daha önce berdül acüz olarak bilinen ancak, muhtıralı hayat takvimi diye bir takvimde 1954 yılı için hazırlanan baskısında sona kalan soğuklar olduğu için “kocamış soğuk” ifadesinin daha türkçe ve yerinde olacağına kanaat getirildiğinden bu isim verilmiştir. zamanla koca karı soğuklarına evrilmiş arapça kökenli bir kelimedir.
devamını gör...

vurun dedik, öldürdünüz yiğitler. yavaş yahu. kaç yıllık sözlüğe kafa tutmayın hemen, ayrım da yapmayın. fikirlerimizi dile getirebildiğimiz her alan güzeldir.
devamını gör...

tam olarak ayırt edemediğimi düşündüğüm olaydır. sözlük yazarlarının verdiği örnekle umarım kalıcı olarak öğrenirim.

bildiğim kadarıyla aynı ülkede bölgeden bölgeye küçük farklar varsa buna ''ağız'' diyoruz, yazarken herkes aynı yazıyor. örnek: tokat ağzı, muğla ağzı, karadeniz ağzı vs.

şive ise bilinen bir zamanda dilden ayrılmış fazla ses farkının olmadığı kollara deniyor. örnek: azerice, kazakça, özbekçe vb.

lehçe ise bilinmeyen zamanda, eski tarihlerde ayrılmış dilin kolu olarak anlatılabilir. ses ve şekil farklılıkları büyüktür. örnek: çuvaşça, yakutça.

yanlışlarım varsa düzeltecek yazarlara şimdiden teşekkürler.
devamını gör...

besin piramidindeki basamaklara verilen ad.
devamını gör...

bir parkın bankında elinde sigarayla uzaklara daldığı an.
devamını gör...

benim bu .dilim dil değil zımparadır.dilimde kısa samsun söndürürüm.şekerli kahve içen kahvenin tadını almaz.yaşasın asfalt dilim.
devamını gör...

mustafa ömer akif'i de birgün aramızda görmeyi çok istediğimiz yayın.
devamını gör...

kedim ben uyurken* kafama atlayıp ısırmaya başlamıştı. uyku sersemliğiyle ne olduğunu anlayamamıştım bile. sıçrayarak uyanmıştım.*
devamını gör...

ılk univeristemde yurtta kalirken 4 kisi bir fare deliginde yasamaya calisiyorduk. oda arkadaslarimdan birisi o kadar pistiki yedigi elmanin kalan kismini masasinin uzerinde yaklasik 12 gun bekletmisti. bu sadece basit bir ornek.temizlemeye gelen ablalar artik bunun pisliklerinden illallah ediyordu. kendisi bir de seramik muhendisligi diye bir bolum okuyordu bana boyle biseyin muhendisliginin olmasi bile acayip geliyordu. neyse bu arkadas vize final donemi odanin resmen irzina gecip her yeri toza camura buluyordu.
ben de bir koseye tüneyip her aksam ben nasil bir günah isledim de boyle bir bok cukurunun icinde dustum diye dusunuyordumki bir gece biraktim okulu gittim evime oooh mis.
devamını gör...

sabit fikirli kişilerdir. inandıklarını anayasanın değişmez bir maddesi gibi savunurlar. ikna edilmeye kapalıdırlar.
devamını gör...

bana uyar derim. haftaya neşeli parçalar çalınsın, fıkır fıkır oynansın. güzel olur elbette.
inşallah bir gün bana da tek seferlik bir program yapmak nasip olur.
devamını gör...

dilim döndüğünce der.
çok mütevazidir. ama o zihin o kadar doludur ki anlatacağı çok şey vardır. bir insan'a dokunabilmenin kelimeler de saklı olduğunu iyi bilir. zihin hazinesini doğru kullananlardandır.
nick tercihi ile yazdıkları arasındaki ilişkiyi kuramayanlardanım. lan bırak agresif bir yorumken, yazım tarzında geçişler nahiftir. bunu da gereksiz konuşanlara istinaden seçtiğini düşünüyorum. lan bırak o işin ehli benim... olmadı bak yine yazamadı ki..
yorumu, bilgisi, önsezileri kuvvetli yeni bir yazar daha kazanmanın mutluluğu içindeyim. bu bilgiliyi sömüreceğim şimdiden belirtmek isterim.
cık cık.. duymayayım sakın lan bırak beni..*

çiçekleri ezmeden yürüyorum ama camdan yaptığım bir hayale fil gibi giren illa oluyor. o zaman lan bırak demek hakkın hocam.
devamını gör...

cenk'in arka bahçesi elindeki yoyo'yu bırakta, müzik aç bize biraz.
devamını gör...

uzun zamandır düşünmekte olduğum hede.
babadan zengin değilsin, dededen kalma malın mülkün yok, günde 3-4 saatini avlanmak için harcayıp bütün gün keyif çatma lüksüne sahip bir ilkel kabile insanı da değilsin, niye çocuk yapmaya heves ediyorsun?

sabah uykunu alamadan koştura koştura, metrobüslerde sürünerek işe gidiyor, haftada 6 gün, günde patron artık kaç saat kilitlerse it gibi çalışıp balık istifi otobüslerde, metrobüslerde sürünerek evine dönüyorsun, kıç kadar bir beton kafese dünyanın parasını sayıyorsun, gırtlağına kadar borç içindesin, yapacağın çocuğun hayatı da bundan farklı mı olacak sanıyorsun?
o çocuğun eğitimi ne olacak? senden daha iyi şartlarda iş bulabilecek mi? adam gibi bir evi olacak mı? senden daha beter durumda bir sistem kölesi olmayacağının garantisi var mı?

babadan dededen zengin değilsen, kirada malın mülkün, tarlan tapanın yoksa, her gün sabahın köründe kalkıp işe gitmek zorundaysan, bu sistemden yaka silktiysen, o yapabileceğin en güzel eylem çocuk sahibi olmaktan imtina etmektir. sistemi değiştiremiyorsan bari o sistemi ayakta tutacak yeni köleler doğurma. yaşadığın sefil hayata gelecek nesilleri ortak etme.
devamını gör...

“bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.

ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...“
devamını gör...

son iki gündür düşündüğüm eylem. gerçekten yok yere tanım silinmesi insanı sinirlendiriyor. zaten favori yazarımın uçurulması ayrı bi' soğuttu ortalığı.
"acaba fazla mı üzerine gidiyoruz sözlüğün" diye düşünmedim değil. sonuçta daha yeni ve illa ki garip tipler olacak. nerede güzel ortam var ki, gelip bir sözlükten de o ortamı isteyelim değil mi?
polyanacılık da bir yere kadar. lucifer hala başlık açabiliyor. bu bile yeterli bıkmak için.
devamını gör...

birbirimizle iletişim kurmamayı tercih ediyoruz.*
devamını gör...

hikayesinde emek, idealler, hayaller ve sınıf farkı arasında aşka tutulan, ulaştığı hayallerinin sonunda; işçi sınıfından yazarlığa geçen martin'in romanıdır. tesadüfen bir kavganın ortasında kardeşini kurtardığı ruth denen lanet kadına olan aşkının onu sürüklediği bunalım ve aslında ulaşabileceği her şeye sahip olmanın verdiği o mutsuzluk, daha doğrusu karşısına çıkan iki yüzlülüğü hazmedememe hali, sevgili martin'in sonuna neden olmuştur, halen okumadıysanız mutlaka okuyunuz.
devamını gör...

insan hayal etmekle geleceği az çok tadabilir. hayalde fikirden doğar. mesela geleceğe dönük bir sürü fikrim varken bunlardan birisinden vazgeçersem diğer hayallerim asla hakettiği ilgiyi göremeyecektir. evet zincirleme hayallerim var. ardı ardına. zaten fikri olan her şeyin eylemde, maddede mümkün olduğu bir evrendir burası. hayallerinizden ödün vermeyin.
tanım, hayallerimi gerçekleştirmek için salgın ve pandemi sürecinin bitmesi.
devamını gör...

ne eksik ne fazla birebir aynı mood;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim