insanların saygılı şekilde cana yakın olmasıdır.
özellikle moderasyonun yaklaşımını çok beğeniyorum.
devamını gör...

bu olay bizim ülkede yaşanır dedirten, şaşırtmayan hadise.
19 yaşındaki bursalı genç, aracına çakar lamba takıp, polis telsizi ve sahte polis kimliği ile dolaşarak, trafik uygulaması yaparken sivil polislerden kimlik istemesiyle yakayı ele verdi.
bu arka sokakları fanatiği gence yazılan ceza ; sokağa çıkma kısıtlamasına uymamak ve çakar tertibatı takmak suçlarından 5 bin 642 lira para cezası ve ehliyetine el konuldu.
babasına da araçta çakar kullanıldığı için 1228 lira ceza kesildi.
buradan
devamını gör...

moğolistan / ulan batur
devamını gör...

ilk entryde bahsedildiği gibi vücuda bağlanan elektrotlarla kalbin elektriksel aktivitesini izlemeyi sağlayan cihaz. ilk çıktığında 250-300 kglık dev cihazlarken şimdi elde taşınabilen minik versiyonları vardır. çok sık kullanılır çünkü maliyeti uygundur,hasta için riski yok sayılabilir ve çok duyarlıdır. tabii spesifikliği düşüktür mesela beyin kanamasında olabilen değişiklikler kalp krizinde de olabilir. standart ekg 12 farklı açıdan kalbin elektriksel aktivitesini kaydeder. normal ritimde ilk başta p dalgası sonra qrs kompleksi sonra t dalgası vardır. bazen u dalgası da görülebilir.

p dalgası: atriumların depolarizasyonunu gösterir yani uyarılması. atrium denilen şey lisede kulakçık denilen şey aslında. ventriküle de karıncık deniliyordu. atriumlar ventriküller içim pompa görevi görür. sağ atriuma ana toplardamarlar yoluyla gelen kirli kan (oksijeni az) sağ ventriküle aktarılır. sol atriuma akciğerlerden gelen temiz kan sol ventriküle aktarılır. sağ ventrikül kirli kanı akciğere pompalarken sol ventrikül temiz kanı aort yoluyla vücudumuza pompalar. p dalgası küçük bir dalgadır

qrs kompleksi: ventrikül depolarizasyonunu gösterir. dev bir komplekstir. atrium depolarizasyonundan sonra hemen oluşmaz çünkü önce atriumlar kasılır kan ventriküle geçer sonra ventrikül kasılır. ileti atriumdan ventriküle geçmek için gecikir yani. bu gecikmeyi sağlayan yer atriyoventiküler noddur. bu gecikme ekgye pr aralığı olarak yansır.

t dalgası: ventrikül repolarizasyonunu gösteren dalgadır.depolarizasyonu repolarizasyon izler yani uyarı öncesi duruma geri döner hücre. ventrikül kasının gevşemeye başladığı zamanı gösterir.

ekgde genel olarak kalbin ritmine,bu dalgaların şekline,aralıklara,segmentlere,kalbin aksına bakılır.
mesela kalbin normal ritmi sinüs ritmidir. kalp elektrikle çalışır ama dışarıdan uyarılmasına gerek yoktur kendi uyarısını kendi üretir bunun için özelleşmiş bölümleri vardır. bu bölümlerin en güçlüsü de sa noddur. zaten sa nod (sinoatrial nod-sağ atriumda bulunur) o kadar güçlüdür ki diğer uyarı üreten bölümleri baskılar patrondur bir nevi.
kalbin normal aksı saat 2 ve saat 6 arası yöndedir.( bu nasıl tarif etmekse aklıma şu an gelen bir şey oldu). yani elektriksel iletinin bileşkesi gibi. sola yönelimli çünkü sol kalbin kas kütlesi daha kalın. mesela bu aksa bakarak kalpteki anormal büyümeler tespit edilebilir sağ taraf büyürse mesela aks sağa kayar.

not:bu entryi mümkün olduğunca terim kullanmadan hazırlamaya çalıştım. hatalarım olmuş olabilir bildirirseniz düzeltebilirim :(

düzeltme:sa nod'un açılımını eklememi isteyen sillage'e teşekkür ediyorum.
devamını gör...

(bkz: bülent ersoy)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kazıklı maria'dan görüp geldiğim bir sözlük.şu ana kadar hiçbir sözlük kullanmamama rağmen gerek yaptığı yardımlar gerek sözlükteki ortam olsun beni kendisine bağlamış ilk ve tek sözlüktür kendisi.
devamını gör...

biz her şeye,
esirgeyen ve bağışlayan,
çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan,
hep esirgeyen ve hep bağışlayan rabbin adıyla başlayan adamlarız anna.

büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan.

sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.

piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ardarda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında.

işte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor.

insaf et anna!

gidelim buradan.

senin masumiyetini,
bilgelik zamanlarından kalma sırları,
dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim.

hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim.

ölelim diyecektim az kalsın. ölmeyelim. hiç ölmeyelim anna.

sarılalım diyecektim az kalsın. içimden böyle şeyler de geçiyor işte. sarılalım, dudakların...

tamam sustum.

gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum.
şiir kalsın istersen, sadece otursak. oturmasan da olur benimle,
sadece ellerimi tut. ellerimi tutma dilersen sadece yüzüme bak.
yüzüme bak ama anna, yüzüme bak. gözlerime bak, gözlerimin içine bak.

gözlerim biraz karanlık. içinde cenkler, ayinler, kesik damarlar, kapıları yumruklayışlar, cipralexler, turgutlar, edipler, sezailer, siyahlar, beyazlar, uykusuzluklar, bitmeyen başağrıları, bildirilerin öfkesi, duvarlara uzun dalmışlıklar var.

gözlerim biraz yorgun. içinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler...

bekleyişler anna. köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela. nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba, babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.

hepsini sayamam gerçi, utançlarım da var. ama geçecek hepsi, geçecek. şifalı gözlerin her şeyi iyi edecek.

gözlerimin içine bakmaktan korkma anna.

sen adımını attığın andan itibaren hira dinginliğine dönüşecek ortalık.

tanrı bizimle de konuşur belki.
devamını gör...

iyi dedin krali, hatta yazı yazma özelliği de kaldırılsın, mal mal ekrana bakıp çıkalım.
devamını gör...

kısmen osmanlı kanı taşıyan ingiltere başbakanı. ingiliz halkına sürü bağışıklığı tavsiyesi veriyordu. ama verdiği akılların hayrını kendisi göremedi ve koronavirüsten yoğun bakımda yattı.
yoğun bakım öncesi sokakta tek ve korumasız dolaştığı videolar internette paylaşılmış. yanına gelenlerle özçekim yaptıktan sonra direğe bağladığı velespitine atlayıp pedalı çevirdiği gibi gidiyordu.
devamını gör...

jiletle ağaç kesilmez. üzülme!

küçük iskender.
devamını gör...

bu da benim lanetim.

kafam kazan gibi dolu, nerdeyse kulaklarımdan çıkacak düşünceler ama yazamıyorum.

sabahtan beri sol frameye mal mal bakıyorum, mimik oynamadı yüzümde.

belki biraz gitmek lazım buralardan.

daha çok yazmak istiyorum ama;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kitaplığımdan bazı kitapları verebilirim. okumadığım bazı kitaplar var öylece dursunlar istemiyorum. isteyene gönderebilirim.
devamını gör...

kitap okumamak da en az okumak kadar kişisel ve normal bir tercihtir. kişinin bu tercihe sahip olmasının çeşitli nedenleri olabilir asla yargılamam. ama okumayan bazı kişilerin "kitap okuyan kültürlü, entel kesim" şeklindeki alaycı bir tavırlarına da asla tahammülüm olmaz ki son zamanlarda birkaç kez bu tutuma denk gelip eleştirmişliğim de var.
bu alaycı kesimdeki kişiler için ölü ozanlar derneğinden minik bir caps bırakmak isterim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir olay.

dert malum organ gibidir, herkes en buyugu kendisinde zanneder.
akil sagligini koruyabilmek adina, “en” olmak isteyen kisiye istedigini verip, usulca bulunulan yeri terk etmek gerekir. buyur agam sahne senin.
devamını gör...

adli rapor desteklemiş, tanıklar var kanıtlanmış ne diye salmışlar? çocuklar geri verilmemiştir inşallah.
devamını gör...

an itibariyle 23 madalya ile kafa sözlüğün tosun paşası olmuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

emziren anneler için süt arttırıcı çay. envai çeşit bitki ve meyvelerden oluşuyor.
devamını gör...

rahatsız ukdesi.

içindeki tüm patlamalara rağmen,iyi-kötü kimsenin dediğini umursamayıp herkese her zaman aynı şekilde davranan mahluk.irade sahibi kişilik de, hiçbir şeyi takmayan da olabilir.

motive mi etmeli yoksa yermeli mi emin olamadım.

siz parlayın kardeşler, kalabalıklar hep iyi yerde olmaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

50 ilk öpücük olarak türkçeye çevrilen, daha doğrusu çevrilemeyen, 2004 yapımı, bir yaz akşamı izlenmesi gerektiğini düşündüğüm tatlı bir film. başrollerde drew barrymore ve adam sandler'ı görmek mümkün. ikilinin kimyasının uyumlu olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim.

film, yaşadığı bir kaza sonucu geçirdiği amnesia hastalığından dolayı her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın ile ciddi ilişki düşünmeyen (çünkü gerçekten hoşlandığı birisi karşısına çıkmıyor), hayattan keyif almaya bakan henry'yi konu alıyor. ''her sabah kaza gününe kadarki anılarını hatırlayarak uyanan bir kadın''dan kastım şu, hafızası yeni anıları ne yazık ki tutmuyor. bu yüzden bir önceki günü hatırlamıyor. sadece kaza gününden önceki hatıraları hatırlıyor.

kadının muzdarip olduğu hastalık anterograde amnesia fakat filmde bu hastalık ''goldfield's syndrome'' olarak geçiyor. bu hastalığa sahip kişiler, hafıza kaybına neden olan travmatik olaydan sonra yeni anılar yaratma yetisini kaybediyor ve yakın zamanda gerçekleşen olayları hatırlayamaz hale geliyor. kısaca, travmadan önceki anılar dururken travmadan sonra kazanılan anılar bellekte kalmıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim