zaman tüneli
kısır döngü
karıncaların ölüm sarmalı gibi düşünebiliriz. sürekli gidiyorsun ama sen gittikçe yol sana zarar veriyor. döngü içinde olduğunu da anlamıyorsun, belki de anlıyorsun ama döngüde olmanın sana iyi geldiğini de düşünüyorsun. sonunda hareket halindesin, bir umut var içinde. kısır döngü insana bazen sarhoşluk ve güvenli liman gibi de görünebilir. lakin ondan ne kadar çabuk kurtulursanız sizin için o kadar iyi olur. çünkü döngü adı üstünde kısırdır. size hiçbir şey vadetmez ve aksine zaman içinde karınca gibi sarmal içinde can verirsiniz.
döngülerden çıkmak veya vazgeçmek bazen çok acı verici olsa da en azından hayatta kalırsınız. karınca girdiği sarmalı atlatır ama başının döndüğünü unutmaz. akıllı olun.
döngülerden çıkmak veya vazgeçmek bazen çok acı verici olsa da en azından hayatta kalırsınız. karınca girdiği sarmalı atlatır ama başının döndüğünü unutmaz. akıllı olun.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
işten yeni geldim. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
elimize bir kalem geçtiğinde ilk yazdığımız kelime
kağıdın altına adını, soyadını yaz, bir de imzanı at. gerisini ben hallederim.
devamını gör...
kısır döngü
10 senedir bir kısır dongudeyim.
aynı seyleri tekrar tekrar yapmamam gerektigine inanıyorum.
genel olarak enerjim bittigi icin tercihim hicbi sey yapmamak tarafında.
aynı seyleri tekrar tekrar yapmamam gerektigine inanıyorum.
genel olarak enerjim bittigi icin tercihim hicbi sey yapmamak tarafında.
devamını gör...
adc
league of legends vb. moba oyunlarında kullanılan bir ingilizce kısıtlama.
(bkz: attack damage carry)
tr. saldırı gücü taşıyıcısı.
(bkz: attack damage carry)
tr. saldırı gücü taşıyıcısı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sormak istedikleri
yanlış anlamayın dilenci değilim de
böyle ajanstır reklamcılıktır kreatif stüdyo danışmanlık gibi ıvır zıvır sektörden müşterilerle birebir ilişkileri olan birine ihtiyacım var
böyle ajanstır reklamcılıktır kreatif stüdyo danışmanlık gibi ıvır zıvır sektörden müşterilerle birebir ilişkileri olan birine ihtiyacım var
devamını gör...
aydınlık gazetesi
bir ara kalabalık yerlerde perinçek tarikatı üyesi yaşlı amcalar teyzeler ellerinde sallayarak satardı bu gazetemsi kese kağıdını.yanlış hatırlamıyor isem,emperyalizmi ifşa eden gazete gibilerden birş eylerle bagırır dururlardı.
devamını gör...
şu an aklına gelen ilk cümle
"sync etmek"
kelimeler gibi oldu ama cümleye dönüşür ilerde
kelimeler gibi oldu ama cümleye dönüşür ilerde
devamını gör...
adc
(bkz: analog to digital converter)
devamını gör...
şu an aklına gelen ilk cümle
hayırdır inşallah diye dusunuyorum su an cddi ciddi.
bakalım. birkac gune cozerim.
simdilik sakin kalalım.
bakalım. birkac gune cozerim.
simdilik sakin kalalım.
devamını gör...
ruh halini anlatan şarkı sözleri
give me caffeine, nicotine, amphetamines, runnin' through my bloodstream
trauma, drama, another vodka turn into a monster
trauma, drama, another vodka turn into a monster
devamını gör...
ruh halini değiştiren şeyler
bir süredir ruh halimi hiçbir şey değiştirmiyor. bombok bir ruh haliyle yaşayıp gidiyorum. bakalım bunun sonu nereye varacak? heyecanla bekliyoruz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
adi, şeref yoksunu, pislik herif
tam olarak bunu söylemek istiyorum alt kat komşuma.
sabah biraz erken olmak üzere gayet güzel minnoş minnoş uyandık, kahvaltımızı yaptık. salonumuzda televizyon karşısında tatlış tatlış çayımızı içerken bir anda bir kavga gürültü... alt kattaki komşu yine birbirine girdi. buna alışkınız. küfürleşmeler de olur fakat bir anda kadın "imdat yardım edin" diye çığlık çığlığa bağırdı. o yardım edin'i duyduktan sonra ben ne yapacağımı şaşırdım. hemen 112'yi aradım. onu da hatırlamam birkaç saniyemi aldı, çünkü o da değişti malum. elim ayağım titriyor, adresi veriyorum (orada da şehir ve ilçeyi vermemişim çünkü sanıyorum ki bana en yakın yere bağlandım. genel bir yermiş meğer), bana diyor ki "silahlı mı saldırgan", "bilmiyorum alt kat komşum" diyorum "tamam, ambulans geliyor. sizi de jandarmaya aktarıyorum" dedi. neyse ki jandarma çabuk açtı. onlara da adresi verdim. "hemen geliyoruz" dediler. gelmeleri yarım saat falan sürdü. yalnız bir kapı çalışları vardı... jandarmayı ben çağırdım ama o sesten yine ben ürktüm. kapıyı adam açtı ve jandarmaların sordukları ilk şey; "hanımefendi iyi misiniz?" o kadını görene kadar başka hiçbir şey sormadılar. kadını gördükten sonra ancak "hakkınızda şikayet var" dediler. peki buna cevaben adam ne dese beğenirsiniz? "ben cumhurbaşkanlığında çalışıyorum" (biz evi alırken eski ev sahibi ikisi de öğretmen demişti. eğer adam doğru söylüyorsa kuvvetle muhtemel mit mensubu, çünkü yakınlarda mit kampüsü var. yani adam gerçekten silahlı olabilirdi) tam bu noktada ambulans da geldi. ambulansı görünce bir de diyor ki "bu kadar abartılacak ne var?" kadın çığlık çığlığa yardım istemiş, paşama abartı geliyor. neyse, ardından jandarmalar birkaç soru sordu. bu sorulardan birine ise beyefendinin cevabı "yeni çocuk sahibi olduk. ilk bir yıl bu tarz sürtüşmeler oluyor" sanki ikinci, üçüncü çocukları da ilk bir yılını yaşadı. ez cümle; tutanak tutuldu ve jandarmalar gitti. o zamandan beri ses yok.
daha önce de buna benzer birkaç kavga daha yaşandı. hatta birinde kadın karnı burnunda hamileydi. tartışma sırasında kadın bela okuduktan sonra "bırak canımı acıtıyorsun" diye bağırmıştı. sonrasında da cam ya da porselen bir şey kırıldı, kapı çarpıldı ve adam çıktı gitti. onda "yardım edin" gibi bir şey söylenmediği için "aile içi kavgadır, karışmayalım" diyip iki ayıplayıp geçmiştik ama bugünkü bambaşka bir olaydı.
(gbkz: kades) ilk çıktığında meraktan indirmiş, sonrasında "aman ne işime yarayacak. çok şükür çevremde kadeslik olaylar yaşanmıyor" diyip silmiştim. bugün "acaba 112'den daha mı kısa sürerdi" sorusu 2 saat içinde beni yiyip bitirdi. en nihayetinde tekrar indirdim. bir de kadına yardım çağırayım diye panikle ses kaydı almayı da unutmuşum. eğer tekrarlanırsa ses kaydı da alacağım.
tam olarak bunu söylemek istiyorum alt kat komşuma.
sabah biraz erken olmak üzere gayet güzel minnoş minnoş uyandık, kahvaltımızı yaptık. salonumuzda televizyon karşısında tatlış tatlış çayımızı içerken bir anda bir kavga gürültü... alt kattaki komşu yine birbirine girdi. buna alışkınız. küfürleşmeler de olur fakat bir anda kadın "imdat yardım edin" diye çığlık çığlığa bağırdı. o yardım edin'i duyduktan sonra ben ne yapacağımı şaşırdım. hemen 112'yi aradım. onu da hatırlamam birkaç saniyemi aldı, çünkü o da değişti malum. elim ayağım titriyor, adresi veriyorum (orada da şehir ve ilçeyi vermemişim çünkü sanıyorum ki bana en yakın yere bağlandım. genel bir yermiş meğer), bana diyor ki "silahlı mı saldırgan", "bilmiyorum alt kat komşum" diyorum "tamam, ambulans geliyor. sizi de jandarmaya aktarıyorum" dedi. neyse ki jandarma çabuk açtı. onlara da adresi verdim. "hemen geliyoruz" dediler. gelmeleri yarım saat falan sürdü. yalnız bir kapı çalışları vardı... jandarmayı ben çağırdım ama o sesten yine ben ürktüm. kapıyı adam açtı ve jandarmaların sordukları ilk şey; "hanımefendi iyi misiniz?" o kadını görene kadar başka hiçbir şey sormadılar. kadını gördükten sonra ancak "hakkınızda şikayet var" dediler. peki buna cevaben adam ne dese beğenirsiniz? "ben cumhurbaşkanlığında çalışıyorum" (biz evi alırken eski ev sahibi ikisi de öğretmen demişti. eğer adam doğru söylüyorsa kuvvetle muhtemel mit mensubu, çünkü yakınlarda mit kampüsü var. yani adam gerçekten silahlı olabilirdi) tam bu noktada ambulans da geldi. ambulansı görünce bir de diyor ki "bu kadar abartılacak ne var?" kadın çığlık çığlığa yardım istemiş, paşama abartı geliyor. neyse, ardından jandarmalar birkaç soru sordu. bu sorulardan birine ise beyefendinin cevabı "yeni çocuk sahibi olduk. ilk bir yıl bu tarz sürtüşmeler oluyor" sanki ikinci, üçüncü çocukları da ilk bir yılını yaşadı. ez cümle; tutanak tutuldu ve jandarmalar gitti. o zamandan beri ses yok.
daha önce de buna benzer birkaç kavga daha yaşandı. hatta birinde kadın karnı burnunda hamileydi. tartışma sırasında kadın bela okuduktan sonra "bırak canımı acıtıyorsun" diye bağırmıştı. sonrasında da cam ya da porselen bir şey kırıldı, kapı çarpıldı ve adam çıktı gitti. onda "yardım edin" gibi bir şey söylenmediği için "aile içi kavgadır, karışmayalım" diyip iki ayıplayıp geçmiştik ama bugünkü bambaşka bir olaydı.
(gbkz: kades) ilk çıktığında meraktan indirmiş, sonrasında "aman ne işime yarayacak. çok şükür çevremde kadeslik olaylar yaşanmıyor" diyip silmiştim. bugün "acaba 112'den daha mı kısa sürerdi" sorusu 2 saat içinde beni yiyip bitirdi. en nihayetinde tekrar indirdim. bir de kadına yardım çağırayım diye panikle ses kaydı almayı da unutmuşum. eğer tekrarlanırsa ses kaydı da alacağım.
devamını gör...
ruh halini anlatan şarkı sözleri
devamını gör...
ruh halini değiştiren şeyler
çevremizdeki olaylar ve deneyimlerimiz
devamını gör...
ruh halini anlatan şarkı sözleri
söyle benmiyim yenin düşen yarınlara şöyle bir bakıp uçup giden umutlara üç kuruşla keyfim kalmamış hayatın ortasındayız hepimiz hepimiz biziz.
devamını gör...
günün birinde nobel ödülü almaktan umudu tamamen kesmek
sekiz on tane savaş çıkarabilirseniz “bana nobel barış ödülü vermek zorundasınız” deme hakkınız olabiliyor.
umudu tamamen kaybetmeyin ama yolunun biraz bozuk olduğunu da bilin.
umudu tamamen kaybetmeyin ama yolunun biraz bozuk olduğunu da bilin.
devamını gör...
normal sözlük altın günü
altınlar sizin olsun beni gün tabağı ile gömün. gün tabağı boş olmasın.
devamını gör...

