firavun'un denizin yarıldığını gördüğü halde hz musa'yı takip etmeyi bırakmaması
yaptığım tarihsel araştırmalarda büyük dedem "firavun tuthmosis" olduğunu düşündüğüm kişinin kendi hırs ve kibirlerinin sonucu olarak o an da doğru karar verememesi ve helak olması durumudur.
devamını gör...
a clockwork orange
stanley kubrick tarafından 1971 yılında çekilmiş, anthony burgess'in aynı isimli romanından uyarlama film. kitabı okunduktan sonra izlenmesi gerektiğini düşünenlerdenim. bir şeyleri anlatmak için insanı dürtmek yerine, ruhuna sert bir balyoz darbesi indirmek gerektiğini düşündürtmüştür daima bana. ne kadar kubrick sevsem bile yine de film kitabın gölgesinde daima kalmaya devam edecek benim için.
edit: alex'i oynayan oyuncu malcolm mcdowell'in o ikonik aparata bağlandığı sahnede korneasının çizilmesine rağmen hiç bozmadan rolüne devam ettiğini öğrendiğimden beri filme fazla haksızlık ettiğimi fark edip tekrar izledim de yine kitap daha ön planda olsa bile film de vasat dediğim kadar yokmuş şimdi. bahsettiğim olay da şöyle gerçekleşiyor, mcdowell'in korneası çizilince bir süre hastanede kalmaya devam ediyor ve iyileşip sete geri döndüğünde çekimler daha fazla aksaklık olmasın diye o sahnede dublör oynatmaya karar veriyorlar ama dublör kabul etmiyor. mcdowell kolları sıvayıp tekrar aynı riske rağmen aynı sahneyi çekmeye razı geliyor. az daha kör olma ihtimali olmasına rağmen sırf filmi tamamlamak için kendi kendine bu kabusu tekrar yaşatması büyük bir oyunculuk örneği.
edit: alex'i oynayan oyuncu malcolm mcdowell'in o ikonik aparata bağlandığı sahnede korneasının çizilmesine rağmen hiç bozmadan rolüne devam ettiğini öğrendiğimden beri filme fazla haksızlık ettiğimi fark edip tekrar izledim de yine kitap daha ön planda olsa bile film de vasat dediğim kadar yokmuş şimdi. bahsettiğim olay da şöyle gerçekleşiyor, mcdowell'in korneası çizilince bir süre hastanede kalmaya devam ediyor ve iyileşip sete geri döndüğünde çekimler daha fazla aksaklık olmasın diye o sahnede dublör oynatmaya karar veriyorlar ama dublör kabul etmiyor. mcdowell kolları sıvayıp tekrar aynı riske rağmen aynı sahneyi çekmeye razı geliyor. az daha kör olma ihtimali olmasına rağmen sırf filmi tamamlamak için kendi kendine bu kabusu tekrar yaşatması büyük bir oyunculuk örneği.
devamını gör...
zaman makinesi
iyiki de öyle bir makine yok. insan yaptığı hatalar olsun ne olursa olsun zaman içerisinde ders çıkartır böyle bir makine olsaydı hiç kimse bir kez olsun dönüp yaptığı hatayı göremezdi.
devamını gör...
param olsaydı böyle olmazdı
şu aralar sürekli aklımdan geçirdiğim cümledir. param olsaydı;
-piyano alırdım.
-keman kursuna başlardım.
-kendime bir sürü boya alırdım.
-duvarımı kocaman bir kitaplık haline getirirdim.
-bir sürü kitap alırdım.
-insanlara hediyeler alır onları mutlu ederdim.
sanırım bunları yapmak için bir süre daha çalışmam gerekiyor..
-piyano alırdım.
-keman kursuna başlardım.
-kendime bir sürü boya alırdım.
-duvarımı kocaman bir kitaplık haline getirirdim.
-bir sürü kitap alırdım.
-insanlara hediyeler alır onları mutlu ederdim.
sanırım bunları yapmak için bir süre daha çalışmam gerekiyor..
devamını gör...
ben küçükken sarışınmışım
şüphesiz ki ülkede en çok söylenen yalanlardan biridir. küçükken de sarışın değildim. beyaz bir tenim, koyu kestane saçlarım vardı. hiçbir zaman ucu bucağı sarıya çalmadı. çocukken geçirdiğim tedavi süreci de olmasaydı 2 adet koyu kahverengi göz rengine sahip olacaktım. fakat bir tanesi açılarak yağ sarısına yakın bir renk oldu.
tanımı okurken gülmeyin üzülürüm.
tanımı okurken gülmeyin üzülürüm.
devamını gör...
tuhaf bağımlılıklar
saklama kabı satın almadan duramıyorum. beni sürekli a101-bimlerde görebilirsiniz. cam, mika, plastik, seramik, porselen ne kadar çeşit varsa hepsini almak istiyorum.
devamını gör...
canım aliye ruhum filiz
aliye hanıma yazılmış olan ilk mektuplar oldukça romantik ve bir o kadar da özlem içeriyordu daha sonrasında evlilik telaşı, bir an önce kavuşma düşüncesi, maddi zorluklar, kızı filiz'in doğumu ve filiz'in yaşadığı hastalık durumu yazılan mektupların daha çok kaygı ve endişeye doğru yol aldığını gösteriyordu.
başkasına ait mektupları okumak gerçekten garip bir his oluşturuyor mektupları yazarken nasıl ortamlarda bulundukları akıllarından neler geçtiğini tahmin etmeye sürüklüyor
başkasına ait mektupları okumak gerçekten garip bir his oluşturuyor mektupları yazarken nasıl ortamlarda bulundukları akıllarından neler geçtiğini tahmin etmeye sürüklüyor
devamını gör...
çok söylendiği için içi boşalan kelimeler
2023.
devamını gör...
mezarlık ziyaretinden hoşlanmayan insan
mezarlık adı üzerinde hep tuhaf bir korku durumu vardır.atmosferi karanlık neticede. tek başına gidemezsin mesela ya da mezarlıkların üstünden geçmek istemezsin zıplaya zıplaya.bir de bir mezar taşıyla karşılaşıp huzursuz olma ihtimalin çok yüksek-ben de senin gibiydim, sen de benim gibi....cümleler nefesinizi kesebilir her an.bir de yaş hesaplaması yapan tek ruh hastası ben değilimdir inşallah.offf daraldumm..
devamını gör...
eski sevgiliye normal sözlük'te denk gelmek
selamlaşılır,fikir alışverişinde bulunulur hepsi o kadar.eski sevgili sonuçta kan davalın düşmanın falan değil yani.
devamını gör...
salvadore (yazar)
yazmasını umutla beklediğim yazarlardan biridir. şiirleri konusunda söyleyeceğim; pek çok şairin şiirlerinin ilk uçuşunun başlangıcına sebep bir uçurum kadar keskin, tehlikeli ve güzeldir.
devamını gör...
çocuklar masum değildir
çocuklar masumdur. ne yaparlarsa melek yürekleriyle yaparlar. kötü davranışlarının sorumlusu ise doğru ile yanlışın neden doğru ile yanlış olarak ikiye ayrılmış olduğunu öğret(e)meyen büyükleridir.
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
ekranı çatlamış samsung kullanıyorum.
devamını gör...
fallik dönem
psikoseksüel gelişim evrelerinin üçüncüsüdür. kızlarda elektra kompleksi (babaya karşı anneyi kendine rakip görme), erkeklerde oedipus kompleksi (anneye karşı babayı rakip görme) yaşanır. 3-6 yaş arası dönemi kapsar.karşı cinsin bedenini merak etme duygusu baskındır. çocuk ahlak, standartları kazanmaya başlar. bu evreyi rahat ve mutlu yaşamış, bir sonraki evreye başarıyla geçmiş olan çocuklar tüm yaşamları boyunca mutlu, sağlıklı, sevecen ve yaratıcı olurlar. bu evredeki algılanan yetersizlikler ve takıntılar aşırı çekingenlik, girişim kısırlığı, cinsel kimlikte güvensizlik, cinsel kimlik gelişmesi, cinsel ilişkiden kaçınma, cinsel soğukluk gibi sonuçlar doğurabilir.
devamını gör...
ölü dil
belirli bir dönemde kullanılırken, kullanan toplumun diğer bir dili de kullanmaya başlamasıyla ve sonradan kullanılmaya başlanan dilin daha geçerli hale gelmesiyle, önce ki dilin işlevini yitirmesi ve konuşulmamaya başlanması sonucu körelip unutulmuş dillerdir.
grekçe, akadca, frigce, göktürkçe, hititce, fenikece, urartuca, sümerce yaşamları sona ermiş dillerden sadece bir kaçıdır. allah rahmet eylesin.
günümüzde can çekişen ve yok olmaya yüz tutmuş bazı diller de vardır, son demlerini yaşayan bu diller; lazca, zazaca, hemşince, abhazca ve çerkezcedir. allah şifa versin.
grekçe, akadca, frigce, göktürkçe, hititce, fenikece, urartuca, sümerce yaşamları sona ermiş dillerden sadece bir kaçıdır. allah rahmet eylesin.
günümüzde can çekişen ve yok olmaya yüz tutmuş bazı diller de vardır, son demlerini yaşayan bu diller; lazca, zazaca, hemşince, abhazca ve çerkezcedir. allah şifa versin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hatırlar mısın bilmiyorum ama ben o gün konuşulan her şeyi daha dün yaşamış gibi hatırlıyorum. işte o gün halil abinin evini ziyarete gitmiştik.
kapı açıldığında yemek sofrası ortadaydı. yer sofrası kurulmuştu. boncuk gibi dizilmişti herkes sofranın etrafına. açlığını dindirmeye çalışan çocuklar hızlıca aynı kaba kaşık sallıyorlardı. tek kap yemek vardı sofrada. doymadan kalktıkları ifadelerinden belliydi. soymadan üzerlerini iki kardeş iki gözlü evin diğer odasındaki yer yatağına girmişlerdi. duvarlarda derin çatlaklar oluşmuş, neredeyse boya kalmamıştı duvarların üzerinde. evin ağabeyi, halil abi uzun uzun öksürüyordu. yırtık çoraplarını gizlemeye çalışırken derinden bir of çekmişti. mahcup bir ifade ile çayımız bitti kusura bakmayın diyerek, konuşmaya başlamıştı. görüyorsunuz hastayım çok hastayım dermanım yok. hanım çalışıyor üç beş kuruş getirebilirse eve işte onunla geçiniyoruz. daha doğrusu karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. allah ondan razı olsun. bunca yıl benimle ilgilendiği yetmezmiş gibi kardeşlerimle de ilgilendi. hayattaki tek şansım o benim. allah uzun ömür versin ona. önce küçükler doysun diyerek, aç uyuduğu günleri iyi bilirim. çok merhametlidir. ah hiç gücüm yok. keşke birazcık olsa da onu çalışmak zorunda bırakmasam. bu durum canıma okudu benim. beylerim kafanızı şişirdim özür dilerim sizden. ama içim kanıyor. görüyorsunuz halimi. yüreğim sızlıyor dostlar ah nasıl kötü günler yaşıyoruz.
sizleri iyi bilirim. yüreklerinizi görürüm de öyle konuşurum sizlerle. söyleyin bana neden geldiğinizi.
seni ziyarete geldik halil abi. herhangi bir şeye ihtiyacının olup olmadığını öğrenmek için.
kapı açıldığında yemek sofrası ortadaydı. yer sofrası kurulmuştu. boncuk gibi dizilmişti herkes sofranın etrafına. açlığını dindirmeye çalışan çocuklar hızlıca aynı kaba kaşık sallıyorlardı. tek kap yemek vardı sofrada. doymadan kalktıkları ifadelerinden belliydi. soymadan üzerlerini iki kardeş iki gözlü evin diğer odasındaki yer yatağına girmişlerdi. duvarlarda derin çatlaklar oluşmuş, neredeyse boya kalmamıştı duvarların üzerinde. evin ağabeyi, halil abi uzun uzun öksürüyordu. yırtık çoraplarını gizlemeye çalışırken derinden bir of çekmişti. mahcup bir ifade ile çayımız bitti kusura bakmayın diyerek, konuşmaya başlamıştı. görüyorsunuz hastayım çok hastayım dermanım yok. hanım çalışıyor üç beş kuruş getirebilirse eve işte onunla geçiniyoruz. daha doğrusu karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. allah ondan razı olsun. bunca yıl benimle ilgilendiği yetmezmiş gibi kardeşlerimle de ilgilendi. hayattaki tek şansım o benim. allah uzun ömür versin ona. önce küçükler doysun diyerek, aç uyuduğu günleri iyi bilirim. çok merhametlidir. ah hiç gücüm yok. keşke birazcık olsa da onu çalışmak zorunda bırakmasam. bu durum canıma okudu benim. beylerim kafanızı şişirdim özür dilerim sizden. ama içim kanıyor. görüyorsunuz halimi. yüreğim sızlıyor dostlar ah nasıl kötü günler yaşıyoruz.
sizleri iyi bilirim. yüreklerinizi görürüm de öyle konuşurum sizlerle. söyleyin bana neden geldiğinizi.
seni ziyarete geldik halil abi. herhangi bir şeye ihtiyacının olup olmadığını öğrenmek için.
devamını gör...
müptelası olunan kokular
yeni yıkanmış çamaşır kokusudur efenim.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
çocuksu bir sevinç işte...
işin kötüsü çoğunlukla sonradan görüyorum. zaten nickaltim mahlasımı değişince orada kaldı. bir de yazılanlar benden çok gerçek elma kurduyla ilgili. *
bazılarına bakıyorum sayfa sayfa nickalti bende yok. belli ki çevre edinmeyi geçtim, çok az kişinin beğendiği şeyleri yazıyorum. bu da doğal olarak boş bir nickaltı olarak geri dönüyor.
hak etmediğim için gücüme de gitmiyor. sözlük'te bilgi şelalesi yazarlar var. ben mesleğime ilgili bilgi girmek istemiyorum. böyle olunca sözlük yazarlığım, dar bir çerçevede zaman öldüren, kendi kendine takılan biri olarak sürüyor.
yine de yazan yazmayan ,burada tanım girip bildiklerini cömertce ortaya döken emek veren herkese çok teşekkür ederim.
işin kötüsü çoğunlukla sonradan görüyorum. zaten nickaltim mahlasımı değişince orada kaldı. bir de yazılanlar benden çok gerçek elma kurduyla ilgili. *
bazılarına bakıyorum sayfa sayfa nickalti bende yok. belli ki çevre edinmeyi geçtim, çok az kişinin beğendiği şeyleri yazıyorum. bu da doğal olarak boş bir nickaltı olarak geri dönüyor.
hak etmediğim için gücüme de gitmiyor. sözlük'te bilgi şelalesi yazarlar var. ben mesleğime ilgili bilgi girmek istemiyorum. böyle olunca sözlük yazarlığım, dar bir çerçevede zaman öldüren, kendi kendine takılan biri olarak sürüyor.
yine de yazan yazmayan ,burada tanım girip bildiklerini cömertce ortaya döken emek veren herkese çok teşekkür ederim.
devamını gör...

