zaman tüneli
aşk için gidilen en uzun mesafe
bazen bir adım, bazen bir dünya yol.
devamını gör...
maria corina machado
kazanılan nobel ödülünü başkasına vermeye çalışmak ne saçma. yalnız tek suçlu kendisi de değil, bu ödülü veren komite ne düşünüyordu acaba onu da sorgulamak lazım.
devamını gör...
iran'daki rejim karşıtı protestolar
açıkçası yöneticilerine çok hakim değilim ama sokakta şarkı söyleyen insana bile izin vermediklerinden gerici bir kafa tarafından yönetildiklerini biliyorum. dolayısıyla her ne kadar abd oraya insanlık hayrına müdahale etmiyor olsa da, bunlardan da daha kötü olamaz gibi geliyor. aman dışarıdan olana müdahale ettirilmesin, abd tu kaka kafasında yazılar okuyorum da; abd müdahale etmesin, içerdeki yobazlar kafa koparsın daha iyi mi oluyor. orda özgürlük isteyen, canına tak edenler her halükarda ölecek, biz katili seçiyoruz gibi geliyor bana.
amerika destek verir vermez, menfaati olur olmaz orasında değilim. yobazlar tarafından yönetilmeyen, demokrasi ve özgürlüğün olduğu ülkeler görmeyi isterim. bu uğurda şeriatçı kafalardansa amerika'yı tercih ederim.
amerika destek verir vermez, menfaati olur olmaz orasında değilim. yobazlar tarafından yönetilmeyen, demokrasi ve özgürlüğün olduğu ülkeler görmeyi isterim. bu uğurda şeriatçı kafalardansa amerika'yı tercih ederim.
devamını gör...
megavizyon
güzel yerdi sonra teknosa'ya döndü burası. evet genelde istiklalcilerin ya galatasaray ya da burası buluşma yerleriydi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
kendine yüklenmene gerek yok, denedin, çabaladın olmadı. biliyorsun artık sadece çalışmak hevesli olmak bazen yetmez bazen şans da gereklidir insana. biliyorsun ki şansı da sen yaratabilirsin. büyüyeceksin artık. gün bu şekilde geçmez. daha iyi kararlar alma, daha büyük cesaret adımları atma vakti. korkarak yaşayamazsın. konfor alanından çıkmak zorundasın.
devamını gör...
konya
ooof normal bir anadolu şehri işte niye adı çıkmış bu kadar anlayamıyorum bazen. yobazsa her memlekette sürüsüyle her çeşit yobaz var. izmirin yobazına yobaz desek suçlu biz oluruz. en azından benim memleketim kütüphane kullanma oranında türkiye birincisi.
devamını gör...
korsan cd satıldığı dönem
1996'lardan 2005'lere kadar sürmüş dönemdir. dükkanlardan işportaya düşmüş piyasadır. başlarda orijinalinden daha kaliteli gibiydi yani cd stickerından tut manuel yani kitapçığına kadar her şeyi olurdu ayrıca orijinalinden daha kaliteli cd kullanılırdı cd kabı olurdu yani orijinal sanılacak derecedeydi zamanla poşetle satılıp hiçbir sticker yapıştırmadan direkt oyunun ismi yazılmaya başlandı hatta poşetin bandı yapışırdı falan bunu asetonla mı ne çıkarmaya çalışırdık bir de başlarda çalışan cd'lerdi zamanla kötü kopya, cd drive'ı araba motoruna çeviren saçma salak bişeye döndü alınan 5 korsandan 2'si çalışmazdı hele zaten film vcdlerine değinmiyorum sinemada çekilmiş olan.. 2 cd'den biri aynı ya da bozuk olurdu zaten film takılıp glitchlenirdi gerçekten böyle rezilliğe para vermek bir yerde tüketicinin ayıbıydı yani bu korsanları yapan kadar suçluyduk hele zaten kadıköy'deki işportacıların sattıkları korsanın korsanıydı sadece 1 kere gittim oradan alışveriş yaptım 3 cd'nin hepsi bozuk çıkmıştı diye hatırlıyorum. ancak o sıralar hiçbir şeyin distribütörü de olmazdı hani kutulu oyunlar ateş pahasıydı yani orijinal hiçbir şeyi doğru düzgün piyasada bulamazdık hiç unutmam diablo 2 çıktığından sipariş edip getiricez diye bayağı uğraşmıştım sırf korsanda battlenet olmuyo diye.. yani piyasayı değiştiren bişey olmuştu korsanda servera girememe olayı bir yerde. 2003'lerde sinemada veya gazetelerde veya tv dizilerinde * korsana hayır kampanyaları olurdu bu ülke için seve seve sloganlı kamu spotlardan birinde. ancak hiçbir şeye yaramamıştır yani yerli yapımın korsanı olunca sadece devletin işine gelen bir durum olup korsancıların mallarına el koymuşlardır. 2005'lerden sonra bu korsan cd piyasası yavaş yavaş değişmeye başladı o dükkanlar zaten 2002'lerde hepten kapanmış gibiydi zaten 2004'lerde artık internetten oyun da indirilmeye başlanmıştı kısmen de olsa. megavizyon d&r gibi yerlere de kutulu kutulu zamanla indirime düşen oyunlar gelmeye başladı.
devamını gör...
hafızam silinse de tekrar izlesem denilen diziler
kaygısızlar
sıdıka
çılgın bediş
sıdıka
çılgın bediş
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
bazen böyle size yapılan bir teklife direk olumsuz yanıt veremezsiniz ve misal bakalım inşallah ya da o gün bi gelsin bakarız falan dersiniz ya, işte bu teklifi geri çevirmenin kibarcasıdır. yoksa gönüllü bir insan tamam der direk tamam der net. o yüzden ısrarcı olmak ve tekrar tekrar söylemek çok anlamsız, anlayın lan işte ne diye ısrarcı oluyosun kıramıyor seni direk olmaz diyemiyor. insan halinden anlamak vallahi başka bi erdem.
devamını gör...
korsan cd satıldığı dönem
başlarda iyiydi. ne zaman film almak istesem korsan cdci bana yardım ederdi. işini bir görev saydığından bütün filmleri izlerdi ya da toptancısından bir özet alırdı.
ama ne zaman ki vcd yerine dvd türkiye’de yaygınlaştı, işler o zaman değişti. özellikle oyun cdleri diye aldığın şey altyazı film olurdu. şansına oyun çıkarsa sevinirdin.
ben bu konuda çok sıkıntı yaşadım. cdci beni kovar ben de arkadaşlarımla, o da olmazsa semt abileriyle giderdim. sonunda param alırdım.
ama ne zaman ki vcd yerine dvd türkiye’de yaygınlaştı, işler o zaman değişti. özellikle oyun cdleri diye aldığın şey altyazı film olurdu. şansına oyun çıkarsa sevinirdin.
ben bu konuda çok sıkıntı yaşadım. cdci beni kovar ben de arkadaşlarımla, o da olmazsa semt abileriyle giderdim. sonunda param alırdım.
devamını gör...
tnt
avrupa merkezli en büyük ekspress kargo firmasıydı,fedexle birleşti,birkaç kez avrupa çıkışlı kargolarımı kusursuz ve hızlı getirmişlerdi.avrupa dagıtım merkezleri belçika liege kentindeydi.türkiyedeki networkunu fedexe devrettiginden beri ilginçtir ki fedex araçlarını çok az görür oldum.
devamını gör...
ikna edilmeyi bekleyen insan
daha önce rıza inşası ve ikna süreçleriyle ilgili birkaç şey karalamıştım bu başlık vesilesiyle de bir de madalyonun diğer yönünü karalayalım.
ilişkilerde ikna bazı insanlar tarafından bir koruma kalkanı olarak kullanılıyor. çok sarhoştum ve duygusal boşluktaydım kalkanlarının üçüncü kardeşi oluyor. olur da işler kötüye giderse manipüle edildim/kandırıldım kartını ortaya koyabilmek için yapılan küçük kurnazlıklardan bir tanesi.
mesela bir insan başka bir insanla sevgili olmayı düşünüyor diyelim. daha ilk andan sevgili olmayı seçmiş durumda zaten. bu ikna süreci tamamen işlerin kötüye gitme ihtimaline karşı sergilenen küçük bir skeçler bütünü oluyor. iki taraf da neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor ama toplumsal normlar gereği herkes rolünü oynuyor o anda. bunu sevişme konusuna da bire bir uyarlayabilirsiniz.
memleketin toplumsal normları belli o yüzden bu konuda çok da acımasız olmamak lazım. arkadaşlarınızı aslansın, kaplansın, sen haklısın, zaten ikna edilmesen asla böyle bir şey yapmazdın tadında gazlamak lazım. bu da tamamen emeğe ve sahne sanatlarına saygıdır.
ilişkilerde ikna bazı insanlar tarafından bir koruma kalkanı olarak kullanılıyor. çok sarhoştum ve duygusal boşluktaydım kalkanlarının üçüncü kardeşi oluyor. olur da işler kötüye giderse manipüle edildim/kandırıldım kartını ortaya koyabilmek için yapılan küçük kurnazlıklardan bir tanesi.
mesela bir insan başka bir insanla sevgili olmayı düşünüyor diyelim. daha ilk andan sevgili olmayı seçmiş durumda zaten. bu ikna süreci tamamen işlerin kötüye gitme ihtimaline karşı sergilenen küçük bir skeçler bütünü oluyor. iki taraf da neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor ama toplumsal normlar gereği herkes rolünü oynuyor o anda. bunu sevişme konusuna da bire bir uyarlayabilirsiniz.
memleketin toplumsal normları belli o yüzden bu konuda çok da acımasız olmamak lazım. arkadaşlarınızı aslansın, kaplansın, sen haklısın, zaten ikna edilmesen asla böyle bir şey yapmazdın tadında gazlamak lazım. bu da tamamen emeğe ve sahne sanatlarına saygıdır.
devamını gör...
tadı damakta kalan çocukluk yiyecekleri
on onbir yaşlarında babam yurtdışından gelmişti. annem bahçede falan olsa gerek evde yoktu. baba kasaptan kıymayı almıs böyle soğanlı biberli domatesli sulu sulu bi menemen tadında bir yemek yapmış kerata. ben merdivenden çıkarken kokusu geldi hala burnumda. artık açlığımamı denk geldi bilemiyorum. kara fırın ekmeğinide almış taze taze çıtır çıtır. mutfağa bi girdim gel len kerata dedi. oturduk bi abandık bi abandık. benim en sevdiğim yemektir. annemin yemeğide güzel olur ama o günkü yediğim yemeği unutamam.
devamını gör...
kargoyla dua gönderen insanın milyoner olması
umrede bir yer var, oraya giden not kağıdı fotoğrafı paylaşıyor işte x ailesine dualar selamlar falan yazan, herkes görmüştür mutlaka. herifin biri oranın tablosunu yaptırmış, eline aldığı kağıdı tabloya yanaştırıp sanki oradaymış gibi fotoğraf çekip millete satıyordu.
yine bir tanesi kabe toprağı diye bahçesindeki toprağı fahiş fiyattan geçirdi millete.
daha bunun bir dünya cin çıkaranı, muska yazanı, büyü bozanı var.
velhasıl din en büyük ticaret malzemesidir bu topraklarda. her zaman silkelenecek keriz vardır.
yine bir tanesi kabe toprağı diye bahçesindeki toprağı fahiş fiyattan geçirdi millete.
daha bunun bir dünya cin çıkaranı, muska yazanı, büyü bozanı var.
velhasıl din en büyük ticaret malzemesidir bu topraklarda. her zaman silkelenecek keriz vardır.
devamını gör...
saç kesmeyi beceremeyen kuaför
yaklaşık yedi senedir saçımı kendim kesiyorum, ufak bi istisna yapmıştım onda da hayal kırıklığına uğradım. kesen kadın saçlarımın çok güzel olduğunu söyleyip başlamıştı kesime, ağzına sıçtı sonra bu yüzden güvenmiyorum.
devamını gör...
bir avuç gözyaşı
benim için vedalar bir gözyaşıdır
farkında olmadan gözlerimin çevresinde belirirler
söylemeye cesaret edemediğim sözler akıyor
ve pişmanlık yavaşça yüzümde geziyor
sen bir zamanlar benim canımdın
ama artık sadece acı bir gerçek gibisin
kendime olan gecikmiş nefretimle kirlenmiş kalbim
geçen rüzgarla boşaldı
sondaki ayrılık bir yalandı
biri bana benim için zamanı geri döndürebileceğini söyleseydi
o zaman biraz daha dürüst olabilir miydim?
tek bildiğim surat
içimdeki zavallı ve çirkin eski kirlenmis gerçekler
beni eskisi gibi sevebilir miydin
bana bakarken yüzünde oluşan gülüşünle?
hepsinin sonunda, son gerçekleşiyor
eğer bir başı varsa, dinlemek bile istemiyorum
sözler ya çok doğru ya da tamamen avuntu
bunları dinlemek bile istemiyorum, çok korkmuştum
çünkü seni hiç sevmemişim gibi görünüyordu yalandı
geç olsa bile doğru olan sendin
sadece sen beni çok sevdin
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
vedalar gözyaşıdır, çünkü gözyaşları lükstür
güzel vedalar gibi bir şey yoktur
o yüzden şimdiden başla
ağırdan al ve yavaşla kalbimi oy
doğru, doğru
parçaların üstüne nazikçe bas
böylece pişmalık, pişmanlık diye bir şey kalmasın
lütfen parçalara ayrılmış kalbimi yak gitsin
tam, tam orası, neyden çekiniyorsun?
senin istediğin son zaten buydu
hadi, hiç tereddüt etmeden beni öldür
evet, evet, yak gitsin
külleri bile kalmasın
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
şimdi sonu gördük ve dargınlık bile kalmadı
tatlı bir rüyadan uyandım ve gözlerimi kapattım
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
ne söylemeliyim ki
ikimiz de biliyoruz
cevap belli
ama cevabı vermesi her zaman zor
neden döküyorsun, neden parçalıyorsun
hiçbir faydası yok, vedalar benim için sadece
sözlerin ağzından çıktığı an
odağımızın bir anlamı kalmadığı an
her şeyin tehlikeli olduğu an
sonumuz elimize tutuşturulan iki kelimeden ibaret
ağlamayacağım, paramparça etmeyeceğim
ayrılık, çaresiz bir hastalık
sen benim başlangıcım ve sonumsun, hepsi bu
benim tanışmam ve vedamdın
her şeyimdin, korkularından vazgeç
tekrar söyleyeceğim, gözyaşlarımın sorumlusu sensin
farkında olmadan gözlerimin çevresinde belirirler
söylemeye cesaret edemediğim sözler akıyor
ve pişmanlık yavaşça yüzümde geziyor
sen bir zamanlar benim canımdın
ama artık sadece acı bir gerçek gibisin
kendime olan gecikmiş nefretimle kirlenmiş kalbim
geçen rüzgarla boşaldı
sondaki ayrılık bir yalandı
biri bana benim için zamanı geri döndürebileceğini söyleseydi
o zaman biraz daha dürüst olabilir miydim?
tek bildiğim surat
içimdeki zavallı ve çirkin eski kirlenmis gerçekler
beni eskisi gibi sevebilir miydin
bana bakarken yüzünde oluşan gülüşünle?
hepsinin sonunda, son gerçekleşiyor
eğer bir başı varsa, dinlemek bile istemiyorum
sözler ya çok doğru ya da tamamen avuntu
bunları dinlemek bile istemiyorum, çok korkmuştum
çünkü seni hiç sevmemişim gibi görünüyordu yalandı
geç olsa bile doğru olan sendin
sadece sen beni çok sevdin
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
vedalar gözyaşıdır, çünkü gözyaşları lükstür
güzel vedalar gibi bir şey yoktur
o yüzden şimdiden başla
ağırdan al ve yavaşla kalbimi oy
doğru, doğru
parçaların üstüne nazikçe bas
böylece pişmalık, pişmanlık diye bir şey kalmasın
lütfen parçalara ayrılmış kalbimi yak gitsin
tam, tam orası, neyden çekiniyorsun?
senin istediğin son zaten buydu
hadi, hiç tereddüt etmeden beni öldür
evet, evet, yak gitsin
külleri bile kalmasın
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
şimdi sonu gördük ve dargınlık bile kalmadı
tatlı bir rüyadan uyandım ve gözlerimi kapattım
senin gerçek halin bu, benim de gerçek halim bu
aynı yöne doğru yürüdük
ama bu yer bizim sonumuz oldu
önceden sonsuz hakkında konuştuysak bile
şimdi acımasızca birbirimizi kırıyoruz
aynı rüyayı görmüş olsak bile
o rüya tam olarak hayal oldu
kalbim parçalara ayrıldı, o yüzden nolur yak gitsin
böylece acının ve pişmanlığın kırıntısı bile kalmasın
sen benim gözyaşımsın, sen benim, sen benim gözyaşımsın
daha ne söyleyebilirim? sen benim...
ne söylemeliyim ki
ikimiz de biliyoruz
cevap belli
ama cevabı vermesi her zaman zor
neden döküyorsun, neden parçalıyorsun
hiçbir faydası yok, vedalar benim için sadece
sözlerin ağzından çıktığı an
odağımızın bir anlamı kalmadığı an
her şeyin tehlikeli olduğu an
sonumuz elimize tutuşturulan iki kelimeden ibaret
ağlamayacağım, paramparça etmeyeceğim
ayrılık, çaresiz bir hastalık
sen benim başlangıcım ve sonumsun, hepsi bu
benim tanışmam ve vedamdın
her şeyimdin, korkularından vazgeç
tekrar söyleyeceğim, gözyaşlarımın sorumlusu sensin
devamını gör...
zorba insan
zorbalamasyon bu benim misyon şarkısını dinler ve zorbalayarak dinlettirir
devamını gör...
flow360
ebo yapımı bir reality show'dur.
jüri kadrosunda allame, cash flow, khontkar gibi benim bile tanıdığım isimleri barındırıyor. bir rap yarışması. ve de en son popstar aday seçmelerinde ajdar'ı gördüğümüz o epik bölümden beri bu kadar kepaze bir şey izlememiştim galiba.
khonnkar benim dinlediğim bir isim değil zaten ama önüne gelene bok gibisin, bir verdim gibi çıkışlarda bulunması ile bi nebze sempatimi kazanmıştı. son bölümde canlı performansını dinleyince ne düşüneceğimi gerçekten bilemedim.
9 bölüm süren bir beyin ve kulak sınavı idi. niçin devam ettin o zaman derseniz, ben böyle biriyim maalesef. buna başkaca açıklamam yok.
final bölümde çocukları toplamışlar konser diye, su vericez demişler su vermediler çocuklara 1 saat :d. eleman "gibicem suyunuzu" diyo "sucu muyum ben" diyo, sahnede diyor. gen z kardeşlerimin bön olanları toplanmış herhalde oraya. yani ben vandalizmden çok taraf değilim ama canlı konser interaktif bir alandır. seyirci sahneye bir şeyler fırlatmak olsun, hiç olmadı yuhalamak olsun gibi reaksiyonlarla ufak ayar çekebilir oradaki insanlara. bunu buradan gen z kardeşlerime bildirmek isterim. lüzumsuz yere yapmayın ama orada elinde mikrofonla hırtın biri size giberim miberimli konuşuyorsa bence çok okey bir tepki. bi dahakine aklınızda olsun. toplaşıp dövseydiniz de olurdu ama suç sayılabilirdi o yüzden onu yapmadığınız iyi olmuş yine de.
bu zırcahil acayip tipleri tepemize kim getiriyor anlamıyorum ben. kim bu eleman mesela? fenomen ve yapımcıymış. 0000'la konuşuyorduk, müzikal cinnetlerimi onunla paylaşıyorum bazen. "ibrahim tatlıses gibi bir şey" dedi adam için. muazzam tespit, tebrik ediyorum kendisini gerçekten.
allah herkese akıl fikir versin derken, orada performans sergileyen rap sanatçıları (?) niçin zahmet edip şarkı söylemedi onu da anlamadım. abicim konserin olayı bu değil mi? ben buumır olduğum için tam hakim değilim konuya ama bizim zamanımızda konsere parçaları sanatçıdan dinlemek için gidiliyordu genel olarak. baştan sona parçalarını seslendiren isimler olduğu gibi, nakaratları biraz mırıldanıp "eöööy vuuuy" dışında pek bir katkı sunmayan isimler de oldu. onu da yapmasaydın hocam ya, çocuklar 3'e kadar sayıp play'e basar spotiden beraberce dinlerlerdi senin şarkını :d. sen hiç zahmet etmeseydin? :d
gerçekten inanılmaz bir deneyimdi benim için.
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
jüri kadrosunda allame, cash flow, khontkar gibi benim bile tanıdığım isimleri barındırıyor. bir rap yarışması. ve de en son popstar aday seçmelerinde ajdar'ı gördüğümüz o epik bölümden beri bu kadar kepaze bir şey izlememiştim galiba.
khonnkar benim dinlediğim bir isim değil zaten ama önüne gelene bok gibisin, bir verdim gibi çıkışlarda bulunması ile bi nebze sempatimi kazanmıştı. son bölümde canlı performansını dinleyince ne düşüneceğimi gerçekten bilemedim.
9 bölüm süren bir beyin ve kulak sınavı idi. niçin devam ettin o zaman derseniz, ben böyle biriyim maalesef. buna başkaca açıklamam yok.
final bölümde çocukları toplamışlar konser diye, su vericez demişler su vermediler çocuklara 1 saat :d. eleman "gibicem suyunuzu" diyo "sucu muyum ben" diyo, sahnede diyor. gen z kardeşlerimin bön olanları toplanmış herhalde oraya. yani ben vandalizmden çok taraf değilim ama canlı konser interaktif bir alandır. seyirci sahneye bir şeyler fırlatmak olsun, hiç olmadı yuhalamak olsun gibi reaksiyonlarla ufak ayar çekebilir oradaki insanlara. bunu buradan gen z kardeşlerime bildirmek isterim. lüzumsuz yere yapmayın ama orada elinde mikrofonla hırtın biri size giberim miberimli konuşuyorsa bence çok okey bir tepki. bi dahakine aklınızda olsun. toplaşıp dövseydiniz de olurdu ama suç sayılabilirdi o yüzden onu yapmadığınız iyi olmuş yine de.
bu zırcahil acayip tipleri tepemize kim getiriyor anlamıyorum ben. kim bu eleman mesela? fenomen ve yapımcıymış. 0000'la konuşuyorduk, müzikal cinnetlerimi onunla paylaşıyorum bazen. "ibrahim tatlıses gibi bir şey" dedi adam için. muazzam tespit, tebrik ediyorum kendisini gerçekten.
allah herkese akıl fikir versin derken, orada performans sergileyen rap sanatçıları (?) niçin zahmet edip şarkı söylemedi onu da anlamadım. abicim konserin olayı bu değil mi? ben buumır olduğum için tam hakim değilim konuya ama bizim zamanımızda konsere parçaları sanatçıdan dinlemek için gidiliyordu genel olarak. baştan sona parçalarını seslendiren isimler olduğu gibi, nakaratları biraz mırıldanıp "eöööy vuuuy" dışında pek bir katkı sunmayan isimler de oldu. onu da yapmasaydın hocam ya, çocuklar 3'e kadar sayıp play'e basar spotiden beraberce dinlerlerdi senin şarkını :d. sen hiç zahmet etmeseydin? :d
gerçekten inanılmaz bir deneyimdi benim için.
emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
devamını gör...
