korku
bazı durumlarda anal ve üretral duyumsamaları kışkırtır. her ne kadar korku, bizzat, haz hâline gelmese de özel bir haz türünün gelişmesine vesile olabilir. black mirror’ın bir bölümünde insanların çektiği acıları, özel bir mikroçip sayesinde kendi bünyesinde toplayan ve bu yolla gerçekleşecek olanı gerçekleşmeden tespit eden bir doktor, sonraları korkuyla karışık acıdan büyük `zevk` aldığını keşfediyor, bu yolla orgazmın doruklarına ulaşıyor ve bu durumun bağımlısı hâline geliyordu.
hazırda bekleyen korku, haz doruğa çıkarken duyulan sıcaklık hissi beklenen orgazmın gerçekleşmesi olarak algılanılıyor ve böylece acı duymaya kadar varan, ancak acı ve korku esnasında gerçekleşebilen bir ritüele dönüşüyor. belli şartlar altında acı ve korku, normalde korkulan rahatlamayı yaşamanın tek yolu hâline gelebilir. bu yüzden insanın bazı korkularının altında hissettiği bir haz duygusu vardır; korkmaktan haz almanın (bu acı içinde geçerlidir) tek anlamı, korkunun `cinsel uyarı`ma vesile teşkil etmesidir.
“”özlem, korku, ayni şey," diye araya girdi, tipik bir acelecilikle. uçakların uçması beni dehşete düşürüyordu, fakat daha sonra bir defa bir uçağı uçurdum, büyüleyici bir deneyimdi. korku ile büyülenme yan yana gidiyor.”
genellikle aşk ilişkilerinde, çiftlerde, ayrılığa dair duyulan yoğun korkunun uzantısal açıdan tutkulu bir tablo çizmesinin nedeni de budur. kavgaların ilişkiyi diri tuttuğuna dair inanışın altında yatan sebeplerden en büyüğü kaybetme korkusudur. daha taraflar ayrılmadan, tamamen zihinde, sevgili artık bir başkası ile birliktedir. birlikte yapılan, mutlu olunan her şey artık `öteki` iledir; bu durum katlanılamaz, dayanılamaz, hatta intihar sebebidir. ayrılık gerçekleşmeden zihinde olup biten her şey, bilinçaltında kaybetmeye dair korkularımızı besler. bu da bir çatışma doğurur; sürekli gerginlik, huzursuzluk ve bundan beslenen haz.
bu yüzden insanlar hayal dünyalarında, korkuya dair fanteziler kurar. partneri ile sevişirken tecavüze uğradığını hayal eden bir kadın, dayak fantezisi olan bir erkek, bir hücrenin içinde açlığa terk edilmiş olarak seks yaptığını düşünen insanlar... tüm bu fanteziler hazza ulaşmanın ve korkuyu zedeleyerek onunla başa çıkmanım bir yoludur.
hazırda bekleyen korku, haz doruğa çıkarken duyulan sıcaklık hissi beklenen orgazmın gerçekleşmesi olarak algılanılıyor ve böylece acı duymaya kadar varan, ancak acı ve korku esnasında gerçekleşebilen bir ritüele dönüşüyor. belli şartlar altında acı ve korku, normalde korkulan rahatlamayı yaşamanın tek yolu hâline gelebilir. bu yüzden insanın bazı korkularının altında hissettiği bir haz duygusu vardır; korkmaktan haz almanın (bu acı içinde geçerlidir) tek anlamı, korkunun `cinsel uyarı`ma vesile teşkil etmesidir.
“”özlem, korku, ayni şey," diye araya girdi, tipik bir acelecilikle. uçakların uçması beni dehşete düşürüyordu, fakat daha sonra bir defa bir uçağı uçurdum, büyüleyici bir deneyimdi. korku ile büyülenme yan yana gidiyor.”
genellikle aşk ilişkilerinde, çiftlerde, ayrılığa dair duyulan yoğun korkunun uzantısal açıdan tutkulu bir tablo çizmesinin nedeni de budur. kavgaların ilişkiyi diri tuttuğuna dair inanışın altında yatan sebeplerden en büyüğü kaybetme korkusudur. daha taraflar ayrılmadan, tamamen zihinde, sevgili artık bir başkası ile birliktedir. birlikte yapılan, mutlu olunan her şey artık `öteki` iledir; bu durum katlanılamaz, dayanılamaz, hatta intihar sebebidir. ayrılık gerçekleşmeden zihinde olup biten her şey, bilinçaltında kaybetmeye dair korkularımızı besler. bu da bir çatışma doğurur; sürekli gerginlik, huzursuzluk ve bundan beslenen haz.
bu yüzden insanlar hayal dünyalarında, korkuya dair fanteziler kurar. partneri ile sevişirken tecavüze uğradığını hayal eden bir kadın, dayak fantezisi olan bir erkek, bir hücrenin içinde açlığa terk edilmiş olarak seks yaptığını düşünen insanlar... tüm bu fanteziler hazza ulaşmanın ve korkuyu zedeleyerek onunla başa çıkmanım bir yoludur.
devamını gör...
radyo yayınında garip şeylerin dönmesi
gerçekten de garip olayların döndüğü radyo yayınıdır diyerek hak vermeyi durduramadığım başlıktır.
(bkz: 6 mart 2021 agora meyhanesi radyo yayını)
(bkz: 6 mart 2021 agora meyhanesi radyo yayını)
devamını gör...
tematik mod
(bkz: nerede lütfen söyleyin)
geçen gece rüyada görülmüştür.
gecenin 4 ü. sözlüğe yasadışı yollardan tematik girmeye çalışıyorum. birden mod panelinden ışıklar yanmaya sirenler çalmaya başlıyordu. kapım çalındı kapıda iko ve benjamin beliriyordu kollarımdan tutup karakola götürüyorlardı
çok korkunçtu çok...
geçen gece rüyada görülmüştür.
gecenin 4 ü. sözlüğe yasadışı yollardan tematik girmeye çalışıyorum. birden mod panelinden ışıklar yanmaya sirenler çalmaya başlıyordu. kapım çalındı kapıda iko ve benjamin beliriyordu kollarımdan tutup karakola götürüyorlardı
çok korkunçtu çok...
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
evi tavaf edip tüm insanlara satşıp muhabbet etmek. bazen de bir şarkı açıp bitince başlayacağım diyerek sonsuz döngüye girmek.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"kimse kimseyi tanıyamaz, tanıdığımızı sanarız. tanıdığımız kadarına inanırız. eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz."
-ahmet ümit
-ahmet ümit
devamını gör...
konuşurken araya ingilizce kelimeler sıkıştıran insan
uzun süre yurtdışında yaşamış olan insandır o. sürekli farklı bir dile ve aksana maruz kaldığı için gayet normal olan bir durumdur.
ha bide bunun tam tersi grup var. bunlar genelde plazada çalışırlar, günlük aldıkları vitaminlerle ayakta dururlar. zaten farklı bir jargonları vardır, onlara da çok görmemek lazım. *
ha bide bunun tam tersi grup var. bunlar genelde plazada çalışırlar, günlük aldıkları vitaminlerle ayakta dururlar. zaten farklı bir jargonları vardır, onlara da çok görmemek lazım. *
devamını gör...
tim roth
tarantino filmleri ile tanıdığım, lie to me isimli mükemmel dizisi ile aşık olduğum ingiliz oyuncu ve yönetmen.reservoir dogs filminde freddy newandyke karakterini, pulp fiction'da pumpkin'i ve lie to me dizisinde ana karakter olan cal lightman'ı oynamıştır. la leggenda del pianista sull'oceano filminde danny boodman olarak güzel iş çıkardığını söyleyebilirim. ayrıca 60 yaşında olmasına rağmen ilgi alanımdan çıkmayışı beni mahvediyor.
devamını gör...
küfürsüz sözlük
erkek egemenliğine bir nebze olsun "dur" diyen, her konuyu küfürsüz biçimde de mahalle ağzından işlememeye yarayan ve seviyeyi hep bel üstünde tutmasıyla sadece fikirleri ile varolan insanlar için çok güzeldir.
beyinlerimiz savaşsın isterdim ama silahsızsınız sözüne istinaden beyinsizlerin barınamadığı bir sözlük.
beyinlerimiz savaşsın isterdim ama silahsızsınız sözüne istinaden beyinsizlerin barınamadığı bir sözlük.
devamını gör...
abartılan tatlı
izmirlilerden linç yemeyeceksem eğer izmir bombası demek istiyorum. hiçbir numarası yok incecik bir hamurun içinde bir sürü çikolata var. çikolatayı direk kaşıkla ye.
devamını gör...
lucifer'ın trollükten ihracı
kendisi son zamanlarda moderasyonla yakın ilişkiler içerisinde.
yetmezmiş gibi entellerle de yakın ilişkiler içerisinde.
kaç ay geçti ceza ve uçurulma da olmadı.
kendisinin artık troll vasfı taşıdığına inanmıyorum.
(bkz: lucifer'ın trollüğe geri kabulü)
yetmezmiş gibi entellerle de yakın ilişkiler içerisinde.
kaç ay geçti ceza ve uçurulma da olmadı.
kendisinin artık troll vasfı taşıdığına inanmıyorum.
(bkz: lucifer'ın trollüğe geri kabulü)
devamını gör...
şarkı olmuş şiirler
devamını gör...
tecavüz suçlularına verilebilecek en mantıklı ceza
hadım etmek ve asla hapisten çıkarmamak. hapishanede de tecavüzcüler koğuşu yapın abi. orada onlara gereken ceza verilir zaten. ama işte olay ceza verilirken ki yargılama süreci. sorgusuz sualsiz. sadece beyan ile cezalandıracaksın. yoksa nice tecavüzcüler delil yetersizliğinden ceza bile almıyor
devamını gör...
do me a favour
alex turner'ın şarkı sözleri ile insanın suratına sert bir yumruk attığı arctic monkeys şarkısı. favourite worst nightmare albümü baştan sona efsane fakat bu şarkının başka bir çarpıcı yönü var. bir şeyleri kurtarmak yerine tüm bu durumu acı içinde kabul eden karakterin and do me a favor, and ask, if you need some help kısmında aslında şarkının genel gidişine baktığımızda bir nevi gerçekten gitmemi mi istiyorsun yoksa çabalamamı mı düşüncesi içerisinde son bir işaret beklemesi ve do me a favor, and stop flattering yourself cevabını aldıktan sonra aradaki tüm bağların koptuğunu kabul etmesi benim için büyük hüsrandır çünkü benim gibi anında durumu kabul edip ne halt etmesi gerektiği hakkında tek bir fikri olmayan insanların bir özeti gibidir. bu tamamen "bana bir işaret vermen gerek çünkü tamamen batırdım mı ve gitmem mi gerek yoksa çabalamam mı gerekiyor" anı, şarkı boyunca tamamen kabullenmiş ve acı içinde olan karakterin ilk defa durumu değiştirmek için son anda aklına gelen klasik 'bir şeye ihtiyacın olursa söyle' cümlelerini araya sıkıştırması ve karşılığında basitçe 'kibirli davranma, yağ çekmeye çalışma!' cevabından sonra orada sahiden istenmediğini fark etmesi şarkının vuruculuğunu oldukça yükseltiyor ve basit bir ayrılık şarkısı olmaktan çıkartıyor. şarkının sonunda alex'in dediği gibi: "s****r git dese daha kibar olurdu belki."
well, the morning was complete
where there was tears on the steering wheel, dripping on the seat
several hours or several weeks
ı'd have the cheek to say they're equally as bleak
pekala, matem bitmişti
gözyaşları direksiyondan koltuğun üzerine dökülüyorken
birkaç saat ya da birkaç hafta
biraz küstahlığa ihtiyacım olacak, ikisinin de aynı derecede iç karatıcı olduğunu söylemek için
ıt's the beginning of the end
the car went up the hill and disappeared around the bend
ask anyone, they'll tell you
that it's these times that it tends
to start to break in half, to start to fall apart
hold on to your heart
bu sonun başlangıcı
araba tepeye doğru ilerledi, ve virajın orada gözden kayboldu
her hangi birine sor sana anlatacaktır
genelde böyle zamanlarda eğilim gösterdiğin zaman
dağılmaya ve parçalara ayrılmaya
kalbine tutunmaya çalışırken
and do me a favor and break my nose
or do me a favor and tell me to go away
or do me a favor and stop asking questions
bana bir iyilik yap ve burnumu kır!
ya da bana bir iyilik yap ve defolmamı söyle!
ya da bana bir iyilik yap ve sorular sormayı bırak!
well, she walked away while her shoes were untied
when the eyes were all red
you could see that we'd cried
and ı watched, and ı waited 'til she was inside
forcing a smile and waving goodbye
yürüyüp uzaklaştığı sırada ayakkabıları bağlı değildi
ve gözler kıpkırmızıydı, ağladığımızı tamamen anlayabilirdiniz
ve ben izleyip bekledim o içeri girene kadar
zorlama bir gülüşle el sallayıp veda ederek
curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, too heavy to hold
curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, will force you to be cold
merak ağır bir yüke dönüşür
taşımak için fazla ağır
merak ağır bir yüke dönüşür, taşıması oldukça güç
soğuk olmaya itecek kadar
and do me a favor, and ask, if you need some help
she said, do me a favor, and stop flattering yourself
and to tear apart the ties that bind
perhaps "fuck off" might be too kind
perhaps "fuck off" might be too kind
"bana bir iyilik yap ve yardıma ihtiyacın varsa söyle!"
o "bana bir iyilik yap ve yağ çekmeyi bırak!" dedi
ve birbirine bağlanmış tüm bağları koparmak için
s****r git dese daha nazik olurdu belki
s****r git dese daha nazik olurdu muhtemelen
well, the morning was complete
where there was tears on the steering wheel, dripping on the seat
several hours or several weeks
ı'd have the cheek to say they're equally as bleak
pekala, matem bitmişti
gözyaşları direksiyondan koltuğun üzerine dökülüyorken
birkaç saat ya da birkaç hafta
biraz küstahlığa ihtiyacım olacak, ikisinin de aynı derecede iç karatıcı olduğunu söylemek için
ıt's the beginning of the end
the car went up the hill and disappeared around the bend
ask anyone, they'll tell you
that it's these times that it tends
to start to break in half, to start to fall apart
hold on to your heart
bu sonun başlangıcı
araba tepeye doğru ilerledi, ve virajın orada gözden kayboldu
her hangi birine sor sana anlatacaktır
genelde böyle zamanlarda eğilim gösterdiğin zaman
dağılmaya ve parçalara ayrılmaya
kalbine tutunmaya çalışırken
and do me a favor and break my nose
or do me a favor and tell me to go away
or do me a favor and stop asking questions
bana bir iyilik yap ve burnumu kır!
ya da bana bir iyilik yap ve defolmamı söyle!
ya da bana bir iyilik yap ve sorular sormayı bırak!
well, she walked away while her shoes were untied
when the eyes were all red
you could see that we'd cried
and ı watched, and ı waited 'til she was inside
forcing a smile and waving goodbye
yürüyüp uzaklaştığı sırada ayakkabıları bağlı değildi
ve gözler kıpkırmızıydı, ağladığımızı tamamen anlayabilirdiniz
ve ben izleyip bekledim o içeri girene kadar
zorlama bir gülüşle el sallayıp veda ederek
curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, too heavy to hold
curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, will force you to be cold
merak ağır bir yüke dönüşür
taşımak için fazla ağır
merak ağır bir yüke dönüşür, taşıması oldukça güç
soğuk olmaya itecek kadar
and do me a favor, and ask, if you need some help
she said, do me a favor, and stop flattering yourself
and to tear apart the ties that bind
perhaps "fuck off" might be too kind
perhaps "fuck off" might be too kind
"bana bir iyilik yap ve yardıma ihtiyacın varsa söyle!"
o "bana bir iyilik yap ve yağ çekmeyi bırak!" dedi
ve birbirine bağlanmış tüm bağları koparmak için
s****r git dese daha nazik olurdu belki
s****r git dese daha nazik olurdu muhtemelen
devamını gör...
meyhude
3 adet fake hesap kullanımı, küfürlü konuşma ve yazarlara karşı saldırgan üslup gibi unsurlardan tarihin tozlu raflarına kaldırılan yazar kişisi.
devamını gör...
kutup ışıkları
dünya'nın manyetik alanı ile bir güneş fırtınası aracılığıyla güneş'ten gelen yüklü parçacıkların etkileşimi sonucu ortaya çıkan doğa olayı.

genel olarak aurora şeklinde adlandırılır ve kuzey yarım küreden gözlenen versiyonu aurora borealis, güney yarım küreden gözlenen ise aurora australis olarak anılır.
genellikle 60-70 derece enlemleri civarında gözlense de, güneş'in manyetik hareketliliğinin arttığı dönemlerde bu aralık genişleyebilir. genellikle iyonosferde meydana gelen bu hareketler, oksijen ya da nitrojen yani azot atomlarıyla ve girdikleri etkileşimlerle ilgili olarak farklı renklerde ortaya çıkarlar.
bu olay, sadece dünya'ya özgü değil. manyetik alanı olan tüm gezegenlerde gözleniyor.


genel olarak aurora şeklinde adlandırılır ve kuzey yarım küreden gözlenen versiyonu aurora borealis, güney yarım küreden gözlenen ise aurora australis olarak anılır.
genellikle 60-70 derece enlemleri civarında gözlense de, güneş'in manyetik hareketliliğinin arttığı dönemlerde bu aralık genişleyebilir. genellikle iyonosferde meydana gelen bu hareketler, oksijen ya da nitrojen yani azot atomlarıyla ve girdikleri etkileşimlerle ilgili olarak farklı renklerde ortaya çıkarlar.
bu olay, sadece dünya'ya özgü değil. manyetik alanı olan tüm gezegenlerde gözleniyor.
devamını gör...
hadis inkarcıları
ofansif üslupla açıldığı için belli ki dikkat çekme amaçlı başlık. bir salın da hepimiz rahat edelim yahu. inanan inansın, inanmayan inanmasın. inanmayanın zaten bu başlıkta ne işi var. inananlar kendi aralarında yazsın, çizsin.
devamını gör...
aynı başlığa aynı gün birden fazla entry girmek
bir de bunun kendi açtığı başlığa üst üste iki üç entry gireni var ki evlerden ırak.
devamını gör...
netflix
başlarda insanı güzel bir konfor alanının içine yerleştirdiğinden güzel gelmişti.
şuan ise neredeyse tiksinti duyacak şekilde nefret ediyorum.
neden?
genel perspektiften bakalım; sizi platformun içine hapsediyor ve dışındaki herhangi bir yapımı izlemeniz için bahis reklamlarıyla boğuşacağınızdan özel bir dizi film değil ise netflixi terk etmiyorsunuz. buraya kadar tiksinecek bir şey yok platform yeni ve rakipsiz olduğu için normal denilebilir,
ama içerik kalitesi normal bir amerikan kanalından daha kötü ve izlenme sayısını arttırmak için kasıntı 2 haneli ıq sahibi insanlara hitab eden, oned*o'nun cinsellik ve eşcinsellik başlıklarıyla yaptığı gibi clickbait diziler yapıp bununla izlenme kasması insana oned*o'da gezindiği hissiyatını veriyor.
resmen artık yapımlarını netflix olup olmadığını, tek kareden olmadı 2-3 kareden anlayabiliyorum. adamlar o derece kendini tekrar etti. mesela silah oyununda bir karakter var oyunu ilk defa açtığımdan adını bilmiyordum karakterden bahsetmek için karaktere netflix dedim herkes anladı. belirli bir fikirlerini empoze içinmi böyle içerikleri çıkartıyorlar yoksa en kolay yoldan fazla izlenecek içerik içinmi bilemem ama iki türlüde ben bu platformdan tiksindim.
umarım önümüzdeki yıllarda rekabet oluşur ve toplum bu platformun tekelinden çıkar. fert olarak platformdan çıktım ve zikuvikuzi kullandığımdan tüm dizi ve filmlere ücretsiz ve reklamsız erişimim var. ama netflixin insanlara kattığı fikirlerle toplumda uğraşmak dahi insanı yoruyor.
bir hesap yapacağım bunu görünce sizde anlarsınız topluma etkisinin kaçınılmaz olacağını
2019 yılında netflixde geçirilen toplam süre 364 999 766 400 saat. (2019 yılında izlenme saati %200'e yakın artmış bunun 2020 yılında da bu tarz bir artış muhtemel) kaynak
70 yıllık bir insan ömrü uykuları ile beraber 600 000 saat
364 999 766 400/600 000 = 608 332
bir yılda netflix izlenirken 600 bin insan hayatı süresince zaman harcanmış.
insan ne ile uğraşırsa ona dönüşür sözüne binaen netflix fabrikasından her yıl 600 bin insan doğuyor ve yaşamaya başlıyor ve siz bu insanlarla fikir tartışıp görüşüyorsunuz bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz.
nereden baksanız acı.
şuan ise neredeyse tiksinti duyacak şekilde nefret ediyorum.
neden?
genel perspektiften bakalım; sizi platformun içine hapsediyor ve dışındaki herhangi bir yapımı izlemeniz için bahis reklamlarıyla boğuşacağınızdan özel bir dizi film değil ise netflixi terk etmiyorsunuz. buraya kadar tiksinecek bir şey yok platform yeni ve rakipsiz olduğu için normal denilebilir,
ama içerik kalitesi normal bir amerikan kanalından daha kötü ve izlenme sayısını arttırmak için kasıntı 2 haneli ıq sahibi insanlara hitab eden, oned*o'nun cinsellik ve eşcinsellik başlıklarıyla yaptığı gibi clickbait diziler yapıp bununla izlenme kasması insana oned*o'da gezindiği hissiyatını veriyor.
resmen artık yapımlarını netflix olup olmadığını, tek kareden olmadı 2-3 kareden anlayabiliyorum. adamlar o derece kendini tekrar etti. mesela silah oyununda bir karakter var oyunu ilk defa açtığımdan adını bilmiyordum karakterden bahsetmek için karaktere netflix dedim herkes anladı. belirli bir fikirlerini empoze içinmi böyle içerikleri çıkartıyorlar yoksa en kolay yoldan fazla izlenecek içerik içinmi bilemem ama iki türlüde ben bu platformdan tiksindim.
umarım önümüzdeki yıllarda rekabet oluşur ve toplum bu platformun tekelinden çıkar. fert olarak platformdan çıktım ve zikuvikuzi kullandığımdan tüm dizi ve filmlere ücretsiz ve reklamsız erişimim var. ama netflixin insanlara kattığı fikirlerle toplumda uğraşmak dahi insanı yoruyor.
bir hesap yapacağım bunu görünce sizde anlarsınız topluma etkisinin kaçınılmaz olacağını
2019 yılında netflixde geçirilen toplam süre 364 999 766 400 saat. (2019 yılında izlenme saati %200'e yakın artmış bunun 2020 yılında da bu tarz bir artış muhtemel) kaynak
70 yıllık bir insan ömrü uykuları ile beraber 600 000 saat
364 999 766 400/600 000 = 608 332
bir yılda netflix izlenirken 600 bin insan hayatı süresince zaman harcanmış.
insan ne ile uğraşırsa ona dönüşür sözüne binaen netflix fabrikasından her yıl 600 bin insan doğuyor ve yaşamaya başlıyor ve siz bu insanlarla fikir tartışıp görüşüyorsunuz bir şey anlatmaya çalışıyorsunuz.
nereden baksanız acı.
devamını gör...
sanat kulübü
merhaba sevgili yazarlar, yeni bir etkinlikle karşınızdayız!
perşembe akşamı saat 21.00'de, kafa sözlük sağlıklı yaşam kulübü'yle ortaklaşa düzenlediğimiz etkinliğimizde uykudan bahsedeceğiz, uyku üzerine konuşacağız.
dinlemek veya katılmak isteyen herkesi discord kulübümüze bekliyoruz, katılmak için buradan
görüşmek üzere!
perşembe akşamı saat 21.00'de, kafa sözlük sağlıklı yaşam kulübü'yle ortaklaşa düzenlediğimiz etkinliğimizde uykudan bahsedeceğiz, uyku üzerine konuşacağız.
dinlemek veya katılmak isteyen herkesi discord kulübümüze bekliyoruz, katılmak için buradan
görüşmek üzere!
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
genel kültürüme oldukça katkı sağlayan, kendisinin normalde ne kadar bilgili olduğunu merak ettiğim yazar gibi yazar. sıradan bir profil değildir onunkisi. içeri girerken elinize kağıt kalem almayı unutmayın.
devamını gör...