zaman tüneli

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

göz göze.
devamını gör...

#3996466 doğru düşündüğümü söylediğiniz için sevindim bu sistem yüzünden çoğu kavgada kim haksız kim haklı tartışma meselesi oluyor bir de şey diyorlar küfüre niye sana iade ediyorum dedin bu yüzden sen de az suçlusun diyip masum 1/4 ceza alıyor suçlu 3/4 ceza alıyor buna ek olarak da diyorlar birisi size küfür ederse direk mahkemeye gidin sensin o demeyin vs.
devamını gör...

ölümle dalga geçenler, hiç bir insanın can verirken yanında bulundunuz mu?
filmlerde ki gibi değil.
devamını gör...

bu da katakulle dolu bir keriz silkeleme biçimi.

hem bilimde "kesin" diye bir şey yoktur diyeceksin. hem de bilimsel olarak ürettiğin her şeye matematiksel kesinlik zırvası eşliğinde insanların inanmak mecburiyetinde olduğunu söyleyeceksin. böyle böyle dayattıkları normlarla, insanın kendi ürettiği epistemik çerçevenin içine sıkıştırdılar modern insanı.
devamını gör...

ingilizce bilenlerin en kolay öğreneceği dildir.

norveçce ve danca ile aynı dildir bunlar. farkları, bir ülke içindeki ağızlar kadardır. hatta kuzey norveç'deki yerel aksanlar, resmi norveçceye isveçceden daha uzaktır.

bir zamanlar konuşurdum. şimdi konuşsan ne olacak isveç bitti.
devamını gör...

bu devirde eğilmeyin bence.
devamını gör...

beyin kişiyi hayatta tutmak için tüm enerjisini kişi için önemli hafıza şeritlerini - çocuklarını, mezuniyetini vs- saliseler içinde naklen full hd şekilde aktarır. bu insanın hayatta kalma mekanizması ile alakalı bir durum.

bir akrabam lazarus sendromu yaşadı. tam 18 saat ölü kaldı. bize de geleneksel anlatiyi aktardı. beyaz ışık, görüler ve soğuma, üşüme hissi. fakat o 18 saat yok. ruyasiz uyku hali gibi dedi. yokluk, hiçlik, hafiflik. insan öldüğünü anlamıyor cidden. öldüğümüzü kalanlar anlıyor.

belki ruh, benlik, bilinç tüm bu kavramlar aslında beynin bir illizyonudur. yaşayıp göreceğiz.
devamını gör...

zamanında trafikte birine o.ç. demiştim avukatmış dava açmıştı,

tazminat' a hükmedilince bir bu kadar daha vereyim bir tur daha yedi ceddine söveyim dediğimde avukat arkadaşım zor kurtarmıştı.

mahkemeden çıkarken lan adama parasıyla sövdük keşke mahkemeye vermeseydi sövüp sövüp para verirdik minvalinde bir şeyler demiştim.

şimdi bakıyorum ki 9000 lira olmuş neyse parasını verir doğmamış çocuğuna kadar söveriz tepemiz atınca altı üstü 9000 lira değil mi?
devamını gör...

sağlığımıza…*


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


chp'de guguk kuşu kim? bilmeyen var mı? yılmaz özdil anlatıyor.
devamını gör...

eşim hariç diyip evet diyorum. *
devamını gör...

#3996467 siyaset ve siyasi olayları sevmem ama kamu görevlisine hakaret isterse de aradan 100 yıl geçsin o kamu görevlisi 100 sene sonra da o mesajı görse dava açabilir. ama aynı örnek için sıradan insan için şöyle diyorlar hakareti isterse de 100 sene sonra gördü 6 ay içinde dava açabiliyormuş yeni gördüğüm bir videoda bir avukatta bunun 6 aydan 2 seneye çıkarıldığını söyledi yani sıradan kişi mesajı gördükten 6 ay içinde dava edebilir ya da eğer doğruysa 2 sene içinde de dava edebiliyormuş ama kamu görevlisi için zaman aşımı yok
devamını gör...

ofisin pascal’ı…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yerini hiçbir şey tutmuyor. aşk değil, para değil, başarı değil belki. hepsi güzel şeyler ama özgür değilsen herşeyin tadı yarım kalıyor. en sevdiğin insanın yanında bile özgürlüğünü kaybettiğinde bir süre sonra nefes alamamaya başlarsın.

bence özgürlük ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaç.. yokluğu ilk anda anlaşılmıyor belki ama eksildikçe insanın içinden bir şeyler çürümeye başlıyor. kendi kararlarını verememek, gitmek istediğin yere gidememek, istemediğin şeylere katlanmak, hayatının direksiyonunda oturamamak... bunlar insanı yavaş yavaş tüketiyor.

o yüzden bazı insanlar özgürlüğü için rahatından vazgeçer. bazen paradan, bazen ilişkilerden, bazen de büyük fırsatlardan. dışarıdan bakınca anlamsız geliyor olabilir ama aslında çok basit. insan bazen kaybetmeyi göze alıyor çünkü kendini kaybetmek istemiyor.
devamını gör...

bu 30 saniye ya da 10 dakikaya kadar sürebiliyor. hani insan şunu düşünüyor. kalp gidince beyin de gidiyor. hayır, kalp gidince beyin daha fazla çalışıyor. hani ölümden dönenler anasını, babasını, dedesini, yani yakınındaki ölenleri gördüklerini anlatıyorlar, birde canlı vaziyette, yakınındaymışcasına, seslerini duyduklarını söylüyorlar, halüsinasyon gibi. hatta rahat ve mutlu olduklarını, ağırlıklarının azaldığını anlatıyorlar. hepsinin anlattıkları ortak, yaprağın daha yeşil, kırmızı rengin daha kırmızı olduğunu. yani bilinç yüksek frekansta. mesela rüyalar 20 saniye ama biz sanki 2 günmüş gibi yaşarız o rüyayı. işte bu da bunun gibi. 15, 20 dakika 1 saat gibi gelecek. ölmüşleriniz, çocukluğunuz, pişmanlığınız, tabi bu ilk dakikalar aktif, sonrası da sönüp gidecek. kalp durduktan sonraki beyin 1 saat boyunca korkunç derece aktif. beyin de öleceğini biliyor ve son çırpınışlar içinde. yani hayat film şeridi gibi akacak bu süre içinde.
devamını gör...

bugünün pek de yaşadığı söylenemeyenleri.
devamını gör...

yaklaşık 4-5 ay önce başıma gelen mevzudur. 2020'de bir milletvekiline attığım tweetten dolayı 6 sene sonra şikayetçi olmuş benden o kişi. ifadeyi verdim, sağolsun savcı bey takipsizlik kararı vermiş, yazdığım şeyde haklıydım ve doğrudan şahsına değil, fikrine biraz argo yaklaşmıştım sadece.
devamını gör...

sayın unbekannteperson yazarımız hukuki bir analizi sade dille çok doğru özetlemiş. asıl sorun şu: hukuk niyeti değil eylemi yargılar. bu bazen adaleti sağlar, bazen tersine çevirir.

bahsedilen her kimse önce arıyı dürtüyor, sonra 'arı beni soktu' diye canlı yayın açıyor. kameraya girene kadar şeytan, kameradan sonra melek olmuş.
devamını gör...

eski bir dostla karşılaştım bugün. iyi geldi. insanın kendini anlatmak zorunda kalmadığı insanlar çok az çünkü. bazıları vardır, iki cümle kurarsın, gerisini zaten bilir. nerede kırıldığını, neye sevindiğini, hangi konuda yalan söylediğini bile yüzünden okur. biraz da güven veriyor bu.

uzun zamandır hissetmediğim bir şeydi sanırım. biri tarafından tanınmak. gerçekten tanınmak. anlattığın şeyden değil olayın arkasındaki kadından haberdar olunması falan..

ama işte, madalyonun diğer yüzü de var. yeniden bir the truman show hissi istemiyorum hayatımda. her hareketimin izlendiği, her düşüncemin önceden tahmin edildiği, kendime ait bir alanın kalmadığı bir düzen değil aradığım. tanınmak güzel de, bazen insan kendine bile sürpriz kalabilmeli.

o yüzden mutluyum ama temkinli de. geçmişten gelen dostlukların sıcaklığı başka. yine de bugünlerde aradığım şey büyük fırtınalar, büyük heyecanlar değil. kendi halimde, dalgasız bir denizin üstünde yüzmek gibi bir hayat. kimseye bir şey ispat etmeden, kimsenin hikayesine dönüşmeden. sadece sakin. sadece huzurlu. galiba en çok ona ihtiyacım var..
devamını gör...

180 derece ile 90 derece arasında çeşitli değerlerde. aktiviteye göre değişiyor.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim