zaman tüneli

hesabını çok görmedim ama beşiktaşlı bir yazarımızmış o yüzden iyi olduğu kanısına varıp 8 diyorum 8
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hep değiştiği için değilken bugün 1 yarın 6 ertesi gün 9
devamını gör...

bir an önce pişman olunmak suretiyle giderilmesi gereken ruh halidir.

atmayıp kendinizi kemireceğinize atın o mesajı. çok çok kendinize iki kere "salak" falan dersiniz.

ben zamanında tercihimi atmamadan yana kullandım, son beş yıldır keşke atsaydım diyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


tanju özcan'a 263 yıl hapis istemi.

bolu belediyesine yönelik "irtikap" soruşturması kapsamında aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tanju özcan'ın da bulunduğu 6'sı tutuklu 19 sanık hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi.
(bkz: https://www.hurriyet.com.tr...).
adam ümre'ye gitmiş tövbe etmiş, içkiyi bırakmış, chp'den atılmış, sonra afedilip yeniden chp'den aday olmuş! daha ne yapsın. *
(bkz: https://www.sozcu.com.tr/ch...)
(bkz: https://www.yenisafak.com/v...).
devamını gör...

vermiş zaten, burnumuzun dibini bırakıp 1000 km öteye bakar olmuşuz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her milletin kadınlarının da erkeklerinin de genel bağlamda belli bir kadın ya da erkek şekline zaafı olabilir.

bunda bir beis olmaz, siz beis olsun isteseniz de olmaz, kusura bakmayınız...

ama burası ergen sözlüğü hem ciddiye almamak, hem de ciddiye alıp yazmak lazım.
devamını gör...

deistlerin ve ateistlerin duyunca en umursamadığı cümlelerdendir.
devamını gör...

atam dedim atılmıyo.
devamını gör...

davar olduğu için 8
devamını gör...

bir karış beli var bizim mahalledekilerin. mükemmel ciltleri var. kalça asla tabak olmuyor.

hala oldum demeyip allah günü spordalar, onlar da mens oluyordur ama nutellaya gömülmüyorlar.

dışarı bakımlı çıkmak bir görgü kuralı olmuş.

bunlar geldiğinden beri sokağa patates eşofmanıyla çıkan kadınlar da bi kendine geldi. resmen +2 karizma aldılar slavlarla yarışacağız diye.

daha sayarım da konu anlaşılmıştır.
devamını gör...

bu da mı redflag diyeceksiniz, evet bu da redflag kardeşim.
"sarışın, renkli gözlü kadınları beğeniyorum" demek ayrı, herhangi bir milletin kadınlarını bu derecede fetişize etmek apayrı. antalyalı olduğum için çevremde çok fazla rus asıllı arkadaşım var, kendilerini de çok severim. ama rus kültürüyle büyüyenlerde "erkek her şeyi maddi olarak karşılamalı" mentalitesi kültürel kodlardan ve yetiştirilme tarzlarından dolayı çok yaygın. ama nasılsa bu tarz şeylerden hatta "ilk buluşmada hesabı erkek ödemeli" gibi basit bir mentaliteden bile etiyle kemiğiyle nefret eden ve elini cebine atmak istemeyen bazı kişiler rus kadınlarıyla beraber olmak konusunda çok meraklılardır. bu arada şunu da belirteyim, hiçbir şekilde "erkek şunu ödemeli, bunu ödemeli" diye bir düşüncem yok, her konuda eşitlikten yanayım bu konu da dahil ama onu bir geçin bence. tutarsızlıklarınıza bir bakın. bir de bence türk kızı şöyledir böyledir diyen kişilerle zaten beraber olunmamalı, tamam beğenmiyorsan birlikte olma, peşinden koşma yani. bazen kore'deki 4b hareketinin buraya da gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...

ismail yk dinleme sıklığı azaltılırsa ve yeterince beklenirse gidecek olan istektir.
devamını gör...

demek ki belli bir pazar yani arz-talep ortamı oluşmuş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
park ve bahçeler rengarenk bu sene.
devamını gör...

valla artık kokmayan, dişini fırçalayan, doktora giden ve saldırmayan, ne bileyim sıraya girmeyi bilen insan modern.

yani karanlık çağdan çıkmış olsun razıyız.

hele şerit değiştirirken sinyal veriyorsa uzay çağında.
devamını gör...

nietzsche hayatını farklı şehirlerde sürdürmüştür. pforta sonrası öğrencilik yıllarının bir kısmını geçirdiği bonn kentinde ilahiyat bölümüne kayıt yaptırdıktan sonra teolojik okumalara başlamış ve isa'nın hayatı eseri sayesinde david strauss'un fikirleriyle tanışmıştır. strauss, kitabın önsözünde "hristiyanlığın bir mucize olması son bulursa din adamları artık kendilerini, hizmetinde bulundukları mucizenin temsilcileri olarak sunamayacaklardır, bunu görmek gerek" diyerek kilisenin ve ruhban sınıfının otoritesinin mucize anlatılarına dayandığını savunmuştur. nietzsche, bu dönemde henüz dindar bir protestan aile yapısına ve kültürel bağlara sahip olsa da strauss'un bu radikal, rasyonel eleştirilerinden derinden etkilenmiştir.
aslında yardımsever ve hristiyan ailesinin kendisine sağladığı emniyet ve sıcaklığı içtenlikle kabul etmektedir. nitekim 1864 noel'inde kız kardeşi ve annesine yazdığı mektuplarda nietzsche'nin duygusal bakımdan henüz bir hristiyan gibi hissettiği görülmektedir. ancak bonn'da geçirdiği bir yıl boyunca evden gelen mektuplarda nietzsche'nin manevi yönelimine dair endişeler artmıştır. kardeşi elisabeth'in 1865 mayıs'ında nietzsche'ye yazdığı mektupta onun yeni görüşlerine atıfta bulunarak şöyle diyordu: "...ama şurası kesin: inanmamak çok daha kolay ve asıl güçlük doğru yolu bulmakta... her halükarda, uğursuz strauss'u tatilde getirmen, onun hakkında senden pek çok şey duymam gerçekten üzücüydü. çünkü en azametli şeylerden şüphe etmenin ve onları eleştirmenin mümkün olduğunu duymak yeni bir inanca ya da inançsızlığa doğru ilk adımı atmak demek. bu adımı attıktan sonra, bana göre adeta sağlam bir koruyucu duvar yıkıldı; artık engin, haritasız, kafa karıştırıcı, sisler içinde bir çölde duruluyor ve sağlam hiçbir şey yok, geriye sadece zavallı, çilekeş ve sıklıkla yanılan ruhumuzun rehberliği kaldı."
bu mektubun nietzsche üzerinde etkili olduğu açıktır; zira o, tanrısızlığın ıssızlığını tanımlamak için ilerleyen yıllarda eserlerinde sık sık 'çöl' imgesini kullanacaktır. nietzsche'nin kız kardeşi elisabeth'e cevabı ise entelektüel kopuşunun ilanı niteliğindedir:
"....temel prensibine, yani hakikatin daima daha zor olanın tarafında olduğu prensibine ise ancak kısmen katılabilirim. gelgelelim, iki çarpı ikinin dört etmediğine inanmak güçtür. bu durum onu daha doğru yapar mı?
diğer yandan, bize öğretilen, tedricen içimizde sağlam kökler salan, akrabalarımızın ve daha pek çok iyi insanın bize doğru olduğunu söylediği, üstelik gerçekten insanlara teselli ve yücelme duygusu veren her şeyi doğru kabul edivermek gerçekten çok mu zordur? adetlerle çatışan yeni yollara girmekten, bağımsızlığa eşlik eden emniyetsizlik hissinden, pek çok ruhsal gidiş geliş ve hatta vicdan azabı yaşamaktan, çoğunlukla teselli bulamamaktan ama daima doğruyu, güzeli ve iyiyi hedeflemekten daha mı zordur gerçekten?
bizi en çok avutan görüşe, yani tanrı, dünya ve bunları uzlaştırma görüşüne ulaşmak en önemli şey midir? gerçek bir araştırmacının araştırmalarının sonucunun ne olacağına tamamen kayıtsız olması gerekmez mi? bir şeyi araştırıp soruştururken huzur, barış ve mutluluk peşinde miyiz? öyle değil işte; en yüksek dereceden çirkinlik ve iğrençlik içerse bile sadece doğruyu ararız.
son bir soru daha: kendi gençliğimizden itibaren bütün kurtuluşun isa'da değil de mesela muhammed'de olduğuna inansaydık, aynı kutsallığı yaşayacağımız kesin değil midir? kutsallık hissini yaratan, imanın ardında yatan nesnel gerçeklik değil imanın kendisidir. sana bunları yazmamın sebebi, sevgili lizbeth, imanlarının sarsılmazlığını göstermek üzere içsel deneyimlerine başvuran dindar insanların genellikle benimsediği ispatlama çizgisini karşılamak sadece. her hakiki iman sarsılmazdır, insanın imanda bulmayı umduğu şeyi verir ama nesnel doğruluğuna kanıt olarak en ufak bir destek sunmaz.
insanların seçeceği yollar burada ayrılır: ruhsal huzur ve mutluluk peşindeysen inanırsın, doğrunun havarisi olmak istersen sorgularsın.
"
nietzsche'nin bu mektupta gerçeğin çölüyle yüzleşmesi kendisi için de tatsız bir durumdur. yine de straussçu bilimin yıkıcı etkisini bir kez kavradıktan sonra öğrendiği şeyi unutması mümkün değildir; cin şişeden bir kere çıkmıştır artık. bu bağlamda nietzsche'nin teolojiden filolojiye geçişi salt akademik bir seçimden ibaret değildir.

julian young, nietzsche-bir filozofun ve felsefenin biyografisi, türkiye iş bankası kültür yayınları, s.75-92
--
devamını gör...

arabanızı ağaca dolanmış, gri beyin maddenizi asfalt üzerinde yatar şekilde hayal ederseniz geçer.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim