ruhen yorgun olmak
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
seyir defterini başkası yazsın..
beni bekleme kaptan
seyir defterini başkası yazsın..
devamını gör...
interstellar müziği
devamını gör...
şanssız olmak
tam her şey yolunda gidiyor derken altüst olan hayat düzeni.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
devamını gör...
yalmavuz
türk toplumlarının anlatılarında bir tür dev ve cadı karışımı yaratık. insan kanı içtiğinden bahsedilir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
uygurlar arasında yalmavuz, özbeklerde yalmağız, kazaklarda calmavız ve kırgızlarda celmağuz şeklinde adlandırılır.
yedi başlıdır ve yarı insan yarı hayvan olarak tasvir edilmektedir. şekil değiştirme huyu vardır. genelde kurbanlarına ak saçlı bir nine olarak görünür ve onların güvenini kazanır. sonrasında ise cumburlop midesine indirir. kan emicilik en tipik özelliğidir.
abdulhakim mehmet ''çın tömür batur'' çalışmasında yalmavuz şu şekilde anlatılır;
yalmavuz, yaşlı bir nine kılığındadır ve kördür. duman tüten yerde, biçimsiz ve eski bir evde yaşar. ateşin sahibidir ve evine gelen mehtumsula adlı kıza ateş verir. kız onun “yedi başlı canavar” olduğunu anlar. yalmavuz, genç kıza bit ve sirke vererek bunları iki tarafına atarak yürümesini söyler. kız böyle yapınca sirke dökülen yanda dikenler, bit dökülen tarafta çalılar oluşur ve yalmavuz bu yoldan kızın evine varır. mehtumsula’yı saçlarından tavana asar ve onun ayak tabanlarını delip kanını içer. her gün bu şekilde gelir ve kan içer, mehtumsula’yı tehdit eder.
bir başka anlatısında ise şu hikayeye yer verir;
mehtum han adlı bir kız abisinin sözünü dinlemez ve ateş sönünce ateş bulmak için evden çıkar. bir dağ eteğinde yükselen bir duman görür ve ateş alabilmek için oraya gider. orada yaşlı bir nine görür. bu nine bir tencerede ak bit bir tencerede ise gök bit kaynatmaktadır. kız selam verip ninenin evine girer ve fark ettirmeden ateş alıp evine döner. bu nine aslında “yedi başlı yalmavuz”dur ve sık sık insan kanı içip keyif sürer. kızı gizlice takip eder, evine gelir, kıza iki tokat vurup onu bayıltır ve kızın kanını içer. bu anlatıda yalmavuz insan kokusunu alma kabiliyetine de sahiptir.
alimcan inayet ise yalmavuzu şu şekilde anlatmıştır;
yalmavuz ateşe sahiptir.. hilekârdır ve bir şekilde insanların ateşini söndürüp onları kendine muhtaç eder ve kahramanlar canları pahasına ateşi elde edebilmek için yalmavuz ile mücadele ederler. o ise ateş istemek için gelenleri yakalayıp onların kanları içer.
yalmavuz'un fiziksel özelliklerine bakarsak, batının vampir miti ile aralarında ciddi bir benzerlik olduğunu görürüz. -diğer benzerlik için (bkz: albastı)- yalmavuzun uzun sivri dişleri vardır ve bu dişler sayesinde avının kanını emer. şekil değiştiriyor olması da yine vampirlerle ortak özelliğidir.
daha önce albastı (albız) örneğinde de değindiğim üzere, türk mitolojisinde yer alan bu varlıklar dönemsel olarak, batı vampir mitlerinden önce gelir. ayrıca türk mitolojisinde bu özelliği haiz başka yaratıklar da vardır. yani çeşitlilik fazladır. mısır, eski yunan ve roma mitolojilerinde böyle varlıklardan bahsedilse de misal strigae gibi, vampir mitlerinden bahsedilirken türk mitolojisine hiç değinilmemesi cidden enteresandır. oysa bu mitosun kaynak olarak beslendiği en engin pınar türk mitolojisidir.
devamını gör...
dershaneye gidilmeli mi sorunsalı
konuları bir yerlerden (kitap vb.) kendim öğrenirim diyorsan dershanesiz de olur.
çözemediğin soruları sorabileceğin birileri varsa dershanesiz de olur.
disiplinini kendin oturtabilirsen dershanesiz de olur.
çözemediğin soruları sorabileceğin birileri varsa dershanesiz de olur.
disiplinini kendin oturtabilirsen dershanesiz de olur.
devamını gör...
en çabuk unutulan şey
zahmetsiz elde edilen herşey
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
brothers düğüm salonu iftiharla sorar!
cebimiz fakir ruhumuz zengin mi?!
küçük ama pahalı lüksleriniz nedir?
bu akşam zengin gösteren şeylerden bahsediyoruz millet!
burma bileziğini kalın altın zincirini takan gelsin! yazın anlatın! komşular çarşıda pazarda görsün! şöyle bir salının da elalem zenginlik öğrensin!

bu haftaki görselimiz için gönlü zengin arkadaşımız cenk'in arka bahçesi'ne ayrıca teşekkürler.*
cebimiz fakir ruhumuz zengin mi?!
küçük ama pahalı lüksleriniz nedir?
bu akşam zengin gösteren şeylerden bahsediyoruz millet!
burma bileziğini kalın altın zincirini takan gelsin! yazın anlatın! komşular çarşıda pazarda görsün! şöyle bir salının da elalem zenginlik öğrensin!

bu haftaki görselimiz için gönlü zengin arkadaşımız cenk'in arka bahçesi'ne ayrıca teşekkürler.*
devamını gör...
her müslümanın her gün aklına getirmesi gereken söz
din imanla pek alakam yok ama bence "ey müminler! kul hakkı yemeyin!" dir
devamını gör...
freud'un oğlum sen de lafı eviriyon çeviriyon o işe getiriyon diyen arkadaşı
istanbul üniversitesi profesörü ahmet murat sezenkişi'dir.
1926 yılında bir seminerde arka odada laflıyoruz herr freud'la. kendisi bir nörolog amma velakin aklı sürekli erkliğe çalışıyor. bir ara dayanamadım muhabbete dâhil oldum. "neden dimağ denilen karmaşık olguyu sürekli şeye bağlıyorsun?" diye sordum. "ehem, anlamadım herr sezenkişi? biraz daha açık olsanız kuzum." dedi. o anda cevvallenerek: "oğlum" dedim, "sen de eviriyon çeviriyon her şeyi o işe getiriyon" o anda anlayarak bir muzip kahkahadır patlattı. bereket versin bende oracıkta güldüm. ama yine de güvenmiyorum bu herife, müstehzi kahkahalar fırlatıyor oraya buraya.. bakalım göreceğiz."
kaynak: ist. üni. nürnberg 4. nürnberger doktorandenkonferenz / hatıratlar - 1926 pr. dr. a. m. sezenkişi
1926 yılında bir seminerde arka odada laflıyoruz herr freud'la. kendisi bir nörolog amma velakin aklı sürekli erkliğe çalışıyor. bir ara dayanamadım muhabbete dâhil oldum. "neden dimağ denilen karmaşık olguyu sürekli şeye bağlıyorsun?" diye sordum. "ehem, anlamadım herr sezenkişi? biraz daha açık olsanız kuzum." dedi. o anda cevvallenerek: "oğlum" dedim, "sen de eviriyon çeviriyon her şeyi o işe getiriyon" o anda anlayarak bir muzip kahkahadır patlattı. bereket versin bende oracıkta güldüm. ama yine de güvenmiyorum bu herife, müstehzi kahkahalar fırlatıyor oraya buraya.. bakalım göreceğiz."
kaynak: ist. üni. nürnberg 4. nürnberger doktorandenkonferenz / hatıratlar - 1926 pr. dr. a. m. sezenkişi
devamını gör...
trans yağ yoktur ibaresinin yasaklanacak olması
sağlıksız olan şeylerin hayatımızdan çıkarılması yerine sağlıksızlıklarını saklamaya yönelik olarak yapılacak olan icraat.
büyük ihtimalle zamanında amerika'nın bu ülkeye sokuşturduğu süt tozlarıyla başlayan gıda terörü son sürat devam ediyor. bizde bu kafa olduğu sürece monsanto'su da, cargill'i de, gdo'su da, trans yağı da bitmez. bizde ilk önce değişmesi gereken şey insanların kafa yapısı, zihniyeti. bu değişmediği sürece bizi daha çoook kazıklar, çok hasta ederler.
büyük ihtimalle zamanında amerika'nın bu ülkeye sokuşturduğu süt tozlarıyla başlayan gıda terörü son sürat devam ediyor. bizde bu kafa olduğu sürece monsanto'su da, cargill'i de, gdo'su da, trans yağı da bitmez. bizde ilk önce değişmesi gereken şey insanların kafa yapısı, zihniyeti. bu değişmediği sürece bizi daha çoook kazıklar, çok hasta ederler.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
“yanan ışıklarımı kaplayacak kadar karanlığım var.”
sagopa kajmer.
sagopa kajmer.
devamını gör...
sayın cumhurbaşkanımızla külliye'de birlikte olduk
bir süleyman soylu vecizesi. 24 mayıs 2021 habertürk canlı yayınında söylenmiştir. kafa sözlük yeni bir bkz a mı gebe yoksa?
devamını gör...
atsina
a'aninin, gros ventre. kuzey amerika'nın büyük ovalar bölgesinde yaşayan, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
bu kabile kendisine "a'aninin" diyor ama artık nasıl yemek yemiş ve ne göbek yapmışlarsa onları gören beyazlar tarafından "büyük göbek" manasında "gros ventre" ve karaayak kabilesi tarafından "bağırsak halkı" manasında "atsena" denildiği için bu isimlerle tanınmıştır.
eskiden büyük göller bölgesinde yaşarken, ojibwe'lerin saldırıları karşısında batıya kaçan gruptan, büyük ovaların güneyine gidenlere arapaho denilirken, kanada'nın saskatchewan ve a.b.d'nin montana civarında yaşayanlar ise atsina ismini aldılar. geldikleri bölgede assiniboin ve cree saldırılarına karşı karaayak'larla ittifak oldular.
beyazlarla savaşları olmadı, antlaşma yaptılar ve rezervasyonda yaşamaya razı oldular. bugün montana'daki rezervasyonda eski düşmanları olan assiniboin kabilesiyle beraber yaşamaktadırlar.
bu kabile kendisine "a'aninin" diyor ama artık nasıl yemek yemiş ve ne göbek yapmışlarsa onları gören beyazlar tarafından "büyük göbek" manasında "gros ventre" ve karaayak kabilesi tarafından "bağırsak halkı" manasında "atsena" denildiği için bu isimlerle tanınmıştır.
eskiden büyük göller bölgesinde yaşarken, ojibwe'lerin saldırıları karşısında batıya kaçan gruptan, büyük ovaların güneyine gidenlere arapaho denilirken, kanada'nın saskatchewan ve a.b.d'nin montana civarında yaşayanlar ise atsina ismini aldılar. geldikleri bölgede assiniboin ve cree saldırılarına karşı karaayak'larla ittifak oldular.
beyazlarla savaşları olmadı, antlaşma yaptılar ve rezervasyonda yaşamaya razı oldular. bugün montana'daki rezervasyonda eski düşmanları olan assiniboin kabilesiyle beraber yaşamaktadırlar.
devamını gör...
emir kipi şeklinde kurum adları
işkur.
kolaydı. gel kendin kur.
kolaydı. gel kendin kur.
devamını gör...
kemalistsiz bir normal sözlük
yeri gelmişken kemalist yerine atatürkçü demeyi doğru bulduğumu belirteyim. çünkü sonuna -izm eki getirilebilecek bir gruba dahil edilmemesi gereken bir düşünce sistemidir atatürkçülük.
devamını gör...
ne ulan bu seks seks seks
an itibarıyla sözlük akışını görünce hançeremden fışkıran feryat.
devamını gör...
şeytan bunun neresinde
halk şairlerinden en büyüğü olarak da kabul edilen aşık dertli'nin döneminde "saz çalmanın günah olduğunu, şeytanların saz çalan kişinin başına toplandığını" söylemeleriyle, kadı tarafından saz çalmanın yasaklandığı bir dönemde yazmış olduğu muazzam taşlama örneğidir. aynı zamanda içinde bol bol din adamı eleştirisi de vardır.
bir çok aşık tarafından da seslendirilmiştir. (bkz: aşık veysel) başta gelir. aynı zamanda modern müziğe de pentegram çok güzel cover yapmıştır. buradan dinleyebilirsiniz.
bir çok aşık tarafından da seslendirilmiştir. (bkz: aşık veysel) başta gelir. aynı zamanda modern müziğe de pentegram çok güzel cover yapmıştır. buradan dinleyebilirsiniz.
devamını gör...

