mor ve ötesi'nin en iyi şarkısı
mümkün değil seçemem. hepsi hepsi hepsi..
ama insiyatifimi kullanıyorum bir derdim var diyorum.
ama insiyatifimi kullanıyorum bir derdim var diyorum.
devamını gör...
29 aralık 2020 almanya’da fazla doz aşı vurulan 5 huzurevi çalışanın hastaneye kaldırılması
nasıl bu denli sorumsuz olabiliyorlar aklım almıyor. kişiler şikayetçi olur umarım, yoksa önü kesilmez bu durumun. daha öncesinde böyle bir durum yaşanmıştı umarım tekrarı olmaz.buradan
--- alıntı ---
almanya'da bir huzurevindeki 8 çalışana koronavirüs (covid-19) aşılarının şırıngalarının hazırlanması sırasında yapılan hata nedeniyle fazla doz verildi. aşı olan çalışanların 5’i hastaneye kaldırıldı. olay, almanya’nın mecklenburg-western eyaletindeki stralsund kentinde bulunan bir huzurevinde meydana geldi. biontech ve pfizer tarafından geliştirilen koronavirüs aşısında şırıngaların hazırlandığı sırada yapılan hata nedeniyle 8 huzurevi çalışanı fazla doz aldı. çalışanlardan 5’i hastaneye kaldırıldı.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
almanya'da bir huzurevindeki 8 çalışana koronavirüs (covid-19) aşılarının şırıngalarının hazırlanması sırasında yapılan hata nedeniyle fazla doz verildi. aşı olan çalışanların 5’i hastaneye kaldırıldı. olay, almanya’nın mecklenburg-western eyaletindeki stralsund kentinde bulunan bir huzurevinde meydana geldi. biontech ve pfizer tarafından geliştirilen koronavirüs aşısında şırıngaların hazırlandığı sırada yapılan hata nedeniyle 8 huzurevi çalışanı fazla doz aldı. çalışanlardan 5’i hastaneye kaldırıldı.
--- alıntı ---
devamını gör...
pişman insanlar cemiyeti
2016 aralık ayında reha özcan ve aytek teoman'ın hazırlayıp sunduğu bir radyo programı olarak başlayan “pişman insanlar cemiyeti” kısaca p.i.c birkaç ay içinde başlı başına bir internet radyosu haline gelmiştir. program her perşembe saat 23.59da yayına girmektedir. program haricinde neredeyse her türden müzik çalınmaktadır.
devamını gör...
beşinci mektup
ümit yaşar oğuzcan şiiridir.
ayrılık diye bir şey yok.
bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
şimdi neredesin? ne yapıyorsun?
güneş çoktan doğdu.
uyanmış olmalısın.
saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
öyleyse ayrılmadık.
sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
kanunlara saygı göstermesini,
insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
ya o? ya o?
insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
saadet bekliyor yaşamaktan.
zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
aradıklarının çoğunu bulamamış,
beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
göçüp gidiyor bu dünyadan.
işte yaşamak maceramız bu.
yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
ve yaşayıp beklerken ölmek!
özleme bir diyeceğim yok.
o kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
o nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
o tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
insanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
yaşantımız özlemlerle güzel.
özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
seni özlediğim içindir.
beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
seni özlediğim içindir.
yaşıyorsam; içimde umut varsa,
yine seni özlediğim içindir.
seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
ayrılık diye bir şey yok.
bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
şimdi neredesin? ne yapıyorsun?
güneş çoktan doğdu.
uyanmış olmalısın.
saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
öyleyse ayrılmadık.
sadece özlemliyiz ve bekliyoruz.
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
bir çocuğun önce doğmasını bekliyorlar,
sonra yürümesini, konuşmasını, büyümesini...
zaman ilerliyor, bu defa para kazanmasını,
kanunlara saygı göstermesini,
insanları sevmesini, aldanmasını, aldatmasını bekliyorlar.
ve sonra ölümü bekleniyor insanoğlunun.
ya o? ya o?
insanlardan dostluk bekliyor, sevgilisinden sadakat,
çocuklarından saygı ve bir parça huzur bekliyor,
saadet bekliyor yaşamaktan.
zaman ilerliyor, bir gün o da ölümü bekliyor artık.
aradıklarının çoğunu bulamamış,
beklediklerinin çoğu gelmemiş bir insan olarak
göçüp gidiyor bu dünyadan.
işte yaşamak maceramız bu.
yaşarken beklemek, beklerken yaşamak
ve yaşayıp beklerken ölmek!
özleme bir diyeceğim yok.
o kömür kırıntıları arasında parlayan bir cam parçası.
o nefes alışı sevgimizin, kavuşmalarımızın anlamı.
o tek güzel yönü bekleyişlerimizin.
insanlığımız özleyişlerimizle alımlı,
yaşantımız özlemlerle güzel.
özlemin buruk bir tadı var, hele seni özlemenin.
bir kokusu var bütün çiçeklere değişmem.
bir ışığı var, bir rengi var seni özlemenin, anlatılmaz.
verdiğin bütün acılara dayanıyorsam;
seni özlediğim içindir.
beklemenin korkunç zehri öldürmüyorsa beni;
seni özlediğim içindir.
yaşıyorsam; içimde umut varsa,
yine seni özlediğim içindir.
seni bunca özlemesem; bunca sevemezdim ki!
devamını gör...
ateistler zor günlerinde kime sığınıyor sorunsalı
zor günlerinde birilerine "sığınmadan" ayakta kalamayan insanların ortaya atacağı türden bir sorunsaldır.
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan sözlük yazarı
merhaba,
arkadaş burayı okur mu bilmiyorum ama hayat cidden intihar edecek kadar değerli değil. yani böyle cesurca bir karar vermek için çok anlamsız. intihar edebilecek cesareti olan bir insanın hayatını yönlendirebilecek kuvvetli adımlara atacağına eminim. umarım bir şeyler değişir senin için, umarım su akar yolunu bulur.
arkadaş burayı okur mu bilmiyorum ama hayat cidden intihar edecek kadar değerli değil. yani böyle cesurca bir karar vermek için çok anlamsız. intihar edebilecek cesareti olan bir insanın hayatını yönlendirebilecek kuvvetli adımlara atacağına eminim. umarım bir şeyler değişir senin için, umarım su akar yolunu bulur.
devamını gör...
eski sevgilinin evlenmesi
her eski sevgilide aynı duyguyu hissettirmez. duyup da ‘çok mutlu olsun ya iyi bir insandı‘ diyebiliyorsanız sizin için çoktan bitmiştir. duyunca içinize bir taş oturuyorsa yarım kaldığına inandığınız birşeyler vardır. hayatta elinden geldiğini yapmanın rahatlığı diye birşey var. eğer gerçekten elinizden geleni yapmanıza rağmen sonuç buysa acı ama yolunuza bakmanız için net bir gerekçe olur. acaba kalmaz , mis . kimse kimse için hayati değildir. kader kısmet bazı şeyler. olmamışsa vardır bi sebebi. çok da takılmamak lazım.
devamını gör...
entry'i silerek yok olabileceğini sanan yazarlar
kimse özür dilemek zorunda değil, kimseyi ilgilendirmez.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
ara ara bende koyuyorum ama nick gereği çoğu zaman bunu kullanıyorum.
devamını gör...
insanın gizlenecek bir şeyinin kalmaması
sosyal ağlar sayesinde fark ettiğimiz bir gerçektir.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
annemin hala sakladığı göbek kordonumun içinde olduğunu düşündüğüm garip nesneler kategorisi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği hayvan
en sevdiğim mi bilmiyorum ama kar leoparı diyorum. panthera uncia
orta asyanın dağlık bölgelerinde yaşıyor*.
çok eğimli yamaçlarda avlanıyor.
uzun(91 cm baya uzunmuş ) ve pofuduk bir kuyruğu var denge için.

benekli postu kamuflaj içinmiş.
tüylü ve geniş patileri de kara batmamasını sağlıyormuş.
avlandığı hayvansa yine kendisi gibi sanki ovadaymış gibi hareket edebilen dağ keçisi.-->
ikili arasındaki mücadele ise seyretmeye değer*.
orta asyanın dağlık bölgelerinde yaşıyor*.
çok eğimli yamaçlarda avlanıyor.
uzun(91 cm baya uzunmuş ) ve pofuduk bir kuyruğu var denge için.

benekli postu kamuflaj içinmiş.
tüylü ve geniş patileri de kara batmamasını sağlıyormuş.
avlandığı hayvansa yine kendisi gibi sanki ovadaymış gibi hareket edebilen dağ keçisi.-->
ikili arasındaki mücadele ise seyretmeye değer*.
devamını gör...
yeni akit gazetesi
siyasi görüşü köktendinci, islamcı, sosyal muhafazakâr olan aşırı sağcı gazete.
''türkiye'de nefret söylemine en fazla rastlanan ulusal gazetedir.''
''türkiye'de nefret söylemine en fazla rastlanan ulusal gazetedir.''
devamını gör...
dönüm noktası
bir olayın yeni bir duruma geçişini başlatma zamanı için kullanılan tabir.
devamını gör...
aşti
esenler'den sonra favorim. toplumdan, köklerimden uzaklaştığımı hissettiğimde ikisinden birinden bilet alır. 4 saat erkenden otogara gider ve uzaklara bakarak hayatın anlamını sorgularım.
devamını gör...
balaklava
baklavayı yanlış yazdı sanarak girdiğim başlıktır. bir şey öğrenip çıkıyorum şimdi de.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
sanat eserimiz, bence yaşadığımız döneme çok uygun ve yine bir buhran döneminde doğmuş olan etkileyici ve ödüllü bir resim:
korkunun şekilleri- maynard dixon.

oldukça etkileyici ve ürkütücü değil mi?
resimde pelerinler, korkuyla felç olmuş yüzleri gizleyen kefenler gibi görünür. dört şekilden sadece biri, yüzün olması gereken yerde sadece bir yüz deliği ile izleyiciye bakıyor. dördünün geri kalanı burada herhangi bir yüze sahip olmayabilir veya hiç yüzüne sahip olmayabilir. korku, kişiyi tehlike karşısında çok yüzsüz kılar. yüzlerin görünmemesinin aksine ayakları oldukça görünürdür, çünkü korku durumunda yani "savaş veya kaç" durumunda, yüzler kaybolsa bile ayaklar önemlidir.
peki ressam bu resmi nasıl bir motivasyonla resmetti? bu resim, 1930’larda yani büyük buhranın sancıları ile ortaya çıktı. günümüzdeki duruma benzer olarak, herkes kadar ressamlar da bu buhranda ekonomik olarak kötü durumdaydı. ressam dixon, bu eseri ile 1931'de, san francisco sanat derneği'nin yıllık sergisine girer ve oldukça önemli ressamları yenerek en popüler resim ödülünü alır. ödül 1500 dolardır ve ve dixon bu para için “hayatımı kurtardı” der ve o dönemki ruh halini anlatmak için şu cümleleri kurar; “hala belirsiz, uğursuz, tetdit edici formlarla çevrili olma hissim vardı. kendimi ondan özgürleştirme, onu dışsallaştırma, sistemimden çıkarma ihtiyacımdan korkunun şekillerini üretme fikri doğdu.” dixon, eserindeki figürler için “çok uğursuz cübbeli figürler” ifadesini kullanır.
korkunun şekilleri- maynard dixon.

oldukça etkileyici ve ürkütücü değil mi?
resimde pelerinler, korkuyla felç olmuş yüzleri gizleyen kefenler gibi görünür. dört şekilden sadece biri, yüzün olması gereken yerde sadece bir yüz deliği ile izleyiciye bakıyor. dördünün geri kalanı burada herhangi bir yüze sahip olmayabilir veya hiç yüzüne sahip olmayabilir. korku, kişiyi tehlike karşısında çok yüzsüz kılar. yüzlerin görünmemesinin aksine ayakları oldukça görünürdür, çünkü korku durumunda yani "savaş veya kaç" durumunda, yüzler kaybolsa bile ayaklar önemlidir.
peki ressam bu resmi nasıl bir motivasyonla resmetti? bu resim, 1930’larda yani büyük buhranın sancıları ile ortaya çıktı. günümüzdeki duruma benzer olarak, herkes kadar ressamlar da bu buhranda ekonomik olarak kötü durumdaydı. ressam dixon, bu eseri ile 1931'de, san francisco sanat derneği'nin yıllık sergisine girer ve oldukça önemli ressamları yenerek en popüler resim ödülünü alır. ödül 1500 dolardır ve ve dixon bu para için “hayatımı kurtardı” der ve o dönemki ruh halini anlatmak için şu cümleleri kurar; “hala belirsiz, uğursuz, tetdit edici formlarla çevrili olma hissim vardı. kendimi ondan özgürleştirme, onu dışsallaştırma, sistemimden çıkarma ihtiyacımdan korkunun şekillerini üretme fikri doğdu.” dixon, eserindeki figürler için “çok uğursuz cübbeli figürler” ifadesini kullanır.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
kişiyle hiç bir şekilde iletişime geçmemektir. bir de zaman. her şeyin ilacı malum.
devamını gör...
sevgilin ya da eşin tarafından aldatılsan affeder misin sorunsalı
sihirli annem cem'in repliği ; "çatalı hiçbir zaman kaşık olarak kullanamazsın"
devamını gör...
