alternatif et lokantası isimleri
nusr-et'e alternatif aradığımız et lokantalarının isimlerinin bulunduğu başlıktır.
(bkz: işte cesar-et işte feras-et işte fazil-et)
(bkz: işte cesar-et işte feras-et işte fazil-et)
devamını gör...
toplum sözleşmesi
j.j. rousseau'un yazdığı bireysel insanın doğduğu an imzaladığı sözleşmeyi anlatan kitap. okuyun ve bireyin toplumdaki değerini anlayın
devamını gör...
sözlüğe kitap almak için üye olmak
insanları garipseyeceğinize tanıtımını piyasaya öyle yapan yöneticileri garipseyin. siz de bir garipsiniz.
devamını gör...
epsilon (yazar)
edit: lezbiyensin diyen cıktı. artik tepki vermiyorum efenim.oynasin çocuklar.
devamını gör...
dejenere madde
bir çeşit katı gibi davranan, normal olmayan gaz.
yıldız çekirdekleri gibi aşırı yoğun ortamlarda oluşan dejenere madde, normal gaz gibi davranmaz. bu maddenin oluşumu, sıcaklıktan bağımsızdır. oda sıcaklığında bile bir gaz dejenere olabilir.
bir atom çekirdeğini alıp sıkıştırabildiğinizi farz edin. bu sıkıştırmayı belli bir noktaya kadar yapabilirsiniz ama bu noktadan ötesinde çekirdek ve etrafındaki elektronlar, pauli dışarlama ilkesi nedeniyle belirli bir direnç göstermeye başlar. sıkıştırmaya devam eder ve maddeyi buna zorlarsanız, elektronlar dışarlama ilkesine uygun davranıp, bir araya gelmemek * için bir basınç oluşturur. dejenere madde basıncı dediğimiz bu basınç, maddenin normal şartlarda kaldırabileceğinden çok daha fazla basınca dayanıklı hale gelmesini sağlar. örneğin beyaz cücelerin ya da bir nötron yıldızının aşırı yoğun çekirdeğinin desteklenmesinin nedeni bu basınçtır.
bu basıncın bir sonu yok mu? elbette var. dejenere maddeyi bir miktar daha sıkıştırma şansınız olur. bu da madde içindeki elektronların hızının artması anlamına gelir. fakat sıkıştırma devam ettikçe, elektronların hızı ışık hızına yaklaşır. elektronlar ışıktan hızlı hareket edemeyeceğinden sıkıştırmanın bu noktasında dejenere basınç artık ortadan kalkar ve sıkıştırılan madde çöker. süpernovalarda ortaya çıkan çekirdek çökmesinin nedeni budur.
yıldız çekirdekleri gibi aşırı yoğun ortamlarda oluşan dejenere madde, normal gaz gibi davranmaz. bu maddenin oluşumu, sıcaklıktan bağımsızdır. oda sıcaklığında bile bir gaz dejenere olabilir.
bir atom çekirdeğini alıp sıkıştırabildiğinizi farz edin. bu sıkıştırmayı belli bir noktaya kadar yapabilirsiniz ama bu noktadan ötesinde çekirdek ve etrafındaki elektronlar, pauli dışarlama ilkesi nedeniyle belirli bir direnç göstermeye başlar. sıkıştırmaya devam eder ve maddeyi buna zorlarsanız, elektronlar dışarlama ilkesine uygun davranıp, bir araya gelmemek * için bir basınç oluşturur. dejenere madde basıncı dediğimiz bu basınç, maddenin normal şartlarda kaldırabileceğinden çok daha fazla basınca dayanıklı hale gelmesini sağlar. örneğin beyaz cücelerin ya da bir nötron yıldızının aşırı yoğun çekirdeğinin desteklenmesinin nedeni bu basınçtır.
bu basıncın bir sonu yok mu? elbette var. dejenere maddeyi bir miktar daha sıkıştırma şansınız olur. bu da madde içindeki elektronların hızının artması anlamına gelir. fakat sıkıştırma devam ettikçe, elektronların hızı ışık hızına yaklaşır. elektronlar ışıktan hızlı hareket edemeyeceğinden sıkıştırmanın bu noktasında dejenere basınç artık ortadan kalkar ve sıkıştırılan madde çöker. süpernovalarda ortaya çıkan çekirdek çökmesinin nedeni budur.
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
yine bir yerlerde benim türbanlı bacım mağdur olmuş dedirten olay. el alem güne kahvaltıyla başlar, biz türbanlı demogojisiyle. hiç bitmiyor mk.
üç üstteki yazar benden önce davranmış. bu ülkede kız çocuklarını okutmayanlar genellikle dindar denilen kesimdi. okuyacak da ne olacak, üniversiteye gitsin de komünist mi olsun, kötü kadın(küfür yasak anladınız siz) mı olsun fikirleriyle kızları okula göndermediler. tabi bir de nasılsa evlenip ele gidecek, yapılan masraf boşa yatırım fikri de vardı.
ayrıca hanımefendiye karşı tez olarak diyorum ki; bir ülkedeki kadınların yüzde 70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur.
üç üstteki yazar benden önce davranmış. bu ülkede kız çocuklarını okutmayanlar genellikle dindar denilen kesimdi. okuyacak da ne olacak, üniversiteye gitsin de komünist mi olsun, kötü kadın(küfür yasak anladınız siz) mı olsun fikirleriyle kızları okula göndermediler. tabi bir de nasılsa evlenip ele gidecek, yapılan masraf boşa yatırım fikri de vardı.
ayrıca hanımefendiye karşı tez olarak diyorum ki; bir ülkedeki kadınların yüzde 70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur.
devamını gör...
zemheri
aslı, “zemherîr”dir. arapça bir kelime olup, kuzey yarımkürede 22 aralık ile 21 ocak arasında yaşanan en soğuk günlere verilen isimdir. tam türkçesi ise karakıştır.
devamını gör...
sigara içmeyen insan
hiçbir suçu olmayan ciğerlerime niye yazık edeyim? onca bebek organları gelişemeden doğuyor. ben sapasağlamken içersem bir de bunun için para verirsem onlara ayıp. kendime ayıp. benim içtiğim sigaranın parasını onlar iyileşmek için topluyor.
hal böyleyken içmem. içmem. içmiyorum. ve eksik de hissetmiyorum.
hal böyleyken içmem. içmem. içmiyorum. ve eksik de hissetmiyorum.
devamını gör...
shutter island
kafamı allak bullak eden, streslere sürükleyen ve sonunda ters köşe ederek boşluğa bakmamı sağlayan psikolojik gerilim filmlerinin hastasıyım. bu filmi de güzel olduğunu bildiğim için uzun zamandır bekletiyordum, sonunda izledim ve niye daha önce izlemediğime hayıflanıyorum şu an. tam olarak anlayabilmek için bir iki kere daha izlemek lazım ama.
en beğendiğim sahnelerden birini spoiler olarak bırakayım.
- you don’t know me.
+ oh, but i do.
- no, you don’t. you don’t know me at all.
+ oh, i know you. we’ve known each other for centuries.
en beğendiğim sahnelerden birini spoiler olarak bırakayım.
- you don’t know me.
+ oh, but i do.
- no, you don’t. you don’t know me at all.
+ oh, i know you. we’ve known each other for centuries.
devamını gör...
r.t.e. - using my religion
and your are not me
the rabia will show you..
what the hipocrisy really is.
the rabia will show you..
what the hipocrisy really is.
devamını gör...
18 yaşından küçük sözlük yazarları
burada yazar orada çaylak diye ayırmam sizleri. sadece biraz anne baba minvalinde bir duygusallık yaşayabilirim çünkü 18 yaşında olan birisi en iyi ihtimalle ben 8-9 yaşındayken doğdu. insan ister istemez ben 18 yaşındayken e kayabiliyor ruh hali ama dediğim gibi içeriğiniz düzgünse yazarsınızdır bizden farksızsınızdır.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yatarsın tüm gün iki seksen
sen oblomovreissen
ben de neyzen
tabii bunu yersen
sen oblomovreissen
ben de neyzen
tabii bunu yersen
devamını gör...
sahtetarih
tarihsel kayıtları çarpıtmaya ya da yanlış sunmaya yönelik bir sahte bilim. ingilizce "pseudohistory" olarak bilinir.
sahtetarih örnekleri: hindistanda çoğu insanın inandığı, "antik hindistan"ın nükleer güç haline gelebilecek kadar gelişmiş olduğu fikri. feministler arasında yaygın olan anaerkil toplumların, ataerkil toplumlardan önce de varolduğu inancı. hz. isa'nın yaşamadığı, ilk hristiyanlar tarafından kurgulandığı fikri. ermeni soykırımının reddedilmesi. hz. isa'nın çarmıha gerilmeden önce kurtulup, evlendiği hatta çocuğunun da olduğu fikri. amerikanın elinde biyolojik silah var, koronavirüs amerikadan geliyor fikri. uzaylıların antik çağda insanları ziyaret ettiği düşüncesi. mu kutası. türklerin orta asyadan kalkıp çine, hindistana, balkanlara ve s. bölgelere gidip, ilgili bölgelerde uygarlıklar kurmaları düşüncesi. allah'ın ay tanrısı olduğu fikri. düz dünya. siyah soykırımı. ingiliz israilliliği inancı. nuh tufanı (aramalar sonucu "sahtetarih" kategorisine eklenmiştir). antik mısır insanlarının çoğu siyahiydi inancı. anunnaki uzaylılarının nibiru gezegeninden altın aramak için dünyaya gelmeleri (ve s. diğer bazı olaylar) ayrıca bu olayların sümer mitolojisinde gerçekten yer aldığı inancı. yahudilerin küresel egemenlik planları kurduğu inancı. türkçenin dünya tarihindeki ilk dillerden biri olduğu teorisi (atatürk tarafından da desteklenmiştir). sümer dilinin, eski yunancanın ve diğer bazı dillerin türk kökenli olduğu ayrıca sümerlerin, iskitlerin ve bazı diğer halkların türk kökenli olduğu inancı.
sahtetarih örnekleri: hindistanda çoğu insanın inandığı, "antik hindistan"ın nükleer güç haline gelebilecek kadar gelişmiş olduğu fikri. feministler arasında yaygın olan anaerkil toplumların, ataerkil toplumlardan önce de varolduğu inancı. hz. isa'nın yaşamadığı, ilk hristiyanlar tarafından kurgulandığı fikri. ermeni soykırımının reddedilmesi. hz. isa'nın çarmıha gerilmeden önce kurtulup, evlendiği hatta çocuğunun da olduğu fikri. amerikanın elinde biyolojik silah var, koronavirüs amerikadan geliyor fikri. uzaylıların antik çağda insanları ziyaret ettiği düşüncesi. mu kutası. türklerin orta asyadan kalkıp çine, hindistana, balkanlara ve s. bölgelere gidip, ilgili bölgelerde uygarlıklar kurmaları düşüncesi. allah'ın ay tanrısı olduğu fikri. düz dünya. siyah soykırımı. ingiliz israilliliği inancı. nuh tufanı (aramalar sonucu "sahtetarih" kategorisine eklenmiştir). antik mısır insanlarının çoğu siyahiydi inancı. anunnaki uzaylılarının nibiru gezegeninden altın aramak için dünyaya gelmeleri (ve s. diğer bazı olaylar) ayrıca bu olayların sümer mitolojisinde gerçekten yer aldığı inancı. yahudilerin küresel egemenlik planları kurduğu inancı. türkçenin dünya tarihindeki ilk dillerden biri olduğu teorisi (atatürk tarafından da desteklenmiştir). sümer dilinin, eski yunancanın ve diğer bazı dillerin türk kökenli olduğu ayrıca sümerlerin, iskitlerin ve bazı diğer halkların türk kökenli olduğu inancı.
devamını gör...
çaylakların ne hadle yazarlara mesaj atması
efendim siz sadrazamın sol testisi misiniz,neden atmasınlar diye düşündüren başlık.
devamını gör...
david lynch
david lynch günümüzde sinemada sürrealizm bayrağını taşıyan 3-5 kaliteli yönetmenden biri. sinemanın yanında müzisyen ve ressamdır da hatta sinemaya başlaması da güzel sanatlar okurken yaptığı kısa filmin(bkz: six man getting sick) beğenilmesiyle başladı. daha sonra benzer bir kısa film çekmesi için para verilmiş ve biriktirdiği paralarla ilk uzun metrajını (bkz:eraserhead ) çekti. eraserhead üzerine küçük bir ekip olarak 5 yıl uğraşmış ve bence cidden şaheser. film protagonistinin gözünden zamansız gelen bebeği ve bebeğin yarattığı etkiyi anlatıyor kısaca.david lynch'in en kişisel filmi olabilir bu, protagonistle acayip benzemesi ve filmi çekmeye başladığı zaman çocuğu olması tesadüfi değil yani.
anthony hopkins'in oynadığı oscar adayı ilk uzun metraj filmi (bkz: elephant man).fiziksel hasarlı birinin toplum tarafından dışlanmasını işliyor film.
daha sonraki uzun metraj filmi (bkz: dune).david lynch'in sevmediği tek filmi ki haklı da yönetmen olarak adama filmin sonunu değiştirmesine ve filme tat katmasına izin verilmemiş prodüktörlerce. bu filmle ilgili daha fazla yorum yapamıycam filmin çok kötü olduğunu duydum ve david lynch'e bakışım değişmesin diye izleyemedim.
(bkz:blue velvet ):david lynch filmleri arasında çok sevdiğimi söyleyemem ama çok güzel-garip sahneleri var ve eleştirmenlerce ciddi beğenilen bi film.
(bkz: wild at heart):nicolas cage'in , laura dern in ve wilem dafoe nin oynadığı bizarre yol filmi.
(bkz: twin peaks):amerikada küçük bir kasabada geçen mistik bir detektiflik hikayesi.
(bkz: lost highway):david lynchin şaheseri. fred karakterinin bilinçaltına yolculuk.müzikleri harikadır,(bkz: angelo badalamenti)mükemmel iş çıkarmış ayrıca çokca rammstein çalıyor filmde.david lynch izlememiş olanlara ilk bu filmi öneririm.
(bkz: the straight story):david lynch filmlerine hiç benzemeyen bir david lynch filmi, düşününce hoşuma gitti bu film benim öneririm.
(bkz: mulholland drive):hollywood eleştirisi ve figüranlık yapan bir kızın bilinçaltında geçen hikayesi.
(bkz: ınland empire): david lynch'in jubile filmi, aklına gelen hertürlü bizarre öğeyi yerleştirmiş filme.diğer filmlerini izlemeden izlemeyin derim.
ayrıca (bkz: tekinsizin sineması)
anthony hopkins'in oynadığı oscar adayı ilk uzun metraj filmi (bkz: elephant man).fiziksel hasarlı birinin toplum tarafından dışlanmasını işliyor film.
daha sonraki uzun metraj filmi (bkz: dune).david lynch'in sevmediği tek filmi ki haklı da yönetmen olarak adama filmin sonunu değiştirmesine ve filme tat katmasına izin verilmemiş prodüktörlerce. bu filmle ilgili daha fazla yorum yapamıycam filmin çok kötü olduğunu duydum ve david lynch'e bakışım değişmesin diye izleyemedim.
(bkz:blue velvet ):david lynch filmleri arasında çok sevdiğimi söyleyemem ama çok güzel-garip sahneleri var ve eleştirmenlerce ciddi beğenilen bi film.
(bkz: wild at heart):nicolas cage'in , laura dern in ve wilem dafoe nin oynadığı bizarre yol filmi.
(bkz: twin peaks):amerikada küçük bir kasabada geçen mistik bir detektiflik hikayesi.
(bkz: lost highway):david lynchin şaheseri. fred karakterinin bilinçaltına yolculuk.müzikleri harikadır,(bkz: angelo badalamenti)mükemmel iş çıkarmış ayrıca çokca rammstein çalıyor filmde.david lynch izlememiş olanlara ilk bu filmi öneririm.
(bkz: the straight story):david lynch filmlerine hiç benzemeyen bir david lynch filmi, düşününce hoşuma gitti bu film benim öneririm.
(bkz: mulholland drive):hollywood eleştirisi ve figüranlık yapan bir kızın bilinçaltında geçen hikayesi.
(bkz: ınland empire): david lynch'in jubile filmi, aklına gelen hertürlü bizarre öğeyi yerleştirmiş filme.diğer filmlerini izlemeden izlemeyin derim.
ayrıca (bkz: tekinsizin sineması)
devamını gör...
hayata dair iç burkan detaylar
annemin çok yaşlandığını fark ettiğim zaman. ölümün korkusunu yavaş yavaş hissettiğim an ve annemin bardağı tutarken ellerinin titrediğini gördüğüm zaman ...
devamını gör...
hasan ali yücel'in atatürk'ün ardından yazdığı yazı
ilkeleri ve kendisine sevgi ve saygıyla bağlı olduğu atatürk'ün defnedilmesinin ardından kaleme aldığı efsane yazıdır.
bkz:
kendime söylüyorum
biliyor musun, bu ağaçtan kolunu tutarak taşıdığın tabutun içinde kim var? o insan mı? olamaz. o bir cihandı. fezalara sığmamalıydı; nasıl bir soğuk mahfazanın içinde durabiliyor? oraya niçin girdi, nasıl girdi? biliyor musun? bilemezsin! anlayamazsın. sen bu muammayı çözemezsin! önüne bak, işine bak. taşı, o cihanı bu tabutun içinde belleyerek taşı.
sen onu daima kendi arzularına göre yürür ve yaşar görmüştün. şimdi o, hareketlerini sizin iradelerinize bırakmıştır. istediğiniz yere koyup dilediğiniz yere kaldırıyorsunuz. mukavemet etmiyor, hayır demiyor. kendini size terk etmiş gibidir. niçin? niçin bu hür, hareketlerine sahip insan, hürriyetinden ve iradesinden vazgeçmiştir? zihnini yorma; halledemezsin. taşı, senin götürmek istediğin yer, şimdi o’nun gitmek istediği yerdir. gözlerinin nemini kurutmadan, bol bol göz yaşı dökerek o’nu taşımak, vazifendir. o kadar! sen onu yap ve başka şey sorma!..
taşı!..
taşı o’nu… bir cihan götürüyorsun. cihanlar yaratan bir insan götürüyorsun. korkma, ezilmezsin. o, kendini ezilmeden taşıtmak için sana kendi kudretinden vermiştir. başka şey düşünme. dikkat et, bu tabutun içindeki varlığında da o seni taşıyor. sen kendini taşıyor gibisin. karanlık meçhullere dalma. ellerinin üstünde en büyük hakikati götürüyorsun. o’na bütün katılığı, bütün acılığıyla dokunmaktasın. buna mazhariyet her zaman mümkün olmaz. kadrini bil. başını önüne eğ. gözlerinin yaşını silmeyi düşünmeden o’nu taşı! taşı, omuzlar üstünde en büyük hakikati taşımaktasın. sen de bir yanından tut ve taşı!…
bırakma zaman dar; çünkü hayat kısadır. bu kısa mesafelere sonsuzluğu sığdırabilmek, herkese müyesser olmaz. taşı, omzunda bir nâmütenahilik olduğunu bilerek taşı. asırlar götürüyorsun. bu ağırlık ondan. asırlar ve asırlar, o’nda bir hayat olmuştu; o’nun yarım asrı birkaç yıl geçebilmiş ömrüne sığınmıştı. gaflet etme; bir tarih taşıyorsun. istikbal olmuş bir mazi götürüyorsun. maziyi istikbale naklediyorsun. taşı; yükün ağır, fakat paha biçilmez bir kıymettedir. taşı; o’nu taşıyarak sen de tarih oluyorsun. bunu bilerek taşı!….
yer nemli, gök nemli, gözlerin nemli. bu ıslak hava içinde kaskatı ve kupkuru bir şey taşımaktasın. üzülme. maddenin ve ruhun bu çiseleyen yaşlarıyla o katılık yumuşuyor. o kuruluk yavaş yavaş yok oluyor. hissetmiyor musun, taşıdığın cansız şeye yepyeni, başka bir hayat gelmektedir. ve onun için değil midir ki o’nu taşırken bu hayat sana da sirayet ederek o aziz yükün altında dipdirisin. canlısınız; taşınan da, taşıyan da. ölüm artık siliniyor. fanilik beka ile omuz omuza… bu kadar yakınlık içerisinde o’nu hayatta hissetmiyor musun? taşı; bir ölü değil, bir diri taşıyorsun. hayatın kendini taşıyorsun. taşı. o’nu taşıyarak yaşayacaksın. yaşadıkça o’nu taşıyacaksın. taşı, taşı!….
hasan âli yücel
bkz:
kendime söylüyorum
biliyor musun, bu ağaçtan kolunu tutarak taşıdığın tabutun içinde kim var? o insan mı? olamaz. o bir cihandı. fezalara sığmamalıydı; nasıl bir soğuk mahfazanın içinde durabiliyor? oraya niçin girdi, nasıl girdi? biliyor musun? bilemezsin! anlayamazsın. sen bu muammayı çözemezsin! önüne bak, işine bak. taşı, o cihanı bu tabutun içinde belleyerek taşı.
sen onu daima kendi arzularına göre yürür ve yaşar görmüştün. şimdi o, hareketlerini sizin iradelerinize bırakmıştır. istediğiniz yere koyup dilediğiniz yere kaldırıyorsunuz. mukavemet etmiyor, hayır demiyor. kendini size terk etmiş gibidir. niçin? niçin bu hür, hareketlerine sahip insan, hürriyetinden ve iradesinden vazgeçmiştir? zihnini yorma; halledemezsin. taşı, senin götürmek istediğin yer, şimdi o’nun gitmek istediği yerdir. gözlerinin nemini kurutmadan, bol bol göz yaşı dökerek o’nu taşımak, vazifendir. o kadar! sen onu yap ve başka şey sorma!..
taşı!..
taşı o’nu… bir cihan götürüyorsun. cihanlar yaratan bir insan götürüyorsun. korkma, ezilmezsin. o, kendini ezilmeden taşıtmak için sana kendi kudretinden vermiştir. başka şey düşünme. dikkat et, bu tabutun içindeki varlığında da o seni taşıyor. sen kendini taşıyor gibisin. karanlık meçhullere dalma. ellerinin üstünde en büyük hakikati götürüyorsun. o’na bütün katılığı, bütün acılığıyla dokunmaktasın. buna mazhariyet her zaman mümkün olmaz. kadrini bil. başını önüne eğ. gözlerinin yaşını silmeyi düşünmeden o’nu taşı! taşı, omuzlar üstünde en büyük hakikati taşımaktasın. sen de bir yanından tut ve taşı!…
bırakma zaman dar; çünkü hayat kısadır. bu kısa mesafelere sonsuzluğu sığdırabilmek, herkese müyesser olmaz. taşı, omzunda bir nâmütenahilik olduğunu bilerek taşı. asırlar götürüyorsun. bu ağırlık ondan. asırlar ve asırlar, o’nda bir hayat olmuştu; o’nun yarım asrı birkaç yıl geçebilmiş ömrüne sığınmıştı. gaflet etme; bir tarih taşıyorsun. istikbal olmuş bir mazi götürüyorsun. maziyi istikbale naklediyorsun. taşı; yükün ağır, fakat paha biçilmez bir kıymettedir. taşı; o’nu taşıyarak sen de tarih oluyorsun. bunu bilerek taşı!….
yer nemli, gök nemli, gözlerin nemli. bu ıslak hava içinde kaskatı ve kupkuru bir şey taşımaktasın. üzülme. maddenin ve ruhun bu çiseleyen yaşlarıyla o katılık yumuşuyor. o kuruluk yavaş yavaş yok oluyor. hissetmiyor musun, taşıdığın cansız şeye yepyeni, başka bir hayat gelmektedir. ve onun için değil midir ki o’nu taşırken bu hayat sana da sirayet ederek o aziz yükün altında dipdirisin. canlısınız; taşınan da, taşıyan da. ölüm artık siliniyor. fanilik beka ile omuz omuza… bu kadar yakınlık içerisinde o’nu hayatta hissetmiyor musun? taşı; bir ölü değil, bir diri taşıyorsun. hayatın kendini taşıyorsun. taşı. o’nu taşıyarak yaşayacaksın. yaşadıkça o’nu taşıyacaksın. taşı, taşı!….
hasan âli yücel
devamını gör...
ali
türkiye'de çok kullanılan erkek isimlerinden biri. başlığının olmaması çok şaşırttı.
benim için anlamı çok daha büyük. kendisi büyük oğlumun adıdır. hayatımda tattığım en güzel duygu olan babalığı ilk kez deneyimledim. gerçekten kelimeler ile tarif edilemezdi seni ilk gördüğüm ali'm.
adınla yaşa.
benim için anlamı çok daha büyük. kendisi büyük oğlumun adıdır. hayatımda tattığım en güzel duygu olan babalığı ilk kez deneyimledim. gerçekten kelimeler ile tarif edilemezdi seni ilk gördüğüm ali'm.
adınla yaşa.
devamını gör...

