günün ünlüsü yazarımız'da ortaya çıkan büyük skandal
günün sonunda homeros amcam, celebrant hoşlandığım çocuğun dayısı oğlu, eyluling dayımın altıncı karısından olma kuzenim, bir bilen dayımoğlu, yoldaş benjamin franklin dedem, iko dedemin ahretliği, kafası kendinden güzel üvey abim, düşünüyorum öyleyse yokum eski sevgilimin kız kardeşinin arkadaşı falan çıkarsa hiç şaşırmam.
daha geçen iki başlık altında gördüm. her yazar birbirinin bir şeyi. şimdi de armysuzy yoldaş'ın fake hesabı sanılıyor. uğraşmamız gereken şeyler bunlar mı cidden? yemin ederim okudukça bana bir gülme geliyor. *
ispitçilik yapmak istemem ama ortada dönen başka bir oyun var. oyunun benjamin'le de alakası yok hemen gitmeyin aslan gibi adamın üstüne. *
daha geçen iki başlık altında gördüm. her yazar birbirinin bir şeyi. şimdi de armysuzy yoldaş'ın fake hesabı sanılıyor. uğraşmamız gereken şeyler bunlar mı cidden? yemin ederim okudukça bana bir gülme geliyor. *
ispitçilik yapmak istemem ama ortada dönen başka bir oyun var. oyunun benjamin'le de alakası yok hemen gitmeyin aslan gibi adamın üstüne. *
devamını gör...
kütüphanede ders çalışmak
pandemi döneminde açık ara en özlediğim aktivitedir. ortaokulun başından beri yaşadığım şehirlerde evimden sonra en çok kütüphanede vakit geçirmişimdir. bu sebeple edindiğim tecrübeleri ve analizlerimi aşağı bırakıyorum:
fakültem, yurdum ve üniversite kütüphanesi 3-4-5 üçgeni gibi bir arada olduğundan dersler hariç vaktimin çoğu kütüphanede geçer. genel olarak süreç şöyle işler:
kütüphaneye girersiniz, girişte gözler kısılır ve salon taranır. isteğinize en uygun masa seçilir ve tehlike analizi* yapılır. uygun görülmüşse hedef masaya gidilir; görülmemişse uygun bir masa bulana kadar döngü işler. hedef masaya varıldığında önce yayılmacı politika* uygulanır. sonra etraf dikizlenir. öyle bir ortamdır ki bura, normalde asla bağlantınızın olmayacağı tipler ön ya da yan masanızda oturacağından çok eğlenceli olur ve değişik analizler yapabilirsiniz. farklı düşünce tarzındaki kişilere saygı duymayı öğrenebileceğiniz en güzel ortamlardan biri burası bence. neyse, analizleri de yaptıktan sonraki süreç artık çalışayım* süreci. bu aşama en kritik aşamadır. eğer derhal defter, kitap açıp çalışmaya başlarsanız fiziki bir ihtiyacınız ya da uyaranlarınız* olmadığı sürece let's study* modunda olursunuz ve bu enfes bir durumdur. amaaa o kritik anda çalışmaya başlamayıp, çaprazdaki değişik giyimli kişiye gözünüz çarptığı an geçmiş olsun kardeş moduna bağlamış olursunuz ve artık ders çalışmak sizin için ankaragücü'nün şampiyon olması gibi bir şey olur. yani imkansız değildir ama çok çalışmanız gerekir.
-tehlike analizi: çalışmak için oturacağınız masanın etrafındaki insanlara ve çevre şartlarına dair yapılan analizdir. mesela kulaklığı takılı olan kişilere dikkat edin. kalitesiz kulaklıkta çok yüksek seste dinleyenlerin sayısı oldukça çoktur ve o ses olduğu gibi dışarı çıkar. diğer taraftan, grup şeklinde oturan kişilerden saat 11 yönünde kaçın. her türlü ses, küfür, gereksiz kahkahalar çok fazla olur. ders çalışmasanız bile bu sesler irite etmeye yeterli olur. fiziki koşul olarak da, masanın ve sandalyenin ayakları çok önemli. eğer sallanıyorsa çin işkencesi gibi bi şey olur. bir de ortamın sıcaklığına göre peteğe ya da cama yakın masayı seçmeniz çok önemli. son olarak ihtiyacınız dahilinde kullanmanız için prizlere yakın olmak ya da en azından konumlarını bilmek işinize yarayabilir.
- yayılmacı politika: burası önemli arkadaşlar. defteriniz, kitabınız masanın üstünde öyle bi duracak ki “vay be, ne de güzel çalışıyor” desinler. şaka tabi. bize ne başkası bizim hakkımızda ne demiş. işimize bakalım. çantanızı sandalyeye, montunuzu ya katlayıp sıranın altına ya da askılıklara asıyorsunuz. çok da bi mevzusu yok. kimi dağınık çalışır, kimi derli toplu. ama molaya çıkarken masanızı toplamayı tavsiye ederim. aksi takdirde eşyalarınızdan bazılarını* yerinde bulamayabilirsiniz.
-artık çalışayım: öncelikle sorumluluklarınızı bilip neye çalışmanız gerektiğini bilmelisiniz. “ya bi gideyim de, çalışacak bir şeyler bulurum” düşüncesinin sonu elde kağıt bardakla kapı önünde ya sohbetle ya da telefona bakmakla biter. düzgünce çalışma planınızı oluşturup kütüphaneye öyle giderseniz bahsi geçen evreyi daha rahat geçersiniz. psikolojide de bu “hedefi olan kişilerin yürüdükleri yoldan çıkma ihtimali daha azdır” şeklinde geçer. tabi özeti bu, merak eden araştırabilir.
-fiziki ihtiyaç ya da uyaranlar: vücut sağlığınız için ortalama 35-40 dakikada bir kalkın turlayın. ama hemen geri gelin. mola dediysek cılkını çıkartmayın. beyin ve zihin sağlığınız içinse 15-20 dakikada bir 1-2 dakika gözlerini kapatın, 1-2 dakika bakabildiğiniz en uzak mesafeye bakın. dikkatinizi toplamada yardımcı olacaktır. uyaranlar ise, üstte bahsettiğim tehlike analizindeki yanına yaklaşmamanız gereken durumlar ve telefondur. zırt pırt gelen bildirimler yüzünden odak noktanız devamlı değişir. kapatma şansınız yoksa en azından “rahatsız etme” moduna alın. faydasını görürsünüz.
buraya kadar okuyan sayın yazarım, teşekkür ederim. hepimize sevdiğimiz alanlarda emek verebileceğimiz güzel günler dilerim.
fakültem, yurdum ve üniversite kütüphanesi 3-4-5 üçgeni gibi bir arada olduğundan dersler hariç vaktimin çoğu kütüphanede geçer. genel olarak süreç şöyle işler:
kütüphaneye girersiniz, girişte gözler kısılır ve salon taranır. isteğinize en uygun masa seçilir ve tehlike analizi* yapılır. uygun görülmüşse hedef masaya gidilir; görülmemişse uygun bir masa bulana kadar döngü işler. hedef masaya varıldığında önce yayılmacı politika* uygulanır. sonra etraf dikizlenir. öyle bir ortamdır ki bura, normalde asla bağlantınızın olmayacağı tipler ön ya da yan masanızda oturacağından çok eğlenceli olur ve değişik analizler yapabilirsiniz. farklı düşünce tarzındaki kişilere saygı duymayı öğrenebileceğiniz en güzel ortamlardan biri burası bence. neyse, analizleri de yaptıktan sonraki süreç artık çalışayım* süreci. bu aşama en kritik aşamadır. eğer derhal defter, kitap açıp çalışmaya başlarsanız fiziki bir ihtiyacınız ya da uyaranlarınız* olmadığı sürece let's study* modunda olursunuz ve bu enfes bir durumdur. amaaa o kritik anda çalışmaya başlamayıp, çaprazdaki değişik giyimli kişiye gözünüz çarptığı an geçmiş olsun kardeş moduna bağlamış olursunuz ve artık ders çalışmak sizin için ankaragücü'nün şampiyon olması gibi bir şey olur. yani imkansız değildir ama çok çalışmanız gerekir.
-tehlike analizi: çalışmak için oturacağınız masanın etrafındaki insanlara ve çevre şartlarına dair yapılan analizdir. mesela kulaklığı takılı olan kişilere dikkat edin. kalitesiz kulaklıkta çok yüksek seste dinleyenlerin sayısı oldukça çoktur ve o ses olduğu gibi dışarı çıkar. diğer taraftan, grup şeklinde oturan kişilerden saat 11 yönünde kaçın. her türlü ses, küfür, gereksiz kahkahalar çok fazla olur. ders çalışmasanız bile bu sesler irite etmeye yeterli olur. fiziki koşul olarak da, masanın ve sandalyenin ayakları çok önemli. eğer sallanıyorsa çin işkencesi gibi bi şey olur. bir de ortamın sıcaklığına göre peteğe ya da cama yakın masayı seçmeniz çok önemli. son olarak ihtiyacınız dahilinde kullanmanız için prizlere yakın olmak ya da en azından konumlarını bilmek işinize yarayabilir.
- yayılmacı politika: burası önemli arkadaşlar. defteriniz, kitabınız masanın üstünde öyle bi duracak ki “vay be, ne de güzel çalışıyor” desinler. şaka tabi. bize ne başkası bizim hakkımızda ne demiş. işimize bakalım. çantanızı sandalyeye, montunuzu ya katlayıp sıranın altına ya da askılıklara asıyorsunuz. çok da bi mevzusu yok. kimi dağınık çalışır, kimi derli toplu. ama molaya çıkarken masanızı toplamayı tavsiye ederim. aksi takdirde eşyalarınızdan bazılarını* yerinde bulamayabilirsiniz.
-artık çalışayım: öncelikle sorumluluklarınızı bilip neye çalışmanız gerektiğini bilmelisiniz. “ya bi gideyim de, çalışacak bir şeyler bulurum” düşüncesinin sonu elde kağıt bardakla kapı önünde ya sohbetle ya da telefona bakmakla biter. düzgünce çalışma planınızı oluşturup kütüphaneye öyle giderseniz bahsi geçen evreyi daha rahat geçersiniz. psikolojide de bu “hedefi olan kişilerin yürüdükleri yoldan çıkma ihtimali daha azdır” şeklinde geçer. tabi özeti bu, merak eden araştırabilir.
-fiziki ihtiyaç ya da uyaranlar: vücut sağlığınız için ortalama 35-40 dakikada bir kalkın turlayın. ama hemen geri gelin. mola dediysek cılkını çıkartmayın. beyin ve zihin sağlığınız içinse 15-20 dakikada bir 1-2 dakika gözlerini kapatın, 1-2 dakika bakabildiğiniz en uzak mesafeye bakın. dikkatinizi toplamada yardımcı olacaktır. uyaranlar ise, üstte bahsettiğim tehlike analizindeki yanına yaklaşmamanız gereken durumlar ve telefondur. zırt pırt gelen bildirimler yüzünden odak noktanız devamlı değişir. kapatma şansınız yoksa en azından “rahatsız etme” moduna alın. faydasını görürsünüz.
buraya kadar okuyan sayın yazarım, teşekkür ederim. hepimize sevdiğimiz alanlarda emek verebileceğimiz güzel günler dilerim.
devamını gör...
aa muhabiri musab turan'ın babasının tweetleri
siyasal islam'ın bir başka yüzünü ortaya çıkartan açıklamadır.
zira siyasal islam yeri geldiğinde kendi oğlunu topun ağzına koymayı gerektirir.
bugün üç kuruş menfaat için yalakalık yapanların bundan ibret alması şart, zira bugün oğlunu satan yarın seni pavyona bile satar...
zira siyasal islam yeri geldiğinde kendi oğlunu topun ağzına koymayı gerektirir.
bugün üç kuruş menfaat için yalakalık yapanların bundan ibret alması şart, zira bugün oğlunu satan yarın seni pavyona bile satar...
devamını gör...
la piel que habito
thierry jonquet'in tarantula adlı romanından uyarlanan film. bolca acı, dram, entrika, ihanet, ölüm barındırıyor. bu anlamda bakınca pembe dizi havası taşıyor.konusu itibariyle ilgi çekici. gerilim, rahatsız olma gibi hisleri yaşamak, özgün bir film izlemek isteyenler için biçilmiş kaftan. film müzikleri çok isabetli seçilmiş, bütün gerilimi, acıları akıp giden bir nehir kadar olağanlaştırmış.
---bundan sonrası filmin içeriği hakkında bilgi içeriyor---
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
cerrah, kardeşiyle yasak ilişki yaşayan, birlikte kaçarken araba yandığı için yüzü tanınmaz hale gelen eşini iyileştirmek istiyor.-bu arada cerrah ve kardeşi anne bir kardeşler ve bunu bilmiyorlar. ikisi de annelerinin başka adamlardan yasak ilişkileri sonucunda dünyaya gelmiş.- onun için yoğun araştırmalar yapıyor, çaba gösteriyor ama eşi camda yansımasını görünce dehşete düşüp intihar ediyor. eşine çok aşık olan adamın elinde ona dair tek kalan şey kızları. kızın da annesini intiharını görünce psikolojisi bozuluyor. uzun süren bir tedavi görüyor. yavaş yavaş düzelirken bu defa biri ona tecavüz girişiminde bulunuyor. zaten zayıf bir psikolojiye sahip olan acı dolu ruhu buna dayanamayıp intihar ediyor. babası kızının intikamı için çocuğun peşine düşüyor.
cezalandırma şekli çok ürkütücü. çocuğun bedenini kadın bedenine dönüştürüyor ve hayvandan insana gen aktarımıyla elde ettiği suni deriyle ona yepyeni bir yüz, beden yapıyor. bu arada hayvanlardan insanlara yapılan gen aktarımı etik değil, bir suç. yani çocuğu hem yasak deneyinde kobay olarak kullanıyor, hem de evladının ölümüne neden olan tecavüzcünün ruhunun ait olduğu bedeni çalıyor. hormonsuz vajina ameliyatı falan yapıyor. bu bedeni eşine öykünerek inşa ediyor. işin ilginç yanı adam bu bedene zamanla aşık oluyor. tecavüzcü çocuk da bu durumu kullanarak o evden kurtulmayı başarıyor.adamı ve hizmetçileri sandığı annesini öldürüyor.
kızının sevgisinden dolayı canavar gibi soğukkanlılıkla bu kadar şey yapan adam, sonunda eşinin suretine yenik düşüyor. bir kez daha eşine güvenmenin bedelini ödüyor. kendi yarattığı beden onu öldürürken "sana güvenmiştim, diyor." aşk sevgi ne kadar büyük bir zaaf. insanı ne kadar da savunmasız bir hale getiriyor.
bir de işin anne boyutu var. yasak aşklarının bedelini oğullarının birbirlerine ihanetiyle ve birbirlerini öldürmeleriyle ödüyor. sokaklarda büyüyen diğer oğlu, kazadan sonra eve dönüyor. doktorun yarattığı bedeni görüyor. ölen sevgilisine benzeyen bedene tecavüz ederken kardeşi tarafından öldürülüyor. yasak aşk yaşamasaydı oğullarından biri annesini tanırdı, ona anne derdi. diğeri de kötü koşullarda büyüyüp it kopuk olmazdı. ağabeyini tanısa belki onun eşiyle ilişki yaşamazdı.
tutkular, zaaflar insanın hayatını işte böyle mahvediyor.
---bundan sonrası filmin içeriği hakkında bilgi içeriyor---
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
cerrah, kardeşiyle yasak ilişki yaşayan, birlikte kaçarken araba yandığı için yüzü tanınmaz hale gelen eşini iyileştirmek istiyor.-bu arada cerrah ve kardeşi anne bir kardeşler ve bunu bilmiyorlar. ikisi de annelerinin başka adamlardan yasak ilişkileri sonucunda dünyaya gelmiş.- onun için yoğun araştırmalar yapıyor, çaba gösteriyor ama eşi camda yansımasını görünce dehşete düşüp intihar ediyor. eşine çok aşık olan adamın elinde ona dair tek kalan şey kızları. kızın da annesini intiharını görünce psikolojisi bozuluyor. uzun süren bir tedavi görüyor. yavaş yavaş düzelirken bu defa biri ona tecavüz girişiminde bulunuyor. zaten zayıf bir psikolojiye sahip olan acı dolu ruhu buna dayanamayıp intihar ediyor. babası kızının intikamı için çocuğun peşine düşüyor.
cezalandırma şekli çok ürkütücü. çocuğun bedenini kadın bedenine dönüştürüyor ve hayvandan insana gen aktarımıyla elde ettiği suni deriyle ona yepyeni bir yüz, beden yapıyor. bu arada hayvanlardan insanlara yapılan gen aktarımı etik değil, bir suç. yani çocuğu hem yasak deneyinde kobay olarak kullanıyor, hem de evladının ölümüne neden olan tecavüzcünün ruhunun ait olduğu bedeni çalıyor. hormonsuz vajina ameliyatı falan yapıyor. bu bedeni eşine öykünerek inşa ediyor. işin ilginç yanı adam bu bedene zamanla aşık oluyor. tecavüzcü çocuk da bu durumu kullanarak o evden kurtulmayı başarıyor.adamı ve hizmetçileri sandığı annesini öldürüyor.
kızının sevgisinden dolayı canavar gibi soğukkanlılıkla bu kadar şey yapan adam, sonunda eşinin suretine yenik düşüyor. bir kez daha eşine güvenmenin bedelini ödüyor. kendi yarattığı beden onu öldürürken "sana güvenmiştim, diyor." aşk sevgi ne kadar büyük bir zaaf. insanı ne kadar da savunmasız bir hale getiriyor.
bir de işin anne boyutu var. yasak aşklarının bedelini oğullarının birbirlerine ihanetiyle ve birbirlerini öldürmeleriyle ödüyor. sokaklarda büyüyen diğer oğlu, kazadan sonra eve dönüyor. doktorun yarattığı bedeni görüyor. ölen sevgilisine benzeyen bedene tecavüz ederken kardeşi tarafından öldürülüyor. yasak aşk yaşamasaydı oğullarından biri annesini tanırdı, ona anne derdi. diğeri de kötü koşullarda büyüyüp it kopuk olmazdı. ağabeyini tanısa belki onun eşiyle ilişki yaşamazdı.
tutkular, zaaflar insanın hayatını işte böyle mahvediyor.
devamını gör...
franz kafka vs nietzsche
biri yazar, diğeri filozof olan iki kişinin karşılaştırılması.
kafka'yı okumak için nietzsche düşüncesinin bir metodoloji olarak kullanılması dense ya da nietzsche'nin kafka romanlarındaki / öykülerindeki karşılığı dense amenna, ancak bu direkt elma ile armutu karşılaştırmak olmuş.
t: işlevsiz bir versus.
kafka'yı okumak için nietzsche düşüncesinin bir metodoloji olarak kullanılması dense ya da nietzsche'nin kafka romanlarındaki / öykülerindeki karşılığı dense amenna, ancak bu direkt elma ile armutu karşılaştırmak olmuş.
t: işlevsiz bir versus.
devamını gör...
lucifer nickli tecavüz fantezisi olan yazar
ben de uçurulmasını istiyorum, dilerim kısa zamanda uçurulur. engelledim zaten o gereksiz kişiyi.
devamını gör...
regl kanı bulaşmış elbisesini paylaşan yazar
o da bişey mi, regl kanıyla tablo yapan sanatçılar var onedio linki
buna alışsanız iyi olur. çünkü dünya'da feminizm akımı giderek güçleniyor. dalgalara karşı yüzemezsiniz, tek yapacağınız şey kendinizi dalganın akışına bırakmaktır. çünkü bütün dalgalar kıyıya vurur.
kadınların bir mesajı var: tarih boyunca hep kanlı savaşlar oldu. kan hep şiddetin, çatışmanın, zulmün sembolü oldu. oysa barışı ve doğumu simgeleyen tek kan regl kanı'dır. bu, sizin soyut ideal düşüncelerinizden farklı. bu gerçek.
ne o? gerçeklerle yüzleşmek istemiyor musunuz? kafanızı istediğiniz yere çevirin. kadınlar regl olur. çocuk doğurmak için bu biyolojik bir gerekliliktir. bunu kabullenmekten başka çareniz yok. çünkü mutsuz çocuklar mutsuz toplumlar demektir.
regl kanı politik bir mesajdır. artık barışın sembolü beyaz değildir. artık beyaz yenilginin, mağlubiyetin, yozlaşmanın, yobazlığın sembolü olmuştur. ak olan her şey kirlenecektir, kirlenir.
yüz yıllardır erkeklerin yönetimi altında yaşadık. hanedanlık dönemlerinde ülkelerin en parlak yılları çoğunlukla kadınların iktidarında olmuştur. feminizm erkek düşmanlığı değildir. kadınlara fırsat eşitliği sunulmasıdır. anayasa'da kadın erkek eşit yazsa da uygulamada böyle değil.
atatürk bunu 100 sene önce gördü. "ey kahraman türk kadını sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."
bütün dünya atatürk'e niçin hayran biliyor musunuz? o her zaman 100 sene sonrasını görebiliyordu. bunu nasıl yapıyor bilmiyorum ama araştırdığım her konuda her literatürde mutlaka atatürk'ün bir fikri, bir görüşü, bir sözü karşıma çıkıyor. genetik ıslah teknikleri dersindeyim pat atatürk'ün anadolu sığırları ıslahı fikri karşıma çıkıyor. agustus comte okuyorum gene atatürk. kadın hakları araştırıyorum yine atatürk. komünist çin'in kuruluşunu araştırıyorum konu bir şekilde yine atatürk'e geliyor.
feminizm, kadınlara fırsat eşitliği yaratılmasını savunur. reklamlara inanmayın, erkek düşmanı değil kimse. kadınlar erkekleri anlamıyor, erkekler de kadınları. erkek düşmanlığı sorunun kaynağı bu. feminizm politik birşeydir, çükü var diye bir insana kin kusanlar aptal. onu kabul ediyorum. ama her ideolojide kraldan çok kralcı vardır. atatürk bile bu yalaka ve menfaatçi insanlarla çok uğraşmıştır. sanki şimdi durum farklı.
buna alışsanız iyi olur. çünkü dünya'da feminizm akımı giderek güçleniyor. dalgalara karşı yüzemezsiniz, tek yapacağınız şey kendinizi dalganın akışına bırakmaktır. çünkü bütün dalgalar kıyıya vurur.
kadınların bir mesajı var: tarih boyunca hep kanlı savaşlar oldu. kan hep şiddetin, çatışmanın, zulmün sembolü oldu. oysa barışı ve doğumu simgeleyen tek kan regl kanı'dır. bu, sizin soyut ideal düşüncelerinizden farklı. bu gerçek.
ne o? gerçeklerle yüzleşmek istemiyor musunuz? kafanızı istediğiniz yere çevirin. kadınlar regl olur. çocuk doğurmak için bu biyolojik bir gerekliliktir. bunu kabullenmekten başka çareniz yok. çünkü mutsuz çocuklar mutsuz toplumlar demektir.
regl kanı politik bir mesajdır. artık barışın sembolü beyaz değildir. artık beyaz yenilginin, mağlubiyetin, yozlaşmanın, yobazlığın sembolü olmuştur. ak olan her şey kirlenecektir, kirlenir.
yüz yıllardır erkeklerin yönetimi altında yaşadık. hanedanlık dönemlerinde ülkelerin en parlak yılları çoğunlukla kadınların iktidarında olmuştur. feminizm erkek düşmanlığı değildir. kadınlara fırsat eşitliği sunulmasıdır. anayasa'da kadın erkek eşit yazsa da uygulamada böyle değil.
atatürk bunu 100 sene önce gördü. "ey kahraman türk kadını sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."
bütün dünya atatürk'e niçin hayran biliyor musunuz? o her zaman 100 sene sonrasını görebiliyordu. bunu nasıl yapıyor bilmiyorum ama araştırdığım her konuda her literatürde mutlaka atatürk'ün bir fikri, bir görüşü, bir sözü karşıma çıkıyor. genetik ıslah teknikleri dersindeyim pat atatürk'ün anadolu sığırları ıslahı fikri karşıma çıkıyor. agustus comte okuyorum gene atatürk. kadın hakları araştırıyorum yine atatürk. komünist çin'in kuruluşunu araştırıyorum konu bir şekilde yine atatürk'e geliyor.
feminizm, kadınlara fırsat eşitliği yaratılmasını savunur. reklamlara inanmayın, erkek düşmanı değil kimse. kadınlar erkekleri anlamıyor, erkekler de kadınları. erkek düşmanlığı sorunun kaynağı bu. feminizm politik birşeydir, çükü var diye bir insana kin kusanlar aptal. onu kabul ediyorum. ama her ideolojide kraldan çok kralcı vardır. atatürk bile bu yalaka ve menfaatçi insanlarla çok uğraşmıştır. sanki şimdi durum farklı.
devamını gör...
hilafet
eskide kalmış bir makam.
şu sıralar yeni anayasa ile gündeme getirmeleri olası.
ülke olarak yakında arabistan'a ya da devrim sonrası iran'a döneceğimiz kesinleşiyor gibi.
şu sıralar yeni anayasa ile gündeme getirmeleri olası.
ülke olarak yakında arabistan'a ya da devrim sonrası iran'a döneceğimiz kesinleşiyor gibi.
devamını gör...
7 mayıs 2021 market satış yasağı
şaka gibi gelecek belki ama, dün şarj aletimin kablosu temassızlık yapmaya başlamıştı ve birkaç gun önce kulaklığımın tek tarafı bozulmuştu. intten alışveriş yapma huyum yok. o yüzden, bugün gider kapanma sonuna kadar idare edecek kablo ve kulaklık alırım diyordum, patladım. kendime gülüyorum yarım saattir. cenabetlik var ben de herhalde. hep böyle şeyler benim başıma gelir illa. kesin parayı bulduğum gün kıyamet kopacak ya hadi bakalım.
neyse hadi ben kabloyu bantladım, idare ederim biraz daha ama kalan temel ihtiyaç! listesini de yayınlasalardı. zaten tam kapanma diye bir şey yok. her yer vızır vızır. bir küçük esnaf kapalı. tatil yerlere lebaleb! zaten bulaşan bulaşıyor, taşıyan taşıyor. açın her yeri. yasak masak da olmasın. salın milleti ne olacaksa olsun. böyle de kafayı yedik, öyle de yeriz. işine geldiği yasaklarla korona bitmez. biz böyle yıllarca aç kapa yalama oluruz.
bir de sigara satışı var mı yahu biri desin lütfen. twitter karman çorman şu an, hiçbir şey anlamadım.
neyse hadi ben kabloyu bantladım, idare ederim biraz daha ama kalan temel ihtiyaç! listesini de yayınlasalardı. zaten tam kapanma diye bir şey yok. her yer vızır vızır. bir küçük esnaf kapalı. tatil yerlere lebaleb! zaten bulaşan bulaşıyor, taşıyan taşıyor. açın her yeri. yasak masak da olmasın. salın milleti ne olacaksa olsun. böyle de kafayı yedik, öyle de yeriz. işine geldiği yasaklarla korona bitmez. biz böyle yıllarca aç kapa yalama oluruz.
bir de sigara satışı var mı yahu biri desin lütfen. twitter karman çorman şu an, hiçbir şey anlamadım.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ön yargılıyım. bir kelimenin altında binlerce mana ararım. birine kırılırsam affetmem. geçmişe takılıp kalırım. dünya benim gibiler için bir cehennemdir.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
kapanışa yakın coldboy robota dönüştü!! şok şok şok.. *
devamını gör...
yalnızken yapılacak en güzel aktivite
sanırım en başta kitap okumak geliyor. dizi veya film de yalnız izlenebilir ama bazılarını kalabalıkken izlemek daha güzel gelebiliyor. tek başına sahilde bisiklet sürmek de huzur verir. balkonda tek başıma kahve içip dertlenebilirim bir sezen şarkısıyla. bu aralar kafa sözlüğe tanım girmek de yeni başlayan hobim.
devamını gör...
sözlükteki ateistleri müslüman yapacak bilgi
boyle sacma basliklar acilirsa eger, ters tepki yapip, verdikleri kararin ne kadar yerinde oldugunu dusunebilirler.bu olasilik musluman olmalarindan daha yuksek...
devamını gör...
hayatı kaçırdığını anlamak
son zamanlarda sürekli kendime söylediğim cümle. al işte yine kaçırdın diyorum, bak gördün mü kaçtı bu da gitti! ne için? kim ya da kimler için?
devamını gör...
öğrencilerin öğretmenlere söylediği klasik yalanlar
yaptım ama evde kaldı.
devamını gör...
yobazların çok küfürbaz olması
buradaki örneğinden bahsedersek, sırf kendi fikirlerini savunmuyorsunuz ve onlarla aynı düşünceleri paylaşmıyorsunuz diye tanımlarınızın altına gelip amaçsızca (bkz: kafir), (bkz: tağut), (bkz: bilgisiz fikir sıçmak), (bkz: mal beyanı), (bkz: mal değneği) hakaret içeren bkz'lar yazarlar. içlerindeki nefret, tanımlarında da kendini gösterir olmuştur. bu kişiler sevgi görmediğinden, saygı duyulmadığından ne sevgiyi ne de saygı bilmiyorlar. çok görmüyorum, sevgi ve saygı görmemiş insanlar bu davranışları sergileyebilirler. son olarak, kötü söz her zaman sahibine aittir ve sahibinin düşüncesini yansıtır.
devamını gör...
evlilikte tecavüz var mıdır sorunsalı
yok ebesinin nikahı. kadının rızası yoksa tecavüzdür o tabiki. ha erkek de eşinden memnun değilse boşanma hakkına sahiptir.
devamını gör...
yolda yürürken bir bakar mısınız diyen insana yapılabilecekler
sormuşluğum da var, cevap vermişliğim de.
şu anın gençleri sormayı da sevmiyor, soranı da.
oysa, zararsız hatta faydalı olabilecek olunabilecek bir durum. cevap vermek yardımcı olmak bir tür hayır.
şu anın gençleri sormayı da sevmiyor, soranı da.
oysa, zararsız hatta faydalı olabilecek olunabilecek bir durum. cevap vermek yardımcı olmak bir tür hayır.
devamını gör...
kafa sözlük'ün 100 günü doldurması
1.doğum gününe 265 gün kaldığını gösterir. sayılı gün çabuk geçer diyelim. öncelikle yönetime,yazar arkadaşlara va sevgili çaylaklara teşşekürlerimi sunuyorum.
devamını gör...
you
herkesin hayatında bir joe ya da herkesin içinde bir joe vardır diyebilirim. beck bence love 'dan daha güzel desem linç yiyebilirim. yeni sezon için spoi verebilirim.
devamını gör...