zaman tüneli
bennu gerede
kadın s.k öptü diye mapus lan.
halbuse g.t öpseydi ihya olmuştu!
halbuse g.t öpseydi ihya olmuştu!
devamını gör...
günaydın sözlük
sevginin bizi bulduğu bir gün olsun dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
kadın olmanın güzel yanları
ağır işlerden kaytarmak
devamını gör...
gece kabus görmek
“karabasan” dediğimiz şey gece uyurken cinlerin musallatına uğramaktır. allah insanları gözleri ve kalplerinde bir perdeyle doğurmuştur. bu perde insanlari “görünmez varlıkların” etkisinden korur. dünya materyalden ibaret değildir. uyuşturucu/alkol kullanan veya harama düşen insanların perdesi düşer ve metafizik varlıkların etki alanına düşerler. bu varlıklar insanların enerjisini sömürerek güç elde eder. eğer uykunuzda karabasana maruz kalıyorsanız hayat tarzınızı gözden geçirin.
uyuşturucu kullandığım dönemlerde her gece karabasana maruz kalıyordum. karanlık bir varlık üstüme çöküyordu ve benle dalga geçercesine beni yastığıma bastırıyordu ve dakikalarca hareket edemiyordum. dünyanın materyalden ibaret olmadığını anlayın ve allah’a dönün.
uyuşturucu kullandığım dönemlerde her gece karabasana maruz kalıyordum. karanlık bir varlık üstüme çöküyordu ve benle dalga geçercesine beni yastığıma bastırıyordu ve dakikalarca hareket edemiyordum. dünyanın materyalden ibaret olmadığını anlayın ve allah’a dönün.
devamını gör...
okan buruk’un askeri (yazar)
#4029393 yavrum karılara yürümek hata değil, erkekliğin şanındandır. arada madara olmakta vardır. sen anlamazsın bu işlerden. onu diyoruz zaten.
madara olmaktan korktuğun için yapamadığın şeyleri, başkaları yapabiliyor diye haset etme. yapabiliyorsan biraz adam ol. yapamıyorsan da canın sağolsun. kimseden bir beklentimiz yok. kendin için yapabiliyorsan. ama bunlar seni aşan meseleler. bende seni biliyorum, tanıyorum. belki senden daha iyi.
karılara yürümeyi hata olarak görüyor, puahahahaha. namuslu erkeğim benim. tamam lan. en namuslu, bakir sensin, jelatini açılmamış pırıl pırıl. maşallah. tü tü tü tüüü.
ben sanki ciddiyetten buradayım. ben de seninle eğleniyorum işte. sen de eğleniyorsan, ne güzel. hissikablelvukuluşeyler.
madara olmaktan korktuğun için yapamadığın şeyleri, başkaları yapabiliyor diye haset etme. yapabiliyorsan biraz adam ol. yapamıyorsan da canın sağolsun. kimseden bir beklentimiz yok. kendin için yapabiliyorsan. ama bunlar seni aşan meseleler. bende seni biliyorum, tanıyorum. belki senden daha iyi.
karılara yürümeyi hata olarak görüyor, puahahahaha. namuslu erkeğim benim. tamam lan. en namuslu, bakir sensin, jelatini açılmamış pırıl pırıl. maşallah. tü tü tü tüüü.
ben sanki ciddiyetten buradayım. ben de seninle eğleniyorum işte. sen de eğleniyorsan, ne güzel. hissikablelvukuluşeyler.
devamını gör...
gece kabus görmek
dün akşam koltukta sızmışım, uyandığımda saat 23.50 civarıydı. sigara içip yerime yattım gece 1'e kadar sağa dön sola dön uyuyamadım o sıra tekrar sızmışım. karabasan tarzı bir şeyle karşılaştım sanırım, uyanığım hareket edemiyorum, kendimi çok zorlamama rağmen kolumu bir santim bile kıpırdatamadım, bilincimin açık olduğuna adım kadar emindim, korku yoktu sadece küfür ediyordum "s* git artık bilmem ne evladı" gibi. sonra pencereden kedim bana bakıp içeri atladı yanımdan geçip gitti. sonra kendime geldim, sağa sola baktım bir şey yok elektrikler kesik ortam zifiri karanlık ama gece lambası yanıyor elektrikler kesik olmasına rağmen. yataktan kalktım kapı çaldı kapıya baktım kimse yok, kafamın içinden de kendi sesimi duyuyorum uğultulu bağırma gibi. salona doğru ilerlerken yatağımda uyandım. lan bu gördüklerim meğer rüya içinde rüyaymış, ama çok gerçekçi olduğuna yemin edebilirim. uyandığımda bu sefer herşey normaldi, elektrikleri kontrol ettim sorun yok, kalktım sigara içtim tekrar su içtim yattım. saat 01.20 idi. tüm bu olanlar 20 dakika içinde gerçekleşti, berbat bir deneyimdi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
spino'ya attığın kriptolarla 5 yıllık kripto zararını kurtarabilirsin, buna inan. başarabilirsin laaaan!
devamını gör...
günaydın sözlük
pastanenin ilk müşterisi oldum bugün, sıcak sıcak kaşarlı susamlı poğaçaları mideye indirdim üzerine de jucy vişne suyunu gömdüm, 3 vakte kalmaz gastrit yakındır.
devamını gör...
nevşin mengü
eski sert nevşin'den eser yok. katı muhalifliğini bir kenara bıraktı.
haklı hapse girmekten korkuyor.
haklı hapse girmekten korkuyor.
devamını gör...
anısı olan şarkılar
devamını gör...
kadın olmanın güzel yanları
bir erkek olarak bu soruya cevap vermem doğru olmaz ama şu ünlü feminist nora bilmem kim erkekleri gözlemlemek için erkek gibi takıldığında gözlemlediklerinden yola çıkarak kadının sırf kadın olduğu için bile toplumda değerli oluşu, iletişim eksikliği çekmemesi, yalnızlıktan istediği an kurtulabilmesi, anlattığında anlattığını dinleyecek başka kadınlar ya da erkekler bulabilmesi diyebiliriz sanırım.
devamını gör...
almanca
her lehcesi baska bir dil. pirmasenste konusulan almancayi hamburglu anlamaz. bavaryadakini berlindeki anlamaz.
devamını gör...
almanca
benim çok sevmediğim bir dildir. nedense telaffuzunu fazla kaba buluyorum. sanırım edebiyatçı olmamın getirdiği negatif bir husus bu. güzel söz sanatına odaklı olduğumuz için, kelimelerin telaffuz edilirken ortaya çıkarttığı vurgulara çok takılıyorum. bu yüzden almanca bana (kelimelerin okunuşu açısından) inanılmaz rahatsız edici geliyor.
lisans eğitimim amerikan edebiyatı odaklıydı. akademik kariyerimi edebiyat- sanat ve kültür bileşeninde inşa ettim. bu yüzden hem türkçe hem ingilizce betimleme sanatına ve arkasındaki kültürel değerlere hakimim. alanım sebebiyle dünya edebiyatından seçmeler de aldım. bu yüzden yazdığım şeyler havadan, bilgisizce yazıya dökülmüş cümleler değil. deneyime ve birikime dayanan söylemlerdir.
genel açıdan alman edebiyatını da yetersiz buluyorum. bu benim kişisel görüşümdür. evet, fazlasıyla nitelikli yazar ve şair var. yazarlara veya şairlere gerekli eleştiriyi yapabilmek için, dönemleriyle vermek gerekiyor. benim bahsettiğim bu değil. en azından bu başlıkta değil. onu ayrı bir başlıkta konuşuruz.
edebiyat kelimelerle ritim oluşturma sanatıdır. dilin buna izin vermesi gerekir ki, okudugun cümleler sana kendini iyi hissettirsin. türk edebiyatında bu his genelde kafiye ve redifle desteklenir. ingilizce de anlam veya birbirine benzeyen kelimeleri eşleştirerek. yani temelde okuduğunuz dizelerden/ cümlelerden etkilenir ve kişisel motto haline getirirsiniz.
bu konuda almanca romanlar bir derece işlevselliği korur çünkü romanda beklediğimiz şey ritimsel bir uyumdan çok, uzun vadeli kurgu tutarlılığıdır fakat şiirde telaffuz çok görünür oluyor. almanca , bir dil olarak, duyguların geçirgenliğini bence fazlasıyla kırıyor çünkü almancanın genel telaffuzu çok kaba. misal: belkide dünyanın en güzel iltifatını ediyorsunuz fakat dil o kadar sert bir okunuşa sahip ki, kelimeler hakaret ediyormuşsunuz gibi bir tonla çıkıyor.. bunu bir aşk şiirini okurken hayal edin.. dilin yapısı tek başına okuduğum şeyin bir aşk şiiri olduğunu hissettirmiyor...
tabi bu kişisel bir düşüncedir. tam tersine, bu kaba okunusu ve dil bilgisi yapısını tezat vurgu olarak gören ve seven kişilerde olabilir ama benim hoşuma gitmiyor. ben vurguyu telaffuz da değil, anlamda ve kelime oyunlarında seviyorum.
yine de sevmediğim bir dildir.
neden olduğunu biliyorsunuz.
lisans eğitimim amerikan edebiyatı odaklıydı. akademik kariyerimi edebiyat- sanat ve kültür bileşeninde inşa ettim. bu yüzden hem türkçe hem ingilizce betimleme sanatına ve arkasındaki kültürel değerlere hakimim. alanım sebebiyle dünya edebiyatından seçmeler de aldım. bu yüzden yazdığım şeyler havadan, bilgisizce yazıya dökülmüş cümleler değil. deneyime ve birikime dayanan söylemlerdir.
genel açıdan alman edebiyatını da yetersiz buluyorum. bu benim kişisel görüşümdür. evet, fazlasıyla nitelikli yazar ve şair var. yazarlara veya şairlere gerekli eleştiriyi yapabilmek için, dönemleriyle vermek gerekiyor. benim bahsettiğim bu değil. en azından bu başlıkta değil. onu ayrı bir başlıkta konuşuruz.
edebiyat kelimelerle ritim oluşturma sanatıdır. dilin buna izin vermesi gerekir ki, okudugun cümleler sana kendini iyi hissettirsin. türk edebiyatında bu his genelde kafiye ve redifle desteklenir. ingilizce de anlam veya birbirine benzeyen kelimeleri eşleştirerek. yani temelde okuduğunuz dizelerden/ cümlelerden etkilenir ve kişisel motto haline getirirsiniz.
bu konuda almanca romanlar bir derece işlevselliği korur çünkü romanda beklediğimiz şey ritimsel bir uyumdan çok, uzun vadeli kurgu tutarlılığıdır fakat şiirde telaffuz çok görünür oluyor. almanca , bir dil olarak, duyguların geçirgenliğini bence fazlasıyla kırıyor çünkü almancanın genel telaffuzu çok kaba. misal: belkide dünyanın en güzel iltifatını ediyorsunuz fakat dil o kadar sert bir okunuşa sahip ki, kelimeler hakaret ediyormuşsunuz gibi bir tonla çıkıyor.. bunu bir aşk şiirini okurken hayal edin.. dilin yapısı tek başına okuduğum şeyin bir aşk şiiri olduğunu hissettirmiyor...
tabi bu kişisel bir düşüncedir. tam tersine, bu kaba okunusu ve dil bilgisi yapısını tezat vurgu olarak gören ve seven kişilerde olabilir ama benim hoşuma gitmiyor. ben vurguyu telaffuz da değil, anlamda ve kelime oyunlarında seviyorum.
yine de sevmediğim bir dildir.
neden olduğunu biliyorsunuz.
devamını gör...
63 kg
türkiye ye fransa dan kesin donus yaptıgımda, 25 yasındaki kilom.
boyum 1.71.
boyum 1.71.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
türkiye ye kesin dönüş yapmak
temelli dönmek.
25 yasındaydım.
1 sene chicago yakınında, 5 sene paris te yasadıktan sonra kesin donus yaptım.
atatürk havalimanına indim. valizimi aldım. kapıya cıktım. sigara yaktım, bizimkileri bekliyorum, almaya geleceklerdi.
birden son ses muzik bir araba gecti:
-gunahkarsın ama helalim yapıcam seni, arlanacaksın.
arabesk bir şarkı.
ben yurtdısında yasarken ozel hayatımdan dolayı suclu hissetmemiştim hic.
kendii kendime dedim ki türkiye ye hosgeldin.
25 yasındaydım.
1 sene chicago yakınında, 5 sene paris te yasadıktan sonra kesin donus yaptım.
atatürk havalimanına indim. valizimi aldım. kapıya cıktım. sigara yaktım, bizimkileri bekliyorum, almaya geleceklerdi.
birden son ses muzik bir araba gecti:
-gunahkarsın ama helalim yapıcam seni, arlanacaksın.
arabesk bir şarkı.
ben yurtdısında yasarken ozel hayatımdan dolayı suclu hissetmemiştim hic.
kendii kendime dedim ki türkiye ye hosgeldin.
devamını gör...
kadını temize çıkarmak
evlenmek.
devamını gör...
boşnakça
boşnakça'nın etkin ve güzel kullanımına bir örnek
devamını gör...
almanca
ben seviyorum bu dili. rammstein sağolsun çok sevdirdi hatta bi ara öğrenmeye çok çabaladım ama olmadı çünkü fazla zor geldi. fakat kulağa çok hoş geliyor. fransızca gibi ağzını yaya yaya konuşulsa almancayı da romantik bulurlardı ama malesef
devamını gör...
kadın olmanın güzel yanları
kendisine bakmayı sevmeyen her kadın için, kadın olmak zordur. kadın olmak ekstra hijyen ve full bakım gerektirir. bir kere kadın vücudunun %95'ni temizliyor. sürekli olarak tüysüz ve tertipli görünmekle uğraşıyoruz. sadece saç/ makyaj yapmak ayrıca oje sürmek bile insanın hayatından ciddi bir zamanı götürüyor.
bu kadar öz bakımınıza düşkün değilseniz, inanılmaz "salmış ve özensiz" gözüküyorsunuz. her sabah saatlerce saçını maşa yapan/ düzleştiren kadınlar var. 5-6'da uyanıp pürüzsüz makyaj, pürüzsüz bir saç ile dışarı çıkıyorlar. tabi bunlara her sabah ve aksam var olan cilt /saç bakım rutinleri de ekleniyor.. düşünün bu işin içerisindeki emeği.. ve bunun her gün yeniden yeniden uygulandığını unutmayın..
bu yüzden erkek olmak, kadına göre daha konforlu. kadın bedeni üzerine yerleştirilen güzellik standartları, kadınlara günlük hayatta çok vakit kaybettiriyor. hoş! ben güzellik standartlarını ve toplumsal dayatmaları eleştiren biriyim. bakımlıyım ama toplumun dayattığı seviyelerde değil. öz saygımı başkalarının onayıyla inşa etmediğim için, özgüvenimin ekmeğini bu konularda fazlasıyla yiyorum.
yani kadın olmak harika bir şey ama sistemin dayattığı güzellik algısı yüzünden, inanılmaz zor bir hale geldi.
bu kadar öz bakımınıza düşkün değilseniz, inanılmaz "salmış ve özensiz" gözüküyorsunuz. her sabah saatlerce saçını maşa yapan/ düzleştiren kadınlar var. 5-6'da uyanıp pürüzsüz makyaj, pürüzsüz bir saç ile dışarı çıkıyorlar. tabi bunlara her sabah ve aksam var olan cilt /saç bakım rutinleri de ekleniyor.. düşünün bu işin içerisindeki emeği.. ve bunun her gün yeniden yeniden uygulandığını unutmayın..
bu yüzden erkek olmak, kadına göre daha konforlu. kadın bedeni üzerine yerleştirilen güzellik standartları, kadınlara günlük hayatta çok vakit kaybettiriyor. hoş! ben güzellik standartlarını ve toplumsal dayatmaları eleştiren biriyim. bakımlıyım ama toplumun dayattığı seviyelerde değil. öz saygımı başkalarının onayıyla inşa etmediğim için, özgüvenimin ekmeğini bu konularda fazlasıyla yiyorum.
yani kadın olmak harika bir şey ama sistemin dayattığı güzellik algısı yüzünden, inanılmaz zor bir hale geldi.
devamını gör...