hakkında bu kadar şey yazılacağını bilse, o çakmağı istemeyecek olan genç kızdır.
devamını gör...

kimsenin...cisimler şiirini ne zaman hatırlasam suratımda anlamsız bir gülümsemeye sebebiyet veren şair. hangi şair söylemişti şimdi hatırlamıyorum; "kederimin üstünde duran kan kızıl yakut taç", işte böyle bir şey bu şiir. ada vapuru, midem deli gibi bulanıyor ama çok renk vermeden yanımdaki arkadaşımla konuşmaya devam ediyorum. aniden durdu bir şiir vardı dedi, tek kişilik bandosuyum terkedişin neydi onun devamı? bütün dikkatimi o kadar verdim ki şiiri hatırlamaya ne midemin bulantısını hatırladım ne başka bir şey. küçük iskender öyle çok bilmezdim ama sonradan düşününce o arkadaşımın beni nasıl bildiğini fark ediyorum. beni ne kadar iyi biliyormuş aslında. o zaman anlamamıştım bunun dikkatimi başka bir şeye vermem için yapılan bir şey olduğunu durup on dakika şiiri hatırlamaya çalışmıştım. şimdi o kıymetli dostum başka bir ülkede belki ayda yılda bir duyuyorum sesini ama bazen ufacık bir anı buruk bir mutluluğa dönüşüyor tıpkı kederin üstünde duran kan kızıl yakut bir taç gibi. ne zaman hatırlasam istanbulu, küçük iskenderi ve gecenin huzursuz eden sessizliğini, biliyorum; " kimi yalnızlıklar boşunadır" ve bazı dostluklar daima hatırlanır.

şöyle buyuruyor kimsenin...cisimler şiirinde küçük iskender:


sıfırın içine giren bir cadıyım ben
anlaşılmaz olan yalnızca,
sonranın ilk bilançosu
tek kişilik bandosuyum terkedişin!
sabır.
ve sabır bir coğrafya hocası gibi
terliklerini giymekte mat saadettin!

kışkırtan soylu ölümün
gitgide sıklaşan soluk alış verişlerinde
gizlenen
dünsüz bir sen

kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamış seni o sokakta, bıçak çekmiş, üzerine yürümüş
titrek ateşler arasından,
kimi babaların infilak etmiştir ya oğulları
kimi yalnızlıklar boşunadır
kimi aşklar bitmesi için yaşanır

sen bunları hiç önemseme
git gülümse başkalarına
beni burkulmuş bırak
beni ısırılmış
beni emilmiş
beni intiharlardan çokca korkulan ideolojilerde bırak
biliyorsun
istanbul'un koynuna ancak şarapla girilir
benim koynuma titrek ateşler arasından,
üzerine yürünmüş
alkol kileri oğlanlardan bana ninniler getir
bana eş zamanlı kırılganlıklar, kırmızı alınganlıklar
cumhuriyet sonrası sepyalar getir
konuşan eşyalar getir bana
koku alan cisimler, takla atan hacimler
normali hiç anlatma bana
uzak dursun sistemin kalıcı terimleri

ben zamanın en tuhaf geometrik şekli olarak
bütün otellerinde sevişerek bu sonrasız kentin
bütün aynalarında tükürdüm kendi yüzüme
yüzümü ayna üzerinde boyadım
ki ben gittikten sonra kalsın orada
sahte suretim,
bu suskunlugun ortayerinde başlayan şarkılar gibi
hani o çok sevildiği halde, dinlenirken hep ağlanılan
nedensiz,
ben olanların en fuzuli yanıtı olarak
verildim bütün sorulara,
önemsemediniz


yani
bir ayrılık sonrası suçlamaları
iade edilen buz tutmuş armağanlar
iade edilen öpüşmeler, sevişmeler
çok özlediğin birinin ölümünü duymak gibi aniden

çekip giden bir sevgili
çekip giden bir düş
çekip giden bir sıfır

iççekişler, dışçekişler içinden
sana uzatılan uslu bir gül peşinden
koşarak giden sen
kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamışken seni o sokakta, hafif dokunulmuş
biraz okşanmış
titrek ateşler arasından, koşarak giden sen
kimsenin sözünü edemediği
yılan!
serüvenin çocuk yokeden güzelliği
yakalamışken seni o sokaktai, hafif dokunulmuş
biraz okşanmış
titrek ateşler arasından, koşarak giden sen
kims...

devamını gör...

kansere güney bölgelerinde daha az rastlanmasının da sebebi.
devamını gör...

aşırı durumlarda belli edemiyorum, kilitlenip kalıyorum. çok sinirlendiysem bastırırım, belli etmem/edemem. çok seviyorsam, belli etmem/edemem. bunlar dışında üzgünsem az ya da çok olsun kesinlikle belli etmem.
devamını gör...

2015 yılında profesyonelliğe geçiş yapan 2018'de eskişehirspor'dan beşiktaş'a transfer olan milli futbolcu.
devamını gör...
(tematik)

''bazı'' niceleyicisine varlıksal niceleyici denir.

''en az bir'' anlamına gelir.
devamını gör...

deli deliyi görünce çomağını saklarmış misali ben problemli olduğum için görür görmez arızalı tipleri tanır oldum.

3-5 muhabbetten sonra gidişat belli olunca hiç uzatmadan arayıp sormayı bırakıyorum. stefan zweig satranç isimli kitabında kafasında satranç oynar.

ben de gidişatı görünce tahtadan çekiliyorum.
devamını gör...

gta vice city.
onun verdiği tadı hiçbir oyun vermedi.

tabi cs 1.6'yı da unutmamak lazım.
devamını gör...

espirileri umut sarıkaya'dan çalıntı olan kişi. umut sarıkaya olmasaydı ne yapardı şu komedyenler.
devamını gör...

(bkz: ahmet'in hababam sınıfına verdiği ayar)
devamını gör...

şu an da atatürk ilkeleri ile ilgili bir bölüm okuyordum düşünüyorum da atatürk şuanda hayatta olsaydı yapacağı tek şey sizden utanmak olurdu. böyle bilgin bir insanın halkı nasıl bu kadar cahil olabiliyor anlam veremiyorum. düşündüğünüz tek şey ırkçılık aklınız başka bir şeye çalışmıyor ayrıca hewal demek arkadaş,dost demek bu kelimeyi söylediğin için teşekkür ediyorum. benim kürdistan hayalim yok, kürdistan devlet ismi değil bölgesel bir kelime bunu da cahilliğine veriyorum. sadece gerçek olanı söyledim bence sizde hayal dünyanızdan uyanırsanız iyi edersiniz . kimsenin bir şey istediği yok tarihide anlatmak suç olmuş yahu, tabi yalana alışmıssınız gerçekler ağır geliyor sizde haklısınız.
devamını gör...

mesele zaten sinirliyken ifade edebilmekte dediğim hede. baktın çok sinirlisin sus sadece. konuşmamak en büyük cevaptır bazen.
devamını gör...

sistemi bilen bir öğrencinin krizi fırsata çevirmesi.
devamını gör...

doğru sandığımız haksız davranışları bir kenara koyar ve iyi bir anlayış tutumu öğrenilirse, diğer cinsiyet insanı kadar değerli olduğu anlaşılır. asıl, islam'ın kadına değer vermediği sanısı, bilgisizlikten ve dogmatiklikten doğmuştur.

islam evrensel bir dindir. istanbul gibi metropolik bir bölgede yaşayan biri için de, amerika gibi özgür ve ileri bir ülkede yaşayan biri için de, doğunun en ücra köşesinde bir köyde yaşayan insan için de geçerlidir. bu saydığım üç yerde yaşayış ve değer anlayışları birbirinden farklıdır. ama islam'ın yaptığı bu noktalarda yaşam konusunda haksızlığa uğrayacak insanların hakkını korumaktır.

kadın erkeğin malıdır diye bir sanı var mesela. bu, açıkça söyleyebilirim ki, tamamen yanlıştır. kadın tek başına bir bireydir, erkek tek başına bir bireydir. ikisi de başlangıç olarak eşit seviyede kuldur. üstünlük ancak takvadadır.* ikisi de allah tarafından yaratılmıştır. birinin sevabını/günahını, bir diğeri üstlenemez. düşününce, allah'ın yarattığı aynı tür canlıya farklı cinsiyetlerde yarattı diye farklı değerler vermesi mantıklı değildir. hiçbir cinsiyet tanrılığa daha yakın değildir, yalnızca insandırlar.

kadının işi evidir diye bir sanı da var ki bu da doğru değildir. aile bir kurumdur ve ev içinde yapılması gereken işler vardır ama kadın bu ev işlerinin hiçbirini yapmak zorunda değildir. ne yazık ki evdeki erkek birey bu konuda daha çok yükümlülüğe sahiptir ve evin ihtiyaçlarını bir şekilde karşılamak zorundadır, kural olarak. tabii bu kural olduğu için, ama karşılıklı birbirini seven iki insan bir aile kurmuşlarsa iki birey de zorunda hissetmeden işleri ortaklaşa yapacaktır. *

başka bir yanlış anlaşılmanın aksine, kadın çalışıp kendi parasını kazanabilir * ve kendi rızası dışında hiçbir alanda harcamak zorunda değildir. bu noktada da yine, erkek birey karısının ve ailesinin maddi ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür ve karısının parasını talep edemez, kural olarak. kadın isterse ailesiyle parasını paylaşabilir pek tabii. sanıyorum ki metreopolik bölgelerde yaşayan aydın insanların hiçbiri kocam kazansın ben harcayayım şeklinde düşünmeyecektir, kimse de böyle düşünecek biriyle hayatını birleştirmek zorunda değildir. yine de islam anlayışı olarak kadın, kendi kazandığı parayı ailesi adına harcamak zorunda değildir, kimse tarafından zorlanamaz.

erkeklerin dört kadınla evlenebilmeleri hakkında: bu bir izindir, islam'da vardır ve bir müslümanın kuran'ın devamı gibi iman etmesi gereken bir kaidedir. yalnız, çoklu nikah tavsiye edilmemiştir. hatta bir erkeğin bunu yapabilmesi için adaletli davranması gerekir ve kuran'da açıkça yazar ki bu adaleti sağlamak ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın mümkün değildir *. ama yine de izindir. peki neden izindir? belki gerçek nedenini bilemeyiz ama normalüstü anlarda gerekebilir: kadın popülasyonunun aşırı artması gibi ya da insan popülasyonunun çok azalması sebepli nüfusu daha çok arttırabilmek için.

gelelim bunun kadınla bağlantısına. bir kadın evlenme akdinde kocasının başka evlilik yapmayacağını talep edebilir, kocası da bunu kabul ederse söz vermiş olur. verilen sözü tutmak bir kul hakkıdır. verdiği söze karşı başka evlilik yapar ise en büyük günahlardan olan kul hakkına girmiş olur. ve karısı, bu durumu kabul etmek zorunda da değildir, mahkemeye gidip boşanabilir.

çok (dörde kadar) evliliğin hak olduğuna inanmak imanın gereğidir. ancak, buna inanmak kadının, kocasının kendi üzerine evlenmesini onaylayarak rıza göstermesi, tasvip etmesi zorunluluğunu getirmez. link sorularla islamiyet


genel anlamda bir kadın istemediği biriyle evlenmek zorunda da değildir, kimse tarafından da zorlanamaz. gerektiği taktirde de boşanabilir *.

boşanma hakkında da yine nikahta kadın kocasının üç boşama hakkından birini talep edebilir. kocası razı olursa verir, verildiyse geri alınamaz. vermediyse de kadın nikahı gerçekleştirmek zorunda değildir. (bu konular genelde nikah öncesinde konuşulur tabii.) neden iki tanesini isteyemiyor diye düşünmeye gerek yok bence, zira bunun asıl amacı tek bir kişide toplanan gücü bölmektir.

mehir, denen bir şey vardır ve kadının inkar edilemez hakkıdır. nikahta erkek birey bu mehir miktarını kabul ederek evlenmişse, artık kadın ne kadar ne istediyse, bunu temin edip karısına vermek erkeğin sorumluluğudur. kadının erkeğe mehir verme gibi bir zorunluluğu yoktur.

miras konusunda çok ayrıntı var. ama erkek kardeşin 2 pay, kız kardeşin 1 pay almasında adaletsizlik var gibi görünüyor. yalnız, kadın evlendiğinde kocası tarafından ihtiyaçları karşılanmak zorunda olduğu için, kız kardeş kocası tarafından ihtiyaç halinde bırakılmayacak zaten. ve erkek kardeş de kendi karısının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. kız kardeş evlenmese de erkek kardeş tarafından ihtiyaçları karşılanmak durumunda. hiçbir durumunda kadın çalışmak zorunda kalmadan ihtiyaç halinde bırakılamaz zaten. ki öncesinde dediğimiz ve modern dünyada da dememiz gerektiği gibi hiçbir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ve kendi emeğiyle çalışıp kazanabilir. evet, bir kadın bir erkeğe muhtaç değildir ama ihtiyacı olan durumlarda yakınlık derecesine göre erkekler tarafından ihtiyacının karşılanması o erkeklerin sorumluluğudur.

şiddet konusunda: allah'ın verdiği vicdanı kullanan herkes bir insana fiziksel, psikolajik, maddi-manevi herhangi bir şiddet uygulamanın yanlış olduğunu bilir, hisseder. bu konuda ayette* geçen "dövün" ifadesi iyi irdelenmelidir. herhangi sinirli olunan bir durumda yapılabilir gibi bir algı oluşmasın, çünkü bu doğru değil. kadının kocasına karşı aşırı kötü bir şey yapması lazım. ona rağmen öncelik uyarmada ve yatakları ayırmadadır. dövmenin boyutu da asla toplum tarafından aşağılayıcı olarak nitelendirilen boyutta olamaz, buna bağlı olarak bir tokat dahi bizim kültürümüzde yanlış kabul edildiğinden, bu dövme ifadesini, haberlerde gördüğümüz olayların bir izni olarak düşünemeyiz. tefsircilerden ata, tüm hadislerle birlikte ayeti anlayarak "koca, karısını dövemez." demiştir. tefsir için sonuç olarak islam erkeğe şiddet uygulama hakkını vermez. iyi niyetli, kendini kontrol edebilen bir insan da, bu hak verilmiş olsa dahi, bir insanı incitemez, incitmeyi vicdanına yediremez.

cinsellik konusunda herhangi bir ayrım yoktur. çiftlerinin birbirini sevmesine dayanır. hayır, hayırdır. karşılıklı rıza yoksa tecavüz vardır. insan olan bunu anlar. bu konuyla alakalı hadis, seksi emelleri için kullanmaya çalışacak insanlar içindir. açıklamalı link sorularla islamiyet

şahitliğinin kabul edilmemesi gibi bir durum da yoktur. *

kadın bu bakımdan da ikinci sınıf ve dereceden bir insan olarak algılanmadığı içindir ki, “erkek bulunmadığı takdirde” denilmemiş, erkek bulunsa bile kadınların tanıklığı kabul edilmiştir. âyetin ifadesine dikkat edildiğinde anlaşılacağı üzere iki kadının şahitliğinde tanıklık eden yine bir kadındır; yani nisabı (şahitlik için gerekli sayı) doldurma bakımından bir kadın, bir erkek gibidir. diğer kadının işi, hemcinsinin unutması veya yanılması halinde ona hatırlatmaktan, hatırlamasına yardımcı olmaktan ibarettir. kaynak


peki nedir bu erkek > kadın algısı? ayette şöyle geçiyor: "erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. yalnız, erkekler için onların üzerinde bir derece vardır. allah´ın izzeti var, hikmeti var." *

ayette geçen “erkeklerin onların üzerindeki hakları bir derece daha fazladır.” mealindeki ifadeden maksat, mirastaki farklılık ve cihatla mükellefiyettir. güzel bir açıklama sorularla islamiyet


----

ben burada kadının islam'da ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışmadım zira en başında dediğim gibi üstünlük ancak takvadadır. "islam kadına değer vermiyor." algısının yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. başka şeyler aklıma gelirse eklerim.
devamını gör...

zaten veririm diye diye bi beş kilo daha alırım.
devamını gör...

2016 güney kore yapımı gerilim filmi.

film, annesini özleyen kızını eski eşinin yaşadığı yer olan busan'a trenle götürmeye karar veren bir babanın o sırada zombileşen yolculardan kızıyla beraber kaçmaya çalışmasını konu alıyor.
filmde 'insan kalmaya çalışmak' ve 'bencillik' çatışan iki düşünce.

bence rahatlıkla izlenebilecek zombi filmlerinden biri. hikayesi karmaşık değil ve çoğu zombi konulu film gerilimden çok uzak oluyor fakat bu film güzel dengelemiş gerilimi, araya biraz dram da serpiştirmiş, klişe olsa da yakışmış. oyunculuklar zaten enfes, başrolde gong yoo oynuyor. yan karakterlerden birinde ise parasite (film)'da evin oğlunu canlandıran choi woo shik var. bu iki enfes oyuncuyu, elbette ma dong seok'u yazmazsam haksızlık ederim, üç enfes oyuncuyu izlemek bana büyük keyif vermişti. her ne kadar filmde mantık hataları olsa da.

ilk çıktığı zamanlarda izlediğim ve fazla beklenti içinde olmadığım için baya beğenmiştim. genel olarak tek mekanda yani trende geçmesine rağmen insan izlerken uzun süre heyecan hissediyor ve merakla kalıyor. belki şimdi tekrar izlesem eleştirdiğim yönleri olurdu lakin tek mekan filmlere göre izlenebilir. son olarak trailer'ı da paylaşayım hemen.
devamını gör...

şimdi mesela* kuzguncuktaki vişne ile mesajlaşırken mesajının sonuna mahlasına uygun olarak vişne emojisi ekliyor, hoş da oluyor güzel oluyor.

ama ben salatalık emojisi koyunca direkt tacizci ve sapık oluyorum, bu reva mıdır?*
devamını gör...

"nasıl da güzel geliyor insana, sırtından vurmak insanı."
demiş şair.

o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
devamını gör...

pazırık kurganı'nda bulunan ve tarihin en eski halısı unvanına sahip olan haldır.

asya hun devletine aittir.

bu halı, asya hun devleti'nin dokumacılıkla uğraştığının kesin kanıtıdır.
devamını gör...

sormuşluğum da var, cevap vermişliğim de.
şu anın gençleri sormayı da sevmiyor, soranı da.
oysa, zararsız hatta faydalı olabilecek olunabilecek bir durum. cevap vermek yardımcı olmak bir tür hayır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim