etkileyemezsin. o isterse etkilemene izin verir.
devamını gör...

ve sonunda üzülerek de olsa anladılar ki hayaller kurulur, canlanır ve de o hayalleri kuranlara isyan ederler. hayal kuranın kemikleri kurduğu hayaller tarafından kırılır. buna hayal kırıklığı denir.
-kana diz kana
devamını gör...

işimbu severek okuduğum bir yazar yazdığı da yine haklı güzel bir yazı olmuş. yalnız şikayet ettiği şeyleri bizzat yapan yazarların kendisine katıldığını görmek beni çok güldürdü. bence herkes kendinin farkında olduğu zaman problem kalmaz.

edit: herkes istediğini yazar yaziyor da zaten siyaset konuşmayın tamam ama gündeme dair hiçbir şey yok. ben gayet de makara kukara başlıklarına da yazıyorum ama bazı yazarlar hiç sıkılmıyor makara kukaradan. ne güzel tabi isteyen istediği şekilde takılır ama gına getiren saçma forumsal başlıklar doluyosa kaliteli basliklar da dolmalı. ısyan edilen bu zaten ikisi de dolsa tamam ama sıkacak derecede aynı tip mizahsal forumsal şeyler sıktı artık. keyif aldığım için yazıyorum ama bazen bıkkınlık geliyor yapacak bir şey de yok.
devamını gör...

bence alt dudağın hemen altındaki kısımdır çünkü artık nefes alamayacak olduğumuzda bu sözü kullanırız ya da bardağın taşırmadan hemen önceki andır.
devamını gör...

herkes gider mi?
devamını gör...

başlığı açan yazar olabilir diye düşünmekteyim. ama zaman daha net bilgiyi bizlere verecektir.
devamını gör...

özellikle dile getirilmeyenler şeklindeki konseptleri bayağı iyi. son attıkları koç üniversitesi hakkında dile getirilmeyenler videosunu koç üniversitesiyle alakam olmamasına rağmen kırk dakika boyunca hiç ileri sarmadan dinledim. gerçekten müzik klipleriyle ,kısa filmleriyle ve tabii ki dile getirilmeyenler konseptleriyle çok güzel işler yapıyorlar. umarım bir gün hak ettikleri yerlere gelebilirler.
devamını gör...

ilginç olay.


birleşik arap emirliği'nin en yüksek nüfuslu emirliği dubai merkezli özel havacılık şirketi jetex, ramazan ayı boyunca müşterileri için gökyüzünde iftar hizmeti sunacağını açıkladı. havacılık şirketi gökyüzündeki iftar hizmetine ilişkin yaptığı açıklamada, müşterilerin jetex vıp terminali'nde şoförlü lüks araç tarafından karşılandığını ifade ederek jete taşındığını belirtti. 

dubai'deki dev gökdelen ve gün batımı manzaralı iki kişilik iftar organizasyonunun bedelinin 18 bin dolar* olduğu ifade edildi. şirket şu ana kadar 15 kişinin iftar rezervasyonunda bulunduğunu açıkladı. şirket, ramazan ayı boyunca elde edilecek gelirin bae merkezli küresel bir hayırsever organizasyonu olan dubai cares'a bağışlanacağını kaydetti.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak:

www.google.com/amp/s/tr.spu...
devamını gör...

şimdi gökdelenlerin dolu olduğu bu yer eski raritan toprağıdır.
bugünkü new york city'e ilk gelen beyazlar, hollanda'lılar, bu topraklara new amsterdam demişlerdi. onlar geldiğinde manhattan'da, raritan isimli kızılderili kabilesi yaşıyormuş ve beyazların bazı hediyeleri karşılığında buraya yerleşmesine izin vermişler. beyazlar çoğaldıkça problemler artmış ve raritan'lar hollanda'lılar tarafından katliama uğramışlar.
devamını gör...

bundan tam 26 yıl önce 11 temmuz 1995'te başlayan katliam. 26 yıl önce avrupa'nın göbeğinde gerçekleşen, kimsenin “dur” demediği bir soykırım. yakın tarihte gerçekleşen en acı verici, en utanç verici olaylardan biri.

srebrenitsa, bosna-hersek'in doğusunda sırbistan sınırına 10 km. uzaklıkta bir boşnak şehridir. şu anda nüfusunun çoğunluğunu sırpların oluşturduğu srebrenitsa şehrinin nüfusunun çoğunluğunu 1992 yılında başlayan bosna savaşı öncesi boşnaklar oluşturuyordu. 1991'de yapılan yugoslavya nüfus sayımlarına göre 36 bin nüfuslu srebrenitsa şehrinde %75.2 oranında boşnaklar %22.7 oranında sırplar yaşıyordu.

1992 yılında büyük sırbistan kurma hayalindeki sırplar, devlet başkanı slobodan milošević ve general momčilo perišić'in desteğini alarak sözde bosna sırp devleti ve sırp demokrat partisi başkanı olan radovan karadžić ve general ratko mladić öncülüğünde bosna-hersek'te etnik arındırma çalışmalarına başladılar.

bosna savaşı'nın başlamasıyla beraber sırp ordusu doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusunun %75.2'sini boşnakların oluşturduğu 36 bin nüfuslu srebrenitsa'yı ele geçirdi. birkaç ay sonra boşnaklar srebrenitsa'yı geri aldı.

ocak 1993'te sırplar boşnakların elinde tuttuğu bölgelere saldırmaya başladı. bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan boşnakların göçü sonucu srebrenitsa'nın nüfusu 60 bine çıktı. srebrenitsa'da gıda, su ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.

16 nisan 1993'te birleşmiş milletler güvenlik konseyi, saraybosna, tuzla, žepa, goražde, bihać ve srebrenitsa’yı birleşmiş milletler korumasına alarak güvenli bölge ilan etti. birleşmiş milletler barış gücü srebrenitsa'ya asker sevk etti. artık bijeljina, bratunac ve zvornik gibi sırp saldırısına uğrayan çevre şehirlerden kaçan binlerce sivil ve srebrenitsa halkı birleşmiş milletler barış gücü’nü temsil eden 429 hollandalı askerin koruması altındaydı. bu tarihten sonra sırp saldırıları durdu ama srebrenitsa çevresindeki sırp kuşatması devam etti. sırplar srebrenitsa’ya gelen insani yardım konvoylarının çoğunu şehre sokmuyorlardı. srebrenitsa halkı açlık, susuzluk ve sefaletle boğuşuyordu.

mart 1995'te radovan karadžić žepa ve srebrenitsa'nın dış dünyadan tamamen koparılması emrini verdi. sırplar gelen insani yardım konvoylarının tamamını engellemeye başladılar.

6-8 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri sabaha karşı bombardımana başladılar. boşnaklar kendilerini korumak için daha önce birleşmiş milletler barış gücü'ne teslim ettikleri silahların geri verilmesini istediler fakat isteklerine olumsuz cevap aldılar.
bombardımanın ağırlaşması ve atılan roketlerin sığınmacıların tutulduğu merkezin ve birleşmiş milletler barış gücü'nün gözlem noktalarının yakınlarına düşmesi sonucu hollandalı komutan thom karremans birleşmiş milletler'den yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu isteği reddetti.

9 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri bombardımanı daha da ağırlaştırdılar, hollanda gözlem noktalarına saldırdılar ve 14 hollandalı askeri rehin aldılar.

10 temmuz 1995:
hollandalı komutan thom karremans sırpların hollanda mevzilerini bombalaması sonucu birleşmiş milletler'den tekrar yardım istedi. birleşmiş milletler yugoslavya koruma gücü komutanı general bernard janvier bu sefer yardım isteğini kabul etti. birleşmiş milletler uçakları şehre ulaşmadan sırplar saldırılarını geçici olarak durdurdu.
general bernard janvier yaptığı basın toplantısında, birleşmiş milletler koruma gücünün bu tepkisizliğini savunarak “herkese bir kez daha hatırlatmak isterim ki, bosna hükümet ordusu birlikleri kendilerini savunacak güce sahiptir. hem srebrenitsa'ya yönelik bir müdahale yapmamız da boşnaklar tarafından istenmemektedir. oradaki durum 1993'teki gibi değil. aldığım bilgilere göre boşnak askerler srebrenitsa yolu üzerindeki hollanda askerlerine ateş etmekte ve srebrenitsa üzerinde uçan nato uçaklarına saldırmaktadırlar. müslümanlar bizi arzulamadığımız bir yola çekmeye çalışmaktadırlar.” açıklamasını yaptı.
birleşmiş milletler yugoslavya özel temsilcisi yashushi akashi de “saldırıları müslümanlar başlatıyor. sonra da birleşmiş milletler ve uluslararası gücü yanlış kararlarına ortak etmeye çalışıyorlar.” diyerek general bernard janvier'in bu açıklamasına destek verdi.
hollandalı komutan thom karremans sırplar 11 temmuz saat 06.00'a kadar güvenlikli bölgeden çekilmezlerse nato uçaklarının büyük bir hava saldırısı başlatacağını söyledi.

11 temmuz 1995:
sırp kuvvetleri beklenen saatte geri çekilmedi. saat 09.00'da hollandalı komutan thom karremans saraybosna'daki birleşmiş milletler merkezinden hava desteğinin yanlış bir şekilde istendiğine dair bir mesaj aldı. saat 10.30'da tekrar gönderilen dilekçe general bernard janvier'e ulaştı. ancak saat 06.00'dan beri havada olan nato uçakları yakıt ikmali yapmak için italya'ya dönmek zorunda kalmışlardı. saat 14.30'da hava desteği sorunu çözüldü ve hollanda'ya ait iki adet f-16 uçağı srebrenitsa'yı kuşatan sırp mevzilerine iki adet bomba bıraktı. bombalardan biri sırp kuvvetlerine ait bir zırhlı personel taşıyıcıyı vurdu, diğeri sırp kuvvetlerine ait bir tanka isabetsiz bir atış yaptı. sırplar bu saldırılara karşılık ellerindeki hollandalı rehineleri öldüreceklerini ve bombardımana başlayacaklarını tehdidinde bulununca saldırılar durdu.
iki saat sonra sırp general ratko mladić sırp kameranlarla birlikte srebrenitsa'ya girdi. akşam saatlerinde mladić, karremans'ı yemeğe davet ederek şehirdeki müslümanların canlarını garanti altına almak için silahlarını teslim etmeleri gerektiğini söyledi. ratko mladić hem srebrenitsa saldırısı'nı hem de bunu takip eden srebrenitsa soykırımı'nı bizzat yönetti.

11-18 temmuz 1995:
11 temmuzu 12 temmuza bağlayan gece 15 bin kadar boşnak, dağları aşarak srebrenitsa'dan tuzla'ya kaçmak için ormanlık bölgeye girdiler. fakat kaçmaya çalışırlarken sırplar tarafından bombardımana tutuldular. birçok boşnak topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle, bazıları ise sırp askerleri tarafından yakalanarak öldürüldü.
sırp askerleri srebrenitsa içinde kalan boşnak kadın ve çocukları otobüs ve kamyonlarla boşnakların elindeki müslüman bölgelerine gönderdiler. 30 saat içerisinde 23 bin civarı kadın ve çocuk srebrenitsa’dan tahliye edildi.
16 yaş ile 70 yaş arasındaki 8 binden fazla boşnak erkeği ise “savaş suçlusu sanıkları olarak sorguya çekmek” için toplanarak depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu ve kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.
11-12 temmuz tarihlerinde sırp general ratko mladić'in hollanda üssünde hollandalı yetkililerle yaptığı görüşmeler sonucu birleşmiş milletler barış gücü hollanda üslerine sığınan 5 bin civarı boşnak sırplara teslim edildi. bunun karşılığında sırplar rehin tuttukları 14 hollandalı askeri serbest bıraktılar.
sırp general ratko mladić kameralar karşısında kimseye hiçbir şey yapılmayacağı ve herkesin güvenle srebrenitsa dışına çıkarılacağı garantisi verdi. kamyon ve otobüslere bindirilen boşnak erkeklere esir değişimi için tuzla'ya gönderilecekleri söylendi.
tüm bu olaylar yaşanırken birleşmiş milletler barış gücü'nü temsil eden ve boşnakları korumakla görevli olan hollandalı komutan thom karremans ve hollandalı askerler boşnak sığınmacıları sırplara teslim etmekten başka bir şey yapmıyordu.

not: akp genel başkanı recep tayyip erdoğan'ın 2012 yılında başlattığı kürtaj tartışmaları üzerine 2002-2013 arası ve 2016-2017 arası sağlık bakanlığı görevini üstlenen recep akdağ isimli şahıs “tecavüze uğrayan kadın doğursun, gerekirse devlet bakar.” minvalinde bir açıklama yapmıştı. recep akdağ'ın bu açıklamasını savunmak için dönemin akp sakarya milletvekili ayhan sefer üstün srebrenitsa katliamı hakkında “bosna’da kadınlar tecavüze uğradı ama doğurdular. anne karnında hepsi öldürülseydi o tecavüzcülerin yaptığından çok daha büyük bir dram, suç ortaya çıkacaktı.” demişti. recep akdağ'ın ve ayhan sefer üstün'ün bu utanç verici açıklamaları da unutulmasın istedim.
devamını gör...

nasıl ortamlara düştük yahu diye sorgulatan durumlardır.
devamını gör...

(bkz: barış manço)
devamını gör...

gerçekçi edebiyatın oluşumu rus edebiyatıyla başlamıştır. bununla birlikte edebiyatta özel bir psikoloji, felsefi, sosyo-politik sorunlar izlenmiştir. insan ruhunu en iyi anlatan yazar (bkz: dostoyevski)'yi
siyasi ve toplumsal sorunlara yönelik eleştirileri büyük bir övgüyle anlatan gogol'u, gerçekçi ve derin gözlemci anlatımıyla tolstoy'u kısacası içinde en büyük yazarları barındıran edebiyat olmuştur.eselerde psikolojik analizler çok başarılıdır ve bir çoğunda açlık,yokluk, toplumsal sorunlara değinilmiştir.
seviyoruz rus edebiyatını saf gerçeklik iyi geliyor insan ruhuna.
devamını gör...

benim yazmak için girdiğim tanımı ya da benzerini benden önce yazmış yazar kişilerini itinayla takip ediyorum. bir de konu ve olaylara mizahi yaklaşan, önyargısız, genelleme yapmadan derdini anlatabilenler en takip edilesicelerdir.
devamını gör...

mesajı bir dakika açabilir mi dediğim yazar.
edit: neyse şey diyecektim, aynı başlığa birden fazla entry girerse flooddan silinir, uzaklaştırma bile alır, sonraki entrylerini ilk entrye edit olarak toplamasını tavsiye edecektim.
devamını gör...

ateist olduğumdan beri kendimi daha zeki hissediyorum itirafını yapmama sebep olan başlık.
devamını gör...

up.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

drill rap, chicago'nun güney yakasından çıkma trap müziğin bir alt türüdür. asıl ününü ingiltere brixton'da ortaya çıktığında kazanmıştır. şuan drill'i en iyi yapanlar ingilizlerdir.

suça, çeteciliğe ve sokaklardaki günlük yaşamın zorluklarına odaklanır. şiddet içerikli, onu vurdum bunu vurdum tarzı sözler içerir. hatta londra belediye başkanı sadiq khan, drill müziğin şehirde artan suçlarda kısmen sorumlu olduğunu belirtmiştir. kısaca ingiliz kekolarının icra ettiği müzik türü diyebiliriz. bu kekoların çoğu katil veya hırsızdır. neredeyse hepsi yüzlerini maskeyle korurlar. böylelikle şarkıda söylenen hiçbir şey mahkemede onlara karşı kullanılamaz çünkü maske taktığı için rap yapan kişinin onlar olduğuna dair bir kanıt yoktur.

beatler genellikle 60-70 bpm'dir. bu türde punchline fazla yoktur ve metaforlarla ilgilenmezler yani şarkı sözleri baya basittir. şuraya türkçe alt yazılı bir uk drill örneği bırakayım:



bu aralar bu müzik türü türkiye'ye de sıçradı. ama türkiye'deki driller, altyapıdan öteye gidemiyor yani konular genelde şiddet, çetecilik olmuyor doğal olarak. ha bunu deneyen çok var ama apartman çocukları keserim, vururum, gangstayım diyerek drill yapmaya çalışınca da komik oluyor baya. çünkü elin kekosu dediği şeyleri gerçekten yapıyor. zaten özenilecek de bir şey değil sadece altyapı ve vokaller için dinlenir bu tür. son olarak türkçe rap'ten çıkma güzel birkaç drill örneği:


devamını gör...

bunu yaptığı için zengin olan insandır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim