papa john's
zincir pizzacılar arasında en kaliteli olan amerikan pizzacı .
devamını gör...
mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi
kendileri dışındaki herkes için yaşamı idame ettirecek temel şeyler* dışındakiler lüks zaten. kendileri milyonluk arabalara biner, son model telefon kullanırlar, çiftçi ya da halktan başka biri günümüzde neredeyse zorunlu hale gelen akıllı telefonu kullandığında ise lüks olur. tabi onlar da haklı; biz onlar için, onların zevkleri için hayatımızı yaşayamıyor, sürünüyoruz sonuçta.
devamını gör...
tavukların kafası kesildiği halde ayakta durabilmesi
tamam arkadaşlar mizah şelalesine bandırıldık ve insanlar yıllarca beyinsiz yaşayabiliyor esprisini son yudumuna kadar içtik. artık yapmayın.
devamını gör...
imaninsanıinsaneder
copy paste yapmaktan başka bir şey yapmayan yazar. fikirlerine ya da görüşüne bir şey diyecek değilim fakat profilde sadece copy paste tanımlar olması bana gereksiz geldi. sanırım tüm risale'yi buraya yapıştıracak. okumak isteyen insan zaten açar okur. üstüne bir şey katmadıktan sonra ne anladım ben bu işten?
devamını gör...
benim ayağım taraklı'nın ingilizcesi
evet birgün londra'da falan ayakkabı almaya kalkarsak laım olabileceğini düşündüğüm şey. var mı çevirebilecek olan babayiğit?
devamını gör...
aldırma gönül
kerem güney bestesiyle eskimeyecek bir edip akbayram şarkısıdır. *
sabahattin âli'nin hapishane şarkısı -5- şiirinin, edip akbayram yorumunda kullanılmayan mısraları şu şekildedir*.
"görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma"
sabahattin âli'nin hapishane şarkısı -5- şiirinin, edip akbayram yorumunda kullanılmayan mısraları şu şekildedir*.
"görmesen bile denizi,
yukarıya çevir gözü:
deniz gibidir gökyüzü;
aldırma gönül, aldırma"
devamını gör...
ekrem imamoğlu'nun taksicilere şah çekmesi
yeni taksi projesi, üst üste 9 kez ukomede reddedilen ekrem imamoğlu'nun radikal değişimlere gitmesidir.
son 15 gündür, kurallara uymayan birçok taksi şoförünün lisansını iptal eden ibb, şimdi de taksi plakası ile alakalı ciddi bir revizyona gidiyor gözüküyor.
17 ekim'de imamoğlu böyle bir tweet atmıştı. "istanbullulara bir söz verdik. taksi plakası ağalığı bitecek dedik. 16 milyon istanbullu kazanacak, bir avuç plaka ağası kaybedecek. ibb kazanacak! gözünüz bizde olsun."
bugün ise ;

son 15 gündür, kurallara uymayan birçok taksi şoförünün lisansını iptal eden ibb, şimdi de taksi plakası ile alakalı ciddi bir revizyona gidiyor gözüküyor.
17 ekim'de imamoğlu böyle bir tweet atmıştı. "istanbullulara bir söz verdik. taksi plakası ağalığı bitecek dedik. 16 milyon istanbullu kazanacak, bir avuç plaka ağası kaybedecek. ibb kazanacak! gözünüz bizde olsun."
bugün ise ;

devamını gör...
dövme bakımı
eskiden çok zahmetli olan şimdilerde ise pek kolay gerçekleştirilen bakım işi.
ilk dövmemi 2006 senesinde yaptırmıştım. aman allahım bu nasıl bir acı. acı eşiği yüksek olan bir insan olmama, yaşımın 17 olmasından mütevellit asla yapılmaması gereken bir şeyi yaparak uygulama öncesi içki içmiş olmama rağmen aklım çıktı acıdan dövme bitene kadar. ki dövmeyi tasarlayan da uygulayan da yakın arkadaşlarımdı. nazımı niyazımı çektiler. normalde 2 saatte bitmesi gereken dövme allah affetsin bütün gece sürdü, falan. sonrasıysa tam bir çile. yaz ayı. dövme belimde.** sevgilim yok o dönem. süremiyorum abi vazelini. hadi sürdüm streç filmle kapatamıyorum. bel yani. ne yapayım kendimi mi mumyalayayım?! rezillik. bir şekilde iyileşti o dövme. ama annemin cıkcıklamalarına uzun süre maruz kaldım. "zaten onaylamıyorum, ben niye bakıyorum acaba bu dövmeyeeee???" canım anam. tşk superwoman.
sonra epey uzun süre yaptırmadım başka dövme. çok sevmeme rağmen. denk gelmedi bir türlü. biraz da korktum galiba. neyse oralara girmeyelim.* efendim yıllar geçti, pandemi geldi çattı. deliriyorum! ne istediğim çok net. uygulama yapacak süper de bir dövme sanatçısı buldum.* markete bile gitmeyecek kadar kendimi korumaya çalışıyorum falan, ama gittim dövme yaptırdım arkadaşlar! nasıl bir yanmaksa... kolumda dövme. zaten evdeyiz. sorun olmadı. yine yaz. giyiyorum askılıyı, her gün 10 kez antibakteriyel sabunla yıkıyorum, bepanthollüyorum. hayat çok süper.
sonraaa, sonra şimdi burada tanımlayamayacağım bir rün tasarladı bir adam bana. sadece bana? bize! neyse. ama şart koştu. madem bunu ben tasarlıyorum, benim istediğim kişi uygulayacak. pekih. tabi ki peki! gittim verdiği adrese, görenin yarım saatlik iş diyeceği bir tasarım; sahilde kuma çizebileceğim bir rün!* çizimi, uygulaması 3 saatten fazla sürdü... acımıştı galiba, çok hatırlamıyorum. başka şeyleri çok hatırladığımdan sanırım, ifade edemiyorum. neyse, bakım. konumuz bakım; efendim dövme sanatçısı, uygulamayı bitirdikten sonra bir bant yapıştırdı bileğime. "nasıl yani, streç değil bu. nasıl çıkaracağım, acır." dedim. bant yani bildiğin. "e yoo çıkarmayacaksın ki, 1 hafta duracak." dedi. "vazelin, bepanthol?" diye sordum. güldü. "gerek yok mikocum." nasıl ya, e biz çok çile çektik diye düşündüm ama zorlamadım. çünkü niye yapayım? üzümü ye bağını sorma, sorgulama arkadaşım diye rehabilite ettim kendimi. iyileştirici dövme bantları çıkmış arkadaşlar kısacası. allahım devrim! yapıştırıyor bantı, çıkarmıyorsun da, ne kaşınma, ne kabuk, ne acı, ne krem derdi... hiç tasa yok. sağlık teknolojisi çok süper bir şey!
bundan da çok kısa bir zaman sonra son dövmemi yaptırdım.* bu defa sırtıma. sordum bantı yokmuş elisa'nın. eski usûl baktım. elden ne gelir? zaten kendi stüdyosu başka şehirde kadının. niye edinmedin diye de carlanmaz şimdi. üzdü.
dövme bakımının hala bir gündem olduğunu söyleyenler ne yapmak nereye varmak istemektedir kısacası. geçelim. darısı diğer dertlerimizin başına.
günlük anı anlatma seansımızın sonuna geldik.
ilk dövmemi 2006 senesinde yaptırmıştım. aman allahım bu nasıl bir acı. acı eşiği yüksek olan bir insan olmama, yaşımın 17 olmasından mütevellit asla yapılmaması gereken bir şeyi yaparak uygulama öncesi içki içmiş olmama rağmen aklım çıktı acıdan dövme bitene kadar. ki dövmeyi tasarlayan da uygulayan da yakın arkadaşlarımdı. nazımı niyazımı çektiler. normalde 2 saatte bitmesi gereken dövme allah affetsin bütün gece sürdü, falan. sonrasıysa tam bir çile. yaz ayı. dövme belimde.** sevgilim yok o dönem. süremiyorum abi vazelini. hadi sürdüm streç filmle kapatamıyorum. bel yani. ne yapayım kendimi mi mumyalayayım?! rezillik. bir şekilde iyileşti o dövme. ama annemin cıkcıklamalarına uzun süre maruz kaldım. "zaten onaylamıyorum, ben niye bakıyorum acaba bu dövmeyeeee???" canım anam. tşk superwoman.
sonra epey uzun süre yaptırmadım başka dövme. çok sevmeme rağmen. denk gelmedi bir türlü. biraz da korktum galiba. neyse oralara girmeyelim.* efendim yıllar geçti, pandemi geldi çattı. deliriyorum! ne istediğim çok net. uygulama yapacak süper de bir dövme sanatçısı buldum.* markete bile gitmeyecek kadar kendimi korumaya çalışıyorum falan, ama gittim dövme yaptırdım arkadaşlar! nasıl bir yanmaksa... kolumda dövme. zaten evdeyiz. sorun olmadı. yine yaz. giyiyorum askılıyı, her gün 10 kez antibakteriyel sabunla yıkıyorum, bepanthollüyorum. hayat çok süper.
sonraaa, sonra şimdi burada tanımlayamayacağım bir rün tasarladı bir adam bana. sadece bana? bize! neyse. ama şart koştu. madem bunu ben tasarlıyorum, benim istediğim kişi uygulayacak. pekih. tabi ki peki! gittim verdiği adrese, görenin yarım saatlik iş diyeceği bir tasarım; sahilde kuma çizebileceğim bir rün!* çizimi, uygulaması 3 saatten fazla sürdü... acımıştı galiba, çok hatırlamıyorum. başka şeyleri çok hatırladığımdan sanırım, ifade edemiyorum. neyse, bakım. konumuz bakım; efendim dövme sanatçısı, uygulamayı bitirdikten sonra bir bant yapıştırdı bileğime. "nasıl yani, streç değil bu. nasıl çıkaracağım, acır." dedim. bant yani bildiğin. "e yoo çıkarmayacaksın ki, 1 hafta duracak." dedi. "vazelin, bepanthol?" diye sordum. güldü. "gerek yok mikocum." nasıl ya, e biz çok çile çektik diye düşündüm ama zorlamadım. çünkü niye yapayım? üzümü ye bağını sorma, sorgulama arkadaşım diye rehabilite ettim kendimi. iyileştirici dövme bantları çıkmış arkadaşlar kısacası. allahım devrim! yapıştırıyor bantı, çıkarmıyorsun da, ne kaşınma, ne kabuk, ne acı, ne krem derdi... hiç tasa yok. sağlık teknolojisi çok süper bir şey!
bundan da çok kısa bir zaman sonra son dövmemi yaptırdım.* bu defa sırtıma. sordum bantı yokmuş elisa'nın. eski usûl baktım. elden ne gelir? zaten kendi stüdyosu başka şehirde kadının. niye edinmedin diye de carlanmaz şimdi. üzdü.
dövme bakımının hala bir gündem olduğunu söyleyenler ne yapmak nereye varmak istemektedir kısacası. geçelim. darısı diğer dertlerimizin başına.
günlük anı anlatma seansımızın sonuna geldik.
devamını gör...
tek şarkısı ile tanınan şarkıcı
iskender doğan - kan ve gül.
devamını gör...
sevmek
sevmek ile ilgili sıkıntım olmuştur hep, neyi ne kadar sevmem gerektiğini bilemedim mesela. neden az ya da çok sevmek diye bir şey var? iki iki daha dört eder gibi net olsa ya sevmek. ya da sevilecek olan dile gelip söylese bize; mesela jelibonlar, paketi açar açmaz her bir rengi bizi eşit olarak sev, kırmızı meyvelerden başlama hep yaptığın gibi deseler. ya da sevilen kimseler bir son kullanma tarihi etiketiyle çıksalar karşımıza. şu kadar süreyle seveceksin beni, dilersen aralıklarla dilersen de aralıksız ama şu kadar işte. ne eksik ne fazla deseler. bir sıralama yapmak zorunda kalmadan sevsekte olur. kimse sormasa mesela hiç bir çocuğa " anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı? " diye.
konuşuyorlar orda burda, duyuyorum. yaradanı sevmelisin en çok diyorlar. çünkü o'dur sevgiyi yaratan. neyi ya da kimi ondan çok seversen onu alır senden diyorlar. yaratılmış biri, bir yaradılanı çok sevdi diye ona düşman olacakmış gibi ahkam kesiyorlar yaradan hakkında. sevmekten korkma diyorlar sonrada, sevmekten kaçmak zorunda bırakarak...
konuşuyorlar orda burda, duyuyorum. yaradanı sevmelisin en çok diyorlar. çünkü o'dur sevgiyi yaratan. neyi ya da kimi ondan çok seversen onu alır senden diyorlar. yaratılmış biri, bir yaradılanı çok sevdi diye ona düşman olacakmış gibi ahkam kesiyorlar yaradan hakkında. sevmekten korkma diyorlar sonrada, sevmekten kaçmak zorunda bırakarak...
devamını gör...
15 yaşında çocukların evlenmesine insan hakkı demek
madem adı türkiye insan hakları ve eşitlik kurumu, pedofiliyi savunana kadar mevcut düzendeki haksızlıkları, hukuksuzlukları düzeltselermiş. hepsi aynı zihniyetin laciverti. nefret ediyorum.
devamını gör...
pişman olmak
en büyük erdemlerden biri..
ne mutlu pişman olan insana..
hayatı dogrusuyla yanlışiyla yaşıyordur..
ne mutlu pişman olan insana..
hayatı dogrusuyla yanlışiyla yaşıyordur..
devamını gör...
gece saat 2'de sözlüğe giren kadının asıl amacı
uyku tutmamıştır. başka ne olacak?
devamını gör...
merve akpınar'ın okuduğu okula alınmaması
clickbait haberciliktir.
kız habercilere okulunu göstermek için okula girmek istemiş, buna müsaade edilmemiş. ha bu da yanlış dersin, tartışılır, fakat kızın eğitim hakkı elinden alınmış gibi lanse ediliyor, hoş mu şimdi bu gaz verme çabası? zaten okullar kapalı şu an, haber yapmak için girilmek istenmiş, alınmamışlar. yapmayın allah aşkına.
sanliurfa.com'un haberine göre kendileri için bir spor salonu isteyen akpınar ve yanındaki basın mensupları, okul yönetimi tarafından okula alınmadı. idare, bu tavra gerekçe olarak haliliye ilçe milli eğitim müdürlüğü'nün talimatını gösterdi. merve'nin yanındaki gazetecilere okulu tanıtma çabası, idareciler tarafından bu şekilde engellendi.
kız habercilere okulunu göstermek için okula girmek istemiş, buna müsaade edilmemiş. ha bu da yanlış dersin, tartışılır, fakat kızın eğitim hakkı elinden alınmış gibi lanse ediliyor, hoş mu şimdi bu gaz verme çabası? zaten okullar kapalı şu an, haber yapmak için girilmek istenmiş, alınmamışlar. yapmayın allah aşkına.
sanliurfa.com'un haberine göre kendileri için bir spor salonu isteyen akpınar ve yanındaki basın mensupları, okul yönetimi tarafından okula alınmadı. idare, bu tavra gerekçe olarak haliliye ilçe milli eğitim müdürlüğü'nün talimatını gösterdi. merve'nin yanındaki gazetecilere okulu tanıtma çabası, idareciler tarafından bu şekilde engellendi.
devamını gör...
babayla kavga etmek
haftada 1 yaşadığım hede. bağımlılık yaptı bırakamıyorum. ama en çok da ben zarar görüyorum.
devamını gör...
adana demirspor
başkanı sahibi kim bilmiyorum, şeyimde de değil. ben tribün çocuklarını, onların sevdasını seviyorum.
bu gün o gün olsun adana demirspor, bizim sepetçiler sizi üzmesin bugün.
bu gün o gün olsun adana demirspor, bizim sepetçiler sizi üzmesin bugün.
devamını gör...
karşı cinste çekici gelen özellikler
mizah anlayışı eğlenceli olması dikkatimi çeker.
bakışlar, gülüş ve eller..
bakışlar, gülüş ve eller..
devamını gör...
sagopa kajmer
devamını gör...
abla terörü
küçük ablam beni döverdi. ben de ağlardım. ağlayıp annemler duymasın diye sırtına alır ambulanscılık oynardık. gözlüğümü kavga ederken yüzümün üstüne yastık bastırıp kırmıştı. popoma iğne vurmuşlardı ve o da bilerek iğne yataklarıma vururdu. büyük ablam ona laf derdi ben de gülerdim ve dayak yerdim. halbuki benim suçum yoktu. geçen yıl resmen sıkıştırdı beni, elimi kolumu arkadan kilitledi hiçbir şey yapamıyorum. ben de aldım bunu bir yapıştırdım duvara.şok oldu yavrum. canını acıttım ama benim savunamam da öyleydi. sonra yine gülüştük, anlaştık. güzel kalbini hissettiğim için ve onu bildiğim için iyi ki bizimle.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
gürültü kaldıramıyorum. sahil kenarı köy kasabasında yaşama hayalim var tek başıma.. bir de çocukları çok seviyorum..
devamını gör...