asansörde bir erkek varsa binmeyen kadın
ben artık kadın varsa da binmiyorum. malum korona devrindeyiz...
kendimi seviyor ve onaylıyorum...canım kendim.
kendimi seviyor ve onaylıyorum...canım kendim.
devamını gör...
mansur yavaş'ın savcılığa verdiği 3 katrilyonluk yolsuzluk dosyası
mansur yavaş dosyaları savcılığa vererek üstüne düşeni yapmıştır. savcılar da hiçbir bok yapmayarak üstüne düşeni yapacaktır. bitti, bu kadar. dağılabilirsiniz.
yine de tarihe not düşmek adına yapılması gerekendir. başarılarının devamını dilerim.
yine de tarihe not düşmek adına yapılması gerekendir. başarılarının devamını dilerim.
devamını gör...
lahmacunun keko yiyeceği olması
"bir insan bu başlığı açacak kadar bayağı olabilir mi?" diye tavana bakıp varoluşumu sorguluyorum.
devamını gör...
bosna'ya gönderilecek 30 bin covid aşısı
acaba bosna'da 15bin tane aktroll mü var diye düşündüm bir an. neden 30bin? üstteki arkadaş zekat demiş ama 40ta 1 hesabına uymuyor.* var bu işte bir bit yeniği ya hadi hayırlısı.
devamını gör...
hala yapılan çocukça şeyler
puding, sütlacı falan çay kaşığıyla yemek. evet sanki daha çok yiyorsun gibi oluyor.
devamını gör...
mauthausen toplama kampı
sizleri tarihte bir yolculuğa çıkarayım. “de hadi takılın peşime”
mauthausen, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kampı olarak kullanılmış, ausschwitz’ten sonra en büyük ikinci kamptır. yıl 1938 - 1945
ben bu toplama kampını ilk kez ziyaret ettiğimde, sanırım 17 yaşındaydım ki ben ve teoman zaten hep onyediyizdir. bu kampı birkaç kez görme fırsatı bulmuştum
mauthausen; yukarı avusturya eyaletinde, tuna nehri kenarına kurulmuş bir köydür. viyana’ya yaklaşık 120 km. avusturya’nın bir başka büyük şehri linz’e 20 km uzaklıktadır. kamp alanı ise köyün hemen dışında oldukça büyük bir alana kurulmuştur. ve artık ziyaretçilere açılan bir “anıt” olmuştur.
dışarıdan bakıldığında etrafı surlarla çevrili bir yapıdır.

tam ortadaki büyük kapıdan içeri girelim. içeri girdiğinizde büyük bir avluya çıkarsınız. kampa getirilen esirler (çoğu yahudi ve sovyet askeri) bu avluda önce çıplak olarak soyundurulur ve büyük hortumlarla toplu halde yıkatılırlardı. kış yaz aynı şekilde. daha sonra esirlerin fotoğrafları çekilir ve avlunun bittiği yerde başlayan merdivenlerden, yerleşkenin olduğu alana girerlerdi. bu anlanda tek katlı, birbirine bağlı şekilde kulübe benzeri barınaklar vardır. mauthausen’de kaç esir kaldığı bilinmiyor. ölen sayısı ise bulunan ve belgelenen yaklaşık 320 bin kişi kadardır. ilk kurulan kamplardan biridir ancak, müttefiklerin işgalden kurtardıkları son kamptır.
hadi şu barakalara girelim;

içeride sıralı şekilde dizilmiş bir ranza sistemi var. bu alanda bir yatağı 4-5 kişi aynı anda paylaşır ve vardiya sistemine göre çalıştırılan esirler, günün farklı saatlerinde bu alanı kullanırlardı. yani 24 saatte bir yatağı 12-15 kişi kullanırdı. esirler, taş ocaklarında çalışırdı.

bu barakadan çıkıp karşıya geçelim. karşı baraka bugün müzeye çevrilmiştir. içeride fotoğraflar, eşyalar, kıyafetler vs görebilirsiniz. ayrıca o dönemin canlı tanıklarının anlattıkları belgesel filmler gösterilir. bu barakadan da çıkalım ve dışarıdan barakanın altına inen merdivenlere yönelenim. bu bodrum katını eminin çok duydunuz.
gaz odaları

bu alanda zehirli gazla(zyklon b)öldürülen esirler, yine hemen yakınında bulunan fırınlarda yakılırlardı. ancak ölen sayısı çok fazla olduğundan, fırınların dışında toplu mezarlara da gömülürlerdi.

bir diğer öldürme şekli ise; “ölüm merdivenleri”
basamak sayısını hatırlamıyorum ancak, yaklaşık her bir basamağı 50 cm yüksekliğinde olan merdiven, taş ocağı ile kampı birbirine bağlar. ayakta durmaya bile gücü olmayan esirler, sırtlarına taşlar yüklenip bu merdivenlerden çıkmak zorundaydılar. durmak, dinlenmek yok. duran kişi orada vurulurdu. binlerce kişi hayatını bu merdivenlerde kaybetmiştir. bu nedenle almanca “todestiege” yani “ölüm merdiveni” denir.

hitler’in çılgın deneylerini duymuşsunuzdur. çocukların gözlerine kimyasallar vererek, mavi gözlü yapma deneyi, kadınları insan ve hayvan spermleri ile hamile bırakarak daha güçlü bir ırk yaratma deneyi gibi. bu konu çok detaylıdır. başka bir yazıda anlatalım. ancak bu deneylerin bir çoğu bu kampta yapılmıştır. çok sayıda kadın ve çocuk esir bu kampta yapılan tıbbi deneyler sonucunda ölmüştür.
sovyet kızıl ordu, 1945 yılında avusturya’yı işgalden kurtarır. 5 mayıs 1945 günü ise direnen son kale mauthausen alınır. 5 mayıs avusturya’da resmi tatildir ve “faşizimden kurtulma günü” olarak kutlanır. anma töreni bu kampta yapılır.

bugün viyana’nın merkezinde sovyet askerleri için yapılmış bir anıt vardır. bu anıtta almanca ve rusça, minnet ve saygı belirten bir yazı vardır. kızıl ordu kelimesi bu anıtta yazılıdır. almanca “das heldendenkmal der roten armee” kahraman kızıl ordu anıtı yazılıdır.

bu toplama kampı hakkında yazılacak çok ayrıntı var ama konuyu uzatmayalım. bedava rehber bu kadar gezdirir diyelim.
kaynak: gözümle gördüğüm ve lanet olası hafızam.
mauthausen, ikinci dünya savaşı sırasında toplama kampı olarak kullanılmış, ausschwitz’ten sonra en büyük ikinci kamptır. yıl 1938 - 1945
ben bu toplama kampını ilk kez ziyaret ettiğimde, sanırım 17 yaşındaydım ki ben ve teoman zaten hep onyediyizdir. bu kampı birkaç kez görme fırsatı bulmuştum
mauthausen; yukarı avusturya eyaletinde, tuna nehri kenarına kurulmuş bir köydür. viyana’ya yaklaşık 120 km. avusturya’nın bir başka büyük şehri linz’e 20 km uzaklıktadır. kamp alanı ise köyün hemen dışında oldukça büyük bir alana kurulmuştur. ve artık ziyaretçilere açılan bir “anıt” olmuştur.
dışarıdan bakıldığında etrafı surlarla çevrili bir yapıdır.

tam ortadaki büyük kapıdan içeri girelim. içeri girdiğinizde büyük bir avluya çıkarsınız. kampa getirilen esirler (çoğu yahudi ve sovyet askeri) bu avluda önce çıplak olarak soyundurulur ve büyük hortumlarla toplu halde yıkatılırlardı. kış yaz aynı şekilde. daha sonra esirlerin fotoğrafları çekilir ve avlunun bittiği yerde başlayan merdivenlerden, yerleşkenin olduğu alana girerlerdi. bu anlanda tek katlı, birbirine bağlı şekilde kulübe benzeri barınaklar vardır. mauthausen’de kaç esir kaldığı bilinmiyor. ölen sayısı ise bulunan ve belgelenen yaklaşık 320 bin kişi kadardır. ilk kurulan kamplardan biridir ancak, müttefiklerin işgalden kurtardıkları son kamptır.
hadi şu barakalara girelim;

içeride sıralı şekilde dizilmiş bir ranza sistemi var. bu alanda bir yatağı 4-5 kişi aynı anda paylaşır ve vardiya sistemine göre çalıştırılan esirler, günün farklı saatlerinde bu alanı kullanırlardı. yani 24 saatte bir yatağı 12-15 kişi kullanırdı. esirler, taş ocaklarında çalışırdı.

bu barakadan çıkıp karşıya geçelim. karşı baraka bugün müzeye çevrilmiştir. içeride fotoğraflar, eşyalar, kıyafetler vs görebilirsiniz. ayrıca o dönemin canlı tanıklarının anlattıkları belgesel filmler gösterilir. bu barakadan da çıkalım ve dışarıdan barakanın altına inen merdivenlere yönelenim. bu bodrum katını eminin çok duydunuz.
gaz odaları

bu alanda zehirli gazla(zyklon b)öldürülen esirler, yine hemen yakınında bulunan fırınlarda yakılırlardı. ancak ölen sayısı çok fazla olduğundan, fırınların dışında toplu mezarlara da gömülürlerdi.

bir diğer öldürme şekli ise; “ölüm merdivenleri”
basamak sayısını hatırlamıyorum ancak, yaklaşık her bir basamağı 50 cm yüksekliğinde olan merdiven, taş ocağı ile kampı birbirine bağlar. ayakta durmaya bile gücü olmayan esirler, sırtlarına taşlar yüklenip bu merdivenlerden çıkmak zorundaydılar. durmak, dinlenmek yok. duran kişi orada vurulurdu. binlerce kişi hayatını bu merdivenlerde kaybetmiştir. bu nedenle almanca “todestiege” yani “ölüm merdiveni” denir.

hitler’in çılgın deneylerini duymuşsunuzdur. çocukların gözlerine kimyasallar vererek, mavi gözlü yapma deneyi, kadınları insan ve hayvan spermleri ile hamile bırakarak daha güçlü bir ırk yaratma deneyi gibi. bu konu çok detaylıdır. başka bir yazıda anlatalım. ancak bu deneylerin bir çoğu bu kampta yapılmıştır. çok sayıda kadın ve çocuk esir bu kampta yapılan tıbbi deneyler sonucunda ölmüştür.
sovyet kızıl ordu, 1945 yılında avusturya’yı işgalden kurtarır. 5 mayıs 1945 günü ise direnen son kale mauthausen alınır. 5 mayıs avusturya’da resmi tatildir ve “faşizimden kurtulma günü” olarak kutlanır. anma töreni bu kampta yapılır.

bugün viyana’nın merkezinde sovyet askerleri için yapılmış bir anıt vardır. bu anıtta almanca ve rusça, minnet ve saygı belirten bir yazı vardır. kızıl ordu kelimesi bu anıtta yazılıdır. almanca “das heldendenkmal der roten armee” kahraman kızıl ordu anıtı yazılıdır.

bu toplama kampı hakkında yazılacak çok ayrıntı var ama konuyu uzatmayalım. bedava rehber bu kadar gezdirir diyelim.
kaynak: gözümle gördüğüm ve lanet olası hafızam.
devamını gör...
patates
anavatanı (bkz: and dağları) olan bu bitki yaklaşık olarak 10 bin yıl önce evcilleştirildi. ancak dünyanın her yerinde tanınıp tüketilmesi için 8500 yıl daha beklemesi gerekiyordu.
(bkz: inka uygarlığı)'nın resmi yiyeceği olarak tabir edilen patatesin bölgeden çıkışı 1532-1572 yılları arasında ispanyol işgali sonucu olmuştur. avrupa'ya ulaştığında hayvan yemi olarak kullanıldı. ispanyollar ve avrupalılar patatesi ilk gördüklerinde (bkz: truffle) mantarına benzettikleri için bu isimden türettikleri turmas, kartoffel gibi isimler vermişlerdir. anadolu'nun çeşitli yerlerinde patatese kartol denmesinin kökeninde bu yatmaktadır.
(bkz: sanayi devrimi) ile beraber kırsal nüfus kentlere göç etmiş ve tarımda düşüş ve dolayısıyla kıtlık baş göstermiştir. o dönem hayvan yemi olarak kullanılan patates sofralara gelmeye başlamış.
bir de patates cipsinin tesadüf eser keşfiyle ilgili bir anekdot yazalım. yıl 1853, yer new york. george crum adındaki bir aşçının restoranına gelen bir müşteri patateslerin çok kalın ve vıcık olmasından şikayet etti. aşçı sinirlendi ve patatesi cips şeklinde incecik keserek kızarttı. sonuç olarak müşteri bu kızartmayı çok beğendi ve restorana her gün bu kızartmanın ünün duyanlar gelmeye başladılar. george crum zenci olduğu için cipsin patentini alamadı. çünkü o yıllarda zenciler patent başvurusunda bulunamıyorlardı.
(bkz: inka uygarlığı)'nın resmi yiyeceği olarak tabir edilen patatesin bölgeden çıkışı 1532-1572 yılları arasında ispanyol işgali sonucu olmuştur. avrupa'ya ulaştığında hayvan yemi olarak kullanıldı. ispanyollar ve avrupalılar patatesi ilk gördüklerinde (bkz: truffle) mantarına benzettikleri için bu isimden türettikleri turmas, kartoffel gibi isimler vermişlerdir. anadolu'nun çeşitli yerlerinde patatese kartol denmesinin kökeninde bu yatmaktadır.
(bkz: sanayi devrimi) ile beraber kırsal nüfus kentlere göç etmiş ve tarımda düşüş ve dolayısıyla kıtlık baş göstermiştir. o dönem hayvan yemi olarak kullanılan patates sofralara gelmeye başlamış.
bir de patates cipsinin tesadüf eser keşfiyle ilgili bir anekdot yazalım. yıl 1853, yer new york. george crum adındaki bir aşçının restoranına gelen bir müşteri patateslerin çok kalın ve vıcık olmasından şikayet etti. aşçı sinirlendi ve patatesi cips şeklinde incecik keserek kızarttı. sonuç olarak müşteri bu kızartmayı çok beğendi ve restorana her gün bu kızartmanın ünün duyanlar gelmeye başladılar. george crum zenci olduğu için cipsin patentini alamadı. çünkü o yıllarda zenciler patent başvurusunda bulunamıyorlardı.
devamını gör...
dalek
estetik kaygıları olmayan, tasarımının tek amacı sağlamlık olan zırhlarının içinden çıkmadan ömürlerini geçiren, kendilerine bir yaşam alanı arayan eski skaro gezegeni sakinleri. tehdit ederken çok şirin gözükürler.
devamını gör...
dante ve virgil cehennemde

(bkz: william-adolphe bouguereau) bu tabloyu çizerken (bkz: dante)nin (bkz: ilahi komedya)sından ilham almıştır ve 9 katlı cehennemin 8. katını tasvir etmektedir. bu katta sahtekarlar, dolandırıcılar, rüşvet yiyenler ve din sömürücüleri yer almaktadır. tabloya ilk baktığımız zaman biraz ürpertici ve rahatsız edici olduğunu fark ederiz. ön planda duran ve kavga eden iki kişi görürüz. bu kişilerden kızıl saçlı olanı gianni schicci, diğeri ise simyacı capocchio’dur.
resimde gianni, capocchio’nun kolunu sımsıkı kavradıktan sonra diziyle tekme atmış, tırnaklarını da capocchio’nun kaburgalarına geçirip boynunu ısırmaktadır. gianni'nin tutuşundaki detaylar bize sanatçının anlatmak istediği olayları daha da etkili biçimde göstermektedir. dikkatli bakılırsa vahşi bir hayvanın avını tuttuğu gibi tutmaktadır gianni. capocchio ise çaresizlikle beline aldığı darbenin acısı yüzünden gianni’nin kızıl saçlarını çekmeye çalışmaktadır. insan anatomisi neredeyse kusursuz bir biçimde işlenmiştir.
resmin birazcık sol kısmına baktığımız zaman birisi beyaz birisi kırmızı kıyafet içerisinde iki kişi görürüz.kırmızı şapkası ve kırmızı yeleğiyle gözümüze çarpan kişi dante, başında defne yaprağı olan pelerinli kişi ise virgil’dir. her ikisi de olayın şaşkınlığı içinde oldukça korkmuş görünmektedir. dante, virgil’in omzuna dokunup cesaret almaya çalışırken, virgil şaşkınlığını gizlemek için peleriniyle ağzını örtmüştür.
kavga eden kişilerin hemen arka ve üstünde kalan kanatlı kişi zebanidir. yüzündeki gülüşten ordaki tek zevk alan kişi olduğu anlaşılmaktadır. zebaninin ve resmin en arka planında kalan ve göze çok çarpmayan insanlar aynı şekilde bir kavga içerisindedir.
sanat tarihinin belki de en gerçekçi resmi olan bu eser şu anda paris’te (bkz: orsay müzesi)’nde sergilenmektedir. eğer yolunuz düşerse mutlaka görmelisiniz.
devamını gör...
sahip olmak istenilen süper güç
superman’i yüklesinler komple
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
dinlerken keyif aldım, çokça mutlu oldum! emeğine sağlık coldboy, daha paylaşacağın yüzlerce film ve yorumlar var. var ol! *
devamını gör...
kedi fotosu atayım da belki karı kız düşer
ozgur1ey 'e katılıyorum. öküz fotosu anlamlı ve daha farklı bir bakış açısı ile karşımızda. tarz değişikliği önemlidir. yılan,akrep,timsah hatta domestic hıyar'ın yaptığı gibi ayı resmi de denenebilir.kendisi çok başarılı olamamış ama olsun denemekte fayda var.
devamını gör...
kötü ilişki vs yalnızlık
gönlü ve zihni yoran bir ilişkiden ziyade, yalnızlığın azametini tercih ederim. en azından bana zarar verecek tek şey yine ben olurum ve ben'i tutabilirim fakat bile isteye kabullendiğim ilişkinin pişmanlığını nereye sığdıracağım?
hayat; umarım bununla sınanmam. *
hayat; umarım bununla sınanmam. *
devamını gör...
depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
kişiyi daha çok gömmek, insanlar beni anlamıyor moduna sokmak demektir. kamu spotu olacak ama depresyon şımarıklık değildir. çağın gerektirdiği ekonomik, kültürel, politik ve teknolojik zorluklardan kaynaklanan psikolojik bir rahatsızlıktır. yani ağzınızı yaya yaya problemi olduğu bildiğiniz birine akıl vermeyin. acımaya kalkmayın veya doktor tavsiye etmeyin. normal davranın ve gerekiyorsa onu anladığınızı belirtin.
devamını gör...
şehveti hayatına yön veren insan
muhtemelen teoman'ın duş isimli şarkısı'nın etkisinde kalmış olan insandır.
fazla kalmamalı, bu durumdan acilen kurtulmalıdır.
zira yanlış kararlar verebilmesi an meselesidir.*
fazla kalmamalı, bu durumdan acilen kurtulmalıdır.
zira yanlış kararlar verebilmesi an meselesidir.*
devamını gör...
konu neydi radyo yayını
tam istediğim bomboş bir içerik olacaktır.
çok hoşuma giden bir boş yapma olacak gibi gözüküyor şimdiden. ayrıca bu adamlar fıstıkla bira gibiler lan çok uyumlu geldiler kulağıma.
bomboş boş bir program. var olun.
çok hoşuma giden bir boş yapma olacak gibi gözüküyor şimdiden. ayrıca bu adamlar fıstıkla bira gibiler lan çok uyumlu geldiler kulağıma.
bomboş boş bir program. var olun.
devamını gör...



