normal hayatta suratına bile bakmayacağın insanlarla saatlerini geçirmek.
devamını gör...

bir yazar başka yerden aldığı bilgiyi (wiki, başka sözlükler vs.) aynen buraya da yazıyor ve hiçbir kaynak belirtme ihtiyacı hissetmiyorsa en hafif tabiriyle ''intihalci'' olarak anılmayı göze almalıdır. çünkü en iyi kendisi biliyordur o bilgiyi pervasızca kullanıp hırsızlık yaptığını. şahsen böyle durumlarda yazarı ilk olarak kaynak göstermeye davet ediyorum. hala umursamıyorsa özelden yazarak bilgi aşırması yaptığı yerin linkini atıyorum. hala anlamıyorsa -ki hiç yapmadım ama- nickaltına bilgi hırsızlığı yaptığı bilgisini düşmeyi düşünüyorum. bugüne değin 3 yazara denk geldim bu şekilde.. birisi bir roman'ın önsözünden duyguların ön planda olduğu bir tasviri kendisinin gibi yazmıştı.. yazara yazdıklarından çok etkilendiğimi söyledim ve kendisi bana ''beni utandırıyorsunuz'' şeklinde bir yanıt verdi.. o yazara açıkçası daha fazla bir şey diyemedim, zira kendisi de inanıyordu o sözlerin kendisine ait olduğuna ve hatta ironik övgülerin altında ezilecek bir utanma duygusuna sahipti. bir diğeri kıyıda köşede kalmış bir siteden parça parça aşırma yapıp kendisine ait gibi yazmıştı ki komik olanı da bir moderatörün bu kişinin nickaltına sürekli övgüler dizip yazdıklarının özgünlüğüne atıf yapmasıydı. o yazarı da uyardım ve entrisini sildi. ki beklenti yazdıklarını silmesi değil basitçe kaynak göstermeyi öğrenmesi aslında ama beyefendi ya da hanımefendiler o kadar gururlu ki kaynak göstermek yerine aman kimse anlamasın diye yazdıklarını silmeyi yeğliyorlar. en ilginç olanı da google translate ile bir siteden çeviri yaptırıp buraya kendi özgün tanımı gibi giren arkadaştı. o resmen zirveydi. kendisiyle konuştuğumda sözlüğe ''türkçe içerik'' kazandırmak istediğini söyledi. o da sonradan sildi yazdıklarını. bu arkadaşlarda ortak olan şey de şu: yakalandıklarında bir süre sözlüğe bakmamayı ve yazı yazmamayı tercih etmeleri.. bu da böyle bir anı işte.
devamını gör...

ben, efsane, hepimiz vampiriz ve ben efsaneyim isimleriyle tekrar tekrar çevrilip yayınlanmış. richard matheson'ın okuduğum ikinci romanıydı, ilk okuduğum cehennem evi gibi oldukça sakin ama insanı diken üstünde tutarak uzun süre düşündürecek biçimde ilerledi. kitap o sakinliğine insanı o kadar alıştırıyor ki, herhangi bir aksiyonlu kısımda "bir an önce ortalık durulsa da rahat etsek..." diye iç geçiriyor okuyan.

spoiler vermeden artılarından bahsetmek gerekir ise, kitabı okurken, kahramanımız robert neville, gündüzleri geceye hazırlık olması adına bir şeyler yaparak geçirirken insanı tuhaf biçimde huzur kaplıyor, gece hiç olmayacak, hiç gerilmeyeceksiniz gibi hissediyorsunuz ama zaman ilerledikçe insanı tekinsiz bir his işgal ediyor, gece çökünce de tuhaf bir paranoyaya kapılmaya başlıyorsunuz. sevgili karakterimiz, dışarıda onu bekleyen vampirleri, minik gözetleme deliğinden seyrederken sizin de kalp ritminiz hızlanıyor. kitap adeta yaşatıyor kendisini, artı kısımlarından bir diğer kısım da sadece insanlar değil, bir zamandan sonra vampirlerin gözünden insanların da ne kadar acımasız ve kendi türünü devam ettirmek isteyen saldırganlar olduğunu görebiliyor, empati yapabiliyorsunuz, bu kadar mı? hayır. sevgili kahramanımız robert neville abimizin yalnızlığını o kadar üstünüzde hissediyorsunuz ki, bir zamandan sonra sevgili karakterimizin de hissettiği üzere, pes etmek, savaşıp direnmekten çok daha anlamlı geliyor, direnmek o kadar boş bir şeye bürünüyor ki...

filmin eksi demeyeyim de, biraz eksik bulduğum kısmı kesinlikle aksiyon denilecek herhangi bir olayın çok az olması ve elle tutulur olmaması oldu. ben istedim ki filmindeki gibi aşırı aksiyon sahneleri olsun, eve yetişmeye ekstra çabalasın, olağanüstü biçimde savunma yapacağı geceler olsun ama yok, çok fazla depresif, çok fazla melankolik, çok fazla yalnız ve aksiyondan uzak geçti ama su gibi aktı yalan olmasın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığı açan yazarın bu süreçle yakından uzaktan alakası olmadığını düşünüyorum. zira olsa bu başlığı açmazdı.
devamını gör...

insana hep kötü bir şey yapmış izlenimi uyandıran, açıklasan da asla karşındakinin inandığına dair izlenime ulaşamayacağın, her türlü versiyonu olan ileti türüdür.

o telefona niye bakılmıyor?
neredesin sen?
kim var yanında?
az önce telefonuna ulaşılamıyordu?
..
bu anda fonda gerilim müziği çalmaktadır.
devamını gör...

onları kıskanmaktır.
devamını gör...

benim için tunalı'da pazar günleri trafiğe kapalı ortamda takılabilmek, atakule'nin, karum'un açılışlarına/ilk zamanlarına şahit olmak, gima'nın ya da yeni karamürsel'in önünde buluşmak, kasetçide karışık kaset doldurtmak, "beta mı vhs mi" muhabbeti yapmak, pop müziğin en güzel yıllarını yaşamak, televizyonda tüm parti liderlerinin aynı programda karşılıklı tartıştığını görebilmek, o programlara vatandaşın da canlı bağlanabildiğine ve soru sorabildiğine şahit olmak, "acid techno mu break dance mı" gibi tercihleri tartışmak, vatka ve perma illetlerini yakından tatmak gibi nostaljik anlamlara gelen süreç. saysam akşama kadar sayarım daha...

çok özledim be!
devamını gör...

arkadaşlar selamun aleyküm. şunlar uçurulsun, bunlar uçurulsun, şunlar blowjob yapsın, şurdakiler oryantal, burdakiler de headbang yapsın gibi kampanyalardan gına geldiği için yepisyeni bir kampanyaynan karşınızdayım. evet, burdan yönetime sesleniyorum; herkesi uçurun sözlükteki.

patron çıldırdı. franklin bizi uçur. ben uçmak istiyorum.
devamını gör...

insanlar olarak genel olarak bencil bir yapıya sahiptir.
canını her şeyin üstünde tutar. kaybedilmesi göze alınamaz. bu bakımdan büyük fedakârlık gerektirecek konularda insanlar, önce kendilerini, sonra sevdiklerini ve yakınlarını düşünürlera anlamindaki atasözü.

edebiyat öğretmenlerinin aşk konusunun işlendiği derslerde sorduğu önce can mı canan mı sorusuna genel olarak önce canan cevabına hadi len oradan diye cevap vermesi muhtemeldir.
devamını gör...

yazar arkadaşın tefsirden haberi yok belli. burada velisi olduğunuz kısmı himayenizdeki (nikahınızdaki) kızlar/kadınlar anlamında. evlatlık değil nikaha alma kastediliyor.
zaten islamiyet'te evlatlık durumu yok.

"eğer yetim kızlar(sahipsiz,dul kalmışlar) hakkında adâlete riâyet edemiyeceğinizden korkarsanız sizin için helâl olan kadınlardan ikişer, üçer veya dörder nikah ediniz. ve eğer adâlet yapamayacağınızdan korkarsanız artık bir zevce ile veya mâlik olduğunuz cariye ile (iktifa ediniz). çünkü bu sizin için adâletten sapmamanıza daha yakındır."

4 eşe kadar alma durumu ise şöyle; o zamanlar arap erkekleri fazlaca zina ettikleri için allah onlara, en doğru tabirle, yetinmiyorsanız en fazla 4 kadın nikahlayabilirsiniz diye buyurmuştur. ama en doğrusu tek eştir diye de devam etmiştir.

madem saçma buluyorsunuz veya inanmıyorsunuz neden okuyup ciddiye alıyorsunuz?
devamını gör...

kendini you dizisindeki joe goldberg sanarak sözlükteki tüm üyeleri takıntı haline getirip stalklayacak ve edindiği bilgilerle hepimizi ifşalayacak olan şahıstır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok sevdiğim bir türküyü bırakayım
onun bir sevdiği var
manuş baba
çok güzel okumuş.
devamını gör...

pembe peri armadillo da denilen ve armadillo ailesinin en tatlış bulunan üyesidir. pembiş vücuduyla doğal bir görsel şölendir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yaklaşık 30-50 santimetre olduğu söylenir ve yarım kilo ağırlığındadır. kum üzerinde köstebek kadar hızlı hareket ettikleri için "kum yüzücüsü" lakabıyla tanınır.

yakalanmaları zordur, yakalandıkları takdirde saatler içerisinde ölmektedirler.
devamını gör...

yazıldığı üzre, bir kaç kelimelik kısa tanımların, ya da yalnızca bkz verilen tanımların oldukça düşük puan katkısı sağladığı tablodur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
25.05.2021
devamını gör...

bir şeyler

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2006 iran yapımı asghar farhadi filmi.

film iran'daki toplumsal, sınıfsal çatışmalar üzerine kurulu. bu hikayeyi bir kadının üst tabakadaki bir ailenin evine temizlikçi olarak işe başlaması ve kendini epey gergin bir aile kavgası içinde bulması ile başlatıyor. kadının, eşini aldatmakla suçlaması ve bunun devamında gelişen kavgalarla birlikte, iran'da kadın olmak, aile yapısı, eşitlik ve sınıf farklılığı gibi temaları haklı haksız aramadan* sorguluyoruz.

iran filmlerinden görmeye alışık olduğumuz taraneh alidoosti bu filmde oldukça çocuksu bir ifadeyle karşımıza çıkıyor. şöyle bi googlelayınca bu filmde 22 yaşında rol aldığını gördüm. özellikle gelinlik denediği sahne ve aynada kendine baktığı ifade uzun süre insanın aklına bir gülümsemeyle kalıyor.

film, gerilim ve tansiyonun yüksek olmadığı sahnelerde dahi insanın üzerine bir tedirginlik yüklüyor garip bir şekilde. bu yüzden filmden sıkılmak ya da bir an için kopmak pek de mümkün değil bence. insanı ekrana kilitliyor ve her an bir şeyler patlayacakmış hissi veriyor. ayrıca filmin açılış sekansını da bir başka sevdim. aslında iran yapımlarından da o romantik tatlılığı yeterli bir şekilde alabileceğimizi net bir şekilde gösteriyor. bence iyi film.
devamını gör...

lise yıllarını özlemeyen bir elin parmağını geçmeyecek insanların içinde bende varım.
evet, beni her türlü zevkten, eğlenceden mahrum bıraktığınız için alayınızın canı cehenneme. o yalnız başıma dolaştığım okul avlusu size...
devamını gör...

üniversitede irish coffie yapıp gittiğim sabah dersinde viskiyi fazla kaçırınca sarhoş olmuştum. saat sabah dokuz be kardeşim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim