devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rol yapamayanlar için ne büyük sıkıntıdır, kendini ifade edemezsin huzursuz enerjini etrafa yayarsın öylece zamanı tamamlayıp kurtulmayı beklersin.
devamını gör...

ak partinin açılımı eğer "aşağılık kompleksi partisi" olsa ancak bu kadar cuk otururdu.

adamlara hiçbir laf söylemesen bile "nefes alıp bize bişey mi ima ediyorsun?" diye ayağa kalkarlar. sorsan her şey bunlara karşı.
aklıma geldi yazayım dedim.*
devamını gör...

okulun daimi bayraktarı olduğumu. bayrak tutmaktan kas yaptığımı hatırlatır* *
devamını gör...

"dürümünüz nasıl olsun efendim?" sorusunu bana hatırlatan başlık.*ebeveyn olunca çocuğum benim istediğim gibi biri olsun diye diretince her şey daha da kötü oluyor. öncelikle ebeveyni tarafından yargısız kabul ve koşulsuz sevgi ile beslenen çocuk, zaten iyi biri olacaktır.
devamını gör...

yaptığımız ve yanlış olduğunu bildiğimiz her davranış için zihnimiz kılıf uydurur. aslında yapman gereken bir şeymiş gibi gösterir.
örnek verecek olursak torpille bir yerlere gelmiş bir kişiye bunu söylerseniz yüksek olasılıkla bu duruma kendinin de maruz kaldığını, zamanında onun da mağdur olduğunu falan söyleyecektir. yani mağdur olması ona bu hakkı tanımıştır(!)
ya da sigara içen bir bireye bunun zararlı olduğunu söylerseniz"amaan hepimiz öleceğiz, bir tanıdığım günde 3 paket içerdi 90 yaşını buldu, içince rahatlyorum" gibi bahaneler öne sürecektir. bu durum yanlış olduğunu bildiği ama yapmaya devam ettiği şeyler için zihninin uydurduğu kılıflardan ibarettir. bilişsel çelişkiye düşmemek için kendini inandırdığı düşüncelerdir.
(bkz: bilişsel çelişki)
devamını gör...

tarihte efsane olarak nitelendirilen üç samuraydan birisidir. kılıç üstatlığının yanı sıra ok kullanma konusunda da inanılmaz yetenekliydi. hatta tametomo ok ve yay kullanma konusunda samurayların en büyük efsanesi olarak kabul ediliyordu.

anlatılanlara göre tametomo sol kolu sağ kolundan 15 cm uzun doğmuştu. bu sayede yayı daha geriye çekerek oku daha güçlü bir biçimde çok uzaklara gönderebiliyordu.

1170 yılındaki savaş sırasında sol kolundaki tendonların hasar görmesi sonucunda bir daha ok atmaz hale geldi. aynı zamanda yenilen tarafta bulunmasından mütevellit esir edildi.

esareti kabul etmedi ve seppuku yaparak yaşamına son verdi. bu kararı onun buşido'ya ne kadar bağlı olduğunu göstermektedir.

bir diğer samuray efsanesi için (bkz: miyamoto musashi)
devamını gör...

turpun içini oyacağız, o oyulan kısma bal ekleyeceğiz, akşamdan eklediğimiz bal sabaha kadar o turpun içinde duracak. sabah bir yemek kaşığı içeceğiz, öksürüğün çok veya az oluşuna göre sabah akşam içilebilir. işe yarıyor ve tadı rahatsız edici değildir.
devamını gör...

alaturka tuvaletler de kalma süresinin uzamasıyla.. başa gelen durum..
devamını gör...

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu güzel radyo programı boş geçemezdi! kaliteli şarap pahalı şarap demek değildir bir moldova chardonnay örneği. merak edenler için 50 tl bir fiyata sahip, asiditesi yüksek, tam bu yaz günlerinde soğuk bir aperitif cenevar!
devamını gör...

forrest gump.
devamını gör...

küçük paketlileri tedavülden kalkmış büyük paketi ise altı lira civarı olan yılların vazgeçilmezi proteinli muz aromalı bisküvi.
devamını gör...

felsefede deneyden önce olarak isimlendirilmiştir. a posteriorinin zıttı olan a priori, antik yunan felsefesinde skolastiklerce geliştirilmiş ve alman düşünür ımmanuel kantla önem kazanmıştır.
devamını gör...

budapeşte macaristan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tiyatro ve sinema gibi etkinliklerde bütün biletlerin satıldığını ifade eden tabirdir.
devamını gör...

iş görüşmesinde hep soruyorlar ya; kendinizi 5-10 yıl sonra nerede görüyorsunuz? ne bileyim; şirket kendini nerede görürse, orada oluruz herhalde demek istediğim dandik soru, geçiniz efendim.
devamını gör...

yukarıda belirtilen hiçbir tanımın köylü olmakla ilgisi yoktur. şehirde büyümüş, okumuş birçok insan da aynı hareketleri yapmaktadır.
ülkemizde birçok kişinin soyu köye dayanıyor. bu ayıp mı? neden bu sözcük bu kadar hakaretvari hale geldi? köylü olmak neden kötü olsun ki.
herkes köy peyniri, köy yumurtası görünce parasını sormadan daha sağlıklı diye almak istiyor. yıllarca şehirde yaşayan herkesin hayali bir gün sessiz sakin köye yerleşmek, doğayla ilgilenmek. yani bir köylünün hayatını yaşamak. gerçekten bir kez köye gidip o çektikleri çileyi gören kimse bu insanları aşağılayamaz.

mustafa kemal atatürk için köylü milletin efendisidir.
"türkiyenin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür."

sevgili modern şehirli yazarımız keşke köylü olsaydın. *
devamını gör...

bu ressamlardan biri de rembrandt'dır. o, incilde geçen kutsal sahneleri resmetmeyi çok severdi. bunda, latin okulunda aldığı incil derslerinin etkisini büyüktür. o yıllarda hollanda gibi sanatta altın yıllarını yaşayan bir ülkede daha küçük yaşta usta ressam olmayı başarabilmiş bir sanatçıdır. barok dönemi ressamlarındandır. rembrandt'ı daha iyi anlayabilmek için barok dönemi hakkında kısa bir bilgi vermem yerinde olacaktır. kelime anlamı " kusursuz inci" dir. bu dönemde yapılan inci kadar güzel eserlerin, kendinden önceki rönesans döneminde verilmiş olan eserlerden ne farkı vardı? en büyük fark şuydu. rönesans dönemindeki, özellikle rönesansın son dönemi olan yüksek rönesans eserlerinde mükemmellik söz konusuydu. belki de tüm dönemlerin en büyük sanatçısı olan leonardo da vinci ismini verdiğimde o mükemmellikten neyi kastettiğimi anlayacaksınız. o matematiği, dengeyi ve simetriği resimlerinde muazzam kullanabilmiş bir ressamdır. o zaman barok dönemi için şu söylenebilir. kusursuz güzellikteki resimlerin, matematik ve dengeden yoksun olarak yapılmaları. şimdi biz esas konumuza geri dönelim. hollanda'nın leiden kentinde doğan rembrandt'ın tam ismi rembrandt vab rijn'dir. hayatının büyük bir kısmını amsterdam şehrinde yaşamıştır. bu şehirde, benim de bizzat gördüğüm harika bir meydana onun ismi verilmiştir. rembrandt ayrıca gelmiş geçmiş en büyük ofort (asit yardımıyla yapılan bir çeşit gravür) sanatçılarından biriydi. resimlerinde ışığı, gölgeyi ve stili muazzam kullanmıştır. aynen van gogh gibi bolca kendi portresini yapmıştır. gece devriyesi, anatomi , aynadaki venüs bazı en önemli eserleridir. yaşamında büyük acılar çeken ressam amsterdam' da yalnız bir şekilde hayata veda ederek kimsesizler mezarlığına gömülmüştür.
şimdi gelelim, başlıkta adı geçen büyük ressama ait esere.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu eserde; rembrandt, isa'yı kucaklayan kişi olarak bizzat kendisini resmetmiştir. 1634 yılında yapılan resim 158 cm * 117 cm ölçülerindedir. sağda baygınlık geçiren mary'i bir grup kadın teselli ederken görülüyor. solda bazı kadınlar mezar bezi açıyorlar. insanların yüzlerindeki derin acı başarılı bir şekilde gösteriliyor.

isa'yı kucaklayan diğer ressamları bu başlık altında yazmaya devam edeceğim. sevgiyle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim