yalan beyni uyusturur, gercek beyni uyarır. ortasını bulabilirsek ne mutlu.
devamını gör...

bestelenen şiirlerden biridir ve ataol behramoğlu'ya aittir.

"bu aşk burada biter ve ben çekip giderim.
yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver.
bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!
ve ben çekip giderim, bir nehir akıp gider.

bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir,
solarken albümlerde çocuklar ve askerler...
yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner,
uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir.

yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler,
ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı!
bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı...
geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler...

bu aşk burada biter.
ve ben çekip giderim
yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver...
bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!
ve ben çekip giderim,
bir nehir akıp gider.


muazzamdır.
devamını gör...

dizleri açık, bacakları ayrık oturan erkektir. düşüncesiz ve bencildir.
devamını gör...

artık acı çekmiyorsun, ölüm tüm ağrını aldı ve götürdü. artık senin için daha fazla acı yok biliyorum ama ben bütün direncimi kaybettim. artık acı çekmiyor olduğunu bilmek huzurlu hissettiriyor olsa bile tamamen gittiğini bilmek koca bir boşluğun içinde nefes almaya çalışmak gibi ama yine de yokluğunu hissetmenin bana ne yaptığını görmediğine seviniyorum. o barınağa ilk girdiğimde aklı beş karış havada küçük bir çocuktum sadece ama seninle büyüdüm ben. artık lisenin bahçesinde beklediğin, gömleğinin her yanına çamurlu pati izlerini bıraktığın ve paçalarını dişlerinle çekiştirdiğin o küçük çocuk değilim ama eğer geri dönebilseydim eğer dönebilsem yemin ederim zamanı o anlardan birinde durdurmak için her şeyimi verirdim.

koca dört gün , bana milyonlarca yıl gibi hissettiren koca dört gün. seni tamamen kaybettiğimi anlamam günlerimi aldı. tüm dünya bana sırtını dönmüş gibi hissettiğimde benim için orada olduğunu biliyordum. karanlık ödümü kopardığında, sınavı kazandığımda, o kupayı kaldırdığımda, o kazaları yaptığımda, kendimi en mutlu hissettiğim zamanlarda, o berbat günü geçiremediğimde, kendimi kimsesiz hissettiğimde ve insanlar sevilmeye değer olmadığımı söylediklerinde senin beni sevdiğini biliyordum. sadece dizlerimin üzerine çöküp tüm zaman boyunca beni ayakta tuttuğun için teşekkür etmek istiyorum ama yazmaktan daha iyi bildiğim bir şey yok. ben acıyı geçirecek başka bir yol bilmiyorum, hiç öğrenemedim. kağıtlara yazdığım her şey tamamen küle bulanıyor ve artık hatırlamak konusunda aklıma güvenemiyorum. zaman kavramım nerede bilmiyorum. bütün bu korkular, uykusuzluk ve kırgınlıklar benden tüm dayanma gücümü almıştı yine de idare ediyordum çünkü günün sonunda nefes aldığını biliyordum ama artık eskisi gibi yoluma devam edemiyorum. kendi ölümümü beklemek sorun değildi ama seni ölüme götüren yolu tüm zaman boyunca izledim. bunun bana ne hissettirmesi gerektiğini bilmiyorum.

eğer tüm acını alabilseydim yemin ederim yapardım ama oturup haftalar boyunca ölmek üzere olduğunu izlemekten başka bir halta yaramadım. neden her şeye geç kaldım ben böyle. ben zaten her şeye ve herkese geç kaldım. koca bir dört gün geçti ama kimseye hakkında tek kelime edemiyorum. tamamen yenilmiş hissediyorum. acıyı umursamamayı denedim ama düşünmeyi durduramıyorum. sadece seni biraz daha burada tutabilmek için neyi feda etmem gerekirdi bunu düşünüyorum ama hiçbir şey yoktu ve eğer yapabilsem bunu bilmeyi hiç istemezdim. eğer yapabilsem gitmene izin vermezdim ama izin vermek zorundayım. içimdeki bu hisle ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yok. her zaman uyuduğun köşeye gözümü çevirip bakamıyorum bile. yemin ederim hiç gücüm kalmadı. kaybolduğun gün aklımı kaçırdığımı sanmıştım, bu acı beni darmadağın eder sanmıştım ama şimdi geri dönemeyeceğin bir yere gittin ve ben bu düşünceyle ne yapacağımı bilmiyorum. her şey yolunda davranmaya çalışıyorum, eski hayatıma bakmaya çalışıyorum ama kafamın içinde bir yerde tıkılı kaldım ve delirmemek için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. sadece seni seviyorum. her zaman sevdim, sen benim ailemsin nasıl sevmezdim ki zaten. sevdiğim herkesin hainler listesine bir şekilde adımı yazdırmayı başardım ama bunun bir önemi yoktu çünkü günün sonunda eve girdiğim zaman senin kapıyı açtığım gibi üzerime atlayacağını biliyordum. dünya kalbimi kırdığında sana sarılıp uyumanın tüm acımı alacağını biliyordum keşke ben de senin için aynısını yapabilseydim. herkes bana sırtını dönebilirdi ben bir şekilde idare ederdim ama sensizliğin bana ne yaptığını bilmiyorum. sadece artık daha fazla bu acıyı benimle tutamam çünkü beni delirteceğini biliyorum. geç farkına vardım ama sana artık veda etmek zorundayım. bunun düşüncesinden bile nefret ediyorum ama geçmişin hayaletlerinden birine dönüşmene izin vermek zorundayım yoksa aklımı kaçıracağım. keşke gitmeden önce sana söyleme şansım olsaydı, burada olduğun her anın beni nasıl ayakta tuttuğunu. yine de artık veda etmek zorundayım çünkü burada daha fazla izlenecek yıldız kalmadı. gittiğinden beri burada hiçbir şey yok ama devam etmek zorundayım. burada olsan beni anlardın biliyorum, lütfen beni anlamış ol. sen sahip olduğum en iyi aileydin, artık acı çekmediğini bilmek güzel.
devamını gör...

öp de barışalım.
devamını gör...

herkeste bir şikayet, herkeste bir veryansın.

sol akışı mahvetmişler. şahtı şahbaz oldu. zaten bi olayı yoktu ki?

şikayet eden; kaliteli yazarları takip eder, kaliteli tanım yazar, güzel başlıklar açar.

t: anca kafa ütüleyen yazardır!
devamını gör...

cengiz aytmatov'un roman'ıdır.

sallantılı varlığımızda hiç bir şey bize daima bizde kalması için verilmemiştir. her şey bir burgaca kapılır, bazen görünür, bazen kaybolur, yeniden meydana çıkar ve sonra yine silinir. bunun içindir ki hislerimizi damgalayarak, ebedileştirerek değişmez bir şekilde ifade yollarını arıyoruz.
devamını gör...

üstün wikipedia kullanma kabiliyeti vesilesiyle ermenistan'ın bütün kasabalarını öğrenmemizi sağlayan sözlük yazarı. aşırı fena, uç seviyelerde kültürlü bir arkadaş. yüzümüz kızardı, kendimizi cahil hissettik. öyle ki her an banlanabilir.
devamını gör...

2020 yılının çürüttüğü bir iddia.
devamını gör...

1'er 1'er güncelleyin çok acıtmayın dedikleri zamdır.
devamını gör...

hemem hemen her sütlü tatlıyı sevdiğim gibi sevdiğim mükemmel ötesi tatlıdır.

bıkmadan 3-4 porsiyon bile yiyebilirim ama sonrası bıktırır.
devamını gör...

cahilliğin alametlerinden olan özelliktir.
devamını gör...

görüşleri, düşünceleri beni ilgilendirmez ama müslümanların durumunu çok güzel özetleyen bir cümlesi var;
"doğuya gittim müslüman gördüm, ama islâm yoktu! batıya gittim islâm'ı gördüm ama müslüman yoktu.”
devamını gör...

biz store'a yükleyene kadar şimdilik, aşağıdaki direktifleri izleyip 20 saniyenizi ayırarak sahip olabileceğimiz uygulamadır.


ios için video linki tıklayıp izleyebilirsiniz.
hate adlı moderatörümüze video için teşekkürler.


android için :

tarayıcımızda sağ üstte kalan alt alta dizilmiş 3 noktaya basıyoruz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


sonrasında ise açılan menüde ana ekrana ekle diyoruz. hepsi bu kadar.
telefonunuzun dilediğiniz ekranına sürükleyip bırakabilirsiniz.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

4 yıldır yaptığım iş. öğretmenlerle dolu bir aileden geliyorum ve annem, dayım ve onun oğlu da ingilizce öğretmeni. ingiliz dili ve edebiyatı çıkışlıyım; ancak 2 öğretmenlik belgem var. ilki yıldız teknik üniversitesi'nden aldığım pedagojik formasyon, diğeri de özel bir kurumdan aldığım; ancak pek bir geçerliliği olmayan tesol belgesi. yanlış anlaşılmasın, tesol geçerli bir belgedir; yalnızca belgeyi veren kurumu pek araştırmadan başladım eğitimlere ve verdikleri belgenin dünya çapında bir geçerliliği olmadığını ortaya çıkardım biraz araştırmayla. biraz boşluğuma geldi denilebilir. yine de bir şeyler katmadı değil.

konusu açılmışken ingilizce öğretmenliği, ingiliz dili ve edebiyatı, amerikan kültürü ve edebiyatı, çevirmenlik ya da dilbilim bölümlerinden birini bitirmiş ve öğretmen olarak geçimini sağlamayı düşünen kişiler için bu belgelerle ilgili birkaç bilgi vermek isterim:

kendinize yapacağınız en iyi yatırım, university of cambridge'in verdiği celta ve sonrasında da delta sertifikalarını almak olacaktır; ancak yükselen döviz kurlarından ötürü epey tuzlu (en son baktığımda 1200 ingiliz sterliniydi). her ne kadar bu sertifika işi bana çok saçma ve haksız gelse de düzen böyle işliyor ne yazık ki ve birçok ayrıcalık kazandırıyor. 4 yıllık ingilizce öğretmenliği bölümü ya da ingilizceyle ilgili bir bölüm okuyanlar boşuna mı okumuş oluyor bu durumda? 4 hafta boyunca her gün gidip alabildiğiniz bir belge sonuçta. böyle bir belgeden ne bekleyebilirsiniz, bilmiyorum. pedagojik formasyon bile 1 yıl sürmüştü ve bana çok şey kattı; ancak 1 yılı bile yeterli görmüyorken, 4 hafta gibi bir süreyi oldukça gülünç buluyorum. öğrendiğiniz şeyleri özümsemek ve kullanmak için yeterli süreniz bile yok ve ders çalışmaktan kusacak konumda buluyorsunuz kendinizi. bir şeyler katmaz mı? kesinlikle bir şeyler katar; ancak öğretmenliği 4 haftalık bir programla öğrenemezsiniz. zaten öğretmen olmak, bilgi birikimi ya da teoriden çok, kişisel özelliklerin ne denli güçlü olduğuna bağlıdır.

bu sertifikalar, yalnızca az önce saydığım bölümleri bitiren kişilere verilseydi bu kadar karşı çıkmayabilirdim. örneğin, abd'de fizyoterapi bölümünü bitirmiş bir kişi, celta ya da tesol belgelerinden birini alıp, yurt dışında herhangi bir ülkede herhangi bir üniversiteye girip çatır çatır para kazanıyor. birkaç farklı kursta çalıştım ve böyle birçok kişiyle karşılaştım. inanın bana, bu tür öğretmenlerin çoğunun aldıkları geri dönüşler hiç iç açıcı değildi. aradan sıyrılanlar yok değildi, az önce dediğim gibi: kişisel özellikler belirler ne kadar iyi bir öğretmen olduğunuzu. ancak genel olarak durum buydu, çünkü öğretmenlik kültürüyle yetişmiş insanlar değillerdi. kendi ülkenizde sizden daha çok para kazanmaları da ayrı bir dokunuyordu ve sinir bozucuydu. ana dili ingilizce olmayan öğretmenlere de birçok ülkede native-like gözüyle bakılıyor bu belgeleri aldıklarında.
devamını gör...

sırf alışveriş yapan kesimini kaybetmemek için saçma sapan açıklama yapan yönetimdir. gökkuşağı, tek boynuzlu at gibi figürler giyilirse eşcinsel olunurmuş. renk sayısını da azalttılar. giydiğimiz şeylerin yönelimimizi sekillendirmedigini bir gün anlayabilirlerse bu cahilliklerinden ve gerici hareketlerinden kurtulurlar.
bunlardan bir tanesi
devamını gör...

kadiri tarikatının üstadı, büyük evliya.

bağdat'ta büyük alimlerden fıkıh, belagat, usul-u fıkıh tahsil etmiş, yine bağdatlı büyük evliya müslim el debbas'tan halifelik almıştır. daha sonra kendisi de insanlara şer'i ilimleri öğretmiş, irşada çalışmıştır. günümüzde dahi evliya denince ilk akla gelen isimlerdendir.

meşreb-i sufilerin dediği gibi, allah şefaatine nail eylesin.
devamını gör...

eğer yetenek sayılıyorsa güzel yemek yaptığım söylenir. kendimi bu konuda baya geliştirdiğimi düşünüyorum bende. çoğunu yapabiliyorum artık.
yazı yazarım, birkaç yerde yayınlamışlığım var.
bu kadar. teşekkürler. yarışmacı arkadaşlara başarılar.
devamını gör...

ya da direkt takiyüddin rasathanesi. osmanlı topraklarında kurulmuş ilk rasathanedir. adı üzerinde, astronom takiyüddin tarafından 1575'te kurulmuştur. zic-i uluğ bey'in* geçerliliğini yitirdiği gerekçesiyle, sokollu mehmed paşa ve hoca sadettin efendi'nin desteğiyle, 3. murat'ın zamanında ve izniyle gerçekleştirilmiştir. döneminin en ileri teknolojilerini barındırıyor, araştırmacılara çalışma alanı sağlıyor, zengin bir kütüphane de barındırıyor idi.

fakat ne yazık ki uzun ömürlü olamadı. kuruluşundan hemen sonra, takvimler 1580'i gösterdiğinde yıkıldı. gerekçesi de "takiyüddin ve yardımcılarının meleklerin bacaklarını izlediği" idi. bu konuda o zamanlar baş gösteren veba salgını ya da deprem afetleri de söz konusudur. ama gene de genel kanı, kurulmasından hoşnutsuz olan ulema mensuplarının ve birtakım tarikatların karşıtlığı sebebiyle yıkıldığı üzerinedir.

neticede osmanlı'nın cahil cühela halk kesiminin osmanlı'ya ödettiği bir diğer ağır bedeldir. buna rağmen gene de topraklarımızdaki modern astronomi çalışmaları oldukça eskiye dayanmakta fakat gerekli ilgiyi hem geçmişte hem de bugün göremediğinden her geçen gün biraz daha unutulmakta, eskimektedir. ta 16. yüzyılda "dine karşı olduğu" gerekçesiyle engellenen astronomi, 400 küsür yıl sonra hala daha aynı gerekçeyle engellenemese de göz ardı edilebilmektedir. bu da bu toprakların laneti olsa gerek.
devamını gör...


yüksek öğretim kurulu (yök), galatasaray üniversitesi'ndeki fransa vatandaşı akademisyenlerin oturma ve çalışma izinlerinin yenilenmesi için "b2 düzeyinde türkçe" şartı koydu. bu şartı sağlamayan akademisyenlerin vizelerinin henüz yenilenmediği öğrenildi.

bbc türkçe'nin yök yetkililerinden edindiği bilgiye göre bu karar, "fransa'daki üniversitelere ve ortaöğretim kurumlarına gönderilen türkçe okutmanları ve din görevlilerinden b2 düzeyinde fransızca istenmesi" sonucu alındı. haberin devamı için: www.bbc.com/turkce/haberler...

bunu gerçekten bir misilleme olarak görüp, haklı bulacak olan insanlar var üzüldüğüm kısım açıkçası bu. gsü gerek hocaları gerek verdiği eğitim açısından bu ülkenin en saygın üniversitelerinden biridir. bir kaç fakülte haricinde eğitim zaten %90 fransızca olarak veriliyor, öğretim görevlilerinin ek olarak b2 seviyesinde bir türkçe'ye ihtiyaçları açıkçası yok. zaten gsü'de okumuş olanlar bilir iyi bir ingilizceniz yoksa zaten pek bir şey yapamazsınız ve eğitim hayatınız boyunca ingilizce-fransızca arasında dönüp durursunuz. bu yapılan koca bir eğitim kurumunu hiç etmek, başka bir şey değil. burada eğitim veren hocaların büyük çoğunluğu işini en iyi şekilde yapan ve yıllarca bu ülkede ikamet etmiş olan insanlar. bu alınan karar yalnızca frankofon öğretim görevlilerini değil, burada verilen eğitim için bu üniversiteyi tercih etmiş öğrencilerin de zararına.

mütekabiliyet esası adı altında türkiyenin en saygın üniversitelerinden birini itibarsızlıştırmak için atılan saçma sapan bir adım yalnızca. fransa'nın elco programını durdurup eile programına geçmesi karşısında atılmış bir adımmış sözde. galatasaray üniversitesi uluslararası bir andlaşma ile kurulmuştur ve açıkça verilen bu karar andlaşmanın ihlal edilmesine kadar gider. burada anlaşılması gereken nokta andlaşmanın 9.maddesinde belirtildiği üzere; "kurumda görev alacak fransız uzman ve yetkililer, türk hükümetinin onayından sonra fransız hükümeti tarafından atanır. bunlar teknik ve bilimsel işbirliği anlaşmasının 7 inci maddesi ile 29 ekim 1968 tarihinde teati edilen mektupların hükümlerinden yararlanırlar ve kuruma, içeriği eşit temsilli komite’de belirlenecek olan sözleşmelerle bağlanırlar. disiplin hususundaki önlemler ise, başkan ile fransız başkan yardımcısının mutabakatı ile alınır."

türkiye belirtildiği üzere onay vermiş olduğu eğitmenleri alenen ani bir karar ile sınırlandırıp çalışamaz duruma getiriyor. bunu mütekabiliyet esası altında pazarlamak saçmalığın dik alası.

yine başka bir iddiaya göre:
fransız rektör yardımcısı 5 şubat tarihli e-postada “şu an öğrendim ki yök gsü’de düzenlenen dil sınavlarından tatmin olmayıp yunus emre enstitüsü’nden verilen bir sertifika talep ediyor.” şeklinde uyarıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim