herkes doğduğu ilde yaşasaydı ne olurdu sorunsalı
parallel evrende hala doğduğum yerde yaşıyorum zaten.
devamını gör...
aldatılan yazarlar
+1 yaz beni de yaz yaz.
neden aldatıldım bilmiyorum. insan ilk anda sorunu kendinde arıyor. ben eksik olan ne vardı bende diye düşündüm. eksik kısmı tamamlamak istediği için yapıyor sanmıştım.
oysa eksik olan kendi karakteriymiş. benimle alakası yokmuş.
neden aldatıldım bilmiyorum. insan ilk anda sorunu kendinde arıyor. ben eksik olan ne vardı bende diye düşündüm. eksik kısmı tamamlamak istediği için yapıyor sanmıştım.
oysa eksik olan kendi karakteriymiş. benimle alakası yokmuş.
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
"bir insanın sevilebilmesi için kendisi gibi olmaması gerekiyormuş."
devamını gör...
yaşamaya dair
nazım hikmet ran'ın yazmış olduğu muhteşem şiir. aynı zamanda genco erkal'ın tülay günal ile birlikte oynadığı nazım hikmet'in eserlerinden oluşan oyununun da ismi. yine genco erkal ve fazıl say bu eseri çok güzel yorumlamış. ayrıca büyük ev ablukada'nın güneş yerinde şarkısında şiirin son bölümü yer almıştır.
--- alıntı ---
1
yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için...
--- alıntı ---
--- alıntı ---
1
yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için...
--- alıntı ---
devamını gör...
kişi kendinden bilir işi
karşı tarafın her davranışında art niyet arayanlara karşı "demek ki senin düşünce yapın böyle şekillenmiş ki başkasını da kendin gibi sanıyorsun" anlamında söylenen, kişide bulunan "herkesi kendisi gibi sanmak" durumunu açığa çıkaran söz.
devamını gör...
hermaphroditos
yunan mitolojisi'nde hermes ve afrodit'in oğludur.kendisi ile ebedi birleşme dua eden bir su perisi tarafından aşık olunmuş ve sonunda iki yönlü cinsiyet özelliklerini gösteren bir vücut halinde birleşmişlerdir.
devamını gör...
erkeklerin giderek kadınsı olması
kişilerin şahsi tercihlerini bir şeye yorma boşluğundan ne zaman kurtulacaksınız anlaması güç. özgürlük hacım özgürlük ister takar ister pembe giyer kimseyi bu kadın yapmaz, ki olmak isterse bu da bir özgürlüktür. ancak kalıplardan çıkıp insanları tercihleri üzerinden kadınsı, siyah giyene kısa saça erkek gibi yaftalamalarını bırakın. kimse size göre yaşamak zorunda değil.
tanım: varolmayan durumdur.
tanım: varolmayan durumdur.
devamını gör...
6 şubat 2021 fenerbahçe galatasaray maçı
mesut özil'in bekleneni vermeyeceğini ve bir kez daha türkiye'de maçların dahi haksız bir şekilde kazanıldığını öğrendiğimiz maç.
ozan'ın golünü niye saymadınız? galatasaraylı arkadaşlar bile kabullendi gol olduğunu. "ofsaytlar izlenmezmiş de, çizgi çekilmiş de"
velhasıl kemoterapiye girmemi gerektiren, yüzyılın en boş maçı oldu. inşallah, cüneyt hoca bugün rahat uyur.
ozan'ın golünü niye saymadınız? galatasaraylı arkadaşlar bile kabullendi gol olduğunu. "ofsaytlar izlenmezmiş de, çizgi çekilmiş de"
velhasıl kemoterapiye girmemi gerektiren, yüzyılın en boş maçı oldu. inşallah, cüneyt hoca bugün rahat uyur.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
o miniğin teyzesiyim ben hahahaha. harikasın sen çocuk bayılıyorum ikinize de.*
modumuz tavan!*
modumuz tavan!*
devamını gör...
ömür
geçip gittiğini bildiğimiz ama geçerken geçtiğinin farkına varamadığımız şey, aynı zaman gibi.
devamını gör...
seni seviyorum cümlesine verilen en acı cevaplar
en baştan yanlış olan şey, cevap beklemek değil mi zaten? o da sevsin diye sevmeyin kimseyi. cevap verme zorunluluğu hissettirmeden söyleyin sevdiğinizi.
devamını gör...
nutuk okumamış türk genci
okuma oranının düşük olduğu ülkede şaşırmayacağımız bir durumdur.
sosyal medyada yorum okuma oranımız daha yüksektir. *
sosyal medyada yorum okuma oranımız daha yüksektir. *
devamını gör...
sabahattin ali
edebiyatımızın en nahif yazarı demek doğru olacaktır. ''ilkbahar gibi bir mevsimi olan bu dünya, üzerinde yaşanmaya değer.. ne olursa olsun.'' demiştir fakat bir ilkbahar günü o çok sevdiği mevsimden ve dünyadan ayrılmak zorunda bırakılmıştır. kendisini ziyaret edip dertleşebileceğimiz, belki bir çiçek, gönlümüzden bir söz bırakabileceğimiz bir yer yoktur. gönlümüzde küçük de olsa bir yer ayırmamız yetecektir belki de.
"sana kızgın değilim. sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. sonra seni seviyorum. neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. allahaısmarladık." demiştir içimizdeki şeytan'da, işte bu şekil onu seviyor, saygı ve özlem duyuyorum.
"sana kızgın değilim. sana kızmayacak kadar seni iyi tanıyorum. sonra seni seviyorum. neden sevdiğimi bilmeden seviyorum. bu sevgiyi her gittiğim yere beraber götüreceğim. allahaısmarladık." demiştir içimizdeki şeytan'da, işte bu şekil onu seviyor, saygı ve özlem duyuyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
sadeyim. o yüzden.. sek.
devamını gör...
görmek önemli midir sorunsalı
hayatta en sevdiğim en iyilik dolu arkadaşım görme engelli ve onun için görseller hazırlamam gerekiyor çünkü o kadar enerjisi yüksek ki, kendini görsellerle ifade etmek ve bunları paylaşmak istiyor. hazırlanacak görsellerde bana güvenmesi hem çok iyi hissettiriyor, hem de nefesimi kesecek kadar büyük bir sorumluluk. bir görseli hikayeleştirmek ya da bir hikayeyi görselleştirmek gerekiyor bazen. ve işte bazen tüm bu düşsel iletişimimizin içinde şunu yapmam gerekiyor. renkleri anlatmak...
arkadaşlığımızın ilk aşamalarında empati yapmak için bazen evde gözlerimi kapatıp yürürdüm. fiziksel bir engele ilk yakınlaştığımda onu aradım. konuşmakta ve yürümekte zorlanıyordum ve beni arayan herkesin ne diyeceğini bilemeyen tavrı bir an önce bitsin diye konuşurken biraz manik davranıyordum.
o arkadaşım aradı ve işte sakindim, artık dram yoktu. bir sürü şeyden bahsetti, her kelimesi ışıklı her kelimesi hayat doluydu. en son dedi ki, başkası olsa söylemezdim ama sen bence tam da konuşmakta zorluk çekerken bi şarkı söyleyip kaydetmelisin, bu çok farklı bir deneyim olacak. bunu söylerken gerçekten heyecanlıydı.
görmesi için bir gözümü verirdim çünkü buna değer. hatta umutluyum bu aralar neuralink ile bu başarılabilir mi diye düşünüyorum. ama görmek önemli midir, gerçek midir bunu hiç bilemiyorum. gerçek olan tek şey arkadaşım bu hikayede.
arkadaşlığımızın ilk aşamalarında empati yapmak için bazen evde gözlerimi kapatıp yürürdüm. fiziksel bir engele ilk yakınlaştığımda onu aradım. konuşmakta ve yürümekte zorlanıyordum ve beni arayan herkesin ne diyeceğini bilemeyen tavrı bir an önce bitsin diye konuşurken biraz manik davranıyordum.
o arkadaşım aradı ve işte sakindim, artık dram yoktu. bir sürü şeyden bahsetti, her kelimesi ışıklı her kelimesi hayat doluydu. en son dedi ki, başkası olsa söylemezdim ama sen bence tam da konuşmakta zorluk çekerken bi şarkı söyleyip kaydetmelisin, bu çok farklı bir deneyim olacak. bunu söylerken gerçekten heyecanlıydı.
görmesi için bir gözümü verirdim çünkü buna değer. hatta umutluyum bu aralar neuralink ile bu başarılabilir mi diye düşünüyorum. ama görmek önemli midir, gerçek midir bunu hiç bilemiyorum. gerçek olan tek şey arkadaşım bu hikayede.
devamını gör...
the bard's song
neredeyse her metal dinleyicisinin çaldığı zaman istemsiz eşlik ettiği, efkarlanıp mutlu olduğu, eğer barda içerken çalıyorsa eldeki biranın masaya vurulup havaya kaldırıldığı bir şarkıdır.
şu ortamda bu şarkıya eşlik etmeden ölmek nasip olmasın diyorum ve sizi bu güzel şarkıyla baş başa bırakıyorum.
(bkz: blind guardian)
şu ortamda bu şarkıya eşlik etmeden ölmek nasip olmasın diyorum ve sizi bu güzel şarkıyla baş başa bırakıyorum.
(bkz: blind guardian)
devamını gör...
evde örümcek görmek
gördüğüm taktirde ev onun oluyor.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
yeni bir ülke bulamazsın,
başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın.
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma -
bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
ömrünü nasıl tükettiysen burada,
bu köşecikte,
öyle tükettin demektir
bütün yeryüzünde de.
konstantinos kavafis
(1863 - 1933)
başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın.
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma -
bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
ömrünü nasıl tükettiysen burada,
bu köşecikte,
öyle tükettin demektir
bütün yeryüzünde de.
konstantinos kavafis
(1863 - 1933)
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
