hastalıkla doğacak bir bebeği dünyaya getirmeme hakkı
var olan haktır.
başlıkta bahsetmeye çalıştığım konu esas olarak sma, down sendromu vb. önceden tespit edilebilecek birtakım hastalıklara sahip bir bebeği dünyaya getirip getirmemek etik midir olacaktı.
kimine acımasızlık gibi gelebilir ama bana göre ben ve eşimden kaynaklı genetik bir bozukluk varsa ben doğacak çocuğuma da bu hastalığın taşınmasını istemem bu yüzden dünyaya da hastalıklı bir çocuk getirmek istemem. mevzu bakmaktan kaçınmak değil tam aksine ben ölüp gittiğimde çocuğuma kim bakar kime güvenirim korkusu.
başlıkta bahsetmeye çalıştığım konu esas olarak sma, down sendromu vb. önceden tespit edilebilecek birtakım hastalıklara sahip bir bebeği dünyaya getirip getirmemek etik midir olacaktı.
kimine acımasızlık gibi gelebilir ama bana göre ben ve eşimden kaynaklı genetik bir bozukluk varsa ben doğacak çocuğuma da bu hastalığın taşınmasını istemem bu yüzden dünyaya da hastalıklı bir çocuk getirmek istemem. mevzu bakmaktan kaçınmak değil tam aksine ben ölüp gittiğimde çocuğuma kim bakar kime güvenirim korkusu.
devamını gör...
adana demirspor
göztepe dışında başka bir yere kolay kolay bakmadığım futbol arenasında ayrı bir sempati duyduğum güzel takım.
umarım bu sene süper lige çıkarlar da seneye şöyle şeyleri uzun adam yerine bol bol görürüz.
umarım bu sene süper lige çıkarlar da seneye şöyle şeyleri uzun adam yerine bol bol görürüz.
devamını gör...
yüklü bir para karşılığında aktroll olur muydunuz sorunsalı
önemli olan para değil ki,miktarı...
devamını gör...
ben o filmde oynamıyorum
bir pek yakında (film) repliğidir.
pek yakında filminin konusuna çoğu insan aşinadır. bir sahnede zafer ellerinde çiçeklerle arzu’nun çalıştığı sete gelir ve onu boşanmaktan vazgeçmek konusunda ikna etmeye çalışır ve ona “gönlünün başrolü” olduğunu söyler. bunun üzerine ise arzu başlıktaki cümle ile karşılık vererek zafer’in afili cümlesini bertaraf eder, hem de aynı şekilde, çok zekice ve acımasızca.
filmi bilmem kaçıncı kez izlediğim esnada ilk defa bu cümle bu kadar dikkatimi çekti. bir insanın hayatının başrolünde oynamadığınızı söylemek büyük bir cesaret ve bir o kadar da yaralayıcı bir cümle.
kaybettiğiniz inancın bir daha yerine gelmeyeceğine inanmanız neticesinde kendinizi başrolün parıltısından sadece rabarbalarla kendini ifade eden figürasyona düşmek. ya da öyle olduğunu hissetmek.
ve bu cümleyi duyan kişi olmak. siz hayatınızı bir film olarak görüp başrolüne aldığınız bir insanın sizi filminizde oynamak istemediğini ya da sizin aslında onu oynatmadığınızı söylemesi çok cana yakan bir ana neden olur.
her insan başrolünde oynayacağı doğru filmi bekler belki de.
pek yakında filminin konusuna çoğu insan aşinadır. bir sahnede zafer ellerinde çiçeklerle arzu’nun çalıştığı sete gelir ve onu boşanmaktan vazgeçmek konusunda ikna etmeye çalışır ve ona “gönlünün başrolü” olduğunu söyler. bunun üzerine ise arzu başlıktaki cümle ile karşılık vererek zafer’in afili cümlesini bertaraf eder, hem de aynı şekilde, çok zekice ve acımasızca.
filmi bilmem kaçıncı kez izlediğim esnada ilk defa bu cümle bu kadar dikkatimi çekti. bir insanın hayatının başrolünde oynamadığınızı söylemek büyük bir cesaret ve bir o kadar da yaralayıcı bir cümle.
kaybettiğiniz inancın bir daha yerine gelmeyeceğine inanmanız neticesinde kendinizi başrolün parıltısından sadece rabarbalarla kendini ifade eden figürasyona düşmek. ya da öyle olduğunu hissetmek.
ve bu cümleyi duyan kişi olmak. siz hayatınızı bir film olarak görüp başrolüne aldığınız bir insanın sizi filminizde oynamak istemediğini ya da sizin aslında onu oynatmadığınızı söylemesi çok cana yakan bir ana neden olur.
her insan başrolünde oynayacağı doğru filmi bekler belki de.
devamını gör...
li la li
devamını gör...
yazgı
ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,
tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.
yıllarca biriktirdim
rengarenk çokomel kağıtlarını kitap aralarında.
aşık olduğumda,
çikolata kokardı kırmızı yazgım.
hayatıma hayat diyemem artık.
sarı yazgım her sonbahar onu
biraz daha fazla, ömür yaptı.
maviye de, yeşile de dili dönmez ömrümün artık.
devamını gör...
eğer seni sevseydi
eğer seni sevseydi
her gece yastığa kafanı rahat koyardın
hiç dert tasan kalmazdı belki
sadece mutlu olurdun
sadece mutlu
eğer seni sevseydi
bilirdin her şeyin gelip geçici olduğunu
ama onun olmadığını
belki de tüm gün etrafına mutluluk saçardın
çok ama çok pozitif olurdun
ağzından çıkan her sözcük için
insanların sana minnettar oluşunu izlerdin
her gördüğünde onu
tekrardan uçuşurdu içinde o kelebekler
bilirdin
50 yıl geçse bile hala aynı kalacağını
belki de kendini suçlardın
ona layık olup olamadığını sorgulardın
tekrardan dert sahibi olurdu dertsiz başın
için içini yerdi
ama bilirdin
onun yanı en güzel yerdi
hatta edip cansevermişçesine derdin ki
görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
evet
büyütürdünüz o sevdayı
çocuklarınız olurdu
aynı sizin kopyanız
ya da sezai karakoçmuşçasına mesajlar atardın
zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
o uyuduktan sonra sen de uyurdun
yeni bir güne birlikte başlardınız
ne de güzel olurdu değil mi?
ama olmuyor ki böyle her zaman
bazen sadece hayallerini süslüyor
bazense en nefret ettiğin kişi oluveriyor
işte hayat bu kadar acımasız da olabiliyor..
her gece yastığa kafanı rahat koyardın
hiç dert tasan kalmazdı belki
sadece mutlu olurdun
sadece mutlu
eğer seni sevseydi
bilirdin her şeyin gelip geçici olduğunu
ama onun olmadığını
belki de tüm gün etrafına mutluluk saçardın
çok ama çok pozitif olurdun
ağzından çıkan her sözcük için
insanların sana minnettar oluşunu izlerdin
her gördüğünde onu
tekrardan uçuşurdu içinde o kelebekler
bilirdin
50 yıl geçse bile hala aynı kalacağını
belki de kendini suçlardın
ona layık olup olamadığını sorgulardın
tekrardan dert sahibi olurdu dertsiz başın
için içini yerdi
ama bilirdin
onun yanı en güzel yerdi
hatta edip cansevermişçesine derdin ki
görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
evet
büyütürdünüz o sevdayı
çocuklarınız olurdu
aynı sizin kopyanız
ya da sezai karakoçmuşçasına mesajlar atardın
zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
o uyuduktan sonra sen de uyurdun
yeni bir güne birlikte başlardınız
ne de güzel olurdu değil mi?
ama olmuyor ki böyle her zaman
bazen sadece hayallerini süslüyor
bazense en nefret ettiğin kişi oluveriyor
işte hayat bu kadar acımasız da olabiliyor..
devamını gör...
türklerin katledilerek müslüman olması
türkler kendi isteğiyle mi müslüman oldu yoksa zorlandılar mı başlığına bir savunma metni okuyordum, biri yazmış ki ''kılıçla olsa bile teşekkür etmeliyiz büyüklerimizi müslüman yapmışlar''. hayatımda böyle bir aymazlık görmedim ben, 40 yıl düşünsem bu kadar omurgasız olamazdım herhalde. düşünsenize kuşaklar sonraki torununuzun ağzından böyle bir laf çıkıyor.
devamını gör...
yazarların hayatlarını devam ettirme motivasyonları
okyanusu geçip derede boğulmamak'tır.
devamını gör...
insanların bugları
hungur hungur aglarken/agladiktan sonra burnun tikanmasi.
yav zaten canina tak etmis bazi seyler; acisini cikarmak icin zirlarken habes maymunu olmayi goze almissin, bir de nefes alamiyorsun arkadas. rabbuskom sen bu kulunu yapmissin ama olmamis, bozuk bu*.
yav zaten canina tak etmis bazi seyler; acisini cikarmak icin zirlarken habes maymunu olmayi goze almissin, bir de nefes alamiyorsun arkadas. rabbuskom sen bu kulunu yapmissin ama olmamis, bozuk bu*.
devamını gör...
ağlayarak uyumak
yastığın ıslanan kısmına kafanızı koymamak için belli bir tarafta uyursunuz.
devamını gör...
normal sözlük’te vaktin nasıl geçtiğini anlamayan insan
hayır anlamıyorum, genelde tanımlar tek cümlelik, başlıklar ekşi'den kopya. neyine dalıp gidiyorsunuz ki. insan anket başlıklardan da bir şey öğrenir gerçi de, espri kasmak için tek cümle yazan birinden ne öğreneceksin?
devamını gör...
zafere hücum
2013 yapımı ron howard filmi.
formula 1 sporuna karşı her zaman mesafeli davranmış bendenizi bile etkilemiş yapım, ön planda para, arabalar, kızlar üçgenindeki muhteşeme yakın hayatları anlatırken, arka fonda sürekli olarak kelle koltukta yaşamak zorunda kalan modern zaman gladyatörlerinin özel yaşamlarını, hırslarını, tutkularını ve hayal kırıklıklarını anlatıyor. sinema-tv öğrencilerine ders olarak okutulması gereken yakın çekim sahneleri, ortalamanın üstü oyunculukları, gerçek bir olayı saçmalamadan, sıradanlaştırmadan anlatan kurgusal senaryosuyla her türlü övgüyü hak ediyor ve nazarımda 2013'ün en iyileri arasına giriyor.
formula 1 sporuna karşı her zaman mesafeli davranmış bendenizi bile etkilemiş yapım, ön planda para, arabalar, kızlar üçgenindeki muhteşeme yakın hayatları anlatırken, arka fonda sürekli olarak kelle koltukta yaşamak zorunda kalan modern zaman gladyatörlerinin özel yaşamlarını, hırslarını, tutkularını ve hayal kırıklıklarını anlatıyor. sinema-tv öğrencilerine ders olarak okutulması gereken yakın çekim sahneleri, ortalamanın üstü oyunculukları, gerçek bir olayı saçmalamadan, sıradanlaştırmadan anlatan kurgusal senaryosuyla her türlü övgüyü hak ediyor ve nazarımda 2013'ün en iyileri arasına giriyor.
devamını gör...
geceye bir kadın yalanı bırak
şimdi ben de tutup bunları validenizden mi duydunuz diye sorsam ayıp olmayacak mı.
(bkz: kafa sözlükte cinsiyetçi başlıklar görmek istemiyoruz)
(bkz: kafa sözlükte cinsiyetçi başlıklar görmek istemiyoruz)
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
sorsan herkes iyi(mi) dir.!!!
devamını gör...
apandissiz bir yazarın apandisli yazarlara tavsiyeleri
apandis, diğer adı kör bağırsaktır.görevi anne karnında bağırsakların oluşumunu sağlamaktır. bağırsaklar oluşunca işlevsiz olur. sağ tarafımızda göbeğimiz ile paralel bir yerde bulunur. ağrısı çok fecidir, önce mideye kramp girer sonra apandis bölgesinde ağrı başlar. yürüyemez, yemek yiyemez hale gelirsiniz. dudaklar kurudur, su içseniz bile. ateşlenirsiniz. patlarsa zehirlenip ölme ihtimaliniz var. çok dikkat ediniz.
bol bol su içiniz.
bağırsakları çalıştırıcı lifli besinler tüketiniz.
çok fazla katı beslenmemeye özen gösteriniz.
tuvalet alışkanlığı edininiz.
bol bol su içiniz.
bağırsakları çalıştırıcı lifli besinler tüketiniz.
çok fazla katı beslenmemeye özen gösteriniz.
tuvalet alışkanlığı edininiz.
devamını gör...
i like to move it
1994 yılında real 2 real grubu tarafından çıkarılan ve madagascar animasyon filmi ile akıllarda kalan şarkı.
devamını gör...


