sözlüğün yakışıklılık ortalamasını tek başına yukarı çekebilecek bir yazarımız.
ancak ondan yalnızca estetik çıkarımlarda bulunmak pek bir yanlış, zira kendisi müthiş bir hızla fevkalade tanımlar giriyor.

(bkz: ıvan mikinski, ölüm için ayırdık geceleri, gülerken galata'da.)
devamını gör...

ufak bir çocukken kimi daha çok seviyorsun anneni mi babanı mı? ve tabi ki ikisini de çok seviyorum cevabı kabul edilmezdi. beni stresli bir döngüye sokardı.

şimdi ise nasılsın sorusu olabilir. insanlar daha çok nasıl olduğun ile ilgilenmeden bu soruyu soruyorlar. tek düşündükleri kendi aklındakileri söylemek için iletişime geçmek.

-nasılsın?
+iyiyim, sen nasılsın?
-şey diyecem ya... ...ha bende iyiyim.
devamını gör...

insanın mayasında yoksa ,ne yaparsa yapsın başaramayacağı bir gerçektir.
devamını gör...

“tam da vakit geçirmek için eski videolarını izlerken yeni video bildirimi geldi kalp kalp”
devamını gör...

sevgili günnük.

bir şu koltukta yatıyorum bir bu koltukta.
gidem de lark' ın masasında yatam.
geçen duvardan düştüm, 8 canım kaldı....
miyuuuu.
devamını gör...

ayakkabılarım başucumda sabahı sabah edemezdim. uyanır uyanır kıyafetlerimi kontrol eder üzerimde nasıl duracaklarını hayal ederdim.

hele ki bayram kahvaltıları? o masumiyet, o samimiyet elini uzatsan sanki tutacaksın gibi ama kilometrelerce ötede şimdi...

ben mi büyüdüm, çocukluğum mu öldü? bilemedim.

hsla içinde o duyguları yaşayanlara ,yaşayabilenlere iyi bayramlar! benim için bayram hasret, bayram hüzün, bayram yalnızlığın en koyu yaşandığı bir kuyu...

bir bayram sabahı 7-8 yaşlarındayım. demir kapıda bir ileri bir geri sallanırken düşüp merdivenlerde kafamı yarmıştım hugolu takımım kan reva içinde kalmıştı. yarım saat sonra elimde bir kaç çikolata duvar tepesinde kahkahalar atıyordum yanımda can bildiğimle.

kafamda o iz hala duruyor. aklımda keyfini süremediğim hugolu takımım. kalbimde elimi uzatsam tutacakken dokunamadığımın yarası...

hepsi geçiyor unutuluyorda kalp acısı bıçak bıçak batıyor her nefes aldığında insana. şimdi gel de kutlu mutlu geçir bu bayramı! bu kadar yitikle, bu kadar özlemle, bu kadar anıyla... şimdi gel de iyi dilekler de bulun, emojili temenniler dağıt etrafa...

sizin bayramınız yine kutlu, mutlu olsun... benimki kırık, dökük...
devamını gör...

uykuya dalmadan önce yaşanılan düşme hissinin sebebi.

hipnik seğirme genellikle bacak kaslarında görülmesine rağmen, genel olarak kasların istem dışı ani seğirmesi ya da kasılması olarak tanımlanabilir. her ne kadar tanımını yapabilsek de bu durumun sebebinin kesin bir şekilde ne olduğunu anlamak çok da kolay değil. bu durumu evrimsel bakış açısı ile ele alan bilim insanlarının önermesine göre hipnik seğirme, en az iki tane önemli fakat birbiriyle ilişkili fonksiyona hizmet ediyor olabilir.

ilk olarak; ani bir şekilde uyanık hale geçmemiz, çevremizi son bir kez kontrol etmemizi sağlayarak etrafımızın güvenli olup olmadığını anlamamızı sağlıyor. bu durumu evrimsel açıdan ele aldığımızda, güvenli olmayan bir çevreden gelebilecek tehditlerin uykuya dalmadan önce algılanması oldukça önemli olabilir. muhtemelen atalarımız, mağaralarında uyumadan önce avcılara yem olmamak için çevre güvenliğine çok önem veriyorlardı.

evrimsel fonksiyonlardan diğeri ise vücut pozisyonunun stabilitesinin uyumadan önce kontrol edilmesini sağlıyor. bu durum şu anki modern yaşantımız için pek bir anlam ifade etmese de ağaçların üzerinde ve düz olmayan zeminlerde uyuyan atalarımız için oldukça önemliydi. yani bu seğirme sayesinde uykudaki bilinçsizlik durumuna geçmeden önce uyunan yerin ne kadar güvenilir olduğu ve yaslanılan yerin ne kadar sağlam olduğu anlaşılabiliyor.

bir diğer ana teorinin önermesine göre ise hipnik seğirme yalnızca bizim aktif psikolojik sistemimizden de kaynaklanıyor olabilir. aktif ve iradeli motor kontrolden, gevşeme ve nihayetinde paralize olmaya geçiş sırasında bu durum yaşanıyor olabilir. esas itibarıyla hipnik seğirme, beynin retiküler aktivasyon sistemi ve ventrolateral preoptik çekirdek arasındaki geçişin bir sinyali olabilir. özetle, vücudumuz kendi ayarlarıyla oynayarak kontrolü yavaş yavaş bırakırken bu durumla karşılaşıyor olabiliriz.
devamını gör...

kadınların da olduģu yerde küfür olmamalı klişesine girmeyeceğim başlıktır efendim. kadınlar da küfür edebilir. ama küfür bir hastalık, kendini ifade edememenin dışa vurumudur. küfür etmek yerine iyi bir psikologla görüşmek daha faydalı olacaktır. saygılar efendim.
devamını gör...

'the bro code'- barney stinson
ı have ony one rule... diye başlayıp giden replikler serisi lvkfhşlg. bu arada the bro code diye kitap var cidden. ilgililere duyurulur.
madde 38: ''bir kanka ölümüne bir kavgada bile bir kankasının kasığına vurmaz. asla.''
madde 4: '' bir kanka, bir kadına kanka kuralları'ndan asla bahsetmez. kanka kuralları, hiçbir nedenle kadınlarla paylaşılamayacak, kutsal bir belgedir... hayır, o nedenle bile olmaz'' lkjlfksg
devamını gör...

oysaki hepimiz öğrenciydik...
devamını gör...

eğitim fakültesinden mezun ve kpss diye bir sınavda başarı gösteren herkes öğretmen olunca böyle oluyor. maalesef genç beyinlerde kalıcı hasar bırakır.
devamını gör...

hepsini toplayayıp kısıra dolmaya düşüresim var. kapının girişinde kolonya ile karşılayıp çaylar benden diyesim geliyor. notlarını bırakıp gidenlere arkadan el sallıyorum bazen bende misafirliğe gidiyorum evime yakın olanlara.bence eğlenceli niye bakmayayım ki.corona dan dolayı misafirlik anlayışımızda değişti işte. nickaltı övücülüğü konseyi
devamını gör...

bu başlığı ne zaman görsem ya bir şey yiyorum ya da içiyorum. işte o an’lardan biri daha. sırada ne var acaba?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son zamanlarda duyduğum en ilgi çekici tespit. çok konuşanlar bizi çok fena silkelemiş olabilir. şöyleyim şu an:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hatırladıklarınızın doğru olduğunu ve değişmediğini düşünüyor musunuz? eger öyleyse, muhtemelen yanılıyorsunuz. birisi" kendi gözlerimle gördüm" dediğinde insanlar buna inanmaya meyillidir. bununla birlikte, bir olaya tanıklık etmeniz ile bir başkasına anlatmanız arasında, özellikle de konuyla ilgili bir kişi size yönlendirici sorular yöneltiyorsa, hatırladıklarınızda büyük değişkenlikler olabilir.
profesör elizabeth loftus bir olayı sahneleyip farklı kişilere olay hakkında sorular sorduğunda genellikle hepsinin farklı anlatımlarda bulunduğunu fark etti.
görgü tanığı hataları mahkemeler için ciddi sorunlar oluşturabiliyor. 1973'te bir davada 17 tanık, polis memurunu vuran kişi olarak bir adamı teşhis etti. daha sona ortaya çıktı ki adam, suç mahallinin yakınında bile değildi.
loftus şöyle açıklıyor:" bir olayı tecrübe ettiğimizde yaptığımız şey, belleğimizde onu depolayıp ileride başka bir vesileyle depoladıģımız şeye dönerek onu olduğu gibi okumaktan ibaret değildir. aksine, hatırlama ya da tanıma sırasındı, olayı birçok kaynaktan gelen bilgileri kullanarak yeniden oluştururuz. bunlar hem olayın orijinal algısını hem de olaydan sonra çıkarılan sonuçları içerir. zamanla bu kaynaklardan gelen bilgiler bütünleşir, böylece tanık, belirli bir detayı nasıl bildiğini söyleyemez. artık sadece birleşmiş bir belleği vardır." başka bir ifade ile, beyin, olaya dair gerçek deneyimini alır ve olanı açıklayacak makul bir hikaye oluşturur. daha sonra başka bilgiler veya öneriler gelirse beyin, belleği yeni girdilere uyacak şekilde yeniden yapılandırabilir. loftus, tanıkları sorulan soruların onların hatırladığı şeyi değiştiriyor gibi göründüğünü fark etti ve bunun ne derece kolay olabileceğini bulmak için bir deney yaptı.
100 öğrenciye zincirleme bir araba kazası içeren kısa bir film izletti. filmi gördükten sonra öğrenciler, altı kritik soru içeren bir anket doldurdular: sorulardan üçü filmde görülen, üçü de görülmeyen şeylerle alakalıydı.
deneklerin yarısı için sorulan kritik soru " kırık bir far gördünüz mü?" biçiminde sunuldu. diğer yarısı için ise "kırık farı gördün mü? "şeklinde soruldu. ikinci soru, filmde gerçekten görülmüş olsun olmasın, kırılmış bir cam olduğu anlamına gelir.
"kırık far" grubunun %15'i ; " kırık bir far" grubunun ise %7'si var olmayan bu ögeyi gördüklerini söyledi. başka bir deyişle "kırık bir far"dan, "kırık far"a geçmek, aslında öğrencilerin %8'inin anılarını değiştirmiş gibi görünüyordu.
lotus, sorudaki diğer küçük değişikliklerin nicel kararları etkileyip etkilemeyecegini bulmak için, başka bir öğrenci grubuna da benzer bir film gösterdi ve arabaların birbirlerine " çarptıklarında" ya da "tosladıklarında"ne kadar hızlı oldukları sordu. bir hafta sonra, filmde öyle bir şey olmamasına rağmen, kırık camı görüp görmedikleri soruldu. arabaların" tosladığı" yüklemiyle soru sorulan öğrencilerin içinde kırık camı gördüğünü söyleyenlerin sayısı, arabaların "çarptığı " yüklemiyle soru sorulan öğrencilerin içinde kırık camı gördüğünü söyleyenlerin sayısının iki katını geçiyordu.
bu deneyden de" filmle ilgili hatıraları küçük cümle değişiklikleri içeren sorular tarafından açıkça değiştirilebiliyor" çıkarmını yaptı.
lotus son olarak şu sonuca vardı:
görgü tanıkları sadece hız değil, aynı zamanda zaman ve mesafe konusunda da isabetli tahminlerde bulunulamıyor. buna rağmen mahkemelerde her zaman nicel kararlar vermek zorunluğu ile karşı karşıyalar. kaza araştırmacıları, polis memurları, avukatlar, muhabirler ve görgü tanıklarının sorgulanması gereken diğerleri, kelimelerin alttan alta taşıdıkları ince telkinleri göz önünde bulundurmaya çalışmalıdır. bir görgü tanığını sorguladığınızda elde ettiğiniz, gördükleri olmayabilir.
devamını gör...

evde özensiz giyinmek. tabiri caizse salmak.
köyde de öyleydik biz, karadeniz dizilerindeki kızlar gibi, evde iş güç yaparken artist artist giyinmezdik. tarlaya gidecen, fındık toplayacan, ağaca çıkacan süslü püslü giyinsen o kılıkta hal kalmayacağı için, acımayacağımız kılıklar giyerdik. alt üst takım olmazdı, renk uyumu olmazdı, allah ne verdiyse onu giyerdik. bende o kaldı işte.
devamını gör...

birçok konuda avantajlıdır ancak ufak da olsa dezvantajları vardır. ben avantajlarına odaklanıp öyle yaşıyorum ve gayet mutluyum.
devamını gör...

ilk aklıma gelen ve çok canımı sıkan restorasyon, müzecilik.
devamını gör...

amaaann boşver..du bi bakıyım umrumda mı? değilmiş
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim