zaman tüneli

arada biri fıstığım, güzelim falan diyor.
devamını gör...

dünya güzelim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

teneke adamı gerçek sanmak.
devamını gör...

hayatın çok sesli yanına sağır olması, en masum eleştirimi kendi kimliğine yapılmış bir suikast girişimi olarak algılaması, amigovari körlüğe sahip olması.
devamını gör...

bir kadına aynı anda 362652 kişi yürürse, o kadınla 1 defa sevişebilmek için uzun süre aşık taklidi yaparsa, elde edince aldatırsa tabii psikolojisi düzgün kadın kalmaz.


sonra kadınlar önceki ilişkilerde yaşadıkları mutsuzlukların acısını bir sonraki ilişkiye yansıtıyor. psikolojisi düzgün erkekte kalmıyor.
devamını gör...

bak işte bu da kadın olmanın küçük ama belki de düşündüğümüzden daha önemli zorluklarından biri bence. erkekler birçok ortamda gayet rahat şekilde yayılıp oturabiliyor. dizini kır, bacağını uzat, sandalye neyse ona göre yayıl… kimse dönüp ikinci kez bakmıyor.
ama kadınlar için aynı rahatlık çoğu zaman mümkün olmuyor. ister istemez otururken kalkarken daha dikkatli olmak gerekiyor. dizini nasıl koydun, eteğin nasıl duruyor, bacak bacak üstüne mi atsan yoksa dizleri bitişik mi tutsan… bunlar hep otomatik olarak düşünülüyor.
aslında çok küçük gibi görünen şeyler ama günlük hayatın içinde sürekli tekrarlanan küçük konfor kayıpları bunlar. erkeklerin çoğu bunun farkında bile değil çünkü hiç düşünmek zorunda kalmıyorlar. ama kadınlar için bu, neredeyse refleks haline gelmiş bir dikkat meselesi..
devamını gör...

dizler: hak ettiysem eyvallah
devamını gör...

konservatuarlı olup eğitimini aldığı müziğe uygun, yakışır çalışmalar yapmak yerine arabesk müzik kategorisinde boy göstermiştir.

düşünsene konservatuarda klasik türk müziğinin tarihini okuyorsun, dönemlere göre farklı formlarda eserleri öğreniyorsun,
çok kıymetli hocalardan dersler alıyorsun, sonra bu kadim musikinin öğretildiği eğitim kurumlarının terbiyesini hiç almamış ve sanki orada hiçbir şey öğrenmemiş alelade biri gibi davranabiliyorsun..

insan utanır be. o arabesk tarzda kötü şeyleri şarkı diye söylemeye. neyse.
devamını gör...

bu başlığın doğrudan muhatabı, öznesi ben değilim aslında ama yine de maksat muhabbet olsun diye iki kelam edeyim.

gençliğimde sinir sistemim gerçekten demir gibiydi. öyle her şeye alınan, kolay kırılan biri değildim. etrafımda ne kadar problemli, ne kadar psikopat tip varsa bile psikolojime etkisi rüzgarın kayadan yel alması kadar olurdu. yani gelir geçerdi. insanların tuhaflıkları beni çok da sarsmazdı.

ama insan yaş aldıkça ve yanlış insanların içine düştükçe işler değişebiliyor. özellikle bir dönem, bulunduğum ortamda bir grup insanın adeta küçük bir cemaat gibi hareket eden bir çevrenin, sistemli mobbingine maruz kalınca benim de kafam epey dağıldı. insan bazen tek bir olaydan değil, üst üste gelen küçük küçük şeylerden kırılıyor. ne ironiktir ki o süreçte bana en çok zarar verenler de kadınlardı.

şimdi o çevrelerden uzağım. hayatım daha sakin, daha huzurlu. yavaş yavaş normalleştiğimi hissediyorum diyebilirim. demek ki bazen sorun insanın kendisinde değil, bulunduğu ortamda olabiliyormuş.

konuya biraz daha genişten bakınca da şunu söylemeden edemiyorum: toplum olarak çok parlak bir yerde değiliz. kalitesizlik neredeyse hayatın her alanına sızmış durumda. keçinin olmadığı yerde abdurrahman çelebi olanların hükümranlığı, liyakatsizliğin değer görmesi, sesi çok çıkanın haklı sayılması gibi bir düzen oluşmuş gibi. böyle bir ortamda gerçekten iyi, dengeli, kaliteli insanlar da çoğu zaman arada kaynayıp gidiyor.

o yüzden mesele sadece psikolojisi düzgün kız bulmak zorlaştı meselesi değil bence. genel olarak insan kalitesinin düştüğü, iyi insanların kolay harcandığı bir dönemin içindeyiz gibi geliyor bana. böyle bir zeminde düzgün insan bulmak zaten zorlaşıyor cinsiyetten bağımsız olarak..
devamını gör...

her doğan ölür, her yeni eskir.
devamını gör...

inandın mı? *
devamını gör...

dizlerin babasını düdükleyen oturuş şekli.
elhamdülillah köpköylü olduğum için yemek yerken masada bile böyle oturuyorum. 60 yaşına gelince tekerlekli sandalye ile gezeceğiz bu gidişle.

bu oturuşa alışmanın en zor yanı ise misafirliğe gidince yaşanan zorluk. aah bilemezsiniz ne zor, ne zor.
devamını gör...

alet edavat yetmez.
devamını gör...

hayallerimin gerçekleşeceği, her zaman iyiliğin kazanacağını sanardım.
devamını gör...

bugunku teravih namazinda hocamizla oyle guzel dualar ettik ki bu geceden sonra israil'in de abd'nin de tozu bile kalmayacak artik. iyi izleyin..
devamını gör...

sizi olduğunuz gibi sevmiyordur. erkek birey, sevdiğini tüm kusurlarıyla sever. bizim oraların bir lafında da dendiği üzere; what’s for you will never go by you. yanisi kayısıyı ye, çekirdeğini yeme.
devamını gör...

şarkı sözlerindeki cesur kadın nüansını seviyorum. sözlerının isteğindekı netlik çekici geliyor.

favorim kardan adamdır.

''zaten aşk, ne zaman, doğru zaman, kollar hiç bi' zaman
dağ gibi duranı, istemez ah sever kalp kardan adam
o erir üstüme, erisin ben çoktan sırılsıklam
olmuşum, ölmüşüm, bitmişim budur aşkta en cazip olan''

efendi değil, dokundugunda benı sırılsıklam yapacak adama okeyım diyor. ha kar nuansı ile de rtürkden geçmiş olmuş. iyi ki de geçmiş.




edit: tutkulu duygusal kadın değil de arzulu deli isteyen kadın da alttakı gibidir. bu da harika.



edit 2 : nirvana, dönemın dolar kuruna da değinmiş:) başlığa yazdık youtube gülşen gecesi yapıyoruz :)

devamını gör...

istanbul'dan çıktım yola
madrid'te verdim mola
doy doy doyamadım
ille de barça
ille de barça
devamını gör...

bu söz aslında bana hep bir şarkının ideolojilere uyarlanmış hali gibi geliyor. orijinali malum; “dertleri zevk edindim, bende neşe ne arar.” yani hani bazen insanlar bir şeyi alıp kendi dünyasına göre eğip büküyor ya, bence bu da onun politik versiyonu gibi duruyor.

bununla ilgili benim aklıma yıllar önce çalıştığım bir kurumda yaşadığım küçük bir anı geliyor. aynı birimde iki abiyle birlikte görev yapıyordum. biri tam bir 68 kuşağı solcusu, diğeri de koyu bir sağcıydı. ama ikisi de aslında oldukça muhabbetli insanlardı, sürekli birbirlerine takılırlardı.

bir gün göreve çıkacağız, hangi yoldan gidelim diye konuşuyoruz. sağcı abi hemen atıldı, “biz sağdan gidelim gardaş, defteri sağdan verilenlerden olalım.” dedi. daha cümle biter bitmez solcu abi gülerek yapıştırdı, “yok yok… ben sollamayı zevk edindim, sağda neşe ne arar.”
türkiye’de bazen ideolojiler bile bir noktadan sonra espriye, günlük dilde küçük laf sokmalara dönüşebiliyor. bazen memleketin politik dili bile böyle küçük mizah anlarından doğuyor gibi sözlük..

dipnot:#3911468 ukde doldurma ve iltifat için teşekkürler..
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim