fotoğrafa resim diyen insan
"fotoğraf çekilir, resim çizilir" diyerek her seferinde düzelttiğim insandır.
fotoğraf makinası ile resim çekilmez .*
fotoğraf makinası ile resim çekilmez .*
devamını gör...
japonya taksilerinde fiş verilmesi
şu videoyu izlerken dikkatimi çeken durum.
1:32
ayrıca adamlar takım elbise giyiyo lan.
1:32
ayrıca adamlar takım elbise giyiyo lan.
devamını gör...
işedikten sonra sifona basmak
unutulmaya yüz tutmuş görgü kurallarından biridir. özellikle umumi tuvaletleri kullanan bazı tipler işeme eyleminin ardından sifona basmak gerekliliğini duymaz. kendilerini uyarınca da genellikle 'sıçmadık yeaa işedik sadece' diye tepki gösterirler.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
sahaf olmak.. düşünsenize okumanın gerekliliğine inanan bi sahaf olmak. dostlarınız sizin gibi okuyanlardan, kitaplardan fırlamış karakterler gibi.. sonra üzerinize kitap kokusu siner belki. belki küçük notlar iliştirirsiniz kitapların arasına. mis gibi meslek ohh..
devamını gör...
biz bu ilacı fakirler için değil zenginler için yaptık
bok altın olsaydı fakir götsüz doğardı.
devamını gör...
ak parti'nin z kuşağının aileleriyle iletişime geçmesi
ne yapacaksınız gençlere aileleri üzerinden baskı mı uygulayacaksınız ? diyecek söz bulamıyorum. z kuşağının sizi sandığa gömmesi temennisiyle.
devamını gör...
taze fasulye kızartması
yazın vazgeçilmesi zeytinyağlı taze fasulye yemeği bir zaman sonra insanı kendinden soğutabilir. işte bu noktada değişiklik arayanların imdadına yetişen bir tariftir. oldukça basittir de.
malzemeler:
* evdeki kişi sayısına göre yarım ya da bir kilo taze fasulye
* sıvı yağ
* domates
* sarımsak
* tuz
yapılışı:
taze fasulyeleri güzelce ayıklayalım, büyük olanlar bıçakla ortadan ikiye ya da üçe ayıralım. yenmesi kolay olsun diye ikiye, üçe ayırdıklarımı da uzunlamasına ikiye ayırıyorum. çok minnoş oluyor. tüm fasulyelerin ayıklanma ve doğranma işlemi bitince fasulyeleri sudan geçirip iyice kurutalım. kapak kapatabileceğimiz bir tavaya bir miktar sıvı yağ koyalım. yağımız kızınca taze fasulyeleri atalım. yağ çok sıçrayacağı için kapağı hemen kapatalım, mutfak kazası olmasın . posta posta kızartabileceğimiz gibi tek seferde de yapabiliriz.
fasulyeler kızarırken küçük bir tavaya domatesleri rendeleyelim. tahmini iki domates yetecektir. domates sosu da kullanılabilir. biraz sıvı yağ katalım. 2 diş sarımsak rendeleyelim ve bir miktar tuz ekleyip domatesler sos kıvamına gelene kadar pişirelim.
pişen fasulyeleri servis tabağına alıp üzerine domates sosumuzu dökelim ve afiyetle yiyelim.
malzemeler:
* evdeki kişi sayısına göre yarım ya da bir kilo taze fasulye
* sıvı yağ
* domates
* sarımsak
* tuz
yapılışı:
taze fasulyeleri güzelce ayıklayalım, büyük olanlar bıçakla ortadan ikiye ya da üçe ayıralım. yenmesi kolay olsun diye ikiye, üçe ayırdıklarımı da uzunlamasına ikiye ayırıyorum. çok minnoş oluyor. tüm fasulyelerin ayıklanma ve doğranma işlemi bitince fasulyeleri sudan geçirip iyice kurutalım. kapak kapatabileceğimiz bir tavaya bir miktar sıvı yağ koyalım. yağımız kızınca taze fasulyeleri atalım. yağ çok sıçrayacağı için kapağı hemen kapatalım, mutfak kazası olmasın . posta posta kızartabileceğimiz gibi tek seferde de yapabiliriz.
fasulyeler kızarırken küçük bir tavaya domatesleri rendeleyelim. tahmini iki domates yetecektir. domates sosu da kullanılabilir. biraz sıvı yağ katalım. 2 diş sarımsak rendeleyelim ve bir miktar tuz ekleyip domatesler sos kıvamına gelene kadar pişirelim.
pişen fasulyeleri servis tabağına alıp üzerine domates sosumuzu dökelim ve afiyetle yiyelim.
devamını gör...
geceye bir kuş bırak
devamını gör...
babayla olan ilişki
"benim babam ölmüş lan!" (baba deyince aklıma hep bu replik geliyor)
ben babamla konuştuğumuzu, güldüğümüzü, tartıştığımızı bile hatırlamam. beni hiç sevmemiştir, saçımı okşamamıştır, nasılsın diye sormamıştır. birden ölüp gitti sonra.
bana tek bir şey öğretmiştir ama; nasıl baba olmamam gerektiğini... şimdi ben de babayım, kızımın mutlu olması için her şeyi yaparım.
ben babamla konuştuğumuzu, güldüğümüzü, tartıştığımızı bile hatırlamam. beni hiç sevmemiştir, saçımı okşamamıştır, nasılsın diye sormamıştır. birden ölüp gitti sonra.
bana tek bir şey öğretmiştir ama; nasıl baba olmamam gerektiğini... şimdi ben de babayım, kızımın mutlu olması için her şeyi yaparım.
devamını gör...
tacizci leopara haddinin bildirilmesi
emperyalist güçler yaşlanmış bal porsuklarına tuzak kurup bir düzine uyuşturucu iğne ile halsizleştirip aslan ve leoparların önüne atıp belgesel çekerler. bu inandırıcı gelmeyen belgesellerin ortak özelliği sanki film çeviriyormuş gibi ortam yaratılmasıdır.
hileli belgeselleri izleyen bir leopar havaya girip bal porsuğuna tacizde bulunur. kaynak video
bal porsuğu, leopara haddini bildirirken eşi “akşam yemeği ayağımıza geldi” diyerek ağaçtan atlayıp leopara bodoslama dalar. leopar canını kurtarmak için kaçmak ister ama leopardan bir daha haber alınamaz. *
sadece korkmamaya başladığımız zaman yaşamaya başlarız. hayat, ya cesaretle yaşadığımız bir macera ya da hiçbir şeydir
kalplerde gerçek cesarete sahip olanlar her zaman kazanır - amir khan.
hileli belgeselleri izleyen bir leopar havaya girip bal porsuğuna tacizde bulunur. kaynak video
bal porsuğu, leopara haddini bildirirken eşi “akşam yemeği ayağımıza geldi” diyerek ağaçtan atlayıp leopara bodoslama dalar. leopar canını kurtarmak için kaçmak ister ama leopardan bir daha haber alınamaz. *
sadece korkmamaya başladığımız zaman yaşamaya başlarız. hayat, ya cesaretle yaşadığımız bir macera ya da hiçbir şeydir
kalplerde gerçek cesarete sahip olanlar her zaman kazanır - amir khan.
devamını gör...
cennet cehennem olmasa dindarlar yine dindar olur muydu düşüncesi
hz. ali buyuruyor ki;
"bazı insanlar; sırf cennete gitmek için ibadet eder. bu tüccarların ibadetidir.
bazı insanlar; sırf cehennem korkusu ile ibadet eder. bu korkakların ibadetidir.
bazı insanlar ise; sırf allah rızası için ibadet eder. bu özgür insanların ibadetidir.
ne mutlu özgür olanlara!"
meselemize gelirsek;
toplum dindarlığı, cennet arzusu ve cehennem korkusu üzerinde şekillenmiştir. yani cennet ve cehennem mekanizmasının olmadığı yerde, toplum dindarlığını frenleyecek hiçbir engel kalmaz.
allah'ın razı olacağı dindarlıkta ise; ödül ve ceza ikinci plandadır. birincil hedef rıza olmalıdır. bu durumun islami literatürdeki karşılığı fenafillahtır.
fenafillah ile ilgili zamanında yazdığım tanımı altta bırakıyorum. iyi okumalar.
#390384
"bazı insanlar; sırf cennete gitmek için ibadet eder. bu tüccarların ibadetidir.
bazı insanlar; sırf cehennem korkusu ile ibadet eder. bu korkakların ibadetidir.
bazı insanlar ise; sırf allah rızası için ibadet eder. bu özgür insanların ibadetidir.
ne mutlu özgür olanlara!"
meselemize gelirsek;
toplum dindarlığı, cennet arzusu ve cehennem korkusu üzerinde şekillenmiştir. yani cennet ve cehennem mekanizmasının olmadığı yerde, toplum dindarlığını frenleyecek hiçbir engel kalmaz.
allah'ın razı olacağı dindarlıkta ise; ödül ve ceza ikinci plandadır. birincil hedef rıza olmalıdır. bu durumun islami literatürdeki karşılığı fenafillahtır.
fenafillah ile ilgili zamanında yazdığım tanımı altta bırakıyorum. iyi okumalar.
#390384
devamını gör...
ice tea
2017 yılından beri içmediğim asitsiz içecektir.
aslında çok severdim özellikle lipton markasını ama çok fazla şekerli gelmeye başladı ben de bıraktım.
aslında çok severdim özellikle lipton markasını ama çok fazla şekerli gelmeye başladı ben de bıraktım.
devamını gör...
aldatan kişi affedilir mi sorunsalı
tekrar aldatsın istiyorsanız affedin.
ama yok benim kendime saygım var diyorsanız yapacağınız şeyi biliyorsunuzdur demektir. siz doğru yoldasınız. böyle devam edin.
ama yok benim kendime saygım var diyorsanız yapacağınız şeyi biliyorsunuzdur demektir. siz doğru yoldasınız. böyle devam edin.
devamını gör...
taklacı güvercin
genellikle paçaları tüylü evcil bir güvercin türü.
takla atmalarının sebebi, muhtemelen atalarının yırtıcı kuşlardan kurtulmak için ani manevralar yapa yapa evrimsel süreçte edindiği kalıtsal bir güdü.
garip hayvanlar gerçekten. yeterince pratik yapmış bir taklacı güvercinin uçuş süresi saatler sürebilir. bunun sebebi, yuvalarına her konmak istediklerinde takla atma güdüsünün nüksetmesi. hayvancağız yuvasına doğru hızlıca süzülüp konmak isterken belli bir mesafeye kadar anca yaklaşıp birden yukarı doğru dimdik yüksele yüksele takla atmaya başlar. bazıları öyle takla delisidir ki her iki kanadını takla esnasında birbirine çarptıra çarptıra eklem bölgesinin dokusu yara bere içinde kalır. izlenmesi en keyifli uçuşa sahip olmalarına rağmen sanırım bu hayvancağızlar için uçuş, bir tür işkence.
takla atmalarının sebebi, muhtemelen atalarının yırtıcı kuşlardan kurtulmak için ani manevralar yapa yapa evrimsel süreçte edindiği kalıtsal bir güdü.
garip hayvanlar gerçekten. yeterince pratik yapmış bir taklacı güvercinin uçuş süresi saatler sürebilir. bunun sebebi, yuvalarına her konmak istediklerinde takla atma güdüsünün nüksetmesi. hayvancağız yuvasına doğru hızlıca süzülüp konmak isterken belli bir mesafeye kadar anca yaklaşıp birden yukarı doğru dimdik yüksele yüksele takla atmaya başlar. bazıları öyle takla delisidir ki her iki kanadını takla esnasında birbirine çarptıra çarptıra eklem bölgesinin dokusu yara bere içinde kalır. izlenmesi en keyifli uçuşa sahip olmalarına rağmen sanırım bu hayvancağızlar için uçuş, bir tür işkence.
devamını gör...
yazarların terapi yöntemleri
gökyüzünü izlemek.
devamını gör...
kara delik
bir gök cismi. hakkında çok fazla bilinmeyen olmasına rağmen bilinen az şeyin de toplum tarafından yanlış bilindiği veya abartıldığını düşünüyorum.
görme olayının, görmek istenilen cisimden gözlemciye ışık gelmesi koşulu sağlanmadığı zaman gerçekleşmesi imkansızdır. işte bu yüzden kara delikleri göremiyoruz.
bir gök cisminin çekim kuvvetinden kurtulmak için sahip olunması gereken bir hız vardır, buna kaçış hızı denir. kaçmak isteyen cismin kütlesinden bağımsız, gök cisimlerine göre farklılık gösteren bir hızdır. neyse uzatmayayım, bir kara deliğin kütle çekimi o kadar büyüktür ki belirli bir yakınlıktan sonra kaçış hızı ışık hızından büyük olur. ışık hızı evrenimiz için limit hız olduğu için bu sınırı geçen hiçbir şey geri dönemez. bahsedilen sınıra olay ufku denir.
bir zamanlar bilim adamlarının bir bölümü kara deliklerin bir sistemi tamamen yutabileceği ve hiçbir şey dönemediği için sistemin entropisini de yutacağını böylelikle evrendeki toplam entropinin azalacağını yani termodinamiğin ikinci yasasının ihlal edileceğini söyleyerek böyle bir gök cisminin var olamayacağını söylediler. sonra stephan hawking buldu ki kara delikler vardı ve yasalarla çelişmiyordu: (bkz: hawking radyasyonu).
görme olayının, görmek istenilen cisimden gözlemciye ışık gelmesi koşulu sağlanmadığı zaman gerçekleşmesi imkansızdır. işte bu yüzden kara delikleri göremiyoruz.
bir gök cisminin çekim kuvvetinden kurtulmak için sahip olunması gereken bir hız vardır, buna kaçış hızı denir. kaçmak isteyen cismin kütlesinden bağımsız, gök cisimlerine göre farklılık gösteren bir hızdır. neyse uzatmayayım, bir kara deliğin kütle çekimi o kadar büyüktür ki belirli bir yakınlıktan sonra kaçış hızı ışık hızından büyük olur. ışık hızı evrenimiz için limit hız olduğu için bu sınırı geçen hiçbir şey geri dönemez. bahsedilen sınıra olay ufku denir.
bir zamanlar bilim adamlarının bir bölümü kara deliklerin bir sistemi tamamen yutabileceği ve hiçbir şey dönemediği için sistemin entropisini de yutacağını böylelikle evrendeki toplam entropinin azalacağını yani termodinamiğin ikinci yasasının ihlal edileceğini söyleyerek böyle bir gök cisminin var olamayacağını söylediler. sonra stephan hawking buldu ki kara delikler vardı ve yasalarla çelişmiyordu: (bkz: hawking radyasyonu).
devamını gör...
çift soyadı kullanan kadınlar
ülkemizde amacını aşmış uygulamalardan biriside bu uygulamadır.
önceki/bekarlık soyadının koca soyadının önünde kullanılması hakkı tmk’nın 187. maddesi ile kadınlarımıza verilmiştir. verilmiştir çünkü soyadı değiştiği için zarara uğrayan kadınların hakkını korumak amaçlanmıştır.
şöyle ki; bir avukat veya doktor düşünün. işinde çok iyi olsun ve ismiyle nam yapmış olsun. bu durumda olan bir kadın namını yitirip mesleğindeki yerini yitirmemesi için verilmiş bir hak. yasada meslek ayırımı yapılmaksızın her kadına verilmiştir.
ama gel gör ki günümüzde kimi istemiyor diye sırf kocasına nispet olsun diye alır. (kıllık işte)
kimi erkek kardeşi olmadığı için baba soyadını devam ettirmek niyetiyle alır. (duygusal)
kimi soyadı değişince diploma ve sair belgeleri boşa gidecek zannederek alır. (tedirgin, garantici)
kimi hak haktır. kullanayım gitsin der. amacını kendisi bile bilmez. daha sonra pişman olur. *
kimi komşuya beş çayına gidince duyar. heves eder, o hevesle koşa koşa yararlanır. sonrasında elbette pişman olur. (ah canım ya son pişmanlık fayda etmez)
bu liste böyle böyle uzar gider. naçizane tavsiyem bir anlık hevesle soyadınızı değiştirmeyin. sonra uğraşır durursunuz!
yok, bilinçli olarak hakkımdır, kullanacağım diyene laf yok. en doğal hakkı sonuçta. kullanmak isteyen kullanır.
(bkz: herkesin hayatına kimse karışamaz)
düzeltme yapıldı.
önceki/bekarlık soyadının koca soyadının önünde kullanılması hakkı tmk’nın 187. maddesi ile kadınlarımıza verilmiştir. verilmiştir çünkü soyadı değiştiği için zarara uğrayan kadınların hakkını korumak amaçlanmıştır.
şöyle ki; bir avukat veya doktor düşünün. işinde çok iyi olsun ve ismiyle nam yapmış olsun. bu durumda olan bir kadın namını yitirip mesleğindeki yerini yitirmemesi için verilmiş bir hak. yasada meslek ayırımı yapılmaksızın her kadına verilmiştir.
ama gel gör ki günümüzde kimi istemiyor diye sırf kocasına nispet olsun diye alır. (kıllık işte)
kimi erkek kardeşi olmadığı için baba soyadını devam ettirmek niyetiyle alır. (duygusal)
kimi soyadı değişince diploma ve sair belgeleri boşa gidecek zannederek alır. (tedirgin, garantici)
kimi hak haktır. kullanayım gitsin der. amacını kendisi bile bilmez. daha sonra pişman olur. *
kimi komşuya beş çayına gidince duyar. heves eder, o hevesle koşa koşa yararlanır. sonrasında elbette pişman olur. (ah canım ya son pişmanlık fayda etmez)
bu liste böyle böyle uzar gider. naçizane tavsiyem bir anlık hevesle soyadınızı değiştirmeyin. sonra uğraşır durursunuz!
yok, bilinçli olarak hakkımdır, kullanacağım diyene laf yok. en doğal hakkı sonuçta. kullanmak isteyen kullanır.
(bkz: herkesin hayatına kimse karışamaz)
düzeltme yapıldı.
devamını gör...
eğer seni sevseydi
eğer seni sevseydi
her gece yastığa kafanı rahat koyardın
hiç dert tasan kalmazdı belki
sadece mutlu olurdun
sadece mutlu
eğer seni sevseydi
bilirdin her şeyin gelip geçici olduğunu
ama onun olmadığını
belki de tüm gün etrafına mutluluk saçardın
çok ama çok pozitif olurdun
ağzından çıkan her sözcük için
insanların sana minnettar oluşunu izlerdin
her gördüğünde onu
tekrardan uçuşurdu içinde o kelebekler
bilirdin
50 yıl geçse bile hala aynı kalacağını
belki de kendini suçlardın
ona layık olup olamadığını sorgulardın
tekrardan dert sahibi olurdu dertsiz başın
için içini yerdi
ama bilirdin
onun yanı en güzel yerdi
hatta edip cansevermişçesine derdin ki
görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
evet
büyütürdünüz o sevdayı
çocuklarınız olurdu
aynı sizin kopyanız
ya da sezai karakoçmuşçasına mesajlar atardın
zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
o uyuduktan sonra sen de uyurdun
yeni bir güne birlikte başlardınız
ne de güzel olurdu değil mi?
ama olmuyor ki böyle her zaman
bazen sadece hayallerini süslüyor
bazense en nefret ettiğin kişi oluveriyor
işte hayat bu kadar acımasız da olabiliyor..
her gece yastığa kafanı rahat koyardın
hiç dert tasan kalmazdı belki
sadece mutlu olurdun
sadece mutlu
eğer seni sevseydi
bilirdin her şeyin gelip geçici olduğunu
ama onun olmadığını
belki de tüm gün etrafına mutluluk saçardın
çok ama çok pozitif olurdun
ağzından çıkan her sözcük için
insanların sana minnettar oluşunu izlerdin
her gördüğünde onu
tekrardan uçuşurdu içinde o kelebekler
bilirdin
50 yıl geçse bile hala aynı kalacağını
belki de kendini suçlardın
ona layık olup olamadığını sorgulardın
tekrardan dert sahibi olurdu dertsiz başın
için içini yerdi
ama bilirdin
onun yanı en güzel yerdi
hatta edip cansevermişçesine derdin ki
görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
evet
büyütürdünüz o sevdayı
çocuklarınız olurdu
aynı sizin kopyanız
ya da sezai karakoçmuşçasına mesajlar atardın
zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
o uyuduktan sonra sen de uyurdun
yeni bir güne birlikte başlardınız
ne de güzel olurdu değil mi?
ama olmuyor ki böyle her zaman
bazen sadece hayallerini süslüyor
bazense en nefret ettiğin kişi oluveriyor
işte hayat bu kadar acımasız da olabiliyor..
devamını gör...
ahmet ümit
kitaplarına yeni başladıysanız ve polisiye seven biriyseniz çok keyif alırsınız. ama okuduğunuz kitapları arttıkça alacağınız keyif azalıyor çünkü çok tekrara giriyor. komiser nevzat sevdiğimiz bir abimiz ama bir süre sonra soğutuyor. önceden her kitabını alırdım ama birkaç senedir bıraktım. yine de istanbul hatırası’nı tavsiye ederim.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
cilt kanseri
devamını gör...
