uzaklara savrulalım
perdenin ardındakiler grubunun en sevdiğim parçalarından biri. her dinleyişimde beni başka diyarlara götüren bir şarkıdır kendileri. günü bu şarkıyla kapatıyorum. herkese iyi geceler, tatlı rüyalar...
buradan
buradan
devamını gör...
konuşma şansım olsaydı denilen kitap karakteri
raskolnikov. psikolojik travmalar yaşayan raskolnikov'u topluma kazandırabilmek için elimden gelen herşeyi yapardım. onu bu hâle getiren toplumun çirkinliğinden kurtarmak isterdim.
devamını gör...
twitter'da açılan kampanyadan ötürü gözaltına alınmak
yüzlerce kadın birbirine 'dikkat et' mesajı atıyor ve buna kara mizah yaptılar yeaa deniyor öyle mi ? - tamam.
devamını gör...
leptin
yağ dokusundan dolaşıma salınan hormondur.
tokluk hormonu olarak da bilinir.
hipotalamustaki özgül alanlara etki ederek iştahı düzenler,insülin salınımını azaltır.
bilimsel çalışmalar leptin genindeki but mutasyonun obeziteyle ilişkili olduğunu göstermiştir.
tokluk hormonu olarak da bilinir.
hipotalamustaki özgül alanlara etki ederek iştahı düzenler,insülin salınımını azaltır.
bilimsel çalışmalar leptin genindeki but mutasyonun obeziteyle ilişkili olduğunu göstermiştir.
devamını gör...
iamx
batının en sevdiğim yanı olan ahlaksızlığını konu edinen eserler içeren müzik icra şeysi. ölüm, uyuşturucu hazzı, cinsellik, ruh hastalığı üzerine de politik hiciv serpiştirilmiş tuhaf liriklere tempolu müzik harmanı yapmış ve utanmadan damarlarımıza zerk etmişler. bir kaç yıl önce de buralarda konser vermişlerdi.
solo bir proje olarak başlasa da iki çiçek bir böcek olarak kontrolden çıkmıştır. maşallah.
solo bir proje olarak başlasa da iki çiçek bir böcek olarak kontrolden çıkmıştır. maşallah.
devamını gör...
uğur mumcu
türkiye'de 28 yıl önce bugün,
'gazetecilik' ölmüştür.
'gazetecilik' ölmüştür.
devamını gör...
içinde gitme kelimesi geçen şarkı
müslüm gürses - gitme
devamını gör...
ayrıldıktan hemen sonra başkasını bulan kişi
ben eskiden insanların ayrılıp daha sonra yeni insanlarla tanıştığını düşünürdüm. o işler öyle değilmiş:
herkes b planını hazırda bekletiyormuş. demem o ki sevgilinizin bir sonraki sevgilisi, şuan hayatında olabilir.
herkes b planını hazırda bekletiyormuş. demem o ki sevgilinizin bir sonraki sevgilisi, şuan hayatında olabilir.
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
devamını gör...
2 yaşındaki tecavüz mağduru
başlarım insan haklarına da, yaşam özgürlüğüne de.. böyle hastalıklı, artık betimleyecek küfür bulamadığım insanların bu ilkeler yüzünden hakettiklerini bulmaması delirtiyor artık.
devamını gör...
dünyamızı değiştiren on iki hastalık
ırwın w. sherman'ın yazmış olduğu bu kitabın mesajı oldukça net: geçmiş salgınları anlamak, gelecekteki salgınlara daha iyi hazırlanmamızı sağlayabilir.
hep beraber bir pandemiye tanıklık ettiğimiz bu zor günlerde ben de okumalarıma bir salgın tarihi kitabı eklemek istedim. öncelikle kitap oldukça kapsamlı.
genel olarak kitap on iki başlık altında toplanmış. sırasıyla: porfiri, hemofili, irlanda patates mantarı, kolera, çiçek, hıyarcık vebası, frengi, verem, sıtma, sarıhumma, grip, aids.
kitap sadece salgın tarihi üzerine bir yorum değil sonuçları açısından da mükemmel bir değerlendirme sunuyor. örneğin hemofilinin, avrupa'da monarşinin bitmesinin en büyük sebebi olması gibi. bir diğer örnek olarak irlanda patates mantarının tüm irlanda'yı göçe sürüklemesi ve şuan ki abd halkının onda birinin irlanda kökenli olması sonucu gibi.
salgının sebebi, gelişimi, sosyal ve kültürel sonuçları gibi alt dallar ile hazırlanmış bu kitap kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum. özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde aslında bizlere çokça şey gösterecektir bu kitap. eğer bir araştırma kitabı meraklısıysanız bu kitap tam size göre. bolca altı çizilecek, üzerine araştırma yapılması gerekecek bilgi mevcut.
bugünü anlayabilmek için geçmişe bakmamız gerek. bu kitap da bizi yaşanmış salgın yıllarında bir gezintiye çıkarıp, insanlık için bu salgının ne ilk ne de son olduğunu gösterecek.
hep beraber bir pandemiye tanıklık ettiğimiz bu zor günlerde ben de okumalarıma bir salgın tarihi kitabı eklemek istedim. öncelikle kitap oldukça kapsamlı.
genel olarak kitap on iki başlık altında toplanmış. sırasıyla: porfiri, hemofili, irlanda patates mantarı, kolera, çiçek, hıyarcık vebası, frengi, verem, sıtma, sarıhumma, grip, aids.
kitap sadece salgın tarihi üzerine bir yorum değil sonuçları açısından da mükemmel bir değerlendirme sunuyor. örneğin hemofilinin, avrupa'da monarşinin bitmesinin en büyük sebebi olması gibi. bir diğer örnek olarak irlanda patates mantarının tüm irlanda'yı göçe sürüklemesi ve şuan ki abd halkının onda birinin irlanda kökenli olması sonucu gibi.
salgının sebebi, gelişimi, sosyal ve kültürel sonuçları gibi alt dallar ile hazırlanmış bu kitap kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum. özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde aslında bizlere çokça şey gösterecektir bu kitap. eğer bir araştırma kitabı meraklısıysanız bu kitap tam size göre. bolca altı çizilecek, üzerine araştırma yapılması gerekecek bilgi mevcut.
bugünü anlayabilmek için geçmişe bakmamız gerek. bu kitap da bizi yaşanmış salgın yıllarında bir gezintiye çıkarıp, insanlık için bu salgının ne ilk ne de son olduğunu gösterecek.
devamını gör...
beğenilme ihtiyacı
asla karşılanmayacak ihtiyaçtır çünkü beğenilmek sanıldığının aksine şahsın değil onayı verecek kişinin kontrolüne kalmıştır.
devamını gör...
kadınların alıngan olması
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
sevgili yazarlar! sözlük dergi bildiğiniz üzere yayında ve göndereceğiniz yazıları bekliyor.
peki göndereceğiniz yazıların kriterleri nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz? işte cevapları:
ilk ve en önemlisi yazılarınız kafa sözlük'ün ilkelerine ve kurallarına ters düşmemeli.
diğer bir önemli konu özgün olmalı. başka bir yerde daha önce yayınlanmamış olmalı. alıntı yapacaksak kaynak gösterilmeli.
imla kurallarına ve noktalamalara dikkat edilmeli. göndereceğiniz word dosyası times new roman ve 12 punto olmalı.
görseller en az 800x450 boyutunda, çözünürlüğü yüksek ve yatay şekilde bir resim, alıntı ise kaynak gösterilmeli.
mahlaslar mailde belirtilmeli.
gönderdiğiniz yazıları maalesef kaldırma imkanımız bulunmamakta, yazı gönderirken bu da göze alınmalı.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz. e gelsin yazılar!
peki göndereceğiniz yazıların kriterleri nelerdir, nelere dikkat etmeliyiz? işte cevapları:
ilk ve en önemlisi yazılarınız kafa sözlük'ün ilkelerine ve kurallarına ters düşmemeli.
diğer bir önemli konu özgün olmalı. başka bir yerde daha önce yayınlanmamış olmalı. alıntı yapacaksak kaynak gösterilmeli.
imla kurallarına ve noktalamalara dikkat edilmeli. göndereceğiniz word dosyası times new roman ve 12 punto olmalı.
görseller en az 800x450 boyutunda, çözünürlüğü yüksek ve yatay şekilde bir resim, alıntı ise kaynak gösterilmeli.
mahlaslar mailde belirtilmeli.
gönderdiğiniz yazıları maalesef kaldırma imkanımız bulunmamakta, yazı gönderirken bu da göze alınmalı.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi [email protected] adresine gönderebilirsiniz. e gelsin yazılar!
devamını gör...
normal sözlük'te silinen başlıklar
bazen, hiç okumamışsın gibi, yazmamışsın gibi, hiç var olmamış gibi. sen şizofrenmişsin gibi.
devamını gör...
kişiyi entel gösteren cümleler kelimeler kavramlar
lan nasıl kimse * yazmamış?
liste yapmak gerekirse:
-*fular
-röpteşambr*
-kasket
-"-ciğim" eki. "reca ediciğim..." gibi.
-süs köpeği. özellikle beyaz olanları caizdir.
-porsche jip. bunun da beyaz olanı makbuldür.
-*kısa sarı saç.
-kelimeleri yuvarlayarak konuşma.
-ah kelimesi. "ah, çok paardoon." gibi.
liste yapmak gerekirse:
-*fular
-röpteşambr*
-kasket
-"-ciğim" eki. "reca ediciğim..." gibi.
-süs köpeği. özellikle beyaz olanları caizdir.
-porsche jip. bunun da beyaz olanı makbuldür.
-*kısa sarı saç.
-kelimeleri yuvarlayarak konuşma.
-ah kelimesi. "ah, çok paardoon." gibi.
devamını gör...
otoimmün ooforit
overlerde normal primordial foliküller bulunur ancak sekonder ve antral foliküllerin etrafında lenfositik infiltrasyon vardır.
tanıda en güvenilir test adrenal beze karşı oluşmuş antikor pozitifliğidir.
tabloya sıklıkla diğer otoimmün hastalıklar eşlik eder.(en sık (bkz: hashimoto tiroiditi))
tanıda en güvenilir test adrenal beze karşı oluşmuş antikor pozitifliğidir.
tabloya sıklıkla diğer otoimmün hastalıklar eşlik eder.(en sık (bkz: hashimoto tiroiditi))
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başına gelmiş trajikomik olaylar
üniversite stajını kamu da yaptım.devlet memurlarını genel olarak bilirsiniz, asık suratlı çok iş yapılmadığı halde sinirli ve kendini bir şey zanneden tipler(hepsine demiyorum ama çoğunluğu bu tanıma uyuyor)beni de en gıcığından birinin yanına verdiler hiçbir şey yaptırmıyor,konuşmuyor arada çıkın dışarı hava al diyor, eyvallah..sonlara doğru yaklaşıldığında ben staj dosyamı gösterip onaylatmaya götürdüm kendisine. kadın ne yaptıysam onaylamıyor okumuyor bile yazdığımı olmamış düzelt diyor. düzeltiyorum bunu çıkar diyor herşeyi yarım ağızla söylüyor. en sonunda benimki de kafa neticede ne yapmamı istiyorsunuz bana yol gösterin lütfen deyince, bastı kalayı bağırdıkça bağırıyor çıkın gidin görmek istemiyorum sizi diyor. biz de 2 kişi ağlamaklı çıkıyoruz odasından tuvalete giriyoruz diğer stajer kız da hüngür hüngür ağlıyor ben onu teselli etmeye çalışıyorum sonra ne mi oluyor?
aynen şöyle;
-sesin dışardan duyuldu hayırdır.
+kahkaha atıyor.. ay stajerlere bir bağırdım nasıl korktular..
-hadi ya az değilsin sende..
(hep beraber gülüyorlar)
aynen şöyle;
-sesin dışardan duyuldu hayırdır.
+kahkaha atıyor.. ay stajerlere bir bağırdım nasıl korktular..
-hadi ya az değilsin sende..
(hep beraber gülüyorlar)
devamını gör...
hot pot
dünyaya çin'den yayılan pişirme yöntemi. yemek çeşidi olarak adlandırılsa bile sanıyorum pişirme biçimi olarak adlandırmak daha uygun olacaktır. ascoli piceno'da aotsuki ve ristorante shang-hai, cenova'da re naya felaket güzel iş çıkartmaktadır bu konuda. ristorante shang-hai sos konusunda yetersiz yine de piceno sınırları içerisinde hot pot denilince bence ilk uğranması gereken yerlerden biri ama aotsuki sanırım artık bu hizmeti sunmuyor. re naya ise gerçekten aşmış durumda, özellikle mantarları her zaman taze oluyordu. ha italyaya gidip çin yemeği yemek mantıklı gelmiyorsa eğer çin sınırları içerisinde özellikle guangzhou bölgesinde catch'e falan gidip manzara için o kadar para bayılmaya gerek yok sokakta bulunan küçük işletmeler daha iyisini yapıyor ayrıca catch'de uzun süre bekletiyorlar zaten. tienjin bölgesinde de sokaktaki küçük yerlerde çok güzel tadını çıkartmak mümkün ki zaten kuzeye yaklaştıkça daha sık denk geliyorsunuz.
hot pot'ın mantığı çok basit aslında. yaygın olarak ortasından kalın bir çıkıntı ile ayrılmış bakır bir kabın bir tarafına içinde yağ bulunan su diğer tarafına çeşitli baharatlar ile (genelde acı) hazırlanmış su konularak yapılır. buradaki mantık bir arada olan bir grubun masanın ortasındaki ateşte sürekli kaynayan bakır kap içindeki sulara ince bir şekilde doğranmış et, deniz mahsülü, erişte ve çiğ sebze gibi çeşitli yiyecekleri sohbet esnasında sırayla ekleyerek birbirinden oldukça farklı olan tatları birleştirip yemesinden geliyor aslında. her birinin pişme süresi farklı olan yiyecekleri yenilecek duruma geldikçe chopstick ile bakır kabın içerisinden alarak soslara batırıp yemek yeme süresi uzayıp da tatlar birleştikçe orgazmik bir zevke dönüşüyor. bir toplanma ritüeli gibi işlediği için de zaten bazen hatta çoğu zaman saatler alabiliyor. tek bir kap içerisine masadaki herkes dilediği şeyi eklediği için fazla titiz arkadaşlara çok önerilmemektedir, panik atak falan geçirirler sonra*. günümüzde ortada bulunan tek bir bakır kap yerine bireysel olarak herkes için ayrı ayrı sunan yerler olsa bile öyle çok tadı çıkmıyor kanımca. öyle kafaya göre her şeyi atayım suyun içine mantığı da genelde kusma eylemi ile sonuçlanıyor. denenmiş ve önerilmiş lezzetlerden gitmekte fayda var çünkü herkesin midesi koyun eti ile karidesin tadını aynı anda kaldıracak mideye sahip değil. ek olarak domuz eti ile kalamarı aynı sosa batırıp aynı zevki almak bile mümkün olmadığından neyi hangi sos ile yemek gerektiğini bilmekte fayda var. basit mantıkta pişirildiği an yenilebilen güveç demek mantıklı olur sanıyorum. enoki ile beraber karides çok güzel gitmektedir ama ben patates kızartmasını reçele batırıp yiyen bir insan olduğum için benden tavsiye almanın mantıklı olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. yemek yerken arada yemek yemeyi bırakıp ağızdaki tat sıfırlansın diye sıvı tüketmek -ki geleneksel bir yerdeyseniz genelde çok hoş kokan bir çay veriyorlar- ve sohbete dahil olmak da işin güzel kısmı. ayrıca masadakilerden biri hadi kaz bağırsağı atalım suya dediğinde genelde sanırım ben doydum diyerek yemeyi bırakmak kafidir, zorlamayın. özellikle etler ince dilimlendiği için ve farklı lezzetler ile sürekli karıştığından - baharatlı kısımda pişmesi daha iyi oluyor bence- bir etin hakkını vererek yemek için kesinlikle denenmeli. suya lütfen herhangi bir canlının bacağını veya dilini atmayın, kendine veya kendine yoksa bile masadakilere saygısı olan kimse yapmamalı bunu. bunu midesiz bir arkadaş yüzünden az kalsın deneyimleyecektim son dakika suda yüzen şeyi algılayamadığımdan ucundan döndüm, kötü kötü çok kötü.
edit:imla
hot pot'ın mantığı çok basit aslında. yaygın olarak ortasından kalın bir çıkıntı ile ayrılmış bakır bir kabın bir tarafına içinde yağ bulunan su diğer tarafına çeşitli baharatlar ile (genelde acı) hazırlanmış su konularak yapılır. buradaki mantık bir arada olan bir grubun masanın ortasındaki ateşte sürekli kaynayan bakır kap içindeki sulara ince bir şekilde doğranmış et, deniz mahsülü, erişte ve çiğ sebze gibi çeşitli yiyecekleri sohbet esnasında sırayla ekleyerek birbirinden oldukça farklı olan tatları birleştirip yemesinden geliyor aslında. her birinin pişme süresi farklı olan yiyecekleri yenilecek duruma geldikçe chopstick ile bakır kabın içerisinden alarak soslara batırıp yemek yeme süresi uzayıp da tatlar birleştikçe orgazmik bir zevke dönüşüyor. bir toplanma ritüeli gibi işlediği için de zaten bazen hatta çoğu zaman saatler alabiliyor. tek bir kap içerisine masadaki herkes dilediği şeyi eklediği için fazla titiz arkadaşlara çok önerilmemektedir, panik atak falan geçirirler sonra*. günümüzde ortada bulunan tek bir bakır kap yerine bireysel olarak herkes için ayrı ayrı sunan yerler olsa bile öyle çok tadı çıkmıyor kanımca. öyle kafaya göre her şeyi atayım suyun içine mantığı da genelde kusma eylemi ile sonuçlanıyor. denenmiş ve önerilmiş lezzetlerden gitmekte fayda var çünkü herkesin midesi koyun eti ile karidesin tadını aynı anda kaldıracak mideye sahip değil. ek olarak domuz eti ile kalamarı aynı sosa batırıp aynı zevki almak bile mümkün olmadığından neyi hangi sos ile yemek gerektiğini bilmekte fayda var. basit mantıkta pişirildiği an yenilebilen güveç demek mantıklı olur sanıyorum. enoki ile beraber karides çok güzel gitmektedir ama ben patates kızartmasını reçele batırıp yiyen bir insan olduğum için benden tavsiye almanın mantıklı olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. yemek yerken arada yemek yemeyi bırakıp ağızdaki tat sıfırlansın diye sıvı tüketmek -ki geleneksel bir yerdeyseniz genelde çok hoş kokan bir çay veriyorlar- ve sohbete dahil olmak da işin güzel kısmı. ayrıca masadakilerden biri hadi kaz bağırsağı atalım suya dediğinde genelde sanırım ben doydum diyerek yemeyi bırakmak kafidir, zorlamayın. özellikle etler ince dilimlendiği için ve farklı lezzetler ile sürekli karıştığından - baharatlı kısımda pişmesi daha iyi oluyor bence- bir etin hakkını vererek yemek için kesinlikle denenmeli. suya lütfen herhangi bir canlının bacağını veya dilini atmayın, kendine veya kendine yoksa bile masadakilere saygısı olan kimse yapmamalı bunu. bunu midesiz bir arkadaş yüzünden az kalsın deneyimleyecektim son dakika suda yüzen şeyi algılayamadığımdan ucundan döndüm, kötü kötü çok kötü.
edit:imla
devamını gör...
