hoppiri nay nay nooommmm, nayna ninna nooommmm!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sivas'ta ağzı salyalı cani yobazlarca katledilen büyük halk ozanı muhlis akarsu'ya ait muhteşem eser..
"nice muhlis akarsu'yu
yedin yine doymadın mı
karnı büyük koca dünya.."
devamını gör...

dışlanmak. sevilmemek.
devamını gör...

(bkz: avalist)
(bkz: ciranta)
(bkz: illetten mücerret)
(bkz: vefa şufa iştira)
söylerken kulağa çok hoş gelmiyor mu?
devamını gör...

mide rahatsızlığı.
devamını gör...

ergenlerin cirit attığı hikaye anlatma platformu.

kısa bir hikâye diyecek olursak: yeni okuluma kaydımı yaptırmış, ilk derste bir sıra bulmuş oturmuştum. o sırada serseri tipli biri geldi. yerine oturduğum için bana bunu ödeteceğini söyledi. berke’ymiş adı. sanırım aşık olmuştum. çıkışta kolumdan tuttu beni ve kendine çekti. onu çok istiyordum, seviştik.

elbette güzel hikâyeler de vardır ancak genel özeti yukarıda. ayrıca maalesef ki bunun için kesildiğini duysa ağacın hüngür hüngür ağlayacağı kitapların çıkma yerlerinden bir tanesidir.
devamını gör...

mutfağımızda sıklıkla kullanılan bir ekşi de koruk, ya da yöresel ağızla "goruk" ekşisidir. üzümün olgunlaşmamış hali oluyor. bazı üzüm bağları, koruk ekşisi için ayrılmıştır. salkımlar halinde toplanan koruklar, sıkılarak koruk ekşisine dönüştürülür.
devamını gör...

tam adı kedilere bulaşmayın : internette katil avı olan netflix yapımı belgeseldir.

kanadalı katil luka magnotta'nın nasıl bir manyak olduğunu anlatan 3 bölümden oluşan harika bir belgesel. izlerken çok keyif aldım. güzel bir belgesel güzel bir yapım olmuş.

belgesel 2019 yılında yayınlanıyor ve yönetmenliğini mark lewis üstleniyor.

izlerken acayip ürperdim. heyecanlanarak izledim. böyle bir olayın gerçekte yaşandığını hiç duymamıştım ve çok şaşırdım.
luka magnotta denen eleman internete kedi öldürüp video atıyor. bunu gören kesim internette grup kurup aramaya başlıyorlar. bu süreci gerçek kişilerle birlikte anlatmaya çalışmış bir yapım izliyoruz. tek eksik tarafı bazı kısımların gereksiz uzatılmasıydı. 2 bölüm olsa veya 2 saatlik bir tek bölüm olsaydı daha doyurucu olabilirmiş.

belgesel aslında bize sadece bir katili anlatmıyor sosyal medyanın yeri geldiğinde ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. günümüzde adaleti twitterdan bulduğumuz için izlerken üzüldüm. ve kediler için o kadar endişelenen araştırma yapan kişileri görünce dünyaya dair umutlarım çoğaldı.
belgeselde izlediğimiz her şeyin gerçek olması seyirciyi ürpertiyor. korktum küfür ettim falan bazı yerlerde insanın içi kaldırmıyor.
ayrıca hayvanlara işkence yapanların ceza almasının ne kadar gerekli olduğu anlatılmış.

insan psikolojisi ve travmalar güzel anlatılmış. seyirciye sorular sorulmuş. özellikle belgesel biterken son sorulan soru çok önemliydi.
ayrıca belgeselde bir türk var. kritik bir yerde bir türk ortaya çıkıyor. ilginçti.

gerçek olay olduğu için spoiler olduğunu düşünmüyorum. ama bazı yazdıklarımın inatla spoiler olduğunu düşünecek kişiler vardır. portakal atabilirler.
tavsiye edebileceğim güzel bir belgesel. tavsiye ederim.
devamını gör...

bence herkes kendi gibi olduğunda sanal dünya artık real oldu hatta hayatımızın büyük bir parçası. beni çok rahat çözebilirsiniz ama tavsiye etmem. smile
devamını gör...

atomda, valans bandından kopan ve akım taşıyarak maddeyi iletken hale getirecek elektronların bulunduğu bölge.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatım boyunca bıkmadan usanmadan yapabileceğim, zorluklarına göğüs gerebilecegim ve geçen zamana üzülmeden sonsuza kadar uğraşabilecegim (tabi iadesiz tek gidiş bileti kullanana kadar)* uğraşıya hala uzak mıyım acaba diyorum? yarım kalanlar ve tamamlananlara rağmen. tekrar ve tekrar...
denemek ve yanılmak. rahatsız etmemeli diyorum. diğer şeyler de öyle. sadece sevdiğim ve iyi yapabileceğime inandığım bir uğraş. ilgi alanlarım mercek altında.
devamını gör...

süt ile yenildiğinde baymayan, peyniri kaliteli olursa damak zevkini göklere çıkaracak tatlı.
devamını gör...

1900'lerin başlarından günümüze kadar uzanan kinetik sanat akımı, eserlerde hareketi yakalamayı, zamana ve mekana yayılıp belki de bunlardan üstün bir eser yaratmayı amaçlar.
bazı kaynaklar ilk kinetik eserleri seurat gibi post-izlenimcilerin verdiğini söylese de, modern anlamda ilk kinetik sanat eseri olarak marcel duchamp'ın bicycle wheel adlı eseri kabul edilir.
kinetik sanatın temelleri bu kadar erken atılmış olsa da 1955'e kadar tam anlamıyla bir akım olarak tanınmadı. 1955'te paris'teki denise rené galerisi'nde bir grup sergisi düzenlenmişti. bu sergideki odak noktası manifeste jaune* yayınıyla macar sanatçı victor vasarely olmuştu. bu manifesto le movement sergisi için özel olarak yayınlanmıştı ve günümüzde kinetik sanat akımının başlangıcı olarak görülür.

sanat eserine bakanı etkilemek için hareketin sunumuna dayanan resimler ve heykeller yaratırken, kinetik sanat akımı, hem zamana hem de mekana yayılan sanat eserleri sunan ilk hareketti. kinetik sanatçılar devrimci bir akımın öncüsü olmuştu. sadece sanatseverlerin yaşadığı deneyime tamamen yeni bir boyut kattığı için değil, aynı zamanda 1930'lardan bu yana modern entelektüel kültürü tanımlayan zaman ve mekânın ilişkisine duyulan yeni hayranlığı çok etkili bir şekilde ifade ettiği için de devrimciydi.


just as one can compose colors, or forms, so one can compose motions.
-alexander calder


kinetic construction (standing wave) by naum gabo
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

vega iii by victor vasarely
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


cysp 1 by nicolas schöffer
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kanımca tarihin gördüğü en büyük nihilist filozoflardan biridir. kendisine nietzsche’nin hocası denilerek haksızlık edildiği düşüncesindeyim. esasında bu tutumumun iki sebebi var;
1. sebep arthur her ne kadar nietzsche’yi etkilemiş olsa da onun fikirleri ile arasında dağlar kadar fark vardır. hatta nietzsche bir çok kitabında bu saygı duyduğu adama ağır eleştirilerde bulunur.
2. sebep ise nietzsche büyük bir filozof olsa da arthur schopenhauer’ı sadece onun hocası olarak tanımlamak arthur’un felsefiklik büyüklüğünü ve derinliğini aşağılamaktır.
onun felsefesine gelecek olursak aslında benim (bkz: nietzsche’nin nihilist olduğunun zannedilmesi) başlığına yazdığım tanımın insanın ikinci aşaması veya nihilist insan olarak tanımlanabilecek insan hakkındaki kısmına bakabilirsiniz. ancak onun felsefik derinliği bunun ötesinde hiç beklenmedik bir yere taaa hindistan’a kadar uzanıyor. bu aslında bir tesadüf değil. hindu felsefesi yaşamı insana verilmiş bir ceza olarak görür. buna göre hayatını düzgün geçirmeyen her varlık sonsuza kadar yaşama cezasına çarptırılmıştır. hristiyanlıkta bulunan sonsuz yaşam ödülü konseptinin zıttı yani. bu felsefik duruş tüm hindu dininin kökenini oluşturur. nirvanaya ulaşmak diye tarif edilen şey ise esasında dünya yaşamını yitirdi ezasından kurtulup tanrısal kata ulaşmaktır. çünkü hinduizme göre insan parçası olduğu tanrısallıktan (bkz: panteizm) uzaklaşmış ve dünyanın acı dolu sahillerinde günahkar bir yaşamla cezalandırılmıştır. yani hindu anlayışında esas cehennem dünyadır. bu felsefik tutumun hemen hemen aynısını sufi geleneğinde de görürüz. ancak bunlar arasındaki ilişki başka bir yazının konusu. işte arthur schopenhauer bu tutumdan bir nihilist olarak çok etkilenmişti. evet yaşam anlamsız, saçma ve acı dolu ancak bundan kurtuluşun yolu intihar etmek değil. intihar etmek yanlış bir şey olmasa bile anlamsız bir tavırdır. zira yaşarken kendini tamamlamamış insan intihar etse bile bu acı dolu dünyaya yine hapsolacak. bunların dışında özel olarak arthur schopenhauer benim gerçek manada okumasını yaptığım ilk filozoftur. özellikle yaşama bakışındaki gerçekçilik felsefenin ne kadar zor olduğunu ispatlayan cinsten yazıları beni derinden etkilemişti. yaşamın en ağır yönlerini, insanın nasıl doğuştan gelen yaşam iradesine boyun eğen bir varlık olduğunu, yaşamını sürdürmesinin bireysel anlamda hiç bir anlamı olmadığı acı bir şekilde yazmıştır. ancak o kendisine getirilen pesimist yakıştırmalarını hiç bir zaman kabul etmemiş ve kendini gerçekçi olarak tanımlamıştır. zira ona göre dünyanın esas gerçeği zevk değil acıdır. bebekler gülerek değil ağlayarak doğar der arthur schopenhauer.
devamını gör...

ayrıca kokpit menüsü altına takip listem kısayolu eklenmiştir. profil -> bana özel -> takip şeklindeki kullanımı bir çok yazarımız keşfedemiyordu haklı olarak.
devamını gör...

dilerim vardır; çünkü adaletin olmadığı yerde ilahi adalet düşüncesi en büyük sığınak oluyor.
devamını gör...

sünnet ile alakası olmayan durumdur.
"andrologia dergisinde henüz yayınlanan bir meta-analiz bu konudaki belirsizliği ortadan kaldırmak maksadıyla, sünnet ve erken boşalma konusunda yapılan 12 çalışmanın sonuçlarını incelemiştir. toplamda 10.019 sünnetli ve 11.570 sünnetsiz erkeğin cinsel fonksiyonlarını analiz eden araştırmacılar, sünnet işleminin erken boşalmaya neden olmadığını göstermiştir. bununla birlikte sünnetli erkeklerde boşalma süresi daha uzun, sertleşme bozukluğu ve cinsel ilişki sırasında ağrı sıklığının daha az olduğu tespit edilmiştir."
andrologia. 2017 jun 27. doi: 10.1111/and.12851.
devamını gör...

kalbini sevdiğiminin ponçitası cenk!

little sestran kurban olsun yaaaaaa

little kalbim eridi manyak oldum duygusellerinden. seni çok seviyorum, iyi ki varsın. iyi ki sestranım! minik sudokular adına kocaman teşekkürler barış abimizin efsane şarkısını keşfettik sayende. *
devamını gör...

içinde bulunduğumuz çağ.
bilişim çağının bilgiye kolay erişim getirmesiyle tam tersi olması beklenirken, bilginin sorgusuz kabulü ile birlikte cehalet çağına sürüklenmiş bulunduk. bilgiye erişimin zor olduğu dönemlerde insanlar bilgiye ve çözüme ulaşmak için epey çaba sarfederken içinde bulunduğumuz çağda dijital ortamda gördüğümüz herhangi bir şeyi koşulsuz kabul ediyoruz. dijital ortamda görülen çoğu bilginin bir kaynağı ya da temeli olmamasına rağmen sorgulanmıyor. gelelim bunun 'bence' sebeplerine:

- bilgi kirliliği
arama motorlarında bir şey arayalım ya da aramayalım önümüze alakalı-alakasız yüzlerce bilgi yığılıyor. bunların %90 kadarı 'çöp' bile olmayacak kalitede. siyasi bir örnekle gidelim: siyah arka plana beyaz yazı ve mevzu bahis şahsın fotoğrafının yapıştırılmasıyla bir kaynak yaratılıyor. evet yaratılıyor çünkü doğru ya da yanlış olması önemli değil. nasıl olsa bunun alıcısı olan milyonlarca aptal var.

-gönüllü cehalet
covid ve pandemi konusunda iyice ayyuka çıkan konu bu oldu. zavallı bill gates örneğinden gidelim mesela. bu adam afrika'da çocuk felcinin kökünü kurutan adam.(vakfıyla birlikte tabii). milyar dolarlar harcayıp yüzbinlerce hatta milyonlara insanı aşıladı. geleceğe dair doğru tahminler yürüttüğü için(ki tutmayan çok tahmini de vardır) covid'i icat edip test ve aşı yoluyla beynimize çip yerleştirdiği iddia ediliyor(hem de bedava). buna neden gönüllü cehalet diyoruz? bunun zırva olduğunu herkes biliyor ama cehaleti tercih eden bir kitle var. bu insanlar kandırılmıyorlar, cehaleti tercih ediyorlar.

özetlemek gerekirse içinde bulunduğumuz dünyadan ve z kuşağından(şimdilik) çok ümitlenmememiz gereken çağın adıdır.
(bkz: çoğulcu cehalet) konusunda görüşmek üzere.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim