beni güzel hatırla, bunlar son satırlar.
devamını gör...

çok fonksiyonlu bir kilise bir de. kültür sanat merkezi bile olabiliyor. inanılmaz.
tanım: bir miktar 'yok artık' dedirten ama daha çok üzen başlık.
devamını gör...

“okurken yüzünden tebessüm eksik olmasın, aklına gelirsem ne mutlu bana.”
devamını gör...

evet dostlar, sözlüğümüzün hali içler acısı hala göremeyen var ise göz doktoruna gidebilir. ve ortam güve gibi troll istilasına uğruyor bu durumda doğal olarak. ee bende de kurt var eleştiren tanım yazmadan duramıyorum trollere.(bkz: swh) sonuç ne oluyor sizce? evet efenim sevgili sözlük emekçileri sizce? tabii ki 3 5 ergen trolle muhtaç hale gelen yönetim beni tehtid ediyor ve tanımımı siliyor! çünkü troller giderse iyice bitecek burası aciz duruma bakar mısınız? yüzlerce binlerce saygı ve mantık çerçevesinde yazdığım tanıma saygı duymazlar, trollere bayılırlar! buradan giden de bu sebeple gitti anladınız kim olduğunu siz! darısı başıma inşallah bakalım.

troller, daddy ve ben ile ilgili yarası olan ''sek'' fun club üyesi (bkz: cözülemeyen sudoku) harici geri kalan tüm yazarlara yapıcı eleştirileri için teşekkür ederim. bunca pislik arasında senden bir b*k olmaz sözünü de hakaretin dibi sayanlara saygılarımı yollarım.

kimsenin burada kurallara itiraz ettiği yok da birazda kalite politikanız olsun yahu franklin, benim karşımdaki 20 metrekare elektrikçinin kalite sertifikası var. ha burası dingo'nun ahırı akredite kalite denetçileri tarafından denetleniyor diyorsan o ayrı.

ha yanlış anlaşılmalar görüyorum ayrıca, ben burada gidecem şeklinde bir algı yaratmak istemedim, ben gitsem noluuur gitmesem nolur hayatım boyunca kendimi bu resti çekecek kadar önemli hissetmedim yanından bile geçmedim hatta. kastettiğim emeğe yazık hareketlere sitem mayetinde.
devamını gör...

"haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz."
serenad-zülfü livaneli
devamını gör...

böbreğin proksimal tübülünün total disfonksiyonudur.
çocukta sistinozis, yetişkinde multiple myelom en sık neden olarak karşımıza çıkar.
wilson hastalığı,tenofovir,sisplatin gibi ilaçlar da neden olabilmektedir.
klinik tabloda poliüri(çok idrara çıkma)polidipsi(çok su içme)
idrar sodyumu yükselir (geri emilemez)
aminoasidüri(geri emilemez)
glukozüri(idrarla glukoz atılımı),hipokalemi,bikarbonat kaybı,hiperkloremi,hipoürisemi tablosu oluşur.

tanı bikarbonat yükleme testiyle konulabilir.

idrarda glukoz ve aminoasit görülmesi de önemli ipucudur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

12 ile 19 yuzyil arasinda japonya'da varolmus aristokrat, savasci sinif. japonya'da savasci anlamina gelen bushi ile neredeyse ayni anlamda kullanilir. ilk basta, samurailar, bir daimyo (derebeyi) altinda hizmet eden askerlerdi. sengoku jidai donemi baslarken, samurailari, japonya'nin şövalyeleri olarak dusunebiliriz. samurailar, ustun askeri becerilerinin yaninda lordlarina olan sadaket ve onurlarindan dolayi populer kulturde meshur hale gelmistir. sengoku jidai yani ic savas doneminin bitimiyle askeri alanda daha az etkili olmus ancak tam olarak bir aristokratik sinif haline gelmislerdir. ordudan cok idari islerde rol almislardir. bu donem boyunca sanatlan ilgilenmeye de baslamislardir, ozellikle siir ile. samurai sinifi, meiji restorasyonu ile 1870 yilinda ortadan kaldirilmistir. (bkz: boshin savaşı).

muharebede oncellikle at ustunde savasan samurailar bir suru farkli silah kullanmaktaydi: (bkz: yumi) adli bir okun haricinde, yari ve naginata gibi farkli mizraklar da kullanmaktaydilar. amma velakin, samurailar, isimleri ile ozdeslesmis katana isimli kiliclar ile meshur hâle gelmislerdir. genellikle katanayla beraber daha kisa bir kilic veya bicak da kullanirlardi.
devamını gör...

1934 kastamonu doğumlu, 43 yaşında beyin tümörü nedeniyle hayatını kaybetmiş olan yazar, mühendis.
post-modern türde eserler vermiştir. ayrıca ödüllü yazar füruzan da teyzesinin kızıdır.
ressam olmak ister,resim dersleri alır ancak babası resmin karın doyurmayacağını söyleyerek bu bahsi kapatır.
oğuz atay’ın içinde ukde olarak kalan ressamlık arzusu da yıllar sonra tutunamayanlar romanının karakteri selim’in ağzından açığa çıkar: “üç çeşit meslek varmış: mühendislik, doktorluk, bir de hukukçuluk. ben ressam olmak istiyordum. babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.”
devamını gör...

bu nasıl bir sapıklıktır. kanım dondu resmen.engel durumu olan masum saf bir kıza, çocuğa nasıl şehvetiniz olur. erkekliğiniz yere batsın. umarım o çok gurur duyduğunuz erkekliğiniz komple biter ,sap gibi kalırsınız. keşke ifşa edilseler . böyleleri gidip paşa paşa cezaevinde yatmamalı.
devamını gör...

kendinin yaşayacağını bildiği için sakin kalan ve kesime giden koyun ve keçilerin sakin kalması için özel eğitilen keçilere verilen isimdir. isim ise hz isa'nın yakalanması için para alıp ona ihanet eden öğrencisinin isminden gelir.
devamını gör...

amaaan. dünyanın derdi beni mi gerdi.
devamını gör...

bir (bkz: william golding) kitabıdır.

bu kitapla ilgili değinmek istediğim birkaç nokta var. öncelikle rahmetli (bkz: mina urgan) … bugüne kadar okuduğum çeviri kitaplar arasındaki en güzel çeviriydi diyebilirim. hatta, rahmetli mina hanım öyle bir sonsöz yazmış ki kitaba, yani kitap ne anlatıyor, alt metin olarak içinde ne gizlemişse ‘şaaaaaak!’ diye koymuş önünüze… o yüzden kitabı okurken tahayyül ettiğiniz şeyleri unutmadan, kitap biter bitmez sonsözü de sıcağı sıcağına okumayı sakın ha atlamayın… kitabın birçok yerine bakış açınızı değiştirecektir ve sorguladığınız bazı şeylerin cevabını bulacaksınızdır…

bu kitapta bir uçak var... bir kaza sonucu bu uçak ıssız bir adaya düşmüş ve uçaktan sadece çocuklar sağ çıkabilmiştir. bu çocuklar, yasaların ve kuralların olmadığı ıssız bir adada, ilkel bir yaşamla hayatta kalmaya çalışırken masumiyetlerini ne kadar koruyabiliyorlar bunu okuyoruz…

insanın içinde iyilik mi vardır, kötülük mü vardır?
bunlar doğumla birlikte içimizde olan şeyler midir yoksa sonradan öğrenip tercih ettiğimiz kavramlar mıdır?
en saf, en temiz saydığımız çocukların doğasında da şiddet, vahşilik, kan dökme arzusu gibi dürtüler var mıdır?
gibi soruları okur zihninde uyandırıp, okura cevap aratan bir kitap…

abartıldığı kadar var mı demeyin, az bile söyleniyor bence…
15 yaşına giren her çocuğa okutulmalı da bence… siz de okuyun… çocuklarınıza da okutun. oturun sonra kitabı konuşun birkaç akşam… öyle bir kitap…

tavsiyemdir…
devamını gör...

üniversite yıllarında dinlediğim grup. konserleri iyidir, yılmazyıldırım sizi gitarının içine sokar neredeyse. o kadar olayın içinde hisseder, konserden çıkınca ipi kesilmiş köpek gibi şimdi nereye gidip ne yapsam diye bakınırsınız. dünyaya adapte olmanız dolmuşa binip müslüm gürses'in paramparçasıyla karşılaştığınız ana kadar sürebilir. şimdi bana komik geliyor ama, o kadar yaşanmışlığımız, birlikte finallere çalışmışlığımız var şimdi bu grup bana bildiğin çocuk işi geliyor. ya ben fena yaşlandım ya da gerçek müziği keşfettim.
devamını gör...

beşinci çizim yarışmamız sonuçlandı!
oylamaya göre yarışmamızın kazananı güzel çizimiyle rofnak oldu, tebrik ederim!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yeni çizim yarışmamız da bugün itibariyle başladı. bu haftanın teması doğa, yarışmanın son tarihi ise 14 ağustos cumartesi. yarışmamız discord üzerinden yapılıyor ve tüm kulüp üyeleri katılabilir. katılım linkini de buraya iliştiriyorum.
çizimlerinizi bekliyoruz, herkese bol şans!
devamını gör...

kelime kökü ile sorunsal olarak algılansa da , alt metni olan bir sorunsaldır.
genel olarak yanlamak isteyen arkadaşların beyinlerini kapatıp farklı yönetim şekilleri ile halka seslendikleri saatlerde yani saat 00.00'ı gösterdiği andan itibaren yürürlüğe giren bir sorunsal olmakla beraber, karşılık bir cevap gelmesi halinde sonuçları ''kızım 8 aylık, ağlıyor nasıl susturabilirim''konulu başlıklar açmaya kadar uzanabilen bir süreci doğurabilir. karşınızdaki kişinin uyanık olup olmadığını sorgulama manasına gelir.
(bkz: uyanık olmak)
devamını gör...

ramiz karaeski ezele aile albümünü gösteriyor, yıllarca süren gönül macerasından usanır eve döner diye evinde onu bekleyen, ömrü orada geçmiş rabiasını da çağırıyor yanına. neşeyle fotoğrafları anlatırken bir fotoğrafa geliyor sıra
-bak burda ailecek sinemaya gitmişiz diğmi bak, uğur sırtımda, selim...sen yoksun rabia
+nasıl?
- yani ikimizin beraber böyle bir resmi yok.
+resimleri hep ben çekiyodum da ondandır ramiz bey
bunun üzerine dayı bi duruluyor. ezelden çekmecedeki polaroid makinayla bir fotoğraf çekmesini istiyor. fotoğraf çekiliyor, mahcup bir sessizlik var.
+tamam ramiz bey tamam,dert etme kendine
-bi resmimiz bile yok beraber rabia. bir sen kaldın tek başına bu evde.
+olsun ramiz bey. işiniz var dedim bekledim, aşkınız var dedim bekledim.ben beklerim.
-ben hep gidiyorum, sen hep kalıyosun ama bir resmin bile yok benimle rabia...

selmayla ramizin aşkı neyse de şu sahneden çok derin etkilenmiştim. adanmış bir ömüre karşılık, sevgiden değil de,acıma hissiyle bahşedilmiş bir kare fotoğraf...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevgili köylü yazardan ironiler'in memleketi trabzon olunca kendisi de trabzonlu oluyor haliyle..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim