halkların afyonu, ruhsuz dünyanın ruhudur.
devamını gör...

çok eskiden kafa sözlüğün kurulduğu ilk zamanlar bir yazar varmış. bu yazar biraz agresif bir tipmiş kurallara uymayınca sözlükten uçurulmuş. ama kendisi biraz takıntılı biriymiş. o günden sonra ruhu sözlüğe musallat olmuş. her gece saat 03.00 sularında ruhu sözlükte gezinir, gözüne kestirdiği yazarlara musallat olurmuş. işte bu yüzdendir ki ben de korkuyorum dostlarım.
devamını gör...

o anki özgüvenle dünyaya hükmedebilirmişsin gibi gelir.
devamını gör...

güzel mi güzel bir proje ile karşınızdayız sevgili kafa sözlük ailesi. çocuklarımızın temiz yerlerde okumasını, en güzel en verimli şekilde ders saatlerini geçirmesini hepimiz istiyoruz. yine kafa kafaya verelim ve en güzel şekilde bu işin altından beraber kalkalım! paylaşalım, paylaştıkça ruhumuzu güzelleştirelim.
devamını gör...

son zamanlarda iyice farkına varıp hem sinirlendiğim hem şaşırdığım durum. hiç aklımıza gelmeyecek davranışlarımız farkında olmadan bir erkeği tahrik edebiliyor. ayaktan tahrik olan mı dersin, kulak memesine mi dersin, saçtan, bacaktan, kadının sesinden, koridorda topuklu ayakkabıyla yürürken çıkardığı sesten, yediği külahlı dondurmadan... aklıma geldikçe çıldırıyorum. evet herkes her şeyden tahrik olabilir buna engel olamayız. bir kadının bacağından da tahrik olabilirsin koltuk altından da ama bu demek değildir ki sözlerinizle veya bakışlarınzla tahrik edebilirsiniz. kadınlar açık giyinerek kul hakkına giriyorlar diyen çok erkek tanıdım hadi hak verip kendimizi kısıtlayalım da bu kısıtlamanın sonu var mı? sesten etkileniyorum ayaktan etkileniyorum kaştan kirpikten etkileniyorum diyen var ne yapalım komple yok mu olalım? kısıtlanmayacağız, normal olanı öğrenip buna alışacaksınız.*
devamını gör...

valve firmasının birkaç gün önce tanıttığı yeni taşınabilir el konsoludur. siteside de görebileceğimiz gibi üç farklı konfigürasyona sahip ancak üç çeşidinde de 7inçlik 1280 x 800 dokunmatik ekran ve amd işbirliğiyle konsol için özel üretilmiş apu (accelerated processing unit) kullanılmış yani cpu ve gpu aynı yonga üzerinde bulunuyor, farklılık ise depolama alanı ve çeşitlerinde (hepsinde sd card desteği var); 399 dolar 64gb emmc (embedded multi-media card) olan versiyonu ile başlayarak, 529 dolar 256gb nvme ssd versiyonu ile devam ediyor ve son olarak 649 dolarlık 512gb nvme ssd versiyonu ile sona eriyor ayrıca sonuncu konfigürasyonda ekranın parlama önleyici işlendiğini not düşmek lazım. donanımdan uzaklaşıp yazılıma baktığımızda ise konsol kutudan arch linux tabanlı steamos 3.0 ile çıkıyor ve linux için anti-cheat içeren mutliplayerlar hariç valve'ın geliştirdiği proton katmanı ile windows üzerindeki tüm oyunları oynatabildiği söyleniyor, ayrıca yazılım noktasında dikkate değer bir diğer husus ise nihayetinde bir linux tabanlı bir bilgisayar olduğu için sadece steamos'e bağlı kalınmadan istenilen işletim sistemi (windows veya linux'un diğer dağıtımları vb.) kullanılabiliyor. ayrıca ayrı satılan bir de dock ile monitöre ve diğer çevre birimlerine bağlayarak oyun dışında tam bir bilgisayar deneyimi sunabiliyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

önemli detayları vermenin ardından konsol hakkındaki düşüncelerimi aktarmak istiyorum. öncelikle ıgn teknoloji basınından ürünün ön incelemesini yapan ilk kanaldı video için, eğer konsol bu videodaki performansını sağlayabilirse (videoda son donanım olmadığı belirtilmiş) özellikle taşınabilir oyun ve bilgisayar piyasasında büyük bir trend başlatabilir, halihazırda taşınabilir oyun konsolu olarak satılan windows bilgisayarlar var ancak çoğu kickstarter, indigogo gibi platformlarda sınırlı üretim sunuyor. benim asıl heyecan duyduğum nokta ise bu konsolun oyun dışında kullanımları, daha sınırlı bir kitle için bile olsa üzerinde joystick, analog kontrolcüler, programlanabilir düğmeler ve touchpadler bulunan bir linux (tercihe göre windows) cihazı dilediğiniz gibi programlayarak ıot (ınternet of things), drone veya robot kontrolü, emülatorler gibi daha birçok kullanım alanı. bu tarz bir cihaz eğer ülkemizde satılırsa minimum konfigürasyonun 4000tl'den başlayacağını tahmin etmek yanlış olmaz vergisiyle vb falan ki zaten ilk çıkış ülkeleri arasında türkiye yok ancak yerini ayırtanlar için ilk gönderim 2021 aralıkta başlayacakmış.
devamını gör...

köy değil de köyde gezen kaplumbağa olur mu?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rock'ın kötü çocukları olarak adlandırılmış ingiliz grup'tur.
devamını gör...

kimse için o kadar özel olmadım sanırım.
devamını gör...

avusturalya doğumlu, boşnak kökenli müslümandır. önce avustralya'da sonra a.b.d'de aktörlük yaptı. trt belgeseldeki ailenin yeni üyesini sunuyor.
devamını gör...

bir çok ilimizde yöreye ait böyle şeyler var. en enteresanı da malatyada ki kayısı atm'si. görünce hemen kayısı çağrışımı yapıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buradan soğudum, hoslandigimi sandığım insandan soğudum, eski sevgilimden yana amaçsızca ümit beslemeyi bıraktım. ağlamayı bıraktım, bununla beraber gülmeyi de bıraktım.

her şeyi bir birakmislik, salmislik halinde yaşıyorum hayatı. okuduğum bölümden yana memnuniyetsizligim iyice artı. akrabalarıma karşı olan igrenme duygum da arttı. artık evliliğe karşı eskisi kadar önyargılı değilim. bununla beraber kendini tanıtırken maddi gücünden başlayarak tanıtan erkeklerden dolayi bir parcam hala soğuk yaklaşıyor.

belirsizlikten nefret ediyorum. tam anlamıyla netlik diye bir şeyin de olmadığını düşünüyorum. bu ara kalbim ağrıyor, gogsumun tam altı sıkışıp duruyor, nefes aldıkça da ağrısı artıp bir bıçak gibi saplaniyor. belki bu kadar çok dusunmeyi birakmaliyim, belki de bir doktora görünmeliyim.

ülkenin ekonomisinden de, yönetiminden de nefret ediyorum. bu iktidar devrilse yerine gelenlerin de aynı hataları farklı biçimde yapacağına dair en ufak bir şüphe taşımadığımdan, bütün bu sistemin kendisinden nefret ediyorum.

şiir bana eskisi kadar huzur vermiyor. bu da moralimi bozuyor. sinema konusunda bir an önce harekete geçmeliyim. resim yapmak pek de iyi cizemedigim halde huzur veriyor. yakında spora başlayacağım. galiba kendimi değerli hissetmeye ihtiyacım var. gözümde birçok şeyin artık bir değeri yok. sadece kişisel bakım yapmak hoşuma gidiyor.

bir hediye verdiğimde "ay niye zahmet ettin, ne gerek vardı?" diyen insanlardan nefret ediyorum. çünkü bunlar en temelinde iki argümanı içeriyor:
1) ben sana yapmazdım, ama sen yapınca şimdi benim de yapmma lazım, beni mühlet altına sokuyorsun.
2) kimse karşılıksız olarak kimseye bir şey yapmaz düşüncesi.

bu tip bir tavırla karşılaştığımda o insandan büyük bir hızla soğuyor ve birkaç dakikalığına nefret ediyorum. sonra nefret diniyor ama o insanın gözümde bir değeri kalmıyor. adeta o insanı sevesim kaçıyor.

çünkü ben bir insanın kendine verdiği değeri ve başkalarıyla olan -deger- ilişkisini anlamak için: ona hediye vermenin, değer göstermenin (onu sevenin) ve ona özgürlük bahşetmeninen mükemmel bir yöntem olduğunu düşünürüm.

bu boştan dünyadan nefret ettim. gerçi nefret de değil; bir bıkkınlık, bir bezginlik, bir iğrenme hâli benimkisi. artık bazı şeyleri midem almıyor. bazı şeyleri ne kabul edebiliyor ne de sindirebiliyorum.
devamını gör...

incitir.

ama bunun bir de sırf senin için açanı var.*
devamını gör...

serendipçe: hiç ortalıkta yokken gelen mutluluk demektir dostlar.
devamını gör...

"erkek yazarlardan kadın yazarlara tavsiyeler" başlığındaki tavsiye mahiyetinde yazılanları okumayın, okusanız da umursamayin. siz bir birey olarak nerede nasıl davranacağınızı gayet iyi biliyorsunuzdur zaten.
devamını gör...

bedava yazarlık eğitimi almak gibi bir şey.. çünkü ancak yazdıkça yazma kabiliyeti gelişiyor, zihin berraklaşıyor, daha net düşünebilir hale geliyorsun.. yazmak, terapi etkisi yapıyor. yazıyorum, iyileşiyorum, çok şükür..

edit: (bkz: ziegarnik etkisi)nden kurtulmaya yardımcı oluyor çünkü yarım kalan, tamamlanmamış olayları yazınca olay zihinde tamamlanmış oluyor, artık eskisi kadar rahatsız etmiyor. mesela kızgın olduğunuz, affedemediğiniz kişileri, olayları vb. yazın, zamanla o duyguların hafiflediğini fark edeceksiniz..
devamını gör...

asıl açıklanması gereken, neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın grev yaptığı değil, neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir.
wilhelm reich *
devamını gör...

sistemlerin nasıl organize edileceği , düzenleneceği ve kendini baştan üreteciği, bunun yanında nasıl geliştireceği ve öğreneceği ile ilgilenen bilim'dir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim