zaman tüneli
dirty talking
dirty talk ne? biz daha talk kısmını beceremedik.
devamını gör...
sexting
sexting e-sport sayılıyor mu?
devamını gör...
nude atmak
ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
nude atmanı beklediğim kadar.
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
nude atmanı beklediğim kadar.
devamını gör...
nude atmak
son 10 senedir ne zaman biriyle tanossam nude istiyor. moda heralde.
ben de hemen eski eşime kufretmeye baslıyorum:
-burası kurtlar sofrasıymıs. beni yalnız bıraktıgın icin seni affetmicem.
insan ciddi bi ilişkideyken prenses gibi yasıyor. dış dunyanın cahili.
hic gondermedim tabi nude filan kimseye.
ben de hemen eski eşime kufretmeye baslıyorum:
-burası kurtlar sofrasıymıs. beni yalnız bıraktıgın icin seni affetmicem.
insan ciddi bi ilişkideyken prenses gibi yasıyor. dış dunyanın cahili.
hic gondermedim tabi nude filan kimseye.
devamını gör...
dirty talking
benimki su seviyede:
-hadi bana aıyp bi seyler soyle.
-buyuklerin onunde ayak ayak ustune atılmaz.
;)
oyle ayıplı seyler hayatta konusamam da konusmam da.
-hadi bana aıyp bi seyler soyle.
-buyuklerin onunde ayak ayak ustune atılmaz.
;)
oyle ayıplı seyler hayatta konusamam da konusmam da.
devamını gör...
günaydın sözlük
bana günaydın mesajı atmıyorsun ya o doğan güneşe çok ayıp oluyor....
devamını gör...
ilk buluşmada sorulacak sorular
kadınlardaki üstün zeka olayı beni büyülediğinden ilk buluşmada partnerime mutlaka çarpım tablosundan soru sorarım.
devamını gör...
sexting
ben yapamıyprum boyle seyler. utangac bir insanım. yapamam yani.
bana mesajlasırken boyle konular actıklarında benim de fırında tavıgum var, yanına da bulgur yapim diyorum gibi tam bir libidokiller sohbet degistiriyorum:)
ha cok romantik ve tutkulu bir hikaye yazabilirim. ona yetenegim var. ama erkeklerin bekledigi o degil. o da bende yok.
bana mesajlasırken boyle konular actıklarında benim de fırında tavıgum var, yanına da bulgur yapim diyorum gibi tam bir libidokiller sohbet degistiriyorum:)
ha cok romantik ve tutkulu bir hikaye yazabilirim. ona yetenegim var. ama erkeklerin bekledigi o degil. o da bende yok.
devamını gör...
ilk buluşmada sorulacak sorular
biz ilk bulusmada bir bucuk iki saat filan oturduk bi cafede sanırım. bana saatlerce butun dertlerini anlattı uleyn. biscolata erkegi olmasa dinlemezdim de gozleri cok guzeldi. dinledik mecbur;)
different style.
ha oldu mu? gorece oldu.
ben anac bir insanım. sefkat duygularım kabardı.
ama neden boyle yaptı bilmiyorum;)
oyle belirli bir soru sormadım.
benim kalkmama yakın 'benim bu yalnızlıgımı cozerse senin gibi bi kadın cozer' dedi.
bu ilk bulusma stili cok degişikli.
ama icten.
different style.
ha oldu mu? gorece oldu.
ben anac bir insanım. sefkat duygularım kabardı.
ama neden boyle yaptı bilmiyorum;)
oyle belirli bir soru sormadım.
benim kalkmama yakın 'benim bu yalnızlıgımı cozerse senin gibi bi kadın cozer' dedi.
bu ilk bulusma stili cok degişikli.
ama icten.
devamını gör...
yazarların bugün canını sıkan şeyler
herkesin problemi olan konulardan bahsetmek istiyorum:
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, amaçsız kalmış gibi hissetmenize sebep oluyor.
yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. bu yolla, adil biçimde, emek emek inşa ettiğiniz tüm birikime, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik tüm yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu. örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor derken.. suyu çıktı işin. kazandığınız sınavlara rağmen atanamamanız.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşememeniz.. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmeleri... gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, amaçsız kalmış gibi hissetmenize sebep oluyor.
yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. bu yolla, adil biçimde, emek emek inşa ettiğiniz tüm birikime, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik tüm yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu. örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor derken.. suyu çıktı işin. kazandığınız sınavlara rağmen atanamamanız.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşememeniz.. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmeleri... gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
devamını gör...
24 haziran 2026 gece 3.26'da acıkmam sorunsalı
o kadar çok peri geldi ki hangisini seçeceğimi bilemiyorum.
devamını gör...
ilk buluşmada sorulacak sorular
ben soru sormam. buluşmaya gidiyorsam, zaten sorduğum sorulara zamanında doğru cevap verdiği içindir. ben yüz yüze görüşmeyi beklemeden, karşımdaki kişinin kafa yapısı öğrenme odaklıyımdır. karşımdaki kişiyi telefonda konusarak/ yazışarak veya toplu ortamlarda tanımaya çalışır, kafama uyuyorsa birebir görüşme aşamasına geçerim.
insanları tanıma işini yüz yüze görüşme noktasına bıraktığınızda, karşınızdaki kişi biraz çirkef karakterliyse, o iş çok uzuyor. kurtulamıyorsunuz. ilk buluşmaya karar vermek için, konuştuğunuz kişi uzun uzun analiz edilmeli. ilk buluşma birbirinizi tanıma üzerine olmamalı.
ilk buluşma kafanıza yatan kişiye verdiğiniz bir şans olmalı.
kafanıza yatıp yatmadığını kontrol etme şansı değil.
ikisini karıştırmayın.
insanları tanıma işini yüz yüze görüşme noktasına bıraktığınızda, karşınızdaki kişi biraz çirkef karakterliyse, o iş çok uzuyor. kurtulamıyorsunuz. ilk buluşmaya karar vermek için, konuştuğunuz kişi uzun uzun analiz edilmeli. ilk buluşma birbirinizi tanıma üzerine olmamalı.
ilk buluşma kafanıza yatan kişiye verdiğiniz bir şans olmalı.
kafanıza yatıp yatmadığını kontrol etme şansı değil.
ikisini karıştırmayın.
devamını gör...
seks yapmak için evlenmek
türk toplumunun kısır döngüsüydü - bir zamanlar.
şu an, toplum bu konuda fazlasıyla açık görüşlü. kimse kolay kolay sadece sevişebilmek için evlenmiyor. şimdi olay daha keskin sebeplere doğru yöneldi:
a) baskıcı aileden sıyrılma eğilimi
b) tüm ihtiyaçları karşılayacak, konforlu bir hayat sunacak eş potansiyeli.
a seçeneği için: maalesef, hala bir çok genç evliliği bir "kaçış" mekanizması olarak görüyor ama değil. özellikle kadınlar için evlilik ( bu tarz durumlarda) sadece otorite değişimi oluyor. babanın/ abilerin/ amcaların veya dayıların otoritesinden sıyrılıp, eşin otoritesinin altına giriyorsun. aslında özerk yaşam hayali evllilikle mümkün değil. bunun tek yolu: üniversiteye gitmek.
b seçeneği için: bu daha sinsi bir yaklaşımın ürünü. aslında bize fenomenlerin / medya'nın tanıttığı daha doğrusu dayatarak güzellediği bir garip yaşam biçiminden bahsediyorum. "zengin eş bul" mantığı öylesine idealize edildi ve öylesine ciddi biçimde pazarlanıyor ki, bilhassa kadınlar hayatlarını zengin bir adamla evlenip, hesapta "kurtarmaya " odaklandırıldılar. herkesin kafasında hayalini kurduğu bir "limitsiz kredi kartı, lüks evde oturma şartı, yurt dışı tatilleri, iyi bir araba" dörtlemesi var.
baya yeni nesil bir pazarlama sistematiği bu. insanları çıkar odaklı birbirleriyle bağ kurmaya itiyorlar. duygular yapay, zerre sevgi yok. sistemde kimin etkisi büyükse, o en değerli oluyor.
çirkin işler.
şu an, toplum bu konuda fazlasıyla açık görüşlü. kimse kolay kolay sadece sevişebilmek için evlenmiyor. şimdi olay daha keskin sebeplere doğru yöneldi:
a) baskıcı aileden sıyrılma eğilimi
b) tüm ihtiyaçları karşılayacak, konforlu bir hayat sunacak eş potansiyeli.
a seçeneği için: maalesef, hala bir çok genç evliliği bir "kaçış" mekanizması olarak görüyor ama değil. özellikle kadınlar için evlilik ( bu tarz durumlarda) sadece otorite değişimi oluyor. babanın/ abilerin/ amcaların veya dayıların otoritesinden sıyrılıp, eşin otoritesinin altına giriyorsun. aslında özerk yaşam hayali evllilikle mümkün değil. bunun tek yolu: üniversiteye gitmek.
b seçeneği için: bu daha sinsi bir yaklaşımın ürünü. aslında bize fenomenlerin / medya'nın tanıttığı daha doğrusu dayatarak güzellediği bir garip yaşam biçiminden bahsediyorum. "zengin eş bul" mantığı öylesine idealize edildi ve öylesine ciddi biçimde pazarlanıyor ki, bilhassa kadınlar hayatlarını zengin bir adamla evlenip, hesapta "kurtarmaya " odaklandırıldılar. herkesin kafasında hayalini kurduğu bir "limitsiz kredi kartı, lüks evde oturma şartı, yurt dışı tatilleri, iyi bir araba" dörtlemesi var.
baya yeni nesil bir pazarlama sistematiği bu. insanları çıkar odaklı birbirleriyle bağ kurmaya itiyorlar. duygular yapay, zerre sevgi yok. sistemde kimin etkisi büyükse, o en değerli oluyor.
çirkin işler.
devamını gör...
özdemir asaf
'adalı beni sever.'
adalı ve ben-özdemir asaf
adalının alnına yazmışlar denizi
sonra çizgi çizgi kesmişler
gömleğine dikmişler
adalının
adalının kentte durumu yaman
gömleğim deniz diyor
sorunca
ama içki başına vuruyor zaman zaman
direniyor adalı
tam kafayı bulunca
ben sarhoş olmam
benim herşeyim deniz diyor
boyuna adadan sözediyor
takılıyorum
adalı diyorum sevgilin de mi deniz
sen ondan haber ver
susuyor dik dik bakıyor bana
adalı beni sever
adalı bana küfür etmez
adalı diyorum boşver
bir başka yere diyorum gidip içelim bu gece
`insan sevdiği sürece
uykusu gelmez`
dalıyoruz bir gecenin içine
adalı bi sözümü iki etmez
adalı ve ben-özdemir asaf
adalının alnına yazmışlar denizi
sonra çizgi çizgi kesmişler
gömleğine dikmişler
adalının
adalının kentte durumu yaman
gömleğim deniz diyor
sorunca
ama içki başına vuruyor zaman zaman
direniyor adalı
tam kafayı bulunca
ben sarhoş olmam
benim herşeyim deniz diyor
boyuna adadan sözediyor
takılıyorum
adalı diyorum sevgilin de mi deniz
sen ondan haber ver
susuyor dik dik bakıyor bana
adalı beni sever
adalı bana küfür etmez
adalı diyorum boşver
bir başka yere diyorum gidip içelim bu gece
`insan sevdiği sürece
uykusu gelmez`
dalıyoruz bir gecenin içine
adalı bi sözümü iki etmez
devamını gör...
en ikizler özelliğin
parlak zeka,
rahat iletişim,
kolay sosyalleşme*
rahat iletişim,
kolay sosyalleşme*
devamını gör...
24 haziran 2026 gece 3.26'da acıkmam sorunsalı
bu saatte acıkmak insanı perişan ediyor. hep o günün menüsü başlığı yüzünden. okuya okuya acıktım.
devamını gör...
sınanmadığın acıdan ahkam kesmek
kişi empati yaparak bir yere kadar deneyimlemediği acının nasıl bir etki uyandıracağını çözebilir. hatta yaşamadığı acılar hakkında harika önerilerde bulunabilir. sonuçta hiçbirimiz birbirimizin sorunlarını dinlerken ve akıl verirken %100 yaşanmışlık çerçevesi içerisinde davranmıyoruz.
herkes, her şeyi yaşayamaz ama empati kurarak akıl yürütmeyi deneyebilir. riskli olan "ahkam kesmek" yani "ukalaca bilmişlik taslamak" olur. bu davranış biçimi bahsi geçen konu bazında yaşanmışlık olsun olmasın, büyük risktir. o duruş tolere edilemez.
herkes, her şeyi yaşayamaz ama empati kurarak akıl yürütmeyi deneyebilir. riskli olan "ahkam kesmek" yani "ukalaca bilmişlik taslamak" olur. bu davranış biçimi bahsi geçen konu bazında yaşanmışlık olsun olmasın, büyük risktir. o duruş tolere edilemez.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
sürdürülebilir fakat iki tarafında birbirine gerçekten sevgi ile bağlı olması gerekir. uzak mesafe ilişkilerin daha kolay yürüdüğünü düşünüyorum çünkü herkes kendisine ait alanı koruyabiliyor. "me time" dediğiniz, kendinize ayırmanız gereken o zaman asla hasar almıyor. yan yana yürütülen bir ilişkinin en zor tarafı karşı tarafın düzenli ilgi bekliyor olması ve sürekli onunla zaman geçirmenizi talep etmesidir.kadın veya erkek fark etmez, iki tarafta bu konuda gereksiz talepkar olabiliyor.
ben kendi bireysel alanına ve hayatına çok düşkün biriyim. evet erkek arkadaşımla olmaktan çok zevk alırım, onunla hayatı paylaşmakta çok romantik gelir fakat herkesin kendisine ait ayrı bir dünyası olduğunu düşünürsek, o dünyanın tamamen dışlanarak beraber olduğum adamla sürekli kalmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.
insan hem hayatındaki partneriyle hem de kendine ait arkadaş çevresi ve rutinleriyle eş değer biçimde vakit geçirmelidir. çoğu ilişkide bu yanlış anlaşılıyor. herkes siyam ikizi gibi gezmeyi ilişki yaşamak sanıyor. oysaki ilişki böyle bir dinamik değil. ilişki kişisel hayatının sadece bir yönüdür, tamamı değil. hayatındaki her şeye eşit vakit ayırırsın. hobilerine, sosyal aktivitelerine ve partnerine. partnerinle olan dünyan ayrıdır, partnerinin dahil olamayacağı dünyan( arkadaşların ve kendine has sosyal aktivitelerin.. işte buna "me time" denir) ayrıdır.
bu konuda uzak mesafe ilişkisi inanılmaz bir pozitif vibe veriyor. kimse kimsenin alanını ekstra gasp etmediği için, olduğu kadarıyla yürütüyorsun.
ben kendi bireysel alanına ve hayatına çok düşkün biriyim. evet erkek arkadaşımla olmaktan çok zevk alırım, onunla hayatı paylaşmakta çok romantik gelir fakat herkesin kendisine ait ayrı bir dünyası olduğunu düşünürsek, o dünyanın tamamen dışlanarak beraber olduğum adamla sürekli kalmanın sağlıklı olduğunu düşünmüyorum.
insan hem hayatındaki partneriyle hem de kendine ait arkadaş çevresi ve rutinleriyle eş değer biçimde vakit geçirmelidir. çoğu ilişkide bu yanlış anlaşılıyor. herkes siyam ikizi gibi gezmeyi ilişki yaşamak sanıyor. oysaki ilişki böyle bir dinamik değil. ilişki kişisel hayatının sadece bir yönüdür, tamamı değil. hayatındaki her şeye eşit vakit ayırırsın. hobilerine, sosyal aktivitelerine ve partnerine. partnerinle olan dünyan ayrıdır, partnerinin dahil olamayacağı dünyan( arkadaşların ve kendine has sosyal aktivitelerin.. işte buna "me time" denir) ayrıdır.
bu konuda uzak mesafe ilişkisi inanılmaz bir pozitif vibe veriyor. kimse kimsenin alanını ekstra gasp etmediği için, olduğu kadarıyla yürütüyorsun.
devamını gör...
7-hydroxy
uyusturucu big no dostum bi kere bu rabbitholea girersen sonunu bulamazsin bak tek istegim dmt denemek onu bile 40 li yaslarin sonuna sakliyorum allahin izniyle
devamını gör...
