felsefe öğretmenimizin kulakları duymazdı. çok ağır işitirdi duysa bile. sınavlarda bir kişi hep öğretmeni oyalar, diğerleri bağıra çağıra kopya çekerdi ve öğretmenimizin ruhu duymazdı. o zamanlar zevk alırdık bu durumdan çalışsak geçebileceğimiz derslerden katakulliyle geçerdik. şimdi utanıyorum açıkçası o zamanlar eğlence gibiydi. haylazlık yıllarım 3 yaşların da başladı 17-18 civarında bitti. herkes tarafından falancanın akıllı, hanım kızlarından biriydim ama aslını çok az insan bilirdi. mahallede ailemin çok sevilmesi okulda ise derslerimin iyi olmasından dolayı hep tolere edilirdim. aslında güzel bir çocukluk geçirdim. tam bir mahalle kültürüyle büyüdüm. yaşıtım çocukların korkulu rüyası olmam dışında bir sorun yoktu şimdi acaba kimin ahını aldım diye düşünüyorum. hani travmalarınızı bulup çözmek için çocukluğunuza inin diyorlar ya sanırım bu ah konularını çocukluğuma inerek çözebilirim. kusura bakmayınız canım çocukluk arkadaşlarım ve mahallemizin güzide sakinleri.
devamını gör...

bu sefer farklı ıp değiştirme metotları ile sözlüğe üyelik alabilmiş olsa da kafa sözlük polisleri tarafından yakalanmış ve uzaklaştırılmıştır.
devamını gör...

her zaman hamile ve uzun deri çizmeli olanlardır. ama iyi insanlardır.
devamını gör...

git başımdan uğraşamam seninle ile eş anlamlıdır.
devamını gör...

ilk çıktığı yıllarda koca koca sakallı makallı adamların çikolata kokmasına neden olan deodorant. bu çirkinlik epeyce azalmasına rağmen, az önce rafta gördüğüm üzere henüz bitmemiş. uzak durun.
devamını gör...

anlamayın da zaten abi. anlayıp ne yapacaksınız. flört sitesi mi burası, arkadaşlık uygulaması mı?
devamını gör...

koruma kalkanı ya da kişilik özelliği.. ne derseniz diyin. bu insanların %95’ini tanıdıkça daha çok seversiniz
devamını gör...

bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin... hayatın ipleri senin elinde...
devamını gör...

modern kürt edebiyatının büyük ustası. tüm ortadoğu halklarının musa amcası. "ape" kürtçede amca demektir.

geçenlerde kürt halkının yiğit evladı musa anter'in katledilmesi bu sözlükte kutsandı. bu sözlükte alevi din insanlarına da ağız dolusu küfürler normal hale geldi zaten. yaşasın küfürsüz sözlük konsepti.

derin devletin tüm gücü kullanılarak 76 yaşında bir insanı helikopterden atarak öldürdüler. bir de bununla övünüyorlar.
biz özgürlük, demokrasi ve barış uğruna ape yi şehit vermişiz. yenilir miyiz?

musa anter, gençliğinden beri en büyük dileğinin bu yolda şehit olmak olduğunu yazardı. ape için değil hüznüm. ergen gerisi sefillerin zavallılığına acımaktayım.

ji bo me kurda zalıma logatek çékırine dı logate wan de nawé kustina me kurdan
paqıjiye u tibeme yi bi hewre ji tim best geli çem u newalin dı seerte newala kasaba
bi dersime çeme munzure geliye zila newala qute siw se gulee çuxurce u helepce…

eyy xwede édi bese loo…

kekik reyhan ve kaçak tütün kokusu taşırdı rüzgar.
alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinden
soluk ışıklar yayılırdı geceye.

köpek havlamaları korkulara karışır kaygıları beslerdi.
sonra dağlardan kurşun sesleri gelirdi belirli belirsiz.
namlunun ucunda çırpınırdı yürekler...
ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru.
kapılar kırılır talan edilirdi, sevdalar, umutlar
ve insan olan ne varsa...
ve kan akardı derelerimizden.

zilan, munzur, nevala kasaba...
ve ülkemin bütün derelerinden.
o iklimde kalırdı acılar...
duymazdı bir allanın kulu çığlığımızı.
ve dağlara sevdalanırdık, karabasan gecelerin sabahlarında. direnmek kalırdı kürt'e.
yaşamanın bir başka adı direnmekti...
devamını gör...

strokes'un ilk albümü, garage rock'ın tekrar diriliş nidaları atmasına sebep olmuş, her kısmıyla aşmış bir albüm...
2001 yılında piyasaya sürülmüş bu albümün içind, is this it? isimli, albüme ismini vermiş bir tatlılık karşılar sizleri.

şarkı biter, the modern age başlar, daha ikinci şarkı başlamasına rağmen, nasıl bir albüm olacağını az çok tahin ettirmeye başlamıştır, oldukça hoş gitar tonlarına lou reed'e benzeyen sesiyle julian casablancas eşlik eder, ve çok hoş bir bas sesi vardır arkasaında, bir anda kendinizi kaptırır gidersiniz.

hemen ardından soma başlar, albümdeki en sevdiğim şarkıdır bu, soo-maa diye başlar, müthiş bir enerjiyle alır başını gider. strokes, yeni nesil garage rock'un dirilişindeki marşı yaratmıştır belki de bununla...

barly legal girer, kenarda köşede kalan şarkılardan biridir ama sahiden, kenarda köşede kalan şarkılar hep en güzel olanlar değil midir?

someday başlar, size günlerce "saaaaaamdey, saaamdey" diye bağırma nidaları aşılar bu tatlı şarkı.

hemen ardından alone together gelir, bu şarkının bas ritimleri yüzünden eminim ki bas gitar çalmak isteyeceksiniz.

albüm bitmeye yaklaşmışken, tadı damağımda kaldı gibi bir izlenim oluşur dinleyende, ama daha durun, fırtına en güçlü anına ulaşmaktadır aslına...

sololarıyla, bas ritimleriyle, her kısmıyla harika olan bir şarkı girer, last nite başlar. öyle güzel bir şarkıdır ki bu, bir zamandan sonra sizin en sevdikleriniz arasına girecektir, rahatlıkla.

hard to explain girer hemen ardından, ben bu şarkıya sekiz bit garage rock gözüyle bakıyorum. atari oynuyormuşum gibi hissediyorum bunu dinlerken

daha sonra da new york city cops çalar, bu şarkının sololarını dinledikten sonra elime gitarımı alıp garage rock yapmak istiyorum. nüğ yoork siri kaaaaaaaaaps ulan!

ritim yavaşlar, sizi alıp sürüklemeye devam eder ama, trying your luck başlar, sanki fırtına bitmiş, güneş açmış gibidir. kısa ama tatlı solosu vardır bu şarkının da... oh honey, that's ok...

sonra da bir çok insanın arctic monkeys coveri ile tanıdığı take it or leave it çalar, ama sevgili alex turner ne der şarkılarında? "hep strokes gibi olmak istedik.."

albüm biter, ama kafanızda uzun süre hep döner döner durur.
devamını gör...

halkın elinde bulundurduğu kamusal güç olarak tanımını yapabileceğimiz demokrasi kavramı insanların her dönemde ilgilendiği ve içeriğine farklı anlamlar yüklediği bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. söz konusu kavramı felsefe alanda tartışan ve kavramla ilgili oluşan sorunlara yönelik yanıt denemesine (bkz: devlet) girişen platon demokratia kavramını diğer yönetim biçimleri (timarkhia, oligarkhia, patriarkhia, tyranlık) arasındaki dönüşümlere bağlı olarak ayrıntılı bir şekilde ele almış ve demokrasiyi bu yönetim şekiller içinde "sayısal çoğunluğa dayandığı" için "en kötü yönetim şekli olarak" gördüğünü ifade etmiştir.

bir başka deyişle aptalların çoğunlukta olduğu yerde kararlar sayısal çoğunlukla (demokrasi) alınacaksa, nihayetinde alınacak karar aptalların sayısal çoğunluğu sayesinde ortaya çıkacaksa bu durumda aptalca bir kararın alınması kaçınılmazdır.

platon, demokratia eleştirisinde isonomia ve eleutheria’nın yol açtığı olumsuz sonuçlardan biri olarak eğitimsizlerin, bilgisizlerin yönetimde söz sahibi olmalarının yanlışlığı üzerinde de önemle durur. ona göre, demokratik rejimde bilgisiz kimseler yönetimde söz sahibi olmaktadır ve bu rejimin hakim olduğu yerlerde herkes hoşuna gittiği ve arzu ettiği tarzda hareket etmekte, sitenin siyasi ve sosyal uyumu tamamen çığırından çıkmakta, demokratia dejenere olmakta, anarşi, düzensizlik ve disiplinsizlik hakim olmakta, bunlardan yararlanan demagoglar kuru vaatlerle halkı kandırmaya çalışmaktadır. bunun sonucunda demogoglar halkı aldatarak kendilerine halkın önderi süsü vermektedirler. bu oluşan durumların sonucu olarak en kaotik oluşum ise toplumda iş bölümü ilkesinin yitirilişidir. (ayakların baş olmasıdır.) toplumdaki iş bölümü ilkesinin gereğince yerine getirilemeyişi bir sonraki adımda adaletin alaşağı edilmesi anlamına gelecektir.

bilmeyeler için son bir not düşelim: platon, devlet adlı eserini günümüzden 2400 yıl önce yazmıştır.
devamını gör...

çankaya'sı ile, kızılay'ı ile, anıttepe'si ile, odtü ormanı ile, konur'u ile, karanfil'i ile, tunalı hilmi'si ile, kuğulu parkı ile, yeşili ile, kedisi ile, köpeği ile, aoç sütü ile vs... kendine has özelliklerini barındıran, sevenin çok sevdiği, sevmeyenin hiç sevmediği, orta yollu sevgisine pek rastlamadığımız başkentimiz.
devamını gör...

“şairler şiirler yazıyor. ressamlar resimler yapıyor ve biz ozanlar türküler söylüyoruz. peki, bütün bunları niçin yapıyoruz? dünya alışkanlıktan değil de, sevgi ve mutluluktan dönsün diye.”
demişti hasret gültekin... 1971 doğumluydu. o günlerde insanlara tekrar türküleri sevdiren, insanlara tekrar türkü söyleten insandı. televizyona "şelpe"yi ilk taşıyan adamdır... yaşasaydı çok büyük bir müzisyen olacaktı eminim. yaşasaydı çok büyük bir ozan olacaktı... yaşasaydı,bugün 50 yaşında olacaktı... maalesef şimdi o benim, benden 19 yaş küçük kardeşim...

"bu kekre dünyada yazık, geçit yok aşka,
birşey yok paylaşılacak, acıdan başka...”

“sen gel, bu oyunun kuralını değiştir,
mutsuzluk ceza değil ehven bir iştir..."

yukardaki sözleri yazan kalbi kül ettiler... 1941 doğumluydu metin altıok... felsefe öğretmeni, şair, hatta ressamdı... babasının ölümünden sonra ölümü takıntı haline getirmiş, ölüm üzerine sürekli farklı metodlar kurgulamıştır şiirlerinde... yatağında ölecek bir insan değildi asla, öyle de oldu.. yangından yaralı kurtuldu fakat hastanede 8-9 temmuz'du yanılmıyorsam komadan çıkamadı... çıksaydı yangınları da anlatırdı bize, hoş çıksaydı ayrı bir ölüm daha olurdu muhakkak... çektiği acıları her satırda bize de yaşatırdı eminim...

"kalem yazmaya başlayınca, gönlün gözü açıldı..." demişti saki çimen'in dedesi, mazlum çimen'in babası nesimi çimen... dünyanın en önemli müzikhollerinde sahne almıştır, memlekette ise ha bire gözaltı ve işkenceye alınmıştır... yazmakla anlatmakla bitmeyecek bu insanın hayat öyküsünü muhakkak okuyun.

"akarsu ateşim yanar tüterse, aşkın gülü yüreğimde biterse, ayırsın feleğin gücü yeterse, ayrılamam ben o gül yüzlü yardan..."
demişti muhlis akarsu... sözünün eri adam, sözünün arkasında durur ya... işte tam da öyle oldu... ikisi de 45 yaşındaydı... ayıramadı felek onları, gücü yetmedi feleğin... eşi muhibe akarsu ile beraber kucakladılar oradaki cehennem ateşini...

şimdi, memleket yangın yeri diye şaşırmamak gerek… çünkü bu zihniyet ilk sivas’ı ateşe vermişti.. bu saydıklarım da o ateşte can veren canlar içinden sadece birkaçı… o yüzdendir ki, unutmamalıyız… unutanlara hatırlatmalıyız… yeni muaviyeler’in karşısında yeni ali’ler, yezidlerin karşısında hüseyin’ler gibi durmalıyız…
devamını gör...

şu sahneyi anımsatan komik sıfat.
devamını gör...

sebebi ülkedeki barzolar arkadaşlar. görmemiş gibi gözünü dikip taciz ederse kadın haliyle rahatsız olur.

misal, çok güzel bir makyaj yaptığım zaman metroda adamın biri gözünü bana dikmişti. o zamandan beri makyaj yapmayı sevmiyorum.

sıradan markete giderken takip edilme durumları da yaşanabiliyor. amaann bunlar can sıkıcı konular. öyle işte. rahat hissetmediğimiz için giymiyoruz.
devamını gör...

ben müracaat edemem, siz benim yerime başvurabilir misiniz?

t: başkası adına yaparım ama kendim için yapamam,gider ağlarım.*
devamını gör...

çok doğru.

bence sadece otistik çocuklar üzerinde değil tüm çocuklar ve bebekler üzerinde hatta tüm insanlar üzerinde evcil hayvanların oldukça olumlu etkisi vardır.

en başta sorumluluk almayı öğretir. kolay değildir evcil hayvan beslemek çünkü onlar da bir candır.

insana merhameti öğretir her canlıya karşı.
devamını gör...

amerika'da üniversite eğitiminin ne kadar pahalı olduğuna dikkat çekmek amacıyla yapılmış, grand central istasyonu'nda sergilenen ve gerçek 2 bin 600 tane diplomanın kullanıldığı sanat eseri. 470 milyon dolarlık değeriyle dünyanın en pahalı sanat eseri oldu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
450 milyon dolarla dünyanın en pahalı sanat eseri olarak bilinen leonardo da vinci'nin salvador mundi (c.1500) tablosunu da geride bırakmış böylece.
ironiye bayıldım.

eserin uzaktan bir resmi
kaynak
devamını gör...

birde göz hakkı diye uydurma bir çeşit hırsızlık daha var, elalemin bahçesindeki meyvesini çalmanın kılıfı, ne göz hakkı kardeşim ? emeğin mi var, orda irgatlik mi yapıyorsun? neyin göz hakkı hadi aldın bir tane yedin anladık , niye bütün sülale bağa, bahçeye dalıp çuval çuval götürüyorsun.
sakın ha hiç kimsenin malını izin almadan göz hakkı falan diye almayın yemeyin yok öyle bir hak, izin verilse bile sadece tatmak için dir, çuval doldurup eve götürmek için değil dir.
devamını gör...

haksızlığa uğramak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim