gitar sanatçısı ve besteci makis ablianitis'in 2016 yılı sonunda çıkan son albümü. içinde yalnızca tek bir eserin pantelis thalassinos vokaliyle şarkılaştığı albüm enstrümantal parçalardan oluşuyor. sanatçının önceki albümlerinde olduğu gibi her parça, dinledikçe akılda çeşitli öyküler canlandıran, kalbe dokunan niteliğe sahip. toplamda 55 dakikalık şenlikli bir albüm dinlemek isteyenler için youtube ve spotify içinde bulunmakta.
devamını gör...

şahıs fantezisi olan yazar. ne diyeyim* yolunuz açık olsun.
devamını gör...

başka dertleri olmayan çiftlerdir.
devamını gör...

emare, belirti, iz, im, nişan anlamlarına gelen arapça isim soylu sözcük. özellikle 'kıyamet' sözcüğüyle kullanılması çok manidardır.
mecaz anlamlı olarak halk arasında çok büyük nesneler için de kullanıldığı olur.
alametifarika birleşik sözcüğünün içinde de yer alır.

-"kış ortasında havanın 25 derece olması hiç hayra alamet değil."

burada hemen can nazım hikmet'i ve onun alâmetler şiirini anmasak olmaz:

yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
haram sevaboldu, sevap haramdır.
ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemir,
çekin ki körükleri
ateşe girdi demir.

çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.
duyuldu kim ölüm satılıp kâr edile,
kendi kendilerin reddü inkâr edile,
ve duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin.
duyuldu uykusundan uyandığı
zincirinden başka kaybedecek şeyi olmayan devin.

yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
medet yoktur, bakma geri.
kantarma zapteylemez oldu beygiri.
çıkmış üzengiden, ayağı yok mu?

kan sızar, şak olmuş, dudağı yok mu?
gider, böyle gider, dahi gider
bu âteş yolların durağı yok mu?
bu yol orda biten yoldur.
“türabolmak ne müşküldür…”

çekin ki körükleri
ocağa girdi demir.
bir ateş külçesi düştü buzların ortasına.
alâmetler belirdi, kıyamet alâmetleridir.
haberdir, erişmekte
kaynayan su galeyan noktasına.
devamını gör...

bir an önce üniversiteye yerleşip kendimi geliştirmek adına dersten başka şeylerle ilgilenmek istiyorum. 20 yaşıma giricem artık olsun lütfen... hayata geç kaldım resmen.
devamını gör...

11. sıradaymışım. olsun.
devamını gör...

kafa sözlük’ü esprili bir şekilde tanıtan güzel bir röportaj olmuş. sosyal medyanın yükselen trendi durumunda olduğu doğru. lakin diğer sözlüklerden gelen troller bu trendi aşağı indirmek için uğraşacak. bir an önce çaylaklık sistemi gelmeli ki amaçlarına ulaşamasınlar.
zira 10 sene önce aktif olan yaklaşık 40 tane interaktif sözlüğün çoğu şimdi hayalet sözlük oldu. oysa her şey çok güzel başlamıştı o sözlüklerde... kültürlü insanların bulundukları ortamlarda sözlüğün reklamı yapılır. ilk gelenler kaliteli yazılar yazıp nezih bir ortam oluşturur. yazarlar arasında güzel dostluklar kurulur. derken troller bir virüs gibi sözlüğe akın eder. sözlüğe katkı sağlamak yerine diğer yazarlara sataşmaya, güzel ortamı bozmaya başlarlar.
çaylakların sözlüğe somut katkı yaptıktan sonra yazar yapılması; yazar yapıldıktan sonra ise eksileme butonunu belirli bir puana eriştikten sonra kullanmalarına izin verilmesi daha iyidir.
okuma yazmayı yeni öğrenmiş çocuklar yaşlarını yüksek gösterip sözlüklere üye olur. arkadaşlarına hava atmak için “bak şu sözlükte yazarım” diye gelişigüzel başlık açıp, tanımlar girer. siyasi parti trollerini, ayrımcılık yapan ve nefret yayan ruh hastalarını “engelle, tanımlarını engelle” derken epey zaman kaybı.
sözlükte ilk kez tanım ya da başlık açmak isteyen çocuklara bilgilendirme penceresi açılıp “şu hususlara dikkat edin, aksi takdirde tanımınız ya da açtığınız başlık silinir” diyerek bilgi verilmesi iyi olur.
interaktif sözlükler güzel vakit geçirmek için ideal mekanlar olmasına rağmen cicim aylarından sonra keyifler kaçmaya başlar. kaliteli yazarlar sözlüğü terk eder, meydan trollere kalır, bir müddet sonra kimse yazmayınca hayalet sözlük olunur.
röportajda yoldaş benjamin franklin’in “kontrollü ve yavaş bir büyümeyi yeğleriz. işbu sebepten oldukça yakın bir zamanda yeni yazar alımını filtreye sokup yavaşlatacak bir çaylaklık sistemini getireceğiz” sözlerini çok beğendim.
umarım çaylaklık sistemi çabuk gelir.
devamını gör...

yazmak rahatlamaktır. kelimelere dökemediğiniz hislerinizi, duygularınızı, öfkenizi, kızgınlığınızı, küskünlüğünüzü, sevginizi her şeyi daha rahat kağıtlara dökebilirsiniz. ruhunuz huzur bulur yazarak. kullanılmayan eşyalarla dolu bir oda misali, içinizi boşaltırsınız. illa birine de yazmak gerekmez. kendiniz için yazarsınız, yazmak için yazarsınız. bazen sizi anlamayan, dinlemeyen birine yazarsınız. her ne sebeple yazarsanız yazın, yazmak en ucuz hobi ve en basit trapidir.
devamını gör...

üniversite yıllarında maddi yönden aniden çöküşe uğramıştım. (beni okutan abimi kaybetmiştik.)

okulu bırakayım, burs bulayım derken çocuk bakıcılığına karar verdim. neyse bulduk 3 yaşlarında bir minnak. annesi okulda öğretmen bende okulda ayrılan bir bölümde çocuğa bakacağım falan. çocuk acayip ağlayan bir şey bende pek severim çocukları püfff. sürekli ağladı ilk zamanlar. sonra işte bir şekilde dikkatini çekmeyi başardım. anasına her teneffüs gelmeyin susturamıyorum sizi görünce desemde yine geliyordu. çocuk onu görünce en az 20 dakika ağlıyor tam sustu derken anası yine geliyordu. çıldırmamak elde değil.

anne gitti bir teneffüs yine çocuk başladı ağlamaya ben baktım baktım başladım ağlamaya. kemal sunal misali hahaha. ben ağlayınca bu açtı gözlerini boncuk boncuk 'apla allaamaa ben şana şüprijj yapçamm bak şuşarsan'dedi. allahım ya rabbim sana şükürler olsun dedim. (tabi o ara inanıyorum kendilerine.) nasıl bir rahatlama geldi anlatamam.

sonraki günlerde anne geldi, gitti. o tam ağlayacakken bana bakıp 'tamam tamam allaamaa hadi oynayalım gel' dedi. hahah çocuğu şartlandırmıştım. çocuk bir anda büyümüştü. ben ona değil o bana bakmaya başlamıştı artık. hahaha yani diyeceğim ağlayın gitsin aniden büyüyorlar kafanız rahatlıyor.
devamını gör...

unlu psikolog beyhan budak'in kitabi. hani cok sicak bir ortamda, icilen soguk bir suyun kisiye iyi gelmesi vardir ya, bu kitabin da ozellikle kotu hissedilen donemlerde ayni iyi hissetme halini verecegini soyleyebilirim. kitap adina sunu da soylemem mumkundur; yasadiklarindan oturu dibe cökmus birine uzatilan bir el tadinda bir kitap. anlatimi oldukca yalin, hafif sohbet turunde. . .
kitabin ana temasi ise "sensin". yani kisinin merkezinde olan o kisisel benliginin korunmasi, iyi hissetmesi, hatta deyim yerindeyse o benlik duygusunu omuzlarindan tutup silkeyerek kendine getirmesi ve bilincini acmak adina bir bakis acisi sunmasi da denilebilir.

eser ortalama bes bolumden olusuyor.birinci bolume baslangic adi verilmis. yani yasanilan ya da kendine kotu hissettiren neyse onu sorgulaman, gun yuzune cikarmani hedefleyen bir bolum. ıkinci bolum de insan iliskilerine ya da iliskiler icerisinde karsilasilabilecek durumlari aciklama (ornegin; manipulasyon, kendini ispatlama davranislari, asiri bencillik, asiri fedakarlik) ve durumlarla karsilasma adina verilmis tavsiyelerden soz edilmektedir. ıkinci bolumdeki ana amac kisiye " yasadiklarinda, bunlardan birine maruz kalmis olabilirsin haberin olsun" demektir.
ucuncu bolumde ise yasanilanlari "kabullenme" evresi baslar. bu kabullenme evresi degistirilemeyecek seyler icin de gecerlidir.
dorduncu bolumde, kisinin halihazirda var olan degersizlik hissiyatini kirmak icin tavsiyeler verilir.
besinci ve son bolumde ise degisim adina onemli nasihatler verilmistir.

az once de dedigim gibi kitap cok yalin bir dille kaleme alinmis. okumaniz dahilinde, psikologun karsinizda sizinle sohbet ediyormuscasina bir hissiyata bile bürünebilirsiniz. 211 sayfalik bir kitap bu arada, yani okunmasi ortalama uc dort gunu gecmeyecektir. tavsiye eder miyim? kesinlikle ederim.
devamını gör...

20'lik dişler (bkz: wizdom teeth) pozisyon olarak tam sürmüş, yarı gömülü, tam gömülü olabildiği gibi kişide hiç oluşmama durumu da olabilir.

evrimsel süreçte otobur canlılar yüksek selüloz içerikli besinleri öncesinde fazlaca çiğneyerek geviş getirdikleri için azı dişlerinin kullanımı ön plandadır, bu nedenle çok sayıda azı dişleri vardır. sonra gelen etobur canlılar, arka planda kalıp kullanılmayan azı dişlerinin yüksek çiğneme özelliği yerine, koparma ve kesme işlemlerine daha çok ihtiyaç duyarak, nesiller içerisinde kesici ve köpek dişlerinin sivriliği ve keskinliği ile yer almışlardır. (bkz: doğal seleksiyon) (bkz: lamarck'ın evrim teorisi)

insanda 20 yaş dişlerinin ağızda normal bir diş gibi kullanılması evrimde daha geride yer alırken, hiç 20liği olmayan insanı evrimde upgraded sayıp, gömülü 20likleri ara form olarak düşünmek mümkündür. şu anda az sayıda görülen yan kesici dişlerin konik formda olduğu kişiler (bkz: peg shaped lateral) şimdilik bu teoride zirveyi temsil etmekteler.
devamını gör...

şimdi paramız yok olunca söz alırız.

çok yalan gibi değil aslında...
devamını gör...

foton enerjisinin parçacığın enerjisinden yüksek olduğu durumlarda, fotonun elektron tarafından saçılmaya uğramasına verilen isim. bu tür saçılmalarda fotondan elektrona enerji transferi gerçekleşir.
devamını gör...

ıssız bir adada kalakalmak gibidir.

etrafına bakarsın. arkadaşlarına, ailene gereken önemi verememişsin. çevrendeki insanlardan bir tık uzaklaşmışsın. sevgilin ve sen yetiyordur çünkü. her şeyin farkına yavaş yavaş varırsın. gerçekten sevdiysen uzun süre içinde kalacak bir sızı olur. onla beraber gittiğiniz yerlerde gözler onu arar hep. hatta ruh hastası olursanız arkadan ona benzetip koşar adım gidip yüzüne bakmaya çalışırsınız.(ben değil bir arkadaşım, yerseniz tabi)

neyseki tamamen bitti gitti bende. ama çok zor günlerdi. sevmeye tövbe ettirir insanı uzun ilişki sonrası günler.
devamını gör...

daha önce başlığı açılmadığına şaşırdığım, belki de hepimizin gözünden kaçan türkiyenin büyük cevherlerinden.
bilgi tanımı :

bartu bölükbaşı, 28 yaşında türk, çizer, yazar.
türk mitolojisi ve eski türk tarihine kafayı fena halde takmış, henüz 28 yaşında olmasına karşın bilgi seviyesi derya deniz olan bir şahsiyet. bartuyu diğer tarih anlatıcılarından ayıran en önemli özelliği, çizerlik, çizgi roman ve illüstrasyon alanına çok hakim olması, hakim olmakla kalmayıp bu konudaki yeteneklerini tarihi bilgisi ile harmanlayıp, betimlemelerini inanılmaz illüstratif görseller ile desteklemesidir.
( ilüstrasyon ve çizimleri eklenecektir).
kendisi "gesar" isimli bir türk mistik evreni oluşturup bunlar hakkında 3 adet kitap çıkartmıştır ve bu eseri kendisinin ünlenmesinde en önemli mihenk taşı olmuştur.
kendisinin en önemli projesi türk milleti için, daha önce yapılmamış olan büyüklükte ve çapta bir türk mitoloji atlası hazırlamaktadır.
mitoloji ( özellikle eski türk mitolojisi ) konularına meraklıysanız youtube üzerinden kendisinin canlı yayınlarını ve konuk olduğu kanalları takip edebilirsiniz.
edit: ayrıca kesin olmayan bir dipnot: kendisinin alper çağların "göktürk" serisine çizerlik alanında destek verdiği söylenmektedir. alper çağlarında da nasıl detaylara ve kaliteye önem veren bir insan olduğunu düşününce ortaya çıkabilecek işlerin kalitesi, ve çıtası insanı gerçekten heyecanlandırıyor. onun için ayrıca (bkz: alper çağlar) (bkz: göktürk üçlemesi)


devamını gör...

ömrün boyunca sadece bir sanatçı dinleme hakkın var deseler, hiç düşünmem bu hakkı mor ve ötesi'nden yana kullanırım.
şarkıları sanki yavaş yavaş ruhumu çözümlüyor. bir kaç düğümü dinlerken çözdüğümü hissediyorum. şarkılar karşınıza geçmiş kafa sallıyor sizi anladığını onaylıyor resmen. düşüncelerime ve duygularıma çok yakından bakan şarkılar bunlar. bir tane diyemiyorum işte aralarından en iyisi bu diye. hepsi çok iyi.. bir derdim var'ın çok acayip bir tadı var ona bir şey diyemem ama her dönem farklı bir mor ve ötesi şarkısını bulup defalarca dinliyorum. o zaman en iyisi o oluyor sonra bir başka şarkısı... dünden beri tekrar tekrar dinlediğim o şarkı.. anlatamıyorum.. sözlerine çok takıldım. daha önce de defalarca dinledim ama şu an çok daha fazla takıldım.

orhan veli dizeleri nakarat bölümünde,
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.


şarkının şiirselliği şu sözler ile devam ettiriliyor;

ne oldu?
karıştı her şey
korktuğum sözün bir adım geride
şimdi duyuyor musun?
her şey, ama her şey geçer
sakinsin, biraz derdin var
kendi kendine dünyayı ters çevirmişsin
bir şey biliyor musun?
ben doğduğumdan beri hep böyleyim
ne çok şey gizlemişim rüyalarıma
ne kadar çok hüzün yüklü omuzlarımda
bir şey içsem, sorunları çözsem
olur mu?
olur mu?
bir yer var biliyorum.
(yine efsane sözler)

bu işi hakkıyla yapıyorlar. onlar gerçek sanatçılar.
orhan veli kanık içinde söylenecek çok söz var. onu da kendi başlığında karşılarız artık.
devamını gör...

saygı.
devamını gör...

varolmanın dayanılmaz hafifliği- milan kundera
otomatik portakal- anthony burgess
haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu - haruki murakami .
devamını gör...

siyasal islamcılar iç savaşa tutuşmuş. uzak durmakta fayda var. malum hafızalar taze (bkz: fetö)
devamını gör...

çayı kahvesini alan tek elle tanım okuyan yazarların üşendiğinden kaynaklı durum. bak çayımı koydum yazdım bu tanımı. ayrılın şu sigara ya da bardaktan yahu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim