öz güveni artıran şeyler
özgüven kişinin kendine inancı ve güveninden gelir. bunu arttırmanın yolu ise; kişinin en başta kendisi ile barışması, sevmesi ve başarabileceklerine inancından geçer.
devamını gör...
taoizm
2000 yıl boyunca çin'de yaşamın her alanını var olan bir inançtır. çin, kore gibi asya ülkelerinde etkileri görülmüştür. insan bedeninin evrendeki tüm tanrıları barındırdığına inanılır.
devamını gör...
28 şubat 2021 normal sözlük’ün çökmesi
dıj minnakların saldırısı olduğu söyleniyor.
devamını gör...
larmina
tanımlarına ara ara denk gelip beğenerek okuduğum bir yazardı, lakin… bugün sözlük radyosunda öyle bir mihriban dedi ki olmayan aşkın acısını yaşatır, deyim siz anlayın.
sesinize ve yüreciğinize sağlık sayın yazar. sürekli istiyoruz artık. kırmazsınız herhalde bizi*
sesinize ve yüreciğinize sağlık sayın yazar. sürekli istiyoruz artık. kırmazsınız herhalde bizi*
devamını gör...
neyzen tevfik
t: 1879'da bodrum'da doğmuş, 1953'te vefat etmiş, türk edebiyatının en özgün şairlerinden biri. en bilinen yönü ağır bir hicivci olmasıdır. zaten şiirinde kendisi de söyler: "kazanlara bir kulp takar geçerim." affı yoktur.
bir beytiyle başlayarak vira bismillah diyorum ve sözü üstada bırakıyorum: "ulu tanrım ölü müsün, diri mi? / isa gibi yoksa üçün biri mi?"
azab-ı mukaddes'ten kendi aktarımıyla:
"bir gün, kadıköy'den köprüye geçecektim. cebimde vapur bileti alacak kadar param yoktu. hamlet'i fenerbahçe'de beş kuruşa satarak yol parası edindim."
bir kıtası:
"kuru laflar ile endişemi ihmal etme,
kulak asmaz davula dinleyen elbette kösü.
bu mudur ahsen-i takvim* ile metheylediğin,
bu mu insan diye halk ettiğin eşek sürüsü." üstada çoğu zaman hak vermemek elde değil.
seyran adlı şiirinden:
"akıl dedikleri bu yırtık yelken
hava bekler, kim bu rüzgarı çeken?
sabahçılık, akşamcılık der iken
ayılmaya vakit, zaman kalmadı.
....
nuh gemiden vapura dedi peki,
duman tüttü attı yelken, küreği.
hacı bektaş bulut gibi dedi ki:
hangimizin işi duman olmadı?
ali deyip bir noktaya gittiler,
mevlana'nın neyzen'ine yettiler.
hepsi birden kalkıp sema ettiler
dediler ki: böyle devran olmadı."
bir şathiyesinden (değil mi? adlı):
"bozuktur düzenin, olmazsın akort,
tavşana kaç dersin tazıya aport*,
haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt
alay eder güler, isyan edersin."
meşhur "sahne-i ömrümden nefsi-i emmareye hitabım" adlı şiirinden yine meşhur bir dörtlük:
"feleğin uğradımsa vartasına*,
sıçayım ağzının ta ortasına;
bunu yazsın cihan da hartasına*;
kıtaat* u biharını* s**eyim!"
hayatından enstantaneler:
"borç g**ümden akıyor, lutf u kerem* ağzımdan,
menba u munsabını* anlamayan bir lağımım!
bir elim ağzımı tutsa, bir elim de kıçımı
birleşirdi o zaman belki sürurumla* gamım!"
bir beytiyle başlayarak vira bismillah diyorum ve sözü üstada bırakıyorum: "ulu tanrım ölü müsün, diri mi? / isa gibi yoksa üçün biri mi?"
azab-ı mukaddes'ten kendi aktarımıyla:
"bir gün, kadıköy'den köprüye geçecektim. cebimde vapur bileti alacak kadar param yoktu. hamlet'i fenerbahçe'de beş kuruşa satarak yol parası edindim."
bir kıtası:
"kuru laflar ile endişemi ihmal etme,
kulak asmaz davula dinleyen elbette kösü.
bu mudur ahsen-i takvim* ile metheylediğin,
bu mu insan diye halk ettiğin eşek sürüsü." üstada çoğu zaman hak vermemek elde değil.
seyran adlı şiirinden:
"akıl dedikleri bu yırtık yelken
hava bekler, kim bu rüzgarı çeken?
sabahçılık, akşamcılık der iken
ayılmaya vakit, zaman kalmadı.
....
nuh gemiden vapura dedi peki,
duman tüttü attı yelken, küreği.
hacı bektaş bulut gibi dedi ki:
hangimizin işi duman olmadı?
ali deyip bir noktaya gittiler,
mevlana'nın neyzen'ine yettiler.
hepsi birden kalkıp sema ettiler
dediler ki: böyle devran olmadı."
bir şathiyesinden (değil mi? adlı):
"bozuktur düzenin, olmazsın akort,
tavşana kaç dersin tazıya aport*,
haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt
alay eder güler, isyan edersin."
meşhur "sahne-i ömrümden nefsi-i emmareye hitabım" adlı şiirinden yine meşhur bir dörtlük:
"feleğin uğradımsa vartasına*,
sıçayım ağzının ta ortasına;
bunu yazsın cihan da hartasına*;
kıtaat* u biharını* s**eyim!"
hayatından enstantaneler:
"borç g**ümden akıyor, lutf u kerem* ağzımdan,
menba u munsabını* anlamayan bir lağımım!
bir elim ağzımı tutsa, bir elim de kıçımı
birleşirdi o zaman belki sürurumla* gamım!"
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
inmeyip de kapı önünde bekleyenler.
devamını gör...
afro samurai
takashi okazaki tarafından yazılan ve resimlendirilen bir manga serisi.
wikipedia 'da yazana göre 1998'den 2002'ye kadar manga dergisi olan nou nou hau'da düzensiz olarak tefrika edilmiş
çizimlerinin farklılığı ve kalitesiyle göz kamaştıran efsane manga 2007 yılında 5 bölümlük bir animeye uyarlandı. daha sonra da devam niteliğinde afro samurai resurrection adında film ile kapanışı yaptı.
anime japonca değil ingilizce. ana karakteri samuel l. jackson seslendiriyor.
intikam konusunu işleyen yapımın kill bill ile aralarında epey benzerlik var.
kill bill'deki aksiyon sahnelerinin anime yapımlarındaki aksiyon sahnelerinin çizimden çıkıp ete kemiğe bürünmüş hali olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak* bu yapımdan epeyce alıntı yapılmış gibi duruyor. özellikle animenin filmini izlerken "oha bu sahneler kill bill'e ne kadar benziyor" demiştim
devam filmindeki sio karakterinin kullandığı kılıç ile kill bill filmindeki o-ren işhi'nin kullandığı kılıç neredeyse aynı ayrıca animedeki sio'yu kill bill'deki aynı karakter seslendiriyor*
kısa olmasına rağmen anlatmak istediğini çok başarılı bir şekilde izleyiciye anlattığını düşündüğüm fevkalade bir yapım kendisi. ayrıca ana karakter afro tüm animeler içindeki en cool karakter olmaya aday.
wikipedia 'da yazana göre 1998'den 2002'ye kadar manga dergisi olan nou nou hau'da düzensiz olarak tefrika edilmiş
çizimlerinin farklılığı ve kalitesiyle göz kamaştıran efsane manga 2007 yılında 5 bölümlük bir animeye uyarlandı. daha sonra da devam niteliğinde afro samurai resurrection adında film ile kapanışı yaptı.
anime japonca değil ingilizce. ana karakteri samuel l. jackson seslendiriyor.
intikam konusunu işleyen yapımın kill bill ile aralarında epey benzerlik var.
kill bill'deki aksiyon sahnelerinin anime yapımlarındaki aksiyon sahnelerinin çizimden çıkıp ete kemiğe bürünmüş hali olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak* bu yapımdan epeyce alıntı yapılmış gibi duruyor. özellikle animenin filmini izlerken "oha bu sahneler kill bill'e ne kadar benziyor" demiştim
devam filmindeki sio karakterinin kullandığı kılıç ile kill bill filmindeki o-ren işhi'nin kullandığı kılıç neredeyse aynı ayrıca animedeki sio'yu kill bill'deki aynı karakter seslendiriyor*
kısa olmasına rağmen anlatmak istediğini çok başarılı bir şekilde izleyiciye anlattığını düşündüğüm fevkalade bir yapım kendisi. ayrıca ana karakter afro tüm animeler içindeki en cool karakter olmaya aday.
devamını gör...
kalsitonin
kandaki yüksek kalsiyumun düşmesine yardımcı olan, kemik yıkımını önleyen hormondur.
aynı zamanda tiroid medüller kanserinin takibinde kullanılan bir markerdır.
aynı zamanda tiroid medüller kanserinin takibinde kullanılan bir markerdır.
devamını gör...
otobiyografinize yazacağınız son cümle
güzel yaşadım, aklım kalmadı kalanlarda.
yaşatanlar sağ olsun.
ardımdan fatihayı okuyanlar sağ olsun.
yaşatanlar sağ olsun.
ardımdan fatihayı okuyanlar sağ olsun.
devamını gör...
yapay zeka vs insan
yapay zeka, bir insanın kapasitesinden daha fazla bilgiye erişebilen ve bunu yorumlayabilen yazılım türüdür.
bir insan ne kadar donanımlı olursa olsun yapay zeka kadar bilgiye sahip olamaz. sonuçta yapay zeka internetten exabyte-larca bilgiye erişebilir, öğrenebilir ve bunları yorumlayabilir.
bir insan ne kadar donanımlı olursa olsun yapay zeka kadar bilgiye sahip olamaz. sonuçta yapay zeka internetten exabyte-larca bilgiye erişebilir, öğrenebilir ve bunları yorumlayabilir.
devamını gör...
abra
bozuk teraziyi denge konumuna getirmek için hafif tarafa konulan ağırlıktır.
devamını gör...
sasha grey vs sibel kekilli
gençler, sakin! özellikle ergenlere sesleniyorum, son derece düz, ayrıntısız ve genel bir "değinme", kısacası tam anlamıyla bir tespit olacak bu. ayrıca sibel kekilli'nin sasha grey'den çok daha süper olduğunu iddia edecek.
güzellik: sasha grey'in sibelciğimizden çok daha güzel olduğunu inkar etmeye gerek yok.
porno film yıldızı olarak kariyer: sasha'nın çok daha fazla filmi var, ve bu konuda tam anlamıyla bir kariyeri var. ancak sibel kekilli'nin yer aldığı projelerin kapsamları daha geniş. sasha grey'in en "acayip" işleri bile klasik amerikan kültürüyle bezenmiş, liseli kız, kocası işe giden kadın gibi jenerik tiplemelerden oluşuyor.
porno dışındaki oyunculuk kariyeri: direkt oyunculuk kariyeri demedim dikkat ederseniz; zira teknik olarak porno filmde oynayan da rol yapıyor, diğer türlerde oynayan da. bu kısımda kekilli'nin muhteşem bir fark attığını görüyoruz. oynadığı filmler, diziler gayet kaliteli diziler, oyunculuğu da gerçekten muhteşem. sasha grey'i ise ne yazık ki the girlfriend experience adlı berbat filmdeki bir o kadar da değil, üç o kadar berbat oyunculuğuyla, entourage gibi süper bir dizide rol alma şansı bulup onu da neredeyse berbat etmesiyle tanıyoruz.
genel kariyer: sibel kekilli biraz daha tanınsaydı entourage'da oynayabilirdi. ama sasha grey ne yaparsa yapsın game of thrones'ta oynayamaz, çünkü pornografik eserlerdeki başarısı oyunculuğundan değil, fiziksel yeterliliğinden ve iyi sevişmesinden kaynaklanır. sibel kekilli çok iyi bir oyuncudur ve adım adım da olsa seçtiği kariyerde yükselmektedir. sasha grey'in şu anda ne yaptığını bilmek için google kullanmak gerekiyor. porno-olmayan eserlerde oynadı, tutturamadı. dj'lik yaptı, sonuç meçhul. en son kitap yazdı abi! onun da sonucu pek parlak olmamış gözüküyor. grey türkiye'ye geldiğinde kimsenin eğlenmediğini, orada durup onun fotoğraflarını çektiğini, gözleri dikip bakakaldığını falan anlatmış, bundan rahatsızlığını belirtmişti. ama sırf insanın üzerine yapışan bir "pornocu" sıfatından kurtulmak için başarısız ve alakasız kaldığı elli tane şeye yayılmak, aslında ne kadar dolu, ne kadar mükemmel bir insan falan olduğunu ispat etmeye çalışmak yerine, başarılı olduğu alanı bulup devam edeydi çok iyi olurdu, çok da güzel, çok da iyi olurdu taaam mı?
güzellik: sasha grey'in sibelciğimizden çok daha güzel olduğunu inkar etmeye gerek yok.
porno film yıldızı olarak kariyer: sasha'nın çok daha fazla filmi var, ve bu konuda tam anlamıyla bir kariyeri var. ancak sibel kekilli'nin yer aldığı projelerin kapsamları daha geniş. sasha grey'in en "acayip" işleri bile klasik amerikan kültürüyle bezenmiş, liseli kız, kocası işe giden kadın gibi jenerik tiplemelerden oluşuyor.
porno dışındaki oyunculuk kariyeri: direkt oyunculuk kariyeri demedim dikkat ederseniz; zira teknik olarak porno filmde oynayan da rol yapıyor, diğer türlerde oynayan da. bu kısımda kekilli'nin muhteşem bir fark attığını görüyoruz. oynadığı filmler, diziler gayet kaliteli diziler, oyunculuğu da gerçekten muhteşem. sasha grey'i ise ne yazık ki the girlfriend experience adlı berbat filmdeki bir o kadar da değil, üç o kadar berbat oyunculuğuyla, entourage gibi süper bir dizide rol alma şansı bulup onu da neredeyse berbat etmesiyle tanıyoruz.
genel kariyer: sibel kekilli biraz daha tanınsaydı entourage'da oynayabilirdi. ama sasha grey ne yaparsa yapsın game of thrones'ta oynayamaz, çünkü pornografik eserlerdeki başarısı oyunculuğundan değil, fiziksel yeterliliğinden ve iyi sevişmesinden kaynaklanır. sibel kekilli çok iyi bir oyuncudur ve adım adım da olsa seçtiği kariyerde yükselmektedir. sasha grey'in şu anda ne yaptığını bilmek için google kullanmak gerekiyor. porno-olmayan eserlerde oynadı, tutturamadı. dj'lik yaptı, sonuç meçhul. en son kitap yazdı abi! onun da sonucu pek parlak olmamış gözüküyor. grey türkiye'ye geldiğinde kimsenin eğlenmediğini, orada durup onun fotoğraflarını çektiğini, gözleri dikip bakakaldığını falan anlatmış, bundan rahatsızlığını belirtmişti. ama sırf insanın üzerine yapışan bir "pornocu" sıfatından kurtulmak için başarısız ve alakasız kaldığı elli tane şeye yayılmak, aslında ne kadar dolu, ne kadar mükemmel bir insan falan olduğunu ispat etmeye çalışmak yerine, başarılı olduğu alanı bulup devam edeydi çok iyi olurdu, çok da güzel, çok da iyi olurdu taaam mı?
devamını gör...
pasif gay
aktif erkek gibi, o da erkektir öncelikle. kendisini gey saymayan ama bal gibi de gey olan aktif gibi, erkeklerden hoşlanmaktadır ama cinsel yönelimi farklıdır.
trans olmasına da, ayol diye konuşmasına da gerek yoktur. kafanızdaki o tipolojileri silin...
kaldırımda yürürken, karşınızdan geldiğini görüp önünden kaçacağınız tipler var!
donanım olarak herhangi bir farkı yok hatta sizden üstün de olabilir ama yazılımı farklıdır. pekala aktif de olabilirliği vardır bu nedenle. aktif bir geyin, pasif olma ihtimali olduğu gibi. yaşanmış onca hikaye varken, üstünkörü klişe tanımlar ancak bilgisizlik göstergesidir.
trans olmasına da, ayol diye konuşmasına da gerek yoktur. kafanızdaki o tipolojileri silin...
kaldırımda yürürken, karşınızdan geldiğini görüp önünden kaçacağınız tipler var!
donanım olarak herhangi bir farkı yok hatta sizden üstün de olabilir ama yazılımı farklıdır. pekala aktif de olabilirliği vardır bu nedenle. aktif bir geyin, pasif olma ihtimali olduğu gibi. yaşanmış onca hikaye varken, üstünkörü klişe tanımlar ancak bilgisizlik göstergesidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük pişmanlığı
birkaç ay önce, ne yapıp edip bir bilgisayar almamış olmak...
devamını gör...
spotify
hayatınıza girene kadar eksikliğini fark etmediğiniz, girdikten sonra da asla onsuz olmayı düşünemediğiniz uygulama.
devamını gör...
cem karaca
hani kalıplaşmış bir söz vardır ya; kelimelerin kifayetsiz kalması. işte onun vücut bulmuş halidir. onun gibisi bir daha gelmez eminim.
hayatı anlatır.
bir şarkısında "sevincede kederede doğumada ölümede çiçekler yolluyoruz." diyerek her şeyi ne kadar sıradanlaştırdığımızdan bahseder.
diğer şarkısında gülhane parkında bir ceviz ağacıdır.
bir başkasında öyle bir "hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar." der ki giden gittiğine utanır mı bilmem ama...
"bugün sen çok gençsin yavrum." diyerek ümidinizi tüketmeyin der.
namus belasında verdiği dersler vardır birde.
son olarak daha doğrusu daha nicelerinin arasından son olarak değineceğim deniz üstü köpürürdür.
"benim de şu cihandan gidişim hey canım rinananay rina rinanay
memleket sevdasından, hey canım hey" der ve tercüman olur hislerimize.
hayatı anlatır.
bir şarkısında "sevincede kederede doğumada ölümede çiçekler yolluyoruz." diyerek her şeyi ne kadar sıradanlaştırdığımızdan bahseder.
diğer şarkısında gülhane parkında bir ceviz ağacıdır.
bir başkasında öyle bir "hayatta hiçbir şeyim az olmadı senin kadar, hiçbir şeyi istemedim seni istediğim kadar." der ki giden gittiğine utanır mı bilmem ama...
"bugün sen çok gençsin yavrum." diyerek ümidinizi tüketmeyin der.
namus belasında verdiği dersler vardır birde.
son olarak daha doğrusu daha nicelerinin arasından son olarak değineceğim deniz üstü köpürürdür.
"benim de şu cihandan gidişim hey canım rinananay rina rinanay
memleket sevdasından, hey canım hey" der ve tercüman olur hislerimize.
devamını gör...
yusuf göbbels
adamı kafa iznine çıkarmışsınız. bence hiç şık olmamış. zira daha kafa kesecekti.* ben bu arkadaşı dürüst buluyorum. en azından niyetini direkt olarak dile getiriyor. ne olduğunu saklamıyor. siz asıl, aranızda tebdili kıyafetle ılımlı ılımlı gezinen, hatta beğenilerinize mazhar olan bukalemunlara dikkat edin. bu tepkileri onlara verebildiğinizde ancak yol kat edebilirsiniz. o satır araları neler barındırıyor da, işte pek okuma huyunuz olmadığı için geçip gidiyorsunuz. *
sinsilik daha tehlikeli bir kavram ve o sinsiler emin olun günü geldiğinde ve fırsatını bulduklarında bu arkadaştan daha fenasını yaparlar size haberiniz olsun. orada palanın nereden ineceğini kestiremezsiniz. sannhetens_vei'de durum belli adam direkt kafamızı alma derdinde. yani adamın niyetini biliyoruz. diğerleri ininize giriyor haberiniz olmuyor *
saatleri ayarlama enstitüsü bültenim bu kadar...
sinsilik daha tehlikeli bir kavram ve o sinsiler emin olun günü geldiğinde ve fırsatını bulduklarında bu arkadaştan daha fenasını yaparlar size haberiniz olsun. orada palanın nereden ineceğini kestiremezsiniz. sannhetens_vei'de durum belli adam direkt kafamızı alma derdinde. yani adamın niyetini biliyoruz. diğerleri ininize giriyor haberiniz olmuyor *
saatleri ayarlama enstitüsü bültenim bu kadar...
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
insan sarraflığı. 'bak bu kişiden zarar gelir, uzak dur' dediği herkesten mutlaka zarar gelir.
devamını gör...




