sıklıkla yaptığım eylemdir. bir yazarın herhangi bir tanımından etkilenmişsem direkt profiline gidip diğer tanımlarını okuyorum, beğendiklerimi artılayarak sonuna kadar devam ediyorum. tek fark sessiz sedasız değil de paldır küldür dalıyorum, turuncu turuncu parlatana kadar da durmuyorum.
devamını gör...

makarna ve kömürden beyni erimiş, sözde anadolu irfanından dem vurup da "recep tayyip erdoğan'ın bokunu yiyin" diyecek kadar alçalan bir anadolu çomarı söylemidir.

link
devamını gör...

bir bölümünde kenar ile selahattin rakı sofrasında muhabbet ederler;

kenar: bizim de bir gargamel kamil var biliyorsun değil mi?

selahattin: hani şu ''alkol duvarını aşan cisimler, kütleleri oranında haydari ve mezeye dönüşür.'' hipotezini bulan mı? abi, adama ''rakının einstein'ı'' diyorlarmış..

kenar: yok, bu adam içince içinden başka başka insanlar çıkıyor.bir keresinde vietnamlı dördüz annesi bir kadın çıkmış.geçen de ben çıkmışım.

selahattin: yok abi dedikodudur.senin ne işin var adamın içinde?
devamını gör...

okuyucuyu türkçe kelimelerin kökenlerine doğru uzunca bir yolculuğa çıkartan, türkolog prof. dr. ali akar tarafından kaleme alınan bir etimoloji kitabı. her gün kullandığımız ve bize gayet sıradan gelen kelimelerin öyle derin felsefi anlamlar içeren kökenleri olduğunu öğrenince türkçe konuşan herkesin heyecanlanması ve bu dilin lezzetini daha iyi almaları içten bile değil. bu dili icat eden eski insanların geçmişte dünyayı (bizden daha başarılı) algılayış biçimlerine şahit olmak gerçekten de heyecan verici bir duygu.

--! spoiler !--

od: ateş
odak: önemli yer/ merkez
ocak: içinde ateş yakılan, ısınma, yemek pişirme, ısıtma gibi amaçlarla kullanılan yer (odak).eski türklerde evin merkezidir. evin odağı ocağıdır.
ocağım söndü, ocağıma incir ağacı dikti atasözleri de buradan gelir.

--! spoiler !--
devamını gör...

kedi olduğunu öğrense yeter.

sonra geliyor bizi eğitmeye çalışıyor falan hoş olmuyor yani...
devamını gör...

hollywood :

marlon brando - don carleone - the godfather

heath ledger - joker - the dark knight

dustin hoffmann - raymond - rain man

tom hanks - forrest gump

türk sineması

uğur yücel - cumali - eşkıya

şener şen - baran - eşkıya

çetin tekindor - hüseyin - babam ve oğlum
devamını gör...

oo istek saati en sevdiğim. aslında yaşar'dan bir şarkı isteyecektir ama sevgili yazarımız hicligindansı yaşar isteği yapınca bende oturdum düşündüm ne istesem diye.

sonra aklıma ilkokul, lise ve üniversite aşklarım geldi * buradan her gördüğümde heyecandan burnumun aktığı dershane platoniğime* üniversitede flörtleştiğim bölüm asistanlarına ve bugün dahi hatırladığımda yüzümü güldüren aşklarıma bir şarkı istiyorum *

sezen aksu-ne kavgam bitti ne sevdam * gelsin mi?
devamını gör...

dün tek oturuşta 5 bölümden oluşan 1. sezonunu bitirdiğim dizi. dizi beni arsen lüpen serisini okumaya teşvik etti diyebilirim. güzel alıntılar bulunan bu fransız yapımı netflix dizisini izlerken bol bol gerçek dışı durumla karşılaşacaksınız. beyninizi masanın bir köşesine koyup izlerseniz problem yok. onun dışında sürükleyiciliği, bölüm sonunda merak uyandıran senaryosu ve oyunculuklar diziyi izlenesi kılıyor.
devamını gör...

keyfim kaçık, moralim bozuk, ne olduğunu da bilmiyorum, belki de biliyorum da kaçıyorum, neyse ne, belki de değil o, tam da şöyleyim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beyaz showa katılan sınıf başkanı gizemin çizmesi yırtık diye dalga geçilmesi. akabinde çizmesinin yenilenmesi fakat asla yardım edilmemesi. babası da inşaat işçisiydi hatta.öyle konuşkan, öyle zeki küçücük bir kızın soba zehirlenmesinden ölmesi. bu olayı asla unutamam.
devamını gör...

türklerin değil irani halkların baharın gelişini kutladığı bayram. nevruz kelimesinin farsçadan dilimize geçtiğini düşünürsek mantıklı olan da budur zaten. kaldı ki moğolistan coğrafyasında yaşayan halkların baharın gelişini kutlamalarını düşünmek mantıksız gibi duruyor. hangi halk tarafından ilk kutlandığından bağımsız olarak en sevdiğim, en anlamlı bulduğum bayramlardan biridir. bir diğer adı için(bkz: newroz).
devamını gör...

sokaklar bize gerçeği yaşattı , olması gerekeni neyse onu öğretti , olmasını isteneni değil.
devamını gör...

özel bir konuk gelir mi? gelmez mi? yayını basmaya gelen birileri olur mu acep? buradan gönderme yapıyorum, gel yayını bas! gel kahkahanla şenlendir be?
devamını gör...

zahmetsiz elde edilen herşey
devamını gör...

bilinenin aksine ilk olarak ibn-i sina ve farabi tarafından kullanılmış bir kanıtlama biçimi. ardından anselmus kullanmış ve şu argümanı sunmuştur, "biliyoruz ki, tanrı, düşünülen en mükemmel varlıktır. mükemmelden daha mükemmel olan şey, düşünülmekle birlikte hem de gerçekte var olandır. eğer tanrı düşüncemiz dışında yoksa, sadece düşüncemizde varsa, bu durumda tanrıdan daha mükemmel bir şey düşünebiliriz. eğer düşündüğümüz en mükemmel varlık olan ve kendisinden daha da mükemmelini düşünemeyeceğimiz tanrıdan, daha da mükemmelini düşünürsek, bu durumda tanrı en mükemmeli olmaz ve kendisinden daha da mükemmelini düşünmüş oluruz. fakat bu bir çelişkidir. demek ki, en mükemmel ve kendisinden daha da mükemmelini düşünemeyeceğimiz varlık gerçekten vardır ki, var olmadığı düşünülemiyor (ve düşünülmeye çalışılınca bir çelişkiye yol açıyor). demek ki tanrı vardır."

daha sonra anselmus eleştirilere cevap vermiş ve bu argümanın bir versiyonunu daha yapmıştır: "bir şeyden daha kudretlisi yoksa, o en mükemmel şey olur. eğer ondan başka herhangi bir şeyin mevcut olmadığını düşünebiliyorsak ve ondan daha kudretlisini düşünemiyorsak, böyle bir şeyin var olmadığı düşünülemez. mevcut olmadığını düşünemediğimiz varlık, sonsuz olan, hep mevcut olmuş olan bir varlıktır. demek ki, o, diğer varlıkların aksine zorunlu bir varlıktır. çünkü mevcut olmadığı düşünülemiyor, bu yüzden diğer mevcut olmadığı düşünülebilenlerden daha mükemmeldir. o halde bu şeyin, en kudretli şey olduğunu düşünebiliriz. o zaman, kendisinden daha yücesini düşünemediğimiz tanrı, zorunlu bir varlıktır, sonsuzdur ve vardır."

daha sonraları bu argüman da eleştirilere maruz kalmıştır. en sonunda descartes çıkagelmiş ve bu argümanın farklı bir versiyonunu yapmıştır ki, önceki bazı eleştirilere cevap niteliğindedir: "tanrı, insan aklına göre açık bir kavramdır. bu durumda insan, tanrı kavramının niteliğini keşfedebilmek için, tanrı kavramının kapsadığı şeyi keşfetmelidir. bir sayı hakkında kanıtlayabileceğim tüm şeyler, açıktır. işte böylelikle, sonsuz olan tanrı kavramına ait olanlar da işte böylece açıktırlar. bunun nedeni, varlığın, tanrının zatından ayrılamayacağıdır. mesela, bir üçgenin üç iç açısının ceminin (toplamının) 2 tane olan dik açının toplamına eşit olmaması gibi. bizim var olmayan bir tanrıyı kavramamız, 3 kenarı bulunmayan bir üçgeni düşünebilmemiz kadar imkansız bir meseledir."

kant bu argümanı eleştirmiştir. fakat daha sonra günümüz filosoflarından, alvin plantinga da, ontolojik argümanın yeni bir versiyonunu çıkarmıştır: "tamamen mükemmel olan bir varlık mümkündür, çünkü tanrı mantıken bir çelişki içermez. tamamen mükemmel bir varlık mümkünse, o varlık, yine mümkün olan bir dünyada olmalıdır. tamamen mükemmel olan varlık, mümkün bir dünyada varsa, diğer tüm dünyalarda da vardır. eğer tamamen mükemmel olan varlık, tüm mümkün olan dünyalarda varsa, gerçek dünyada da vardır. bu durumda, tamamen mükemmel bir varlık vardır." bu argüman, kant'ın "var olmak bir özellik değildir" savına da bir cevap niteliğindedir.
devamını gör...

kendini kurtarıcı, yardım sever ve adalet yaratıcı olarak gören kişilerdir. bulunduğu ortamlarda eşitsizliği ve adaletsizliği engellemeye çalışan kimseler eşitsizliği en aza indirgemeye çalışmaktadırlar.
devamını gör...

londra bölgesindeki meşhur istasyon duraklarından biri olan paddington'ı meşhur kılan önemli faktörlerden biri istasyonun adını verdiği paddington ayısıdır. tabii yine daha meşhur ve işlek olan duraklar hayri pıtırlı kings cross, jubilee line yani iş hattına ve pek çok hatta bağlanmasıyla waterloo ve bunun dışında euston denilebilinir.

benim bu başlığı açma sebebim tabii ki zaten tren hattı değil michael bond'un paddingtonudur. marmelat seven ayımız paddington'un hikayesi peruda başlar ve teyzesi lucy'nin etkisiyle beraber birleşik krallığa kayar. paddington paddington ismini zaten varış noktasında alır (orijinal ismi pastuso muymuş). bu arada michael bond bu ayı arkadaşımızı esasen afrika menşeili istemiş ancak orada ayı olmadığından peruya değiştirmiş çünkü orası gözlüklü ayıların memleketiymiş.

paddington'un açılış hikayesi a bear called paddington'la başlar.yayım tarihi 1958 yıllına rastlayan bu eserimizin ilham kaynağının noel arifesinde paddington istasyonunda rastlanılan bir peluş ayı ya da ikinci dünya savaşındaki yahudi göçmenler ve şehirden kırsal alanlara göç eden (savaş esnasında londra sürekli saldırı aldığı ve tarihi siyası önemi nedeniyle çocuklar kırsal alanlara yollanmıştır) çocuklar olunabileceği düşünülmektedir.

neyse artık vikipedi bilgilerini geçiyor ve ana konuya geliyorum. bu padington efendinin kitapları çocuklar için yazılmış olsa da aslında mizah yönünden kuvvetli romanlardır. her kitap genelde bir ana hikayeden başlığını alır ve minik hikayelere bölünürler. ana tema paddington'un insanları anlaması ve sakarlıkları üzerine kuruludur. zaten düşününce dünyadan bihaber paddington'un dünyayı öğrenmesi yeni okumaya başlayan bir çocuğun dünyasıyla da kısmi benzerlikler gösterir. bu anlamda paddington eserinde yine pek çok idioma yani deyişlere de rastlarsınız. dolayısıyla çocuk yetişkin herkesin paddington serisine şans vermesini tavsiye ederim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1963 erzurum doğumlu halk müziği sanatçısı.
sesiyle, hanımefendiliğiyle, kişiliğiyle, her şeyiyle tam bir sanatçı olan aysun gültekin'in kendine has güçlü bir okuyuş tarzı vardır.
devamını gör...

"o gözlere asla uzun süre bakamazdınız ama niçin bakamadığınızı anlamak için bakmaya devam etmeniz gerekirdi."
devamını gör...

var, ümit besen.



değiştirin len şu kaseti
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim