100 milyon dolar atın desem atacak ülke çok
100 milyon doların uzay çalışmaları için çok da büyük bir para olmadığını bilmeyen insan beyanıdır. bazı ülkeler milyar dolarlar ayırıyor da yetmiyor.
devamını gör...
galatasaray
bazı kanatlıları her maç sonrası başlığın altında toplayan takım.
o işlerin en alasını siz yaptınız kuşlar.
gelip burada ağlamayın, gustavo denen futbol katilinin taban girmesine sarı kart veren hakem kaç haftadır maç alıyor.
her hafta hakemlerinizi, fenerasyonunuzu bide üstüne sizleri üst üste koyup yeniyoruz, zorunuza gitmesini anlıyorum.*
o işlerin en alasını siz yaptınız kuşlar.
gelip burada ağlamayın, gustavo denen futbol katilinin taban girmesine sarı kart veren hakem kaç haftadır maç alıyor.
her hafta hakemlerinizi, fenerasyonunuzu bide üstüne sizleri üst üste koyup yeniyoruz, zorunuza gitmesini anlıyorum.*
devamını gör...
yazarlardan çaylaklara tavsiyeler
önce haddiniz bilin. öyle her yazarla muhatap olmaya çalışmayın. yazarlık ciddi bir iştir. zırt pırt hayranlık ifadeleri içeren mesajlar atarak yazarları bunaltmayın. diye sıralayacağım tavsiyelerdir. neticede sizden 3 tanım fazla girdim ben zamanında. yazarım ben.
(bkz: ucu ucuna yazar olmak)
(bkz: ucu ucuna yazar olmak)
devamını gör...
30 mart 2021 askeri okullardan atatürk devrimleri bölümünün kaldırılması
bunların kökünün bu ülkenin her karış toprağından kazınacağı günü sabırsızlıkla bekliyorum. bunlar tarihin en büyük vatan hainleri olarak akıllarda kalırken, biz atamızın yolundan gitmeye devam edeceğiz.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
ne zaman beni güldüren bir yazı okusam, altından bu nick çıkıyor.
devamını gör...
entry karma içindir vs entry sözlük içindir
entry yazar içindir diyerek daha çetrefilleştirmek istediğim tartışma.
devamını gör...
merkür
bilim insanlarını şaşırtmayı başaran gezegen.
daha önceki tanımda belirttiğim gibi, merkür güneş'e en yakın gezegen. bu nedenle güneş ışığı alan bölgede yüzey sıcaklığı oldukça yüksek; 430 derecelere kadar çıkıyor. güneş görmeyen yüzeyde ise -200 derecelere kadar düşüyor. böyle bir ortamda su buzuna rastlamak şaşırtıcı olurdu ama messenger uzay aracı ile elde edilen bilgiler bize, merkür'ün hiç güneş görmeyen kraterleri ve bu kraterlerinde su buzu olduğunu gösterdi.
yine messenger ve mariner 10 adlı araçların elde ettiği veriler, merkür'ün bir manyetik alanı olduğunu gösterdi. her ne kadar dünya'nın sahip olduğundan 100 kat daha zayıf olsa da var. üstelik veriler üzerinde yapılan çalışmalar, eskiden bu manyetik alanın tıpkı dünya'daki kadar güçlü olduğunu gösterdi.
yine şaşırtıcı olan bir başka sonuç daha var: çukur ya da oyuk adı verilen yüzey şekilleri. bu şekiller, yüzeydeki birçok kraterin üzerinde bulunuyor. nasıl oluştuklarına ilişkin bir tahmin var: yüzeydeki "uçucu element" dediğimiz hafif elementlerin çeşitli etkiler nedeniyle zaman içerisinde uzaya kaçıp gitmesi sonucu geriye kalan materyalin çökmesi sonucu oluşmuş olmalılar.
mariner 10 ve messenger bize merkür ile ilgili çok değerli bilgiler getirdi. sırada bepicolombo var. 2025 yılında yörüngeye oturmayı başarırsa, gezegene ilişkin yeni bilgiler elde etmemiz yakın demektir.
daha önceki tanımda belirttiğim gibi, merkür güneş'e en yakın gezegen. bu nedenle güneş ışığı alan bölgede yüzey sıcaklığı oldukça yüksek; 430 derecelere kadar çıkıyor. güneş görmeyen yüzeyde ise -200 derecelere kadar düşüyor. böyle bir ortamda su buzuna rastlamak şaşırtıcı olurdu ama messenger uzay aracı ile elde edilen bilgiler bize, merkür'ün hiç güneş görmeyen kraterleri ve bu kraterlerinde su buzu olduğunu gösterdi.
yine messenger ve mariner 10 adlı araçların elde ettiği veriler, merkür'ün bir manyetik alanı olduğunu gösterdi. her ne kadar dünya'nın sahip olduğundan 100 kat daha zayıf olsa da var. üstelik veriler üzerinde yapılan çalışmalar, eskiden bu manyetik alanın tıpkı dünya'daki kadar güçlü olduğunu gösterdi.
yine şaşırtıcı olan bir başka sonuç daha var: çukur ya da oyuk adı verilen yüzey şekilleri. bu şekiller, yüzeydeki birçok kraterin üzerinde bulunuyor. nasıl oluştuklarına ilişkin bir tahmin var: yüzeydeki "uçucu element" dediğimiz hafif elementlerin çeşitli etkiler nedeniyle zaman içerisinde uzaya kaçıp gitmesi sonucu geriye kalan materyalin çökmesi sonucu oluşmuş olmalılar.
mariner 10 ve messenger bize merkür ile ilgili çok değerli bilgiler getirdi. sırada bepicolombo var. 2025 yılında yörüngeye oturmayı başarırsa, gezegene ilişkin yeni bilgiler elde etmemiz yakın demektir.
devamını gör...
erkeğe çiçek almak
gayet zarif sayılabilecek bir harekettir. gerekirse ellerimde çiçekler kapısında sırılsıklam da olurum.
hep erkekler mi kadınlara çiçek alacakmış canım.
hep erkekler mi kadınlara çiçek alacakmış canım.
devamını gör...
mahlastan dolayı pislik gibi görünmek
insanların görüşlerini önemseyen yazarın sıkıntısı.
gayette güzeldir mahlası. üzmesin kendisini.
hem,
nice mahlası güzel insanlar gördüm içi pis.
nice pis mahlaslar gördüm içi güzel.
gayette güzeldir mahlası. üzmesin kendisini.
hem,
nice mahlası güzel insanlar gördüm içi pis.
nice pis mahlaslar gördüm içi güzel.
devamını gör...
itici gelen hitap şekilleri
(bkz: kuzum)
devamını gör...
srebrenitsa katliamı
11 temmuz 1995'te avrupa’nın göbeğinde, bm'nin güvenli bölge ilan ettiği srebrenitsa'ya sırp kasap ratko mladiç’e bağlı güçlerin girmesiyle yapılan bm'nin ve nato'nun olaylar sırasında seyirci kaldığı katliamdır.
devamını gör...
kalgançı çak
eski türk inancında kıyamettin kopmasından sonraki dönemi ifade eden söz öbeği. önce demir boynuzlu gök renkli bir teke ortaya çıkacaktır. yedişer günlük periyotlar halinde depremler, lav patlamaları, fırtınalar dünyayı kaplayacaktır. aslında bu bir döngünün tamamlanmasından başka bir şey değildir. iyiliği temsil eden tanrılara ve ruhlara insan sırtını döndüğünde, her şeye öyle bir ayar verilecektir ki, patlamaya ramak kalacaktır. erlik han'ın yükselişi karşısında ülgen son bir umutla insanlığı iyiliğe yöneltmek için mangdışire’yi yeryüzüne gönderecek ama bu çabalar erliğin hizmetkârları karaş ve kerey'in de yeryüzüne inmesi ile birlikte büyük bir savaşın başlamasına sebep olacaktır. iyilik ve kötülük arasındaki bu mutlak savaş dünyanın sonunu getirecek ve herkesin ölümü ile sonuçlanacaktır. işte bu anda ülgen tüm ölülere kalkmalarını emredecek ve bütün ölüler uyanacaktır. gök demire, yer bakıra dönüşecek, babalar evlatlarını, evlatlar babalarını tanımayacak, töre tamamen bozulup yok olacaktır. böylece yıkım insanlığı tamamen bulacaktır. tabi bu anlatıdaki bazı söylemlerin yine size çok da yabancı gelmediğinin farkındayım. kimi unsurlar kendisini semavi dinlerde, kimi unsurlar kendisini eskilerimizin hikâyelerinde ve kültürel aktarımlarında biraz değişimle yine ve yeniden göstermiş oluyor. bu mevzu ile ilgili daha fazla ayrıntılı bilgi almak isterseniz abdülkadir inan'ın ''tarihte ve bugün şamanizm'' adlı eserini okumanızda fayda olur. böylece kıyas ve illiyet bağı kurma noktasında eliniz biraz daha rahatlar.
devamını gör...
gece orkidesi
orta amerika ve güney amerika'ya özgü, hoş kokusuyla mest eden bir orkide türü. britanya adası'na çeşitli keşifler sebebiyle giden hollanda asıllı ed vogel çiçeği keşfetmiş, yalnızca geceleri çiçek açtığını gözlemlemiştir. gece açmasının sebebi bilinmemektedir.
gündüz bu şekilde görünürken;

gece böyle görünür;

ılıman iklim şartlarına uygun olarak yapılanan sistemiyle, yaz aylarına doğru çiçek açar. geniş yapraklı ve tek bitki üzerinde 2 veyahut 3 tane açan çiçeğin en önemli özelliği geceleri çiçek açmak olan gece orkidesi, gündüzleri akşamsefası gibi ufaktan kapalı görünürken, gece vakti olunca yüzünü aya döner, yaylandıkça yaylanır. * keskin kokusunu geceye yayar.
gündüz bu şekilde görünürken;

gece böyle görünür;

ılıman iklim şartlarına uygun olarak yapılanan sistemiyle, yaz aylarına doğru çiçek açar. geniş yapraklı ve tek bitki üzerinde 2 veyahut 3 tane açan çiçeğin en önemli özelliği geceleri çiçek açmak olan gece orkidesi, gündüzleri akşamsefası gibi ufaktan kapalı görünürken, gece vakti olunca yüzünü aya döner, yaylandıkça yaylanır. * keskin kokusunu geceye yayar.
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
son günlerde ve haftalarda ve dahi aylarda, alkole fazla teveccüh göstermekten mütevellit, karaciğerim s.o.s veriyor olabilir. bundan kelli akşamları bitki çayı içip, haftasonları haşortman giyip eymir‘de doğa yürüyüşleri yapmalıyım.
iyi değilim ben.
iyi değilim ben.
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
fikir özgürlüğünden ve kimsenin aynı fikirde olamayacağından bahsederken kendimi genelde benden farklı düşünen insanları yargılarken buluyorum. bu asla karşı tarafı aşağılamak veya görmemezlikten gelmek gibi değil. sadece kendi içimde yargılıyorum. düzeltmek istediğim ama kendime bile itiraf edemediğim durumdur.
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
önceleri utanırdım babamın anneme uyguladığı şiddeti anlatmaya. ben küçükken annem babamla kavga ettikleri zaman annem her dayak yediğinde, bir gün evlenirsem çocuklarımın yanında asla kavga etmeyeceğim derdim kendi kendime. annem çok konuşuyor diye dayak yiyor zannederdim. annem konuşmasa babam da dövmeyecek sanırdım. halbuki konuşsa da konuşmada da babam atacaktı o dayağı,. oysa annem gücü yetmediği babama ancak konuşarak tepki gösteriyordu.
şimdi gelelim tramvaya o dönem köyde yaşadığımız için babam odun hızarıyla köy köy gezip odun keserdi sonbaharda. bir gün annem yine sebepsiz yere dayak yemişti. ağzı burnu kan içinde kalmıştı. babamın elinden zor almıştık annemi. köyümüzün alt tarafında derede bir bahçemiz vardı. ben her yaz kayısı meyvesi dalından inene kadar o bahçede bekçilik yapardım. annemi babamın elinden aldıktan sonra bahçeye gittim. hala annemin o halini düşünüp içimi çeke çeke ağlıyorum. bi anda odun hızarının sesi geldi. kalbim yerinden söküldü sandım, öyle bir acı saplandı yüreğime. babamın o hızlarla annemi doğradığını döşündüm bi anda. bir çocuğun yürümesiyle yarım saat süren yolu ben on dakikada bitirip eve varmıştım. babamın harmanda odun doğradığını görünce derin bir oh çekerek gerisin geri bahçeye inmiştim. yaşım daha sekizdi o zamanlar.
artık gizlemiyorum bu şiddeti. önce kendime itiraf ettim tabi.
şimdi gelelim tramvaya o dönem köyde yaşadığımız için babam odun hızarıyla köy köy gezip odun keserdi sonbaharda. bir gün annem yine sebepsiz yere dayak yemişti. ağzı burnu kan içinde kalmıştı. babamın elinden zor almıştık annemi. köyümüzün alt tarafında derede bir bahçemiz vardı. ben her yaz kayısı meyvesi dalından inene kadar o bahçede bekçilik yapardım. annemi babamın elinden aldıktan sonra bahçeye gittim. hala annemin o halini düşünüp içimi çeke çeke ağlıyorum. bi anda odun hızarının sesi geldi. kalbim yerinden söküldü sandım, öyle bir acı saplandı yüreğime. babamın o hızlarla annemi doğradığını döşündüm bi anda. bir çocuğun yürümesiyle yarım saat süren yolu ben on dakikada bitirip eve varmıştım. babamın harmanda odun doğradığını görünce derin bir oh çekerek gerisin geri bahçeye inmiştim. yaşım daha sekizdi o zamanlar.
artık gizlemiyorum bu şiddeti. önce kendime itiraf ettim tabi.
devamını gör...



