bekle dedi gitti ,
ben beklemedim o da gelmedi,
ölüm gibi bi şey oldu
ama kimse ölmedi...*
devamını gör...

gönlün çok şey yazmak istediği ama malum organımın yemediği başlık.
devamını gör...

hoşgörüden bihaber kökten dinci yobazların, ülkenin başına açtığı derdin dışa vurumu olan düşünce.
devamını gör...

üşümüşse ısıtın. sobanın fırınında ölmek üzere olan bir kediyi ısıtıp kurtardığımı biliyorum. ortam sıcaklığı çok önemli.
devam sütü kullanılıyormuş galiba. bir veteriner söylemişti. veterineri arayıp sorabilirsiniz. süt denildiği gibi verilmemeli verilecekse de sulandırılıp verilmeli. pire için tüplerdeki pire kovucular hiç bir işe yaramadı. eser miktarda lavanta kolonyası çok etkili.

kuma alıştırmak gayet kolay. kumun içine kediyi koyuyoruz. parmağımızla birazcık eşeliyoruz. o da görünce zaten çakıyor hemen mevzuyu. burası benim mekanım diyerek.

bol bol sevgi. en önemli 3 şeyden birisi bu. geri kalanı mama/su ve tuvalet temizliği.
zamanı gelince kısırlaştırma işlemini, aşılarını ve iç/dış parazit ilaçlarını verdiğiniz vakit ondan mutlusu yoktur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

forer etkisi adıyla da bilinen, insanların hemen hemen her insana uyacak şekilde yapılan genel yorumları, kendileirne özgü şekilde algılaması ve bunlara yüksek puan verme eğilimi.

1948 yılında psikolog bertram forer öğrencileri için bir test hazırlar. bir kağıda bazı şeyler yazarak onlara dağıtır ve hepsinden, bu yazıların kendilerine ne kadar uyduğuna bakarak yazıyı puanlamalarını ister. yazı şudur:

--- alıntı ---

"başkalarının sizi beğenmesine, size hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz, ama aynı zamanda kendinize karşı eleştirel olmaya da eğilimlisiniz. kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz. kendi yararınıza çevirebileceğiniz halde kullanmadığınız önemli bir kapasiteye sahipsiniz. dışarıdan disiplinli ve öz güvenli görünürken, içten içe kaygılı ve güvensizsiniz. bazen doğru kararı verip vermediğiniz ya da doğru şeyi yapıp yapmadığınız konusunda kafanızda ciddi şüpheler uyanıyor. belli bir miktarda değişiklik ve farklılığı tercih ediyorsunuz; kısıtlamaların, sınırlandırmaların içinde kalmak sizi mutsuz ediyor. bağımsız bir düşünür olmakla gurur duyuyorsunuz ve başkalarının iddialarını tatmin edici kanıt olmadan kabul etmiyorsunuz. ama kendinizi başkalarına açarken çok açık, çok içten olmayı akıllıca bulmuyorsunuz. bazı zamanlar dışa dönük, sokulgan ve sosyalsiniz; bazı zamanlarsa içe dönük, sakıngan bir kapalı kutu oluyorsunuz. bazı çok gerçek dışı arzularınız var."

--- alıntı ---

puanlama 5 üzerinden yapılır ve sınıf ortalaması 4,26 çıkar. öğrencilerin çoğu bu anlatılanların kendisini tarif ettiğini düşünmüştür çünkü. oysa öğrencilere özel olarak ayrı ayrı değil 1 tane olarak yazılan ve dağıtılan bu metin, bir astroloji metninden alınmıştır. özellikle astroloji alanında sonradan benzer çalışmalar da yapılmış ve insanların bu tür şeylere inanma ve bunları kendilerine özel zannetme eğiliminde olduğu gösterilmiştir.
devamını gör...

“iki hevesim var ki vallah
ikisi de sensin.”
devamını gör...

bu benim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en basit haliyle bilmek ezberlemektir, öğrenmek özümsemektir.
devamını gör...

bir kemal kılıçdaroğlu sözü.
akp nin yayınladığı animasyondan sonra söylemiş.
tam hali şöyle: ' bekleyin ve görün asıl z kuşagi sizi çizgi film yapacak'

kaynak

valla yine kibar davranmış. gençlerde gelecek kaygısı çok yüksek, sizi miki filmi yapacak da diyebilirdi.

oysa güzel örnekler sunup, kaliteli eğitim verseniz, biraz da maddi destek oldu bitti. gençler de oy verir anne babaları da.
devamını gör...

hesap fake midir, gerçek midir bilmiyorum. ancak bu yeni çağa yetişemiyorum artık ve bundan da hiç pişman değilim. sosyal ağlar sayesinde insanların hiç bir özelinin kalmadığı bir çağdayız. ve bir çoğu her şeyini paylaşmak için adeta yarışıyor. neyin yarışı bu, anlıyorum fakat anlamlandıramıyorum. ne kadar kalabalık ve ne kadar yalnızlar aslında.
devamını gör...


latince anlamı ''dik insan'' olan bundan 250 bin yıl önce yaşamış atalarımızdır. aynı zamanda ateşi ilk defa bilinçli olarak kullanan insan türüdür. ateşi bilinçli olarak kullanabilmeleri, etleri pişirerek yemelerine ve bu sayede çene yapılarının zayıflayıp, beyin gelişimlerinin önünün açılmasına fayda vermiştir. bunun yanı sıra ateşi kullanmak, gece yolculuk yapmak ve mağralarda üşümeden hayat sürmek anlamında homo erectus türüne yarar sağlamıştır.

bu atalarımız aynı zamanda cinselliği üreme dışında zevk için yapan ilk atalarımızdır. homo erectus'dan önce dört ayak üzerindeyken çiftleşmek için dişilerin verdiği koku zamanlarını beklerdik. ama dört ayaktan iki ayağa geçince koku alma duygusu yerini görme duyusuna bırakmıştır. cinsel organların sürekli olarak görünür açıklıkta olması devamlı bir cinsel birleşme arzusu uyandırmıştır.

nereden nereye geldi insanlık. o günlerden, günümüzün en mucizevi icatları olan tanga don ve fileli çoraplara. iyi ki de gelişti ama.
devamını gör...

isterseniz 10 tane takın eğer karşınızdaki kişi korona hastası ie ve maske takmıyorsa ya da taktığı maske koruyuculuk işlevini yitirmişse üzülerek söylüyorum ki o virüs çok yüksek ihtimalle bulaşır. önemli olan, korona hastasının maske takmasıdır. e doğal olarak hepimiz potansiyel korona hastası olduğumuza göre, hepimizin maske takması bulaş oranını düşürmek adına hem bir mecburiyet hem de görevdir.

kamu spotu: mas-ke tak mas mas-ke tak.
devamını gör...

asla pes etmez.
devamını gör...

ne zaman biri " ya ama çok saçma yeaaa" dese tartışmaya başladığım ve bu kulakların karşıdaki kişilerden ;

- anarşist düzen

- anarşist örgütlenme

- anarşist devlet

- anarşist otorite

gibi fantastik yorumları duyduğu düşünce biçimi. içeriğini bileni azdır, gerçek manada bileni daha da az. kulaktan dolma bilgilerle b*k atmaya çalışırlar sonra da rezil olup yerlerine otururlar. anarşizmi merak edip gerçek manada inceleyen birisi ise zaten düşüncenin özgürlüğü ve doğallığı karşısında mest olup kendisini kaptırır.
devamını gör...

tolstoy bisiklet sürmeyi 67 yaşında öğrendi.
bunun üzerine tolstoyun bisikleti diye bir kavram oluşmuştur.

bunun gibi birçok örnek var
sonuç: öğrenmenin yaşı yoktur.
devamını gör...

mehmet akif ersoy'un oğlu emin ersoy hayatının son kısımlarını sokaklarda geçirmiştir. bence oldukça düşündürücü bir konudur.
devamını gör...

bu virüs yüzünden anneannem ve dedem yoğun bakımda kaldılar, yakın akrabalarımızdan birçok kişiyi ağır bir şekilde kaybettik. kimse gelip bana komplo teorisi anlatmasın. yaşamadığınızdan ya da kolay atlattığınızdan size masal gibi geliyor olabilir sizin tuzunuz kuru çünkü.
devamını gör...

muhtemelen size kafayı yedirtecek davranıştır. günde 2 kereden fazla derinlemesine düşünmeyiniz, manyak olursunuz.
devamını gör...

- bazı filmlerden spoiler icerebilir-

aslında bu tür karşılaştırmalara karşıyım. ancak, başlığın tahrik edici bir yanı var* nbc maceram, "iklimler" adlı bir filmle başladı, çoğu kişinin beğendiği bu film bende, kötü bir etki bıraktı ve beğenmedim. tam da bu yıllarda, müptelası olduğum masumiyet filmi yillariydi. haliyle, demirkubuz bu yıllarda bana göre çok daha gerçekçi bir tarzda ihtiva ediyordu. ardından, nbc'yi hiç takip etmediğimi belirteyim. bu dönemde demirkubuz'dan "kıskanmak" adlı film geldi, birçok eleştiri aldı ancak ben beğenmiştim.

ardından "yeraltı" geldi ve demirkubuz'la ilk, anlamsal kopusum bu filmle başladı. inanılmaz derece zorlama bir filmdi. bunda, demirkubuz'un tam anlamıyla dostoyevski'nin etkisi altına girmesinin payı büyüktü. dostoyevski büyülü bir yazar olmasının yanında, özelikle görselliğin peşinde olan takipçisine ciddi dezavantaj sağlıyor. yaptığı psikolojik cozumlemelerin etkisi altında sinema filmi yapmak ve hatta tüm hayatınızı bunun üzerine kurmak, freud'tan esinlenmekten farksızdır. yeraltı, bilindiği üzere dostoyevski'nin "yeraltıdan notlar" ından bir uyarlamaydı. seçilen oyunculardan, filmin görsel problemleri bana göre damgasını vurmuştu. bu noktadan sonra, demirkubuz gerilemeye başladı diye düşünüyorum. - filmin kritigini burada yapmak istemiyorum-

ardından "kor" ve "bulantı" gibi, hakkında konuşmak dahi istemediğim iki garabet film geldi. sanırım burada bir sorun görmüş olacak ki, demirkubuz da geri çekildi. kendisi son derece yetenekli bir insan fakat 10 senedir, hicbirsey yapmıyor diyebilirim.

nbc'ye tekrar dönmem" bir zamanlar anadolu" filmiyle oldu. bu filmle birlikte, nbc sinemanın görsel anlatımını en güzel ve yaratıcı yönüyle kullanacağının mesajını vermişti. öyle de oldu, "kış uykusu" ve özelikle "ahlat ağacı" sinema filmi nedir, nasıl olmalıdır gibi soruların cevabıdır.

ahlat ağacı, bana göre türk sinemasının en müthiş eserlerinden biridir. saydığım son üç filmle, nbc sadece demirkubuz'a değil, sinemadaki yerli ve yabancı birçok insana önemli bir örnek sunmuştur.

nbc daha çok çehov endeksli bakan bir yönetmen, çehov görsel anlamda dostoyevski 'nın her daim ciddi anlamda önündedir. demirkubuz' un dostoyevski'den
etkilendiğini söylemiştik, ancak ne bu etkiyi sinemaya aktarabiliyor ne de anlatmak istediğini bir forma sokabiliyor. demirkubuz ya roman yazmalı ya da artık sinemayı rahat bırakmalı, çünkü ciddi anlamda son 10 yıldır anlatım sorunu var. hala masumiyet'in ekmeğini yiyor, kendisine neden diye sormalı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim