unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
nihal'i harcayacaklar matmazel.
devamını gör...
dolu gibi görünen bomboş laflar
yalnızlık paylaşılmaz.
bunun kadar sahte bir söz yok. neden bitmesin ki yalnızlık?
ınsanlarda hastalık derecesinde aptalca bir düşünce var. sonsuz mutluluk ve sonsuz huzur bekliyorlar.
hayat bu; elbette iniş ve çıkışlar olacaktır.
yalnızlık da bir şeyler paylaşabildiğin biri varsa o an biter.
he yanında bir tabur insan vardır ve paylaştığın bir şey yoktur o zaman en derin yalnızlığa gömüldün demektir.
bunun kadar sahte bir söz yok. neden bitmesin ki yalnızlık?
ınsanlarda hastalık derecesinde aptalca bir düşünce var. sonsuz mutluluk ve sonsuz huzur bekliyorlar.
hayat bu; elbette iniş ve çıkışlar olacaktır.
yalnızlık da bir şeyler paylaşabildiğin biri varsa o an biter.
he yanında bir tabur insan vardır ve paylaştığın bir şey yoktur o zaman en derin yalnızlığa gömüldün demektir.
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
çıkamıyorum kiiiiii
devamını gör...
california
californiya; sinemanın kalbini hollywood'da; internetinin kalbini silikon vadisi'nde; müzik, eğlence ve televizyon'un kalbini de los angeles'ta taşımaktadır. her ne kadar günümüzde masrafları daha makul olduğu için filmler başka ülkelere çekimler için taşınsa da; son 30 yıldır klasikleşen bir eyalet deyişine göre "dünya'nın duyduğu ve izlediği her şey californiya'da üretilir."

ayrıca (bkz: amerikan rüyası).

ayrıca (bkz: amerikan rüyası).
devamını gör...
lady d'arbanville
cat stevens'in albümünde dinlediğimiz, hüznü hissettiren ve bence en sevilen şarkısıdır. bu kadar çok dokunan bir başka şarkı mı? henüz tanışmadım.
cat stevens'in, sevgilisi patti d’arbanville’in ölümü üzerine yazdığı bilinmekte, öyle anlatılır. işten eve döndüğü bir akşam yatakta uzanmış olan sevgilisinin yanına gidip saçlarını okşayarak konuşmaya başlayan ama cevap alamayan stevens'in yaşadığı inkarı, acıyı ve hüznünü dizelerinden iliklerinize kadar hissediyor olacaksınız.
şarkı için:
sözleri için:
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, why does it grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?
but your heart seems so silent
ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, you look so cold tonight
kadınım d’arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece
your lips feel like winter
dudakların sanki kışı andırıyor
your skin has turned to white, your skin has turned to white
derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
la la la la la…
my lady d’arbanville, why do you grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?
but your heart seems so silent
(i: ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
ı loved you my lady, though in your grave you lie
seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen
ı’ll always be with you
daima seninle olacağım
this rose will never die, this rose will never die
bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak…
ne kadar gerçekçi bir tasvir olduğu konusunda dinleyenler hemfikirdir. ama asıl ilginç olan, bu kadar gerçekçi bir anlatımın aslında bir fiziksel değil ruhsal bir yaşanmışlığa dayanmış olmasıdır. yani hikayemizin baş karakteri olan oyuncu patti d’arbanville aslında ölmemiştir; cat stevens yaşadığı ruhsal acıyı ne kadar derinden hissediyorsa o kadar gerçek yaşamış ve bize de bunu yaşatmıştır. şarkıyı dinleyenlerin tepkileri benim yazının başında verdiğim tepki gibi "ah, vah, tüh.." olunca ve türlü efsaneler dolanmaya başlayınca patti d’arbanville bir röportaj vermek durumunda kalmıştır:
"cat stevens’ın değişken ruh halinin üstüne bir de patti’nin oyunculuğu için sürekli gezmeleri eklenince bu ilişkinin uzun olamayacağı anlaşılır. londra’da olduğu sürece cat’in yanında kalan patti, kendini sürekli new york’ta veya paris’te bulur. 1 yılın üzerinde geçirdikleri bir ilişkinin sonunda patti d’arbanville, kendisi hakkında yazılmış bu şarkıyı radyoda dinler. ilişkilerinin böylece bittiğini anlamış olur. verdiği bir röportajda şarkıyla alakalı şunları söylemiştir:
"steven, o şarkıyı new york’a gittiğim bir zamanda yazmıştı. sadece bir aylığına gitmiştim. bu dünyanın sonu değildi, değil mi? fakat o gitti, “lady d’arbanville, neden böyle sakin uyuyorsun” diye bir şarkı yazdı. şarkı benim ölümümle alakalı. yani onun için new york’ta olmam tabutta yatmamla aynı şeydi. bu şarkıyı yazdı, çünkü beni özlemişti, üzülüyordu. bu gerçekten üzücü bir şarkı… şarkıyı duyduğumda ağladım, ilişkinin bittiğini biliyordum çünkü."
sevdiğini kaybetmek mi? hiçbir formu kolay değil, bilemiyorum.. her şeye rağmen hala dünyanın en iyi şarkılarından biri benim için lady d’arbanville.
cat stevens'in, sevgilisi patti d’arbanville’in ölümü üzerine yazdığı bilinmekte, öyle anlatılır. işten eve döndüğü bir akşam yatakta uzanmış olan sevgilisinin yanına gidip saçlarını okşayarak konuşmaya başlayan ama cevap alamayan stevens'in yaşadığı inkarı, acıyı ve hüznünü dizelerinden iliklerinize kadar hissediyor olacaksınız.
şarkı için:
sözleri için:
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, why does it grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?
but your heart seems so silent
ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
my lady d’arbanville, you look so cold tonight
kadınım d’arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece
your lips feel like winter
dudakların sanki kışı andırıyor
your skin has turned to white, your skin has turned to white
derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş
my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?
ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım
and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın
la la la la la…
my lady d’arbanville, why do you grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?
but your heart seems so silent
(i: ama kalbin çok sakin görünüyor
why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?
ı loved you my lady, though in your grave you lie
seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen
ı’ll always be with you
daima seninle olacağım
this rose will never die, this rose will never die
bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak…
ne kadar gerçekçi bir tasvir olduğu konusunda dinleyenler hemfikirdir. ama asıl ilginç olan, bu kadar gerçekçi bir anlatımın aslında bir fiziksel değil ruhsal bir yaşanmışlığa dayanmış olmasıdır. yani hikayemizin baş karakteri olan oyuncu patti d’arbanville aslında ölmemiştir; cat stevens yaşadığı ruhsal acıyı ne kadar derinden hissediyorsa o kadar gerçek yaşamış ve bize de bunu yaşatmıştır. şarkıyı dinleyenlerin tepkileri benim yazının başında verdiğim tepki gibi "ah, vah, tüh.." olunca ve türlü efsaneler dolanmaya başlayınca patti d’arbanville bir röportaj vermek durumunda kalmıştır:
"cat stevens’ın değişken ruh halinin üstüne bir de patti’nin oyunculuğu için sürekli gezmeleri eklenince bu ilişkinin uzun olamayacağı anlaşılır. londra’da olduğu sürece cat’in yanında kalan patti, kendini sürekli new york’ta veya paris’te bulur. 1 yılın üzerinde geçirdikleri bir ilişkinin sonunda patti d’arbanville, kendisi hakkında yazılmış bu şarkıyı radyoda dinler. ilişkilerinin böylece bittiğini anlamış olur. verdiği bir röportajda şarkıyla alakalı şunları söylemiştir:
"steven, o şarkıyı new york’a gittiğim bir zamanda yazmıştı. sadece bir aylığına gitmiştim. bu dünyanın sonu değildi, değil mi? fakat o gitti, “lady d’arbanville, neden böyle sakin uyuyorsun” diye bir şarkı yazdı. şarkı benim ölümümle alakalı. yani onun için new york’ta olmam tabutta yatmamla aynı şeydi. bu şarkıyı yazdı, çünkü beni özlemişti, üzülüyordu. bu gerçekten üzücü bir şarkı… şarkıyı duyduğumda ağladım, ilişkinin bittiğini biliyordum çünkü."
sevdiğini kaybetmek mi? hiçbir formu kolay değil, bilemiyorum.. her şeye rağmen hala dünyanın en iyi şarkılarından biri benim için lady d’arbanville.
devamını gör...
düş kurma zamanı radyo yayını
gündemden uzaklaşmak, farklı diyarlara gidip kafa dağıtmak için birebir bir yayın.
(bkz: arındır bizi pink)
(bkz: arındır bizi pink)
devamını gör...
kadın sözlük yazarı hesapları yönetimin fake hesapları mı sorunsalı
evet ben hepsini test ettim, birkaçı ile buluştum hatta.
baya sakallı bıyıklı adamlar hepsi. bana susmam için bir miktar para bile verdiler ama; artık dayanamıyorum.
siz değerli sözlükdaşlarımı kandırmaya vicdanım el vermiyor. sonunda birisi durumu fark edip beni bu yükten kurtardı.
baya sakallı bıyıklı adamlar hepsi. bana susmam için bir miktar para bile verdiler ama; artık dayanamıyorum.
siz değerli sözlükdaşlarımı kandırmaya vicdanım el vermiyor. sonunda birisi durumu fark edip beni bu yükten kurtardı.
devamını gör...
instagram'da gördüğü romantik abur cubur kolisini ss atan sevgiliye 5 kavanoz kestane balı göndermek
az önce yaptığım eylemdir.
"mebusss, baksan şuna ya.. ne kadar romantikk :3"
elemanın teki bir koli doldurmuş. amerika, marshall yardımıyla türklere o kadar erzak yollamamıştır anasını satim. en alta çikolatalı gofretlerle temel atmış, üstünde kekler, cipsler, jelibonlar.. ne ararsan var. tam bir kalori bombardımanı.
"bu ne aşkım ya, şimdiki aşıkların zevkleri de çok bayatt"
gittim marmara tv'den 5 kavanoz doğal kestane balı söyledim çiçeğime..
"ferhan bu nee??"
"heheh bal.. bala baldan başka ne alınır heheh"
"ciddi ol biraz! sana biraz romantik ol diyorum
"bal gönderiyorsun napıcam ben bunları??"
"sağlıklı beslen diye gönderdim aşkımm :("
"insan bir paket yapar bari hiç değilse, burada ramazanoğlu balderesi balları yazıyor"
"balın tek adresi diyordu aldım ben de aşkım"
"....."
"mebusss, baksan şuna ya.. ne kadar romantikk :3"
elemanın teki bir koli doldurmuş. amerika, marshall yardımıyla türklere o kadar erzak yollamamıştır anasını satim. en alta çikolatalı gofretlerle temel atmış, üstünde kekler, cipsler, jelibonlar.. ne ararsan var. tam bir kalori bombardımanı.
"bu ne aşkım ya, şimdiki aşıkların zevkleri de çok bayatt"
gittim marmara tv'den 5 kavanoz doğal kestane balı söyledim çiçeğime..
"ferhan bu nee??"
"heheh bal.. bala baldan başka ne alınır heheh"
"ciddi ol biraz! sana biraz romantik ol diyorum
"bal gönderiyorsun napıcam ben bunları??"
"sağlıklı beslen diye gönderdim aşkımm :("
"insan bir paket yapar bari hiç değilse, burada ramazanoğlu balderesi balları yazıyor"
"balın tek adresi diyordu aldım ben de aşkım"
"....."
devamını gör...
tutankamonun laneti
antik mısıra meraklı biri olarak başlarda tanımlarını okurken hafiften korktuğum yazar. fakat ilerledikçe korku yerini ilgiye bırakıyor.
ilginç ve güzel tanımları ile ufuk açan sayın yazarımıza verdiği bilgiler ve beğenileri için teşekkürü borç bilirim.
ilginç ve güzel tanımları ile ufuk açan sayın yazarımıza verdiği bilgiler ve beğenileri için teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...
korkmak
sabahın köründe beni dehşetlere sokan duygu.
geçen haftalar çöpte bir minnak bulmuştum.
(bkz: dürüm) *

kendisi çamaşır sepetimde uyumakta. * neyse efem dün bütün gece miyavladı. * bir ara uykuya dalarken ses çok yakından geldi sanırım çıktı dedim ki kapağı kapalı. içimden neyse çıksın napalım dedim.*
sabah 6 buçuk 7 civarı. martılar nasıl coşmuş, nasıl can hıraş, nasıl terasımda bir şeyler parçalıyor havasında. avaz avaz bağırarak yatağımdan fırladım. önce kapımın yanındaki cama kafa atmak suretiyle yanındaki kapıyı bulmam bir oldu. dizlerimin bağı çözüldü efem. bakın o kadar karışık duygular yaşadım ki. kendime 3, 4 dakika gelemedim. terasa çıktım beni gören martılar kaçıştı. etrafta kan, tüy ne bileyim bir kalıntı aradım. sevinemedim, hemen geri içeri girip çamaşır sepetine bakamadım. içimden lütfen lütfen lütfen diye diye yaklaştım sepete. korktuğum başıma gelmemişti neyse ki. öyle bir şok yaşadım ki 4 gibi daldığım uykuya bir daha devam edemedim.
bu eve taşınırken bir iki arkadaş beni uyarmıştı. dikkat et burada daha önce teraslı bir evde birinin kedisini martılar almış diye. ben de korkuma henüz kapılarımda tel olmadığından kedilerimi odalarından çıkarmıyordum. gerçi benimkiler tosun ama olsun korkuyor insan. hem 5 sene önce zaten 4 aylık kedime balkonda martının musallat olduğunu hatırlayıp vay şero demek niyeti buymuş diye aydımlanğımdan pek dikkat ediyordum.
minnak bir süre daha çamaşır sepetinde. biraz mutsuz ama güvende. yakın zamanda hepsiciği evin tüm kontrollü bölgelerinde. *


geçen haftalar çöpte bir minnak bulmuştum.
(bkz: dürüm) *

kendisi çamaşır sepetimde uyumakta. * neyse efem dün bütün gece miyavladı. * bir ara uykuya dalarken ses çok yakından geldi sanırım çıktı dedim ki kapağı kapalı. içimden neyse çıksın napalım dedim.*
sabah 6 buçuk 7 civarı. martılar nasıl coşmuş, nasıl can hıraş, nasıl terasımda bir şeyler parçalıyor havasında. avaz avaz bağırarak yatağımdan fırladım. önce kapımın yanındaki cama kafa atmak suretiyle yanındaki kapıyı bulmam bir oldu. dizlerimin bağı çözüldü efem. bakın o kadar karışık duygular yaşadım ki. kendime 3, 4 dakika gelemedim. terasa çıktım beni gören martılar kaçıştı. etrafta kan, tüy ne bileyim bir kalıntı aradım. sevinemedim, hemen geri içeri girip çamaşır sepetine bakamadım. içimden lütfen lütfen lütfen diye diye yaklaştım sepete. korktuğum başıma gelmemişti neyse ki. öyle bir şok yaşadım ki 4 gibi daldığım uykuya bir daha devam edemedim.
bu eve taşınırken bir iki arkadaş beni uyarmıştı. dikkat et burada daha önce teraslı bir evde birinin kedisini martılar almış diye. ben de korkuma henüz kapılarımda tel olmadığından kedilerimi odalarından çıkarmıyordum. gerçi benimkiler tosun ama olsun korkuyor insan. hem 5 sene önce zaten 4 aylık kedime balkonda martının musallat olduğunu hatırlayıp vay şero demek niyeti buymuş diye aydımlanğımdan pek dikkat ediyordum.
minnak bir süre daha çamaşır sepetinde. biraz mutsuz ama güvende. yakın zamanda hepsiciği evin tüm kontrollü bölgelerinde. *


devamını gör...
nasipse adayız
film çok başarılı fikrimce.
filmi izlerken ülkemiz siyasetçilerinin siyasi kimliklerini oluştururken yaşadığı/yaşamak zorunda kaldığı süreçlerin hemen hemen tüm aşamalarına birebir şahit olabiliyorsunuz. bu çarklardan geçip bir insanın namuslu ve dürüst kalabilmesi hakkaten zor olsa gerek.
ve siyasi alanda da kadının yerini bir kez daha acı bir şekilde gözümüze sokmuş film maalesef.
ellerine sağlık, tebrikler ercan kesal.
filmi izlerken ülkemiz siyasetçilerinin siyasi kimliklerini oluştururken yaşadığı/yaşamak zorunda kaldığı süreçlerin hemen hemen tüm aşamalarına birebir şahit olabiliyorsunuz. bu çarklardan geçip bir insanın namuslu ve dürüst kalabilmesi hakkaten zor olsa gerek.
ve siyasi alanda da kadının yerini bir kez daha acı bir şekilde gözümüze sokmuş film maalesef.
ellerine sağlık, tebrikler ercan kesal.
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
bugün dinlemek istiyordum fakat uyku ağır basıyor şu an sevgili dostum kusuruma bakma. ben dinleyemesem bile cooookca iyi yayınlar diliyorum. uykusuz olduğum için de aklıma bir film gelmiyor.*. keyifli yayınlar...
devamını gör...
tayyip erdoğan'ı sevmeyip ülkesinde gezmek
o bir şey mi ben fatih’i sevmeyip istanbul’da yaşayan gördüm.
ayıptır dediğim başlıktır.
sonuna kadar katıldığım başlıktır.
ulan allahı sevmiyor dünyada yaşıyor yaşama kardeşim o zaman yaşama.
ayıptır dediğim başlıktır.
sonuna kadar katıldığım başlıktır.
ulan allahı sevmiyor dünyada yaşıyor yaşama kardeşim o zaman yaşama.
devamını gör...
miko
kafa sözlük çocuk korosu'nun beyni, tersi pis olan, dümdüz sayko, dışınızdaki irlandalı ile bonny & clyde türkiye ofisi, hafif sert olduğu takdirde bile süt ile yumuşatılması muhtemel*, tersi pis olan, billur* gibi sesiyle huzur veren insanın mahlası.
tersi pistir demiş miydim?
tersi pistir.
*
tersi pistir demiş miydim?
tersi pistir.
*
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
2000'li yılların başında, lise zamanlarımız, bizim jenerasyon sevgilisine sarılırken bile önce etrafı kolaçan ederdi.
bazı şeyler gizli kalmalıdır.
nereden nereye.
bazı şeyler gizli kalmalıdır.
nereden nereye.
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
nedenini hala bilmediğim bir şekilde metin şentürk beni twitter'da takip ediyor
devamını gör...
kendini üç kelime ile tanımla
ben, keyfim ve kahyası
devamını gör...
dünyanın tadının kaçmaya başladığı yıl
2002
devamını gör...

