hiç mi yok ya, bir tane bile mi? bana bile mi yok? belki vardır ya bi baksan mı?
karşıdakinin yeminler ederek yok dese ancak inandıracağı soru kalıbıdır.
devamını gör...

1894 yılında bir cihazı kablo olmadan uzaktan çalıştırmanın ilk örneğini gerçekleştiren, elektromanyetik dalgalar kullanarak elektrik akımı ölçen galvanometreyi çalıştırıp bugünkü uzaktan kumanda teknolojisinin ilk temelini atan ingiliz fizikçi.
devamını gör...

genelde görüğümüz sakallılara karşı söyleme isteği uyandıran kelime. yıllar içerisinde önemini ne yazık ki kaybetmiş ve ilkokul bebeleri arasında dahi söylenmeye başlanmıştır.
devamını gör...

buna benevolent sexism denmektedir. bu davranışlar feminist gibi gözükür fakat yine de cinsiyetçiliktir ve bu yüzden de tehlikelidir. feministlerin bunlara tepki göstermesi gerekir ki zaten herkesin bildiği o popüler "kadınlar çiçek değildir" sözü de bu tarz iyimser gibi gözüken davranışlar/sözler için söylenmektedir.

gerçi ben feministliğin birçok kişi tarafından (bazı feministler tarafından da) yanlış anlaşıldığını düşünüyorum orası ayrı.
devamını gör...

dünyada en çok merak edilen ve çok sayıda araştırmanın da ana konusu olan en zengin kültürlerdendir kızılderili kültürü.
geleneğe göre,bir kızılderili kadın anne olduktan sonra,küçük çocuğunu önce sessiz ve sakin bir açıklık veya ormanlık alana götürür. burada çocuğunun gözlerini kapayarak,onun nitelikleri hakkında kendisinin yazdığı,oluşturduğu bir şarkıyı söyler ona. çocuk büyüdükten sonra,hayatta karşılaştığı zorluklar sırasında kendi kendisine bu şarkıyı söyleyerek bundan güç alır,beslenir.
bu oldukça etkileyici bir gelenektir.
devamını gör...

kalabalık bir otobüste, ayakta yolculuk ediyorum. genç bir kız ve yaşlı bir beyefendi karşılıklı koltuklarda oturuyor. genç kız pür dikkat kitabını okuyor. amca bir süre kıza bakıyor sadece, sonra kitabın ismini ve konusunu soruyor kıza. kız, kibar bir dille açıklıyor. sonrasında adam şöyle bir etrafını süzüyor, bütün gençler kafasını akıllı telefonlarına gömmüş, etraftan bihaber vaziyette tabii. adam, "sen niye bunu okuyorsun, telefona baksana. bak, herkes öyle yapıyor." diyor. *

ayakta yolculuk ettiğimde gerçekleştirebildiğim, yolculuğa keyif katan eylem. sadece bir yerden bir yere gitmek için harcanacak olan o zamanı değerlendirmek için güzel bir yöntem.
devamını gör...

ağır troll.

az önce sırf gay olduğu için kendini dışlanmış hissettiğini ve dışlanacağını yazmıştı. inanılmaz üzülüp kendimce "ne yapabilirim" diye düşünmeye başlamıştım. iyi ki girip diğer entrylerini de okumuşum. bu sayede 17 yaşında bir gay olduğunu, ayrıca bir kız tarafından beğenilmek istendiğini, ayrıca 2 tane çocuğu olduğunu öğrendim. aferin sana dostum, o kadar içimizden birisin ki; olanlar dışarı çıkmayı unutmuş.

yapmayın böyle şeyler abi, insanın vicdanına oynamayın.
devamını gör...

orijinal ismi psychologie des foules olan ve 1895 yılında yayımlanan eser. fransız sosyolog gustave le bon'a aittir. kişinin kendi düşüncelerinden sıyrılıp, nasıl saman alevi gibi hızla yayılan fikirlerin birer savunucusuna dönüştüğünü aktarıyor özünde. tam olarak katılmamakla birlikte üzerine düşünüldüğü zaman toplumun birey üzerindeki etkisi hakkında güzel çıkarımlara sahip olduğunu düşünmekteyim. çevirileri pek tatmin edici değildir bundan ötürü yazıldığı dilde okunması anlaşılırlığı açısından önem arz ediyor.

--- alıntı ---

les idées n'étant accessibles aux foules qu'après avoir revêtu une forme très simple, doivent, pour devenir populaires, subir souvent les plus complètes transformations. c'est surtout quand il s'agit d'idées philosophiques ou scientifiques un peu élevées, qu'on peut constater la profondeur des modifications qui leur sont nécessaires pour descendre de couche en couche jusqu'au niveau des foules.

--- alıntı ---
devamını gör...

üst edit: bu tanım, üstteki tanıma hitaben yazılmıştır. maide suresi 38.ayetin hükmü ile ilgilidir. maide suresi 44. ayet ile ilgili değildir.

ahkam ilmini bilmeden, ahkam kesmek bu olsa gerek.

hırsızın islami literatürde karşılığı; çalmayı adet haline getirmiş kişidir. yani kişi; ihtiyacı olmadığı halde, başka birinin malını çalıyorsa bu hırsızdır. eğer kişi; gücü yettiği halde, çalışma imkanı varken; çalışmak yerine, çalmayı tercih ediyorsa bu hırsızdır.

eğer kişi ihtiyacı var iken çalıyorsa, çalışmaya güç yetiremediğinden çalıyorsa, çalışamamasında yöneticilerin eksikliği söz konusuysa ve yönetici ihtiyaç sahibinin ihtiyacını karşılama noktasında noksanlık göstermişse, çalınan şey hırsızlık olarak değerlendirilemez. çaldığı şeyi ihtiyacından dolayı çalmışsa bu hırsızlık değildir. çaldığı şeyin değeri kadar ödemeyi devlet yapmak zorundadır. yani hırsızlığın faturası yöneticiye kesilir.

kur an, hırsızın elini kesin emri verir. sebebi hırsızlık yapmaya meyilli olan kişilere gözdağı vermektir. bunu insanların şahitliği önünde yapılmasının hikmeti budur.

her hırsızın eli kesilmiş olsa idi, dünya üzerinde hırsızlık oranının bir hayli düşeceği kanaati; yabana atılır bir iddia değildir.
devamını gör...

genel olarak zor ve karmaşık karakterli olan ve yola gelmeyen insanlar için kullanılan bir deyim.
devamını gör...

"sevdiğiniz size dünyanın en güzeli/yakışıklısı gibi gelmiyorsa bir yerde sıkıntı vardır." demek istediğim insanlardır.
devamını gör...

netflix ile birlikte öğrendiğimiz bir tabir. bu filmler ve diziler genellikle kaliteli oluyor, tecrübe ile sabit.
devamını gör...

çığlıklar yardım çığlıkları. her ne kadar konu varsa tekrar edilmeye çalışılır edilemezse oturulur ağlanılır ya da son gecede ne halledebilirim diyip yatılır.
devamını gör...

doldurulup nick'imden bahsedilmeyen çok fazla ukdem var. bir yazarımıza da çıkıp ''benim ukdemdi, neden belirtmediniz?'' demedim çünkü gerek olduğunu düşünmüyorum. bahsedilse güzel olur ama bahsedilmezse de dünyanın sonu değildir.

ukde sahibi olduğunun belirtilmesi kendisi için önemli olan yazarlarımız da olabilir ve bunu güzel bir dille başlığı açıp kendinden bahsetmeyen yazara sorabilir. hayatın anlamı aranmıyor sonuçta, basit bir soru. bu durumdan şikayetçi olmaya gerek olduğunu düşünmüyorum*. tatlı dille halledilir yahu.

gerçi, bunun gibi #564501, tatlı dille halledilemeyen olaylar da hayatın bir gerçeğidir, orası ayrı.
devamını gör...

oyuncak kategorisine girer mi bilmiyorum ama hep bir bisikletim olsun isterdim. maalesef hiç olmadı. bu da içimde kalan bir ukdedir.
devamını gör...

bir devrin, çağın veya zamanın his ve fikir şekli.
tarihî bir olay irdelenirken o çağın değerleri, normları, hissiyat ve fikir sistematiği dikkate alınmalıdır. aksi takdirde hatalı çıkarımlar sebebiyle yanlış kanılar hakikat bellenir ve fikrî zehirleme yapar.

kavramın orijini veya çıkış yeri almanca (bkz: zeitgeist) olup diğer dillerde de benzer biçimlerde kullanılmıştır.
devamını gör...

ezel dizisindeki yan karakterlerden biri.

--! spoiler !--

ailesinin baskısı ile kız kardeşini vurduğu için hapse düştükten sonra hapiste ramiz karaeski'nin koruduğu, hapisten çıktıktan sonra da ezel'e yardım etmesi için ali kırgız'ın yanına casus olarak yerleştirilen karakter.

--! spoiler !--
devamını gör...

tüm genellemeler gibi yanlış olan genelleme. kadınlar için yapılan genellemelere ne kadar kızıyorsam, erkekler için olanlara da o kadar kızıyorum. başlığın açılış maksadı trollük olsa da, yazmak istedim.

1 tanesine denk geldim sadece öyle hadsiz ve terbiyesiz olan. onun dışında herhangi bir nedenle mesaj atan, soru soran insanların hiçbiri bir kabalık ya da saygısızlık yapmadı. kendi adıma teşekkür ediyorum hepsine.
devamını gör...

sarhoştum. hava, elektrikler, şehir beni sarhoş ediyordu. insanlar beni bir mıknatıs hızıyla kendilerine çekiyorlardı. dünyayı ve şehri riyasız kucaklamak istiyordum.

sait faik abasıyanık - şehri unutan adam
devamını gör...

bir maddenin başka bir madde içinde gözle görülemeyecek kadar küçük tanecikler halinde dağılarak, homojen karışım oluşturması olayına çözünme, elde edilen karışıma ise çözelti denir. birçok katı, sıvı ve gaz maddeler suda çözünürler. çay, deniz suyu, kola, mürekkepli su, alkollü su vb. çözeltiye örnek olarak gösterilebilir.
devamını gör...
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.