amatörün bir tık üstüdür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok eğlenceli olmuş ama daha uzun olsun lütfen.
devamını gör...

geldim,gördüm,kaçtım.
devamını gör...

yüze sürülen rezalet boyalardan arınmış, sadece hafif renklendirilmiş yüz ve bir yere gitmek için hazırlanmışlığın yapaylığı olmadan, üstünde başındaki o ev hali dağınıklığı.

tam karpuz kabuğundan gemiler yapmak filminden çıktım, öyle hisliyim, o filmdeki nihalden bahsediyorum, aratın, anlayacaksınız. ben bu işi özledim abi, ben kadınlarda bu hali özledim. köylülüğü özledim, bugüne kadar hiçbir kadınla sosyal medyadan tanışmadım, uzun zamandır da kullanmıyorum zaten ama fotoğraf beğenmekle bu iş olmuyor yav. lanet olsun, mahalle arasında görmek vardı, ne bileyim anneler tanışıyor olmalıydı, belki alt sokakta oturmalıydı, onu görmek için yalandan o sokaktan geçerken görmeliydik onu, terliklerini sürüye sürüye yürüdüğü o boktan ev haliyle.

romantikliği hiç sevmedim ben. ciddi bir adam olup çıktım. uzun zaman sonra, bu dönemlerde ilk defa sevmenin güzelliğini fark ettim yeniden. günümüz ilişkilerinden, bakış açısından tiksiniyorum amına koyim. o eski heyecanı özlüyorum. telefonların tuşlu olduğu dönemdeki, sevdiğimiz kadının sokağından belki karşılaşırız diye geçişimizi özlüyorum.

bu bir iç dökme entrysi, daha uzun, detaylısını da yazacağım başka bir başlıkta da bu başlığı görünce, o şalvarlı köylü kızının yüzündeki güzellikte buldum bazı anıları, özlemleri. sevmeden geçen yıllarıma üzüldüm, çok üzüldüm bu akşam. bir nihal daha sevebilirdim be, yazık olmuş.
devamını gör...

ona gelecek bir zararın bile bile kendinize gelmesine izin vermek
devamını gör...

kısaca özet şu..
herkes yatsıdan sonra eve girsin
kültür sanat sosyal hayat bitsin
alkol yasakları devam etsin ama zemzem içilen ağızla yapılanlara ses edilmesin
akşamları insanlar sokakta gülmesin kadınlı erkekli gezmesin
kendilerine uymayan yaşam biçimleri virüs çatısı altında değiştirilsin
anlayamayan yüzde ellide soldan ***tirsin gitsin..

bir sabah uyanacaksınız ve şeriat cumhuriyetinde yaşadığınızı fark edeceksiniz.. ve iş işten geçmiş olacak.. o aman bize dokunmasın diyen nesil var ya.. o şemsiye bizden sekti ama sizde fena açılacak..
devamını gör...

seçim mitiglerinde gafları unutulmazdir.
(bkz: samsunu büyüksehir yapalım mı)
(bkz: bacınızın pıtığı size kurban olsun)
(bkz: cenabı allahi size emanet ediyorum)
devamını gör...

neye inandığını bilmeden takip etmek. düşünmemek. oysaki kuran'da bile hiç düşünmez misiniz yazar.
devamını gör...

çoğu insanın gözünde -ben de dahil- masaya herhangi bir telefon bırakan insandan farkı yoktur bence.

telefon hava atılacak bir şey değil çünkü.
devamını gör...

ağlamaktan utanır mıyız?
ağlama sebebinden utanırız bence. yalnız kalmaktan korktuğumuz için, birilerinin karşısında zayıf olduğumuz için, kötü insanlara karşı cesur olamadığımız için utanırız en çok.
keza mutluluk göz yaşlarını saklanmaması da delilimiz olabilir kanaatindeyim.
devamını gör...

sıkça rastlanan eylem.

benim umurumda değil bir insan bana kadın mı demiş, bayan mı demiş... hepsinin kullanılabileceği yer var, kullanılamayacağı yer var. karı diye hitap eden orman kaçkınları var yahu ülkede! bayan onun yanında solda sıfır kalıyor.

beni de linçleyebilirsiniz hiç dert değil ama maalesef her zamanki gibi ülkece yanlış yeriyle uğraşıyoruz işin. değişmesi gereken şey kelimelerden önce zihniyetler. her gün kadın öldürülen ülkede herkes kadına kadın dese ne olur, demese ne?.. siz sanıyorsunuz ki bayan kelimesini bıraktıkları zaman zihniyetleri de değişecek. çok ama çok yanılıyorsunuz ne yazık ki. keşke bu kadar kolay olsaydı bu iş, o zaman hepinizden önce ben savunurdum bu muhabbeti. koskoca bir eğitim, gelenek görenek problemini öyle bir kelimeyi zorla söyleterek değiştiremeyiz. sorun çok daha derin.

bu biraz şeye benziyor; hani "beni bilmem kimle aldatıyormuşsun." dediğiniz kişinin, esas problemi kenara bırakıp "kimden öğrendin?" ya da "sen benim telefonumu mu karıştırdın?" diye sormasına...

neyse, ne desek bir şey değişmeyecek belli ki. bu ülke ne zaman ki şekilleri, etiketleri bırakıp öz ile ilgilenir, o zaman belki bir şeyler değişir. şimdilik ufukta bir değişim görünmüyor.
devamını gör...

(bkz: drama queen)

ikiniz için de geçerli bu. alt tarafı takip. ikiniz de abartmışsınız.
devamını gör...

üzüntünuzu yasayabildiginiz kadar yaşayın. insan ruhunun mutlu olmaya ihtiyacı olduğu kadar üzüntüye de ihtiyaci vardır. üzülmekten, aglamaktan kaçma. dünyanın sonu değil bunu unutma. bazı şeyler biter, bazı şeyler yarım kalır ve bazı şeyler başlar. hayatın sana neler getireceğini bilmeden kendini harap etme. kendine değer vermeyi de unutma. çünkü sen yoksan hiçbir şey yok dostum sakin aklından çıkarma.
devamını gör...

itiraf edilmesi gereken bir konu mu bu?

aşın bunları artık, gayet olağan bir konu ve kimse kimseye bir şey açıklamak zorunda değil.
devamını gör...

şahsen benim karşı olduğum şey bu kutsallıktan güç alıp her kadının çocuk sahibi olması gerektiğini savunanlardır. hayır efendim hiç de öyle değil. bir ailenin temeli çocuk değildir. evlenmis bir çifte çocuk sorup durmak gibi saçmadır. gayet bunu istemeyebilirler. annelik duygusu tek bir cinsiyete bağlı da değildir. evcil hayvanınızı yetiştirirken de hissedebilirsiniz bunu. çocuk sahibi olamayıp evlat edinirseniz de hissedebilirsiniz ki doğurabilecekken evlat edinmek daha mantıklıdır bence. (buna başka bir tanımda değinirim.)annesi öldüğünde çocuğunuzu yetistirirken de hissedebilirsiniz. 9 ay karnınızda birisi var ve siz kendinizden çok onu düşünüyorsunuz. gayet mucizevi ve çok hoş. ama bu duyguyu hissetmeyen anneler hiç mi yok?
kadınlık zayıftır annelik kutsal diye bir şey yoktur yani. başta söylediğim gibi benim eleştirdiğim şey bu duyguyu kullanan insanlardır. yetistigimiz toplumdan biraz çıkıp iki anneniz ya da iki babanız olduğunu da düşünürsek kurduğumuz bu "aile" kavramını da farklılaştırabiliriz.
devamını gör...

hahahahahahahahah!
devamını gör...

erdoğan sen misin?
devamını gör...

oyun havaları.
devamını gör...

zeliha yengenin depresyona girmesi üzerine eve çağırılan doktor yürüyüş yapmasını ve şiddet içerikli şeylerden kaçınmasını ister. bunun üzerine rüya bugünümüzü özetleyen şu cümleyi kurar:
“mutluluğun suç, sevginin aç, paranın güç, sahtekarlığın revaçta olduğu, baş kaldırının başın kurallara uygun kaldırılmadığı gerekçesiyle yasaklandığı, iyi niyetin ahmaklık, rüşvetin alışkanlık olarak algılandığı bir yerde zeliha yengenin iyileşmesi sadece şiddet içeren programlar izlememesine, iki hap yutup, yarım saat yürümesine mi bakıyor yani?”
devamını gör...

türkçesi eponim.

kısaca bir şeyin isim babası veya isim annesi diyebiliriz. eponimler hem gerçek hem de kurgusal kişilere veya yerlere dayanabilir. tıpta pek çok hastalığa, onları keşfeden kişilerin adı verilmiştir. eponim'in başka bir formu ise başlangıçta marka isimleri olan ancak şimdi o kategorideki tüm ürünler için kullanılan kelimelerdir.

bazı eponim örnekleri:
amerika= ünlü kaşif amerigo vespucci,
obamacare= eski abd başkanı obama zamanında çıkartılan sağlık reformu yasası,
alzheimer= onu tanımlayan alman doktor alois alzheimer'dan adı gelmektedir,
sandwich= kumar masasından kalkmadan nasıl karnımı doyururum diyen ingiliz asilzadesi john montagu (kendisinin soyluluk ünvanı 4th earl of sandwich'tir ),
sana yağı = benzeri tüm yağlar için kullanılır,
fahrenheit = fizikçi gabriel daniel fahrenheit,
diesel (motor)= mucidi rudolph diesel.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim