zaman tüneli
manipülasyon psikolojik şiddet midir sorunsalı
evet öyledir?
bir insanın beynine zehrini salıyosun olm. dövmekten farkı yok bunun.
hatta daha kötü.
bir insanın beynine zehrini salıyosun olm. dövmekten farkı yok bunun.
hatta daha kötü.
devamını gör...
good luck babe (yazar)
yarın sahalara geri dönüyorum, suppla beni.
devamını gör...
şampuana verdiğim ibretlik ayar
hanımlar beyler toplanın, biraz duşta banyo ekosisteminin güç dengelerini kökten değiştiren, plastik ambalajlı bir nesneye hayatının şokunu yaşattığım o muazzam olayı anlatıyorum.
aylık "yıkanıp insan olalım" seansımı icra etmek üzere duşa girdim. sıcak suyun altında hayatım nerede kaydı diye derin düşüncelere dalmışken gözüm duşakabinin köşesinde duran o kibirli, o ukala şampuan şişesine takıldı. üzerinde devasa harflerle peksi dokunuş, %100 dolgunluk ve mikro nütrisyonel argan yağlı mucize formül yazıyor.
şampuanı elime aldım, kapağını açıp hafifçe sıktım. ne gelse beğenirsiniz, hiçbir şey. içinde iki damla kalmış ama dımdızlak duruyor, sıktıkça pfff fırt diye acınası bir hava sesi çıkarıyor. biraz daha zorlayınca yüzüme doğru mikroskopik bir sabun köpüğü fırlattı.
işte o an bende şalterler attı. banyonun buğulu aynasına doğru döndüm, elimdeki şampuan şişesini tam göz hizama getirdim ve aynen şu şekil konuşmaya başladım:
bak bana bak, ambalaj güzeli dedim. bana oradan fransız laboratuvarlarında geliştirilmiş mucizevi dokunuş edebiyatı yapıyorsun ama daha kendi kapağını dik tutmaktan acizsin. üzerinde 250 ml yazıyor, 200 ml si banyo musluğundan doldurulmuş şebeke suyu, kalan 50 ml si de köpük ajanından ibaret. sen kimsin bana hacimden bahsediyorsun lan? kendi gövden bükülmüş, için boşalmış, basınca pırt diye ses çıkarıyorsun, gelmişsin bana paris podyumları kafası yaşıyorsun.
şampuan şişesi elimde öylece kaldı. banyodaki buhar bile bir anlığına durdu, fıskiye fısır fısır akmayı kesti. durmadım, vitesi beşe kafayı şampuana taktım: daha geçen gün kepek önleyici diye kafama sürdüm, kafa derim sahra çölüne döndü, kepekler omuzlarımda toz bulutu oluşturup kendi ekosistemini kurdu. sen neyi önlüyorsun tam olarak? ancak bim raflarındaki tozlanmayı önlersin! şu haline bak, indirimden aldım diye gururuma dokunuyorsun ama egon 100 bin euro. şimdi seni son damlana kadar sıkıp o sahte argan yağlı gururunu banyo giderine aktaracağım.
yemin ediyorum şampuanın rengi soldu. o parlak ambalajı bir anda matlaştı, kapağının ucundan süzülen tek damla köpük adeta bir gözyaşı gibi plastik vücudundan aşağı aktı. şişenin üzerindeki mucizevi bakım yazısı utançtan silinecek raddeye geldi. hiçbir cevap veremedi, sadece banyo giderine bakarak akıbetini bekledi.
son damlasına kadar sıktım, boş ambalajını da hiyerarşinin en altına, çöp kovasının dibine fırlattım. bimden aldığım kalıp beyaz sabunla duşumu tamamladım, kafam ferah.
bu da böyle bir ayarımdır, duşakabin içi hiyerarşisini yeniden kurduk çok şükür.
aylık "yıkanıp insan olalım" seansımı icra etmek üzere duşa girdim. sıcak suyun altında hayatım nerede kaydı diye derin düşüncelere dalmışken gözüm duşakabinin köşesinde duran o kibirli, o ukala şampuan şişesine takıldı. üzerinde devasa harflerle peksi dokunuş, %100 dolgunluk ve mikro nütrisyonel argan yağlı mucize formül yazıyor.
şampuanı elime aldım, kapağını açıp hafifçe sıktım. ne gelse beğenirsiniz, hiçbir şey. içinde iki damla kalmış ama dımdızlak duruyor, sıktıkça pfff fırt diye acınası bir hava sesi çıkarıyor. biraz daha zorlayınca yüzüme doğru mikroskopik bir sabun köpüğü fırlattı.
işte o an bende şalterler attı. banyonun buğulu aynasına doğru döndüm, elimdeki şampuan şişesini tam göz hizama getirdim ve aynen şu şekil konuşmaya başladım:
bak bana bak, ambalaj güzeli dedim. bana oradan fransız laboratuvarlarında geliştirilmiş mucizevi dokunuş edebiyatı yapıyorsun ama daha kendi kapağını dik tutmaktan acizsin. üzerinde 250 ml yazıyor, 200 ml si banyo musluğundan doldurulmuş şebeke suyu, kalan 50 ml si de köpük ajanından ibaret. sen kimsin bana hacimden bahsediyorsun lan? kendi gövden bükülmüş, için boşalmış, basınca pırt diye ses çıkarıyorsun, gelmişsin bana paris podyumları kafası yaşıyorsun.
şampuan şişesi elimde öylece kaldı. banyodaki buhar bile bir anlığına durdu, fıskiye fısır fısır akmayı kesti. durmadım, vitesi beşe kafayı şampuana taktım: daha geçen gün kepek önleyici diye kafama sürdüm, kafa derim sahra çölüne döndü, kepekler omuzlarımda toz bulutu oluşturup kendi ekosistemini kurdu. sen neyi önlüyorsun tam olarak? ancak bim raflarındaki tozlanmayı önlersin! şu haline bak, indirimden aldım diye gururuma dokunuyorsun ama egon 100 bin euro. şimdi seni son damlana kadar sıkıp o sahte argan yağlı gururunu banyo giderine aktaracağım.
yemin ediyorum şampuanın rengi soldu. o parlak ambalajı bir anda matlaştı, kapağının ucundan süzülen tek damla köpük adeta bir gözyaşı gibi plastik vücudundan aşağı aktı. şişenin üzerindeki mucizevi bakım yazısı utançtan silinecek raddeye geldi. hiçbir cevap veremedi, sadece banyo giderine bakarak akıbetini bekledi.
son damlasına kadar sıktım, boş ambalajını da hiyerarşinin en altına, çöp kovasının dibine fırlattım. bimden aldığım kalıp beyaz sabunla duşumu tamamladım, kafam ferah.
bu da böyle bir ayarımdır, duşakabin içi hiyerarşisini yeniden kurduk çok şükür.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
madem sensin o.
madem sevmeksin,gülmeksin,yaşamaksın.
madem yüzün yüzümde,sesin sesimde,
yüreğin yüreğimde.
madem milyarlarca ihtimal varken
rastladık birbirimize.
kal böyle değisme,gitme,bitme,
yaşlan benimle...
cemal süreya
madem sevmeksin,gülmeksin,yaşamaksın.
madem yüzün yüzümde,sesin sesimde,
yüreğin yüreğimde.
madem milyarlarca ihtimal varken
rastladık birbirimize.
kal böyle değisme,gitme,bitme,
yaşlan benimle...
cemal süreya
devamını gör...
bir üstteki yazar hakkında düşünülenler
umumi tuvaletlerin kapısında ekonovich was here yazdığını ona ne zaman söyleyecekler diye merak ederken, dedim ki bu tarihi anı başkasına bırakmayayım… duydun mu komik yazar.*
devamını gör...
kadınların öz güvensiz enerjisi düşük erkekleri sevmemesi
yalnızca kadınlar için geçerli olmayan durumdur. kişiler yanında güvende hissettiği, sosyal ortamlarda yanında bulunan kişinin kendinden emin olmasıyla elde ettiği statü kazanımından hoşlandığı bireyleri tercih etmekte.
evrimsel anlamda kadınlar için statü, güç, koruma arıyor erkekler için doğurgan gösteren fiziksel özellikler arıyor dense de her iki durum her iki cinsiyet için de geçerlidir. erkekler de enerjisi yüksek özgüvenli kadınları tercih etmekte. yine evrimsel bağlamda bu tabii ancak ataerkil toplumda bazı kısımlar yok sayılıyor gibi.
bir de yine kadın erkek fark etmeden özgüveni ya da size karşı enerjisi yerinde olmayan kişiler eğer siz aksi durumdaysanız bir noktada sizden beslenmeye başlar. sizin enerjiniz, sizin statünüz. kıyas ve kısıtlama işin çirkin kısmı tabii. sevdiğiniz, sevileceğiniz ve güvende hissedeceğiniz ilişkiler kurunuz.
evrimsel anlamda kadınlar için statü, güç, koruma arıyor erkekler için doğurgan gösteren fiziksel özellikler arıyor dense de her iki durum her iki cinsiyet için de geçerlidir. erkekler de enerjisi yüksek özgüvenli kadınları tercih etmekte. yine evrimsel bağlamda bu tabii ancak ataerkil toplumda bazı kısımlar yok sayılıyor gibi.
bir de yine kadın erkek fark etmeden özgüveni ya da size karşı enerjisi yerinde olmayan kişiler eğer siz aksi durumdaysanız bir noktada sizden beslenmeye başlar. sizin enerjiniz, sizin statünüz. kıyas ve kısıtlama işin çirkin kısmı tabii. sevdiğiniz, sevileceğiniz ve güvende hissedeceğiniz ilişkiler kurunuz.
devamını gör...
leonidas papadopoulos
müebbet değilsin ya. bir gün çıkacaksın aklımdan be adam..
bu kadar hayranlık iyi değil çünkü.
ah be leon.
bu kadar hayranlık iyi değil çünkü.
ah be leon.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının red flag ları
bu başlıkla dalga geçerler. neyse tanıma geçelim..
egosundan önünü göremeyen insan benim için red flag.
en iyisi sensin evet. hep sen aynen.
egosundan önünü göremeyen insan benim için red flag.
en iyisi sensin evet. hep sen aynen.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının red flag ları
iki satırdan uzun entry görmek.
kafam basmıyor, anlamıyorum.
kafam basmıyor, anlamıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının red flag ları
benim en büyük red flag im en sevdiği rengin pembe olması veya pembe rengi sevmesi. her cinsiyet için de geçerli bir durumdur bence.
sosyalojik, fizyolojik ve psikolojik nedenlerini farklı bir konu başlığı altında açıklarım hehe..
(bkz: red flag)
başlık "flag leri" şeklinde daha doğru olurmuş da neyse, bunu flegh şeklinde okuyan 3 kişi vardır burada hehe..
sosyalojik, fizyolojik ve psikolojik nedenlerini farklı bir konu başlığı altında açıklarım hehe..
(bkz: red flag)
başlık "flag leri" şeklinde daha doğru olurmuş da neyse, bunu flegh şeklinde okuyan 3 kişi vardır burada hehe..
devamını gör...
hiç okula gitmemiş olmak
ne kaybettim? hiçbir şey.
devamını gör...








