sürekli olumlu düşünen tatlı bir yazar arkadaşa benziyor..
devamını gör...

o kadar güzeldir kii.. daha önce dinlememiş olanlar çok şey kaçırıyorsunuz... özellikle kışın soğuk havada battaniyenizi çekip perdeyi sonuna kadar açıp karın yağışını seyrederken dinlemek muazzamdır. polisiye sevenler için bir kaç tavsiye bırakıyorum
düşen uçağın sırrı
buradan
katil kim
buradan
on küçük zenci
buradan
devamını gör...

gerçek yazarlık ile burayı kıyaslamak mantıklı değildir. burada, her konuda fikri olan kimi insanların 3-5 cümle yazması ''yazar'' olduğu, olacağı anlamını taşımayacağı gayet açıktır. yazarlık bir meslektir, bir statüdür, belli bir deneyim ve yılların eğitimi ve kitap haşir neşirliğiyle mümkündür. kaldı ki bunu yapan her insan da yazar olamayacaktır. belli bir popülerlik, bilinen bir çevre ve yeterince öz güven ve biraz da maddiyat şarttır. ancak burada yazarak kişiler kendilerini geliştirebilir, yazar olma yolunda olumlu adımlar atabilirler. hiç bir sakıncası yok.
devamını gör...

ofansif mizah 21.yy’da türkiye’de sağ siyaset olarak ortaya çıkmıştır..
devamını gör...

''içimde lise son cumasının ince kederi var'' diyerek başlamak istediğim son cumadır. okul aile birliğinin geleneksel olan davul zurnayı okula getirtmesi , baklava alması kısaca sizi davullu zurnalı ağzınızda şerbetle gönderiyoruz deme şekilleri. son kez sınıfa çıkarsın, o sınıf numarasının yazılı olduğu tabelaya uzun uzun bakarsın. baştan aklına gelir hepsi. dokuzuncu sınıftaki şapşal çocuksu halleriniz, onuncu sınıfta hafiften büyüdüğünüzü hissedişiniz, on birinci sınıfta artık okulun büyüklerinden olup ufaktan üniversite sınavı kaygısıyla yüklenmeye başlayışınız gelir aklınıza. ve en son artık on iki olmuşsunuzdur. o dört sene ne anılarla , ne sınav haftalarıyla , ne nefretlerle, çilelerle ama bir o kadar da sevinçle ,kahkahayla,heyecanla geçmiştir. bilen bilir hiçbir dostluk lisede kazanılan dostluklar kadar sağlam olmaz. eğer abuk subuk bir okulda okumadıysanız lise yılları eşsiz bir özlem ve hisle kalır zihninizde. hep kalır o, lise son cumasının ince kederi içinizde.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kahve bilgisiyle, önerileriyle beni mest eden yazılımcımızdır. aşırı çalışkan olup, her soruna koşar hemen çözümlemeye çalışır. cevapsız asla bırakmaz. iyi varsınız efenim! siz olmasaydınız ne yapardık?
-güncellemeleri ile gayet güzel geri dönüşler almış yazılımcımızdır ayrıca.
devamını gör...

bir kere demiştim ki ''tanım yazdığım başlık aşağılara düşüyor.bu da benim lanetim'' diye.
şimdi de heyecanla beklediğim radyo programı yayınına bulaştı lanetim*
sunanlardan ve bekleyenlerden çok özür dilerim*.
devamını gör...

dün ile aynı.
devamını gör...

19991' de yugoslavya'nin ic savasinin balkan ulkelerinde de etkisiyle baslamistir. surec şu sekilde ilerlemistir; 1992 yilinda bosna hersek tam bagimsizligini ilan ederek yugoslavya'dan ayrilir. bagimsizligini ilan etmis bir diger ulke hirvatistan'da hirvat gucleri ve yugoslav gucleri arasinda catismalar yasanir. catismalarin da buyuk cogunlugu bosna hersek'e sicrar. yugoslavya'nin ordusunun buyuk bölümü sirp askerlerinin olusturmasinin verdigi dusmanca zihniyetle, halkin buyuk cogunlugunun hirvatlarin olusturdugu ravno köyü'ne saldiri duzenlenir. akabinde resmi olarak da bosna hersek savasi'da tescillenir.

yugoslavya'nin dagilmasini firsat bilen bosnali hirvat ve sirplarda gruplasarak kendi iclerinde ulkeyi paylasirlar. 18 kasim 1991'de hersek-bosna hirvat cumhuriyeti kurulur. 9 ocak 1992'de ise sirplar - sirp cumhuriyeti'ni kurdugunu ilan eder. hirvatlarin ve sirplarin cumhuriyet ilanlariyla bir yandan musluman bosnaklara yonelik saldirilari da baslar. bosna'nin ataturk'u olarak bilinen aliya izzetbegoviç onderliginde kuzeyde ve doguda sirplarla, guneyde ve batida hirvatlarla mucadele baslar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bu savasi en aci yuzu srebrenitsa katliamı (aslinda bir soykirimdir), gorulebilir. 11 temmuz 1995'de srebrenitsa kasabasinda ki birlesmis milletler tarafindan güvenli bölge olarak ilan edilmis/ti, 8 bin uzeri musluman genc, yasli, bebek denilmeksizin katledilmisti. bolgede neredeyse bir tane bosnak birakilmamisti....

savas 21 eylul 1995'te nato'ya gelen yogun tepkiler sonucunda, nato'nun duruma el atmasiyla sona erer ve sirplar baris antlasmasi icin muzakereyi kabul eder. akabinde dayton barış antlaşması ile savas resmi olarak sonlanir...
(asagidaki alinti, katliam olarak adlandirilan catismalarda, resmi rakamlarca belirlenmis öldurulen insanlarin sayisidir).


isim tarih yer ölü sayısı notlar
sijekovac cinayetleri mart 1992 sijekovac, bosanski brod yakınlarında 20[1]-47[2]-59[3] boşnak ve hırvat askeri birlikleri, bosnalı sırp asker ve sivillerle çatışmaya girdi. çatışma sonucunda sırp cumhuriyeti 47 ölü olduğunu rapor etse de daha sonra 18'i çocuk olmak üzere 59 ceset bulunmuştur.[3] helsinki gözlem komitesi, mart 1992'de 20 kişinin öldürüldüğünü, bulunan diğer cesetlerin savaş bittikten sonra öldürüldüğünü iddia etmiştir.

doboj etnik temizliği nisan-ekim 1992 doboj 322 boşnak 86 hırvat sırp kuvvetleri tarafından, boşnak ve bosnalı hırvatlara karşı yapılan, toplu cinayetler ve işkenceler.

bijeljina katliamı 1–2 nisan 1992 bijeljina 48–78 sırp kontrolündeki yugoslav halk ordusu'nun emri altındaki sırp gönüllü muhafızları tarafından, en az 48 sivilin öldürüldüğü katliamdır.[4]

foča katliamları 7 nisan 1992 – ocak 1994 foča 2,704 binlerce boşnak sivil, sırp askeri, polis ve paramiliter güçleri tarafından katledildi. 1997 yılında, novislav dajic alehyine bavyera'da açılan davada, dajic'in haziran 1992'de yaptığı katliamların soykırım olduğuna kanaat getirildi.[5]

višegrad katliamı 1992 višegrad 3,000 sırp polis ve askeri güçleri, bosna'nın doğusunda binlerce boşnakı etnik temizlik sırasında öldürdü.

prijedor katliamı 1992 prijedor 5,200 bosna savaşı esnasında gerçekleştirilen, srebrenitsa soykırımından sonraki en büyük katliamdır.

zvornik katliamı 1992-1995 zvornik 700-900 sırp paramiliter gruplar tarafından boşnak ve diğer sırp olmayan sivil unsurlara karşı yapılan toplu katliam ve şiddet olayları.

snagovo katliamı 29 nisan 1992 snagovo 36 sırplar ormanda saklanan 36 boşnak sivili yakalayıp öldürdü. suçu gizlemek için cesetler yakıldı.

glogova katliamı 9 mayıs 1992 glogova 64 sırplar 64 boşnak sivili glogova'da öldürdü.

čemerno katliamı 10 haziran 1992 čemerno, ılijaš (saraybosna yakınlarında) 29-32 bosnalı hırvatlar 29-32 sırp sivili cemerno'da öldürdü.[6]

ahatovići katliamı 14 haziran 1992 ahatovići 47 sırplar 47 boşnak askeri yakaladı ve öldürdü.

barimo katliamı 2 ağustos 1992 barimo 26 barimo köyünün tamamı sırplar tarafından yok edildi. 26 boşnak öldü.

sjeverin katliamı 22 ekim 1992 višegrad 16 otobüsle seyahat eden 16 sırbistan vatandaşı boşnak, bosna sınırları içindeki mioce kasabasında sırplar tarafından kaçırıldı. kaçırılan boşnaklar, visegrad'taki vilina vlas oteline götürüldü ve burada dövülüp, taciz ve işkence edildikten sonra öldürülerek, cesetleri drina nehri'ne atıldı.

duša katliamı 15 ocak 1993 duša, gornji vakuf yakınlarında 10 hırvat savunma konseyi'nin top atışları sonucunda 10 boşnak sivil öldü.[7]

štrpci katliamı 27 şubat 1993 priboj 19 18'i boşnak, 1'i hırvat olmak üzere toplam 19 kişi, bosna sınırları içerisindeki visegrad'a yakın, štrpci istasyonunda belgrad-bar treninden kaçırılarak öldürüldü.

srebrenitsa çocuk katliamı 12 nisan 1993 srebrenitsa 62 bosna'nın doğusundaki srebrenitsa'da bulunan bir ilkokula, nisan 1993'te sırp cumhuriyeti ordusu tarafından atılan havan mermisinin isabet etmesi sonucu 62 çocuk yaşamını yitimiştir.

trusina cinayetleri 16 nisan 1993 trusina 22 bosna ordusu 22 hırvatı öldürdü.

ahmići katliamı 16 nisan 1993 ahmići 116 bosnalı hırvatlar 116 boşnak sivili öldürdü.[8]

doljani katliamı 17 nisan 1993 doljani ve sovići n/a bosnalı hırvat güçleri doljani ve sovici kasabalarında bilinmeyen sayıda boşnak öldürdü.[9]

miletići katliamı 24 nisan 1993 travnik 5 bosna-hersek ordusu 5 hırvatı öldürdü.

mokronoge katliamı 10 ağustos 1993 mokronoge, tomislavgrad yakınlarında 9 bosnalı hırvatlar, mokronoge'de 9 boşnakı öldürdü.[10][11]

grabovica katliamı 8 eylül 1993 grabovica 13 bosna ordusu 13 hırvat sivili öldürdü.[12]

uzdol katliamı 14 eylül 1993 uzdol 60 bosna-hersek ordusu 60 hırvatı öldürdü.

stupni do massacre 23 october 1993 stupni do 37 hırvat savunma konseyi 37 boşnak sivili öldürdü.[13]

križančevo selo katliamı 22 aralık 1993 vitez 74 bosna-hersek ordusu 74 hırvatı öldürdü.

buhine kuće katliamı 9 ocak 1994 vitez 26 bosna-hersek ordusu 26 hırvatı öldürdü.

markale katliamları 5 şubat 1994-28 ağustos 1995 saraybosna 105 sırp cumhuriyeti ordusu tarafından, şubat 1994 ve ağustos 1995 tarihlerinde, saraybosna'daki markale pazarına yapılan havan atışları sonucu, iki ayrı saldırıda toplamda 105 kişi öldü, 234 kişi yaralandı.

tuzla katliamı 25 mayıs 1995 tuzla, bosna-hersek 71 sırp cumhuriyeti ordusu tarafından bosna'nın tuzla şehrine yapılan havan atışları sonucu 71 kişi ölü, 240 kişi yaralandı.

srebrenitsa katliamı 11 temmuz – 13 temmuz1995 srebrenitsa 8,373 bosna federal komisyonu tarafından hazırlanan ön raporda, srebrenitsa'da kaybolan veya ölen kişilerin toplam sayısı 8,373 kişidir.[14] bu sayının çoğunluğunu erkekler oluştursa da, 500 kişi 18 yaşın altında [15] ve birkaç bin tanesi de kadınlardan oluşmaktadır.[16][17]

temmuz 2011 itibarıyla, 6,598 kurbanın kimlikleri, toplu mezarlardan alınan ceset parçalarına yapılan dna analizleri sonucu belirlenmiş[18] ve bunlardan 5,138 kurbanın bedenleri srebrenitsa soykırım anıtı'na gömülmüştür.[19]


alinti kaynagi
devamını gör...

soyadı oğlu sözcüğünden önce sıfat ve isimden oluşmuş ise o kişi yüzde 80 trabzonludur. örnek olarak :
hacısalihoğlu, hacıahmetoğlu, karahasanoğlu, hacıosmanoğlu, uzunhasanoğlu, mollamehmetoğlu, ağıralioğlu.
devamını gör...

çünkü çizgi film izlemenin yaşı yoktur. çizgi film izlerken pipetten soluksuz meyve suyu içmenin de yaşı yoktur.
devamını gör...

yayındaki bütün anonsları pürdikkat dinlerken büyük bir aydınlanma yaşadım.bu mahlası ilk gördüğüm günden beri ben-garip-sen-güzel-dünya-mutlu olarak okuyordum.*
dinlediğim kadarıyla bu mahlası yanlış bilen bir benmişim.*
devamını gör...

ön deyiş: sigaranın tarihi aslında yazdıklarımın ötesine dayanmakta ancak ben bu yazımda sigara tarihinden ziyade ‘sigara pandemisi’nin(?) tarihi üzerinde durmaya çalışacağım. bu nedenle değineceğim noktalar bu sessiz sigara pandemisinin bir pandemi olma yolundaki önemli noktaları olacak, iyi okumalar diliyorum…

okuyucuya not: ‘pandemi’ terim anlamı gereğince daha önce insanoğlunun maruz kalmadığı, etkeninin bulaşıcı olduğu ve bu bulaşıcılıkla beraber bir tehlikeye sebebiyet veren hastalıkların yol açtığı, geniş kitlelerin etkilendiği durumları tanımlamak için kullanılır. durum böyleyken ‘sigara bağımlılığı’nın bir pandemi olarak nitelendirmenin doğru olmadığı yönünde eleştiriler vardır. ancak bulaşıcılığın yalnızca ‘fiziki’ anlamına sıkışmaması gerektiği ve davranış bilim açısından da ‘taklit, özenme’ gibi çeşitli durumların varlığı ile birlikte bir bulaşın da söz konusu olabileceği düşünüldüğünde ‘sigara bağımlılığı’nın geniş kitleleri etkilemekle kalmayıp aynı zamanda bu etkiyi bir çeşit ‘taklitçi bulaş’ yoluyla sağladığı düşülebilir. bu nedenle başlıkta ‘pandemi’ kelimesi tercih edilmiştir.

sigara 19. yüzyılın başlarında birleşik devletler’de ortaya çıkmadan önce tütün, puro ve pipo başta olmak üzere oldukça farklı şekillerde tüketilmekteydi. 12 nisan 1861’de patlak veren ve 9 nisan 1865’te son bulan amerikan iç savaşı sigaranın amerika birleşik devletleri’nde geniş bir tüketim çevresine yayılması hususunda önemli bir dönüm noktası oldu. 1864 yılında sigaralar üzerine yapılan federal vergi düzenlemeleri ile birlikte artık sigara amerika birleşik devletleri'nde tütün ürünlerinin en yaygın tüketileni olmuştu bile. tam da bu sıralarda popülist sağlık reformları yapılmaktaydı ve bu reformlar sigara karşıtı aktiviteleri de beraberlerinde getirdiler. zaman içerisinde oldukça farklı motivasyon kaynaklarına sahip olan sigara ile mücadele faaliyetleri 1880 ve 1920 yılları arasında çoğunlukla ahlaki ve hijyenik kaygılardan köken aldı. yani sizin anlayacağınız sigaraya karşı verilen mücadele henüz ilk aşamasındayken motivasyonunu sağlık konusundan ziyade etik ve hijyen konularından sağlamaktaydı. bu da henüz o yıllarda sigaranın insan sağlığı üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin tam olarak bilinemediğinin bir göstergesi olarak görülebilir. başta sağlık ile olan ilişkisi olmak üzere pek çok bilinmezlere gebe olan sigaralar üretilirken bu bilinmezliklerin sürdüğü 20. yüzyılın başlarında sigara üretiminde görece hafif tütünler kullanılmaya başlanmıştı. daha hafif tütünün kullanıldığı bu sigaralar tüketicinin tek seferde daha derinden soluk almasını mümkün hâle getiriyor ve nikotinin kan tarafından daha fazla emilmesine sebep oluyordu. tüm bunlar da sigaradan alınan hazzın artması ve bir adım ötesinde ‘sigara bağımlılığı’ anlamına geliyordu. tüm bunların yanı sıra savaşlar sigara için âdeta bir şans insanoğlu için ise her savaş gibi şansızlık olmaya devam ediyordu. amerikan iç savaş’ı sırasında geniş kitlelerce kullanılmaya başlanan sigara şimdi de ı. dünya savaş’ı sırasında askerleri rahatlattığı ve acılarını dindirdiği gerekçesiyle çeşitli çevrelerce övülmeye başlanmıştı. ancak bu durum elbette böyle sürmeyecekti, er ya da geç insan başta olmak üzere hemen tüm canlıların üzerinde birçok olumsuz etkisi olan sigaranın zararları ortaya çıkacak, bu zararlar dillendirilmeye başlanacak ve insanlar bu konuda uyarılacaktı. sonunda beklenen oldu ve 1940’lı yılların sonu ve 1950’li yılların başlarını kapsayan birkaç yıl içerisinde sigaranın insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olabileceği yönünde yayınlar yapılmaya başlandı. bu yayınlarda sigaranın ilk kez net bir şekilde ilişkilendirildiği hastalık ise hepinizin tahmin edebileceği üzere akciğer kanseriydi. sigara ile mücadele olabildiğince etkin bir biçimde sürdürülmekteydi. özellikle sigaranın yaygın olarak kullanıldığı ülkelerde ,ki sigara küresel ölçekte bir salgın gibi hemen her kıtada nüfusu kayda değer hemen her ülkeye yayılmıştı, televizyon, radyo ve gazete gibi iletişim kanalları aracılığı ile insanlara sigaranın zararları anlatılmaya çalışılıyordu. ancak radyolarda, gazetelerde ve televizyonlarda aynı zamanda sigara reklamları da yapılmaktaydı. amerika birleşik devletler’i özelinde konuşacak olursak 1969 yılı öncesini yaşamış bir bireyseniz sokaklarda ve çeşitli iletişim kanallarında hem sigaranın övüldüğünü hem de yerildiğini görebilirdiniz. 1969’da ise sigara reklamları ile birlikte sigara yergilerini içeren reklamlar da yasaklanmıştı, yani sigaranın yaygınlaşımasına veya ortadan kalkmasına bu andan itibaren yalnızca bireyler karar verecekti çünkü onların tercihlerini etkileyecek herhangi bir dış etken artık yoktu.1972 yılında ise günümüzde sıklıkla kullanılmakta olan ‘pasif içici’ kavramının temelleri sigara içmenin çevredeki insanların sağlığını da olumsuz yönde etkileyebileceği yönündeki rapor ve yayınlar ile atılmış oldu. tüm bunların ardından yine beklenen bir şey oldu, 1973 yılında amerika birleşik devletlerinin arizona kenti başta olmak üzere avrupa ülkelerindeki çeşitli illerde sigara içilmesi kamu sağlığını tehlikeye attığı gerekçesi ile kamusal pek çok alanda açıkça yasaklandı. bu yasakların kapsamı zaman içerisinde genişledi ve 2000’li yılların başlarında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğunda insan dolaşımının fazla olduğu hemen her alanda sigara içilmesi yasaklandı. bu kararın ve benzeri kararların ne kadar yerinde kararlar olduğu kolaylıkla anlaşılabilir çünkü sigara 1992 yılında önce amerik birleşik devletleri çevre koruma ajansı ve ardından avrupa çevre ajansı tarafından a sınıfı kanserojen madde olarak sınıflandırmaya dâhil edilmişti. 2000’li yılların başlarından günümüze kadar sigaranın zararları hakkında yapılan bilimsel çalışmalar ve dolayısıyla bu çalışmaların sonuçlarını derleyen bilimsel yayınlar giderek artış gösterdi. bu yayınların yanı sıra sigaranın kullanımı konusunda dünyanın pek çok farklı yerinde çeşitli düzenlemeler yapıldı ve sigara tüketimi mümkün olduğu ölçüde bireylerin kendi iradeleri ile uyumlu bir şekilde azaltılmaya çalışıldı. dünya sağlık örgüt’ü raporlarına göre tütün ve tütün ürünlerinin insan sağlığı üzerindeki doğrudan veya dolaylı zararlarından ötürü her yıl dünya genelinde yaklaşık 7 milyon insan hayatını kaybediyor ve yine dünya sağlık örgüt’ü verilerine dayalı tahminlere göre tütün ürünlerinin kullanım alışkanlıklarının değişmemesi durumunda bu sayı 2030 yılı itibarı ile 8 milyon insanı bulabilir. belki sizler yaşamınız boyunca ağzınıza sigara sürmediniz, iyi ya bu saatten sonra sürmemenizi umuyorum. sigara bağımlısı iken bu bağımlılıktan kurtulmuşsanız ne kadar büyük bir zafer elde etmiş olduğunuzun farkına varın ve lütfen sigaradan uzak durmaya devam edin. sigara bağımlısı iseniz umarım bu bağımlılıktan en kısa sürede kurtulur ve sağlıklı bir yaşama kavuşursunuz.
kaynak ve ileri okuma 1
kaynak ve ileri okuma 2
kaynak ve ileri okuma 3
kaynak ve ileri okuma 4
kaynak ve ileri okuma 5
...
devamını gör...

etkileşim manyağı insanların bağımlılığıdır aynı zamanda açtığı başlık entry ile dolunca da hoşuna gider. böyle ufak şeylerle mutlu olan insanları üzmeyin. onlara fav atın.

edit:
arkadaşlar kendim için demedim fav atmayın. etkileşim bağımlısı değilim ben ,fularım var french pressde kahve içiyorum ya. (!)
devamını gör...

*
devamını gör...

asgari ücretle yapılabilecek şeyler sıralı tam liste:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

e gel beraber yaşayalım bu lüksü teyzecim.
devamını gör...

susarım. muhtemelen darağacına gelme nedenim söyleyeceğimi söylemiş olmamdır. ve o söylediklerim birilerine ulaşmış, bir şeyleri değiştirmeye başlamış ki oradayım. bunun haklı gururunu yaşarım.
devamını gör...

akabinde patlak veren fransız ihtilali ile kellesi uçan bir kadına ait söz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim