braingate
felçli insanların hayata katılımını sağlamak için geliştirilmiş olan bilgisayar teknolojili cihaz.
bu işin temeli aslında 90'lı yıllarda atıldı. ancak o zamanlar bu iş için beyin içerisine yerleştirilen elektrotlar kullanılıyordu. günümüzde ise işler epey ilerledi ve braingate* adlı cihaz ortaya çıktı.
buluşun sahibi, amerikalı bir sinirbilim uzmanı olan john donoghue ile ekibi. doktor bu konuya özel bir ilgi duymuş çünkü çocukken geçirdiği bir hastalık nedeniyle kendisi de bir dönem tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuş.
olay, beyin içerisine yerleştirilen bir çip üzerinden yürütülüyor. tamamen felçli ancak bilinci yerinde olan hastaların beynine çip yerleştirildikten sonra, çipin bir bilgisayarla koordinasyonu sağlanıyor. çipin yerleştirildiği bölge, beynin kas hareketlerini kontrol eden kısmı.
hasta pratik yaparak, bilgisayar imlecini kontrol etmeye çalışır. sadece birkaç saat alabilecek bir sürede bu işin üstesinden gelinebilir. bunu öğrendikten sonra felçli kişi bilgisayar üzerinden yapılabilecek her şeyi yapabilecek hale gelir; oyun oynamak, internette gezinmek, e-postalarını okumak gibi...
bu arada, bu sadece bilgisayar kullanabilmek anlamına gelmiyor. braingate ile protez uzuvların kontrol edilebilmesi de gerçekleşmiş durumda.
bu gelişmeler, bir gün sadece bir çip aracılığıyla ve yine sadece düşünerek bilgisayarlı tüm teknolojileri kontrol edebileceğimiz anlamına da geliyor.

görselin kaynağı
bu işin temeli aslında 90'lı yıllarda atıldı. ancak o zamanlar bu iş için beyin içerisine yerleştirilen elektrotlar kullanılıyordu. günümüzde ise işler epey ilerledi ve braingate* adlı cihaz ortaya çıktı.
buluşun sahibi, amerikalı bir sinirbilim uzmanı olan john donoghue ile ekibi. doktor bu konuya özel bir ilgi duymuş çünkü çocukken geçirdiği bir hastalık nedeniyle kendisi de bir dönem tekerlekli sandalyeye mahkûm olmuş.
olay, beyin içerisine yerleştirilen bir çip üzerinden yürütülüyor. tamamen felçli ancak bilinci yerinde olan hastaların beynine çip yerleştirildikten sonra, çipin bir bilgisayarla koordinasyonu sağlanıyor. çipin yerleştirildiği bölge, beynin kas hareketlerini kontrol eden kısmı.
hasta pratik yaparak, bilgisayar imlecini kontrol etmeye çalışır. sadece birkaç saat alabilecek bir sürede bu işin üstesinden gelinebilir. bunu öğrendikten sonra felçli kişi bilgisayar üzerinden yapılabilecek her şeyi yapabilecek hale gelir; oyun oynamak, internette gezinmek, e-postalarını okumak gibi...
bu arada, bu sadece bilgisayar kullanabilmek anlamına gelmiyor. braingate ile protez uzuvların kontrol edilebilmesi de gerçekleşmiş durumda.
bu gelişmeler, bir gün sadece bir çip aracılığıyla ve yine sadece düşünerek bilgisayarlı tüm teknolojileri kontrol edebileceğimiz anlamına da geliyor.
görselin kaynağı
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
1 - 3 nöbetini devralıyorum devrem. hadi iyi geceler.
devamını gör...
imam hatipler bütün dünya için model okullardır
meslek ve anadolu liselerinde bir sınıfı kırk kişiyle doldururken çoğu imam hatipte 9-10 öğrencilik sınıflar bulunmaktadır.
halkımız, olur da daha fazla hayır işlerim diye imam hatip yaptırmaya meyillidir.
okul yaptırdığınızda vergiden düşerken amel defterine de bonus puanlar eklenir.
bu yüzden spor salonu, bilişim odası ve laboratuvar gibi bir çok okul için lüks olan ek alanlar bu okullarda mevcuttur.
sosyal bilimler-fen lisesi -imamhatip (?) formatında yeni tip okullar bir kısım başarılı öğrenciyi çekmekte, burslu okutulmakta hazırlıktan sonra da yurtdışı ( elbette arap ülkeleri) bir dönem okuma imkanı tanınmaktadır.
sadece istanbul’da 2000 den fazla derslik imam hatiplerde boş kalmaktadır ( 2017). anadolu liselerinde öğretmenler odası bölünerek ek sınıf açılmaktadır oysa.
buraya kadar bir model olduğunu söylemek doğrudur.
hal böyleyken başarı diğer okulların çok gerisinde kalıyor ise onu bu okulda okuyanlara sormalı.
teyzemin oğlu, vaktiyle puanla, -hatta bir zat-ı muhteremle- aynı senelerde bu imamhatipte okumuştur.abla, olanları anlatsam inanmazsın, diye münferit bir kaç olay da anlatmıştır.kendisi köşe kapan bir kimse olmadığından iş bulmakta çok zorlanmış, önce zenginleri lüks otellerde hacca götüren bir tur şirketinde çalışmış ardından da aylarca işsiz kalmıştır.tüm okul tiplerinde olduğu gibi bu okulda da işiniz gücünüz garanti değildir.
halkımız, olur da daha fazla hayır işlerim diye imam hatip yaptırmaya meyillidir.
okul yaptırdığınızda vergiden düşerken amel defterine de bonus puanlar eklenir.
bu yüzden spor salonu, bilişim odası ve laboratuvar gibi bir çok okul için lüks olan ek alanlar bu okullarda mevcuttur.
sosyal bilimler-fen lisesi -imamhatip (?) formatında yeni tip okullar bir kısım başarılı öğrenciyi çekmekte, burslu okutulmakta hazırlıktan sonra da yurtdışı ( elbette arap ülkeleri) bir dönem okuma imkanı tanınmaktadır.
sadece istanbul’da 2000 den fazla derslik imam hatiplerde boş kalmaktadır ( 2017). anadolu liselerinde öğretmenler odası bölünerek ek sınıf açılmaktadır oysa.
buraya kadar bir model olduğunu söylemek doğrudur.
hal böyleyken başarı diğer okulların çok gerisinde kalıyor ise onu bu okulda okuyanlara sormalı.
teyzemin oğlu, vaktiyle puanla, -hatta bir zat-ı muhteremle- aynı senelerde bu imamhatipte okumuştur.abla, olanları anlatsam inanmazsın, diye münferit bir kaç olay da anlatmıştır.kendisi köşe kapan bir kimse olmadığından iş bulmakta çok zorlanmış, önce zenginleri lüks otellerde hacca götüren bir tur şirketinde çalışmış ardından da aylarca işsiz kalmıştır.tüm okul tiplerinde olduğu gibi bu okulda da işiniz gücünüz garanti değildir.
devamını gör...
misc radyo yayını
konu ile ilgili olarak sokaktakilere; yallah arabistan'a.
sözlüktekilere; engelle, başlıkları engelle.
deli misiniz ya? sevmek sevilmek ne güzel şey!
sözlüktekilere; engelle, başlıkları engelle.
deli misiniz ya? sevmek sevilmek ne güzel şey!
devamını gör...
bir başkadır
şimdi üçüncü bölüm bitti ve direkt sözlüğe koştum . abi siz napıyorsunuz üçüncü bölümün sonundaki sahne ne kadar güzel televizyondan gelen ses babanın horlaması yavaş yavaş koltukta uyuyakalması kendimi odanın içinde hissettim diziyi bitirince tanımımı düzenlerim iyi gidiyor. evet an itibariyle diziyi bitirdim kendimce bir şeyler yazayım yazarım ne de olsa. şimdi diziye gelelim neden bu kadar sevildi neden bu kadar tuttu bu dizi. sebebi bence şu dizi bir toplum analizi biz o ekranda kendimizi seyrettik aslında bir dışavurum izledik insanlar kendi yaşadığı şeyleri gördü dizide . bir başkadır dizisinde gördüğümüz insanlar bizim eşimiz dostumuz tanıdığımız belki yan komşumuz türbanlı arkadaş aynı şeyleri yaşıyor . dedemizin cahil tarafları yok mu ? . çok okumuş dindar kafayı ütüleyen eşimiz dostumuz yok mu. o karakter çok ince düşünülmüş çok güzel işlenmiş adam okuduğu bilgileri paylaşmak kusmak istiyor çünkü çevresinde o bilgileri paylaşabileceği insanlar yok. insan bulunca saçma sapan mantıklı mantıksız kusuyor bütün bilgileri. buraya kadar spolier verdiğimi düşünmüyorum burdan sonra spolier geliyor. --! spoiler !--
--! spoiler !--dizi bize cahilliğin tarafı olmadığını tokat gibi yüzümüze çarpıyor baskının ne kadar büyük bir şiddet olduğunu suratımıza tokat gibi çarpıyor. psikolog hanım okumuş bir insan bu devirde psikolog olmak kolay mı kendisi zeki bir kadın ama türban takan insanlardan haz etmiyor cahil çünkü ne kadar okuduğunun bir önemi yok . diziyi izlerken o evin içindeki çocukları düşündüm o çocukların psikolojisini düşündüm bunlar türkiyede yaşanan vahim durumların bir örneği . karakterleri tek tek incelemeyi çok isterdim ama üşeniyorum. dizi bir süre sonra içinize öyle bir işliyor ki kendinizi tutamıyorsunuz 7. bölümde içinizde olan duygu dışa çıkıyor çünkü karakterler çok gerçek ve çok iyi işlenmiş. mesela psikologla meryemin konuşmasında psikolog ağlamıştı orda o kadar çok sarılmalarını istedim ki ekrana bağırdım sarılın lütfen diye haykırdım . çünkü o ferahlığın gelmesini biz 7 bölüm bekledik 7 bölüm üzüldük . dizi boyunca diyalogları seyrederken zihninizden geçen cümleleri meryem karakteri zaten konuşuyor ama içine konuşuyor kısık sesle o öyle tepkiler verince ekran başında iyi dedin kız meryem diyorsun. o bahsettiğim rahatlama duygusunu yasin çocuğuyla oynarken hissettim çünkü evin içinde olan olaylara o kadar üzülüyorsunuz ki bir süre sonra evin içinde olan en ufak mutluluk belirtisinde tebessüm ediyorsunuz. diziye bir isim verme şansım olsaydı memleketimden insan manzaraları ismini verirdim kesinlikle çünkü gerçekten öyle. birazda işin teknik kısmına gelelim . tek kelimeyle yönetmenin yaptığı işe hayran oldum . çekim teknikleri müziği kullanması doğallığı harika aktarmış bizlere. dizinin sonunun hep monoton bitmesi hayatın da öyle normal akışında devam etmesi çok güzel yansıtılmış. ya hiç mi bu dizinin kötü yanı yok dediğinizi duyar gibiyim tabi ki var. mesela sonu saçma ve aceleye gelmiş gibi geldi bana dizi 7. bölümde bitseydi harika olurmuş gibi düşündüm. bazı karakterler çok güzel yaratılmışken bazı karakterler çok özensiz yaratılmış . tabi ki yönetmenin senaristin böyle bir düşüncesi yoktur bilmiyorum ama bazı sahneler çok tribüne oynanmak için yapılmış gibi geldi bana . onun dışında bahsettiğim gibi gayet güzel bir diziydi. türkiyeyi seyrettik . 6 sene okuyup doktor olup cahil kalan periyi seyrettik. iyi kalpli yasinin çok şefkatli bir yüreği olmasına rağmen ona dayatılan öğretilen maço tavırları egemen tavırları seyrettik. meryem karakterinin yetiştirilme tarzını bunalmışlığını seyrettik içine atmasını seyrettik . imam amcanın evlatlık kızına duyduğu şefkati seyrettik . iyisiyle kötüsüyle cahiliyle bir başkadır benim memleketim işte biz onu seyrettik .
--! spoiler !--dizi bize cahilliğin tarafı olmadığını tokat gibi yüzümüze çarpıyor baskının ne kadar büyük bir şiddet olduğunu suratımıza tokat gibi çarpıyor. psikolog hanım okumuş bir insan bu devirde psikolog olmak kolay mı kendisi zeki bir kadın ama türban takan insanlardan haz etmiyor cahil çünkü ne kadar okuduğunun bir önemi yok . diziyi izlerken o evin içindeki çocukları düşündüm o çocukların psikolojisini düşündüm bunlar türkiyede yaşanan vahim durumların bir örneği . karakterleri tek tek incelemeyi çok isterdim ama üşeniyorum. dizi bir süre sonra içinize öyle bir işliyor ki kendinizi tutamıyorsunuz 7. bölümde içinizde olan duygu dışa çıkıyor çünkü karakterler çok gerçek ve çok iyi işlenmiş. mesela psikologla meryemin konuşmasında psikolog ağlamıştı orda o kadar çok sarılmalarını istedim ki ekrana bağırdım sarılın lütfen diye haykırdım . çünkü o ferahlığın gelmesini biz 7 bölüm bekledik 7 bölüm üzüldük . dizi boyunca diyalogları seyrederken zihninizden geçen cümleleri meryem karakteri zaten konuşuyor ama içine konuşuyor kısık sesle o öyle tepkiler verince ekran başında iyi dedin kız meryem diyorsun. o bahsettiğim rahatlama duygusunu yasin çocuğuyla oynarken hissettim çünkü evin içinde olan olaylara o kadar üzülüyorsunuz ki bir süre sonra evin içinde olan en ufak mutluluk belirtisinde tebessüm ediyorsunuz. diziye bir isim verme şansım olsaydı memleketimden insan manzaraları ismini verirdim kesinlikle çünkü gerçekten öyle. birazda işin teknik kısmına gelelim . tek kelimeyle yönetmenin yaptığı işe hayran oldum . çekim teknikleri müziği kullanması doğallığı harika aktarmış bizlere. dizinin sonunun hep monoton bitmesi hayatın da öyle normal akışında devam etmesi çok güzel yansıtılmış. ya hiç mi bu dizinin kötü yanı yok dediğinizi duyar gibiyim tabi ki var. mesela sonu saçma ve aceleye gelmiş gibi geldi bana dizi 7. bölümde bitseydi harika olurmuş gibi düşündüm. bazı karakterler çok güzel yaratılmışken bazı karakterler çok özensiz yaratılmış . tabi ki yönetmenin senaristin böyle bir düşüncesi yoktur bilmiyorum ama bazı sahneler çok tribüne oynanmak için yapılmış gibi geldi bana . onun dışında bahsettiğim gibi gayet güzel bir diziydi. türkiyeyi seyrettik . 6 sene okuyup doktor olup cahil kalan periyi seyrettik. iyi kalpli yasinin çok şefkatli bir yüreği olmasına rağmen ona dayatılan öğretilen maço tavırları egemen tavırları seyrettik. meryem karakterinin yetiştirilme tarzını bunalmışlığını seyrettik içine atmasını seyrettik . imam amcanın evlatlık kızına duyduğu şefkati seyrettik . iyisiyle kötüsüyle cahiliyle bir başkadır benim memleketim işte biz onu seyrettik .
devamını gör...
karma puanı biriktiren yazarlar
biriktiremiyoruz efenim. dün’den beri onlarca bildirim geliyor, noktadan sonra ki rakam bile yükselmiyor. kaldı öyle. bugün ki derdim bu. evet. bende hunharca alışveriş yapmak istiyorum bendeee. neyse ki sorunla ilgileniyor şuan. akşam düzelirse storedan bi adet güneş gözlüğü alacağım.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının paraya acımadığı anlar
benim için oruçlu oruçlu pastaneye/markete girdigim andır. gözüme güzel görünen yiyeceklere bakarken beynim direkt offline oluyor.
devamını gör...
misafire çık bir hoş geldin de diyen anne
eve misafir geldiği zaman o evde yaşayanların gelen kişiyi karşılaması ve hoşgeldin demesi, yanlarında oturamayacaksa açıklama yapıp odasına gitmesi nezaketen doğru olandır, bunu anneye söyletmeden yapmak normal olandır, annelerin hatırlatma sebebi bundandır,
eve gelen kişi için bunun yapılmaması hoş birşey değildir, ama benim annem gibi misafir ağırlamakdan beslenen, kendine sürekli misafir üreten yaratan bir anneniz varsa, ev halkı için zordur, şahsen pandemide çok ciddi söylüyorum depresyona gireceğini düşünmüştüm, çünkü annemin ekmeği suyudur misafir, boşluğa düşeceğini zannediyordum, düştü de aslında, ama belli etmemeye çalışıyor yada kendisi de anlamadı bilmiyorum, bir şekilde bütün gün telefonda konuşarak, görüntülü aramalarla odaları gezerek, aşağıdaki çardakta fiziki mesafeli etkinliklerle filan telafi etti biraz, kesmiyor onu farkediyorum ama özellikle kışın ben çok rahat ettim, tabi pandemi olmasaydı keşke o ayrı, buda bir getirisi oldu, odasında olanlara.
eve gelen kişi için bunun yapılmaması hoş birşey değildir, ama benim annem gibi misafir ağırlamakdan beslenen, kendine sürekli misafir üreten yaratan bir anneniz varsa, ev halkı için zordur, şahsen pandemide çok ciddi söylüyorum depresyona gireceğini düşünmüştüm, çünkü annemin ekmeği suyudur misafir, boşluğa düşeceğini zannediyordum, düştü de aslında, ama belli etmemeye çalışıyor yada kendisi de anlamadı bilmiyorum, bir şekilde bütün gün telefonda konuşarak, görüntülü aramalarla odaları gezerek, aşağıdaki çardakta fiziki mesafeli etkinliklerle filan telafi etti biraz, kesmiyor onu farkediyorum ama özellikle kışın ben çok rahat ettim, tabi pandemi olmasaydı keşke o ayrı, buda bir getirisi oldu, odasında olanlara.
devamını gör...
türkiye'den bosna hersek'e 22 milyon euro yardım yapılacağı iddiası
boyna herkese vergi,
bosna herseke destek.
bosna herseke destek.
devamını gör...
dbeaver
veri tabanı yöneticisi* aracıdır. universal olarak geçer. bu özelliğiyle farklı veritabanlarını yönetme olanağı sağlar. postgresql, sqlite, oracle, mysql, sql ve daha fazla veri tabanını bünyesinde calıştırabilir. bu farklı tipte veri tabanlarını calıştırmasını driver'ları sayesinde yapar. bu saydıklarımın çoğunun kendi manager'ı var zaten buna ne gerek var diyorsanız birkaç tipte veri tabanı kullanıyorsanız hepsi için ayrı manager yüklemektense birinde hepsini çalıştırmak daha makul. dbeaver ile hepsi tek araçta çalıştırılabilir. iki versiyonu bulunmaktadır. biri community olan open source yani ücretsiz olan diğeri enterprise yani ücretli olan. ücretli olan daha fazla sayıda farklı veritabanını destekler. yukarıda saydığım tipler ücretsiz olanda çalışabilir olanlardır. dbeaver'ın boyutu nispeten küçüktür, kullanımı kolaydır. veri tabanına elle crud işlemleri yapılabilir. query de yazılır. geçenlerde keşfettiğim export data ve import data özelliği de fazlasıyla kullanışlı. elimde binlerce satırlık veri vardı. excel halinde bunu csv'ye çevirdim dbeaver'da ilgili tabloya import data diyerek yükledim. export ta excel veya başka formatlarda veri tabanındaki dataların çıktısını almamızı sağlar. test için mocking yapılabilir. syntax hatalarını gösterir ve intellisense özelliği de vardır.
devamını gör...
baba evi
annemin beni liseden sonra tığ-şiş-yumak üçgenine sokma planını alt üst etmeme yardimci olan dizidir.
dizide evin annesi nurten'in (deniz gökçer) eşi mahmut (halil ergün) tarafından aldatılması sonucu öğretmenlik mesleğine geri dönmesi annemi derinden etkilemiş, babamın tüm itirazlarına rağmen benim okumama destek olmuştur.
yönetmenliğini yusuf kurçenli yapmıştır.
yayımlandığı yıllarda türkiye'nin aile ilişkileri ekseninde pek çok sorununa parmak basan, mizah ve dram dozunu çok iyi ayarlayan bir dizi olmuştur.
bugün yayımlanan dizilere baktığımda konu, senaryo,oyunculuk, mekan kullanımı konusunda dizi değil reklam filmleri izledigimizi düşünmekteyim.
dizide evin annesi nurten'in (deniz gökçer) eşi mahmut (halil ergün) tarafından aldatılması sonucu öğretmenlik mesleğine geri dönmesi annemi derinden etkilemiş, babamın tüm itirazlarına rağmen benim okumama destek olmuştur.
yönetmenliğini yusuf kurçenli yapmıştır.
yayımlandığı yıllarda türkiye'nin aile ilişkileri ekseninde pek çok sorununa parmak basan, mizah ve dram dozunu çok iyi ayarlayan bir dizi olmuştur.
bugün yayımlanan dizilere baktığımda konu, senaryo,oyunculuk, mekan kullanımı konusunda dizi değil reklam filmleri izledigimizi düşünmekteyim.
devamını gör...
kadın düşmanı başlıklara izin vermeyeceğiz
ben gerçekten bıktım.
bu durum düzenlene kadar entry girmeyeceğim.
edit1:birilerinin zoruna gitmiş olacak ki başlık da içerik de uçmuş.
neyse, sizin çöplüğünüz sonuçta. öten de sizin horozunuz görmiş olduk.
edit2: silinen tanım.
prntscr.com/11leb6e
bu durum düzenlene kadar entry girmeyeceğim.
edit1:birilerinin zoruna gitmiş olacak ki başlık da içerik de uçmuş.
neyse, sizin çöplüğünüz sonuçta. öten de sizin horozunuz görmiş olduk.
edit2: silinen tanım.
prntscr.com/11leb6e
devamını gör...
haber bültenlerinde en sık yapılan anlatım bozuklukları
haber bültenlerinde de birkac kere denk geldim. "gürültü kirliliği". gürültü zaten "ses kirliliği" anlamına gelir. ya ses kirliliği ya da gürültü denmelidir ki gürültü kirliliği diye bir şey zaten yoktur.
devamını gör...
iskoçya'da pedlerin bedava olması
tüm ülkelerde yayılmasını umut ederim. eşitlikse, özgürlükse önce "normallerimizi" değiştirmek için böyle küçük ama sağlam adımlar atılmalı diye düşünüyorum.
devamını gör...
ilişkilerin son zamanlarda hızlı tükenme sebebi
bir tarafın, diğer tarafı gözünde çok büyütmesi. *
devamını gör...
kara donlu beytullah
karacaoğlan'ın bana kara diyen dilber adıyla bilinen eserinde kullandığı kabe tanımlaması. siyah giysi giydirilmiş, allahın evi manasına gelir. örtüsü kara değil midir? karadır.
devamını gör...
normal sözlük'teki en havalı nick
bu konuda iddialı olmam imkansız, gidiyorum ben.
amaaa bir yüce gönüllü çıkıp şuraya, hobaaa3434 yazarsa, off offf aman ya rabbim.
amaaa bir yüce gönüllü çıkıp şuraya, hobaaa3434 yazarsa, off offf aman ya rabbim.
devamını gör...
güne bir söz bırak
dost kara günde belli olur.*
devamını gör...
pandora'nın kutusu
yunan mitolojisindeki "bütün kötülükleri sebebi kadındır" temalı efsanenin eşyasıdır. pandora antik yunan'da ilk kadın olarak kabul edilir. prometheus ateşi tanrılardan çalıp insanlara verdiği için zeus tarafından cezalandırılır. çalıntı mal almaktan insanlığı da suçlayan zeus, bir kutuya tüm kötülükleri koyarak pandoraya çeyiz diye verip epimetheus*a yollar. sonra ilk görüşte aşk. evlenirler falan. akabinde pandora dayanamaz ve açar kutuyu salar kötüyü. kutudaki herşey çıktıktan sonra şöyle bi dibini sıyırdıklarında kutudan en son umut çıkar. onu da selene'e verirler korusun diye.
devamını gör...
