sevdiklerimiz üzerinde olması gerekenden daha fazla hakkımız olduğunu düşünebiliyoruz zaman zaman.
bazen empati kuramıyoruz, bazen kendimizden başka kimseyi düşünemiyoruz. bazen haddimizi bilmiyoruz.
söylediğimiz sözler ya da eylemler nereye gidecek, karşımızdaki insanı üzecek mi düşünmüyoruz. bazen de her şeyin farkında oluyoruz ama umurumuzda olmuyor.
başka bir yazar arkadaşımın da dediği gibi bir mecburiyet varsa sahte bir özen, itina gösteriyoruz ama asıl değer gördüklerimize bunu göstermiyoruz.
kendi adıma konuşmam gerekirse kimseyi bilerek üzmemeye çalıştım ama aynı özeni genel olarak göremiyorum. bu insanlar kötü olduğundan mı değil, herkesin içinde olan-biten bir şeyler var ve dışarıya da bu yansıyor.
sevip sevmemekten bağımsız insanları üzmemek, üzdüysek gönül almak gerekir.
bize nasıl davranılmasını istiyorsak insanlara da öyle davranırsak kimseyi üzmeyiz diye düşünüyorum.
devamını gör...

az önce başardığım eylemdir. en son 2002'de ilhan mansız senegal'e altın gol attığında bu kadar gürültülü sevinmiştik.

sırf bu mukaddes vazifeyi yerine getirmek için mahalle fırını muhammet abi'ye gidip en fiyakalısından mayalı bir hamur çekmesini söyledim. annem evde karbonat tozlarını hazırladı, fırını iyice temizledi, ortamda herhangi bir kırılma durumu oluşmaması için evi vakumladı.

ben de bir hafta önceden frankfurt'tan çağırdığım timuçin eniştem ve kuzenim svetlana'yı havalimanında karşıladım. enişte gelirken sana zahmet bir kutu isveç çikolatası getir dedim, getirmemiş p...k

neyse eve doğru gittik. o sırada aklımda dört düşünce var:

1. düşünce: acaba milföy hamurlu böreği hiçbir kırıntı dökmeden yiyip, hayatımdaki en büyük hedefi gerçekleştirebilir miyim?
2. düşünce: acaba karacabey son ayakta birinci gelebildi mi? gelemediyse sıkıntı 6'lı iptal alimiyumm...
3. düşünce: acaba merve boluğur neden hem bu kadar seksi, hem bu kadar gizemli, hem de bu kadar medyatik??
4. düşünce: yemin ederim on dakika düşündüm bunu ama bulamadım. maksat dört sayısına ulaşayım. çok seviyom ben dördü, favorim..

neyse eve geldik. annem hazırlamış milföy hamurlarını.

babam: timuçin, sizin bu merkel bizi kıskanıyormuş diyorlar doğru mudur, sen iyi bilirsin.
eniştem: valla enişte es ist lustig ya hahaha. enişte yauğğv bu almanlar hep böyle işte napacan yauğvv.
annem: bırakın şimdi siyaseti. hadi sofraya.
anneannem: nimeti celilullah bereketi halilullaahhh!
svetlana: papa, oma ne yapıyor??
eniştem: yemek duası kızım.

svetlana'ya komikli olsun diye ne desem diye düşünüyom iki saattir. anadolu lisesi almancamı da unuttum, eğer translate'e bakarsam kız anlar komikliği kaçar.

ben: wie gehts kuzenn?? heheh
svetlana ja wirklich? du hast ein paar tricks für mich gelernt. lolol

o anda "s*çtık" gülüşü yaptım. benim almancam bitti tabii, bu kadar komplike bir cümleyi anlayamadım ve kendisine çemberlitaş'ın yol tarifi sorulmuş dönerci mahmut usta gibi "bacım gogogo sırtını ver turn rayt!" diyecek gibi oldum..

neyse o anda herkes benim milföy hamurlu böreği yiyişimi bekliyor. anneannem salavat zinciri getirmiş ve "hırt" diye bir ısırık aldım, çiğneyip çiğneyip yuttum. o anda herkes "ollleeeeyyy" diye bağırdı. dışarıda bekleyen gitarını en son kanuni sultan süleyman döneminde akort etmiş sokak müzisyeni flamenko çalmaya başladı. salonda hepimiz dans etmeye başladık. anneannem buzdolabından f1 grandprix'te hamilton kazandığında patlattığımız özel şampanyalardan zulalarından bir tane çıkarıp patlattık. yıllardır bu anı bekliyordum, mutluluktan ağlamıştım.

bu sevincimi sizlerle paylaşmak istedim kafa sözlük. seviyorum sizleri, hayatı, başarma duygusunu ve mutluluğu (gülen surat)
devamını gör...

seni hiç anmayacağım 2020 derken, çıkıp gelen ve tahminimce oscar’ı alacak çok güzel bir film...
devamını gör...

memlekete dair hâlâ bir umudun olduğunu gösteren muhteşem bir etkinlik! türkiye’nin içinde bulunduğu bu nahoş durumdan kurtulmanın tek yok yolu eleştirel aklın bir gelenek hâline gelmesidir. bu da bittâbi kitap okumaktan ve analiz yeteneğimizi geliştirmekten geçiyor.

kafasozluk.com/entry/51937
devamını gör...

her telefon ettiğimde karşıdaki kişiye önce sorarım. gerginlik değil de kibarlık yapmak istiyorum..
devamını gör...

en az sekiz yarım yılı kapsayan eğitim- öğretim faaliyetidir. örgün öğretim, açık öğretim ve ikinci öğretim gibi türleri vardır. normal eğitim-öğretim zamanında yapılan türü örgün öğretim, televizyon, bilgisayar, eğitim gereçleri vb. ile yapılan türü açık öğretim ve normal öğretim zamanı dışında yapılan kısmına da ikinci öğretim denilir ve ikinci öğretim harcı daha yüksektir.
devamını gör...

az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum! friedrich nietzsche
devamını gör...

üzerine film çekilmekten bıkılmayan savaş. bezdim vallahi ya. konu mu yok arkadaş hangi kafayla çektiniz bu kadar filmi. tarantino bile çekti be kardeşim. gönül verdik sana gittin 2. dünya savaşına yapıştın.
devamını gör...

evet ben de bu şekilde tanım girebiliyorum. kimse tıp bilgimizi sınamasın.!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gülmekten katılamadığım önerilere sahip durum.

(bkz: gülmekten katılamamak)

ilk tanımı giren “eleman’ın tanımlarını değiştirip 180 derece dönmelerine alışkın olduğumuzdan şu da burda dursun:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hemen kabul edilmemesi gereken istektir.
malum olaylardan sonra konuyu biraz açmak gerek.
birisine niyeti bozdunuz nude mi isteyeceksiniz?
bunun için belirli evrakları istemeniz gerekecektir.

1- nüfus cüzdanının ön ve arkalı fotokopisi.
2- muhtardan kaşeli ikametgah belgesi.
3- sesli veya görüntülü görüşme.
4- sicil ve sabıka kaydı.
5- anlık foto.

bu şartları yerine getirmeyen kimseye ne nude atın ne de isteyin.

hadi selametle.
devamını gör...

aynı muhid, aynı ev, aynı yatak. gözlerimi açıyorum, ev kadar sessiz kalkıyorum. aynı gün...yataktan kalkıp banyoya gidiyorum, yüzümü yıkayıp, aynaya bakıyorum. aynı ben...
devamını gör...

boyle olmak kesinlikle isterdim ama agzimi tutamama gibi bi huyum var. soylemeyince içime dert oluyo ama soyleyincede degişmiyo bu durum yine dert oluyo. acaba anlattigim şeyde kötü düşündü mü niyeti kötü mü olucagi varsada olmucak mu vs vs.. sonrasi ise anlattigima pişman oluş ve kapanış...
devamını gör...

planlarını insanlara söylemektir.
devamını gör...

böyle başlıklar bana genelde o malum sözlüğü hatırlatıyor.* demem o ki şimdi kadınları yeriyor musunuz övüyor musunuz ? bu cinsiyetçiliği anlamadım. ayrıca kime göre neye göre 1.5 saat efendim..
hadi erkeklere diyelim niye banyo da 1.5 saat traş olmak için zaman harcıyorsunuz,detay bakıyorsunuz aşağı şekilde tek jilet darbesiyle alın çıkın.*
devamını gör...

katılmadığım önerme. kişiliğine baktım ancak tipine bakıp onu beğenmeyenler kadar kıymetim olmadı. tipine laflar hazırladım.
devamını gör...

eve gelir gelmez ev kıyafeti giymezsem panik atak geçiriyorum resmen.
devamını gör...

" yeni toplumlar, kendileriyle birlikte yeni şarkılar getirir."
devamını gör...

erkeklere huri, kadınlara nuri !
devamını gör...

ankara'ya yağmurla gelen sonbaharın ilk ayı.
*
bir gün aklına gelecek olursam
bana şiir ısmarla
eylül'ü konuşalım.
cemal süreyya

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim