katip arzuhalim
pir sultan abdal şiiri. selda bağcan bir söyler ki akıllara zarar. iyi ki varsın selda hanım.
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
somon.
güzel balık şimdi allah için.
bir de kuzey ışıkları. kesinlikle görmek istediğim bir şey.
güzel balık şimdi allah için.
bir de kuzey ışıkları. kesinlikle görmek istediğim bir şey.
devamını gör...
yayaya yol veren araba
benim kullandığım araba.
devamını gör...
uzun entrylerin okunmaması
zaman sıkıntısı olan, odaklanamama sorunu olan ve 140 karakterden fazlasını okuyamayanlardan kaynaklıdır.
ben okurum. hatta; ilgimi çeken bir girdinin yazarının bütün yazılarını okurum*. beğendiğimi favlarım, hiç çekinmem*. yazmayı okumayı sevdiğim için buradayım.
ben okurum. hatta; ilgimi çeken bir girdinin yazarının bütün yazılarını okurum*. beğendiğimi favlarım, hiç çekinmem*. yazmayı okumayı sevdiğim için buradayım.
devamını gör...
antropoloji
doğru bilinen yanlışlar;
antropoloji ırk bilimi değildir. insan bilimidir. antropo latince anthropos(insan) kelimesinden türemiş bir ön ektir. başına gelen kelimeye insanla ilgili olduğu anlamı katar.
arkeoloji de antropoloji gibi yanlış bilinir kazı bilimi tanımı yanlıştır. arkhe eski demektir. yani eski bilim/eskinin bilimi anlamına gelir.
antropoloji ırk bilimi değildir. insan bilimidir. antropo latince anthropos(insan) kelimesinden türemiş bir ön ektir. başına gelen kelimeye insanla ilgili olduğu anlamı katar.
arkeoloji de antropoloji gibi yanlış bilinir kazı bilimi tanımı yanlıştır. arkhe eski demektir. yani eski bilim/eskinin bilimi anlamına gelir.
devamını gör...
necip fazıl kısakürek
yaşamı uçlarda yaşamış bir şair. paris'te sabahlara kadar kumardan, süleymaniye de sabah namazlarına. şair annesini çok severmiş. ben çoğu şiirinde bu özlemi duydum. kanımca kaldırımlar şiirinde kucaklaştığı karanlık, sessizlik, muamma annesinden kalan boşluktur. sonra bir dönüm noktası var hayatında ama ne dönüm. ovardalığın bittiği, yazılanların çöpe atıldığı bir dönüm. abdülhakim arvasi adlı bir türk islâm âlimi ile tanışmasıdır bu dönüm noktası. sonra onun için başlar gerçek yaşam, ızdırap. ve dökülür dudaklardan o sözleri.
tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...
ve şairin en çok da eleştirildiği meselelerden biri de para için yazılar kaleme aldığı düşüncesidir. bu yavan düşünce pek istinatsız olarak dayatılmakta. müdafaa etmek değil amacım ama hamiliğin yüzyıllardır şairliğin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. bu konuda daha derin bilgiye rahmetli halil inalcık'ın şair ve patron kitabında bulabilirsiniz. bir hamisi olmayan divan şairi yoktur. yüzyıllardır devlet adamları şairlerin giderlerini karşılamışlar ve korumuşlardır. ve hatta bu şairler hayatlarında yaşamadığı hayata kavuşmuştur. şimdi biz divan şairlerini şairlikten mi atıcaz? kalkıp "ya para dinlenmiş nasıl şair?" gibi konunun k'sinden habersiz yorumlar yapınca gülünç oluyorsunuz. kaldı ki, para için yazı yazmanın etik olmadığı düşüncesi, ödülden ödüle koşan ama zengin olamayan komünist şairlerin düşünebileceği bir fikir gibi geliyor bana. kazansın ne olur ki?
neyse, bu editi yaptım çünkü bu editten önce burada çok cıvık bir şakam vardı (gülünmedi). böylelikle türk edebiyatında önemli bir yere sahip üstad hakkında genel birşeyler yazmış olduk, iyi oldu.
tam otuz yıl saatim islemiş ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum...
ve şairin en çok da eleştirildiği meselelerden biri de para için yazılar kaleme aldığı düşüncesidir. bu yavan düşünce pek istinatsız olarak dayatılmakta. müdafaa etmek değil amacım ama hamiliğin yüzyıllardır şairliğin bir lütfu olduğunu bilmeliyiz. bu konuda daha derin bilgiye rahmetli halil inalcık'ın şair ve patron kitabında bulabilirsiniz. bir hamisi olmayan divan şairi yoktur. yüzyıllardır devlet adamları şairlerin giderlerini karşılamışlar ve korumuşlardır. ve hatta bu şairler hayatlarında yaşamadığı hayata kavuşmuştur. şimdi biz divan şairlerini şairlikten mi atıcaz? kalkıp "ya para dinlenmiş nasıl şair?" gibi konunun k'sinden habersiz yorumlar yapınca gülünç oluyorsunuz. kaldı ki, para için yazı yazmanın etik olmadığı düşüncesi, ödülden ödüle koşan ama zengin olamayan komünist şairlerin düşünebileceği bir fikir gibi geliyor bana. kazansın ne olur ki?
neyse, bu editi yaptım çünkü bu editten önce burada çok cıvık bir şakam vardı (gülünmedi). böylelikle türk edebiyatında önemli bir yere sahip üstad hakkında genel birşeyler yazmış olduk, iyi oldu.
devamını gör...
kristal ağlayan kadınlar
bu bir şiir başlığı değil ama olsaydı da hiç fena olmazdı değil mi?
evet böyle bir hastalık var gerçekten.
tanı konulamayan bir hastalık olduğundan da bu şekilde girmek zorunda kaldım.

dünyanın farklı yerlerinde bu hastalıktan muzdarip üç kadın yaşıyor.*
1-) satenik karazyan (ermenistan):
satenik 24 yaşında genç bir kadın. yaklaşık iki yıldır bu hastalıktan muzdarip. ilk başta satenik, diş doktorundayken gözüne toz kaçtığını düşündü, yakınları ilse gözünde cam parçacıkları olduğunu zannetti. ancak o günden bu güne karazyan her gün sayısı 50’ye kadar varabilen keskin kristalleri gözünden çıkarmak zorunda kalıyor.
buradan
2-) laura ponce (brezilya):
41 yaşında bir öğretmen olan laura'nın gözlerinden beyaz plaklar çıkıyor. hava ile temas edince sertleşip kristalize olan bu plaklar laura için bazen günlerce hatta haftalarca süregelen bir kabus oluyor . laura 15 yaşından beri bu hastalıkla mücadelede ediyor. doktoru hastalığın nedeninin aşırı keratin üretiminden kaynaklanabileceğini düşündüğünü belirtiyor.

3-) hasnah mohamed meselmani (lübnan):
1996 yılında daha 12 yaşındayken dökmeye başladı ilk kristal göz yaşlarını. oldukça keskin olmasına rağmen gözüne zarar vermeyen kristaller başta oldukça popüler bir hal alsa da sonrasında yalanlandı. kızın babasının sihirbazlık yaptığı bile söylendi. hasnah ise hala kristal gözyaşları döküyor.
buradan
evet böyle bir hastalık var gerçekten.
tanı konulamayan bir hastalık olduğundan da bu şekilde girmek zorunda kaldım.

dünyanın farklı yerlerinde bu hastalıktan muzdarip üç kadın yaşıyor.*
1-) satenik karazyan (ermenistan):
satenik 24 yaşında genç bir kadın. yaklaşık iki yıldır bu hastalıktan muzdarip. ilk başta satenik, diş doktorundayken gözüne toz kaçtığını düşündü, yakınları ilse gözünde cam parçacıkları olduğunu zannetti. ancak o günden bu güne karazyan her gün sayısı 50’ye kadar varabilen keskin kristalleri gözünden çıkarmak zorunda kalıyor.
buradan
2-) laura ponce (brezilya):
41 yaşında bir öğretmen olan laura'nın gözlerinden beyaz plaklar çıkıyor. hava ile temas edince sertleşip kristalize olan bu plaklar laura için bazen günlerce hatta haftalarca süregelen bir kabus oluyor . laura 15 yaşından beri bu hastalıkla mücadelede ediyor. doktoru hastalığın nedeninin aşırı keratin üretiminden kaynaklanabileceğini düşündüğünü belirtiyor.

3-) hasnah mohamed meselmani (lübnan):
1996 yılında daha 12 yaşındayken dökmeye başladı ilk kristal göz yaşlarını. oldukça keskin olmasına rağmen gözüne zarar vermeyen kristaller başta oldukça popüler bir hal alsa da sonrasında yalanlandı. kızın babasının sihirbazlık yaptığı bile söylendi. hasnah ise hala kristal gözyaşları döküyor.
buradan
devamını gör...
anna vissi
kimisi için mütemadiyen psihedelia'dır. ne zaman duyulsa avaz avaz eşlik edip, nilgün belgün gibi masaların üstüne çıkarak oynama isteği uyandırır. sesi ilk defa 1982'de, ailecek seyredilen eurovision yarışmasında küçücük kulaklarıma çalındığından beri vazgeçilmezdir.
zamansız dip: mono i agapi'dir.*
zamansız dip: mono i agapi'dir.*
devamını gör...
normal sözlük evcil dost sahiplendirme veri tabanı
antalya’da ikamet etmekteyim. kedim şeko(erkek-skotiş fold) 3 yaşına girecek , yanına minnoş dişi ve tuvalet eğitimi olan bir yavru kedi arıyorum.
devamını gör...
hala koronovirüse yakalanmamış insan
o kadar işe gidip gelmeme, istanbulun leş otobüs ve metrolarına rağmen mucizevi şekilde hasta olmadım. bir güç tarafından korunduğumu düşünüyorum.
devamını gör...
tek kelimelik tanım girmek
olabilir.
devamını gör...
yazar mahlaslarının öteki dünya versiyonu
öldüm ama yine de sürünüyorum
devamını gör...
tanrı'nın dua kabul oranını çok düşük tutması
popomuz kalkmasın diye. tanrı erkekti, öyle değil mi ? erkeklerin genel tavrıdır.
cinsiyetçi bir tanım ama kesinlikle feminizm değil! gerçek feminizm bu değil!
cinsiyetçi bir tanım ama kesinlikle feminizm değil! gerçek feminizm bu değil!
devamını gör...
tavla terimleri
pençüse, severler güzeli gençüse.*
devamını gör...
bohemian rhapsody
durduk yere "mamaaaa" diye bağırmanıza sebep olur.
devamını gör...
öldüğümüzde arkamızdan en çok kim ağlar sorunsalı
kimde iz bıraktıysan o.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
küçükken komidinin arkasına hep sümüklerimi sürdüm sözlük.
hatta öyle ki duvar ile komidin arasındaki boşluğu kapatmıştım.
hatta öyle ki duvar ile komidin arasındaki boşluğu kapatmıştım.
devamını gör...
goodbye my lover
bir james blunt şarkısı. sevgilisinden ayrılan genç dimağların biricik sığınağıdır. bir paket peçete, bir sigara, bir kadeh içki ve yaşlı gözlerle dinlenmesi elzemdir. the office izleyicilerinin aklınaysa michael scott gelir sadece.
michael:
michael:
devamını gör...
çılgın sayısal loto
devamını gör...
