temizlikçi gelmeden önce evi temizlemek
temizlikçiye yardım etmek ve temizlikçi gittikten sonra da temizliğe devam etmekle sonuçlanacak eylem.
devamını gör...
merhum vs müteveffa
bu iki sıfat çoğu kez yanlış kullanılır. ölmüş müslüman, merhum diye anılır. müteveffa ise ölmüş gayrimüslümler için kullanılan bir tanımdır. hatta, ölen kişi daha ünlü ve zengin ise sanki daha iyi tanımlama gibi müteveffa kelimesini kullanıyorlar.
devamını gör...
normal sözlük şikayet hattı
özel mesaj yoluyla tacize (cinsel olmak zorunda değil. herhangi bir fikirden ötürü küfür, hakaret falan da dahil) sözlük içi bir yaptırım getirilirse iyi olur. bilemiyorum sorun bir çeşit özel mesajların ifşasına mı giriyor, hukuki bir engeli var mı? çünkü sonuçta tacizi kanıtlamak için ekran görüntüsü atmak gerekecek ve bu sıkıntı çıkarır mı bilmiyorum.
eğer hukuki engel yoksa, bence bu konu ciddi şekilde düşünülmeli. her isteyen istediği gibi at koşturmamalı.
eğer hukuki engel yoksa, bence bu konu ciddi şekilde düşünülmeli. her isteyen istediği gibi at koşturmamalı.
devamını gör...
kahvaltıda çorba içen tip
her insana tip demese ölecek hastalığına tutulmuş sözlük yazarları var burada hayret ediyorum gerçekten.
en iyisini yapan insandır, mideyi sıcak tutmak adına arada kahvaltıda çorba içmek iyi gelir. bir de kırmızı biber ekleyeceksin üzerine o çorbanın mis gibi anasını satıyım…
en iyisini yapan insandır, mideyi sıcak tutmak adına arada kahvaltıda çorba içmek iyi gelir. bir de kırmızı biber ekleyeceksin üzerine o çorbanın mis gibi anasını satıyım…
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
dewamke
devamını gör...
25 litre
su kıtlığı ile ilgili insanı huzursuzluğa gark eden bir gökhan özoğuz belgeseli. isminin bu olmasının sebebi de geçtiğimiz yıllarda güney afrika'da günlük su tüketiminin 25 litre/kişi kotada sabitlenip (günümüzde 175 lt/kişi) karneye bağlanması ve yakın bir gelecekte türkiye'yi ve tüm dünyayı bundan daha beterlerinin kasıp kavurması ihtimalidir. böyle bir belgesel yaparak sorumluluk üstlenen gökhan özoğuz'u ayrıca tebrik etmek istiyorum.
devamını gör...
sözlük kütüphanemiz açıldı
harika bir uygulama harika bir düşünce. emeği geçenlerin aklına, yüreğine bedenlerine sağlık.
devamını gör...
almanya'nın türkiye'den özel pasaportla gelenlerden geçerli mazeret istemesi
vay arkadaş, siyah pasaport bile denetlenecekmiş, diplomatına verdiğin pasaport bu senin. ne olduğu belirsiz adamlara, insan kaçakçılarına vere vere kendi pasaportunu neredeyse geçersiz hale getireceksin.
düşünün cumhurbaşkanı, bakan veya vekil değilseniz pasaport kontrolde durdurulacaksınız. türkiye'nin almanya büyükelçisini bile durdurup 'belgelerinizi görebilir miyiz' diye soracaklar.
250 bin dolara vatandaşlık satan adamlar bunlar. üstelik utanmadan arap kanallarında reklamını yaptırıyorlar. 5 milyon suriyeliyi kayıtsız şartsız ülkeye soktular, şimdi işe sokuyorlar, üniversitelere yerleştiriyorlar. onlara da tek tek vatandaşlık vermeleri yakın.
türkiye bu kadar iş bilmez, devlet usülü bilmez adamlar görmemişti. işgal kuvvetleri gelse türkiye cumhuriyeti kimliğini, ülke itibarını bu kadar aşağılayamazdı. bir de bunu milliyetçiyiz diyerek yapıyorlar. umarım tez zamanda şu taşra zihniyetinden kurtulmak nasip olur.
düşünün cumhurbaşkanı, bakan veya vekil değilseniz pasaport kontrolde durdurulacaksınız. türkiye'nin almanya büyükelçisini bile durdurup 'belgelerinizi görebilir miyiz' diye soracaklar.
250 bin dolara vatandaşlık satan adamlar bunlar. üstelik utanmadan arap kanallarında reklamını yaptırıyorlar. 5 milyon suriyeliyi kayıtsız şartsız ülkeye soktular, şimdi işe sokuyorlar, üniversitelere yerleştiriyorlar. onlara da tek tek vatandaşlık vermeleri yakın.
türkiye bu kadar iş bilmez, devlet usülü bilmez adamlar görmemişti. işgal kuvvetleri gelse türkiye cumhuriyeti kimliğini, ülke itibarını bu kadar aşağılayamazdı. bir de bunu milliyetçiyiz diyerek yapıyorlar. umarım tez zamanda şu taşra zihniyetinden kurtulmak nasip olur.
devamını gör...
iban yerine ayben diyen plaza bebesi
ben de iban şeklinde telaffuz etmeme rağmen, diyen plaza bebesi doğrusunu söylemektedir.
çünkü , iban , international bank account number ‘ın kısaltmasıdır. yani yabancıdır. bu nedenle orijinal diliyle telaffuz edilmesi normaldir.
aynı şey atm için de geçerli. orijinali automatic teller machine ‘dır ve eytiem olarak okunması gerekmektedir. ama ben de atm deyip geçiyorum.
kısacası telaffuzlara takılmıyorum. iki taraf da ne demek istiyorlarsa onu desinler.
çünkü , iban , international bank account number ‘ın kısaltmasıdır. yani yabancıdır. bu nedenle orijinal diliyle telaffuz edilmesi normaldir.
aynı şey atm için de geçerli. orijinali automatic teller machine ‘dır ve eytiem olarak okunması gerekmektedir. ama ben de atm deyip geçiyorum.
kısacası telaffuzlara takılmıyorum. iki taraf da ne demek istiyorlarsa onu desinler.
devamını gör...
psikolojik şiddet
her ne kadar küçümsense de oldukça ağır bir şeydir. insanın vücudundaki izler geçer belki ama ruhundakilerin geçmesi çok zor. psikolojik şiddete hepimiz bir yerlerde illa uğruyoruz. bunun adı bazen mobbing oluyor bazen aile baskısı oluyor bazen akran zorbalığı. isim değiştirse de sonuç aynı. bunun önemsenmemesi çok can sıkıcı oysaki çok zarar veren bir şey.
devamını gör...
yazarların yaşadığı en utanç verici anı
en utandığım mı bilmiyorum ama ortaokula giderken yaşadığım birkaç anıyı aklıma getiren başlık.
anadolu lisesindeyiz, ilkokuldan sonra gitmişiz. genelde zengin aile çocukları var. çoğu kreşten beri arkadaş. biz birkaç kişi dışarıdan gelmişiz, tuhaf bakıyorlar bize.
hazırlık sınıfındayım, bir forma altına giydiğim ayakkabım, bir de spor ayakkabım var (o da zorunlu diye). arkasından basarak çıkardığım için ayakkabımın taban dikişleri açılmış ve yürüdükçe birbirinden ayrılıyor. yapıştırsam da açılıyor. bir gün bir arkadaşımın bunu bana söylemesiydi beni utandıran.
sonra yine aynı sene, beden dersinde giydiğim eşofmanların her hafta aynı olduğunu söylemişti aynı kişi.
tüm bunlar yetmemiş, yine aynı kişinin giydiğim arkasında kocaman tommy yazan montumun gerçek olup olmadığını sorması oldu, yakıştıramamış olacak.
çocuğum, marka nedir bilmiyorum bile. sonra sonra ne olduğunu öğrendim, büyük olup senelerce durduğu için mont.
karı da (evet karı) yememiş içmemiş beni takip etmiş, bana takmış kafayı, her şeyimi sorgular olmuş. çok utanmış olacağım ki, bu satırlar çıktı ortaya işte.
anadolu lisesindeyiz, ilkokuldan sonra gitmişiz. genelde zengin aile çocukları var. çoğu kreşten beri arkadaş. biz birkaç kişi dışarıdan gelmişiz, tuhaf bakıyorlar bize.
hazırlık sınıfındayım, bir forma altına giydiğim ayakkabım, bir de spor ayakkabım var (o da zorunlu diye). arkasından basarak çıkardığım için ayakkabımın taban dikişleri açılmış ve yürüdükçe birbirinden ayrılıyor. yapıştırsam da açılıyor. bir gün bir arkadaşımın bunu bana söylemesiydi beni utandıran.
sonra yine aynı sene, beden dersinde giydiğim eşofmanların her hafta aynı olduğunu söylemişti aynı kişi.
tüm bunlar yetmemiş, yine aynı kişinin giydiğim arkasında kocaman tommy yazan montumun gerçek olup olmadığını sorması oldu, yakıştıramamış olacak.
çocuğum, marka nedir bilmiyorum bile. sonra sonra ne olduğunu öğrendim, büyük olup senelerce durduğu için mont.
karı da (evet karı) yememiş içmemiş beni takip etmiş, bana takmış kafayı, her şeyimi sorgular olmuş. çok utanmış olacağım ki, bu satırlar çıktı ortaya işte.
devamını gör...
aşık olunan sözlük yazarının nickini öpmek
saf sevgi bu olsa gerek. kıyamam.*
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
herkesin ne yaptığına baktığım için "herkese benden bildirim... şakir'e bildirim yok." sonucuna neden olacak bildirim türü.
baştan sona bakıyorum kim ne yapıyor diye bazı günler, sıkıntıdan. hayır, sapık değilim ve hayır, kimse üzerine özel olarak alınmasın.
baştan sona bakıyorum kim ne yapıyor diye bazı günler, sıkıntıdan. hayır, sapık değilim ve hayır, kimse üzerine özel olarak alınmasın.
devamını gör...
connect
samuel abrahams’ın yazıp yönettiği bafta adaylığı elde etmiş ve benim çok severek ve eğlenerek izlediğim güzel bir kısa filmdir. tuppence middleton’ın sevimliliği ve oyunculuğu ile filme ayrı bir hava kattığını da söylemeliyim.

teknoloji ve yeni dünya düzeninin etkisi ile insanların da bu duruma meyyal olması ve sanki hep böyle bir hayat beklermiş gibi hızla ayak uydurması sonucunda yaşanmaz kentler inşa ettik kendimize.
o kadar düşmanca tavırlar içindeyiz ki birbirimize karşı sanki günlük savaşlar yaşanıyor her an ve her yerde. evden çıkarken kuşandığımız silahlarımızın ağırlığı belimizi öyle bir büküyor ki biz bunu hayatın ağırlığı sanıyoruz. başkalarını umursamayarak, görmezden gelerek, bencilliğimizin dehlizlerinde el yordamıyla kaybolmaya çalışarak girdiğimiz her muharebeyi kaybetme alışkanlığı ediniyoruz.
halbuki ufacık bir jest, hüznü gizleyen ve hatta yok eden bir gülümseme, güzelce bir söz ya da bir bakış her şeyi yoluna koyabilir. belki de gündelik savaşlarımızın sonunu bir küçük temas getirecektir.
konuşa konuşa anlaşan insanlar olmayı başarmak için birbirimize tüm iyi niyetimizle yaklaşsak güzel bir müzik sesi ile kendimize gelebiliriz belki.
connect

teknoloji ve yeni dünya düzeninin etkisi ile insanların da bu duruma meyyal olması ve sanki hep böyle bir hayat beklermiş gibi hızla ayak uydurması sonucunda yaşanmaz kentler inşa ettik kendimize.
o kadar düşmanca tavırlar içindeyiz ki birbirimize karşı sanki günlük savaşlar yaşanıyor her an ve her yerde. evden çıkarken kuşandığımız silahlarımızın ağırlığı belimizi öyle bir büküyor ki biz bunu hayatın ağırlığı sanıyoruz. başkalarını umursamayarak, görmezden gelerek, bencilliğimizin dehlizlerinde el yordamıyla kaybolmaya çalışarak girdiğimiz her muharebeyi kaybetme alışkanlığı ediniyoruz.
halbuki ufacık bir jest, hüznü gizleyen ve hatta yok eden bir gülümseme, güzelce bir söz ya da bir bakış her şeyi yoluna koyabilir. belki de gündelik savaşlarımızın sonunu bir küçük temas getirecektir.
konuşa konuşa anlaşan insanlar olmayı başarmak için birbirimize tüm iyi niyetimizle yaklaşsak güzel bir müzik sesi ile kendimize gelebiliriz belki.
connect
devamını gör...
bağırarak konuşan insan
genelde haksız oldukları zaman sesini yükseltir bu tipler . veya bilgisiz oldukları için bir konu hakkında fikir beyan ederken üste çıkmak için ses tonunu yükseltirler . halbuki seni duymak isteyene bir fısıltı yeter . alıntı hangi kitaptaydı veya nerdendi hatırlayamadım hatırlayınca eklerim .
devamını gör...
mehmet okan özdemir'in covid-19 ile ilgili tweet'i
bu tür durumlarda her zaman bir "acaba" payı bırakmanın en doğru hareket olduğunu düşünen biri olarak eleştirmeyeceğim doktorun paylaşımı. zaten işin tıbbi detayını biz bilemiyoruz ama kafama yatmayan, mantıksız gelen bazı şeyler de oluyor bu iş ortaya çıktığından beri. o yüzden aklımda tek soru var: ya adam haklıysa?
mesela michael sikkofield okuduğum zamanlarda, yazılarından birinde daha önce adını duymadığım bir şey görüp biraz araştırmıştım: fema kampları. sadece amerika'da olanların 2 milyon kişiyi barındıracak kapasitede oluşu ve kampta çok sayıda boş tabutun istiflenmiş olmasının makul bir açıklaması yok. neye hazırlık yapıldığını söyleyebilen de yok ki bundan yıllar önce bile bir salgın hastalık ya da dünya dışından gelecek bir istilaya hazırlık için yapıldıklarına ilişkin iddialar vardı.
bakın arkadaşlar, paranoyak olmaya tabi ki gerek yok ama bir şeylere "asla olamaz" demek de doğru değil. yıllardır ortalıkta dolanan yeni dünya düzeni lafları, georgia guidestones adlı taşların üzerinde yazan "nüfusu 500 milyonun altında tut" yazısı, fema'daki neye hazırlık olduğu belirsiz boş tabutlar, bu tweet dizisi altındaki şu fotoğraf, amerikan resmi makamlarının insanları sürekli olarak ufo ve dünya dışı yaşam konusuna inandıracak belgeler "sızdırması", salgından birkaç sene önce dünya sağlık örgütü'nün her ülkeye pandemi sürecinde yapılacaklar için bildiri dağıtması vesaire... bunlar ve burada sayamayacağımız daha çok şeyi bir araya getirip düşündüğünüzde bu işin hiç de öyle imkânsız olmadığını görebilirsiniz. ayrıca biyolojik silah dediğimiz şey de zaten tam olarak bu işte. ne yazık ki dönem dönem bazı ülkeler tarafından bazı kötü amaçlarla kullanılmış tarihte. şimdi de kullanılmaması için bir neden yok.
şu ana dek okuduklarımdan ve tanıdıklarımdan yola çıkarak söyleyebilirim ki, hastaneye gidenler genellikle ölürken evde izole edilenler "hafif atlatıyor" nedense. gerçekten bir virüs var olabilir, sorun bu kısımda değil. sorun, tedavi ediyoruz diye insanlara ne yapıldığını bilmiyor oluşumuz. zira hiçbirine otopsi falan yapılamıyor.
neyse, komplo teorisyeni ya da akıldan yoksun bir manyak değilim. hayatıma da normal şekilde devam ediyorum, yatağın altından illüminati üyeleri çıkacak korkusuyla yaşamıyorum yani. fakat yerinizde olsam işin içinde hükümetlerin, büyük devletlerin olduğu her türlü komplo teorisine "mümkün mü acaba?" diye yaklaşırım, başından kestirip atmam. ha hükümetlere, devlet yöneten herkese gözü kapalı güvenirim diyorsanız ne mutlu size! hayatınız toz pembe olmalı.
çip mevzusuna gelince... bunu okursanız, işin "zaten telefonla/hes koduyla takip ediliyoruz" konusuyla ilgisi olmadığını görebilir, yukarıda yazdıklarımla konuyu bağdaştırabilir ve hatta tüm insanlık olarak sonumuzun elysium (film)indeki gibi olup olmayacağını düşünebilirsiniz. bu bağlamda, başka gezegenlerde koloni kurma fikrinin neden bu kadar revaçta olduğunu ve bazı devletlerin neden bunun için ölüp bittiğini de belki farklı şekilde değerlendirirsiniz.
neyse, ben günlük yaşantıma geri dönüyorum. siz de çok takılmayın ama "olamaz" da demeyin.
mesela michael sikkofield okuduğum zamanlarda, yazılarından birinde daha önce adını duymadığım bir şey görüp biraz araştırmıştım: fema kampları. sadece amerika'da olanların 2 milyon kişiyi barındıracak kapasitede oluşu ve kampta çok sayıda boş tabutun istiflenmiş olmasının makul bir açıklaması yok. neye hazırlık yapıldığını söyleyebilen de yok ki bundan yıllar önce bile bir salgın hastalık ya da dünya dışından gelecek bir istilaya hazırlık için yapıldıklarına ilişkin iddialar vardı.
bakın arkadaşlar, paranoyak olmaya tabi ki gerek yok ama bir şeylere "asla olamaz" demek de doğru değil. yıllardır ortalıkta dolanan yeni dünya düzeni lafları, georgia guidestones adlı taşların üzerinde yazan "nüfusu 500 milyonun altında tut" yazısı, fema'daki neye hazırlık olduğu belirsiz boş tabutlar, bu tweet dizisi altındaki şu fotoğraf, amerikan resmi makamlarının insanları sürekli olarak ufo ve dünya dışı yaşam konusuna inandıracak belgeler "sızdırması", salgından birkaç sene önce dünya sağlık örgütü'nün her ülkeye pandemi sürecinde yapılacaklar için bildiri dağıtması vesaire... bunlar ve burada sayamayacağımız daha çok şeyi bir araya getirip düşündüğünüzde bu işin hiç de öyle imkânsız olmadığını görebilirsiniz. ayrıca biyolojik silah dediğimiz şey de zaten tam olarak bu işte. ne yazık ki dönem dönem bazı ülkeler tarafından bazı kötü amaçlarla kullanılmış tarihte. şimdi de kullanılmaması için bir neden yok.
şu ana dek okuduklarımdan ve tanıdıklarımdan yola çıkarak söyleyebilirim ki, hastaneye gidenler genellikle ölürken evde izole edilenler "hafif atlatıyor" nedense. gerçekten bir virüs var olabilir, sorun bu kısımda değil. sorun, tedavi ediyoruz diye insanlara ne yapıldığını bilmiyor oluşumuz. zira hiçbirine otopsi falan yapılamıyor.
neyse, komplo teorisyeni ya da akıldan yoksun bir manyak değilim. hayatıma da normal şekilde devam ediyorum, yatağın altından illüminati üyeleri çıkacak korkusuyla yaşamıyorum yani. fakat yerinizde olsam işin içinde hükümetlerin, büyük devletlerin olduğu her türlü komplo teorisine "mümkün mü acaba?" diye yaklaşırım, başından kestirip atmam. ha hükümetlere, devlet yöneten herkese gözü kapalı güvenirim diyorsanız ne mutlu size! hayatınız toz pembe olmalı.
çip mevzusuna gelince... bunu okursanız, işin "zaten telefonla/hes koduyla takip ediliyoruz" konusuyla ilgisi olmadığını görebilir, yukarıda yazdıklarımla konuyu bağdaştırabilir ve hatta tüm insanlık olarak sonumuzun elysium (film)indeki gibi olup olmayacağını düşünebilirsiniz. bu bağlamda, başka gezegenlerde koloni kurma fikrinin neden bu kadar revaçta olduğunu ve bazı devletlerin neden bunun için ölüp bittiğini de belki farklı şekilde değerlendirirsiniz.
neyse, ben günlük yaşantıma geri dönüyorum. siz de çok takılmayın ama "olamaz" da demeyin.
devamını gör...
ssuuddee
tüm davalı ve davacılara ayrı ayrı bildirim yapılmasına
gelmemeleri halinde mevcutlu olarak getirilmelerine
mevcut durumun vehameti göz önünde bulundurularak duruşmanın beş dakika içinde başlamasına oy birliği ile karar verilmiştir.
gelmemeleri halinde mevcutlu olarak getirilmelerine
mevcut durumun vehameti göz önünde bulundurularak duruşmanın beş dakika içinde başlamasına oy birliği ile karar verilmiştir.
devamını gör...
kaybetmekten korkulan şeyler
özgürlük
devamını gör...

