zaman tüneli
öğle yemeği için en sağlıklı alternatif
tavuk ızgara,
mevsim salata.
mevsim salata.
devamını gör...
yazarların sevmediği yazarlar
bu başlıkta halen kaos çıkmamış üzücü
devamını gör...
yazarların sevmediği yazarlar
başlığa şöyle bi baktım da sevmediğim yazar şu demeye çoğunluğun götü yememiş gibi algıladım.
sevgisizliği nötr bi şekilde sevgi hissetmeme olarak yorumlarsak erkek yazarların hepsini yazmam gerekir listeye. erkek erkeği sever mi lan diye de ekleyerek.
sevgisisizliği negatif anlamda ele alıp antipatik bulduklarım ekseninde düşünürsek kadın yazarların büyük çoğu girer listeye. öyle kedi ciğer mundar üçgeni ekseninde söylemiyorum bu dediğimi yanlış anlaşılmasın, baya tanıdığım kadarıyla sevmediklerimin listesi. bana göre sevilesi bi tarafları da yok, karakterleri de sıkıntılı tipler hep. sıralamaya gelirsek;
turkuazbozo
scaremongering
köylü yazardan ironiler
meja
bez bebek nana
son singapur vapuru.
listem daha uzun aslında da nickleri hatırlamakta zorlandım. bi ara editlerim işteyim şimdi.
sevgisizliği nötr bi şekilde sevgi hissetmeme olarak yorumlarsak erkek yazarların hepsini yazmam gerekir listeye. erkek erkeği sever mi lan diye de ekleyerek.
sevgisisizliği negatif anlamda ele alıp antipatik bulduklarım ekseninde düşünürsek kadın yazarların büyük çoğu girer listeye. öyle kedi ciğer mundar üçgeni ekseninde söylemiyorum bu dediğimi yanlış anlaşılmasın, baya tanıdığım kadarıyla sevmediklerimin listesi. bana göre sevilesi bi tarafları da yok, karakterleri de sıkıntılı tipler hep. sıralamaya gelirsek;
turkuazbozo
scaremongering
köylü yazardan ironiler
meja
bez bebek nana
son singapur vapuru.
listem daha uzun aslında da nickleri hatırlamakta zorlandım. bi ara editlerim işteyim şimdi.
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
kudurtucu başlıklarda bugün. ahahaha.
benlik bir şey yok ben 175 degilim. paşalar öfke tükürüklerini saça saça saldıracak yalnız.
benlik bir şey yok ben 175 degilim. paşalar öfke tükürüklerini saça saça saldıracak yalnız.
devamını gör...
duş alıp temiz nevresim serilmiş yatağa yatmak
bir de ertesi gün cumartesi ise tadından yenmez..
huzur koktu bu başlık. en sevdiğim..
huzur koktu bu başlık. en sevdiğim..
devamını gör...
stalker
sovyet andrey tarkovski'nin, 1979 yapımı en kült filmlerinden birisinin adıdır. film estonya’da tallinn ve civarında çekilmiştir.
filmde “stalker” denen bir rehber, yazar ve profesör’ü yasak bölge olan zone’a sokuyor. zone’un içinde, girenin en içteki arzusunu gerçekleştirdiği söylenen bir oda (room) var. üçlü, düz bir rota yerine sürekli dolambaçlı yollarla ilerliyor; çünkü zone “kaprisli” gibi, yanlış adımın bedeli ağır oluyor.
yol boyunca mesele aksiyondan çok konuşmalara kayıyor: yazar ilhamını, profesör ise bilimi ve kontrolü arıyor. odaya yaklaştıklarında profesör’ün işin içinde başka bir planı olduğu ortaya çıkıyor ve büyük bir vicdan/niyet tartışması yaşanıyor. sonuçta, tam kapıya kadar gelseler de kimse içeri girmeye cesaret edemiyor; film, “insan gerçekten ne ister?” sorusunu açıkta bırakıp geri dönüşle ve finaldeki tuhaf, tekinsiz bir umut kırıntısıyla bitiyor.
film 161 dakika ve izlerken büyük sabır istiyor, “bir şeyler olsun” bekleyen seyirciyi zorlayabiliyor. zone’un tam olarak“ne olduğu” netleştirilmiyor; bazıları bunu şiirsel bulurken bazıları “muğlaklıkla gizlenmiş derinlik” diye eleştiriyor. karakterler çoğu yerde fikir tartışıyor; aksiyon, gerilim, dünya kurma beklentisi olanlara “fazla konuşuyor” gelebiliyor. “yazar, bilim insanı, rehber” üçlemesi güçlü ama bazı izleyici için fazla sembolik, elle tutulur fiziksel hikayeler çok az.
tarkovski’nin “yavaş sinema” dili, bu filmde de: uzun planlar, sessizlik, atmosfer gibi araçlarla sürdürülüyor… bu tarz filmler kimine göre hipnotik; kimine göre “yorucu/soğuk”, vb. olarak nitelendiriliyor ama ben aşırı sevdim ve denk geldikçe defalarca izlerim.
filmin finalinin yoruma açık oluşu ve “maneviyat” tonu, bazıları tarafından umut/ transandans jestinin ideolojik olarak tartışmalı kabul edilir.
filmde geçen bazı cümleler de şöyledir:
* “here the shortest path isn’t the simplest. the more indirect, the less risk there is.” (yani: bazen en kısa yol en güvenlisi değildir.)
* “pliancy and weakness are expressions of the freshness of being.” (yani: esneklik ve zayıflık, varlığın henüz sertleşmemiş-katılaşmamış halinin göstergesidir)
* “what comes true here… the most secret desire… you are ignorant of it.” (yani: burada gerçekleşen şey, senin bile tam bilmediğin en gizli arzundur.)
filmde “stalker” denen bir rehber, yazar ve profesör’ü yasak bölge olan zone’a sokuyor. zone’un içinde, girenin en içteki arzusunu gerçekleştirdiği söylenen bir oda (room) var. üçlü, düz bir rota yerine sürekli dolambaçlı yollarla ilerliyor; çünkü zone “kaprisli” gibi, yanlış adımın bedeli ağır oluyor.
yol boyunca mesele aksiyondan çok konuşmalara kayıyor: yazar ilhamını, profesör ise bilimi ve kontrolü arıyor. odaya yaklaştıklarında profesör’ün işin içinde başka bir planı olduğu ortaya çıkıyor ve büyük bir vicdan/niyet tartışması yaşanıyor. sonuçta, tam kapıya kadar gelseler de kimse içeri girmeye cesaret edemiyor; film, “insan gerçekten ne ister?” sorusunu açıkta bırakıp geri dönüşle ve finaldeki tuhaf, tekinsiz bir umut kırıntısıyla bitiyor.
film 161 dakika ve izlerken büyük sabır istiyor, “bir şeyler olsun” bekleyen seyirciyi zorlayabiliyor. zone’un tam olarak“ne olduğu” netleştirilmiyor; bazıları bunu şiirsel bulurken bazıları “muğlaklıkla gizlenmiş derinlik” diye eleştiriyor. karakterler çoğu yerde fikir tartışıyor; aksiyon, gerilim, dünya kurma beklentisi olanlara “fazla konuşuyor” gelebiliyor. “yazar, bilim insanı, rehber” üçlemesi güçlü ama bazı izleyici için fazla sembolik, elle tutulur fiziksel hikayeler çok az.
tarkovski’nin “yavaş sinema” dili, bu filmde de: uzun planlar, sessizlik, atmosfer gibi araçlarla sürdürülüyor… bu tarz filmler kimine göre hipnotik; kimine göre “yorucu/soğuk”, vb. olarak nitelendiriliyor ama ben aşırı sevdim ve denk geldikçe defalarca izlerim.
filmin finalinin yoruma açık oluşu ve “maneviyat” tonu, bazıları tarafından umut/ transandans jestinin ideolojik olarak tartışmalı kabul edilir.
filmde geçen bazı cümleler de şöyledir:
* “here the shortest path isn’t the simplest. the more indirect, the less risk there is.” (yani: bazen en kısa yol en güvenlisi değildir.)
* “pliancy and weakness are expressions of the freshness of being.” (yani: esneklik ve zayıflık, varlığın henüz sertleşmemiş-katılaşmamış halinin göstergesidir)
* “what comes true here… the most secret desire… you are ignorant of it.” (yani: burada gerçekleşen şey, senin bile tam bilmediğin en gizli arzundur.)
devamını gör...
bugün okuduğunuz en güzel cümle
"yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. gerisi zaten kendiliğinden gelir."
-şems-i tebrizi
-şems-i tebrizi
devamını gör...
tavla
tarafımdan inanılmaz derecede sevilen bir oyundur..
internetin her evde olmadığı yıllar, bir yaz boyunca kardeşimle oynadığım ve her seferinde yenildiğim zarlar tarafından sevilmememe rağmen oynamayı ara ara özlediğim bir oyundur..
yanlış anlaşılma olmasın iki mars bir düz etmişliğim de oluyor bazen arkadaşları..
olsa da oynasak la.
internetin her evde olmadığı yıllar, bir yaz boyunca kardeşimle oynadığım ve her seferinde yenildiğim zarlar tarafından sevilmememe rağmen oynamayı ara ara özlediğim bir oyundur..
yanlış anlaşılma olmasın iki mars bir düz etmişliğim de oluyor bazen arkadaşları..
olsa da oynasak la.
devamını gör...
elalem
bizim dışımızdaki herkestir. onlar ne der diye yaşarsak, kaybeden oluruz.
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
1.75 erkekler neden öteleniyor anlamam hiç boyu değil işlevi önemli sözü boştan yere mi var
1.75 kısa kıllı bir erkek olarak yazıyorum bunu.
1.75 kısa kıllı bir erkek olarak yazıyorum bunu.
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
sen 1.75'lik erkek için kısasın maalesef. boyun 1.65 olmalıydı.
devamını gör...
sokakta rastgele bir kıza çıkma teklif etmek
batı'da normal karşılanır ama türkiye'de sonuçları çok kötü olabilir.
devamını gör...
duş alıp temiz nevresim serilmiş yatağa yatmak
terapidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
hayat beni sahte hedeflerin peşinden sürükleyip duruyor. aslında gerçekten ne istiyorum ve bu dünyadaki var olma sebebim nedir? bu sorular üzerine yoğunlaştığım bir dönemden geçiyorum. fakat mantıklı bir cevap bulamıyorum. öylesine yaşıyormuşuz gibi geliyor. ama böyle düşünmek istemiyorum, bir şekilde bir anlamı olması gerekiyor. off sizi de bu ikilemlerimle yormak istemezdim arkadaşlar yine de artık ne düşündüğümü biliyorsunuz
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
allah'tan 1.40 boyundayım ha yoksa kısa kızların ilgi alanı olacaktım.
devamını gör...
1.55'lik kızların 1.75'lik erkekleri kısa bulması
1.58'im ve evet 175 bir erkek benim için kısa. benim boyumun kısa olması, 1.75 bir erkeğin uzun olduğunu göstermiyor maalesef. ayrıca hırzo erkekler bin tane kriter sayıp, 10/10 kadın beklerken bir zahmet biz de uzun boylu erkek kıstası yapalım.
devamını gör...
izomer
izomer, aynı “malzeme listesine” (molekül formülüne) sahip olup parçaları farklı şekilde dizilmiş moleküllerdir. yani içerik aynı; yerleşim/bağlanma şekli farklı olduğu için ortaya çıkan madde de farklı davranır (koku, kaynama noktası, tepkime hızı, biyolojik etki vb.).
bu durum daha basit şekilde şöyle ifade edilebilir: aynı sayıda lego parçası var ama birinde araba, diğerinde tekne yapıyorsun. parçalar aynı, sonuç farklı.
en bilinen izomer türleri kısaca şöyledir:
yapı (bağlanma) izomerleri: atomlar birbirine farklı bağlanır.
geometrik izomerler (cis–trans gibi): bağlar aynı ama uzaydaki diziliş farklıdır.
ayna görüntüsü izomerleri (enantiyomer): sağ–sol el gibi; özellikle biyolojide etkisi büyük olabilir.
nükleer izomer (çekirdek izomeri): fizikte “izomer” denince çoğu zaman nükleer izomer kastedilir: aynı element ve aynı kütle numarası (aynı z ve a) ama çekirdek farklı enerji durumunda (genellikle daha uzun ömürlü/metastabil) kalmıştır. bu metastabil çekirdek, daha düşük enerji durumuna inerken: gama ışını yayabilir veya enerjiyi bir iç elektronuna verip iç dönüşüm (internal conversion) ile elektron fırlatabilir. bu olaya “izomerik geçiş (isomeric transition, ıt)” da denir. en öz haliyle: “aynı çekirdek, farklı enerji katı.”
mössbauer spektroskopisindeki izomer kayması: çekirdeğin gama enerjisindeki çok küçük kaymanın, atom çekirdeğinde s-elektron yoğunluğuna (yani çekirdeğin “tam üstünde” elektron bulunuşuna) duyarlı olmasıdır. bu kayma, atomun kimyasal çevresi değişince (ör. oksidasyon durumu, bağ karakteri) ölçülebilir şekilde değişir; bu yüzden mössbauer’da kimyasal bilgiyi okumaya yarar.
yani: “aynı çekirdek geçişi, çevredeki elektron yoğunluğu değişince çizgi milimetrik kayar.”
bu durum daha basit şekilde şöyle ifade edilebilir: aynı sayıda lego parçası var ama birinde araba, diğerinde tekne yapıyorsun. parçalar aynı, sonuç farklı.
en bilinen izomer türleri kısaca şöyledir:
yapı (bağlanma) izomerleri: atomlar birbirine farklı bağlanır.
geometrik izomerler (cis–trans gibi): bağlar aynı ama uzaydaki diziliş farklıdır.
ayna görüntüsü izomerleri (enantiyomer): sağ–sol el gibi; özellikle biyolojide etkisi büyük olabilir.
nükleer izomer (çekirdek izomeri): fizikte “izomer” denince çoğu zaman nükleer izomer kastedilir: aynı element ve aynı kütle numarası (aynı z ve a) ama çekirdek farklı enerji durumunda (genellikle daha uzun ömürlü/metastabil) kalmıştır. bu metastabil çekirdek, daha düşük enerji durumuna inerken: gama ışını yayabilir veya enerjiyi bir iç elektronuna verip iç dönüşüm (internal conversion) ile elektron fırlatabilir. bu olaya “izomerik geçiş (isomeric transition, ıt)” da denir. en öz haliyle: “aynı çekirdek, farklı enerji katı.”
mössbauer spektroskopisindeki izomer kayması: çekirdeğin gama enerjisindeki çok küçük kaymanın, atom çekirdeğinde s-elektron yoğunluğuna (yani çekirdeğin “tam üstünde” elektron bulunuşuna) duyarlı olmasıdır. bu kayma, atomun kimyasal çevresi değişince (ör. oksidasyon durumu, bağ karakteri) ölçülebilir şekilde değişir; bu yüzden mössbauer’da kimyasal bilgiyi okumaya yarar.
yani: “aynı çekirdek geçişi, çevredeki elektron yoğunluğu değişince çizgi milimetrik kayar.”
devamını gör...
bunu yazarken ne düşündün de yazdın
devamını gör...
hayattaki amacın
para harcayabilmek için para kazanmak ve kazanabilmek için iyi bir konuma gelemeye çalışmak... özetle bu şekilde, onun dışında sanatla uğraşmak istiyorum eğer olurda bir gün bu amacım son bulursa.
devamını gör...
