mig-25
havacılık tarihinde halen kırılamamış olan en yüksek irtifa rekorunun sahibi uçaktır ki 37500 metrelik bir irtifaya kadar çıkabilmiştir. o irtifadan dünyanın yuvarlaklığını gözle canlı olarak seyredebilirsiniz.
öte yandan askeri havacılık tarihinin ilk jet avcı uçağı konseptini ortaya çıkartması yönüyle de ayrı bir yeri olan sovyet uçağıdır. nato kod adı foxbattır.
1950 li yılların sonları ve 60 lı yıllar sovyetler ile natonun soğuk savaş yıllarının belki de en civcivli zamanlarıydı. ve amerika en azından psikolojik üstünlüğü elinde tutabilme amaçlı olarak sürekli sovyet hava sahasını taciz ediyordu. ta ki sovyetlerin kendi hava sahası üzerinde bir adet amerika ı-2 keşif uçağını düşürene kadar.
bu kırılma noktasından sonra amerika b-70 ve sr-71 gibi projelerle tekrar üstünlüğü eline alma çabasına girişti. b-70 sadece bir proje olarak kaldıysa da sr-71 hayata geçti ve o dönem için bu psikolojik hava üstünlüğünü tekrardan amerikaya geçirdi ki 3 mach üzeri hızlara çıkabiliyor ve de 25000 metre gibi irtifalarda görev yapabiliyordu sr-71.
bu noktada ise sovyetler bu üstünlüğü çözebilmek adına iki yola başvurdu. ilki hava savunma sistemleri yatırımları ki bu konuda zaten natonun hep önünde oldular. bir diğeri ise; sr-71 gibi uçakları engelleyebilecek çok hızlı bir uçak yapma fikriydi ve mig-25 in temelleri 1964 yılında atıldı.
geliştirme süreci 1970 yılına kadar süren mig-25 bu tarihten sonra sovyet ordusuna katıldı. natonun bu uçakla alakalı bildiği tek şey uçağın çok hızlı olduğu ve yüksek irtifalara tırmanabilmesiydi. fakat uçağın yeteneklerini görebilmeleri fazla uzun sürmedi.
1974 yılında sibiryanın kuzeyinde bir keşif görevi yapan sr-71 in peşine takılan mig-25 onu yakalamayı başardı ve radar kilidi attı. vurulmasına çok kısa bir süre kalan sr-71 ölümcül bir manevrayla mig-25 ten kaçıp amerikaya dönebildi. bu olaydan sonra amerika bir daha sr-71 leri sovyet hava sahasına sokmadı ve çılgın proje olan sr-71 için de son başlamış oldu.
mig-25 adına kırılma noktası ise 6 eylül 1976 yılında gerçekleşti. kamçatka üzerinde devriye görevi icra eden bir mig-25 pilotu uçağıyla birlikte japonyaya iltica etti ve uçak japonyaya iner inmez amerikalı ve japon mühendisler uçağı incelediler 2 ay boyunca. tabii sovyetlerin baskısı sonucu bu süre daha da uzamadı.
uçağı inceleyen mühendisler ilk başta sovyetlerin mühendisliğini küçümseyerek neredeyse kullandığı teknolojilere gülecek noktaya gelmişlerdir. çünkü uçakta gerçekten eski sayılabilecek teknolojiler vardır. fakat mühendisler incelemelere devam ettiklerinde iş hayranlığa dönüşmüştür. zira uçak sovyet mühendisliği mantalitesi ürünüdür. basittir, güvenilirdir ve de mükemmeldir. mig-25 basit bir tasarıma sahipti.
bu olaydan sonra 80 li yıllarda sovyetler bu uçağın yeni versiyonlarını üretmiştir. mig-29 ve mig-31 gibi. şu an rus hava kuvvetlerinde mig-31 lerde halen görev alıyor.
peki bu uçağın kusursuz kısımları neydi ¿ yukarıda belirttiğim üzere halen kırılamamış rekorlara sahip ve yeni bir konsepti doğurmuş bir uçaktı.
