çekilişle kitap kazanan insan
eğer kitap okumayı seven bir kimseyse yaşadığı mutluluğu tanımla falan tarif edemeyeceğim insandır.
devamını gör...
mubi
netflix'in büyük çoğunluğu fast food tarzı dizi ve filmlerinden bunalmış bünyeleri sanata doyuran bir film izleme platformudur.
devamını gör...
yağmur yağdığında hatırlananlar
slow müzik eşliğinde elimdeki kahve ile pencereden dışarıyı izlemek demek isterdim ama ilk olarak aklıma balkondaki çamaşırlar geliyor, koş jess koş ıslandı çamaşırlar..
devamını gör...
hastanede seks skandalı
(bkz: fake hospital)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
boğuluyorum, yaşama sevincimle, yaşamak istemeyişimle. ikisi de öyle ağır basıyor ki herhangi birisini gerçekleştirebilecek cesaretim yok. hayat amansız ve güzel. yoruluyorum ve telaşlarımın içinde kayboluyorum. her şeyi yapmak isterken hiçbir şeyi yapamıyorum. mutlu olamama hastasıyım. mutlu olmam için birçok neden varken nankörlük yapıyorum.
devamını gör...
hidatod
su savağı. bitkilerde, epidermis dokusunda gaz alışverişini sağlayanstomalardan başka olarak su savağı denen yarıklar bulunur. aralarında bir aralık bulunan ve iki kilit hücresinden meydana gelmeleri yönüyle stomalara benzeyen hidatodların; kendileri ve kilit hücreleri stomalarınkinden büyüktür. stomalarda olduğu gibi açılıp kapanma özellikleri yoktur. bitkilerden suyun sıvı şekilde çıkmasını sağlarlar.
sabahın erken saatlerinde çayırsı otsu bitkilerde, yaprak uçlarında görülen su damlaları bu savaklar yoluyla çıkar. bu hidatodlar yaprak kenarlarındaki dişlerde ve yaprak uçlarında çokça bulunurken az miktarda da yaprak yüzeyinde görünürler.
su savaklarında kilit hücrelerin altında, küçük ve bol sulu hücrelerden meydana gelen epitem dokusu bulunur. bu dokunun içine iletim dokusunun ucu sokulmuş durumdadır. suyun damla halinde çıkışına gutasyon denir. hava ve bitki su ile doyduğunda, transpirasyon (terleme) zorlaştığında gutasyon gerçekleşir. bu sayede su kaybeden bitki, topraktan yeniden su ve suda erimiş besin alabilmektedir.
gutasyon çiy ile karışmamalıdır. çiy havadaki su buharının soğuk bir yüzey ile teması sonucu sıvı hale geçmesi iken gutasyonda sıvının geldiği yer bitkidir. gutasyonla dışarı çıkan suda besin tuzları da bulunur, su buharlaştığı zaman yaprak üzerinde içeriği, artığı kalır.
sabahın erken saatlerinde çayırsı otsu bitkilerde, yaprak uçlarında görülen su damlaları bu savaklar yoluyla çıkar. bu hidatodlar yaprak kenarlarındaki dişlerde ve yaprak uçlarında çokça bulunurken az miktarda da yaprak yüzeyinde görünürler.
su savaklarında kilit hücrelerin altında, küçük ve bol sulu hücrelerden meydana gelen epitem dokusu bulunur. bu dokunun içine iletim dokusunun ucu sokulmuş durumdadır. suyun damla halinde çıkışına gutasyon denir. hava ve bitki su ile doyduğunda, transpirasyon (terleme) zorlaştığında gutasyon gerçekleşir. bu sayede su kaybeden bitki, topraktan yeniden su ve suda erimiş besin alabilmektedir.
gutasyon çiy ile karışmamalıdır. çiy havadaki su buharının soğuk bir yüzey ile teması sonucu sıvı hale geçmesi iken gutasyonda sıvının geldiği yer bitkidir. gutasyonla dışarı çıkan suda besin tuzları da bulunur, su buharlaştığı zaman yaprak üzerinde içeriği, artığı kalır.
devamını gör...
ilk esnaf kime neyi satmıştır sorunsalı
sıradan birine bira satması muhtemeldir. biranın tarihi 8000 yıl öncesine dayanıyor.
devamını gör...
yazarların x2 hızda dinlemek istediği insanlar
(bkz: ilber ortaylı)
devamını gör...
eşyaların köşesine ayağını çarpmak
yazarken bile içimin bir hoş eden, acısını doğru düzgün tasvir edemeyeceğim, herkesin mutlaka başına gelen illet deneyim.
tecrübelerime dayanarak çarptığınız ayağınız serçe parmağıysa oturur ağlarsınız.
tecrübelerime dayanarak çarptığınız ayağınız serçe parmağıysa oturur ağlarsınız.
devamını gör...
sözlüğün en zeki ve güzel kadını
(bkz: keko)
devamını gör...
normal sözlük'ün hiperaktifleri
değil tanım, 944 başlıkla epeyce katkıda bulunduğumu düşündüğüm liste.
yerimizde duramıyoruz efendim, durduramıyorlar...
yerimizde duramıyoruz efendim, durduramıyorlar...
devamını gör...
once upon a time in hollywood
filmin başarılı olduğu tek konu sadece bizi bir zaman makinesine atlatıp altmışlara geri dönmüş hissiyatı vermesi... bunun dışında nasıl bir film olduğunu kendi açımdan yorumlamak istiyorum; efsane milan kadrosu gibi bir oyuncu kadrosuna sahip olduğu, harika müziklerin eşlik edebildiği halde 2 saat 41 dakikalık bir hayal kırıklığı, başka hiçbir şey değil.
bir kere şunu söylemek istiyorum, elbette tarantino'nun filmlerinde belirli bir hikaye yoktur kısmı bir yana dursun, en azından o hikaye olmayan filmleri bir şekilde eski filmlerinde doldurabiliyordu, bu filmde ne yazık ki öyle bir şey söz konusu dahi olamaz!
manson çetesinin sharon tate'in öldürülme sürecine kadar giden o tuhaf zaman dilimini anlatmak istemiş de sanki o kısmı anlatmak isterken aradaki boşlukları leonardo di caprio ve brad pitt ile doldurmayı denemiş ama bunu da pek becerememiş gibi *kaldı ki brad pitt de, leonardo di caprio da olağanüstü oyunculuk sergilemesine rağmen!*
sevgili tarantino bu filmde hippilere olan nefretini öyle pis bir biçimde kusmuş ki, benim gibi "çiçek insanları pek samimi bulamıyorum" diyen insan bile rahatsız oldu düşünün artık. ama şu kadarını söyleyebilirim, hippileri bu kadar aptalca ve bu kadar saçma bir biçimde kim beyaz perdeye aktarır diye soracak olsanız, ya j.j. abrams ya da quentin tarantino derdim, hollywood'un yahudi lobisini her filmde pohpohlayıp kendilerine yer edinmeye çalışmış torpilli yağcıları sizi...
daha önemli bir detay daha eklemek istiyorum, polanski'nin tecavüz kısmı var ya hani bilirsiniz, filmde pussycat karakteri ile bu kısmı irdeleyip resmen kendince mesajlar vermeyi denemiş.
kısacası 2 saat 41 dakikama yazık etmiş bir film. ama konu tarantino olunca şaşırtmıyor bu yazık etme kısmı.
bir kere şunu söylemek istiyorum, elbette tarantino'nun filmlerinde belirli bir hikaye yoktur kısmı bir yana dursun, en azından o hikaye olmayan filmleri bir şekilde eski filmlerinde doldurabiliyordu, bu filmde ne yazık ki öyle bir şey söz konusu dahi olamaz!
manson çetesinin sharon tate'in öldürülme sürecine kadar giden o tuhaf zaman dilimini anlatmak istemiş de sanki o kısmı anlatmak isterken aradaki boşlukları leonardo di caprio ve brad pitt ile doldurmayı denemiş ama bunu da pek becerememiş gibi *kaldı ki brad pitt de, leonardo di caprio da olağanüstü oyunculuk sergilemesine rağmen!*
sevgili tarantino bu filmde hippilere olan nefretini öyle pis bir biçimde kusmuş ki, benim gibi "çiçek insanları pek samimi bulamıyorum" diyen insan bile rahatsız oldu düşünün artık. ama şu kadarını söyleyebilirim, hippileri bu kadar aptalca ve bu kadar saçma bir biçimde kim beyaz perdeye aktarır diye soracak olsanız, ya j.j. abrams ya da quentin tarantino derdim, hollywood'un yahudi lobisini her filmde pohpohlayıp kendilerine yer edinmeye çalışmış torpilli yağcıları sizi...
daha önemli bir detay daha eklemek istiyorum, polanski'nin tecavüz kısmı var ya hani bilirsiniz, filmde pussycat karakteri ile bu kısmı irdeleyip resmen kendince mesajlar vermeyi denemiş.
kısacası 2 saat 41 dakikama yazık etmiş bir film. ama konu tarantino olunca şaşırtmıyor bu yazık etme kısmı.
devamını gör...
fikrim yok
hüsnü arkan’ın beşinci albümü kanat sesleri’nin ikinci şarkısıdır. söz ve müziği hüsnü arkan'a aittir.
nesinden tutsam dünyanın kopmuş gidiyor
güzel gün görmeye canım vadem yetmiyor
yandım yetmiyor
bahçeler içinde canım ezerler narı
sen o nardan dinle ah ile zarı
ah ile zarı
yağmur yağar taş üstüne
bir yar sevdim baş üstüne
sensiz gün doğsa gölgem yok
yağmur yağar gül üstüne
evvel benim gel üstüme
ahirim varmış fikrim yok
huy benim değil mi tanrım güzel sevmeli
hem güzel sevmeli canım hem dert çekmeli
derdim yetmiyor
yağmur yağar taş üstüne
bir yar sevdim baş üstüne
sensiz gün doğsa gölgem yok
yağmur yağar gül üstüne
evvel benim gel üstüme
ahirim varmış fikrim yok
son zamanlara, şifalanamayan dünyaya, ...m'e *)
nesinden tutsam dünyanın kopmuş gidiyor
güzel gün görmeye canım vadem yetmiyor
yandım yetmiyor
bahçeler içinde canım ezerler narı
sen o nardan dinle ah ile zarı
ah ile zarı
yağmur yağar taş üstüne
bir yar sevdim baş üstüne
sensiz gün doğsa gölgem yok
yağmur yağar gül üstüne
evvel benim gel üstüme
ahirim varmış fikrim yok
huy benim değil mi tanrım güzel sevmeli
hem güzel sevmeli canım hem dert çekmeli
derdim yetmiyor
yağmur yağar taş üstüne
bir yar sevdim baş üstüne
sensiz gün doğsa gölgem yok
yağmur yağar gül üstüne
evvel benim gel üstüme
ahirim varmış fikrim yok
son zamanlara, şifalanamayan dünyaya, ...m'e *)
devamını gör...
yalandantehlike
sen sevsen ne sevmesen ne. sevmediğin ve düşman olarak gördüğün adamın kurduğu ülkede yaşamama özgürlüğüne sahipsin. arabistana yada suriyeye gidebilirsin mesela.
edit: bunun gibileri ensarcılar ile aynı zihniyeti paylaşır. etrafa kusan vasıfsız israf.
edit: bunun gibileri ensarcılar ile aynı zihniyeti paylaşır. etrafa kusan vasıfsız israf.
devamını gör...
belçika'nın bütün pandemi kısıtlamalarını kaldırmasına dair mahkeme kararı
varmı?bu ülkede böyle karar alabilecek cesur, savcı,hakim veya mahkeme? yok öyle bir karar almaya yeltenen in sonuda , terör örgütü üyeliğinden yargılanma olur.
tabiki belçika'nın avantajları çok, nüfus, milli gelir, eğitim gibi ama en önemlisi hukuk devleti olması yasalar kimseye göre değil , herkese eşit olması ve verilecek karara kim olursa olsun uymak zorunda olması.
tabiki belçika'nın avantajları çok, nüfus, milli gelir, eğitim gibi ama en önemlisi hukuk devleti olması yasalar kimseye göre değil , herkese eşit olması ve verilecek karara kim olursa olsun uymak zorunda olması.
devamını gör...
urduca
gazneli devleti ve babür imparatorluğu zamanında müslüman olan hintlilerin dilidir. bu yüzden türk, arab, iran dillerinden birçok kelime almıştır. buna rağmen hindistan'lılar ile pakistan'lıların günlük konuşmalarda çok rahat anlaştıklarını görmüştüm.
devamını gör...
mandela etkisi
aslında olmayan bir şeyi varmış gibi hatırlamamız.
devamını gör...
reçel tahin ersoğan
mö 21.yy’da yaşamış olan faşist lider. söylentilere göre halkının gazabına uğramıştır.
edit= gelen kaynaklara göre; dayatmacı bir politika izliyormuş, çevresindeki insanlar tarafından çabuk kandırılıyormuş.
edit= gelen kaynaklara göre; dayatmacı bir politika izliyormuş, çevresindeki insanlar tarafından çabuk kandırılıyormuş.
devamını gör...
yazarların üzülünce yaptıkları şeyler
rutin hayatıma devam ediyorum. bunu ancak üzüntüyle kardeş olmuş insanlar anlar. kanıksamıştır artık üzüntü varken bile yoktur yokken bile vardır öyle karışık işler işte.
devamını gör...
