zaten yasak falan sallamadan (tabi kalabalığa girmeden) çıkan bir insanım.

bundan sonra "markete gidiyorum" demekten daha iyi bir bahane çıktı işte. bir filistin bayrağı taşıyayım yanımda.
devamını gör...

1946 yılında yapılan bir frank capra filmi. başrolde james stewart var. siyah beyaz bir filmdir fakat renkli versiyonu da bulunmaktadır bazı film sitelerinde. bu filmi izlemek, yurt dışında yeni yıl planlarının olmazsa olmazlarından biridir. çok spoiler vermeden konusundan bahsedeyim;

george bailey, tüm çevresine iyilik yapmış, başkalarının hayallerinin gerçekleşmesi, hayatlarının rahat olması için kendi hayallerinden vazgeçmiş, dünya tatlısı bir adamdır. bir gün bazı terslikler sebebiyle, christmas günü, kendini köprüden aşağı atarak intihar etmeye karar verir. o sırada kanatlarını kazanmak için birisinin hayatına dokunması gereken bir melek, george'u kurtarır. george, melek clarice ile konuşurken laf arasında "hiç doğmamış olmayı dilerdim" der. clarice de bunu fırsat bularak george'a onsuz hayatın nasıl olduğunu gösterir. george hiç doğmamış gibidir. zamanında hayatına ciddi olumlu katkılar yaptığı kişiler, sırf o doğmadı orda yoktu diye, acınası hayatlar yaşamışlardır. bütün bunları gördükten sonra george eski hayatına dönmek ister. ve döndüğünde, tüm ailesi, sevdikleri ve onu sevenler george'un hayatını zora sokan sorunu çözmek için onun gelmesini bekliyorlardır.


en sevdiğim filmdir diyebilirim. bu film olmasaydı çoktan bedenen dünyadan ayrılmış olurdum dostlarım. kendimden ne zaman nefret etsem, ne zaman bir işe yaramadığımı hissetsem, filmi düşünürüm, izlerim bazen, işte o zaman herhangi birinin hayatına olumlu bir konuda dokunduğum gelir aklıma, bir anlığına kendimi, yaşamayı severim. ve bu filmi bana öneren kıvırcık saçlı, hafif ayrık dişli, müthiş gülüşlü adam; ne düşündüğümü sen çok iyi biliyorsun.
devamını gör...

agresif bir sözlük kullanma alışkanlığı olan yazar. agresif derken burası için agresif. yanlış anlaşılmasın. yoksa insanlara laf sokmanın, insanların yalanlarını/ikiyüzlülüklerini ortaya çıkarmanın, bunu da insanların suratına suratına söylemenin problem olmadığı platformlar mevcut. kendisi tercihen burayı da böyle kullanıyordu. sevmediği bir insansanız spawnlanmamış olmanız pek mümkün değildi kısacası. bu yüzden de çok göze batıyordu doğruya doğru. tasvip eder misiniz etmez misiniz bilemem, ben açıkçası "bu ne enerji be kardeşim, canına yazık" diyen taraftaydım. ama şimdi eğri oturup doğru konuşalım spawn kimseye, kimsenin şahsiyetine, ulu orta, mesnetsizce ve hayasızca hakaret etmedi, iftira atmadı, kimsenin yüzüne söyleyemediğini/söyleyemeyeceğini arkasından söylemedi. söylemezdi. söyleyecek olsa spawn olmazdı.

şimdi ne oldu gerçekten bilmiyorum. bir süredir uzağım sol frame'den ya da discorddan. mutlaka bir gündem olmuştur. kim haklıdır kim haksızdır bilemem zaten benim gündemim de değil ama şunu söyleyebilirim, spawncım baya bir zamandır kendisinin burası için, buranın kendisi için uygun olmadığını düşünüyordu zaten. dediğim gibi uçurulma konusunun içeriğini bilmiyorum, açıkçası merak da etmiyorum, kendisinin de pek umursamadığını düşünüyorum yukarda bahsettiğim sebepten ama benim için de bence buradaki herkes için de önemli olan bir konu vuku buluyor bu başlık altında sözlükte şu an.

evet moderasyonu lise müdüriyeti gibi görmek, her konunun içinde olmasını, her konuda açıklama yapmasını falan beklemek saçma. böyle bir yükümlülüklerinin de olmadığını düşünüyorum ben şahsen. ama burada olmayan bir insanın haysiyetini ilgilendiren, kendisine yöneltilmiş, kanıtlanmamış, bir iftiradan öte şekilde değerlendirilemeyecek bir ithamın, yazar uçurulduktan sonra buraya girilmiş bir entrynin, spawn'ı hiç tanımayan insanlarca "hmmm demek ki bu yüzden uçuruldu bu yazar" diye yorumlanma olasılığı olan bir metnin burada kalmasına izin vermek başka bir konu. moderasyonun ya ilgili entryi silmesi, yazarına hak ettiği cezayı vermesi ya da bir açıklama yapması gerekiyor. insanlara mesnetsiz suçlamalar yöneltmek suçtur. bu suçlara platform olmak da suçtur. güzelcim'in başlığında istediği kadar trafik yaratamadığı, istediği kadar ilgi çekemediği için sağa sola saldırmaya devam etmekten de ekmek çıkmayacağını fark etmek entry sahibi arkadaşı üzecek ama ayıktırayım; korkunç kötü bir trollsün ve maalesef öyle olmaya da devam edeceksin. kapasite meselesi. yapacak bir şey yok. ama sen yine de hobi olarak denemeye devam edebilirsin.

sevgili rob'un söylediği gibi, spawn son derece beyefendi bir adam. kendisiyle aylardır süregelen bir iletişimim var ve kimse kusura bakmasın da evet olay çıkardığında pis çıkarır ama doğru düzgün bir düzlemde kendisiyle tartıştığınızda çirkinleşmeden bunu yapacak kadar kaliteli bir insan kendisi. buradaki bazı pespayelerin aksine.

edit: tanım silinmiş. umarım yazar da hak ettiği cezayı alır. bu vesileyle bir şey daha söylemek istiyorum. her yerde moderasyonlar için yazar uçurmak en son seçenektir. eminim spawn konusunda da oldukça zor karar almışlar, başka seçenekleri kalmadığından emin olmuşlar ve bu yüzden böyle bir karar almışlardır. tekrar söylemek istiyorum, benim meselem değil, valla buradaki kimsenin meselesi olduğunu da düşünmüyorum açıkçası, moderasyon kalkıp yazarlara bu yazar bu bu yüzden uçuruldu diye açıklama yapmak zorunda değil. ama şunu unutmamak lazım, bir yazarı kendinizce haklı sebep ya da sebepler bütünü yüzünden uçursanız da onun hakkını, hukukunu gözetmeye devam etmeniz gerekiyor. silinen entry burada saatlerce kaldı. başlık başıboşlara taşınırken içeriğine muhakkak göz atılmıştır, atılmalıdır. böylesi bir entrynin şikayete bile tabi olmadan bu başlıkla saatlerce kalmasının kabul edilebilir, izah edilebilir bir tarafı yok. kılıçların çift taraflı keskin olması lazım. yönetimde söz sahibi olmak bu sorumlulukları da kabul etmek demek.
devamını gör...

muhtemelen malulen bir emeklilik olabilir. yinede ne şekilde olursa olsun çok genç yaşta boşa çıkmayı emekli olmayı doğru bulmuyorum. 36 çok erken ama 65'te çok fazla. 50-53 bandı idealdir diye düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dünya arşivi

1- harvard üniversitesi'nden sertifika alabileceğiniz 55 alanda ücretsiz online kurslar:
online-learning.harvard.edu/

2- türkiye'de yayınlanan ve yayınlanmış olan gazetelerin geçmişten günümüze tüm sayılarına ulaşabileceğiniz bir platform
nek.istanbul.edu.tr:4444/ek...

3- tübitak'ın tüm yayın ve dergilerinin arşivi:
services.tubitak.gov.tr/ede...

4- milli kütüphane arşivindeki tüm taş plaklara ses dosyası olarak ulaşabileceğiniz bir platform:
www.millikutuphane.gov.tr/

5- nasa'nın uzay ile ilgili keşiflerini ve fotoğraflarını bulabileceğiniz online arşivi:
images.nasa.gov/

6- abd meclis kütüphanesi, 1800-2020 yılları arasında dünya üzerinde çekilmiş milyonlarca fotoğrafa ulaşabilirsiniz:
www.loc.gov/

7- yüz binlerce resim, çizim, karikatür ve görseli konularına göre arayabileceğiniz büyük bir arşiv:
www.europeana.eu/en/collect...

8- 1920-23 arası tbmm 1. dönem gizli celse kayıtları:
www.tbmm.gov.tr/develop/owa...

9- servet-i fünun dergisinin yayınlanmış tüm sayıları:
dspace.ankara.edu.tr/xmlui/...

10- ibb'ye ait taksim kütüphanesindeki binlerce esere ücretsiz olarak ulaşıp, okuyabilirsiniz:
ataturkkitapligi.ibb.gov.tr...

11- sultan 2. abdulhamit'in fotoğraf arşivi
katalog.istanbul.edu.tr/cli...

12- geçmişten bugüne çizilmiş tüm haritalara ulaşabileceğiniz bir arşiv
www.davidrumsey.com/

13- birleşmiş milletler bünyesinde yayınlanan tüm eserlere ulaşabileceğiniz bir arşiv
www.un-ilibrary.org/

14- balkanlar'daki osmanlı eserlerinin olduğu fotoğraf arşivi:
www.nit-istanbul.org/kielar...

15- türkiye'deki tüm yer isimlerinin tarihi, eski adları ve değişimlerini inceleyebileceğiniz bir platform: (ermeni çalışması olduğu için fetihler istila ve yağma olarak vermektedir):
nisanyanmap.com/

16- çekilmiş tüm filmlerin çarpıcı sahnelerinin olduğu bir arşiv:
film-grab.com/tag/screenshots/

17- new york metropolitan operası, her gün eski bir performansı ücretsiz olarak erişime açıyor:
www.metopera.org/

18- berlin filarmoni orkestrasının tüm konser kayıtları:
www.berliner-philharmoniker...

19- telifsiz film, kitap, makale, fotoğraf arşivi:
www.openculture.com/

20- antik yunan, mısır, çin ve asya üzerine yazılmış binlerce esere ulaşabileceğiniz bir platform
sanskritdocuments.org/scann...

21- marmara üniversitesi'ndeki nadide eserlere online olarak ulaşabileceğiniz platform
katalog.marmara.edu.tr/yord...

22- dünyanın her yerinden yüzlerce üniversitenin ortak çevrimiçi kütüphanesi:
www.hathitrust.org/digital_...

23- cambridge üniversitesi'ne ait bine yakın ders kitabınına ulaşabileceğiniz bir platform:
www.cambridge.org/core/what...

24- her dilden birçok konuda makalelere, eserlere ulaşabileceğiniz dünyanın en büyük online kütüphanelerinden biri:
gen.lib.rus.ec/

25- telif süresi dolmuş tüm eserlere e- kitap olarak ulaşabileceğiniz bir site:
gutenberg.org/

26- türkiye'de 1950 öncesi çıkan sinema dergileri arşivi:
www.tsa.org.tr/tr/arama/det...

27- ücretsiz sesli kitap arşivi
konusankitaplik.mkutup.gov.tr/

28- abd ulusal kütüphanesi
www.nlm.nih.gov/

29- hem sesli hem yazılı olarak abd de görülen tüm dava kayıtlarına erişilebiliyor... inanılmaz bir site
www.oyez.org/

30- tüm gazetelerin arşivi:
dspace.ankara.edu.tr/xmlui/...

31- sadece dünya radyolarını dinleyebilirsiniz:
radio.garden/visit/istanbul...

32- müzik aleti notalarını algılıyan ve akor düzeltmesi yapmanıza yardımcı olan bir site:
ntrack.com/

33- şarkılardan sözleri çıkarıp enstrümantal hale getiren site:
www.remove-vocals.com/

34- ücretsiz hukuk eğitimi:
www.campusonline.com/c/hukuk
devamını gör...

ben bir şey demiyorum, çocuğun var ondan bul.
trabzonlu olup beddua etmeyen anne bulabilen var mıdır, hiç sanmam.
hem duası hem bedduası ile meşhurdurlar.
devamını gör...

da vinci nin deha olduğunu bilmeyen yoktur kendisi ilham kaynağım ve idolum ve şimdiye kadar bir çok araştırmasinda yer aldım .

altın oranla çizilmiş dünyanın en ünlü ve leonardo da vinci nin de ressamlık hayatında yaptığı en büyük baş yapıttır.

bunu bu kadar eşsiz yapan 500 yılda 2 kere çalınıp bir kere asitle tahrip edilmiş olması, sadece bunlar değil onu eşsiz kılan, söyleyeceğim şeylerden büyüleyeceginizden eminim .

henüz 10 yaşlarında yanına fakir bir ailenin çocuğunu alıyor ilerleyen yaşlarında yaptığı yaramazliklar nedeniyle leo ona salai (küçük şeytan ) lakabını takıyor .salai leonardo nun büyük ilham kaynağı, çırağı sevgilisi olduğu söyleniyor bir çok kez portesini çizdiği ve hatta beraber de yer aldıkları resim bile var ama çiziliş amaci bilinmiyor .

salainin bir portresi mona lisa ile karşılaştırıldığında inanılmaz benzediğini görebilirsiniz.

o çağda mona lisa adına birinin hiç var olmadığını biliyor muydunuz ? peki leonardo neden ve neye bakarak resmetti bu tabloyu tabiki ilham kaynağı ve sevgilisi olan salai ye .

ilk başlarda onemsememis ama ilerleyen yaşlarında birbirlerine olan sevgisi büyümüş ve aşka dönüşmüştü , o dönemde eş cinselliğin cezası idam di ve bunun bilinmesi ikisi içinde iyi olmazdı .

fakat salai bilinmesede leonardoya aşkını kanıtlamasıni istedi .

salaiyi başka bir adla ve yüzle inanılmaz bir şekilde çizerek yaşatmak onun aşkının en büyük kanıtı olacaktı .

basit bir şey yapamazdı yapacağı şey mükemmel olmalıydı ve kimse anlamamalıydı 16 yıl boyunca gittiği her yere götürdü ve gizlice çizmeye devam etti.

ismi salai olamazdı çünkü herkes lakabı biliyordu bunun için mon salai benim küçük şeytanım yerine şifreliyerek mona lisa olarak isimlendirdi. ve araştırmalar sonucu sağ gözünde l harfi sol gözünde s harfi olduğu tespit edildi .
devamını gör...

berberlerin ne iş yapıyorsun sorusu.ona göre mi tıraş edeceksin?
marketin nerde oturuyorsun sorusu.evimi mi dikizleyeceksin?
neden kırmızı et sevmiyorsun? sen bamyayı neden sevmiyorsan ondan.
devamını gör...

iki gün yokum, bülbüller susuyor, tık yok tık. cezam bitiyor döner dönmez şakımaya başlıyorlar, allahın bir hikmeti işte?

hikmet-i hüda, sual olunmuyor ama bu bir tesadüf mü acaba diye de düşündürmüyor değil.
neyse ya, bana ne.


1967 / trablusgarp / noter tasdikli.
devamını gör...

hanımların dikkatine, hanımların dikkatine. resimci ayağınıza geldi. beş dakikada manzara, portre çizilir. süratle teslim edilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kavuşursan meşk olur kavuşmazsan aşk olur bu söz öbegi saniyorum olayin en yalın, en aciklayici tarifidir.

aşkta kavusmak yoktur. kavusma olmayinca da hissiyatlar daha da alevlenir. arzulama artar, tutku artar hatta anlamsiz bir takinti bile olusabilir. ama sevgi de kavusmak vardir, ele gecince bir seyler o alev alan duygular zamanla durulur.
ask daha atesli bir hissiyattir. duygular daha yogun hissedilir. ınsanlara daha cazip gelmesinin nedeni de budur. ama gecicidir. tipki saman alevi gibi. sevgiyse daha kalicidir, daha guvenilirdir, duragandir ama huzur verir.
devamını gör...

kız isteme şeysi, bayram ziyaretleri, ve diğer gelenek adı altında insanların niye yaptıklarını bilmeden yaptığı bütün ortamlar.
devamını gör...

matematikte kullanılan temel ispat yöntemlerinden biridir. örnekle açıklayalım:

verilen bir ifadenin tüm doğal sayılar için doğru olduğunu ispatlamakta kullanılır. önce 1 sayısı için geçerli olan şey sırası ile n sayısı ve (n+1) sayısı içinde geçerli ise hep geçerlidir. (burada 1 demek pek doğru değil aslında ilk sayı diyelim buna)

örnek:
ardışık tek sayıların toplamı formülü: n karedir. (n burada terim sayısı)

yani formül diyor ki 1 + 3 + 5 + 7 + 9 + … + (2n – 1) = n sayısının karesidir.

önce ilk sayı olan 1 için ispat yapalım. bir tane terimimiz var. yukarıdaki formülde 1 in karesi 1 (doğru)
şimdi (1+3) e bakalım, iki tane terimimiz var. 2 nin karesi 4 (1+3=4 doğru)
şimdi de (1+3+5) e bakalım, üç tane terimimiz var. 3 ün karesi 9, (1+3+5=9 doğru)

her üçünüde sağladı. demek ki formülümüz doğru.

ayrıca:
(bkz: doğrudan ispat yöntemi)
(bkz: olmayana ergi yöntemi)
(bkz: ters durum yöntemi)
devamını gör...

nurullah ataç evliyken bir kadına aşık olur. o sırada kendisi ankara'da, ailesi ise istanbul'da yaşamaktadır. kadının bu durumdan haberi yoktur, kafayı çektiği geceler, sevdiğinin kapısına gider, eşiği öpermiş. bu evin sevgilisinin evi olduğunu da ona orhan veli söylemiş. fakat günün birinde öğrenmiş ki bu ev sevgilisinin evi değil. alaya alındığı için çok kızmış ve orhan veli'ye küsmüş. hatta izmir'de bir konferansta orhan veli ile ilgili bir soruyu "öyle bir şair tanımıyorum ben!" diye cevaplamış. adını anmak istemediği kişilerden söz açıldığında hep böyle söylermiş.

nurullah ataç'ın "ayşe' ye mektup"ları da bu aşktan zuhur etmiş.
devamını gör...

üzerinde sakallı bir insana ait bir silüet olan, hz. isa'nın çarmıhtan indirildikten sonra sarıldığı iddia edilen bez. her ne kadar uzun süre boyunca insanları şaşırtıp meşgul etmeyi başarmış olsa da, yapılan modern çalışmalar sonucunda sahte olduğu görülmüş.

radyokarbon tarihlendirme yöntemi, "kefen"in yaklaşık 700 yıl önceden günümüze geldiğini gösteriyor. dolayısıyla hz. isa ile bir bağlantısı yok. büyük ihtimalle, 6. yüzyıl civarında yazılmış bir kaynakta bulunan "hz. isa'nın yüzünü silmek için kullandığı havlu üzerinde yüzünün izinin kaldığı" iddiası birileri tarafından keşfedilip para kazanma aracına dönüştürülmüş olabilir.

kefen üzerinde bulunan ve hz. isa'ya ait olduğu iddia edilen kan lekelerinin sahte olduğuna ilişkin çalışmayla ilgili bir tutam bilgiyi bu linkten okuyabilirsiniz.

bir başka kaynak da burada.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoğu bağlama eşliğinde olduğu için gerçekten güzeldir. zazaca bilmeyen birisi bile defalarca dinleyebilir.
devamını gör...

kaktüslerimin saksı ve toprak değişimini yaptığım zamanlar da sıkça yaşadığım durumdur. öncelikle bu dikenler sayesinde kaktüs gerekli su ihtiyacını karşılıyor. özellikle çok sıcak havalarda bu dikenler sayesinde su kaybetmiyor. dikenler elinize battığında hafif sızlama oluyor. bir cımbızla dikenleri çıkarabilirsiniz. bazi kaktüs türlerinin dikenleri daha yumuşak ve kolay bir şekilde ele batıyor. hatta alerjik reaksiyon da gosterebiliyorlar. bunun için de kalın eldivenler, kaktüs tutucuları, maşa kullanabilirsiniz.
devamını gör...

çocukluğumun kalitesini artıran, kışın ortasında anneme yalvarıp bu dergiyi satan bakkala bitmeden alalım diye gittigimiz çocuk dergisi. bir yığın da oyuncak veriyorlardı. simdi 100 kadar sayısını sakladığım bir çantam var, ara ara açıp bakıyorum karikatürlere.
devamını gör...

bu kadar insan ateist olacaksa tanrı neden var oldu? gibi.
yazacak bir şeyi olmayanlar, yazılanı okurlar. oldular işte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim