sivas katliamı
çok utanıyorum hala bu ülkede böyle bir olayın yaşanabilmis olmasından... utancimizi unutmayacağız.
devamını gör...
18 yaşından küçük sözlük yazarları
onların yaşındayken bana hep ''keşke senin yaşında olsamda işte şu kadar borcum olsa, vallahi razı olurdum'' derlerdi. şimdi dönüp bakıyorum da geriye; evet bende çok isterdim o yaş gurubuna dahil olmayı ama borçsuz(gülücük) kıymetini bilin sevgili kardeşlerim. sizin bizden ve bizimde sizden öğreneceğimiz çok şey var. kaleminiz tükenmesin. yazın ha yazın.. sağlıcakla kalın. selamlar
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
az kişinin bildiği muhteşem kelimeler
bilmiyorum
bizim toplum maşallah herkes her şeyi bildiği için ülkede şu kelimeyi kullanan insan sayısı yok denecek kadar az hasbelkader biri söyleyince mutlu oluyorum. olay hakkında fikriniz yoksa bilmiyorum deyin bu sizi cahil göstermez.
bizim toplum maşallah herkes her şeyi bildiği için ülkede şu kelimeyi kullanan insan sayısı yok denecek kadar az hasbelkader biri söyleyince mutlu oluyorum. olay hakkında fikriniz yoksa bilmiyorum deyin bu sizi cahil göstermez.
devamını gör...
winamp
windows audio mpeg player'ın kısaltması imiş.
devamını gör...
kapuskayı bir üst noktaya taşıyan detaylar
taze ve kaliteli sumak. ve kesinlikle mevsiminde hormansuz yetişmiş lahana.
devamını gör...
breaking bad
zevkler ve renkler tartışılmaz cümlesi her ne kadar kulağa hoş gelse de boş bir cümledir aslında. bu cümleyi her tartışmanın merkezine oturtmak makûl ve nesnel ölçütleri imkânsızlaştırma potansiyeline sahiptir. zirâ zevkler pekâlâ tartışılabilir ve bazı estetik ölçütler oluşturulabilir. nitekim tarih boyunca bu böyle olmuştur. kimse bugün bir bach ve ibrahim tatlıses kıyası yapmayacaktır. tabii ki bunları söylerken bu gibi aşırı örneklere yol açabilme potansiyelinden bahsediyorum. yoksa herkesin kendine göre bir estetik anlayışı, müzik ve dizi/film zevki ve genel olarak bireysel eğilimleri vardır. bunlar belirli sınırlar dâhilinde teveccüh ve saygıyı da herhalde hak ederler. ama bazen özellikle sosyal medyanın "dilsizlere dil olan" yapısı sonucunda acayip şeylerle karşılaşıyorum. doğrusu bu mecranın kendine göre bir dili de var ve ben genellikle bu dili anlayamıyorum. sözgelimi herhangi bir meseleden bahsederken kullanılan" şişirilmiş balon" ifadesi benim kulağımı tırmalıyor. örnekler çoğaltılabilir. bence dizi tarihinin en kaliteli yapımlarından biridir breaking bad. en iyi dizi nedir sorusuna nesnel ölçütler getirebilir miyiz emin değilim ama herhalde en iyilerinden biri demekte bir sakınca yok. her şeyden önce breaking bad trajikomik tecrübelerden tutun da dramaya kadar pek çok klasik unsuru barındırır. yakın bir tarihte öleceğini düşünen "örnek vatandaş" walter white zamanla bana kalırsa bir canavara dönüşmektedir. ve bu süreç müthiş işlenmiş yahu! öleceğini bilerek yaşayan tek varlık olarak insanın ölüm gerçeğiyle yüzleşmesini görüyoruz. ailesini düşünüyor mesela başlangıçta, kendisi öldükten sonra onların ne olacağını filan. ama bence bir süreden sonra insanın kötücül doğasını çok iyi gözlemleme şansımız oluyor. ki iyileşiyor aslında daha sonra, bir anda ölümün pençesinden sıyrılıyor. ama bu girdiği yoldan geri dönmesine sebebiyet vermiyor. belki de boğazına kadar kire battığı için geri dönüşü düşünemiyor. walter'ın müthiş zekâsı ve kibri de buna engel oluyor sanki. pinkman karakteri de müthiş işlenmiş. aaron zaten sesiyle ve oyunculuğuyla çok karizmatik bir adam. ilerleyen süreçte gustavo gibi baskın bir karakter ve mike gibi bence dizi tarihinin en sıradışı karakterlerinden birini görüyoruz. benim açımdan dizinin başka önemli bir tarafı ingilizce dinleme ve altyazı kullanma sürecimde önemli dizilerden biri olması. sebebini tam olarak bilmiyorum ama breaking bad bana çok anlaşılır bir ingilizce izlenimi vermişti. yani zorlanmadan takip edebiliyor ve anlıyordum genel olarak. dizide kullanılan muhteşem müzikler de etkileyici bence. hâlâ bazılarını dinlerim.
devamını gör...
kapalı gişe
tiyatro ve sinema gibi etkinliklerde bütün biletlerin satıldığını ifade eden tabirdir.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
insanı insandan alâ yoranı yoktur.
devamını gör...
albaya mektup yok
bir gabriel garcia marquez kitabıdır.
edebiyatla ilgilenen, en çok da birçok yazarın takıntı ile sevdiği bir rütbedir albaylık. her şeyi albaya soran, albaya dert yanan büyük yazarların yanısıra albayı bir çöpçatan olarak kullanmaya çalışıp nezahat’a göz koyanların de derdi gücü albaydır. ama kimse albaya mektup yazmaz. acı değil mi bu? üzücü değil mi?
albay emekli olup çektiği acıların bir son bulması için belki de, emekli olduğunu bildiren o mektubunu gelmesini bekler iki gözü yollarda, daha doğrusu iki gözü posta kutusunda. ama hiçbir hareket olmaz, o mektup asla gelmez.
dünya çoğu kıtadan kanamaya devam etmektedir. ama bence en çok kanayan kıtalar başta afrika sonra da güney amerika’dır. işte albayım da mektubu güney amerika’da bekler ve beklerken de el altından dağıtılan bildirilerle ve halka en sert tepkiyi veren insanlar arasında bir hayalet gibi yaşar hayatını. bir de horoz elbette.
albay mektup beklemekte ancak albaya mektup yok. sevgili sözlük yazarları bir el atalım bu sorunu. bu kadar sorumluluğun altında albay bir mektubu hak ediyor bence.
edebiyatla ilgilenen, en çok da birçok yazarın takıntı ile sevdiği bir rütbedir albaylık. her şeyi albaya soran, albaya dert yanan büyük yazarların yanısıra albayı bir çöpçatan olarak kullanmaya çalışıp nezahat’a göz koyanların de derdi gücü albaydır. ama kimse albaya mektup yazmaz. acı değil mi bu? üzücü değil mi?
albay emekli olup çektiği acıların bir son bulması için belki de, emekli olduğunu bildiren o mektubunu gelmesini bekler iki gözü yollarda, daha doğrusu iki gözü posta kutusunda. ama hiçbir hareket olmaz, o mektup asla gelmez.
dünya çoğu kıtadan kanamaya devam etmektedir. ama bence en çok kanayan kıtalar başta afrika sonra da güney amerika’dır. işte albayım da mektubu güney amerika’da bekler ve beklerken de el altından dağıtılan bildirilerle ve halka en sert tepkiyi veren insanlar arasında bir hayalet gibi yaşar hayatını. bir de horoz elbette.
albay mektup beklemekte ancak albaya mektup yok. sevgili sözlük yazarları bir el atalım bu sorunu. bu kadar sorumluluğun altında albay bir mektubu hak ediyor bence.
devamını gör...
evrim teorisinin çürümüş olması
tüh bilsek dolapta saklardık
devamını gör...
sahte bal
eskiden bir ağaç kütüğü oyularak oluşturulan ve ormanlardaki yüksek ağaçların tepe dallarına yerleştirilen karakovanlar olurmuş. sonra bu zahmete katlanamayanlar ve daha fazla, daha ucuz bal isteyenler fenni kovanları icat etmiş. arıyı yormayacak ve karakovandaki doğal peteklerin yerine parafin ile desteklenmiş petekler bulmuşlar. hani silah icat edilince mertliğin elden gitmesi gibi.
ballar, çiçek nektarlarından ziyade şeker şurubundan imal ediliyor. ürün, bala benzese bile hakiki bal değil. daha kötüsü, piyasada bal diye satılan gıdaların yüzde 70 ya da 80 kadarının bu hileli ürün olması.
ballar, çiçek nektarlarından ziyade şeker şurubundan imal ediliyor. ürün, bala benzese bile hakiki bal değil. daha kötüsü, piyasada bal diye satılan gıdaların yüzde 70 ya da 80 kadarının bu hileli ürün olması.
devamını gör...
kibar insanı zayıf görmek
ülkemizde sık karşılaşılan sevimsiz gerçek.
ben insanlara saygısızlık yapmamayı, düşünemeden, fark etmeden, yani istemeyerek onları kırdığımda geri adım atmayı öğrendim ailemden. bu bir eksiklik yahut zavallılık değil. laf dalaşına girip karşı tarafı "alt etmek" marifet olsaydı, onun da âlâsını yapardım ama son derece anlamsızdır böyle şeyler. bunu öğrenmemiş olan varsa bu onun eksiğidir. o nedenle kibarlık "forever" diyorum.
ben insanlara saygısızlık yapmamayı, düşünemeden, fark etmeden, yani istemeyerek onları kırdığımda geri adım atmayı öğrendim ailemden. bu bir eksiklik yahut zavallılık değil. laf dalaşına girip karşı tarafı "alt etmek" marifet olsaydı, onun da âlâsını yapardım ama son derece anlamsızdır böyle şeyler. bunu öğrenmemiş olan varsa bu onun eksiğidir. o nedenle kibarlık "forever" diyorum.
devamını gör...
kinizm
ismini yunacada köpek anlamına gelen kinik kelimesinden alan mutluluğa giden yolun köpek gibi hayvanlar gibi sorumsuzca yaşamaktan geçtiğini belirten felsefi görüştür. meşhur temsilcilerinden birisi ise fıçıda yaşayıp büyük iskender’in benden bir dileğin var mı? sözüne karşılık gölge etme başka ihsan istemem diyen diyojen’dir.
devamını gör...
kadınlar yazmasa hiçbir erkek sözlüklerde durmazdı
kendi bakış açınla bizleri uyardığın icin çok teşekkür ederim. yalnız şöyle bir durum var.
benim sosyal medyadan, hatta isim vereyim facebook karikatür grubundan tanışıp arkadaş olduğum biri vardı. sosyal medyada sanki çok çapkın kolpa biri gibi takılmasına rağmen; gerçek hayatta annesine çay demleyip kahvaltı hazırlayan, akşama ne pişirsem diye fikir alan, kız kardeşine çok zayıf yorulur diye temizliğe yardıma giden, sevgilisi ile kurabiye yapan aşırı naif biriydi.
senin de altından böyle biri çıkacak ya dur bakalım.*
benim sosyal medyadan, hatta isim vereyim facebook karikatür grubundan tanışıp arkadaş olduğum biri vardı. sosyal medyada sanki çok çapkın kolpa biri gibi takılmasına rağmen; gerçek hayatta annesine çay demleyip kahvaltı hazırlayan, akşama ne pişirsem diye fikir alan, kız kardeşine çok zayıf yorulur diye temizliğe yardıma giden, sevgilisi ile kurabiye yapan aşırı naif biriydi.
senin de altından böyle biri çıkacak ya dur bakalım.*
devamını gör...
hayatınızın rengi
ne kötü siyah ne iyi beyaz hayatımızın rengi gri.
devamını gör...
#osmancurtutuklansın
yine, yeniden adaletin sosyal medyadan sağlanması için açılan tag.
ortada delil var, hayatı kararmış bir çocuk var ama bu ne olduğu belirsiz şahsiyetsiz elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkıyor!
kendinden daha da utanmaz olan akrabaları davul zurna ile karşılıyor!
bildiğin adama iyi yapmışsın diyorlar, bu nasıl iş?
şimdi bu sapıklara cesaret vermek değildir de nedir?
bir çocuğun hayatını karartmak bu kadar kolay olmamalı.
bu ülkede ne adalet var ne eğitim var ne de refah var.
soruyorum, ne var bu ülkede?
ortada delil var, hayatı kararmış bir çocuk var ama bu ne olduğu belirsiz şahsiyetsiz elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkıyor!
kendinden daha da utanmaz olan akrabaları davul zurna ile karşılıyor!
bildiğin adama iyi yapmışsın diyorlar, bu nasıl iş?
şimdi bu sapıklara cesaret vermek değildir de nedir?
bir çocuğun hayatını karartmak bu kadar kolay olmamalı.
bu ülkede ne adalet var ne eğitim var ne de refah var.
soruyorum, ne var bu ülkede?
devamını gör...
36 numara ayakkabı giyen kadın
birçok yerde uygun numaralı ayakkabı bulamayan, bazen çocuk reyonuna bakmak zorunda kalan kadın. annem, teyzem, ablam...
bana bakmayın, ben 37'yim.
bana bakmayın, ben 37'yim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölüm tercihleri
fikirlerimden dolayı toplum tarafından linç edilerek öldürülmeyi çok havalı bulurdum bir zamanlar ama şimdi vito corleone gibi yeterince ihtiyarladıktan sonra portakal bahçesinde torunumla oynarken küçük bir heart attackla tahtalıköye yol alabilirim gibi.
devamını gör...
