yağmur altında ateşe düştüm
başımda savrulur sevda külleri.
buradan

anasının elinden kaçırıp bir kaç kuruş
konserlere giderdi, çılgın gözyaşlarıyla.
buradan
permadan sonra kesinlikle tezgahtar nebahat oldum.
devamını gör...

ölümünden bir yıl önce, tam da aynı tarihte dizide kaza geçirmiş olması çok trajik. sanki provasını çekmiş gibi...

yalancı yarim. bir ralli pilotunu canlandıracaktı. çekimlere başlandığında tarih doğum günü olan 29 haziran 2006'yı gösteriyordu ve ilk bölümde yarış esnasında takla atıp kaza geçirecek ama sağ salim çıkmayı başaracaktı. tam bir yıl sonraki doğum gününde, yani 29 haziran 2007'de yine bir kaza geçirdi. yer bu kez bodrum torba kavşağıydı. ancak bu kez ne yönetmen vardı, ne kamera ne de ışık!..

haberin devamı
devamını gör...


voltaire bu kısa felsefi romanda, pope ve leibnizin ifade ettiği insanlığa ve evrene dair iyimser görüşleri yerle bir ediyor. kitabın ana karakteri candide adında bir gençtir. adının anlamı masumiyeti ve saflığı ifade eder. kitabın başında bir uşak olan candide, efendisinin kızı cunegondeye karşı umutsuz bir aşk beslemektedir ancak sevdiği kızla uygunsuz bir durumda yakalanınca çalıştığı şatodan kovulur. bundan sonra candide'in maceraları başlar. voltaire, kitaptaki özel felsefe hocası panglossu leibnizin felsefesini karikatürize etmek için kullanır. pangloss başına ne gelirse gelsin, doğal afet, savaş, tecavüz ya da kölelik, her tanık olduğu felaketi mümkün olan ne iyi dünyada yaşadıklarının kanıtı sayar. her felaket onun inançlarını sorgulamasına neden olacağına, her şeyin iyi olduğu, her ne olduysa en hayırlı sonuç için olduğu inancını pekiştirir. voltaire panglossun gözünün önünde olanları görmeyi nasıl reddettiğini zevkle, uzun uzun anlatır, amacı leibnizin iyimserliğiyle dalga geçmektir. ama leibnizin hakkını yememek gerekir. leibniz kötülüğün olmadığını değil, var olan kötülüğün, mümkün dünyaların en iyisinin ortaya çıkması için gerekli olduğunu savunuyordu. gelgelelim voltaire dünyada çok fazla kötülük olduğu için leibnizin haklı olamayacağını söyler. bu , en iyi sonuca ulaşmak için gereken asgari kötülük olamaz. dünyada leibnizin haklı olmayacağı kadar çok acı ve keder vardır. okuması zevkli ve ironilerle dolu eserdir. ayrıca sanırım bir dönem türkiye de basımı yasaklanmıştır.


- korkmuş, şaşırmış, çılgına dönmüş olan candide, kan ve ter içinde titreyerek, kendi kendine, "mümkün olan dünyaların en iyisi burası ise ötekiler kim bilir nasıldır?" diye soruyordu. " yalnızca dövülmekle kalsam iyi... bulgarlar da beni dövdüler. evet, beni dövdüler, ama ey benim sevgili panglossum ey filozofların en büyüğü, nedenini bile bilmeden, sizin asıldığınızı da mı görecektim? ey benim sevgili anabaptist dostum, insanların en iyisi, sizin de limanda boğulmanız mı gerekiyordu? ey matmazel cunegonde, kızların incisi, sizin karnınızın yarılması da mı kaçınılmazdı?" sy 47
devamını gör...

bu akşam; katılamasam da, önemli bir konu hakkındaki araştırmalarına ve paylaşımlarına tanık olduğum, cok sevdiğim insanların yapacağı yayın.

dinlemede olacağız efem şahsen öğreneceğim şeyler var.
devamını gör...

asla yapamadığım olay. tam tersine, bugün kalkmam gereken saatten 1 saat önce uyandım. o vakti uyuyarak geçirsem? yok. bünye streslere boğularak 1 saat boşluğa bakmayı seviyor.
devamını gör...

belki on yıllar sonra bir akp'li isim muhalif gazetecilerin olduğu yayına çıkıyor.

bu durum öncekilerden farklı. daha önce akp aleyhinde ne olursa güya 'düğmeye basılıyor'du. her zaman ihaleyi fatura edecek bir dış mihrak bulunuyordu. muhalefet de bu dış mihrakların maşası olmakla itham ediliyordu.

bu sefer söz konusu adam ülkücü turancı mafya. üstelik kendilerine yıllarca hizmet etmiş. devlet tarafından korunmuş. süleyman soylu bana komplo kurdular diyor, peki kim kurdu bu komployu, bu sorunun cevabı yok. hadi özışık'ın arabuluculuk yaptığı kayıt yayınlanıyor. diyorlar ki hadi özışık da komplonun içinde.

aynen. size yıllar yılı hizmet eden özışık kardeşler durup dururken mafyayla bir olup size komploya kalkışıyor. soylu, komplonun akp'nin içinden yapıldığını filan da iddia edemiyor elbette. öyle bir şey söz konusuysa durum daha vahim.

tek yapabildikleri şey bizi sedat peker'in suça battığına, kendisine operasyon yapıldığı için hükümete iftira attığına inandırmaya çalışmak. 'mafyanın sözüne inanıp devleti mi suçluyorsunuz' söylemiyle sağ seçmenin devlet kutsiyeti inancının arkasına sığınmak.

bence saymaz ve yanardağ'ın ısrarla peker-akp ilişkisini deşmesi gerekiyor. soylu'nun 'peker'e koruma emri benim zamanımda verilmedi' sözü belgeyle yalanlandı. akplilerin ağzından sedat peker için 'mafya' sözü çoktan çıktı bir kere. öyleyse öğrenelim bakalım mafya kendileri için miting yapınca neden ses çıkarmamışlar? bunca yıl neden tutuklanmamış bu adam? ve elbette neden korunmuş?

aksi halde soylu peker hakkında bol keseden sallayabilir. zaten amacı peker'in itibarını zedelemek. peker için söylediği 'karısının iç çamaşırını arkasına saklanıyor' söylemi, köfteci yusuf meselesi filan hep bundan. stratejisi insanları 'böyle bir adamın sözüyle mi beni suçluyorsunuz'a getirmek belli ki.

diğer taraftan yayın merdan yanardağ ve saymaz için güzel bir sınav olacak. bakalım altından kalkabilecekler mi? bakalım korkmadan soru sorabilecekler mi? tehlikeli alanlara, mayınlı araziye doğrudan ayak mı sokacaklar, yoksa etrafından dolanıp şöyle bir yoklamayı mı tercih edecekler? şüphesiz akp seçmeni de ekran başında olacak. olası bir soylu mağlubiyetinin etkisi büyük olabilir.
devamını gör...

anneler düşen görevdir.
çocukla bir olmayacaksın,
ergenle bir olmayacaksın,
sen kendi işine kendi yoluna bakacaksın,
ergenin veya ön ergenin suyunu yemeğini verecek, ihtiyaçlarını göreceksin ama
teşekkür falan beklemeyeceksin.

o bağırıp çağırırken kenara çekileceksin, söylenmeyeceksin, içindekini atıp
zamanla sakinleşecektir.
sakinleşmezse yürüyüşe falan çıkacaksın
döndüğünde çoktan unutmuş olacaktır.
devamını gör...

biri der göreyim yaz hele diğeri der hadi bana müsade
ben yazarım kafama göre
kimseyi takmam banane
pazara bir kiraz gelmiş tadı şahane.
devamını gör...

belgrad sırbistan'da adına verilmiş havalimanı bulunur.
devamını gör...

kara sinekler "fa" notasıyla vızıldarlar.
devamını gör...

başlığı açan kişinin çocukluğunda bir travma geçirip geçirmediğini merak ettiren başlık. (bkz: travma sonrası stres bozukluğu) ciddi bir psikolojık bozukluktur ve kesinlikle tedavi edilmesi gerekir. çaylaklar üzerinden ego tatmini yapacağınıza ilk başta kendinize bir çeki düzen verin lütfen.
devamını gör...

bu gece üç gecelik peşin bırakıyorum,

jack london, deniz kurdu
devamını gör...

trafolara sahip çıkılsa daha iyi olur diye düşündüren başlık. (bkz: trafoya giren kedi)
devamını gör...

vajina tabir caizse kas yapısı nedeniyle bir eldivenin eli sarması gibi penisi sarar. bazı kadınların doğum sonrası durumları istisnası sayılsa da geneli bu yöndedir. diğer yandan vajinanın ilk 10 santiminde algı reseptörü yani his vardır. anatomik olarak da döllenme için 10 cm den uzun bir penis kanalı geçer. demem o ki teknik olarak mikro penis denen 5-6 cm penisiniz olmadığı sürece sıkıntı yok. kaldı ki esas penis dokusu derinin altında olduğu için 5-6 cm penisler de ameliyatla çocuk sahibi olma elverişliliğine getirilebiliyor.

dünyanın erkek nüfusunun ortalama % 20 'sinde et penisi denen farklı bir tür penis var. bu penis uyarılmamış halinde ortalama 10 cm seviyesinde ve kan dolunca neredeyse 2 katı oluyor. oyuncuların durumu biraz böyle. kompleks yapamaya gerek yok yani.

not: ilgilisi biraz araştırırsa bu yazdıklarımın bilimsel arka planını görür.
devamını gör...

teşekkürler yazar arkadaşım, kendimi bir kalıba koymaya çalışıyordum, tam vaktinde geldin.
(bkz: konuş herbokolog)
devamını gör...

kayıt kime ait bilmiyorum ama ahmed arif 'in suskun şiiri ile beni canevimden vurdu.... gerçekten muazzam bir yayın! emeğinize sağlıııık!
devamını gör...

jose mauro de vasconcelos - güneşi uyandıralım

jose mauro de vasconcelos'in hayatını anlattığı şeker portakalı, güneşi uyandıralım ve delifişek üçlemesinin ikinci kitabı.
devamını gör...

sözündeki çay içilen değil yüzülen, akarsu olan çaydır. harareti alması içinde yüzülürse mümkündür.
devamını gör...

mata hari, ı. dünya savaşı yıllarında, dansçı kimliği altında almanya hesabına çalışan casus.

ölümü kurşuna dizilerek gerçekleşti.idama giderken gayet soğukkanlı olan mata hari, "bu fransızlar beni öldürmekle ne kazanacaklar, savaşı mı kazanacaklar?" diye yanındakilere dert yanmıştır. kurşuna dizilirken gözlerini bağlatmadığı söylenenler arasında. hızlı yükseliş,hızlı düşüş, aykırılık ve başkaldırış hikayesi olarak adını tarihe yazdırmış bir şekilde.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim