o tiplerden biri de benim. okuduğumu paylaşırım ,isteyen arkadaşlarıma veririm onlar da okusun. zaten okumayan bi toplumuz bırakında sokalım gözlerine şevke gelsinler.
devamını gör...

seks
seksli
seks
kadın
sorunsal
seks
daha çok seks
kadın
kadın
sorunsal
e seks
kadınlar
seks olm seks
sorunsal
cinsel
seks dedik ya
devamını gör...

sözlük ahalisi şimdi size yani bilmeyen arkadaşlara önemli bir bilgi vereceğim sonra teşekkürlerinizi alırım :) e-devlette iys yani ileti yönetim sistemi kullanıcı erişimine açılmıştır. yani size hangi firmaların sms yada e-posta atabileceğini seçebiliyorsunuz. eğer istemediğiniz firmalardan sms ler geliyorsa e-devlete girip bu izinleri kaldırabilirsiniz .
devamını gör...

mesaj atma şekline göre karakter analizinde genelde eğlenceli hayat dolu kişi olarak tanımlanıyorlar. sevimli ve sosyal kişilikler yani. bir an önce mesajı gitsin diye heyecanla yazıyorlar bekletme yapmayı sevmiyorlar bir de bu açıdan bakalım...
devamını gör...

kardeşim senin de (bkz: ka - fa 1500) galiba.
devamını gör...

adettir; tabak boş gönderilmez.*

küçüğüm


küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün hatalarım
öğünmem bu yüzden
bu yüzden kendimi özel, önemli zannetmem

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün saçmalamam
yenilmem bu yüzden
bu yüzden kendime hâlâ güvensizliğim

ne kadar az yol almışım, ne kadar az
yolun başındaymışım meğer

elimde yalandan, kocaman, rengârenk
geçici oyuncak zaferler


ne kadar az yol almışım, ne kadar az
yolun başındaymışım meğer
elimde yalandan, kocaman, rengârenk
geçici oyuncak zaferler

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün korkularım
gururum bu yüzden
bu yüzden çocuk gibi korunmasızlığım

küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden sonsuz endişem
savunmam bu yüzden
bu yüzden bir küçük iz bırakmak için didinmem


devamını gör...

"buraya bakarlar"
devamını gör...

2022 herkes için çok güzel bir yıl olsun. mutlu yıllar sözlük.
devamını gör...

bir yıl kadar van'ın çaldıran ilçesinde yaşadım. ilçede bir tane restaurant, bir pastane, bir öğretmen evi lokali ve hatta iki katlı olan sadece bir kaç tane bina mevcuttu o zamanlar, şimdi nasıldır bilemiyorum. gerisi tek katlı, bahçe içinde, ahırla dip dibe olan derme çatma evler... böyle seçeneklerin olmadığı bir ortamda az da olsa eve benzeyen bir ev tuttum. van'dan bana kalacağım sürede yetecek kadar da eşya temin ettim. sobada bu eşyalardan bir tanesiydi doğal olarak. standart olarak bir dolap, bir tv, bir kanepe, halı, masa, sandalye, mutfak malzemeleri falan derken ek olarak bir de büyükçe su ısıtıcılı bir banyo kazanı da bu eşyalara dahil oldu.

evin bir odası hiç kullanılmamak üzere ayrıldı ki kış bastırdıkça kullanılacağı henüz bilinmiyordu, tahta pervazlı pencereler ilçe namzetli köyümüzün usulleri gereğince kalın naylon poşetlerle dışarıdan kapatıldı. soba kuruldu. şirin, yaşanır bir hale getirildi evimiz. sabahları uyanıp mutfağa gittiğimde kapıyı açar açmaz -ki mutfakta geçireceğim süreyi minumumda tutmak suretiyle saniyeleri bile hesaplayarak geçiyorum soğuk yüzünden- mutfağın penceresinden aynı bahçeyi paylaştığım ev sahibinin koyunlarıyla göz göze geliyordum, kibar bir insan olarak ben onlara günaydın diyordum onlar da o kocaman siyah gözleriyle bana bakıp meeeliyor falan. * zira mutfak pencerem bir koyunun kafasını pencereden görebileceğim yükseklikte.

soba... çocukluğum sobalı evlerde geçti. soba sevgiydi, soba dibinde kedi gibi kıvrılıp uyumaktı sıcacık. annemin sobada pişirdiği tadı damağımda kalan çöreklerdi. fakat soba nasıl yakılırdı? odun gerek, kömür gerek. ne gerekiyorsa aldık efenim. getirdiler, yığdılar sofaya. yine kalın naylonlarla kapattık üstünü... fakat bu odunların kırılması gerekiyor. çünkü koca koca odunlar sığmıyorlar sobaya. eh aldık elimize baltayı, kır babam kır. çok zevkliydi bu arada odun kırmak.
önce odunlar güzelce tutuşacak ki kömürü atalım arkasından. hemen tutuşur mu odunlar, asla. hele ki acemiyseniz. zamanla bulduk yöntemini onun da. sonra kar kış kıyamet derken odunları içeri almak icap etti, çünkü nemli odun tutuşmuyor. eh güzel tutuşunca da çayı orada demlemek, yemeği o sobanın üzerinde yavaş yavaş pişirmek farzdır.

işte soba yakmayı böyle öğrendim ben de. elektrikli kazanla ilgili de malumat vereyim, efenim kışın orada sular çoğunlukla akmıyor, bir kaç saat o da ip gibi incecik aktığında hemen neyiniz var neyiniz yok doldurmanız gerek. kazanın birincil görevi bu, bir diğer hayati görevi ise banyo için sıcak su elde etmek elbette. fakat orada kullanılan elektriğin voltajı çok düşük olduğundan mütevellit kazandaki suyun ısınması için misal ertesi gün banyo yapacaksanız önceki akşamdan kazanın fişini takmanız gerek. şunu da belirtmem gerekir ki hiç elektrik faturası gelmedi orada bana. faturasız elektrik kullanmak ne demek? ev sahiplerinin her odasında ve hayvanlar donmasın diye ahırlarında elektrikli soba yakması demekmiş, sonradan öğrendim.
sobayla da ilişkilendirdiğim bu güzide köy pardon ilçemizle ilgili bir yıla epey anı sığdırdım. belki sonra başka anıları da yazarım. *
devamını gör...

açıktan liseyi bitirip üniversite sınavına girmek..
devamını gör...

herkesin bayramını kutlarım. el öpme emojisi karşılığında harçlıklarınıza talibim.

tr 4800 0100 2110 0000 2868 5254
devamını gör...

bir tür eğlence.
en azından benim için öyle.
bakmayı da seviyorum, atmayı da.
görmek istemeyen sessize alıp kurtulabilir.
kimse kimsenin storysine mahkum değil.
devamını gör...

evrenimiz kaç yaşında ? evrenin kaç yaşında olduğuna dair çalışmalar nasıl sürdürülmekte ? evrenin kaç yaşında olduğu nasıl tahmin edilmekte ? hepsini cevaplamaya çalışayım...

kainatın yaşı, büyük patlama (big bang) dediğimiz olaydan beri taa ki günümüz kadar geçmiş olan tüm zamanları içinde barındırır. şu an üzerinde çalışılan kuramlar ve gözlemlemelere göre, evrenin yaşı 13.5 ila 14 milyar arasındadır. bu da demektir ki evrenin başlangıcında güneş'imiz ve güneş sistemimiz yoktu. e tabi haliyle dünyamız da yoktu. yine araştırmalara göre, güneşimiz 4.6 milyar yaşında olduğu düşünülmekte. yine aynı araştırmalara göre; üzerinde yaşadığımız, beton binalar inşa ettiğimiz, uzaydan bakınca soluk mavi olarak görünen ve soluk mavi nokta diye adlandırılan dünyamız ise 4.54 milyar yaşında.

şimdi bunları nerden biliyorsunuz diye soracak kişiler olacak, onu da açıklayayım.

bir çok bilimsel çalışma ve araştırmalar, projeler, teorilerin görüş birliği ile elde edilmiştir. tabii ki yanılma şansı vardır ancak şu anki işleyiş ve süreç bunları göstermekte. bu projeler içerisinde arka plan ışınımı ölçümleri ve evrenin genişlemesinin ölçümleri için kullanılmakta olan bir çok farklı yöntem de mevcut. ancak en çok bilinen 2 tanesi şunlardır;

arka plan ışınımı ölçümleri, kainatın büyük patlamadan (big bang) bu yana olan soğuma süresini verir. ki burdan anladığımız kadarıyla evren soğumaya devam etmektedir.

kırmızıya kayma gözlemi ise, evrenin doppler etkisi sayesinde, büyük patlamadan bu yana sürekli genişlediğini kanıtlayan ölçümdür. ve evrenin yaşının hesaplanması için kesin bilgi verir.

daha detaylı anlatacak olursak, yapılan tüm araştırmalar evrenin genişlemeye devam ettiğini kanıtlar nitelikte. genişleme hızı ve ivmesini hesaplayabilirsek eğer, şu an bulunduğu noktadan geriye doğru taa ki big bang'e kadar gideriz ve hesaplamalarla evrenin yaşını ortaya çıkarabiliriz. bu hesaplamaların sonucu ise evrenin yaşını vermiş olur. işte tüm bu genişlemeler, hesaplamalar vs. yapılmış ve evrenimizin yaşının 13.5 ile 14 milyar arasında olduğu hesaplanmıştır.
devamını gör...

bir süredir oldukça şiddetli şekilde aşık olduğum arkadaşımın abisine kavuşamadığım bir gün daha bitiyor. hüzünlü, umutsuz ve dualarınızı bekler haldeyim.

a klım çocuktur diye koşturur içimde tüm ayaklar senin oyun parkına
b enden geriye bir parça bile kalmaz senin ayaklarının altında
i smim yok sen nasıl seslenirsen oyum ellerin bana aitken
n e kadar kaldıysa benden tümümü tüket dilinin ucu böyle guzelken
l atifenin kendisidir dudakların iki kenarı sanki cennetin kanatları
e lemimin adıdır kardeşin, istersen dövdürelim hazır bekliyor mafya adamları

e serim aklımın götürdüğü her yere ama gündoğusu sensen kesilir yağmurum
v akti zamanında bir elma düştü beni kovdular kendi icimdeki yangına
l isan-ı münasip anlatmak gerekirse düştüm sanki cehennemine
e n az yirmisekiz yıldır ağırlaştırılmış müebbetten mahkumum
n asıl muhtacım senin adaletine sığınılmış affına
e limi tut al beni senin bile henüz ulaşamadığın cennetine
y angında kaybettim dokundugun tüm uvuzlarıma daha üç gün önce
i pekten mi yaratıldı tenin niye güzel böyle
m öpüyorum canım o güzel gözlerinden sonsuz bir hasretle

m edyun-u şükran varlığına kıblemdir nefes aldığın her köşe
i syanım yok düştün bi kere kardeşine rağmen bebeksi gönlüme
devamını gör...

bir ihtimal mor/kırmızı lahana indikatör olma özelliğine sahip ve bu yüzden asidik ortamda yapılan turşusu kırmızı renkte olan bir bitki olduğundan kaynaklanmış olabilecek durum.
devamını gör...

kıtlama seven bir erzurumlu bence,bi çay?*
devamını gör...

yaşama anlam katmalara doyamayan homo duble sapienslerin mutluluğun formülünü tüketme ibadetinde buluşu. insanın son akıldışılık limanı. reklamlarla şahaneleştirilmiş mükemmelliklere bir siparişle sahip olabilmenin verdiği o müthiş haz. canımız kanımız influencerlarımız sayesinde varlığından haberdar olduğumuz kullan at nesneleri. ah ne güzel! oh ne şahane! alın canlarım bunu da alın. daha doymazsanız şunu da alın. tüketiyorsunuz öyleyse varsınız. alıyorsunuz, çünkü siz harikasınız. harika olmasaydınız alamazdınız. bakın bu şampuan, akıyor, kokuyor, mis gibi yapıyor. hele şu ayna, bakan kişiyi dünyanın en güzeli/yakışıklısı yapıyor. hadi alın. onu da alın. hepsini alın.

fakat haksızlık etmiş olmayayım, corona günlerinde bir nebze de olsa azaldı sanki tüketme olayı. ya da başka bir taraflara evrildi bilemiyorum.
devamını gör...

liste halinde yazmak gerekirse:

-en başta din adamları (bkz: nihat hatipoğlu)

-dini yanlış yorumlama ve insanların bunda diretmesi.
bir örnek vermek gerekirse kulaklıkla müzik dinlemek. müziğin sesini kısma muhabbeti ezanı engellememek için ortaya çıkmıştır. yani ezan okunurken bangır bangır müzik çalmak abestir ve kötü gözükür. ancak bazı sivri zekalılar kulaklıkla bile müzik dinlemeyi günah sayıyor. peh! yesinler!

-saçma hurafeler.
mesela tuvalette yemek yemek günah, tuvalete sağ ayakla girmek günah, uzun saç günah! ee bu mu din? geçiniz efenim.

-bazı insanları ötekileştirmek. mesela solakları*, yabancıları**, farklı partiyi tutanları...vb.

-günah işleyenleri manyakça uyarmak.
mesela şort giymek günah olduğu için bin beşyüz kez uyarılmalıdır şort giyen.* namaza gitmeyenler de,*** içki içenler de... ulan ayı, sanane. sana mı yazılıyor günahları?
devamını gör...

ben sıkıldım yazmaktan siz sıkılmadınız. ilahiyatçı var lazımsa. *
devamını gör...

(bkz: kanıt ver)

ah anılar. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim