avrupalı kız vs türk kızı
farkı bilmem de bu kafayla giderse tanıma açan kişiyle birlikte olan kıza hangi ırktan olursa olsun allah'tan sabırlar diliyorum.
devamını gör...
sen sokrates'i savundun
devamını gör...
ok computer
exit music for a film gibi şahane bir şarkıyı barındıran radiohead albümü.
devamını gör...
ölmenin en kötü yanı
yeni çıkan şarkıları dinleyememektir.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
yemin ederim benim demek istediğim başlıktır.
cidden benim yani bu başlığa gönül rahatlığıyla kendimi yazabilirim.
hakeden yazarlara hakkını vermekten hiç çekinmem.
cidden benim yani bu başlığa gönül rahatlığıyla kendimi yazabilirim.
hakeden yazarlara hakkını vermekten hiç çekinmem.
devamını gör...
hümanizm
dünya üzerinde kurulmuş olan medeniyetlerin insan merkezli olduğunu anlamak, kabul etmek ve ona göre insanı ele almaktır. sanıldığı ve düşünüldüğü gibi ay canım, cicim, ciğerim diye insan sevmek ya da dilenciye sadaka vermek hümanizm değildir. buna dense dense sevgi, merhamet sahibi olmak denir.
devamını gör...
matematik
“birçok insan için matematik hayatını zehir eden derslerden, içine korku salan sınavlardan ve okulu bitirir bitirmez kurtulacağı bir kâbustan ibarettir. bazıları için ise matematik, hayatı anlamanın ve sevmenin bir yolu olabilmiştir. çünkü sevmenin yolu herşeyde olduğu gibi burada da anlamaktan geçer.ancak anlayabildiğimiz şeyleri severiz. “
sinan sertöz /matematiğin aydınlık dünyası
sinan sertöz /matematiğin aydınlık dünyası
devamını gör...
ev reklamı vs araba reklamı
muhteşem çekimler, muhteşem hikayeler, muhteşem arabalar, muhteşem oyuncular ile kesinlikle araba reklamı diyorum.
onları izler izler sıkılmam.
ev reklamı ise her türlü ofsayt.
imrendirmeyi bile beceremiyorlar.
onları izler izler sıkılmam.
ev reklamı ise her türlü ofsayt.
imrendirmeyi bile beceremiyorlar.
devamını gör...
uyku kalitesini düşüren şeyler
stres .
devamını gör...
yurt dışına tarihi eser kaçırma
ben olaya farklı gözle bakıyorum.
hep mağdur edebiyatı görüyorum insanlarda ama madalyonun öbür yüzünde şu var,
kaçırılan bir eser yada anlaşmalar ile götürülen, götürülmeden önce bizim insanımıza göre değersiz
nereden mi biliyoruz, müze gezen yok, gezenler çok az veya foto çekinip çıkıyor
okuyan, destekleyen az.
halkın umrunda değil
bir eser değerliyse bu batılılar değerli dediği için değerli bizde
eser gidene kadar kimse yüzüne bakmaz, eser gidince vay efendim
siz, eserleri değil, batının verdiği değeri istiyorsunuz
nereden mi biliyorum, kaçırılan bir eser varsa 1000 eser hala toprak alında
kimin umrunda
ben söyliyim , avrupalı bir arkeolok gelip, kazmak isterse , oooo oluyoruz
kazmak istemezse, at çöpe , kır yada maloz yap, bina yapçam oraya,
tarihi eserin kazmasıda , taşıması da maaliyetli
insan ev yapçam diyor, bakıyor eser var, ya denize atıyor ya kırıyor, çöpe möpe
ama tarihi eserler umrumuzda
biiiiiipppp umrumuzda
eğer umrumuzdaysa kimse niye umursamıyor yerli arkeolokları
adamlar aç, maaşsız çalışıyor ve genelde h ödenek almıyor, kimin umrunda !!! hemen hemen kimsenin
kusura bakmayın ama bu biraz ikiyüzlülük
gerçekten tarihe, ülkeye, vatana değer veriyorsanız bunu koruyan, çıkaran arkeolokların durumunu halk biraz irdelesin
ama kimsenin umrunda değil, yabancılar avrupa kültürünün temelleri anadoludada olduğu için çalışıyor
bizde o yüzden gaza geliyoruz, yoksa halkın umrunda değil
bir eser değerliyse british museum da , yada diğer avrupa müzelerinde olduğu için önemli
bizde olduğu için değil, avrupa önem vermese boşa para, israf der, üzerine bile konuşmayız.
şimdi kim haklı, kim haksız, eserlerle gerçekten kim ilgileniyor, hangi halk ve millet
doğru olandan ben de artık o kadar emin değilim
hep mağdur edebiyatı görüyorum insanlarda ama madalyonun öbür yüzünde şu var,
kaçırılan bir eser yada anlaşmalar ile götürülen, götürülmeden önce bizim insanımıza göre değersiz
nereden mi biliyoruz, müze gezen yok, gezenler çok az veya foto çekinip çıkıyor
okuyan, destekleyen az.
halkın umrunda değil
bir eser değerliyse bu batılılar değerli dediği için değerli bizde
eser gidene kadar kimse yüzüne bakmaz, eser gidince vay efendim
siz, eserleri değil, batının verdiği değeri istiyorsunuz
nereden mi biliyorum, kaçırılan bir eser varsa 1000 eser hala toprak alında
kimin umrunda
ben söyliyim , avrupalı bir arkeolok gelip, kazmak isterse , oooo oluyoruz
kazmak istemezse, at çöpe , kır yada maloz yap, bina yapçam oraya,
tarihi eserin kazmasıda , taşıması da maaliyetli
insan ev yapçam diyor, bakıyor eser var, ya denize atıyor ya kırıyor, çöpe möpe
ama tarihi eserler umrumuzda
biiiiiipppp umrumuzda
eğer umrumuzdaysa kimse niye umursamıyor yerli arkeolokları
adamlar aç, maaşsız çalışıyor ve genelde h ödenek almıyor, kimin umrunda !!! hemen hemen kimsenin
kusura bakmayın ama bu biraz ikiyüzlülük
gerçekten tarihe, ülkeye, vatana değer veriyorsanız bunu koruyan, çıkaran arkeolokların durumunu halk biraz irdelesin
ama kimsenin umrunda değil, yabancılar avrupa kültürünün temelleri anadoludada olduğu için çalışıyor
bizde o yüzden gaza geliyoruz, yoksa halkın umrunda değil
bir eser değerliyse british museum da , yada diğer avrupa müzelerinde olduğu için önemli
bizde olduğu için değil, avrupa önem vermese boşa para, israf der, üzerine bile konuşmayız.
şimdi kim haklı, kim haksız, eserlerle gerçekten kim ilgileniyor, hangi halk ve millet
doğru olandan ben de artık o kadar emin değilim
devamını gör...
kedi insanı vs köpek insanı
evde 2 kedim, işyerimde 1 kedim ve 1 köpeğimle ne mal olduğum belli değil. allah belamı versin. ne pis adamım ben.
devamını gör...
cinayet saati
bir (bkz: attila ilhan) şiiridir.
haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
maktulün onbeş yıllık arkadaşı
üçü kamarot öteki aşçıbaşı
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
cinayeti kör bir balıkçı gördü
ben gördüm kulaklarım gördü
vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
hiçbiriniz orada yoktunuz
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
on üç damla gözyaşını saydım
allahına kitabına sövüp saydım
şafak nabız gibi atıyordu
sarhoştum kasımpaşa'daydım
hiçbiriniz orada yoktunuz
haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir balıkçı gördü
ben vursam kendimi vuracaktım
haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
maktulün onbeş yıllık arkadaşı
üçü kamarot öteki aşçıbaşı
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
cinayeti kör bir balıkçı gördü
ben gördüm kulaklarım gördü
vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
hiçbiriniz orada yoktunuz
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
on üç damla gözyaşını saydım
allahına kitabına sövüp saydım
şafak nabız gibi atıyordu
sarhoştum kasımpaşa'daydım
hiçbiriniz orada yoktunuz
haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir balıkçı gördü
ben vursam kendimi vuracaktım
devamını gör...
setlocalelcallturkish
tamamen gönüllülük esasına dayanan, çok ciddi emek isteyen, sosyal hayatınızdan hayvan gibi zaman vermeniz gereken bir görevi "kabul etmeyi" torpille ilişkilendirecek kadar moderatör olmak konusunda istekli, gözü dönmüş yazar. #1069363
yoldaş bir el atıver şu arkadaşa. hay allahım neler neler ya...
yoldaş bir el atıver şu arkadaşa. hay allahım neler neler ya...
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
gene evlileri her gün iskender kebap yiyor zannedenler sekse bağlamış olayı.* e herhalde seks elzem ve güzel ama ilk şart değildir. ilk şart o insanın her haline gocunmadan, gıcık olmadan tolera edebilmek ve de sevgi, saygı, huzurunu baki kılabilmektir. hee hiç evlenmemiş adam gelmiş edebiyatı yağsız kıyma gibi çekiyor diyenler de haklıdır ama teoride de olsa benim fikrim bu yönde.(bkz: swh)
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bana da mustafa sandal'dan bir parça hediye eden olsa keşke diye beklentiye girdiğim program.
devamını gör...
la vie d'adele
2013 yılında cannes film festivali'nde altın palmiye ödülü kazanan abdellatif kechiche'in senaryosunu yazıp yönettiği filmdir. film baş karakter adèle (adèle exarchopoulos)'in lise yıllarınaki ergen halinden yetişkin bir insan haline gelene kadarki sürece odaklanır. adèle bu süreçte tutku ve özgürlüğü hayatına giren ressam emma (emma seydoux) ile olan birlikteliğiyle keşfecektir. oldukça erotik olan ve uzun süren sevişme sahneleri ile tartışmalara konu olmuştur. pek çok kişi o yüzden bu filme "baya porno bu, kim neden sevsin ki?" demiştir. sevişme sahnelerinin uzun ve abartılı olmasına katılmakla beraber, bu bu filmin çok iyi bir film olmasını engellememektedir. nitekim film içerdiği duyguları seyiriciye geçirmek yani seyiriciye karakterlerin hislerini yaşatmak konusunda çok iyidir. baş karakterimiz büyürken ve bir yandan hayatı, ilişkileri ve cinselliği keşfederken siz de adeta sapık gibi bütün bunları yaşar, olayın tam anlamıyla içine girersiniz. bu filmi ilk seyrettiğimde 19 yaşında, yalnız, bütün arkadaşları tarafından terkedilmiş bir üniversite birinci sınıf öğrencisi olarak beni yaşadığım sefil hayattan alarak ergen bir fransız kızın tutku dolu ilişkisinin içerisine çekmiş ve 179 dakikalığına da olsa başka bir dünyaya gitmeme vesile olmuştur. bu yüzden bende yeri ayrı olan bir filmdir.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
her şeyi gereksiz bi şekilde kafama takıyo olabilirim*
devamını gör...
aleyna çakır
mağdur suçlayıcılığı yapan vicdansızların arkasından eğer *şunu yapmasaydı ölmezdi" dediği, gencecik bir kızdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
o kadar kırıldım, örselendim, ötekileştirildim, yanlışlandım ve dışlandım ki artık bir şey hissedemiyorum. onlar benim bir şey hisseden yerlerimi de kırıp attılar. tutunacak ellerimi kestiler benim...
sonra bir gülü verdiler.
ben de onlara gülüverdim.
istemiyorum artık sizin zor sevginizi.
peşimi bırakın...
siz artık kocaman bir boşluksunuz.
sonra bir gülü verdiler.
ben de onlara gülüverdim.
istemiyorum artık sizin zor sevginizi.
peşimi bırakın...
siz artık kocaman bir boşluksunuz.
devamını gör...
