şaşırtıcı bir durum değil. karşınızdaki partinin ismi hdp.
bu partiden de milli bir duruş beklemek safdilllik olur.
devamını gör...

lisede halama gittiğimde kızanım bak bunu yiyen üniversite sınavını kazanırmış diye kereviz yedirirdi bana, o zamandan beri severim.(bkz: swh)
devamını gör...

favori filmim. bu filmden daha iyi filmler yok demiyorum asla.* ama duygusuyla, atmosferiyle beni içine almış, ben de bir iz bırakmış şahane filmdir. ne zaman hatırlasam içimde garip bir şeyler oluverir. bu filmde camus'un yabancısından, georges perec'in uyuyan adamından parçalar bulurum nedense. insan üşür, içi donar. sığınakları, perdeleri, duvarları görüverir, şaşar, sıkılır.

maxime ve stephane keman yapan ve tamir eden iki arkadaştır. stephane içine kapanık, gizemli bir karakterdir. onun aksine maxime fazlasıyla sosyal ve neşelidir. maxime'in harikulade güzel sevgilisi camille de çok yetenekli bir kemancıdır. ve ardından aşk üçgeni başlar..

emmanuelle beart bu film ile beni kendine aşık etmiştir. tabi ki rolünün hakkını vermesiyle. bu filmde onu hem zarafetiyle, sadeliğiyle, güzelliğiyle görürüz, hem de kendinden çıkmış, delirmiş, dibe batmış halleriyle. şahanedir. filmin sonu epey bir süre hatırda kalır, o derin ve uzak bakış, çalan müzik, sık sık hatırlanır.

şöyle de bir repliği vardır: "sen de arıyorsun, biliyorum. seni olduğun gibi kabul ediyorum. kurduğun o kapalı dünyaya aldırmıyorum. senin için buradayım."
devamını gör...

kayra/olmadım say

"insanla sınandım inatla inandım
kendimle sınandım ısrarla yanıldım
bir akşam öyle sarhoş olmuşum ki utandım
doğmadığımı sandım keşke hiç yanılmasaydım

garip bir lekeydin hemen fark edildin
sessiz evlerin çocuklarından sade biriydin
suratlar izledin isimler ezberledin
şimdi kim miyim? hatırlatın bilmek isterim

görmedin say, olmadım say, doğmadım say"

devamını gör...

sadece ioanna kuçuradi geldi aklıma o da rum kökenliydi galiba.

neden kadın peygamber yok ile de benzer kapıya çıkabilse de eğitim ve düzen mühim.
devamını gör...

tebrik edilmesi gereken insandır. çevremizde bu kadar çekici ve bağımlılık yapan* etken varken sağlıklı kalmaya çalışmak çok zor.
spor yapmak da işkence oluyor. yani kısaca çok zor bir şeyi başaran insandır. tebrik ettiğimi söylemiş miydim?
devamını gör...

bir dönem çok popüler olup , emel müftüoğlu ile de başarılı işlere imza atan erdal çelik şarkısı.
buradan
devamını gör...

yazılan tanımda kadın olduğunu belli eden bir yazı olmadığı sürece, onun kadın olduğunun nasıl anlaşılıp, oy verildiğini merak ettiğim tespit.

ya da bir şekilde o nickin kadın olduğu artık anlaşılmışsa da, oy verirken nicke bakıp öyle mi oyluyorsunuz? ben bazen oy verdikten sonra, özellikle uzun bir yazıysa nicki sonra görmüş oluyorum.

ya da kadın olduğunu bile bile bol bol oy veriyorsunuz diyelim, ee sonuç? oy verdiniz diye oradan size ekmek mi çıkacak?

ne saçma sapan düşünceler bunlar.
devamını gör...

öyle biri vardı arkadaş grubumda her problemi libidoya bağlardı. "bugün hiçbir şeye enerjim yok" diyen birine "bunlar hep libido düşüklüğü yüzünden" demişti.
not: aramızda fazla barınamadı.
devamını gör...

herhalde tarikatların yaşamadığı islam. onlarınki biraz "menfaatçi islam" gibi çünkü.
devamını gör...

o dip dediğiniz sizin algınız, bu dünyanın dibi yok emin olun. ondan kıyıdan köşeden devam edin işte, gelmeyi biz istemedik aşikar ama gidene kadar otobüsten inme şansımız yok böyle düşünün. koyun alüminyum elementine ben öyle yapmaya çalışıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

t: yazarlarını takip eden sözlük yapmışlar.
takipçi listeme güneş gibi doğmuş sarı papatyam.

ayrica merak etmeyin yoldaş sizi bulur derken bahsedilen numara bu muydu acep?
eğer öyle ise bu biraz basit kaçmış yoldi tolki.
devamını gör...

bence psikolojik çözümlemeleri çok iyi olan film.

film 3 aileyi konu alıyor; zengin aile, ailenin kızına ders veren oğlumuzun familyası ve evde çalışan hizmetçi ablamızın ailesi.

film ağır ilerlese de tahmin edilemezlik barındırdığı için izleyiciyi kopmadan içinde tutmayı başarıyor.

film garibanın her yerde gariban olduğunu gösteriyor. para her şeydir romalılar!
devamını gör...

kahve içmeden duramayan insanlar için dışarıya para saçmayı önleyecek olan durumdur.

ben makineye nazaran french press'i tercih ederim ama.
devamını gör...

henüz gözlemlediklerim arasında en rahatsız edici olanı.

yüzlerce başlığa sadece alıntı girerek tanım* girdiğini sanan yazar sayısı o kadar fazla ki, insan müdehale edilmiyor olmasına hayret ediyor. sözlüğün kopyala yapıştıra dönüşmesinde bir sakınca görülmüyor olsa gerek.

ekleme: alıntıdan kastettiğim bilgi içeren enrtyler değildi aslında. başlıkla alakalı alakasız şiir, şarkı sözü, replik girilmiş entrylerden başka girdisi olmayan, tek bir başlığa yorum bile yazmamış yazarların çok fazla oluşu.*umarım ileride tek endişenin popülasyonu arttırmak olmadığı bir sözlük olarak şekillenir ortam.
devamını gör...

sen ne getirdin bana çocukluğundan?
şen kahkahalar ulumalar dona kalmalar mı?
üzüncün senin hangi çağrışımlara uzandı
benim eskil saatlerimde?
geçmişsiz ve geleceksiz suç sevinçleri,
deniz kıpırtılarınca yürek dalgalanmaları?
titreyerek uçurulan köpükten balonlar,
anlık aşkın tasarımlar mı?

nasıl bir ak konutun isteklendiricisi oldun
anılarıma düz baktıran
ah, ben pembe fistanımla kuşanırdım
dantelalı tafta yumuşaklıkla
savaşırdım kovmaya, çifte yetkeyi
hiçlemeye annemi ve uykuyu
öğle sonlarında ürkünç odaların!

diledin mi yanında tümden varolmayı an için
ve bir kaç sonrasında hiç yokmuşçasına
beklememeyi bir şey çevremdekilerin uyumundan başkaca?

yok böyle bir şey yok!
sunduğun sağaltımı kaçkın bir geçmiş,
sayrılık tutsağı bir gelecek duyumu bulanık,
sisi varlığının üzünç kanıtı bir vaktin
şimd'i_
beni bağışlayan sarsan
aşan bizleri mor birliktelik..
devamını gör...

ben en çok tek başıma sinemaya gitmeyi severim, birde kahvemi alıp, müziğimde kulağımda eskici, hurdacı, antikacı gezmeyi çok severim, yada şehirde gezmeyi, vapur, çarşı, sahil.

edit : önceleri yalnız olduğun için tek başına yapıp, zamanla alışıyorsun, ama sonra, +1 kişi ayakbağı oluyor, hızını kesiyor sanki insanın, özellikle sinema, tek başına çok daha keyifliymiş mesela, yada ben çok alıştım.
devamını gör...

jacob riis ustanın anlamlı sözüdür. ustamızın bir gözlemi şöyle "çaresiz kaldığım zamanlarda gider, bir taş ustası bulur, onu seyrederim. adam belki yüz kere vurur taşa; ama değil kırmak, küçücük bir çatlak bile oluşturamaz onda. sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. işte o zaman anlarım ki taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir."
mağlubiyete uğrayınca ümitsizliğe kapılmamak gerekir. alacağımız dersler ile zafer kazanmamız mümkündür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim