dirhem
birleşik arap emirlikleri'nde kullanılan para biriminin ismi.
devamını gör...
merdumlar baskında radyo yayını
birazdan uygun olur olmaz yayına katılacağım!
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
-yeni mi
+hayır perwolle yıkandı.
+hayır perwolle yıkandı.
devamını gör...
armysuzy
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar başlığındaki tanımı ile günün ünlüsü yazarımız listesine adını yazdırdı.
(bkz: kocaman alkış)
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
türk kadınlarının kendini prenses zannetmesi
bunu söyleyen/onaylayan bir erkek arkadaşım evlendi ve kız çocuğu sahibi oldu. kızını "prensesim" diye seviyordu en son görüştüğümde...
devamını gör...
sonrası kalır
edip cansever'in yok saydığı ikindi üstü kitabında yer alan şiirleri dahil olmak üzere tüm şiirlerinin yer aldığı yky tarafından ilk baskısı 2005 yılında yayımlanan iki ciltlik şiir koleksiyonu. koleksiyon ismini edip cansever'in ben buyum, dersin, arkadaş. sevgilim, ben buyum yüreğim vurgun, dişlerim altın ceketim sol omzumda dizeleri ile biten sonrası kalır şiirinden alır ki o şiirin rüştü asyalı tarafından seslendirilişi kana karışan zehir gibi güzeldir. dergilerde yayımlanıp gölgelerde kalmış, cansever'in reddetmesi ile hiç yazılmamış gibi kenara atılmış ve bilinmemek ile lanetlenmiş pek çok güzel şiiri yer alıyor sonrası kalır koleksiyonunda. gönül isterdi ki ikinci cilt cansever'in ama belli ki sonundayız her şeyin, en sonunda dizeleri ile biten acaba şiiri ile noktalansın ama böyle de güzeldir. cansever'in tragedya v'nin iv. bölümünde stepan insan yalnızlaştıkça konuştuğu dil de değişir demişti o yüzden bu koleksiyon türkçe sanılmasın çünkü unutulmuş bir dil ile yazılmıştır cansever'in tüm şiirleri.
vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi?
ama belli ki sonundayız her şeyin
en sonunda.
vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
vaktinde anlamanın sevinci mi
ya da biraz geç kalmanın
o gereksiz tedirginliği mi
hangisi?
ama belli ki sonundayız her şeyin
en sonunda.
devamını gör...
sözlük mesajına iq testi gelsin önerisi
talebinizi iq testi sonuçlarınız ile birlikte, yönetime faks olarak iletirseniz ilgileneceklerine inanıyorum.
devamını gör...
majezik
cerrahi tedavi sonrası oluşan ağrılar için reçete edilen güçlü bir ağrı kesici olmakla birlikte hassas midesi olanları üzer.
devamını gör...
ektiğini biçemeyen çiftçi
sevdiği kadar sevilmeyen sevgiliyle denk sayılabilir. belki..
devamını gör...
birlikte olduğun insanı kısıtlamak
sosyal adalet savaşçılığına her yerde karşı olduğumdan söylemek isterim ki; kısıtlarım hem de 3. kişiye zerre bunu sormam. her şey iki kişi arasındadır. ayrıca kendimin de kısıtlanmasına izin veririm. sevgili olma durumu biraz da taviz işidir. açıkça söyleyeyim şunları;
kız arkadaşımın giyimine karışırım.
kız arkadaşımın benim başka kızlarla iletişime geçmeme sinirlenmesine bir şey demem.
iki kişi de halinden memnun olduğu durumda problem ne ? bitti. sen üçüncü kişi olarak kendi fikir mastürbasyonunu yapabilirsin.
kıskançlık adı altında kişiler birbirlerine bazı çizgileri çekebilirler. sizin amaçsız ve güldüren, zorla modernize olarak göstermeye çalıştığınız safsataları uygulamak zorunda değil kimse.
kız arkadaşımın giyimine karışırım.
kız arkadaşımın benim başka kızlarla iletişime geçmeme sinirlenmesine bir şey demem.
iki kişi de halinden memnun olduğu durumda problem ne ? bitti. sen üçüncü kişi olarak kendi fikir mastürbasyonunu yapabilirsin.
kıskançlık adı altında kişiler birbirlerine bazı çizgileri çekebilirler. sizin amaçsız ve güldüren, zorla modernize olarak göstermeye çalıştığınız safsataları uygulamak zorunda değil kimse.
devamını gör...
vajina
tabi saat 12 yi geçince malum cinsel organ başlıkları açılıyor. haliyle kadın cinsel organıdır. ve cinsel ilişki girmeye yarar.
edit: bir yazarın duzeltmesiyle bu kanaldan isenmiyormus.
edit: bir yazarın duzeltmesiyle bu kanaldan isenmiyormus.
devamını gör...
güzel kalçalı kıza yol verip arkadan izlemek
bende diyorum ne kadar düşünceli insanlar yol veriyorlar. ınsanlara olan güvenim bir kere daha sarsıldı. hayır ağlamıyorum gözüme sözlük kaçtı.
devamını gör...
ensest ilişki yaşama özgürlüğü
annene, babana , kardeşine ,teyzene, yeğenine vs de istek duymazsın. ailen o senin. normal bir insan için bu kişiler aşk yaşanacak kişiler değildir. değil türkiye avrupa, amerika her yerde bu böyledir. normal karşılanacak bir durum değildir.
devamını gör...
temel karamollaoğlu’ndan sedat peker’e açık mektup
buradantemel karamollaoğlu’ndan
sedat peker’e manifesto gibi açık mektup..
sayın sedat peker,
son bir ayda sosyal medyada yayınladığınız beş videoyu milyonlarca kişi gibi ben de izledim.
size yapılan türlü suçlamalar ve bunlara karşı sizin yapmış olduğunuz sarsıcı savunmalar üzerinde duracak değilim. bunu şu anda yapan onlarca gazeteci, televizyon yorumcusu bulunmaktadır.
sayın sedat peker,
bir türküde ya da bir şarkıda belirli aralıklardan sonra tekrarlanan bölüme “nakarat” denilir.
sizin beş videoda yapmış olduğunuz konuşmaların tümünde de şu ‘nakarat’ yer almaktadır:
biz bu vatanın fedaileriyiz!
biz bu vatanın serdengeçtileriyiz!
biz bu vatanın delileriyiz!
işte, bu mektubumda sizin bu nakarat bölümünüzü irdeleyeceğim.
sayın sedat peker,
son 35 yılda, özelleştirme adı altında, vatanın varlıkları, yani türk milletinin birikimleri ve zenginlikleri yabancı-yerli şirket ve kişilere satıldı.
vatanın yer altı ve yer üstü madenleri yağmalanırken siz kimlere fedailik yapıyordunuz?
vatanın fabrikaları ve işletmeleri yabancı ve yerli kişilere, peşkeş çekilirken siz kimlere karşı serdengeçtilik yapıyor, yani kelle koltukta savaşıyordunuz?
bodrum’da yalıkavak yat limanı’na mehmet ağar’ın “çökmüş” olduğunu iddia ederek uzun uzun hesap soruyorsunuz. peki, vatanın tüm limanlarına yabancılar “çökerken” görünür bir delilik yaptınız mı, yani vatanı delicesine sevdiğinizi dosta da düşmana da gösterdiniz mi?
sayın sedat peker,
vatanın tarım toprakları yabancıların eline geçerken siz kimlerin fedailiğini yapıyordunuz?
türk çiftçisinin yerli tohum kullanması yasaklandığında, başta siyonist israil devleti olmak üzere yabancı ülkelerden ithal edilen, dna’sı değiştirilmiş kısır tohumlar türk çiftçisine dayatıldığında kimlerin adına serden geçtilik yapıyor, yani kelle koltukta savaşıyordunuz?
türk bankaları birer birer yabancıların eline geçerken, vatanın delileri olarak ortaya çıktığınızı gören oldu mu?
sayın sedat peker,
türkiye cumhuriyeti devleti’nin malı, yani türk halkının varlıkları konya şeker fabrikasına, amasya şeker fabrikasına, kütahya şeker fabrikasına ve adapazarı şeker fabrikasına, sizin deyiminizle, çöktüler!
neden o zaman, “biz bu vatanın fedaileriyiz” deyip ortaya çıkmadınız?
2003 yılında, türk halkının malı olan dev kuruluş petkim’e çöktüler!
biz bu vatanın serdengeçtileriyiz diyerek ayağa fırlamanız gerekmez miydi?
haziran 2003’de, türkiye’de en çok ciro yapan, en çok para kazanan ve devlete en çok vergi veren, her yıl türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde birinci sırayı alan, 4 bin işçinin çalıştığı, türk halkının malı, dev kuruluş tüpraş’a çöktüler!
biz bu vatanın delileriyiz, vatanımızı deliler gibi severiz, varlıklarımızı kimseye kaptırmayız deyip neden ortaya çıkmadınız?
sayın sedat peker,
şubat 2019’da, yani bundan iki yıl önce, “vatanı satanlar” adlı kitabım yayımlandı.
bu kitabımın kapağında 76, içinde ise yaklaşık 300 vatan satıcısının adı bulunmaktadır.
toplam sayıları yaklaşık 400’ü bulan bu kişiler sıradan kişiler değildir! bu kişiler cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, başbakan yardımcılığı ve bakanlık yapmış kişilerdir.
devletimizin en üst yönetiminde bulunmuş bu kişilerin birer vatan satıcısı olduğunu doğruluğu tartışmasız belgelerle ortaya koydum.
sizin saygıda kusur etmediğiniz devlet bahçeli, kitabımdaki kişilerden biridir!
sizin ağır biçimde suçladığınız mehmet ağar, berat albayrak ve süleyman soylu, kitabımda adları geçen vatan satıcılarıdır!
sayın sedat peker,
kitabımda adları vatan satıcıları olarak geçen dört eski bakan yargıya koştular: namık kemal zeybek, abdüllatif şener, sadettin tantan ve rıfat serdaroğlu.
bu dört eski bakan yargıdan şunları talep ettiler: kitabın baskısı hemen durdurulsun, ülke genelinde kitaplar toplatılsın ve kitabın yazarı hapse atılsın!
sonuç ne oldu biliyor musunuz? yargı tüm iddia ve talepleri reddetti.
ancak bu kişiler bağlantılarını kullanarak kitabımın dağıtımını ve satışını engellemeye çalıştılar, bu çabaları sürmektedir…
sayın sedat peker,
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’a “recep abi” demektesiniz.
kişiler arasındaki dostluklara elbette karışma hakkım yok.
ancak size, “recep abiniz” hakkında biraz bilgi sunmak isterim.
vatanı satanlar kitabımda kendisine 25 sayfa ayırdım, sattığı vatan varlıklarının listesi o denli uzun yer aldı!
şimdi size sormam gerekiyor: vatanın varlıklarını satan “recep abinizin” karşısına dikilebilir misiniz, ‘ben bu vatanın fedaisiyim’ deyip ondan hesap sorabilir misiniz?
çok önemli bir konu daha var:
dünyadaki en büyük, en zengin bor madenleri türkiye’dedir. başta amerika olmak üzere çok sayıda ülkenin gözleri bor madenlerimizdedir.
bakın ne oldu: bor madenleri, türkiye varlık fonu’na devredildi. fonun başında da recep tayyip erdoğan var! sizin dilinizle söyleyeyim: bor madenlerimize “tayyip abiniz” çöktü! istediği zaman, istediği kişilere, istediği fiyata satabilir!
bu çok önemli konuyu da “vatanı satanlar” kitabımda, ayrı bir bölümde, belgeleriyle okurlara sundum.
bu konuda size sorum şu olsun: “tayyip abiniz” bu vatanın, bu milletin varlığı olan bor madenlerini yabancılara satmaya kalkışırsa, bir vatan fedaisi olarak, bir vatan serdengeçtisi olarak, bir vatan delisi olarak, karşısına dikilebilecek misiniz?
sayın sedat peker,
kişinin aynası, yaptığı işlerdir, söylemleri değil!
söylemleriyle tozu dumana katan, vatanseverliği, milliyetçiliği kimseye bırakmayan bir kişiye hemen inanıp kanar mıyız, yoksa dönüp somut olarak ne yaptığına, ortaya ne tür yapıtlar bıraktığına mı bakarız?
işte, ben öyle yapıyorum.
söylemlerinizdeki nakaratı ele alıyor ve vatanımız satılırken neden ‘vatanın fedailiğini’ yapmadığınızı soruyor, sorguluyorum!
vatanın varlıklarına yerli ve yabancılar ‘çökerken’ niçin ‘vatanın serdengeçtisi’ olduğunu göstermediğinizi soruyor, sorguluyorum!
vatanın varlıkları birer birer yerli ve yabancı sömürgecilerin eline geçerken neden ‘vatanın delisi’ olduğunuzu haykırmadığınızı soruyor, sorguluyorum!
sayın sedat peker,
siz, konuşmalarınızda şu iki kavrama, haklı olarak, çok önem veriyorsunuz: dürüst olmak ve namuslu olmak. size suç atanlara, tüm karşıtlarınıza “dürüst olun!”, “namuslu olun!” diye parmak sallıyorsunuz.
şimdi ben de size, ama parmağımı sallamadan uygarca sesleniyorum:
dürüst olun, namuslu olun!
siz bugüne kadar ne bir vatan fedaisi, ne bir vatan serdengeçtisi ne de bu vatanın delisiydiniz!
siz, adlarını kitabımda verdiğim bazı vatan satıcılarına, türlü biçimlerde uşaklık yapmış bir kişisiniz!
henüz 50 yaşındasınız, yani gençsiniz.
eğer bundan sonra dürüst ve namuslu davranırsanız gerçek bir vatansever olamaz mısınız?
ben, kişilerin geleceği hakkında her zaman olumlu düşünmeyi yeğlerim…
sedat peker’e manifesto gibi açık mektup..
sayın sedat peker,
son bir ayda sosyal medyada yayınladığınız beş videoyu milyonlarca kişi gibi ben de izledim.
size yapılan türlü suçlamalar ve bunlara karşı sizin yapmış olduğunuz sarsıcı savunmalar üzerinde duracak değilim. bunu şu anda yapan onlarca gazeteci, televizyon yorumcusu bulunmaktadır.
sayın sedat peker,
bir türküde ya da bir şarkıda belirli aralıklardan sonra tekrarlanan bölüme “nakarat” denilir.
sizin beş videoda yapmış olduğunuz konuşmaların tümünde de şu ‘nakarat’ yer almaktadır:
biz bu vatanın fedaileriyiz!
biz bu vatanın serdengeçtileriyiz!
biz bu vatanın delileriyiz!
işte, bu mektubumda sizin bu nakarat bölümünüzü irdeleyeceğim.
sayın sedat peker,
son 35 yılda, özelleştirme adı altında, vatanın varlıkları, yani türk milletinin birikimleri ve zenginlikleri yabancı-yerli şirket ve kişilere satıldı.
vatanın yer altı ve yer üstü madenleri yağmalanırken siz kimlere fedailik yapıyordunuz?
vatanın fabrikaları ve işletmeleri yabancı ve yerli kişilere, peşkeş çekilirken siz kimlere karşı serdengeçtilik yapıyor, yani kelle koltukta savaşıyordunuz?
bodrum’da yalıkavak yat limanı’na mehmet ağar’ın “çökmüş” olduğunu iddia ederek uzun uzun hesap soruyorsunuz. peki, vatanın tüm limanlarına yabancılar “çökerken” görünür bir delilik yaptınız mı, yani vatanı delicesine sevdiğinizi dosta da düşmana da gösterdiniz mi?
sayın sedat peker,
vatanın tarım toprakları yabancıların eline geçerken siz kimlerin fedailiğini yapıyordunuz?
türk çiftçisinin yerli tohum kullanması yasaklandığında, başta siyonist israil devleti olmak üzere yabancı ülkelerden ithal edilen, dna’sı değiştirilmiş kısır tohumlar türk çiftçisine dayatıldığında kimlerin adına serden geçtilik yapıyor, yani kelle koltukta savaşıyordunuz?
türk bankaları birer birer yabancıların eline geçerken, vatanın delileri olarak ortaya çıktığınızı gören oldu mu?
sayın sedat peker,
türkiye cumhuriyeti devleti’nin malı, yani türk halkının varlıkları konya şeker fabrikasına, amasya şeker fabrikasına, kütahya şeker fabrikasına ve adapazarı şeker fabrikasına, sizin deyiminizle, çöktüler!
neden o zaman, “biz bu vatanın fedaileriyiz” deyip ortaya çıkmadınız?
2003 yılında, türk halkının malı olan dev kuruluş petkim’e çöktüler!
biz bu vatanın serdengeçtileriyiz diyerek ayağa fırlamanız gerekmez miydi?
haziran 2003’de, türkiye’de en çok ciro yapan, en çok para kazanan ve devlete en çok vergi veren, her yıl türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde birinci sırayı alan, 4 bin işçinin çalıştığı, türk halkının malı, dev kuruluş tüpraş’a çöktüler!
biz bu vatanın delileriyiz, vatanımızı deliler gibi severiz, varlıklarımızı kimseye kaptırmayız deyip neden ortaya çıkmadınız?
sayın sedat peker,
şubat 2019’da, yani bundan iki yıl önce, “vatanı satanlar” adlı kitabım yayımlandı.
bu kitabımın kapağında 76, içinde ise yaklaşık 300 vatan satıcısının adı bulunmaktadır.
toplam sayıları yaklaşık 400’ü bulan bu kişiler sıradan kişiler değildir! bu kişiler cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, başbakan yardımcılığı ve bakanlık yapmış kişilerdir.
devletimizin en üst yönetiminde bulunmuş bu kişilerin birer vatan satıcısı olduğunu doğruluğu tartışmasız belgelerle ortaya koydum.
sizin saygıda kusur etmediğiniz devlet bahçeli, kitabımdaki kişilerden biridir!
sizin ağır biçimde suçladığınız mehmet ağar, berat albayrak ve süleyman soylu, kitabımda adları geçen vatan satıcılarıdır!
sayın sedat peker,
kitabımda adları vatan satıcıları olarak geçen dört eski bakan yargıya koştular: namık kemal zeybek, abdüllatif şener, sadettin tantan ve rıfat serdaroğlu.
bu dört eski bakan yargıdan şunları talep ettiler: kitabın baskısı hemen durdurulsun, ülke genelinde kitaplar toplatılsın ve kitabın yazarı hapse atılsın!
sonuç ne oldu biliyor musunuz? yargı tüm iddia ve talepleri reddetti.
ancak bu kişiler bağlantılarını kullanarak kitabımın dağıtımını ve satışını engellemeye çalıştılar, bu çabaları sürmektedir…
sayın sedat peker,
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’a “recep abi” demektesiniz.
kişiler arasındaki dostluklara elbette karışma hakkım yok.
ancak size, “recep abiniz” hakkında biraz bilgi sunmak isterim.
vatanı satanlar kitabımda kendisine 25 sayfa ayırdım, sattığı vatan varlıklarının listesi o denli uzun yer aldı!
şimdi size sormam gerekiyor: vatanın varlıklarını satan “recep abinizin” karşısına dikilebilir misiniz, ‘ben bu vatanın fedaisiyim’ deyip ondan hesap sorabilir misiniz?
çok önemli bir konu daha var:
dünyadaki en büyük, en zengin bor madenleri türkiye’dedir. başta amerika olmak üzere çok sayıda ülkenin gözleri bor madenlerimizdedir.
bakın ne oldu: bor madenleri, türkiye varlık fonu’na devredildi. fonun başında da recep tayyip erdoğan var! sizin dilinizle söyleyeyim: bor madenlerimize “tayyip abiniz” çöktü! istediği zaman, istediği kişilere, istediği fiyata satabilir!
bu çok önemli konuyu da “vatanı satanlar” kitabımda, ayrı bir bölümde, belgeleriyle okurlara sundum.
bu konuda size sorum şu olsun: “tayyip abiniz” bu vatanın, bu milletin varlığı olan bor madenlerini yabancılara satmaya kalkışırsa, bir vatan fedaisi olarak, bir vatan serdengeçtisi olarak, bir vatan delisi olarak, karşısına dikilebilecek misiniz?
sayın sedat peker,
kişinin aynası, yaptığı işlerdir, söylemleri değil!
söylemleriyle tozu dumana katan, vatanseverliği, milliyetçiliği kimseye bırakmayan bir kişiye hemen inanıp kanar mıyız, yoksa dönüp somut olarak ne yaptığına, ortaya ne tür yapıtlar bıraktığına mı bakarız?
işte, ben öyle yapıyorum.
söylemlerinizdeki nakaratı ele alıyor ve vatanımız satılırken neden ‘vatanın fedailiğini’ yapmadığınızı soruyor, sorguluyorum!
vatanın varlıklarına yerli ve yabancılar ‘çökerken’ niçin ‘vatanın serdengeçtisi’ olduğunu göstermediğinizi soruyor, sorguluyorum!
vatanın varlıkları birer birer yerli ve yabancı sömürgecilerin eline geçerken neden ‘vatanın delisi’ olduğunuzu haykırmadığınızı soruyor, sorguluyorum!
sayın sedat peker,
siz, konuşmalarınızda şu iki kavrama, haklı olarak, çok önem veriyorsunuz: dürüst olmak ve namuslu olmak. size suç atanlara, tüm karşıtlarınıza “dürüst olun!”, “namuslu olun!” diye parmak sallıyorsunuz.
şimdi ben de size, ama parmağımı sallamadan uygarca sesleniyorum:
dürüst olun, namuslu olun!
siz bugüne kadar ne bir vatan fedaisi, ne bir vatan serdengeçtisi ne de bu vatanın delisiydiniz!
siz, adlarını kitabımda verdiğim bazı vatan satıcılarına, türlü biçimlerde uşaklık yapmış bir kişisiniz!
henüz 50 yaşındasınız, yani gençsiniz.
eğer bundan sonra dürüst ve namuslu davranırsanız gerçek bir vatansever olamaz mısınız?
ben, kişilerin geleceği hakkında her zaman olumlu düşünmeyi yeğlerim…
devamını gör...
emine pir zola
bu ne arkadaşım diye sorduğum yazar.

şimdi olay şu, dün gece bu yazar arkadaş bana mesaj attı, normal sözlük entellerinin arasına girmek, sabah akşam paso milleti baymak istiyorsan beni inceden bir görmen lazım diye.
arayıp bulamadığım şey, düşünsene tüm gün in aşağı sokrates çık yukarı dostoyevski, ortama bak? arka planda orotaryolar çalıyor, pencereden sokağa bakıyorsun hayatlar singing in the rain tadında, şarabından bir yudum alıyorsun allaaaah yaşasın varoluş sancıları!
tamam, borcum ne kadar yenge dedim, 100 dolar dedi, valla üzerimde yok az önce arkadaşa verdim dedim, tamam sen 100 kağıt ateşle, geri kalanı cari hesaba yazarım dedi, şüphelenmedim verdim.
biraz önce mesaj attı, al üye kartın diye. karta bakıyorum, kart kart değil, böyle özensiz, böyle ötekileştirilmiş, böyle esrik, böyle tuhaf bişi daha önce daha görmedim.
sonra "kim yav bu kadın, kimin nesidir?" diye nickaltına baktım, bir üstte kuzguncuktaki vişne..
o an anladım tüm olan biteni ama maalesef artık çok geçti.
keşke, keşke daha önce baksaydım bunun arkadaşı kimdir diye..
bi de borçluyum ya işin kötüsü, bugün yarın paranın geri kalanını vermezsem üstüme whatsapp kitap okuma kulübü atar bu, hahahahhahhaha.

şimdi olay şu, dün gece bu yazar arkadaş bana mesaj attı, normal sözlük entellerinin arasına girmek, sabah akşam paso milleti baymak istiyorsan beni inceden bir görmen lazım diye.
arayıp bulamadığım şey, düşünsene tüm gün in aşağı sokrates çık yukarı dostoyevski, ortama bak? arka planda orotaryolar çalıyor, pencereden sokağa bakıyorsun hayatlar singing in the rain tadında, şarabından bir yudum alıyorsun allaaaah yaşasın varoluş sancıları!
tamam, borcum ne kadar yenge dedim, 100 dolar dedi, valla üzerimde yok az önce arkadaşa verdim dedim, tamam sen 100 kağıt ateşle, geri kalanı cari hesaba yazarım dedi, şüphelenmedim verdim.
biraz önce mesaj attı, al üye kartın diye. karta bakıyorum, kart kart değil, böyle özensiz, böyle ötekileştirilmiş, böyle esrik, böyle tuhaf bişi daha önce daha görmedim.
sonra "kim yav bu kadın, kimin nesidir?" diye nickaltına baktım, bir üstte kuzguncuktaki vişne..
o an anladım tüm olan biteni ama maalesef artık çok geçti.
keşke, keşke daha önce baksaydım bunun arkadaşı kimdir diye..
bi de borçluyum ya işin kötüsü, bugün yarın paranın geri kalanını vermezsem üstüme whatsapp kitap okuma kulübü atar bu, hahahahhahhaha.
devamını gör...
bir dediği bir dediğini tutmayan insan
yerinde sayıp, eserikli olanlarıda vardır. ya da ikizler burcuna sahiptirler.
devamını gör...
içinde babanızın koştuğu bir anı
bana bisiklet sürmeyi öğretirken peşimden koşardı düşmeyeyim diye.
devamını gör...
el alem
gizli yargıçlar topluluğu.
devamını gör...
6 mayıs 2021 chp'den animasyon yanıtı
devamını gör...
yorgunluk nasıl geçer sorunsalı
"ne eksikse sen tamamla,
son derece yorgunum.
çok uykum var, öp beni,
öpersen ne güzel uyurum."
-ali lidar
bugün benim için koşturmacalı bir gündü. çok yoruldum gerçekten ve bu dizelerde de dediği gibi çok uykum var ve öpülseydim ne güzel uyurdum şimdi. bazen tabii olmuyor bu ve fark ettim ki yorgunluk sevdiğinizle konuşunca da geçiyor onun sesini duymak da yorgunluğunuzu geçiriyor ama işte ah... bir öpseydi beni şimdi, ne güzel uyurdum.
son derece yorgunum.
çok uykum var, öp beni,
öpersen ne güzel uyurum."
-ali lidar
bugün benim için koşturmacalı bir gündü. çok yoruldum gerçekten ve bu dizelerde de dediği gibi çok uykum var ve öpülseydim ne güzel uyurdum şimdi. bazen tabii olmuyor bu ve fark ettim ki yorgunluk sevdiğinizle konuşunca da geçiyor onun sesini duymak da yorgunluğunuzu geçiriyor ama işte ah... bir öpseydi beni şimdi, ne güzel uyurdum.
devamını gör...