gilbert’ın hayalleri-leonardo dicaprio*
devamını gör...

artık teknolojinin bulması gereken özelliktir. kulak çınlaması ile tahmin de bir yere kadar. tak bildirim gelecek, x kişi seni düşünüyor diye. bizde önümüze bakacağız kardeşim, ne bu gizem.
devamını gör...

niye kızları uyutup entelektüel oluyorsunuz kardeşim? her zaman olun biz de ilgiyle okuyalım. oy ise oy, fav ise fav, veririz no problem.

ayrıca barzo olmayıp entelektüel olsanız keşke hep… var işte yine bi hayalimiz.
devamını gör...

ve ardından burnum kırıldı mı diye kontrol etmek.
devamını gör...

ortamlarda sorarlarsa tesettürlüyüm falan der ama sadece başı kapalıdır.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
devamını gör...

alın size eğlenceli bir şarkı!

fool's garden'dan geliyor; lemon tree

vocaroo.com/1eDmN7OLWN90
devamını gör...

felsefesiyle, enfes replikleriyle , oyunculuklarıyla , müzikleriyle , kendi kendine çalan piyanosuyla leziz distopik bir bilim-kurgu dizisi.

--- alıntı ---

"insan zekası tavus kuşunun tüyleri gibiymiş. eşini etkilemek için var olan abartılı bir gösteri gibiymiş. tüm sanat, edebiyat, biraz mozart w. shakespeare ,michelangelo sadece karmaşık bir çiftleşme töreni. belki temel sebepler için bu kadar çok şey başarmamızın hiç de bir önemi yoktur."

--- alıntı ---
devamını gör...

kenarıya geçip ağlayın.
adamı hakaretçi olarak etiketlemişsiniz, mükemmel. bir dik bilemden sallamalar, konuşmalar vs vs.
adamın asıl mesleği metin yazarlığı ve yıllarca dizilere, filmlere metin hazırlamış. bir çok proje hazırlayıp kanallarla görüşmüş. anlayacağınız adam bir sabah uyanıp ''stand up yapam da zengin olam'' dememiş.
sevmediğiniz insanlar hakkında ahkam kesmeden önce kendisini bir dinleyin veya araştırın. buna tenezzül etmiyorsanız, yorum da yapmayın.
eminim hiçbiriniz gitmediniz ve zaten gidemezsiniz. kapalı gişeymiş*. cem yılmaz'a da gitmezsiniz çünki zaten sizin sıkıntınız maddi. nefretinizi körükleyen şey de maddiyat.
ben de isterim herkes kaliteli şeylere gülsün, herkes kaliteli içerik üretsin ama yok, bakınız yok.

bir milyonu mantıklı bir yatırımla 40 milyon yapıp yine ev alabilirdi, kimse konuşmazdı.
trt dizilerinde oynayıp 5 milyon kazanırdı, kazandığını dolara yatırır, inanın yine 40 milyonluk ev alabilirdi.
hökümetten bir ihale alırdı yine 40 milyonluk bir ev alabilirdi.
yarın lüks aracına binecek siz yine salya sümük ağlayacaksınız.
adam en azından emek veriyor, hayali bir iş yapmıyor. kolay para kazanmıyor, kolaysa siz yapın.

kendisine oy verip seçim kampanyalarına destek vermedik, yöneticimiz değil.
kazandığı parayı ben, sen vermiyoruz çünki onu izlemeye biz gitmiyoruz.
kazandığı para vergilerimizden kesilmiyor.
sonuç olarak yeniden daha kenarıya geçip hüngür hüngür ağlayın.
devamını gör...

çeçenistan savaşı sırasında, çeçenlere iltica veren, bir çok konuda yardım eden güzel ülke.
devamını gör...

pozitif enerjisini birkaç dakika konuşmayla bile hissedebildiğim yazar. okunacak çok şey var profilinde, üzerine konuşulacak da aynı zamanda...
devamını gör...

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
en azından üç dil
birisi ana dilin
elin ayağın kadar senin
ana sütü gibi tatlı
ana sütü gibi bedava
nenniler, masallar, küfürler de caba
ötekiler yedi kat yabancı
her kelime arslan ağzında
her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
kök sökercesine söküp çıkartacaksın
her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
her kelimede bir kat daha artacaksın

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
canımın içi demesini
kırmızı gülün alı var demesini
nerden ince ise ordan kopsun demesini
atın ölümü arpadan olsun demesini
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
insanın insanı sömürmesi
rezilliğin dik alası demesini
ne demesi be
gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernus
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.

bedri rahmi eyuboğlu
devamını gör...

bir kişilik kategorisidir. genel populasyonun oldukça az bir yuzdeligini oluştururlar. "intj-a" ve" intj-t" çeşitleri mevcuttur. kısaca genel özellikleri:

*"mastermind" olarak bilinirler.
*megaloman denebilirler.
*çoğunluğundan bilim insanı çıkar.
*çok yönlü düşünme ve güçlü sezgi sahibidirler.
*bilgiye değer veren, sürekli öğrenme içinde olan ve çoğunlukla insanlardan kaçıp kendi halinde kendini bulanlardir.
*lider ruhludurlar.
*genellikle hayattaki motivasyonlari para değildir.
*insanlığa hizmet etmek kendilerini bir nebze tatmin edebilir.
*türkiye'ye göre değillerdir efendim.
devamını gör...

bir oliver stone filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin hikayesi quentin tarantino’ya ait olsa da, quentin tarantino’nun oliver stone’a sattığı bu senaryoyu oliver stone, david veloz ve richard rutowski ciddi oranda değiştirmiş ve quentin tarantino filmde sadece hikayenin sahibi sayılmıştır. iki taraf arasında ciddi tartışmalara neden olan filmin başrolünde benim için en tepedeki aktörlerden biri olan woody harrelson, from dusk till dawn’da da oynamış olan juliette lewis ve tom sizemore oynamıştır.

sorunlu çocukluklar geçirmiş iki genç insanın birbirlerine aşık olup harika bir çift oluşturmalarını konu alıyor film. romantik komedi gibi oldu bu cümle ama film asla öyle değil. aşık çiftimiz gittikleri her yerde psikopatça herkesi öldürür. sadece bir kişiyi hayatta bırakır bu cinayetleri herkese anlatsın diye. son cinayette hayatta bıraktıkları kişi gerçekten izleyenlere yapılmış çok sert bir eleştiridir. ve bence tam yerindedir.

hem woody harrelson’ı hem de juliette lewis’i çok beğendiğimi söylemeliyim bu filmde. woody harrelson’ın hepsi düştüğü sahnede juliette lewis’in ona el yordamı ile yardım ettiği sahne ise beni çok güldürmüştür.
devamını gör...

evet kesinlikle okuyup oy vermeyen çok yazar olduğunu düşünüyorum,

bu tip yazarlar hem okuyor, hem beğeniyor, birde içinde bir şeye takılıyor, çünkü bu karakterler böyle, yemeyip içmeyip mesaj yazacak kadar ilgileniyor aslında yazdıklarınızla, sonra da diyorki mesela, yazıda bi açık yakalamış kendince, onu söylüyor, "ay o kadar öyle şeylermi yaşadınız" ya da "orda onu yapamadınızmı ahahahah, ehe ühe... "

ben oraya bütün olarak bir hikaye yazıyorum, adam bana parmağıyla düştüğüm yeri gösterip gülüyor, ben sanki bilmiyorum ne yazdığımı, ama o anlatmak istediğimi değilde, güya benim üzüleceğim, belki utanacağım kısımdan konuşmak istiyor... çünkü oralardan beslenen insanlar bunlar...
bence hayatta kendine yer edinememiş, kendi eksikliklerini, başkalarının güya eksikliklerinin yaygarasını yaparak bastıran, egosunu tatmin eden insanlar,
bu şekilde kendini önemli hisseden insanlar...

beğeni yapmıyor ama, mesaj yazmaya üşenmiyor, iyi niyetle okumuyorlar çünkü, ben yine de kendisini anlamak için soruyorum, "beğeni yapmamışsınız, beğenmediğiniz bir tanım için, neden bana mesaj yazıyorsunuz? beğenmediyseniz, neden üzerine düşünüyorsunuz? yorum yapıyorsunuz? öyleyse de eyvallah, neye katılmıyorsunuz filan diye soruyorum...
aldığım cevap şu;
ben herkese, her tanıma beğeni yapmıyorum, zor beğeniyorum...

okuyup, gülüp eğlenip, öğrenip, beğeni yapmıyorsun, yapılan şey tam olarak budur, aslında ayıptır da, bu da o yazarın karakteriyle alakalıdır, kibirdir bu, yapacak bir şey yok, çünkü maalesef bunlardan çok var...

benim önerim, watsup daki durum gibi, diğer uygulamalardaki hikayeler gibi, profile yada tanımlara girenler, bir şekilde teknik olarak mümkünmü onu bilmiyorum ama, ziyaretçi trafiği açık açık görülsün, sayfada kalma süresi filan, sayı olarak görülsün, bence yazarları çok motive edecektir,

okuyorlarsa görünsünler... öyle hem okuyup, hemde günahını vermeyenlerin, mecburen yazısını okuduğu yazara katkısı olsun...

yoldaşcım bunu bir düşünün derim nacizane, çünkü ben gerçekten iyi bir yazıyı sadece 20 kişinin, yada 50 kişinin okuduğuna ve beğendiğine inanmıyorum,

birde beğeni yapanların durumu var,
ben birkaç kez yaşadım, her ne kadar yazdıklarını seri olarak okuyup beğensemde, kendisini tanıyamadığım için, sanırım 3 kişinin filan nickaltı için yazdığı yazıyı "sadece beğeni yapmamdan" bahsettiği için silmelerini rica ettim,

ben seri beğeni aldığım zaman, telefondan kaçıyorum, mahcup oluyorum, tabiiki çok memnun oluyorum, ne biliyim o kişiyi gördüğümü belli etmek istemiyorum, rahat rahat okusun diye, daha sonra bende iadeyi ziyaret yapıp, onun yazdıklarını okuyorum, ve gerçekten beğenmezsem beğeni yapmıyorum yazdıklarına, ve "okuduğu için" teşekkür ettiğim bir mesaj yazıyorum, kendisi ile ilgili bir fikrim oluşursa da, nickaltı na yazıyorum, bu iş böyle olmalı,

profilinize girip yazdıklarınızı okuyan kişiyi, koşa koşa nickaltı na yazıp, anons etmek nedir, bu benim bütün tanımlarımı okudu, üst üste beğendi diye ilan edince ne oluyor, he çok beğendi seni, söyledin herkese, ne oldu, başın göğemi erdi, yazacak başka bir şeyin yok demekki...

maalesef bu yazarlar, hemen şaşırıyorlar, arkadaşım, hiçmi kimse yüzüne bakmadı senin, hiçmi takdir edilmedin hayatında, mesajları da bir tuhaf oluyor, sanki ben okuduğum için değilde, onun dikkatini çekmek için yaptım filan sanıyorlar, böyle bir üstüne alınmak yok yani, o zaman insan düşünüyor, bu yazıları yazan akıl, bu akıl olamaz diye, insanı düşündürüyorsunuz yani...

yoldaş bu nicaltı na da bi sınır bişey gerekiyor kesinlikle...
daha önce de önermiştim, takip ettiklerimiz, takip edenler, yada ne biliyim okuyorlarsa, burdan yazarlara söyliyim, yazarı anlayanlar, nickaltı yazsın,
bence bu da etkiliyor beğeni yapmayı,

birde bütün bunlarla ilgili sözlüğün girişinemi asarsınız, kabul ediyorum kısmınamı eklersiniz, başlığınımı sabitlersiniz artık bilemiyorum,
sanırım bu okumak, beğenmek, sözlük neydi, nasıl kullanılır gibi konuları, bi tabela şeklinde bir yerlere asmak lazım,

çünkü bir başlığa giriyorum, 150 tanımdan 35 tanesi farklı tanımlar, diğerleri hep aynı, bakıyorumki benim yazacağım yazılmış, uslu uslu çıkıyorum, evet ben de "eksik kalıyım" diyorum, çünkü birinin bana yada tabelaya yazıp duvara asması gerekmiyor...

"lütfen önce, beğendiğiniz başlıktaki birbirinden farklı kafaların yazdığı, birbirinden değerli yazarların, orjinal yorumlarını okuyunuz, çünkü 85 defa yazılmış bir tanımı 86. kez yazan kişi olabilirsiniz :)"

bu da okumayı azaltıyor, dolayısıyla okumadan yazanlar, başlıkların, bir sürü birbirinin aynı tanımla dolmasına sebep oluyor,

benim ilk yazarlığım olmasına rağmen, kişisel olarak sözlüğü böyle kullanıyorum, ama bazılarının, hem sözlük, hem genel ahlak kurallarını, girişte, akışta, bir yerlerde görmeye, öğrenmeye ihtiyacı var, maalesef.

edit : sadece kendi rekorumu değil, sözlükteki en uzun tanım rekorunu da kırdım galiba :)
devamını gör...

ben daha fingirdeyemedim lan sözlük! düzel!
devamını gör...

beyin hemen karşıdaki insanı somutlaştırmaya girişiyor. bu esnada tabii ki beğenilen özellikleri kullanıyor. karşı bilgi* gelmediği sürece de devam ediyor. #1418868 tamamen katılıyorum. kafa yapısı uyuştuysa, sohbet zevk veriyorsa, fiziksel özelliklerinin de iyi olacağını var sayıyoruz. çok önemli mi, değil tabii ki. ama yine de insan, karşısındakinin göz zevkine de hitap etmesini diliyor.

ekleme: tarık mengüç'e haksızlık edildiği kanısındayım. yakışıklı bir adamdır. ayrıca çok da iyidir. survivor'da kayınvalidesine mesaj göndermişti. bu kadar ince düşünceli kaç kişi tanıyorsunuz?
devamını gör...

gözümde insan falan değildir. soğuk ruhsuz bir hayat formudur. çocukları seviniz.
devamını gör...

...ve güz geldi ömür hanım.
dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul.
insanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde.
yağmur ha yağdı ha yağacak.
incecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.
hüznün bütün koşulları hazır.
nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan.
kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı...
ve yüzüm ömrümün atlası;
düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir
engebeler atlası.
yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım?
*

şükrü erbaş
devamını gör...

kalite tam olarak burada yazanların tanımlamalarıyla ortaya çıkacak şeydir.
ve üzülerek söylüyorum ki soldaki akışta takılıp kalan yazarlar oldukça kalite burada bulunamadan burası çöplüğe dönüşmeye meyilli bir adres olacak.

daha da açık söylemek gerekirse başlığı açılmamış onlarca tanım dururken tamamen yorumların bırakıldığı bir adres olacak. sözlük ama tanım yok, bolca fikir var... herkes ne yaşadıysa yazmış. tüketilmiş bir sözlük, kullanılmadan eskimiş bir adres... dolmadan doymuş.

kendi ilgi alanlarını ekleyen, o konular hakkında başlık açan, tanım bırakan yazarlar burayı daha cazip kılar sanırım.

burası insanların birbirine tepeden bakmadığı, moderatörlerin kaf dağında olmadığı samimi bir yer. o yüzden hakkı verilirse güzel kalacaktır.*
devamını gör...

an itibarıyla açtığım kulüp. bu kulüp bünyesinde kurucu başkan ve mütevelli heyeti başkanı ben olmak üzere iki tane başkan yardımcısı, dört tane başkan yardımcılarinin yardımcısı, sekreter, sayısız üye ve sayısız yedek üye alımı yapılacaktır.

misyonumuz nickalti poncikliklerine dur demektir. toz pembe başlıkları raid edasıyla etkisiz hale getirmektir. bu kulüp sayesinde yapay pamuk şeker kokusu durdurulacaktir. vizyonumuz kafa sözlüğü daha az yapay hale getirmektir.

alımlar başlamıştır. bana mesaj sakın atmayın. herkes kendini bi konuma atasın. diktatörlüğe gerek yok. ama başkan benim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim