vücudunuzun sizi ele vermesi
eşim uzmanıdır.
yalnız başıma düşünecek dahi olsam "ne düşünüyon" diye yapıştırır.
burada birine kızgın yazıyım; ne oldu gerildin! birşeye gülümseyim; ne gevriyon! şeklinde beni takip etmektedir..
yalnız başıma düşünecek dahi olsam "ne düşünüyon" diye yapıştırır.
burada birine kızgın yazıyım; ne oldu gerildin! birşeye gülümseyim; ne gevriyon! şeklinde beni takip etmektedir..
devamını gör...
askerlik anısı
askerliğin bitmesinin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin asla bitmeyen anıdır. askerlik ne kadar sürerse sürsün anılar asla bitmez. anlattıkça anlatasın gelir insanın. on sekiz gün bedelli yapan adamların 5 yıl anı anlatmışlığına şahit olunmuştur.
o yüzden anlatan içim eğlenceli dinleyenlerin çoğu içinse anlamsız ve sıkıcıdır. anlatılmamasında fayda vardır.
kurayı çekip gemlik askeri veteriner okulunda asteğmen olarak gönderildiğimde sade ve heyecansız bir askerlik geçireceğime inanmıştım, öyle olmalıydı. ama olmadı.
yüzlerce anı arasında en büyük kahramanlık gösterdiklerimden birini ömrüm boyunca unutmam mümkün olmayacak. askerliğimin bitmesine iki ay kala artık domino taşı asteğmen olmaktan kurtulmuş ve bir aydır yıldız taşıyan bir teğmen olmuştum.
veteriner hekim olan komutanım klinikte görevlendirilince de dünyalar benim olmuştu, çünkü o an itibariyle kısım amiri olmuştum ve yapacağım tek şey her fırsatta arazi olmaktı. ben de bunu layıkıyla yaptım.
bir gün gezip tozma fırsatı yakalayamadan bir emri imzalatmak için komutanımın yanına gitmem gerekti ve hemen kliniğe doğru yola çıktım. kliniğe geldiğimde askere binbaşının nerde olduğunu sordum:
iob: komutanım nerde?
asker: içeride komutanım.
iob: tamam ben onu bir göreyim.
asker: komutanım, şu an görmeyin isterseniz.
iob: oğlum işim gücüm var aç kapıyı.
asker-: komutanım, girmeyin bence içeri.
iob: oğlum sinirlendirme beni, aç kapıyı.
asker: emredersiniz komutanım.
bu saçma sohbetin üzerine asker kapıyı açtı ve ben içeri girince kör olmak istedim, askerliğe lanet ettim, beynime peş peşe balyoz darbeleri yedim. çünkü komutanımın kolu nerdeyse omzuna kadar ineğin makatında idi.
ben bayılmamak için kendimi tutmaya çalışırken komutanım kahkaha atıyordu bir yandan:
komutan: ne oldu teğmen?
iob: komutanım ne yapıyorsunuz?
komutan: ineği muayene ediyorum.
iob: komutanım, kolunuz hayvanın içindeydi.
komutan: ne yapayım, hayvana neyi olduğunu mu sorayım teğmen?
iob: haklısınız komutanım.
komutan: iyi misin teğmen?
iob: iyiyim komutanım.
bunun üzerine komutanım çok da şakacı olduğu için “ seni çok üzdüm, gel el sıkışıp barışalım” diyerek elimi sıkmasaydı belki anı bu kadar kötü kokmazdı.
ama komutan böyle bir şaka yapınca ben durur muyum? yapıştırdım cevabı:
“ emredersiniz komutanım!”
o yüzden anlatan içim eğlenceli dinleyenlerin çoğu içinse anlamsız ve sıkıcıdır. anlatılmamasında fayda vardır.
kurayı çekip gemlik askeri veteriner okulunda asteğmen olarak gönderildiğimde sade ve heyecansız bir askerlik geçireceğime inanmıştım, öyle olmalıydı. ama olmadı.
yüzlerce anı arasında en büyük kahramanlık gösterdiklerimden birini ömrüm boyunca unutmam mümkün olmayacak. askerliğimin bitmesine iki ay kala artık domino taşı asteğmen olmaktan kurtulmuş ve bir aydır yıldız taşıyan bir teğmen olmuştum.
veteriner hekim olan komutanım klinikte görevlendirilince de dünyalar benim olmuştu, çünkü o an itibariyle kısım amiri olmuştum ve yapacağım tek şey her fırsatta arazi olmaktı. ben de bunu layıkıyla yaptım.
bir gün gezip tozma fırsatı yakalayamadan bir emri imzalatmak için komutanımın yanına gitmem gerekti ve hemen kliniğe doğru yola çıktım. kliniğe geldiğimde askere binbaşının nerde olduğunu sordum:
iob: komutanım nerde?
asker: içeride komutanım.
iob: tamam ben onu bir göreyim.
asker: komutanım, şu an görmeyin isterseniz.
iob: oğlum işim gücüm var aç kapıyı.
asker-: komutanım, girmeyin bence içeri.
iob: oğlum sinirlendirme beni, aç kapıyı.
asker: emredersiniz komutanım.
bu saçma sohbetin üzerine asker kapıyı açtı ve ben içeri girince kör olmak istedim, askerliğe lanet ettim, beynime peş peşe balyoz darbeleri yedim. çünkü komutanımın kolu nerdeyse omzuna kadar ineğin makatında idi.
ben bayılmamak için kendimi tutmaya çalışırken komutanım kahkaha atıyordu bir yandan:
komutan: ne oldu teğmen?
iob: komutanım ne yapıyorsunuz?
komutan: ineği muayene ediyorum.
iob: komutanım, kolunuz hayvanın içindeydi.
komutan: ne yapayım, hayvana neyi olduğunu mu sorayım teğmen?
iob: haklısınız komutanım.
komutan: iyi misin teğmen?
iob: iyiyim komutanım.
bunun üzerine komutanım çok da şakacı olduğu için “ seni çok üzdüm, gel el sıkışıp barışalım” diyerek elimi sıkmasaydı belki anı bu kadar kötü kokmazdı.
ama komutan böyle bir şaka yapınca ben durur muyum? yapıştırdım cevabı:
“ emredersiniz komutanım!”
devamını gör...
(tematik)
yaunde
ilk mesaj nasıl atılmalı sorunsalı
samimi olun. son derece açık olun. duygularınızdan bahsedin. örneğin;
merhaba,
tam 1 yıldır seni takip ediyorum. her hafta aynı yere gidiyorsun, hep köfte istiyorsun kendine. sonra biraz dinlenip kahve istiyorsun. dikkat ettim, her seferinde çok seviyorsun diye bol bol fıstıklı lokum ikram ediyorlar. diğer müşterilere 2 lokum gelirken sana maşallah 6-8 arası lokum geliyor. orada ben biraz kıllandım. sana mı yürüyor garson diye düşündüm. bıçaklamak ile iple boğmak arasında gidip geldim ama bir gün baktım başka bir garson yine bolca lokum getiriyor, anladım mekan sahibi yürüyor. aynı akşam kaçırdım adamı, biraz dövdüm bıraktım. senin hatrın için fazlasını yapmadım.
bi de her akşam evine kadar takip ediyorum. tabii sen pek etrafına bakmadığın için göremiyorsun, olsun. pencereyi açık bıraktığın günler içeri giriyorum tırmanıp. orada öylece dikilip seni izliyorum. şimdiye kadar belki 70 kadının evine bu şekilde girdim, uyurken izledim hepsini, senin gibi güzel uyuyan kimseyi görmedim. ara ara uzanıp saçlarını okşuyorum. bir gün uyanacak gibi oldun, çekindim korkarsın diye. şimdi bayıltıyorum önce, sonra okşuyorum.
tanışalım artık diyorum. sana karşı boş değilim. senin içinde uygunsa bir şeyler içmek için görüşelim. ben gelemem dersen ben gelirim. bi selam çakman yeterli. hadi eyvallah!
merhaba,
tam 1 yıldır seni takip ediyorum. her hafta aynı yere gidiyorsun, hep köfte istiyorsun kendine. sonra biraz dinlenip kahve istiyorsun. dikkat ettim, her seferinde çok seviyorsun diye bol bol fıstıklı lokum ikram ediyorlar. diğer müşterilere 2 lokum gelirken sana maşallah 6-8 arası lokum geliyor. orada ben biraz kıllandım. sana mı yürüyor garson diye düşündüm. bıçaklamak ile iple boğmak arasında gidip geldim ama bir gün baktım başka bir garson yine bolca lokum getiriyor, anladım mekan sahibi yürüyor. aynı akşam kaçırdım adamı, biraz dövdüm bıraktım. senin hatrın için fazlasını yapmadım.
bi de her akşam evine kadar takip ediyorum. tabii sen pek etrafına bakmadığın için göremiyorsun, olsun. pencereyi açık bıraktığın günler içeri giriyorum tırmanıp. orada öylece dikilip seni izliyorum. şimdiye kadar belki 70 kadının evine bu şekilde girdim, uyurken izledim hepsini, senin gibi güzel uyuyan kimseyi görmedim. ara ara uzanıp saçlarını okşuyorum. bir gün uyanacak gibi oldun, çekindim korkarsın diye. şimdi bayıltıyorum önce, sonra okşuyorum.
tanışalım artık diyorum. sana karşı boş değilim. senin içinde uygunsa bir şeyler içmek için görüşelim. ben gelemem dersen ben gelirim. bi selam çakman yeterli. hadi eyvallah!
devamını gör...
ayrılığı anlatan en güzel cümle
hayatımın orta yerine koydum seni orada duramadığın için benden özür dileyeceksin.
devamını gör...
pornografi
cinsel dürtü ve eylemleri son derece açık saçık bir şekilde sembolize eden her türlü yayın (hatta belki de düşünce).
genellikle erotizmle kıyaslanır. ben de kıyaslayacağım ama kendi cümlelerimle değil, katıldığım şu alıntıyla:
porno çırılçıplaktır, erotizm gizli çıplak.
...
porno açlıktır, erotizm çakırkeyiflik.
porno doyurucu, erotizm iştah açıcı.
...
porno bitirir, erotizm başlatır.
porno fondiptir, erotizm yudum yudum içmek.
yazının tamamı için
tabii bir eylem söz konusu olduğunda olayın başlangıcı erotik, devamı pornografik olabilir. tamamen, cinselliği yaşayan kişilerin nelerle doyuma ulaşacağına bağlı olan bir tercih. bazen de maksadı tek gecelik ilişki olan kişiler için tercihler daha pornografik olabilirken, aşık olunan kişiyle tercih erotizm ya da erotizm+pornografi karışımı olabilir. fakat tercih ne olursa olsun şu bir gerçek ki pornografi, hayal gücünüzü erotizm kadar derinlemesine harekete geçirmez. burada her şey çok daha açık ve nettir.
genellikle erotizmle kıyaslanır. ben de kıyaslayacağım ama kendi cümlelerimle değil, katıldığım şu alıntıyla:
porno çırılçıplaktır, erotizm gizli çıplak.
...
porno açlıktır, erotizm çakırkeyiflik.
porno doyurucu, erotizm iştah açıcı.
...
porno bitirir, erotizm başlatır.
porno fondiptir, erotizm yudum yudum içmek.
yazının tamamı için
tabii bir eylem söz konusu olduğunda olayın başlangıcı erotik, devamı pornografik olabilir. tamamen, cinselliği yaşayan kişilerin nelerle doyuma ulaşacağına bağlı olan bir tercih. bazen de maksadı tek gecelik ilişki olan kişiler için tercihler daha pornografik olabilirken, aşık olunan kişiyle tercih erotizm ya da erotizm+pornografi karışımı olabilir. fakat tercih ne olursa olsun şu bir gerçek ki pornografi, hayal gücünüzü erotizm kadar derinlemesine harekete geçirmez. burada her şey çok daha açık ve nettir.
devamını gör...
shakespeare'in sevilen sözleri
-juliet
binlerce kez iyi geceler sana!
-romeo
binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.
.
.
romeo ve juliet.
binlerce kez iyi geceler sana!
-romeo
binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.
.
.
romeo ve juliet.
devamını gör...
kedi fobisi
kedileri çoook sevmeme rağmen dokunamıyorum ve korkuyorum.
bir kere denedim dokunmayı, inanılmaz müthiş bir duyguydu.
her sabah pencereme gelen ve ben uyurken bile beni seyreden bir kedim var.
ona hiç dokunmadım hep camın arkasından seviyoruz birbirimizi.
bir kere denedim dokunmayı, inanılmaz müthiş bir duyguydu.
her sabah pencereme gelen ve ben uyurken bile beni seyreden bir kedim var.
ona hiç dokunmadım hep camın arkasından seviyoruz birbirimizi.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
oy veren butonları dert görmesin istediğim yazarlarımızdan kendisi. acaba ninja kaplumbağalardan biri olmak istese hangisi olurdu diye düşünmeden edemiyorum. ben sanırım nançaku çeviren pizza canavarı şakacı kaplumbağa olmak isterdim.
(bkz: michelangelo)
(bkz: michelangelo)
devamını gör...
birlikte fiyat arttıran 34 un üreticisine 25 milyon lira ceza kesilmesi
devletin en korktugu sey ekmek fiyatlarinin yukselmesi, bu yuzden ekmege bagli seyler genelde cok yakin markaj altinda tutulur.
edit: buarada ben konu hakkinda bilgi goremedim, belki gozumden kacmistir, bu zamlar geri cekilmis mi? yoksa ayni sekilde devam mi ediyor?
edit: buarada ben konu hakkinda bilgi goremedim, belki gozumden kacmistir, bu zamlar geri cekilmis mi? yoksa ayni sekilde devam mi ediyor?
devamını gör...
çenesiz balık
şu balığı ifade eden terim;

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.
devamını gör...
iyi bir insan olmak
''iyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir.''
(bkz: sabahattin ali)
(bkz: içimizdeki şeytan).
(bkz: sabahattin ali)
(bkz: içimizdeki şeytan).
devamını gör...
normal sözlük karma toplama başlığı
artılar iko'ya değil yazarlara gidecek yanlış yapıyorsunuz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en gıcık huyları
herşeye bir cevabımın olması
doğru ya da yanlış altta kalmadığım için de yılın saygısızı ödülüne layık görülüyorum.
doğru ya da yanlış altta kalmadığım için de yılın saygısızı ödülüne layık görülüyorum.
devamını gör...
boğaziçi sadece elitistlerin değil milletindir
yine kendi kadrolarına oynanmış, gazlayıcı bir cümle. bunların tayfaya bir kesimi hedef göster, cümle sonuna milletindir falan ekle kafi nasılsa. elitist falan diyince oo der nasılsa ardındaki sürü. bir ara dillerine beka, kripto falan lafları dolanmıştı, kimle siyaset konuşsan daha ikinci cümlede bu kelimeleri kullanıyordu 40 senelik ömründe kullanmamış olanlar. bir süre de bu elitistle falan ilerlerler, lugata yeni kelime eklendi.
bir rivayete göre meşhur bir filozofa "servet ayaklarınızın altında olmasına rağmen, neden bu kadar fakirsiniz?" diye sormuşlar, "ona ulaşmak için, eğilmek lazım da ondan" demiş. keşke şu hikayeden bir ders çıkarsa bazı insanlar, direkt domalmaktansa!
bir rivayete göre meşhur bir filozofa "servet ayaklarınızın altında olmasına rağmen, neden bu kadar fakirsiniz?" diye sormuşlar, "ona ulaşmak için, eğilmek lazım da ondan" demiş. keşke şu hikayeden bir ders çıkarsa bazı insanlar, direkt domalmaktansa!
devamını gör...
yazarların sempati duyduğu kötü karakter
(bkz: emir kozcuoğlu)
devamını gör...



