bir göçmen
24 saatte 21 madalyalı tanım girerek,sözlükte 24 saatte en çok madalyalı tanım girme rekorunu elinde tutan yazardır. başarılarından ötürü kendisini gönülden kutluyorum. nice rekorlara inşallah ya allah bismillah.
devamını gör...
eğilirken göğüs dekoltesini kapatan erkek
bursaya bir girişimiz var, ayh bide çıkışımız var diyen erkek olabilir.*
devamını gör...
badem
güney koreli yazar won-pyung sohn’dan, changbi ödüllü*, bir roman.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
devamını gör...
gören de adam öldürdük sanır
ben yıldım artık böyle haberleri görmekten. insanlar cidden azdılar. kimsenin de durdurmaya niyeti yok.
2020 yılının ilk 6 ayı için;
"basına ve sosyal medyaya yansıyan haberlere göre “en az” 221 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. işkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise, hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet; ateşli silahla yaralama; yakma; kulak kesme; köpek, horoz dövüştürme; darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar; arabanın arkasına bağlayıp sürükleme; tecavüz; taşla ezme; kafa kesme; deri yüzme; pati delerek zincir takma; dövme olarak karşımıza çıkmıştır. "
kaynak
2020 yılının ilk 6 ayı için;
"basına ve sosyal medyaya yansıyan haberlere göre “en az” 221 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. işkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise, hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet; ateşli silahla yaralama; yakma; kulak kesme; köpek, horoz dövüştürme; darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar; arabanın arkasına bağlayıp sürükleme; tecavüz; taşla ezme; kafa kesme; deri yüzme; pati delerek zincir takma; dövme olarak karşımıza çıkmıştır. "
kaynak
devamını gör...
kitap alıntıları
birkaç kitap getir bana, ama yeni olmasın. yüreğimde yeni bir şey okuyacak güç kalmadı.
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
devamını gör...
sivas denince akla gelenler
şu sivas’ın elinde, sazım çalınmaz
güllerim yandı, yüreğim dayanmaz.
güllerim yandı, yüreğim dayanmaz.
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
an'dayım çok teşekkürler. iyilikler dilerim kuzguncuktaki vişne. bir sonraki yazara bulutlar dilerim bembeyaz hayal dolu , güneş dilerim aydınlık yılları/yolları aydınlatan ve kalbini ısıtan. gönlünce yaşamanı dilerim gönülden. *
devamını gör...
sansüre uğraması gereken başlıklar
ciddi bir kitlenin yönetimi sansürcü sözlük diye lanse etmesine sebep verecek başlıklardır aynı zamanda.
(bkz: kafa sözlük yönetimi vs ak parti)
böyle başlıklara konu olmaktayız.
nasıl çıkalım sevgili yazarlarım bu işin içinden, yazın konuşalım.
(bkz: kafa sözlük yönetimi vs ak parti)
böyle başlıklara konu olmaktayız.
nasıl çıkalım sevgili yazarlarım bu işin içinden, yazın konuşalım.
devamını gör...
coldboy
tanımlarını kaliteli bulduğum ve güzel mesajları, oyları ve nickaltıma girdiği pozitif içerikli tanımı dolayısıyla kendisine minnetar olduğum tatlı yazar. kendisini takip etmekle beraber iyi kalpli, sevimli ve eğlenceli olduğunu düşünmekteyim.
devamını gör...
feminizm
kadın erkek eşitliğini savunan bir akım. kadının toplum içinde var olması gerektiğini savunur ama bazı yönleriyle sadece pozitif ayrımcılık ister.
bu işi sadece erkekler yapıyor, bu iş dalında kadınlar da olmalı der ama bunu sadece ve sadece yüksek gelirli iş grupları için der.
aynı işi yapan kadınlar, erkeklerden daha az maaş alıyor, (bkz: wage gap) var der ama bunu ispatlayacak bir delil sunamaz.
kadın erkek eşit der ama sonrasında 'bu yapılanma içerisinde yer alamazsın çünkü sen erkeksin' der.
bunu tüm femistler mi yapıyor? hayır. ama en çok kendini duyuran "feministler" bunu yapıyor. bu tutarsızlıklar da kadınların haklı davalarına balta vuruyor. kadının düşmanı gene kadın.
bu işi sadece erkekler yapıyor, bu iş dalında kadınlar da olmalı der ama bunu sadece ve sadece yüksek gelirli iş grupları için der.
aynı işi yapan kadınlar, erkeklerden daha az maaş alıyor, (bkz: wage gap) var der ama bunu ispatlayacak bir delil sunamaz.
kadın erkek eşit der ama sonrasında 'bu yapılanma içerisinde yer alamazsın çünkü sen erkeksin' der.
bunu tüm femistler mi yapıyor? hayır. ama en çok kendini duyuran "feministler" bunu yapıyor. bu tutarsızlıklar da kadınların haklı davalarına balta vuruyor. kadının düşmanı gene kadın.
devamını gör...
flört
bana kafayı yedirten, başımı alıp dağa taşa sürttürme isteği getiren kavramdır. örnek verelim bir kız ile konuşuyorum. sadece konuşuyorum yani öyle zaman geçsin falan arkadaşımdır en nihayetinde. üç beş gün geçiyor öyle konuşmaya devam ediyoruz ve pat diye flört ettiğimizi öğreniyorum. ne zamandan beri, nasıl, neden haberim yok, ne oluyor! hayır bu flört statüsüne erişince durumlar da karmaşıklaşıyor. sevgili miyiz arkadaş mı? e gel bir dışarı çıkalım desem sadece arkadaş olarak çıktığımızdan mı olacak yoksa baya baya sevgili gibi mi gezeceğiz. bu yüzden artık bu işleri bırakıp bir yarım tavuk döner yeme vakti geldi.
devamını gör...
terk edilme korkusundan dolayı kişiliğinden ödün vermek
bilinçsizce kişiye itaat etmektir. sırf karşındaki insan seni bırakmasın diye onun istediği şekle bürünmek ileride içinden çıkılamayacak kadar büyük sorunlara yol açabilir. ayrıca bir öz güven problemidir.
kusursuz kişilikler arayıp kusursuzmuş gibi rol yapılması yerine iki insanın birbirini kusurlarıyla kabul etmeleri her zaman için daha sağlıklı bir ilişkiyi oluşturacaktır.
kusursuz kişilikler arayıp kusursuzmuş gibi rol yapılması yerine iki insanın birbirini kusurlarıyla kabul etmeleri her zaman için daha sağlıklı bir ilişkiyi oluşturacaktır.
devamını gör...
tartarus
yunan mitolojisine göre cehennemdir. katiller ve tanrılara isyan edenler yeraltının en dipteki katmanı olan tartaros'a gönderilir. hades tarafından yönetilir. ölüler diyarının en altında, hades'in bile en uzağında yer alır. ılyada'da tartaros'la dünya arasındaki mesafe ile dünyayla cennet arasındaki mesafenin eşit olduğu yazar. hesiodos'a göre ağır bir demirin cennetten dünyaya düşmesi dokuz gün sürer. yine hesiodos'a göre dünyadan tartaros'a ulaşması bir 9 gün daha sürer.
devamını gör...
yazar mahlaslarının öteki dünya versiyonu
tûbâ (cennette bir ağaç)
devamını gör...
havanın tam intiharlık olması
hiçbir hava intiharlık değildir. kişinin algısıdır, karamsarlığıdır. hayat, en kötü havada bile yürünecek kadar güzel. hiçbir şey yapamıyorsanız okuyun, yürüyün.
devamını gör...
corona biterken sözlüğün entübe olması
sözlük resmen marmara gibi birden müsülaj oldu.sahile iniyorsun şöyle bir nefes alayım deniz göreyim diyerekten birden bir koku çalıyor burnuna hemen uzaklaşmak istiyorsun...bakıyorum madalya olayından sonra herkes uzun uzadıya bir bilgi girme,madalya sahibi olma çabalarına girdi sanki,hiç eğlenceli başlıklar göremez olduk,ben daha çok eğlenmek için giriyorum,tanımları okudukça önceden daha çok gülümsüyor,hatta kahkaha attığım oluyordu,şimdilerde ise aynı başlıklar dönüyor sürekli.iğneyi önce kendime batırmam lazım tabi ,lafın özü ben de aynı hissiyattayım malesef.
devamını gör...
kuyucaklı yusuf
iki insanın birbiri ile karşılaşması kadere, tanıştıktan sonra yanyana kalmaları ise onların gayretine bağlıdır.
basit bir dille ne güzel anlatıyor sabahattin ali.
basit bir dille ne güzel anlatıyor sabahattin ali.
devamını gör...
yazarların garip huyları
dokunmamak.
eskiden çok eskiden sevmediğim insanlara dokunmak, sarılmak istememekle başlayıp şimdilerde ise suyunu çıkardığım şey.
ciğere,
çamaşır suyuna,
sirkeye,
turşu suyuna,
balık(ki rabbim beni ondan onu benden uzak etsin),
şeftali,
yağlı his bırakan herhangi bir şeye
dokunamıyorum ağlamak istiyorum evde yapmak zorunda kalınca. lateksler iyi ki var!
eskiden çok eskiden sevmediğim insanlara dokunmak, sarılmak istememekle başlayıp şimdilerde ise suyunu çıkardığım şey.
ciğere,
çamaşır suyuna,
sirkeye,
turşu suyuna,
balık(ki rabbim beni ondan onu benden uzak etsin),
şeftali,
yağlı his bırakan herhangi bir şeye
dokunamıyorum ağlamak istiyorum evde yapmak zorunda kalınca. lateksler iyi ki var!
devamını gör...

