morfin bağımlılığının tedavisinde sublingual (dil altı) yoldan kullanılan ilaçtır.
devamını gör...

yardıma ihtiyacın olduğu bir konu olursa lütfen söyle bana.
bir yetişkine denmeyecek laf.
şu zamanda kimsenin kimseye ihtiyacı olmuyor, para var, imkan var, teknoloji var.
yalandan olduğu o kadar belli ki.
kaldı ki deyipte bunun arkasında durana da denk gelmedim.
devamını gör...

23 yıllık ömrüne, bir çoğumuzun yüzlerce yıl yaşasa sığdıramayacağı yiğitlik ve bilinç sığdıran büyük devrimcidir.

denizler ömürlerini bu ülkenin cennete dönmesi için mücadeleye adadılar. bu uğurda şehit oldular. bugün ise chp gençlik kolu aktivisti gibi yansıtılmakta. vurguladıkları tam bağımsız türkiye den bile hiç bir şey anlamamışlar.
oysa deniz gezmiş daha ortaokuldan büyük bir bilincin onur ışığıydı. daha o yaşlarda, kıbrıs sorununun, rum ve türk işçilerin özgür dayanışmasıyla çözüleceğini yazıyordu.

son nefesinde de, türk ve kürt halklarının eşitliğini haykıyordu.

sizden ricam, bu güzel çocukları tanıyarak sevin.
devamını gör...

formata uygun ve belgelere dayanarak yazıyorsanız, sırtınızı moderasyona dayayarak yapabilirsiniz.
devamını gör...

leyla ile mecnun (dizi) nedeniyle ağzıma takılan ferdi tayfurşarkısıdır.
ferdi tayfur hali:

leyla ile mecnun hali;

sözleri:

varlığının tiryakisi
yokluğunun delisiyim
beni senden mahrum etme
gözlerinin hastasıyım

sevgim yüce dağlar kadar
ıçerimde volkan kaynar
anlamazsın sen bebeğim
sevdalılar beni anlar

revamıdır harap olmak
aşkın ile her gün yanmak
gözyaşımdan başka nedir
seni sevip sensiz olmak
devamını gör...

cinayete teşebbüsten yargılanması gereken şahıs.
devamını gör...

bu demek oluyorki : ben erkek kişisi haksızım yada sözlü diyaloglarda yenik düştüm bu hayatta kadınların erkeklerden zayıf olduğu kaba kuvvete başvuracağım. şekerparelerim cidden bu acizliktir.
devamını gör...

1926'da milletler cemiyeti bütün dünyada köleliği yasaklamış, daha sonra birleşmiş milletler de bu hükmü teyit edene kadar bir insan başka bir insanın malı olabilmiştir. kölenin tüm hak ve özgürlükleri, köle pazarlarında para ile satılmıştır. bu köle erkek ise çocuğu da köle olur. efendisi ya da sahibi azat etmediği sürece kurtulma şansı yoktur kölenin.

karanlık zamanlardan geçip modern zamanlara geldiğimiz bu çağda artık kölelik yoktur diyebilir miyiz?
yoksa saydam ya da çok renkli zincirleri bir süs eşyası gibi taşıyor muyuz boynumuzda?

(bkz: kölelik ticareti)
(bkz: modern kölelik)

“ne soğandan gül çıkar
ne köleden özgür insan...”
*
(bkz: megaralı theognis)
devamını gör...


spinoza'nın önermeler ve bu önermelere matematiksel kanıtlar sunduğu felsefe kitabı. okumak isteyenlere kabalcı yayın evinden çiğdem dürüşken'in yaptığı çeviriyi önerebilirim. direkt latince aslından çevirmiş olup metinlerin orjinalleri de çevirisiyle birlikte içerisinde yer almaktadır. o dönemde dinlerin çoğu tanrının dünyanın dışında bir yerde, belki de cennette olduğunu öğretir. spinoza tanrının dünyada olduğunu düşünmesi bakımından alışılmadıktı. bu fikrini ifade etmek için tanrı veya doğa hakkında görüşlerini şu şekilde belirtir. tanrı ve doğanın aynı şey olduğunu ifade eder. tanrı ve dağa tek bir şeyi tanımlamanın iki farklı yoludur. tanrı doğadır, doğa da tanrı. tanrının her şey olduğu inancı, bir çeşit panteizmdi. spinozanın yaşadığı dönemde başına epey iş açan fikirlerinden biridir bu. spinozanın bu kitabında sunduğu matematiksel kanıtlar üçgenin açıları, çemberin çapları gibi konularla uğraşmak yerine tanrı, doğa, özgürlük ve duygular hakkındadır. spinoza bu konuların üçgen, çember ve kareler üzerinden akıl yürütmemize benzer bir şekilde analiz edilebileceğini ve haklarında akıl yürütülebileceğini düşünür. spinoza dünya ve dünyadaki yerimizin temelinde yapısal bir mantığın yattığına, bunun da akıl yoluyla ortaya çıkarılabileceğine inanır. hiçbir şey şans eseri olduğu gibi değildir; tamamında bir amaç ve ilke vardır. her şey devasa bir sistem içinde bir birine uyar ve bunu anlamanın en iyi yolu düşüncenin gücünden geçer. deney ve gözlemden çok aklı vurgulayan bu felsefi yaklaşım, sıklıkla rasyonalizm olarak anılır. kitapta tanrı ile ilgili bir diğer önerme şöyledir. eğer tanrı sonsuzsa, bunu tanrı olmayan bir şeyin olamayacağı, düşüncesi izlemelidir. eğer evrende tanrı olmayan bir şey bulursanız, o zaman tanrı da sonsuz olamaz, çünkü tanrı, prensipte her şey olabildiği gibi o şey de olabilir. hepimiz tanrının parçalarıyız ama taşlar, karıncalar, çimenler ve pencerelerde tanrının parçalarıdır. hepsi. hepsi de inanılmaz karmaşık bir bütünün içinde birbirine geçer, ama var olan her şey nihayetinde bu tek bir şeyin, yani tanrının parçasıdır. ayrıca spinoza özgür irade konusunda da determinist bir görüş izlemiştir. " havaya atılan bir taş düşünebilseydi eğer, kendi iradesiyle düştüğünü sanırdı." bu sözlerle gerçekte özgür iradenin yanılsama olduğunu ve kendiliğinden özgür eylem diye bir şey olamayacağını savunur.
devamını gör...

başlığı açan arkadaş, bir derdim var'ı örnek verdiği için reverb ve delaylı bir eserle başlıyorum.
joe satriani - the forgotten
aşağıdakiler de naçizane önerimdir;
yavuz çetin - grand cherokee
gary moore - still got the blues
ilter kurcala - treasure (bruno mars)
steve vai - for the love of god
bu da bonus olsun.
devamını gör...

çayımı yudumlayıp kar yağışını seyretmek.
devamını gör...

japon yapıştırıcısı.
devamını gör...

tartışmadaki amaç eğer " öğrenmek" ise ,ister istemez çok faydalı, gayet nezih bir konuşma içinde gerçekleşiyor.

ancak amaç savaşta gibi karşıısındakini alt etmek, bundan keyif alıp, böbürlenmek ise maalesef yol açtığı örneklerini çokca görüyoruz.
devamını gör...

175 ile katılıyorum aranıza arkadaşlar. canım boyum.
devamını gör...

bir metnin dil ve anlatım, imla, üslup, biçim konularında düzeltisini yapma işi. bu işi yapan kişiler redaktör olarak isimlendirilir. redaktör kişi kimi zaman editörün sorumluluğunda olan işleri de üstlenir.

akademik metinlerde, edebi metinlere nazaran daha rahat yaptığım iş. en azından zaman çekimi, üslup değişiklik göstermiyor ve soyut ifadelerle oldukça nadir karşılaşıyorum. akademik metinlerde standart bir dil olduğu için görece beyin karıncalanmadan halledilebilir buluyorum. edebi metinde düzelti yaparken ise adeta uykularım kaçıyor. metni anlam kaybına uğratmadan düzeltme kaygısıyla kıvranıyorum resmen. kimi metinleri redakte etmek ise hakikaten yeni baştan yazmaktan farksız olabiliyor. bu sebeple yazarının anlatmak istediğini özümsemeden düzelti yapılması ortaya çıkan iş iyi olsa dahi istenenin dışında bir sonuç doğurabiliyor.
devamını gör...

insan kitabı okurken kendini bozkırın ortasında hissediyor. tasvirler muhteşem. yazarın sabit can tiplemesi üzerinden mankurtluk uygulamasını anlatması ve milli benliğe, birlik beraberliğe dönüş çağrısı yapması, bunu yaparken kitabı ideolojiye boğmaması çok güzel. anlatımda didaktiklik sezilmiyor yani. hani "bunu yapma, şunu yap gibi." onun dışında kitapta çokça aşk da var. karakterler arasındaki aşk, eski anlatılardaki aşkın aktarımı... yazar deveyi bile bir tip olmaktan ziyade bir karakter olarak anlatmış yaramazlıkları, güzelliği, asaleti. bozkır şartlarında onunla kurulan bağ...mesela kitapta yedigey'in eşi için avladığı balık anlatılıyor, öyle güzel betimlenmiş ki, hala aklımda. sadece türk dünyasının değil, dünyanın en değerli edebiyatçılarından birinin en güzel eserlerinden kısacası. çünkü yazarı yaşadığı topraklardan, oralara olan sevgisinden beslenerek yazmış.
devamını gör...

kendini yakmaya hazırlan; kül olmadan nasıl yükseleceksin?.
devamını gör...

tespit, abd'de city university of new york üniversitesindeki bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırmalarda ortaya çıktı. profesör ısrael abramov, cinsler arasında renkleri görme hususundaki bu ayrımın gözün yapısından kaynaklanmadığını söyledi. bunun beyinden kaynaklanan bir olay olduğu ifade ediliyor.
beyinden kaynaklandığı iddiası için tık
abd’de yapılan araştırmada, erkeklerin detayları ve hareket eden objeleri, kadınların ise renk değişimini daha iyi algıladığı tespit edildi.
testesterondan kaynaklandığı iddiası tık
devamını gör...

bildiğiniz üzere kendi kültürümüzü oluşturmaya başladık. ama bir şey eksik. beğeni ismi. ekşi sözlük'te şükela,inci sözlük'te şuku bu isim.

bizim onlardan eksik bir yanımız yok. biz de kendi ismimizi oluşturucağız. isim önerilerinizi aşağı yazın sonra en çok beğenileni toplu olarak kullanalım. böylece kültür oluşturabiliriz.

not:şimdilik sadece beğenme olduğu için oy da denebilir fakat bu bir özel isim değil. hem ilerde eksileme butonu olursa ona da isim buluruz.

edit: kafa atmak sevildi gibi ama bakalım daha güzel şeyler gelebilir.
edit 2:#497162 ş'li bişey olabilirmiş,.*
edit 3: an itibari ile şokomel denmiştir ve tarafım tarafımdan çok sevilmiştir.
devamını gör...

aşka aşık olmak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim