınca böyle garip yollardan medet umuyorlar.
işte benim rahatsız olduğum da bu kantarsız, beleşçi yazarlar.
şimdi adım gibi biliyorum ki bu yazdığımı kimse üzerine alınmayacak çünkü alınırsa eğer bu yazdıklarımı kabul etmiş olur. ben de zaten isim vermedim, kimsenin tavuğuna kışt demedim. ne kadar da zekiyim. hadi bye!
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
bu sene biraz buruk olsa da içindeki çocuğu öldürmemiş herkesin ve tüm çocuklarımızın bayramıdır. kutlu olsun!
devamını gör...
seyahat ya resulallah
rivayete göre evliya çelebi bir sabah kalktığında ''şefaat ya resulallah'' diyeceğine ''seyahat ya resulallah'' demiştir. bunu bir işarret olarak algılayan evliya çelebi, kıta kıta, şehir şehir gezmiş ve o meşhur eseri ''seyahatname''yi yazmıştır.
bu cümle de dediğimiz gibi evliya çelebinin dilinin sürçmesi ile oluşmuş bir cümledir.
bu cümle de dediğimiz gibi evliya çelebinin dilinin sürçmesi ile oluşmuş bir cümledir.
devamını gör...
spotify podcast önerileri
şahane podcast önerileriniz varsa paylaşmanızı istediğim başlıktır.
buyrunuz.
kendinizi iyi hissettiren türden bir podcast:olumlu dünya
şiir ve kitap alıntıları bulabileceğiniz bir podcast daha:okuyorum dinliyor musun?
buyrunuz.
kendinizi iyi hissettiren türden bir podcast:olumlu dünya
şiir ve kitap alıntıları bulabileceğiniz bir podcast daha:okuyorum dinliyor musun?
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
ankara esenboğa havalimanı ismi nereden geliyor
“ısenbuğa” yani ” mutlu öküz”. timur’un komutanlarıdan birinin adı. şimdi çocuklara nasıl “arslan“ adı verilirse o dönemlerde boğa, öküz ve manda gibi isimler verilirmiş. cengiz han soyundan gelen ısen buğa, yıldırım beyazıt ile timur arasında 1402`de ankara dolaylarında yapılan savaşta karargahını bugün kendi adıyla anılan yerde kurmuş.
[[/alıntı]]
[[/alıntı]]
devamını gör...
günün sözü
allah'ım cidden la havle ve la kuvvete artık ama yani...
devamını gör...
abdulseyidbincabbar
baya başarısız, ince zekadan, küçük ironilerden uzak vasat bir troll. olmuyosa zorlamayın güldürmek değil iğrendiriyorsunuz.
devamını gör...
geçmişe not
dostoyevski diyor ya; "kimse seni sen olduğun için sevmeyecek;herkes seni,
seni sevmenin
onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için,yani kendileri için sevecek. bunu asla unutma
seni sevmenin
onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için,yani kendileri için sevecek. bunu asla unutma
devamını gör...
o mesaj gelmeyecek
o zaman uyuyorum ben*
devamını gör...
the mandalorian
sw evreni açısından ortalama ancak dizi olarak ise güzel yapımdır. ancak evren açısından hata-eksikleri bulunmaktadır. evreni izlememiş ancak izlemeyi düşünenler uzak dursun:
ön edit: sw evreni iki ana yapıya ayrılır, sw legends ve sw canon olarak. swl anadır ve uyuşmazlık durumunda swl'de olan geçerlidir, lucas'a göre..
-öncelikle grogu ya da baby yoda'dan başlayalım..
-swl'de yer almayan ancak swc 'de kendine yer bulan bir karakterdir.
-swl'de bu türde :
--yoda,
--yaddle,
--vandar tokare,
--oteg,
--minch'tir.
-bunların hepsi jedi oldukları gibi bir de ruusan'da ki vadide adı bilinmeyen bir jedi heykelide bu türden bir jedi'ya aittir.
--swc'de durum ne?
- swc, swl'ye uymak zorunda olduğundan diğerlerine ek yaddle bulumaktadır. ve türün evrende şimdiye kadar görüntülenen tek dişi'dir.
gelelim grog'un doğumuna dizide 50'li yaşlarda olduğu anlıyoruz.. ancak bu bir hatadır. çünkü evrenin tarihlemesinde yaklaşık olarak yö 41'e denk gelir, bu da anakin'nin doğduğu yaş olur. bu ne demektir? bu ahsoka dahil bir çok öğrenci'nin jedi akademisinde arkadaşı olduğu anlamına gelir. bu ne demektir? bu türün bilinen (yukarı sayılan) tüm örnekleri force aşırı duyarlı oldukları için çok değerli kabul edilirler. dahası kimi eserlerde yok olmuş ırk ya da kadim ırk olarak adlandırıldıklarınıda hesaba katarsak böyle bir durumda darth vader'ın yok etmek için kravazörler harcayacağı bir anlam ve öneme sahiptir demek. üstelik yalnızlık çeken yoda için bulunmaz nimettir.
-peki grogu yoda ve/veya yaddle'ın çocuğu olamaz mı? olamaz. çünkü yedi öğretisinde evlilik, aile kurmak, çocuk yapmak yasaktır. bir nevi bozulmadan önceki yeniçeri ocağı gibi sert kuralları vardır. dahası aşık olmak bile yasaktır. bunu ihlal eden jedi'ylar oldu, yakalananlar atıldı/cezalandırıldı, yakalanmayanlarda sıkı bir şekilde sakladı. yoda gibi bir isim bu işe girmez.
sözün özü eğer böyle bir çocuk olsaydı çok dikkat çekerdi, çekmeliydide.. bu haliyle en iyi ihtimal izaha muhtaç en kötü ihtimal ise figür satmak ve tatlılıktan prim kasmak için uydurulan bir karakter.
2- darksaber meselesine.. öncelikle tamamen swl'de geçiyor mu hatırlamıyorum. daha doğrusu cw'de var ancak söz konusu bölüm 2014 öncesinde mi hatırlamıyorum ancak buradaki sorun daha büyük çünkü dizide gideon'da gördüğümüz kılıcı vermemek için normalde bo-katan kryze'nin ölmesi gerekir. dolayısıyla izaha muhtaç bırakmışlar. hadi diyelim ölmekten vazgeçti, kryze djarin'den kılıcı almak için düello düzenler. kryze'yi tanımak isteyende cw'den baksın, sözün özü o kılıç ve bo-katan kryze'nin hırsını eklersek o sahne tamamen evren dışıdır. dahası kryze zaten, djarin'den kılıçı alma sözüyle hareket etti, djarin'in "ee al senin olsun" demesi oldukça hatalıdır. o kılıç'ın devir teslimini bilmeyen heleki djarin kadar tutucu bir mandalı olamaz. kryze oldukça hırslı bir karakterdir ve ablasıyla bile kavgalarının ana ekseninde ablasının soft duruşları yatmaktadır.
son olarak grogu ile djarin ayrılmasında "ühühüü" yapanlarıda anlamamaktayım. burası sw evreni ve bu evrende olan olayları biraz izleseniz-okusanız buna ağlamazsınız. umarım dizisinde anlatılacak olan kenobi'nin hayatına bakın.. hayır alan da luke.. buna anca şanslı hırto denir. ^^
3-ahsoka meselesine gelelim. ahsoka, togruta ırkına mensuptur. bu ırk saç yerine yukarı ve aşağı yönlü büyük h'yi andıran bir kuyruk/boynuz yapısına sahiptir. ve kuyruklar yaş aldıkça uzar. ancak cw'deki uzunlukla aynı şekilde tasarlanmış.. padawan ahsoka ile orta yaşlı ahsoka arasında en az 20cm uzunluk olmalıydı.. ^^ mesela orta yaşta bir togrutalı:

genç-padavan ahsoka:

aşağı-yukarı olması gereken ashoka (cw son dönemleri):

rebels dönemi ahsoka:

dizide daha yaşlı ahsoka (uzunu geçtim kısalmış):

dolayısıyla salağın biri padawan ashoka'yı temel alıp makyaj yapmış, kimse de sen napıyorsun dememiş..
ön edit: sw evreni iki ana yapıya ayrılır, sw legends ve sw canon olarak. swl anadır ve uyuşmazlık durumunda swl'de olan geçerlidir, lucas'a göre..
-öncelikle grogu ya da baby yoda'dan başlayalım..
-swl'de yer almayan ancak swc 'de kendine yer bulan bir karakterdir.
-swl'de bu türde :
--yoda,
--yaddle,
--vandar tokare,
--oteg,
--minch'tir.
-bunların hepsi jedi oldukları gibi bir de ruusan'da ki vadide adı bilinmeyen bir jedi heykelide bu türden bir jedi'ya aittir.
--swc'de durum ne?
- swc, swl'ye uymak zorunda olduğundan diğerlerine ek yaddle bulumaktadır. ve türün evrende şimdiye kadar görüntülenen tek dişi'dir.
gelelim grog'un doğumuna dizide 50'li yaşlarda olduğu anlıyoruz.. ancak bu bir hatadır. çünkü evrenin tarihlemesinde yaklaşık olarak yö 41'e denk gelir, bu da anakin'nin doğduğu yaş olur. bu ne demektir? bu ahsoka dahil bir çok öğrenci'nin jedi akademisinde arkadaşı olduğu anlamına gelir. bu ne demektir? bu türün bilinen (yukarı sayılan) tüm örnekleri force aşırı duyarlı oldukları için çok değerli kabul edilirler. dahası kimi eserlerde yok olmuş ırk ya da kadim ırk olarak adlandırıldıklarınıda hesaba katarsak böyle bir durumda darth vader'ın yok etmek için kravazörler harcayacağı bir anlam ve öneme sahiptir demek. üstelik yalnızlık çeken yoda için bulunmaz nimettir.
-peki grogu yoda ve/veya yaddle'ın çocuğu olamaz mı? olamaz. çünkü yedi öğretisinde evlilik, aile kurmak, çocuk yapmak yasaktır. bir nevi bozulmadan önceki yeniçeri ocağı gibi sert kuralları vardır. dahası aşık olmak bile yasaktır. bunu ihlal eden jedi'ylar oldu, yakalananlar atıldı/cezalandırıldı, yakalanmayanlarda sıkı bir şekilde sakladı. yoda gibi bir isim bu işe girmez.
sözün özü eğer böyle bir çocuk olsaydı çok dikkat çekerdi, çekmeliydide.. bu haliyle en iyi ihtimal izaha muhtaç en kötü ihtimal ise figür satmak ve tatlılıktan prim kasmak için uydurulan bir karakter.
2- darksaber meselesine.. öncelikle tamamen swl'de geçiyor mu hatırlamıyorum. daha doğrusu cw'de var ancak söz konusu bölüm 2014 öncesinde mi hatırlamıyorum ancak buradaki sorun daha büyük çünkü dizide gideon'da gördüğümüz kılıcı vermemek için normalde bo-katan kryze'nin ölmesi gerekir. dolayısıyla izaha muhtaç bırakmışlar. hadi diyelim ölmekten vazgeçti, kryze djarin'den kılıcı almak için düello düzenler. kryze'yi tanımak isteyende cw'den baksın, sözün özü o kılıç ve bo-katan kryze'nin hırsını eklersek o sahne tamamen evren dışıdır. dahası kryze zaten, djarin'den kılıçı alma sözüyle hareket etti, djarin'in "ee al senin olsun" demesi oldukça hatalıdır. o kılıç'ın devir teslimini bilmeyen heleki djarin kadar tutucu bir mandalı olamaz. kryze oldukça hırslı bir karakterdir ve ablasıyla bile kavgalarının ana ekseninde ablasının soft duruşları yatmaktadır.
son olarak grogu ile djarin ayrılmasında "ühühüü" yapanlarıda anlamamaktayım. burası sw evreni ve bu evrende olan olayları biraz izleseniz-okusanız buna ağlamazsınız. umarım dizisinde anlatılacak olan kenobi'nin hayatına bakın.. hayır alan da luke.. buna anca şanslı hırto denir. ^^
3-ahsoka meselesine gelelim. ahsoka, togruta ırkına mensuptur. bu ırk saç yerine yukarı ve aşağı yönlü büyük h'yi andıran bir kuyruk/boynuz yapısına sahiptir. ve kuyruklar yaş aldıkça uzar. ancak cw'deki uzunlukla aynı şekilde tasarlanmış.. padawan ahsoka ile orta yaşlı ahsoka arasında en az 20cm uzunluk olmalıydı.. ^^ mesela orta yaşta bir togrutalı:

genç-padavan ahsoka:

aşağı-yukarı olması gereken ashoka (cw son dönemleri):

rebels dönemi ahsoka:

dizide daha yaşlı ahsoka (uzunu geçtim kısalmış):

dolayısıyla salağın biri padawan ashoka'yı temel alıp makyaj yapmış, kimse de sen napıyorsun dememiş..
devamını gör...
1.5 yıldır hiç günün ünlüsü yazar olamamak
devamını gör...
corona salgını geçtiğinde yapılacak ilk şey
müze müze gezmek. kadıköy eminönü vapuruna sabah binip vapurdan akşam inmek. eve asla girmemek. gezmek gezmek gezmek.
devamını gör...
sözlükte eksi oy verememek
"oh, çok da iyi oluyor!" dediğim özellik.
adını vermeyeyim bir sözlük var, inanır mısınız millet eksi oy kasıyor. ne kadar çok eksi oy alırlarsa kendilerini o kadar dürüst, o kadar kimseye eyvallahı olmayan, o kadar yalakalık yapmayan içi dışı bir kişiler olarak görüp bununla övünüyorlar. o da yetmiyor, karması artı olanlara sabah akşam hakaret ediyorlar; yalakaymış bu insanlar, kendi doğrularını söyleyemeyen tiplermiş, ezikmişler bla bla bla...
adam sinema tarihiyle ilgili bir entry giriyor. entry değil kitap mübarek! merak edebileceğiniz her şey var içerisinde. birisi geliyor, okumadan basıyor eksiyi. neden? "çok uzunmuş"muş...
biri geliyor, sokaktan rastgele 100 adam toplasanız hepsinin hemfikir olacağı bir gerçeği yazan kişiye basıyor eksiyi. neden? "hiç eksi yoktu, nazar boncuğu olsun dedim."
bir başkası, birinin yazdığı tek bir tanıma gıcık olup yazdığı her şeyi eksiliyor.
siz de sanıyorsunuz ki eksi oy sadece beğenmediğin saçma tanıma verilebilen ve kötüye kullanılamayan bir şey.
yok arkadaş! veremesin kimse eksi falan! gerekiyorsa artı da veremeyelim ama o salaklığı bu sitede de yaşamak, görmek istemiyorum ben artık.
edit: eksi veremeyince başlık altında ya da mesaj atarak neden görüşünüzü beğenmediklerini söylüyorlar. bence bu çok daha iyi. diğer türlü sorunun ne olduğunu anlamıyor eksiyi alan kişi.
adını vermeyeyim bir sözlük var, inanır mısınız millet eksi oy kasıyor. ne kadar çok eksi oy alırlarsa kendilerini o kadar dürüst, o kadar kimseye eyvallahı olmayan, o kadar yalakalık yapmayan içi dışı bir kişiler olarak görüp bununla övünüyorlar. o da yetmiyor, karması artı olanlara sabah akşam hakaret ediyorlar; yalakaymış bu insanlar, kendi doğrularını söyleyemeyen tiplermiş, ezikmişler bla bla bla...
adam sinema tarihiyle ilgili bir entry giriyor. entry değil kitap mübarek! merak edebileceğiniz her şey var içerisinde. birisi geliyor, okumadan basıyor eksiyi. neden? "çok uzunmuş"muş...
biri geliyor, sokaktan rastgele 100 adam toplasanız hepsinin hemfikir olacağı bir gerçeği yazan kişiye basıyor eksiyi. neden? "hiç eksi yoktu, nazar boncuğu olsun dedim."
bir başkası, birinin yazdığı tek bir tanıma gıcık olup yazdığı her şeyi eksiliyor.
siz de sanıyorsunuz ki eksi oy sadece beğenmediğin saçma tanıma verilebilen ve kötüye kullanılamayan bir şey.
yok arkadaş! veremesin kimse eksi falan! gerekiyorsa artı da veremeyelim ama o salaklığı bu sitede de yaşamak, görmek istemiyorum ben artık.
edit: eksi veremeyince başlık altında ya da mesaj atarak neden görüşünüzü beğenmediklerini söylüyorlar. bence bu çok daha iyi. diğer türlü sorunun ne olduğunu anlamıyor eksiyi alan kişi.
devamını gör...
erdoğan'dan eylem yapabilirsiniz açıklaması
ağam bizimle eğleni.
devamını gör...
erkeklerin reddedilince yaptıkları
erkekten erkeğe ayrılan bir durum. yani şöyle sıralayalım.
*lucifer: (bkz: ağzı kokan iri popolu kadınlardan hoşlanıyorum)
*a.s.bin cabbar: (bkz: sözlük kadınlarının trollere yön verme çabası)
*ermolettin: (bkz: meriçlere yüz vermeyen kız çekiciliği) )
bu arkadaşlarımız genelde reddedilmelerinin ardından geçen ilk saniyelerde sözlüğümüze gelip bu ve benzeri başlıkları açmışlardır.*
*lucifer: (bkz: ağzı kokan iri popolu kadınlardan hoşlanıyorum)
*a.s.bin cabbar: (bkz: sözlük kadınlarının trollere yön verme çabası)
*ermolettin: (bkz: meriçlere yüz vermeyen kız çekiciliği) )
bu arkadaşlarımız genelde reddedilmelerinin ardından geçen ilk saniyelerde sözlüğümüze gelip bu ve benzeri başlıkları açmışlardır.*
devamını gör...
tayyip erdoğan'a bir not bırak
müteşekkirim kendisine. ülkenin cumhurbaşkanından daha eğitimli, bilgili, görgülü olma tatminini bana sağladığı için.
devamını gör...
erken gebelik faktörü
döllenme sonrası trofoblastik hücrelerden salgılanan,fertilizasyondan 24-48 saat sonra anne serumunda ortaya çıkan, immün sistemi baskılayan bir proteindir.
erken gebelik faktörü gelişimin ilk 10 günündeki gebelik testlerinin en önemlisidir.
erken gebelik faktörü gelişimin ilk 10 günündeki gebelik testlerinin en önemlisidir.
devamını gör...
bir anı paylaş
18 ağustos 2021/çarşamba
18:30/21:30 saatleri arası...
bildiğiniz tüm ayrılıkları ve vazgeçişleri unutun.
dün hayatımda "4 senelik" bir devir nasıl kapandı anlatıyorum.
ne onunla ne de onsuz denilen ilişkiler vardır. benim başımdaki aynen bu cümlenin karşılığıydı. adam kişisi "evlilik korkusu" adı altında ya bitirelim ya da geleceğe dair benden bir şey bekleme kafasında bir aşık...?
kadın kişisinin ise zaafı, sevgisi tavan...aldatıldığını öğrendiği halde denemeye çalışan 21.yy aşıklarından.
yalnız kadının dayanamadığı ve onu yiyip bitiren bu belirsizlik de tavan yapmış durumda. yemek bile yiyemez halde, uykular haram... bu durumu kaldıramadığını bir türlü konuşamıyor. taa ki dün'e kadar.
kadın adamı akşam bir yemek yiyelim mi? diye zarflıyor da adamın haberi yok başına geleceklerden. tamam bebiş diyor, akşam spor çıkışı alırım seni diyor. kadın arabaya biniyor, buzz gibi. adam çakıyor yavaştan.
yemek yenmeden kadın kusuyor her şeyi. korkuna benden daha çok değer verdiğin belli, savaşmıyorsun bununla. ben buna katlanamıyorum. günlerdir yanıyorum, aldatılma da bindi üstüne sistemim çöktü görmüyor musun?
adam evliliklerin nasıl yozlaştığından bahsediyor. kadının kalbi gözyaşlarıyla dolmuş. içinden ne anlatıyorsun bok herif diyor...! ne anlatıyorsun? desene seni kaybedemem. bunu aşmak için elimden geleni yaparım. adam söylemiyor. kadın kaskatı kesiliyor.
yemek yeniyor. kadın kedileri de besliyor etraftaki. adam kedileri sevmediğinden bahsediyor. kadın içinden kin kusuyor. adam mısın sen? sus ye şu yemeğini diyor.
1 bardak çay. ardından hesap. adam hesabın 124tl gelmesinden yakınıyor. kadın sessiz kalıyor.
deniz kenarına gidiyorlar. yan yana 2 saat denize bakıyorlar. kadın arada ağlıyor. adam suskun. en önemli anlarda hep susar zaten. kediler var etrafta adam yine kedilere laf söylüyor. kadın bir kez daha onun yanlış adam olduğunu anlıyor.
kalkalım mı diyor adam?
kalkıyorlar.
yol boyunca susuyorlar.
eve bırakıyor kadını. acil durumda lütfen ulaş bana diyor. çaresizce! sarılıyorlar son kez. kadın adamın son kez bakışını yakalıyor bir ara.
adam:" benim için üzülürsen "hakkımı helal etmem" diyor." kadın acı acı" tamam" diyor.
kapı şifresini hatırlayamıyor bi 10 sn'ye. adam uzaklaşıyor. kadın arkasına bakmıyor.
kadın evde 2 kere hıçkırarak ağlıyor.
ruhunu denize salmışcasına içi bomboş.
gerisi boşluk.
19.08.2021
...
18:30/21:30 saatleri arası...
bildiğiniz tüm ayrılıkları ve vazgeçişleri unutun.
dün hayatımda "4 senelik" bir devir nasıl kapandı anlatıyorum.
ne onunla ne de onsuz denilen ilişkiler vardır. benim başımdaki aynen bu cümlenin karşılığıydı. adam kişisi "evlilik korkusu" adı altında ya bitirelim ya da geleceğe dair benden bir şey bekleme kafasında bir aşık...?
kadın kişisinin ise zaafı, sevgisi tavan...aldatıldığını öğrendiği halde denemeye çalışan 21.yy aşıklarından.
yalnız kadının dayanamadığı ve onu yiyip bitiren bu belirsizlik de tavan yapmış durumda. yemek bile yiyemez halde, uykular haram... bu durumu kaldıramadığını bir türlü konuşamıyor. taa ki dün'e kadar.
kadın adamı akşam bir yemek yiyelim mi? diye zarflıyor da adamın haberi yok başına geleceklerden. tamam bebiş diyor, akşam spor çıkışı alırım seni diyor. kadın arabaya biniyor, buzz gibi. adam çakıyor yavaştan.
yemek yenmeden kadın kusuyor her şeyi. korkuna benden daha çok değer verdiğin belli, savaşmıyorsun bununla. ben buna katlanamıyorum. günlerdir yanıyorum, aldatılma da bindi üstüne sistemim çöktü görmüyor musun?
adam evliliklerin nasıl yozlaştığından bahsediyor. kadının kalbi gözyaşlarıyla dolmuş. içinden ne anlatıyorsun bok herif diyor...! ne anlatıyorsun? desene seni kaybedemem. bunu aşmak için elimden geleni yaparım. adam söylemiyor. kadın kaskatı kesiliyor.
yemek yeniyor. kadın kedileri de besliyor etraftaki. adam kedileri sevmediğinden bahsediyor. kadın içinden kin kusuyor. adam mısın sen? sus ye şu yemeğini diyor.
1 bardak çay. ardından hesap. adam hesabın 124tl gelmesinden yakınıyor. kadın sessiz kalıyor.
deniz kenarına gidiyorlar. yan yana 2 saat denize bakıyorlar. kadın arada ağlıyor. adam suskun. en önemli anlarda hep susar zaten. kediler var etrafta adam yine kedilere laf söylüyor. kadın bir kez daha onun yanlış adam olduğunu anlıyor.
kalkalım mı diyor adam?
kalkıyorlar.
yol boyunca susuyorlar.
eve bırakıyor kadını. acil durumda lütfen ulaş bana diyor. çaresizce! sarılıyorlar son kez. kadın adamın son kez bakışını yakalıyor bir ara.
adam:" benim için üzülürsen "hakkımı helal etmem" diyor." kadın acı acı" tamam" diyor.
kapı şifresini hatırlayamıyor bi 10 sn'ye. adam uzaklaşıyor. kadın arkasına bakmıyor.
kadın evde 2 kere hıçkırarak ağlıyor.
ruhunu denize salmışcasına içi bomboş.
gerisi boşluk.
19.08.2021
...
devamını gör...
