yazarından daha ünlü olan kitap kahramanları
ince memed (yaşar kemalin ünü tartışilmaz ama), hamlet
devamını gör...
kadınların efendi erkek sevmemesi
efendi erkek olmayan/olamayan ya da olduğunu sanıp haliyle sevilmeyen erkeklerin bahanesi olan önermedir.
'efendi erkek' tanımının iyi yapılması gerekiyor. kişisel kanaatimce efendi erkek; belli bir eğitim düzeyine sahip*, kültürlü, aklı başında, adab-ı muaşeret bilen, çok çeşitli ilgi alanlarına ya da hobilere sahip, skor! peşinde koşmayan kadına değer veren ,kadın ve hayvan haklarına saygılı, kişisel bakımına özen gösteren, duyarlı, düşünceli, kibar erkektir.
ne yazık ki günümüz koşullarında efendi erkeklerin sayısı -neredeyse- yok denecek kadar azdır.
'efendi erkek' tanımının iyi yapılması gerekiyor. kişisel kanaatimce efendi erkek; belli bir eğitim düzeyine sahip*, kültürlü, aklı başında, adab-ı muaşeret bilen, çok çeşitli ilgi alanlarına ya da hobilere sahip, skor! peşinde koşmayan kadına değer veren ,kadın ve hayvan haklarına saygılı, kişisel bakımına özen gösteren, duyarlı, düşünceli, kibar erkektir.
ne yazık ki günümüz koşullarında efendi erkeklerin sayısı -neredeyse- yok denecek kadar azdır.
devamını gör...
en iyi ikililer
muslera ve kaleci eldivenleri.
devamını gör...
iltifat mı hakaret mi olduğu belli olmayan cümleler
görmeyeli çok değişmissin cümlesidir. iyi bir değişim mi kötü bir değişim mi belli değildir.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
- küveti doldurmak için yaklaşmak, kapakları açmak ve kediyi küvetin kenarında erimiş ve ölmüş şekilde bulmak, hitchcock filmlerindeki kadınlar gibi dehşete uğramış şekilde çığlık atmak. saniyeler sonra kedi zannedilen şeyin aslında kediyle aynı renk olan lif olduğunu anlamak. çok rahatlamak.
- sevgili bulunca anne, baba, yöneticiler ve arkadaşlara aşkım diye seslenmek. hatta dua etmeye başlarken allah'a bile aşkım demek. kediyi çağırmak için apartman boşluğuna aşkım diye bağırmak.
- uyanıp doğalgaz borularının patladığını düşünüp hızlıca kalkıp giyinmeye ve koşarak kaçmaya çalışmak. o sesin aslında kardeşin gecenin bir yarısı sıktığı böcek ilacının sesi olduğunu kaçarken anlamak.
- üstünü örtmek için hamle yapan kişinin hareketi ile uyanıp onu eve gizli gizli girmiş sapık zannedip psikopat gibi tehdit etmek ve hâlâ o kişiyi sapık zannederken uyuya kalmak.
- rüyada dayak yediğini görmek, uyanmak, dayağı sahiden yediğini zannetmek, dayak atan kişiyle kavga etmek için yataktan kalkmak.
- uykuyu bölen telefon araması nedenli ağlamaya başlamak. telefonu meşgule alıp uyumaya devam etmenin akla çogu zaman gelmemesi ve genellikle uyanıp ağlamak.
- merdivende bulunan akrebin üzerine basarken çığlıklar atıp tüm apartman halkının aklını almak.
- sigara içilen dönemde her seferinde sigara içilmeyen yerlerde keyifle sigara yakmak çünkü yasakları unutmak.
- üst düzey kodamanlarla yenilen yemek sırasında sarhoş olmak ve ağza götürülen bardağın doğru yerde olup olmadığını anlamak için dili uzatmak, dil bardağa değdiği an doğru yeri bulmuş olmak nedenli acayip keyiflenmek ve kahkahalar atmak. salak zannedilmek.
- araba kullanırken arabanın nasıl kullanılacağını unutmak.
- telefonla konuşurken telefonda biriyle konuştuğunu unutmak.
- uyanıp sebepsiz şekilde çığlık atmak ve çığlık atmış olmak nedenli korkmak.
ah ah..
- sevgili bulunca anne, baba, yöneticiler ve arkadaşlara aşkım diye seslenmek. hatta dua etmeye başlarken allah'a bile aşkım demek. kediyi çağırmak için apartman boşluğuna aşkım diye bağırmak.
- uyanıp doğalgaz borularının patladığını düşünüp hızlıca kalkıp giyinmeye ve koşarak kaçmaya çalışmak. o sesin aslında kardeşin gecenin bir yarısı sıktığı böcek ilacının sesi olduğunu kaçarken anlamak.
- üstünü örtmek için hamle yapan kişinin hareketi ile uyanıp onu eve gizli gizli girmiş sapık zannedip psikopat gibi tehdit etmek ve hâlâ o kişiyi sapık zannederken uyuya kalmak.
- rüyada dayak yediğini görmek, uyanmak, dayağı sahiden yediğini zannetmek, dayak atan kişiyle kavga etmek için yataktan kalkmak.
- uykuyu bölen telefon araması nedenli ağlamaya başlamak. telefonu meşgule alıp uyumaya devam etmenin akla çogu zaman gelmemesi ve genellikle uyanıp ağlamak.
- merdivende bulunan akrebin üzerine basarken çığlıklar atıp tüm apartman halkının aklını almak.
- sigara içilen dönemde her seferinde sigara içilmeyen yerlerde keyifle sigara yakmak çünkü yasakları unutmak.
- üst düzey kodamanlarla yenilen yemek sırasında sarhoş olmak ve ağza götürülen bardağın doğru yerde olup olmadığını anlamak için dili uzatmak, dil bardağa değdiği an doğru yeri bulmuş olmak nedenli acayip keyiflenmek ve kahkahalar atmak. salak zannedilmek.
- araba kullanırken arabanın nasıl kullanılacağını unutmak.
- telefonla konuşurken telefonda biriyle konuştuğunu unutmak.
- uyanıp sebepsiz şekilde çığlık atmak ve çığlık atmış olmak nedenli korkmak.
ah ah..
devamını gör...
ömer faruk gergerlioğlu'nun vekilliğinin düşürülmesi
sizinle aynı düşüncede değil diye bir insanın uğradığı haksızlığa sevinmek, bunca yıldır yaşananlardan hiçbir ders almadık demektir.
aklınızda bulunsun işinize gelince yok sayabildiğiniz bu hukuk belki bi gün size de lazım olur.*
adama terörist demeden de birkaç kere daha düşünün derim. kendisinin gerçek teröristlikle *yakından uzaktan alakası yoktur.
buradan
veya buradan
aklınızda bulunsun işinize gelince yok sayabildiğiniz bu hukuk belki bi gün size de lazım olur.*
adama terörist demeden de birkaç kere daha düşünün derim. kendisinin gerçek teröristlikle *yakından uzaktan alakası yoktur.
buradan
veya buradan
devamını gör...
tuz ruhu
ozon ile birlikte kullanılmaması gerekir. solunum yollarından ötürü hastanelik olma ihtimali yüksek bir durum ortaya çıkar zira.
devamını gör...
sokrates
yunan felsefesinin kurucularındandır.özel yaşamı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır.platon'un sokrates'in savunması adlı eserine göre tanrılara inanmadığı gerekçesiyle ölüme mahkûm edilmiştir.sokrates yazılı kaynak bırakmamıştır.
devamını gör...
geyikli gece
devamını gör...
kabak koyu
annenin karnından çıktığında sahip olduğun statü ile bir başkasının annesinin karnından çıktığındaki statünün, tüm hayatlarınız boyunca eşit olacağı denize girilen tek yer. bakın kelebekler vadisinden bahsetmiyorum. kelebekler vadisi, yol kenarı tabelalarda yazan köy kahvaltısıdır. koli halinde alınarak, ambalajları açılıp sofraya konan köy reçelidir.
1 haftalık değil, 2 defa 5 ay çadır atmış, 2 sene de gönüllü çalışan kardeşiniz tanımlıyor.
kabak, kabak, kabak. kabak tadı vermeyen kabak.
amortisörleri yükseltilmiş minibüsler ile topraklı yolda başlar, muzun kabuklarının soyulmasıyla çırıl çıplak kalacak olan muz misali kişiliğin ile yapacağın tatilin. üzerinde ne ismin kalır, ne mesleğin, ne banka hesabın, ne fikirlerin, ne eğlence anlayışın, ne cinsel tercihin, ne 5 yıldızlı tatil anlayışın, ne sosyal ilişkileri, nede sen!
önce ismin gider minibüsden indiğinde. çünkü sen artık " moruk, dostum ya da kanka " sıfatlarını çoktan almışsındır, koya inerken hayvan gibi sallanan minibüste, yanında,önünde ya da arkanda oturan kabak koycu sayesinde. ( patikayı tercih eden adamın hasıdır. )
sonra mesleğin gider. kaldığın kampta, çadırını kurduğun toprak parçasının üzerinde, sahile yürürken, piyasanın 2 katına malzeme aldığın bakkalda, hayvan gibi 40 derece sıcaklıkta dışarıda bekletilmiş köftelerden yediğin köftecide, telefonunu şarj etmek için dilendiğin otelin barında, sahilde " sarkozyyy " esprisini anlayacak yüzlerce insandan biriyle tanıştığında senin ceo, fotokopi çeken eleman, öğretmen ya da sokakta yatan biri olduğunun hiç bir anlamı yoktur. eşitsindir, mühim olan kurduğun ilk cümlenin noktasına gelene kadar verdiğin samimiyettir.
devamında banka hesabın önemsizleşir. birasından bir yudum mu istedin? 3 bira daha ısmarlanır sana. en baba otelde mi kalıyorsun? emin ol o gece lilith'de ki partiden sonra sahilde kalmak için can atarsın.
fikirlerin mi? bunu soran olmaz dostum. çünkü orada fikirler savaşmak için değil, öğrenmek ve dinlemek içindir.
sen hayatında hiç 35 dakika karanlık bir ormanın içinden yürüyerek, gecenin 3nde kol kola, full alkol ve türevi şeylerle bezenmiş insanların hiç kavga etmeden sanki bir trans halinde eğlendiği bir uçurumun kenarında güneşi doğurdun mu?
cinsel tercihin mi? doğanın içinde bir hayvansın.
sosyal ilişkilerin mi? kapalı bir kutuysan eğer anahtarın o sahilde onlarca gönüllü ile kenara toplanmış taşların arasında olabilir. bir gece otur oraya, yanına yıldızların arasından yavaş yavaş yürüyerek illa biri gelir.
özgürdür kabak koyu. akıllı telefonların tedavülde olmadığı, yanına gelen insanın seninle konuşurken herhangi bir yargıya varma amacı olmadan yanına geldiği yerdir orası.
eğer müdavimi olursan tüm yaz ismini bile bilmediğin insanlarla takıldıktan sonra, hiç bir telefon numarası ve irtibatın olmasa bile bir sonraki yaz aynı dönemde orada tekrar karşılaşacağın dostlar bıraktığın yerdir kabak.
kabak içine bastırdığın ve aslında olmak istediğin karakteri serbest bırakabileceğin "çitleri" olmayan dünyadır.
kabak barıştır, özgürlüktür, çiledir, sefadır. kabak, kabak tadı vermez.
*yeni yapılan minibüs yollarıyla bozulmaya başladı... gidin görün. tanışın.
1 haftalık değil, 2 defa 5 ay çadır atmış, 2 sene de gönüllü çalışan kardeşiniz tanımlıyor.
kabak, kabak, kabak. kabak tadı vermeyen kabak.
amortisörleri yükseltilmiş minibüsler ile topraklı yolda başlar, muzun kabuklarının soyulmasıyla çırıl çıplak kalacak olan muz misali kişiliğin ile yapacağın tatilin. üzerinde ne ismin kalır, ne mesleğin, ne banka hesabın, ne fikirlerin, ne eğlence anlayışın, ne cinsel tercihin, ne 5 yıldızlı tatil anlayışın, ne sosyal ilişkileri, nede sen!
önce ismin gider minibüsden indiğinde. çünkü sen artık " moruk, dostum ya da kanka " sıfatlarını çoktan almışsındır, koya inerken hayvan gibi sallanan minibüste, yanında,önünde ya da arkanda oturan kabak koycu sayesinde. ( patikayı tercih eden adamın hasıdır. )
sonra mesleğin gider. kaldığın kampta, çadırını kurduğun toprak parçasının üzerinde, sahile yürürken, piyasanın 2 katına malzeme aldığın bakkalda, hayvan gibi 40 derece sıcaklıkta dışarıda bekletilmiş köftelerden yediğin köftecide, telefonunu şarj etmek için dilendiğin otelin barında, sahilde " sarkozyyy " esprisini anlayacak yüzlerce insandan biriyle tanıştığında senin ceo, fotokopi çeken eleman, öğretmen ya da sokakta yatan biri olduğunun hiç bir anlamı yoktur. eşitsindir, mühim olan kurduğun ilk cümlenin noktasına gelene kadar verdiğin samimiyettir.
devamında banka hesabın önemsizleşir. birasından bir yudum mu istedin? 3 bira daha ısmarlanır sana. en baba otelde mi kalıyorsun? emin ol o gece lilith'de ki partiden sonra sahilde kalmak için can atarsın.
fikirlerin mi? bunu soran olmaz dostum. çünkü orada fikirler savaşmak için değil, öğrenmek ve dinlemek içindir.
sen hayatında hiç 35 dakika karanlık bir ormanın içinden yürüyerek, gecenin 3nde kol kola, full alkol ve türevi şeylerle bezenmiş insanların hiç kavga etmeden sanki bir trans halinde eğlendiği bir uçurumun kenarında güneşi doğurdun mu?
cinsel tercihin mi? doğanın içinde bir hayvansın.
sosyal ilişkilerin mi? kapalı bir kutuysan eğer anahtarın o sahilde onlarca gönüllü ile kenara toplanmış taşların arasında olabilir. bir gece otur oraya, yanına yıldızların arasından yavaş yavaş yürüyerek illa biri gelir.
özgürdür kabak koyu. akıllı telefonların tedavülde olmadığı, yanına gelen insanın seninle konuşurken herhangi bir yargıya varma amacı olmadan yanına geldiği yerdir orası.
eğer müdavimi olursan tüm yaz ismini bile bilmediğin insanlarla takıldıktan sonra, hiç bir telefon numarası ve irtibatın olmasa bile bir sonraki yaz aynı dönemde orada tekrar karşılaşacağın dostlar bıraktığın yerdir kabak.
kabak içine bastırdığın ve aslında olmak istediğin karakteri serbest bırakabileceğin "çitleri" olmayan dünyadır.
kabak barıştır, özgürlüktür, çiledir, sefadır. kabak, kabak tadı vermez.
*yeni yapılan minibüs yollarıyla bozulmaya başladı... gidin görün. tanışın.
devamını gör...
deredolu
gümüşhane ilinin kelkit ilçesine bağlı küçük bir beldedir. belediye başkanı milliyetçi hareket partisinden olan belde kadın bir belediye başkanına sahip olmasıyla da önemli bir örnektir.

bu yenilikçi beldemizle benim tanışmam ise bir geceyarısı yapılan yolculuk esnasında sanki başka yer yokmuş gibi beldede son bir sigara içmek için mola vermemle başladı.
sivas’ta oynanan akhisar belediyespor- galatasaray türkiye kupası finalinden dönerken kupayı kazanmış olmanın verdiği mutlulukla dolu olarak yolculuğa devam ederken ufak bir sigara molası verip bir yandan ciğerimize dolan dumanı temiz hava ile nötrlemek için gördüğümüz bir üst geçidin altında durduk.
üstümüzde kupanın mutluluğu ve yeni forma alarak kazıklanmış ve üstüne üstlük bir de öngörülü bir şekilde formanın arkasına falcao yazdırmış olmanın hüznü ile sigaralarımızı yaktık.
bir süre gecenin kör karanlığında sigara içtikten sonra etrafa göz atmaya karar verdim. altında bulunduğumuz üst geçit belde ile belediye binasını birbirine bağlamak için yapılmıştı sanki sadece.
yavaş yavaş ve korkuyla beldenin içine doğru yürüyünce postapokaliptik bir şehrin ölü sessizliği ile karşılaştım. biraz daha gidince karanlık iyice yoğunlaştı ve aklıma kim olduğunu bilirsin sen gelince hemen geri döndüm.
o gece orda yaşadıklarımız içimizde biraz ürperti bıraksa da ilk fırsatta tekrar ziyaret etmeye karar vererek ordan ayrıldık. ayrılırken kendimizi ucuz bir hollywood filminde oynamış gibi hissettik.
unutmayın what happens in deredolu stays in deredolu.

bu yenilikçi beldemizle benim tanışmam ise bir geceyarısı yapılan yolculuk esnasında sanki başka yer yokmuş gibi beldede son bir sigara içmek için mola vermemle başladı.
sivas’ta oynanan akhisar belediyespor- galatasaray türkiye kupası finalinden dönerken kupayı kazanmış olmanın verdiği mutlulukla dolu olarak yolculuğa devam ederken ufak bir sigara molası verip bir yandan ciğerimize dolan dumanı temiz hava ile nötrlemek için gördüğümüz bir üst geçidin altında durduk.
üstümüzde kupanın mutluluğu ve yeni forma alarak kazıklanmış ve üstüne üstlük bir de öngörülü bir şekilde formanın arkasına falcao yazdırmış olmanın hüznü ile sigaralarımızı yaktık.
bir süre gecenin kör karanlığında sigara içtikten sonra etrafa göz atmaya karar verdim. altında bulunduğumuz üst geçit belde ile belediye binasını birbirine bağlamak için yapılmıştı sanki sadece.
yavaş yavaş ve korkuyla beldenin içine doğru yürüyünce postapokaliptik bir şehrin ölü sessizliği ile karşılaştım. biraz daha gidince karanlık iyice yoğunlaştı ve aklıma kim olduğunu bilirsin sen gelince hemen geri döndüm.
o gece orda yaşadıklarımız içimizde biraz ürperti bıraksa da ilk fırsatta tekrar ziyaret etmeye karar vererek ordan ayrıldık. ayrılırken kendimizi ucuz bir hollywood filminde oynamış gibi hissettik.
unutmayın what happens in deredolu stays in deredolu.
devamını gör...
bir erkekten alınan en güzel iltifat
babamdan aldigim en guzel iltifattir.
“keske her babanin senin gibi bir kizi olsa”
daha kimse bu iltifatin ustune cikamadi.
“keske her babanin senin gibi bir kizi olsa”
daha kimse bu iltifatin ustune cikamadi.
devamını gör...
türkiye'nin f-35 programından resmen çıkarılması
biz de f-31 ile kendimizi göklere çıkarırız. amariga bizi gısganıyor
devamını gör...
covıd-19'u yok eden eldivenler
koronavirüs dahil olmak üzere virüsleri ve bakterileri öldüren eldivenler hayal edin. şimdi böyle eldivenlerin gerçekten var olduğunu hayal edin. *
elephantskin, avusturyalı rafael reifeltshammer (34 yaşında) tarafından tasarlanan bir eldivenin adıdır. tek kullanımlık eldivenlere bir alternatif haline gelmeli ve covıd-19 virüsü dahil bakteri ve virüslerin bulaşmasını etkili bir şekilde azaltmalıdır. eskiden profesyonel bir futbolcu olan genç bir girişimci, geçen ilkbaharda, koronavirüs salgınının başlangıcında eldiven fikrini aldı: "pek çok insan, virüsün yüzeylerden bulaşmasını önlemek için tek kullanımlık eldiven kullanıyor - dükkanlarda, toplu taşıma araçlarında," diyor reifeltshammer. bu nedenle, yüzeyindeki virüs sayısını azaltan yeniden kullanılabilir bir eldiven geliştirdi: “elephantskin eldivenleri dezenfekte etmek için kullanılan teknoloji, geçen yıl başarıyla geliştirildi. bu benzersiz bir teknolojidir. "
pamuk eldivenin yüzeyine bakteri yok edici etkiye sahip gümüş iyonları uygulanır. eldiven bu etkiyi kaybetmeden en az 30 defa yıkanabilir.
teknolojinin etkinliği, hohenstein tekstil test enstitüsü tarafından test edilmiş ve onaylanmıştır. elephantskin'e göre eldiven yüzeyindeki virüs ve bakterilerin% 95'inden fazlası sadece birkaç dakika içinde yok oluyor. böyle bir icadın fiyatı küçük - 13 €. dezenfektan etkisi olan eldivenler yakında alman süpermarketlerinde görünecek.
kaynak.
elephantskin, avusturyalı rafael reifeltshammer (34 yaşında) tarafından tasarlanan bir eldivenin adıdır. tek kullanımlık eldivenlere bir alternatif haline gelmeli ve covıd-19 virüsü dahil bakteri ve virüslerin bulaşmasını etkili bir şekilde azaltmalıdır. eskiden profesyonel bir futbolcu olan genç bir girişimci, geçen ilkbaharda, koronavirüs salgınının başlangıcında eldiven fikrini aldı: "pek çok insan, virüsün yüzeylerden bulaşmasını önlemek için tek kullanımlık eldiven kullanıyor - dükkanlarda, toplu taşıma araçlarında," diyor reifeltshammer. bu nedenle, yüzeyindeki virüs sayısını azaltan yeniden kullanılabilir bir eldiven geliştirdi: “elephantskin eldivenleri dezenfekte etmek için kullanılan teknoloji, geçen yıl başarıyla geliştirildi. bu benzersiz bir teknolojidir. "
pamuk eldivenin yüzeyine bakteri yok edici etkiye sahip gümüş iyonları uygulanır. eldiven bu etkiyi kaybetmeden en az 30 defa yıkanabilir.
teknolojinin etkinliği, hohenstein tekstil test enstitüsü tarafından test edilmiş ve onaylanmıştır. elephantskin'e göre eldiven yüzeyindeki virüs ve bakterilerin% 95'inden fazlası sadece birkaç dakika içinde yok oluyor. böyle bir icadın fiyatı küçük - 13 €. dezenfektan etkisi olan eldivenler yakında alman süpermarketlerinde görünecek.
kaynak.
devamını gör...
gerçek
gerçek, benim ona dair fikrime bağlı olmayan şeydir.
-jacques lacan
bunu biraz açmak lazım çünkü lacan'ın gerçek(reel) dediği şey ile günlük hayattaki gerçek farklı mefhumlar. lacan'a göre anlamlandırma tamamen dil ile alakalı. yani insanı insan yapan şey konuşabilme yetisidir. hatta bundandır ki daha az kelime bilen insan daha az düşünür. bunu günlük hayattaki gözlemlerinizden de çıkarabilrisiniz. fakat gerçeklik denilen şey dilin sınırları dışındadır. o orada öylece durmaktadır. anlamın ne olduğunun bile önemi yoktur gerçeklik için, varlığını ya da yokluğunu bizim ona dair üreteceğimiz fikirlere dayandırmaz.
dünya benim tasarımımdır.
-arthur schopenhauer
yani hayatı anlamlandırmalarımız tamamen tasarımsal bir inşadır. dolayısıyla gerçeklikle ilişkisellikten öte ilişkilenemeyecek de bir şeydir aynı zamanda.
gerçek nasıl ki onu tasarlayamayacağımız bir vaziyette a priori bir şekilde varlığını sürdürüyor olsa da gerçeklikle karşılaşabilirliğimiz vardır ve zaman zaman da yaşarız bunu. gerçeklik kelimelerimiz bittiğinde başlar. dilin sınır kapısını geçtiğimizde bizi karşılayan fakat vicdansız bir soğuklukla öylece karşımızda duran şeydir gerçeklik. sevdiğimiz biri ölür sözgelimi. kelimeler biter, şok edici bir gerçeklik öylece karşımızda durmaktadır. deli birini görürüz, bir şeyler söyler fakat yeterince uzun süre dinlersek kelimelere anlam vermediğini, onların yalnızca bir uğultu olduğunu fark ederiz. işte burada gerçeklik kendini gösterir. bir deli mutlak suretle gerçekliğe 'hapsolmuştur'.
-jacques lacan
bunu biraz açmak lazım çünkü lacan'ın gerçek(reel) dediği şey ile günlük hayattaki gerçek farklı mefhumlar. lacan'a göre anlamlandırma tamamen dil ile alakalı. yani insanı insan yapan şey konuşabilme yetisidir. hatta bundandır ki daha az kelime bilen insan daha az düşünür. bunu günlük hayattaki gözlemlerinizden de çıkarabilrisiniz. fakat gerçeklik denilen şey dilin sınırları dışındadır. o orada öylece durmaktadır. anlamın ne olduğunun bile önemi yoktur gerçeklik için, varlığını ya da yokluğunu bizim ona dair üreteceğimiz fikirlere dayandırmaz.
dünya benim tasarımımdır.
-arthur schopenhauer
yani hayatı anlamlandırmalarımız tamamen tasarımsal bir inşadır. dolayısıyla gerçeklikle ilişkisellikten öte ilişkilenemeyecek de bir şeydir aynı zamanda.
gerçek nasıl ki onu tasarlayamayacağımız bir vaziyette a priori bir şekilde varlığını sürdürüyor olsa da gerçeklikle karşılaşabilirliğimiz vardır ve zaman zaman da yaşarız bunu. gerçeklik kelimelerimiz bittiğinde başlar. dilin sınır kapısını geçtiğimizde bizi karşılayan fakat vicdansız bir soğuklukla öylece karşımızda duran şeydir gerçeklik. sevdiğimiz biri ölür sözgelimi. kelimeler biter, şok edici bir gerçeklik öylece karşımızda durmaktadır. deli birini görürüz, bir şeyler söyler fakat yeterince uzun süre dinlersek kelimelere anlam vermediğini, onların yalnızca bir uğultu olduğunu fark ederiz. işte burada gerçeklik kendini gösterir. bir deli mutlak suretle gerçekliğe 'hapsolmuştur'.
devamını gör...
bir kişide koronavirüsün iki varyantına birden rastlanması
artık umrumda değil. isterse insan formuna girsin korona. 2 yıl oldu. ömür boyu korona konuşmak istemiyorum.
devamını gör...
ilişkilerde stratejik davranmak
incinmemek ve incitmemek için kurgulamalar yapmaktır. illa kötü yorumlamamak lazım. zaman zaman ilişkiler belli durumlarda strateji ister, doğallık yıpratır. bazen dengeyi sağlamak için gereklidir. hele ki birden fazla ilişki içinde olduğumuz günümüz dünyasında her zeki insanın stratejik hamleler yaparak ilişkilerini dinamik tutabilmesi önemlidir. ne yazık ki sadece doğallık ile mümkün olmuyor. hepsinden biraz eklemek, güzelce yoğurmak lezzet verir. iki yüzlülük ile bağdaştırmak biraz bencilce bir düşünce benim için. fikir neyse zikir de o olur. fesatlık yapmayın.
devamını gör...
admin ve modların entrylerini beğenen tip
her sözlükte bulunan fakat yeni açılan sözlüklerde daha gözle görülür bir şekilde yaşanan durumdur. bu durum şöyle gelişir; sözlüğe yeni katılan yazar kişisi sözlüğü ve ortamı tanımak ve sözlük ile ilgili endişelerini belirten başlık ve entrylerle sözlüğe katkıda bulunur. bu durum eleştiri kabul edilir ve sözlüğün saaabısı ve modları hemen savunmaya geçer ve karşı entrylerle bu eleştirisel başlık veya etnryleri savuşturmaya çalışır. işte bahsettiğimiz tip de tam olarak burada devreye girer ve savunma halindeki admin veya mod kişisini + puana boğar. bundan maksat şudur ki; admin veya mod kişisinin gözüne girmek ve sözlük ile ilgili basit birkaç yetki alabilmek.
gerek var mı bu gibi minik ve basit şeylere, bence yoktur. anın dadını çıkarın efenim.
gerek var mı bu gibi minik ve basit şeylere, bence yoktur. anın dadını çıkarın efenim.
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
imdat , artık yeter ...
devamını gör...
