muhtemelen pişmanlıklar içerecek tavsiyelerdir.
derslere girin arkadaşlar, sıkılsanız da patlasanız da bir şey öğrenmiyorum deseniz de derslere girin. zaten bilgi kolektif bir şekilde oluşuyor. bugün o dersten hiçbir şey anlamadığınızı düşünüyor olabilirsiniz. okulun sonunda arkaya dönüp bakınca size ne kadar çok şey kattığını anlayacaksınız. okul bittikten sonra kimse size bir şeyler anlatmak için kendini yormuyor.
üniversitede yaptığınız geziler edindiğiniz arkadaşlar girdiğiniz ortamlar bir şekilde geride kalır, üniversite bitince arkadaşlarınızın çoğunu bile görmeye vakit kalmaz. ama kazandığınız yetenekler ve tecrübeler ömür boyu sizinle gelecek. ortama aldanmayın lütfen. varsın size inek desinler.
devamını gör...

benim, her hangi bir şey yerken su içerim , başka birşey içmem, çayı yemeklerden yarım saat, bir saat sonra içiyorum, kahvaltı dahil.
devamını gör...


benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette,
benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü gezintidir.


çok sevdiğim ama artık hayatımda olmayan bir dostum tanıştırmıstı ferruhzad şiirleriyle. yeri başkadır.
devamını gör...

turpun içini oyacağız, o oyulan kısma bal ekleyeceğiz, akşamdan eklediğimiz bal sabaha kadar o turpun içinde duracak. sabah bir yemek kaşığı içeceğiz, öksürüğün çok veya az oluşuna göre sabah akşam içilebilir. işe yarıyor ve tadı rahatsız edici değildir.
devamını gör...

çocukken kurduğum hayali yaşıyorum çok şükür
devamını gör...

normal bir ülke de olsa desteklenecek ama türkiye de ayıplanacak bir davranış.halk olarak, doğru ya da yanlış çoğu kişi aynı şeyi yapıyorsa sende onu yapmak zorundasın gibi bir algımız var.çocuk kendi sağlını düşünmüş ve çıkmıştır sınavdan. türkiyede herkes böyle bir düşünce yapısına sahip olsaydı çok daha farklı bir yerde olabilirdik.
devamını gör...


1966 fransa - isveç ortak yapımı dramatik filmdir. özgün adı au hasard balthazar olan film mayıs 1971'de türk sinematek derneği'nde özgün adıyla gösterildi. vikipedi





bir eşeğin bir insanla kesişen ve benzeşen yaşam öyküsüdür konusu. eşeğin çektiklerini izledikçe bir ağlama tutturmuşumdur film boyunca. bir sahne vardır ki unutulmaz; eşek inatçıdır tabiatı gereği, bu bilinir. çoğu filmde olduğu gibi arzı endam eden filmin korkunç kötü oğlanı onun inadını kırmak için kuyruğunu tutuşturup araziye salar. o günden sonra hiç inat etmez bizim eşek.

benim ana karakter ile kurduğum özdeşim gereğince ki bu zorunlu değil ya, filmleri film lan bu ne ağlıyorsun diyerek izleyen, çıtasını "hızlı ve öfkeli"serisinden yukarıya çıkarmamışlara daima öykünürüm. yaşamım boyunca sanıyorum iki-üç yaşlarımdan itibaren benim de inadımı kıran pek çok olay, durum ve maaselef bir kısmı bilinçli olan kötülük görmüşümdür.sonuç itibarıyla halen bir miktar inadım kaldı ve başıma geleceği bildiğimden yani sonumu hazırladığımı bildiğimden yapacağımı yapıp ettikten sonra kollarımı kimseye zahmet olmasin diyerek bizzat ben zincirlerim. sonra da her sade kul gibi canımı canla donatan güce yalvarırım, duymaz da, vakti saati der biri. herhalde bir teyzedir, adını hatırlayamam ve yeme içmesi kesilmeyince onu ekler. sarı perde kapanır. beyaz perdeyi yanımdaki 9 numaralı koltukta oturan ve o da benim gibi film boyunca ağlayan kadına vermiş olmalılardır. belli ki temizlik hastasıdır. inadını böyle kırar. hepimizin yöntemleri ayrıdır. kimseye zahmet olmasındır.
devamını gör...

nobel ödülü almış, portekizli harika yazar, yüce insan.

başyapıtı genel görüşe göre “körlük” isimli kitabıdır. kilise ve tanrı ( t’yi büyük mü yazmalı) ile arası biraz bozuk olabilir. bir rivayete göre “isa’ya göre incil” kitabından sonra kilise biraz sinirlenmiş ve aforoz kozunu masaya sürmüştür. o da kanarya adalarına yerleşip, kendini iyice yazma işine vermiştir.

nokta ve virgül dışındaki noktalama işaretlerinden pek hazzetmez.
devamını gör...

at yalanı, seveyim inanı demişler.

reyiz yine güzel sallamış, ak koyunlar yalan duymaya hazır zaten.

devam böyle aynen devam.
devamını gör...

ben profil sayfasında iki tane rozet olmasını istemezdim mesela, isteyen sağdakini kaldırabilse güzel olurdu, arka fondaki fotoğraf ve tek profil yeterli,
birde fondaki fotoğrafın bütün bilgilerin arkasında görünmesini isterdim, tanım kısmına kadar.
devamını gör...

şeker gibi bir bayram geçirmeniz dileğiyle. herkese iyi bayramlar..
devamını gör...

güzeller güzeli aşık olduğum şehir. onlarca şehir gezdim, her yerinden buram buram tarih akarken bu kadar yüksek estetik anlayışı, tarihi ve sanatı içinde harmanlayan başka bir şehir görmedim.
romayı diğer avrupa şehirlerinden ayıran ise akdeniz ikliminin getirdiği coğrafi ve insani sıcaklığı, samimiyeti.

ayrıca dünya'nın en güzel konumlu mcdonald's ına ev sahipliği yapmaktaydı.
(-dı) çünkü pantheon meydanındaki mcdonald's gördüğüm kadarıyla kaldırılmış. dk 45:42

bella roma!
devamını gör...

hukukun aradığı şartları taşımasına rağmen, kanunun emredici hükümlerine aykırı bir durumu ortaya çıkarması durumudur.

örnek verecek olursak; çemişgezek belediyespor'un başına akli dengesi yerinde olmayan bir başkan getiriliyor. bu başkan önüne geleni transfer ediyor. mukavele imzalıyor ve mutlak butlan burada devreye giriyor, akıl yoksa mukavele de yok diyerekten işlemi geçersiz kılıyor.
devamını gör...

toplumda bulunan çok gıcık olduğum davranış*.bak güzel kardeşim bir sürü inançsızlık çeşidi var.kısaca özetlemek gerekirse:

ateizm: tanrı yoktur. dolayısı ile dinler de yalandır.
deizm:tanrı vardır fakat dinler yalandır.
agnostisizm: tanrının varlığı insan tarafından bilinemez.
panteizm: evrenin kendisi tanrıdır.
apateizm: tanrı var ya da yok çok ta nickimde!

daha var ama bunları bilsen yeter. hepsinin ortak yönü cehennemde yanacak olması.*

(bkz: ateşimiz bol olsun)
devamını gör...

hissizlik.
devamını gör...

huzur. gerisini, her şeyi becermekte üstüne olmayan kadın yapar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1940; bir alman askeri, silah arkadaşının sigarasını "lav silahı" ile yakarken.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görsel kaynağı
devamını gör...

bir marshall curry kısa filmidir. filmin adı the neighbour’s window’dur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yirmi dakikalık bu film uzun metraj bir film tadındadır. kısa film en iyi kısa film oscar’ını da kazanmış ve bence hal etmiştir de.

filmi izlerken aklımda hep kafka vardı. sanırım aklımda hep kafka var. ne izlesem, ne okusam kafka’ya yoruyorum. birçok eserinde pencerelerden bahseder kafka ve kafkaya göre pencere dünya ile ilişki kurabilmek için en güzel, en doğru yöntemdir. içeri girmek ya da dışarı çıkmak mümkün değildir ama insan kendini bir şekilde hem dışarıda hem içeride hissedebilir. dokunulmaz bir gözlemcilik halidir pencere.

ama kafkaya değil marshall curry’ye katıldığım bir durum da var. pencereden bakmak aldatıcı olabilir. hele de başka insanların hayatını izliyorsak.

sahip olduğumuz şeylerle sahip olmak istediklerimizi çarpıştırmak kendimize haksızlık yapmanın en kolay yoludur. çağımızın hastalığı özenmektir, imrenmektir belki de.

asla unutulmaması gereken bir şey var pencereden bakarken. siz pencere kenarında oturup birilerini izlerken başka bir pencere kenarında oturan birileri de sizi izliyor olabilir. her an tetikte olun.

the neighbour’s window
devamını gör...

sarah moss kitabıdır.

hangi ülkede yaşadığınızın pek bir önemi yok aslında; dünyanın en medeni ülkesinin refah içinde yaşayan bir bireyi de olabilirsiniz, az gelişmiş bir ülkede yaşayan fakir bir işçi ailesinin bir ferdi de. sorun yaşadığınız ülkede değil, sorun insan olmayı içine sindirememekte. güçlü zayıfı ezer şiarını kabul edersek eğer, zulmün evde başlaması da kaçınılmaz olur. dünyanın her bir noktasında aile içi şiddet bir utanç halkası olarak insanların boynunda asılı duruyor.

hangi çağda yaşadığınız da önemini yitirir bu konuda ister doğrudan demokrasi uygulayan antik yunan’da, ister engizisyon ateşiyle kavrulan avrupa’nın utanç dolu orta çağında, ister sonsuz boşluğa yol almaya heveslendiğimiz uzay çağında. sorun hangi medeniyet basamağında olduğumuz değil. sorun, şiddetin herhangi bir anlaşmazlığı çözemeyeceğini anlayacak bilinç düzeyine ulaşamamamızda. aile ise şiddetin beşiği olduysa eğer, kaybedilmiş çok şeyin yasını tutmamız gerekecek.

sarah moss bir demir çağı simülasyonu içinde aile içi şiddete tanık olmamızı sağlayacak bir roman yazmış bizim için. bize de okuyup demir çağından bu yana bir arpa boyu yol alamadığımızı görmek kalmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim