batı felsefesindeki akıl kavramının yerine sezgi kavramını yerleştiren felsefedir.
bergsonculukta sezgi, rasyonelist düşüncedeki yönteme karşılık gelir. aydınlanma düşüncesinde 'hakikate' akıl yoluyla ulaşılması bir yöntem olarak ortaya koyulurken bergson, hakikate sezgi yoluyla ulaşılacağını savunur.
bergson'da akıl herkeste var olan ortak bir kavramdır. bu sebeple insanlar birbirlerinden sezgi yoluyla ayrılırlar.
felsefenin bir diğer önemli kavramı 'süre' dir. süre, gerek bireysel gerek toplumsal olarak öznel bir deneyim sürecinin olması ve aktarılması şeklinde açıklanabilir. bu sebeple bergsonculuk bir yandan batılı olup bir yandan da geçmişle, gelenekle barışık olmayı sağlayan bir felsefedir.
meşrutiyet ile birlikte türkiye'ye girmiş bulunan bu akım aydınlanmanın akılcılığına alternatif bir batı felsefesi olmuştur.
"batı dışında kendi rönesans'ımızı, kendi modernliğimizi inşa etme" fikrinde bergsonculuktan yararlanılmış, geçmişi bir başka gözle yeniden yorumlama fikri ortaya çıkmıştır.

‘‘bizi ezelden ebede kadar bir millet halinde koruyan, birbirimize bağlayan türkçedir, bu bağ öyle metin bir bağdır ki vatanın hudutları koptuğu zaman bile kopmaz, hudutlar aşırı yine bizi birbirimize bağlı tutar; türkçe’nin çekilmediği yerler vatandır, ancak çekildiği yerler vatanlıktan çıkar, vatanın kendi gövde ve ruhu türkçedir. bu bağ milyonlarca türk’ü birbirinden ayırmıyor, fakat dimağdan dimağa, kalbden kalbe geçmiş bir teldir ki, yarın türk edebiyatının ateşin, feyyaz, ceyyid bir devresi açılırsa, milli ruhu, bir elektrik seyyalesi
gibi bütün o dimağlar ve kalblerden geçirerek, bu dağınık kitleyi yekpare bir halde ayağa
kaldırır. " y. kemal
devamını gör...

birkaç öneri bırakmak gerekirse,

yabancı, albert camus

yanlışlık, albert camus

ceza sömürgesi, franz kafka
devamını gör...

az yakıp, çok kaçan insan modeli. bunun fiat grubundaki muadili 1.3 mjet.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben ve amcaoğulu 2002 öncesi ateş yakarken.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2002 yapımı korku, gerilim, doğaüstü tarzında film. türkiye de ocak 2003 yılında gösterime girmiştir.

stve beck yönetmenliğinde mark hanlon ve john pogue'nin senaristliğini yaptığı bu film izleyenlere bir çok travma yaşatmıştır.

başlıca oyuncuları; emily browning, francesca rettondini, desmond harrington, karl urban, julianna margulies, ron eldard, gabriel byrne' dir. iyi bir kadroya sahiptir.

herkes tarafından halat sahnesi travma sebebi olarak işaret edilmiş ki tartışma konusu dahi değil. tamamiyle travma sebebidir.

beni etkileyen birçok sahnesi olmuştu ama travma sebebim olan sahne konserve sahnesiydi. hapur hupur yedikleri fasulye konservelerinin bir anda kımıl kımıl olması ve önümüzdeki üç, dört ay benim fasulye yerken midemin ayaklanması. ki ben fasulyeyi çok severim. ah benim canım fasulye aşkıma olanlar.

değişik bir filmdi tabi özellikle o yaşlar için. abimin benim üzerimde denediği bir çok yabancı filmden biriydi. tekrar tekrar izlemiş, gözlerimizi büyüte büyüte birbirimize bakmıştık.

şimdilerde çocuklara şunu bunu izletmeyen canım aileler ne tatlısınız gerçekten bizler kobay gibi kullanıldık. ben de kedilerime izletmiyorum tabi psikoloji önemli.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gitme kal bu şehirde
devamını gör...

korkuyorum seni aramaya çok yakınım
devamını gör...

takip isteğini geri çevirmene rağmen ısrarla tekrar tekrar yollayan insanlar. bir yerden sonra engel atıp rahata eriyoruz tabii ki ama kendinizi bu kadar düşürmeye ne gerek var, nasıl yakıştırıyorsunuz kendinize bunu?
devamını gör...

destur sultan dostoyevski han hazretleri *
devamını gör...

yaklaşık 1 saat önce açıldım, reddedildim.

akşam yemek yedik beraber. evine bırakmak üzere çıktık yola. inceği yere çok az kalmışken sağa çekip dörtlüleri yaktım.

-sana bi söylemem lazım
+ne gibi bi şey
-ben senden hoşlanıyorum

o anki şok ifadesi inanılmazdı. elini cama koyup kafasını eline dayadı. yaklaşık 2-3dk sessiz kaldı.

+iyi misin
-iyiyim
+kendini kötü hissetme, huzursuz ol diye söylemedim
-(kararsız bi ifadeyle) biliyorum
+kızdın mı?
-bu kızılacak bi şey değil
+kafamdaki soru işaretleri netleşsin istedim. farkında mısın bilmiyorum bazen dengesiz davranıyorum sana karşı
-buna hiç ihtimal vermemiştim. arkadaş olarak gördüm hep
+arkadaş olarak da seviyorum seni, beraber çalışıyoruz. aramız bozulsun da istemem
-benden hoşlandığını bilmem aramızdaki arkadaşlığı etkilemez
-tamam o zaman sorun yok
+neden bugünü seçtin?(bugün doğumgünüydü bu arada)
-sen hangi gün söyliyim isterdin? öğlen yemeğe gelseydin benimle orda söyleyecektim(öğlen yemeğe davet etmiştim gelmemişti). bu saate kadar şoku atlatmış olurdun.

gülüştük burda. surat ifadesi o kadar donuktu ki espiri yapıp güldürme ihtiyacı hissettim.

+(bence saçma bi soru sordu) kafanda neyi netleştirmek istedin?
-(gülümseyerek) benden hoşlanıp hoşlanmadığını
+ne diyceğimi bilemiyorum
-bi şey söylemene gerek yok. bil istedim sadece. bencilce belki ama bilirsen benim için daha kolay olur. daha rahat davranırım.
-senden hoşlandığımı bilmeyi mi bilmemeyi mi tercih ederdin?
+bilmiyorum

ev arkadaşı bekliyordu bu arada.

-daha fazla bekletme in hadi dedim
+tamam. her şey için teşekkür ederim. dikkat et dönerken, aklım kalır.
-ederim merak etme. pazartesi görüşürüz.
+görüşürüz

oldukça medeni bi biçimde konuştuk. aşırı rahatladım.

günün sonunda güzel bi tecrübe edindim bence*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir insanın ten rengi ne olabilir?
siyah, beyaz, bazen hafif kırmızı veya sarımtırak. peki daha önce hiç mor ya da mavi renkli bir insan gördünüz mü?
hayır dediğinizi duyar gibiyim.
işte karşınızda arjiri hastaları. bu hastalar vücutlarında yoğun gümüş birikmesi sonucu mor ten rengine sahip oluyorlar. ve bu hastalık doğuştan gelen biyolojik bir bozukluk sonucu değil de yoğun gümüş kullanım sonucu ortaya çıkıyor. lazer teknolojisi ile bir nebze olsun azaltılırsa da tamamen giderilmesi mümkün değil.
gümüş, insan vücudundan kolaylıkla atılabilen bir element değildir ve sürekli olarak vücutta depolanır. gümüşe, gümüş tozuna ve hatta gümüş içerikli diğer kimyasal bileşiklere uzun süreli maruz kalmak, vücudunuzdaki gümüş miktarını hızla arttıracaktır. öncelikle fark edilmeden vücudun farklı bölgelerinde; deri altında, organlarda biriken bu gümüş, ışığa maruz kaldığında karararak renk değiştirir. bunun sonucunda gümüşe fazla maruz kalmış kişi, mor veya mavi bir renk almaya başlar. neyse ki, vücudumuz için yüksek toksisite oranına sahip bir metal değildir gümüş; bu yüzden bu şekilde renk değişimine sebep olacak miktardaki gümüş birikimi bile, başka bir hastalık durumunu genellikle ortaya çıkarmamaktadır. bu da arjiri'yi sadece “kozmetik bir problem” haline getirmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu hastalıktan nasıl korunabiliriz:
başta evde gereğinden fazla gümüş kullanmamak geliyor tabii ki.
kullandığımız ürünlerin dayanıklı ve bakımlı olmasına, böylece havaya gümüş tozu yaymamasına, dikkat etmeliyiz.
kullandığımız gümüş takıları gece yatmadan önce çıkarabilir veya gün içerisinde belli saatlerde bu takılardan uzak kalabiliriz.
ve en önemlisi de kolloidal gümüş gibi bilimsel olarak işlevsiz alternatif tıp yöntemlerinden uzak durmalıyız.

mavi bir şirin olmamanız dileğiyle, kendinize iyi bakın. hoşçakalın
devamını gör...

tavuk döner,çekirdek,eti puf,simit ve çay.
devamını gör...

bakın tam kapanma zamanında izlemelik dizi. izleyin pişman olmayacaksınız inanın bana.
devamını gör...

ben izlemeye dayanamıyorum insanlar bir de bunlar yapılsın diye para harcıyor. ilginç cidden.
devamını gör...

ahmet haşim:" şiiri manası için ameliyat masasına yatırmak, bülbülü eti için öldürmeye benzer." demiştir.
bülbül müziğin, aşkın, ıstırabın, duygunun sembolü. öldürülmesi en anlamsız varlık olarak görülür bu nedenle.
tüm bunlardan bağımsız olarak bülbülü öldürmek ve devam kitabı tespih ağacının gölgesinde yazarın kendi yaşam öyküsünden izler taşır. yazar harper lee romandaki dill karakterini yaratırken çocukken kapı komşuları olan in cold blood ve breakfast at tiffany's romanlarının yazarı truman capotedan esinlenmiştir. ırkçılık üzerine sözlerini ajitasyonuz, duru bir anlatımla yapar. pultizer ödüllü eserin yayımlandığı 1960'lı yıllardan beri çok okunanlar listesinde her zaman yer bulabilmiş olması duru ve özgün anlatımının gücü olmalıdır.


"istediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
suç üstü yakalandın hiç öyle bakma.
devamını gör...

harbiden neden öyle oluyor?
devamını gör...

başlığı engelle seçeneğiyle çözülebilecek durumdur.
bak bunlar hep yazılım hep iko belediyeciliği.
selam ve nazar saçan gözlerle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim