trabzon
bakırcılar çarşısı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yani.
devamını gör...

müslüman bile olsa kimsenin kalbini kırma diye arttırdığım vecize.
devamını gör...

sözlükte yazması artık zora girecek olan yazar.

demişti dersiniz.

#714965 #626043

entelektüel sözlük yazarlarımız bir bir sözlükten ayrılıyor lucifer. kadın hakları savunucuları zaten her an rahatsız. peki neden buraya yazıyorum bunları ? çünkü direk lucifer'den bahsederek gidiyorlar. sözlük yönetimi bir bir ayrılan yazarları izleyeceğini sanmıyorum. mutlaka bir çare düşüneceklerdir. o çare de lucifer'den başlar gibi bir his var içimde.
devamını gör...

1963 kırklareli doğumlu kadın şair.

kitapları,

delilirikler (iskenderiye kütüphanesi yayınları, 1991)
bakarsın üzgün dönerim (era yayıncılık, 1994)
cinayet kışı + iki mektup (göçebe şiir kitapları, 1996)
yirmi lak tablet + yolcunun siyah bavulu (yky, 1999)
yeryüzü halleri (yky, 2002)
kim bağışlayacak beni, (metis yayınları 2005)
ba, (metis yayınları 2005)
y’ol, (metis yayınları 2006)
soğuk kazı, (metis yayınları 2010)
fakir kene, (metis yayınları 2016)


ilk beş kitabı kim bağışlayacak beni isimli kitabında tek ciltte toplanmıştır.

ayrıca

"dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var"

dizelerinin de sahibidir.
devamını gör...

vaktiyle bizim türkçe öğretmenimiz derdi ki;
şey öyle bir şeydir ki hiçbir şeyle birleşmez.
*
devamını gör...

kafamda sürekli artan yaş.
eskiden 50den sonrası boş diyordum. sonra 60a çıkardım. şuan 70 de gözüme güzel gelmeye başladı alıcı gözle bakınca.
insan ne kadar kötü günler geçirse de yaşamayı seviyor gerçekten.
devamını gör...

doğum sırasında veya doğumdan sonraki ilk 30 dakika içersinde görülen hipotansiyon,dispne(nefes darlığı)durumuna verilen addır.
ileri maternal yaş,plasenta previa,dekolman plasenta gibi birçok faktör etkilidir.
tanı klinik bir tanıdır.hipotansiyon,dispne ve 38 dereceyi aşan bir ateşin olmaması gerekmektedir.
devamını gör...

fareler son derece rahat eğitilebilir hayvanlardır. koku alma duyuları hem köpeklerden hem de kedilerden çok daha iyi gelişmiştir. verem, kanser gibi kimi hastalıkların erken teşhisinde bazen medikal testlerden bile çok daha başarıyla teşhiste bulunabilirler.
african giant pouched rat olarak anılan afrika dev fareleri mayın ve bomba tespitinden, kliniklerde hastalıkların teşhisine kadar pek çok farklı amaçla kullanılmakta. klasik kuzey amerika faresi ya da bizim bildiğimiz adıyla kanalizasyon faresi alerjisi çocukların yiyeceklerini kontrol etmesine yardım ederken yine hayvan destekli psikoterapi seanslarında sıkça kullanılmakta.
intihara eğilimli gençlere yönelik terapi çalışmalarında köpek, fare ve diğer hayvanlar arasında gençlerin favorisi genelde fareler. nedenini hep dışlanan fare imajını kendileriyle özdeşleştirmeleri ve hissettikleri dışlanmışlık hissini azalttığını belirtmeleri.
fareler çok fazla yemediği için eğitimde yiyecek yerine genelde ödül olarak ilgi ve sevgi kullanılır. fareler kendilerini güvende hissettikleri yerde takılmayı severler. bu genelde sevdikleri kişinin omzu, göğsü vb. dir.
fare agility eğitimi son derece keyiflidir. ayrıca hayvan eğitimi konusunda uzmanlaşmak ve kliker yeteceğini geliştirmek isteyen kişiler için idealdir. davranışı şekillendirirken yaratıcı olmak ve oldukça hızlı olan farelerin köpekler kadar belirgin olmayan davranışlarını anında klikerle işaretleyebilmek için iyi bir gözlemci olmak, reflekslerin hızlı olması gerekir.
fare eğitimi verebilen kişi diğer hayvanları çok daha kolay eğitebilmek için gerekli yetenekleri kazanır.
alice çemberden atlamayı öğreniyor
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

abigail 1. aşama tur
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tayyip erdoğan'ın 1 haziran gecesi katıldığı trt yayınında, gazeteci hasan öztürk ile arasında geçen diyalog esnasında sorduğu soru. kaynak. aralarında geçen diyalog aynen şöyledir:

öztürk: son soru bana kaldı. ben bir hayvan sever olarak, kalbimi yumuşatan insandan çok küçücük hayvanlar olduğunu bilerek bu soruyu soruyorum
erdoğan: allah allah.. (baya bir şaşıyor burada)
öztürk: hayvan hakları ile ilgili bir yasa çıkacaktı efendim..
erdoğan: sende kaç tane hayvan var?
öztürk: geçen haftaya kadar iki taneydi, şimdi bir tane.
erdoğan: öldürdün mü? (önce gülmesini zor tutuyor, sonra gek gek gülüyor)
öztürk: hayır efendim ben öldürmedim efendim. çocuklarımın da haberi yoktu, şimdi öğrendiler.

önce süleyman soylu'nun çocuk pornosu örneği, sonra da tayyip erdoğan'ın bir hayvanın ölümünden sonra aklına gelen ilk sorusu.

freud ve psikanalizin temel ilkeleri çerçevesinde, bilinçaltının dışa vurumuna verilebilecek iki örnek sanırım.
devamını gör...

düğün gelenekleri 1. sıradadır:
nedeni israf* .
devamını gör...

çaresizlik..
devamını gör...

karma puan çılgınlığı ve sözlük yönetiminin ekonomi yaklaşımı üzerine bir inceleme

geçtiğimiz günlerde yapılan ''kafa store'' indirim günleri hepinizin dikkatini çekmiştir. sözlük yazarlarını acımasızca ve fütursuzca başlık altlarında çalıştıran, girdikleri tanımlardan nemalanan sözlük yönetimi, bu emeğin karşısında yazarlarına asgari ücretin bile altında bir karma puan ödemesi yapıyor. oysa pazar çok pahalı. bir çok sözlük yazarı, indirime rağmen temel ihtiyaç malzemelerini temin edemiyor. sözlükte bir çok yazar ''millet aç aç!'' nidaları atarken, yoldaş ve ekibi yaşanan ekonomik krizi görmezden geliyor.
bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise yazarların yaşadığı ekonomik dar boğazı umursamadığını gözler önüne seriyor. açıklamayı kaçıran değerli sözlük yazarları için aynen buraya aktarıyoruz.

''bana kimse bu sözlük içerisinde insanlar karma puana muhtaç dedirtemezsiniz. değiller. abartılı işler bunlar. muhaliflerin hakkımızdaki karalama kampanyalarından yalnızca birisi. bakın ben yine de yüce gönüllülüğümü gösterdim. iko'ya talimatı verdim. çöz şu sıkıntıları dedim. fiyatları indir. rozet lobisine, kişisel ileti lobisine geçit verme dedim. o da sağ olsun halletti. şu anda sözlükte karma puan sıkıntısı çeken, istediğini alamayan yazar yok. hatta bazıları üç rozet aldı. bunları biliyoruz. kulağımıza geliyor. ekonomik durum kötü olsa bunu yapabilirler mi ? yapamazlar. herkesin bir eli yağda bir eli balda, oturdukları yerden bize nasıl kara çalacaklarını düşünüyorlar. tek bir yazar dahi yatağa karma puansız girmedi/girmiyor.''

bu açıklamalardan sonra pek çok sözlük yazarı ile görüştük. kime dokunsak bin ah işittik. karma puan kredisi çekip ödeyemeyen, başlıklarına ve tanımlarına haciz gelen yazarlar olduğu gibi. 3-5 karma puan için mendil açıp dilenmeye başlayan yazarlar olduğunu da üzülerek gördük. hele bir yazarın başlık altında, ''indirim bitmeden bana borç verin borç'' diyerek kendini yakma girişiminde bulunması halen gözlerimizin önünde.

bazı yazarlar bu mevzuda acıyı bal eylerken, vur patlasın çal oynasın tarzında ''karma puan harcaması'' yapan yazarlarda var. peki bu yazarlar içinde bulunduğumuz ekonomik krizde nasıl oluyor da bu kadar rahat harcama yapabiliyorlar ? bu önemli sorunun cevabına da yine derin araştırmalarımız sonucunda ulaştık.

sözlük ekonomisinden sorumlu kaynağımızın söyledikleri şu şekilde;

''bazı başlıklarda ihaleye çıkıyoruz. tutacak başlıklar için yaptığımız bir uygulama bu. tabi ihaleyi elin adamına verecek değiliz. bize yakın olana veriyoruz. bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. bu başlıkları alanların karma puanının fazla olması gayet doğal. bunda kızacak kıskanacak bir şey yok. bize yakın olanların rahat etmesini sağlamamız lazım. bu bir gönül işi. bizim tarafımızda duracak gönüllere/gönüllülere ihtiyacımız var. bu en doğal hakkımızdır diye düşünüyoruz. hem onca şey yaptık. bilmem kaç şeritli kategori bölümü açtık. gece modu yapıldı. profillere onlarca özellik ekledik. hepsini bir kenara bırakın, radyo açtık radyo! bunlar hep bu arkadaşların sayesinde oluyor. bırakında karma puanları sizden çok olsun!''

evet değerli okurlar bu konuda bizim söyleyeceğimiz hiç bir şey kalmadı. ateş düştüğü yeri yakıyor. en doğru değerlendirmeyi sizin yapacağınızı biliyor ve bu konu ile ilgili tüm muhasebeyi vicdanlarınızda yapacağınıza sonuna kadar inanıyoruz.

sözlük yönetiminin yeni düşman algısı ve oglalalakota'nın bu algı oyunları içerisindeki yeri!

değerli sözlük müdavimleri, önceki bültenimizde sözlükte yaşanan kalkışma kıvılcımlarını ve yönetimin bu kıvılcımlara nasıl karşılık verdiğini yazmıştık. özellikle ''jön kafacılar'' teşkilatına yönelik yapılan baskınlar ve mellisho üzerinde yaratılan algı sonrasında yönetim bu işten kârlı çıkmış gözüküyor. sizlerde taktir edersiniz ki, mellisho'nun mesaj kutusunda bulunan şiirsel metinden sonra, kendisinin tutumunda bir nebze yumuşama görüldü. sanki kurda, kuzu postu giydirilmiş gibi bir durum söz konusu. içinde yanan devrim ateşi bir şekilde söndürülmüş ve hizaya çekilmiş gibi görünüyor. durumla ilgili kendisinden bilgi almak istediğimizde, evi temizleteceğim röportaj verecek vaktim yok diyerek, röportaj talebimizi geri çevirmesi de, kuşkularımızı arttıran önemli bir etken oldu.

tüm bu kuşkular ışığında kulağımıza gelen yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. ''jön kafacılar'' kalkışması sonrasında, yönetim korku dağlarının zirvesinde dolaşmaya başladı. her şeyden nem kapar hale geldiler. ve tamda bu sebepten mütevellit oglalalakota adlı yazar hedef tahtasına oturtuldu. peki nedir bu olayın aslı astarı? yönetimdeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgileri kelimesi kelimesine sizlerle paylaşıyoruz.

''yoldaş, oglalalakota'nın paylaşımlarından ciddi anlamda rahatsız. alttan alta sözlük yönetimini hedefe oturttuğunu düşünüyor. yazarın sürekli kızılderili katliamlarını gündeme getirmesi, baskıcı yönetimlerle ve insan hakları ihlalleri ile ilgili yaptığı paylaşımların, sözlük yönetimine yönelik alttan alta bir eleştiri olduğunu düşünüyor. bu sebeple de yazarın tüm hareketleri izlemeye alındı.

ayrıca yazarın sürekli hayalet dansından bahsediyor olması da bizim açımızdan bir kalkışma alâmeti olarak nitelenmekte. durup durup bu konuyu açmanın hikmeti harbiyesi nedir ? bilgisini vermişsin halen neyin peşindesin? diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

bunların dışında büyük bir sorun daha yaşıyoruz. bazı yazarlar kendisinin paylaşımları yüzünden bize duman yoluyla ulaşmaya çalışıyor. mesaj kutusu kullanmayı bıraktılar ve bu durum moderasyon açısından büyük bir sıkıntı oluşturmaya başladı. duman altında kaldık resmen. boğuluyoruz!

böyle giderse kendisi için sözlükte bir rezervasyon alanı oluşturacağız. bu iş başka türlü çözüme ulaşacak gibi gözükmüyor.''


evet değerli okurlar. sözlük yönetimi ayakta kalabilmek ve iktidarını devam ettirebilmek adına sürekli yeni düşmanlar yaratmak suretiyle, sözlüğü baskı ve korku ile yönetmeye devam ediyor. beyaz şeytana karşı şef oglalalakota'nın sonuna kadar yanında olduğumuzu bilmenizi isteriz. tek derdi insanlarla barış çubuğu tüttürmek olan bu güzel adama yapılan zulmü kabul etmiyoruz ve yüksek sesle haykırıyoruz; ''oglala lakota'yı rahat bırakın!''

kimsesizlerinkimiraikkonen pistlere veda mı ediyor ?

sözlüğün pek çok alanında hız düşürmeden sürüş yeteneklerini sergileyen değerli pilotu kimsesizlerinkimiraikkonen ile ilgili kulağımıza bazı söylentiler geldi. özellikle şiir başlıklarında harika bir iş çıkarmakta olan kimi'nin son günlerde gözlerinde bazı problemler oluştuğu ve bu yüzden sıkça pilotaj hatası yaptığından bahsediliyor. kendisine bu mevzu ile ilgili yönelttiğimiz sorulara pistlerdeki gururumuz kimi şöyle yanıt verdi;

kimi hakkında çıkarılan iddialarla ilgili yarışseverlere ne söylemek istersin ?

''aslında kafa sözlük sezonu benim için harika başlamıştı. sıralama turlarında çok iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. damalı bayrağı her görüşümde içimde kelebekler uçuşuyor. fakat son zamanlarda formumda bir düşüş olduğunun bende farkındayım. bunun en büyük sebebi sözlükte açılan şiir başlıklarında, şiirlerin boşluk bırakılmadan paylaşılması. hepsini okuyacağım derken gözlerimi bozdum. her dizeyi okuyabilmek için tabiri caizse tampon tampona mücadele veriyorum. tam şiiri okudum, anladım derken de, gözlerimde bir bulanıklaşma oluşuyor ve şiir pistinden çıkıyorum.''

peki bu durum kalıcı mı ?

''kalıcı olduğunu zannetmiyorum. bu sıkıntıyı gece yarısı yaptığım test sürüşlerinde daha sık yaşıyorum. ama kendimi toparlayacağıma inanıyorum. beni sevenler ve beni takip edenlerden ricam şu; şiir paylaşırken lütfen arada boşluk bırakınız. gerçekten görüş alanımı kaybediyor ve sürüş hakimiyetimi yitiriyorum. ayrton senna'nın başına gelenlerin benim başıma gelmesinden de açıkçası çekiniyorum. hep birlikte şampanya patlatmak varken beni dört kolluya bindirmek niyetinde olan arkadaşları da sizin aracılığınız ile esefle kınıyorum.''

açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...

türkiyeli ifadesi gramer olarak hatalı olsa da bu sorunsal durup dururken ortaya çıkmış bir şey değil. zannedilenin aksine türkiye bir ulus devlet değil etnik devlettir. zaten türk bir ulus adı değil etnisite adıdır. haliyle ülkenin kabaca %15'ini oluşturan kürt etnisitesi için bu durum bir kimlik problemi yarattığından ortaya artılmış bir üst (ulus) kimliktir.

sözde ulus devlet olduğunuzu iddia ettiğiniz bir yerde demonym olarak bir etnik grubun adını herkese verirseniz bu etnik gruptan olmayanların aidiyet duygusunu da zedelemiş olursunuz.

hakiki ulus devletlere örnek olarak britanya, ispanya, iran, çin verilebilir. bu ülkelerde farklı etnisiteler ortak bir ulus kimliğini taşır. örneğin iran'da herkes önce iranlıdır ve bu herkesin benimsediği bir kimliktir. iran'ın önceki adı persia idi ve bu fars etnik grubunun ülkesi algısı yarattığı için tarihe de uyumlu olarak ülkenin adını iran olarak değiştirdiler. öte yandan ulus devlet projesi her zaman başarılı olmaz. örnek; çekoslavakya, yugoslavya.

türkiye'deki bu ulus-devlet inşası ve kimlik problemi nasıl çözülür bilmiyorum, çok girift bir konu fakat ortada bir sorun olduğunu kabul etmek gerekiyor.
devamını gör...

valla ne yalan söyleyeyim hoşuma gidiyor ister istemez. ruhum babanne eldiveniyle okşanıyor gibi hissediyorum.
devamını gör...

telaffuzunu çok sevdiğim bir kelimedir.
devamını gör...

kendi düğününden geliyor olabilir dikkat edelim kızlar.
devamını gör...

başvuru tarihleri 4 şubat- 3 mart olan ösym'nin sınavıdır. ben de mezun olarak gireceğim nasipse.
devamını gör...

halk arasında mezarcı
-arkeolog
devamını gör...

bu ben oluyorum galiba. ama günlük tutmak demek o gün neler yaptığını yazmak demek değildir. hislerini yazdığın, içini döktüğün bir şeydir günlük. ot gibi yaşıyorum belki ama içimde depremler oluyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim