zaman tüneli

keşke böyle bir sokak olsa, canım çekti. kesin serin, aydınlatması hoş, sakin ve huzurlu bir sokaktır. sabahtan akşama kadar da cennet mahallesi tabii. bu saatteki boşumu da çok görmeyelim.
devamını gör...

""tek hurmayla beslenen peygamber' ve 'yamalı cübbe giyen ömer' hikayeleriyle halkı kandırıp, kendileri için saraylar inşa ettiler""
ali şeriati...
devamını gör...

üç adım ileri, beş adım geri sonra bir etrafında dön. al sana işte vakit geçirme eylemi.
devamını gör...

bir de şatellites tarafından yorumlanmıştır.

devamını gör...

bazen sanırım kendini zorlamak gerekiyor. dozajını sen bileceksin. hani baktın sapıtıyorsun hemen kesivereceksin. sonra iki rahatlama, oh iki nefes al ver. bir süredir buraya yazmıyorum. bu bir iç dökme yazısı olsun.

adaptasyon kabiliyetini eğer kullanmazsan bir süre sonra köreliyor.

sonra bir de ne öğrendim....

sandığımdan daha deliyim, deliliğimi uzaktan izlemek ise hiç eğlenceli değil. bu tepeden bakan üçüncü, dördüncü, beşinci ya da birinci ben olmasa şimdiye çoktan kapalı kapılar ardında tırnaklarımı kemiriyor olurdum.

bunun hiç eğlenceli ya da keyif verici bir tarafı yok ve kendimi de değiştiremiyorum bu konuda.

gecenin dördü şimdi, şatellites dinliyorum. son derece gereksiz bir eylem ama artık eylemleri gerekli gereksiz diye sınıflandırmamam gereken zamanları tespit edebiliyorum ki bu değerli.

konuya gelecek olursak.

sürekli götünde ayı bağırıyormuş gibi yaşamaya o kadar alışmışız ki normal ilerlediği zaman bir şeyler şaşırıyoruz.

birazcık olsun bir şeylerin keyfini çıkarabilmeniz umuduyla....

hadi iyi sabahlar.
devamını gör...

imkansızdır. kayar gider göz kalemi. buz koyun önce.
devamını gör...

nijerya asıllı britanyalı şarkıcıdır.

devamını gör...

bir çok büyük piyano üstadı gould'u bach'ın doğru yorumlayıcısı olarak görmez. gould'un da böyle bir iddiası hiç olmadı. zannedersem o, bach ve diğerlerinin eserlerini kendi anlayışına göre yorumlayabilecek bir mertebede görüyordu. aslnda bach'ın eserleri de kısmen icracılara bu serbestiyeti verir. ancak o eserler gould'un parmaklarınun ucunda başka bir hüviyete bürünüyorlardı. belki de içinde bir yerde karlheinz stockhausen gibi düşünüyordu. mevcutlara yüzlerce yeni dokunuş eklemek ve bu icralar yüzlerce yıl konuşulacak.
devamını gör...

ben öpüşürken sadece hissettiğim şeye odaklanırım. diğer şeyleri düşünmek gereksiz kaygı durumu doğurur ve kaygı, o an hissedeceğiniz duyguyu sizden çalar.

insanlar birçok şeyi fazla takar hale geldiler. insan her haliyle var olur bu hayatta. yediğiniz bir yemekten ötürü soğan kokabilir, aldığınız alkoldan ötürü alkol kokabilirsiniz.. ya da karşınızdaki kişi kokabilir fark etmez.

karşınızdaki kişiden bu kadar kolay tiksinmenin sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. hayatımızdaki hiçbir dinamiği kontrol edemeyiz. karşımızdaki kişiyi her haliyle sevmeye odaklanmalıyız.

bu şekilde düşüncemi geliştiren şey aslında anatomiye gereksiz hakim olmam oldu. mide problemleri olan insanlar( reflü, ülser, gastrit vb), istemsizce ağız kokusu problemine sahipler. bu ne yapılırsa yapılsın çözülemeyen bir durum. 7/44 diş fırçalasanızda, agız gargarası kullansanızda, sorun stabil kalmaya devam ediyor. bu tarz insanların günlük hayat rutinleri mesela çok zor oluyor.
reflü vb hastalıklar stresle tetiklendiği için, hastalık kontrol edilmesi zor bir hale geliyor.

o yüzden herkesi en ufak bir şeyle yargılamamak lazım. bazı insanların kontrol edemedikleri durumları var. bazı şeyleri de hoş görmeyi öğrenmek lazım. hijyen tabi ki önemli. bu konuda asla istisnam olamaz ama zaten hijyenli bir insanın kontrol edemediği ve düzeltmediği bir hususu varsa, onu hoş görmeyi öğrenmek gerekiyor. insan kontrol edebildiği şeyden sorumludur. düzeltemediği şeylerden değil.

sakız meselesine gelince, bir peçeteyi ağızınıza götürüp sakızınızı anında içine atabilirsiniz. bir göz açıp kapaması kadar süre alıyor. ben çok yaptım. kolaylıkla iş görüyor.
devamını gör...

bu kadar önemli bir başlığa bu kadar az entry girilmesi bu sözlüğün ne kadar kalitesiz bir internet platformu olduğunu göstermiyor mu?!...

ilk entry 'e düzeltme----> glenn gould asla ve asla bach 'ın klavsen için yazdığı eserleri piyanoya uyarlamamıştır !! bach ' ın eserleri piyano icat edildikten sonra piyanoda çalınır olmuştur.

glenn, bu zavallı dünyanın görüp görebileceği en üstün piyanistlerden biriydi.
devamını gör...

ekseriyetle sınıf bilincine sahip olmayan ve sınıf atlayabileceği düşüncesine sımsıkı sarılan proleter.
devamını gör...

hatrı sayılır sayıda kitabımın onda kalması ama ne cenazeme ne cenazene şekli ayrıldığımız için geri isteyememem.
devamını gör...

daha etkili bir cinsi sapık vurgusu için doğru yazım (bkz: sexks)
devamını gör...

kitap degil ama bir siir alintisi - halil cibran`dan.

sonra, varlıklı bir adam konuştu: "bize vermekten bahset." ve o cevap verdi: "sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; gerçek veriş, kendinizden vermektir. çünkü sahip olduklarınız, yarın ihtiyacınız olabilir diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi? ve yarın, kutsal şehre giden hacıları takip ederken, kemiklerini, iz bırakmayan kumlara gömen fazla uyanık bir köpeğe ne getirebilir?

ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka birşey değil midir? kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak, tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi? çok fazla şeye sahip olup, çok az verenler, bunu gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar, ki bu da armağanlarını yararsız kılar.

ve bazıları vardır ki, çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler. bunlar hayata ve hayatın definesine inananlardır, ve kasaları hiç boş kalmaz.
bazıları sevinçle verirler, bu sevinç onların ödülüdür. bazıları ise ıstırap içinde verirler ve bu acı onların vaftizidir. ve bazıları vardır ki, ne vermenin acısını hissederler, ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düşüncesi taşırlar; onlar, şu vadideki mersin ağacının kokusunu salışı gibi verirler.
böyle kişilerin ellerinde tanrı dile gelir ve onların gözlerinden tanrı, dünyaya gülümser.

istendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır. ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak, veriş olayından daha fazla sevinç getirir. vermekten alıkoyacağınız herhangi bir şey olabilir mi? sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir. öyleyse şimdi verin ve vermenin hazzını mirasçılarınız değil siz yaşayın.

çoğunlukla şöyle dersiniz: 'vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem.' ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür, ne de çayırdaki sürüler. onlar, saklandığında çürüyecek olanı, yaşayabilsin diye verirler. herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden bir kişi, sizden gelebilecek şeyleri de hak eder. ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir. faydasından öte, kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve güvenden daha büyük bir değer var mıdır?

ve siz kim oluyorsunuz da, onların göğüslerini yırtarak gururlarını korunmasızca ortaya seriyor, sonra da onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz? önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında bir aracı olarak görün. çünkü gerçekte herşeyi veren hayattır ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde, sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz.

ve siz alıcılar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz, ne kendinize ne de size verene bir boyunduruk yuklememek için, hiç bir minnet hissi taşımayın.
bunun yerine, armağanları kanat yaparak, verenle beraber yükselin; çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak, annesi özgür yürekli dünya,
babası evren olan cömertlik olgusundan şüphe etmek demektir.."
devamını gör...

saat üçe doğru isa yüksek sesle, “eli, eli, lema şevaktani?” yani, “tanrım, tanrım, beni neden terk ettin?” diye bağırdı.

matta 27:46
devamını gör...

öpüşme ihtimalinin belirmesiyle birlikte romantizmin ikinci plana düştüğü, bütün odağın"lan bu sakızı napıcam?" sorusuna ayrıldığı o kritik an...

bunu ben değil de sanki sakız düşünüyor gibi hissediyorum... iki kişi birbirine yaklaşırken üçüncü taraf olarak sakız da geleceğini düşünmeye neden başlamasın ki? peçeteye mi sarılacak, lavaboya mı terk edilecek, yoksa hiç beklemediği şekilde yutulup kariyerine sindirim sisteminde mi devam edecek? kimse sakızın tarafından bakmıyor olaya.
devamını gör...

müslümanların hakkında çok ağlaklaştığı bi ada. ayrıca büyük de bir ada. 2.dünya savaşında çok önemli bir rol oynamıştır.
devamını gör...

fars meyus - naber abim?
okuduktan sonra ben bu insanlara bana bunları yapma şansını neden vermişim diye kendinize kızıyorsunuz.
devamını gör...

i hated all my work that i labored at under the sun because i must leave it to the man who comes after me.
and who knows whether he will be a wise man or a fool?
yet he will take over all my work that i labored at skillfully under the sun.
this too is futile.

so i began to give myself over to despair concerning all my work that i had labored at under the sun.
when there is a man whose work was done with wisdom, knowledge, and skill,
and he must give his portion to a man who has not worked for it,
this too is futile and a great wrong.

for what does a man get with all his work
and all his efforts that he labors at under the sun?

for all his days are filled with grief,
and his occupation is sorrowful; even at night, his mind does not rest.
this too is futile.

there is nothing better for man than to eat, drink, and enjoy his work.
i have seen that even this is from god’s hand, because who can eat and who can enjoy life[s] apart from him?
for to the man who is pleasing in his sight, he gives wisdom, knowledge, and joy,
but to the sinner he gives the task of gathering and accumulating in order to give to the one who is pleasing in god’s sight.
this too is futile and a pursuit of the wind.

(bkz: everything is futile)
devamını gör...

hissizleştiğinin göstergesidir. insan doğası gereği her duyguyu sonuna kadar yaşaması gereken bir canlı çünkü özellikle bastırılmış üzüntüler daha sonra çok sert patlıyor. fakat bu eşiği de geçtiyseniz geçmiş olsun, kolay çıkamazsınız
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim