henüz 20 yaşındaki fransız genç yetenek mäelle'in, kendi ismini taşıyan 2019 çıkışlı albümünde yer alan ve 'akran baskısı' anlamına gelen şarkısıdır. mäelle'in kendine özgü sesinin yanında modern dans sahneleriyle süslediği klibi, pek de yabancısı olmadığımız bir konuyu daha ilgi çekici ve duygusal kılmış.



sözleri ise şöyle ;
o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

yolun karşısındaki oydu, evet, daha önce gördün
c'était celui d'en face, oui, tu l'as déjà vu

o kötü sabahlarda kalbini açtı
ıl partageait ton cœur dans les matins méchants

ona güldün çünkü o farklıydı
tu riais de lui car il était différent
bugün hala aynı hikaye
aujourd'hui, c'est toujours la même histoire

hayatta veya koridorda sesler
dans la vie ou dans les bruits de couloir
güzel camdan bürolarında
dans les beaux bureaux en glace

okul koridorlarında olduğu gibi
comme dans les couloirs d'école

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole

ekranlarda, maskelerin altında
sur les écrans, sous des masques

gülümseyen bakışlarında
dans des regards qui rigolent

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole

o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

geçen kişi oydu ama onun adını artık bilmiyorum
c'était celui qui passe mais son nom, je sais plus

daha ne kadar aptal olabiliriz
qu'est-c'qu'on peut être idiot quand on est plus nombreux

ağır bir vicdanla itiraf ediyorum evet onlarla güldüm
je l'avoue le cœur gros, oui, j'ai ri avec eux
bugün hala aynı hikaye
aujourd'hui, c'est toujours la même histoire

hayatta veya koridorda sesler
dans la vie ou dans les bruits de couloir
güzel camdan bürolarında
dans les beaux bureaux en glace

tüm okul bahçelerinde olduğu gibi
comme dans toutes les cours d'école

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve bize çarpan
qui nous casse et nous cogne

ekranlarda, maskelerin altında
sur les écrans, sous des masques

gülümseyen bakışlarında
dans des regards qui rigolent

her zaman akran baskısı
c'est toujours l'effet de masse

bizi kıran ve izole eden
qui nous casse et nous isole
o uzaktaydı ve birkaçımız vardı
ıl était à l'écart et on était plusieurs

daha iyi hissetmek için iddia etmen gerekli*
ıl faut un faire-valoir pour se sentir meilleur

o benim sınıfımdaydı, senin sokağında yaşadı
ıl était dans ma classe, il vivait dans ta rue

tam tersiydi, onu bir daha hiç görmedik
c'était celui d'en face, on n'l'a plus jamais vu
devamını gör...

yaşadığım dünyada her yer yeşil. evler doğanın içinde ve doğayla uyumlu. geri dönüşüm faaliyetleri çok önemli ve kuralına uygun yapılıyor. yediğimiz her şey doğal. kıyafetlerimiz de sağlıklı ve doğal olan liflerden elde ediliyor. bugün hava güneşli. hazırlanıp iş yerime güneş pili ile çalışan ve doğayla uyumlu uçan motorumla gideceğim.
devamını gör...

ölümdür.
en yakınını gözden çıkarmak; pişmenin en büyük belirtisidir.

çocuğun olur. ona bakarken bir gün öleceği gerçeği aklına gelir. ben ondan önce öleyim dersin. gözden çıkarmak zor gelir, ama gerçek budur.

anne/baban hastalanır, bir süre çırpınır didinirsin. sonra çaresizliğin tokat gibi yüzüne çarpar. gözden çıkarmak zor gelir, ama gerçek budur.
devamını gör...

ortak espri anlayışı.
devamını gör...

iyi insan olduğu içindir.
sözde müslümanlar gibi sözde iyilikler değil de gerçekten içinden geldiği için yapıyordur.
(bkz: ben kime ne anlatıyorum hissiyatı)
devamını gör...

şakaysa çok komik. buradan

15 mayıs 2021 tarihinden itibaren hong kong, çin, tayvan, vietnam, avustralya, yeni zelanda, singapur, tayland, güney kore, israil, japonya, birleşik krallık, letonya, lüksemburg, ukrayna ve estonya’dan türkiye’ye gelen kişilerin türkiye’ye girişlerinde pcr testi talep edilmeyecektir.

hakikaten şaka mısınız!?
devamını gör...

bir gün donduran bir gün kavuran, hele ilkbaharda ayarsızlıkta tavan olan şehir.
midemin ayarları off oldu gene.
sabah öğlen akşam ısı farkın bu kadar çok olmak zorunda mı?
evden hırka ile mi çıkmak zorundayım yazın bile?
az ortalama olsan sevecem seni be ankara.
ben sana uyamıyorum lütfen sen bana uy.
kaybedecen beni yoksa. terk edecem seni.
devamını gör...

bir anda beğeni yağmuruna tutan yazardır. bildirimleri, fikirleri bol olsun efenim.
devamını gör...

tam kapanma gibi olmadığından pek değişiklik yaratacağını düşünmediğim uzatmadır. evde durmuyorlar ki işe yarasın.

rekor kıran vaka ve vefat sayıları sonrasında kabine toplantısından 17 günlük bir tam kapanma kararı çıkmıştı. buna göre 29 nisan'da başlatılan süreç, 17 mayıs pazartesi günü saat 05.00'te sona erecek. bu dönemde birçok iş yeri faaliyetlerine ara verdi, muafiyeti olmayan vatandaşların sokağa çıkması kısıtlandı, şehirler arası seyahatler belirli koşullara bağlandı.

tüm bu önlemlerle birlikte tam kapanma sürecinin vaka sayılarını düşürmesi hedeflendi. herkes kısıtlamaların biteceği, hayatın normalleşeceği 17 mayıs gününü beklerken ortaya kimilerini üzecek bir iddia ortaya atıldı. resmi tatil olan 19 mayıs atatürk'ü anma, gençlik ve spor bayramı'nın çarşamba gününe denk gelmesi nedeniyle, tam kapanmanın bir hafta daha uzatılabileceği öne sürüldü.


buradan
devamını gör...

izlediğim en kötü sondu. bir diziyi bu kadar berbat bitirmemeliydiler.
devamını gör...

- bolca evet demek. hayır kelimesi lisanımızda yok sanki.
- akşamları uykuya yakın yemek yemek
- ne olacak bu memleketin hali diye düşünmek
- esnaflık
- bugünün işini yarın halletmek.
devamını gör...

ben hesabı yaptım. bir kadın yazar tespit edip yürümeye çalışmaktansa, herkese yürüyüp aradan erkek olanları elemek daha verimli oluyor. ergonomi bizim işimiz.
devamını gör...

konfor alanını terk etmek. sonucunda belki pişman olursun, belki de olmazsın ama her türlü çok şey öğrenirsin.
devamını gör...

bir ethan coen ve joel coen filmi.

sabaha karşı üzerime battaniyemi çekerek bir bardak ayran içerek izlediğim * film.

bana yorgunluğun tanımını yap deseler llewyn'in hayatını ve yolda oluşunu anlatırdım. bir spoiler vermek istemiyorum fakat filmde senaryo o kadar düz bir şekilde yazılmış ki, sözümona kompleks yazılan bildungsroman hikayelerdeki yan öyküleri atlayarak izleyiciyi anlatımda hiç yormadan güzel ve akıcı bir anlatım sunmuş.

buradan sonrası tam spoiler olmasa da izlemediyseniz pek bakmanızı tavsiye etmem.


durum filmi olduğu için llewyn isimli işleri bir türlü düzgün gitmeyen, amiyane tabirle 'cünup' diyebileceğimiz bir pub müzisyenin hayatının bir haftalık bölümünü görüyoruz. bu sürede kendisi emeğinin karşılığını alamadığı plak şirketiyle yollarını ayırıp farklı arayışlara yöneliyor. beş parasız olduğu için otosop çekip onun bunun evinde kalıyor, kanepelerde uyuyor falan. bir ara gerçek kesit episodelarındaki "bana iş verin! iş istiyorum iş!" diyen elemen gibi bir noktada delireceğini düşünmüştüm ancak bu kadar başarısızlığa rağmen asla pes etmedi. hep yoruldu. filmin sonun kadar bir şeyler başaracağını düşündüm ama hiçbir baltaya sap olamadı llewyn. bu sebeple sinemada gördüğümüz nadir gerçekçi karakterlerden birisi diyebilirim.


hikaye anlatımı dediğim gibi başarılı. normalde coen biraderler'in filmleri 'giriş - gelişme - sonuç' doğrultusunda ilerler ve bazen yan öykülerle birlikte anlatım zenginleşir. ana hikayeyi yan hikayelerdeki karakterlerin arasında geçen ufak tefek muhabbetlerle öğreniriz. bu filmde direkt bir yerden başlamıyor, bilakis hayatın ortasından bir kesit sunuyor bize. öncesi sonrası yok yani. bu da oldukça realist bir anlatım vermiş filme.

renk tonajları ve color grading filme çok uygun bir ambiyans vermiş. renk paletinde kırmızı tonu göremedim, soğuk mavi bir coloring yapmışlar bu da sahnelerin soluk olmasına neden olmuş. çok da güzel olmuş. llewyn'in hayatında renge yer yok. filmde güneşli hava da yok mesela, sanat yönetmeni bu detaya da fazlasıyla dikkat etmiş.

dekorlar, kostümler vs. de oldukça şahane. filmi izlerken hepimiz 60'ların pesimist sokak havasını koklamışızdır herhalde. apartmanın içindeki dar koridorlar, dinlenme tesisindeki tuvaletler, depo sahneleri vs. tamamıyla dönemin havasına uygun olarak setleşmiş bakın bunu yapmak gerçekten zordur ve yüksek koordinasyon gerektirir.

kamera açıları oldukça güzel. takip kamerasını yolda oldukları sahnede çok iyi kullanmışlar. coen biraderler'in sinematografisi olduğu bir km uzaktan belli oluyor yani. övgülerin çoğunu da llewyn'in john goodman'ın arabasına otostop çekip yolda olduğu sahnelerden almış. arada birbirleriyle ettiği absürt muhabbetler, arabanın içerisinde üşüyen ve yorulan bir çift göz, hikayeye aksiyon içerisindeki hüznü ağza bir parmak bal çalar gibi yapmış. o arabanın içinde ben üşüdüm mesela.

son olarak kedinin metaforik bir obje olduğunu fark etmişsinizdir. kahramanımızın komşusuna musakka yemeye gittiği sahnede yemekten sonra yoğun ısrarlar neticesinde gitarını bir iki tıngırdattığı ve bir şeyler çalmaya zorlandığı anda çıldırması ve kedinin aslında başka kedi olduğunun anlaşılması filmin kırılış sahnesi. o kedi ilk kaçtığı anda bizim karakterin yüzü gülmedi mesela... garibanın yüzü gülür mü oldu resmen..

onun haricinde böyle chill bir film. müzikleri de oldukça güzel, insanı dinginleştirici akustik bir havası var. soğuk bir havada battaniyenin altına girip çok kafa yormadan dingin bir film durum filmi izleyeyim diyorsanız mükemmel bir film. fazla olay, hareket ve kafa karıştırıcı unsur yok. tam bir yol filmi.

bu arada unutmadan: çift prezervatif kullanın.
devamını gör...

çok fazla prim verilmiş insan türü,yada biyolojik nesne.oysa sonradan cool olunmaz cool doğulur.
devamını gör...

orijinal adı 'der amoklaufer' olan bir kitap.
stefan zweig tarafından kaleme alınmış olan bu kitap amok hastalığının insandaki etkilerini anlatmaktadır.
1922 yılında yazılmıştır.
devamını gör...

sıla özkan
devamını gör...

yumurtadan çok silikon olan yumurtadır.

çok daha güzel yumurtalar var bence.
devamını gör...

zamanında "aşk mı, o beni öldürür" diyen memati'nin kendi düğününde ölümü...
devamını gör...

1800'lü yılların popüler mesleği.

william here ve william burke isimli iki mezar soyguncusundan bahsetmek istiyorum.
herşey burke ve kız arkadaşının edinburg'a taşınmasıyla başlıyor. taşındıkları yer; here ve eşinin işlettiği pansiyon.
bu pansiyonda kanka olan william'lar pansiyondaki yaşlı bir kiracının, kirasını ödemeden hakkın rahmetine kavuşmasıyla, tahsilat amacıyla mezarlığa girip kadının cesedini çalıp edinburg üniversitesi anatomi doktoru robert knox a kadavrayı satıyorlar.
7 sterlin ve 10 şilin.
eh bu para tatlı geliyor tabe .bunlar bu işi süreklilik haline getiriyorlar. bu işi defalarca yapıyorlar.
ancak mezar kazmak zor ve zahmetli bir iş, kaz kaz nere kadar. usanıyorlar kazmaktan yani.
1827'de pansiyonda kalan bir kadın hastalanıyor. burke kadının kafasına vursa yara bere olacak, zehirlese moraracak...burke kadının ağzını burnunu kapatma suretiyle öldürünce tıp literatürüne yeni bir deyim kazandırıyor. burking metodu... definitions.uslegal.com/b/b...
neyse efenim ilk ''temiz iş''leri bu şekilde gerçekleşiyor.
bunlar işleri büyütüyorlar. evsizler ,fahişeler, derken; ''seri üretim''e geçiliyor. önce iyi bir içirip sarhoş ediyorlar daha sonra burking metodunu kullanarak cesede zarar vermeden işi bitiriyorlar.
neyse gene bir gün, pansiyonda bir kadını öldürüyorlar. bu arada pansiyonda kalan başka kişiler bu fark edip polise haber veriyor. tam 11 ay boyunca sürekli ödüren bu ikili en sonunda yakalandılar.
ama olay kanıtlanamadı. bu yüzden birinin itiraf etmesi gerekiyordu itirafçı olarak hare bu şans tanındı ve anında burke'yi sattı dokunulmazlık karşılığında burke'yi idama gönderdiler.
25 bin kişi, idamı izlemek için hazır bulundu. ön sıralarda yer karaborsaya düştü. 1 sterline satılıyordu iyi bir noktadan idam manzarası...

neyse efenim burke, dr knox'un rakibi, dr monro tarafından halka açık bir biçimde parçalara ayrıldı.
iskeleti edinburg tıp fakültesine bağışlandı
tam 16 kurban verilen bu olay west port cinayetleri olarak tarihe geçti.
bu cinayetler, 1832 anatomi yasasının yürürlüğe girmesini sağlamıştır.
bu yasa ile birlikte mezar soygunculuğu mesleği bitmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim