ingiliz şarkıcı sting'in ilk akla gelen klasiklerinden biri. şarkının klibinde oynayan ihtiyarı hep kadın sanırdım. meğer eşcinsel erkekmiş.
devamını gör...

zeytinyağlı yer elması..
devamını gör...

medellin ve cali cartellerini anlatan netflix dizisi. ilk iki sezonda medellin karteli ve pablo escobar anlatılır. üçüncü sezonda ise cali kartelinin bitirilişi anlatılır. ilk iki sezonda steve murphy ile javier peña pablo escobar ve medellin kartelini soruşturur. javier peña üçüncü sezonda cali kartelini bitirmek için mücadele eder. ancak gerçekte javier peña cali carteli soruşturmasına katılmamıştır. dizinin üçüncü sezonunda steve murphy yoktur.
bir de narcos: mexico var. o ise meksika kökenli uyuşturucu karteli guadalajara kartelinin kuruluşunu ve çöküşünü, kartele karşı mücadele eden kiki camerenayı ve onun öldürülüşünü ve kiki kamerana soruşturmasını anlatır.

bu dizilerde amerikan propagandası yok değil. güney amerika'daki uyuşturucu dünyasını merak ediyorsanız izleyebilirsiniz. gerçek olaylar da anlatılmış. gerçekte olan ama dizide değinilmeyen olaylar, yanlış anlatılmış olaylar, gerçekteki ile birebir aynı şekilde aktarılmayan karakterler, gerçekte olmuş olayları yanlış anlatan kısımlar var. yani dizi tamamen gerçekte olanları anlatmıyor. internetten araştırırsanız öğrenirsiniz. pablo escobar'ın oğlunun röportajı var dizi hakkında. bu yüzden puanım 6/10.

dizinin en beğendiğim yönü gerçek görüntülere yer vermesi. bu yönüyle biraz da belgesel gibi sanki ama dizi yönü elbette çok daha ağır basıyor.
ayrıca jeneriği çok güzeldir. jenerik
devamını gör...

bunu iğneden iplik geçirirken büzülen dudaklar takip eder
devamını gör...

iki tip insana cok guluyorum, biri stockholm sendromu terimini ogrenip hemen yerli yersiz kullanan, digeri de streisand effect deyimini bir yerden duyup google'a bakmadan yapistiramayan.

oncelikle o zavalli sari bez entry'sinin o kadar layk almasi buyuk skandaldir, bunu kabul edelim. o sari bezden daha kotu kokuyor o entry. o kadar belli ki otomatik oylandigi. o entry'e layk cakmak icin dusunmeden, otomatik oylamak lazim. beyinle parmak arasindaki bagin kopmus olmasi, sadece yalakaliktan oylanmis olmasi lazim. o kadar sefil, siradan hatta anlamsiz bir entry o.

ikincisi, bu sefil entry, ona tepki gosteren baslik acildiginda 17 begeni almisti. buna tepki gosteren bu basligin ilk entry'si, o google'dan yapistirilan streisand etkisi oldugunu iddia eden diger sefil entry'nin iddia noktasini curuturcesine cok daha fazla layk almis an itibariyla. yani streisand efekti filan yok. bu basligin ilk entry'sini gorup tekrar o sari bez entry'sine layk vermek icin agir ama cok agir gerizekali olmak lazim. bunun streisand etkisi ile zinhar alakasi yok. burada ipligi pazara ciktigi icin utanip silmesi lazim o yazarin bunu. ayrica rekor layk almis filan da degil. sacma sapan konusmayin la. kankalari oylamis iste sadece. streisand etkisi filan yok.

ayrica o entry'nin layk almasinin kiskanildiginin dusunulmesi de son derece aptalca. kimsenin kimsenin layk'inda gozu yok. kimseden cikan kimseye girmiyor. kimsenin kimseyi kiskandigi da yok, ilkokul iki seviyesinde savunmalarla cikmayin ortaya rica ederim.

acilen eksi oy gelmeli. kac satir kod yazilacak bilmiyorum bunun icin ama burayi aptal bir anaokulu haline getiren sadece layk verebilme meselesinin acilen cozulmesi lazim.
devamını gör...

bomboş başlık.

ne yapalım buraya kendimizi atalım sonra birileri derecelendirsin mi ?
veya kendimizi mi derecelendirelim manyak mıyız lan biz.
devamını gör...

okumakta olduğum (bkz: nihan kaya) kitabıdır. bence her ebeveynin ve içinde çocukluk yaraları olan her bireyin okuması gereken bir kitap.

iyi aile yoktur. ya da paradoks şu ki iyi aile, "iyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir.
 
insanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.
 
çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.
 
iyi aile yoktur sadece  anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.
bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.
devamını gör...

yorucu.
devamını gör...

istanbul'a şehir bile denmez ki,

ankara'ya gidişinden başka ne güzelliği olabilir,

denizi varmış, ne yapayım denizi,
insanı olmadıktan sonra,

sahi nerede ankara'nın hanımefendileri beyefendileri,

griymiş ankara,

istanbul renkli de ne oluyor,

rahat bir nefes mi aldırıyor ki,

kimsenin ne yaptığını bilmediği,

acımasızca saldırdığı,

sonra da kurtulmayı beklediği...

bu ne açgözlülüktür, yavaş olun biraz,

kime diyorum ama değil mi?

sahi sizin aceleniz vardı,

tutmayayım ben sizi,

önemli işleriniz aksamasın,

biz ankaralıların önemli ne işi olabilir ki,

bakın yine unuttum türkiye'nin merkeziydi burası,

sana sesleniyorum istanbul,

düş artık bu ülkenin yakasından,

önce şu yakalarını birleştir,

uslu ol biraz.

nedir senden çektiğimiz,

her ders tahtaya senin ismin yazılıyor,

maşallah torpillisin

olan yine sınıfın kalanına oluyor,

senin yüzünden bütün sınıf cezalı,

zil çalsa da evimize gitsek!

evet istanbul'daki evimize.
devamını gör...

negatif ve çok konuşan tipler.
devamını gör...

bizans imparatorluğunun 4. yy.da yaşamış "büyük" sıfatlı impatatoru. kendisi illirya (arnavut) kökenlidir ve aslen soylu değildir. imparator i. justinus'un evlatlık çocuğudur. bizans'ın en çalışkan ve en zeki imparatorlarından biridir. tarihçi prokopius, onun insan olmadığını yazar. kendisinin gözlerini yuvalarından çıkarabildiğini ve hiç uyumayan bir imparator olduğunu anlatır.

yaptığı fetihlerle kuzey afrika'yı, italya'yı ve murcia'yı barbarların elinden çok kısa bir sürede almayı başarmıştır. bunu yapmasındaki gayesi, eski roma imparatorluğu topraklarını yeniden geri alabilmek adınadır. çok yetenekli bir askeri komutan olmasının yanında çok da hırslı birisi imiş kendisi. keza, onun bu kadar kısa sürede ele geçirdiği toprakları ise kendinden sonra imparatorlar elde tutmayı başaramamıştır. askeri dehasının yanında istanbul'un en güzide eseri olan ayasofya'yı inşa ettiren kişi de odur. kendisi döneminin en büyük dini mabedini inşa ettikten sonra ayasofya'nın içinden şu sözleri haykırmıştır:

- " ey süleyman, seni de geçtim! ".
devamını gör...

kendini savunmak ayrı keyif için şiddet uygulamak ayrı. elinde bıçakla koşan kadını durdurmak için illa ki bir şeyler yaparsın fakat durup dururken kadına ya da başkasına zarar veremezsin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aksesuar sayfası olan insanların başına gelebilecek bir durumdur. kardeş şu melekli kolye kaç para ?
devamını gör...

kitap başta gelir.
devamını gör...

sen kalacak mısın bu gece ?
devamını gör...

perde hızı anlamına da gelen sözcüktür.

sözlükte 'ışık alma süresi çok az olan hızlı bir devinimi olduğu anda saptayan fotoğraf çekme yöntemi.' olarak geçer.

fransızca kökenli bir sözcüktür.
devamını gör...

lahmacunun 50 kuruş olduğu yıllar. paradan altı sıfır atıldığı halde..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fotoğraf kaynağı
devamını gör...

ankara'dan izlemesi, ayrı bir keyifli olandır.
bu şehrin en çok gökyüzünü seviyorum.
gece başka, gündüz başka güzel.
(görsel dün geceden.)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tamamen boş beleş bir animedir. konusu şudur.

iki tane velet bulunmakta, bunlar öğretmenlerine aşık, bir gün bu veletlerden biri "lan madem hocalarımıza yavşıyamıyoruz, gel biz manita olalım." diyor ve sıkıcılıkla dolu bölümler başlıyor.

bölümlerinin mantığı seviş + psikolojik dram kas + ağla ve seviş + aldatarak seviş olarak ilerlerken, anime size hiçbir şey sunmuyor.

karakterlerin ses sanatçılar ve çizimler çöp değil en azından, buna bir lafım yok fakat zaten anime 23 dakikaysa 15 dk çok az hareket görüyoruz, kısaca 15 dk boyunca resim izliyoruz desem yeridir.

finaline doğru merakla gidiyorum, üst düzey bir final yapsalar bile (ki bu yapıtta nasıl bir final çıkabilir a** dedirtmiştir) puanıma pek bir etkisi olmayacak.

çünkü animede ne olay örgüsü var, ne bir düşünce var, araya ufak psikolojik durumları açıklayan sahneler sokuşturulmuş olsa bile, izleyicilerin anlamadığına yemin edebilirim.

velhasıl kelam, güzel bir anime değildir. turkanimedeki 1k olan beğenisine bakmayın. mal puanıda aynı oranda abartıdır.


seviş + seviş + daha çok seviş animesi. puan yakında eklenecektir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim