stoacılık
en ünlü üç stoacı seneca, epictetus ve marcus'dur.
stoacılar felsefeyi üç alana ayırır:
-mantık: doğru düşünebilmek.
-fizik: evrenin yapısı ve metafizik.
-etik: ''iyi yaşam nasıl olmalı?''
stoacılar mutluluğu toplumsal düzeyde değil de kişinin iç dünyasında aramaya çabalamışlardır. insanın kendine yetebilmesi ve erdemli bir hayat sürmesi önemli bir yer alır.
stoacılar ''yaşanan ana odaklan'' der. o an, beklenmedik ve kötü bir şey de getirse sinirlenmek doğru bir tepki değildir. çünkü nasıl yağmur yağıyor diye sinirlenemezsek hayatın bize getirdiği şeylere de, 'hayatın gerçeklerini öğrenen kişiler' olarak öfke duymayız.
stoacılar felsefeyi üç alana ayırır:
-mantık: doğru düşünebilmek.
-fizik: evrenin yapısı ve metafizik.
-etik: ''iyi yaşam nasıl olmalı?''
stoacılar mutluluğu toplumsal düzeyde değil de kişinin iç dünyasında aramaya çabalamışlardır. insanın kendine yetebilmesi ve erdemli bir hayat sürmesi önemli bir yer alır.
stoacılar ''yaşanan ana odaklan'' der. o an, beklenmedik ve kötü bir şey de getirse sinirlenmek doğru bir tepki değildir. çünkü nasıl yağmur yağıyor diye sinirlenemezsek hayatın bize getirdiği şeylere de, 'hayatın gerçeklerini öğrenen kişiler' olarak öfke duymayız.
devamını gör...
lozan anıtı
edirne'nin karaağaç bölgesinde bulunan anıt 1998 yılında trakya üniversitesi ve edirne belediyesi iş birliği ile yapılmış dönemin cumhurbaşkanı süleyman demirel tarafından açılmıştır. 3 sütun ve bir kadın figüründen oluşur. bu 3 sütun sırasıyla; anadolu, trakya ve karaağaç bölgesini simgeler. sütunların ortasında zerafetin ve hukunun sembolü olan bir kız figürü bulunmaktadır. anıtın yanında bulunan lozan müzesi ise 7/24 saat ziyaretçi kabul etmektedir.
ilgilileri için görsel;
lozan anıtı
ilgilileri için görsel;
lozan anıtı
devamını gör...
egzotik madde
fizik yasalarını çiğneyebilecek kadar tuhaf davranışlara sahip olan, gözlemsel olarak kanıtlanmamış teorik maddeler.
(bkz: maddenin halleri)
(bkz: maddenin halleri)
devamını gör...
senden nefret ediyor olabilirim
#436162 dun gece format disi basligina ufak bir mudahalede bulundugum icin benim sinsi bir yilan oldugumu iddia eden tatlismi tatlis yazarimiz. boyle ufak meseleler icin bu kadar kin beslenir mi sayin yazar? bakiniz nickiniz de bile nefret soylemleri mevcut. neyse ben size baris elini uzatiyorum ve en normalinden olan bir fincanla kahve icmeye davet ediyorum. saglikcakla kaliniz, cokca seviniz, cokca seviliniz ve bu kadar kindar olmayiniz...birde haftanin yedi gecesi buradayim, bunu da belirtmek istedim, siz bir zahmet mesaji aliniz...
devamını gör...
antropofaji
yunan dilinde insan kelimesi ve yeme eyleminin birleşiminden oluşan kelime ve/veya ifade. kanibalizm ile sıklıkla karıştırılsa bile esasen antropofaji yalnızca insan eti yeme durumunu -buna hayvanların insan eti yemesi durumu da dahil- karşıladığından ötürü kanibalizm gibi bütün türler arasındaki yamyamlığın ifadesi olan bir kelime antropofaji'den oldukça ayrı bir konumdadır. antropofaji'ye ilk olarak herodot'un historía'sında anthropophage/anthropophagus isimli mitolojik yaratıklarda rastlanır. daha sonra william shakespeare'in the tragedy of othello, the moor of venice'ında -1. perde 2. sahne / othello tarafından- bu yaratıklara atıfta bulunulmaktadır. yine buna benzer başka bir atıf ise ünlü romalı yazar gaius plinius secundus maior'un naturalis historia'sında da şu şekilde yer alır:
anthropophagus genelde kafası bulunmayan, insanlardan daha farklı bir tür olarak aktarılmaktadır. antropofaji'ye geri dönersek eğer; vahşi hayvanlar tarafından yenilme durumunu dışarıda tuttuğumuz takdirde insanlar arasında çeşitli sebeplerden ötürü -ritüeller dahil- yamyamlık durumlarının tamamı antropofaji olarak değerlendirilmektedir ama tüm kanibalizm vakaları antropofaji ile ilgili değildir.
anthropophagus genelde kafası bulunmayan, insanlardan daha farklı bir tür olarak aktarılmaktadır. antropofaji'ye geri dönersek eğer; vahşi hayvanlar tarafından yenilme durumunu dışarıda tuttuğumuz takdirde insanlar arasında çeşitli sebeplerden ötürü -ritüeller dahil- yamyamlık durumlarının tamamı antropofaji olarak değerlendirilmektedir ama tüm kanibalizm vakaları antropofaji ile ilgili değildir.
devamını gör...
zahter
kurutulmuş zahter ile çok güzel çay demlenir. kışın biraz hasta hissedeyim, azıcık öksüreyim hemen demler anacığım. ne hastalık kalır ne başka bir şey. bir de yanılmıyorsam şu zamanlar tam mevsimidir.
devamını gör...
kız çocuk vs erkek çocuk
ikiside eşsiz.
erkek çocuk küçükken, kız çocuk büyüyünce kolay.
dünyanın en tatlı nimetleri.
erkek çocuk küçükken, kız çocuk büyüyünce kolay.
dünyanın en tatlı nimetleri.
devamını gör...
dünyada tek bir ülke olsaydı sanayisi almanlardan ordusu türklerden fahişesi fransızlardan olurdu
güncelleme geldi o orduya artık öyle bir ordu yok.
devamını gör...
beşiktaş
2020-2021 sezonu şampiyonluklarını, bir fenerbahçe taraftarı olarak kutladığım takım.
devamını gör...
kitap alıntıları
cezayı gerektiren düşünceler ve duygular değil, eylemlerdir. insanlar düşündükleri ya da hissettiklerinden değil, yaptıklarından sorumludur. bu allah katında da, yasalar önünde de böyledir.”
gülseren budayıcıoğlu- madalyonun içi
devamını gör...
jess
şimdi rahatlıyoruz jess,
bırak şu geçmişi at çöpe gitsin. ünlü düşünür serdar ortaç demiş ki 'seni çöpe atacağım poşete yazık'. o derece yani.
bir de 'gıybet, çekemiyorlar bizi
kıskanıyorlar bizi diye bir sözü de var ama onun konumuzla bir alakası yok kesin orada da bir hayat dersi vardır.*
bugün yüzünüzü güldürmek istedim.. musmutlu yaz çok mutlu yaz hatta göbek atarak yaz. burada düşünürümüzün başka bir parçası gelsin aklına;
affet diyen kim?
ez geç diyen kim?
yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun... binlerce dansöz var eserinden.*

burada da ismail abi gelsin aklınıza herşeyi salla çayı demle hacı.
bırak şu geçmişi at çöpe gitsin. ünlü düşünür serdar ortaç demiş ki 'seni çöpe atacağım poşete yazık'. o derece yani.
bir de 'gıybet, çekemiyorlar bizi
kıskanıyorlar bizi diye bir sözü de var ama onun konumuzla bir alakası yok kesin orada da bir hayat dersi vardır.*
bugün yüzünüzü güldürmek istedim.. musmutlu yaz çok mutlu yaz hatta göbek atarak yaz. burada düşünürümüzün başka bir parçası gelsin aklına;
affet diyen kim?
ez geç diyen kim?
yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun... binlerce dansöz var eserinden.*

burada da ismail abi gelsin aklınıza herşeyi salla çayı demle hacı.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
evlenmişsen zaten yanmissin arkadaşım..
dünya alem bir olsa..
seni bu durumdan kurtaramayiz..
yine de dileğimiz tam olsun..
yaşamın bahtiyar olsun..
dünya alem bir olsa..
seni bu durumdan kurtaramayiz..
yine de dileğimiz tam olsun..
yaşamın bahtiyar olsun..
devamını gör...
aşk evliliği vs mantık evliliği
mantık diyene saygım sonsuz, ama sevmediğin insanla da ömür mü geçer be sözlük? sabah uyandığında ilk onun yüzünü gördüğün de yüzünde bir tebessüm oluşmuyorsa, işten eve dönerken onu göreceğin için mutlu olmuyorsan ne anladım o evlilikten.
devamını gör...
linkin park
ergenligimi birlikte gecirdigim, hala sarkilarini severek dinledigim, nu-metal isyankar, gaz grup. sarkilari kadar cektikleri klipleri de cok basarilidir.
cigliklarina kurban oldugum solistleri chester bennington intihar ettikten sonra hicbir sey eskisi olmadi.
cigliklarina kurban oldugum solistleri chester bennington intihar ettikten sonra hicbir sey eskisi olmadi.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
konservatuvar mezunları işsiz, zerre sanattan anlamayan tipler iş sahibi ¿ *
devamını gör...
idam edilmeden söylenecek son söz
artık yaşamaya tahammülüm kalmamıştı, intihar edecek cesaretim de yoktu zaten. beni kurtardığınız için teşekkür ederim...
devamını gör...
bir kelime ile içini dökmek
değmezmiş.
devamını gör...
yenilen en kötü tatlı
muhakkak yazılmıştır ama yine yazalım:
kabak tatlısıdır.*
kabak tatlısıdır.*
devamını gör...
mola yerlerinin olmazsa olmazı
pişmaniye.
devamını gör...
muaviye bin ebu süfyan
hz. muaviye. bir sahâbî. emevi hilafetinin kurucusu.
aslında düne kadar sahabe, hazreti diye anamadığım biriydi. sonra düşündüm, ben neden hz. muaviye'ye "hazreti" diyemiyorum, düşündüm, düşündüm sebep yok. eski mezhebim şiilikte hz. muaviye kötü bir insandır, bende de şiiliğin etkisi kalmış olduğu için hazreti diye anamıyordum. diğer sünnilerin de şiilerin etkisi altında kalarak hz. muaviye'ye mesafeli baktıklarını düşünüyorum. oysa bizim rivayetlerimizde hz. muaviye kötü biri değil. zaten şii rivayetlerine bakacaksak, haşa hz. ebu bekir de kötü, hz. ömer de, hz. osman da. zaten o kaynaklarda ehli-beyt hariç nerdeyse herkes kötü.
şu alevi kaynağında hz. ebu hüreyre kötüleniyor, sanki hz. muaviye lehinde haşa hadis uyduruyormuş gibi bir imada bulunuluyor daha doğrusu açıkça söyleniyor.
ben şunu merak ederim, hz. ebu hüreyre, nasıl hz. muaviye'nin hizmetçisi olabilir ki, hz. ali ve hz. muaviye arasında savaş çıktığında tanınmış sahâbîler gibi o da taraf tutmamıştır? nasıl sırf para için hz. muhammed'in adına yalan isnat eder ki, kaynağa göre hz. ebu hüreyre, kendi alnının teriyle kazandığı bir tek dirhemi, yüz binlerce dirheme tercih ettiğini söyler?
madem hz. muaviye ve hz. ali düşmandır ve hz. ebu hüreyre hz. muaviye destekçisidir, bu durumda hz. ebu hüreyre'nin hz. ali düşmanı olması gerekir. peki hz. ebu hüreyre nasıl hz. ali düşmanıdır ki, hz. ali taraftarı, ki şiilerin de saygı duyduğu sahâbîlerden rivayette bulunan tâbiîler* hz. ebu hüreyre aleyhinde hiçbir şey söylememişlerdir.
o alevi sitesinin söylediği rivayeti alıntılıyorum:
muaviyecilere ayıp olmasın, ben sahih-i müslim'den muaviye'nin gerçek bir faziletini nakledeyim. ibnu abbâs anlatıyor: ben çocuklarla birlikte oynuyordum. derken resûlullah geldi. beni muaviye'yi çağırmaya gönderdi. ben derhal gittim ve geldim: o yemek yiyormuş! dedim. resûlullah tekrar: git muâviye'yi bana çağır! dedi. yine gidip döndüm ve: o yemek yiyormuş! dedim. resûlullah üçüncü kez: git! muâviye'yi bana çağır! diye emretti. ben yine gidip geldim ve: o yemek yiyormuş! dedim. bunun üzerine: "allah onun karnını doyurmasın!" buyurdular." (müslim, birr 96, (2604).)
işlerine gelince müslim rivayeti sahih, işlerine gelmeyince uydurma oluyor. fakat imam müslim, resulullah'ın haketmeyen birine bedduasını o kimseye bir rahmet olarak değerlendirir. ayrıca resulullah'ın rahmet, bereket anlamındaki bazı beddualarına örnekler de verir. burdan yola çıkarak müslim'in hz. muaviye hakkındaki bu bedduayı da aynı mahiyette kabul ettiğini anlayabiliriz.
aslında düne kadar sahabe, hazreti diye anamadığım biriydi. sonra düşündüm, ben neden hz. muaviye'ye "hazreti" diyemiyorum, düşündüm, düşündüm sebep yok. eski mezhebim şiilikte hz. muaviye kötü bir insandır, bende de şiiliğin etkisi kalmış olduğu için hazreti diye anamıyordum. diğer sünnilerin de şiilerin etkisi altında kalarak hz. muaviye'ye mesafeli baktıklarını düşünüyorum. oysa bizim rivayetlerimizde hz. muaviye kötü biri değil. zaten şii rivayetlerine bakacaksak, haşa hz. ebu bekir de kötü, hz. ömer de, hz. osman da. zaten o kaynaklarda ehli-beyt hariç nerdeyse herkes kötü.
şu alevi kaynağında hz. ebu hüreyre kötüleniyor, sanki hz. muaviye lehinde haşa hadis uyduruyormuş gibi bir imada bulunuluyor daha doğrusu açıkça söyleniyor.
ben şunu merak ederim, hz. ebu hüreyre, nasıl hz. muaviye'nin hizmetçisi olabilir ki, hz. ali ve hz. muaviye arasında savaş çıktığında tanınmış sahâbîler gibi o da taraf tutmamıştır? nasıl sırf para için hz. muhammed'in adına yalan isnat eder ki, kaynağa göre hz. ebu hüreyre, kendi alnının teriyle kazandığı bir tek dirhemi, yüz binlerce dirheme tercih ettiğini söyler?
madem hz. muaviye ve hz. ali düşmandır ve hz. ebu hüreyre hz. muaviye destekçisidir, bu durumda hz. ebu hüreyre'nin hz. ali düşmanı olması gerekir. peki hz. ebu hüreyre nasıl hz. ali düşmanıdır ki, hz. ali taraftarı, ki şiilerin de saygı duyduğu sahâbîlerden rivayette bulunan tâbiîler* hz. ebu hüreyre aleyhinde hiçbir şey söylememişlerdir.
o alevi sitesinin söylediği rivayeti alıntılıyorum:
muaviyecilere ayıp olmasın, ben sahih-i müslim'den muaviye'nin gerçek bir faziletini nakledeyim. ibnu abbâs anlatıyor: ben çocuklarla birlikte oynuyordum. derken resûlullah geldi. beni muaviye'yi çağırmaya gönderdi. ben derhal gittim ve geldim: o yemek yiyormuş! dedim. resûlullah tekrar: git muâviye'yi bana çağır! dedi. yine gidip döndüm ve: o yemek yiyormuş! dedim. resûlullah üçüncü kez: git! muâviye'yi bana çağır! diye emretti. ben yine gidip geldim ve: o yemek yiyormuş! dedim. bunun üzerine: "allah onun karnını doyurmasın!" buyurdular." (müslim, birr 96, (2604).)
işlerine gelince müslim rivayeti sahih, işlerine gelmeyince uydurma oluyor. fakat imam müslim, resulullah'ın haketmeyen birine bedduasını o kimseye bir rahmet olarak değerlendirir. ayrıca resulullah'ın rahmet, bereket anlamındaki bazı beddualarına örnekler de verir. burdan yola çıkarak müslim'in hz. muaviye hakkındaki bu bedduayı da aynı mahiyette kabul ettiğini anlayabiliriz.
devamını gör...