doğarken kaç kiloydun sorunsalı
anket olayında bu kadar ileri gidilebileceğini ďüşünmemiştim.
sözlük yazarlarının don rengi aşaması piktir demiştim ama belliki donun arka tarafına da geçiş yapacaksınız.
bir sonraki başlıkta çıkış yerinin çapını sormanızı bekliyorum ki tüm bunlar gerçekten ne işinize yarayacak diye merakla bekliyorum.
sözlük yazarlarının don rengi aşaması piktir demiştim ama belliki donun arka tarafına da geçiş yapacaksınız.
bir sonraki başlıkta çıkış yerinin çapını sormanızı bekliyorum ki tüm bunlar gerçekten ne işinize yarayacak diye merakla bekliyorum.
devamını gör...
pentagram
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
3 saniye falan düşündüm zaten beynimin bir köşesinde hazırmış
devamını gör...
entry girmediği halde yazılanları okuyup artı veren yazar
gerçek yazardır. okuyucu'dur.
devamını gör...
zeki insanların ortak özellikleri
sinan canan ın söylediğine göre, einstein gibi çok zeki diye bildiğimiz birçok insanın, beyin ve zeka kapsitesi bizden çok da farklı değil arkadaşlar, beyin, zeka, kaslar gibi çalıştırıldıkça büyüyen, hatta büyüdükçe büyüyen sonsuz bir kapasiteye sahip, aynı bir zanaatkarın, (bu arada el ve beyinle senkronize yapılan işler acayip geliştiriyormuş zekayı) hergün yaptığı marangozluk yada boya işi gibi, zeka da kullandıkça, çalıştırdıkça ustalaşıyor diyebiliriz, işte bu yüzden bu noktada merak çok önemli, yani merak ettikçe uğraşıyor insan, öğreniyor, üzerine düşünüyor vs. birşeye ne kadar çok takarsanız o kadar yoğunlaşıyorsunuz ve bu sizi bir icat yapmaya kadar götürebiliyor...
devamını gör...
nilüfer
behçet necatigil'in muhteşem şiiridir.
nilüfer
ben oraya koymuştum, almışlar,
arasına sıkışık saatlerin.
çıkarır bakardım kimseler yokken;
beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.
kışken ilkyaz, sularımda açardı;
buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
eski defterlerde sararırmış yaprak.
beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.
bir ışıktı yanardı gecelerde;
akşam, çiçekler uykuya yattı,
sardı karşı kıyıları karanlık- -
beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
nilüfer
ben oraya koymuştum, almışlar,
arasına sıkışık saatlerin.
çıkarır bakardım kimseler yokken;
beni bana gösterecek aynamdı, almışlar.
kışken ilkyaz, sularımda açardı;
buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı?
eski defterlerde sararırmış yaprak.
beni bana gösterecek anlamdı, almışlar.
bir ışıktı yanardı gecelerde;
akşam, çiçekler uykuya yattı,
sardı karşı kıyıları karanlık- -
beni bana gösterecek lambamdı, almışlar.
devamını gör...
marty mcfly
tam adı martin seamus mcfly'dır ama etrafındaki herkes kendisini "marty" diye çağırır. memleketi kaliforniya-hill valley'dir. bir ablası bir de abisi vardır. elektro-gitar çalmayı çok sever.
geleceğe dönüş serisindeki kurgusal karakterdir.
geleceğe dönüş serisindeki kurgusal karakterdir.
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
bilen bilir,dinlemeyenlere şiddetle önerilir.
devamını gör...
baltalı ilah
tek kitabı olan çok sevdiğim karikatür serisi.
hevesinizi kursağınızda bırakır.tatile gidene "dönüşün çok zor olacak"demesi gibi.
hevesinizi kursağınızda bırakır.tatile gidene "dönüşün çok zor olacak"demesi gibi.
devamını gör...
kokain
pudra şekeri taklidi yapabilen keyif verici madde.
devamını gör...
yavru antilop için artık çok geç
çaylaklıktan çıkarak yazarlığa terfi etmiş arkadaşımız. aslında ben ona aslana kafa atan antilop rumuzunu uygun görmüştüm ama kendisi bu rumuzda karar kıldı. tanımları bol olsun.
devamını gör...
didem madak
tüm kitaplarını satın aldığım tek yazar / şair / kadın / insan.
bir de meşhur bir fotoğrafı vardır ya, o fotoğraftaki kadının bakışlarına aşığım ben, ilk gördüğüm andan beri.
ne çok şey anlatan ama hiç duyulmamış bakışlar. insana cümle kurmayı unutturan satırları var, yumuşak ve masalsı dokunan, sonra çok kızgın bakan cümleler.
mahallendeyiz biz hâlâ, geleceğiz ama arkandan merak etme olur mu?
"ah hemşerim, ah maviş, ah kadın."
https://i.ibb.co/5kmv1ps/ımg-20210415-032940.jpg
bir de meşhur bir fotoğrafı vardır ya, o fotoğraftaki kadının bakışlarına aşığım ben, ilk gördüğüm andan beri.
ne çok şey anlatan ama hiç duyulmamış bakışlar. insana cümle kurmayı unutturan satırları var, yumuşak ve masalsı dokunan, sonra çok kızgın bakan cümleler.
mahallendeyiz biz hâlâ, geleceğiz ama arkandan merak etme olur mu?
"ah hemşerim, ah maviş, ah kadın."
https://i.ibb.co/5kmv1ps/ımg-20210415-032940.jpg
devamını gör...
cry for the moon
senfonik metal grubu epica'ya ait bir parçadır. sanırım en bilinen şarkıları. ilahi misali... şuan uzaklarda olan bir yazar arkadaş bırakmış başlığı. boş kalmasın mağrem.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
mutfaktayım ve yemekten asla bıkmayacağım yemeği yapıyorum.*
devamını gör...
özgecan aslan
6 yıl önce bugün katillerce aramızdan canice koparılan dünyalar güzel melekti. ne ilkti ne sondu, duymadılar katiller, canice kadınlara kıymaya devam ettiler, çünkü hepsinin suçu(!) kadın olmaktı. hâlâ aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor, yüreğim acıyor, gözlerim yaş doluyor. nasıl bu kadar canice hislerle yaşayabiliyor insanoğlu, öyle bir an geliyor ki aynı kimliği (insan) taşıdığımız an utanıyor insan(!).
devamını gör...
20'lik diş
günümüzde, insanların %35’inde yirmilik dişler tamamen ortadan kaybolmuş durumda. bende istedim onların kaybolmasına.özellikle anne babama soruyorum biri hiç çıkarmamış diğeri varlığından haberi yok belki operasyon gerekmemiş.büyüklerimde genelde böyle bir sıkıntı olmamışken ben neden 2 tanesini operasyonla aldırdım,kardeşim neden 3.'yü çıkarıyor pek akibetini çözemedim kimi çene yapısıyla ilgili diyor ama şunu belirtmeliyim ki çıkarmayanlar çok şanslı.
devamını gör...
muharrem ince'nin yüzde elli artı bir oy alacağını söylemesi
seçim sonrası çıkıp şizofren dedigi kitleyi kastetmiyordur herhalde.
devamını gör...
baksana talihe
gerçekten merak ediyorum, ajda pekkan'ın sesinin en güzel olduğu dönemde yorumladığı bu parçayı göksel hanım neyin gazına gelip de söyleme cesaretinde bulunmuş? yani tamam dinliyorum, fena değil iyi hatta göksel ama ajda su gibi akıyor yahu!
devamını gör...
akvaryum
camdan yapılan, içerisinde çeşitli süslemeler bulunan ve suda yaşayan hayvanları beslemeye yarayan kutu benzeri yapı.
balıkları belirli bir ortamda tutarak beslemek eski çağlardan beri uygulanan bir yöntem. fakat günümüzde bildiğimiz cam akvaryumlar 1832'de, doğa bilimci bir kadın olan jeanne villepreux-power tarafından icat edildi.
balıkları belirli bir ortamda tutarak beslemek eski çağlardan beri uygulanan bir yöntem. fakat günümüzde bildiğimiz cam akvaryumlar 1832'de, doğa bilimci bir kadın olan jeanne villepreux-power tarafından icat edildi.
devamını gör...
