baskça (euskara), basklar tarafından konuşulan, 750.000 civarında kişinin anadili olan izole ve özegeçişli bir dildir. anadili baskça olan kişiler, dört ispanyol vilayetinin bir kısmını ve fransa'daki üç "antik vilayeti" içeren bitişik bir bölgede yaşarlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
wikipeadia'daki (ve birçok diğer kaynaktaki) bilgiye göre, dil bilimciler tarafından hint-avrupa dilleri avrupa'ya yayılmadan önce avrupa'da konuşulan dillerden arta kalan biri olarak kabul edilir. dolayısıyla bu dilin dünyada konuşulan başka hiçbir dille yakından akraba olmayan çok eski bir dil olduğu düşünülmektedir.
hint-avrupalılar buraya gelmeden önce çok geniş bir bölgede, tüm iber yarımadasında (ispanya ve fransa) ve gaskonya/akitanya bölgesinde (güneybatı fransa), konuşulmakta imiş.
dilin tınısını duymak isteyenler bu videodan yararlanabilirler.
devamını gör...

tourette sendromu

tourette sendromu (veya turet sendromu), aynı şekilde kısa aralıklarla meydana gelen istemsiz, hızlı, ani bedensel tikler ve ses tiklerinin oluşturduğu nörolojik veya “nörokimyasal” kalıtsal bir rahatsızlıktır.[5] nörogelişimsel bozukluklar kategorisinde ele alınır. ismini fransız doktor gilles de la tourette'den alır. beynin bazal ganglion denilen bölümündeki anormallikten kaynaklandığı düşünülmektedir (dopamin). tikler birden ortaya çıkan, hızlı, yineleyici, ritmik olmayan, basmakalıp bir motor hareket ya da ses çıkarmadır. karşı konulamaz bir deneyim olarak yaşanır. ciddi formlarda iletişim ve yaşam kalitesi bozulabilir. sık görülen tikler arasında kafa sallama, kaş-göz oynatma, göz kırpma, hayvan sesleri çıkarma, boyun çevirme, göz devirme, diş gıcırdatma, omuz oynatma, yüz buruşturma ve buna benzer yüz hareketleridir. yaygın inanışın aksine tourette sendromu küfür etme hastalığı değildir. koprolali denilen istem dışı küfür etme durumu tourette sendromlu bireylerin çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. bunların yanında kişide şu semptomlar da bulunabilir ekolali: karşısındakinin sözlerini sesli veya kendi kendine sessizce tekrar etme. hastalığın belirtileri genellikle 5-6 yaşlarında ortaya çıkar. ergenlikle beraber tikler artış gösterir. çoğu vakada ergenlik döneminin sonuna doğru tiklerin sayısı ve şiddeti azalmakla beraber genellikle ömür boyu süren kronik bir hastalıktır. bir kişinin tourette sendromlu sayılabilmesi için en az iki motor (bedensel tik) bir vokal (ses tiki) tikinin olması ve bu tiklerin 18 yaşından önce başlamış olması gerekmektedir. tikler yere ve duruma göre şekillenebilir. örneğin çoğu kişide stres, yorgunluk, kaygı, heyecan, sinir ve panik olma durumlarında tiklerin sayısı ve şiddetinde yükselme olur veya bazı motivasyon gerektiren uğraşlarda tikler geçici süreliğine yok olabilir; örneğin spor yapmak, enstrüman çalmak, şarkı söylemek. kanner'a göre bu kişilerin genel kişilikleri şu şekildedir: fazla duyarlı, kolay heyecanlanan, huzursuz, sıkılan, alıngan, zeki ve bilinçli. abd verilerine göre tourette sendromuna sahip bireylerin %75'ine yakını herhangi bir spor veya sanat dalıyla ilgilenmektedir.[6] abd'de her sene 15 mayıs - 15 haziran tarihleri arasında ulusal çapta 20'ye yakın kentte ''tourette sendromu farkındalık ayı'' etkinlikleri (konser, yürüyüş, spor müsabakaları, gezi, yarışma vb) düzenlenerek tourette sendromuna dikkat çekilmektedir.
devamını gör...

aslı
every way that ı can
ı'll cry, ı'll try
olan sertab erenerin eurovision şarkısının bu kısmını
altay, altaay diye söylemek.
devamını gör...

hala yazar olmamasına şaşırdığım, güzel güzel tanımlar giren yazarımızdır. ey yönetim, şu güzel yazarımızı da bir görseniz mi?!

edit: yazar olmuş**.
devamını gör...

cat stevens'in albümünde dinlediğimiz, hüznü hissettiren ve bence en sevilen şarkısıdır. bu kadar çok dokunan bir başka şarkı mı? henüz tanışmadım.

cat stevens'in, sevgilisi patti d’arbanville’in ölümü üzerine yazdığı bilinmekte, öyle anlatılır. işten eve döndüğü bir akşam yatakta uzanmış olan sevgilisinin yanına gidip saçlarını okşayarak konuşmaya başlayan ama cevap alamayan stevens'in yaşadığı inkarı, acıyı ve hüznünü dizelerinden iliklerinize kadar hissediyor olacaksınız.

şarkı için:

sözleri için:

my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım

and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

my lady d’arbanville, why does it grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyor?

but your heart seems so silent
ama kalbin çok sakin görünüyor

why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?

my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım

and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

my lady d’arbanville, you look so cold tonight
kadınım d’arbanville, öyle soğuk görünüyorsun ki bu gece

your lips feel like winter
dudakların sanki kışı andırıyor

your skin has turned to white, your skin has turned to white
derin beyaza dönmüş, derin beyaza dönmüş

my lady d’arbanville, why do you sleep so still?
kadınım d’arbanville, neden bu kadar hareketsiz uyuyorsun?

ı’ll wake you tomorrow
seni yarın uyandıracağım

and you’ll be my fill, yes, you will be my fill
ve sen benim eşim olacaksın, evet, eşim olacaksın

la la la la la…

my lady d’arbanville, why do you grieve me so?
kadınım d’arbanville, neden beni böylesine kederlendiriyorsun?

but your heart seems so silent
(i: ama kalbin çok sakin görünüyor


why do you breathe so low, why do you breathe so low?
neden böylesine yavaş nefes alıyorsun, neden böylesine yavaş nefes alıyorsun?

ı loved you my lady, though in your grave you lie
seni sevdim kadınım, içinde yattığın mezara rağmen

ı’ll always be with you
daima seninle olacağım

this rose will never die, this rose will never die
bu gül hiç solmayacak, bu gül hiç solmayacak…

ne kadar gerçekçi bir tasvir olduğu konusunda dinleyenler hemfikirdir. ama asıl ilginç olan, bu kadar gerçekçi bir anlatımın aslında bir fiziksel değil ruhsal bir yaşanmışlığa dayanmış olmasıdır. yani hikayemizin baş karakteri olan oyuncu patti d’arbanville aslında ölmemiştir; cat stevens yaşadığı ruhsal acıyı ne kadar derinden hissediyorsa o kadar gerçek yaşamış ve bize de bunu yaşatmıştır. şarkıyı dinleyenlerin tepkileri benim yazının başında verdiğim tepki gibi "ah, vah, tüh.." olunca ve türlü efsaneler dolanmaya başlayınca patti d’arbanville bir röportaj vermek durumunda kalmıştır:


"cat stevens’ın değişken ruh halinin üstüne bir de patti’nin oyunculuğu için sürekli gezmeleri eklenince bu ilişkinin uzun olamayacağı anlaşılır. londra’da olduğu sürece cat’in yanında kalan patti, kendini sürekli new york’ta veya paris’te bulur. 1 yılın üzerinde geçirdikleri bir ilişkinin sonunda patti d’arbanville, kendisi hakkında yazılmış bu şarkıyı radyoda dinler. ilişkilerinin böylece bittiğini anlamış olur. verdiği bir röportajda şarkıyla alakalı şunları söylemiştir:

"steven, o şarkıyı new york’a gittiğim bir zamanda yazmıştı. sadece bir aylığına gitmiştim. bu dünyanın sonu değildi, değil mi? fakat o gitti, “lady d’arbanville, neden böyle sakin uyuyorsun” diye bir şarkı yazdı. şarkı benim ölümümle alakalı. yani onun için new york’ta olmam tabutta yatmamla aynı şeydi. bu şarkıyı yazdı, çünkü beni özlemişti, üzülüyordu. bu gerçekten üzücü bir şarkı… şarkıyı duyduğumda ağladım, ilişkinin bittiğini biliyordum çünkü."

sevdiğini kaybetmek mi? hiçbir formu kolay değil, bilemiyorum.. her şeye rağmen hala dünyanın en iyi şarkılarından biri benim için lady d’arbanville.
devamını gör...

son zamanlarda yaklaşık 4 aydır hiç yaşamadığım kesinti. bazı servis sağlayıcıları gerçekten insanı kanser edebiliyor. allahtan onlardan birini kullanmıyorum.
devamını gör...

insanı çok yoran bir şeydir gerçekten. asla laf dinlemezler.
tamam deyip geçerim.
devamını gör...

doğu anadolu'da yaşayan bir vatandaş için fazla bir anlam ifade etmese de, büyükşehir ve metropol hayatı sürenler için oldukça nadir yaşanan ve romantik bir beyaz örtü. tabii, bu romantizmin 10 dakikalık yolu 2 veya 3 saatte aşabilmek gibi sürprizleri de oluyor.
devamını gör...

hassas bir bünyenin olduğunu gösteren durum. bağışıklık sisteminin ani değişimler karşısında reaksiyon vermesi olarak da adlandırılabilir.
devamını gör...

tek kelimeyle dandik firma. bir kez kullandım ve bacaklarım çürüdü yolculuk ederken. koltuk araları çok dar. uçak desen ayrı bir gürültülüydü zaten. hayatımda yaptığım en gergin uçak yolculuğuydu. allahtan kısa mesafeydi de 1 saat içinde eziyetten kurtuldum. kesinlikle tavsiye etmem.
devamını gör...

japonya'nın güneyinde bir bölgedir. türk-japon dostluğunun en üst seviyede olduğu yerdir ayrıca. buraya gittiğinizde ve türk olduğunuzu söylediğinizde size karşı özel bir ilgi olacaktır. tabii ki bir hikayesi var. ilginizi çekeceğini düşündüğüm bu hikayeyi kısaca özetlemeye çalıştım, umarım beğenirsiniz.

hikaye 1890 yılında geçiyor. japon imparatoru meiji'nin, 2. abdülhamit'e hediyeler göndermesi üzerine osmanlı gelen hediye karşılıksız bırakılmaz anlayışı ile hediye göndermek isterler. bunun üzerine dönemin sahip oldukları en ihtişamlı ama bir okadar da yıpranmış ve eski bir gemi olan ertuğrul fırkateyni 655 mürettebat ile pruvasını japonya'ya çevirir ve yola koyulur. gemi birkaç kez yolda kalıp bakım görse bile en sonunda hedefe varmış ve hediye gönderilmiştir. 3 ay boyunca tokyo'da bekleyen mürettebat tam da japonya için tayfun ayları sayılan eylül, ekim aylarında bir geri gitme kararı alır. japonlar her ne kadar gitmemelerini, denizin bu aylarda tehlikeli olduğunu ısrarla söylemelerine rağmen tahmin edeceğiniz gibi kendi bildiğine yola koyulmuş gemi. aslında dönmekte bu kadar ısrarcı olma nedenleri ise tayfun döneminin bitmesini beklerlerse paralarının bitmesi, mürettebata yemek veremeyecek olmaları ve osmanlı'nın o dönemdeki zayıf parasal kaynaklarıydı. şimdi diyeceksiniz neden bize o kadar hediye gönderen japonya neden mürettebatın ihtiyaçlarını karşılamasın. sebebi bizimkilerin o kadar yol boyu hediye getirip yardım istemenin türk gururuna yakışmayacağını düşünmelerindendi. sonra gemi tokyo limanından ayrıldıktan 4 gün sonra kushimoto açıklarında tayfuna yakalanmış. bunun sonucu gemi pek fazla dayanamaz. gemi su almaya başlar. son anda bir deniz feneri görürler ve tam sürat ulaşıp kurtulmayı hedeflerlerken gemi o an görünmeyen kayalıklara oturur. kushimoto köyündekiler bu durumu görür ve canları pahasına denize atlar ve askerleri kurtarmak için yardım eder. son durumda 69 mürettebat kurtulabilmiş bunun yanında yardıma gelen bazı köylüler ve geri kalan mürettebat maalesef vefat etmişlerdir. bu olay üzerine kushimoto köyüne vefat eden askerler anısına anıt yapılmış ve bir türk müzesi kurulmuştur. ayrıca bu dostluğun bir göstergesi olarak mersin'de bir sokağa kushimoto sokağı adı verilmiş. dostluğun anısına bir başka somut örnek olarak türk hava yolları bir uçağına nostalji boyama yaparak adını kushimoto koymuştur. türk-japon dostluğunun en önemli hikayesidir kushimoto.
devamını gör...

evin en küçüğü olup sürekli bakkala ekmek almaya gönderilmek.
devamını gör...

tehlikeli oyunlar - hikmet benol

'insanların beni beğenip beğenmemeleri umurumda değil artık. ben, kendimi tanımakla ilgiliyim.'
devamını gör...

tüm atçılık camiası olarak ilgiyle takip ettiğimiz yayın. (bkz: supportgirl) başarıların daim olsun.
devamını gör...

şimdiye kadar kendisine bir kez yazdım, bir başlık ile alakalıydı.

bana görüldü attı, cevap verme tenezzülünde bulunmadı. yadırgadım doğrusu, bir çok moderatör ile benzer şekilde iletişime geçmiştim.

sonrasında kendisine çok ekstra bir durum olmadığı takdirde yazmama kararı aldım.
devamını gör...

kafa sözlüğün bizi dinlediğine işarettir. google bak işine koçum!
devamını gör...

sosyal jetlag kavramı, vücudumuzun iki zaman dilimi olan, sosyal normların yarattığı zaman dilimi ile biyolojik saatimizin zaman dilimi arasındaki kaymanın sonucu olarak açıklanır. sosyal aktivitelerimiz, eğlenme, çalışma, yemek yeme, uyuma saatlerimizin hepsini sosyal normlara göre belirliyoruz. biyolojik saatimizin ihtiyacı olan uyku süresini daha karşılayamadan "mecburen" kurduğumuz alarmın çalması ile uyanmak zorunda kalıyoruz. ve sonuç olarak vücut bu saatler arasındaki kaymadan etkileniyor.jetlag'ın en belirgin semptomu olan uyku problemi ile karşı karşıya kalıyoruz.
devamını gör...

kahvaltı alışkanlığı olmayan şahsım için, mikemmel bir ritüeldir.
kokusu bile içimi açmaya yeter..
eşe dosta da bolca kahve fotisi atıp beraber olmasını dilerim. sevdiğim aktivitelerden biri haline gelen durumdur.
devamını gör...

"gavat" sözcüğü, eşlerinin başka erkeklerle yatmasına izin veren erkekler için kullanılıyor. peki, nereden geliyor ki bu sözcük? diyorsanız hikayesi şöyledir efenim.şah ı. kavat, 488-531 yılları arasında sasani imparatorluğu'nun hükümdarıydı. bir zerdüşt mezhebi olan (bkz: mazdekizm)mazdekizm'i seçen bu hükümdar, bu mezhebin lideri mazdek'e saygısını göstermek için eşinin mazdek ile yatmasına izin vermiş. o dönemden bu yana iran taraflarından bize de geçen bir sözcük haline dönüşmüş.
devamını gör...

bugün bir değişiklik yapıp sizden gelen yazılar yerine sözlüğümüzün güzide yazarlarından sevgili mahlassızım ile yaptığımız röportajı sizlerle buluşturduk. bir solukta okunacak güzel röportaja ve diğer güzel yazılara buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz.

kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim