iki cümlelik korku hikayesi yaz
annesiyle birlikte bir restoranta gitti ve birden telefonu çaldı. arayan kişi annesiydi.
devamını gör...
vallahi sizi 15 temmuz'dan beter yaparız
fillerin tepişirken otların ezileceği gergin bir beyanda bulunan içişleri bakanı açıklaması.
hayır ya. lütfen artık durulun. tamam en aslan sizsiniz en iktidar da sizsiniz.
ayrıca bu duruma şey deniyordu sanırım.
kral poptan çok kral fmci.
hayır ya. lütfen artık durulun. tamam en aslan sizsiniz en iktidar da sizsiniz.
ayrıca bu duruma şey deniyordu sanırım.
kral poptan çok kral fmci.
devamını gör...
nutella vs tahin pekmez
nutellamı verin bana! tahin pekmez sizin olsun.
devamını gör...
twitter'da fahrettin koca'yı taciz eden abla
lan ben ne okudum dedirtti. abla yürümemiş koşmuş resmen. tamam abla sana da iğne yapacak. bi sakin ol kendine gel allasen.
edit: ablanın hesabı: mobile.twitter.com/Nihal220...
muhtemelen ya şizofren ya da fake hesaptır.
edit: ablanın hesabı: mobile.twitter.com/Nihal220...
muhtemelen ya şizofren ya da fake hesaptır.
devamını gör...
komutanına bugün dışarıda yiyelim mi diyen acemi asker
gönlümüzü kazanan sempatik askerdir.
aynı zamanda koğuşta dönen muhabbetlerde ben de koyujam he demektedir.
aynı zamanda koğuşta dönen muhabbetlerde ben de koyujam he demektedir.
devamını gör...
araştırma merakı
montaigne'nin denemelerinde bulunan başlık adıdır.
şöyle diyor montaigne,
ruhun her türlü beslenişinde merak tek başınadır.
hoşumuza giden herşey besleyici yada varlığa yararlı değildir.
varlığa yararı olmayan araştırma,
zevk vermiyor yada besleyici değilse..neden merak ederiz?
diyerek sorgulamadan geçemiyor insan.
kısmi olarak güdü'sel,
kısmen de dogmatik olduğunu düşündürüyor.
şöyle diyor montaigne,
ruhun her türlü beslenişinde merak tek başınadır.
hoşumuza giden herşey besleyici yada varlığa yararlı değildir.
varlığa yararı olmayan araştırma,
zevk vermiyor yada besleyici değilse..neden merak ederiz?
diyerek sorgulamadan geçemiyor insan.
kısmi olarak güdü'sel,
kısmen de dogmatik olduğunu düşündürüyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının edinmek istediği kitaplar
gombrich-sanatın öyküsü. cep boyu bile bu kadar pahalı olabilir mi ya...
devamını gör...
normal sözlük web view
(bkz: gerek vardır)
bildirim sisteminin verimli olmasını sağlar (beğeni fav dm vs) bunların yanısıra günlük akıştan bildirim gelebilir kendi açtığımız başlıkla alakalı veriler gelebilir.
(bkz: gerek vardır)
bildirim sisteminin verimli olmasını sağlar (beğeni fav dm vs) bunların yanısıra günlük akıştan bildirim gelebilir kendi açtığımız başlıkla alakalı veriler gelebilir.
(bkz: gerek vardır)
devamını gör...
unutmak
bir şeyin zihnin arşivindeki tozlu raflarda kaybolmasıdır. hiç sevmem unutmayı; birini, bir bilgiyi ya da bir anıyı unutmak o kadar üzüyor ki beni. geçmiş günümüze ışık tutmak için var ve unutmak geçmişten gelen ışığı azaltıyor benim için.
bazı şeyleri unutarak aşabileceğimizi düşünüyoruz fakat bence unutmak sadece bir kaçıştır, kaçmak ise hiçbir zaman çözüm değildir. kaçan kişi illa bir şekilde yakalanır, unuttuklarımız da illa bir gün karşımıza çıkar.
bazı şeyleri unutarak aşabileceğimizi düşünüyoruz fakat bence unutmak sadece bir kaçıştır, kaçmak ise hiçbir zaman çözüm değildir. kaçan kişi illa bir şekilde yakalanır, unuttuklarımız da illa bir gün karşımıza çıkar.
devamını gör...
orhan kemal
asıl ismi mehmet reşit öğütçü olan yazarımız askerliği esnasında yazmış olduğu şiirler yüzünden komünizm propagandası yaptığı öne sürülerek 5 yıl hapse mahkum edilmiştir. bu süreç içerisinde 3 cezaevi değiştirmiş ve bursa cezaevinde nazım hikmet ran ile tanışınca yazarlığının dönüm noktasını yaşamıştır.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
gelin dönüm noktası nasıl yaşanmış biraz ona bakalım:
bir gün koğuştakiler nazım hikmet'e orhan kemal'in şiirlerinden bahsediyor. nazım hikmet, ''okuyun, dinleyelim.'' diyor. orhan kemal utanıp sıkılarak da olsa okumaya başlıyor ve daha ilk dizeden nazım hikmet söylenilenlere göre ''yeter kardeşim yeter..'' diyerek bir diğer şiire geçmesini istiyor. bir başka şiir okunurken nazım hikmet'in dudaklarından çıkan söz ''berbat...'' oluyor. tabii nazım hikmet, orhan kemal'i böyle bırakmıyor, birçok konuda ona öncülük edip yardımda bulunuyor ve orhan kemal o severek okuduğumuz, edebiyatımızda çok başka yeri olan romanlarını yazmaya başlıyor, yani romana yöneliyor.
eğer nazım hikmetle yolları kesişmeseydi ne olurdu acaba... şiir yazmak için büyük bir uğraş verip beğenmediği için sıkılıp bırakır mıydı dersiniz yazma macerasını? yoksa ne olursa olsun pes etmeyip bir şekilde roman türüne giriş yapıp o çok önemli eserlerini bizlerle yine buluşturur muydu? yolları kesişmeseydi diye düşünmek yersiz aslında, sonuçta kesişmiş ve orhan kemal edebiyatımıza büyük katkıları olan ve orada çok özel bir yere sahip olan bir yazar haline gelmiş.
devamını gör...
domestic hıyar
deli ama aynı zamanda dopdolu yazarimizdir kendileri. tanımlarını büyük bir zevkle ve gülümseme ile okuyorum. yazılarının büyük takipçisiyiz dostlar.
devamını gör...
sarhoşken yapılan hatalar
yersiz itiraflarda bulunmak, gördüğün her karşı cinsi öpmeye çalışmak, gecenin ilerleyen saatlerinde eski sevgiliyi arayıp ağlama krizine girmek.
devamını gör...
köy enstitüleri
beyaz zambaklar ülkesi'ni okuyanlar kırsaldaki korkunç sefaleti ve cehaleti bilir. osmanlı kırsalı o dönem belki fin kırsalından bile beterdi. dönemin anadolu kırsalını anlatan tek bir eser dahi okumuş birinin içi sızlamıyorsa köy enstitülerinden komünist yuvası diye bahsetmesi normaldir. aynı zihniyet üniversiteyi de fuhuş yuvası olarak görüyor.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
1923 yılında 5 bin okulu ve yalnızca 10 bin öğretmeni olan, neredeyse hiç doktoru olmayan fakir cumhuriyet'in en önemli kalkınma hamlesidir. halkın %80'inin kırsalda yaşadığı düşünülürse yeterli kaynağı olmayan genç cumhuriyet için son derece akılcı bir çözümdür. sonraki yıllarda iklim ve kırsal alan anlamında türkiye'ye benzer ülkelere de bu kalkınma metodu bm tarafından önerilmiştir. bu enstitüler sadece okur yazarlık değil, tarım ve sağlık gibi osmanlı kırsalının yüzyıllardır kökünü kazıyan dertlere de çare oluyordu. zaten çok hızlı netice vermişti: okur-yazarlık hızla yükselmiş, tarımsal üretim artmış, bebek ölüm oranları düşmüş ve nüfus da haliyle artmıştı.
proje doğu vilayetlerinde de uygulanabilseydi ne aşiretler ne de feodalite kalır, pkk gibi bir derdimiz de olmazdı. köylüyü topraklandırma yasasına karşı çıkan büyük toprak sahibi adnan menderes tarafından abd talimatıyla sonlandırıldı. gerisi malum.
devamını gör...
normal sözlük'te futbol konuşulmaması
mümkünse premier league maçları dışında futbol konuşulmasın, netekim premier league'de futbol değil sanat icra edilir.
devamını gör...
şiir
bana göre şiirin en güzel tanımını ümit yaşar oğuzcan yapmıştır.
‘şiir bir köprüdür madde ile ruh arasında.
şiir güzelliğin en yoğun ifadesidir ve nefes alışıdır duygularımızın.’
‘şiir bir köprüdür madde ile ruh arasında.
şiir güzelliğin en yoğun ifadesidir ve nefes alışıdır duygularımızın.’
devamını gör...
sokak röportajı esnasında aniden yasin suresi okumaya başlayan teyze
bir sokak röportajında iki yurttaş hükumetin pandemi sürecinde vatandaşlara sosyal yardım yapıp yapmadığını hararetli bir şekilde tartışırlarken sislerin ardından zorro gibi çıkagelen ve yasin suresini okumaya başlayarak ortaya çıkan sinerjinin etkisiyle tartışmayı yatıştıran teyzedir.
devamını gör...



