sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
bunu düşünen demek ki fikre, tanıma göre değil takipçi sayısına göre beğeni veriyor. bana ne takipçi sayısından ,yazdığı güzelse beğeni alır. böylece motive olur dediğim durumdur.
devamını gör...
ruh eşi
yunan mitolojisinde tanrıların kralı, göklerin hakimi zeus'un yarattığı insanlar eskiden dört kollu, dört bacaklı, bir kafada iki ayrı yüze sahip, sırtlarından birbirlerine yapışmış şekilde ve her insan çift olarak yaşar şekildeymiş. bu insanlar çifter çifter mutlu şekilde yaşamlarını sürdürürken, keyiflerine düşkünlükten dolayı tanrıları zeus'a şükretmeyi unutunca zeus insanları uyarmış. kendisini unutan halka krallığına yakışan bir ceza vermek isteyen zeus, onların huzurunu toplamak için kolları sıvamış. bakanların gözlerini kör edecek kadar parlak olan bıçağıyla insanları ikiye bölen zeus (şimşeğiyle ayırdığı da söylenir), onların ruhlarını da ikiye bölmüş. artık her insandan iki tane varmış, yani birbirinin eşi olmayan ama birbirinin eşi olan parçalar her tarafa dağılmış. zeus insanları diğer parçalarından ayrı yaşamakla lanetlemiş ve böylelikle ömürleri boyunca ruh eşlerini aramaları için onları cezalandırmış. aynı zamanda zeus'un insanlığa hediyesi olarak bilinen ruh eşini arama olayı bu lanetle beraber günümüze kadar gelmiştir. yunan mitolojisinden gelen ruh eşi efsanesi dünyanın bir ucundaki ruh eşini bulma olasılığıyla, insanları bir arada tutarak bir çeşit düzen sağlamaktadır.
devamını gör...
ankara'da öz kızını hamile bırakan babanın evinin köylüler tarafından ateşe verilmesi
olay başlı başına canımı sıkmış olsa da, asıl dikkatimi çeken "ancak kürtaj için hamilelikte yasal sürenin aşılması nedeniyle bebeği aldıramayan h.a." kısmı oldu. işin tıbbi boyutunu bilemiyorum ama bu kızcağızı o bebeği doğurmak zorunda bırakacaksa vay bu ülkenin adaletinin haline.
midem bulanıyor artık.
midem bulanıyor artık.
devamını gör...
üfü
/ bu kadarına razıysan, yaşa, gitsin!
kaç kişiyiz savunan sevdayı? /
ben demiyorum ki, sezen diyor.
mahalle kızıdır bak kendisi, sözünü tutmazsak sinir yapıyor bi de hatırlatayım ve bilirsin zaten.
çok konuştuk daha önce, çok benziyoruz. o yüzden mırıldan bakiym, duycam!
hem önümüzdeki sonbahara kadar ohoo?
ilk önce yeni bi sayfanın bile öncesine dikmek lazım gözü, inadına..
kaç kişiyiz savunan sevdayı? /
ben demiyorum ki, sezen diyor.
mahalle kızıdır bak kendisi, sözünü tutmazsak sinir yapıyor bi de hatırlatayım ve bilirsin zaten.
çok konuştuk daha önce, çok benziyoruz. o yüzden mırıldan bakiym, duycam!
hem önümüzdeki sonbahara kadar ohoo?
ilk önce yeni bi sayfanın bile öncesine dikmek lazım gözü, inadına..
devamını gör...
bittabi
'doğal olarak, elbette, tabi şekilde' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
yağmur yağıyor, anlamış herhalde seni özlediğimi.
devamını gör...
nickaltına tanım gelince korkmak
"acaba tanımımı beğenmeyen yazar beni bombardımana mı tuttu? " korkusudur.
devamını gör...
sultan-ı yegâh
attilâ ilhan, ölüm ve umutsuzluk kadar insanı yıpratan düşünceleri bu şiire öyle güzel yedirmiştir ki, okuyan kişi dizelerin arasında ezilir. ne zaman bu şiiri okusam içimde hiç bilmediğim bir şeyin yere düşerken çıkardığı parçalanma sesini duyuyorum.
--- alıntı ---
şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
nemli yumuşaklığı tende denizden gelen âhın
gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
yansıyan yaslı gülüşmelerdir karasevdalı suda
bülbüller kırılır umutsuzluktan yalnızlık korusunda
eylem dağılmış gönül tenha çalgılar kış uykusunda
ölümün tartışılmazlığı nihayet anlaşılsa da
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak
çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak
su yasak rüzgâr yasak açık kapılar yasak
belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
--- alıntı ---
--- alıntı ---
şamdanları donanınca eski zaman sevdalarının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
nemli yumuşaklığı tende denizden gelen âhın
gizemli kanatları ruhta ölüm karanlığının
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
yansıyan yaslı gülüşmelerdir karasevdalı suda
bülbüller kırılır umutsuzluktan yalnızlık korusunda
eylem dağılmış gönül tenha çalgılar kış uykusunda
ölümün tartışılmazlığı nihayet anlaşılsa da
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak
çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak
su yasak rüzgâr yasak açık kapılar yasak
belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak
başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın
--- alıntı ---
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
tarhana çorbası yaparken önce tarhanayı yıkamıştım. e tabi tarhana eriyince bir şok geçirdim. bir de mercimekle bulgur pilavı yapma deneyimim vardı onu sonradan çorbaya çevirdim de ziyan olmadı
devamını gör...
iç sesle kavga etmek
(bkz: decaff) isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
ara ara yaptığımdır. hatta bazen ozan güven ve kameraman arasındaki muhabbete döndüğü oluyor.
ara ara yaptığımdır. hatta bazen ozan güven ve kameraman arasındaki muhabbete döndüğü oluyor.
devamını gör...
şifre değiştir
kokpit bölümüne tıkladığınızda en alttan ikinci olan butondur.
var olan şifrenizi değiştirmenizi sağlar.
var olan şifrenizi değiştirmenizi sağlar.
devamını gör...
bir tereddüdün romanı
ilk baskısı 1933 yılında yapılmış bir peyami safa eseri.
"...bence kitap demek bir defa okunmak için yazılan şey değildir. bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. onlara hayret ediyorum. kitap. nasıl diyeyim... içinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı."
"...bence kitap demek bir defa okunmak için yazılan şey değildir. bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. onlara hayret ediyorum. kitap. nasıl diyeyim... içinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı."
devamını gör...
hayat mı yorar insanlar mı sorunsalı
cevabı insanlar olan sorunsal . hayat sponten bir şekilde devam eder ve gelişir lakin asıl yorucu olan insanlardır . anlayışsızlık ,riyakarlık ve de samimiyetsizlik ile birlikte yorulursunuz çünkü hayal kırıklığına uğrarsınız ve de üzülürsünüz . zamanla insanlardan soğur ve kendinizi geri çekersiniz ve ne kadar iyi yapmışım dersiniz !
devamını gör...
genetik algoritma
doğadaki evrimsel mekanizmaların bilgisayarlara uygulanması yoluyla yapılan arama ve optimizasyon yöntemi. problemlere en uygun çözümlerin bulunması için biyolojideki birtakım kurallardan yararlanır. örneğin dünyada ilk kez bir araba tasarlayacak olsaydınız ne yapardınız? 3 kablo, 1 keman kutusu, 5 kitap gibi nesneler mi kullanırdınız yaptığınız şeyin araba olması için? ya da belki ne kullanacağınızı iyi kötü biliyor olsanız da 100 tane tekerlek, 15 tane silecek, 20 tane akü de kullanabilirdiniz ama acaba bu en mantıklı, en ergonomik tasarım mı olurdu yoksa çok daha iyisi yapılabilir miydi? işte genetik algoritmaları biraz bu "en uygun tasarım seçimi" gibi düşünebilirsiniz.
işlemler kabaca şöyle:
çözüm kümesindeki adaylar vektörler ile ifade edilir ve bunlar kromozom olarak adlandırılır. bu vektörlerden rastgele seçilenler ile bir popülasyon oluşturulur. genellikle birkaç yüz tane vektör seçilir bu iş için. kromozomların üzerinde bulunan genler, vektörlerin n tane boyutundan herhangi birine karşılık gelir.
uygunluk fonksiyonu adlı bir işlem ve evrimleşme adı verilen bir süreçle, kromozomların ne kadar iyi oldukları saptanır. bu adım oldukça önemlidir çünkü tüm bu işlemlerin beyni olarak kabul edilir.
uygun vektörler (yani kromozomlar) çaprazlama, mutasyon gibi yöntemlerle değişikliğe uğrayarak yeni nesiller oluşturur. eski kromozomlar toplumdan çıkarılır ve yeniler eklenir. bu yeni kromozomların oluşturduğu toplum incelenerek yeni oluşan toplumun ne kadar başarılı olduğu ölçülür.
aynı işlemler tekrarlanarak yani iterasyon yöntemiyle, gittikçe daha iyi bir toplum oluşturulması sağlanır. en iyi bireylere ilişkin sonuçlar hesaplamalarda görüldüğünde işlem sona erer ve konu her ne ise ona en uygun sonuç bulunmuş olur.
işlemler kabaca şöyle:
çözüm kümesindeki adaylar vektörler ile ifade edilir ve bunlar kromozom olarak adlandırılır. bu vektörlerden rastgele seçilenler ile bir popülasyon oluşturulur. genellikle birkaç yüz tane vektör seçilir bu iş için. kromozomların üzerinde bulunan genler, vektörlerin n tane boyutundan herhangi birine karşılık gelir.
uygunluk fonksiyonu adlı bir işlem ve evrimleşme adı verilen bir süreçle, kromozomların ne kadar iyi oldukları saptanır. bu adım oldukça önemlidir çünkü tüm bu işlemlerin beyni olarak kabul edilir.
uygun vektörler (yani kromozomlar) çaprazlama, mutasyon gibi yöntemlerle değişikliğe uğrayarak yeni nesiller oluşturur. eski kromozomlar toplumdan çıkarılır ve yeniler eklenir. bu yeni kromozomların oluşturduğu toplum incelenerek yeni oluşan toplumun ne kadar başarılı olduğu ölçülür.
aynı işlemler tekrarlanarak yani iterasyon yöntemiyle, gittikçe daha iyi bir toplum oluşturulması sağlanır. en iyi bireylere ilişkin sonuçlar hesaplamalarda görüldüğünde işlem sona erer ve konu her ne ise ona en uygun sonuç bulunmuş olur.
devamını gör...
illerin plaka kodlarını ezbere bilen insan
telefon numaraları,ilkokuldan beri tanıdığım arkadaşlarımın isimleri,yaşanılan bazı olayların tarihleri ve buna benzer bir sürü gereksiz bilgi hala aklımda.oturup ezberlemedim ama unutmuyorum.plaka kodları çocuk oyuncağı.gurur duyulacak bir özellik olarak görmüyorum.hafızada boşa yer kaplıyorlar.
devamını gör...
kadınların efendi erkek sevmemesi
kızlar tarafında reddedilmiş, kendisini efendi sanan bir yazar tarafından açılan başlık.
devamını gör...



