yazarların vatan için yaptıkları
dağ başında zorlu askerlik.çok stresli geçen denetlemeler,eğitimler,tam teçhizat tatbikatlar.
vergilerimi,faturalarımı ödeyip kaçak elektrik kullanmadan,çalmadan yaşamam.
vergilerimi,faturalarımı ödeyip kaçak elektrik kullanmadan,çalmadan yaşamam.
devamını gör...
artı oylamanın artı oylama olmaması
bildirim panelinde (+) oy olarak görünen, bildirime tıklayınca, bizi götürdüğü yer ikonik like işareti olan, takıntılı bünyemi her defasında baskılamama neden olan durum.
adına artı oy dediyseniz, entryde de işaret olarak (+) kullansaydınız. ya da o (?) gibi bir işaret kullanacaksanız illa, adına başka bir şey deseydiniz keşke.
evet başka derdim yok, buna takıldım.
adına artı oy dediyseniz, entryde de işaret olarak (+) kullansaydınız. ya da o (?) gibi bir işaret kullanacaksanız illa, adına başka bir şey deseydiniz keşke.
evet başka derdim yok, buna takıldım.
devamını gör...
nietzsche ağladığında
kitabın ilk başında lou salome tasvirine aşık oluyorsunuz (hayalleriniz yıkılmaması adina filmi izlemeyin) ve yanlış hatırlamiyorsam 24. bölümde "ben neyi kaçırdım" dediğiniz bir anlatım var ki aklınızi sadece o bölümle alan bir kitap.
devamını gör...
gece sözlükte oluşan elit ortam
genellikle 24:00 sonrası oluşan ortamdır. gecenin gözünü seveyim ya.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
bugün trt çocuk 'ta yeğenim ile çizgi film seyrediyorum. elif ve arkadaşları çizgi filminde beni üzen olaylar vardı. ana okulu öğretmeni çocuklara sınıfa yeni bir öğrenci geleceğini bunun suriyeli bir çocuk olduğunu söyledi. kerem dışında diğer çocuklar buna sevindi. kerem ;ben onunla oynamam, oyuncaklara dokundurtmam dedi. öğretmen, bunun yanlış olduğunu onun ülkesinde savaş olduğu için ülkemize sığındığını söyledi. sonra o çocuk sınıfa geldi. öğretmen, onu diğer çocuklarla tanıştırdı, kerem dışında herkes mutluydu. tanıştıktan sonra elif, gelin oyuncaklar ile oyun oynayalım dedi. ancak hiçbir oyuncağı yerinde bulamadı. çünkü oynamasınlar diye kerem oyuncakları saklamıştı. zaten kerem bunu gizlemiyordu onunla oynamayın diye sakladım dedi. sonra kerem suriyeli çocuğa sen takla atabiliyor musun bak ben takla atıyorum diyerek yarım yamalak takla attı. suriyeli çocuk bunda ne var bu çok kolay diyerek profesyonel bir şekilde peş peşe 5 - 6 tane takla attı ve kerem buna hayran kaldı. nasıl bu kadar güzel takla atabiliyorsun diye sordu çocuğa? çocuk suriye'de iken bunun kursuna gittiğini söyledi. kerem ;ne olur bana da öğret dedi, çocuğa. çocuk öğretirim dedi ve sonra onunla da kaynaştı. sonra çok iyi arkadaş oldular. trt çocuk kanalını benim dışımda sadece çocuklar izliyor, küçücük çocukların bilinçaltına suriye kavramını yerleştirmek ne kadar doğru. onlar bizim dostumuz v. b ifadeler küçücük çocukların zihni için çok yorucu ve çok sakıncalı değil mi? lütfen trt çocuk kanalını siyasete bulaştırmayın. biz niloya ile birlikte niloya şarkılarını söylemek, rafadan tayfa 'nın hayri' sinin haylazlıklarına gülmek istiyoruz.
devamını gör...
kazım koyuncu
ella ella .
devamını gör...
tyrrell p34
formula 1'de yarışmış tek 6 tekerlekli araçtır..
muhtemelen üstündeki kaplamasına bakmadan direk modelini ve hangi takıma ait olabileceğini ayırt edebileceğiniz tek araçtır.. formula 1'e böyle uçuk, radikal bir tasarım daha önce hiç gelmemiştir sanırım..

1958-1998 yılları arasında formula 1'de yarışmış tyrrell racing team tarafından 1975 yılında tanıtılmış ve 1976 sezonunda yarışmaya başlamıştır.. derek gardner tarafından tasarlanmıştır.. öndeki 4 tekerden yönlendirme ve arkadaki kocaman tekerleri sayesinde oldukça başarı elde etmiş ve bu durum diğer takımların da ilgisini çekmiş, 6 tekerli tasarımlar yapmalarına sebep olmuştur..

6 teker tasarımının amacı, ön kanattan gelen havayı ön tekerlerin etkisinden kurtararak arka kanada kusursuz bir şekilde iletmekti.. kanat sınırlamaları sebebiyle tekerler ön kanattan daha yüksek ve geniş bir boyuta sahipti, bu sebeple tekerler kanattan gelen havayı bozuyordu.. ön tarafta sürücünün ayakları ve pedallar için bir boşluk (yani aracın burnu), frenler, süspansiyon ve direksiyon sistemi konunca tekerlekler kanadın dışına taşıyordu ve aerodinamiyi bozuyordu.. bunun çözümü olarak ön tekerleri (10 inç) küçültme fikri doğmuştu.. böylece ön kanattan gelen hava tekerlere gelmeyecek üstünden geçip arka kanada geçecekti.. ama burada bir sıkıntı vardı.. tekerin küçülmesi, yerle daha az temas alanı demekti.. bu da virajlarda yol tutuşun azalması anlamına geliyordu.. peki bu nasıl çözülecekti..? işte p34 bu şekilde doğdu.. neden ön tarafa bir çift teker daha koymuyoruz..? böylece ön taraftaki temas yüzeyini artırmış oluruz.. bu sorunda çözüldü.. peki yönlendirme..? bu sorun da bellcrank adı verilen hareketin yönünü değiştirebilen bir hareket aktarma prensibi üzerinden çözülür.. (aşağıda ki resimden döndürme prensini anlaşılabilir..)


ilk yarışı 1976 ispanya gp'dir.. oldukça iyi bir performans sergiler.. 2 pilotlarından biri aracı iyi bulur ama diğerinin hoşuna gitmez..
aynı yıl 3 yarış sonraki isveç gp'sinde birinci olur! evet, bu araç bir formula 1 yarışını da kazanmıştır.. hem de 1. ve 2. sırayı alarak yarışı domine etmişlerdir.. pilotlardan jody scheckter, 6 tekerlekli bir araçta yarış kazanan ilk ve tek formula 1 pilotu olarak formula 1 tarihine de geçmiştir.. araç düzlüklerde ve keskin olmayan uzun virajlarda oldukça iyi performans göstermektedir.. ama eski pistlerde, yol durumunun kötü, engebeli veya oldukça değişken olduğu pistlerde öndeki küçük tekerlerin hepsinden eşit performans alınamıyordu.. çünkü öndeki 4 tekerden biri bir engebeden geçse diğerleri geçmiyordu, bu da yol tutuşu önemli ölçüde azaltıyordu..

jody scheckter yarış kazanmış olmasına rağmen 6 teker fikrini hiç beğenmedi ve takımı bıraktı..
1977 sezonu için tasarımda değişiklikler yapıldı ama aracın boyutları ve ağırlığı artmıştı.. bunun sonuçları hiç iyi olmadı.. frenleme performansı ve virajlardaki performansı kötüleşmişti.. takım suçu dönemin lastik tedarikçisi olan goodyear'a attı.. normalden küçük lastikler taktıkları için goodyear'ın küçük lastik işini beceremediklerini iddia ettiler.. sezonun sonuna doğru ön süspansiyonda büyütme işlemi yapmak istediler ama bu da asıl konsept fikrinin tamamen dışına çıkmaya, yani ana fikir olan ön tekerleri gizlemek yerine ön tekerleri kanadın dışına çıkarmaya sebep oldu..

1978 tyrrell yeni aracını tanıttı ve bu araç 4 tekerliydi.. tyrrell patronu ken tyrrell "6 tekerlek defterini kapattık, eminim bu araçlar güzel bir koleksiyon parçası olacaklar" dedi.. yarış kazandıkları araç dışındaki tüm araçlar satıldı..
1976 ve 1977 yılları olmak üzere 2 sezon yarışmıştır.. toplam 30 yarışta 1 yarış galibiyeti, 14 podyum görmüştür..
formula 1'e renk katan bir araçtı.. güzel bir denemeydi.. herkes tarafından tanınan bilinen ve iz bırakan bir araçtı.. günümüzde yabancı ülkelerdeki yerel klasik araç yarışlarında ve müzelerde görülebilir..

p34 formula 1'deki tek 6 tekerlekli araç değildi, ama yarışan tek 6 tekerlekli araçtı.. ferrari*, williams* gibi takımlar da 6 tekerlekli araçlar yapmışlardır ama onların fazladan 2 tekeri aracın önünde değil arkasındaydı.. 1983 yılında formula 1'de 4 tekerden fazlasını kullanmak yasaklandı..

monaco'da bir turu
muhtemelen üstündeki kaplamasına bakmadan direk modelini ve hangi takıma ait olabileceğini ayırt edebileceğiniz tek araçtır.. formula 1'e böyle uçuk, radikal bir tasarım daha önce hiç gelmemiştir sanırım..

1958-1998 yılları arasında formula 1'de yarışmış tyrrell racing team tarafından 1975 yılında tanıtılmış ve 1976 sezonunda yarışmaya başlamıştır.. derek gardner tarafından tasarlanmıştır.. öndeki 4 tekerden yönlendirme ve arkadaki kocaman tekerleri sayesinde oldukça başarı elde etmiş ve bu durum diğer takımların da ilgisini çekmiş, 6 tekerli tasarımlar yapmalarına sebep olmuştur..

6 teker tasarımının amacı, ön kanattan gelen havayı ön tekerlerin etkisinden kurtararak arka kanada kusursuz bir şekilde iletmekti.. kanat sınırlamaları sebebiyle tekerler ön kanattan daha yüksek ve geniş bir boyuta sahipti, bu sebeple tekerler kanattan gelen havayı bozuyordu.. ön tarafta sürücünün ayakları ve pedallar için bir boşluk (yani aracın burnu), frenler, süspansiyon ve direksiyon sistemi konunca tekerlekler kanadın dışına taşıyordu ve aerodinamiyi bozuyordu.. bunun çözümü olarak ön tekerleri (10 inç) küçültme fikri doğmuştu.. böylece ön kanattan gelen hava tekerlere gelmeyecek üstünden geçip arka kanada geçecekti.. ama burada bir sıkıntı vardı.. tekerin küçülmesi, yerle daha az temas alanı demekti.. bu da virajlarda yol tutuşun azalması anlamına geliyordu.. peki bu nasıl çözülecekti..? işte p34 bu şekilde doğdu.. neden ön tarafa bir çift teker daha koymuyoruz..? böylece ön taraftaki temas yüzeyini artırmış oluruz.. bu sorunda çözüldü.. peki yönlendirme..? bu sorun da bellcrank adı verilen hareketin yönünü değiştirebilen bir hareket aktarma prensibi üzerinden çözülür.. (aşağıda ki resimden döndürme prensini anlaşılabilir..)


ilk yarışı 1976 ispanya gp'dir.. oldukça iyi bir performans sergiler.. 2 pilotlarından biri aracı iyi bulur ama diğerinin hoşuna gitmez..
aynı yıl 3 yarış sonraki isveç gp'sinde birinci olur! evet, bu araç bir formula 1 yarışını da kazanmıştır.. hem de 1. ve 2. sırayı alarak yarışı domine etmişlerdir.. pilotlardan jody scheckter, 6 tekerlekli bir araçta yarış kazanan ilk ve tek formula 1 pilotu olarak formula 1 tarihine de geçmiştir.. araç düzlüklerde ve keskin olmayan uzun virajlarda oldukça iyi performans göstermektedir.. ama eski pistlerde, yol durumunun kötü, engebeli veya oldukça değişken olduğu pistlerde öndeki küçük tekerlerin hepsinden eşit performans alınamıyordu.. çünkü öndeki 4 tekerden biri bir engebeden geçse diğerleri geçmiyordu, bu da yol tutuşu önemli ölçüde azaltıyordu..

jody scheckter yarış kazanmış olmasına rağmen 6 teker fikrini hiç beğenmedi ve takımı bıraktı..
1977 sezonu için tasarımda değişiklikler yapıldı ama aracın boyutları ve ağırlığı artmıştı.. bunun sonuçları hiç iyi olmadı.. frenleme performansı ve virajlardaki performansı kötüleşmişti.. takım suçu dönemin lastik tedarikçisi olan goodyear'a attı.. normalden küçük lastikler taktıkları için goodyear'ın küçük lastik işini beceremediklerini iddia ettiler.. sezonun sonuna doğru ön süspansiyonda büyütme işlemi yapmak istediler ama bu da asıl konsept fikrinin tamamen dışına çıkmaya, yani ana fikir olan ön tekerleri gizlemek yerine ön tekerleri kanadın dışına çıkarmaya sebep oldu..

1978 tyrrell yeni aracını tanıttı ve bu araç 4 tekerliydi.. tyrrell patronu ken tyrrell "6 tekerlek defterini kapattık, eminim bu araçlar güzel bir koleksiyon parçası olacaklar" dedi.. yarış kazandıkları araç dışındaki tüm araçlar satıldı..
1976 ve 1977 yılları olmak üzere 2 sezon yarışmıştır.. toplam 30 yarışta 1 yarış galibiyeti, 14 podyum görmüştür..
formula 1'e renk katan bir araçtı.. güzel bir denemeydi.. herkes tarafından tanınan bilinen ve iz bırakan bir araçtı.. günümüzde yabancı ülkelerdeki yerel klasik araç yarışlarında ve müzelerde görülebilir..
p34 formula 1'deki tek 6 tekerlekli araç değildi, ama yarışan tek 6 tekerlekli araçtı.. ferrari*, williams* gibi takımlar da 6 tekerlekli araçlar yapmışlardır ama onların fazladan 2 tekeri aracın önünde değil arkasındaydı.. 1983 yılında formula 1'de 4 tekerden fazlasını kullanmak yasaklandı..

monaco'da bir turu
devamını gör...
evlenilen erkeğin gay çıkması
hayır adama şey diyemezsin “onda bulup bende bulamadığın ne?” onda olan sende yok sende olan onda yok. tansiyonum düştü.
devamını gör...
don kafa
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının dizi önerileri
(bkz: the killing) sigaraya özendiren dizidir. o kadar çok sigara içerler ki dizi de insanı sigaraya bile başlatabilir. polisiye seven insanlara tavsiyemdir.
devamını gör...
space-dye vest
insanı durduk yere dert sahibi yapan bir dream theater şarkısı.
1994 çıkışlı "awake" albümünde yer alan şarkı, beste ve sözleriyle tamamen grubun klavyecisi kevin moore'a aittir ki kendisi, albüm sonrasında gruptan ayrılmıştır. rivayet odur ki moore, bir moda kataloğunda "space-dye vest" adlı bir ceket giyen modele aşık olmuş, bu durumu o dönemde yeni bitmiş olan ilişkisiyle bağdaştırmış ve bu parçayı yaratmıştır.
şahsen, özellikle keyifli olduğum günlerde playlistimde karşıma çıkmasın diye köşe bucak kaçarım. sadece türkçe şarkılarda duygulanabiliyorum diyenler varsa buyursunlar da görelim.*
sözleri de burada:
(şarkı içerisinde yer alan haber, dizi vb. replikleri italik yazılmıştır.)
falling through pages of martens on angels
feeling my heart pull west
i saw the future dressed as a stranger
love in a space-dye vest
love is an act of blood and i'm bleeding
a pool in the shape of a heart
beauty projection in the reflection
always the worst way to start
"but he's the sort who can't know
anyone intimately, least of all a woman.
he doesn't know what a woman is.
he wants you for a possession,
something to look at like a painting or an ivory box.
something to own and to display.
he doesn't want you to be real, or to think or to live.
he doesn't love you, but i love you.
i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."
now that you're gone i'm trying to take it
learning to swallow the rage
found a new girl i think we can make it
as long as she stays on the page
this is not how i want it to end
and i'll never be open again
"...i was gonna move out...umm...get,
get a job, get my own place, umm,
but... i go into the mall where i
want to work and they tell me, i'm,
i was too young..."
"some people, gave advice before,
about facing the facts, about
facing reality. and this is, this
without a doubt, is his biggest
challenge ever. he's going to have to face it.
you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
say they know how he feels."
"that, so they say that, in ya know
like, houston or something, you'd
say it's a hundred and eighty degrees,
but it's a dry heat.
in houston they say that?
oh, maybe not. i'm all mixed up.
dry until they hit the swimming pool."
"...i get up with the sun... listen.
you have your own room to sleep in,
i don't care what you do. i don't
care when. that door gets locked,
that door gets locked at night by nine o'clock.
if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
supper is ready..."
there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so i'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you
i'll never be open again, i could never be open again.
i'll never be open again, i could never be open again.
and i'll smile and i'll learn to pretend
and i'll never be open again
and i'll have no more dreams to defend
and i'll never be open again
1994 çıkışlı "awake" albümünde yer alan şarkı, beste ve sözleriyle tamamen grubun klavyecisi kevin moore'a aittir ki kendisi, albüm sonrasında gruptan ayrılmıştır. rivayet odur ki moore, bir moda kataloğunda "space-dye vest" adlı bir ceket giyen modele aşık olmuş, bu durumu o dönemde yeni bitmiş olan ilişkisiyle bağdaştırmış ve bu parçayı yaratmıştır.
şahsen, özellikle keyifli olduğum günlerde playlistimde karşıma çıkmasın diye köşe bucak kaçarım. sadece türkçe şarkılarda duygulanabiliyorum diyenler varsa buyursunlar da görelim.*
sözleri de burada:
(şarkı içerisinde yer alan haber, dizi vb. replikleri italik yazılmıştır.)
falling through pages of martens on angels
feeling my heart pull west
i saw the future dressed as a stranger
love in a space-dye vest
love is an act of blood and i'm bleeding
a pool in the shape of a heart
beauty projection in the reflection
always the worst way to start
"but he's the sort who can't know
anyone intimately, least of all a woman.
he doesn't know what a woman is.
he wants you for a possession,
something to look at like a painting or an ivory box.
something to own and to display.
he doesn't want you to be real, or to think or to live.
he doesn't love you, but i love you.
i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."
now that you're gone i'm trying to take it
learning to swallow the rage
found a new girl i think we can make it
as long as she stays on the page
this is not how i want it to end
and i'll never be open again
"...i was gonna move out...umm...get,
get a job, get my own place, umm,
but... i go into the mall where i
want to work and they tell me, i'm,
i was too young..."
"some people, gave advice before,
about facing the facts, about
facing reality. and this is, this
without a doubt, is his biggest
challenge ever. he's going to have to face it.
you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
say they know how he feels."
"that, so they say that, in ya know
like, houston or something, you'd
say it's a hundred and eighty degrees,
but it's a dry heat.
in houston they say that?
oh, maybe not. i'm all mixed up.
dry until they hit the swimming pool."
"...i get up with the sun... listen.
you have your own room to sleep in,
i don't care what you do. i don't
care when. that door gets locked,
that door gets locked at night by nine o'clock.
if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
supper is ready..."
there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so i'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you
i'll never be open again, i could never be open again.
i'll never be open again, i could never be open again.
and i'll smile and i'll learn to pretend
and i'll never be open again
and i'll have no more dreams to defend
and i'll never be open again
devamını gör...
kepçe çalışması izlemekten zevk alan insan
dmax kanalında bir belgeselcinin şöyle bir sözü vardı :
insanlar şu üç şeyi seyretmeyi severler: yanan ateşi, dönen makineyi, akan suyu.
insanlar şu üç şeyi seyretmeyi severler: yanan ateşi, dönen makineyi, akan suyu.
devamını gör...
deliliğin tarihi
michel foucault'un tarih, felsefe alanında kaleme aldığı eseridir. bu eser tarihin salt bir kral inceleme bilimi olmadığını anlamanızı sağlıyor. delilik gibi veya deliler gibi önemsiz aktörlerin başta olduğu bir bakış açısı var bu eserde. benim tavsiyem bir şeyi ezberlemekten ziyade o konuyla ilgili bir bakış açısı geliştirmektir. işte bu noktada bu eser size yardımcı olacaktır.
devamını gör...
normal sözlük
lütfen, bakın lütfen diyorum şu yeni logoda kafasız normal adam'ın sol(!) kolunun iç kısmında kalan üçgen kısmı temizleyin. siyah renk modunda çok rahatsız ediyor. lütfen yoldaş! adam şapka değiştirdi o üçgen temizlenmedi. ocd var bende, 2 günde manyak oldum.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
tüm yazarların örnek alması gereken vatandaştır yani yazardır. düşüncesine, yüreğine sağlık, çok güzel tanımlara sahip. kalemi daima güçlü ve güçlü olmaya devam etsin, tanımlarıyla bizi bilgilendirip, aydınlatıyor. her zaman aramızda olsun ve olmasından mutluluk duyacağım yazar arkadaşımız. yeni tanımlarıyla sözlüğe renk katmaya devam etmesi dileğiyle, iyi sözlükler.
devamını gör...
rtük'ün trans kadın sebebiyle exxen'e para cezası vermesi
bıkkınlık geldi homofobinizden, transfobinizden, dinciliğinizden ve ayrıştılıcığınızdan. yakındır def olup gideceğiniz günler. kimse kimsenin izlediğine de dinine de cinsiyetine de cinsel yönelimine ve dahasına da karışamayacak. öyle ya da böyle farklılıklara alışmayı, ağzınızdan eksik etmediğiniz "islam hoşgörü dinidir" sözüne atfen hoşgörülü olmayı ve insanlara karışmamayı öğreneceksiniz. artık gençlik bu yobazlardan yıldı ve sanıldığının aksine genç nesil çok akıllı, neyin ne olduğunu pekâlâ biliyor.
devamını gör...
kitaplardaki en etkileyici giriş cümlesi
"hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."
orhan pamuk-masumiyet müzesi
orhan pamuk-masumiyet müzesi
devamını gör...
tulum
memleketim erzincan'ımın efsane peynirinin adıdır.
devamını gör...
oreo
negro'nun yanında bile duramayacak olan balon bir büskividir.
devamını gör...