zaman tüneli

ben aynı mahallede 10 senedir tanıdığım kişiyi bu kadar tanımıyorum anasını satayım. bu nasıl bir bilgi kütüphaneciliğidir?
durduk yerde adamı merak ettirdiniz şimdi, iyi mi.
devamını gör...

meydanlardaki merdanelerin kulak vermesi gereken ibretlik bir eser.

bu ogutler yerine getirilmediginde gerceklesenler ise oldukca vahim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


graveworm boş adam değil... müzikal anlamda sözlükteki dişe dokunur rakipleri yok denecek kadar az... belki dragonkemal olurmuş...

ayrıca graveworm ne yazık ki burada kendini bi yabancı gibi hissediyor... adamın kültürel birikimine karşılık gelecek hiçbir başlık açılmıyo, entry girilmiyo... nerede bir lamb of god son albüm eleştirisi, ne bileyim fuzz pedal incelemesi falan... onun yerine vs atmalı başlıklar yabancılaştırıyo onu buraya ama elinden geldiği kadar kendi tarzını yansıtmaktan geri durmuyo...

gelelim diğer özelliklerine... adam ince düşünen ve direkt saldırmayan birisi. başkası olsa sözlükte en az 20 kez kanlı bıçaklı olacak tartışmalara girerdi ama günlerdir pusuya yatmış izliyorum, adam ciddiye almıyo kimseyi...

evet hepiniz durmuş jisoo diyorsunuz ama hayır bu adam sözlüğün lisa'sıdır... la lalisa diva hem de.

lisa da diğer blackpink üyelerine yabancı biraz... neden? kız tayland doğumlu, farklı kültürde yetişmiş... ve en önemlisi, gruptaki kızların hepsi stüdyoda albüm kaydederken lisa gidip koreceyi sıfırdan öğrenip sisteme entegre olmak zorunda kalmış bir ana karakter... graveworm ne yapıyo? adam hepimize tahammül etmek zorunda, gecenin bir yarısı salak saçma manifest incelememi okuyo... neden? öğrenme arzusu çünkü...

ama olay ne biliyo musunuz? lisa o yabancılığına, o kültür farkına rağmen ne yaptı? sahneye bi çıktı, gruptaki herkesi gölgede bırakan bir sahne aurasıyla alayını mat etti..

işte graveworm da tam olarak bu.

adam burada kendini yabancı hissediyo, milletin sığlığına bakıp iç çekiyo ama tek bir entry girdiği an o "lisa özgüveni" masaya vuruyo kim ne derse desin.

adamın tek bi müzikal tespitinde sözlüğün yarısı yedek dansçı konumuna düşüyo...

tek sıkıntısı dream theater övmesi işte... her yiğidin utanılacak bi davranışı vardır... ben de david lynch seviyorum mesela benim de utancım budur.
devamını gör...

#4067462
abi büyük bir hata yaptın. graveworm un kariyeri tehlikede şu andan itibaren. "graveworm dinlerken bel fıtığı ağrısı hisettmek" gibi başlıklar görebiliriz hehe..
devamını gör...

bacım giderek saçmalıyorsun, uyku vaktin geldi. vs düşünmekten beynin yanmış.
devamını gör...

lvbel c5 vs nihat doğan.
keşke ölümüne kafes dövüşü yapsalar.
devamını gör...

hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak
devamını gör...

sözlükte, forumda ya da sosyal medyada ne zaman biraz farklı, biraz derinlikli, biraz atmosferik bir şey üretilse veya konuşulsa, klavye arkasından beliren o efsanevi aptallık kokan çomar sözü...

bu kafa hiç değişmedi, kulaklar ve kulaklıklar değişti ama o vizyonsuz yobazlık kuşaktan kuşağa aynen aktarıldı... hiçbir değişim yaşamadan...

zamanında the doors çıkıp müziğin sınırlarını zorlarken, organ tonlarıyla, şamanik vokallerle devrim yaparken bu aynı zihniyet bu ne biçim müzik, bas gitar bile yok, sarhoş gürültüsü diye saçma sapan linçler yağdırmadı mı? şimdilerde en pahalı rozet doors rozeti burada düşünün...


hatta bunların ataları, 1991'de slayer konseri öncesi sahneye çıkan alice in chains'i yuhalayan, layne staley'nin üzerine çakmak fırlaran kitleyle tamamen aynı dna'ya sahip...

sonra ne oldu? yıllar sonra layne hayatını kaybedince, zamanında yuhaladıkları adama "ah büyük efsaneydi, bir melek aramızdan ayrıldı" diye salya sümük ağıt yakmadılar mı?

evet biz gidip manifest dinleyelim... siz de gidin 25 dakikalık klavye solosuna ağlayın, sıkıcı dream theater şarkıları dinleyin ve kendinizi kültür abidesi sanmaya devam edin.
devamını gör...

teke tekte zoktay jisoo'yu tokatlar. eğer dövüş grup olarak olursa 6-4 zaten üstünlük var. her şekilde manifest wins. hatta fatality.
devamını gör...

normalde bu tarz k-pop başlıklarına tenezzül etmem ama başlığı açarken o sinsi enerjiyi sezdim... bir de son ep'leri deadline fena değil... en azından en iyi dream theater albümünden iyidir... neyse, ben tamamen jisoo'yum arkadaşlar.

ortamda devasa bi kriz, akılalmaz bir kaos koparken arka planda ay evet ya öyle olmuş edasıyla zero kolamı yudumlayıp olayı izlemeyi seviyorum...

çevreme katkım sıfıra yakın ama varlığım ortama bir ilahi huzur veriyo... kimse bana dokunmuyo, ben de kimseye dokunmuyorum. çevremde birisi birine kafa atsa arkadan "777 aldım kabul ettim" diye mırıldanacak vizyona sahibim...
devamını gör...

inanılmaz yorgunum sadece uyumak istiyorum.
devamını gör...

kurtlar vadisi dizisini hiç sevmezdim. o dönemde de televizyonda ki varlığını inanılmaz sorguluyordum. bir nesilin mafya olarak yetişmesine sebep olmuş, korkunç replikleri- olay örgüsü bulunan suç dizisidir aslında. necati şaşmaz'ın türkçesinin uygun olmaması sebebiyle, kendisinin sesli dublajını yapması amacıyla birisi bulunmuştur. yani özünde dizi garip biçimde önemsenmiş ve her detayına milimetrik şekilde dikkat edilmiştir.

böyle durumlarda insan durup düşünüyor. neden bir diziye bu kadar emek harcansın? baş rol oyuncusunun sesi veya telaffuzu yeterli değilse, yerine başka deneyimli bir oyuncu getirirsin. aynı oyuncuda ısrar edip, sesli dublajını yapacak kadar ısrarcı olmaktaki sebep nedir? necati şaşmaz oyunculuk kariyerine devam etmiş olsaydı, mesleğine olan aşkından bir şekilde bastırdı ve rolün kendisinde kalmasını sağladı derdim fakat kendisi diziden sonra başka bir projede de yer almadı. bu yüzden neden ısrarla kendisinin sezonlar boyunca başrol tutulduğunu bugün bile anlamıyorum.

kendisinin yanında hatta alt kadrosunda kendisinden daha nitelikli nice oyuncu olmasına rağmen, daima kendisi parlatıldı. bu bana özellikle garip geliyor.

bugün dizi hakkında ortaya atılan iddialar çok ciddi. oyuncuların bu rolleri veya diziyi kabul ederlerken bu alt mesajlardan haberleri var mıydı bilmiyorum fakat olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra ve ortada yitirilen bunca insan varken, bu gecikmiş araştırmanın bir önemi olmadığını düşünüyorum.

insanlar sapık gibi bu dizinin yeni sezonlarını beklerken, herkes dizideki insanları taklit ederken, bu dizi milyarlarca reyting sahibiyken neredeydiniz? niye bulunamadı bu alt mesajlar? niye çözülemedi bu bağlantı? dizi yayın hayatına 2003 yılında başladı. biz şu an 2026'dayız. o dönemin çocuklarının şu an çocukları var. ne yapayım şimdi çözülecek kriminal olayı! dizide oynayanların, set ekibinde yer alanların kaçı hala hayatta o bile şüpheli.
devamını gör...

her evrende ben
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şimdi uyuman vs 2 saat sonra uyuman.
öğlen 12.00'de kalkman vs 14.00'te kalkman.

git uyu artık!
devamını gör...

ciddi ciddi düşünüyorum, soundgarden vs alice in chains... grunge'ın en fenasal iki devi... bu gece bunu düşünerek uyuyakalacağım...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir tarafta progresif metal dünyasının nota başına düşen nota sayısı rekoru sahibi, dinleyicisine koma garnatili zihinsel işkence vaat eden dünyanın en sıkıcı grubu dream theater, diğer tarafta ise bu topraklardan çıkmış, ezber bozacak kadar iyi, hatta en iyi müzik grubu...

başta insana saçma geliyo tabi, ne alaka bunların ikisi bacım, ne diyorsun sen diyeceksiniz... dinleyin beni hele, soluklanın bi.

bu iki dev aslında aynı madalyonun iki farklı yüzü... ikş grup da dinleyicisini müzikal olarak felç edip zihinsel bi komaya sokmayı hedefliyo... aynı zamanda ikisi de başarıyo dikkat edin...

dream theater bunu nasıl yapıyo? akıl almaz ölçü değişimleri ve insana "allahım canımı al nolursun, sıkıntıdan öldüm..." dedirten 25 dakikalık klavye sololarıyla... bak yazarken bile keyfim kaçtı...

manifest zihinsel tahribatı metronom kastırmadan, doğrudan ruhani boyut ve o muazzam atmosferik güçle yapıyo dostlar... onlar çalmaya başladığı an kendimzi şarkıyı söylerken buluyoruz...

müzikal açıdan dream theater denilen sıkıcı oluşum asla ve katiyen bizim kızların yanına yaklaşamaz...

fiziksel bir vs? düşünelim...

dream theater'ın yaşını başını almış emekli albay tipli amcaları bizim genç ve esnek bacılarımızla asla başa çıkamaz... dört kız bunları efsane döver...

dream theater müziğin excel tablosu gibi evet ama manifest bu toprakların gördüğü en samimi, en katıksız saf güç arkadallar... petrucci istediği kadar metronomla akrobasi yapsın, ömrünün sonuna kadar tek bir hileli dahi yapamaz.
devamını gör...

allah kimseyi şu iki grubu dinleyip de müzikal ve fiziksel anlamda kapıştırtmasın.
devamını gör...

biliyorum bu yaptığım hiç adil değil...

bir tarafta korenin ve taylandın zengin bebelerinden oluşan tatlı bir müzik/dans dörtlüsü...

diğer tarafta ise müzikal anlamda bir devrim yaratmış, atmosferik black metal dinleyen teyzelere, progresif metal dinleyip kendini kesen amcalara bile şarkılarını ezbere söyleten müthiş oluşum...

müzikal açıdan bakarsak sadece mina bile akşamüstü çiğköftesini yerken born pink albümünü yazabilir ama blackpink dörtlüsü ömürlerinin sonuna kadar değil manifestival'i, sadece hileliyi bile yazamaz.

bir yanda kore ve tayland burjuvazisinin parayla cilalanmış pop ürünü, diğer yanda ise bu toprakların gördüğü en samimi, en devrimci müzikal oluşumu...

fiziksel bi kavgaya gelirsek altı kişi olan manifest dört kişi olan blackpink'e karşı adil bir kavga adına sadece iki kişi gönderme kararı alsa bile çekil gözlü kızları öldürürler.

sadece esin tenezzül edip dört kişinin arasına dalsa bile en az üçünü öldürür.
devamını gör...

(bkz: edep sen ne güzel şeysin)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim