zaman tüneli
venüsü akrep olan erkek
akrep gerçekten venüs için kötü bir pozisyon. çok içten, çok güvenilir, samimi birilerine denk gelmeleri lazım. aksi takdirde sevmeleri zor, akrep kuşkucu bir karakter çünkü.
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
percewell, olduğu gibi görünenlerden. içi dışı bir.
devamını gör...
günaydın sözlük
uykumu almasam da enerjik uyandım, çünkü neden? çünkü çarşamba günlerini seviyorum!*
telefonu elime bir aldım ki sıfır bildirim.
şahsi oğlanım günaydın mesajı atmamış diye trip atacağımın hevesiyle whatsapp’a girdim lakin meğer bildirimler düşmemiş, trip iptal. hatta bacıma 3 tane ses kaydı atıp bir şeylerden yakınmışım, kız ona cevap vermiş ve ben onu bile görmemişim. ara ara böyle yapıyor bu aplikasyon-i zina.
umarım bugün sakin ve cici geçer çünkü kafamda bir tanım var onu parça parça yazmayı planlıyorum, vakit bulabilirsem. amcalar beni rahat bırakırsa ve teyzeler de susarsa, bende o iş. şimdi merak ettiniz hemen söyliyim, anımı anlatacağım ya öyle mühim bir şey değil aslında.
neyse kız sözlük, günaydın falan filan felan.
telefonu elime bir aldım ki sıfır bildirim.
şahsi oğlanım günaydın mesajı atmamış diye trip atacağımın hevesiyle whatsapp’a girdim lakin meğer bildirimler düşmemiş, trip iptal. hatta bacıma 3 tane ses kaydı atıp bir şeylerden yakınmışım, kız ona cevap vermiş ve ben onu bile görmemişim. ara ara böyle yapıyor bu aplikasyon-i zina.
umarım bugün sakin ve cici geçer çünkü kafamda bir tanım var onu parça parça yazmayı planlıyorum, vakit bulabilirsem. amcalar beni rahat bırakırsa ve teyzeler de susarsa, bende o iş. şimdi merak ettiniz hemen söyliyim, anımı anlatacağım ya öyle mühim bir şey değil aslında.
neyse kız sözlük, günaydın falan filan felan.
devamını gör...
ezhel'in küvette seks şarkısının çabuk unutulması
olması gereken oldu bence
devamını gör...
yozgat
yozgat the power, du du du dup!
devamını gör...
yalnızlığa iyi gelen şeyler
ulan bu da yapıştı mı bırakmıyor diye uzak durduğun kişi olabilir mi?
devamını gör...
yozgat
kelt diyarıdır..* yozgat celtics
devamını gör...
günaydın sözlük
zor günler geçti, daha zor günlere geldik...
günaydın
günaydın
devamını gör...
iğrenç hitap şekilleri
kanka, pampa, erko vs gibi yapraktan hitaplar.
devamını gör...
günaydın sözlük
çarşambanın gelişi geçen hafta ki perşembeden belli olurdu eskiden,
şimdi her şey anlık, "belirsizlik" belli olan tek şey.
günaydın sözlük!
hüzünlenmek bile gelmiyor içimden, gelse bile çabucak geçip gidici...
şimdi her şey anlık, "belirsizlik" belli olan tek şey.
günaydın sözlük!
hüzünlenmek bile gelmiyor içimden, gelse bile çabucak geçip gidici...
devamını gör...
azerbaycan'da yaşamak
#4082349
brat haklısın. youtube videolarına bakıp yada turist olarak gelmekle burada yaşamak gerçekten çok farklı. ama şunu söyleyebilirim pek çok ülke gezmiş ve bazılarında yaşamış biri olarak gerçekten çok güzel bir alternatif. ben de dahil hiçbir arkadaşım pişman değiliz.
brat haklısın. youtube videolarına bakıp yada turist olarak gelmekle burada yaşamak gerçekten çok farklı. ama şunu söyleyebilirim pek çok ülke gezmiş ve bazılarında yaşamış biri olarak gerçekten çok güzel bir alternatif. ben de dahil hiçbir arkadaşım pişman değiliz.
devamını gör...
moskau
esliginde sevdigim ve evlenecegimi dusundugum kadini hafif sicak-ilik suyla yikadigimdan ve iliskimiz bittiginden beridir dinleyemedigim 1979 cikisli dschinghis khan sarkisi. ayni adi tasiyan moskau albumundendir.
devamını gör...
günaydın sözlük
bugün her şeyin yolunda gitmesi dileklerimizle, günaydın herkese.
devamını gör...
çirkin kral yılmaz güney mi ilyas salman mı sorunsalı
bu çirkinlik meselesi değil. her oyuncunun sinemada üstlendiği bir imaj vardır. ilyas salman saf, iyi niyetli ve içinde kötülük olmayan "kırsaldan gelmiş insan" profilini çok iyi canlandırır. hiçbir filminde bir kartal tibet veya ediz hun rolünde göremezsiniz. keza kartal tibet ve ediz hun'u da bu şekilde kırsala aşırı indirgenmiş rollerde çok göremezsiniz.
her oyuncunun kendi üstüne giydiği bir imaj vardır.
kartal tibet, kadir inanır, ediz hun, cüneyt arkın, tarık akan, engin çağlar, ekrem bora , murat soydan, erol büyükburç ve niceleri daima entelektüel kesimden gelen, iyi eğitimli , üst sınıf beyefendileri oynarlar.
metin akpınar, zeki alasya, şener şen, ilyas salman, kemal sunal ise, daha çok kırsalı / toplumun daha yoksul kesimini ele alan rolleri üstlenmişlerdir.
keza aynı şey kadın rollerde de geçerlidir.
hülya koçyiğit daha mutaassıp- iyi aile kızlarını oynarken,
filiz akın, türkan soray yer yer daha çekici ama namuslu kadın rollerine bürünürler. türk sinemasında emel sayının temsili daha çok romantik- sanatçı kadın başlığı altındadır. gülşen bubikoğlu'da mutaassıp romantik komedi kadınır fakat hiçbiri feri cansel,ahu tuğba, banu alkan veya arzu okay'ın temsiline sahip değildir.
dolayısıyla, her sanatçı bir rol üstlenir ve bir temsille hatırlanır. bugün bile suzan avcı dediğimizde, aklımıza sarışın bebek yüzlü bir kadın geliyor. kendisi kötü rolleri oynamayı seçtiği için, onu kötü rollerin ikonu olarak tanıyoruz.
bu yüzden ilyas salman "çirkin kral" değil, "kırsalı iyi anlatan rollerin adamıdır."
her oyuncunun kendi üstüne giydiği bir imaj vardır.
kartal tibet, kadir inanır, ediz hun, cüneyt arkın, tarık akan, engin çağlar, ekrem bora , murat soydan, erol büyükburç ve niceleri daima entelektüel kesimden gelen, iyi eğitimli , üst sınıf beyefendileri oynarlar.
metin akpınar, zeki alasya, şener şen, ilyas salman, kemal sunal ise, daha çok kırsalı / toplumun daha yoksul kesimini ele alan rolleri üstlenmişlerdir.
keza aynı şey kadın rollerde de geçerlidir.
hülya koçyiğit daha mutaassıp- iyi aile kızlarını oynarken,
filiz akın, türkan soray yer yer daha çekici ama namuslu kadın rollerine bürünürler. türk sinemasında emel sayının temsili daha çok romantik- sanatçı kadın başlığı altındadır. gülşen bubikoğlu'da mutaassıp romantik komedi kadınır fakat hiçbiri feri cansel,ahu tuğba, banu alkan veya arzu okay'ın temsiline sahip değildir.
dolayısıyla, her sanatçı bir rol üstlenir ve bir temsille hatırlanır. bugün bile suzan avcı dediğimizde, aklımıza sarışın bebek yüzlü bir kadın geliyor. kendisi kötü rolleri oynamayı seçtiği için, onu kötü rollerin ikonu olarak tanıyoruz.
bu yüzden ilyas salman "çirkin kral" değil, "kırsalı iyi anlatan rollerin adamıdır."
devamını gör...
yalnızlık bunalımı
yalnızlık bir bunalım değil, bir lükstür arkadaşlar. onu bir eksiklik ya da bir özür olarak görmezseniz, sizi mutlu ve hatta çoğu zaman insani ilişkilerden daha fazla tatmin etmeye başlar.
bir insanın hayatında ilk sahip olmasj gereken sey "yalnızlığıdır."
aslında kişisel gelişimde ön plana cıkartılan şu meşhur "me time."
kendisine yetebilen her birey için, bu harika bir zaman öldürme biçimidir. bazen kendiniz için yaptığınız bir alışveriş bile sizi başkalarından daha mutlu edebilir. kafayı takmayın- hayatınızı yaşayın.
yalnızlık bir özür değil, bir lükstür. çoğu zaman depresyon, kendinize vakit ayıramamanızdan, kendiniz için bir şey yapamamanızdan gelir. evliliklerinde çatırdamasının sebebi budur. kimse her şeyi "beraber yapmak" zorunda değildir. bu yüzden evlilik çok boğucu bir konsepttir.
şahsen çocukluğum boyunca hep bana maksimum alan verildi. hep kendi alanımı, kendim istediğim şekilde doldurdum. beni hedeflerimden ya da kendimle ilgili taleplerimden geride tutacak hiçbir şeyi hayatımda uzun vadeli tolere edemiyorum. anında mesafeyi koyuyorum hatta çoğu zaman kestirip atıyorum. evliliği bu yaşıma kadar seçmemiş olmamın da sebebi bu. insan kendisini beslemeyi bıraktığında, mental ve duygusal açıdan ölür. ölü bir kişi kimseye faydalı olamaz.
yani herkes evlenecek,
herkes cocuk sahibi olacak,
herkes ilişki insanı olacak diye bir kural yok.
ruhunuz nasıl şekil almışsa, onu devam ettiriyorsunuz.
özgür büyüdüğüm için, özgürlüğüme en ufak müdahalesi olacak şeyleri kendi hayatımda tutmuyorum. buna iş( mesleki pozisyonlarda) dahil.
seçimler, karakterin aynasıdır.
bir insanın hayatında ilk sahip olmasj gereken sey "yalnızlığıdır."
aslında kişisel gelişimde ön plana cıkartılan şu meşhur "me time."
kendisine yetebilen her birey için, bu harika bir zaman öldürme biçimidir. bazen kendiniz için yaptığınız bir alışveriş bile sizi başkalarından daha mutlu edebilir. kafayı takmayın- hayatınızı yaşayın.
yalnızlık bir özür değil, bir lükstür. çoğu zaman depresyon, kendinize vakit ayıramamanızdan, kendiniz için bir şey yapamamanızdan gelir. evliliklerinde çatırdamasının sebebi budur. kimse her şeyi "beraber yapmak" zorunda değildir. bu yüzden evlilik çok boğucu bir konsepttir.
şahsen çocukluğum boyunca hep bana maksimum alan verildi. hep kendi alanımı, kendim istediğim şekilde doldurdum. beni hedeflerimden ya da kendimle ilgili taleplerimden geride tutacak hiçbir şeyi hayatımda uzun vadeli tolere edemiyorum. anında mesafeyi koyuyorum hatta çoğu zaman kestirip atıyorum. evliliği bu yaşıma kadar seçmemiş olmamın da sebebi bu. insan kendisini beslemeyi bıraktığında, mental ve duygusal açıdan ölür. ölü bir kişi kimseye faydalı olamaz.
yani herkes evlenecek,
herkes cocuk sahibi olacak,
herkes ilişki insanı olacak diye bir kural yok.
ruhunuz nasıl şekil almışsa, onu devam ettiriyorsunuz.
özgür büyüdüğüm için, özgürlüğüme en ufak müdahalesi olacak şeyleri kendi hayatımda tutmuyorum. buna iş( mesleki pozisyonlarda) dahil.
seçimler, karakterin aynasıdır.
devamını gör...
azerbaycan'da yaşamak
(bkz: hayattan nefret etmek)
ömür boyu bu ülkenin her yerinde yaşadım, bir tek bu altı tezek-üstü bezek şehirden(baküden, ve bakü genelinde ülkemden) nefret ettim. yolları trafik, şehir çok kalabalık, aynı zamanda da bom-boş. 15 yıl önceki gibi de değil. daha iyi de değil. baküye kenardan bakarsın, kız kulesinin yanında, alev kulelerine gözün kayar, ordan şehitler anıtı, sağa kayar gözün bakünün gözünü görürsün. bir az daha sağa, sola, ya da arkaya bakarsan çürüyen hayatları, ümitsiz yaşam mücadelelerini gprürsün. asgari ücretin altında çalışan milyonlarca insanın, belki burada bir iş bulurum diye gelip, evinden uzaklarda, daha beter hayat standartlarındaki yaşamını gprürsün. bakü güzel evet, sevgilinle bulvarda yürürsen, formula 1 izlersen, beyaz şehirde kofe içersen, iki shot atıp tarqovu, içerişeherde dolaşırsan. ama beyaz şehirin altına inip ayağın mazot bataklığına batınca, bulvardaki yıllarca biriken kanalizasyon ve petrol atıklarının kokusu burnuna gelince, formula yüzünden kapanan yolda 2 saat beklemek zorunda kalıp işte müdüründen azarını yersen, nizamide üstüne yarım metre bıçak çekilince, polis cebine uyuşturucuyu atıp merkezde 500 manat hoplatınca baküyü sevmezsin tabi. baküyü sevmek için burda turist olmak lazım. on milyon nüfusun 5 milyondan fazlasının bulunduğu bir şehiri sadece turist, misafir gibi sevebilirsin. başka türlü garibansındır zaten. anlatacak çok şey var da, kelimem yetmiyor, dilim çaresiz.
not. bu ülke bizim değil, bu ülke halkın parasını cebine indirenlerin, f.şelerine halktan çaldığı dolarları yedirenlerin, mitingte milletin kafasını ezdirenlerin, rüşvet alanların ve verenlerin. ama bizim değil.
ömür boyu bu ülkenin her yerinde yaşadım, bir tek bu altı tezek-üstü bezek şehirden(baküden, ve bakü genelinde ülkemden) nefret ettim. yolları trafik, şehir çok kalabalık, aynı zamanda da bom-boş. 15 yıl önceki gibi de değil. daha iyi de değil. baküye kenardan bakarsın, kız kulesinin yanında, alev kulelerine gözün kayar, ordan şehitler anıtı, sağa kayar gözün bakünün gözünü görürsün. bir az daha sağa, sola, ya da arkaya bakarsan çürüyen hayatları, ümitsiz yaşam mücadelelerini gprürsün. asgari ücretin altında çalışan milyonlarca insanın, belki burada bir iş bulurum diye gelip, evinden uzaklarda, daha beter hayat standartlarındaki yaşamını gprürsün. bakü güzel evet, sevgilinle bulvarda yürürsen, formula 1 izlersen, beyaz şehirde kofe içersen, iki shot atıp tarqovu, içerişeherde dolaşırsan. ama beyaz şehirin altına inip ayağın mazot bataklığına batınca, bulvardaki yıllarca biriken kanalizasyon ve petrol atıklarının kokusu burnuna gelince, formula yüzünden kapanan yolda 2 saat beklemek zorunda kalıp işte müdüründen azarını yersen, nizamide üstüne yarım metre bıçak çekilince, polis cebine uyuşturucuyu atıp merkezde 500 manat hoplatınca baküyü sevmezsin tabi. baküyü sevmek için burda turist olmak lazım. on milyon nüfusun 5 milyondan fazlasının bulunduğu bir şehiri sadece turist, misafir gibi sevebilirsin. başka türlü garibansındır zaten. anlatacak çok şey var da, kelimem yetmiyor, dilim çaresiz.
not. bu ülke bizim değil, bu ülke halkın parasını cebine indirenlerin, f.şelerine halktan çaldığı dolarları yedirenlerin, mitingte milletin kafasını ezdirenlerin, rüşvet alanların ve verenlerin. ama bizim değil.
devamını gör...



