nihilizm
her gerçeği, her değeri inkâr şeklinde var olan; her şeye şüphe ile yaklaşan ve kesin olarak hiçbir şeyin var olamayacağını savunan felsefi görüş.
görüşün temelleri antik yunan filozoflarından biri olan gorgias’ın üç önermesine dayanmaktadır. işbu üç önerme: (1) hiçbir şey yoktur, (2) bir şey olsa bile bilemeyiz, (3) bilsek bile başkalarına anlatamayız şeklindedir.
ayrıca tevfik fikret tarafından özet kıvamında bir tanımı mevcuttur:
“her şeref yapma, her saadet piç;
her şeyin ibtidası, ahiri hiç.”
görüşün temelleri antik yunan filozoflarından biri olan gorgias’ın üç önermesine dayanmaktadır. işbu üç önerme: (1) hiçbir şey yoktur, (2) bir şey olsa bile bilemeyiz, (3) bilsek bile başkalarına anlatamayız şeklindedir.
ayrıca tevfik fikret tarafından özet kıvamında bir tanımı mevcuttur:
“her şeref yapma, her saadet piç;
her şeyin ibtidası, ahiri hiç.”
devamını gör...
üstünde ne var sorusu
bi kırgınlık var, hayırlara vesile olsun.
devamını gör...
karasu
relax isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
devamını gör...
stick control
temelleri 1930'lu senelerde, george lawrence stone tarafından atılan, ve kendisinin yazdığı, stick control for the snare drummer isimli eğitim kitabıyla iyice yerleşen, "doğru davul çalma ve baget kullanma tekniği"
orjinal pdf için;
bateriaipercussiovalls.file...
bilek kontrolünü geliştirmek ve sahip olunan alışkanlığı kaybetmemek için davulcunun her gün antreman pedi üzerinde minimum 1-2 saat çalışması gereken alıştırmalardır.
ellerin eşzamanlı tuşe kombinasyonlarına dayanır. alıştırma tabında r-l harflerini sıklıkla görürsünüz. bunlar sağ el - sol el hadisesinin kısaltmalarıdır.
bazı insafsız stick control alıştırmalarına ayakların da katıldığını görmüşlüğüm vardır.
rr-ll-rrrr-llll-rl-rl-lr-lr diye sonsuza uzayan bir doğru gibi ilerler.
sıkıcı olduğu doğrudur. can yaktığı da doğrudur. ancak bileklerinizdeki ağrılar siz çalıştıkça azalacaktır. zaten fiziksel acı çekmek ve bunun bir süre sonra azalması, enstruman hakimiyetinizin geliştiğinin göstergesidir. limitlerinizi aşmaktasınızdır. artık daha zor alıştırmalar bileklerinizi ağrıtacaktır.
getirileri düşünülenden çok çok çok daha fazladır. 1-2 aylık düzenli stick control alıştırmasından sonra blle stilinizin netleştiğini hissedebilirsiniz.
ve tabii ki bunlara ek olarak en gerekli yardımcısı;
(bkz: metronom)
orjinal pdf için;
bateriaipercussiovalls.file...
bilek kontrolünü geliştirmek ve sahip olunan alışkanlığı kaybetmemek için davulcunun her gün antreman pedi üzerinde minimum 1-2 saat çalışması gereken alıştırmalardır.
ellerin eşzamanlı tuşe kombinasyonlarına dayanır. alıştırma tabında r-l harflerini sıklıkla görürsünüz. bunlar sağ el - sol el hadisesinin kısaltmalarıdır.
bazı insafsız stick control alıştırmalarına ayakların da katıldığını görmüşlüğüm vardır.
rr-ll-rrrr-llll-rl-rl-lr-lr diye sonsuza uzayan bir doğru gibi ilerler.
sıkıcı olduğu doğrudur. can yaktığı da doğrudur. ancak bileklerinizdeki ağrılar siz çalıştıkça azalacaktır. zaten fiziksel acı çekmek ve bunun bir süre sonra azalması, enstruman hakimiyetinizin geliştiğinin göstergesidir. limitlerinizi aşmaktasınızdır. artık daha zor alıştırmalar bileklerinizi ağrıtacaktır.
getirileri düşünülenden çok çok çok daha fazladır. 1-2 aylık düzenli stick control alıştırmasından sonra blle stilinizin netleştiğini hissedebilirsiniz.
ve tabii ki bunlara ek olarak en gerekli yardımcısı;
(bkz: metronom)
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
belki biz dinazor ların zoruna gidecek , ama z kuşağının , zeka seviyesi , düşünce ve muhakeme kabiliyetleri bizden daha fazla , verdikleri kararlar daha mantıklı , daha bilinçli ve kimsenin etkisinde kalmadan oluyor.
tabiki onların avantajları daha fazla , teknoloji, ve bilgiye ulaşım ları çok kolay,
ben ilk oy kullanma ya gittiğimde , yolda beni gören tanıdık bir amca mührü altı ok a bas dediği için oraya bastım mührü, ama şimdiki genci böyle bir şeye yönlendirmek kolay değil , çünkü sorguluyor , ben gençleri seviyorum, akıllarını beğeniyorum, onların en büyük şanssızlık ları, bizim seçtiklerimiz ve eğitim sistemimiz bunların üstüne kaymak olarak, salgı dan kaybettikleri 2 yıl.
inşallah herşey bir an önce düzelir, hepimiz için. sıranız gelir ise lütfen herkes aşı olsun , aşı olmadan bu bitmez.
tabiki onların avantajları daha fazla , teknoloji, ve bilgiye ulaşım ları çok kolay,
ben ilk oy kullanma ya gittiğimde , yolda beni gören tanıdık bir amca mührü altı ok a bas dediği için oraya bastım mührü, ama şimdiki genci böyle bir şeye yönlendirmek kolay değil , çünkü sorguluyor , ben gençleri seviyorum, akıllarını beğeniyorum, onların en büyük şanssızlık ları, bizim seçtiklerimiz ve eğitim sistemimiz bunların üstüne kaymak olarak, salgı dan kaybettikleri 2 yıl.
inşallah herşey bir an önce düzelir, hepimiz için. sıranız gelir ise lütfen herkes aşı olsun , aşı olmadan bu bitmez.
devamını gör...
wonderwall (yazar)
güzel tanımlar yazan, güzel alıntı ve şiirler paylaşan; şimdinin çaylağı, geleceğin yazarı. bir süredir takipteyim ve yazdıklarıyla hiç hayal kırıklığına uğratmadı. ileride bu başlık değerlenecek, yerimizi alalım.*
devamını gör...
jackson pollock
damlatma tekniğini kullanan ressam.bu teknikte çok geniş yüzeylere, fırça kanvasa değmeden- uzak mesafeden damlamalar ile eser ortaya çıkar. hatta öyle rivayet edilir ki pollock resim yaparken kürek, tırmık, bıçak gibi materyalleri de kullanmıştır. pollock’a göre insanlar dünyayı kendi bakış açılarından görmeyi öğrenmeli , dünyanın onların görmesini istediği bakış açısından kurtulmalıdır. yani insan dayatmalardan sıyrılmalı, ve kendi gerçekliğini haykırmalıdır.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
adımı söyleyip başlatmış hıyari
yenilen pehlivan misali
atışmadan kaçmaz yagami
o zaman "challenge accepted!" yani
yenilen pehlivan misali
atışmadan kaçmaz yagami
o zaman "challenge accepted!" yani
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
ödünç aşk
fatih murat arsal’ın zoraki gelin serisi 3 de aydan ve salih’in aşkını konu alan kitabı.
gençlik ateşinde kalbini yakan bir kadın... ateşin korundan korkan silik bir âşık... korun içine yüreğini koyan kiralık bir koca...
gençlik ateşinde kalbini yakan bir kadın... ateşin korundan korkan silik bir âşık... korun içine yüreğini koyan kiralık bir koca...
devamını gör...
köy enstitüleri
'eğitim romantizmi' ve 'minnak komünistler yetiştiriliyor' hikayelerinin ötesinde kırsalı hedef alan kalkınma projesinin uygulama yöntemlerinden bir tanesidir.
köy enstitüleri, kırsal kalkınmayı hedefleyen ekonomi temelli bir projedir. eğitim yönü ise yöntemsel olarak tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. adının bir lise ya da (öğretmen) meslek okulu değil, 'enstitü' olması, söz konusu projenin kapsayıcı ve geniş çaplı olmasına; başında 'köy' ibaresinin bulunması da bu projenin doğrudan hedefine işaret eder.
enstitülerin kurulduğu yıllarda türkiye bir tarım ülkesidir. ağır sanayi hamlelerinin yanı sıra, öncelikli sanayi gelişiminin birincil hedeflerinden bir tanesi yerli hammaddenin sanayi üretimi içerisinde kullanılmasıdır. iplik, dokuma ve sigara gibi hammaddesi tarıma dayalı üretim sanayisinin gelişmesi de aynı günlere tekabül etmektedir. dolayısıyla tarıma dayalı sanayi üretiminin hammadde sürekliliğinin ve kalitesinin sağlanabilmesi için tarımsal üretimin de sürekliliğinin ve niteliğinin arttırılması gerekmektedir. bunun yolu ise geleneksel tarımsal üretim teknikleri yerine, verimliliği ve çeşitliliği artıracak modern tarımsal üretim tekniklerinin ve araçlarının köylüye öğretilmesidir. bu noktada bu görev için öğretmenin seçilmiş olması da mantıklıdır. zira kırsal alanda sürekliliği olan ve kırsal yaşama adapte olarak oranın bir parçası haline gelen unsur o dönem için öğretmen figürüdür. bu bağlamda öğretmen, her alanda öğretici ve uygulayıcı olarak seçilmiştir. bu nedenle köy enstitülerindeki öğretmenlere tarım teknikleri ve hayvancılıkla ilgili derslerin uygulamalı olarak verilmesi boşuna değildir.
enstitülerin bir diğer amacı da tarımsal ve hayvansal üretimin birincil aktörü olan tebaa köylüyü, bu üretimin meslek erbabı olan çiftçiye dönüştürmektir. zira köylü, sosyolojik bir tanımlama, çiftçi ise mesleki bir tanımlamadır. bu nedenle enstitü, feodal yapı ve ilişki içerisindeki köylüyü, tebaa ve ırgat konumundan çıkartıp, bireysel bir tarım işletmecisi haline getirmeyi amaçlamıştır. köylüyü feodal ilişkilerden çıkartmanın yolu olarak da 'eğitim' öngörülmüştür. yine köylüye keman çalmayı, klasik müziği öğretmek; köylüyü kendi feodal kutusundan çıkartıp evrensel bir birey haline getirmeyi amaçlamaktadır. köylüyü topraklandırma kanun tartışmalarının da aynı döneme tekabül etmesi tesadüf değildir.
enstitülerin kapatılma hikayesinin arkasında ise türkiye'nin kalkınma stratejisinin değişmesi yatmaktadır. yani, komünizm vb. hikayeler yalnızca işi kılıfına uydurmaktır. zira 1954 yılında kapatıldıktan kısa bir süre gerçekleşen 1960 darbesi sonrası türkiye ithal ikameci kalkınma modeline geçmiştir. adnan menderes'in darbeyle indirilmesinin önemli nedenlerinden bir tanesi de sovyet rusya ile yakınlaşmasından ziyade, tarımsal üretim sübvansiyonlarından vazgeçmek istememesi ve ithal ikameci modele geçmek istememesidir. zira adnan menderes, aldığı oyun büyük bir oranını kırsal kesimden almaktadır.
farklı boyutlarda fabrikalar anlamına gelen ithal ikameci modelin o dönem ki en büyük eksikliği fabrikalarda ihtiyaç duyulan iş gücü, yani işçidir. nüfusun büyük bölümü kırsalda yaşadığı ve tarımsal üretimle ilgilendiği için köylünün, çiftçilikten vazgeçerek şehirlere gelmesi ve işçi olması gerekmektedir. köylüyü köyünden çıkaracak şey ise tarımsal sübvansiyonların kaldırılarak köylüyü şehre gelmeye mecbur bırakmaktadır. 1960 sonrası köyden kente göçün hızla artması tesadüfi değil, bilinçli bir politikanın ürünüdür. bu amaçla köy enstitüleri darbe öncesi kapatılarak köylünün geleneksel üretim ve feodal bağlara geri dönüşü ya da devamlılığı sağlanmış, darbe sonrası ise tarımsal sübvansiyonlar kesilerek köylünün ekonomik olarak şehre göç etmesi sağlanmıştır.
köy enstitüleri, kırsal kalkınmayı hedefleyen ekonomi temelli bir projedir. eğitim yönü ise yöntemsel olarak tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. adının bir lise ya da (öğretmen) meslek okulu değil, 'enstitü' olması, söz konusu projenin kapsayıcı ve geniş çaplı olmasına; başında 'köy' ibaresinin bulunması da bu projenin doğrudan hedefine işaret eder.
enstitülerin kurulduğu yıllarda türkiye bir tarım ülkesidir. ağır sanayi hamlelerinin yanı sıra, öncelikli sanayi gelişiminin birincil hedeflerinden bir tanesi yerli hammaddenin sanayi üretimi içerisinde kullanılmasıdır. iplik, dokuma ve sigara gibi hammaddesi tarıma dayalı üretim sanayisinin gelişmesi de aynı günlere tekabül etmektedir. dolayısıyla tarıma dayalı sanayi üretiminin hammadde sürekliliğinin ve kalitesinin sağlanabilmesi için tarımsal üretimin de sürekliliğinin ve niteliğinin arttırılması gerekmektedir. bunun yolu ise geleneksel tarımsal üretim teknikleri yerine, verimliliği ve çeşitliliği artıracak modern tarımsal üretim tekniklerinin ve araçlarının köylüye öğretilmesidir. bu noktada bu görev için öğretmenin seçilmiş olması da mantıklıdır. zira kırsal alanda sürekliliği olan ve kırsal yaşama adapte olarak oranın bir parçası haline gelen unsur o dönem için öğretmen figürüdür. bu bağlamda öğretmen, her alanda öğretici ve uygulayıcı olarak seçilmiştir. bu nedenle köy enstitülerindeki öğretmenlere tarım teknikleri ve hayvancılıkla ilgili derslerin uygulamalı olarak verilmesi boşuna değildir.
enstitülerin bir diğer amacı da tarımsal ve hayvansal üretimin birincil aktörü olan tebaa köylüyü, bu üretimin meslek erbabı olan çiftçiye dönüştürmektir. zira köylü, sosyolojik bir tanımlama, çiftçi ise mesleki bir tanımlamadır. bu nedenle enstitü, feodal yapı ve ilişki içerisindeki köylüyü, tebaa ve ırgat konumundan çıkartıp, bireysel bir tarım işletmecisi haline getirmeyi amaçlamıştır. köylüyü feodal ilişkilerden çıkartmanın yolu olarak da 'eğitim' öngörülmüştür. yine köylüye keman çalmayı, klasik müziği öğretmek; köylüyü kendi feodal kutusundan çıkartıp evrensel bir birey haline getirmeyi amaçlamaktadır. köylüyü topraklandırma kanun tartışmalarının da aynı döneme tekabül etmesi tesadüf değildir.
enstitülerin kapatılma hikayesinin arkasında ise türkiye'nin kalkınma stratejisinin değişmesi yatmaktadır. yani, komünizm vb. hikayeler yalnızca işi kılıfına uydurmaktır. zira 1954 yılında kapatıldıktan kısa bir süre gerçekleşen 1960 darbesi sonrası türkiye ithal ikameci kalkınma modeline geçmiştir. adnan menderes'in darbeyle indirilmesinin önemli nedenlerinden bir tanesi de sovyet rusya ile yakınlaşmasından ziyade, tarımsal üretim sübvansiyonlarından vazgeçmek istememesi ve ithal ikameci modele geçmek istememesidir. zira adnan menderes, aldığı oyun büyük bir oranını kırsal kesimden almaktadır.
farklı boyutlarda fabrikalar anlamına gelen ithal ikameci modelin o dönem ki en büyük eksikliği fabrikalarda ihtiyaç duyulan iş gücü, yani işçidir. nüfusun büyük bölümü kırsalda yaşadığı ve tarımsal üretimle ilgilendiği için köylünün, çiftçilikten vazgeçerek şehirlere gelmesi ve işçi olması gerekmektedir. köylüyü köyünden çıkaracak şey ise tarımsal sübvansiyonların kaldırılarak köylüyü şehre gelmeye mecbur bırakmaktadır. 1960 sonrası köyden kente göçün hızla artması tesadüfi değil, bilinçli bir politikanın ürünüdür. bu amaçla köy enstitüleri darbe öncesi kapatılarak köylünün geleneksel üretim ve feodal bağlara geri dönüşü ya da devamlılığı sağlanmış, darbe sonrası ise tarımsal sübvansiyonlar kesilerek köylünün ekonomik olarak şehre göç etmesi sağlanmıştır.
devamını gör...
dönersen ıslık çal
dostluk adına yapılmış en güzel film'dir.
devamını gör...
zombie
irlanda kurtuluş ordusu'nun bombalı saldırısında, yanlışlıkla çocukların ölmesi üzerine yazılmış.
devamını gör...
senin klavyenden çıkanı gözün görüyor mu
bir de senin klavyenden çıkanla monitörde gördüğünün aynı olmadığının farkında değil misin acaba? şekli vardır.
ismail abinin meşhur "senin ağzından çıkanla kulağının duyduğunun aynı olmadığının farkında değil misin acaba?" sözünün sözlükçesidir.
ismail abinin meşhur "senin ağzından çıkanla kulağının duyduğunun aynı olmadığının farkında değil misin acaba?" sözünün sözlükçesidir.
devamını gör...






