akp'nin pandemi bahanesiyle gece hayatını bitirmesi
saçma yasaklara kimse ses çıkarmayınca cesaret buldular.isyan kültürü yok biat kültürü var gerçi bizde. pandemi aşıkları sebep oldu buna. sokakta yalnız gezerken “ ama maske takalım” diyen sanki konu ile ilgili en ufak bilgisi varmış gibi konuşan cahiller yani.adamlar bunu kullandı kendilerine çevirdi. şeriat ince ince gösteriliyor. nasıl bir saçmalık yani aklım almıyor. yolsuzluk almış başınj gitmiş. mafya siyaset elele. millet geçinemiyor. ekonomi berbat. ama bir şey yokmuş gibi çıkıp açıklanan yasağa bak.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın gençlik...
bayağıdır bu başlığa yazmadığımı fark ettim...
bayağıdır gün bana aymıyordu sanırsam...
neyse bugün tatlı bir heyecanla uyandım...
yarın 20 küsur senedir görmediğim lise arkadaşlarımla buluşacağım için daha bu sabahtan heyecanlanmaya başladım..
sanki sevgilimle buluşacağım yahu bu ne heyecan..
kalbim pır pır atıyor sanırsın 40 yaşındaki kadın 18 yaşında şuan...
sizlerin de tatlı telaşlarınızın olduğu musmutlu bir gün olması dileğiyle...
bayağıdır bu başlığa yazmadığımı fark ettim...
bayağıdır gün bana aymıyordu sanırsam...
neyse bugün tatlı bir heyecanla uyandım...
yarın 20 küsur senedir görmediğim lise arkadaşlarımla buluşacağım için daha bu sabahtan heyecanlanmaya başladım..
sanki sevgilimle buluşacağım yahu bu ne heyecan..
kalbim pır pır atıyor sanırsın 40 yaşındaki kadın 18 yaşında şuan...
sizlerin de tatlı telaşlarınızın olduğu musmutlu bir gün olması dileğiyle...
devamını gör...
kafayı boşaltma yöntemleri
müzik dinleyerek uzun yürüyüşler.en azından bana iyi geliyor.
devamını gör...
ilk defa alkol alacaklara tavsiyeler
öncelikle bazı kurallara uyunuz:
(bkz: 22.00-06.00 arası alkol satış yasağı)
edit: ya da başlamayın:
(bkz: 4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı)
(bkz: 22.00-06.00 arası alkol satış yasağı)
edit: ya da başlamayın:
(bkz: 4 ocak 2021 alkollü içeceklere ötv zammı)
devamını gör...
din istismarını önlemenin yolları
dinlere inanmayarak gayet basit.din zihninizi bulandırır. gerçeklerden uzaklaştırır. biraz realist ve akılcı düşünerek önleyebilirsiniz.
devamını gör...
arkadaşlık kesme sebepleri
yedi kişi bir araya gelip arkadaşlık kesme şeysi. bir nedeni olmaz bazen sadece sıkılırsın.
bazılarını kafam kaldırmıyor bir süre sonra ve ben sanki hayatıma hiç girmemişler gibi davranıyorum. önce minik minik sitem ediyorlar benden hala karşılık alamayınca alışıyorlar sonra. kafam rahat ohh miss.. eskisi gibi ne ruhum ne bedenim ne zihnim ne de kalbim her insanı kabullenmiyor. o kadar anlamsız geliyor ki bazen yıllarca görüşmüş olduğum insanlar bile ve ben bir an da buz kesiyorum... bu güncelleme son bir, iki senede geldi ama çok iyi geldi öncesi karanlık öncesi hep gereksiz samimiyet şimdi nasıl tatlı bir sessizlik tatlı bir uyum anlatamam...
bazılarını kafam kaldırmıyor bir süre sonra ve ben sanki hayatıma hiç girmemişler gibi davranıyorum. önce minik minik sitem ediyorlar benden hala karşılık alamayınca alışıyorlar sonra. kafam rahat ohh miss.. eskisi gibi ne ruhum ne bedenim ne zihnim ne de kalbim her insanı kabullenmiyor. o kadar anlamsız geliyor ki bazen yıllarca görüşmüş olduğum insanlar bile ve ben bir an da buz kesiyorum... bu güncelleme son bir, iki senede geldi ama çok iyi geldi öncesi karanlık öncesi hep gereksiz samimiyet şimdi nasıl tatlı bir sessizlik tatlı bir uyum anlatamam...
devamını gör...
tek şarkısı dahi kötü olmayan şarkıcı
mabel matiz. melodilerinin bile çok özgün olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
yayınevi sahiplerinin, kitapçıların, sahafların, kırtasiyecilerin vs çok sevdiği bir hastalıktır.
edit: kitap satan kırtasiyeci ifadesi düzeltildi. onu derken edebi kitapları kastedmiştim. lakin bu hastalık sadece edebi kitapları kapsamıyormuş.
edit: kitap satan kırtasiyeci ifadesi düzeltildi. onu derken edebi kitapları kastedmiştim. lakin bu hastalık sadece edebi kitapları kapsamıyormuş.
devamını gör...
ığdır
mikroklima alanı olması sebebiyle pamuk,kayısı gibi ürünlerin yetişebildiği şehir.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"aynı duyguyu paylaşan kederli ruhlar birbirleri ile karşılaştıklarında huzuru bulurlar"
halil cibran.
halil cibran.
devamını gör...
ak parti anketine göre mhp'nin baraj altında kalıyor olması
barajı değiştirirler, ne olacak...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
melek nasıl da süzülür
eşlik eder güzelliğine
yollar nasıl da uzar
tutsak mahzenlere
mühürlü bir kilidin
masumiyeti
tanrı'nın
günahsız meleği
göğe yükselir
yerçekimine inat
güneş eşlik eder
bulutlar çekilir
gökkuşağı süzülür
bu sefer eller
yerçekimine teslim olur
bahar toprağa karışır
eşlik eder güzelliğine
yollar nasıl da uzar
tutsak mahzenlere
mühürlü bir kilidin
masumiyeti
tanrı'nın
günahsız meleği
göğe yükselir
yerçekimine inat
güneş eşlik eder
bulutlar çekilir
gökkuşağı süzülür
bu sefer eller
yerçekimine teslim olur
bahar toprağa karışır
devamını gör...
normal sözlük'ün başarılı olma nedeni
benim yazarlık yapmamdır. ben olmasam var ya batar burası batar.
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
canım çocuklar, umarım çok güzel bir hayatınız olur.
desteklenesi bir yeni proje.
desteklenesi bir yeni proje.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
internetten alıp diktiğim çilek fidelerim çiçek açmış. tutmayın beni. yakında balkonum mis gibi çilek kokacak. yaşaaaaassssssııııııııınnnnnn.
devamını gör...
sinirlendiğinde çok kırıcı olabilen insan
neredeyse hiç sinirlenmem, karşımdaki sinirlense bile sakinliğimi korurum ama kırıcı olmaya başlarsa ilginç bir şekilde katı bir insana dönüşüyorum. ben daha da kırıcı konuşmaya başlıyorum. çünkü söyleyecek sözüm olmadığından değil, ona değer verdiğimden sakin kalmıştım. sonuna kadar insan ilişkilerinde ayna gibi olmayı savunacağım.
devamını gör...
automat
automat, otomat, amerikalı realist ressam edward hopper'ın 1927 yılında yaptığı bir tabloydu. amerika'nın ıowa eyaletinde, des moines sanat merkezinde bulunan bu yağlı boya eserinde gözümüze bir otomattan aldığı kahveyi izleyen bir kadın çarpmaktadır. hopper'ın eşi, kendisi de bir ressam olan, josephine hopper'dır. fakat edward hopper karısını figüran olarak kullanmakla beraber üzerinde birkaç değişiklik yaparak tuvale aktarmıştır.
kadın figürü, hopper'ın diğer eserlerinde de olduğu gibi belirsiz bir ruh hali yansıtır. kendisi hakkında alabildiğimiz bazı bilgiler vardır. giyimine ve kuşamına özen gösteren bir kadın çizilmiştir. bir kış vakti, havanın karanlık olduğu ve sokakta bir yaşam belirtisi gözükmeyen bir andır tablodaki. fakat kadın neden oradadır? saat kaçtır? ne düşünür bilemeyiz. bildiğimiz şey içine kapanıklıktır, yalnızlıktır. restoran, kadının arkasında uzayıp giden sokak kadar yalnız duruyor. ışıklar, camda yansıyor fakat ortamı ısıtmıyor. aksine yanda bulunan bir radyatör, kadının kabanı ve çıkartmadığı eldiveni gibi detaylar içimize soğuk üflüyor adeta. yalnızlığın yanında en çok gördüğümüz sıfatlardan biri de budur zaten. soğuk.
ressam cam öğesini diğer bazı eserlerinde de olduğu gibi kullanmıştır fakat izleyicinin dışarıyı görmesine izin vermemektedir. dışarıdan gelebilecek hiçbir dikkat dağıtıcı öğeye izin yoktur. istenen şey kadına odaklanmamızdır. ve izleyici kadına sağ alt köşedeki bir masadan bakar, onu bir yabancı olarak izler. belki de kadın gecenin ortasında, yalnız ve çaresiz bir şekilde hayata tutunmaya çalışmaktadır. ve belki de sabahın erken bir saatinde, güneş daha doğmamışken gelecek olan birini beklemektedir. belki yüzüne hüzün koyarız, belki de durgunluk. bacakları açıktadır kadının, küçük de bir dekoltesi vardır ve deriz ki hava belki de o kadar soğuk değildir. tek bir eldivenini çıkarmıştır, diğeri elinde durur; acelesi vardır. ama önünde boş bir tabak durur; yani bir süredir oradadır...
realizm, gerçekçilik, de aynı gerçek gibi tek bir anda görülmez gözlerimize. fotoğrafa tekrar tekrar bakarız ve her birinde fikirlerimiz ve tablo değişir, gerçekler ve biz gibi. hopper aslında gerçeklikten ve gerçeğin direkt anlatımından kaçardı. sizce de bu ışıklandırmada kadının bacaklarının bu kadar parlak olması biraz garip değil mi? ya da sokakta hiçbir yaşam belirtisinin olmaması...
belki de camdaki siyah tonlarının değişimi, bize içerinin aslında kalabalık olduğunu söylüyordu, fakat kadının çevresindeki tek ve yalnız başına duran, ortamı izleyen sandelyeler yalnızlığı haykırıyordu. kendisinin çizgisini, amerikan'ın bir tasviri olarak görmek yanlıştır çünkü insanı ve yalnızlığı millileştirmez. insanın, bağlarını ve kendisini konu alır. bu eserinde de yine kentsel yalnızlığı vurgulamış olabilir. tüm bu yorumlar kişiseldir aslında. fakat emin olduğumuz şey vermek istediği duygu ve düşünceleri veriş biçimdeki başarıdır. yanlarındaki masaları boş bırakmış olabilir. fakat kadının önünde, masasına, da arkası izleyiciye dönük bir sandalye eklemeyi unutmamıştır. sokağı karanlık bırakmış olabilir. fakat içerideki lambaları sonsuzluğa yansıtarak ortamı derinleştirmiş ve dikkatimizi kadında toplamıştır. ne olursa olsun, edward hopper, her eseri üzerine yazılar yazılabilecek bir ressamdı. bu otomat eseri üzerine onlardan sadece biriydi.
kaynakça ve daha fazlası: cineclubdecaen.com, yazi-yorum.net - bir blog, edward-hopper.org, edwardhopper.net, theschooloflife.com, soylentidergi.com, wikipedia, vikipedi
kadın figürü, hopper'ın diğer eserlerinde de olduğu gibi belirsiz bir ruh hali yansıtır. kendisi hakkında alabildiğimiz bazı bilgiler vardır. giyimine ve kuşamına özen gösteren bir kadın çizilmiştir. bir kış vakti, havanın karanlık olduğu ve sokakta bir yaşam belirtisi gözükmeyen bir andır tablodaki. fakat kadın neden oradadır? saat kaçtır? ne düşünür bilemeyiz. bildiğimiz şey içine kapanıklıktır, yalnızlıktır. restoran, kadının arkasında uzayıp giden sokak kadar yalnız duruyor. ışıklar, camda yansıyor fakat ortamı ısıtmıyor. aksine yanda bulunan bir radyatör, kadının kabanı ve çıkartmadığı eldiveni gibi detaylar içimize soğuk üflüyor adeta. yalnızlığın yanında en çok gördüğümüz sıfatlardan biri de budur zaten. soğuk.
ressam cam öğesini diğer bazı eserlerinde de olduğu gibi kullanmıştır fakat izleyicinin dışarıyı görmesine izin vermemektedir. dışarıdan gelebilecek hiçbir dikkat dağıtıcı öğeye izin yoktur. istenen şey kadına odaklanmamızdır. ve izleyici kadına sağ alt köşedeki bir masadan bakar, onu bir yabancı olarak izler. belki de kadın gecenin ortasında, yalnız ve çaresiz bir şekilde hayata tutunmaya çalışmaktadır. ve belki de sabahın erken bir saatinde, güneş daha doğmamışken gelecek olan birini beklemektedir. belki yüzüne hüzün koyarız, belki de durgunluk. bacakları açıktadır kadının, küçük de bir dekoltesi vardır ve deriz ki hava belki de o kadar soğuk değildir. tek bir eldivenini çıkarmıştır, diğeri elinde durur; acelesi vardır. ama önünde boş bir tabak durur; yani bir süredir oradadır...
realizm, gerçekçilik, de aynı gerçek gibi tek bir anda görülmez gözlerimize. fotoğrafa tekrar tekrar bakarız ve her birinde fikirlerimiz ve tablo değişir, gerçekler ve biz gibi. hopper aslında gerçeklikten ve gerçeğin direkt anlatımından kaçardı. sizce de bu ışıklandırmada kadının bacaklarının bu kadar parlak olması biraz garip değil mi? ya da sokakta hiçbir yaşam belirtisinin olmaması...
belki de camdaki siyah tonlarının değişimi, bize içerinin aslında kalabalık olduğunu söylüyordu, fakat kadının çevresindeki tek ve yalnız başına duran, ortamı izleyen sandelyeler yalnızlığı haykırıyordu. kendisinin çizgisini, amerikan'ın bir tasviri olarak görmek yanlıştır çünkü insanı ve yalnızlığı millileştirmez. insanın, bağlarını ve kendisini konu alır. bu eserinde de yine kentsel yalnızlığı vurgulamış olabilir. tüm bu yorumlar kişiseldir aslında. fakat emin olduğumuz şey vermek istediği duygu ve düşünceleri veriş biçimdeki başarıdır. yanlarındaki masaları boş bırakmış olabilir. fakat kadının önünde, masasına, da arkası izleyiciye dönük bir sandalye eklemeyi unutmamıştır. sokağı karanlık bırakmış olabilir. fakat içerideki lambaları sonsuzluğa yansıtarak ortamı derinleştirmiş ve dikkatimizi kadında toplamıştır. ne olursa olsun, edward hopper, her eseri üzerine yazılar yazılabilecek bir ressamdı. bu otomat eseri üzerine onlardan sadece biriydi.
kaynakça ve daha fazlası: cineclubdecaen.com, yazi-yorum.net - bir blog, edward-hopper.org, edwardhopper.net, theschooloflife.com, soylentidergi.com, wikipedia, vikipedi
devamını gör...
girift radyo yayını
tereleyleey turalaylaylaaay.
zeynebim geliyor zeynebim a dostlar. yanında aykut da geliyormuş *. şaka bir yana gerçekten çok hasret kalmıştık hacı abiyle kırk yamanın iyi anlaşabildiği tek anlara. buna bizzat şahidim de ondan rahat konuşuyorum. nereden bildiğimi sormayın sayın yazarlar *.
sözlük radyosu'nda böyle güzel programlar peşpeşe gelince amanın nasıl mutlu oluyorum... hep böyle güzel etkinlikler yapalım, hep böylesi güzel işlerle uğraşalım.
o halde şimdiden iyi eğlenceler hepimize!
zeynebim geliyor zeynebim a dostlar. yanında aykut da geliyormuş *. şaka bir yana gerçekten çok hasret kalmıştık hacı abiyle kırk yamanın iyi anlaşabildiği tek anlara. buna bizzat şahidim de ondan rahat konuşuyorum. nereden bildiğimi sormayın sayın yazarlar *.
sözlük radyosu'nda böyle güzel programlar peşpeşe gelince amanın nasıl mutlu oluyorum... hep böyle güzel etkinlikler yapalım, hep böylesi güzel işlerle uğraşalım.
o halde şimdiden iyi eğlenceler hepimize!
devamını gör...