fakat durum bunlarla sınırlı değildi. uçak o dönem ki en gelişmiş sovyet radarı olan zaslon radarını kullanıyordu. 200 km menzili olan bu radar o dönem sovyetlerin iddiasına göre 12 ayrı hedefi izleyebilmekteydi. ilerleyen yıllarda uçağa kızılötesi tarayıcı da eklendi. 150 km menzilli güçlü hava hava füzeleri taşıyabilmekteydi aynı zamanda uçak.
ayrıca radara bir parantez daha açmak gerekirse; bu gelişmiş radar ile sovyetler özellikle sibirya tarafındaki radar boşluklarını kapatabilmeyi amaçlamıştı. yani uçak aslında bir avcının yanında uçan bir radardı da.
bunlara ek olarak çift motorlu bu uçak 3.2 mach hızına erişebiliyordu fakat o hızlardaki yüksek yakıt tüketimi nedeniyle bu 2.5 mach ile sınırlıydı. sadece özel durumlarda bu hız aşılıyordu.
son olaraksa çok sağlam bir uçaktı. adamlar bildiğiniz titanyumdan uçak gövdesi yapmışlar ki halen bu gövde sağlamlığından ötürü bazı kuzey afrika ülkeleri bu uçakları kullanmaya devam etmekte.
ayrıca harp sahasında da rüştünü ispatlayabilmiş bir uçak mig-25. zira 82 yılındaki ufak çapta olan arap israil çatışmalarında da bazı israil uçaklarını düşürdüğü gibi iran ırak savaşında da pek çok iran f-4 uçağını düşürmüştür. tabii aynı dönemde 2 adet f-15 ve f-18 de mig-25 kurbanı olmuşlardır. gerçi amerika yıllardır f-15 ve f-18 olaylarını reddetse de 2004 yılında bir tane f-18 için bunu kabul etmek durumunda kalmıştır.
öte yandan askeri havacılık tarihinin ilk jet avcı uçağı konseptini ortaya çıkartması yönüyle de ayrı bir yeri olan sovyet uçağıdır. nato kod adı foxbattır.
1950 li yılların sonları ve 60 lı yıllar sovyetler ile natonun soğuk savaş yıllarının belki de en civcivli zamanlarıydı. ve amerika en azından psikolojik üstünlüğü elinde tutabilme amaçlı olarak sürekli sovyet hava sahasını taciz ediyordu. ta ki sovyetlerin kendi hava sahası üzerinde bir adet amerika ı-2 keşif uçağını düşürene kadar.
bu kırılma noktasından sonra amerika b-70 ve sr-71 gibi projelerle tekrar üstünlüğü eline alma çabasına girişti. b-70 sadece bir proje olarak kaldıysa da sr-71 hayata geçti ve o dönem için bu psikolojik hava üstünlüğünü tekrardan amerikaya geçirdi ki 3 mach üzeri hızlara çıkabiliyor ve de 25000 metre gibi irtifalarda görev yapabiliyordu sr-71.
bu noktada ise sovyetler bu üstünlüğü çözebilmek adına iki yola başvurdu. ilki hava savunma sistemleri yatırımları ki bu konuda zaten natonun hep önünde oldular. bir diğeri ise; sr-71 gibi uçakları engelleyebilecek çok hızlı bir uçak yapma fikriydi ve mig-25 in temelleri 1964 yılında atıldı.
geliştirme süreci 1970 yılına kadar süren mig-25 bu tarihten sonra sovyet ordusuna katıldı. natonun bu uçakla alakalı bildiği tek şey uçağın çok hızlı olduğu ve yüksek irtifalara tırmanabilmesiydi. fakat uçağın yeteneklerini görebilmeleri fazla uzun sürmedi.
1974 yılında sibiryanın kuzeyinde bir keşif görevi yapan sr-71 in peşine takılan mig-25 onu yakalamayı başardı ve radar kilidi attı. vurulmasına çok kısa bir süre kalan sr-71 ölümcül bir manevrayla mig-25 ten kaçıp amerikaya dönebildi. bu olaydan sonra amerika bir daha sr-71 leri sovyet hava sahasına sokmadı ve çılgın proje olan sr-71 için de son başlamış oldu.
mig-25 adına kırılma noktası ise 6 eylül 1976 yılında gerçekleşti. kamçatka üzerinde devriye görevi icra eden bir mig-25 pilotu uçağıyla birlikte japonyaya iltica etti ve uçak japonyaya iner inmez amerikalı ve japon mühendisler uçağı incelediler 2 ay boyunca. tabii sovyetlerin baskısı sonucu bu süre daha da uzamadı.
uçağı inceleyen mühendisler ilk başta sovyetlerin mühendisliğini küçümseyerek neredeyse kullandığı teknolojilere gülecek noktaya gelmişlerdir. çünkü uçakta gerçekten eski sayılabilecek teknolojiler vardır. fakat mühendisler incelemelere devam ettiklerinde iş hayranlığa dönüşmüştür. zira uçak sovyet mühendisliği mantalitesi ürünüdür. basittir, güvenilirdir ve de mükemmeldir. mig-25 basit bir tasarıma sahipti.
bu olaydan sonra 80 li yıllarda sovyetler bu uçağın yeni versiyonlarını üretmiştir. mig-29 ve mig-31 gibi. şu an rus hava kuvvetlerinde mig-31 lerde halen görev alıyor.
peki bu uçağın kusursuz kısımları neydi ¿ yukarıda belirttiğim üzere halen kırılamamış rekorlara sahip ve yeni bir konsepti doğurmuş bir uçaktı.
fakat durum bunlarla sınırlı değildi. uçak o dönem ki en gelişmiş sovyet radarı olan zaslon radarını kullanıyordu. 200 km menzili olan bu radar o dönem sovyetlerin iddiasına göre 12 ayrı hedefi izleyebilmekteydi. ilerleyen yıllarda uçağa kızılötesi tarayıcı da eklendi. 150 km menzilli güçlü hava hava füzeleri taşıyabilmekteydi aynı zamanda uçak.
ayrıca radara bir parantez daha açmak gerekirse; bu gelişmiş radar ile sovyetler özellikle sibirya tarafındaki radar boşluklarını kapatabilmeyi amaçlamıştı. yani uçak aslında bir avcının yanında uçan bir radardı da.
bunlara ek olarak çift motorlu bu uçak 3.2 mach hızına erişebiliyordu fakat o hızlardaki yüksek yakıt tüketimi nedeniyle bu 2.5 mach ile sınırlıydı. sadece özel durumlarda bu hız aşılıyordu.
son olaraksa çok sağlam bir uçaktı. adamlar bildiğiniz titanyumdan uçak gövdesi yapmışlar ki halen bu gövde sağlamlığından ötürü bazı kuzey afrika ülkeleri bu uçakları kullanmaya devam etmekte.
ayrıca harp sahasında da rüştünü ispatlayabilmiş bir uçak mig-25. zira 82 yılındaki ufak çapta olan arap israil çatışmalarında da bazı israil uçaklarını düşürdüğü gibi iran ırak savaşında da pek çok iran f-4 uçağını düşürmüştür. tabii aynı dönemde 2 adet f-15 ve f-18 de mig-25 kurbanı olmuşlardır. gerçi amerika yıllardır f-15 ve f-18 olaylarını reddetse de 2004 yılında bir tane f-18 için bunu kabul etmek durumunda kalmıştır.
devamını gör...
mansur yavaş'ın yeni sosyal medya fotoğrafı
bu kadar halk ile iç içe olduğu için çekemiyor ak çomarlar mansur başkanı.
helal olsun başkanım, devam böyle. gün gelecek cumhurbaşkanı olarak da göreceğiz seni.
helal olsun başkanım, devam böyle. gün gelecek cumhurbaşkanı olarak da göreceğiz seni.
devamını gör...
back in black
ac/dc'nin opus magnumu.
türünü daha iyi simgeleyen çok az şarkı vardır.
türünü daha iyi simgeleyen çok az şarkı vardır.
devamını gör...
mağara alegorisi
galatarasay üniversitesi felsefe bölümü öğretim üyesi ömer aygün'ün 3 videoluk bir canlı yayın serisi var bu konuda. mağara alegorisini ince ince işlediği için videolar uzun. canlı yayının da kalitesi birazcık kötü fakat dinlemeye kesinlikle değer.
devamını gör...
babaların kızlarına hitap biçimleri
genelde mavişim diye seslenir, ben de babacık diye karşılık veririm çünkü bir muhabbet kuşu ilişkimiz var *
devamını gör...
içilen en kötü içecek
benim için kesinlikle şalgam.
devamını gör...
ben onsuz yaşayamam
acı ama gerçek olan bir şey söyleyeyim yaşanıyor.
bu söylediğimiz kişi kim olursa olsun bir gün onsuz yaşamayı öğreniyoruz. ayrılık ne ki insanlar ölüm acısına alışıp hayatlarına devam ediyor. o yüzden bu kadar büyük cümleler kurmamak lazım sanki ha?
"yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık."
bu söylediğimiz kişi kim olursa olsun bir gün onsuz yaşamayı öğreniyoruz. ayrılık ne ki insanlar ölüm acısına alışıp hayatlarına devam ediyor. o yüzden bu kadar büyük cümleler kurmamak lazım sanki ha?
"yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık."
devamını gör...
yazılımcıların gözlüklü olması
hahahah gününün 15 saatini pc ekranına bakan insanın gözlük takması! nasıl bir tespit bu nasıl bir ıq yiğidim deyip yazara hayran kaldığım başlık.
devamını gör...
asansör sessizliği
vakti zamanında hiç tanımadığım ve sırf susuyorum diye dayak yediğim için başkası ile asansöre bindiğimde yüreğim bin beş yüz atıyor.
durumu olan okuyabilir #647791.
durumu olan okuyabilir #647791.
devamını gör...
şapkalı a kullanımı
her yıl sınav döneminde hocalar ve öğrencilerin tartışma sebebi olan harf.
kaldırıldığı takdirde olacaklar:
"bu yıl şirketimizin karı %10 arttı."
kar mı? karı mı? yoksa kârı mı? aklımda deli sorular. *
kaldırıldığı takdirde olacaklar:
"bu yıl şirketimizin karı %10 arttı."
kar mı? karı mı? yoksa kârı mı? aklımda deli sorular. *
devamını gör...
şeyma subaşılaşmak
insanlar şeyma subaşılaştılar mı bilmem ama insanlar artık aynılaştı. sosyal medyada birçok kişideki en güzel benim, en çok benim hayatım mükemmel triplerini mi dersiniz. fındık gibi minnacık olmak suretiyle yapılan burun estetiklerini mi dersiniz. törpülenen çene, inceltilen bel, büyütülen kalça mı dersiniz. ha tabi bir de dişler inci gibi olmak zorunda. tercih edilen kıyafetler zaten trendyol linklerinden hep aynı... artık güzellik algımızın çığırı çıkmış. insanlar böyle davranarak güzel olduklarını sanıyorlar fakat farkında değiller ki yalnızca birbirlerine daha çok benziyorlar...
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
çocukken bile büyük olabiliyoruz da, neden büyüdükçe çocuk kalamıyoruz?
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
bencil insanlar.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
güzel bir plan kurgusu içinde ablamın yanına gidiyorum diye sevdiceğimin yanına gideceğim.yol bizim ordan 15 saat. ablam da arkadaşlarımla gezeceğim diye biliyor, sevdiğim kişinin yanına gittiğimi bilmiyor. otobüse çarşamba günü bineceğim. çarşamba günü babam öğlene kadar evde olmayacak. bu fırsat bir daha ele geçmez. babam olsa izin vermez, o yokken gideceğim. tabi akşamdan ablam diyecek. ablam onlara da ucuz bilet buldum, gelsin, çalışsın, kafası dağılsın diyecek. sevdiğim, bir arkadaşım ve ben biliyoruz sadece. allah izin verirse hastalık, ölüm vs olmazsa gideceğim. oraları gezeceğim, iki yarım gün ve 2 tam günümüz var. sonra ablamın yanına gideceğim.
...
sevmek her şeye rağmen çok güzeldir.
...
sevmek her şeye rağmen çok güzeldir.
devamını gör...
nude atan yazarlar veri tabanı
şu nude atma olayında merak ettiğim şu var. sanırım mesele kadın vücudu görmek değil erkeğin kendisine özel olarak atılması sonucu yaşadığı bir haz. amaç salt kadın vücudu görmek olsa tonla görülür internette. bir özellik, bir ego kabartma durumu herhalde. bu tanımın da yeri burası değil ama işte nerede yerimizi dosdoğru bulabildik ki?
devamını gör...
şebnem ferah'ın en güzel şarkısı
tercih yapmak çok zor olsa da benim için budur:
devamını gör...
eski fotoğraflar
1990ların ortasına trabzonda kunduracılar caddesinin meydan çıkışında
eski ayaklı bir fotoğraf makinası olan yaşlı bir amca vardı.
siyah beyaz resim çeker satardı
takım elbise giyerdi.
aklıma o yaşlı amcayı getirdi.
eski ayaklı bir fotoğraf makinası olan yaşlı bir amca vardı.
siyah beyaz resim çeker satardı
takım elbise giyerdi.
aklıma o yaşlı amcayı getirdi.
devamını gör...
küs gibi davranıp ne oldu diye sorulduğunda yok bir şey denmesi
ben yapıyorum böyle. sahiden kırılınca değil ama nazlanasım gelince yapıyorum. hatta davranışlarımdan baktım anlamıyor, ya küstüm derim ya da mesajla kendisine iletirim küsmüşlüğümü, gönlümü almaya çalışıyorsa bu sefer boşversene çoktan küstüm derim, yüz vermem.
civciv; samimiyetle soruyorum, ruh hastası mısın diye soracak arkadaşlar için cevap veriyorum. evet. kabataş meydanında üstü çıplak deri eldivenli 20-30 erkek tarafından kırbaçlandığım günden beri böyleyim. bir şeyler değişti o günden sonra.
bi de herkesin bir tarzı vardır. kardeşimin kedisi kendisini sevdirmek istediği zaman odanın ortasında durup miyov diye epey bağırıyor, gelip sevince gidiyor. benim kedim 5 kiloluk vücuduyla seni ezer, yüzünü yalar, vücudunda gezer, yüzüne oturur ve en sonunda kendisini fark ettirir, seversin, gider. biz de nazlanarak kendini sevdirmeye çalışan kedileriz. öyle kolay olmuyor demek kendimizi sevdirmemiz. biraz mücadele istiyor.
çünkü biraz düşünün. neden olmasın?
civciv; samimiyetle soruyorum, ruh hastası mısın diye soracak arkadaşlar için cevap veriyorum. evet. kabataş meydanında üstü çıplak deri eldivenli 20-30 erkek tarafından kırbaçlandığım günden beri böyleyim. bir şeyler değişti o günden sonra.
bi de herkesin bir tarzı vardır. kardeşimin kedisi kendisini sevdirmek istediği zaman odanın ortasında durup miyov diye epey bağırıyor, gelip sevince gidiyor. benim kedim 5 kiloluk vücuduyla seni ezer, yüzünü yalar, vücudunda gezer, yüzüne oturur ve en sonunda kendisini fark ettirir, seversin, gider. biz de nazlanarak kendini sevdirmeye çalışan kedileriz. öyle kolay olmuyor demek kendimizi sevdirmemiz. biraz mücadele istiyor.
çünkü biraz düşünün. neden olmasın?
devamını gör...
girilen tanımdan arkadaşını tanımak
geçen gün arkadaşa kafa sözlükte yazdığımı söyledim. çok ısrar etsede nickimi söylemedim. ertesi gün seni buldum. yoldaş benjamin değil mi dedi. ne diyim.
devamını gör...
