charlie athersmith
sene 1901. aston villa, sheffield united ile oynuyor. tesadüf bu ya, benimde yolum o dönem birmingham'a düşmüş. eh futbol aşkımız da malum. publardan birinde biramı yudumlarken o gün maç olduğunu duyuyorum ve içim kıpır kıpır oluyor, takılıyorum villa taraftarının peşine. yalnız öyle bir ayaz var ki anlatamam. deli gibi yağmur yağıyor ve soğuk insanın iliklerine kadar işliyor. yahu diyorum bu havada statta ne işim var ama bir yandan da tezahüratlara eşlik ederek, stada ulaşıyorum. geçmiş ola yani. saha bildiğiniz çamur deryası. o gün gazete çıkaracak olsam, manşet olarak ''bataklıkta raks'' diye başlık atarım. yani böyle de klişe manşet atma sevdam var. allah'tan gazeteci olmamışım.
neyse efendim. maç başladı ama futbolcuların hali perişan. biz tribünde hopla zıpla modeli bir anlayışla kendimizi bir şekilde ısıtıyoruz. adamlar baldırı çıplak vaziyette bataklıkta hayatta kalmaya çalışıyor. bildiğin beti benzi atmış heriflerin, yüzleri gözleri morarmış. sonra bir baktım adamın biri koşa koşa tribüne doğru geliyor. hayırdır inşallah demeye kalmadı benden şemsiyemi istedi. tak diye uzatayım diyorum şemsiyeyi ama yeni almışım gıcır gıcır. versem mi, vermesem mi tereddütleri içerisindeyken, hadisene be adam takım hücuma kalkıyor diye bağırınca, gayrı ihtiyari uzatıvermişim. hücum borusu çalmışsa ve takım hücuma kalkmışsa başka hiç bir şey düşünmezsiniz. sonradan öğrendim ki, bu adamın adı charlie athersmith'miş. işin şaşırtıcı boyutu ise şu; adam maçı benim şemsiye ile oynadı ve elinde şemsiye varken bir de gol attı . hem de kime? william henry foulke'ye namı diğer fatty foulke'ye...
futbol sahalarının gördüğü en hacimli kaleciye sen kalk elinde benim şemsiyem varken gol at. unutulmaz bir anı oldu elbette. şemsiye ile gol atan futbolcunun elindeki şemsiyenin, benim şemsiyem olması ise ayrı bir onur! şemsiye sayesinde tarihe geçtik vesselam.
neyse efendim. maç başladı ama futbolcuların hali perişan. biz tribünde hopla zıpla modeli bir anlayışla kendimizi bir şekilde ısıtıyoruz. adamlar baldırı çıplak vaziyette bataklıkta hayatta kalmaya çalışıyor. bildiğin beti benzi atmış heriflerin, yüzleri gözleri morarmış. sonra bir baktım adamın biri koşa koşa tribüne doğru geliyor. hayırdır inşallah demeye kalmadı benden şemsiyemi istedi. tak diye uzatayım diyorum şemsiyeyi ama yeni almışım gıcır gıcır. versem mi, vermesem mi tereddütleri içerisindeyken, hadisene be adam takım hücuma kalkıyor diye bağırınca, gayrı ihtiyari uzatıvermişim. hücum borusu çalmışsa ve takım hücuma kalkmışsa başka hiç bir şey düşünmezsiniz. sonradan öğrendim ki, bu adamın adı charlie athersmith'miş. işin şaşırtıcı boyutu ise şu; adam maçı benim şemsiye ile oynadı ve elinde şemsiye varken bir de gol attı . hem de kime? william henry foulke'ye namı diğer fatty foulke'ye...
futbol sahalarının gördüğü en hacimli kaleciye sen kalk elinde benim şemsiyem varken gol at. unutulmaz bir anı oldu elbette. şemsiye ile gol atan futbolcunun elindeki şemsiyenin, benim şemsiyem olması ise ayrı bir onur! şemsiye sayesinde tarihe geçtik vesselam.
devamını gör...
normal sözlük logosundaki kafanın gittiği yer
efendim malumunuzdur, kafa sözlük edebiyatı da kitapları da pek seviyor. edebiyat tarihinde de kafa kesilmesi bir us eleştirisi olarak çıkıyor karşımıza. logoda ne olmakta? kişi kafasından gönüllü olarak kurtuluyor. nasıl anladım bunu? kurtulmakla hızını alamayıp bir de şut çekiyor kafasıyla. nereye gider bu kafa, bu hiddetli vuruşla? nereye isterse, oraya gider.
kafa, kafa sözlük'e doğru gittiğinde görüyoruz ki vücut geride kalıyor. kafası olmadan insan nedir? başsız bir hayvan. başı yerinde olduğu halde beynini kullanmadan, kitle mancınığıyla hareket eden insanlara da bir eleştiride bulunulmuş. vücudun geride kalmasıyla ise ne, kim olduğun önemli değil ifade ettiklerin ve sözcüklerinle varsın deniyor.
profilimizdeki kapak görselinde ise anlıyoruz ki kafa çöp kutusuna gidiyormuş.
şimdi ben bunları neden yazdım, nasıl yazdım önemli değil. yazdım mı, yazdım.
kafa, kafa sözlük'e doğru gittiğinde görüyoruz ki vücut geride kalıyor. kafası olmadan insan nedir? başsız bir hayvan. başı yerinde olduğu halde beynini kullanmadan, kitle mancınığıyla hareket eden insanlara da bir eleştiride bulunulmuş. vücudun geride kalmasıyla ise ne, kim olduğun önemli değil ifade ettiklerin ve sözcüklerinle varsın deniyor.
profilimizdeki kapak görselinde ise anlıyoruz ki kafa çöp kutusuna gidiyormuş.
şimdi ben bunları neden yazdım, nasıl yazdım önemli değil. yazdım mı, yazdım.
devamını gör...
deyip mi diyip mi ikilemi
deyip diye yazılır, diyip diye okunur. rica ederim efenim.
devamını gör...
çakmakla şaka yapan hemşire
kaynak
hemşire denilmiş ama şakayı yapan kişi erkek, hiç de şaşırmadım.
sanayide çalışmış, tecrübeli bir mühendis olarak şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim: bazı erkekler gerçekten geri zekalı. öyle şakalar yapıyorlar ki aklınız hayaliniz almaz. hayır, bunlara iş güvenliği eğitimi de veriliyor ama nedense tüp odasında sigara içen de bunlar, arkadaşının g*tüne hava tabancası sokup bağırsaklarını patlatan da bunlar...
oksijen tüpünü yağlı elle ya da kirli bezle/eldivenle taşımak bile yasaktır, anında alev alabilir çünkü. herif yanında çakmakla şaka yapmış, pes!
umarım kadınların vücutlarında kalıcı bir yanık izi oluşmamıştır.
hemşire denilmiş ama şakayı yapan kişi erkek, hiç de şaşırmadım.
sanayide çalışmış, tecrübeli bir mühendis olarak şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim: bazı erkekler gerçekten geri zekalı. öyle şakalar yapıyorlar ki aklınız hayaliniz almaz. hayır, bunlara iş güvenliği eğitimi de veriliyor ama nedense tüp odasında sigara içen de bunlar, arkadaşının g*tüne hava tabancası sokup bağırsaklarını patlatan da bunlar...
oksijen tüpünü yağlı elle ya da kirli bezle/eldivenle taşımak bile yasaktır, anında alev alabilir çünkü. herif yanında çakmakla şaka yapmış, pes!
umarım kadınların vücutlarında kalıcı bir yanık izi oluşmamıştır.
devamını gör...
kendi omzunu öpmek
bunca şeyi sırtlanan bu omuzları öpmesem ayıp ederdim kendime.. ihtiyacım falan da yok kimseye ben kendime sarılır, öperim. geniş olunca yetişiyorum çok şükür...
devamını gör...
pozitron emisyon tomografisi
kanser evresinin, yaygınlığının,metastaz odaklarının ( bt ve mr'da görülemedi ise) yerinin tespiti için kullanılan ve nükleer tıp tarafından uygulanan görüntüleme yöntemidir. kanser tedavisinde yanıtı değerlendirmede, bazı nöroendokrin kanserlerin spesifik tanısında (dotatate gibi), cerrahi planı oluşturmada yararlanılır. hatta bazı maligniteler için altın standart tanı yöntemidir(prostat gibi). bunun dışında koroner stenozun myokarda hasar derecesinin belirlenmesinde,kalp krizi sonrasında veya epilepsi, alzheimer gibi bazı nörolojik hastalıklarda da yararlanılabilir. tıpkı mr ya da bt gibi pet-bt de çok zorda kalınmadığı sürece elbette ki yapılmaz.zaten kolay veya ucuz tetkikler değildirler. hem hasta hem hekim hem devlet zor durumda kalır, gereksiz kullanılırsa.
devamını gör...
tommy morrison
2 ocak 1969-1 eylül 2013 yılları arasında yaşamış olan eski abd'li ağırsiklet boksör. 7 haziran 1993 yılında george foreman'ı 12 raund sonunda sayı ile yenerek wbo ağırsiklet boks şampiyonluğu ünvanını kazanmıştır. 29 ekim 1993'e kadar koruduğu ünvanı michael bentt ile 12 raund üzerinden yaptığı maçtaki ilke raund da teknik nakavt ile kaybetti. 10 haziran 1995'te donovan ruddock ile ibc ağırsiklet boks şampiyonluğu ünvan maçına çıktı ve teknik nakavt ile rakibini 6.raund da yenerek ünvanın sahibi oldu.fakat 4 ay sonra 7 ekim 1995 günü lennox lewis ile yaptığı maçta 6.raund da teknik nakavt ile ibc ünvanını kaybeti. ardından 3 kasım 1995'te marcus rhode ile maça çıktı ve ilk raund da teknik nakavt ile kazandı. bu tommy morrison'ın kariyeri yükselişteyken çıktığı son maç oldu.
1990 yılında ünlü oyuncu sylvester stallone ile meşhur rocky serisinin 5. filmi için kamera karşısına geçti ve bu filmde asi boksör tommy gunn rolünü başarılı bir şekilde canlandırdı.
1996 yılında morrison las vegas'ta arthur weathers ile bir maç ayarladı. fakat maçtan önceki sağlık testlerinde morrison'ın hiv testi pozitif çıktı ve nevada eyaleti ömür boyu eyalette boks yapmasını yasakladı. tommy morrison daha sonra tekrar hiv testi yaptırdığını ve negatif çıktığını söylesede buna tam olarak kimse inanmadı. 22 şubat 2007 ve 9 şubat 2008 yıllarında iki özel maça çıktı ve kazandı. 2009 yılından sonra sağlık durumu kötüleşmeye başladı ve bakıma muhtaç bir halde yaşadı.
tommy morrison 1 eylül 2013 yılında aids'e bağlı komplikasyonlar nedeniyle quebecte ki evinde ebediyete intikal etti.
1990 yılında ünlü oyuncu sylvester stallone ile meşhur rocky serisinin 5. filmi için kamera karşısına geçti ve bu filmde asi boksör tommy gunn rolünü başarılı bir şekilde canlandırdı.
1996 yılında morrison las vegas'ta arthur weathers ile bir maç ayarladı. fakat maçtan önceki sağlık testlerinde morrison'ın hiv testi pozitif çıktı ve nevada eyaleti ömür boyu eyalette boks yapmasını yasakladı. tommy morrison daha sonra tekrar hiv testi yaptırdığını ve negatif çıktığını söylesede buna tam olarak kimse inanmadı. 22 şubat 2007 ve 9 şubat 2008 yıllarında iki özel maça çıktı ve kazandı. 2009 yılından sonra sağlık durumu kötüleşmeye başladı ve bakıma muhtaç bir halde yaşadı.
tommy morrison 1 eylül 2013 yılında aids'e bağlı komplikasyonlar nedeniyle quebecte ki evinde ebediyete intikal etti.
devamını gör...
mansur yavaş'ın kpss ücretlerini ödemesi
başkente yakışır bir belediye başkanı, şu günlerde ilaç gibi geliyor insanlara...
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
yürüyeyim diyorum bugün ya, spor olsundur.
devamını gör...
bir insan sevmekten neden korkar sorunsalı
bazı insanlar bulunduğu durumu korumak ister. riske girmek göz korkutur.sonucu kestirememek,belirsizlik o insanları çok yorar.
kendini çok sevdiğin için olabilir mesela kimse üzmesin beni canım kendim,ben keyfim ve kahyası durumu. kendinden daha fazla başka birini düşünmek tehlikelidir kişinin rahatını bozabilir.
değişim korkusu.. alışık olmadığı bir duygu ise ne yapacağını bilemez. bilmediği yerden çıkan soru onun güvensiz hissetmesine sebep olacaktır.hayattaki dengesini başka bir yere savurma bilindik olmayan bir duyguya alışma süreci yıpratır. yeni düzene ayak uyduramayacağını düşünür.
doğru insanın karşısına hiçbir zaman çıkmayacağına emin olmak. bu hayata negatif bakmaktan gelir. iyi bir insan ya da olay ile karşılaşılmayacağı düşünülür. hayal kırıklığı duygusu kişiye ölüm gibi gelir. kişi bununla baş edemeyeceğinden sevmemeyi tercih edebilir.
kendini çok sevdiğin için olabilir mesela kimse üzmesin beni canım kendim,ben keyfim ve kahyası durumu. kendinden daha fazla başka birini düşünmek tehlikelidir kişinin rahatını bozabilir.
değişim korkusu.. alışık olmadığı bir duygu ise ne yapacağını bilemez. bilmediği yerden çıkan soru onun güvensiz hissetmesine sebep olacaktır.hayattaki dengesini başka bir yere savurma bilindik olmayan bir duyguya alışma süreci yıpratır. yeni düzene ayak uyduramayacağını düşünür.
doğru insanın karşısına hiçbir zaman çıkmayacağına emin olmak. bu hayata negatif bakmaktan gelir. iyi bir insan ya da olay ile karşılaşılmayacağı düşünülür. hayal kırıklığı duygusu kişiye ölüm gibi gelir. kişi bununla baş edemeyeceğinden sevmemeyi tercih edebilir.
devamını gör...
normal sözlük'ün büyümesi için gerekenler
başlık açacaktım lakin paralel sayılabilecek bir başlık olduğundan buraya yazayım.
buraya giren insanların %90'ından yaşım büyüktür, zira bunu ukalalıktan değil taaaa süperonline'lı zamanlardan verhul, maf, kernel32 falan mırc'ın zurna'sının tek olduğu equal'lı falan zamanlarına kadar bu internet kullanımında olmamdan söylüyorum.
neyse uzatmayayım, bu sözlüğün bir geleceği olduğunu düşünmüyorum, hamaset için söylemiyorum. en azından (bkz: sözlüğün ekşi sözlüğe dönüşmesinden korkmak) başlığını açan biri olarak, hiçbir zaman o seviyeyi görmeyecek olduğu için söylüyorum - umarım yanılırım.
sene olacak 2021 hala yazar adı altında insanlar sol tarafta admine methiye başlığı falan açıyor, admin ekibi de okuyup böbürleniyodur falan. neyse böbürlensinler mühim değil,
efendime söyliyim 3 başlığın 1'i kesin ekşiyle ilgili,
forum tarzı alttaki, üstteki başlıklar açılıp oralarda falan yazılıyor,
ciddi anlamda silinen tanım içerik falan oluyor şimdi yazmayacağım silinmesin diye,
insanları, hukuki sınırları içerisinde özgü bırakmazsanız, bu sözlük sadece yerinde sayar vesselam.
daha yazacaktım ama yeter kim okuyor ki burada yazılanı, sizler iko başlıklarında, alttaki-üstteki başlıklarında yazmayı seversiniz.
gecenin saat 3'ü bunları yazarken bile emek veriyorum bu unutulmasın.
buraya giren insanların %90'ından yaşım büyüktür, zira bunu ukalalıktan değil taaaa süperonline'lı zamanlardan verhul, maf, kernel32 falan mırc'ın zurna'sının tek olduğu equal'lı falan zamanlarına kadar bu internet kullanımında olmamdan söylüyorum.
neyse uzatmayayım, bu sözlüğün bir geleceği olduğunu düşünmüyorum, hamaset için söylemiyorum. en azından (bkz: sözlüğün ekşi sözlüğe dönüşmesinden korkmak) başlığını açan biri olarak, hiçbir zaman o seviyeyi görmeyecek olduğu için söylüyorum - umarım yanılırım.
sene olacak 2021 hala yazar adı altında insanlar sol tarafta admine methiye başlığı falan açıyor, admin ekibi de okuyup böbürleniyodur falan. neyse böbürlensinler mühim değil,
efendime söyliyim 3 başlığın 1'i kesin ekşiyle ilgili,
forum tarzı alttaki, üstteki başlıklar açılıp oralarda falan yazılıyor,
ciddi anlamda silinen tanım içerik falan oluyor şimdi yazmayacağım silinmesin diye,
insanları, hukuki sınırları içerisinde özgü bırakmazsanız, bu sözlük sadece yerinde sayar vesselam.
daha yazacaktım ama yeter kim okuyor ki burada yazılanı, sizler iko başlıklarında, alttaki-üstteki başlıklarında yazmayı seversiniz.
gecenin saat 3'ü bunları yazarken bile emek veriyorum bu unutulmasın.
devamını gör...
2000 tanım yazan yazara at hediye edilmesi
yönetimden beklediğim kampanya.
"nicelik değil nitelik" teranesinin farkındayız. sözlüğe tanım gerek. peki bir attan cezbedici ne olabilir ?
at olmaz centaur olur. o da kabulümüz.
"nicelik değil nitelik" teranesinin farkındayız. sözlüğe tanım gerek. peki bir attan cezbedici ne olabilir ?
at olmaz centaur olur. o da kabulümüz.
devamını gör...
yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri
belki de kendini, sadece kendi yakışıklı görüyordur.
bir kaç bilirkişiye daha sorsun bence.
bir kaç bilirkişiye daha sorsun bence.
devamını gör...
memories of the alhambra
ispanyol besteci ve gitarist francisco tárrega tarafından bize kazandırılan, ileri düzey gitaristlerin çalabileceği bir klasik gitar parçasıdır. otantik hisler barındırır. bu eserin bir rengi olsaydı, kesinlikle kırmızı ve turuncu olurdu.
aynı adla bir de netflix yapımı güney kore dizisi vardır. hem ispanya hem de güney kore'de geçen fantastik ögeler barındıran sürükleyici bir dizidir.*
parçanın kendisi
aynı adla bir de netflix yapımı güney kore dizisi vardır. hem ispanya hem de güney kore'de geçen fantastik ögeler barındıran sürükleyici bir dizidir.*
parçanın kendisi
devamını gör...
3 mayıs 2021 karşı sokaktaki çocuğun yere yapışması
tamam.
devamını gör...
yalnızlık
herkes onu terk etmişti, yalnızlık tüm şiddetiyle üzerine çökmüş, son gücünü de elinden almıştı.
mecburiyet, stefan zweig.
mecburiyet, stefan zweig.
devamını gör...
kadınların eskisi kadar zor olmaması
siz bizi kategorize edeceksiniz diye neden her tüelü şeyden uzak kalmamız gerekiyor? sen hoşlan gel konuş biz yapınca namuslu kadın kalmadı. sonrada neden ilk erkekten adım bekliyoruz vs vs. hoşlandıusam konuşurum. sende konuş. iletişim kur sosyalleş. toplumu tabulara hapsetme.
devamını gör...
hayvancılık gezegene zarar veriyor iddiası
doğru olduğunu düşündüğüm iddiadır, ha insanın daha büyük yıkımlara yol açtığı zararlar yok değil mi tabii ki var ancak bir hayvan etinin üretildiği çiftlikten masaya gelene kadar geçirdiği süreç; büyümesi için gereken besin ve su, hayvanın kesim alanından marketlere ve kasaplara ulaşım sürecinde harcanan fosil bazlı yakıtlar, hatta bütün bunlar bir yana hayvanın hayatta kalması için bünyesinde gerçekleştirdiği metabolik süreçlerce çıkardığı karbondioksit ve metan benzeri gazları hesaba kattığımızda ortaya büyük bir sera gazı salınımı ortaya çıkıyor. yaklaşımımızı değiştirerek (ve hızlı bir google araması ile) 1 milyara yaklaşan büyükbaş popülasyonun her biri en az bir insan kadar (sadece metabolik salınım) gaz saldığını düşünürsek dünyada yaşamakta olan 7.9 milyar insanın üstüne (sadece büyükbaş hayvan olarak) 1 milyar insan daha koymuş ve 9 milyar nüfusa merdiven dayamış bir gezegene sahip olmuş olacağız. lise biyoloji derslerinden de hatırlayabilceğimiz gibi her yaşam alanının bir taşıma kapasitesi yani üzerinde barındırabileceği maksimum canlı sayısı vardır ve bu sayı aşıldığında doğa gerek bulaşıcı hastalıklarla gerek açlık, kuraklık gibi sebeplerle bu sayıyı tekrar sınır altına indirir.
belki henüz tam kavramamış olsak da önümüzdeki on yıl ve sonrasında gezegenimizde geri alamayacağımız bir iklim döngüsüne girmiş olacağız ve maalesef farkına vardığımız zaman geri dönmek için şansımız olmayacak, riskli kararlar alarak hareket etmeye başlayacağız ve bu risklerin doğuracağı sonuçları kestirmek pek olası değil, malum doğa tek bilinmeyenli bir denklem değil. bugünlerimizi bu bilinçle yaşamalıyız ki yarın bir gün yurdumuzdan su bulamadığımız, kurak topraklarında besin yetiştiremediğimiz için göç etmek zorunda kalmayalım. ve iklim krizinin siyaset/politika üzeri bir konu olduğunu hatırlatıp 4 senelik değişimlerle değil ortak çıkarlar doğrultusunda atılmış adımlarla tüm ülkelerin birliği ve beraberliğinde hareket edilerek çözülebilecek, çözülemese de hafifletilebilecek bir sorun olduğu söylemeden geçmeleyim.
belki henüz tam kavramamış olsak da önümüzdeki on yıl ve sonrasında gezegenimizde geri alamayacağımız bir iklim döngüsüne girmiş olacağız ve maalesef farkına vardığımız zaman geri dönmek için şansımız olmayacak, riskli kararlar alarak hareket etmeye başlayacağız ve bu risklerin doğuracağı sonuçları kestirmek pek olası değil, malum doğa tek bilinmeyenli bir denklem değil. bugünlerimizi bu bilinçle yaşamalıyız ki yarın bir gün yurdumuzdan su bulamadığımız, kurak topraklarında besin yetiştiremediğimiz için göç etmek zorunda kalmayalım. ve iklim krizinin siyaset/politika üzeri bir konu olduğunu hatırlatıp 4 senelik değişimlerle değil ortak çıkarlar doğrultusunda atılmış adımlarla tüm ülkelerin birliği ve beraberliğinde hareket edilerek çözülebilecek, çözülemese de hafifletilebilecek bir sorun olduğu söylemeden geçmeleyim.
devamını gör...

