normal sözlük yazarlarının başarıları
21. yüzyılda bu toplumda öteki olup hala bu toplumun içinde delirmeden yaşayabilmem.
t: yazarların kendilerine göre hayattaki başarılarını yazdığı başlık.
t: yazarların kendilerine göre hayattaki başarılarını yazdığı başlık.
devamını gör...
hukuk okumak
girilen ortamda 5 dakikada bir hatirlatilmazsa kanun yetmezligi sendromu yasatan durum.
devamını gör...
kadın yazarların takipçi sayısının çok olması
evet. çok takipçim var. neden biliyor musunuz? şimdi şöyle işliyor süreç, anlatıyorum:
önce erkek olduğundan emin olduğum yazarlara mesaj atıyorum, masumane şekilde. bir şey sormak ya da herhangi bir tanımlarından dolayı teşekkür etmek ister gibi. sonra sohbeti iyice koyultuyorum. birkaç gün sürmeden hepsinden her türlü sosyal medya adresi, telefon falan, aklınıza ne geliyorsa alıyorum. adres veren bile var, inanır mısınız? birkaç gün içinde genellikle kıvama gelmiş oluyorlar. eh, güzel kadınım neticede. zorlanmıyorum pek.
çoğunlukla file çoraplı bacak fotoğrafı atıyorum. fazlasına gerek kalmıyor. her istediğimi yaptırabileceğim duruma geldiklerini anladığımda "takip etsene şekerim! ben de seni takip ederim." diyorum. adam salaklaşmış çoktan, ne desem yapacak. değil takip, dünyayı istesem getirecek ayağıma.
bazen içlerinden bazıları cidden hoşuma gidiyor. onlarla buluşma da ayarlıyorum. felekten bir gün ve gece çaldıktan sonra eve gelip sözlüğü açıyorum ve seri beğeni yapıyorum. gerçi eskisi gibi seri de olmuyor ama olsun... beğeni şart. yoksa elden gider adam, takipten çıkar maazallah. takibi bırakırlarsa ne yaparım ben? bak o kadar güzel, havalı falanım ama hayatım bu takiplere bağlı. beni bırakırlarsa ölürüm.
yav çocuk musunuz! yazıyoruz, beğeniyorlar işte. amma kurcaladınız bu işleri. ben bu takipçilerin %80'ini böyle boş şeyler yazmadan önce kazanmıştım. sağ olsunlar, hâlâ bir ışık görüyor olmalılar ki takibe devam ediyorlar. arada özüme dönüp fizikti, kuantumdu parçalıyorum bir şeyler ama son zamanlarda pek keyif almadığım için boş konuşmaya başladım. bakalım, gittiği yere kadar...
bu arada, çok takipçisi olan erkek yazarlar biliyorum. adresini veren olursa nickini söylerim. belki birlikte bir içki de içebiliriz bu bilgi karşısında, ne dersin?
önce erkek olduğundan emin olduğum yazarlara mesaj atıyorum, masumane şekilde. bir şey sormak ya da herhangi bir tanımlarından dolayı teşekkür etmek ister gibi. sonra sohbeti iyice koyultuyorum. birkaç gün sürmeden hepsinden her türlü sosyal medya adresi, telefon falan, aklınıza ne geliyorsa alıyorum. adres veren bile var, inanır mısınız? birkaç gün içinde genellikle kıvama gelmiş oluyorlar. eh, güzel kadınım neticede. zorlanmıyorum pek.
çoğunlukla file çoraplı bacak fotoğrafı atıyorum. fazlasına gerek kalmıyor. her istediğimi yaptırabileceğim duruma geldiklerini anladığımda "takip etsene şekerim! ben de seni takip ederim." diyorum. adam salaklaşmış çoktan, ne desem yapacak. değil takip, dünyayı istesem getirecek ayağıma.
bazen içlerinden bazıları cidden hoşuma gidiyor. onlarla buluşma da ayarlıyorum. felekten bir gün ve gece çaldıktan sonra eve gelip sözlüğü açıyorum ve seri beğeni yapıyorum. gerçi eskisi gibi seri de olmuyor ama olsun... beğeni şart. yoksa elden gider adam, takipten çıkar maazallah. takibi bırakırlarsa ne yaparım ben? bak o kadar güzel, havalı falanım ama hayatım bu takiplere bağlı. beni bırakırlarsa ölürüm.
yav çocuk musunuz! yazıyoruz, beğeniyorlar işte. amma kurcaladınız bu işleri. ben bu takipçilerin %80'ini böyle boş şeyler yazmadan önce kazanmıştım. sağ olsunlar, hâlâ bir ışık görüyor olmalılar ki takibe devam ediyorlar. arada özüme dönüp fizikti, kuantumdu parçalıyorum bir şeyler ama son zamanlarda pek keyif almadığım için boş konuşmaya başladım. bakalım, gittiği yere kadar...
bu arada, çok takipçisi olan erkek yazarlar biliyorum. adresini veren olursa nickini söylerim. belki birlikte bir içki de içebiliriz bu bilgi karşısında, ne dersin?
devamını gör...
üniversiteli kızı şort giydi diye döven adam
hapse atıldıktan sonra, bir de üzerine tazminat davası açılarak gelmişinin geçmişinin z..ilmesi gereken bir hayvandır.
devamını gör...
kuru baklava
daha az şerbetli ve daha hafif olan baklava türüdür. normal baklavadan 2 bilemedin 3 adet yediğinizde keser fakat kuru baklava öyle değildir. yedikçe yiyesiniz gelir. bir antepli olarak kuru baklava favorimdir.
devamını gör...
yazarların son para harcadığı şey
kitap. karantina boyunca hep kitap.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
usul usul yavaşça şöyle
sokul bana sokul kal öyle
sıram gelip hayat bitince
bu elmanın yarısı olmayacak.
kayahan
sokul bana sokul kal öyle
sıram gelip hayat bitince
bu elmanın yarısı olmayacak.
kayahan
devamını gör...
kandil simidi
kandil günlerinde pastane ve ekmek fırınları vasıtasıyla aklımıza düşürülen, asıl bizi çekenin içindeki mahlep olduğunu düşündüğüm, iyi yapan bir yerden almazsanız akabinde midenizi yakacak olan, genel olarak 5'er adet susamlı ve sade şeklinde paketlenen, sevilen bir simit çeşididir. ben her iki halini de severim. yanlış mı hatırlıyorum bilmiyorum ama sanki eskiden kutular renk renk rafyalarla kapatılırdı ve onun bile ayrı bir güzelliği vardı.
biz çay ve peynir eşliğinde yedik * * ve evet midemiz yandı, ki aldığımız yer yılların fırını, ekmek ve normal simitleri harika yapar ama bunu yapamamış. *.
biz çay ve peynir eşliğinde yedik * * ve evet midemiz yandı, ki aldığımız yer yılların fırını, ekmek ve normal simitleri harika yapar ama bunu yapamamış. *.
devamını gör...
the fountain
darren aronofksy'nin hakettigi degeri gormeyen filmidir. muzikleri ve gorselligiyle sinema sanatinin onemli eserlerindendir. filmde turuncunun tonlari hakimdir. yillar once izlendiginde aglatmistir ancak artik sebep oldugu uzuntuden kaynakli yurek burkulmasi filmi benim icin tekrar izlenemez kilmistir. olumun geride kalanlar icin nasil bir sey oldugunu metaforlardan yararlanarak basarili bir sekilde anlatmistir. filmden sonra soundtracklerini dinlemeye devam ederek filmin uzerinizde biraktigi etkiyi surdurebilirsiniz.
devamını gör...
sürekli yaptığı şeylerin reklamını yapan insan
ağzı iyi laf yapan insandır. kendinin reklamını yapıyordur. boş bir balondur.
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyeceğim de kimisi lafla peynir gemisini gayette güzel yürütür, yani aslında tabi ki doğal olarak yürütemiyordur fakat bunu yaptığına inandırır. taa ki bir gün o balon patlar. balonun içindeki hava ise kişiye inananların ciğerlerini yakar.
ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz diyeceğim de kimisi lafla peynir gemisini gayette güzel yürütür, yani aslında tabi ki doğal olarak yürütemiyordur fakat bunu yaptığına inandırır. taa ki bir gün o balon patlar. balonun içindeki hava ise kişiye inananların ciğerlerini yakar.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
tanımlarından anladığım kadarıyla şeker gibi bir kalbi olan yazardır. reçelle fazla haşır neşir olmasından dolayı kalbine biraz şeker bulaşmış olabilir.*
devamını gör...
ılımlı olmak
bugüne kadar bir zararını görmedim.boyle durumlarda insanlar bazen siz aptalmışsınız gibi davranır, bırakın öyle yapsınlar. sonunda hep fevri insanlar zarar görür nasıl olsa. keskin sirkenin küpüne zarar
naiflik ruhumuzda var, fevri olamıyoruz
naiflik ruhumuzda var, fevri olamıyoruz
devamını gör...
ırgat
ben tanım yapmayacağım, bir anısı var bende.
ofisteyiz, çalışırken şarkı dinleyebiliyoruz o zamanlar tabii *
her odada gereksiz bir arkadaş olur ya, o arkadaşlardan birisi de istek yapacak. atabarı diye bir şarkı (türkü de olabilir şimdi boşuna linç edilmeyeyim) var. arkadaşımız bunu istiyor bizden ama "ırgat" diyor. önce derin bir sessizlik oluyor, kaçamak bakışlar, göz kırpmalar, sonra senkronize şekilde seperetörün altına indirme kafaları. hemen ardından mail ile "o ne dedi yaa?, "ırgat mı dedi o?", o zaman daha whatsapp yok tabii. sonra artık burnunun ucuna kadar gelmiş gülme seslerini kaçıra kaçıra odadan çil yavrusu gibi dağılmak...*
tanım: **
tdk'ya göre rumca kökenli olup tarım, yapı işçisi anlamına gelir.
ayrıca mali müşavirler için hazırlanan masaüstü bir program ve yazılım adıdır.
ofisteyiz, çalışırken şarkı dinleyebiliyoruz o zamanlar tabii *
her odada gereksiz bir arkadaş olur ya, o arkadaşlardan birisi de istek yapacak. atabarı diye bir şarkı (türkü de olabilir şimdi boşuna linç edilmeyeyim) var. arkadaşımız bunu istiyor bizden ama "ırgat" diyor. önce derin bir sessizlik oluyor, kaçamak bakışlar, göz kırpmalar, sonra senkronize şekilde seperetörün altına indirme kafaları. hemen ardından mail ile "o ne dedi yaa?, "ırgat mı dedi o?", o zaman daha whatsapp yok tabii. sonra artık burnunun ucuna kadar gelmiş gülme seslerini kaçıra kaçıra odadan çil yavrusu gibi dağılmak...*
tanım: **
tdk'ya göre rumca kökenli olup tarım, yapı işçisi anlamına gelir.
ayrıca mali müşavirler için hazırlanan masaüstü bir program ve yazılım adıdır.
devamını gör...
madımak anma gecesi
sayın yazarımız ve yayıncımız ve olay yöneticimiz bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun yine ince düşünceleriyle bizleri pek çok defa olduğu gibi aynı duyguda ama bu sefer acı,hüzün duygusunda birleştirdiği yayındır.
aynı zamanda sayın yazarımız afillibirbey'in sesiyle yanan yürek ateşine biraz daha kor atarak ateşi harladığı yayındır.
umulur ki, bundan gayrı her daim güzelliklerle karşılaşırız; anma gecesi düzenleyeceğimiz, bizi yaralayan günlerimiz, gecelerimiz olmaz bir daha. bu son olsun, bu son.
aynı zamanda sayın yazarımız afillibirbey'in sesiyle yanan yürek ateşine biraz daha kor atarak ateşi harladığı yayındır.
umulur ki, bundan gayrı her daim güzelliklerle karşılaşırız; anma gecesi düzenleyeceğimiz, bizi yaralayan günlerimiz, gecelerimiz olmaz bir daha. bu son olsun, bu son.
devamını gör...
ahırdan kaçıp belediye basmak
türkiye'de sıradan bir gün. canına tak eden koyun,keçi ve 3 kuzunun belediyeyi basmasıyla başlar olaylar. uzun zamandır bu kadar gülmemiştim.
devamını gör...
öz güven eksikliği
birkaç yıl önce bende bolca bulunan bir şeydi. ne illet bir şey anlatamam insanın ömrünü yiyor. bir şey söyleyeceksin ya yapamıyorsun hep bir acaba eleştirilir miyim biri bir şey der mi korkusu. işte yine insanlar yüzünden kendi yüzünü, vücudunu beğenmemek gibi şeyler mevcuttu bende. ama sonra hayatıma spor girdi. öncelikle kendimi savunmayı öğrendim ve zayıfladım. özellikle insanın kendini koruyabiliyor olması çok özgüven yükseltiyor eğer siz bu sorunu şuan yaşıyorsanız bence spora gidin ama en önemlisi kendinizi olduğunuz gibi kabul edin. bunu fark edince bende büyük değişim oldu. dedim ki ben böyle güzelim ve ben kendimi böyle görmek istiyorum ve mesela ben böyle düşünmek istiyorum diğer insanlar nasıl görünürse nasıl düşünürse ve hatta beni eleştirirlerse de banane ya banane. ben kendime bakarım. öyle işte önce kendimle barıştım sonra baktım dünya benimle barıştı. şuanda da eskiden yaşadığım ve atlattığım bir sorun olarak tarihe karıştı.
devamını gör...
bilkent üniversitesi'nin kopyayı engellemek için ayna göndermesi
üniversite yönetiminin işin biraz cılkını çıkardığını gösteren olay. boş eylem.
online eğitim verimsiz olduğu halde kopya çekilmesin diye sınavları %100 zorlaştırdı çoğu üniversite. bununla yetinmemeleri kalitesizliklerini göstermiş oldu. o çocuk kamera açsa da bilgisayara takılı kulaklığından kopyasını yine de çekebilir, yan sekmeden istediğini aratabilir, notların fotoğrafını açıp bi yandan da sınavını çözebilir. bu yöntemlerin sonu yok.
online eğitim verimsiz olduğu halde kopya çekilmesin diye sınavları %100 zorlaştırdı çoğu üniversite. bununla yetinmemeleri kalitesizliklerini göstermiş oldu. o çocuk kamera açsa da bilgisayara takılı kulaklığından kopyasını yine de çekebilir, yan sekmeden istediğini aratabilir, notların fotoğrafını açıp bi yandan da sınavını çözebilir. bu yöntemlerin sonu yok.
devamını gör...
mansplaining
ataerkil toplumlardaki kadinlarin kanayan yarasi.
neyi giymem, neyi sevmem, neyi konusmam, nasil yurumem, nasil sevilmem, nasil kadin olmam gerektigini; erkeklerin bir kadin olarak benden daha iyi bilmesine, muhtesem fikirlerini bana empoze etmesine bir nilufer.
neyi giymem, neyi sevmem, neyi konusmam, nasil yurumem, nasil sevilmem, nasil kadin olmam gerektigini; erkeklerin bir kadin olarak benden daha iyi bilmesine, muhtesem fikirlerini bana empoze etmesine bir nilufer.
devamını gör...
fiyatı pahalı gelince mağazada uydurulan yalanlar
yalan söylemem üztüne bir de ben kızarım bu ne pahalılık be alt tarafı bir kazak bir pantolon yani altın gümüş almıyoruz nedir bu pahalılık yani nedir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
o kafanda kalmış 3 tel saçını yoluk yoluk yolarım diye nazikçe uyardığım geçici kadrolu sözlük cadısı.*
epeydir uğramıyordum kız burada, bayaaa değişmiş görmeyeli. perdeler yeni mi?
epeydir uğramıyordum kız burada, bayaaa değişmiş görmeyeli. perdeler yeni mi?
devamını gör...