#1029995 şımardıkça şımardım üstelik olduğum gibi olduğum için iltifat aldım. çok teşekkür ederim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

9 adet kedimiz var;
1- menekşe
2-asteros
3-oburiks
4-şakir
5-pakize
6-nalan
7-tomas
8-ciklet
9-pekmez
devamını gör...

kahve makinesi ile yapınca hep köpüklü oluyor. makine imkan dahilinde değilse bakır cezve kullanmak ve kısık ateşte yapmak gibi püf noktaları var bu işin. bir de kahveyi suya karıştırdıktan sonra kaşık değdirmemek gerek çünkü kaşık köpüğü kaçırır. unutmamak lazım ki; acele ile yapılan kahve acı kahvedir. "bir acı kahveni içmeye geldim" sözü bu yüzden acelesi olan insanlar tarafından kullanılır.

belirtmeden edemeyeceğim bir şey var dostlar. kahve dediğin sade içilir. şekerli kahve mi olur yav.
devamını gör...

kurgu olmasına çok sevindiğim bir konuyu ele alıyor dizi. son bölümünde içim çekildi resmen. bir kız çocuğunun dünyası yerle bir olurken insanların nefes alabilmeye devam etmesi midemi bulandırdı.
--- alıntı ---

eğer bir suç işlemek istiyorsan ama suçlanmak istemiyorsan, tek yapman gereken etrafına bir kalabalık toplamak. çünkü bir suçu yeterince büyük bir kalabalıkla birlikte işlersen, o artık suç değildir.

--- alıntı ---
devamını gör...

1976 yılına ait zeki ökten'in yönettiği fuat özlüer'in senaryosunu yazdığı başrollerde gülşen bubikoğlu, aytaç arman ve adile naşit'in oynadığı romantik komedi türünde eğlenceli bi türk filmidir.

filmin konusuna gelecek olursak:

kasabın(bülent avcı) manavın (şemsi inkaya) ve bakkalın(cevat kurtuluş) aşık olduğu zeynep (gülşen bubikoğlu) konfeksiyon atölyesinde çalışıp annesi (adile naşit) ile birlikte borç içerisinde kıt kannat geçinmektedir. patronu tarafından taciz'e uğrayan zeynep işten kovulur. annesi ise zeynebi zengin bir koca ile evlendirmek istemektedir bunun için kızını aynı anda manav, bakkal, kasap ile nişanlayıp onlardan başlık paralarını alıp kızı ile birlikte kaçarlar ve bir köşk kiralarlar. bizim esnaf takımı dolandırıldıklarını anladıklarında anne kız çoktan uludağ'ın yolunu tutmuştur. uludağ’da tanıştığı ve zengin bir adamın oğlu sandığı doğan ile birbirlerine aşık olan zeynep hamile kalır. ama doğan zengin bir adam'ın oğlu değil şöförüdür. sonunda birbirini seven iki genç, onları affeden esnaf takımının da yardımlarıyla evlenip mutluluğa doğru yola açarlar. ama filmin son sahnesinde adile naşit'in torunum bari kız olsun ona zengin koca bulayım demesi adamı yarar.

filmde ismi anne kız kaçtıklarında duvarda olan yazıdan gelir. adile naşit'in mükemmel kahkaları ile şenlenir. komedi düzeyi mükemmeldir filmde hele esnaf üçlüsü güzel sırtlarlar filmi.
devamını gör...

havaya atıp tutmayın ve döndürmeyin ödleri kopup ölüyorlar.
devamını gör...

uğur batı ve deniz bayramoğlu’nun yazdıkları ve içerisinde sosyoloji, sürü psikolojisi gibi birçok konudan bahsettiği biraz kişisel gelişim biraz tasavvuf biraz hikayeler biraz da alıntılar serpiştirilmiş okunası bir kitap.
ben cnntürk’te gündem özel sunduğu dönemden deniz bayramoğlu hayranı olarak aldım ve işin içinde olduğu için beklentimi yüksek tuttuğumdan çok tatmin olmadım.

yalnızca iki şey sonsuzdur; evren ve insanlığın aptallığı. ancak ilki hakkında şüphelerim var. einstein bu sözleriyle aptallığın sınırı olmadığına işaret ederken, amerikalı yazar harlan ellison aptallığın ne kadar yaygın olduğunu şu sözleriyle ifade ediyor: evrende iki şey çok boldur; hidrojen ve aptallık.
devamını gör...

hiçbir sorunu çözmeyecek olan komik oran. herkesin emekli maaşı vekillerinki kadar değil. en düşüğü 1500 dediler (emin değilim onun da doğruluğundan.) 1500 lira alan zamlı haliyle 1850 falan alacak desek... ne yapılabiliyor bu parayla bugün? koca bir hiç!

normalde bir arkadaşınız sizinle sürekli dalga geçse, sizi aşağılasa falan onunla görüşmeyi kesmek en doğal hakkınız ama her gün bizimle dalga geçenleri hayatımızdan uzaklaştıramamak can sıkıcı. ben çok ama çok sıkıldım benimle her gün alay edilmesinden artık.
devamını gör...

her yerin renkli olduğu, capcanlı, hayvanların konuşabildiği bir dünya koyuyorlar önümüze. bazen de öyle espriler dönüyor ki sanki yetişkin izleyicilere ithafen. sadece çocuklar icin olduğunu asla düşünmüyorum. bir film izleyeceksem ve animasyonu varsa orijinalinden bile vazgeçebiliyorum. o tatlı dünya her zaman içine çekiyor insanı. madem bu kadar övdük birkaç da örnek vermeden olmaz.

köfte yağmuru
2009'da yapılmış 34 sayfalık bir çocuk kitabından uyarlamadır.

lilo & stitch
2002 çıkışlı bu filmde küçük bir kız ve minik uzaylısı maceralar yaşıyor.

wall-e
bayılırım kendisine. 2008'de andrew stanton‘un sıcacık filmidir.

ters yüz
yine çok bilindik ama sıkmayan bir tanesi bu da. 2015'te cıkmış neşe ve mutsuzluk gibi duyguları bizimle konuşturmustur.

alice harikalar diyarında
1951 yapımı amerikan animasyon ve müzikal macera filmidir. kitabına aşina olduğumuz bu eseri disney'in gözünden de izleyebiliyoruz.

notre dame'ın kamburu
fransız yazar victor hugo'nun ölümsüz eserini konu alır. 1996 yılında disney stüdyolarında hazırlanmış harika bir filmdir.
devamını gör...

bu platformda da onları unutmayacağız. ruhları şad olsun. konu ile ilgili kafasını kuma gömen siyasilere de yazıklar olsun.
devamını gör...

30 yaş üstü bekâr erkek olduğunuzun göstergesidir. halbuki evli barklı olsaydınız da eşiniz size kahvaltı hazırlasaydı fena mı olurdu?
beter olun.
devamını gör...

bu kadar mı kötü yazıyorum dedirten başlık.
devamını gör...

'bizim halk zayıflığı sevmiyor. bir ortamda mütevazı olmaya kalkarsanız saygı hemen azalmaya başlar, hissedersiniz 'diyerek en iyi açıklama yapılmıştır.
(bkz: )(bkz: nuri bilge ceylan)
devamını gör...

annenin buzlukta bıraktığı yemekler
devamını gör...

daha önce the gift isimli kısa filmini izlediğim ve tanımını yazdığım julio pot’un kısa animasyon filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kısa filmde yaratma sancısı çeken ve bu yüzden de hem yazma kabiliyetinden şüpheye düşen hem de kazandığı ünle birlikte gelen özgüvenini yitiren başarılı bir yazarın bir gün kapısına gelen bir teslimatçı kız ile yaşadığı sohbet sonucu geçirdiği dönüşüm anlatılıyor.

birisi bize kim olduğumuzu sorduğunda aslında ismimizi öğrenmeye çalışmıyordur. kim olduğumuzu anlatmanın yolu kazanıp kaybettiklerimizi, öğrenip unuttuklarımızı, yapıp yıktıklarımızı, bulup kaybettiklerimizi anlatmaktır. bizi biz yapan şey insanların bize seslenmek için kullandığı isim değil hayat hikayemizin engebeli bir seyirde ilerleyen akışıdır.

aynı soruyu biz kendimize sorduğumuzda ise aslında cevap bunca mücadeleden sonra neye dönüştüğümüz, tercih etmediğimiz her şeyin bizi nasıl bir insan yaptığı, kaybettiğimiz her şeyle ne kadar zengin, kazandıklarımızla ne kadar yoksul olduğumuzu anlamakta gizlidir.

ve filmin sonundaki kutu. forrest gump’ta kutunun içinde çikolata vardı, hayat gibi. reservoir dogs’da parlak bir ışık vardı. se7en’da ise şey vardı. ne vardı sahi? o zaman bu soru hem başlığa hem filmin sonuna hem de se7en’a gelsin:

what is in the box?

who are you?
devamını gör...

'aradım bakmadın' demek için yaptığım şey.
devamını gör...

neden anlamaya çalışıldığını anlamadığım durum.
devamını gör...

mehmet boynukalın'ın tepki çeken 23 nisan paylaşımı için "cumhuriyetin fabrika ayarlarına dönmesini istemiş" yazan tipleme. dikkat et kanki, cumhuriyet fabrika ayarlarına dönerse kaçacak delik ararsın. az ötede şeriatçılık oyna.
devamını gör...

öğretmenim yoldaş ağlıyor tuvalete gidebilir miyiz? evet.
devamını gör...

her şeye rağmen yine gün doğuyor sabah oluyor, gün bitiyor akşam oluyor.
yani kısaca, hayat devam ediyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim