bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
programı dinleyen, takip eden herkese hoş geldiniz diyorum. bu gece duygular açığa çıkacaktır, keyifli dinlemeler.
devamını gör...
kişide kaçma isteği uyandıran sözcükler
devamke.
bunu bulanın yatacak yeri yok.
bunu bulanın yatacak yeri yok.
devamını gör...
buralar değerlenir (yazar)
*az evvel benim de profiline şöyle bir göz attığım yazardır. ne mi gördüm? şarap, üzüm ve şarapla ilgili bir sürü detay bilgi.
ara ara bakarım artık şarap kompetanı bu yazarımızın profiline.
(bkz: buralar değerlenir)*
editto: bu arada bi daha baktım 25 tanımı varmış. 25 defa hoşgelmiş!
ara ara bakarım artık şarap kompetanı bu yazarımızın profiline.
(bkz: buralar değerlenir)*
editto: bu arada bi daha baktım 25 tanımı varmış. 25 defa hoşgelmiş!
devamını gör...
eniştesi tarafından tecavüze uğrayan adam
bu ülke psikolojimi bozacak artık.
adamın yaşadığı travmayı düşünmeden edemiyorum. hadi tüm aileyi dolandırdın diyelim, adamdan ne istiyorsun da bir ormana götürüp önce kıyafetini çıkarıp foto çekiyorsun sonra şantaj yapıp tecavüz ediyorsun ki? dolandırmanın bile bir üslubu varmış onu gördüm.
psikoloji-sosyoloji-hukuk, bu üç alan birlikte çalışmadığı sürece daha neler göreceğiz kim bilir...
adamın yaşadığı travmayı düşünmeden edemiyorum. hadi tüm aileyi dolandırdın diyelim, adamdan ne istiyorsun da bir ormana götürüp önce kıyafetini çıkarıp foto çekiyorsun sonra şantaj yapıp tecavüz ediyorsun ki? dolandırmanın bile bir üslubu varmış onu gördüm.
psikoloji-sosyoloji-hukuk, bu üç alan birlikte çalışmadığı sürece daha neler göreceğiz kim bilir...
devamını gör...
çok gezen mi bilir çok okuyan mı sorunsalı
ne cok okuyan ne de cok gezen; en cok türk insanı bilir.
her seyin en iyisini, en guzelini o bilir, istisnasiz her bir ferdi mukemmel bilir.
kendi bilmesi yetmez sana da ogretir.
(bkz: ironi)
her seyin en iyisini, en guzelini o bilir, istisnasiz her bir ferdi mukemmel bilir.
kendi bilmesi yetmez sana da ogretir.
(bkz: ironi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
tombiş bebekler diyecegim basliktir. bebek ve cocuklara karsi ekstra bir sevgim var ama, birde boyle tombis olduklari zaman ekstra ekstra eriyorum. ozellikle o minicik ayaklar yok mu, öp öp doyamiyorsun. kucuk olan canlilarin kesinlikle mutlulukla cok guclu baglantilari var eminim...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının uzmanlık alanları
dövme, piercing ve çizimdir.
devamını gör...
soğansız bibersiz domatessiz ve yumurtasız menemen
menemen başlığı altında bize tavayı yedirecekler .
devamını gör...
eklemedir koca konak
lütfen yapmayın arkadaşlar. düşünün ki bir savaş veyahut felaket oldu ve elimizdeki tüm türkü kayıtlarını kaybettik. fakat bir şekilde nasıl olduysa elimizde tek kaynak olarak kafa sözlük kaldı. felaketten sonra dünyaya gelen çocuklar eklemedir koca konak başlığını açıp da bastığı mı dinlesinler? yapmayın ağalar yapmayın beyler, çocuklara kıymayın efendiler.
devamını gör...
sürekli dert anlatan tipler
"sürekli kızgın veya şikayetçi isen, insanların sana ayıracak vakti olmayacak."
stephen hawking.
sürekli dert anlatırsanız da aynı şey geçerli. kimsenin o kadar hayat enerjisi yok, mütemadiyen sizi dinleyip teselli veremez. sizin de karşınızdaki kişiye bir kaç çiçek sunmanız, onun hayatında olumlu olarak yer almanız lazım. aksi halde yalnız kalabilirsiniz. sürekli şikayet etmek, dert anlatmak kolay, biraz da "seni de yormayayım, zaten bu ara dalgınsın" demek, karşıdakinin de ruh halini fark etmek lazım.
stephen hawking.
sürekli dert anlatırsanız da aynı şey geçerli. kimsenin o kadar hayat enerjisi yok, mütemadiyen sizi dinleyip teselli veremez. sizin de karşınızdaki kişiye bir kaç çiçek sunmanız, onun hayatında olumlu olarak yer almanız lazım. aksi halde yalnız kalabilirsiniz. sürekli şikayet etmek, dert anlatmak kolay, biraz da "seni de yormayayım, zaten bu ara dalgınsın" demek, karşıdakinin de ruh halini fark etmek lazım.
devamını gör...
normal sözlük'ün küfür haznemizi daraltması
bok ve çük kelimelerinden sebep tanımı silinmeyecek bir yazarın tespiti.
buyursunlar.
#139
(bkz: bilgi olmadan fikir sahibi olmak)
buyursunlar.
#139
(bkz: bilgi olmadan fikir sahibi olmak)
devamını gör...
theodor adorno
frankfurt okulu’nun önde gelen kuramcılarındadır. nazilerden kaçarak sürgün hayatı yaşamak zorunda kalanlardan yalnızca biridir. 1969’da hayata veda eden düşünürün, geç de olsa pek çok yapıtı türkçeye kazandırılmıştır.
devamını gör...
normalleşmiş garip olaylar
binalarda birbirimizle altlı üstlü yaşamamız , bu çok mu normal .
devamını gör...
mini etek giyen eş
giydirmeyen erkek özgüvensizliği.. yada şöyle demeli, ben mini etekli kadınlara bakıyorum ya kesin benim karıma da bakarlar korkusu.. kişi kendinden bilir.. istediğini giyer istediği yere gider evlilik esaret mi ortak payda da birleşmek mi önce buna karar verilmeli.. iyi o zaman birde (bkz: şort giyen erkek)başlığı altında birbirimizi gavatlıkla suçlayalım fark ne? yapmayın çıkın artık bu sıglıktan
devamını gör...
radyodan maç dinlemek
aynı radyo tiyatrosu dinlemek gibidir. spikerin maç esnasında anlattığı pozisyonların zihinde hayal edilerek yaşamaya çalışıldığı eğlencedir. daha eski yıllarda metin oktay, ceza sahasına sağdan girdi, şutunu attı ve gol! , mesela cemil turan, şık bir pas ile takımı atağa kaldırdı ya da kaleci turgay, tıpkı bir duvar gibi rakip takıma geçit vermiyor.
aynı bunlar gibi örneklerle birçok pozisyon o dönemin hayal dünyasının ürünleri olmuştur.
aynı bunlar gibi örneklerle birçok pozisyon o dönemin hayal dünyasının ürünleri olmuştur.
devamını gör...
ilişkiyi yöneten taraf
vallahi çok çeşidini gördüm. kimisinde kadın, kimisinde erkek yönetiyordu. kayınvalide, arkadaş, babanın yönettiği ilişkiler bile gördüm.
''he bu kurallı bir şey mi? yönetilir mi?'' diye soracak olursanız, hayır cancağızım saçmalamayın. sevin sevilin işte. sevginiz ve karakterleriniz, yaşam dinamiğiniz sizi nereye götürüyorsa onu yaşayacaksınız.
''he bu kurallı bir şey mi? yönetilir mi?'' diye soracak olursanız, hayır cancağızım saçmalamayın. sevin sevilin işte. sevginiz ve karakterleriniz, yaşam dinamiğiniz sizi nereye götürüyorsa onu yaşayacaksınız.
devamını gör...
normal sözlük'ün konseptinin belli olmaması

kafa sözlüğün konsepti;
küfürsüz, özgür ve samimi bir sözlük olmasıdır.
küfürsüz mü? evet.
özgür mü? evet.
samimi mi? evet.
konsept sosyal medya hesaplarında paylaşılmaktadır.
konseptte belirtilen özelliklerin kafa sözlükte olmadığını iddia ediyorsanız,
ispat edin.
işbu girdi muhavecesinde "küfürsüz, hakaretsiz, argosuz interaktif bilgi ağı oluşturmak az bir şey mi" diyenler çıkabilecektir. ancak bunu söylemek isteyenlerin ağızlarını açmadan önce bunun da daha önce yapılmış olduğunu buradan anımsamaları yerinde olacaktır.
başlığın ilk girdisinde yer alan alıntıladığım bu ifadeler irdelenmeli.
sözlüğün küfürsüz özelliği wikipedia ile kıyaslanmış. her iki sözlük yapısal olarak çok farklı. yazarımız bunu göz ardı etmiş.
kaldı ki bu özellikte bir sözlüğü oluşturmak az bir şey değildir. kafa sözlüğün benzeri platformlarla kıyaslanması gerekir.
bir şeyin daha önce yapılmış olması sizin o şeyi bir daha denemeyecek olmanızı sonuçlamaz ayrıca.
devamını gör...
profilim butonuna basacakken gündüz modunu açmak
tombik parmaklarin daha sik yasayacagi durum. butonu oraya alirken hic dusunmemistim. tez zamanda butonun yerini degistirip bu aciya son verecegimi bildiriyorum.
devamını gör...
türk halkının en bilgili olduğu konu
futbol siyaset ve tarih .
3 u hakkında yapamayacakları yorum yoktur .
her yerde de bu üçü konuşulur .
3 u hakkında yapamayacakları yorum yoktur .
her yerde de bu üçü konuşulur .
devamını gör...
lazar
lazar; rab'be güzel kokulu yağ sürüp saçlarıyla onun ayaklarını silen meryem'in kardeşiydi. hastalanıp öldü ve isa mesih de onu diriltti. bu olay yuhanna 11. bölümde geçer. lazarus sendromu da adını bu olaydan alır.
isa beytanya'ya yaklaşınca lazar'ın dört gündür mezarda olduğunu öğrendi. beytanya, yeruşalim'e on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı. birçok yahudi, kardeşlerini yitiren marta'yla meryem'i avutmaya gelmişti. marta isa'nın geldiğini duyunca o'nu karşılamaya çıktı, meryem ise evde kaldı. marta isa'ya, “ya rab” dedi, “burada olsaydın, kardeşim ölmezdi. şimdi bile, tanrı'dan ne dilersen tanrı'nın onu sana vereceğini biliyorum.” isa, “kardeşin dirilecektir” dedi. marta, “son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum” dedi. isa ona, “diriliş ve yaşam ben'im” dedi. “bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. buna iman ediyor musun?” marta, “evet, ya rab” dedi. “senin, dünyaya gelecek olan tanrı'nın oğlu mesih olduğuna iman ettim.” bunu söyledikten sonra gidip kız kardeşi meryem'i gizlice çağırdı. “öğretmen burada, seni çağırıyor” dedi. meryem bunu işitince hemen kalkıp isa'nın yanına gitti. isa henüz köye varmamıştı, hâlâ marta'nın kendisini karşıladığı yerdeydi. meryem'le birlikte evde bulunan ve kendisini teselli eden yahudiler, onun hızla kalkıp dışarı çıktığını gördüler. ağlamak için mezara gittiğini sanarak onu izlediler. meryem isa'nın bulunduğu yere vardı. o'nu görünce ayaklarına kapanarak, “ya rab” dedi, “burada olsaydın, kardeşim ölmezdi.” meryem'in ve onunla gelen yahudiler'in ağladığını gören isa'nın içini hüzün kapladı, yüreği sızladı. “onu nereye koydunuz?” diye sordu. o'na, “ya rab, gel gör” dediler. isa ağladı. yahudiler, “bakın, onu ne kadar seviyormuş!” dediler. ama içlerinden bazıları, “körün gözlerini açan bu kişi, lazar'ın ölümünü de önleyemez miydi?” dediler. isa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu. isa, “taşı çekin!” dedi. ölenin kız kardeşi marta, “rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu” dedi. isa ona, “ben sana, ‘iman edersen tanrı'nın yüceliğini göreceksin’ demedim mi?” dedi. bunun üzerine taşı çektiler. isa gözlerini gökyüzüne kaldırarak şöyle dedi: “baba, beni işittiğin için sana şükrediyorum. beni her zaman işittiğini biliyordum. ama bunu, çevrede duran halk için, beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim.” bunları söyledikten sonra yüksek sesle, “lazar, dışarı çık!” diye bağırdı. ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak dışarı çıktı. isa oradakilere, “onu çözün, bırakın gitsin” dedi.
yuhanna 11:17-44
bu bölümdeki "isa ağladı" cümlesi kutsal kitap'ın en kısa ayetidir. bu ayet yanlış anlaşılabildiği için açıklamak istiyorum.
isa lazar öldüğü için ağlamadı. zaten oraya onu diriltmek için gitti. dirileceğini bildiği birinin ölümüne neden ağlasın?
isa, kadınlar ve yahudiler üzüldüğü için ağlıyordu. "meryem'in ve onunla gelen yahudiler'in ağladığını gören isa'nın içini hüzün kapladı, yüreği sızladı." yu. 11:33
yüce tanrı onların üzülmesine dayanamadığı için gözyaşı döktü! çünkü bizi sonsuz bir sevgiyle seviyor.
bu ayeti tıpkı bölümde bahsi geçen yahudilerin anladığı şekilde anlayanlar olduğu için açıklamak istedim.
size esenlik olsun.
isa beytanya'ya yaklaşınca lazar'ın dört gündür mezarda olduğunu öğrendi. beytanya, yeruşalim'e on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı. birçok yahudi, kardeşlerini yitiren marta'yla meryem'i avutmaya gelmişti. marta isa'nın geldiğini duyunca o'nu karşılamaya çıktı, meryem ise evde kaldı. marta isa'ya, “ya rab” dedi, “burada olsaydın, kardeşim ölmezdi. şimdi bile, tanrı'dan ne dilersen tanrı'nın onu sana vereceğini biliyorum.” isa, “kardeşin dirilecektir” dedi. marta, “son gün, diriliş günü onun dirileceğini biliyorum” dedi. isa ona, “diriliş ve yaşam ben'im” dedi. “bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. yaşayan ve bana iman eden asla ölmeyecek. buna iman ediyor musun?” marta, “evet, ya rab” dedi. “senin, dünyaya gelecek olan tanrı'nın oğlu mesih olduğuna iman ettim.” bunu söyledikten sonra gidip kız kardeşi meryem'i gizlice çağırdı. “öğretmen burada, seni çağırıyor” dedi. meryem bunu işitince hemen kalkıp isa'nın yanına gitti. isa henüz köye varmamıştı, hâlâ marta'nın kendisini karşıladığı yerdeydi. meryem'le birlikte evde bulunan ve kendisini teselli eden yahudiler, onun hızla kalkıp dışarı çıktığını gördüler. ağlamak için mezara gittiğini sanarak onu izlediler. meryem isa'nın bulunduğu yere vardı. o'nu görünce ayaklarına kapanarak, “ya rab” dedi, “burada olsaydın, kardeşim ölmezdi.” meryem'in ve onunla gelen yahudiler'in ağladığını gören isa'nın içini hüzün kapladı, yüreği sızladı. “onu nereye koydunuz?” diye sordu. o'na, “ya rab, gel gör” dediler. isa ağladı. yahudiler, “bakın, onu ne kadar seviyormuş!” dediler. ama içlerinden bazıları, “körün gözlerini açan bu kişi, lazar'ın ölümünü de önleyemez miydi?” dediler. isa yine derinden hüzünlenerek mezara vardı. mezar bir mağaraydı, girişinde de bir taş duruyordu. isa, “taşı çekin!” dedi. ölenin kız kardeşi marta, “rab, o artık kokmuştur, öleli dört gün oldu” dedi. isa ona, “ben sana, ‘iman edersen tanrı'nın yüceliğini göreceksin’ demedim mi?” dedi. bunun üzerine taşı çektiler. isa gözlerini gökyüzüne kaldırarak şöyle dedi: “baba, beni işittiğin için sana şükrediyorum. beni her zaman işittiğini biliyordum. ama bunu, çevrede duran halk için, beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim.” bunları söyledikten sonra yüksek sesle, “lazar, dışarı çık!” diye bağırdı. ölü, elleri ayakları sargılarla bağlı, yüzü peşkirle sarılmış olarak dışarı çıktı. isa oradakilere, “onu çözün, bırakın gitsin” dedi.
yuhanna 11:17-44
bu bölümdeki "isa ağladı" cümlesi kutsal kitap'ın en kısa ayetidir. bu ayet yanlış anlaşılabildiği için açıklamak istiyorum.
isa lazar öldüğü için ağlamadı. zaten oraya onu diriltmek için gitti. dirileceğini bildiği birinin ölümüne neden ağlasın?
isa, kadınlar ve yahudiler üzüldüğü için ağlıyordu. "meryem'in ve onunla gelen yahudiler'in ağladığını gören isa'nın içini hüzün kapladı, yüreği sızladı." yu. 11:33
yüce tanrı onların üzülmesine dayanamadığı için gözyaşı döktü! çünkü bizi sonsuz bir sevgiyle seviyor.
bu ayeti tıpkı bölümde bahsi geçen yahudilerin anladığı şekilde anlayanlar olduğu için açıklamak istedim.
size esenlik olsun.
devamını gör...