zaman tüneli
terzi fikri
terzi fikri öyle bir giysi dikti ki fatsa'ya
o gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
kimseler çıkaramaz fatsa'nın sırtından!
emek hakkının sımsıcak çıplaklığını...
(bkz: can yücel)
o gürcü öyle bir gürledi ki arkadaşlarıyla
noktalar, noktalı virgüller, askeri operasyonlar
kimseler çıkaramaz fatsa'nın sırtından!
emek hakkının sımsıcak çıplaklığını...
(bkz: can yücel)
devamını gör...
seksten sonra namaz kılmak
gayet güzeldir.
devamını gör...
bennu gerede'nin kullandığı vibratörün fiyatı
bennu gerede vibration kolye stoklarımıza gelmiştir. fiyat bilgisi ve sipariş için dm’den irtibata geçebilirsiniz.
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
olduğu gibi hayatıma devam ederim, var olan borçlarımı ödemem, parayı buldu değişti ibne demesinler. sevmem kendime laf söyletmeyi.
devamını gör...
sözlük kızıyla buluşacaklara tavsiyeler
durumumuz yoktu, tavsiye veremedik. çünkü hiç sözlük kızıyla buluşmadım. nasıl bir türdür bilmiyorum ama diğer kadınlardan çok farklı olmasa gerek.
genel olarak sosyal medyadan bir ilişkim olmadı. iki hatun instagram ve üç hatun da 1k kitap sitesini saymazsak tabii. ha bir de agnostikform vardı bir aralar bir ondan, iki de ateistform'dan olmuştu. o kadar da az değilmiş lan ama genele vurunca cüzzi kalıyor işte.
birçok milletten kadın tanımış biri olarak kadınların birbirlerinden o kadar da farklı olduğuna dair bir gözlem yapamadım.
şu rus karı övgülerinden de gına geldim cidden mesela. kadın dili ve edebiyatında iki tür işleniyor sanıyorum; namuslu, iffetli kadın ve erkek kılıklı, erkeğe özenen kadın edebiyatı. bu ikisi arasında gidip gelen bir yelpazenin içindeler bir şekilde. rus kadınlar erkek kılıklı enstitüsünden mezun olmuşlar hep beraber. o kadar.
nerede o eski, üffffff sana ne be sılak diyen hatunlar? yürümenin bile bir tadı kalmadı artık.
genel olarak sosyal medyadan bir ilişkim olmadı. iki hatun instagram ve üç hatun da 1k kitap sitesini saymazsak tabii. ha bir de agnostikform vardı bir aralar bir ondan, iki de ateistform'dan olmuştu. o kadar da az değilmiş lan ama genele vurunca cüzzi kalıyor işte.
birçok milletten kadın tanımış biri olarak kadınların birbirlerinden o kadar da farklı olduğuna dair bir gözlem yapamadım.
şu rus karı övgülerinden de gına geldim cidden mesela. kadın dili ve edebiyatında iki tür işleniyor sanıyorum; namuslu, iffetli kadın ve erkek kılıklı, erkeğe özenen kadın edebiyatı. bu ikisi arasında gidip gelen bir yelpazenin içindeler bir şekilde. rus kadınlar erkek kılıklı enstitüsünden mezun olmuşlar hep beraber. o kadar.
nerede o eski, üffffff sana ne be sılak diyen hatunlar? yürümenin bile bir tadı kalmadı artık.
devamını gör...
obsession
böyle karıya biz de obsessed olurduk valla #itiraf
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
business class biletler ile dünya turu . yok lan ne dünyası bunun mısır ‘ı var hindistan’ı da var. avrupa olur efendime söyleyeyim asya ülkeleri olur slav ülkeleri geçişleri için .
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
premium linkedin satın alırım. gerçekten çok zengin olunca yapılacak şeyler listemin ilk maddesi bu.
hiç tanımadığım insanların profiline girip çıkacağım. kimseye iş teklifi vermeyeceğim, kimseyle bağlantı kurmayacağım. sadece insan kaynakları departmanlarına gizemli bir yatırımcı hissi yaşatacağım.
bir noktadan sonra linkedin'i kariyer sitesi gibi değil, stalk uygulaması gibi kullanmaya başlarım. zaten gerçek zenginlik de hiçbir işin olmamasına rağmen premium linkedin üyeliğini hiç düşünmeden yenileyebilmektir.
hiç tanımadığım insanların profiline girip çıkacağım. kimseye iş teklifi vermeyeceğim, kimseyle bağlantı kurmayacağım. sadece insan kaynakları departmanlarına gizemli bir yatırımcı hissi yaşatacağım.
bir noktadan sonra linkedin'i kariyer sitesi gibi değil, stalk uygulaması gibi kullanmaya başlarım. zaten gerçek zenginlik de hiçbir işin olmamasına rağmen premium linkedin üyeliğini hiç düşünmeden yenileyebilmektir.
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
ne sorunu? bu bir sorunsal falan değil. öncelikle tüm faturalarımı yatırırdım, hiç taksit bırakmazdım. sonrasında restoranımı açar, smoothie keyfi yapardım. pardon restoran zincirlerimi açar, ayaklarımı uzatır, cocktail’imin tadını çıkarırdım. her gün şıkır şıkır giyinir restoranlarımı kontrole gitmişken yemeğimi şarabımı içer kalkarım ve çocuklarımla waffle keyfi yaparım. en sıradan günüm böyle olurdu.
ordan akan paralarla bir tane şato almayayım mı? alırım. bir hafta haunting of hill house vibe’ımı alır, kabarık elbiselerimi dolaba kaldırır, lüks villama dönerdim.
dışı cam kaplı havuzumda * bir kaç yüzer, porsche’uma biner alışverişe giderim. dönerim online olarak alışverişe devam ederim. fasfakirlerin borçlarını kapatırım…
ordan akan paralarla bir tane şato almayayım mı? alırım. bir hafta haunting of hill house vibe’ımı alır, kabarık elbiselerimi dolaba kaldırır, lüks villama dönerdim.
dışı cam kaplı havuzumda * bir kaç yüzer, porsche’uma biner alışverişe giderim. dönerim online olarak alışverişe devam ederim. fasfakirlerin borçlarını kapatırım…
devamını gör...
tool dinleyicilerinin müziği değil kendini açıklaması
biri sana "ya tool hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorar. sen de safça "iyi grup ya, lateralus albümü güzeldir" dersin. olay burada senin için biter ama gerçek tool dinleyicileri için olay tam da burada başlar...
tool dinleyicisine bu cevap yetmez. sana müziği değil, o müziği dinlerken yaşadığı aydınlanmayı ve kendi entelektüel derinliğini anlatmak zorundadır. anlatamadığı için ölen tool dinleyicileri tanıyorum....
"aslında bu albümü yazdıkları dönem maynard'ın..." diye başladıkları an kaçmak için 13 saniyen vardır... kaçamadı isen önce maynard'ın hayatını dinlemeye başlarsın, iki dakika sonra jung, fibonacci, kutsal geometri, bilinç, gölge arketipi falan havada uçuşur. eğer yaşıyorsan çok şanssızsın, çünkü bu muhabbet asla bitmez, uzadıkça uzar...
işin en komik tarafı da gerçek tool dinleyicisinin hiçbir zaman "ben bu grubu seviyorum" dememesidir... bilindiği üzere gerçek tool dinleyicileri asla tool'u seçmemiştir, grup onları diğer insanlardan ayırarak seçmiştir. gerçek tool dinleyicileri müzik zevkini değil, karakter gelişimini anlatır, anlatmak zorundadır!
gerçek tool dinleyicilerinin en sevdiği enstrüman bas, gitar ya da davul değil, paragraftır.
tool dinleyicisine bu cevap yetmez. sana müziği değil, o müziği dinlerken yaşadığı aydınlanmayı ve kendi entelektüel derinliğini anlatmak zorundadır. anlatamadığı için ölen tool dinleyicileri tanıyorum....
"aslında bu albümü yazdıkları dönem maynard'ın..." diye başladıkları an kaçmak için 13 saniyen vardır... kaçamadı isen önce maynard'ın hayatını dinlemeye başlarsın, iki dakika sonra jung, fibonacci, kutsal geometri, bilinç, gölge arketipi falan havada uçuşur. eğer yaşıyorsan çok şanssızsın, çünkü bu muhabbet asla bitmez, uzadıkça uzar...
işin en komik tarafı da gerçek tool dinleyicisinin hiçbir zaman "ben bu grubu seviyorum" dememesidir... bilindiği üzere gerçek tool dinleyicileri asla tool'u seçmemiştir, grup onları diğer insanlardan ayırarak seçmiştir. gerçek tool dinleyicileri müzik zevkini değil, karakter gelişimini anlatır, anlatmak zorundadır!
gerçek tool dinleyicilerinin en sevdiği enstrüman bas, gitar ya da davul değil, paragraftır.
devamını gör...
inde navarrette
devamını gör...
obsession
ah nikki’m üzümlü kekim benim.
fena film değil izletiyor en azından da ben bu filmin çok yerinde gülerek izledim sahneleri. 26 yaşında bir çocuğun gişede rekorlar kırdırdığı,ne dilediğine dikkat et temalı psikolojik gerilim filmi.
fena film değil izletiyor en azından da ben bu filmin çok yerinde gülerek izledim sahneleri. 26 yaşında bir çocuğun gişede rekorlar kırdırdığı,ne dilediğine dikkat et temalı psikolojik gerilim filmi.
devamını gör...
abdurrahman çavuş (yazar)
iyi niyetli bir yazara benziyor. inşallah kızdır
devamını gör...
çok paranız olsa ne yapardınız sorunsalı
los angelessssss daglarinda hillerinde bulun beni param olunca.
devamını gör...
seksten sonra namaz kılmak
allah kabul etsin.
devamını gör...
sehpadaki midi klavye (yazar)
bana sahte profil de, ''karı değil bu erkek ha...'' de, hatta uvey’in çakması de kabulüm... ama ''mürekkep yalamışlığı var'' kısmında beni çok üzmüş olursun, asla yalamadım. ben banyodaki sabun köpüğünü, hatta tinerli kovaya düşmüş boya fırçasını yalarım ama o mürekkebi asla yalamam. kültürel dekonstrüksiyon yapayım derken dilimi maviye boyayamam şimdi, şirin baba epsirisi yaparlar bana burada.
devamını gör...
sigaraya sürekli zam yapmak
125 tl bir paket marlboro touch blue saman mi yakip icelim qhardas.
devamını gör...
kamu spotlarında sigara içen babasına üzülen çocuk ekolü
yıllardan beri var böyle bir şey. her kanalda, her zaman diliminde çeşitli temalarda kamu spotlarına denk gelirim. trafik kazalarına karşı emniyet kemeri takmanın önemi, ormanları yakmamamız yönünde bize verilen haklı tavsiyeler, kadına şiddet ve tacize karşı çıkış yolları gibi birçok hususu içeren kamu spotları gözümden bir film şeridi gibi geçti yıllar yılı. bir de bu sigara bırakma temalı üzücü, hafif kasvetli kamu spotları dikkatimdeydi. asıl takıldığım oyuncular her zaman çocuk oyunculardı bu reklamlarda. oyunculuklar gerçekçi olduğu için mesajı doğrudan alıyorsunuz ve içinize bir kahır yerleşiyor ama çocuk oyuncuları artık nereden seçmişlerse onlar bir başka üzüyordu adamı.
baba balkona çıkıp sigarasını tüttürür. artık kafasında sinan özen'in meşhur olduğu 90'lar döneminden bir arabesk mi çalıyordur, fenerbahçe-sturm graz eşleşmesinin deplasman ayağını mı düşünüyordur, yoksa öküzün trene baktığı gibi dümdüz karşıya mı bakıyordur bilmem. bilmek de istemem! öküzün trene bakmasından çıkarılmış aptallık profili de ilginç doğrusunu isterseniz. öküz başka şeylere bakarken çok mu akıllıca bakıyor yani? bir tek tren görseli mi aptallaştırıyor onu? garip...
neyse efendim, işin özü adamımız balkonda sigara tüttürüyor, odada da bizim üzgün ve dertli çocuk oyuncumuz var. şu sözleri sarf ediyor çocuk oyuncumuz:
"babam bu soğukta niye balkonda titreye titreye sigara içiyor. içmesin lütfen. ben babamın bu hâline çok üzülüyorum. gelsin içeride bizimle otursun."
ben açıkçası bu dizilerdeki, filmlerdeki, ne bileyim kamu spotlarındaki çocukların bu büyümüş de küçülmüşlüğüne de karşıyım. yahu çocuk dediğin gitsin oyuncağıyla oynasın, çizgi filmini izlesin, maçına baksın gole sevinip üzülsün, cipsini yesin. hayır yaş da müsait yani ne bu aşırı gelişmişlik? çocuk bunları yapacağı yaşta balkondaki gayet ipi kuşağına denk görünen babasına üzülüyor, bizi de yüreğimizden vuruyor. yapmayın etmeyin efendim :)
baba balkona çıkıp sigarasını tüttürür. artık kafasında sinan özen'in meşhur olduğu 90'lar döneminden bir arabesk mi çalıyordur, fenerbahçe-sturm graz eşleşmesinin deplasman ayağını mı düşünüyordur, yoksa öküzün trene baktığı gibi dümdüz karşıya mı bakıyordur bilmem. bilmek de istemem! öküzün trene bakmasından çıkarılmış aptallık profili de ilginç doğrusunu isterseniz. öküz başka şeylere bakarken çok mu akıllıca bakıyor yani? bir tek tren görseli mi aptallaştırıyor onu? garip...
neyse efendim, işin özü adamımız balkonda sigara tüttürüyor, odada da bizim üzgün ve dertli çocuk oyuncumuz var. şu sözleri sarf ediyor çocuk oyuncumuz:
"babam bu soğukta niye balkonda titreye titreye sigara içiyor. içmesin lütfen. ben babamın bu hâline çok üzülüyorum. gelsin içeride bizimle otursun."
ben açıkçası bu dizilerdeki, filmlerdeki, ne bileyim kamu spotlarındaki çocukların bu büyümüş de küçülmüşlüğüne de karşıyım. yahu çocuk dediğin gitsin oyuncağıyla oynasın, çizgi filmini izlesin, maçına baksın gole sevinip üzülsün, cipsini yesin. hayır yaş da müsait yani ne bu aşırı gelişmişlik? çocuk bunları yapacağı yaşta balkondaki gayet ipi kuşağına denk görünen babasına üzülüyor, bizi de yüreğimizden vuruyor. yapmayın etmeyin efendim :)
devamını gör...


