hoş olmayan bir başlık açan yazar a sormak gerek. takıntılı olduğunuzu bu başlıkta göstermeye mi çalışıyorsunuz, yoksa bu kendinizi gösterme çabası mı dır?
buradaki her insana, her konuda saygı duyulması gerektiğini unutmayalım.
lütfen biraz saygı.
devamını gör...

en naif benim, çocuk severim duyarını ota peke karıştıran lanet olası romantik tiptir.
başlık: parfümü olup şişelense satın alınacak kokular
tanım: bebek kokusu
başlık: yazarların özlem duyduğu şeyler
tanım: bebek kokusu
başlık: yazarların ihtiyaç duyduğu şeyler
tanım: bebek kokusu
başlık: masumiyet
tanım: bebek kokusu
başlık: kol ağrısı
tanım: bebek kokusu
yeter lan. anladık en naif sizsiniz, çocuk seviyorsunuz, oy minnoş aman. bıktırdınız. bu ne biçim duyar lan, bebek kokusu üzerinden? bir de bebek kokusu dediğiniz şey pudranın kokusu, yenidoğanda staj yaptım hayatınızda görmediğiniz kadar bebek gördüm. pudra ıslak mendil basmazsan bebeklerin kokusu falan yok * yettiniz lan. fularınızı az gevşetin yether yether!!
eyyorlamam bu kadar
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
izmir'i düşünüyorum gözlerim kapalı
hafif bir rüzgar ediyor alsancaktan
elimde nargile suriyeli gibi
oturmuşum oturmuş bir türkü tutturmuşum.
müziğimiz de gelsin
devamını gör...

nevil shute’nün ithaki bilmkurgu klasiklerinden çıkan kitabıdır.

bir gün, er ya da geç, öyle ya da böyle bilinen dünyanın sonu gelecek. ne zaman olduğunu bilmiyoruz, tahmin bile edemiyoruz ama dünyanın kuruluşundan beri her dönemde insanlar dünyanın sonunun geleceği günü göreceklerine inandı. ama henüz bu mutlu son gerçekleşmedi.

tahminlerde bulunuyoruz yine de dünyanın sonunun zamanı ile ilgili. halley dünyaya selam çakıp geçerken dünyanın sonunun geldiğini düşündük. olmadı. 2000 yılında, yeni milenyumda dünya yok olacak diye düşündük. olmadı. 2012 yılında, mayaların canları sıkıldığı için bıraktığı takvime kanarak dünyanın sonunu bekledik. olmadı.

peki ya aşağı yukarı ne zaman geleceğini bilseydik bu sonun? hatta birkaç ay kaldığından emin olsaydık? dünyanın diğer bölgelerinde hiçbir canlı kalmadığını bilseydik? sevdiklerimiz bile çoktan ölmüş olsaydı uzaklarda? dünyada sadece bir köşeye sinmiş gibi bekleyen bir avuç insan kalsaydık?

ne yapardık o zaman? nasıl yaşardık? bir yarış arabası alır mıydık? bahçeye yeni bir sandalye koyar mıydık? daktilo kursuna mı yazılırdık yoksa? ya da denizaltımıza mı sığınırdık?

ben ne yapacağımı biliyorum ama bu herkesin içinde paylaşmak istemiyorum. siz de biliyor musunuz?
devamını gör...

şanslı kişinin kim olacağını merak ediyorum. şu an 900e yaklaşmaktayız tahminen 1-2 gün içerisinde 1000 numaralı yazar aramıza katılacaktır.
devamını gör...

ailenin hangi üyesi olurum bilmem ama sakar şakir'deki mucit gibi bir tip olurdum sanırım. sürekli ilim irfan peşinde koşup kablolar, tornavidalar arasında takılan bir manyak *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye’de; (gündemle de ilgili olarak) siyahilere yapılan ırkçılığa karşı çıkma, çoğunlukla eşitlik duygusuyla değil, acıma duygusuyla ilişkilidir. biz toplum olarak istiyoruz ki birileri hep daha kötü durumda olsun ve biz onlara merhamet gösterelim. biz vicdanlı bir toplum falan değiliz, sadece diğer insanlara acımayı seviyoruz. biz daha vicdan sahibi olmakla hastalıklı bir ruha sahip olmak arasındaki ayrıma bile gidemiyoruz.
devamını gör...

marin luther bildiğiniz üzere bir devrimci niteliğindedir, ikoldür. ancak ben belki de daha öncesinde kimsenin bakmadığı bir perspektiften kendisini irdelemek isterim kısaca. martin luther tercüme aşığı bir insandı. tercümeyi kutsal bir iş olarak görürdü, sonuçta tanrı kelamını çeviren birisiydi. bu noktada incil'in tekrardan bir okumasının yapılması gerektiğini, incil'e yeni bir bakış açısıyla yaklaşmanın faydalı olacağını düşünmüş olsa gerek yeni bir tercümeye niyetlendi. bunu da common people dediğimiz reaya halk için yapacaktı, bu ideolojik bir duruştur en nihayetinde.

martin luther bu eylemiyle birlikte iki adet dilbilimsel başarı elde etmiştir tercüme adına:
1. incil'in yeni bir tercümesini sağlamak için öncelikle elimizdeki en eski kaynağa dönmeliyiz diyerek eski ahit'i ibranice, yeni ahit'i ise yunanca almıştır kendisine kaynak metin olarak. bunu yaparken kimi papazlarla gerçekten papaz olmuştur, zira kimi katoliklere göre yaptığı çok yanlıştı.
2. tüm bu eskiye dönme ritüelinin ardından metni olabildiğince alman kültürüne yakın dönüştürmüştür. dikkatinizi çekerim, dönüştürmüştür, tercüme etmemiştir. ardından bu metnin üzerinde çalışıp gerekli tercümeleri sağlamıştır. zira insan kendi kültürü ve dili kadar düşünüp hareket edebilir, özgürce at koşturmak varken neden kendini sınırlasın ki ait olmadığı bir dilin imkanları dahilinde?

bu iki madde günümüzde kullanılan "globalization and localization" geleneğinin de ilk uygulanışı olarak görülebilir tarih sahnesinde. zaten martin luther yaptığı devrimle bir olay değiştirmekten ziyade farklı bir başlangıç noktası sağlamıştır çeşitli alanlar için. iyi bir tercüman mıydı bilemem, ancak tercüman personasının gerçekten sağlam olduğunu söylemek mümkündür.
devamını gör...

başka erkekleri hayal etmem.

asıl soru şu ki siz neden başka erkekleri hayal ediyorsunuz?

edit: baycerrah bey başlığı bana bırakıp kaçtı.
devamını gör...

bir (bkz: paulo coelho) kitabıdır…

kitaba ve paulo coelho’ya göre ölüm bilinci, insanı o bilinç uyanmadan önce yaşadığından çok daha yoğun yaşamaya yöneltir… kitabın ana konusu da budur anladığım kadarıyla…

20’li yaşlarında son derece genç ve güzel olan, sosyalleşme konusunda sorunu olmayan veronika isimli genç bir kadının, ne yaşanırsa yaşansın bir tarafının hep eksik kaldığı bir yaşamaktan zevk almamasıyla intihar etmesini konu almaktadır.

ilgili intihar girişimiyle hayata veda ettiğini zanneden veronika, gözlerini bir hastane odasında aralar ve işte o an başarısız bir intihar girişimi sonucunda bir akıl hastanesinde olduğunu fark eder… veronika’ya durumunu açıklamaya gelen dr. igor, veronika’ya yarım kalmış bu girişimini yakın bir zamanda tamamlayabileceğini, çünkü 1 haftalık ömrü kaldığını söyler…

haberi aldıktan sonraki ilk birkaç gün veronika için umursanmaz bir durumken, birkaç günün sonunda hastanedeki diğer hastalarla arkadaşlık ilişkisi kurmaya başlar. bunlardan bir tanesi ile duygusal bir yakınlık kurar ve olaylar gelişir…

yani abartıldığı kadar iyi bir kitap olduğundan emin değilim ama okurken beni çok yormadı açıkçası. bira masasındaki tuzlu fıstık gibi bir kitaptı. koca kitabı (koca dediğim de 198 sayfa) zaten girişteki ‘’ölüm bilinci, insanı daha yoğun yaşamaya yöneltir’’ minvalindeki cümlemle özetlemiş oldum…

bazı güzel aforizmalar da barındırıyor içinde. hatta ilgimi çeken birkaçını aşağıda sizin için paylaşayım:

‘’her insan tektir. her bireyin kendi özellikleri, içgüdüleri, farklı beğenileri, istekleri, serüven biçimleri vardır. ancak toplum her zaman belirli davranış kurallarını herkese empoze etme eğilimindedir. insanlarsa neden bir kurala uymak zorunda olduklarını merak etmezler. bunları kabullenirler. tıpkı yazı makinesi kullananların belirli bir klavyeyi en doğrusudur sanarak benimsedikleri gibi: qwerty ’’

‘’ insanlar, başkalarının başına gelen korkunç olaylardan sanki gerçekten üzgünmüş ve yardım etmek istiyormuş gibi söz ederlerdi ama işin gerçeği, başkalarının acılarından zevk aldıklarıydı. çünkü böylece, kendilerinin mutlu ve şanslı olduklarına inanabiliyorlardı…’’

‘’çok yorgunum ama uyumak istemiyorum. yapacağım çok şey var. hayatın sonsuza dek süreceğini sandığım günlerde hep ertelediğim şeyler bunlar. sonra, hayatın yaşanmaya değmeyeceğine inanmaya başlayınca da unuttuğum…’’


özetle, okunabilirliği bakımından tavsiye edebileceğim bir kitap...
devamını gör...

"çingenenin merdi kendini överken hırsızlığını söyler" manasında bir deyim. övünülmeyecek şeyler ile övünenlere söylenir genelde.
devamını gör...

demekki her sabah andımız okutuluyor diye mutlu olunmuyormuş. eğer tc rahat bıraksa çoğu kıbrıslı avrupa birliği için rum vatandaşı olmaya razı.
devamını gör...

marketlerde bulunan yoğurt, peynir tarzı şeylerin satıldığı soğuk rafların önünden geçerken karnım ağrıyor. çok küçük yaştan beri böyle bi huyum var ve her seferinde aynı şey oluyor. elimden geldiğince ordan geçmemeye ya da oyalanmamaya çalışıyorum çünkü gerçekten karnım ağrıyo. anlam veremiyorum ben de değişik biraz*.
devamını gör...

aha kawga war.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

t: cool olanı makbul olan yazardır.
devamını gör...

bir lahmacun olmuş 7-8 lira, resmen lüks bir yiyecek oldu artık. ister dürüp yer ister çatalla yer.
devamını gör...

(bkz: alarmy)

iğrenç bir alarm uygulaması. iğrenç çünkü sizi kesinlikle uyandırıyor. bunun için çeşitli yöntemler kullanıyor mesela matematik işlemi sormak gibi tabi siz alarmı kurarken nasıl uyandırılacağını seçiyorsunuz. işlemleri çözene kadar kesinlikle susmuyor ve uyanıyorsunuz. fakat yıllardır kullanıyorum ve bağışıklık geliştirdim. bir zaman sonra soruları çözüp uyuyordum bende sistemi değiştirdim. artık fotoğraf çekme özelliğini kullanıyorum lavabonun fotoğrafını çektim ve sabah alarm çalınca aynı fotoğrafı çekmem gerekiyor. bende hazır lavaboya gelmişken yüzümü yıkıyorum ve uyanıyorum. bir çok uyandırma seçeneği mevcut eğer uyanma sıkıntısı yaşıyorsanız göz atmanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

türkiye'deki feminizm "erkekler ölsün yaşasın kadınlar" ilkesini savunan feministlerden oluşuyor.
halbuki cinayet işleyen kadın da erkek de gerekli cezayı almalı. erkeği öldüren kadına iyi yapmış diyip cinayet işlemeyi güzellemeyin. feminizm bu değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
-12 angry men
devamını gör...

zamanında yayınlanan muhteşem yüzyıl isimli dizideki her 5 cümleden birinde mutlaka kullanılmış olan kelime. asla anlamındadır.
devamını gör...

twitter'da an itibariyle gerçekleşen eylem. atatürk resmi koyup üstüne "atam bizi öldürüyülürrr" diye ağlıyorlar.

sınavlar olacak denildiği için ziya selçuk'a küfürler havada uçuyor.

virüsten bu denli korkan liseli kardeşlerimiz tiktok videoları çekmeye gelince hiç geri kalmıyor ama.

ikiyüzlü bir nesil yaratmışız. ama şunu da tahmin ediyorum ki, twitter'da sahte hesaplarla salyalar akıtarak herkese saldıran bu güruh en fazla %20'lik bir grubu temsil ediyor. akıllı, sorumlu öğrenciler derslerine zamanında girip, tekrarlarını yaptığı rahatça sınavlarına girip yüksek notlar alacaklar.

ayrıca zaten sınavlar normal zamanda olandan daha kolay olacaktır. aptallık etmeyin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim