zaman tüneli

bir şey elde edildiğinde yitirilmiştir.

albert camus
devamını gör...


bazen durur bakarım bu ibret tablosuna. kimi tatlı peşinde kimininse tuzu yok.


barış manço ne güzel anlatmış aslında üç kuruşluk hayatlarımızı halil ibrahim sofrası'nda. gönül isterdi ki tüm şarkıyı buraya yazayım ancak beni şarkıda her seferinde vuran bu cümleyi yazmak en mantıklısıydı.

sahiden de öyle. kimisi yatlara katlara sahip halen daha mutsuz kimisi çocuğuna istediği oyuncağın benzerini pazardan aldı diye dünyanın en mutlu adamı, çocuk da dünyanın en şanslı çocuğu.

haydi geceniz iyi olsun. asmayın suratlarınızı.
devamını gör...

görüngüler dünyasından adına realite dediğin herhangi bir şeyi alıyorsun , bu şeye matematiğin diliyle bir şey soruyorsun , sorduğun soruya yine matematiğin diliyle abuk subuk bile olsa tekin olmayan bir cevap veriyorsun ve bunu epistemik bir alana sıkıştırıp adına bilim diyorsun.

sonra da millete "bu budur" diye dayatıyorsun. ve bilime sadakatle tapan bilimperestler de buna "" aaawww woooww bilime bak aga eyvallah bilim aga sağolasın var olasın" diye en ufak bir itiraz bile etmeden eblek eblek ağzının suyu aka aka bakıyorsun. bu da seni düşüncesiz kılıp tam bir mal yapıyor güzel karşim. zaten bilimin yaptığı da tam olarak budur senin aklını alıp düşüncesiz bir mala çevirmek.
devamını gör...

katlamakta zorluk çekmşyorum
devamını gör...

ikisinin de aw ben.
devamını gör...

tanım 1:yanakları mıncırılası bir moderatördür kendileri. başta bot sanmıştım fakat değilmiş.

tanım 2: yüz yüze tanışılası mod kişisi.
devamını gör...

ikisinin de ticari potansiyeli çok yüksek. eğer işletmeler hala ben tiktoka girmem diyorsa bakış açısını değiştirmeli. yurt dışı pazarını hedefleyenlerden bahsetmiyorum bile. ah bir de şurada pinterest olsaydı. hepsi ayrı ayrı çok değerli platformlar.

bankaların bile tiktok hesabının olduğu bir devirde yaşıyoruz. ınstagram zaten mecburiyet. farklı kitlelere ulaşmak ve hitap etmek için ikisi de gerekli.
devamını gör...

aslinda uzun uzun yazmak isterdim ama nasil anlatilir ki bu

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir anket sorusu girizgahı

yarın moderatör seçimi olsa
bana oy verir miydiniz?
devamını gör...

rustadaki sarışın hatunlara denir
devamını gör...

başlığı ruh taşı olarak okumamla birlikte aklımın metin2'deki ruh taşı okuma çilesine gitmesi beni agresif yaptı.
devamını gör...

inan bilmiyorum. kör şeytan işte… *
devamını gör...

"insanlar yeryüzünde bu durumdayken, biz nasıl mutlu olabiliriz? sömürme, ezme, vahşet, tecavüz, vurma, vurulma, hapis, işkence, idam, savaş, açlık, istila, baskı, zorbalık. ben nasıl mutlu olabilirim evimde, yumuşacık koltuğumda?"
devamını gör...

ınstagram 2010-11 yılında çıkmıştı, ilk zamanlarında tumblr veya flickr tarzı niş bir platformdu. daha sonra el değiştirince değişti, gelişti ve bugünkü haline geldi.

tiktok reels mantığının ilk çıktığı yer ve bunu instagram'a getirdi. bu fenomen zihniyetinin biraz da oradan çıktığını düşünüyorum.


bana göre ikisi de birbirinden berbat, ama instagram'ı yaklaşık 10 yıldan fazla kullandığım için ne olduğunu biliyoruz, ilgi alanlarına göre dönüştürebiliyorsun, onun için orası bir adım öndedir. tiktok saçma sapan akımların insanlara empoze edildiği, yine manasız tiplerin cirit attığı bir yer, hiç kullanmadım, kullanmam da.
devamını gör...

bilginin "büyük ihtimalle" değil "kesin" olarak doğru olmasını sağlayan kesinliktir.

descartes'in yöntembilimsel şüphesine benzetirim. bu tip şüphede önemli olan şey şüpheye dayanan en sağlam temeli bulmaktır. (meraklısı descartes'ın kötü cinini incelesin.) bunu göre şu ünlü söz ortaya çıkar: cogito ergo sum (düşünüyorum öyleyse varım)

bu bir önerme değildir. bu direkt sonuçtur. eğer ki her şeyden şüphe edilebiliyor ve duyularımıza güvenemiyorsak geriye tek bir şey kalıyor şüphe edilemeyecek: şüphenin kendisi. eğer ki ben şüphe edebiliyorsam zaten varım demektir, kendimden şüphe edersem asla şüphe edemem. şüpheyi araç olarak kullanamam. yani var olduğum için düşünebiliyor, şüphe edebiliyorum.

bilimsel kesinlik pragmatik değildir, üst düzeydir. günlük faydayı amaçlamaz mutlak kesinliği amaçlar. tüm kuğular beyazdır önermesinin doğruluğunu kanıtlamak için tüm kuğuları incelemeye hazırdır.

burada popper kafayı kullanmış ve şu düşünceyi ortaya atmıştır: yanlışlanabilirlik.
zaten bütün kuğuları incelemek zor ve uğraştırıcıdır. ben bir tane siyah kuğu görürsem önerme otomatik olarak yanlış olacaktır.

gelelim benim düşünceme. popper'ın görüşüne katılıyor olsam da eklemek istediklerim var. bilimsel kesinlik mümkün değildir çünkü hangi önermeyi sunarsak sunalım illa ki bir varlık, olay ya da durum popper'ın yanlışlanabilirlik kuramını devreye sokacaktır. bu çeşit bir kesinlik bize fayda sağlamaz çünkü bilgiyi kullanmak için önce doğrulamak gerekecektir. teoride güzel bir tartışma ancak dünya pragmatik işliyor. biz pragmatik doğrulukla devam edelim. yani kaynar suyun yaktığını anlamak için 7 milyar insanın üstüne sıcak su dökmeyelim.

edit:yazım.
devamını gör...

sanırım kuzeni yazmış, yoga yok.
devamını gör...

alın size el.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kapitalist üretim ilişkilerinin dijital evrendeki uğrak noktalarından biri olan sözlük mecrasında, "kedi fotoğrafı atıp puan toplama" eylemi, görünürde masum bi sevgi gösterisi gibi dursa da aslında derin bi yabancılaşmanın ve metalaşmanın trajikomik tezahürüdür.
bu fenomeni, marksist perspektiften üç ana başlıkta özetleyelim:
-kedinin kullanım değerinden değişim değerine dönüşümü
kedi, doğası gereği canlı ve yoldaş olması gerekirken, bu platformda bi içerik üretim aracına indirgenmiştir. kullanıcı, kedisinin herhsngi bi anını, kendi profiline pozitif itibar (beğeni/fav) devşirmek amacıyla sermaye gibi kullanır. burada kedi, iradesi dışında kendi varoluşsal gerçekliğinden koparılıp, beğeni denilen soyut değerin üretimi için kullanılan bi meta halini alır.
-emeğin yabancılaşması ve kedinin nesneleşmesi
marx’ın el yazmalarında bahsettiği yabancılaşma süreci, burada dijital bi form kazanır. kullanıcı, kendi emeğiyle kurduğu ilişkiyi kaybetmiştir. kedi artık anonim bi kalabalığın beğenisini kazanmak için sahneye sürülen, estetiği düzenlenmiş nesnedir. kullanıcı ise, puan topladıkça kendi statüsünü yükselttiğini sanan ama aslında sanal bi beğeni ekonomisinin işçisine dönüşen basit bi içerik proleteridir.
-kedinin arkasına saklanan ego
burdaki kedi fotoğrafı, marx.'ın meta fetişizmi dediği durumun güncel bi örneğidir. insanlar aslında o dostu değil, o fotoğrafın temsil ettiği "duyarlı, hayvansever, tatlı kullanıcı" imajını satın almaktadır. kedi, sadece bu imajı inşa etmek için kullanılan bi dekor haline gelmiştir. dikkatli gözler kedinin bakışlarındaki "benim burda ne işim var?" bakışını yakalamıştır mutlaka.ve bu bakış sistemin kendi içindeki çürümenin ve öznenin(kedinin) nesneleşmeye karşı sessiz direnişidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sanırım var olan tek el fotoğrafım..
devamını gör...

"reels" videoları oynatır da ondan...
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim