görünmez heykelin 150 bin liraya satılması
çok kârlı bir ticarettir. hem kara para aklanır hem de ünlü olunur.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ilk istek şarkımı duymuş bulunuyorum darısı diğer şarkıların başına, harika bir 90’lar olduu.*
devamını gör...
isim analizi
bir keriz silkeleme yöntemidir.
celalettin ipekbayrak diye bir adam bu işten sağlam paralar kazanmıştır.
celalettin ipekbayrak diye bir adam bu işten sağlam paralar kazanmıştır.
devamını gör...
seviştikten sonra ağlayan kadın
başkasını seviyordur. yani mantıklı daha başka bir şey aklıma gelmiyor.
devamını gör...
yıldız oluşumu
güneş de dahil olmak üzere tüm yıldızların, yavaş yavaş şekillenerek anakol yıldızı olana dek geçirdikleri süreç.
yıldızlar uzaydaki moleküler bulutlardan oluşur. modellemelere göre, sürecin hemen hemen şu şekilde olduğu tahmin ediliyor:
galaksilerin, spiral kollar gibi bazı bölgelerinde madde yoğunluğu yüksektir. bu bölgelerde bulunan ve morötesi ışınım yayan genç ve enerjik yıldızlar, ışınımları nedeniyle moleküler bulutlarda oyuklar açar. bu oyuklar, süratli şekilde iyonize hidrojen molekülleriyle dolar. bu durum bölgede şok dalgalarına neden olur çünkü iyonize hidrojenin oyuklara dolma hızı, ses hızından yüksektir. bölgede oluşan şok dalgası nedeniyle yine bölgedeki moleküler bulutlar sıkışır. bu sıkışmalar, az sonra bahsedeceğim olayları ve neticesinde de yıldız oluşumunu tetiklemiş olur.
bir moleküler bulut sıkışmaya başladığında, bulutun yapısı lokal olarak bozulur. dengenin bozulduğu bölgede, kütle çekimsel enerji artar. bu enerjinin yarısı, bulutu oluşturan gazı ısıtmak için harcanırken, diğer yarısı ışınım olarak harcanır. gazın ısınmasının sonucu ortamdaki yoğun bölgenin merkezindeki sıcaklık, hidrojeni nükleer füzyon ile helyuma dönüştürecek seviyeye kadar çıkabilir. bahsettiğimiz sıcaklık yaklaşık 10.000.000 kelvin civarında... böylece ortaya çıkan cisim bir yıldızdır. detayları aşağıda...
bu arada devasa bir moleküler buluttan bahsediyoruz. bu bulut tamamen çöküp bir tek yıldız oluşturmaz. bulutun her bölgesinde yer yer farklı yoğunlaşmalar ve çökmeler gerçekleşir ki bunda ufalanma süreci denir.
***
başta elimizde çökmeye başlayacak kadar yoğun bir kütle vardı ki bunun adı jeans kütlesidir. çökme sırasında ışınıma dönüşmüş olan kütle çekimsel enerjinin bir kısmı buluttan kaçarak uzaya dağılır çünkü ortam transparan denecek halde, ince bir tabaka gibidir. bu arada sıcaklık artmaktadır. bir süre sonra yoğunluk gittikçe arttığından, transparanlık yalan olur ve ışınım buluttan kaçamamaya başlar. ortam hemen hemen bir hidrostatik dengeye ulaşmıştır. bu henüz yıldız olamamış ama yıldıza çok benzeyen "şey"e ön yıldız ya da protostar adı verilir.
kütle çekimsel etkinin arttığı bu evrede, bulutun çöken kısmının hemen dış bölgesinde bulunan maddeler ön yıldızın üzerine düşmeye devam etmektedir. merkezi bölgeye, yani artık çekirdek diyebileceğimiz bölgeye düşen bu maddeler, şok dalgalarına neden olur ve enerji kaybeder. kaybolan bu enerji ısı enerjisine dönüşür ve ön yıldızın sıcaklığıyla ışınımı artar. sıcaklık biraz daha yükseldiğinden, bulutu oluşturan gaz ve toz içindeki toz partikülleri buharlaşır.
yeterince detaya girdim. buradaki ufak tefek diğer detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki, merkezde artık döteryumu nükleer olarak yakacak sıcaklık koşulları sağlanmıştır. merkeze doğru kütle çekimsel çökme bir miktar yavaşlar. bulut tekrar transparan hale gelir. bu evreye "anakol öncesi evrim" adı verilir.
