gerekirse adam gibi ölürüz kadın gibi yaşamayız
gururla kadın gibi yaşarız biz. hem de öyle güzel yaşarız ki yaşamaktan utanıraınız. sonra sizin "adam gibi adamlarınızdan" birine denk gelirsek kadın gibi öldürülürüz.. kadın gibi öldürülmediğimiz gün sizler adam gibi yaşarsınız..
devamını gör...
outlast
başlayıp bitiremediğim bir oyun. efektleri çok gerçekçi, karanlıkta oynadığınızda daha bir güzel.
devamını gör...
kürtleri sevmemek
20 yıldır akp hükümetini seçip hırsızlıkları alenen ortalığa serildiği halde onlara kulluk edenler için iddialı çıkış yapanları barındıran başlık. yoksa bütün türkler akp’ye oy vermedi mi diyeceksiniz sayın bütün kürtleri izlediği diziler üzerinden tek bir pota altında birleştiren ırkçı insan. belki düşünürseniz benim eleştirdiğim kısmında bu olduğunu anlayabilirsiniz. bide bu lafları edenlerin hayatları boyunca kürt illerine kaç kere gittiğini çok merak ediyorum. oturduğu yerden izlediği dizilerle ağalara kulluk ediyorlar diyor cahiller. dizilerin cahil halk üzerindeki etkisi bu işte.
mecburi tanım: hak değil ırkçılıktır. bir insanı salt etnik kökeninden veya deri renginden ötürü sevmiyorum diyorsanız bal gibi ırkçısınızdır. 21. y.y. ‘da insanları bir halktan toplu bir şekilde nefret etmenin ırkçılık olduğuna ikna etmeye çalışıyoruz, şaka gibi. naziler bile en azından ırkçı olduklarını kabullenmişlerdi.
mecburi tanım: hak değil ırkçılıktır. bir insanı salt etnik kökeninden veya deri renginden ötürü sevmiyorum diyorsanız bal gibi ırkçısınızdır. 21. y.y. ‘da insanları bir halktan toplu bir şekilde nefret etmenin ırkçılık olduğuna ikna etmeye çalışıyoruz, şaka gibi. naziler bile en azından ırkçı olduklarını kabullenmişlerdi.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
her gün biraz daha gecikiyorsun dün ölmüş olabilirdim.
devamını gör...
kafa sözlük
kafa sözlük'e giren yazarlar, bu sözlükte ilk kurulduğu zamanlardaki ekşi sözlük'ü, 10 sene önceki uludağ sözlük'ü, instela olmadan önceki itü sözlük'ü gördüler. geçmişe, kaliteye ve seviyeye özlemin de bunda rolü var.
devamını gör...
fitre kahve
kendisi ayrı, ilk entrysi ayrı yaran başlıktır.
devamını gör...
yazar mahlaslarının öteki dünya versiyonu
araftakiyalnizdusakabin*))
devamını gör...
the good place
bakın tam kapanma zamanında izlemelik dizi. izleyin pişman olmayacaksınız inanın bana.
devamını gör...
aşk evliliği vs mantık evliliği
mantık diyene saygım sonsuz, ama sevmediğin insanla da ömür mü geçer be sözlük? sabah uyandığında ilk onun yüzünü gördüğün de yüzünde bir tebessüm oluşmuyorsa, işten eve dönerken onu göreceğin için mutlu olmuyorsan ne anladım o evlilikten.
devamını gör...
animal crossing
ilk olarak doubutso no mori (animal forest) adıyla 14 nisan 2001'de n64 için yayınlanan sosyal yaşam simülasyonu serisidir. tasarımcısı katsuya eguchi, yayıncısı nintendodur. geliştirilmiş gamecube versiyonu doubutso no mori + japonya'da 14 aralık 2001'de yayınlanmıştır. + çeşitli lokalizasyonlardan geçirildikten sonra sırasıyla kuzey amerika'da 2002, avustralya'da 2003, japonya'da 2003 (e+ versiyonudur. amerikan versiyonundan etkilenerek + versiyonu güncellenerek e+ adında japonya'da tekrar yayınlamıştır.) avrupa'da 2004 yıllarında yayınlanmıştır. serinin japonya versiyonları dahil toplam 8 ana oyunu (doubutso no mori, doubutso no mori +, animal crossing population:growing, doubutso no mori e+, animal crossing wild world, animal crossing city folk, animal crossing new leaf ve animal crossing new horizons) ve 3 spin-off'u (happy home designer, amiibo festival ve pocket camp) vardır.
aynı zamanda 2006 yılında oyundan esinlenerek doubutso no mori isimli anime film yayınlanmıştır.
seriye wild world ile başlayıp beğenmeyip daha introsunu bile geçmeden bırakmıştım yıllar öncesinde. daha sonra new leaf ile seriye aşık oldum. ve japon versiyonları ve spin offlar hariç [ hha ve amiibo festival (ki oyuna sahibim ama wii u'm yok)] serideki oyunların tamamını deneyimlemiş biriyim. anlık olarak new horizons'ı 255 küsür saat oynamış olmakla beraber seriye hayranlığımdan bir kaç amiibo kartına (sanrio kartları ve amiibo festivaldan çıkanlar) da sahip olduğum seridir.
aynı zamanda 2006 yılında oyundan esinlenerek doubutso no mori isimli anime film yayınlanmıştır.
seriye wild world ile başlayıp beğenmeyip daha introsunu bile geçmeden bırakmıştım yıllar öncesinde. daha sonra new leaf ile seriye aşık oldum. ve japon versiyonları ve spin offlar hariç [ hha ve amiibo festival (ki oyuna sahibim ama wii u'm yok)] serideki oyunların tamamını deneyimlemiş biriyim. anlık olarak new horizons'ı 255 küsür saat oynamış olmakla beraber seriye hayranlığımdan bir kaç amiibo kartına (sanrio kartları ve amiibo festivaldan çıkanlar) da sahip olduğum seridir.
devamını gör...
teleferik
uludağ, kartepe, erciyes ve denizli gibi yerlerde kullandığım ; genelde kışın orda bulunduğum için o kadar yükseğe çıkarken resmen soğuktan donduğum durduğunda inmek için zor kıpırdadığım ulaşım aracı. gerçekten manzara çok güzel olsa da havaya bağlı olarak açık teleferiğe binmemenizi tavsiye ederim ama .*
devamını gör...
aşı üretse korkmadan alınacak markalar
(bkz: torku)
devamını gör...
hafta içi gayet güzel giderken hafta sonu dağıtıp boşluğa düşmek
hafta içi 5 gün,hafta sonu 2 gün artıdasınız demektir.her günü birbirinden kötü geçene ne demeli.birazcıkta boşluk hissi olsun. o kadar dan bir şey olmaz.
devamını gör...
yks sınav ücretlerine yüzde 28.5 zam yapılması
puanlara zam isityoruz.
devamını gör...
şirine
az evvel fark ettiğim, profilimin yanında beliren ifade.
şirinler köyünün şirin, pıtırcık sakini. benle alakası... neyse ben şiyin babaya gidiyorum.
şiyin baba bu nasıl olur?
şirinler köyünün şirin, pıtırcık sakini. benle alakası... neyse ben şiyin babaya gidiyorum.
şiyin baba bu nasıl olur?
devamını gör...
ali şeriati
20. yüzyılın en büyük islam alimlerinden biridir. takım elbise giymesi, islam alimi profiline uymasa da, bu gerçek değişmez.
ilk kitabı "ebuzer" dir. (en sevdiğim kitaplarındadır.) arapça dan çevrilmiş ve kendi şerhi ile yayınlanmıştır. oturup yazdığı tek kitap; "kevir" dir (çölden iniş).
konferanslarının hemen hemen hepsi kitaplaştırılmıştır.(kitapları aslında konferanslarından derlenmiştir.)
marksizm etkisinden bahsedilmiş olsa da; marksizmi eleştirdiği müthiş konferansları mevcuttur. "dinler tarihi" kitabı marksizme yönelik eleştirileri için kaynak gösterilebilir.
şii toplum tarafından sünni olmakla, sünni toplum tarafından şii olmakla suçlanmıştır. kendisi muvahhid bir müslümandır. safevi şiiliğine de, emevi sünniliğine de karşıdır.
"sizi rahatlatmak için, duymak istediklerinizi söylemek için gelmedim. sizi rahatsız etmeye, duymak istemediklerinizi söylemeye geldim." diyecek kadar açık sözlüdür.
üç tarihi şahsiyetin etkisi altında kaldığını söylersek yanlış olmaz.
biri imam hüseyin(as) dir. biri seyyide zeynep(sa) tir. biri de ebuzer(as) dir.
konferanslarının eleştirisini o dönemin alimlerinden olan murtaza mutahhari nin yapmasını arzu etmiştir.
1977 yılında, şah rıza pehlevi nin özel infaz birimi savak tarafından ingiltere de şehid edilmiştir. şam da çok sevdiği seyyide zeynep(sa) türbesinin yanında defnedilmiştir.
ilk kitabı "ebuzer" dir. (en sevdiğim kitaplarındadır.) arapça dan çevrilmiş ve kendi şerhi ile yayınlanmıştır. oturup yazdığı tek kitap; "kevir" dir (çölden iniş).
konferanslarının hemen hemen hepsi kitaplaştırılmıştır.(kitapları aslında konferanslarından derlenmiştir.)
marksizm etkisinden bahsedilmiş olsa da; marksizmi eleştirdiği müthiş konferansları mevcuttur. "dinler tarihi" kitabı marksizme yönelik eleştirileri için kaynak gösterilebilir.
şii toplum tarafından sünni olmakla, sünni toplum tarafından şii olmakla suçlanmıştır. kendisi muvahhid bir müslümandır. safevi şiiliğine de, emevi sünniliğine de karşıdır.
"sizi rahatlatmak için, duymak istediklerinizi söylemek için gelmedim. sizi rahatsız etmeye, duymak istemediklerinizi söylemeye geldim." diyecek kadar açık sözlüdür.
üç tarihi şahsiyetin etkisi altında kaldığını söylersek yanlış olmaz.
biri imam hüseyin(as) dir. biri seyyide zeynep(sa) tir. biri de ebuzer(as) dir.
konferanslarının eleştirisini o dönemin alimlerinden olan murtaza mutahhari nin yapmasını arzu etmiştir.
1977 yılında, şah rıza pehlevi nin özel infaz birimi savak tarafından ingiltere de şehid edilmiştir. şam da çok sevdiği seyyide zeynep(sa) türbesinin yanında defnedilmiştir.
devamını gör...
sevilmeyen yazarın yaptığı espri
"sevmediklerim, sizi sevmiyorum" ifadesi var ya inanılmaz bir netlik. hayatımda bu sözü uygulasam kendimi daha çok seveceğime eminim.
devamını gör...
1 ağustos 2021 ateşin çocukları’nın açıklamaları
canı gönülden tamamen doldurma olduğunu, gerçeklik payının oldukça düşük olduğunu ve halkın gazını almak için ortaya çıkarılmış boş bir açıklamadan fazlası olamayacağını dile getirmek isterim. çöktürme hareketi ne ayrıca? kebap ismi gibi.
her zamanki suçu hayali düşmana aktarma politikasından ötesi değil gibi duruyor. hadi hep beraber detaylı inceleyelim.
1-) metina'da yaşanan olaylar tsk'nin değil, pkk'nin provokasyonlarının bir sonucu. tepkiselliğini böyle gösterip, sonra karşılığında orduyu suçlayacak kadar aptal değil bu insanlar.
2-) gâre denilen yer, gara. yine aynı pençe-kartal 2 operasyonunda mağarada on üç tane sivili pkk adlı terör örgütü üyeleri infaz etti. oradaki insanları umursasalar, yine bu olay için de böyle bir suçlama yapmazlardı. ırak'ın kuzey bölgesinde kürdistan bölgesel yönetimi var. bunu gerçekten sorun edip türk askerini orada işgalci olarak gördüğü için olay çıkaran birileri, öncelikle geçim kaynaklarından biri olan uyuşturucu ticareti ağının kesilmesi ve 100 kilo civarı eroini kaptırmalarına kızardı. hadi neyse.
toplumun ne olup bittiğini bilmediği bölgeleri kaleme alınarak yazılmış bir yazı ama, tebrik ederim. başarılı olabilirmiş.
3-) silopi'de nerede ağaç kesiliyor? haftaya geleyim bana da gösterin. en son orada doğal çeşitliliği artırmak adına çalışmalar yapılıyordu. cudi'de pkk kampları yok mu? var. ama orman katli, ağaç kesilmesi şu bu? ne oluyoruz gençler? hadi bu yaşanıyor diyelim, kürdistan bölgesel yönetiminden konu buraya nasıl geldi? insanların hassas olduğu konuları peş peşine başlıklar halinde yazsaydınız keşke öykülemeyle uğraşmayıp.
4-) şehitleriniz dediğiniz kısım zeytin dalı harekatı sırasında yine kendi yönetimlerinde olan bölgede keşfedilmiş olan cesetlerse, onlar infaz edildi ve kimlikleri açıklanmadı. aralarında türk askeri de olabilir. bu konuda bu kadar kesin konuşabiliyorsanız, infazdan da haberiniz vardır demektir. kendiniz çalıp kendiniz mi oynuyorsunuz? hadi öyle yapıyorsunuz diyelim, bunu neden medyaya bildiresiniz? nereden baksanız falsolu ifade.
5-) polis ve asker ailelerinin doğuda gün yüzü gördüğü görülmedi ki. bunu neden ek olarak belirtme ihtiyacı duyuldu? çünkü birileri milli duygulara oy-nu-yor.
6-) gelelim bir diğer ifadeye. basının yalancı ve sahtekar olduğunu düşünmek için terör sempatizanı olmaya gerek yok. bugün türkiye'deki her muhalif böyle düşünüyor zaten. bu bağlamda saçma bir ayrım var ortada. ilk okuduğumda olabilir, normaldir demiştim ama "asker selamı veren futbolcular" ifadesiyle ne yapıyorsunuz? "bizim çocuklar"ın başarısızlığını mı aradan çıkarıyorsunuz? yarın hazır olda duran topçumuzun yanındayız diye hashtag açtırmak mı amacınız? hiç sanmıyorum. bu da saçma.
hemen devamındaysa konu akp-mhp ve erdoğan nefretine geliyor, onun peşinden gidenlere karşı bir nefretten bahsediliyor. bu ülkede iyi parti gibi muhalif ve terör düşmanı, hdp ve kürt düşünceleri ile zıtlaşmış partiler de söz konusu. neden sadece cumhur ittifakı? arkadaşlar, saf olmayalım. algı bu, algı.
7-) yüz yıllardır unutmadık diyorlar ve pkk'ye bağlı bir fraksiyon olarak karşımıza çıkıyor. pkk'nin aktif operasyonlarının gerçekleşmesi ise 1976, hadi 1978 olsun. yani elli yıllık bile geçmişi olmayan bir terör örgütü söz konusu. kürtlere yapılan zulüm ve yüz yıllar? meh. hangi yüz yıllar? ülkede ayrımcı siyaset izlenene kadar yoktu böyle şeyler. o da şaibeli haliyle en baba 80-85 yıl. olayları vermeyeceğim, az çok tarih merakı olan anlamıştır.
8-) burada daha önce birçok arkadaşımızın dile getirdiği üzere hdp binasına yapılan saldırı ucuz bir kışkırtma temelliydi. deniz poyraz'ın ölümü hakkında bahçeli dışında pek konuşan da olmadı zaten. hop, 6. madde. her yerdelermiş bir de, tsk içerisinde de gizlenmişler, sokaklarda da gizlenmişler. paranoid şizofreni tedavisi görmesi gerektiğini düşünüyorum bazı insanların.
mealiyle diyor ki "devlet herkesi vatan haini ilan edebilir çünkü herkesin vatan haini olma ihtimali var. akp ve mhp destekçileri vatan haini değildir çünkü onlara biz de düşmanız. o yüzden terörist olmadığından emin olduğunuz cumhur ittifakı'na basın geçin."
9-) meal demişken, hemen alt maddede ebu cehil'den daha cahil gibi bir ifade geçiyor, orada bana bir gülme geldi. şu ifadeyi siyasal islamcılar dışında kullanan var mı bu ülkede? kaldı mı?
10-) şöyle bir toparlayacak olursak, size metnin filtrelenmiş halini yazayım.
"ormanlarınızı biz pkk'ye bağlı bir fraksiyon olan ateşin çocukları yaktık. yakmaya da devam edeceğiz. çünkü föşik tc sınırlarımızı işgal ediyor, akp-mhp ittifakından tiksiniyoruz ama diğerleriyle pek de bir derdimiz yok çünkü onlar da bizden, onlar da vatan haini ve terörist. askerlerinizi de, futbolcularınızı da, sanatçılarınızı da, siyasetçilerinizi de rahat bırakmayacağız çünkü onlar bizim halkımızı hep ezdiler, bizim topraklarımız olan kürdistan sınırlarına girip zulmettiler.
biz de geri zekalı olduğumuz için milli mücadele ruhunu ateşleyecek türden böyle aptal bir yazı yazıp niyetimizi en baştan belli ediyoruz ki gönül rahatlığıyla yeni bir gündem yaratalım, nefret ettiğimiz hükümet ve hatrı sayılır yöneticiler de bundan nemalanıp kamera karşısına çıkacak yüz bulabilsinler."
geçiniz. yazılanın onda biri bile gerçekse diye söyleyeyim yine de. geldikleri gibi giderler.
her zamanki suçu hayali düşmana aktarma politikasından ötesi değil gibi duruyor. hadi hep beraber detaylı inceleyelim.
1-) metina'da yaşanan olaylar tsk'nin değil, pkk'nin provokasyonlarının bir sonucu. tepkiselliğini böyle gösterip, sonra karşılığında orduyu suçlayacak kadar aptal değil bu insanlar.
2-) gâre denilen yer, gara. yine aynı pençe-kartal 2 operasyonunda mağarada on üç tane sivili pkk adlı terör örgütü üyeleri infaz etti. oradaki insanları umursasalar, yine bu olay için de böyle bir suçlama yapmazlardı. ırak'ın kuzey bölgesinde kürdistan bölgesel yönetimi var. bunu gerçekten sorun edip türk askerini orada işgalci olarak gördüğü için olay çıkaran birileri, öncelikle geçim kaynaklarından biri olan uyuşturucu ticareti ağının kesilmesi ve 100 kilo civarı eroini kaptırmalarına kızardı. hadi neyse.
toplumun ne olup bittiğini bilmediği bölgeleri kaleme alınarak yazılmış bir yazı ama, tebrik ederim. başarılı olabilirmiş.
3-) silopi'de nerede ağaç kesiliyor? haftaya geleyim bana da gösterin. en son orada doğal çeşitliliği artırmak adına çalışmalar yapılıyordu. cudi'de pkk kampları yok mu? var. ama orman katli, ağaç kesilmesi şu bu? ne oluyoruz gençler? hadi bu yaşanıyor diyelim, kürdistan bölgesel yönetiminden konu buraya nasıl geldi? insanların hassas olduğu konuları peş peşine başlıklar halinde yazsaydınız keşke öykülemeyle uğraşmayıp.
4-) şehitleriniz dediğiniz kısım zeytin dalı harekatı sırasında yine kendi yönetimlerinde olan bölgede keşfedilmiş olan cesetlerse, onlar infaz edildi ve kimlikleri açıklanmadı. aralarında türk askeri de olabilir. bu konuda bu kadar kesin konuşabiliyorsanız, infazdan da haberiniz vardır demektir. kendiniz çalıp kendiniz mi oynuyorsunuz? hadi öyle yapıyorsunuz diyelim, bunu neden medyaya bildiresiniz? nereden baksanız falsolu ifade.
5-) polis ve asker ailelerinin doğuda gün yüzü gördüğü görülmedi ki. bunu neden ek olarak belirtme ihtiyacı duyuldu? çünkü birileri milli duygulara oy-nu-yor.
6-) gelelim bir diğer ifadeye. basının yalancı ve sahtekar olduğunu düşünmek için terör sempatizanı olmaya gerek yok. bugün türkiye'deki her muhalif böyle düşünüyor zaten. bu bağlamda saçma bir ayrım var ortada. ilk okuduğumda olabilir, normaldir demiştim ama "asker selamı veren futbolcular" ifadesiyle ne yapıyorsunuz? "bizim çocuklar"ın başarısızlığını mı aradan çıkarıyorsunuz? yarın hazır olda duran topçumuzun yanındayız diye hashtag açtırmak mı amacınız? hiç sanmıyorum. bu da saçma.
hemen devamındaysa konu akp-mhp ve erdoğan nefretine geliyor, onun peşinden gidenlere karşı bir nefretten bahsediliyor. bu ülkede iyi parti gibi muhalif ve terör düşmanı, hdp ve kürt düşünceleri ile zıtlaşmış partiler de söz konusu. neden sadece cumhur ittifakı? arkadaşlar, saf olmayalım. algı bu, algı.
7-) yüz yıllardır unutmadık diyorlar ve pkk'ye bağlı bir fraksiyon olarak karşımıza çıkıyor. pkk'nin aktif operasyonlarının gerçekleşmesi ise 1976, hadi 1978 olsun. yani elli yıllık bile geçmişi olmayan bir terör örgütü söz konusu. kürtlere yapılan zulüm ve yüz yıllar? meh. hangi yüz yıllar? ülkede ayrımcı siyaset izlenene kadar yoktu böyle şeyler. o da şaibeli haliyle en baba 80-85 yıl. olayları vermeyeceğim, az çok tarih merakı olan anlamıştır.
8-) burada daha önce birçok arkadaşımızın dile getirdiği üzere hdp binasına yapılan saldırı ucuz bir kışkırtma temelliydi. deniz poyraz'ın ölümü hakkında bahçeli dışında pek konuşan da olmadı zaten. hop, 6. madde. her yerdelermiş bir de, tsk içerisinde de gizlenmişler, sokaklarda da gizlenmişler. paranoid şizofreni tedavisi görmesi gerektiğini düşünüyorum bazı insanların.
mealiyle diyor ki "devlet herkesi vatan haini ilan edebilir çünkü herkesin vatan haini olma ihtimali var. akp ve mhp destekçileri vatan haini değildir çünkü onlara biz de düşmanız. o yüzden terörist olmadığından emin olduğunuz cumhur ittifakı'na basın geçin."
9-) meal demişken, hemen alt maddede ebu cehil'den daha cahil gibi bir ifade geçiyor, orada bana bir gülme geldi. şu ifadeyi siyasal islamcılar dışında kullanan var mı bu ülkede? kaldı mı?
10-) şöyle bir toparlayacak olursak, size metnin filtrelenmiş halini yazayım.
"ormanlarınızı biz pkk'ye bağlı bir fraksiyon olan ateşin çocukları yaktık. yakmaya da devam edeceğiz. çünkü föşik tc sınırlarımızı işgal ediyor, akp-mhp ittifakından tiksiniyoruz ama diğerleriyle pek de bir derdimiz yok çünkü onlar da bizden, onlar da vatan haini ve terörist. askerlerinizi de, futbolcularınızı da, sanatçılarınızı da, siyasetçilerinizi de rahat bırakmayacağız çünkü onlar bizim halkımızı hep ezdiler, bizim topraklarımız olan kürdistan sınırlarına girip zulmettiler.
biz de geri zekalı olduğumuz için milli mücadele ruhunu ateşleyecek türden böyle aptal bir yazı yazıp niyetimizi en baştan belli ediyoruz ki gönül rahatlığıyla yeni bir gündem yaratalım, nefret ettiğimiz hükümet ve hatrı sayılır yöneticiler de bundan nemalanıp kamera karşısına çıkacak yüz bulabilsinler."
geçiniz. yazılanın onda biri bile gerçekse diye söyleyeyim yine de. geldikleri gibi giderler.
devamını gör...
sivas katliamı
"madımak katliamını biz kışkırttık"
bu katliamın bir takım güçler tarafından planlandığı ve halkın galeyana getirilerek olayların başlatıldığında dair iddialar ortaya atıldı, ancak bu iddiaların üzerine gidilmeyerek üstü örtüldü.
bu zihniyet aradan geçen yıllar içinde iktidara da taşındı. bu dönemde olayların aydınlanacağına dair bir umut yok. piyonlar göstermelik cezalarla kurtuldu, asıl suçlular ise hiç ortaya çıkmadı.
“helikopterle geldik ve sivas’a 11 km kala bir mezraya indik. askeri haritalarda koordinatları 58’e 47… 13 kişiydik herkes ikişerli gruplara ayrıldı… üç yazar özel hedefti başlarında da aziz nesin vardı… duyum jitem’den geldi… bizim bölgede yaptığımız en büyük olay insanların madımak oteli önünde toplandığı zaman taşı atmamız ve geri çekilmemizdir….”
kaynak
kaynak
halkı kışkırttılar diye katliam suçunu hafifletmeye çalışmak gibi bir amacım kesinlikle yok. kaldı ki iyi tanıyoruz bunları. her olayda mağdur, her olayda haklı. hep bir bahaneleri ve sebepleri var. bu sözlükte bile öncesinde şöyle oldu diye savunulmaya çalışıldığını dehşet içinde okudum.
1993 mayıs sonu ve haziran ilk haftası sivastaydım ve gerginlik elle tutulur seviyedeydi. içimde bir endişe ile dönmüştüm eve. arkadaşlarım oradaydı ve onlar için endişelenmiştim. üniversite öğrencileriydiler. katliam sonrası çok hikaye duydum ilk ağızdan. çaresizlik, kızgınlık ve acıyla dolu.
katliamın gerçek yüzü ortaya hiç çıkmadı. o davaların sanık avukatları üst düzey görevlere geldi, bakanlık verildi, milletvekili yapıldı. sanıklar affedildi. buradan
bu ülkenin aydınlık geleceğini yaktılar o gün. yazılmamış şiirleri, söylenmemiş türküleri yaktılar. geleceğimizi çaldılar.
bu katliamın bir takım güçler tarafından planlandığı ve halkın galeyana getirilerek olayların başlatıldığında dair iddialar ortaya atıldı, ancak bu iddiaların üzerine gidilmeyerek üstü örtüldü.
bu zihniyet aradan geçen yıllar içinde iktidara da taşındı. bu dönemde olayların aydınlanacağına dair bir umut yok. piyonlar göstermelik cezalarla kurtuldu, asıl suçlular ise hiç ortaya çıkmadı.
“helikopterle geldik ve sivas’a 11 km kala bir mezraya indik. askeri haritalarda koordinatları 58’e 47… 13 kişiydik herkes ikişerli gruplara ayrıldı… üç yazar özel hedefti başlarında da aziz nesin vardı… duyum jitem’den geldi… bizim bölgede yaptığımız en büyük olay insanların madımak oteli önünde toplandığı zaman taşı atmamız ve geri çekilmemizdir….”
kaynak
kaynak
halkı kışkırttılar diye katliam suçunu hafifletmeye çalışmak gibi bir amacım kesinlikle yok. kaldı ki iyi tanıyoruz bunları. her olayda mağdur, her olayda haklı. hep bir bahaneleri ve sebepleri var. bu sözlükte bile öncesinde şöyle oldu diye savunulmaya çalışıldığını dehşet içinde okudum.
1993 mayıs sonu ve haziran ilk haftası sivastaydım ve gerginlik elle tutulur seviyedeydi. içimde bir endişe ile dönmüştüm eve. arkadaşlarım oradaydı ve onlar için endişelenmiştim. üniversite öğrencileriydiler. katliam sonrası çok hikaye duydum ilk ağızdan. çaresizlik, kızgınlık ve acıyla dolu.
katliamın gerçek yüzü ortaya hiç çıkmadı. o davaların sanık avukatları üst düzey görevlere geldi, bakanlık verildi, milletvekili yapıldı. sanıklar affedildi. buradan
bu ülkenin aydınlık geleceğini yaktılar o gün. yazılmamış şiirleri, söylenmemiş türküleri yaktılar. geleceğimizi çaldılar.
devamını gör...
kız çocuklarını üniversiteye gönderen babalar cehennemliksiniz
günün birinde karısını, kızını muayene ettirecek kadın doktor arayacak kişi beyanı.
devamını gör...