normalde şiir hiç sevmem ama birkaç tane istisna var. birini paylaşayım madem tam da şarkısını dinliyordum.

“bende hiç tükenmez bir hayat vardı
kırlara yayılan ilkbahar gibi
kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
göğsümün içinde ateş var gibi

bazı nur içinde, bazı sisteyim
bazı beni seven bir göğüsteyim
kah el üstündeydim, kah hapisteydim
her yere sokulan bir rüzgar gibi

aşkım iki günlük iptilalardı
hayatım tükenmez maceralardı
içimde binlerce istekler vardı
bir şair, yahut bir hükümdar gibi

hissedince sana vurulduğumu
anladım ne kadar yorulduğumu
sakinleştiğimi, durulduğumu
denize dökülen bir pınar gibi

şimdi şiir bence senin yüzündür
şimdi benim tahtım senin dizindir
sevgilim, saadet ikimizindir
göklerden gelen bir yadigar gibi

sözün şiirlerin mükemmelidir
senden başkasını seven delidir
yüzün çiçeklerin en güzelidir
gözlerin bilinmez bir diyar gibi

başını göğsüme sakla sevgilim
güzel saçlarında dolaşsın elim
bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
sevişen yaramaz çocuklar gibi”

sabahattin ali- çocuklar gibi.
devamını gör...

(bkz: ben)
birkaçı hariç şairlerin ve şiirlerin çoğunu zorlama ve samimiyetsiz bulurum. bahsedilen duygular çok yapay ve ağdalı gelir.
ayrıca entel feridunların şiir sevmeyen insanlarla ilgili düşüncelerini pek önemsemem. *
devamını gör...

eğer yazdığım şey polemik yaratacak kadar genele aykırı ise yaptığım iş. benim sinirlerim burada kavga edecek kadar sağlam değil.

onun dışındaki normal tanımlar için yapılmaması gereken bir hareket. yazmak kadar okumak da olmalı. bazen seri halde başlık açıyorum ama o arada denk geldiğim, ilgi alanımdaki yorumlara da beğeni yapıyorum bir yandan. hatta bazen ilgi alanım olmasa bile sırf verilen emekten dolayı beğendiğim bile oluyor.

neyse...
devamını gör...

“bir başkasını düşünmek, zindanımızın kapısını aralamak demektir.”

cemil meriç
devamını gör...

çay ve şeker.
devamını gör...

düş sokağı sakinleri-aşk eskitir beni
devamını gör...

takımların topitopları olurdu. fenerbahçeli, beşiktaşlı ve galatasaraylıydı. o zamanlar ülkede sadece bu 3 takım var zannederdim.
bu topitopları yeyince dilim rengarenk olurdu. mavi, sarı, siyah, kırmızı. motorumuzun aynasından durmadan dilime bakardım.
neden büyüdük?
devamını gör...

çok istediğim ama gerçekleştirmek için çaba harcamadığım bir olaydır.
devamını gör...

biz aya çıkacaktık değil mi? en son öyle bir açıklama vardı.
devamını gör...

anaerkil toplumların daha özgür, daha esnek, daha mutluluk odaklı olduğu sosyolojik bir tespit olduğu için mümkün olan durum.
türkiye olarak, belki de eski beri zengin olmayan, kocasına soyadını vermeyen aramalıydık. tansu çiller nevi şahsına münhasır bir abla.
gene deneyelim bence.
devamını gör...

soytarıya bakar mısın ya. çakarlı araçla falan geziyor. bir de polis eskortu takmışlar. bu milletten bir bok olmaz. kapatın ülkeyi gidelim amk.

edit: polis aracı değilmiş. beyaz sedana çakar takmışlar.
devamını gör...

bilenler bilir beni
iki lafın belini kıralım diye girdim içeri
yaşlı kadinim ayakta duramam
bir yerverin gari..
devamını gör...

ismet özel-münacaat şiiri o niyetle okunabilir:

"şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu"
devamını gör...

özgüvensiz olmakla hiçbir alakası yoktur. hiç kimseyi ilgilendirmez demek ki böyle keyif alıyoruz böyle daha rahat hissediyoruz. hadsizlik etmeye lüzum yok.
devamını gör...

bu millet neler izledi, neler dinledi.

devamını gör...

kaynana korkusunun bilimsel adı. kaynana fobisi. böyle bir şey varmış gerçekten. bu korkuyu çeken insanlar çözümü ya terapide ya da boşanmada buluyorlarmış. evli yazarlar ne diyorsunuz?
devamını gör...

"acı çekmek ruhun fiyakasıdır."

acı çekmek bir bağımlılıktır. nasıl ki bedenimizi terbiye etmek , dinç kalmak, daha iyi görünmek veya daha sağlıklı yaşamak için bedenimizi yormamız; 150 kilogram ile bench press yapmamız , günde 8 km koşmamız veya plates topunun üstünde zıplamamız gerekiyorsa ruhumuzu dinç tutmanın yolu da düzenli olarak acı çekmektir. belirli periyodik aralıklarla yaptığımız fiziksel aktiviteyi yapmayı bir anda kestiğimizde hem fiziksel hem de psikolojik bir boşluğa düşeriz, binaenaleyh acı çekmediğimiz zaman da elimiz ayağımız titreyecek, yoksunluk hissi beynimizin içinde dönüp duracaktır.

acı çekmeye alışmış bir insan, acı çekilen konunun unutulması veya durumun düzelmesi sayesinde bir rahatlamaya ulaşır. bu rahatlama hissi acı çekmesi sayesinde oluşmuştur. bunun tersi durumda, acı çekmeyen insan sürekli keyif halindedir ancak bunun farkında değildir. çünkü acıyı tatmadığı için içinde olduğu durumun güzelliğini içselleştirememiştir. n.ş.a'da periyodik olarak acı çeken insanı ele aldığımızda, acı çekme durumundan kurtulduğu anda keyif parametresindeki ani yükseliş inanılmaz bir haz vermektedir. işte acı çekmediğimiz zaman oraya buraya sataşıp kırılıp paramparça olmaya çalışmamızın sebebi budur.

son olarak konuyla ilgili düşüncelerimin gelişmesinde bana yardımcı olan , serdar ortaç'ın muhteşeme yakın şarkısında söylediği şu sözlerle tanımımı noktalamak istiyorum:

masumum, dışarıdan daha masumum
maalesef, bunun için sana mecburum
yüksek uçan kuşun, yüreği sarhoşun
acı çeker gibi, kölesi olmuşum
devamını gör...

telefonu icat eden muhteşem mucit alexander graham bell, sese olan ilgisiyle araştırmalara başlamış. şüphesiz bu ilgisinin arkasında annesinin ve eşinin işitme engelli olmasının büyük payı vardır.yaptığı deneylerde ilk olarak telgraf teli üzerinden sesi iletmeyi başardı. çalışmalarına devam etmek için thomas watson' ı işe aldı. ve ikisi beraber ilk telefonu icat etti. icat ettikleri telefon konuşmasında bell'in ilk sözleri;
"bay watson, buraya gelin lütfen, sizi görmek istiyorum" olmuştur.
devamını gör...

eskiden atari salonlarında kollu makinelerde oynanan bir oyundur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
öğrencilik yıllarımda okula gelip bizim 9 kişilik ekibimizden kimseyi okulda bulamadığım zaman nerde olduklarından adım gibi emin olurdum. hemen bir dolmuşa atlayıp hugo land’e gider ve bizim ekibi dyna blaster başında ellerinde jetonla beklerken bulurdum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çok önemli bir oyundu bizim için. kimin oyunu ilk olarak bitireceği daha da önemliydi. spoiler olmayacaksa söyleyeyim ben oyunu bitirmeyi başaran üçüncü kişi olabilmiştim.

oyunun temel mantık çok basit: belirli noktalara bomba koyarak düşmanları yok etmeye çalışırken bir yandan da hayatta kalmanız gerekiyor. bir labirentin içinde çıkılan yolculuk elbette ki geçilen her turla biraz daha zorlaşırken oyun hızı da turdan tura artmaktadır. koyulan bombaların gücünü, menzilini doğru ayarlamak ve kendi koyduğunuz bombalarla ölmemek turlar ilerledikçe daha zor ama daha heyecanlı bir hal alacaktır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
oyunun bendeki hatırası çok büyük ve unutulmaz. oyun daha sonra bomberman adıyla atari oyunu ve bilgisayar oyunu olarak da tasarlandı ve o zamandan bu zamana hala tutkuyla oynamaya devam eden insanlar var.
devamını gör...

sosyal medya kullanımım azaldı çünkü artık hep buradayım.
uyku saatim azaldı çünkü gece de hep buradayım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim