arkadaslar bu konuda tamamen masumuz. bize daha fazla para kazandirabilecegi iddiasiyla google kendi kendine bize sormadan yukardan cikan anchor reklamlari kullanicilarin %50si icin aktif edip a-b testi yapmaya baslamis. bu otomatik yerlesim reklamlarini fazla agresif olduklari icin zamaninda manuel olarak devre disi birakmistik.

yukardan inen reklami farkedince hemen adsense konsoldan kontrol ettim ve otomatik uygulamayi iptal ettim. ıptalin etki etmesi biraz vakit alabilir cache vb. sebeplerden oturu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sinir bozucu bir durumdur.
iko çabuk yeni bir özellik getir. kimi engellediysek o da bizi engellemiş sayılsın. birbirimizi görmeyelim.
yazıklar olsun.
devamını gör...

pathos(hastalık) ve genesis(gelişme/oluşma) kelimelerinden türemiş ve hastalıkların gelişim mekanizmasındaki tüm sürece verilen isimdir.
devamını gör...

tapınakcilarla ilgili birçok rivayet var. bunlarin hangisinin dogru hangisinin gercek disi olduğunu bilmek imkansız.
bu konu ile ilgili okudugum bir kaynakta molay ' in olumunden sonra kurtulan tapinakcilarin deniz yolu ile ingiltere'ye kaçtıkları ve burada duvar ustasi anlamindaki masonlarla ve mason localariyla icli disli oldukları, bir süre sonra ise artık tapinakci olarak degil mason olarak anılmaya basladiklari anlatılıyordu. diger yandan ayni kaynakta bugünkü isviçre' nin kuruluşunun masonlar sayesinde gerceklestigi de söyleniyordu. yine ayni kaynakta dikkatimi ceken faklı bir unsur da tapinakcilarin kudus ' de inanilmaz birsey buldukları ( ne oldugu bilinmiyor) ve papayi bununla tehdit ettikleri, bu sayede guclerine kisa zamanda guc kattiklari anlatılıyordu.
cok uzun zaman once okuduğum bir kaynaktı. umarim bulabilirim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

satışı yapılan yerden değil, daha önce edinmiş olan kimseden ucuza alınan mal.
devamını gör...

orijinal ismi oxv: the manual olan, frequencies ismiyle de bilinen, 2013 avustralya ve birleşik krallık ortak yapımı bilim kurgu /alternatif gerçeklik filmi.

yapımı bu ocak ayında izledim ve son senelerde gördüğüm en zekice yapılmış filmlerden biriydi. bazı diyalogları cidden ufuk açıcı mahiyette.

karakterler inandırıcı, senaryo ilgi çekici ve güzel. insanı düşünmeye sevk eden enteresan bir konusu var ve bu ilginç bir kurguyla aktarılmış.

finali de cidden çok iyiydi bence.

alternatif gerçeklik yapımları her zaman inandırıcı gelmez bana ama burada çizilen tablo gerçekten de ikna edici diyebilirim. etik bağlamda da sorgulatıcı bir değeri/mahiyeti olduğunu söyleyebilirim frequencies'in. gattaca filmi akla gelebilir mesela. "doğuştan şanssız" olmak ve inat edip toplumda yükselebilmek için büyük çabalar göstermek...

200 küsur iq puanına sahip bir kız. ona aşık olan ama frekansı çok düşük olduğu için onunla birlikte olabilmesi imkansız gibi duran bir oğlan. sonra değişik bir metotla bir şeyler deneyen bu oğlan istediğine ulaşabiliyor. bu sefer de kız bazı şeyleri öğreniyor ve konu ilginç yerlere gidiyor. aşk her şeyi affeder mi?.. filmin sonuna bakarsak bu böyle diyebiliriz sanki.

filmle ilgili tek ciddi şikayetim, bazı diyalogların aşırı kötü olması diyebilirim. yani ne kadar da zekice bir film, ne süper diyaloglar falan derken aralarda böylesi dandik kısımlara denk gelmem biraz nahoş oldu maalesef.

yine de çok iyi bir yapım olduğunu söyleyebilirim bunun.

izlemenizi salık veririm.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nefreti tanımlamadan işin içinden çıkılamaz. bence yüzleşmeden de olmaz. kırılma noktası olması lazım. gitsin herkes intikam alsın demiyorum. herkes kendi için bu kindarlıktan kurtulmalı diyorum. beyin sağlığını olumsuz etkileyen bir duygu bu. boşuna işgal ediyor seni. bağışla diyorlar, affet diyorlar ama dağ gibi büyüyen bir nefretten bahsediliyorsa çözüm değil. boş bir arazide bağırmak, hıçkıra hıçkıra ağlamak kısa vadede rahatlamak o kötü enerjiyi bir şekilde boşaltmak gerekli. sorunu kökten çözmek için düşünme şeklini değiştirmek gerekiyor.
sanırım nefret etmekten nefret ediyorum ama maalesef bende bu tuzağa düşüyorum. kötü olayları hafızamdan silemeyip, kişilere çok takılıyorum. sonra enerjimi böyle şeylere harcadığım için kendimden nefret ediyorum. ama kıyamam ben ona.* affederim hemen.
devamını gör...

içimde organ değilde sanki kara delik var ve içini dolduramıyorum. ne lazım onu da bilmiyorum*
devamını gör...

üstteki yazarın sözleriyle tamamen paralel olarak, biz kitaplardan uyarlanan filmleri yönetmenin zihninde kurguladığı haliyle seyrediyoruz. dolayısıyla tasavvur etme özgünlüğü yönetmenin eline geçer.
üstüne üstlük günümüzde yapımcılar gişe hasılatı kaygısıyla senaryoyu öyle veya böyle sulandırırlar, zira modern dünyamızın başarı ölçütü maalesef bu.
devamını gör...

günaydın,

çocuklarımı kreşe bırakıp eve dönerken bizim apartmanın girişinde bi dolmuş gördüm. bagajı açıktı, içerisi metal duvarlı. diğer dolmuşlar gibi kumaşlı yada plastik görünümlü değil. belki biri corona olmuştur onu almaya geldiklerinde ki dolmuşlara benziyor dedim kendime. bir yandan yürüyorum apartman girişine doğru. düşüncemin üstünden saniye geçmeden bir sedye getiriyorlar. üzerinde lacivert, muşamba gibi bi şey bağlı. evet, tahmin ettiğin gibi...

bi ceset torbası.

sedyenin ayaklarını büküp, dolmuşa bindiriyorlar. yanlarından geçip merdivenlere çıkıp, arkama baktım. gri dolmuşun üzerinde bir yazı var.

ein letztes abschied. ein letztes licht.
son bir veda, son bir ışık.

asansöre doğru ilerliyorum. ölümü düşünüyorum. ne kadar yanımda olduğunu, apartmandan bir kişinin öldüğünü, o kişi hastaneye bile değil, direkt olarak torbalanıp götürüldüğünü, ve dün gece hararetli tartışmalar yaşayan, beni sesleri ile uyutmayan komşularımla bi alakası olup olmadığını.

aklım cesette. kim bilir belki yalnız yaşıyordu. belki bir ay önce öldü ve dairesinin önünden geçenler kokusundan dolayı fark edip bildirdi.

yapayalnız.
benimde başıma gelebilir, bende tekim. bir gün ölüp, bir ay sonra bulunabilirim.

bu düşünce bana çok ağır geldi. güne böyle başlamak istemezdim.
devamını gör...

orijinal adı srpski film'dir. tanım bu kadar. şimdi durduk yere atılmayalım sözlükten.
devamını gör...

uçak bileti herhalde. yakın zamanda almadım ama fiyatlar uçmuştur..
devamını gör...

felsefede materyalizmi, etikte haz ahlakını, siyasette monarşiyi benimseyen bir ingiliz filozoftur. en tanınmış eseri olan leviathan batı siyaset felsefesinin izleyeceği yolu çizmiş ve baş ucu eseri olmuştur. tanım

insanları kötü olarak simgeler. bu konuda ona bir soru sorabilmek isterdim, insanlığın kötü olduğunu söylüyorsa iyi olarak aldığı bir şey olmalı. peki, referans olarak aldığı iyiyi kötüden ayıran nedir?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

evet değerli okuyazarlar bize ulaşan üzücü bir haber vesilesiyle satranç turnuvası haberlerimize ara vermek zorunda kaldık. sözlüğümüzün medar-ı iftiharı, the lords of the portakals serisinin dahi yönetmeni mellisho, içinde bulunduğu ekonomik dar boğazı bir türlü aşamamış ve karnını doyurmak için girdiği evin mutfağında bulunan bulaşık makinesinin içerisinde, suç üstü yakalanmak suretiyle ne yazık ki tutuklanmıştır.

gelişmeleri an be an takip ediyoruz...

ancak mellisho bu hale nasıl geldi? sözlük halkı olarak bunun üzerinde biraz düşünmemiz gerekiyor. onun gibi bir değerin, amerika'da, elin gavurunun evinde, aç ve bitap bir halde, acınası bir vaziyette tutuklanmış olması, sözlüğümüz adına onarılmaz bir yara açtı. onun bu noktalara gelmiş olmasını kimsenin fark etmemesi cidden üzücü. böyle büyük bir yönetmeni bu hallerde görmek bizleri ziyadesiyle üzdü.

aldığımız bilgilere göre; mellisho filmlerinin yakaladığı gişe başarısı sonrasında ciddi miktarda karma puan sahibi oldu. kazandığı karma puanların da etkisi ile lüks ve şatafat dolu bir yaşama yelken açtı. nereden geldiğini, bir halk rakunu olduğunu unuttu. sonrasında hiç bir şey kendisini tatmin etmemeye başladı. serinin üçüncü filmini bir türlü çekemiyordu. ilham gelmiyor, havamda değilim, olmuyor işte! diyerek sürekli projeyi öteledi. sanat yaşamından uzaklaştıkça kendisini içinden bir türlü çıkamadığı bir bataklığın ortasında buldu. bir elinde viski şişesi diğer elinde iskambil kartları ile ortamlarda gezmeye başladı. bu hareketler bir rakunun yapmaması gereken hareketlerdi. ancak onun tabutuna son çiviyi çakanlar dost bildikleriydi. güzide rakunumuzu gaza getirdiler, nasıl olsa paran bol, kalk las vegas'a uçalım birader! söylemlerinin kurbanı oldu. kendisini bu batağa çeken şahıslarında sözlük efradının bilinen yazarlarından olduğu söyleniyor.

sonrası ise bilindik bir hikâye... bu sevimli rakun tüm mal varlığını las vegas kumarhanelerinde, içine düştüğü alkol illetinin de etkisi ile kaybetti. onunla birlikte amerika'ya giden yazarlar, kendisini dımdızlak ortada bırakarak kayıplara karıştı. mellisho ormanlarını pek iyi bilmediği bir coğrafyada beş parasız ve bir başına kaldı. açlığını dindiremedi ve en sonunda iç güdülerine yenik düşerek, gecenin kör vaktinde bir ailenin evine girerek karnını doyurmaya çalıştı.

muhabirimiz konuyla ilgili kendisini tutuklayan polis memuru john metzo'dan şu bilgileri aldı;

gecenin bir yarısı eve girmiş. önce lambaları kırmış. zeki kerata. bu sayede görünmeyeceğini düşünmüş olabilir. eve geldiğimizde mutfağın her yerini dağıtmış olduğunu gördük. ne buldu ise yemiş. sonrasında yorgunluğa ve uykusuzluğa dayanamayarak, bulaşık makinesinde uyuyakalmış. onu makinenin içinde bulduğumuzda yanında bir elma vardı. sanırım zor zamanlar için yanına almak istedi. bize mukavemet gösterecek gücü kalmamıştı. acınası bir haldeydi. bize zorluk çıkarmadan teslim oldu. "abi ben türk rakunuyum bizim elçiliğe bir telefon açabilir misiniz?" dedi. tamam açarız dedik ama önce görevimizi yapmak zorunda olduğumuzu kendisine ilettik. tasmaya kafasını kabullenmiş bir biçimde uzattı. o anda haline ben de üzüldüm. çünkü yüzünden pişmanlık akıyordu. sonra onu karakola götürdük. biraz yiyecek ve içecek verdik. çok mutlu oldu. şimdi nezarethanede uyuyor. yarın mahkemesi var. durumu ondan sonra netlik kazanır.

evet değerli dostlar konunun yakinen takipçisiyiz. rakun dostumuzla ilgili tüm gelişmeleri size aktarmaya çalışacağız. umarız vicdanlı bir hakime denk gelir ve hafif bir ceza ile kurtulur.

açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansı'nı okudunuz...

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

yakın zamanda kaybettiğimiz nevi şahsına münhasır şair.

'de gülüm! de ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatin!'

(bkz: de gülüm)
devamını gör...

körpeliği kalmamış olan demektir.

kart zampara bana hep komik gelmiştir.
devamını gör...

cevap veriyorum; (bkz: galler).
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

denizde ahtapotunu yüzdüren bir dalgıç'a denk gelmiştim. birlikte daldıktan sonra alıp evine götürüyordu.şaşırtıcı bir durum ama zamanla o çevredeki herkes alışmıştı o ahtapota.
devamını gör...

kapı gıcırtısına oynayan ben için özel seçilmiş bir şarkı hahshahshahzhahzh. gecenin en güzel anı bu diyebilirim, kahkaha attım ahahahahahahsjsjs.
teşekkür ederiz 0330!!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim