düdüklü tencere fobisi
bende tavandan yaprak sarma toplamadan önce olmayan fobi*
devamını gör...
sözlükteki beğen butonunun kullanılmaması
beni beğenin, gaza getirin beni sabah akşam yazayım. arada favorileyin şaha kalkayım.
beni beğenenler! beni sizler var ettiniz. siz beğenmeseydiniz beni nice olurdu halim. beni beğenin karma puanım artsın rozet alayım, akşam mesaj atın gelirken iki ekmek alayım.
beni beğenenler! beni sizler var ettiniz. siz beğenmeseydiniz beni nice olurdu halim. beni beğenin karma puanım artsın rozet alayım, akşam mesaj atın gelirken iki ekmek alayım.
devamını gör...
rbf vs rahatsız
bu başlık ne zaman açıldı lan.
hayret gözümden kaçmış, yaşlanıyorum zaar.
neyse bence rbf banko alır, benim gibi avam değil çünkü incelikli yazar.
hayret gözümden kaçmış, yaşlanıyorum zaar.
neyse bence rbf banko alır, benim gibi avam değil çünkü incelikli yazar.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılıyor. oradan star wars kartı rica ediciğim.*
devamını gör...
ayna
ünlü sovyet yönetmen andrei arsenyeviç tarkovsky' nin filmi olup orjinal adı olan zerkalo rusçadada ayna demektir. yönetmenin kendi iç dünyasını anlatan otobiyografik diyebileceğimiz filmdir.
yanan ev sahnesi rönesans tablosu güzelliğinde olan filmdir. ateş ve suyun bu kadar güzel resmedildiği bir resim tablosu var mı bilmiyorum ama sinemada böyle sahneleri görünce sinema için sanattır demekten kendimi alamıyorum.
yönetmenin üzerinde en fazla kafa patlatılması gereken filmidir, çünkü belli bir konusu yoktur, çekim tekniği olarakta sürrealist bir tonu vardır.
filmde dış ses olarak duyduğumuz tarkovski’ nin babası olan arseni tarkovski’ nin şiirleri filmde önemli rol oynar. tarkovsi filmini “kadınları ve çocukları birleştiren bir adamı konu alan bir film” olarak tanımlar. bu adam, savaşa gitmesi sebebiyle ailesinden uzak kalan babasıdır. varlığı ya da yokluğuyla geriden bırakılanların hayatını doğrudan etkileyen baba figürü bu şiirlerle anlatılır.
film aralarında nuri bilge ceylan' ın da olduğu michael haneke, pawel pawlikowski, agnieszka holland ve jan troell gibi sanat flmi yönetmenlerin favori filmlerindendir.
yanan ev sahnesi rönesans tablosu güzelliğinde olan filmdir. ateş ve suyun bu kadar güzel resmedildiği bir resim tablosu var mı bilmiyorum ama sinemada böyle sahneleri görünce sinema için sanattır demekten kendimi alamıyorum.
yönetmenin üzerinde en fazla kafa patlatılması gereken filmidir, çünkü belli bir konusu yoktur, çekim tekniği olarakta sürrealist bir tonu vardır.
filmde dış ses olarak duyduğumuz tarkovski’ nin babası olan arseni tarkovski’ nin şiirleri filmde önemli rol oynar. tarkovsi filmini “kadınları ve çocukları birleştiren bir adamı konu alan bir film” olarak tanımlar. bu adam, savaşa gitmesi sebebiyle ailesinden uzak kalan babasıdır. varlığı ya da yokluğuyla geriden bırakılanların hayatını doğrudan etkileyen baba figürü bu şiirlerle anlatılır.
film aralarında nuri bilge ceylan' ın da olduğu michael haneke, pawel pawlikowski, agnieszka holland ve jan troell gibi sanat flmi yönetmenlerin favori filmlerindendir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sevmediği özellikleri
aşırı empati yapıyor oluşum. artık psikolojim falan bozuldu yeter diyorum. işin içine aşırı duygusallık da girince daha beter oluyor.
devamını gör...
sözlük radyosu
her telden çalınması gerektiğini düşündüğüm radyodur. yoksa herkesin zevkine uygun parçalar çalmak zor olacaktır. sözlükte çalacak ilk şarkı da kayıtlara geçeceği için özenle seçilmelidir.
-ne çalayım ablama- abime ?
+ortaya karışık yeğenim.
(bkz: vj bülent)
-ne çalayım ablama- abime ?
+ortaya karışık yeğenim.
(bkz: vj bülent)
devamını gör...
atatürk heykeli ve atatürk fotoğrafı ile ülke kandırmak
o da bir şey mi? sadece eline kuran alsan bile kanıyorlar. bir de namaz kılarken fotoğraf çekildin mi tamamdır bu iş.
devamını gör...
sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı
şimdiki nesil pek bilmez ama biz küçükken bizi çıldırtan bir konuydu. bilmeyene anlatayım:
önce bir kurban bulunur ve ona sadece şu soru sorulur: sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
olay bundan sonra başlar, zavallı kurbanımız buna masumane bir cevap verir ve olaylar şöyle gelişir:
kurban : sorunuza "anlat" diye cevap verir.
siz yanıtlarsınız: anlat demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
anlatma.
anlatma demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
sen iyi misin?
sen iyi misin demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
lan git işine!
lan git işine demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
ya sabırrrrrrrrrrrrr,
ya sabırrrrrrrrrrrrr demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
böylece isterseniz sonsuza kadar, karşınızdakini çıldırtıncaya kadar sürer giderdi bu konu....
önce bir kurban bulunur ve ona sadece şu soru sorulur: sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
olay bundan sonra başlar, zavallı kurbanımız buna masumane bir cevap verir ve olaylar şöyle gelişir:
kurban : sorunuza "anlat" diye cevap verir.
siz yanıtlarsınız: anlat demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
anlatma.
anlatma demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
sen iyi misin?
sen iyi misin demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
lan git işine!
lan git işine demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
ya sabırrrrrrrrrrrrr,
ya sabırrrrrrrrrrrrr demekle olmaz, sana bir sivrisinek masalı anlatayım mı?
böylece isterseniz sonsuza kadar, karşınızdakini çıldırtıncaya kadar sürer giderdi bu konu....
devamını gör...
kendini geliştirmek adına okunabilecek kitaplar
her kitap merdivendir gelişmeye. bazen bir basamak yükselirsin, bazen de kayan basamakları sayamazsın.
devamını gör...
pandemide kendimize kattığımız şeyler
tembellik. hem zihnen hem bedenen.
devamını gör...
zamanın rengi
mavidir, deniz mavisi zaman.
devamını gör...
zarar vermeden sevmek
ahmed arif gibi sevmektir.
"şunu da bir iyi belle; benim için çok mühim olan, sana aşık olmak veya aşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. aslolan, seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. anladın mı canım?"
"şunu da bir iyi belle; benim için çok mühim olan, sana aşık olmak veya aşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. aslolan, seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. anladın mı canım?"
devamını gör...
yazarların en sevdiği kayahan şarkısı
devamını gör...
mikroplastikler
mikroplastikler her yerde artık. paketli olarak satın aldığımız nerdeyse tüm gıdalar mikroplastik içeriyor. okumaya üşenenler olacağını bildiğim için bilgi kaynağım olan haberden alıntı yapmayacağım, özetleyeceğim. en aşağı linki koyarım ilgilenenler için.
mikroplastikler, dışarıdan söylediğimiz yemekler hijyenik olarak getirilebilsin diye kullanılan plastik her türlü üründen vücudumuza bulaşıyor. evinize aldığınız herhangi bir paketli gıdayı açarken * gıdaya mikroplastik bulaşıyor. marketlerde et ve benzeri ürünleri saklamak için kullanılan plastik kapaklı paketlerde binlerce mikroplastik bulunuyor. evde kullandığımız çoğu ürün de plastikten, ve hepsi etrafa mikroplastik yayabiliyor. mikroplastikler solunum yoluyla da vücuda alınabildiği için bunu engellemek çok zor. bir ceninin bünyesinde mikroplastik bulunması, bir sürü hastalığa sebep olabiliyor. otizm, zeka geriliği, disleksi bunlardan birkaçı.
kaynakça
ayrıca ne yazık ki kaynakçam olmayan bir şey daha anlatmak istiyorum size. * *
tamamen kendi bahçelerinde yetiştirdikleri besinlerle beslenen iki bilim insanı, bir haftalığına tamamen paketli gıdalarla beslenme kararı alıyorlar. hafta sonunda vücutlarında mikroplastik bulgularının yanı sıra, vücuda zararlı toksinlere de rastlanıyor.
olabildiğince paketli gıda tüketmemek lazım.
mikroplastikler, dışarıdan söylediğimiz yemekler hijyenik olarak getirilebilsin diye kullanılan plastik her türlü üründen vücudumuza bulaşıyor. evinize aldığınız herhangi bir paketli gıdayı açarken * gıdaya mikroplastik bulaşıyor. marketlerde et ve benzeri ürünleri saklamak için kullanılan plastik kapaklı paketlerde binlerce mikroplastik bulunuyor. evde kullandığımız çoğu ürün de plastikten, ve hepsi etrafa mikroplastik yayabiliyor. mikroplastikler solunum yoluyla da vücuda alınabildiği için bunu engellemek çok zor. bir ceninin bünyesinde mikroplastik bulunması, bir sürü hastalığa sebep olabiliyor. otizm, zeka geriliği, disleksi bunlardan birkaçı.
kaynakça
ayrıca ne yazık ki kaynakçam olmayan bir şey daha anlatmak istiyorum size. * *
tamamen kendi bahçelerinde yetiştirdikleri besinlerle beslenen iki bilim insanı, bir haftalığına tamamen paketli gıdalarla beslenme kararı alıyorlar. hafta sonunda vücutlarında mikroplastik bulgularının yanı sıra, vücuda zararlı toksinlere de rastlanıyor.
olabildiğince paketli gıda tüketmemek lazım.
devamını gör...
cinsel ilişki teklifini reddeden erkek
sevdiği vardır,hastadır,keyfi yoktur,çakı atmıştır vs...
devamını gör...
1 ağustos 2021 ateşin çocukları’nın açıklamaları
canı gönülden tamamen doldurma olduğunu, gerçeklik payının oldukça düşük olduğunu ve halkın gazını almak için ortaya çıkarılmış boş bir açıklamadan fazlası olamayacağını dile getirmek isterim. çöktürme hareketi ne ayrıca? kebap ismi gibi.
her zamanki suçu hayali düşmana aktarma politikasından ötesi değil gibi duruyor. hadi hep beraber detaylı inceleyelim.
1-) metina'da yaşanan olaylar tsk'nin değil, pkk'nin provokasyonlarının bir sonucu. tepkiselliğini böyle gösterip, sonra karşılığında orduyu suçlayacak kadar aptal değil bu insanlar.
2-) gâre denilen yer, gara. yine aynı pençe-kartal 2 operasyonunda mağarada on üç tane sivili pkk adlı terör örgütü üyeleri infaz etti. oradaki insanları umursasalar, yine bu olay için de böyle bir suçlama yapmazlardı. ırak'ın kuzey bölgesinde kürdistan bölgesel yönetimi var. bunu gerçekten sorun edip türk askerini orada işgalci olarak gördüğü için olay çıkaran birileri, öncelikle geçim kaynaklarından biri olan uyuşturucu ticareti ağının kesilmesi ve 100 kilo civarı eroini kaptırmalarına kızardı. hadi neyse.
toplumun ne olup bittiğini bilmediği bölgeleri kaleme alınarak yazılmış bir yazı ama, tebrik ederim. başarılı olabilirmiş.
3-) silopi'de nerede ağaç kesiliyor? haftaya geleyim bana da gösterin. en son orada doğal çeşitliliği artırmak adına çalışmalar yapılıyordu. cudi'de pkk kampları yok mu? var. ama orman katli, ağaç kesilmesi şu bu? ne oluyoruz gençler? hadi bu yaşanıyor diyelim, kürdistan bölgesel yönetiminden konu buraya nasıl geldi? insanların hassas olduğu konuları peş peşine başlıklar halinde yazsaydınız keşke öykülemeyle uğraşmayıp.
4-) şehitleriniz dediğiniz kısım zeytin dalı harekatı sırasında yine kendi yönetimlerinde olan bölgede keşfedilmiş olan cesetlerse, onlar infaz edildi ve kimlikleri açıklanmadı. aralarında türk askeri de olabilir. bu konuda bu kadar kesin konuşabiliyorsanız, infazdan da haberiniz vardır demektir. kendiniz çalıp kendiniz mi oynuyorsunuz? hadi öyle yapıyorsunuz diyelim, bunu neden medyaya bildiresiniz? nereden baksanız falsolu ifade.
5-) polis ve asker ailelerinin doğuda gün yüzü gördüğü görülmedi ki. bunu neden ek olarak belirtme ihtiyacı duyuldu? çünkü birileri milli duygulara oy-nu-yor.
6-) gelelim bir diğer ifadeye. basının yalancı ve sahtekar olduğunu düşünmek için terör sempatizanı olmaya gerek yok. bugün türkiye'deki her muhalif böyle düşünüyor zaten. bu bağlamda saçma bir ayrım var ortada. ilk okuduğumda olabilir, normaldir demiştim ama "asker selamı veren futbolcular" ifadesiyle ne yapıyorsunuz? "bizim çocuklar"ın başarısızlığını mı aradan çıkarıyorsunuz? yarın hazır olda duran topçumuzun yanındayız diye hashtag açtırmak mı amacınız? hiç sanmıyorum. bu da saçma.
hemen devamındaysa konu akp-mhp ve erdoğan nefretine geliyor, onun peşinden gidenlere karşı bir nefretten bahsediliyor. bu ülkede iyi parti gibi muhalif ve terör düşmanı, hdp ve kürt düşünceleri ile zıtlaşmış partiler de söz konusu. neden sadece cumhur ittifakı? arkadaşlar, saf olmayalım. algı bu, algı.
7-) yüz yıllardır unutmadık diyorlar ve pkk'ye bağlı bir fraksiyon olarak karşımıza çıkıyor. pkk'nin aktif operasyonlarının gerçekleşmesi ise 1976, hadi 1978 olsun. yani elli yıllık bile geçmişi olmayan bir terör örgütü söz konusu. kürtlere yapılan zulüm ve yüz yıllar? meh. hangi yüz yıllar? ülkede ayrımcı siyaset izlenene kadar yoktu böyle şeyler. o da şaibeli haliyle en baba 80-85 yıl. olayları vermeyeceğim, az çok tarih merakı olan anlamıştır.
8-) burada daha önce birçok arkadaşımızın dile getirdiği üzere hdp binasına yapılan saldırı ucuz bir kışkırtma temelliydi. deniz poyraz'ın ölümü hakkında bahçeli dışında pek konuşan da olmadı zaten. hop, 6. madde. her yerdelermiş bir de, tsk içerisinde de gizlenmişler, sokaklarda da gizlenmişler. paranoid şizofreni tedavisi görmesi gerektiğini düşünüyorum bazı insanların.
mealiyle diyor ki "devlet herkesi vatan haini ilan edebilir çünkü herkesin vatan haini olma ihtimali var. akp ve mhp destekçileri vatan haini değildir çünkü onlara biz de düşmanız. o yüzden terörist olmadığından emin olduğunuz cumhur ittifakı'na basın geçin."
9-) meal demişken, hemen alt maddede ebu cehil'den daha cahil gibi bir ifade geçiyor, orada bana bir gülme geldi. şu ifadeyi siyasal islamcılar dışında kullanan var mı bu ülkede? kaldı mı?
10-) şöyle bir toparlayacak olursak, size metnin filtrelenmiş halini yazayım.
"ormanlarınızı biz pkk'ye bağlı bir fraksiyon olan ateşin çocukları yaktık. yakmaya da devam edeceğiz. çünkü föşik tc sınırlarımızı işgal ediyor, akp-mhp ittifakından tiksiniyoruz ama diğerleriyle pek de bir derdimiz yok çünkü onlar da bizden, onlar da vatan haini ve terörist. askerlerinizi de, futbolcularınızı da, sanatçılarınızı da, siyasetçilerinizi de rahat bırakmayacağız çünkü onlar bizim halkımızı hep ezdiler, bizim topraklarımız olan kürdistan sınırlarına girip zulmettiler.
biz de geri zekalı olduğumuz için milli mücadele ruhunu ateşleyecek türden böyle aptal bir yazı yazıp niyetimizi en baştan belli ediyoruz ki gönül rahatlığıyla yeni bir gündem yaratalım, nefret ettiğimiz hükümet ve hatrı sayılır yöneticiler de bundan nemalanıp kamera karşısına çıkacak yüz bulabilsinler."
geçiniz. yazılanın onda biri bile gerçekse diye söyleyeyim yine de. geldikleri gibi giderler.
her zamanki suçu hayali düşmana aktarma politikasından ötesi değil gibi duruyor. hadi hep beraber detaylı inceleyelim.
1-) metina'da yaşanan olaylar tsk'nin değil, pkk'nin provokasyonlarının bir sonucu. tepkiselliğini böyle gösterip, sonra karşılığında orduyu suçlayacak kadar aptal değil bu insanlar.
2-) gâre denilen yer, gara. yine aynı pençe-kartal 2 operasyonunda mağarada on üç tane sivili pkk adlı terör örgütü üyeleri infaz etti. oradaki insanları umursasalar, yine bu olay için de böyle bir suçlama yapmazlardı. ırak'ın kuzey bölgesinde kürdistan bölgesel yönetimi var. bunu gerçekten sorun edip türk askerini orada işgalci olarak gördüğü için olay çıkaran birileri, öncelikle geçim kaynaklarından biri olan uyuşturucu ticareti ağının kesilmesi ve 100 kilo civarı eroini kaptırmalarına kızardı. hadi neyse.
toplumun ne olup bittiğini bilmediği bölgeleri kaleme alınarak yazılmış bir yazı ama, tebrik ederim. başarılı olabilirmiş.
3-) silopi'de nerede ağaç kesiliyor? haftaya geleyim bana da gösterin. en son orada doğal çeşitliliği artırmak adına çalışmalar yapılıyordu. cudi'de pkk kampları yok mu? var. ama orman katli, ağaç kesilmesi şu bu? ne oluyoruz gençler? hadi bu yaşanıyor diyelim, kürdistan bölgesel yönetiminden konu buraya nasıl geldi? insanların hassas olduğu konuları peş peşine başlıklar halinde yazsaydınız keşke öykülemeyle uğraşmayıp.
4-) şehitleriniz dediğiniz kısım zeytin dalı harekatı sırasında yine kendi yönetimlerinde olan bölgede keşfedilmiş olan cesetlerse, onlar infaz edildi ve kimlikleri açıklanmadı. aralarında türk askeri de olabilir. bu konuda bu kadar kesin konuşabiliyorsanız, infazdan da haberiniz vardır demektir. kendiniz çalıp kendiniz mi oynuyorsunuz? hadi öyle yapıyorsunuz diyelim, bunu neden medyaya bildiresiniz? nereden baksanız falsolu ifade.
5-) polis ve asker ailelerinin doğuda gün yüzü gördüğü görülmedi ki. bunu neden ek olarak belirtme ihtiyacı duyuldu? çünkü birileri milli duygulara oy-nu-yor.
6-) gelelim bir diğer ifadeye. basının yalancı ve sahtekar olduğunu düşünmek için terör sempatizanı olmaya gerek yok. bugün türkiye'deki her muhalif böyle düşünüyor zaten. bu bağlamda saçma bir ayrım var ortada. ilk okuduğumda olabilir, normaldir demiştim ama "asker selamı veren futbolcular" ifadesiyle ne yapıyorsunuz? "bizim çocuklar"ın başarısızlığını mı aradan çıkarıyorsunuz? yarın hazır olda duran topçumuzun yanındayız diye hashtag açtırmak mı amacınız? hiç sanmıyorum. bu da saçma.
hemen devamındaysa konu akp-mhp ve erdoğan nefretine geliyor, onun peşinden gidenlere karşı bir nefretten bahsediliyor. bu ülkede iyi parti gibi muhalif ve terör düşmanı, hdp ve kürt düşünceleri ile zıtlaşmış partiler de söz konusu. neden sadece cumhur ittifakı? arkadaşlar, saf olmayalım. algı bu, algı.
7-) yüz yıllardır unutmadık diyorlar ve pkk'ye bağlı bir fraksiyon olarak karşımıza çıkıyor. pkk'nin aktif operasyonlarının gerçekleşmesi ise 1976, hadi 1978 olsun. yani elli yıllık bile geçmişi olmayan bir terör örgütü söz konusu. kürtlere yapılan zulüm ve yüz yıllar? meh. hangi yüz yıllar? ülkede ayrımcı siyaset izlenene kadar yoktu böyle şeyler. o da şaibeli haliyle en baba 80-85 yıl. olayları vermeyeceğim, az çok tarih merakı olan anlamıştır.
8-) burada daha önce birçok arkadaşımızın dile getirdiği üzere hdp binasına yapılan saldırı ucuz bir kışkırtma temelliydi. deniz poyraz'ın ölümü hakkında bahçeli dışında pek konuşan da olmadı zaten. hop, 6. madde. her yerdelermiş bir de, tsk içerisinde de gizlenmişler, sokaklarda da gizlenmişler. paranoid şizofreni tedavisi görmesi gerektiğini düşünüyorum bazı insanların.
mealiyle diyor ki "devlet herkesi vatan haini ilan edebilir çünkü herkesin vatan haini olma ihtimali var. akp ve mhp destekçileri vatan haini değildir çünkü onlara biz de düşmanız. o yüzden terörist olmadığından emin olduğunuz cumhur ittifakı'na basın geçin."
9-) meal demişken, hemen alt maddede ebu cehil'den daha cahil gibi bir ifade geçiyor, orada bana bir gülme geldi. şu ifadeyi siyasal islamcılar dışında kullanan var mı bu ülkede? kaldı mı?
10-) şöyle bir toparlayacak olursak, size metnin filtrelenmiş halini yazayım.
"ormanlarınızı biz pkk'ye bağlı bir fraksiyon olan ateşin çocukları yaktık. yakmaya da devam edeceğiz. çünkü föşik tc sınırlarımızı işgal ediyor, akp-mhp ittifakından tiksiniyoruz ama diğerleriyle pek de bir derdimiz yok çünkü onlar da bizden, onlar da vatan haini ve terörist. askerlerinizi de, futbolcularınızı da, sanatçılarınızı da, siyasetçilerinizi de rahat bırakmayacağız çünkü onlar bizim halkımızı hep ezdiler, bizim topraklarımız olan kürdistan sınırlarına girip zulmettiler.
biz de geri zekalı olduğumuz için milli mücadele ruhunu ateşleyecek türden böyle aptal bir yazı yazıp niyetimizi en baştan belli ediyoruz ki gönül rahatlığıyla yeni bir gündem yaratalım, nefret ettiğimiz hükümet ve hatrı sayılır yöneticiler de bundan nemalanıp kamera karşısına çıkacak yüz bulabilsinler."
geçiniz. yazılanın onda biri bile gerçekse diye söyleyeyim yine de. geldikleri gibi giderler.
devamını gör...


