meksika denince akla gelenler
mafya, kaçakçılık, uyuşturucu, acılı meksika sosu .
devamını gör...
uykunun zaman kaybı gibi hissettirmesi
geç uyanıldığında gün bitmiş gibi hissettirir
devamını gör...
janeway lekeleri
devamını gör...
yolda görsem selam vermem diyeceğimiz ünlüler
alişan
devamını gör...
bu başlıkta ateist ateist konuşuyoruz
ateizm tanritanimazlik olarak anılsa da bu tanım ateistler tarafından kabul edilmez. çünkü tanrıtanımazlik kelimesi tanrının var olduğunu kabuldür bu yüzden onlar tanrının varlığına olan inanç yokluğu şeklinde tanımlarlar.
yukarıda ateizmi sabah akşam tanrıya sövmek sananlar meseleyi çok yanlış anlamış ya da kendilerini ateist sandıkları tanıdıkları tarafindan fena halde işletilmişler.
yukarıda ateizmi sabah akşam tanrıya sövmek sananlar meseleyi çok yanlış anlamış ya da kendilerini ateist sandıkları tanıdıkları tarafindan fena halde işletilmişler.
devamını gör...
meja (yazar)
''meja dili ve edebiyatı'' adı altında sözlükte yeni bir bölüm açılacağını duydum. faydalı olacaktır diye düşünüyorum. kendisinin açtığı bazı başlıklar bana bir kaç ışık yılı uzakta oluyor. zira ilgi alanlarıma girmiyor. tabi onları anlayacağım diye kırk takla atarken, kabuğumun üzerinde ters dönüyorum ki, vay halime. neyse işi çözdüm ama, yavaş yavaş öğreniyorum. yakında kaplumbağalar ve yapay zeka adında bir makale yayınlamak niyetindeyim.
işin latifesi bir yana kalemi daim olsun diyelim. okuyoruz, öğreniyoruz fazlasına ne hacet.
işin latifesi bir yana kalemi daim olsun diyelim. okuyoruz, öğreniyoruz fazlasına ne hacet.
devamını gör...
yeterince zeki değilim duygusu
o herkeste olan ama kimsenin çaktırmadığı duygu.yeri gelir çok zeki olduğunu hissedersin kimi zaman da bir eksiklik.
devamını gör...
ekspresyonizm
1900’lü yıllarda almanya’da ortaya çıkan sanat akımıdır. geçmişin mükemmel tasvirli ve estetik kaygılı sanat eserlerine karşı sanatçının esere ruhunu ve iç dünyasını katması gerektiğine inananların akımıdır. görünen ve bilinen bir objenin gerçek görüntüsünün değil iç dünyasının izleyiciye aktarılmasını savunur. resimde, edebiyatta, mimaride etkilediği binlerce sanatçı vardır. en bilenenlerinden bir örnek verecek olursak (bkz: edvard munch)’ın çığlık tablosunu gösterebiliriz. karşıt akımı (bkz: empresyonizm)’dir.

ayrıca buradan

ayrıca buradan
devamını gör...
akraba
babama bazen soruyorum "baba sen bu kadar overlok çocuğunun arasından nasıl çıktın" diye. aha da bu itibarla babam tarafından olanların alayının, annem tarafından olanların da 2/3'ünün diyerek entry mi tamamladığım birtakım insan(!)lar.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
hz. isa'nın, göze göz inancı bütün dünyayı kör bırakır, sözü.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
koydum ama bir sor niye koydum. bir film kahramanı, ünlü bir gangster, bir manzara, kedi, köpek hatta bir maymun resmi koyabilirdim. ama her kişide, her işte, her eylemde, aynılığın derin çukurunda boğulan bir bok böceği gibi hep aynı şeyleri yapan bir zavallı değilim. burada yazarken herkes gibi kendimi keşfediyorum. işin ucu gidip gelip iticiliğe dayanıyor ya sonunda, kim bilir belki de kendinizi keşfettikçe bambaşka bir şeye dönüşüyorsunuz.
bizim suretimiz siretimize şahittir. lakin siz kendinizi keşfettikçe ölçüsüzce ve inatla ileri gidiyorsunuz. geride dönemiyorsunuz. kendiniz olmak o kadar da zor olmasa gerek...
bizim suretimiz siretimize şahittir. lakin siz kendinizi keşfettikçe ölçüsüzce ve inatla ileri gidiyorsunuz. geride dönemiyorsunuz. kendiniz olmak o kadar da zor olmasa gerek...
devamını gör...
vals
viyana, klasik müzik ve vals
bugün sizleri gündemin yoruculuğundan, sol frame’in libidosundan biraz uzaklaştırayım. aşkın dansına gidelim.
“vals”
çıkış noktası her ne kadar 16. yy. fransa olsada vals, bir avusturya dansıdır. o dönemler fransa ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. kaldı ki bu süreç fransız ihtilaline doğru ilerler. yani millet aç aç! vals mi yapacak? vals 3/4 zamanlı erkek ve kadının birlikte uçuşa geçtiği bir avusturya dansıdır.
18.yy ve sonrasında viyana’da bir klasik müzik patlaması yaşanır. gelin bi bakalım kimler gelmiş, kimler geçmiş.
wolfgang amadeus mozart (aynı başlıkla bir yazı yazmıştım. okumuyonuz ki!) beethoven, franz schubert, johann strauss, johann strauss ıı. ozgur1ey.... liste uzayıp gidiyor. ( isimlerde bir yanlışlık yapmış olabilirim. sonra edütler, olmadı büdütler, hiç olmadı düdütler düzeltirim.)
aşkın dansını anlatabilmek için yukarıdaki bir ismi cümlemizin devamına alalım. johann strauss ıı. (babası ünlü bestakâr johann strauss’dur.) avusturyalılar ona “valsin kralı” derler. bizim johann yaşadığı dönemde en üretken bestekârlardandır. valsi sadece viyana’ya değil, tüm avrupaya sevdiren kişidir. en enlü eseri mavi tuna bir koro için yapılmış valstir. vals, eski bir almanca kelime olan “walzen” (döndürmek) anlamından türetilmiştir. 18. yy. halk arasında çok sevilen bu dans, daha sonraları aristokrasinin de vazgeçilmezi olur.
dünyada tutkunun dansı olarak bilinen tangonun, bir çeşit salon versiyonu denilir valse. tango, tutkunun dansıdır (o kadar sürtünürsen tutkuda olur, statik elektirikde) ancak vals, aşkın dansıdır. ali fuat cebesoy yazdığı anılarda, mustafa kemal’in selanik’te kısa sürede olağanüstü vals öğrendiğini ve harp okulu’nda ders aralarında arkadaşlarına da öğrettiğini belirtir. bir dönem bizim düğünlerimizde de gelin ve damadın ilk dansına vals denirdi. nereden nereye? kültürel anlamda resmen çöküş!
bu yazımda sizlere birkaç figür gösterirdim ama sözlük işte. bir tik tok değil. kaldı ki vals, bir partner ile yapılır. öyle ankara oyun havaları gibi çek aracı sağa in oyna değil. ben de vileda sapıyla bir gösteri yapsam hiç hoş olmaz. ama sizleri 2 dk. bir görüntü ile valse götüreyim.
aşkındansınagider
bugün sizleri gündemin yoruculuğundan, sol frame’in libidosundan biraz uzaklaştırayım. aşkın dansına gidelim.
“vals”
çıkış noktası her ne kadar 16. yy. fransa olsada vals, bir avusturya dansıdır. o dönemler fransa ciddi ekonomik sıkıntılar yaşamaktadır. kaldı ki bu süreç fransız ihtilaline doğru ilerler. yani millet aç aç! vals mi yapacak? vals 3/4 zamanlı erkek ve kadının birlikte uçuşa geçtiği bir avusturya dansıdır.
18.yy ve sonrasında viyana’da bir klasik müzik patlaması yaşanır. gelin bi bakalım kimler gelmiş, kimler geçmiş.
wolfgang amadeus mozart (aynı başlıkla bir yazı yazmıştım. okumuyonuz ki!) beethoven, franz schubert, johann strauss, johann strauss ıı. ozgur1ey.... liste uzayıp gidiyor. ( isimlerde bir yanlışlık yapmış olabilirim. sonra edütler, olmadı büdütler, hiç olmadı düdütler düzeltirim.)
aşkın dansını anlatabilmek için yukarıdaki bir ismi cümlemizin devamına alalım. johann strauss ıı. (babası ünlü bestakâr johann strauss’dur.) avusturyalılar ona “valsin kralı” derler. bizim johann yaşadığı dönemde en üretken bestekârlardandır. valsi sadece viyana’ya değil, tüm avrupaya sevdiren kişidir. en enlü eseri mavi tuna bir koro için yapılmış valstir. vals, eski bir almanca kelime olan “walzen” (döndürmek) anlamından türetilmiştir. 18. yy. halk arasında çok sevilen bu dans, daha sonraları aristokrasinin de vazgeçilmezi olur.
dünyada tutkunun dansı olarak bilinen tangonun, bir çeşit salon versiyonu denilir valse. tango, tutkunun dansıdır (o kadar sürtünürsen tutkuda olur, statik elektirikde) ancak vals, aşkın dansıdır. ali fuat cebesoy yazdığı anılarda, mustafa kemal’in selanik’te kısa sürede olağanüstü vals öğrendiğini ve harp okulu’nda ders aralarında arkadaşlarına da öğrettiğini belirtir. bir dönem bizim düğünlerimizde de gelin ve damadın ilk dansına vals denirdi. nereden nereye? kültürel anlamda resmen çöküş!
bu yazımda sizlere birkaç figür gösterirdim ama sözlük işte. bir tik tok değil. kaldı ki vals, bir partner ile yapılır. öyle ankara oyun havaları gibi çek aracı sağa in oyna değil. ben de vileda sapıyla bir gösteri yapsam hiç hoş olmaz. ama sizleri 2 dk. bir görüntü ile valse götüreyim.
aşkındansınagider
devamını gör...
güne ingilizce bir söz bırak
everybody dies but not everybody lives.
herkes ölür ama herkes yaşamaz.
herkes ölür ama herkes yaşamaz.
devamını gör...
yazarların küçükken allah sandıkları şeyler
t: soyut kavramları algılayamadığımız dönemde allahı somutlaştırmaya çalışırken düştüğümüz masum şirkleri içeren başlık.
ben minareyi allah sanıyordum.
ben minareyi allah sanıyordum.
devamını gör...
homo sapiens
hem bir tanrı yaratabilecek kadar zeki, hem kendi yarattığı tanrı tarafından yaratıldığına inanacak kadar aptal, hem de bu durumun saçmalığını fark edip dile getiren türdeşlerini kâfir ilan edip katledecek kadar manyak bir türdür.
eved.
eved.
devamını gör...
9 eylül 2021 kafa sözlük'e erişim sorunu
sabaha kadar kapalı kalsa aslında millet normal insanlar gibi uyur, sabah erken kalkıp kahvaltı yapardı.
arada sırada böyle dokunuşlar yapmalı. anonimlikten kafayı yiyenler var. arada sırada matrix rehabilitasyonu şart.
arada sırada böyle dokunuşlar yapmalı. anonimlikten kafayı yiyenler var. arada sırada matrix rehabilitasyonu şart.
devamını gör...
sadece cahillerin kuracağı cümleler
almanya bizi kıskanıyor.
devamını gör...
hiçbir hayali olmayan çocuk
çocuk yaşta büyümeye mecbur bırakılmış yürek sızlatan çocuktur.
gözlerinden öperim çocuk.bu dünyadaki tüm çocukların birgün aynı standartlara ve haklara sahip olması dileğiyle..
gözlerinden öperim çocuk.bu dünyadaki tüm çocukların birgün aynı standartlara ve haklara sahip olması dileğiyle..
devamını gör...


