hali hazırda öğrenci olarak bulunduğum eskişehir'dir bence, havası biraz sert fakat aradığınız her şeyi bulabileceğiniz, kaostan uzak bir şehirdir. izmir, ankara ve istanbul'u da gezip gördüm, farklı şehirler de gördüm, pek fazla yaklaşabileni görmedim açıkçası.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

uçakların veya planörlerin süzülüş mesafesi, ağırlıkla alakalı değildir. kanat tasarımlarıyla alakalıdır. ağırlık sadece süzülme sırasındaki sürati arttırır. hatta bu yüzden bazı gösteri planörlerinin kanatlarına su doldururlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğu afrika'da bulunan zangibar ülkesinin ismindeki zangi sözcüğünün karşılığı zenci oluyor. afrika'ya gemilerle gelen köle ticareti yapan ummanlı araplar, sahilde siyahilerle karşılaşınca buraya zangi bar, yani zenci sahili demişler. ataları afrika'dan kaçırılıp köleleştirilen insanlara zangi denildiği için, bu sözcük siyahilerde kölelik çağrışımı yapıyor.
devamını gör...

dünya üzerinde ki en kötü sözleri yazmak için çaba saf eden türk rapçi.
devamını gör...

benzersiz olunduğunun anlaşıldığı aydınlanma anı.
devamını gör...

okuyunca film ya da dizide geçen bir bölüm, olay gibi gelse de aslında yaşanan gerçek bir durum.
aşkı memnu, yaprak dökümü, muhteşem yüzyıl dizilerinde yok böyle entrika.
brezilya veya hindistan dizilerinin etkisinde kalma olasılığı yüksek, n.ç'nin kızını yanına alarak kocasını 8 yıldır aldatma hikayesi.
n.ç beynimde tümör var diyerek tekirdağ'a hastaneye gidiyorum diye 2013 senesinde evden ayrılmış. eşinin ve çocuklarının yanına gelme isteklerini hep bir bahaneyle savuşturmuş. " beni bu halde görmenizi istemiyorum" diyerek saçı kazıklı fotoğraflar ve hastane temalı görüntüler göndermiş. böyle böyle 8 koca yıl geçmiş.
evin oğlu birgün gönderilen paraların tekirdağ yerine istanbul'dan çekilince mevzuya uyanmış. ilk başta yok demiş konduramamış sonra ise korktuğu başına gelmiş. annesinin kaldığı eve gittiğinde kız kardeşinin yabancı adama baba dediğini duyup görmüş.
yaşanılan 8 yıllık yalanı babasını anlatmış. babası 8 yıl boyunca eşine 400 bin maddi yardımda bulunmuş. mahkemede geçen beyanlar şöyle:

davada tanık olarak dinlenen r.ç. yaşadıklarını şöyle anlattı:

“annem bize kafasını kazıtmış fotoğraflarını gönderirdi. kendisini ziyaret etmek istediğimizde bizi engellerdi. anneme toz konduramazdım. sonra internet bankacılığından gönderdiğimiz paraları sorguladım. paralar tekirdağ’dan değil etiler’deki bir bankadan çekilmişti. annemi aradım. bulunduğu evi söyledi. eve gittiğimde kız kardeşimin yanında yaşlı bir çift vardı. sonra başka bir adam geldi. kim olduğunu sordum. ‘5 yıllık kocasıyım’ dedi. o adam, annemin babamla boşanma sürecinde olduğunu biliyormuş. küçük kardeşim de o adama ‘baba’ diyor.”


eşinin hastalık yalanını oğlundan öğrenen h.ç. boşanma davası açtı. çocuklarının velayetini isteyen h.ç., bugüne kadar eşine tedavi için gönderdiği 400 bin tl ile 250 bin tl manevi tazminat talep etti. n.ç. davaya verdiği yanıtta, h.ç.’nin kızı doğduktan sonra kendisinden uzaklaştığını, bilgisayar başında sabahlamaya başladığını iddia ederek, “boşanmak istediğimde ölümle tehdit edildim. belki benimle ilgilenir diye bir ailenin yanında yatılı bakıcı olarak çalışmaya başladım. çocuklarımın velayetini ve 400 bin tl tazminat istiyorum” dedi.


kaynak
devamını gör...

belki biz dinazor ların zoruna gidecek , ama z kuşağının , zeka seviyesi , düşünce ve muhakeme kabiliyetleri bizden daha fazla , verdikleri kararlar daha mantıklı , daha bilinçli ve kimsenin etkisinde kalmadan oluyor.
tabiki onların avantajları daha fazla , teknoloji, ve bilgiye ulaşım ları çok kolay,
ben ilk oy kullanma ya gittiğimde , yolda beni gören tanıdık bir amca mührü altı ok a bas dediği için oraya bastım mührü, ama şimdiki genci böyle bir şeye yönlendirmek kolay değil , çünkü sorguluyor , ben gençleri seviyorum, akıllarını beğeniyorum, onların en büyük şanssızlık ları, bizim seçtiklerimiz ve eğitim sistemimiz bunların üstüne kaymak olarak, salgı dan kaybettikleri 2 yıl.
inşallah herşey bir an önce düzelir, hepimiz için. sıranız gelir ise lütfen herkes aşı olsun , aşı olmadan bu bitmez.
devamını gör...

youtube izlerken ecnebi kadınların tamirat, tadilat videolarına denk geldim. her türlü işi yapıyorlar. koca testere ile kütük kesip suntalara ütü ile kenar bandı çekiyorlar maşallah. bizde de belki vardır ama genelde tutmaz bu tarz kadınlar. herşeyden önce erkek istemez. ne lazım? yemek, dantel ve bolca dedikodu.
devamını gör...

işin doğrusu ve gerçeği bizler için futbol her zaman afyondu. gündemden koptuğumuz, siyaset, kriz, memleket meselesinden uzaklaştığımız, güzel rüyalarına daldığımız bir uyku.
devamını gör...

bisiklete binmeyi üniversite dönemindeyken ilkokula giden kuzenimin bisikletinde öğrenmiş, sonrasında arkadaşımın bahçeye bıraktığı bisiklet ile geliştirip ilk kazasını yapmış bir bisiklet tutkunu olarak otuzumdan sonra alabildiğim ilk bisikleti de yeğenime kaptırdım. haydan gelen huya gider misali.
devamını gör...

arapça selamun aleyküm'ün aslı olup ibranicedir.

şalom m.ö. 1000’li yıllarda yaşamış ilk yahudi-israil kent devleti kralının adıdır.

aleyke de üzerine, tabi gibi anlamlara gelmektedir.

türkçeye çevirirsek; şalom'un milletindenim demektir.

ülkemizde dinle son derece aşırı ilgilenenlerin, sizden olmayanlarla dostluk kurmayın, onlara benzeyen onlardandır anlayışına sahip olmasına rağmen gidip de adamların (israillilerin) krala bağlılık sözünü, yeminini ya da selamını alıp, buna allah'ın selamı demek ve bu şekilde kullanmaya çalışmak gerçekten çok güzel bir kafaya sahip olduklarını gösteriyor. fakat niyeyse bu söz konusu durum hiç şaşırtıcı gelmiyor. çünkü zihniyetlerini ve inanç anlayışını a'dan z'ye çözdük ve biliyoruz, yaptıkları hiçbir şey artık hiç şaşırtıcı gelmiyor.

sözün özü; (bkz: eğitim şart.)

bir tane de video ekleyelim;

devamını gör...

"otur da üniversite sınavına çalış."

demek için gelmiştim ama şöyle bir düşününce neden isteyeyim ki? şuan bulunduğum yer mevcut koşullarda olabileceğim en iyi yer.

sanırım hayatımda ilk defa, istediğim sonuca ulaşamamak benim yararıma oldu.

tanımlamak gerekirse: düşününce, vermemenin daha akıllıca gibi göründüğü öğüt.
devamını gör...

abur cuburla kıskandırmaya çalışmak? az vizyon be kardeşim. kıskandırmak başlı başına bir kusur iken bir de bunu sıvayıp yapmak. lütfen kenarda sessizce ölünüz.
devamını gör...

kendi kafa sesinden yorulunca biriyle konuşma ihtiyacı duyuyor insan.
devamını gör...

"seviyorsan git konuş bence" milli sloganımız.
devamını gör...

sırf yaşımız başımız belli olsun diye açılmış bir başlıktır, şiddetle kınıyorum :)

bizde de radyodan kayıt yapan ve kasetten kasete çekim yapan o hengame müzik setlerinden birisi vardı.
o zamanlar bu müzik setleri evin gözdesidir; anneler yeni gelen değerli elektronik eşya daha bir türk usülüne uysun diye sehpalarla bir örnek dantel örer şöyle setin alnına doğru sarkıtıverirdi.
herkes durumunca bu klanın üyesi olmaya çalışır,bu setlerin değeri, onun ne kadar büyük olduğu ile ölçülürdü.
annemin altın günlerinde ünal narçın , oyun havaları kasetleri, kardeşimin elinde spice girls , sıradan günlerde barış manço, kayahan filan çalardı. çoğu kez de alt kattaki komşumuz pınar’ın acıklı ağlamaklı tercihlerine iştirak eden pasif dinleyici olurduk.
-pınaarrr biraz kısar mısın?
-tamam kısıyorum
bütün günü temizlik yaparak geçtiği için teybin sesini duyamayacağı bir köşededir muhtemelen, kulaklarımız bu sayede kanamaktadır.(babası al biraz da böyle dinle deyip ona iki kaset almış, beğenmemişti bana verdi. bu sayede tracy chapman ve tanita tikaramla tanışıp çok sevmiştim.)
*****
saat altı gibi başlıyordu sanırım trt fmde yabancı müzik saati vardı. ne yapar eder o yayına yetişir, blue jean dergisinden bir de tv programlarından takip ettiklerim ne zaman çıkacak diye kaseti hazırlamış beklerdim.
tipik ergen işte dünya onun üzerine kurulu sanıyor :)

förstt taymm försst lavvv
robin back kaçmazdı tabii.

tam zamanında kaseti durdurmalı artık sevdiğim bir parçaysa kaçırmamalıydım.
dış sesi almaması harika bir şeydi.
tamamen size ait bir kaset, özgün hem.çevir çevir dinle, arkadaşlarına dinlet (sezen aksu yerine ikna edebildiğimde)
ah ne günlermiş gerçekten..
yine de güzelmiş: küçük şeyler heyecanlandırıp mutlu edermiş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arzu kaynağını yaratır. bir şey için istekliyseniz onun için gerekli zamanı da parayı da yaratabilirsiniz. ücret konusu değişkenlik göstermekle birlikte kendi bütçenize göre görüşebileceğiniz birçok psikolog bulabilirsiniz. başlığın altında terapi sürecini 5 cümle ezberlemek olarak gören bilgin yazar arkadaşları da görmek şaşırtmadı aslında. ülkede herkes her şey olabildiği için her alan hakkında bilgimiz var rahatça sallayabiliyoruz. verilen hizmetin kalitesine göre herkes kendisine göre bir ücret belirleyebiliyor. bu konu tartışılabilir veya belirli bir standart oluşturulabilir. ruh sağlığına önem veren herkesin dönemsel olarak duyduğu bir ihtiyaçtır terapi. ancak karnımızı doyurmaya bile zorlandığımız ve yeterli alım gücüne sahip olamadığımız bir ülkede lüks gibi görünmektedir psikoloğa gitmek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim