kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
okurken fenalık geçirdim...bu da bir aktarım da çok karışık.
hattı bağlayamazsın bir yere. kalırsın dıt dıt dıt sesiyle... dur hemen üzülme!
sonucu, çok farklıyım çok özelim duygusuna bağlamalı.. egoya devretmek zorundasın yoksa özgüvenin kırılır, depresyona girersin. incinirsin.
anlaşılmamak üzer insanı, kahreder, duvarlarla konuşturur. yazayım mı daha? bunun bir üstü yalnızlık hissidir. varlar ama yoklar.. ya sen varsın ya onlar? peki sen yoksan bu konuşan kim? haaa kendi kendinle konuşman işte anlaşılmamak öyle bir histir.
devamını gör...

öyle her insana küsülmez. yeri olan insana küsülür ancak.
devamını gör...

#743217 her bir maddeden bir kitap cikacagini dusundugum sorulardir...

1-aslinda birden fazla duyunun ayni hassasiyette islevi kulaga hos gelse de fazla algi gucune neden olacaktir. dolayisiyla dunyayi algilama orani cok daha yogun ve karmasik olabilir, bu da bence iyi bir sey degil...
2- aklima ilk gelen sey, cok guzel bir yilki ati olarak dunyaya gelmek isteyecegim oldu...
3-once merak...bilime merakli bir toplum degiliz ne yazik ki, bunun da bir cok nedeni var. bilim aslinda hayatimizin ta kendisi, ozellikle fizik ve matematik. biz bu alanlari sadece formullerden ibaret biliyoruz ki yanlis bir algi... esasen gunluk rutinlerimizin icerisinde olup bizim farkedemedigimiz kanunlar. bizim bu gercekten bir haber olmamizin temel nedeni de bize bunu gosterememis ogretmenlerin elinden gecmemiz. (bunu ikinci neden olarak ilistirebilirim) ve isin bir de maddi olanak kismi var tabii ki, yeteri kadar fon saglanmadigi surece, bilimde gelisme saglanamaz...
4- su an okudugum kitapta sikca gecen iki olgu. var yada yok diyemem ki bu konu binlerce yildir sorulmakta ve henuz net bir cevabi bulunmamis. sanirim ben iki dusuncenin ortasindayim. var diyemem cunku akip giden zaman degil de gerceklesen degisimler de neden olabilir, bu da zaman kavramini ortaya cikarmistir diyebiliriz. ama madem durum boyleyse, yasadigimiz olaylar neyin nesidir? mesela benim suraya yazmam bir algi midir? (sorunun soruyu acmasi durumu)...her iki ihtimalin disinda emin oldugum bir gercek var ama, bu iki varsayim da kucuk kiyametin kapiya gelip dayandigi ana kadar gecerlidir, sonrasinda her sey sifirlanir...
5- delilik davranislarin mantiksal suzgecten gecirilmeden icten geldigi gibi yapilmasi durumudur bir tur sinirsel hastaliktir zaten...
6- felsefenin ve bilimin yolunun kesistigi sorulardandir "varlik-yokluk" meselesi. nihilist bir dusunce de degilim acikcasi. dusunuyorum o halde varim mantigi benim icin cok daha kabul goren bir dusunce tarzi. dusunuyorsam, zihnim algilayabiliyorsa, uretebiliyorsam, bunlarla beraber hislerim olusuyorsa bence alginin cok otesinde biz variz. yokluk kavrami ise varligin kabul gordugu noktada onaylanmis bir kavram. her seyin zittiyla var oldugu dusuncesiyle cikmis diyebiliriz. sicak varsa sogukta vardir, karanlik varsa isikta vardir gibi...
7-sadece icinde bulundugumuz toplum degilde evrensel acidan baktigimizda insanoglu olarak karamsar bir yapiya sahibiz. oznel bir takim sebeplerin disinda, icinde bulundugumuz toplumun sorunlari, kisisel ihtiyaclarin giderilmemesinden olusan doyumsuzluk (bunun icine yeterli beslenmeme de, sevgi yoksunlugu da girebilir), maddi kaygilar, gelecek endisesi vb. konularda neden olabilir. karamsarliktan kurtulamama nedeni olarak da, karsilasilan sorunlarin biraktigi olumsuz etki kaynakli olabilir diye dusunuyorum...
8- delilik ve dahilik kavramlarindaki sozde o ince cizgiyi kabul etmiyorum. birbirinden oldukca uzak kavramlar olarak goruyorum hatta. az once de belirttigim gibi delilik sinirsel bir rahatsizliktir. bu rahatsizlikta ic gudusel davranma soz konusu olabilir, cunku mantiksal bir dusunce yoktur, kisi icten geldigi gibi eylem gerceklestirilebilir. gecenin bir koru evinden cikip kilometrelerce uzaklasabilir mesela. dahilik ise ortalama zekanin cok uzerinde olmasindan mutevellit alisila gelmis dusunce bicimlerinden siyrilma durumudur. bu demek degildir ki ic guduleriyle davranirlar. hayir yaptiklari her eylemde mantiga dayalidir, dolayisiyla ikisinin arasindaki benzerlik, siyahla beyaz kadardir.
9-bu soruya katilmamakla birlikte oldukca da sacma buluyorum. sorudaki verilen sosyal mesaj sudur, kisi bilimin sundugu mantiksal aciklamalari ogrendigi takdirde, allah'in varliginin ne kadar gercek disi oldugunu kavrayacaktir. esasen bilim allah'in varligi yada yokluguyla ilgilenmez. bilim var oldugumuz gunden bu zamana nasil geldigimiz, dunyanin ve evrenin nasil olustugu, maddenin nasil var oldugu gibi konulari ele alir. dini yalanlamak yada ateizmi yaymak gibi bir dava ile var olmaz, ilerlemez. bilim yapabilmek icin allah'i inkar etmeyi, dindar olmak icin de bilimden uzaklasmaya luzum yoktur. bu sacma algoritma, insanoglunun urettigi en ahmakca dusuncedir. bence ne din bilimsellestirilmelidir ne de bilim dinsellestirilmelidir. yani insanin kafasini yormasi gereken asil mesele tarafini secmesi degil de,her iki meselenin cakistigi noktada takinilacak tavir nasil olmalidir once bunu dusunmelidir. acikcasi bu sorunun cevabini netlestirmek din- bilim ayristirmasini yapmaktan daha mantikli geliyor. sahsen ben bu sorunun cevabini hala bulmus degilim, ortada kalmis durumdayim...
devamını gör...

sosyokültürel referans içeren hakaretler, birey ve grupların ötekileştirilmesi ve yalnızlaştırılmasına sonsuz hizmet etmektedir. yalnızlaşan grupların muhalif oluşumları ise zaman içinde radikalleşmesi ile toplumun huzur ve konfor ortamının bozulmasına sebebiyet verebilmektedir. özellikle azınlık grupları tanımlayan sözcüklerin toplumun geneli tarafından hakaret ifadesi olarak kullanılması gruplarca savunma mekanizması geliştirme ihtiyacını ortaya çıkarıyor. günümüz türkiye siyasetçileri bu gruplaşmadan beslenerek oluşturduğu sözde düşmanlar ile insanı insana kırdırıyor ve en nihayetinde devlet kavramını kutsallığına atıfta bulunarak varlıklarını devletin bekası için gereklilik olduğu iddiasını öne sürüyor. sivil halk kendi içerisinde var olma savaşını verirken malum siyasiler o güzel dolarcıkları, o güzel ayakkabı kutuları içerisinde, o güzel gemiciklere yükleme fırsatı buluyor. tamamen duygusal * sebeplere dayanan bu varoluş mücadelesi zaman zaman silahlı terör eylemlerine dönüşerek bir çok masum insanın hayatına mal oluyor.

bu noktada özellikle sivil vatandaşların bu tür propaganda içerikli söylemlere sahip olan şahıslara karşı özenli olması son derece önem arz ediyor. siyasi iktidarlar mutlaka son buluyor ancak toplumun barış ve huzurunun teminatı olan vatandaşların birine karşı güveni ve tahammülü geri dönülemez yaralar alıyor. bu toplumsal yaraları sarmak ise göstermelik açılım süreçleri vs. gibi bir gaz alıp gidicem ben abi diyen grup dışında kimse üzerinde olumlu etkiler bırakmıyor.

dönem dönem farklı fraksiyonlar iktidar olduklarında ise öncelikle kendilerine zulüm eden gruplardan intikam alma yarışına giriyor. bu intikam alma yarışlarından ise en çok çekecek olan ise öncelikle z ve alfa kuşakları olacak. bir diğer konu ise çok fazla fraksiyon bulunan türkiye'de intikam alma sırasını bekleyen grupların çok fazla oluşu. bu sebeplere dayanarak özellikle sivil vatandaşların daha fazla onarılamaz toplumsal yaralar almadan önce diline yerleşen başta ırkçı hakaretler olmak üzere kişilerin mezhebini, kültürü, soyunu, dilini, yaşadığı coğrafyayı hedefe alan söylemleri kullanmayı bırakması gerekiyor.

bugün türkiye'nin en büyük sözlük platformu olan sitede; ''k*rtlerin kokması'', ''alev*ler'in dinsiz olması'' gibi sonsuz başlığı ve başlığı destekler nitelikte girdiği görmek işten bile değil. bu noktada başta halka arz oluşturan her türlü yazılı ve görsel basın ve platform sahiplerinin özenli olması mutlak önem taşıyor.
devamını gör...


oyuncu elçin sangu, twitter'dan koronavirüs aşısı tedariğinde ve uygulanmasında yaşanan başarısızlıkları eleştirdi.

sağlık bakanı fahrettin koca'nın önceki akşam yaptığı aşı açıklaması sosyal medyada tartışılmaya devam ediliyor. koca'nın açıklamalarının ardından bir twitter kullanıcısının, "acun ılıcalı’yı ülkeye çağırın, canlı yayın yapıp aşı parası toplayıp bizi aşılatsın. başka çare kalmadı" şeklindeki ironik paylaşımını alıntılayan gazeteci maklube cengiz, "yemin ederim benzer bir şeyi haluk levent yapar diye konuştuk bugün. yani artık biz kendi aramızda para toplayıp halledeceğiz bari aşıyı getirin bir şekilde, yeter!" diye yazdı

cengiz'in bu tweetine ünlü oyuncu elçin sangu'dan yanıt geldi. cengiz'in paylaşımına eleştirel bir tweetle destek veren sangu, "aşıyı da bize kilitleyecekler matmazel" diye yazdı


buradan
devamını gör...

şiddeti, başlama zamanı ve nerelerde hissedildiği kişiden kişiye değişen, çoğu kadının hayat kalitesini düşüren ağrıdır. (bkz: hayat kalitesini düşüren şeyler)

ağrıyla birlikte bulantı, kusma veya iştahsızlık görülebilir. bele, bacaklara ve hatta utanmayıp ayak parmaklarına kadar bile vurabilen bir ağrıdır. bazı zamanlarda bayılmaya sebep olduğu bile görülmüştür.
devamını gör...

hitler'in dönemine denk gelen genç bir yahudi de olabilirdiniz, kişisel düşünmeyin. üzücüdür ama bu tür fikirlerle depresyondan, bulanımlara koşmayın, kimsenin umrunda değilsiniz, hele şahsımın hiçbirimiz umrunda değil. yıpratmayın kendinizi fazla. elinizden geleni yapın sandığın başında, gerisi için ah vah etmeye hacet yok. gençlik gitti yetişkinlik kalsın bari.
devamını gör...

bir insanın inşaatta çalışırken ölümü her şeyden önce iş ve işçi güvenliği ile ilgili bir konu. bir iş yerinde ölümlü iş kazası olması uluslararası çalışma örgütü kriterleri ile alındığında oldukça önemli bir olay ama ülkemiz açısından bu tip durumlar dünya ölçeğinde ele alınan halinden epeyce uzakta.

türkiye ucuz emek ile büyümek istiyor. bu hem işçilere ödenen ücretin yasal olarak belirlenen asgari ücretin de altında olması ile sağlanıyor hem de iş veren tarafının katlanması gereken güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmemesini göz ardı ederek ortaya çıkıyor.

bu sistem kamuda uygulanan personel rejiminde de kendini gösteriyor. okul ve öğretmen açığı oldukça fazla olmasına rağmen atama sayısını düşük tutarak kadrolu yerine sözleşmeli / geçici öğretmen alımını tercih ediyor.

bu şekilde hem daha az ücret veriyor hem istediği zaman başkalarını ücretli öğretmen olarak istihdam ederek siyasi rant sağlıyor hem de sosyal güvenlik harcamalarını azaltıyor.

memurların sayıca en önemli kısmı öğretmen olduğu için onlara düşük ücret vermek hem en büyük kamu giderini düşürüyor hem de asgari ücret, enflasyon gibi ayarlamalarda bu düşük ücret, ücretlere yapılacak zamları daha düşük tutma imkanı veriyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arazinin çok geniş olmasından dolayıdır.
yaygın şehir düzeninde inşaa ediyorlar.
devamını gör...

bir sonraki çocuklarının adı, vizyon2023 olacaktır. beklemede kalın.
buradan
devamını gör...

konu ile ilgili olarak sokaktakilere; yallah arabistan'a.
sözlüktekilere; engelle, başlıkları engelle.

deli misiniz ya? sevmek sevilmek ne güzel şey!
devamını gör...

kiminle konuşmamam gerektiğine dair önbilgi verdiği için minnettar olduğum insandır.

sessizce sohbetten uzaklaşarak kendini kurtarmaya imkân verir.
devamını gör...

sonuç olarak ikisi de birbirinden çıkar (bkz: swh)
devamını gör...

bazı insanların ikiyüzlülüğü ve çok kolay yalan söyleyebilmeleri beni çok şaşırtıyor. yani içinde nasıl bir korku var ki "gerçek"ten bu kadar kaçıyorlar? halbuki gerçekler, bir kez acıtır ama insanı büyütür ve yoluna devam etmeyi sağlar ama yalanlar öyle mi? insanı hep kısırdöngüde tutar, yıllarca bitmek bilmeyen bir sarmalın içinde sıkışıp kalırlar da farkına bile varmazlar...
devamını gör...

mor ve otesi'nin 2008 yilinda eurovision'a katildigi ve 7.sirada tamamladigi sarkisi.
devamını gör...

arkadaş bu neyin ezikliği böyle anlamış değilim. madem bulunduğun ortamda komplekse kapılıyorsun, girme o tarz ortamlara. ya da olduğun gibi davran.
mevlana ne demiş
''ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.,,

mesela ben hiç kasmam. yeni girdiğim bir ortamda derim bomboş biri olduğumu. bunu kime söylesem acil olarak bir işi çıkıyor hep ve müsait olduğunda arayacağını söyleyip gidiyor. henüz arayan olmadı, aciliyeti olan işlerini bitiremedilerse...

ekleme: aşağıda arkadaşın biri yazmış çok ekşivari başlık diye. ekşi'de böyle bir başlık gördüğümü hatırlamıyorum. belki de vardır. buradaki açılan başlıklarda kullanılan kalıpların benzemesi gayet normal.
senin önerin nedir mesela? ne tarz başlıklar açıp yorumlar yapalım? ciddi anlamda soruyorum.
devamını gör...

tek yön olan trafikte, ters yönde durup yarım saat şehir içi dolmuşlarını bekledim. aforizma doğurtacak türden dalgınlıklarım, pardon salaklıklarım var. laflarım değilse de eylemlerim adeta kamyon arkası.
devamını gör...

yazdıklarını beğenerek okuduğum entelektüel bir yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim