hayatın anlamının olmaması
son günlerde çok fazla sorguladığım, ilerletip “ben kimim,ne için yaşıyorum?” a gelen sorular silsilesinin başında gelir.
bu hayatın anlamı ne? cevap basittir. cevap yoktur. hayatın kayasıya kadar uğraşıp bir yerde çalışabilmek için çalış, işin için hayatın kayasıya kadar çalış,sağlık sorunların için hayatın kayasıya kadar diren, çabalamak nafile, vakit geldi..
ve hayatın kayar -son-
bu hayatın anlamı ne? cevap basittir. cevap yoktur. hayatın kayasıya kadar uğraşıp bir yerde çalışabilmek için çalış, işin için hayatın kayasıya kadar çalış,sağlık sorunların için hayatın kayasıya kadar diren, çabalamak nafile, vakit geldi..
ve hayatın kayar -son-
devamını gör...
normal sözlük'te takip
hangi arkadaş beni takip ediyor acaba diye düşündüren başlık.
devamını gör...
online yazarlara abuk sabuk mesaj yazmak
can sıkıntısından yapılan eğlenceli aktivitedir. kafa birine denk gelince tadından yenmez.
aman adminlere ve moderatörlere atmayın gece gece boğazınıza takılır, boğulur gidersiniz.
aman adminlere ve moderatörlere atmayın gece gece boğazınıza takılır, boğulur gidersiniz.
devamını gör...
kahveperest_karşıyaka
izmir, karşıyaka’da bir esnaf abimiz, dükkanı çeviremeyince bu ekonomik ortamda, dükkanı çalışanlarına bırakmış... harçlıklarını çıkarsınlar bari çalışanlar diye... mesele artık hayatta kalmak. izmir ses ver? destek olak mı? ınstagram* kahveperest_karsiyaka
hadi izmir esnaflarımıza destek olalım *
hadi izmir esnaflarımıza destek olalım *
devamını gör...
kurtlarla koşan kadınlar
her kadının baş ucunda olması gereken bir kitap. bir çok masaldan yola çıkarak yeni ufuk açan bir kitap.
güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. ı̇nsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. dayanmak ve yaşamak anlamına gelir.
güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. ı̇nsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. dayanmak ve yaşamak anlamına gelir.
devamını gör...
anna perenna
roma mitolojisinde, capitol tepesinin etrafında yaşayan, yoksulları doyurup yardımcı olan ihtiyar bir kadın.
bu ihtiyar ablamız için 14 mart'ta anna perenna festivalleri düzenlemiş romalılar. aynı zamanda heykelleri de dört bir yanını sarmış romanın.
bu ihtiyar ablamız için 14 mart'ta anna perenna festivalleri düzenlemiş romalılar. aynı zamanda heykelleri de dört bir yanını sarmış romanın.
devamını gör...
evli birinin eşinden başka birine aşık olması
insan dediğinizin başına her iş gelir..
büyük lokma ye.. büyük söz söyleme demişler..
başa gelir.. kivrandirir..
büyük lokma ye.. büyük söz söyleme demişler..
başa gelir.. kivrandirir..
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
çimler çok yeşil,
gökyüzü çok mavi,
sözlük çok güzel.
gökyüzü çok mavi,
sözlük çok güzel.
devamını gör...
soğan doğramak
göz yaşartan eylemdir.
peki neden soğan doğrarken gözümüz yaşarır? soğan parçalara ayrılırken gözümüz hüzne kapılır da ondan. şaka şaka.**
gerçek sebep şudur; soğanı doğrarken birçok soğan hücresini kırarak açmış oluruz. bu hücrelerin bazıları içinde enzimler barındırırlar ve dilimlenerek açıldıklarında bu enzimler dışarı çıkar. aminoasit bu enzimlerden biridir ve çıktığında gaz halini alır. bu gaz gözlere ulaştığında, gözlerin nemli kalmasını sağlayan sıvı bu gaza tepki verir. bu da kimyasalların yeniden şekillenmesini sağlar, orta şiddette bir sülfürik asit üretir ve bu gözleri rahatsız eder. gözlerdeki sinir uçları çok hassastır ve bu etkiye çok çabuk tepki verir. beyin, gözü rahatsız eden asidi sulandırarak, göz yaşı kanallarına daha fazla su üretmesi mesajını gönderir. soğan doğrarken gözümüzün yaşarmasının sebebi budur.
peki neden soğan doğrarken gözümüz yaşarır? soğan parçalara ayrılırken gözümüz hüzne kapılır da ondan. şaka şaka.**
gerçek sebep şudur; soğanı doğrarken birçok soğan hücresini kırarak açmış oluruz. bu hücrelerin bazıları içinde enzimler barındırırlar ve dilimlenerek açıldıklarında bu enzimler dışarı çıkar. aminoasit bu enzimlerden biridir ve çıktığında gaz halini alır. bu gaz gözlere ulaştığında, gözlerin nemli kalmasını sağlayan sıvı bu gaza tepki verir. bu da kimyasalların yeniden şekillenmesini sağlar, orta şiddette bir sülfürik asit üretir ve bu gözleri rahatsız eder. gözlerdeki sinir uçları çok hassastır ve bu etkiye çok çabuk tepki verir. beyin, gözü rahatsız eden asidi sulandırarak, göz yaşı kanallarına daha fazla su üretmesi mesajını gönderir. soğan doğrarken gözümüzün yaşarmasının sebebi budur.
devamını gör...
almanya’nın türkiye’ye nazar değdirdiği gerçeği
kem gözlüler tepetaklak ettiler bizi. neyimiz vardı halbuki. bazılarınında yıldızı çok düşük oluyor canım.
devamını gör...
şebnem ferah'ın en güzel şarkısı
benim için en güzel şarkısı çakıl taşlarıdır. tabiki şarkıların hepsi birbirinden güzel. ama benim enim bu şarkı.
devamını gör...
d vitamini önerisi
en kolay çözümü devit 3 ampul (ayda 1) l. kır ekmek arasına dök indir mideye. tahlil durumuna göre kullanmayı bırakıp bırakmamaya karar verirsin.
devamını gör...
sülaledeki en başarılı kişi ve mesleği
başlığa baktım da geneli okumayla olunan şeyler. faso fiso yani.
1-iş adamı
2-belediye başkanı
3-köy ağası
istanbul kadıköy-maltepe, aydın kuşadası gibi yerlerde soyadım iş bitirir, adam kurşunlatır.
1-iş adamı
2-belediye başkanı
3-köy ağası
istanbul kadıköy-maltepe, aydın kuşadası gibi yerlerde soyadım iş bitirir, adam kurşunlatır.
devamını gör...
mete atatüre
1975 kayseri doğumlu fizikçi ve akademisyen. cambridge üniversitesi fizik bölümündedir. kuantum fiziği alanında çalışmaktadır. 2015 yılında, ölçülmesi imkânsız olarak kabul edilen ‘ışık seviyesinin gürültü ölçümü’nü gerçekleştirmiştir.
devamını gör...
altı dakika yazma pratiği
bir yaratıcı yazarlık kursunda edindiğim pratik. bir kelime beliliyorsun. saatini kuruyorsun ve altı dakika boyunca bilinç akışıyla yazıyorsun. mesela şu an deniyorum. kelime belirlemedim ama konu belli. bana çok faydası dokundu. yazmaya meraklı kişilere ciddi anlamda tavsiye edebileceğim bir pratik. *
devamını gör...
helios (yazar)
kirmizipisi canlımıymış yaw! gelir gelmez ilk mesajı ondan alınca, lan amma akıllı bot yapmışlar, çok akıllı çok duyarlı diye düşünmüştüm.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
dünyanın en güzel dudaklarından dökülen kelimeler
yavaş yavaş ele geçiriyor zihnimi
senden başka bir şey düşünemez oluyor
senden başka güzel tanımıyorum
akseki'nin yamaçlarında
o amansız kara kışta
tertemiz, el değmemiş karlar içinden
gördüğüm en güzel çiçek açıyor
sen benim karlarla kaplı gönlümde
usulca açan
tertemiz bir kardelensin
sen bu kirlenmiş dünyanın
en güzel çiçeğisin
yavaş yavaş ele geçiriyor zihnimi
senden başka bir şey düşünemez oluyor
senden başka güzel tanımıyorum
akseki'nin yamaçlarında
o amansız kara kışta
tertemiz, el değmemiş karlar içinden
gördüğüm en güzel çiçek açıyor
sen benim karlarla kaplı gönlümde
usulca açan
tertemiz bir kardelensin
sen bu kirlenmiş dünyanın
en güzel çiçeğisin
devamını gör...
hot pot
dünyaya çin'den yayılan pişirme yöntemi. yemek çeşidi olarak adlandırılsa bile sanıyorum pişirme biçimi olarak adlandırmak daha uygun olacaktır. ascoli piceno'da aotsuki ve ristorante shang-hai, cenova'da re naya felaket güzel iş çıkartmaktadır bu konuda. ristorante shang-hai sos konusunda yetersiz yine de piceno sınırları içerisinde hot pot denilince bence ilk uğranması gereken yerlerden biri ama aotsuki sanırım artık bu hizmeti sunmuyor. re naya ise gerçekten aşmış durumda, özellikle mantarları her zaman taze oluyordu. ha italyaya gidip çin yemeği yemek mantıklı gelmiyorsa eğer çin sınırları içerisinde özellikle guangzhou bölgesinde catch'e falan gidip manzara için o kadar para bayılmaya gerek yok sokakta bulunan küçük işletmeler daha iyisini yapıyor ayrıca catch'de uzun süre bekletiyorlar zaten. tienjin bölgesinde de sokaktaki küçük yerlerde çok güzel tadını çıkartmak mümkün ki zaten kuzeye yaklaştıkça daha sık denk geliyorsunuz.
hot pot'ın mantığı çok basit aslında. yaygın olarak ortasından kalın bir çıkıntı ile ayrılmış bakır bir kabın bir tarafına içinde yağ bulunan su diğer tarafına çeşitli baharatlar ile (genelde acı) hazırlanmış su konularak yapılır. buradaki mantık bir arada olan bir grubun masanın ortasındaki ateşte sürekli kaynayan bakır kap içindeki sulara ince bir şekilde doğranmış et, deniz mahsülü, erişte ve çiğ sebze gibi çeşitli yiyecekleri sohbet esnasında sırayla ekleyerek birbirinden oldukça farklı olan tatları birleştirip yemesinden geliyor aslında. her birinin pişme süresi farklı olan yiyecekleri yenilecek duruma geldikçe chopstick ile bakır kabın içerisinden alarak soslara batırıp yemek yeme süresi uzayıp da tatlar birleştikçe orgazmik bir zevke dönüşüyor. bir toplanma ritüeli gibi işlediği için de zaten bazen hatta çoğu zaman saatler alabiliyor. tek bir kap içerisine masadaki herkes dilediği şeyi eklediği için fazla titiz arkadaşlara çok önerilmemektedir, panik atak falan geçirirler sonra*. günümüzde ortada bulunan tek bir bakır kap yerine bireysel olarak herkes için ayrı ayrı sunan yerler olsa bile öyle çok tadı çıkmıyor kanımca. öyle kafaya göre her şeyi atayım suyun içine mantığı da genelde kusma eylemi ile sonuçlanıyor. denenmiş ve önerilmiş lezzetlerden gitmekte fayda var çünkü herkesin midesi koyun eti ile karidesin tadını aynı anda kaldıracak mideye sahip değil. ek olarak domuz eti ile kalamarı aynı sosa batırıp aynı zevki almak bile mümkün olmadığından neyi hangi sos ile yemek gerektiğini bilmekte fayda var. basit mantıkta pişirildiği an yenilebilen güveç demek mantıklı olur sanıyorum. enoki ile beraber karides çok güzel gitmektedir ama ben patates kızartmasını reçele batırıp yiyen bir insan olduğum için benden tavsiye almanın mantıklı olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. yemek yerken arada yemek yemeyi bırakıp ağızdaki tat sıfırlansın diye sıvı tüketmek -ki geleneksel bir yerdeyseniz genelde çok hoş kokan bir çay veriyorlar- ve sohbete dahil olmak da işin güzel kısmı. ayrıca masadakilerden biri hadi kaz bağırsağı atalım suya dediğinde genelde sanırım ben doydum diyerek yemeyi bırakmak kafidir, zorlamayın. özellikle etler ince dilimlendiği için ve farklı lezzetler ile sürekli karıştığından - baharatlı kısımda pişmesi daha iyi oluyor bence- bir etin hakkını vererek yemek için kesinlikle denenmeli. suya lütfen herhangi bir canlının bacağını veya dilini atmayın, kendine veya kendine yoksa bile masadakilere saygısı olan kimse yapmamalı bunu. bunu midesiz bir arkadaş yüzünden az kalsın deneyimleyecektim son dakika suda yüzen şeyi algılayamadığımdan ucundan döndüm, kötü kötü çok kötü.
edit:imla
hot pot'ın mantığı çok basit aslında. yaygın olarak ortasından kalın bir çıkıntı ile ayrılmış bakır bir kabın bir tarafına içinde yağ bulunan su diğer tarafına çeşitli baharatlar ile (genelde acı) hazırlanmış su konularak yapılır. buradaki mantık bir arada olan bir grubun masanın ortasındaki ateşte sürekli kaynayan bakır kap içindeki sulara ince bir şekilde doğranmış et, deniz mahsülü, erişte ve çiğ sebze gibi çeşitli yiyecekleri sohbet esnasında sırayla ekleyerek birbirinden oldukça farklı olan tatları birleştirip yemesinden geliyor aslında. her birinin pişme süresi farklı olan yiyecekleri yenilecek duruma geldikçe chopstick ile bakır kabın içerisinden alarak soslara batırıp yemek yeme süresi uzayıp da tatlar birleştikçe orgazmik bir zevke dönüşüyor. bir toplanma ritüeli gibi işlediği için de zaten bazen hatta çoğu zaman saatler alabiliyor. tek bir kap içerisine masadaki herkes dilediği şeyi eklediği için fazla titiz arkadaşlara çok önerilmemektedir, panik atak falan geçirirler sonra*. günümüzde ortada bulunan tek bir bakır kap yerine bireysel olarak herkes için ayrı ayrı sunan yerler olsa bile öyle çok tadı çıkmıyor kanımca. öyle kafaya göre her şeyi atayım suyun içine mantığı da genelde kusma eylemi ile sonuçlanıyor. denenmiş ve önerilmiş lezzetlerden gitmekte fayda var çünkü herkesin midesi koyun eti ile karidesin tadını aynı anda kaldıracak mideye sahip değil. ek olarak domuz eti ile kalamarı aynı sosa batırıp aynı zevki almak bile mümkün olmadığından neyi hangi sos ile yemek gerektiğini bilmekte fayda var. basit mantıkta pişirildiği an yenilebilen güveç demek mantıklı olur sanıyorum. enoki ile beraber karides çok güzel gitmektedir ama ben patates kızartmasını reçele batırıp yiyen bir insan olduğum için benden tavsiye almanın mantıklı olduğunu hiç ama hiç sanmıyorum. yemek yerken arada yemek yemeyi bırakıp ağızdaki tat sıfırlansın diye sıvı tüketmek -ki geleneksel bir yerdeyseniz genelde çok hoş kokan bir çay veriyorlar- ve sohbete dahil olmak da işin güzel kısmı. ayrıca masadakilerden biri hadi kaz bağırsağı atalım suya dediğinde genelde sanırım ben doydum diyerek yemeyi bırakmak kafidir, zorlamayın. özellikle etler ince dilimlendiği için ve farklı lezzetler ile sürekli karıştığından - baharatlı kısımda pişmesi daha iyi oluyor bence- bir etin hakkını vererek yemek için kesinlikle denenmeli. suya lütfen herhangi bir canlının bacağını veya dilini atmayın, kendine veya kendine yoksa bile masadakilere saygısı olan kimse yapmamalı bunu. bunu midesiz bir arkadaş yüzünden az kalsın deneyimleyecektim son dakika suda yüzen şeyi algılayamadığımdan ucundan döndüm, kötü kötü çok kötü.
edit:imla
devamını gör...

