kitap okuyan insanı belli eden detaylar
empati yapabilme, rahat odaklanabilme, iyi bir dinleyici olma, geniş ve farklı fikirlere açık olabilme
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
denize ilk kim girmiş mesela. ya ortada devasa bir su birikintisi var sen gitmişsin içinde neler olduğunu bilmediğin bu birikintiye giriyorsun. nazarımda ilk kim denize girmişse gelmiş geçmiş en cesur insandır
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
ce ceyli calaculalı camburleyli cap cup.
bu ne ya?
bu ne ya?
devamını gör...
asgari ücret'in tespitinde don lastiği ve triger kayışı fiyatının baz alınması
ilginç bir iddiadır.
--- alıntı ---
asgari ücret:
dolar'a göre artsaydı 3.000
avro'ya göre artsaydı 3.250
altın'a göre artsaydı 3.600
ayçiçek yağına göre 4.550
hamsi fiyatına göre 7.844
rakı fiyatına göre 5.853
ekmek fiyarına göre 4.710 lira olacaktı.
fakat!
triger kayışı ve don lastiği'ne göre artınca 2.825 lira oldu.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
asgari ücret:
dolar'a göre artsaydı 3.000
avro'ya göre artsaydı 3.250
altın'a göre artsaydı 3.600
ayçiçek yağına göre 4.550
hamsi fiyatına göre 7.844
rakı fiyatına göre 5.853
ekmek fiyarına göre 4.710 lira olacaktı.
fakat!
triger kayışı ve don lastiği'ne göre artınca 2.825 lira oldu.
--- alıntı ---
devamını gör...
ayberk atilla
"sahne tozu yutmak" deyiminin kanıtlarından biri olan oyuncu.
2017'de aramızdan ayrılmış, arkasında sürekli hatırlanacak karakterler bırakmıştır.
2017'de aramızdan ayrılmış, arkasında sürekli hatırlanacak karakterler bırakmıştır.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
-başlarda ilgiye boğup daha sonra soğuk yapan
-kişisel temizliğe önem vermeyen
-gidilen mekanlardaki çalışanlara nazik olmayan
-taktik yapmaya çalışan
-yalan söyleyip karşıdakini salak yerine koyduğunu sanan
-gereksiz cimri olan
-sabahtan akşama kadar kendi sorunlarını anlatan ama asla karşı tarafı dinlemeyen
-hayvan sevmeyen
-vicdan yoksunu
-dedikodu yapan
-kıskanç olan
kişilerden itinayla soğunulur.( sevgili veya arkadaş)
buyüzden çevremde az kişi var ya.*
-kişisel temizliğe önem vermeyen
-gidilen mekanlardaki çalışanlara nazik olmayan
-taktik yapmaya çalışan
-yalan söyleyip karşıdakini salak yerine koyduğunu sanan
-gereksiz cimri olan
-sabahtan akşama kadar kendi sorunlarını anlatan ama asla karşı tarafı dinlemeyen
-hayvan sevmeyen
-vicdan yoksunu
-dedikodu yapan
-kıskanç olan
kişilerden itinayla soğunulur.( sevgili veya arkadaş)
buyüzden çevremde az kişi var ya.*
devamını gör...
yazarların ilk sarhoş olduğu an
hiç içmediğim için sarhoş da olmadım.
nasıl bir şey bilmiyorum.
gerek görmedim.
yapar mıyım güvendiğim, sevdiğim kişilerle belki ilerde.
pişman mıyım? hiç değilim.
merak ediyor muyum? etmiyorum.
nasıl bir şey bilmiyorum.
gerek görmedim.
yapar mıyım güvendiğim, sevdiğim kişilerle belki ilerde.
pişman mıyım? hiç değilim.
merak ediyor muyum? etmiyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
bled gölü slovenya
buradan
buradan
devamını gör...
eniştesi tarafından tecavüze uğrayan adam
müge anlı'nın yayınına katılan 40 yaşındaki abdurrahman çığ isimli adam.
kendisini evlilik vaadiyle kandıran 20 yıllık eniştesi tarafından bir ormanda tecavüze uğradığını ve çıplak fotoğraflarının çekildiğini söylemiş.
lan n'oluyor?
kaynak: www.haberler.com/muge-anli-...
kendisini evlilik vaadiyle kandıran 20 yıllık eniştesi tarafından bir ormanda tecavüze uğradığını ve çıplak fotoğraflarının çekildiğini söylemiş.
lan n'oluyor?
kaynak: www.haberler.com/muge-anli-...
devamını gör...
kafa sözlük
sürekli ekşiyle kıyaslanması artık kus getirmiş sözlük.
ya ahdahahdhah arkadaş bir süre uzaklaşıp geldim hala mı başıboş sekmesi tartışılıyor? hala mı seks tü kaka ya. adamlar elli kere anlattılar cinsiyetçiliğe müsamaha göstermiyoruz, kadınları aşağılayacak şeyleri engelliyoruz diye de seksin kadınları aşağıladığını düşünmeniz daha low bir hareket değil mi dostiler?
burası bir sözlük, sözlükte her konudan bilgi olur/olacaktır. ilginizi çekmeyen ya da hoşunuza gitmeyen şeyleri okumayın abi bıçak mı çekiyorlar okuyacaksın diye? geç başlıkları hatta engelle, girip bakıyorsan merak ediyorsun demektir hakdlss kandırma kendini.
herkes bir akıl verme peşinde, lan tam türksünüz en iyisinizi siz biliyonuz he tebriks. bozulma oldu mu evet oldu bence de, yanlış verilen reklamlardan gelen kitle sözlüğü ağlattı mı ağlattı ama silkinip düzelttiler. yeni bir yer olm burası, olur öyle şeyler. kalite anlayışınız bal porsuğu minvalindeyse buyrun abi ekşiye, milyon tane var orada.
ya ahdahahdhah arkadaş bir süre uzaklaşıp geldim hala mı başıboş sekmesi tartışılıyor? hala mı seks tü kaka ya. adamlar elli kere anlattılar cinsiyetçiliğe müsamaha göstermiyoruz, kadınları aşağılayacak şeyleri engelliyoruz diye de seksin kadınları aşağıladığını düşünmeniz daha low bir hareket değil mi dostiler?
burası bir sözlük, sözlükte her konudan bilgi olur/olacaktır. ilginizi çekmeyen ya da hoşunuza gitmeyen şeyleri okumayın abi bıçak mı çekiyorlar okuyacaksın diye? geç başlıkları hatta engelle, girip bakıyorsan merak ediyorsun demektir hakdlss kandırma kendini.
herkes bir akıl verme peşinde, lan tam türksünüz en iyisinizi siz biliyonuz he tebriks. bozulma oldu mu evet oldu bence de, yanlış verilen reklamlardan gelen kitle sözlüğü ağlattı mı ağlattı ama silkinip düzelttiler. yeni bir yer olm burası, olur öyle şeyler. kalite anlayışınız bal porsuğu minvalindeyse buyrun abi ekşiye, milyon tane var orada.
devamını gör...
innallahe maassabirin
"allah sabredenlerin yanındadır" anlamına gelen arapça ifade.
devamını gör...
ofis canlisiyim multinetle beslenirim
ohh noo! ekşi'deki aynı kişi mi bilmem ama önyargılı olacağım kendisine. buna engel olabileceğimi sanmıyorum.
hayır o değilse, böylesi sevimsiz birisinin nickini kendisine seçtiği için, daha da önyargılıyım. kusura bakma dostum.
yine de salon kadını çizgimden kaymamak adına, hoş geldin diyorum kendisine. rahat dur.
hayır o değilse, böylesi sevimsiz birisinin nickini kendisine seçtiği için, daha da önyargılıyım. kusura bakma dostum.
yine de salon kadını çizgimden kaymamak adına, hoş geldin diyorum kendisine. rahat dur.
devamını gör...
normal sözlük'te başlıkların günlerce değişmemesi
benim de farkettiğim bir durum. 2.400 yazar 4.400 çaylak var, dün 3 bin tanım girilmiş. sol frame akmadığında -sanırım- modlar eski başlıkları hortlatıp etkileşim yaratma çabasına giriyor*, sözlük yeni olduğundan garipsemiyorum. ekşi’de sol frame’in sürekli akıp gitmesinden şikayetçiydim zaten. bir başlığa girince bütün tanımları okuyabilme şansı buluyorum. açtığım başlıklara az ya da hiç tanım girilmese de bu durum ileride düzelecektir. emekleme dönemindeyiz.
devamını gör...
ne ala memleket
haksız ve yersiz işlerin hoş görüldüğü, normalleştiği bir ortam.
devamını gör...
en iyi hücum savunmadır
çelik adam josef staline ait bir söz ve savaş stratejisidir.
savunma yapmanın saldırıdan daha iyi ve etkili olduğunu anlatır.
savunma yapmanın saldırıdan daha iyi ve etkili olduğunu anlatır.
devamını gör...
para kazanılan en saçma eylem
okulda ipek böceği satmıştım. ha bir de barda yoldan geleni geçeni kolundan tutup alkol denettirmiştim o da ayrı bir tuhaftı.
devamını gör...
anamnestik yanıt
geçirilmiş bir enfeksiyon sonrası gelişen hafıza b lenfositlerinin ve hafıza cd4+ t lenfositlerin, aynı etkenle tekrar karşılaşmaları durumunda ilk immün yanıta kıyasla çok daha hızlı ve kuvvetli yanıt vermesi durumu.
örneğin bir virüs düşünelim. bu virüs öyle bir virüs olsun ki inanılmaz hızlı bulaşıyor olsun. mesela 4 ayda bütün dünyada salgın hastalıklara sebep olsun. adına da pars-cov-2 diyelim hadi (azıcık değiştir kanka kopya çektiğin belli olmasın). bu pars-cov-2 virüsü daha önce hiçbir insana bulaşmamış olsun, bu da demek oluyor ki yeryüzünde yaşayan bir tane insan evladında bile bu virüse karşı bağışık yanıt yoktu. böyle bir virüsün bulaşması ihtimali bile olmadığından ne tanı testi, ne bir tedavi, ne semptomları, ne ilaç, ne aşı, ne o ne bu hiçbir şey yok elimizde doğal olarak.
sonra bir grup bilim insanı çıkıp dedi ki biz bu virüse karşı aşı yaptık. bu ne demek biliyor musunuz, vücudunuza bir şekilde virüsün parçalarını tanıtabileceğiniz yeni bir yöntemimiz var elimizde demek. hem de hasta olmaya gerek kalmadan.
şimdi de iki insan düşünelim. burak 24 yaşında, bilinen bir kronik hastalığı olmayan bir erkek. gülfem ise 22 yaşında, aynı burak gibi bilinen bir rahatsızlığı olmayan bir kadın. burak ve gülfem arasında büyük bir fark var ki burak aşı olmak istemiyor. gülfem ise aşı çıkar çıkmaz hemen bir şekilde ilk dozu uygulatıyor (gülfem ne şanslıymış ya, 22 yaşında aşı oldu. kendi yarattığım karakteri kıskanıyorum şu an). aradan 1 ay daha geçiyor, gülfem 2. doz aşısını da oluyor fakat burak hala aşı olmamış. aşı olmadığı gibi gülfem'e de sataşıyor, "sen aşı oldun da ne oldu, bak ben olmadım ben de hasta değilim sen de hasta değilsin, boşuna aşı vuruldun nmağağağağ" diye pis pis gülüyor. gülfem akıllı kız, hiç çizgisini bozmayıp muhatap olmamayı tercih ediyor.
aradan 1 ay daha geçiyor, ikisinin de ailesinde pozitif vaka tespit ediliyor. pars-cov-2 bulaşı olan insanlarla aynı evde yaşadıkları için filyasyon ekipleri burak ve gülfem'in evlerine gidip ikisine de test yapıyor ve ikisi de pozitif sonuç alıyor. 5 gün sonra burak iyice kötülemeye başlıyor, nefes almada zorluk yaşamaya başlıyor. 7. günde nefes darlığı başlıyor, 8. günde ards ve pnömoni gelişiyor, hastaneye yatırılıp entübe ediliyor. 9. günde sepsis gelişiyor, 12. günde yoğun bakıma yatırılıyor. 15. günde akut böbrek yetmezliği gelişiyor, 18.günde burak pars-cov-2 enfeksiyonun yol açtığı bütün bu tabloya yenik düşüp hayatını kaybediyor.
diğer yanda gülfem aşı olup vücuduna neyle savaşması gerektiğini önceden öğrettiği için ekstra zamanı vardı. burak, kendini pars-cov-2'ye karşı kendini koruyacak olan hücreleri üretip, o hücreleri eğitip, ince ayarlarını yapıp, pozitif/negatif kontrol noktalarından geçirip antikor sentezini başlatana kadar zamanı bitti ve savaşı kaybetti. gülfem ise bu antikor üretim işini cok daha önceden, vücuduna aşı ile birlikte verilen antijenlerle başlatmıştı. vücut ve bağışıklık sistemi için antikorun neye karşı üretileceği önemli degildir (ister hastalık etkenini kendinize bulaştırıp hasta olun, ister etkeni öldürüp inaktif formda verin, ister etkenin sadece bir parçasını verin, isterseniz de o parçanın genetik kodunu verip parçayı kendi hücrelerinize ürettirin). aşı sayesinde gülfem'in vücudunda pars-cov-2'ye karşı antikorlar çoktan oluşmuştu, bu antikorları oluşturan hücreleri de mevcut bulunuyordu. ailesindeki pozitif kişiden gerçek virüs bulaştığı zaman hem kanındaki antikor, hem de bu önceden oluşturulan hücreler inanılmaz hızlı ve güçlü bir yanıt verip gülfem'i hem ölümden, hem de hastaneye yatmaktan korudu.
işte bütün bu hikayenin sonundaki "antijenle yeniden karşılaşıldığında verilen daha güçlü ve hızlı ikincil yanıt"a anamnestik yanıt denir.
*** kamu spotu ***
aşı olun. burak gibi olursunuz sonra.
*** kamu spotu ***
örneğin bir virüs düşünelim. bu virüs öyle bir virüs olsun ki inanılmaz hızlı bulaşıyor olsun. mesela 4 ayda bütün dünyada salgın hastalıklara sebep olsun. adına da pars-cov-2 diyelim hadi (azıcık değiştir kanka kopya çektiğin belli olmasın). bu pars-cov-2 virüsü daha önce hiçbir insana bulaşmamış olsun, bu da demek oluyor ki yeryüzünde yaşayan bir tane insan evladında bile bu virüse karşı bağışık yanıt yoktu. böyle bir virüsün bulaşması ihtimali bile olmadığından ne tanı testi, ne bir tedavi, ne semptomları, ne ilaç, ne aşı, ne o ne bu hiçbir şey yok elimizde doğal olarak.
sonra bir grup bilim insanı çıkıp dedi ki biz bu virüse karşı aşı yaptık. bu ne demek biliyor musunuz, vücudunuza bir şekilde virüsün parçalarını tanıtabileceğiniz yeni bir yöntemimiz var elimizde demek. hem de hasta olmaya gerek kalmadan.
şimdi de iki insan düşünelim. burak 24 yaşında, bilinen bir kronik hastalığı olmayan bir erkek. gülfem ise 22 yaşında, aynı burak gibi bilinen bir rahatsızlığı olmayan bir kadın. burak ve gülfem arasında büyük bir fark var ki burak aşı olmak istemiyor. gülfem ise aşı çıkar çıkmaz hemen bir şekilde ilk dozu uygulatıyor (gülfem ne şanslıymış ya, 22 yaşında aşı oldu. kendi yarattığım karakteri kıskanıyorum şu an). aradan 1 ay daha geçiyor, gülfem 2. doz aşısını da oluyor fakat burak hala aşı olmamış. aşı olmadığı gibi gülfem'e de sataşıyor, "sen aşı oldun da ne oldu, bak ben olmadım ben de hasta değilim sen de hasta değilsin, boşuna aşı vuruldun nmağağağağ" diye pis pis gülüyor. gülfem akıllı kız, hiç çizgisini bozmayıp muhatap olmamayı tercih ediyor.
aradan 1 ay daha geçiyor, ikisinin de ailesinde pozitif vaka tespit ediliyor. pars-cov-2 bulaşı olan insanlarla aynı evde yaşadıkları için filyasyon ekipleri burak ve gülfem'in evlerine gidip ikisine de test yapıyor ve ikisi de pozitif sonuç alıyor. 5 gün sonra burak iyice kötülemeye başlıyor, nefes almada zorluk yaşamaya başlıyor. 7. günde nefes darlığı başlıyor, 8. günde ards ve pnömoni gelişiyor, hastaneye yatırılıp entübe ediliyor. 9. günde sepsis gelişiyor, 12. günde yoğun bakıma yatırılıyor. 15. günde akut böbrek yetmezliği gelişiyor, 18.günde burak pars-cov-2 enfeksiyonun yol açtığı bütün bu tabloya yenik düşüp hayatını kaybediyor.
diğer yanda gülfem aşı olup vücuduna neyle savaşması gerektiğini önceden öğrettiği için ekstra zamanı vardı. burak, kendini pars-cov-2'ye karşı kendini koruyacak olan hücreleri üretip, o hücreleri eğitip, ince ayarlarını yapıp, pozitif/negatif kontrol noktalarından geçirip antikor sentezini başlatana kadar zamanı bitti ve savaşı kaybetti. gülfem ise bu antikor üretim işini cok daha önceden, vücuduna aşı ile birlikte verilen antijenlerle başlatmıştı. vücut ve bağışıklık sistemi için antikorun neye karşı üretileceği önemli degildir (ister hastalık etkenini kendinize bulaştırıp hasta olun, ister etkeni öldürüp inaktif formda verin, ister etkenin sadece bir parçasını verin, isterseniz de o parçanın genetik kodunu verip parçayı kendi hücrelerinize ürettirin). aşı sayesinde gülfem'in vücudunda pars-cov-2'ye karşı antikorlar çoktan oluşmuştu, bu antikorları oluşturan hücreleri de mevcut bulunuyordu. ailesindeki pozitif kişiden gerçek virüs bulaştığı zaman hem kanındaki antikor, hem de bu önceden oluşturulan hücreler inanılmaz hızlı ve güçlü bir yanıt verip gülfem'i hem ölümden, hem de hastaneye yatmaktan korudu.
işte bütün bu hikayenin sonundaki "antijenle yeniden karşılaşıldığında verilen daha güçlü ve hızlı ikincil yanıt"a anamnestik yanıt denir.
*** kamu spotu ***
aşı olun. burak gibi olursunuz sonra.
*** kamu spotu ***
devamını gör...
oğuz atay
bazılarımız şiirlere tutunuyor, bazılarımız şarkılara… bazılarımız filmlere tutunuyor, bazılarımız kitaplara… sanırım artık insan, tutunamıyor insana… (bkz: tutunamayanlar)
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
evlendiğiniz kişinin annesine anne, babasına baba demek.
devamını gör...
