konuşacak kimsenin kalmaması
bazen hayattaki en sıkkınlık verici seydir ya bi kere kendini yalniz hissedersin telefonu eline aldiginda mesaj atacak ariyacak kimsenin olmamasi telefon rehberinde kayitli olan birkac kisinin de sadece tanidigin ama hic yakin olmadigin insanlar olmasi hayatta cidden yakin kimsenin olmamasi , telefonun calmamasi sana mesaj atanin sadece operatorun olmasi sana sevildigini hatirlatacak kimsenin olmamasi en kotusude derdini soylicegin bir "dost" bulamamak... ıste ondan sonra ı m the man who walks alone havalarinda takilmaya calisiyosun ama nereye kadar bir sure sonra etrafindakiler batmaya basliyor ya herkes birisiyle konusuyo gorusuyor ama sen yok abi hicbiseyin yok ya hayatta tek basina oldugunu hissediyosun bildigin ama en guzel seylerinden biride kimseden medet ummamayi ogreniyosun en azindan bu kismi guzel be
devamını gör...
sonsuzluk yolcusu
üslubu, konulara bakış açısı ve özellikle aklı selim duruşuyla saygımı kazanmış olan yazardır. herhangi bir konuda kendisi ile aynı noktada durmuyor olsam dahi yazdıklarını okur ve kendisine katılmadığım noktaların üzerine düşünürüm. kuvvetle muhtemel hayat duruşumuz ve dünyaya baktığımız noktalarda ciddi farklılıklar var. ancak şunu belirtmem gerekir ki; karşıt fikrin insanı nasıl geliştirdiğinin ve insanın heybesine bir şeyler katabileceğinin somut örneğidir. tabi burada devreye üslup giriyor. ortaya koyduğu argümanları yanlış anlaşılmaya mahal vermemek adına her daim ayrıntılandırıyor ve düşüncesini belirttikten sonra muhakkak niye böyle düşündüğünün şerhini koyuyor. bakın; bu çok önemli bir haslettir. herkeste bulunmaz. sığ tartışmaların ve saçma sapan sataşmaların arasında kendisini okunur kılan özelliği de bizatihi bu özelliğidir. umarım ki; bazı arkadaşlar basitlikten arınıp ondaki sadeliğe onu okumak suretiyle ulaşırlar. içlerinde var olan ve çaktırmamaya çalıştıkları kin ve nefret irinini bu sayede boşaltıp yollarına devam edebilirler.
hülasa; etrafınıza dalkavuklar toplamak için uğraşacağınıza saygı uyandıran bir insan olabilmek için yapacağınız şey kanımca kendisini okuyup, kendisinden feyiz almaktır. söylediklerim elbette sözlük ortamı ile ilintilidir. altını çizerek söylemem gerekir ki belki tanımlarının sonunda bazı konularda fikrim değişmiyor ancak empati kurarak konuya başka yerlerden bakabilme imkanına sahip oluyorum. iletişimin temeli de budur. sadece saldırı ve mağduriyet üzerinden fikir münakaşası yaptığını zanneden zevatın kendisini mutlaka ve mutlaka okuması lazım. bunu bir kaç kere tekrar ettim zira cidden mühim *
hülasa; etrafınıza dalkavuklar toplamak için uğraşacağınıza saygı uyandıran bir insan olabilmek için yapacağınız şey kanımca kendisini okuyup, kendisinden feyiz almaktır. söylediklerim elbette sözlük ortamı ile ilintilidir. altını çizerek söylemem gerekir ki belki tanımlarının sonunda bazı konularda fikrim değişmiyor ancak empati kurarak konuya başka yerlerden bakabilme imkanına sahip oluyorum. iletişimin temeli de budur. sadece saldırı ve mağduriyet üzerinden fikir münakaşası yaptığını zanneden zevatın kendisini mutlaka ve mutlaka okuması lazım. bunu bir kaç kere tekrar ettim zira cidden mühim *
devamını gör...
şahinbey'de iki pitbull köpeğin saldırdığı çocuk
twitter'da bi ileri zeka! diyor ki "bu dünya hepimizin, bizim hakkımız yok vs.." arkadaş bunlar nasıl kafalar ya! iyi bu dünya hepimizinse git afrika serengitisinde dolaş "dünya hepimizin" diye o zaman!
vahşi hayvanlar toplum içinde olmamalı. pitbull da vahşi bir tür. "asla yapmaz" diyemezsin. bir tanesi de yazmış "bunlar amerika'da bebek bakıcısı köpek diye geçiyor" hey yarabbim! o bebek bakıcısı denilen köpek ingiltere'de evin 11aylık bebeğini parçaladı!
hayvanlar içgüdüleriyle hareket eder ve böyle bir tür kimsenin de insiyatifine bırakılmamalı. bizim burada bir çocuk köpek havlayarak üzerine gelince kaldırımdan yola fırladı ve minübüsün altında kaldı. bi tarafa empati yapacaklar diye ölsün mü insanlar ne olsun, çözüm ne?
ben de hayvanseverim ve 16yıl köpeğimiz vardı evimizde şimdi kedilerim var, sitede sitece baktığımız köpeğimiz var ama bu mantığımızı kaybetmememize neden olmuyor. pitbull tehlikeli bir tür. pitbull gibi bir köpeğe sahip olmak isteyen insanın nasıl bir ruh hali vardır? köpek sevmek bu mu? bir sürü tür varken neden pitbull gibi saldırdığını öldürebilecek bir köpek?
örnek veriyorum; ben birine gıcık oluyorum ve o kişiyi dışarıda gördüm, beslediğim pitbullı üstüne saldım. bu cinayet değil mi şimdi? bu kadar basit mi?
yıllar önce çocuk parkındayız, apaçi denen tipler ellerinde pitbullarla çocuk parkında oturuyor. polisi aradık ve şu cevabı aldık "kimseye zarar vermemişse gelemeyiz"
ne diyeceğimi bilmiyorum.
sahibi olacak adam twitter'daki hesabında meleğim diye köpeklerinin resmini paylaşıyor bir de millete "cahil" diyor, laf yetiştiriyor. bunları besleyen normal bir ruh haline sahip olamaz bence
vahşi hayvanlar toplum içinde olmamalı. pitbull da vahşi bir tür. "asla yapmaz" diyemezsin. bir tanesi de yazmış "bunlar amerika'da bebek bakıcısı köpek diye geçiyor" hey yarabbim! o bebek bakıcısı denilen köpek ingiltere'de evin 11aylık bebeğini parçaladı!
hayvanlar içgüdüleriyle hareket eder ve böyle bir tür kimsenin de insiyatifine bırakılmamalı. bizim burada bir çocuk köpek havlayarak üzerine gelince kaldırımdan yola fırladı ve minübüsün altında kaldı. bi tarafa empati yapacaklar diye ölsün mü insanlar ne olsun, çözüm ne?
ben de hayvanseverim ve 16yıl köpeğimiz vardı evimizde şimdi kedilerim var, sitede sitece baktığımız köpeğimiz var ama bu mantığımızı kaybetmememize neden olmuyor. pitbull tehlikeli bir tür. pitbull gibi bir köpeğe sahip olmak isteyen insanın nasıl bir ruh hali vardır? köpek sevmek bu mu? bir sürü tür varken neden pitbull gibi saldırdığını öldürebilecek bir köpek?
örnek veriyorum; ben birine gıcık oluyorum ve o kişiyi dışarıda gördüm, beslediğim pitbullı üstüne saldım. bu cinayet değil mi şimdi? bu kadar basit mi?
yıllar önce çocuk parkındayız, apaçi denen tipler ellerinde pitbullarla çocuk parkında oturuyor. polisi aradık ve şu cevabı aldık "kimseye zarar vermemişse gelemeyiz"
ne diyeceğimi bilmiyorum.
sahibi olacak adam twitter'daki hesabında meleğim diye köpeklerinin resmini paylaşıyor bir de millete "cahil" diyor, laf yetiştiriyor. bunları besleyen normal bir ruh haline sahip olamaz bence
devamını gör...
30 yaş üstü alkolik bekar erkek yazar tayfası
nedense kafa insan olurlar çoğunluğu.
devamını gör...
normal sözlük'ü ekşi'ye çevirmiyoruz kampanyası
ekşi sözlük o kadar farklı bir mecra ki, istese de hiçbir mecra ekşi sözlük'e benzeyemez.
kafa sözlük de o kadar farklı bir platform, hatta kendi jargonuna göre o kadar farklı bir kafa ki, o kafaya silah dayasanız da, kafa sözlük'ten başka sözlüğe benzeyemez.
kafa sözlük de o kadar farklı bir platform, hatta kendi jargonuna göre o kadar farklı bir kafa ki, o kafaya silah dayasanız da, kafa sözlük'ten başka sözlüğe benzeyemez.
devamını gör...
kadınlar psikopat erkeklerle birlikte olmadığında kadın cinayetleri son bulur mu sorunsalı
kadın cinayetleri, kadın cinayetlerinin suçunu bile kadınlara yıkmaya çalışan zihniyet son bulursa son bulacaktır.
devamını gör...
kestane
kış gecelerinin vazgeçilmez lezzeti.
devamını gör...
clio
internette yaptığım onca araştırmaya rağmen hakkında pek bi' bilgi bulamadığım fransız şarkıcı ve besteci.
t'as vu parçasıyla kalbimi çalan bir hırsız.
t'as vu parçasıyla kalbimi çalan bir hırsız.
devamını gör...
oy birliği ile yazar uzaklaştırma
(bkz: masaya çık tepin istersen)
sorunları çözüme kavuşturmak yerine halı altına süpürmekten ne farkı var bunun?
sorunları çözüme kavuşturmak yerine halı altına süpürmekten ne farkı var bunun?
devamını gör...
normal sözlük gıybetlimisss kulübü
evet arkadaşlar sözlük bir yenilikle daha karşımızda! sözlük discord toplulukları! ben de nacizane bir grup ile bu güzel faaliyette yer almak istedim. ee biz mahlasımıza kamber ünvanını boşa almadık değil mi!(bkz: swh)
şimdi, yahu gıybet grubu mu olur? diyen arkadaşlar olacaktır. tamam; belki sinema, sanat, felsefe, müzik gibi gruplar daha faydalı olacak olabilir ama stres topu olduğumuz bu günlerde biraz daha az yorucu ve yüzümüzü güldürecek gruplara da ihtiyaç var bence. tabii suistimale açık bir grup olabileceğinin de farkındayım, bu sebeple sizden bazı ricalarım olacak.
-öncelikle grubumuzda sataşma, yersiz konu uzatıp tartışmaya çevirme, özelden taciz ve yazar kişisini gereksiz rahatsız etme, siyaset, reklam, kaos gibi hususlar istemiyoruz.
-gıybet dediysek iyice bir görev gibi alenen bir kişi veya kişileri hedef alıp yıpratmak, kişisel alanını mahvetmek, cümle aleme rezil etmek değil! benim aklımdaki daha matrak muhabbetlerin döneceği bir oluşum. yani kimmiş kimmiş? neymiş? gibi soruların eksik olmayıp cevap bulamayacağı ama abbbovvv gibi tepkiler verdirip damakta lezzet bırakmayı da ihmal etmeyecek tarzda gıybetler hedefimiz.(bkz: swh)
-gruba alımlarda bir şart yok ama belli sayıda tutma konusunda fikirler mevcut. yani youtube canlı yayın yorum sayfası gibi yazacağınızın anında kaybolacağı bir yoğunluk hoş olmayacaktır.
-ve gruba veya gruptaki bir veya birkaç şahsa kötü niyetle davranışta bulunduğu konusunda hemfikir olunan yazar itina ile banlanacaktır. bunun dışında bütün fikirleri paylaşmak özgürdür.
-grubumuzun ana konuları; kim? nerede? kiminle? ne zaman? nasıl? niçin? neden? ne belli? gibi soru kıvılcımları ile alev alacaktır.
-sunucuya girince karşılaşacağınız, karşılama başlığı altında bulunan kurallar birebir burada da geçerlidir, söylememe gerek yok sanırım.
evet dostlar adı üstünde gıybetlimisss, iyice nazi kampı gibi daha fazla kurallar sıralamak istemiyorum. kıssadan hisse gülüp eğleneceğimiz kafamızın belki birkaç dakika dağılacağı bir grup hedefliyorum. bence buna çoğumuzun ihtiyacı var.(bkz: swh)
son bir ekleme: kurduğumuz grup bir gıybet makinesi değildir! bana oradan 3 gıybet sar, efenim gıybet diye geldik kıymet bile göremedik, sonracıma gıybet kalmamış yarın gelcekmiş off! gibi tepkilerle gelecekseniz gelmeyiniz. tamamen spontane bir ortam olacaktır.
discord.gg/XvNTtbQU
alımlar durduğunda bu mesajı düzenleyeceğim.
şimdilik benden bu kadar, hoşça kalın ve de gıybetsiz kalmayın!
şimdi, yahu gıybet grubu mu olur? diyen arkadaşlar olacaktır. tamam; belki sinema, sanat, felsefe, müzik gibi gruplar daha faydalı olacak olabilir ama stres topu olduğumuz bu günlerde biraz daha az yorucu ve yüzümüzü güldürecek gruplara da ihtiyaç var bence. tabii suistimale açık bir grup olabileceğinin de farkındayım, bu sebeple sizden bazı ricalarım olacak.
-öncelikle grubumuzda sataşma, yersiz konu uzatıp tartışmaya çevirme, özelden taciz ve yazar kişisini gereksiz rahatsız etme, siyaset, reklam, kaos gibi hususlar istemiyoruz.
-gıybet dediysek iyice bir görev gibi alenen bir kişi veya kişileri hedef alıp yıpratmak, kişisel alanını mahvetmek, cümle aleme rezil etmek değil! benim aklımdaki daha matrak muhabbetlerin döneceği bir oluşum. yani kimmiş kimmiş? neymiş? gibi soruların eksik olmayıp cevap bulamayacağı ama abbbovvv gibi tepkiler verdirip damakta lezzet bırakmayı da ihmal etmeyecek tarzda gıybetler hedefimiz.(bkz: swh)
-gruba alımlarda bir şart yok ama belli sayıda tutma konusunda fikirler mevcut. yani youtube canlı yayın yorum sayfası gibi yazacağınızın anında kaybolacağı bir yoğunluk hoş olmayacaktır.
-ve gruba veya gruptaki bir veya birkaç şahsa kötü niyetle davranışta bulunduğu konusunda hemfikir olunan yazar itina ile banlanacaktır. bunun dışında bütün fikirleri paylaşmak özgürdür.
-grubumuzun ana konuları; kim? nerede? kiminle? ne zaman? nasıl? niçin? neden? ne belli? gibi soru kıvılcımları ile alev alacaktır.
-sunucuya girince karşılaşacağınız, karşılama başlığı altında bulunan kurallar birebir burada da geçerlidir, söylememe gerek yok sanırım.
evet dostlar adı üstünde gıybetlimisss, iyice nazi kampı gibi daha fazla kurallar sıralamak istemiyorum. kıssadan hisse gülüp eğleneceğimiz kafamızın belki birkaç dakika dağılacağı bir grup hedefliyorum. bence buna çoğumuzun ihtiyacı var.(bkz: swh)
son bir ekleme: kurduğumuz grup bir gıybet makinesi değildir! bana oradan 3 gıybet sar, efenim gıybet diye geldik kıymet bile göremedik, sonracıma gıybet kalmamış yarın gelcekmiş off! gibi tepkilerle gelecekseniz gelmeyiniz. tamamen spontane bir ortam olacaktır.
discord.gg/XvNTtbQU
alımlar durduğunda bu mesajı düzenleyeceğim.
şimdilik benden bu kadar, hoşça kalın ve de gıybetsiz kalmayın!
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
şu ana dek hemen hemen hep aynı kişiler tarafından oy verildiğini gördüğümden, hâlâ kazanılmadığını düşündüğüm alışkanlık. daha doğrusu herkes sadece kendi takip ettiği kişileri oyluyor gibi bir durum görüyorum daha çok. bunu nasıl aşarız bilemiyorum. bu huyumuz yüzünden kıymetli birçok tanım hak ettiğinden daha az ilgi görüyor.
kendi tanımlarım için konuşmuyorum. ciddi emek harcanmış bazı tanımları görüyorum 5-10 oydan fazlasını alamamış olan. yazık oluyor bence. illa ki her okuyan oy verecek diye bir kural yok ama, yarısı vermiyor desek, 20 kişi falan mı okuyor bunları sadece?
edit: bana oy yağdırın demedim, sakin olun arkadaşlar * emek verenleri okuyup oylayın yeter.
kendi tanımlarım için konuşmuyorum. ciddi emek harcanmış bazı tanımları görüyorum 5-10 oydan fazlasını alamamış olan. yazık oluyor bence. illa ki her okuyan oy verecek diye bir kural yok ama, yarısı vermiyor desek, 20 kişi falan mı okuyor bunları sadece?
edit: bana oy yağdırın demedim, sakin olun arkadaşlar * emek verenleri okuyup oylayın yeter.
devamını gör...
pame radyo yayını
düşünmeden, acımadan, utanmadan
kocaman yüksek duvarlar ördüler dört yanıma.
ve şimdi oturuyorum böyle yoksun her umuttan.
beynimi kemiriyor bu yazgı, hep bu var aklımda;
oysa yapacak bunca şey vardı dışarda.
ah, önceden farketmedim örülürken duvarlar.
ama ne duvarcının gürültüsü, ne başka ses.
sezdirmeden, beni dünyanın dışında bıraktılar.
kavafis şiiri tadında dinlediğim bir yayın oluyor. bir ege tosbağası olan zatımın geç fark ettiği bir yayın olması da cabası. bundan sonra kaçırmamaya özen göstereceğim.
devamını gör...
kafa sözlük’ün durmadan error vermesi
sözlük yazarlarını sokağa davet ediyorum. bu bir darbe girişimi olabilir..
devamını gör...
andromeda
eski insanlar, gökyüzündeki yıldızlara bakıp, masallar uyduruyorlar sanırım.
aynı şeyi 4 yaşındaki yeğenime bulutlardan hikaye uydurduğumda yapıyorum.
efsaneye göre; andromeda eski etiyopya kralı safe ve kraliçe kasyopen'nin güzeller güzeli kızıdır.
denizler tanrısı poseidon, kraliçeyi çok güzel bulur. kraliçenin kendisine yüz vermemesi üzerine, ''ulan ben koskoca denizler tanrısıyım, sen kimsin köpke'' diyerek ülkeye bir deniz canavarı gönderir.
dip not: bu deniz canavarı ''balina takım yıldızı''
kahinler, bu azgın canavarı yatıştırmanın tek yolunun ona bir kurban vermekten geçtiğini söyler. kahinler kurbanın kim olacağını da belirlemiştir. kralın kızı adromeda.
böylece andromedayı zincirleyerek canavarın önüne atarlar. işte o sırada kahraman olan, kanatlı ata binmiş parseus, deniz canavarını öldürecek ve andromedeyı kurtracaktır.
dip not: parseus, ''parseus takım yıldızı''
''
''
işin efsanevi boyutu böyle...
gelelim adromeda takım yıldızına...
takım yıldızını ilk olarak abbasiler döneminde fark edilmiştir. iranlı astronam abdurrahman al-sufi, 964 yılında ''küçük bulut'' adını vermiştir.
ikinci olarak, simon marius tarafından fark edilmiştir. andromeda 2 200 000 ışık yılı uzaklıktadır.
aşağıdaki foto al sufi'nin 964 yılında defterine kaydettiği şekildir.
inanılmaz değil mi?
''
''
aynı şeyi 4 yaşındaki yeğenime bulutlardan hikaye uydurduğumda yapıyorum.
efsaneye göre; andromeda eski etiyopya kralı safe ve kraliçe kasyopen'nin güzeller güzeli kızıdır.
denizler tanrısı poseidon, kraliçeyi çok güzel bulur. kraliçenin kendisine yüz vermemesi üzerine, ''ulan ben koskoca denizler tanrısıyım, sen kimsin köpke'' diyerek ülkeye bir deniz canavarı gönderir.
dip not: bu deniz canavarı ''balina takım yıldızı''
kahinler, bu azgın canavarı yatıştırmanın tek yolunun ona bir kurban vermekten geçtiğini söyler. kahinler kurbanın kim olacağını da belirlemiştir. kralın kızı adromeda.
böylece andromedayı zincirleyerek canavarın önüne atarlar. işte o sırada kahraman olan, kanatlı ata binmiş parseus, deniz canavarını öldürecek ve andromedeyı kurtracaktır.
dip not: parseus, ''parseus takım yıldızı''
''
''işin efsanevi boyutu böyle...
gelelim adromeda takım yıldızına...
takım yıldızını ilk olarak abbasiler döneminde fark edilmiştir. iranlı astronam abdurrahman al-sufi, 964 yılında ''küçük bulut'' adını vermiştir.
ikinci olarak, simon marius tarafından fark edilmiştir. andromeda 2 200 000 ışık yılı uzaklıktadır.
aşağıdaki foto al sufi'nin 964 yılında defterine kaydettiği şekildir.
inanılmaz değil mi?
''
''
devamını gör...
guam adası
amerika birleşik devletleri'ne bağlı bir vali tarafından yönetilen, pasifik okyanusunda bulunan, özerk bir adadır. başkenti hagatna, yüzölçümü 541 km²dir.
ben askerdeyken habur sınır kapısı'na binlerce ıraklı getirilmişti. bu adamların kayıtları yapılıp, otobüslerle götürüldüler. bize, saddam hüseyin'in ordusunun bunlara saldırdığı o yüzden kaçtıkları söylendi ama sonradan duydukki bu adamlar amerika için çalışan ajanlarmış ve guam adasına götürülüp, eğitim almışlar.
o zamanlar demokrat başkan bill clinton baştaydı ve kimse ırak'la yeniden savaşılacak demiyordu ama a.b.d o zamandan elemanlarını hazırlamış.
ben askerdeyken habur sınır kapısı'na binlerce ıraklı getirilmişti. bu adamların kayıtları yapılıp, otobüslerle götürüldüler. bize, saddam hüseyin'in ordusunun bunlara saldırdığı o yüzden kaçtıkları söylendi ama sonradan duydukki bu adamlar amerika için çalışan ajanlarmış ve guam adasına götürülüp, eğitim almışlar.
o zamanlar demokrat başkan bill clinton baştaydı ve kimse ırak'la yeniden savaşılacak demiyordu ama a.b.d o zamandan elemanlarını hazırlamış.
devamını gör...
abi bir lira versene abi bir lira ölmezsin
geçen üsküdar'da bileklik satan çocuk
-alır mısınız? dedi.
-kullanmıyorum ki ben dedim.
bir tekrar daha ettik.
-ne kadar cimrisiniz abla.* dedi.
yersiz ama yazmak istedim.*
-alır mısınız? dedi.
-kullanmıyorum ki ben dedim.
bir tekrar daha ettik.
-ne kadar cimrisiniz abla.* dedi.
yersiz ama yazmak istedim.*
devamını gör...
alet çantası sözlük olsa alınabilecek nick
ingiliz anahtarı.
devamını gör...
edebiyat dedikoduları
insan kendisi hakkındaki dedikoduları bu kadar güzel anlatır.
kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptügümü,
yüksekkaldırımda, güpegündüz?
melahat'ı almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacagini sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
orhan veli kanık
kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptügümü,
yüksekkaldırımda, güpegündüz?
melahat'ı almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacagini sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
orhan veli kanık
devamını gör...
kudüs'e asker gönderelim
askerliğini bedelli yapmış olan fatih erbakan'ın, israil saldırılarına karşı bulduğu çözüm önerisidir.
yeniden refah partisi genel başkanı fatih erbakan, israil'in filistin'e saldırılarına ilişkin "kudüs'e yapılan saldırıları sonlandırmak üzere acilen türk silahlı kuvvetleri (tsk) öncülüğünde 'barış gücü' oluşturulmalıdır" dedi.
erbakan, yaptığı yazılı açıklamada, işgal altındaki doğu kudüs'te devam eden şiddet olaylarına dünyanın sessiz kaldığını ve harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.
buradan
yeniden refah partisi genel başkanı fatih erbakan, israil'in filistin'e saldırılarına ilişkin "kudüs'e yapılan saldırıları sonlandırmak üzere acilen türk silahlı kuvvetleri (tsk) öncülüğünde 'barış gücü' oluşturulmalıdır" dedi.
erbakan, yaptığı yazılı açıklamada, işgal altındaki doğu kudüs'te devam eden şiddet olaylarına dünyanın sessiz kaldığını ve harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.
buradan
devamını gör...
kendime not
ben kitaptan anlamam. o kadar çok şey yazılmış ki, okumaya nereden başlayacağımı bilemem. kafam karışır.
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
devamını gör...