saçmalık.

yani entelektüel birikim, zeka, nezâket, özgüven, samimiyet ve temel insani gereklilikler olduktan sonra her erkek çekicidir bence..
ama kaba saba, zorba, düşüncesiz, vasat, alık, egoist, bakımsız ve çirkin bir adamsanız evet insanlar sizi hiç eder. burada da mesuliyet, dış görünüşte değildir sizdedir.
tabii böyle olursanız herkes sizi sevecek demek değil bu. fakat mutlaka kıymetinizi bilecek insanlar da olacaktır.
yani aslında dış görünüş çok da önemli değildir. insanın ruhu, zihni güzel olsun...

mesela ben çok yakışıklı erkek reddettim hiçbirinden de zerre pişman değilim.

o yüzden sevgili erkekler bu boş laflara aldırmayın, zeka, entelektüellik, nezâket ve samimiyet yakışıklılıktan büyüktür...
devamını gör...

güvenmek ve sevmek
devamını gör...

ihtiyacı olanlar icin acilmis olan kullanilmayan esyalar basligina "snowboardum var" yazan iyiliksever yazar.
devamını gör...

"yeteneklerini göstermek, yüreğindeki sıcaklığı alevlendirmek ve doğal neşesini açığa çıkarmak için kadın ve erkeklerle sürekli birlikte olmaya ihtiyacı vardı. yalnız kaldığında, kutusunda hiç çakılmadan duran bir kibrit çöpü gibi soğuk ve amaçsız oluyordu."

-yakıcı sır.
devamını gör...

johne boyne’un 2006 yılında yayımladığı aynı isimli kitaptan 2008 yılında sinemaya uyarlanan filmdir.

film, 2. dünya savaşı sırasındaki toplama kamplarını, o toplama kampındaki bir yahudi çocukla, toplama kampının yakınına taşınan bir alman askerinin 8 yaşındaki çocuğunun arkadaşlığını ele almaktadır. bu arkadaşlık aralarında tel örgüler varken kuruluyor ve gelişiyor.

2. dünya savaşı diyoruz ama filmde ne kan var ne de havada uçuşan silahlar. onun yerine ezilmişlik hissi var, haksızlık var, hayalleri çalınan, ırkçılığa maruz kalan ve köle gibi çalıştırılan insanlar var. bir de tüm bu acılara rağmen savaş ve ırkçılık nedir bilmeyen, tel örgüler arasında arkadaşlık kuran iki minik var.

bu iki çocuğa savaşı anlatabilir misiniz? birinde neden çizgili pijamalar var ve hep onu giyiyor, neden dilediğince oyun oynayamıyor, yemek yiyemiyor, uyuyamıyor, elleri parçalanana kadar çalışmak zorunda kalıyor, anlatabilir misiniz? bir diğer çocuğa, arkadaşının neden tellerle örgülü bir yerde olduğunu açıklayabilir misiniz ? bu saçmalığı onlara kabul ettirebilir misiniz? cevap açık.
devamını gör...

göbek adı flörtöz olan teraziler için kat'i surette namümkün olan şeydir.onların en fazla canı istemez.
devamını gör...

yaşamaktan değil de yaşamaya çalışmaktan, yaşadığımı sanmaktan yoruldum. meğer günü geçiriyormuşum sadece. nefes alıp verebilmeyi yaşamak sanıyormuşum. hayatım yokmuş ki benim. hayatta kalmayı yaşamak sanıyormuşum.
devamını gör...

türkler ekmeksiz yaşayamadığı için karbonhidrata abandığı için şişmanlık normaldir. neden zayıf kısmına gelecek olursak şişmanların olduğu dünyada zayıflar da elbet olacaktır. ekmeğin içine makarna koyup yiyen yazarlar artıladı bu arada.
devamını gör...

yıllar önce narcos dizisiyle birlikte öğrenme aşkımın depreştiği ve duolingo ile başlayıp bir süre sonra aslında hiçbir şey öğrenemediğimi farkettiğim dünyanın en güzel dili. sonra bu iş böyle olmayacak deyip bir gramer kitabı edinip çok kısa sürede gramerini söktüm. çünkü şaşırtıcı derece ingilizceye çok benziyordu. ikisinin de hint-avrupa dili olması bir yana, ingilizcedeki devasa latin kökenli kelimeler sayesinde zibilyon tane ortak kelime olduğunu farkettim.

benim için büyülü bir öğrenme süreciydi, her detayından inanılmaz keyif alıyordum. sırf orjinalinden okuyabilmek için yüzyıllık yalnızlık romanına bile başlamamıştım. sonra hellotalk denen uygulamayı keşfettim. hayatımda bu kadar hoşlandığım bir uygulama daha olmamıştır. burada tanıştığım insanlarla pratik yaparak daha da ilerlettim. sonra latin amerika'ya gittim, karış karış gezdim. arjantin'de yaşadığım aksan şoku, ingilizce yapabileceğim halde her işimi, her diyaloğumu ispanyolca yapmam, gün geçtikçe daha çok öğrendiğimi, anladığımı farketmem gerçekten müthişti.

artık çok iyi seviyede ispanyolcam var fakat yüzyıllık yalnızlık'ı hala orijinalinden okuyamıyorum (çünkü zor anasını satayım). kelimeler ilk başladığım zamanlardaki gibi büyülü gelmiyor artık kulağıma. hani derler ya yolun kendisi bir yere varmaktan daha güzeldir. öyleymiş gerçekten. yine de seviyorum seni ispanyolca. eres lo más bonito.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


sedona yöntemi, 35 yılı aşkın süredir bağımsız araştırma kurumları ve önde gelen uzmanlar tarafından dünyanın en etkili kişisel gelişim metodu olarak kabul edilmektedir. ayrıca yıllardır, binlerce insan, harvard medical school tarafından bilimsel olarak onaylanmış sedona yöntemi’nin, var olan en hızlı, en kolay ve en güçlü kişisel gelişim tekniği olduğunu keşfetmiştir.

sedona yöntemi, size, acı veren, istenmeyen, olumsuz duyguları anında serbest bırakmayı öğreten; eşsiz, sade, öğrenmesi kolay ve çok güçlü bir araçtır. sedona yöntemi, serbest bırakmayla ilgilidir… serbest bırakma, herkesin sahip olduğu doğal bir yetenektir, ancak çok az kişi bunu bilinçli ve sürekli olarak kullanmayı bilir.


ayrıntılı bilgi için buradan

çeşitli serbest bırakma uygulamaları için youtube kanalınaburadan ulaşabilirsiniz.

bonus: bugün başlayıp 15 gün boyunca devam edecek olan momentum programının 1. günündeki uygulamaya da buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

(bkz: hafızadan çıkmayan reklam jingleları)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adını yazsam sahilimin ıslak kumlarına
denizler gider mi suyuma
görünmem senden başkasına iki gözüm ama
şu anda cehennemdeyim elimde asa
gezegeni bile yakarım bana kalsa
n'olur dolup dolup dolu olup yağsam
istanbul'un bütün koruları alev alsa.

devamını gör...

ne zaman geçmişe dair "yapmasaydım, etmeseydim"leri aklıma düşürüp kendime buğzedecek olsam, mısralarıyla imdadıma yetişen, beni kendimden kurtaran kadın. "yapma" diyor bana âdeta, "pişman olma, sendin o ve aklın başına geldiğinde yaptıklarını yadırgayan da sensin. sen yaşadın hepsini, isteyerek... şimdi olsa yine aynısını yaparsın, yapmam deme sakın. her şeyi uçlarda yaşıyorsun diye kızma kendine, hissedebilmek ve hissettiklerini aksettirebilmek de bir meziyet değil mi zaten?"
devamını gör...

bir yere sığamadık be. nereye kayıt olsak hemen '' hadi dayı hadi '' sözleriyle karşılaşıyorum.
yahu gençler bizi neden beğenmiyorsunuz yahu ? ne kötülüğümüzü gördünüz ? *
devamını gör...

açılır abi açılır, soruşturma da açılır.. yarın bakmışız ters kelepçe gözaltına da alınırlar.. bunlar bir tek bizde normal işler.
neden basbas bağırıyoruz, adalet, hukuk, yargı diye?
amiral dediğin adamdan tsk'da kaç tane var?
bu fahrettin altun denen kişi kime çıkıp parmak sallıyor?
askerde olsa, yan semtten amiral geçecekmiş dendiğini duysa altını pisleyecek adamlar twitter'dan atıp tutuyor. yazık ya şu askeriyeyi soktuğunuz duruma bakın...
devamını gör...

ufak bir fırtına sonrası oluşabilecek su baskını suretiyle evde şöyle bir manzara ile karşı karşıya kalmak.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak: buradan
devamını gör...

ne özelde, ne kamusal alanda, ne de reel hayatta hiç kimsenin hiç kimseye küfür etme hakkı yoktur. küfreden varsa da kendi ayıbıdır. ağır küfür ettiyse hukuki işlem başlatmak en isabetli karar olacaktır.
devamını gör...

hev yuu met ted ?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim