normal sözlük'te açılan başlıkların birçoğunun boş olması
yav bu sözlük, yoldaşın arkadaşlarla muhabbet etmesinden doğdu.
yani dediler ki; sözlük kuralım.
kurdular.
adı ne olsun
kafa olsun dediler
patentine bile bakmadılar.
şimdi sen geliyorsun diyosun ki dolu başlıklar açın.
inan çok istiyorum ama gülmekten açamıyorum.
yani dediler ki; sözlük kuralım.
kurdular.
adı ne olsun
kafa olsun dediler
patentine bile bakmadılar.
şimdi sen geliyorsun diyosun ki dolu başlıklar açın.
inan çok istiyorum ama gülmekten açamıyorum.
devamını gör...
kadınlara laf atanlar derhal tevkif edilecek
geriye doğru evrim geçirdiğimizin kanıtı olan haber. yeni türkiye'de kadını ölümle tehdit etme bile kusur sayılmazken, hırsıza hırsız diyen anında tutuklanıyor.
ama ben inanıyorum sayın arkadaşlar; güzel günler göreceğiz, güneşli günler!
ama ben inanıyorum sayın arkadaşlar; güzel günler göreceğiz, güneşli günler!
devamını gör...
kopya çekerken yaşanan talihsizlikler
fizik dersinin sınavı için elime formül yazmıştım. hoca kağıdı masaya koymadı, direkt uzattı ve anlık reflexle kağıdı kopya yazan elimle aldım. hoca da benim elimi aldı, formülü okudu, gözlerini yuvarladı, kağıdımı aldı, yerine döndü. sınav bitene kadar duvarları izlemiştim sıkıntıdan.
devamını gör...
ulama
yıllar boyu özgü namal'ın adında ulama olduğunu sanarak özgün amal sanmamı sağlayan ses hadisesi. *
devamını gör...
regl
twitter'a, sözlüğe, instagrama duyurmadan da aylık döngümü sorunsuz yaşayabiliyorum. sürekli konuşmaya mecbur değilsiniz yani sıktı çünkü. vücutta gerçekleşen normal bir olay. sindirmek tuvalete gitmek gibi. ne ayıplayıp ezikçe bir şeymiş gibi muhabbetini yapın ne de insanlara saldıran bir tavırla yüceltin.
devamını gör...
anın fotoğrafı
anın fotoğrafını atamam.
düdüklüdeki ezogelin çorbası düdüklünün kapak deliğinden büyük bir tazyikle mutfağın her yerine eşit miktarda püskürmüş.*
o kadar korkunç ki görüntü korkmaz karaca *ile fotoğrafı yayınlanan siyasetçi gibi nereyi temizlesem diye bilinçsizce mutfakta dolanıyorum. * *
düdüklüdeki ezogelin çorbası düdüklünün kapak deliğinden büyük bir tazyikle mutfağın her yerine eşit miktarda püskürmüş.*
o kadar korkunç ki görüntü korkmaz karaca *ile fotoğrafı yayınlanan siyasetçi gibi nereyi temizlesem diye bilinçsizce mutfakta dolanıyorum. * *
devamını gör...
yangın var
2011 yılında çekilen, yönetmenliğini murat saraçoğlu'nun yaptığı, yaşanmış bir olaydan kurgulanan türk filmidir.
filmin başrollerini, osman sonant, nesrin cavadzade oynamıştır.
www.dailymotion.com/video/x...
film, trabzon'un çayırbağı beldesi belediyesi'nde çalışan, itfaiye şoförü koşman'ın üzerinden, ülkenin kuzeyi ve doğusu arasındaki sosyal, kültürel ve kamusal farklılıkları, biraz komik, biraz hüzünlü bir şekilde anlatır.
koşman, selvi boylum al yazmalım, filmi hayranıdır.
itfaiye şöförüdür ama belediyenin itfaiye arabası yoktur.
bu durum, beldede herkesin komiğine gitmektedir
belediye başkanı, hem sağdaki soldaki belediyelerden, hem de devletten itfaiye ister. istediğine, sadece diyarbakır belediyesi karşılık verir.
bunun için koşman'ın diyarbakır'a gitmesi gerekmektedir.
koşman diyarbakır'a gitmek istemez.
belediye başkanı, onu işten çıkarmayla tehdit edince gitmek zorunda kalır.
diyarbakır belediyesinde, karşısına asya isminde çok güzel bir belediye çalışanı çıkar.
sonrasında, koşman ile asya diyarbakır'dan, trabzon'a, artvin üzerinden, itfaiye kamyonu ile yolculuk yaparlar.
doğu ile kuzey arasında, farklı olduğu sanılan dil zenginlikleri, iki ayrı gözün bakışı ile anlatılır.
aslında ilk çıktığından beri, aklımın kenarında duran bu filmi, yeni bir dostumun tavsiyesi üzerine izledim.
filmin gürcüce olan müziğini bırakıyorum.
izlemediyseniz izleyin derim.
filmin başrollerini, osman sonant, nesrin cavadzade oynamıştır.
www.dailymotion.com/video/x...
film, trabzon'un çayırbağı beldesi belediyesi'nde çalışan, itfaiye şoförü koşman'ın üzerinden, ülkenin kuzeyi ve doğusu arasındaki sosyal, kültürel ve kamusal farklılıkları, biraz komik, biraz hüzünlü bir şekilde anlatır.
koşman, selvi boylum al yazmalım, filmi hayranıdır.
itfaiye şöförüdür ama belediyenin itfaiye arabası yoktur.
bu durum, beldede herkesin komiğine gitmektedir
belediye başkanı, hem sağdaki soldaki belediyelerden, hem de devletten itfaiye ister. istediğine, sadece diyarbakır belediyesi karşılık verir.
bunun için koşman'ın diyarbakır'a gitmesi gerekmektedir.
koşman diyarbakır'a gitmek istemez.
belediye başkanı, onu işten çıkarmayla tehdit edince gitmek zorunda kalır.
diyarbakır belediyesinde, karşısına asya isminde çok güzel bir belediye çalışanı çıkar.
sonrasında, koşman ile asya diyarbakır'dan, trabzon'a, artvin üzerinden, itfaiye kamyonu ile yolculuk yaparlar.
doğu ile kuzey arasında, farklı olduğu sanılan dil zenginlikleri, iki ayrı gözün bakışı ile anlatılır.
aslında ilk çıktığından beri, aklımın kenarında duran bu filmi, yeni bir dostumun tavsiyesi üzerine izledim.
filmin gürcüce olan müziğini bırakıyorum.
izlemediyseniz izleyin derim.
devamını gör...
yıldız
merkezi bölgesinde bir (bkz: enerji) üretim mekanizması olan ve ürettiği bu enerjiyi yüzeyinden (bkz: uzay)a salan gök cismi.
yıldızlar kütlelerine göre farklı isimler alabilirler. oluşum aşamalarından sonra ne kadar süre boyunca enerji üretecekleri de yine kütleleri ile ilişkilidir.
(bkz: dünya)'ya en yakın yıldız (bkz: güneş)'tir.
yıldızlar kütlelerine göre farklı isimler alabilirler. oluşum aşamalarından sonra ne kadar süre boyunca enerji üretecekleri de yine kütleleri ile ilişkilidir.
(bkz: dünya)'ya en yakın yıldız (bkz: güneş)'tir.
devamını gör...
duygusal biri olup duygusal biri değilmiş gibi davranmak
yorucu bir hadise, ayrıca bir süre sonra gerçekten duygusallıktan uzaklaştırabiliyor.
ama malum hikaye insan bu noktaya bir gün içinde gelmiyor tabiki. zararını görmüştür, suistimal edilmiştir iyi niyeti. duygusal hali zayıflık olarak algılanmıştır, çabuk harcanmıştır.
bu durumda insan duygularını söküp atamayacağına göre kalbini bırakıp mantığıyla hareket etmeye çalışır. içi cız ederken bile hayır demesini öğrenmiştir.
bu bir yerde olgunlaşmakta oluyor desem yalan olmaz sanırım. hayat bu, adama her şeyi kafasına vura vura öğretir.
ama malum hikaye insan bu noktaya bir gün içinde gelmiyor tabiki. zararını görmüştür, suistimal edilmiştir iyi niyeti. duygusal hali zayıflık olarak algılanmıştır, çabuk harcanmıştır.
bu durumda insan duygularını söküp atamayacağına göre kalbini bırakıp mantığıyla hareket etmeye çalışır. içi cız ederken bile hayır demesini öğrenmiştir.
bu bir yerde olgunlaşmakta oluyor desem yalan olmaz sanırım. hayat bu, adama her şeyi kafasına vura vura öğretir.
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
cinsel açlık ve yobazlık.
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
yanlış bulduğum genelleme.
okuduğum tanımın içi dolu ve aktarılış biçimi güzel ise uzunluğuna takılmıyorum; aksine daha da uzasın istiyorum.
öte yandan birkaç cümlede anlatılabilecek fikrin birkaç paragrafa yayılarak gereksiz kelimeler ve karmaşık cümlelerle verildiği tanımları ise genelde okuyamıyorum.
genelleme yaparak uzun tanımların okunmayacağı kanaatine varamayız.
aynı hataya ben de düşebilirim. bu sebeple vermek istediğim şeyi, yapabildiğim kadar daha kısa yazarak vermeye çalışıyorum.
okuduğum tanımın içi dolu ve aktarılış biçimi güzel ise uzunluğuna takılmıyorum; aksine daha da uzasın istiyorum.
öte yandan birkaç cümlede anlatılabilecek fikrin birkaç paragrafa yayılarak gereksiz kelimeler ve karmaşık cümlelerle verildiği tanımları ise genelde okuyamıyorum.
genelleme yaparak uzun tanımların okunmayacağı kanaatine varamayız.
aynı hataya ben de düşebilirim. bu sebeple vermek istediğim şeyi, yapabildiğim kadar daha kısa yazarak vermeye çalışıyorum.
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
et.
tanıdıklarım ölüyor bitiyor,nasıl sevmezsin yenmez mi..bir öğürme geliyor,çiğneyip yutmayı beceremiyorum.
tanıdıklarım ölüyor bitiyor,nasıl sevmezsin yenmez mi..bir öğürme geliyor,çiğneyip yutmayı beceremiyorum.
devamını gör...
fahrenheit 451
rad bradbury’e ait en çok bilinen kitabı.
bu kitaptan (bkz: kara dörtleme) adlı başlıkta bahsetmiştim. şahsen distopik kitapları sevdiğim için, farklı konuları olan ve rastladığım her kitabı okuyorum. bu kitapta da karanlık bir dünya var, o bir de konusu ilginç, mis gibi dedim.
ama şöyle bir durum var ki, distopik evrene adım atan bir okuyucu, her kitapta daha ve daha fazlasını ister. yani der ki: kötüyü gördüm,bana daha kötüsünü göster.
bu kitabı distopik kitaplarla henüz tanışmamış veya yeni adım atmış kişilerce beğenilmesi çok normal. çünkü farklı bir konu var. yazıldığı dönemi de baz alırsak , aslında bu dönemleri de çağrıştırıyor. baskıcı rejimlerin kitap düşmanlığı ,iskenderiye kütüphanesi’nin yıkılmasından bugünlere kadar uzanıyor.
ama bu kitap için şunu derim ki: abartılacak bir kitap değildir. evet okunur, hoşunuza da gider ama kitabı bitirdiğinizde sizi derin düşüncelere sevk etmez. ama dediğim gibi belki benim için durum böyledir; başkası uzun zaman etkisinde kalmıştır bilemem.
rad bradbury’nin uğursuz bir şey geliyor bu yana adlı kitabı , bundan daha etkileyicidir ve kitaptaki karanlığı iliklerinize kadar hissedersiniz. ama bu da abartılacak bir kitap değildir. kendisine bir şans daha vereceğim tabi; ama yine olmazsa kendisiyle vedalaşağım .
bu kitaptan (bkz: kara dörtleme) adlı başlıkta bahsetmiştim. şahsen distopik kitapları sevdiğim için, farklı konuları olan ve rastladığım her kitabı okuyorum. bu kitapta da karanlık bir dünya var, o bir de konusu ilginç, mis gibi dedim.
ama şöyle bir durum var ki, distopik evrene adım atan bir okuyucu, her kitapta daha ve daha fazlasını ister. yani der ki: kötüyü gördüm,bana daha kötüsünü göster.
bu kitabı distopik kitaplarla henüz tanışmamış veya yeni adım atmış kişilerce beğenilmesi çok normal. çünkü farklı bir konu var. yazıldığı dönemi de baz alırsak , aslında bu dönemleri de çağrıştırıyor. baskıcı rejimlerin kitap düşmanlığı ,iskenderiye kütüphanesi’nin yıkılmasından bugünlere kadar uzanıyor.
ama bu kitap için şunu derim ki: abartılacak bir kitap değildir. evet okunur, hoşunuza da gider ama kitabı bitirdiğinizde sizi derin düşüncelere sevk etmez. ama dediğim gibi belki benim için durum böyledir; başkası uzun zaman etkisinde kalmıştır bilemem.
rad bradbury’nin uğursuz bir şey geliyor bu yana adlı kitabı , bundan daha etkileyicidir ve kitaptaki karanlığı iliklerinize kadar hissedersiniz. ama bu da abartılacak bir kitap değildir. kendisine bir şans daha vereceğim tabi; ama yine olmazsa kendisiyle vedalaşağım .
devamını gör...
modern zamanın mutlulukları
layk layk layk! her sosyal platformda yaşıyorum bu hayatı paylaşımlarından sonra layklara boğulmaktır! çağ modern ama insanoğlu yaradılışının en kepaze evresinde.
devamını gör...
hayvanterli
kendisini tanımıyorum ama favorileri ve beğenileriyle günümü güzelleştirmiştir.
devamını gör...
kendini kandırma sözleri
sen birazdan her işi halledeceksin
az daha oyalan.
az daha oyalan.
devamını gör...



