anormal hareket kontrolü veya postür* ile sonuçlanan bir merkezi sinir sistemi bozukluğudur. serebral kelime anlamıyla beyni, palsi ise kaslardaki kontrol eksikliğini belirtir. semptomları hafiften, çok ileri boyuta kadar olabilir.

serebral palsi olan çocuklardaki en mühim şey eğer yutma fonksiyonu etkilenirse, yiyecek ve içeceklerin nefes borusu aracılığyla akciğerlere kaçması olur.* bu durum ölümle sonuçlanır genellikle. buna dikkat edilmesi gerekir.

her 1000 canlı doğumdan 2,5 bebekte görülmekte. hastalığın nedeni olarak; prenatal*, perinatal* ve postnatal* dönemlerdeki meydana gelebilecek çeşitli komplikasyonlar gösterilmekte. örneğin; kordon dolanması, hipoksi*, kan zehirlenmesi, menenjit, çeşitli enfeksiyonlar, genetik hastalıklar, hipoglisemi ve baş travmaları..

hastalığın tarihçesinin milattan önceki dönemlere bile dayandığını görüyoruz. özellikle yazılı antik mısır, yunan ve ibranice eserlerde bahsedilmekte.

türkiye spastik çocuklar vakfı
devamını gör...

herkesin ilgisini çeken biryer vardır.o yıllarda bende de latin hayranlığı vardı,gerçi hala var..
devamını gör...

günaydın canım sözlüğüm..
devamını gör...

yemeğimi yaptım, şimdi de çamaşır ve bulaşık makinasının bitmesini bekleyip tatlı yapmaya geçeceğim. yıllarca annemi kınayıp tek kalınca annem oldum allah kahretsin böyle işi ya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni mi yeni radyo programı. tam vaktinde yetiştim. koşun koşun başlıyor*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gece yolda giderken karşıdan gelen aracın farlarının selektör yapması gibi, kedi de ben burdayım, dikkat et, çarpışmayalım diyerekten gözleri ile selektör yapıyor.
devamını gör...

saygılı, empati yapabilen, kendini geliştiren, yeri geldi mi birlikte saçmalayıp gülebildiğiniz insanlar olmalı. unutmayın siz etrafınızdaki beş kişinin ortalamasısınız. bu yüzden nasıl kişilerle arkadaş olunduğu çok önemli.
devamını gör...

göbeği 1 metre önden gidiyor haberi yok, ak çomar.

şöyle adamlar makam mevkii sahibi ülkede.

düzeniniz batsın, bir tarafınıza girsin.
devamını gör...

çok güzel haber. okullar açılınca çocuklarımızın yüzünde oluşacak bir tebessüm bile her şeye değer
devamını gör...

yaz gecesi kızartma kokularıyla dolan sokaklardan eve girmeyen,
televizyon denilen aleti anca 70 yılların ortalarında görmeye/tanımaya başlayan, eve televizyon alındığında telesafir denilen bir tanıma tanışan,
karaborsa nedir bilen, bakkallarda hemen hemen hiçbir şeyin satılmadığına şahit olan,
radyodan maç yayını dinleyen, başkasını da bilmeyen,
herkesin birbirinin çocuğuna sahip çıktığı, herkesin birbirini tanıdığı mahallelerde yaşayan,
orta/2. yarısında siyasi kimlik bunalımının ülkenin her yerinde ön plana çıktığını bilen,
eğer şanslıysa, tüpçülerden tüp bulup oflaya puflaya evine götüren,
makaralı teypleri, lambalı radyoları hatırlayan,
tüketim çılgınlığını bilmeyen ebeveynlere sahip olan,
oynayacak arsa bulan, deli gibi sokakta oyun oynayan,
biraz daha şanslı olanları bahçeli evler büyüyen,
üniversite/liseye giden abi/ablalarını "acaba eve sağ salim dönebilecek mi ?" kaygıları ile bekleyen anne babaya sahip olan,
bakkallardaki bisküvilerin kare / cam kapaklı kutularda satıldığını hatırlayan,
yazın hemen hemen her gece "yazlık" sinemalara giden, eve dönüş yolunda ya baba/abinin omzunda yarı uykulu, yarı mutlu sırıtan,
denizin tüm sahillerimizde temiz olduğunu bilen, denize girecek temiz yer aramayan,
pazar günleri radyodaki eğlence programlarını dinleyen,
"okul radyosu", radyo tiyatrosu" ile hayal gücünü geliştiren,
oyuncak namına eline ne geçerse onunla oynayan,
meşin topu ancak zengin çocuklarının elinde gören..

büyüyen;
ve sonrasında çirkinleşerek "büyük insan" olmanın ne kadar b.ktan olduğunu yaşayarak öğrenmektir.
devamını gör...

her gün istisnasız hıçkıran biri olarak söylüyorum, geçmiyor asla geçmiyor. su da içseniz nefesinizi de tutsanız geçmiyor. siz çabaladıkça daha çok devam ediyor resmen boşverin gitsin**.
devamını gör...

tatlı bir yöntem belirtiyorum.
hıçkırığı olan kişiyi kandırdınız. örneğin, sana bir kalemimi vermiştim hatırladın mı, onu rica ediyorum alabilir miyim? gibi. o bunu düşünür, siz ciddiyetinizi koruyunuz. hatta inandırınız onu buna, bir süre sonra hıçkırığı geçer.
(minik çocuklara, yumurta mı çaldın? diye sorarlar, miniğimiz çok inkar eder ve fark edersiniz ki o hıçkırık geçmiş. :)
devamını gör...

şarap içtik..
deliler gibi seviştik..
hep günah dediler..
günah dediğin benim günahım..
günahım benim sevabım sizin olsun..
beni sevabim kadar rahat bırakın..
devamını gör...

yanlışı doğrunun önüne geçmiş bir kelimedir. direkt yazdığımda yanlış yazmışım muammelesi görüyorum trajikomik bir durum oluyor.
devamını gör...

memleket gibiyim. edip cansever'in dediği gibi:
"gülemiyorsun ya, gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir
ne kadar benziyoruz türkiye'ye ahmet abi
"
devamını gör...

-9 derece eskişehir soğuğunda 50 derecede yanan kombinin bile kar etmediği evdir. ulan azcık allahın varsa ısınırsın.*
devamını gör...

... dönmezse zaten hiç senin olmamıştır. diye devam eden öğretimiz.
devamını gör...

uzaylıları bulalım hele dinlerini sonra sorarız be ya.
devamını gör...

aşağıda bıraktığım sözün sahibi; irlandalı ingiliz siyaset adamı, yazar, filozof.


“kötülüğün galip gelmesi için biricik şart, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.”
devamını gör...

toprağın altındaki solucan dahi bir şeyleri sürekli sorguluyor. taş değilsin ya. elbette sorgulamalı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim