insanların genelde doğdukları mevsimi sevmesi
ben de bahar sonu doğmuş* biri olarak kışı seviyorum.
sıcaklarla pek aram yok. en sevdiğim bembeyaz gelinliğini giymiş tabiatı seyretmektir. kar yağışının verdiği huzuru hiç bir şeye değişmem.
sıcaklarla pek aram yok. en sevdiğim bembeyaz gelinliğini giymiş tabiatı seyretmektir. kar yağışının verdiği huzuru hiç bir şeye değişmem.
devamını gör...
20 yaşındaki erkek ve 20 yaşındaki kız
erkek 20 yaşındadır, kız ise daha 11.
nasıl oluyormuş cinsiyetçilik?
nasıl oluyormuş cinsiyetçilik?
devamını gör...
irem sak'ın kendisinden 11 yaş küçük sevgili edinmesi
sadece ikisini ilgilendiren durum. magazin d mi burası diye sorgulatan başlık
devamını gör...
kelam
söz, sohbet etmek manasında, "etmek" fiili ile birlikte kullanılan sözcük.
(bkz: kelam etmek), (bkz: kelam söylemek).
(bkz: kelam etmek), (bkz: kelam söylemek).
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
fiziğini değil yüzünü merak ediyoruz yoldaş'ın.yine göremedik.
devamını gör...
ahmet nezih kök
fakülte yıllarımda adli tıp dersini kendisinden öğrenme şansı ve fırsatı bulduğum kariyeri başarılarla dolu tıp ve hukuk insanı, akademisyen.kendileri türkiye'de adli tıp alanında otorite sahibi hocalarımızdandır. atatürk üniversitesi tıp fakültesi adli tıp grup ve ana bilim dalı başkanlığı görevini yürütmektedir.
tıp hukuku derneği kuruculuğu , adli tıp derneği onur kurulu üyeliği, kariyeri boyunca yürüttüğü onlarca idari ve akademik görev, yazdığı sayısız makale ve kitap , dergi hakemlikleri gibi * kariyerine dair yazmakla bitiremeyeceğimiz meziyetlere, emeği birikimi ve zekasıyla ulaşmış gerçek bir entelektüeldir ve çok kibar bir insandır.
bir gün derste arkadaşım kendisine kusursuz cinayet var mıdır? siz bir hukuk hocası ve adli tıp profesörü olarak kusursuz bir cinayet işleyebilir misiniz ? minvalinde ders dışı bir soru sormuştu. işin tüm teknik boyutlarına şiir okur gibi değinip bizi aydınlattıktan sonra gözlerini bana dikip ''amaaa'' diye duraksamış , ''galiba ben kötü bir insan olsaydım ve cinayet işleseydim kusursuza yakın işlerdim'' demişti. kıymetli hocam, o an belli etmesem de kanımı dondurmuştunuz. *
okulu bir dönem uzattığım sene yaklaşık on bir bin feet yükseklikte bana fırça kaymışlığı da vardır. tesadüfen yan yana sıralı uçak koltukları için bilet almışız. ankara'dan henüz havalanmadan önce içimdeki uçak korkusunu bastırmaya çalışırken kendisini yanımda görmemle birlikte rahatlamıştım. bu rahatlamanın en büyük kaynağı çok saydığım ve sevdiğim birinin ölümünün yanında kendi ölümümün değersizliği hissi olmalıydı. * okulu uzattığımı anlattığımda öyle bir fırçaladı ki, ben daha önce bu kadar nazik , bu kadar etkili fırça yediğimi hatırlamıyorum.ayağımın altında kafayı gömebileceğim bir toprak parçası da yoktu üstelik.
hayatında hiç profesör gördün mü? ,diye soran olursa eğer bir gün, sigaradan sararmış bıyığıyla; alanında otorite oluşuyla ;sosyal bilimlere ve özellikle hukuk felsefesine olan ilgisi ve birikimiyle ;eşsiz üslubu ,alçakgönüllülüğü ve nezaketiyle ,ahmet nezih kök derim.
düzenleme: imlâ
sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun dikkati ve uyarılarıyla.
tıp hukuku derneği kuruculuğu , adli tıp derneği onur kurulu üyeliği, kariyeri boyunca yürüttüğü onlarca idari ve akademik görev, yazdığı sayısız makale ve kitap , dergi hakemlikleri gibi * kariyerine dair yazmakla bitiremeyeceğimiz meziyetlere, emeği birikimi ve zekasıyla ulaşmış gerçek bir entelektüeldir ve çok kibar bir insandır.
bir gün derste arkadaşım kendisine kusursuz cinayet var mıdır? siz bir hukuk hocası ve adli tıp profesörü olarak kusursuz bir cinayet işleyebilir misiniz ? minvalinde ders dışı bir soru sormuştu. işin tüm teknik boyutlarına şiir okur gibi değinip bizi aydınlattıktan sonra gözlerini bana dikip ''amaaa'' diye duraksamış , ''galiba ben kötü bir insan olsaydım ve cinayet işleseydim kusursuza yakın işlerdim'' demişti. kıymetli hocam, o an belli etmesem de kanımı dondurmuştunuz. *
okulu bir dönem uzattığım sene yaklaşık on bir bin feet yükseklikte bana fırça kaymışlığı da vardır. tesadüfen yan yana sıralı uçak koltukları için bilet almışız. ankara'dan henüz havalanmadan önce içimdeki uçak korkusunu bastırmaya çalışırken kendisini yanımda görmemle birlikte rahatlamıştım. bu rahatlamanın en büyük kaynağı çok saydığım ve sevdiğim birinin ölümünün yanında kendi ölümümün değersizliği hissi olmalıydı. * okulu uzattığımı anlattığımda öyle bir fırçaladı ki, ben daha önce bu kadar nazik , bu kadar etkili fırça yediğimi hatırlamıyorum.ayağımın altında kafayı gömebileceğim bir toprak parçası da yoktu üstelik.
hayatında hiç profesör gördün mü? ,diye soran olursa eğer bir gün, sigaradan sararmış bıyığıyla; alanında otorite oluşuyla ;sosyal bilimlere ve özellikle hukuk felsefesine olan ilgisi ve birikimiyle ;eşsiz üslubu ,alçakgönüllülüğü ve nezaketiyle ,ahmet nezih kök derim.
düzenleme: imlâ
sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu'nun dikkati ve uyarılarıyla.
devamını gör...
23 nisan'da adminlik koltuğuna geçecek kişi
19 yaşında küçücük * bir kardeşiniz olarak bu kutsal göreve adayim.*
not: merak etmeyin tüm tuşlara basip sözlüğü bozmayacağim.*
edit: yoldaş herkesi kurucu yapmış teşekkürler efenim.
not: merak etmeyin tüm tuşlara basip sözlüğü bozmayacağim.*
edit: yoldaş herkesi kurucu yapmış teşekkürler efenim.
devamını gör...
sözlük radyo istek saati
yaşlı amca- yıldızlara bak
kurban-insanlar
emre aydin- rüyamdaki aptal kadın
dolu kadehi ters tut- kaçar gider
şekersiz- bir büyük hüzün
cem adrian & mark eliyahu -kül
kurban-insanlar
emre aydin- rüyamdaki aptal kadın
dolu kadehi ters tut- kaçar gider
şekersiz- bir büyük hüzün
cem adrian & mark eliyahu -kül
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
ilk başlarda her ne kadar mahlasını okurken hatalar yapsamda artık tek solukta başarabiliyorum.* kaliteli tanımlarının yanısıra enerji aşılayan radyo programınıda yeni keşfettiğim* ve hatta son programına bir kayıtla konuk olduğum espirili ve sohbeti güzel yazar arkadaş. hep yazsın hep okuyalım. programınıda hep yapsın, müdavimi olalım. başarılar bengaripsengüzeldünyaumutlu*
devamını gör...
andromeda galaksisinde yer alan en gizemli nötron yıldızı
tanımlarını beğenerek okuduğum kıymetli bir yazar.
devamını gör...
gece mezarlıktan korkmak
klise bir soz vardir, mezarlıklardan korkanların henüz orada sevdiği yoktur diye; sevdiğiniz var ise orada onun topraktan tekrar çıkmasından bile korkmazsınız kaldi ki onunla mezarında geçireceğiniz herhangi bir zamanda o mekandan korkasınız
devamını gör...
250 yıllık güneş saatinin badanayla boyanması
burada en suçsuz olan kişi boyacıdır. durumu farkederek yetkiliye "bu tarihi cami! burayı da boyayacak mıyız?" diye sorması ekstra ince bir hareket olur. ne olduğunu bilmiyorsa kızılamaz.
böyle olaylardaki temel sebep ülkenin en büyük sorunlarından biri olan liyakatsizlik. her açılan kadroya yetkin olma şartı yerine tanıdık olma şartı getirirseniz. tabi ki böyle görevdeki kişilerin aklına bile gelmeyecek. orada saat olduğundan haberleri bile yoktur. acı olan da bu zaten.
edit: tarihi yapılara yapılacak tamir, tadilat işlemleri için bir yönetmeliğin ve denetleyecek kurumun da var olduğunu düşünerek yazdım.
böyle olaylardaki temel sebep ülkenin en büyük sorunlarından biri olan liyakatsizlik. her açılan kadroya yetkin olma şartı yerine tanıdık olma şartı getirirseniz. tabi ki böyle görevdeki kişilerin aklına bile gelmeyecek. orada saat olduğundan haberleri bile yoktur. acı olan da bu zaten.
edit: tarihi yapılara yapılacak tamir, tadilat işlemleri için bir yönetmeliğin ve denetleyecek kurumun da var olduğunu düşünerek yazdım.
devamını gör...
bob marley faruk
8 yıldır g.o.r.a da tutsaktır. mutfak sorumlusudur. mutfakta olduğu üçün rahattır. kuşadasında barı vardır . çokta güzel müzik yapmaktadır. hemde reaggae . fakat tutmamıştır. borçlar gırtlağa dayanmış , alacaklılar öldürmek için gelmiş . bunlara dayanamayan faruk boynuna taşı bağlayıp iskeleden tam salarken kendini pat uzay gemisinde bambaşka bir dünyada bulmuştur kendini. uzaylılar tarafından kaçırıldığını dünyada ki basın ve alacaklılarına anlatamayacağı ve bunların ona ters geldiği için geri dönmek istememektedir. ayrıca sinemaya da küsmüştür.
devamını gör...
iran denince akla gelenler
sinema….
women without men !
izleyin izlettirin zira bence iran’ı anlamaya giriş 101 dersi gibidir.
ferhadi’nin filmleri ile başlarsanız duvara toslamış gibi hissedersiniz ve altyapınız yetersiz ise muhtemelen anlayamazsınız.
bir de iran hikayeleri yani behlülllll. behlül bir gün diye başlayan efsaneleri okuyarak geçti yıllarımız.
women without men !
izleyin izlettirin zira bence iran’ı anlamaya giriş 101 dersi gibidir.
ferhadi’nin filmleri ile başlarsanız duvara toslamış gibi hissedersiniz ve altyapınız yetersiz ise muhtemelen anlayamazsınız.
bir de iran hikayeleri yani behlülllll. behlül bir gün diye başlayan efsaneleri okuyarak geçti yıllarımız.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sevgili proletarya. bugün çarşamba, hadi yine iyiyiz haftayı yarıladık.
devamını gör...
sözlüğe mobilden giren ezik
sözlüğe girmek için takım elbisesini giyip masaüstü bilgisayarının power tuşuna basan yazar beyanatı.
devamını gör...
yazarların çocukluk anıları
en güzel anılarımın çocukluk yıllarıma dayanması sebebiyle sık sık geleceğim başlık olacaktır.
bir gün annem ve ben şehirler arası bir yolculuğa çıkmıştık. araç dinlenme tesisinde mola verdi ve biz annemle birlikte lavaboya gittik. aracın kalkmasını dışarıda bekleyelim dedik, evet buraya kadar her şey normal. ardından, aracın kalkmasına yakın kapıya yaklaştık, tam o sırada bir kalabalık oldu ve ben annemin elini kaybettim. tekrar annemin elini bulduğumda annemin elinde bir gariplik hissettim. sanki biraz daha büyük, biraz daha tüylüydü ve ısrarla benim elimi tutmak istemiyordu. bu olaya o an anlam veremedim ama çok da önemsemedim, ısrarla sıkı sıkı tuttum annemin elini, elimi zorla tuttuğunu hissettiğim annem de bırakmadı sağ olsun anne yüreği sonuçta.
sonra otobüse bindik ve ben yerimizi bulabilmek için anneme baktım "yerimiz neredeydi?" dercesine. ama annemi görünce annemde de bir değişiklik olduğunu gördüm, annem annem gibi değildi biraz değişmişti. bir hayli esmerleşmiş bıyıkları ve sakalları çıkmıştı. işte o an anladım elini tutmaya çalıştığım kişinin annem olmadığını ve avazım çıktığı kadar tıpkı şu şekilde ağlamaya başladım "senin ellerin kıllı benim annemin elleri kıllı değildi, annneeeğğğ nerdesin kıllı elli adam var buradaaaağğğğ".
şimdi gözünüzün önüne şöyle bir manzara getirin lütfen;
adam bir yandan beni sakinleştirmeye çalışıyor bir yandan otobüstekiler ne olduğunu anlamaya çalışıyor bir taraftan da arkadan annemin sesi geliyor "buradayım buradayım sana seslenmeye çalışıyorum beni duymuyorsun annem, tuttun amcanın elini yürüdün gittin."
meğerse ben o kalabalıkta annemin eli diye amcanın elini tutmuşum, amca elimi bırakmak istemiş ama ben ısrarla amcanın elini bırakmamışım. bu olayın sonrasında sanki elini zorla tutmaya çalıştığım amca suçluymuş gibi adama kötü kötü bakmış "senin ellerin kıllı anneminkiler değil" demiştim. * annem amcadan özür dilemiş bana olayı anlatmaya çalışmıştı ama neden bilmem ben asla ikna olmamıştım. o gün bugündür el takıntım var sözlük, eller benim için önemli.
bir gün annem ve ben şehirler arası bir yolculuğa çıkmıştık. araç dinlenme tesisinde mola verdi ve biz annemle birlikte lavaboya gittik. aracın kalkmasını dışarıda bekleyelim dedik, evet buraya kadar her şey normal. ardından, aracın kalkmasına yakın kapıya yaklaştık, tam o sırada bir kalabalık oldu ve ben annemin elini kaybettim. tekrar annemin elini bulduğumda annemin elinde bir gariplik hissettim. sanki biraz daha büyük, biraz daha tüylüydü ve ısrarla benim elimi tutmak istemiyordu. bu olaya o an anlam veremedim ama çok da önemsemedim, ısrarla sıkı sıkı tuttum annemin elini, elimi zorla tuttuğunu hissettiğim annem de bırakmadı sağ olsun anne yüreği sonuçta.
sonra otobüse bindik ve ben yerimizi bulabilmek için anneme baktım "yerimiz neredeydi?" dercesine. ama annemi görünce annemde de bir değişiklik olduğunu gördüm, annem annem gibi değildi biraz değişmişti. bir hayli esmerleşmiş bıyıkları ve sakalları çıkmıştı. işte o an anladım elini tutmaya çalıştığım kişinin annem olmadığını ve avazım çıktığı kadar tıpkı şu şekilde ağlamaya başladım "senin ellerin kıllı benim annemin elleri kıllı değildi, annneeeğğğ nerdesin kıllı elli adam var buradaaaağğğğ".
şimdi gözünüzün önüne şöyle bir manzara getirin lütfen;
adam bir yandan beni sakinleştirmeye çalışıyor bir yandan otobüstekiler ne olduğunu anlamaya çalışıyor bir taraftan da arkadan annemin sesi geliyor "buradayım buradayım sana seslenmeye çalışıyorum beni duymuyorsun annem, tuttun amcanın elini yürüdün gittin."
meğerse ben o kalabalıkta annemin eli diye amcanın elini tutmuşum, amca elimi bırakmak istemiş ama ben ısrarla amcanın elini bırakmamışım. bu olayın sonrasında sanki elini zorla tutmaya çalıştığım amca suçluymuş gibi adama kötü kötü bakmış "senin ellerin kıllı anneminkiler değil" demiştim. * annem amcadan özür dilemiş bana olayı anlatmaya çalışmıştı ama neden bilmem ben asla ikna olmamıştım. o gün bugündür el takıntım var sözlük, eller benim için önemli.
devamını gör...
sevmek
içinden bir parça vermektir.
devamını gör...

