sabah sözlüğe girip 13 bildirimle karşılaşmak
heyecan vericidir. insanda yapıyorum bu işi yav havası oluşturur.
bir ara bildirimin tatlı büyüsüne kapılıp, takip edilenler tanım girdiğinde bildirim alı işaretlemiştim. her girdiğimde ifşam çıktı zannediyordum, on beş yirmi bildirim.
bir ara bildirimin tatlı büyüsüne kapılıp, takip edilenler tanım girdiğinde bildirim alı işaretlemiştim. her girdiğimde ifşam çıktı zannediyordum, on beş yirmi bildirim.
devamını gör...
bipolar insan
inanın hangi dönem daha zor bilmiyorum.. manik/depresif/stabil/karma.. ama en zoru karma dönem.. kızgın kumlar dan serin sulara.. sonra tam tersi.. hiçbir şeyden emin olamama.. karar verememe.. alışkanlıklarından kopamama.. duyguları en derin biçimde yaşamak.. ölmüyorsunuz (henüz) ama her daim surunuyorsunuz..
devamını gör...
rati
hinduların aşk, şehvet, ihtiras ve cinsel zevk tanrıçası olarak adlandırılır. tanrıça rati'nin adı sanskritçe "keyif almak, haz almak" anlamına gelen "ram" kökünden gelmektedir. rati aynı zamanda "dişi tohumu" anlamına da gelir.
rati genellikle cinsel uyarılma, ihtiras ve haz ile ilişkilidir. ancak rati'nin cinsel aktivitenin sadece zevk kısmı ile bağlantısı vardır ve çocuk doğurma ile annelik kısmıyla herhangi bir bağlantısı yoktur.

rati'nin adından birçok sanskritçe sözcük türemiştir. örneğin; kama rati (tutkudan aptala dönmüş adam), rati karman (cinsel birleşme), rati laksha (cinsel birleşme), rati bhoga (cinsel haz), rati shakti (cinsel güç), rati jna (aşk sanatında becerikli), ve rati yuddha (seks savaşı) bu kelimelere örnek olarak verilebilir.
rati, genellikle prajapati dakşa'nın kızı olarak tanımlanır ve aşk tanrısı kama'nın eşidir. rati, kama'nın yalnızca eşi değil aynı zamanda onun yardımcısıdır ve sürekli yanında olduğu için cinsel duyguları azdırır. kama genellikle yanında rati ile resmedilmektedir.
kama ile birlikte rati'ye de ibadet edilir.
kama'ya adanan bayram geleneklerinde de aynı zamanda rati'ye de ibadet edilir.
kitabe ve tapınak heykellerinde genellikle eşi kama ile birlikte tasvir edilir.
hindu metinlerinde rati'nin güzelliğini ve şehvetini vurgulayan metinlere sıklıkla rastlanır. rati, aşk tanrısını büyüleyecek güce sahip bir genç kız olarak betimlenmektedir. rati'nin vahanası da eşi kama gibi papağandır ve rati sıklıkla bir kılıç ile birlikte resmedilmektedir.
rati genellikle cinsel uyarılma, ihtiras ve haz ile ilişkilidir. ancak rati'nin cinsel aktivitenin sadece zevk kısmı ile bağlantısı vardır ve çocuk doğurma ile annelik kısmıyla herhangi bir bağlantısı yoktur.

rati'nin adından birçok sanskritçe sözcük türemiştir. örneğin; kama rati (tutkudan aptala dönmüş adam), rati karman (cinsel birleşme), rati laksha (cinsel birleşme), rati bhoga (cinsel haz), rati shakti (cinsel güç), rati jna (aşk sanatında becerikli), ve rati yuddha (seks savaşı) bu kelimelere örnek olarak verilebilir.
rati, genellikle prajapati dakşa'nın kızı olarak tanımlanır ve aşk tanrısı kama'nın eşidir. rati, kama'nın yalnızca eşi değil aynı zamanda onun yardımcısıdır ve sürekli yanında olduğu için cinsel duyguları azdırır. kama genellikle yanında rati ile resmedilmektedir.
kama ile birlikte rati'ye de ibadet edilir.
kama'ya adanan bayram geleneklerinde de aynı zamanda rati'ye de ibadet edilir.
kitabe ve tapınak heykellerinde genellikle eşi kama ile birlikte tasvir edilir.
hindu metinlerinde rati'nin güzelliğini ve şehvetini vurgulayan metinlere sıklıkla rastlanır. rati, aşk tanrısını büyüleyecek güce sahip bir genç kız olarak betimlenmektedir. rati'nin vahanası da eşi kama gibi papağandır ve rati sıklıkla bir kılıç ile birlikte resmedilmektedir.
devamını gör...
1 mayıs işçi ve emekçi bayramı
2010 yılında küçük bir çocuk olarak babamla gitmiştim taksim meydanındaki kutlamalara. hep o gün aklıma gelir 1 mayıs bayramında.
ayrıca şunu söyleyeyim ki bu bayram, bu muhteşem gün yalnızca bizim ülkemiz gibi gelişmemiş ülkelerde olumsuz tepkiyle karşılanıyor.
oysaki bugün işçinin, emekçinin bayramı. bugün senin bayramın, bugün benim bayramım. bugün bizim bayramımız.
kutlu olsun tüm işçilerin, emekçilerin, hepimizin bayramı...
ayrıca şunu söyleyeyim ki bu bayram, bu muhteşem gün yalnızca bizim ülkemiz gibi gelişmemiş ülkelerde olumsuz tepkiyle karşılanıyor.
oysaki bugün işçinin, emekçinin bayramı. bugün senin bayramın, bugün benim bayramım. bugün bizim bayramımız.
kutlu olsun tüm işçilerin, emekçilerin, hepimizin bayramı...
devamını gör...
yazarların bırakması gereken 5 şey
- bolca evet demek. hayır kelimesi lisanımızda yok sanki.
- akşamları uykuya yakın yemek yemek
- ne olacak bu memleketin hali diye düşünmek
- esnaflık
- bugünün işini yarın halletmek.
- akşamları uykuya yakın yemek yemek
- ne olacak bu memleketin hali diye düşünmek
- esnaflık
- bugünün işini yarın halletmek.
devamını gör...
annesini telefonuna annem diye kaydeden kadın
fazladan yazılan birkaç m harfine bakarak akıl sağlığı tahlili yapanların asıl ruh hastası olduğunu düşünüyorum
devamını gör...
pandeminin götürdükleri
yaşama hevesim. dört duvar arasında fotosentez yapmaktan bir hal oldum..
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
korku hikayelerini okumayı severim, hepsi beni çok etkiler ancak hepinizin bir psikiyatri servisini ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum, psikoloji bilimi herkesin aynı paranormal olayı görmesini, duymasını dahi açıklar. sevgiler...
edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
devamını gör...
en yakındaki kitabın 84. sayfasının ilk cümlesi
mutluluk, insan ruhunun varlık bakımından, güç alacağı bir maddeye ihtiyaç duymadığı bir mükemmellik derecesine ulaşmasıdır.
tanım: platon'un "devlet" kitabını da okuyarak karşılaştırmalı çıkarımlar yapabilirsiniz diye düşündüğüm başlıktır.
not: sadece bir öneridir. reklam içermez. (gülücük emojisi).
devamını gör...
kadınların sürekli sınıflandırılması
sürekli bir kadın sınıflaması var ve bu aşırı rahatsız edici bir durum. buyurun hemcinslerim söz sizin.
devamını gör...
savaş sanatı
müthiş detaylar müthiş taktikler içeren ince kitaptır. ince olduğu kadar kalındır aslında. şov yapmıyorum bence öyle.
yazarı sun zı (sun tzu) denen bir amcadır.
sadece savaşla ilgili değil aslında kriz çözümü ile ilgili bilgiler veren bir eserdir.
o yüzden iş hayatında çalışan insanların okuması gerektiğini düşünüyorum.
rivayete göre liderlik yeteneği olan insanlar veya liderler bu kitabı çok severlermiş.
ayrıca savaş denen olayda hilenin olabileceğini de anlatmıştır.
kendisi bütün savaşlar hileye dayanır diyor. kazanmak için her yol mübahtır gibi.
ayrıca savaşmadan kazanmayı öğütleyen bir kişidir yazarımız.
ilginçtir bu kitabın ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
hatta böyle bir insanın olmadığı falan düşünülüyor.
mutlaka yazımı okuyup kitapa ilgisi olmayacak yazarlar olacaktır. savaş konusu ilgi çekici olmayabilir ama bu kitap sadece savaşla alakalı demek bir tık haksızlık olur.
hayattaki mücadeleler için çok önemli bir rehber olduğunu düşünüyorum.
hayatta bazen kendimizle bile savaşa giriyoruz.
ayrıca bu kitapla ilgili bir başka rivayet ise yıllarca saklandığıdır. bana pek mantıklı geldi.
adam çok güzel taktikler vermiş. saklamak ele geçmemesini istemek son derece normal geliyor.
sadece generaller ulaşabiliyormuş. tabi bunlar rivayet bilemiyoruz.
bu kitapla ilk tanıştığımda baya heyecanlanmıştım. offf savaş severim hadi okuyayım falan diye düşünmüştüm.
adı savaş sanatı olan bir kitabın ilk öğütlerinden birisi savaştan kaçılması gerektiğiydi. şaşırdım ve daha çok sevdim.
bu kitabın bir diğer özelliği ise ince ve sürekli okunabilecek bir şekilde olması. arada sırada açıyorum göz gezdiriyorum. güzel oluyor. yine başka bir rivayete göre şirketler bu kitabı yol haritası olarak görüyormuş.
okumayanlar varsa mutlaka tavsiye ederim.
düşmanı kuşatınca mutlaka kaçacağı bir tarafı boş bırakın ki düşman askerinin aklında daima kaçma seçeceğiz olsun. yoksa asker ölümüne savaşır.
yazarı sun zı (sun tzu) denen bir amcadır.
sadece savaşla ilgili değil aslında kriz çözümü ile ilgili bilgiler veren bir eserdir.
o yüzden iş hayatında çalışan insanların okuması gerektiğini düşünüyorum.
rivayete göre liderlik yeteneği olan insanlar veya liderler bu kitabı çok severlermiş.
ayrıca savaş denen olayda hilenin olabileceğini de anlatmıştır.
kendisi bütün savaşlar hileye dayanır diyor. kazanmak için her yol mübahtır gibi.
ayrıca savaşmadan kazanmayı öğütleyen bir kişidir yazarımız.
ilginçtir bu kitabın ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
hatta böyle bir insanın olmadığı falan düşünülüyor.
mutlaka yazımı okuyup kitapa ilgisi olmayacak yazarlar olacaktır. savaş konusu ilgi çekici olmayabilir ama bu kitap sadece savaşla alakalı demek bir tık haksızlık olur.
hayattaki mücadeleler için çok önemli bir rehber olduğunu düşünüyorum.
hayatta bazen kendimizle bile savaşa giriyoruz.
ayrıca bu kitapla ilgili bir başka rivayet ise yıllarca saklandığıdır. bana pek mantıklı geldi.
adam çok güzel taktikler vermiş. saklamak ele geçmemesini istemek son derece normal geliyor.
sadece generaller ulaşabiliyormuş. tabi bunlar rivayet bilemiyoruz.
bu kitapla ilk tanıştığımda baya heyecanlanmıştım. offf savaş severim hadi okuyayım falan diye düşünmüştüm.
adı savaş sanatı olan bir kitabın ilk öğütlerinden birisi savaştan kaçılması gerektiğiydi. şaşırdım ve daha çok sevdim.
bu kitabın bir diğer özelliği ise ince ve sürekli okunabilecek bir şekilde olması. arada sırada açıyorum göz gezdiriyorum. güzel oluyor. yine başka bir rivayete göre şirketler bu kitabı yol haritası olarak görüyormuş.
okumayanlar varsa mutlaka tavsiye ederim.
düşmanı kuşatınca mutlaka kaçacağı bir tarafı boş bırakın ki düşman askerinin aklında daima kaçma seçeceğiz olsun. yoksa asker ölümüne savaşır.
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
aç oturmak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün çeyrek asrı biraz aştın diyorlar bana artık, amma ki yaşadın bir kelebeğe göre. oysa bana yaşamanın böyle ağrılı böyle sancılı böyle daima insanın boğazını düğümleyen bir yumruya dönüşeceği söylenseydi en başta, o ilk yarışı kazanmamak için takılacak bir tümsek yaratırdım kendime.
nankörlük ediyorsun güldüğün vakitlere, seni seven insanların sevgisine de. ailene de nankörlük ediyorsun, koynunda binbir güzellik yaşadığın o anların büyüsüne de. hepsini hepsini diyebilirsiniz bana. bu yazdıkların iki kahkaha arasından dökülen samimiyetsiz satırlardır, böyle de pislik bir adamsın, bunu da diyebilirsiniz.
hayatı sapa bir yokuşu acıyla tırmanmak diye niteliyorsam da size hak vermiyor değilim. güldüm, sevdim, sevildim, telefona elimi her uzatışımda, ucunda beni samimiyetle bekleyen birileri oldu. kahvemi yalnız içmek istemedimse bir yaren beni kucakladı, çay sohbeti çektiyse canım sofrasını açan nice dostlar da buldum. hepsine hepsine eyvallah, hepsine minnettarım.
ama işte hayat tüm bunlara rağmen insanın kalbini yorabilir, hırpalayabilir. insan bazı gece yarıları sarsılarak uyanabilir bunlara rağmen. insan bazı geceyarıları duvarları yumruklayabilir. insan bazı geceyarılarına sığmayarak kendini serin bir pencerenin kanatlarına bırakmak arzusu duyabilir. tüm bunları size anlatabilmeyi nasıl dilerdim. ancak siz beni bir kez anlayasınız diye bu tüm güzelliklerden vazgeçmemi dilerdiniz. siz bu tüm güzelliklere rağmen kalbimi daima bir yarayla tanımladığım için bana nankör bana iki yüzlü bana budala deyiniz.
her şeye rağmen iyi yaşadın uzatma diyorsunuz, duyuyorum. peki her şeye rağmen yaşamak, buna dair bir fikriniz var mı?
neyse kabul, illaki yaşadım, çalmadım ne kelebeklerin ne kuşların ömründen. illaki yaşadım evet, ancak her şeye rağmen. illaki anlayacaksınız, o gün kitapların arasından çıkararak toprağıma bir kelebek bırakınız.
nankörlük ediyorsun güldüğün vakitlere, seni seven insanların sevgisine de. ailene de nankörlük ediyorsun, koynunda binbir güzellik yaşadığın o anların büyüsüne de. hepsini hepsini diyebilirsiniz bana. bu yazdıkların iki kahkaha arasından dökülen samimiyetsiz satırlardır, böyle de pislik bir adamsın, bunu da diyebilirsiniz.
hayatı sapa bir yokuşu acıyla tırmanmak diye niteliyorsam da size hak vermiyor değilim. güldüm, sevdim, sevildim, telefona elimi her uzatışımda, ucunda beni samimiyetle bekleyen birileri oldu. kahvemi yalnız içmek istemedimse bir yaren beni kucakladı, çay sohbeti çektiyse canım sofrasını açan nice dostlar da buldum. hepsine hepsine eyvallah, hepsine minnettarım.
ama işte hayat tüm bunlara rağmen insanın kalbini yorabilir, hırpalayabilir. insan bazı gece yarıları sarsılarak uyanabilir bunlara rağmen. insan bazı geceyarıları duvarları yumruklayabilir. insan bazı geceyarılarına sığmayarak kendini serin bir pencerenin kanatlarına bırakmak arzusu duyabilir. tüm bunları size anlatabilmeyi nasıl dilerdim. ancak siz beni bir kez anlayasınız diye bu tüm güzelliklerden vazgeçmemi dilerdiniz. siz bu tüm güzelliklere rağmen kalbimi daima bir yarayla tanımladığım için bana nankör bana iki yüzlü bana budala deyiniz.
her şeye rağmen iyi yaşadın uzatma diyorsunuz, duyuyorum. peki her şeye rağmen yaşamak, buna dair bir fikriniz var mı?
neyse kabul, illaki yaşadım, çalmadım ne kelebeklerin ne kuşların ömründen. illaki yaşadım evet, ancak her şeye rağmen. illaki anlayacaksınız, o gün kitapların arasından çıkararak toprağıma bir kelebek bırakınız.
devamını gör...
tencerenin dibindeki pudingi elle yemek
ekmekle yenmediği sürece bence bir sorun yok.
devamını gör...
karanlıktan korkmak
yaşım kemale erdi, tek ayak çukura girdi gözler toprağa bakıyor ama hala korkarım karanlıktan.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
devamını gör...
medeniyete canavar diyen marş
istiklal marşının yazıldığı dönemde avrupa medeniyetinin yaptıklarını internette küçük bir araştırma yapsa görecek yazarımız. ama batılı biri ne olursa olsun "medeni" biridir diye düşünüyorsa bilemem.
amerika'da, avusturalya'da, asya'da, afrika'da avrupa medeniyetinin neler yaptığını, katliamları... oku, araştır ondan sonra gel mehmet akif'e laf söyle.
kongo'lu küçük çocukların fazla çalışmadığı için ellerini kesen "medeni" fransızca konuşanların yada hindistan'da dokuma ustalarının ellerini kesip, bize mecbur kalsınlar, ingiliz malı alsınlar diyen "medeni" ingilizlerin yaptıklarını internette araştır bir zahmet.
amerika'da, avusturalya'da, asya'da, afrika'da avrupa medeniyetinin neler yaptığını, katliamları... oku, araştır ondan sonra gel mehmet akif'e laf söyle.
kongo'lu küçük çocukların fazla çalışmadığı için ellerini kesen "medeni" fransızca konuşanların yada hindistan'da dokuma ustalarının ellerini kesip, bize mecbur kalsınlar, ingiliz malı alsınlar diyen "medeni" ingilizlerin yaptıklarını internette araştır bir zahmet.
devamını gör...
miyop olmanın zorlukları
bir metreden uzaktaki her şeyi flu görmektir. üstüne birde astigmat eklenince gözlüksüz mimik dahi görememektir.
yıllardır, iyice görebilmek için kıstığım gözlerimden kaynaklanan baş ağrılarımın sebebi olan, gözlük kullanınca kurtulduğum rahatsızlığım.
allahtan evde gözlük takmadan yaşayabiliyorum.
fotoğraf sanatçısı philip barlow miyop insanların dünyayı nasıl gördüğünü göstermiş.
nası duygulandım, abi beni anlamış sağolsun.
yıllardır, iyice görebilmek için kıstığım gözlerimden kaynaklanan baş ağrılarımın sebebi olan, gözlük kullanınca kurtulduğum rahatsızlığım.
allahtan evde gözlük takmadan yaşayabiliyorum.
fotoğraf sanatçısı philip barlow miyop insanların dünyayı nasıl gördüğünü göstermiş.
nası duygulandım, abi beni anlamış sağolsun.
devamını gör...


