sinirsiz stressiz bir hayat
genelde şehir kargaşasında yaşayan insanların sahip olmadığı özellik. kırsal kesimlerdeki insanların daha sakin hayatları olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
jigolo olmak isterken dolandırılan erkekler
son aylarda toplumumuzun kanayan yarası haline gelen trajikomik bir durum. üstelik çok az erkek şikayetçi olduğu için ne yazık ki sözde mağdurlar gün geçtikçe artıyor.
kolay yoldan para kazanma fırsatı bulduğunu düşünen özellikle 18-25 yaş arasındaki genç erkeklerin nasıl kandırıldığı emniyet birimlerince açıklandı.
daha geçen temmuz ayında bir çetenin jigolo olmak isteyen erkekleri kandırarak 9.000.000 tl elde ettiği tespit edilmişti. sözde masum olduğunu iddia eden erkeklerin kandırılış yöntemi ise şöyle:
internet sitelerindeki reklamlarda “sadece bir günde birlikte olduğu kadınlara göre 2 bin ile 5 bin tl arasında para kazanabileceği” anlatılıyor. jigolo üyeliği yapılırken, üyeliğin derecesine göre “300- 4.000 tl arası” kayıt parası alınıyor. ne var ki kadın falan yok. erkekler kimlik bilgileri, banka hesap numarası, çıplak resimlerini ve birçok bilgiyi verdikleri için dolandırıcı çetelerine kolay av oluyorlar.
ceza hukukunda ahlaka aykırı sözleşme yapan kişi dolandırıldığından bahsedemez. olayın vahim boyutu ise binlerce erkeğin tuzağa düşmesi ve birçoğunun üniversite mezunu olması. polise gitmekten çekinen jigolo adayı erkeklerin birkaçının itirafları.
ayhan: internette gördüğüm bir arkadaşlık sitesinde jigolo olmak için form doldurdum. kayıt ücreti altında arayan kişilere 11.350 tl lira kaptırdım.
ferruh: jigolo üyelik sitesine üyelik bedeli 400 ve komisyon 1000 tl ödedim. ‘ilişki başına 5000 lira alacaksın’ diyorlar kesinlikle söyledikleri gibi değil.
onur: ben twitter’da bir rastgele ‘jigolo olmak ister misiniz’ diye bir reklama tıkladım. 300 tl para yatırmamı istediler. yatırdım. ‘geri onaylanmasını bekliyorum’ dedi. şu an hâlâ bekliyorum. ailemin öğrenmemesi için polise gidemiyorum.
kuray: sadece öylesine başvurduğum site sabah aradı, anlamadım ne dediklerini ve iptal etmek istediğimi söyledim. 400 tl iptal ücreti istediler. ‘ardından 780 tl daha yatırın size 400 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. ardından ‘1630 tl daha yatırın size toplam olarak 2000 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. 400+780 tl maalesef yatırdım.
ata: büyük bir yanlış yaptığımı iş işten geçtikten sonra anladım. toplamda 4.400 tl param gitti. hepsi twitter’a doluşmuşlar.
osman: üyeliğimin aktif hale getirilmesi için para yatırılması gerektiğini söyledi. banka yoluyla 4.000 tl gönderdim. telefon açıyorum, ulaşılamıyor.
ümit: 800 tl ile ‘jigolo kaydınız oluşturuldu’ deyip toplam 25.000 liramı aldılar. bunlara bir dur denmeli.
tanınmış bir jigolo ajansından yapılan açıklamada “türkiye’de jigolo talebinin olmadığı, türk kadının bir erkeğe para verip birliktelik kurmasının pek mantıklı da olmadığı, jigolo tutan müşterilerinin ise genelde türkiye’de yaşayan 60 yaş üstü yabancı ve dul kadınlar olduğu, onların da 1.90 boyunda atletik ve kaslı zencileri tercih ettiğini” söyleyerek, internetteki “jigolo aranıyor” reklamlarının dolandırıcıların tuzağı olduğunu ifade etti.
kolay yoldan para kazanma fırsatı bulduğunu düşünen özellikle 18-25 yaş arasındaki genç erkeklerin nasıl kandırıldığı emniyet birimlerince açıklandı.
daha geçen temmuz ayında bir çetenin jigolo olmak isteyen erkekleri kandırarak 9.000.000 tl elde ettiği tespit edilmişti. sözde masum olduğunu iddia eden erkeklerin kandırılış yöntemi ise şöyle:
internet sitelerindeki reklamlarda “sadece bir günde birlikte olduğu kadınlara göre 2 bin ile 5 bin tl arasında para kazanabileceği” anlatılıyor. jigolo üyeliği yapılırken, üyeliğin derecesine göre “300- 4.000 tl arası” kayıt parası alınıyor. ne var ki kadın falan yok. erkekler kimlik bilgileri, banka hesap numarası, çıplak resimlerini ve birçok bilgiyi verdikleri için dolandırıcı çetelerine kolay av oluyorlar.
ceza hukukunda ahlaka aykırı sözleşme yapan kişi dolandırıldığından bahsedemez. olayın vahim boyutu ise binlerce erkeğin tuzağa düşmesi ve birçoğunun üniversite mezunu olması. polise gitmekten çekinen jigolo adayı erkeklerin birkaçının itirafları.
ayhan: internette gördüğüm bir arkadaşlık sitesinde jigolo olmak için form doldurdum. kayıt ücreti altında arayan kişilere 11.350 tl lira kaptırdım.
ferruh: jigolo üyelik sitesine üyelik bedeli 400 ve komisyon 1000 tl ödedim. ‘ilişki başına 5000 lira alacaksın’ diyorlar kesinlikle söyledikleri gibi değil.
onur: ben twitter’da bir rastgele ‘jigolo olmak ister misiniz’ diye bir reklama tıkladım. 300 tl para yatırmamı istediler. yatırdım. ‘geri onaylanmasını bekliyorum’ dedi. şu an hâlâ bekliyorum. ailemin öğrenmemesi için polise gidemiyorum.
kuray: sadece öylesine başvurduğum site sabah aradı, anlamadım ne dediklerini ve iptal etmek istediğimi söyledim. 400 tl iptal ücreti istediler. ‘ardından 780 tl daha yatırın size 400 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. ardından ‘1630 tl daha yatırın size toplam olarak 2000 tl’nizi geri vereceğiz’ dediler. 400+780 tl maalesef yatırdım.
ata: büyük bir yanlış yaptığımı iş işten geçtikten sonra anladım. toplamda 4.400 tl param gitti. hepsi twitter’a doluşmuşlar.
osman: üyeliğimin aktif hale getirilmesi için para yatırılması gerektiğini söyledi. banka yoluyla 4.000 tl gönderdim. telefon açıyorum, ulaşılamıyor.
ümit: 800 tl ile ‘jigolo kaydınız oluşturuldu’ deyip toplam 25.000 liramı aldılar. bunlara bir dur denmeli.
tanınmış bir jigolo ajansından yapılan açıklamada “türkiye’de jigolo talebinin olmadığı, türk kadının bir erkeğe para verip birliktelik kurmasının pek mantıklı da olmadığı, jigolo tutan müşterilerinin ise genelde türkiye’de yaşayan 60 yaş üstü yabancı ve dul kadınlar olduğu, onların da 1.90 boyunda atletik ve kaslı zencileri tercih ettiğini” söyleyerek, internetteki “jigolo aranıyor” reklamlarının dolandırıcıların tuzağı olduğunu ifade etti.
devamını gör...
mars'ta tek başına yaşarken kapı çalması
hayırdır inşallah kim bu saatte diyebilen bir insan olmazdı herhalde. olursa da bir türk olurdu. diğerlerinin çok afedersiniz ödü b.kuna karışırdı zaten.
devamını gör...
mesafeli insan
birey olduğunun, herkesin -farkında olamasa da- bir sınırı olduğunun bilincinde olan insandır.
egoist ve narsist insandan farkı bu mesafeyi kendini diğerlerinden üstün görmek yahut kendini ancak diğerlerini aşağılayarak değerli hissetmek için değil, mesafenin gerekliliğini anladığı ve sağlıklı iletişimin ancak mesafeyle sağlanabileceğini öğrendiği için koymasıdır.
asosyal yahut çekingen kişilik bozukluğundan farkı insanlarla iletişime açık olup gerektiği yerde gerektiği kadar konuşmasıdır. gereksiz samimiyetler ve haddini aşan muhabbetlere maruz kalmamanın yolu insanlara bu mesafeyi hissettirmektir.
soğuk nevale olmakla itham edilse de kendini diğer insanların patolojilerinden korumanın en iyi yolu sınırlarını belirlemek ve buradan yalnızca geçirmek istediği insanların geçmesine izin vermektir.
egoist ve narsist insandan farkı bu mesafeyi kendini diğerlerinden üstün görmek yahut kendini ancak diğerlerini aşağılayarak değerli hissetmek için değil, mesafenin gerekliliğini anladığı ve sağlıklı iletişimin ancak mesafeyle sağlanabileceğini öğrendiği için koymasıdır.
asosyal yahut çekingen kişilik bozukluğundan farkı insanlarla iletişime açık olup gerektiği yerde gerektiği kadar konuşmasıdır. gereksiz samimiyetler ve haddini aşan muhabbetlere maruz kalmamanın yolu insanlara bu mesafeyi hissettirmektir.
soğuk nevale olmakla itham edilse de kendini diğer insanların patolojilerinden korumanın en iyi yolu sınırlarını belirlemek ve buradan yalnızca geçirmek istediği insanların geçmesine izin vermektir.
devamını gör...
2010 güney afrika dünya kupası
bu kupadan aklımda kalan tek şey dandik bir top kullandıkları ve tribünde kullanılmasına izin verdikleri sivrisinek sesi çıkaran zamazingo.kulaklarını ne çınlatmıştım o afrikalıların be.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
tuvalete götürdüğüm bir çocuğun kendisiyle konuşmasına şahit oldum.
kendine "hadi s*çç, hadiii s*ç bee." diyor. çocuk kakası çıksın diye poposunu motive ediyor resmen.
kendine "hadi s*çç, hadiii s*ç bee." diyor. çocuk kakası çıksın diye poposunu motive ediyor resmen.
devamını gör...
dizi izleyerek ingilizce öğreneceğini sanan yurdum gençliği
sadece dizi izleyerek ingilizce öğrenmek bence de mümkü değildir, ama başlığı açan arkadaşa katılmıyorum. şimdi çok basit bir mantıkla düşünelim.
hep ne diyorlar? "bir dili en güzel konuşulduğu bir yerde yaşayarak öğrenebilirsin." neden, çünkü sürekli maruz kalıyorsun ve iletişime geçmek için bu dili kullanmayı da öğreniyorsun. e peki türkiye'de bunu nasıl yapacaksın? yapabileceğin en faydalı şey dizi izlemek. günde iki, üç saat ingilizce altyazıyla dizi izleyen bir insan istese de istemese de çok fazla günlük kalıp, çok fazla ifade öğrenecektir. bunun yanında gramer ve kelime çalışması da yapıyorsa bunların günlük dilde nasıl işlediğini görüp çalıştığı konuları da pekiştirmiş olacaktır. şahsen ben faydalı olduğunu düşünüyorum.
ama altını çizelim tek başına dizi izleyerek ingilizce bence de öğrenilmez, ama ingilizce öğrenen birine ise çok yardımcı olur.
hep ne diyorlar? "bir dili en güzel konuşulduğu bir yerde yaşayarak öğrenebilirsin." neden, çünkü sürekli maruz kalıyorsun ve iletişime geçmek için bu dili kullanmayı da öğreniyorsun. e peki türkiye'de bunu nasıl yapacaksın? yapabileceğin en faydalı şey dizi izlemek. günde iki, üç saat ingilizce altyazıyla dizi izleyen bir insan istese de istemese de çok fazla günlük kalıp, çok fazla ifade öğrenecektir. bunun yanında gramer ve kelime çalışması da yapıyorsa bunların günlük dilde nasıl işlediğini görüp çalıştığı konuları da pekiştirmiş olacaktır. şahsen ben faydalı olduğunu düşünüyorum.
ama altını çizelim tek başına dizi izleyerek ingilizce bence de öğrenilmez, ama ingilizce öğrenen birine ise çok yardımcı olur.
devamını gör...
hasan hüseyin korkmazgil
hiçbir şey istemedim bu dünyadan kendim için
ne köşk,ne araba,ne para.
tükürmüşsem içine
senin tapındığın o sıfatların
satıyorsam emeğimi yok pahasına
ben işçi çocuğuyum evladım
benim davam başka dava. dize'lerinin sahibidir.
ne köşk,ne araba,ne para.
tükürmüşsem içine
senin tapındığın o sıfatların
satıyorsam emeğimi yok pahasına
ben işçi çocuğuyum evladım
benim davam başka dava. dize'lerinin sahibidir.
devamını gör...
ne salak salak başlıklar bunlar ya
devamını gör...
yazarların sevdikleri tablolar

"la columna rota" (1944) (bkz: frida kahlo)
"the broken column" (kırık sutun)
kahlo'nun en sevdiğim tablosudur. geçirdiği kazanın vücudunda ve zihninde oluşturduğu tahribatların en başarılı örneğidir.
devamını gör...
şaire sormuşlar
şaire sormuşlar
"bu hayattaki en büyük yokluk nedir?" diye
şair acı bir tebessümle cevaplamış:
"varlığına alıştığın bir insanın yokluğudur"
"bu hayattaki en büyük yokluk nedir?" diye
şair acı bir tebessümle cevaplamış:
"varlığına alıştığın bir insanın yokluğudur"
devamını gör...
23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı
dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramdır, aynı şekilde dünyada çocuklara bayram hediye eden tek lider de mustafa kemal atatürk'tür.
her ne kadar iki yıldır gönlümüzce kutlayamasak, bayraklarımızı sallayıp şarkılarımızı söyleyemesek ve gönlümüzce bir bayram yaşayamasak da tüm bunları yapamadığımız son bayram olmasını temenni ediyorum.
evet sokağa çıkamıyoruz, belki süslenip gönlümüzce bayramı yaşayamıyoruz ama belki bir faydası olur diye şuraya evdekisahne.com sitesinde yayınlanacak olan online çocuk tiyatrolarını bırakıyorum.
"çok büyük bayram, bu bayram herkese kutlu olsun."
her ne kadar iki yıldır gönlümüzce kutlayamasak, bayraklarımızı sallayıp şarkılarımızı söyleyemesek ve gönlümüzce bir bayram yaşayamasak da tüm bunları yapamadığımız son bayram olmasını temenni ediyorum.
evet sokağa çıkamıyoruz, belki süslenip gönlümüzce bayramı yaşayamıyoruz ama belki bir faydası olur diye şuraya evdekisahne.com sitesinde yayınlanacak olan online çocuk tiyatrolarını bırakıyorum.
"çok büyük bayram, bu bayram herkese kutlu olsun."
devamını gör...
günler aylar yıllar
yan lianke kitabıdır.
vaz geçmek de devam etmek de sizin elinizde. kalıp savaşabilirsiniz de terk edip gidebilirsiniz de. yeni bir şeyler üretip yaşamı sürdürmek de her şeyi bırakıp yeni bir başlangıç yanılsaması yaşamak da sizin elinizde. ama seçim ne olursa olsun doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmaya gayret edin. ve doğanın size verdiği işaretleri asla göz ardı etmeyin.
çok yaşlı olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. nazım ustanın dediği gibi bir zeytin ağacı dikin, belki siz büyüdüğünü görmezsiniz ama görenler olacaktır. ne zaman öleceğiniz belirsiz. o zaman her an ölecekmiş gibi yaşamaktansa hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak yeğdir.
yanınızda kimse olmayabilir. belki sadece sizin kadar yaşlı bir köpek. hatta bu köpek kör bile olabilir. onun sizin eşitiniz olduğunu aklınızda tuttuğunuz sürece asla yalnız kalmazsınız. onun da en az sizin kadar yaşama hakkı olduğunu unutmazsanız insan olma yolunda emin adımlar atıyor olacaksınız. kör bir köpek eğer sizin arkadaşınızsa o kurak köyde her şeye kafa tutabilecek kadar kalabalık olabilirsiniz.
size umut verecek hiçbir şey kalmamış olabilir. belki bir mısır fidesi. açlıktan ne yapacağınızı şaşırmış, susuzluktan kurumuş olabilirsiniz. ama içinizde bir gün o mısır fidesinin büyüyeceğine dair bir umut yeşermişse gücünüz arttıkça artacaktır. ve sizin o mısır fidesine verdiğiniz emek hiçbir şey olmayacaksa da kahramanlık dolu mezarınıza gölge yapacaktır bir gün.
günler, aylar, yıllar sonra tekrar okumak istiyorum bu kitabı. o günlerde, o aylarda, o yıllarda bana umut verdiğini düşünerek.
vaz geçmek de devam etmek de sizin elinizde. kalıp savaşabilirsiniz de terk edip gidebilirsiniz de. yeni bir şeyler üretip yaşamı sürdürmek de her şeyi bırakıp yeni bir başlangıç yanılsaması yaşamak da sizin elinizde. ama seçim ne olursa olsun doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmaya gayret edin. ve doğanın size verdiği işaretleri asla göz ardı etmeyin.
çok yaşlı olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. nazım ustanın dediği gibi bir zeytin ağacı dikin, belki siz büyüdüğünü görmezsiniz ama görenler olacaktır. ne zaman öleceğiniz belirsiz. o zaman her an ölecekmiş gibi yaşamaktansa hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak yeğdir.
yanınızda kimse olmayabilir. belki sadece sizin kadar yaşlı bir köpek. hatta bu köpek kör bile olabilir. onun sizin eşitiniz olduğunu aklınızda tuttuğunuz sürece asla yalnız kalmazsınız. onun da en az sizin kadar yaşama hakkı olduğunu unutmazsanız insan olma yolunda emin adımlar atıyor olacaksınız. kör bir köpek eğer sizin arkadaşınızsa o kurak köyde her şeye kafa tutabilecek kadar kalabalık olabilirsiniz.
size umut verecek hiçbir şey kalmamış olabilir. belki bir mısır fidesi. açlıktan ne yapacağınızı şaşırmış, susuzluktan kurumuş olabilirsiniz. ama içinizde bir gün o mısır fidesinin büyüyeceğine dair bir umut yeşermişse gücünüz arttıkça artacaktır. ve sizin o mısır fidesine verdiğiniz emek hiçbir şey olmayacaksa da kahramanlık dolu mezarınıza gölge yapacaktır bir gün.
günler, aylar, yıllar sonra tekrar okumak istiyorum bu kitabı. o günlerde, o aylarda, o yıllarda bana umut verdiğini düşünerek.
devamını gör...
normal sözlük hiçbir şeyi beğenmeme timi
tam olarak 25 gündür kafa sözlükte yazıyorum. gülüyoruz eğleniyoruz gerçekten hoş ve güzel bir platform. ama başlıkta belirttiğim gibi böyle bir güruh mevcut sözlükte.
x kişi deyimlerle alakalı bir şey paylaşır, mevcut güruh hemen orada biter: sözlüğe tdk'ya çevirenler bik bik bik.
y kişisi bilgi içerikli bir şey paylaşır, mevcut güruh: pufff bunları okuyacak olsam wikipedia'ya giderim yeaaaa
format belli küfür yok, hani bunu kabul ederek buraya gelmişsiniz zaten, belli bir çoğunluk ona da karşı çıkıyor. neymiş küfür etmek özgürlükmüş.
benim anlamadığım bundan tam olarak nasıl bir zevk aldıkları. hani bu şekilde doyuma falan mı ulaşıyorlar yoksa, belli bir iktidar problemleri var ve acısını burda çeşitli başlıklara saldırarak mı çıkarıyorlar gerçekten anlamak güç.
son söz: lütfen mutlu olmanın başka yollarını arayın. bu şekilde saldırdığınız insanların canını kısa bir süreliğine sıkabilirsiniz, fakat siz bir ömür mutsuz olursunuz. bir ömür mutsuz olarak hayat geçer mi değerli arkadaşlar?
edit: ha birde uzun uzun bir tanım paylaşıp sözlükte ne olması ve ne olmaması gerektiğini gözlem adı altında yazanlar var birde. onlara da buradan "sizene" diyorum. yani size mi kaldı kardeşim?
x kişi deyimlerle alakalı bir şey paylaşır, mevcut güruh hemen orada biter: sözlüğe tdk'ya çevirenler bik bik bik.
y kişisi bilgi içerikli bir şey paylaşır, mevcut güruh: pufff bunları okuyacak olsam wikipedia'ya giderim yeaaaa
format belli küfür yok, hani bunu kabul ederek buraya gelmişsiniz zaten, belli bir çoğunluk ona da karşı çıkıyor. neymiş küfür etmek özgürlükmüş.
benim anlamadığım bundan tam olarak nasıl bir zevk aldıkları. hani bu şekilde doyuma falan mı ulaşıyorlar yoksa, belli bir iktidar problemleri var ve acısını burda çeşitli başlıklara saldırarak mı çıkarıyorlar gerçekten anlamak güç.
son söz: lütfen mutlu olmanın başka yollarını arayın. bu şekilde saldırdığınız insanların canını kısa bir süreliğine sıkabilirsiniz, fakat siz bir ömür mutsuz olursunuz. bir ömür mutsuz olarak hayat geçer mi değerli arkadaşlar?
edit: ha birde uzun uzun bir tanım paylaşıp sözlükte ne olması ve ne olmaması gerektiğini gözlem adı altında yazanlar var birde. onlara da buradan "sizene" diyorum. yani size mi kaldı kardeşim?
devamını gör...
okurken google açtıran sözlük yazarı
birkaç defa karşılaştığım sözlük yazarı. yazdığı konuda bir kelimenin anlamını bilmiyorumdur ve saniyesinde google'da anlamını öğrenirim. bu durum çok hoşuma gidiyor ayrıca. yeni bir kelime öğrenmek, yeni bir anlam öğrenmek, hem keyifli hem de gerekli.
devamını gör...
90'lı yıllara dair akılda kalanlar
türkçe popun zirve yaptığı yıllar
bizimkiler dizisi
bizimkiler dizisi
devamını gör...
tuhaf takıntılar
pencere açık uyuyamam. ben uyurken pencere açılırsa o gün hastalanır, yatağa düşerim. mevsim hiç fark etmez.
devamını gör...
aralarında oylaşan yazarlar
bi oyumuza karışmadığınız kalmıştı.
devamını gör...
