italyan fizikçi,astronom,mühendis ve matematikçidir.rönesans dönemine büyük katkılarda bulunmuştur."modern fiziğin babası"ve "bilimin babası"gibi lakapları vardır.
jüpiter'in en büyük 4 uydusunun üçünü keşfetmiştir.
güneş lekelerini gözlemlenmiştir.
venüs'ün evrelerini teleskopik kanıtını yapmıştır.
ayrıca daha gelişmiş ve uzay biliminde kullanılan teleskobu icat etmiştir.
devamını gör...

sağlığına kavuşmasını temenni ettiğim başarılı,sevilen teknik adam.
devamını gör...

cebeci ışıklarda sana da bir yer vardır illaki cabbarcığım, diyerek dahil olduğum başlığımsı.

yahu insanın içinden bir anda koşmak gelir, eğlenmek gelir, bağırmak gelir, ağlamak gelir ne bileyim yüksek bir yerden denize atlamak falan gelir.

travesti olma isteği nedir kardeşim? nasıl bir çevrede büyüdün sen? ya da ne kullanıyosun?*
devamını gör...

mahalle demişsiniz ama bildiğin sulukule.(bkz: swh)
devamını gör...

cuniçiro tanizaki romanıdır.

birçok nitelikli okur nabokov’un lolita’sına aşinadır. kitap olarak aşina değilseniz bile en azından kubrick tarafından 1962’de sinemaya uyarlanmış halini izlemişsinizdir. o kadar eski filmler izleme alışkanlığınız yoksa adrian lyne’nın 1997 uyarlamasını mutlaka izlemiş en azından görmüşsünüzdür. bu yapacağım incelemenin lolita ile bir ilgisi yok aslında, ben bambaşka birinden bahsedeceğim: na-o-mi. tanizaki’nin naomi’si nabokov’un lolita’sından aşağı yukarı 20 sene önce yazılmış. ama bu iki kitap derin benzerlikler taşıyor. bununla birlikte çok büyük farklılıkları da yok değil.

lolita 13 yaşında bir kız çocuğudur ve yazar humbert humbert bu kız çocuğuna derin bir cinsel istek duymaktadır. lafı dolandırmadan, doğrudan söylemek de fayda var açık net bir pedofili vakasıdır kitapta anlatılan. ancak naomi 15 yaşındadır ve joji onu fiziksel olarak beğense de olay asla pedofiliye dönmez çünkü joji’nin aklında bambaşka bir plan vardır.

lolita kıyaslamalarına burda bir virgül koyuyorum ama bu incelemenin sonunda son bir kez daha değinmek üzere. kitap bana - belki size gülünç gelecek ama - manga grubunun “ bir kadın çizeceksin” şarkısını anımsattı çünkü joji 15 yaşındaki naomi’yi yanına onu batılı tarzda bir eş olarak yetiştirmek için alıyor.

köylü kızı naomi fiziksel olarak serpilip güzelleşse de git gide joji’nin asıl beklentisi bu değil. onun isteği naomi’nin batılı tavırları, batılı giyim tarzı, batılı konuşmasıyla hayranlık uyandıracak bir genç kadın olması, tabii ki sonra da naomi’ylr evlenip yanına yakışır bir kadınla “boy” göstermek.

naomi’nin joji’nin istediği bir kadın olup olmadığını yazmayacağım elbette burda ama kitapta sağlam bir japonya eleştirisi olduğuna değinmeden de geçemeyeceğim. biraz “ araba sevdası” tadı da yok değil kitapta. japonların batı hayranlığının bizimkinden geri kalır yanı olmadığını görüyoruz roman boyunca.

gelelim lolita ile naomi arasındaki son kıyaslamamıza. naomi’nin alt başlığı “ bir budalanın aşkı”. lolita’nın alt başlığı ise “ beyaz ırktan dul bir adamın itirafları”. yani iki roman da sonunda vaat ettiği hikayeyi anlatıyor.
devamını gör...

bazı efsanelere göre (bkz: lilith) adem'in ilk eşi. adem ile eşitlik konusunda zıtlaşmış ve yasaklı olan kelimeyi söyleyeyip cennetten kaçmıştır. sonrasında tanrı havva'yı yaratır. havva'nın şeytan tarafından kandırılması aslında lilith'in intikamıdır. lilith şeytan kılığında havva'nın aklına girmiştir. lilith baş kaldıran, havva ise boyun eğen kadın figürünü tasvir etmiştir. çünkü kutsal kitapta havva'nın ademden yaratıldığı yazılmış.

başka bir rivayette, havva adem'e yardımcı olarak gelmiştir. birbirlerine iyi bakılmaları emredilmiştir. şeytan yılan kılığına girip elmanın güzelliğinden bahsetip havva'yı yemeye ikna etmiştir.
neden yasak olsun burası cennet bahçesi, adem'i git mutlu et. olay bu işte.*

yasaklanan bir ağaç vardır ve bu ağacın da karşı konulmaz derecede bir meyvesi vardır.

meyveyi havva veriyor, adem onu yiyiyor. insana verilen iradenin sınanması mı bu? hem adem hem havva şeytan tarafından kandırılan değil mi bu anlatıda? havva ilk aldatılan ve farkına varmayan. adem ile havva aslında sorgulamayan. adem son bir manevra ile havva'nın elinden elmayı alıp kanmayalım buna deseydi, havva şeytanı kış kış etseydi acaba neler olurdu?*

meyvenin yenmesi istenmeseydi o ağaç oraya dikilmezdi ** bu da başka bir bakış.

insanoğlunun topraktan gelip toprağa gideceği varmış diyelim. tüm bu anlatılar insanın kusurlarıyla var olduğunu, iradesinin kısıtlandığını
( başka gücün üstünlüğü)* zorluklarla mücadele etmesi gerektiğini gösteriyor. kadın ile erkeğin doğasının farkını da ortaya koyuyor. ve mücadele başlıyor.

iş, aş, aşk dünyanın derdi
erkeği yenenmiş kadının fendi
bir elma için değer miydi?
suçlu havva mı sadece o zaman adem o elmayı niye yedi?


üst tanım,
ben elma üzerinden yazdım buğdayı da varmış. lan bırak, monoteist falan anlamam yazını ademim ekmek yiyelim diyerek yorumladım* adem: o ekmeğin içinde ne var deyip havva'nın gözünü açaydı ya.
devamını gör...

beğendiğim, katıldığım tanımlar hazzetmediğim yazarların bile olsa oy veririm. sevdiğim, muhabbetimizin olduğu birisinin katılmadığım tanımlarını da oylamam. hakkaniyetli olmak bunu gerektirir diye düşünüyorum efendim. aman neyse isteyen istediğini oylasın. beni ilgilendirmeyen kampanya. kankacılık yapan, şahsa göre tanım oylayanlar düşünsün.
devamını gör...

enerjik, pozitif kimliklerini yansıtarak gayet keyifli bir konsept yaratacaklarına şüphemin olmadığı yayındır.

şimdiden "yayın gibi yayın" olacağının sinyallerini verdikleri için teşekkür eder, tüm yayıncılara başarılar dilerim :)
devamını gör...

isviçre tarihinin en hüzün verici hikayelerinden biridir. kurbanlarından sonradan özür dilenmiş, rehabilitasyonları için çalışmalar yapılmıştır. 1800 ve 1960 yılları arasında genellikle anne ve babasını kaybetmiş çocuklar, devlet zoruyla çiftliklerde korkunç koşullarda çalıştırılmıştır.

(bkz: verdingkinder)


heidi çocukluk kahramandı. benzer yaşlara ait birkaç fotoğrafımda saç şeklimin, ifademin bile ona benzediğini düşünürdüm. o, güçlüklere rağmen gülümsemesini kaybetmeyen çocuk olarak kaldı. bense yukarıdaki bilgiyi ekleyip, bak hayat hiç de göründüğü gibi değilmiş diyen sevimsize dönüştüm.
devamını gör...

whatsapp var sadece bende.
o bile fazla geliyor.
nasıl beceriyor insanlar acaba.
devamını gör...

çok kısa zaman önce tanıma fırsatı bulduğum, tanıdığım kadarıyla da sadece yazarlıkta değil yemek alanında da uzman bir yazar arkadaşım. pastırmayı çok sevmezmiş, ben bayılırım..
bas çemeni çörekciğim; yazdıklarından ilham almaya karnımızı doyurmaya geldik. buraya bolca ekşi ve c vitamini bırakıp, sevgilerimle kucaklıyorum seni. sevgiyle kal..
devamını gör...

geleceği oluşturan her yeni günün bir öncekinden daha güzel olması dileği ile.
mutlu yıllar sözlük.
umarım tebessüm yüzünüzden hiç eksik olmaz. her zaman sağlam adımlar ile başarıya gidersiniz.
güzel bir yılı hepimiz hak ettik. umarım o güzel yıl bu yıldır.*
devamını gör...

amerikan kahve zincirinin alışkanlık haline geldiği dildir.

-americanoooo single shot tall boy
-origin espresso yumuşak içim white chocolate
mocha
-bir perrier soda bir tane kinoaaaaalı açma.
extra shot venti latte.

isim hamdullah yazabilirsiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
...alexander averin...
devamını gör...

hiç karşılaşmadığım ırkçılık.. tabi kişiden kişiye değişir diye düşünüyorum.

bir çok yerde muhacır arkadaşlarım oldu, aileleri ile tanıştık beraber yemek yedik. yanımızda doğulu arkadaşlarımız da olduğu zamanlar oldu.

ben aksine çok yardımsever ve alçak gönüllü insanlar olduklarını gözlemledim.. ama tekrar söylüyorum her toplumdan iyide çıkar kötüde. önemli olan insanların içindeki iyi tarafı ortaya çıkarabilmek. kötülere de istediğini vermemek.
devamını gör...

(bkz: hocca kalın gidiyom ben)
devamını gör...

aralarında sigara içmek, olanlar üstüne düşünmek, şarkı dinlemek ve sonunda hayata devam etmek gibi aktiviteler bulunan eylemlerdir. bugün beni üzen bir şey oldu mesela, önce bir sigara eşliğinde biraz durumu düşündüm. sonra yapacak bir şey olmadığını fark ettim, gün içinde tamamlamam gereken işleri kendime hatırlatıp hayatıma kaldığım yerden devam ettim.
hayat bazen durup kendine gelecek fırsatı vermiyor insana.
devamını gör...

önceden çok güzel olmayı dilerdim sözlük. en çok istediğim buydu. eğer güzel olursam herkes beni sever, değer verir diye düşünürdüm çocukluğumda. kara kuru bir şeydim o zamanlar tabii. güzel bir dış görünüşe sahip olursam arkadaşlarımın bana hayran kaldığını tüm erkeklerin benden hoşlandığını hayal ederdim. güzel kadınlara herkesten çok saygı duyardım. şimdi güzel olduğumu söylüyorlar. hatta arkadaşlarım bana hayranlık duyuyor. benden hoşlanan erkekler var. e ama hani saygınlık hani değer. fiziksel özelliklerime o kadar takılmışım ki sosyal ilişkilerimi geliştirmeyi düşünememişim ben. kafama çirkin olduğum için bana değer verilmeyeceği yargısı mıh gibi çakılmış. o mıh her gün onlarca iltifat alsam da yerinden oynamıyor. o gün ne kadar güzel olmuşsam o kadar değerliyim insanlar için. bu olmuş benim hayat felsefem. ben ne ara bu hale gelmişim diye soruyorum kendi kendime. beni bu hale kim getirmiş? toplum mu, aile mi, kendim mi? kim?
devamını gör...

güneş yılına göre düzenlenmiştir. bir yıl 365 gün 6 saat olarak kabul edilmiştir. gündelik hayatta hicri takvim kullanılırken, 1839 yılından itibaren osmanlı devletinde mali işlerde (vergi, maaş vb.) aksama olmaması için kullanılmıştır.
(kaynak: tarih defterim.)
devamını gör...

50 yıl bir müzik topluluğu veya herhangi bir müessese için aralıksız devam etmek zorlu ve uzun bir süreç. bu süreç içinde üretkenlik sağlamak, popülariteyi korumak, kemikleşmiş hayran kitlesine yenilerini eklemek ve şu dönem bile gözde olabilmek kolay başarı değil.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim