zaman tüneli
karaktere yakından 1 şarjör mermi sıkılıp sadece yaralanması
o sahneler berbat ama tek elle ateş edip hedefi tutturmak çok zor. böyle de bi gerceklik var
devamını gör...
pizza yemeye kenarlarından başlamak
bol çeşitli tabaktaki en az sevdiğinden başlayıp, lezzeti üst olanı en sona bırakmak gibi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
sıkılıyorum sabri, bunalıyorum. dinlenmek istiyorum bir şeylere yetişmeye çalışmadan ama olmuyor. halledicem.
devamını gör...
pizza yemeye kenarlarından başlamak
(bkz: eti cin)i yemek gibi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
haftasonu planı üç beş küçük detaydan ibaretken insanın kafasında nato zirvesine dönmesi ve hepsini halledince gelen o orantısız huzura erdim nihayet.
aslında mutluluk ne kadar da düşük bütçeli.*
aslında mutluluk ne kadar da düşük bütçeli.*
devamını gör...
karaktere yakından 1 şarjör mermi sıkılıp sadece yaralanması
ilk aklıma gelen örnek (bkz: kurtlar vadisi). bir çok sahnede mevcut maalesef.
devamını gör...
ingilizce bilen yazarlar veri tabanı
kendine güvenen biri var mı?
kendine güvenenleri aldıysan bir köşeye, kulağına güvenen var mı?
bir şarkıyı ingilizceye çevirip okuttum; ancak dili bilmediğim için hatalar var mı bilmiyorum. şu garibana yardım edebilecek varsa çok makbule geçer. “neden bilmediğin konulara giriyorsun?” demeyin. denedim, kulağıma çok hoş geldi. biraz ingilizce bilen arkadaşıma sordum, o “iyi” dedi ama emin değil o da. yani kısaca ocağınıza düştüm. glck.
kendine güvenenleri aldıysan bir köşeye, kulağına güvenen var mı?
bir şarkıyı ingilizceye çevirip okuttum; ancak dili bilmediğim için hatalar var mı bilmiyorum. şu garibana yardım edebilecek varsa çok makbule geçer. “neden bilmediğin konulara giriyorsun?” demeyin. denedim, kulağıma çok hoş geldi. biraz ingilizce bilen arkadaşıma sordum, o “iyi” dedi ama emin değil o da. yani kısaca ocağınıza düştüm. glck.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
kırk yıllık kani olur mu yani... demişler
kargadan da kumru olmaz..
kargadan da kumru olmaz..
devamını gör...
dizilerdeki karakterlerin hiç tuvalete gitmemesi
böyle bir klişe var maalesef. en fazla banyoya giriyorlar. o da telefonla konuşmak için. tuvalet sahnesi oldukça nadirdir...
devamını gör...
yapı fener'e çalışmasa gs'nin rahat şampiyon olacağı gerçeği
mayısta rahatlıyoruz zaten istedikleri kadar çalışsınlar. ilahi adalet var.
devamını gör...
depremde kiracı olan depremzedeler tam olarak ne istiyor
istemeden, kendi rızaları olmadan kaybettikleri barınma haklarını, kaybetmiş oldukları işlerini, maddi ve manevi değeri olan ve yıkılan evlerinin altında kalıp kaybolan eşyalarını, kiralayabilecekleri ve depremde yıkılır mı acaba korkusu yaşamayacakları konutları istiyor olabilirler. burada yitip giden canları listeye eklemiyoum bile. zira onun bir karşılığı yok. umarım hiç birimiz bir gün ev sahibi ya da kiracı farketmeksizin böyle zor bir durumda kalmayız...
devamını gör...
sevilen kitabın en vurucu cümlesi
sevenler birbirlerine yara izlerini gösterirler. ilk önce bunu yaparlar. 'sana ruhumu açmadan önce bil ki incinebilirim' demek için. çünkü en çok sevdiklerin yaralar seni.
alper canıgüz / gizliajans
alper canıgüz / gizliajans
devamını gör...
değişemeyen insan
değiştirilen insan olacaktır.
devamını gör...
marulu taze tutma sanatı
tutmayın... yani elinizde uzun süre marul tutmayın. hızlıca tüketin...
devamını gör...
5 şubat 2026 izmir yağmuru
mgm’nin telefon uygulamasını indiriyoruz, uygulama içinden radarı’ı açıp yağmuru takip ediyoruz, yağmurlu günlerde en çok yapmayı sevdiğim aktivitedir kendisi, alt yapı yüzünden hayatı felç edecek yağmurlar çok yakın bir zamanda merkeze ulaşacak haberiniz olsun, sonra efendim ben ıslandım filan duyma istemiyorum
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
enjoy!!!
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
o da beni seviyor yoksa neden müstakbel kaynanasına ağıza alınmayacak sözler söylesin
devamını gör...
marulu taze tutma sanatı
ye yut bittig
devamını gör...
marulu taze tutma sanatı
nem sanatıyla ilgilidir. açılın ben “marol”; marul pörsümüş de olsa diri de olsa bu teknik fevkalade işe yarar. öncelikle 50 derece suya marullarımızı atıyoruz. 1-2 dakika beklettikten sonra marulları soğuk suyla şokluyoruz. bu; marulların gözeneklerini açarak çıtırlık verir. taze marul ve eskimiş için harika yöntemdir. japonlar bunu çok yapar mesela.
zugiş’in dediği gibi; metal bıçak kullanmak, saklanacak marullar için oksidasyon yaratır ve kahverengi renge bürünür. haftalarca saklamak içinse; yıkayıp kurulamak, ardından da vakumu alınmış temiz bir poşetin içine kağıt havlularla sandviç ederek koymak gerekiyor. burada mühim olan kurutmak. eğer tek damla kalırsa, bütün marul’u etkileyebilir. tertemiz kuruttuğunuzdan emin olduktan sonra, haftalarca dayanabilir.
zugiş’in dediği gibi; metal bıçak kullanmak, saklanacak marullar için oksidasyon yaratır ve kahverengi renge bürünür. haftalarca saklamak içinse; yıkayıp kurulamak, ardından da vakumu alınmış temiz bir poşetin içine kağıt havlularla sandviç ederek koymak gerekiyor. burada mühim olan kurutmak. eğer tek damla kalırsa, bütün marul’u etkileyebilir. tertemiz kuruttuğunuzdan emin olduktan sonra, haftalarca dayanabilir.
devamını gör...
5 şubat 1937 laiklik ilkesinin kabulü
mezhepçi pushtlar yatıp kalkıp minnet edecekleri yerde bu ilkeyi getiren adama sövüp duruyorlar. bu ilke olmasa birbirlerini keserler. biri de diğerini kabul etmiyor. tekfirler, reddiyeler, katli helalller havada uçuşuyor. şeriat olduğunu düşünsenize; bunlar birbirlerine tanımadıkları yaşam hakkını kime tanırlar. yaşadıkları her yeri cehennem yapmakta üstlerine yok ve bunu da üstlerine vazife biliyorlar.
ama bu ilke eksik.
öyle laiklik olur mu? diyanet vakıf olsun kurum olarak ve personelin maaşını cemaat ödesin. yok öyle hem maaş alıp hem de düşmanlık yapmak.
memleketin dört bir yanı, her sokağın başı ortası sonu camii ile dolmuş ve ismi camii kendi ise gri bir tapınak. bazısının altında da 3 harfli market var.
yatacak yeriniz yok ve varsa da ateşten yatak olsun.
ama bu ilke eksik.
öyle laiklik olur mu? diyanet vakıf olsun kurum olarak ve personelin maaşını cemaat ödesin. yok öyle hem maaş alıp hem de düşmanlık yapmak.
memleketin dört bir yanı, her sokağın başı ortası sonu camii ile dolmuş ve ismi camii kendi ise gri bir tapınak. bazısının altında da 3 harfli market var.
yatacak yeriniz yok ve varsa da ateşten yatak olsun.
devamını gör...