6'yı çevirirseniz 9 olur
8'i ikiye bölerseniz iki tane 3 olur.
bu da benden olsun.
bu da benden olsun.
devamını gör...
kocasının aldığı abur cuburları kıskanın kudurun yazarak paylaşan kadın
beni kıskançlıktan kudurtan kadındır.
devamını gör...
güne bir söz bırak
bizim problemimiz, hapisler küçük hırsızlarla doluyken ve büyük hırsızlar ülkeyi yönetirken insanların itaatkarlığı.
howard zinn.
howard zinn.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
burası eğlenceli bir yer her gün değişik bişi oluyo.
adeta cümbüşş. *
adeta cümbüşş. *
devamını gör...
miko
heyo, n'aber millet?
çok güzel gitmiştim di mi? üff çok şahane, pek de bi afili (tek l ile, bey olana söyleyiverin). şimdi de pek güzel tükürdüğümü yalıyorum. sonuçta benim tükürüğüm değil mi? kime ne?
yok, şaka bir yana, cidden dönüyorum, işte dünyadan uzaktı, kendimden taşan gündemlere dair mevzulardı bir iki yazdım zaten son dönemde ama son birkaç gündür evdeyim rahatsızlığımdan mütevellit, düşündüm de biraz, baktım falan sözlüğe, dedim ki mevcut kırgınlığın ne alemde senemko? e iyi. barıştım kendimle. barışırım hep zaten bir şekilde, bencil bir g.t olduğumu beni yakından tanıyanlarınız biliyorsunuz zaten.
şimdi mevzu şu; ben burayı çok seviyorum hacı abiler. birçoğunuzdan çok olduğuna eminim hatta. iddialıyım yani bu konuda. burada çok sevdiğim insanlar olmasından bağımsız, ki kendileriyle birlikteliğim sözlükten de azade artık ama ben adı ne olursa olsun ben bu sözlüğü seviyorum allah affetsin. düşündüm bunu, neden? milattan önceden beri ekşi sözlükte yazarım. asla vazgeçmeyeceğim, tüm leşliğine rağmen hayatımdan çıkarmayacağım bir bookmarkı var ekşinin hayatımda doğruya doğru ama benim hayatımda burası çok lazım bir zamanda çok, çok, baya büyük ve önemli bir yer kapladı ve kapladığı yerde de çok fazla yerime dokundu yalan yok. 33 yıllık hayatımın en zor, en karanlık zamanında (kesinlikle abartmıyorum) buradaki etkileşim, birliktelik ve öyle ya da böyle yaratılan ve korunmaya çalışılan ruh beni öyle güçlü bir şekilde kapsadı ki bunu nasıl kelimelere dökebilirim bu kadar kötü bir anlatıcıyken çok da emin değilim. çok depresif zamanlarımda ilacım, çok öfkeli zamanlarımda sakinleştiricim, çok canımın sıkıldığı, sıkıştığı dönemlerimde radyo ile odağımı değiştiricim, buradaki güzel arkadaşlarımın ve hayatımdaki en önemli adamlardan birinin varlığı ile çok çaresiz hissettiğim zamanlarımda merhemim oldu bu sözlük benim. daha ne diyeyim.
bakın bazen, gerçek hayatınızdan soyutlamak istersiniz kendinizi. yaşadınız mı hiç böyle zamanlar bilmiyorum, umarım yaşamazsınız ancak bana oluyor bu bazen. kendi sosyalliğimden, gerçeğimden, kendimden uzaklaşmak, dışardan izlemek istiyorum kendimi. sürmenaj olduğumda mesela ya da dümdüz yok saymak istediğimde bazı gerçekleri. ekşi'ye 20'lerimin başında yapmıştım bunu. tabi oradaki ortamın da bir getirisi (götürüsü?) olarak bu bir kara köpek sendromuna dönüşmüştü dolayısıyla bende bunun tezahürü hayatımda yine lazım bir yerde konumlandığım bir platform olmak ama çok da iyi anımsamadığım hatıralar oldu. ama burası öyle değil. burada en sinirlendiğim, en kırıldığım, en anlamlandıramadığım zamanlarda bile bir şekilde bir yol bulabildim. bunu ben becermedim, bu sözlüğü kuran, yaşatan insanlar ve siz sağladınız. iyisiyle kötüsüyle. doğrusuyla yanlışıyla. dolayısıyla sağolun! hepiniz.
demem o ki, hal böyle olunca benim gibi sevmede inatçı bir insandan pek de güzel ve hiç de erinmeden bir geri dönüş gelmesi şaşırtıcı değil. ben kendimi normal karşılıyorum. siz de ne yapacağınızı iyi bilirsiniz, eminim.
çok güzel gitmiştim di mi? üff çok şahane, pek de bi afili (tek l ile, bey olana söyleyiverin). şimdi de pek güzel tükürdüğümü yalıyorum. sonuçta benim tükürüğüm değil mi? kime ne?
yok, şaka bir yana, cidden dönüyorum, işte dünyadan uzaktı, kendimden taşan gündemlere dair mevzulardı bir iki yazdım zaten son dönemde ama son birkaç gündür evdeyim rahatsızlığımdan mütevellit, düşündüm de biraz, baktım falan sözlüğe, dedim ki mevcut kırgınlığın ne alemde senemko? e iyi. barıştım kendimle. barışırım hep zaten bir şekilde, bencil bir g.t olduğumu beni yakından tanıyanlarınız biliyorsunuz zaten.
şimdi mevzu şu; ben burayı çok seviyorum hacı abiler. birçoğunuzdan çok olduğuna eminim hatta. iddialıyım yani bu konuda. burada çok sevdiğim insanlar olmasından bağımsız, ki kendileriyle birlikteliğim sözlükten de azade artık ama ben adı ne olursa olsun ben bu sözlüğü seviyorum allah affetsin. düşündüm bunu, neden? milattan önceden beri ekşi sözlükte yazarım. asla vazgeçmeyeceğim, tüm leşliğine rağmen hayatımdan çıkarmayacağım bir bookmarkı var ekşinin hayatımda doğruya doğru ama benim hayatımda burası çok lazım bir zamanda çok, çok, baya büyük ve önemli bir yer kapladı ve kapladığı yerde de çok fazla yerime dokundu yalan yok. 33 yıllık hayatımın en zor, en karanlık zamanında (kesinlikle abartmıyorum) buradaki etkileşim, birliktelik ve öyle ya da böyle yaratılan ve korunmaya çalışılan ruh beni öyle güçlü bir şekilde kapsadı ki bunu nasıl kelimelere dökebilirim bu kadar kötü bir anlatıcıyken çok da emin değilim. çok depresif zamanlarımda ilacım, çok öfkeli zamanlarımda sakinleştiricim, çok canımın sıkıldığı, sıkıştığı dönemlerimde radyo ile odağımı değiştiricim, buradaki güzel arkadaşlarımın ve hayatımdaki en önemli adamlardan birinin varlığı ile çok çaresiz hissettiğim zamanlarımda merhemim oldu bu sözlük benim. daha ne diyeyim.
bakın bazen, gerçek hayatınızdan soyutlamak istersiniz kendinizi. yaşadınız mı hiç böyle zamanlar bilmiyorum, umarım yaşamazsınız ancak bana oluyor bu bazen. kendi sosyalliğimden, gerçeğimden, kendimden uzaklaşmak, dışardan izlemek istiyorum kendimi. sürmenaj olduğumda mesela ya da dümdüz yok saymak istediğimde bazı gerçekleri. ekşi'ye 20'lerimin başında yapmıştım bunu. tabi oradaki ortamın da bir getirisi (götürüsü?) olarak bu bir kara köpek sendromuna dönüşmüştü dolayısıyla bende bunun tezahürü hayatımda yine lazım bir yerde konumlandığım bir platform olmak ama çok da iyi anımsamadığım hatıralar oldu. ama burası öyle değil. burada en sinirlendiğim, en kırıldığım, en anlamlandıramadığım zamanlarda bile bir şekilde bir yol bulabildim. bunu ben becermedim, bu sözlüğü kuran, yaşatan insanlar ve siz sağladınız. iyisiyle kötüsüyle. doğrusuyla yanlışıyla. dolayısıyla sağolun! hepiniz.
demem o ki, hal böyle olunca benim gibi sevmede inatçı bir insandan pek de güzel ve hiç de erinmeden bir geri dönüş gelmesi şaşırtıcı değil. ben kendimi normal karşılıyorum. siz de ne yapacağınızı iyi bilirsiniz, eminim.
devamını gör...
kinin ilacı
her yerin bataklık olduğu, su birikintisinin olduğu, mikrobu taşıyan sivrisineklerin çoğaldığı, aşının olmadığı bir zamanlar türkiye'de hemen her evin ecza dolabında hazır bulundurulan ilaç.
devamını gör...
hesabı erkek mi öder kadın mı öder sorunsalı
kız arkadaşlarımla otururken eğer benim hesabımı öderse sevinirim, erkek arkadaşım öderse de sevinirim. oldu ki ben kız arkadaşımın hesabını ödedim bu sefer o sevinir peki o zaman ben erkek arkadaşımın hesabını ödediğimde ne olmalı biliyor musunuz? sevinmeli. yani çok uzattım ama bu para konularını gurur yapmanın bir anlamı yok sanki sanırsın bir tek erkeklerin gururu var, bir tek erkekler para kazanıyor. neyse işin özü sevinin.
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
yalnız basıma oturduğum herhangi bir yerde yalnız olduğum için hemen kalkıp gitmemi bekledikleri için oturmuyorum,evimde oturuyorum..kimsenin kalk git bakışlarına da maruz kalmıyorum...sevindiğim şeye bakar mısın,arkaaşlar yalnız insanları bu kadar dışlamayın lütfen.
devamını gör...
yazarların en ilginç kaybolma anıları
daha okula başlamamış bir çocukken bir iki kez kaybolmuştum. her seferinde de bulanlar karakola götürmüşlerdi. tabi çocuğum ya polisler de para, çikolata vs verip başımı okşamışlardı. bu durum hoşuma gittiği için evden uzaklaşıp yoldan geçen birisine "abi kayboydum beni kayakola götüyüymüsün" diyerek kendimi karakola atıyordum. sonra da sezercik gibi "paya vay mı? çikolata vay mı?" diyordum.
bu zamanda kaldı mı böyle iyi polisler bilmem ama babam bir daha karakola gidersen seni almayacağım diye tehdit etmişti. yazık adama çikolata sevdasına her seferinde işini bırakıp beni almaya geliyordu onca yoldan.
bu zamanda kaldı mı böyle iyi polisler bilmem ama babam bir daha karakola gidersen seni almayacağım diye tehdit etmişti. yazık adama çikolata sevdasına her seferinde işini bırakıp beni almaya geliyordu onca yoldan.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey

sanki bu olsa altında anında beliren bir odun sobası, yerde kilim, yan tarafta saman dolgulu yastıklı bir divan, bir pencere, pencereden gözüken bir fıstık çamı, arkasında deniz, mevsimlerden zemheri kış ve çocukluk otomatikman gelecek, yalnızlık bitecek gibi geliyor.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
daha otobüse binmeden, duraktayken sıraya kaynak yapıp önce binmeye çalışan tipler. boş koltuk kovalıyor pis herif.
devamını gör...
tanrı parçacığı
aslında bir türlü gözlenemediği için "tanrının cezası parçacık" olarak adlandırılan ama zamanla tanrı parçacığına dönüşmüş olan terim.
bilgi için (bkz: higgs bozonu)
bilgi için (bkz: higgs bozonu)
devamını gör...
albert einstein
rivayete göre nazi almanyasının baskısından kaçan einstein, türkiye'ye gelmek istemiş ancak ismet inönü kendisini reddetmiş.
buradan
ayrıca genius dizisinin de ilk sezonunda bu çılgın dahinin hayatı ele alınmıştı. ona göre zekadan daha önemli olan şey hayalgücü.
ilk eşi olan ve en az onun kadar büyük bir deha potansiyaline sahip mileva'yı çok kırmış olsada severim kendisini.
buradan
ayrıca genius dizisinin de ilk sezonunda bu çılgın dahinin hayatı ele alınmıştı. ona göre zekadan daha önemli olan şey hayalgücü.
ilk eşi olan ve en az onun kadar büyük bir deha potansiyaline sahip mileva'yı çok kırmış olsada severim kendisini.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
genel istatistik tablolarından bakılabilecek durum veya bilgi.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
toooosbik tooosbik canım arkadaşım şarkısı benden kulübün kurucusuna gelsin;
kulübün diğer üyeleri için şiir yazmak isterim;
satranç ustası diskordda eğlenirken,
mitosfer atmosferden düşerken,
sığındılar eski çağa,
ayak uydurdular mali ve tosbağaya,
huni de dağıtıyoruz radyoda.
kurmuşlar sıcaktan hunileşen bir çardak,
aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçacak
haydi gelin diskorda
huni de dağıtıyoruz radyoda.
ayak uydurun yeni çağa
eskiye sarılmak ne fayda.
bakın bu son moda,
huni de dağıtıyoruz radyoda.
babacığım tospik marul aldım pazardan
tanrı korusun seni yoldaş ve pavlovdan.
eğlencenizi yesinler oldies,
huni de dağıtıyoruz radyoda goldies.
kulübün diğer üyeleri için şiir yazmak isterim;
satranç ustası diskordda eğlenirken,
mitosfer atmosferden düşerken,
sığındılar eski çağa,
ayak uydurdular mali ve tosbağaya,
huni de dağıtıyoruz radyoda.
kurmuşlar sıcaktan hunileşen bir çardak,
aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçacak
haydi gelin diskorda
huni de dağıtıyoruz radyoda.
ayak uydurun yeni çağa
eskiye sarılmak ne fayda.
bakın bu son moda,
huni de dağıtıyoruz radyoda.
babacığım tospik marul aldım pazardan
tanrı korusun seni yoldaş ve pavlovdan.
eğlencenizi yesinler oldies,
huni de dağıtıyoruz radyoda goldies.
devamını gör...
aynı şarkıyı saatlerce üst üste dinlemek
saatleri aşar bazen, günlerce, aylarca, yıllarca çevirip çevirip dinlersiniz. kimsenin fark etmediği bir şey fark etmişsinizdir o şarkıda. bir ışık, bir iz, bir renk, sizi kendinize ya da geçmişte bir kişiye, yere, olaya bağlayan ufacık bir anı kırıntısına yeniden rastlamışsınızdır o şarkıda. yıllardır duymadığınız ana dilinizi duyar gibisinizdir. o nedenle çevirip çevirip dinlersiniz. bir tabloya uzun uzun bakmak, bir manzarayı saatlerce seyre dalmak, size anlatılan bir masalın tekrar tekrar anlatılmasını istemek gibi. ister yüksek bir duyuş deyin, isterseniz sanatın gücü.
mümkündür, neden olmasın?
mümkündür, neden olmasın?
devamını gör...
çözelti
bir çözücü ve bir çözünenden oluşan homojen karışıma denir. çözücü ve çözünen oranına göre derişimleri belirlenir.
genelde balon jojede molar derişim dikkate alınarak hazırlanır.
bazı maddeler su çeker bu gibi maddelerin hacimleri çözelti bekledikçe azalmaktadır, bunlara sonradan su eklemek büyük bir yanlıştır.
katı çözünen kullanıldığında hassas tartı kullanılmalıdır ve virgülden sonra üçüncü basamağa kadar dikkat edilmelidir. sıvılar ise mezürde ölçülür.
katı çözelti hazırlanması:
kullanılacak çözünenin miktarı, hazırlanacak çözeltinin hacmi göz önünde bulundurularak gram cinsinden hesaplanır. ardından hassas tartı ile madde tartılır ve balon jojeye konur. üstüne biraz su konduktan sonra madde çözülmek için çalkalanır. ardından sınır çizgisine kadar çözücü* ile tamamlanır. ardından şişelenir ve etiketlenir.
sıvı çözelti hazırlama:
kullanılacak çözünenin miktarı, hazırlanacak çözeltinin hacmi göz önünde bulundurularak mililitre cinsinden hesaplanır ve mezür ile ölçülür. ölçülen çözünen balon jojeye aktarılır ve biraz su ile çözünmesi sağlanır. ardından sınır çizgisine kadar çözücü ile tamamlanır. şişelenir ve etiketlenir.
genelde balon jojede molar derişim dikkate alınarak hazırlanır.
bazı maddeler su çeker bu gibi maddelerin hacimleri çözelti bekledikçe azalmaktadır, bunlara sonradan su eklemek büyük bir yanlıştır.
katı çözünen kullanıldığında hassas tartı kullanılmalıdır ve virgülden sonra üçüncü basamağa kadar dikkat edilmelidir. sıvılar ise mezürde ölçülür.
katı çözelti hazırlanması:
kullanılacak çözünenin miktarı, hazırlanacak çözeltinin hacmi göz önünde bulundurularak gram cinsinden hesaplanır. ardından hassas tartı ile madde tartılır ve balon jojeye konur. üstüne biraz su konduktan sonra madde çözülmek için çalkalanır. ardından sınır çizgisine kadar çözücü* ile tamamlanır. ardından şişelenir ve etiketlenir.
sıvı çözelti hazırlama:
kullanılacak çözünenin miktarı, hazırlanacak çözeltinin hacmi göz önünde bulundurularak mililitre cinsinden hesaplanır ve mezür ile ölçülür. ölçülen çözünen balon jojeye aktarılır ve biraz su ile çözünmesi sağlanır. ardından sınır çizgisine kadar çözücü ile tamamlanır. şişelenir ve etiketlenir.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
kafa sözlük'ün sıradan bir interaktif sözlükten ziyade bir sivil toplum örgütü gibi fonksiyona sahip olduğunu gözler önüne bir kez daha seren yardım kampanyasıdır. güzel gönüllü insanlar var olduğu sürece bu dünyada yaşamak için bir neden vardır demektir.
gezegenimizin sadece biz insanlara ait bir yer olmadığını ve doğrudan ya da dolaylı olarak yaşam alanlarını istila etmek mecburiyetinde kaldığımız hayvanlara da bir vefa borcumuz olduğunu daima hatırlamalıyız. zaten iyi insanlar bunu hiç göz ardı etmiyor. bu da bunun nişanesi.
teşekkürler güzel insanlar!
gezegenimizin sadece biz insanlara ait bir yer olmadığını ve doğrudan ya da dolaylı olarak yaşam alanlarını istila etmek mecburiyetinde kaldığımız hayvanlara da bir vefa borcumuz olduğunu daima hatırlamalıyız. zaten iyi insanlar bunu hiç göz ardı etmiyor. bu da bunun nişanesi.
teşekkürler güzel insanlar!
devamını gör...

