dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
wifi kapatılınca, dışarı çıkabilecek gençtir.
a elektrikler kesilmiş denebilir.
a elektrikler kesilmiş denebilir.
devamını gör...
intihar etmek
intihar etmeye korkaklık diyen insanlar parmağı kesilince kıyameti koparan insanlardır. intihar etmek korkaklık değildir, intiharı bir çıkış yolu olarak görmektir. hayatta kendine yaşamak için bir amaç bulamayan insanlar kurtuluşu ölümde görür. benim de bir zamanlar eşiğinden döndüğüm durum.öyle korkaklık diye kestirilip atılacak bir şey değil.
devamını gör...
cennette söylenecek ilk söz
tony montana'yı getirin karşılıklı koko çekmek istiyorum. hani her istediğimiz oluyor ya ondan.sjjsjsjs.
devamını gör...
erdal kalın poe
uzun zaman sonra takip et butonunu kullanmama vesile olan yazardır.
benim gibi bilmem kaçıncı kez nick'ine denk gelip de okumamazlık yapmayın. güzel bir kalemi var. daim olsun.
benim gibi bilmem kaçıncı kez nick'ine denk gelip de okumamazlık yapmayın. güzel bir kalemi var. daim olsun.
devamını gör...
kırtasiyeye girince gelen her şeyi alma isteği
her kırtasiyeye girdiğimde oluşan his.ama sonra paramın olmadığı aklıma geliyor ve vazgeçiyorum.
devamını gör...
angela merkel
büyük ve çoşkulu bir törenle bu akşam 16 yıllık başbakanlık görevini bırakacak olan eski almanya şansölyesi.
tam adı angela dorothea merkel'dir. gençliğinde dorothea adını kullansa da siyasete atılınca angela isminin daha makul olduğunu düşünmüş.
almanlar siyasetçileri pek sevmezler. arkalarından tören yaptıracak kadar önem vermezler, pek saygı duydukları da söylenemez. ama durum angela merkel olunca alman halkının büyük çoğunluğu kendisini fazlası ile benimsedi.
hatta o gittikten sonra almanya'nın bir takım sorunlar yaşayacağını düşünen ciddi bir kalabalık var.
dw türkçe'nin kendisi için hazırladığı 12 dakikalık güzel de bir veda videosu var.
tam adı angela dorothea merkel'dir. gençliğinde dorothea adını kullansa da siyasete atılınca angela isminin daha makul olduğunu düşünmüş.
almanlar siyasetçileri pek sevmezler. arkalarından tören yaptıracak kadar önem vermezler, pek saygı duydukları da söylenemez. ama durum angela merkel olunca alman halkının büyük çoğunluğu kendisini fazlası ile benimsedi.
hatta o gittikten sonra almanya'nın bir takım sorunlar yaşayacağını düşünen ciddi bir kalabalık var.
dw türkçe'nin kendisi için hazırladığı 12 dakikalık güzel de bir veda videosu var.
devamını gör...
2023 seçimlerini yine erdoğan'ın kazanacağı gerçeği
ya siz başka evrende mi yaşıyorsunuz? hadi hiç esnafla muhabbet etmediniz. ya eşiniz dostunuz da mı yoktu akpli? onların bile oy vermeyeceğim dediğini duymuyor musunuz?
bir de yazmış dış politikayı iyi yönetiyor. ulan hangi dış politika? 1 tane destekçi ülken yok. mısır bile atar gider yapıyor. amerika kara sınırına yığmış 800 tane tank. sesin çıkmıyor.
hata da bende kendi kendimi sinirlendiriyorum. bir aktrolle cevap veriyorum.
bir de yazmış dış politikayı iyi yönetiyor. ulan hangi dış politika? 1 tane destekçi ülken yok. mısır bile atar gider yapıyor. amerika kara sınırına yığmış 800 tane tank. sesin çıkmıyor.
hata da bende kendi kendimi sinirlendiriyorum. bir aktrolle cevap veriyorum.
devamını gör...
burçlara inanmak
burçları günlük burçlardan ibaret gören insanlar tarafından mantıksız olduğu düşünülüyormuş. zaten böyle düşünmen gerekiyor. ben gayet burçlara inanan biriyim. fakat burçlar gün içerisinde mars yaklaşmış zengin olacakmışız şeklinde yorumlanması tamamen safsata.
burçlar sadece insanın doğduğu anda ana rahminden çıkarken evren tarafından oluşan manyetik alana girme durumudur.
yoksa bugün jüpiter yaklaştı ben aşık olacağım diye bir durum yok. inanan varsa biran önce dönsün.
burçlar sadece insanın doğduğu anda ana rahminden çıkarken evren tarafından oluşan manyetik alana girme durumudur.
yoksa bugün jüpiter yaklaştı ben aşık olacağım diye bir durum yok. inanan varsa biran önce dönsün.
devamını gör...
turgut uyar şiirleri
"aşkım da değişebilir gerçeklerim de,
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyin,
benim bir gizli bildiğim var.
sizin alınız al inandım,
sizin morunuz mor inandım,
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne?
benim dengemi bozmayınız. "
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyin,
benim bir gizli bildiğim var.
sizin alınız al inandım,
sizin morunuz mor inandım,
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne?
benim dengemi bozmayınız. "
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"çocukla çocuk olmak" deyimi, ne acayiptir ki sıklıkla olumsuzluğa yorulmuştur. oysa ki ne mutlu şu dünyada, çocukla çocuk olabilene.*
devamını gör...
farid farjad
kemanı ağlatan büyük sanatkar, adam.
beethoven, mozart ya da chopin gibi sanatçılardan hiçbir eksiği olmayan, hatta fazlası olan, dünyalı.
arşe, kemanın o tozlu tellerine değdiği an, cennetten çıkma nağmeler dinliyorsundur artık, çünkü o arşe'yi tutan el, bu adamın elidir.
tınılar gözlerini kapatmana, bulutların üzerinde yürüyormuş gibi bir hisse sahip olmana sebep olur, çünkü o dört tozlu telin üzerinde gezinen parmaklar, bu adamın parmaklarıdır.
şimdilerde yetmiş dokuz yaşındadır.
öyle bağlanırsınız ki ona yıllarca, size sanat adına, sanat için tek bir dilek dileme hakkını verseler, bu adamın ölümsüz olmasını dilersiniz.
golha, bilindik eseridir ve adına,
" sevgili golha,
beyaz güllerin içinde, kırmızı bir gülsün, bir türlü ulaşamadığım.
beni sana getirmeyen yola hep kızgın ayaklarım.
neden ilerlemiyor ki bu adımlarım?
buz olan, içimde bir hareketlilik;
sen güldükçe eriyor sanki...
ısınıyorum sanırım bu aşk'a, ellerimi uzattığımda dokunabilecekmişim gibi.
düşte miyim, kayboldum mu yoksa?
yetişmiyor diken de olsa gül tenine ellerim!
söylesene neden solgun solgun bakıyorsun?
bu kadar özel iken beyaz güllerin içinde, nedir bu telaşe, bu kargaşa nedir?
neden artık gülmüyorsun?
kadınım, golha!
içimdeki o gül hiç solmayacak.
olmayacağın günlere inat yaşatacağım!
ağlamıyorum inan,
varmışsın gibi gülümsüyorum.
hadi biraz gül, hadi biraz gül! "
goleh pamchal, biraz az bilinen eseridir ve,
kimi zaman, bembeyaz elbiseler içine saklanmış, tıpkı elbisesi ve kendisi gibi küçük parmakları ile ahşap bir arşe'yi tutan ve tek canı olan kemanını binlerce insan içinde ağlayarak çalan küçük tatlı bir kızı anımsatır; kimi zaman ise hiçbir şey anımsayamaz olmanızın mümessilidir.
shaneh'i vardır...
gönül akkor'un huzur veren sesini anımsatır bize.
hazin verir...
goftegoo' su vardır.
sarı gelin'i vardır, istanbul'un ruhu vardır, keman ağlıyor' u vardır ama; fikrimin ince gülü ve ayrılık eseri ne zaman art arda dinlense, bir buruk, bir kırık hissetmenize sebep olur.
"ben fikrimin ince gülü'nden ayrıldım!" der adeta.
devamını gör...
silahları ellerinde öldüler
bir feyzi tuna filmidir.
film 1939 yapımı lloyd bacon filmi olan invisible stripes filmini yeşilçam uyarlamasıdır. filmin senaryosunu efsane olmuş birçok yeşilçam filminin senaryolarını da yazmış olan sadık şendil yazarken yapımcılığını da büyük yönetmen ertem eğilmez üstlenmiştir.

filmin yönetmeni feyzi tuna bence türk sinemasında kadri kıymeti bilinmeyen bir yönetmendir. birçok yönetmenin aksime müthiş bir sinema gözü ve bakışı olmasına rağmen film çektiği dönem gereği hep arka planda kalmıştır.
senaryoda, invisible stripes’a göre büyük değişiklikler olmamasına rağmen bence türkiye şartlarına güzel uyarlanmış bir filmdir ancak bazı planların fazlasıyla zorlama olmuş gibi görünmektedir.

filmde, fikret hakan hapisten yeni çıkmış ve normal bir hayat yaşamak isteyen fikret karakterini canlandırırken ekrem bora ise bunun doğru olmadığını düşünen arkadaşını canlandırmakta. iki aktörün de performanslarını çok beğendiğim söylemeliyim. filmin gidişatı beklentilerimizi karşılıyor ve bizi şaşırtmıyor. sabıkalı bir insanın hayata tutunma çabalarınının çevresi, ailesi ve toplum tarafından nasıl boşa çıkartıldığını izliyoruz filmde.
film bence kesinlikle yeşilçam klasikleri arasındadır. filmin adı her şeyi anlattığı için spoiler olmayacağını düşünerek söylüyorum bunu; filmin sonu biraz fazla zorlama olmuş.
film 1939 yapımı lloyd bacon filmi olan invisible stripes filmini yeşilçam uyarlamasıdır. filmin senaryosunu efsane olmuş birçok yeşilçam filminin senaryolarını da yazmış olan sadık şendil yazarken yapımcılığını da büyük yönetmen ertem eğilmez üstlenmiştir.

filmin yönetmeni feyzi tuna bence türk sinemasında kadri kıymeti bilinmeyen bir yönetmendir. birçok yönetmenin aksime müthiş bir sinema gözü ve bakışı olmasına rağmen film çektiği dönem gereği hep arka planda kalmıştır.
senaryoda, invisible stripes’a göre büyük değişiklikler olmamasına rağmen bence türkiye şartlarına güzel uyarlanmış bir filmdir ancak bazı planların fazlasıyla zorlama olmuş gibi görünmektedir.

filmde, fikret hakan hapisten yeni çıkmış ve normal bir hayat yaşamak isteyen fikret karakterini canlandırırken ekrem bora ise bunun doğru olmadığını düşünen arkadaşını canlandırmakta. iki aktörün de performanslarını çok beğendiğim söylemeliyim. filmin gidişatı beklentilerimizi karşılıyor ve bizi şaşırtmıyor. sabıkalı bir insanın hayata tutunma çabalarınının çevresi, ailesi ve toplum tarafından nasıl boşa çıkartıldığını izliyoruz filmde.
film bence kesinlikle yeşilçam klasikleri arasındadır. filmin adı her şeyi anlattığı için spoiler olmayacağını düşünerek söylüyorum bunu; filmin sonu biraz fazla zorlama olmuş.
devamını gör...
basit bir kar küresinin 95 tl olması
bu enflasyon, pahalılık ve kriz ortamında şaşırmadığım durum.
bende esas şok etkisi yaratan şey, birden bire piyasadan buharlaşan müzik kutuları oldu. evet bildiğiniz müzik kutusu. hani şu balerinli, kurmalı türleri olan kutumsu zımbırtı.*
istanbul gibi bir şehrin en işlek yerlerinde bulamadım lan. adama müzik kutusu diyorum "o ne?" diye soruyor. hadi hayatında hiç görmedin de "müzik kutusu" deyince sana hiç mi bir şey çağrıştırmıyor alüminyum?
sonunda birkaç tane bulabildim ama bulduklarımın da dünya üzerinde daha uyduruğu yoktur muhtemelen.
bu gidişle kendim tasarlayıp özel olarak yaptıracağım. bütün paramı da buna gömücem. eved.
bende esas şok etkisi yaratan şey, birden bire piyasadan buharlaşan müzik kutuları oldu. evet bildiğiniz müzik kutusu. hani şu balerinli, kurmalı türleri olan kutumsu zımbırtı.*
istanbul gibi bir şehrin en işlek yerlerinde bulamadım lan. adama müzik kutusu diyorum "o ne?" diye soruyor. hadi hayatında hiç görmedin de "müzik kutusu" deyince sana hiç mi bir şey çağrıştırmıyor alüminyum?
sonunda birkaç tane bulabildim ama bulduklarımın da dünya üzerinde daha uyduruğu yoktur muhtemelen.
bu gidişle kendim tasarlayıp özel olarak yaptıracağım. bütün paramı da buna gömücem. eved.
devamını gör...
hayatı fazla ciddiye almak
nazım hikmet'in yazdığı yaşamaya dair şiirinin ilk üç dizesini bırakıyorum şuraya.
yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
devamını gör...
son görülmesi ve mavi tiki kapalı insan
mavi tiki kapalı olan kişiler kendi mesaj attıkları zaman geri açıyorlarsa gerçek sinsilik budur işte.
devamını gör...
me before you
inanılmaz sevdiğim filmdir. kitabını okuduğumda gözyaşları içinde kalmıştım. filminin çıkacağını duyunca aşırı sevindim. hele ki sam claflin ve emilia clarkein başrol olduğunu duyunca çok daha fazla sevinmiştim. gerçekten çok güzel bir film. emilia rolünü çok iyi yapmış bence biçilmiş kaftan. ayrıca kiyafet tasarımları, görsel efektler çok iyiydi.
konusunu merak edenler için:
biraz şaşkın ama bir o kadar eğlenceli ve akıllı sıra dışı bir kızın, çok yakışıklı fakat boyundan aşağısı tutmayan bir erkek ile olan arkadaşlığını ve aşkını konu alır. kızın işe ihtiyacı vardır, oğlanın ise ona arkadaşlık edecek birine. bu şekilde yolları kesişir ve hikaye başlar
her ne kadar içim yansa da will in gitmek istemesini çok iyi anlıyorum. ve lou'nun o acıya nasıl katlandığını gerçekten merak ediyorum
konusunu merak edenler için:
biraz şaşkın ama bir o kadar eğlenceli ve akıllı sıra dışı bir kızın, çok yakışıklı fakat boyundan aşağısı tutmayan bir erkek ile olan arkadaşlığını ve aşkını konu alır. kızın işe ihtiyacı vardır, oğlanın ise ona arkadaşlık edecek birine. bu şekilde yolları kesişir ve hikaye başlar
her ne kadar içim yansa da will in gitmek istemesini çok iyi anlıyorum. ve lou'nun o acıya nasıl katlandığını gerçekten merak ediyorum
devamını gör...
sözlük yazarlarının garip özellikleri
bir şeyler dinlemeden uyuyamamak.
devamını gör...
kanser eden baby boomer özellikleri
modern dünyanın yeniliklerine karşı oldukça kapalı olmaları.
teknolojiyi düşman bellemeleri.
sürekli kıyas peşinde olmaları.*
teknolojiyi düşman bellemeleri.
sürekli kıyas peşinde olmaları.*
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, ben bu sabah niye uyandım, niçin uyandım, bunları izaha gerek yok. gördünüz, uyandım, yazdım. uyandık da uyanmadık mı dedik..
devamını gör...