bu kısımdan sonraki detaylar gerçekten kafa karıştırıcı cinsten. özetle şunu söyleyebilirim; kütle çekimsel çökme, yukarıda dediğim şekilde yavaşlamış olsa da tamamen durmaz. bu nedenle oluşmakta olan cismin merkezine doğru sürekli olarak bir madde yığılması vardır. bu da yoğunluk ve dolayısıyla sıcaklık artışı anlamına gelir. bu artışın son aşaması da ön yıldız çekirdeğinin artık hidrojeni helyuma dönüştürecek sıcaklığa ulaşmasıdır. zaten bunu yapmaya başlamış olan bir cisim artık bir yıldızdır ve geldiği bu evreye de anakol evresi adı verilir.
yıldızlar uzaydaki moleküler bulutlardan oluşur. modellemelere göre, sürecin hemen hemen şu şekilde olduğu tahmin ediliyor:
galaksilerin, spiral kollar gibi bazı bölgelerinde madde yoğunluğu yüksektir. bu bölgelerde bulunan ve morötesi ışınım yayan genç ve enerjik yıldızlar, ışınımları nedeniyle moleküler bulutlarda oyuklar açar. bu oyuklar, süratli şekilde iyonize hidrojen molekülleriyle dolar. bu durum bölgede şok dalgalarına neden olur çünkü iyonize hidrojenin oyuklara dolma hızı, ses hızından yüksektir. bölgede oluşan şok dalgası nedeniyle yine bölgedeki moleküler bulutlar sıkışır. bu sıkışmalar, az sonra bahsedeceğim olayları ve neticesinde de yıldız oluşumunu tetiklemiş olur.
bir moleküler bulut sıkışmaya başladığında, bulutun yapısı lokal olarak bozulur. dengenin bozulduğu bölgede, kütle çekimsel enerji artar. bu enerjinin yarısı, bulutu oluşturan gazı ısıtmak için harcanırken, diğer yarısı ışınım olarak harcanır. gazın ısınmasının sonucu ortamdaki yoğun bölgenin merkezindeki sıcaklık, hidrojeni nükleer füzyon ile helyuma dönüştürecek seviyeye kadar çıkabilir. bahsettiğimiz sıcaklık yaklaşık 10.000.000 kelvin civarında... böylece ortaya çıkan cisim bir yıldızdır. detayları aşağıda...
bu arada devasa bir moleküler buluttan bahsediyoruz. bu bulut tamamen çöküp bir tek yıldız oluşturmaz. bulutun her bölgesinde yer yer farklı yoğunlaşmalar ve çökmeler gerçekleşir ki bunda ufalanma süreci denir.
***
başta elimizde çökmeye başlayacak kadar yoğun bir kütle vardı ki bunun adı jeans kütlesidir. çökme sırasında ışınıma dönüşmüş olan kütle çekimsel enerjinin bir kısmı buluttan kaçarak uzaya dağılır çünkü ortam transparan denecek halde, ince bir tabaka gibidir. bu arada sıcaklık artmaktadır. bir süre sonra yoğunluk gittikçe arttığından, transparanlık yalan olur ve ışınım buluttan kaçamamaya başlar. ortam hemen hemen bir hidrostatik dengeye ulaşmıştır. bu henüz yıldız olamamış ama yıldıza çok benzeyen "şey"e ön yıldız ya da protostar adı verilir.
kütle çekimsel etkinin arttığı bu evrede, bulutun çöken kısmının hemen dış bölgesinde bulunan maddeler ön yıldızın üzerine düşmeye devam etmektedir. merkezi bölgeye, yani artık çekirdek diyebileceğimiz bölgeye düşen bu maddeler, şok dalgalarına neden olur ve enerji kaybeder. kaybolan bu enerji ısı enerjisine dönüşür ve ön yıldızın sıcaklığıyla ışınımı artar. sıcaklık biraz daha yükseldiğinden, bulutu oluşturan gaz ve toz içindeki toz partikülleri buharlaşır.
yeterince detaya girdim. buradaki ufak tefek diğer detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki, merkezde artık döteryumu nükleer olarak yakacak sıcaklık koşulları sağlanmıştır. merkeze doğru kütle çekimsel çökme bir miktar yavaşlar. bulut tekrar transparan hale gelir. bu evreye "anakol öncesi evrim" adı verilir.
bu kısımdan sonraki detaylar gerçekten kafa karıştırıcı cinsten. özetle şunu söyleyebilirim; kütle çekimsel çökme, yukarıda dediğim şekilde yavaşlamış olsa da tamamen durmaz. bu nedenle oluşmakta olan cismin merkezine doğru sürekli olarak bir madde yığılması vardır. bu da yoğunluk ve dolayısıyla sıcaklık artışı anlamına gelir. bu artışın son aşaması da ön yıldız çekirdeğinin artık hidrojeni helyuma dönüştürecek sıcaklığa ulaşmasıdır. zaten bunu yapmaya başlamış olan bir cisim artık bir yıldızdır ve geldiği bu evreye de anakol evresi adı verilir.
devamını gör...
terörist misin testi
algoritma çok basit. aslında birden fazla soruya gerek bile yoktu. tek soru ile açıklanabilir.
- mevcut iktidarı destekliyor ve seviyor musun?
cevap hayır ise "teröristsin."
- mevcut iktidarı destekliyor ve seviyor musun?
cevap hayır ise "teröristsin."
devamını gör...
plank yıldızı
karadeliğin merkezinde ki yıldızdır. bu da bize karadeliklerin merkezinde bir tekillik değil de planck uzunluğundan birazcık büyük çapta bir yıldız olduğunu söyler.
bir karadelik oluşabilmesi için, belli bir büyüklüğün üstünde ki yıldızın ölmesi ve kütle çekimi ile kendi içine doğru çökmesi gerekir, ta ki bu minnacık ama enerji dolu plack yıldızı oluşuncaya kadar. ama hemen ardından, planck uzunluğundan daha küçük bir alana sığamayacağı için tekrar dışa doğru (belirsizlik ilkesinden doğan bir kuvvetle) patlar.
bu süreç o yıldız için saniyenin çok daha kısa bir anında gerçekleşmesine rağmen, bizim yani olay ufkunun dışında ki tüm evren için, milyar ve hatta belkide trilyonlarca yıl sürmektedir.
carlo rovelli ve francesca vidotto tarafından öne sürülen bu teori, hem hawking'in radyasyon yolu ile karadeliğin uzun süre sonra yok olacağı teorisi ile, hemde einstein'ın izafiyet teorisi ile uyumludur.
bilginin korunumu, bigbang ve fizikte ki birkaç kafa karıştırıcı probleme de bir çözüm sunar.
evet, o teleskoplarımızı çevirdiğimiz karadelikler çok ama çok yavaş çekim (bize göre) yıldız patlamalarıdır ve merkezlerinde kendi planck yıldızlarını barındırırlar.
bir karadelik oluşabilmesi için, belli bir büyüklüğün üstünde ki yıldızın ölmesi ve kütle çekimi ile kendi içine doğru çökmesi gerekir, ta ki bu minnacık ama enerji dolu plack yıldızı oluşuncaya kadar. ama hemen ardından, planck uzunluğundan daha küçük bir alana sığamayacağı için tekrar dışa doğru (belirsizlik ilkesinden doğan bir kuvvetle) patlar.
bu süreç o yıldız için saniyenin çok daha kısa bir anında gerçekleşmesine rağmen, bizim yani olay ufkunun dışında ki tüm evren için, milyar ve hatta belkide trilyonlarca yıl sürmektedir.
carlo rovelli ve francesca vidotto tarafından öne sürülen bu teori, hem hawking'in radyasyon yolu ile karadeliğin uzun süre sonra yok olacağı teorisi ile, hemde einstein'ın izafiyet teorisi ile uyumludur.
bilginin korunumu, bigbang ve fizikte ki birkaç kafa karıştırıcı probleme de bir çözüm sunar.
evet, o teleskoplarımızı çevirdiğimiz karadelikler çok ama çok yavaş çekim (bize göre) yıldız patlamalarıdır ve merkezlerinde kendi planck yıldızlarını barındırırlar.
devamını gör...
üç kelimeyle üniversite hayatı
boşa geçen zaman.
devamını gör...
yazarların doğum gününde yaşadığı garip olaylar
birinin hatırlaması...
devamını gör...
elle yenildiği zaman daha çok zevk veren yemekler
pizza.
devamını gör...
sosyal fobi
eğer yaşınız 22-23'ten küçükse çok takmayın, zamanla geçer. ben 22 yaşına kadar baya sosyal fobi sahibiydim markete giderken, caddede yürürken elim ayağım falan titrerdi, tanımadığım insanlarla konuşmaya çekinirdim. sanırım liseye geçmeden bi kaç sene önce başlamıştı çünkü ilkokulda baya neşeli hareketli ve sosyal bi çocuktum, hocalar da severdi beni ama 7-8. sınıfta derste konuşamıyordum, özellikle kızlardan çok çekiniyordum. sebebi neydi bilmiyorum ama liseye geçtiğimde çok daha ağırlaştı durum, bi şekilde atlattım bu yılları üniversiteye geçince açılacağım diye kendime misyon edinmiştim ama o da olmadı hatta üniversitede en kötü zamanlarımı yaşadım, artık anksiyete krizlerine girip evde duvarları yumrukladığımı bile hatırlıyorum. zaten kendimi eve kapatmıştım o dönem, okula gidip ot gibi kampüste dikilip eve geri dönüyordum. 2. yılında üniversiteyi bıraktım yeniden üniversiteye hazırlanmaya başladım, o sıra 20 yaşındaydım istanbul'a üniversite okumaya gittim. hemen olmadı ama 2 yılda tüm karakterim değişti, neden bilmiyorum çok da sorgulamıyorum sanırım esas olay sürekli bu zihinsel rahatsızlığa direnmemdi. hiç bir zaman "tamam ben böyle bir insanım, böyle yaşayacağım" demedim. çok çekinsem de yeni üniversitemde her taşın altına elime soktum. utana sıkıla her sosyal aktiviteye dahil oldum. böyle böyle kurtuldum.
şu an insanlar çok umrumda değil açıkcası, beni yeni tanıyan insanlar genelde bana "olum sen deli misin?" "ben bunu yapsam çok utanırdım nasıl yapıyorsun böyle şeyleri" "çok cins bi insansın" diyorlar. bu sorun tecrübeyle çözülüyor, oturduğunuz yerden sosyal fobiyi dindiren müzik dinleyim de iyileşeyim diye düşünüyorsanız öyle bişey olmayacak. biraz kendinizi zorlamanız gerekiyor, hatta çok zorlamanız gerekiyor. sosyal tecrübeler edinmekten çekinmemeniz lazım, utanmaktan-yüzünüzün kızarmasından, kekelemekten çekinmemeniz lazım ve en önemlisi sürekli insanların ne düşündüğü düşünmeyi bırakmanız lazım.
not: her sosyal tecrübe kendine hastır. bi insan sosyal kelebek olduğu halde sunum yapmaktan ölümüne korkuyor olabilir, ya da tam tersi her gün çekinmeden sunum yapıyor olmasına rağmen tanımadığı insanların yanında lal kesiliyor olabilir. tüm bu sosyal tecrübeleri tek tek edimlemek gerekir. bunu yapmanın tek yolu da yılmadan denemek.
şu an insanlar çok umrumda değil açıkcası, beni yeni tanıyan insanlar genelde bana "olum sen deli misin?" "ben bunu yapsam çok utanırdım nasıl yapıyorsun böyle şeyleri" "çok cins bi insansın" diyorlar. bu sorun tecrübeyle çözülüyor, oturduğunuz yerden sosyal fobiyi dindiren müzik dinleyim de iyileşeyim diye düşünüyorsanız öyle bişey olmayacak. biraz kendinizi zorlamanız gerekiyor, hatta çok zorlamanız gerekiyor. sosyal tecrübeler edinmekten çekinmemeniz lazım, utanmaktan-yüzünüzün kızarmasından, kekelemekten çekinmemeniz lazım ve en önemlisi sürekli insanların ne düşündüğü düşünmeyi bırakmanız lazım.
not: her sosyal tecrübe kendine hastır. bi insan sosyal kelebek olduğu halde sunum yapmaktan ölümüne korkuyor olabilir, ya da tam tersi her gün çekinmeden sunum yapıyor olmasına rağmen tanımadığı insanların yanında lal kesiliyor olabilir. tüm bu sosyal tecrübeleri tek tek edimlemek gerekir. bunu yapmanın tek yolu da yılmadan denemek.
devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
bombok. bu küfür sayılır mı acaba sayılmasın öyle çünkü.
devamını gör...
havai fişek
havai fişekler, yalnızca çevre kurulu kararı ile belirlenebilecek alan ve saatlerde özel izinle kullanılabiliyor. bunun haricinde yeterlilik belgesi olanlara satılabiliyor. bunun da kullanımı uzmanlık gerektirir. a sınıfı kullanım belgesi olmayanlara satışı yasaktır. nasıl ki silahta ruhsat aranıyorsa havai fişek satışında da mutlaka a sınıfı kullanım belgesi aranmalı. ama bunlar hiçe sayılarak internetten isteyenler kolayca ulaşıp istediği gibi patlatıyor. barutla çalışıp geri tepmesi olduğu için hata affetmeyecek kadar tehlikeli maddedir.
çinlilerin 2 bin yıl önce şeytanları kovmak için buldukları rivayet edilir. doğada sebep olduğu şokun sonuçları acı oluyor. şokla bir anda uyanıp yuvasını terk eden, birbirlerine ve elektrik hatlarına çarparak ölen kuşlar en belirgin kurbanlar. bu ani ve yüksek gümbürtünün hemen hemen bütün hayvanlar için travmaya sebep olduğu söyleniyor.
bir başka zararı da içinde barındırdığı çeşit çeşit zehirler. seyretmesi güzel gelebilir ama içinde akla gelmeyecek kimyasal maddeler, ağır metaller var ve havaya, toprağa, suya karışıyor. haber arşivleri, havai fişek ile kutlama yaparken yaralananların, orman yangını başlatanların, evini ve mahallesini yakanların haberleriyle dolu.
çinlilerin 2 bin yıl önce şeytanları kovmak için buldukları rivayet edilir. doğada sebep olduğu şokun sonuçları acı oluyor. şokla bir anda uyanıp yuvasını terk eden, birbirlerine ve elektrik hatlarına çarparak ölen kuşlar en belirgin kurbanlar. bu ani ve yüksek gümbürtünün hemen hemen bütün hayvanlar için travmaya sebep olduğu söyleniyor.
bir başka zararı da içinde barındırdığı çeşit çeşit zehirler. seyretmesi güzel gelebilir ama içinde akla gelmeyecek kimyasal maddeler, ağır metaller var ve havaya, toprağa, suya karışıyor. haber arşivleri, havai fişek ile kutlama yaparken yaralananların, orman yangını başlatanların, evini ve mahallesini yakanların haberleriyle dolu.
devamını gör...
tıp fakültesinde okumak
benim hayalimdi ve hayalimi yaşıyorum. bazen deli ediyor bazen tekrar hayran bırakıyor ama beni hep mutlu ediyor. heyacan veriyor, umut veriyor. heleki lab dersleri için hasteneden önlükle geçince o yüzünüzde oluşan ifade paha biçilmez. ve aileniz benim oğlum/kızım doktor olacak gururu size bütün yorgunluğunuzu unutturuyor. hayali hekim olmak olan yoldaşlarım başkanısının acısı sizin elleriniz dinderecek, o eller size dua edecek. yılmayın,koşun. çok güzel be
devamını gör...
normal sözlük yılbaşı tebrikleşmesi
bu seneyi aratmamasını temenni ediyor, mutluluklar diliyorum.
devamını gör...
öğrenci yurdunda kalmanın insana kazandırdıkları
11 yaşından 21 yaşına kadar yurtlarda kalarak öğrenim gören biri olarak; denk gelirseniz, önce öğrenci evine çıkacak, sonra da ömür boyu sürecek dostluklar kazandırabilir.
1995 yılında kyk yurdunda 15 m2 odayı paylaştığımız 8 arkadaş 4'erli olarak iki ayrı öğrenci evine çıktık. geçen bunca yıla rağmen altı arkadaşımız hâlâ sık sık görüşür*, dertleşir, zor zamanlarımızda birbirimize destek olmaya çalışırız.
1995 yılında kyk yurdunda 15 m2 odayı paylaştığımız 8 arkadaş 4'erli olarak iki ayrı öğrenci evine çıktık. geçen bunca yıla rağmen altı arkadaşımız hâlâ sık sık görüşür*, dertleşir, zor zamanlarımızda birbirimize destek olmaya çalışırız.
devamını gör...
kılıçdaroğlu'nun meb'e alınmaması
kpss birincisini mülakat ile puanının düşürülmesini açıklayamazlardı tabii ki.
elinizde intihar eden öğretmenlerin kanı var.
torpillerle milyonlarca insanın ahı var.
hepsinden siz sorumlusunuz.
elinizde intihar eden öğretmenlerin kanı var.
torpillerle milyonlarca insanın ahı var.
hepsinden siz sorumlusunuz.
devamını gör...


