para varsa kolay tabiki.
geçen gün söylediler, para sahibi bir vatandaşın kendine aldığı lüks bir araçtan bahsettiler.
araç kendi değeri, 600 bin tl, lakin faturasındaki vergiler toplami ile tutarı 1.700.0000 tl. ne kadar kolay değil mi? böyle her şeyde devasa vergiler varken ne kadar da kolay.

kırk kapıdan maaş alana kolay tabi.
devamını gör...

"türk'ün aklı sonradan gelir" atasözünü hatırlatan durum *

edit: burada da düzenleye bastım çünkü tırnak işareti koymayı unutmuşum.
devamını gör...

özellikle oyun teorisi üzerine yaptığı başarılı çalışmalarıyla tanınan amerikalı matematikçi. (bkz: john forbes nash)

çocukken matematiği pek de iyi değilmiş nash'in. ta ki matematiğin insanları adlı kitabı okuyana dek. aslında elektrik mühendisi olmak niyetindeymiş, fakat laboratuvar derslerinde başarısız olmuş. bu nedenle ekonomi ve matematik bölümlerinden dersler almak zorunda kalmış. böylece matematiğin o büyülü dünyasına adımını atmış.

***

princeton üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra doktorasını da yapar nash. doktora tezi 26 sayfadan ibarettir. üstelik tezinde yalnızca 2 referans kullanmıştır ve bunlardan biri de kendi makalesidir.

ilerleyen zamanlarda halüsinasyonlar görmeye başlar. 25 yıl kadar sürer bu rahatsızlığı ve 25 yılın sonunda bu illeti yenmeyi başarır. adı da deliye çıkmıştır bu dönemde ne yazık ki. a beautiful mind isimli filme de konu olmuştur hayatı. 2015'te geçirdikleri bir trafik kazasında eşiyle birlikte hayatını kaybeder.

***

ülkemizde verdiği bir röportajda kendisine, türkiye'nin matematik alanında dünya sıralamasında pek de iyi bir yerde olmadığını söylerler. bunun üzerine meşhur cümlesiyle cevap verir nash:
"matematik bilmeyen toplumlarda adalet yoktur."


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölürse bir çok kişinin sevineceği bir akrabam var .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ortaylı, pamuk için, "orhan pamuk’u tavsiye etmiyorum çünkü olmaz, türkçesi bozuk" derken, şafak için, "elif şafak ingilizce yazıyor, türkçe bilmiyor. bu türk yazarı sayılmaz. türktür tabi ama türk yazarı sayılmaz" dedi.
devamını gör...

güneydoğu asya’da bulunan ve yirmi yıl boyunca kendi içinde savaşan, bu savaşın on yıllık bölümünde dünyanın şerefsiz onbaşıamerika birleşik devletlerinin de dahil olmasıyla dünyada ün kazanan ülkesi olan vietnamda çok yaygın olan bir inançtır.

birçok geleneksel inanç gibi bu inanç da biraz metafizik görünse de bence aslında bilimsel kökeni olan düşüncelerin büyülü bir gerçeklikle açıklanması gibi bir şeydir bu.

bu geleneksel inanca göre eğer bir insanın vücudunda kötü rüzgarla dolaşıyorsa bu rüzgarlar o insanın hasta olmasına ve belki de sonunda ölmesine neden olabilir.

bu rüzgarlar insanın bedeninde dört ana yönde estikçe insan farklı farklı hastalıkların pençesine düşer. hem fiziksel hem ruhsal rahatsızlıklara neden olabilen bu kötü rüzgarlardan kurtulamak çok zor olmasa da düzenli bir tedavi gerektirir.

kötü rüzgarlarla savrulan bir insanın bedenine bu işi iyi bilen bir insan tarafından yapılacak masaj ile o rüzgarlar vücuttan salınmalıdır. rüzgarlar bedenden dışarı da esmeye başladığında beden de bir ikileme sürecine girecektir.

bedenimizin içindeki ormanı oluşturan ağaçların kötü rüzgarlar tarafından yıkılmasına izin vermemeliyiz çünkü be ormanda bir ağaç devrilirse ve bunu kimse görmez ya da duymazsa o ağaç devrilmiş sayılmaz. kötü rüzgarlar kazanır her sessizlikte.
devamını gör...

kendisine " yiyorsa bu şarkıdan sonra önümüzü de kes" diye asaletli çingene şarkısıyla diss atan norm ekibinden ançee ve berk ile kavgalı olan izmirli rapçidir. ançe ve berk youtube'a şarkıyı yükler yüklemez gazapizm tarafından önleri kesilip kavga etmişler ve birkaç kez de karakolluk olmuşlardır. gazapizm denildiği zaman aklıma hep bu olay gelir. şarkıyı da fazla argo olduğu link olarak koyuyorum buraya. buradan
devamını gör...

hayvan çiftliği
1984
sapiens
devamını gör...

kimi zaman ismail abi olabilmektir.
devamını gör...

süpermiş. aynı gotham gibi desenize. hugo strange de teşrif eder birazdan.
aman içmeyin sakın*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu platformda güzel vakitler geçirmeme katkıda bulunan, alkolsuz kafa olmamı sağlayan, bir türlü nicki'ni telafuz edemeyip cabbar dediğim, 100 miyon bana çıktığı zaman hayatına el atacağım nadide yazar tanesi.
devamını gör...

sinir stres.
devamını gör...

üç ayda bir veriyorum yıllardır.pazartesi mobil araçlarında hallettim.ilk seferinde kusacak gibi hissetsem de sonrakiler çok rahattı.kanınız ihtiyaç sahiplerine ulaşınca gelen mesaj huzur veriyor.
devamını gör...

fm oynarken beşiktaş'a transfer edene kadar göbeğimin çatladığı futbolcu. oyundaki transfer başarılarım resmen gerçek yaşamda takıma yansıyor. zamanında pepe'yi, mario gomez'i falan da almıştım beşiktaş'a, sağ olsunlar gerçek hayatta da kırmadılar bizi ve takıma geldiler. neyse demem o ki, adam şaka maka beşiktaş'a imza attı.

bu adam ofansif orta saha tanımının ete kemiğe bürünmüş versiyonu. evet ciddi bir maç eksiği var ama kafasında futbolu bitirmediyse %50'si ile bile oynasa bu ligde çok enteresan işlere imza atar. menajeri bu adamı çin'e götürmese kuvvetle muhtemel onu liverpool'da izleyecektik. kloop hocam böyle mevzularda çok yanılmaz. ali ece'nin söylediğine göre de o dönemler alex'i çok istemiş. netice de ofansif orta saha oynayıp gol kralı olmuş bir adamdan bahsediyoruz. hele ki ligimizin kalitesi düşünülürse, dikine oynayan, klas ara pasları bulunan, dönen top takibinde doktora yapmış bir topçu bu ligde her türlü iş yapar. hatta hatırlarsanız sergen hoca takımın içine girdiği yoksunluk sendromu yüzünden atiba'ya bu görevi vermiş ve atiba bile en verimli sezonunu o bölge de geçirmişti. bu mevkinin asıl sahibi orada oynadığında oluşacak manzarayı gerçekten merak ediyorum.

açıkçası ben alex'in beşiktaş'a faydalı olacağını düşünüyorum. asıl mesele böyle bir adamla oynayacak şanslı forvet kim olacak sorusunun cevabında gizli. gelecek golcüye göre alex'in performans ivmesi hakkında daha net şeyler söylenebilir. misal diego costa gibi savaşçı bir golcü gelirse bu adam sırf dönen toplardan ve yaratılan boş alanlardan asgari 15 gol atar. kâh abou kalsa yine aynı şeyleri söyleyebilirdik. tam alex'e uygun forvetti. neyse önümüze bakacağız artık. beşiktaş'ımıza hayırlı olsun. umarım shaktar günlerine nazire yapar da bizde futbol resitali izlemiş oluruz.
devamını gör...

triliçe.
kekin üzerine süt dök.
biraz da karamel.
yok böyle bir saçmalık.
keki yap soğuk sütü bardağa doldur iç.
devamını gör...

ne zaman dinlesem gözlerimi yaşartan şarkıdır.
devamını gör...

ney
diyor ki ney; sırlarım uzak değil yakın bir yerde, ama onu görecek göz, duyacak kulak nerede?

ney, türk musikisinin en temel meşhur nefesli sazıdır. batıda türk flütü denmiştir ney için.
kargı denilen bir çeşit budakli kamıştan yapılır. akordlarına göre çeşitli boylarda olan ney dokuz kısa boğumdan meydana gelmiştir. üzerinde 7 perde mevcuttur. bu perdeler, açkı ile delinerek elde edilir.
dış yüzeyinin sert sırçalı olması neyin sesinin arzu edilen tınıda olmasını sağlar.
ney ailesinin ve akordlarının meydana gelmesinde buselik dizisi esas kabul edilmiştir.
diapazon’un verdiği ses la (dügah) tır.
mansur’da dügah
şah ney’de buselik
davut ney’de çargah
bolahenk’te neva
süpürde’de hüseyni
müstahsen’de acem
kız ney’de gerdaniye olur. böylece meydana gelen 7 ana ney’in diapazon’daki la sesi karşılığındaki sesleride tam bir buselik dizisi oluştururlar.
ney ailesinin bir oktav ince sesini veren çeşitlerine de nısfiye adı verilir. her ney’in nısfiyesi vardır.

" a güzel sesli ney, gönüller almadasın, hoşsun, güzelsin; sıcak sıcak nefes vermedesin, soğuk havaları silip süpürmedesin. içinde ne boğum var, ne bir şey; bomboş. dertlere düşmüş, perişan olmuş, gönülden, candan derdi, elemi almada, onları da kendine döndürmedesin. herkesin, sevgilisine uygun bir resimdir, yapıyorsun; okuma yazma bilmiyorsun ama içyüzden bir ressamsın adeta. ey tüm gerçeklerin şekli, sureti, hangi perdedesin sen? neyin nağmeleri arasından bir baş göster; şekerler gibisin sen çünkü. gözün dokuz olmuş sanki; can da on kulağını sana vermiş; altı yana da üfle nağmelerini; altı yana da bildiksin, tanıdıksın sen. ey başı kesilmiş kamış, dilsiz dudaksız sırlar söyle; boğazdan tattığın soluğu, halka da bir hoşça tattır. ney'e aşk ateşi düştü; âlemi bir dumandır kapladı; çünkü sesin aşk sesi; aşk sesini duyurmadasın, ateşlisin sen. aşkınla leyla'nın mecnun'un sırlarını okşa; gönle ne tatsın sen, cana ne huzur. hâsılı soluğunda tebriz'den bir koku var; güzelliğinle, alımınla nice gönüller kapmadasın sen. (hz. mevlana)

neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. o, kesildiği göl kenarını özlemektedir. çünkü o, göl kenarı denilen bir bütünün parçasıdır. gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütüne ulaştığında bulacaktır. öte yandan ney de kesildiği göl kenarının niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. tıpkı cenabı hakk'ın çamurdan yaratıp gövdesinde yedi delik açtıktan sonra can nefesini üflediği hazreti âdem gibi. allah, hazreti âdem'in burnuna yaşam nefesini verirken kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır.(ahmet ümit)

can bir şaraptır, insan onun destisi;
beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.
hayyam, bilir misin nedir bu ölümlü varlık:
hayal fenerinde bir ışık pırıltısı. (ömer hayyam)

ney sesi huzurun sesidir
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim