ankara da sıhhiye de bulunan ve perşembe günleri olan sosyete pazarına okul çıkışı arkadaşlarımla birlikte gider, gezerdik. yine bir perşembe günü (2 sene önce kış aylarında) yanımda bir kız arkadaşımla şal satılan bir tezgahın önünde durduk. orda çalışan orta yaşlarda ,şapkalı bir adamdı, bana" hoşgeldin diyerek ismimi söyledi. "pardon tanışıyor muyuz ?" dedim. yüzüme baktı güldü. arkadaşımla birbirimize baktık birine benzetti herhalde dedik kendi aramızdaki, tezgahtaki şallara bakmaya devam ettik. o sırada bana " boşuna bakma istediğin renk yok senin burda" dedi yine güldü. "nasıl yani ?" diye sordum. "sen x rengini çok seviyorsun haftaya tekrar geleceksin buraya o zaman şal alacaksın" dedi yine güldü. sevdiğim rengi söyledikten sonra yanimdaki arkadaşıma baktım kızın rengi bembeyaz olmuştu. "gidelim artık ben korkuyorum" dedi arkadaşım. hiçbir şey almadan tezgahtan uzaklaştık. " görüşürüz diye arkamdan bağırdı ve arkami döndüğümde yine bana gülümsediğini gördüm. 1 hafta geçti yine perşembe günü bu kez başka arkadasimla yine ayni pazara aynı tezgaha gittik. koca pazarı tavaf ettik sağa sola sorduk nihayet adamı bulduk. " hoşgeldin" dedi ve yine ismimi söyledi. "benim sevdiğim renkteki şalı getirdin mi bu hafta? dedim. "evet ayırdım sana, geleceğini biliyordum" dedi. o gün getirdiği şalı aldım. tam gidecekken " nasil biliyorsun tüm bunlari dedim. " benim kalp gözüm açıktır adını, sevdigin rengi, bu hafta tekrar geleceğini bundan dolayı biliyorum dedi. çok güzel falda bakarım dedi, yine güldü. aradan zaman geçti ondan sonra tekrar gittim pazara ama kendisini bir daha hiç görmedim.
devamını gör...

boşluk işte, hiç var olmadı ki kaybolsun.
devamını gör...

sınavda başarılar dilerim gençler.. şimdi sadece sınavı düşünün, şimdiden nasıl olsa okusak da bir şey olmuyor gibi karamsar düşüncelere girmeyin, dünyada her an her şey değişiyor, okul sonrası iş bulmak vb. konularını düşünmeyi mezun olduktan sonraya erteleyin şimdilik..
devamını gör...

adını daha önceden duyduğum ama profiline girip entylerini yeni okuduğum yazar. profili aşırı güzel ve entryleri çok eğlenceli. toybox ve süpriz yumurtalardan çıkan küçük oyuncaklarımın olduğu hazinemi bulmuş gibi hissettim okudukça. iyi ki burada*.
devamını gör...

seksenli ve doksanlı yılların elektronik oyuncağı. bana kalırsa tetristen bin kat iyiydi.
devamını gör...

#165022 işimbu nickli yazarımız güzel ifade etmiş. evrensel ilkelere ve genel vicdana uymayan yanlış düşüncelere saygı duyulamaz.

misal;
"o saatte orada ne işi varmış." cümlesini kurduran düşünceye asla saygı duymam.
devamını gör...

1935 yılında filistinli hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. lübnan ve mısır'da edebiyat, müzik ve felsefe okumuş, abd'de princeton ve harvard'da eğitimini tamamlayarak edebiyat profesörü olmuştur. kendi tabiriyle 'postmodernist entelektüeldir.'

1967 arap-israil savaşı'na kadar herhangi bir politik hareketin içinde olmayan said, bu savaşla birlikte yahudi karşıtı bir görüş sergileyerek abd'de büyük bir tepkiyle karşılaşmıştır. daha sonra enver sedat ve yaser arafat tarafından barış görüşmelerinde filistin temsilcisi olarak atansa da sonrasında arafat'la görüş ayrılığına düşerek geri çekilmiştir.

pek çok dilde eserleri bulunan bu ortadoğunun en ünlü barış elçisi 2003 yılında lösemiden vefat etmiştir.

edward said fikrimce, en değerli iki eseriyle o zamanlar batılıların içini boşalttıkları ve daha ziyade küçümsemek için kullandıkları 'oryantalizm' ve 'entelektüel' sözcüklerinin gerçek anlamlarını bize ve literatüre yeniden kazandırmıştır. said'e göre oryantalizm, batılıların ortadoğuyu sömürmek için onların bilim, düşünce ve sanat alanlarından ve dolayısıyla modern toplumlar oluşturmaktan uzak oldukları bahanesiyle uydurdukları bir kolonileşme hareketidir. ve gerçek bir entelektüel bütün siyasi erkten ve yetkeden bağımsız, ahlaksal ortamda doğruları söylemek ve değişim yaratmak zorundadır. aşağıdaki alıntı entelektüel kitabındandır.

"bir entelektüel olmanın en çetin yanı, yazdıkların ve yaptığın müdahaleler aracılığıyla vazettiğin şeyi, bir kuruma, bir sistemin ya da yöntemin emriyle harekete geçen bir robota dönüşüp katılaşmadan temsil etmektir. hem bunu hem de tetikte durup iradeni gevşetmemeyi başarabilmiş olmanın coşkusunu hissetmiş olan varsa, bu çakışmanın ne kadar nadir gerçekleştiğini takdir edecektir.

fakat bunu başarabilmenin tek yolu, bir entelektüel olarak, elinizden geldiğince iyi ve aktif bir biçimde hakikati temsil etmek ile bir haminin ya da otoritenin sizi yönlendirmesine pasif bir biçimde izin vermek arasında seçim yapmanın sizin elinizde olduğunu kendinize hatırlatmanızdır.

laik entelektüel için o tanrılar hep iflas eder."
devamını gör...

dokunulmazlığı olan üye.
devamını gör...

bir isyandır bir serzeniştir.
sevgili yazarlar, son zamanlarda açılan başlıklarda gördüğüm kadarıyla sürekli birileri diğerlerinden ayrıştırılıp bir taraf övülürken bir taraf gömülüyor. insanların ne yediği, ne giydiği, neyi sevip sevmediği, neye inandığı, nerede yaşadığı, ne yaşadığı vs. hiçbirimizi ilgilendirmiyor. kaldı ki kimsenin hayatı hakkında geniş bir fikre sahip değiliz. lütfen artık insanların her şeyini eleştirmekten vazgeçin. istirham ediyorum.
teşekkürler. *
devamını gör...

eşine sevgilim diyen insanın garipsendiğini öğrendim...
devamını gör...

zor bir geçmiş, zorla giden yaşamlar. kendini takip ettiren yazarımız. ben kendimden parçalar buldum, yaşantımdan kesitlere dalıp gittim.
güzel yazan, güzel insan. teşekkürler paylaşımlarınız için...
devamını gör...

selde zarar gören karadeniz'den tercihen toprağım kastamonu'da bir okul seçip kampanyayı tekrarlayalım.
çünkü yardım ettikçe çoğalıyoruz, yardımlar sayesinde içimizde kuşlar cıvıldıyor.
emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. ekran neden buğulandı anlayamadım, yoksa?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki türlü de yapılır. iki türlüsü de efsanedir.*
devamını gör...

"karda donmak üzeresin uyumak tatlı geliyor ama sen öldüğünün farkında değilsin." ıssız adam, 2012
devamını gör...

-ufalanmış tekilliklere inancınla sen, evrimsel ya da aktarımsal her tür hareketi reddedersin. inanç, ufalanmış bir evreni sabitleştirir ve değişime direnmesine yol açar. hiçbir şeyin değişmesine izin verilmez, yoksa hareketsiz evrenin yok olur. ama sen hareket etmesen de o kendiliğinden hareket eder. senden ötede evrimleşir ve artık senin için erişilmez olur.
devamını gör...

herkesin hayatına kimse karışamaz ama yapmayın ya. itici oluyor. doğru tonu bulana kadar da saçlarınız çalı süpürgesine benziyor.
devamını gör...

sözlüğün gizli fularlısı *, nickaltıma sanat filmi atmıştı. ben de kendisine lahmacun atarak yanıt vermeyi uygun buldum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

azıcık hırs yapsan hayat daha güzel olacak. biraz istikrarrr... bak yolun sonu pişmanlık ben sana diyeyim.
devamını gör...

müminlere sinek muamelesi yapılmış, raid sıkılmış gibi kalakalmışlar, orucuda yemişlerdir sanırım. üzülmedim, orası ayrı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim