zaman tüneli
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
tamam da kanka ne alaka?
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
zor ya.
şimdi textationship dedikleri şey de buna dahil oluyor mu acaba?
şimdi textationship dedikleri şey de buna dahil oluyor mu acaba?
devamını gör...
podcast önerileri
devamını gör...
öz güveni azaltan şeyler
unutulmak.
devamını gör...
bilgili insanların mutsuz olması
dağınıklığım, uyku sorunlarım ve mutsuzluğumla ilgili internette sürekli "bilgili ve zeki insanlar" yazıları gördüğüm için böyle oldu hep. al işte bir gıdım ilerleyemiyorum. ben iyiyim de çevrem kötü ve zekiymişim ama çalışmıyormuşum. bir de meyve veren ağaç taşlanırmış ve anam beni doğuracağına yok yok o kadar değil. ama onun da beyanı önemli tabi bir yerde.
devamını gör...
milli piyango çekilişleri
başlanlık sisteminde fakşrden zengşne servet aktarımı aparatı
devamını gör...
tom waits vs leonard cohen vs nick cave
rivayet odur ki; cemal süreya, "seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu. iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük" dizelerini bu versus için yazmıştır.
vizyonlu bir insanmış. *
vizyonlu bir insanmış. *
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
jockey full of bourbon
gece geç saatlerde sarhoşken bir sürü kötü karar veren bir adamın hikayesini anlatan şarkıdır.
gelelim şarkı sözlerine:
edna million, göz kamaştırıcı bir takım elbise içinde
flemenk pembesine boyanmış bir trenle şehre gidiyor
iki dolarlık tabanca ama ateş etmiyor,
sağanak yağmur altında köşede bekliyorum.
ölü bir adamın sandığı üzerinde on altı adam
ve ben kırık bir bardaktan içiyordum.
iki pantolon ve bir moher yelek
giydim, viskiden kafam güzel, ayakta duramıyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
[verse 2]
schiffer, morgan'ın kafasına bir şişe kırdı
ve ben de şeytanın kuyruğuna basıyorum.
dolunay başının çizgileri boyunca,
küba hapishanesinin parmaklıkları arasından
mor bir bıçakta kanlı parmaklar,
kokteyl bardağından su içen bir flamingo,
başkasının karısıyla çimenlerin üzerindeyim
, direğin tepesinden manzarayı seyrediyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnızhey
[gitar solosu]
[koro]
dedim ki, hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
[3. bölüm]
hong kong'da bir yatakta sarı çarşaflar
stazybo kornası ve slingerland gezintisi
"karnavala" dedi.
yüz dolar içeriyi karanlığa boğuyor.
edna milton, göz kamaştırıcı bir takım elbise içinde.
flemenk pembesine boyanmış bir trenle şehre gidiyor
iki dolarlık tabanca ama ateş etmiyor,
sağanak yağmur altında köşede bekliyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
(bkz: down by law)
kaynak: genius
gelelim şarkı sözlerine:
edna million, göz kamaştırıcı bir takım elbise içinde
flemenk pembesine boyanmış bir trenle şehre gidiyor
iki dolarlık tabanca ama ateş etmiyor,
sağanak yağmur altında köşede bekliyorum.
ölü bir adamın sandığı üzerinde on altı adam
ve ben kırık bir bardaktan içiyordum.
iki pantolon ve bir moher yelek
giydim, viskiden kafam güzel, ayakta duramıyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
[verse 2]
schiffer, morgan'ın kafasına bir şişe kırdı
ve ben de şeytanın kuyruğuna basıyorum.
dolunay başının çizgileri boyunca,
küba hapishanesinin parmaklıkları arasından
mor bir bıçakta kanlı parmaklar,
kokteyl bardağından su içen bir flamingo,
başkasının karısıyla çimenlerin üzerindeyim
, direğin tepesinden manzarayı seyrediyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnızhey
[gitar solosu]
[koro]
dedim ki, hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
[3. bölüm]
hong kong'da bir yatakta sarı çarşaflar
stazybo kornası ve slingerland gezintisi
"karnavala" dedi.
yüz dolar içeriyi karanlığa boğuyor.
edna milton, göz kamaştırıcı bir takım elbise içinde.
flemenk pembesine boyanmış bir trenle şehre gidiyor
iki dolarlık tabanca ama ateş etmiyor,
sağanak yağmur altında köşede bekliyorum.
[nakarat]
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
hey küçük kuş, uç evine
evin yanıyor, çocukların yalnız
(bkz: down by law)
kaynak: genius
devamını gör...
tom waits
devamını gör...
eşime sormam lazım kadınları
hayatta en saygı duyman gereken, fikrine en guvendigin insan eşin olmalı. yoksa niye onla evlendin zaten?
kadın için de erkek icinde.
ataerkil anam babam usulu eski kafalarda kadını eksik etek goruyorlar. saygı duymuyorlar.
yeni nesil modern ailelerde calısan kadın ben ozgur ve gucluyum, sen de kimsin kafalarına giriyor.
benim yıllardır anlatmaya calıstıgım ve kimsenin beni iplemediği olay su:
bu ikisinin ortası lazım.
hem birey olucan hem de birbirine saygı sevgide kusur etmicen.
kadın için de erkek icinde.
ataerkil anam babam usulu eski kafalarda kadını eksik etek goruyorlar. saygı duymuyorlar.
yeni nesil modern ailelerde calısan kadın ben ozgur ve gucluyum, sen de kimsin kafalarına giriyor.
benim yıllardır anlatmaya calıstıgım ve kimsenin beni iplemediği olay su:
bu ikisinin ortası lazım.
hem birey olucan hem de birbirine saygı sevgide kusur etmicen.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
canım sıkıldı anayola çıkıp çevre yolunu cevrelemek suretiye müzik açıp gezdim. arka fonda deep house derken arkadaşım aradı. hadi gel bira içcez. teklif de yok direkt dayatma var! tabii ki de kabul ettim. çünkü benim iradem bu kadar. ve böylece kendime verdiğim içince araba sürmeyeceğim sözünü 83737373773. defa çiğnemiş oldum.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
rasyonel nesnel evrensel apaçık bilgi
burada biraz ölçülü davranmak gerekiyor. başlığı açan yazara bir açıdan katılıyorum teknik ilerliyor bilim ilerlemiyor gibi hissediyorum bazen. özellikle içinde bulunduğum alanda. bazı temel kabulleri nesnel bilgiye dayanarak yapmak zorundayız. yaşamımızı devam ettirmek için bunu yapıyoruz. aydınlanma bize pek çok pozitif maddi şart da sağlamıştır. zaten aydınlanma biteli batı bunu tartışalı aydınlanmayı ağır şekilde eleştireli çok oluyor. bence burada kritik bir nokta bilgi tiplerini çok birbirinden ayırmamak gerek. bilim adamlarının çoğunun batıl inançları garip huyları sezgisel yönleri oluyor. ben insanı bir bütün olarak görmeye inanıyorum. yani sezgisel bilgiyle rasyonel elde edilen bilgi iç içe yaşayabiliyor. kozmosu araştıran bir astrofizikçi gördüklerinden etkilenip kendi hayatı üzerine düşünebiliyor. bu kadar ayrı şeyler değiller. ben bir şiir okurken aklımda yeni bir proje fikrini bulabiliyorum. insanın mitik yanı gerçekliğinden kopuk olmak zorunda değil. insanlardan bunu aldılar son zamanlarda. herhangi bir kuruma bağlılıkları yok. "bu tradisyonel kurumlar çok iyiydi, eski kurumsallaşmış inançlar mükemmeldi " övgüsü değil. ama insanı önemseyen yanları vardı. şimdi bir input output meselesinden başka bir şey değil sistemde. insan iki yanını da beslemeli aslında iki yan demek de az kalır. düalist mantığa çok yatkınız. benim de aklıma öyle geldi. mümkün olduğunca hayatta her sorusunun cevabını tatmin etmeye çalışmalı. neden niye nasıl fark etmez. insan zihni zaten bu kadar bölümler halinde çalışmıyor. bir şarkı size günlerdir kafanızı kurcalayan bir problemi çözdürebilir.
devamını gör...
açıklama ile bilgi ürettiğini zannetmek
karxeşim yapay zekayı azalt
ona da yazık sana da
ona da yazık sana da
devamını gör...
hakikat sonrası çağda doğruya olan borcumuz
bi söz vardı
tarihi kazananlar yazar
hakikati de arayıp bulanlar yazıyor elbet
ama sana nasıl anlatıyor sen ne anlıyorsun üzerine ne inşa ediyorsun bilinmez
kesin olan tek şey bilginin gerçek güç olduğu
borcu ödemek ise onu elşnde tıtanların vicdanlarına kalmış
tarihi kazananlar yazar
hakikati de arayıp bulanlar yazıyor elbet
ama sana nasıl anlatıyor sen ne anlıyorsun üzerine ne inşa ediyorsun bilinmez
kesin olan tek şey bilginin gerçek güç olduğu
borcu ödemek ise onu elşnde tıtanların vicdanlarına kalmış
devamını gör...
tom waits vs leonard cohen vs nick cave
mahşerin üç atlısıdır buğulu sesleri ile can aldırırlar. üçü de ozandır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kendimden uzaklaşmış ve kendime yabancı hissediyorum son zamanlarda. sanki bu bedendeki bir başkasıymış da ben de onu dışarıdan seyrediyormuşum gibi.
uzun uzun düşündüm son olanları. neyi nerede nasıl yaptığımı ya da yapmadığımı. artılarıyla eksileriyle uzun uzadıya irdeledim. haklı haksız konusuna hiç girmedim irdelerken, sonucunda içim rahat artık.
sonra bir garip hissizlik başladı içimde. rahatlamayla karışık bir hissizlik bu, boşlukta süzülen bir kağıt gibi, rotasız ama umursamaz.
bu rahatlık "ne olacaksa olsun" kafasına getirdi beni. kariyerim dışındaki tüm konularda "aman sende" modu açık artık. bu iyi mi kötü mü bilmiyorum bilsem de ilgilenmiyorum. akışına bıraktım gidiyor, sonucu yaşayıp göreceğim.
gözümde büyüttüğüm pek çok konu söndü gitti haliyle. bu da hafif hisettirdi evet ama nedendir bilinmez bu arada olan uykuya oldu. madem rahatlık geldi madem umursamıyorum peki neden uyuyamıyorum? bilmiyorum. bunu da bilmiyorum, bu da ilgi alanımda değil.
hayatımdan birkaç insan çıkarttım. nefret eden de oldu, sorun etmeyen de. benim için "üç kuruş etmez" diyen de oldu, "eyvallah" diyen de. hepsi yerinde rahat etsin. hiçbirine söyleyecek bir sözüm yok. sorun bende zaten, bu hep böyleydi.
sorularım cevap bulamıyor, lakin buna dertlenmiyorum. hep cevapsızdı zaten, ben artık cevap aramayı bıraktım. askıda kalabilir sonsuza dek o sorular, onlar da bir noktada sönüp gidecek.
bunları neden yazdım onu da bilmiyorum, gecenin ikisi olmak üzere oturdum bunları yazıyorum. sonra neden uykum yok? nasıl olsun ki?
uzun uzun düşündüm son olanları. neyi nerede nasıl yaptığımı ya da yapmadığımı. artılarıyla eksileriyle uzun uzadıya irdeledim. haklı haksız konusuna hiç girmedim irdelerken, sonucunda içim rahat artık.
sonra bir garip hissizlik başladı içimde. rahatlamayla karışık bir hissizlik bu, boşlukta süzülen bir kağıt gibi, rotasız ama umursamaz.
bu rahatlık "ne olacaksa olsun" kafasına getirdi beni. kariyerim dışındaki tüm konularda "aman sende" modu açık artık. bu iyi mi kötü mü bilmiyorum bilsem de ilgilenmiyorum. akışına bıraktım gidiyor, sonucu yaşayıp göreceğim.
gözümde büyüttüğüm pek çok konu söndü gitti haliyle. bu da hafif hisettirdi evet ama nedendir bilinmez bu arada olan uykuya oldu. madem rahatlık geldi madem umursamıyorum peki neden uyuyamıyorum? bilmiyorum. bunu da bilmiyorum, bu da ilgi alanımda değil.
hayatımdan birkaç insan çıkarttım. nefret eden de oldu, sorun etmeyen de. benim için "üç kuruş etmez" diyen de oldu, "eyvallah" diyen de. hepsi yerinde rahat etsin. hiçbirine söyleyecek bir sözüm yok. sorun bende zaten, bu hep böyleydi.
sorularım cevap bulamıyor, lakin buna dertlenmiyorum. hep cevapsızdı zaten, ben artık cevap aramayı bıraktım. askıda kalabilir sonsuza dek o sorular, onlar da bir noktada sönüp gidecek.
bunları neden yazdım onu da bilmiyorum, gecenin ikisi olmak üzere oturdum bunları yazıyorum. sonra neden uykum yok? nasıl olsun ki?
devamını gör...
bilimin budist geleneklere geri dönmesi
peki kuantum fiziğinin bundan habwrş var mı gkgk
devamını gör...
özgürlük
insanların dunyalarına da saygı demek bence biraz da.
bir yakınımın eşi eve bira getirmek istiyordu. yakınım izin vermiyordu. bu bir yaklasım. bu bir durus. ve anlasılabilir.
ama benim tarzım bu degil.
benim 3 sene alkolik bir sevglim oldu. her bana gelisinde bes bira getiriyordu. biliyordum o biraları içmese mutsuz olacak. tabi ki ara ara daha az icmelisin diyordum ama onu irrite etmeyecek sekilde. ben hep karsısında cola zero ya da kahve iciyordum. bu da benim tarzım mesela.
bir yakınımın eşi eve bira getirmek istiyordu. yakınım izin vermiyordu. bu bir yaklasım. bu bir durus. ve anlasılabilir.
ama benim tarzım bu degil.
benim 3 sene alkolik bir sevglim oldu. her bana gelisinde bes bira getiriyordu. biliyordum o biraları içmese mutsuz olacak. tabi ki ara ara daha az icmelisin diyordum ama onu irrite etmeyecek sekilde. ben hep karsısında cola zero ya da kahve iciyordum. bu da benim tarzım mesela.
devamını gör...