delice sevişirken kapıya gelen komşu
bi susmadınız olma ihtimali yüksek olan komşudur.
ve siz hiçbir ödün vermeden sevişmeye devam edeceksiniz. gelen de evine dönüp sallanan avizeyi izleyecektir.
ve siz hiçbir ödün vermeden sevişmeye devam edeceksiniz. gelen de evine dönüp sallanan avizeyi izleyecektir.
devamını gör...
beğeni cimriliği
girdiğim entry sayısından 1.5 kat fazla oy vermişim la ben sizin için daha napiyim?.
devamını gör...
lahmacun yiyen kızın asıl amacı
devamını gör...
osilatör
osilatör (salıngaç), elektronik devrelerde, sinüs, kare, testere ve üçgen elektrik sinyallerini veren elektronik düzenektir.
osilatör çıkış sinyalinden aldığı sinyali kendi sinyali yapan bir yükselticidir.
televizyon, radyo, telsiz, fm alıcı-verici gibi sistemlerde ve daha çok elektronik-haberleşme sistemlerinde ve otomasyon sistemlerinde yaygın biçimde kullanılırlar.
osilatör çıkış sinyalinden aldığı sinyali kendi sinyali yapan bir yükselticidir.
televizyon, radyo, telsiz, fm alıcı-verici gibi sistemlerde ve daha çok elektronik-haberleşme sistemlerinde ve otomasyon sistemlerinde yaygın biçimde kullanılırlar.
devamını gör...
yaşamaktan yorulmak
21.yy da insanoğlu halen varoluşu anlamlandırma çabasındadır. konu hakkında bir çok farklı alanda bir çok farklı fikir vardır. insanoğlu hakkına net bilinen bir şey var ise o da üreme güdüsüdür. aslında bu da hayatta kalma içgüdünün bir parçasıdır.
soyunu sürdürme isteği.
dediğim gibi bu aslında insanların varoluştan gelen bir güdüsüdür. bu yüzden bir insanın çocuk sahibi olmak istemesi kadar doğal bir şey yoktur.
zaten eğer bu davranış bir güdü olmasa, mantıklı bir davranış olmazdı dünyamıza yeni bir insanı getirmek.
bundan yıllar öncesine bakıldığında, vebalar, savaşlar, afetler, felaketler, insanlar bütün bu talihsizliklerde rağmen üremeye devam etmişlerdir. günümüzde teknoloji ve uygar yaşamın sunduğu onca konfora rağmen hayatın kendisi yine de oldukça acımasızdır.
bir kere ölüm diye bir şey vardır.
insan dünyaya geldiğinde, tarifsiz acılara doğar aslında. hastalıklara, yokluklara, özlemlere, talihsizliklere, mutlaka sonu gelecek güzelliklere. ve biteceğini bile bile yeni insanlar sevmeye,değer vermeye devam eder. yeni hüzünlere kapı açar.
hiç bir problem yaşamasa bile yine de ölüm vardır onu bekleyen.
ve hayat öyledir ki, ne olursa olsun sıkı sıkı tutunur insan. var oluşun bir gerçeğinin de yok oluş olduğunu bilmesine rağmen elinden gelen her şeyi yapar tek bir an bile fazla yaşamak için.
işte bu kadar zalimdir hayat. yukarıda bahsettiğim nedenlerden ailesini de suçlamasında bir mantık yoktur dünyaya gelmesinde, kendisini de.
bir şekilde gelmiştir insan dünyaya ve bütün bu zalimliklere mahkum olmuştur.
bazıları vardır ki işte, farkına varamazlar yaşadıkları gerçekliğin. o kadar meşguldürler ki mücadele ile, kayıp olur giderler hayatın içinde. ancak ölüm onlar için geldiğinde hatırlarlar ölümün varlığını. (bkz: mağara aleğorisi)
kimileri ise en başından farkına varırlar hayatın ne kadar zalim olduğunun.
hani derer ya;
dünya hassas yürekliler için cehennemdir, dünya farkındalığı yüksek olanlar için cehennemdir, cehalet mutluluktur bilmek ise zulümdür.
işte bu insanlar yorulurlar yaşamaktan. belki onları yoran beklemektir, belki korkunun ta kendisidir, belki de bilinmezliktir. etrafını çevreleyen onca zorluğun, sonunun gelip gelmeyeceğine dair bilinmezlik.
hayattan yorulmamak için, beklemeden yaşamak lazım, korkmadan ve bilmeden yaşamak. ancak o şekilde yaşanılan şey hayat olur.
soyunu sürdürme isteği.
dediğim gibi bu aslında insanların varoluştan gelen bir güdüsüdür. bu yüzden bir insanın çocuk sahibi olmak istemesi kadar doğal bir şey yoktur.
zaten eğer bu davranış bir güdü olmasa, mantıklı bir davranış olmazdı dünyamıza yeni bir insanı getirmek.
bundan yıllar öncesine bakıldığında, vebalar, savaşlar, afetler, felaketler, insanlar bütün bu talihsizliklerde rağmen üremeye devam etmişlerdir. günümüzde teknoloji ve uygar yaşamın sunduğu onca konfora rağmen hayatın kendisi yine de oldukça acımasızdır.
bir kere ölüm diye bir şey vardır.
insan dünyaya geldiğinde, tarifsiz acılara doğar aslında. hastalıklara, yokluklara, özlemlere, talihsizliklere, mutlaka sonu gelecek güzelliklere. ve biteceğini bile bile yeni insanlar sevmeye,değer vermeye devam eder. yeni hüzünlere kapı açar.
hiç bir problem yaşamasa bile yine de ölüm vardır onu bekleyen.
ve hayat öyledir ki, ne olursa olsun sıkı sıkı tutunur insan. var oluşun bir gerçeğinin de yok oluş olduğunu bilmesine rağmen elinden gelen her şeyi yapar tek bir an bile fazla yaşamak için.
işte bu kadar zalimdir hayat. yukarıda bahsettiğim nedenlerden ailesini de suçlamasında bir mantık yoktur dünyaya gelmesinde, kendisini de.
bir şekilde gelmiştir insan dünyaya ve bütün bu zalimliklere mahkum olmuştur.
bazıları vardır ki işte, farkına varamazlar yaşadıkları gerçekliğin. o kadar meşguldürler ki mücadele ile, kayıp olur giderler hayatın içinde. ancak ölüm onlar için geldiğinde hatırlarlar ölümün varlığını. (bkz: mağara aleğorisi)
kimileri ise en başından farkına varırlar hayatın ne kadar zalim olduğunun.
hani derer ya;
dünya hassas yürekliler için cehennemdir, dünya farkındalığı yüksek olanlar için cehennemdir, cehalet mutluluktur bilmek ise zulümdür.
işte bu insanlar yorulurlar yaşamaktan. belki onları yoran beklemektir, belki korkunun ta kendisidir, belki de bilinmezliktir. etrafını çevreleyen onca zorluğun, sonunun gelip gelmeyeceğine dair bilinmezlik.
hayattan yorulmamak için, beklemeden yaşamak lazım, korkmadan ve bilmeden yaşamak. ancak o şekilde yaşanılan şey hayat olur.
devamını gör...
şarkı sözleriyle tanım girmek
günaydın günaydın insanlara günaydin
günaydın günaydın sevanlere günaydın
günaydın günaydın sevanlere günaydın
devamını gör...
deniz toprak
kendi güzel, sesi güzel, adı güzel, türküleri güzel. daha ne olsun?
bu dünyanın devranına
aldanma gönül aldanma.
zilli çanlı kervanına
aldanma gönül aldanma.
deniz bul beni. ben çalayım sen söyle. rakı içelim birlikte. vuruşsun kadehlerimiz! cam cama değil, can cana diye diye.
gece gece iş çıkardı başımıza.
bu dünyanın devranına
aldanma gönül aldanma.
zilli çanlı kervanına
aldanma gönül aldanma.
deniz bul beni. ben çalayım sen söyle. rakı içelim birlikte. vuruşsun kadehlerimiz! cam cama değil, can cana diye diye.
gece gece iş çıkardı başımıza.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
nurse
ilk tanımını ve ilk başlığını kendi nickaltına yazarak yapmış alfaoğlualfa yazar.
edit: lan sattı başlığı, entry'sini sildi.
edit: lan sattı başlığı, entry'sini sildi.
devamını gör...
acun medya akademi
bu kadarı da fazla artık. ülke iyice bok yerine döndü. acun kim ki kalkıp yeni bi bölüm açacak yetki veriliyor. acun'un vasfı ne ki sırf onun şirketinde çalışabilmek için millet senelerce okuyacak. evet büyük bi işsizlik sorunu var, gençler için istihdam sağladığı düşünülebilir ki neredeyse herkes acun'un şirketinde çalışmak ister. ülkemizde zaten haddinden fazla üniversite, fakülte mevcut. ama buralarda okuyanlar acun medyaya kabul edilmek için yeterli değil anlaşılan. saçmalık ötesi bi durum. sırf parası var diye bu kadar yetki, vasıf verilmemeli kimseye.
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
sözlüğün hakiki haber kaynağı. işte habercilik böyle olur!
devamını gör...
musculus pterygoideus lateralis
ağzı açmaya yarayan çene kasının latince ismidir.
çenesi düşük insanlarda çok büyüdüğü söylenmektedir.*
çenesi düşük insanlarda çok büyüdüğü söylenmektedir.*
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
devamını gör...
doğru zamanı bekleyen kitaplar
alınabilecek verimi en yüksek seviyeye çıkarmak için belli bir yaşa kadar okunması ertelenen kitaplardır. karamazovlar veya kayıp zamanın izinde bunlara örnek olarak sayılabilir
devamını gör...
levirat
kadının, ölen eşinin kardeşi ile evlenmesidir. bu evliliklere aile büyükleri kadının mağdur olmasının önüne geçmek için karar verir. doğu vilayetlerinde bu evlilik türünün görülmesinin sebeplerinden birisi ise; namusun kirletilmesini önlemektir.
yahudilik'te ise bir ibadet olma özelliği taşımaktadır. çocuğu olmadan eşi ölen kadın, eşinin kardeşi ile evlendirilmek suretiyle eşinin adını taşıyacak bir çocuk doğurması beklenir.. tevrat’ta bilinen ilk levirat örneği, yakub peygamber’in oğlu yahuda’nın gelini tamar’ın evliliğidir.
yahudilik'te ise bir ibadet olma özelliği taşımaktadır. çocuğu olmadan eşi ölen kadın, eşinin kardeşi ile evlendirilmek suretiyle eşinin adını taşıyacak bir çocuk doğurması beklenir.. tevrat’ta bilinen ilk levirat örneği, yakub peygamber’in oğlu yahuda’nın gelini tamar’ın evliliğidir.
devamını gör...
aşık olduğunu sanmak
20 li yaşların ortalarından sonra bu ilk o kelebek uçuşları, karında karıncalanma hissi daha kısa sürmeye başlıyor o eskiden olan her gördüğünde bu hislerin coşması falan kalmıyor ve insan böylelikle aldanıyor. veya yaştan ziyade çağımızda ilişkilerin pespaye bir hal alması da olabilir buna sebep.
devamını gör...
küçük şeylerle mutlu olmak
gözlemlediğim kadarıyla böyle insanların karşısına küçük şeyler bile çıkmıyor.
devamını gör...
sözlüğün mezarlığı andırması
kime baksan
ya gönderilmiş
ya da izne çıkmış
kimi de kaç gündür uğramıyor.
şurada bir avuç insancık kaldık.
(ukde kimindi unuttum,o halde (gbkz: rahatsız)ın değil*
ya gönderilmiş
ya da izne çıkmış
kimi de kaç gündür uğramıyor.
şurada bir avuç insancık kaldık.
(ukde kimindi unuttum,o halde (gbkz: rahatsız)ın değil*
devamını gör...

