araknofobi
örümcek korkusu. spesifik fobilerde üçüncü sırada (1 karanlık, 2 yükseklik) yer alır. hayatında örümcek görmemiş çocukların, örümcekle karşılaştığı anki refleksi, diğer hayvanlara verdiği tepkiye oranla daha şiddetli gerçekleştiğinden, fobinin evrimsel kaynaklı olduğu düşünülür. hâlâ öyle mi bilmem; korkunun giderilmesi için örümcekle temas önerilirdi eskiden. temas edeceğime, fobimle yaşamaya devam ediyorum mutlu mesut..
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
'her zaman benden tutsak birisi vardır,' tümcesi o sıralar olanaklı tek umudu özetliyordu.
herşey etkili çözüm uğruna feda ediliyordu.
albert camus - veba
herşey etkili çözüm uğruna feda ediliyordu.
albert camus - veba
devamını gör...
inek yutan piton yılanı
yılanın çenesi kafatasına değil, kemik bağ dokusuna bağlıdır. çok daha geniş açmasına ve esnemesine izin veren bir bağ dokusuna sahiplerdir. bu kadar büyük hayvanı yutmasına hayret etmemizin altında yatan sebep budur.
korkma hassaslığı olmayan ve biraz boş zamanı olanlar bir yılanın timsah, geyik, domuz ve ineği mideye indirmesini izleyebilir.
korkma hassaslığı olmayan ve biraz boş zamanı olanlar bir yılanın timsah, geyik, domuz ve ineği mideye indirmesini izleyebilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
kalbime ektiğim,
aşk tohumlarına,
can suyu oldun.
hayalime,
gerçek oldun.
yazıma fikir,
şiirime mısra oldun.
filmime battaniye,
mitosuma efsane oldun.
içime kelebek,
kalbime küt küt oldun.
gözüme nur,
ateşime çıra oldun.
müziğime söz,
fikrime ince gül oldun.
canıma canan,
ruhuma eş oldun.
aşk tohumlarına,
can suyu oldun.
hayalime,
gerçek oldun.
yazıma fikir,
şiirime mısra oldun.
filmime battaniye,
mitosuma efsane oldun.
içime kelebek,
kalbime küt küt oldun.
gözüme nur,
ateşime çıra oldun.
müziğime söz,
fikrime ince gül oldun.
canıma canan,
ruhuma eş oldun.
devamını gör...
üniversiteli kızı şort giydi diye döven adam
yok artık. antalya gibi bir yerde bile bu oluyorsa diğer şehirleri düşünemiyorum. insanın dilediği gibi giyinememesi kadar can sıkıcı bir şey yok. etraf tacizci ve ahlak bekçisi kaynıyor adeta. sürekli bir rahatsız edilme durumu var. her yıl daha da geriye gidiyoruz maalesef.
devamını gör...
çghb 1 vs çghb 2
çghb 1 'in oyuncuları daha iyiydi bence . o yüzden 1 diyorum . ama 2 'nin seri halindeki skeçler çok iyi gerçekten .
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
başlık hadi ya olur mu öyle şey dedirtmiştir fakat profile bakınca gerçekten de hafiften mutlu eden bir durumla karşılaştım.
devamını gör...
iş bulamayan kişilerin polis olması
bir gün boyu yeten tüm vatandaşların polis olacağına inancım tamdır. (bkz: işsizlik)
devamını gör...
o kadar sık artı oy almak ki sol frame'i okuyamamak
bilgisayarda takılırken başa gelen durum.
kenardan turuncu bildirim kafa uzatıyor, arla arkayaysa da sinir bozucu olabiliyor. ayrıca önce bildirim sekmesinde bildirim sayısı gözüküyor ve gecikmeli şekilde turuncu ışıklar sol frame'i kaplamaya başlıyor.
hayat yarasa için ne kadar zor değil mi? biliyorum evet.
edit: bak yaaa hala artılıyorlar ayıp arkadaşlar..
kenardan turuncu bildirim kafa uzatıyor, arla arkayaysa da sinir bozucu olabiliyor. ayrıca önce bildirim sekmesinde bildirim sayısı gözüküyor ve gecikmeli şekilde turuncu ışıklar sol frame'i kaplamaya başlıyor.
hayat yarasa için ne kadar zor değil mi? biliyorum evet.
edit: bak yaaa hala artılıyorlar ayıp arkadaşlar..
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
size karşı hatalar yapan birinin özür dilemesi.
devamını gör...
dindirilemeyen acılar
en başına sevdiğin birinin ölümü yazıyorum. böyle anlarda sabretmek çok zor ama elden de hiç bir şey gelmiyor. öylece oturup a’dan z’ye sorguluyorsun hayatını, onunla olan iletişimini, anılarınızı...
t: düşmanımın bile başına gelmesin dediğim acılar bütünü.
t: düşmanımın bile başına gelmesin dediğim acılar bütünü.
devamını gör...
televizyon öldüren eğlence
orwell* kitapları yasaklayacak olmalarından korkuyordu. huxley’in* korkusu ise kitapları yasaklamaya gerek duyulmayacağı, çünkü artık kitap okumak isteyecek kimsenin kalmayacağı şeklindeydi. orwell hakikatın bizden gizlenmesinden, huxley hakikatin umursamazlık denizinde boğulmasından korkuyordu.
ben oyumu huxley’den yana kullanıyorum.
ben oyumu huxley’den yana kullanıyorum.
devamını gör...
uludağ sözlük
kafa sözlükten nasıl korktuysalar arama çubuğuna kafa sözlük yazdığınızda kafa sözlük başlığını göstermiyor. adamlar çok sansürcü ulan ekşi sözlük bile böyle çakallıklar yapmıyor kesinlikle kafa sözlük başlığına ulaşamadığınız sözlüktür kendisi.
devamını gör...
27 nisan 2021 grup yorum'un mektubu
kişisel düşüncem: dilan'a o konuda ben de kırgınım, oysa açlık grevinde ölüp bir pisliğin daha dolaylı yoldan temizlenmiş olması gerekiyordu.
tanım: oysa sevgi pıtırcığı olmaları gerekiyordu değil mi cemo çaldıklarında ağlayan saf ve temiz anadolu çocukları? diye soru sorduran bir mektuptur.
geçeceksiniz bu işleri, çaldıkları enstrümanlardaki kanı temizlesinler önce.
önce teröristlerle aynı yastığa baş koyup sonra böyle manifestomsu ağlaklıklara hiç gerek yok.
tanım: oysa sevgi pıtırcığı olmaları gerekiyordu değil mi cemo çaldıklarında ağlayan saf ve temiz anadolu çocukları? diye soru sorduran bir mektuptur.
geçeceksiniz bu işleri, çaldıkları enstrümanlardaki kanı temizlesinler önce.
önce teröristlerle aynı yastığa baş koyup sonra böyle manifestomsu ağlaklıklara hiç gerek yok.
devamını gör...
şapkacı
lewis carroll'ın alice harikalar diyarında ve aynanın içinden kitaplarında yer alan karakter. çılgın şapkacı olarak da bilinir.
ayrıca a. g. howard’ın alice harikalar diyarında kitabından esinlenerek yazdığı kraliçe serisinin ikinci kitabının adıdır.
ayrıca a. g. howard’ın alice harikalar diyarında kitabından esinlenerek yazdığı kraliçe serisinin ikinci kitabının adıdır.
devamını gör...
sanatın burjuva için olması
burjuvanın sanatı kapsaması sonucu oluşan görüngü, tıpkı zenginlerin ve büyük şirketlerin arkeolojiyi evlat edinmesi gibi bu da bir görüngü sadece. sanatı zenginler yaratmadı, tekniği, teknolojiyi, felsefeyi, ideolojileri.. aslında tüm nitelikli insan evrimi menşeili edevatları ekonomik (maddi) durumlarından soyutlayarak incelediğimizde - bir şeylerin - fakirleri, fukaraları geliştirdi, her şeye sahip olayazıp duran zenginler değildi bu yaratım dürtüsünün gerçek sahibi. evet kabiliyetli ve zeki insanlardı ve eskiden beri kabiliyet ve zeka zengin saraylarında koleksiyon niyetine biriktirilen bir şeydir. o kabiliyetli deha mühendislere, sanatçılara yakından bakarsanız çözüm bulmaya aç, fakir, üretkenliğin yoksulluğunu yenmeye çalışan, acılar içinde kıvranan kişiler görürsünüz genel olarak (istisnaları da vardır - yani uzmanlığı kişilik ve mental konular olan ya da bu konularda avantajlı durumda bulunan büyük zihinler de yaşamış-). sanatın bir işe yaramaması ve tekniğin, bilimin zengin, zeki ve soylu insanların emeği olduğu düşüncesi insanlık içerisinde kasıtlı olarak tutundurması yapılan ideolojik bir araçtır. varlık fakirdir, zenginleşmeye yönelir, zenginleşip zehirlenme fırsatı bulunca da arınmaya yönelme fırsatı (niyeti) bulursa da geriye dönmeye çalışır. canlılar da bir çeşit maddedir ve doğuştan fakirdirler, (oluşmuş yapısal ya da genetik yatkınlıkları kısmi buluyor ve kazanılmış bir zenginlik olarak görmüyorum, emek olmadan bir hiçtir bunlar, hatta bazen felakete sürükler varlığı)
daha zengin yaşayış için çözüm üretmek geliştirmek zorundadırlar. sanat bu şeyleri izah etmeye çabalayan toplumsal bir bilinçaltıdır, kim sahiplenirse onun için çalışır tıpkı zeka ve tekniğin krallar için, saraylar-beyler için çalışabileceği gibi sanat ta piç kalır ya da bırakılırsa onu sahiplenen burjuva için çalışır.
evet! teknik olarak 'entelijensiya' (akademik ileri gelenler) yöneticiliği bir mecburiyet değil ihtiyaçtır, ancak bu durumların mantığını insanların zihnini, - insansı - kabiliyetini, emeğini sömürmek için kullanan suistimalcilere karşı sorumsuz kişiler ve gruplar olarak varolunmamalı dünyada.
daha zengin yaşayış için çözüm üretmek geliştirmek zorundadırlar. sanat bu şeyleri izah etmeye çabalayan toplumsal bir bilinçaltıdır, kim sahiplenirse onun için çalışır tıpkı zeka ve tekniğin krallar için, saraylar-beyler için çalışabileceği gibi sanat ta piç kalır ya da bırakılırsa onu sahiplenen burjuva için çalışır.
evet! teknik olarak 'entelijensiya' (akademik ileri gelenler) yöneticiliği bir mecburiyet değil ihtiyaçtır, ancak bu durumların mantığını insanların zihnini, - insansı - kabiliyetini, emeğini sömürmek için kullanan suistimalcilere karşı sorumsuz kişiler ve gruplar olarak varolunmamalı dünyada.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
aslinda cok eglenceli herkesle iyi anlaşan uyumlu biriyken işine gelmeyen durumlarda herkesin moralini ayni anda bozmasan keşke. bi de annemle surekli bi küsüp bi barışmayin. o kadar yoruldum ki..
devamını gör...
uzman çavuşun doktoru darp etmesi olayının iftira olması
doktor darp eden uzman çavuşa doktorların alkışlı protestosu başlığını açan yazar olarak üzüldüğüm durumdur. umarım askerin maruz kaldığı açığa alınma durumu bir an önce düzeltilir ve ilgili doktor aynı muameleyi görür.
amaaa bu demek değildir ki ülkede sağlık çalışanlarına karşı kitlesel bir şiddet isteği yok ve bu durumu pembe götlü doktor düşmanları bu durumu provake edip abartacak. sağlık emekçilerini yedirtmeyiz sizin gibi yobazlara! av istiyordunuz, alın size av. o doktoru parçalayın mecazen ve hevesinizi alıp köşenize çekilin!
amaaa bu demek değildir ki ülkede sağlık çalışanlarına karşı kitlesel bir şiddet isteği yok ve bu durumu pembe götlü doktor düşmanları bu durumu provake edip abartacak. sağlık emekçilerini yedirtmeyiz sizin gibi yobazlara! av istiyordunuz, alın size av. o doktoru parçalayın mecazen ve hevesinizi alıp köşenize çekilin!
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
zeytin kurmak. ilk toplandığında o kadar acı oluyor ve acılığının geçmesi için o kadar çok su içinde beklemesi ve suyunun değiştirilmesi gerekiyor ki yenilebilir hale gelene kadar nasıl vazgeçmediklerini merak ediyorum doğrusu.
devamını gör...
