hiç memnun olmadığım bir projenin devamı. bir tek dolmuş ile 15 dakikada ulaşabildiğimiz tüm hastaneler, arada vasıta değiştirerek 2 - 2,5 saatte ulaşabileceğimiz yerlere taşındı. gece acil bir durum olsa dünya kadar taksi parası anlamına da geliyor tabi bu.

allah sizin elinize düşürmesin insanları.

edit: diğer garabet de okulların dağ başlarına atılması. altında arabası olan, her imkâna sahip vekiller, iş adamları falan, ulaşımın rahat olduğu şehir içinde takılsın, sabahın 8'inde derse yetişmesi gereken, toplu taşımalarda sürünen gariban gençler, sabahın köründe yollara dökülsün. bravo!
devamını gör...

(bkz: jyp entertainment) bünyesinde bulunan, beş güney koreli, üç japonyalı, bir tayvanlı dokuz üyeden oluşan kpop grubu. 2014 yılında eksik üye nedeniyle çıkış yapması ertelenen twice 2015 yılında sixteen adlı program ile oluşturuldu. çıkış şarkıları olan ''like ohh ahh'' ile beğeni toplayan grup asıl çıkışını ''what is love'' şarkısı ile yapmıştır. klibinde popüler film sahnelerini canlandıran grup o dönem fazlaca beğeni toplamıştır. izlemenizi tavsiye ederim.

grubun korece; twicetagram ,eyes wide open japonca ise,; bdz ve &twice adında toplam dört adet albümü bulunmaktadır.

çıkış yaptıkları dönem yaptıkları müziği candy pop olarak adlandırsalar da günümüzde biraz daha olgunlaştıklarını söyleyebiliriz. özellikle son çıkardıkları japonca single ''perfect world'' beklenen ilgiyi görmese de daha olgun müzik yaptıklarının göstergesi bir iş olmuş fikrimce.

grup önümüzdeki günlerde ilk ingilizce singleları olan ''the feels'' isimli şarkılarını yayınlayacaklar.

kpopa karşı ön yargısı olan biri iseniz şans vermenizi öneririm dedikleri kadar renkli ve pozitif bir grup.

en sevdiğim şarkılarını da dinlemek isteyenler için şöyle bırakayım;

devamını gör...

yüzünün yarısı olmayan, bir ayağı çukurda diye üstüne titrediğim bir sokak kedisi var. ne zaman beslemeye çıksam ona ayrıca bir köşede yumuşak yaş mama yediririm. sokakta olduğu halde iç-dış parazit ve diğer aşılarını yaptırırım ki bünyesi zayıf düşmesin.
ben bu öldü ölecek diye gözünün içine bakarken, geçen gece bir de baktim ki çıkmış duvara yanında kankaları ve bir de dişi kedi "maaaaavvv maaaavvvv!" ortalığı yıkıyorlar.
bir an duraksadım, sonrasında gülme krizi tuttu. bir ayağı çukurda dediğime bak sen.*
devamını gör...

bir diyetisyen olarak bu konu hakkında şunları söyleyebilirim:
ilk olarak veganlık daha sağlıklıdır demek için çok fazla araştırma yok. fakat tam tersi sağlıksız olduğunu söylemek için de yeterli araştırma yok.
protein konusunda çekinceniz olmasın. gayet bitkilerden de protein ihtiyacınızı tam olarak karşılayabilirsiniz. (ilk 1-2 ay bir diyetisyenden yardım almanızı öneririm.)
söz konusu yaratmış olduğumuz kirlilikler olduğunda bunda en çok payı olan şeylerden biri de çiftlik hayvanları...
ve tabii ki salgın hastalıklar insanların şimdiye kadar geçirdiği neredeyse tüm salgın hastalıklar hayvanlardan geçmiştir.
canan karatay'ın söylediği gibi 'veganların beyni çalışmaz. doğaya bakın et yiyen hayvanlar ne kadar zeki ot yiyenler aptal' sözü tam bir saçmalıktır. doğada bize en yakın beyin yapısına sahip hayvanlar orangutanlardır. ve büyük çoğunluğu yalnızca bitkisel kaynaklarla beslenir. (çok nadiren et tüketen guruplarla karşılaşılmış fakat bu gurupların insanları taklit ettiği düşünülüyor.)
ağır metal birikimi konusuna gelirsek:
basit lise biyoloji bilgisiyle bu konuyu yanıtlamak mümkün aslında. ağır metal birikimi
en az bitkiler (yalnızca su içinde bulunan metal)
orta düzeyde otcul canlılar(ot ile beslendikleri için otların içinde bulunan ağır metal +su ile aldıkları metal)
yüksek düzeyde : etçil canlılar( otcul canlı+su)
en yüksek düzeyde ise : hepçil canlılarda olur.
dolayısıyla vegan olmak ağır metal alımınızı en aza indirecektir.
gdo konusu :
bu da başka bir saçmalık bitkiler gdo'lu yemememiz gerekir...
her ülkenin gdo konusunda uyguladığı prosedürler vardır.
bir tohumun insan gıdası olarak işlenebilmesi için :
avrupa ülkelerinde %0,9
türkiye'de ise %0,8' inin gdo' lu olması lazım
peki bu sınırların üzerinde olan tohumlara ne oluyor?
hayvan gıdası... (gdo ürünler de bizlere söylendiği kadar zarar vermez . öyle ki gdo olmasaydı hepimiz aç kalırdık.)
seçim senin...
devamını gör...

kuşaklarla insanları genellemeye hiç katılmıyorum şahsen ki milattan önceki zamanlarda bile o zamanın genç nüfusuna söylenen şimdiki eleştirilerin benzerleri var ama tabii zaman çok değişiyor. her dönemin şartları çok farklı. birde coğrafya kaderdir meselesi var tabii :(
devamını gör...



benim için bu şarkıdır. sanırım the walking dead (dizi) 'in bir sahnesinde yer almış ancak ben spotify'da kendim keşfetmiş ve çok beğenmiştim.
devamını gör...

haddinden pahalı hediyeler, gösterişten daha varoş bişey yoktur
devamını gör...

(bkz: içeri girdiğimde nickini sıvazlıyordu)
devamını gör...

yks için umutla ve azimle kampa girecek pek bi sevdiğim yazar.
hayallerine ulaşmış , hatta muzaffer bir kumandan, adeta azize olan jan dark gibi ufukta belirdiği o günü bekliyor olacağım.
şimdiden sınavda başarılar dilerim umarım hayallerine kavuşursun. görüşmek dileğiyle uranüs, kendine çok iyi bak.
devamını gör...

bacak bacak üstüne atmanın saygısızlık olarak algılanması.
devamını gör...

insandan insana çok değişen bir şey. kimi insanlar o kadar çok sever ki hayatı şartlar ne olursa olsun sımsıkı sarılırlar hayata. benimse hiç başaramadığım bir şey. kendimi kesinlikle ait hissedemiyorum bu hayata. yabancı bir cismim sanki dünya için ve dünya bana karşı bir reaksiyon veriyor.
devamını gör...

(bkz: #128milyardolarnerede) (bkz: 128 milyar dolar)

detaylı arama kısmına 128 milyar dolar yazarsanız envai çeşit başlık karşınıza çıkacaktır.

(bkz: aramaya inanmak)
devamını gör...

sözlük yazarlarının tecrübe ettiği, ilk etapta rasyonel bir açıklaması olmayan, haliyle doğaüstü olarak tanımladığımız olaylardır.

99 ya da 2000 senesinde, teyzemler ile birlikte yaz tatilimizi geçirmek için babam bir yazlık kiralamıştı. iki artı bir olan evde, bir odada teyzemle eniştem, bir oda da biz kalıyorduk. bizim kaldığımız odanın balkonu kapatılmış, odaya katılmış ve çocuklar için de bir ranza vardı. gece yattığım yerden annemin ve babamım uyuduğu yatağı ve odanın kapısını görebiliyordum.

sanırım ikinci geceydi, ilk olarak mutfaktan şakır şakır, tabakların veya bardakların birbirine çarpması gibi sesler geldi. biz kardeşimle ne olduğunu anlamadık ama büyükler ayaklanınca biz de onlarla beraber kalkıp içeri gittik. babamla eniştem eve hırsız falan girdiğini düşündü ama annem ile teyzem bunlar tabak sesi falan diye söylendi ise de o gece kimse oralı olmadı ve biz uyumaya devam ettik.

ertesi gece, ranzanın üst tarafında yatarken, babamın adımı seslendiğini duyarak gözlerimi açtım. haliyle yattıkları yatağa baktım babamı görmek için fakat babam ile annem uykudaydı. daha sonra kapının girişinden bana bakan bir adam gördüm. soluk bir rengi olmasına rağmen son derece fark edilirdi. o korku ile sadece anne diyebildiğimi hatırlıyorum. annem anında uyandı, daha bana bakmadan kapıda duran adamı o da gördü ve bağırması ile beraber tüm ev ayağa kalktı. tabi adamı başka ne gören var ne eden.

o geceyi nasıl geçirdiğimizi bilmiyorum ama ertesi gün evden ayrıldık.

bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...

yazmak isteyene kapı her zaman açık. ama bende eğlenceli kelimeler yok, ona göre dostlar.*
devamını gör...

filmle ilgili genel bilgiler yukarıdaki tanımlarda verilmiş. o yüzden o kısımlara girmeyeceğim.

peki bu film bize ne vaat ediyor?
bir film seyrederken zaten en önemli motivasyonumuz budur.

bana kalırsa bu film kariyerlerinin zirvesine çıkmış iki din adamının hikayesini en ilgi çekici haliyle anlatabilmeyi vaat ediyor. çünkü afişe baktığınızda yahut da fragmanı izlediğinizde karşılaşacağınız şey iki din adamı ve onların diyalogları.
haliyle geriye bu diyalogların içeriği kalıyor. ne var bu diyaloglarda peki?

başrollerimizi bulundukları noktaya getiren bir çok şey:
-hıristiyan inancının işaretlere verdiği değer: teolojik kısmını bilmiyorum tabii ama bu işaret meselesi yani tanrı'dan gelen işaretler, tanrı'yı hissetme meselesi filmde önemli bir yer teşkil ediyor. öyle ki bazı sahnelerde yok artık diyorsunuz.

-karakterlerimizin inanç, adalet ve vicdan muhasebeleri: filmin kırılma noktalarını bu hususlar çok iyi belirliyor.
ve bu noktalarda karakterlerle empati kurabiliyorsunuz.

-ve en önemlisi hayata karşı gösterdikleri bakış açısı. zaten bu kısım filmi izlenebilir ve çekici kılıyor.
bir tarafta katı ve prensiplerinden ödün vermeyen antony hopkins'in canlandırdığı benedict diğer tarafta da game of thrones'ta high sparrow olarak tanıdığımız jonathan pryce'ın canlandırdığı francis.
burada ister istemez francis'in tarafını tutuyorsunuz. hatta şaşırıyorsunuz. katolik kilisenin içinde 'normal' bir insan.
sorgulayan, mütevazı, komik, olgun ve gerçekçi bakış açısına sahip bir karakter. çok doğal.

benedict maalesef öyle değil.
düşünce kalıpları, makamın verdiği ağırlık ve şahsi egoları arasında savaş veriyor ve siz bu savaşa şahit oldukça benedict ile de yakınlaşıyorsunuz.

filmde çok renkli sahneler var durağanlığı kıran.
beni en çok etkileyen sahne her iki karakteri özetliyor adeta:
spoiler
sahnede benedict kilise bünyesinde çıkardığı albümden bahsediyor francis'e ve albümünü alıp almadığını soruyor. olumlu yanıt alınca da istersen imzalayabilirim diyor. o imza benedict için çok önemli. belki de francis'in dinleyip dinlememesinden de önemli. francis'in verdiği yanıt ise harika, teklifi kabul etmekle birlikte belki şimdi bir şeyler çalarsınız diyor. çünkü notalar imzadan daha değerli.
francis yaşamaktan zevk alan bir yapıya sahip.

film iki din adamının hikayesini tatminkar şekilde anlatıyor. şahsen beğendim.

son olarak şunu söylemem lazım. filmin başrolü antony hopkins değil. elbette saygı duyuyoruz, kıdem muhabbeti var muhtemelen. ama cast kısmı çıktığında jonathan pryce'ı ilk sırada görmek isterdim.
devamını gör...

huzur bozmak, huzur bozmaya hazırlanmak.

çünkü neden olmasın, çünkü bu zilli bugün yine kulaklığımı yedi ve şimdi mışıl mışıl uyuyor.
bazı şeyler cezasız kalmamalı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bunalmışlardır. açmasınlar mı?
devamını gör...

sen beni anlamadın gözünü kan bürümüş bundan öte ayrılık var..
devamını gör...

rahmetli sinema oyuncusu çolpan ilhan'ın ağabeyi, oyuncu kerem alışık'ın dayısı ve sadri alışık'ın kayınbiraderi olan değerli şairimiz.
devamını gör...

diğer bir adı tavşan kulağı olan çiçektir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim