bu arkadaşın profiline şöyle bir girip baktım. 3 haftadır tek bir tanımı yok.
savunan arkadaşların geneli, "muhalifti uçuruldu", " faşist yönetim eleştiri kaldıramadı uçurdu" tarzında yaklaşmış.
bu bile yoldaş'ın düştüğü not "demek ki fazlası var, eksiği yok" olarak düşündürdü.

bal porsuğu'nun tek bir tanımını çıkarıp gösterin "muhalif yada eleştiri" tarzında olsun, ben bulamadım.

demek ki bu adam üşenmemiş, tuttuğu her yazara kendi çapında özelden yada farklı yerlerden bir güzel algısını yapmış.
iki yüzlü insan tipinden hayatım boyunca nefret etmişimdir.

o zaman bende çok kaliteli tanımlar giriyorum. kafa sözlükten önce 20 yıllık farklı sözlüklerde geçmişim var.
bu sözlükte sadece benim istediğim olacak. bunları beğenmiyorum uçuracaksın. hadsizin biri, benim nick altıma olumsuz tanım girmiş, hemen silinsin. yoksa ne mi yaparım? ....
içten pazarlıklı bir iki yüzlü olarak, yüzünüze güler arkanızdan hepinizi boklarım.

not: bu olayların iç yüzünün açığa çıkması için, bence bal porsuğunun özelden yazdığı her yazar elini taşın altına koyup, sözlük hakkında neler söylediğini bu nick altına dökmeli.
devamını gör...

rakı.
devamını gör...

ben buna katiyen hayır demek istiyorum. annelik doğurmakla alakalı değildir. içten gelir, çok özel bir histir. eşimle yıllarca uğraştık. nasip değilmiş,olmadı çocuğumuz... evlat edinme durumunda kaldık. artık dünyalar yakışıklısı bir oğlum var. artık ben onun annesiyim ve bunu kimse değiştiremez.
devamını gör...

mevzu barbarları beklemek değil. mevzu barbar olarak nitelenenlerin gerçek barbarların yüzüne yüzüne onların barbarlıklarını haykırması. sorun ırkçılık, dincilik, ayrımcılık vesaire de değil. sorun insanoğlunun ta kendisi. hastalıklı zihinlerden çıkan tüm bu iğdiş edilmiş fikirlere meyletmesi. meylederken de üzerine düşünmemesi. zaten yaşanan onca yıkım, onca acı, dökülen onca gözyaşının sebebi bu. insan hastalıklı fikirler atlası gibi bir yaratık. hemen hemen her türlü hastalıklı düşünceyi coğrafi keşifler misali kendi beyninde keşfeder ve evraka evraka diyerek ortalıkta koşuşturmaya başlar. onu gören diğer deli danalar da onun peşi sıra koşturur ve bingo. alın size nur topu gibi yeni bir hastalıklı düşünce. savaşlar, katliamlar, haksızlıklar, toplumsal kutuplaşmalar ve daha nicesi peşi sıra gelir.

işte böyle hastalıklı bir uygulama biçimi üzerine düşündürüyor coetzee... evet hikaye bilindik, çokça kez filmlere ve hikayelere konu oldu lakin, içsel yolculuklar ve sorgulamalar anlamında değerli bir kitaptır. apartheid dönemini anlatır ama sadece anlatmakla kalmaz üzerine yığınla sorgulanacak mevzu bırakır. misal yargıcın soruları üzerine uzun uzadıya düşünmek gerekir. ama tabi bunu derinlemesine yapmak gerekir ki, kendi cevaplarınız sizi tatmin edebilsin. yoksa üzerinden usulca geçtiğiniz zaman hiç bir anlamı kalmaz. bir bakmışsınız deli danalar sirkinin gösteri maymunu oluvermişsiniz. adalet kavramını şöyle bir masaya yatırırsınız bu kitabı okurken, hatta otopsisini yaparsınız. nasıl ve ne şekilde öldüğü konusundaki bulgularınız sizin barbarları bekleyip beklemediğinizi, hangi barbar olduğunuzu, daha önemlisi, barbarın ne olduğunu kavramanıza yol açar. elbette bu tek kitaplık bir yolculuk ya da tek kitapla halledilebilecek bir mevzu değil. bu kitap sadece bir kilometre taşıdır ve okunmasında fayda vardır. naçizane okuyunuz okutunuz.
devamını gör...

yaptığım etkinlik.
evet dostlar, ben attım birine şu an beşiktaş evlendirme dairesi'nin önündeyiz. ikimiz de giydik damatlığımızı mutluyuz. bunları yazarken çocuğumuz oldu iki tane. birinin adını kafa diğerini sözlük koyduk, memnunuz mutluyuz. darısı sizin başınıza..
edit: yeter ulan atmayın, evlendik dedim.
devamını gör...

eleştiremiyorum, yorum yazamıyorum. galiba ben tutuklanmaktan korkuyorum..
devamını gör...

toplumda karşılaştığımız ve çoğumuzun şikayetçi olduğu tipleri, kendine has bir cezalandırma yöntemi ve "bodof!" efektiyle cezalandıran kahraman. karşılaştığı tiplemelere baktığımızda, verdiği ceza için genellikle "oh iyi oldu!" dememizi sağlardı.
devamını gör...

kemik veya kıkırdak dokularda oluşan çatlaklar, ufak kırıklar veya bozulmalara verilen isim.
devamını gör...

test kitabı almak için gittiğinizde pek de terapi olmayan eylemdir.
devamını gör...

haftanın her günü gibi olmasıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kadın, okumak için iki katı yaşında bir adamla evlenmiş. baskılara dayanamayıp evini terk etmiş, iran'da bekar anneler velayet alamadığı için çocuğunu da.

“kırlardaki kuşların mutluluk şarkılarını duyayım diye,
kaçıyorum senden, senden uzakta açayım diye.”

diyerek düşmüş yola istanbul'a yerleşmiş. evli bir adamın metresi olduğu için de bir kaza sonucu ölünce cenazesi bile yıkanmadan toprağa verilmiş.

yaşamı, doğruları-yanlışları onundur da benim aklıma takılan "günaha birlikte girdiği o adamın cenaze namazı kılındı mı? / insanlar imam sorunca 'iyi bilirdik.' dediler mi?

hayatı boyunca eril toplumda ahlaksızlıkla suçlanan şair, kadın şair, yaşamanın bedelini ödeyen şair...

yine onun sözleriyle füruğ'un isyanı son söz olsun:

“gel, ey erkek, ey bencil varlık
gel, kafesin kapılarını aç
beni bir ömür zindanda tutmuşsan eğer
bari bir anlık olsun serbest bırak.”
devamını gör...

şahsına münhasır, iletişim konusunda gayet pozitif, anladığım kadarıyla da espritüel yazar.
devamını gör...

burak'tı adı. (hala burak ismini duyduğumda içim cız eder.)

4 sene boyunca aşıktım, of ama ne aşk. ne popülerdi ne çalışkan ne de yakışıklı.
ben güzel ama sempatik olandım ; diğer kız güzel ama seksi olandı...tabiki onu seçti.
anlaşamıyorlardı evet. kız aptaldı. ama seksiydi ya işte o yetiyordu.

yıllar sonra 25 yaşlarımızda görüştük. hala kalbim o 17-18 yaşlarında gibiydi; inanılmaz mutluyduk ikimiz de.
saçları kırlaşmıştı, şimdi de o inanılmaz seksi olmuştu.
ama başka insanları seviyorduk; o heyecanı ben liseye gömmüştüm. o ise lise arkadaşlığımızın özlemindeydi.

benim ona aşık olduğumu bilmediğini, hatta ona bakmayacağımı düşündüğünü söyledi.
inandım mı sanırım hayır.
inanmak istedim mi ? deli gibi hem de

tekrar görüşelim mutlaka diye kalktık masadan.
bir kaç kere telefonla görüştük.
kesildi sonra.

büyümüştük artık bir kere; bıcır bıcır bizin yerini hayat koşuşturması almıştı.
eski masumiyetimizden eser kalmamıştı.

görüşmedik bir daha!
yabancılara karıştık....

selam olsun en güzel yıllarıma, o'na.
devamını gör...

ben bu soruyu ıstakozu canlı pişiren yaratıklara sormak isterim, o kadar çok üzülüyorum ki böyle bir şeyin gerçekten yaşanmasına, iğreniyorum insan ırkından.
devamını gör...

motorsikletli evli çifti polis durduruyor ve sitem ediyor.

-siz de hiç sosyal mesafe kalmamış.

işte yeni türkiye, işte cemaatin polisleri

devamını gör...

cinayet dediğin illa kanlı bıçaklı olmak zorunda değildir, aşkta bir cinayettir (bkz: ferhan şensoy)
devamını gör...

utanmasalar recep tayyip erdoğan'ı ata ilan edicekler.
devamını gör...

yeryüzünde açan ilk çiçektir. bilinen tüm çiçekler orkidenin soyundan gelmektedir.
sevgiliye orkide almanın anlamı 'benim dünyamda açan ilk çiçeksin' demektir.
devamını gör...

hayatımın büyük çoğunluğunda mevsim ve hava durumu fark etmeksizin yaşadığım ve elimin yüzüme dokundurmaya korkacağım kadar soğuk olması durumu.sebebi anemi(kansızlık),demir ve bazı vitamin eksiklikleri sanırım.
devamını gör...

son nefesimi vereceğim an " güzel bir hayat yaşadım, yakınlarıma ise sevgiyle hatırlayacakları güzel anılar bıraktım." diyebilmek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli portakal radyo renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim