küçükken namaz kıldığını bildiğim halde kılmayan bi kadına neden kılmıyosun dediğimde ben allahtan izin aldım derdi. oha nasıl aldın bana da öğretsene diye darlardım. büyüyünce öğrendim *
devamını gör...

7 günlük ücretsiz denemede de üyelik almak zorundasınız. yine sizden kredi kartı/sanal kart bilgilerinizi üyelik için sistem istiyor. sistemi denemiyorsunuz ama fikir üretiyorsunuz.

(bkz: her şeyi ben bilirim) kafası.
devamını gör...

işçi arıların salgı bezlerinden salgılanan, kovanda yavru arıların ve kraliçe arıların beslenmesinde kullanılan ve çok zahmetli elde edilen doğal bir arı sütüdür. içeriğinde su, karbonhidrat, lipid ve amino asit bulunan bir ürün. arı sütü, bünyesinde doğal yönden b grubu vitaminleri, çinko, magnezyum, demir gibi önemli mineral ve biyoaktif bileşenleri barındırır. sadece ana arı larvalarından elde edilebiliyor. hele ki, son zamanlarda koronavirüs salgını nedeniyle gözde bir besin haline geldi. saf hali ile tüketmek zor gelebilir. böyle zorluk yaşandığında saf balla karıştırılıp tüketilebilir. özellikle arı ve arı ürünlerine alerjisi olanların tüketmemesi gerekir. arı sütü, ilkbahar aylarında üretilen bir üründür. genel olarak nisan ve mayıs aylarında fazla miktar üretilir.

bağırsak florasında bin çeşit bakteri bulunmaktadır. bu bakteri çeşitlerinin vücutta farklı görevleri vardır. bunlardan sağlık için önemli olanlarının (yararlı bakteriler) yanında, hastalığa neden olanları da ( zararlı bakteriler) vardır. arı sütü, güçlü antioksidan kapasitesi ile bağırsak florasındaki bakterilerin yoğunluğunu etkiler. bu yüzden, arı sütünün serum bağışıklığı konusuna dair çalışmalar yürütülüyor.
devamını gör...

düşünüldüğü gibi 25 yaş altı olmayan, bolca okuyan tiplerden oluşur.

bunlardan biri de benim. kadayıf kıvamına gelmekte olan yaşımla, bildiğiniz ve haberinizin olmadığı metinlerin hepsini okudum. ateistim çok şükür.
devamını gör...

valla çok büyük idealiniz değil de heves sonucu yönelmişseniz başlamayın. çünkü bu iş öyle "kopyala yapıştır yapıyorlar zaten ne var ki" diyenlerin sandığı gibi değil. o kodu niye oraya kopyalayacagını bilmek bile ayrı bir merasim. ayrıca bayağı sağlam üstünde durmayı gerektiren bir iş. tek bir hata için saatlerce, gerekirse günlerce o koltuğa yapışmayı, araştırmacı olmayı göze alamıyorsanız zaten hiç başlamayın.
ki bu iş kod öğrenmekle de bitmiyor. bir de relational database bilmek gerek. herşeyı de solid'e uygun yapmak gerek olabildiğince. o ayrı dert.

oop adayları için edit: nesne, referans tip ve soyutlamayı çok iyi anlayın. orada eksikseniz ne dependency injection ne başka birsey yapabilirsiniz, çakılır kalırsınız.

aha hata editi: bir dependency ve validasyon ekledim. çalışan proje calışıp stop etmeye başladı. hadi bul simdi karın ağrısı ne bunun diye.

bak bir hata daha editi: onu çözdüm başkası çıktı. (bkz: laaaaaan)
devamını gör...

1986 yılında ohia'da kurulmuş, ne yazık ki 1993 yılında trajik nedenler dolayısıyla dağılmak zorunda kalmış punk rock ve grunge tarzlarını çok hoş bir şekilde icra etmiş ama pek değeri pek bilinememiş müzik grubu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


grubun üyeleri ilk olarak antioch college'de bir araya gelip müzik yapmak istediklerini belirterek bunu yapmaya koyuldular. ilk kadro kısmında joe spleen, matt dresdner ve steve moriarty var idi ama çok belirgin bir vokal sıkıntısı çekiliyordu. joe spleen, insanların "sessiz, sakin, tuhaf kız..." olarak tanımladıkları bir kadını grubun provalarından birine alma fikrini öne sürünce başlarda saçma bulunsa da, bu tuhaf kadın olan mia zapata, daha ilk provada grubun vokal kısmını kaptı.

grubun bulundukları yerde bir şeyler yapamıyor oluşu ve seattle'da patlayan grunge akımı neticesiyle, seattle'a taşınma kararı alan grup, iki senelik bir çalışma ardından ilk albümleri frenching the bully'yi yayınladılar. beklediklerinden çok daha az ilgi görmeleri yüzünden yüzünden joe spleen ve matt dresdner onlarca kez grubu dağıtmak istemelerine rağmen karşılarında, onlara pozitif duygular aşılayan mia zapata'nın "inanıyorum, çok hoş şeyler yapacağız!" sözleri ve çabalamasıyla grup stüdyoya girmek için içerik üretmeye devam etti

grubun vokali mia zapata, ikinci albüm olarak düşündükleri enter: the conquering chicken için varını yoğunu ortaya koyuyordu. grubun diğer üyeleri olan spleen, dresdner ve moriarty'yi bıktırma derecesine gelecek kadar albüm ile uğraşıyor, farklı fikirler ortaya atıyor ve bazı şarkıları tekrar gözden geçiriyordu. mia kararını vermişti, enter: the conquering chicken yapabilecekleri en iyi şey olacaktı.

albümün büyük kısmı mart 1993'te tamamlandı ve bir yıl sonrası için çıkması planlanan albümün albüm kapağı, şarkıların tekrar gözden geçirilmesi veyahut eklenip çıkartılacak şarkı kısımları üzerine düşünülmeye başlandı. temmuz 1993'e gelindiği zaman, mia albüm için oldukça umutlu olduğu bir zaman diliminde, 7 temmuz 1993'da saat 02:00 civarında kuzenine gitmek için evinden çıkmış ve yaklaşık 03:30'da bir parkta öldürülmüş olarak bulundu... olay sadece bununla sınırlı değildi dövülmüş ve tecavüze uğramıştı.

bu olay, gits'i tamamen bitirmeye yetti, dahası da sadece gits'ibitirmemiş, bir anda grunge'a ilgi duyan seattle camiasını da ayağa kaldırmış, bu kadını kimin öldürdüğünü bulmak için grunge fanları yetmiş bin dolar toplayıp yüzlerce özel dedektif tutmuşlardı.

mia'nın ölümünden bir yıl kadar sonra, tam da mia'nın önerdiği tarihte albüm çıktı ve bekledikleri ilgiden çok daha fazlasını gördü; ama ne yazık ki bu kısmı mia göremedi ya, en çok da canım buna yanıyor.

gits dağıldıktan sonra bazı plak şirketleri, gits'in yayınlanmamış şarkılarını da ekleyerek toplama albümler çıkardılar, kings & queens,, seafish louisville , best of the gits bunlardan bazıları.

şimdi en hoşuma giden gits şarkısıyla sizleri uğurluyorum.
it all dies anyways
devamını gör...

edith piaf'ın en güzel şarkılarından. o dönem hayatını anlatan bir film izlemiş ve çok sevmiştim kendisini. anahtarlığımdaki bebeğin adını edith koymuştum adını unutmayayım dinleyeyim diye.

bir hımym hayranı olarak size şu versiyonunu bırakmak istiyorum;
devamını gör...

insanın bilinçaltında depoladığı (yaptıkları, yaşadıkları, duygu ve düşünceleri, beş duyu organlarıyla algıladıkları) tüm tecrübelerin uykunun rem evresinde, beyin tarafından yeniden hesaplanmasıdır.

şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
devamını gör...

emeklilikte yaşa takılma meselesi tam olarak halka anlatılamadı buna üzülüyorum çünkü eğer birazcık araştırırsanız devletin bu insanlara yönelik hukuksuzluk yaptığını kanunları geçmişe yönelik uyguladığını görebilirsiniz. bildiğim kadarıyla emeklilikte yaşa takılanlar bir dernek de kurmuşlardı. hiç bıkıp usanmadan bütün sosyal, yazılı ve görsel medyayı kullanarak bu sorunu tekrar tekrar gündeme getirmek gerekiyor. bizim halkımız birazcık balık hafızalı olduğu için (gerçi nasıl balık hafızalı olmayacaksa şu memlekette 3 ayda yaşanan şeylerle isviçre'de tarih kitabı yazabilirsiniz) hiç gündemden düşmemek gerekiyor. çok aşırı derecede üzüldüğüm bir konu çünkü bu insanlar işte çalışmak istediklerinde işe alınmıyorlar çünkü yaşlısınız diyorlar devlete gidip yahu ben bunca sene prim yatırdım bana paramı ver dediklerinde dur bakalım aslanım sen daha gençsin diyor. soruyorum bu adamlar gençse neden iş gücüne alınmıyor ? yok eğer yaşlıysa neden emekli olamıyorlar?
devamını gör...

eyaletin ve nehirin ismi algonkin kızılderili dilinde, büyük nehir anlamında misi ziibi kelimesinden türetilmiştir.
devamını gör...

eşi/karısı/kocası falan değil birlikte yaşadığı sevgilisidir. yasalarımız gereği imam nikahı diye bir saçmalık yoktur. resmi nikahı olmayan çiftler evli değillerdir. haberlerde falan da "imam nikahlı çift" diye belirtilmelerini esefle kınıyorum.

oldu o zaman ben de şaman adetlerince transa geçip eşimle üst diyarlara yolculuk yaptım, şerbet içtim diyeyim evli sayılayım. kilisemizin saygıdeğer papazı avluda kıydı nikahımızı; nedime de şirine'ydi desem aynı şartları sağlar mı ya da? din adamı din işini, devlet adamı devlet işini yapacak. yanlış hatırlamıyorsam ata'm bunları keskin çizgilerle yarıp geçmişti zamanında. kiminin gücüne gidiyor yediremiyor demek ki.

ikisinin de yetişkin olmaması nedeniyle birlikte yaşama kararı aldıklarında ev tutamayacakları / satın alamayacakları için, ya ailelerden birinin evinde kalmaları ya da aile büyüklerinden birinin kendilerine ev tutması gerekmekte. böyle bir olayı destekleyen akrabalardan biri bıçaklansa zerre üzülmezdim.

öte yandan, henüz hayatını idame ettirecek erginliğe erişmemiş, yasalarımızca bile henüz kendi sorumluluğu tamamen üzerinde olmayan zatların bağımsız olarak hayatlarını paylaşmaları da mantığıma uymuyor bir türlü. vücudu hormonlarla 3 sene önce tanışan ve duygusal çalkantıdan tarantumlara kafa atan bireyler kaldıramayacakları taşın altına girerlerse sonuç bu işte.
devamını gör...


insanın devrelerini yakacak kadar çok sayıda karakter barındıran, kaderci yaklaşımla okura bol bol oh olsun, hak etmişti dedirten, bir deliler evinin tarihini anlatmaya çalışırken arka planda osmanlı'nın dağılma döneminden günümüze kadar gelen, 2009 yılında yayınlanan ayfer tunç kitabıdır.


kitabın kaderci yaklaşımı küçükken hepimizin çok duyduğu bu dünyada kötülük yapanın er geç cezasını çekeceği yalanı üzerine kurulu. ve bu kötü ya da talihsiz karakterleri öyle tuhaf ölümler bekliyor ki trafik kazası en masumu oluyor.

kitabı okurken çok yarıda bırakmayı düşündüm çünkü yok yere beynini meşgul ediyor yani 470 sayfada anlatmak zorunda değildi yazar daha kısa da anlatsa, biz yine aynı dedikodu çemberine girerdik. kitap bittiğinde 4 saat satranç oynamış kadar yorgundu zihnim. şu şunun ninesi bu bunun damadı derken arada geri dönüp bu kimdi ya deyip sayfaları karıştırmak, tam konuyu kaçırdım derken bir anda sarmalı çözmek zihnimi çok yordu.

turgut sunalp paşa'nın "faşizm komünizm kadar tehlikeli değildir" demesini zihnimin tozlu raflarında çıkarıp nerden nereye dedirtti ayrıca bu kitap.

not: siz siz olun ayfer tunç okumaya bu kitaptan başlamayın.
devamını gör...

cahillerin laf atmaya çalıştığı paşa. enver paşa'yı yok 'askerler enverin yüzünden öldü' yok 'enver paşa ülkeyi batırdı' diyerek karalamaya çalışırlar. sarıkamışta 90.000 askerin enver paşa yüzünden şehit olduğunu söylerler. sonuna da 'mitralyöze hücum edip geberdi' diye eklerler.

1-askerler enver paşa yüzünden değil, kaçan rus kuvvetlerini emir dışında kovalayan hafız hakkı bey yüzünden şehit olmuştur.

2-şehit olan asker sayısının 90.000 olmasının imkanı yoktur, çünkü oradaki asker sayısı 75.000 bile değildir.

3-ülkeyin ekonomik olarak çökmesinin sebebi enver paşa değil, kontrolsüzce yapılan harcamalar ve padişahların lüksün afedersiniz b.kunu çıkarmasıydı.

4-o 'mitralyöze hücum edip geberdi' dediğiniz adam sizin çok istediğiniz kafkas-islam devletini kurmaya çalışırken şehit oldu.

allah rahmet eylesin. hain dedikleri adam sadece vatanperver bir paşaydı. hafiften hayalperestti ama kötü niyetli değildi.
devamını gör...

orta doğu’da çok büyük mevkilerde makam sahibi olabilir hatta biraz zorlarsanız ülke bile yönetebilirsiniz.*
devamını gör...

aslında biyolojik olarak turritopsis dohrnii denen denizanasıdır. bu hayvan "ölümsüz" olarak tanımlanır. ilginç bir şekilde hücre yenileme yeteneği var ve kendisini bir şeylerle ezmediğiniz ya da şuna buna bir şekilde yem olmadığı sürece ölmüyor.

fakat tabi yakalayıp "işte bu" diyebileceğimiz tek bir üyesi olmayıp geniş bir familya olduğundan, "en yaşlı" tabiri de tek ve en olanı tanımlamak zorunda olduğundan, ilk tanımda bahsi geçen istiridyedir denebilir rahatlıkla.
devamını gör...

istanbul’u fethetmiş osmanlı padişahı. entelektüel birikimi ondan sonraki bütün padişahların toplamından fazla olan bir farklı tarihi kişilik.
devamını gör...

“yaa sen ne diyorsun, inanmıyorum! çok ama çok sevindim, gerçekten mi, süper olmuş ya” şeklinde örnekleri olan, gereksiz samimi (samimiyetsiz) cümlelerdir
devamını gör...

bi pislikleri dışarı çıkarmak aynı şeyi tekrar yapmalarının önünü açmaktan başka bir değil. yaptığının cezasız kaldığını bilen biri sizce durur mu? ya da aynısını yapmaya cesareti olmayan biri bu olayı görüp cesaret bulmaz mı? bu hareketle gizli tecavüzcülere de fırsat veriliyor. içim acıdı ya! kim verecek bu kızın yaşadıklarının hesabını?
devamını gör...

"skolyoz olacak insandır." tanımını görünce istemsiz olarak oturuş düzelttiren başlık. *
devamını gör...

büyümeye hasret çocukları bilir misin?
mısır tarlalarında karadenizin koşarlar
derileri yanar içlerindeki umutları artar
rüzgar kesiklerinden girer ışık tenlerine

bu yüzden bu çocuklar ışıkta arar umudu
boylarından büyük mısır sapları arasında
seyrek boşluklardan sızan o ışıkta
bilir miyiz gerçekten o çocukları

büyümeye hasret çocukları bilir misin?
yaşı yirmi otuz kırk elli altmış yetmiş...
ölüme her gün biraz daha yaklaşırlar
mısır tarlalarında koşarlar ışıksız evlerde
güneşi bir daha görebilmenin umuduyla
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim