bir erkeği değiştirmeye çalışmak
bana sorarsanız bence insanlar birbirini değiştirmeye çalışmayı bırakmalı. o tavrı huyu sevmiyorsan uzaklaş. sevdiğin huyda birini bulursun mutlaka. ama birini değiştirmeye çalışmak onu yapmacıklaştırmaktır. onun şahsiyetine saygısızlıktır. düşünün size yapıldığını. çok zalimce bir harekettir. yapılmamalıdır. herkesin haddini bilsin çok tehlikeli olurum. benim adım bomba soyadım ölüm ulan. neyse konu saptı yine. saçmalığı yakaladığınız anda bırakın okumayı çokta şaapmayın.
devamını gör...
yazarların gizlice dinledikleri şarkılar
ismail yk şarkıları asla eskimez. dinlediğim anlar için pişman değilim ama bunu herkesin bilmesi şart değil tabii:)
devamını gör...
gelin ve damat düğünde dans ederken ne konuşuyorlar sorunsalı
bizim düğünde topladıklarımızla araba alma planımız olduğundan ben bulduğum arabaları anlatmıştım. bir tane buldum 2014 model, pazarlık falan yaparız güzel araba.
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
bazen üzer.
bazen sessizliğe gömülmene sebep olur.
bazen de "amaann çokta fifi" dedirtir.*
çünkü alışıyor insan her şeye, ne fena. anlaşılmamaya bile alışıyor. hatta belli bir şeyden sonra inanmıyorsun "seni anlıyorum " diyenlere. samimi gelmiyor maalesef.
ben artık anladım ki her çiçek susuzluğunu giderecek bir damla suyu ve onu büyütüp güzelleştirecek güneşi olmadan yaşamak zorunda. ve yine her çiçek günün birinde kuru bir toprakta solup ölmeye mahkum.* *
bazen sessizliğe gömülmene sebep olur.
bazen de "amaann çokta fifi" dedirtir.*
çünkü alışıyor insan her şeye, ne fena. anlaşılmamaya bile alışıyor. hatta belli bir şeyden sonra inanmıyorsun "seni anlıyorum " diyenlere. samimi gelmiyor maalesef.
ben artık anladım ki her çiçek susuzluğunu giderecek bir damla suyu ve onu büyütüp güzelleştirecek güneşi olmadan yaşamak zorunda. ve yine her çiçek günün birinde kuru bir toprakta solup ölmeye mahkum.* *
devamını gör...
yavrum diyen erkek
yavrum baban nereli diyorsa bir gideri olur bence.
devamını gör...
pelin akil'in mayo ve pareo ile kara atlaması
şu eylemi gerçekleştirmenin ardındaki mantığı, psikolojiyi gerçekten anlamak isterdim.
bir video kamera kuruyorsun, sonra gidip mayonu ve onun üzerine de bornozunu giyiyorsun, kamerayı açıp önünde soyunup karın içine dalıyorsun, sonra da gidip bunu instagram'da paylaşıyorsun. ciddi ciddi instagram'da paylaşmak için böyle bir tema düşünüp bunun prodüksiyonunu yapıyorsun.
ilginç şeyler bunlar.
bir video kamera kuruyorsun, sonra gidip mayonu ve onun üzerine de bornozunu giyiyorsun, kamerayı açıp önünde soyunup karın içine dalıyorsun, sonra da gidip bunu instagram'da paylaşıyorsun. ciddi ciddi instagram'da paylaşmak için böyle bir tema düşünüp bunun prodüksiyonunu yapıyorsun.
ilginç şeyler bunlar.
devamını gör...
obsesif kompulsif bozukluk
obsesif kompulsif bozukluk
halk arasında titizlik hastalığı olarak bilinen, kişilerin mantıksız olduğunu bildikleri halde sürekli zihni meşgul eden bu durumdan kurtulma düşüncesiyle bazı hareketleri tekrar tekrar yapmak şeklinde seyreden kendisinden muzdarip olduğum bir psikiyatrik bozukluk.
okb'ye sahip kişiler diğer insanlara göre daha fazla düşünen, akıllarına takılan düşünceyi eyleme geçirmezlerse başlarına bir şey geleceğini düşünen, sürekli kontrol etme ihtiyacı duyan; mikrop, hastalık bulaşır endişesi ile kendilerini kirden hatta kirli olamayan nesnelerden bile uzak tutmak isteyen insanlardır..
okb tedavi edilmediği takdirde kolayca ilerleyebilen bir illettir. hastalığın nedeni genelde aileye, yetiştirme biçimine dayanır. ben çok korkutularak büyüyen bir çocuğum. küçüklüğüm ''aman kızım ona dokunma'', ''aman onu içme hasta olursun'', ''eyvah vücudunda yara çıkmış acaba kanser misin'' tarzında cümleleri duyarak büyüdüm. haliyle her şeyden korkar oldum. ilk başta sadece garantici ve kontrolcü bir kişiliğe sahip olduğumu, fazla korktuğumu düşündüğüm için önemsemedim.
fakat korkudan ve endişeden ziyade yukarıda bahsettiğim mantıksız ama yapmak zorunda olduğumu hissettiğim davranışları tekrarlamaya başladım. örneğin uyumadan önce odamda olan nesneleri sayıyordum, veya su içtikten sonra bardağı masaya üç kere vuruyordum. yine önemsemedim. ailem tarafından da fark edilmedim. zaten fark edilsem bile saçma davranış sergilediğim için insanlara açıklama yapmaktan utanıyordum. kısacası geçiştirdim.
benim için iplerin koptuğu nokta pandemi dönemi oldu, corona olacağım korkusuyla ilk başta herkesin yaptığı klasik tedbirleri uyguluyordum. ama zamanla bu tedbirler yeterli gelmemeye başladı. ellerimi günde 50den fazla yıkamaya, dışarı her çıktığımda duş almaya, marketten aldığım ürünleri çamaşır suyuyla yıkamaya, zamanla corona olacağım korkusu ile dışarı bile çıkmamaya başladım. artı olarak tekrar eden saçma davranışlarım daha da arttı. uyuyamıyordum. evimdeki temiz olan koltuğa bile oturamıyordum, dışardan yemek yiyemiyordum, ailemi görmeye şehir dışına gidemiyordum, daha kapının önüne bile çıkamazken benim için ütopyaydı ailemin yanına gitmek. en önemlisi her gün rutin olarak atak geçiriyordum. elim bir yere değse pislendim korkusu ile ağlıyor ellerimi milyon kere yıkıyordum. okb hastalığının ne olduğunu bildiğim için kendimde de olduğunu fark ettim ama doktora gidemiyordum çünkü dışarı çıkamıyordum. en sonunda tüm cesaretimi toplayarak dışarı adım atabildim ve doktora gitmeyi başardım. birkaç test ve konuşmadan sonra ileri derecede okb teşhisi konuldu. şuan tedavime devam ediyorum iyileştiğimi söyleyebilirim.
bunları anlatmamın nedeni başlıkta bazı şeyleri kontrol ettiği için kendi kendine teşhis koyan arkadaşları gördüm. okb sandığınız kadar basit bir şey değil arkadaşlar. romantize edilecek bir şey hiç değil. eğer kontrol etme dışında başka belirtileri hissediyorsanız en yakın zamanda kontrole gitmenizi öneririm. çünkü bu hastalık bataklık gibi sizi içine çekiyor. ne kadar geç kalırsanız o kadar zor atlatırsınız. ben geç kaldım siz kalmayın.
halk arasında titizlik hastalığı olarak bilinen, kişilerin mantıksız olduğunu bildikleri halde sürekli zihni meşgul eden bu durumdan kurtulma düşüncesiyle bazı hareketleri tekrar tekrar yapmak şeklinde seyreden kendisinden muzdarip olduğum bir psikiyatrik bozukluk.
okb'ye sahip kişiler diğer insanlara göre daha fazla düşünen, akıllarına takılan düşünceyi eyleme geçirmezlerse başlarına bir şey geleceğini düşünen, sürekli kontrol etme ihtiyacı duyan; mikrop, hastalık bulaşır endişesi ile kendilerini kirden hatta kirli olamayan nesnelerden bile uzak tutmak isteyen insanlardır..
okb tedavi edilmediği takdirde kolayca ilerleyebilen bir illettir. hastalığın nedeni genelde aileye, yetiştirme biçimine dayanır. ben çok korkutularak büyüyen bir çocuğum. küçüklüğüm ''aman kızım ona dokunma'', ''aman onu içme hasta olursun'', ''eyvah vücudunda yara çıkmış acaba kanser misin'' tarzında cümleleri duyarak büyüdüm. haliyle her şeyden korkar oldum. ilk başta sadece garantici ve kontrolcü bir kişiliğe sahip olduğumu, fazla korktuğumu düşündüğüm için önemsemedim.
fakat korkudan ve endişeden ziyade yukarıda bahsettiğim mantıksız ama yapmak zorunda olduğumu hissettiğim davranışları tekrarlamaya başladım. örneğin uyumadan önce odamda olan nesneleri sayıyordum, veya su içtikten sonra bardağı masaya üç kere vuruyordum. yine önemsemedim. ailem tarafından da fark edilmedim. zaten fark edilsem bile saçma davranış sergilediğim için insanlara açıklama yapmaktan utanıyordum. kısacası geçiştirdim.
benim için iplerin koptuğu nokta pandemi dönemi oldu, corona olacağım korkusuyla ilk başta herkesin yaptığı klasik tedbirleri uyguluyordum. ama zamanla bu tedbirler yeterli gelmemeye başladı. ellerimi günde 50den fazla yıkamaya, dışarı her çıktığımda duş almaya, marketten aldığım ürünleri çamaşır suyuyla yıkamaya, zamanla corona olacağım korkusu ile dışarı bile çıkmamaya başladım. artı olarak tekrar eden saçma davranışlarım daha da arttı. uyuyamıyordum. evimdeki temiz olan koltuğa bile oturamıyordum, dışardan yemek yiyemiyordum, ailemi görmeye şehir dışına gidemiyordum, daha kapının önüne bile çıkamazken benim için ütopyaydı ailemin yanına gitmek. en önemlisi her gün rutin olarak atak geçiriyordum. elim bir yere değse pislendim korkusu ile ağlıyor ellerimi milyon kere yıkıyordum. okb hastalığının ne olduğunu bildiğim için kendimde de olduğunu fark ettim ama doktora gidemiyordum çünkü dışarı çıkamıyordum. en sonunda tüm cesaretimi toplayarak dışarı adım atabildim ve doktora gitmeyi başardım. birkaç test ve konuşmadan sonra ileri derecede okb teşhisi konuldu. şuan tedavime devam ediyorum iyileştiğimi söyleyebilirim.
bunları anlatmamın nedeni başlıkta bazı şeyleri kontrol ettiği için kendi kendine teşhis koyan arkadaşları gördüm. okb sandığınız kadar basit bir şey değil arkadaşlar. romantize edilecek bir şey hiç değil. eğer kontrol etme dışında başka belirtileri hissediyorsanız en yakın zamanda kontrole gitmenizi öneririm. çünkü bu hastalık bataklık gibi sizi içine çekiyor. ne kadar geç kalırsanız o kadar zor atlatırsınız. ben geç kaldım siz kalmayın.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
(bkz: benim burada ne işim var denilen anlar)
tövbe estağfurullah, kendimi kadınlar hamamına götürülmüş çocuk gibi hissediyorum. benden başka er kişi yok mu burada? bi kapıya çıkıp sigara içebiliyor muyum peki? anladım, sağol.
tövbe estağfurullah, kendimi kadınlar hamamına götürülmüş çocuk gibi hissediyorum. benden başka er kişi yok mu burada? bi kapıya çıkıp sigara içebiliyor muyum peki? anladım, sağol.
devamını gör...
14 aralık 2021 sözlüğün saldırıya uğraması
geçmis olsun. bir ara karma puanları alıp kaçtılar diye düsündüm.(bkz: swh)
devamını gör...
erdoğan'ın benim alanım ekonomi açıklaması
ilginç bir açıklama. eğer iddia ettiği gibi ekonomi onun alanı ise ve türkiye'nin ekonomisi bu haldeyse, tek bir izah var.
ülkemizin cumhurbaşkanı ülkemizin en büyük düşmanı.
ya da kendisi berbat bir ekonomist. hangisi daha kötü? ben cevap veriyorum, üniversite mezunu olmaması.
ülkemizin cumhurbaşkanı ülkemizin en büyük düşmanı.
ya da kendisi berbat bir ekonomist. hangisi daha kötü? ben cevap veriyorum, üniversite mezunu olmaması.
devamını gör...
en kötü sonuç bile belirsizlikten iyidir
dayanılması güç durumdur belirsizlik. önünü arkasını düşünmek bir sürü ihtimaller sonucun kötü olmasını da istemeyince belirsizliğe tahammül ediyor insan sonra orada boğuluyor maalesef.
devamını gör...
çökertme kebabı
sevdiğim bir yemektir. tadı fast foodları anımsatır. güzel yapılırsa yerim.
devamını gör...
silmarillion
yeni başlayanlar için :
6:45 baskısını, ithaki baskısına göre daha başarılı bulduğum, hobbit ve yüzüklerin efendisi serisinin evveliyatını oluşturmakla kalmayıp, başlı başına bir mitoloji olan muazzam eser. artık yalnızca sahaflarda bulabileceğiniz 6:45 çevirisinin orijinal metindeki üsluba yakın hissiyatı verdiğini düşünüyorum.
silmarillion zikredildiğinde herkesin kafasını karıştıran okuma sırasına gelince. bence kronolojik okuma bu muazzam esere haksızlık etmenize sebebiyet verebilir ve yüzüklerin efendisi üçlemesi gibi bir şaheserle tanışmanıza engel olabilir. bu nedenle yüzüklerin efendisi serisini okuyup önce bu evrenin gönüllü manyağı olun. ardından çerezlik hobbit geçişi sonrası silmarillion ile kendinizi dipsiz kuyularda merdivensiz bırakın. bundan sonraki sayko seviye 12 ciltlik history of middle earth'dür ve buraya bulaştıysanız artık geri dönüşü olmayan bir yoldasınızdır.
ayrıca silmarillion temalı, blind guardian tarafından bestelenen ve zaman geçtikçe efsaneleşen, soundtrack niteliğinde bir albüm vardır " nightfall in middle earth". kitabı bitirdikten sonra bu albümdeki her şarkıyı, sözlerini inceleyerek dinlerseniz, sizin gibi manyakların olduğunu bilmenin verdiği rahatlıkla dünyaya aidiyet duygunuz artar ve bu çileli ama güzel yolun sonunda huzurlu bir yaşamın kapılarını aralarsınız. işte bu kitap böyle bir kitaptır.
6:45 baskısını, ithaki baskısına göre daha başarılı bulduğum, hobbit ve yüzüklerin efendisi serisinin evveliyatını oluşturmakla kalmayıp, başlı başına bir mitoloji olan muazzam eser. artık yalnızca sahaflarda bulabileceğiniz 6:45 çevirisinin orijinal metindeki üsluba yakın hissiyatı verdiğini düşünüyorum.
silmarillion zikredildiğinde herkesin kafasını karıştıran okuma sırasına gelince. bence kronolojik okuma bu muazzam esere haksızlık etmenize sebebiyet verebilir ve yüzüklerin efendisi üçlemesi gibi bir şaheserle tanışmanıza engel olabilir. bu nedenle yüzüklerin efendisi serisini okuyup önce bu evrenin gönüllü manyağı olun. ardından çerezlik hobbit geçişi sonrası silmarillion ile kendinizi dipsiz kuyularda merdivensiz bırakın. bundan sonraki sayko seviye 12 ciltlik history of middle earth'dür ve buraya bulaştıysanız artık geri dönüşü olmayan bir yoldasınızdır.
ayrıca silmarillion temalı, blind guardian tarafından bestelenen ve zaman geçtikçe efsaneleşen, soundtrack niteliğinde bir albüm vardır " nightfall in middle earth". kitabı bitirdikten sonra bu albümdeki her şarkıyı, sözlerini inceleyerek dinlerseniz, sizin gibi manyakların olduğunu bilmenin verdiği rahatlıkla dünyaya aidiyet duygunuz artar ve bu çileli ama güzel yolun sonunda huzurlu bir yaşamın kapılarını aralarsınız. işte bu kitap böyle bir kitaptır.
devamını gör...
iko'nun hristiyan bir misyoner olması
az önce yapboz parçalarını birleştirerek çözdüğüm büyük oyun. evet iko hristiyan bir misyoner. neden mi?
anlatmaya başlıyorum. az önce ''kur'an'ın mealini okuyanların ateizme yönelmesi'' gibi bir başlık (sadece 2 tanım olmasına rağmen) gündemde 2.'ydi. bu başlığın gündemde 2. olmasının nedeni iko. iko bu başlığı bilerek sözlükteki mümin yazarları ateizme teşvik etmek için gündemde 2. yaptı. müslüman yazarları ateist yaptıktan sonra kalender adlı yazar hristiyanlığı öven başlıklar açacaktı ve bu yazarlara hristiyan olmayı teşvik edecekti. aslında kalender ve iko aynı kişi. ondan sonra helios da benim gibi büyük oyunu çözdü ve bu başlığı olması gerektiği yere taşıdı, sonra bu büyük oyunu yüce önderimiz yoldaş benjamin'e bildirdi. laik yoldaş benjamin franklin de helios'u tebrik etti ve helios'u yönetici yaptı. o andan sonra da iko bir daha sözlüğe giriş yapmadı çünkü yoldaş benjamin franklin görevini suistimal eden iko'yu kovdu.
anlatmaya başlıyorum. az önce ''kur'an'ın mealini okuyanların ateizme yönelmesi'' gibi bir başlık (sadece 2 tanım olmasına rağmen) gündemde 2.'ydi. bu başlığın gündemde 2. olmasının nedeni iko. iko bu başlığı bilerek sözlükteki mümin yazarları ateizme teşvik etmek için gündemde 2. yaptı. müslüman yazarları ateist yaptıktan sonra kalender adlı yazar hristiyanlığı öven başlıklar açacaktı ve bu yazarlara hristiyan olmayı teşvik edecekti. aslında kalender ve iko aynı kişi. ondan sonra helios da benim gibi büyük oyunu çözdü ve bu başlığı olması gerektiği yere taşıdı, sonra bu büyük oyunu yüce önderimiz yoldaş benjamin'e bildirdi. laik yoldaş benjamin franklin de helios'u tebrik etti ve helios'u yönetici yaptı. o andan sonra da iko bir daha sözlüğe giriş yapmadı çünkü yoldaş benjamin franklin görevini suistimal eden iko'yu kovdu.
devamını gör...
çocukken yaşanan hayal kırıklıkları
o pembe bisikleti bana alacaktınız...
devamını gör...
kasiyer kıza burası kasiyer whatsapp var mı demek
hoşlandığım kasiyer kıza telefon numarasını almak için söylediğim tümce. bana numarasını verdi ve bi kaç gün yazıştık. şimdi beni evine davet ediyor neden bilmiyorum ama son zamanlarda sürekli bol su iç, tuz yeme böbreklerine iyi bak diyor. ne kadar iyi birisi böbreklerimi bile düşünüyor.
devamını gör...
hdp’nin ermeni soykırımı tweeti
türkiyenin ermeni soykırımını kabul etmesi şu demek ermenistana tazminat davası açma hakkı verir. bu durumda ermenistan dava açarsa çok büyük bir meblağ borçlanır türkiye. böyle bir borcu ödeyemeyeceği için toprak vermesi gerekir. yani doğu ve güney anadolunun tamamı. bu da şu demek olur: ermeni soykırımı yapıldı diyen bu ülkenin gerçek vatan hainleridir. şöyle bir şey var eğer ermeni soykırımı yapılmak istense onlara ülkeden çıkın denmez direkt olarak evlerinde öldürülürlerdi. ama sırf ermenilerin zararlı hareketleri yüzünden gidin bizi kendi katiliniz etmeyin denilmiştir bu zorunlu göçle. çünkü ermeniler soykırım yapıyordu. doğu anadoluda toplu mezarların incelenmesinde ermeniler bunlar bizim mezarlarımız dese de incellenince bunların türk mezarları olduğu anlaşılmıştır. asıl katiller bizi suçlayarak dikkat çekmek istemekteler.
devamını gör...
peeling
yüz, dudak, vücut için genellikle cildi ölü deriden arındırma amacıyla kullanılan parçacıklı ürünler.
birçok peeling mikroplastik içermesiyle deniz ve deniz yaşamını tehlikeye atıyor ancak parçacıklı yapısı çeşitli meyvelerin kabuğu veya çekirdeğinden oluşturulan doğa dostu peelingler de mevcut.
birçok peeling mikroplastik içermesiyle deniz ve deniz yaşamını tehlikeye atıyor ancak parçacıklı yapısı çeşitli meyvelerin kabuğu veya çekirdeğinden oluşturulan doğa dostu peelingler de mevcut.
devamını gör...

