1881 yılında temeli atılan okul. o zamandan beridir de klasik lise olarak eğitim veriyor. 15 ve 19. yüzyıllarda birçok rum patrik ve despotu, eflak ve boğdan voyvodaları yetiştiren okul, cumhuriyet'in ilanından sonra fener rum erkek lisesi ismini almış. bugünkü geliri rum cemaatinin taşınmazlarından karşılanan kiralar ve zenginlerin hibeleri ile karşılanıyor.
3 bin metrekare civarında bir alana sahip olan okul 19. yüzyıl eklektik mimari tarzının izlerini taşıyor. mimarı da konstantinos dimadis isimli istanbullu bir rum. cepheye rengini veren kırmızı marsilya tuğlası ve granit taşı ile inşa edilen tarihi okulun mimari planlaması simetrik bir düzene oturtulmuş. antisismik özelliği sayesinde de geçmişte yaşanan depremlerden zarar görmeden ayakta kalabilmiş. halk arasında kırmızı okul diye de bilinen bina, adeta harry potter büyücülük okulu havası ve heybeti taşıyor. binanın dış yüzeyinde geometrik kıvrımlı meander motifleri, iç yüzeyi de süslerken, antik dönemlerden bu yana zeka timsali olarak bilinen baykuş motifi de tören salonu kısmındaki kabartmaları süslüyor. fener semtinden gökyüzüne uzanan o kırmızı şato, asırlar boyunca istanbul'da varlığını devam ettiriyor.
devamını gör...

yarın sabaha kadar yazmam gereken iki haftalık süreç raporları ve devam çizelgeleriyle birlikte mal gibi katıldığım başlık.

önemli işleri son dakikaya bırakanlar terör örgütünün elebaşı olarak, yemeğimi yedikten sonra lütfedip yazıcam içine sıçtığımın raprunu inş.
devamını gör...

yakın arkadasla buluşma planı yaparken karşı tarafın seninle aynı heyecanı mutluluğu taşıdığını görmek. en son 2 gün önce bulusmus olsanız da bir sonraki bulusmada sizi görmek sizinle zaman geçirmek eğlenmek için can atması.
hayatında böyle bir arkadaşının olması.
(bkz: o kendini biliyor)
devamını gör...

her yok oluş bir var oluştur.
devamını gör...

bu tip adamlar için çok şey söylenebilir de , ben sadece şunu dile getirmek isterim.

bunlar ne iş yaparlar , hangi toplumsal sosyal olayda varlar , kime ne faydaları olur , kimdir bunlar ?

( sadece dini motifleri kullanarak toplumun geri kalmış kesimini etkileri altına alıp, küçük rüşvetlerle yandaş toplamaları dışında. )
devamını gör...

"bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz
biçim veremediğimiz şeylerin
biçimini alıyoruz."

şükrü erbaş, 1982
devamını gör...

umutları elinden alınmış ve alınmaya devam eden insandır. herkesin anlayamayacağı bir insandır.
devamını gör...

rehinelerin, kendilerini esir alanların duygularını anlama noktasına gelmeleri ve kendisini rehin alan kişilerle geçirdikleri sürenin sonunda onlara yardımcı olmaya başlaması ve nihai olarak da onlarla özdeşim kurmalarına stockholm sendromu denmektedir. bu sendromun anlamını genişleterek insanın kendisini zora sokan, üzen koşulları benimsemesi, savunması ve bu koşulları yaratan nedenleri görmemesi, ezenin yanında yer alması olarak da tanımlayabiliriz.
devamını gör...

depresif bir anımda bana resmen online güç sağlayıcısı olmuş, sözlüğün değerli yazarıdır. takip edilmesi gerekir. burada hep var olmasını ve değerli tanımlarını hep bizlere sunmasını diliyorum. teşekkürler, değerli insan.!*
devamını gör...

80 darbesi , kıbrıs harekatı , gölcük depremi.
devamını gör...

iyi yemek yaptığım söylenir. evde ev yemeği yenir, mantığındayım.
dolayısıyla haftada 3 gün yemek yaparım.
10 seneden fazla da profesyonel olarak çalışmıştım. faydasını görüyorum şimdi.
devamını gör...

artık eski sevgilidir. fenerbahçe yi hiçbir karşı cinse değişmem. küme de düşsek, kulüp kapansa da sonsuza dek fenerbahçe...
devamını gör...

yaşattığını yaşamadan ölme.
devamını gör...

hem izliyor hem dinliyorum.. söyleyen sağolsun şekerimi yükseltiyor.
devamını gör...

çok güzel ifade edilmiş bir açıklama. yeni isim üzerinde çok durulduğunu ben de düşünmüyorum.

sanki moderasyon ve yönetim arasında istişare edilmiş, yazarlara danışma gereği duyulmadan oldu bittiye getirilmiş gibi.

cidden söylüyorum portakal sözlük bu isimden daha ön plana çıkardı. bizi çok etkilemez ama dışarıdan gelen için çok çekici bir isim değil, jenerik isim de değil.

üzgünüm yoldaş ama bu sefer haklılar. seni de anlıyoruz, hedeflerin var ama bu isim resmen kendi hedefini baltalamak gibi olmuş. zamanla göreceğiz bu ismin sözlüğe artışını ve eksisini.

biz yazarız en fazla yazarız ama burası senin için bir eser, bir emek ve başarıya gidecek bir yol olacak.

gün gelecek ne kadar karşı koysan da buranın üzerinden kazanç elde edeceksin. reklamsız sözlük dedin ama zaten çok üzerinde durmadık bir gün alacaktın. o gün bu isimle geldi. reklam alacağız dediğinde bunu da doğal karşıladık. sonuçta burası tabiri caizse hayrına açılmış bir oluşum değil.

umarım biz yazarlarını anlar ve önemser, bu konuda bizi mutlu edecek bir yeniliğe gidersin.

biz, ilk günden beri olduğu gibi hep sözlükçe yanındayız.
devamını gör...

teoman abinin veremediği tavsiyedir.
'dibe vurduysan ya da hâlâ düşüyorsan' der ama devamını getiremez.
tabii getiremez, getirecek olsa o satırları yazmazdı zaten.
getirecek olsa rüzgar gülüyle konuşmazdı.
eyvallah reis.

neyse güneş doğdu.
gün doğmadan neler doğar demişler.
umut fakirin ekmeği demişler.
hani nerde o sözlerin sahipleri?
yaranıza tuz basabilirler mi?
eşek cennetinde olsalar bi fatiha okur muyum onlara?
vallahi umrumda değiller!
canları cehenneme onların.
bâki olan ruh değil mi?
istediğim gibi sallarım.

kafamdaki seslerden bu seferlik bu kadar bir sonraki tanımda görüşmek üzere.
iyi sabahlar ankara!
devamını gör...

ya bununla nasıl görüyorsunuz gibi iq düşüren cümleler duymak.
devamını gör...

pepe çizgi filminde bebee’nin söylediği şarkı.

sözlerini aşağıya bırakıyorum. kimsenin kalbini kırmayın lütfen, acıyor sonra.


kalbim kırıldı kalbim kırıldı.
pepe bana hiç inanmadı.
oysa istemeden kırmıştık birbirimizi
ama o hiç sevmiyor artık beni
devamını gör...

alp dağları'nın yüksek mi yüksek kesimlerinde nazlı nazlı yetişen ve kokusunun şeker ile balın karışımına benzetildiği çiçek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hayli nadir görülen bir çiçektir. bulana şans, mutluluk getireceğine inanılır. çiçeğin ismini kelime kelime ayırırsak; edel soylu, weiss ise beyaz anlamına gelir ve türkçe anlamı "değerli, kıymetli beyaz'dır. taç yapraklarının boyutu yaklaşık üç-beş santimetredir ve sekiz tane kadar küçük beyaz yapraktan oluşur. latince ismi leontopodium alpinum olan çiçeğin bilinen otuza yakın çeşidi var. nadir bir bitki türü olduğunda artık koruma altına alınmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

efsanelerden birine göre;
"alp dağları'nın görkemle parladığı bir gece, dağ tanrısı, öfkesinden yeri göğü inletmiş. öyle çok sinirlenmiş, öyle çok bağırmış ki; gökyüzündeki yıldızlardan, dağlara kadar birçok canlı korkuyla titremeye başlamış. en sonunda alp dağları çatlamış ve gökyüzünden korkuyla kopup düşen yıldızlar bu çatlakların içerisine düşüvermiş. dağ tanrısı'nın karısı bu duruma çok üzülmüş, ağlamış. o ağladıkça gözyaşları yıldızların üzerine düşmüş. düştüğü yerde de hepsi göz alıcı ihtişamdaki birer çiçeğe dönüşmüş."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca 1907 yılından beri avusturya imparatorluğu'na bağlı birliklerin sembolü haline gelmiştir.
devamını gör...

birkaç tane ekstra örnekle öğretmenler hakkında algı yaratan başlıklardan biri. senede 40 bin kitap satan bir öğretmen ülkede var mıdır sanmıyorum. her branş özel ders falan da vermiyor. ek ders alamayan öğretmenler de var. umarım öğretmen olursun dediğim başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim