mesafenin önemi yoktur.
burnunun dibinde olsa ne olacak?
seni anlamıyorsa,
ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda...
en ihtiyaç duyduğun anda,
iki satırıyla bile olsa,
bir çırpıda yanı başında...
mesafe uzaklıklarda değil,
mesafe fedakarlıkta!


özdemir asaf
devamını gör...

yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” diye başlar kitap , daha ilk cümlesinden vurur insanı .
devamını gör...

vişne karpuza evrilmiş
hıyar içmekten devrilmiş
atışma oyuncağa çevrilmiş
bana buralar vız gelirmiş
devamını gör...

genellikle senarist, yönetmen ve yapımcı olarak tanınmakla birlikte, şair, fotoğrafçı, ressam, çizer ve grafik tasarımcı olarak da bir çok işe imza attı.
filmlerinde şiirsel diyaloglar ve politik & felsefi konularla ilgili sembolik hikaye tarzını kullanır. en belirgin özelliği sabit kamera kullanımı olduğu söylenir. iran sinemasını bir üst sınıfa taşımayı başarmıştır. 2016 yılında hayata gözlerini yumdu.
devamını gör...

aydınlık, az eşyalı, açık renklerle boyanmış duvarı, havalandırılmış ve temiz evlere girildiğinde hissedilen ferahlık.

serin ve güneşli kış sabahlarında evden dışarı adım atıldığında karla karşılaşmakla hissedilen ferahlık.

içinde kavga gürültü olmayan evlerde sevgiyle ve anlayışla büyümüş insanların kalbinde ağırlanıldığı zaman hissedilen ferahlık.
devamını gör...

90 larrr
muzip bir havayla yerimi alıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tarkan şımarık çalınmazsa eğer yayıncımızın özür dilemesini talep ediyorum. ali desidero,aboneyim abone bunlarda kafi..

tabii işin şakası, haydi bu yayına çıkın çıkın gelin..90'lar çocuğuz biz çok üstümüze gelmeyiniz.*
devamını gör...

(bkz: arthur)
devamını gör...

bir yer düşünün, benim için 20 yıl, aslında çok daha fazla bir süredir kitabevi olup asıl görevi buluşma noktası olmak olsun. işte orası dost kitabevi’dir.
devamını gör...

gayet normal erkektir. bugün o diz çöker önünüzde yarın siz. çok şeyapmayın.
devamını gör...

david lean'in yönetmenliğini yaptığı 1957 yapımı filmdir.

bu film benim için önemli bir filmdir. ancak o kısma daha sonra geleceğim. filmin konusu aslında bilindik bir ''esir kampı'' hikayesi ile şekilleniyor. tabi yılı itibarı ile ilk örneklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. bir grup ingiliz askeri ikinci dünya savaşı sırasında japonlara esir düşer. esir düşenlerin arasında albay nicholson ve pek çok subayla birlikte yüze yakın er vardır. hikaye ingilizlerin kampa gelmesiyle birlikte albay nicholson'ın, kamp komutanı albay saito'ya savaş esirleri hakkındaki anlaşmayı göstermesi ve bu antlaşmanın şartlarına riayet edilmesini istemesiyle başlar. çünkü bu andan itibaren nicholson ve saito arasında gerek askeri, gerek kişisel anlamda bir sürtüşme yaşanacağını anlıyorsunuz. farklı kuralları olan, yaşama bambaşka noktalardan bakan iki üst rütbeli subayın zihinsel savaşının başladığı an işte bahsettiğim andır. kamp alelade bir kamp değildir. japonların inşaatını tamamlaması gereken bir köprü vardır ve süre kısıtlıdır. köprü 1 ay içerisinde tamamlanmak zorundadır. bu yüzden kamp komutanı saito bütün askerlerin, rütbelilerde dahil çalıştırılmasını istemektedir ve antlaşmayı umursamaz.

albay nicholson ise bu tavır karşısında duruşunu bozmaz. ingiliz albayın inadını kıramayacağını anlayan albay saito. ingilizlerin direncini kırmak ve nicholson'ı küçük düşürmek için onu kampın ortasında, güneşin alnında, küçük bir bir hücreye kapatır. askerler komutanlarının halini ahvalini görmektedir. saito'nun planı tutmamıştır. komutan direndikçe, askerler daha da şevke gelmiş ve işleri iyice yavaştan almaya başlamışlardır. komutanlarının direnci onlarında karşı koyma arzusunu iyice kamçılamıştır. bu gelişme saito'yu daha da gaddarlaştırır. nicholson'dan askerlerine hızlı çalışmaları için emir vermesini ister, şayet bu emri vermezse, yaralıları dahi çalıştıracağını söyleyerek, ingiliz komutanı bir kere daha sınar. ancak nicholson bu şantaja da boyun eğmez. saito çaresiz kalmıştır. bu sinir harbini kimin ,nasıl kazandığını görmek içinse filmi izlemenizde fayda var. *

gelelim benim mevzuya; ben bu filmi hiç yoksa 9-10 kere izlemişimdir. baştan söylemiştim ya benim için yeri farklıdır. filmi izlemeyi seviyorum ama ben asıl askerlerin ıslıkla icra ettiği ezgiye hastayım. rahatlatıcı bir etkisi var benim üzerimde. ne zaman stresli bir durumla ya da sorunla karşılaşsam, bu ezgiyi ıslık olarak öttürmeye başlarım. bu sayede rahatlar, daha hızlı düşünür ve sonuç alınacak hamleyi yaparım. bu ezgi tabiri caizse benim yaşam koçumdur. onun sayesinde sağa sola para dökmeme gerek kalmaz * şuraya o muazzam ıslık konçertosunu bırakıyorum. dinleyiniz ve feyiz alınız*


dinlerken yine eşlik etmeye başladım ve üzerime bir huzur çöktü iyi mi? * direnişin müziğidir aynı zamanda, gaza gelmeden kapatsam iyi olur. daha radyo programını dinleyeceğim. neyse neşet ustayı yakaladım. bahça duvarından aşmam lazım. hadi bana eyvallah...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: okumadım kardeş durumumuz yoktu)
devamını gör...

sıkmayın kardeşim implant çok pahalı.sonra takma dişe mahkum olursunuz tak tak tak..gece suya koyması falan ayrı iş..
devamını gör...

bu salı da saat 21.00 da aykut ile kimbilir neler konuşup, kimbilir ne güzel müzikler dinleyecegimiz, keyifli olmasını umduğumuz radyo programı.
takribi 2 saat sonra görüşmek üzere!
(takribi kelimesini ilk defa cümle içerisinde kullandım, umarım doğru kullanmışımdır)
devamını gör...

günümüze etkileri yadsınamaz derecede fazla olan ünlü 29 bilim insanının tek karede buluştuğu fotoğraf;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kuantum mekaniği üzerine beşinci solvay konferansı, 1927, brüksel. benjamin couprie’nin fotoğrafı. arka sıradan öne, soldan sağa: auguste piccard, émile henriot, paul ehrenfest, édouard herzen, théophile de donder, erwin schrödinger, jules-émile verschaffelt, wolfgang pauli, werner heisenberg, ralph howard fowler, léon brillouin, peter debye, martin knudsen, william lawrence bragg, hendrik anthony kramers, paul dirac, arthur compton, louis de broglie, max born, niels bohr, ırving langmuir, max planck, marie skłodowska curie, hendrik lorentz, albert einstein, paul langevin, charles-eugène guye, charles thomson rees wilson, owen willans richardson. (fotoğraf: wikimedia commons [public domain])
devamını gör...

kuram; genel, soyut ve rasyonel olan herhangi bir olayı, doğrulanmış gözlem ve deneyler baz alınarak açıklamak için kullanılan düşünce sistemidir. günümüzde hayal ürünü, dayanaksız fikir yürütme gibi çağrışımlar taşır.
devamını gör...

hz. muhammed'in sütkardeşi olan kadın sahâbî. kaynaklarda adı farklı şekillerde geçer fakat "şeymâ/şemmâ" lakabıdır. lakabıyla ünlenmiştir o yüzden adı unutulmuştur. hz. şeyma, hz. muhammed'in bakımı için annesine yardım etmiştir. hatta ona ninniler söylediği bildirilir ki, bazı mısralar kaynaklarda aktarılır. kendisi 630 yılında, huneyn gazvesi'nde esir düşünce, kendisini yakalayan askerlere resulullah'ın sütkardeşi olduğunu söyledi ve ona götürülmesini istedi. hz. muhammed, ondan doğru söylediğine dair bir delil istedi. hz. şeymâ da, ona çocukluk zamanlarında omzunu ısırdığını hatırlatıp hâlâ belli olan ısırık izini gösterdi. bunun üzerine hz. muhammed kendisini tanıyıp çok duygulandı ve göz yaşlarını tutamadı. daha sonra ridâsını serip onu oturttu ve eğer isterse kendi yanında kalabileceğini, isterse de kabilesine dönebileceğini söyledi. müslüman olan hz. şeymâ kabilesine dönmek istediğini söyledi. bunun üzerine hz. muhammed ona birçok hayvan ve birkaç köle verip yurduna gönderdi. ayrıca hz. muhammed, hz. şeymâ'ya ailesinden kimlerin hayatta bulunduğunu sormuştur. hz. şeymâ da, anne ve babasının vefat ettiğini, kardeşleri abdullah ve üneyse ile amcasının sağ olduğunu söylemiştir.

bu benim öyle bir kardeşimdir ki,
onu annem dünyaya getirmemiştir.
babamın, amcamın soyundan da değildir.
ama ona canım fedâdır...


hz. şeymâ'nın hz. muhammed için yazdığı mısralar...
devamını gör...

mutlu huzurlu bir ev.
devamını gör...

italya'da mantova yakınlarında keşfedilen ve 6.000 yıllık bir geçmişe sahip, gözlerinin içlerine bakarak kucaklaşan iki iskeletin ebediliğine ''valdaro aşıkları'' adı verilmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu iskeletler neolitik döneme ait ve o dönemde ''çift cenaze'' törenleri daha doğrusu kişilerin çift olarak gömülmesi çok nadir görüldüğünden tarih için önemli bir yere sahip. ölümlerinin sebebi bilinmemekle birlikte hemen şairleşmeyi seven insan evlatları başta neolitik dönemin ''romeo and juliet''i olduklarını ve talihsiz bir şekilde öldüklerini öne sürmüş olsalar da incelemeler sonucu kişilerin ölümüne kendilerinin sebep olmadığı ortaya çıkmış. aslında tarihte annelerin çocuklarına sarılmış bir şekilde bulunduğu örnekler mevcut olsa da bir kadın ve erkeğin birbirlerini bu denli kucaklayarak gömülmüş olmaları önemli bir yere sahip. ayrıca yapılan ilk incelemelerde dişlerin fazla zarar görmemesinde ötürü 20'li yaşlarında oldukları düşünülmüş.


kazıyı yöneten arkeolog elena maria menotti‘ydi. iskeletler sadece on dört yıl önce (2007) bulunduğunda, onlarla ilgili herhangi bir bilgiyi bu kadar çabuk tanımlamak gerçekten zordu. çünkü bu süreç, her kemiğin derinlemesine incelenmesi gereken uzun bir süreçtir. menotti, çiftin ayrılmamasına, bulundukları şekilde taşınmaları ve korunmaları gerektiğine karar verdi. böylece kazı ekibi, keşiflerini toprak bir plaka şeklinde kazdı ve tahta bir kutuya yerleştirdi.


belki de tam olarak neden öldükleri asla bilinmeyecek ve bizler tahminden ötesine gidemeyeceğiz fakat ölümlerinden binlerce yıl sonra bile aynı şekilde muhafaza edilmeleri insanın içini nedensizce rahatlatıyor.
devamını gör...

bu hafta sözlük radyo programı 2 temmuz sivas katliamını anma olunca, kayıtsız kalamadım. çarşamba akşamı saat 22’de radyoya bir ses kaydı ile katılacağım. bu anma gününü unutmadıkları için radyo yönetimine ve program yapımcısı “ben garip sen benden de garip ama hepimiz umutlu’ya” çok teşekkür ediyorum.

çarşamba akşamı buluşmak üzere.

dün gece rakının bana verdiği yetkiyi yudumlayarak kayıt yapılmış ve gönderilmiştir. sürçülisan ettiysek şimdiden affola.

not: bu afffffedersin discord mudur nedir, ne menem bir programdır. artık ses kaydımı gönderdim, yanlışlıkla nude mö attım belli değil. az kolay yapın şu programı! insan kullanacak bunu ulen.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim