zaman tüneli

evrimde organların mükemmellikten daha çok sorunun çözmeye odaklandığını söyleyen gould'un örnek olarak verdiği şeyin bir pandanın mükemmel olmayan başparmağının örnek verildiği kitap. pandaların başparmağı mükemmel bağlantı kaslarına sahip olan bir başparmak yerine kötü tasarlanmış bir parmak olduğunu söyleyerek başparmağın sadece bir kas tarafından desteklendiğini ve pandaların yiyecekleri sıkıca kavramaktan çok kıskaç gibi tuttuğunu söyleyerek evrime lehimci benzetmesini yapar. evet gould'a göre evrim lehimcidir ve sadece günü kurtararak yoluna devam eder.

(bkz: the panda's thumb)
devamını gör...

kendinden sıyrılsaydın, başka fezalar vardı. sarsılırdın görseydin, başka ezalar vardı.
dağıtmadan gelseydin, başka hizalar vardı.
derdinin kat kat üstü derde rızalar vardı.
devamını gör...

özür dilemeyi bilen ahlaklı insanları rahatsız eden gerçektir.

"gavurun pipisine osurabilirsiniz dikkat edin birgün baaaak" derdi haziruna rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...

rahmetli muşlettin amcanın ikide bir söylediği sözdü kendi kendine iken. düşmanları gözünün önüne geliyor olmalıydı.
devamını gör...

lanbarış kullanıcı adı ile saharlardayım
devamını gör...

tamamen inanç meselesi. bana kalırsa akıl ile ne kanıtlanabilir ne de yok sayılabilir.. bazıları tanrı varsa kötüdür diyor, bazıları ise dinler evrensel değildir diyor vs vs. bunları mantıksal olarak yokluğun bir argümanı olarak görüyorlar ama değil işte. tanrı gerçekten kötü olup iyi biri gibi gözükmek isteyen birr varlık olabilir ya da bizim bilincimiz onun yüceliğini anlamıyor olabilir. ihtimaller bitmez ama esas meselle bunun bir yokluk sebebi olmamasıdır. mesela dünyadaki tüm dinler tek bir tanrıdan da çıkmış olabilir, belki her şey yorum farkıdır. dinleri beğenmiyor olabilirsiniz ama tanrı idealize edilmiş bir varlık olmak zorunda değil gerçekte.
tabii ki yokluğu kanıtlanamadığı gibi varlığı da bilinemez. kalbindeki ilham bir veri değildir. belki de binlerce bileşenin oluşmasıyla ortaya çıkan bir his, inanç. ben bunu büyük oranda ihtiyaç duymak ile bağdaştırıyorum. çocukken çok ihtiyaç duyardım mesela. aslında aklen agnostik insanlara çekilirdim ama inanırdım tüm kalbimle. öyle basit bir çevresel inanış sanmayın benimkini, gerçekten tüm benliğimle inanıyordum. zaten ailemin de dinle pek alakası yoktur. neyse, sonra bir dönemden geçtim ve sanırım kendimi çok yalnız hissettim. öyle yalnız hissettim ki bir noktada artık tanrıya inanmadığımı fark ettim. bilinçli bir süreç değildi, kendince gelişen bir olgu.. inananları anlıyorum. sürü psikolojisine sahip insanları sevmesem de inanmaya benim gibi ihtiyacı olup inananlarla net bir şekilde empati kurabiliyorum. bugün yok ama yarın ihtiyacım olsa tekrardan inanırım bir şeylere. mesela arada reenkarnasyon temalı dinleri çok keyifli bulduğumdan inanasım geliyor ama pek ihtiyacım olmadığından bir adım da atmıyorum bu mevzulara. öyle yani. şu an karşıma benden çok üstün bir varlık çıksa ve dese ki ben tanrıyım yine de aklen doğrulayamam ama belki bir gün görünürde hiçbir sebep yokken inanıveririm. gerçi muhtemelen hiçbir zaman eski saflığımla inanamam.
devamını gör...

(bkz: seshayvani)
ben de anlamiyorum. zaten anlasilmak icin de yazmiyorum. oylesine
devamını gör...

sözlükteki başlıkların %70inden hiç bi şey anlamıyorum.
devamını gör...

09.23te evden çıktım. 09.34te dedim ki “iyi, bugün ofise 09.35te girebilirim gibi”.
şu an saat 09.55 ve ben hala 09.34te saate baktığım yerdeyim.

işte ankara böyle bir şehir.
devamını gör...

"gerçek gibi gerçek bir hededir evlat" demişti bir gün rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...

ben araba konusunda uzmanım diyen yazarların yorumlarını bekliyorum.

glb'nin 1.3 motor olması biraz tat kaçırıyor. q3 de boyut olarak daha basık gibi. içlerinde en mantıklısı bmw x1 ama bmw için yıllarca piç arabası dedikten sonra lafımı yemek istemiyorum.
devamını gör...

belediye temizlik işlerinde olsan dahi şapka başında olmalıdır.,
"çok dedikodu oluyor giymeyince" derdi rahmetli muşlettin amca kahvede.
devamını gör...

insanı irtite edebilitesi yüksek bir iğrençliktir.
devamını gör...

size bir sır vereyim, sabah 7:20'de trafik oluyor, "erken çıkarsam vaktinde giderim" hayallerine hiç kapılmayın.. deprem göçmenleri ve mansur yavaş kolektif biçimde anasını belledi koca şehrin.
devamını gör...

arapça k*, l*, m* kökünden türetilen yazı yazma aracı.

bu sözcüğü bana göre olağanüstü kılan fonetiği ve alegorisidir. sert k sesi önce l ile yumuşatılır sonra m ile kapatılır, sözcük bu sayede bu yalın haliyle bile eşsiz bir şiirsellik kazanır.

kelam, kelime, tekellüm, mütekellim hep kalemden türetilmiştir, hatta kelm* bile.

bu isimde bir sure bile var, nun, vel kalemi ve ma yesturun nun, kaleme ve satır satır yazdıklarına yemin olsun! diyerek başlar. yani burada kalem uğruna yemin edilen bir şey halini kazanır artık.
devamını gör...

rahmetli muşlettin amcanın basari ile yaptığı hedeydi.

" zamaninda, eski ufuklar dergisine yolladığım şiirdeki manayı anlayamamışlardı evlât " demişti bir gün kahvede bana.

"yeşeren bir gece dönsün küreye"

anlamadim muşlettin amca diyememistim...
devamını gör...

(bkz: şair burada bayrağa seslenmiş)
devamını gör...

15 dakikalık yolu bir saatte gidiyorsun çok kötü yapra yemişiz biz dedirtir. acil bir işin olsa sıçtın.
devamını gör...

bir şey demek istediğini sanmam, öyle ortaya karışık saçmalamış işte.

bir şey demek istediyse ben anlardım, mal değiliz sonuçta.
devamını gör...

(bkz: yazar burada ne demek istemiş)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim