arabayı sollarken bir anlığına atılan küçümseyici bakıştır. sanırsın viyana'yı fethetti. trafikte bu bakışı atmayana çok az rastladım.
devamını gör...

ilgi çekici tanımları olan bir yazar.
başarılar.
devamını gör...

favorilerimden biri.
devamını gör...

belki de terslik bende
yapamadım bu düzende
kaçacak delik arar oldum
sürüngenler şehrinde
eğitilmiş köpekler
doymak bilmez maymunlar
yaşamak istemem artık aranızda.

-yavuz çetin.
devamını gör...

28 şubat itibariyle sözlükte 2.486 aktif yazar ve 4.501 çaylak gözüküyor. ileriki günlerde bu çaylakların bir kısmı da yazar olacak.

aramıza yeni katılacak birçok kişi bu başlığa bakabilir. 192 yazar bu başlığa tanımlarını sevdikleri yazarları yazıp yeni gelenleri bilgilendirmişler.

yazarların tanımlarını çeşitli nedenlerden dolayı severiz.
kimi yazar bilgi dolu tanımlar verirken kimisi ise ruhumuza dokunarak mutluluk, huzur, neşe, sevgi verir bizlere.
kendilerini örnek aldığım birçok usta yazar var sözlükte.
boş tanımlar girmeyip, sözlüğe katkı sağlayan yazarların tanımlarına sempati duyarım.
kafa izninde veya kalbimizde olan bazı unutulmayan yazarlar da vardır.

sözlüğe üye olduğum aralık ayından beri dikkatimi çeken yazarları bir listeye eklemiştim.
bilgi olsun, anket olsun, forum olsun bir şekilde sözlüğün gelişmesini sağladı bu yazarlar.
bazı yoldaşları sehven ekleyememiş olabilirim.

tanımlarını sevdiğim yazarlar
yoldaş benjamin franklin
iko
helios
haklıyım ama mutlu değilim
hazall
hi my i run
karambol
pavlov'un göbeği
patagonyalı
uykusuzkahve
una nocte
uzat sarı saçlarını rapunzel
zümrüd-ü anka
zülal_kalender1
zugra
turab
tutankamonun laneti
twilight sparkle
tentürdiyot
ucemak
spirito libero
sofmusic
son feci mars
simurg
sillage
sirma
robnaja
robins
relax
psy active
petrificus totalus
pisipisi
ölmedim ama hafif sürünüyorum
örnek vatandaş
oglalalakota
ne zaman kactı tren
neden ünlü olduğu bilinmeyen ünlü
modernist primat
mırmırsu
meja
mahlassızım
lodos86
larktwain_123_
la luna
küçük bir zebellah
kuzguncuktaki vişne
köylü yazardan ironiler
kimsesizlerinkimiraikkonen
kızıl nelson
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası
japon 35
işimbu
ıvanmılınskı
ice
hialiens
herseyeaydım
hadibakalım
güneş
gulliver
gorgeous
gandalfgillerden
feylesof
freud purosu
evernevergreen
esketit
eraa
daddy
dahavakitvar
çalıkuşu ayrı yazılır
blackeyes
bal yerine reçel yapan arı
ateist kaplumbağa
armysuzy
aristokrates
01 var dahası yok

10pele
agzindakikanisilipistesimdikizandovuscu
aproudslytherin
akira
aklımın derinlikleri
anders lie
aurora
arolium
awkwardpuppet
bagermam
barışçububuğutüttürenmasumkunduz
bearwithtear
belki üstümüzden bir tır geçer
bençalıkuşu
birseyyah
calcifer
celebrant
celâli
clara
coalcarbon
coldboy
corsairsgold
cosmicblood
crimson
cözülemeyen sudoku
damnant quod non intelligunt
dance w ur ghost
darkwingsoul
demitpatris
derin
devrin
docta ignorantia
dostoyevskininsuçune
dubaracı
dunyalikisi
düşünüyorum öyleyse yokum
earl
eğri oturup doğru yazan
elbarto
eniyisipencere
eyisa
federal x
feridun abi
fleurette
galapagoslu iguana
gençsosyolog
gezegen insanı
ghostery
green
gustav klimt
gülcee
gülferiz
hatay president
hayret perdesi
hialiens
horse trainer
hypatia
ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi
impossible
isaac asimov
is düşüm
ismet
istenmeyen evlat
je-
kadıköy beyfendisi
kafamolmuşmaşukiye
kafa sözlük diye bir yer varmış üye olucam lan
kalender
koltuk sevdalisi
komiser eda
kürk paltolu piedra
kuzey yemin ederim bilmiyordum
ladybird
larktwain_123_
levha
lol
makinist
mam bager
may we meet again
mellisho
merdumkaptan
merdümgirizbirdeli
mike
miss book
muallimbeyefendi
nevermind
neria
nickimicalmislar
nimipu
nokta
nurezgi
nyctophilia_07
nymphe
onistanbul
ozgur
öğrenmeye hevesli genç
papercut
poli
pluviophile
prusyadaki kral
revolutionary girl utena
raton de biblioteca
romada roman okuyan roman
sanagulbahcesivadetmedim
sanatolye
schrödingerin kedisi
sevgiparçacığı
shira
simgeselx
sirius
sir came a lot
spontane
son samuray
strawberry margarita
stuff
süngerbob çorabı giyen yiğit
şizofren
spontane
supportgirl
taediumvitae
tanzimatgibi
tartarus
thedansözkiller
the matrix isn't real
trevor philips
turuncu karga
turuncu büyüteç
türkleşmiş sovyet kizi
umut_yazar
urlalı
uykusuzakademisyen
villa rabidus
violet
venus
xay
warrior90
whisper
yaprak sarma fan kılap
yedinci dem
yıldızanason
yitzhar
yolu yarılayan adam
zippodan çıkan çınn sesi.

bir de sevginin kutsal bir anlamı vardır ve kişi karşısındakini niye sevdiği konusunda niyetinin saflığını keşfetmek zorundadır.
sana istediklerini verdiği için mi seviyorsun? isteklerin değişecektir.
peki iyi bir yoldaş olduğu için mi seviyorsun? işte bu devam edecektir” - doğan cüceloğlu.
devamını gör...

aktroll meler gelir
aktroll meler gelir
dağları deler gelir
devamını gör...

(bkz: nerede lütfen söyleyin)

bizim buradaki malum mekân, yanında hiçbir şey olmayıp pipetle damlatılan üç çeşit malzemeyle yapılan büyütülmüş yuvarlak hamur parçasına minimum 100 tl'cik istiyor da...

t: bu gidişle ortaçağ hesabı her türlü ihtiyacı evlerde üretip takas usulüyle yaşamaya geçeceğimizin ufak bir emaresi olan vahim durum.
devamını gör...

biomorphism 1924 - 1955 yılları arasında avrupada vuku bulmuş bir sanat akımı.*
biyomorfik sanat eserlerinde, hem biraz da olsa tanınabilir hem de tanımlanamaz olan gerçek nesnelerin soyutlanmış tasvirlerini görürüz. aşinalık* ve belirsizlik* arasındaki bu ilişkiyi vurgulayan nesneler genellikle insan vücudu ile doğal manzara arasındaki etkileşim olarak karşımıza çıkar.
başka bir deyişle de biyomorfist sanat, doğal yaşamın gücüne odaklanır ve biyolojik biçimleri şekilsiz ve belli belirsiz tanınabilir ipuçlarıyla harmanlayıp organik şekiller ortaya çıkarır. biyomorfizmin sürrealizm ve art nouveau ile güçlü bağlantıları vardır. joan miro ve picasso resimlerinde biyomorfik nesnelere rastlanır.
resimde biyomorfistler, sanatçının derin iç gerçekliğiyle olan bilinçsiz bağlantısına erişmek için genellikle automatism'i kullanmıştır.


biomorphism genellikle şöyle tanımlanır: sezgisel... duygusal... organik veya biyomorfik. .. eğrisel.... mistik, spontane ve irrasyonel olanın yüceltilmesi.


biomorphism terim olarak ilk kez sanat tarihçi alfred h. barr tarafından 1936 yılında kullanılmıştır. barr, bu akımın paul gaugin ve henri matisse gibi sanatçıların yanı sıra fovizm akımından da etkilendiğini söyler.
eserlerinde biomorphism etkilerini açıkça görebileceğimiz en bilinen sanatçılar :joan miro, jean arp, yves tanguy ve antoni gaudi.


mama, papa is wounded! by yves tanguy
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


personages with star by joan miro
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


interior of la sagrada familia by antoni gaudi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bebeğin kendini tanımasını kolaylaştırmak için kullanılır, çünkü bebek bir buçuk yaşına kadar kendini tanımaz. yalnızca dışarıdan haz alan, alamadığında haykıran, evrenin kendisi için olduğunu sanan, ne olduğu belirsiz, daha doğru, 'ben' kavramı olmayan şeydir bebek.
şu mükemmel yazıya bakınız.
devamını gör...

zeki insan boş laf konuşmaz,insanların görüşlerine saygı duyar,sorgulayıcıdır,zekiliğinin farkında değildir ve bu durumla övünmez,aklında tek bir soru vardır "neden" sürekli insanların ne yaptığına anlam vermeye çalışır,araştırmayı sever,dedikodu yapmaz,bir olaya çok kafa yormaz,sorun çözücüdür,probleme karşı anında bir fikir üretebilir,tembeldir,fazla kitap okumaz eğer okur ise kendi ilgi alanına göre okur ve son olarak zeki insan becerilerinin farkındadır ve onun üzerine gitmeyi sever.
devamını gör...

atatürk'ün bu kutlu günde türkçülükle ilgili bazı sözlerini paylaşmak istedim. milli benliklerinden yoksun asil ataların yetersiz evlatları ve bu ülkede yasayıp her daim türk düşmanlığı yapanlar mümkünse uzak dursunlar bu başlıktan.

biz doğrudan doğruya millet severiz ve türk milliyetçisiyiz. cumhuriyetimizin dayanağı türk topluluğudur." (nutuk, 15-20 ekim 1927)

türk ve türkçülük aleyhinde bulunanları ezeceğiz!
(yanık yurt gazetesi, izmir, 28 nisan 1341 (1925). sayı: 96, s. 2, sütun: 4-5)

kanını taşıyandan başkasına inanma, seçtiğin yöneticilerin kanındaki cevherine bak.
(nutuk, eski basımlar)

türkiye türklerindir!

biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve türk milliyetçisiyiz. cumhuriyetimizin dayanağı türk topluluğudur. bu topluluğun fertleri ne kadar türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (ilköğretim mecmuası, cilt: 4, sayı:61, 1940)

milliyetin çok bariz vasıflarından biri dildir. türk milletindenim diyen insan, herşeyden evvel ve mutlaka türkçe konuşmalıdır. türkçe konuşmayan bir insan türk kültürüne, topluluğuna bağlılığını iddia ederse buna inanmak doğru olmaz. (taha toros, atatürk'ün adana seyahatleri, s. 39)

ülkeniz sizindir, türklerindir. bu ülke, tarihte türk’tü bugün de türk’tür ve sonsuza dek türk olarak yaşayacaktır.

taş kırılır, tunç erir, ama türklük ebedidir.
(bu sözün söylendiğine dair ihtilaflar vardır)

ayrıca buraya gelip bizi faşist diye yaftalayan, atatürk'ü olduğundan farklı biri gibi göstermeye çalışan bazı arkadaşlara ithafen şunları bırakayım.

komünizm türk dünyasının en büyük tehlikesidir. her görüldüğü yerde ezilmelidir.
(faruk şükrü yersel, eskişehir gazetesi, 1926)

ne mutlu türküm diyene!

edit: kürtçülük yapınca tepki yiyorlarmış. burası türk devleti olduğu için olabilir mi?
dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin başka bir milliyetin milliyetçiliğini yaparsanız tepki yersiniz. o kadar meraklıysan çek git ülkene derler. rum kökenli biri olarak kendimi bir türk olarak görüyorum ve türkçe konuşuyorum. asla rum milliyetçiliği de yapmadım. çünkü aha yunanistan orada. burası türkiye sokun o dar kafanıza artık. rumca konuşmak isteyen yunanistana, ermenice konuşmak isteyen ermenistana, rusça konuşmak isteyen rusyaya, kürtçe isteyen kuzey ıraka.
devamını gör...

tövbe bismillah benim en manidar ukdemin meja hanım tarafından doldurulması eylemidir..

(bkz: ya bi gider misiniz ltf)
devamını gör...

24 ağustos pazartesi , saat 00.03:
"binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."

yok öykü böyle başlamamalıydı. o son sigarananın yakılması-içilmesi-vedası anlatılmalıydı ki hakkı verilmeliydi.

" artık vücudundaki kırgınlığa dayanamıyordu kadın. huzurla nefes alabildiği zaman dilimi haftada dört gün spor yaptığı anlardan ibaretti. üstelik yaşlı insanlar gibi çabucak yoruluyor, kanepede uzun saatler geçirmek zorunda kalıyor, bu durumdan rahatsız olduğu için de huzursuz bir ruh haline bürünüyordu.
artık yeter deyip doktora gittiği gün, yeni bir doktor ile karşılaştı. tüm tetkiklerden sonra uzun uzun anlattı; sebepleri, etkileri, uzak durulması gerekenleri. başını sallayarak dinliyor, iyi olmak için sorularla konuşmayı daha anlaşılır kılmak için uğraşıyordu kadın. doktor anlattı, kadın dinledi. en son doktor dedi ki 'yalnız ameliyatını yapmadan bir ay önce sigarayı bırakmalı ve tekrarlamaması için de bir daha içmemelisin! ' düşüneceğim diyerek ayrıldı kadın.
düşündü de. neydi ki sigaranın hayatındaki yeri. sabahı karşılamanın yoluydu kahveyle beraber. ev işlerinin arasındaki soluklanma anıydı. minik balkonunda öykülerini karalarken düşünme anıydı. dostlarınla tokuşturduğu kadehlerin arkadaşıydı. moralini bozan bir konuşmaya es vermek için kaçma anıydı. kaçış ya da keyifti. hatta keyifli geçirilmiş anların kutlamasıydı.
düşündü. düşündü. çok zor, dedi.
aradan iki ay geçti. bu iki ayda canı sigara istediğinde sonra, dedi. kahveden henüz iki yudum almışken biten sigaranın ikincisini yakmadı. keyif aldığı şeyleri yapmaya devam etti ama sigara ile taçlandırmayı bıraktı. artık tamam, dedi.
ameliyat öncesi son gecesinde saate baktı. tam olarak on ikiye on kala kendine koyu bir americano yaptı. müziğini açtı. bir sigara yaktı. hızlıca çekti içine. saate göz attı, bardaktaki yarım kahveye baktı. bir tane daha, dedi. bir sigara daha yaktı. keyfini çıkara çıkara çekti içine zehri. ve son kez - binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle- elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
devamını gör...

wtf? en sevdiğim yazarın profilinde 'kalbimiz seninle' mi yazıyor şimdi? bayağı üzüldüm şu an.

yaşanan şeyi sadece yoldaş'tan dinlediğimiz için bir şey demek istemiyorum 2 tarafı da objektif olarak dinleme şansımız olmadı sonuçta. sadece sözlükten uçurulmasına üzüldüm. aradaki sorun her neyse umarım düzelir ve aramıza döner.
devamını gör...

valla mal değil geniustur, bu şartlarda bunu yapabilen cindir ve survivor olarak hayatına devam edecektir. en azından kanser olma riskini azaltmaktadır.
devamını gör...

jung kişilik tiplerinden biri. mantıkçı, mühendis kişilik tipi diye de adlandırılırlar. analizci grubunda yer alırlar. bilim insanlarının çoğunluğu bu kişilik tipinde olduğu iddia edilir.beyinleri sürekli düşüncelerle doludur.
myers-briggs kişilik göstergesine göre harflerin açılımı:
i-(i)ntroverted: içedönük. önce düşünüp değerlendirdikten sonra düşüncelerini söylerler
n-i(n)tuitive: sezgisel.soyut konulara yönelir. uygulanmadan önce kurgulamak ister.
t-(t)hinker: düşünsel. analiz edip daha sonra sebep sonuç ilişkisine göre değerlendirme yapar.
p-(p)erceiving:algılayan. bulunulan duruma hemen adapte olur, planları sınırlayıcı bulur.
devamını gör...

ölür. japon balıklarının balık başına 20 lt suya ihtiyacı olurmuş. basit bir balık gibi görünse de ciddi bakım gerektiriyor.
devamını gör...

bana göre de en çok hissedilen özlemdir.

kimi fotoğraflar mutluluk verir ‘ne güzel günlerdi’ dersin. o güzel günlere özlemini hissedersin.

kimi fotoğraflara da bakmak istemezsin ama atmaya yırtmaya da kıyamazsın. bir köşede durur o fotoğraflar, bakarsan içindeki acı gözünden dökülecektir. gerçi dökülmese de o acılar, o günlerin ve kişilerin bir daha geri gelmeyecek olması, boğazında her zaman bir düğüm gibi duracaktır.
duruyordur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim