kişinin kendi gibi birisiyle birlikte olması
istemeyeceğim şeydir. bence bir ilişkide aynı olmaktansa birbirini tamamlamak ve birbirlerine bir şey katmak daha önemlidir. birbirlerine aşırı benzeyen insanlarda bunun olma ihtimali düşüktür*.
devamını gör...
netflix içerik önerisi
(bkz: after life) mini dizi
(bkz: fran lebowitz: bir yazarın portresi) belgesel tadında mini dizi
(bkz: the queens gambit) mini dizi
(bkz: el desorden que dejas) mini dizi
(bkz: death note) anime
(bkz: one-punch man) anime
(bkz: the disastrous life of saiki) anime
(bkz: spartacus) dizi
(bkz: brooklyn nine nine) dizi
(bkz: how i met your mother) dizi
(bkz: fran lebowitz: bir yazarın portresi) belgesel tadında mini dizi
(bkz: the queens gambit) mini dizi
(bkz: el desorden que dejas) mini dizi
(bkz: death note) anime
(bkz: one-punch man) anime
(bkz: the disastrous life of saiki) anime
(bkz: spartacus) dizi
(bkz: brooklyn nine nine) dizi
(bkz: how i met your mother) dizi
devamını gör...
didem madak
"anlatarak bitiriyorum hayatımı
bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat
bir çiçek çizdim bu akşam avcuma
ismini her şey koydum"
zamanında ölümü beni derinden yaralamış ince ruhlu şair, güzel kadın.
bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat
bir çiçek çizdim bu akşam avcuma
ismini her şey koydum"
zamanında ölümü beni derinden yaralamış ince ruhlu şair, güzel kadın.
devamını gör...
kim seok-jin
4 aralık 1992 doğumlu güney koreli idol. bangtan sonyeondan adlı müzik grubunun her ne kadar göstermese de en büyük üyesi. kusursuz görüntüsünden dolayı ''worldwide handsome'' lakabının sahibi.
bu dünyadaki en düşünceli ve saygılı insanlardan biri. ölen evcil hayvanı için şarkı bile yazmıştır. çok saf, ipeksi ve pürüzsüz bir sese sahip. evcil hayvanına yazdığı şarkı:
gitar ve piyano çalmakla birlikte yemek yapmaya da ilgisi ve yeteneği vardır. çince'yi ana dili gibi bilmektedir. hatta oyunculuk eğitimi de aldığı için her ne kadar henüz bir yapımda görememiş olsak da oyuncudur da. ayrıca önceki tanımlarımda da bahsettiğim gibi billboard'da ödül alan, grammy adaylığı olan, unicef'te konuşma yapan ve kültürel liyakat nişan'ına sahip olan güney kore'nin en başarılı ve ünlü grubunda yer alıyor. her parmağında ayrı marifet dedikleri bu olsa gerek.
karakteri hakkında konuşacak olursam, grubundaki bir diğer üye jung hoseok gibi renkli bir üye, hatta kendisini ciddi görmek de gerçekten güç. hep şaka yaparken ya da grubun küçükleriyle çocuklaşırken görürüz kendisini. fakat her ne kadar üyelerle arasındaki yaş farkından dolayı kimseyi rahatsız hissettirmemek için ve içinden geldiği için böyle davransa da fazlasıyla duygusal bir karakter. saygısızlığa tahammülü yok. çok da açık sözlü.
en sevdiğim performanslarından sadece birkaçına göz atmak için:
autumn outside the post office
moon.
bu dünyadaki en düşünceli ve saygılı insanlardan biri. ölen evcil hayvanı için şarkı bile yazmıştır. çok saf, ipeksi ve pürüzsüz bir sese sahip. evcil hayvanına yazdığı şarkı:
gitar ve piyano çalmakla birlikte yemek yapmaya da ilgisi ve yeteneği vardır. çince'yi ana dili gibi bilmektedir. hatta oyunculuk eğitimi de aldığı için her ne kadar henüz bir yapımda görememiş olsak da oyuncudur da. ayrıca önceki tanımlarımda da bahsettiğim gibi billboard'da ödül alan, grammy adaylığı olan, unicef'te konuşma yapan ve kültürel liyakat nişan'ına sahip olan güney kore'nin en başarılı ve ünlü grubunda yer alıyor. her parmağında ayrı marifet dedikleri bu olsa gerek.
karakteri hakkında konuşacak olursam, grubundaki bir diğer üye jung hoseok gibi renkli bir üye, hatta kendisini ciddi görmek de gerçekten güç. hep şaka yaparken ya da grubun küçükleriyle çocuklaşırken görürüz kendisini. fakat her ne kadar üyelerle arasındaki yaş farkından dolayı kimseyi rahatsız hissettirmemek için ve içinden geldiği için böyle davransa da fazlasıyla duygusal bir karakter. saygısızlığa tahammülü yok. çok da açık sözlü.
en sevdiğim performanslarından sadece birkaçına göz atmak için:
autumn outside the post office
moon.
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
kendini paralayacak kadar sarhoş olmak.
devamını gör...
18 şubat 2021 perseverance'ın mars'a inişi
nasa'nın 30 temmuz 2020'de fırlattığı uzay aracı olan perseverance bugün 22:15 (tsi)'te mars yüzeyine inişini gerçekleştireceği için heyecanla beklenen tarihi andır.
nasa canlı yayını
barış özcan canlı yayını
nasa canlı yayını
barış özcan canlı yayını
devamını gör...
dewey onlu sınıflandırma sistemi
(bkz: dewey decimal system)
halk kütüphanelerinin kitapları sınıflandırması ve yerleştirmesi için uyması gereken sistemdir.
ana başlıklar 000, 100, 200,.. diye gruplandırılır. bu ana başlıklara ait olan alt başlıklara da kendi ana başlığının basamağıyla senkronize numaralar verilir.
örneğin, kuzey amerika’da eskimo-aleut yerlilerinin tarihiyle ilgili bir kitap arıyorsanız, öncelikle tarih ve coğrafya ana başlığı olan 900 numaralı sıraya ulaşmalısınız. burada, alt başlıklarda 970 no’lu “kuzey amerika’nın tarihi” adlı başlıkta istediğiniz kitaba ulaşmanız mümkün.
halk kütüphanelerinin kitapları sınıflandırması ve yerleştirmesi için uyması gereken sistemdir.
ana başlıklar 000, 100, 200,.. diye gruplandırılır. bu ana başlıklara ait olan alt başlıklara da kendi ana başlığının basamağıyla senkronize numaralar verilir.
örneğin, kuzey amerika’da eskimo-aleut yerlilerinin tarihiyle ilgili bir kitap arıyorsanız, öncelikle tarih ve coğrafya ana başlığı olan 900 numaralı sıraya ulaşmalısınız. burada, alt başlıklarda 970 no’lu “kuzey amerika’nın tarihi” adlı başlıkta istediğiniz kitaba ulaşmanız mümkün.
devamını gör...
hayvancılık gezegene zarar veriyor iddiası
doğru olduğunu düşündüğüm iddiadır, ha insanın daha büyük yıkımlara yol açtığı zararlar yok değil mi tabii ki var ancak bir hayvan etinin üretildiği çiftlikten masaya gelene kadar geçirdiği süreç; büyümesi için gereken besin ve su, hayvanın kesim alanından marketlere ve kasaplara ulaşım sürecinde harcanan fosil bazlı yakıtlar, hatta bütün bunlar bir yana hayvanın hayatta kalması için bünyesinde gerçekleştirdiği metabolik süreçlerce çıkardığı karbondioksit ve metan benzeri gazları hesaba kattığımızda ortaya büyük bir sera gazı salınımı ortaya çıkıyor. yaklaşımımızı değiştirerek (ve hızlı bir google araması ile) 1 milyara yaklaşan büyükbaş popülasyonun her biri en az bir insan kadar (sadece metabolik salınım) gaz saldığını düşünürsek dünyada yaşamakta olan 7.9 milyar insanın üstüne (sadece büyükbaş hayvan olarak) 1 milyar insan daha koymuş ve 9 milyar nüfusa merdiven dayamış bir gezegene sahip olmuş olacağız. lise biyoloji derslerinden de hatırlayabilceğimiz gibi her yaşam alanının bir taşıma kapasitesi yani üzerinde barındırabileceği maksimum canlı sayısı vardır ve bu sayı aşıldığında doğa gerek bulaşıcı hastalıklarla gerek açlık, kuraklık gibi sebeplerle bu sayıyı tekrar sınır altına indirir.
belki henüz tam kavramamış olsak da önümüzdeki on yıl ve sonrasında gezegenimizde geri alamayacağımız bir iklim döngüsüne girmiş olacağız ve maalesef farkına vardığımız zaman geri dönmek için şansımız olmayacak, riskli kararlar alarak hareket etmeye başlayacağız ve bu risklerin doğuracağı sonuçları kestirmek pek olası değil, malum doğa tek bilinmeyenli bir denklem değil. bugünlerimizi bu bilinçle yaşamalıyız ki yarın bir gün yurdumuzdan su bulamadığımız, kurak topraklarında besin yetiştiremediğimiz için göç etmek zorunda kalmayalım. ve iklim krizinin siyaset/politika üzeri bir konu olduğunu hatırlatıp 4 senelik değişimlerle değil ortak çıkarlar doğrultusunda atılmış adımlarla tüm ülkelerin birliği ve beraberliğinde hareket edilerek çözülebilecek, çözülemese de hafifletilebilecek bir sorun olduğu söylemeden geçmeleyim.
belki henüz tam kavramamış olsak da önümüzdeki on yıl ve sonrasında gezegenimizde geri alamayacağımız bir iklim döngüsüne girmiş olacağız ve maalesef farkına vardığımız zaman geri dönmek için şansımız olmayacak, riskli kararlar alarak hareket etmeye başlayacağız ve bu risklerin doğuracağı sonuçları kestirmek pek olası değil, malum doğa tek bilinmeyenli bir denklem değil. bugünlerimizi bu bilinçle yaşamalıyız ki yarın bir gün yurdumuzdan su bulamadığımız, kurak topraklarında besin yetiştiremediğimiz için göç etmek zorunda kalmayalım. ve iklim krizinin siyaset/politika üzeri bir konu olduğunu hatırlatıp 4 senelik değişimlerle değil ortak çıkarlar doğrultusunda atılmış adımlarla tüm ülkelerin birliği ve beraberliğinde hareket edilerek çözülebilecek, çözülemese de hafifletilebilecek bir sorun olduğu söylemeden geçmeleyim.
devamını gör...
biçilmiş kaftan
bir işin, tam da bir kişiye uygun olduğunu ifade etmek için kullanılan deyim.
devamını gör...
bir gün neden 24 saat ve 1 saat neden 60 dakikadır sorunsalı
sümerlerin buluşudur. sümerler 12 ve 60'lık sayı sistemini kullanırlar. gökyüzünü inceleyerek ve geometrik şekillerden esinlenerek, 2,3,4,6,8,12'ye bölünebildiği için bir günü 24 saat olarak belirlemişlerdir.
devamını gör...
üfürükçüye 700 bin tl kaptırmak
ya dolar olsaydı
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
hazır konusu açılmışken içimdekileri dökmek istediğim kafa sözlük kurucusu*
kendisiyle biz zaman önce sözlükte yaşadığım bir problem üzerinden konuşma fırsatı bulduk. yaklaşık üç dakika süren kısa bir konuşmaydı. sinir bozucu derecede efendi bir tavrı var. kızın olsa düşünmez verirsin öyle bir tip*. işte neden geç yazdığını açıkladı. moderasyon ekibinin her zaman yanımda olacağını söyledi. ''sorun her neyse'' yerine ''sorun her ne ise'' falan yazıyor*. bu dili gerçekten sadece türk dil kurumu'nun yazışmalarında ve yoldaşla mesajlaşırken görebilirsiniz. benim gönlüm ''bak keyfine hallettik biz'' demek istiyor. ama karşımda böyle konuşunca defalarca teşekkür etmek zorunda kaldım. *
o günden beri takip ediyorum kendisini, ne zaman çıldıracak diye bekliyorum resmen. böyle bir sakinlik, efendilik olamaz. sözlükte bir şeyler yaşanıyor. sakin tavırlarla gelip pozitif mesajlar verip gidiyor. hiç şaşmaz. ya bi sinirlen bi kızdığın belli olsun. yok. tam artık umudumu kesmişken bugün yazısında olmasa da paylaştığı görselde ''lan'' kelimesini gördüm. yüzüme bir gülümseme oturdu. çıldırdığını görme umutlarım yeniden yeşerdi. bekliyorum yoldaş. birine kükrediğini görmek istiyorum. tıpkı yeni açılan restoranın ilk başlarda izzet ikrama boğup sonra bozması gibi. bozduğunu görmek istiyorum.
düşünsene yoldaşla şöyle bir sohbet geçiyor aranızda.
-ee pardon bir sorun yaşıyordum da müsaitseniz yardımcı olabilir misiniz ?
-ne var lan ?
-işte bla bla bana şunu dedi. bende şunu dedim. sonra girdimi silmişler.
- yav kardeşim uğraştırmayın beni bunlarla yaz modlara baksınlar.
- ama bırakırım sözlüğü bla bla
-sen yazma ulan. sen yazma!
kolektif bir işle uğraşanlar bunun nasıl bir dert olduğunu bilir. en ama en zor yönetim biçimi. her zaman bir noktada çıldırtır. belki bir gün her şeyin üst üste gelmesi. belki kana fazladan karışan alkol. belki tersten kalkmak. belki de sebepsiz. bir gün tıpkı josef stalin gibi sakin başladığın yönetim hayatında çıldıracaksın. tıpkı demir yumruk vladimir putin gibi esmeni bekliyorum.
bekliyorum..
kendisiyle biz zaman önce sözlükte yaşadığım bir problem üzerinden konuşma fırsatı bulduk. yaklaşık üç dakika süren kısa bir konuşmaydı. sinir bozucu derecede efendi bir tavrı var. kızın olsa düşünmez verirsin öyle bir tip*. işte neden geç yazdığını açıkladı. moderasyon ekibinin her zaman yanımda olacağını söyledi. ''sorun her neyse'' yerine ''sorun her ne ise'' falan yazıyor*. bu dili gerçekten sadece türk dil kurumu'nun yazışmalarında ve yoldaşla mesajlaşırken görebilirsiniz. benim gönlüm ''bak keyfine hallettik biz'' demek istiyor. ama karşımda böyle konuşunca defalarca teşekkür etmek zorunda kaldım. *
o günden beri takip ediyorum kendisini, ne zaman çıldıracak diye bekliyorum resmen. böyle bir sakinlik, efendilik olamaz. sözlükte bir şeyler yaşanıyor. sakin tavırlarla gelip pozitif mesajlar verip gidiyor. hiç şaşmaz. ya bi sinirlen bi kızdığın belli olsun. yok. tam artık umudumu kesmişken bugün yazısında olmasa da paylaştığı görselde ''lan'' kelimesini gördüm. yüzüme bir gülümseme oturdu. çıldırdığını görme umutlarım yeniden yeşerdi. bekliyorum yoldaş. birine kükrediğini görmek istiyorum. tıpkı yeni açılan restoranın ilk başlarda izzet ikrama boğup sonra bozması gibi. bozduğunu görmek istiyorum.
düşünsene yoldaşla şöyle bir sohbet geçiyor aranızda.
-ee pardon bir sorun yaşıyordum da müsaitseniz yardımcı olabilir misiniz ?
-ne var lan ?
-işte bla bla bana şunu dedi. bende şunu dedim. sonra girdimi silmişler.
- yav kardeşim uğraştırmayın beni bunlarla yaz modlara baksınlar.
- ama bırakırım sözlüğü bla bla
-sen yazma ulan. sen yazma!
kolektif bir işle uğraşanlar bunun nasıl bir dert olduğunu bilir. en ama en zor yönetim biçimi. her zaman bir noktada çıldırtır. belki bir gün her şeyin üst üste gelmesi. belki kana fazladan karışan alkol. belki tersten kalkmak. belki de sebepsiz. bir gün tıpkı josef stalin gibi sakin başladığın yönetim hayatında çıldıracaksın. tıpkı demir yumruk vladimir putin gibi esmeni bekliyorum.
bekliyorum..
devamını gör...
osman hamdi bey
osman hamdi bey’in 1880 yılında yaptığı kur'an okuyan kız tablosu 6.3 milyon sterline satılmıştır ve türkiye'nin en pahalı tablosu olmuştur. fakat en bilinen tablosu kaplumbağa terbiyecisidir. geçen sene kpss'de genel kültür kısmında 6.3 milyona satılan kur'an okuyan kız tablosunu sordu ösym. maalesef osman hamdi'yi gören herkes kaplumbağa terbiyecisine atladı.
devamını gör...
fetterman kıyımı
bugünkü wyoming'in güneyinden montana'ya doğru yeni bir yol açmak isteyen a.b.d ordusu heryere yeni kaleler yapıyordu. bu bölge bizonların bol olduğu en iyi av bölgesiydi ve kızılderililer av bölgesinden ve yurtlarından geçen bu yola izin veremezdi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
kızılderililer her fırsatta ağaç kesen askerlere, yol yapan işçilere, yiyecek getiren konvoylara baskın yapıyorlardı. ama özellikle askerler her gün ağaç kesmeye gittiği için, on yada onbeş kızılderilinin saldırısına uğruyorlardı ama kaleden büyük bir birlik yardıma gelirse kızılderililer kaçıyorlardı.
21 aralık 1866'da iki oglala sioux, iki brule sioux, iki minneconjou sioux, iki cheyenne ve iki arapaho savaşçısı yine ağaç kesen askerlere saldırdı. yine a.b.d birliği peşlerine düştü ve yine kaçtılar. çılgın at, eğer hızlı kaçıp arayı açtıkları için beyazlar yavaşlarsa, atından iniyor, sanki bir problem varmış gibi davranıyordu. kızılderililerin durakladığını gören askerler yeniden hızla koşmaya başlıyordu. aslında yüzbaşı william fetterman, kale komutanından fazla ileri gitmemesi için kesin emir almıştı ama duraklayan, atından düşen kızılderilileri yakalama, öldürme arzusuyla ateş ederek atlarını koşturmaya devam ettiler.
askerler belli bir yere geldiğinde, birilerinin vahşi çığlıklar attığını duydular. bin sioux bir taraftan, bin cheyenne ve arapaho diğer taraftan saldırıya geçtiler. artık kaçacak yerleri yoktu, teker teker öldürülüyorlardı. sonunda bütün silahlar sustuğunda, birlikten hiç kimse sağ kalmamış, 81 a.b.d askeri parçalanmış vücutlarıyla yerde yatıyorlardı. a.b.d ordusunun büyük ovalar bölgesinde aldığı ilk büyük yenilgiydi.
devamını gör...
kulak memesi
ele yapışmayacak derecede yumuşak hamur.
devamını gör...
saçma düğün adetleri
kırmızı kuşak.
düğün öncesi kına yakmak.
damat&gelin bohçası.
altın talep etmek. (zincir vs)
düğünden sonra el öpme ziyaretleri.
7 sülaleye hediye dağıtılması. (namazlık, tülbent, patik)
misafirleri kapıda karşılayarak düğünün yarısını kaçırmak.
sadıçlar.
düğün öncesi kına yakmak.
damat&gelin bohçası.
altın talep etmek. (zincir vs)
düğünden sonra el öpme ziyaretleri.
7 sülaleye hediye dağıtılması. (namazlık, tülbent, patik)
misafirleri kapıda karşılayarak düğünün yarısını kaçırmak.
sadıçlar.
devamını gör...
elli kere şikayet ettik
kanım çekildi resmen. çok büyük bir acı. sabır diliyorum, çok büyük bir sabır. keşke elimizden bir şey gelse güzel kardeşim ama yok maalesef. başın sağolsun, senin kadar olamaz ama en derinlerimde hissettim bu acıyı.
devamını gör...
her kafadan bir tanım
çok güzel düşünülmüş ve beni şimdiden heyecanlandıran yapımdır. sevgili yazarlar artık sizin de sesinizi duyacağız.*
devamını gör...
sözlük radyosu üniversite tercih programı
akademik anlamda bi yerlere gelmiş yazarlarımızın, tercih yapacak yazarlarımıza kıymetli tecrübelerini aktardığı yayın olmakta. 27 yaşından sonra öğrenci akbili nasıl alınır konusunda ben de fikrimi belirteceğim*
devamını gör...
