bugüne ait bir şey
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


iki gecem var ikisi de uykusuz. ya sensizim uyuyamam, ya sen varsın uyku haram.
devamını gör...

sözlüğün kalitesini arttıran, bilgili, tanımlarını beğendiğim kafa sözlük yazarı. keyifli sözlükler dilerim efendim. ilk nickaltınız hayırlı uğurlu olsun.*
devamını gör...

kadın haklarını savunan ve erkeklerle eşit haklara sahip olmak isteyen kadınlar tarafından söylenen bir sözdür.*
buraya kadar her şey mükemmel.
lakin riyâkarlık söz konusu.
instagramda çıplaklığı ve güzelliği ile takipçi kasan, çok iyi enstrüman bile çalsa bunu vücudunu ön plana çıkartarak yapan bir kadın topluluğu mevcut.
fenomen/ünlü olmak için vücudunu ve güzelliğini kullanarak bunu yapan bir kadın topluluğu var.
ne yazık ki vücudunu kullanarak mesleğinde yükselen bir kadın topluluğu da var.
kadın vücudu obje değildir diye bağıran bir grup kadın, yine de kendini bir obje gibi kullanmaktan çekinmiyor.
buna riyâkarlık denir.
kadınlar bana kızmayın lütfen. bu bir gerçeklik. aranızda bunu yapanlar var.
saygılar, sevgiler.
devamını gör...

x yanlız birakilamaz belki yalnız bırakılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

salonda esen iki kapı arasında halı üstünde boylu boyuna uzanıp son bir iki entry daha okumaya çalışıyorum.
devamını gör...

açken gelen yemek kokusu.
devamını gör...

hayalperest yayınevi tarafından çıkartılmış 20 kitaplık bir sanat kitabı serisi. sadece sanatçıların hayatlarını değil, onların eserlerini de anlatan, sanatseverler için başucu kitabı olabilecek kitaplar barındıran bu seri kimilerine ince ve yüzeysel gelebilir fakat şöyle düşünmek lazım: isimlerini ezbere bildiğimiz michelangelo hakkında hangimiz birinci ikinci cümleden sonra bir şeyler kurabiliriz ki? da vinci dedikten sonra mona lisa'yı çoğumuz söyleriz peki kaçımız diğer portreleri hakkında onun kadar bilgiye sahiptir? ilk iki kitabını şans eseri bularak aldığım bu seriyi burada da paylaşmak istedim. kitap içeriklerine tam hakim değilim fakat ilk bakışta, sanat tarihi hakkında güzel birer başlangıç kitabı olabilirler gibi geldi. ilgilenenler için başlıca iki setten oluşan seri kitapları:

*kendimce birkaç ayrıntı daha ekleyerek ilgilenenlere yardımcı olayım parantez içlerinde

1- michelangelo (italyan rönesansı, 15.-16. yüzyıl)
2- leonardo da vinci (italyan rönesansı, 15.-16. yüzyıl)
3- caravaggio (barok sanatı, 16.-17. yüzyıl)
4- velazquez (barok sanatı, 17. yüzyıl)
5- rembrandt (hollanda altın çağı, 17. yüzyıl)
6- dürer (rönesans?, 15.-16. yüzyıl)
7- monet (empresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
8- cezanne (post-empresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
9- van gogh (post-empresyonizm, 19. yüzyıl)
10- renoir (empresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
11- klimt (art nouveau-sembolizm, 19.-20. yüzyıl)
12- egon schiele (ekspresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
13- paul klee (ekspresyonizm-kübizm-sürrealizm, 19.-20. yüzyıl)
14- kandinsky (soyut sanat, 19.-20. yüzyıl)
15- degas (empresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
16- toulouse-lautrec (post-empresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
17- munch (ekspresyonist, 19.-20. yüzyıl)
18- modigliani (fovizm-ekspresyonizm, 19.-20. yüzyıl)
19- mondrian (biraz karışık, buna internetten baksanız daha iyi fakat soyut sanat olarak özetleyeyim, 19.-20. yüzyıl)
20- maleviç (kübizm-rus avangardı, 19.-20. yüzyıl)
devamını gör...

evvel mahsus selam eder gözlerinizden öperim değerli kardeşim. malumunuz olduğu üzere uzun bir süredir sözlüğe girmiyordum. dönüşümle birlikte gördüm ki, yokluğumda bir davette bulunmuşsunuz. farkında olmasak dahi icabet etmiş bulunduk.* fakat görüyorum ki; şimdi de siz ortalarda yoksunuz. yani varsınız da yazmıyorsunuz gibi duruyor. bu durumda bir davette benden gelsin madem * yoksa durumunuz fena halde attila ilhan'ın sultan galiyev için yaptığı nitelemeye dönecek; ''avrasya'da dolaşan hayalet'' değil de ''normal sözlükte dolaşan anormal hayalet'' benzetmelerine maruz kalacaksınız. casper diyen bile çıkabilir ki, ben şimdiden uyarayım da üzerimdeki mesuliyeti atayım.

ez cümle; biz buralarda çok fazla özgün yazım tarzı ve farklı konulara değinen arkadaş görmüyoruz. varlar ama sayıları iyice azaldı. dinozordan hallice bir kaderi var bu tarz arkadaşların. azaldıkça azalıyorlar. o sebeple türü kurtarmak adına doğal habitatınız olan bilgi kategorisine bekleniyorsunuz. az okunsa da öz okunur. en temizi de odur. hatırlatmış olayım dedim. haydi bana eyvallah!
devamını gör...

rektör olmak. yazıldı değil mi bu yazılmış olmalı!
devamını gör...

yunanca, daha doğrusu izmir civarında kullanılan smirneika dilinde "aylak, berduş, boş gezen, meyhanede tek başına içen kimse anlamlarına gelen kelime. rebetiko ve zeybekiko türü şarkılarda çok kullanılır.
devamını gör...

günaydın sözlük. iyi bir hafta diliyorum. pazartesi sendromuna şöyle koyayım böyle koyayım
bünyeye negatif basana eksi oy veriyorum. pozitif pozitif pozitif.
devamını gör...

devamını gör...

aşağıdaki sözün sahibi filozof.


baktığına herkes bakar ama senin gördüğünü herkes görmez. herkes aşık olabilir ama hiç kimse senin gibi seveemz. tek fark sensin, seni özel kılan da sevdiğin değil, sevgin."
devamını gör...

öncelikle ayın evrelerinin insan ve doğa üzerindeki etkileri bilim için hala şaibeli bir konudur. bazı bilim adamları bu çeşitli araştırmalarla böyle bir etkinin olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığını iddia ederken, aksi yönde veri sunan bilim adamları da mevcut.

tam olarak araştırmasam da benim üstümde kesinlikle bi etki oluşuyor. kurt adam değilim. auuuuu diye bağırmıyorum ama dolunay yokken daha sakin biri olduğumu fark ettim.
biriyle bi tartışma ya da kavga yaşadığımda, o günün akşamı göğe bakıyorum ve ahanda orda işte! yusyuvarlak ve bembeyaz ay.

aşırı duygusal olduğum zamanlar yine göğe bakıyorum, yine orda. boğazımdaki düğümün sebebini ay’ın şekline bağlamak ne kadar zeka işi bende bilmiyorum. hislerim bu şekilde.

edit:

gelgit başlığını okudum da geldim.


kütleçekim uygulaması bir 'germe etkisi' yaratacaktır.yani aya bakan tarafı kendine doğru çekip dikine doğruda hafifçe sıkıştıracaktır efem..
diyor psilosibin (bkz: #508084">#508084)

ben de sıkıştığımı hissediyorum tam olarak. sığamıyorum dünyaya. içim daralıyor, boğuluyorum.

gerçek anlamda nefes alamıyorum sanki. e haliyle mutsuzum. neşeli şarkılarında faydası yok. bugün dolunayın üçüncü günü ve yeminle delireceğim artık, sal beni diye böğürmek istiyorum. akrepliymis bi de... hiç dinlemedigim insanları dinliyorum youtube'da of of.
buraya kadar okuyan varsa sizi temin ederim ki bu plasebo ya da batıl inanç değil. kaç gündür başıma sancılar giriyor, okuyorum ama dalıyorum bi süre sonra. hiç bi şey izleyemiyorum. yerimden kalkmak işkence gibi geliyor. depresyonda da değilim, biliyorum geçecek ama o gün bugün değil işte. içim sıkılıyor bin tane ilgi alanım olduğu halde. uyuyamıyorum. kaç gündür sağ/sol dön manyak oldum. geceleri aniden uyanıyorum, huzursuzlanıyorum. ay dünyaya fazla yaklaştı ve bu beni çılgına çeviriyor.
devamını gör...

çift kiyafetleri asla giymem. o ne oyle abi
devamını gör...

sırf geri dönmem için yönetimin istediğim iki rozeti getirip nolur gel demelerine dayanamayarak geri geldim. iyi bakın bana.
devamını gör...

iki gündür akrabalar ile beraberim.
benim jenerasyon ve üstü hariç buraları görüp, buralardaki işleri bilip, buraları sevene denk gelmedim.
teyzemin 20 yaşındaki torunu ben gençliğimi fındık toplayarak geçiremem diye istanbul’a kaçtı.
şundan yazıyorum, buralı olmayıp, buraları sadece tereyağlı ballı ekmek sananlar, burda üst üste iki yaz geçirseniz, iki sene burdaki büyükler ile fındık toplasanız burdan, buralıların tabiri ile ikrah edersiniz.
burda, ailenin en büyük kadını ne derse o olur.
her büyük kadın, ondan önceki büyük kadın sağ iken, ondan gördüğü gibi bir büyük kadın olur.
burda fındık, geçimlik fındık olmaz. ama dalda da kalamaz. o büyük kadınlara göre, dalda kalan fındık yüzünden ya da fındıklığa geç gitmek yüzünden konu komşu sövmek için bekliyor olabilir.
şu an, evin büyük kadını olan anacım, sultanımız. arada dediğini yapıyorum arada psikolojim/midem iyi değil moduna geçip kafama göre takılıyorum.
anacım ayıdan, yılandan ve ıssızlıktan korkuyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yanımıza kazma alıp gidiyoruz fındıklığa. yılan görürse vuracakmış kazma ile başına. iki gündür bir yılana denk gelmedik. kazmamız yılanı caydırmış olabilir.
beyaz olanın yöresel adı oğluk , daldan toplanan fındıkları oraya dolduruyoruz. ordam da sepete aktarıyoruz.
eskiden fındık dallarından sepetlerimiz olurdu. rahmetli babaannemin sanatı idi, sepet örmek. fabrikasyon hayat sonrası, teneke sepet, çuval sepet icat oldu. kapitalizm bizim burda çalışana da satacak bir şeyler buluyor resmen. yeni şeyler kullanıyorlar diye kendilerini çalışmıyor sanıyorlar. anacım tüm bu hayattan zevk aldığını düşünüyor. bende öyle olacak mıyım diye korkuyorum bazen.
canım çıkıyorken ben bundan keyif alıyorum diyecek miyim acaba?
zihnim bir yandan bunları muhasebe edip bir yandan fındıklıktan firar planı yaparken hava yardımıma yetişiyor.
yeşilimizin müsebbibi yağmur sayesinde mecburi mola veriyoruz.
yağmur buraları çürük ayı haline döndürse de ben halimden memnun bir şekilde vınlıyorum.
çürük ayında, yağmur öncesi nemden, yağmur sonrası yağmurdan dolayı çamaşırlar dahil her şey ıslak olur. güneş görmeyen yerler yosun bile bağlar.
zümrüt yeşili aslında çürük ayı eseridir.
a birde şu arkadaş var. her fındıkla beraber bir süre bizimle takılıyor.
kendisinin, yöresel adı silakotra ilmi adı kulağakaçan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
neyse bu akşamlık bu kadar yeter.
hala buralara heves eden varsa ilk fırsatta onları da ikna edecek yazılar yazabilirim
devamını gör...

10 yılda bitirebiliyorsa yine iyi. bitiremeyenler de var. şey bir arkadaş bitiremedi de oradan biliyorum*
e: afla 10 yılda da bitirir 20 yılda da benim bildiğim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim