pdf kitap bulabileceğimiz siteler
canım yazarlarımıza güzel bir liste bırakıyorum.
halihazırda dijital kitap, pdf erişimine izin veren belediye kitaplıkları.
1. zeytinburnu belediyesi kitaplığı
t.co/Qp7kLAdCBA
2. çorum belediyesi kitaplığı
t.co/eCclWoyghw
3. üsküdar belediyesi kitaplığı
t.co/qqaqKmvXwj
4. kocaeli büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/Cn5vYAgJ0o
5. ordu büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/80a3pcMbSc
6. denizli büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/vzgLKCXQWB
7. şanlıurfa büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/0ZYs85uXyZ
8. kayseri büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/oL45uRHTxQ
9. sivas belediyesi kitaplığı
t.co/16cQB2GMin
10. esenler belediyesi kitaplığı
t.co/HaB2TMGviJ
11. bağcılar belediyesi kitaplığı
t.co/v3d5YosH7E
12. fatih belediyesi kitaplığı
t.co/Fa0PQToR00 (anasayfada "yayınlarımız" kategorisinde)
13. beyoğlu belediyesi turabiba kitaplığı
t.co/iVWM4e2dEu
14. ilaveten: ismek kitaplığı
t.co/k9ygClnjQZ
ayrıca:
türk tarih kurumu kütüphanesinde yer alan 29.483 adet nadir eser çevrimiçi ortama aktarılarak halkın hizmetine sunuldu. ücretsiz pdf indirme imkanı da mevcut.
erişim linki:
kutuphane.ttk.gov.tr
halihazırda dijital kitap, pdf erişimine izin veren belediye kitaplıkları.
1. zeytinburnu belediyesi kitaplığı
t.co/Qp7kLAdCBA
2. çorum belediyesi kitaplığı
t.co/eCclWoyghw
3. üsküdar belediyesi kitaplığı
t.co/qqaqKmvXwj
4. kocaeli büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/Cn5vYAgJ0o
5. ordu büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/80a3pcMbSc
6. denizli büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/vzgLKCXQWB
7. şanlıurfa büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/0ZYs85uXyZ
8. kayseri büyükşehir belediyesi kitaplığı
t.co/oL45uRHTxQ
9. sivas belediyesi kitaplığı
t.co/16cQB2GMin
10. esenler belediyesi kitaplığı
t.co/HaB2TMGviJ
11. bağcılar belediyesi kitaplığı
t.co/v3d5YosH7E
12. fatih belediyesi kitaplığı
t.co/Fa0PQToR00 (anasayfada "yayınlarımız" kategorisinde)
13. beyoğlu belediyesi turabiba kitaplığı
t.co/iVWM4e2dEu
14. ilaveten: ismek kitaplığı
t.co/k9ygClnjQZ
ayrıca:
türk tarih kurumu kütüphanesinde yer alan 29.483 adet nadir eser çevrimiçi ortama aktarılarak halkın hizmetine sunuldu. ücretsiz pdf indirme imkanı da mevcut.
erişim linki:
kutuphane.ttk.gov.tr
devamını gör...
cruella
cruella 2021 yapımı dodie smith in 101 dalmaçyalı kitabından uyarlanmış filmdir. asi kızımızın dünya ile savaşını izleyeceğimiz filmin yönetmen koltuğunda craig gillespie oturmakta. daha fragmanda ilgimi cezbeden film ilk sahnelerde kızımızın şu sözleri ile beni derinden etkilemiştir. “ ben kadınım kükremem yeter.” henüz birkaç sahne geçmişken farklı olmanın yanında o farklı bireye yoldaşlık eden ailenin de ne kadar güçlü kalması gerektiğini hissediyoruz. ama gerçek hayat bize her daim yalnız olduğumuzu gösteriyor tıpkı filmdeki kızımıza olduğu gibi. suç ve komedi türünde muhteşem bir film. 101 dalmaçyalının şimdiye kadar yapılmış en güzel hali. sanırım son dönemde gelişen kötü karakter sevicilik bu film için fazlaca uygun. 200 milyon dolar bütçe kullanılması sahnelerin şahane oluşuna oldukça katkıda bulunmuş zira kostümler dönem derken başımız dönüyor. yapımcılığını walt disney pictures üslenmiş. senaristlerimiz dana fox ve tony mcnamara muhteşem iş çıkarmışlar.7.4 ımdb puanı benim gözümde oldukça az kaldı.
benim gibi beyaz saç hastası ve aykırılık seven biri için muhteşem bir filmdi. defalarca izleyecek olmam şaşırmaz kimseyi. ve ufak bir müjde devam filmi için oyuncularla anlaşma sağlanıyormuş.
benim gibi beyaz saç hastası ve aykırılık seven biri için muhteşem bir filmdi. defalarca izleyecek olmam şaşırmaz kimseyi. ve ufak bir müjde devam filmi için oyuncularla anlaşma sağlanıyormuş.
devamını gör...
kahve içmek isteyeceğiniz ünlüler
hayatta olsaydı barış manço olurdu benim için cevap. o müzik kültürünün üstüne o kadar dünya gezmişliği, konuşacak şeyi bitmezdi sanırım.
devamını gör...
synthesizer
osilatörler yardımı ile oluşturulmuş bir nevi 'müzik sentezleyici'. bu osilatörler elektrik sinyalinin dalga boyunu değiştirerek üç farklı şekle sokarlar ve tınısını şekillendirerek ses'e dönüştürürler. tınısı değişen bu üç farklı dalga(sinüs dalga, kare dalga ve üçgen dalga), bir synthesizer'ın ana sesleridir. bu alet ile hem doğal sesler taklit edilebilir hem de yeni tür sesler oluşturulabilir. ilk örneği 1870'lerde çıkmıştır fakat günümüzde kullanılan 'voltaj kontrollü' synthesizer'ların çıkması ise 1960'lardadır. zira moog synthesizer bu yıllarda çıkmıştır. peki nedir bu moog synthesizer? tabi ki bilinen ilk taciri amaçlı synthesizer. aynı zamanda ilk analog(ses üretme veya birleştirme için analog veriler kullanan) model olarak da geçer.
ayrıca sentez türüne göre de artırmalı ve eksiltmeli olarak ikiye ayrılır. artırmalı olanlarda ses'e, harmonik açıdan ilişkili yeni dalga şekilleri eklenir ve ulaşılmak istenen ses elde edilir. eksiltmeli olanlarda ise basit bir filtreleme ile bazı frekanslar elenir.
gelelim popüler müzikteki birkaç örneğine;
sweet dreams
(bkz: personal jesus)
(bkz: just can't get enough)
(bkz: tainted love)
ve en sevdiğim örnekler ise;
(bkz: together in electric dreams)
(bkz: giorgio by moroder)
ayrıca sentez türüne göre de artırmalı ve eksiltmeli olarak ikiye ayrılır. artırmalı olanlarda ses'e, harmonik açıdan ilişkili yeni dalga şekilleri eklenir ve ulaşılmak istenen ses elde edilir. eksiltmeli olanlarda ise basit bir filtreleme ile bazı frekanslar elenir.
gelelim popüler müzikteki birkaç örneğine;
sweet dreams
(bkz: personal jesus)
(bkz: just can't get enough)
(bkz: tainted love)
ve en sevdiğim örnekler ise;
(bkz: together in electric dreams)
(bkz: giorgio by moroder)
devamını gör...
bilgisini artıran insanın üzüntüsünü de artırması
bilmek üzüyor kabul ediyorum ama bilmeyi üzülmeye yeğlerim. zihnim ve ruhumun bunun için var olduğunu düşünüyorum. aksi halde bir çölden farksız olurdum.
devamını gör...
yoldaş'ın dayak yediğini görseniz ne yaparsınız sorunsalı
sözlük kuralları gereği formata uygun dayak yemesini sağlarım. üstelik küfür ettirmem.
devamını gör...
ırmak arıcı'nın tartıştığı kişinin yüzüne tükürmesi
şimdi mağara esprisi yapmayın ama.
ırmak arıcı kim yahu?
ırmak arıcı kim yahu?
devamını gör...
azot döngüsü
yani hiç yakışmıyor bu sözlükte hâlâ bu konuya değinilmemiş olması. bir başlık açılmaması.
işte eğitim sisteminin öğretmediği bir şey daha. ansiklopedik çağ gencinden sizlere dev hizmet.
azot döngüsü nedir?
azot döngüsü yaşamın sürekliliğini sağlayan bir doğa olayıdır. bu döngüde azot bileşikleri sürekli olarak topraktan canlılara ve sonra tekrar toprağa geri dönerler. ancak bir miktar azot atmosfere gider ve tekrar geri alınır. canlılar havadaki bu azotu, ihtiyaçları olmasına rağmen doğada bulunduğu gibi bünyelerine alamazlar. bu gazın bir şekilde canlıların kullanabileceği hale dönüştürülmesi ve canlılar tarafından tüketilip bitirilmemesi için bir döngü şeklinde atmosfere geri dönmesi gerekmektedir. bu zorunluluğu ise mikroskobik bakteriler ve baklagiller karşılamaktadır.
yani özetle sevgili yazarlar topraktan geldik toprağa gideceğiz derken kastedilen şeyin bilimsel açıklaması azot döngüsüdür. buyurun bu da görsel anlatımı gerçi burada ölü bir insan vücudu yok ama bu döngüye biz de dahiliz. öldükten sonra toprağa girdiğimiz an bu döngüye dahil oluyoruz.
işte eğitim sisteminin öğretmediği bir şey daha. ansiklopedik çağ gencinden sizlere dev hizmet.
azot döngüsü nedir?
azot döngüsü yaşamın sürekliliğini sağlayan bir doğa olayıdır. bu döngüde azot bileşikleri sürekli olarak topraktan canlılara ve sonra tekrar toprağa geri dönerler. ancak bir miktar azot atmosfere gider ve tekrar geri alınır. canlılar havadaki bu azotu, ihtiyaçları olmasına rağmen doğada bulunduğu gibi bünyelerine alamazlar. bu gazın bir şekilde canlıların kullanabileceği hale dönüştürülmesi ve canlılar tarafından tüketilip bitirilmemesi için bir döngü şeklinde atmosfere geri dönmesi gerekmektedir. bu zorunluluğu ise mikroskobik bakteriler ve baklagiller karşılamaktadır.
yani özetle sevgili yazarlar topraktan geldik toprağa gideceğiz derken kastedilen şeyin bilimsel açıklaması azot döngüsüdür. buyurun bu da görsel anlatımı gerçi burada ölü bir insan vücudu yok ama bu döngüye biz de dahiliz. öldükten sonra toprağa girdiğimiz an bu döngüye dahil oluyoruz.
devamını gör...
türkiye’nin girişine yazılması gereken söz
kalabalıksanız, 2x2=5 diyebilirsiniz.
devamını gör...
daha mutlu olamam
dinleyenin ruh haline göre anlamı değişen şarkı. ya koca bir sırıtma ile daha mutlu olamam diye bağırıyorsunuz bundan daha fazla mutlu olmam mümkün değil diyerek ya da bundan sonra mutlu olamam diye düşünerek hıçkıra hıçkıra ağlarken dinliyorsunuz. konserde eşlik etmesi en keyifli şarkılardan biri. daha mutlu olamam
--- alıntı ---
hayatımdan çok memnunum
aşk bitti aşk aptallıktı
bir de sigarayı bıraksam
kimse tutamaz beni artık
--- alıntı ---
--- alıntı ---
hayatımdan çok memnunum
aşk bitti aşk aptallıktı
bir de sigarayı bıraksam
kimse tutamaz beni artık
--- alıntı ---
devamını gör...
iyi ki yapmışım
metin akpınar'ın hayatını konu alan belgeseldir. bir netflix içeriğidir. belgesel dediğimi zaman netflix çok başarılı işler yapıyor. her belgesel tanımımda bunu mutlaka belirtirim. netflix bu belgesel işini harika yapıyor.
belgeseli izlemeden önce metin akpınar'ı tanıyordum. son tutuklanma olayında ise acayip üzülmüştüm. saygısızlıktı yapılan ve bunu kaldıramamıştım baya sosyal medyada hakaret seviyesinde şeyler yazmıştım. büyük bir ustanın öyle muamele görmesi herkesi üzmüştü.
belgeseli izledim ve sevdiğim bir insanı daha fazla sevdim. mükemmel bir insan harika bir beyefendi. sadece oyunculuğu değil her alanda harika bir insan olduğu gösterilmiş.
2 saate yakın bir belgeselde dönemin tiyatro anlayışı, siyaseti, kişilikleri, insanları ve tiyatroya verilen önem anlatılmaya çalışılmış. ortam şampiyonlar ligi gibi. metin akpınar konuşuyor. demet akbağ geliyor. oradan ferhan şensoy çıkıyor. nevra serezli çok nazik çok güçlü bir kadın olarak olaylar anlatıyor. izlemek çok keyifli hale geliyor.
metin akpınar belgeseli olunca tabii zeki alasya'dan bahsetmemek olmaz demişler ve ikilinin uyumunu aktarmışlar. çok duygulandım. çok şaşırdım. o aralarındaki uyum, sevgi, saygı çok güzel ve çok değerli.
bütün bunlar olurken arkada dolaşan müziğe hayran kaldım hatta bayıldım. belgeseli ayrı bir seviyeye çıkarmış. 2 saate yakın bir belgeseli soluksuz ve ilgiyle takip ettim. seyirciyi bu kadar ilgili ve keyifli şekilde bir belgeselin karşısında oturtmak bence zor bir şeydir ve bunu başarmışlar.
belgeseli izlerken dönemin siyasilerini ve tiyatroya bakış açısını görmek hoşuma gitti. metin akpınar izlemeye gelen siyasilere tatlı tatlı dokundurmalar yapıyor ve onlar tebessümle karşılıyor. bugün baktığımızda ne kadar ileri değil geri gittiğimizi görüyoruz.
belgesel son sahnede o vahim olaya değinmiş. metin akpınar gurur duyduğunu ve o 60 yılı boşa yaşamadığını hissettiğini söylüyor. çok büyük bir sanat adamı çok büyük bir sanatçı. tabii ki asla yalnız hissettirmeyeceğiz. bir sanatçı kolay yetişmiyor bunun farkına herkes varacak. öyle bir tost bir ayranla karakol köşelerinde bekletmenin ne kadar yanlış bir kafa olduğunu öğrenecekler.
tavsiye ederim. keyifli vakit geçirdiğim keyifli bir iş yapmışlar. emeği geçenler sağ olsun.
ha unutmadan tilbe saran ve sesi çok güzeldi. belgesele renk katmış belgeseli çok daha güzel bir hale getirmiş.
belgeseli izlemeden önce metin akpınar'ı tanıyordum. son tutuklanma olayında ise acayip üzülmüştüm. saygısızlıktı yapılan ve bunu kaldıramamıştım baya sosyal medyada hakaret seviyesinde şeyler yazmıştım. büyük bir ustanın öyle muamele görmesi herkesi üzmüştü.
belgeseli izledim ve sevdiğim bir insanı daha fazla sevdim. mükemmel bir insan harika bir beyefendi. sadece oyunculuğu değil her alanda harika bir insan olduğu gösterilmiş.
2 saate yakın bir belgeselde dönemin tiyatro anlayışı, siyaseti, kişilikleri, insanları ve tiyatroya verilen önem anlatılmaya çalışılmış. ortam şampiyonlar ligi gibi. metin akpınar konuşuyor. demet akbağ geliyor. oradan ferhan şensoy çıkıyor. nevra serezli çok nazik çok güçlü bir kadın olarak olaylar anlatıyor. izlemek çok keyifli hale geliyor.
metin akpınar belgeseli olunca tabii zeki alasya'dan bahsetmemek olmaz demişler ve ikilinin uyumunu aktarmışlar. çok duygulandım. çok şaşırdım. o aralarındaki uyum, sevgi, saygı çok güzel ve çok değerli.
bütün bunlar olurken arkada dolaşan müziğe hayran kaldım hatta bayıldım. belgeseli ayrı bir seviyeye çıkarmış. 2 saate yakın bir belgeseli soluksuz ve ilgiyle takip ettim. seyirciyi bu kadar ilgili ve keyifli şekilde bir belgeselin karşısında oturtmak bence zor bir şeydir ve bunu başarmışlar.
belgeseli izlerken dönemin siyasilerini ve tiyatroya bakış açısını görmek hoşuma gitti. metin akpınar izlemeye gelen siyasilere tatlı tatlı dokundurmalar yapıyor ve onlar tebessümle karşılıyor. bugün baktığımızda ne kadar ileri değil geri gittiğimizi görüyoruz.
belgesel son sahnede o vahim olaya değinmiş. metin akpınar gurur duyduğunu ve o 60 yılı boşa yaşamadığını hissettiğini söylüyor. çok büyük bir sanat adamı çok büyük bir sanatçı. tabii ki asla yalnız hissettirmeyeceğiz. bir sanatçı kolay yetişmiyor bunun farkına herkes varacak. öyle bir tost bir ayranla karakol köşelerinde bekletmenin ne kadar yanlış bir kafa olduğunu öğrenecekler.
tavsiye ederim. keyifli vakit geçirdiğim keyifli bir iş yapmışlar. emeği geçenler sağ olsun.
ha unutmadan tilbe saran ve sesi çok güzeldi. belgesele renk katmış belgeseli çok daha güzel bir hale getirmiş.
devamını gör...
cehennemi yaratıp merhametten bahsetme komikliği
allah'ın, insanları yaratmadan önce de içlerinden bazılarının ona iman etmeyeceğini ve dolayısıyla cehenneme (bkz: cehennem) gideceğini ezeli olarak bildiği halde, yine de o insanları yaratıp ben merhamet sahibiyim demesinin kısa versiyonu olan gülünç durum.
edit1: okuduğunu anlamayanlar için biraz açıklama gereği duydum. allah kimin cehennemlik olduğunu ezeli olarak biliyor. gücü her şeye yeten allah'ın o cehenneme gidecek insanları yaratmama seçeneği de var ve kimse onları yaratmadı diye ondan hesap da soramaz. hal böyleyken madem merhamet sahibiyse cehenneme gideceğini bildiği insanları yaratmamayı seçebilirdi ki merhametliyse bunu yapması mantıklı olan. ne kadar iyi olursan ol müslüman değilsen bu dine göre cehennemliksin. yani cehenneme sadece insanlara kötülükte bulunanlar gitmiyor. bugün covid-19 aşısı için çalışan müslüman olmayan diğer insanlar da sırf ona iman etmedi diye cehenneme gidecek. sen kalkıp da cehenneme gideceğini bildiğin halde milyarlarca insanı yaratıyorsan merhametli değilsindir. mutlak güç sensin sonuçta. istersen hiçbir varlığı yaratmazsın hesap verecek kimsen yok ne de olsa. yoksa oyun oynamak isteyen bir çocuk mu? yaratma gibi bir zorunluluğu yokken bunu yapması merhamet sahibi olmadığını gösterir. böyle bir tanrı var olamaz.
edit2:
insanların yaptığı kötülükler üzerinden argüman üretmeye çalışan yazarlar ya siz cidden okuduğunuz metinlerden anafikir çıkaramıyorsunuz ya da bilerek anlamamazlıktan geliyorsunuz. bakın altını çize çize tekrar belirtiyorum. eğer allah o tecavüzcüyü yaratmasa bu olay da olmayacak hatta bırak tecavüzcüyü eğer mutlak iyiyse insan denen varlığı yaratmaz olur biter. insan yaratmayınca ondan bir şey eksiliyor mu? mükemmel olduğu için bir şeyin eksilmemesi gerek. siz allah'ı insan gibi hayal ediyorsunuz herhalde. allah mükemmelse zaafları olamaz. hele kendini yine kendi yarattığı canlılara ıspatlamak gibi bir çabası hiç olamaz.
edit1: okuduğunu anlamayanlar için biraz açıklama gereği duydum. allah kimin cehennemlik olduğunu ezeli olarak biliyor. gücü her şeye yeten allah'ın o cehenneme gidecek insanları yaratmama seçeneği de var ve kimse onları yaratmadı diye ondan hesap da soramaz. hal böyleyken madem merhamet sahibiyse cehenneme gideceğini bildiği insanları yaratmamayı seçebilirdi ki merhametliyse bunu yapması mantıklı olan. ne kadar iyi olursan ol müslüman değilsen bu dine göre cehennemliksin. yani cehenneme sadece insanlara kötülükte bulunanlar gitmiyor. bugün covid-19 aşısı için çalışan müslüman olmayan diğer insanlar da sırf ona iman etmedi diye cehenneme gidecek. sen kalkıp da cehenneme gideceğini bildiğin halde milyarlarca insanı yaratıyorsan merhametli değilsindir. mutlak güç sensin sonuçta. istersen hiçbir varlığı yaratmazsın hesap verecek kimsen yok ne de olsa. yoksa oyun oynamak isteyen bir çocuk mu? yaratma gibi bir zorunluluğu yokken bunu yapması merhamet sahibi olmadığını gösterir. böyle bir tanrı var olamaz.
edit2:
insanların yaptığı kötülükler üzerinden argüman üretmeye çalışan yazarlar ya siz cidden okuduğunuz metinlerden anafikir çıkaramıyorsunuz ya da bilerek anlamamazlıktan geliyorsunuz. bakın altını çize çize tekrar belirtiyorum. eğer allah o tecavüzcüyü yaratmasa bu olay da olmayacak hatta bırak tecavüzcüyü eğer mutlak iyiyse insan denen varlığı yaratmaz olur biter. insan yaratmayınca ondan bir şey eksiliyor mu? mükemmel olduğu için bir şeyin eksilmemesi gerek. siz allah'ı insan gibi hayal ediyorsunuz herhalde. allah mükemmelse zaafları olamaz. hele kendini yine kendi yarattığı canlılara ıspatlamak gibi bir çabası hiç olamaz.
devamını gör...
kitaplıkta olması utanç veren kitaplar
fifty shades of grey.
alırken ayıplı bi kitap olduğunu bilmiyordum. bestseller kategorisindeydi, zamanımda azdı, alıp çıkmıştım. ilk çeyreğini okudum, sıkılıp saldım ama tüm filmlerini izledim. niye böyle şeyler yapıyorum, bilmiyorum.
uzun araştırmalar yapıp alacağım artık kitapları.*
alırken ayıplı bi kitap olduğunu bilmiyordum. bestseller kategorisindeydi, zamanımda azdı, alıp çıkmıştım. ilk çeyreğini okudum, sıkılıp saldım ama tüm filmlerini izledim. niye böyle şeyler yapıyorum, bilmiyorum.
uzun araştırmalar yapıp alacağım artık kitapları.*
devamını gör...
ekşi sözlük hakkında soruşturma başlatılması
hoş olmayan durumdur. açılan bir başlık ve yazarların bu başlık altına yazdıkları görüşler üzerinden soruşturma açılması ve emri bizzat şahsımın vermesi akla, vicdana ve hukuka aykırıdır.
8/10 yıl önce yazılmış tweetlerden dolayı davaların açıldığı muz cumhuriyetinde, yolsuzluklar için bir tane soruşturma açılmaması adalet sisteminin ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koyuyor.
bugün ekşi sözlük yazarlarına yapılan haksızlık, yarın bizlere yapılacak. gerçi bizim akışa bakıldığında daha çok ahlak büroluk olsak da, burada amaç muhalif seslerin susturulmasıdır.
aktrollerin fişeklediği olaya bakarsak. biz ekşi’de açılmış ne başlıklar, muhalif ne yazılar gördük. olay sadece gündem değiştirme gibi geliyor bana.
8/10 yıl önce yazılmış tweetlerden dolayı davaların açıldığı muz cumhuriyetinde, yolsuzluklar için bir tane soruşturma açılmaması adalet sisteminin ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koyuyor.
bugün ekşi sözlük yazarlarına yapılan haksızlık, yarın bizlere yapılacak. gerçi bizim akışa bakıldığında daha çok ahlak büroluk olsak da, burada amaç muhalif seslerin susturulmasıdır.
aktrollerin fişeklediği olaya bakarsak. biz ekşi’de açılmış ne başlıklar, muhalif ne yazılar gördük. olay sadece gündem değiştirme gibi geliyor bana.
devamını gör...
orta kafa gol radyo yayını
akşam radyo başındayız!
terimsporlular, yayını biri fenerli ama mod*, biri sadece fenerli arkadaşa bırakmıyoruz değil mi!? *
(affedin beni sayın sunucular)*
istek üzerine ekleme: tabi ki favori maçım budur..
efsane kadrosu: taffarel, hagi, bülent korkmaz, ergün pembe, popescu, capone, ümit davala, suat kaya, okan buruk, hakan şükür, arif erdem ve sonradan girenler hasan şaş, hakan ünsal, ahmet yıldırım. ve tabi ki fatih terim.
özeti izleyip tekrar aynı duygu yoğunluğu hissetmekse ayrı bir olay. bir takımı desteklemek değil sadece ama fanatizm de değil. duygudaş olmak büyük bir kalabalıkla.. aynı heyecanı paylaşmak, beraber gülmek beraber ağlamak. ben kendi adıma sadece 10 yaşında bir kız çocuğuydum, 10 yaşında bir çocuk ne anlayabilir ki kupadan, maçtan, şampiyonluktan.. ne hatırlayabilir. sevinçten ağladığımı çok net hatırlıyorum.*
ne güzel bir gurur yaşattın bize galatasaray!
ve şimdi..
çocukluk aşkımsın! sen ilk göz ağrımsıııııın!
terimsporlular, yayını biri fenerli ama mod*, biri sadece fenerli arkadaşa bırakmıyoruz değil mi!? *
(affedin beni sayın sunucular)*
istek üzerine ekleme: tabi ki favori maçım budur..
efsane kadrosu: taffarel, hagi, bülent korkmaz, ergün pembe, popescu, capone, ümit davala, suat kaya, okan buruk, hakan şükür, arif erdem ve sonradan girenler hasan şaş, hakan ünsal, ahmet yıldırım. ve tabi ki fatih terim.
özeti izleyip tekrar aynı duygu yoğunluğu hissetmekse ayrı bir olay. bir takımı desteklemek değil sadece ama fanatizm de değil. duygudaş olmak büyük bir kalabalıkla.. aynı heyecanı paylaşmak, beraber gülmek beraber ağlamak. ben kendi adıma sadece 10 yaşında bir kız çocuğuydum, 10 yaşında bir çocuk ne anlayabilir ki kupadan, maçtan, şampiyonluktan.. ne hatırlayabilir. sevinçten ağladığımı çok net hatırlıyorum.*
ne güzel bir gurur yaşattın bize galatasaray!
ve şimdi..
çocukluk aşkımsın! sen ilk göz ağrımsıııııın!
devamını gör...
für elise
türkçe elise için anlamına gelen, beethoven'ın en sevdiğim eserlerinden birisi.
beethoven'ın bu şaheserini bu kadına adadığı düşünülmektedir.
eseri dinlemek için.
beethoven'ın bu şaheserini bu kadına adadığı düşünülmektedir.
eseri dinlemek için.
devamını gör...
tanışılan en ünlü kişi
ankara’da yıllarını geçirmiş bir insan olarak yüzlerce tiyatrocu, oyuncu, politikacı, şarkıcı, dansçı, yazar vb. ile mekanlarda denk gelip selamlaştım, ufak sohbetler ettim. çok özel olanları vardır (haluk levent ile kahve içmem, athena gökhan’ı meclis parkındaki havuza geyik olsun diye atmam, göksel’i bir konser sonrası taksiye bindirmem, nihat genç ile siyaset, bedri baykam’la sanat konuşmam, bedük ile arjantin caddesi’ndeki bir mekanda neredeyse ağız yüz kavga etmem vb.) fakat bir tanesi bende çok özeldir.
nasıl oldu, nasıl denk geldi bilmiyorum ama “bir delinin hatıra defteri” isimli oyundan çıkmış eve gitmeden bir kaç kadeh bir şeyler içmek için tunus caddesi’ndeki zodiac pub’a girmiştik yanımdaki bir arkadaşımla. (sahibi tanıdığımız olduğundan, mekan kapalı olmasına rağmen laflıyorduk içeride.)
biz sohbet ederken erdal beşikçioğlu da kulisi bitirmiş yanında 2 arkadaşıyla zodiac pub’a gelmişti. (onlar da mekan sahibini tanıyormuş.) birden bire bir sohbet ortamı doğdu. daha bir saat önce canlı izlediğimiz oyun hakkında kritikler yapmaya başlamıştık.
tanışma, tiyatro, sanat, siyaset, toplum, geyik, sohbet derken konu nasıl oldu da sucuk ekmeğe geldi bilmiyorum ama bilen bilir zodiac pub’da mekanın içerisinde şömine vardı eskiden. (belki hala vardır.)
muhabbet birden bire ciddiye bindi ve nasıl ayarlandı bilemiyorum gecenin o vakti, o kafayla bir şekilde hazırlıkları yaptık ve şöminede erdal beşikçioğlu herkese elleriyle sucuk ekmek pişirmişti. biz o 5 kişi neredeyse sabaha kadar sucuk ekmek yiyip sohbet etmiştik. gerçekten eşsiz bir ortamdı.
nasıl oldu, nasıl denk geldi bilmiyorum ama “bir delinin hatıra defteri” isimli oyundan çıkmış eve gitmeden bir kaç kadeh bir şeyler içmek için tunus caddesi’ndeki zodiac pub’a girmiştik yanımdaki bir arkadaşımla. (sahibi tanıdığımız olduğundan, mekan kapalı olmasına rağmen laflıyorduk içeride.)
biz sohbet ederken erdal beşikçioğlu da kulisi bitirmiş yanında 2 arkadaşıyla zodiac pub’a gelmişti. (onlar da mekan sahibini tanıyormuş.) birden bire bir sohbet ortamı doğdu. daha bir saat önce canlı izlediğimiz oyun hakkında kritikler yapmaya başlamıştık.
tanışma, tiyatro, sanat, siyaset, toplum, geyik, sohbet derken konu nasıl oldu da sucuk ekmeğe geldi bilmiyorum ama bilen bilir zodiac pub’da mekanın içerisinde şömine vardı eskiden. (belki hala vardır.)
muhabbet birden bire ciddiye bindi ve nasıl ayarlandı bilemiyorum gecenin o vakti, o kafayla bir şekilde hazırlıkları yaptık ve şöminede erdal beşikçioğlu herkese elleriyle sucuk ekmek pişirmişti. biz o 5 kişi neredeyse sabaha kadar sucuk ekmek yiyip sohbet etmiştik. gerçekten eşsiz bir ortamdı.
devamını gör...


