yazarların en eften püften başarıları
lisedeyken rusya temel bilimler olimpiyatı biyoloji dalında derece alıp mülakata çağırıldım. canım okulum başka bir ilde gerçekleşecek olan mülakata beni hazırlamak şöyle dursun sınav haftasıyla çakıştığı için yoluma taş koymuştu.
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
if you are second, you are only the first in a long line of losers.
devamını gör...
kadınlara laf atanlar derhal tevkif edilecek
1929 yılında çıkan cumhuriyet gazetesinin manşet yaptığı, dönemin adalet bakanı mahmut esat bozkurt'a ait cümledir. kendisi ayrıca şöyle demiştir;
"türk vatanında namus, şeref, haysiyet teşkilatlı esasiyemizin ve bütün türk milletinin teminatı altındadır."
"türk vatanında namus, şeref, haysiyet teşkilatlı esasiyemizin ve bütün türk milletinin teminatı altındadır."
devamını gör...
predestination
film zamansal paradoksu konu alıyor... türünün en iyisi. konusu ise;
bir gün bir yetimhaneye bir kız çocuğu bırakılır. yetimhanedekiler bu çocuğa jane adını verirler ve büyütürler. jane, bir gün okulda jim adlı bir adamla tanışır, aşık olurlar; fakat sonra tartışır ve ayrılırlar, ancak jane hamiledir. çocuğu doğurur ancak aynı akşam birisi hastaneye girip çocuğu çalar. jane ise çok hastalanır ve tek çare olarak doktor, jane'i kurtarmak için onu bütünüyle erkeğe çeviren bir operasyon yapar. jane, jim adını alır. bir gün barda birisiyle kavgaya girişir ve dayak yer, barmen yanına gelir ve der ki, "bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?". jim geçmişe gider ve orada jane adlı bir kızla tanışır, aşık olur ama sonra ayrılırlar. bir gün jane' in bebeği olduğunu öğrenir, gizlice gidip hastaneden çocuğu çalar ve zaman makinesiyle daha da geçmişe giderek onu bir yetimhaneye bırakır. daha sonra zaman geçer ve birkaç iş değiştirdikten sonra barmen olur. bir gün dayak yiyen jim ile karşılaşır ve yanında gidip der ki: 'bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?"
ethan hawke filme o kadar iyi bir hava katmış ki gözümü alamadım kendisinden. filme puanım 9/10.
bir gün bir yetimhaneye bir kız çocuğu bırakılır. yetimhanedekiler bu çocuğa jane adını verirler ve büyütürler. jane, bir gün okulda jim adlı bir adamla tanışır, aşık olurlar; fakat sonra tartışır ve ayrılırlar, ancak jane hamiledir. çocuğu doğurur ancak aynı akşam birisi hastaneye girip çocuğu çalar. jane ise çok hastalanır ve tek çare olarak doktor, jane'i kurtarmak için onu bütünüyle erkeğe çeviren bir operasyon yapar. jane, jim adını alır. bir gün barda birisiyle kavgaya girişir ve dayak yer, barmen yanına gelir ve der ki, "bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?". jim geçmişe gider ve orada jane adlı bir kızla tanışır, aşık olur ama sonra ayrılırlar. bir gün jane' in bebeği olduğunu öğrenir, gizlice gidip hastaneden çocuğu çalar ve zaman makinesiyle daha da geçmişe giderek onu bir yetimhaneye bırakır. daha sonra zaman geçer ve birkaç iş değiştirdikten sonra barmen olur. bir gün dayak yiyen jim ile karşılaşır ve yanında gidip der ki: 'bu zamanda mutlu değil gibisin, benim bir zaman makinem var, geçmişe gitmek ister misin?"
ethan hawke filme o kadar iyi bir hava katmış ki gözümü alamadım kendisinden. filme puanım 9/10.
devamını gör...
demiseksüel
sadece duygusal hisler beslenen kişiye karşı cinsel istek duymak şeklinde açıklanabileceğini düşünmediğim yönelim.
yani demiseksüeller sevdikleri insanla her zaman sevişebilirler gibi bir açıklaması yok bu durumun. bu bağlamda aseksüelliğe daha yakın diye tanımlayabiliriz. kişiden kişiye değişmez, bu böyledir gibi bir iddiam tabi ki yok. ama benim araştırmalarım bu minvalde bir çıkarıma ulaştırmıştı beni.
bir demiseksüel hali hazırda birlikte olduğu, sevdiği, sevildiği duygusal birlikteliğinde duruma, ana göre cinsel istek duyabiliyor. ona söylediğiniz güzel bir söz, kalabalık içinde, herhangi bir seksi çağrışımı olmayan bir tavrınız karşınızdaki kişiye "çekici" gelebiliyor. onu baştan çıkarmaya çalıştığınız, ne yaparsanız yapın çıkaramadığınız anlar olabildiği gibi, "a aaa ne oldu şimdi yahu" diyebileceğiniz anlar da olabiliyor. anlatması çok güç.
yani demiseksüeller sevdikleri insanla her zaman sevişebilirler gibi bir açıklaması yok bu durumun. bu bağlamda aseksüelliğe daha yakın diye tanımlayabiliriz. kişiden kişiye değişmez, bu böyledir gibi bir iddiam tabi ki yok. ama benim araştırmalarım bu minvalde bir çıkarıma ulaştırmıştı beni.
bir demiseksüel hali hazırda birlikte olduğu, sevdiği, sevildiği duygusal birlikteliğinde duruma, ana göre cinsel istek duyabiliyor. ona söylediğiniz güzel bir söz, kalabalık içinde, herhangi bir seksi çağrışımı olmayan bir tavrınız karşınızdaki kişiye "çekici" gelebiliyor. onu baştan çıkarmaya çalıştığınız, ne yaparsanız yapın çıkaramadığınız anlar olabildiği gibi, "a aaa ne oldu şimdi yahu" diyebileceğiniz anlar da olabiliyor. anlatması çok güç.
devamını gör...
kalp emojisi renklerinin anlamları
bugün yeni bir şey daha öğrendim. çok dikkat etmediğim bir husustu ama artık daha dikkatli kalp kullanacağım*. kalbinize hakim olun yazarcanlar. bana hitap eden renkler ise mavi, mor ve sarı renklerin karışımı olan kalp rengidir.
kırmızı kalp: dünyada en çok kullanılan emojilerden biri olan kırmızı kalp, saf aşk duygusunu belirtiyor. bu emoji birbirine karşı büyük tutku, sevgi ve romantizm duygusu taşıyan insanlar arasında kullanılır. bununla birlikte çok yakın arkadaşlık ve derin hisleri tanımlamak için de rol oynar.
turuncu kalp: kalp emojisi sevgili temsil eder. fakat turuncu kalbin anlamı daha çok arkadaşlık ilişkilerini kapsıyor. yani duygusal ilişkilerin yanı sıra dostluk sevgisi mesajlarına hizmet eder.
sarı kalp: yeni başlangıçlar, gençlik, gün ışığı, bahar, saflık ve güç anlamları taşıyan sarı rengi, whatsapp emojisinde mutluluk ve iyimserlik anlamı taşıyor. yaşama sevincini temsil etmek için de tercih ediliyor.
mavi kalp: güven, uyum, barış ve sadakati gösteren mavi kalp ikonu ikili arasında hissedilen derin dostluğu temsil eder. çekicilik ve arzuyu içerisinde barındıran mavi kalp çift anlam taşır. bu yüzden kullanımına dikkat etmekte yarar var.
mor kalp: şefkat ve ilgiyi sembolize eder. daha çok aile ilişkilerinde tercih edilen bu emoji, anneler günü ya da doğum günü gibi özel günlerde de sıkça kullanılır.
siyah kalp: karanlık ve sert bir mizahı tanımlayan siyah kalp emojisi, kullanıcının içinde tuttuğu acı ve üzüntü hissini ifade eder. çoğunlukla taziye mesajlarında kullanılır.
kaynak
kırmızı kalp: dünyada en çok kullanılan emojilerden biri olan kırmızı kalp, saf aşk duygusunu belirtiyor. bu emoji birbirine karşı büyük tutku, sevgi ve romantizm duygusu taşıyan insanlar arasında kullanılır. bununla birlikte çok yakın arkadaşlık ve derin hisleri tanımlamak için de rol oynar.
turuncu kalp: kalp emojisi sevgili temsil eder. fakat turuncu kalbin anlamı daha çok arkadaşlık ilişkilerini kapsıyor. yani duygusal ilişkilerin yanı sıra dostluk sevgisi mesajlarına hizmet eder.
sarı kalp: yeni başlangıçlar, gençlik, gün ışığı, bahar, saflık ve güç anlamları taşıyan sarı rengi, whatsapp emojisinde mutluluk ve iyimserlik anlamı taşıyor. yaşama sevincini temsil etmek için de tercih ediliyor.
mavi kalp: güven, uyum, barış ve sadakati gösteren mavi kalp ikonu ikili arasında hissedilen derin dostluğu temsil eder. çekicilik ve arzuyu içerisinde barındıran mavi kalp çift anlam taşır. bu yüzden kullanımına dikkat etmekte yarar var.
mor kalp: şefkat ve ilgiyi sembolize eder. daha çok aile ilişkilerinde tercih edilen bu emoji, anneler günü ya da doğum günü gibi özel günlerde de sıkça kullanılır.
siyah kalp: karanlık ve sert bir mizahı tanımlayan siyah kalp emojisi, kullanıcının içinde tuttuğu acı ve üzüntü hissini ifade eder. çoğunlukla taziye mesajlarında kullanılır.
kaynak
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
çok saçma bir şekilde kafa sözlüğü buldum. kafa dergisi için bir mektup yazdım, nasıl gönderirim diye kafa dergisinin instagram adresini aratırken kafa sözlük karşıma çıktı, bir tıkladım pir tıkladım. kitap hediyesi falan yazıyordu ki kitaba zaafım olduğundan dur bir bakayım derken üye oldum. o gün bugündür buralardayım. daha önce hiç sözlük deneyimim olmamıştı. ilk göz ağrımsın kafa sözlük seni tesadüfen buldum ama iyiki bulmuşum. burası benim zihnimi toparlamama yardımcı oluyor. sağ olsun, var olsun. *
devamını gör...
en iyi online alışveriş sitesi
(bkz: amazon.com.tr)
devamını gör...
köpek balığı yüzgeci çorbası
çin mutfağında statü ve zenginlik sembolü olan, köpekbalığı yüzgecinin jöle kıvamına getirdiği fakat tadını diğer malzemelerden alan, tavuk ve domuz eti suyu ile yapılan çorbadır. geleneksel çin tıbbında kan dolaşımını hızlandırdığı, yaşam enerjisi verdiği düşünülür.
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
avlanan köpekbalıkları yüzgeçleri kesildikten sonra tekrar denize bırakılıyor, yüzgeçsiz kalan köpekbalığı ise kısıtlı hareket ve kan kaybı ile zamanla hayatını kaybediyor.


izlediğimiz jaws tarzı filmlerle, medyanın korku pompalaması ile köpekbalıklarını birer canavar olarak görmekteyiz. gerçekte ise insanlara tüm dünyada yüz civarı köpekbalığı saldırısı olmaktadır. bunların da sadece yüzde on kadarı kötü sonuçlanmaktadır. insanlar ise yılda 73 milyon köpekbalığını zenginliğini tatmin etmek ve inandıkları sapkın alternatif tıp öğretileri için öldürmektir.
sizce hangimiz daha canavarız?
devamını gör...
öğretmenlerin yarım gün çalışıp 3 ay tatil yapması
öğretmen denen kavramı biz tam olarak anlayamamışız sanırım . büyük ihtimalle görevini layıkıyla yerine getirmeyen öğretmenler yüzünden böyle bir sıkıntı meydana geliyor . yahu öğretmen dediğin meslek bir insanın hayatını değiştirebilir harika bir hayata yetiştirebilir senin omurganın oluşmasında yardımcı olabilir karakterli bilinçli bireyler oluşmasına olanak sağlar . bir öğretmen bir çocuğun psikolojisini aşırı olumlu yönde etkileyebilir (olumsuz da etkileyebilir maalesef) o yüzden hakkı olanı asla teslim alamayacaktır öğretmen yaptıkları tatil az bile hatta tatilde masaj yapmamı isteyen öğretmen varsa mesaj atsın masaj olur okey oynarız halı saha yaparız öğretmenlerim benim hepinizden allah razı olsun .
devamını gör...
orgazm bağımlılığı
alkol ve uyuşturucu gibi bir bağımlılıktır. esir aldığı kişiyi hem psikolojik hem de fiziksel olarak zarara uğratabilir. bu bağlamda kurulan çeşitli topluluklar var. nofap bunlardan biri. nofap, erkekler adına reddit'te oluşturulmuş bir platform, bir harekettir. tebrik edilmesi gerekir. kaliteli gelecek kuşaklar ve ruhsal / fiziksel sağlıklı toplum oluşturmak için önemli olduğunu düşündüğüm bir harekettir. genel mantığı nopmo'dur. yani, no porno masturbation and orgasm'dır. bu terimler ile meydana gelen minimum efor ve kolayca zafere ulaşma hissiyatına rest çekmektir. nopmo, hem kadınlar hem de erkekler tarafından uygulanabilir. fakat, bu bağımlılık fizyolojik olarak da bakıldığında erkekler için daha ciddi bir problemdir.
gerçek hayatımızda "başarmak", belli bir çabalama ve hak edilmiş bir tatmin hissi ile birlikte meydana gelen bir kavramdır. yeni bir dil öğrenmeye çalıştığınızı düşünün. ilk başlar zor olacak, ciddi çabalamanız gerekecek. belki de tüm utangaçlığınızı bir kenara -zor da olsa- itmeniz ve o dili konuşan yeni insanlar ile tanışmanız gerekecek ki "başarıya" ulaşasınız. yine benzer bir şekilde bir kişiden hoşlandığınızı düşünüyorsunuz. onu elde edebilmek için türlü türlü yollar bulmanız; insani iletişim becerilerinizi bir şekilde geliştirmeniz gerekecek ki yine aynı şekilde "başarıya" ulaşasınız. tüm bunlar belli bir "çabalama" süreci gerektirir. süreç boyunca ve sürecin sonunda "gerçek" bir tatmin hissi belirecek ve "başarılı" olmanız dahilinde beyin bunu gerçek bir "mutluluk" olarak algılayacaktır.*
tüm bu zorlu başarı süreçlerini alt üst eden ve beyinde saniyelik "tatmin" hissi oluşturan ve bağımlılık boyutunda olursa eğer hayatınızı siz anlamadan cehenneme çeviren bir olgu var: orgazm.
orgazm ile gelen tatmin ve sadece dakikalar sürecek olan mutluluk hissi, beyinde kolay elde edilen başarı olarak algılanır ve salgılanan dopamin ile birlikte "bağımlılık" yolunda ciddi bir tehdit oluşturur. burada özellikle bağımlılığı tırnak içinde yazıyorum. oturun ve kendinizi dinleyin. yapmadığınızda kendinizi kötü hissediyor musunuz? aklınız sürekli onda mı? karşıt cinsleriniz ile tanışmaktan pek de keyif almıyor musunuz? ya da onlar sizden uzak mı duruyor?
bilimsel olarak kısaca irdeleyebiliriz. bir, beyin fazla ve gereksiz bulduğu glikoz kullanımından her zaman uzak durur ve evrimsel açıdan her zaman en kısa yoldan minimum enerji ve maksimum fayda prensibi ile çalışır. porno ve mastürbasyon yoluyla gelen minimum efor / zaman kullanımı sayesinde kadınlara yaklaşmıyor ya da gereksiz buluyor olabilirsiniz veya hayalinizdeki "ideal" olacağınız kişiye kadar bunu sürekli erteliyor olabilirsiniz. ikincisi, vücudumuzda fazla hormonlar ter yoluyla da atılır. bunu testosteron bağlamında ele alırsak, gereksiz yollar ile vücuttan uzaklaştırılmayan testosteron, ter bezleriyle birlikte havaya salınır ve bu, karşıt cinsinizi size çeker. insanız ama hayvanlarınız en nihayetinde.
kısaca, bu bağlamlardan baktığımızda, bağımlı olduğunuzu düşünüyor iseniz eğer, önce biraz irade kontrolü ve bu konuda açılmış çeşitli topluluklara katılabilir ve siz de bunu başaran herkes gibi yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz. artan libido, faydalı işlere kanalize edildiği an işte o gerçek tatmin hissi oluşur ve iyi ki! dersiniz.
beyninizin ve dolayısıyla vücudunuzun kontrolü sizin elinizde. bunu hiçbir zaman unutmayın.
ben bu konuda yazmak istedim. bir kişiye bile faydası olursa bu iyi bir şeydir çünkü. sağlıklı nesiller ve kaliteli genler önemli.
reddit nofap community
reddit'te yorumlar
testosteron mekanizması ve atılımı
porno bağımlılığı hk türkçe bir yazı
gerçek hayatımızda "başarmak", belli bir çabalama ve hak edilmiş bir tatmin hissi ile birlikte meydana gelen bir kavramdır. yeni bir dil öğrenmeye çalıştığınızı düşünün. ilk başlar zor olacak, ciddi çabalamanız gerekecek. belki de tüm utangaçlığınızı bir kenara -zor da olsa- itmeniz ve o dili konuşan yeni insanlar ile tanışmanız gerekecek ki "başarıya" ulaşasınız. yine benzer bir şekilde bir kişiden hoşlandığınızı düşünüyorsunuz. onu elde edebilmek için türlü türlü yollar bulmanız; insani iletişim becerilerinizi bir şekilde geliştirmeniz gerekecek ki yine aynı şekilde "başarıya" ulaşasınız. tüm bunlar belli bir "çabalama" süreci gerektirir. süreç boyunca ve sürecin sonunda "gerçek" bir tatmin hissi belirecek ve "başarılı" olmanız dahilinde beyin bunu gerçek bir "mutluluk" olarak algılayacaktır.*
tüm bu zorlu başarı süreçlerini alt üst eden ve beyinde saniyelik "tatmin" hissi oluşturan ve bağımlılık boyutunda olursa eğer hayatınızı siz anlamadan cehenneme çeviren bir olgu var: orgazm.
orgazm ile gelen tatmin ve sadece dakikalar sürecek olan mutluluk hissi, beyinde kolay elde edilen başarı olarak algılanır ve salgılanan dopamin ile birlikte "bağımlılık" yolunda ciddi bir tehdit oluşturur. burada özellikle bağımlılığı tırnak içinde yazıyorum. oturun ve kendinizi dinleyin. yapmadığınızda kendinizi kötü hissediyor musunuz? aklınız sürekli onda mı? karşıt cinsleriniz ile tanışmaktan pek de keyif almıyor musunuz? ya da onlar sizden uzak mı duruyor?
bilimsel olarak kısaca irdeleyebiliriz. bir, beyin fazla ve gereksiz bulduğu glikoz kullanımından her zaman uzak durur ve evrimsel açıdan her zaman en kısa yoldan minimum enerji ve maksimum fayda prensibi ile çalışır. porno ve mastürbasyon yoluyla gelen minimum efor / zaman kullanımı sayesinde kadınlara yaklaşmıyor ya da gereksiz buluyor olabilirsiniz veya hayalinizdeki "ideal" olacağınız kişiye kadar bunu sürekli erteliyor olabilirsiniz. ikincisi, vücudumuzda fazla hormonlar ter yoluyla da atılır. bunu testosteron bağlamında ele alırsak, gereksiz yollar ile vücuttan uzaklaştırılmayan testosteron, ter bezleriyle birlikte havaya salınır ve bu, karşıt cinsinizi size çeker. insanız ama hayvanlarınız en nihayetinde.
kısaca, bu bağlamlardan baktığımızda, bağımlı olduğunuzu düşünüyor iseniz eğer, önce biraz irade kontrolü ve bu konuda açılmış çeşitli topluluklara katılabilir ve siz de bunu başaran herkes gibi yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz. artan libido, faydalı işlere kanalize edildiği an işte o gerçek tatmin hissi oluşur ve iyi ki! dersiniz.
beyninizin ve dolayısıyla vücudunuzun kontrolü sizin elinizde. bunu hiçbir zaman unutmayın.
ben bu konuda yazmak istedim. bir kişiye bile faydası olursa bu iyi bir şeydir çünkü. sağlıklı nesiller ve kaliteli genler önemli.
reddit nofap community
reddit'te yorumlar
testosteron mekanizması ve atılımı
porno bağımlılığı hk türkçe bir yazı
devamını gör...
nötrino
maddelerin içinden hemen hemen hiç etkileşmeden geçip gidebilen, elektrik yükü 0 olan parçacık. maddelerle genellikle etkileşmediği için hayalet parçacık olarak da bilinir.
mesela bu cümleyi okurken vücudunuzdan yaklaşık 100 milyar kadar nötrino geçip gitti. bunların kaynağı güneş ama evrende başka nötrino kaynakları da var.
***
bir zamanlar bu parçacık, "güneş nötrinosu uyumsuzluk problemi" adıyla bilinen bir sıkıntı yaratmıştı bilim camiasında. standart güneş modelimizden bildiğimiz kadarıyla, güneş'ten belirli bir nötrino akısının gelmesi gerektiğinden eminiz. fakat 1960'larda bir gözlem yapıldı ve gelen nötrinoların, gelmesi beklenen nötrinolardan çok daha az olduğu gözlendi. bunun nedeni de 30 yıl kadar çözülemedi.
1990'larda bazı nötrino dedektörlerinden gelen veriler incelendi. burada oldukça ilginç bir sonuçla karşılaşıldı: müon nötrinosu adı verilen nötrino türü, güneş'ten bize ulaşana dek tau nötrinosuna dönüşüyordu. bu nedenle bazı nötrinolar dedektörlerde görünmüyordu. böylece ortalıkta olmayan nötrinoların nerede olduğu da açıklık kazanmış oldu.
mesela bu cümleyi okurken vücudunuzdan yaklaşık 100 milyar kadar nötrino geçip gitti. bunların kaynağı güneş ama evrende başka nötrino kaynakları da var.
***
bir zamanlar bu parçacık, "güneş nötrinosu uyumsuzluk problemi" adıyla bilinen bir sıkıntı yaratmıştı bilim camiasında. standart güneş modelimizden bildiğimiz kadarıyla, güneş'ten belirli bir nötrino akısının gelmesi gerektiğinden eminiz. fakat 1960'larda bir gözlem yapıldı ve gelen nötrinoların, gelmesi beklenen nötrinolardan çok daha az olduğu gözlendi. bunun nedeni de 30 yıl kadar çözülemedi.
1990'larda bazı nötrino dedektörlerinden gelen veriler incelendi. burada oldukça ilginç bir sonuçla karşılaşıldı: müon nötrinosu adı verilen nötrino türü, güneş'ten bize ulaşana dek tau nötrinosuna dönüşüyordu. bu nedenle bazı nötrinolar dedektörlerde görünmüyordu. böylece ortalıkta olmayan nötrinoların nerede olduğu da açıklık kazanmış oldu.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan'ın efsane sözleri
devamını gör...
yeşil göz vs mavi göz
esmer ya da kumralsanız 2-0 önde başlayacağınız göz renkleri.
devamını gör...
siyah oje sürünce gelen hırçınlık
o hırçınlık hissiyatından dolayı elin siyah oje'ye gitme durumudur. kimisi kıyafete göre kimisi ruh haline göre seçer rengini. bir ara çatlayan ojeler vardı.onu sürüp tırnaklarıma bakınca hırçın mıyım yoksa çatlak mıyım ikileminde kalmıştım.
aslında bunun renklerin insanlar üzerindeki etkisi ile bir alakası olabilir. ama sadece oje renginden bahsediyorsak bu kadar güçlü ruh hâli değişkenliği yaratacağını düşünmüyorum. tabii bir bütün olarak siyahlara bürünme söz konusuysa bir şeyler değişebilir.
yine de kafa göz dalmak için siyah oje'yi harcamayalım derim. onu içiniz açılsın diye sürdüğünüz beyazla da ya da enerjinizi yükselten kırmızı ile de yaparsınız. hatta kırmızı rengin enerjiden öfke'ye geçişi daha hızlı olabilir. buradan da oje rengi dili ve edebiyatı yaptık ya helal olsun.
aslında bunun renklerin insanlar üzerindeki etkisi ile bir alakası olabilir. ama sadece oje renginden bahsediyorsak bu kadar güçlü ruh hâli değişkenliği yaratacağını düşünmüyorum. tabii bir bütün olarak siyahlara bürünme söz konusuysa bir şeyler değişebilir.
yine de kafa göz dalmak için siyah oje'yi harcamayalım derim. onu içiniz açılsın diye sürdüğünüz beyazla da ya da enerjinizi yükselten kırmızı ile de yaparsınız. hatta kırmızı rengin enerjiden öfke'ye geçişi daha hızlı olabilir. buradan da oje rengi dili ve edebiyatı yaptık ya helal olsun.
devamını gör...
gelirken ekmek al
şermin yaşar, nam-ı diğer oyuncu anne'nin öykü kitabı.
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.
bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.
neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.
tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.
annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
devamını gör...
yazarların gitmek istediği şehirler
kuzey ışıklarını görmek isteyen herkesin hayali savlbard ve kakslautanen.
devamını gör...
yazarların tc kimlik numaraları
ooo gbt kotasını uyanıkça bedavadan doldurmak isteyen, bekçi veya polis olma ihtimali olan yazar yemlemesi.
devamını gör...
26 haziran 2021 kanal istanbul için ilk kazmanın vurulması
atacağınız her kazma sandıkta fena şekilde girecek. doğa katliamı.
devamını gör...
