bir uçurum gibi düşerim gözlerinden, gözlerin beni tutamaz.
devamını gör...

thanos'un fikrini dünyamıza uyarlayınca açığa çıkan durumdur.

insanlar hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor.
umarsızca bencilce. etrafındaki her iki kişiden biri yok olsa, aslında bu dünyada kimseyi kırmaya gerek olmadığını, herkesin bir gün aynı şekilde yok olacağını anlayacak insanlık.

üstüne üstlük dünyadaki kaynaklar daha rahat bir şekilde kullanılacak. eğer adil bir şekilde olursa, yani gerçekten rastgele bir şekilde her iki kişiden biri yok olursa, kimseye haksızlık da olmayacak. ve belki kurulan sömürü düzenini yenmek için sömürülen insanların eline fırsat geçecektir.

bugün elimde eldiven olsa bunu yapar mıydım sorusunu düşündüm. yapmamak için bir sürü sebep var. geride kalacaklar için sevdikleri insanlar olmadan yaşamanın acısı çok derin olur. ve hayatı için savaş vermiş insanların elinden hayatı da pat diye almak yine çok acı. ama bir yandan düşününce bazı değişimler için büyük bedeller ödenmelidir. bilemiyorum. o güce sahip olmadan kimse ne yapacağını tam olarak bilemez galiba.
devamını gör...

öyle bir dizidir ki bittikten sonra veliaht bırakmıştır.
(bkz: better call saul)
devamını gör...

normâlde utanılmaması gereken, fakat istemsizce utanç duyduğumuz ilginç durumlardır.

birkaç örnek vermek isterim;
1. dışarıda biriyle vedalaştıktan sonra aynı yöne gidiyor olmak.
2. bir alışveriş merkezi, market, mağaza vs gibi yerlerde bir süre dolaştıktan sonra hiçbir şey almadan çıkmak.
3. fiyatı sorulan bir ürün pahalı geldiğinde ne diyeceğini bilememek.
4. kendi arabasından daha modelli bir arabayı sollamak.
5. misafir olarak gidilen bir evde tuvalete girmek.
6. sevilen küçük bir çocuğun durduk yerde canınızı yakması (üzerinize bir şey dökmesi, tokat atması vs) genellikle misafir ya da akraba çocukları olur bunlar. hem utançtan hem de ayıp olur diyerekten sesinizi çıkaramazsınız.
7. misafir olarak gidilen evde yanlışlıkla birşeyler kırıp dökmek.
devamını gör...


şimdi yoksun
seni düsünebilirim artık
tutar ellerini öperim uzun uzun
kimseler ayıplayamaz beni
yokluğunda seni nasıl sevdiğimi anlayamazlar
işte gözlerin işte dudakların
senin olan ne varsa karşımda duruyor
ayaklarını dilediğim yere götürebiliyorum artık
sevdiğim şarkılari söyletiyorum dudaklarına
ve hoyrat ellerimle seni
her gün biraz daha güzelleştiriyorum
bütün resimler sana benziyor hayret

bütün aynalarda sen varsın
nereye gitsem peşimden geliyorsun
simdi sigarasın dudaklarımda
biraz sonra beyaz bir kağıt
ve akşam içtigim bir kadeh içki olacaksın
kimse yokluğunda bunca sevilmedi
kimse yokluğunda ilahlaşmadı bu kadar
saçların böyle daha güzel
sen daha güzelsin
gelecek mutlu günlerin ışığında
her şey daha güzel

ne var ki ayrılığın adı kötüye çıkmış
yoksa bin yıl daha yaşamak isterdim
ve seni bin yıl daha
ayrılıklar içinde sevmek isterdim
ama biliyorsun nihayet ben de bir insanım
umutsuzluğa düştüğüm anlar oluyor
hiç gelmeyeceksin sanıyorum
o zaman kurşun gibi bir korku saplanıyor kalbime
katran gibi bir yalnızlık sarıyor içimi
yalnızlığımdan utanıyorum
beni sevmesen ölürdüm
beni sevmesen bir çakıl taşıydım simdi
beni sevmesen bir duvar gibi sağırdım
kördüm bir at kadar
ölümden acıydım ölümden beterdim
beni sevmesen
dünyayı bütün insanlara zindan ederdim

beni bu kadar saracak ne vardı
kanıma girecek
göz bebeklerime oturacak
bir sen fani gibi dudaklarımdan eksilmeyecek
ne vardı
hiç karşıma çıkmasaydın
bu kör olası gözler görmeseydi seni
ne vardı güzelligini bilmeseydim
bir dua gibi bellemeseydim adını
ne vardı bütün gece
gözlerimi tavana dikerek
seni düsünmeseydim
belki karşımda değilsin yanılıyorum

bu gözler senin gözlerin değil
aldatıyorlar beni
karanlığın gözleri olmalı bunlar
bana böylesine keder veren
gülmeyi, yasamayı haram eden
bir karanlığın gözleri olmalı
öyleyse sen hiçbir yerde yoksun
sana hiçbir zaman yaklaşamayacagım
yalan bu geçici sevinç, bu nur, bu ışık
bu karanlığın ortasında yanan alev gözler
bu kadeh içki gibi aydinlik
ne dedimse inanma
seni degil kendimi anlatıyorum
sen istedigin kadar
varlığın ta kendisi ol
ölümsüzlüğün ta kendisi
ben günden güne yok olmaktaydım
bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana
anlıyor musun
gökyüzü güneş olsa
sensiz karanlıktayım
devamını gör...

her şeyde olduğu gibi yine benim bu erkek.
asla ama asla nikahlı olmadığım birini dokundurmam bedenime.
devamını gör...

yalnızlık her türlü kazanır.
devamını gör...

onlarda üzdüğüne göre herkes her şeyi yapabilir diyorsun , ve herkesten her şeyi bekliyorsun.
devamını gör...

olabilir.
18 yıldır teyzeyim. kızkardeşim sağolsun. ben onu daha da önce teyze yapmıştım.
çocuklarımın boyumu aşan 20 yaşında arkadaşları bana teyze diyor.
ben aynı ben. *
nefes alıyorum, yemek yiyorum, geziyorum, sözlükte takılıyorum, dünya
dönüyor bana da, tamam mı teyzem* takılma sen böyle şeylere.
devamını gör...

özellikle su israfının ayyuka çıktığı dönemde kullanılması gereken bir yöntemdir. geri kalmışlıkla alakası yoktur. duşta kalma sürenizi de kısaltarak zaman kazandırır. ayrıca "su kesildi", "su soğudu" gibi ani problemlere iyi bir çözümdür. köpüklü kalmamak için yanınızda bulundurun.
devamını gör...

mahmut bir akşamüstü uykusu çek istersen!
devamını gör...

-sevmediklerimle özellikle akrabalarla karşılaşmak,isimlerini duymak.
-dürterek,çekiştirerek konuşma.
-gereksiz ve ayrıntılı sorulara maruz kalmak.
-sormadığım şahsın akıl verip iki kişi konuşurken araya girmesi.
devamını gör...

an itibarıyla eklenen buton. hayırlı uğurlu olsun.

engellediğiniz başlığı bir daha sol listede ya da benzer başlıklarda görmemenizi sağlar.

hali hazırda takip et/etme butonu vardı. bu yeni buton ile birlikte artık engelleme/takip etme özellikleri tek buton altına toplandı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: daha önce eklediğimiz yazarın başlıklarını engelleme butonundan farklı olarak tek bir başlığı engellemeye yarar.
devamını gör...

'90 çıkışlı warrant şarkısı. ablanın birine abayı yakıp o benim tatlış vişneli pastam olur efso lezzetli çok tatlış bi ablamızdır kendisi görsen koca adam halinle var ya ağlarsın ağlar diye sözler yazmışlardır.

devamını gör...

nefreti tanımlamadan işin içinden çıkılamaz. bence yüzleşmeden de olmaz. kırılma noktası olması lazım. gitsin herkes intikam alsın demiyorum. herkes kendi için bu kindarlıktan kurtulmalı diyorum. beyin sağlığını olumsuz etkileyen bir duygu bu. boşuna işgal ediyor seni. bağışla diyorlar, affet diyorlar ama dağ gibi büyüyen bir nefretten bahsediliyorsa çözüm değil. boş bir arazide bağırmak, hıçkıra hıçkıra ağlamak kısa vadede rahatlamak o kötü enerjiyi bir şekilde boşaltmak gerekli. sorunu kökten çözmek için düşünme şeklini değiştirmek gerekiyor.
sanırım nefret etmekten nefret ediyorum ama maalesef bende bu tuzağa düşüyorum. kötü olayları hafızamdan silemeyip, kişilere çok takılıyorum. sonra enerjimi böyle şeylere harcadığım için kendimden nefret ediyorum. ama kıyamam ben ona.* affederim hemen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

the walking dead evreninde yer alan ve çiftçilikle geçinen bir insan yerleşkesi. tepebaşı demektir. gregory döneminde kurtarıcılara haraç veren bir koloniyken başkan maggie döneminde alexandria ve oceanside ile birlikte kurtarıcıları yenmişlerdir. bir çok kuşatmaya ve saldırıya göğüs germesine rağmen fısıldayanların on binlerce zombilik ordularının saldırısına yenik düşmüş ve yok edilmiştir.

devamını gör...

ocak ayında bulsak bulsak yaşı bulurum. bir yaş daha ilave oglak burcuna . kesin bilgi değilse inanmaya gerek duymadığımdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

edit: yorum tutmuş. ayşe seni çok seviyorum.
devamını gör...

ilk iki sezonunu bir hafta gibi bir süreyle bitirdiğim 3. sezonu netflix’te yayınlanmış olan makyaj yarışması.

yarışma yüzlerce kişinin arasından seçilen 10 makyaj artistinin makyajlarını (adeta sanatlarını) gözler önüne seriyor. sanatlarını diyorum çünkü bu insanlar makyaj değil ciddi anlamda sanat yapıyorlar. makyaja ilgim yok, normalde sadece rimel kullanan bir insan olarak izlerken yüzümü tuval gibi boyamak istiyorum.

yarışmanın jürileri de hayatlarını makyaja adamış, birçok ünlü isimle ve moda haftalarında çalışmış olan dominic skinner ve val garland. artı olarak bu jürilere bölüm başı makyaj konseptine göre misafir jüri katılıyor. yarışmacılar 3 jüri tarafından değerlendirilerek elemeye kalıyorlar. her bölüm bir kişi eleniyor. izlemesi bu yönden de zevkli her bölüm heyecanla ve yapılan sanatı hayranlıkla izliyorsunuz. kazanan ne kazanıyor derseniz dünyanın en başarılı makyaj artistleri ile bir sözleşme imzalıyor.

kısacası makyaja ilgisi olmayan bir insanın bile sıkılmadan izleyebileceği görsel şölen olarak tanımlarsam yanlış olmaz sanırım. canınız sıkılıyorsa bir şans verebilirsiniz.

artı olarak jüri olan dominic’in 58 yaşında olduğunu öğrendiğim için şoktayım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim