herkes nasıl seviyor anlamıyorum ama çilek ve muzu ben yakıştıramıyorum çikolataya. antep fıstığı yakışabilir ama.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tōkaidō'nin elli üç istasyonu, utagawa hiroshige tarafından oluşturulan bir dizi ahşap baskıdır. tōkaidō yolu ise eski japonya'nın ana seyahat ve ulaşım arteriymiş ve hiroshige bu yol üzerinde 53 farklı durak belirleyerek onları ahşap baskı tekniğiyle ölümsüzleştirmiş. bu gördüğünüz ise 15. durak. ismi kanbara: karda bir köy. serime bu çizimden başlamak istedim çünkü içlerinden en farklısı ve çekicisi buydu. ilerleyen günlerde diğer durakları da çizmeye başlayacağım sanırım. güzel bir seri olur sanki.
devamını gör...

president ama diplomasız.
devamını gör...

21oz'u keşfetmemizi sağlayan yayın.

muhtemelen katılamayacağım, bunun için yayın yapacak olan ve de gönlümde yeri olan yazarımız zippodan çıkan çınn sesi'ne özürlerimi sunuyorum. eğlenceli bir yayın olacağından hiç şüphem yok. başarılar dilerim, sesinize zeval gelmesin. *
devamını gör...

net.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam da birkaç dakika önce en sevdiğim yazarın gittiğini fark etmemle benzer bir düşünce geçirdim içimden. sevdiğim dizinin son sezonunu seyrederken art arda o kadar bölüm seyretmişim ki son izlediğim bölümün final olduğunu bitince öğrenmişim gibi. boş boş duvara bakıyorum. çok duygusalım şu an.
devamını gör...

divan şairlerinin çok kullandığı bir kelime olup aciz bırakmak , güçsüz kalmak anlamlarında kullanılır.
devamını gör...

bazen bu bakana bazı sorular sormak istiyorum ya da ne değişecek ki deyip direkt suikast düzenlemek istiyorum. kim jong-un bi de bizimkinin çaresine baksa iyi olacak. ne eğitim ne sistem kaldı. o tatlı, yumşak sesiyle kimi kandırıyor acaba? bu kişiye gençliğin eğitimi verilmemeliydi.
bu eğitim sisteminde gelecek parlak değil
çok saçma sapan bir hal aldı ve devam ediyor. pekini çıkardık bi de iyice sıvamışlar ohh miss gençlik düşünsün.
arkadaşım dedi ki, bizim kuşak ülkesini seven fakat sistem yüzünden geleceği olmadığı için burdan gitmeye çalışan bir kuşak. ben de şimdiden planlıyorum gideceğim,elimden geleni yapıp gitcem. ülkemi seviyorum ama sistem lanet ötesi.
yazıklar olsun cahil, yobaz kesime de bize bunları yaşatacak kişileri başa getirdiler ve çoban gibi güdülmeye razı geldiler. herkes neyin ne olduğunun farkında. allah yardımcımız olsun.
devamını gör...

günaydınlar efendim
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: peygamber)

ne var olum her çok mantıklı hareket pedoluğunu gizliyorsun
devamını gör...

masal anonim olan halk anlatısıdır. güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken de eğiten ürünlerdir.
masallar kuşaktan kuşağa, yüzyıllardan yüzyıllara, dilden dile aktarılan bir kimlik ve aidiyet konusudur.
devamını gör...

geçenlerde bir bilim dergisinde okuduğum bir habere bakılırsa pek de bir anlamı olmayan hedef.

deney grupları seçilmiş ve bu 10 bin adım olayının etkileri denekler üzerinde ölçülmüş. görülmüş ki 4500 adım, 40 yaş üstü (özellikle) kadınlarda kalp krizi riskini azaltıyor ama bundan ötesinin belirgin bir etkisi olmuyor. bu arada bu 4500 sayısı da değişiklik gösteriyor çeşitli araştırma gruplarına göre ama hepsinin birleştiği ortak nokta şu: 10 bin sayısı, bilimsel bir çalışmaya dayanmıyor. zira bu olay bir japon firmasının ürettiği adım sayan bir uygulama (ya da cihaz) nedeniyle ortaya çıkmış. hatta yazımında kullanılan japonca harfin yürüyen bir adama benziyor olması nedeniyle ortaya çıktığı da söyleniyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ironi, en basit tabiri ile söylenenin tam tersini kast etmek olarak kullanılan sözcüktür.

edebi türlerde bu sözcüğün kullanımı ise biraz daha farklı bir boyut kazanır.

ironi, postmodernist anlayışla yazılan metinlerde kullanılan bir metinler arasılık tekniğidir.
yazar kimi zaman gülünç ve eğlendirici eser ortaya koymak için kimi zaman da örnek alınan metnin içerik özelliklerini, kurgu tekniklerini alaya almak için bu tekniğe başvurur.

yani yazar, ironi tekniği ile metnin bir yazar tarafından kaleme alındığını okura hissettirir ve bunu bilinçli bir şekilde yapar. (postmodernizmden önceki akımlarda bir metinde yazarın varlığının sezilmesi teknik açıdan bir kusur olarak görülmektedir.) aynı zamanda bu teknik ile yazılan metinlerde karakterlerin birer kurgu olduğu da okura belli edilir. metnin de diğer metinlerin yeniden yazımının olduğu anlatılmaya çalışılır.


hemen aşağıya adalet ağaoğlu'nun 'sen ey kutsal ışık' kitabından tekniğin kullanıldığı bir bölümü iliştireyim.

"bu masal çok yeni uydurulmuş bir masal olduğu için pek çok kimse bilmiyor. masalı yeni duyanlar da onu başkalarına anlatmaya kalktıklarında ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. birçok yerine de yeni bölümler uyduruyorlar. bir kez uydurmaya başlayınca ise - şimdi olduğu gibi- uydurdukça uyduruyorlar."
devamını gör...

sıcak. hiçbir şey yapmadan yoruyor resmen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözleri : bana bir şeyler anlat
canım çok sıkılıyor
bana birşeyler anlat anlat
içim içimden geçiyor
yanımdasın susuyorsun
susuyor konuşmuyorsun
bakıyor görmüyorsun
dokunsan donacağım
içimde intihar korkusu var
bir gülsen ağlayacağım
bir gülsen kendimi bulacağım
depremler oluyor beynimde
dışarıda siren sesi var
her yanımda susmuş insanlar susmuş
içimde ölen biri var
hadi birşeyler söyle
çocuk gözlerim dolsun
içinden git diyorsun
duyuyorum gülüm
gideceğim, son olsun
yanımdasın susuyorsun
susuyor konuşmuyorsun
bakıyor görmüyorsun
dokunsan donacağım
içimde intihar korkusu var
bir gülsen ağlayacağım
bir gülsen kendimi bulacağım
içimde soluyorsun
iki can var içimde
korkular salıyorsun üstüme korkular
her an başka biçimde
depremler oluyor beynimde
dışarıda siren sesi var
her yanımda susmuş insanlar susmuş
içimde ölen biri var
devamını gör...

“bende delirebilirdim
yoldan çıkabilirdim
yapmadım.”
devamını gör...

bu biraz da kendinizi nasıl ve ne yönde geliştirdiğinizle alakalıdır. eski sevgiliye hırs yapıp da durkheim'ın ziya gökalp üzerindeki etkisi konusunda kendinizi yetkinleştirirseniz eski sevdicek için hiç bir anlam ifade etmez.

iyisi mi ben bu konu üzerine size harika bir örnek aktarayım. benim cinsiyeti kadın olan bir arkadaşım var. bu vakti zamanında kendisini gerçekten de çok seven bir çocuğa köpek çekti. çocuk ona resmen ölüyordu. arkadaşım da o çocukla sırf çok parası yok diye, sırf iyi bir mesleği yok diye sevgili olmadı ama onun sevgisi ve ilgisi hoşuna gittiği için tamamen bırakmıyordu da. köpek etmişti anlayacağınız. derken çocuk buna ansızın postayı koyup her yerden engelledi.

aradan aylar aylar geçti. bir gün dm'den arkadaşıma bir mesaj geliyor. mesaj aklımda kaldığı kadarıyla şöyleydi:

''merhaba x. umarım her şey yolundadır. ben sana sadece teşekkür etmek için yazıyorum. seninle tamamen bittikten sonra günlerce kendime gelemedim. çok ağladım. bir gün internette önüme bir ilan düştü. türk hava yolları ikinci pilot alacakmış. tüm şartlar tutuyordu, tek eksiğim dildi. iki ayda dil puanımı getirdim. bir dizi mülakatlara ve sağlık kontrollerinden sonra eylül ayında uçuş okuluna katılmaya hak kazandım. sana ne kadar teşekkür etsem azdır. senin sayende hırs yaptım, senin sayende iki ay gibi kısa bir sürede ingilizce öğrendim. senin sayende pilot olacağım. sen kpss ile memur olup atandığında her akşam eve gelip televizyonun karşısında kocana portakal soyarken ben dünyanın en güzel kadınlarıyla dünyanın farklı farklı şehirlerinde günümü gün edeceğim. sen hayatın boyunca maksimum 5 bin lira alacakken ben iki sene sonra 25 bin lirayla mesleğe başlayacağım. bunların hepsi senin sayende oldu. sen hayatıma çıkmasaydın ben yine aynı ben olacaktım. sana hayatta başarılar diliyorum. umarım atanırsın.''

mesaj tamamen böyle değildi elbette, kendim hatırladığım kadarıyla yazdım ama anafikri buydu ve aynen böyle kol gibiydi. sonuçta arkadaşım hönküre hönküre ağladı mı? evet, ağladı. sırf üniformalı diye, sırf karizmatik diye o çocuk yerine gidip çevik kuvvet bir dallamayla sevgili olmuştu. gerçi o da onu aldattı da neyse. sonuç? köpek çektiği çocuk üniformanın, karizmanın tillahını yapıp salladı ve koydu masaya.

arkadaşıma da oh olsun. yüzüne de söylemiştim zaten. kim olursa olsun insanları rencide edenlere hiç acımam yoktur.
devamını gör...

euro truck simulator'u açtım, 487bin dolarlık borcum ve %23 hasarlı scania'm ile napoli'den birmingham'a doğru olan yolculuğuma başlıyorum. radyoyu kökledim, allah kaza bela vermesin.

ne demek çay yasak?
kamu spotu: alkollü araç kullanmayın kullandırtmayın.

beni saramadı üzgünüm, yolculuğuma ibo show izleyerek devam edeceğim sanırım.
iyi yayınlar.
devamını gör...

ailelerine başsağlığı diliyorum, allah sabır versin. umarım en yakın zaman da bu ölümler son bulur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim