bilgi bombardımanını da beraberinde getirmiş durumdur. artık bilgi gizli değil, hatta o kadar çok bilgi var ki mesele ihtiyacımız olan bilgiyi bulabilmek. zihin bir çöplük gibi. bilgi kirliliği had safhada. bilginin teyidi zor, sorgulanması zayıf, yayılımı ise çok hızlı.
devamını gör...

japonya' da insanlara ağlamayı öğreten yani "gözyaşı öğretmeni" olarak bilinen hidefumi yoshida tarafından ortaya çıkarılmış bir uygulamadır. bu uygulama ile insanların hayatlarında gülme gibi ağlamanın da var olması gerektiğini, daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam için duygularımızı özgürce yaşamayı yani ağlamaktan utanmamak gerektiğini insanlara anlatmak istenmiş. korkularımız ve üzüntülerimizi içimizde tutmayıp ağlayarak ifade etmemizi ilke edinmiştir. özellikle erkeklerin ağlamasının gayet doğal olduğunu ve "erkekler ağlamaz" baskısını yenmek için oluşturulduğu da söyleniyor. tabi öğretmenimiz bunu bazen film izleterek bazen duygusal şarkılar dinleterek, bazen de alıntılar ve sohbetler ederek gerçekleştiriyor. toplu ağlama seansları düzenleniyor ve insanlar başkalarını da ağlarken görünce daha doğal hissediyor. birbirlerinin gözyaşlarını siliyorlar ve yalnızlık duygularını da biraz olsun hafifletiyorlar. çekincelerinden kurtuluyor ve duygusal olarak kendini rahatlatıyor. ilginç bir girişimcilik örneği. japonya'da binlerce insan bu uygulamayı gerçekleştiriyor, parasıyla ağlıyor ve rahatlıyor. ülkemizde bu sektörün tutacağından pek emin değilim.* yine de gençler için denenebilecek bir sektör. belki tutabilir.
devamını gör...

tepesi düz, genellikle kırmızı, püsküllü, silindirik başlık olup adını üretim merkezi olan fas'ın fes şehrinden alır. osmanlı padişahlarından 2. mahmud döneminde 1829 da kullanılmaya başlanmış, 25 kasım 1925'te çıkartılan şapka kanunu ile takılması yasaklanmıştır.

hala batı ülkelerinde türkiye denince insanların aklına fes ve deve gelmesi nedeniyle başımızın belasıdır. ancak osmanlıya ilk geldiğinde sarık kullananlar tarafından dirençle karşılanmıştır. 2. mahmud fesi önce askeriyeye sonra da memurlara mecbur tutmuş, yaptığı diğer ıslahatlarla birlikte sırf bu yüzden halk tarafından "gavur padişah" olarak adlandırılmıştır.

fese geçilirkende, festen şapkaya geçilirken de arada neredeyse yüz yıl olmasına rağmen değişmeyen tek şey yeniliklere ayak direyen, kişisel çıkarlarını gözeten ve dini kendi amaçları doğrultusunda kullanan belli bir kesimin hep var olmasıdır.

kamu spotuda vereyim: mesele dedelerimizin mezar taşını okuyup okuyamamak değil, nokta.
devamını gör...

bazı insanların beyinlerine çip takıp döngüde izletmek istediğim kesittir.
devamını gör...

"kusura bakma ilişkiye hazır degil(miş)im."
parantez içindeki ile söylenince karaktersiz bir tutum, lakin parantez içindeki olmadan denirse doğal bir olay. kimisi kafa dinlemek ister, kendini bulmak illa her konuştuğu insanla sevgili olacak diye bir durum yok. arkadaşlık diye bir kavram var bilenler bilmeyenlere anlatırsa çok iyi olur.

bazen arkadaşca sohbet edersiniz, karşı taraf aynı niyetle gelmez ve duygusal bir seyler söyler. nihayetinde bu konuşma parantez içindekiler kullanılmadan karşındaki kırmadan incitmeden denir. ılla yedekte biri var anlamı çıkarmak ahmakça bir tutum.
devamını gör...

tam olarak şu an olan durumdur. dilediğimiz gibi at koşturabiliriz.

edit : nöbet değişimine denk gelmişiz.
devamını gör...

amfideki sessiz, kendi halinde, dersini dinleyip dramadan uzakta işine gücüne bakan öğrenciler gibilerdir.
devamını gör...

çamaşır asacağım ben. sonra ekmek yapacağım akşama yemek, sonra sokak beslemesi, evdeki küçük hasta kedi ve diğerleri, peşinden aileye hizmet başlığı altında aksam yemeği tantanası, ardından çeviri yapacağım.
madalyası olan arkadaşları tebrik ederim.

açık açık diyorum; ben sözlüğe kafa dağıtmak için giriyorum. maalesef verimli kalifiye bir yazar olamayacağım. istesem etimoloji, türk tarihi ve türk edebiyatı ile ilgili nice şeyler yazarım lakin sabahlara kadar masa başında yaptığım tam olarak bu.
#947833
hatta gördüklerimi okumuyor, oradan depar atar şekilde kaçıp kendimi akışa atıyorum.
ne diyordum ben? he çamaşır asacağım.
devamını gör...

doğrusu, oğlunuz çalışmıyor.
devamını gör...

samimi olabilmek için gereken o uzun yolu yürümeye usenmektir. o yolu kenardaki patikadan geçip direk samimi olduğunuz levele ulaşmak istemektir. ya tembelim ya asosyalim sözlük.
devamını gör...

entelektüel erkek var çok karşılaştım ama sorunlu oluyorlar genelde. yani hayata bakışı biraz farklı oluyor.sanki insani duyguları daha eksik ve aşk konusunda soğuk oluyorlar.akılcı olmaya çalışırken sevgili olarak çuvallıyorlar gibi.
devamını gör...

içinde bulunduğu sosyal sınıfın farkında olmayan kimse. örneğin; asgari ücretli işçinin piyasadaki en pahalı telefonu alması, ilkokul terk birinin kendini aristokrat sanması gibi.

aynı zamanla nickim olur bu kelime. eleştirmeye kendinden başlamalı insan.
devamını gör...

uzun yıllardır lg g5 ve lg v10 kullanmış olup daha sonra lg'nin ghost screen sorunlarıyla uğraşacak vaktimin olmadığını sürekli sorun çıkaran bir cihazın peşinden koşamayacağımdan ötürü radikal bir kararla samsung'un premium sınıfında olan galaxy serilerine geçiş yaptım. s8'e geçiş yaptıktan bir süre sonra cihazım kırıldı ve s10e ve sonrasında note10'a geçiş yaptım.
android dünyasının bugüne kadar tasarlanmış en iyi cihazları samsung tarafından tasarlanıp üretilmektedir.

"samsung vs iphone" versusu (karşılaştırması) konusunda ikisi de birbirinden üstün değildir, fan kavgalarında daima her fan kendi markasını savunur, bu şaşmaz bir gerçektir. her iki markanın da tercih edilme süreci son kullanıcıların taleplerine göre değişkenlik gösterir.
devamını gör...

adres de verseydin.
devamını gör...

türkçenin dünyanın ilk dillerinden biri olduğunun savunulduğu (bkz: sözde) bilimsel teori. türkiyenin hangi kafa yapısıyla kurulduğunu göstermesi bakımından mühimdir. devlet ilk kurulduğunda atatürk ve dostları türkçenin içinde bulunan arapça ve farsça kelimeleri çıkarıp yerine öz türkçe kelimeleri koymaya çalıştılar. uzun süren bu çabalar (türkçeyi doğu dillerinin etkisinden kurtarmak) başarısız kalınca işte bu teori uyduruldu. teoriye göre tüm dillerin anası türkçe’dir, bütün yabancı diller türkçeden türemiştir. madem bütün diller adeta türkçenin bir koludur o halde bu dillerden türkçeye geçmiş olan kelimeleri atmamıza gerek yok. hatta bu yabancı lisanlardan yeni kelimeler dahi alabiliriz. zira hangi kelimeyi alırsak alalım özü türkçedir. örnek vermek gerekirse asya bozkırlarından göç edip amerika’yı keşfeden türkler (evet amerika’yı türkler keşfetti!) gördükleri bir nehir karşısında hayran olup “amma uzun” deyivermişler, bu kelime amerikalı türklerin (bkz: kızılderililer) ağzında dönüp dolaşıp amazon haline döndü. işte bu kafa yapısıyla hem istedikleri halkları türk ilan edebiliyorlar hemde türk dilini diğer dünya dillerinin üzerine çıkararak kendi şovenist mastürbasyonları için malzeme çıkarmış oluyorlardı. zamanın beyin yakan iddalarından bir diğeri için (bkz: mu kıtası).
devamını gör...

otel transilvanya 3 - yaz tatili 2018 yapımı animasyon filmidir.

yönetmen koltuğunda yine aynı isim ta ta ta taammm genndy tartakovsky. yapımcı michelle murdocca, senaristler michael mccullers ve genndy tartakovsky. yönetmeye doyamamış bir de senarist olmuş sayın yönetmen bakınız.

serinin şimdiye kadar çekilenler ve vizyona girenler arasındaki en uç filmi. her yönüyle zirvelere oynuyor. önceki filmlerde 'yok hep aynı mekan, yok hep aynı olay, yok hep aynı kurgu, yok hep aynı karakterler, bla bla bla' diyenler için seriye bu filmle ultra bir soluk gelmiş.

hah tabi beğenmeyenler yine olmamış mı? olmuş. eleştirmenler taktı abi bu seriye. adamlar ne yaparsa yapsın otur sıfır diyorlar ki yönetmenimiz animasyon alanında bir dünya markası. abartıyor muyum? evet belki ama ne yapayım yahu pek seviyorum çok seviyorum. işte görün bakın ben sevdim mi nasıl can siperane savunurum. heheyttt siz kimsiniz benim filmimi beğenmeyecek? anam okuyanda diyecek film bunun galiba. ya da gişe hasılatından büyük bir pay aldı ya da ya da reklam ücreti alıyor. yok anacım nerdeee? ben biraz fazla mı sahipleniyorum nedir? püff banane ya şurda bir animasyonumuz var onada ses etmeyin. herkesin animasyonuna kimse karışamaz.
neyse efem filme devam edelim fazla coştuk filmle bağlantımız koptu.

canavarlar bu kez tatilde. hemde bir canavar gemisinde. bermuda şeytan üçgeninden başlayan serüven kayıp şehir atlantis'e uzanıyor. maceralar maceralar. aman sabahlar olmasın.

serinin bu filmine yeni yeni en yeni karakterler ekleniyor. drakula'nın pek eski tanıdık düşmanı abraham van helsing yani teneke adam, torununun torunu güzel güzeli ericka van helsing gibi. bu arada bu adam sanırım bizim memlekette olsa cennetlik ama şansına küssün. *

mavis, gözlemlemeleri sonucunda babasının ve ailesinin otelde çok sıkıldığını ve birbirlerine zaman ayıramadıklarını fark eder. biraz ara versek nasıl olurdan yola çıkarak babasına sürpriz bir tatil planı yapar. babasının tüm canavar arkadaşlarını da unutmaz tabi. ee hal böyle olunca film tadından yenmez.

drakula bu filmde zınk oluyor hemde hiç olmayacak birine. vah başımıza gelenler. ah ah nerede o eski zınklar. şimdi bakın birde adım başı zınk olanlar, zınkım deyip çevirmediği dolaplar kalmayanlar. drakula bir zınk oluyor pir zınk oluyor.

filmin detaylarına pek girmek istemiyorum. zaten efsane bir kadro ve izleyicilerin genel beğenisi film hakkında ip uçları veriyor. izleyip görmekte bizlere kalıyor.

bu arada değinmeden geçemeyeceğim müzik kazanıyor. evet ya müzik kazansın. müzik kazanmalı, müzikle kazanılmalı.

filmimiz yine mesajlı. farklarıyla kabul edin diyor. her kim olursa olsun o farklarla buyur edin hayatınıza, kabul edin ve göreceksiniz ki seveceksiniz diyor. ön yargıları bir anlığınada olsa raflara kaldırın. ön yargısız bakın hayata, yaşananlara, yaşanacaklara ve hayatınızın sağından solundan geçen insanlara hatta canavarlara. bu da bana bir bakıma ders oluyor. şu ara fazlaca ön yargılı ve farkları kafaya takan ben için belkide rota yeniden oluşturuluyor.

gördüğünüz, duyduğunuz her şeyden ders alayım, kendime bir yarar çıkarayım insanıysanız animasyon bile size yol gösterebiliyor dostlar.

serinin 4. filmi yolda vizyon tarihi sürekli değişmekle birlikte yakın zamanlarda gösterime gireceğe benziyor. lütfen bir an önce girebilir misin sayın film transformanya? fragman olağanüstü pek beğendim. karakterler bir takım değişikliklere gebe. 'karakterler hep aynı çizgide ya bu nasıl seri?' diyenlere de bir nevi kapak yapmışlar gibi. tabi onlar öyle düşünmemiştir bu tamamiyle benim çamurum. benim pis zihin bulamacımın yorumu. banane arkadaşım o zaman sizde benim animasyonlarıma laf etmeyin.

seslendirme ekibi,
dracula (aydoğan temel)
mavis (hazal erdal)
johnny (harun can)
dennis (engin deniz kazancı)
frank (boğaçhan sözmen)
eunice / frankın karısı(şebnem ünaldı)
wayne / kurt adam(cüneyt cakova)
wanda / kurt kadın (şemsay çankara)
winnie / kurt kız(idil kuner)
griffin / görünmez adam (rıza karaağaçlı)
crystal / görünmez kadın(meryem can)
murray / mumya(fatih özacun)
van helsing (sefa zengin)
ericka (yasemin şişli)
stan / balık adam (talha sayar)
vlad (mazlum kiper)
gremlinler (sait seçkin)

iyi seyirler efem.
devamını gör...

9 rakamı için parmaklarla kolay çarpma işlemi;
kapanan parmağın solundaki parmak sayısı onlar basamağı, sağındakiler birler basamağını oluşturuyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendilerini en zeki sanıp açacakları başlığın daha evvel açılmış olabileceğini düşünmekten aciz kalanların açtıkları, daha sonra açılmış konular altına verilen bakınız.

sonra açtıkları başlık orijinal başlığa tanışınca da ağlıyorlar, kahretsin...
devamını gör...

dün 7 adet kitapla devam eden hastalığım.
devamını gör...

tabii ki sevilen sevgili. hayatınızı kurtarmak istiyorsanız başkasının parasına tamah etmek yerine çalışıp çabalayıp kendi emeğinizle para kazanarak, kendi ayaklarınızın üstünde durarak kurtarabilirsiniz. hayatta en önce kimseye muhtaç olmamayı öğrenin, annenize babanıza bile.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim