"ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
sesin fotoğrafı.
boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın
ruhtaki üşümenin . .
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı..."
devamını gör...

fesli bir deli. iktidar yalayıcısı ve atatürk düşmanlığı ile bilinen ve de ciddi bir hayran kitlesi de bulunan yunan aşığı.
devamını gör...

her gece kaçırdığım etkinlik. takım elbiselerimi giyiyorum, papyonumu takıyorum, pipomu yakıp bilgisayar başına oturuyorum, bir de bakıyorum ki, yine ıskalamışım ortamı.

böyle zalımlık olmaz olsun. pijamalarımı giyeyim de yatıp uyuyayım. yarın yine denerim. hayırlısı bakalım...
devamını gör...

o olasılığın bize gelme olasılığı nedir? benim için bu daha merak uyandırıcı soru.
eğer bir olasılıksa, hangi şartlar ve gereklilikleri yerine getirdiğinde karşına çıkar acaba. ya da sadece öylesine gelen ve havada geçerken çarpan bir şey midir? ki bu kadar basit olmamalı.
biri beni bu başlıktan ve ürettiğim diğer sorulardan çıkarsın.*
devamını gör...

göz sağlığını hiçe sayarak yapılmış olan lüzumsuz bir harekettir.
devamını gör...

türk'lüğün şamanizm adetlerinden, içinde yaşadığı sistem ve aynı sistemin kadına verdiği değerden bihaber tiplerin aşağılama konusu.

mesela; islam, kadına hür iradesiyle .rospuluk hakkı vermez.
seksapel giyim ve hareketlerle masturbasyon malzemesi olmasına da izin vermez

pavyonda barda çalışmasına da izin vermez.
yan komşunun kocasından çocuk yapmasına ve hadi yaptı, ulusal kanalda oleyyy çekmesine de izin vermez.

kadına özgürlük! diyenler, özgür iradesiyle .rospuluk yapan kadına laf ettirmezler.. ama o kadınla da evlenmezler, kız alıp/verip dünür olmazlar, akrabaları olsa selam vermezler.
canları pahasına korudukları laik demokratik sistemin verdiği hakla, kendi hür iradesiyle "dünyanın en eski mesleğini" icra eyleyen kadınlarını fikren recm ederler.

kadını alınıp satılan, saatlik haftalık aylık kiralanabilen mal statüsüne sokan zihniyet "islamda kadın" ı yargılıyor.

islam'ın kadına verdiği hakları öğrenmek lazım, hacıdan hocadan tarikattan şeyhten diyanetten değil tabii ki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok sevdiğim dostuma şal almıştım. kaybetti. sonra kolye aldım bir kere bile takmadı, en son kitap almıştım onu da eski sevgilisine verdiğini öğrendiğim günden beri hediye almıyorum. çünkü artık hayatımda değil.
devamını gör...

hiç alakam olmayan şekil.
ezberleyeli neredeyse sekiz yıl olacak üstelik.
3 3 3 2 şeklinde ezberledim. bence benim gibi yapın daha az grup var. *
devamını gör...


otel transilvanya, 2012 sony pictures animation yapımı, fantastik ve komedi türünde bir 3d animasyon filmidir.


yönetmenliğini genndy tartakovsky, yapımcılığını michelle murdocca, senaristliğini peter baynham,
robert smigel üstlenmiştir.

aslında ilk bakışta daha çok çizgi film havasında olan ve daha çok çocuklara hitap ettiği düşünülen bu film yine bir çok animasyon sever yetişkinin dikkatini çekmiştir.

kont drakula, eşi ve minik kızı mavisle sessiz sedasız konaklarında yaşarken. wampirlerden korkan bir grup insan tarafından saldırıya uğrar ve drakula'nın eşi ölür.

drakula kendini mavis'e adar ve onu her şeyden özellikle insanlardan korumak için elinden geleni yapacağına kendi kendine söz verir. ilk iş bir otel inşaa etmektir.

canavarlar oteli. hem kendi hem mavis'i güvende tutan hemde tüm canavarların toplanıp eğlenebileceği bir yerdir burası. drakula mavis'in 118. doğum gününde canavarları yine oteline çağırır. her şey onun istediği gibi olacaktır ki davetsiz bir misafir daha gelir otele, jonathan.

jonathan 21 yaşında bir gezgindir ve mavis'le karşılaştıkları an şıp olurlar. ahh nerede o eski şıplar?

drakula korumacı, kontrolcü bir baba olarak bir yandan mavis'i jonathan'dan uzak tutmak için uğraşırken bir yandanda canavarların durumu anlamaması için çabalar. nereye kadar saklayabilir ki? çok uğraşır çok...

frankenstein ve gelini , mumyagiller, görünmez adam, kurtadam ailesi, jöle adam, devler ve daha bir çok canavar davet edilmiştir otele ve hepside jonathan'ı çok sevmiştir. drakula bu durumdanda rahatsız olur çünkü insanların onlara zarar verebileceğini düşünür.

serinin ilk filmi olan bu filme bir çok eleştiri gelmiştir buna rağmen izleyicilerin beğenisini kazanmıştır.

seslendirme ekibi;
drakula aydoğan temel,frankenstein engin alkan, jonathan harun can, maviş hazal erdal, eunice şebnem ünaldı, wayne cüneyt cakova, wanda şemsay çankara, griffin rıza karaağaçlı, murray fatih özacun, quasimodo murat aydın, shrunken heads fatoş ceylan

iyi seyirler...
devamını gör...

daha bugün taze taze maruz kaldığım sorudur. henüz sıcağı sıcağınayken yazayım.

görüşmenin giriş ve gelişme bölümleri gayet olumlu geçmiştir ve sonuç bölümü gelmiş çatmıştır. ik'cı (olduğundan şüphe ettiğim) hande hanım'ın o harikulade sorusu namludan çıkmıştır:

- eraa bey, bir kaç ay ücret ödemeleriniz geciktiği takdirde buna tepkiniz ne olur?
- hiç hoş olmaz.
- açar mısınız biraz?
- yani herhangi bir firmadan bahsediyoruz değil mi? alelade?
- evet evet farz-ı misal.
- ilk önce şikayet edebileceğim her yere firmayı şikayet ederim. ardından twitter'da ve sözlük'lerde bu rezaleti isim isim, fotoğraf fotoğraf en ince ayrıntısına kadar ifşa ederim ve ilgili yerlere mention'larım. sürecin sonunda bana daha iyi yerlerden yeni iş teklifleri gelir, söz konusu firmanın da itibarı yerleyeksan olur. tepkim tam olarak böyle olur.
- çok acımasızmışsınız eraa bey (kikikiki bir de gülüyor burada gurme).

görüşme kısa bir süre sonra karşılıklı iyi dileklerle sonlandı. ben de acımasız olduğumla kaldım. nerem acımasız yahu? halbûki gayet de acımalıyım. bu acımalı olmuş hâlim. acımasız olmuş hâlimi görmek istemezler. neyse. muhtemelen işe alınmayacağım ve kuvvetle muhtemel bu soruya ''aa ne tepki vericem cağnıım? ben zaten hep bu günü bekliyordum. bir yere işe girsem de maaşlarım yatmasa'' diyen bir ezik işe alınacak. ezik diyorum çünkü bu tam teslimiyetçi insanlar yüzünden sektör bu hâle geldi. yakında iş dünyasında tamamen gönüllü kölelik düzenine geçilecek bu tipler yüzünden.
devamını gör...

formatının güçlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. özellikle üç gündür gördüğüm, yanlarında parantez ile açılmış başlıkları bir bir toplayıp gaz odasında eritmek istiyorum.

benim tavsiyem, başlıkların sonuna şu sıralar eklenen (dizi), (film), (kitap) gibi ibarelerin konulmamasıdır. mükerrer başlıklar, büyük karışıklığa yol açacaktır. şimdi değilse de belki daha sonrası için toparlanamayacak kadar fazla entry olduğunda sevgili moderatorlerimizin yetişemeyeceğini düşünmekteyim. örnek veriyorum: otomatik portakal hem bir film adı, hem de kitap adı. bunun (kitap) başlığıyla açıldığını sol frame'de gören yazar arkadaşlar, "filmi de vardır kubrick'ten" diye entry dolduracaklar. bu iki başlığı da girmemiş yazar arkadaşımız, otomatik portakal başlığını açıp "kitabı da var, filmi de var" diyerek entry dolduracaklar. bunun çözümü, sol frame'e #kitap #film şeklinde sütunlar koyulmasıyla olabilir. ama asla başlığa parantezle müdahale edilmesi değildir.

ikinci tavsiyem, bir şeyin türkçesi zaten popüler ise, gerek olmadıkça yabancı dildeki karşılığıyla başlık açılmamasıdır. misal veriyorum, eternal sunshine of the spotless mind'ın ingilizcesi bilinir. ama also sprach zarathustra, daha çok böyle buyurdu zerdüşt ismiyle bilinir. ertesi günü almanca başlığı görmeyen yazar arkadaşlarımız türkçe popüler olanının altında "böyle de bişiy var ya" diyecekler. gerek var mı salata gibi karıştırmaya?

üçüncü ve son tavsiyem, ben mobilden giriyorum. mobil uygulama güzel olur hoş olur da, şu sağ üstteki uçak ikonunun işlevini kaydolduktan üç gün sonra anladım diyebilirim. ben onu hep "çıkış yap", uç git anlamında algılamıştım. o menü ikonunu tematik bir ikonla değiştirmenizi tavsiye ederim sevgili yöneticiler.

son söz, istiklal marşı ve kapanış...

beni linç etmenizi hiç istemem, aynı geminin yolcusuyuz ve buranın gelişmesini, ilerlemesini canı gönülden istiyorum. bu yazdıklarımın bir ego tatmini gibi görünmesini asla istemem. burayı çok sevdim. entry doldurmak için sürekli araştırıyorum ve hakikaten emek veriyorum. bu yazdıklarımın en azından yönetim kurultayınızda bir masaya yatırmanızı diliyorum. öpt.
devamını gör...

böyle buyurdu zerdüşt'te geçen bir nietzsche incisi.

nietszche'nin ilhamını aldığı dinin*, felsefenin coğrafyasından ali şeriati' nin başka biçimde söylediği sözdür ayrıca:

"ben sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. ben esrar ve eroin miyim ki sizi rahatlatayım?"
devamını gör...

bağırsam bağıramam öyle bir hal, oysa o ilk feryat çıksa ağzımdan gerisi gelecek gibi, böyle kırık dökük kalmayacak hiçbişi..
ona bakıyorum, o benden daha ürkek ve milyar kat aşina bana, kuş masalından kış masalına geçiş yapan bana bakıyor, elimi tutuyor sanki, gözleri bana mı dikili onun? kelimeleri nerde peki? bu muyum ben? o mu bu kadar olan? anlamıyorum.

nerede durmam gerekiyor? nereye kadar gitmem gerekiyor bilmiyorum, tutsana ya elimi hadi? "olur öyle bazen" tarzı değil ama, saçlarımı okşasana, saçma bile olsa "geçecek" desene?

saçma olduğunu bile bile inansam sana, kış mevsiminde değiliz ki masalında yiteyim diyeyim, korkuyorum lan, anlasana!!!
devamını gör...

wabanaki. beyazlar gelmeden önce kanada'nın new brunswick ve a.b.d'nin maine, vermont, new hampshire ve massachusetts civarlarında yaşayan, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
avcılık yanında balıkçılık ve tarım yapan bir kabileydi. mısır, fasulye, kabak, patates ve tütün yetiştiriyorlardı. yaşadıkları bölgeye gelen fransızlarla ticaret yapmış ve çoğu hristiyan olmuştur.
ingiliz'ler geldikten sonra, topraklarını korumak adına onlara karşı aralıklarla yüz yıldan fazla savaştılar. ama salgın hastalıklardan çok etkilendikleri için nüfusları eridi ve ingilizlerin sürekli artan sayıları karşısında, fransızlar gibi yenildiler ve kanada kolonisi quebec eyaletine yerleştiler.
bugün, büyük çoğunluğu kanada'nın quebec eyaletinde yaşıyor. ayrıca new brunswick ve a.b.d'nin maine, new hampshire ve vermont eyaletlerinde az sayıda abenaki yaşamaktadır.
devamını gör...

en güzel şekli, kabuğunu üstten soyup rafadan yumurta gibi çay kaşığı ile kaşıklamak. hem kabuğuyla uğraşmıyorsunuz hem de çabuk tükenmiyor.
devamını gör...

hemen bir güncelleme ekleyeyim: yarışmamız başladı!
25 haziran cuma gününe kadar sürecek yarışmamız için belirlenen konu: seçtiğiniz bir duygu temalı çizim.
yarışmamızın kazananı discord kulübümüzde ''çizer'' rolünün sahibi olacak. katılmak isteyenleri discord kulübümüze bekliyoruz.
herkese bol şans!
devamını gör...

tam adı dracaena marginata olan, odamı süsleyen, doğrudan güneş ışığı istemeyen, çok susuz bırakılmadıkça büyümeye devam eden bakımı son derece kolay bir bitkidir.
devamını gör...

ekşi olmazdı. o kadar iddialıyım.
devamını gör...

önceden derlerdi ki müslümanlar baskı yapıyor. şimdiyse ateistler elinden geldiğince insanları dinlerini bırakmaya zorluyor.

salın be abi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim