zaman tüneli
öldüğü zaman herkesin üzüleceği ünlü
#1348594 öngörülü olmada (bkz: son singapur vapuru) gibi olma
devamını gör...
musa'nın kızıldeniz'i ikiye ayırması
ibretlik olaymış yemin ederim.
devamını gör...
musa'nın kızıldeniz'i ikiye ayırması
gerçekliğini sorgulamadığım anlatıdır.
bunun için biraz teolojiye( din bilimine) gireceğim.
kutsal metinlerde (kur'an, tevrat ve incil) tasvir edilen hz. musa dönemindeki firavun, tiranlığın, kibrin, acımasızlığın ve mutlak adaletsizliğin evrensel sembolüdür. hem bir üvey baba (musa'yı sarayda büyüten) hem de azılı bir düşman olarak karşımıza çıkar. diğer firavunlardan en ayırıcı özelliği( mısır'da firavun tek kişi değildi. genel mutlak gücü elinde tutan ve mısırı yönetenlere firavunlar denirdi), kendisini sadece tanrıların yeryüzündeki bir gölgesi değil, doğrudan en büyük ilah ilan etmesidir.
bununla ilgili kur'an-ı kerim'den şöyle referanslar verebilirim:
kur'an-ı kerim'de onun halkına "ben, sizin en yüce rabbinizim!" (naziat suresi, 24) ve "sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum" (kasas suresi, 38) diyerek kibirde sınır tanımadığı anlatılır.
zalimlikte sınır tanıyan bir yapısı yoktur. limitlerin ötesine geçerek,
iktidarını kaybetme korkusuyla akılalmaz bir gaddarlık sergilemiştir. kahinlerin kendisine "israiloğullarından doğacak bir erkek çocuk senin saltanatını yıkacak" demesi üzerine, ülkede doğan tüm ibrani erkek bebeklerin öldürülmesini, kız çocuklarının ise sağ bırakılmasını emretmiştir.
daha da ötesi, mısır toplumunu sınıflara bölmüş ve yerli halk olan kıptileri üstün tutarken, göçmen olan israiloğullarını (yakup peygamber'in soyu) en ağır işlerde, piramit ve şehir inşaatlarında boğaz tokluğuna çalışan köleler haline getirmiştir. onların nüfusunun artmasını bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmüştür.
hem tevrad'da hem kur'an-ı kerim'de hz. musa'nın asasının yılana dönüşmesi anlatılır. hz. musa'nın asasının dönüşümünü ve "yed-i beyza" (beyaz el) gibi büyük mucizeler göstermesini sadece basit birer "sihirbazlık oyunu" olarak nitelendirmiştir. ülkesine gönderilen kurbağa istilası, kan yağması ve çekirge felaketleri gibi büyük musibetler (on bela) sırasında her sıkıştığında hz. musa'ya "tanrına dua et bunu kaldırsın, söz halkını serbest bırakacağım" demiş, ancak tehlike geçince sözünden dönerek inadına devam etmiştir.
olayların en finalinde de:
hz. musa ve israiloğullarının mısır'dan kaçış (exodus) gecesinde, ordusuyla birlikte onların peşine düşmüştür. kızıldeniz'in hz. musa'nın asasıyla ikiye ayrılmasının ardından kibirle denizin ortasına dalmış, ancak sular üzerlerine kapanırken boğazına kadar gelen suyun içinde son anda "musa'nın ve harun'un ilahına inandım" demiştir. ancak ölüm anındaki bu pişmanlık (ye's imanı) kabul edilmemiş ve ordusuyla birlikte boğularak can vermiştir. yunus suresi 92. ayette, onun cesedinin arkasından gelenlere bir ibret olması için korunacağı belirtilir.
kısaca kutsal kitaplarda ibareler çok nettir. çok sevilesi bir kral değildir. firavun, bence mısır'ın tarihindeki en büyük insani kıyamettir. sonu da, bu yüzden kendi gaddarlığına doğru orantıda korkunç olmuştur.
bunun için biraz teolojiye( din bilimine) gireceğim.
kutsal metinlerde (kur'an, tevrat ve incil) tasvir edilen hz. musa dönemindeki firavun, tiranlığın, kibrin, acımasızlığın ve mutlak adaletsizliğin evrensel sembolüdür. hem bir üvey baba (musa'yı sarayda büyüten) hem de azılı bir düşman olarak karşımıza çıkar. diğer firavunlardan en ayırıcı özelliği( mısır'da firavun tek kişi değildi. genel mutlak gücü elinde tutan ve mısırı yönetenlere firavunlar denirdi), kendisini sadece tanrıların yeryüzündeki bir gölgesi değil, doğrudan en büyük ilah ilan etmesidir.
bununla ilgili kur'an-ı kerim'den şöyle referanslar verebilirim:
kur'an-ı kerim'de onun halkına "ben, sizin en yüce rabbinizim!" (naziat suresi, 24) ve "sizin için benden başka bir ilah tanımıyorum" (kasas suresi, 38) diyerek kibirde sınır tanımadığı anlatılır.
zalimlikte sınır tanıyan bir yapısı yoktur. limitlerin ötesine geçerek,
iktidarını kaybetme korkusuyla akılalmaz bir gaddarlık sergilemiştir. kahinlerin kendisine "israiloğullarından doğacak bir erkek çocuk senin saltanatını yıkacak" demesi üzerine, ülkede doğan tüm ibrani erkek bebeklerin öldürülmesini, kız çocuklarının ise sağ bırakılmasını emretmiştir.
daha da ötesi, mısır toplumunu sınıflara bölmüş ve yerli halk olan kıptileri üstün tutarken, göçmen olan israiloğullarını (yakup peygamber'in soyu) en ağır işlerde, piramit ve şehir inşaatlarında boğaz tokluğuna çalışan köleler haline getirmiştir. onların nüfusunun artmasını bir ulusal güvenlik tehdidi olarak görmüştür.
hem tevrad'da hem kur'an-ı kerim'de hz. musa'nın asasının yılana dönüşmesi anlatılır. hz. musa'nın asasının dönüşümünü ve "yed-i beyza" (beyaz el) gibi büyük mucizeler göstermesini sadece basit birer "sihirbazlık oyunu" olarak nitelendirmiştir. ülkesine gönderilen kurbağa istilası, kan yağması ve çekirge felaketleri gibi büyük musibetler (on bela) sırasında her sıkıştığında hz. musa'ya "tanrına dua et bunu kaldırsın, söz halkını serbest bırakacağım" demiş, ancak tehlike geçince sözünden dönerek inadına devam etmiştir.
olayların en finalinde de:
hz. musa ve israiloğullarının mısır'dan kaçış (exodus) gecesinde, ordusuyla birlikte onların peşine düşmüştür. kızıldeniz'in hz. musa'nın asasıyla ikiye ayrılmasının ardından kibirle denizin ortasına dalmış, ancak sular üzerlerine kapanırken boğazına kadar gelen suyun içinde son anda "musa'nın ve harun'un ilahına inandım" demiştir. ancak ölüm anındaki bu pişmanlık (ye's imanı) kabul edilmemiş ve ordusuyla birlikte boğularak can vermiştir. yunus suresi 92. ayette, onun cesedinin arkasından gelenlere bir ibret olması için korunacağı belirtilir.
kısaca kutsal kitaplarda ibareler çok nettir. çok sevilesi bir kral değildir. firavun, bence mısır'ın tarihindeki en büyük insani kıyamettir. sonu da, bu yüzden kendi gaddarlığına doğru orantıda korkunç olmuştur.
devamını gör...
para getirisi olabilecek fikirler
sanal horoz dövüşü üzerinden kumae oymatmak
devamını gör...
musa'nın kızıldeniz'i ikiye ayırması
mucizeler hep vardır var olacaktır. burda mesele şu, hz. musa'ya allah bu gücü lütfetti, bahşetti. hz. musa da bizim gibi bir insan. ama allâh inancı bizden kat be kat fazla. allah dilerse bana da güneşi ayırma kudreti verebilir, bu tamamen allah'a kalmış bir iştir. allah eğer o denizi ayırma kudreti verdiyse bir hikmeti vardır. bazı şeyleri kimse açıklayamaz, bu noktada allah'a teslimiyet şarttır.
devamını gör...
oğuzhan koç
yaşananlara saygın yoksa, al sana benden aduket.. swh
çghb 1'deki halini ve o zamanları özlediğim kişi.
çghb 1'deki halini ve o zamanları özlediğim kişi.
devamını gör...
kimse gerçek değil
yok ki lan hiçbiriniz, yoksunuz, ne bu binalar, ne bu şehir, ne bu trafik... nedir ulan bu, yanılsama değil mi lan? gerçekliğin komik bir alegorisi aslında... aslında hiçbiriniz yoksunuz... what is matrix ulan bu
devamını gör...
beyaz diş
kurdu fazla insanlaştıran romandır. yine de büyük usta jack london için okunabilir bir başyapıttır.
devamını gör...
darıca
araç ile 5 dakikalık mesafede bize deniz hizmeti sunan ilçe. gebze'yi yaşanabilir kılıyor bu sebeple.
devamını gör...
kimse gerçek değil
peki, gerçeğin kendisi nedir?
bence fazlasıyla ön görülebilir hatta standart sonu olan bir kitaptı. spoiler vermek istemiyorum fakat psikoloji bölümü öğrencisi ışıl'ın farkındalığının okuduğu bölüm sebebiyle artması bence fazlasıyla klişeydi. oflaz'la tanışma biçimi ve oflaz'ın karakter olarak finaldeki konumu daha da klişeydi.
bence yeterli seviyede yaratıcı olmayan bir olay örgüsüne sahip. kitabın adı dahi aslında olay örgüsünü fazlasıyla tahmin edebilebilir kılıyor. uzmanlık alanı edebiyat olan bireyler( edebiyatçılar) için çerezlik bir kurgu kendisi.
yine de yazarı emeği için takdir ediyorum. orası ayrı.
bence fazlasıyla ön görülebilir hatta standart sonu olan bir kitaptı. spoiler vermek istemiyorum fakat psikoloji bölümü öğrencisi ışıl'ın farkındalığının okuduğu bölüm sebebiyle artması bence fazlasıyla klişeydi. oflaz'la tanışma biçimi ve oflaz'ın karakter olarak finaldeki konumu daha da klişeydi.
bence yeterli seviyede yaratıcı olmayan bir olay örgüsüne sahip. kitabın adı dahi aslında olay örgüsünü fazlasıyla tahmin edebilebilir kılıyor. uzmanlık alanı edebiyat olan bireyler( edebiyatçılar) için çerezlik bir kurgu kendisi.
yine de yazarı emeği için takdir ediyorum. orası ayrı.
devamını gör...
bir mesajı saatlerce okumak
alt mesajları anlamak için uzun uzadıya okunabilir. insanlar kinaye ve laf sokmanın bir iletişim biçimi olduğuna inandığından beri( popüler kültür sağ olsun), bütün metinler aşırı derecede anlamsız hale geldi. insanlar birbirlerine söylemek istedikleri şeyleri açıkca ifade etmek yerine, argo/ küfür hatta kinaye kullanıyorlar. dolayısıyla, bir mesajı 300 kere okuyarak "bu gerçekten ne demek istiyor?" diye düşünebiliyorsun. tabii, o mesaja göndereceğin cevabında bir düşünme süresi var.
ben eminim bu tarz mesajları önce chatgpt'ye atıp, yorumlatanlar bile vardır.. cevapları yazdıranları dahi biliyorum.
ben eminim bu tarz mesajları önce chatgpt'ye atıp, yorumlatanlar bile vardır.. cevapları yazdıranları dahi biliyorum.
devamını gör...
bir yazara bir ayet bırak
bakara suresi, 194. ayet:
"haram ay, haram aya karşılıktır; hürmetler (de) karşılıklıdır. oyleyse kim size saldirirsa, onun saldirdigi gibi siz de ona saldirin.
allah tan korkup-sakinin ve bilin ki allah, muhakkak ki korkup-sakinanlarla beraberdir."
saygının ve meşru müdafaanın sınırlarını belirleyen harika bir ayettir.
"haram ay, haram aya karşılıktır; hürmetler (de) karşılıklıdır. oyleyse kim size saldirirsa, onun saldirdigi gibi siz de ona saldirin.
allah tan korkup-sakinin ve bilin ki allah, muhakkak ki korkup-sakinanlarla beraberdir."
saygının ve meşru müdafaanın sınırlarını belirleyen harika bir ayettir.
devamını gör...
para getirisi olabilecek fikirler
başından beri aynı şeyi söyleyip duruyorum "online eczane" acilen getirilmeli. insanlar yemek/ market siparişi verebildiği gibi, eczanelerden de sipariş verebilmeli. hepimiz, her an eczaneye gitmeye uygun olmayabiliyoruz. online sipariş opsiyonu eczane için bir gerekliliktir.
özellikle nöbetçi eczane arama ve bulma işi tamamen zulümdür. reçeteli- reçetesiz satılan tüm ilaçlar online olarak kişilere getirilebilinir. reçete gerektiren ilaçlar için insanlar sisteme reçete numaralarını girebilir veya reçetelerinin resimlerini çekerek siparişlerine ekleyebilir. çok kolay çözülebilecek işler için, gereksiz yoruluyoruz.
bu ülkeye devir atlatacak en büyük icat bu olur.
özellikle nöbetçi eczane arama ve bulma işi tamamen zulümdür. reçeteli- reçetesiz satılan tüm ilaçlar online olarak kişilere getirilebilinir. reçete gerektiren ilaçlar için insanlar sisteme reçete numaralarını girebilir veya reçetelerinin resimlerini çekerek siparişlerine ekleyebilir. çok kolay çözülebilecek işler için, gereksiz yoruluyoruz.
bu ülkeye devir atlatacak en büyük icat bu olur.
devamını gör...
peter greenaway
ünlü galli yönetmen. kendisi bir ressamdır, filmlerinde avantgard bakışı ve sanatçılığını yansıtır. the pillow book ve the cook the thief his wife and her lover en bilinen filmlerinden birisidir.
*
*
devamını gör...
sosyoloji bölümünde okumak
çok güzel bir alan fakat türkiye için asla işe yarayacak bir sosyal bilim olduğunu düşünmüyorum.. sosyoloji, devlet kurum ve kuruluşlarının birbirleriyle ilişkilerini inceleyen ve halkıda kolektif açıdan mercek altına alan bir disiplindir. bu ülkede okursanız, psikolojik sağlığınızı yitirirsiniz çünkü bu ülkede var olan her şey, alanın kendi kurallarına ve etik değerlerine ters.
devamını gör...
mitolojik bir şey olmak isteseydin ne olurdun sorunsalı
herhangi bir mitolojik figür olmak istemezdim. tüm tanrı ve tanrıçaların aslında yaşam döngüsü yer yer fazlasıyla trajik hale geliyor ve hepsinin kendi içerisinde açmazları var. bireysel olarak düşünüyorum da, insan olmak daha az uğraş gerektiren bir yaşam biçimi. inandığımız bir tanrı var ve bilgeliğin + sınırsız gücün sembolü olarak bizi her şeyden koruyor.
insan kendi zaaflarını yönetmekte başarısız bir varlıktır. herhangi bir faniye atanacak büyük çaplı gücün, kesinlikle kontrol edilemeyeceğini düşünüyorum çünkü insanın fani tarafı doyumsuzluk, kibir, kıskançlık ve bütün negatif duygulardan hızlıca beslenir. güç ne kadar büyürse, insan onunla o kadar büyük felaketlere sebep olabilir. insanın limitli kalması bence bu yüzden gereklilik.
günümüzde bunun örneklerini fazlasıyla görüyoruz. siyasi güç/ diplomatik güç/ ekonomik güç / sınıfsal güç / tarikatlar bazlı güçler ve daha niceleri mutlaka diğer insanların hayatlarını etkileyen büyük çaplı krizlere neden oluyor. bunun mitolojik açıdan tanımlanan "inanılmaz büyük güçlerle" eşleştiğini düşünemiyorum bile. bence biz standart hayatlarımızla gayet idealiz.
insan kendi zaaflarını yönetmekte başarısız bir varlıktır. herhangi bir faniye atanacak büyük çaplı gücün, kesinlikle kontrol edilemeyeceğini düşünüyorum çünkü insanın fani tarafı doyumsuzluk, kibir, kıskançlık ve bütün negatif duygulardan hızlıca beslenir. güç ne kadar büyürse, insan onunla o kadar büyük felaketlere sebep olabilir. insanın limitli kalması bence bu yüzden gereklilik.
günümüzde bunun örneklerini fazlasıyla görüyoruz. siyasi güç/ diplomatik güç/ ekonomik güç / sınıfsal güç / tarikatlar bazlı güçler ve daha niceleri mutlaka diğer insanların hayatlarını etkileyen büyük çaplı krizlere neden oluyor. bunun mitolojik açıdan tanımlanan "inanılmaz büyük güçlerle" eşleştiğini düşünemiyorum bile. bence biz standart hayatlarımızla gayet idealiz.
devamını gör...
sei şonagon
imparatoriçe teishi nin nedamesi olan the pillow book yazarıdır. ünlü galli yönetmenpeter greenawayin aynı adlı filmine esin kaynağı olmuş yazardır aynı zamanda.
devamını gör...
bilinmeyen bir kadının mektubu
mektubu yazan kadın o kadar silik bir karakter ki sinir krizleri geçirten tipten bir mal.
devamını gör...
saç mumu kullanmak
bilmeyenler için öncellikle konuyu açmak istiyorum.
çok uzun bir süredir kadınların saçlarını topladıklarında, saçlarının önündeki minik saçları yatıştırmak ve saçların elektriklenmesini önlemek için kullandıkları bir ürün var. buna "saç mumu( wax)" deniyor. gratis ve benzeri bakım marketlerinde satılan, aslında eski zamanların jölesi... saçı yapıştırarak, bebek saçlarının veya kısa saçların yanlardan çıkmasını engelliyor. uyguladıktan sonra, parıl parıl parlayan bir kafaya sahip oluyorsunuz fakat işin kötü tarafı aslında fazlasıyla hijyensiz duruyor..

temiz bir saça uyguladığınızda, saçınızı fazlasıyla yağlı bir görünüme kavuşturuyor. ayrıca saçınıza sürdüğünüz bu ürün sebebiyle saçınızı mecburen yıkamak zorunda kalıyorsunuz çünkü sabitleyicinin saçın dokusunda bıraktığı his korkunç.. teorik olarak saçınızı beton haline getirmekte kullanılan bir ürün.

aslında bir çok kadın özellikle topuzları ve at kuyrukları için bu ürünü kullanıyor . kişisel olarak hiç kullandığım bir ürün değil, aksine kullanılmasını da saçın kendi kimyası açısından sakıncalı buluyorum hatta görsel estetik için doğamızla fazla oynadığımızı düşünüyorum. jöle/ briyantin / wax bunlar saçların kimyasına zararlı şeyler. zamanında erkekler için jöle ve briyantin modayken, tüm kimyacılar saç dökülmesine sebep olduğunu şiddetli şekilde belirtiyorlardı. amcam da dahil olmak üzere, kaç tane erkeğin saç kaybetmesine sebep oldu bu ürünler...
genel olarak bırakalım da saçlarımız rüzgarda elektiriklensin, bebek saçlarımız kenardan çıksın. saçımızın dokusunu bozmaktan daha mı iyi?
ah sosyal güzellik standartları.. sen neler kadirsin..
çok uzun bir süredir kadınların saçlarını topladıklarında, saçlarının önündeki minik saçları yatıştırmak ve saçların elektriklenmesini önlemek için kullandıkları bir ürün var. buna "saç mumu( wax)" deniyor. gratis ve benzeri bakım marketlerinde satılan, aslında eski zamanların jölesi... saçı yapıştırarak, bebek saçlarının veya kısa saçların yanlardan çıkmasını engelliyor. uyguladıktan sonra, parıl parıl parlayan bir kafaya sahip oluyorsunuz fakat işin kötü tarafı aslında fazlasıyla hijyensiz duruyor..

temiz bir saça uyguladığınızda, saçınızı fazlasıyla yağlı bir görünüme kavuşturuyor. ayrıca saçınıza sürdüğünüz bu ürün sebebiyle saçınızı mecburen yıkamak zorunda kalıyorsunuz çünkü sabitleyicinin saçın dokusunda bıraktığı his korkunç.. teorik olarak saçınızı beton haline getirmekte kullanılan bir ürün.

aslında bir çok kadın özellikle topuzları ve at kuyrukları için bu ürünü kullanıyor . kişisel olarak hiç kullandığım bir ürün değil, aksine kullanılmasını da saçın kendi kimyası açısından sakıncalı buluyorum hatta görsel estetik için doğamızla fazla oynadığımızı düşünüyorum. jöle/ briyantin / wax bunlar saçların kimyasına zararlı şeyler. zamanında erkekler için jöle ve briyantin modayken, tüm kimyacılar saç dökülmesine sebep olduğunu şiddetli şekilde belirtiyorlardı. amcam da dahil olmak üzere, kaç tane erkeğin saç kaybetmesine sebep oldu bu ürünler...
genel olarak bırakalım da saçlarımız rüzgarda elektiriklensin, bebek saçlarımız kenardan çıksın. saçımızın dokusunu bozmaktan daha mı iyi?
ah sosyal güzellik standartları.. sen neler kadirsin..
devamını gör...
