haklıyım ama mutlu değilim & bengaripsengüzeldünyaumutlu
tabii ki, bugün pazar, sizden iyi kim nöbetçi olur dediğim moderatörler.
öğlen pide / ayran filan getiririm ben size merak etmeyin. *
öğlen pide / ayran filan getiririm ben size merak etmeyin. *
devamını gör...
sizi kaybetmek istemeyen ama sizi sevmeyi bilmeyen insanlar
kanımca, sevmeyi bilmediği için değil, gerçekten sevmediği ve kendi rahatını düşünen bencilin teki olduğu için kaybetmek istemeyen insandır.
sonuçta sevince kaybetmekten korkar insan. kaybetmeyi istememek, sevmediğini gösterir, sevmeyi bilmediğini değil.
yolu açık olsundur. allah çarşısına pazar versindir. güle güle gitsindir.
sonuçta sevince kaybetmekten korkar insan. kaybetmeyi istememek, sevmediğini gösterir, sevmeyi bilmediğini değil.
yolu açık olsundur. allah çarşısına pazar versindir. güle güle gitsindir.
devamını gör...
gece yatmadan önce yapılan son şey
yat zıbar yemeği yemektir.
devamını gör...
13 şubat 2021 japonya depremi
bildiğim kadarıyla japonya'da yılda 1000'den fazla 7 üzeri büyük deprem oluyordu.
pek de önemli değil yaa.*
gerçi bizim burda olsaydı hiç düşünemiyorum.
(bkz: 21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi)
pek de önemli değil yaa.*
gerçi bizim burda olsaydı hiç düşünemiyorum.
(bkz: 21'inci yüzyılda istanbul'da gerçekleşecek büyük istanbul depremi)
devamını gör...
six degrees of separation
türkçede "ayrımın altı derecesi" olarak ifade edilir. gezegendeki herhangi birinin bir kimseye uzaklığının ortalama olarak 5 veya 6 kişi olduğunu iddia eden bir teoridir.
bu iddia ilk olarak 1929 yılında macar yazar karinty tarafından "zincirler" adlı hikayesine konu olmuştur. daha sonra 1950 yıllarında iki matematikçi tarafından matematiksel ifadelere dökülmeye çalışılmıştır ancak sonuçtan asla tatmin olunamamıştır. 1967 yılında ise amerikan sosyolog miligram bu teoriyi ispatlayabilmek için bir çalışma yapmış ve bu çalışmaya da küçük dünya sorun adını vermiştir.
küçük dünya sorunu
miligram orta batıdaki rastgele birkaç insandan hiç tanımadıkları bir adama bir paket göndermelerini istiyor. bu insanların elinde bulunan bilgiler yalnızca: adamın ismi-soyismi, amerika'da yaşadığı eyalet ve yaptığı meslek. insanlar arkadaşlarının da çevrelerini hesaba katarak ellerinde bulunan paketi bir arkadaşına veriyor, o arkadaşı diğerine, o diğerine derken paketler ulaşması gereken yere ulaşıyor. paketin ulaşma uzunluğu ortalama olarak 5-7 kişi olarak hesaplanıyor.
the oracle of bacon
oracle of bacon, brett tjaden tarafından oluşturulmuş bir internet sitesidir. sitenin asıl amacı herhangi bir oyuncu ile kevin bacon arasındaki bağı hesaplamak olsa da herhangi iki oyuncunun uzaklığını da hesaplayabilirsiniz. site iki oyuncunun oynadığı dizilerden ortak insanları birleştirerek bir yol oluşturma temelli işliyor. örn:


2001 yılında watts adlı bir profesör kolombiya üniversitesinde miligram'ın yapmış olduğunu deneyi e-posta yolu ile gerçekleştiriyor. bunun sonucunda da ,tahmin edildiği üzere, e-postanın son kişiye ulaşma uzunluğu tam 6 kişi çıkıyor.
2008 yılında microsoft 180 milyar kullanıcıyı birbirine bağlayarak bu teoriyi kanıtlamak için minimum zincir uzunluğunu hesaplıyor ve tam olarak 6.6 kişi çıkıyor.
2016 yılında ise facebook, kullanıcılarının aralarındaki ortalama uzunluğun 3.5 kişiye kadar düştüğünü belirtmiştir. bu da bize teknolojinin ilerlemesiyle zincirin kısaldığını gösteriyor.
bu teori en başta her insanın yaklaşık 44 kişi tanıdığı varsayılarak ilerletilse de gelişen teknolojiyle bu sayı 100 kişiye çıkarılmıştır. yani sizin tanıdığınız her 100 kişi birbirinden farklı 100 kişi daha tanıdığında zaten henüz 2. zincirde ulaşabildiğiniz kişi sayısı 10.000'e çıkıyor. 100 kişiden daha az kişiyi tanıyor olsanız dahi tanıdığınız bir kişi normalden daha fazla insanı tanıyor olacak ve dengeyi kuracaktır.
bu zincirler devam ettiğinde ve 6. zincire ulaştığınızda teoride ortalama bir trilyon insana ulaşmış oluyorsunuz, ki bu dünya nüfusundan çok daha büyük bir sayı demek...
kaynaklar
1
2
3
bu iddia ilk olarak 1929 yılında macar yazar karinty tarafından "zincirler" adlı hikayesine konu olmuştur. daha sonra 1950 yıllarında iki matematikçi tarafından matematiksel ifadelere dökülmeye çalışılmıştır ancak sonuçtan asla tatmin olunamamıştır. 1967 yılında ise amerikan sosyolog miligram bu teoriyi ispatlayabilmek için bir çalışma yapmış ve bu çalışmaya da küçük dünya sorun adını vermiştir.
küçük dünya sorunu
miligram orta batıdaki rastgele birkaç insandan hiç tanımadıkları bir adama bir paket göndermelerini istiyor. bu insanların elinde bulunan bilgiler yalnızca: adamın ismi-soyismi, amerika'da yaşadığı eyalet ve yaptığı meslek. insanlar arkadaşlarının da çevrelerini hesaba katarak ellerinde bulunan paketi bir arkadaşına veriyor, o arkadaşı diğerine, o diğerine derken paketler ulaşması gereken yere ulaşıyor. paketin ulaşma uzunluğu ortalama olarak 5-7 kişi olarak hesaplanıyor.
the oracle of bacon
oracle of bacon, brett tjaden tarafından oluşturulmuş bir internet sitesidir. sitenin asıl amacı herhangi bir oyuncu ile kevin bacon arasındaki bağı hesaplamak olsa da herhangi iki oyuncunun uzaklığını da hesaplayabilirsiniz. site iki oyuncunun oynadığı dizilerden ortak insanları birleştirerek bir yol oluşturma temelli işliyor. örn:


2001 yılında watts adlı bir profesör kolombiya üniversitesinde miligram'ın yapmış olduğunu deneyi e-posta yolu ile gerçekleştiriyor. bunun sonucunda da ,tahmin edildiği üzere, e-postanın son kişiye ulaşma uzunluğu tam 6 kişi çıkıyor.
2008 yılında microsoft 180 milyar kullanıcıyı birbirine bağlayarak bu teoriyi kanıtlamak için minimum zincir uzunluğunu hesaplıyor ve tam olarak 6.6 kişi çıkıyor.
2016 yılında ise facebook, kullanıcılarının aralarındaki ortalama uzunluğun 3.5 kişiye kadar düştüğünü belirtmiştir. bu da bize teknolojinin ilerlemesiyle zincirin kısaldığını gösteriyor.
bu teori en başta her insanın yaklaşık 44 kişi tanıdığı varsayılarak ilerletilse de gelişen teknolojiyle bu sayı 100 kişiye çıkarılmıştır. yani sizin tanıdığınız her 100 kişi birbirinden farklı 100 kişi daha tanıdığında zaten henüz 2. zincirde ulaşabildiğiniz kişi sayısı 10.000'e çıkıyor. 100 kişiden daha az kişiyi tanıyor olsanız dahi tanıdığınız bir kişi normalden daha fazla insanı tanıyor olacak ve dengeyi kuracaktır.
bu zincirler devam ettiğinde ve 6. zincire ulaştığınızda teoride ortalama bir trilyon insana ulaşmış oluyorsunuz, ki bu dünya nüfusundan çok daha büyük bir sayı demek...
kaynaklar
1
2
3
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
boş yapma.
devamını gör...
mahlassızım
tanımlarını okumaktan büyük keyif aldığım bilgili yazar. severek takip ediyorum.
devamını gör...
cahil insanların ortak özellikleri
açılın özgün tespit geldi:
herhangi bir kelimeyi herhangi bir yerden öğrenip, dillerine pelesenk etmeleri. üstelik bunu yaparken kelimenin anlamını da öğrenmemeleri. sanırım daha entelektüel görünebilmek adına kulağa süslü gelen kelimeleri seçiyorlar. mesela bu ara şizofreni kelimesine çok takmışlar, yerli yersiz kullanan görüyorum hep. ah benim kelime dağarcıkları bomboş üzümlü keklerim.
herhangi bir kelimeyi herhangi bir yerden öğrenip, dillerine pelesenk etmeleri. üstelik bunu yaparken kelimenin anlamını da öğrenmemeleri. sanırım daha entelektüel görünebilmek adına kulağa süslü gelen kelimeleri seçiyorlar. mesela bu ara şizofreni kelimesine çok takmışlar, yerli yersiz kullanan görüyorum hep. ah benim kelime dağarcıkları bomboş üzümlü keklerim.
devamını gör...
paraná
paraná brezilya'nın 26 eyaletinden biridir. başkenti, curitiba'dır. eyalet ülkenin güneyinde paraguay ve arjantin sınırında yer alır. bölge, 1853 yılında, sao paulo eyaletinden ayrılarak, eyalet olmuştur.
kaynak
kaynak
devamını gör...
sezar'ın hakkı sezar'a
hazreti isa'ya ait olan ve incil'de geçen sözdür.
tam hali ;
"öyleyse sezar'ın hakkını sezar'a, tanrı'nın hakkını tanrı'ya verin" şeklindedir.
din ve devlet'in iki ayrı otorite olduğunu belirttiği için kimi tarihçiler tarafından tarihte laiklik vurgusunu yapan ilk metin olarak değerlendirilir.
--- alıntı ---
hz. isa’yı denemek için o’na,
“romalılara vergi vermek caiz midir?” diye sorarlar (matt: 22.17).
hz. isa kendisine sorulan sorunun amacını bildiği için onlara,
“vergi ödediğiniz parayı bana gösterin” der.
kendisine gösterilen dinarın üzerindeki resme bakarak,
"bu resim kimin?” diye sorar.
“resim sezar’ındır” cevabını alınca,
isa;
“sezar’ın hakkını sezar’a, tanrı’nın hakkını da tanrı’ya verin” diye cevap verir.
--- alıntı ---
tam hali ;
"öyleyse sezar'ın hakkını sezar'a, tanrı'nın hakkını tanrı'ya verin" şeklindedir.
din ve devlet'in iki ayrı otorite olduğunu belirttiği için kimi tarihçiler tarafından tarihte laiklik vurgusunu yapan ilk metin olarak değerlendirilir.
--- alıntı ---
hz. isa’yı denemek için o’na,
“romalılara vergi vermek caiz midir?” diye sorarlar (matt: 22.17).
hz. isa kendisine sorulan sorunun amacını bildiği için onlara,
“vergi ödediğiniz parayı bana gösterin” der.
kendisine gösterilen dinarın üzerindeki resme bakarak,
"bu resim kimin?” diye sorar.
“resim sezar’ındır” cevabını alınca,
isa;
“sezar’ın hakkını sezar’a, tanrı’nın hakkını da tanrı’ya verin” diye cevap verir.
--- alıntı ---
devamını gör...
tavaf
islam dininde, hac esnasında kabe'nin çevresini yedi kez dönmeye verilen isimdir.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisinin insana kafayı yedirtmesi
sizden yüz binlerce km ötede olan birini sevmek olağandır ancak ilişki yürütmek imkansıza yakındır.
gerçekten de imkansıza yakındır.
dünyanın çevresi 40bin km. dünya'da değil.
ay'ın uzaklığı 300bin km. "yüz binlerce..", o zaman ay'da da değil.
mars 54 milyon km. o da çok uzak. ee nerede bu sevgili hakkaten? gerçekten imkansızmış.
gerçekçi temeller üzerinde buluşulabilirse gayet de mümkün ilişkidir.
devamını gör...
ömrünüzün 1 saat kaldığını öğrendiğinizde yapılacaklar
bundan önce ne yaptım ki? son bir saat bitmesi için nefes alınır sadece. öylesine işte rastgele. burak kut, yaşandı bitti saygısızca'yı dinlerim belki.
kanasın dünyaaam, yansın oldu olacak...
kanasın dünyaaam, yansın oldu olacak...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
geçen senelerde, benden yaşca büyük birine fena halde tutulmuştum yani bilirsiniz işte üst sınıflardan bir çocuktu.
bir gün kendi başıma bir kumsalda otururken, tabi orayı fazla kişi bilmez ve ben de orayı bilen nadir kişilerden biriyim.
ama onu orada görmek beni çok şaşırtmıştı, o böyle yerleri sevmez sanırdım.
işte sonra hıçkırık sesleri geliyordu onun bulunduğu taraftan ve baya baya denize karşı ağlıyordu.
belki saatlerce ağladı ve hıçkırıkları ve sayıklamaları asla durmadı.
bende dayanmayıp yanına gittim.
tabi o beni tanımıyor belki daha önce görmemiştir ama ben onun her şeyini biliyordum. neyse ben yanına gittim fakat beni fark etmedi hâlâ ağlıyordu.
ağzımı açıp iki kelime etmedim sağ elimi sırtına koydum ve onu yatıştırmaya çalıştım.
bu hareketimle bana döndü ve yeşil gözlerinden akan yaşlarla bana gülümsedi, ben onun kapanmayan yaralarını minik elimle okşarken o benim sevgimi sonuna kadar içine çekti.
belki ona olan aşkımı görmedi hiç ya da zaten göremiyecekti.
ama ona orada destek olmak ve onun ağlarken sakinleştirmek ve bir kere de olsa sarılmak bana tüm ömrüm boyunca yetti.
itiraf ediyorum hayatımda ilk kez çocukca bi şekilde aşık olmuştum.
benim çocukca aşkıma sahip adam, hayatının aşkını bulmuş ve belki evlenecekler..
ama ona duyduğum sevgi ve bana öğrettiği değerler bana çok şey kattı.
bunu neden buraya yazdım bilmiyorum ama işte içimden atamam gerekti.
üzerinden 2 yıl geçti ve ben artık unutmak istiyorum bu anıyı.
bir gün kendi başıma bir kumsalda otururken, tabi orayı fazla kişi bilmez ve ben de orayı bilen nadir kişilerden biriyim.
ama onu orada görmek beni çok şaşırtmıştı, o böyle yerleri sevmez sanırdım.
işte sonra hıçkırık sesleri geliyordu onun bulunduğu taraftan ve baya baya denize karşı ağlıyordu.
belki saatlerce ağladı ve hıçkırıkları ve sayıklamaları asla durmadı.
bende dayanmayıp yanına gittim.
tabi o beni tanımıyor belki daha önce görmemiştir ama ben onun her şeyini biliyordum. neyse ben yanına gittim fakat beni fark etmedi hâlâ ağlıyordu.
ağzımı açıp iki kelime etmedim sağ elimi sırtına koydum ve onu yatıştırmaya çalıştım.
bu hareketimle bana döndü ve yeşil gözlerinden akan yaşlarla bana gülümsedi, ben onun kapanmayan yaralarını minik elimle okşarken o benim sevgimi sonuna kadar içine çekti.
belki ona olan aşkımı görmedi hiç ya da zaten göremiyecekti.
ama ona orada destek olmak ve onun ağlarken sakinleştirmek ve bir kere de olsa sarılmak bana tüm ömrüm boyunca yetti.
itiraf ediyorum hayatımda ilk kez çocukca bi şekilde aşık olmuştum.
benim çocukca aşkıma sahip adam, hayatının aşkını bulmuş ve belki evlenecekler..
ama ona duyduğum sevgi ve bana öğrettiği değerler bana çok şey kattı.
bunu neden buraya yazdım bilmiyorum ama işte içimden atamam gerekti.
üzerinden 2 yıl geçti ve ben artık unutmak istiyorum bu anıyı.
devamını gör...
clickbait habercilik
sadece tık uğruna yapılan sitelere insanların girmesi için yapılan saçma ve bir o kadar anlamsız haber siteleridir.
devamını gör...
eleştiri kabul etmeyen insan
özgüven eksikliği yaşayan kimsedir. o daima işinin övülmesine alışmıştır. onun icin eleştirilmek, beğenilmemektir. yalnışlarını da böylelikle görmeyi reddettiginden kendini 1 adım daha ileriye taşıyamamaktadır.
devamını gör...
the pacific
band of brothers'ın yapımcılarından 2.dünya savaşını anlatan savaş ve drama konulu mini dizi. spielberg ve tom hanks'in parmağı var tabi yine.
devamını gör...
yazarlar zengin ve kimsesiz olursa mirasını bırakacağı kişi
afrika'ya bin su kuyusu açtırırdım.
devamını gör...

