hayat bilgisi
gani müjde'nin kaleminden çıkan, tarkan karlıdağ'ın yönetmenliğini yaptığı aile, komedi dizisi olan hayat bilgisi dönemin dikkat çeken gençlik dizilerindendir.
2003 yılında start verilen dizi 19 bölüm sonra sezon finali yapmıştır.
kanal d'de uzun soluklu devam edemeyen dizi yaklaşık 5 ay sonra show tv için tekrar çekilmeye başladı.
dizinin kadrosu,
perran kutman
tarık pabuççuoğlu
kerem kupacı
gökçe bahadır
ümit erdim
erdal türkmen
serhan arslan
paşhan yılmazel
kaan yılmaz
sinan çalışkanoğlu
altan gördüm
ipek erdem
ceren soylu
ayçe abana
hakan altıner
ulvi alacakaptan
atilla olgaç
oğuzhan yıldız
çağhan çulha
cavit çetin güner
elif burgaz
durul bazan
belma canciğer
mahir ipek oluşturmaktadır.
hayali rıdvan kanat lisesi'nde geçen dizi yayımlandığı dönemde ilgiyle izlenmiştir.
aykırı bir tarih öğretmeni olan idealist afet güçverir (perran kutman) anadoluyu erkek kardeşi kerem'le (kerem kupacı) karış karış dolaşmıştır. müdürlerin korkulu rüyası olan afet öğretmen sürüldükçe sürülmüş ve son adresi rıdvan kanat lisesi olmuştur.
buradaki öğrencilerin hayata bakışını değiştirmiş onlara yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışmıştır. gerek okulun müdürü amil sağlam'la (tarık papuççuoğlu) gerek öğretmenleri gerekse öğrencileriyle diyalogları hem güldürür hem düşündürür.
keyifli bir aile dizisidir. 4 sezon devam etmiş farklı hayat örgütlerine dönüşmüş farklı farklı karakterler eklenmiştir diziye. ben ilk sezonlarını izledim devamında sıkılmaya başladım ve bıraktım. ama o yıllar için yinede izlenmeye değer bir filmdi.
afet öğretmenin 'hoca camide' repliği uzun bir zaman dillere pelesenk olmuştur. tepkide çekmiş destekte toplamıştır.
iyi seyirler...
2003 yılında start verilen dizi 19 bölüm sonra sezon finali yapmıştır.
kanal d'de uzun soluklu devam edemeyen dizi yaklaşık 5 ay sonra show tv için tekrar çekilmeye başladı.
dizinin kadrosu,
perran kutman
tarık pabuççuoğlu
kerem kupacı
gökçe bahadır
ümit erdim
erdal türkmen
serhan arslan
paşhan yılmazel
kaan yılmaz
sinan çalışkanoğlu
altan gördüm
ipek erdem
ceren soylu
ayçe abana
hakan altıner
ulvi alacakaptan
atilla olgaç
oğuzhan yıldız
çağhan çulha
cavit çetin güner
elif burgaz
durul bazan
belma canciğer
mahir ipek oluşturmaktadır.
hayali rıdvan kanat lisesi'nde geçen dizi yayımlandığı dönemde ilgiyle izlenmiştir.
aykırı bir tarih öğretmeni olan idealist afet güçverir (perran kutman) anadoluyu erkek kardeşi kerem'le (kerem kupacı) karış karış dolaşmıştır. müdürlerin korkulu rüyası olan afet öğretmen sürüldükçe sürülmüş ve son adresi rıdvan kanat lisesi olmuştur.
buradaki öğrencilerin hayata bakışını değiştirmiş onlara yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışmıştır. gerek okulun müdürü amil sağlam'la (tarık papuççuoğlu) gerek öğretmenleri gerekse öğrencileriyle diyalogları hem güldürür hem düşündürür.
keyifli bir aile dizisidir. 4 sezon devam etmiş farklı hayat örgütlerine dönüşmüş farklı farklı karakterler eklenmiştir diziye. ben ilk sezonlarını izledim devamında sıkılmaya başladım ve bıraktım. ama o yıllar için yinede izlenmeye değer bir filmdi.
afet öğretmenin 'hoca camide' repliği uzun bir zaman dillere pelesenk olmuştur. tepkide çekmiş destekte toplamıştır.
iyi seyirler...
devamını gör...
açık denizde köpek balığı ile karşılaşmak
sanılanın aksine bu ölümcül bir durum değil.
eğer doğru hareket edip, doğru olanı yaparsanız , saldırıya maruz kalmadan kurtulabilirsiniz.
bu başlığı açmamın sebebi; sözlükte dolaşırken bir arkadaşın korktuğu durum olarak ‘’köpekbalığı saldırısından’’ bahsetmiş olması.
öncelikle filmlerde bize tanıtılan köpekbalığı imajı kesinlikle yanlış.işin içerisinde kurgusallığın olması sebebiyle, köpekbalıkları aşırı zeki, kurnaz ve son derece mantıklı hareket eden hayvanlar gibi gösteriliyor.
evet köpekbalıkları suda hızlıdır, çeviktir ama insanlardan zeki olduklarını düşünmüyorum. taktiksel oynarsanız, her şekilde kazanabilirsiniz diye inanıyorum çünkü ıq taşıyan varlıklar bizleriz, balıklar değil.unutmayın ki köpekbalığı büyük ebatlı ve büyük dişlide olsa , bir balıktır.onlarda balinalardan kaçarlar çünkü balinaların besin zinciri içerisindelerdir.
1. olarak ;
açık denizde yüzmek, yelkenli yapmak gibi bir eğiliminiz varsa, her zaman hazırlıklı olmanız gerekir.açık denizler tabiri caizse okyanuslar sadece köpekbalıklarını değil, her türü barındırabilir.bu yüzden özellikle yüzmek için açık denize gitmeyin.gideceksenizde, öncesinde bölgede yaşayan biyologtan ya da bölge sakinlerinden denizin canlı türünü öğrenin.
köpekbalıklarının türleri vardır ve her türü farklı su koşullarına adapte olabilir.dolayısıyla bulunduğunuz okyanusta hangi türünün olduğuda önemli.
özellikle bulunduğunuz bölgede deniz yüzeyinde bir deniz canlısı leşi görürseniz, çevresinde dalış yapmayın.köpek balığının avlanma sahasına girme şansınız vardır.
2 tür köpek balığından çekinmeniz gerekir.
1) boğa
2) büyük beyaz.
bu ikisi tehlikeli olarak adlandırılan türlerdendir.
şimdi gelelim diyelim ki açılmak istedik? açık denizde yüzüyoruz;
işinizi asla şansa bırakmayın. mutlaka dalış yaparken mayonuzun cebine ya da bikininizin alt kısmının kenarına bir orta boy çakı sıkıştırın ve öyle yüzün.olagandışı bir durumda , kendinizi korumak için elinizde şans olur.ayrıca teknede mutlaka zıpkın ya da aksi bir durumda kullanabileceğiniz bir avlanma silahınız olsun.siz sudayken, teknede olan kişininde sizi koruma şansı olur.
öncelikle köpekbalıkları her zaman denizin üst kısmına yakın alanda hareket etmez.yani normalde köpek balıklarını görmemizi sağlayan şey denizin üst yüzeyinde görülen uzvudur.fakat her zaman bu şekilde görünür olmayabilirler. dolayısıyla yüzerken etrafınızı kontrol etmek için kafanızı suyun üstünde tutmayın, dalın ve etrafınızı suyun altında kontrol edin.köpekbalıkları genelde aşağıdan yukarıya doğru hareket ederler.yani olası bir atağın denizin altından yüzeye doğru gelme ihtimalı mevcuttur ve denizin üstünde bekleyen biri , açık hedef konumunda kalabilir.
köpekbalığı ile karşılaştığınızda korkmayın ve panik yapmayın.panik yaptığınızda yüzme ihtiyacı güdersiniz ve yanlış yüzerseniz dikkatini çekebilirsiniz.köpekbalığı sanılanın aksine insan eti yemez ve tadını sevmediği söylenir.insanlara saldırma sebepleri ise; bizim gövdesel açıdan fok balıklarına benzetilmemiz.bizi denizin altından fok balığına benzettikleri için saldırırlar ve eğer ısırabilirse, ilk saldırı anında ısırdığı etin fok balığı olmadığını anlar ve insanı bırakır çünkü fok balıklarının etinin yağlı , insan etinin ise yavan olduğu söylenir.bu sebeple onlarla karşılaştığınızda fok olduğunuzu düşündürtücek hareketler yapmamanız gerekir.
ne gibi?
bir kere yüzerken ayaklarınızı çırpmayın,
denizin altında , üstünde fark etmez kollarınızı bedeninizden ayrı tutmayın, kollarınızı gövdenizle birleştirin ve hareket ettirmeyin.
herhangi bir yeriniz kanıyorsa, mutlaka sudan çıkın çıkamıyorsanızda kanayan yerin üstüne bir şeyler ile basınç yaparak, kanın suda dağılmasını engelleyin çünkü köpek balıkları kanın kokusuna hassastır.bulunduğunuz alan onlarla çevrelenebilir.
diyelim ki ? bunlara rağmen hissel olarak saldıracağını fark ettiniz?
köpekbalıklarının size saldırıp, saldırmayacağına emin olmanız için, denizin üstünde değil, dalış yaparak altında olun.nefesinizin yettiği kadar dalın ve nasıl hareket ediyor, nereye doğru geliyor gözlemleyin.
köpek balıkları ısıracağı anda, alt çenesi sabit kalarak üst çenesi bir tık ileri gider.üst çenenin ileri gitmesinin sebebi; avı yakalamak.dolayısıyla ısırmayı hedeflediği anda odaklanmanız gereken üst çenesi.üst çeneden kaçabilirseniz, alt çenesi pek işleve sahip değildir.
çok çeviktirler.başka bir yere giderken bir anda yön değiştirebilirler.
bir saldırı anında odaklanmanız gereken 2 alan vardır; genelde yan kısımlarında bulunan solungaçları ile alt gövdesi.ikisinden birine bir şey saplarsanız , durumu kendi adınıza bir tık iyi hale getirebilirsiniz.
eğer yeterli derecede dikkatini çekecek bir harekette bulunmazsanız, saldırıya maruz kalmayabilirsiniz.
sonuçta köpekbalıkları ile yüzebilen ve bunun eğitimini veren kişiler var.nasıl hareket edeceğiniz önemli.
bunu bildikten sonra kendinize güvenin ve yinede eğlence için açık denizleri tercih etmeyin özellikle açık denizde dalmak konusunda deneyiminiz ya da eğitiminiz yoksa bu riske girmenizi tavsiye etmem.
şans eseri böyle bir durumla karşılaşmak ayrıdır bile bile bu riski almak ayrı.
korkmayın, kendinize inanın.köpekbalıkları zeki değildir.hızlı ve çeviktir ama düşünme yeteneği olan sizsiniz.bu yüzden kendinizi yabana atıp, ‘’sonum geldi’’ diye düşünmeyin.’’nasıl kurtulabilirim?’’ diye düşünün.
eğer doğru hareket edip, doğru olanı yaparsanız , saldırıya maruz kalmadan kurtulabilirsiniz.
bu başlığı açmamın sebebi; sözlükte dolaşırken bir arkadaşın korktuğu durum olarak ‘’köpekbalığı saldırısından’’ bahsetmiş olması.
öncelikle filmlerde bize tanıtılan köpekbalığı imajı kesinlikle yanlış.işin içerisinde kurgusallığın olması sebebiyle, köpekbalıkları aşırı zeki, kurnaz ve son derece mantıklı hareket eden hayvanlar gibi gösteriliyor.
evet köpekbalıkları suda hızlıdır, çeviktir ama insanlardan zeki olduklarını düşünmüyorum. taktiksel oynarsanız, her şekilde kazanabilirsiniz diye inanıyorum çünkü ıq taşıyan varlıklar bizleriz, balıklar değil.unutmayın ki köpekbalığı büyük ebatlı ve büyük dişlide olsa , bir balıktır.onlarda balinalardan kaçarlar çünkü balinaların besin zinciri içerisindelerdir.
1. olarak ;
açık denizde yüzmek, yelkenli yapmak gibi bir eğiliminiz varsa, her zaman hazırlıklı olmanız gerekir.açık denizler tabiri caizse okyanuslar sadece köpekbalıklarını değil, her türü barındırabilir.bu yüzden özellikle yüzmek için açık denize gitmeyin.gideceksenizde, öncesinde bölgede yaşayan biyologtan ya da bölge sakinlerinden denizin canlı türünü öğrenin.
köpekbalıklarının türleri vardır ve her türü farklı su koşullarına adapte olabilir.dolayısıyla bulunduğunuz okyanusta hangi türünün olduğuda önemli.
özellikle bulunduğunuz bölgede deniz yüzeyinde bir deniz canlısı leşi görürseniz, çevresinde dalış yapmayın.köpek balığının avlanma sahasına girme şansınız vardır.
2 tür köpek balığından çekinmeniz gerekir.
1) boğa
2) büyük beyaz.
bu ikisi tehlikeli olarak adlandırılan türlerdendir.
şimdi gelelim diyelim ki açılmak istedik? açık denizde yüzüyoruz;
işinizi asla şansa bırakmayın. mutlaka dalış yaparken mayonuzun cebine ya da bikininizin alt kısmının kenarına bir orta boy çakı sıkıştırın ve öyle yüzün.olagandışı bir durumda , kendinizi korumak için elinizde şans olur.ayrıca teknede mutlaka zıpkın ya da aksi bir durumda kullanabileceğiniz bir avlanma silahınız olsun.siz sudayken, teknede olan kişininde sizi koruma şansı olur.
öncelikle köpekbalıkları her zaman denizin üst kısmına yakın alanda hareket etmez.yani normalde köpek balıklarını görmemizi sağlayan şey denizin üst yüzeyinde görülen uzvudur.fakat her zaman bu şekilde görünür olmayabilirler. dolayısıyla yüzerken etrafınızı kontrol etmek için kafanızı suyun üstünde tutmayın, dalın ve etrafınızı suyun altında kontrol edin.köpekbalıkları genelde aşağıdan yukarıya doğru hareket ederler.yani olası bir atağın denizin altından yüzeye doğru gelme ihtimalı mevcuttur ve denizin üstünde bekleyen biri , açık hedef konumunda kalabilir.
köpekbalığı ile karşılaştığınızda korkmayın ve panik yapmayın.panik yaptığınızda yüzme ihtiyacı güdersiniz ve yanlış yüzerseniz dikkatini çekebilirsiniz.köpekbalığı sanılanın aksine insan eti yemez ve tadını sevmediği söylenir.insanlara saldırma sebepleri ise; bizim gövdesel açıdan fok balıklarına benzetilmemiz.bizi denizin altından fok balığına benzettikleri için saldırırlar ve eğer ısırabilirse, ilk saldırı anında ısırdığı etin fok balığı olmadığını anlar ve insanı bırakır çünkü fok balıklarının etinin yağlı , insan etinin ise yavan olduğu söylenir.bu sebeple onlarla karşılaştığınızda fok olduğunuzu düşündürtücek hareketler yapmamanız gerekir.
ne gibi?
bir kere yüzerken ayaklarınızı çırpmayın,
denizin altında , üstünde fark etmez kollarınızı bedeninizden ayrı tutmayın, kollarınızı gövdenizle birleştirin ve hareket ettirmeyin.
herhangi bir yeriniz kanıyorsa, mutlaka sudan çıkın çıkamıyorsanızda kanayan yerin üstüne bir şeyler ile basınç yaparak, kanın suda dağılmasını engelleyin çünkü köpek balıkları kanın kokusuna hassastır.bulunduğunuz alan onlarla çevrelenebilir.
diyelim ki ? bunlara rağmen hissel olarak saldıracağını fark ettiniz?
köpekbalıklarının size saldırıp, saldırmayacağına emin olmanız için, denizin üstünde değil, dalış yaparak altında olun.nefesinizin yettiği kadar dalın ve nasıl hareket ediyor, nereye doğru geliyor gözlemleyin.
köpek balıkları ısıracağı anda, alt çenesi sabit kalarak üst çenesi bir tık ileri gider.üst çenenin ileri gitmesinin sebebi; avı yakalamak.dolayısıyla ısırmayı hedeflediği anda odaklanmanız gereken üst çenesi.üst çeneden kaçabilirseniz, alt çenesi pek işleve sahip değildir.
çok çeviktirler.başka bir yere giderken bir anda yön değiştirebilirler.
bir saldırı anında odaklanmanız gereken 2 alan vardır; genelde yan kısımlarında bulunan solungaçları ile alt gövdesi.ikisinden birine bir şey saplarsanız , durumu kendi adınıza bir tık iyi hale getirebilirsiniz.
eğer yeterli derecede dikkatini çekecek bir harekette bulunmazsanız, saldırıya maruz kalmayabilirsiniz.
sonuçta köpekbalıkları ile yüzebilen ve bunun eğitimini veren kişiler var.nasıl hareket edeceğiniz önemli.
bunu bildikten sonra kendinize güvenin ve yinede eğlence için açık denizleri tercih etmeyin özellikle açık denizde dalmak konusunda deneyiminiz ya da eğitiminiz yoksa bu riske girmenizi tavsiye etmem.
şans eseri böyle bir durumla karşılaşmak ayrıdır bile bile bu riski almak ayrı.
korkmayın, kendinize inanın.köpekbalıkları zeki değildir.hızlı ve çeviktir ama düşünme yeteneği olan sizsiniz.bu yüzden kendinizi yabana atıp, ‘’sonum geldi’’ diye düşünmeyin.’’nasıl kurtulabilirim?’’ diye düşünün.
devamını gör...
mr. nobody
2009 yapımı, van dormael'in yönettiği benim için başyapıt olan film. kaos teorisi, kelebek etkisi, quantum fiziği, paralel evren gibi konulara meraklıysanız mutlaka izlemeniz gereken bir film. film boyunca; yaptığımız her seçimin, her tercihin hayatımızı, kaderimizi ve geleceği nasıl değiştirdiğine vurgu yapılıyor. ancak en önemli konu şu ki; sen hangi tercihi yaparsan yap, yaşananlar bambaşka şekilde vuku bulabilir ancak öyle olsa dahi yine de aynı anlam ve değeri taşır, vurgusu da film boyunca işleniyor. filmde başrol oyuncusunun hayatından kesitler veriliyor. 117 yaşındaki hali de var, olası çocukluk yılları ve tercihlerine göre farklı paralel verenlerde farklı yaşlardaki farklı zamanlardaki yaşamları da var. nemo'nun anne babası ayrılırken yapacağı tercih, hatta pastaneden pasta alırken yapacağı tercih bile onun bir sonraki yaşamını nasıl da etkiliyor film boyunca bunu izliyoruz. şu cümle beni en çok etkileyen sahnelerden biri
seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür
kelebek etkisi daha önce ve sonra da sinemada bir çok kez ele alınmış ve izleyicinin çok keyif aldığı bir konu. hatta aynı isimli film serisi bile mevcut. mr. nobady de türünün en iyi örneklerinden. ben bir kaç kere izledim. bir çok kez daha izleyebilirim. eğer benzeri film önerileriniz olursa mesaj atabilirsiniz.
seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür
kelebek etkisi daha önce ve sonra da sinemada bir çok kez ele alınmış ve izleyicinin çok keyif aldığı bir konu. hatta aynı isimli film serisi bile mevcut. mr. nobady de türünün en iyi örneklerinden. ben bir kaç kere izledim. bir çok kez daha izleyebilirim. eğer benzeri film önerileriniz olursa mesaj atabilirsiniz.
devamını gör...
yarasa öldürmek
ha ha ha mal doğukan yine aklınca laf sokuyor.
t: çok zor olan eylemdir. çünkü yarasalar çılgın gibi uçuyor nah yakalarsınız.
t: çok zor olan eylemdir. çünkü yarasalar çılgın gibi uçuyor nah yakalarsınız.
devamını gör...
bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar
ince dudaklı ve esmer ise tehlikelidir.
devamını gör...
çocukken aşık olunca yapılanlar
abimin kullandığı briyantini 3 numara olan saçlarıma sürüp okula gitmekti.
hatta bir keresinde de yakalanmıştım *
hatta bir keresinde de yakalanmıştım *
devamını gör...
kafa sözlük muhalifleri
cinsiyetçiliğe karşı olduğunu söylerken, yollu yoldaş ifadesini kullanan bir garip oluşum.
ne diyim arkadaşlar takılın.
(bkz: ahiretlik olduk seninle) *
ne diyim arkadaşlar takılın.
(bkz: ahiretlik olduk seninle) *
devamını gör...
parnasizm
akla hiçbir zaman ahmet haşim'i getirmeyen şiir akımıdır. zira ahmet haşim, cenap şahabettin ile birlikte türk edebiyatı'ndaki en büyük sembolistlerdendir.
sizin aklınıza (bkz: tevfik fikret) ve (bkz: yağmur) * gelsin.
edit: bu entry, #143034 entry karşılık olarak girilmiş. ve entry nick uyumsuzluğuna*
sizin aklınıza (bkz: tevfik fikret) ve (bkz: yağmur) * gelsin.
edit: bu entry, #143034 entry karşılık olarak girilmiş. ve entry nick uyumsuzluğuna*
devamını gör...
tanışmak için söylenen cümleler
(bkz: how i met your mother) have you met ted?
devamını gör...
sözlüğe ne olduğunu sorgulamak
biz sözlükten önce ne yapıyorduk tam olarak?
devamını gör...
termofor
bildiğimiz sıcak su torbasının afili ismidir efenim. ilk duyduğumda bende şaşırmıştım.
devamını gör...
kelebeğin rüyası
yönetmenliğini yılmaz erdoğan'ın yaptığı hüngür hüngür ağlatan 2013 yapımı filmdir. bu film vesilesiyle rüştü onur ve muzaffer tayyip uslu gibi çok değerli iki şairi tanımış oldum. şiirlerini çok seviyorum hepsi içime dokunuyor. mert fırat ve kıvanç tatlıtuğ oyunculuğu çok iyidi izlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
bir kadına edilebilecek en güzel iltifat
normal bir iltifatın başına “en” getirin. örneğin güzelsin demek yerine en güzel sensin demek gibi. kadınlar hemcinsleriyle olan rekabette birinci olmayı sever.
devamını gör...
balıkçı ve oğlu
(bkz: zülfü livaneli) 'nin az önce bitirdiğim son romanı. aslında bakarsanız balıkçı mustafa ve eşi mesude'nin hikayesi gibi; ancak içinde ülkenin, dünyanın ve konjonktürün bir çok önemli meselesi ve problemini barındırıyor. zülfü livaneli diğer bir çok romanında olduğu gibi yine toplumun önemli kanayan yaralarına, toplumsal sorunlara hem araştırmacı bir yazar olarak didaktik bilgilerle yaklaşıyor hem de bunu mükemmel diliyle ve anlatımıyla adeta içinde yaşıyormuşsunuz gibi hikayeleştiriyor.
mustafa bir ege köyünde yaşayan ve baba mesleği olan balıkçılıkla geçimini sağlayan bir egeli köylü. eşi mesude'de yine aynı köyde yaşayan girit göçmeni bir kadın. mustafa ve mesude'nin çocukları deniz bir gün babasıyla balığa çıktıklarında fırtınada kayığın alabora olması sonucu ölür. mustafa o günden sonra bir sessizliğe bürünür. bir gün yine kayığıyla balığa çıktığında denizde bir ceset bulur bir kadın cesedi, sonra bir ceset daha bulur bu da bir erkek cesedi. bunları kıyıya taşımaya çalışırken bir yunus balığının küçük bir botu kayığa doğru taşıdığını görür ve botun içinde bir bebek olduğunu fark eder. allah göndermiştir mustafa'nın deyimiyle bu bebeği. ancak bebek de diğer iki ceset gibi ege kıyılarından yunanistan'a kaçmak isteyen göçmenlerden biridir.
kitap boyunca göçmen meselesi ve yarattığı tahribatlar üzerinde uzun uzun duruyor yazar. suriye, afganistan, afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin türkiye üzerinden avrupa ve amerika'ya kaçma denemeleri. ve bu denemeler sırasında başlarına gelenler. hatta suriye'li olanlar dışındakilerin ülkelerine geri gönderildiği. afganistan'daki savaştan taliban'dan kaçan bir kadının geri dönerse öldürüleceğini (ailesindeki herkes gibi) bildiği için çocuğunu bu aileye (mustafa ve mesude) bırakması...
bunun dışında ege sahillerinin vahşi kapitalizme nasıl kurban olduğu üzerinde çok fazla durmuş yazar. açık denizde kurulması gereken balık çiftliklerinin koylara büklere nasıl yapıldığını ve denize ve deniz canlılarına hatta kuşlara bile nasıl zararlar verdiğini;
ormanların tahrip edilip oteller yapıldığını;
dağlarda siyanürle altın arama çalışmalarının yapıldığını ve daha bir çok toplumsal sorunu cesurca kaleme dökmüş yine yazar.
güzel kitap.
mustafa bir ege köyünde yaşayan ve baba mesleği olan balıkçılıkla geçimini sağlayan bir egeli köylü. eşi mesude'de yine aynı köyde yaşayan girit göçmeni bir kadın. mustafa ve mesude'nin çocukları deniz bir gün babasıyla balığa çıktıklarında fırtınada kayığın alabora olması sonucu ölür. mustafa o günden sonra bir sessizliğe bürünür. bir gün yine kayığıyla balığa çıktığında denizde bir ceset bulur bir kadın cesedi, sonra bir ceset daha bulur bu da bir erkek cesedi. bunları kıyıya taşımaya çalışırken bir yunus balığının küçük bir botu kayığa doğru taşıdığını görür ve botun içinde bir bebek olduğunu fark eder. allah göndermiştir mustafa'nın deyimiyle bu bebeği. ancak bebek de diğer iki ceset gibi ege kıyılarından yunanistan'a kaçmak isteyen göçmenlerden biridir.
kitap boyunca göçmen meselesi ve yarattığı tahribatlar üzerinde uzun uzun duruyor yazar. suriye, afganistan, afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin türkiye üzerinden avrupa ve amerika'ya kaçma denemeleri. ve bu denemeler sırasında başlarına gelenler. hatta suriye'li olanlar dışındakilerin ülkelerine geri gönderildiği. afganistan'daki savaştan taliban'dan kaçan bir kadının geri dönerse öldürüleceğini (ailesindeki herkes gibi) bildiği için çocuğunu bu aileye (mustafa ve mesude) bırakması...
bunun dışında ege sahillerinin vahşi kapitalizme nasıl kurban olduğu üzerinde çok fazla durmuş yazar. açık denizde kurulması gereken balık çiftliklerinin koylara büklere nasıl yapıldığını ve denize ve deniz canlılarına hatta kuşlara bile nasıl zararlar verdiğini;
ormanların tahrip edilip oteller yapıldığını;
dağlarda siyanürle altın arama çalışmalarının yapıldığını ve daha bir çok toplumsal sorunu cesurca kaleme dökmüş yine yazar.
güzel kitap.
devamını gör...
yumurtalı ekmek
ekmek balığı. anneannem çok güzel yapar.
yağ çekmemesi için çok az yağ sürülmüş tavada kızartabilirsiniz.
yağ çekmemesi için çok az yağ sürülmüş tavada kızartabilirsiniz.
devamını gör...
sözlük dili ve edebiyatı
kimse de yazmamış. bu sözlüğe özel olarak küfür için (bkz: şöyle koyayım böyle koyayım)
devamını gör...
normal sözlük'e bir defaya mahsus nick değiştirme opsiyonu gelsin
sözlüğün ilk günlerinde öyle bir fırsat penceresi vardı, bilmiyorum hala açık mı? moderatör dairesinin camına bir tıklayın hele.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
personanongrata
yazdığı tanımlarla içilen çayı ya da kahveyi ağzından püskürtmeye sebep olan, kafa sözlük'ün komik yazarı.
devamını gör...







