özellikle gece sahil yolunda yapılabilecek aktivite. aç müziği, indir camları yak sigarayı, sür istediğin yere. istediğin yerde dur, bi seyyar satıcıdan çay al, otur dalga sesleri eşliğinde yakamozu izle, rüzgarı hisset. kafa dağıtmaya birebir. gidebilmek özgürlüktür. temelli gitmiş olmasan da bir nebze rahatlatır.
devamını gör...

off okumayın böyle bir kafa dağınıklığı yok ön editi: şaka yapmıyorum. kendi yazdığım entrydeki düşünce akışını takip edemedim resmen tekrar okuyunca.

insan izlemeyi çok seviyorum. hiç tanımadığım insanları da hayatımdaki insanları da. aslında kendimi en çok eleştirdiğim özelliklerimden biri de tam olarak bu özelliğimle bağlantılı. insanları izliyor ve onların tavırlarına göre konumlanıyorum. karakterin yok mu senin kardeşim niye kaba göre şekil alıyorsun? di' mi ama? yaaaniii.

şaka şaka, bu kadar basit değil tabi ki. mübalağa sanatına saygımızdan hep. bir sürü başka parametre daha var ama demek istediğim şu; a kişisinin bana yaptığı şeyin birebir aynını b kişisi yaptığında aynı tepkiyi vermiyorum. iyi bir şey de olabilir bu kötü bir şey de. a kişisini de b kişisini de sevdiğimi düşünelim. ikisinin de cinsiyetinin aynı olduğunu, her ikisiyle de aramda benzer kanalda bir ilişki olduğunu varsayalım. yapılan şeyin de birebir aynı olması mümkün olmasa da büyük oranda benzerlik taşıdığını düşünelim. bambaşka tepkiler veriyorum... aklımda şu an hiç değilse 7-8 farklı örnek var. çok saçma değil mi?

hadi gelin düşünelim, evet saçma şeyler de düşünülür ve anlamlandırılmaya çalışılır, bence en yakınsak sonuç şu; konu ilk paragrafta bahsettiğim gibi insanları izlemeyi sevmemle direkt olarak ilişkili. insanlarla olan ilişkilerime onlara yüzde yüz güven duyarak başlıyorum mesela. çok büyük kazıklar yemiş, feleğin çemberinden falan geçmiş bir insan olmadığımdan galiba, kolay boşuyorum karıyı. insanlar benim güvenimi kazanmak için bir şey yapmak zorunda değiller bana sebep(ler) vermesinler kafi. illa benimle ilgili/ilişkili şeyler olmasına gerek de yok. benden bağımsız hayatlarındaki aksiyonlarını izleyerek de bulup çıkarabiliyorum o sebepleri. bu oldu mu da barem barem düşüyor onlara duyduğum güven. bu sadece güven özelinde böyle değil elbette. aslında özetin özeti şu, insanları söyledikleri ile değil, yaptıkları ile, yaptıkları da doğru değil, yaptıklarının benim dünyamdaki karşılıkları ile değerlendiriyorum. herkes, herkesin anladığı kadardır. senin kim olduğunun, kendini kim sandığının, kendini kim gibi gördüğünün inan bana hiçbir önemi yok. ben seni nasıl görüyorsam sen benim için o kadarsın. azı ya da çoğu da olamıyorsun. şimdi a kişisi zibilyon farklı konuda trilyon farklı kırılımla bana bir sürü data verdiği ve bir o kadarını da bambaşka sonuçlar doğuracak şekilde b kişisi verdiği için, (dediğim gibi; biri illa pozitifte diğeri nagatifte olmak zorunda değil bu işlemenin neticesinde, her ikisini de sevmeye devam ettiğim örneğinden devam ediyorum) yaptıkları birebir aynı şeylere, onların aksiyonlarına göre tavır alan bir insan olduğum için farklı tepkiler veriyorum.

çok gereksiz mi uzattım acaba ya? neyse. aslında başka bir şey anlatacaktım konuya girince çıkamadım. insanlarla kurduğumuz diyaloglar, birlikte geçirdiğimiz vakitler, aramızdaki duygular anlatmaya anlatılmıyor, yaşandığı gibi ve haliyle kalıyor ya; ana özel, biricik şekilde. beyninde bile anıları tekrar yaşayamıyorsun. sana yaşattığı duyguları anımsıyorsun başka başka hislerinle de harmanlanmış bir vaziyette "izliyorsun" falan. orası başka bir konu, girmeyelim. bağlayacağım yer şurasıydı, dönüp bakıyorum hayatıma, insanlarıma, artık benim olmayanlara da, her birinde başka bir senem görüyorum. bazı senemleri daha çok seviyorum, bazılarındansa daha az razıyım. aslında hiçbiri ben değilim. hiçbiri de onlar değil. benlik bu kadar akışkan, bu kadar dönüşken, bu kadar nesnellikten uzaksa, kalıpları, sınırları var gibi gözükse de aslında bu kadar geçirgense, neyin gerçek, neyin yanılsama olduğunun ayırdına nasıl varacağız? hangisi benim kabulüm, hangisi değil? neyi nasıl tanımlayacağız arkadaşlar?

yaa. öyle işte. bunlar hep soru(n).
devamını gör...

deneysel araştırmalarda araştırmacının olaylara müdahalesi söz konusudur. gözlem yeteneğinden ziyade etkinliğini gösterir.

-hafıza faktörünün etkisi en azdır.
-araştırma sonuçlarını etkileyebilecek değişkenler kontrol altına alınabilir.
-etken-sonuç ilişkisini en iyi gösteren araştırmalardır.
-uzun zaman alan pahalı ve zor araştırmalardır.
-yeterli denek bulmak güçtür.
-sıklıkla etik sorunlarla karşılaşılır:
a)denek grubundan dolayı
b)kontrol grubundan dolayı
c)deney hayvanlarından dolayı
-bazı müdahaleler insanlara uygulanamaz
-hayvanlardan elde edilen sonuçların insanlara genellenmesi hatalı olabilir.
devamını gör...

hande erçel olabilir. terle karışık şekerli parfüm kokuyor bence.
devamını gör...

senden önce ben kitabı ve filminde bahsi geçen; yunancada güzel ve ölüm kelimelerinin bir araya gelerek oluşturduğu kelime. tarihçesi, yasallığı ve dinlerde yeri konusunda detaylı bilgi isteyenler bir tık uzağınızda.
devamını gör...

erol egemen'in bir türlü ortaya çıkmamasından dolayı edilen sitem cümlesi.

kim ulan bu? kimse çıksın ortaya.
devamını gör...

hakkında bilinen çoğu şeyin bilinenin aksine olduğu üstün insan. hadi bu tanımı bir kerre daha okuyalım.
devamını gör...

alfa oğlu alfadır. girer sözlüğe, şak şak şak yazar gider; karıyla kızla işi olmaz. öyle bir kraldır, reistir.
devamını gör...

ünal gürel tarafından canlandırılan kurgusal karakter. ünal gürel'in diğer tiplemeleri genel olarak bıyıklıyken karbonat erol bıyıksızdır. kendini iş adamı olarak tanıtır fakat aslında eroin işi yapmaktadır. buna rağmen iki kez şevket ve osman tarafından dolandırılmaktan kurtulamaz. ünal gürel'in canlandırdığı diğer kurgusal karakterler; karamürselli deli hamdi, gardrop fuat, fatsalı osman, barut osman ve kerpeten hüsnü'dür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bebekken sevilmek bir ihtiyaçtır, çünkü bebek ancak sevildiğini hissedince hayatta kalır. sırf yeterince dokunulmadığı, sevilmediği için yatakhanelerde ölen bebekler olduğunu duymuştum. yetişkinler için ise sevilmek bir ihtiyaç değildir. ama halen çocuk modunda kalıp sevgi dilenen bir yetişkin olmaksa, daha itici olmaya yol açar çünkü hiç kimse* muhtaç birinden hoşlanmaz çünkü muhtaçlık enerjisi, sevgi dilenen kişiyi daha da itici kılar. paradoksal olarak aradığı sevgiyi dışarıda bulamaz ama kendisiyle barışık olan, kendini seven kişi ise çekicidir. tek çare, kendini sevmektir ve kendi merkezinde kalabilmektir. kendi merkezinde kalanı da, olduğu gibi kabul edenler sever ki zaten o da sevilmediğinde dert etmez ve kimseden de sevgi dilenmez.
devamını gör...

iddialı bir söz olmakla beraber, insanları hareketlerinden ve düşüncelerinden kısa sürede anlama, tahlil etme niteliği olarak tanımlanır.
devamını gör...

hiperkalsemik kişilerde histolojik olarak normal dokulara kalsiyum çökmesine verilen isimdir.
neden olanlar durumlar arasında primer hiperparatiroidizm,kemiğin paget hastalığı,multiple myelom,sarkoidoz,nefrokalsinozis yer alır.
devamını gör...

susmak iki cinsiyet için de son demektir. bir şeyleri düzeltmeye hevesin de isteğin de kalmadığını gösterir. kavga etmek bile sevgi gösterisidir. ama susmak..
devamını gör...

boyadığım bir karton parçası.



kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birde nickaltı girip, şöyle yazardır iyidir hoştur, okurumdur yazıp, kendisine teşekkür edildikten, tanıştıktan, sohbet ettikten sonra... durup dururken nickaltı ma kendi iradesiyle yazdığını silen yazar ne oluyor?

bilen varsa söylesin, ben çok bilmiyorum sözlük raconunu....
devamını gör...

fotoelektrik olay ışığın metalden elektron koparması sonucu diye tanımlanabilir. kopmuş elektronlara fotoelektron denir.
devamını gör...

-hayatta üç yanlışım oldu olric.
+ne gibi efendim?
-tanıdım, inandım, güvendim. ama bir doğrum oldu.
+o nedir efendim?
-sevdim olric.
fakat sen de bilirsin ki, üç yanlış bir doğruyu götürür.

-oğuz atay
devamını gör...

cocukken her seyin daha kolay, daha saf, daha mutlu, daha temiz oldugunu belirten soz kumesi.
belli bir olgunluga gelmis her kisinin cocukluguna ozlem duymasinin sebebi belki bu; belki de dunyayi kirleten, safligini koruyamayan insanoglu.

bu cumlenin gectigi sahane bir yeni türkü sarkisi vardir; melodisiyle sizi mutlu eder, sozleri de murathan mungan’a aittir.

dinlemek isteyene tik tik
devamını gör...

'içimden dolu dolu ettiğim küfürler var' başlığı.

bakın ben mülayim insanım bana bunu yapan başlık küfüre eğilimli arkadaşlara neler yapmaz?

memlekette son günlerde olanlar akla mantığa sığmıyor. afganların ülkeye hücum etmesi, talibanla kardeşlik bağı kurmamız, suriyelilerin memlekete sahip çıkması.

şimdi kalbimden bu memleketi kimseye yedirmeyiz demek geçiyor ama dilimden dökülemiyor malesef. çokta bir şey söyleyemiyoruz ki artık. söyleyenlerin hali ortada. susanların gönlü yaralı.

ah benim güzel ülkem sana sahip çıkamadık vah ki ne vah...
devamını gör...

diğer kadınlardan hiç farklı değil. çok arkadaşım olmuştur. ailemde de çok var. hepsi insan işte. kapalı olduğu için her şeyi mükemmel ve süper ahlaklı sanmak , açık olduğu için ahlaksız ve basit diye düşünmek her ikisi de inanılmaz yanlış ve geri bir düşünce. sadece bir noktaya değineyim. küçük yerlerde zorla kapatılan çok kız çocuğu oluyor bu bir gerçek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim