zaman tüneli

benim tuttuğum takım uefada mücadele edip son 32 turunda kendi liginde kümede kalma mücadelesi veren takıma elense, rakibim şampiyonlar ligi'nde mücadele ederken son 16'ya kalıp, benim elendiğim takımının liginin son şampiyonuna elense ben dalga geçmeye çalışamazdım, aptal yerine konulup alay edilirim diye.
benim takımım 12 senedir şampiyon olamayıp, 18 senedir şampiyonlar ligine katılamasa, bu sene de gene rakibim puan farkıyla önde olup üst üste 4. şampiyonluğa koşuyor olsa, benim takımım da daha 1 hafta önce lig sonuncusuna yenilmiş olsa; o zamanlarda rakibim şampiyonlar ligi'nde son 16 maçına çıkıyor olsa belki futbol bile konuşamazdım.

insanda biraz bilgi olur, biraz utanma olur, biraz zekâ kalıntısı olur. sarının yanına lacivert koydunuz diye illa beyninizi de çıkarıp akvaryuma koymanız gerekmiyor ki.
devamını gör...

bunlara da yazık ha, 12 senedir şampiyon olamaya olamaya ya da 16 senedir şampiyonlar ligi yüzü göremeye göremeye kendilerini deliliğe vurdular.

galatasaray'ın liverpool'a elenmesine sevinen adamın takımı ingiltere ligi sonuncusu nottingham forest'a elendi.

gerçekten çok yazık.
devamını gör...

tanım: güneş doğsa bile içindeki karanlığın çözülmediği; uyanmanın, bitmeyen bir yükü yeniden sırtlanmak zorunda kalmak olduğu ağır hal.

gün doğar; ama bu bir uyanış değil, çürümenin yeniden tescillenmesidir. ışık, odaya bir kurtarıcı gibi değil, bir cesedin üzerindeki örtüyü kaldıran çiğ ve nefret dolu bir el gibi girer. duvarlara çarpan o soluk aydınlık, eşyaların üzerine birer kefen gibi serilir… ama senin o zifiri karanlık, balçıklaşmış iç dünyana sızamaz. bazı karanlıklar güneşe düşmandır; onlar kemiklerinin iliğinde, ruhunun o kör dehlizlerinde mayalanır. insan sabah uyanmaz; sadece ölmek için çok geç kaldığını fark etmenin o iğrenç azabıyla yüzleşmeye zorlanır.
gözlerini açtığında tavan, göğüs kafesine binen tonlarca ağırlıkta bir mezar taşıdır. soluk alamazsın; çünkü oda oksijenle değil, geçmişin ve geleceksizliğin o ağır kokusuyla doludur. sessizlik bir boşluk değil, kulak zarlarını patlatmak isteyen sağır edici bir uğultudur. gece, bir dinlenme değil, ruhunun parça parça sökülüp karanlığa yedirildiği bir mezbahadır. ve sabah denilen şey, o katliamdan sağ çıkmış olmanın verdiği en kirli, en kanlı yenilgidir.
aynaya bakarsın. karşındaki suret, bir zamanlar "ben" dediğin o enkazın solgun bir kırıntısıdır. göz çukurlarındaki o dipsiz boşluk, yüzünü içeriden kemirmeye başlamıştır. bakamazsın; çünkü her saniye o yüz biraz daha erir, biraz daha silinir. insan yaşadıkça büyümez; her nefeste kendi iç organlarını birer birer feda eden bir kurban gibi eksilir. parça parça, eti kemiğinden ayırır gibi, fark edilmeden... ta ki geriye sadece boş bir deri yığını kalana dek.
dışarıda hayat, anlamsız bir histeriyle, bir akıl hastanesi avlusu gibi döner durur. insanlar, kendi sonlarına koştuklarını bilmeyen birer kurmalı oyuncak gibi güler, konuşur, planlar yaparlar. ama senin içinde zaman, paslı ve devasa bir dişli gibi takılıp kalmıştır. zaman akmaz; zaman sadece üzerine basar, seni ezer, seni öğütür. ve her saniye, içindeki o son canlı hücreden bir parça daha koparıp o dipsiz kuyunun dibine fırlatır.
en korkuncu da bu lağıma alışmaktır. ruhun bu boğulma hissine, bu leşe uyum sağlar. karanlık artık bir düşman değil; senin tek derin, tek sığınağın, tek tanrın olur. ışık ise bir hakarettir, bir işkence aletidir; çünkü o, sana, asla ulaşamayacağın o sahte "umudu" anımsatır. umut ise, ruhu daha büyük bir iştahla parçalamak için kullanılan, paslı kör bir bıçaktır.
ve böylece gün infazına başlar. ama aslında hiçbir şey başlamaz. sadece çoktan çökmüş, enkazı bile kaskatı kesilmiş bir ruh; kendi karanlığının, kendi kusmuğunun içinde bir kat daha derine, mutlak sonun bile altındaki o kara toprağa gömülür.
devamını gör...

uyanık geçinip hep mahmur dolaşan andavallarla dolu dünyamız.
bir mucizedir uyku, kaybedersen anlarsın değerini.

günaydın sözlük!

umutların gerçek, emeklerin değer olduğu güne uyanmış olalım,
her yaptığımız güne katılsın, her sevabımız ömre yazılsın. amen
devamını gör...

siz oraya bile gelemediniz. önce galatasaray'ın ulaştığı seviyeye gelin de öyle taştaş geçin.
devamını gör...

dünyanın en eski yemeklerinden biridir.

kaynayan su, ve içine, sebze et baharat ot, artık elde ne varsa atarak kaynatılan malzemelerden oluşur.
devamını gör...

kendi iç denizinde demir atmış, dalgaların durulmasını beklemektedir.
​ruhu bir plak cızırtısı gibi; şarkı bitmiş ama iğne hala dönmeye devam ediyor. öyle bir boşluk, öyle bir "ara sahne" hissi.
​zihnindeki kalabalığı bir vestiyere bırakmış, sadece kendi nefes sesini dinlediği o steril odada saklanıyor.
​hayatın yüksek çözünürlüklü gürültüsünden kaçıp, düşük pikselli bir huzura sığınmıştır. hani bir kitabın en sevilen sayfasında unutulmuş bir ayraç gibi; duruyor ama hikayenin neresinde olduğunu o da bilmiyor.
devamını gör...

yemek ayırmam hepsini yerim.
devamını gör...

bugün de ac kaldik desene fistik
devamını gör...

yani yaratici cümleler görecek olsak evet hos olur ama dandirik noktalama isareti olarak küfürümsücükler kullanilmasi göz acisindan hos seyler degil be gülüm
devamını gör...

he ya, dogrudur.
devamını gör...

ceketimin astarında sakladığım o eski, keskin keder;
sizin parlatılmış parkelerinizde gıcırdayan bir yabancıdır.
ben ki; uçurumları birer basamak gibi çiğneyerek geçtim,
dizlerimde biriken yorgunluk değil, bir devrin paslı çivisidir.
hangi terzi diker bu yırtığı? hangi su paklar bu elleri?
kendi sesimin yankısından ördüğüm o zindanda,
yalnızca kendime mağlubum ve bu, zaferlerin en kanlısıdır.
​bana o yumuşak geçişlerden, o sinsi uzlaşmalardan bahsetmeyin.
gırtlağımda düğümlenen bu yumru, sizin alkışlarınızla erimez.
bir masanın dört köşesine sığdırdığınız o cüce dünya,
benim bir tek bakışımla devrilmeye mahkûm bir kâğıttan kuledir.
çünkü biliyorum; bir kez olsun "hayır" dememiş bir ağız,
sadece çiğnemeye yarar ve tükürmeye mecali yoktur.
​şimdi bu paslı raylar üzerinde, pusulasız ve uykusuz,
kendi ciğerimi bir körük gibi kullanarak yürüyorum.
ekmek bıçağının ucundaki o soğuk parıltı kadar gerçeğim;
süslü lafların, yamalı ruhların ve vitrin süslerinin uzağında.
ayaklarımın altındaki toprak sarsılıyorsa eğer,
bu, dünyanın dönmesinden değil, benim durduğum yerin ağırlığındandır.
​kapatın o yalan kokan pencereleri, sökün bu sahte ışıkları!
benim gölgem bile sizin asıllarınızdan daha ağır basar taşa.
etimle, kemiğimle ve bu iflah olmaz hıncımla buradayım;
bir başına, bir yumruk gibi sıkılmış ve her an patlamaya hazır.
zira ölmek, yaşamaktan daha çok cesaret ister bazen;
hele ki böyle bir dünyada, sadece "kendin" kalarak.
devamını gör...

ilgi acligi zamanina gelmsitir. böyle ayip ayip davranislar sergileyenlerden uzak durun cici kuslar
devamını gör...

su an ventura birds dinliyom gece gece fena sardi
devamını gör...

tamam kardesim sen öyle söyle marjinalligini bozma askitom. kelime ortasinda j gibi basit bi harf varken niye z ile agizda baski olusturalim? ama sen yap
devamını gör...

ve öyle özgür bir kuş gibi, çenemin çözüldüğü noktada kendimi tutmadan haykırmak her şeyi bütün engele rağmen.
bağırmak ama bütün prangalara rağmen.
çünkü sansür prangadır.
sansür kontrollü korumadan ayrılmalı mıdır?
kontrollü koruma neye korumadır sormalıdır insan.
neyi koruyorsunuz?
ve ben neyi koruyorum?
kendimi mi koruyorum kendime otosansür uygularken.
kendimi mi koruyorum kırılganlığımı ifade etmezken.
devamını gör...

gs kasarlarini sevmem ama bjklilere üzülüyom iclerinde bi umut vardi :d
devamını gör...

cok sükür. ateiste sükür namazi kildirir, o neymis öyle erkek merkek
devamını gör...

liverpool efsanesi gerrard çok doğru konuşmuş. tebrik ediyoruz.*
tık tık

yerde yuvarlandıklarını gördünüz ki bu acınası... liverpool, galatasaray'ı sıradan gösterdi. bence çok acınasıydılar.
devamını gör...

cin tonic vs viski.
muhabbet sonunda boka sarar*
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim