ne gelir elden, seven sevdiğinin kaderini paylaşmak zorunda.

mihail bulgakov
devamını gör...

sevişiyorlar efendim durduramıyoruz.
devamını gör...

1855 yılının ocak ayında “ sıcak bir kış gününde” gerard de neval kendi hikayesine noktayı kendisi koyar. büyülü bir şiir dili vardır neval’in ve bu kasar büyük bir yetenek uyuşturucu kullanmasına neden olan bir lanete dönüşmüştür zamanla. birkaç kez akıl hastanesine girer ve ordan çıkar yepyeni şiirler yazmak için. şöyle bir şiir takılı kalmış aklımıza:

“siyahın gezginiyim: her gün daha derine.
yanar akşamla caddede vebalı lâmbalar,
bezgin, sıkıntıyla bakar herkes benzerine;
(…)
ne yapsak silinmiyor ruhtan geçmişin izi
yaşamak kadar ölüm de çağırıyor bizi,
geçiyorum sokağı fenerle konuşarak
hem yaşamın imidir hem ölümün her fener”

neval bir gün eski bir sevgilisini eşi ve çocukları ile piknik yaparken görür ve bir kıskançlık krizi yaşar. kravatını gevşetir biraz soluk alabilmek için. o gece teyzesine bir pusula yazan neval şöyle söyler: “bu akşam beni bekleme, çünkü gece kara ve ak olacak..."

şiirdeki fener diye adlandırılan sokak lambasını hatırlıyor musunuz? ya gevşettiğini kravatı? işte o “ sıcak kış günü” neval o kravatla kendini o sokak lambasına astı. hala şairler o lambanın önünde saygı duruşunda bulunur büyük şair için.
devamını gör...

dünya yalan söylüyor diye bir albümleri var.bana göre türkiyenin en iyi albümlerinden. albümün her parçası olaydır. benim için en favorisi bir derdim var adlı parçadır. bir de eurovisionu var bu işin şarkıyı ingilizce söyleseler kanımca 1. olucaklar anlamadiklari için 7.yaptılar.. aranıyor sahibi ruhumun tam yerine mi düştüm....
devamını gör...

''kabul etmeyen, reddeden'' anlamlarına gelir. örnek vermek gerekirse; ''beyyine müddeî için ve yemin münkir üzerinedir.'' (ahmet cevdet paşa) yâni, bir uyuşmazlıkta delil ve ispat iddiâ sahibinin külfetidir, yemin etmek ise inkâr eden üzerinedir.
devamını gör...

(bkz: ağaya beleş) *
devamını gör...

"önemli olan toplumu iyileştirmek, insanın ruhunu yüceltmek, sapıklığı, suçu ortadan kaldırmak. bunun için de, gerekirse psikolog gibi düşünmek, sosyolog gibi davranmak lazım" – ahmet ümit.
sözlükte epey genç olduğu düşünülürse üniversiteye hazırlananlara tavsiye #299512 gibi tanımlarının devamını bekliyoruz gençsosyolog nickli yazar. iyi sözlükler.
devamını gör...

sözlüğe kod yazmak *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iç dış yalıtım durumu iyiyse ve hazır kadrosu ile birlikte verilecekse talibim. önden bir peşinat vereyim kalanı ay ay senetlere bölelim.
devamını gör...

bütün arkadaşlarımı siyahi olalım diye karadutla boyamıştım. sonra arkadaşım olmadılar bir daha..
devamını gör...

megaparsek başına saniyede yaklaşık 70 km olarak hesaplanan oran. ancak farklı ölçümlerde bundan daha az ya da daha çok çıktığı görülür.

evrenin genişleme oranı, hubble sabiti dediğimiz bir sayı aslında. fakat adı sabit olmakla beraber, bu sayı sabit değil. ölçümlerden kaynaklı hataları bir kenara ayırırsak, bu sayının farklı gözlem sonuçlarında farklı çıktığını biliyoruz.
sabit olarak adlandırılma nedeni, evrenin neresine giderseniz gidin geçerli olması. yani sayısal olarak sabit değil.

***

yukarıda bahsettiğim 70 km/s/mpc sayısının anlamı şu: 1 megaparsek uzaklıktaki bir galaksi, dünya'dan saniyede yaklaşık 70 km hızla uzaklaşır.
devamını gör...

evet.. çifte standart sergilemeleri sebebi ile duyduğum rahatsızlıktan ötürü online oldukları zaman yazmama kararı aldığım iki moderatör birden şu an sitede yokken bir şeyler karalayabilirim.

neden özelden yazmıyorsundan başlayalım. yazdım arkadaşlar en tepe noktası kimse onunla konuştum, bir çözüm bulunamadı. derdimi anlatamıyorum. bu yüzden tıpkı askerde olduğu gibi silsile yoluyla yani yöneticiden de bir üst merci olan sözlüğün geneline yazıyorum.

öncelikle arkadaşlar bazı konuları netleştirelim, kimse kafanıza silah dayayıp 'moderatör' olacaksın kardeşim demiyor. kişi kendi rızası ile bu yola girmiş bulunuyorsa, kusura bakmasın kişisel görüşlerini, dini inancını, zevklerini, hobilerini cartına curtuna göre sözlükte yazmakta olan yazarlar arasında çifte standart uygulayamazsın. hiçbir forum yada sözlükte de bu türden bir moderasyon ekibi olmaz. olmamalı da. yazarlar arasında ayırım yapılıyor ve bu ayırım yapılırken 'ama onlar da insan karşimm' deniliyorsa burasıi zaten saçmalık. iş kolu bu arkadaşlar. sözlük kendi içinde ne kadar amatör ruha sahip olursa olsun, yönetim kademesinde kişisel görüşlerin önemi olmamalı. x moderatörü trolleri sevmez sansür uygular alkışlanılır. yarın y moderatörü gelir trolleri koruyup kollar. ee o zaman ne olacak? kmoderatörün anlık ruh haline göre mi format olacak, olmaz o iş öyle.

helios'un bu türden noktalarda, ne denli önemli olduğunu anlatmaya kalksam akşam olur. kadıncağız zaten reel hayatında da yönetici. bir yöneticinin nasıl olup nasıl olmaması hakkında ders niteliğindeydi. yeri hiçbir zaman doldurulamayacak ve kendisini cidden çok özlüyorum.

bir diğer husus. arkadaşlar ben kendime bir ayrımcılık talep etmiyorum. böyle bir isteğim yok. hatta 'yine anlamayacağım' sebeplerle uçurulduğum gibi tekrardan uçurulma pahasına yazıyorum bunları, farkındayım. benim lucifer profilinin kapatılıp, kapatılmaması ile bir derdim yok. gram umrumda bile değil. bu yaptığım şeyin bigün farkına varacaksınız hepiniz, öyle umuyorum en azından. her birinizin tek tek haklarınız için yazıyorum. lucifer profilini uçursalar, ertesi gün mehmet isimli biri gelir, benzer sorunlar yaşanılır, kaçınılmaz son. kısır bir döngü. bunu zaten biliyorsunuz.

bugün sabah siteye girip yazmaya başladım, başlık açıyordum. sözlükte y kadının bilmem ne olması gibi başlıklar sansürlenirken, y erkeğinin bilmem ne olması başlıkları sabit duruyor, ya diyorum kim acaba moderatör bugün. ve bingo. tahmin edilen iki kişi. aynı anda online'lar.

rahatsızlık duyduğum moderatörlerden birinin ruh halinden ve bana uyguladığı mobingten bahsedeyim, direkt ad vereyim hatta hay ı may ran. diğer rahatsızlık duyduğum moderatör hakkında yazmayacağım.

kendisinden gına geldi arkadaşlar. bir moderatörün siteden gitmesi sebebiyle beni suçluyor, bu suçlama üstünden de bana olan öfkesini moderasyon kimliğiyle çıkartıyor.

bir entryimi başka bir siteden kopyalayıp bu sitede kullanan bir moderatöre bu durum için yazı yazdım. sitem ettim. artık bunun için mi yoksa zaten gidecekti üstüne mi denk geldi bilmiyorum adamın da sözlüğü terk edesi tuttu ve gitti.

bende o ara kafa iznine ayrıldım, bir kaç gün sonra döndüğümde bir mesaj aldım sevgili hay may'dan 'keşke hiç dönmeseydin sözlüğe, ciddiyim' profeyşınıl bir moderatör 'hoş geldini' siteye ilk geldiğimde aldığım mesaj nerede bu mesaj ne sısısıs

karambol benim yüzümden gitmişmiş. ve bahsi geçen çalıntı yazının bana ait olduğunu ispatlamamı istiyor ısrarla, haklı dedim ve ona zaten 'kendisinin de yazarlığı bulunduğu bir x sitesinden' yazımı gösterdim. sene 2016 falan. o tarihlerde yazmışım, kendisi de beni o siteden tanıyor zaten.

herneyse bu yazıyı 2017 senesinde uludağ sözlükte de kullanmışım. ama farklı bir nick ile. sevgili hay may ayran o siteden tutturdu illa ispatlamamı isteyip duruyor. diyorum ki 2016? 2017 senesi ne alaka? yok tutturdu o siteden kendisine mesaj atacakmışım. kendisine o sitedeki yazarlığımın şifresini hatırlamıyorum diyorum kaç yıl geçmiş, yok illa atacaksın!! hatta uludağ yöneticilerine ulaşıp yazarlığımı açtıracakmışım. bak bak. bir moderatörün sevdiği bir diğer moderatörün düştüğü yanlış için kendisinin de peşine düştüğü olaylara bak.

bir moderatörün şahsi sebeplerden moderasyon kimliğiyle bir yazara böyle işler yaptırması normal mi? cevap sizin.

neyse dönelim. yok illa kendini haklı görmek için çırpınıyor. olayın saçmalığını anlatamıyorum. baktım olmayacak gerçekten de dediğini yaptım ve kendisine o siteden mesaj attım. evet dedim.. bir özür beklediğimi söyledim. cevap 'senden ne özür dileyeceğim sen önce sözlükten kaçırdığın yazarın hesabını ver'

bir profeyşınıl moderatörün gururuna gel.

bu olaya takriben yoldaşa ulaştım. anlattım meramımı. kendisi sağ olsun geçiştirdi gitti. hay may ile konuşucam dedi. bende tamam dedım. demek ki bir düzenleme gelecek dedim, anlaştık bitti. yazdıklarımı da sildim siteden.

gelinen noktada. tam olarak.

lucifer 'şu konuda yazma'
lucifer 'şu yazara nickaltı girme'
lucifer 'bu konuda konuşamazsın'
lucifer 'etik dışı oylama yaptın' (abi ne demek bu diye mail attım siteye sallayan olmadı) sözlükte de bir tanımı yok. hiçbir fikrimin olmadığı bir konuda 2 gün ceza yedik.
lucifer 'regl konularında konuşma'
lucifer 'kaos çıkarma'
lucifer ensendeyim
lucifer beğenmiyorsan yazma
lucifer bakınız verme
lucifer sözlüğe neden geri geldin.
lucifer açtığın başlıkların yarısını sansürlüyorum

lucifer'ın hiçbir önemi yok, banla geç. lucifer gider mehmet gelir. troll sınırlaması adı altında yapılan bu mobing bayıyor arkadaşlar.

yoldaş'a nacizane öneri. gündem konularını zaten siz belirliyorsunuz. madem bu hay may adlı moderatörün, mod yetkisini almak istemiyorsun. o vakit akış 2 oluşturabilirsin. neden olmasın? troll akışı olur yine küfürün yasak, belli sınırları olan bir akış yaratılabilir. adı önemsiz isterseniz bok çukuru deyin, böylelikle troll olan 'benim gibi' yazarlar o akışta takılır. edebiyat sanat şiir siyaset yapmak isteyen de kendi akışında yazar, herkes rahatlar. trollerin inine gelen de nereye geldiğini bilerek giriş yapar ya da yapmaz. ama dırdır etmez. akış 2'nin kendi içinde moderatörü dahi olabilir.

ben açıkçası sitede gram özgür olduğumu hissetmiyorum. ensemdeki nefeslerden bıktım. bir çözüm getirilinceye kadar sözlükten şutlanma pahasına moderatörlerle alakalı yazmaya devam edeceğim, rahatsız olduğum bahsi geçen iki moderatörün de online olduğu zaman aralıklarında protesto ederek yazmayacağım.

saygılarla.
devamını gör...

sevmek ile ilgili sıkıntım olmuştur hep, neyi ne kadar sevmem gerektiğini bilemedim mesela. neden az ya da çok sevmek diye bir şey var? iki iki daha dört eder gibi net olsa ya sevmek. ya da sevilecek olan dile gelip söylese bize; mesela jelibonlar, paketi açar açmaz her bir rengi bizi eşit olarak sev, kırmızı meyvelerden başlama hep yaptığın gibi deseler. ya da sevilen kimseler bir son kullanma tarihi etiketiyle çıksalar karşımıza. şu kadar süreyle seveceksin beni, dilersen aralıklarla dilersen de aralıksız ama şu kadar işte. ne eksik ne fazla deseler. bir sıralama yapmak zorunda kalmadan sevsekte olur. kimse sormasa mesela hiç bir çocuğa " anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı? " diye.
konuşuyorlar orda burda, duyuyorum. yaradanı sevmelisin en çok diyorlar. çünkü o'dur sevgiyi yaratan. neyi ya da kimi ondan çok seversen onu alır senden diyorlar. yaratılmış biri, bir yaradılanı çok sevdi diye ona düşman olacakmış gibi ahkam kesiyorlar yaradan hakkında. sevmekten korkma diyorlar sonrada, sevmekten kaçmak zorunda bırakarak...
devamını gör...

arapça bir söz öbeğidir. anlamı tam olarak 'ben hakkım" diye çevrilebilir. hakk ise doğru, gerçek anlamlarına gelse de daha çok islam dininin tanrısı allah'ın isimlerinden biridir. bu da çeviriyi 'ben allah'ım' şekline sokmaktadır.
'ben allah'ım' ne demek oluyor?
islam inancına göre insan, eşref-i mahlûkat olarak yaratılmıştır. anlamı da 'yatatılmışların en şereflisi'dir. bu şu anlama geliyor. allah, yarattığı her şeyde kendinden bir parça eklemiştir. insana da kendi ruhundan üflemiştir. bu ruh da yarattığı her şeyden insanı ayırmaktadır.
bir de bilmemiz gereken bir (bkz: insân-ı kâmil) terimi var. o da kemale, olgunluğa erişmiş insan olarak kabaca çevrilebilir ama bu bir tasavvuf terimidir. yani bu bağlamda olgunluğa erişmek de şu demek oluyor; bir insan çevresindeki her şeye bakarak onda allah'ın bir parçasını, tecellisini görürse o insan insân-ı kâmil'dir.
şimdi tümdengelim yaparsak; bir insan, çevresindeki her şeye bakarak allah'ın yansımasını görür ve eşref-i mahlûkat da allah'tan bir parça ruh aldığını bilerek ene'l-hakk derse bu insan kendisinin de allah'tan bir parça aldığını, ruhunun da allah'tan koparıldığını ifade ederek kendisinin de allah olduğunu söylemiş olur. şimdi tatlı su müslümanları olarak ifade ettiğimiz kişimsiler çıkıp da "allah'a şirk koşuyor" falan demesin. dediği şey 'allah benim' değil, 'ben allah'ım' olduğu için allah'ı bir bütün olarak alıp kendisinin de onun bir parçası olduğunu ifade etmiş oluyor.
biraz karışık oldu ama söylemek istediğimi ifade edebildiğimi sanıyorum, selamlar.
devamını gör...

2019 güney kore yapımı netflix dizisi. başrollerde cha dal gun rolü ile lee seungi gi'yi ve go hae ri rolü ile bae suzy'yi görmek mümkün.

seung gi ve suzy 2013 yılında gu family book dizisinde de başrolleri paylaştıkları için kimyalarının şakası yok. zaten arkadaş olan bu yetenekli ikiliyi vagabond'da da izlemek seyircilere büyük bir keyif veriyor.

dizi, uçak kazasında yeğenini kaybeden, dublörlük yapan cha dal gun ile nıs ajanı go hae ri'nin uçak kazasının altındaki gerçekleri araştırırken yolsuzluk olaylarını da açığa çıkarmaya çalışmalarını konu alıyor.

lee seung gi'yi diğer dizilerden bilenler bilir, hem neşeli hem de duygusal karakterleri daha doğrusu birçok olay karşısındaki duygu durumlarını yansıtmakta ustadır. vagabond'da da hem azimli hem de şefkatli ve düşünceli hallerini izlemek diziyi güzel kılan yönlerden biriydi.

suzy ise görevine sadık, yardımsever ve kararlı bir karakteri canlandırıyordu. rolü için gerek yabancı dil çalışmaları gerekse savaş sanatında çeşitli pratikler yapması benim için gurur vericiydi*.

aksiyon sevenlerin izlemesini öneririm. fakat eklemekte fayda var, biraz eksik bitti. 2. sezonu bekliyorum, hala. bir gün gelecek, inanıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazıyorum hemde durduramıyorum kendimi.daha önce hiç yazmazdım iki cümle ile kapatırdım mevzuyu şimdi yazıyorum uzun uzun bitmek bilmiyor.
devamını gör...

aga benimki niye düştü o zaman?
devamını gör...

şahsi fikrim iş bulamayan gençlerin borçları ertelenmeli, faiz işlememelidir. iş bulanlarınki de uzun vadelere yayılarak alınmalıdır. hiç bana biz zamanında ödedik, alırken biliyorlardı demesin kimse insanlar zaten mezun olduktan sonra işsizlik bunalımına girmiş haldeler bir de borçları ile dertlerine dert eklemeye gerek yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim