bir kadını kezban yapan detaylar
zamanı geçmiş bir başlıktır. kezban muhabbeti 2000'li yıllarda kalmadı mı artık? insanları gereksiz kategorilere sokmaktan vazgeçin, işinize bakın.
devamını gör...
yazarların kişisel çöküşünün başladığı yıl
2016 yılı başladı.
2018 yılı dip yaptım.*
2019 dipte takılmaya devam.
2020 dipten yukarı ivme kazandım.
2021 yılı toparlanmaya başladım.
2022 için william wallece gibi 'freeedooooom!' diye haykıracağım yıl olması umuduyla...
ya böyle;

ya da böyle;

ama bir şekilde o özgürlük benim olacak!
2018 yılı dip yaptım.*
2019 dipte takılmaya devam.
2020 dipten yukarı ivme kazandım.
2021 yılı toparlanmaya başladım.
2022 için william wallece gibi 'freeedooooom!' diye haykıracağım yıl olması umuduyla...
ya böyle;

ya da böyle;

ama bir şekilde o özgürlük benim olacak!
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
milkanın mor ineğinin var olduğunu sanmak.
devamını gör...
kafa vadisi
sanat için soyunurum diyen arkadaşları buraya davet ediyoruz. ama soyunup gelmemeleri reca olunur.
devamını gör...
pera palas'ta gece yarısı
ilk defa bir diziyi yarım bıraktım. konu güzel, kostümler güzel, dekorlar güzel ama yine de izlettirmedi. hazal kaya bir türlü oyunculuğunu geliştiremiyor maalesef. başka biri oynasa belki daha güzel gecirebilirdi o duyguları. atatürk için cast seçimi de pek başarılı olmamış maalesef.
devamını gör...
pareidolia
beyinlerimiz, cisimlerin genel hatlarında insan yüzüne benzer şekiller görmek üzere özelleşmiştir. nesnelerde; yüzler, şekiller aradığınız her durum pareidoliayaya örnektir.
bulutları tanıdık şekillere benzetmek en bilindik halidir.
bulutları tanıdık şekillere benzetmek en bilindik halidir.
devamını gör...
sanat kimin içindir sorunsalı
"l'art pour l'art" terimini, théophile gautier (1811-1872), 1835 tarihli kitabın mademoiselle de maupin'in önsözünde bir slogan olarak kullandığı sanat sanat içindir sözü geliyor aklımıza.
aslında benzeri sayılabilecek diğer bir felsefi yaklaşımda da da sanata her zaman yön vermişlerdir, içinde bulunduğu çağın ihtiyaçları ya da sanatçının içinde bulunduğu sanat çevreleri ve bu çevrenin sanat alıcılarının beklentileri de öyle. sanat, sanat ya da toplum için değildir; sanat, sanat üreticisinin kendini ifade etme isteğine bağlı olarak şekillenir.
[[/alıntı]]
ancak genel kanı olarak varlığını gördüğümüz bir diğer düşünce ise
sanat, toplum içindir düşüncesidir. bazen sanatçılar, toplumu bilinçlendirmek, bilgilendirmek için sanat icra ederler. bazı düzensizlikler, bazı toplumsal aksaklıklar sanatçılar tarafından, topluma doğruyu göstermek amacıyla sanat icra edilerek düzeltilme çabasına girilebilirler.
[[/alıntı]]
aslında benzeri sayılabilecek diğer bir felsefi yaklaşımda da da sanata her zaman yön vermişlerdir, içinde bulunduğu çağın ihtiyaçları ya da sanatçının içinde bulunduğu sanat çevreleri ve bu çevrenin sanat alıcılarının beklentileri de öyle. sanat, sanat ya da toplum için değildir; sanat, sanat üreticisinin kendini ifade etme isteğine bağlı olarak şekillenir.
[[/alıntı]]
ancak genel kanı olarak varlığını gördüğümüz bir diğer düşünce ise
sanat, toplum içindir düşüncesidir. bazen sanatçılar, toplumu bilinçlendirmek, bilgilendirmek için sanat icra ederler. bazı düzensizlikler, bazı toplumsal aksaklıklar sanatçılar tarafından, topluma doğruyu göstermek amacıyla sanat icra edilerek düzeltilme çabasına girilebilirler.
[[/alıntı]]
devamını gör...
ölmemek yaşamak değildir
doğruluk sebebini az sonra açıklayacağım realitedir.
insan gezmek ister, tatil ister, gidip 2 kadeh rakı içmek ister, ev ister, araba ister isterde ister yani.
bunlar lüks değildir, ihtiyaçtır.
bir çok insan böyle şeylerden uzak yaşıyor, öldüler mi? hayır. peki yaşıyolar mı? e o da hayır. mecburi bekleme odasında vaktin dolmasını bekliyorlar halbuki onlar zaten hiç yaşamıyor ki.
insan gezmek ister, tatil ister, gidip 2 kadeh rakı içmek ister, ev ister, araba ister isterde ister yani.
bunlar lüks değildir, ihtiyaçtır.
bir çok insan böyle şeylerden uzak yaşıyor, öldüler mi? hayır. peki yaşıyolar mı? e o da hayır. mecburi bekleme odasında vaktin dolmasını bekliyorlar halbuki onlar zaten hiç yaşamıyor ki.
devamını gör...
meclis
vallahi çok enteresan bu başlığı niye açmadınız ki acaba? * madem öyle ufak bir bilgi verip çıkayım. genel kanaatin aksine dünyadaki ilk meclis örneği ne antik yunan menşeilidir ne de cumhuriyetçi roma! batı bu mevzuda haddini bilmek zorunda. bu konuda batıya golü yine sümerler atmıştır. eeee kramer boşuna demiyor; tarih sümer'de başlar diye *
devamını gör...
arı
çalışkanlığı ile isim yapmış eklembacaklı.
koloniler halinde yaşar.
bal arılarının kolonisinde bir kraliçe arı, 100 civarı erkek arı ve binlerce işçi arı bulunur.
ingilizcede;
kraliçe queen
işçi worker
erkek arı ise male, ya da drone olarak adlandırılır.
koloniler halinde yaşar.
bal arılarının kolonisinde bir kraliçe arı, 100 civarı erkek arı ve binlerce işçi arı bulunur.
ingilizcede;
kraliçe queen
işçi worker
erkek arı ise male, ya da drone olarak adlandırılır.
devamını gör...
normal sözlük'te anonim olmak
tipimizin tanımlarımızın önüne geçmemesi için tercih ediliyor. çünkü her ne kadar yok desek de tipe göre yargılama önyargısı bulunuyor insanlarda.
devamını gör...
spagetti western
1960-80 yılları arasında amerikan kovboy filmlerine özenen bir grup italyan yönetmenin çabası sonucu ortaya çıkan film türü. spaghetti western filmler, amerikan western filmlerinin (kovboy filmleri) düşük bütçeli kopyaları idi, bu nedenle de spaghetti western (macaroni western, ıtalo western) diye adlandırıldı (isim, içinde aşağılama da barındırıyor). düşük bütçeli bu filmleri
italyan yönetmenler yönetiyor, filmlerde tanınmamış italyan oyuncular oynuyor ve set italya'da kuruluyordu. panoramik vahşi batı manzarası çekilmek istendiğinde ise set ispanya'ya taşınıyordu (zira ispanya'nın bazı bölgeleri vahşi batıya biraz olsun benziyordu). ilk spaghetti western'ler de bu nedenle ispanya'da çekilmeye başlandı.
başlarda amerikan western sineması çevrelerince alaya alınan bu tür zaman içinde kendi klasiklerini yaratmayı başardı, öyle ki günümüzde western filmlerinin en popülerlerinin büyük kısmını spaghetti western'ler oluşturuyor.
yıl 1964'ü gösterdiğinde spaghetti western, türü yaratacak olan yönetmeni yarattı: sergio leone.
amerikalı toy bir oyuncu olan clint eastwood ve yine henüz toy bir besteci olan ennio morricone ile spaghetti western'in ilk kültü olan ''a fistful of dollars'' filmine imza atan sergio leone, ardından devam filmi ''for a few dollars more'' ile ününü katlamış ve nihayet üçlemenin son filmi ''the good, the bad and the ugly'' filmi ile efsaneler arasında adını altın harflerle yazdırmayı başarmıştır. filmografisinde yer alan ''once upon a time in west'' ve ''once upon a time in america'' filmleri ile de ustalığını pekiştirmiştir. bu leone fırtınası sadece yönetmenin kendisini alıp başka diyarlara götürmekle kalmamış, clint eastwood ve ennio morricone isimlerinin de sinemaya damga vurmasını sağlamıştır.
spaghetti western filmler sinema endüstrisinde 70'lerin sonuna doğru yavaş yavaş yok olsa da yarattığı fırtına amerikan western'leri için bir süre daha itici güç olmuştur.
ekleme: çizgi roman karakteri olan zorro, ilk kez spaghetti western filmlerde kendine yer bulmuştur.
italyan yönetmenler yönetiyor, filmlerde tanınmamış italyan oyuncular oynuyor ve set italya'da kuruluyordu. panoramik vahşi batı manzarası çekilmek istendiğinde ise set ispanya'ya taşınıyordu (zira ispanya'nın bazı bölgeleri vahşi batıya biraz olsun benziyordu). ilk spaghetti western'ler de bu nedenle ispanya'da çekilmeye başlandı.
başlarda amerikan western sineması çevrelerince alaya alınan bu tür zaman içinde kendi klasiklerini yaratmayı başardı, öyle ki günümüzde western filmlerinin en popülerlerinin büyük kısmını spaghetti western'ler oluşturuyor.
yıl 1964'ü gösterdiğinde spaghetti western, türü yaratacak olan yönetmeni yarattı: sergio leone.
amerikalı toy bir oyuncu olan clint eastwood ve yine henüz toy bir besteci olan ennio morricone ile spaghetti western'in ilk kültü olan ''a fistful of dollars'' filmine imza atan sergio leone, ardından devam filmi ''for a few dollars more'' ile ününü katlamış ve nihayet üçlemenin son filmi ''the good, the bad and the ugly'' filmi ile efsaneler arasında adını altın harflerle yazdırmayı başarmıştır. filmografisinde yer alan ''once upon a time in west'' ve ''once upon a time in america'' filmleri ile de ustalığını pekiştirmiştir. bu leone fırtınası sadece yönetmenin kendisini alıp başka diyarlara götürmekle kalmamış, clint eastwood ve ennio morricone isimlerinin de sinemaya damga vurmasını sağlamıştır.
spaghetti western filmler sinema endüstrisinde 70'lerin sonuna doğru yavaş yavaş yok olsa da yarattığı fırtına amerikan western'leri için bir süre daha itici güç olmuştur.
ekleme: çizgi roman karakteri olan zorro, ilk kez spaghetti western filmlerde kendine yer bulmuştur.
devamını gör...
benedict cumberbatch
the power of dog filmiyle oscar odayı olmuş. ilk oscar adaylığıymış bir de şaşırtı beni. verin çocuğuma oscarını yaşı geçmeden.
devamını gör...
90’lı yıllardaki zenginlik belirtileri
32li monami boya takımı.
devamını gör...
tekasür
sayısal çokluk anlamına gelir.
algı yönetiminde bu ifade çok önemlidir. en basit örneği ile sözlükte bir tanım 0 oy almış diger bir tanım 7 oy almış ise bir başlıkta ne düşünürsünüz? otomatikman 7 kişi boş bir şey oylamış olamaz değil mi? alın size tekasür algimizi nasil etkiliyor. ya da bir başlıkta her tanım en az 1 oy alirken 0 oy alan bir tanım gördünüz ve tanım hosunuza gitti eliniz gidiyor mu oylamaya?
insan nesli çoğunluğun yanında olmak gibi bir zaafı var. uyma davranışı da denebilir buna.yani tutum,davranışlarımız bulunduğumuz gruptan etkilenir. tekasür,kararsız kaldığımız durumlarda bizi manipüle eder.(bkz: çizgi deneyi)
mesela, lokantalarda boş masa görünmesin diye garsonlar müşteri gibi oturur. amaç dışardan "bu insanlar guzel bir yer olmasa yemez" algısı yaratmak. düşünsenize iki lokanta var birinde müşteri yok diğerinde var hangisini tercih edersiniz?
bu örnekler uzar gider altta yatan düşünce
"bunca insan enayi degil ya" anlayışıdır.yani uyma davranışı.
not: burdan açık ki kankacılık lobisi aslında bizim algimizi yönlendiriyor. beğenilmiş, okunmaya değer düşüncesi..
algı yönetiminde bu ifade çok önemlidir. en basit örneği ile sözlükte bir tanım 0 oy almış diger bir tanım 7 oy almış ise bir başlıkta ne düşünürsünüz? otomatikman 7 kişi boş bir şey oylamış olamaz değil mi? alın size tekasür algimizi nasil etkiliyor. ya da bir başlıkta her tanım en az 1 oy alirken 0 oy alan bir tanım gördünüz ve tanım hosunuza gitti eliniz gidiyor mu oylamaya?
insan nesli çoğunluğun yanında olmak gibi bir zaafı var. uyma davranışı da denebilir buna.yani tutum,davranışlarımız bulunduğumuz gruptan etkilenir. tekasür,kararsız kaldığımız durumlarda bizi manipüle eder.(bkz: çizgi deneyi)
mesela, lokantalarda boş masa görünmesin diye garsonlar müşteri gibi oturur. amaç dışardan "bu insanlar guzel bir yer olmasa yemez" algısı yaratmak. düşünsenize iki lokanta var birinde müşteri yok diğerinde var hangisini tercih edersiniz?
bu örnekler uzar gider altta yatan düşünce
"bunca insan enayi degil ya" anlayışıdır.yani uyma davranışı.
not: burdan açık ki kankacılık lobisi aslında bizim algimizi yönlendiriyor. beğenilmiş, okunmaya değer düşüncesi..
devamını gör...
isyan tetick
patlamaya devam adında müptezel şarkıya sahip müptezel şarkıcı. artık fenalık geldi yerli yersiz her türlü videonun arkasına bu aptalca şarkının kullanılmasından. şarkı 2 ay önce spotify’da global 50’ye girmiş şaka gibi.
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
devamını gör...
edgar allan poe
çok bilinen bir şiiri olmasa bile ince göndermeleri ile eldorado şiiri oldukça güzeldir. orijinal hâlini ve erdoğan alkan çevirisini aşağıya bırakıyorum.
"gaily bedight,
a gallant knight,
ın sunshine and in shadow,
had journeyed long,
singing a song,
ın search of eldorado.
but he grew old—
this knight so bold—
and o’er his heart a shadow—
fell as he found
no spot of ground
that looked like eldorado.
and, as his strength
failed him at length,
he met a pilgrim shadow—
‘shadow,’ said he,
‘where can it be—
this land of eldorado?’
‘over the mountains
of the moon,
down the valley of the shadow,
ride, boldly ride,’
the shade replied,—
‘ıf you seek for eldorado!’"
--- alıntı ---
"cıvıl cıvıl giysisiyle
yiğit, yılmaz bir şövalye
güneş, gölge aldırmadı
bir şarkı dudaklarında
dolaşıp bütün dünyada
eldorado'yu aradı.
ömür geçti, zaman aktı
cesur şövalye yaşlandı
bir gölgeyle yüreğinde.
yollar tepip yaprak gazel
eldorado denen güzel
yeri bulamadı diye.
bütün gücü bittiğinde
bir gölge çıktı önüne
bir başka gezginin ruhu,
"eldorado denen bir yer
var mı? nerde, varsa eğer?"
diye o gölgeye sordu.
"ardından ay tepelerinin
sür atını dolu dizgin
gölgeler vadisine doğru
sür atını, yiğitçe sür
karanlıklar içine gir
bulursun eldorado'yu".
--- alıntı ---
"gaily bedight,
a gallant knight,
ın sunshine and in shadow,
had journeyed long,
singing a song,
ın search of eldorado.
but he grew old—
this knight so bold—
and o’er his heart a shadow—
fell as he found
no spot of ground
that looked like eldorado.
and, as his strength
failed him at length,
he met a pilgrim shadow—
‘shadow,’ said he,
‘where can it be—
this land of eldorado?’
‘over the mountains
of the moon,
down the valley of the shadow,
ride, boldly ride,’
the shade replied,—
‘ıf you seek for eldorado!’"
--- alıntı ---
"cıvıl cıvıl giysisiyle
yiğit, yılmaz bir şövalye
güneş, gölge aldırmadı
bir şarkı dudaklarında
dolaşıp bütün dünyada
eldorado'yu aradı.
ömür geçti, zaman aktı
cesur şövalye yaşlandı
bir gölgeyle yüreğinde.
yollar tepip yaprak gazel
eldorado denen güzel
yeri bulamadı diye.
bütün gücü bittiğinde
bir gölge çıktı önüne
bir başka gezginin ruhu,
"eldorado denen bir yer
var mı? nerde, varsa eğer?"
diye o gölgeye sordu.
"ardından ay tepelerinin
sür atını dolu dizgin
gölgeler vadisine doğru
sür atını, yiğitçe sür
karanlıklar içine gir
bulursun eldorado'yu".
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir güne bir ıssızlık çizecek olsam
adı sonsuzluk olurdu parmak uçlarımda,
takas edilebilir beklide ıslığım
gün öncesinin uzaksı kuş sesinde..
ve belkide o zamandır,
rüzgarın perde uçlarını düğümlemesi kelimem de,
o zamandır ki..
avuç avuç toplarım sessizliği uyku dolu nefeslerde.
d.b
adı sonsuzluk olurdu parmak uçlarımda,
takas edilebilir beklide ıslığım
gün öncesinin uzaksı kuş sesinde..
ve belkide o zamandır,
rüzgarın perde uçlarını düğümlemesi kelimem de,
o zamandır ki..
avuç avuç toplarım sessizliği uyku dolu nefeslerde.
d.b
devamını gör...

