ergenleri anlama kılavuzu
fizyolojik değişimleri takip eden duygusal değişimlerle yeni bir ‘ben’ üretme aşamasında olan ergenler için en önemlisi bu süreçte ailenin ve çevrenin desteğini alabilmek olmalı.
bu desteği nasıl alabileceklerini öğrenebilmek için bilim elbette bize yol gösterici yine. dönem hakkında yazılmış bir çok kitap mevcut, ancak genelde anlatımları pek de akıcı olmuyor, ders kitabı okumuş gibi oluyorsunuz.
‘dersimizi almak’ için illa formatı ağır, bolca yabancı sözcüğün ve ülkemize uymayan istatistiklerin yer aldığı kaynakları yerine böyle bir bir kılavuz edinmek ufuk açıcı olacaktır diye düşünüyorum.
bu kitap herkese lazım, ama en çok da ebeveynlere ve öğretmenlere. öğrendiğimiz geleneksel yöntemler, bize uymadığı gibi bizden sonraki nesillere de elbette uymayacak.ailesel değerlerimizi koruyarak ( elbette her aile için farklıdır bu, tek bir modelden söz edemeyiz) ergenlerle nasıl anlaşacağımız, onları nasıl anlayacağımız da son derece önemli mutlaka.

ergenler, özellikle on altı yaş sonrası ergenler istedikleri her şeyi tüm kontrol ve yasaklara rağmen yapabilecek durumdadır. doğru mesafede durup baskıcı ve zorlayıcı olmadan endişelerimizi paylaşırsak ciddiye alınma olasılığımız daha fazladır.
uzman psikolog özgün kızıldağ kitabında sık sık anlayışın ve sabrın öneminin altını çiziyor.
kitap, karşılaştığımız ya da karşılaşabileceğimiz sorunları vakalar üzerinden anlatıyor.
ergenlikte fiziksel değişim,
duygusal değişim,
kız erkek ilişkileri,
cinsellik,
özel yetenekli ergenler
meslek seçimi,
spor ve hobiler
ebeveyn çatışmaları,
boşanma
gibi ana konular etrafında olaylar ve çatışmalar ve çeşitli çözüm önerileriyle sunuluyor.bilimsel çalışmalar ve elde edilen veriler sıkmadan satır aralarına iliştirilmiş.
kitabın en sevdiğim yanı , bölüm sonlarında çeşitli kitap ve film önerilerini ve yararlı internet sitelerine de yer vermiş olması.
özgün kızıldağ hakkında bilgi için
bu desteği nasıl alabileceklerini öğrenebilmek için bilim elbette bize yol gösterici yine. dönem hakkında yazılmış bir çok kitap mevcut, ancak genelde anlatımları pek de akıcı olmuyor, ders kitabı okumuş gibi oluyorsunuz.
‘dersimizi almak’ için illa formatı ağır, bolca yabancı sözcüğün ve ülkemize uymayan istatistiklerin yer aldığı kaynakları yerine böyle bir bir kılavuz edinmek ufuk açıcı olacaktır diye düşünüyorum.
bu kitap herkese lazım, ama en çok da ebeveynlere ve öğretmenlere. öğrendiğimiz geleneksel yöntemler, bize uymadığı gibi bizden sonraki nesillere de elbette uymayacak.ailesel değerlerimizi koruyarak ( elbette her aile için farklıdır bu, tek bir modelden söz edemeyiz) ergenlerle nasıl anlaşacağımız, onları nasıl anlayacağımız da son derece önemli mutlaka.

ergenler, özellikle on altı yaş sonrası ergenler istedikleri her şeyi tüm kontrol ve yasaklara rağmen yapabilecek durumdadır. doğru mesafede durup baskıcı ve zorlayıcı olmadan endişelerimizi paylaşırsak ciddiye alınma olasılığımız daha fazladır.
uzman psikolog özgün kızıldağ kitabında sık sık anlayışın ve sabrın öneminin altını çiziyor.
kitap, karşılaştığımız ya da karşılaşabileceğimiz sorunları vakalar üzerinden anlatıyor.
ergenlikte fiziksel değişim,
duygusal değişim,
kız erkek ilişkileri,
cinsellik,
özel yetenekli ergenler
meslek seçimi,
spor ve hobiler
ebeveyn çatışmaları,
boşanma
gibi ana konular etrafında olaylar ve çatışmalar ve çeşitli çözüm önerileriyle sunuluyor.bilimsel çalışmalar ve elde edilen veriler sıkmadan satır aralarına iliştirilmiş.
kitabın en sevdiğim yanı , bölüm sonlarında çeşitli kitap ve film önerilerini ve yararlı internet sitelerine de yer vermiş olması.
özgün kızıldağ hakkında bilgi için
devamını gör...
italya'da 55 euro türkiye'de 1000 lira
italya takımlarından novara'ya transfer olan 21 yaşındaki voleybolcu ebrar karakurt'un market alışverişine dair yaptığı paylaşım. kuraklık bir tek buraları vurmuş demekki.

italya takımlarından novara'ya transfer olan 21 yaşındaki voleybolcu, market alışverişindeki paylaşımıyla dikkat çekti.
ebrar karakurt, yaptığı alışverişin fotoğrafını çekerek, "italya'da 55 euro, türkiye'de 1000 lira" dedi.
kaynak: tr.sputniknews.com/20210924...

italya takımlarından novara'ya transfer olan 21 yaşındaki voleybolcu, market alışverişindeki paylaşımıyla dikkat çekti.
ebrar karakurt, yaptığı alışverişin fotoğrafını çekerek, "italya'da 55 euro, türkiye'de 1000 lira" dedi.
kaynak: tr.sputniknews.com/20210924...
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
dünyanın dört bir yanında bir şekilde birbirlerini bulmak.
bakın bu çok gizemli.
bakın bu çok gizemli.
devamını gör...
iğde ağacı
çiçekleri açtığında çok mükemmel kokan, nemli, deniz kıyı semtlerinde bolca karşılaşabileceğiniz nadide ağaç. yaprakları zeytin dallaranı anımsatır.
anadolu insanının kutsal saydığı, gazi mustafa kemal paşa’nın çok sevdiği bir ağaçtır aynı zamanda.
nezihe araz’ın atatürk’ü ağlatan ağaç yazısı;
ankara kurtuluş savaşı’nın eşsiz önderine kollarını açtığı günlerde, çankaya’dan şehre inen yol üzerinde tek bir iğde ağacı varmış, ağaç olarak. mustafa kemal o ağacın yanından geçerken yanındakilere” bak dermiş, bu benim iğde ağacım” dermiş
bu sevgiden haberi olmayanlar, bir gün yolu genişletmek amacıyla iğde ağacını kesmişler.
mustafa kemal bu yoldan geçişi sarasında iğde ağacını selamlamak için başını çevirdiğinde ağacın yenini bom boş görmüş.”heyecanla sormuş, ne oldu benim ağacım” diye. ağacın kesildiğini öğrendiği zaman iki elini yüzüne kapatarak, ağlamaya başlamış.
koca bozkırda on binlerce ağacın yeşerip göverdiği bir ankara, gazi orman çiftliği varsa…
bunu mustafa kemal’in o günkü gözyaşlarına borçluyuz.
bir iğde ağacı yerine bir orman, on binlerce ağaç on binlerce sevgi” deniliyor.
-nezihe araz
anadolu insanının kutsal saydığı, gazi mustafa kemal paşa’nın çok sevdiği bir ağaçtır aynı zamanda.
nezihe araz’ın atatürk’ü ağlatan ağaç yazısı;
ankara kurtuluş savaşı’nın eşsiz önderine kollarını açtığı günlerde, çankaya’dan şehre inen yol üzerinde tek bir iğde ağacı varmış, ağaç olarak. mustafa kemal o ağacın yanından geçerken yanındakilere” bak dermiş, bu benim iğde ağacım” dermiş
bu sevgiden haberi olmayanlar, bir gün yolu genişletmek amacıyla iğde ağacını kesmişler.
mustafa kemal bu yoldan geçişi sarasında iğde ağacını selamlamak için başını çevirdiğinde ağacın yenini bom boş görmüş.”heyecanla sormuş, ne oldu benim ağacım” diye. ağacın kesildiğini öğrendiği zaman iki elini yüzüne kapatarak, ağlamaya başlamış.
koca bozkırda on binlerce ağacın yeşerip göverdiği bir ankara, gazi orman çiftliği varsa…
bunu mustafa kemal’in o günkü gözyaşlarına borçluyuz.
bir iğde ağacı yerine bir orman, on binlerce ağaç on binlerce sevgi” deniliyor.
-nezihe araz
devamını gör...
sicil tertemiz
sözlükte başlı başına gururlanma sebebi.
devamını gör...
bir erkeği değiştirmeye çalışmak
bir laf vardır.
erkekler kadınların hiç değişmeyeceğini sanarak evlenirler ama kadınlar değişir
kadınlar ise erkeklerin değişiceğini sanarak evlenirler ama erkekler değişmez.
hahaha sadece aklıma gelmişti
erkekler kadınların hiç değişmeyeceğini sanarak evlenirler ama kadınlar değişir
kadınlar ise erkeklerin değişiceğini sanarak evlenirler ama erkekler değişmez.
hahaha sadece aklıma gelmişti
devamını gör...
ilyada roman olsun
".... ister çamurdan olsun" diye devam eden homeros eseri. bu dava uğruna çok mücadele vermiştir. saygıyla anıyorum.
devamını gör...
özlemek
göreslenmek. görmek istemek. kavuşmak istemektir.
devamını gör...
övünmek için demiyorum
övünmek için demeyip(!) deli gibi övünmektir. çok mütevazıyım demekle beraber gider.
övünmek için demiyorum çok dehşet resim yaparım.
övünmek için demiyorum çok mahzun bakabiliyorum,
gibi.
övünmek için demiyorum çok dehşet resim yaparım.
övünmek için demiyorum çok mahzun bakabiliyorum,
gibi.
devamını gör...
renkli mahlas alıp kendini üstün zannetmek
ben renki mahlasları hala yetkili kişi zannediyorum. sevgiler.
devamını gör...
türküm özür dilerim
protesto edilen saçmalıyor, protesto eden saçmalıyor. ülke iyice kafayı yedi artık.
devamını gör...
ölüm
montaigne, şöyle bir aforizma ile aslında çok güzel tanımlıyor ölümü:
''ölümden niye korkacağım ki? ben varken o yoktur, o gelince de ben zaten olmayacağım...''
ne kadar yaşıyoruz?
ne kadar yaşadık?
yeterince yaşadık mı ki, ölümü düşünüyoruz, konuşuyoruz?
ölüm, hepimizin her zaman cebinde taşıdığı, ama varlığını asla hatırlamadığı, o çakmak cebindeki 5-10 kuruş, hepsi bu... günü gelince harcayacağız... 5-10 kuruşa bugün sakız bile alamıyorsunuz dostlar, müdahale edip değiştiremeyeceğiniz şeylerin üstüne kafa yormayı bırakın. hayatı kaçırmayın...
bakın, ne diyor v. hugo:
''herkes ölür, ama herkes (gerçekten) yaşamaz...''
''ölümden niye korkacağım ki? ben varken o yoktur, o gelince de ben zaten olmayacağım...''
ne kadar yaşıyoruz?
ne kadar yaşadık?
yeterince yaşadık mı ki, ölümü düşünüyoruz, konuşuyoruz?
ölüm, hepimizin her zaman cebinde taşıdığı, ama varlığını asla hatırlamadığı, o çakmak cebindeki 5-10 kuruş, hepsi bu... günü gelince harcayacağız... 5-10 kuruşa bugün sakız bile alamıyorsunuz dostlar, müdahale edip değiştiremeyeceğiniz şeylerin üstüne kafa yormayı bırakın. hayatı kaçırmayın...
bakın, ne diyor v. hugo:
''herkes ölür, ama herkes (gerçekten) yaşamaz...''
devamını gör...
misanthrope
sözcük olarak insanlardan korkma, nefret et me anlamına gelir.ayrıca death metal grubu death'in (bkz: death) (bkz: chuck schuldiner) efsane şarkısıdır.
devamını gör...
karbon ayak izi
insanların çevreye verdiği zararın karbondioksit emisyonu ile ölçümüdür. doğrudan ve dolaylı karbon ayak izi olmak üzere iki çeşittir. doğrudan karbon ayak izi ulaşımda ve diğer faaliyetlerde kullanılan fosil yakıtların çevreye verdiği zararın ölçümü iken dolaylı karbon ayak izi ömrümüz boyunca kullandığımız ürünlerin üretiminden bertarafına kadar olan süreçte çevreye verdiği zararın ölçümüdür.
devamını gör...
damdan düşenin halini damdan düşen anlar
-damdan düşen: ben ne alaka hocam.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
yazarların yaşadıklarından sonra geçirdiğim ağır gribi yazmaya utandım. herkese çok büyük geçmiş olsun.
devamını gör...
cenaze evindeki pilav
ister inanın, ister inanmayın, ben cenazeden , cenazeye gezip, ceketinin cebinde kaşık ile gezen insanlar gördüm.
halkımızın , ölüye saygısını görüyoruz.
zıkkım yiyin..
( helva yesinler ama)
halkımızın , ölüye saygısını görüyoruz.
zıkkım yiyin..
( helva yesinler ama)
devamını gör...
sözlüğün düz yazarları
beni de yazın bu listeye. çünkü bende düz bir yazarım. düz olmak kötü bir şey değil kendini bilmektir. ne şatafatı ne de saçmalığı ve amaçsızlığı severim. her şey yerinde ve kıvamında olacak. hiçbir konuda abartı olmamalıdır.
devamını gör...



