yayın önerisi
-bir sanat programı olabilir. her program bir ya da birkaç eserin/sanatçının/akımın/dönemin inceleneceği.
-sinema programı olabilir. her hafta filmlerin-dizilerin konuşulduğu, hatta programa dinleyiciler de interaktif olarak discord üzerinden ya da başka bir şekilde mesaj yoluyla katılabilir.
-sadece istek parçaların çalındığı "her kafadan bir müzik" programı olabilir.
-her müzik türü için -mümkün olduğunca- ayrı bir program olmalı: rock, klasik, pop, hip-hop, halk müziği, türk sanat müziği... illa bir sunucuya gerek olmayabilir. yazarların playlistleri alınıp karma playlistler oluşturulup otomatik sırayla çalınabilir.
-sesli kitap benzeri, kısa hikayelerin anlatıldığı/okunduğu bir program olabilir.
-yazarların dertlerinin okunduğu, çözülmeye çalışıldığı güzin ablavari bir program olabilir. illa ciddi bir program da olmak zorunda değil, arkadaş ortamında derdini açan bir arkadaşa yaklaşır gibi yaklaşılabilir konulara.
-eğer kendi şarkılarını çalmak/söylemek isteyen olursa diye belki "portakallı şarkılar" programı/köşesi yapılabilir.
-belki "portakal seçmece" gibi bir isimle her program seçilen bir ya da birkaç sözlük yazarının tanımları okunabilir.
-absürd haberler/olaylar/bilgilerin verildiği bir program olabilir.
-yazarların yarışabileceği basit bir yarışma programı?
+programların ortak noktası programı yapan kişilerin aramızdan birilerinin olacak olması, dolayısıyla programlar kaskatı olmayacaktır. sanki oturmuşuz elimize de çay/kahve/biralarımızı almışız, arkadaşımızla sohbet ediyormuşuz gibi bir havada olacaktır/olmalıdır. kimsenin trt fm ciddiyetinde, herkesin resmi resmi konuştuğu bir program dinlemek istediğini sanmıyorum açıkçası.
+pek kimsenin düşünmediği bir konu daha var: bu yayınlar ne derecede dinlenecek? sözlüğün aktif kullanıcı sayısı belli nihayetinde. sanat, edebiyat kitap falan diyoruz da, bunları kaç kişi dinlemek ister bilemiyorum. yine nihayetinde insanlar bu sözlüğe kafa dağıtmak için giriyor çoğunlukla, akışta akıp giden başlıklara ve tanımlara bakınca görünen durum bu. hâl böyle iken radyodaki programların birçoğu hiç dinlenmeyecektir bile.
+bu tarz programlar yapmak isteyen olursa imkanlarım el verdiğince yardım etmeye çalışırım. inanıyorum ki benim gibi birçok yazar da destek vermeye hazır olacaktır farklı programlar yapmak isteyenlere.
aklıma geldikçe eklerim.
-sinema programı olabilir. her hafta filmlerin-dizilerin konuşulduğu, hatta programa dinleyiciler de interaktif olarak discord üzerinden ya da başka bir şekilde mesaj yoluyla katılabilir.
-sadece istek parçaların çalındığı "her kafadan bir müzik" programı olabilir.
-her müzik türü için -mümkün olduğunca- ayrı bir program olmalı: rock, klasik, pop, hip-hop, halk müziği, türk sanat müziği... illa bir sunucuya gerek olmayabilir. yazarların playlistleri alınıp karma playlistler oluşturulup otomatik sırayla çalınabilir.
-sesli kitap benzeri, kısa hikayelerin anlatıldığı/okunduğu bir program olabilir.
-yazarların dertlerinin okunduğu, çözülmeye çalışıldığı güzin ablavari bir program olabilir. illa ciddi bir program da olmak zorunda değil, arkadaş ortamında derdini açan bir arkadaşa yaklaşır gibi yaklaşılabilir konulara.
-eğer kendi şarkılarını çalmak/söylemek isteyen olursa diye belki "portakallı şarkılar" programı/köşesi yapılabilir.
-belki "portakal seçmece" gibi bir isimle her program seçilen bir ya da birkaç sözlük yazarının tanımları okunabilir.
-absürd haberler/olaylar/bilgilerin verildiği bir program olabilir.
-yazarların yarışabileceği basit bir yarışma programı?
+programların ortak noktası programı yapan kişilerin aramızdan birilerinin olacak olması, dolayısıyla programlar kaskatı olmayacaktır. sanki oturmuşuz elimize de çay/kahve/biralarımızı almışız, arkadaşımızla sohbet ediyormuşuz gibi bir havada olacaktır/olmalıdır. kimsenin trt fm ciddiyetinde, herkesin resmi resmi konuştuğu bir program dinlemek istediğini sanmıyorum açıkçası.
+pek kimsenin düşünmediği bir konu daha var: bu yayınlar ne derecede dinlenecek? sözlüğün aktif kullanıcı sayısı belli nihayetinde. sanat, edebiyat kitap falan diyoruz da, bunları kaç kişi dinlemek ister bilemiyorum. yine nihayetinde insanlar bu sözlüğe kafa dağıtmak için giriyor çoğunlukla, akışta akıp giden başlıklara ve tanımlara bakınca görünen durum bu. hâl böyle iken radyodaki programların birçoğu hiç dinlenmeyecektir bile.
+bu tarz programlar yapmak isteyen olursa imkanlarım el verdiğince yardım etmeye çalışırım. inanıyorum ki benim gibi birçok yazar da destek vermeye hazır olacaktır farklı programlar yapmak isteyenlere.
aklıma geldikçe eklerim.
devamını gör...
bir insanı unutmak
unutmak aklın eylemi gibi dursa da işin içine bazen beş duyu bazende en büyük karşıt güç olan kalp karışabiliyor.
size zarar verme boyutuna ulaşan tüm insan/ olay / durumlar unutulmaya mahkûmdur...
unutmak, insanoğlunun içinde verdiği savaşı kazanması adına atılan ilk adımdır. unutmak kolay, zor olan hatırlamamak...
ve ne demiş schiller:
" affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır."
size zarar verme boyutuna ulaşan tüm insan/ olay / durumlar unutulmaya mahkûmdur...
unutmak, insanoğlunun içinde verdiği savaşı kazanması adına atılan ilk adımdır. unutmak kolay, zor olan hatırlamamak...
ve ne demiş schiller:
" affetmek ve unutmak iyi insanların intikamıdır."
devamını gör...
bir insanın yalan söylediğini anlamak
duymak istediğiniz şeyleri söylüyorsa büyük ihtimalle yalan söylüyordur.
devamını gör...
ssuuddee
herşeyi geçtim, başlığın devamlı yukarda olmasını geçtim, kardeşim nerde lan bu kızıl nelson? şimdiye gelip mikserleme görevini ifa etmeliydi arkadaş. kendisini gören bilen varsa en yakın adli merciiye ihbar etsin.
devamını gör...
kara orman
devamını gör...
meyveleri kabuğuyla yemek
sağlıklı bulmadığım durumdur. vitamini kabuğundan ziyade, meyvenin kendisindedir. mesela elmayı soyarak yemek daha hoş ve faydalıdır. hem elmanın kabuğu ile güzel bir kış çayı kaynatabilirsiniz.
devamını gör...
yoldaş bizi pavyona götür
sosyal mesafe cezalarını da sen ödüyorsun dimi yoldaş?
devamını gör...
sizi en çok güldüren sözlük yazarları
the matrix isn't real.
devamını gör...
kıymık batması
rahmetli babannem; oyun oynarken filan kıymık batarsa elimize, geceden tavşan yağı sürer ve temiz bir bezle sarardı. sabah ne acı kalırdı ne kıymık.
devamını gör...
de'lerin yazımına takmış güruh
haklı olan güruhtur. de'yi da'yı ayırmak zor bir iş değildir.
devamını gör...
17 mart 2021 hdp'nin kapatılması için aym'de dava açılması
anlamsız dava. türkiye dünyada hiç olmadığı kadar yalnızken, bir muhalefet partisinin kapatılacağını zannetmem. milliyetçi tabanın gazını almak için hdp’ye ihtiyaçları var daha.
devamını gör...
29 ekim cumhuriyet bayramı
ne şartlar ile bize bu olanakları tanıdıklarını düşündükçe, yapmadıklarıma yapamadıklarını üzülüyorum.
29 ekim cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. umarım daim olmasını da başarırız.
atatürk ve tüm silah arkadaşlarına minnetle.
29 ekim cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. umarım daim olmasını da başarırız.
atatürk ve tüm silah arkadaşlarına minnetle.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
şu an istanbul anadolu yakasında yağmur yağıyor tatlı tatlı gök gürlüyor.
balkonda kitap okuyup kahve içiyorum.
sonsuzluğa uğurladığım dostlarımı sevdiklerimi düşünüyorum...
onları çok özlediğimi en derinlerimde hissediyorum...
balkonda kitap okuyup kahve içiyorum.
sonsuzluğa uğurladığım dostlarımı sevdiklerimi düşünüyorum...
onları çok özlediğimi en derinlerimde hissediyorum...
devamını gör...
musa eroğlu
mersin ili mut ilçesi doğumludur. çok güzel bir sesi vardır ve harika bağlama çalar. ayrıca bir ağaç severdir. mut ilçesinde kendi adına oluşturduğu bir hatıra ormanı vardır. türk halk müziğinde önemli bir yere sahip olması sadece iyi türkü söylemesinden değil halk müziğinin modernleşmesine sunduğu katkıdan da gelir. üstad bir sanatçıdır vesselam.
devamını gör...
kumsal faciası
lefkoşa'da binbaşı nihat ilhan'ın eşi ve çocuklarının katledildiği banyo katliamı diye bildiğimiz 1963 noel gecesi tarihe kumsal faciası olarak geçmiştir. ismini bulunduğu kumsal semtinden alan bu katliamın yaşandığı ev, bugün barbarlık müzesi olarak duruyor.
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
doğa üstü mü bilmem ama hala bende veya beraber bu olayı yaşadığım kişilerde cevabı yok.
üniversite 2. sınıf öğrencisiyim o zamanlar. her pazartesi ilk ders olan (adını unuttum) doğa ve bitki bilimi dersine arkadaşım ve ben hep geç kalıyoruz. hoca da derse bir dk bile geç gelen öğrencileri almıyor. arkadaşımla sınırdayız bir ders daha giremezsek dersi alttan alacağız. tabi ki geç kaldık, normalde sınıfa girer yok yazılsak dahi dersi dinlerdik ama bu sefer girmeyelim de çıkışta hocanın odasına gidelim yalvaralım falan diyoruz. ders bitti hoca odasına gitti bizde fıtı fıtı sessizce arkasından. cesaretimizi topladık girdik içeri. hoca bizi gördü "gel bahar , ne yaptın sınıfta sorduğun sorunun cevabını anlamadın mı yoksa " dedi. arkadaşım hemen "iyi de hocam biz sınıfta değildik ki" dedi. küçük bir şoktan sonra hocamız" sen yoktun zaten o vardı" dedi. hatta ders boyunca konuşmuşuz not almışım bide adam benim sınıfta olduğuma inandırmak için yoklama kağıdını gösterdi. evet imzalamışım. tamam imzamı sağolsunlar arkadaşlar bazen atardı da. beni olmadığım sınıfta nasıl gördü konuştu anlamıyorum. işin kötü tarafı arkadaşlarımda hocayı onayladılar. onlarda benim sınıfta olduğumu iddia ediyorlar. ama ben sınıfta değildim ki bir sürü şahidim var.
üniversite 2. sınıf öğrencisiyim o zamanlar. her pazartesi ilk ders olan (adını unuttum) doğa ve bitki bilimi dersine arkadaşım ve ben hep geç kalıyoruz. hoca da derse bir dk bile geç gelen öğrencileri almıyor. arkadaşımla sınırdayız bir ders daha giremezsek dersi alttan alacağız. tabi ki geç kaldık, normalde sınıfa girer yok yazılsak dahi dersi dinlerdik ama bu sefer girmeyelim de çıkışta hocanın odasına gidelim yalvaralım falan diyoruz. ders bitti hoca odasına gitti bizde fıtı fıtı sessizce arkasından. cesaretimizi topladık girdik içeri. hoca bizi gördü "gel bahar , ne yaptın sınıfta sorduğun sorunun cevabını anlamadın mı yoksa " dedi. arkadaşım hemen "iyi de hocam biz sınıfta değildik ki" dedi. küçük bir şoktan sonra hocamız" sen yoktun zaten o vardı" dedi. hatta ders boyunca konuşmuşuz not almışım bide adam benim sınıfta olduğuma inandırmak için yoklama kağıdını gösterdi. evet imzalamışım. tamam imzamı sağolsunlar arkadaşlar bazen atardı da. beni olmadığım sınıfta nasıl gördü konuştu anlamıyorum. işin kötü tarafı arkadaşlarımda hocayı onayladılar. onlarda benim sınıfta olduğumu iddia ediyorlar. ama ben sınıfta değildim ki bir sürü şahidim var.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
çok uzattım saçlarımı, her teli ayrı beyazlamış
sonra o geldi elinde mavi boya, dedi ki lazımmış
bir güzel maviye boyadı beni üçbeş saatte sonra da gitti
benim böyle tuhaf şiirler yazmamı meğer o yasaklamış
saçlarım hâlâ uzun, beyazları geri dönecek
onu bilmiyorum, belki çoktan gitti, gidecek
sevmiyorum saçımda önersenirmişim boyasını
belki bugün, belki asırlar sonra, bilmiyorum ama
günün birinde o boya da muhakkak silinecek.
sonra o geldi elinde mavi boya, dedi ki lazımmış
bir güzel maviye boyadı beni üçbeş saatte sonra da gitti
benim böyle tuhaf şiirler yazmamı meğer o yasaklamış
saçlarım hâlâ uzun, beyazları geri dönecek
onu bilmiyorum, belki çoktan gitti, gidecek
sevmiyorum saçımda önersenirmişim boyasını
belki bugün, belki asırlar sonra, bilmiyorum ama
günün birinde o boya da muhakkak silinecek.
devamını gör...
dimitrios pelkas
en sevdiğim yunan tanrısı.
ah pelgas cigoladalı bastamm.
ah pelgas cigoladalı bastamm.
devamını gör...
palla
antik yunan ve roma'da kadınların yağmurdan veya rüzgârdan korunmak için baş ve omuz bölgelerine sardıkları dikdörtgen, yün bir kumaştır. erkeklerin giydiği pallium'a benzemektedir. antik roma'da stola gibi palla da kadınların oldukça yaygın kullandığı bir giysiydi.
aslında palla, antik yunan'da kullanılan himation'ın antik roma'da uyarlanan bir versiyonudur.
başta kadınların yağmurdan korunmak için kendilerine sardıkları yün kumaş olarak tanımladığım kıyafet ne yazık ki araştırmalarımı genişlettiğimde farklı işler için de kullanıldığını gösterdi şahsıma. yere serip halı olarak da kullanabiliyorlarmış mesela. veya duştan sonra vücutlarına sarıyorlarmış. yani insan bedeninde kullanılan bir şeyin yere serilmesi temizlik takıntısı olmayan bireyleri bile rahatsız eder diye düşünüyorum. neyse, bunun için farklı farklı pallalar kullandıklarını da düşünebiliriz. gözümüzle görmedik nihayetinde.
palla'nın yün kumaştan yapıldığını söylemiştik lakin elbette çok zengin olan kesimin kullandığı pallalar yünden değil uzak doğu'dan ithal edilen ipekten yapılmış pallalardı.
çeşit çeşit renkte ve desende pallalar olsa da, aşağıda görselde görebileceğiniz tek renk, sade pallaların daha zarif durduğunu düşünüyorum. hem renkli olan tuniklerin üzerinde de göz yormaz desenleriyle. umarım romalı kadınlar da öyle düşünmüş ve nahif bir moda ikonu haline gelmişlerdir.

kaynak
aslında palla, antik yunan'da kullanılan himation'ın antik roma'da uyarlanan bir versiyonudur.
başta kadınların yağmurdan korunmak için kendilerine sardıkları yün kumaş olarak tanımladığım kıyafet ne yazık ki araştırmalarımı genişlettiğimde farklı işler için de kullanıldığını gösterdi şahsıma. yere serip halı olarak da kullanabiliyorlarmış mesela. veya duştan sonra vücutlarına sarıyorlarmış. yani insan bedeninde kullanılan bir şeyin yere serilmesi temizlik takıntısı olmayan bireyleri bile rahatsız eder diye düşünüyorum. neyse, bunun için farklı farklı pallalar kullandıklarını da düşünebiliriz. gözümüzle görmedik nihayetinde.
palla'nın yün kumaştan yapıldığını söylemiştik lakin elbette çok zengin olan kesimin kullandığı pallalar yünden değil uzak doğu'dan ithal edilen ipekten yapılmış pallalardı.
çeşit çeşit renkte ve desende pallalar olsa da, aşağıda görselde görebileceğiniz tek renk, sade pallaların daha zarif durduğunu düşünüyorum. hem renkli olan tuniklerin üzerinde de göz yormaz desenleriyle. umarım romalı kadınlar da öyle düşünmüş ve nahif bir moda ikonu haline gelmişlerdir.

kaynak
devamını gör...
mültecilere çocuk yapma yasağı getirilmesi
özellikle tavşan gibi üreyen suriyeli "din" kardeşlerimizin 30 yıl sonra terör örgütü kurup türk askerini öldürmemesi için şarttır.
devamını gör...