anne tavşanı öldürürseniz yavrular yuvadan çıkamaz ve onlarıda öldürmüş olursunuz
devamını gör...

olmadık bir durum yaşanmasın diye ortamdan uzaklaşmak için kullanılabilecek bir bahane cümlesi.

mesela bir arkadaşınıza şaka yapılacak. senaryo hazır, roller dağıtılmış. siz şakayı ele verip ortamı bozmaktan korkan kişisiniz ve bu cümleyi patlatıyorsunuz:
- ay ben gülerim!

ayrıca çok keyif alınması muhtemel olaylarda yahut bir şeyi becerememekten korkulan durumlarda da kullanılabilir. bir yiğit özgür karikatüründe olduğu gibi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

milk ukdesidir.
devamını gör...

zaman zaman şahsıma:yazarcıım diye başlayan tatlı sert uyarılarda bulunan,çok değerli sevdiğim bir moderatör. aynı zamanda bir kedisever kendisi.
devamını gör...

hangi konu olursa olsun övünülen muhabbetlerdir. karşınızdaki kişinin başarılarından gurur duyup anlatması değildir bu. sahip olduğu telefondan, arabadan, malından mülkünden kendi değerini artıran olgularmış gibi bahsetmesidir ve böyle durumlarda o kişiden uzaklaşırım, o kişi farkında bile olmaz.
devamını gör...

yaşayan her şey gibi değişim ve dönüşüm içinde olan platform.
ekşi bozmadı aslında, ekşi dönüştü. biraz uzun olabilir ama iddiamın altını doldurmak istiyorum.

eskiden kısıtlı yazar kadrosu, yazar olmanın zor olduğu, tanım girmenin yazar olmak için yeterli olmadığı bir ortamdı. doğru kelime midir bilmiyorum ama internet aleminin görece 'elit' mekanıydı. tanımlar genelde uzun, bilgi içerikli, kimi zaman komik kimi zaman hüzünlü ama kaliteliydi. bu dönemler sözlük en çok ziyaret edilenler listesinde ilk 10'da değildi belki ilk 20 bile şüpheliydi.

tanımlar ve başlıklar arttıkça doğal bir akış oluştu. bir sanatçı, bir film, bir oyun hatta bir ürün aradığınızda bile arama motorlarında direkt olarak önünüze geldiği oluyordu. bu sözlüğün iç reklam değerini fena halde katladı ve bir yol ayrımına gelindi.

bu arada sırf yazar sayısı artsın diye alım yapıldığı tezine katılmıyorum. bence amaç ekşiyi 'elit' bir yer olmaktan çıkarıp tamamen memleketi yansıtan bir yere dönüştürmekti. nitekim öyle de oldu.

tanım dayatması bir yana dursun okuma yazma bilmeyen adamlar var şu anda. biliyorum bu biraz ağır oldu ama sonuçta 'yapa bilirim' diye yazan bir adam sadece temel okuma yazma biliyordur zaten. (-de -da ve soru eki ayıran bir avuç azınlık zaten)

mesela okumayı en sevdiğim başlıklardan biri "efsanevi cimrilik hikayeleri"dir. adam bunun altına gelip "benim bu" yazmış. bu adamın okuduğunu anladığına beni dünya üzerinde ikna edebilecek bir insan yok.

mesela "ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı", gece uyumadan önce okurum bazen, o kadar çok gülerim ki; gözümden yaş gelir uykum açılır. özellikle gece yarısını geçtikten sonraki entryler tavsiye edilir.

neyse toparlayayım: ekşi artık bir sözlük değil. kutsal bilgi kaynağı hiç değil. ekşi artık tam olarak bir memleket profili oluşturan forum/platform/portal. yaşayan her şey dönüşmeye mahkumdur ve biraz da tercihleri sonucu şu anki durumu yaşıyorlar. kimsenin de üzüldüğünü düşünmüyorum(özellikle yönetim kademesinden) aksine birkaç romantik yazar hariç herkesin keyfi yerinde gibi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

görmezden gelmiştim, sen bizim duygularımızı görmezden gelirsen bizde seni dünyamızdan sileriz.
devamını gör...

canlıların doğadaki beslenme sistemine göre bulundukları yeri ve enerji dönüşümünü gösteren şema. piramidin alt basamağında üreticiler, daha üst basamaklarında tüketiciler yer alır.

ayrıca her gün hangi besinden ne kadar alınması gerektiğini gösteren şemalara da besin piramidi denir.

ilkine örnek:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ikinciye örnek:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ampule hapsedilmiş bir çocuk içerendir.
devamını gör...

parerga und paralipomena'da milli gurur hakkında oldukça güzel noktalara değinmiş alman filozof. schopenhauer'in* bu çıkarımlarının bir benzerini daha sonra alexander otto weber'in durch die lupe eserinde de görürüz aynı zamanda. weber şu cümleleri kurarken şüphesiz kendisinden esinlenmiş:

"der nationalstolz ist der billigste stolz, den ich mir denken kann. auch die edelste nation besteht zum größten teil aus menschen, auf die man gar keinen grund hat, stolz zu sein." alexander otto weber, durch die lupe

weber'in -bence- esinlenmiş olduğu düşünceler ise schopenhauer'in parerga und paralipomena'da sözünü ettiği milli gurur arkasına sığınmış, bununla övünç duyan ama aslında yalnızca bundan başka kendisiyle gurur duyabileceği bir şeye sahip olmayan insanlar hakkında yaptığı çıkarımlardır. 360. sayfada şöyle söz ediyor bu durumdan schopenhauer:


"en değersiz gurur, milli gururdur. bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyabilir ki başka türlü? dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.”

(die billigste art des stolzes ist hingegen der nationalstolz. denn er verrät in dem damit behafteten den mangel an individuellen eigenschaften, auf die er stolz sein könnte, indem er sonst nicht zu dem greifen würde, was er mit so vielen millionen teilt. wer bedeutende persönliche vorzüge besitzt, wird vielmehr die fehler seiner eigenen nation, da er sie beständig vor augen hat, am deutlichsten erkennen. aber jeder erbärmliche tropf, der nichts in der welt hat, darauf er stolz sein könnte, ergreift das letzte mittel, auf die nation, der er gerade angehört, stolz zu sein)

parerga und paralipomena, aphorismen zur lebensweisheit, von dem was einer vorstellt s.360

arthur schopenhauer



esasında weber'in esinlendiği düşünme sebebim, konu hakkında iki ismin de birbirine oldukça benzer bir giriş tercih etmiş olması. yalnız şu var ki türkçe çevirisi aşağı yukarı aynı olsa da orijinal dilinde baktığımız zaman farkı açıkça görebiliyoruz. yine de cümleler benim ifade ettiğim kadar benzer olmasa bile açıkça altında yatan düşünce aynıdır. weber, schopenhauer'in düşüncelerinin devamını aktarıyor ve pekiştiriyor gibi görünüyor.
devamını gör...

seslendirmeye meraklıysanız veya geliştirmek istiyorsanız aşağıdaki uygulama size uygun olacaktır, bu uygulama bir nevi sosyal medya uygulamasi olmasina ragmen dublaj çalışmalarınızı özel olarak da kaydedebilirsniz. yüklenen videolardaki replik süreleri ve repliklerin hangi karaktere ait oldugu arayuzlerle gosterilmis.

edit: ayrıca telefondan kayit yaparken ses duzeyi kaliteli ciksin diye kendiliginden modifiye oluyor yani ayrics mikrofon kullanmaniza gerek yok

uygulamanin adi: madlipz
devamını gör...

bana göre türk edebiyatının en iyi beş romanından biri olan, muhteşem bir vedat türkali kitabı. siz 750 sayfa olduğuna bakmayın, bir çırpıda biter. finali ile insanın göğsüne yumruk gibi oturur. küçük burjuva eleştirisi, işçi sınıfı mücadelesi, öğrenci olayları, 50'li ve 60'lı yıllar fonunda bir aşk hikayesi. okuyun, okutturun.
devamını gör...

sabır, varsa satan hepimize lazım.
paraya para demez satan.
devamını gör...

durumun gerçekten vahim olduğunu gösteren araştırmadır. okulunu bitiriyor, atanamıyor, sürekli ailesine ve kendine bile yük olduğunu düşünüyor.sınava giriyor, başarılı olduğu halde, çeşitli zırvalarla yapılan haksız atamaları / yerleştirmeleri görüyor, kahroluyor. adalete güveni kalmamış. gelecekten umudu yok. hastalanıp güvencesi yada parası olmadığı için hastaneye bile gidemiyor. tutunacak hiçbir şeyi kalmadığını düşünüyor. pek haksızda sayılmazlar aslında.
devamını gör...

köftesi, tengül pidesi enfes güzel ilçe.yıllardır gidip gelmeme rağmen henüz lübbey'i ve bedia akartürk müzesini gezemedim.cumartesi günkü pazarı görülmeye değerdir.çamlık,kültürpark kafa dinlemek için muazzamdır.kış nerdeyse hiç yoktur,uğramaz buraya.
devamını gör...

askeri danışmanlık şirketi adı altında kurulan, eski tuğgeneral ve cumhurbaşkanı danışmanı, finansal kaynaklarını söylememe gerek olmayan, (bkz: adnan tanrıverdi)'nin kurucu ve başkanlığını yaptığı (bkz: sadat)'tan yani, türkiye'den çıkan tırların türkmenlere karşı savaşan (bkz: el nusra)'ya gittiğini iddia etmiştir.

eğer böyle bir şey varsa resmen araplara türkmenleri katletmeleri için silah gönderilmiş. araplaşmış, kafayı mezhep uğruna sıyırmış orta doğu lağımı gibi, araplar diyarına çevrilmek istenen türkiye'den türkmenleri öldürmek için, d. türkistan'a, türk diyarında olan zulme ses çıkarmayan araplaşmış türkiyeden türkmenleri öldürmek için...

korkum sonumuzun iran gibi olması. iranlı bir dostumla konuşurken iran'ında devrimden önce (mollaların islam cumhuriyeti devrimi) türkiye gibi aynı süreçlerden geçtiği ve en sonra devrimin kaçınılmaz olduğunu söyledi. lakin şimdi tek farkla, burada devrimi bizzat mevcut rejim yapacak böyle bir şey olursa.

kolay mı sanıyorsunuz ya ülkenin kurucusu ya kurucusu (bkz: mustafa kemal atatürk)'e artık sarıklıların televizyonlar önünde hakaret ve küfre varan rahat rahat konuşmalarını. allah sonumuzu hayır etsin.

peki kim ve nedir bu adnan tanrıverdi ve sadat:

ordudan emekli olmuş askeri personellere istihdam sağlandığı söyleniyor.
kurucusunun adnan tanrıverdi'nin ''mehdiye ortam hazırlıyoruz'' dediği şirket. tek amacı da iktidarın devamını temin etmek. boşuna demiyorduk bu ülkeyi kolay kolay bırakmayacaklar diye.

adnan tanrıverdi hakkında ismail hakkı pekin: '' tsk'da görev yaptığı sürede dini kendi amaçlarına alet eden uygulamalar içinde olmuştur. istanbul maltepe'deki tugay komutanlığı sırasında kışlanın içerisine dini sokmuş, kendine oraya bir grup kurmaya çalışmış kışla içinde toplu namaz kıldırdığı bilgiler doğrultusunda kızak bir göreve çekilerek emekli edilmiştir. ''

adnan tanrıverdi hakkında emekli tümgeneral ahmet yavuz: '' atatürk düşmanı, cumhuriyet düşmanı bir adamla yoluna devam edenler bu ülkeyi bu felaketten kurtaramaz.''
devamını gör...

kar yağışını yakalamışken kacirmamaktır.

imgyukle.com/i/HEAH3o
devamını gör...

lev nikolayeviç tolstoy ve torunu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2023 yılına kadar kazasız belasız ulaşan kişi zaten bir zahmet aday olsun diyeceğim başlıktır.
devamını gör...

ben değil ama ablamın yaptığı baklavadan sonra hiçbir zaman baklava yapmaya cesaretim olmadı.çünkü şerbette limonu fazla kaçırdığı için aradan nerdeyse altı yedi yıl geçmesine rağmen ablam tatlı yapınca "limonlu baklava" diye söylenip gülüşüyorlar.ben denemeye bile korkarken onun bu cüretkâr tavrıyla dalga geçemiyorum. sizde eğer uslu birer gurme olursanız bir gün limonlu baklava yiyebilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim