kendime saygım yok davranışları
yürürken sigara içmek. ne kendisine ne de başkalarına saygısı yoktur, keza artık dışarıda içmek yasaklandı:)
(bkz: sigara içme yasağı)
(bkz: sigara içme yasağı)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
kaplumbağa çorbası içmeyiniz, içirmeyiniz! bunun haricinde tavsiye verebilecek yetkinliğe sahip değilim.
devamını gör...
günün şiiri
ne zaman bize derler:
yaşamakta bir artış var,
demek istemezler kadınların
genişledi bedenleri.
demek istemezler boyu uzun
ağaçların bulutlardan.
yolculuk edilebilir
demek istemezler
birazcık bir çiçekte.
sevişenler her gün sabahtan
akşama dek sarmaş dolaş
demek istemezler.
demek isterler ki düpedüz
zorlaşmada gittikçe
insanca yaşamak.
devamını gör...
din tüccarı
kendi inancını karşısındakine kabul ettirmeye (bazen zorla) çalışan kişidir. teknoloji çağındayız, doğru kaynaklara ulaşabilirlik oldukça kolay. aklı selim insanlar olduğumuzu da varsayarsak, bırakın herkes özgür iradesiyle aklıyla inanacağı dini bulsun.
devamını gör...
moğol imparatorluğu
aynı zaman diliminde hep vietnam’a hem de macaristan’a sefer düzenleyebilen; aynı yıl içerisinde hem myanmar’ı hem de polonya’yı istila edebilen bir garip imparatorluk. böylesi devasa bir lojistik ağını günümüz süper güçleri bile sağlayamıyor.
istila ettikleri yerlerde taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmamalarıya meşhurdurlar. diğer istilacılar gittikleri yerin halkına bir şekilde boyun eğdirdikten sonra onlara iyi kötü bir yaşama hakkı tanımış hatta devşirme sisteminde olduğu gibi etinden de sütünden de faydalanmasını bilmişlerdi. ancak bu moğollar arkalarından nefes alan hiçbir canlı, ayakta kalan hiçbir yapı; bilcümle medeniyete dair hiçbir iz bırakmadan geçmişlerdi. örneğin; sivas’ı istila ettiklerinde sivas halkının tamamını katledip kafalarından kule, piramit gibi devasa şekiller yaptıkları yazılmış, çizilmiş. amaçları yalnızca öldürmek ve yağmalamaktı. insan bir haraca bağlar, vergi filan alır değil mi? bunları da yapıyorlardı elbet ama çok çok nadir. bu kadar büyümelerinin sebebi de yaşamak için yağmalamak güdüleriydi (bu özelliklerinden dolayı ışid’e çok benzetirim). zaten onları birleştiren liderleri (bkz: cengiz han) öldükten sonra koca imparatorluk anında dağılmış, cengiz’in oğulları arasında üleştirilerek un ufak olmuştur. zaten moğol artıklarının çoğu da kısa sürede türkleşmiştir.
ayrıca pastırma anadolu’ya bu arkadaşlar sayesinde gelmiştir. kendi lojistiğinden kendisi sorumlu bir moğol eri sağdan soldan çaldığı eti bozulmasın diye tuzlayarak atının eyerinin altına istiflermiş ve sefer sırasında moğol’un altında kilometrelerce yol boyunca ezile büzüle pastırma olurmuş.
hacivat karagöz neden öldürüldü (film) moğolların anadolu istilasını gerçekçi bir şekilde beyaz perdeye yansıtan başarılı bir dönem filmidir.
istila ettikleri yerlerde taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmamalarıya meşhurdurlar. diğer istilacılar gittikleri yerin halkına bir şekilde boyun eğdirdikten sonra onlara iyi kötü bir yaşama hakkı tanımış hatta devşirme sisteminde olduğu gibi etinden de sütünden de faydalanmasını bilmişlerdi. ancak bu moğollar arkalarından nefes alan hiçbir canlı, ayakta kalan hiçbir yapı; bilcümle medeniyete dair hiçbir iz bırakmadan geçmişlerdi. örneğin; sivas’ı istila ettiklerinde sivas halkının tamamını katledip kafalarından kule, piramit gibi devasa şekiller yaptıkları yazılmış, çizilmiş. amaçları yalnızca öldürmek ve yağmalamaktı. insan bir haraca bağlar, vergi filan alır değil mi? bunları da yapıyorlardı elbet ama çok çok nadir. bu kadar büyümelerinin sebebi de yaşamak için yağmalamak güdüleriydi (bu özelliklerinden dolayı ışid’e çok benzetirim). zaten onları birleştiren liderleri (bkz: cengiz han) öldükten sonra koca imparatorluk anında dağılmış, cengiz’in oğulları arasında üleştirilerek un ufak olmuştur. zaten moğol artıklarının çoğu da kısa sürede türkleşmiştir.
ayrıca pastırma anadolu’ya bu arkadaşlar sayesinde gelmiştir. kendi lojistiğinden kendisi sorumlu bir moğol eri sağdan soldan çaldığı eti bozulmasın diye tuzlayarak atının eyerinin altına istiflermiş ve sefer sırasında moğol’un altında kilometrelerce yol boyunca ezile büzüle pastırma olurmuş.
hacivat karagöz neden öldürüldü (film) moğolların anadolu istilasını gerçekçi bir şekilde beyaz perdeye yansıtan başarılı bir dönem filmidir.
devamını gör...
asım can gündüz
türk rock camiasının önde gelen isimlerindendir. gitarist ve vokaldir. uzun yıllar televizyona iş yapmış, "babalar" tarafından çok saygı görmemiş olsa da ciddi işlere imza atmıştır. amerika'da yetiştiği, garip bulunan demeçler verdiği ama en önemlisi televizyona, reklam piyasasına iş yaptığı için yeterince ciddiye alınmadığı kanaatindeyim. yoksa çok iyi bir gitaristti.
yeni neslin yakından tanıdığı evrencan gündüz'ün babasıdır. 2016 yılında henüz 60 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir.
yeni neslin yakından tanıdığı evrencan gündüz'ün babasıdır. 2016 yılında henüz 60 yaşındayken geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir.
devamını gör...
koronavirüs laboratuvarda üretildi
konu labaratuvarda üretilmesinden çok, teknoloji ve uzay çağında, bilimin hızla ilerlediği, genetik dizilimi belirlenerek üretilen, yapay bebeklerin bile doğduğu bir dönemde, salgını durduracak bilgiye ve bilince sahip olmamamız.
devamını gör...
sözlükte sürekli bir sözlük yazarının gündem olması
yapı itibariyle mahalle ortamı mevcut sözlükte. insanların büyük bir kısmı uzun zamandır tanışıyormuş gibi bir his kaplıyor içimi. uzun uzun tahliller, teşhisler, güzellemelerin başka mantıklı bir açıklaması gelmiyor aklıma. mahalleye yeni tanışan, yavaş yavaş ortamı tanımaya çalışan insan profilindeyim ben de. birkaç yazar dışında hakkında ahkam kesebileceğim pek insan olmadı, yeni yeni tanıyorum çoğu yazarı. gündem yaratan yazarlar da mahallenin popüler karakterleri oluyor genelde.
devamını gör...
sosyal medya kullanmayan insan
akıl, ruh ve sinir sağlığı için özellikle twitter ve instagramdan uzak durun.
devamını gör...
melankolik
nöropsikiyatrist, yazar olan serol teber melankoliyi şöyle tanımlar.
.. "melankolik yaşamda", çok kez, sıradan var-oluşun acılı sefaleti aşılabilmekte, trajik fakat onurlu (hatta, bazen) estetik özellikleri (bile) olabilen yepyeni bir "benlikle" karşılaşılmaktadır.
kabalıklardan ve kalabalıklardan uzak hiçbir yerden ve hiçbir kimseden hiçbir şey beklemeden yaşanan yalnızlıkları salt toplumsal yalıtlanmalar olarak (da)
düşünmemek gerekir.
bu tür "içselleşme durumları" insanın kendi kendisiyle buluştuğu, her şeyden kurtulup, hiçbir dayanak noktasının kalmadığını duyumsadığı, "özbenliğin kendi kendisini yaratmaya başladığı an"lardaki olağanüstü coşkular, hazlar, güzelliklerle dolu serüvenler olarak da düşlenebilir...
serol teber / melankoli "normal bir anomali"
(bkz: serol teber)
.. "melankolik yaşamda", çok kez, sıradan var-oluşun acılı sefaleti aşılabilmekte, trajik fakat onurlu (hatta, bazen) estetik özellikleri (bile) olabilen yepyeni bir "benlikle" karşılaşılmaktadır.
kabalıklardan ve kalabalıklardan uzak hiçbir yerden ve hiçbir kimseden hiçbir şey beklemeden yaşanan yalnızlıkları salt toplumsal yalıtlanmalar olarak (da)
düşünmemek gerekir.
bu tür "içselleşme durumları" insanın kendi kendisiyle buluştuğu, her şeyden kurtulup, hiçbir dayanak noktasının kalmadığını duyumsadığı, "özbenliğin kendi kendisini yaratmaya başladığı an"lardaki olağanüstü coşkular, hazlar, güzelliklerle dolu serüvenler olarak da düşlenebilir...
serol teber / melankoli "normal bir anomali"
(bkz: serol teber)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
metalurji ve kaynak mühendisi.
devamını gör...
çiçek satarak kızını oxford'da okuttuğunu zanneden anne
hatay'da geçimini çiçek satarak sağlayan gülseren bozkur'tur.
eli öpülesi annesi bir röportajında oğlunu ülkemizde, kızını da ingiltere’de okuttuğunu ifade etmişti. röportajın bir bölümde yer alan oxford'lu merve bozkurt , tıp fakültesi'nde 5 yıldır eğitim gördüğünü anlatmıştı.
sosyal medya baya ses getiren bu olay dha haberine göre, merve'nin ailesinden aldığı paralarla ailesinden uzakta bir hayat yaşadığı ve oxford'da eğitim görmediği iddia edildi.
kaynak
eli öpülesi annesi bir röportajında oğlunu ülkemizde, kızını da ingiltere’de okuttuğunu ifade etmişti. röportajın bir bölümde yer alan oxford'lu merve bozkurt , tıp fakültesi'nde 5 yıldır eğitim gördüğünü anlatmıştı.
sosyal medya baya ses getiren bu olay dha haberine göre, merve'nin ailesinden aldığı paralarla ailesinden uzakta bir hayat yaşadığı ve oxford'da eğitim görmediği iddia edildi.
kaynak
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
valla tükan çok pahalı diye takipçi gör şeysini alamıyoruz. bundan mütevellit kim takip eder göremiyoruz. nasip...
edit: bak şimdi bir takipçi uyarısı daha geldi ama göremiyorumm. ay simdi bayılazaam.
edit: bak şimdi bir takipçi uyarısı daha geldi ama göremiyorumm. ay simdi bayılazaam.
devamını gör...
askerlikten dönünce oluşan boşluk
nizamiye kapısından çıkınca çocuklar gibi şen, kuşlar gibi özgürsündür. halbuki o anda idrak edemezsin ki asıl askerlik şimdi başlıyor. şafak diye bir şey yok. ilk haftalar dinlenme bahanesiyle kendini avutursun. sonra yavaştan iş aramaya başlarsın ama nafile. evdekiler de ufak ufak homurdanmaya başlar. kpss'ye hazırlanmak istersin bu kez de ailenden maddi destek alman gerekecek ve bunu da gururuna yediremeyeceksin. geçici bir iş bulacaksın, sınavlara verimli hazırlanamayacaksın. kısır döngü sürecek gidecek. devlet memuru olmak için çırpınacaksın veya özel sektörün pençelerine kendini bırakacaksın. zengin baban yoksa zaten kendi işini bile kuramayacaksın. türk gençliğinin çoğu bu keşmekeşlikte ömrünün en verimli çağlarını kötü değerlendirmiş oluyor.
devamını gör...
normal sözlük'ün bilgi vermekten çok fikir bildirme yeri olarak görülmesi
doğru tespit. fakaat bu konuda fikrimi daha önce de belirtmiştim; burayı tdk'daki sözlük anlamına uygun kullanırsak aldığımız bu keyfi alamayız. bir de ben kopyala yapıştır veya bir yerden bakarak buraya bilgi taşımaktan keyif almıyorum. özgün bir şeyler varsa kafamda ilgili konuyla alakalı imla kurallarına ve anlaşılır olmasına dikkat ederek buraya bırakıyorum. ve böyle yapıldığı sürece de formata bir zararı olacağını düşünmüyorum.
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
devamını gör...
posta kutusundaki mızıka
üniversiteye hazırlık döneminde arkadaşımın ödünç vermesiyle tanıştım kitap.
ne kadar doğru bilmiyorum ama kitapla ilgili duyduğum bir hikaye beni okumaya teşvik etmişti. yazar iyi bir arkadaşından aldığı mektubu okumadan cebine atıyor ve daha sonrasında arkadaşının intihar ettiğini öğreniyor. bu olaydan sonra mektubun varlığını hatırlayıp o mektubu okuduğunda arkadaşının artık yorulduğunu yaşamak istemediğini paylaştığını görüyor ve bir pişmanlık duyuyor. belki o mektubu zamanında açıp okusaydı arkadaşına mani olabilirdi.
sonrasında da bu gönderilmeyen mektupları oluşturuyor ve bir kitap haline getiriyor ki zaten son mektupta da unutulan mektubun kefareti şeklinde bir ifadesi mevcut.
okuyan herkes sevmek zorunda değil tabii ki her kitap herkese hitap etmez ama nedense bu kitabı her okuduğumda benim için farklı bir anlam ifade ediyor ve bazen rastgele bir mektubu açıp okurum ve çok ilginç bir şekilde o anki ruh halime ifade eden yazıları bulurum.
bana hissettirdikleri ve arkasındaki hikayeden kaynaklı beni her zaman etkileyen bir kitap.
“seni seçtiğime pişman değilim. sen de pişman olmayacağın seçimler yap.”
“bana bencilce hareket ettiğimi söyleme sakın. insanlara güvenimi kaybettim.”
ne kadar doğru bilmiyorum ama kitapla ilgili duyduğum bir hikaye beni okumaya teşvik etmişti. yazar iyi bir arkadaşından aldığı mektubu okumadan cebine atıyor ve daha sonrasında arkadaşının intihar ettiğini öğreniyor. bu olaydan sonra mektubun varlığını hatırlayıp o mektubu okuduğunda arkadaşının artık yorulduğunu yaşamak istemediğini paylaştığını görüyor ve bir pişmanlık duyuyor. belki o mektubu zamanında açıp okusaydı arkadaşına mani olabilirdi.
sonrasında da bu gönderilmeyen mektupları oluşturuyor ve bir kitap haline getiriyor ki zaten son mektupta da unutulan mektubun kefareti şeklinde bir ifadesi mevcut.
okuyan herkes sevmek zorunda değil tabii ki her kitap herkese hitap etmez ama nedense bu kitabı her okuduğumda benim için farklı bir anlam ifade ediyor ve bazen rastgele bir mektubu açıp okurum ve çok ilginç bir şekilde o anki ruh halime ifade eden yazıları bulurum.
bana hissettirdikleri ve arkasındaki hikayeden kaynaklı beni her zaman etkileyen bir kitap.
“seni seçtiğime pişman değilim. sen de pişman olmayacağın seçimler yap.”
“bana bencilce hareket ettiğimi söyleme sakın. insanlara güvenimi kaybettim.”
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
avustralya'da yayımlanan oceanographic dergisinin düzenlediği ocean fotoğraf ödülleri'ni kazanan fotoğrafa addedilen isim.

yaşanılan anı ölümsüzleştiren fotoğrafçı nasıl çektiğine ait açıklamalarda bulundu.
--- alıntı ---
"bir gönüllü bana yaklaştı ve beyaz olanın eşini kaybeden yaşlı bir dişi olduğunu; soldaki genç erkeğin de eşini kaybettiğini söyledi. o vakitten beri düzenli olarak buluşuyorlar ve birbirlerini teselli ediyorlar. şehrin ışıklarını izleyerek saatlerce ayakta duruyorlar."
--- alıntı ---
kaynak
şu minnak hayvanlar gibi birbirimizi sevip, yaralarımızı beraber sarsaydık biraz daha dünya katlanılabilir yer olabilirdi.

yaşanılan anı ölümsüzleştiren fotoğrafçı nasıl çektiğine ait açıklamalarda bulundu.
--- alıntı ---
"bir gönüllü bana yaklaştı ve beyaz olanın eşini kaybeden yaşlı bir dişi olduğunu; soldaki genç erkeğin de eşini kaybettiğini söyledi. o vakitten beri düzenli olarak buluşuyorlar ve birbirlerini teselli ediyorlar. şehrin ışıklarını izleyerek saatlerce ayakta duruyorlar."
--- alıntı ---
kaynak
şu minnak hayvanlar gibi birbirimizi sevip, yaralarımızı beraber sarsaydık biraz daha dünya katlanılabilir yer olabilirdi.
devamını gör...
iko (yazar)
acilimi isengard kodlama ocagi olan mahlasim.
devamını gör...
