yazarların yazar engelleme kriterleri
üslubuna dikkat etmeden mesaj atması.sen kimsin ki kendinde o cesareti buluyorsun.
devamını gör...
guile
bir street fighter karakteridir.

oyunun, 1991 yılında kollu makinelerle oynandığı dönemdeki sekiz karakterden biridir.

o dönemler en popüler iki karakter olan ken ve ryu’dan sonra atari salonu fareleri tarafından en çok tercih edilen karakterdir.
guile amerikan ordusunda bir pilottur ve amerikan ordusuna mensup olduğu her halinden bellidir. gereksiz bir özgüvenle dolu oluşu, kaslarını sergilemek için sürekli atletle dolaşması, john wayne filmlerine olan hayranlığı ve kolunda dövme olarak taşıdığı amerikan bayrağı ile altı boş amerikan milliyetçiliğinin bir sembolüdür.
guile’ın en bilinen iki hareketi aleks bu ve jilet hareketleridir. orijinal isimleri bizi ilgilendirmediği için türkiye’de kullanılan isimlerini yazmayı tercih ettim. aleks bu hareketi ile rakibine şok dalgası yollayan guile, jilet hareketi ile de bir tür ters takla atarak rakibine şiddetli bir darbe vurur.

düzgün bir aile hayatı olan guile karısı julia ve kızları amy ile mutlu mesut bir halde amerikan rüyasını yaşamaktadır. guile aynı zamanda ken’in bacanağıdır.
guile’in derdi gücü ise m.bison tarafından öldürülen arkadaşı nash’in intikamını almaktır. zaten street fighter’a katılma nedeni de tam olarak budur.
street fighter filminde guile karakterini nokta atışı bir casting ile jean-claude van damme oynamıştır.

oyunun, 1991 yılında kollu makinelerle oynandığı dönemdeki sekiz karakterden biridir.

o dönemler en popüler iki karakter olan ken ve ryu’dan sonra atari salonu fareleri tarafından en çok tercih edilen karakterdir.
guile amerikan ordusunda bir pilottur ve amerikan ordusuna mensup olduğu her halinden bellidir. gereksiz bir özgüvenle dolu oluşu, kaslarını sergilemek için sürekli atletle dolaşması, john wayne filmlerine olan hayranlığı ve kolunda dövme olarak taşıdığı amerikan bayrağı ile altı boş amerikan milliyetçiliğinin bir sembolüdür.
guile’ın en bilinen iki hareketi aleks bu ve jilet hareketleridir. orijinal isimleri bizi ilgilendirmediği için türkiye’de kullanılan isimlerini yazmayı tercih ettim. aleks bu hareketi ile rakibine şok dalgası yollayan guile, jilet hareketi ile de bir tür ters takla atarak rakibine şiddetli bir darbe vurur.

düzgün bir aile hayatı olan guile karısı julia ve kızları amy ile mutlu mesut bir halde amerikan rüyasını yaşamaktadır. guile aynı zamanda ken’in bacanağıdır.
guile’in derdi gücü ise m.bison tarafından öldürülen arkadaşı nash’in intikamını almaktır. zaten street fighter’a katılma nedeni de tam olarak budur.
street fighter filminde guile karakterini nokta atışı bir casting ile jean-claude van damme oynamıştır.
devamını gör...
yetersiz ulvi
aya yüzcem deyip yakamoz olan ulvi. suc mahallinde salça ekmek yiyen ulvi. beyin jimnastiği yaparken eşofman giyen ulvi. bayan yanı isteyip koca kucağına oturan ulvi. geleceği görüp selam vermeyen ulvi..
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
onu bir görseniz sanırsınız,
o bir deniz yanılırsınız,
o benim güneş sistemim,
alacalı bikinisinde saklı,
deniz yıldızları, uzay taşları, arkadaşları..
ölü denizciler, kayıp galaksiler,
buldum! gözlerindeler.
senden tek istediğim geçmişin, geleceğin benim olsun..
yaz gelirken karışır böyle şeyler
neşeyle endişeler
ayak bastığım her yerdeler
üzerimden gemiler geçer
kaldırma kuvvetimdekiler
burası benim krallığım
sıkılırsan güneşten, gece oluruz erkenden
sen istersen
karşılığında istediğim geçmişin geleceğin,
benim olsun..
denizler cinayet işlemezler,
aslında kimseyi istemezler,
değiştirdi beni, bu garip astronomi
suçluyum belki ben,
sen sularımda ölürken, güldüm keyfimden
her zaman istediğimle,
geçmişin, geleceğinle,
benimsin artık,
derinlerde, derinlerde...
son feci bisiklet, bikinisinde astronomi
o bir deniz yanılırsınız,
o benim güneş sistemim,
alacalı bikinisinde saklı,
deniz yıldızları, uzay taşları, arkadaşları..
ölü denizciler, kayıp galaksiler,
buldum! gözlerindeler.
senden tek istediğim geçmişin, geleceğin benim olsun..
yaz gelirken karışır böyle şeyler
neşeyle endişeler
ayak bastığım her yerdeler
üzerimden gemiler geçer
kaldırma kuvvetimdekiler
burası benim krallığım
sıkılırsan güneşten, gece oluruz erkenden
sen istersen
karşılığında istediğim geçmişin geleceğin,
benim olsun..
denizler cinayet işlemezler,
aslında kimseyi istemezler,
değiştirdi beni, bu garip astronomi
suçluyum belki ben,
sen sularımda ölürken, güldüm keyfimden
her zaman istediğimle,
geçmişin, geleceğinle,
benimsin artık,
derinlerde, derinlerde...
son feci bisiklet, bikinisinde astronomi
devamını gör...
ünlü şair ve yazarların mezar taşı yazıları
dersine girdiğim bir hoca sayesinde bilgi edindiğim konu. niye bilmem ama bir yazar ya da şairden bahsederken eğer ölmüşse mezar taşı yazısını da söyler, artık o söylemese de ben merektan bakmaya başladım. en sevdiğimden başlayarak yazacağım.
auguste comte: ilke olarak aşk, temel olarak düzen, amaç olarak ilerleme.
(ek bilgi: brezilya bayrağındaki yeşil yuvarlağın ortasında yazan 'düzen ve ilerleme' yazısı auguste comte'un bu sözüne dayanır.)
virginia woolf: kendimi sana doğru savuracağım,yenilmeksizin ve boyun eğmeden, ey ölüm!
osho: hiç doğmadı. hiç ölmedi. dünya denen bu gezegeni 11 aralık 1931 ile 19 ocak 1990 arasında ziyaret etti yalnızca.
dorothy parker: toz yüzünden özür dilerim.
(ek bilgi: dorothy parker'in vücudu ölümü sonrası yakılmıştır.)
emily dickinson: doğum: 10 aralık 1830
geri çağrılma: 15 mayıs 1886 .
auguste comte: ilke olarak aşk, temel olarak düzen, amaç olarak ilerleme.
(ek bilgi: brezilya bayrağındaki yeşil yuvarlağın ortasında yazan 'düzen ve ilerleme' yazısı auguste comte'un bu sözüne dayanır.)
virginia woolf: kendimi sana doğru savuracağım,yenilmeksizin ve boyun eğmeden, ey ölüm!
osho: hiç doğmadı. hiç ölmedi. dünya denen bu gezegeni 11 aralık 1931 ile 19 ocak 1990 arasında ziyaret etti yalnızca.
dorothy parker: toz yüzünden özür dilerim.
(ek bilgi: dorothy parker'in vücudu ölümü sonrası yakılmıştır.)
emily dickinson: doğum: 10 aralık 1830
geri çağrılma: 15 mayıs 1886 .
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
ıki ayağımı ritimle biri öne biri arkaya gelecek şekilde zıplardım. bunu yaptığımda atomu parçalamış gibi sevinirdim. sonra anneme yaptığımda eee diyerek odama yollamıştı. benim bir tane mutlu anım niye yok ya.
devamını gör...
söylemekten keyif alınan ingilizce kelimeler
"hamburger" net. hamböğgı şeklinde de efsane bir telaffuzu vardır beni benden alır. "one hamburger menü, please".
devamını gör...
evde spor yapmak
yüz yılda bir olma ihtimali olup dünya çapında gerçekleşen bir salgın dönemine denk gelindiği takdirde formda kalmak ve tüm gün evden çıkmadığım/çıkamadığım için enerjimi atmama yarayan eylemdir.
14 mart'ta okulların kapanması dolayısıyla gitmem gereken bir işim olmadığı için ve de zorunluluktan dışarıda olanlara risk teşkil etmemek/riske girmemek için hayatımı 90 metrekareye sığdırdım.
fibromiyerji sebebiyle başladığım ama salondakileri gördükçe vaaav ben de bundan istiyorum, diyerek devam ettirdiğim spor serüvenim de bu zamanlarda sekteye uğramaya başladı. eve kapandığımız ilk günler herkes gibi zamanımın çoğunu yemeye ayırdım ben de. sonra baktım ki minnoş göbeğim iyice yumuşak bir hale bürünüyor, bedensel bir yorgunluk olmadığından uyku kalitem iyice düşüyor, hadi dedim bu evde de yapılabilir. sonra o video senin bu video benim derken sevgili inanç akbaş'a rastladım. yaklaşık 15 ila 20 dakikalık kısa videolarına denge, plates, fitness hareketlerini harmanlayarak birer konsept oluşturmuş kendileri. kardiyovasküler bir antrenman ile önce nabız yükseltiyorum . sonra üst vücut için bu video ile devam ediyorum, tabii pet şişe yerine dumbıl kullanıyorum. eğer bacak çalışacaksam bu video, sıkı birkarın istiyorsam da bu linkten devam ediyorum.
her videonun başında ısınma, sonunda da esneme bölümleri var yaklaşık 3-5 dakika kadar. ben sadece ilk videoda ısınıp son videoda esneyerek her videonun başlangıcında olan ısınma hareketlerini ve de sonunda bulunan esneme hareketlerini atlayarak 4 videoyu birleştirip yaklasık 50-60 dakika süren bir tüm vücut kombini yapıyordum ilk zamanlar. ve bunu bir gün spor bir gün dinlenme şeklinde ayarlanmıştım. ve sonuç olarak düzenli yapılan iki ay sonunda ciddi bir fark yarattı vücudumda. yazın bu spor haftada en fazla ikiye düştü ama yüzme ile perçinlediğim için yine çok boşlamamış oldum. havaların soğuması ile tekrar insansız alanlar azalmaya başlayınca inanç hoca ile daha çok buluşmaya başladım. şimdi yukarıda paylaştığım linkler haricinde seçtiğim 6 video ile birliktileğimizi sürdürüyoruz. bu arada beni yüzyüze gören ya da sosyal medyadan takip eden arkadaşlarımın bir çoğu sırrımı sordu. herkesin kendini saldığı bir dönemde ben nasıl karın kasları olan birine dönüşmüştüm? biraz sağlıklı beslenme, biraz disiplin ve harika dövmeli bu adam sayesinde.
sözlüğe üye olduktan sonra ilk girdi ne olsun diye düşünürken spor yapıyordum. dedim evet bu olsun, benim bu adama vefa borcum var. *bu arada kombin hareketlerinin, iyi performansının yanında inanılmaz kötü müzikleri olan videolar. ben çözümü hareketleri öğrendikten sonra sesi kısıp kendi müziğimi açmakta buldum. lafı da epey uzattım. eğer üşenmeyip buraya dek okuduysanız inanıyorum o sporu yapacak motivasyon da içinizde gizlidir. sağlıkla kalın. *
14 mart'ta okulların kapanması dolayısıyla gitmem gereken bir işim olmadığı için ve de zorunluluktan dışarıda olanlara risk teşkil etmemek/riske girmemek için hayatımı 90 metrekareye sığdırdım.
fibromiyerji sebebiyle başladığım ama salondakileri gördükçe vaaav ben de bundan istiyorum, diyerek devam ettirdiğim spor serüvenim de bu zamanlarda sekteye uğramaya başladı. eve kapandığımız ilk günler herkes gibi zamanımın çoğunu yemeye ayırdım ben de. sonra baktım ki minnoş göbeğim iyice yumuşak bir hale bürünüyor, bedensel bir yorgunluk olmadığından uyku kalitem iyice düşüyor, hadi dedim bu evde de yapılabilir. sonra o video senin bu video benim derken sevgili inanç akbaş'a rastladım. yaklaşık 15 ila 20 dakikalık kısa videolarına denge, plates, fitness hareketlerini harmanlayarak birer konsept oluşturmuş kendileri. kardiyovasküler bir antrenman ile önce nabız yükseltiyorum . sonra üst vücut için bu video ile devam ediyorum, tabii pet şişe yerine dumbıl kullanıyorum. eğer bacak çalışacaksam bu video, sıkı birkarın istiyorsam da bu linkten devam ediyorum.
her videonun başında ısınma, sonunda da esneme bölümleri var yaklaşık 3-5 dakika kadar. ben sadece ilk videoda ısınıp son videoda esneyerek her videonun başlangıcında olan ısınma hareketlerini ve de sonunda bulunan esneme hareketlerini atlayarak 4 videoyu birleştirip yaklasık 50-60 dakika süren bir tüm vücut kombini yapıyordum ilk zamanlar. ve bunu bir gün spor bir gün dinlenme şeklinde ayarlanmıştım. ve sonuç olarak düzenli yapılan iki ay sonunda ciddi bir fark yarattı vücudumda. yazın bu spor haftada en fazla ikiye düştü ama yüzme ile perçinlediğim için yine çok boşlamamış oldum. havaların soğuması ile tekrar insansız alanlar azalmaya başlayınca inanç hoca ile daha çok buluşmaya başladım. şimdi yukarıda paylaştığım linkler haricinde seçtiğim 6 video ile birliktileğimizi sürdürüyoruz. bu arada beni yüzyüze gören ya da sosyal medyadan takip eden arkadaşlarımın bir çoğu sırrımı sordu. herkesin kendini saldığı bir dönemde ben nasıl karın kasları olan birine dönüşmüştüm? biraz sağlıklı beslenme, biraz disiplin ve harika dövmeli bu adam sayesinde.
sözlüğe üye olduktan sonra ilk girdi ne olsun diye düşünürken spor yapıyordum. dedim evet bu olsun, benim bu adama vefa borcum var. *bu arada kombin hareketlerinin, iyi performansının yanında inanılmaz kötü müzikleri olan videolar. ben çözümü hareketleri öğrendikten sonra sesi kısıp kendi müziğimi açmakta buldum. lafı da epey uzattım. eğer üşenmeyip buraya dek okuduysanız inanıyorum o sporu yapacak motivasyon da içinizde gizlidir. sağlıkla kalın. *
devamını gör...
the call of ktulu
cliff burton sıkı bir h. p. lovecraft hayranıdır. bu şarkıyı lovecraft' ın the call of cthulhu hikayesinden esinlenerek yazılmıştır. ancak şarkıyı yazan grup elemanları adına ktulu demişler, cthulhu derseniz veya bir yere adını o şekilde yazarsanız sonucuna katlanırsınız, yaratık hemen o kişiye musallat olur.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
beğendiğim tanımlara oy veririm. bir de takip ettiğim kişilere bakıyorum arada ne yazmışlar diye beğendiklerimi oyluyorum. hoş görünme çabasıyla yapmıyorum bunu. beğendiğimi ifade etme yöntemim.
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
acil durumlarda mutlaka haberdar etmemiz gereken yazarımız. çekilin ben geldim edasıyla ortama giriş yapabilir her an..keyifle yazdıklarını okuyoruz..
devamını gör...
metal müzik
ülkemde çoğunlukla dinleyenlerine satanist gözüyle bakılmaktadır, en azından bir kere "satanist misin?" sorusunu duymuştur dinleyicisi. ya da çoğunlukla hor görülmeye çalışılan bir müzik türüdür. " kapat şunu." lafına en çok maruz kalan güzeller güzeli müzik türü benim için. "seveni çok sever, sevmeyeni hiç sevmez." denilen şeylerden biridir. istisnalar var tabi arada eserse dinleyen ama kaideyi bozmaz. bana kalırsa sevilip sevilmeyeceği genelde ilk dinleyişte ortaya çıkar. aradığını bulmuş gibi hissettiriyorsa bayılırsın, ruhunda vardır yoksa eğer sende bir süre sonra kafa sürekli götürmüyorculardan olacaksındır. birde yarısına kadar bile tahammül edemeyenler vardır onlar genelde sevmeyeni hiç sevmez grubuna dahil oluyor. bu grubun genelde biraz ön yargıyla yaklaştığını düşünüyorum çünkü metal müzik zibilyon tane alt dalı olan bir müzik ve elbette hoşlarına gidecek şeyler vardır içerisinde ancak kişi çok uzak hissederse genelde aramak istemez. haklı da olabilir tarzına uymadığını düşünüyorsa neden tutup da diğer alt dallardan zorla uyanı bulayım, gider sevdiğim türü dinlerim diyebilir. sevmeyeni seveni, seveni sevmeyeni anlamıyor bu türün. yine de şahsım adına sevilmez mi be diyeceğimdir.
özellikle death... huzur veriyor bana... direkt ruhuma hitap ediyor. hissettirdikleri çok uç şeyler. sanılanın aksine anlamsız sözleri de yok neyi dinleyeceğini bilen için düşünürseniz çok güzel anlamlara çıkabiliyor o sözler. kendini kontrol edebilmeyi sağlıyor bence. "kendinle" ilgili bir müzik türü. kendini anlamlandırırsın, kendini ararsın, kendini-gücünü hissedersin, kendinle kavga edersin, kendine sahip çıkar kendini kontrol edersin.
metal müziğin derdi kendisidir yani. neden ergenlikte bu türe yöneldiğiniz de açıktır aslında. hepimizin derdi kendimiz değil midir o yıllarda? hah işte, bu sebeptendir kendisiyle problemi olan daha doğrusu problem kendisi olan ergenin yöneldiği türdür. hani dönüp bakınca "nasıl dinlemişim bu zımbırtıları?" diyorsanız eğer.
demek ki sizde o yıllarda bu hisleri hissetmişsiniz ancak şimdilerde unutmuşsunuz. birde unutamayanlar var...
metalde ruhundan parçalar bulanlar, onların kendisiyle olan hırçın dertler dönemi bitmiyor işte. kimsenin şahsıyla olan derdi bitmiyor bu aşikar ancak bazılarının ki yumrukların havada uçuştuğu minvalde devam ediyor. metalin sertliğini yaş kaç olursa olsun kabul ediyor bünye. yoksa öyle dedikleri gibi herkes için dönemlik olsaydı metal şimdi bu kadar metal dinleyeni bulamazdık çünkü kafaları götürmese canavarlar gibi bu müziğe hayat veren adamların kafa götürmezdi. götürecek olan her türlü götürüyor metali. ulan...çok güzel ama!
özellikle death... huzur veriyor bana... direkt ruhuma hitap ediyor. hissettirdikleri çok uç şeyler. sanılanın aksine anlamsız sözleri de yok neyi dinleyeceğini bilen için düşünürseniz çok güzel anlamlara çıkabiliyor o sözler. kendini kontrol edebilmeyi sağlıyor bence. "kendinle" ilgili bir müzik türü. kendini anlamlandırırsın, kendini ararsın, kendini-gücünü hissedersin, kendinle kavga edersin, kendine sahip çıkar kendini kontrol edersin.
metal müziğin derdi kendisidir yani. neden ergenlikte bu türe yöneldiğiniz de açıktır aslında. hepimizin derdi kendimiz değil midir o yıllarda? hah işte, bu sebeptendir kendisiyle problemi olan daha doğrusu problem kendisi olan ergenin yöneldiği türdür. hani dönüp bakınca "nasıl dinlemişim bu zımbırtıları?" diyorsanız eğer.
demek ki sizde o yıllarda bu hisleri hissetmişsiniz ancak şimdilerde unutmuşsunuz. birde unutamayanlar var...
metalde ruhundan parçalar bulanlar, onların kendisiyle olan hırçın dertler dönemi bitmiyor işte. kimsenin şahsıyla olan derdi bitmiyor bu aşikar ancak bazılarının ki yumrukların havada uçuştuğu minvalde devam ediyor. metalin sertliğini yaş kaç olursa olsun kabul ediyor bünye. yoksa öyle dedikleri gibi herkes için dönemlik olsaydı metal şimdi bu kadar metal dinleyeni bulamazdık çünkü kafaları götürmese canavarlar gibi bu müziğe hayat veren adamların kafa götürmezdi. götürecek olan her türlü götürüyor metali. ulan...çok güzel ama!
devamını gör...
yosmam
kırım tatar türklerinin en sevdiği türkülerin başında gelir yosmam türküsü.
kemençemin telleri, yosmam, bağlamadır, bağlama.
gidersem de gelirim, yosmam, benim için ağlama.
alçaklara karlar yağar, inilmez olur.
gitti yarim uzaklara, görünmez olur.
kemençe çala çala, yosmam, ağrıdı parmaklarım.
al başından çemberi, yosmam, yüzün açılsın açılsın.
not: eskiden genç ve yakışıklı erkekler için de kullanılan yosma kelimesi anadolu’nun bazı yörelerinde “genç, güzel ve şen kadın” anlamına gelmektedir.
daha sonra “süslü ve modaya düşkün kadın” olarak kullanılan yosma, günümüzde hafifmeşrep kadınlar için de söylenmektedir.
yosma, bazı türki cumhuriyetlerinde kadın ziyneti anlamına da gelmektedir.
dilimizde gerçek anlamı dışında kullandığımız sözcüklerden biridir yosma.
halkımız tarafından "kötü" hale sokulup sonra da "küfür, hakaret" diye bir kenara atılmış o kadar çok "masum sözcük" var ki.
azerbaycanlı bir arkadaş anlatıyordu..."istanbul'da sevdiğim kıza yosmam deyince bastı tokadı, yosma senin anandır" diye bağırdı. *
kemençemin telleri, yosmam, bağlamadır, bağlama.
gidersem de gelirim, yosmam, benim için ağlama.
alçaklara karlar yağar, inilmez olur.
gitti yarim uzaklara, görünmez olur.
kemençe çala çala, yosmam, ağrıdı parmaklarım.
al başından çemberi, yosmam, yüzün açılsın açılsın.
not: eskiden genç ve yakışıklı erkekler için de kullanılan yosma kelimesi anadolu’nun bazı yörelerinde “genç, güzel ve şen kadın” anlamına gelmektedir.
daha sonra “süslü ve modaya düşkün kadın” olarak kullanılan yosma, günümüzde hafifmeşrep kadınlar için de söylenmektedir.
yosma, bazı türki cumhuriyetlerinde kadın ziyneti anlamına da gelmektedir.
dilimizde gerçek anlamı dışında kullandığımız sözcüklerden biridir yosma.
halkımız tarafından "kötü" hale sokulup sonra da "küfür, hakaret" diye bir kenara atılmış o kadar çok "masum sözcük" var ki.
azerbaycanlı bir arkadaş anlatıyordu..."istanbul'da sevdiğim kıza yosmam deyince bastı tokadı, yosma senin anandır" diye bağırdı. *
devamını gör...
normal sözlük'ten çıkıp normal sözlük'e girmek
dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına dönme hareketi. covidde ev hapsinde yapacak aktivite bulmakta zorlanan yazarların durumu.
devamını gör...
the turtles
amerika menşeili müzik gruplarından birisidir. 60'lı 70'li yıllarda epey güzel eserler vermişlerdir.
favorimdir.
favorimdir.
devamını gör...





