mad woman (yazar)
eveett böyle uzun uzun nickaltı girmeyeli olmuş biraz*. ben de buradaki yaşıtım olan canım dostum için özel bir nickaltını borç bilirim. hem de tam ben ona nickaltı girecekken kendisinin bana nickaltı girmiş olduğunu görmem ve o güzel yazısını okumam ay hemen ben de yazayımmm.
öncelikle senin çok güzel bir kalbin var. tanıştığım için çok çok mutlu olduğum birisisin. seni dinlemek çok zevkli. sana yardım edebilmek büyük mutluluk. benim gibi düşünen birisine rastlamak ne büyük şans...
en ihtiyacım olan anda bana en ihtiyacım olan cümleleri sen söyledin ve onlara o kadar ihtiyacım vardı ki benim için o sözlerin yeri ayrı ve senin yerin çok daha ayrı...
bana cesaret verdin aynı zamanda. güzel sözlerin ve dileklerin de hep yanımda. canımsın sen canım vallahi diyorum*.
umarım dileklerinin en güzelleri en iyileri seni bulur. istediğin ve hayal ettiğin her şeye en kısa zamanda ulaşırsınnn*.
öncelikle senin çok güzel bir kalbin var. tanıştığım için çok çok mutlu olduğum birisisin. seni dinlemek çok zevkli. sana yardım edebilmek büyük mutluluk. benim gibi düşünen birisine rastlamak ne büyük şans...
en ihtiyacım olan anda bana en ihtiyacım olan cümleleri sen söyledin ve onlara o kadar ihtiyacım vardı ki benim için o sözlerin yeri ayrı ve senin yerin çok daha ayrı...
bana cesaret verdin aynı zamanda. güzel sözlerin ve dileklerin de hep yanımda. canımsın sen canım vallahi diyorum*.
umarım dileklerinin en güzelleri en iyileri seni bulur. istediğin ve hayal ettiğin her şeye en kısa zamanda ulaşırsınnn*.
devamını gör...
tanrıya söylenmek istenen tek kelime
beni neden yarattın?
devamını gör...
bugün okuduğumuz güzel bir kesit
can yücel diyor ya
"gitmek gerekir bazen. fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. " bu sözün üstüne söylenebilecek en uygun şeyi sanırım oğuz atay 'ın satırlarında buldum.
"gitmek çözüm değil de insan kaçmanın diğer türlüsünü bilmiyor ki."
"gitmek gerekir bazen. fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan. " bu sözün üstüne söylenebilecek en uygun şeyi sanırım oğuz atay 'ın satırlarında buldum.
"gitmek çözüm değil de insan kaçmanın diğer türlüsünü bilmiyor ki."
devamını gör...
yarın öleceğini bilsen bugün ne yapardın sorunsalı
yatmaya devam ederdim. kimseye diyecek bir şeyim yok. yarım kalsın her şey. nereye gideceğimi merak ederdim.*
devamını gör...
türk vergi sistemi
üniversitedeki otlakçı arkadaş gibidir.
-aaa kanka cips mi aldın?
- kanka ya bende kalmamış sen versen bu sefer?
-kanka en iyisi arkadaşım sensin biliyorsun dimi?
-kanka benim ceket kirli de seninkini alabilir miyim?
-aaa kanka cips mi aldın?
- kanka ya bende kalmamış sen versen bu sefer?
-kanka en iyisi arkadaşım sensin biliyorsun dimi?
-kanka benim ceket kirli de seninkini alabilir miyim?
devamını gör...
isim tamlaması
kendi arasında dört başlık altında incelenir:
1-belirtili isim tamlaması:tamlayanın ilgi eki, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamadır. ör; gömleğin düğmesi.
2-belirtisiz isim tamlaması: tamlayanın ek almadığı, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamadır. ör; bahçe kapısı.
3-zincirleme isim tamlaması: tamlamanın içerisinde en az üç isim bulunmalıdır. ör; bahçe kapısının duvarı.
4-takısız isim tamlaması: bir cismin neye benzediği veya neyden yapıldığı ile ilgili bilgi veren tamlamadır. sıfat tamlamasına çok benzer. ör; zeytin göz, plastik kova.
1-belirtili isim tamlaması:tamlayanın ilgi eki, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamadır. ör; gömleğin düğmesi.
2-belirtisiz isim tamlaması: tamlayanın ek almadığı, tamlananın iyelik eki aldığı tamlamadır. ör; bahçe kapısı.
3-zincirleme isim tamlaması: tamlamanın içerisinde en az üç isim bulunmalıdır. ör; bahçe kapısının duvarı.
4-takısız isim tamlaması: bir cismin neye benzediği veya neyden yapıldığı ile ilgili bilgi veren tamlamadır. sıfat tamlamasına çok benzer. ör; zeytin göz, plastik kova.
devamını gör...
kafede kitap okuyan tip
hiçbir yerde kitap okumayan tiplere dert olan tiptir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
deep purple - soldier of fortune
devamını gör...
şizoid kişilik bozukluğu
içe dönüklük, duygusal soğukluk, insan ilişkilerine ilgi duymama ve yalnız yapılan eylemleri tercih etme gibi özelliklerle karakterize bir kişilik bozukluğudur.
bu kişiler, sosyal ilişkilerde yakınlık kurmaya karşı isteksizdir. duygularını göstermede de güçlük çekerler. diğer insanlar tarafından da genellikle asosyal olarak nitelendirilirler.
sosyal ilişkilerininin yanı sıra, aile üyeleri ile de yakın ilişki kurmaktan kaçınırlar. aile üyeleri ile birlikte yapacakları etkinliklere katılmazlar. genellikle yalnız kalmayı ve tek başına vakit geçirmeyi tercih ederler.
topluma duygusal olarak yabancı hissederler. toplu etkinlikler, insan ilişkileri, buluşmalar, sosyal etkinlikler onlara hiç keyif vermez. bu kişiler de insanlarla ilişki kurmalarını gerektirmeyen konulara yönelirler. aslında bu yöneldikleri alanlar da onlar için çok keyifli değildir. sadece insanlardan bir kaçış, bir liman gibi görürler bu alanları.
hayatı planlamak ve bir amaç uğruna ilerlemek gibi bir düşünceleri yoktur. genel olarak hayatın akışına bırakmışlardır kendilerini.
duygularını ifade etmekte oldukça kısıtlı oldukları için çok ciddi durumlar karşısında bile çok pasif tepkiler verebilirler.
şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerde kayıtsızlık ve iletişime ilgi azlığı belirgindir. konuşmaları oldukça kısadır ve duygudan yoksundur. özel alanlarının ihlal edilmesi onlar için oldukça rahatsız edicidir çünkü bu alan onlar için özgürlük demektir.
bu kişiler, sosyal ilişkilerde yakınlık kurmaya karşı isteksizdir. duygularını göstermede de güçlük çekerler. diğer insanlar tarafından da genellikle asosyal olarak nitelendirilirler.
sosyal ilişkilerininin yanı sıra, aile üyeleri ile de yakın ilişki kurmaktan kaçınırlar. aile üyeleri ile birlikte yapacakları etkinliklere katılmazlar. genellikle yalnız kalmayı ve tek başına vakit geçirmeyi tercih ederler.
topluma duygusal olarak yabancı hissederler. toplu etkinlikler, insan ilişkileri, buluşmalar, sosyal etkinlikler onlara hiç keyif vermez. bu kişiler de insanlarla ilişki kurmalarını gerektirmeyen konulara yönelirler. aslında bu yöneldikleri alanlar da onlar için çok keyifli değildir. sadece insanlardan bir kaçış, bir liman gibi görürler bu alanları.
hayatı planlamak ve bir amaç uğruna ilerlemek gibi bir düşünceleri yoktur. genel olarak hayatın akışına bırakmışlardır kendilerini.
duygularını ifade etmekte oldukça kısıtlı oldukları için çok ciddi durumlar karşısında bile çok pasif tepkiler verebilirler.
şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerde kayıtsızlık ve iletişime ilgi azlığı belirgindir. konuşmaları oldukça kısadır ve duygudan yoksundur. özel alanlarının ihlal edilmesi onlar için oldukça rahatsız edicidir çünkü bu alan onlar için özgürlük demektir.
devamını gör...
seni seviyorum cümlesine verilen en acı cevaplar
birinci sınıftaydım. evet evet ilk okul bir...bir çocuk vardı ve hayatımda ilk defa birine onu sevdiğimi söyleyecektim. e söyledim de. ne mi oldu dersiniz? çocuk bana tekme atmıştı.hem de burnuma. çok acımıştı.
işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
devamını gör...
intihar etmek
bu konuda ilginç olan tek şey, ölmeye karar veren insanların neden hiç cinayet işlemeden öbür dünyaya sadece kendisini götürdüğüdür. kaçınız hayattan hayvanlar ya da bitkiler yüzünden soğudunuz ki? bir insanın hayatından vazgeçme sebebi hayat değil başka insanlardır, her intihar aslında bir cinayettir. ve insan giderken, kendi katillerini cezalandırıp öyle gitmelidir.
devamını gör...
kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir
diyetisyenlerden sonra her doktorun tavsiyesi olan büyüklük ölçüsü. nöroloji doktoru bile sağlıklı yaşamdan bahsederken bu terimi kullandı. *
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
#743212
1-yanan bir plastik top, evet. aynen böyle.
2-yunus. zeki varlıklar biliyorsunuz. sadece içgüdüleriyle yaşayan bir hayvan olmaktansa hiç değilse azıcık zeki olmak bence daha güzel. bence dünyayı görmek, hiç görmekten daha iyidir. her ne kadar süper bir yer olmasa da.
3-öncelikle bilimden korkmayan, gerekli gören bir toplum. gerisi zaten fasa fiso.
4-bir simülasyon olduğunu zannetmiyorum. çünkü, öyle şeyler var ki bir insanın tasarlayamayacağı kadar eşsiz.
5-delilik bence kaybedecek şeyleri olmayan insanların düştüğü durumdur.
6-bir şey yoksa, ondan bahsetmek imkansızdır. siz hiç bilmediğiniz bir konuda ne diyebilirsiniz ki?
7-içinde bulunduğumuz durum bizi karamsarlığa itiyor. mesela dün iki tane çocuk taciz haberi geldi. böyle bir durumda, nasıl karamsar olmayalım insanlık hakkında?
8-delilik dediğim gibi kaybedecek bir şeyinin olmaması. dahilik ise, insanın sorunlara yaratıcı çözümler getirmesidir. bu iki kavram birbirine zıt değil, yani bir dahi deli de olabilir bence. mesela einstein ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı, güç bela bir işe girdi. kaybedecek sadece canı vardı.
9-ateizm bilime dayanır, ancak bu tamamen doğru ya da tamamen yanlış olduğunu göstermez. bu soru hakkında yazabilecek çok şeyim yok, din son zamanlarda içimde çok ölçüp biçtiğim bir konu.
bu kadar. sorulara saçma cevaplar vermiş olabilirim, kusura bakmayın. içimden geldiği gibi doldurmak istedim.
1-yanan bir plastik top, evet. aynen böyle.
2-yunus. zeki varlıklar biliyorsunuz. sadece içgüdüleriyle yaşayan bir hayvan olmaktansa hiç değilse azıcık zeki olmak bence daha güzel. bence dünyayı görmek, hiç görmekten daha iyidir. her ne kadar süper bir yer olmasa da.
3-öncelikle bilimden korkmayan, gerekli gören bir toplum. gerisi zaten fasa fiso.
4-bir simülasyon olduğunu zannetmiyorum. çünkü, öyle şeyler var ki bir insanın tasarlayamayacağı kadar eşsiz.
5-delilik bence kaybedecek şeyleri olmayan insanların düştüğü durumdur.
6-bir şey yoksa, ondan bahsetmek imkansızdır. siz hiç bilmediğiniz bir konuda ne diyebilirsiniz ki?
7-içinde bulunduğumuz durum bizi karamsarlığa itiyor. mesela dün iki tane çocuk taciz haberi geldi. böyle bir durumda, nasıl karamsar olmayalım insanlık hakkında?
8-delilik dediğim gibi kaybedecek bir şeyinin olmaması. dahilik ise, insanın sorunlara yaratıcı çözümler getirmesidir. bu iki kavram birbirine zıt değil, yani bir dahi deli de olabilir bence. mesela einstein ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı, güç bela bir işe girdi. kaybedecek sadece canı vardı.
9-ateizm bilime dayanır, ancak bu tamamen doğru ya da tamamen yanlış olduğunu göstermez. bu soru hakkında yazabilecek çok şeyim yok, din son zamanlarda içimde çok ölçüp biçtiğim bir konu.
bu kadar. sorulara saçma cevaplar vermiş olabilirim, kusura bakmayın. içimden geldiği gibi doldurmak istedim.
devamını gör...
sigara bırakmanın zorluğu
gerçekten istemeyince, hangi yöntem denenirse denensin, çok zor olduğunu düşündüğüm birak(a)mama. gerçekten istemek için de ciddi motivasyon şart bence. malesef şimdiye kadar o motivasyonu bulamadım. umarım bir gün...
devamını gör...
günümüz gençlerinin siyasi tepkisizliği
bu derece kutuplaşmış bir toplumda bir şeylere tepki gösterme bilincinin tamamen kaybolması ne yazık ki kaçınılmaz bir sondur. düşünün zamlara tepki göstermek isteyen büyük bir kesim var ama karşı tarafta da bu zamların bazı dış güçler tarafından gerçekleştirildiğine inanan bir grup var. ne anlatabilirsin? neyi kanıtlamaya çalışırsın? ayrıca sesi çıkanın bir şekilde susturulduğu şu dönemde insanlar mecburen geri planda kalmak istiyor. yavaş yavaş tepkisizlik oluşturuldu bu ülkede. istenen de buydu zaten.
devamını gör...
google'da arama yaparken sonuna ekşi eklemek
hala yaptığım, büyük ihtimalle yapmaktan vazgeçmeyeceğim eylemdir. şu an içinde bulunanlar yüzünden içeriğini yok saymak doğru olmaz.
devamını gör...









