saçmalık.
14 yaşında ne yapıyordum diye düşündüm de, kocaman bir boşluk.
o yaşta ne ilişkisi?
devamını gör...

bilim kadar yaşamsal, yaşam kadar bilimsel bir teorinin kurucusudur. bundan 200 yıl önce çok muteber meslekler olarak sayılan, mimarlık, mühendislik, avukatlık gibi uğraşların zaman içinde proleterleşeciğini ön görmüştür. bugün benim bu meslek dallarını icraa edip, 12 saat çalışıp asgari ücret veya az üzerinde kazanan bir çok arkadaşım var.
marks bunu öngörmemiş fakat ben ekliyorum. yakında hekimlerimiz de bu şartlara mahkum edilecektir. ve halkımız hala dalga dalga dayatılan köleleşmeyi göremeyip, bütünü algılayamacaktır. egemenler tarafından 1 saate 20 hasta bakması dayatılan hekimlere gösterecektir kirli şiddetini. yine gidip kendisini bu yaşam şartlarına mahkum edenler oy verecektir.
devamını gör...

a.b.d'nin arizona, new mexico ve utah eyaletlerinde yaşayan, nüfus olarak en kalabalık kızılderili kabilesidir.
apache'ler gibi atabascan dili konuşurlar ve apache'lerle yakın akrabadırlar ama onlar gibi göçebe, avcı değil, tarım yapan, evcil hayvanları olan, halı, kilim dokuyan bir kabiledir.
meksika savaşından sonra topraklarına gelen a.b.d'lilerle çatışmaya başlamışlar ama katliama uğramışlar, meyve ağaçları kesilmiş, hayvanları öldürülmüş ve sonunda 1863'te yenilerek teslim olmuşlar ve bir daha savaşmamışlardır.
ikinci dünya savaşında, 80 yıl önce atalarını katleden a.b.d ordusuna katılmışlar ve ordunun şifreli haberleşmesinde navajo dilini kullanmışlardır. rüzgarla konuşanlar filmi bu kabile hakkındadır.
devamını gör...

toplum içerisinde kendini bulmaya çalışan insanlar için bir sohbet programı. rock, country ve pop müzik eşliğinde dinleyenler ile de sohbet edilen bir sohbet programı. böyle bir şey düşündüm. programın ismi apartman boşluğu. keyifli muhabbeti olan bir yazar ile daha da güzel olur.

edit: portakal kutuma portakal fırlatırsanız. beraber konuşup tartışırız.
devamını gör...

şimdi en yakındaki pilot kalemi elimize alıyoruz...
devamını gör...

18 yaşından büyükse sorun yoktur karışılmaması gerekendir tavsiye verilmesi gerekirse erkekler bazen kendini fazla deneyimli görüp kızın isteklerini ya da yaşına göre yapması uygun olan şeyleri çocuksu bulabilir bunlara izin vermemelidir ve kendini olduğu gibi kabul ediyorsa bu ilişkiyi kabul etmelidir
devamını gör...

siyasetçiler beyinleri ve kalpleri olmadan da yaşayabiliyor.
devamını gör...

hay atacağınız mesajin.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fotoğrafta embesil gibi çıkmanızı sağlayan durum.

sonra bayhan gibi gezersiniz ortada milleti baya baya.
devamını gör...

ideal aile kavramı üzerine ülkede yapılan ilk dizi. çok da, bu ülkeye uyan ideal bir aile. bu ülkede kaç kişinin annesi evde mini etekli dolaşır merak ediyorum.
pınar altuğ'u beğenirim ama diziyi saçma buluyorum.
devamını gör...

konuyu değiştirerek tartışmaya devam etmeleri mesela siz şimdi haklısınız diyelim ki birdenbire 10 yıl önce gerceklesmis ve sizin haksız oldugunuz konuya gelerek haklı çıkıyorlar hahhahah benim ailem yapıyo bunu çok
devamını gör...

(bkz: yoldaş yoldaşa yürümez)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
küçükken de karizma idim. şu anki halim ise daha ileriki bir sürpriz olacak kısmetse...*
devamını gör...

yine hemen üstteki yazarımız bu konuda emilé durkheim araştırmalarından bahsetmiş. ben de aynı konuyu kaleme almak istedim. kendisi gerçekleşmiş vakaların dört çatı altında toplanabileceğini söylüyor. bu da yine başlık altındaki sebepler adına bütünleyici bir ifade oluyor diyebiliriz. bunun özünde ise insanın diğer hayvanlardan farklı olarak arzularının sonsuz olması yatıyor. yani biyolojik yeterlilikleri tamamladığımızda tatmin olmuyor ve ebediyete kadar daha fazlasını istiyor. ebediyet de dahil. hal böyle olunca, işin içine denetimci mekanizmalar giriyor. ve insan dediğimiz canlının arzularını sınırlayabilecek yegane mekanizma da toplumun ta kendisi.

1-) egoist intihar, inceleyeceğimiz ilk örnek. şimdi bu örnekteki özne, toplumla bütünleşememiş, var olan bağlarını aniden ya da gün geçtikçe zayıflatmış ve kabuğuna çekilmiş biri. kendi içine kapandıkça zamanla en yakınlarıyla, örneğin ailesiyle olan bağları da kopmaya başlıyor ve tüm bunların sonucunda varlığı ile yokluğu arasında pek de bir fark göremeyen özne intihara başvuruyor.

2-) anomik intihar. buna gelmeden önce anomiden biraz bahsetmek isterim. anomi, suç ve suç sosyolojisi alanlarında, bunların temel sebeplerine, köküne inmeye dair bir yorum. bu örneğimizde birey, toplum bütünündeki örnekleri, kültürel gelenekleri ve diğer ahlaki normları benimsemekte güçlük çekiyor; bunlardan sınırlı bir şekilde beslenerek karakterini oluşturuyor. haliyle toplum nazarında kabul görmeyen ya da o güne kadar pek rastlanmamış sapkın davranışlar açığa çıkıyor. temel sebebi olarak yeterli sosyalliğin sağlanamaması ya da bireydeki bozukluklar yer alır.

anomik intihar modelinde ise birey yine böyle bir durum içerisinde ama bu sefer toplum genelinde bir çöküntü söz konusu. bu bir ekonomik buhran, yanlış siyasal kararlar, uç boyutta iç savaş vs. olabilir. artık doğru ve yanlış, iyi ve kötü, haklı ve haksız gibi kavramlar birbirine karışmaya başlar, genel bir kaos baş gösterir.

zaten toplumla bağı tam oturmamış birey, üzerine bir de toplum içerisindeki çöküntülerle karşılaşınca intihara başvuruyor.

yine güzel bir tespit olduğunu düşündüğüm, sıkılıyorum sabri bunalıyorum adlı yazar arkadaşımızın #69652 no'lu tanımına da göz atabilirsiniz. kendisine de bu tanım vesilesiyle teşekkür ederim.

3-) altruist intihar
bu intihar tipolojisi, ilk örnekteki egoist intiharın tersidir. bu sefer bireyin toplumsal bağları ve değeri olağandan çok gelişmiştir, hayatını toplumuna adayabilecek raddededir. en nihayetinde öyle de yapar. birey; toplumun çıkarı ve toplumunun kurallarının, geleneklerinin korunması ya da onun daha iyi yerlere gelmesi uğruna kendini feda edebilir.

töre cinayetlerinde gelenek göreneklerin korunması uğruna yaşanan olayları, askeriyedeki şehitliği ya da başarısız olup onurunu kaybettiğini düşünen japon halkının gerçekleştirdiği "harakiri/ seppuku" fiilini şöyle bir değerlendirdiğimizde bu çatı altında inceleyebiliriz.

4-) fatalist intihar

bu aslında durkheim'ın araştırmalarında bizzat tipolojilerin bir parçası değil, ama benim için önemli ve bundan da bahsetmek istiyorum. fatalist intihar modeli, anomik intiharın tersi olarak değerlendirilebilmekte. yine de* tam olarak öyle değil. bu noktada bireyler birikerek toplumu mu oluşturur, yoksa toplum bölünerek bireyleri mi oluşturur diye oturup düşünmek gerekiyor. suyu çok bulandırmadan temel tanımından bahsedeyim.

fatalist yani adı üzerinde kaderci intiharda, kişinin toplum içerisindeki rolü önceden bellidir.*
toplum ve normlar tam olarak işlemekte, anomik intihardaki gibi düzende bozulmalar görülmemektedir ama düzenin kendisi içerisinde birey zaten bundan zarar görür. eski dönemlerdeki köleler örneğin.

bir kölenin çocuğu da köledir ve o dünyayı idrak edebildiği zamandan beri köle olarak hayatına devam edeceğini bilir. toplumun kusursuz(!) işleyen düzeninde onun yeri bellidir. kendi konumu ve geleneklerle ya da toplumun kendisiyle özdeşleşmese bile katı kurallar karşısında gücü olmadığından; üzerinde mutlak karar hakkına sahip olduğu* kendisine müdahale edip intihara başvurur.

kendimden notlar: şimdi burada dört farklı intihar modeli var ve bunlar aslında birbirinden tamamen kopuk şeyler değil. esas soru ya da sorun, yukarıda da yazdığım gibi birey-toplum ilişkisini objektif bir perspektiften detaylıca inceleyebilmek üzerine. toplum ne kadar belirleyicidir? toplumun genel beyanı ne kadar esastır?

yıllar içerisinde süregelen değişimler söz konusu. örneğin 50 yıl önce sapkın davranış olarak nitelendirilebilen bir şey, günümüzde pekala normal karşılanabilir. bunun sebebi toplumun değişmesi midir, toplum içerisindeki bireylerin değişmesi mi? yine bu bağlamda, toplumun bireyleri birikerek yani kolektif bir biçimde toplumu oluşturuyor diyebilir miyiz? eğer bunu söyleyebiliyorsak, "toplumun bireyleri" ne kadar "toplumun"dur?

her neyse. eğer ilginizi çektiyse, konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi için emilé durkheim'ın 1897 yılında yayımlanan intihar adlı kitabını öneririm. orada çok daha güzel kaleme alınmış, çok daha güzel irdelenmiş bu konular.
devamını gör...

sonuna kadar katılıyorum. her gün bir şeyler yazabilir miyim diye bakıyorum yazacak başlık bulamıyorum. başlığı kendim açsam rağbet görmeyecek. gündem de olanlar eski başlıklar. onlarda lay lay lom başlıklar yani. özellikle gündemin daha güncel ve gerçekçi şeylerle dolması gerekiyor. hala ekşisözlüğe bakmam gerekiyor çünkü yetkin gündemler çıkıyor orada en azından başlık olarak. bir de çaylaklık sistemi gelmesi güzel evet ama arada böyle aklıselim insanlar da kaynamıştır diye düşünüyorum.
devamını gör...

günümüzde çoğu insan bu dertten muzdarip. zaman bizi tembelleştirdi sanırım. istiyoruz, istiyoruz ve istiyoruz. ancak nedense yeteri kadar çaba göstermiyoruz. en kolay yolu seçiyoruz her zaman. biraz zoru görünce neyse bi dursun şimdilik deyip sıvışıveriyoruz. oysa ne güzel demiş sezen aksu: ne söylesen, ne beklesen / yaradandan ya da kaderinden / ele geçmez istediğin / uğruna savaş vermediysen... savaşmayı unutmuşuz biz.
devamını gör...

daha ne kadar sapıklaşabilirler acaba dedirtmiştir.
devamını gör...

siklus kelimesinden öncül alan dönem dönem görülen kusmalara siklik kusma denilmektedir.
5-6 aylık periyotta en az 3 atakla karakterize, 1 saat ile 10 gün arasında süren, ataklar sırasında 1 saatte 4 den fazla kusmanın olduğu,kusma atağının 1 saatten uzun sürdüğü ve ataklar dışında kişinin tamamen sağlık olduğu sendromdur.
devamını gör...

ankara büyükşehir belediye başkanıdır. erkek/kadın fark etmez herkesin aşık olabileceği bir adamdır. yaptıkları, tavrı, cesareti ile her geçen gün daha çok sevdiğim kişidir. kendisi cumhurbaşkanı olsa memlekete temelli dönüş yaparsın öyle bir adamdır kendisi.
devamını gör...

hevesim yok o yüzden yazıyorum. bu kadar.
hevesim gelirse yazmaya devam ederim.
(bkz: paradoks)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim