maddie ziegler
(bkz: sia)nın dansçısı. 18 yaşındadır.yaşıtımdır. (bkz: dance moms) programı ile keşfedilmiştir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
için temiz olmadıktan sonra
hacı hoca olmuşsun, kaç para!
hırka, tespih, post, seccade güzel,
ama tanrı kanar mı bunlara?
ömer hayyam
hacı hoca olmuşsun, kaç para!
hırka, tespih, post, seccade güzel,
ama tanrı kanar mı bunlara?
ömer hayyam
devamını gör...
en sevilen nazım hikmet ran şiiri
tahirle zühre meselesi
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.
meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
devamını gör...
bir sözlükle aynı yaşta olmak
ben olsa olsa divânü lugât'it-türk ile aynı yaşta olabilirim.
devamını gör...
ağırınıza giden sözler
burda çalışmak istiyorsan bu düzene (her şeye itaat) uyacaksın.
devamını gör...
brezilya denince akla gelenler
2002 dünya kupası ve baba ronaldo'nun über salak saç stili. aynı zamanda şenol güneşin berbat kıyafet seçimleri. *
devamını gör...
objektif
bir konuyu tüm tarafların tezleriyle değerlendiren felsefik terimdir. karşıtı (bkz: subjektif)dir.
devamını gör...
ekmek teknesi
iç anadolu'nun kırsalında 2000'li yılların başında bile kullanılan, ölçüleri ustaya ve yaptırana göre değişsede kabaca 1m uzunluğunda, yarım metre genişliğinde ve yarım metre derinliğinde olan kabaca buna, benzeyen eski türkiye itemidir:

dolayısıyla bunun deniz teknesiyle alakası yoktur. bu teknede ya da başka bir yerde hamur mayalanarak ya bu tekneye alınır ya da burada mayalanan hamur yatak-döşek-battaniye-yorgan vb. ile sarılır sarmalanır, böylece mayanın ısınması ve aktifleşmesi (kopması) beklenir.
sonrasında ise (teknede değilse) tekneye alınarak, hamur mayası ile buradan hamur çekilerek top haline getirilir, sonrasında merdane/oklava ile gözleme-bazlama şekli verilerek (saça) odun ateşindeki metal tabakaya atılıarak pişirilir.
hamurun anadolu'daki yeri ve önemini anlatmaya gerek duymuyorum sadece şu kadar bilgi vereyim 20.yy'da anadolu'ya gelen alman bilim insanları bölgede yeni bir hastalık keşfeder. bu hastalık midede yaralar ve kimi zamanda kurtlara yol açmaktadır. bunun sebebi araştırıldığında bölgenin fakirlikten mayasız hamur tükettiklerini, kimi yörelerde ise durumun daha vahim olduğunu: tok tutması için görece pişmemiş/az pişmiş yarı hamur/çiğ yiyecekler tükettiklerini raporlamışlardır.
dolayısıyla "ekmek teknesi"nin kutsallığı/değeri buradan anlaşılabilir.
edit: aynı zamanda bu tasarım kapaksız tabuta benzemektedir. elbette bu taşıma kolaylığından dolayı olsa da bu tercihin ironik-felsefi bir durumuda bulunmaktadır. bu durumu şöyle özetlemek mümkün: anadolu insanını hayatta tutan en çok meta olan hamurla yaşayıp, hamurla aynı tasarıma binmek.. ölümde hayatta bu tasarımda anlamı çıkabileceği gibi aslında her vefat, toprağa atılan bir hamur-ekmek, toprak-izot döngüsü de bu metaforla uyuşmaktadır. zıtlıkların(ölüm-yaşam) ya da döngünün (cesetlerin toprağı, toprağın buğdayı, buğdayın insanı beslemesi) bu tasarımda somutlaşması bana çocukluktan beri çekici ve ürpertici gelmektedir.

dolayısıyla bunun deniz teknesiyle alakası yoktur. bu teknede ya da başka bir yerde hamur mayalanarak ya bu tekneye alınır ya da burada mayalanan hamur yatak-döşek-battaniye-yorgan vb. ile sarılır sarmalanır, böylece mayanın ısınması ve aktifleşmesi (kopması) beklenir.
sonrasında ise (teknede değilse) tekneye alınarak, hamur mayası ile buradan hamur çekilerek top haline getirilir, sonrasında merdane/oklava ile gözleme-bazlama şekli verilerek (saça) odun ateşindeki metal tabakaya atılıarak pişirilir.
hamurun anadolu'daki yeri ve önemini anlatmaya gerek duymuyorum sadece şu kadar bilgi vereyim 20.yy'da anadolu'ya gelen alman bilim insanları bölgede yeni bir hastalık keşfeder. bu hastalık midede yaralar ve kimi zamanda kurtlara yol açmaktadır. bunun sebebi araştırıldığında bölgenin fakirlikten mayasız hamur tükettiklerini, kimi yörelerde ise durumun daha vahim olduğunu: tok tutması için görece pişmemiş/az pişmiş yarı hamur/çiğ yiyecekler tükettiklerini raporlamışlardır.
dolayısıyla "ekmek teknesi"nin kutsallığı/değeri buradan anlaşılabilir.
edit: aynı zamanda bu tasarım kapaksız tabuta benzemektedir. elbette bu taşıma kolaylığından dolayı olsa da bu tercihin ironik-felsefi bir durumuda bulunmaktadır. bu durumu şöyle özetlemek mümkün: anadolu insanını hayatta tutan en çok meta olan hamurla yaşayıp, hamurla aynı tasarıma binmek.. ölümde hayatta bu tasarımda anlamı çıkabileceği gibi aslında her vefat, toprağa atılan bir hamur-ekmek, toprak-izot döngüsü de bu metaforla uyuşmaktadır. zıtlıkların(ölüm-yaşam) ya da döngünün (cesetlerin toprağı, toprağın buğdayı, buğdayın insanı beslemesi) bu tasarımda somutlaşması bana çocukluktan beri çekici ve ürpertici gelmektedir.
devamını gör...
türk erkeklerinin aldatmaya meyilli olması
erkek? ve özellikle türk erkeği?
aldatma kelimesi, olayı bazı ülkelerde normal bir durumken türk'e ve sadece erkeğine yapıştırmak değişik olmuş.
erkeği, kadını kalmadı bu işin sadakatsizlik yeni bir trend.
aldatma kelimesi, olayı bazı ülkelerde normal bir durumken türk'e ve sadece erkeğine yapıştırmak değişik olmuş.
erkeği, kadını kalmadı bu işin sadakatsizlik yeni bir trend.
devamını gör...
viktor emil frankl
1905 viyana doğumlu nörolog, psikiyatr. dünya genelinde birçok dile çevrilmiş yaklaşık 12 milyon sattığı söylenen insanın anlam arayışı kitabıyla bilinir. varoluşsal terapinin en önemli ismi olan frankl, insancıl psikolojiye de ilham olmuştur.
ünlü kitabında bahsettiği hastalarına ve kendisine acılarla nasıl yaşadıklarına dair sorduğu sorular ışığında geliştirdiği logoterapi (anlam yoluyla terapi) metoduyla milyonlarca insanın hayata bakışını değiştirmiştir.
frankl'a göre logoterapi yöntemi ,
* kendini bir işe adamak : insanın yaptığı işi anlamlı bularak ve çeşitli faydalar öngörerek yol üzerinde ne kadar acı, sıkıntı, engel görse de sonuca ulaşma amacına umutla tutunmasıdır.
* fedakarca sevmek : her türlü anlamın temelinde bulunan duygu sevmektir. herkesin anlamları farklıdır ancak hepsinin temeli sevgidir (bencillikten uzak bir sevgi). kiminin bir insana duyduğu sevgi, kiminin işine duyduğu sevgi vb hislerin
yaşama gayesini beslediği sonucuna ulaşmıştır.
tabii hayat akışında hiçbir şey toz pembe olmadığından * ve bu bahsedilen iki maddenin de uygulanamadığı çöküş zamanları da olağandır ve hepimizde biraz mevcuttur. peki işte o zaman ne yapmalı? sorusuna da işte aşağıdaki madde ışık olacaktır.
* acılara cesurca katlanmak : yaşamak için hala bir neden bulabilen insanlar her türlü acının üstesinden gelebilecektir. acıları olsa dahi kabullenişle, amacına yönelik kendinden fedakarlık ederek hayata devam etmek gibi. örneğin frankl, çok sevdiği eşi nazi kampında öldükten sonra bir çöküş yaşamıştır. dayanılmaz acılar yaşarken o dönem evvelinde aldığı notların ve geliştirdiği yöntemin insanlığa faydalı olacağına inanmasıyla hayata tutunmuş olması gibi.
" yaşamak için bir nedeni olan herkes, her sıkıntının üstesinden gelebilir. " nietzsche
ünlü kitabında bahsettiği hastalarına ve kendisine acılarla nasıl yaşadıklarına dair sorduğu sorular ışığında geliştirdiği logoterapi (anlam yoluyla terapi) metoduyla milyonlarca insanın hayata bakışını değiştirmiştir.
frankl'a göre logoterapi yöntemi ,
* kendini bir işe adamak : insanın yaptığı işi anlamlı bularak ve çeşitli faydalar öngörerek yol üzerinde ne kadar acı, sıkıntı, engel görse de sonuca ulaşma amacına umutla tutunmasıdır.
* fedakarca sevmek : her türlü anlamın temelinde bulunan duygu sevmektir. herkesin anlamları farklıdır ancak hepsinin temeli sevgidir (bencillikten uzak bir sevgi). kiminin bir insana duyduğu sevgi, kiminin işine duyduğu sevgi vb hislerin
yaşama gayesini beslediği sonucuna ulaşmıştır.
tabii hayat akışında hiçbir şey toz pembe olmadığından * ve bu bahsedilen iki maddenin de uygulanamadığı çöküş zamanları da olağandır ve hepimizde biraz mevcuttur. peki işte o zaman ne yapmalı? sorusuna da işte aşağıdaki madde ışık olacaktır.
* acılara cesurca katlanmak : yaşamak için hala bir neden bulabilen insanlar her türlü acının üstesinden gelebilecektir. acıları olsa dahi kabullenişle, amacına yönelik kendinden fedakarlık ederek hayata devam etmek gibi. örneğin frankl, çok sevdiği eşi nazi kampında öldükten sonra bir çöküş yaşamıştır. dayanılmaz acılar yaşarken o dönem evvelinde aldığı notların ve geliştirdiği yöntemin insanlığa faydalı olacağına inanmasıyla hayata tutunmuş olması gibi.
" yaşamak için bir nedeni olan herkes, her sıkıntının üstesinden gelebilir. " nietzsche
devamını gör...
all i need
yakın bir zamana ait sandığım ama üzerinden 6-7 yıl geçmiş olduğunu öğrendiğim brianna şarkısıdır. başlık direkt bu şarkıyı hatırlattı bana.
devamını gör...
hozier
take me to church şarkısıyla herkesin aklında yer edinen irlanda asıllı sanatçı.
devamını gör...
olmak istenen cansız varlık
fotoğraf makinesi.
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
bencil insanlar.
devamını gör...
sözlük radyosu
pink floyd sonrası, anadolu ezgilerine bağlanan radyodur.
kafalar yanık, error veriyoruz
kafalar yanık, error veriyoruz
devamını gör...
yere yatak serilirken soğuk yorganın üzerine atlamak
huzurdur. en baba ortopedik yatak o hazzı veremez.
devamını gör...
atforvendetta
sözlük yönetici kadrosunda en sevdiğim kişidir.
çok iyi biri bence. yolu açık olsun. hayatta ve sözlükte nice başarılar dilerim.
çok iyi biri bence. yolu açık olsun. hayatta ve sözlükte nice başarılar dilerim.
devamını gör...
gülme krizi
kendimi bildim bileli her sahur kardeşlerimle yaşadığımız durum.
niye bize böyle oluyor, en ufak bir fikrimiz yok. ne oluyorsa, sahur sofrasına geçince deli dürtmüş gibi bir gülme krizi...
ne desek, ne yapsak komik gelme hali...
annem deliriyor gülmeyin diye...
biz de rahatsızız sözde, aslında rahatsız da değiliz. çünkü çok eğleniyoruz ama annem yüzünden durdurmaya çalışıyoruz kendimizi, nedense bir türlü aşamadık bu durumu...
niye bize böyle oluyor, en ufak bir fikrimiz yok. ne oluyorsa, sahur sofrasına geçince deli dürtmüş gibi bir gülme krizi...
ne desek, ne yapsak komik gelme hali...
annem deliriyor gülmeyin diye...
biz de rahatsızız sözde, aslında rahatsız da değiliz. çünkü çok eğleniyoruz ama annem yüzünden durdurmaya çalışıyoruz kendimizi, nedense bir türlü aşamadık bu durumu...
devamını gör...
yağmur
"bazı insanlar yağmuru hisseder. diğerleri sadece ıslanır."
~bob dylan
~bob dylan
devamını gör...
