kendi sesinden dinlenmelidir. güldümü cenazeye benzerdi cümlesini gerçekten hissederek okur şair.

devamını gör...

sabahın köründe çalan alarm sesidir.
bir ara alarm sesini sevdiğim bir şarkı yapmıştım ama olmuyor. telefonu alıp fırlatasım geliyor, çalan müzikten bağımsız olarak.
devamını gör...

itiraf edemediğim şeyleri burda itiraf edemem.
devamını gör...

sabırlı adamın öfkesiolarak çevrilmiş bu filmin ismi.
sessiz atın çiftesi daha uygun olabilirdi.
önce, genel bilgiler;
yönetmenliğini , raul arevalo'nun yaptığı, oyunculuklarını ise; antonio de la torre jose olarak, luis callejo , alicia rubio, ruth diaz yapıyor.
2016 ispanyol gerilim ve intikam filmi.
film bence vasat.
izlemeseniz de bir şey kaybetseniz. tabi bu benim görüşürüm.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasınlar.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''



film bir araba içerinde, heyecanla bekleyen bir adam ve bir dükkandan çıkan yüzleri maskeli soyguncuların çıkması ile başlıyor. aracın motorundaki aksaklık sebebiyle soygunda yakalanan tek kişi şoför , filmdeki adıyla curro.
film 8 yıl öteye giderek, curro'nun karısı ve kayınbiraderinin işlettiği cafeye yabancı bir adamın gelmesi ile devam ediyor.
bu aşamada bir gizem oluşuyor. kim bu adam?

jose, yavaş yavaş mahalleye adapte olacak, onlarla iyi ilişkiler geliştirecek, hatta curronun manitası ana ile yatacaktır.
curronun hapisten çıkması ile harekete geçecek, düşmanlarını curro aracılığı ile bulup teker teker öldürecektir.
bu filmde iki şey dikkatimi çekti.

normalde izlediğim tüm intikam filmlerinde, intikam alan kişiler , çok ince detayları bile hesap ederler. jose'nin intikamı çok ''doğaçlama'' ve ''kendiliğinden'' oldu. ikincisi ise , curronun, aniden öfkelenen kontrolsüz kişiliği ve jose'nin bu adamda'' öldürecek yürek yok '' dediğimiz sakinliği ve soğukkanlılığı.
filme damgasını vuransa iki slogan.
birincisi
''aile her şeyden önce gelir''
ikincisi ise; juanjo'yu geçirdiği o kadar iyi muhabbete rağmen, kızının şahitliğinde öldürerek intikamı tamamlaması.




film bir intikam filmindeki aksiyona sahip değil, ağır akıyor. dediğim gibi. vaktiniz çoksa izleyebilirsiniz.
devamını gör...

fotoğrafı çeken değil de çekilen olmak istediğim an..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"sorarlarsa, 'ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: yalnız kaldım. kalabildim! altı milyar insanın arasında doğdum. ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."

kinyas ve kayra-hakan günday
devamını gör...

kafamda sorular.
sorular da delirdi.
şu hala bak.
cevaplar cevaplar.
hani nerede cevaplar?
buldum birini tımarhanenin birinde.
yapıştım yakasına anlat dedim.

tosbik anlatmaya başladı.
cevaplar hep bu kulüpte
kabuğumun içinde
üye olun size bir bir öğretcem dedi.

daha fazla bekletemezdim tosbiği.
hem iyi insan olmaya çalışmak çok sıkıcı
havalar da çok sıcak
en iyisi bu kulübe katılıp bir huni takmak.
belki sıcaktan da korur.

sevgili tosbik. beni de alın kulübünüze. arz ederim.
diğer üye ve başkanları tanımadığımdan bu tanımı sana yazdım sevgili tosbik.
devamını gör...

rahmetli atatürk'ümüzün söylediği en önemli sözlerden biri. bu sözü söyledikten sonra pek çok yere, duvara bu söz işlenmiş. malum bizim millet gel git akıllı, unutma tehlikesine karşı.
en bilineni kızılay meydan'daki güvenpark 'a yapılan düz duvarın üzerine heykel yerleştirildikten sonra boş kalan duvara türk öğün çalış güven sözünü büyük harflerle yazmışlar.
o zamandan bu zamana memleket ileri gelenlerimiz öğünür, hükümet büyüklerimiz öğünür, kimi evladıyla, kimi karısıyla, kimi parasıyla övünür, parası olmayan da atasıyla öğünür. zaman geçtikçe bu öğünme huyları ahaliye de bulaştı önüne gelen uluorta öğünmeye başladı. o özdeyişten ahalinin anladığı sadece budur.
çalış ve güven kısmını fazla ciddiye alan yoktur. haydi çalışmak emek ister, alın teri ister, yorulmak ister orası kabul ama güvenmek beleş, onu neden tınlamazlar meçhul. atatürk güven derken ahalimiz babana bile güvenmeyeceksin diyerek karşı görüş koyarak inadını sürdürür.
devamını gör...

yine pişman olacağımız bir haltlar yedik.
devamını gör...

yazdıklarım insanlara yardımcı olsun yeri geldiğinde tebessüm ettirsin yeter .
devamını gör...

normal üzücü durumdur.
yılbaşında yılsonunda yıl ortasında hiç bir zaman sevdiğinin yanında olamayan insanlar var.
çok duygulandım sözlük çok.
devamını gör...

soma maden faciasında kurtarılan işçinin sözleridir.

+ çizmelerimi çıkarayım mı sedye kirlenmesin.

başka sözüm yok.
devamını gör...

eski kız arkadaşım, insanları gözlemlemeyi sevdiğini ayrıca kendine arada bir özel zaman ayırmaya ihtiyaç duyduğu için bunu uyguladığını anlatırdı.
bir kaç kez denemiş ve tat almıştım. tavsiye olunur eylem.
devamını gör...

"altın kapılarımız kan oldu tayfun!!!"
devamını gör...

thomas harris tarafından kaleme alınan kitap

her ne kadar filmi ''kuzuların sessizliği''nden sonra çekilse de aslında okuma sırası olarak ilk kitaptır, yani serinin başlangıcıdır.

tipik polisiye romanlardan farklı olarak katilin kim olduğunu, neler yaptığını biliriz. katilimiz kendini william blake'nin ''kızıl ejder ve güneşle giyinen kadın'' isimli tablosunda resmettiği kızıl ejder zanneden francis dolarhyde isimli asosyal bir karakterdir.dolarhyde işlediği cinayetler ile kızıl ejdere dönüştüğünü düşünür. fbı bir türlü cinayetlerin önüne geçip katili bulamaz. son çare olarak emekli fbı kişilik analizcisi will graham'ı göreve çağırırlar.

will graham olaylara farklı açılardan bakması, görülmeyeni görmesi gibi özelliklerinden ötürü fbı bünyesindeki en iyi kişilik analizcisi olarak kabul edilmektedir. fakat büyük bir sorunu vardır. will graham emekli oladan önceki son görevinde yamyam katil hannibal lacter'in kurbanı olmaktan kıl payı kurtulmuş, uzun süre tedavi görmüştür.

dolarhyde cinayetlerine devam ederken görevi her ne kadar istemesede kabul eden graham katili yakalayabilmek için tek seçeneği olduğunu fark eder. dr. lacter'den yardım istemek. bu yardım isteği hayatında yaptığı en büyük yanlış olacaktır.

kitap dr. lacter'den çok francis dolarhyde'ye odaklansa da biryandan da bize dr. lacter ve onun inanılmaz akıl oyunlarını tanıtıyor. thomas harris kızıl ejderi aşırı ve gereksiz betimlemelerden uzak sade bir dille yazmış. çok nadiren tempo yavaşlıyor.

ayrıca filmde anlatılmayan bir sürü ayrıntıyı kitapta bulmak mümkün.
devamını gör...

fakat bir tabutun üzerinde duran çiçeklerin ne anlamı olabilir? stefan zweig -bilinmeyen bir kadının mektubu
devamını gör...

bıraksaydınız da evlenselerdi. zaten max. 2 sene sonra, yaptıkları hatayı anlarlardı. pişman olurlardı.
aşk için ölünmez. bunu gençlere nasıl anlatmak lazım bilmiyorum ama aşk için kendinden vazgeçmek büyük ahmaklık.
devamını gör...

soğuma hızım ışık hızını solluyor bu cümleyi bir erkekten duyunca. arkadaş bu tip bu kadar önemli mi gerçekten ya?
devamını gör...

mükemmel bir karışım. hatta power puff girl'lerin de bu karışımdan oluştuğu söyleniyor.
devamını gör...

cümlenin devamında ''güvenlikcileri yermeye veya işlerini hafife almaya çalışmıyorum. işi oturmaksa oturacak tabii'' diye bir kısım var. neden okunmamış veya göz ardı edilmiş bilemedim. orada anlatılmaya çalışılan güvenlikcilerin ne yaptığı mıdır acaba yoksa insanların yaptıkları işlerin birbirinden çok farklı zorluklar içermesi midir?

ey yurdum insanları neden bu kadar önyargılısınız?

azcık daha açayım yoksa bu da yanlış anlaşılan bir yazı olacak.

her işin birbirinden zorluk seviyeleri vardır. yazıda anlatılmak istenen budur. evet güvenlikcilik de zor. markette çalışmak da, sokakları süpürmek de, hatta vale olmak da. önemli olan aradaki zorluk farklarını kabul etmek.

hani güvenlik olmanın zorluğundan bahsetmişsin ya ( anlaşılan güvenlik personelisin) dur bende sana beyaz eşya sektöründe çalışmanın zorluklarını anlatayım. her gün en az 30 servis ile yola çıkarsın. ( nakliye- arıza- montaj vs) sabah giriş saatin bellidir ama çıkış saati diye birşey yoktur. çünkü elindeki servisleri bitirmek zorundasındır. çünkü telefonun hiç susmaz. bayii arar önce onun müşterisinin işini halletmen için, sekreter arar müşteriler iş yerini habire aradığı için. sırtında 45 ila 120 kg arası yükle binalara tırmanırsın. ambalajı açar, ürünü müşterinin evine alır, eski ürününü evden çıkarır, yenisinin montajını yapar, kullanımını anlatır, çöpleri toplar, eski ürünü binadan indirdin vs vs. ve tüm bunları yaparken, terden sırılsıklam olmuşken güleryüzlü olmaya çalışır, müşterilerin tüm kaprislerine katlanmak için mücadele verirsin. ha birde üstün başında temiz ve düzenli olmalıdır. yoksa müşteri puanını kırar, iş veren de bu kırılan puanı maaşından keser.

bu anlatıklarım o sektörde çalışanların yaşadığı zorlukların çok az bir kısmı. peki sonuç ne? ne oluyor bu kadar emeğin sonu? asgari ücret. bel fıtığı, boyun fıtıüı, yıpranmış sinirler de ikramiyesi.

tekrar yazayım her işin zorluğu farklıdır ve o yazıda hiçbir iş dalı yerilmeye çalışılmamıştır. anlatılmak istenen işin zorluğuna göre asgari ücret belirlenmelir, ödenmelidir
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim