almanya'dan ziyade almanları örnek almamız gereken çok şey var. misal vermek gerekirse sigara içtin lak diye izmariti sallıyoruz ülkece halbuki izmaritin ateşini düşür ne kadar uzak olursa olsun çöp kutusuna at. atamıyor musun çöp uzakta mı? bir küçük selpak poşedi olsun cebinde koy ona sonra salla. almanlar hiç bir çöpü bütün halinde atmaz. kağıt ayrı yere, bitkisel ürünler ayrı yere, plastik ayrı yere. hepsinin ayrı çöpü var günleri var ve herkes buna uyuyor. israftan nefret ederler ve tutmaya bayılırlar. çalışma disiplinleri harikadır. türkler az mı çalışıyor elbette hayır ancak sistem ve disiplin yok. bizde mesai süreleri uzun verim yerlerde onlarda mesailer daha orantılı verim yüksek. her işin başı eğitim. öğrencimize çöpü çöpe atmayı, kişisel temizlik ve bakımı, iş disipinini okulda vermek zorundayız. bizim eğitim sistemi öğretmenin derse girip dersi vermesi üzerine kurulu. ekip çalışması birlikte ürün ortaya koyma vs yok. sıfır. böyle olunca da almanya almanya oluyor bizde neden böyleyiz diye sorunu siyasette arıyoruz. halbuki sorun sistemde.
devamını gör...

2019 şubat (bkz: everest yayınları)'ndan yayımlanan (bkz: seray şahiner) kitabıdır.

kitap; içerisinde 12 adet kısa, birbirinden bağımsız hikâye barındıran bir öykü kitabıdır. spoiler vermeden birkaç şeyden bahsetmek istiyorum.

birincisi seray şahiner, çok farklı türlerde eserler vermiş, kalemini sevdiğim bir yazar. bu kitapta alışık olduğumun dışında bir üslup tercih etmiş.

‘feliçita’ isimli hikayesi, kitap içerisindeki en sevdiğim öykülerdendir.

‘sarı ışık’ isimli hikâyesinde iste türkan’ı okuyacaksınız. canınızı sıkabilir, siz yine de türkan’a sarılmak isteyeceksiniz.

hikayelerin bütününde işlenen tek bir tema olmaması, okuyucuyu sıkmıyor. dili sade, sözcük seçimi basit ve tüm bunlara rağmen işaret edilen anlam, gücünü hiç kaybetmiyor.

gariptir, seray şahiner’ in tüm karakterleri hiç yabancıymış, kurgusal karaktermiş gibi gelmiyor okurken bana. bu kadar hayatın içinden kişiler seçtiği için iyi bir gözlemci midir, yoksa ben mi fazla gözlüyorum etrafımda olanı biteni de böyle hissediyorum emin değilim. ama ne olursa olsun, yazdığı her karakteri, okumaya başladığımda değil de sanki yıllardır tanıyor; işte, markette, parkta, toplu taşıma araçlarında falan defalarca rastlıyormuşum gibi hissettiriyor. bunu seviyorum…

öykü severler için hepyek tavsiyemdir.
seray şahiner’in tüm kitapları gibi…
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

taraflardan biri diğerine bunu söylüyorsa birlikteyiz ama aynı duygu durumunda değiliz demek istiyordur. altı da üstü de aynı bu tanımın.
devamını gör...

malum sözlük'teki karma puanları açıklamalarına denk geldiğini düşünüyorum, orada delikanlı burada sarhoş.
ne kadar tutarlıysam artık?ahahhaha
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

unutmak kolay demiştin, alışırsın demiştin
öyleyse sen unut beni, yeter ki benden isteme
gözlerimde yaş, kalbimde sızı, unutmadım seni
unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni
devamını gör...

deli yürek-savaş doğan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı zamanlarda boş vermenin ve kabul etmenin zor ama gerekli olduğunu düşünüyorum. bunu yapmakta zorlanıyorum. ama boş verdiğim zaman daha mutlu oluyorum.
devamını gör...

yengemiz*
devamını gör...

bir ekonomideki gelir dağılımı adaletini gösteren katsayıdır. 0 ile 1 arasında değer alır. sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı adaleti yüksek; bire yaklaştıkça ise gelir dağılımı adaletsizliği artmakta yani gelir dağılımı adaleti azalmaktadır.
devamını gör...

çoğunlukla konular hakkında pek bilgiye sahip olmayıp sağdan soldan duyulan fikirleri kendininmişçesine sahiplenme sonucu ortaya çıkan durum. bir konuda ne kadar çok bilgimiz olursa o kadar kalıplardan sıyrılabiliyoruz çünkü kendimize ait bir fikrimiz oluşuyor. yine de bu pek mümkün olmayabiliyor bazen, ki herkes ömrü hayatı boyunca illaki bazı kalıplara sıkışmıştır. önemli olan bundan olabildiğince kurtulmaya çabalamak.
devamını gör...

içler acısı...
bir insanın ailesini yarı yolda bırakıp gitmek zorunda kalacak kadar zor duruma düşmesi.
geriye kalanların iki savaşı atlatmak zorunda kalması.
çok da kelimeleri dökülesi bir durum değil.
umarım bir şeyler yoluna girer. umarım daha çok can yanmaz bu süreç yüzünden.
devamını gör...

kızıl öfke benjamin: kim bıraktı ulan bunu benim kucağıma!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

milyarlarca sperm içinden bile birinci olamamak...
(bkz: ikizlik)
devamını gör...

vay onun bunun çocukları, vay ben sizin evveliyatınızı şey yapayım geri zekalılar! elimi ayağımı titretti sinirden bu tweet lan, kardeşim vallahi küfür yasak zaten elimden geldiğince saydırdım ama doyamadım anasını satıyım. euronews, senin ben geçmişini geçmişini selamlıyorum, kodumunun beyinsizleri!
devamını gör...

(bkz: domestic hıyar) dan çok özür dileyerek söylüyorum ki, yorgunluktan mıdır nedir artık bilinmez "domates hıyar"ı domestic hıyar diye okudum.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-özgür mü diyorsun kendine? sana hükmeden düşünceni duymak isterim.
-beni anlamıyorlar.
ben, bu kulaklara göre ağız değilim.
-taşımak zor yaşamı.
yoksa neye yarardı sabahları gururlu olup da akşamları teslim oluşunuz?
böyle buyurdu zerdüşt.
devamını gör...

iphone da diğer akıllı telefonlar da 2 yıldan sonra birçok sorunu beraberinde getiriyor. dolayısıyla azami kullanım süresi 2 yıldır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim