erik erikson'a göre gelişimin 6. aşamasına giriş yaptım (samimiyet karşısında yalnızlık). bu yaştaki bireylerin samimi ilişkiler bulmaya çalıştıklarını belirtmiş fakat ben zaten samimi ilişkiler kurabildiğimi ve şu anda hiç de arayış içinde olmadığımı düşünüyorum. hatta o kadar arayış içinde değilim ki, yeni kişilerle tanışma hevesim de yok. gerçi bunun sebebi pandemi de olabilir. belki dışarıda sosyalleşseydim hiç de böyle olmazdı, ki bence olmazdı.

en güzel yıllarım böyle ziyan olduğu için üzülüyorum doğrusu. içinde bulunduğum yaşı dolu dolu geçirmek isterdim.
bu yaşlarımda nefes alayım diyorum, öyle bir nefes alayım ki, hiç pişmanlık duymayayım.
devamını gör...

bunlar işte hep o papa’nın yüzünden. bilmem kaçıncı papa gregorius, kilise çanı çalmak yerine oturmuş takvim yapmış. isa’nın doğumunu da başlangıç olarak almış. millet karıştırır tabii ki, arasına biraz mesafe koysa sorun olmayacak ama 25 aralık isa’nın doğuşu ki noel olur kendileri. yılbaşı da yılbaşı işte, kuruyemiş, dansöz, tombala vs.

ha bir de 14 kasım var ki, onun bu konuyla bir alakası yok. ancak mutlaka kutlanması gereken tarihi bir andır.
(bkz: 14 kasım ozgur1ey’in yeryüzüne inişi)
devamını gör...

övülecek bir şey varsa güzeldir, insanların tanımlarını okuyup farkedilen özellikleri, nitelikleri yazılmalıdır, takdir edilmelidir, övülmelidir de...

ama benim profilime gelip güya nickaltı diye, x yazarın tanımlarını ne kadar hızlı beğendiğimi yazması, "kaç tane" beğendiğimi, saat kaçta beğendiğimi yazması... "benimle ilgili bir şey değildir"
başka bir şey yazmıyorsa özellikle...

gelip benim sayfamda ne kadarda güzel tanımları olduğunun altını çizmektir,
"beni kullanarak"

öncelikle, o kadar beğeni yapmanın farkedileceğini biliyor yazarlar, ve nezaketen, bir zahmet sende onun yazdıklarını oku, bir şey kaybetmezsin, korkma.. oku.. teşekkür etmek istiyorsan, senin yazdıklarını okuduğu için, sende onun yazdıklarını oku, "istiyorsan"

beğenmezsen, neden beğenmediğini yaz neye katılmadığını yaz, eyvallah.. beğenirsende neden beğendiğini yaz ve bir nedeni olsun, var çünkü.. ve onu anla..
okuduğun yazıların, yazarın, sertmi, iyimi, kötümü, komikmi, duygusalmı, objektifmi değilmi.... nasıl yazdığını anla lütfen...

*şu an itibariyle tanımlarımı beğenmiştir, süper yazardır ehe ühe....

*beğeni yağmuruna tutmuştur ehe ühe

*45 tane beğeni yaptı bana.. dikkat dikkat onistanbul bana seri beğeni yaptı ehe ühe..

bunlar nickaltı değildir...

sırf bu yüzden beğeni yapmaya korkuyorum artık, yazar okuyamıyorum...
devamını gör...

kalbimde hakkı yenilmiş yetim bakışları var, mahzun. yadırganmış hoyratça ötelenmiş istismar edilmiş kitapların gözleri... anlaşılmayan onca şeyin hakkının birilerince yenilmişliği var omuzlarımda...

ve tükenmek bilmeyen bir çırpınıştır kalbim
-ki yokluğunda savunur sırf bilmediği için hakikati-
bir ihtimaller dönencesinde savrulup dururken sesi
çıkmaz da varlığı,
yokluğuyla kabullenir.
tanıyamazsınız belki bir zihnin ücra köşelerini, kendi kendine verilen hoyrat savaşı
yaşam ve hakikat arasında koşup duran benliği.
belki tanır ama dikkatli bakan gözleriniz âmâ ise...

kalbimde görünmeyenlerin, göründüğü gibi olmayanlara yenilmiş hatrı var bin yıllık.
ben güzel dursa da kurtulsa hayat hengamesinden...
eğreti parçalar arasında doğru durmak yeter mi?
kalbimde hakkı yenilmiş yetim bakışları, hor görülmüş, hoyrat kullanılmış yoklukları
ve istismar edilmiş göründüğü gibi olmayışları...
sanılanın sahte olduğu bir gerçekliğin hüküm sürdüğü yerde
-terk edişin kolaylığına karşın-
doğru duruş çabasının zorluğu...
en kısa hikayenin yaşam ve ölüm olduğu, en uzun mesafenin seçenekler arasında yitmek olduğu bu yerde.

tanım: karalama adı altında aydınlanmanın yaşandığı defterdir.
devamını gör...

merhaba arkadaşlar.
dün çok içtim. bugün bütün gün uyudum. gerçi bunlar sizi ne kadar ilgilendirir bilmiyorum. ama bence burası çok şugar bir platform ki arada günlük gibi kullanıyorum. sevgili takipçilerime sonsuz teşekkürü borç bilir, sözlüğün hayatıma kattıklarını maddeler halinde sıralamam gerekirse çok üşenir yapamam. ama bence üstteki yazara ek olarak hülya avşar'ın kızı zehra'nın son haline bakmanızı tavsiye ederim, genetik denilen şeyin güzelliğini görebilirsiniz. hem babasına benziyor hem annesine benziyor. ve bu evrimin ta kendisi gibi bir şey.
devamını gör...

dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. ve her insan bir görevle yaratılmıştır.
devamını gör...

belki de birçok seyi sokakta öğrendim. kendi başımın çaresine bakmayı, kendi işimi sadece kendim halledebilecegimi, kendimden büyük kişilerle iletişim kurmayı, insanları gözlemlemeyi, kavga etmeyi, hakkımı savunmayı ve daha saymadığım birçok şey. çocukluğum sokaklarda tek kale maçlar ve koşuşturmayla geçti. belki de başka bir yerde öğrenemeyecegim şeyleri sokakta öğrendim dostlar. eskiden sokaklar güzeldi, eskiden.
devamını gör...

sahilde dalga seslerini dinleyip semavere kozalak atarak çay demlemiyorum.
devamını gör...

her zaman gerçekleştiremesem de, gerçekleştirdiğimde güne zinde başlıyorum.
devamını gör...

bunu en iyi, özel günlerinizde gelen saçma sapan hediyelerden anlayabilirsiniz, herkes o kadar bencilki, size hediye alırken bile kendi sevdiği şeyi alıyor..

çok yakın bir arkadaşıma, sürekli benimle ilgili yorum yaptığı için, kafa sözlüğe girip nicklere bakmasını söyledim, iddialıyım dedi, iddiaya girdik, benim nickimi bulacağını söyledi, öyle tahminler yaptıki inanamadım, iyiki sormuşum, meğer benden anladığı bambaşka bir insanmış, ama benden kayanaklanmıyor..

siz ne konuşursanız konuşun, yine kendi işine nasıl geliyorsa öyle algılıyor herkes sizi, bu kelimeleri çok kullandığımın farkındayım ama, inanılır gibi değil ya..
gerçekten didik didik her söylediğimi, her yaptığımı düşünüyorum, açık açık kendimi de ifade ediyorum ama, yok..

karşınızdaki kişi **ne arıyorsa** sadece o aradığı şeyle ilgili *duyuyor ve *görüyor sizi...

bunu değiştiremiyorum..
ama çözücem..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eskiden dune diye bilinen arrakis gezegeninde çok galaksili imparatorluğunu yöneten paul muad’dib’in oğlu,1. leto’nun torunu ikinci leto’nun kullandığı bir alettir.

ixliler ikinci leto’nun gözüne girebilmek, aynı tarafta olduklarını göstermek ve elbette ki melanj şehveti ve korkusuyla imparator tanrı için sürekli cihazlar yapmaktadır.

diktatel de bu aletlerden sadece bir tanesidir. bu ix cihazı oldukça kullanışlı ve kullanan kişiye zaman kazandıran muhteşem bir aygıttır. ancak muhteşemliği elbette ki görecelidir. zira ben diktatel kullanmakta zorlanacağıma inanıyorum.

diktatel onu kullanan kişi düşünceleri zihninde belli bir düzen içinde geçirmeye başladığı anda çalışmaya başlayan bir cihaz. kişi düşünme eylemine başlayıp bu düşünceleri sıraya koyduğunda diktatel onları yalnızca bir molekül kalınlığındaki ridulyan kristalinden kağıtlara geçiriyor.

2. leto günlüklerini ve tarihçesini bu şekilde yazmıştır ve bu yazdıklarında çok önemli bilgi ve sırlar bulunmaktadır.

ben tıpkı e-kitap okumayı reddettiğim gibi diktatel kullanımını da reddediyorum. kağıt kalem olmadan yazmak bana çok zor geliyor. sözlüğe yazarken bu kadar kısa ve dağınık yazmanın nedeni de bu belki. hatta eğer taş tabletler döneminde yaşasaydım kesinlikle parşömene karşı çıkardım.
devamını gör...

gökkuşaĝı renklerinden oluşan bir giysi giymek.
okula gitmek. ( üniversite).
hakkını aramak.
birini öldürürseniz gitmezsiniz rahat olun.
devamını gör...

şu dünyada sadece altı kişiyiz. sen, ben, o, siz, biz, onlar. hepsine kolayca geçiş yapabilirim ama biz hariç o çok özeldir.
devamını gör...

akışta olmuş olmasına alıştığımız hatun kişisi.

bugün yoktu neden olmasındı dedim. dur bakalım ne kadar kalacak akışta dedim. geldim.

hatun gibi hatun. cesur, dobra bir yazar. az öz nokta atışı yapıp kenara çekiliyor. lafı uzatmıyor gediğine oturtuyor.

kimsenin değinmek istemeyeceği konularda bile fikir beyan ediyor. takdir edilesi. az önce bir arkadaşımla dedikodusunu yaptık vicdan şey etmeye geldimdi. *

seviyoruz kendisini pek. diyeceklerim bu kadar. keyifli sözlükler canım. kalbine hüzün değmesin emi.
devamını gör...

sabah sabah yine bizden kaçılıyor bismillah.
yine naaptık yav size, çay içiyorum ben masum masum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

31 mart günün ünlüsü yazarlarımız;

günün bilgilisi: kalender

twitter ünlüsü:che_che

instagram ünlüsü: güncişk

oldu. (bkz: kocaman alkış)
devamını gör...

o gel demez ben de gitmem zaten.
devamını gör...

uyuyunca geçmez
geçerse uyursun.

ilhan berk.
devamını gör...

mücadele ediyorum..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim