normal sözlük yazarlarının tanım girerken düşündükleri
tanımlarıma bakarak pek düşünmediğimi söyleyebilirim.
devamını gör...
topuksuz 177 cm sena
boyunu baz alırsak, yukarılardaki oksijen azlığından pek de etkilenmeyen yazarımız.
günün ünlüsü yazarımız olmayı başardı.
kutlarız.
günün ünlüsü yazarımız olmayı başardı.
kutlarız.
devamını gör...
4-5 bin lira için hayatından en az 16 sene vermek
başlığı açan yazar arkadaşıma hak verdiğim yerler olmakla birlikte katılmadığım yerler de var. "eğitim öğretim hayatına" sonunda iyi para kazanmak amaçlı düşünerek bakması biraz acımasızca olmuş. sonuçta insan sadece iyi bir kariyer sahibi olmak, çok iyi paralar kazanmak için okumaz. okumak; düşünce ve davranışlarını şekillendirme, iyileştirme, geliştirme çabasıdır. eğitim ile kazanılan bilgi, beceri ve tutum insanın birey olma ve ait olma farkındalığını artırır, kişiliğini geliştirir ve daha değerli kılar.
devamını gör...
haftalık puan tablosu
yukarıdaki düşüncemden vazgeçiren tablo. özellikle şu anki sıralamaya baktığımızda takipçi, tanım ve beğeni sayısının konuyla hiç ilgisi olmadığı görülüyor.
yanlış anlaşılma olmasın, ben sıramı zaten savdım, hediyemi de devrettim. fakat sistemi anlamaya çalıştığımdan özellikle ilk birkaç sıradaki arkadaşın arayı hangi tanımlarla bir anda açtığını merak edip inceliyorum. takip etmelik yazarları tespit etmek için de iyi bir yol olduğunu düşünüyordum ama şu an yaptığım inceleme sonucunda şaşırmadım diyemeyeceğim. ekşi'nin çaylak algoritması gibi, nasıl olduğu belirsiz demek ki bu sıralamanın. üstelik demek ki ben de yazdıklarımla değil, tesadüfen 1. olmuşum diye düşünüyorum şu an.
ilginç...
edit: az önce bir arkadaşla konuşurken verilen oyların daha etkili olduğunu söyledi. bence o da değil çünkü ben beğendiğim tanımları bolca oyluyorum. cimri değiliz o kadar *
yanlış anlaşılma olmasın, ben sıramı zaten savdım, hediyemi de devrettim. fakat sistemi anlamaya çalıştığımdan özellikle ilk birkaç sıradaki arkadaşın arayı hangi tanımlarla bir anda açtığını merak edip inceliyorum. takip etmelik yazarları tespit etmek için de iyi bir yol olduğunu düşünüyordum ama şu an yaptığım inceleme sonucunda şaşırmadım diyemeyeceğim. ekşi'nin çaylak algoritması gibi, nasıl olduğu belirsiz demek ki bu sıralamanın. üstelik demek ki ben de yazdıklarımla değil, tesadüfen 1. olmuşum diye düşünüyorum şu an.
ilginç...
edit: az önce bir arkadaşla konuşurken verilen oyların daha etkili olduğunu söyledi. bence o da değil çünkü ben beğendiğim tanımları bolca oyluyorum. cimri değiliz o kadar *
devamını gör...
insan bilgisinin ilkeleri üzerine bir inceleme
george berkeley'in 17. yüzyıl felsefesi materyalist düşünceye karşı bir duruş için yazmış olduğu inceleme, kitap. bu müthiş çıkışıyla birlikte metafizik tarihinin doruğunu oluşturan ve idealist felsefenin zirvesi olan berkeley maddenin tamamen bir inkarını ortaya koyar. yapıtının ortaya koyduğu bu düşüncenin bilimselliği bilim çevrelerince sürekli olarak bir tartışma konusu niteliği gütse de materyalistler berkeley'nin bu görüşünü asla yanlışlayamamışlardır. yani hiçbir şekilde aksi iddia edilemeyen bir düşünce olduğu için 17. yüzyıldan bu yana geçerliliğini koruyan bir felsefeye sahiptir. metafizik anlayışın ne olduğunu eksiksiz şekilde öğrenmek isteyen her bir kişiye tavsiye edilir. önyargılardan arınarak okunduğunda kişide bir çeşit ''acaba'' yarattığı gözlemlenmiştir.
descartes 'düşünüyorum öyleyse varım' derken,
berkeley 'düşünüyorum öyleyse varsınız' der.
onun felsefesi doğrultusunda; hiçbir töz algıdan bağımsız var olamaz. ''masaya dokunuyorum çünkü var'' -değil- ''bu masa var, çünkü ona dokunuyorum''.
descartes 'düşünüyorum öyleyse varım' derken,
berkeley 'düşünüyorum öyleyse varsınız' der.
onun felsefesi doğrultusunda; hiçbir töz algıdan bağımsız var olamaz. ''masaya dokunuyorum çünkü var'' -değil- ''bu masa var, çünkü ona dokunuyorum''.
devamını gör...
öz çocuğuna bakmayı başarı sanmak
türkiye'de çok sık görülen durum. sanki çocuk kendi isteği ile doğmuş ve kendi istekleri dışında onu büyütmüş gibi davranıyorlar. özellikle annelerin (bkz: sizi 9 ay karnımda taşıdım) gibi sözleri beni çileden çıkartıyor. bu insanlar muhtemelen başarısızlıklarını saklamak için 8 milyar potansiyel anne/baba bulunan dünya'da bu sıfatı almayı bir başarı sanıyorlar.
devamını gör...
hasta olduğunu sosyal medyada paylaşmak
ilk başlarda gidilen, gezilen yerler ile başlayan*, sonradan yeme-içme, sofra fotoğraflarına evrilen*, sonradan bu hale kadar gelen* ve sonunda da bu işin wc'ye ve yatak odasına kadar umumileşeceğini* düşündüren gereksiz ötesi eylem(ler)dir.
en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.
umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.
umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
devamını gör...
beyaz renginin yakıştığı şeyler
devamını gör...
26 ağustos 1071 gürültüden ve patırtıdan uyuyamamam
kapı gıcırtısıdır o ses. büyük bir kapı açılıyor sonuna kadar. son dakika haberi altyazıda geçti.
devamını gör...
güne bir kadın yalanı bırak
devamını gör...
öz saygın ve birine duyduğun sevgi arasında kalmak
aşırı duygusal biri olsam da mantığım hep ağır basar, belki biraz da ağır basan şey gurur da. o yüzden bu arada kalmışlıklarda hep özsaygıyı tercih ederim.
devamını gör...
susmak
"sessiz kalmak, kırıldığını göstermenin en iyi yoludur"
-tomris uyar
ben de kızdığımda bağırır çağırırım da asıl kırıldığımda susarım.
-tomris uyar
ben de kızdığımda bağırır çağırırım da asıl kırıldığımda susarım.
devamını gör...
palm yağı
palmiye meyvesinden elde edilen bitkisel bir yağ çeşididir. işlenmiş/paketlenmiş gıdalarda ve kozmetik ürünlerde bolca bulunur. bu yağın üretilebilmesi için endonezya ve malezyanın yağmur ormanları ve içinde yaşayan canlılar güya plantasyon alanı açmak bahanesiyle yakılarak katledilir. bu durum yüzünden özellikle orangutanların sayısı yavaş yavaş azalmaktadır hatta yakın tarihlerde soyları tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. orangutanlar dışında hali hazırda soyu tükenmek üzere olan sumatra kaplanı, asya gergedanı gibi hayvanlar da vardır. ne kadar dünya çapında arada bir gündem olsa da palm yağı üretmek için yapılan bu canilikler son bulmamıştır. fakat bireysel olarak en azından işlenmiş/paketlenmiş çoğu gıdadan uzak durarak hem kendi sağlığımızı hem de yağmur ormanlarını/hayvanlarını korumuş oluruz. şu iki yazıyı da okumanızı tavsiye ederim bu ve bu
devamını gör...
laf olsun torba dolsun diye başlık açıp tanım girmek
bunaltandır. tamam kitaplar sizin olsun. kitap kaygısı güden nokta koysun, virgül koysun 800e tamamlasın. yoluna baksın. ama bir şeyler okumak, birazcık ekşi iticiliğinden uzaklaşmak isteyenlerin kalacağı bir yer olsun. çabamız da bununçün.
devamını gör...
entry'i yollar yollamaz düzenleye basmak
bir tür hastalık. bu hastanın baş eşeği de benim büyük ihtimal. gönder tuşuna basar basmaz başka bir şey daha aklıma geliyor ya da yanlış bir kelime yazdığımı fark edip ışık hızında editliyorum. biliyorum aramızdasınız. siz de yapıyorsunuz bunu.
devamını gör...
güne bir söz bırak
bir kere yanlış trene bindiyseniz ; koridordan ters tarafa yürümenin hiçbir faydası yoktur.
(bkz: nietzsche)
(bkz: nietzsche)
devamını gör...
evlilerin bekarları kıskanması
o yüzden arkadaşlarla buluştuğumuzda evli olanlar erken kalkınca “oo tabi yenge hanım kızar” diye klişe şakalar yapıyoruz.
devamını gör...
akp hükümetinin eğitimle imtihanı
bilindiği üzere akp hükümetinin geçen 19 yılda en çok karıştırdığı, adeta darmadağın ettiği kurumlardan birisi de eğitim.
'dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz ' diyerek çıktıkları yolda,
eğitim sisteminin adeta şifrelerini karıştırıp, kilitlediler, şimdi kendileri de açamıyor bu şifreyi.
4+4+4 dediler, köy okullarını kapatıp taşımalı eğitime geçtiler, bir çok fen anadolu lisesi kapatılıp, ortalık ' anadolu imam hatip liseleri' ile dolduruldu.
ınsanlar çocuklarını gönderecek normal lise bulamaz hale düştü.
peki sonuç, her konuda iyice dibe vuran bir eğitim sistemi ve genç nesil.
dindarlık ne oldu, diyanet ve yakın kaynak açıklamalarına göre ateizm, deizm özellikle lise gençlerinde patladı, hatta ' dinsiz imansız kalmak içten bile değil ' şeklinde yazılar yazdı muhafazakar kesime yakın yazarlar.
bütün bunlar ortadayken, şimdi rota daha da yukarıya, üniversitelere döndü.
1 aydır boğaziçi, bugün ortaya çıkan yeni rektör atamaları vs.
hükümetin eğitimle sınavı hala sürüyor. başarısız oldukça daha da saldırıyorlar, ilk ve orta egitimi hallettiler, şimdi gözü üniversitelere diktiler ama burada sanki baltayı taşa bilerek vuruyorlar gibi geliyor bana.
zira, üniversite bir okul değil, akademik eğitimin verilip alındığı üst düzey bir kurum. yani buraları kendi hayat , siyasi görüşün çerçevesinde dizayn etmene hiç kimse musade etmez ki bu, oradaki akademik eğitim unsurlarını dizayn etmek demektir, abesle istigaldir.
hükümet umarım bu yanlıştan tez zamanda döner, bilimin konuşulması gereken üniversitelerimizin sesine kulak verir, ülkenin çok ihtiyacı olan bu günlerde, huzur'un, ilimin, bilimin önünü açar. bunu yapmayacağından nedense çok eminim ama umarım yapar demekten de alamıyorum kendimi...
'dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz ' diyerek çıktıkları yolda,
eğitim sisteminin adeta şifrelerini karıştırıp, kilitlediler, şimdi kendileri de açamıyor bu şifreyi.
4+4+4 dediler, köy okullarını kapatıp taşımalı eğitime geçtiler, bir çok fen anadolu lisesi kapatılıp, ortalık ' anadolu imam hatip liseleri' ile dolduruldu.
ınsanlar çocuklarını gönderecek normal lise bulamaz hale düştü.
peki sonuç, her konuda iyice dibe vuran bir eğitim sistemi ve genç nesil.
dindarlık ne oldu, diyanet ve yakın kaynak açıklamalarına göre ateizm, deizm özellikle lise gençlerinde patladı, hatta ' dinsiz imansız kalmak içten bile değil ' şeklinde yazılar yazdı muhafazakar kesime yakın yazarlar.
bütün bunlar ortadayken, şimdi rota daha da yukarıya, üniversitelere döndü.
1 aydır boğaziçi, bugün ortaya çıkan yeni rektör atamaları vs.
hükümetin eğitimle sınavı hala sürüyor. başarısız oldukça daha da saldırıyorlar, ilk ve orta egitimi hallettiler, şimdi gözü üniversitelere diktiler ama burada sanki baltayı taşa bilerek vuruyorlar gibi geliyor bana.
zira, üniversite bir okul değil, akademik eğitimin verilip alındığı üst düzey bir kurum. yani buraları kendi hayat , siyasi görüşün çerçevesinde dizayn etmene hiç kimse musade etmez ki bu, oradaki akademik eğitim unsurlarını dizayn etmek demektir, abesle istigaldir.
hükümet umarım bu yanlıştan tez zamanda döner, bilimin konuşulması gereken üniversitelerimizin sesine kulak verir, ülkenin çok ihtiyacı olan bu günlerde, huzur'un, ilimin, bilimin önünü açar. bunu yapmayacağından nedense çok eminim ama umarım yapar demekten de alamıyorum kendimi...
devamını gör...

