adımı yazarım genelde, o an aklımda bir şey yoksa.
devamını gör...

can yaman kimdi lan, diye düşünmeme sebep olan başlık.*
devamını gör...

içinde aynalı çarşı
ana ben gidiyom düşmana karşı
off gençliğim eyvah
devamını gör...

yanlıştır olması gereken sevdikçe özgürleşmektir.
(bkz: sevmek özgürleşmektir)
devamını gör...

bir çok resimi yapboz olarak kullanılan darrel brush'tan bir kopya yapmıştım bir zamanlar. adamın yaptığı ışık ve canlı renkler o kadar hoşuma gitti ki peş peşe bir çok darrel brush resmini kopya etmiştim resim kursunu bırakmadan önce... bunlardan birini sizinle paylaşayım.
<ibb.co/gtn9Lr3"><... src="
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel;
devamını gör...

değen biriyse sonuna kadar açılabilir.
devamını gör...

ben taş devrine gidip 'binlerce yıl sonra pekte bir değişiklik yok üzülmeyin diye haber veremeye geldim' derim.
devamını gör...

--- alıntı ---

yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki, züleyha. bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.

--- alıntı ---

(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...

fatih özgüveni kitabıdır.

kitap okumak da ciddi bir uğraştır elbette. iyi bir okur olmak için mesai harcamalı insan. okuduğuyla yetinmeyip satır aralarına da dalmalı mütemadiyen. yazarın anlam yüklediği cümleleri yeniden ama bu sefer kendi zihninde ve kendi cümleleri ile anlamlandırmalı. yazarın işaret ettiği değir öykülere yollanmalı, farklı yazarlarla tanışmak için bir referans olarak kullanmalı okuduğu kitabı. iyi bir okur kanaatkar olmamalı, verilenle yetinmemeli. her cümle kafasında yeniden şekillenmeli. ve biriktikçe okudukları, artık bir uçtan başka bir etkinliğe doğru sürüklenmeye hazır olmalı. sıkıntı da tam bu noktada başlıyor işte. yani okurluktan yazarlığa doğru evrilmekte. sayfalara bağlanan parmakları kaleme doğru çevirmekte. iyi okurların en büyük hayali, iyi okurlara sahip olmaktır. bunun için de elbette, öncelikle yazmak gerekir.
insan ne kadar niyetlenirse niyetlensin, olmaz ama çoğu zaman. bir türlü aklından geçenleri tam manasıyla kağıda geçirimez. bir dere düşler zihninde, kağıda döktükleri bir su birikintisi olmaktan öteye gitmez. sıradışı bir kahraman yaratmak ister, kendi gölgesinden başkası düşmez kağıdın üzerine.

fatih özgüven, bu insanların öykülerini paylaşmış bizimle. 11 hikayeden oluşan bir kitap bu ve bir solukta okunuyor. kitabın ikinci hikayesi olan “açık görüşme”de sevdiğimiz yazarla, hayran olduğumuz, yazdıklarını iştahla okuduğumuz bir yazarla görüşmemiz esnasında yaşayacaklarımızın bir ikazı var. onun yazdıklarından kafanızı kaldırıp ona baktığınızda göreceğiniz şeyler, hoşunuza gitmeyebilir. “yanlış numara”da hep yazma niyetiyle oturmak ve hep yazamamak illetiyle boğuşmak çıkıyor karşımıza, belki bunu siz de yaşadınız.

bütün hikayelerin kaliteli olduğunu söyleyebilirim ama “can dostu” isimli hikaye beni çok etkiledi. ününü ve gençliğini kaybeden bir aktrisle, onun yardımına yollanan genç bir şarkıcı adayının arkadaşlığı anlatılıyor öyküde. hayran olmak, sanata duyuluan saygı, evrim geçiren sanat… ne ararsanız bulabileceğiniz bir öykü “can dostu”.

kitap kısa öykülerden oluşuyor ancak bu öykülerin anlam bakımından yeterince hacimli olduğunu söyleyebiliriz kolaylıkla. zaten fatih özgüven okumak her zaman için büyük bir keyiftir.
devamını gör...

tanım: kendini dünyanın en güzeli/yakışıklısı/zekisi sanan kibirlilere verilen tavsiyeler.
(bkz: çirkin kadınlara tavsiyeler)
çirkin buluyorsan konuşma evladım...
başkasına göre belki dünyanın en çekici kadını.

insanlardan uzak durup, az konuşmak.
bilinçaltınızı temizlemek
devamını gör...

taş parçaları şiiriyle sanıyorum 2016 sonlarına doğru karşılaşmıştım. sonra gidip kütüphanede ne kadar kitabını bulduysam okudum. düz bir şiir sunmaktan ziyade, kendi yarattığı ve karşıya geçirmek istediği duyguyu, kelimeleri, heceleri uzatarak, tekrarlayarak veriyor olması değişik, alışılmadık gelmişti bana. bahsi geçen taş parçaları şiiri 43 adet her biri numaralandırılmış parçadan oluşur. şiir bir sunu metniyle başlar ve orada "her gün bir taş parçası söktüm içimden" der birhan keskin. şiiri okudukça da bu taşlar sizin yüreğinize oturur.

"ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman."
..
"gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum."
..
"oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat."
..
gibi bende iz bırakmış bir çok cümle içeren şiir şöyle biter:

sözde kalır sevgilim
sözde kalır bütün sözler
aşk çünkü, aşk çünkü kendine
bir yol, bir ideoloji ister.

bilirim, çöl rüzgârında çalıdır bazı yaşlar.
sen sevgilim ilerde, biraz daha ilerde
bir tarihe başlayacaksın, orası işte
benim tarihimle başlar.

ve say, geriye doğru, tek tek
sende kalsın şimdi al bu taşlar.
devamını gör...

manga'nın da dediği gibi;

bazı şeyler için
iyi olmak yetmiyormuş
sevilmek için, aşk için
iyi olmak yetmiyormuş

karşılıksız seven her insanın bir gün hak ettiği sevgiyi bulması dileğiyle.
devamını gör...

sultan ibrahimin tahttan indirildiği 1648 yılında başlayıp, valide kösem sultan'ın öldürüldüğü 1651 yılları arasında geçen 3 yıllık döneme verilen isimdir. ağalar saltanatı tabiri gerçekten bu dönemi çok iyi anlatır. bu dönemde kösem sultan saltanat naibesi olarak görünür fakat bütün idare yeniçeri ağaları'nın elindedir.

kesinlikle bir düzenin olmadığı, osmanlı tarihinin en anarşik devresidir. bu dönem gücü elinde bulunduran yaklaşık 50 kişi devlet hazinesini ciddi bir zarara uğratmışlar ve birçok isyana sebep olmuşlardır.

ama en nihayetinde kösem sultan padişahı öldürtmeye kalkmış fakat emelini gerçekleştiremeden 1651 yılında boğdurulmuş ve ağalar saltanatı son bulmuştur. o dönem kösem sultan'a sırtını dayamış olan ne kadar ağa varsa hepsi yakalanıp idam edilmiş ve bütün servetleri hazineye aktarılmıştır.
devamını gör...

herkes tarafından bilinen apandisit olgusunda aslında ağrının başlangıçta karın üst orta kısmında başlayıp daha sonra sağ alt kısma geçtiğini söylerek katkı sağlamayı düşündüğüm başlık.
devamını gör...

aynı çorba içer gibi kaşık kaşık tencerenin dibinde kalanlar sıyırılır. israf haramdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir nesneyi resim ile anlatmadır. sembollerle anlatılmasına ise ideogram denir.
devamını gör...

asla tek sefer dinleyip bırakılamayan, defalarca kez coverlanan, kanaatimce en iyisinin orijinal hali olan fatih erdemci şarkısı.
yalnızken, uyumadan önce, düşük moddayken dinlenildiğinde etki oranı x5 kat artıyor; kendini sorgulatıp hissedilen eksikliği tokat gibi çarpıyor adeta.

--- alıntı ---
çok yalnızım, eriyorum yavaş yavaş
--- alıntı ---

dinlemesi tehlikeli:
devamını gör...

genellikle tabela olan nesnedir. çok değişik şeyler koyan esnaflar da vardır tabii ki.
devamını gör...

ismine tezat oluşturmakla beraber defalarca solist değişikliğine giden, buna rağmen kalitesinden ödün vermeyen türk rock grubudur. en sevdiğim klibi cemil demirbakan'ın elinde bir çalgı olmamasından kaynaklı olabileceğini düşündüğüm, klipteki herkese kafa atma girişiminde bulunduğu "kafile" klibidir.
buyrunuz;
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim