bipolar duygudurum bozukluğu
yukarıda zaten ne olduğunun tanımı girilmiş. tekrara düşmeden başlayayım.
günümüzde gerçeklikten uzak,net bağımlısı, hayatı herhangi bir şekilde sadece havaya bağlı yaşamak sanan bir kitlenin ufak ve tam anlam teşkil etmeyen bazı göz gedirmeleri sonucu benimsemek için can attıkları hastalıklardan biri.
aynı zamanda benim içinde yıllardır çırpındığım,çırpındıkça daha da battığım güzide hastalık.
teşhis konmadan önce karakterimin gel-gitli olduğuna inanıyordum. ki insanın kendini bile tanıyamayacağı fikrindeki ben için çok fazla üzerinde durulmayacak bir olaydı. böyleydim,böyleyim.
iki ayrı uçurum arasında sonsuz başka koordinat değişikliğini de barındırır içinde. atak döneminde atağın şiddetine de bağlı olarak hafızanın neredeyse tamamen silinmesine ramak bırakır. gündelik hafızama da ket vurması bana yaptığı ufak(!) sürprizlerden ki her şeyi neredeyse saati saatine hatırlayan ben çoğu kez kendi evimin yolunu unutup paniğe düşücek hale geldim.
balataları yaktırmayan kısmı o mükemmel iyiliğin eninde sonunda geleceğini-bazen dehşet derece zor - bilmek galiba.
dibin dibini bulmakla nirvana arası bir hayat. ne öldürüyor ne yaşatıyor. omurganı kaybedip kadrolu bir sürünme haliyle belirsiz bir boşlukta can çekişiyorsun. evinden daha fazla benliğine katmak zorunda olduğun hastane koridorları,hapishaneden farkı olmayan her yanı demir parmaklıklı lanet hastane odaları,çok arada da olsa maruz kaldığın o yoğun bakımın kelimelere gelmeyecek kadar berbat havası ( sanırım kendini kaybetmenin en önemli eşiği. hani azıcık bilincin olsa hayatta kalma ihtimalin yok ya da o eşiğe gelme durumun), hayatının tek düzeni olan her gün o bir avuç ilaç,...
bilmiyorum,kelimelere gelmeyecek sonsuz şey. yaşayan bilir. delirmenin garip bir eşiği. ve asla havalı olmayan üstelik insana soluyacak hava da bırakmayan bir girdap.
***üstelik bu benliğe +okb ve ileri derece anksiyete.(hayata dair bir kalite kalmıyor zaten. kalan sana bile ait olmayıp kendi ateşinle sevdiğin ne varsa yakıp yıktığın kocaman bir cehennem.)
günümüzde gerçeklikten uzak,net bağımlısı, hayatı herhangi bir şekilde sadece havaya bağlı yaşamak sanan bir kitlenin ufak ve tam anlam teşkil etmeyen bazı göz gedirmeleri sonucu benimsemek için can attıkları hastalıklardan biri.
aynı zamanda benim içinde yıllardır çırpındığım,çırpındıkça daha da battığım güzide hastalık.
teşhis konmadan önce karakterimin gel-gitli olduğuna inanıyordum. ki insanın kendini bile tanıyamayacağı fikrindeki ben için çok fazla üzerinde durulmayacak bir olaydı. böyleydim,böyleyim.
iki ayrı uçurum arasında sonsuz başka koordinat değişikliğini de barındırır içinde. atak döneminde atağın şiddetine de bağlı olarak hafızanın neredeyse tamamen silinmesine ramak bırakır. gündelik hafızama da ket vurması bana yaptığı ufak(!) sürprizlerden ki her şeyi neredeyse saati saatine hatırlayan ben çoğu kez kendi evimin yolunu unutup paniğe düşücek hale geldim.
balataları yaktırmayan kısmı o mükemmel iyiliğin eninde sonunda geleceğini-bazen dehşet derece zor - bilmek galiba.
dibin dibini bulmakla nirvana arası bir hayat. ne öldürüyor ne yaşatıyor. omurganı kaybedip kadrolu bir sürünme haliyle belirsiz bir boşlukta can çekişiyorsun. evinden daha fazla benliğine katmak zorunda olduğun hastane koridorları,hapishaneden farkı olmayan her yanı demir parmaklıklı lanet hastane odaları,çok arada da olsa maruz kaldığın o yoğun bakımın kelimelere gelmeyecek kadar berbat havası ( sanırım kendini kaybetmenin en önemli eşiği. hani azıcık bilincin olsa hayatta kalma ihtimalin yok ya da o eşiğe gelme durumun), hayatının tek düzeni olan her gün o bir avuç ilaç,...
bilmiyorum,kelimelere gelmeyecek sonsuz şey. yaşayan bilir. delirmenin garip bir eşiği. ve asla havalı olmayan üstelik insana soluyacak hava da bırakmayan bir girdap.
***üstelik bu benliğe +okb ve ileri derece anksiyete.(hayata dair bir kalite kalmıyor zaten. kalan sana bile ait olmayıp kendi ateşinle sevdiğin ne varsa yakıp yıktığın kocaman bir cehennem.)
devamını gör...
hotin antlaşması
9 ekim 1621 tarihinde, osmanlı imparatorluğu ile lehistan krallığı arasında imzalanmış olan barış antlaşmasıdır. bu antlaşmada, kanuni sultan süleyman devrinde lehistan ile yapılan antlaşma esas alınmıştır. sınır aynı sınır olarak kalacak fakat o zamandan beri lehista'ın sınır boyunda yaptırdığı kaleler yıktırılacaktır. kırım hanı, boğdan ve erdel voyvodalarıi lehistan'a aynı şekilde lehistan'ın ukrayna kazakları da kırım, boğdan ve erdel'e akın yapmayacaklardır. buna karşılık kırım hanı, lehistan'ın güney topraklarından osmanlı devleti'nin macar eyaletlerine asker geçirmek istediği zaman, önceden haberverilmek şartıyla lehistan bu isteği kabul edecek fakat, kırımlılar lehistan topraklarından geçerken en küçük bir tahribat dahi yapmayacaklardı.
bu suretle 2.osman, yeniçerilerin gayretsizliği, ordudaki bazı kumandanlar arasında ki amansız rekabet yüzünden hotin'i düşürememekle beraber, lehistan gibi bir krallığa baş eğdirmiş oldu. iöparatorlukta şenlikler yapılması, şairlerin kasideler yazmaları yersiz değildi. şair nefi, en parlak kasidelerinden birini bu zafer için yazmıştır.
“aferin ey rûzigârın şehsuvar-ı safderi
arşa as şimdengeru tiğ-i süreyya cevheri”.
bu suretle 2.osman, yeniçerilerin gayretsizliği, ordudaki bazı kumandanlar arasında ki amansız rekabet yüzünden hotin'i düşürememekle beraber, lehistan gibi bir krallığa baş eğdirmiş oldu. iöparatorlukta şenlikler yapılması, şairlerin kasideler yazmaları yersiz değildi. şair nefi, en parlak kasidelerinden birini bu zafer için yazmıştır.
“aferin ey rûzigârın şehsuvar-ı safderi
arşa as şimdengeru tiğ-i süreyya cevheri”.
devamını gör...
kazandığı parayı hak etmeyen meslek grupları
emlakçılar
devamını gör...
hayatı kolaylaştıran bilgiler
daha parlak saçlar için yemek yaparken pirinç yıkadığınız suyla saçlarınızı yıkayabilirsiniz.
devamını gör...
ölüm
siz de benim gibi; “ölmektense hiç yaşamamayı , tercih ederdim.” diyor musunuz?
devamını gör...
üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
tolgamental olarak çöküşte olduğunu düşünüyor.
devamını gör...
21 mart dünya down sendromu farkındalık günü
2011 yılında tüm dünyada down sendromu hakkında toplumsal farkındalık oluşturmak, down sendromlu bireylerin ayrımcılığa ve olumsuz tutumlara maruz kalmasını önlemek, erken ve sürekli eğitimin önemine dikkat çekmek ve mevcut çalışma imkanları ile iş sahalarını artırmak amacıyla, birleşmiş milletler 21 mart'ı dünya down sendromlular farkındalık günü olarak ilan edilen gün. peki neden 21 mart? çünkü down sendromu, 21. kromozom çiftinin 2 değil 3 kromozomdan oluşmasıyla meydana gelir.
sözden çok eyleme inanan biri olarak farkındalık yaratmanın edilgen bir yanı, bir timsah gözyaşı, fark yaratmanın ise aktif ve sorumlu bir tavır olduğunu düşünürüm. her yıl sorumlular bizleri sözcüklere boğarken birileri de çaba harcamaya devam edecektir.
fark yaratanlar için şuraya bir video bırakıyorum. iyi seyirler. link
sözden çok eyleme inanan biri olarak farkındalık yaratmanın edilgen bir yanı, bir timsah gözyaşı, fark yaratmanın ise aktif ve sorumlu bir tavır olduğunu düşünürüm. her yıl sorumlular bizleri sözcüklere boğarken birileri de çaba harcamaya devam edecektir.
fark yaratanlar için şuraya bir video bırakıyorum. iyi seyirler. link
devamını gör...
aurorafobi
(bkz: stendhal sendromu) ile ucundan köşesinden alakası olabileceğini düşündüren fobi. doğanın sanatı sonuçta.
mahlasımdan mütevellit benden korkmayın iyi biriyim falan diyecektim ama bu rezil şaka için fazla yaşlıyım. diye diye yazdım yine de.
mahlasımdan mütevellit benden korkmayın iyi biriyim falan diyecektim ama bu rezil şaka için fazla yaşlıyım. diye diye yazdım yine de.
devamını gör...
kalanşo
bilimsel adı kalanchoe olan, etli yapraklı ve minik çiçekli bir bitki türüdür.
çok suyu sevmez. çok sıcak olmayan ama güneş alan yerleri sever. don olmadığı sürece alışınca dışarıda da gayet güzel olur. sonbahardan ilkbahara kadar açar ama çok sıcak sevmediği için yazın çiçek açmaya ara verir. evde bakılanlar ise genel olarak aralık ayı başında tomurcuklanıp aralık ayı sonu, ocak ayı başı ise çiçekleri açmaya başlıyor. tam zamanı yani şimdi. pembe, sarı, kırmızı, beyaz, turuncu renkleri mevcuttur.
çok suyu sevmez. çok sıcak olmayan ama güneş alan yerleri sever. don olmadığı sürece alışınca dışarıda da gayet güzel olur. sonbahardan ilkbahara kadar açar ama çok sıcak sevmediği için yazın çiçek açmaya ara verir. evde bakılanlar ise genel olarak aralık ayı başında tomurcuklanıp aralık ayı sonu, ocak ayı başı ise çiçekleri açmaya başlıyor. tam zamanı yani şimdi. pembe, sarı, kırmızı, beyaz, turuncu renkleri mevcuttur.
devamını gör...
karadeniz
denizi de insanı da hırçın olan bölge.
devamını gör...
kızların erkeklerden çocuk diye bahsetmesi
özellikle yaşı 18 ile 25 arasında değişen hanım kızlarımız için, vazgeçilmez bir ritüel.
20 yaşındaki er kişiye adam diyemezsin sonuçta, nasıl diyeceksin? karşındaki de adam değildir zaten. adam nedir? büyük çocuktur.
hatta programı bile vardır; adam olacak çocuk.
''bey'' devreye girene kadar, çocukla idare edilecektir artık.
20 yaşındaki er kişiye adam diyemezsin sonuçta, nasıl diyeceksin? karşındaki de adam değildir zaten. adam nedir? büyük çocuktur.
hatta programı bile vardır; adam olacak çocuk.
''bey'' devreye girene kadar, çocukla idare edilecektir artık.
devamını gör...
yazarların yapmayı en çok sevdiği yemek
makarna*.
devamını gör...
yüzündeki beniyle güzel olan kadınlar
devamını gör...
geceye bir klasik müzik eseri bırak
en sevdiklerimden bazıları;
chopin-spring waltz
mozart-requiem
mozart-greensleeves
schubert-ave maria
schubert-serenade
chopin-spring waltz
mozart-requiem
mozart-greensleeves
schubert-ave maria
schubert-serenade
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
yürümesi için elini tutup yardım ettiğim 70 küsur yaşındaki ingiliz teyzenin "seni çapkın" deyip göz kırpması. ben de yol boyunca flört ettim kendisiyle. en son kocasını düelloya davet ediyordum.
devamını gör...
teselli kılığına girmiş boş laflar
"boşver kanka. bak ben...” şeklinde başlayan tüm teselli cumleleri.
devamını gör...
7 kasım 2021 sözlük ekranında beliren havai fişekler
saat 22:00 ve 23:00 da tekrarı gerçekleşecektir. elimde fazladan fişek kaldı koyacak yerim yok patlatmam lazım.
devamını gör...
islam
not: burada yazanlar tamamen kişisel fikirlerimi yansıtmaktadır, kimseyi eleştirmek ya da yargılamak niyetinde değilim.
bence diğer tüm semavi inanç çeşitleri gibi, kusursuz olmayan dini inanç.
semavi dinlerin hepsinde "bilmiyorsan sorumlu değilsin" anlayışı hakimdir. bu durumda kimse dini yaymaya kalkmazsa 100 yıl içerisinde bütün insanlık cennette olur.
kimsenin inancına karışıp saçma olarak nitelendirmek istemiyorum, ancak bana göre insanlar tarafından yaratılmış ve sürüyle mantık hatası barındıran inanç sistemidir.
bence diğer tüm semavi inanç çeşitleri gibi, kusursuz olmayan dini inanç.
semavi dinlerin hepsinde "bilmiyorsan sorumlu değilsin" anlayışı hakimdir. bu durumda kimse dini yaymaya kalkmazsa 100 yıl içerisinde bütün insanlık cennette olur.
kimsenin inancına karışıp saçma olarak nitelendirmek istemiyorum, ancak bana göre insanlar tarafından yaratılmış ve sürüyle mantık hatası barındıran inanç sistemidir.
devamını gör...
günün sonunda
ben bunları niye yaşıyorum dediğinle kalıyorsun.
devamını gör...
mısır piramitleri
mısır piramitleri, genellikle firavunların mezarları olarak inşa edilen yapılardır. bilinen en eski piramit, üçüncü hanedan döneminde inşa ettirilmiş ve mimar imhotep tarafından tasarlanmış olan basamaklı piramittir. piramitler zamanında çalıştırılan işçiler, mimarlar ve bu sırrı bilen her kim varsa öldürülmüşlerdir. bu gizemli yapılardan keops piramidi dünyanın yedi harikasından birisidir. mısır piramitleri, tüm detaylarıyla yüzyıllardır gizemini koruyan yapılardır. kimler tarafından nasıl yapıldığı tam bir soru işaretidir. mısır piramitlerinin özellikleri keşfedildikçe insanlık bu yapılara daha da hayran kalmıştır. sırrı hala çözülemeyen mısır piramitlerinin bazı ilginç özellikleri vardır. piramitlerin her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir. bu taşları temin edecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktaydı. piramitlerin yapımında kullanılan bu taşların nasıl getirildiği konusunda farklı varsayımlar bulunmaktadır. piramit kimin adına yapıldıysa, o kişinin öldükten sonra mumyalanarak piramit içerisindeki mezarının bulunduğu odasına, yılda sadece iki kez; doğduğu ve tahta çıktığı günlerde güneş girer. piramitler incelenirken keşfedilen mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan 12 bilim insanı kanserden öldü. nedeni günümüzde hala çözülememiş bir başka olay ise piramitlerin içerisinde ultrasound, radar ve sonar gibi cihazların çalışmamasıdır. kirletilmiş su, birkaç gün piramidin içine beklediğinde arıtılmış olarak geri alınır. piramidin içerisine konulan süt birkaç gün süreyle taze kalır ve ardından bozulmadan yoğurt haline gelir. bitkiler piramidin içerisinde normalden daha hızlı sürede büyür. piramidin içine bırakılmış su, beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir hale gelir. çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku vermeden piramit içinde mumyalaşır. kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir piramidin içinde daha çabuk iyileşme sürecine girer. piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu ya piramit içinde bulunan labirentte kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar; ancak içlerini gören hiç olmadı.
devamını gör...
