sözlükteki tüm yazarlar.

çünkü;

ne kadar değerli şeyler yazarsanız yazın, sözlükten gitmeye kalkıştığınızda "çok da tın!", "bak şuradan yardır git!", "bize ne?" gibi tepkilerle karşılaşacağınız garanti. yani burada kimse kimseye kıymet falan vermiyor. bugün överler, göklere çıkarırlar ama uçurulsanız 2 günde unuturlar. acı gerçekler...
devamını gör...

organlarima saygim yok diyenlerin yaptigi, basligi okuyunca bile midemi bulandiran eylem.

bunyede hemen hemen ayni etkiyi yaratan ickileri karistirmanin sebebi neydi ki?
devamını gör...

demokrasi ve insan hakları.
devamını gör...

çok doğru.

bence sadece otistik çocuklar üzerinde değil tüm çocuklar ve bebekler üzerinde hatta tüm insanlar üzerinde evcil hayvanların oldukça olumlu etkisi vardır.

en başta sorumluluk almayı öğretir. kolay değildir evcil hayvan beslemek çünkü onlar da bir candır.

insana merhameti öğretir her canlıya karşı.
devamını gör...

“bu hayat benim. yarısını başkaları için yaşadım.
geriye ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum.
belki kırk yıl, belki bir gün.
geriye kalan hayat benim ve ben nasıl istiyorsam öyle geçecek. ben bu gemiden mutlu ineceğim.”

ne güzel bir hayat dersidir anlayana...
devamını gör...

anlamadığım başlıktır.
çok fazla boş var neyi nereye koyacağımı çıkaramadım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

id: içgüdüler. (ilkel alt beyin) biyolojiktir.
ego: gerçeklik. id ile süperego arasında aracı. psikolojiktir.
süperego: ahlak,vicdan. sosyal bileşendir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir örnek verelim şimdi:
sevgilinizden çok kötü bir şekilde ayrıldınız. id; ara ve ağzına ne geliyorsa söyle ya da git kapısında olay çıkar.
ego; aloo ne oluyor? bir sakin olur musun? önce biraz düşün öyle kelimeler hazırla ki ne olduğunu şaşırsın.
süperego ise boşver insanlık sende kalsın. kendini alçaltma, sen olay çıkaracak kadar küçülmedin, hadi toparlan. çirkinleşme. insanlar ne der, ayıplarlar seni. yapacağın olay'ın nedenlerini ve sonuçlarını anlatır sana. ayıptır günahtır hesabı yapar.*

süperego'nun çok bilinçli olduğunu görüyoruz. id, yaramaz çocuk gibi sürekli istiyor durduramıyoruz.
ego ise ikisi arasında git gel yapan çok yorulan bir aracı. aman ha dikkat edin bunun dengesi bir bozuldu mu bitersiniz. iyi bakın ona.. kolay değil hem id'in hem süperego'nun isteğini yerine getirmek.

ego şahlanmış bir at üzerindeki şövalye gibidir. id ile süperegonun isteklerini uzlaştırmaya çalışan hakemdir. başımıza bu işleri açan freud amcamızın özlü sözüdür.

işte bizler bu üçü arasında sürekli savaşıyoruz. içsel çatışma diyoruz bunada. süperego'ya giden bu yollarda az yıpranmadık. ne badireler atlattık! atlatıyoruzda o id'e söyleyin az rahat dursun!*
devamını gör...

kafa sözlük format ve kuralları'nı okuyun, bir sorun ya da sorununuz olursa online listesinin tepesinde moderatör arkadaşlar var çekinmeden yardım isteyin, "35 senelik sözlükçüyüm ben11!!1" diyen tiplerden uzak durun..

ha bi de dişil bir birey iseniz lucifer denen arkadaşa dikkat edin, gerçi etseniz ne olacak o sizi aldığınız nefesten tanır bulur.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saçma sapan sistemin günümüzdeki son sınav düzenine verilen addır. açılımı "yükseköğretim kurumları sınavı" 'dır.
ne yüksekse anlamış değilim. kastedilen üniversitelerimiz ise durum vahimdir.
devamını gör...

fakir değil zeki olmaktır.
düşünsene görmek istemediğim tüm insanları bir araya toplamak için bir adam çıktı ve 900 milyon basıp resmen youtube'u çöp olmaktan kurtardı! bence youtube acun'a her ay düzenli para vermeli isimlerini temize çıkardığı için.
devamını gör...

bende var bu durum, erkek olmama rağmen bile var.

2-3 entry beğeniyorum, önce bir mesaj, ufak tefek sorular, erkek olduğumu anladıklarında muhabbet bitiyor.

10-20 saniye dahi olsa boşa vakit geçirmek istemiyorum, yine beğeniyorum da, 2-3 saniyelik bir gerginlik olmuyor değil.
devamını gör...

(bkz: barış hemen şimdi)
devamını gör...

zahmet edip buraya kadar okuduysanız eğer bileceksiniz ki insanolunbiraz çok büyük bir christopher nolan hayranıdır. ve christopher nolan’ın bütün filmleriyle ilgili biraz önce bahsettiğim gibi bir anısı mutlaka vardır.

bu tersten işleyen öykü beni çok etkilemişti. aslında ben böyle bir film beklemiyordum. çok da büyük bir tanışıklığımız yoktu o zamanlar büyük yönetmenle. merhaba merhaba sadece. bira eşliğinde rahat sinema koltuklarında enfes bir filmin tadını çıkarmanın mutluluğu ile çıktık filmden.

arkadaşımla normal sinema bileti fiyatının iki katını vermek zorunda kaldığımız için biraz mutsuzduk filme girdiğimizde. aslında ben mutsuzdum çünkü o misafir olduğu için biletleri ben almıştım. ama sinemanın son seansında biletle birlikte birer bira hediye olduğunu öğrendiğimizde çok mutlu olduk.

arkadaşım izmir’den ankara’ya beni her ziyaret geldiğinde sinemaya gitmek gibi bir alışkanlığımız vardı. bu sefer de öyle yapmaya karar verdik ve memento’yu seçtik izlemek için. iyi ki de yapmışız. izlediğim en etkileyici filmlerden biriydi.

filmde hafızası sadece çok kısa bir süreyle sınırlı olan bir adamın karısının ölümünün gizemini çözmek için verdiği dövmeli mücadele zamana bağlı kalmadan anlatılıyor. klasik bir nolan öyküsü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir christopher nolan filmidir.
devamını gör...

ölmek ve uyumak üzerine:

yarın öleceksin dedi doktor. saat de verdi üstelik, yarın gece 00.07 ‘de hayata gözlerimi yumacakmışım. saatime baktım hemen, tam 18 saat 42 dakikam var. penaltı anında ters köşeye atlamış kaleci gibi çaresizim.

ne yapmalıyım. tüh! hiç plan da yapmadım ki. elimdeki seçenekleri hızlıca gözden geçirmem gerekiyor.
öncelikle birine anlatmak istiyorum bu durumu. en yakın arkadaşım olabilir veya aileme söyleyebilirim. ama yok, şimdi onların tesellileriyle zamanımı hiç edemem. ayrıca ne diyebilirler ki bu saatten sonra: hayat kısa kuşlar uçuyor mu diyecekler. yapmacıklığa ayıracak vaktim yok maalesef. uyumalıyım diyorum. hiçbir şey düşünmeden sadece uyumalıyım.

izlediğim dizinin final bölümü yayınlanıyor bugün, acaba onu izlesem diyorum. amaan boşver şimdi, benim hikayem gibi o da yarım kalsın. evet uyumak en iyisi, derin bir uyku her şeyi çözer.

bir türlü açılamadığım bir kadın var, ona mı yazsam diyorum. acaba kabul edecek miydi beni? elime alıyorum telefonu, ne var ne yok yazıyorum sonra tam gönder tuşuna basacakken: ne yapıyosun olum, yarın öleceksin, gider ayak kızı üzmeye hakkın yok diyorum. bırak bunları, en iyisi uyumak. hem belli mi olur belki huriler falan vardır gerçekten.

ulan ölüyoruz ölmesine de. cennet cehennem olayı var mı acaba gerçekten? varsa sıçtık demektir. tövbe edip, iki rekat namaz mı kılsam diyorum. sonra düşününce tanrıyı kandırmaya çalışmanın alemi yok diyorum bu saatten sonra. yok yok, uyumaktan güzeli yok. sadece uyumak istiyorum.

su gibi akıp giden bir rüya gibi geçirmeliyim son dakikalarımı, yalnız başıma, sessizce, nefes kesen harbi bir macera gibi bitmeli bu hikaye:
tatlı uykular varoluşçu seksi bedenim.
devamını gör...

90'lı yılların ortalarına kadar insanlığın sırtından inmeyen, etkileri günümüzde de devam eden utanç.

güney afrika'daki ırkçı rejimi tariflemek için kullanılan apartheid kelimesinin kökeni hollandacadan geliyordu ve "ayrımcılık" manasına geliyordu. hollandalıların ümit burnunun keşfedilmesiyle afrikanın güney topraklarında ticari faaliyete girişmesi onların buralarda hak sahibi olmasını sağladı. hollandalılardan sonra ülkeye gelen ve yönetimi ele geçiren ülkelerin baskıcı yönetim şekilleri için de uluslararası terminolojide apartheid terimi kullanıldı.

peki halka yapılan bu ayrımcılık neydi? utanç duymamız gerektiği fikri nereden geliyor? o dönem nüfusun yüzde 70'i afrikalılar olmasına rağmen gettolarda yaşanmaya zorlanmıştı, 80'li yılların sonuna kadar yaya yollarında beyazlara yol vermek zorunluydu, siyahlar oy kullanamıyordu. hatta o kadar ileri gitmişlerdi ki acil bir durumda ambulans çağırırken bile kişi ırkını belirmek zorundaydı, zira beyazlar için olan bir ambulans siyahların çağrısını reddetme hakkına sahipti.

94 yılında rejim yıkıldığında insanlığın aya çıkışının üzerinden 25 yıl geçmişti. 48 yılında başlayan rejim, arkasında birçok mağdur bıraktıktan sonra tarihin en büyük insan hakları savunucularından biri olan nelson mandela'yı bıraktı. mandela'nın ömrüne yayılan demokrasi mücadelesi, yapılan ilk seçimlerde cumhurbaşkanı seçilmesiyle taçlanmış oldu.

bu sistematik baskı ve ırkçılık rejim olarak ortadan kalmış olsa da etkileri halen devam ediyor. rejim sırasındaki faili meçhul cinayetlerin üzerine gidilmemeye devam ediyor, siyahların çoğu beyazlara göre daha az gelirle ve daha yüksek işsizlik oranıyla ve temel hakların birçoğundan yoksun olarak yaşamayı sürdürüyor.

kaynaklar:
1-tarihi değiştiren olaylar- timaş yayınları
2-vikipedi-apartheid
devamını gör...

kendini yetersiz hisseden düşük özgüvenli erkekler tarafından çeşitli kirli sıfatlarla yaftalanan kadındır. sanılanın aksine her önüne gelenle sevişmez, aksine sevdiği ve güvendiği adama renk katar. erkeği cezbeden fantezi ve doyum noktalarında kendini diğer kadınlardan ayırır. hayatınızdan bir defa öyle bir kadın geçerse, bir daha başka kadının aynı tadı vermesi zordur.
devamını gör...

bazıları unutulmaz.uzun yıllar geçince kişilikler de oturunca artık paylaşacak bir şeyiniz kalmamıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim