tarihteki ilk ve tek kadın papa.

dikkatleri çektiysem anlatmaya başlıyorum. ioanna, joan, ya da john isimleriyle biliniyor aslında kadın papa. ioannes septimus, yani yedinci john (kimi yerde ioannes anglicus olarak da geçiyor)

853-855 yılları arasında (bazı kaynaklarda 855-857 arası) 2 yıl papa olarak görev yapan ioannanın hikayesi çok ilginç. ortaçağ, kadınların eğitim alamadığı bir dönem olduğu için kılık değiştirip erkek kılığında manastıra giriyor. manastırda bir keşişle tanışıp aşık oluyor, ikisi birlikte atinaya gidiyorlar. atinada kendini john anglicus olarak tanıtan ioanna (joan), eğitimini tamamlayıp romaya yerleşiyor. yetenekli bir katip olduğu için papalık makamının katibi oluyor, sonra yavaş yavaş basamakları tırmanıyor. en son roma kardinali oluyor. kendinden önceki papa olan leo iv 852 yılında ölünce oy birliğiyle papa seçiliyor işte. sonraki papa ise benedict iii. bu da ek bilgi olarak kalsın.

2 yıl (2 yıl 7 ay 4 gün) papalık yapan ioanna atinaya beraber gittiği sevgilisinden hamile kalıyor. hesabı tam tutturamayan ioanna, bir gün roma'daki lateran kilisesine giderken tören sırasında at üzerindeyken doğum sancısı tutuyor. bütün kalabalığın gözü önünde papa doğuruyor!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabi millet şok. hemen yakalayıp cezasını kesiyorlar: atın arkasına bağlayıp sürüklüyorlar, ahali de taşlıyor. oracıkta öldürüyorlar. hatta efsaneye göre bu caddeye vicus papissa adı veriliyor, ioanna'dan sonra seçilen bütün papalar bu caddeden geçmekten imtina ediyorlar. şu an günümüzde bu cadde colosseum'un bulunduğu yerin azıcık arkasında bir cadde. bu caddede ioanna adına bir de anıt yapılmış,
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel bu gördüğünüz turuncu yapı ioanna anıtı.

tabi hiçbirimiz kadın papa diye bişey duymadık, tıpkı kadın peygamber duymadığımız gibi. bir grup insan bu efsanenin gerçek olduğuna inanıyor, diğer grup ise efsane olduğuna. kendini bu olayı ispatlamaya adamış kişilerden biri, donna woolfolk cross, 1996'da pope joan diye bir kitap yazıyor. hatta sonra filmi bile çekilmiş www.imdb.com/title/tt0458455/ (film çok güzel, izleyin)

yazarımız televizyona çıkıp anlatmış: "ioanna gerçek bir kişilik. 500den fazla yazıtta adı geçiyor, giovanni boccaccio adlı bir şairin kitabında da göndermeler mevcut. hatta hatta birsürü resim ve heykel var. hatta ve hatta san pietro meydanındaki heykellerden biri ioanna heykeli!" [1]

hikayenin gerçekliği hala daha kesin değil. gerçek olduğunu savunanlar "bu kadar kanıt var, resimler heykeller yazılar hatta adına anıt bile var. papalık makamı gerçeği gizlemek için elinden geleni yaptı, ioanna'nın adını tarihten sildi" diyor, diğer grup ise "hükmettiği dönemden ilk kez 350 sene sonra adı karşımıza çıkıyor. ioanna kesinlikle hayal ürünü olmalı" diyor. ilk kez jean de mailly'nin "chronica universalis mettensis" isimli eserinde bahsediliyor isim vermeden, bir zamanlar bir kadın papa varmış edasıyla...

demiş ki: "query: concerning a certain pope or rather female pope, who is not set down in the list of popes or bishops of rome, because she was a woman who disguised herself as a man and became, by her character and talents, a curial secretary, then a cardinal and finally pope. one day, while mounting a horse, she gave birth to a child. immediately, by roman justice, she was bound by the feet to a horse's tail and dragged and stoned by the people for half a league, and, where she died, there she was buried, and at the place is written: 'petre, pater patrum, papisse prodito partum' [oh peter, father of fathers, betray the childbearing of the woman pope]. at the same time, the four-day fast called the "fast of the female pope" was first established"

yani türkçesiyle, "bir papa figürü düşünüldüğünde, daha doğrusu bir kadın papa, ki bu figür ne papa listesinde var ne de roma kardinalleri listesinde. çünkü bu kadın kendini erkek kılığında gizledi, yetenekleri sayesinde de curia sekreterliği, kardinal ve en nihayetinde papa oldu. bir gün, at binerken çocuk doğurdu. hemen oracıkta roma hukukuna göre atın kuyruğuna ayaklarından bağlanıp yerde sürüklendi, halk tarafından da taşlandı ve öldürüldü, öldüğü yere de gömüldü. gömüldüğü yerin kapısında petre, pater patrum, papissae prodito patrum yani oh peter, babaların babası, çocuk taşıyan (hamile) kadın papanın ihaneti yazıyor. aynı zamanda 'kadın papa orucu' denilen 4 günlük oruç da ilk kez bu zamanda ortaya atıldı ember days"

bu hikayeyi daha sonraları martinss polonus (ya da martin of opava, martin of troppau) alıp isim vererek, nerede doğduğunu falan belirterek bir daha yazıyor, iyice detaylandırıyor yani.

hikaye şu: "john anglicus, born at mainz, was pope for two years, seven months and four days, and died in rome, after which there was a vacancy in the papacy of one month. it is claimed that this john was a woman, who as a girl had been led to athens dressed in the clothes of a man by a certain lover of hers. there she became proficient in a diversity of branches of knowledge, until she had no equal, and, afterward in rome, she taught the liberal arts and had great masters among her students and audience. a high opinion of her life and learning arose in the city; and she was chosen for pope. while pope, however, she became pregnant by her companion. through ignorance of the exact time when the birth was expected, she was delivered of a child while in procession from st. peter's to the lateran, in a lane once named via sacra (the sacred way) but now known as the "shunned street" between the colosseum and st clement's church. after her death, it is said she was buried in that same place. the lord pope always turns aside from the street, and it is believed by many that this is done because of abhorrence of the event. nor is she placed on the list of the holy pontiffs, both because of her female sex and on account of the foulness of the matter."

martin 13. yüzyılın ortalarında falan yaşamış bir vatikan tarihçisi. öyle dışardan falan da değil, bildiğimiz vatikan'ın içinde, bütün vatikan kaynaklarına erişimi olan biri. yazdığı kitapta zaten öğreniyoruz biz bu kadın papa olayını böyle detaylıca. tabi ondan sonraki tarihçiler daha da detay vermeye çalıştılar, kimisi doğum ismini falan verdi ama kesin bir tutarlılık yok. şu an en bilinen hikaye martin'in hikayesi (yukarıda anlattığım hikaye işte)

ha ayrıca, reformist hareketlere kadar aslında vatikan tarafından da bu hikayenin kabul edildiği, fakat reform sonrası kesin bir dille reddedildiği, hatta hatta papalık seçimlerinde delikli sandalyelere oturtulduklarını falan da okudum. bu da kenarda dursun.
kaynak
1. www.biography.com/people/po...
2. hoaxes.org/archive/permalin...
3. www.newadvent.org/cathen/08...
4. en.wikipedia.org/wiki/Pope_...
ve daha bir sür yan sayfacık. hepsini yazmıyorum.
not: şu yazı da okunası. bir kadının tamamen yabancı italyan bir erkekle (random stranger) olan anısını anlatıyor. www.womensordination.org/bl...
devamını gör...

kaba bir deyişle "soba" benzetmesine konu olan tecrübelerdir.

sebebi de yaydığı ısıya göre* belli bir mesafede durmak gerektiğidir.

yoksa insanı fazlasıyla yakabilir ya da soğuktan titretebilir.
devamını gör...

kişisel tercih olduğu için çok normaldir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hala modum düşükken azıcık eğlenip mutlu olabilmek adına açabildiğim müzikler. iyi ki varsın doksanlar pop müziği.
devamını gör...

geceleri çok yoğun anksiyete atakları geçirdiğim dönemde ilaç almadan halletmenin bir çok yolunu aradım. herkeste işe yarar mı bilmiyorum ama sıcak bir bitki çayı içip karanlıkta uzanarak youtube'dan masal falan dinlemek baya iyi geliyordu. kafayı başka bir şeyle meşgul etmek tekrarlayan felaket senaryolarını düşünmenin önüne geçiyor. mutlaka kendinizi meşgul tutmalısınız. anksiyete sırasında hiçbir şey yapmadan oturmanın bir faydası olmuyor ne yazık ki. kalkıp harekete geçmek lazım. bir şeyler izleyin, spor yapın, yürüyüşe çıkın. ne yaparsanız yapın ama oturup düşünmeyin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çizmeyi sevdiğim kadar fotoğraf çekmeyi de seviyorum
devamını gör...

genel olarak "bir işe girişmek, başlamak" anlamlarında kullanılan, fizikte ise çok sayıda dalganın üst üste bindiği durumu ifade eden sözcük.

fizikteki girişim olayının olası 2 sonucu vardır:
1- farklı dalgaların tepeleri ve çukurları üst üste binerek birbirini güçlendirir. buna yapıcı girişim denir.
2- farklı dalgalardan birinin tepesi diğerinin çukuruna denk gelir ve birbirini zayıflatır ya da sönümler. buna da yıkıcı girişim denir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, atomevren. com'dan alıntıdır.)

edit: link düzeltildi. teşekkürler @head
devamını gör...

ben boş beleş bir yazar olarak bir kaç kelam etmek isterim.

öncelikle madalyam yok, sebebi küfürsüz az tanımım olması , kitap, film ve müzik kategorilerinde tanım yazmamam. madalyam olsun minicik ama minicik bile istemiyorum çünkü bana birinin o çirkin kurdeleyi takması için çok çok çok kalifiyeli bir insanın ya da bir toplumun takması gerekiyor. bakıyorum takanlara... maalesef. olmadı. aynı seviyedeyiz en iyi ihtimalle. hiç onore olmam. sıfır. eksi yönleri bile var hatta. birinin bana 'aferin' demesini kabul etmiş oluyorum. ki hiç sevmem karşımda ki usta, uzman vs değilse* laf biraz 'sen kimsin ki bana madalya takıyorsuna' geldi ama öylede değil tam. anladınız işte. bir de sözlüğün açık yürekli yazarlar kontenjanında bulunduğum için rahatlıkla dile getirebilirim sanırım bunu. tam sıkıcı yazarlar turnusolu olmadı mı bu ya ahdajhsdhj. içlerinde süper insanlar ve gerçekten kaliteli yazarlar var lakin biraz sıkıcı şeyler gibi işte. eleştiri değil bu, benlik değil sadece.

bir gün es kaza bir kurdelecik konarsa tanımıma, rica ederim modlardan kaldırması için, tanımımı yok etmeye kadar gider bu iş. yada editlerim, küfür falan eklerim. çirkinleşirim hemen.

ama sözlüğe madalya olayının gelmesini olumlu buluyorum. resmen sözlük yönetiminin yazarlara 'siz biraz salak kaldınız, kendi beğendiğiniz tanımlar salak saçma. ne okuyup, ne yazdığınız belli değil. en iyisi bizim seçtiklerimizi okuyun, oylayın. ' deme şekline bayıldımmmmm.. en çok beğenilen girdilere gidin bakın. sözlük değil panayır ya adajdajdjah. ha bir de hevesli arkadaşlara motivasyon sağlar tabi. ''madalyaaaaa madallyaaaaaaaaaaaa. daha çok yazmalıyımmmm. daha çok madalyaaa kazanmalıyımmmm. en çok bende olmalıı... yyazz yazzzz.'' ahdahsdha. kıyak iş. like.
devamını gör...

yaygınlaşmasını istemediğim ilişki türü. yaygınlaşmasını isteyen arkadaşlar ileride evlenmek için bakire kız aramaya başlamazlar umarım.
devamını gör...

akıl, vicdan ve sevgi.
devamını gör...

ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

yarasalar duyurmada bana
kanatlarının ihtizazını.
şimdi hep korkular benden yana
bekliyor sular, açmış ağzını.

ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda dağılmayan sükûn.
ölmedim lâkin, yaşamaktayım
dinle bak vurmada nabzı ruhun.

siyah ufukların arkasında
seslerle çiçeklenmede bahar
ve muhayyilemin havasında
en güzel zamanın renkleri var.

ölmedim hâlâ.. yaşamaktayım.
dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
ah aydınlıklardan uzaktayım
kafamda o dağılmayan sükûn.

ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
ışık yok gecemde, gündüzümde.
gözlerim görmüyor... lâkin güneş
o her zaman, her zaman yüzümde.

orhan veli kanık- güneş.
devamını gör...

osmanlı imparatorluğu son dönem padişahlarından birisi olan ıv.murat han içki yasağının hem uygulayıcısı hemde içki seven padişahı olarak bilinir. o zamanların en büyük berduşu bekri mustafa’da aynı dönemde yaşamıştır. ıv.murat bu yasağa uyulup uyulmadığını zaman zaman halkın içine çıkıp bizzat kontrol eder. etmekle de kalmaz en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlardı. bir sabah padişah ıv.murat han yanına veziri bayram paşayı da alarak kılık değiştirip tüccar kılığında bekri mustafa'nın kayıkçılık yaptığı üsküdar iskelesine gelir. duyum aldığı üzere sora sora bekri mustafa'yı bulur, selam verir.

-selamın aleyküm babalık bizi karşıya atar mısın?
+olur tabi evlat! dedikten sonra sahilden baya açılırlar. bekri mustafa kayığın oturağının altına gizlenmiş bölmeden şarap testisini çıkarır, tepesine diker.
-ohh serinledim! dedikten sonra testiyi sultana uzatır.
+al bakalım evlat bir yudum da sen çek. sultan murat:
- içki yasağını bilmez misin babalık, der.
+kayıkçı bekri iç ulen iç burada kimse bizi görmez, der. sultan murat ve veziri testiden bir yudum içerler. kayıkçı bedri cebinden çıkardığı tütünüde yakıp içmeye başlayınca sultan hiddetlenir.
-yeter babalık anlaşılan sen sultanı tanımazsın. ben sultan murat bu da vezirim, der.
bekri mustafa kürekleri atıp gülmeye başlar.
+vay köftehorlar sizi, iki yudumcuk almayla biriniz padişah biriniz vezir olmaya kalktı, der.
devamını gör...

muhtemelen malulen bir emeklilik olabilir. yinede ne şekilde olursa olsun çok genç yaşta boşa çıkmayı emekli olmayı doğru bulmuyorum. 36 çok erken ama 65'te çok fazla. 50-53 bandı idealdir diye düşünüyorum.
devamını gör...

yemekli ,tatlılı ,börekli her başlık direk like sebebimdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yeniler hatılamaz, eskiden okula giderdik. yol boyunca da denizi seyrederdik.
devamını gör...

yalnzlık, bıçak gibidir. keskinliğiyle yara açtığı gibi açılmış yaraların da dağlanmasını sağlayabilir..
devamını gör...

ivanmilinski diye yazılır adam diye okunur.
devamını gör...

konuşamıyorlar diye acı çekmek zorunda olmadıklarını, ölmek zorunda olmadıklarını ,işkenceye tecavüze uğramak zorunda olmadıklarını göstermek isteyen, onların haklarını savunmak isteyen hayvan severlerin istedikleri yasa tasarısı. ucuz cezalar vererek caydırıcılığın sağlanmadığını düşünen bir kesim hayvan sever, dışarıdaki bir çok hayvanın ne halde olduğunu gören duyan insan ve bu durumlar karşısında hayvanı savundu diye ceza yiyen bir çok insanın destekçisi olduğu yasa isteğidir.
devamını gör...

özellikle abd, kanada ve rusya kuzey kutup bölgesi'nde yaptıkları petrol araştırmalarıyla ön plana çıkmaktadır.

1960 - kuzey kutup bölgesi ulusal doğal yaşam alanı (anwr) olarak adlandırılan doğa koruma alanı kuzeydoğu alaska'da kurulur.
1962 - rusya'daki sibirya'nın kuzeyinde petrol bulunur.
1968 - alaska'daki prudhoe körfezi'nde petrol bulunur.
1977 - trans-alaska petrol boru hattı sistemi'nin inşası tamamlanır.
1980 - araştırmacılar, anwr'ın kuzey buz denizi sahilinde 17 milyar varil petrol rezervi olduğunu saptar.
1989 - exxon valdez adlı tanker alaska'nın güney sahilinde karaya oturarak yaklaşık 41.8 milyon litre petrolün denize sızmasına yol açar.
1996 - abd başkanı bill clinton anwr'da petrol aranması teklifini reddeder.
1998 - prudhoe körfezi'ndeki petrol üretimi günlük 2 milyon varile ulaşarak rekor kırar.
2005 - anwr'da başka bir petrol arama girişimi engellenir.
2008 - artan petrol fiyatları karşısında amerikalılar, anwr da dahil, daha fazla petrol çıkarılmasından yana olmaya başlar.*

anwr: alaska'da bulunan ulusal bir vahşi yaşam sığınağıdır. kutup ayıları, boz ayılar, kara ayılar, geyik, karibu, kurtlar, kartallar, vaşak, wolverine, sansar, kunduz gibi çok çeşitli bitki ve hayvan türlerini içerir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim