takıntısız insan
anı yaşayabilen insandır.
devamını gör...
6 mart 2021 soylu'nun ığdır ile ilgili tweeti
içişleri bakanı süleyman soylu şahsi twitter hesabından ığdır belediyesi'yle ilgili atanan kayyumdan sonra yaşanan gelişmeleri paylaştı.

ığdır’da belediyede görevlendirme sonrası;
kaynaklar iyi kullanılıyor
tüm gelirler arttı
tüm giderler azaldı
borç ödendi
yatırım arttı
tebrikler ığdır
buradan
ığdır’da belediyede görevlendirme sonrası;
kaynaklar iyi kullanılıyor
tüm gelirler arttı
tüm giderler azaldı
borç ödendi
yatırım arttı
tebrikler ığdır
buradan
devamını gör...
kimsenin çözemediği matematik sorusu
elmalarla armutları ayırmak gereken sorudur:
kasaya girenler: 10+10+10= 30tl
kasadan çıkan: 5tl
kasaya giren son durum: 25tl
kasadan çıkan 5tl 1+1+1=3tl arkadaşlara
2tl çırağa
bu durumda girenler / çıkanlar yukarıdaki şekilde.
siz eğer kasaya giren (25tl)+ çırağın cep(2tl) = çocukların çıkan (9+9+9) yaparsanız doğru cevabı bulursunuz.
aksini yaparsanız adınızın berat olup olmadığını bir kontrol ettirin.
kasaya girenler: 10+10+10= 30tl
kasadan çıkan: 5tl
kasaya giren son durum: 25tl
kasadan çıkan 5tl 1+1+1=3tl arkadaşlara
2tl çırağa
bu durumda girenler / çıkanlar yukarıdaki şekilde.
siz eğer kasaya giren (25tl)+ çırağın cep(2tl) = çocukların çıkan (9+9+9) yaparsanız doğru cevabı bulursunuz.
aksini yaparsanız adınızın berat olup olmadığını bir kontrol ettirin.
devamını gör...
age of mythology
strateji oyunu sevenlerin en az bir kere oynaması gereken oyun.2002 yılında piyasaya çıkmasına rağmen döneminin çoğu muadil oyununa taş çıkartacak grafiklere sahip.içinde barındırdığı mitolojik tanrılar ise oyuna ayrı bir cazibe katıyor .çocukken oynadığım ilk oyunlardan birisidir.ayrıca age of the mythology titans adlı oyunu da 2003 yılında çıkartılmıştır.2016 yılında ise bir dlc olarak age of mythology: tale of the dragon oyun içi eklentisi piyasaya sürülmüştür.
devamını gör...
irritability quafficient
günlük yaşantımızdaki sinirlilik ve rahatsızlık miktarının karşılığıdır. türkçede sinirlilik katsayısı olarak kullanılmaktadır ve kısaltması iq'dur. novaco öfke ölçeği ile bu değer ölçülebilir.
devamını gör...
geceye hayret ettiğin bir şey bırak
yiyip yiyip kilo almayanlar. nasıl olur ,seçilmiş kulumudur, hayret ettirendir.
devamını gör...
aldığınız garip teklifler
halının üzerinde oturup oyun oynayalım mı? biraz dolaşalım mı? söyleyen 3 yaş bebe.
devamını gör...
ülkeler sözlük yazarı olsaydı alacakları nickler
takibe alacağım başlık.
amerika = mekanın sahibi
israil = fururum
suudi arabistan = süslüman
suriye = al sana bombe
amerika = mekanın sahibi
israil = fururum
suudi arabistan = süslüman
suriye = al sana bombe
devamını gör...
tek başına mutlu olabilen insan
insanların inatla anlamadığı, asosyal veya problemli zannettiği kişiler. oysa yalnızlık ekmek gibi su gibi bir ihtiyaçtır.
devamını gör...
the expanse
sıfır beklentiyle başladığım, zamanla izlediğim en iyi bilimkurgu yapımları arasına giren, hali hazırda amazon prime bünyesinde bulunan daniel abraham'ın romanından uyarlanan top-tier kalite bilimkurgu dizisi. biraz delirirsem battlestar galactica ve startrek ile bile kıyaslayabilirim. belki de daha iyidir kim bilir?
yapımın merkezinde 24.yy'a gelinmesine rağmen insanların hâlâ aynı açgözlülük ve sömürüyle, ellerinin ulaştığı her türlü yaşam kaynağını somürmeye odaklı üç evrensel güç arasındaki kaynak mücadelesi yatıyor. nihayet marsı kolonileştirmeyi başaran insanlık, jupiter ve satürnden dünyaya su kaynaģı için buz taşıyan, uçsuz bucaksız boşlukta mekik dökuyan uzay gemileri, tüm bu sömürünün ortasından kalmış köprü görevi gören, aşağılanmış, kenara atılmış the belt ve kibirli bürokrasisiyle kendini hâlâ evrenin merkezinde sanan dünya, dünyadışı varlıkların izini bulunduran protomolecule adlı madde, kapsamlı bir kaos ve savaş dizide süregelmekte. izlediğiniz çoğu şeyden farklı, fazlasıyla özgün bir yapım.
açıkçası izlerken işleyişine hayran kaldım. karakter gelişimleri, dizinin oluşturduğu atmosfer, oyuncu kadrosunun ortaya koyduğu performans, zaman zaman kötü kararlar vermesine rağmen sağlam bir senaryo yazarı, beni diziyi izlemek için ayırdığım bir dakika için bile pişman etmedi. bilimkurgu delisi uslanmaz bir insansanız izleyin efendim. eğer protomolecule sizle de iletişime geçerse şimdiden geçmiş olsun.
yapımın merkezinde 24.yy'a gelinmesine rağmen insanların hâlâ aynı açgözlülük ve sömürüyle, ellerinin ulaştığı her türlü yaşam kaynağını somürmeye odaklı üç evrensel güç arasındaki kaynak mücadelesi yatıyor. nihayet marsı kolonileştirmeyi başaran insanlık, jupiter ve satürnden dünyaya su kaynaģı için buz taşıyan, uçsuz bucaksız boşlukta mekik dökuyan uzay gemileri, tüm bu sömürünün ortasından kalmış köprü görevi gören, aşağılanmış, kenara atılmış the belt ve kibirli bürokrasisiyle kendini hâlâ evrenin merkezinde sanan dünya, dünyadışı varlıkların izini bulunduran protomolecule adlı madde, kapsamlı bir kaos ve savaş dizide süregelmekte. izlediğiniz çoğu şeyden farklı, fazlasıyla özgün bir yapım.
açıkçası izlerken işleyişine hayran kaldım. karakter gelişimleri, dizinin oluşturduğu atmosfer, oyuncu kadrosunun ortaya koyduğu performans, zaman zaman kötü kararlar vermesine rağmen sağlam bir senaryo yazarı, beni diziyi izlemek için ayırdığım bir dakika için bile pişman etmedi. bilimkurgu delisi uslanmaz bir insansanız izleyin efendim. eğer protomolecule sizle de iletişime geçerse şimdiden geçmiş olsun.
devamını gör...
pluviophile (yazar)
biraz stalk ve derin analizler sonucu yorumlarına katıldığım bir yazar.
nickinden anladığım kadarıyla huzuru yağmur damlalarında bulan bir yazar. kelime kökü latince pluvia* kelimesinden gelmektedir. ayrıca fransızca pluie* da buradan gelmektedir.
"bu sabah yağmur var istanbul'da
gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye."
mfö sözleriyle bitireyim bu nickaltını.
nickinden anladığım kadarıyla huzuru yağmur damlalarında bulan bir yazar. kelime kökü latince pluvia* kelimesinden gelmektedir. ayrıca fransızca pluie* da buradan gelmektedir.
"bu sabah yağmur var istanbul'da
gözlerim dolu dolu oluyor bilinmez niye."
mfö sözleriyle bitireyim bu nickaltını.
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
insanı bir yandan mutlu ederken diğer yandan huzursuz eden bir his, çok sevip de kaybetme korkusu insanı yer bitirir.
devamını gör...
rol çalmak
bu bir sigma ukdesidir.
sahne sanatlarında, yapılan gösterilerde veya bir toplumda asıl ilgi beklenen kesimden bağımsız olarak kişinin ilgiyi kendine yönlendirme uğraşı denilebilir. bu durum bilinçli veya farkında olmadan gerçekleşebilir. kişinin diğer kişilerden daha çok ön plana çıkmasını sağlar.
sahne sanatlarında, yapılan gösterilerde veya bir toplumda asıl ilgi beklenen kesimden bağımsız olarak kişinin ilgiyi kendine yönlendirme uğraşı denilebilir. bu durum bilinçli veya farkında olmadan gerçekleşebilir. kişinin diğer kişilerden daha çok ön plana çıkmasını sağlar.
devamını gör...
aşık olamama sebepleri
yalnızlığın rahatlığına bağımlı olma
devamını gör...
budala
en büyük yazarlardan biri olarak hatırlanan ve anılan dostoyevski'nin nefis romanıdır. roman 1869 yılında yayınlanmıştır.
kitap budalalık derecesine kadar saf bir insanın toplum ile olan ilişkisini anlatır. gerçek saflık ve gerçek iyiliğin nasıl bir şey olduğunu anlatıyor. bence dostoyevski bu romanında müthiş karakterler yaratmış. kurgudan bağımsız sadece karakterler bile bu romanı acayip bir yere taşıyor.
hemen hemen bütün dostoyevski romanlarını okuyan biri olarak bu kitap en iyi üç kitabından birisi. kesinlikle suç ve ceza, ecinniler kategorisinde bir kitap olmuş. bana birisi en keyif aldığın üç romanı hangisi diye bir soru sorsa bu üç kitabı rahatlıkla söylerim. budala çok güçlü ve üst bir kitap.
kitabı aldıktan baya sonra okudum. sürekli gözüm korkuyordu. bir arkadaşım kitap hakkında karakterler çok uzun sürekli karıştırdım demişti ve açıkçası gözüm korkmuştu. sonra okuyacak son kitabım budala kalınca bismillah deyip başladım. ilk başlarda kitabın içine hiç girememiştim. sonralarda karakterlere alıştım ve kitap muhteşem bir hale geldi. özellikle kitabın son düzlüğünü böğrümü tutarak okudum. karakterlerle iç içe hissettim kendimi ve okurken sürekli düşünme imkanı buldum. şu karakter şöyle şu karakter böyle gibi sorular sorarak kendimce analiz yaptım ve kitaptan aldığım keyif çoğaldı.
dostoyevski'nin insan hakkında gözlemleri ve analizleri her kitabında olduğu gibi çok başarılıydı. insan denen canlıyı harika analiz eden dostoyevski her karaktere birer özellik vermiş. en önemli karakter olan baş karakterimiz kusursuz bir insan. saflığın ve iyiliğin temsilcisi olarak romanda yer ediyor. dostoyevski bence kusursuz karakteri yaratmaya çalışmış. gerçek olamayacak kadar müthiş bir karakter. hatta bazen sinir olacağınız kadar saf ve iyi bir karakter.
ortada böyle bir karakter varken diğer karakterlerin psikolojileri ve alışkanlıkları çok önemli bir hale geliyor. dostoyevski bu işi de büyük bir ustalıkla yapıyor ve ortaya nefis bir eser çıkıyor.
spoiler veren alana geçmeden kesinlikle tavsiye ediyorum. mutlaka okunması gereken devasa keyif veren bir eser. aşağıya okuyacaklara kolaylık olsun diye karakterlerin isimlerini ve kim olduklarını yazacağım. *
kitapta iki harika kadının bir sürü seçenek varken mişkin'e aşık olma sebebi bence insanların saflığa ve masumluğa değer vermesi. dünyada eksikliğini hissettiğimiz bir olayı ve duyguyu dostoyevski mişkin üzerinden aktarıyor. iki harika kadın aynı kişiye aşık oluyor. sebebi budalalık değil, budalalığa varacak kadar saf ve masum birisi olması. kitapta geçen ve kült olmuş "dünyayı güzellik kurtaracak" söylemi bence bunu kast ediyor. mişkin'in güzel bir insan olması.
ayrıca kitabın sonu acayip çarpıcıydı. hiç böyle bir son beklemiyordum. son 100 sayfa için yazılmış bir 700 sayfa okudum ve o 700 sayfanın içinde karakterlerin tahlilleri, psikolojileri ve insan analizleri vardı. ayrıca dönemin rusya'sı ve dönemin inanışları çok güzel anlatılmış. nihilizm, ateizm, hristiyanlık, ve dönemin siyasi düşünceleri tartışmaya açık şekilde tartışılmış. sık sık rusya'ya alaycı şekilde göndermeler yapılmış. hoşuma gitti. tabii son olarak değinmek istediğim karakter ise ippolit terentyev karakteri. kitabı bir üst noktaya çıkaran nefis bir karakter. kendisinden hem nefret ettim hem de hak verdim. sonu gayet güzeldi ve keyifle okudum. tavsiye ederim.
adelaida ivanovna yepançina: generalin ortanca kızı.
afanasiy ivanoviç totskiy: zengin bir deyyus. nastasya filippovna'nın eski velinimeti.
aglaya ivanovna yepançina: generalin küçük kızı.
aleksandra ivanovna yepançina: generalin büyük kızı.
antip burdovskiy: bir tane abinin oğlu olduğunu iddia eden herif. çok önemli biri değil hikaye için bence.
ardalion aleksandroviç ivolgin: emekli general. varvara ve kolyanın babası.
ferdışçenko: ivolginlerin evinde yaşayan memur.
gavrila ardalionoviç ivolgin: general ivolgin'in oğludur kendisi.
general yepançin: aglaya'nın babası.
ippolit terentyev: kolyanın kankasıdır. önemli bir karakterdir.
ivan petroviç ptitsın: varvara'nın kocasıdır. tefecidir.
ivan petroviç: paslişçevin akrabası.
keller: emekli asker ve boksördür.
kolya ardalionovic ivolgin: generalin küçük oğlu.
lizaveta prokofyevna yepançina: generalin karısı. aglayanın anası.
lebedev: veranın babası.
nastasya filippovna: mışkın'ın sevgilisidir. en önemli karakterlerden birisidir sık sık karşınıza çıkar.
pavlişçev: mişkin'i evlat edinmiş zengin bir abidir.
ivolgina: varvara ve kolyanın annesi.
rogojin: milyoner bir adamın zengin oğludur.
prens lev nikolayeviç mişkın: evlatlık. prokofyevnanın uzaktan akrabası. önemli çok önemli bir karakterdir.
prens ş: pavloviçin akrabasıdır.
kitap budalalık derecesine kadar saf bir insanın toplum ile olan ilişkisini anlatır. gerçek saflık ve gerçek iyiliğin nasıl bir şey olduğunu anlatıyor. bence dostoyevski bu romanında müthiş karakterler yaratmış. kurgudan bağımsız sadece karakterler bile bu romanı acayip bir yere taşıyor.
hemen hemen bütün dostoyevski romanlarını okuyan biri olarak bu kitap en iyi üç kitabından birisi. kesinlikle suç ve ceza, ecinniler kategorisinde bir kitap olmuş. bana birisi en keyif aldığın üç romanı hangisi diye bir soru sorsa bu üç kitabı rahatlıkla söylerim. budala çok güçlü ve üst bir kitap.
kitabı aldıktan baya sonra okudum. sürekli gözüm korkuyordu. bir arkadaşım kitap hakkında karakterler çok uzun sürekli karıştırdım demişti ve açıkçası gözüm korkmuştu. sonra okuyacak son kitabım budala kalınca bismillah deyip başladım. ilk başlarda kitabın içine hiç girememiştim. sonralarda karakterlere alıştım ve kitap muhteşem bir hale geldi. özellikle kitabın son düzlüğünü böğrümü tutarak okudum. karakterlerle iç içe hissettim kendimi ve okurken sürekli düşünme imkanı buldum. şu karakter şöyle şu karakter böyle gibi sorular sorarak kendimce analiz yaptım ve kitaptan aldığım keyif çoğaldı.
dostoyevski'nin insan hakkında gözlemleri ve analizleri her kitabında olduğu gibi çok başarılıydı. insan denen canlıyı harika analiz eden dostoyevski her karaktere birer özellik vermiş. en önemli karakter olan baş karakterimiz kusursuz bir insan. saflığın ve iyiliğin temsilcisi olarak romanda yer ediyor. dostoyevski bence kusursuz karakteri yaratmaya çalışmış. gerçek olamayacak kadar müthiş bir karakter. hatta bazen sinir olacağınız kadar saf ve iyi bir karakter.
ortada böyle bir karakter varken diğer karakterlerin psikolojileri ve alışkanlıkları çok önemli bir hale geliyor. dostoyevski bu işi de büyük bir ustalıkla yapıyor ve ortaya nefis bir eser çıkıyor.
spoiler veren alana geçmeden kesinlikle tavsiye ediyorum. mutlaka okunması gereken devasa keyif veren bir eser. aşağıya okuyacaklara kolaylık olsun diye karakterlerin isimlerini ve kim olduklarını yazacağım. *
kitapta iki harika kadının bir sürü seçenek varken mişkin'e aşık olma sebebi bence insanların saflığa ve masumluğa değer vermesi. dünyada eksikliğini hissettiğimiz bir olayı ve duyguyu dostoyevski mişkin üzerinden aktarıyor. iki harika kadın aynı kişiye aşık oluyor. sebebi budalalık değil, budalalığa varacak kadar saf ve masum birisi olması. kitapta geçen ve kült olmuş "dünyayı güzellik kurtaracak" söylemi bence bunu kast ediyor. mişkin'in güzel bir insan olması.
ayrıca kitabın sonu acayip çarpıcıydı. hiç böyle bir son beklemiyordum. son 100 sayfa için yazılmış bir 700 sayfa okudum ve o 700 sayfanın içinde karakterlerin tahlilleri, psikolojileri ve insan analizleri vardı. ayrıca dönemin rusya'sı ve dönemin inanışları çok güzel anlatılmış. nihilizm, ateizm, hristiyanlık, ve dönemin siyasi düşünceleri tartışmaya açık şekilde tartışılmış. sık sık rusya'ya alaycı şekilde göndermeler yapılmış. hoşuma gitti. tabii son olarak değinmek istediğim karakter ise ippolit terentyev karakteri. kitabı bir üst noktaya çıkaran nefis bir karakter. kendisinden hem nefret ettim hem de hak verdim. sonu gayet güzeldi ve keyifle okudum. tavsiye ederim.
adelaida ivanovna yepançina: generalin ortanca kızı.
afanasiy ivanoviç totskiy: zengin bir deyyus. nastasya filippovna'nın eski velinimeti.
aglaya ivanovna yepançina: generalin küçük kızı.
aleksandra ivanovna yepançina: generalin büyük kızı.
antip burdovskiy: bir tane abinin oğlu olduğunu iddia eden herif. çok önemli biri değil hikaye için bence.
ardalion aleksandroviç ivolgin: emekli general. varvara ve kolyanın babası.
ferdışçenko: ivolginlerin evinde yaşayan memur.
gavrila ardalionoviç ivolgin: general ivolgin'in oğludur kendisi.
general yepançin: aglaya'nın babası.
ippolit terentyev: kolyanın kankasıdır. önemli bir karakterdir.
ivan petroviç ptitsın: varvara'nın kocasıdır. tefecidir.
ivan petroviç: paslişçevin akrabası.
keller: emekli asker ve boksördür.
kolya ardalionovic ivolgin: generalin küçük oğlu.
lizaveta prokofyevna yepançina: generalin karısı. aglayanın anası.
lebedev: veranın babası.
nastasya filippovna: mışkın'ın sevgilisidir. en önemli karakterlerden birisidir sık sık karşınıza çıkar.
pavlişçev: mişkin'i evlat edinmiş zengin bir abidir.
ivolgina: varvara ve kolyanın annesi.
rogojin: milyoner bir adamın zengin oğludur.
prens lev nikolayeviç mişkın: evlatlık. prokofyevnanın uzaktan akrabası. önemli çok önemli bir karakterdir.
prens ş: pavloviçin akrabasıdır.
devamını gör...
yazarların karantinada kendi için yaptığı en faydalı şey
italyanca ve python öğrenmeye başlamak. ikisinden de müthiş keyif alıyorum, günlerimi bunlarla geçirmesem bayağı boşlukta hissederdim muhtemelen.
devamını gör...
anonim yazar
artılarını esirgemezdi rahmetli. bekliyoruz.
devamını gör...


