dile takılan şarkı sözleri
''...tuzla buz evlerde
günaha susuz kaybolduk, kadere dönüyoruz
toz duman evlerde
sınırları uçsuz hapsolduk, kurşunlar deniyoruz''
günaha susuz kaybolduk, kadere dönüyoruz
toz duman evlerde
sınırları uçsuz hapsolduk, kurşunlar deniyoruz''
devamını gör...
kitap okuyan insanı belli eden detaylar
instagram postları.
devamını gör...
mary magdalene
garth davis’in yönetmenliğini yaptığı ve başrollerinde joaquin phoenix, rooney mara gibi isimlerin olduğu 2018 yapımı film.
filmi diğer isa filmlerinden ayıran en önemli şey şüphesiz olayların magdalalı meryem üzerinden anlatılıyor olması. bir diğer önemli nokta ise şu: 591 yılında papa ı. gregorius tarafından fahişe olarak tanımlanan meryem, 2016 yılında vatikan tarafından “resmi olarak” havarilerin havarisi ve isa’nın dirilişine tanık olan ilk kişi olarak tanımlandı. filmin sonunda bu bilgelere yer verilmiş. bu film, gerçekleşen bu olaydan sonra çekildi.
meryem, henüz daha isa ile karşılaşmadan önce bile içinde tanrı inancını ve sevgisini barındıran biri. hatta öyle ki sofralarda erkeklerden daha fazla konuşuyor bunları ama tabi ki susturuluyor. aynı zamanda ailesi tarafından biriyle evlendirilmek isteniyor ama direniyor. anlıyoruz ki daha önce de birkaç kez yaşanmış bu. meryem aslında ilerlediği yolun doğru olduğunu bilse de toplum ve çevre baskısı öyle fazla ki kendini “anormal” biriymiş gibi hissediyor, bu açık. ataerkil koşullar yüzünden karşılaştığı düşünce hep ailesini utandırdığı. ama o yine de her şeye arkasını dönüp isa’nın yolundan gitmeyi tercih ediyor. bu bakımdan filmin bir anlamda feminist bir bakışı olduğunu söyleyebiliriz. aynı zamanda bik bik edip “neden tarihte kadın düşünür yok?” sorularını soranlara da bir cevap bu.
film hakkındaki kişisel düşüncelerime gelirsek aslında temel hristiyan düşüncesinden çok ayrılmadığını söyleyebilirim. ama yine de sanki bazı noktalarda yönetmen özellikle kaşımış bazı şeyleri. örneğin isa’nın ölen bir kişiyi dirilttiği sahneye sanki özellikle çalışılmış. dirilen kişinin isa’ya benzerliği de hemen fark ediliyor. yine meryem’in petrus ile arasında geçen konuşmada “bu senin mesajın, onun değil” cümlesi çarpıcı. birçok filmde isa’nın çarmıha gerildiği esnada yaşadığı şaşkınlık ve yanılgıya değinilir. bu filmde de havarilerin yaşadığı şoku görebiliyoruz. çünkü daha o anda, isa ile beraber yürürken onun bahsettiği güzel dünyaya, krallığa ulaşabileceklerini düşünüyorlar ama isa ölüyor. meryem ise daha çok islam düşüncesinde de hakim olan ölümden sonraki güzelliğin peşinde.
film bence görsel olarak keyifli. bu tarz temalardaki filmleri sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. aynı zamanda filmin görüntü yönetmeni bright star (2006) ve dune (2021) gibi filmlerden hatırladığımız greig fraser. bu adama hakkını teslim etmek lazım, gerçekten başarılı.
ayrıca oyuncu kadrosu da epey kaliteli. yunan yeni dalga filmlerinde bolca gördüğümüz ariane labed; yeraltı peygamberi (2006) filminde oyunculuğu ile bizi mest eden tahar rahim ve incendies filmiyle gönüllere taht kuran lubna azabal.
filmi diğer isa filmlerinden ayıran en önemli şey şüphesiz olayların magdalalı meryem üzerinden anlatılıyor olması. bir diğer önemli nokta ise şu: 591 yılında papa ı. gregorius tarafından fahişe olarak tanımlanan meryem, 2016 yılında vatikan tarafından “resmi olarak” havarilerin havarisi ve isa’nın dirilişine tanık olan ilk kişi olarak tanımlandı. filmin sonunda bu bilgelere yer verilmiş. bu film, gerçekleşen bu olaydan sonra çekildi.
meryem, henüz daha isa ile karşılaşmadan önce bile içinde tanrı inancını ve sevgisini barındıran biri. hatta öyle ki sofralarda erkeklerden daha fazla konuşuyor bunları ama tabi ki susturuluyor. aynı zamanda ailesi tarafından biriyle evlendirilmek isteniyor ama direniyor. anlıyoruz ki daha önce de birkaç kez yaşanmış bu. meryem aslında ilerlediği yolun doğru olduğunu bilse de toplum ve çevre baskısı öyle fazla ki kendini “anormal” biriymiş gibi hissediyor, bu açık. ataerkil koşullar yüzünden karşılaştığı düşünce hep ailesini utandırdığı. ama o yine de her şeye arkasını dönüp isa’nın yolundan gitmeyi tercih ediyor. bu bakımdan filmin bir anlamda feminist bir bakışı olduğunu söyleyebiliriz. aynı zamanda bik bik edip “neden tarihte kadın düşünür yok?” sorularını soranlara da bir cevap bu.
film hakkındaki kişisel düşüncelerime gelirsek aslında temel hristiyan düşüncesinden çok ayrılmadığını söyleyebilirim. ama yine de sanki bazı noktalarda yönetmen özellikle kaşımış bazı şeyleri. örneğin isa’nın ölen bir kişiyi dirilttiği sahneye sanki özellikle çalışılmış. dirilen kişinin isa’ya benzerliği de hemen fark ediliyor. yine meryem’in petrus ile arasında geçen konuşmada “bu senin mesajın, onun değil” cümlesi çarpıcı. birçok filmde isa’nın çarmıha gerildiği esnada yaşadığı şaşkınlık ve yanılgıya değinilir. bu filmde de havarilerin yaşadığı şoku görebiliyoruz. çünkü daha o anda, isa ile beraber yürürken onun bahsettiği güzel dünyaya, krallığa ulaşabileceklerini düşünüyorlar ama isa ölüyor. meryem ise daha çok islam düşüncesinde de hakim olan ölümden sonraki güzelliğin peşinde.
film bence görsel olarak keyifli. bu tarz temalardaki filmleri sevenlerin beğeneceğini düşünüyorum. aynı zamanda filmin görüntü yönetmeni bright star (2006) ve dune (2021) gibi filmlerden hatırladığımız greig fraser. bu adama hakkını teslim etmek lazım, gerçekten başarılı.
ayrıca oyuncu kadrosu da epey kaliteli. yunan yeni dalga filmlerinde bolca gördüğümüz ariane labed; yeraltı peygamberi (2006) filminde oyunculuğu ile bizi mest eden tahar rahim ve incendies filmiyle gönüllere taht kuran lubna azabal.
devamını gör...
sözlük dergisi
sözlük radyosu’nda yoldaş’ın bahsettiği alamancı yazar olarak siz değerli yazarlara açıklama yapma zamanı geldi. artık dergiyi bir sır gibi gizli tutmanın anlamı kalmadı.
evet arkadaşlar, kapitalist sistemin sizin için ufak bir hediyesi olan karma puanınızı harcamadan edinebileceğiniz elektronik bir dergi çıkartma girişiminde bulunduk. dergimizin var oluş amacı; kafa sözlük yazarlarının sözlük formatı dışında da kendilerini, duygu ve düşüncelerini daha rahat aktarabilecekleri geniş bir alan açmaktır. bu alanda, herhangi bir kesimi rencide etmemek şartıyla kaleme aldığınız ve alacağınız yazıları yayımlama imkânına sahipsiniz. kafa sözlük bünyesinde bulunan çaylak ve yazarların yazılarını bir yayın serisi olarak yayımlamayı hedefliyoruz. bu işi ilk etapta gizli tutmamızın nedeni ise kafa sözlük’e gönül vermiş yazarların beğenisine sunmak ve geleceğini sizin tayin etmenizi istememizdir. takdir siz yüce kafa sözlük yazarlarınındır.
subjektif bir çalışmaya imza attığımdan öncelikle sizlerden özür diliyorum. gelecek sayılarda belirlenen mail adresine ilettiğiniz çalışmalar değerlendirilecek, onaylananlar yayımlanacaktır.
işlediğim bu suçu bilip yardım ve yataklık yapan ölmedim ama hafif sürünüyorum, robnaja, eniyisipencere, crimson, gomercan ve emeği geçen ve bizleri ihbar etmeyen diğer yazarlara çok teşekkür ediyorum.
not: bu entry ilerleyen zamanlarda gerekli bilgileri paylaşmak için editlenecektir. takipte kalınız.
evet arkadaşlar, kapitalist sistemin sizin için ufak bir hediyesi olan karma puanınızı harcamadan edinebileceğiniz elektronik bir dergi çıkartma girişiminde bulunduk. dergimizin var oluş amacı; kafa sözlük yazarlarının sözlük formatı dışında da kendilerini, duygu ve düşüncelerini daha rahat aktarabilecekleri geniş bir alan açmaktır. bu alanda, herhangi bir kesimi rencide etmemek şartıyla kaleme aldığınız ve alacağınız yazıları yayımlama imkânına sahipsiniz. kafa sözlük bünyesinde bulunan çaylak ve yazarların yazılarını bir yayın serisi olarak yayımlamayı hedefliyoruz. bu işi ilk etapta gizli tutmamızın nedeni ise kafa sözlük’e gönül vermiş yazarların beğenisine sunmak ve geleceğini sizin tayin etmenizi istememizdir. takdir siz yüce kafa sözlük yazarlarınındır.
subjektif bir çalışmaya imza attığımdan öncelikle sizlerden özür diliyorum. gelecek sayılarda belirlenen mail adresine ilettiğiniz çalışmalar değerlendirilecek, onaylananlar yayımlanacaktır.
işlediğim bu suçu bilip yardım ve yataklık yapan ölmedim ama hafif sürünüyorum, robnaja, eniyisipencere, crimson, gomercan ve emeği geçen ve bizleri ihbar etmeyen diğer yazarlara çok teşekkür ediyorum.
not: bu entry ilerleyen zamanlarda gerekli bilgileri paylaşmak için editlenecektir. takipte kalınız.
devamını gör...
hayatın amacı
hayatın amacının hayatımızın amacını bulmak olduğuna inanıyorum.
devamını gör...
27 yaş krizi
30 olmadan önce bu düşünce çok ürkütücü geliyor ama girince alışıyorsun çokta şey yapmamak lazım.
devamını gör...
periferi
yeryüzünden kıdemli
müstakbel çatkı
annemdir zaman.
-önodası çocukların
iyi
görmüyor bazı
gözlük aldım onlara
kulaklarına sandılar.
gözlerimi size ayırdım
göç kuşağından alıntı
kuzgunkılıcı ektim ellerinize.
incitilmiş diye kıraç toprağınız
binektaşı bildiniz incinmiş yaprağı.
cevahir değil
gölge
ve cılız
suret-i selam.
yeni de değil
biteviye
gözbağı.
gecesindeyiz güneş evinin
öptü geçti kulağımı annem
2009
müstakbel çatkı
annemdir zaman.
-önodası çocukların
iyi
görmüyor bazı
gözlük aldım onlara
kulaklarına sandılar.
gözlerimi size ayırdım
göç kuşağından alıntı
kuzgunkılıcı ektim ellerinize.
incitilmiş diye kıraç toprağınız
binektaşı bildiniz incinmiş yaprağı.
cevahir değil
gölge
ve cılız
suret-i selam.
yeni de değil
biteviye
gözbağı.
gecesindeyiz güneş evinin
öptü geçti kulağımı annem
2009
devamını gör...
yoldaş benjamin ve homeros'un gay olma ihtimali
(bkz: neden her konunun benjamin etrafında dönmesi)
(bkz: benjaminin size ne etmesi)
efendim sağlıklı bir hetero bireyim, eşcinsel de olabilirdim pek tabii bunda gocunacak bir şey yok ama değilim.
lakin öyle olsaydım da homeros'a varmazdım*
(bkz: benjaminin size ne etmesi)
efendim sağlıklı bir hetero bireyim, eşcinsel de olabilirdim pek tabii bunda gocunacak bir şey yok ama değilim.
lakin öyle olsaydım da homeros'a varmazdım*
devamını gör...
atakum
güzel bir sahile sahip olsa da rant uğruna katledilen samsun'un merkez ilçesi.
devamını gör...
6 ocak 2021 bahçeli'nin boğaziçi üniversitesi açıklaması
ya verin şuna püskevitini de sussun dediğim başlık.
devamını gör...
tanışılan en ünlü kişi
selçuk inan' dan maçta formasını istemiştim "olur" dedi gitti. ben bekledim. o gelmedi. ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının olabileceği renk
mavi
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
şu an dinlediğim şarkının hayatta şiirden olacağı ve bu şiirinden ömer hayyam'ın rubaisi olacağı aklıma gelmezdi. akşam akşam daha ne kadar yeni şeyler öğreneceğim arkadaşlar. bakın yeni şeyler öğrenmek enerji, enerji kalori, kalori de yemeyi gerektirir*. diğer hafta da bu kadar informatik bir program olacaksa şimdiden uyarın yemeğimi ona göre ayarlayayım. gerçi ben oburum bana yemek bahane ama bugün yemiycem söz.
devamını gör...
space-dye vest
insanı durduk yere dert sahibi yapan bir dream theater şarkısı.
1994 çıkışlı "awake" albümünde yer alan şarkı, beste ve sözleriyle tamamen grubun klavyecisi kevin moore'a aittir ki kendisi, albüm sonrasında gruptan ayrılmıştır. rivayet odur ki moore, bir moda kataloğunda "space-dye vest" adlı bir ceket giyen modele aşık olmuş, bu durumu o dönemde yeni bitmiş olan ilişkisiyle bağdaştırmış ve bu parçayı yaratmıştır.
şahsen, özellikle keyifli olduğum günlerde playlistimde karşıma çıkmasın diye köşe bucak kaçarım. sadece türkçe şarkılarda duygulanabiliyorum diyenler varsa buyursunlar da görelim.*
sözleri de burada:
(şarkı içerisinde yer alan haber, dizi vb. replikleri italik yazılmıştır.)
falling through pages of martens on angels
feeling my heart pull west
i saw the future dressed as a stranger
love in a space-dye vest
love is an act of blood and i'm bleeding
a pool in the shape of a heart
beauty projection in the reflection
always the worst way to start
"but he's the sort who can't know
anyone intimately, least of all a woman.
he doesn't know what a woman is.
he wants you for a possession,
something to look at like a painting or an ivory box.
something to own and to display.
he doesn't want you to be real, or to think or to live.
he doesn't love you, but i love you.
i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."
now that you're gone i'm trying to take it
learning to swallow the rage
found a new girl i think we can make it
as long as she stays on the page
this is not how i want it to end
and i'll never be open again
"...i was gonna move out...umm...get,
get a job, get my own place, umm,
but... i go into the mall where i
want to work and they tell me, i'm,
i was too young..."
"some people, gave advice before,
about facing the facts, about
facing reality. and this is, this
without a doubt, is his biggest
challenge ever. he's going to have to face it.
you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
say they know how he feels."
"that, so they say that, in ya know
like, houston or something, you'd
say it's a hundred and eighty degrees,
but it's a dry heat.
in houston they say that?
oh, maybe not. i'm all mixed up.
dry until they hit the swimming pool."
"...i get up with the sun... listen.
you have your own room to sleep in,
i don't care what you do. i don't
care when. that door gets locked,
that door gets locked at night by nine o'clock.
if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
supper is ready..."
there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so i'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you
i'll never be open again, i could never be open again.
i'll never be open again, i could never be open again.
and i'll smile and i'll learn to pretend
and i'll never be open again
and i'll have no more dreams to defend
and i'll never be open again
1994 çıkışlı "awake" albümünde yer alan şarkı, beste ve sözleriyle tamamen grubun klavyecisi kevin moore'a aittir ki kendisi, albüm sonrasında gruptan ayrılmıştır. rivayet odur ki moore, bir moda kataloğunda "space-dye vest" adlı bir ceket giyen modele aşık olmuş, bu durumu o dönemde yeni bitmiş olan ilişkisiyle bağdaştırmış ve bu parçayı yaratmıştır.
şahsen, özellikle keyifli olduğum günlerde playlistimde karşıma çıkmasın diye köşe bucak kaçarım. sadece türkçe şarkılarda duygulanabiliyorum diyenler varsa buyursunlar da görelim.*
sözleri de burada:
(şarkı içerisinde yer alan haber, dizi vb. replikleri italik yazılmıştır.)
falling through pages of martens on angels
feeling my heart pull west
i saw the future dressed as a stranger
love in a space-dye vest
love is an act of blood and i'm bleeding
a pool in the shape of a heart
beauty projection in the reflection
always the worst way to start
"but he's the sort who can't know
anyone intimately, least of all a woman.
he doesn't know what a woman is.
he wants you for a possession,
something to look at like a painting or an ivory box.
something to own and to display.
he doesn't want you to be real, or to think or to live.
he doesn't love you, but i love you.
i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."
now that you're gone i'm trying to take it
learning to swallow the rage
found a new girl i think we can make it
as long as she stays on the page
this is not how i want it to end
and i'll never be open again
"...i was gonna move out...umm...get,
get a job, get my own place, umm,
but... i go into the mall where i
want to work and they tell me, i'm,
i was too young..."
"some people, gave advice before,
about facing the facts, about
facing reality. and this is, this
without a doubt, is his biggest
challenge ever. he's going to have to face it.
you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
say they know how he feels."
"that, so they say that, in ya know
like, houston or something, you'd
say it's a hundred and eighty degrees,
but it's a dry heat.
in houston they say that?
oh, maybe not. i'm all mixed up.
dry until they hit the swimming pool."
"...i get up with the sun... listen.
you have your own room to sleep in,
i don't care what you do. i don't
care when. that door gets locked,
that door gets locked at night by nine o'clock.
if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
supper is ready..."
there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so i'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you
i'll never be open again, i could never be open again.
i'll never be open again, i could never be open again.
and i'll smile and i'll learn to pretend
and i'll never be open again
and i'll have no more dreams to defend
and i'll never be open again
devamını gör...
tyt
galiba bu seneye özel ösym matematiği falan yarına bıraktı. zira türkçe bitti rahatladım dediğim an göklerden bir ses 5 dakikanız kaldı dedi. ayrıca her türkçe sorusuna 2 tane doğru şık koyarak öğrencilere müthiş bir kıyak yapmışlar buradan teşekkürlerimi iletiyorum.
devamını gör...
codex leicester
leonardo da vinci bu kitabı ayna görüntülü tekniği ile yazmıştır. yani kelimelerin sağdan sola doğru okunması gerekiyor.
kitap hidrolik ve su hareketleri üzerine yazılmıştır. suyun gelgit hareketi, setler ve barajlar üzerine odaklanan kitap ayrıca ay-dünya-güneş arasındaki ilişkiye de yer vermektedir. içerisinde çokça çizim ve taslak barındırır. bunlardan birisi de galata köprüsü ile ilgilidir.
bill gates tarafından 11 kasım 1994'te 30,802,500 dolara satın alınan bu kitap, dünyanın en pahalı kitabı olarak bilinir.
kitap hidrolik ve su hareketleri üzerine yazılmıştır. suyun gelgit hareketi, setler ve barajlar üzerine odaklanan kitap ayrıca ay-dünya-güneş arasındaki ilişkiye de yer vermektedir. içerisinde çokça çizim ve taslak barındırır. bunlardan birisi de galata köprüsü ile ilgilidir.
bill gates tarafından 11 kasım 1994'te 30,802,500 dolara satın alınan bu kitap, dünyanın en pahalı kitabı olarak bilinir.
devamını gör...
bu devirde hala kitap okuyan insan
kitap okumayı seven sıradan bir insandır.
devamını gör...
nickaltı yalakalığı
insanın anlayamadığını sorgulaması yerine basit ama yanlış cevaplar bulması daha kolay geliyor sanırım.nickaltına yazdığım ve bana yazan insanların çoğuyla iyi kötü bir muhabbetim olmuştur. kaldı ki bir insanın nickaltına negatif bir şey yazacak halim yok çünkü negatif enerjiden uzak durmak istiyorum. yani yazarken ederken elbette karmam artsın isterim ama günün sonunda artmış artmamış o kadar umursamıyorum ki. karma olayın eğlencesi ve çoğu insanında burada aldığı karmaları ciddiye aldığını sanmıyorum. bunun için bir insan neden yalakalık yapsın o zaten bambaşka bir konu. hepimiz eğleniyoruz ve azıcık kafamız dağılsın istiyoruz. olay bu.
devamını gör...

