yanlışlıkla beğeni atan kişiyle evleniyor oluşum
devamını gör...
içimdeki deniz
yönetmenliğini alejandro amenábar'ın yaptığı, 2004 yılına ait başrollerinde javier bardem'in oynadığı ispanyol yapımı dram filmidir. 30 yıl kadar önce geçirdiği kaza sonucu tetraplejik durumda yaşamaya başlayan (vücudun boyundan aşağısında görülen felç durumu), eskiden gemi makinestliği yapmış ramon’un (javier bardem) hayatının son dönemleri anlatılmaktadır filmde. deniz ve özgürlük aşığı olan ramon, yatağa bağımlı kalması nedeniyle tek çözüm yolu olan ötenaziye karar vermiştir. onu düşüncesinden vazgeçirmeye çalışanlara ve devletin işleyişine karşı hayatın anlamını farkettirecek yaklaşımları ile bizleri empatiye ve sorgulamaya yönlendirmektedir. biraz da inancını sorgulamaktadır ramon aslında. anlamsız bir hayat yaşamaya da değer değildir ona göre, ötenazi ile çok sevdiği özgürlüğüne de kavuşacaktır.
---
film, türünden dolayı yavaş bir işleyişe sahip ama verdiği mesajlar nedeniyle zaman ayırıp izlenebilir bir filmdir. aksiyonlu, hızla sonuçlara ulaşan türden filmlerdense, nedense zamanın yavaş işlendiği ve verdiği mesajları yavaş yavaş kafanıza sokan bu tür filmleri son zamanlarda daha çok seviyorum. hızlı geçen bir hayattansa, yavaş ama sindirebildiğimiz bir hayatı isteyebiliyoruz yaş geçtikçe belki de ondandır. filmi, javier bardem’in oyunculuğu için izlemiş olanlar çoğunluktadır.
filme ait bir kaç replik:
"biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum."
---
rahip: hayatı elinden alan özgürlük , özgürlük değildir.
ramon: özgürlüğü elinden alan hayat da hayat değildir.
---
film, türünden dolayı yavaş bir işleyişe sahip ama verdiği mesajlar nedeniyle zaman ayırıp izlenebilir bir filmdir. aksiyonlu, hızla sonuçlara ulaşan türden filmlerdense, nedense zamanın yavaş işlendiği ve verdiği mesajları yavaş yavaş kafanıza sokan bu tür filmleri son zamanlarda daha çok seviyorum. hızlı geçen bir hayattansa, yavaş ama sindirebildiğimiz bir hayatı isteyebiliyoruz yaş geçtikçe belki de ondandır. filmi, javier bardem’in oyunculuğu için izlemiş olanlar çoğunluktadır.
filme ait bir kaç replik:
"biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum."
---
rahip: hayatı elinden alan özgürlük , özgürlük değildir.
ramon: özgürlüğü elinden alan hayat da hayat değildir.
devamını gör...
hristiyanları kıskanmak
haklı olan bir serzeniş. biz bayramlarımızı hafta içine gelsin de dokuz gün egeye kaçalım, köye gidelim diye bekliyoruz artık. eskide kaldı böyle detaylar. benim bayramlardaki en güzel anılarım çocukluğumda kaldı.
devamını gör...
sırf yazarların fikirlerini okumak için başlık açmak
çoğu zaman yaptığımdır. hatta şansım olsa boş tanım girerdim, sizlerin fikirlerini okumak keyfimi ikiye katlayan en büyük etken.
devamını gör...
cannibalism
bir ritüel olarak cannibalism veya yamyamlık...
ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)
mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.
günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)
mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.
günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
devamını gör...
cuma günleri masa örtülerini eve götürüp yıkatmış nesil
ılkokuldayken cuma günleri sınıfın masa örtülerini evine götürüp annesine yıkattırıp ütülettirdikten sonra pazartesi günü okula tertemiz geri getiren nesildir. bir de sömestr tatilinde perdeler eklenirdi bunun yanına.
devamını gör...
harry potter serisinden favori replikler
'' ölüler için üzülme harry, yaşayanlar için üzül. her şeyden önce de sevgisiz yaşayanlar için. ''
-dumbledore
-dumbledore
devamını gör...
israil'in 3000 yıldır buradayız tweeti
hem insanların topraklarını işgal edip hem de "saldırı altındayız." diye mağdur edebiyatı yapan, çocuk katili terör devletinin attığı tweet.
devamını gör...
incir reçeli (2011)
aytaç ağırlar'ın yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı, baş rollerde halil sezai ve şafak pekdemir'in rol aldığı, 2010 yapımı türk sinema filmi. filmin 2. serisinde önceki filmde sevdiği kadını kaybeden metin karakterinin sonraki yaşamını konu eder.
30'lu yaşlardaki metin, televizyon showları için skeç yazarak hayatını sürdürmektedir. en büyük hayali senaryosunu yazdığı bir filmin çekilmesiyken yazdığı senaryolar hep reddedilmektedir. her gün gittiği barda bir gün duygu isimli bir kızla tanışır ve bu hayatında bir dönüm noktasıdır.
metin, sevdiği kadını, duygu'yu kaybettikten sonra uzun süreli bir yas dönemine girer. incir reçeli filmini çekmiştir ama hayata karşı hiçbir
arzusu kalmamıştır.
aytaç ağırlar'ın yazıp yönettiği ilk uzun metraj sinema filmi olan incir reçeli, 11 şubat'ta vizyona girdiğinde aradığı ilgiyi pek de bulamamıştı. ilk hafta sonunda 12.082 kişi tarafından izlenen film, dvd'sinin de çıkmasıyla beklenmedik bir ilgiyle karşılaştı.
üç günde 288 bin kişi tarafından izlendi. ilk filmi, 40 haftada 251 bin seyirciyle buluştu.
genç yaştaki izleyicilerin aşırı sahiplenmesinden dolayı zaman zaman alay konusu olsa da güzel filmdi.
30'lu yaşlardaki metin, televizyon showları için skeç yazarak hayatını sürdürmektedir. en büyük hayali senaryosunu yazdığı bir filmin çekilmesiyken yazdığı senaryolar hep reddedilmektedir. her gün gittiği barda bir gün duygu isimli bir kızla tanışır ve bu hayatında bir dönüm noktasıdır.
metin, sevdiği kadını, duygu'yu kaybettikten sonra uzun süreli bir yas dönemine girer. incir reçeli filmini çekmiştir ama hayata karşı hiçbir
arzusu kalmamıştır.
aytaç ağırlar'ın yazıp yönettiği ilk uzun metraj sinema filmi olan incir reçeli, 11 şubat'ta vizyona girdiğinde aradığı ilgiyi pek de bulamamıştı. ilk hafta sonunda 12.082 kişi tarafından izlenen film, dvd'sinin de çıkmasıyla beklenmedik bir ilgiyle karşılaştı.
üç günde 288 bin kişi tarafından izlendi. ilk filmi, 40 haftada 251 bin seyirciyle buluştu.
genç yaştaki izleyicilerin aşırı sahiplenmesinden dolayı zaman zaman alay konusu olsa da güzel filmdi.
devamını gör...
çarşı
beşiktaş jimnastik kulübü'nün en bilinen ve şerefli taraftar grubu.
hmm şey beşiktaşlı sözlük yazarları göreve lütfen. bu başlık neden hala boş?
hmm şey beşiktaşlı sözlük yazarları göreve lütfen. bu başlık neden hala boş?
devamını gör...
kiraz ayı
karadeniz bölgesinde halk arasında haziran ayına verilen isim. gerçekte de haziran ayı kiraz ayıdır. kiraz, ismini giresun ilinden almıştır. giresun, helen dilinde keraisun demektir. yani kirazlar kenti anlamına gelir. kirazın ana yurdu tam olarak burasıdır.
devamını gör...
placebo
hastaya ilaç yerine şeker verdiğinizde iyileşme gözlenmesi durumu placebo etkisi olarak adlandırılabilir. *
devamını gör...
hoşlanılan kişiye açılacakken sur'un üflenmesi
devamını gör...
günün sosyal medya ünlüsü
devamını gör...
her şeyden sıkılmış olmak
bir çeşit isteksizlik halidir. hiçbir şeyden keyif almadan zorunluluk dahilinde bir şeyler yapmaktır.
devamını gör...
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
ohhh o denizlere nasıl girerim nasıl çıkarım kimse bilmez ama ben o anı doya doya yaşarım.burada yazmakta öyle bir şey ben içimi döküyorum ya gerisi boş..
devamını gör...
gazla freni karıştırmak
duvara, direğe, refüje veya bir arabaya mutlaka girersin. mutsuz sonlu biter.
devamını gör...
opeth
morningrise, my arms your hearse, still life, blackwater park gibi 4 adet efsane albümü art arda yapmayı başarmış olan; eskilerin extreme progressive metal, şimdilerin progressive rock grubu.
devamını gör...

