manas destanı gibi tanım giren sözlük yazarı
ben üç cümle yazsam ikinci cümlede kafam karışıyor ne yazdığımı unutuyorum. yazdığım uzun tanımlarda dikkat edilirse özne yüklem hep birbirine karışır. tebrik ediyorum o yüzden vallahi.
devamını gör...
alkol
geçmişte yaptığınız hataları düşünmekten kafayı yemek üzereyseniz başvurmanız tavsiye edilir. kararında bırakıldığı takdirde düşünmeyi bırakır etrafa da rahatsızlık vermeden bir şekilde uyur gidersiniz.
devamını gör...
papiller hidradenoma
labia majorda sınırlı belirgin ülsere olabilen histolojik olarak memenin intraduktal papillom'una benzer yapıda neoplastik lezyondur.
devamını gör...
sesi güzel olmadığı halde duyduğu her şarkıya eşlik eden insan
bayılıyorum o özgüvene..
o an ne kadar mutlu oluyorlar..
kim dinlemis.. kim duymuş..
umurlarin da olmaz..
o an ne kadar mutlu oluyorlar..
kim dinlemis.. kim duymuş..
umurlarin da olmaz..
devamını gör...
renkli reçete
hekimler tarafından ilaç yazmak için kullanılan,beyaz(ilaçların geneli bu renge tabiidir),kırmızı(yüksek oranda bağımlılık yapanlar),yeşil(psikotrop ilaçlar-bağımlılık seviyesi biraz daha düşük olanlar),turuncu ve mor(kan ürünleri)gibi çeşitleri bulunan hede.
büyük düşünür doğan duru der ki;
"ruhum kirli,reçete renkli,hayat değil."
doğan'cığıma bi dal kırmızı lütfen.
büyük düşünür doğan duru der ki;
"ruhum kirli,reçete renkli,hayat değil."
doğan'cığıma bi dal kırmızı lütfen.
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
değerli patagonyalı kombine biletiyle yerini almıştır dememe gerek kalmadı,hazır durumda.seviyorum burda olmasını.
devamını gör...
doğunun paris'i
bu benzetmeyi kazım karabekir paşa yapmış, onunla da erzurum kentini kastetmiş. burada tarihsel değere sahip kule tipi savunma yapılarına rastlanmış. hem paris, hem erzurum'da da şehri korumak için yaptırılan savunma sistemlerinin benzerliği dolayısıyla bu benzetme yer edinmiş.
devamını gör...
sihirli hafıza numarası 7
psikolog george miller 1956 yılında, 7 rakamının zihinde bilgi tutarken ya da gazete okurken anahtar sayı olduğunu iddia etti. kimi zaman daha çok kimi zaman da daha az; fakat rakam her zaman 7 civarındaydı. miller bunun üzerine kısa süreli hafızada tutulabilecek sayının ‘sihirli’ 7 olduğu kuramını geliştirdi.
yakın dönemdeki çalışmalar insanların grup şeklinde bilgileri kısa süreli hafızada tutabildiklerini (normalden daha fazla bilgiyi içerebildiği halde) ve bunların da 7 rakamıyla ilişkili olduğunu buldular. belki de insanların kültürel inanç sistemlerinde 7’nin özellikle önemli olmasının nedeni budur!
benim içinde bu teori geçerli diyebilirim. ayın 7 sinde doğanları unutmam mesela.
(bkz: sihirli sayı)
yakın dönemdeki çalışmalar insanların grup şeklinde bilgileri kısa süreli hafızada tutabildiklerini (normalden daha fazla bilgiyi içerebildiği halde) ve bunların da 7 rakamıyla ilişkili olduğunu buldular. belki de insanların kültürel inanç sistemlerinde 7’nin özellikle önemli olmasının nedeni budur!
benim içinde bu teori geçerli diyebilirim. ayın 7 sinde doğanları unutmam mesela.
(bkz: sihirli sayı)
devamını gör...
gogol’un dar paltosu
bugün nickaltına yazılması sayesinde varlığından haberdar olduğum, yer yer üslubuna gıpta ettiğim, edebi eserlere yaptığı göndermelerden okumayı sevdiği ve nokta atışı okumalar yaptığı belli olan ve "hukukçu" olduğu kanaati uyandırmış değerli bir yazar.
devamını gör...
reis diye hitap eden sevgili
alfa sevgilidir olum bu. reis diyecek samimiyeti kurduysanız reisi kaçırmayın derim. reis hitabınıza 'başqan' diye karşılık veriyorsa da alın nikahı basın kardolar. daha fazla kekolaşmadan burayı terk edem de bizim reisle iki goygoy çevirem.
devamını gör...
sözlükçülerin evi olunca yapacakları şeyler
yıllardır yaptığım, ev işi.
ev demek iş demek çünkü.
ev demek iş demek çünkü.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
başlık açarken kategoriyi kendimiz işaretlesek ama kötüye kullanımı önlemek için bu kategorilerin, moderatörlerin onayından geçmesi sağlansa mesela... olabilir mi öyle bir şey? böylece hem belirli kategoriye ait başlıklar araya kaynamaz hem de moderatörlerin işi biraz daha kolaylaşır.
devamını gör...
caligo
sis
uyur tanrılar ben geçerim uykularından
durmuştur saatler
eski bir alışkanlıktır
içimdeki ölüleri toplarım
kalabalıktır kadınlar
bir kurşun,
vazgeçer kendinden bir çiçek
ya bu ellerin elsizliği
bulanık mağaralar
ya bu ibresi bozuk pusulalar
bulutlar ve kuşları göğün
çoğul bir uykudur
organik yaşam
bir türlü geçmeyen geçmiş zaman
pıhtılaşmış felâket
benlik zamanı
uyanır tanrılar
yedinci dem şiiridir. *
uyur tanrılar ben geçerim uykularından
durmuştur saatler
eski bir alışkanlıktır
içimdeki ölüleri toplarım
kalabalıktır kadınlar
bir kurşun,
vazgeçer kendinden bir çiçek
ya bu ellerin elsizliği
bulanık mağaralar
ya bu ibresi bozuk pusulalar
bulutlar ve kuşları göğün
çoğul bir uykudur
organik yaşam
bir türlü geçmeyen geçmiş zaman
pıhtılaşmış felâket
benlik zamanı
uyanır tanrılar
yedinci dem şiiridir. *
devamını gör...
artık burama kadar geldi sözündeki sınır
bence alt dudağın hemen altındaki kısımdır çünkü artık nefes alamayacak olduğumuzda bu sözü kullanırız ya da bardağın taşırmadan hemen önceki andır.
devamını gör...
günaydın sözlük
yeniden yalnızlığa karıştığım bir gün. çok yorgunum aynı zamanda.
güzel bir kahvaltı hazırlamaya gidiyorum. buz gibi bir odada sıcacık tutan kalın polar battaniyeyle uyumak çok iyi hissettiriyor. kalın giyinmeye rağmen hafif üşümeyi ve ısınmaya çalışma hissini seviyorum, kahveyle gideriyorum.
gönlü üşüyenlere ayrı günaydın.
güzel bir kahvaltı hazırlamaya gidiyorum. buz gibi bir odada sıcacık tutan kalın polar battaniyeyle uyumak çok iyi hissettiriyor. kalın giyinmeye rağmen hafif üşümeyi ve ısınmaya çalışma hissini seviyorum, kahveyle gideriyorum.
gönlü üşüyenlere ayrı günaydın.
devamını gör...
atatürk'e küfreden çocuk
geleceğim nargile emcükleyip ağzından yuvarlak duman çıkartacak, pembe dar kıyafetiyle mağazalarda "kara cuma bize saldırıdır" diyecek bir tipin küçüklüğü. kendisinin bir suçu yok ama seni dünyaya getirmek için anne babanın nikahını kıyan memura saygılarımı sunuyorum.
aile içinde olan konuşmalardan etkilendiği kaçınılmaz bir gerçek ama üzülmesin ergenlik zamanları böyle atar gider olur, yarın ateist bir kız görür her şeyi inkar eder sonuçta henüz karakter şekillenmemiş.
aile içinde olan konuşmalardan etkilendiği kaçınılmaz bir gerçek ama üzülmesin ergenlik zamanları böyle atar gider olur, yarın ateist bir kız görür her şeyi inkar eder sonuçta henüz karakter şekillenmemiş.
devamını gör...
düğünlerdeki inanılmaz mantık hatası
mantık sizi a noktasından b noktasına götürür, halay ise her yere..
devamını gör...
kullanılmış mucizeler
saki mahlasını kullanan h.h.munro’nun insanlar hayvanlar ve yırtıcı hayvanlar isimli öykü kitabında bulunan kaybolan bebek isimli kısa öyküde geçen sözdür.
zor bir durumda olan bir ailenin bir sorunu çözmek için inançlarını kullanarak bir mucize yaratmaları ancak artık o mucizeye ihtiyaçları olmadığını anladıklarından onu bir otoyola bırakmaya karar vermeleri üzerine söylenir bu söz.
insanlar bazen öyle anlar yaşarlar ki bir mucizenin tam zamanı olduğunu düşünürler. ve bir mucizenin gerçek olmasını sağlamanın en iyi ve etkili yolu mucizenin gerçekleşeceğine içten bir şekilde inanmaktır.
inanç olayında yeterli derinliğe erişilince mucize öyle ya da böyle gerçekleşir. bu hayatın doğal akışına da uygundur. bunda şaşırılacak bir şey de yoktur ayrıca.
ancak mucize gerçekleşip içinden bulunulan olumsuz durum ortadan kalkınca insanlar ellerindeki mucizelerle ne yapacaklarını şaşırırlar. kullanılmış bir mucize artık işe yaramaz görünmeye başlar. zaten muhtemelen başka bir zor durumda kullanmak da mümkün olmaz o mucizeyi. kullanıldığı için ve artık işe yaramadığı düşünüldüğü için eski mucizenin pabucu dama atılır. kullanılmış mucizeler hayatımızın her yanı saçılmış enkazlar haline gelir.
yine de siz kullandığınız mucizeleri otoyola bırakmayın. belki bir ihtiyaç sahibine verirsiniz.
zor bir durumda olan bir ailenin bir sorunu çözmek için inançlarını kullanarak bir mucize yaratmaları ancak artık o mucizeye ihtiyaçları olmadığını anladıklarından onu bir otoyola bırakmaya karar vermeleri üzerine söylenir bu söz.
insanlar bazen öyle anlar yaşarlar ki bir mucizenin tam zamanı olduğunu düşünürler. ve bir mucizenin gerçek olmasını sağlamanın en iyi ve etkili yolu mucizenin gerçekleşeceğine içten bir şekilde inanmaktır.
inanç olayında yeterli derinliğe erişilince mucize öyle ya da böyle gerçekleşir. bu hayatın doğal akışına da uygundur. bunda şaşırılacak bir şey de yoktur ayrıca.
ancak mucize gerçekleşip içinden bulunulan olumsuz durum ortadan kalkınca insanlar ellerindeki mucizelerle ne yapacaklarını şaşırırlar. kullanılmış bir mucize artık işe yaramaz görünmeye başlar. zaten muhtemelen başka bir zor durumda kullanmak da mümkün olmaz o mucizeyi. kullanıldığı için ve artık işe yaramadığı düşünüldüğü için eski mucizenin pabucu dama atılır. kullanılmış mucizeler hayatımızın her yanı saçılmış enkazlar haline gelir.
yine de siz kullandığınız mucizeleri otoyola bırakmayın. belki bir ihtiyaç sahibine verirsiniz.
devamını gör...

