sevmek ama olmayacağını da bilmek
bile bile lades demektir. hele bir de bu sevmek karşılıklı ise, iki tarafta olmayacağının farkındaysa...
devamını gör...
doğum günü
kişinin kendisi için doğum günü değil de, doğduğu gündür.
ayrıca “yaklaşıyor yaklaşmakta olan”.*
ayrıca “yaklaşıyor yaklaşmakta olan”.*
devamını gör...
üzerlik tohumu
çok eski zamanlardan beri kullanılan bir bitkidir. şifa kaynağıdır. tıp bilimsel olarak gelişmediği dönemlerde insanlar kullanıp ruhsal ve fiziksel huzura eriyorlarmış. ayrıca köylerde falan nazardan korunmak için evlere asılmaktadır. ayrıca kişi kullanırken kafa buluyormuş mevlana abimiz sık sık takılmış kendisiyle ve trans haline geçmiş. (zaten mesnevi gibi bir eseri ayık kafayla yazmak pek mümkün değil gibi)
ne diyor mevlana üzerlik tohumu karanlığı örttü ve gerçek göründü
benim kadehimi öyle doldurdular ki içine tek bir üzerlik tohumu bile sığmaz. bir bak hele buraya bir zerre bile sığar mı?
gerçekten ilginç bir bitki ilginç bir konu.
ceg adlı rapçinin dmt albümü hakkında dmt araştırması yaparken nerelere savruldum gece daha uzun.
ne diyor mevlana üzerlik tohumu karanlığı örttü ve gerçek göründü
benim kadehimi öyle doldurdular ki içine tek bir üzerlik tohumu bile sığmaz. bir bak hele buraya bir zerre bile sığar mı?
gerçekten ilginç bir bitki ilginç bir konu.
ceg adlı rapçinin dmt albümü hakkında dmt araştırması yaparken nerelere savruldum gece daha uzun.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
bir soru da benden ,
dinin özünün iyi insan olmak olduğu varsayımından yola çıkarsak,
ıyi insan olmanın yolu sadece dinden , dindar olmaktan mı geçer.
eğer böyleyse, kendini dindar olarak tanımlayan kişi oranları,
norveç %21
ısveç %19
estonya %16
japonya %13
çin %7 olan ülkeleri nasıl açıklarız ki bu ülkeler de gerek gelişmişlik, gerek suç oranları, inançlı ülkelere göre kıyas bile götürmez...
edit : bu arada 'müslüman yazar ' tanımı yerine ,' bu konuları bilen yazar denebilirmiş. '
sanki iki farklı grup çatışması gibi bir algı vermekte ilk bakışta...
dinin özünün iyi insan olmak olduğu varsayımından yola çıkarsak,
ıyi insan olmanın yolu sadece dinden , dindar olmaktan mı geçer.
eğer böyleyse, kendini dindar olarak tanımlayan kişi oranları,
norveç %21
ısveç %19
estonya %16
japonya %13
çin %7 olan ülkeleri nasıl açıklarız ki bu ülkeler de gerek gelişmişlik, gerek suç oranları, inançlı ülkelere göre kıyas bile götürmez...
edit : bu arada 'müslüman yazar ' tanımı yerine ,' bu konuları bilen yazar denebilirmiş. '
sanki iki farklı grup çatışması gibi bir algı vermekte ilk bakışta...
devamını gör...
misvak mizah dergisi
her şeyin kendine özgü, kendine bağlı, gündem yaratmak için işaret bekleyen alternatiflerini yaratan muktedirler tarafından sırtı sıvazlanıp cebine harçlık konan dergidir.
bu dergiyi okuyanların gerçekten oradaki saçmalıklara gülüp gülmediklerini merak ederim. sadece destek vermek için para verip alıyorlarsa bence sıkıntı yok.
mizah seviyesi ise aşağıdaki gibidir :
buradan
bu dergiyi okuyanların gerçekten oradaki saçmalıklara gülüp gülmediklerini merak ederim. sadece destek vermek için para verip alıyorlarsa bence sıkıntı yok.
mizah seviyesi ise aşağıdaki gibidir :
buradan
devamını gör...
domestic hıyar nickli yazarın şiir başlığını istilası
(bkz: ne bu tantana)
devamını gör...
back to the future radyo yayını
ooo old school alırım bir dal!
yaa bayılıyorum yeni yeni yayınlar, yayıncılar! daim olsun programın sevgili miyamoto musashi. hali hazırda takip ettiğim bir yazar olunca daha da bir keyifleniyorum ya. çok mu kendi odaklı bi insanım ne? sözlükteki psikologlar göreveeee...*
yaa bayılıyorum yeni yeni yayınlar, yayıncılar! daim olsun programın sevgili miyamoto musashi. hali hazırda takip ettiğim bir yazar olunca daha da bir keyifleniyorum ya. çok mu kendi odaklı bi insanım ne? sözlükteki psikologlar göreveeee...*
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
izmir bombası . aşırı şekerli ya bayılıyor insan yerken.
devamını gör...
yazarların en cimri akrabaları
evet ilk ifşayı ben yapıyorum. dedem olur kendileri efendim. yaz günü arabasına biner sıcaktan pişerek kullanırdı arabayı da klimayı bir gün açtığını görmedim. sağlık bahanesine sığınıyordu ama biliyordum benzini fazla yakmasın diye yaptığını.
devamını gör...
kitaplardaki cümlelerin altını çizmek
twitter öncesi rt leme. beğendiğin bir cümlenin altı çizilir. tekrar tekrar okuyunca güzel oluyor.
devamını gör...
fobilerin üstesinden gelme
öncelikle korkunun tanımlamasını yapmak gerekiyor. sonra neden korktuğunu belirlemek ve işin en zahmetli kısmı harekete geçmek... mesela örümcekten korkuyorsunuz yavaş yavaş yaklaşmakla başlayabilirsiniz ,düzenli çalışmalar ile kademeyi arttıracaksınız ama doğrudan korkuyla yüzleşmenin sıkıntılı sonuçlar doğuracağı söyleniliyor. hedefe kitlenerek başarısız olacağını düşünmeyerek parça parça yaklaşılmalı korkulara...
belki bir gün korkularımızı yeneriz ne dersiniz?
belki bir gün korkularımızı yeneriz ne dersiniz?
devamını gör...
çaylak hareket engellenemez
kusura bakmayın çaylak arkadaşlar tanımlarınız gizli. zaten 2 saniyede yazar yapılıyorsunuz bari silik yazılar görmeyim.
biraz abartmıyor musunuz? bu sitede sanki aylarca çaylak kalıyorlarmış gibi bir algı yaratıyorsunuz.
biraz abartmıyor musunuz? bu sitede sanki aylarca çaylak kalıyorlarmış gibi bir algı yaratıyorsunuz.
devamını gör...
sabahın köründe akla düşen patates kızartması
tüm sıcaklığı ile içinizi ısıtan, tüm çıtırlığı ile yüreğinizi hoplatan patates kızartmasının sabah 5 çeyrek civarı akla düşmesidir.
insan ev ahalisinin uyanmasını dört gözle bekliyor kahvaltı hazırlansın da patates kızartayım diye. hele bir de tatilse o gün tadından yenmez!
insan ev ahalisinin uyanmasını dört gözle bekliyor kahvaltı hazırlansın da patates kızartayım diye. hele bir de tatilse o gün tadından yenmez!
devamını gör...
zaman bir algı mıdır yoksa gerçek mi sorunsalı
güzel bir soru.
fizik mühendisi değilim ama şansımı deneyeceğim. *
önce dünyada neye "zaman" dediğimizi anlamak gerek sanırım.
gündüz, gece, yaz, kış dediğimiz olaylar, güneş'in etrafında dönerken, kendi eksenimiz etrafında da döndüğümüz için gerçekleşen bazı olaylar, bu cepte. elimizde hareketli bir dünya var, doğup battığını gördüğümüz bir güneş var ve bu doğma batma sürecini eşit parçalara ayırmak istiyoruz. bunu en iyi nasıl yaparız? hiç değişmeyen ya da çok az değişen bir şeyleri temel alarak. konuya merakı olanlar, sezyum 133 atomunun belirli bir salınım sayısına saniye dediğimizi biliyordur mutlaka. işte bu atomun bu hareket sayısından yola çıkarak, günümüzü, yılımızı belirli zamanlara böldük ki işlerimizi kolaylaştırabilelim.
şimdi meşhur bir düşünce deneyini irdeleyelim: elimizde 2 adet kutu var. bunların içerisinde de kutunun üst ve alt tabanındaki aynalara her çarpışında seken ve her bir çarpmasında 1 saniye geçen birer foton var. yani 2 tane ışık saatimiz var. bu saatler yan yana dururken ikisi için de 1 saniye, 2 saniye, 3 saniye... süresi eşit şekilde geçecek. sonra ben geliyorum ve kutulardan birini alıp yürümeye başlıyorum. şimdi, normalde bir aşağı bir yukarı gidip gelen foton bu kez benimle birlikte hareket eden kutunun içerisinde, alt ve üst tabanlara vurmak için hareket etmek ve belli bir yolu almak zorunda kalacak.
temsili görsel (soldaki duran, sağdaki hareketli olan saat):

(görsel, physics.stackexchange. com'dan alıntıdır.)
bu durum, başta eşit süreler deneyimleyen ışık saatlerinin o eşitlik durumunu bozdu. artık ilk saatimiz hareketsiz olduğundan saniyeleri aynen baştaki gibi saymaya devam ederken, 2. kutudaki fotonumuzun 2 çarpışı arasında geçen süre uzamaya, yani artık zamanımız daha yavaş akmaya başladı.
kütle çekimi nedeniyle uzay zamanın bükülmesi dediğimiz şey, büyük kütlelerin yakınında daha yüksek seviyelerde meydana geliyor. böyle büyük kütlelerin yakınındaysanız ve bu tür bir kütleye doğru düşüyorsanız, kütlenin büyüklüğü ve kendi kütlenize bağlı olarak belirli bir ivme kazanıp hızlanırsınız. hızlandığınız zaman, taşıdığınız ışık saatinizdeki parçacığın alması gereken yol da gittikçe artar ve 2 çarpma arasında geçen süre daha da uzar. bu da büyük kütlelerin yanında neden zamanın neredeyse durma sınırına geldiğini açıklar.
yalnız burada olup bitenlerin, referans çerçevesine bağlı olduğunu unutmayın. ben saati taşırken benim için hiçbir değişiklik hissedilmez ama dışarıdan bakan kişiye göre saat yavaşlamış olur. biyolojik faaliyetlerimiz de saatle paralel şekilde ilerlediğinden, yüksek hızlarda hareket edenlerde yaşlanma, o kişilere eylemsiz referans çerçevesinden bakanlara kıyasla daha geç gerçekleşir.
fizik mühendisi değilim ama şansımı deneyeceğim. *
önce dünyada neye "zaman" dediğimizi anlamak gerek sanırım.
gündüz, gece, yaz, kış dediğimiz olaylar, güneş'in etrafında dönerken, kendi eksenimiz etrafında da döndüğümüz için gerçekleşen bazı olaylar, bu cepte. elimizde hareketli bir dünya var, doğup battığını gördüğümüz bir güneş var ve bu doğma batma sürecini eşit parçalara ayırmak istiyoruz. bunu en iyi nasıl yaparız? hiç değişmeyen ya da çok az değişen bir şeyleri temel alarak. konuya merakı olanlar, sezyum 133 atomunun belirli bir salınım sayısına saniye dediğimizi biliyordur mutlaka. işte bu atomun bu hareket sayısından yola çıkarak, günümüzü, yılımızı belirli zamanlara böldük ki işlerimizi kolaylaştırabilelim.
şimdi meşhur bir düşünce deneyini irdeleyelim: elimizde 2 adet kutu var. bunların içerisinde de kutunun üst ve alt tabanındaki aynalara her çarpışında seken ve her bir çarpmasında 1 saniye geçen birer foton var. yani 2 tane ışık saatimiz var. bu saatler yan yana dururken ikisi için de 1 saniye, 2 saniye, 3 saniye... süresi eşit şekilde geçecek. sonra ben geliyorum ve kutulardan birini alıp yürümeye başlıyorum. şimdi, normalde bir aşağı bir yukarı gidip gelen foton bu kez benimle birlikte hareket eden kutunun içerisinde, alt ve üst tabanlara vurmak için hareket etmek ve belli bir yolu almak zorunda kalacak.
temsili görsel (soldaki duran, sağdaki hareketli olan saat):

(görsel, physics.stackexchange. com'dan alıntıdır.)
bu durum, başta eşit süreler deneyimleyen ışık saatlerinin o eşitlik durumunu bozdu. artık ilk saatimiz hareketsiz olduğundan saniyeleri aynen baştaki gibi saymaya devam ederken, 2. kutudaki fotonumuzun 2 çarpışı arasında geçen süre uzamaya, yani artık zamanımız daha yavaş akmaya başladı.
kütle çekimi nedeniyle uzay zamanın bükülmesi dediğimiz şey, büyük kütlelerin yakınında daha yüksek seviyelerde meydana geliyor. böyle büyük kütlelerin yakınındaysanız ve bu tür bir kütleye doğru düşüyorsanız, kütlenin büyüklüğü ve kendi kütlenize bağlı olarak belirli bir ivme kazanıp hızlanırsınız. hızlandığınız zaman, taşıdığınız ışık saatinizdeki parçacığın alması gereken yol da gittikçe artar ve 2 çarpma arasında geçen süre daha da uzar. bu da büyük kütlelerin yanında neden zamanın neredeyse durma sınırına geldiğini açıklar.
yalnız burada olup bitenlerin, referans çerçevesine bağlı olduğunu unutmayın. ben saati taşırken benim için hiçbir değişiklik hissedilmez ama dışarıdan bakan kişiye göre saat yavaşlamış olur. biyolojik faaliyetlerimiz de saatle paralel şekilde ilerlediğinden, yüksek hızlarda hareket edenlerde yaşlanma, o kişilere eylemsiz referans çerçevesinden bakanlara kıyasla daha geç gerçekleşir.
devamını gör...
artı 1
bir konuyu desteklediğiniz de "bende varım" anlamına gelen internet kısaltmasıdır.
kullanımı: +1'dir.
kullanımı: +1'dir.
devamını gör...
geceye bir sagopa kajmer sözü bırak
inanmak parça pinçik
güvenmek yarım adam tımarlı hastanem tek yataklık
son suçum psikopatlık
haddini aşan alçak yaltaklık
bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık
yetti canıma sarraflık
sonradan anlarsın bu yaptığın aptallık
ah, var ya o saflık
belki seni de eder aflık
bu maç, bu savaş, bu sevgi tek taraflık
gamzelerimin çukurlarına düşer sağanak göz yağmurum ılık ılık
ilişkiler cıvık arkadaşım
her balık oltalık
güvenmek yarım adam tımarlı hastanem tek yataklık
son suçum psikopatlık
haddini aşan alçak yaltaklık
bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık
yetti canıma sarraflık
sonradan anlarsın bu yaptığın aptallık
ah, var ya o saflık
belki seni de eder aflık
bu maç, bu savaş, bu sevgi tek taraflık
gamzelerimin çukurlarına düşer sağanak göz yağmurum ılık ılık
ilişkiler cıvık arkadaşım
her balık oltalık
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
görgüsüz gibi her anımı her saçma detayı sosyal medyada paylaşmak.
devamını gör...
normal sözlük’e girince bildirim görmek
beni hem geren hem mutlu eden bir olaydır. çünkü buraya yazdığım çoğu şey benim için günlüğünü birine okutmakla eşdeğer.
devamını gör...
salgında sağlıkçılardan sonra en çok biz çalıştık
siz beni güldürdünüz rte de sizi güldürsün.*
devamını gör...



