sözlükte hiç arkadaşının olmaması
herkes birbirini tanıyormuş da ben elim cebimde avare dolaşıyormuşum gibi hissettiğim. tabi ortama uyum sağlamaya da çalışıyorum ehehehühe filan mod.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kalbimde hakkı yenilmiş yetim bakışları var, mahzun. yadırganmış hoyratça ötelenmiş istismar edilmiş kitapların gözleri... anlaşılmayan onca şeyin hakkının birilerince yenilmişliği var omuzlarımda...
ve tükenmek bilmeyen bir çırpınıştır kalbim
-ki yokluğunda savunur sırf bilmediği için hakikati-
bir ihtimaller dönencesinde savrulup dururken sesi
çıkmaz da varlığı,
yokluğuyla kabullenir.
tanıyamazsınız belki bir zihnin ücra köşelerini, kendi kendine verilen hoyrat savaşı
yaşam ve hakikat arasında koşup duran benliği.
belki tanır ama dikkatli bakan gözleriniz âmâ ise...
kalbimde görünmeyenlerin, göründüğü gibi olmayanlara yenilmiş hatrı var bin yıllık.
ben güzel dursa da kurtulsa hayat hengamesinden...
eğreti parçalar arasında doğru durmak yeter mi?
kalbimde hakkı yenilmiş yetim bakışları, hor görülmüş, hoyrat kullanılmış yoklukları
ve istismar edilmiş göründüğü gibi olmayışları...
sanılanın sahte olduğu bir gerçekliğin hüküm sürdüğü yerde
-terk edişin kolaylığına karşın-
doğru duruş çabasının zorluğu...
en kısa hikayenin yaşam ve ölüm olduğu, en uzun mesafenin seçenekler arasında yitmek olduğu bu yerde.
tanım: karalama adı altında aydınlanmanın yaşandığı defterdir.
ve tükenmek bilmeyen bir çırpınıştır kalbim
-ki yokluğunda savunur sırf bilmediği için hakikati-
bir ihtimaller dönencesinde savrulup dururken sesi
çıkmaz da varlığı,
yokluğuyla kabullenir.
tanıyamazsınız belki bir zihnin ücra köşelerini, kendi kendine verilen hoyrat savaşı
yaşam ve hakikat arasında koşup duran benliği.
belki tanır ama dikkatli bakan gözleriniz âmâ ise...
kalbimde görünmeyenlerin, göründüğü gibi olmayanlara yenilmiş hatrı var bin yıllık.
ben güzel dursa da kurtulsa hayat hengamesinden...
eğreti parçalar arasında doğru durmak yeter mi?
kalbimde hakkı yenilmiş yetim bakışları, hor görülmüş, hoyrat kullanılmış yoklukları
ve istismar edilmiş göründüğü gibi olmayışları...
sanılanın sahte olduğu bir gerçekliğin hüküm sürdüğü yerde
-terk edişin kolaylığına karşın-
doğru duruş çabasının zorluğu...
en kısa hikayenin yaşam ve ölüm olduğu, en uzun mesafenin seçenekler arasında yitmek olduğu bu yerde.
tanım: karalama adı altında aydınlanmanın yaşandığı defterdir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının favori yara izleri
yüzümdeki derin tırnak izi mülayim sıfatıma tekinsizlik katıyor*
devamını gör...
menümüze isim buluyoruz
hamburger iyiydi sanki.
kablo kutusu olsun. vardır ya çoğumuzun öyle bir, içinde her şeyi sakladığımız kablo kutusu *
ya da çıfıt çarşısı. ne ararsan var içinde gibisinden.
çarşamba çanağı da olur. yine karışık bir menü olmasından mütevellit...
bilemedim, burada dura dura aklıma hep kaosvari kelimeler gelmeye başladı. iyi değilim galiba.
kablo kutusu olsun. vardır ya çoğumuzun öyle bir, içinde her şeyi sakladığımız kablo kutusu *
ya da çıfıt çarşısı. ne ararsan var içinde gibisinden.
çarşamba çanağı da olur. yine karışık bir menü olmasından mütevellit...
bilemedim, burada dura dura aklıma hep kaosvari kelimeler gelmeye başladı. iyi değilim galiba.
devamını gör...
çocuk yapmak için başlıca gerekenler
güzel bir dünya.
o da yok.
o da yok.
devamını gör...
reklamlardaki iftar sofraları
nutellanın kavanozu olmuş 30tl, kolanın litresi 5 tl. he bunlar yetmiyor bi de sofrayı donatmışlar." bu insanlar farklı bir türkiyede yasiyor da haberimiz mi yok?" dedirtiyor. kurguya puanım 0/10.
devamını gör...
nasıl ölünür
insan ne olursa olsun ölüm herkesi eşitler diye düşünürüm hep. herkesin en eşit olduğu yer o mezardır. istediğin kadar zengin ol ya da fakir ol, okumuş alim ya da cahil vasıfsız biri ol farketmez herkes o çukura girer ve herkesin üstünde aynı kefen vardır. her şey gelip geçici olsun, yalan dolan olsun hatta bu hayat bir oyun, bir sahne olsun yine de ölüm tek gerçektir. buna inanıyorum.
toplumun her kesiminden insanlardan oluşan 5 farklı hikaye okuyoruz. insanların ekonomik düzeylerinin ölümlerini ne kadar etkilediğini hatta ölülerin ardından okunan duaların bile kiliseye ödenen parayla orantılı olduğunu, insanın her koşulda önce kendisini önemsediğini ve düşündüğünü ve aslında ölüme ne kadar aşina ve kayıtsız olduğumuzu okuyoruz kitapta.
sonra durup düşünüyoruz mutlaka, ölüme karşı sahip olduğum his ne? kayıtsız mıyım bu kadar? biri öldüğünde gerçekten onun için mi üzülüyorum yoksa bir noktada kendi pişmanlıklarım ve keşkelerim mi üzüldüğüm? sen gittin ben şimdi ne yapacağım derken ne kadar bencilim?
bu kitap bir nesne olsaydı ingiliz anahtarı olurdu. hiç tadına baktınız mı bilmiyorum ama ben küçükken böyle bir manyaklık yapmıştım. metalimsi insanı huzursuz eden bir tat. ayrıca gri olması huzursuzluğumu katlamıştı. atmak bir daha dokunmamak istemiştim ama atamadık çünkü gerekli bir edevattı. bu yüzden varlığını kabul edip gerekmedikçe dokunmadım ve tabiki bir daha her bulduğumun tadına bakmadım. öyle işte
toplumun her kesiminden insanlardan oluşan 5 farklı hikaye okuyoruz. insanların ekonomik düzeylerinin ölümlerini ne kadar etkilediğini hatta ölülerin ardından okunan duaların bile kiliseye ödenen parayla orantılı olduğunu, insanın her koşulda önce kendisini önemsediğini ve düşündüğünü ve aslında ölüme ne kadar aşina ve kayıtsız olduğumuzu okuyoruz kitapta.
sonra durup düşünüyoruz mutlaka, ölüme karşı sahip olduğum his ne? kayıtsız mıyım bu kadar? biri öldüğünde gerçekten onun için mi üzülüyorum yoksa bir noktada kendi pişmanlıklarım ve keşkelerim mi üzüldüğüm? sen gittin ben şimdi ne yapacağım derken ne kadar bencilim?
bu kitap bir nesne olsaydı ingiliz anahtarı olurdu. hiç tadına baktınız mı bilmiyorum ama ben küçükken böyle bir manyaklık yapmıştım. metalimsi insanı huzursuz eden bir tat. ayrıca gri olması huzursuzluğumu katlamıştı. atmak bir daha dokunmamak istemiştim ama atamadık çünkü gerekli bir edevattı. bu yüzden varlığını kabul edip gerekmedikçe dokunmadım ve tabiki bir daha her bulduğumun tadına bakmadım. öyle işte
devamını gör...
mehmet coşkundeniz
lakabı aşk doktoru olan gazeteci, yazar.
“seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan. seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun, yargılamıyorsun beni.”
seni seviyorum çünkü- mehmet coşkundeniz
“seni seviyorum, çünkü bir ressamın çizebileceği en güzel tablosun sen. renklerinle büyülüyorsun beni, hayran hayran bakıyorum sana. ya da bir şairin yazabileceği en anlamlı şiir, sevdayı ve aşkı anlatan. seni seviyorum, çünkü sorgulamıyorsun, yargılamıyorsun beni.”
seni seviyorum çünkü- mehmet coşkundeniz
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
şiirin adı: içimdeki bsen
tür: gilisel kisişim mavrası
kalabalığın kaçınılmaz yalnızlığının tamircisiysem, okunması ve lakin anlaşılması zor olmayan bir kaynak eleştirisine maruz kalıyorsam, kişisel sebeplerden ötürü yaşamaya devam etmek zorundaysam, kendimde değilim demektir.
çiçeklerin dilinde seviyorum demek isterdim seni. senin, bulutların içinde kaybolmak gibiydi gözlerin. senin, denize yada doğaya kaçışın izlerini anımsatan sesinle bakıyorum bu hayata. klişelerin daha bir klişe olduğunu ispatlamak değil derdim. yinede benim toprağımda filizlenmeli senin köklerin. bencilce seviyorum seni her şeyinle kendime dolanıp sıkmalıyım ikimizi bir boğumda. bizde her şey biraz manyakça bütün bir saygımla nefret edebilmem gerek, samimi ve içten bir nefreti herkes hakeder. göğün benzersiz hikayesi gibisin şimdi, geceleri doğuyor gündüzleri kayboluyorsun mevsimlerce sarhoşsun derken bayılıyorsun ve çıplak bir şekilde mağaramda güzelce uyuyorsun.
tür: gilisel kisişim mavrası
kalabalığın kaçınılmaz yalnızlığının tamircisiysem, okunması ve lakin anlaşılması zor olmayan bir kaynak eleştirisine maruz kalıyorsam, kişisel sebeplerden ötürü yaşamaya devam etmek zorundaysam, kendimde değilim demektir.
çiçeklerin dilinde seviyorum demek isterdim seni. senin, bulutların içinde kaybolmak gibiydi gözlerin. senin, denize yada doğaya kaçışın izlerini anımsatan sesinle bakıyorum bu hayata. klişelerin daha bir klişe olduğunu ispatlamak değil derdim. yinede benim toprağımda filizlenmeli senin köklerin. bencilce seviyorum seni her şeyinle kendime dolanıp sıkmalıyım ikimizi bir boğumda. bizde her şey biraz manyakça bütün bir saygımla nefret edebilmem gerek, samimi ve içten bir nefreti herkes hakeder. göğün benzersiz hikayesi gibisin şimdi, geceleri doğuyor gündüzleri kayboluyorsun mevsimlerce sarhoşsun derken bayılıyorsun ve çıplak bir şekilde mağaramda güzelce uyuyorsun.
devamını gör...
lsd
60'lı yıllarda yeni bir toplumsal bir alt kültürün oluşumuna büyük katkıları olmuştur: hippi...
ikinci dünya savaşı sonrası bilimsel ve toplumsal ilerlemenin dönem gençliği üzerinde bıraktığı etkinin ana unsurudur. savaşın çocuklarının, ailesini kaybedenlerin, savaş döneminde tohumlanmış piç çocukların ve dönemin barış ve sevgi yanlısı gençliğinin dünya görüşü konusunda sıradan bir hümanist akımın önüne geçebilme sebebidir.
lsd isimli sanrılandırıcı, daha doğrusu modern ismiyle psikedelik maddenin yarattığı aşırı uçlardaki duygu durumu ve duyarlılığı, gençliğin var olan dünya görüşü üzerindeki etkisi ile dönemin toplumsal hayatından daha soyut ve özgür bir ortamın yaratılmasının vesilesidir.
...ki zaten bunu salt sentetik bir madde olmaktan alıkoyan şey feverani bir durum yaratmasının yanında bir zihin açıcı olarakta görülmesidir. bu etkiler çeşitli öğretilerde kullanıldığı gibi, hippilikte de kullanılmasından ötürü bir ilke, bir vizyon yaratılmasına da dolaylı yoldan sebep olmuştur. yani bu sanrılandırıcıyı fikrin radikalliğini arttıran bir ateş olarak görmemiz mümkündür.
bunun yanında zihin ve ufuk açıcılığının yanında, post modern toplum tabiriyle cehennem gibi "bedtrip" ler yaşatabilir, hatta kullananı derin bir psikoza sokabilir.
ikinci dünya savaşı sonrası bilimsel ve toplumsal ilerlemenin dönem gençliği üzerinde bıraktığı etkinin ana unsurudur. savaşın çocuklarının, ailesini kaybedenlerin, savaş döneminde tohumlanmış piç çocukların ve dönemin barış ve sevgi yanlısı gençliğinin dünya görüşü konusunda sıradan bir hümanist akımın önüne geçebilme sebebidir.
lsd isimli sanrılandırıcı, daha doğrusu modern ismiyle psikedelik maddenin yarattığı aşırı uçlardaki duygu durumu ve duyarlılığı, gençliğin var olan dünya görüşü üzerindeki etkisi ile dönemin toplumsal hayatından daha soyut ve özgür bir ortamın yaratılmasının vesilesidir.
...ki zaten bunu salt sentetik bir madde olmaktan alıkoyan şey feverani bir durum yaratmasının yanında bir zihin açıcı olarakta görülmesidir. bu etkiler çeşitli öğretilerde kullanıldığı gibi, hippilikte de kullanılmasından ötürü bir ilke, bir vizyon yaratılmasına da dolaylı yoldan sebep olmuştur. yani bu sanrılandırıcıyı fikrin radikalliğini arttıran bir ateş olarak görmemiz mümkündür.
bunun yanında zihin ve ufuk açıcılığının yanında, post modern toplum tabiriyle cehennem gibi "bedtrip" ler yaşatabilir, hatta kullananı derin bir psikoza sokabilir.
devamını gör...
ortamlarda entelektüelmiş gibi görünüp aslında bomboş olan kişi
arkadaş bu neyin ezikliği böyle anlamış değilim. madem bulunduğun ortamda komplekse kapılıyorsun, girme o tarz ortamlara. ya da olduğun gibi davran.
mevlana ne demiş
''ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.,,
mesela ben hiç kasmam. yeni girdiğim bir ortamda derim bomboş biri olduğumu. bunu kime söylesem acil olarak bir işi çıkıyor hep ve müsait olduğunda arayacağını söyleyip gidiyor. henüz arayan olmadı, aciliyeti olan işlerini bitiremedilerse...
ekleme: aşağıda arkadaşın biri yazmış çok ekşivari başlık diye. ekşi'de böyle bir başlık gördüğümü hatırlamıyorum. belki de vardır. buradaki açılan başlıklarda kullanılan kalıpların benzemesi gayet normal.
senin önerin nedir mesela? ne tarz başlıklar açıp yorumlar yapalım? ciddi anlamda soruyorum.
mevlana ne demiş
''ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.,,
mesela ben hiç kasmam. yeni girdiğim bir ortamda derim bomboş biri olduğumu. bunu kime söylesem acil olarak bir işi çıkıyor hep ve müsait olduğunda arayacağını söyleyip gidiyor. henüz arayan olmadı, aciliyeti olan işlerini bitiremedilerse...
ekleme: aşağıda arkadaşın biri yazmış çok ekşivari başlık diye. ekşi'de böyle bir başlık gördüğümü hatırlamıyorum. belki de vardır. buradaki açılan başlıklarda kullanılan kalıpların benzemesi gayet normal.
senin önerin nedir mesela? ne tarz başlıklar açıp yorumlar yapalım? ciddi anlamda soruyorum.
devamını gör...
ölü bir bedene dokunmak
babaannemi yıkarken yaptığım eylem.
bu dünyada, beni en çok seven insandı.
son yolculuğunun, her anına eşlik etmek istedim.
korkmadım, sadece üzüldüm, gitmesin istedim.
hep başımda dursun istedim.
boğalma kızım, boğaldığın yere hızır yetişsin
desin istedim.
oğlum, çok ağlama annecim diyene kadar ağladım.
allah rahmet eylesin seni babannem.*
bu dünyada, beni en çok seven insandı.
son yolculuğunun, her anına eşlik etmek istedim.
korkmadım, sadece üzüldüm, gitmesin istedim.
hep başımda dursun istedim.
boğalma kızım, boğaldığın yere hızır yetişsin
desin istedim.
oğlum, çok ağlama annecim diyene kadar ağladım.
allah rahmet eylesin seni babannem.*
devamını gör...
insanı 180 derece değiştiren şeyler
ayağa kalkması. ciddiyim. 90 derece gibi görünür ama 180 derecelik fark yaratır. diyalektik gereği, bedenle birlikte zihin de ayağa kalkar. yürüyüş yaparken daha sağlıklı düşünebilmemiz bundandır efendim.
yatıyorsanız, oturun. oturuyorsanız, ayağa kalkın. evin içinde ayakta duruyorsanız, balkonda ayakta durun. balkondaysanız sokağa çıkın. okuyorsanız, yazın. dinliyorsanız, çalın. örnekleri siz çoğaltın.
yatıyorsanız, oturun. oturuyorsanız, ayağa kalkın. evin içinde ayakta duruyorsanız, balkonda ayakta durun. balkondaysanız sokağa çıkın. okuyorsanız, yazın. dinliyorsanız, çalın. örnekleri siz çoğaltın.
devamını gör...
günün karikatürü
osuruk mizahı başlığını görünce aklıma gelenlerden bir tanesini de buraya bırakayım. maksat başlık değişikliği olsun*
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
devamını gör...
cinsel ilişki olmadan ilişki yürür mü sorunsalı
sağlıksız bir aşktır.
cinselliğin sürekli masumlukla ya da kirlenmişlikle ilişkilendirilmesi ancak bizim gibi az gelişmiş toplumlarda olan bir şey. bir insanı seviyorsan, onunla sevişmek istersin ve sevişirsin. bundan daha doğal ne olabilir ki?
cinselliğin sürekli masumlukla ya da kirlenmişlikle ilişkilendirilmesi ancak bizim gibi az gelişmiş toplumlarda olan bir şey. bir insanı seviyorsan, onunla sevişmek istersin ve sevişirsin. bundan daha doğal ne olabilir ki?
devamını gör...


