(bkz: ihtiyari)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üst üste beğendiğim yazıları olunca sözlüğe istemsiz olarak çabuk öndeki yazarı takip et dostum, gözden kaybetme diyorum.
devamını gör...

tam ağlamaya hazırlanırken tüm motivasyonu yerle bir eden durum.
daha da kötüsü şarkının ortasında yemeksepeti reklamı girmesidir.
devamını gör...

"en uzun yoldur insanın içi "

cahit zarifoğlu
devamını gör...

ses seksiliği...

öyledir bazı sesler adeta gel beni al diye bağırır.. böyle harfler ahtapot gibi gelir boynunuza bi taraflarınıza dolanıp çeker kendisine sizi... hassssibe lan dersin dur şimdi ortalık karışık.
devamını gör...

eti puf'un 50 kr olması. bu beni ve puf sevenleri çok üzüyor.
devamını gör...

gökyüzü bizim, gökyüzü hepimizin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
boztepe'den ordu.
devamını gör...

tez canlı bir insan olarak ruhumu daraltır. hadi biraz daha hareket,ha gayret!
devamını gör...

"sayısal çoğunluğa" dayanmasıdır. başlığa konu olan "kusur" da çok oy alınması neticesinde "benim dediğim olur/olacak" durumunu dayatmakla başlamaktadır ve buna "demokratik yönetim" değil, "demokratik zorbalık" dendiğinin farkında olunmaması ile süreç devam etmektedir. görünüşte "çoğunluk ilkesi" ve "bireysel haklar ile azınlık haklarının korunması" birbirine aykırı gibi durabilir. ancak gerçekte bu ilkeler demokratik yönetimle kastettiğimiz şeyi ayakta tutan iki temel taştır.

(1) çoğunluk ilkesi bir çeşit baskı aracı değil hükümeti organize etme ve kamusal meselelerle ilgili karar verme yöntemidir. kendi kendini atamış bir grubun diğerlerine baskı uygulamaya hakkı olmadığı gibi, demokratik bir sistemde bile çoğunluk, azınlıkların ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerini göz ardı edemez.

(2) ister etnik köken, dini inanç, coğrafi konum, gelir düzeyi, isterse daha basit bir şekilde seçimleri veya siyasi münazarayı kaybedenler olsun azınlıklar hiçbir hükümetin ve çoğunluğun (seçilmiş ya da seçilmemiş) kaldıramayacağı temel insan haklarından yararlanır.

(3) azınlıklar, haklarının ve kimliklerinin korunması konusunda devlete güvenme ihtiyacı duyar. bu tür gruplar bu ihtiyaçları karşılandıktan sonra ülkelerinin demokratik kuruluşlarına katılabilir ve katkıda bulunabilir.

(4) demokratik bir yönetimin koruması gereken temel insan haklar arasında ifade ve konuşma özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, yasal haklar ve kanun önünde eşitlik, organize olma, konuşma yapma, muhalif olma ve toplumsal hayatın her kesiminde yer alma özgürlüğü bulunur.

(5) demokratik yönetimler kültürel kimliği, sosyal uygulamaları, kişisel vicdanı ve dini eylemleri desteklemek için azınlık haklarını korumanın başlıca görevlerinden biri olduğunun bilincindedir.

(6) çoğunluğun yadırgadığı yabancı etnik ve kültürel grupların kabul edilmesi herhangi bir demokratik yönetimin karşılaşabileceği en büyük zorluklardan biridir. ancak demokratik yönetimler çeşitliliğin sahip olunabilecek en büyük varlık olduğunun bilincindedir. demokratik sistemler kimlik, kültür ve değer bazındaki bu farklılıkları tehdit yerine toplumu güçlendiren ve zenginleştiren birer unsur olarak görür.

(7) azınlık gruplarının görüş ve değer farklılıklarının nasıl çözüleceğinin tek bir cevabı olamaz. toplumların sadece demokratik sürecin sağladığı hoşgörü, tartışma ve uzlaşma isteği aracılığıyla çoğunluk ilkesini ve azınlık haklarını iki temel taş olarak benimseyerek anlaşmaya varabileceği aşikârdır.

not: yukarıdaki maddelerde geçen "azınlık" kelimesi, lozan anlaşmasında bahsi geçen dini azınlığa değil, demokratik seçimler sonucunda çoğunluk oylarını alan iktidara oy vermemiş/sayısal üstünlüğü sağlayamamış 'azınlığa' gönderme yapar.
devamını gör...

yayınlanan her bir görselle heyecan katsayımı artıran birleşme bölümü. 27 mayıs'a yetişebilmek için bir günde 10+ bölüm izleyip diziyi bitirdiğim doğrudur.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanım taşıma butonu neden kaldırıldı?
devamını gör...

zıtlıkların şairi louis aragon tarafından kaleme alınmış şiir. 1959 yılında koleksiyonlaşmış olan eserin bir parçası olan şiir; sait maden çevirisi ile elsa'ya şiirler kitabında bulunuyor. şiirin orijinal ismi je vais te dire un grand secret, neredeyse birebir çevrildiğini söylemek sanıyorum yanlış olmayacaktır. aragon'un şiirlerinde elsa'yı bambaşka bir gözle görüyoruz; azap ve tutkunun iki ayrı yüzü. mutlu aşk yoktur (il n’y a pas d’amour heureux) şiirini yorumlarken şairin elsa'yı anlattığı şiirlerine de göz atmak gerek, sana büyük bir sır söyleyeceğim şiiri bu şiirlerin başında geliyor çünkü aragon aşkın mutsuz yanının yitip gideceğini bilmek olduğunu; zamanın ne denli hızlı akıp her şeyi toza ve çamura bulayacağını biliyordu. bu şiir; insanın gözlerinin önünde duran güzelliğin ona yalnızca sevgi değil derin bir azap da hissettirebileceğinin bir portresi. aragon kelimeleri bıçak gibi keskin kullanmış, dizeler var olan tüm oyuntularımıza kan gibi doluyor ve elsa'yı aragon'un gözlerinden görmeye zorluyor bizi. attilâ ilhan'ın böyle bir sevmek şiirinde söylediği gibi: " böyle bir sevmek görülmemiştir."

--- alıntı ---

je vais te dire un grand secret le temps c'est toi
le temps est femme ıl a
besoin qu'on le courtise et qu'on s'asseye
a ses pieds le temps comme une robe à défaire
le temps comme une chevelure sans fin
peignée
un miroir que le souffle embue et désembue
le temps c'est toi qui dors à l'aube où je m'éveille

c'est toi comme un couteau traversant mon gosier
oh que ne puis-je dire ce tourment du temps qui ne passe point
ce tourment du temps arrêté comme le sang dans les vaisseaux bleus
et c'est bien pire que le désir interminablement non satisfait
que cette soif de l'oeil quand tu marches dans la pièce
et je sais qu'il ne faut pas rompre l'enchantement
bien pire que de te sentir étrangère
fuyante
la tête ailleurs et le coeur dans un autre siècle déjà
mon dieu que les mots sont lourds ıl s'agit bien de cela
mon amour au-delà du plaisir mon amour hors de portée aujourd'hui de l'atteinte
toi qui bats à ma tempe horloge
et si tu ne respires pas j'étouffe
et sur ma chair hésite et se pose ton pas

je vais te dire un grand secret toute parole
a ma lèvre est une pauvresse qui mendie
une misère pour tes mains une chose qui noircit sous ton regard
et c'est pourquoi je dis si souvent que je t'aime
faute d'un cristal assez clair d'une phrase que tu mettrais à ton cou
ne t'offense pas de mon parler vulgaire ıl est
l'eau simple qui fait ce bruit désagréable dans le feu

je vais te dire un grand secret je ne sais pas
parler du temps qui te ressemble
je ne sais parler de toi je fais semblant
comme ceux très longtemps sur le quai d'une gare
qui agitent la main après que les trains sont partis
et le poignet s'éteint du poids nouveau des larmes

je vais te dire un grand secret j'ai peur de toi
peur de ce qui t'accompagne au soir vers les fenêtres
des gestes que tu fais des mots qu'on ne dit pas
j'ai peur du temps rapide et lent j'ai peur de toi
je vais te dire un grand secret ferme les portes
ıl est plus facile de mourir que d'aimer
c'est pourquoi je me donne le mal de vivre
mon amour."

--- alıntı ---

--- alıntı ---

sana büyük bir sır söyleyeceğim. zaman sensin
zaman kadındır. ister ki
hep okşansın diz çökülsün hep
dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
bir taranmış
bir upuzun saç gibi zaman
soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
bu durdurulmuş zamanın işkencesi mavi çanaklarda kan gibi
bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
daha beter seni kaçak
seni yabancı bilmekten
aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
tanrım ne ağırdır sözcükler. asıl demek istediğim bu
hazzın ötesinde sevgim hiçbir zararın erişemeyeceği yerde bugün sevgim
sen ki benim saat-şakağımda vurursun
boğulurum soluk alıp vermesen
tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın
sana büyük bir sır söyleyeceğim. her söz
dudağımda bir dilenen zavallı
acınacak birşey ellerin için kararan birşey bakışının altında
işte bu yüzdendir sık sık seni seviyorum deyişim
boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakca kalp kristali
kaba konuşmamdan gücenme benim. bu konuşma
ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar
sana büyük bir sır söyleyeceğim. bilmem ben
sana benzeyen zamandan söz açmayı
bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
tıpkı uzun bir süre garda
el sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının
sana büyük bir sır söyleyeceğim. korkuyorum senden
korkuyorum yanın sıra gidenden. pencerelere doğru akşam üzeri
el kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden
sana büyük bir sır söyleyeceğim. kapat kapıları
ölmek daha kolaydır sevmekten
bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
sevgilim.

--- alıntı ---
devamını gör...

organizmaların tekrar eden doğal uyarıcılara verdiği tepkiyi yapay uyarıcılara da vermesi durumudur.
devamını gör...

friedrich goltz (1834-1902) psikolog ve yazardır. kaynayan kurbağa (boiling frog) deneyi ile beyni çıkarılmış bir kurbağanın yavaşça ısınan suda kalacağını, ancak 25 ° c'ye ulaştığında normal bir kurbağanın sudan kaçmaya çalıştığını gösterdi.

kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.

boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
devamını gör...

gece uykusunun rahatlığında bedenen dinlenmiş olarak, çalan alarm sesinde uyanınca gün başlar. sonrasında hazırlanıp işe gitmek ve ta uzaktan arabanın sesini duyup koşarak gelen kapı da bekleyen minik sevecen kedilerin olması. yoğun iş temposunda biz çalışırken kedilerimizin kapıda beklemesi, sevilmek istenmeleri, oyunlar yapmaları ve pencereden tatlış tatlış boncuk gözlerle bizi izlemeleri. var mı böyle güzel bir sevgi. her günümüz böyle başlar, mesai bitene kadar devam eder.
devamını gör...

sen varsın, ben varım ama artık biz yokuz.
devamını gör...

cumhuriyetin 75. yıl kutlamaları için şiir okuyacaktım, okul birincisi de olmuşuz sevinç göklere yükseliyor, yoldan karşı yola geçerken bir anda gördüm arabayı ama geç kalmıştım, gözümü açtığımda hastanedeydim, çok şükür bir sakatlık olmadı ama şiiri de okuyamadım. ukde kalmıştı içimde.
devamını gör...

tam uykuya dalmamıştım da kendimden geçer gibi olmuştum ama çok acı bir uyanıştı. tarih 17 ağustos 1999
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim