kolun kapı koluna çarpması
illet olduğum olay.zaman zaman mutlaka yaşıyorum.burda yasak ama o anda küfrediyorum.
devamını gör...
gerçek yazar olmak varken sözlük yazarı olmak
ikisi de güzel ve keyif veren şeyler. neden ayırayım ki?
devamını gör...
öz güvensiz çocuklar yetiştirmek
çocuğa sorulan her soruya ebeveynlerin cevap vermesi
bir süre sonra çocuk da nasıl olsa ailem benim yerime konuşuyor demek ki benim bir şey yapmama gerek yok rahatlığına giriyor. ailelerin şunu bilmesi gerekiyor ki çocuklarınızın sürekli yanında olamayacaksınız onların kendilerini geliştirmelerine en azından kendi adlarına konuşmalarına izin vermelisiniz
bir süre sonra çocuk da nasıl olsa ailem benim yerime konuşuyor demek ki benim bir şey yapmama gerek yok rahatlığına giriyor. ailelerin şunu bilmesi gerekiyor ki çocuklarınızın sürekli yanında olamayacaksınız onların kendilerini geliştirmelerine en azından kendi adlarına konuşmalarına izin vermelisiniz
devamını gör...
karım çok çirkin dedi ve boşanma davası açtı
güzel kadın da seni bekliyordu tipitip.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüüüüüünnnnnaaaaaayyyydddıııınnnn!
uzun bir aradan sonra ve özel istek olan seda sayanca günaydın ile karşınızdayım!
şiş gözlere rağmen inadına enerjik olmaya çalışan, saya söve işe yetişen, yavrularını okula gönderip evin işiyle maratonu başlatan herkese kocaman günaydınlar! öpüldünüz!
uzun bir aradan sonra ve özel istek olan seda sayanca günaydın ile karşınızdayım!
şiş gözlere rağmen inadına enerjik olmaya çalışan, saya söve işe yetişen, yavrularını okula gönderip evin işiyle maratonu başlatan herkese kocaman günaydınlar! öpüldünüz!
devamını gör...
acıya alışmak
insanoğlu yaradılış gereği acı hissiyatına tepki vermeye programlanmıştır.
çok basittir denklemdir aslında, eğer bir şey acı veriyor ise, ondan uzak dur.
misal, eğer ateş elini yakıyor ise, bir daha dokunma veya yediğin bitki mideni ağrıttı ise bir daha onu yeme.
acı aslında vücudun bir koruma mekanizması olarak da düşünülebilir.
bir yerimizde sıkıntı çıktığında o bölge beyine sinyal yollar ve bu sinyalin karşılığı acı hissidir.
tabi bu her zaman fiziksel olmak zorunda değil, psikolojik ve duygusal kaynaklı çok ağır acılar da vardır.
can da öyle tatlıdır ki, insanlar acıdan korkmaya başlar zamanla.
fakat günümüz modern yaşam şeklinin getirdiği konfor insanları doğal yaşam alanlarından, doğanın içinden alıp betona hapis etmiştir. bunun yüzünden insanın fiziksel ve psikolojik gelişimi de değişime uğramıştır. şehir insanı yemeğini kazanmak için avlamak zorunda olmadığından veya göçebe bir hayat süremediği için ister istemez acının ne olduğunu unutmuştur aslında.
bu sebepten de, artık en ufak bir acı ihtimali bile strese sokar olmuştur onu. artık korkutuğu şey acının kendisi değil, acı yaşama fikridir. tabi burada bahsettiğim, nüfusun çoğunluğunu oluşturan şehir insanları.
bunların yanı sıra yine yaradılıştan gelen adapte olabilme/alışabilme güdüsü vardır insanoğlunun. bu da bizi evrim sürecinde ayakta tutan ve besin zincirinin en üstüne kadar çıkmamızı garantileyen bir hayatta kalma fonksiyonudur.
eğer birey yoğun ve sürekli olarak acı yaşıyor ise, adapte olma fonksiyonu zaman içerisine, yine hayatta kalma güdüsünden ötürü gelen acı fonksiyonunu baypas eder.
yani kişi elini ateşe götürdüğünde, bunun vücuda hasar verdiğini iletmek için uyarı veren, acı sinyalleri gönderen ve bunu koruma amaçlı yapan sistemin gönderdiği sinyali etkisizleştirir.
bunun nedeni ise aslında kişinin elini ateşe sokmaktan başka bir çaresinin olmadığını, adapte olma fonksiyonun algılaması fakat acı/uyarı fonksiyonunun algılayamamasıdır. kişinin akli sağlını korumak için, adapte olma fonksiyonunun, yine koruma amacı güden ama korumaktan çok zarar verdiğinin farkına varmayan acı/uyarı fonksiyonunu etkisiz hale getirmesi acıya alıştıran şeydir aslında.
bu yüzdendir ki zor günler geçiren,zor dönemler atlatmış, kayıplar vermiş insanlar, eğer hala ayaktalar ise kolay kolay yıkılmaz, etkilenmezler körpe acılardan.
üzerine kurulmuş felsefi bir okul da vardır bu düşüncenin stoa isminde.
şöyle güzel bir de sözleri vardır bu stoacıların;
"hayatın tamamı göz yaşları için ağlarken, kısımlarına ağlamak niye."
lucius annaeus seneca
çok basittir denklemdir aslında, eğer bir şey acı veriyor ise, ondan uzak dur.
misal, eğer ateş elini yakıyor ise, bir daha dokunma veya yediğin bitki mideni ağrıttı ise bir daha onu yeme.
acı aslında vücudun bir koruma mekanizması olarak da düşünülebilir.
bir yerimizde sıkıntı çıktığında o bölge beyine sinyal yollar ve bu sinyalin karşılığı acı hissidir.
tabi bu her zaman fiziksel olmak zorunda değil, psikolojik ve duygusal kaynaklı çok ağır acılar da vardır.
can da öyle tatlıdır ki, insanlar acıdan korkmaya başlar zamanla.
fakat günümüz modern yaşam şeklinin getirdiği konfor insanları doğal yaşam alanlarından, doğanın içinden alıp betona hapis etmiştir. bunun yüzünden insanın fiziksel ve psikolojik gelişimi de değişime uğramıştır. şehir insanı yemeğini kazanmak için avlamak zorunda olmadığından veya göçebe bir hayat süremediği için ister istemez acının ne olduğunu unutmuştur aslında.
bu sebepten de, artık en ufak bir acı ihtimali bile strese sokar olmuştur onu. artık korkutuğu şey acının kendisi değil, acı yaşama fikridir. tabi burada bahsettiğim, nüfusun çoğunluğunu oluşturan şehir insanları.
bunların yanı sıra yine yaradılıştan gelen adapte olabilme/alışabilme güdüsü vardır insanoğlunun. bu da bizi evrim sürecinde ayakta tutan ve besin zincirinin en üstüne kadar çıkmamızı garantileyen bir hayatta kalma fonksiyonudur.
eğer birey yoğun ve sürekli olarak acı yaşıyor ise, adapte olma fonksiyonu zaman içerisine, yine hayatta kalma güdüsünden ötürü gelen acı fonksiyonunu baypas eder.
yani kişi elini ateşe götürdüğünde, bunun vücuda hasar verdiğini iletmek için uyarı veren, acı sinyalleri gönderen ve bunu koruma amaçlı yapan sistemin gönderdiği sinyali etkisizleştirir.
bunun nedeni ise aslında kişinin elini ateşe sokmaktan başka bir çaresinin olmadığını, adapte olma fonksiyonun algılaması fakat acı/uyarı fonksiyonunun algılayamamasıdır. kişinin akli sağlını korumak için, adapte olma fonksiyonunun, yine koruma amacı güden ama korumaktan çok zarar verdiğinin farkına varmayan acı/uyarı fonksiyonunu etkisiz hale getirmesi acıya alıştıran şeydir aslında.
bu yüzdendir ki zor günler geçiren,zor dönemler atlatmış, kayıplar vermiş insanlar, eğer hala ayaktalar ise kolay kolay yıkılmaz, etkilenmezler körpe acılardan.
üzerine kurulmuş felsefi bir okul da vardır bu düşüncenin stoa isminde.
şöyle güzel bir de sözleri vardır bu stoacıların;
"hayatın tamamı göz yaşları için ağlarken, kısımlarına ağlamak niye."
lucius annaeus seneca
devamını gör...
deniz kenarında bira içmek
güneşin batmaya yeltendiği bir akşamüstü zamanı, denizden çıkıp hafif kuruma emareleri gösterirken esen ılık bir rüzgar eşliğinde yapılmasının yasaklanması gerektiğini düşündüren sakıncalı eylem, cık cık cık.
devamını gör...
1 yazar sizi sinir etmeye başladı
benim saydığım 10 tane mesleği var. allah artırsın.
devamını gör...
pisipisi (yazar)
hayatımıza girerek bizimle dost olan kedilerimizi sevinç içinde çağırırız pisipisi diyerek.
hayatın ızdırabından 3 sevinçli şekilde kaçış yolu vardır: müzik, kediler ve kafa sözlük’teki pisipisi gibi tanımlarını keyifle okuduğumuz yazarlar. özellikle kitaplar ile ilgili yazılarını favorilediğimiz kıymetli yazarımızın yazmadığı günlerde şu şarkıyı dinleriz.
hayatın ızdırabından 3 sevinçli şekilde kaçış yolu vardır: müzik, kediler ve kafa sözlük’teki pisipisi gibi tanımlarını keyifle okuduğumuz yazarlar. özellikle kitaplar ile ilgili yazılarını favorilediğimiz kıymetli yazarımızın yazmadığı günlerde şu şarkıyı dinleriz.
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
çoğu zaman türkü dinlemekten kaçıyorum. her birinde yaşanmış hikayelerin sihiri var. bünyeye ağır mı geliyor ne? bugün dinleyeyim dedim de ne iyi ettim. güzel sunumu ile bende girdim türkü dünyasına.
seher yeli nazlı yare'ye eşlik edenlerdenim.
seher yeli nazlı yare'ye eşlik edenlerdenim.
devamını gör...
gök ekvatoru
gök küresini ikiye böldüğü varsayılan hayali çember. tıpkı dünyamızın ekvatoru gibi...
yine dünyamızdaki kavramlara benzer şekilde, dünya üzerinde bulunan bir gözlemciye göre bu hayali çemberin kuzeyinde kalan en tepe noktaya kuzey gök kutbu, güneyinde kalana da güney gök kutbu adı verilir.
yine dünyamızdaki kavramlara benzer şekilde, dünya üzerinde bulunan bir gözlemciye göre bu hayali çemberin kuzeyinde kalan en tepe noktaya kuzey gök kutbu, güneyinde kalana da güney gök kutbu adı verilir.
devamını gör...
dış görünüşe önem vermiyorum diyen insan
tipsiz olduğum için dış görünüşe önem vermiyorum. yakışıklı olsam da dış görünüşe önem vermiyorum. dış görünüşe önem vermiyorum. dış...
naçizane fikrim, dış görünüş bir yere kadar önemli. kimse yanında ki insanın yüzüne bakılmayacak birisi olmasını istemez.
naçizane fikrim, dış görünüş bir yere kadar önemli. kimse yanında ki insanın yüzüne bakılmayacak birisi olmasını istemez.
devamını gör...
sevilen kitabın en vurucu cümlesi
‘çevremizdekilerin duyarsızlığından yakınıyoruz, nedense kendimizi bunun dışında tutarak.’
engin gençtan /hayat
engin gençtan /hayat
devamını gör...
4-3-3 oynatan aykut
bu nasıl bir mahlas anlamadım gitti arkadaş.
5 stoper, 3 tane bek 2 tane de yeteneksiz orta saha ile takım yapan, vasat altı bir futbol zihniyetinde olan bir adam nasıl olur da 4 3 3 oynayacak ?
mümkün değil.
neyse, sen iyi bir yazarsın kardeşim. parmaklarına sağlık.*
5 stoper, 3 tane bek 2 tane de yeteneksiz orta saha ile takım yapan, vasat altı bir futbol zihniyetinde olan bir adam nasıl olur da 4 3 3 oynayacak ?
mümkün değil.
neyse, sen iyi bir yazarsın kardeşim. parmaklarına sağlık.*
devamını gör...
yazarların normal sözlük'ten öğrendikleri
insanların öznel konular üzerine görüşlerini takip ederek yeni düşünceler geliştirdim. ayrıca özgüven tazelememi de sağladı.
devamını gör...
bir üniversiteli öğrenci arkadaşıma burs vereceğim
üst edit : 05.03.2021 tarihi itibariyle bursu kazanan belli oldu !
başlığı açtığım günden beri gelen muhteşem içerikli mesajlar adına ilk olarak siz değerli yazarlara ve ardından kafa sözlük baronu sevgili arkadaşım benjamin'e teşekkürlerimi sunuyorum.
geleceğimizin parlak zihinli gençlerinden birine yardımımın dokunacağı için çok mutluyum kendinize çok iyi bakın, sağlıklı günler dilerim.
adios amigos !
----------------
mart 2021 tarihinden itibaren 12 ay boyunca bir öğrencimize, ilk ay 500tl, gelecek her ay 250tl vereceğim.
burs alacak öğrenci arkadaşımın beni tanımasına ya da herhangi bir şekilde benimle iletişim kurmasına gerek yok.
sözlük ilk kurulduğunda, boş zamanlarımda moderasyon işlerini de yaptığım için biliyorum, kafa sözlük'te gönlü zengin ve duyarlı çok fazla insan var.
onlara da açmış olduğum bu başlık ile ön ayak olmak istiyorum.
burs ihtiyacı olan öğrenci arkadaşımın aşağıdaki formu doldurması yeterli.
ayrıca, burasının anonimlik gerektiren bir mecra olduğunun farkında olarak, gizlilik konusunda yeterince hassas olacağımı da belirtmek isterim.
not : not ortalamanı gönderirken transkript görselini tam olarak ilet ve sadece kimlik numaranı gizlemen yeterli olacaktır !
kayıt için google form : tıkla !
başlığı açtığım günden beri gelen muhteşem içerikli mesajlar adına ilk olarak siz değerli yazarlara ve ardından kafa sözlük baronu sevgili arkadaşım benjamin'e teşekkürlerimi sunuyorum.
geleceğimizin parlak zihinli gençlerinden birine yardımımın dokunacağı için çok mutluyum kendinize çok iyi bakın, sağlıklı günler dilerim.
adios amigos !
----------------
mart 2021 tarihinden itibaren 12 ay boyunca bir öğrencimize, ilk ay 500tl, gelecek her ay 250tl vereceğim.
burs alacak öğrenci arkadaşımın beni tanımasına ya da herhangi bir şekilde benimle iletişim kurmasına gerek yok.
sözlük ilk kurulduğunda, boş zamanlarımda moderasyon işlerini de yaptığım için biliyorum, kafa sözlük'te gönlü zengin ve duyarlı çok fazla insan var.
onlara da açmış olduğum bu başlık ile ön ayak olmak istiyorum.
burs ihtiyacı olan öğrenci arkadaşımın aşağıdaki formu doldurması yeterli.
ayrıca, burasının anonimlik gerektiren bir mecra olduğunun farkında olarak, gizlilik konusunda yeterince hassas olacağımı da belirtmek isterim.
not : not ortalamanı gönderirken transkript görselini tam olarak ilet ve sadece kimlik numaranı gizlemen yeterli olacaktır !
kayıt için google form : tıkla !
devamını gör...



