nickini görür görmez,

geçen kuşları görürsün hiç olmazsa;
dört duvarı göreceğine.

dedirten yazar.
devamını gör...

çarlık rusyasında jülyen takvimi kullanılmaltaydı. miladi takvim ile jülyen takvimi arasında 13 gün fark vardır.

büyük ekim sosyalist devrimi miladi takvime göre 7 kasım 1917 de yapılmıştır ama rus jülyen takvimine göre 25 ekim 1917'de olduğu için ekim devrimi olarak geçer.

şubat devrimide aynıdır. miladi takvime göre 8 mart dünya kadınlar gününde başlamış fakat o dönemde rusya’da kullanılan jülyen takvimine göre 23 şubat 1917′a denk geldiği için “şubat devrimi” olarak tarihe geçmiştir.
devamını gör...

-yazarlar sözlüğe sırayla yazsınlar, yazarlara bankalardaki gibi numaralar verilsin ve sırası gelen yazsın.
devamını gör...

genellikle verdiğim artıdır. adam o kadar zahmet edip entry girmiş, boş mu yollayalım? valla olmaz, bana yakışmaz.
devamını gör...

12. yüzyıl'da yaşamış işrakilik felsefesinin kurucusu islam filozofudur. dönemdaşı olan şihabeddin ömer sühreverdi ile karışmaması için adının sonuna maktul eklenir. adı olan sühreverdi doğduğu iran kasabasının adıdır. bu bölgede doğmuş olmasına rağmen türk soyundan geldiği düşünülmektedir. görüşleri daha çok şii çevrelerde kabul görmüştür.

30 yaşına kadar ilim öğrenmek için hep dolaşmıştır. bu dolaşmaları esnasında bir çok dost edinmiştir. selahaddin eyyübinin oğlu melik zahir'in de dostluğunu kazanmıştır. az yeyip az uyuduğu, sade giyindiği, dünyalıklara pek ehemmiyet vermediği söylenir. hallac'dan etkilenmiştir tıpkı onun gibi fikirleri bir takım sünnilere göre islama aykırı bulunmuş ve bu fikirleri ve taht sevdalılarının kıskançlığından dolayı idam edilmiştir. en ünlü ve işrakilik yani kendi felsefesini anlattığı eseri, hikmetü’l-işrak'tır. başlarda meşşailik ekolüne kendisini yakın görmüştür. kendi felsefesi olan işrakilik meşşailikten ayrılır. aristocu meşşailik felsefesinde hakikat ancak akıl ve rasyonellikle elde edilir. oysa sühreverdi'ye göre hakikat; akılla birlikte ilham, sezgi, ilahi bilgiler yolu ile elde edilir.

sühreverdi'ye göre filozof, nefsini terbiye etmeli ve nura ulaşmak için çabalamalıdır. bu yol da sezgi yoludur. bu yol, çıkılan her basamakta insanı daha çok aydınlatır en sonuncu basamak ise nur'ların nur'udur. nur'ların nuru allah'tır ve her şey bu nur'a ulaşmak içindir. ruh ve beden konusunda şöyle düşünür: beden fani ruh ise orada zindandadır. ruhu var eden ebedi olduğu için ruh ta ebedidir ve bedendeki değişimlerden etkilenmez. ruh bedenle fazla meşgulse ne kötülüğü fark edebilir ne de erdemlerden mutluluk duyabilir. ruhumuzun karanlıkta olduğunu, öldüğümüzde ise aydınlığa nura kavuşacağımızı söyler.

sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır. beden onun için karanlığı ruh ise ışığı temsil eder ve ruh manevi faziletlerle kuvvetlenir ve beden de oruç, uykuya muhalefet yoluyla zayıflatılırsa ruh özgürlüğüne kavuşur ve manevi dünya ile temas kurar

sühreverdi, felsefeyi hikmet ile bir tutar ona göre felsefe aristo ve plantonla değil, idris peygamber ile başlamıştır. idris peygamber felsefeyi yani hikmeti vahiy yolu ile almıştır. sufi'lerden de etkilenmiştir hallac ve gazali'den eserlerinde sıklıkla bahseder. ancak çoğu eseri günümüze ulaşamamıştır. 38 yaşında selahaddin eyyubi'nin emriyle öldürülmüştür.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ah be kuzum.
devamını gör...

sözlükte başlıklar yüzde elli azalırdı.
devamını gör...

iç anadolu'nun kırsalında 2000'li yılların başında bile kullanılan, ölçüleri ustaya ve yaptırana göre değişsede kabaca 1m uzunluğunda, yarım metre genişliğinde ve yarım metre derinliğinde olan kabaca buna, benzeyen eski türkiye itemidir:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dolayısıyla bunun deniz teknesiyle alakası yoktur. bu teknede ya da başka bir yerde hamur mayalanarak ya bu tekneye alınır ya da burada mayalanan hamur yatak-döşek-battaniye-yorgan vb. ile sarılır sarmalanır, böylece mayanın ısınması ve aktifleşmesi (kopması) beklenir.

sonrasında ise (teknede değilse) tekneye alınarak, hamur mayası ile buradan hamur çekilerek top haline getirilir, sonrasında merdane/oklava ile gözleme-bazlama şekli verilerek (saça) odun ateşindeki metal tabakaya atılıarak pişirilir.

hamurun anadolu'daki yeri ve önemini anlatmaya gerek duymuyorum sadece şu kadar bilgi vereyim 20.yy'da anadolu'ya gelen alman bilim insanları bölgede yeni bir hastalık keşfeder. bu hastalık midede yaralar ve kimi zamanda kurtlara yol açmaktadır. bunun sebebi araştırıldığında bölgenin fakirlikten mayasız hamur tükettiklerini, kimi yörelerde ise durumun daha vahim olduğunu: tok tutması için görece pişmemiş/az pişmiş yarı hamur/çiğ yiyecekler tükettiklerini raporlamışlardır.

dolayısıyla "ekmek teknesi"nin kutsallığı/değeri buradan anlaşılabilir.

edit: aynı zamanda bu tasarım kapaksız tabuta benzemektedir. elbette bu taşıma kolaylığından dolayı olsa da bu tercihin ironik-felsefi bir durumuda bulunmaktadır. bu durumu şöyle özetlemek mümkün: anadolu insanını hayatta tutan en çok meta olan hamurla yaşayıp, hamurla aynı tasarıma binmek.. ölümde hayatta bu tasarımda anlamı çıkabileceği gibi aslında her vefat, toprağa atılan bir hamur-ekmek, toprak-izot döngüsü de bu metaforla uyuşmaktadır. zıtlıkların(ölüm-yaşam) ya da döngünün (cesetlerin toprağı, toprağın buğdayı, buğdayın insanı beslemesi) bu tasarımda somutlaşması bana çocukluktan beri çekici ve ürpertici gelmektedir.
devamını gör...

canı nasıl istiyorsa öyle yazan kişidir. sözlük format ve kurallarına uyduktan sonra herkes kendini nasıl tatmin ediyorsa öyle yazar uzunluk, içerik vs fark etmez misal ben birkaç cümleden öteye gidemeyen biriyim öyle tatmin ediyorum. eleştiri yapmak yersiz bu tarz konularda okumak isteyen okur okumak istemeyen geçer.
devamını gör...

biraz boşvermiş olmak gerekiyor en ucuzu bu.
devamını gör...

tadı çok güzel değil mi? red bull'un tadı da bebek aspirinine benziyor gibi.
devamını gör...

başka kuşların yuvasına yumurtlayan kuş türüdür. zahmete hiç katlanamaz ve yumurtlama zamanı geldiğinde arsız, uğursuz hırsızlar misali etraftaki başka kuşların yuvalarını çaktırmadan gözetlemeye başlar. haftalarca sürecek bu dikizleme işinde o çok kıymetli yumurtası için yuva aramaktadır. sonunda o yuvayı gözüne kestirdiğinde, yuva sahibinin yumurtlaması için beklemeye koyulur. yuva sahibi yuvadan ayrıldığında kendi yumurtalarını güzelce yuvaya yerleştirir. yuvadaki diğer yumurtaları da aşağı atmak gibi çirkefliği yapar. yuva sahibi kuş da döndüğünde yumurtaların rengi aynı olduğundan guguk yumurtası olduğunu bilemez. kendi yavrusu gibi o yumurtadan çıkan yavruları doğurur ve yavru büyüyüp yuvadan uçana kadar besleme görevini üstlenir.
devamını gör...

bir, iki, üç... evet, şimdi açabilirsin gözlerini. nasıl beğendin mi? bak şurada hafifçe kıvrılan minik tutam senin hayata karşı duruşunun simgesi. üstelik hayata rağmen dimdik ayakta duruşunun da...

söylesene 'rapunzel'? nerelerdeydin? insan insana muhtaçtır da asıl olan yüreklerin yakın olması değil midir? tamam işte. ben de tam olarak ondan bahsediyorum. sıcacık geldin hayatıma. koskocaman uzun yolları aşıverdik bir çırpıda.
saçların mı? onların her hali güzel. yüreğin gibi.
ben mi? tam şuradayım. ihtiyaç duyduğunda bir ıslık yeter. üstelik o kötü cadıyı birlikte bertaraf edebiliriz.

peki 'rapunzel'... çiçekleri de birlikte büyütebiliriz. evet, elbette sevgiyle. bir çocuk parkında mı? tabii o kaydıraktan aşağıya kayarken kocaman kahkahalar da atabiliriz. dahasını da...
devamını gör...

2000 yılından sonra doğanlara yazık oldu.
devamını gör...

dünyaya en yakın gezegen venüs olarak bilinmesine rağmen, yörünge hareketleri sebebi ile zamansal ortalamaya bakıldığında dünyaya en yakın olan gezegendir.

dünyadan sonra güneş sistemimizdeki en yoğun ikinci gezegendir (diğerleri gaz yada buz devleridir) ve bunun sebebinin ise daha önce başka bir gezegenle çarpıştığı sırada dış kabuğunu kaybetmesi olduğu düşünülüyor.

hubble'ın optiklerinin güneşten zarar görebileceği endişesi ile teleskoplarını merküre çevirmesi yasaktır.

herhangi bir ısıyı tutarak çevresinde homojen bir şekilde yayılmasını sağlayacak bir atmosfere sahip olmadığından ve güneşe de çok yakın olduğundan, güneşe bakan tarafı ile bakmayan tarafı arasında 700 derecelik ısı farkları olabilir. ek olarak güneş ile kilitlenmiş bir yerçekimine sahip değildir yani her zaman tek bir yüzü güneşe bakmaz. kısacası hem kendi etrafında hem de güneşin etrafında dönmektedir.
şimdi ise asıl ilginç noktaya geldik ki o da merkürün devasa buz kütlelerine sahip olmasıdır.
ilginçtir çünkü;
şimdi eğer kendi etrafında dönmeseydi ve bir tarafı sadece güneşe (300 derece) diğer tarafı ise sadece karanlıkta kalsa idi (eksi 400 derece) o zaman karanlık tarafta buz kalmış diyebilirdik. ama öyle değil ve kendi etrafında dönüp duruyor.
eğer atmosferi olsaydı derdik ki; tamam bu buz güneş gördüğünde buharlaşmış ve atmosfer içinde karanlık yere kaçıp hemen buz olmuş ve bu böyle devamlı döngü şeklinde. iyi ama atmosferi de yok ki, yani güneş gören buz buharlaşıp uzaya kaçardı o zaman da.
eee, bu buz nasıl kendine yer buluyor merkürde?
evet oturup bilimadamları incelemişler ve bu buzulların bulunduğu kutup bölgelerinde ki kanyonlara güneş ışığının direkt olarak ulaşamadığını keşfetmişler.
yani o buzullar orada milyarlarca yıl daha kalmaya devam edecek.
devamını gör...

genellikle akdeniz ülkelerinde yetişen bir taxacae familyasından bir ağaç türü. bilimsel tür adı taxus baccata. iğne yapraklı bir ağaç olduğu için tüm yıl yaprakları üzerindedir. boyu 13 mete ve üzerine çıkabilen ve 1000 yılı aşkın yaşama ömrü olan çok uzun ömürlü bir ağaçtır. yaprakları zehirlidir. kırmızı bir meyvesi var ve bu meyvesi yenebiliyormuş ama çekirdeği zehirli olduğu için çıkartılıp tüketiliyormuş. siz yemeyin ne olur ne olmaz tavsiye değildir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğa ile insanlığın mücadelesi devam ediyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanışmak pek üşendirmiyor aslında. sonrasında iletişimi/ilişkiyi devam ettirmek üşendiriyor. tanışma süreci heyecanlı ve keyifli. tanıştıktan sonra neyin nereye kadar gidebileceği anlaşılıyor zaten. yani bulmaca büyük ölçüde çözülmüş oluyor. sonrasında devam edebilmek için karşılıklı ilgiye ihtiyaç var. işte üşenme orada devreye giriyor. sen üşeniyorsun, karşındaki üşeniyor. karşılığını bildiğin için bir şey paylaşasın gelmiyor pek. "amaaan söylesem n'olcak o kadar cümle kurmaya değmez, şimdi kim kalkıp da buluşmaya gidecek diziyi bitiririm " diye düşünüyorsun. boşuna konuşacakmış, boşuna hazırlanıp dışarı çıkacakmış gibi geliyor. çünkü halihazırdaki durumun daha rahat. neden zaman/para/enerji harcayasın ki. iletişimi/ilişkiyi belli bir düzeyde devam ettirmek için ilgi göstermeye devam etmek ve elde olandan fazlasını/farklısını vaad etmek lazım. yani harcadığın çabaya değmesi lazım. senin ya da karşındakinin farklı bir bakış açısı, sevgisi, aşk potansiyeli, bir ihtiyacı gidermesi, yani çekiciliğin devam etmesi lazım.
devamını gör...

reis son zamanlarda videoların prodüksiyonu için türk dizi sektöründen birileri ile anlaşmış gibi gözüküyor. 1 saat 17 dakikanın sadece son 20 dakikasında gerçekten dişe dokunur şeyler anlatmak tam anlamı ile türk dizisi mantığıdır.

uyuşturucu trafiği ile ilgili şeyleri de ilk defa kendisi anlatmamıştır. bu videolardan belirli bir zaman önce türkiye'deki uyuşturucu trafiği ile ilgili resmi belgelere dayanarak kitap çıkaran gazeteciler de vardır.
(bkz: timur soykan)

burada özeleştirimi de yapayım, bu videolar olmasa idi timur soykan'dan hiçbir şekilde haberim olmayacaktı. burayı vurgulamamın sebebi ise şu zamana kadar sedat peker'in önceden açığa çıkmış bilgileri tekrar dillendirmesidir yani sedat peker ile iceberg'in görünmeyen yüzünü keşfetmiyoruz. aynı durum mehmet ağar ile ilgili iddaalar için de geçerli. mehmet ağar'ın ne mal olduğunu zaten yaşı yeten her türk vatandaşı bilmektedir. ayrıca, türkiye'deki gazeteciliğin içler acısı halini zaten her gün dillendiriyoruz. bildiğiniz üzere, sedat peker'in bütün videoları genellikle bu temalar üstüne dönmektedir. sedat peker'in açıklamalarını önemli kılan tek şey, bu işlerin içinde bizzat yer alan birisi olmasıdır. burada sadece olayları açıklayan veya ifşa eden kişi yani özne önem kazanıyor. sedat peker bir özne olarak devletteki kontgerilla veya mafyada çok önemli bir rol oynamaktadır. çekilen videoları değerli kılan şey sedat peker'in bu niteliğidir.

son olarak, çakma solcular kim? 7 videodur, sürekli çakma solculardan bahsediliyor ancak kimleri kastediliyor gerçekten anlamadım. bu tanımlama bir nevi jordan peterson'un postmodern marksistler tanımlamasına benziyor. solculara o kadar oynarken, bu çakma solcuların kim olduğu belirtilse çok iyi olurdu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim