aynı başlığın binlerce türevinin olması hem yazarlara hem modlara eziyet, aynı zamanda bilgiye ulaşmayı da zorlaştırıyor.

biz ceza almadan akıllanmadığımızdan, bunu üç kez yapan kişiler cezalandırılabilir.

tabi uygun bir ceza ile, kırbaçla falan değil.

tanım: kampanya gibi kampanya.
devamını gör...

yeni keşfettiğim alman grup. o solistten o ses nasıl çıkıyor cidden.
bir tane de benden
devamını gör...


'hayat ve zaman senin üstüne doğru kararıp köpürerek akar, seni taş bir duvara sıkıştırır.

biz gençken, bir sorun karşısında yeterli direnci gösteremediğimizde, mücadele edemediğimizde, kırılganlaştığımızda babam öfkeyle sedeflenmiş bir enerjiyle "boğayı" derdi, "boynuzlarından tutup devireceksin."

"boğa" hayattı.

seni bir hücreye kapattıklarında o daracık odanın içinde o geniş omuzlu, iri kaslı "boğanın" da karşısında durduğunu, keskin ve sivri boynuzlarını karnına dayadığını hissedersin.

hareket edecek, kımıldayacak bir yer yoktur.

boğayı nasıl boynuzlarından tutup devireceksin?

yenilecek misin?

tam da seni oraya kapatanların istediği gibi boğanın seni paramparça etmesine izin mi vereceksin?

bu sorular karşına çıktığında bir gerçeği keşfedersin:

hareket etmen gerekir.

ama nasıl?

insanların güçsüz, çaresiz, yetenekleri sınırlı, açgözlü ve arsız bir bedeni vardır.

o bedeni alıp bir hücreye kapattıklarında karşısındaki engelleri aşamaz, kilitli kapıları açamaz, parmaklıkların arasından geçemez, duvarların üstünden uçamaz.

benim zamanımı "nerede" geçireceğime karar verecek birileri hep vardır, peki benim zamanımı "nasıl" geçireceğime karar verebilecek herhangi bir insan, bir irade, bir güç var mıdır?

bunun cevabı beni hapishanede bile gülümsetir.

öyle bir güç yoktur.

"gerçeklik" sadece bedenimizle ilgili olsaydı bir roman okurken, bir film seyrederken hiçbir duygu hissetmememiz gerekirdi.

ama hissediyoruz.

hayalgücümüz başka bir hayalin içine sızıyor, o hayalin parçası haline geliyor, üstelik sadece hayalgücümüz hayalin parçası olmuyor, bedenini de peşinden sürüklüyor. beden kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir olaya "gerçek" tepkiler veriyor.

ben iki yıldır, bir hücrede sivri ve keskin boynuzları olan, gözleri kanlı iri bir boğayla yaşıyorum.

iki yıldır her gün o boğayı boynuzlarından tutup devirmek zorundayım.

bunun için size o boğadan daha hızlı hareket edebilen bir şey lazım: tek bir an içinde bütün dünyayı gezebilen bir hayalgücü.

hayalgücü her kapıdan geçer.

her yere gider.

ve, zamanınızı "nasıl" geçireceğinizi belirleyecek yeryüzünde hiçbir gücün olmadığını, dokunulmaz bir iktidara sahip olduğunuzu bilmenin muazzam hazzını tadarsınız.

hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır.

ahmet altan
devamını gör...

ders aşaması boyunca değerli hocalarınızın ileride yapacakları şahsi çalışmaları için 25-50'şer sayfalık, spesifik konular üzerine özetler yazarsınız saatlerce. 2 sene sonra bir aferin ile uğurlarlar seni. tebrikler artık lisans mezunu bir işsiz değil yüksek lisans mezunu bir işsizsindir.
devamını gör...

iyi güzel eden yazardır. kendi halinde yazmak nasıl oluyor bilmiyorum herkes kendine özel bir pay biçmek zorunda hissediyor galiba. birileri şakşakçı da birileri de kendi halinde vay anam ne özel. herkes yazıyor işte çok fazla irdelemeye gerek yok.
devamını gör...

az önce çaylak bir mısır'lı işçi arkadaşımızın ricası üzerine açmak istediğim başlıktır. yalnızca kendisi değil, birçok işçinin yevmiyesi verilmemiş.


merhabalar bu başlığı gündeme taşırsanız çok seviniriz. bizler firavun 2. ramses'in vefat etmesi üzerine nil deltasından apar topar getirtilmiş bir grup duvar işçisiyiz. adı parandes olan ve firavun 2. ramses'in çok yakın bir vassalı olan görevli, bize iki fıçı bira ödemeyi teklif etti, biz de kabul ettik. önce firavun'un ebatlarında alçıdan bir lahit dökmemizi istedi, dediklerini yaptık. ancak daha sonra işimiz olmamasına rağmen "bir zahmet mumyalayın da lütfen" dediler. bunu önce yapamayız, bizim ustalığımız dışında bir durum olduğunu söylediysek de bir fıçı bira daha teklif ettiler. yine kabul etmeyince mızraklı piyadeleri içeri çağırdı ve silah zoruyla yapmak durumunda kaldık. üstün körü mumyaladıktan sonra ücretlerimiz olan üç fıçı birayı istedik ancak oralı olmadılar ve bize resmen dalga geçer gibi "yaptığınız bu saçmalıktan bir de para mı istiyorsunuz! sizi kargılarımızla parçalamadan çıkın gidin buradan!" diyerek zorla piramitten dışarı attılar. bu kadar titiz bir işi neden saray görevlilerine değil de bizim gibi duvar ustalarına yaptırdılar bilmiyoruz. tek bildiğimiz, günlük yevmiyelerimizin verilmemesi. bu konuda hakkımızı arayacağız. sevgili okurlar #piramitişçilerinesesver tagine tweet atarlarsa seviniriz, olayı mahkemeye taşımak istiyoruz, desteklerinize ihtiyacımız var. teşekkürler.
devamını gör...

yıllardır konuştuğu ana dilini yanlış biliyor olmasını ateşli şekilde savunan kişi.

arkadaşlar, bir şeyin doğrusunu herkes bilemeyebilir ama "doğrusu bu" diyerek yol gösterenlere de sinirlenmek yerine en azından bir teşekkür etmeniz beklenir. belki sizi bir gün bir yerlerde çok daha fena şekilde rezil olmaktan kurtarıyorlardır, kim bilir...

bakın ortalık belirli makamlara geldiği halde 2 kelimeyi bir araya getiremeyen ve yazılı paylaşımlarındaki hatalarla alay konusu olanlardan geçilmiyor.

mutlaka duymuşsunuzdur, mesela fransızların bir yere gittiklerinde kendi dili dışında hiçbir dile yanıt vermediği durumları. bu adamlar salak mı ki bu kadar önemsiyorlar fransızcayı sizce? toplumsal yozlaşma konusunda dildeki bozuklukların oynadığı rolü gördüğünüzde geç kalmış ve buna katkıda bulunmuş olduğunuz için üzülürsünüz, yapmayın! burada küfrü savunduğunuz kadar kendi dilinizin özelliklerine de sahip çıkıp onları da savunsanız keşke.

insan üzülüyor.
devamını gör...


bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda
aylardır konuşan da.
kabul.
bir kez yolda karşılaşalım
onunla da avunacağım.
adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
kuraklık bu.
adın ekmeğe dönüşmüyor..”


doğukan özdemir

bir sese hasret kalmanın hüznü, böyle güzel mi anlatılır... mesele, aslında o sesi duymamak değildir yalnızca. aramak isteyip arayamamak. varlığına, yaşamasına dair meraktan hezeyan içinde olmaktır. hezeyan dedim çünkü ara ara vurur insanı, çıldırmak üzeresinizdir. ve sessizlik sağır edici gelmektedir. acıtır...
bu dağ, bu karları taşımıyordur artık. o ses.. o sesi duymak zorundasınızdır.
devamını gör...

civciv ama sevilmiyor
büyüyünce tavuk çiftliği kuracak.

şimdi ananı laciverde boyadım : filli boya satış temsilcisi yahut makyöz.

nihihih921 : nihilist olacakken bi gülme tutan felsefeci.
devamını gör...

türkiye büyük millet meclisi’nde, milletvekillerince başbakana ya da bakanlardan birine bir sorunla ilgili olarak sorulan ve görüşmeler sonunda o konuda soruşturma açılması istenebilen soru.
devamını gör...

hemen şimdi uyusam toplam kaç saat uyumuş olurum?
devamını gör...

12 yy - 13.yy arasında batı avrupa'da oldukça etkili olmuş olan reenkarnasyona inanan bir tarikat.
müritleri, dünyanın çocuk için elverişli bir yer olmadığı inancı ile cinsel ilişkide bulunmazdı.
bulunanlar ise yalnızca anal seks yaparlardı.
o dönemlerde bu tür inanış ve eylemler ciddi sapkınlık olduğu düşünüldüğü için, artan katharizm inancına çare olarak, papa haçlı ordularına emir vermiş, nihayetinde 28.000 kadar bu tarikata mensup kişi katledilmiş, inanışın önde gelen isimlerini diri diri yakılmıştır.
devamını gör...

korona bebeğim izin verirse* ölene kadar gezmek istiyorum. istanbul'da doğup büyüdüm ama gezdiğim yerlerin sayısı bir elin parmağını geçmez.* o yüzden bu yaz için biraz heyecanlıyım, bakalım artık.
devamını gör...

