kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurnaz ve hileli iş çevirmesini iyi bilen insanları tanımlamak için kullanılan bir deyim. örneklendirecek olursak (bkz: recep tayyip erdoğan)
devamını gör...

kötü hissettim.
kafamda hunimle sokağa atılmış gibiyim şuan. kırıldım, gücendim.
her kötü şeyin sonunda söylendiği gibi hayırlısı olsun diyorum, ne diyeyim.

artık bir kulüp altında toplanmayacak olmamız hepimizin içten içe deli olmadığı anlamına gelmiyor ama. bunu özellikle belirtmek isterim.
kafalarınızdaki huniler eksik olmasın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye'nin bir çok yerinde yapılan bir hamur işi.
fakat siz antep katmeri yiyin yine de.

gaziantep katmeri
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiçbirimiz doğduğumuz şehri, aileyi hatta bir ömür bize hitap edilen ismimizi bile kendimiz seçmedik. dini inançlarımızı bilinçli olarak seçmedik, yalnızca müslüman bir ailemiz var diye müslüman olduk bir çoğumuz. ten rengimizi, saçlarımızı, boyumuzu biz belirlemedik.
kendi tercihimiz olmayan hiçbir şey yüzünden yargılanmayı hak etmiyoruz. bu nedenle de kendisi gibi olmayanları aşağılayan, asıl kendisi aşağılıktır. kendin seçmediğin, hiçbir emeğin olmayan tamamen doğuştan sahip olduğun özelliklerin için başkalarına üstünlük taslayamazsın.
devamını gör...

ben duymadım/bilmiyorum.

sanki her şeyden haberin var, duymadığın bir şeyin olması imkansız (tip) yazarken sinirlendim.
devamını gör...

havası bile parayla satılan şehirdir.

konservede istanbul havası satın alabilirsiniz.
devamını gör...

aklınıza getirdim, kusura bakmayın.

bu bildiğiniz sigara gibi, hem de sigaradan daha beter. ilk duyduğum yıllar serkan is my girl diye gezdim 1 ay diye. bir an tekrar hatırladım yine 1 ay serkan is my girl diye gezerim. bu alamancılar niye böyle arkadaş

devamını gör...

en yalın haliyle doğar doğmaz teknoloji ile tanışan, onunla büyüyen nesili tanımlamak için kullanılan kavram. 1985 ve sonrasında doğan bilgisayar, telefon, internet vb. ile haşır neşir olmuş bireylerdir. bunun karşıtı ise dijital göçmenlerdir.

dijital yerlilerin genel özellikleri;
- bebek ya da çocuk yaşta bilgisayarla tanışmışlardır.
- bilgiye hızlı ulaşmak temel amaçlarıdır.
- her içeriği, fikri ve duyguyu çabuk tüketirler.
- teknolojik gelişmelerle yakından ilgilenir, dijital araçların kullanımı onlar için çok basittir.
- geleneksel medyayı değil yeni medya araçlarını kullanmayı tercih ederler. (blog, sosyal medya uygulamaları, video ve fotoğraf uygulamaları kısaca internet içerikleri)
- aslında iletişime açık olmalarına rağmen dikkatleri çabuk dağılır.

ayrıca(bkz: z kuşağı)
devamını gör...

insanların yediğini,içtiğini,okuduğunu paylaştığı ya da ilgi görmek için türlü zırvalıkları yaptığı platform.sevgilisinden ayrılmak için story atıp anket yaptıran pelinsuları ile de meşhurdur. ayrıca çakma badboy berkecanlar da vardır onlarda ya araba içinde story atar ya da gece sokaktayken.kısacası insanların olmadıkları gibi görünmeye çalıştığı ve zırvaladığı sosyal medya platformu.
devamını gör...

t: ilk olarak 2002 yılında yayımlanan bir sevan nişanyan eseri.
esin kaynağı, nişanyan cezaevindeyken ali nesin'in ona gönderdiği rené garrus'ün les étymologies surprises adlı kitabıdır. nişanyan'ın belirttiği üzere elifin öküzünün amacı, "oradaki gibi, birbiriyle ilgisiz gibi gözüken kelime çiftlerini ele alıp aralarındaki umulmadık akrabalık ilişkilerini gözler önüne sermeye çalışmak"tır.
kitabın 2016 önsözünde ise nişanyan kitabı "amatörlük dönemi çalışması" olarak gördüğünü ve bunun üzerine birçok düzeltme yaptığını söyler. böylece kitap son şekline kavuşur.
kitapta bir şekilde yolu türkçe ile kesişmiş birçok kelime ele alınır. tahminimce 500'ün üzerinde sözcükten bahsedilmiş. işsiz gibi tek tek saymadım, kuşbakışınca öyle göründü.
nişanyan'ın izlediği yol daha çok kelime çiftlerini birlikte açıklamaktadır. örneğin, kamera-kemer, sıfır-şifre, kadayıf-kadife... bu arada kitabın adı nereden geliyor diye soracak olursanız, kısaca bahsedeyim: dolaylı ve doğrudan günümüzdeki birçok alfabenin kökeni olan fenike alfabesi'nin ilk harfi "aleph"tir. aleph ise "öküz"ü simgeleyen harftir. efendim, ismi elif'ler bunu görüp de üzülmesin. kimse çocuğuna öküz demiyor, kelimelerin anlamları zamanla değişiyor. fenikelerinin aleph'iyle yunanların alfa'sı ve arapların elif'inin anlamları birbirinden farklı.
son olarak tavsiye: "efendim, allahın ermenisi ne anlar böyle turkish işlerden!" deyip hamasete kapılmayın, okuyabilirsiniz, oldukça zevk alacağınız bir kitap olacaktır. zaten bu tarzda türkçe olarak yazılmış taş çatlasa 10 tane kitap var, olanları da mezarlık etmeyelim.
kısa bir alıntı:

biberon-bira
latince bibere: içmek
çok basit: bebe içer biberon, baba içer bira. ikisi de latince bibere yani içmek kökünden. birincisi fransızca bir türev. ikincisi halk latincesinde her türlü içkiye verilen biber adından, muhtemelen *bibra ara basamağı yoluyla türemiş italyanca bir sözcük. ingilizce beverage sözcüğünün tam karşılığı. acıbiberle hiç alakası yok.
ülkemizde ilk bira fabrikasını isviçreli italyan asıllı bomonti biraderler kurduğu için mi biranın türkçe adı italyancadan alınmış, geçmişi daha eskilere mi gidiyor, doğrusu araştırmadım.
devamını gör...

beni beğeni yağmuruna tutan yazar. beğeni konusunda oldukça bonkör anlaşılan.*
devamını gör...

tanımı tdk'ya göre; "bir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota" olarak yapılan çoğunlukla diplomaside, nadiren günlük hayatta kullanılan sözcük.

latincede "son, nihai" anlamına gelen "ultimatus" ya da "ultimus" kellimelerinden türemiştir.
dilimize fransızcadan geçmiştir.

ültimatom verilen taraf karşı tarafın isteğini yerine getirmezse ültimatom veren taraf zor kullanır ya da başka yollara başvurur.
devamını gör...

reddedilme ve aldatılma korkusu.
devamını gör...

amerikalı gazeteci ve yazar.

eleştirdiği konuları olağanüstü hayal gücü ve mükemmel tasvirlerle bezeli şekilde anlatır. sanırım kafamdaki jack london tanımı tam olarak bu.

yıldız gezgini'nde hapishanedeki koşulları ve mahkumların maruz kaldığı işkenceleri anlatırken okuyucuyu bambaşka yerlere götürür. martin eden'da toplumdaki sınıflaşmadan ve bunun getirdiği yozlaşmadan bahsederken bir yandan da tertemiz bir aşkı anlatır. beyaz diş ve vahşetin çağrısı gibi kitaplarında hayvanlar, özellikle köpekler ve vahşi doğa hakkında epey bilgili olduğu görülebilir.
romanlarının yanı sıra biyografi, toplumsal eleştiri, fantastik türde hikaye derlemeleri de vardır.

1916'da henüz 40 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. ölümü hakkında çeşitli söylentiler olsa da -bir okuyucusu olarak bana- intihar fikri daha mümkün gibi görünüyor.

overland monthly'de yazdığı öyküler, sonradan atlantic monthly adlı başka bir dergi tarafından keşfedilmesini sağlamış, aldığı telif ücreti 120 dolara çıkmış, jack london'un yayınevlerinin menziline girmesi de bu şekilde olmuş. üç kuruşluk telif ücretini beğenmezlik etmeyip dokuz ay boyunca düzenli bir biçimde o dergiye yazmaya devam etmesi, dünya çapında bilinir bir yazar haline gelmesini sağladığı için çok takdir edilesi bir hareket olmuş bence. *

overland monthly'de yazdığı öykülerin bir araya getirildiği bir kitap da var: the son of the wolf. türkçeye kurt dölü ve kurdun oğlu adlarıyla çevrilmiş, tüm bu entry, cem yayınları tarafından basılan bir edisyonun sunusundan gelmekte.
devamını gör...

inanmak başarmanın yarısıdır sözünü akıllara getiren başlık.olmayacak hayal yoktur,uğrunda uğraşmaya tenezzül etmeyen insan vardır.basaramasam bile uğrunda ölürüm yani buda bişey.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bakmazsanız rahatsız olmazsınız diyeceğim başlıktır.
biz size kaslı olmayan erkekler kendine erkeğim demesin , boyu 1.80 den kısa olan erkekler iticidir, üçgen vücutlu olmayan erkeklerin slim fit gömlek giymesi rezaleti gibi şeyler diyor muyuz ? demiyoruz.
ama siz ; yok şişmanlar tayt gitmesin, yok uzun kızlar topuklu ayakkabı giymesin, yok efendim kapalı kadınlar makyaj yapmasın diye diye diye aynaya bakmayı unuttunuz.
bir aynaya baksana 34 beden kadınlar sana neden baksın? göbeğinde galatasaray - fenerbahçe yapılacak adamlar burda kadın fiziği konuşuyor.

dipnot : şişman kadınların tayt giymesinden daha özgüvenli ne var biliyor musunuz?
sizin büyük bir özgüvenle böyle başlıklar açmanız.
devamını gör...

fakirse p*ç zenginse yasak aşkın meyvesi sıfatını alacak olan çocuktur.
devamını gör...

bir gün başımızı belaya sokacak, ama aşırı kullanışlı illegal ama legal olan uygulama.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim