iskender doğan - kan ve gül.
devamını gör...

rivayete gore ilk kiminle birlikte cikarsan evlenecegin kisi odur denilen, istanbul bebegi kule. annemle cikmistim.
devamını gör...

tek kelimeyle dandik firma. bir kez kullandım ve bacaklarım çürüdü yolculuk ederken. koltuk araları çok dar. uçak desen ayrı bir gürültülüydü zaten. hayatımda yaptığım en gergin uçak yolculuğuydu. allahtan kısa mesafeydi de 1 saat içinde eziyetten kurtuldum. kesinlikle tavsiye etmem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

avrupa'nin iki yuzlulugunun en buyuk gostergesi olan dunya tarihinde de ikinci dunya savasi sonrasi yapilmis en buyuk insan katliami olarak gecen soykirimdir.

katliam adini, bolgedeki srebrenitsa kasabasindan almistir. 1993 yilinda birlesmis milletler tarafindan srebrenitsa "guvenli bolge" olarak guvence altina alinmistir. bolgenin guvenli olarak tasdiklenmesiyle, 24 bin nufuslu kent 64 bine kadar yukselmistir. bolgedeki sirp zulmu bir yana birde nufus artisiyla yoksulluk ve sefalet baslamistir. kentteki sirplarin tacizlerinden bunalan sivil kesim, ellerinden alinmis silahlarini tekrar talep etmis, donemin hollandali komutani thom korremans tarafindan bu talep geri cevrilmistir. akabinde zaten bir hafta icinde yani 11 temmuz 1995'te donemin komutani ratko mladiç komutasinda bolge sirplar tarafindan ele gecirilmis yada satilmistir... hatta ilgili komutanin 11 temmuz gununde cekilmis bir video kaydindaki sozleri de su sekildedir;


büyük bir sırp bayramı arifesinde, srebrenica şehrini büyük bir sırp şehri yapmak üzere halkımıza armağan ediyoruz. nihayet bu topraklarda türklerden intikam almanın vakti geldi.

bolgenin sirplar tarafindan ele gecirilmesiyle panik yapan sivil kesim, son care olarak ara buluculuk yapmak icin orada gorevlendirilmis hollanda askerlerine siginmislardir. hollanda askerleri ise zulmden siginmis sivil bosnaklari sirplara teslim etmistir. sozde kadin ve cocuklarin guvenli bir bolgeye tasinmasina olanak saglayan sirplar, en az 8 binin uzerindeki bosnak erkegi ayristirarak ormanlik ve benzeri alanlarda toplu sekilde katletmislerdir. wikipedia'da yer alan bilgiye gore 8300 kisinin cesetleri parcalanip, iskeletlerinden cikartilmis, toplu bir alanda yakilmasiyla, kalan kemikler de yine toplu bir sekilde gomulmustur...
devamını gör...

kırk yama : ölüye dua edilir...
aykut : yani revaçta olan o zaten.
hahshahshahzhahzh kahkaha attım ya, "revaçta olan o" ne demek ya aykut..
mecburi edit: sizin beni hem güldürüp hem ağlatmaya ne hakkınız var? ateş böceği şarkısına ithafen düzenledim tanımı. sanırım yayın bitene kadar sürekli ruh halim değişecek.... şarkıyı sevdiğimden gözlerim doldu, birazıcık dokunaklı bir şarkı çünkü..
edit gibi edit : yiaaaa... ama siz çok tatlısınııız! kendimi çok özel hissettim.. aykut bey sesinizi yükseltin noooluuur..
editlere doymuyorum : kırk yama : aykut...
3 saniye sonra kırk yama :aykut susamazsın. aykut ses ver, aykut!
devamını gör...

tüp çokokrem emmek.
devamını gör...

mecbur kalınca annem ve ben.

babam döneminin iyi kazanan mimarlarından biriydi ama elinden hiçbir iş gelmezdi. parası neyse vereyim de yapsınlar kafasında bir adamdı daha çok. ona ver gezmeyi, ver tozmayı, ver alkolü eğlenceyi... tamirat falan hak getire! beceremezdi.
oysa dedem, ilkokula bile gitmediği halde elektrikli aletlere karşı olan merakı sayesinde kendince ufak icatlar yapan biriydi. bayılırdım onun olmadık yerlere monte ettiği lambalara, yattığı yerden kalkmadan radyoyu açıp kapatabilmek için yaptığı bir çeşit uzaktan kumanda olan düğmeye...

babam vefat edince bütün iş annemin başına düştü tabii. sağlığında yiyip içip eğlenmekten dolayı yapmadığı yatırımlar, almadığı evler gibi birtakım eksiklerimiz ve hatta son yıllarda ettiği iflas nedeniyle maddi durumumuz pek parlak değildi. o yüzden "parası neyse vereyim de yapsınlar" mottosu bizlik bir şey olamadı hiçbir zaman.

annem yeri geldi, aldı eline tornavidayı çamaşır makinesini, kombiyi tamir etti. yeri geldi banyonun, tuvaletin menfezini kendisi değiştirdi. yeri geldi duvarlara köşebent çekti. ben de anneme çektim o konuda. ihtiyaç oldu mu aldım elime fırçayı, ruloyu, tüm evi, mutfak dolaplarını boyadım, tamir ettim. yeri geldi testereyle dolapları kesip biçip istediğim ebata soktum, yeri geldi bilgisayarların formatını, fan temizliğini ben yaptım.

hani şu meşhur kutu vardır ya; erkeklerin ömür boyu sakladığı kutu... hah işte o kutudan bende de var. içi matkap, kablolar, havya, tornavida seti ve bağırsakları tarafımdan sökülerek dışarıya dökülmüş bir sürü elektronik aletle dolu. neden? çünkü kendi başının çaresine bakabilmek bunu gerektirir.

var tabii bilgimizin, gücümüzün yetmediği yerler ama bir şekilde üstesinden geliyoruz işte tamirciyle falan. arada olur o kadar, değil mi?
devamını gör...

arkadaşımın dersten 3-4 dakika önce ''hoca şimdi gelmese ne rahat ederdik bahçede takılırdık'' minvalinde konuşmasından sonra hocanın bayılıp hastaneye kaldırılması. ders boş geçmişti evet.
devamını gör...

varken? sen varken sen mi bakacaksın bana?*
çok garip(saçma demek istemiyorum) bir tabir 'kendine iyi bak'. ne yani sen demesen ben kendime kötü mü bakarım.ya da aklıma mı gelmez.
tüh bak iyi bak dedi,şimdi kendime kötü de davranmam.
yersiz yükseldim,neyse.saçma(!) işte*
devamını gör...

diğer yayıncı arkadaşlar kusura bakmasın, yorumum tamamen öznel ama;

radyoyu açalı henüz bikaç dakika oldu ve şimdiye kadar bu radyoda dinlediğim en samimi ve kendimi yakın hissettiğim yayın oldu, oluyor. ölüm ve yaşam konusunda söylediklerinde ise, ne diyebilirim ki. salt doğru ve gerçek. salt. fazla. acı ve ağır.
devamını gör...

arkadaş çevremde hep "x özelliğine yeter ki sahip olayım ıq seviyem 10 puan düşse de olur." muhabbeti döner istediğimiz özelliklere hiç sahip olamadık. ama ıq seviyemiz 5'er 10'ar düştü. aferin.
devamını gör...

sabahattin ali'nin çoğu şiiridir.
devamını gör...

ölümü kabullenmesidir. kibrinde boğulan insanın bu konudaki kabullenişi takdire şayandır.
devamını gör...

tarih ve sanat konusundaki yazdığı bilgileri google'dan toplamak bile saatler sürebilir. kaliteli ve kalemi akıp giden yazarlardandır. tesadüfi denk gelmiş olsam da tarih ve sanata ilgisi olanların mutlaka takip etmesi gereken biridir.

google algoritmalarına kafa sözlükte tarih var, sanat var diye sinyal yollayan nadide bir yazardır.
devamını gör...

son derece haklı bir söylemdir. maalesef sadece bir ağaç israfıdır. toplumu ayrıştıran, hedef gösteren, gazetecilikle hiçbir alakası olmayan bir oluşumdur.
devamını gör...

sana yüzme bilmeyen kuşlarımı
ellerinden yeryüzüne düşmekten
yorgun düştüğüm düşlerimi
sensiz hiçbir şeye yaramayan
gülüşlerimi bırakıyorum.
sana belki uğrarsın diye
açılmış bir gönül kafesi,
bir yangının külünü
yeniden yakacak hevesi,
başka birine 'sensiz yaşamam' demek
için benden aldığın nefesi bırakıyorum.
sana affetmekten asla
vazgeçemediğim suçlarımı,
seninle buluşmak için
gidemediğim beşiktaş maçlarını
ve intiharımın ipuçlarını bırakıyorum.
ben sana ezberlediğim şiirin
ardından kalan son iki cümle,
sana istikbalim kadar uykusuz
karanlık ve biçare bir gece,
isminden bile güzel
gözlerine kurduğum iki hece,
yakışıklı prensin seni öpmesine
kıyamadığım 6 cüce bırakıyorum.
ben sana düşen her yaprağa sela okuyan
aşkların ve şarkıların sözlerini,
belki ağlayasın gelirse diye
hülya avşar'ın mavi gözlerini,
ben sana baharı bekleyen
kumruların güzlerini bırakıyorum..
yani ben sana her şeyimi bırakıyorum..*
devamını gör...

arveles'e kurban olsundur.
devamını gör...

3 temel hareket yasası vardır. ilki eylemsizlik yasasıdır.bu yasaya göre bütün cisimler eylemsizdir.yani duruyorsa durmaya hareket ediyorsa hareketine devam etmek ister .araba fren yaptığında öne savrulmayı buna örnek olarak verebiliriz. ıkinci hareket yasası dinamiğin temel prensibidir. formülü :
fnet=m.a
f=kuvvet m=kütle a=ivme
formülden de anlayabileceğimiz üzere bir cisim üzerindeki net kuvvet o cisme ivme kazandırır. ivme hızdaki değişimdir .yani ivme cisimle aynı yöndeyse cisim hızlanır. eğer ters ise cisim yavaşlar.
üçüncü yasa etki -tepki yasasıdır. yani bir cisme uyguladığın kuvvet kadar cisimde sana eşit ve zıt yönlü kuvvet uygular . buna örnek olarak bir duvara yumruk attığında duvarda sana yumruk atar.yani duvara uyguladığımız kuvvetle duvarın bize uyguladığı kuvvet eşittir . ama neden duvar yıkılmaz da bizim elimiz kırılır diye soracak olursanız da burda devreye dayanıklılık giriyor. yani duvar bizden daha dayanıklı o yüzden yıkılmaz. bu nedenle de duvara yumruk atmanızı tavsiye etmemgülücük
devamını gör...

her seferinde değişebilmekle birlikte, mesela biraz önce youtube'dan hareketli bir şeyler açayım da bugünü de atlatayım dedim. güzel fikirdi bence. her şey de güzel başlamıştı. hareketin sınırını bir hayli aşmış olacağım ki, ondan ona derken, en son ankara pavyon videolarına kadar gitmişim. işte hareketli şarkı dediğin onlarmış bir kez daha anladım.(videoları ilk kez görmedim tabi) insanın içinde gam, tasa kalmıyor. kızların hepsi değil ama birkaçı (isim vermeyim, gerek yok şimdi) hipnoz ediyor oynarken. tarla tapan satan amcalara hak verdim gibi. o kapıdan girmeyeceksin. yoksa hipnoz garanti. zor attım kendimi. bir 2 hafta ağlamam artık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim