acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
garsonla gözgöze gelmeden bir şey isteyememe.
devamını gör...
kafanın içinin sürekli konuşması
zihinde özgürce dolaşabilen düşüncelerin olması durumudur.
asla kendilerini tanıtmayan fakat tanıdığınızdan çok emin olduğunuz komşularınızdırlar.
evinize gelmek için sizden hiç izin almaz, size ne zaman geleceği hakkında asla haber vermez, kapıyı bir şekilde açar ve doğrudan en sevdiğiniz koltuğunuza otururlar. bir şey diyemezsiniz. kızamazsınız; bağıramazsınız. ne kadar üzerine gitmeye kalksanız, bu konuşma eylemi o kadar şiddetlenir çünkü. bu durumla yaşamaya alışmak zorundasınızdır çünkü bu eylem hayatın her anında kendisini gösterir:
su içerken, yemek yerken, kitap okurken; metroda, iş yerinde; yazarken, çizerken; uyumaya çalışırken; bazen en sessiz ortamda, bazen kalabalığın tam ortasında... insana kendisini deli gibi hissettirir. bazen bağırmak istersiniz avaz avaz ! bu düşünceleri susturmak için, kafanızın içindeki o sesi susturmak için her şeyi yapmaya hazırsınızdır, ama olmaz. inanın ki bu eylem durmayacaktır. düşünmektir bu, düşünmek milyarlarca yıldır var olmuştur ve düşünmeyi engellemenin bir yolu yoktur. insanlar konuşmayı bu yüzden icat etmişlerdir; o iç sesten kurtulmak için, kendilerini yalnız hissettikleri için...
mantıklı olan şey bu düşünceleri tutarlı bir hale çevirebilmek, doğru zamana yayabilmektir.
bu arada bir oluyorsa ' neyse ' dersiniz, bir şekilde def edersiniz onları başınızdan belki, fakat her ama her gün oluyorsa ve günlük yaşamı engellemeye başlamışsa, artık belki de bir doktora görünmenin zamanı gelmiştir.
zeki insanlar bu durumu lehine çevirmişlerdir diye düşündüğüm durumdur ayrıca. örneğin belki de albert einstein hiç kimsenin düşünemediği tonlarca şeyi düşünürken kafasının içi bahsedildiği gibi düşüncelerden geçilmiyordu. böyle insanlar bu kendine özgür düşünceleri lehine kullanmayı başarmışlardır muhakkak.
"madem ki bu kadar fazla düşünce dolanıyor özgürce zihnimde ve bırakmıyor peşimi, onları en çok yapmak istediğim şeye, en çok hayal ettiğim arzuma saplantılı hale getirmeliyim."
asla kendilerini tanıtmayan fakat tanıdığınızdan çok emin olduğunuz komşularınızdırlar.
evinize gelmek için sizden hiç izin almaz, size ne zaman geleceği hakkında asla haber vermez, kapıyı bir şekilde açar ve doğrudan en sevdiğiniz koltuğunuza otururlar. bir şey diyemezsiniz. kızamazsınız; bağıramazsınız. ne kadar üzerine gitmeye kalksanız, bu konuşma eylemi o kadar şiddetlenir çünkü. bu durumla yaşamaya alışmak zorundasınızdır çünkü bu eylem hayatın her anında kendisini gösterir:
su içerken, yemek yerken, kitap okurken; metroda, iş yerinde; yazarken, çizerken; uyumaya çalışırken; bazen en sessiz ortamda, bazen kalabalığın tam ortasında... insana kendisini deli gibi hissettirir. bazen bağırmak istersiniz avaz avaz ! bu düşünceleri susturmak için, kafanızın içindeki o sesi susturmak için her şeyi yapmaya hazırsınızdır, ama olmaz. inanın ki bu eylem durmayacaktır. düşünmektir bu, düşünmek milyarlarca yıldır var olmuştur ve düşünmeyi engellemenin bir yolu yoktur. insanlar konuşmayı bu yüzden icat etmişlerdir; o iç sesten kurtulmak için, kendilerini yalnız hissettikleri için...
mantıklı olan şey bu düşünceleri tutarlı bir hale çevirebilmek, doğru zamana yayabilmektir.
bu arada bir oluyorsa ' neyse ' dersiniz, bir şekilde def edersiniz onları başınızdan belki, fakat her ama her gün oluyorsa ve günlük yaşamı engellemeye başlamışsa, artık belki de bir doktora görünmenin zamanı gelmiştir.
zeki insanlar bu durumu lehine çevirmişlerdir diye düşündüğüm durumdur ayrıca. örneğin belki de albert einstein hiç kimsenin düşünemediği tonlarca şeyi düşünürken kafasının içi bahsedildiği gibi düşüncelerden geçilmiyordu. böyle insanlar bu kendine özgür düşünceleri lehine kullanmayı başarmışlardır muhakkak.
"madem ki bu kadar fazla düşünce dolanıyor özgürce zihnimde ve bırakmıyor peşimi, onları en çok yapmak istediğim şeye, en çok hayal ettiğim arzuma saplantılı hale getirmeliyim."
devamını gör...
unutulmaz yeşilçam replikleri
bediaaaa
devamını gör...
joker
umutsuzluğun ve kronik yalnızlığın iliklerimize kadar işlendiği bir film.
adaletsizlik, sıkışmışlık ve bunun sonucunda oluşan umarsızlık. eyleme dönüşen öfke.
herkesin bir şekilde yaşadıklarına dokunan geçmişin ve geleceğin yaşayan öfkesi olarak hafızalarda yer etti.
adaletsizlik, sıkışmışlık ve bunun sonucunda oluşan umarsızlık. eyleme dönüşen öfke.
herkesin bir şekilde yaşadıklarına dokunan geçmişin ve geleceğin yaşayan öfkesi olarak hafızalarda yer etti.
devamını gör...
nar
insana benzettiğim meyve. dıştan yek görünse de kişi
içerisinde yüzlerce parçaya bölünmüş hâlde.
iyimser bir bakış açısı ile:
tek bir nar tanesi gibi insan. bir narın içinde yüzlerce insan bir hâlde.
bizi ayrıştırmaya çalışan farklılıklardan uzak, bir bütün hâlinde olmayı çağrıştırıyor.
içerisinde yüzlerce parçaya bölünmüş hâlde.
iyimser bir bakış açısı ile:
tek bir nar tanesi gibi insan. bir narın içinde yüzlerce insan bir hâlde.
bizi ayrıştırmaya çalışan farklılıklardan uzak, bir bütün hâlinde olmayı çağrıştırıyor.
devamını gör...
psikojenik füg
disosiyatif psikojenik amnezinin altında incelenen diğer bir türdür. dissosiyatif füg, geri getirilebilen ya da geri getirilmeye çalışan hafıza olarak geçmektedir. geçmişte yaşanan travmatik olayları/durumları kişilerin unutmasıdır. öyle bir durum hale geliyor ki kişilerde semptomları, tamamiyle tüm hayatından kopup bambaşka bir insan olarak hayatına devam ediyor. kaygı duyduğu ya da korktuğu şeylere artık duyarsızlaşıyor ve bunun farkında olmuyor. genel olarak bu tarz durumlarda yaklaşık 2-3 ay ya da travmatik durumun ağırlığıyla beraber 5-6 ay olmak üzere değişkenlik gösterebiliyor.
-böyle durumlarda kalan insanların aslında hayatlarının düzensizliğinde kaybolması, kendini bambaşka bir insan olarak görmesi ve hayatına o şekilde devam etmesi ve hafızası yerine geldiğinde hiçbir şey hatırlamayacak olması büyük kayıplara sebebiyet veriyordur.
-böyle durumlarda kalan insanların aslında hayatlarının düzensizliğinde kaybolması, kendini bambaşka bir insan olarak görmesi ve hayatına o şekilde devam etmesi ve hafızası yerine geldiğinde hiçbir şey hatırlamayacak olması büyük kayıplara sebebiyet veriyordur.
devamını gör...
britomartis
britomartis, yunan mitolojisindeki karşılığı artemis olan girit dağ ve avcılık tanrıçasıdır. (peri olduğu da söylenir.) (artemis'in av arkadaşlarından biri olduğu da söylenir.) adının anlamı atlı bakire veya tatlı bakire olarak çevrilir.
zeus'un kızı olduğu da söylenen britomartis girit adasında yaşardı ve zamanın çoğunu avcılık ile geçirirdi. knossos'taki minos medeniyetinin mitolojik kralı minos, avcıya aşık olmuştu. britomartis ise ondan uzak kalmaya çalıştı, kaçtı ve en son çaresizlikten kendini bir yamaçtan denize atmıştı. mucize eseri balıkçıların ağına düşerek hayatta kaldı veya daha sonra soyadına ismini verecek dağdan atladı ve onu tanrıça yapacak artemis tarafından kurtarıldı.
sadece girit'te tanınmayan britomartis, aphaea adıyla da anılırdı. daha sonra kendine, balıkçı ağlarının kızı gibi bir anlama gelen dictynna (veya dictymna) soyadını aldı.
bir başka anlatıya göre britomartis yalnızlığına çok düşkündü ve ebediyen bakire kalmaya yemin etmişti. farklı yerlere uğrayarak geldiği girit'te yine minos tarafından kovalandı ve kaçtı. denizcilerin ağlarında sağ kaldı. bir denizci, andromedes, onu girit'ten aegina'ya taşıdığı zaman, kıyıya indiklerinde britomartis'e saldırdı. gemiden kaçan britomartis, artemis'in tapınağında kayboldu. daha sonra aegina'lılar onun adına bir tapınak inşa ederek ona taptılar.
bu aktarımlar ve efsaneler yunanistan yakınlarındaki deniz yerlerinde inançların kademeli bir şekilde yayıldığını gösterir ve bu efsane anlayabileceğiniz gibi iki kültürün sentezinden ortaya çıkmıştır. britomartis'in de artemis'in de tapınakları, benzer özelliklerinden de dolayı deniz kıyılarına yapılmıştır ve denizcilerin, limanların tanrıçaları, koruyucuları olmuşlardır. (bu özelliklerin britomartis'ten artemis'e aktarıldığı söylenebilir.)
ve artemis ay tanrıçası olduğu için britomartis'in ışıkta belirmesi, bazı eski dönem roma sikkelerinde dictynaa'nın hilal ile birlikte sembolize edilmesi gibi özellikleri de yine bir sentezin sonucudur. iki figürün de birbirini etkilediği söylenebilir.
kaynakça ve daha fazlası: theoi.com, wikipedia
zeus'un kızı olduğu da söylenen britomartis girit adasında yaşardı ve zamanın çoğunu avcılık ile geçirirdi. knossos'taki minos medeniyetinin mitolojik kralı minos, avcıya aşık olmuştu. britomartis ise ondan uzak kalmaya çalıştı, kaçtı ve en son çaresizlikten kendini bir yamaçtan denize atmıştı. mucize eseri balıkçıların ağına düşerek hayatta kaldı veya daha sonra soyadına ismini verecek dağdan atladı ve onu tanrıça yapacak artemis tarafından kurtarıldı.
sadece girit'te tanınmayan britomartis, aphaea adıyla da anılırdı. daha sonra kendine, balıkçı ağlarının kızı gibi bir anlama gelen dictynna (veya dictymna) soyadını aldı.
bir başka anlatıya göre britomartis yalnızlığına çok düşkündü ve ebediyen bakire kalmaya yemin etmişti. farklı yerlere uğrayarak geldiği girit'te yine minos tarafından kovalandı ve kaçtı. denizcilerin ağlarında sağ kaldı. bir denizci, andromedes, onu girit'ten aegina'ya taşıdığı zaman, kıyıya indiklerinde britomartis'e saldırdı. gemiden kaçan britomartis, artemis'in tapınağında kayboldu. daha sonra aegina'lılar onun adına bir tapınak inşa ederek ona taptılar.
bu aktarımlar ve efsaneler yunanistan yakınlarındaki deniz yerlerinde inançların kademeli bir şekilde yayıldığını gösterir ve bu efsane anlayabileceğiniz gibi iki kültürün sentezinden ortaya çıkmıştır. britomartis'in de artemis'in de tapınakları, benzer özelliklerinden de dolayı deniz kıyılarına yapılmıştır ve denizcilerin, limanların tanrıçaları, koruyucuları olmuşlardır. (bu özelliklerin britomartis'ten artemis'e aktarıldığı söylenebilir.)
ve artemis ay tanrıçası olduğu için britomartis'in ışıkta belirmesi, bazı eski dönem roma sikkelerinde dictynaa'nın hilal ile birlikte sembolize edilmesi gibi özellikleri de yine bir sentezin sonucudur. iki figürün de birbirini etkilediği söylenebilir.
kaynakça ve daha fazlası: theoi.com, wikipedia
devamını gör...
biontech aşısı komplo teorileri
o para yapıştırılmış olamaz, kadının kolu açısı itibarıyla para orada durmuş olamaz, kadın troll olamaz!
o zaman neye inanıyoruz ? aşının yan etkisi, insanı mıknatısa çeviriyor. *
o zaman neye inanıyoruz ? aşının yan etkisi, insanı mıknatısa çeviriyor. *
devamını gör...
az
hakan günday çok sevmesem bile şans verdiğim kitap. kötü bir kitap değildi fakat tesadüfler bazen ehh dedirtmedi değil. her karakterin hikayesi kendince etkileyiciydi ama hakan günday gerçek hayatta var olabilen bu insanları öyle tesadüfler ile bir araya getirmiş ki karakterler gerçek olmaktan çıkmış.
--- alıntı ---
"ya hayatının anlamını bulamayanlar?"
diye söze girmişti kızıldereli.
"onlar ne olacak?"
"onlar da göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler ve buna da yaşamak demeye devam edecekler."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
"ya hayatının anlamını bulamayanlar?"
diye söze girmişti kızıldereli.
"onlar ne olacak?"
"onlar da göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler ve buna da yaşamak demeye devam edecekler."
--- alıntı ---
devamını gör...
sürekli kaybedilen şeyler
silgiler. ne zaman ihtiyacım olsa buhar oluyor.
devamını gör...
sek (yazar)
yaptığı abuk sabuk davranışlara bir türlü son vermeyen yazar.
discord gruplarına yazarları çekerek "kafa sözlük'ü çökertme planları" yapmak; bu komik plana uymayan yazarlar için tek tek başlık açıp iftira atmak, an itibarı ile bardağı taşıran son damladır.
(bkz: çete kurup sözlüğü çökertmemiz lazım gerek)
bireysel bir sorunun varsa konuşmaya açık olduğumu defaatle ile belirttim, defalarca kez de yazdım.
"yayıncılar para yediriyor, ondan onların yayını uzun" dedin sustuk.
şahsıma, "fake hesap açıyor sürekli" dedin, sustuk.
radyo için görevlendirdiğim insanları herkesin içinde dakikalarca azarladın sustuk.
seninle uzlaşı ararken yaptığım özel konuşmaları "yoldaş r yapıyor bak" diyerek, o esnada herkesle paylaştın, sustuk.
"radyo yapacak bütün yayıncıların modunu/havasını kaçırdın" sustuk.
günlerdir, yazmak istemeyeceğim bir dünya saçma sapan şeylerle meşgul olduk, sustuk.
uzun bir süredir durmasını bekliyor, ceza vermemek için direniyorum.
ancak görüyorum ki bu davranışların bir sonu gelmeyecek.
burada ilgili yazar haricinde binlerce yazar var, kimse kimsenin sorunlarını hayatının merkezi yapmak zorunda değil.
velhasıl, ne kadar burada kalması için direnip, bunca emeğin boşa gitmemesi için, kendimce bir uğraş sergilesem de muhataptan tek satır uzlaşı görmedim.
polemiği şahsımla sınırlı kalsaydı, yine bunca tuhaflığına rağmen, bir orta yol bulunurdu. ancak iş yüzlerce yazarın emeğine dokununca orada bir duracaksın artık !
devrim ateşi harlama ve kızıl meydanda kahve yudumlama ideallerini için kendisine başka sözlüklerde başarılar diliyorum.
an itibarı ile kafa sözlük ile ilişiği kesilmiştir.
(bkz: sok o kılıcı yerine evlat)
(bkz: kalbimiz seninle)
discord gruplarına yazarları çekerek "kafa sözlük'ü çökertme planları" yapmak; bu komik plana uymayan yazarlar için tek tek başlık açıp iftira atmak, an itibarı ile bardağı taşıran son damladır.
(bkz: çete kurup sözlüğü çökertmemiz lazım gerek)
bireysel bir sorunun varsa konuşmaya açık olduğumu defaatle ile belirttim, defalarca kez de yazdım.
"yayıncılar para yediriyor, ondan onların yayını uzun" dedin sustuk.
şahsıma, "fake hesap açıyor sürekli" dedin, sustuk.
radyo için görevlendirdiğim insanları herkesin içinde dakikalarca azarladın sustuk.
seninle uzlaşı ararken yaptığım özel konuşmaları "yoldaş r yapıyor bak" diyerek, o esnada herkesle paylaştın, sustuk.
"radyo yapacak bütün yayıncıların modunu/havasını kaçırdın" sustuk.
günlerdir, yazmak istemeyeceğim bir dünya saçma sapan şeylerle meşgul olduk, sustuk.
uzun bir süredir durmasını bekliyor, ceza vermemek için direniyorum.
ancak görüyorum ki bu davranışların bir sonu gelmeyecek.
burada ilgili yazar haricinde binlerce yazar var, kimse kimsenin sorunlarını hayatının merkezi yapmak zorunda değil.
velhasıl, ne kadar burada kalması için direnip, bunca emeğin boşa gitmemesi için, kendimce bir uğraş sergilesem de muhataptan tek satır uzlaşı görmedim.
polemiği şahsımla sınırlı kalsaydı, yine bunca tuhaflığına rağmen, bir orta yol bulunurdu. ancak iş yüzlerce yazarın emeğine dokununca orada bir duracaksın artık !
devrim ateşi harlama ve kızıl meydanda kahve yudumlama ideallerini için kendisine başka sözlüklerde başarılar diliyorum.
an itibarı ile kafa sözlük ile ilişiği kesilmiştir.
(bkz: sok o kılıcı yerine evlat)
(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...
gereğinden fazla abartılan kitaplar
bana göre sherlock holmes kitapları.
insanlar nasıl bayılıyor anlamıyorum, pek sarmadı beni.
insanlar nasıl bayılıyor anlamıyorum, pek sarmadı beni.
devamını gör...
yazarların yaşadığı en büyük şanssızlık
yazarların başından geçen talihsizliklerin en büyüğünün sorulduğu başlıktır.
bundan tam 10 sene önce hayatımda 2.defa oynadığım sayısal lotoda 44 yerine 46 geldiği için 6'yı kaçırmıştım.
eğer tutmuş olsaydı sözlük açılışında dansöz oynatacaktım.
bundan tam 10 sene önce hayatımda 2.defa oynadığım sayısal lotoda 44 yerine 46 geldiği için 6'yı kaçırmıştım.
eğer tutmuş olsaydı sözlük açılışında dansöz oynatacaktım.
devamını gör...
beşik ulemalığı
osmanlı devletinin gerileme döneminde gerilemesini daha da hızlandırmış ve hazineyi de epey zarara uğratmış bir uygulama. şöyle ki: bir alimin çocuğu olduğu zaman nasılsa alimin çocuğu da alim olur mantığı ile ulema ilan edilip maaş bağlanır. çocuk büyüdüğünde görevi hazırdır. babadan oğula geçen ulemalıktır. liyakat gerektirmez.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
odamda uzanıyorum.
arkada bir şeyler çalıyor.
başlık başlık bakınıyorum. tanım okuyor, ilgimi çekerse tanım yazıyorum.
birazdan karikatür okumaya başlarım. zaten çok geçmedende uyurum. beynimi boşaltıyor ve uykuya rahat geçişimi sağlıyor bu aktivite.
karikatür olmasa hayat çok sıkıcı olabilirdi. müzikte öyle.
bip
arkada bir şeyler çalıyor.
başlık başlık bakınıyorum. tanım okuyor, ilgimi çekerse tanım yazıyorum.
birazdan karikatür okumaya başlarım. zaten çok geçmedende uyurum. beynimi boşaltıyor ve uykuya rahat geçişimi sağlıyor bu aktivite.
karikatür olmasa hayat çok sıkıcı olabilirdi. müzikte öyle.
bip
devamını gör...
cepteki son 50 tl ile ne alınır sorunsalı
çayın, bedava olduğu bir mekânda, künefe.
sende gel yeşil-uzum, ortadan yeriz.
sonra sendeki 50 tl ile arabaya yakıt alır eve gideriz.
bir tanede ekmek alalım, sabah kahvaltı yaparız.
sende gel yeşil-uzum, ortadan yeriz.
sonra sendeki 50 tl ile arabaya yakıt alır eve gideriz.
bir tanede ekmek alalım, sabah kahvaltı yaparız.
devamını gör...
meja (yazar)
allah be.
hoş geldin kadın. sonunda geldin. terlik vereyim mi? kolonya ve çiko’da var eheh. resssssmen günün highlight’ı ya. best of.
hoş geldin kadın. sonunda geldin. terlik vereyim mi? kolonya ve çiko’da var eheh. resssssmen günün highlight’ı ya. best of.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilginç alışkanlıkları
alarmı; uyanmak istediğim saatten yarım saat önceye ve uyanmak istediğim saate kurup, normal saatten yarım saat önce uyanıp son yarım saatlik uykuyu daha güzel hale getirmek.
devamını gör...
lgbt'yi engelledik çünkü biz müslüman bir devletiz
halkımızın en büyük sorununu burdan da çok net görebiliriz: kendisi gibi olmayana nefret duymak. başkalarının yatak odalarıyla, hayatlarıyla ilgilenmeyi bırakmadıkça ne yazık ki istediği kadar iktidar değişsin. a olmaz b olur. yine olan halka olur.
devamını gör...
