ölüm
ruhun, beden ile ilişiğini kesme durumudur.
devamını gör...
normal sözlük klasik müzik veri tabanı
antonio vivaldi - la stravaganza
devamını gör...
yazarların en sık aldığı teklif
yemek teklifi...*
-ablaaa biz acıktık da, yemek falan bir şeyler ayarlar mısın?
üç erkek kardeşim var. sürekli açlar.*
-ablaaa biz acıktık da, yemek falan bir şeyler ayarlar mısın?
üç erkek kardeşim var. sürekli açlar.*
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
jason donovan-sealed with a kiss.
devamını gör...
çerez onayı
aaah eskiden web’de surf ne güzeldi her yere girip çıkılırdı.
şimdi ise onaylamadan doğru düzgün araştırma yapılamıyor bile. sorun şu ki upuzun anlatıyor çoğu site neleri göze alarak onaylamamız gerektiğini fakat kimsenin okuyacak durumu olduğunu düşünmüyorum. bu durumda ya mecburen onaylıyoruz ya da el mahkum araştırmalara devamındaki on farklı siteden devam ediyoruz.
buraya yazdığım bazı tanımları ise coockie onaylamadan görebilsin insanlar diye yazıyorum. arama sonuçlarında çıkıp çıkmadıpını bile bilmeden. olsun güzel bi uğraş/amaç ediniyorum kendime.
şimdi ise onaylamadan doğru düzgün araştırma yapılamıyor bile. sorun şu ki upuzun anlatıyor çoğu site neleri göze alarak onaylamamız gerektiğini fakat kimsenin okuyacak durumu olduğunu düşünmüyorum. bu durumda ya mecburen onaylıyoruz ya da el mahkum araştırmalara devamındaki on farklı siteden devam ediyoruz.
buraya yazdığım bazı tanımları ise coockie onaylamadan görebilsin insanlar diye yazıyorum. arama sonuçlarında çıkıp çıkmadıpını bile bilmeden. olsun güzel bi uğraş/amaç ediniyorum kendime.
devamını gör...
ludwig van beethoven
“klasik müziğin devrimcisi, huysuz ve dahi”
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
devamını gör...
bir ömür nasıl yaşanır
anlayana cok guzel nasihatler veren, adindan da anlasilacagi uzere bir omrun nasil dopdolu gecirilecegi konusunda oldukca yol gostereci olabilecek bir kitap. ılber oltayli' nin ne kadar donanimli bir insan oldugundan bahsetmeye luzum yok. ozellikle genclerin siddetle okumasini tavsiye ederim...
devamını gör...
birinin dizinde uyumak
düşüncesi bile pamuk gibi yapar..saçlarınla da oynanıyorsa mest olursun.daha önce hiç kimsenin dizinde uyumamış olmam..evet annemin bile..
devamını gör...
cahil insanların cahil olma nedenleri
bilgiye araştırma yaparak değil dizilerden ulaşmalarıdır. (bkz: muhteşem yüzyıl)
devamını gör...
rus edebiyatı
edebiyatı edebiyat yapan edebiyattır.
devamını gör...
yazarı hem takip edip hem de mesajlarını başlıklarını ve tanımlarını engellemek
bazen yanlışlıkla yaptığım eylem. bazen elim çarpıyor, malum telefon ekranı. mesela geçen çok sevdiğim bir yazar olan rimbaud'u engellemişim.* yanlış anlamayınız lütfen.
devamını gör...
yasemin sakallıoğlu
beni güldüren, bizim oralardan olan, yetenekli bulduğum kadın.
devamını gör...
lahmacun yerken yanında ayran içen kız
arkadaş lahmacun yedik ayran içtik diye banal mı olduk? bu arada içine de soğan sardıysan tadından yenmez.
devamını gör...
patates kızartması
eminim herkes efsane patates kızartma tarifleri biliyordur. yok önce suyunu al, sonra buzlu suda beklet, sonra bir kızart, sonra bi daha kızart filan. hepimiz masterchef izledik evet. ama bütün bunlar nafile.
benim için en güzeli bayram sabahı, köy yerinde, alüminyum tencerede böyle bol yağda ama daha da bol patates kullanılarak yapılan, nihayetinde patateslerin iyice hamurlaşıp sonra da çıtırdadığı ve böyle değişik bir form aldığı kızartmadır. sarımsaklı yoğurt, taze ince yeşil soğan ve güzel bir köy peyniri ile tüketilirse daha da büyük keyif verir.
evet biraz garip oldu ama eminim dediklerimi kıyısından köşesinden yakalayan çıkacak.
benim için en güzeli bayram sabahı, köy yerinde, alüminyum tencerede böyle bol yağda ama daha da bol patates kullanılarak yapılan, nihayetinde patateslerin iyice hamurlaşıp sonra da çıtırdadığı ve böyle değişik bir form aldığı kızartmadır. sarımsaklı yoğurt, taze ince yeşil soğan ve güzel bir köy peyniri ile tüketilirse daha da büyük keyif verir.
evet biraz garip oldu ama eminim dediklerimi kıyısından köşesinden yakalayan çıkacak.
devamını gör...
cehennemi yaratıp merhametten bahsetme komikliği
cehennem sebep değil, sonuçtur.
"ihtiyar" (irade kavramının genel manası) dediğimiz kavram insanları diğer canlılardan ayıran en büyük ve en asil özelliktir. bu özellik melekuti bir özellik te olabilir, şeytani bir özellik te olabilir.
zulmün yada merhametin değerlendirilmesi, "adalet" mekanizmasının işidir. cennet yada cehennem kavramı adalet mekanizmasının sonucudur. merhamet mekanizmasının işlevi dışındadır.
islam zulmü üçe ayırmıştır;
1) kişinin kendine ettiği zulüm.
bu zulüm teraziye konan zulümdür. merhamet mekanizması bu zulümde işler.
2)kişinin başkasına ettiği zulüm.
bu zulüm, zulme uğrayanın affedip afetmemesi ile bağışlanır yada cezalandırılır. adalet mekanizması bu zulümde işler.
3)kişinin allah a ettiği zulüm(haşa).
bu zulüm şirk koşmak, yaradanı reddetmek gibi suçların sonucudur. eğer kişi tövbe ederse allah çok bağışlayandır. eğer kişi tövbe etmez ise allah çok adildir. (hem adalet, hem merhamet mekanizması çalışır.)
"ihtiyar" (irade kavramının genel manası) dediğimiz kavram insanları diğer canlılardan ayıran en büyük ve en asil özelliktir. bu özellik melekuti bir özellik te olabilir, şeytani bir özellik te olabilir.
zulmün yada merhametin değerlendirilmesi, "adalet" mekanizmasının işidir. cennet yada cehennem kavramı adalet mekanizmasının sonucudur. merhamet mekanizmasının işlevi dışındadır.
islam zulmü üçe ayırmıştır;
1) kişinin kendine ettiği zulüm.
bu zulüm teraziye konan zulümdür. merhamet mekanizması bu zulümde işler.
2)kişinin başkasına ettiği zulüm.
bu zulüm, zulme uğrayanın affedip afetmemesi ile bağışlanır yada cezalandırılır. adalet mekanizması bu zulümde işler.
3)kişinin allah a ettiği zulüm(haşa).
bu zulüm şirk koşmak, yaradanı reddetmek gibi suçların sonucudur. eğer kişi tövbe ederse allah çok bağışlayandır. eğer kişi tövbe etmez ise allah çok adildir. (hem adalet, hem merhamet mekanizması çalışır.)
devamını gör...
kedi tüylerinin her yerimizden çıkması
bizzat gün aşırı yaşadığım bir durum. önüne geçemiyorsunuz ve ço dikkat etmek gerekiyor zira yediğimiz içtiğimiz şeylere karışabilir veya solunum yolu ile ciğerlerimize kadar gidebilir. elbisedeki tüyler için özel üretilen yapışkan roll-on tarzı birşey kullanıyorum epey faydası oluyor.
devamını gör...