çocuk yaşta zorla evlendirilen ama hakkını aramaktan, istediği gibi yaşamaktan vazgeçmeyen phoolan devi ilk eylemini daha 11 yaşındayken babasının tarlasına çökmeye çalışan amcasına karşı yapmıştır. o zamandan beri güce tapanların baş belası haline gelen bu küçük kıza gıcık olan amcası onu daha 11 yaşındayken çok uzak bir köyde yaşayan ve kendisinden çok büyük bir kıro ile zorla evlendirmiştir.
sübyancı kocasından sürekli dayak yiyen ve tecavüze uğrayan kızcağız baba evine dönse de babasından da dayak yiyip tekrar koca evine gönderilir. ona gıcık olan amcaoğlu, "hırsız" diye kızı polise ihbar eder. polisler de kızın arkası yok diye topluca tecavüz ederler. bir fırsatını bulup kaçan phoolan henüz 14 yaşında iken haydutların arasına katılır. çetenin ilk ve tek kadın üyesidir. çete lideri tecavüz etmek isterken phoolan karşı koyar, çetenin ikinci adamı olan vikram ise kıza platonik aşıktır. çete liderini öldürüp kızı tecavüzden kurtarır, sevgili olurlar.
phoolan, pedofil kocasını sevgilisi vikram’a anlatır. vikram da öfkeyle o pisliğin köyünü çeteyle basar. sapığı bıçaklayıp üzerine not iliştirir: “küçük kızlarla evlenmemeleri için yaşlı adamlara bu son uyarıdır.”
bu durum civardaki yaşlı erkeklerin ve diğer haydutların hoşuna gitmez. vikram’ı öldürüp, phoolan’ı bir köye götürürler. bir odaya kapatıp bir ay boyunca köyün tüm erkekleri sırayla ona işkence ve tecavüz eder.
bir fırsatını bulup tecavüz odasından kaçan phoolan kendi çetesini kurar ve güçlendikten sonra çetesiyle o köye baskın yapıp kendisine tecavüz eden erkekleri öldürür. resmi kaynaklara behmai katliamı olarak geçen bu olaydan sonra zenginden alıp fakire verir. fakir halkın göz bebeği haline gelen phoolan, halkı sömüren asalakların baş düşmanıdır.
polisler onu yakalamaya çalışır ama nafile. bir efsane olmuş, “haydutlar kraliçesi” lakabını ve halkın desteğini almıştır. idol olarak robin hood'u seçip o yolda ilerlemiştir. hükümet ise madara olmuştur.
halkın kahramanı haline gelen phoolan’ın başına hükümet ödül koyar ancak köylüler onu sevdiği için korumaya alır.
“bükemediğin eli öpeceksin misali” hükümet phoolan’ın şartlarını kabul etmek zorunda kalır. phoolan, ancak sivil itaatsizliğin sembolü haline gelen düşünür mahatma gandhi ve hindu tanrıçası durga’nın resimlerinin önünde silahını indireceğini söyler.
yapılan anlaşmaya göre; kendisi ve ekibindekiler asılmayacak, hiçbirine kelepçe takılmayacak, hiçbiri sekiz yıldan uzun hapis yatmayacak, ailesinin hakkı olan topraklar verilecekti. phoolan devi 1983 yılında, onbinlerce hayranı tarafından karşılanıp teslim olur. çetesinde yer alan erkeklerle birlikte aynı koğuşta kalır.
yumurtalık kisti teşhisi konduğu söylenir ve gerekmediği halde rahmi zorla alınır. hastanenin doktorunun, “phoolan devi’nin daha fazla phoolan devi doğurmasını istemiyoruz” açıklaması ise kayıtlara geçer.
1994 yılında af ile çıkıp 1996’da eyalet seçimlerini ve 1999’da meclis seçimlerinde halkın desteğini alıp başarılar kazanır. okuma yazmayı da öğrenir. parlamentoda oldukça aktiftir, başbakan olacağına kesin gözüyle bakılır.
derin devletin karıştığı iddia edilen bir suikastla hayata veda eder. halkın hükümete öfkesi büyük olur. halk phoolan'ı tanrıça durga'nın yeryüzüne yeniden gelmiş hali olarak anar.
yaşamının her aşamasında inanılması güç bir hayat hikâyesi olan phoolan filmlere ve romanlara konu olmuş tarihi bir karakterdir.
kadın hakları savunucularının “erkek şiddetine karşı her ülkeye lazım” dediği phoolan hayatta iken onun yaşam öyküsünü anlatan filmi çevrilmiştir. haydutlar kraliçesi filmi
phoolan, filmde yer alan şiddet ve müstehcen sahnelerinden dolayı filmi beğenmediğini ifade etmiştir.
çocukluğundan itibaren kendisi ve çevresindeki alt kastlardan çocuk ve kadınların cinsel istismar ve tecavüze maruz kalmasına karşı intikam ve öfke ile hareket eden phoolan devi, üst kastlara korku salmış, pedofillerin kabusu olmuştur.
"doğduğumda bir köpekten daha değersizdim, şimdi bir kraliçeyim. çoktan ölmüş olmalıydım, ama hala canlıyım. tanıklığım, benimki gibi bir yaşamın bir daha asla yinelenmemesi için yeryüzündeki tüm yoksullara ve ezilmişlere uzanan bir el olsun…"
phoolan devi’nin biyografisini içeren “haydut kraliçe” isimli kitapta “yeryüzünün ırmak ucunda bittiğini ve güneşin su içinde boğulduğunu sanan korkmuş küçük çocuk değilim artık… birçok kez yardım isteği ile elimi uzattım ama kimseye ulaşamadım. bana pislik, cani dediler. hiçbir zaman kendimi iyi bir insan olarak görmedim ama bir cani de değilim. tek yaptığım bana çektirdiklerinin aynısını erkeklere iade etmekti. vahşi ormanda hayatta kaldım. şimdi de benim çektiklerimi çeken insanlara yardım etmek amacıyla, kentte hayatta kalabilmek için tanrı’ya dua ediyorum” sözlerine yer verilir.
devamını gör...

allah özel isim tanrı cins isimdir ikisi ayrı şeylerdir.
devamını gör...

deliksiz uyku.
devamını gör...

kimse sahip olmadığı için daha bu kavram hakkında yazmayı düşünmemiş.
devamını gör...

camdan aşağıya atlardım. ne de olsa can çok bende.
devamını gör...

jübile maçında sakatlanan futbolcudan farksızdır.
devamını gör...

sağlık kesinlikle.
günde 9 tane ilaç içmek, her ay 2 - 3 kere hastaneye gitmek inanın ki çok zor.
insan kendine yakıştıramıyor.
lütfen sağlığınıza dikkat ediniz.
en değerli varlığınız sağlıktır, hem sizin hem de yakınlarınız için...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim