gecelerce nafile ibadetten evla olan, yarattığı güzelliklere dalıp,
sadece yaratıcıyı düşünerek zaman geçirmektir.
şu deniz kestaneleri mesela.
bunu yaratan ne kadar daha güzelini verecek, bir o bilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tüm evin projesini mimar çizdi de balkonu grafikere mi çizdirdiler diye düşündüren başlık. analıktan mı kardeşim balkon?tabi ki evin bir parçası.
devamını gör...

yavuz çetin - yaşamak istemem
devamını gör...

"bilgisiz karanlıklarda solar giderim"
dizelerini yazan miko'nun şiirinin okunduğu yayındır. emeğinize sağlık sayın yazarımız.

yayın için de vaktini ayıran heeerkese teşekkürler teşekkürler. çizim yaparken 10 numara gidiyor*.


ekleme düzenlemesi: lütfen ama lütfen ozi'nin şarkısını pazarı pazartesiye bağlayan her gece marş olarak sözlük radyosunda çalalım. yapar mısın bu iyiliği bize gomercan?
devamını gör...

hangisi ?
devamını gör...

gerçeklerle yüzleşmekten korkmuyorum artık ben büyüdüm..
devamını gör...

(bkz: z kuşağı sözlükten uçurulsun) başlığına tepki olarak açılmış başlıktır.
kimse kismeyi uçurmasın buna gerçekten gerek varmı?
istemediğiniz, tanımaları hoşunuza gitmeyen, kişiliğini sevmediğiniz yazarları engelleyebilir. tanımlarını engelleyerek karşınıza çıkmasına engel olabilirsiniz. çözüm bu kadar basit.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o'nun tarifsiz güzel ela gözlerine baktığım an.
devamını gör...

fala inanma, fazlsızda kalma demişler. ona benziyor biraz.
devamını gör...

az ama öz seven kişidir. yığınla arkadaş yerine ; dertleşecek, eğlenecek, tavla oynayacak, kahve yapacak her an anlaşabileceği tek tük insanları seviyordur. tek bir yakın arkadaşım var ve bu durumu seviyorum. ne demişler 10 tane 10 kuruş da 1 lira eder 2 tane 50 kuruş da...
devamını gör...

en basit tabiri ile divan şiirindeki kalıplaşmış sözlerdir.
şairler şiirlerini bu ortak mazmunlar ile oluşturduklarından şiirde anlatılan sevgili de tabiat da ortaktır.
şiirlerdeki farklılık ise bir mazmunun yeni bir biçimde kullanılması ile olmuştur. bu anlayış da söz ve anlam sanatlarına dayalı söyleyiş ustalığını sağlamıştır.
batı etkisindeki türk edebiyatı ile bu klişeleşmiş şiir anlayışı zamanla yıkılmış, kullanılmaz olmuştur.

tutî: papağan ya da sevgilinin sözleri
leb, dehan, dehen: dudak
yâr: sevgili
devamını gör...

ismini güney afrika cumhuriyeti'nin başkentinen alan tuhaf görünümlü bir kurbağa türü. cape yağmur kurbağası, brevicipitidae familyasına aittir. bu kurbağalar 45mm uzunluğa kadar ulaşabilir. puslu ve nemli koşullarda görülür.

bu hayvanlar solucanlarla ve küçük böceklerle beslenir. kalın ve güçlü bacakları vardır. bu sayede toprağı kazar ve kendisini gömer. ancak yüzemezler ve suya konulunca boğulurlar.

ınternational union for conservation of nature(dünya doğa ve doğal kaynakları koruma birliği) tarafından tehlikeli türler arasında alınan bu hayvanlar, kentsel yayılma ve tarımı da tehdit eder.
kaynak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayın ömürhanım aslında sözüm size değil ve şimdi söyleyeceklerimi de kötü bir niyetle yazmak istemiyorum ama naçizane fikrimi paylaşmak isterim.

ekşi sözlükte düşük şiddetli depremleri yazarlar sansasyon yaratmak amacıyla paylaşıyorlar, paylaşıyorlardı. ve dediğim gibi amacınızın bu olmadığının farkındayım. ama ben böyle bir başlığı görünce okuyana kadar korktum. özellikte daha düşük şiddetli depremlerde başlık dilinin daha hassas seçilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. niyet iyi olsun kötü olsun ki tekrar ediyorum niyetinizin kötü olmadığını anlayabiliyorum.
devamını gör...

destek verdiğim kampanya. elimde telefonla öylece oturmak sıkmaya başlamıştı zaten.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dört bölümden oluşan kitabın ilk bölümünün ismi ihsan'dır. ihsan, mümtaz'ın ağabeyi, amcasının oğludur. bu bölümde mümtaz karakterinin ayaklarını bastığı yer anlatılır. mümtaz'ı bu güne getiren arka plan göz önüne serilir. anlatıcı bu bölümde mümtaz ile arasında bir cam yerleştirmiştir ve bu camın ilerleyen bölümlerde gittikçe inceldiğini ve "o'nun" "biz" olduğunu hiddetli anlarda görmek mümkündür. fakat şimdilik anlatıcı ile mümtaz bütünleşik olamaz. asli görevi mümtaz'ın gerçeklerini anlatmaktır. diğer karakterlerin neden ve nasıl'ını anlamak için de bu bölüm önemlidir. mümtaz'ın düşünce dünyasını bu bölümde anlatır. geçmiş ve gelecek arasında bir sarkaçtır huzur. "ilk defa doğuracak bir kedi yavrusunun sancılı telaşıyla * , okunur bu bölüm. pek çok şey insan'ın rahatsızlığı etrafında çerçevelenir. toplumsal meselelere giriş niteliğinde bir altyapı oluşturulur.

ikinci bölüm nuran'dır. "bu, dünyanın en basit, adeta bir cebir muadelesini hatırlatacak kadar basit bir aşk hikayesidir." cümlesiyle başlar ikinci bölüm. tanpınar'ın musiki bilgisini gözler önüne serer, bir kilim gibi dokur tanpınar romanında musikiyi. insan ilişkilerini özenle inceler. tabiatımızın anlatmaktan yoksun olunan yönlerini su akar yolunu bulur misali anlatır. tanpınar'ın betimlemelerinin zirveye ulaştığı nokta benim için insan ilişkileri ve insan doğası hususundadır. bir nakış gibi. tanpınar bunu nasıl yapıyorsa okuduğum her eserinde hayret ederim. insan ilişkilerini de memleket meselelerini de bu bölümde okuyucunun zihninde yapılandırmaya başlar. dostları ile bir masa etrafında tartışmaya giren mümtaz, günümüzün memleket problemlerine sığlığını gösterir. a, b, c partilerini tartışmanın çok ötesindedir bu tartışma. insan ilişkileri konusundaki betimlemeleri sırlı bir kalem gibidir. tanpınar'ın dili başka bir evren. dili günümüz insanının da yazarı ve hata entelektüel kimliğinin de ne denli fakir bir biçimde kullandığı tanpınar'ın tek cümlesiyle bir fotoğrafa dönüşür. büyük küçük yok diyor tanpınar, her şey ve herkes var.

bu her şeyin ve herkesin mekan edindiği istanbul, bir çağlayan gibi akıyor bu esere. bazen mekan insanla bazen de insan mekan ile var oluyor. nuran hayaletinde kadını anlatıyor tanpınar. bir kadının hayatını çoğu zaman nasıl kendi seçimlerine aykırı şekillendirdiğini gösteriyor nuran. eski kocası ve kendi hayatı göz önüne alındığında bu adaletsizlik daha da belirgin hale geliyor. nuran aydın bir kadın olmasına rağmen, kendi hayatının iplerini tutuyor olmasına rağmen yılıyor. nuran, nuran'ı değil nuran olmamayı gösteriyor. bunun yanında önemsiz veya sevimli bir adam olan suat'ın mümtaz için nasıl korkunç bir adama dönüştüğünü görürüz. mümtaz tereddütleriyle, iç sıkıntısıyla o kadar meşguldür ki aşkının yerini bu tereddütleri almaktadır.

üçüncü bölüm suat'tır, mümtaz bu bölümün başlangıcında tereddütlerinin yersizliğiyle rahatlar. umduğu nuran'a ve "huzur"a kavuşmasına ramak kalmıştır. romanın ismi olan huzur sözcüğünün ne kadar kıt kullanïldığı, adeta harcanmaktan sakınıldığı dikkate değer olsa benim için bunun bir adım fazlası romanda dikkatimi çeken tek huzur sözcüğüdür. anlatıcı mümtaz'ın hayatında öyle bir çaba huzur'u eklemiştir ki bu dikkat ve ihtimam insanı çarpar. oysa defalarca tadarız bu huzuru. nuran mümtaz'ın kollarında veya ağaçların ismini sayarken kokusu gelir. hayır, tanpınar huzur'u bu biçimde konumlandırmıştır. huzur, hakiki huzur yalnız o anadır veya o andan sonra başlar huzur'un yokluğu. mümtaz aldığı kararı, bu sert duvarı tek bir cümleyle ifade eder. oysacbiz günlerce senin nuran'a dair şüphelerini, heyecanlarını paylaşmadık mı mümtaz?

tanpınar'ın zamanla ilişkisi bir acayiptir. bu bölümde de en sıradan görünen anların içine zamanla ilgili ipuçları bırakmıştır. ikinci bölümde olduğu gibi yine yaşam, zaman, ölüm konuları iç içe geçmiş durumdadır. mümtaz'ın, zamanla bir derdi vardır. bu derdin tek sahibinin mümtaz olmadığı ise gün gibi ortadadır. ses, musiki, an! yine de bu bölüm için bunları söylemekle yetinmek esere büyük bir haksızlık. üstelik bu yalnız bu bölüme has değil. insan tanpınar okumadan kendine ve insana nasıl yaklaşabilir şaşarım bazen. suat ile mümtaz'ın karşı karşıya geldiği bu bölümde benim için bir iç muhasebedir. mümtaz ve suat taban tabana iki zıt karakter ve yaşam adamıdır. ne yazık ki suat, nuran ve mümtaz'ın ayrılığını ölümüyle sağlayacak ve geride bir mektup bırakacaktır.

dördüncü bölüm ise nihayet mümtaz'dır. bize suat'ın mektubundan bir bölümden bahsedildiğinde suat'ın hayaletinin mümtaz'ın yakasına yapıştığı ve bırakamadığı anlaşılır. koskoca bir an içinde geçen zaman, ihsan'ın yatağı başında oturur. artık türkiye değil, dünyadır mesele. suat bir hayalettir mümtaz'ın yanında. bir zihinde yaşadığı için artık daima güzel kalacaktır, zihinde yaşayanlar bu biçimde kalırlar.
devamını gör...

chevrolet ve opel'in beraber geliştirdiği c segmenti otomobil. ((gbkz: opel astra) ile aynı altyapıya sahip) ülkemizde 1.6 atmosferik benzinli, 1.4 turbo ve 2.0 turbo dizel motorlarıyla satıldı. chevrolet avrupa pazarından çekildiği için insanlar parça bulmakta zorlanırız diye korkuyorlar ama opel servisleri ve opel tamircileri bu arabaları çok iyi bilir. bu arabada kullanılan her motor opel modellerinde de kullanılmıştır. 1.6 benzinli motoru bu araç için hantal ama 1.4 turbo ve 2.0 turbo dizel motoru çok iyi. 1.4 turbo ve 1.6 benzinli motorların bazı kronik sorunları var ama bütün sorunların çözümü en fazla 5 bin tl tutar. ayrıca 1.6 motorunun 115 ve 124 beygirlik iki farklı seçeneği bulunmaktadır. hatchback modelinin yol tutuşu biraz daha iyi olmakla beraber bu araç neredeyse astra j kasanın birebir aynısıdır. chevrolet modelleri ülkemizde tutmamasına rağmen bu araç zamanında çok satmıştır bundan dolayı ikinci el piyasası zannettiğiniz kadar yavaş değildir. ayrica 1.6 benzinli motorunu lpg ile kullanmak isterseniz subapları çelik subap ile değiştirmeniz daha sağlıklı olacaktır. araç ile ilgili sorularınız olursa mesaj yazabilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rusça bir sözcüktür. her şey normalken hiç sorun yokken, nedensiz yere hissedilen üzüntü, burukluk, ruh sızısı anlamına gelmektedir.

-zaman zaman yaşadığımız ve nedenini bilemediğimiz durumdur aslında. ne kadar ruhumuz yorulduysa o kadar korkar olduk mutlu olmaya.
devamını gör...

ilim irfan yuvası kafa sözlük'ün kulaktan kulağa yayılmasında etkili olabilecek anarşik hareket. usulca kıza doğru yanaşılır önce. en uygun anda da kulağına doğru eğilip kafa sözlük denilmek suretiyle görev tamamlanır. bağırmak yok ama, fısıldıyoruz.
devamını gör...

dünyamız, tecrübe etmeye bir ömrün yetmeyeceği kadar güzellikler ile bezenmiştir ve hayat ise yaşamaya doyamayacağımız kadar haz ile doludur.

bir insan ömrü ortalama 70 yıl diyebilir miyiz. peki ya 100 olsa*

4,5 milyar yıldan fazla süre önce oluşmuş dünyada 100 yıl nedir ki. kim bilir ne hikayeler unutuldu 4,5 milyar yılda.

bize verilen bu süre içerisinde bir de zorluklar var tabi. ağıza alınmayacak kötülükler, uykularınızı kaçıracak vahşetler. bunlar da var dünya üzerinde.

bir de bizler varız. bir koşuşturma içinde kayıp ederiz zaten sayılı olan günlerimizi. ve sadece izliyoruz hayatı. fakat yaşamıyoruz. bahsettiğim o hazları tecrübe edenlerin hayatlarını izliyoruz ve yine bahsettiğim o vahşetin bizlerden uzak olması için dualar ediyoruz. çoğu zamanda elimizdekiler için şükür ediyoruz.

peki nedir elimizdekiler,

aklımızın erdiği yaşta henüz daha çok ufakken ölüm ile tanışıyoruz. sevdiğimiz herkesin öleceği gerçeği ile yaşıyoruz. değer verdiğimiz her şeyin biteceğini bile bile yaşıyoruz. ve hala kayıp edeceğimizi bile bile yeni insanlar sevmeye devam ediyoruz. biteceğini bile bile değer vermeye devam ediyoruz.

işte elimizdekiler bunlar, takvimin sayfaları gibi kopup giden günler ve kayıp olup gidecek değerler. yanı kısaca üzüntüler var elimizde, özlemler ve hüzünler.

belki ilk cümlelerde anlatılan haz dolu dünyayı yaşayan azınlığın arasında olunsa keyifli olabilir hayat. sınırsız imkanlar ve değer vermeden yaşanan bir hayat. kişinin kendinden başka kayıp edecek hiç bir şeyinin olmaması.

fakat sayılı günlerini henüz kendinin bile anlam veremediği bir koşuşturmaca da sadece hayatta kalabilmek için geçiren insanlar, hayatı yaşamak yerine yaşayanları izleyen insanlar, kayıp edeceğini, biteceğini bile bile seven insanlar için böyle bir şey dilemek belki de çok olağan dışı olmazdı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim