düşünsene bilmem kac km uzakliktan düşen bir göktaşisin ve düştüğün yer çorumda bir tarla. bunca skandal yetmezmis gibi bir de 180 bin dolara satiliyorsun.
devamını gör...

eğleniyormuyuz gençlerrrr ???

şahsım olarak ben baya keyif aldım.
benden sözlüğe tam puan.
devamını gör...

birçok sebebi var. öyle sürekli birilerine içini döken biri olmadım. genelde sürekli içime attıkça atar ve bir anda patlar sonra kaldığım yerden devam ederdim. bu çevremdekilerden çok bana zarar verdi. sözlükte yeri geliyor içimi döküyor yeri geliyor kafamı dağıtıyor yeri geliyor insanların fikirlerini bir konu hakkındaki düşüncelerini okuyarak kafamı meşgul ediyorum. bir başlıkta veya tanımda kendimi ifade edebiliyor, kendimi bulabiliyorum. yeri geliyor hayatında olan yakınım dediğin insanların yapamadığını sözlükte hiç tanımadığın bir insan yapıyor. kimsenin okumadığını bilsem de yazıyorum. elbet bir gün okuyan çıkar diye. çünkü yazmazsam boşluğa düşerim. bunu biliyorum.
devamını gör...

hıyar gibi tatvan'daki birliğime dağıtılmak için elazığ ktm'ye giriş yaptığım gün. akşam gece yarısına doğru, sağda solda köşede takılmıştık. sonra sıra olup yatakhaneye. yatakhane dediğim 200 kişilik bir yer, 100 ranza vardır! lan ben ne arıyorum burada alüminyum düşüncelerinin beynimi yediği, gübreden oluşma bir battaniye altında uyu uyuyabilirsen. 4 gün burada geçti sözlük, para versem alamayacağım bir hayat dersiydi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

terapi gibi ortamsın vallahi, teşekkür ederim sözlük.
devamını gör...

gülmek.

öyle bir gülüyorlar ki içi dışına çıkacak sanıyorsun. sadece gülmüyor gözünden ışıkta çıkıyor sanki. o gülüyor onun gülmesine sen gülüyorsun. onların gülümsemesi bulaşıcı hastalık gibi ama harika bir bulaşıcı hastalık. **
devamını gör...

ben galiba unutamadım ya. 2012 senesinde ayrıldık. adam evlendi. adamın çocuğu oldu. adam çoğaldı ben hala tırı vırı. güzel çocuk yapmış ama tebrik ediyorum. belki benden yapsa güzel olmazdı bilemeyiz kısmet. unutun gitsin.
devamını gör...

sakin ol, aynaları kullan, gözünü ve kulaklarını aç.
gerisi zaten basit.
devamını gör...

kendine bakmadan başkalarını eleştiren , ukala insanların yüzüne karşı , sedat peker'in seslendiği şekilde tam da.
devamını gör...

madem ders notları üzerinden devam ediliyor bu okullara, o zaman herkes okusun üniversite. neden sınav yapıp yüz binlerce öğrenciyi strese sokuyoruz ki? herkes tercih yapsın, nasılsa ders notlarıyla bitirilecek bu okullar, herkes istediği bölümü okumuş olur.

(bkz: allahım sen sabır ver)
devamını gör...

yaşasın diye bir insanın gözünün içine bakmak. iki kaşık yemek yesin diye her gün sevdiği bir yemeği pişirirken o insanın günden güne kemiklerinin sayılacak duruma gelmesi. ardı arkası kesilmeyen psikolojik çöküşler. gece uyurken yaşadığından emin olabilmek için diken üstünde nefes alışverişini kontrol etmek.

insanın ömründen ömür götüren çaresizlikler.
devamını gör...

t: ara sıra uğradığım ve bundan büyük bir keyif aldığım başlık.

"çok gençsin martin, çok gençsin evlat. yükseklere kanat çırpacaksın ama kanatların en açık renklerle bezenmiş, en narin, en ince tülden. yakıp kavurma onları. ama zaten yanıp kavrulmuşlar.."
-martin eden (kitap).
devamını gör...

en sevdiğim şiirlerden birisidir. adeta bir manifestodur bu şiir, acının haykırışıdır. haydar ertem'in yorumu, eleni karaindrou'nin "theme of the uprooting" isimli eserinin eşliğinde o muazzam şiir:
buradan
devamını gör...

mhp'den ihraç edildikten sonra demokrat parti'ye geçen ordu milletvekili cemal enginyurt, haber global programında cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ı ilginç açıklamalarla eleştirdi.

muhalefet partilerinin anlamadığı bir şey var. sayın recep tayyip erdoğan özel bir insan, iltimaslı bir insan. her şeyin üstünde bir insan. o'nun yaptığı her şey doğrudur. hdp'yi eleştirmek de recep tayyip erdoğan'ın hakkıdır. habur'da mahkeme kurmak da recep tayyip erdoğan'ın hakkıdır. andımız'ı kaldırmak da recep tayyip erdoğan'ın hakkıdır. işine gelene 'militan' demek, işine gelene terörist demek de recep tayyip erdoğan'ın hakkıdır. herkes haddini bilmeli. her dediğini eleştirmek yerine sayın recep tayyip erdoğan'ın her dediğine kabul göstermek durumundayız. aksi takdirde çok kızıyor. hepimize bir şeyler diyebilir. onun için ben recep tayyip erdoğan'ın o yetkisi olduğunu düşünüyorum... dolayısıyla sayın akşener ve sayın chp genel başkanı hiç şık olmayan şeyler yapıyorlar, ayıptır yani..."

kaynak
devamını gör...

dikkat +18 görüntüler içerir :)

"
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel;
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ruknettin'in kalbi için kehanetler (lütfen okuyun uzunluğuna bakmadan müthiş bir şiirdir.)
ruknettin'in aynalarda ağladığı kadar var.

bir mevsimin kıyısından tutarsan ruknettin
kurak ovalara yağmurlar yağar,
ayak bileklerinden kavrarsan bir harfi,
kalbin şiir olup vadilerini sular.

senin de vadilerin vardır ruknettin!
kehanetler kurarsın,yağmalarsın kendini
kurtarıp o yangında ilk önce kalbini
niyedir,aynalarda azalır sesin.

doktorum
ben bu kalbimi sarınır örtünürüm
kış gecelerinde o nu yakar ısınırım
üşürsem helak olacağımdan korkarım.
doktorum
gayya kuyusuna inmek istemem
bana bir ip uzat,yağmurlar istemem
aynaları kırarım,suretimi istemem
mevsimler dönedursun,bu dünyayı istemem
ben allah'ı isterim.

ben hep aynalardan geçerim doktor
aynalar benden geçer.
araf'tan bir sepet sarkıtırım aşağı,
doluşur içine narin böcekler
yaşamayı yeni öğrenmiş kelebekler
üşüşür ben kalbimi sarkıtınca aşağı
ben hep aynalardan geçerim doktor!

günahları için ağlayan kim varsa
kanatlarıyla okşar onu melekler

hep böyle midir
kalbin hep böyle yavaş mıdır ruknettin?
aynalar sana bir savaş mıdır ruknettin?
yarin dudaklarından trenler geçer de
kalbiyin istasyonunda durmaz mı
sen hiç satrançta yenilmez misin
atına binip hep gider misin
bilmez misin,atından ayrı düşen bir vezir
zehir gibi çoğaltır kanında yalnızlığı
ve nihayet şahlar da aynalardan geçer
bir sen mi kalırsın bu rüyada ruknettin
herhalde hep böyledir
bu dünya sevenlere bir tuzaktır ruknettin!

buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik
konuşmayı unuttuyduk,hal diliyle söylediydik.
dua okuduyduk,yağmur dilediydik
kalbinizi kuşatmaya geldiydik.

hoşgeldiniz.buyrun.işte kalbim.
adımı unuttuğum zamanlarda ruknettin'im
gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim.
şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.

benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde
benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur
uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde
kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor
tıkanır,ölür metropollerde.

bir çiçeği uyandırmak için mi
söner bu ateşgahlar
kaldırmak için mi yeraltını
o derin uykusundan
kurur bu göl
ne var ve ne oluyor
neden türkü söylüyor fesleğenler
uzakta biri mi göründü
biri incil okurken düşüp bayıldı mı
bir rüya mı gördü yalnız keşişler
ne oldu?

adım ruknettin,tanışıyor olmalıyız
bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
sunmuş olmalıyım kalbimi size
bakın!demiş olmalıyım henüz avladım o'nu
igvanın zehrini boşalttığı kuyularda.
yalnız günah parlar zifiri karanlıkta
ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur
bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda
ay gibi ışıdığında bir aşk
bir mevsim yönünü şaşırdığında.

hayret etmiş olmalısınız,kalbim
hezarfen misali havalanınca.

korkarım sevgili doktor,bu mektuba kendimi üzerek başlayacağım
çabuk büyüyen bir çocuk gibi,
ceplerimin nerede olduğunu unutacağım önce
ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine.
sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı unutacağım.
unutacağım,hangi şehirde durursam yar beni karşılar.
nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar
gülümseyen bir arap olacak yüzümün size bakan tarafı,
terkedip gitmelerin ağırlaştığı bir güz olacak öte yarısı.

alnımın dokunduğu yerden savaşlar artacak
ve bahar giysilerine bürünmüş gelirken kıyamet
''gönüllü mağlupları olacak hayatın'' doktor.
yarından korkan adam,ruknettin böyle söyler.

siz doktor,yazabilir misiniz bir gülü yeniden
alıştırabilir misiniz baharı çürüyen toprağa
kabaran yağmuru yeraltına
ve bir aşkı ayrılığa
yakıştırabilir misiniz doktor
kanatlarında hüzün ve manolya taşıyan
kuşlarla konuşabilir
ve trampetimi geri verebilir misiniz bana?

ah kalbin moğolları ! size verecek ne kaldı
bir kitap olup yandı da o
külünden zehir kaldı
bir hayal olup uçtu da
gökte melekler bağırdı
''eve dön,eve dön!''

döndüm ki;şehrin ağrıları üstüme kaldı
bulvara uzanmış diskotek kızları/o melul orospular/
süpermarketler,bankalar
/yani toplu insan mezarları/
üstüme kaldı.

size ne denir ey kalbin istilacıları
barbar denir,'bir hayal yıkan'denir.
alın o'nu da götürün,bir kalbim kaldı.

bir ilkokul atlasında gemilerim yandıydı
cenevizden geliyordum,elimde mektuplarım vardı.
elimde ölü bir kızın sağır saçları vardı
bir mevsimin ortasında kalakaldıydım

bakkaldan manavdan değil,
cenevizden geliyordum doktor
o kızın saçlarından geliyordum
yitirilmiş bir mahkemeden
galiba kalbimden geliyordum.

bir güle boyun eğdiren nedir
o aşk değilse
nedir kalbe çıkartılan
tutuklama emri,
aşk değilse.
ah,o sığınaklardan
yitikleri toplayan
ve düşlere vuran gemi
nedir aşk değilse

size kendimden bahsediyorum doktor
biraz yağmur kimseyi incitmez.

iyi ruhların arasında dolaşan
bir gölgeden sözediyorum.
acıdan çatlamış kalbi
soğuğa dayanıklı kılan bir bilgiden
terkedilmiş şizofrenleri
kendine çeken vadiden
keşişlerin hüznünden
ve bir aşk yüzünden
ayları karıştıran kişinin
tababet-i ruhiyyesinden

size kendimden bahsediyorum doktor
ben kar yağarken ıslanmam.

benim öbür adım rüzgar
uğradığım orman
değdiğim kalp uğuldar.

deki bulunur elbet
iyi bir hal üzre kaybolan kişi

kemal sayar.
devamını gör...

yeni olduğumdan dolayı kimse görmedi herhalde. yine de teşekkürler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim