tam adı erwin rudolf josef alexander schrödinger olan, avusturyalı fizikçi ve kuantum mekaniğinin kurucularından olan bu bilim insanı, 1933’te nobel fizik ödülü almıştır.
kendisiyle ilgili bilinen en önemli düşünce deneyi ,kedi deneyidir. o dönem sayın schrödinger’in kuantum mekaniği kuramı öyle tartışmalara yol açmış ki kendisini kuramdan soğutacak kadar hatta. sonra kendi kuramının mantıksızlığını ortaya koymak için de bu deneyi ortaya atmış. ama işin ilginci bu deney daha da tartışma yaratmış ve hala tartışmaları sürmektedir: schrödinger’in kedisi ölü müdür? canlı mıdır?. bu düşünce deneyi gayet basit:
hava alan bir kutuya sağlıklı bir kedi koyuyoruz. kutuya da zehirli bir gaz şişesi. bu şişenin aktif olmasını sağlayan mekanizma, bozunma yarı ömrü 1 saat olan radyoaktif parçacık ile kontrol ediliyor. şimdi… acaba mekanizma hareketr geçip kediyi öldürmüş müdür, yoksa kedi şanslı olup ölmemiş midir?. yani kedi %50 olasılıkla ölü, %50 olasılıkla sağdır. daha doğrusu kutuyu açana kadar kedinin kuantum durumu eşittir. kutuyu açana kadar 2 gerçeklik bulunur der hawking, ama kuantum durumunda 2 olasılık da birlikte var olabilir. bunu ancak kutuyu açıp gözlemleyince öğreniriz. ama o zamana kadar kedinin tüm olası durumlarını dalga fonksiyonuna eklememiz gerekir(kedi süre zarfında sakin sakin uyumuş da olabilir, koşmuş da olabilir,ölü de sağ da olabilir gibi). bu paradoksu çözmenin 2 yolu var:
1- varlığı belirleyenin bilinç olduğunu varsaymak
2- sonsuz sayıda paralel evren olduğunu varsaymak.
devamını gör...

kitabın içindekiler bölümü elimize geçti..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sesimiz geliyor mu yukarıya?
çok mu esti hava mı çarptı da bu başlık açıldı.
devamını gör...

7 ana yasası vardır. kybalion'da der ki
“yedi hakikat prensibi vardır; her kim ki bunu bilip anlar, sihirli dokunuşu tapınak kapıları’nı sonuna kadar açan büyülü anahtar’a sahiptir “

1. zihinsellik prensibi;
evren zihinseldir. hepimizin zihninde vardır. tanrı olan bu parçamız dünyayı ve içindeki her şeyi oluşturur.

2. tekamül prensibi;
yukarıdaki aşağıdaki gibidir, aşağıdaki yukarıdaki gibidir.

bu prensip ” varlık ” ve “hayat” ın çeşitli planlarına ait fenomenlerle yasaların arasında her zaman bir tekabül ilişkisi olduğu hakikatini anlatır.

3. titreşim prensibi;
hiç bir şey durmaz, her şey hareket eder, her şey titreşir

4. kutupluluk yasası
her şey ikilidir ; her şey iki kutba sahiptir, her şeyin kendi zıt çifti vardır; benzeyen ve benzemeyen aynıdır; zıtların doğası bir, dereceleri farklıdır; uçlar buluşurlar; bütün hakikatler yarım hakikatlerdir; bütün paradokslar uzlaştırılabilir

5. ritim prensibi;
her şey akar, içe ve dışa; her şey dalgalanır, yükselir ve alçalır; her şeyde sarkacın salınımı vardır; sağa salınım, sola salınımla aynıdır, ritim kendini telafi eder.

6. cinsiyet prensibi;
her şeyde cinsiyet vardır; her şeyin eril ve dişil prensipleri vardır, cinsiyet bütün planlar için geçerlidir.

7. sebep ve sonuç yasası
her sebebin bir sonucu, her sonucun bir sebebi vardır; her şey yasaya göre olur. değişim bilinmeyen yasadan başka bir şey değildir; bir çok nedensellik planı vardır, hiçbir şey bu yasadan azade değildir.
devamını gör...

beni sevmesen, yağmurları sev
bulutlar ağlasın, sen gül güneş doğsun yeniden
gidiyorum gözüm yaşlı, hatıran har yüreğime
sen sev yağmurlari, yağmurlar yagsin uzerime
gidiyorum gözüm yaşli (gözüm yaşlı) ah yine yol, yol üstüne
sen sev yağmurları, yağmurlar yağsın yüzüme
devamını gör...

en masum duyguların insanıdır.
ben değilimdir.
devamını gör...

roman ve hikayeleri ile tanınan ve sevilen (ben sevdiğim için sevildiğini varsayıyorum) gabriel garcia marquez’in gezi güncesi.

adam hem gazeteci hem de edebiyatçı olmanın getirisiyle 1950’lerin doğu avrupa’sına yaptığı geziden edindiği izlenimleri edebi bir şekilde aktarmış. demir perde’yi aralamış, doğu berlin, varşova’ prag, moskova ve budapeşte’yi gezmiş. buralarda mümkün olduğunca halkın içine karışarak izlenimler edinmiş. mümkün olduğunca diyorum çünkü her şehirde bu mümkün olmamış.

biz şimdi istersek tarih kitaplarından ya da belgesellerden sosyalizmi uygulamaya çalışmış ülkeleri mümkün olduğunca tanıma ve anlama fırsatına sahibiz. fakat 50’lerin dünyasında, dünyanın diğer tarafı görünmez ama demirden bir perde ile kapalı olsa gerek. marquez bu perdenin arasından sıvışarak merak uyandıran dünyayı tanımaya çalışmış.

okumaya niyetlenen sosyalist arkadaşları şimdiden uyarayım. kitapta sosyalizm allanıp pullanmıyor. kapitalist arkadaşları da uyarayım, kapitalizm de çiçeklere sarılmıyor. yazar tarafsız da diyemem kendi adıma. buna okuyanlar karar verecektir.

sadece çok ufak bir spoiler vermeden edemeyeceğim. moskova’yı şöyle tanımlıyor, “dünyanın en büyük köyü”.
devamını gör...

there's a lady who's sure all that glitters is gold (tüm parıldayan şeylerin altın olduğundan emin olan bir kadın var)
and she's buying a stairway to heaven. (ve o cennete bir merdiven satın alıyor)

diye başlayan şarkı da söz yazarı ve solist robert plant şarkı için; bir gün elimde kağıt ve kalemle ilham gelmesini bekliyordum, birden bu kelimeler dökülmeye başladı der. şarkı istediği her şeyi hiçbir şeyi geri vermeden elde eden bir kadından bahsetmektedir..

şarkı muhteşem, jimmy page' in solosu efsanedir ama spirit grubunun taurus şarkısından çalıntı olduğuna dair spirit dava açmış ama davayı kaybetmiş.

led zeppelin led zeppelin olmaya çalışırken spirit' in alt grubu olarak birlikte amerika turuna çıkmışlığıda varolduğundan, büyük ihtimal şarkıyı oradan aşırmışlar.

şarkıda bazı farklılıklar var tabii ki, spirit' in şarkısı enstrümental bir şarkı, robert plant buna efsane sözler yazmış. şarkının başı aynı ama sonrasında jimmy page tarihin en iyi sololarından birini yazmış.

ne olursa olsun çok güzel şarkıdır, genelde orjnal stüdyo kaydından farklı yorumları pek sevmesemde aşağıdaki linkteki yorum çok güzeldir. o zamanki abd başkanı barrak obama'ya da dikkat lütfen:
devamını gör...

beste ve güftesi gündoğdu duran'a ait muhayyerkürdi makamında bir şaheserdir.


ne çıkar bahtımızda ayrılık varsa yarın
sanma ki hikayesi şu titreyen dağların
düşen yaprakla biter
böyle bir kara sevda kara toprakla biter

ağlama olma mahsun gülerek bak yarına
sanma ki güzelliğin o ipek saçlarına dökülen akla biter
böyle bir kara sevda kara toprakla biter.
devamını gör...

insanlar ikiye ayrılır:
kaç yaşındasın sorusuna doğum yılı ile cevap veriyorsa; 90 öncesi
yaşını söyleyerek cevap veriyorsa 2000 sonrası doğanlar olarak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaybolmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ve daha niceleri...
devamını gör...

bir zamanlar heves etmiş ve araştırmıştım ama yapmaya asla fırsatım olmadı. ilk fırsatta yapacağım ama buradaki sorunun cevabı şu şekilde. gemiyi dışarıda hazırlayıp şişeye yerleştiriliyor. yelkenleri arkaya yatırılabilecek şekilde hareketli kullanılıyor. hepsinin ucunda uzun ipler var. ne zaman ki gemi hazırlıkları bitiyor o zaman yelken direklerini arkaya katlıyorsun ardından yelkenleri katlıyorsun ve gemi incecik bir hale geliyor. yelkenlerin uçları, gemi direğindeki ince yelken çıtaları hepsi birbirine bağlı ve o ipin devamı en uzun ipe bağlı. şimdi bu inceltilmiş gemiyi uygun şişenin ağzından geçirip şişeye önceden yerleştirdiğin hamurun üzerine yerleştiriyorsun. ardından en zor kısım olan dışarı sarkan uzun ipi dikkatlice çekme kısmı kalıyor. ipi çektikçe yelken çıtaları açılıyor, yelkenler istenen konuma geliyor. ardından dikkatlice ip kesiliyor ve şişede gemimiz hazır. tek yöntem tabii ki bu değil. bunu iyice profesyoneller ince alet ve ekipmanlar kullanarak tüm gemiyi şişenin içinde de inşa edebiliyorlar.

bu videoda ilk anlattığım yöntemle şişe içine nasıl gemi yerleştirileceğini uygulamalı olarak görebilirsiniz.
devamını gör...

dikey (y) eksenli kamera hareketi. basitçe bir tripod üzerindeki kameranın sabit bir düzlemde aşağı veya yukarı hareketidir. kamera sabittir, eğimi değişir.

(bkz: pan) (bkz: dolly)
devamını gör...

sanalda kendisine isnat edilen resimlerin aksine ressamın cevabı şiirle olmuştur:



kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
işçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında varnanın tozu
yüreğinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni nazım,
yapardım mutluluğun resmini
başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düşüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler...
dinerdi tüm acılar seninle
bir düş olurdu ayrılığımız,
anılarda kalan.
ve dolaşsaydık türkiyeyi
bir baştan bir başa.
yattığımız yerler müze olmuş,
sürgün şehirler cennet.


işte o zaman nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya...
devamını gör...

naurulu siyasetçi. aingimea, büyük okyanus'ta mikronezya ada öbeği içerisinde yer alan dünyanın en küçük adası olan nauru'nun devlet başkanı. (bkz: nauru) kaynak
devamını gör...

(bkz: ülkücülerin bulunduğu yerler)
devamını gör...

insan solunumu için oksijen önemli bir gaz olsa da atmosferin çoğunluğu azot gazından oluşur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim