ben napayım? burada yazabilmek için yöneticilere rüşvet yediriyorum. yok diyorlar yarasa senden yazar filan olmaz.. 3-5 yatırıyorum her ay uçurmasınlar diye.
devamını gör...

bu fotoğrafımın ismi: bak anne kendim yürüyebiliyorum!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç yaşamadığım hadisedir fakat benimki çok iyi bir abla olduğundan değil de daha yaratıcı yöntemleri olduğundandı sanırım. ben odaya girmek için koşmaya başladığımda kapıyı hızlıca kapatarak sülük gibi kapıya yapışıp "vıcıyk" sesiyle aşağı kaymama sebep oldurdu kendisi.
devamını gör...

çorap kalınlığı "denye" ile ölçülür. kullanılan ipliğin kalınlığı demektir. normal ince çoraplar 15 denye iken süper ince çoraplar 5 denyeye kadar iner. kışın kullandığımız ince gibi görünen ama kalın külotlu çoraplar ise 70-100-150 denyeye kadar çıkar. süper ince siyah külotlu çorap; yok gibi hissedilen, bacağa siyah yansımalarla renk veren 5 denye çoraptır.
devamını gör...

kadınlar ile alakalı aşağılayıcı söylemlere izin vermemekteyiz.
bu tarzda içerik üretmekte kararlı yazarlar için, kendilerini ifade edebilecekleri farklı mecralar bulunmakta.
devamını gör...

hayat tecrübesini sözlüğe aktaran, dolu dolu yazan, takip edilmesi gereken ve sözlüğün ihtiyacı olan yazar profilini yerine getiren sözlüktaşım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaçsam gitsem...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yemek sonrasında, şöyle güzel bir aile pozu vermenizde fayda olacaktır.
devamını gör...

içindeki insanı tanımıştır. normalde insanların başkalarıyla yaptığı bir şeyi bu kişi tek başına yapar ve daha mutlu olur.
ailemizle, arkadaşlarımızla kısaca sevdiğimiz insanlarla vakit geçirmek elbette güzel. ama ben bazen kendimi özlüyorum. şarkı söylemek, dans etmek, şiir yazmak, müzik dinlemek, kitap okumak ve daha sayamadığım yüzlerce aktiviteyi ben tek başıma yapınca daha çok eğleniyorum.
her insan biraz yalnız kalmalı diye düşünüyorum. çünkü yalnız kalınca kendimizle tanışıyoruz. öbür türlü diğer insanlardan kendimize sıra gelmiyor. zaten kendimizi tanıdıktan sonra tek başımıza mutlu olmak kolay.
devamını gör...

su ister misin? sorusuna verdiği "yok, daha muayene olmadım" cevabıyla gözlerimi dolduran; kocaman gözleri, akıl dolu zihni ve sağ kurtarılması ile günümü güzelleştiren 5 yaşındaki çocuğumuzdur. annesi ve babası da sağ kurtarılmış sanırım. umarım yaşadığı travmayı atlatabilir, bundan sonra hiç bir zaman üzülmeden, korkmadan hayatına devam edebilir.

kaynak
devamını gör...

toplumun normalleştiremediklerinden misiniz? kasiyer furukura öyle bir insan. çocukluğunda davranışlarına verilen tepkiler ona normal olmadığını düşündürür. o da ailesi daha fazla üzülmesin diye mümkün olduğunca az konuşup kendini sosyal çevreden soyutlar. hiçbir zaman diğerleri gibi normal hissetmez. ta ki üniversitede bir markette kasiyer olarak işe başlayana kadar.


orda sanki görünmez olur. market çalışanı rolü onun uyum maskesi haline gelir. on sekiz yıl yarı zamanlı kasiyer olarak çalışır ve artık bedeni marketin bir parçası haline gelmiştir. hayatını markete göre düzenler. öyle bir hale gelir ki market hayatından çıktığında artık ne için yemek yemesi gerektiğini bile sorgular hale gelir. toplum hep ona sorular yöneltir. artık doğru dürüst bir iş bulmayacak mıdır, evlenmeyecek midir, neden hiç aşk yaşamamıştır, neden insanların sinirlendiği şeylere o tepkisiz kalır, gibi gibi. bir gün evinde bir erkek olduğunu kız kardeşine söylediğinde kardeşi sevinçten çılgına döner ve furukura normal olmanın yolunun diğerlerine benzemek olduğuna karar verir.



peki furukura gerçekten de anormal bir insan mıdır? sırf toplumun sıradan yaşam düzenine benzemeyen bir yaşamı var diye acayip bir yaratıkmışçasına incelenmeyi hak eder mi? düzene uymayanlara ne olur? kısa ama etkileyici bir kitap. dili hafif ve kolay okunur olmasına rağmen insanı rahatsız eden bir tarafı var. 127 sayfa olan bu kitabı elinize aldığınız gibi bitireceksiniz. yazarın daha çok güzel kitapları olmasına ve birçok ödül almasına rağmen en bilindik kitabı bu. kitaptaki karakter gibi yazarın da yazmanın yanı sıra yarı zamanlı kasiyerlik yapması ise kitabı daha heyecanlı kılıyor. siz de mutlaka bu yazar ile tanışın.
devamını gör...

.
devamını gör...

bir yerdeki varlığının ve yokluğunun kim için ne ifade ettiğini hiçbir zaman bilememektir.
devamını gör...

rahat nefes alınan, sağlıklı olduğumuz anlar.
devamını gör...

yaşamak ya da yaşama dair ne varsa içindekilerle mücadele etmek için ille de bir sebep aramamız gerekliliğine hiç inanmadım . nitekim yaşıyor olmak, mânâ anlamında başlı başına bir sonuç ifade etmediği için zannımca bir sebebe de ihtiyaç duymaz. aksine yaşamdan kopmak, hayatı sürdürülebilir bulmamak bir sebebe ihtiyaç duyar. kötü gidiş, talihsizlik, bıkkınlık, geri dönüşü olmayacak şekilde yaşamdan haz alamamaya başlamak ve bunun benzeri bir çok olumsuzluk bu sebepler içinde sayılabilir.

şu halde yaşamanız için, ne sevdikleriniz ne hayatına dokunduklarınız, ne biz ne siz ne de bir başkası sebep değildir. yaşamanın çok çok gayesi olur, sebebi olmaz. sadece var olduğumuz için yaşarız. yaşarken de sever, ağlar, sevinir, üzülür; bu dünyaya, hatta evrenin gizlerine dair bilgilere ulaşır; geçmişimizle , ânımızla ve geleceğimizle yaşam alemi ve tarihinin bir parçası olarak bu döngüde yerimizi alırız.

bu sebeple her ne sorunumuz her ne yorgunluğumuz olursa olsun bize düşen şey, bizi yaşamdan koparacak sebepleri iyi tahlil edip önünü almaya çalışmak olmalıdır. bunun ana şartı da sanıyorum kendi kendine yetebilirliği ifade eden erdemdir.

dâhi kötü, kaos temsilcisi joker'e göre, "öldürmek de bir tercihtir" . tetiği çekmenin gitar çalmaktan daha kolay olduğunu iddia eder. ona göre yok etmek, yaratmaktan daha kolaydır. lakin hedef, yaşam için sebep arayıp bulamayan bireyin kendisi olunca, tetiği çekmek de, gitar çalmak da oldukça zordur. bu kısır döngüye girmemenin yollarından biri de, yaşamın bir sebebe dayanması zorunluluğu görüşünden uzaklaşmaktır diye düşünürüm hep. başkaca yolların olduğu muhakkak olsa da, esasen ben kestirme yolu daha çok severim. *
yeterince joker var, insan joker olmamalı. * kendisiyle veya yaşamla papaz da olmamalı. en iyi yol "as" olmak gibi duruyor. kendine yeten, erdemli bir as.

son olarak bu yazıya temas eden okuyucu, iyi ki varsınız. yaşamımızda iyi ki size tesadüf ettik. siz olmazsanız, olmaz. sebep de sonuç da budur.
devamını gör...

aslında kağıt parçası değildir. ama ülkemizdeki birtakım kişiler sayesinde diploma artık kağıt parçası. üniversite bile okumayan şahısların ülkeyi yönettiğini görünce böyle düşünmemiz gayet normal.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

insanlar bile bu kadar mahcup değil.
devamını gör...

dalida - un po d'amore
devamını gör...

başta bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz ulu önder mustafa kemal atatürk olmak üzere bu paha biçilemez zaferin tüm kahramanlarına sevgi, saygı ve minnetle...
hür doğduk, hür yaşarız!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim