zaman tüneli
obsesyon
kötü olaylar sonucu yaşanan takıntı döngüsü olarak bilinen obsesyon kişinin kötü hissedip depresif moda geçmesine sebep olabilir
devamını gör...
şia
en yaygın iki kolu caferi ve zeyidi olan ehli sünnet dışı mezhep
devamını gör...
eski reklamlar
po po popolin popolin reklamı
devamını gör...
şia
1500 senelik bir mesele ve hiçbir zaman üzerinde uzlaşılamayacak. o yüzden tartışmaya gerek yok. ehli sünnetin kulbuna sarılmak gerekiyor. gerisi önemsiz.
devamını gör...
şia
çok uzun zamandır bu yazıyı yazmak istiyordum. bugüne denk geldi. içimde çok tutuyordum. yazdım ve rahatladım.
öncelikle genel prensiplerimden dolayı iran halkına çok saygı duyduğumu söyleyemem ama bazı gerçeklerinde söylenmesi gerekiyor. zalimde olsa zalimi hakkıyla yargılamak gerekir. hayatım boyunca iftiradan ve haksızlığa uğramaktan nefret ettim. aklamak için yazmayacağım ama bu noktaya değinmek istedim.
tabi şia'nın kökü araplara gider falan derler ama hayatın doğal akışından dolayı iranlılara atıf yaparak yazdım. sonuçta bugünde ırak arap ülkesi ama içinde şii'lerin olduğu ayrı bir toplum var. sonuç olarak o toplum bu ayrı mezhebi kurmuş. onu temsilende iran olduğuna göre ve bu iran günümüze göre böyle şekillendiği için gerisini açıklamama gerek yok sanırım. yani amaç burda " neden günümüzde neredeyse ayrı din haline gelecek kadar şia adında ayrı bir kol var islam'da " sorusunun cevabının aranmasıdır.
iranlılar tipik ortadoğulu insanlar değiller. timur'un etkisindemidir nedir orasını bilemem ama acayip bir sorgulama yetenekleri var. zaman zaman bilim ve sanat rüzgarıda esmiş ama anlatmak istediğim şimdi bunlar değil. şia'nın ilk başından ve günümüze kadar şekillenmiş halinin elbette sebepleri vardır...
bu mezhebin ortaya çıkış sebebinin (günümüz şia'sının şekillenmeside denilebilir) bence bir sebebi var. hatta iki sebebi var. kendi içlerinde de inanılmaz kollara ayrılmış ama genel şia düşüncesini ele alalım.
islamiyet yayılırken bu adamlar bakıyor bir acayiplik var. islam lore'unda yaşanmaması gereken 2 hadise olmuş. bunlar elbette yaşanabilir ve yaşanmış zaten ama hikayenin kendi içinde tutarsızlığa sebep olduğu görülüyor.
birincisi peygamberin amcası ebu talib'in imansızlığı. genel görüşe göre bu hikayeyi hızlıca kapatmışlar. yani delik açılan gemiyi hemencecik kapatarak gemiyi batırmaktan kurtardığına inanıyolar.
bize anlatılanlara göre kafirlerin inanmama sebebi tamamen nefret , kin ve kibirlilik üzerine gözü dönmüşlüğün tezahürüdür. peygambere bir türlü iman etmezler. çünkü kalpleri kapalıdır , mucizeler görseler bile büyü derler. peygamberden öylesine nefret ederlerki en doğruyuda söylese "haklısın" diyemezler. hakkı savunmak marifettir. bu marifeti ancak kalbi açık olan biri sağlayabilir. öyleyse ebu talib neden iman etmemiştir? üstelik peygambere " ey kardeşimin oğlu! eğer kureyşlilerin beni dinimi değiştirdiğim için ayıplamayacağını bilseydim, seni mutlu etmek ve gözünü aydın etmek için kelime-i şehadeti söylerdim. " diyecek kadar seven birisi ne diye iman etmemiştir? peygambere çok yakındır. eğer mucizeler yaşanmışsa bizzat işin içindedir. doğruluğuna şüphesi olmaması gerekir. onu şüphe içinde tutan nedir? yoksa " mucizeler " yaşanmadı mı? bunlar sonradan uydurulan abartı " masallar " mıydı? iki türlüde hikayenin yapboz parçaları oturmuyor. ebu talip iman etmeliydi. onun imansızlığı tüm yaşanan ve anlatılan hikayenin çelişki içinde olmasına sebep oluyor.
bu yüzdendir ki şia görüşü ebu talibin iman ettiğini savunur. en kötü ihtimal , dışarıya yansıtmadan içinde imanda etmiştir derler ve konuyu kapatırlar. oysa ehli sünnetin tüm cumhuruna göre iman etmemiştir.
ikinci tutarsızlık çok daha büyük bir vaka. ayşe ile ali'nin muazzam bir savaşa girmesidir. bu bütün anlatılan hikayeyi alt üst ediyor resmen. olayın korkunçluğunu farkeden iranlıların , hızlı bir şekilde köklü ayrı kol oluşturmasını buna bağlıyorum. yani günümüz şia'sının şekillenmesinde bu olay bam teline vurmuştur.
peygamberin en sevdiği ve cennetle garantilediği eşi bir yanda , peygamberin en sevdiği insanlardan ve yine cennetle müjdelenen birisi ali bir yanda...
ali aynı zamanda peygamberin akrabasıdır. amcası ebu talibin oğludur ve damadıdır. birlikte çok uzun süre samimi ilişkisi olmuştur. kardeş gibilerdir ve kaynaklara göre birbirlerine olan sevgilerini etkileyici şekilde söylerler. zaten hz. muhammed aliyi cennetle müjdelemiştir.
şimdi düşünün... ayşe yada alinin empatisini yapalım. elbette peygamber dışında kimse masum değildir ama söz konusu cennetle müjdelenmektir. siz cennetle müjdelenseniz , hadi onu geçtik bizzat peygamberi görseniz bile ona iman etmemeniz zor iken: bu kadar birbirine yakın olan insanlar , neden dönemin en büyük savaşını yapmıştır? ebu talib olayında olduğu gibi anlatılan hikayede yanlışlar mı var? anlatılan hikayede normal bir bireyin inanmamak için tek sebebi olabilir. onu da yazdım zaten. bu insanların savaşı anormal derecede ilginçtir. cennetle müjdelenen insanlar birbirini öldürme isteğinde ne olabilir? amaç nedir? peygambere yeteri kadar inanmadılar mı? ne olursa olsun %100'lük verilen bir garantiye karşı çıkmak matematiksel olarak imkansızdır. mutlaka hikayenin içinde tutarsızlık olmalıdır.
günümüz şia'nın ayşeye karşı olan nefreti bütün hikayeyi toparlamak için olabilir. sonuçta gerdanlık olayı gibi onun aleyhine bir olay var. ayetle sabit bile olsa bir firenin verilmesi alinin hesabına artı yazar. zaten onun yanında oldukları için bahaneleri hazırdır. birde olayın sonrası olunca ayşeyi direkt hedef almak kolaylaşır. savaş bittiğinde ayşenin pişman olması ve bunu en üst düzey dilden ifade etmesi hikayeyi toparlamakta yardımcı oluyor akıllarınca.
tabi bu benim tahminlerim. şia'nın ayrı dine gidecek kadar şekillenmesinin 2 ana sebebinin bunlar olduğunu düşünüyorum. sünnilerin şii'lere karşı tavır almak yerine karşı tezlerini yazması gerektiğini düşünüyorum.
öncelikle genel prensiplerimden dolayı iran halkına çok saygı duyduğumu söyleyemem ama bazı gerçeklerinde söylenmesi gerekiyor. zalimde olsa zalimi hakkıyla yargılamak gerekir. hayatım boyunca iftiradan ve haksızlığa uğramaktan nefret ettim. aklamak için yazmayacağım ama bu noktaya değinmek istedim.
tabi şia'nın kökü araplara gider falan derler ama hayatın doğal akışından dolayı iranlılara atıf yaparak yazdım. sonuçta bugünde ırak arap ülkesi ama içinde şii'lerin olduğu ayrı bir toplum var. sonuç olarak o toplum bu ayrı mezhebi kurmuş. onu temsilende iran olduğuna göre ve bu iran günümüze göre böyle şekillendiği için gerisini açıklamama gerek yok sanırım. yani amaç burda " neden günümüzde neredeyse ayrı din haline gelecek kadar şia adında ayrı bir kol var islam'da " sorusunun cevabının aranmasıdır.
iranlılar tipik ortadoğulu insanlar değiller. timur'un etkisindemidir nedir orasını bilemem ama acayip bir sorgulama yetenekleri var. zaman zaman bilim ve sanat rüzgarıda esmiş ama anlatmak istediğim şimdi bunlar değil. şia'nın ilk başından ve günümüze kadar şekillenmiş halinin elbette sebepleri vardır...
bu mezhebin ortaya çıkış sebebinin (günümüz şia'sının şekillenmeside denilebilir) bence bir sebebi var. hatta iki sebebi var. kendi içlerinde de inanılmaz kollara ayrılmış ama genel şia düşüncesini ele alalım.
islamiyet yayılırken bu adamlar bakıyor bir acayiplik var. islam lore'unda yaşanmaması gereken 2 hadise olmuş. bunlar elbette yaşanabilir ve yaşanmış zaten ama hikayenin kendi içinde tutarsızlığa sebep olduğu görülüyor.
birincisi peygamberin amcası ebu talib'in imansızlığı. genel görüşe göre bu hikayeyi hızlıca kapatmışlar. yani delik açılan gemiyi hemencecik kapatarak gemiyi batırmaktan kurtardığına inanıyolar.
bize anlatılanlara göre kafirlerin inanmama sebebi tamamen nefret , kin ve kibirlilik üzerine gözü dönmüşlüğün tezahürüdür. peygambere bir türlü iman etmezler. çünkü kalpleri kapalıdır , mucizeler görseler bile büyü derler. peygamberden öylesine nefret ederlerki en doğruyuda söylese "haklısın" diyemezler. hakkı savunmak marifettir. bu marifeti ancak kalbi açık olan biri sağlayabilir. öyleyse ebu talib neden iman etmemiştir? üstelik peygambere " ey kardeşimin oğlu! eğer kureyşlilerin beni dinimi değiştirdiğim için ayıplamayacağını bilseydim, seni mutlu etmek ve gözünü aydın etmek için kelime-i şehadeti söylerdim. " diyecek kadar seven birisi ne diye iman etmemiştir? peygambere çok yakındır. eğer mucizeler yaşanmışsa bizzat işin içindedir. doğruluğuna şüphesi olmaması gerekir. onu şüphe içinde tutan nedir? yoksa " mucizeler " yaşanmadı mı? bunlar sonradan uydurulan abartı " masallar " mıydı? iki türlüde hikayenin yapboz parçaları oturmuyor. ebu talip iman etmeliydi. onun imansızlığı tüm yaşanan ve anlatılan hikayenin çelişki içinde olmasına sebep oluyor.
bu yüzdendir ki şia görüşü ebu talibin iman ettiğini savunur. en kötü ihtimal , dışarıya yansıtmadan içinde imanda etmiştir derler ve konuyu kapatırlar. oysa ehli sünnetin tüm cumhuruna göre iman etmemiştir.
ikinci tutarsızlık çok daha büyük bir vaka. ayşe ile ali'nin muazzam bir savaşa girmesidir. bu bütün anlatılan hikayeyi alt üst ediyor resmen. olayın korkunçluğunu farkeden iranlıların , hızlı bir şekilde köklü ayrı kol oluşturmasını buna bağlıyorum. yani günümüz şia'sının şekillenmesinde bu olay bam teline vurmuştur.
peygamberin en sevdiği ve cennetle garantilediği eşi bir yanda , peygamberin en sevdiği insanlardan ve yine cennetle müjdelenen birisi ali bir yanda...
ali aynı zamanda peygamberin akrabasıdır. amcası ebu talibin oğludur ve damadıdır. birlikte çok uzun süre samimi ilişkisi olmuştur. kardeş gibilerdir ve kaynaklara göre birbirlerine olan sevgilerini etkileyici şekilde söylerler. zaten hz. muhammed aliyi cennetle müjdelemiştir.
şimdi düşünün... ayşe yada alinin empatisini yapalım. elbette peygamber dışında kimse masum değildir ama söz konusu cennetle müjdelenmektir. siz cennetle müjdelenseniz , hadi onu geçtik bizzat peygamberi görseniz bile ona iman etmemeniz zor iken: bu kadar birbirine yakın olan insanlar , neden dönemin en büyük savaşını yapmıştır? ebu talib olayında olduğu gibi anlatılan hikayede yanlışlar mı var? anlatılan hikayede normal bir bireyin inanmamak için tek sebebi olabilir. onu da yazdım zaten. bu insanların savaşı anormal derecede ilginçtir. cennetle müjdelenen insanlar birbirini öldürme isteğinde ne olabilir? amaç nedir? peygambere yeteri kadar inanmadılar mı? ne olursa olsun %100'lük verilen bir garantiye karşı çıkmak matematiksel olarak imkansızdır. mutlaka hikayenin içinde tutarsızlık olmalıdır.
günümüz şia'nın ayşeye karşı olan nefreti bütün hikayeyi toparlamak için olabilir. sonuçta gerdanlık olayı gibi onun aleyhine bir olay var. ayetle sabit bile olsa bir firenin verilmesi alinin hesabına artı yazar. zaten onun yanında oldukları için bahaneleri hazırdır. birde olayın sonrası olunca ayşeyi direkt hedef almak kolaylaşır. savaş bittiğinde ayşenin pişman olması ve bunu en üst düzey dilden ifade etmesi hikayeyi toparlamakta yardımcı oluyor akıllarınca.
tabi bu benim tahminlerim. şia'nın ayrı dine gidecek kadar şekillenmesinin 2 ana sebebinin bunlar olduğunu düşünüyorum. sünnilerin şii'lere karşı tavır almak yerine karşı tezlerini yazması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
sözlük ile seksting yapmak
içeri girdiğimde favlarını sıvazlıyordu.
devamını gör...
laypzigli kızların bacakları
nazım hikmet'in 1959 yılında yani ölümünden 4 sene önce yazdığı isimsiz ama zaman zaman insanın aklına gelen şiiri.
"laypzigli kızların bacakları gayetle güzel
etekleri de gayetle kısa
ömrümün bu kadar gerilerde kaldığını görmezdim.
laypzigli kızların bacakları böyle uzak olmasa."
(ukde bırakıyoruz doldurmuyorsunuz ayıp)
"laypzigli kızların bacakları gayetle güzel
etekleri de gayetle kısa
ömrümün bu kadar gerilerde kaldığını görmezdim.
laypzigli kızların bacakları böyle uzak olmasa."
(ukde bırakıyoruz doldurmuyorsunuz ayıp)
devamını gör...
dip dalga
devamını gör...
sözlük ile seksting yapmak
devamını gör...
kwame nkrumah
gana'nın ilk devlet başkanı, aynı zamanda kurucusu olan kolonyalizme karşı, afrika birliğine taraf siyasetçi / devrimci. türkçe dilinde afrikada sınıf mücadelesi ve yeni sömürgecilik kitapları bulunabilir durumdadır fakat orijinalinden biraz daha eksik haldedir basımları.
devamını gör...
ölümün kurtuluş olduğunu düşünmek
aslında yaşayan bir ölü olduğumu fark ettiğimde yaptığım.
devamını gör...
en mutlu olunan zaman
sanırım 6 yıl önceydi, gülşah yanımdaydı. tatsız bir sürpriz yüzünden bir süre şehir dışına çıkmam gerekiyordu. olup bitenlerden şikayetlendim. hayatımdan şikayet ettim. beni teselli etti biraz. neşelendirmeye çalıştı. tabii somurtan halim üzerimdeydi. aslında bunun mutlu bir anı olarak kalacağını bilmiyordum o zaman. çünkü ben o gece ona son kez baktığımı bilmiyordum. ona son kez veda edişimdi bu. onu son görüşümdü. son konuşmamızdı.
o zaman ne kadar mutlu olduğumu, o geceden çok sonra anladım.
o zaman ne kadar mutlu olduğumu, o geceden çok sonra anladım.
devamını gör...
aşkın olmasa
benim için bir şarkıdan fazlası.
aşkın olmasa
döner miyim,
bir başıma ?
aşkın olmasa
an durur,
zaman gelir
aşkın olmasa
güneş donar,
ay söner
aşkın olmasa
ölüm gelir,
alır gider
aşkın olmasa sökerdim yüreğimi, hatıran olmasa sıkardım kafama, kokunu duymasam keserdim soluğumu. sen yoksun ama senden kalandır beni bu dünyada tutan.
aşkın olmasa
döner miyim,
bir başıma ?
aşkın olmasa
an durur,
zaman gelir
aşkın olmasa
güneş donar,
ay söner
aşkın olmasa
ölüm gelir,
alır gider
aşkın olmasa sökerdim yüreğimi, hatıran olmasa sıkardım kafama, kokunu duymasam keserdim soluğumu. sen yoksun ama senden kalandır beni bu dünyada tutan.
devamını gör...
lor peyniri
seni ben icat esen psikopatın allah bin belasını versin lan!
he sağlıklıymış, gel yamacıma makrolarını hesaplayalım; ezbere konuşmuyoruz burda, ellerim amele eli gibi oldu indirip kaldırmaktan, gözlerime öyle bakmayın utanıyorum el sıkışırken, hoffff!
genel kabul sabah kahvaltısında 30 gr protein almaktır, allah’ın emri değil tabi, genel kabul.
100 gr lor peynirinde 11 gr protein var. lor tatsız, lor tuzsuz, boğazdan geçmiyor. lan marula dürüm ettim olmadı, gözlerimi yumdum dyson gibi füüüüüüp diye tabaktan emükledim olmadı, japon animeleri gibi gözlerimden yaş attı şerefsizim, boğazdan geçmiyor ki yiyem!
hem ben artık insan onuruna yakışır şekilde eski kaşar yemek istiyorum, eski kaşar negzel çayla beraber, hımpfs hımpfssss edince genizde hoş bir tat bırakıyor, izmir tulumu yemek istiyorum, tam yağlı hem de en çok yağlı olanından beyaz peynir yemek istiyorumki, beyaz peynir ne? muhlama yemek istiyorum, üfffff tereyağlı tereyağlı, tavadan uzatıp lokmaya dolayıp yemek istiyorum, hayal ederken bile titredim!
neymiş lorda kazein varmış kana geç karışan cinsten. he sanki gravyer yiyenin insülin dengesi bozuldu. lan siz ne çeşit bi manyaksınız ayranın yağını hacılayıp geri kalanı millete sağlıklı diye çakıyosunuz?
gülme! zaten asabım bozuk! peynirmiş? te allam ya elim ayağım boşandı sinirden!
he sağlıklıymış, gel yamacıma makrolarını hesaplayalım; ezbere konuşmuyoruz burda, ellerim amele eli gibi oldu indirip kaldırmaktan, gözlerime öyle bakmayın utanıyorum el sıkışırken, hoffff!
genel kabul sabah kahvaltısında 30 gr protein almaktır, allah’ın emri değil tabi, genel kabul.
100 gr lor peynirinde 11 gr protein var. lor tatsız, lor tuzsuz, boğazdan geçmiyor. lan marula dürüm ettim olmadı, gözlerimi yumdum dyson gibi füüüüüüp diye tabaktan emükledim olmadı, japon animeleri gibi gözlerimden yaş attı şerefsizim, boğazdan geçmiyor ki yiyem!
hem ben artık insan onuruna yakışır şekilde eski kaşar yemek istiyorum, eski kaşar negzel çayla beraber, hımpfs hımpfssss edince genizde hoş bir tat bırakıyor, izmir tulumu yemek istiyorum, tam yağlı hem de en çok yağlı olanından beyaz peynir yemek istiyorumki, beyaz peynir ne? muhlama yemek istiyorum, üfffff tereyağlı tereyağlı, tavadan uzatıp lokmaya dolayıp yemek istiyorum, hayal ederken bile titredim!
neymiş lorda kazein varmış kana geç karışan cinsten. he sanki gravyer yiyenin insülin dengesi bozuldu. lan siz ne çeşit bi manyaksınız ayranın yağını hacılayıp geri kalanı millete sağlıklı diye çakıyosunuz?
gülme! zaten asabım bozuk! peynirmiş? te allam ya elim ayağım boşandı sinirden!
devamını gör...
7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı
yani bazı şeylerin söylenmesi lazım ---> messi olmasaydı arjantin futbol takımı bu maçı 0-2 'den 3-2' ye döndüremezdi !! messi ' nin yerinde haaland, kane falan olsaydı onlar da beceremezlerdi o işi.
aramızda kalsın ama bu maçı leo kazandı !!
gene de mısır ' ı tebrik edelim. çok ıyi bir takım mısır...
aramızda kalsın ama bu maçı leo kazandı !!
gene de mısır ' ı tebrik edelim. çok ıyi bir takım mısır...
devamını gör...
dip dalga
devamını gör...
hakan yakın
aşırı şekilden oyunculara bağıramayan td.
mısırın hocaları nasıldı halbuki, abi kardeş antepli kebab salonu işletmecisi gibi..
mısırın hocaları nasıldı halbuki, abi kardeş antepli kebab salonu işletmecisi gibi..
devamını gör...
iyi geceler sözlük
eskiden günler çok güzeldi çünkü günleri yapan güzel bir kişi vardı. şimdi geceler soğuk ve yalnız. iyi geceler
devamını gör...

