zaman tüneli
tütün vs sigara
heveslik eyledim....
devamını gör...
ölüm
(bkz: the great equalizer)
devamını gör...
sözlük yazarlarının aldığı en güzel hediye
zamanında çok tatlı bi scooter alınmıştı bana.
hala saklıyorum tavan arasında.
hala saklıyorum tavan arasında.
devamını gör...
tütün vs sigara
sigara endüstrileşmiş tütündür. bana kalırsa george karelias and sons gibi tütün bulabiliyorsanız sigaradan çok daha fazla sarıyor.
devamını gör...
öğlen birası
bir saat sonrası için sinemaya biletim var. odyssey izleyeceğim. ımax falan geçtim hatta halk gününü bekledim. şimdi de yakınlarda bir barda kendime bira ısmarladım. hayat şu an yaşanılır hissettiriyor.
devamını gör...
sinem dedetaş
sıranın kendisine geleceğini çok iyi biliyordu zira ekrem imamoğlu'nun masada olmadığı senaryoda kendisi cumhurbaşkanlığı adaylığı için bile konuşuluyordu chp'de.
yazık oldu.
yazık oldu.
devamını gör...
bursa domatesi
bu sene fidesini aldım 10 fide diktim yüzü de tuttu. lezzetli. ama kabuğu kalın.
devamını gör...
bursa domatesi
sol tarafta görmeyince öldü sandığımdır senin niye başlığın yok salak
devamını gör...
diyetisyenlerin inanılnaz klişe tipler olması
kısa bir giriş yapmak gerekirse; geçenlerde bankadan "ferdi kaza katılım sigortası" satmak için aradılar. bilirsiniz, bunlar otogar dilencisi gibidir. yok dedikçe hayattan bezdirene kadar ısrar ederler. bir noktadan sonra "tamam kardeşim, lanet olsun. ver şunu da kurtulayım." noktasına getirirler insanı.
neyse, poliçeyi yaptırdık. içinde de 4 seans online diyetisyen hizmeti varmış. açık konuşayım; diyetisyenlik sektörüne ne inancım ne güvenim vardır. ama madem parasını verdim, bari boşa gitmesin diyerek randevu oluşturdum.
bugün bana gönderdiği listeyi görünce gözlerim doldu. hint fakirlerinin menüsü bile bundan daha yüksek protein ve kalori içeriyordur. beni herhalde üç kilo verip yaz tatiline yetişmeye çalışan aşko kuşko influencer kızlardan sandı.
ya arkadaş... ben haftada 3-4 gün ağırlık antrenmanı yapıyorum, üzerine kardiyo ekliyorum. yetmiyor, haftada 2 gün boks yapıyorum. yetmiyor, en az 1 gün tenis oynuyorum. benim günlük almam gereken protein miktarı zaten minimum 170 gram. sen bana utanmadan 1800-1900 kalorilik, protein desen yanından bile geçmeyen bir liste yazıyorsun. ki sana bunları söylediğim halde.
bu listeyi iki ay uygulasam yağdan önce kaslarım istifa dilekçesini verir. en acısı da şu; aynı bilgileri herhangi bir yapay zekâya yazsam, aktivite düzeyimi, hedefimi ve makrolarımı hesaba katıp çok daha tutarlı bir plan çıkarırdı.
bu liste ise yıllardır usb bellekte duran "diyet_listesi_son_final_v12.pdf" dosyasını açıp isim kısmını değiştirmiş hissi veriyor.
neyse, poliçeyi yaptırdık. içinde de 4 seans online diyetisyen hizmeti varmış. açık konuşayım; diyetisyenlik sektörüne ne inancım ne güvenim vardır. ama madem parasını verdim, bari boşa gitmesin diyerek randevu oluşturdum.
bugün bana gönderdiği listeyi görünce gözlerim doldu. hint fakirlerinin menüsü bile bundan daha yüksek protein ve kalori içeriyordur. beni herhalde üç kilo verip yaz tatiline yetişmeye çalışan aşko kuşko influencer kızlardan sandı.
ya arkadaş... ben haftada 3-4 gün ağırlık antrenmanı yapıyorum, üzerine kardiyo ekliyorum. yetmiyor, haftada 2 gün boks yapıyorum. yetmiyor, en az 1 gün tenis oynuyorum. benim günlük almam gereken protein miktarı zaten minimum 170 gram. sen bana utanmadan 1800-1900 kalorilik, protein desen yanından bile geçmeyen bir liste yazıyorsun. ki sana bunları söylediğim halde.
bu listeyi iki ay uygulasam yağdan önce kaslarım istifa dilekçesini verir. en acısı da şu; aynı bilgileri herhangi bir yapay zekâya yazsam, aktivite düzeyimi, hedefimi ve makrolarımı hesaba katıp çok daha tutarlı bir plan çıkarırdı.
bu liste ise yıllardır usb bellekte duran "diyet_listesi_son_final_v12.pdf" dosyasını açıp isim kısmını değiştirmiş hissi veriyor.
devamını gör...
tanım silmek
hiç sorma yav ben böyle teknolocyanın görümcesini silkeyim limitlere takılmasam butonlara takılıyom sil derken düzenleye girmişim sonra dalıp yazmaya devam ettim üstteki yazar hakkında niye bu kadar şey düşündüm diyip kapattım. illa sedat peker hakkında ileri geri konuşup siteyi mi kapattıralım arkadaş?
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
yalan yanlış bir önermedir.
yukarıda birisi iş sevilecek bir şey değildir demiş. katılmıyorum. eğer ki sevdiğin bir şeyi mesleğe çevirdiysen işini de iyi yaparsın, verimin de artar, keyfin de yerinde olur.
komilik geçmişi olan birisiyim. paraya ihtiyacım olduğunda dönemlik girer çalışırım. her şeyinden nefret ederim. yorucu olduğu için değil, kendimi robot gibi hissediyorum.
şu an ne iş yapıyon birader diyecek olanlar illa vardır. öğrenciyim, iletişim bilimleri okuyorum. medya alanında çalışacağım, kendi projelerim var bunun yanında fotoğrafçılık yapıyorum. ve bunları yaparken çoğu zaman para talep edeceğim işler yapmıyorum ama mühim değil şu an için. zamanı geldiğinde kazancım elbet olacak. ve ne kadar yorucu ve bunaltıcı da olsa her seferinde iyi ki bu alanı seçmişim diyorum.
gelelim gençlerde işsizlik kaygısı yok diyen soğan ekmekçi yazarımıza. sanıyorum ki kendisi 50 yaş civarında, ülkenin iyi dönemlerini görmüş, bir ayağı çukurda ve muhtemelen de pek bir şeyden haberi olmayan bir vatandaşımız.
emin ol senin yaşadığın kaygının kat kat yükseğini yaşıyorum ben. evet, iyi bir meslek sahibi olacağım ancak bu ülkede kaldığım sürece iş yapamayacağım. kaldı ki yine sezonluk iş ararken en kıytırık fırından bile olumsuz dönüş aldım. hani iş beğenmiyoruz ya, hamallığa başvursan bile ret yiyorsun bey amca. daha fazla soğan ekmek tüketmeyiniz, protein alınız lütfen.
yukarıda birisi iş sevilecek bir şey değildir demiş. katılmıyorum. eğer ki sevdiğin bir şeyi mesleğe çevirdiysen işini de iyi yaparsın, verimin de artar, keyfin de yerinde olur.
komilik geçmişi olan birisiyim. paraya ihtiyacım olduğunda dönemlik girer çalışırım. her şeyinden nefret ederim. yorucu olduğu için değil, kendimi robot gibi hissediyorum.
şu an ne iş yapıyon birader diyecek olanlar illa vardır. öğrenciyim, iletişim bilimleri okuyorum. medya alanında çalışacağım, kendi projelerim var bunun yanında fotoğrafçılık yapıyorum. ve bunları yaparken çoğu zaman para talep edeceğim işler yapmıyorum ama mühim değil şu an için. zamanı geldiğinde kazancım elbet olacak. ve ne kadar yorucu ve bunaltıcı da olsa her seferinde iyi ki bu alanı seçmişim diyorum.
gelelim gençlerde işsizlik kaygısı yok diyen soğan ekmekçi yazarımıza. sanıyorum ki kendisi 50 yaş civarında, ülkenin iyi dönemlerini görmüş, bir ayağı çukurda ve muhtemelen de pek bir şeyden haberi olmayan bir vatandaşımız.
emin ol senin yaşadığın kaygının kat kat yükseğini yaşıyorum ben. evet, iyi bir meslek sahibi olacağım ancak bu ülkede kaldığım sürece iş yapamayacağım. kaldı ki yine sezonluk iş ararken en kıytırık fırından bile olumsuz dönüş aldım. hani iş beğenmiyoruz ya, hamallığa başvursan bile ret yiyorsun bey amca. daha fazla soğan ekmek tüketmeyiniz, protein alınız lütfen.
devamını gör...
tanım silmek
çiledir, derttir, bilseydim gelmezdim dedirtir.
gideceğim ama, inat ettim çünkü. beşer onar silip gideceğim. s***er.
gideceğim ama, inat ettim çünkü. beşer onar silip gideceğim. s***er.
devamını gör...
bulunduğunuz yerdeki hava durumu
dışarısı gayrimüslüm bir kadının genital bölgesi gibi yanıyor.
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
maaşlar harçlığa döndü
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
ortam öyle bir hal aldı ki, çalışsan da gecinemiyor borçlaniyorsun calismasan da.
elon musk'ın ortaya attığı uçuk gibi gözüken teoriler birkaç yıl sonra gerceklesebilir.
elon musk'ın ortaya attığı uçuk gibi gözüken teoriler birkaç yıl sonra gerceklesebilir.
devamını gör...
paul murphy
satranç dehalarından birisidir.
satranca yeni başlayan biriyken oyunlarını izlediğim ilk ustadır. 1800'ler civarında oynamasına rağmen günümüzdeki biriymiş gibi hamleler yapıyor kendileri.
hatta rivayet odur ki günümüzde taşların puanlanması murphy'nin taşlara verdiği değerler üzerinden yapılmıştır.
yeni başlayanlara rehber niteliğinde oyunlar oynamış olan bu abimiz bence "less is more" sözünden yola çıkarak şekillendirmiş oyunları. çünkü onun hamlelerini anlamak nispeten daha basittir. bir mühendis gibi taşları tahtaya öyle sağlam diziyor ki...
dediğimi anlamak için murphy'nin ve magnus'un birer oyununu incelemeniz yeterli olacaktır.
satranca yeni başlayan biriyken oyunlarını izlediğim ilk ustadır. 1800'ler civarında oynamasına rağmen günümüzdeki biriymiş gibi hamleler yapıyor kendileri.
hatta rivayet odur ki günümüzde taşların puanlanması murphy'nin taşlara verdiği değerler üzerinden yapılmıştır.
yeni başlayanlara rehber niteliğinde oyunlar oynamış olan bu abimiz bence "less is more" sözünden yola çıkarak şekillendirmiş oyunları. çünkü onun hamlelerini anlamak nispeten daha basittir. bir mühendis gibi taşları tahtaya öyle sağlam diziyor ki...
dediğimi anlamak için murphy'nin ve magnus'un birer oyununu incelemeniz yeterli olacaktır.
devamını gör...
at döner
adı üstünde, at etinden yapılan dönerdir.
devamını gör...


