düğünlerin saçma oluşu
neden başkaları evleniyor diye biz halay çekiyoruz acaba . bu ilk kimin aklına geldiki?
devamını gör...
lisede yaşanmış en garip olay
manyağın teki okulun tuvaletine bubi tuzağı kurmuştu. kapıyı açmanla b*k diye tabir ettiğimiz yığının yüzüne yapışacağı bir tuzak. müdür kim yaptıysa gelsin tebrik edicem, şimdiden diplomasını verelim demişti. resmen mühendislik harikası.
devamını gör...
güney afrika cumhuriyeti
doğası, iklimi çok güzel bir ülkedir. çete üyeleri, kriminal tipler hariç her ırktan insanları genelde nazik, terbiyelidir, en ufak birşey olsa sorry derler, trafikte birbirlerine yol verirler, kavga eden sürücü görülmez. sadece sarhoş olanlar belki dövüşebilir ama bar ve ev harici dışarıda, sahilde, ormanda... içki içmek yasaktır ve sarhoş birini görme ihtimaliniz yoktur tabi sizde içmiyorsanız.
siyah ve melezler için fakirlik ve yaşam şartları büyük problemdir ve bunun sonucu olarak gasp, cinayet, tecavüz çoktur. o yüzden ben ırkçı değilim, ben onları severim, onlarda beni diye düşünmeyin. gezilecek yerleri iyi tespit etmek gerekir, arka sokaklara, siyah, melez yoğunluklu semtlere gidilmemesi yada tanıdık ile gidilmesi iyidir.
başta altın, elmas, kömür... birçok maden bulunur ama bu madenlerin siyah ve melez vatandaşlara bir faydası yoktur. bir tarafta elon musk gibi çok zengin beyazlar, diğer tarafta teneke evlerde yaşayan siyahlar vardır. ülkede genel olarak suç problemi vardır ve bu sorun devletin pek umurunda değildir. devlet ülkedeki ortamın kötüleşmesi sonucu beyazların ülkeyi terk etmesini bekliyor gibidir.
siyah ve melezler için fakirlik ve yaşam şartları büyük problemdir ve bunun sonucu olarak gasp, cinayet, tecavüz çoktur. o yüzden ben ırkçı değilim, ben onları severim, onlarda beni diye düşünmeyin. gezilecek yerleri iyi tespit etmek gerekir, arka sokaklara, siyah, melez yoğunluklu semtlere gidilmemesi yada tanıdık ile gidilmesi iyidir.
başta altın, elmas, kömür... birçok maden bulunur ama bu madenlerin siyah ve melez vatandaşlara bir faydası yoktur. bir tarafta elon musk gibi çok zengin beyazlar, diğer tarafta teneke evlerde yaşayan siyahlar vardır. ülkede genel olarak suç problemi vardır ve bu sorun devletin pek umurunda değildir. devlet ülkedeki ortamın kötüleşmesi sonucu beyazların ülkeyi terk etmesini bekliyor gibidir.
devamını gör...
ne zaman öleceğini bilmek
ne zaman öleceğimi bilmek isterdim çünkü bazen diyorum ki ne kadar zamanımın kaldığını bilmiyorum ve çok zaman varmış gibi çabalıyorum. şimdiki zamanımı mahvediyorum. şimdi ya şimdi ölüp gitsem hayatımda elle tutulur çok ama çok az güzel şey var. ve bunu beni üzüyor. düşündükçe üzüyor. bana deseler ki 1 yılın kaldı. herşeyi bırakıp istediğim herşeyi yaparım. ama bilmeyince öyle olmuyor. bir varsayım üzerine yaşıyoruz. 80 yaşına kadar yaşayacakmış gibi günleri heba ediyoruz. bilsek neler oldu kim bilir? belki herşey daha kolay olurdu. biri zamanım bitti diye koşarak sevdiğine giderdi. birisi hiç tatmadığı yemekleri yerdi. biri görmediği yerlere giderdi. gurur, kin, nefret, hırs belki çok az kalırdı yeryüzünde. kim bilir? ertelemekte bilmemekten kaynaklanıyor. bilsek ki zaman kalmadı o zaman ertelemezdik.
devamını gör...
vasıfsız olup aşırı ilgi ve alaka beklemek
birine ilgi ve alaka göstermek için o kişide aradığınız kriterler zeka, kültür ve vasıfsa ortada bir sorun var demektir. bir insan iyi kalpli olduğu müddetçe hayatta hiçbir şeyi başaramamış olsa dahi o ilgiyi hakeder ve bekler
devamını gör...
az kişinin bildiği muhteşem uygulamalar
bilgi paylaştıkça çoğalır.
wiztree disk analizi programıdır. hangi klasör ya da hangi uzantılı uygulama diskte toplam ne kadar yer kaplıyor gibi bilgileri edinmenizi sağlar. (windows)
everything bilgisayarda aradığınız her dosyayı kısa sürede bulmanızı sağlar. (windows)
processexplorer bilgisayarınızda çalışan process'leri detaylı şekilde görebilmenizi, hatta online virüs taramasından geçirmenizi sağlar. (windows)
rednotebook bilgisayarda günlük yazmanızı sağlayar. organizasyonu ve arayüzü açısından çok kullanışlıdır. (windows,linux,macos)
calibre çok başarılı bir e-kitap yönetim uygulamasıdır. e-kitapları düzenlemenizi, organize etmenizi, okumanızı ve ayrıca internetten e-kitap arayıp indirmenizi sağlar. (windows, macos, linux)
wiztree disk analizi programıdır. hangi klasör ya da hangi uzantılı uygulama diskte toplam ne kadar yer kaplıyor gibi bilgileri edinmenizi sağlar. (windows)
everything bilgisayarda aradığınız her dosyayı kısa sürede bulmanızı sağlar. (windows)
processexplorer bilgisayarınızda çalışan process'leri detaylı şekilde görebilmenizi, hatta online virüs taramasından geçirmenizi sağlar. (windows)
rednotebook bilgisayarda günlük yazmanızı sağlayar. organizasyonu ve arayüzü açısından çok kullanışlıdır. (windows,linux,macos)
calibre çok başarılı bir e-kitap yönetim uygulamasıdır. e-kitapları düzenlemenizi, organize etmenizi, okumanızı ve ayrıca internetten e-kitap arayıp indirmenizi sağlar. (windows, macos, linux)
devamını gör...
dile takılan şarkı sözleri
karabiberim vur kadehlere hadi içelim , içelim her gece zevk-ü sefa. doğdu gönlüme hadi içelim acıların yerineee.
devamını gör...
hakkari'de bir mevsim
bir ferit edgü başyapıtıdır.
herkesin öğretmenlik ile ilgili söyleyebileceği bir sözü var. herkesin öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine karşı yapacağı bir eleştirisi var. hiçbir şey olamazsam öğretmen olurum diyen bir sürü insan tanıyorum. genelde hiçbir şey olamıyorlar. yatarak para kazanmaktan tutun da, yetersiz ve yeteneksiz olmaya kadar söylenmedik söz bırakılmayan öğretmenlere bir de mesleğin içindeki zavallı bankamatik memurlarının darbesi vurunca işler iyice sarpa sarıyor.
benim de elbette eleştirilerim var öğretmenlik mesleğine yakışmadığı halde bu meslekten para kazanan vicdansızlara, hatta bunu öğretmenler odası tanımımda tatlı tatlı anlattığımı düşünüyorum ama öğretmenlik insanların sandığı gibi bir meslek değil.
sadece derse girip ders anlatana öğretmen denmez, onlar öğreticidir olsa olsa. öğretmen bambaşka bir kavram. ders dışında da bir şeyler katması gerçek öğrenciye iyi bir öğretmenin, yaptığı işi dert edinmesi gerekir, öğrencilerin içindeki iyiyi güzeli ortaya çıkarması gerekir. o yüzden çok zordur zaten.
ben öğretmenliğe karadeniz’de bir sahil köyünde başladım. hem ilköğretim okulu hem lise olan bir okuldu. öğleye kadar ilköğretim, öğleden sonra lise. her şubeden bir tane vardı sadece. sınıfların en kalabalığı 20 kişilikti. ve o okula benden önce hiç ingilizce öğretmeni gelmemişti.
benim aklımda ise stajyerliği kaldırıp başka bir alana doğru geçiş yapma fikri vardı gittiğimde okula. aslında iyi bir eğitim fakültesinden mezun olmuştum ve baba mesleği olduğu için de öğretmenlik hakkında fazlasıyla bilgim vardı ama bana göre olmadığını düşündüğüm için devam etme niyetinde değildim.
şans eseri ilk dersimi yaptığım gün 24 kasım öğretmenler gününe denk gelmişti. sınıfa girdim, 9. sınıf öğrencilerimle tanıştım. onlara sene boyunca neler yapacağımızı anlattım, son 20 dakikada da eğlenceli bir oyun oynadık sınıfımla. sonra zil çaldı ve ben sigara içmek için çıkıp okulun bodrum katına indim. 15 dakikalık teneffüs sona erip sınıfa girdiğimde neden öğretmenliğe devam etmem gerektiğini anladım.
kara tahtada kocaman öğretmenler gününüz kutlu olsun yazısı ve masamın üzerinde okulun etrafını saran bahçelerden toplanmış çiçekler karşıladı beni. masamın üzeri silme çiçek doluydu. masam sapsarı olmuştu çiçekten. hayatımda bu kadar mutlu olduğum az anım olmuştur.
o gün öğretmenlik yapmaya, öğretmenliği devam etmeye karar verdim ve hala da aynı sevgiyle yapıyorum, daha da çok uzun zaman yapacağım. ben o günün borcunu ödüyorum öğrencilerime. o okulda çalıştığım süre boyunca çok şey yaptım, çok şey değiştirdim ve bununla da hala gurur duyuyorum.
ama benim yaşadıklarım güneydoğu okullarına gidip oradaki insanlara dokunan, oradaki çocukların hayatını değiştiren, onlara başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren öğretmenlerin yaşadıkları ile kıyaslanamaz bile.
ferit edgü de bu kitapta hakkari’de bir mevsim geçiren bir öğretmenin hikayesini anlatmış bize. benim gibi laf kalabalığı yapmadan; kısa, öz ve vurucu bir şekilde anlatmış. öğretmenin yaşadığı zorluklar, şahit olduğu haksızlıklar, aşmaya uğraştığı dil ve kültür engeli, düzeltmeye çalıştığı yanlışlıklar... hepsi kitapta ustalıkla anlatılmış.
bence okuyun bir an önce, çünkü hala okumadıysanız biraz eksiksiniz demektir.
herkesin öğretmenlik ile ilgili söyleyebileceği bir sözü var. herkesin öğretmenlere ve öğretmenlik mesleğine karşı yapacağı bir eleştirisi var. hiçbir şey olamazsam öğretmen olurum diyen bir sürü insan tanıyorum. genelde hiçbir şey olamıyorlar. yatarak para kazanmaktan tutun da, yetersiz ve yeteneksiz olmaya kadar söylenmedik söz bırakılmayan öğretmenlere bir de mesleğin içindeki zavallı bankamatik memurlarının darbesi vurunca işler iyice sarpa sarıyor.
benim de elbette eleştirilerim var öğretmenlik mesleğine yakışmadığı halde bu meslekten para kazanan vicdansızlara, hatta bunu öğretmenler odası tanımımda tatlı tatlı anlattığımı düşünüyorum ama öğretmenlik insanların sandığı gibi bir meslek değil.
sadece derse girip ders anlatana öğretmen denmez, onlar öğreticidir olsa olsa. öğretmen bambaşka bir kavram. ders dışında da bir şeyler katması gerçek öğrenciye iyi bir öğretmenin, yaptığı işi dert edinmesi gerekir, öğrencilerin içindeki iyiyi güzeli ortaya çıkarması gerekir. o yüzden çok zordur zaten.
ben öğretmenliğe karadeniz’de bir sahil köyünde başladım. hem ilköğretim okulu hem lise olan bir okuldu. öğleye kadar ilköğretim, öğleden sonra lise. her şubeden bir tane vardı sadece. sınıfların en kalabalığı 20 kişilikti. ve o okula benden önce hiç ingilizce öğretmeni gelmemişti.
benim aklımda ise stajyerliği kaldırıp başka bir alana doğru geçiş yapma fikri vardı gittiğimde okula. aslında iyi bir eğitim fakültesinden mezun olmuştum ve baba mesleği olduğu için de öğretmenlik hakkında fazlasıyla bilgim vardı ama bana göre olmadığını düşündüğüm için devam etme niyetinde değildim.
şans eseri ilk dersimi yaptığım gün 24 kasım öğretmenler gününe denk gelmişti. sınıfa girdim, 9. sınıf öğrencilerimle tanıştım. onlara sene boyunca neler yapacağımızı anlattım, son 20 dakikada da eğlenceli bir oyun oynadık sınıfımla. sonra zil çaldı ve ben sigara içmek için çıkıp okulun bodrum katına indim. 15 dakikalık teneffüs sona erip sınıfa girdiğimde neden öğretmenliğe devam etmem gerektiğini anladım.
kara tahtada kocaman öğretmenler gününüz kutlu olsun yazısı ve masamın üzerinde okulun etrafını saran bahçelerden toplanmış çiçekler karşıladı beni. masamın üzeri silme çiçek doluydu. masam sapsarı olmuştu çiçekten. hayatımda bu kadar mutlu olduğum az anım olmuştur.
o gün öğretmenlik yapmaya, öğretmenliği devam etmeye karar verdim ve hala da aynı sevgiyle yapıyorum, daha da çok uzun zaman yapacağım. ben o günün borcunu ödüyorum öğrencilerime. o okulda çalıştığım süre boyunca çok şey yaptım, çok şey değiştirdim ve bununla da hala gurur duyuyorum.
ama benim yaşadıklarım güneydoğu okullarına gidip oradaki insanlara dokunan, oradaki çocukların hayatını değiştiren, onlara başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteren öğretmenlerin yaşadıkları ile kıyaslanamaz bile.
ferit edgü de bu kitapta hakkari’de bir mevsim geçiren bir öğretmenin hikayesini anlatmış bize. benim gibi laf kalabalığı yapmadan; kısa, öz ve vurucu bir şekilde anlatmış. öğretmenin yaşadığı zorluklar, şahit olduğu haksızlıklar, aşmaya uğraştığı dil ve kültür engeli, düzeltmeye çalıştığı yanlışlıklar... hepsi kitapta ustalıkla anlatılmış.
bence okuyun bir an önce, çünkü hala okumadıysanız biraz eksiksiniz demektir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
gürültü,yüksek sesli müzik ve lüzumsuz insanı kafam kaldırmıyor.
devamını gör...
ali ihsan varol
ülkenin entelektüel seviyesini tek başına arttırmaya çalışan yegane sunuculardandır. kendisi sunduğu kelime oyunu programıyla tanınır. yarışmacılara yardım etmesiyle tanınır çok beyefendi iyi kalpli bir isimdir kendisi seviyoruz efenim.
devamını gör...
ıslak kek
yediğiniz ıslak kekler kuru oluyorsa, bu yapanın beceriksizliğidir. ıslak olması için püf noktaları var elbette ama ben bunları söylemiycem çünkü iyi günümde değilim bugün.
devamını gör...
zımbırtı
acemi bir müzisyenin elinde can çekişen, genelde telli bir müzik aletinden çıkan ahenksiz, bozuk, kulak tırmalayan sestir. böyle sesler çıkaran her şey için de kullanımı mevcuttur.
aynı zamanda zamazingodur. kesin bir adı olmayan, adı bilinemeyen, adı hatırlanamayan ya da o an adı söylenemeyen, söylenmek istenmeyen ve olmasa da olur olursa da iyi olur diyebileceğimiz ufak tefek, kurcalanması zevkli, çabuk kaybolma özelliğinde olan alet*edevat v.s için kullanılan sözdür.
kısaca şey diyebiliriz. şey işte daha şey var ya, haa o işte :) ver onu..
aynı zamanda zamazingodur. kesin bir adı olmayan, adı bilinemeyen, adı hatırlanamayan ya da o an adı söylenemeyen, söylenmek istenmeyen ve olmasa da olur olursa da iyi olur diyebileceğimiz ufak tefek, kurcalanması zevkli, çabuk kaybolma özelliğinde olan alet*edevat v.s için kullanılan sözdür.
kısaca şey diyebiliriz. şey işte daha şey var ya, haa o işte :) ver onu..
devamını gör...
rez
bir sosyal medya söylemidir. #rez veya "rez alalım, değerlenir buralar" şeklinde karşımıza çıkabilir. türkçedeki rezervasyon veya rezerve kelimesinin kısaltmasıdır. kişinin daha sonra gelişen olaylarla ilgili bilgilendirilmek istediğini, konuyu takip ettiğini belirtir.
devamını gör...
misc radyo yayını
ey ahali, zombi mahali!
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
cenk beni evimden alacakmış. okurken de, yazarken de inanası gelmiyor insanın. ben edirneye kadar gelsem, geri kalan yolu da o gelse?.. canlandıramadım, yok. halbuki atla deve mi? her şey bir uçağa bakar eheh. bu yıl değil. bu yıl uçaklara ben bakıyorum, oturduğum çimenlerden. höffff sevgimi anlatırken vıcıklaşabilirim. affedin, cenku balım’ın da yan etkisi bu işte. insanı bi yumuşatıyor…
akşama gelince, biz böyle bir takım irezil anılarımızla karşınızdayız. * o kadar da prestij kastık, karizma, şekil şukul yaptık sözlükte. akşamdan sonra bağzılarımızı sidikli diye anacaklar, püh! ben şimdiden uyarımı yapayım;
yemek yerken dinlemeyin, dinlerken yemek yemeyin, yemeyin dinlerken yemek.
devamını gör...
entel feridun
st. petersburg'dan moskova'ya giden bir trene biner.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
devamını gör...
kuymak
has mısır unundan* has trabzon tereyağından, has trabzon telli peynirinden, ehil elden yenince tadından doyulmayan, tok tutan, zinde tutan kahvaltılık.
aslında çok kolaydır.
bir kaşık yağ, bir kaşık un, az tuz, puding kıvamı olacak kadar su karıştırılacak. kaynayınca 5 dakika pişecek ardından 1 kaşık için yaklaşık 50 gr telli peynir eklenecek, karıştırılacak, sonra ocak kapanacak. az soğuyunca yenilecek.
kaşık sayısı artırılıp miktarı artırılabilir. peynir miktarı da arzuya göre artırılabilir.
aslında çok kolaydır.
bir kaşık yağ, bir kaşık un, az tuz, puding kıvamı olacak kadar su karıştırılacak. kaynayınca 5 dakika pişecek ardından 1 kaşık için yaklaşık 50 gr telli peynir eklenecek, karıştırılacak, sonra ocak kapanacak. az soğuyunca yenilecek.
kaşık sayısı artırılıp miktarı artırılabilir. peynir miktarı da arzuya göre artırılabilir.
devamını gör...
üçlü arkadaş grubu
2 kişinin muhabbeti sardığında 3.nün mal gibi ortada kaldığı arkadaş grubuna dönüşebilir.
devamını gör...
devlet bahçeli bir tutarlılık örneğidir
"erdoğan, yasama organı meclis’in kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır"
"recep tayyip erdoğan tipi başkanlık sistemi türkiye'nin bölünme reçetesidir"
"milliyetçiliği ayaklar altına alan inkarcıdan cumhurbaşkanı olmayacaktır"
"bizi en çok rahatsız eden ise erdoğan'ın yeminin sayısız çiğnemesidir. tekrar hatırlatıyorum. tbmm'de yaptığı tarafsızlık yeminini namus ve şerefi üzerine etmişti. şu sorunun cevabını bilen söylesin. namus ve şeref üzerine yemin ederken namus ve şereften ne anlamaktadır? şeref gibi derdi olmayanın türkiye'nin şerefini savunması beyhudedir."
"bugün adaletsiz, ahlaksız ve maneviyatsız yönetim işsizliği çözmek için en ufak çaba göstermemektedir. başbakan için varsın türk gençliği kahvehaneleri doldursun. bunlar önemsizdir. önemli olan bakan çocuklarının çalıntı paralarla geleceklerinin garantiye alınmasıdır. bilal'in karun kadar zenginleşmesi, soygunlarla küpünü taşırması ve bilo ağa seviyesine terfi etmesidir"
bahçeli bunların hepsini cumhurbaşkanı'na söylemiştir zamanında. şimdilerde cumhurbaşkanı'nın neresine gireceğini şaşırmış durumda. eğer bahçeli tutarlıysa, ben de amerika başkanıyım.
"recep tayyip erdoğan tipi başkanlık sistemi türkiye'nin bölünme reçetesidir"
"milliyetçiliği ayaklar altına alan inkarcıdan cumhurbaşkanı olmayacaktır"
"bizi en çok rahatsız eden ise erdoğan'ın yeminin sayısız çiğnemesidir. tekrar hatırlatıyorum. tbmm'de yaptığı tarafsızlık yeminini namus ve şerefi üzerine etmişti. şu sorunun cevabını bilen söylesin. namus ve şeref üzerine yemin ederken namus ve şereften ne anlamaktadır? şeref gibi derdi olmayanın türkiye'nin şerefini savunması beyhudedir."
"bugün adaletsiz, ahlaksız ve maneviyatsız yönetim işsizliği çözmek için en ufak çaba göstermemektedir. başbakan için varsın türk gençliği kahvehaneleri doldursun. bunlar önemsizdir. önemli olan bakan çocuklarının çalıntı paralarla geleceklerinin garantiye alınmasıdır. bilal'in karun kadar zenginleşmesi, soygunlarla küpünü taşırması ve bilo ağa seviyesine terfi etmesidir"
bahçeli bunların hepsini cumhurbaşkanı'na söylemiştir zamanında. şimdilerde cumhurbaşkanı'nın neresine gireceğini şaşırmış durumda. eğer bahçeli tutarlıysa, ben de amerika başkanıyım.
devamını gör...
eski fotoğraflara bakarken hissedilenler
bana göre de en çok hissedilen özlemdir.
kimi fotoğraflar mutluluk verir ‘ne güzel günlerdi’ dersin. o güzel günlere özlemini hissedersin.
kimi fotoğraflara da bakmak istemezsin ama atmaya yırtmaya da kıyamazsın. bir köşede durur o fotoğraflar, bakarsan içindeki acı gözünden dökülecektir. gerçi dökülmese de o acılar, o günlerin ve kişilerin bir daha geri gelmeyecek olması, boğazında her zaman bir düğüm gibi duracaktır.
duruyordur.
kimi fotoğraflar mutluluk verir ‘ne güzel günlerdi’ dersin. o güzel günlere özlemini hissedersin.
kimi fotoğraflara da bakmak istemezsin ama atmaya yırtmaya da kıyamazsın. bir köşede durur o fotoğraflar, bakarsan içindeki acı gözünden dökülecektir. gerçi dökülmese de o acılar, o günlerin ve kişilerin bir daha geri gelmeyecek olması, boğazında her zaman bir düğüm gibi duracaktır.
duruyordur.
devamını gör...
