zaman tüneli

cumartesi çalışanlardanım, iş beklemez…
devamını gör...

bezle dahi tutsanız buzun elinize yapışması ile sonuçlanır, dövdüğünüz adamdan yardım istemek zorunda kalırsınız.
devamını gör...

dur marul kardeş, ağlatacaksın beni. gün boyu gelen geçen beğenmez, bir öteye itilir bir beriye. günün sonunda tezgahta kalır ve oradan da çöpe gider büyük ihtimalle. geç olmadan alınsaydı belki de birine sağlık verecekti. hayatına güzellik katacaktı. tadı hepsinden iyiydi, yazık oldu marula. bugün senin için yas tutuyoruz.


benim gönlüm niye hiç alınmıyor, gönlüm tezgahta kalmış son marul mu diye düşünürken kendimi bırakıp marula üzüldüm bugün. her şeye de üzülürüm. canım kendim. ne kadar yumuşak bir kalbim var. *
devamını gör...

yalnızlığın süregelen bir durum olması..

yalnız olma “hali” süperdir; kimse kafa açmaz, istediğini istediğin zaman yaparsın, kimseye göre tatilini ya da bütçeni ayarlamazsın ama iş “hal” olmaktan çıkıp bir “olgu”ya dönüştüğünde geriye gölgelerle dolu bomboş bir zaman perdesi kalır.

maalesef eskiyoruz yani yaşlanıyoruz. etrafımızdaki her şey azalıyor ya da değişiyor. “dayanışmak” denilen şey, zamanın dönüştürücülüğüne direnebilmemizi sağlayan yegane güçtür.
devamını gör...

sürekli evdeyim, iş yerim yok, kendime ait iş odam yok.
devamını gör...

ben de dinledim şimdi, kendimi birdenbire kayalık dağlarında rampa tırmanan 4 çok güçlü dizel lokomotifin çektiği 5 km'lik bir bnsf yük treninin geçmekte olduğu trenyolunun yanında buldum.
devamını gör...

venezuela’dan küba’ya, şimdi de doğuya doğru gelen deprem zannederim yakında bir iki yerin daha içinden geçecektir.
devamını gör...

haftanın 5 günü sabah 6’da kalkınca kalan 2 günde 8:30’da kalkmak insana “temiz bir uyku çektim” hissi veriyor.
devamını gör...

ona çok güzel bir tarator sosu yaomıştım ben bi kere...una bulayıp kızartıcaksın onu. yağın çok sıcak olması şart. yoksa rezil olur kalamarlar...
devamını gör...

bence bu tarz pişirilen kalamarın içi yeterince pişmiyor. yumuşak oluyor ama insanların “iyi, güzel ama bu mu bu kadar övülen kalamar?” dediği bir şekil oluyor.

mesela yağda kızartıldığında da, kalamarın içinde bulunduğu yağ bir süreliğine pembemsi, su gibi bir görüntüye döner yani yağ bozulur. bir tanesini çıkarıp tadına bakarsan aynen görseldeki gibi yenilebilir yumuşaklıkta ama bir şeylerin eksik olduğu bir tatta oluyor. bu mesela, yağa kapasitesinden fazla kalamar attığınızı ve yağı soğuttuğunuzu veya kalamarı erken çıkarttığınızı gösterir. halbuki biraz daha beklerseniz yağ normal rengine ve kıvamına döner, kalamar da çıtır ve lezzetli hale gelir.

tabii, tercih meselesi.

kalamarın benim tarif ettiğim şekilde çok yağlı olacağı düşünülüyorsa veya illa ki yukarıdaki görsel elde edilmek isteniyorsa bence ideal yöntemler şöyle:
1. kalamarı iç-dış grill’de yapın.
2. kalamarı iç-dış zeytinyağında pişirin.

mesela ben tüp şeklinde iç-dış pişirilmiş kalamarın içerisine ayrıca, kızartılmış kalamar kolları ile, zeytinyağlı garnitürün yerleştirilmesini daha cazip bulurum.

pişirme aşamaları da kabaca şöyle olur:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu ana dek bu tarifi en güzel, orta segment bir ispanya tatil destinasyonu olan mallorca civarında yedim. orada bir yerde, eski balık pazarını bir sürü deniz ürünü fast food restoranına dönüştürmüşler. ürün çok fazla olduğu için çıkarılan işler de başarılıydı.
devamını gör...

kuzey kore de intihar çok büyük suçlardan sayılıyormuş. cezası da idammış.
devamını gör...

günaydın,

bir ömrü çalışarak geçirme konseptini hâlâ kabullenebilmiş değilim. 20-30 yıl her gün aynı şeyi yapıp intihar etmeden nasıl durabilir insanlar valla aklım almıyor.

günaydın.
devamını gör...

ben çok uyumam. hiç uyumadım. gerek de yok zaten.
devamını gör...

günaydın
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabah şerifleriniz hayrolsun inş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tam kötü espri yapmalik sabah. uykulu ve parçalı bulutlu
devamını gör...

güzel bir gün.
erken uyandım alarmsız vs, keyifle kalktım.
sabah kahvesi ve sözlük saçmalaması tamam.
hava da güzel bugün.
planlar yapılsın.
şimdi bir duş, sonra hazırlık ve dışarı.
iyi ve eğlenceli kalın*
devamını gör...

bu kızıl sakallı deli rahibin, vivaldi bir din adamıydı, 94 (!!!!) yazıyla doksandört (!!) opera yazdığını okuyup g.tü düşürdüm geçen gün....sadece 49 tanesi günümüze ulaşmış. düşün ki beethoven bir adet opera yazdı...

herbiri 2 saatten daha uzun 94 opera...meine güte !!, diye düşünmeden edemiyor insan...

hemen oturdum youtube ' dan "l'olimpiade" isimli operasını dinledim ...gene g.tü düşürdüm, çünkü çok güzeldi !!...o operanın sadece başlangıcının tarihe geçmesi gerekirdi. geçmemiş...

ve biz "kızıl sakallı rahip" i dört mevsim ' e "il quattro stagioni" ye mahkum etmişiz...

alın siz de dinleyin, vivaldi dört mevsim ' den başka eser yazabiliyo muymuş, yazamıyo muymuş ?!...

"l'olimpiade - sinfonia"

devamını gör...

ülkedeki fakirlikten 1 tanesini halka halka dilimlerler ve tabağına 1500 lira yazarlar.
denizin karşı kıyısında baby kalamarların 12 tanesine 18 euro yazarlar ve tertemiz oldukları için pamuk gibi olur o kalamar.
ayrıca 10 günlük yağa batırmadıkları için lezzeti harika olur.

candır, çok severim.
yanına da aç bir mythos, of.
canım çekti ama feribot saati geçti ya.
sevgili ido, şu yunan adaları feribotlarını niye sabahın köründe 1 tane yapıyorsunuz?
koy izdeniz gibi saat başı, rahat rahat gidip gelelim istediğimiz saatte*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

el ele tutuşmak için harika bir gün çünkü.
devamını gör...

"ahahahaahahah bu ne lan?" dedim az önce*
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim