yumaz
yunus emre'nin bir şiirinde karşılaştığımız yunmak fiilinden çekinlenmiş olan sözcük.
o dizeler ;
bir kez gönül yıktın ise
bu kıldığın namaz değil
yetmiş iki millet dahi
elin yüzün yumaz değil
yunus emre burada yumaz'ı 'yıkamak' olarak belirtmiş.
o dizeler ;
bir kez gönül yıktın ise
bu kıldığın namaz değil
yetmiş iki millet dahi
elin yüzün yumaz değil
yunus emre burada yumaz'ı 'yıkamak' olarak belirtmiş.
devamını gör...
pastasından yediği için oğlunu döverek öldüren baba
zamanında sözlükte bir konuda çocuk sahibi olmak için ehliyet şartı konsun dediğim zaman "insanların hayatına karışamazsın, kişilerin kendi kararı vs" gibisinden tonla laf edilmişti. buyrun aptal insanların kararının sonucu işte bu.
devamını gör...
günün tarifi
tarifenin tarifi.
ekmek oldu 2,5. dün akşam benzine zam gelmiş, bu sabah yine gelmiş. hastaneden dönerken yığılmış arabalar vardı benzincide. çok umurumda mıydı? şimdi işte şimdi bir sigara yaktım. altı aydır yıkatmadığım arabamı yıkamacıya götürdüm. arabayı görünce dedi ki adam, abla ne yaptın sen ya!
dedim vakit yok.
sonra yürüdüm biraz şehrin pis sokağında. tavuk dönercinin önünden geçerken midem bulandı. et döner olsaydı bulanır mıydı? soluma bakıyorum şimdi iki kırmızı araba arka arkaya park etmiş. hep bir kırmızı arabam olsun istedim. hani şu mini cooperlardan var ya. işte onun kırmızı. olmayacak biliyorum.
bir patronum vardı. 16 senelik çalışan ben 500 dolar alıyordum maaş olarak. yüksek lisanas iki yabancı dil. otuz bin metrekarelik fabrikanın tüm prefabrik betonlarını imalata veriyorum. mercedesinde giderken şantiyeye, koltuğun götümü ısıtmasına sevinmiştim. sonra kendime kızmıştım. ocak ayındaydık. tepenin üzerine kurulu şantiyede işçilere ekstra mesai yaparken götümün ısınmasına sevinen ben ne zengindim, ne tam fakirdim. ne mutluydum ne mutsuz. yürüdüm tepeden aşağı. bir zeytin ağacı gördüm. hemen fotoğrafını çektim. arkasından çalışma makinelerinden birinin fotoğrafını çektim. instagram sayfam beni bekliyordu. paylaştım gitti. götüm soğumuştu ama kalbim ısınmıştı bak işte. şimdi oturduğum yerden annem ile 80 yaşındaki emine teyzenin sohbetini dinliyorum. eskiden, yani çok eskide değil sanırım bundan iki üç sene öncesi pazara gittiklerinde, pazar arabalarının çarpışmasından bahsediyor annem. o da şiirsel konuşuyor.
pazar arabalarının çarpışmaları güzel kitap ismi olur.
konusu mu?
işte muzun artışı.
çayın fırlatılması.
yunan müziği.
arap şeyhlerinin rehin kalmış kızları.
suyun tükendiğini göreceğimiz gün.
potasyumun kalp krizine yol açtığı.
ve nihayetinde son bölüm olarak, neden bazı köpeklerin geçen arabalara havladığını irdeleyen bilimsel bir makale.
gündelik rutinim kırıldığı bu günden selam olsun.
ekmek oldu 2,5. dün akşam benzine zam gelmiş, bu sabah yine gelmiş. hastaneden dönerken yığılmış arabalar vardı benzincide. çok umurumda mıydı? şimdi işte şimdi bir sigara yaktım. altı aydır yıkatmadığım arabamı yıkamacıya götürdüm. arabayı görünce dedi ki adam, abla ne yaptın sen ya!
dedim vakit yok.
sonra yürüdüm biraz şehrin pis sokağında. tavuk dönercinin önünden geçerken midem bulandı. et döner olsaydı bulanır mıydı? soluma bakıyorum şimdi iki kırmızı araba arka arkaya park etmiş. hep bir kırmızı arabam olsun istedim. hani şu mini cooperlardan var ya. işte onun kırmızı. olmayacak biliyorum.
bir patronum vardı. 16 senelik çalışan ben 500 dolar alıyordum maaş olarak. yüksek lisanas iki yabancı dil. otuz bin metrekarelik fabrikanın tüm prefabrik betonlarını imalata veriyorum. mercedesinde giderken şantiyeye, koltuğun götümü ısıtmasına sevinmiştim. sonra kendime kızmıştım. ocak ayındaydık. tepenin üzerine kurulu şantiyede işçilere ekstra mesai yaparken götümün ısınmasına sevinen ben ne zengindim, ne tam fakirdim. ne mutluydum ne mutsuz. yürüdüm tepeden aşağı. bir zeytin ağacı gördüm. hemen fotoğrafını çektim. arkasından çalışma makinelerinden birinin fotoğrafını çektim. instagram sayfam beni bekliyordu. paylaştım gitti. götüm soğumuştu ama kalbim ısınmıştı bak işte. şimdi oturduğum yerden annem ile 80 yaşındaki emine teyzenin sohbetini dinliyorum. eskiden, yani çok eskide değil sanırım bundan iki üç sene öncesi pazara gittiklerinde, pazar arabalarının çarpışmasından bahsediyor annem. o da şiirsel konuşuyor.
pazar arabalarının çarpışmaları güzel kitap ismi olur.
konusu mu?
işte muzun artışı.
çayın fırlatılması.
yunan müziği.
arap şeyhlerinin rehin kalmış kızları.
suyun tükendiğini göreceğimiz gün.
potasyumun kalp krizine yol açtığı.
ve nihayetinde son bölüm olarak, neden bazı köpeklerin geçen arabalara havladığını irdeleyen bilimsel bir makale.
gündelik rutinim kırıldığı bu günden selam olsun.
devamını gör...
bir kadına verilecek en güzel hediye
güvendir.
devamını gör...
insanlığı yok et butonu
half life'ın crossfire bölümündeki alarm butonu gibi olmalı.
devamını gör...
çocukluğum
ayrıca devamı olan (bkz: ekmeğimi kazanırken)ve (bkz: benim üniversitelerim)kitapları da okumak gerekir. ben okudum bu üçlemeyi. tavsiye ederim. hayata bakış açınızı değiştirebilecek derecede önemli kitaplardır.
devamını gör...
suçu ve suçluyu övmek
hem hukuken hem vicdanen suçtur.
bir kere etik değildir. hoşgörülü bir davranış değildir. aptallıktır.
bir kere etik değildir. hoşgörülü bir davranış değildir. aptallıktır.
devamını gör...
her sınıfta mutlaka bulunan tipler
hocaların olmadığı ortamlarda şerefsizliğin kitabını yazıp hocayla sohbet havasında geçen derslerde görmüş geçirmiş, ahlak bekçisi mahalle abisi moduna giren yavşak tiplerin başı çektiği listedir.
ikinci sırada önüne gelene sataşıp pislik yapan ama iş icraate gelince korkudan altına sıçan tipler yer alır.
ikinci sırada önüne gelene sataşıp pislik yapan ama iş icraate gelince korkudan altına sıçan tipler yer alır.
devamını gör...
sıfır araç fiyatları
aslında bu vergi sistemi yerli üretimi arttırmak için yapılmış zamanında. ama yerli üretim olmayınca devlete geçim kaynağı olmuş. teşekkürler türkiye.
devamını gör...
üst kattaki komşu
vakti zamanında kendisinden çok muzdarip olduğum komşular.
bakın şimdi bir ev düşünün sabahtan akşama çocuk kahkahası ve çığlığı. bize ulaşan mutluluk.
aynı evin akşam saatleri eve gelen bir öküz, mobilyaların sağa sola vuruş sesleri ve çirkin bir bağırış. duymamak için açtığım son ses müzik. ve de çaresizlik yüzünden hissettiğim öfke.
bakın şimdi bir ev düşünün sabahtan akşama çocuk kahkahası ve çığlığı. bize ulaşan mutluluk.
aynı evin akşam saatleri eve gelen bir öküz, mobilyaların sağa sola vuruş sesleri ve çirkin bir bağırış. duymamak için açtığım son ses müzik. ve de çaresizlik yüzünden hissettiğim öfke.
devamını gör...
üçlü arkadaş grubu
valla dışlanma falan olmuyor. miss gibi gidiyor. ha bu aralar ikisinden birine fena sinirli ve kırgınım ama geçer. kendisine sorsanız hiçbir şey yoktur, ben her şeyi anlatıyorum der, sizinle konuşuyorum der ama bir bakarsın; hiçbir şey bilmiyorsun, mesaj atıyosun cevap alamıyosun, anlat diyosun anlatmıyor. çevresi çok kalabalık, meşgul bu aralar.** neyse bu kadar söylendiğim yeter. kendisi de buralarda zaten. yazımı görücektir. ha umursar mı? sanmam. neyse selam.***
devamını gör...
geceye bir söz bırak
rüya, bütün çektigimiz.
rüya kahrım, rüya zindan.
nasıl da yılları buldu,
bir mısra boyu maceram...
bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can.
çatladı yüreği çakmaktaşının,
ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
çağlardır boğulmuş bir su...
ağıyor yeşil.
devamını gör...
dahiyane reklamlar
son favorim budur:
devamını gör...
hi my i run
moderasyona dönme kararı alan, başımızın tatlı belası.
tanım : çaylaklardan sorumlu, çay dağıtan kimse.
tanım : çaylaklardan sorumlu, çay dağıtan kimse.
devamını gör...
maaş yüzünden aldatılmak
kısa hikaye denemesi olarak tanımlanabilir. öncelikle hikayenin hangi zamanda geçtiğini de belirtmek gerekiyor; keza 10k alan genel müdür; hem de yabancı bir şirkette sanırm 2000'li yılların başındaydı. ayrıca saçma bir durum yaşanacaksa; bu asla iş telefonundan yapılmaz; hadi yaptın; telefonun ortada bırakılması da hikayenin akışını bozmuş.
ayrıca hikayede anlatıldığı üzere; para odaklı olan birinin 4k maaşlı biriyle ilişkiye devam etmesinde hiçbir mantık yok; ayrılır; kiminle ne istiyorsa yapar.
herneyse güzel deneme; ancak senaryo zayıf.
ayrıca hikayede anlatıldığı üzere; para odaklı olan birinin 4k maaşlı biriyle ilişkiye devam etmesinde hiçbir mantık yok; ayrılır; kiminle ne istiyorsa yapar.
herneyse güzel deneme; ancak senaryo zayıf.
devamını gör...
emre fel
anadolu rock tarzı ile keşfedilmesi, şarkılarının dilden dile dolaşması, hak ettiği değeri görmesini dilediğim şarkıcı.
merhabalar
yar bensiz
öleceksek ölürüz
merhabalar
yar bensiz
öleceksek ölürüz
devamını gör...
hinduizm
nehir kutsaldır hindular için. ancak sadece ganj nehri'ne inanıyorlar. günahlarını ise ganj tanrıçasının nehrinde yıkanarak kaybolduğuna inanıyorlar.çoğu katı vejeteryancıdır. inekleri kutsal hayvan olarak görürler ve asla yemezler.108 sayısı hindular için en kutsal sayıdır. om sesi evreni doğuran ses olduğu inancındadırlar.
devamını gör...


