kadınların zeki erkek sevmemesi
yoo ben severim. biraz tehlikeli olabilirler ama tehlike olmadan hayatın tadı çıkar mı ki?
devamını gör...
31 aralık 2020 aşılama süreci hakkında açıklama
bilim kurulu tarafından aşılama süreci hakkında yapılan açıklama. merakla bekliyoruz aşı sürecini.
aşıların risk yönetim stratejisine uygun olarak dağıtılacağını açıklayan sağlık bakanı fahrettin koca, "sonuçları anlık ve canlı olarak paylaşılacaktır. bilim kurulumuzun belirlediği stratejiye uygun olarak 28 gün ara ile iki doz halinde uygulanacaktır. salgının hızının yavaşlamış olması da göz önüne alınarak iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur." dedi. buradan
aşıların risk yönetim stratejisine uygun olarak dağıtılacağını açıklayan sağlık bakanı fahrettin koca, "sonuçları anlık ve canlı olarak paylaşılacaktır. bilim kurulumuzun belirlediği stratejiye uygun olarak 28 gün ara ile iki doz halinde uygulanacaktır. salgının hızının yavaşlamış olması da göz önüne alınarak iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur." dedi. buradan
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
hepinize çok teşekkür ediyorum. (bkz: bu kadar takipçiyi hak ediyor muyum sorusu)'na cevap vermek için dün biraz düşündüm ama bilemedim ya.
ama ben olsam ben de kendimi takip ederdim.*
ama ben olsam ben de kendimi takip ederdim.*
devamını gör...
bilgi verici başlıklar açalım kampanyası
bilgi nedir?
herkesin bilgisi kendisine. patates kızartması başlığında da nasıl yapıldığı, neyden yapıldığı vs. yazılarak bilgi verilmiş olur, atom fiziği başlığına da yazarak bilgi verilmiş olur.
senin ne bilgisi istediğine bağlı.
ya da birisi meme başlığında bilgi arıyordur.
benim gibi olmayan tü kaka modundan bir çıkın.
herkesin bilgisi kendisine. patates kızartması başlığında da nasıl yapıldığı, neyden yapıldığı vs. yazılarak bilgi verilmiş olur, atom fiziği başlığına da yazarak bilgi verilmiş olur.
senin ne bilgisi istediğine bağlı.
ya da birisi meme başlığında bilgi arıyordur.
benim gibi olmayan tü kaka modundan bir çıkın.
devamını gör...
öğretmenim melis ağlıyor tuvalete gidebilir miyiz
+9 ilkokul klişesi. sınıfın nazlı kızlarından ve geleceğin kezbanlarından olan melis yeterince ilgi çekemediği için ağlamaya başlar. kendisinin prenses olduğunu zannediyordur. pamuk prensesli kalemi, kokulu silgisi ve uçları açık sarı saçları buna etkendir. sevimlilik timsali melisimiz zor da olsa ağlayarak ilgiyi üzerine toplamış en az iki kişiden oluşan arkadaş grubuyla tuvalete gitmeyi başarmıştır.
aferin melis kızım.
aferin melis kızım.
devamını gör...
ramatçılık
kuyumculuk sektöründe altın işlenirken havaya, suya ya da toza karışan parçacıkların geri dönüşümünü sağlamak işlemine ramat, bu işi meslek haline getirerek yapanlara da ramatçı adı verilir.
devamını gör...
sözlükte çok takip edilmenin aslında iyi bir şey olmaması
iyi bir şey. 81'e kadarki süreçte şehir plakalarını tahmin etmeye çalışıyordum.
"42. hmm.. 44 malatya'ysa ondan önce hangi harf geliyor? k harfi. 43 kütahya olsa. heh buldum konya konya."
artık hepsini ezbere biliyorum. teşekkürler kafa sözlük.
"42. hmm.. 44 malatya'ysa ondan önce hangi harf geliyor? k harfi. 43 kütahya olsa. heh buldum konya konya."
artık hepsini ezbere biliyorum. teşekkürler kafa sözlük.
devamını gör...
ağlayarak yapılan şeyler
kpss çalışmak.
devamını gör...
karl benz
otomobili icat eden adam. bilgisiz cahil cühela kesime göre şirketine kızının ismini verdiği söylenir...
karl benz'in üç kızı var evet ama hiçbirinin ismi mercedes değil. zaten mercedes almanca bir isim değil.
kızlarının ismi sırasıyla ellen benz, clara benz ve thilde benz'dir.
şirketin asıl ismi gottlieb daimler ve karl benz'in ortaklığını içerdiğinden müvelletir "daimler - benz"dir.
bu şirketin ticari işlerini yöneten, finansman kısmıyla ilgilenen asıl kişi zaten karl benz'den ziyade gottlieb daimler'dir.
karl benz işin teknik tarrafındadır.
bu ikili otomobil üretmeye başladıktan sonra
- ki burada hemen ufak bir not vereyim size 'otomobil' kelimesi yunanca auto ( kendi kendine) ve latince mobil ( hareket edebilen ) anlamlarından türeyen bir kelimedir. motoru olan her taşıt otomobildir. araba ise tekerleri olmasına rağmen herhangi bir vasıta gücü ile ilerleyebilen taşıtlardır. fayton, vagon, trailer vs. gibi -
emille jellinek ismindeki avusturyalı bir iş adamı tarafından otomobilleri sürekli satın alınıyor ve yarışlarda katılıyordu. emillle jellinek'in mercedes jellinek isminde bir kızı vardı ve emille jellinek "daimler - benz motoren gesellschaft" şirketinden satın alıp yarışıp başarılı olduğu otomobillere kızının ismini veriyordu. mercedes.
kızının ismini verdiği otomobillerle yarışıp başarılı olan emille jellinek şirketin finans beyni olan gottlieb daimler'in aklına bir bir fikir getirmişti. gottlieb daimler mercedes isminin ürettiği otomobillere ve şirkete uğur ve şans getirdiğini düşünerek kendi isminden feragat ederek benz isminin hemen yanına şanslı ismi getirdi.
mercedes- benz.
işte tüm hikaye böyledir. karl benz'in şirketine kızının ismini koyma gibi bir durumu yoktur kısaca.
otomobiller babasıdır. otomobilin annesi için (bkz: bertha benz)
karl benz'in üç kızı var evet ama hiçbirinin ismi mercedes değil. zaten mercedes almanca bir isim değil.
kızlarının ismi sırasıyla ellen benz, clara benz ve thilde benz'dir.
şirketin asıl ismi gottlieb daimler ve karl benz'in ortaklığını içerdiğinden müvelletir "daimler - benz"dir.
bu şirketin ticari işlerini yöneten, finansman kısmıyla ilgilenen asıl kişi zaten karl benz'den ziyade gottlieb daimler'dir.
karl benz işin teknik tarrafındadır.
bu ikili otomobil üretmeye başladıktan sonra
- ki burada hemen ufak bir not vereyim size 'otomobil' kelimesi yunanca auto ( kendi kendine) ve latince mobil ( hareket edebilen ) anlamlarından türeyen bir kelimedir. motoru olan her taşıt otomobildir. araba ise tekerleri olmasına rağmen herhangi bir vasıta gücü ile ilerleyebilen taşıtlardır. fayton, vagon, trailer vs. gibi -
emille jellinek ismindeki avusturyalı bir iş adamı tarafından otomobilleri sürekli satın alınıyor ve yarışlarda katılıyordu. emillle jellinek'in mercedes jellinek isminde bir kızı vardı ve emille jellinek "daimler - benz motoren gesellschaft" şirketinden satın alıp yarışıp başarılı olduğu otomobillere kızının ismini veriyordu. mercedes.
kızının ismini verdiği otomobillerle yarışıp başarılı olan emille jellinek şirketin finans beyni olan gottlieb daimler'in aklına bir bir fikir getirmişti. gottlieb daimler mercedes isminin ürettiği otomobillere ve şirkete uğur ve şans getirdiğini düşünerek kendi isminden feragat ederek benz isminin hemen yanına şanslı ismi getirdi.
mercedes- benz.
işte tüm hikaye böyledir. karl benz'in şirketine kızının ismini koyma gibi bir durumu yoktur kısaca.
otomobiller babasıdır. otomobilin annesi için (bkz: bertha benz)
devamını gör...
demir baybars
tum biskuvileri tanimlayarak gece gece aciktiran yazar. (bkz: ne yapmak nereye varmak istemektedir)*
devamını gör...
hayko cepkin'in en iyi şarkısı
sanırım son gittiğim konserlerden biriyidi. tunalı’nın kasvet kokan bir mekanında “6:45”
konserine paraşütle inen bir delidir. zaten normal insan bize göre değildir. kendisini bir başka severiz ki, bunu söylemenin tam yeridir.
fazla bilgi vermeye gerek yok. ancak en sevdiğim şarkısını, aslında türküyü ve dahi yani cover’ı ekleyeyim buraya.
aşık mahzuni şerif’in 1986 yılında bestelediği “sarhoşum dünyada”
sen bizim hayko, al türküyü öyle bir hale getir ki, türkü başkalaşım yaşasın.
cover; mahzuni’ye saygılar albümünde yer alır. benim sevdiğim iki güzel insanı bir araya getirmiştir.
“sarhoşum dünyada sevdiğim,
meyhoş geziyorum yâr.
kadehimi doldur da bari,
eller bizi duymasın yâr.”
sarhoşluğagider
konserine paraşütle inen bir delidir. zaten normal insan bize göre değildir. kendisini bir başka severiz ki, bunu söylemenin tam yeridir.
fazla bilgi vermeye gerek yok. ancak en sevdiğim şarkısını, aslında türküyü ve dahi yani cover’ı ekleyeyim buraya.
aşık mahzuni şerif’in 1986 yılında bestelediği “sarhoşum dünyada”
sen bizim hayko, al türküyü öyle bir hale getir ki, türkü başkalaşım yaşasın.
cover; mahzuni’ye saygılar albümünde yer alır. benim sevdiğim iki güzel insanı bir araya getirmiştir.
“sarhoşum dünyada sevdiğim,
meyhoş geziyorum yâr.
kadehimi doldur da bari,
eller bizi duymasın yâr.”
sarhoşluğagider
devamını gör...
normal sözlük'e veda
oldu canım.
herkes yüreğinin götürdüğü yere gitsin, yürekler kesişirse ne ala, kesişmezse yapacak bir şey yok.
nikahlı eşinden ayrılıyor insan, sözlükten gitmek de ne var.
herkes yüreğinin götürdüğü yere gitsin, yürekler kesişirse ne ala, kesişmezse yapacak bir şey yok.
nikahlı eşinden ayrılıyor insan, sözlükten gitmek de ne var.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"ben her gece yıldızlara seni sevdiğimi söyleyeceğim sana asla... çünkü aramızda dağlar denizler ve benim o kahrolası gururum var."
devamını gör...
chernobyl
ilk çıktığı zamanlarda koşa koşa izlemiş olduğum başarılı mini dizi. hbo'nun zaten boş bir proje üstlendiğini hatırlamıyorum.
yayına ilk girdiği dönem bazı ideolojik saplantısı bulunanlar dizinin gerçekleri çarpıttığını ima eden sayfalar dolusu yazılar yazıp mesnetsizce eleştiriler düzmüştü. yahu böyle bir facia yaşandı mı yaşanmadı mı? sscb'nin ihmali var mı yok mu? o dönem yaşanmış olayları %100 yansıtmak tillahı gelse imkansız bu sektörde. ancak bu dizi bir dizi veya film ne kadar gerçekçi olabilirse o kadar gerçekçi şekilde çekilmiş. dekorlar, oyunculuklar, dönemin ruhu yansıtan atmosfer ve dünya üzerindeki siyasi havanın yansımaları çok net bu faciadan bihaber olan izleyicide bile merak uyandırmış ve enerjisini seyirciye geçirmiştir. dizinin ilk bölümünden itibaren tarafsızlığı tartışma konusu olmuştu ancak bana göre olabildiğince tarafsız kalmaya çalışılmış. tabi bu sektörde tam orta noktada durabilmek cidden çok zor o yüzden tartışmaların çıkmış olmasını yadırgamıyorum.
dizide korkutucu sahneler mevcuttur ki bir facia nasıl anlatılabiliyorsa öyle anlatılmıştır ve bu sahneler de gayet yerinde olmuş. 3. ve 4. bölümlerdeki kaos ortamı ve gerginlik izlerken insanın ruhuna işliyor resmen. bu sebeple bir oturuşta bitirilebilecek bir dizi. diziyi izlerken şunlar da çok rahatlıkla farkedilebiliyor; sovyetlerin insanı bezdiren sıkıcı bürokrasisi, sscb'de devlet kademesinde bulunan yöneticilerin asla sorumluluk kabul etmemesi ve bu tip facialar karşısında gereğinden fazla soğukkanlı oluşları ve abd ile girişilen soğuk savaş'a sırf bok sürdürmeme sırf rekabette geri kalmama gayesi uğruna insanını felakete sürükleyen yönetim anlayışı.
oyunculardan jarred harris efsane iş çıkarmış. emily watson ise ulana khomyuk'u oynuyor ve dizide tarafını tutabileceğimiz bir karakter olarak resmen "ben burdayım" diyor. diğer oyunculardan da tek tek bahsetmeye gerek yok, içinde bir tanesine bile şu adam kötü oynamış diyemem.
dizinin imdb'de 9,4 puanı var. sonuna kadar hakediyor. keşke izlememiş olsaydım da aynı heyecanla tekrar izleyebilseydim.
yayına ilk girdiği dönem bazı ideolojik saplantısı bulunanlar dizinin gerçekleri çarpıttığını ima eden sayfalar dolusu yazılar yazıp mesnetsizce eleştiriler düzmüştü. yahu böyle bir facia yaşandı mı yaşanmadı mı? sscb'nin ihmali var mı yok mu? o dönem yaşanmış olayları %100 yansıtmak tillahı gelse imkansız bu sektörde. ancak bu dizi bir dizi veya film ne kadar gerçekçi olabilirse o kadar gerçekçi şekilde çekilmiş. dekorlar, oyunculuklar, dönemin ruhu yansıtan atmosfer ve dünya üzerindeki siyasi havanın yansımaları çok net bu faciadan bihaber olan izleyicide bile merak uyandırmış ve enerjisini seyirciye geçirmiştir. dizinin ilk bölümünden itibaren tarafsızlığı tartışma konusu olmuştu ancak bana göre olabildiğince tarafsız kalmaya çalışılmış. tabi bu sektörde tam orta noktada durabilmek cidden çok zor o yüzden tartışmaların çıkmış olmasını yadırgamıyorum.
dizide korkutucu sahneler mevcuttur ki bir facia nasıl anlatılabiliyorsa öyle anlatılmıştır ve bu sahneler de gayet yerinde olmuş. 3. ve 4. bölümlerdeki kaos ortamı ve gerginlik izlerken insanın ruhuna işliyor resmen. bu sebeple bir oturuşta bitirilebilecek bir dizi. diziyi izlerken şunlar da çok rahatlıkla farkedilebiliyor; sovyetlerin insanı bezdiren sıkıcı bürokrasisi, sscb'de devlet kademesinde bulunan yöneticilerin asla sorumluluk kabul etmemesi ve bu tip facialar karşısında gereğinden fazla soğukkanlı oluşları ve abd ile girişilen soğuk savaş'a sırf bok sürdürmeme sırf rekabette geri kalmama gayesi uğruna insanını felakete sürükleyen yönetim anlayışı.
oyunculardan jarred harris efsane iş çıkarmış. emily watson ise ulana khomyuk'u oynuyor ve dizide tarafını tutabileceğimiz bir karakter olarak resmen "ben burdayım" diyor. diğer oyunculardan da tek tek bahsetmeye gerek yok, içinde bir tanesine bile şu adam kötü oynamış diyemem.
dizinin imdb'de 9,4 puanı var. sonuna kadar hakediyor. keşke izlememiş olsaydım da aynı heyecanla tekrar izleyebilseydim.
devamını gör...
ülkenin geri kalmışlık belirtileri
ramazanda oruç tutmayanları döven insanların olması. oruç tutmayan insanlara saygı göstermeyen insanların olması daha doğru.
devamını gör...
suçluların suç işleme nedenleri
ukdeyi bırakan kendiniarayanbireyimsi
cennetten çalınan elma kadar, habil ile kabil'in hüzünlü sonu kadar eski bir soru bu. hamurabi'den bu yana cevaplanmaya çalışılan ancak cevabı ve çözümü hala tartışılan bir konu. böylesine çetrefilli bir ukteye cevap yazmak zor olacak.
suç işleme nedenleri, suçların niteliğine göre değişebilmekte. genelde bir değil ancak aynı anda birbirinin nedeni ve sonucu olan pek çok unsuru barındırmakta.
suç işleme nedenleri temelde fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik nedenler olmak üzere üç gruba ayrılarak ele alınmakta.
fizyolojik nedenler
kişinin muhakeme yeteneğiyle bağlı olan prefrontal cortexin, korku, agresyon, sosyal ilişkilerin kurulmasında etkili olan amygdalanın yapısındaki sorunlar, testesteron, dopamin ve seretonin gibi hormonlar ve nörotransmitterlarla ilgili düzensizlikler kişinin suç işlemesinde etkili fiziksel faktörler.
sosyojik yaklaşım
kötü yaşam koşulları, yoksulluğun, işsizliğin, ayrımcılığın yüksek olması, eğitim hizmetlerinin azlığı gibi, sosyal, kültürel ekonomik nedenlerin suça olan etkisi araştırılır. suç , şiddet ve fakirlik kısır döngüsüne dikkat çeker.
chicago okulu teorisi, çatışma teorisi, zincir teorisi, sol gerçeklik teorisi, bio-sosyal model teorileri vb.
psikolojik yaklaşım
suçun nedenlerinin psikolojik yönünü inceler . burada da pek çok farklı teori vardır. davranış teorisi suç işleme davranışının öğrenilen bir davranış olduğunu savunur, cognitive teori olaya bilişsel ve duygusal açıdan bakarak bireyin ahlaki yargılama değerlerine ve çocukluktan itibaren öğrendiği davranışlara odaklanır, psikopat kişilik özellikleri gibi suça neden olan kişilik özelliklerini değerlendirir. impulsive davranışlar, düşmanca davranışlar ve narsistik özelliklet gösteren kişilerin suça daha yakın olduklarını ifade eder.
suça dair araştırmaların suçların büyük bölümünün trafik suçları, hırsızlık, gasp, illegal yoldan para kazanma amacıyla yapılan aktiviteler, vergi kaçakçılığı vb olduğunu ortaya koymakta.
şiddet suçlarında ilk sırayı domestik şiddet, tecavüz, cinsel veya kültürel ayrımcılık nedeniyle olan kavgalar ve yaralamalar almakta. bombalama, toplumsal alanda silahlı saldırı, cinayet gibi şiddet suçlarının oranı şiddet suçları içinde az olmakla birlikte etkisi oldukça büyük suçlar.
cennetten çalınan elma kadar, habil ile kabil'in hüzünlü sonu kadar eski bir soru bu. hamurabi'den bu yana cevaplanmaya çalışılan ancak cevabı ve çözümü hala tartışılan bir konu. böylesine çetrefilli bir ukteye cevap yazmak zor olacak.
suç işleme nedenleri, suçların niteliğine göre değişebilmekte. genelde bir değil ancak aynı anda birbirinin nedeni ve sonucu olan pek çok unsuru barındırmakta.
suç işleme nedenleri temelde fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik nedenler olmak üzere üç gruba ayrılarak ele alınmakta.
fizyolojik nedenler
kişinin muhakeme yeteneğiyle bağlı olan prefrontal cortexin, korku, agresyon, sosyal ilişkilerin kurulmasında etkili olan amygdalanın yapısındaki sorunlar, testesteron, dopamin ve seretonin gibi hormonlar ve nörotransmitterlarla ilgili düzensizlikler kişinin suç işlemesinde etkili fiziksel faktörler.
sosyojik yaklaşım
kötü yaşam koşulları, yoksulluğun, işsizliğin, ayrımcılığın yüksek olması, eğitim hizmetlerinin azlığı gibi, sosyal, kültürel ekonomik nedenlerin suça olan etkisi araştırılır. suç , şiddet ve fakirlik kısır döngüsüne dikkat çeker.
chicago okulu teorisi, çatışma teorisi, zincir teorisi, sol gerçeklik teorisi, bio-sosyal model teorileri vb.
psikolojik yaklaşım
suçun nedenlerinin psikolojik yönünü inceler . burada da pek çok farklı teori vardır. davranış teorisi suç işleme davranışının öğrenilen bir davranış olduğunu savunur, cognitive teori olaya bilişsel ve duygusal açıdan bakarak bireyin ahlaki yargılama değerlerine ve çocukluktan itibaren öğrendiği davranışlara odaklanır, psikopat kişilik özellikleri gibi suça neden olan kişilik özelliklerini değerlendirir. impulsive davranışlar, düşmanca davranışlar ve narsistik özelliklet gösteren kişilerin suça daha yakın olduklarını ifade eder.
suça dair araştırmaların suçların büyük bölümünün trafik suçları, hırsızlık, gasp, illegal yoldan para kazanma amacıyla yapılan aktiviteler, vergi kaçakçılığı vb olduğunu ortaya koymakta.
şiddet suçlarında ilk sırayı domestik şiddet, tecavüz, cinsel veya kültürel ayrımcılık nedeniyle olan kavgalar ve yaralamalar almakta. bombalama, toplumsal alanda silahlı saldırı, cinayet gibi şiddet suçlarının oranı şiddet suçları içinde az olmakla birlikte etkisi oldukça büyük suçlar.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
çetin ceviz,entel yazarlardan kendisi.
devamını gör...
sigara içmeyip puro içen insan
muhtemelen viski ile birlikte içen insandır..
12 yıllık ballantines tavsiye ederim, küba purosu ile güzel gider..
12 yıllık ballantines tavsiye ederim, küba purosu ile güzel gider..
devamını gör...
bir kürt sevdim
d&r'da çok satanlara girmiş bir kitap. bu kitabın ne numarası var inanın anlamadım. adamın kürt olmasının ne gibi bir eksisi/artısı var anlamadım. aşk hikayesiymiş tamamdır, anlarım ama adamın kürt olduğunu hususi olarak belirtmenin anlamı nedir? kitabın adına bakınca yazar, seviyor mu yeriyor mu anlaşılmıyor ayrıca ad olarak da bana ırkçı geldi.
devamını gör...
