tşk etmek
ilk duyduğumda ne olduğunu anlayamadığım*, ve beni şaşırtan kelimedir.
dedim herhalde benimle tşk geçiyor, sonra kavradım işin aslını. teşekkür ediyormuş meğer...
dedim herhalde benimle tşk geçiyor, sonra kavradım işin aslını. teşekkür ediyormuş meğer...
devamını gör...
silika jel
nem nedeniyle bozulabilecek maddelerin nemini alan sodyum ve silisyum bileşiği.
1919'da walter patrick tarafından icat edilen silika jel, tanecikli bir yapıya sahiptir. kuruyken mavi, turuncu ya da beyaz olabilen bu madde, ıslandığında pembe görünür. zehirli değildir ve yüksek enerjili reaksiyonlara girme ihtimali yoktur. bu nedenle besinler, deri eşyalar gibi malzemeler ile rahatlıkla kullanılır.
1919'da walter patrick tarafından icat edilen silika jel, tanecikli bir yapıya sahiptir. kuruyken mavi, turuncu ya da beyaz olabilen bu madde, ıslandığında pembe görünür. zehirli değildir ve yüksek enerjili reaksiyonlara girme ihtimali yoktur. bu nedenle besinler, deri eşyalar gibi malzemeler ile rahatlıkla kullanılır.
devamını gör...
sen misin rektörün kızını sınavda kazandırmayan
kahramanmaraş sütçü imam üniversitesi rektörü prof. dr. niyazi can, kızı esra aslancan'ın doktora sınavını kazanamaması üzerine ortalığı birbirine kattı. sınav değerlendirme komisyonu başkanı doç. dr. mahmut sağır, rektörün sınav öncesi görüşme talebini reddettiği için bölüm başkanlığından istifa ettirildi, ardından da kavga bahanesiyle açığa alındı.
ilginç olaylar zinciri, kahramanmaraş sütçü imam üniversitesi (ksü) rektörü prof. dr. niyazi can'ın önce gaziantep üniversitesi'nde görev yapan, ardından da kahramanmaraş istiklal üniversitesi'ne tayin edilen öğretim görevlisi kızı esra aslancan'ın ksü sosyal bilimler enstitüsü eğitim bilimleri anabilim dalı eğitim yönetimi doktora programı bilim sınavı'na başvurmasıyla başladı.
21 eylül 2020 tarihinde yapılan sınav öncesi iddiaya göre, rektör prof. dr. niyazi can, sınav komisyonunda görevli eğitim fakültesi dekanı prof. dr. nail yıldırım ve diğer komisyon üyelerinden kızının alınması telkininde bulundu.
rektörün bu amaçla görüşme girişiminde bulunduğu sınav değerlendirme komisyonu başkanı doç. dr. mahmut sağır, talebe olumsuz yanıt verdi.
dekan iki defa istifa etti
23 eylül 2020'de açıklanan sınav sonucuna göre rektör prof. dr. niyazi can'ın kızı esra aslancan kazananlar listesine giremedi. rektör can'ın kızının sınavda başarısız olmasından sorumlu gördüğü kişilerden eğitim fakültesi dekanı prof. dr. nail yıldırım, iddiaya göre baskı nedeniyle iki kez görevinden istifa etti.
ancak, rektör'ün huzursuzluğun ifşa olmaması için istifayı kabul etmediği ileri sürüldü. bu arada, rektör prof. dr. niyazi can'ın istifasını işleme koymadığı fakülte dekanı nail yıldırım aracılığıyla istifaya zorladığı sınavın komisyon başkanı mahmut sağır'ın istifası için yaptığı zorlamalar sonuç verdi. baskıya dayanamayan doç. dr. sağır bölüm başkanlığı görevinden istifa etti
buradan
kız babaları yakmaya devam ediyor.
devamını gör...
ekim ayı burç yorumları
bir iki burç hariç herkese iyi bir şey düşüyor.
onlar da üzülmesin, kasımda aşk başkadır.
hoş geldin ekim.
niyet ediyorum denge, mutluluk, güzellik, keyif, huzur, sağlık,başarı, para bulmaya.*
sizde edin. niyet edelim ki tüm istediklerimiz bize doğru gelsinler.
en son dua trendi, niyet üzerine.
niyet bizden, nasip etmek mevladan inşallah.
onlar da üzülmesin, kasımda aşk başkadır.
hoş geldin ekim.
niyet ediyorum denge, mutluluk, güzellik, keyif, huzur, sağlık,başarı, para bulmaya.*
sizde edin. niyet edelim ki tüm istediklerimiz bize doğru gelsinler.
en son dua trendi, niyet üzerine.
niyet bizden, nasip etmek mevladan inşallah.
devamını gör...
kapo
naziler almanya'da iktidara gelince yahudiler’i belli mahallelerde toplamaya başladılar ve başlarına da sorumlu bir yahudi koydular. onlara “kapo” deniliyordu.
naziler daha sonra toplama kamplarında yahudileri toplayıp, soykırım yaptıklarında da yahudi tutuklular arasından seçilmiş, onları yönetmekle görevli olan yahudilere de kapo diyorlardı.
ayrıca bilhassa abd mafyasında patron ve consigliere'den sonra gelen ve kendi ufak ailecikleri olanlara da caporegime veya kapo denir.
meşhur the godfather filminden örnek verecek olursak clemenza ve tessio ailenin capolarıydı.
naziler daha sonra toplama kamplarında yahudileri toplayıp, soykırım yaptıklarında da yahudi tutuklular arasından seçilmiş, onları yönetmekle görevli olan yahudilere de kapo diyorlardı.
ayrıca bilhassa abd mafyasında patron ve consigliere'den sonra gelen ve kendi ufak ailecikleri olanlara da caporegime veya kapo denir.
meşhur the godfather filminden örnek verecek olursak clemenza ve tessio ailenin capolarıydı.
devamını gör...
buzda yürüyüş
werner herzog kitabıdır.
tanıyanlar bilir werner herzog aslında bir yönetmendir. müthiş filmlerle bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen, gerim gerim gerilmemize neden olan büyük bir yönetmendir hem de. ‘ aguirre, tanrının gazabı’ filmini izlerken o kadar sıkmıştım ki kendimi bu film nasıl çekilmiş diye meral etmekten kendimi alıkoyamadım ve bir araştırma yaptım.
herzog, oyuncuları o kadar zorlar ki başta filmin başrol erkek oyuncusu klaus kinski olmak üzere bütün oyuncular çekimlerin kesilmesini ister. kinski, herzog’un karşısına çıkar ve filmi bırakacağını söyler. herzog da bir silah çıkartıp kinski’nin kafasına dayar ve eğer filmi bırakmayı düşünüyorsa o an onu öldüreceğini söyler. kinski, herzog’un dediğini yapacağını bildiği için filme devam eder ve ortaya muazzam bir yapıt çıkar.
işte bahsettiğimiz herzog yakın bir arkadaşının ölmek üzere olduğunu öğrenince münih’ten paris’e yürüyerek arkadaşının yanına gitmeye karar verir. eğer bunu başarırsa arkadaşı ölmeyecektir herzog’un labirentlerle dolu zihnine göre. işte bu kitap bu yolculuğu anlatır.
okumazsanız bu kitabı bir şey eksilmez hayatınızdan ama eğer okursanız çok şey katarsınız kendinize.
tanıyanlar bilir werner herzog aslında bir yönetmendir. müthiş filmlerle bizi şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen, gerim gerim gerilmemize neden olan büyük bir yönetmendir hem de. ‘ aguirre, tanrının gazabı’ filmini izlerken o kadar sıkmıştım ki kendimi bu film nasıl çekilmiş diye meral etmekten kendimi alıkoyamadım ve bir araştırma yaptım.
herzog, oyuncuları o kadar zorlar ki başta filmin başrol erkek oyuncusu klaus kinski olmak üzere bütün oyuncular çekimlerin kesilmesini ister. kinski, herzog’un karşısına çıkar ve filmi bırakacağını söyler. herzog da bir silah çıkartıp kinski’nin kafasına dayar ve eğer filmi bırakmayı düşünüyorsa o an onu öldüreceğini söyler. kinski, herzog’un dediğini yapacağını bildiği için filme devam eder ve ortaya muazzam bir yapıt çıkar.
işte bahsettiğimiz herzog yakın bir arkadaşının ölmek üzere olduğunu öğrenince münih’ten paris’e yürüyerek arkadaşının yanına gitmeye karar verir. eğer bunu başarırsa arkadaşı ölmeyecektir herzog’un labirentlerle dolu zihnine göre. işte bu kitap bu yolculuğu anlatır.
okumazsanız bu kitabı bir şey eksilmez hayatınızdan ama eğer okursanız çok şey katarsınız kendinize.
devamını gör...
görünmezlik özelliğine sahip olunsa yapılacaklar
ben tek tek tanıdıklarıma uğrarım, ben yokken arkamdan ne konuşuyolar diye. herkes birbirinin arkasından iş çevirir oldu.
kime güveneceğimizi bilelim.
kime güveneceğimizi bilelim.
devamını gör...
türkan saylan
1935 istanbul doğumlu türkan saylan doktor, akademisyen, eğitimci, yazar ve çağdaş yaşamı destekleme derneği 'nin eski başkanıdır. 18 mayıs 2009 tarihinde istanbul' da vefat etmiştir.
devamını gör...
toplaşıp allah dememizi bekleyen insan
her şeyden önce birilerine allah demek için yanıp tutuşanlar olmasaydı böyle bir insan tipinin olmayacağını bilmek gerekir. bahsi geçen insan tipi acizlere kendini fark ettirmek ve onları bir araya getirmek için kendini parlatır. aklı başında olanlara bu gösteri işlemez, toplanıp allah dememizi bekliyor herhalde deyip geçeriz.
devamını gör...
atatürk dirilse yapacağı ilk şey
umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. ben hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin kurtarıcı kendiniz olun diyen atatürk'ün ülkeye bakıp hmmm kötü ya ben ölim madem diyeceğini sanmıyorum.
savaş ortasında bile eğitime vakit harcayan odalarca kitap okuyan atamızın ilk olarak eğitime ve sürekli önemini vurguladığı özgürlüğümüze engel olan her şeye el atacağını düşünüyorum.
savaş ortasında bile eğitime vakit harcayan odalarca kitap okuyan atamızın ilk olarak eğitime ve sürekli önemini vurguladığı özgürlüğümüze engel olan her şeye el atacağını düşünüyorum.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
nazım hikmet- hoş geldin kadınım
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...
hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
devamını gör...
kavaklıdere efor şalgam suyu
milli içkimiz ayranın sıralaması.
1:dost ayran
2: içim ayran
3: menemen çiftlik
4:sakıp ağa.
hepsini tavsiye ederim, nede olsa milli içkimiz.
1:dost ayran
2: içim ayran
3: menemen çiftlik
4:sakıp ağa.
hepsini tavsiye ederim, nede olsa milli içkimiz.
devamını gör...
can yücel
mesele sevmek değil azizim.
kime sorsan seviyor zaten.
mühim olan güzel sevmek.
kırmadan,
dökmeden,
yormadan,
acıtmadan...
kime sorsan seviyor zaten.
mühim olan güzel sevmek.
kırmadan,
dökmeden,
yormadan,
acıtmadan...
devamını gör...
yazarların duyduğu reddedilme cümleleri
hiç birbirimizi kandırmayalım, genelde "ay git be, slk mısın defol!!" türü şeylerdir ama seneler önce bir kadın bana "benim sahibim var" demişti, onu hiç unutmadım.*
devamını gör...
pronoya
paranoyanın tam tersi olan durumdur.
paranoyak insanlar herkesin kendilerinin kötülüğünü düşündüğünü ve buna dair hareketlerde bulunduğunu düşünürken pronoya sahibi insanlar tam tersi şekilde herkesin kendilerinin iyiliğini düşünüp ona göre hareket ettiğini sanırlar.
paranoyak insanlar herkesin kendilerinin kötülüğünü düşündüğünü ve buna dair hareketlerde bulunduğunu düşünürken pronoya sahibi insanlar tam tersi şekilde herkesin kendilerinin iyiliğini düşünüp ona göre hareket ettiğini sanırlar.
devamını gör...
yazarları korkutan unsurlar
"yayında tanımlarını kullanacağım başlıktır"
yaşadığın hayatın limitlerini kim belirliyor?
bunun cevabını dürüstçe verebiliyor musun kendine?
eylemlerin ile hayallerin arasında duran nedir?
seni ilk otobüse atlayıp uzaklaşmaktan alıkoyan nedir?
elini camdan dışarı çıkardığında, sokağa bir adım attığında, ikinci adımı atmanı, koşmanı, uzaklaşmanı engelleyen nedir.
son kez kaparken gözlerini ve izlerken o film karelerini, keşkelerin neler olacak?
neden adım atmaktan korkuyorsun?
neden korkuyorsun?
yaşadığın hayatın limitlerini kim belirliyor?
bunun cevabını dürüstçe verebiliyor musun kendine?
eylemlerin ile hayallerin arasında duran nedir?
seni ilk otobüse atlayıp uzaklaşmaktan alıkoyan nedir?
elini camdan dışarı çıkardığında, sokağa bir adım attığında, ikinci adımı atmanı, koşmanı, uzaklaşmanı engelleyen nedir.
son kez kaparken gözlerini ve izlerken o film karelerini, keşkelerin neler olacak?
neden adım atmaktan korkuyorsun?
neden korkuyorsun?
devamını gör...
yükselen burcunla ilgili bir bilgi bırak
doğum saati, doğum yeri ve doğum tarihi ile hesaplanan kişide en az burcu kadar etkili olan arada otomatik pilotluk yapan burçtur.
internette hesaplama siteleri ve özellikleri mevcut. bu konuda profesyonel danışmanlık veren yerler de mevcuttur.
hayata format atmanız gereken bir noktada iseniz bir kez olsun başvurmaktan fayda gelebilir.
gelelim benim yükselen bilgime, burcumda eksik olan özgüveni ondan aldım. fazla gelmiş de olabilir, öyle böyle almadım yani. ışık mışık, sadakat ve vefa da eklendi.
fazla mı oldum diyorum arada görseldeki gibi. başağın aslana yükselmesi kan gurubum gibi bir durum olmuş. nadir nadir takılıyorum.
internette hesaplama siteleri ve özellikleri mevcut. bu konuda profesyonel danışmanlık veren yerler de mevcuttur.
hayata format atmanız gereken bir noktada iseniz bir kez olsun başvurmaktan fayda gelebilir.
gelelim benim yükselen bilgime, burcumda eksik olan özgüveni ondan aldım. fazla gelmiş de olabilir, öyle böyle almadım yani. ışık mışık, sadakat ve vefa da eklendi.
fazla mı oldum diyorum arada görseldeki gibi. başağın aslana yükselmesi kan gurubum gibi bir durum olmuş. nadir nadir takılıyorum.
devamını gör...
mommo kız kardeşim
atalay taşdiken’in gerçek hayattan alınan ilk uzun metraj filmi.
hani derler ya teyze anne yarısıdır diye, hayır değildir. ya abla ya da abi anne yarısıdır. bu filmde de 9 yaşında çocukluğunu yaşayamadan kardeşinin sorumluluğunu üstlenen, ona bakan, onu düşünen bir abiyi yani ahmet'i görüyoruz. bir yetişkine sahipmiş gibi düşünceli bakan gözlerine tanıklık ediyoruz.
iki kardeş de annesiz büyüyor, babaları var ama yok. bedenen var fakat varlığı zarardan başka bir şey değil. ahmet, kardeşi ayşe'nin tutunabileceği tek dal. o da çocuk fakat ayşe'nin yanında ne ağlıyor, ne korkuyor, ne de çikolatasını yiyor. onların bu halde olmasını nedeni de yabancı biri değil, öz babaları. tabi baba diyebilirseniz.
bu film bana üzücü bir durumu aktarmak için kelimelerin gerekmediğini, bakışlarla da her duygunun seyirciye geçirilebileceğini bir kez daha gösterdi. bu ülkede çocukların yüzünün tam manasıyla bir türlü gülmediği gerçeğini bir kez daha yüzüme çaptı, hem de çok nahif ama etkileyici bir biçimde.
hani derler ya teyze anne yarısıdır diye, hayır değildir. ya abla ya da abi anne yarısıdır. bu filmde de 9 yaşında çocukluğunu yaşayamadan kardeşinin sorumluluğunu üstlenen, ona bakan, onu düşünen bir abiyi yani ahmet'i görüyoruz. bir yetişkine sahipmiş gibi düşünceli bakan gözlerine tanıklık ediyoruz.
iki kardeş de annesiz büyüyor, babaları var ama yok. bedenen var fakat varlığı zarardan başka bir şey değil. ahmet, kardeşi ayşe'nin tutunabileceği tek dal. o da çocuk fakat ayşe'nin yanında ne ağlıyor, ne korkuyor, ne de çikolatasını yiyor. onların bu halde olmasını nedeni de yabancı biri değil, öz babaları. tabi baba diyebilirseniz.
bu film bana üzücü bir durumu aktarmak için kelimelerin gerekmediğini, bakışlarla da her duygunun seyirciye geçirilebileceğini bir kez daha gösterdi. bu ülkede çocukların yüzünün tam manasıyla bir türlü gülmediği gerçeğini bir kez daha yüzüme çaptı, hem de çok nahif ama etkileyici bir biçimde.
devamını gör...
huzur
romanı iki defa okudum. 3. okumam da yakın zamanda olabilir.
hakkında bir iki şey yazacağım.
öncelikle şunu söyleyebilirim ki kurgusal metinde tesadüf yoktur. yazar, yaratıcı gibi çalışıp inşa eder. dolayısıyla metinde geçen isimler de tesadüfi olarak seçilmemiştir.
romana uyarlayacak olursam.
mümtaz, nuran, fatin, ihsan bence tesadüfi seçilmemiştir.
mümtaz geçmişi çalkantılarla dolu bir hayat geçirmiştir.(babasının öldürülmesi, bir kadına aşık olması, amcası ihsanın yanına gelip farklı bir hayat tarzına geçiş yapması.)
ben mümtaz-nuran-fatin üçlüsünü şu şekilde kuruyorum. (şu anda düşündümde divan edebiyatındaki aşık, maşuk, rakip üçlüsünü andırdı.)
mümtaz kelime anlamı olarak seçkin demektir. nuran ise ışık. fatin fitne çıkaran anlamına gelmektedir. mümtaz geçmişin onca yaşanmışlığına rağmen hayatına bir ışık gibi doğan nuran ile karşılaşır. zamanın romanları gibi boğaz gezmeleri, sefaları yapılır, bir sürü mekanda bir sürü yaşanmışlık biriktirilir. ama bir süre sonra araları açılır, fatin fitne çıkararak nuru söndürür. nuran mümtaz'ın hayatından çıkarak mümtazın hayatını alt üst olmuş şekilde karanlıklar içinde bırakır.
nuran ışık getirdi aydınlattı, gitti, nur da gitti, mümtaz'ın hayatından.
söylenecek pek çok şey var ama bir şeyler elimden geldiğince çiziktirmek istedim.
edit: fatin değil fahir'miş, karakterim adı. uzun zaman önce okuyunca insanın aklından değişiveriyor.
hakkında bir iki şey yazacağım.
öncelikle şunu söyleyebilirim ki kurgusal metinde tesadüf yoktur. yazar, yaratıcı gibi çalışıp inşa eder. dolayısıyla metinde geçen isimler de tesadüfi olarak seçilmemiştir.
romana uyarlayacak olursam.
mümtaz, nuran, fatin, ihsan bence tesadüfi seçilmemiştir.
mümtaz geçmişi çalkantılarla dolu bir hayat geçirmiştir.(babasının öldürülmesi, bir kadına aşık olması, amcası ihsanın yanına gelip farklı bir hayat tarzına geçiş yapması.)
ben mümtaz-nuran-fatin üçlüsünü şu şekilde kuruyorum. (şu anda düşündümde divan edebiyatındaki aşık, maşuk, rakip üçlüsünü andırdı.)
mümtaz kelime anlamı olarak seçkin demektir. nuran ise ışık. fatin fitne çıkaran anlamına gelmektedir. mümtaz geçmişin onca yaşanmışlığına rağmen hayatına bir ışık gibi doğan nuran ile karşılaşır. zamanın romanları gibi boğaz gezmeleri, sefaları yapılır, bir sürü mekanda bir sürü yaşanmışlık biriktirilir. ama bir süre sonra araları açılır, fatin fitne çıkararak nuru söndürür. nuran mümtaz'ın hayatından çıkarak mümtazın hayatını alt üst olmuş şekilde karanlıklar içinde bırakır.
nuran ışık getirdi aydınlattı, gitti, nur da gitti, mümtaz'ın hayatından.
söylenecek pek çok şey var ama bir şeyler elimden geldiğince çiziktirmek istedim.
edit: fatin değil fahir'miş, karakterim adı. uzun zaman önce okuyunca insanın aklından değişiveriyor.
devamını gör...
