örgü örmek
insanda terapi özelliği yaratan aktivitedir. bir de yanında müzik dinleyince tüm yorgunluğunuz gider.
devamını gör...
allah tahsilatını affetsin
ölmüş mafya babası ardından söylenen sözdür efenim. tahsilat uğruna az can almamıştır. diğer tarafta hurmalar tırmalayacaktır.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
mutfağı kırıp döküyorumdur.
belki de yenilenmek için önce kırıp dökmek gerekmektedir kim bilir?

taşınma işlemleri, yerleşme falan filan derken sıra geldi tadilata. ustaların yaptık deyip daha çok batırdığı işler bitti. şimdi sırada en başından beri kafamda olan tadilatlar var. bu sene bitmeden istediğim gibi bir eve kavuşmuş olurum umarım.
neysem ben işime dönüyorum.
herkeslere güzel, tatlış günler efem.
belki de yenilenmek için önce kırıp dökmek gerekmektedir kim bilir?

taşınma işlemleri, yerleşme falan filan derken sıra geldi tadilata. ustaların yaptık deyip daha çok batırdığı işler bitti. şimdi sırada en başından beri kafamda olan tadilatlar var. bu sene bitmeden istediğim gibi bir eve kavuşmuş olurum umarım.
neysem ben işime dönüyorum.
herkeslere güzel, tatlış günler efem.
devamını gör...
taze fasulye yemeği
evet anne kuzusu yazar geldi açılın öhöm. benim annem bunu bir yapar, pazardan eşşek kadar adamların önünde hocam deyip el kavuşturmasıyla (annem eski köy öğretmeni) yahu bu adam kaç yaşında deme şokunu yaşayıp aldığımız incecik taze fasulyeleri bir sanata dönüştürür, ağızda eriyen taze fasulye olur mu sözlük olur. yanına da ev yapımı cacık gerisi seratonin.
devamını gör...
oduncu gömleği
soğuk aylarda hem sıcak tutan hem de çok şık duran bir kıyafet. abartısız herkese de yakışıyor.
devamını gör...
honore de balzac
roman deyince victor hugo öne çıkar lakin balzac da onun gibi dünyanın en büyük romancılarından biridir. nitekim balzac, realizmin kurucularından ve en önemli temsilcilerinden biri sayılmaktadır.
valla adamda yok yok. bir kere yaşadığı dönemin fransa'sının her sınıfındaki insanını ve sosyal durumunu gözler önüne sermekte bir usta. bu insanları yani tipleri anlatırken de müthiş betimlemeleriyle evrensel nitelikte aktarıyor.
vadideki zambak en bilindik eseri lakin goriot baba- le père goriot (kitap), eugenie grandet, köylüler, sönmüş hayaller peşinde gibi eserleri de gayet önemli eserlerinden.
valla adamda yok yok. bir kere yaşadığı dönemin fransa'sının her sınıfındaki insanını ve sosyal durumunu gözler önüne sermekte bir usta. bu insanları yani tipleri anlatırken de müthiş betimlemeleriyle evrensel nitelikte aktarıyor.
vadideki zambak en bilindik eseri lakin goriot baba- le père goriot (kitap), eugenie grandet, köylüler, sönmüş hayaller peşinde gibi eserleri de gayet önemli eserlerinden.
devamını gör...
şamanizm kökenli türk adetleri
din adı altında yapılan ritüellerin en az yarısı.
türbe
mum dikmek
kırmızı kuşak
adak
ölüden istemek
kurşun dökmek
yolcuya su dökmek
süslü mezarlar
kulağı çekip tahtaya vurmak
ağıt (ölü-mevlüt)
cenaze yemeği
40 yas
gibi ve evrilmiş birçok inanış.
türbe
mum dikmek
kırmızı kuşak
adak
ölüden istemek
kurşun dökmek
yolcuya su dökmek
süslü mezarlar
kulağı çekip tahtaya vurmak
ağıt (ölü-mevlüt)
cenaze yemeği
40 yas
gibi ve evrilmiş birçok inanış.
devamını gör...
florian zeller
2021 yılı en iyi uyarlama senaryo dalında oscar ödülü sahibi the father filminin 1979 doğumlu fransız senarist ve yönetmeni. florian zeller senaryoyu ünlü senarist christopher hampton ile birlikte kaleme aldı bu filmde. yönetmenliği ise tek başına üstlendi.
sinema dünyasına dipçik gibi bir oyun yazarı/yönetmeni girdi yani bu film ile. the father yönetmenin ilk uzun metrajlı sinema işi.
evet the father bir tiyatro oyunu esasında. devam filmi olarak yönetmen tarafından çekilmekte olan the son da öyle. aslında bu iki hikaye*; the mother and the father, the truth, the lie oyunları ile birlikte bir bütünün parçasıymış. florian zeller bu oyunla, ilgili alanda da çok sayıda ödül almış. orijinal adı le père olan oyun 2014 yılında molière en iyi oyun ödülü'nü almak da dahil olmak üzere pek çok başarıya imza atmış. 2012'den beri de performe ediliyormuş.
beyaz perdede ise florian zeller, anthony hopkins'i 1992'de the silence of the lambs'deki olağanüstü performansından sonra ikinci kez heykelcikle kavuşturdu bu film ile. hikaye zaten iyi oyunculuk olmadan seyirciye geçirebilecek bir hikaye olmadığı için iyi yazılmış bir senaryoyla anthony abimizin elinde uçmuştu. bu filmi bu hastalıktan muzdarip bir yakını olan kişilerin (demans hastalığı) güncel dönemlerinde izlememesi gerektiği ile ilgili ciddi tavsiyeme uyun. izlemeyenler için küçük bir not olsun. çok, çok, çok etkileyici gerçekten.
filmin 93. akademi ödülleri'nde nomadland gibi mank gibi çok güçlü rakipleri olmasa en iyi filmi alması hiç sürpriz olmazdı. bu genç yönetmenden çok sayıda senaryo filmi izleyecek gibiyiz önümüzdeki yıllarda. takip, takip.
sinema dünyasına dipçik gibi bir oyun yazarı/yönetmeni girdi yani bu film ile. the father yönetmenin ilk uzun metrajlı sinema işi.
evet the father bir tiyatro oyunu esasında. devam filmi olarak yönetmen tarafından çekilmekte olan the son da öyle. aslında bu iki hikaye*; the mother and the father, the truth, the lie oyunları ile birlikte bir bütünün parçasıymış. florian zeller bu oyunla, ilgili alanda da çok sayıda ödül almış. orijinal adı le père olan oyun 2014 yılında molière en iyi oyun ödülü'nü almak da dahil olmak üzere pek çok başarıya imza atmış. 2012'den beri de performe ediliyormuş.
beyaz perdede ise florian zeller, anthony hopkins'i 1992'de the silence of the lambs'deki olağanüstü performansından sonra ikinci kez heykelcikle kavuşturdu bu film ile. hikaye zaten iyi oyunculuk olmadan seyirciye geçirebilecek bir hikaye olmadığı için iyi yazılmış bir senaryoyla anthony abimizin elinde uçmuştu. bu filmi bu hastalıktan muzdarip bir yakını olan kişilerin (demans hastalığı) güncel dönemlerinde izlememesi gerektiği ile ilgili ciddi tavsiyeme uyun. izlemeyenler için küçük bir not olsun. çok, çok, çok etkileyici gerçekten.
filmin 93. akademi ödülleri'nde nomadland gibi mank gibi çok güçlü rakipleri olmasa en iyi filmi alması hiç sürpriz olmazdı. bu genç yönetmenden çok sayıda senaryo filmi izleyecek gibiyiz önümüzdeki yıllarda. takip, takip.
devamını gör...
türk dizilerinin olmazsa olmazları
dna testi
dna testi olmayan diziler, diziden kabul edilmiyor artık.
dna testi olmayan diziler, diziden kabul edilmiyor artık.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
balkonuma çıkmış dışarıyı seyrediyorum kedimle beraber. ılık bir rüzgar tenimizi okşuyor. yoldan geçen insanları, arabaları seyrediyoruz. herkesin kendine ait, kimsenin asla tam olarak kavrayamayacağı bir dünyası var. kedime dönüp soruyorum: "yalnızlık nedir?". yanıt gecikmiyor: "miyaaav!" yine anlaşılması güç bir cevap, en azından benim açımdan.
bu akşam hep beraber yalnızlık üzerine kafa yoracağız, hayatlarımızın özüne inmekten çekinmeyeceğiz. bakalım bu dünyanın yalnız gezginleri olarak bir noktaya ulaşabilecek miyiz? siz değerli sözlük yazarlarının da soruları ve katkılarıyla güzel bir yayın ortaya koyacağımıza inanıyorum, şimdiden heyecanlıyım ve tüm dinleyicilere teşekkür ediyorum.
bu akşam hep beraber yalnızlık üzerine kafa yoracağız, hayatlarımızın özüne inmekten çekinmeyeceğiz. bakalım bu dünyanın yalnız gezginleri olarak bir noktaya ulaşabilecek miyiz? siz değerli sözlük yazarlarının da soruları ve katkılarıyla güzel bir yayın ortaya koyacağımıza inanıyorum, şimdiden heyecanlıyım ve tüm dinleyicilere teşekkür ediyorum.
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
işte bu '' müziğin türü olmaz, kulağa hoş gelen, huzur veren, mutluluk veren her müzik o kişi için doğru tarzdır ''
tebrik ediyorum.
tebrik ediyorum.
devamını gör...
sigaranın sağlığa zararlı olması
yakın zamana kadar bizler sigara reklamları ile büyüdük. bu reklamlar macera, gözükaralık, serinkanlılık, özgürlük gibi temalar işliyordu. reklamları seyreden çocuk bireye de küçükken kendine bir anda büyük adam duygusu aşılayarak yavaştan bilincinin alt kısmına bunu yerleştiriyordu. hem sigaraya özendirip hem de sigara sağlığa zararlıdır demek ağır bir ikiyüzlülüktü.
devamını gör...
babasına tecavüz eden genç
(bkz: kaynak neydi)
(bkz: kaynak emekti)
bu olay için ise;
(bkz: kaynak g**tüm)
edit: allah aşkına g**tü de sansürletmeyin be kardeşim hahaha.
(bkz: rezalet)
(bkz: kaynak emekti)
bu olay için ise;
(bkz: kaynak g**tüm)
edit: allah aşkına g**tü de sansürletmeyin be kardeşim hahaha.
(bkz: rezalet)
devamını gör...
erkeklerin gerçekten aşık olmaması
buna katılmıyorum ve bunu hayatında kötü ilişkiler yaşamış bir insanın söyleyebileceğini düşünüyorum. ha böyle olan insanlar var mıdır elbette vardır kadın erkek fark etmez ama bu. öncelikle en basitinden ilk kendi arkadaşlarıma bakıyorum. kimisi sadece takılmak için seviyor, kimisi de gerçekten, harbiden deli gibi seviyor. sadece kadınlar aşık olmaz sonuçta sadece bizim kalbimiz yok onların da var ve onlar aşık oluyor.
cinsellik mevsuzuna gelince ise bu çok doğal değil mi sizce de? birine aşıksınız ve normal olarak ona karşı fiziksel bir çekim hissedibilirsiniz. bunu da mesela sadece erkekler hissetmiyor. biz de hissediyoruz sonuç olarak. bu konuda erkeklerin daha çok önde görünmesinin sebebi küçüklükten itibaren bize bunun sanki bir ayıpmış, bizim de bu tarz duygularımız olamazmış gibi dayatılması. bu da çok yanlış.
neyse konuya geri dönelim kısacası herkesin bir kalbi var sonuçta. duygularımız da var. dediğim gibi bunun kadını erkeği yok. belki siz bugüne kadar denk gelmemiş olabilirsiniz ama emin olun bu hayatta gerçekten seven insanlar var. ben de bunlardan biri olarak görüyorum kendimi. çünkü sevgi güzel şey aşk güzel şey.
ayrıca bir şey daha demek istiyorum artık lütfen kadınlar şöyledir erkekler böyledir diye genellemeler yapmayı bırakalım. çünkü bunların geneli de doğru değil zaten.*
cinsellik mevsuzuna gelince ise bu çok doğal değil mi sizce de? birine aşıksınız ve normal olarak ona karşı fiziksel bir çekim hissedibilirsiniz. bunu da mesela sadece erkekler hissetmiyor. biz de hissediyoruz sonuç olarak. bu konuda erkeklerin daha çok önde görünmesinin sebebi küçüklükten itibaren bize bunun sanki bir ayıpmış, bizim de bu tarz duygularımız olamazmış gibi dayatılması. bu da çok yanlış.
neyse konuya geri dönelim kısacası herkesin bir kalbi var sonuçta. duygularımız da var. dediğim gibi bunun kadını erkeği yok. belki siz bugüne kadar denk gelmemiş olabilirsiniz ama emin olun bu hayatta gerçekten seven insanlar var. ben de bunlardan biri olarak görüyorum kendimi. çünkü sevgi güzel şey aşk güzel şey.
ayrıca bir şey daha demek istiyorum artık lütfen kadınlar şöyledir erkekler böyledir diye genellemeler yapmayı bırakalım. çünkü bunların geneli de doğru değil zaten.*
devamını gör...
dilimize pelesenk olmuş ayrımcı sözler
bilim adamı. oldukça saçma ama maalesef beş kişiden ikisi (o da belki) bilim insanı tabirini kullanmaktadır.
devamını gör...
ankara ayazı
şu sıralar kendini özletendir. kurudur, nefesini keser. dışarıda otobüs falan bekliyorsanız sürekli hareket etme ihtiyacı duyarsınız yoksa bir süre sonra hissizleşmeye başlar. kışı ve soğuğu çok seven bir insan olarak o ayazda "bu kadar da olmaz be" diye düşünürüm. haa diğer şehirlerin ayazından bir farkı var mı bilemem. ama bugün güneşli ve sıcakken, ertesi gün buz kesebilir. kışın çok soğukken, yazın kuru bir sıcakta süründürebilir. ama konumuz ayazdı değil mi? bu aralar dengesiz giden havalardan pek rastlayamadığımdır, hoş zaten evdeyiz.
devamını gör...
deyyus-u ekber dışarı
türkiye büyük millet meclisinde açılan bir pankart üzerinde yazan küfürdür. türk siyasetindeki kalitenin her zaman çok yüksek olduğunu, bizi yönetsinler diye seçtiğimiz güruhun zeka ve ahlak seviyesini gösteren ibretlik bir olaydır. hem hakarete maruz kalan hem hakareti eden kişinin selam bile verilmeyecek karakterler olmalarına rağmen mecliste halkı temsilen bulunmalarının garabeti oldukça düşündürücüdür.
rize’nin eski belediye başkanlarından ve o dönem refah partisi milletvekili şevki yılmaz önüne gelene pezevenk dediği görüntülerle gündem olmuştu. kendisinin dilinin kemiği ve çok derin bir ahlakı olmadığı için insanlara küfür ederken sınır tanımazdı. belediye başkanlığı döneminde de rize’de çok hikayesi anlatılmıştır.
chp’li sabri ergül ise sağa sola pezevenk derken meclisteki vekilleri de boş geçmeyen şevki yılmaz’a tepki göstermek için şevki yılmaz salına girdiğinde bu pankartı açar. yeni neslin küfürbaz olduğunu ve değerlere sahip olmadığını iddia eden neslin üyelerinden biri olan sabri ergül gazi mecliste böyle bir pankart açmaktan hiç imtina etmemiştir.
hangisi daha saygısız bilemedim ama halkın meclisteki gölgelerinin küfür kıyamet kavgaları halkın neyi hak edip neyi hak etmediğinin de açık bir göstergesiydi bence.
bu arada deyyus-u ekber “en büyük pezevenk” anlamına gelen bir sözdür.
rize’nin eski belediye başkanlarından ve o dönem refah partisi milletvekili şevki yılmaz önüne gelene pezevenk dediği görüntülerle gündem olmuştu. kendisinin dilinin kemiği ve çok derin bir ahlakı olmadığı için insanlara küfür ederken sınır tanımazdı. belediye başkanlığı döneminde de rize’de çok hikayesi anlatılmıştır.
chp’li sabri ergül ise sağa sola pezevenk derken meclisteki vekilleri de boş geçmeyen şevki yılmaz’a tepki göstermek için şevki yılmaz salına girdiğinde bu pankartı açar. yeni neslin küfürbaz olduğunu ve değerlere sahip olmadığını iddia eden neslin üyelerinden biri olan sabri ergül gazi mecliste böyle bir pankart açmaktan hiç imtina etmemiştir.
hangisi daha saygısız bilemedim ama halkın meclisteki gölgelerinin küfür kıyamet kavgaları halkın neyi hak edip neyi hak etmediğinin de açık bir göstergesiydi bence.
bu arada deyyus-u ekber “en büyük pezevenk” anlamına gelen bir sözdür.
devamını gör...
yaşlı insanlar gibi yaşayan gençler
para yokken gençlik otomatik olarak yaşlı hayatı yaşamış oluyor zaten. hirşiy pırı diğil! kırlır, dinizler bicikler, hıvı, sı, giniş hep bedava! geçiniz efendiler geçiniz o işleri.
devamını gör...

