pandeminin bana kazandırdığı tek ve belki de en güzel alışkanlık günlük hayatta ziyaret etmeyi sevdiğim her yerin sanalını bulup buralara dadanmak oldu diyebilirim. bu nedenle ne kadar tarihi ve mimari yapı, resim sergisi, fotoğraf galerisi, online tiyatro vs varsa hepsine sarmış durumdayım.
eskiden bakıp geçtiğim resimlerin her bir ayrıntısının aslında ne kadar ince anlamları olduğunu keşfettikçe sanata olan saygım artıyor. işte şimdi yine minik ayrıntıların ince anlamlar barındırdığı bir resmi bırakıyorum buraya.
eserin ismi falcı, ressamı ise georges de la tour
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu eser aslında 1630 yılında tamamlanmış ancak taa 1960 yılında keşfedilerek metropolitan müzesi koleksiyonuna dahil edilmiştir. sağ üst köşede görmüş olduğunuz imza ressamın adını ve yerini söyler bize.
resmimizin baş karakteri fal baktıran ve muhtemelen burjuva sınıfına dahil olan çok genç bir adamdır. yanındaki çingene kadına el falı baktırmakta ve bu esnada yüz ifadesinden anladığımız kadarıyla temkinli ve tedirgin davranmaktadır.
el falı bakan çingene kadının elinde genç adamdan aldığı madeni para bulunmaktadır. birazdan fal bakmaya başlayacak olan yaşlı kadın ve fal baktıracak olan genç adamın çevresindeki kadınlara dikkat edersek genç adamın talihsiz bir durumda olduğunu söyleyebiliriz. çünkü genç adam soyulmak üzeredir.
en soldaki kadın genç adamın cebinden para kesesini çekmeye çalışmakta, el falı bakan çingenenin yanındaki kadın ise genç adamın madalyonunu kesmeye çalışmaktadır. madalyonu keserken bir yandan genç adamı izlemekte ve asla renk vermemektedir.
resim sanki bir resim değil de bir tiyatro sahnesinden alıntılanan bir görüntüyü andırmaktadır. öyle ki herhangi bir aksilikte her şeyin büyüsü bozulacak genç adam içinde bulunduğu tuzağı anlayacaktır. karakterlerin içinde bulundukları rolleri bu kadar güzel taşımaları resmi ayrı güzel kılmaktadır.
bu ve bunun gibi bir sürü resmin detaylı analizi için şu sayfayı ziyaret edebilirsiniz: sanata gider
devamını gör...

atmosferini ve verdiği hissi o kadar telaşlı bir olgunlukla arıyormuşum ki bu sabah başladığım otobüs yolculuğum sona erdiğinde kitap da sona ermişti.

yine bir yığın (philip k. dick tarzı) ağır paranoyak varlık sorunu ve tanrı sorgusu... cyberpunk'ın belki de en yoğun ve soğuk anlatımı... içe doğru akan ve yarısından sonra dışa taşan hissizlik... soylar, tükeniş, arayış, bekleyiş, beklemeyiş, dünya, açılış, taşlar, muazzam bir ikilemler serisi...

androidler elektrikli koyun düşler mi, bilmiyorum. ancak ben ikinci kez okudum ve ikinci kez düşledim.

asıl soru; elektrikli koyunlar herhangi bir şey düşler mi?

"ölüm kesindir, yaşam şüpheli"
devamını gör...

devletin bütün kuvvetlerine değil, silahlı bütün ( kara , deniz , hava ) kuvvetlerine emir verebilecek bir unvandır. ayrıca üniforması olmayan anayasal bir rütbedir. sadece bir fiil savaş durumda aktif şekilde kullanılır. ( atamızın kurtuluş mücadelesinde tüm yetkilerini kullanması gibi ) . günümüzde kağıt üzerindedir çünkü ordunun kontrolü genel kurmay başkanlığındadır.
ayrıca (bkz: mareşal)
devamını gör...

(bkz: yeni türkiye)
devamını gör...

ahlakın dışlandığı bu felsefi anlayışın en önemli temsilcisi friedrich nietzsche'dir. nietzsche'ye göre iki tür ahlak anlayışı vardır. bunlardan birincisi, her şeye boyun eğen, zamanının ahlak anlayışına körü körüne inanan "sürü insan"ın ahlakı diğeri ise "köle ahlakı" dır.

''güç iradesi" ni simgeleyen "üst insan ", "köle ahlakı"nı yıkıp yerine "efendi ahlakı" nı koymalıdır. "iyi" ve "kötü" ile uğraşmak yerine "güce" dayanan bir ahlak anlayışı oluşturulmalıdır şeklinde bir felsefi anlayıştır.
devamını gör...

mart’ın gelişiyle anneme ördürdüğüm kırmızı-beyaz ip. batıl inançlara sahip sayılmam ama marteniçkalar çok hoşuma gidiyor.umarım mart dilekleriniz gerçekleşir.leylek görmeyi beklemiyorum bilekliği çıkartmam için ayrı bir geleneği de var mı bilmiyorum bundan dolayı bileklik çürüyene kadar takacağım sanırım.
devamını gör...

özgüveni yerinde olmayan. karşısındakini birey yerine kendine ait bir mal gibi gören erkek beyanıdır. ben kadınlarımızı anlamıyorum onların da psikolojileri iyi değil bence... böyle tiplerle takılanların yani. baba evinde baskı görmüş kızlar oluyor genelde bunlar ve neredeyse (bkz: stockholm sendromu) vaziyetinde bir ilişki yaşıyorlar. eski kız arkadaşlarım arasında bana şu cümleyi kuranların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur (bkz: ) kıskanmıyorsun o zaman sevmiyorsun) yapmayın kızlar. yapmayın. bir erkeğin bir kadına dünyasını dar etmesi sevgisinden değil psikolojik sorunları hat safhada olduğundandır. bu yüzden kadın cinayetleri de çok yüksek bu ülkede... ah bir uzak dursanız şu tiplerden. soyları bir tükense...
devamını gör...

yaptığı normal şeyler bile gözünüze batıyorsa bitmiştir.
devamını gör...

adana ve antep'in yemekleri tabii ki. her türlü yemeği çok güzel bu iki şehrin.
devamını gör...

üstün yeteneklerim sayesinde odanın içindeyken sessizde olan telefonuma bildirim geldiğini hissedip telefonuma yöneliyorum veee bir yeni bildirim. bunun bir üst leveli de sanırım kimden geldiğini tahmin etmek oluyor.*
devamını gör...

tam 8 ay önce sigarayı bıraktım ve bugün tekrar içtim. ne canım istiyordu ne yoksunluğa girmiştim. sadece metabolizmam hızlansın diye.
tam 20 kilo aldım üç kilosunu verdim ama yavaş veriyorum. herkes ama herkes müdürümden ablama ablamdan anneme annemden sevgilime kadar çevremde herkes kilo almısssin kilo ver dediği için yeter be yeter dedim ve içtim.

ne biçim bir sry bu yahu size ne benim kilomdan ben zaten yolumda gidiyorum. aldıysam aldım diyemedim. tabi ya biz kadınlar hep fit olmalıyiz. en fazla bir beş kilo fazlamız olmalı... bu nasıl bir faşizim ya...

44 yaşımdayım sıkıldım artık herkesin hwr şeye burnunu sokmasından.

bir de üstüne sevdiğim adam sen beni artik bwğenmiyorsun beni arzulamiyorsun diyince -çünkü sigarayı bırakınca çok tatlı yediğim gibi çok uyumaya başlaladım- sinirim iyice bozuldu. şu an 42 bedenim 38 bedenden çıktım. ılk defa obezlerin yaşadığı baskıyi hissediyorum. ne iğrenç bir şey bu.


neyse yarın tekrar içmeyeceğim ama istediğim herkesin ağzını kapatıp hayatını yaşaması. kaçıp gitmek isterdim sessiz bir yerlere. belki ta içlerime.
devamını gör...

ilkokulda özellikle beden eğitimi dersinde öğretmene yalvarıp oynamak istediğimiz bir oyundu.
en az üç kişiyle oynanabilen oyun, oyuncuların el ele tutşup bir çember oluşturmasıyla başlar. oyuncular hep bir ağızdan "kutu kutu pense, elmamı yerse*, arkadaşım [oyuncu ismi], arkasına dönse" tekerlemesini söyleyerek ritme uygun bir yöne doğru dönerler.
devamını gör...

opsiyonel olduğunu zannedip almış bulunduğum özellik. şimdi bu bir ay benimle gezecek mi yani?
gerektiğinde devre dışı bırakılabilmeli. 500 papel boşa gitti görüyor musun?

bu arada bu özellik;
hem toplumun baskısından kaçmayı hem 'özgürce' stalklamayı hem de beğenilme arzusunu yansıtıyor.
(bkz: black mirror gibi sözlük)

denilmiş ki çevrimdışı olursanız zaten bu özelliğe ihtiyacınız kalmaz.
online kalma süresi karma puanı etkiliyor diyorlar. herhalde bu sebepten getirmişler gizli gezinme özelliğini.
ben pek anlayamadım bu online kalma süresinin karma puana etkisini ama öyle olsun bakalım.

unutulan unsur editi: bu özellik size belki de en önemlisini sunuyor: mahremiyet. varsa meraklı takipçileriniz onlardan kurtulmuş oluyorsunuz.
devamını gör...

hayran olduğum insandır.
bir insan tamam dostum haklısın diyorsa bayılıyorum o insana.
insanlar hatalı olduğunu kabul etmemekte direniyorlar.
tamam ben hatalıyım cümlesini ezici bir şey zannediyorlar.
devamını gör...

ülkemizde yüksek kredi faizleri ve düşük maaşlar sebebiyle artmış olan ''meslek'' grubudur.
devamını gör...

"şuradan şuraya sevişmek nasip olmasın." yemininin sahibi.
devamını gör...

33 aydının diri diri yakıldığı ve dönemin başbakanı tansu çillerin “ vatandaşlarımız zarar görmemiştir” açıklaması yaparak nasıl bir insan olduğunu açıkça beyan ettiği katliamdır.

her 2 temmuzda aklıma hep aynı fotoğraf düşer. behçet aysan, uğur kaynar ve benim için türk dilinin en büyük şairi olan metin altıok’un merdivende ölümü bekledikleri o kare:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
türkiye’nin üç büyük şairi o merdivende yakıldı. yazmak bile bu kadar can yakarken, yakmak nasıl bir vicdansızlık gerektirir siz düşünün. bu katliamı savunup ama onlar da şöyle yaptı, böyle yaptı diyen insanların vicdanı da o ateşi tutuşturanlarınki kadardır.

bir ülke şairlerini yakarsa geleceğini karartır elbette. bu günler o yangınlardan miras bize.
orda çıkan dumanlar yüzünden göz gözü görmüyor yalnız ve güzel ülkemde. ülkem elinde kibritle dolaşan adamlara kaldı çünkü.

ama biz biliyoruz ve herkes bilsin istiyoruz ki sizin ateşleriniz bu toprağın türkülerini, şiirlerini yakıp kül etmeye yetmeyecek. biz yine metin abiyi, behçet aysan’ı, uğur kaynar’ı okumaya, canım hasret gültekin’i dinlemeye devam edeceğiz çünkü “ düştüğün yerde, derman sendedir.”
devamını gör...

düşünce karanlığına ışık tutan* güzel insanlardandır; car ve can dostumdur. tanımları komiktir güldürür; bazen duygusaldır alır götürür.''kafa"sı güzeldir yani. güzel adamdır velhasıl. hep yazsın, var olsun. eyvallah..
devamını gör...

#950668 tekrar değil yeni singlelar grammyler bekliyoruz. haydi jünyor portakallar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

motivasyonunuzu düşürmekten ve işinizi baltalamaktan başka bir işe yaramayan kişidir. eş olur, kardeş olur, komşu olur veya yoldan geçen hiç tanımadığınız biri olur piyangodan kim çıkarsa şansınıza artık.
mesela; bir şeyi tamir etmeye çalışırken bir anda başınızda belirir ve sürekli size direktifler vermeye başlar. kibar bir şekilde yardıma ihtiyacınız olmadığını belirtirsiniz, kendiniz halledebileceğiniz söylersiniz ama nafile.
'yanlış yapıyorsun, bu böyle yapılmaz' gibi cümlelerle sinirlerinizi bozmak suretiyle konuşmaya devam eder. içinizden 'ya bi defol git' deseniz de kırıcı olmamak için susar ve zorlu şartlar altında işinizi yapmaya devam edersiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim