yakışıklı olmadığını bilen erkek hüznü
kabullenmiştir o çoktan, üstüne gitmeyin, başka taraflara daha iyi çalışmıştır bir gün o da daha iyi olduğu taraflarının ön plana çıkacağına emindir, sonunda kazanan da o olacaktır.
açmasanıza ya böyle başlıklar? kendime söylediğim tüm boş avuntu cümlelerim bitti işte! böhü...
açmasanıza ya böyle başlıklar? kendime söylediğim tüm boş avuntu cümlelerim bitti işte! böhü...
devamını gör...
avokadonun tadı
akdenizli arkimden ogrendigim yontemle limon zeytinyagi sarimsak koyunca mukko oluyir, gerci bunlari suntaya da koysan lezzetli olur gibi. bilemedim.
devamını gör...
tutunamayanlar
gözümü korkuttuğu için şuanlık okuyamadığım ama ileride kesinlikle okuyacağım bir oğuz atay kitabıdır. o gün kitaptan bir kısım gördüm çok hoşuma gitti. onu paylaşayım bari.
"- ne yapmalı olric?
- özür dileyin efendimiz. onu ondan çok sevdiğiniz için, onu ondan çok düşündüğünüz için, yeri geldiğinde size minnetkarken, yüzünde tebessüm varken unuttuğu için, kendinden korkup sizi sevmediği için, bunca sevgiye rağmen hala kaçtığı için, yabancı bakışlarla bakmayıp yüreğinizin en derininden gelen sevgiyle onu sevdiğiniz için, canınızı bu kadar yaktığı için özür dileyin efendimiz.
- ama olric?
- dileyin! hata sizin efendimiz...
- özür dilerim ey yâr gönül tahtıma seni sultan eylediğim için. affet beni, diğerleri kadar basit sevemediğim için... "
"- ne yapmalı olric?
- özür dileyin efendimiz. onu ondan çok sevdiğiniz için, onu ondan çok düşündüğünüz için, yeri geldiğinde size minnetkarken, yüzünde tebessüm varken unuttuğu için, kendinden korkup sizi sevmediği için, bunca sevgiye rağmen hala kaçtığı için, yabancı bakışlarla bakmayıp yüreğinizin en derininden gelen sevgiyle onu sevdiğiniz için, canınızı bu kadar yaktığı için özür dileyin efendimiz.
- ama olric?
- dileyin! hata sizin efendimiz...
- özür dilerim ey yâr gönül tahtıma seni sultan eylediğim için. affet beni, diğerleri kadar basit sevemediğim için... "
devamını gör...
ademi merkeziyetçilik
federal yönetimi yani eyalet sistemini savunan bu fikir akımı, osmanlı devletinin parçalanmasının ademi merkeziyetçilikle önlenebileceğini öne sürmüştür. bu fikir akımı, prens sabahattin tarafından ortaya atılmış; fakat osmanlı devletinde kabul görmemiştir.
devamını gör...
enis kirazoğlu
enis kirazoğlu, level dergisi zamanında yetişmiş eski toprak bir oyun analizcisi gamer ve video üreticisidir. sanırım 90 doğumlu. kendisi yine oyun camiasının old schoollarinin oluşturduğu multiplayer da bir süre çalışmış sanırım hala çalışıyor bilmiyorum hali hazırda kendi kanalına içerik hazırlamaya daha ağırlık vermiş isimdir.
gamer olmayan onu bırak doğru düzgün sistemi dâhi olmayan, olsa dahi oyun oynamaya eskisi gibi şevki olmayan benim gibi birinin çok uzun zamandır takip ettiği tek insandır enis. oyunları oynamaktan çok oyunların arka planları, stüdyolar, yapımcı firmalar, entrikalar, şerefsizlikler bir oyunun geçirdiği merhaleler, vs hakkında fikir sahibi olmayı daha çok seviyorum. ve enis bugüne kadar bir meseleyi anlatırken bu denli dinlemeyi sevdiğim yine tek insandır. yemek yerken, iş yerinde boş olduğumda, antrenman yaparken, bazen uyumadan önce sırf asmr yerine videolarını izlerim. adamdaki bu yetenek ve sempatiklik tamamıyla allah vergisi. içerik üretimi ise tamamıyla araştırma sevdası yüzünden.
zaman zaman outro larinda kullandığı şu eserle yazıyı sonlandıralim:
gamer olmayan onu bırak doğru düzgün sistemi dâhi olmayan, olsa dahi oyun oynamaya eskisi gibi şevki olmayan benim gibi birinin çok uzun zamandır takip ettiği tek insandır enis. oyunları oynamaktan çok oyunların arka planları, stüdyolar, yapımcı firmalar, entrikalar, şerefsizlikler bir oyunun geçirdiği merhaleler, vs hakkında fikir sahibi olmayı daha çok seviyorum. ve enis bugüne kadar bir meseleyi anlatırken bu denli dinlemeyi sevdiğim yine tek insandır. yemek yerken, iş yerinde boş olduğumda, antrenman yaparken, bazen uyumadan önce sırf asmr yerine videolarını izlerim. adamdaki bu yetenek ve sempatiklik tamamıyla allah vergisi. içerik üretimi ise tamamıyla araştırma sevdası yüzünden.
zaman zaman outro larinda kullandığı şu eserle yazıyı sonlandıralim:
devamını gör...
cin çıkarma bahanesiyle sevişmeye giden kadınlar
(bkz: tabii lan manyak mısın)
devamını gör...
amerika birleşik devletleri deyince akla gelenler
hayallerini gerçekleştirmek çok kolay olduğu için hayali gerçek olduktan sonra hayal edecek bir şeyi kalmayan , parası çok olan , ama mutsuz olan, ama bakkaldan sakız alır gibi pompalı alan, yemeyi ve içmeyi çok seven, haftasonları arthur ve john' larla ailecek mangal partisi veren, intiharlar ülkesi. siyah beyaz kavgasının hâla bitmediği, yok yere kavga çıkaracak potansiyele sahip guguk kuşu filminde oynayacak kadar kendini kaybetmiş insanların ayakta kalmaya çalıştığı bir ülke.
devamını gör...
garip fobiler
evde yalnız iken duşta ayağımın kayarak düşmem sonucu uzun süre kimse tarafından farkedilememek. bulunduğumda ise kan içinde ve çırılçıplak oluşum....
devamını gör...
gelin kalp krizi geçirince baldızı ile evlenen damat
bu kadar geldik, masraf yaptık elimiz boş dönmeyelim demişler.
devamını gör...
kitap kulübü hakkında her şey
normal sözlük bünyesinde kurulan kitap kulübü hakkında bilgi almak ve katılmak isterseniz #1041665 no'lu tanımı ziyaret edebilirsiniz.
kitap kulübü, normal sözlük yazarlarının her ay seçilen kitap hakkında kitap toplantılarına katıldığı, bünyesinde edebiyat, yazarlar, kitaplar hakkında sohbet edilen ve incelemelerde bulunulan, yani sizlerin keyifli vakit geçireceği normal sözlük kulüplerinden biridir. bu başlık altında kitap kulübü'nde yapılan toplantı duyuruları, sözlük yazarlarının kulüp hakkında söylemek istedikleri, fikirleri, soru ve sorunları, yılbaşı çekilişi gibi yapılan bazı etkinlikler yer almaktadır.
kitap kulübüne katılmak için ilgili başlığı ziyaret edebilir, soru ve sorunlarınızı kulüp başkanları @armysuzy ve @aziz varvara alekseyevna'ya iletebilirsiniz.
kitap kulübü, normal sözlük yazarlarının her ay seçilen kitap hakkında kitap toplantılarına katıldığı, bünyesinde edebiyat, yazarlar, kitaplar hakkında sohbet edilen ve incelemelerde bulunulan, yani sizlerin keyifli vakit geçireceği normal sözlük kulüplerinden biridir. bu başlık altında kitap kulübü'nde yapılan toplantı duyuruları, sözlük yazarlarının kulüp hakkında söylemek istedikleri, fikirleri, soru ve sorunları, yılbaşı çekilişi gibi yapılan bazı etkinlikler yer almaktadır.
kitap kulübüne katılmak için ilgili başlığı ziyaret edebilir, soru ve sorunlarınızı kulüp başkanları @armysuzy ve @aziz varvara alekseyevna'ya iletebilirsiniz.
devamını gör...
celebrant sorularınızı yanıtlıyor
moderasyon ekibini kısaca bir değerlendirir misin ?
devamını gör...
suçluların suç işleme nedenleri
ukdeyi bırakan kendiniarayanbireyimsi
cennetten çalınan elma kadar, habil ile kabil'in hüzünlü sonu kadar eski bir soru bu. hamurabi'den bu yana cevaplanmaya çalışılan ancak cevabı ve çözümü hala tartışılan bir konu. böylesine çetrefilli bir ukteye cevap yazmak zor olacak.
suç işleme nedenleri, suçların niteliğine göre değişebilmekte. genelde bir değil ancak aynı anda birbirinin nedeni ve sonucu olan pek çok unsuru barındırmakta.
suç işleme nedenleri temelde fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik nedenler olmak üzere üç gruba ayrılarak ele alınmakta.
fizyolojik nedenler
kişinin muhakeme yeteneğiyle bağlı olan prefrontal cortexin, korku, agresyon, sosyal ilişkilerin kurulmasında etkili olan amygdalanın yapısındaki sorunlar, testesteron, dopamin ve seretonin gibi hormonlar ve nörotransmitterlarla ilgili düzensizlikler kişinin suç işlemesinde etkili fiziksel faktörler.
sosyojik yaklaşım
kötü yaşam koşulları, yoksulluğun, işsizliğin, ayrımcılığın yüksek olması, eğitim hizmetlerinin azlığı gibi, sosyal, kültürel ekonomik nedenlerin suça olan etkisi araştırılır. suç , şiddet ve fakirlik kısır döngüsüne dikkat çeker.
chicago okulu teorisi, çatışma teorisi, zincir teorisi, sol gerçeklik teorisi, bio-sosyal model teorileri vb.
psikolojik yaklaşım
suçun nedenlerinin psikolojik yönünü inceler . burada da pek çok farklı teori vardır. davranış teorisi suç işleme davranışının öğrenilen bir davranış olduğunu savunur, cognitive teori olaya bilişsel ve duygusal açıdan bakarak bireyin ahlaki yargılama değerlerine ve çocukluktan itibaren öğrendiği davranışlara odaklanır, psikopat kişilik özellikleri gibi suça neden olan kişilik özelliklerini değerlendirir. impulsive davranışlar, düşmanca davranışlar ve narsistik özelliklet gösteren kişilerin suça daha yakın olduklarını ifade eder.
suça dair araştırmaların suçların büyük bölümünün trafik suçları, hırsızlık, gasp, illegal yoldan para kazanma amacıyla yapılan aktiviteler, vergi kaçakçılığı vb olduğunu ortaya koymakta.
şiddet suçlarında ilk sırayı domestik şiddet, tecavüz, cinsel veya kültürel ayrımcılık nedeniyle olan kavgalar ve yaralamalar almakta. bombalama, toplumsal alanda silahlı saldırı, cinayet gibi şiddet suçlarının oranı şiddet suçları içinde az olmakla birlikte etkisi oldukça büyük suçlar.
cennetten çalınan elma kadar, habil ile kabil'in hüzünlü sonu kadar eski bir soru bu. hamurabi'den bu yana cevaplanmaya çalışılan ancak cevabı ve çözümü hala tartışılan bir konu. böylesine çetrefilli bir ukteye cevap yazmak zor olacak.
suç işleme nedenleri, suçların niteliğine göre değişebilmekte. genelde bir değil ancak aynı anda birbirinin nedeni ve sonucu olan pek çok unsuru barındırmakta.
suç işleme nedenleri temelde fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik nedenler olmak üzere üç gruba ayrılarak ele alınmakta.
fizyolojik nedenler
kişinin muhakeme yeteneğiyle bağlı olan prefrontal cortexin, korku, agresyon, sosyal ilişkilerin kurulmasında etkili olan amygdalanın yapısındaki sorunlar, testesteron, dopamin ve seretonin gibi hormonlar ve nörotransmitterlarla ilgili düzensizlikler kişinin suç işlemesinde etkili fiziksel faktörler.
sosyojik yaklaşım
kötü yaşam koşulları, yoksulluğun, işsizliğin, ayrımcılığın yüksek olması, eğitim hizmetlerinin azlığı gibi, sosyal, kültürel ekonomik nedenlerin suça olan etkisi araştırılır. suç , şiddet ve fakirlik kısır döngüsüne dikkat çeker.
chicago okulu teorisi, çatışma teorisi, zincir teorisi, sol gerçeklik teorisi, bio-sosyal model teorileri vb.
psikolojik yaklaşım
suçun nedenlerinin psikolojik yönünü inceler . burada da pek çok farklı teori vardır. davranış teorisi suç işleme davranışının öğrenilen bir davranış olduğunu savunur, cognitive teori olaya bilişsel ve duygusal açıdan bakarak bireyin ahlaki yargılama değerlerine ve çocukluktan itibaren öğrendiği davranışlara odaklanır, psikopat kişilik özellikleri gibi suça neden olan kişilik özelliklerini değerlendirir. impulsive davranışlar, düşmanca davranışlar ve narsistik özelliklet gösteren kişilerin suça daha yakın olduklarını ifade eder.
suça dair araştırmaların suçların büyük bölümünün trafik suçları, hırsızlık, gasp, illegal yoldan para kazanma amacıyla yapılan aktiviteler, vergi kaçakçılığı vb olduğunu ortaya koymakta.
şiddet suçlarında ilk sırayı domestik şiddet, tecavüz, cinsel veya kültürel ayrımcılık nedeniyle olan kavgalar ve yaralamalar almakta. bombalama, toplumsal alanda silahlı saldırı, cinayet gibi şiddet suçlarının oranı şiddet suçları içinde az olmakla birlikte etkisi oldukça büyük suçlar.
devamını gör...
leyla ile mecnun
ilk sezonunu severek izlediğim dizi. daha sonra birden fazla leyla karakteri üzerinden gitmeleri biraz canımı sıkmıştı. oysa sadece bir mecnun ve onun sadece bir leylası vardı. neden tekrar leylalar oldu ki, illa uğraştılar sanki bunun için, anlam vermemiştim. dizinin adı yüzünden de olabilir. oysa ki tek ve ilk leyla'ya ufak bir saygı olabilirdi.
edit: en sevdiğim sahnelerden birisini eklemeden olmaz. bu şarkının da tek sahibi vardır.
edit: en sevdiğim sahnelerden birisini eklemeden olmaz. bu şarkının da tek sahibi vardır.
devamını gör...
yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar türküsünün hikayesi
yurdumuzda kına gecelerinde söylenen bu türkü yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar ile gelinin ağlaması amaçlanır. ailesinden uzak gurbet ellerde olanlar da bu türküyü dinleyince duygulanır.
…güzelliği dillere destan olan zeynep’in yaşadığı köyde bir düğün olur. uzak bir köyden gelen bir delikanlı henüz 16 yaşına girmiş zeynep’e ilk görüşte aşık olur. delikanlı kendi köyüne gittiğinde köyünün ileri gelenlerini toplar. zeynep'in köyüne gidip kızı ister. zeynep’in babası uzak bir yere gelin vermek istememesine rağmen köy ağasının baskısıyla kabul eder ve ana kuzusu zeynep evlenir.
zeynep, ailesinin yaşadığı köy uzak olduğu için 7 yıl boyunca ailesini hiç göremez. günden güne ailesine karşı özlem duymaya başlar ve bu türkünün sözlerini yazar.
yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
annesinin bir tanesini hor görmesinler
babamın bir atı olsa binse de gelse
annemin yelkeni olsa açsa da gelse
kardeşlerim yollarımı bilse de gelse
uçan da kuşlara malum olsun
ben annemi özledim
hem annemi hem babamı
ben köyümü özledim
ailesinin hasretine bir de kocasının kötü davranışları da eklenince zeynep üzüntüden hastalanır. hasta yatağında sürekli bu türküyü söyleyen zeynep’in bu haline köy kadınları üzülüp, ağlarlar. köyün büyüklerinin zeynep’in kocası ali’yi azarlaması sonucu nihayet ali zeynep’in ailesini getirir. zeynep'in hasreti diner ancak hastalığı bir türlü iyileşmez ve bu türküyü söylerken can verir. kocası olacak öküz ali dışında herkes zeynep için gözyaşı döker. işte o günden beri bu türkü, ayrılığın türküsü olarak dillerde dolaşır.
kına gecelerinde bu türkü söylenirken gelin ağlamazsa "şimdi ağlamazsan, evliliğin boyunca kocan ağlatır" diyerek gelini ağlatmaya çalışırlar. zaten gelinin yakın akrabaları ağlamaya başlayınca gelin de ağlamaya başlar.
sevdiğiyle evlenen birini niye ağlatıyoruz ki…
…güzelliği dillere destan olan zeynep’in yaşadığı köyde bir düğün olur. uzak bir köyden gelen bir delikanlı henüz 16 yaşına girmiş zeynep’e ilk görüşte aşık olur. delikanlı kendi köyüne gittiğinde köyünün ileri gelenlerini toplar. zeynep'in köyüne gidip kızı ister. zeynep’in babası uzak bir yere gelin vermek istememesine rağmen köy ağasının baskısıyla kabul eder ve ana kuzusu zeynep evlenir.
zeynep, ailesinin yaşadığı köy uzak olduğu için 7 yıl boyunca ailesini hiç göremez. günden güne ailesine karşı özlem duymaya başlar ve bu türkünün sözlerini yazar.
yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
annesinin bir tanesini hor görmesinler
babamın bir atı olsa binse de gelse
annemin yelkeni olsa açsa da gelse
kardeşlerim yollarımı bilse de gelse
uçan da kuşlara malum olsun
ben annemi özledim
hem annemi hem babamı
ben köyümü özledim
ailesinin hasretine bir de kocasının kötü davranışları da eklenince zeynep üzüntüden hastalanır. hasta yatağında sürekli bu türküyü söyleyen zeynep’in bu haline köy kadınları üzülüp, ağlarlar. köyün büyüklerinin zeynep’in kocası ali’yi azarlaması sonucu nihayet ali zeynep’in ailesini getirir. zeynep'in hasreti diner ancak hastalığı bir türlü iyileşmez ve bu türküyü söylerken can verir. kocası olacak öküz ali dışında herkes zeynep için gözyaşı döker. işte o günden beri bu türkü, ayrılığın türküsü olarak dillerde dolaşır.
kına gecelerinde bu türkü söylenirken gelin ağlamazsa "şimdi ağlamazsan, evliliğin boyunca kocan ağlatır" diyerek gelini ağlatmaya çalışırlar. zaten gelinin yakın akrabaları ağlamaya başlayınca gelin de ağlamaya başlar.
sevdiğiyle evlenen birini niye ağlatıyoruz ki…
devamını gör...
powerbank'e türkçe isim önerileri
çok oturgaçlı doldurgaç.
devamını gör...
kırmızı pazartesi
kolombiya ve dünya edebiyatının güçlü kalemlerinden gabriel garcia marquez tarafından yazılan ve 1981 yılında yayınlanan yedinci romanının ismi. herkesin işleneceğinden haberinin olduğu ve kimsenin engel olmak için kılını kıpırdatmadığı namus cinayetini konu edinir. 1982 yılında nobel ödülü kazanmış bir romandır.
olay örgüsü ve karakterleri ile ön plana çıkan kitap, pek çok kişi tarafından okunması için tavsiye edilmektedir. o sebeple de internette hakkında devamlı araştırma yapılan bir eserdir.
yazar, bu kitabı çocukluğunda kasabada işlenen bir cinayetten yola çıkarak yazmıştır. kitabın kahramanı santiago nasar'ın öldürüleceğini, aslında kimin öldürüleceğini, ne zaman ve nasıl öldürüleceğini, daha en başından okuyanlar bilir. kitapta sırlı ve sürprizli bir konu değildir, çünkü öldürülecek olan kişi bellidir. üstelik kimse buna mani olmamakta ve herkes cinayeti seyretmektedir. yani tabiri caizse cinayete iştirak, bir katılım süreci yaşanmaktadır. yani katil tek ve yalnız hareket etmiyor. maktulün katili bir kişiden de fazla.
yazarın ününe ün katan dünya edebiyatına mal olmuş bu romanı 1987 yılında yönetmen francesco rosi tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.
olay örgüsü ve karakterleri ile ön plana çıkan kitap, pek çok kişi tarafından okunması için tavsiye edilmektedir. o sebeple de internette hakkında devamlı araştırma yapılan bir eserdir.
yazar, bu kitabı çocukluğunda kasabada işlenen bir cinayetten yola çıkarak yazmıştır. kitabın kahramanı santiago nasar'ın öldürüleceğini, aslında kimin öldürüleceğini, ne zaman ve nasıl öldürüleceğini, daha en başından okuyanlar bilir. kitapta sırlı ve sürprizli bir konu değildir, çünkü öldürülecek olan kişi bellidir. üstelik kimse buna mani olmamakta ve herkes cinayeti seyretmektedir. yani tabiri caizse cinayete iştirak, bir katılım süreci yaşanmaktadır. yani katil tek ve yalnız hareket etmiyor. maktulün katili bir kişiden de fazla.
yazarın ününe ün katan dünya edebiyatına mal olmuş bu romanı 1987 yılında yönetmen francesco rosi tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.
devamını gör...
cahil insanların ortak özellikleri
asla laf anlatamazsın, cahil olduklarını da kabul etmezler. (bkz: cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmaktan güçtür)
devamını gör...
d&r
daha önce idefix ile girdiğim girdi #1129894
idefix'ten umudu kesip, 15 temmuzda d&r den aynı kitap ve dergileri sipariş verdim.
elime bugün geçti. bugün 28 temmuz...
gerçekten maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor.
bir kitap ellerinde olmadığından gönderilmedi.
bitti mi? hayır... aylık dergi sipariş verdim national geograpic, atlas gibi.. onların yeni sayısı çıkacak iki gün sonra...
bitti mi? hayır...
şu dergiden sipariş verdim.

bana gönderdikleri dergi şu:

peki diyeceksiniz ki; '' yav kardeşim neden iki tane satranç dergisi var?''
çünkü vücudumuzu tanıyalım dergisini bir kerede idefix'ten sipariş etme gafletinde bulundum.
onlarda bana satranç dergisi gönderdi....
ne dyeyim?, ne yapayım sevgili dostlar?
idefix'ten umudu kesip, 15 temmuzda d&r den aynı kitap ve dergileri sipariş verdim.
elime bugün geçti. bugün 28 temmuz...
gerçekten maşallah dediğimiz üç gün yaşamıyor.
bir kitap ellerinde olmadığından gönderilmedi.
bitti mi? hayır... aylık dergi sipariş verdim national geograpic, atlas gibi.. onların yeni sayısı çıkacak iki gün sonra...
bitti mi? hayır...
şu dergiden sipariş verdim.

bana gönderdikleri dergi şu:

peki diyeceksiniz ki; '' yav kardeşim neden iki tane satranç dergisi var?''
çünkü vücudumuzu tanıyalım dergisini bir kerede idefix'ten sipariş etme gafletinde bulundum.
onlarda bana satranç dergisi gönderdi....
ne dyeyim?, ne yapayım sevgili dostlar?
devamını gör...
gitar çalmak
huzur verendir. yaklaşık 7-8 yıldır amatör olarak gitar çalıyorum. mutlu, mutsuz, umutsuz, depresif veya heyecanlı hallerimde ilk yardımıma bu enstrüman koşuyor. biri akustik gitar biri elektro gitar olmak üzere iki gitarım var şu an. behzat ve sevim. onlar olmasa ne yapardım bilemiyorum.
devamını gör...
ahbap
an itibari ile bağış yaptığım oluşum.. uçak kiralama işine de girişmişler. teşekkürler haluk levent.
devamını gör...