ergenliğimi daha bilinçli yaşardım, sosyal medyanın etkilerinden olabildiğince korunmaya çalışırdım. bir de insanlara güvenmek gibi bir hataya düşmezdim.
devamını gör...

yansımamızın mükemmel olmasını istiyoruz. ister internet yansıması olsun ister iş, ister kampüs. ailemize bile farklı bir kişiliğiz. her zaman diliminde farklı insanız.

kendimiz hakkında uygun gördüğümüz yansıma ile karışıyoruz zamanla. hangisi biz, hangisi hayalimiz bilemez oluyoruz.

o yüzden o gülümseyip, "ne önemi var tatlım zaten ben onu sevmiyordum" demeler. hafifçe sırıtıp, "terfi zaten senin hakkındı ahmetciğim" demeler.

bizi zayıf gösteren zaaflarımızı sakladıkça daha güçlü olacağımızı, oyunu kazanacağımızı öğretmişler, ya da kitaplardan öğrenmişiz.

herkes olmak istediğini saklıyor derinlerinde.

enteller hayvanlıklarını saklamak için "marmariste orman yandı çevre böhühühü" diyor, ben birini sevip öküz gibi aşık olmaktan kaçmak için kaba davranıyorum önüme gelene. mesele gayet açık.

maskeler düşerse çok pis zırlarız. popişimiz yemiyor buna. mutsuzken gülümseyip, "bu geceyi birlikte geçirelim canım" diyoruz. enteller de, "neden ozon tabakası delindi çok üzülüyorum" diyor.

bu alengirli işlerdeki tek şey ters ironimiz belki.
devamını gör...

iyi ki toplu taşınmaya binmiyorum dedirten başlık.
devamını gör...

seks işçiliğini ahlaksızlık olarak görmüyorum. bugün ekonomik krizde bir çok sıradan ev kadını bu erkeklerin kurduğu batakhanenin tutsağı olmuşlar. asıl ahlaksızlık insanı bu hale getiren dinci iktidarın yaptığıdır. bu hali görmezden gelmemiz de bizim yozlaşmışlığımızdır.

pezevenklik ahlaksızlıktır. sözlük yönetimine sesleniyorum, fahişe sözcüğünü sansürlemiyorsanız, pezevenkliği de sansürleyemezsiniz. yoksa yani sağda solda kafa sözlük kadına hakerete izin verip, erkeğe hakareti sansürlüyor diye laf çıkar. demedi demeyin.
devamını gör...

1-bernad lewis - hata neredeydi?
2- nigel warburton - felsefenin kısa tarihi
3- desiderius eramus - deliliğe övgü
4- luther'in 95 tezi
5- nazım hikmet ran - memleketimden insan manzaraları
6- zeki velidi togan - umumi türk tarihine giriş
7- kapital*
8- platon - devlet*
9- cemil meriç - bu ülke
10- yusuf akçura - üç tarz-i siyaset

ekstra: metin yazarlığı ile uğraşanlar için umberto eco, tez nasıl yazılır isimli kitap.
devamını gör...

leyla ile mecnun izlerken takıldı yine aklıma, gece bunu mırıldana mırıldana ders çalışıcaz anlaşılan.
buradan
devamını gör...

(bkz: daha saçma başlık bulamamak)
devamını gör...

hayat devam ediyor. bir türlü şahsiyete anlam yüklemenin, koca bir ahmaklık olduğunun farkına varılamıyor, dünya durmaz dostlar.

yaprak düşer, rüzgar süpürür, yeni bir yaprak düşer, yerini doldurur taaaki yeni bir esintiye kadar. bu işlerin doğası bu.

kimleri yuttu bu piyasa, ne yazarlar unutuldu gitti, seni mi unutamayacak? kaç gün? gün içinde bile önemsizleşiyor bazı şeyler, yeni bir yazar keşfine bakar.

kimse kimsenin umrunda değil. olmamalı da. anı yaşayıp takılmalı. uzatmamalı, şov g.tte patlar.

saf saf offline kim ne yazmış nickaltıma diye bakarken 1 haftaya kalmaz nickaltına bir kişi bile yazmaz olur.

farkına varın durumun bence.
devamını gör...

başkasına söz bırakmadan tanımlama yapan, açtığı başlığın hakkını veren kişilerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ön açıklama: ders adı olarak açılan bir başlık mevcut. (bkz: elektromanyetik alan teorisi) fakat ben teorinin kendisini anlatacağım için başlığı bu şekilde açtım.

fizik ve matematik alanlarındaki çalışmalarıyla ünlü olan bilim insanı james clerk maxwell'in elektrik ve manyetizma arasındaki ilişkiye dair ispatı sonucu ortaya çıkan teori. bu sayede ışıkla ilgili önemli bilgilere de ulaşıldı.

yine upuzun bir yazı olacak. uyarmadı demeyin.

bu arkadaşlar meşhur maxwell denklemleri:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu denklemler bize ne anlatıyor? tek tek bakalım.

***

resimdeki ilk eşitlik gauss yasası olarak bilinir. çeşitli kaynaklarda farklı şekillerde yazıldığına şahit olabilirsiniz.

cisimler, elektrik yükü dediğimiz bir özelliğe sahip olabilirler. elektrik yükleri pozitif ya da negatif yük olmak üzere 2 türdür. bir de nötr olmak dediğimiz yüksüzlük durumu var ki, burada onunla ilgilenmeyeceğiz.

bu yasa bize, elektrik yüklerinin nasıl elektrik alan oluşturduğunu anlatır. bir başka deyişle, elektrik yüklerinin, yarattıkları elektrik alandaki dağılımını anlatır.

***

ikinci formül de bir gauss yasasıdır. ancak bu sefer manyetizma ile ilgilidir. bir yüzeyden elektrik akımı geçiyorsa, orada bir elektrik alandan bahsedebiliriz. bu alan, hayali çizgilerle temsil edilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

çizgilerin ne kadar sık ya da seyrek olduğu, yani çizgi yoğunluğu, yüzeyden geçen elektrik alanın kuvveti hakkında bilgi verir. elektrik akısı olarak da adlandırabileceğimiz bu yoğunluk, manyetik alan için de benzer şekilde ifade edilir.

manyetizma için gauss yasası şunu söyler: eğer elimizde kapalı bir yüzey varsa, bu yüzey içerisinden geçen net manyetik akı sıfırdır çünkü bu yüzeyde manyetik alan çizgilerinin başlangıç ve bitiş noktaları belirli değildir. bu çizgiler, kapalı ilmekler oluşturur. kapalı bir yüzeyden çıkan manyetik alan çizgileri ile o yüzeye giren manyetik alan çizgileri sayıca birbirine eşittir.

yukarıdaki resimde gördüğünüz elektrik alan çizgileri, bu bakımdan farklıdır. onlar her zaman pozitiften negatife doğrudur ve kapalı ilmek oluşturmazlar. bunun altında yatan temel neden çift kutuplulukla ilgilidir. doğada hiçbir zaman tek kutuplu bir mıknatıs bulamazsınız.

***

3. formül faraday yasasıdır. zaman içerisinde değişen bir manyetik alanın elektrik akımı oluşturabileceğinden bahseder.

***

4. formül amper yasasıdır. eğer hareketli bir elektrik yükünüz varsa, bir manyetik alan üretirsiniz. üretilen bu manyetik alan, onu üreten elektrik akımıyla orantılıdır. bu yasa daha çok, elektrik alan üreten kapalı ilmekler (ya da teller diyebiliriz) ile ilgilidir. *

***

ilk yasa olan gauss yasası mesela şu formda yazılabilir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

burada paydada ε0 olarak gördüğümüz nicelik, boş uzayın elektriksel geçirgenliğidir.

son yasa olan amper yasası da şu şekilde yazılabilir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

burada gördüğünüz μ0 da boş uzayın manyetik geçirgenliğidir.

yani bu ikisini uzayın, elektrik ya da manyetik akıya gösterdiği direnç olarak da düşünebilirsiniz.

***

şimdiii... diyelim ki bir elektrik yükünü aldınız ve aşağı yukarı ya da sağa sola doğru hareket ettirmeye başladınız. tüm bu anlattığım formülleri ve bize söylediklerini de göz önüne alırsanız ne olur? hareketli yükünüz, ona dik bir manyetik alan oluşturur. oluşan bu manyetik alan da hareket nedeniyle zamanla değişeceğinden, yeni bir elektrik alan oluşturur. yeni oluşan elektrik alanı, yine bir manyetik alan oluşturur ve bu olay bu şekilde sürüp gider.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

tam da bu görselde olduğu gibi; sağa sola doğru değişen elektrik alanlar ve ona dik yönde, yukarı aşağı şekilde oluşan manyetik alanlar.

maxwell bunu fark ettikten sonra, elde ettiği şeyin bir tür dalga olduğunu anladı. fakat ne tür bir dalga olduğunu bir süre düşünmesi gerekti. ε0 ve μ0 değerlerini de kullanarak (çünkü bunlar doğanın kendine ait değerleri. bunları biz uydurmadık.) bu dalgaların hızını hesaplamayı başardı: saniyede 299,792 kilometre! bilenlere tanıdık geldi bile...

18. yüzyılda ışığın hızı yaklaşık olarak hesaplanmıştı. maxwell işte bu sayıyı gördüğü anda, ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu anladı.

işte, maxwell'in başarısının bu kadar önemli olmasının nedeni, tüm bu formülleri harmanlayıp bugün birçok elektronik eşyanın temelini oluşturan taşları yerine oturtacak şekilde yorumlayabilmesidir.
devamını gör...

sarı saruhan karakterine bile madalyalı tanım girebilecek yazardır. müthiş birisi cidden müthiş. tanımları ne kadar donanımlı birisi olduğunu gösteriyor. göstermese bile kafana vuruyor.

bazen bazı yazarları seçip gecemi onlara ayırıyorum ve madalyalı tanımlarını okuyorum. hem kendim bir şeyler öğreniyorum hem onlara saygı sunuyorum *
bu adama bunu yapmak istesem 1 ay rahat sürecek. müthiş yazar. respect.
devamını gör...

tarihin farklı dönemlerinde farklı müdahelelerle kontrol altına alınmaya çalışılmış bir güdü.

m.ö. 1000 dolaylarında mısır’da: arazilerde sınır ihlali yapan bir adam, karısı ve çocuklarına eşek tarafından tecavüz edilmesiyle cezalandırılırken, keçilerle cinsel ilişkiye girmek ilahi adanmışlığın bir biçimi olarak değerlendirilirmiş. herodot’a göre bu davranış, keçilerin doğurganlık tanrısı pan’ın bedenlenmiş hali olarak görülmesinden ileri gelirmiş. aynı zamanda kadınların tapınaklarda özel olarak eğitilmiş hayvanlarla çiftleşerek keçi tanrıya tapındığı çeşitli kaynaklarda yer almakta.

hititlerde inek, köpek ve koyunu kendi zevkine alet eden kişiler ölümle cezalandırılır ve hayatı sadece kral isterse bağışlanırmış. atlar ve katırlarla cinsel ilişkiye girilmesine tasvip edilmese de izin verilirmiş. bu hayvanlarla cinsel ilişkiye girenler din adamı olmaktan men edilirmiş. domuzlara ve öküzlere potansiyel seks avcıları gözüyle bakılır, cinsel uyarılmayla insanın üzerine atlayan bu hayvanlar öldürülürmüş.

(bkz: seks ve ceza)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

izmir birgi eski evler
devamını gör...

ona ne yapacağını söylemek yerine bol bol araştırmaya teşvik etmeli .böylece çocuk kendi yolunu seçebilir . ayrıca hatalar yapsa bile ona destek olmalı,varlığını hep hissettirmeli.
devamını gör...

anlık tepkim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1480 yılında gedik ahmet paşa kumandasında'ki osmanlı donanması tarafından italya yarım adasına yapılan sefer sonucunda zapt edilen ve 1481 yılında fatih sultan mehmet'in ölümüne kadar osmanlı hakimiyetinde kalan şehir.

otranto bölgesi, osmanlı kaynaklarında pulya diye adlandırılır. otranto seferi siyasi, askeri, dini ve stratejik sebeplerle gerçekleştirilmiştir. fatih sultan mehmed, venedik’le anlaştıktan sonra dikkatini italya’ya yöneltmiş, böylece o sırada hayli zayıf, siyasi birlikten yoksun olan bu yarımadayı ele geçirmeyi amaçlamıştı. italya seferine girişmeden önce osmanlılar ayrıntılı bir planı uygulamaya koyarak gedik ahmed paşa’yı seferi organize etmek maksadıyla epir’de bulunan, güney italya’ya hakim bir üs konumundaki avlonya’ya sancak beyi tayin etti. sancak beyliği yanında aynı zamanda kaptan-ı derya olan gedik ahmet paşa kumandasındaki donanma ilk olarak zanta, kefalonya ve ayamavra adalarını aldı. ardından napoli kralı ı. ferdinand’a bağlı olan otranto ele geçirildi. şehre savaşarak girildiğinden karşı koyan ileri gelenlerden bir kısmı idam edildi, bir kısmı da esir alındı. ölenlerin sayısının abartılması tamamen kilise propagandasının bir sonucudur. şehirde kontrol sağlandıktan sonra çatışmalar sırasında harap olan şehrin surları onarıldı. osmanlı kuvvetleri burayı bir askeri üs haline getirip etrafa seferler düzenledi ve bazı yerleri aldı.


baharda italya’nın yukarısına yapılacak seferi organize etmek amacıyla avlonya’ya geri dönen gedik ahmed paşa, buradayken fatih sultan mehmed’in ölüm haberini aldı. bayezid’in tahta çıkmasının ardından gedik ahmed paşa tebrik için istanbul’a geldi ve bir daha otranto’ya dönemedi. bunu fırsat bilen napoli kralı türklerin italya’ya yayılmasını önlemek için gedik ahmet paşa’nın otranto’da bıraktığı 8000 kişilik gücüne karşı bir birlik oluşturdu. kuşatma altı ay kadar devam etti. otranto’daki askerlerin direnişi sürdüyse de çekilen yiyecek sıkıntısına su kıtlığı da eklenince teslim oldular. otranto, osmanlı birliklerinin burayı boşaltması üzerine elden çıktı. otranto seferi neredeyse bütün hıristiyan dünyasını endişeye sevk eden vahim bir olay haline geldi. italya’da bu yüzden büyük bir panik çıkmış, daha sonra bu konuda destanlar, epik hikayeler yazılmıştır.

kişisel görüşüm eğer fatih sultan mehmet doğal sebeplerden değil de usta bir suikast sonucu öldüyse sebebi tam olarak bu seferdir.
devamını gör...

hiçbir şey. süper bi yer burası. her şey doğru yapılıyor.
devamını gör...

çaylagin azmidir. ımdb 9
devamını gör...

kölelikten filozofluğa uzanan bir hikâyesi var.
epiktetos, yaşadığı tüm zorluklara rağmen, pozitif olmayı, kişinin kendi kontrol alanı dışında gerçekleşen şeylerden dolayı kendini kahretmemesi gerektiğini öğütler.
ayrıca marcus aurelius'un da hocasıdır.

amerikalı savaş pilotu james stockdale, kuzey vietnam'da savaşırken uçağı vuruluyor ve esir düşüyor.
hücrede tek başına 4 yıl toplamda 8 yıl kalıyor.
bu süre zarfında çok sayıda işkenceye maruz kalıyor ama onunla birlikte olan çoğu arkadaşı hayatta kalmayı başaramazken o başarıyor.
ve bunu da üniversitedeyken aldığı bir derste öğrendiği "epiktetos öğretileri"ne bağlıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim