ayakkabı işinden parayı kırdıkları doğrudur. perileri söğüşlemeyi pek severler zira söz konusu ayakkabıları perilere yaparlar. her periye özel ayakkabı tasarlarlar. karşılığında da altını hamutu ile götürürler. ama neticede ortada bir emek var. alan memnun satan memnun. tek sıkıntıları cimri olmaları. küp küp, altın biriktirip, bunları gökkuşağının altına saklamak nedir arkadaş? değişikler biraz.

bir de bunlarda etiket sistemi gibi bir şey var. hiçbir leprikon' un altın küpü diğerine karışmıyor diye biliyorum. muazzam bir sisteme sahipler. ama anlatıldığına göre geçiş höyüklerinde altın küpü ile görülen leprikonlar varmış. hani biz deriz ya; ''bu neyin çabası arkadaş, öteki dünyaya mı götüreceksin bu malı mülkü?'' bunlar cidden dünyada kazandıklarını öteki tarafa taşıyorlar. o yüzden bu tarz bir soruyu onlara sormamak lazım. ''evet birader taşıyorum sıkıntı mı var?'' diye cevaplayıp, sonu kavgaya varacak bir tartışmanın fitilini ateşleyebilirler.

altın fazla olunca öbür tarafta da rahat ediyorlar tabi. toprak cini olmalarına rağmen, sidhe villalarında tanrılarla yaşıyor bu ufaklıklar. diledikleri gibi girip çıkıyorlar. çift dünya vatandaşlıkları var anlayacağınız. leprikon yakalamak çok zor bir iş. yakalarsanız üç dilek hakkı kazanıyorsunuz. ekip halinde çalışmak lazım. biri leprikonu gözünden ayırmayacak ve gözünü kırpmayacak. diğeri de bu esnada onu zapturapt altına alacak. aksi taktirde kaçar gider zaten. sonra bütün ağaç kovuklarını ararsınız ama nafile. kaçan leprikon büyük olur demişler ama en büyüğünün boyu 1 metre...
devamını gör...

bazen bu fazla romantizm ve dram harmanı tabirleri çuvala doldurup, denize atmak istiyorum. sevmiş, güzel sevmiş, üstüne bir de çok güzel sevmiş.. vay anasını ya. errkek olsam tam da böyle bir şey olurdum kesin. hoff.
devamını gör...

rosa luxemburg 1871 yilinda yahudi bir ailenin cocugu olarak polonya'da dogdu. ancak polonya o vakitler, rus çarliginin bir parcasiydi ve kadinlar universite egitimi alamamaktaydi. luxemburg universite egitimini ısvicre'de tamamladi ve doktorasini "polonya'nin endustriyel kalkinmasi" uzerine yapti. alman vatandisi olabilmek icin gustav lubeck ile evlendi.

alman vatasi olduktan sonra, almanya sosyal demokrat partisinin (spd) uyesi oldu. marksist ideolojiden taviz vermeyerek, sosyal demokrat partinin icindeki revizyonist akima, basta eduard bernstein olmak uzere karsi cikti. 1914'de spd'nenin cogunlugu savas kredileri icin oy verirken, luxemburg marksist ideoloji taviz vermeyerek kredilere karsi cikti. karl liebnecht ile beraber spartakist ligini kurdu ve savas suresince savas karsiti yazilar yazmaya devam etti. savas karsiti hareketlerinden dolayi liebnecht ile beraber 1916'dan 1918'de savasin bitimine kadar tutuklandi.

1918'de almanya komunist partisini (kpd) kurdu. rosa luxemburg spd'nin devrimden vazgectigini, marksist ideolojiyi birakip burjuvazi ile is birligini yaptigini dusunuyordu. 1919 yilinda rosa luxemburg ve kpd, almanya'da sosyalist devrim baslatsalarda, spd'nin lideri ve sansolye friedrich ebert tarafindan bu devrim kanla bastirildi. komunistler, sosyal-demokratlar tarafindan ihanete ugratildilar. rosa luxemburg ve karl liebnecht 15 ocak 1919 gunu yakalandilar ve iskence edildikden sonra oldurulduler. rosa luxemburg boylece sadece alman komunistler icin degil, butun sosyalistler icin bir sehit haline geldi.

rosa luxemburg hayati boyunca bir suru esere imza atti. her ne kadar politik teorisyen ve politikaci olarak taninsa da, kendini bir ekonomist olarak gordu. luxemburg'un marksizm yorumu, marksist-leninist fikrin en buyuk rakibi idi. rosa luxemburg, her ne kadar bolsevik devrimini savunsa da, lenin ve troçki'nin demokratik olmayan ve baskici hareketlerini elestirdi. rosa luxemburg'a gore sosyalist devrimin ilerlemesi, proletarya diktatoryasinin kurulmasi ve ardindan sinifsiz bir toplumun elde edilmesi sadece ozgur bir demokrasi ile mumkundu. devrimin ilerlemesi icin halkin da surekli olarak devrime demokratik bir yolla katilmasi gerekiyordu.
ayrica, rosa luxemburg'un ekonomik dusuncesi lenin'inkinden farkliydi. lenin merkezi bir ekonomik sistemin gerektigini dusunurken, luxemburg merkezi olmayan ve tarim ve endustrinin rejyonel olarak idare edildigi bir sistemin gerekli oldugunu dusunuyordu.
devamını gör...

türkiye'de ucuz olan tek şey insan hayatı. geriye kalan herşey gereksiz pahalı zaten.
devamını gör...

oğlağımıza isim arıyoruz :p
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en kötü sonuçtan bile daha çok yoran bir durumdur. (bkz: zeigarnik etkisi) sebebiyle tamamlanmamış işler zihni çok daha fazla meşgul eder. ister istemez sürekli bu belirsizliği düşünür ve strese girersin. ne olacaksa olsun ama belli olsun dersin. çünkü en kötüsü bile bundan kötü olamaz, zihnin hep daha kötüsünü kurabilir. belirsizlik kadar tahammül edemediğim bir şey yok sanırım.
devamını gör...

yürürken şurda bi çay simit yapayım dediğim an da yanıma konan ve simidime ortak olan güzellik.
(yavru bir kumru)

hizliresim.com/P1M5O1
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
böyleyim bugün..
devamını gör...

bugün de samimiyetimin salaklığını nasıl yaşadığımı düşünüyorum. bir daha aynı tufaya düşersem sevsinler.
devamını gör...

bence şahsın beyanı önemlidir, durup dinlemekte fayda vardır.

akp'li olmayan birinin olmadığını her nedense ispat etmek zorunda hissederek kurduğu cümledir.
devamını gör...

içimde bilemediğim bir telaş var, kötü bir his...
sanki saatlerdir koşuyormuş, bir yere yetişmeye çalışıyormuşum da yorulmuşum gibi. hem yorgun hem de telaşıyım. gelse biri durdursa beni ya da ben bir şekilde dursam olduğum yerde; deriiin bir nefes alsam, kafamı kaldırsam gökyüzüne her şey geçecek. ama ne ben durabiliyorum ne de nereye koştuğumu biliyorum. garip...
devamını gör...

çok tatlı bir nezaket kuralıdır. bana sıra veren çok oldu çünkü.
devamını gör...

sanki biraz 80'ler gibi hissettirdi bana nostaljik gibi.
devamını gör...

neden "8 cm"? neden "kapalı kız"? isterse 15 cm giysin, hatta direkt minare olsun. bize ne? swh
devamını gör...

beni daha çok azdıracak durum*.
devamını gör...

vergi verdim.
devamını gör...

enerjik olmam, konuşkan olmam, güleç olmam.
öyle ki
öyle olmadığım zaman çok sırıtıyorum.
nen var diye soruyorlar. uykum var, midem ağrıyor ya da açım diyemiyorum.
devamını gör...

(bkz: gülseren budayıcıoğlu)

bildiğim kadarıyla senaryolar, kitaplarından esinlenilerek yazılıyor ama değişik olan, kitapta var olmayan kısımlar da varmış. mesela han adlı karakterin kitapta olmadığını yazmıştı birisi. konuların ana hatlarına sadık kalınarak üzerine eklemeler yapılıyor sanırım.

bu arada evet, hastalardan izin alındığını budayıcıoğlu kendisi söylemişti. bazılarının zaten artık hayatta bile olmadığına ilişkin yorumlar da okumuştum.

yine de tabii birçok kişinin bu konuların kullanılmasını hoş karşılamadığı muhakkak.
devamını gör...

“yanımda yürüyordun milena, yanımda yürümüştün. düşünsene, aşık biri için ne büyük nimet değil mi?”
devamını gör...

ablası da (bkz: pazartesi diyete başlayacağım)dır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim