ivanmilinski
her başlıkta karşınıza çıkabilecek yazardır. kendi tabiriyle sözlüğün kemik yazar kitlesini oluşturduğu, donanımlı olması ve sözlüğü amacı doğrultusunda kullandığı için kendisini takdir ediyor ve bir nickaltı klasiği olarak " iyi ki vardır, sürekli yazmaya devam etsindir" diyerek konuşmamı burada bitiriyorum.
devamını gör...
sözlük yaş ortalamasının 13 olması
demek ki ben yükseltiyorum. ben de olmasam 10 olacak demek.
devamını gör...
babaların garip davranışları
en yakınındaki bir şeyi bile almak için taa uzaktan seni çağırıyor olması
bir şeyi tamir ederken ev halkının hepsini ayaklandırması
beklentilerinin hep yülsek olması
bir şeyi tamir ederken ev halkının hepsini ayaklandırması
beklentilerinin hep yülsek olması
devamını gör...
faiz hadi in de biraz kardeşin binsin
devamını gör...
çocuk sahibi olmamak için sebepler
kız ben daha çocuk gibiyim evde yemek olmayınca cips falan yiyorum ben öğün olarak.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
gezi olayları.
devamını gör...
bystander etkisi
örnek olarak, tenha bir yerde birisi düşerse direkt yardıma koşarsınız, kalabalık yerde nasıl olsa biri kaldırır diye yola devam edersiniz.
devamını gör...
ramazan davulcusu
eskiden bir yandan davul çalıp bir yandan maniler söyleyen, günümüzde ise energizer tavşanı gibi hızlıca geçen, gümbe de güm güm dışında bir numarası olmayan paragöz kişi.
ramazan sonunda kapıya dayanırlar. öyle gönlünüzden kopanı falan da kabul etmezler. utanmadan tarife belirlemişler. sen davul çalarak geçerken ben zaten cin gibi uyanık oturuyordum. ayrıca uyanmak için telefonumun alarmı da yetiyor. nedir yani?
böyle olunca gönülden de bir şey kopmuyor tabii. kapıyı açmayınca kurtuluyorsunuz.
ramazan sonunda kapıya dayanırlar. öyle gönlünüzden kopanı falan da kabul etmezler. utanmadan tarife belirlemişler. sen davul çalarak geçerken ben zaten cin gibi uyanık oturuyordum. ayrıca uyanmak için telefonumun alarmı da yetiyor. nedir yani?
böyle olunca gönülden de bir şey kopmuyor tabii. kapıyı açmayınca kurtuluyorsunuz.
devamını gör...
antipodesmap.com
şu an bulunduğumuz yerden yeri kazmaya başlasak dünyanın hangi ucundan çıkacağımızı gösteren bir web sitesi.
www.antipodesmap.com/
siteye girdiğimizde yaşadığımız şehri arama butonuna yazıyoruz ve aratıyoruz. kuzey yarım kürede karalar, güney yarım kürede de okyanuslar daha çok yer kapladığı için kuzey yarım küreden nerden kazmaya başlasak güney yarım kürede hep okyanustan çıkıyoruz ama olsun.
antipot: antipot: yeryüzünde herhangi bir noktadan yerin merkezine doğru kazsak dünya'nın öbür tarafından yeryüzüne çıkacağımız noktadır. türkiye'nin antipotu güney pasifik'te yeni zelanda'nın doğusunda bir yerdir. bilgi: cem polatoğlu
tr.pinterest.com/pin/295126...
www.antipodesmap.com/
siteye girdiğimizde yaşadığımız şehri arama butonuna yazıyoruz ve aratıyoruz. kuzey yarım kürede karalar, güney yarım kürede de okyanuslar daha çok yer kapladığı için kuzey yarım küreden nerden kazmaya başlasak güney yarım kürede hep okyanustan çıkıyoruz ama olsun.
antipot: antipot: yeryüzünde herhangi bir noktadan yerin merkezine doğru kazsak dünya'nın öbür tarafından yeryüzüne çıkacağımız noktadır. türkiye'nin antipotu güney pasifik'te yeni zelanda'nın doğusunda bir yerdir. bilgi: cem polatoğlu
tr.pinterest.com/pin/295126...
devamını gör...
merdumgiriz_sim
işte bu nick bana benziyor. buna bir şey diyemezsiniz dostlar*. hoş gelmiş ama olmadı bu. yediremedim kendime.
devamını gör...
küçük prens
çocuk kitabı gibi dursa da hepimizin okuması gereken, iç dünyamızla yüzleştiğimiz ince ama muazzam kitaplardan. benim de başucu kitaplarım arasında yer alır. kitaptaki her kahraman bir şeyi sembolize ediyor, eleştiriyor ve üzerinde düşündürüyor. kitap boyunca zihinlere kazınan onlarca alıntı var, işte onlardan bazıları.
her gün aynı saatte gelsen daha iyi olur," dedi tilki. "örneğin öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. saat ilerledikçe de içimdeki mutluluk artar. dört oldu mu içim kıpır kıpır olur ve ufaktan meraklanırım; mutluluğun değerini anlamaya başlarım! ama sen herhangi bir anda çıkıp gelirsen, yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez..
'peki insanlar nerde?' dedi küçük prens.' insan kendisini çölde çok yalnız hissediyor. '
'insanların içinde de öyle hissedersin.' dedi yılan. 'arada pek fark yoktur.'
"senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir."
"sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin" dedi tilki. "insanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. her şeyi dükkandan hazır alırlar. ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de insanların arkadaşları yok artık. eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!"
"vereceğim sır çok basit: insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. gerçeğin mayası gözle görülmez."
her gün aynı saatte gelsen daha iyi olur," dedi tilki. "örneğin öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. saat ilerledikçe de içimdeki mutluluk artar. dört oldu mu içim kıpır kıpır olur ve ufaktan meraklanırım; mutluluğun değerini anlamaya başlarım! ama sen herhangi bir anda çıkıp gelirsen, yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez..
'peki insanlar nerde?' dedi küçük prens.' insan kendisini çölde çok yalnız hissediyor. '
'insanların içinde de öyle hissedersin.' dedi yılan. 'arada pek fark yoktur.'
"senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir."
"sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin" dedi tilki. "insanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. her şeyi dükkandan hazır alırlar. ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de insanların arkadaşları yok artık. eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!"
"vereceğim sır çok basit: insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. gerçeğin mayası gözle görülmez."
devamını gör...
sivas katliamı'nı savunan yazar
uzun uzadıya yazmam, yazma konusunda yetersizim ayrıca. sadece bir insan ve zihniyet üzerinden yürümek istiyorum.
öncelikle milli görüş ve temel karamollaoğlu.
katliamın öncesini içine içine sindirmiş kavramış zihinlerin anlayamayacağı bir şeyler yazacağım.
60 darbesinin ardından ülkede takunyalı teknokratlar devri başlamıştır. her askeri* darbenin ardından hızlıca yükselen siyasal islamcıların kökü yani....
milli görüş için yüzeysel ama kişisel, #1051010.
temel karamollaoğlu, siyasi kariyeri milli selamet partisi ile başlıyor, ardından sivas belediye başkanı oluyor. sivas katliamı sırasında müdahaleden ziyade yobaz güruhun ortasında, otelde can verenler için fatiha okutuyor. *
kariyeri refah partisinden sivas milletvekili seçiliyor. refah partisi kapatılınca, fazilet partisine geçiyor.
saadet partisi kurulunca, saadete geçiyor.
bugün saadetin genel başkanı. yarın bir seçim olursa birileri ile utanmadan ittifak yapacaklar, şaka gibi...
bugün ülke yönetimde kim var? milli görüşçülerin sözde yenilikçi kanadı, yerseniz, ben yemiyorum mesela...
bugün katliamın öncesini konuşmaya gerek var mı ?
bugünün sivasına bakalım. siyasal islam ve yobazların ''biz yerlisiyiz'' dedikleri şehre dönüşmüş.
sivas haricinde büyük şehirlere yerleşen sivaslılara bir bakın, arkadaşlar. din-mezhep-etnisite olaylarına girmek istemiyorum, kalbinizi paramparça ederim.
velev ki abd ve pkk söylemleri atılmış(bunu da yemiyoruz, yediremezsiniz. ), bunun çözümü insanları diri diri ateşler içerisinde can vermesini izlemek mi? *
bu çözüm yolunu izlemiş zihniyetler tarafından yönetiliyoruz! bizler, her gün azar azar yanıyoruz.
acılarımızı unutmaya hiç niyetli değiliz fakat acılarımızın ateşini harlamaya utanmıyor musunuz?
öncelikle milli görüş ve temel karamollaoğlu.
katliamın öncesini içine içine sindirmiş kavramış zihinlerin anlayamayacağı bir şeyler yazacağım.
60 darbesinin ardından ülkede takunyalı teknokratlar devri başlamıştır. her askeri* darbenin ardından hızlıca yükselen siyasal islamcıların kökü yani....
milli görüş için yüzeysel ama kişisel, #1051010.
temel karamollaoğlu, siyasi kariyeri milli selamet partisi ile başlıyor, ardından sivas belediye başkanı oluyor. sivas katliamı sırasında müdahaleden ziyade yobaz güruhun ortasında, otelde can verenler için fatiha okutuyor. *
kariyeri refah partisinden sivas milletvekili seçiliyor. refah partisi kapatılınca, fazilet partisine geçiyor.
saadet partisi kurulunca, saadete geçiyor.
bugün saadetin genel başkanı. yarın bir seçim olursa birileri ile utanmadan ittifak yapacaklar, şaka gibi...
bugün ülke yönetimde kim var? milli görüşçülerin sözde yenilikçi kanadı, yerseniz, ben yemiyorum mesela...
bugün katliamın öncesini konuşmaya gerek var mı ?
bugünün sivasına bakalım. siyasal islam ve yobazların ''biz yerlisiyiz'' dedikleri şehre dönüşmüş.
sivas haricinde büyük şehirlere yerleşen sivaslılara bir bakın, arkadaşlar. din-mezhep-etnisite olaylarına girmek istemiyorum, kalbinizi paramparça ederim.
velev ki abd ve pkk söylemleri atılmış(bunu da yemiyoruz, yediremezsiniz. ), bunun çözümü insanları diri diri ateşler içerisinde can vermesini izlemek mi? *
bu çözüm yolunu izlemiş zihniyetler tarafından yönetiliyoruz! bizler, her gün azar azar yanıyoruz.
acılarımızı unutmaya hiç niyetli değiliz fakat acılarımızın ateşini harlamaya utanmıyor musunuz?
devamını gör...
colmar
roman columbarium'dan colmar, ilk kez 823'te charlemagne'nin oğlu emperorlouis le pieux tarafından yapılan bir bağış eyleminde adı geçti. 9. yüzyılda colmar'ın mimarisi devasa ahşap binalar, ahırlar, ahırlar, bir pres, bir iç avlu ve güvercinlik şeklindeydi.
şehir, orta çağ'da, 13. yüzyılda bir imparatorluk şehri olana kadar gelişmeye devam etti. o sırada colmar'da dini tarikatlar kuruldu. fransiskenler, dominikanlar ve augustinianlar ibadethanelerini ve meskenlerini inşa ettiler, çok sayıda kilise ve manastır binası bugün hala tarihi merkezde ayakta durmaktadır.
1354'te colmar, ayrıcalıklarını ve imparatorluk şehri durumunu savunmak için birleşen on alsas kentinin federasyonu olan decapole'un kuruluşunda yer aldı. 1480'de tamamlanan koïfhus binası, decapole siyasi üyelerinin toplantılarına, 1678'de colmar'ın devrim'den sonra "fransa'nın kraliyet şehri" haline gelmesine kadar ev sahipliği yaptı. otuz yıl savaşı (1618-1648) şehri harap eden büyük ayaklanmalara neden oldu ve 1635'te colmar, imparatorluk şehri statüsünü, ayrıcalıklarını, haklarını ve geleneklerini terk edecek kadar ileri gitmeden fransa kralı'nın koruması altına alındı.
15. ve 16. yüzyıllarda şehir, tüccarları, tarımı ve her şeyden önce şarapçılık sayesinde zenginlik bulduğu altın çağını yaşadı. muhteşem binalar ve diğer görkemli meskenler inşa edildi. 1698'de colmar, alsace egemen konseyi'nin kurulmasıyla alsas eyaletinin adli başkenti oldu. konsey sarayı 1771'de tamamlandı ve bugün ilk derece mahkemesi'ne ev sahipliği yapıyor. 1753-1754 yılları arasında colmar'da on üç ay kalan voltaire, kenti “yarı alman yarı fransız ve tamamen irokoyalı bir şehir” olarak tanımladı.
2 şubat 1945, şehrin tarihinde önemli bir tarihtir. bu tarih, colmar halkı için ikinci dünya savaşı'nın sonunu, son fransız toprağı olan ve son derece ağır kayıplar veren "colmar pocket" muharebesi işaret eder.
şehir, orta çağ'da, 13. yüzyılda bir imparatorluk şehri olana kadar gelişmeye devam etti. o sırada colmar'da dini tarikatlar kuruldu. fransiskenler, dominikanlar ve augustinianlar ibadethanelerini ve meskenlerini inşa ettiler, çok sayıda kilise ve manastır binası bugün hala tarihi merkezde ayakta durmaktadır.
1354'te colmar, ayrıcalıklarını ve imparatorluk şehri durumunu savunmak için birleşen on alsas kentinin federasyonu olan decapole'un kuruluşunda yer aldı. 1480'de tamamlanan koïfhus binası, decapole siyasi üyelerinin toplantılarına, 1678'de colmar'ın devrim'den sonra "fransa'nın kraliyet şehri" haline gelmesine kadar ev sahipliği yaptı. otuz yıl savaşı (1618-1648) şehri harap eden büyük ayaklanmalara neden oldu ve 1635'te colmar, imparatorluk şehri statüsünü, ayrıcalıklarını, haklarını ve geleneklerini terk edecek kadar ileri gitmeden fransa kralı'nın koruması altına alındı.
15. ve 16. yüzyıllarda şehir, tüccarları, tarımı ve her şeyden önce şarapçılık sayesinde zenginlik bulduğu altın çağını yaşadı. muhteşem binalar ve diğer görkemli meskenler inşa edildi. 1698'de colmar, alsace egemen konseyi'nin kurulmasıyla alsas eyaletinin adli başkenti oldu. konsey sarayı 1771'de tamamlandı ve bugün ilk derece mahkemesi'ne ev sahipliği yapıyor. 1753-1754 yılları arasında colmar'da on üç ay kalan voltaire, kenti “yarı alman yarı fransız ve tamamen irokoyalı bir şehir” olarak tanımladı.
2 şubat 1945, şehrin tarihinde önemli bir tarihtir. bu tarih, colmar halkı için ikinci dünya savaşı'nın sonunu, son fransız toprağı olan ve son derece ağır kayıplar veren "colmar pocket" muharebesi işaret eder.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canım sözlük ve sevdiğim yazar arkadaşlarım ve diğerleri ve en diğerleri...
bugün spora ara vermiş bulunmaktayım. gece yatarken ve sabah kalktığımda acayip derecede vücudum ağrıyordu ve dedimki ben bugün ara veriyorum. canım vücudum dinlensin öyle değil mi?
efendim geçtiğimiz 20 günde 1 kg almış olmam dışında ekstra bir şey yok. o kadar dikkat et o kadar spor yap git kilo al. kısmetse bu ay 5 kg düşünüyorum hahaha.
kafa itiraf köşesine yazmam gerekiyor belki ama evet itiraf ediyorum. yoo pek dikkat etmedim. çünkü yemek düzenim oturmadı. saattler ve öğünler birbirine giriyor. akşam 8 gibi tekrar acıkıyorum misal ya da 9.yo yoo bu saatte yemem diyorum 10 gibi bir bakıyorum mini minnacık bir kurabiyecik ağzıma girmiş. ben edepsiz, hadsiz sen napıyorsun demeden 2, 3 ooo. püfff. evet evet akşam yemeği saatini tam şey edemedim. bazı karışıklıklar var ama çözülecek sakin kalmaya çalışın hahaha.
eee sizden ne haber anlatın bakalım? yeni yeni yüzler görüyorum. bazende görmüyorum çünkü profil fotonuz yok hahah.
shrekle tekrar görüşmeye başladık bak bu da kafa itiraf köşelik iyi dinleyin ahahah yok ya pışık sizin ağzınıza malzeme verir miyim böyle ulu orta. hee dedikodu canı çeken bende de var bir şeyler diyenler adresi biliyor. bu ara herkes içisine kapanmış benim gibi hiç dedikodu yapmaya dürtenler yok. bakın bu çok ayıp işte. az arkadaşınızı dürtükleyin aloo banu yaşıyor musun kız ne oldu falan diyin. ölmüş ölmüş sözlük kankacılığı ölmüş arkadaş.
selam olsun hala direnenlere biz bittik ühüğğğ. neyse kankiler benden bu kadar parmak uçlarım bile ağriyyy. öptüm bebikler.
bugün spora ara vermiş bulunmaktayım. gece yatarken ve sabah kalktığımda acayip derecede vücudum ağrıyordu ve dedimki ben bugün ara veriyorum. canım vücudum dinlensin öyle değil mi?
efendim geçtiğimiz 20 günde 1 kg almış olmam dışında ekstra bir şey yok. o kadar dikkat et o kadar spor yap git kilo al. kısmetse bu ay 5 kg düşünüyorum hahaha.
kafa itiraf köşesine yazmam gerekiyor belki ama evet itiraf ediyorum. yoo pek dikkat etmedim. çünkü yemek düzenim oturmadı. saattler ve öğünler birbirine giriyor. akşam 8 gibi tekrar acıkıyorum misal ya da 9.yo yoo bu saatte yemem diyorum 10 gibi bir bakıyorum mini minnacık bir kurabiyecik ağzıma girmiş. ben edepsiz, hadsiz sen napıyorsun demeden 2, 3 ooo. püfff. evet evet akşam yemeği saatini tam şey edemedim. bazı karışıklıklar var ama çözülecek sakin kalmaya çalışın hahaha.
eee sizden ne haber anlatın bakalım? yeni yeni yüzler görüyorum. bazende görmüyorum çünkü profil fotonuz yok hahah.
shrekle tekrar görüşmeye başladık bak bu da kafa itiraf köşelik iyi dinleyin ahahah yok ya pışık sizin ağzınıza malzeme verir miyim böyle ulu orta. hee dedikodu canı çeken bende de var bir şeyler diyenler adresi biliyor. bu ara herkes içisine kapanmış benim gibi hiç dedikodu yapmaya dürtenler yok. bakın bu çok ayıp işte. az arkadaşınızı dürtükleyin aloo banu yaşıyor musun kız ne oldu falan diyin. ölmüş ölmüş sözlük kankacılığı ölmüş arkadaş.
selam olsun hala direnenlere biz bittik ühüğğğ. neyse kankiler benden bu kadar parmak uçlarım bile ağriyyy. öptüm bebikler.
devamını gör...
hayattaki bütün şansınızı kullandığınız an
çıkmaz diye düşünülerek girilen antalya bölgesi tayininin kısa sürede çıkması. bütün şansımı burda harcamış olduğumu düşünüyorum haliyle de.
devamını gör...
dorian gray'in portresi
tam da ergenlik döneminde okuduğumdan olsa gerek - 7. sınıf sanırım- kişiliğimi derinden etkilediğini düşündüğüm kitaptır. lord henry'nin fikirlerini, etkisi altına aldığı dorian üzerinden hayata geçirmesini, dorian'ın ruhundaki kötülüğü portresine hapsederek günahkar bir yaşam sürmesini anlatır.
korkunçsun henry! senden niye bu kadar hoşlanıyorum, bilmem.
benden hep hoşlanacaksın dorian. işlemeye korktuğun günahların simgesiyim ben.
korkunçsun henry! senden niye bu kadar hoşlanıyorum, bilmem.
benden hep hoşlanacaksın dorian. işlemeye korktuğun günahların simgesiyim ben.
devamını gör...
entry girdiğin başlığın aşağıya kayışını izlemek
bu benim lanetim olabilir.yazıyorum çiziyorum sonra bakıyorum benden sonra neler yazılmış,yok!kaç adım aşağıda.resmen başlık kapatıcı gibi hissediyorum kendimi*
sözlük hassas kalpler için cehennemdir.*
sözlük hassas kalpler için cehennemdir.*
devamını gör...



