ikinci meşrutiyetin ilanı sonrası istanbul'daki birtakım mürtecilere özgürlük ve muasırlaşma battı ve 13 nisan 1909 tarihinde (hicri 31 mart) bir isyan başlatarak istanbul'u bir hafta zapt ettiler, frenk gömleği giyen erkekleri tartakladılar. halkı kışkırtarak kinlerini üst düzey subaylara ve gazetecilere kustular; birçok masum canı katlettiler ve bu durumu yıldız'daki padişah görmezden geldi. bu olaylar sırasında hüseyin cahit yalçın'ın yazıhanesini bastılar ve cahit yalçın'a benzettikleri bir kişiyi oracıkta öldürdüler. selanik ve edirne'deki vatansever osmanlı subayları bu duruma bir çare bularak olay yerine bir ordu tayin etmeye karar verdiler. 31 mart vakası cereyan ettiğinde isyanı bastırması için istanbul'a gönderilen askeri birliğin adıdır bu "hareket ordusu". birliğe ismini hareket ordusu kurmay başkanı* kolağası mustafa kemal paşa vermiştir. birliğin başkanlığını mahmud şevket paşa üstlenmiş ve meşhur konuşmasını işte tam bu ayaklanmayı bastırmadan yapmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


meşhur ses kaydı

nitekim irticacılar bastırılmış ve bazı azmettirici şahıslar infaz edilmiştir. bu olay ikinci abdülhamid'in tahttan indirilmesine ve yıldız sarayı'nın kapısının mühürlenmesine sebebiyet vermiştir.
devamını gör...

instagram fenomenciği olan bir arkadaşımın hezeyanı anımsatan başlık. takibi bırakanları gösteren bir uygulama yüklemişti, bırakanlara mesaj atıp "neden bıraktın" diye soruyordu. yazık ama vurmayın o da insan;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

leyla ile mecnun dizisinin ilk ve en hakiki leylasını oynamış tatlı mı tatlı görünen kadındır.
devamını gör...

kürtaj yasaklansa bile kadınlar bebekleri merdivenaltı yollarla aldırmaya ya da geleneksel yöntemlerle düşürmeye çalışmaya devam eder. etrafımdan o kadar çok olay duyuyorum ki bu şekilde. mesela çok kardeşli bir arkadaşımın annesi ona hamileyken ablalarına: "karnıma bastırın da ölsün." demiş. tuvalette bebeklerini düşürmeye çalışanlar, bebek düşşün diye camdan atlamaya çalışanlar, kına içenler, adet söktürücü içenler... gebelik, doğum, çocuğun büyüme süreci kadının bedenine ciddi külfetler yükleyen durumlar.çok ciddi psikolojik güç gerektiriyor bunları göğüslemek. ki işin daha mecbur kalınan boyutları var, tecavüz, gayrimeşru ilişki sonucu gebe kalma, annenin ölümüne neden olabilecek gebelikler gibi... dünyaya getirilen çocuğu kendi sefaletine sürüklemek, ona karın tokluğundan başka bir şey vaat edememek, ucuz iş gücüne katkıda bulunmaktan daha kötü bulmuyorum ben kürtajı. siz sanıyor musunuz ki kadınlar kaş aldırır gibi çocuk aldırıyor, hayır. kürtaj kadınlar için çok zorlu bir psikolojik süreç. çoğu kadın için bu keyfi değil. mecbur kalınan bir durum. insanlar korunmak konusunda bilinçsiz. ve korunmayı maddi bir külfet olarak görenler de var. kürtaj oranları ancak halkı doğum kontrolü hakkında bilinçlendirerek ve maddi olarak dezavantajlı insanların doğum kontrolüne ücretsiz ulaşımını sağlayarak olur. fakat bu oran hiçbir zaman sıfıra indirilemez maalesef ki.
devamını gör...

ne yapacaksınız gençlere aileleri üzerinden baskı mı uygulayacaksınız ? diyecek söz bulamıyorum. z kuşağının sizi sandığa gömmesi temennisiyle.
devamını gör...

o güzel entry leri giren parmaklarıdır. parmaklarınız dert görmesin efenim.
devamını gör...

nickaltı açılışını yapanı görünce umarım fenalaşmayacak olan yazar.

kendileri benim 100. takipçim oldu ben hala kendime gelemedim malum.
isim vermiyorum tabi baş harfi durumumuz yoktu sevisemedik *

yeni gelmiş hoş gelmiş yazar. kısa öz, sakin tanımlarla ilerleyeceğe benziyor. ihtiyaç olan bir durum. biz sevdik, beğendik, hoş geldinimizi yaptık. sevgiyle kalın sayın yazar. keyifli sözlükler.
devamını gör...

bir diğer adıyla paraleldir. dünya üzerinde doğu-batı doğrultusunda uzandığı kabul edilen hayali çizgilere paralel denir.
paralel ve enlem genellikle aynı anlamda kullanılır ancak paralellerin hepsi birer enlem olduğu hâlde, her enlem bir paralel değildir. (40 derece 32 dakika enlemi gibi).
- - - alıntı - - -

referans: coğrafya dersi notlarıdır. bilgiler bana ait değildir.
devamını gör...

o halde bikaç tane de benden gelsin
(bkz: https://youtu.be/lgMwLcYVvHI)
(bkz: https://youtu.be/Ded-Uw8CYHg) bu abinin coverler ı müthiş.
(bkz: https://youtu.be/QUvVdTlA23w) dinlerken eşlik edersiniz o kadar iyi.
(bkz: https://youtu.be/0xyxtzD54rM) chester ruhun şad olsun üstad
tüm bunlar yeni başlayan arkadaşları çok yormaz. yumuşak başlayalım, önce kulaklarınız alışsın, dahası sonra.
devamını gör...

1948 yılında kırklareli'nde dünyaya gelmiş ve türk sinema sektörüne hatrı sayılır katkıları olmuş sinemacı, yönetmen. film sektörüne henüz on altı yaşındayken kameramanlık yaparak başlamış, çekirdekten yetişmiş bir isimdir. arkadaşlarıyla birlikte birkaç kısa film projesinin ardından mesleğini görüntü yönetmenliği olarak sürdürmüş orhan oğuz; usta yönetmenlerle birlikte gerçekleştirdiği işlerle birlikte yeşilçam sinemasına da girmiştir.

yeşilçam'da görüntü yönetmeni olarak uzun yıllar görev almış ve devamında festivallere yönelik filmlerle kariyerine devam etmiştir. türk alternatif sinemasına kattığı eserlerle toplamda 34 festival, şenlik ve dernek ödülüne layık görülmüştür. bu ödüllerin 33 tanesi 1983-1994 yılları arasında, sonuncusu ise geçtiğimiz yıl 27. uluslararası adana altın koza film festivali'nde almış olduğu orhan kemal emek ödülü'dür. ağırlıklı olarak görüntüyle ilgilenmekte olan yönetmenin fotoğrafçılığa da ilgisi vardır. haliyle yapımlarında görsel ögeler ve sinematografiye önem verdiğini de söyleyebiliriz.

kendisi aynı zamanda türk televizyon tarihinin en uzun soluklu yapımlarından biri olan arka sokaklar'ın da yönetmenliğini yapmıştır.

yeşilçam'da görüntü yönetmeni olarak görev almış olduğu deli deli küpeli, devlet kuşu, değirmen gibi filmlerin yanında, türünde pek rastlanmayan örneklerde de yönetmen ya da görüntü yönetmeni olarak adına rastlanmaktadır. işi görsellikle ilgili olduğundan olsa gerek, yalnızca yine kendi filmleri olan aura ve kara kentin çocukları'nın senaristliğini yapmıştır.

türk korku filmlerinden sıyrılan büyü bir yana, anayurt oteli, dönersen ıslık çal, neşeli günler, kara kentin çocukları ve saymakla bitmeyecek birçok eser bırakmıştır. hangi eserler diyecek olursanız, film ve dizilerinin listesini aşağıya bırakayım.

yönetmenlik yaptığı filmler

arka sokaklar 2006
azap yolu 2006
aura 2006
zümrüt 2004
büyü 2004
serseri aşıklar 2003
seni yaşatacağım 2002
berivan 2002
üzgünüm leyla 2000
delikanlı 2000
neşeli günler 2000
beyoğlu rüyası 2000
şara 1999
kimsecikler 1999
fanatik 1999
kara kentin çocukları 1999
ikinci bahar 1998
karanlıkta biri var 1998
baba evi 1997
şövalye, pamuk prenses ve hain 1996
yer çekimli aşklar 1995
aziz ahmet 1994
manisa tarzanı 1994
şaban askerde 1993
süper baba 1993
dönersen ıslık çal 1992
iki başlı dev 1990
her şeye rağmen 1988
üçüncü göz 1988


görüntü yönetmenliğini yaptığı filmler *bazılarının yönetmeni de yine kendisi*

kara kentin çocukları 1999
yer çekimli aşklar 1995
aşk üzerine söylenmemiş her şey 1995
manisa tarzanı 1994
beşinci boyut 1993
dönersen ıslık çal 1992
zıkkımın kökü 1992
yıldızlar gece büyür 1991
suyun öte yanı 1991
bütün kapılar kapalıydı 1990
aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni 1990
bekle dedim gölgeye 1990
gün ortasında karanlık 1990
iki başlı dev 1990
öğretmen 1988
her şeye rağmen 1988
üçüncü göz 1988
gönül dostları 1987
anayurt oteli 1987
rumuz goncagül 1987
ses 1986
değirmen 1986
yoksul 1986
aaahh belinda 1986
deli deli küpeli 1986
garip 1986
davacı 1986
kurşun ata ata biter 1985
arzu 1985
katma değer şaban 1985
adı vasfiye 1985
amansız yol 1985
dul bir kadın 1985
körebe 1985
her şeyim sensin 1985
melek yüzlüm 1985
gurbetçi şaban 1985
nefret 1984
ortadirek şaban 1984
postacı 1984
fırtına gönüller 1984
ömrümün tek gecesi 1984
firar 1984
güneş doğarken 1984
bataklıkta bir gül 1983
bin kere ölmek 1983
kılıbık 1983
yıldızlar da kayar 1983
badi 1983
bir yudum mutluluk 1982
tomruk 1982
kader bize düşman mı? 1982
gazap rüzgarı 1982
kaçak 1982
kördüğüm 1982
mutluluk haram oldu 1981
tövbe 1981
kanlı nigar 1981
devlet kuşu 1980
gol kralı 1980
umudumuz şaban 1979


edit: incelerken belirtmek istedim. 1984 yılına ait badi diye bir filmi var. o dönemlerde türkiye'de bilim kurgu işler ortaya çıkarabilecek, cgi ya da benzeri ögeler kullanabilecek kaç insan vardır acaba? saygılar.
devamını gör...

tam tersi olmalıydı. tıpkı, bizlerin yurtdışında herhangi bir ülkeye gitmek istediğimizde geçtiğimiz yollar gibi.

birini ülkeden okutacaksan dil belgesi, yüksek bir sınav skoru gibi şeyler istemeliydiler. yös gibi uyduruk bir sınavdan bahsetmiyorum.

bu ülkenin vatandaşı olarak benim sınavsız geçim hakkım olmalıydı ki bu sonu s ile biten her gencin ömrünü yiyen şeylerin stresi, kimine göre de zorluğundan bahsetmek bile istemiyorum.

ben elimi kolumu sallayarak almanya'da okuyamıyosam o da burada okuyamamalı ve bunun ırkçılıkla bir alakası yok. ülkenin vatandaşı olmakla alakası var.

edit: @kafatolog'un uyarı ile yazım yanlışı düzeltildi.
devamını gör...

2 yaz öncesi, küçük bir beldede arkadaşlarımın işlettiği tatilevine kısa süreli yerleşmiştim. hiçbir sorumluluğum yoktu, telefonum kapalıydı. saatin hiçbir önemi yoktu. hayvanlarla ve böceklerle samimi olup, biraz yüzüp biraz yürümüş, acıkınca yemiş, uykum gelince uyumuştum. yattığım yerin, giydiğim kıyafetin, saçımın, yüzümün, gözümün hiçbir önemi yoktu. araba sesi, şehir gürültüsü, kalabalık hepsini unutmuştum. cırcır böcekleri senfoni orkestrasına eski şarkılar eşlik ediyordu, ne istersem yapabilirim gibi hissediyordum. bazen bunaldığımda gözümü kapatıp orada hissediyorum kendimi.
devamını gör...

zenci yerine afrikalı demek de yanlış olur. kuzey afrika'da siyah yok, berberi yada arap var.
devamını gör...

cok ilginctir ki, inanan insanlar, hangi milletten veya hangi semavi dinden olursa olsun, ona hep “sen” diye hitap eder. kimse ne dualarinda, ne sukurlerinde, ne de tefekkurunde, asla “siz” demiyor, hep “sen”li konusuyor.
devamını gör...

şu istanbul'da en güzel fotoğraf ya güneş doğarken ya da batarken çekilir.
(bkz: ara güler)
devamını gör...

"karıncayı bile incitmem” deme. “bile”den incinir , karınca. söz söylemek irfan ister. anlamak , insan... (fuzuli)
“çok vicdanlı biriyim” anlamında kullanılan bir sözdür “karıncayı bile incitmem”.
kimseye zararı dokunmayan, çok merhametli, ince duygulu insanlar için karıncayı bile incitmez deriz. onlar. adım atarken bile dikkat ederler, karıncayı görünce üstüne basmazlar.
acı duyan hayvanların sesine insanlar üzülür. ayağımızın altında dolaşan kedimizin o narin patisine yanlışlıkla basınca onun o “miyaiiiivvv” sesi bizi üzer ama karıncanın acısının sesi duyulmaz ki.
karıncayı bile… derken bu cümlede geçen “bile” edatı, karıncayı aşağı ve hor gören bir anlam ortaya koyuyor esasında.
bazı insanların doğadaki karıncaların yuvasını talan ettiğine şahit olmuşuzdur. bu tür insanların her şeyi tüketmek arzusu doğaya büyük zarar verdi. doğanın intikamı acımasız oldu, kibirli insanoğlundan intikam aldı.
2020 yılında bu kadar çok artan felaketlerin hayatımızın bir parçası haline gelmesinin nedeni açgözlü insanoğludur.
insanoğlu bir virüs gibi hayatında sadece menfaatini düşündü. doğayı korumayanlar, tek kelime ile pervasızca yok edenler bindiği dalı kestiğini anlamazlar.
kanunî sultan süleyman hocası ebussuud efendi’ye sorar:
meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah var mı karıncayı kırınca?

ebussuud efendi cevap verir.
yarın hakk’ın divanına varınca
süleyman’dan hakkın alır karınca.


evlere dadanan karıncalara gelince…feromon izlerini (bir karınca kolonisinin diğer üyeleri ile iletişim kurmak için kullandığı koku işaretlerini) takip ederler. karınca tebeşiri ile çizgi çekince anlıyorlar ki burası yasak (fenomen izleri yok) girmiyorlar evin içine.
100 karınca bir damla suyu paylaşır da bizler koca dünyayı paylaşamayız.
devamını gör...

"neden her şeyi sen düzeltmek zorundasın. boş ver bazı şeyler sen istesen de istemesen de olacaktır. dünya senin sayende kurtulmayacak. o yüzden başkalarından çok kendini önemse, kendine değer ver. insanlar nankör sen ne yaparsan niye şunu da yapmadın diye illaki kulp bulacaktır. içindeki ses ne diyorsa onu yap ve asla vazgeçme."derdim.
devamını gör...

tanım: şık harekettir.
iç ses : olmaz olsun dediğim indirimdir. beş saat önce 500'e aldığım ürün olmuş 365. cepte ne kadar var? 117. oldu mu şimdi bu? indirimsiz ürünü iade ederek indirimli ürünlerden faydalansam olmuyor mu? çirkef tüketici miyim neyim?
devamını gör...

moralim bozulmamakta hatta evren adına sevinmekteyim dediğim başlıktır.
devamını gör...

nerde ne zaman hangi şartta olursa olsun bir ortamda çay varsa içilir
(bkz: günde 20 bardak çay içmek)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim