bir kadını belinden kavramak
romantik hint filmlerinin istisnasız vazgeçilmez sahnesidir.
devamını gör...
normal sözlük’e küfür gelmeli mi sorunsalı
bir şeyi ifade ederken/ açıklarken neden küfüre ihtiyaç duyarız ki?
devamını gör...
makarna salatası
şimdiye kadar adına başlık açılmadığına şaşırıp tüm yazarları esefle kınamama sebep olan yemek. bir yemeğin lezzetli olabilmesi için gerekli tüm bileşenlerin içinde bulunduğu yemektir kendisi. bence yemektir adında salata geçtiğine bakmayın, içinde makarna olan her şey yemektir benim nazarımda. en yakınınızdaki mutfağa gidip dünya barışı ve vatan millet uğruna makarna salatası yiyin tam şu an, göreceksiniz her şey daha güzel olacak.
devamını gör...
hz ali ve hz ayşe'nin savaşıp 20 bin kişinin ölümüne yol açması
iki taraftanda ölenlerin şehit kabul edildiği olaydır bir fitne durumu hakimdir ve ayetin hükmü ile inanların fitne bitene kadar savaşması emrolunmuştur*. iki tarafta içtihad etmiştir birininki doğru ve diğerininki yanlıştır.
hristiyanlıktaki gibi islam'da da göklerdeki devletin yerde kurulacağının vaat edildiğini zanneden ithal fikirlerle islama saldıranların hoşuna giden ve onları sevindiren bir olaydır.
cemel'de veya sıffınde savaşanlar cennettedir ama onlara dil uzatanlar cehennemdedir, sünni ülemanın görüşüde bu yöndedir.
hristiyanlıktaki gibi islam'da da göklerdeki devletin yerde kurulacağının vaat edildiğini zanneden ithal fikirlerle islama saldıranların hoşuna giden ve onları sevindiren bir olaydır.
cemel'de veya sıffınde savaşanlar cennettedir ama onlara dil uzatanlar cehennemdedir, sünni ülemanın görüşüde bu yöndedir.
devamını gör...
five feet apart
kistik fibrozis hastalığına sahip genç 3 kişinin ön planda olduğu sevgili yazar sillage'ın #476064 entrysinde görüp merakımdan hızlıca izlediğim film.
poe'nın erkek arkadaşı ve ailesiyle buluşacağı gün ölmesi yüreğimi fena burkan bir sahne olmadı değil.
bu filmde ben duygusuzum diyen insan bile duygusallaşır.
bu nasıl tatlı bir aşk, sevgi ve tabi ki fedakarlık...
zamanın kıymetini anlatan filmlerden birisi de bu. aldığımız her nefes için şükretmemiz gerektiğini o kadar güzel vurguluyor ki..
genel kültür anlamında da katkı sağlayacağını düşündüğüm bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.
poe'nın erkek arkadaşı ve ailesiyle buluşacağı gün ölmesi yüreğimi fena burkan bir sahne olmadı değil.
bu filmde ben duygusuzum diyen insan bile duygusallaşır.
bu nasıl tatlı bir aşk, sevgi ve tabi ki fedakarlık...
zamanın kıymetini anlatan filmlerden birisi de bu. aldığımız her nefes için şükretmemiz gerektiğini o kadar güzel vurguluyor ki..
genel kültür anlamında da katkı sağlayacağını düşündüğüm bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.
devamını gör...
murat akay
yitzhar'a öncelikle teşekkürler(ukde konusunda).
t: bir türlü parlayıp ünlü olamamasından ötürü biz akayseverlerin ''ne zaman ünlü olacan abi sen?'' sorularına maruz kalmış ve artık bu sorudan bıkmış, gönlümüzün ünlüsü, komik, sevecen bir abimiz.
bir ara ben fero instagram hikayesinde kelim ben şarkısını paylaşmıştı. bu paylaşımla ünlü olacak gibiyken yine olamadı.
kel olmadan önceki şarkılarından...
yakışıklıyım, karizmatiğim.
cebimde param var.
ağzım güzel laf yapar.
eksik olan ne halen,
anlamış değilim.
t: bir türlü parlayıp ünlü olamamasından ötürü biz akayseverlerin ''ne zaman ünlü olacan abi sen?'' sorularına maruz kalmış ve artık bu sorudan bıkmış, gönlümüzün ünlüsü, komik, sevecen bir abimiz.
bir ara ben fero instagram hikayesinde kelim ben şarkısını paylaşmıştı. bu paylaşımla ünlü olacak gibiyken yine olamadı.
kel olmadan önceki şarkılarından...
yakışıklıyım, karizmatiğim.
cebimde param var.
ağzım güzel laf yapar.
eksik olan ne halen,
anlamış değilim.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
orucunu açtıktan sonra köy sütüyle yapılmış kekini, çocuklarıyla beraber üfleyip, çayını yudumlarken sahura ne yapsam diye düşünecek.
tıpkı geçen ömrünün nasıl bu kadar hızlı geçip de planladığını anlayamadığı gibi, yine bir (kendi tabiriyle 40+ doğumgünü şeysi) daha olacak.
en kötü günleri bitmiş ve artık her gün bir öncekinden iyi olan yeni güzel günleri olsun umarım..
hepimiz birer insanız, gülmeyi hakediyoruz. hep gülün inşallah.
tıpkı geçen ömrünün nasıl bu kadar hızlı geçip de planladığını anlayamadığı gibi, yine bir (kendi tabiriyle 40+ doğumgünü şeysi) daha olacak.
en kötü günleri bitmiş ve artık her gün bir öncekinden iyi olan yeni güzel günleri olsun umarım..
hepimiz birer insanız, gülmeyi hakediyoruz. hep gülün inşallah.
devamını gör...
wolff kanunu
özet bir tanımla; öldürmeyen acı güçlendirir, mantığıyla hareket eden kemikleri anlatır. kemiklerin aldıkları darbelerle daha da güçlendiklerini söyler.
birçoğumuz bilir ki; dövüş sanatları ustaları yüzyıllardır kemiklerini geliştirmek adına sert cisimlere darbe uygular. hatta söylenenlere göre osmanlı askerleri de aynı metotla hareket eder ve osmanlı tokadını geliştirmek için mermer döverlerdi. bu eylemleri belirli aralıklarla yapıldıkça kemikleri güçlenmeye başlar. işte, ilk kez alman anatomist julius wolff bu eylemi ortaya atmıştır. literatüre ise isim karşılığı olarak wolff kanunu olarak geçmiştir.

wolff'un dediğine göre; belirli aralıklarda ve ağırlıklarda kemiğe yüklenen ağırlık, onu güçlendirmektedir. bu nedenle hasta kemiğinin hızlı iyileşmesini istiyorsa belirli periyotlarda ağırlık işlemini uygulamalıdır. ancak görülen her kemik ağrısına wolff prosedürü uygulanamaz veyahut doktor kontrolü dışında işlem gerçekleştirilemez.
sonuçta kemiklerden bahsediyoruz, kırılmaları ve tamir olmaları günler, bazen haftalar sürebilir.
birçoğumuz bilir ki; dövüş sanatları ustaları yüzyıllardır kemiklerini geliştirmek adına sert cisimlere darbe uygular. hatta söylenenlere göre osmanlı askerleri de aynı metotla hareket eder ve osmanlı tokadını geliştirmek için mermer döverlerdi. bu eylemleri belirli aralıklarla yapıldıkça kemikleri güçlenmeye başlar. işte, ilk kez alman anatomist julius wolff bu eylemi ortaya atmıştır. literatüre ise isim karşılığı olarak wolff kanunu olarak geçmiştir.

wolff'un dediğine göre; belirli aralıklarda ve ağırlıklarda kemiğe yüklenen ağırlık, onu güçlendirmektedir. bu nedenle hasta kemiğinin hızlı iyileşmesini istiyorsa belirli periyotlarda ağırlık işlemini uygulamalıdır. ancak görülen her kemik ağrısına wolff prosedürü uygulanamaz veyahut doktor kontrolü dışında işlem gerçekleştirilemez.
sonuçta kemiklerden bahsediyoruz, kırılmaları ve tamir olmaları günler, bazen haftalar sürebilir.
devamını gör...
leyla ile mecnun
leylâ ile mecnun, bir arap efsanesine dayanan klasik bir aşk hikâyesidir. fuzuli tarafından 1535 yılında kaleme alınan bu efsane, dünyevi aşkı bir basamak olarak kullanıp onun üstünden maddeden ayrılıp tamamen ruha ait olan ilahi aşkı anlatan hikayeye dönüşmüştür. hikaye şöyledir:
leyla ve mecnun hikâyesi ile ilgili farklı rivayetler vardır. genel olarak bilinen ise; leyla ile kays birbirine aşık olurlar, fakat leyla'yı kays'la değil başka bir adamla evlendirirler. bunu duyan kays, kimsesiz diyarlara / çöllere yaşamak için göç eder. aşkı o kadar derindir ki çevresindeki kimseyi duymaz olur, kendi sessizliğine gömülür. insanlar ona aşkı yüzünden kendini yitirmiş manasına gelen mecnun ismini verir. bir gün kendisine, yani mecnun’a sorulur:
- “sen kimsin?”
- “leylâ!” der.
yine sorulur:
- “nereden geldin?”
-“leylâ’dan…” der.
yine sorulur:
- “nereye gidiyorsun?”
- “leylâ’ya…” der.
bir gün leylâ çölde onu bulur ama mecnun onu tanımaz ve “leylâ benim içimdedir, sen kimsin?” der. leylâ, mecnun’un ulaştığı mertebeyi anlar ve evine geri döner ve üzerinden fazla zaman geçmeden hayata gözlerini yumar.
mecnun, bunu haber alınca gelip onun mezarına uzanır ve canından can gitmiş gibi hıçkıra hıçkıra ağlar. yaradan’a feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini leylâ’sına kavuşturmasını ister. duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte leylâ’sına kavuşur.
--mutlu son--
leyla ve mecnun hikâyesi ile ilgili farklı rivayetler vardır. genel olarak bilinen ise; leyla ile kays birbirine aşık olurlar, fakat leyla'yı kays'la değil başka bir adamla evlendirirler. bunu duyan kays, kimsesiz diyarlara / çöllere yaşamak için göç eder. aşkı o kadar derindir ki çevresindeki kimseyi duymaz olur, kendi sessizliğine gömülür. insanlar ona aşkı yüzünden kendini yitirmiş manasına gelen mecnun ismini verir. bir gün kendisine, yani mecnun’a sorulur:
- “sen kimsin?”
- “leylâ!” der.
yine sorulur:
- “nereden geldin?”
-“leylâ’dan…” der.
yine sorulur:
- “nereye gidiyorsun?”
- “leylâ’ya…” der.
bir gün leylâ çölde onu bulur ama mecnun onu tanımaz ve “leylâ benim içimdedir, sen kimsin?” der. leylâ, mecnun’un ulaştığı mertebeyi anlar ve evine geri döner ve üzerinden fazla zaman geçmeden hayata gözlerini yumar.
mecnun, bunu haber alınca gelip onun mezarına uzanır ve canından can gitmiş gibi hıçkıra hıçkıra ağlar. yaradan’a feryat figan dualar ederek canını almasını, kendisini leylâ’sına kavuşturmasını ister. duası kabul olur, göklerin gürlemesiyle birlikte leylâ’sına kavuşur.
--mutlu son--
devamını gör...
zeytinyağı
bir kavanoz salçaya tuzla beraber döküldüğünde salçanın havayla temasını keserek ömrünü oldukça uzatan kutsalımız.
devamını gör...
ezel dizisi replikleri
"herkesin kimseye anlatamadığı gizli bir sırrı, kimseye gösteremediği gizli bir yüzü vardır yeğen."
devamını gör...
örnek vatandaş'ın hakikaten örnek vatandaş olması
mahlasının hakkını en iyi şekilde veren, seviyesini ve duruşunu hiç bozmayan, örnek teşkil eden değerli bir vatandaştır kendisi.
devamını gör...
sözlükte hiç arkadaşının olmaması
yahu tek arkadaş bulma ortamınız bu sözlük mü? gidin dışarıda milletle iki kelam edin, öz güven aşılayın kendinize. sözlükte arkadaşın olsa ne olur, olmasa ne olur? habire nickaltına seni sevdiklerini, ponçikliğini filan yazsınlar istiyorsan tabii o başka. o zaman çalışmalara devam edin, belki bulursunuz.
devamını gör...
bu iş yeri düzenli olarak tedaş tarafından soyulmaktadır
siirt'te kitapçılık yapan bir esnafın camekana astığı yazıdır. her ay diyerek de vurgulamış abimiz.
”işletme sahibiyim. giderleri karşılayamıyoruz. biz bu durumdan bayağı bir mustaribiz. böyle devam ederse dükkanı kapatacağız, işsiz kalacağız. gidip başka yerde asgari ücretle çalışmaya çalışacağız. eskiden 400, en fazla 600 lira gelirdi. şu an iki katı geliyor. bu durumda, neredeyse kiradan daha fazla geliyor. dükkan sahibine, bir de elektrik dağıtım şirketine çalışıyoruz. bir şekilde tepkimizi gösterelim dedik. bu durum bizi bayağı zorluyor.”
”geçen ay 700 lira gelen fatura bu ay 2 bin 432 lira geliyor”
faturaların bu kadar yüksek geleceğini tahmin etmediklerini söyleyen kuaför emir doruk ise ”faturanın yüksek gelmesini bekliyorduk. geçen ay 700 lira gelen fatura, bu ay 2 bin 432 lira geliyor. bu kadar beklemiyorduk. klimayı açamıyoruz, elektrikli sobayı açamıyoruz. müşteriler de mağdur oluyor. bayağı bizi etkiledi. sadece bizi değil, diğer bütün esnafı etkiledi. ne yapacağımızı bilmiyoruz. kiramız elektriğimizden daha az. kiraya bin 800-bin 900 lira öderken elektriğe 2 bin 500 lira para ödüyoruz. bu şekilde bütün esnaf kepenk kapatacak. yapacak bir şey yok. herkes mağdur bu durumdan. zamlı fiyat bekliyorduk lakin bu kadar beklemiyorduk. 2 katından da fazla bir fiyattan bahsediyoruz. bizi mağdur durumda bırakıyor. mağdur kalıyoruz. herkesin dilinde elektrik faturaları” dedi.
”kazancımız yüzde 70, yüzde 80 azaldı”
kazançlarının düştüğünü belirten esnaf hamza söyler de şöyle konuştu:
”elektrik faturaları gerçekten çok yüksek geliyor, bu zamlardan sonra. son zamlardan sonra, aldığımız kazancın yüzde 90’ını zamlara vermiş oluyoruz. kazancımız yüzde 70, yüzde 80 azaldı. doğal gaz zaten uçtu, elektrik desen malum. böyle giderse kapatma da söz konusu olabilir birkaç ay sonra. çünkü gerçekten zorlanıyoruz.”
buradan
haber kaynağı
”işletme sahibiyim. giderleri karşılayamıyoruz. biz bu durumdan bayağı bir mustaribiz. böyle devam ederse dükkanı kapatacağız, işsiz kalacağız. gidip başka yerde asgari ücretle çalışmaya çalışacağız. eskiden 400, en fazla 600 lira gelirdi. şu an iki katı geliyor. bu durumda, neredeyse kiradan daha fazla geliyor. dükkan sahibine, bir de elektrik dağıtım şirketine çalışıyoruz. bir şekilde tepkimizi gösterelim dedik. bu durum bizi bayağı zorluyor.”
”geçen ay 700 lira gelen fatura bu ay 2 bin 432 lira geliyor”
faturaların bu kadar yüksek geleceğini tahmin etmediklerini söyleyen kuaför emir doruk ise ”faturanın yüksek gelmesini bekliyorduk. geçen ay 700 lira gelen fatura, bu ay 2 bin 432 lira geliyor. bu kadar beklemiyorduk. klimayı açamıyoruz, elektrikli sobayı açamıyoruz. müşteriler de mağdur oluyor. bayağı bizi etkiledi. sadece bizi değil, diğer bütün esnafı etkiledi. ne yapacağımızı bilmiyoruz. kiramız elektriğimizden daha az. kiraya bin 800-bin 900 lira öderken elektriğe 2 bin 500 lira para ödüyoruz. bu şekilde bütün esnaf kepenk kapatacak. yapacak bir şey yok. herkes mağdur bu durumdan. zamlı fiyat bekliyorduk lakin bu kadar beklemiyorduk. 2 katından da fazla bir fiyattan bahsediyoruz. bizi mağdur durumda bırakıyor. mağdur kalıyoruz. herkesin dilinde elektrik faturaları” dedi.
”kazancımız yüzde 70, yüzde 80 azaldı”
kazançlarının düştüğünü belirten esnaf hamza söyler de şöyle konuştu:
”elektrik faturaları gerçekten çok yüksek geliyor, bu zamlardan sonra. son zamlardan sonra, aldığımız kazancın yüzde 90’ını zamlara vermiş oluyoruz. kazancımız yüzde 70, yüzde 80 azaldı. doğal gaz zaten uçtu, elektrik desen malum. böyle giderse kapatma da söz konusu olabilir birkaç ay sonra. çünkü gerçekten zorlanıyoruz.”
buradan
haber kaynağı
devamını gör...
hermann'la dorothea
johann wolfgang von goethe tarafından yazılmış eser. dilimize hermann ile dorothea olarak çevrilmiştir. her bölüm ismini yunan ilham perilerinden alıyor. goethe, dönemin şartlarını bir aşk hikayesini merkeze alarak aktarıyor. hermann karakterinin babası tarafından yalnızca istediklerini gerçekleştirecek ve kendisinin hayal ettiği gibi yaşaması gereken bir figür olarak görülmesi bana günümüzdeki aile yapısını anımsattı. yetişkinler çocukları için doğru olduğunu umdukları bir yol çiziyor ve hayatları boyunca bu yolda yürümeleri için onları zorluyorlar. peki ya ne faydası var bunun? kendi hatalarını yapmadıktan sonra başkalarının doğruları ne denli mutlu edebilir insanı? okurken sorguladığımız şeylerden yalnızca biri bu.
dönemin olaylarını ve toplum yapısını ustaca kaleme almış goethe, burjuvazinin kült eseri bile diyebiliriz hatta. klasik bir zengin-fakir ilişkisini konu aldığı düşünülse bile ve üzerine inşa edildiği konu ne kadar basit duruyor olsada; karakterlerin iç dünyası, dönemin güncel olayları ve büyüleyici bir anlatım ile üst düzey bir eser. goethe kelimelerle adeta dans etmiş, dil konusundaki tüm ustalığını konuşturmuş. bu eseri ortaya koyarken goethe'nin niyeti, eski destanı ve eski yunan altılık ölçüsünü alman şiiri için verimli kılmaktı özünde. schiller, wilhelm von humboldt ve hegel bu eserin edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olduğunu dile getirmiştir.recai bilgin çevirisini önerebilirim, elbette o büyülü anlatım tam olarak çevrilemez ama yine de mümkün olan en iyi işi çıkarmış recai bilgin.
--- alıntı ---
"ja, mir hat es der geist gesagt, und im innersten busen / regt sich mut und begier, dem vaterlande zu leben / und zu sterben und andern ein würdiges beispiel zu geben.“ (hermann, s. 27)
--- alıntı ---
dönemin olaylarını ve toplum yapısını ustaca kaleme almış goethe, burjuvazinin kült eseri bile diyebiliriz hatta. klasik bir zengin-fakir ilişkisini konu aldığı düşünülse bile ve üzerine inşa edildiği konu ne kadar basit duruyor olsada; karakterlerin iç dünyası, dönemin güncel olayları ve büyüleyici bir anlatım ile üst düzey bir eser. goethe kelimelerle adeta dans etmiş, dil konusundaki tüm ustalığını konuşturmuş. bu eseri ortaya koyarken goethe'nin niyeti, eski destanı ve eski yunan altılık ölçüsünü alman şiiri için verimli kılmaktı özünde. schiller, wilhelm von humboldt ve hegel bu eserin edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden biri olduğunu dile getirmiştir.recai bilgin çevirisini önerebilirim, elbette o büyülü anlatım tam olarak çevrilemez ama yine de mümkün olan en iyi işi çıkarmış recai bilgin.
--- alıntı ---
"ja, mir hat es der geist gesagt, und im innersten busen / regt sich mut und begier, dem vaterlande zu leben / und zu sterben und andern ein würdiges beispiel zu geben.“ (hermann, s. 27)
--- alıntı ---
devamını gör...
zeka
insanın düşünme, algılama ve yönetme gibi yeteneklerinin tümüne verilen isim.
insandan insana değişiklik gösterebilir.
insandan insana değişiklik gösterebilir.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
yarınları kuran cümleler,
şimdi;
geçmişi özlüyor..
şimdi;
geçmişi özlüyor..
devamını gör...
psikiyatrist vs psikolog
psikiyatri bir tıp dalıdır. psikiyatrist, tıp fakültesi eğitiminin yanında 4 yıllık psikiyatri uzmanlığını tamamlamış ve reçete yazma yetkisine sahip doktorlardır.
psikologlar ise fen edebiyat adı altında 4 yıllık lisans psikoloji eğitimini tamamlamış ve ardından 2 yıllık yüksek lisans programında eğitim görmüş ve uzman klinik ünvanını almış kişilerdir. kişilerde var olan hastalıklı duygu, düşünce ve davranışların altında yatan nedenleri konuşarak çözümlemeye çalışan ruh sağlığı uzmanıdır.
psikologlar ise fen edebiyat adı altında 4 yıllık lisans psikoloji eğitimini tamamlamış ve ardından 2 yıllık yüksek lisans programında eğitim görmüş ve uzman klinik ünvanını almış kişilerdir. kişilerde var olan hastalıklı duygu, düşünce ve davranışların altında yatan nedenleri konuşarak çözümlemeye çalışan ruh sağlığı uzmanıdır.
devamını gör...

