zaman tüneli
ford cargo
bunun efsane kasasının ön panjuru bozuk parayla açıldığından yeni gelin denirdi.
devamını gör...
barış alper yılmaz
bana troll gibi gelen futbolcu. troll derken öyle yıkıcı anlamda değil; şakacı anlamında.
hiç beklenmeyen bir anda hazır cevap verip espriyi patlatacak gibi bir duruşu var.
severiz.
hiç beklenmeyen bir anda hazır cevap verip espriyi patlatacak gibi bir duruşu var.
severiz.
devamını gör...
işkence
insanlık suçudur.
devamını gör...
ne işe yarıyorsun sorusu
(end)işe yarıyorum. bitiyorum sürekli.
devamını gör...
hayatın mahvolduktan sonra bir şeyleri fark etmek
iş hayatında ve sosyal hayatta, kalabalıklara karıştığım andan itibaren, tedavi edilmesi çok mümkün olan depresif mizacım ve takıntı sorunumu daha da alevlendiren aynalama manipülasyonu ile karşı karşıyayım.
örneğin, iş hayatında bir kişi karşıma çıkıyor ve benim gibi davranıyor. ben dik başlıysam, o benden daha dik başlı oluyor. böylelikle mental sağlığım altüst oluyor ve semptomlar alevleniyor.
bunu yeni fark etmem kuruntumu değil,
nasıl ilmek ilmek ustaca işlendiğini gösterir.
yazıklar olsun!
örneğin, iş hayatında bir kişi karşıma çıkıyor ve benim gibi davranıyor. ben dik başlıysam, o benden daha dik başlı oluyor. böylelikle mental sağlığım altüst oluyor ve semptomlar alevleniyor.
bunu yeni fark etmem kuruntumu değil,
nasıl ilmek ilmek ustaca işlendiğini gösterir.
yazıklar olsun!
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sağlıklı mutlu bir gün dilerim.
devamını gör...
gott weiss ich will kein engel sein
" tanrı biliyor ya ben melek falan değilim " anlamında kullanılır.
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
cevap
hayır bu bir yanilsamadir. özgür oldugumuza da inanmiyorum. seçim diye bir şey varsa bile seçenekleri sen belirlemiyorsun.travma falan felan bunlar şımarık tanımlar. bı şekilde kendini bu dünyada 21. yy'da buldun bu nasıl özgürlük. bir iradenin gözetimi altındayız başka bir açıklaması yok. seçim diye yaptığımız şeyler ise o iradenin karşımıza koyduğu seçeneklerden ibaret. belki ben ayin yapıp şeytana tapan siyonist bir aileye mensup olmak istiyordum yada niye orada değilim. hayatta çoğu şeye mudahele edemiyorum. özgür mü oldum şuan. kelime dağarcığım bile sınırlı hahahahahaaha.
kısaca özgürüm diyen birisi büyük bir yanilsama içerisindedir. saç telimize bile söz geciremiyoruz.
soru
neden calistigin alanda en iyisi değilsin ?
hayır bu bir yanilsamadir. özgür oldugumuza da inanmiyorum. seçim diye bir şey varsa bile seçenekleri sen belirlemiyorsun.travma falan felan bunlar şımarık tanımlar. bı şekilde kendini bu dünyada 21. yy'da buldun bu nasıl özgürlük. bir iradenin gözetimi altındayız başka bir açıklaması yok. seçim diye yaptığımız şeyler ise o iradenin karşımıza koyduğu seçeneklerden ibaret. belki ben ayin yapıp şeytana tapan siyonist bir aileye mensup olmak istiyordum yada niye orada değilim. hayatta çoğu şeye mudahele edemiyorum. özgür mü oldum şuan. kelime dağarcığım bile sınırlı hahahahahaaha.
kısaca özgürüm diyen birisi büyük bir yanilsama içerisindedir. saç telimize bile söz geciremiyoruz.
soru
neden calistigin alanda en iyisi değilsin ?
devamını gör...
ne işe yarıyorsun sorusu
rakibim kimdir masa sallamasın diye altına sıkıştırılmış bir kağıt mı
devamını gör...
kötülük
yapana da dert yapılana da
devamını gör...
ciddi ilişki
kahkahalar eşliğinde gülmek yasak, sadece tebessüm-o da belki. (gamzen varsa yasak.) kılık kıyafet yönetmeliği var, ona uyacaksın bi kere. mesai saatlerine de uyacaksın, keyfiyet hoş karşılanmaz ve yerini sağlam tutman gerekir.
kot pantolon yasak mı bilmiyorum, koyu olanlara müsaade ediliyor olabilir.
konuşurken siz diye hitap etmek iyidir ama sen derken de niyetinin siz demek olduğunu hissettirmelisin.
kaşlarını çatma, ciddi demek sinirli demek değil, hatta yüzünde hosteslerdeki gibi mecburi bir gülümseme olmalı. bu gülmek ilkesiyle çelişmiyor, samimiyeti yansıtmayacaksın- amacımız nezaket.
tatil günlerinde ve mesai dışında serbestsin ama her zaman ciddi ilişkide olduğunun bilinciyle hareket etmelisin. biri seni gördü mü bu kişinin ciddi ilişkisi var demelidir.
kot pantolon yasak mı bilmiyorum, koyu olanlara müsaade ediliyor olabilir.
konuşurken siz diye hitap etmek iyidir ama sen derken de niyetinin siz demek olduğunu hissettirmelisin.
kaşlarını çatma, ciddi demek sinirli demek değil, hatta yüzünde hosteslerdeki gibi mecburi bir gülümseme olmalı. bu gülmek ilkesiyle çelişmiyor, samimiyeti yansıtmayacaksın- amacımız nezaket.
tatil günlerinde ve mesai dışında serbestsin ama her zaman ciddi ilişkide olduğunun bilinciyle hareket etmelisin. biri seni gördü mü bu kişinin ciddi ilişkisi var demelidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dertleri
4 yıllık sevgilim 3 yıldır benimle ilişkiye girmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
evim stüdyo balkonsuz basmaya başladı.
ev iş yerime çok uzak 9 da başlayan mesai için 7 de uyanıyorum.
sodexo çok az veriyorlar 7000 yetmiyor.
devamını gör...
wilma elles
korkunç oyunculuğa sahip ikinci hande erçeldir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yer bezi yaptığı tişörtleri
''alıştığı yerde çalışsın'' diye dolap siliyom ben. yerini yadırgamaz ama yeri yadırgar diye.
vicdanlıyım dır.
vicdanlıyım dır.
devamını gör...
israil
faşizm mağduru olduğu halde daha beterini yaparak hitleri anımsatan böceklerin yuvasıdır.
devamını gör...
sözlük yazarlarının dertleri
ben iş-yerinde göbek bağlarımız birbirine bağlanmış, ayaklarımıza ortak bir pranga vurulmuş, aynı fidanın güller açan dalıymışız, bir elin beş parmağıymışız gibi ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğumuzu düşünmüyorum. hiç de düşünesim yok açıkçası.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
nezaket sınırları içerisinde yaşanan birbirine gıcık olma ile, günaydın demekle başlayan ve iyi akşamlar demekle sonlanan bir samimiyeti yeterli görüyorum.
birbirimize çay-kahve taşıma işinin de olmaması veya sınırlı şekilde yani kırk yılda bir olmasını isterim.
gelin görün ki hiç de böyle sınırlı olmuyor.
odadan her çıkan 'çay ister misiniz?' diye sorduğu için mecbur ben de soruyorum. genelde de evet deniliyor. nankörlük yapmak istemem, sorulduğunda ben de istiyorum açıkçası.
sitemim süregiden bu şeye karşı. belki de kaprislerimden-benliğimden-kimliğimden-alter egomdan-aksi ve nalet düşüncelerimden sıyrılsam bu konuda daha rahat olurum. hatta rahat olmadığım konu kalmaz, peşin satan gibi bir şey olurum. elimde sürekli puroyla gezerim. hanfendi sigara yasak yalnız denildiğinde de slk msn bu puro diye karşıdakini tersler, altın dişlerimle gülümserim. belki insanlara gülüm diye hitap ederim-bilmiyorum, puroyu ve gülüm demeyi hiç denemedim.
neyse derdimin genellemesindeki öz budur da somut olaya gelecek olursak:
kendime bir tane termosvari bir şey aldim. french press işlevli bir termos bu ve alma nedenim de bu işlevi.
hedefim kendime yalnızca ve yalnızca doğruları söylemek
hedefim yalnızca kendime filtre kahve yapmak
çünkü termos daha kişisel bir şey ya, sırıtmaz ve beni rahatsız etmez diye düşündüm.
ama kahve de mübarek öyle bir kokuyor ki yani bunun gizlisi saklısı veya farkedilmeden tüketimi mümkün değil.
dedim ki ben filtre kahve yapcam, ister misiniz?
dediler ki evet
dediler ki =>evet
dediler=> ki evet
delibile delibile delibile veriyor benden daha iyi kararlar
not: kahveyi termosu sakınmıyorum. sadece 4 kişiye 2 posta kahve yapıp bununla uğraşmak istemiyorum. kendileri yapmak isterlerse seve seve kullandırırım kendimi ay pardon termosu ve kahveyi.
devamını gör...
ibrahim tatlıses
devamını gör...
karagül
tiktok çukurunda varoş fenomen denen kadın.
sokakta canlı yayın açmış bir kadını bıçaklamış defalarca. bunu kayda almış. polis aracında kanlı elleriyle çekime devam etmiş. evet polis aracında. böyle manyakları toplumdan kazıyacağımıza fenomen etiketi veriyoruz. tebrikler.
link vermiyorum kan falan var ellerinde.
sokakta canlı yayın açmış bir kadını bıçaklamış defalarca. bunu kayda almış. polis aracında kanlı elleriyle çekime devam etmiş. evet polis aracında. böyle manyakları toplumdan kazıyacağımıza fenomen etiketi veriyoruz. tebrikler.
link vermiyorum kan falan var ellerinde.
devamını gör...
