zaman tüneli
dış politika
türkiye adına belki de hiç düzelmemiş tek şeydir. ne yaparsak yapalım, asla diğer ülkelerle denk sayılacak noktaya gelemedik. müthiş kaynaklarımız, harika biçimlendirilmiş sınırlarımız var fakat o kadar kötü yönetiliyoruz ki ülke yükselmekten çok batıyor.
hangi sorunlarını çözebilen, refahını sağlamış , insani anlamda birçok şeyi aşmış toplum bizim gibi kaosu arasına almak ister ki?
toplum son 25 yılda maalesef ki daha kötü bir hale geldi. eskiden daha sevgi dolu, birbirini kucaklayan bir millettik. şimdi cinsel eğilimlerimizden tutun, etnik kökenlerimize kadar gruplaştırıldık. herkes birbiriyle çatışıyor. sosyal olarak huzurumuz yok ki, politikaya sıra gelsin..
bu gibi durumlar, gelişmiş milletler için risktir. kimse oturmuş toplumsal- kültürel düzeninin bozulmasını istemez. bu yüzden bu açıdan bozuk veya bozulmuş ülkeleri erişime çok açık hale getirmezler.
yaşadığımız tam olarak bu.
tabii, kurunun yanında yaşta yanıyor orası ayrı. kötü niyetli insanlarla aynı ulusal kimliği paylaştığımız için, yaptırımlara biz de maruz kalabiliyoruz.
en üzücü kısmı bu. bana ait olmayan bir kötülüğün bedelini, sırf bu ülkede doğduğum için ödeyebiliyorum.
atatürk'ü çok özlüyorum. kesinlikle onun kurduğu türkiye'de yaşamıyoruz. bu yüzden bunları yazarken aslında fazlasıyla üzülüyorum. onun çerçevesinden sapmasaydık, inanılmaz modern- ilerlemiş bir toplum/ millet olabilirdik.
hangi sorunlarını çözebilen, refahını sağlamış , insani anlamda birçok şeyi aşmış toplum bizim gibi kaosu arasına almak ister ki?
toplum son 25 yılda maalesef ki daha kötü bir hale geldi. eskiden daha sevgi dolu, birbirini kucaklayan bir millettik. şimdi cinsel eğilimlerimizden tutun, etnik kökenlerimize kadar gruplaştırıldık. herkes birbiriyle çatışıyor. sosyal olarak huzurumuz yok ki, politikaya sıra gelsin..
bu gibi durumlar, gelişmiş milletler için risktir. kimse oturmuş toplumsal- kültürel düzeninin bozulmasını istemez. bu yüzden bu açıdan bozuk veya bozulmuş ülkeleri erişime çok açık hale getirmezler.
yaşadığımız tam olarak bu.
tabii, kurunun yanında yaşta yanıyor orası ayrı. kötü niyetli insanlarla aynı ulusal kimliği paylaştığımız için, yaptırımlara biz de maruz kalabiliyoruz.
en üzücü kısmı bu. bana ait olmayan bir kötülüğün bedelini, sırf bu ülkede doğduğum için ödeyebiliyorum.
atatürk'ü çok özlüyorum. kesinlikle onun kurduğu türkiye'de yaşamıyoruz. bu yüzden bunları yazarken aslında fazlasıyla üzülüyorum. onun çerçevesinden sapmasaydık, inanılmaz modern- ilerlemiş bir toplum/ millet olabilirdik.
devamını gör...
sevgiliye kahvaltı hazırlamak
güzel bir durumdur ama her zaman yapan tarafsanız( erkek veya kadın fark etmez) o zaman işin sevgi dilinden çıkmaya başladığını düşünürüm. tüm jestler karşılıklıdır. bahsettiğim şey ilgi yarıştırmak değil, karşındakiyle hayatı eşit oranda bölüşmektir.
her zaman, her şeyi 1 kişi yapıyorsa, orada bir sıkıntı var demektir. o partnerinizi kullanmaya girer.
her birey, kendi yaşamsal aktivitelerini kendisi sağlayabilecek yetkinliktedir. kahvaltısını hazırlamak yerine, sürekli birine hazırlatan veya sürekli hazırlanmasını bekleyen üstüne bunu partner olarak göreviymiş gibi karşısındaki kişiye dayatan tiplerleyseniz aman kaçın! muhtemelen müthiş bir narsistle berabersiniz ve sevgiliden çok hayat döngüsünü düzenleyecek , kendisini yormadan, her şeyi çekip çevirecek hizmetçi arıyor demektir.
partnerlikte her şey ortak yapılır. ütü, temizlik, yemek. bu hayatı paylaşmaktır. bu konuda erillik- dişillik hususu söz konusu değildir. açıkcası bu da toplumsal, çarpıtılmış bir algıdır. sürekli tüm iş yükünü birine adamak, kişiyi " bağı öne sürerek kullanmaya" girer.
ne kadın ne erkek olarak, kimsenin hizmetçisi değiliz. kimsenin bakımını üstlenmek için de ortak hayat kurmuyoruz. bu dayatılmış cinsiyet rollerini bir kenara bırakıp, sorumluluğun insani olarak paylaşılması gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor. etmeyen herkes inanın sorunludur. bırakın aileleriyle yaşasınlar. anneleri bakmaya devam etsin.
her zaman, her şeyi 1 kişi yapıyorsa, orada bir sıkıntı var demektir. o partnerinizi kullanmaya girer.
her birey, kendi yaşamsal aktivitelerini kendisi sağlayabilecek yetkinliktedir. kahvaltısını hazırlamak yerine, sürekli birine hazırlatan veya sürekli hazırlanmasını bekleyen üstüne bunu partner olarak göreviymiş gibi karşısındaki kişiye dayatan tiplerleyseniz aman kaçın! muhtemelen müthiş bir narsistle berabersiniz ve sevgiliden çok hayat döngüsünü düzenleyecek , kendisini yormadan, her şeyi çekip çevirecek hizmetçi arıyor demektir.
partnerlikte her şey ortak yapılır. ütü, temizlik, yemek. bu hayatı paylaşmaktır. bu konuda erillik- dişillik hususu söz konusu değildir. açıkcası bu da toplumsal, çarpıtılmış bir algıdır. sürekli tüm iş yükünü birine adamak, kişiyi " bağı öne sürerek kullanmaya" girer.
ne kadın ne erkek olarak, kimsenin hizmetçisi değiliz. kimsenin bakımını üstlenmek için de ortak hayat kurmuyoruz. bu dayatılmış cinsiyet rollerini bir kenara bırakıp, sorumluluğun insani olarak paylaşılması gerektiğini kabul etmemiz gerekiyor. etmeyen herkes inanın sorunludur. bırakın aileleriyle yaşasınlar. anneleri bakmaya devam etsin.
devamını gör...
gece vakti patlak egzozla gezen motorcu
bence yasaklanması ve ciddi para cezası uygulanması gerekiyor.
asayişin bu konuda 1-2 ay sistemli çalışmasıyla çözülebileceğini düşünüyorum. biraz devriye gezen polislerin + trafik polislerinin sıkı kontrolüyle, bu tiplerin sokağa çıkışı engellenir.
patlak egzoz inanılmaz rahatsız edici bir ses yaratıyor. sosyal açıdan düzeni ve huzuru da bozuyor. bir anda duyulması, bazen şartlara bağlı olarakta ürkütüyor. tam bir işe dalmış uğraşırken, bir anda yükselen ses dalgasıyla irkiliyorsunuz.
hoş, bunu niye yapıyorlar inanın bilmiyorum. zevk alınacak bir şey de değil.
toplumumuz zerre sağlıklı bireylerden oluşmuyor. başkalarının hayatlarına zarar vermeyi/ rahatsızlık hissi oluşturmayı eğlence sanıyorlar. tam da bu yüzden cezai yaptırım gerekiyor. psikopatların ülkesi olduk.
asayişin bu konuda 1-2 ay sistemli çalışmasıyla çözülebileceğini düşünüyorum. biraz devriye gezen polislerin + trafik polislerinin sıkı kontrolüyle, bu tiplerin sokağa çıkışı engellenir.
patlak egzoz inanılmaz rahatsız edici bir ses yaratıyor. sosyal açıdan düzeni ve huzuru da bozuyor. bir anda duyulması, bazen şartlara bağlı olarakta ürkütüyor. tam bir işe dalmış uğraşırken, bir anda yükselen ses dalgasıyla irkiliyorsunuz.
hoş, bunu niye yapıyorlar inanın bilmiyorum. zevk alınacak bir şey de değil.
toplumumuz zerre sağlıklı bireylerden oluşmuyor. başkalarının hayatlarına zarar vermeyi/ rahatsızlık hissi oluşturmayı eğlence sanıyorlar. tam da bu yüzden cezai yaptırım gerekiyor. psikopatların ülkesi olduk.
devamını gör...
karşı cinste çekici gelen özellikler
benim için kesinlikle düzgün lügat kullanımı olan, entelektüel ve açık görüşlü bir erkek olmasıdır.
toplumumuz açık görüşlü olmayı yanlış anlayan insanlarla dolu. bu yüzden özellikle açıklama gereği duyuyorum. insanların çoğu sağlıklı bir sevginin ne olduğunu maalesef ki bilmiyor. hastalıklı insanların bizlerle yaşamaya çalıştığı ilişkileri ve bize olan yanlış davranışlarını "sevgi dili" diye kodluyoruz ama hayır. maalesef, hasta insanları tanımanız ve bu insanların sunduğu şeyin sevgi değil, kontrol etme ve daima hayatınızı yöneterek işgal etme olduğunu anlamanız gerekiyor.
sizi kısıtlayan, seçim hakkı bırakmayan, sürekli bulunduğunuz yerleri sorgulayan, sürekli sizden haberdar olmaya çalışan, telefonunuzu karıştıran, sosyal medya hesaplarınızın içerisinde gezen veya sürekli sosyal medyada ki hareketlerinizi izleyen insanlar sevgi dili konuşmazlar. bu tarz insanlar maalesef hastadır ve terapi görmeleri gerekir.
gerçek partner sizi boğmaz, sıkmaz. ilgi alanlarınıza, ne giydiğinize, nereye gittiğinize karışmaz ve size yasaklar koymaz( kimse kimseye yasak koyma hakkına sahip değil. burasını sakın unutmayın). gerçek sevgi sizi büyütür, gerçek partner ışığınızı destekler.
ister kadın olun ister erkek, partneriniz hayatınıza girdikten sonra hayatınızı ve sizi değiştirmeye çalışıyorsa ve kendi öz benliğinizle inşa ettiğiniz hayatınıza karşılık sürekli ilişkiyi bitirmeyi öne sürüyorsa, kendi hayatınızı seçin.
hastalıklı ve kontrol delisi insanlar ömür boyu düzelmezler. daha çok sizi sıkıştırır, zevk aldığınız her şeyden mahrum ederler. günün sonunda kendinize ait hiçbir şeyin kalmadığını fark edersiniz. psikolojik olarak mutsuz olur ve çökersiniz. bu yüzden evliliklerin bitişi insanlara iyi gelir. -> hastalıklı ve kontrol delisi tiplerin alanlarından çıktıkları ve özgürleştikleri için.
bu yüzden hayatınıza alacağınız kişinin dış görünümünden önce, kafasının içine bakın. nasıl düşündüğü, nasıl göründüğünden inanın daha önemli.
toplumumuz açık görüşlü olmayı yanlış anlayan insanlarla dolu. bu yüzden özellikle açıklama gereği duyuyorum. insanların çoğu sağlıklı bir sevginin ne olduğunu maalesef ki bilmiyor. hastalıklı insanların bizlerle yaşamaya çalıştığı ilişkileri ve bize olan yanlış davranışlarını "sevgi dili" diye kodluyoruz ama hayır. maalesef, hasta insanları tanımanız ve bu insanların sunduğu şeyin sevgi değil, kontrol etme ve daima hayatınızı yöneterek işgal etme olduğunu anlamanız gerekiyor.
sizi kısıtlayan, seçim hakkı bırakmayan, sürekli bulunduğunuz yerleri sorgulayan, sürekli sizden haberdar olmaya çalışan, telefonunuzu karıştıran, sosyal medya hesaplarınızın içerisinde gezen veya sürekli sosyal medyada ki hareketlerinizi izleyen insanlar sevgi dili konuşmazlar. bu tarz insanlar maalesef hastadır ve terapi görmeleri gerekir.
gerçek partner sizi boğmaz, sıkmaz. ilgi alanlarınıza, ne giydiğinize, nereye gittiğinize karışmaz ve size yasaklar koymaz( kimse kimseye yasak koyma hakkına sahip değil. burasını sakın unutmayın). gerçek sevgi sizi büyütür, gerçek partner ışığınızı destekler.
ister kadın olun ister erkek, partneriniz hayatınıza girdikten sonra hayatınızı ve sizi değiştirmeye çalışıyorsa ve kendi öz benliğinizle inşa ettiğiniz hayatınıza karşılık sürekli ilişkiyi bitirmeyi öne sürüyorsa, kendi hayatınızı seçin.
hastalıklı ve kontrol delisi insanlar ömür boyu düzelmezler. daha çok sizi sıkıştırır, zevk aldığınız her şeyden mahrum ederler. günün sonunda kendinize ait hiçbir şeyin kalmadığını fark edersiniz. psikolojik olarak mutsuz olur ve çökersiniz. bu yüzden evliliklerin bitişi insanlara iyi gelir. -> hastalıklı ve kontrol delisi tiplerin alanlarından çıktıkları ve özgürleştikleri için.
bu yüzden hayatınıza alacağınız kişinin dış görünümünden önce, kafasının içine bakın. nasıl düşündüğü, nasıl göründüğünden inanın daha önemli.
devamını gör...
hüseyin rahmi gürpınar
queer olduğunu yeni öğrendiğim türk yazar. miralay hulusi bey ismindeki zat ile 50 senelik bir birliktelik yaşamışlar ve hayatlarının son 22 yılı hüseyin rahmi bey'in heybeliada'da yaptırdığı köşkte geçmiş. üstelik üstad bu köşkü kendi kitaplarından kazandığı teliflerle yaptırmış ki bu durum onun bir dönem türk edebiyatı'nda bir yıldız olduğunu gösteriyor. miralay hulusi beyle yaşadıkları köşk, zaten ada oluşu hasebiyle izole bir bölgenin en müstahkem yapısıymış. buna mukabil çok da merdümgiriz birisi değilmiş. yalnız aşırı temizlik hastası ve ikamet ettiği yerden mümkün mertebe ayrılmayan bir yapısı varmış.
üstadın ilgimi çeken bir diğer özelliği ise, 1865 gibi erken bir tarihte doğmasına rağmen ne istibdad, ne ittihadçı, ne kemalizm dönemlerindeki siyasi hadiselere karışmaması. evet, romanları ve öykülerindeki halkın cehaletinin fırsatçı din adamlarında istismar edilmesi, dedikodu kültürü, kadınların zaafları üzerinden kandırılmaları, maço ve heteroseksüel osmanlı erkeği prototipi eleştirileri, belki onu cumhuriyet ideolojisinini seküler bakış açısıyla yakın pozisyona itiyordu ama gürpınar'da siyaset yok. o, dönemini, dönem insanı, mahalle kültürü ve küçük hayatlar üzerinden okumuş. her yönüyle okunmaya değer bir yazar.
üstadın ilgimi çeken bir diğer özelliği ise, 1865 gibi erken bir tarihte doğmasına rağmen ne istibdad, ne ittihadçı, ne kemalizm dönemlerindeki siyasi hadiselere karışmaması. evet, romanları ve öykülerindeki halkın cehaletinin fırsatçı din adamlarında istismar edilmesi, dedikodu kültürü, kadınların zaafları üzerinden kandırılmaları, maço ve heteroseksüel osmanlı erkeği prototipi eleştirileri, belki onu cumhuriyet ideolojisinini seküler bakış açısıyla yakın pozisyona itiyordu ama gürpınar'da siyaset yok. o, dönemini, dönem insanı, mahalle kültürü ve küçük hayatlar üzerinden okumuş. her yönüyle okunmaya değer bir yazar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
mutluyum, mutluyuz...
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
ne bir dost, ne bir sevgili, dünyadan uzak bir deli.
devamını gör...
sezgin tanrıkulu
partideki tek etnik kürdçü kendisi değildir. partinin bizzat lideri, kürdlere yeni bir devlet vaad ediyorum diyerek, ülkeyi bir etnisiteye ipotek edeceğini beyan etmiştir. keza silivri'deki karadenizli müteahhit de hem kürdçülere hem de arkalarındaki uluslararası güçlere '' cumhurbaşkanı ne verecekse ben de aynısını vereceğim '' mealinde mesajlar göndermektedir. dolayısıyla sezgin tanrıkulu'yu kendi klanına çalıştığı için suçlarsak, bu yetersiz ve meseleyi tek bir kişinin üzerine yıkma tarzı bir itham olur. gerçek şu ki siyasetçiler, kendi kişisel çıkarları ve iktidar için halkı da, ülkeyi de, devleti de satmaktan çekinmezler. onlar bizlerle aynı türden varlıklar değiller.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
*
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
ne kadar uzun zaman olmuş dinlemeyeli…
devamını gör...
sezgin tanrıkulu
tr705.
bizim için intihar sebebi olabilecek bu kod ala rengin 50 tonunu taşıyanlar için ise kıvanç nişanesi.
2010 kaset operasyonu sonrası chp'ye monte edilenlerden.
cok kıymetli biri olmalı ki istanbul'dan bile seçilmişliği vardır.
o kadar başarılıdır ki partisine aday olduğu ilden %61 oy aldırmıştır.
bizim için intihar sebebi olabilecek bu kod ala rengin 50 tonunu taşıyanlar için ise kıvanç nişanesi.
2010 kaset operasyonu sonrası chp'ye monte edilenlerden.
cok kıymetli biri olmalı ki istanbul'dan bile seçilmişliği vardır.
o kadar başarılıdır ki partisine aday olduğu ilden %61 oy aldırmıştır.
devamını gör...
öğretmen
kendisine not bırakmak istiyorum:
-sen anlatırsan anlarım. anlamamı istiyorsan.
kalp.
-sen anlatırsan anlarım. anlamamı istiyorsan.
kalp.
devamını gör...
gece birden akla sovyetler birliğinin dağıldığının gelmesi
gece bir anda akla gelen "kılıçdaroğlu buradayım be buradayım" videosu kadar sorun değildir.
devamını gör...
gece birden akla sovyetler birliğinin dağıldığının gelmesi
8 mayıs 45'de faşizm üzerinden silindir gibi geçen sscb dağılmasıyla sevenlerini üzmüştür..
devamını gör...
gulmekicinyaratilmis (yazar)
bu sozlukte pek negatif bi sey yasamazdım ben.
buraya kadar gelmis demek.
buraya kadar gelmis demek.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
salalım bakalım…
sonunu bildiğim filmler gibiler sen istersen izle ben en baştan terk
ve hep bir başıma, bir ve de sade
tenha etraf, ben zaten tek
kırılıyor ağacımın dalları bazen ama yine çiçek açıyor tek tek
kır parçala kalbimin camlarını, yüreğime değsin acı hissetmem ben
sal gitsin ya
akışına bırak, akışına bırak
sonunu bildiğim filmler gibiler sen istersen izle ben en baştan terk
ve hep bir başıma, bir ve de sade
tenha etraf, ben zaten tek
kırılıyor ağacımın dalları bazen ama yine çiçek açıyor tek tek
kır parçala kalbimin camlarını, yüreğime değsin acı hissetmem ben
sal gitsin ya
akışına bırak, akışına bırak
devamını gör...
bu saatte hala uyumama nedeni
olur da o da uyuyamamıştır, bir iki kelime bir şey yazar belki diye…
devamını gör...
gece birden akla sovyetler birliğinin dağıldığının gelmesi
“vallahi biz dostu özledik” der, lenin için bir sigara yakarız. elden başka ne gelir.
devamını gör...

