portakal suyundan bir yudum alıp işe gitmek
buram buram zenginlik kokan bir başlık.*
zengin olmadığım için mantığını da anlamıyorum ben. nasıl oluyor mesela cok mu acelesi var da bir yudum alarak işe gidiyor? beni masada bekleyen bir portakal suyum varsa gec kalmami dert etmeyecek bir isim de olmalı sonucta dimi?
zengin olmadığım için mantığını da anlamıyorum ben. nasıl oluyor mesela cok mu acelesi var da bir yudum alarak işe gidiyor? beni masada bekleyen bir portakal suyum varsa gec kalmami dert etmeyecek bir isim de olmalı sonucta dimi?
devamını gör...
dünyanın en büyük derdini aşk acısı sanmak
henüz ölüm gerçeğiyle tanışmamıştır. sevdiğin birini temelli kaybetmenin ne demek olduğunu öğrenememiştir. sadece anılarla yaşamanın, geride kalan eşyalarına bakıp iç geçirmenin nasıl ağır olduğuna şahit olmamıştır. olmasın da. zira bu çok ağır gelir insana. neyse ki unutmak diye bir hediye verilmiş insana. zaman ile beraber alındığında çok tesirli bir ilaç.
devamını gör...
3 bin sma hastası çocuğun sadece izlenmesi
benim izlediğim haber kanallarında sürekli yer alan bir haber bu.
sma hastası çocukların durumu.
tedavi masraflarının fazla oluşundan ötürü ailelerin çaresiz kaldığı, toplamı yaklaşık 3 bini bulan çocuğun dramatik öyküsü.
aylardır gündemdeler, aileler çaresiz, defalarca bakanlık önü de olmak üzere seslerini duyurmak adına açıklamalar yaptılar, ama yok, kimse duymuyor seslerini, kimse görmüyor onları nedense.
herkes seyrediyor,
halk seyrediyor, işadamı seyrediyor, vergi rekortmenleri seyrediyor, hepsi bir yana, sosyal devlet ergini elinde tutanlar, hükümet yetkilileri seyrediyor.
epi topu 3 bin küçük can,
83 milyonluk kocaman bir halk, 3 bin minik canın yok olup gitmesini sadece seyrediyor,
bu ayıp da, en başta 83 milyona,
sonra da, hükümete yetip de artıyor bile, dediğim anlaşılması güç durum.
buradan
sma hastası çocukların durumu.
tedavi masraflarının fazla oluşundan ötürü ailelerin çaresiz kaldığı, toplamı yaklaşık 3 bini bulan çocuğun dramatik öyküsü.
aylardır gündemdeler, aileler çaresiz, defalarca bakanlık önü de olmak üzere seslerini duyurmak adına açıklamalar yaptılar, ama yok, kimse duymuyor seslerini, kimse görmüyor onları nedense.
herkes seyrediyor,
halk seyrediyor, işadamı seyrediyor, vergi rekortmenleri seyrediyor, hepsi bir yana, sosyal devlet ergini elinde tutanlar, hükümet yetkilileri seyrediyor.
epi topu 3 bin küçük can,
83 milyonluk kocaman bir halk, 3 bin minik canın yok olup gitmesini sadece seyrediyor,
bu ayıp da, en başta 83 milyona,
sonra da, hükümete yetip de artıyor bile, dediğim anlaşılması güç durum.
buradan
devamını gör...
halid bin velid
dünyanın gelmiş geçmiş en büyük komutanlarından biri olan sahâbî. yani tarihe damgasını vurmuştur. benim şaşırdığım nokta, sen git dünyanın en büyük komutanları arasına gir ama hatırlanma. kimse adını anmasın, hayatını, katıldığın savaşları falan hiçbir şeyi merak etmesin. işte böyle bir adam hz. halid bin velid. kendisi kadar başarılı olamamış komutanlar bile bugün abartıla abartıla anlatılırken, kendisinden bahseden olmamıştır. hz. halid bin velid, seyfullah yani allah'ın kılıcı olarak bilinir.
hz. halid bin velid müslüman olana kadar düşman saflarında müslümanlara karşı savaşmıştır. mesela uhud savaşı'nda kâfir ordusunun komutanlarından biriydi.
babası, hz. hâlid'e cesaret, cömertlik gibi iyi huyları aşılar, soyuyla övünmesi gerektiğini söylerdi. hz. hâlid, yay, mızrak, ok, kalkan ve kılıç kullanmayı, ata binmeyi, süvari birlikleri yönetmeyi öğrendi. spor sayesinde de güçlü bir fiziğe erişti. islam geldiğinde, hz. hâlid, hz. muhammed ve ona inananlara karşı nefrette babası gibi düşünüyordu ve onlar gibi davranıyordu.
bedir savaşında kardeşi velîd bin velîd, müslümanlara esir düşmüş ve hz. hâlid fidyesini ödeyerek kardeşinin serbest bırakılmasını sağlamıştır. daha sonra dönmek üzere birlikte yola çıktılar fakat velîd müslüman olmaya karar verdi ve yolda kardeşlerini bırakarak geri kaçtı. hz. hâlid sinirlendi ve o da döndü. velîd'i bulup zorla götürerek hapsetti ama velîd hapisten kaçıp tekrar gitti.
hicretin 6. senesinde umre yapmak niyetiyle hudeybiye'ye yerleşen hz. muhammed'i ve müslümanları mekke'ye sokmak istemeyen kureyşliler, bir tepeye yerleştirdikleri 200 kişilik süvari birliğine hz. halîd bin velîd'in kumanda etmesini kararlaştırdılar. hz. halid, ashabı ile öğle namazı kılarken hz. muhammed'i seyretmekteydi, ansızın hücum etmeyi düşünüyordu. sonra askerlerine bunu başka bir namaz vaktinde gerçekleştireceğini söyledi. ikindi namazında hz. muhammed'in korku namazı kıldırdığını görünce, bu adam korunmuştur demiştir.
hz. hâlid, hudeybiye antlaşması'ndan bir sene sonra umretü'l-kazâ amacıyla mekke'ye gelen hz. muhammed ile karşılaşmak istememiş ve bu yüzden şehirden ayrılmıştır.
ki umretü'l-kazâ için hz. muhammed ile birlikte mekke'ye gelen velîd, kardeşi hz. hâlid'i bulamayınca kendisine verilmek üzere bir mektup bırakmıştır. bu mektupta, müslüman olmamasını ve islam'dan uzak kalmasını hayretle karşıladığını belirtmiş, sonra hz. muhammed'in kendisini sorduğunu ve, hâlid gibi bir insanın islâm'ı tanımaması ne tuhaf! keşke o, gayret ve kahramanlıklarını müslümanların yanında müşriklere karşı gösterseydi; bu kendisi için çok daha hayırlı olurdu. biz de onu başkalarına tercih ederdik dediğini belirtmiştir. hz. hâlid mektubu okuyunca müslüman olmaya karar verdi ve hz. osman bin talha ve hz. amr bin âs ile birlikte medine'ye gitti. mescid-i nebevî'de, hz. muhammed'in yanında kelime-i şehâdet getirerek müslüman oldu.
hz. hâlid'in, neredeyse hepsi suriye'deki veba salgınında vefat etmiş olan kırk kadar çocuğu olduğu rivayet edilir.
islami kaynaklara göre, hz. hâlid katıldığı yüzü aşkın savaşta hiçbir yenilgiye uğramamıştır. bu onu yenilgisiz olan nadir komutanlardan biri yapar.
hz. halid bin velid müslüman olana kadar düşman saflarında müslümanlara karşı savaşmıştır. mesela uhud savaşı'nda kâfir ordusunun komutanlarından biriydi.
babası, hz. hâlid'e cesaret, cömertlik gibi iyi huyları aşılar, soyuyla övünmesi gerektiğini söylerdi. hz. hâlid, yay, mızrak, ok, kalkan ve kılıç kullanmayı, ata binmeyi, süvari birlikleri yönetmeyi öğrendi. spor sayesinde de güçlü bir fiziğe erişti. islam geldiğinde, hz. hâlid, hz. muhammed ve ona inananlara karşı nefrette babası gibi düşünüyordu ve onlar gibi davranıyordu.
bedir savaşında kardeşi velîd bin velîd, müslümanlara esir düşmüş ve hz. hâlid fidyesini ödeyerek kardeşinin serbest bırakılmasını sağlamıştır. daha sonra dönmek üzere birlikte yola çıktılar fakat velîd müslüman olmaya karar verdi ve yolda kardeşlerini bırakarak geri kaçtı. hz. hâlid sinirlendi ve o da döndü. velîd'i bulup zorla götürerek hapsetti ama velîd hapisten kaçıp tekrar gitti.
hicretin 6. senesinde umre yapmak niyetiyle hudeybiye'ye yerleşen hz. muhammed'i ve müslümanları mekke'ye sokmak istemeyen kureyşliler, bir tepeye yerleştirdikleri 200 kişilik süvari birliğine hz. halîd bin velîd'in kumanda etmesini kararlaştırdılar. hz. halid, ashabı ile öğle namazı kılarken hz. muhammed'i seyretmekteydi, ansızın hücum etmeyi düşünüyordu. sonra askerlerine bunu başka bir namaz vaktinde gerçekleştireceğini söyledi. ikindi namazında hz. muhammed'in korku namazı kıldırdığını görünce, bu adam korunmuştur demiştir.
hz. hâlid, hudeybiye antlaşması'ndan bir sene sonra umretü'l-kazâ amacıyla mekke'ye gelen hz. muhammed ile karşılaşmak istememiş ve bu yüzden şehirden ayrılmıştır.
ki umretü'l-kazâ için hz. muhammed ile birlikte mekke'ye gelen velîd, kardeşi hz. hâlid'i bulamayınca kendisine verilmek üzere bir mektup bırakmıştır. bu mektupta, müslüman olmamasını ve islam'dan uzak kalmasını hayretle karşıladığını belirtmiş, sonra hz. muhammed'in kendisini sorduğunu ve, hâlid gibi bir insanın islâm'ı tanımaması ne tuhaf! keşke o, gayret ve kahramanlıklarını müslümanların yanında müşriklere karşı gösterseydi; bu kendisi için çok daha hayırlı olurdu. biz de onu başkalarına tercih ederdik dediğini belirtmiştir. hz. hâlid mektubu okuyunca müslüman olmaya karar verdi ve hz. osman bin talha ve hz. amr bin âs ile birlikte medine'ye gitti. mescid-i nebevî'de, hz. muhammed'in yanında kelime-i şehâdet getirerek müslüman oldu.
hz. hâlid'in, neredeyse hepsi suriye'deki veba salgınında vefat etmiş olan kırk kadar çocuğu olduğu rivayet edilir.
islami kaynaklara göre, hz. hâlid katıldığı yüzü aşkın savaşta hiçbir yenilgiye uğramamıştır. bu onu yenilgisiz olan nadir komutanlardan biri yapar.
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
atatürk rozeti.
devamını gör...
sokak sanatı
hep yapmak istediğim sanattır, çok güzel resimler , grafiti yazılar yazanlar çıkıyor ve kıskanıyorum, keşke benimde öyle bir yeteneğim olsaydı.
bizim ülkedeki sokak sanatı, boş bulduğumuz duvara ahmet ,fatmayi seviyor veya nereli olduğunu yazmak veya küfürlü yazılar yazmak , resim yapan çok az onlarda anca çiçek böcek resmi yaparlar, yaratıcılık tan uzak yapılanlar.
avrupa'da , amerika'da, brezilya da özelikle bu işi yapıp uluslar arası şöhret kazanmış sanatçılar var, darısı bizim gençlerin başına.
bizim ülkedeki sokak sanatı, boş bulduğumuz duvara ahmet ,fatmayi seviyor veya nereli olduğunu yazmak veya küfürlü yazılar yazmak , resim yapan çok az onlarda anca çiçek böcek resmi yaparlar, yaratıcılık tan uzak yapılanlar.
avrupa'da , amerika'da, brezilya da özelikle bu işi yapıp uluslar arası şöhret kazanmış sanatçılar var, darısı bizim gençlerin başına.
devamını gör...
wasting love
bir iron maiden şarkısı. grup için normalden biraz daha ağır bir soloya sahip.
devamını gör...
15 temmuz 2016 darbe girişimi
sadece ölen şahıslara üzülüyorum, allah rahmet eylesin.
diğeri ? yok! yok! o çıkar çatışması idi darbe en son 1980 yılında olmuştu.
diğeri ? yok! yok! o çıkar çatışması idi darbe en son 1980 yılında olmuştu.
devamını gör...
duygusal acı ile fiziksel acının aynı olma olasılığı
şahsen ben tıpatıp aynı olabileceklerini düşünmüyorum. ikisi de farklı kavramlar. kırgınlık ve kızgınlık gibi. diyelim ki bir kaza geçirdik ve kolumuz kırıldı. kolumuzun kırıldığı için hissettiğimiz acı ile sevdiğimiz birini kaybettiğimizde yaşadığımız acı aynı değil. fiziksel acı gelip geçici ama duygusal acı kalıcı olabiliyor. bazen ortak yönleri olabiliyor. bununla ilgili şöyle bir şey okumuştum. '' elinizi yakarsanız, bir süre sonra iyileşmeye başlar. ancak kabuğunu kopartıp durursanız yara kendini tekrarlar. duygusal olarak da insanlar yıkıcı ilişkilere ve durumlara maruz kaldıkça kendini tekrarlayan yaralar açık kalacaktır.''
devamını gör...
dhkp-c
sol’un ülkü ocakları’dır.
hem de ülkü ocakları kadar da teröristtir.
hem de ülkü ocakları kadar da teröristtir.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
devamını gör...
evde bağırarak savaş planını anlatan hitler'in biraz sessiz olur musunuz bebek uyuyor diyen komşusu
1932 yılında hitler, obersalzberg'teki evinde ss subaylarıyla hararetli bir şekilde tartışmaktadır. bereket versin sesi evin koridorlarından yankılanarak apartmandakileri rahatsız edecek boyuta gelmeye başlar. yürek yemiş olan bir komşusu, kapının önündeki waffen ss askerlerini yararak hitler'in odasına kadar girer.
"ne var wilhelm!! seni budala görmüyor musun, önemli bir meseleyi tartışıyoruz!!"
"führerim bu kendini bilmez adam, bizim lafımızı dinlemedi, illa ki sizinle görüşmek istiyormuş."
"eh peki madem çok önemli bir konu, konuşmadan edemiyorsun ne vardı!"
"herr hitler, evinizden çok fazla ses geliyor. çocuğum saatlerdir ağlıyor ve susturamıyoruz"
"çocuğun polonyalı mı yoksa alman mı?"
"sapına kadar almanız beyefendi"
"tamam o halde duydunuz... sessiz oluyoruz beyler."
"dieser krieg wird niemals zurückkehren!"
"...??!!?!"
"şey... pardon evet sessiz olacağız afedersiniz"
"ne var wilhelm!! seni budala görmüyor musun, önemli bir meseleyi tartışıyoruz!!"
"führerim bu kendini bilmez adam, bizim lafımızı dinlemedi, illa ki sizinle görüşmek istiyormuş."
"eh peki madem çok önemli bir konu, konuşmadan edemiyorsun ne vardı!"
"herr hitler, evinizden çok fazla ses geliyor. çocuğum saatlerdir ağlıyor ve susturamıyoruz"
"çocuğun polonyalı mı yoksa alman mı?"
"sapına kadar almanız beyefendi"
"tamam o halde duydunuz... sessiz oluyoruz beyler."
"dieser krieg wird niemals zurückkehren!"
"...??!!?!"
"şey... pardon evet sessiz olacağız afedersiniz"
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
trafikte yol vermemek,sürekli sinirli olmak dinlememek, kavgaya meyilli olmak,kadın cinayetleri,dolandırıcılık,kalitesiz işçilik bu maddeler ve daha fazlasıdır.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
iki gıdım bir şey öğreniriz, varsa bir hayvanlığımız çeki düzen veririz diye girdiğimiz, yine ‘azizim kadın dediğin’ tandansında girdiler gördüğümüz başlık. allah sizi ıslah etsin gerçekten, diyecek söz bulamıyorum.
devamını gör...
her zaman yanındayım
bu söz herkese söylenmez, söylendiyse de tabiri caizse iki el kanda olsa tutulur fakat bazen hep yanında olmak istediğiniz insanlar sizi hep yanında görmek istemezler, o zaman da yapacak bir şey yoktur.
nazım hikmet'in dediği gibi;*
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
nazım hikmet'in dediği gibi;*
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
devamını gör...
sabah uyanır uyanmaz pencereyi açan insan
gece de pencereyi açıp havayı koklamadan uyumayan insandır.
devamını gör...



