hakkında sınırlı bilgiye ulaşmış olsamda,
"yukarı ve aşağı anlarımla sürekli geliştiğimi hissediyorum, bence kendi portreniz bu evriminizin harika bir günlüğü olabilir."
sözü ile kendi kadrajında kendi portre çekimlerini meydana getiren,
aynı zamanda resim,fotoğraf ve soyut denklemi eserlerine adamış fotoğraf sanatçısı.
öyle ki,
çekimlerine ilk baktığımızda adeta bizleri masalsı bir alana götürüyor,
teknik akrilik bir çalışma şekli olduğunu düşündürüyor.
eserlerinin detay incelemesini yaptıktan sonra,
gördüğümüz eserin kadraj anı olduğunu anlıyorsunuz.
görmem ile apayrı bir perspektif oluşturmama sebep olan muazzam kalitede eserleri şöyle sıralayabiliriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2011 yılında karşı komşu müziğin sesini açıp ferdi tayfur dinleyince o anda müziğin etkisine kapılıp ben de birkaç sene boyunca tiryakisi oldum, orhan gencebay da beraberinde gelmişti. sayın sözlüktaşım da duygulardan duygulara geçiş yapıyor. ben de tanımlara katılıyorum, ferdi tayfur dinleyen kişiden zarar gelmez. dinlemese de larktwain'den zarar gelmez. kendisi çünkü küçük iskender hayranı. küçük iskender' i seven kişiden hiç zarar gelmez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki mesleği de icra edenlerin artılarını eksilerini yazarak yks'ye hazırlanan kardeşlerime yardımcı olsun diye açtığım başlık
tarafımı zamanında da yaptığım gibi mühendislikten yana seçiyorum
devamını gör...

havalandırması yeterli gelmeyen apartmanların klasik sorunu. kat arasında dolaşmayan için sorun teşkil etmez.
bazen akşam menüsüne karar vermeme yarıyor.
devamını gör...

üstteki tweete istinaden alttaki görseli oluşturmak istemiştim

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne olursa olsun kendinden ödün verme. kendine yaslan ve yoluna devam et. kırmızı çizgilerin olsun.
devamını gör...

finaliyle insana oha ne izledim az önce ben dedirten ve tek bir sahnesinin bile atlanmadan izlenmesi gereken bir film.

birkaç kez izledim. beni en çok etkileyen filmler listesinde ilk sırada. gerçek bir hayat hikayesi mi değil mi bilmiyorum ama bir iç savaş sırasında böyle bir acı yaşanmış olması muhtemel midir? bence muhtemeldir.

film, lübnan iç savaşını konu alsa da esas olarak bu savaş sırasında bir kadının yaşadığı korkunç ve sarsıcı olayları anlatıyor. ama konusunun çarpıcılığı dışında, devamında kafamda yaratmış olduğu sorular nedeniyle de çok etkiledi beni. bir anne, neden evlatlarına böyle bir gerçeği öğrenmelerini vasiyet eder? peki doğru olan bu mudur? ben olsam ne yapardım? çocuklarına böyle bir vasiyet bırakan annenin aslında çocuklarına karşı hissettiği duygu nedir? nefret mi? annem bana böyle bir bilgiyi öğrenmeyi vasiyet etseydi eğer öğrendiğimde ben ne hissederdim ona karşı?

yani filmdeki ana karakterlerle empati dahi yapamadığım ve kafamda oluşan bu soruların doğru cevaplarına defalarca izlememe rağmen bir türlü karar veremediğim çok acı bir hayatın hikayesi incendies. naval'ın kendisinin yaşadığı ve ölene kadar çocuklarına hissettirmediği ama ölümünden sonra çocuklarını da dahil ettiği acı bir hayat.
devamını gör...

ölümüne bile üzülmem.
devamını gör...

hayata boynu bükük başlayanlar, gülmeyi unutanlar, mutluluğu kovalamaya takati kalmayanlar, ümitlerini dağların kapattığı herkes baş tacıdır bizde. hayatların dışına kovulsak da, gülmeye utandırıldıysak da, kapkara kader defteri tutuşturulduysa da, biz de insanız.
bizim de değersiz sayılsa da bir kalbimiz var, gözlerimiz yaşlıdır her daim. kimse bilmese de, sormasa da...

damar bizim işimiz
damar bizim olayımız
damar bizim tarzımız
damar bizim güzelliğimiz

sana selam, damara devam güzel yürekli, güzel insan...
devamını gör...

kıvrak dilli, türkçe'yi yerinde kullanan, okurken yormayan bir kalem cambazı.
zeka pırıltısı damlatarak yazan bir sözlüktaş. insan, okuyunca kendini acayip yakın hissediyor. karşı karşıya gelinse 30 yıllık dost sohbeti misali kaynayıp karışacak bir hissiyat var yazdıklarında.

hem güldüren, hem düşündüren, doyurucu üslubu, yerinde tespitleri, söylenmeyenleri söyleyebilen yönü, duyarlılığı ile takdirimi kazanan, her geçen gün kalemini daha da sivrilten, her yazdığı ile günüme renk katan, her yazdığı ile de taşı gediğine oturtan, kendini iyi kötü kabul ettirebilen, düşüncelerini çatır çatır dile getirebilen bilgili ve mantıklı bir vatandaş.

seçtiği konular ve bakış açısı fevkalade yerinde. bu konular üzerinden tartışılabilir başlıklar çıkarabilen bir yazar ayrıca.
sözlüğün eşine nadir rastlanan yeşilçam, müzik , magazin konularındaki uzman kişisi. bu konularda araştırmacı gazeteci edası ve pratikliği ile medyakritik yapıyor. özellikle yazdıkları televizyon seyrederken yenen karışık kuruyemiş ile eşdeğer.

dipnot : tanımı okuyup da kıskananlar, " bize niye böyle nickaltı girmedin? " diye hayıflananlar, " amma da yıkama yağlama yaptın " diye söylenenler, "bu kadar da uzun nickaltı mı girilir kardeşim? " diye homurdananlar mutlaka olacaktır ama işte hristiyanismail gibi bir sözlük yazarı için de öyle beş altı sözcükle de mahlas altı tanımı giremezdim. bir kere hristiyanismail gibi biri 40 yılda bir gelir. ben de 40 yılda bir böyle bir mahlas altı girdim.
devamını gör...

antik kent, tarih boyunca işgal ve yıkımlara maruz kalmasına rağmen stratejik bir noktada bulunduğu için, tarih sahnesinden silinmemiş. kentle ilgili en olumsuz şey ise, almanya'ya götürülen athena ve zeus sunakları. bu sunaklar şimdi berlin pergamon müzesi'nde sergileniyor.
devamını gör...

hep yararlarından bahsettik, övdük, yıkadık ve yağladık. sevdiğimiz gülün katlandığımız dikenlerinden bahsedelim biraz da :
- gözlerin yaşarması ve kızarması
- yazmaktan parmak ve kolların ağrıması
- boynun tutulması ve tutulmadan kaynaklı baş ağrısı.
devamını gör...

kendi dininde havva isminde biri var sananların yaptığıdır. dinlerinin de islam olduğu iddiasında bu linççiler. hani nerede ismen "havva" kuran-ı kerimde? keşke şarkıyı mahkemeye götürseler de dünya alem bir güzel gülse şunların haline.

elma yidiydi değil mi yeğen, neresinde yazıyorsa kitabın?

ek: taha suresinin 121. ayetinin mealinde parantez içinde dürtüklemişler. şu diyanet işleri başkanlığı'nın eski meali.


bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. adem, rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.


şu da aynı diyanet işleri başkanlığının yeni meali


bunun üzerine onlar (âdem ve eşi havva) o ağacın meyvesinden yediler. bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. âdem, rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.


oysa elmalılı hamdi yazır'ın mealinde "ikisi de" der. buradan ingilizce meallerde ise aynen "they both ate" deniyor. e sezen aksu ile uğraşmazdan önce allah'tan korkun lan. inanç esasını oluşturan bu kadar önemli bir konuda şu yapılan gelişigüzel işe bak! ayetin arapça orijinalinde ismen anılan sadece hazreti adem iken. o da cümlenin son kısmında ismen anılıyorken üstelik...

en güncel mealde yeniden eskisine dönmüşler. e ama parantezli meal kaç baskı yaptı o arada? toplattınız mı? internet üzerinden tek tek tarayıp yayından kaldırttınız mı? kuran, ne olacak canım o dört kelimeden denecek bir metin mi? sardınız başımıza aha on binleri!
devamını gör...

yurtdışı uçak bileti. en müsaitinden.
devamını gör...

balıkesir tren istasyonu

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

burhan altıntop. neticede bir burhan altintop kolay yetişmiii
devamını gör...

bilimsel adı "folivora" olan atalet timsali hayvan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim