yaa öyle mi allah allah bak sen vay canına ne diyo bu
aşk kalbimi yakan bir volkan gibidir,
en sevdiğim tatlı kazandibidir.
leyla sev beni sokma müşküle,
beraber kaşık atalım bir tabak keşküle.
en sevdiğim tatlı kazandibidir.
leyla sev beni sokma müşküle,
beraber kaşık atalım bir tabak keşküle.
devamını gör...
çizime başlayacaklara tavsiyeler
resim yapmak konusunda hevesli kişilere yapılacak öneriler.
öncelikle şunu kabullenerek başlayın: daha ilk çizdiğiniz resimde, hatta bir süre boyunca böyle bir sonuç elde etmeyeceksiniz. bu insanlar yıllarca çalışıp bu noktaya geliyor. o nedenle eğer "resim yapmak yetmez, çok iyi resim yapmalıyım." diyorsanız sabırlı olmanız gerektiğini de anlayarak başlayın işe.
resim pahalı bir uğraştır. gereken malzemelerin hepsini edineyim, sonra işe başlayayım derseniz çok beklersiniz. o nedenle elinizde ne varsa başlayın bir yerden. tekniklerini öğrenin. özellikle gölgelendirme ve perspektif konusunu iyi anlayın. resminize gerçekçi bir görüntü kazandırmak için bu şart.
iyi bir gözlemci olun. evde, dışarıda, ne yapıyor olursanız olun, her şeyi inceleyin. canlıların hareket ederken ne şekil aldıklarına iyi bakın, ağaçları, binaları, aklınıza gelen her şeyi iyi görün. bakmakla görmek arasındaki farkı anlayın.
internetten, başarılı sanatçıların çalışmalarına ilişkin videolar bulun ve inceleyin. neyi nasıl çizdiklerine iyice bakın. uygulamaya çalışın.
kendinize bir yöntem belirleyin ve onu geliştirmeye çalışın. yani bir yandan kara kalem çizeyim, bir taraftan sulu boya yapayım, elim değmişken yağlı boyaya da bulaşayım diye parçalara ayrılmayın. tek bir konuda sağlam ilerleyin.
ayrıca (bkz: kafa sözlük yazarlarının çizimleri)
öncelikle şunu kabullenerek başlayın: daha ilk çizdiğiniz resimde, hatta bir süre boyunca böyle bir sonuç elde etmeyeceksiniz. bu insanlar yıllarca çalışıp bu noktaya geliyor. o nedenle eğer "resim yapmak yetmez, çok iyi resim yapmalıyım." diyorsanız sabırlı olmanız gerektiğini de anlayarak başlayın işe.
resim pahalı bir uğraştır. gereken malzemelerin hepsini edineyim, sonra işe başlayayım derseniz çok beklersiniz. o nedenle elinizde ne varsa başlayın bir yerden. tekniklerini öğrenin. özellikle gölgelendirme ve perspektif konusunu iyi anlayın. resminize gerçekçi bir görüntü kazandırmak için bu şart.
iyi bir gözlemci olun. evde, dışarıda, ne yapıyor olursanız olun, her şeyi inceleyin. canlıların hareket ederken ne şekil aldıklarına iyi bakın, ağaçları, binaları, aklınıza gelen her şeyi iyi görün. bakmakla görmek arasındaki farkı anlayın.
internetten, başarılı sanatçıların çalışmalarına ilişkin videolar bulun ve inceleyin. neyi nasıl çizdiklerine iyice bakın. uygulamaya çalışın.
kendinize bir yöntem belirleyin ve onu geliştirmeye çalışın. yani bir yandan kara kalem çizeyim, bir taraftan sulu boya yapayım, elim değmişken yağlı boyaya da bulaşayım diye parçalara ayrılmayın. tek bir konuda sağlam ilerleyin.
ayrıca (bkz: kafa sözlük yazarlarının çizimleri)
devamını gör...
cem yayınevi
1964'te oğuz akkan tarafından kurulan yayınevidir. ilk olarak nobel edebiyat serisinde jean paul sartre'ın hürriyet yolları adlı üçlemesinin ilk kitabı olan akıl çağı'nı yayımlamıştır.
yayınevinin adresi: ipek sokağı no:10 beyoğlu/istanbul
yayınevinin adresi: ipek sokağı no:10 beyoğlu/istanbul
devamını gör...
çalışmak için motivasyon sağlayamamak
isyan etmeye geldiğim başlıktır.
camı bile açılmayan, sadece bir duvarı olan, kalanları camdan yapılmış, tüm camları koridora bakan bir odada(tam bir akvaryum yani), dört bir yanım ruh hastaları ile çevrilmiş bir şekilde, şirketin geleceği için çokomelli çalışmalar yapmamı bekliyorlar.
aynı odayı paylaştığım ruh hastası (herşeye rağmen seviyorum keratayı) tüm gün kendi kendine konuşuyor. ar-ge merkezi turnikeleri masamın tam yanımda, sabahtan akşama kadar ar-ge merkezine giren-çıkan tüm ruh hastaları cama vurup geçiyor. (akvaryum demiştim değil mi?) bu odayla uzaktan yakından alakası olmayan adamın biri odanın önündeki koridorda sürekli telefonla konuşarak bir oraya bir buraya yürüyor. sesinin uzaklaşıp yaklaşmasından artık tam olarak nerede olduğunu kestirebiliyorum. karşı odamda iki tane ruh hastası var, biri sürekli bağırarak konuşuyor, iki odanın kapısı da kapalı olduğu halde söylediği her şeyi sanki bana bağırıyormuş gibi duyuyorum.diğeri de sabahtan akşama kadar ekranımı izliyor. (arkadaşım dön önüne diycem ama sende haklısın, akvaryum gibi oda sonuçta.)
yani anlayacağınız çalışmaya motive olmak için tek bir nedenim dahi yok. kendi içimden gelen motivasyon ve iyi şeyler yapma isteğini de bitirdim.
bu durumda olmak benim suçum onu da biliyorum. böyle tertemiz deliresim var ve bunu yapmamak için tek nedenim, ev kredisi araba kredisi, para biriktirme çabası derken,çalışmazsam finanssal sıkıntı yaşayacak olmak.
not: sormadan söyleyeyim, iş arıyorum. ama pandemi döneminde nasıl olsa işsiz, pandemi de var ben bundan ne istesem yapar ne maaş versem kabul eder kafasındaki ölücü patronlardan başka eleman alan yok. akvaryumum en azından ortalama iyi bir maaş sağlıyor.
camı bile açılmayan, sadece bir duvarı olan, kalanları camdan yapılmış, tüm camları koridora bakan bir odada(tam bir akvaryum yani), dört bir yanım ruh hastaları ile çevrilmiş bir şekilde, şirketin geleceği için çokomelli çalışmalar yapmamı bekliyorlar.
aynı odayı paylaştığım ruh hastası (herşeye rağmen seviyorum keratayı) tüm gün kendi kendine konuşuyor. ar-ge merkezi turnikeleri masamın tam yanımda, sabahtan akşama kadar ar-ge merkezine giren-çıkan tüm ruh hastaları cama vurup geçiyor. (akvaryum demiştim değil mi?) bu odayla uzaktan yakından alakası olmayan adamın biri odanın önündeki koridorda sürekli telefonla konuşarak bir oraya bir buraya yürüyor. sesinin uzaklaşıp yaklaşmasından artık tam olarak nerede olduğunu kestirebiliyorum. karşı odamda iki tane ruh hastası var, biri sürekli bağırarak konuşuyor, iki odanın kapısı da kapalı olduğu halde söylediği her şeyi sanki bana bağırıyormuş gibi duyuyorum.diğeri de sabahtan akşama kadar ekranımı izliyor. (arkadaşım dön önüne diycem ama sende haklısın, akvaryum gibi oda sonuçta.)
yani anlayacağınız çalışmaya motive olmak için tek bir nedenim dahi yok. kendi içimden gelen motivasyon ve iyi şeyler yapma isteğini de bitirdim.
bu durumda olmak benim suçum onu da biliyorum. böyle tertemiz deliresim var ve bunu yapmamak için tek nedenim, ev kredisi araba kredisi, para biriktirme çabası derken,çalışmazsam finanssal sıkıntı yaşayacak olmak.
not: sormadan söyleyeyim, iş arıyorum. ama pandemi döneminde nasıl olsa işsiz, pandemi de var ben bundan ne istesem yapar ne maaş versem kabul eder kafasındaki ölücü patronlardan başka eleman alan yok. akvaryumum en azından ortalama iyi bir maaş sağlıyor.
devamını gör...
bağlaç olan ki
yazımında büyük hatalar yapılan bağlaç. bakın hemen size püf noktasını veriyorum ki yanlış başlık açmayın. siz yanlış başlık açınca ben çok üzülüyorum*
eğer 'ki' ekini alan kelimenin sonuna -ni ekleyince anlamsız oluyorsa ayrı yazılır çünkü bağlaçtır.
örnek
sen ki -> senkini anlamsız bir kelime
sendeki -> sendekini anlamsız değil o yüzden bitişik yazılır çünkü bağlaç değildir.
eğer 'ki' ekini alan kelimenin sonuna -ni ekleyince anlamsız oluyorsa ayrı yazılır çünkü bağlaçtır.
örnek
sen ki -> senkini anlamsız bir kelime
sendeki -> sendekini anlamsız değil o yüzden bitişik yazılır çünkü bağlaç değildir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
üzerimdeki kıyafet bile beni sıkıyor, rahatsız oluyorum. hep pamuklu, tam pamuklu şeyler giymeye çalışıyorum. naylon karışımı ürünler asla kullanamıyorum. ufunet bastı gene. fındık kabuğunun içindeyim arkadaşlar...
son cümle babannemden yadigâr bir cümledir.
son cümle babannemden yadigâr bir cümledir.
devamını gör...
atom bombası
nükleer tepkimeler aracılığıyla çok yüksek seviyede enerji açığa çıkaran kitle imha silahı.
nükleer tepkimeler, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle sonuçlanan füzyon ve atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla sonuçlanan fisyon tepkimeleri olmak üzere iki türlü. bu tür silahlar da genellikle bu tepkimeler aracılığıyla açığa çıkan enerjiden faydalanıyor.
silah mekanizmasına, tepkimeye yol açacak olan, belirli bir hacim ve kütleye sahip olması gereken radyoaktif madde yerleştiriliyor. ancak tabii tepkimenin, istenilen zamanda başlaması gerek, yoksa bu silahları sağlam bir şekilde korumak mümkün olmaz. bu nedenle, belirli hacimdeki bu maddenin bir arada durmaması sağlanıyor. silahın patlaması istendiği zaman, radyoaktif madde, mesela dinamit gibi bir tetikleyicinin etkisiyle sıkıştırılarak bir araya getiriliyor ve tepkime için gereken yoğunluk sağlanmış oluyor.
bu silahta kullanılan tepkime türü, fisyon tepkimesi. bunun sonucunda açığa çıkan enerji, şok dalgaları oluşturup belirli bir alan içerisinde kalan tüm canlıları anında yok edecek kadar büyük. patlamadan biraz daha uzakta kalan ama radyoaktif maddenin etkisinden korunacak kadar da uzakta olmayan bölgelerde ise canlıların genleri mutasyona uğrar. sonucu, birkaç kuşağa kadar etki eden gen mutasyonları ve kanser olabilir.
bir nükleer reaktörde de bu tür tepkimeler kullanılır ama orada durum sürekli olarak kontrol altında tutulur. zaten kontrol edilemediği noktada da çernobil faciası gibi sonuçlarla karşılaşırız.
nükleer tepkimeler, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle sonuçlanan füzyon ve atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla sonuçlanan fisyon tepkimeleri olmak üzere iki türlü. bu tür silahlar da genellikle bu tepkimeler aracılığıyla açığa çıkan enerjiden faydalanıyor.
silah mekanizmasına, tepkimeye yol açacak olan, belirli bir hacim ve kütleye sahip olması gereken radyoaktif madde yerleştiriliyor. ancak tabii tepkimenin, istenilen zamanda başlaması gerek, yoksa bu silahları sağlam bir şekilde korumak mümkün olmaz. bu nedenle, belirli hacimdeki bu maddenin bir arada durmaması sağlanıyor. silahın patlaması istendiği zaman, radyoaktif madde, mesela dinamit gibi bir tetikleyicinin etkisiyle sıkıştırılarak bir araya getiriliyor ve tepkime için gereken yoğunluk sağlanmış oluyor.
bu silahta kullanılan tepkime türü, fisyon tepkimesi. bunun sonucunda açığa çıkan enerji, şok dalgaları oluşturup belirli bir alan içerisinde kalan tüm canlıları anında yok edecek kadar büyük. patlamadan biraz daha uzakta kalan ama radyoaktif maddenin etkisinden korunacak kadar da uzakta olmayan bölgelerde ise canlıların genleri mutasyona uğrar. sonucu, birkaç kuşağa kadar etki eden gen mutasyonları ve kanser olabilir.
bir nükleer reaktörde de bu tür tepkimeler kullanılır ama orada durum sürekli olarak kontrol altında tutulur. zaten kontrol edilemediği noktada da çernobil faciası gibi sonuçlarla karşılaşırız.
devamını gör...
tokofobi
hamile olmaktan korkma durumu.
bu fobiye sahip kişiler, bırakın cinsel ilişkiyi ortak tuvalet kullanmaktan dahi imtina edebiliyorlar.
bu fobiye sahip kişiler, bırakın cinsel ilişkiyi ortak tuvalet kullanmaktan dahi imtina edebiliyorlar.
devamını gör...
kedinin fareyle alıp veremediğinin ne olması
tamamen avlanma içgüdüsü. kaçan kovalanırda diyebiliriz buna.
devamını gör...
doğunun paris'i
bu benzetmeyi kazım karabekir paşa yapmış, onunla da erzurum kentini kastetmiş. burada tarihsel değere sahip kule tipi savunma yapılarına rastlanmış. hem paris, hem erzurum'da da şehri korumak için yaptırılan savunma sistemlerinin benzerliği dolayısıyla bu benzetme yer edinmiş.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınnnn sözlük. *
doğru düzgün uyumama rağmen içimde bir kıpırtı ile uyandım ben bugün. gece boyu mutlu mutlu rüyalar görüp, uyanıp gülümseyerek tekrar yeniden uyumaya çalıştım. içimde deli deli kıpırtılar var, sanki hep bir kahkaha sesi duyuyorum. sizlere de bulaşşın istedim. * güpgüzel bir gün olsun.
doğru düzgün uyumama rağmen içimde bir kıpırtı ile uyandım ben bugün. gece boyu mutlu mutlu rüyalar görüp, uyanıp gülümseyerek tekrar yeniden uyumaya çalıştım. içimde deli deli kıpırtılar var, sanki hep bir kahkaha sesi duyuyorum. sizlere de bulaşşın istedim. * güpgüzel bir gün olsun.
devamını gör...
flamingo
fit ve pamuk şeker görünümlü kuş türü.
devamını gör...
nasıl yar diyeyim
bağlamamın tellerine ne zaman dokunsam, çalarım.... söylerim...
“benim bu halime ağlamayan yar
daha ağlamasın, öldükten sonra.”
bir pir sultan abdal nefesidir.
“benim bu halime ağlamayan yar
daha ağlamasın, öldükten sonra.”
bir pir sultan abdal nefesidir.
devamını gör...
aşk bir baharat olsaydı ne olurdu sorunsalı
kekik, yokluğu ihtiyaç, azı karar çoğu zarar, kokusu bile bahar.
devamını gör...
pestil
çok güzel bir tatlıdır aynı zamanda oldukça faydalıdır ama kaliteli olması şarttır.
devamını gör...
sema moritz
çok nahif bir sese sahip müzisyen ve bestecidir. bir röportajında ‘bazen şarkıları söylerken kendi sesime kendim ağlıyorum’ demiş kendisi. elbette yalnız değil, ben de onu dinlerken ona bu noktada eşlik ediyorum.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi yaşayanlara tavsiyeler
hep kötücül bakıyorsunuz duruma.
asla yürümez gitmez ilerlemez diye bir şey yok. eğer kişi aldatmak istiyorsa bunun yakın mesafe uzak mesafeyle bi ilgisi yoktur.
sevip sevmememe isteyip istememe ile alakası vardır.
yakın mesafe ilişkisi nedir ayrıca.
gözünün ucunda olmak mıdır.
aldattı mı acaba şuan kimle y.tıyor acaba dur bi bakim yakınım zaten demek mi.
siz olayı çok başka yere götürmüşşünüz dostlar
aşın bunu.
sevgi varsa eğer her şey vardır.
asla yürümez gitmez ilerlemez diye bir şey yok. eğer kişi aldatmak istiyorsa bunun yakın mesafe uzak mesafeyle bi ilgisi yoktur.
sevip sevmememe isteyip istememe ile alakası vardır.
yakın mesafe ilişkisi nedir ayrıca.
gözünün ucunda olmak mıdır.
aldattı mı acaba şuan kimle y.tıyor acaba dur bi bakim yakınım zaten demek mi.
siz olayı çok başka yere götürmüşşünüz dostlar
aşın bunu.
sevgi varsa eğer her şey vardır.
devamını gör...
hayatında hiç doğaüstü olay yaşamamış insan
doğaüstü olaylara inanmayan insandır. inanmıyorsa yaşasa bile farkedemeyeceği durumdur.
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
o zaman git ıssız adaya yerleş demek istediğim başlıktır. zararlı köpekler ehlileştirilmeli lakin onların da zararlı olmasının nedeni biziz.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
hikayeye göre bir toplantıda, ernest hemingway’den hiç hazzetmeyen ve de kıskanan edebiyatçılar hemingway’e ne derece yetenekli olduğunu sorar. hemingway '’senin hayal bile edemeyeceğin kadar.’' diye yanıtlar. akabinde muhatabı ise, 10 kelimeyi geçmeyen, etkili bir hikaye yazıp yazamayacağını sorar ve ekler '’eğer bunu yazmayı becerebilirsen, ve buradaki herkesi derinden etkilersen yeteneklerin önünde saygıyla eğileceğim.’' 10 kelimeye bile ihtiyaç duymayan hemingway bir dram öyküsü yazar. orada bulunan herkesi etkileyen bu hikaye aynen şöyledir;
sales baby shoes. never worn.
satılık bebek patikleri. hiç giyilmedi.
sales baby shoes. never worn.
satılık bebek patikleri. hiç giyilmedi.
devamını gör...