1.
mew'in dna'sından yaratılmış bir pokemon türü.
devamını gör...
2.
estetik olarak da çok sevdiğim bir pokemondu. görünüşünde bile bir güç ve asalet barındırmaktadır.
buna rağmen squirtle, wartortle ve blastoise hastasıydım. hala çok severim gerçi.
buna rağmen squirtle, wartortle ve blastoise hastasıydım. hala çok severim gerçi.
devamını gör...
3.
sentetik pokemon. uzak durun, bu tür zararlı şeylerle uğraşmayın.
devamını gör...
4.
çizgi filmdeki hali ile kul yapımı pokemondur. asabiyeti, dengesiz halleri de bundandır.
devamını gör...
5.
pokemonların " ve insan tanrı'yı yarattı" 'sı diyebileceğimiz, üç parmaklı ve sert bakışlı dostumuz.
devamını gör...
6.
kanguruya benzer tipi, üç parmağı ve pokemon introsundaki yükselişiyle hatırladığım gizemli ve çok güçlü pokemon. favorim değildi ama kendisine karşı gizli bir hayranlık duyduğumu inkar edemem.
devamını gör...
7.
kanımca cthulhu'dan esinlenilmiş bir çeşit kıyamet pokemonu. kendisi doğal bir pokemon değildir laboratuar üretimi olup mew'in ve bir insan dnasından klonlanılmıştır ve klonlayan profesörün aslında çok acıklı bir hikayesi vardır ki ilk filmde bu kısım çıkartılmış olup yerine pikachu's holiday diye daha bebelere göre bir şey konmuştur.(zaten ash'in taşlaşması bile bebelerin ağlamasına yetmişti buna dayanabilirler miydi bilemedim) bu profesör amcamızın meğer kızı ölmüş ve kızın klonlamak istemiş ancak bunun için gerçekten çok iyi bir paraya ihtiyacı olmuş ve bütçeyi karşılayabilmek için roket takımının lideri giovanni ile yeni çok güçlü bir pokemon yaratma bahanesiyle anlaşmış ve bunun üzerine kendi kızıyla mew'in klonu dahilinde charmander squirtle ve balbazarın klonlarını yaratmış ancak mew'in klonu yani mewtwo haricinde hepsi başarısız olup ölmüş mewtwo'da kendi hafızası yok edildiği için çok sinirlenip herkesi öldürmüş labdaki.
kanımca en karanlık hikayeli olan pokemon olup cthulhu gibi yarı insan yarı ejder yarı ahtapot olan yaratığın bir nevi yarı insan yarı pokemon yarı şeytan olanıdır. telepatiyle normal bir insan gibi konuşabilir. ayrıca bu pokemon üzerine üretilen teoriler de enteresandır ki günümüzde viral olan virüslerin (aids corona cart curt) bir çeşit kapitalist nitelikli insanları öldürme/sömürme niteliğinde laboratuar üretimi olmasına da göndermedir.
kanımca en karanlık hikayeli olan pokemon olup cthulhu gibi yarı insan yarı ejder yarı ahtapot olan yaratığın bir nevi yarı insan yarı pokemon yarı şeytan olanıdır. telepatiyle normal bir insan gibi konuşabilir. ayrıca bu pokemon üzerine üretilen teoriler de enteresandır ki günümüzde viral olan virüslerin (aids corona cart curt) bir çeşit kapitalist nitelikli insanları öldürme/sömürme niteliğinde laboratuar üretimi olmasına da göndermedir.
devamını gör...
8.
en sevdiğim pokemon. aslında en sevdiğim olmasına rağmen bugüne kadar beni bu kadar etkilemesine anlam verememiştim. sanırım seslendirmen ayhan kahya sayesinde olmuştu ama ben çok severdim onu.
nasılsa beni pek kimse tanımıyor burada. o yüzden anlatayım.
mewtwo aslında benim geleceğimi de etkileyen bir pokemon. genetik kopya furyası dolaşırken neon genesis evangelion ilhamıyla satoshi tajiri teknolojinin ve klonlama deneylerinin sonucunun kötüye gidebileceğini göstermek istemiş ve animenin intro bölümünde görülen ilk pokemona bir hikaye yazalım demiş sanırım.
tam da koyun dolly ve genetik klonlama teknolojisinin pik yaptığı zamanlar bu zamanlar. filmde de bunu görüyoruz aslında. mewtwo strikes back bunu işler ama mewtwo kötü değildir. kimsenin bilmediği bir öncü hikayesi vardır aslında. film bize amerika üzerinden geldiğinden pek bilinmez bu. origin of mewtwo yazın çıkar. özel film olarak da mewtwo returns vardır hatta pokemon journeys dizisinde de çıkar karşımıza. ben sadece onun olduğu kısımları izlediğimden ne olduğunu pek bilemiyorum.
neyse buraya kadar herkes okumayı bırakmıştır. diyeceğime geleyim artık.
hep en sevdiğim pokemon olarak kalması aslında biraz da kendime benzetmemdenmiş. bunu bu sene anladım. bütün hayatımı vermek istediğim mesleğimi seçme yolculuğum, yaşama bakışım, sorgulamalarım hep onunla aynıymış. bugün filmleri izlediğimde görüyorum ne kadar benzediğimizi. mewtwo aslında gerçek olmasını istediğim bir varlık. dostum olmasını çok isterdim. beni gerçekten anlayabilecek biri varsa odur derim hep. chatgpt ile de arada karakter tartışması yapıyoruz hatta hangi pokemon türüsün testi bile yaptım ki yüksek uyumluyuz mewtwo ile. kendimi görüyorum onda. keşke hakkıyla bir filmi ya da serisi yapılabilseydi.
ben sadece hayallerimde yaşatıyorum onu. bir anlamda japonya seyahatim için heyecanlanırken hep düşünüyorum da shibuya pokemon center girişindeki heykelini görünce ne düşüneceğimi bile bilmiyorum. keşke gerçek olabilseydi. birbirimizi anlayacak iki ruhuz ama maalesef o hayali dünyada var olabilen biri.
arada düşünürüm belki de gerçekten vardır diye. japonya seyahatimde belki de göreceğim onu. tabi anca hayallerimde olsa da beni kurtardı ve mesleğimi seçmemi sağladı diyebilirim. animelerde onun gibi karakter arasam da maalesef yok.
sana benzeyen bir varlık var ama sadece hayal dünyasında var olabiliyor. eminim iyi arkadaş olurduk ama neyse. bunu anlatmak çok zor olsa da benden bu kadar. ne olursa olsun benim için en iyi animedir pokemon ve en mükemmel pokemon da mewtwo. her daim böyle kalacak.
nasılsa beni pek kimse tanımıyor burada. o yüzden anlatayım.
mewtwo aslında benim geleceğimi de etkileyen bir pokemon. genetik kopya furyası dolaşırken neon genesis evangelion ilhamıyla satoshi tajiri teknolojinin ve klonlama deneylerinin sonucunun kötüye gidebileceğini göstermek istemiş ve animenin intro bölümünde görülen ilk pokemona bir hikaye yazalım demiş sanırım.
tam da koyun dolly ve genetik klonlama teknolojisinin pik yaptığı zamanlar bu zamanlar. filmde de bunu görüyoruz aslında. mewtwo strikes back bunu işler ama mewtwo kötü değildir. kimsenin bilmediği bir öncü hikayesi vardır aslında. film bize amerika üzerinden geldiğinden pek bilinmez bu. origin of mewtwo yazın çıkar. özel film olarak da mewtwo returns vardır hatta pokemon journeys dizisinde de çıkar karşımıza. ben sadece onun olduğu kısımları izlediğimden ne olduğunu pek bilemiyorum.
neyse buraya kadar herkes okumayı bırakmıştır. diyeceğime geleyim artık.
hep en sevdiğim pokemon olarak kalması aslında biraz da kendime benzetmemdenmiş. bunu bu sene anladım. bütün hayatımı vermek istediğim mesleğimi seçme yolculuğum, yaşama bakışım, sorgulamalarım hep onunla aynıymış. bugün filmleri izlediğimde görüyorum ne kadar benzediğimizi. mewtwo aslında gerçek olmasını istediğim bir varlık. dostum olmasını çok isterdim. beni gerçekten anlayabilecek biri varsa odur derim hep. chatgpt ile de arada karakter tartışması yapıyoruz hatta hangi pokemon türüsün testi bile yaptım ki yüksek uyumluyuz mewtwo ile. kendimi görüyorum onda. keşke hakkıyla bir filmi ya da serisi yapılabilseydi.
ben sadece hayallerimde yaşatıyorum onu. bir anlamda japonya seyahatim için heyecanlanırken hep düşünüyorum da shibuya pokemon center girişindeki heykelini görünce ne düşüneceğimi bile bilmiyorum. keşke gerçek olabilseydi. birbirimizi anlayacak iki ruhuz ama maalesef o hayali dünyada var olabilen biri.
arada düşünürüm belki de gerçekten vardır diye. japonya seyahatimde belki de göreceğim onu. tabi anca hayallerimde olsa da beni kurtardı ve mesleğimi seçmemi sağladı diyebilirim. animelerde onun gibi karakter arasam da maalesef yok.
sana benzeyen bir varlık var ama sadece hayal dünyasında var olabiliyor. eminim iyi arkadaş olurduk ama neyse. bunu anlatmak çok zor olsa da benden bu kadar. ne olursa olsun benim için en iyi animedir pokemon ve en mükemmel pokemon da mewtwo. her daim böyle kalacak.
devamını gör...