seks
hiç seks yapmamış kadınlar genelde seksin aşk ile yapılmasını savunur. sonra aşık olup ilk tecrübelerini yaşadıktan sonra. sekste aşık olmanın mutluluk getirmediğini anlamış olurlar. çünkü sadece kendi zevkini düşünen partnerini hiç orgazma ulaştıramamış çok kadınla tanıştım. zaten aldatmalarının temel sebebi de bu değil mi. sekste önemli olan tahrik ve tutkudur. bunları hissetmek içinde aşık olmaya gerek yoktur. tabi ki bu her önüne gelenle seks yap anlamını taşımıyor. ama tecrübesiz kadınlar sekse çok anlam yüklüyorlar. gerçi sonra hepsi 90 derece değişiyor ama.
devamını gör...
sırdaş trompet
leonora carrington kitabıdır.
bu bir nevi alice harikalar diyarında kitabı. ama daha acımasız ve alice harikalar diyarındadan daha ahlaklı. ( (gbkz: lewis carol)’un pedofili düşkünlüğünden bahsediyorum ama bunu daha sonra konuşuruz.) kitabımızda küçük bir kız yok. onu yerine 92 yaşında bir kadın var. ağacın içinden düşülen bir harikalar diyarı yerine ise yaşlı kadının duyma trompetini yanına alıp sığındığı ya da sığınmak zorunda bırakıldığı, sadece yaşlı kadınların bulunduğu bir huzurevi var. sadece yaşlı kadınlar dediğime bakmayın, nedendir bilinmez yaşlı kadın kılığına girmiş bir adam da var bu yerde. huzurevi dediğime de bakmayın, burası garip görünüşlü evlerin olduğu, tuhaf bir kasaba. aslında alice harikalar diyarında’ya benzetmeme de bakmayın, bu bambaşka bir hikaye.
bir tablonun içinden göz kırparak bakan rahibenin hikayesi kanınızı dondurabilir. zira o hikayenin anlatıldığı mektuplar bana çok gerçekmiş gibi geldi. yaşlı kadınların sığındığı bu kasabayı yöneten dr. gambit ve eşinin yöntemleri ise sanki günümüzde bile uygulanabilecek saçmalıkta. yaşlı kadınların tuhaf takıntıları ise hepimizde var olan takıntılar, sadece daha çok hayal gücü gerektiren cinsten.
siz yukarıda anlattıklarıma bakmayın. alın okuyun bu kitabı. belki sizi benim anlattığımdan çok farklı bir hikaye bekliyor olabilir.
bu bir nevi alice harikalar diyarında kitabı. ama daha acımasız ve alice harikalar diyarındadan daha ahlaklı. ( (gbkz: lewis carol)’un pedofili düşkünlüğünden bahsediyorum ama bunu daha sonra konuşuruz.) kitabımızda küçük bir kız yok. onu yerine 92 yaşında bir kadın var. ağacın içinden düşülen bir harikalar diyarı yerine ise yaşlı kadının duyma trompetini yanına alıp sığındığı ya da sığınmak zorunda bırakıldığı, sadece yaşlı kadınların bulunduğu bir huzurevi var. sadece yaşlı kadınlar dediğime bakmayın, nedendir bilinmez yaşlı kadın kılığına girmiş bir adam da var bu yerde. huzurevi dediğime de bakmayın, burası garip görünüşlü evlerin olduğu, tuhaf bir kasaba. aslında alice harikalar diyarında’ya benzetmeme de bakmayın, bu bambaşka bir hikaye.
bir tablonun içinden göz kırparak bakan rahibenin hikayesi kanınızı dondurabilir. zira o hikayenin anlatıldığı mektuplar bana çok gerçekmiş gibi geldi. yaşlı kadınların sığındığı bu kasabayı yöneten dr. gambit ve eşinin yöntemleri ise sanki günümüzde bile uygulanabilecek saçmalıkta. yaşlı kadınların tuhaf takıntıları ise hepimizde var olan takıntılar, sadece daha çok hayal gücü gerektiren cinsten.
siz yukarıda anlattıklarıma bakmayın. alın okuyun bu kitabı. belki sizi benim anlattığımdan çok farklı bir hikaye bekliyor olabilir.
devamını gör...
canlı dersi trolleyen gereksiz tip
kendini komik sanan birisidir, ailesinden göremediği ilgiyi başkalarından tatmin etmeye çalışan biri olması da olasıdır.
devamını gör...
erkeklerin sürekli kadınlar adına konuşmaları
evet var böyle bir erkek kitlesi ama genellemeyelim tabii. ben de kahvede, köşe başında, evde gebeş gibi yatarken, kendine bakmadan ulan benim bu dünyaya katkım ne ki ahkam kesiyorum demeden kadınları ağzına sakız eden kitleden nefret ediyorum. önce insanlığını potansiyelinin elverdiği noktaya taşı, cinsiyete göre ahkamlarına sonra geçersin diye sesleniyorum kendilerine. ama maalesef ki bu tayfa cahilliği baki kalacak bireylerden oluşmaktadır.
devamını gör...
batman: hush
animasyon filmi de bulunan ünlü bir batman çizgi romanı. türkçesi jbc yayıncılık tarafından çıkartılmış, orjinali 2002 tarihli çizgi roman. jeph loeb tarafından yazılmış; jim lee, scott williams ve alex sinclair tarafından çizilmiş, boyanmıştır. çizgi roman kendi içinde çözümlenen bir batman hikayesi değil, batman'in asıl serisi içinde (608–619 numaralı sayılar) geçmektedir.
hikaye batman'i sabote etmeye çalışan gizemli bir takipçi olan hush ile batman arasındaki mücadeleyi anlatıyor. bunlara ek olarak superman'i, catwoman'ı ve kalan batman düşmanlarını ve batman ailesine mensup üyelerini de gördüğümüz çizgi romanda batman ve superman'in kavgasına, batman ve catwoman'ın yakınlaştığı sahnelere de tanıklık ediyoruz. killer croc, poison ıvy, harley quinn, james gordon, riddler, nightwing gibi batman evreninden çoğu kişiyi jim lee'nin çiziminden görmek gerçekten inanılmaz!
ilk önce sayılar halinde, sonra 2 cilt halinde ve en son tek büyük bir cilt halinde basılan batman hush ıgn tarafından en iyi 25 batman çizgi romanı içinde 10. sırada listelenmiştir. jim lee'nin çizimlerini saf haliyle görmek isterseniz 2011 yılında batman: hush unwrapped deluxe edition adlı bir versiyonu da yayınlanmıştır.
hikaye batman'i sabote etmeye çalışan gizemli bir takipçi olan hush ile batman arasındaki mücadeleyi anlatıyor. bunlara ek olarak superman'i, catwoman'ı ve kalan batman düşmanlarını ve batman ailesine mensup üyelerini de gördüğümüz çizgi romanda batman ve superman'in kavgasına, batman ve catwoman'ın yakınlaştığı sahnelere de tanıklık ediyoruz. killer croc, poison ıvy, harley quinn, james gordon, riddler, nightwing gibi batman evreninden çoğu kişiyi jim lee'nin çiziminden görmek gerçekten inanılmaz!
ilk önce sayılar halinde, sonra 2 cilt halinde ve en son tek büyük bir cilt halinde basılan batman hush ıgn tarafından en iyi 25 batman çizgi romanı içinde 10. sırada listelenmiştir. jim lee'nin çizimlerini saf haliyle görmek isterseniz 2011 yılında batman: hush unwrapped deluxe edition adlı bir versiyonu da yayınlanmıştır.
devamını gör...
kadına şiddete hayır da erkeğe evet mi sorunsalı
her şey, herkes için geçerli tabii ki. ama ülkede kadına şiddet oldukça fazla olduğu için ve çoğunluğu da ceza almadığı için ona dikkat çekmeye çalışıyor insanlar. bir kadının döverek öldürdüğü bir erkek görmedim hiç. ha ama evet bir erkeğin döverek öldürdüğü erkek vardır. şiddetin her türlüsü kötüdür. asla hiçbir şey için çözüm değildir.
devamını gör...
düşündüren sözler
"herkesin üç kişiliği vardır: ortaya çıkardığı, sahip olduğu, sahip olduğunu sandığı."
| alphonse karr
| alphonse karr
devamını gör...
sosyal medyanın insana hissettirdiği korkular
olur olmadık yerde yanlışlıkla canlı yayın açma korkusu.
insanlara güvenme korkusu. herkes kurgu yapıp yalanlara sığındığı için birine güvenmek zor geliyor.
fotoğrafımı başka birine gönderip dalga geçme korkusu.
beni dinliyorlar mı acaba korkusu. konuştuğunuz bir ürünün reklamını görmek korkutuyor.
linç korkusu ve elestirilme korkusu.
insanlara güvenme korkusu. herkes kurgu yapıp yalanlara sığındığı için birine güvenmek zor geliyor.
fotoğrafımı başka birine gönderip dalga geçme korkusu.
beni dinliyorlar mı acaba korkusu. konuştuğunuz bir ürünün reklamını görmek korkutuyor.
linç korkusu ve elestirilme korkusu.
devamını gör...
hibrit tohum
gdo'lu tohum ile çoğu zaman bir tutulan hakkında büyük bir önyargının var olduğu tohumdur. diğer adı f1 olan bu tohumların @2'de bahsedildiği gibi kısır olduğu ve ekildiğinde mahsul vermediği safsatadan ibarettir. çok basit bir şekilde anlatacağım.
benim elimde soğuk havalara dayanıklı ama lezzetsiz bir domates olsun. bir tane de muhteşem lezzetli ama kabuğu ince, hassas domatesim olsun. benim istediğim soğuk havaya dayanıklı lezzetli domates elde etmek. bu noktada yapay döllenme devreye giriyor. o da öyle öcü kaka bir şey değil. bitkinin kendi kendine yaptığı şey serada insan eliyle yapılıyor. bu sırada o bitkinin genetiğini alayım şuraya aktarayım biraz da peri tozu ekleyeyim durumu yok. seçilmiş bir spermi seçilmiş bir yumurtayla basitçe buluşturma işlemi yani.
tabii buluşturma yapıldığında ortaya çıkan tohum direkt piyasaya sürülmüyor. en az beş yıl süren bir saflaştırma işlemi söz konusu. serada sürekli ekimi yapılıyor yine. istenen ürüne ulaşılıncaya kadar, bütün meyveler aynı özellik gösterene kadar sürdürülüyor. sonrasında bu hibrit tohumlar piyasaya sürüldüğünde ekildiğinde daha verimli daha estetik ve beklenti yönünde mahsul veriyor. tablo gibi, iki hafta dışarda kalsa dahi buruşmayan ürünler elde edilebilir fakat tabii ki bazı yönlerden eksik olabilmektedir hibrit tohumlar.
hibrit bitkiden elde edilen tohum çıkmaz diye bir şey yok demiştim. hibritin tohumu ekildiğinde, hibrit tohumun elde edildiği ana tohumlardan birinin özelliklerine çeker ve o türde ürün verir. yani soğuğa dayanıklı domates ve ince kabuklu lezzetli domatesten elde edilen hibrit tohumu ektiğimizde hem soğuğa dayanıklı hem de lezzetli domates elde ediyoruz. elde ettiğimiz bu domatesin tohumunu alıp tekrar ektiğimizde ise ortaya çıkan domates ana bireylerden sadece birinin özelliğini gösteriyor. ya ince kabuklu lezzetli ya da soğuğa dayanıklı lezzetsiz oluyor.
hibrit tohuma karşı çıkılmasının temel nedeni de bu durum oluyor aslında. hibrit tohumlar çok pahalıdır ve bir kez ekildiğinde tekrar aynı tohum etkilemez. ekilir fakat bir önceki yılın ürünüyle aynı randımanı vermez. bu nedenle her yıl yeniden yeniden hibrit tohum satın almak gerekir. bu da üreticiyi, çiftçiyi bağımlı kılar. sorun budur.
not: bu ülkede yerli tohum almak, satmak, yetiştirmek yasak değildir. yerli tohum yasaklandı diyenlerin bahsettiği yasak, tohumların tescillenmiş ve sertifikalı olmasıyla ilgilidir. twitter'dan öğrenince böyle oluyor demek ki, insanlar neyden söz ettiğini dahi bilmeden bir konuda karara varabiliyor.
benim elimde soğuk havalara dayanıklı ama lezzetsiz bir domates olsun. bir tane de muhteşem lezzetli ama kabuğu ince, hassas domatesim olsun. benim istediğim soğuk havaya dayanıklı lezzetli domates elde etmek. bu noktada yapay döllenme devreye giriyor. o da öyle öcü kaka bir şey değil. bitkinin kendi kendine yaptığı şey serada insan eliyle yapılıyor. bu sırada o bitkinin genetiğini alayım şuraya aktarayım biraz da peri tozu ekleyeyim durumu yok. seçilmiş bir spermi seçilmiş bir yumurtayla basitçe buluşturma işlemi yani.
tabii buluşturma yapıldığında ortaya çıkan tohum direkt piyasaya sürülmüyor. en az beş yıl süren bir saflaştırma işlemi söz konusu. serada sürekli ekimi yapılıyor yine. istenen ürüne ulaşılıncaya kadar, bütün meyveler aynı özellik gösterene kadar sürdürülüyor. sonrasında bu hibrit tohumlar piyasaya sürüldüğünde ekildiğinde daha verimli daha estetik ve beklenti yönünde mahsul veriyor. tablo gibi, iki hafta dışarda kalsa dahi buruşmayan ürünler elde edilebilir fakat tabii ki bazı yönlerden eksik olabilmektedir hibrit tohumlar.
hibrit bitkiden elde edilen tohum çıkmaz diye bir şey yok demiştim. hibritin tohumu ekildiğinde, hibrit tohumun elde edildiği ana tohumlardan birinin özelliklerine çeker ve o türde ürün verir. yani soğuğa dayanıklı domates ve ince kabuklu lezzetli domatesten elde edilen hibrit tohumu ektiğimizde hem soğuğa dayanıklı hem de lezzetli domates elde ediyoruz. elde ettiğimiz bu domatesin tohumunu alıp tekrar ektiğimizde ise ortaya çıkan domates ana bireylerden sadece birinin özelliğini gösteriyor. ya ince kabuklu lezzetli ya da soğuğa dayanıklı lezzetsiz oluyor.
hibrit tohuma karşı çıkılmasının temel nedeni de bu durum oluyor aslında. hibrit tohumlar çok pahalıdır ve bir kez ekildiğinde tekrar aynı tohum etkilemez. ekilir fakat bir önceki yılın ürünüyle aynı randımanı vermez. bu nedenle her yıl yeniden yeniden hibrit tohum satın almak gerekir. bu da üreticiyi, çiftçiyi bağımlı kılar. sorun budur.
not: bu ülkede yerli tohum almak, satmak, yetiştirmek yasak değildir. yerli tohum yasaklandı diyenlerin bahsettiği yasak, tohumların tescillenmiş ve sertifikalı olmasıyla ilgilidir. twitter'dan öğrenince böyle oluyor demek ki, insanlar neyden söz ettiğini dahi bilmeden bir konuda karara varabiliyor.
devamını gör...
duygusallık
duygusalligi surekli her seye aglamak ve her seye alinganlik yapmak ile es deger tutuluyor olmasina cok icerledim durduk yere.
duygusal olmak, bazi duygulari daha derin hissedebilmek sadece. sezgilerin daha guclu olmasi, merhamet dozunun daha fazla olmasi, bir baskasinin ister fiziksel ister manevi bir acisini daha iyi anlayabilmektir, hissettiklerini paylasabilmesidir.
duygusal olmak, bazi duygulari daha derin hissedebilmek sadece. sezgilerin daha guclu olmasi, merhamet dozunun daha fazla olmasi, bir baskasinin ister fiziksel ister manevi bir acisini daha iyi anlayabilmektir, hissettiklerini paylasabilmesidir.
devamını gör...
koronavirüs’ün erkeklerde daha fazla ölüme yol açması
kadınlarda bulunan östrojen hormonunun corona virüse karşı direnç oluşturduğunu ve bu yüzden erkeklere oranla kadınların hastalığı daha çabuk atlatmasına ve ölüm oranının daha az olmasına sebep olduğu da başka araştırma konusudur.
devamını gör...
tanım atamamak
şudur...
başlık: izmir
tanım: benim için bir şey ifade etmeyen şehir*
bu yanlış bu. böyle t*nım yok pek sayın çaylak arkadaşım.
sana kalk bizi izmir konusunda ışıl ışıl yap demiyorum. en azından şunu diyebilirsin...
başlık: izmir
tanım: haritada boydan bakılması insanı aldatan, aslında türkiye'nin en uzun sahil şeridine sahip olan ilidir. aynı zamanda benim için bir şey ifade etmiyor artık.
ufak da olsa bir bilgi at oraya. zor değil.
başlık: izmir
tanım: benim için bir şey ifade etmeyen şehir*
bu yanlış bu. böyle t*nım yok pek sayın çaylak arkadaşım.
sana kalk bizi izmir konusunda ışıl ışıl yap demiyorum. en azından şunu diyebilirsin...
başlık: izmir
tanım: haritada boydan bakılması insanı aldatan, aslında türkiye'nin en uzun sahil şeridine sahip olan ilidir. aynı zamanda benim için bir şey ifade etmiyor artık.
ufak da olsa bir bilgi at oraya. zor değil.
devamını gör...
yaş ilerledikçe fark edilen şeyler
28 yaşında bir insan olarak haddim olmadan yazmak istiyorum, sonuçta çok daha ileriki yaşta olanların yazacakları daha değerlidir.
27 yaşına kadar "önümde çok uzun bir ömür var." demek ve 27 yaşından sonra artık ömrün mevsimlere ayrıldığını ve görülecek mevsimlerin sayılı olduğunu bilmek.
yaklaşık 14-15 yaşlarındayken herhangi bir kitaplığa bakıp "vay bee bütün bu kitapları okuyabilirim önümde uzun bir ömür var ve o gücüm var" demek ve zamanı gelince o işin pek te öyle olmadığını, hakkını vererek kitap okumanın zorluğunu bilmek.
etrafından insan eksiltmenin yıllar geçtikçe daha kolaylaştığını görüp yalnız ölmeye doğru ilerlediğini bilmek.
25 yaşına kadar kaza evliliği yapmadıysan 25 yaşından sonra evlenme ihtimalinin her geçen yıl çok daha azaldığını ve yalnız öleceğini öngörmek.
nezaketin bir zorunluluk değil, bir standart olduğunu öğrenmek.
aile büyüklerinden kendine yakın gördüğün insanlarla vakit geçirirken beynin kaydet bölümünü açık tutup o dakikaların paha biçilemez olduğunu bilmek.
insanların en aptalca geleneklere neden bağlı kaldıklarını bilmeden, sadece gelenek olduğu için bağlı kaldığını bilmek ve onlara acımak.
safsataların ortalama 70-75 yıl olan insan ömründe ne kadar boş yer kapladığını ve hayattan safsataların çıkarıldığında insanın ne kadar yüksek seviyede mutlu olduğunu bizzat tecrübe etmek.
insanları ikna etmek için değil, görüşlerini belirtip kenara çekilerek yaşamayı öğrenmek. aptal olanın, fikrinin değişmeyeceğinin farkındalığına sahip olup boşa kürek çekmemek.
anlara yatırım yapmak. basit durumların hayatta aslında en kıymetli durumlar olduğunun bilincinde olmak.
... şeklinde ilaveler yapılabilecek şeylerdir.
27 yaşına kadar "önümde çok uzun bir ömür var." demek ve 27 yaşından sonra artık ömrün mevsimlere ayrıldığını ve görülecek mevsimlerin sayılı olduğunu bilmek.
yaklaşık 14-15 yaşlarındayken herhangi bir kitaplığa bakıp "vay bee bütün bu kitapları okuyabilirim önümde uzun bir ömür var ve o gücüm var" demek ve zamanı gelince o işin pek te öyle olmadığını, hakkını vererek kitap okumanın zorluğunu bilmek.
etrafından insan eksiltmenin yıllar geçtikçe daha kolaylaştığını görüp yalnız ölmeye doğru ilerlediğini bilmek.
25 yaşına kadar kaza evliliği yapmadıysan 25 yaşından sonra evlenme ihtimalinin her geçen yıl çok daha azaldığını ve yalnız öleceğini öngörmek.
nezaketin bir zorunluluk değil, bir standart olduğunu öğrenmek.
aile büyüklerinden kendine yakın gördüğün insanlarla vakit geçirirken beynin kaydet bölümünü açık tutup o dakikaların paha biçilemez olduğunu bilmek.
insanların en aptalca geleneklere neden bağlı kaldıklarını bilmeden, sadece gelenek olduğu için bağlı kaldığını bilmek ve onlara acımak.
safsataların ortalama 70-75 yıl olan insan ömründe ne kadar boş yer kapladığını ve hayattan safsataların çıkarıldığında insanın ne kadar yüksek seviyede mutlu olduğunu bizzat tecrübe etmek.
insanları ikna etmek için değil, görüşlerini belirtip kenara çekilerek yaşamayı öğrenmek. aptal olanın, fikrinin değişmeyeceğinin farkındalığına sahip olup boşa kürek çekmemek.
anlara yatırım yapmak. basit durumların hayatta aslında en kıymetli durumlar olduğunun bilincinde olmak.
... şeklinde ilaveler yapılabilecek şeylerdir.
devamını gör...
auschwitz
ölümün kokusunun sindiği soykırım kampı. insanlık tarihinin utanç abidesi.
gidip görmenizi tavsiye ederim.
auscwitz'de hava hep pusludur. tıpkı korku filmlerindeki mezarlıklar gibi.
gidip görmenizi tavsiye ederim.
auscwitz'de hava hep pusludur. tıpkı korku filmlerindeki mezarlıklar gibi.
devamını gör...
kopya çekmek hırsızlık mıdır sorunsalı
eğer kopya çektiğiniz kişiden izin almadan kopya çekiyorsanız yasal olmayan hırsızlıktır.
eğer kopya çektiğiniz kişiden izin alarak kopya çekiyorsanız bu da yasal hırsızlıktır.
kopya çekmek kesinlikle ve kesinlikle hırsızlıktır.
eğer kopya çektiğiniz kişiden izin alarak kopya çekiyorsanız bu da yasal hırsızlıktır.
kopya çekmek kesinlikle ve kesinlikle hırsızlıktır.
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
öyle bir hakları yoktur, sebep;
türkiye cumhuriyeti içerisinde yaşandığı takdirde kabul edilen belirli yasalar vardır, bu cumhuriyetin kuruluşundan bu yana atatürk'ün türkçe olarak yeni bir dili oluşturması sebebiyle herkesin kabul gördüğü bir durumdur. eğer sen bu sınırlar içerisinde bir türk vatandaşı olarak kendini göremiyorsan ve kürtçe'yi anadil gibi öğrenmek talebinde bulunuyorsan, bu sınırlarda olman yersiz. neden fransızca, ingilizce var konusuna gelirsek, dil öğrenmenin çeşitli stratejik sebepleri vardır, iş birliği kurulan ülkeler ile yoğun trafikte olduğumuz için, gelecek dönemde öğrenen kişinin işine yarayacak bir dil olduğu için. dünyanın evrensel dili kabul edilen ingilizceyi öğrenmenin ingiliz seviciliği ile bir alakası yoktur, buradan herhangi bir yurtdışı seyahatinde iletişim halinde olabilmek için öğrenirsin. kaldı ki fransızca her üniversite bölümü ve lise için zorunlu değildir, seçilen bölümün stratejik sebepleriyle öğrenirsin. dolayısıyla kürtçe öğrenip kürdistan ile iş birliği içinde olmuyoruz, kürtlerin ana dil öğrenmek isteği gibi davranışları, türkleri kayırmaları asıl faşizmin kendisidir, çok fazla kürtçü davranış içerisinde toplumu kışkırtmaya devam edin siz bakalım nereye kadar, bu olayın da bir dava yüzü olacaktır.
türkiye cumhuriyeti içerisinde yaşandığı takdirde kabul edilen belirli yasalar vardır, bu cumhuriyetin kuruluşundan bu yana atatürk'ün türkçe olarak yeni bir dili oluşturması sebebiyle herkesin kabul gördüğü bir durumdur. eğer sen bu sınırlar içerisinde bir türk vatandaşı olarak kendini göremiyorsan ve kürtçe'yi anadil gibi öğrenmek talebinde bulunuyorsan, bu sınırlarda olman yersiz. neden fransızca, ingilizce var konusuna gelirsek, dil öğrenmenin çeşitli stratejik sebepleri vardır, iş birliği kurulan ülkeler ile yoğun trafikte olduğumuz için, gelecek dönemde öğrenen kişinin işine yarayacak bir dil olduğu için. dünyanın evrensel dili kabul edilen ingilizceyi öğrenmenin ingiliz seviciliği ile bir alakası yoktur, buradan herhangi bir yurtdışı seyahatinde iletişim halinde olabilmek için öğrenirsin. kaldı ki fransızca her üniversite bölümü ve lise için zorunlu değildir, seçilen bölümün stratejik sebepleriyle öğrenirsin. dolayısıyla kürtçe öğrenip kürdistan ile iş birliği içinde olmuyoruz, kürtlerin ana dil öğrenmek isteği gibi davranışları, türkleri kayırmaları asıl faşizmin kendisidir, çok fazla kürtçü davranış içerisinde toplumu kışkırtmaya devam edin siz bakalım nereye kadar, bu olayın da bir dava yüzü olacaktır.
devamını gör...
yesilturkan90
eşcinsellikle alakalı "hastalık", "yaymaya çalışmak" gibi anlamsız ifadeler kullanan ayrıca türkçesi biraz zayıf arkadaş. -de -da konusunda sıkıntıları var.
devamını gör...


