rıfat ılgaz'ın aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan, senaristi ve yönetmeni yusuf kurçenli olan, başrolünde tarık akan'ın oynadığı ve yolu hapishaneden geçen tipik bir türk aydınını canlandırdığı 1990 yapımı film. yönetmenin, ağır anlatımlı, psikolojik ve sosyolojik filmlerinin bir örneği.

9.uluslararası istanbul film festivali'nin olaylı filmi olarak gösterime girdi. önce sansür kurulu tarafından gösterimi yasaklandı, sonradan tekrar gösterime girmesine izin verildi. daha sonra aynı sene ulusal yarışma'da birinci oldu.

film, ikinci dünya savaşı'nın sonlarına doğru, istanbul'da aydınlar üzerinde artan polis baskısını anlatıyor. mustafa ural'ın yazdığı şiir kitabı, toplumu ve devleti hicvettiği satırlar yüzünden toplatılmış, şair de yazdığı bu kitap yüzünden polis tarafından aranmaktadır. o dönemlerde de siyasilerin adeta kabusu haline gelen sansaryan han da tam kapasite faaliyet göstermektedir. içeri girip çıkanlar korkunç olaylara tanık olmuşlardır. bunlardan haberdar olan mustafa ural, polise teslim olmak yerine firari yaşamayı tercih eder. film, bu kaçış macerası içerisinde, mustafa'nın kaldığı yerleri, tanıdığı insanları anlatırken, bir taraftan da o dönem türkiye'nin siyasi tarihine bir bakış yöneltiyor.
devamını gör...

bu da diğer sapkınlıklar gibi normalleştirilirse açık açık ağzımı bozacağım dediğim iğrenç ilişki türü.

not: diğerleri kısmında yorumunuzu kendinize saklayın.
devamını gör...

arabada 6 kişi uzun yolculuk yaparken otobanda sigara içmeye çalışıyordum. diğer yolculara eziyet ederek sigaramı içtim,* daha sonra izmariti dışarıya attım* ve sol elim hala camın dışındayken, sağ elimle; camı kapama tuşuna basılı tuttum ve 4 parmağımı cama sıkıştırdım. 3 gün parmağım sızladı.
devamını gör...

yıllardır denememize rağmen organiğimsi tarım aşamasına bile geçemedik. *
ama yine de tat ve doku farkı inanılmaz. burjuvazi bir tavır olacak ama sizin o pazardan alıp yedikleriniz sebze- meyve değil. haaa şimdi, bakınca başka bir taraftan, meyvemsi-sebzemsi almak için bile alım gücümüz kalmadığından az zehre ve az ilaca maruz kalıyoruz da diyebiliriz. *
devamını gör...

öpüşen hemşire isimiyle anılan fotoğraf.14 ağustos 1945'te amerika'nın japonya zaferinden sonra çekilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kalemde 5 lt yağ ve 5 kg peynir almak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

giden tek şeyin yaşama hevesi olması ironisi.. tatsız
devamını gör...

iç dökmeceler mi?
oooo buraya içimi döksem baştan sona ben bir hiç olurum bi de döktüğün gibi toplaması var bunun, kim toplayacak?
benim dökecek gücüm bile yokken toplamaya kalmaz, ölür giderim.
tarif edemez oldum şu içimdeki hissi ya da kafamın içindeki durumu.
ben bir şeyi tarif edemiyorsam sevgi olur üzüntü olur, bunu ciddi anlamda yaşadığım içindir.
evet sevgimi de tarif edemem çünkü hiçbir şeye benzemez bu dünyadaki.
ben zaten bu dünyada bi çiçek bi böcek olmadım, o hissi yaşamadım nasıl çiçek gibiyim vs diyebilirim ki?
ben, kendimi bile anlatamazken bilmediğim durumu nasıl anlatayım, yok anlatamıyorum zaten.
şimdi bunu geçelim asıl mesele neymiş deyip aklıma ramiz karaeski geldi, neyse şu durum:
ağır bir boşluk şu kafamın içinde olan,içimde yeşeren, bu içimde yeşeriyor ama beni de kurutuyor acayip bir şey.
kırım kongo kanamalı kene gibi. o yaşıyor, iyi mutlu ama ben tükeniyorum gibi.
tarife gelse ilacını da bulup enjekte edeceğim kendime de. bulamadım.
en iyisi bunun üzerinde çok durmamak. fazla üzerine düşünsem de çare yok çünkü.

az önce okudum
"inanırdım bazen bir kase bal bile umutsuzdur."
sağ ol didem madak, bunu paylaşan (bkz: erdal kalın poe) sana da teşekkür ederim.
böyle bir şey.
olumsuzluk beni etkiledi, kafamı, içimi elmanın içine giren kurt gibi tüketmedi ama elimi kolumu bağladı.
hayır böyle olmamalıyım, iyi şeyler söyledim kendime ama yetmedi, nefret ettim o zaman, neden başkasından beni kendime hatırlatıp harekete geçmemi istedim, belki de buna ihtiyacım var.
kaybolan içimdeki beni, no no kendine gel, bak sen şusun deyip saymaları, bunu duyan ben de eyleme geçme hareketi vs.
olabilir, evet olabilir.
çünkü insanım ben, olurum böyle.
enerjimi negatif şeyler de bitirmek istemiyorum, olmuyor olmuyor kardeşim
ben her şeyi gördüm, sen hayalperest dünyanda yaşa, gerçekleri görünce kır, dök, parçala.
yalancı bir mutluluğu acı bir gerçeğe tercih etmiyorum.
yalancı, adı üstünde kandırmaca.
bunu da sevmem zaten.
can sağlığı olsun, deyip ruhumun mikropları ile antikor olmasam da savaşmak nasıl bir şey bilemezsiniz.
önceden savaşmadım, ee antikor değilim ki, nerden vuracakaları belli olmuyor.
en azından burda bir şeyler yazıp, okuyunca azcık iyi gibi oluyorum, gibi ama oluyorum değil.
soru da sorulup cevap verecek takati bulamaz oldum, sormak da pek niyetinde değilim.
tamam hadi gününüz mükemmel geçsin o zaman.
devamını gör...

zeki kadınlar kesinlikle insanı rahatlatan bir durum. kriz anlarını yönetebilmesi olsun fikir alışverişi olsun vb. bir çok örnekle süslenebilir.
devamını gör...

yaşamlarımıza annelerimizin varlığı ve mutluluğu için katlanıyoruz :)
ayrıca anne bağımlısı olmasam da aşırı bağlıyımdır ve belki de bu kadar bağlı olmasaydım daha güçlü bir kişiliğim olabilirdi
devamını gör...

atom altı parçacıkların momentum, konum, enerji gibi bilgilerini bulunduran denklem.

dalga fonksiyonu bize bu tür bilgileri sağlarken, bu fonksiyonun karesi de, parçacığın belirli bir konumda bulunma olasılığını verir
devamını gör...

ben düşürdüklerime imam nikahı kıyıyorum ama lütfen.
devamını gör...

kızılay ve ulus gençlik parkı arasının eskort kartvizitleri ile dolu olması.
devamını gör...

saçımı kestirdim. kuaförden zaten söve söve çıkmışım. surat beş karış. eve bir geldim. babam diyor ne kadar güzel olmuşsun. yav senin allah'ına kurban be adam.
devamını gör...

eteklerim zil çalıyor. *

*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en sevmediğim bölümdür.
ben çocuklu bir bireyim, üstüme atladıkları zaman kitabı yanıma koyarım. tekrar elime alacağım zaman kaldığım yeri ezberlemem gerekti çünkü kitap ayracı da kullansam sayfanın neresinde kaldığını unutup, yeniden tüm sayfayı okumak zorunda kaldım.

ota boka romantizm kasmayın yetheeeeer.
devamını gör...

er kişi dindar bir hindu ise pek de problem olmayan eylem.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bebeğim bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun sesiyle başlayıp ponçiğim clyte'in sürpriziyle ağzım kulaklarımda dinlemeye devam ettiğim müthiş yayın.*
devamını gör...

hiç unutmam lise 2 zamanıydı. çok uzun ve ezber yapmayı sevmeyen ben için can çıkarıcı bir şiir ezberlememiz istenmişti. ezberlemeyi unuttum ve son gün kala ne yapsam diye düşünürken aklıma efsane bir fikir geldi. akıllı saat. şiiri internette okuyan birini buldum ve saate yükledim. air pods ile saati bağladım. cam kenarında oturduğum için sol kulağıma taktım saçım zaten kulaklığı iyice gizliyordu. gün geldi çattı. sıra bana geldi. saatten şiiri başlattım ve okudum. videoda şiiri okuyan arkadaş dörtlük aralarında küçük molalar verdiği için zorunda olarak ben de durmak zorunda kalıyordum. hiç çaktırmadan güzelce okudum notumu aldım. sınav sonu arkadaşlarla konuşurken yaptığım taktiği onlara anlattım. tabi herkes hayretler içinde beyin bedava modunda. hayatımın en heyecanlı ve sanırım tek kopyasıydı. bize her zaman teknolojiyi yararlı kullanmamızı söylediler. yanlış bir şey yapmadım bence.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim