tüm gün 'susuzluk zor' diye gezecektir.
devamını gör...

google'da moleküler biyoloji labaratuar malzemeleri konusunda dahi arama yapsan ilk beşte bu site öneriliyor.
devamını gör...

32 yaşındaki iranlı mimar. kendisini minimalist olarak tanımlıyor ve uluslararası işler yapıyor. tasarladığı evler çok değişik.
ınstagram hesabı

tasarladığı en ünlü ev:
1 2 3

buranın harriman eyalet parkı'nda gerçek bir ev olduğu iddia ediliyor ama dijital resim olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

beklemiş ve kaliteli olanını içmenin son derece zevkli olduğu; kalitesizini içmenin de bir o kadar kötü ve mide bulandırıcı olduğu alkollü içecek.
devamını gör...

aynı gün bozulurdu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lucifer başlığı diye girdim ne çıktı.
gerçi lucifer böyle bir durumda olayın faili diye kendisini anlatırdı.*

"yüksek sesle seviştim entel komşum vileda sapıyla alttan vurdu. tabi onun cinsel hayatı bir panda kadar hareketli..." falan diye gelişirdi tanımı ...*
devamını gör...

akide şekerinin üzerindeki allah yazısını görenler beğensin.
devamını gör...

bıyıklarınızı sarartıp alman pornocular gibi yahut daum gibi görünmenizi sağlar.
devamını gör...

3 saat 50 dakikalık bir sergio leone başyapıtıdır. başrollerinde robert de niro jawes wood gibi isimlerin olduğu müziklerinin insanı mest ettiği harikulade bir filmdir.
insana seks mi daha güzel yoksa tatlı mı ikilemi yaşatan filmdir.
dostluk nedir ne değildir nasıl bir şeydir bütün gerçekliğiyle anlatan filmdir.
filmin garip bir hikayesi vardır.
sergio leone bu filmi yapmak için godfather filmini reddetmiştir ve filmi 10 yıl süren bir planlamayla yapmıştır sonra bazı densizler gelip insanlar bu kadar uzun film seyretmez der ve filmi kısaltırlar film vizyona girer ve senenin en kötü filmi seçilir. sonra uzun versiyonu yayınlanır ve çok sevilir.

filmin sonu hala seyirciler için tartışma konusudur.
yönetmen filmin sonunu seyirciye bırakmıştır ki bence öyle olması filmi daha güzel bir hale getirmiştir.
son sahneden sonra çalan müzik ise bu filmin en güzel kısımlarından bir tanesidir.

--! spoiler !--

robert de nironun tebessümü tecavüz sahneleri kadını aşağılama sahneleri arkadaşlığın kötü yanları bütün her şey hayatın iğrençliğini gerçekliğini yansıtır harika rahatsız edicidir. harika rahatsız edici ne demek zaten izleyenler anlayacaktır.
ayrıca amerika göndermeleri o kadar güzeldir ki tebessümle izlersiniz. god bless america diyip gidiyorum.

--! spoiler !--
devamını gör...

patatesli veya otlu peynirli olarak yapılabilen çerez niteliğinde börek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

önceden 20 lirayı şu sigara parası diye bir kenara ayırıyordum. şimdi sigarayı bıraktım o 20 lirayı bir kenara bırakmayıda.
kısacası alım gücüm düştü.*.
devamını gör...

tatlı mı tatlı squirtle.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeryüzündeki en yaygın bağımlılıklardan biridir.

kahve ve çay, ucuz ve rahat ulaşılabilirliği, üstüne legal oluşuyla bugün hemen herkesin hayatında. eşsiz kokusu, kıvamı ve çeşitli işlenme türleriyle bizi içine çeken, rahatlamamızı sağlayan içecekler bunlar. öyle ki sigarasını kahvesiz/çaysız içemeyen, bir fincan kahve olmadan güne başlayamayan milyonlarca insan var. her ne kadar bu örnekler size çok masum gelse de, yüzünüzü güldürse de bu çay ve kahve çılgınlığı, kafein bağımlılığını da beraberinde getiriyor.

sadece çay ve kahveden örnek vermiş olsam da meşrubat olarak içtiğimiz hemen her içecekte kafein bulunuyor (çikolatalı her şey, soğuk çay ve kola gibi çeşitli endüstriyel içecekler). öyle ki kafeinsiz diye satılan kahvelerin dahi bir fincanında 4 mg kadar kafein bulunduğu söyleniyor. bir bardak çayda 40-80 mg, bir fincan kahvede ise 70-100 mg kafein bulunduğu su götürmez bir gerçek (tabi ki çayın demliliği ve kahvenin sertliği, işleme biçimine göre kafein miktarları değişebilir).

kafein bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?
bir gün içinde ortalama ne kadar kahve, çay ve endüstriyel içecek tükettiğinizi hesaplayabilirsiniz. günde ortalama 7-8 bardak çayla birlikte 2-3 fincan kahve içen hemen her insanda kafein bağımlılığı baş gösteriyor. ilk başlarda günde 300 mg ile temelleri atılır, daha sonraları bu miktar 700 mg'ın üstüne çıkar. kafein bağımlılarının günlük aldıkları kafein miktarı 700 mg civarlarında dolaşıyor.

bununla birlikte vücuduna yeterli miktarda kafein almayan bağımlılar, belli bir noktadan sonra uyku problemleri, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, motivasyon düşüklüğü, düşünsel aktivitede yavaşlama ve asabiyet gibi belli başlı belirtiler gösteriyor.

günde 4-5 fincan kahve içen ve 10 bardak çayın altına düşmeyen bir bağımlı olarak tanımımı yazdım, kahve-sigara yapmaya gidiyorum... *
devamını gör...

şimdi gazeteci ! diye ortalıkta dolaşanlara ithaf olunur.
ışıklar içinde uyusun.
( bu başlığa yaptığım sanırım 3. tanım bu. 3 kez daha önüme çıksa, formatın dışına da çıkılmış olsa, yine tanımlar yapacağım başlık. bu vesileyle moderasyonun anlayışına sığınıyorum.)
devamını gör...

"yapamazsın" sözüdür. yaparım.
devamını gör...

aramıyorum ki bulayım. zamanı gelince kendiliğinden gelir o.
devamını gör...

kişinin kendisini güzel ve başarılı hissederken birden değişerek kendisini önemsiz birisi olarak algılaması olayıdır.
devamını gör...

hiç unutmuyorum. zaten “unutamamak” gibi bir sorun yaşıyorum. artık nasıl bir hard ve disk varsa beynimde, ne doluyor ne de error veriyor.

mart sonu 2019, dört arkadaş iki günlüğüne antalya’ya gidelim dedik. hedef kemer, amaç alköl komasına girmek. amaca ziyadesiyle varıldı. daha önce oraları gezdiğim için dedim ki “dönüşte sagalassos’a gidelim” arkadaşlar haklı olarak şu soruyu sordu; “o kim?”

dönüş yolunda antalya’dan burdur’a gelmeden, ısparta yönüne doğru ayrılırsanız ve levhaları takip ederseniz, yandexlemeye bile gerek yok. antik kente gelirsiniz.

hava antik kent gezmeye ve köşe vuruşu yapmaya müsaitti. ancak sagalassos ayrımına geldigimizde, hava su koymaya başlamıştı. daha önce bilgim vardı. rakım olarak yüksek bir yer diye ama arkadaş çık çık bitmiyor. öyle ki bir dağın zirvesine varınca yol bitiyor, ören yeri girişine aracı park ediyorsnuz. ancak daha tırmanış başladığında sis ve yağmur görüşü iyice düşürmüştü. oraya kadar çıkmışız, görmemek olmaz.

döneminin en önemli şehirlerinden biri sagalassos. tarihi m.ö üçbinlere uzanıyor. peki ama bu zengin ve ihtişamlı şehir nasıl olurda bir dağın başında bu kadar zenginleşebilir? şöyle ki, ağaç ticareti yapıyorlarmış. orman içinde kurulmanın avantajını iyi kullanmışlar. iyi de ben arabayla zor çıktım, bunlar o zamanda o büyük tomrukları nasıl taşımışlar ulen dedim? o zamanlar akan bir dere, suyun debisi, kaydırma kuvveti ile bu sorunu çözmüşler.

içeride sis ve yağmur o kadar yoğundu ki, bu güzel antik kenti doyasıya gezememiştik. çünkü donduk, ıslandık. benimle bu tarz geziler yapmak sıkıcıdır. ben bir heykel ya da yapı önünde durur “mal mal, bön bön, hımm hımm” diye uzun uzun bakarım. bu yapı nasıl yapılmış? dayanak noktası neresi? yapımına nereden başlanmış olabilir diye diye... gezi yanımdakine işkence olur. ama bu gezimiz malesef kısa sürmüştü.

çok geniş bir alana kurulu antik kenti, hava durumunu kontrol ederek görün derim. gerçekten çok ihtişamlı bir antik kent.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ulan ateist adama dua ettirecek kadar şerefsizsiniz! allah kuru ekmeğe muhtaç etsin sizi vitaminsizlikten organlarınız çürüsün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim