bunun kadar hödük bir davranış yoktur. beş dakika bir şey konuşup ayrılacağız telefonla konuşup saatlerce anlam veremediğim konuşmaları dinlemeye maruz kaldım. bu saygısızlığın nasıl farkına varmıyorsunuz gerçekten şaşırıyorum. ya karşınızdaki insana değer vermiyorsunuz ya da primitif bir malsınız.
devamını gör...

ismi duyulunca müze, opera, saray binalarının yanı sıra birbirinden şık kafe ve pastaneler zihinde canlanır.
devamını gör...

o esnada banyoyu aile üyelerinden birine kaptırırsanız ağızda oluşan köpüklerle birlikte öğürerek evin içinde depar atmanızla sonuçlanacak olan eylemdir.
devamını gör...

aslında olamaması değil olması için çaba harcanmaması.
devamını gör...

1 nisan 2021
haliç
i.hizliresim.com/pxpcjv.jpg
galata
i.hizliresim.com/jatjqv.jpg
devamını gör...

size birkaç şey kelam etmek isterim bu konu hakkında... insandan insana ağrısı sızısı değişiyor evet, ayakta atlatan da var, makineye bağlanıp hastaneden geri gelemeyen de...

ben çocukluğumdan bu yana birçok kez hastanelere taşınmış bir insan olarak şunu söyleyebilirim ki, hayatımın hiçbir döneminde bu kadar ağrılı, sancılı bir hastalık geçirmedim. ilk başladığı zamanlar "geçecek umarım..." diye düşünürken, bir zamandan sonra *ki daha bu sabah* umarım çıkacak albümümü görebilirim diye ellerimi semaya kaldırdığımı biliyorum, siz siz olun bu hastalığın ciddiyetinin farkına varın.
devamını gör...

beğendiğim tanımları hemencecik oyluyorum. beni manyak ya da platoniğiniz sanmayınız yazarlar. olması gerekenin bu olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

5 aralık 1934 başbuğ atatürk tarafından türk kadınının yeniden onurlandırılması konusuna farklı bir açıdan bakalım isterseniz.

türklerin en eski destanlarından biri olan yaratılış destanının da yaradana ilham veren ‘’ak ana ‘’ adında ki kadındır. 

oğuz kağan atamızın kutlu eşlerinden biri mavi bir ışıktan,diğeri kutsal bir ağaçtan doğmuş olağanüstü kadınlardır.

bilge kağan kitabesinde kağan ‘’ sizler anam katun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim..’’ sözleri ile hitabına başlar.

eski türk inancına göre ‘’han ile katun’’ gök ve yerin evlatlarıdır. kadının yeri yedinci kat göktür.

türk kültüründe destan kahramanları iyi ata binen, iyi savaşan, iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek istemektedirler. örnek olarak korkut atanın bamsı beyrek hikayesindeki banu çiçek katun’u verebiliriz.

savaşta kadınların düşman eline geçmesi büyük bir utanç sayılırdı.

oğuz kağan destanından öğrendiğimize göre ırza tecavüzün cezası ölüm veya gözlere mil çekilmesiydi.

arap gezgini ahmed bin fadlan,türklerin tecavüz suçlusunun bacaklarından çapraz bağlanmış iki ağaca bağladığını ve ipin kesilmesi sureti ile bacakların ayrıldığını hatıralarında belirtir.

yine arap gezgini olan ibn’i batuta şöyle der ‘’ “burada tuhaf bir hale şahit oldum ki o da türklerin kadınlarına gösterdiği hürmetti. burada kadınların kıymeti ve derecesi erkeklerinden daha üstündür.”

yabancı devletlerin elçilerinin kabulünde hatun da hakanla beraber olurdu. tören ve şölenlerde kadın, hakanın solunda oturur siyasi ve idari konumlardaki görüşlerini beyan ederdi. mesela büyük hun imparatorluğu adına çin ile ilk barış antlaşmasını tanrıkut mete han’ın katunu imzalamıştır.

ebul gazi bahadır han, secere-i terakime’de, oğuz ilinde, yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatmaktadır.

tomris katun'u zaten bilmeyen yoktur.

bizde kadın 'avrat' değil 'hanımdır"

töremizi yaşatıp kadınlarımıza hak ettiği değeri vermek borcumuzdur.

başbuğ atatürk'ün de dediği gibi:

"ey kahraman türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın."
devamını gör...

eski türkçede

(bkz: cennet)

'ben istemem cennet uçmak
yaz kış açan güllerim var '


günümüz anlamında ise rüyalarda en sık görülen eylemlerden.
devamını gör...

yaşıma başıma uymayacak kadar hızlı adapte olduğum, hiç yadırgamadığım eylem. herkes sevecek diye bir kural yok tabii. anlayamadığım tek şey, saatlerce sosyal medyada ya da internette zaman geçiren kişilerin konu e-kitap olduğunda gözlerinin yandığını, boyunlarının tutulduğunu iddia etmeleri.
devamını gör...

bir zeki müren güzellemesi gelsin.
open.spotify.com/track/6o3q...
devamını gör...

ilkokulda idi, aşk mıydı o yaşta beğenmek yada hoşlanmak mı adı bilemiyorum.

konuşmaya yada gözüme bakmaya bile heyecandan cesaret edemeyip, her beslenme saatinde muhtemelen bütün parasıyla aldığı simiti ve gazozu bırakırdı masama.

bende sürekli gülerdim ona bakıp, adı dışında tipini bile hatırlayamıyorum şuan ama her hatırladıkça hala gülümserim ki.
devamını gör...

sevgisizligi dibine kadar yaşadım .
devamını gör...

pandemi yüzünden yaşayamadığım cumadır. 1-2 yıl oldu hâlâ içime dert... çok güzel planlarımız vardı ya..
devamını gör...

ölüme üç kala uyandır beni-harun özen
şiddetle öneririm.
devamını gör...

mesaj alımını kapattığım için iliklerime kadar hissettiğim başlık.
devamını gör...

şahsen ülke olarak diktatör diye nitelendiriyoruz bizde kendisini, güzel olmuş işçilik sağlam.

ben şahsen bu geert wilders'ın hollanda da iktidara gelmesini çok istiyorum.

orada sol, burada sağ partiye oy veren kanser gurbetçi güruhu'nun, sağ iktidarı ile tanışması açısından.
devamını gör...

cevabı evet olan sorudur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabah uyandım, tek gözüm açık, elimde telefon. önce interneti açtığım anda yağan bildirimlere şöyle bi göz attım, sonra kafa’ya girip takip butonuna bastım, var mı bişiler? okuyam da okurken ayılam, yok. beni aniden ayıltacak bir şey yok, okurken hafif hafif dikkatimi uyarıp da zihnimi uyandıracak bir şey de yok. çıktım, instagram’da kedi köpek fotoğrafı baktım. tamam tamam, keşfetime güzel güzel kızlar da düşüyor, onlara da baktım. neyse. twitter? meh. sabah sabah algılayamayacağım kadar çok meme var. organ olan değil fesatî, anadolu ellerinde caps diye bilinen şey işte. yok, kalkayım en iyisi.

tuvalete gittim. yüzümü yıkarken güneş aklıma geldi. allah allah ne kadar da beklenmedik bir enişte öpüşü bu, güneş ne alaka? tamam sık sık okuyorum hatta vaktim olduğunda gerilere gerilere gidip önceleri yazdıklarını da ama, ben daha yeni uyanıyorum. ayılmaya çalışan zihnimde güneş ne arıyor? geri sar, şu filmi makinist geri sar…

yeşilevham… nickaltı girmiş güneş’e, okumuşum gözucuyla. herkes gibi onun da, herkes gibi benim de ilk zamanlarda düştüğümüz hatayı birilerinin tekrarlamasından dem vurmuş. zihnim oradan çekmiş güneş'i meğerse. uyanmaya çalışırken oyun hamuru gibi oluyor beyin, yakalayamıyosun bi türlü.

neyse. güneş, naber? ben pek nickaltı girmem, bu da böyle bir yanımdır ama bi yandan da bu da böyle bir anımdır. sabah sabah zihnimde ne işin var? neyse, uyandım. şaka elbet, zihnimde sana ve yazdıklarına yer açmaktan keyif duyuyorum, bundandır ki zaten okuyorum.

- hitabı özneden al, kitleye geri ver.

“ben cesur değilim onun kadar” demişti nickaltımda kendileri bir gün, yazdıklarıma gönderme yaparak. düşüncelerimizin hızına yetişememe konusunda ne kadar haklıysa, bu çıkarımında da bi o kadar yanılıyordu. kendisinin yalın, olduğu gibi, doğal ve içten, samimi üslubunun yanında benim üstü bol bol kapalı, çokça göndermeli ve çokça katmanlı yazım tarzıma dair nasıl böyle bir yorumda bulundu o zaman da anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum. aslında ben bu ortama, onun kadar net ve açık şekilde yazmaya gelmiştim ama başaramadım. sonuç, yazdıklarımın yüzde yüzünü benim, yüzde doksan beşini tek bir kişinin anlayabildiği, kalanınınsa yüzde ellilerde dans ettiği bir konuma getirdi beni. olsun varsın. yani güneş, senin yazma konusundaki açıklığın beni döver, böyle de devam et lütfen.

2000 karakter nickaltı mı olur? oldu valla ve yine valla, kısa kestim. sörry.
devamını gör...

2016 da özel bir hastanede "hemşire" olarak asgari ücrete işe başladım. başlamak zorundaydım çünkü okul bitti atama bekleyemezdim. sadece 9 ay ara vererek 3 buçuk yıl boyunca asgari ücrete çalışmaya devam ettim. haftalık 60 saat. maaşımı soran kendini bilmezlere ne diyeceğimi bilemiyordum. kendim için değil, mesleğimin buna layık görülmesi yüzünden. tükendim. eni sonu atandım, yine hakkettigim değil ama en azından aileme söylerken utanmadigim bir maaşım var. bu özel ve devlet arasındaki uçuruma biri dur demeli. bu sömürüye birileri el atmalı. asgari ücrete mecbur bırakılmak, hatta bunu da aldığın için minnettarlik göstermen gerektiğinin empoze edilmeye çalışılması büyük hakaret. emeklerimizin, emeklerimizin karşılığı bu değil. buna mecbur kaldığınız için siz değil bunu size layık gorenler utansın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim