atatürk’ün ismini sansürleyen cumhurbaşkanlığı çevirmeni
etiyopya başbakanı bile atatürk'ü bunlardan daha iyi biliyor ve bunları gıcık etmek için bile bile damarlarına basıyor. helal olsun etiyopya başbakanına.
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
çilek ay
ingilizce'ye strawberry moon olarak çevrilen ve amerika'daki çilek hasadının yapılacağı haftalar içerisinde kendini gösteren pembiş renkli ay.

ay'a böyle denmesinin sebebi rengi değil anlayacağınız üzere. haziran ayında görülüyor ve birçok yerde farklı isimlerle anılıyor. mesela avrupa'da güllerin yeşerdiği haftaya denk geldiğinden kendisine "rose moon" diyenlerde var.

manhatttan.
aya ismini algonquian kabileleri'nin verdiği düşünülüyor. kanlı ay tutulması kadar olmasa da oldukça etkileyici bir görsel şölen.
2020 yılının altıncı ayında da tutulma gerçekleşti. rivayetlere göre 70 yılda bir gerçekleşiyor ve çoğu kişinin yeniden görmeye ömrü yetmiyor. *

ay'a böyle denmesinin sebebi rengi değil anlayacağınız üzere. haziran ayında görülüyor ve birçok yerde farklı isimlerle anılıyor. mesela avrupa'da güllerin yeşerdiği haftaya denk geldiğinden kendisine "rose moon" diyenlerde var.

manhatttan.
aya ismini algonquian kabileleri'nin verdiği düşünülüyor. kanlı ay tutulması kadar olmasa da oldukça etkileyici bir görsel şölen.
2020 yılının altıncı ayında da tutulma gerçekleşti. rivayetlere göre 70 yılda bir gerçekleşiyor ve çoğu kişinin yeniden görmeye ömrü yetmiyor. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
sevmediğim insanların üstünü çizerim. başka da bir çizimim yok, yetenek yok çünkü.
devamını gör...
tanışmak istenen ölmüş yazarlar
hz. muhammed. umarım linç yemem.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
uzun uzun tanım giren yazara emeğe saygı anlamında oy vermek. az bilinen görgü kurallarından biridir.
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
“halde” kelimesine takılmamak gerektiğini düşündüğüm durumdur. yazar olduğumuz “halde” de tanım girmek için kasıyoruz çoğunlukla. herkesin birbirine örnek olması gerektiği bir dönem başlıyor sanki.
edit: i can see you...
edit: i can see you...
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
bilinmeyen bir pudra şekerinin mektubu
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak: vurmada nabzı ruhun.
yarasalar duyurmada bana
kanatlarının ihtizazını.
şimdi hep korkular benden yana
bekliyor sular, açmış ağzını.
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak vurmada nabzı ruhun.
siyah ufukların arkasında
seslerle çiçeklenmede bahar
ve muhayyilemin havasında
en güzel zamanın renkleri var.
ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
ışık yok gecemde, gündüzümde.
gözlerim görmüyor... lâkin güneş
o her zaman, her zaman yüzümde.
orhan veli kanık- güneş.
kafamda o dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak: vurmada nabzı ruhun.
yarasalar duyurmada bana
kanatlarının ihtizazını.
şimdi hep korkular benden yana
bekliyor sular, açmış ağzını.
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak vurmada nabzı ruhun.
siyah ufukların arkasında
seslerle çiçeklenmede bahar
ve muhayyilemin havasında
en güzel zamanın renkleri var.
ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
ışık yok gecemde, gündüzümde.
gözlerim görmüyor... lâkin güneş
o her zaman, her zaman yüzümde.
orhan veli kanık- güneş.
devamını gör...
kürşat ayvatoğlu'nun arabada kokain içmesi
işte bunlar hep (bkz: kimyasal islamcı).
devamını gör...
irezumi
japon dövmeleri paleolitik zamana kadar uzanır.
suçla ilişkilendirilmeleri ise kofun dönemine rastlar.
suçun niteliği ve sayısını belirtmek için yapıldı.
1789-1948 arasında japonyada dövme yapmak yasaklandı. ancak yakuzalar, ''siz misiniz ulan bunu yasaklayan'' deyip, itaatsizliği göstermek için bu sefer tüm vücutlarına dövme yaptırmaya başladı.
çelik bir uç vasıtasıyla, kendi elleriyle, kendilerine dövme yapmak hakikaten tarrak ister. zira süreç çok acı vericidir. bu şekilde dövme yapma işine teboridenilir.
tüm vücuda dövme yapma yıllar alır. kırmızı rengin elde edilmesi, demir sülfattan elde edilir ki; buda toksik bir maddedir.
pahalı bir iştir. bu zenginliği, verdiği acıya dayanabilme ise gücü temsil eder.
günümüzde zaman zaman, dövmeli kişilerin vucutlarındaki dövmeleri gösterebileceği yerlere girmeleri yasaklanabiliyor. havuz, fitnıs merkezi, hamam gibi...
2012 yılında osaka belediye başkanı vücuduna dövme yaptırmış kişilerin işe alınmamalarını sağlamak amacıyla kampanya bile yapmıştı.
bedenlerinde küçük, minnacık olsada dövme bulunan kişiler, oldukça hoşgörüsüz görülmekte.
japonya'nın en büyük iki havayolu şirketi de dahil olmak üzere birçok büyük işveren, personelin her türlü dövme yapmasını yasaklıyor.
www.theguardian.com/world/2...
suçla ilişkilendirilmeleri ise kofun dönemine rastlar.
suçun niteliği ve sayısını belirtmek için yapıldı.
1789-1948 arasında japonyada dövme yapmak yasaklandı. ancak yakuzalar, ''siz misiniz ulan bunu yasaklayan'' deyip, itaatsizliği göstermek için bu sefer tüm vücutlarına dövme yaptırmaya başladı.
çelik bir uç vasıtasıyla, kendi elleriyle, kendilerine dövme yapmak hakikaten tarrak ister. zira süreç çok acı vericidir. bu şekilde dövme yapma işine teboridenilir.
tüm vücuda dövme yapma yıllar alır. kırmızı rengin elde edilmesi, demir sülfattan elde edilir ki; buda toksik bir maddedir.
pahalı bir iştir. bu zenginliği, verdiği acıya dayanabilme ise gücü temsil eder.
günümüzde zaman zaman, dövmeli kişilerin vucutlarındaki dövmeleri gösterebileceği yerlere girmeleri yasaklanabiliyor. havuz, fitnıs merkezi, hamam gibi...
2012 yılında osaka belediye başkanı vücuduna dövme yaptırmış kişilerin işe alınmamalarını sağlamak amacıyla kampanya bile yapmıştı.
bedenlerinde küçük, minnacık olsada dövme bulunan kişiler, oldukça hoşgörüsüz görülmekte.
japonya'nın en büyük iki havayolu şirketi de dahil olmak üzere birçok büyük işveren, personelin her türlü dövme yapmasını yasaklıyor.
www.theguardian.com/world/2...
devamını gör...
geceye bir efsane bırak
bir efsaneye göre, biri öldüğünde ve arkasından kimse ağlamadığında ağlaması için biri seçilir. bazen sebepsiz ağlamanızin sebebi budur.
devamını gör...
karambol (yazar)
bizi okurken tebessüm ettirecek dergiyle sorumlu olan değerli yazardır.
devamını gör...
suat derviş
fosforlu cevriye’si belki de hiç tanıyamayacağımız hayatları o kadar içten o kadar sıcak anlatır ki, cevriye’den, o hem acı hem de umut dolu hayattan uzak kalmayalım diye bitirmek istemez, ya da tekrar tekrar okumak ister insan kitabı.içtenliği, mertliği, safiyane sevgiyi, kabullenmişliği, hayatı çözmüşlüğü ile oturur kalır gencecik bir kadın yüreğinize.
devamını gör...
lanetli çaylaklık
o kadar alışamadım ki çaylak olmaya lanetli çaydanlık olarak okudum başlığı. *
devamını gör...
çekik gözlü erkekler
ülkemizde büyük şehirinden küçük şehirine kadar karşımıza her adım başı çıkabilen ( daha çok afganlar) insan ırkı.
evvelden çekik gözlü ile karşılaşılsa bu da en fazla ihtimal japon turist olurdu.
evvelden çekik gözlü ile karşılaşılsa bu da en fazla ihtimal japon turist olurdu.
devamını gör...
johnny got his gun
metallica'nın etkilenip one şarkısını yazdığı filmdir.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.
işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
devamını gör...
depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
sadece lafın gelişi, dışarı çıksan da iyi olamıyorsun.
devamını gör...
paylaş butonu güncellemesi
telegram'da paylaş ve link'i kopyala opsiyonları da eklenmiştir.
devamını gör...


