ellie goulding
ingiliz şarkıcı, "fifty shades of grey" filminde çalan love me like you do isimli parçasıyla çıkış yaşamıştır ama patlaması ve geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan parça için burn demek yanlış olmaz diye düşünüyorum.
devamını gör...
eski sevgili ile gidilen yerlere bir daha gidememek
mekan psikolojisi kaynaklı bir durumdur. kişi bu durumu aşmak isterse aynı yerlerde yeni ve farklı anılar oluşturmak zamanla bu sıkıntıyı atlatmasına yardımcı olacaktır. kişinin bu sıkıntıyı aşmak için uğraşmak istememesi de bir tercih meselesidir gerçi. sevgilisi artık hayatta değilse ve o yerlerde onun anısı saklıysa, anısına saygı duymak için o yerlerde yeni anılar oluşturmak istemeyebilir benim gibi.
devamını gör...
alanya'da afganların göndere afganistan bayrağı çekmesi
buradan
evet buyrun mülteci severler, insan hakları savunucuları. masum afgan kardeşlerinizin yeni icraatı. ama infial yaratmaya çalışan biziz değil mi?
evet buyrun mülteci severler, insan hakları savunucuları. masum afgan kardeşlerinizin yeni icraatı. ama infial yaratmaya çalışan biziz değil mi?
devamını gör...
erdal baksır production
gecenin konusu:

.
.
intiharın hayırlısı makbuldür.
yukarıda fotoğrafını gördüğünüz beşir fuad'da intiharı hayırlı bir hale getiren 1800'lerin üçüncü çeyreğinde yaşamış bir atamız.
öncelikle bu ünlü yazardan bahsetmekte fayda var.
1852 yılında istanbul'da gürcü asıllı bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi. fatih rüştiyesinden sonra öğrenimine halep'te devam etti. 1873'te mektebi harbiye'yi bitirip sultan abdülaziz'in yaverligini yaptı. 1878'de rus savaşına katıldı. almanca ve fransızca bilen fuad 1883 yilinda mustafa reşid'in envar-ı zeka dergisine çeviriler yaparak yazı hayatına baslayıp 1884 yılında askerliği bıraktı.
deneysel yazı (materyalizm, biyografi ve eleştiri) türünde ilk türk yazar unvanı ile anılan fuad; felsefe ve edebiyat ile yakından ilgilenmiştir.
intiharının hayırlı olmasının sebebi ise o anları kağıda dökerek uzun yıllar süren bir intihar dalgası yaratmasıdır.
1887 yılının 5 şubat’ında beşir fuad evine gelmiş ve odasına kapanmıştı. evdeki çalışanına yazı yazacağını ve rahatsız edilmek istemediğini söyledikten ve ardindan bileklerine morfin zerkedip uyuşturduktan sonra damarlarını kesti. kan akıp giderken beşir fuad o an ne hissettiğini yani ölümünü yazmaya başladı. kan dolu bir küvette, insanlığa bir faydam dokunsun arzusuyla ölürken neler hissettiğini bildirmek suretiyle ölümünü kayıt altına alan bir aydın. kan aktıkça mürekkep ve kan birbirine karışırken eline aldığı kalemle şunları yazdı.
“ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. kan aktıkça biraz sızlıyor. kanım akarken baldızım aşağıya indi. yazı yazıyorum kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. bereket versin içeri girmedi. bundan tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. baygınlık gelmeye başladı.”
peki sorum şu sayın erdal; intiharın ihtiyaçları karşılaması için gereken büyüyü ve gizemi 19. y.y.'da bozmuş mu sence?

.
.
intiharın hayırlısı makbuldür.
yukarıda fotoğrafını gördüğünüz beşir fuad'da intiharı hayırlı bir hale getiren 1800'lerin üçüncü çeyreğinde yaşamış bir atamız.
öncelikle bu ünlü yazardan bahsetmekte fayda var.
1852 yılında istanbul'da gürcü asıllı bir ailenin evladı olarak dünyaya geldi. fatih rüştiyesinden sonra öğrenimine halep'te devam etti. 1873'te mektebi harbiye'yi bitirip sultan abdülaziz'in yaverligini yaptı. 1878'de rus savaşına katıldı. almanca ve fransızca bilen fuad 1883 yilinda mustafa reşid'in envar-ı zeka dergisine çeviriler yaparak yazı hayatına baslayıp 1884 yılında askerliği bıraktı.
deneysel yazı (materyalizm, biyografi ve eleştiri) türünde ilk türk yazar unvanı ile anılan fuad; felsefe ve edebiyat ile yakından ilgilenmiştir.
intiharının hayırlı olmasının sebebi ise o anları kağıda dökerek uzun yıllar süren bir intihar dalgası yaratmasıdır.
1887 yılının 5 şubat’ında beşir fuad evine gelmiş ve odasına kapanmıştı. evdeki çalışanına yazı yazacağını ve rahatsız edilmek istemediğini söyledikten ve ardindan bileklerine morfin zerkedip uyuşturduktan sonra damarlarını kesti. kan akıp giderken beşir fuad o an ne hissettiğini yani ölümünü yazmaya başladı. kan dolu bir küvette, insanlığa bir faydam dokunsun arzusuyla ölürken neler hissettiğini bildirmek suretiyle ölümünü kayıt altına alan bir aydın. kan aktıkça mürekkep ve kan birbirine karışırken eline aldığı kalemle şunları yazdı.
“ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. kan aktıkça biraz sızlıyor. kanım akarken baldızım aşağıya indi. yazı yazıyorum kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. bereket versin içeri girmedi. bundan tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. baygınlık gelmeye başladı.”
peki sorum şu sayın erdal; intiharın ihtiyaçları karşılaması için gereken büyüyü ve gizemi 19. y.y.'da bozmuş mu sence?
devamını gör...
moderatör olunca yapılacak ufak şımarıklıklar
sevmediğim yazarların tanımlarını u... lan bi dakka?
devamını gör...
eksik şarkı
onur özdemir'in onurr sacmaligini yapmadigi, sakin'in daha sakin olmadigi zamanlarindan kalan pamuk gibi sarkisi.
dinledikce insanin asik olasi geliyor ama dozunu kacirmamak onemli, varolussal sancilar cekerken bulabilirsiniz kendinizi.
--- alıntı ---
sonra bir kalp buldum, benimkini ona koydum yorulmadım
--- alıntı ---
dinlemek icin:
dinledikce insanin asik olasi geliyor ama dozunu kacirmamak onemli, varolussal sancilar cekerken bulabilirsiniz kendinizi.
--- alıntı ---
sonra bir kalp buldum, benimkini ona koydum yorulmadım
--- alıntı ---
dinlemek icin:
devamını gör...
karaman
nasıl il olduğuna dair bir rivayet vardır:
1989'da bazı ilçelerin il yapılacağı açıklandığında konya'dan ayrılarak il yapılacak olan ilçelerin hangileri olacağı konusunda sıkı tartışmalar başlar. aksaray'ın il yapılacağı neredeyse kesin iken, ereğli ve karaman arasında rekabet vardır. ereğli, gerek gelişmişlik gerekse nüfus açısından karaman'ın önünde olduğu için daha kuvvetli bir adaydır.
dönemin başbakanı turgut özal'ın çok sevdiği bir terzisi vardır: celalettin benli. terzi celalettin benli, turgut özal dahil birçok önemli isme uzun yıllar gömlek dikmiş birisidir, karamanlıdır ve özal ile iyi arkadaştır. gömlek ölçüleri alınırken özal ile her zaman devlet/aile meseleleri üzerine konuşurlar ve özal dükkandan ayrılırken her defasında celalettin bey'e bir arzusu olup olmadığını sorar. celalettin bey ise her defasında teşekkür eder ve kendisinden bir arzusunun olmadığını söyler.
turgut özal yine bir gün terzi celalettin bey'e gider gömlek diktirmek için, muhabbet ederler her zamanki gibi. ve yine her zamanki gibi özal dükkandan çıkarken celalettin bey'e sorar kendisinden bir arzusu olup olmadığını. celalettin bey "bir arzum var" der. özal şaşırır, "nedir arzun" diye sorar. celalettin bey, kendisinin karamanlı olduğunu ve karaman'ın il olmasını arzuladığını söyler. özal da kafasını sallar ve çıkar. üzerinden biraz zaman geçer ve karaman'ın 70. il olduğunu yazar gazeteler . ereğli'nin il olması beklenirken karaman (belki de celalettin bey sayesinde) 70. il olmuştur.
1989'da bazı ilçelerin il yapılacağı açıklandığında konya'dan ayrılarak il yapılacak olan ilçelerin hangileri olacağı konusunda sıkı tartışmalar başlar. aksaray'ın il yapılacağı neredeyse kesin iken, ereğli ve karaman arasında rekabet vardır. ereğli, gerek gelişmişlik gerekse nüfus açısından karaman'ın önünde olduğu için daha kuvvetli bir adaydır.
dönemin başbakanı turgut özal'ın çok sevdiği bir terzisi vardır: celalettin benli. terzi celalettin benli, turgut özal dahil birçok önemli isme uzun yıllar gömlek dikmiş birisidir, karamanlıdır ve özal ile iyi arkadaştır. gömlek ölçüleri alınırken özal ile her zaman devlet/aile meseleleri üzerine konuşurlar ve özal dükkandan ayrılırken her defasında celalettin bey'e bir arzusu olup olmadığını sorar. celalettin bey ise her defasında teşekkür eder ve kendisinden bir arzusunun olmadığını söyler.
turgut özal yine bir gün terzi celalettin bey'e gider gömlek diktirmek için, muhabbet ederler her zamanki gibi. ve yine her zamanki gibi özal dükkandan çıkarken celalettin bey'e sorar kendisinden bir arzusu olup olmadığını. celalettin bey "bir arzum var" der. özal şaşırır, "nedir arzun" diye sorar. celalettin bey, kendisinin karamanlı olduğunu ve karaman'ın il olmasını arzuladığını söyler. özal da kafasını sallar ve çıkar. üzerinden biraz zaman geçer ve karaman'ın 70. il olduğunu yazar gazeteler . ereğli'nin il olması beklenirken karaman (belki de celalettin bey sayesinde) 70. il olmuştur.
devamını gör...
istanbul hatırası (ahmet ümit)
ahmet ümit'in yazarlığını yaptığı bir başkomser nevzat romanıdır. kitabın polisiyesi zayıf olsa da, "istanbul tarihi" hakkında verdiği bilgiler açısından iyi bir kitaptır. bu yüzden bir yerden sonra polisiye kurgusundan kopan, şehrin geçmişiyle ve geleceğiyle baş başa kalan okuyucu kalır geriye.
devamını gör...
bilim insanlarının sosyal mesafesiz haziran açıklaması
biz zaten ülke olarak gayet rahat takılıyoruz ya. kahvelerde okeyler tavlalar, maske desen hak getire. sokağa çıkıyorsun iki kişiden biri maskesiz. daha sayayım mı?
bizim ülkeyi pek iplemeyen açıklama kısaca.
bizim ülkeyi pek iplemeyen açıklama kısaca.
devamını gör...
memleketinin meşhur yemeği
kuymak
devamını gör...
emre gönlüşen
spor spikeri ve spor programı sunucusudur.
iyi bir futbol seyircisi eğer maçı stadda izlemiyorsa televizyon karşısındayken iki beklentisi vardır: güzel bir maç izlemek ve maçı iyi bir spikerin anlatması. güzel bir maçın garantisi yoktur, hele de türkiye süper lig maçlarını takip ediyorsanız. maçın gidişatı size iyi ya da kötü bir oyun izletir. yani maç başlamadan önce iyi olup olmayacağını bilmek mümkün değildir. ancak iyi bir spikerin anlatacağını bilmek mümkündür ve bu da sizi maç öncesinde ya sinir krizine sokar ya da içinizde maça dair umutlar yeşertir. örneğin; maçı aykut ince anlatıyorsa o maçta ne kadar pozisyon ya da gol olduğunun pek de bir önemi yoktur.

emre gönlüşen içinizde umut yeşerten spikerlerden biriydi. onun anlattığı maçlar sanki daha bir keyifli geçerdi. hem ses tonu hem de anlatım tarzıyla maçın içinde olmanızı sağlar ve bazı spikerler gibi de futbolcunun 97 kardeşin 35.’si olduğu gibi saçma bilgilerle zaman geçirmeye çalışmazdı.
sunduğu televizyon programlarında taktığı gözlükleri ile çok sevimli de bir görüntüsü olan gönlüşen her zaman kibar her zaman ince bir insandı. ardından herkesin iyi şeyler söylediği bir insan olması da bunun bir sonucu olsa gerek.
emre gönlüşen 2020 yılında ikinci kez yakalandığı kolon kanserini bu sefer yenemeyerek hayatını kaybettiğinde televizyonda spor programı yapan herkesin ağlamaklı bir sesle programları devam ettirdiğini asla unutamam.
müzikle de yakın bir ilişkisi olan emre gönlüşen birkaç programında the beatles ve the rolling stones’dan bahsederek beni programlarına daha çok bağlamıştı.
mesleğe başlama nedeni adanaspor’un maçlarını anlatmak olan emre gönlüşen güzel de bir adanaspor taraftarıydı.
iyi bir futbol seyircisi eğer maçı stadda izlemiyorsa televizyon karşısındayken iki beklentisi vardır: güzel bir maç izlemek ve maçı iyi bir spikerin anlatması. güzel bir maçın garantisi yoktur, hele de türkiye süper lig maçlarını takip ediyorsanız. maçın gidişatı size iyi ya da kötü bir oyun izletir. yani maç başlamadan önce iyi olup olmayacağını bilmek mümkün değildir. ancak iyi bir spikerin anlatacağını bilmek mümkündür ve bu da sizi maç öncesinde ya sinir krizine sokar ya da içinizde maça dair umutlar yeşertir. örneğin; maçı aykut ince anlatıyorsa o maçta ne kadar pozisyon ya da gol olduğunun pek de bir önemi yoktur.

emre gönlüşen içinizde umut yeşerten spikerlerden biriydi. onun anlattığı maçlar sanki daha bir keyifli geçerdi. hem ses tonu hem de anlatım tarzıyla maçın içinde olmanızı sağlar ve bazı spikerler gibi de futbolcunun 97 kardeşin 35.’si olduğu gibi saçma bilgilerle zaman geçirmeye çalışmazdı.
sunduğu televizyon programlarında taktığı gözlükleri ile çok sevimli de bir görüntüsü olan gönlüşen her zaman kibar her zaman ince bir insandı. ardından herkesin iyi şeyler söylediği bir insan olması da bunun bir sonucu olsa gerek.
emre gönlüşen 2020 yılında ikinci kez yakalandığı kolon kanserini bu sefer yenemeyerek hayatını kaybettiğinde televizyonda spor programı yapan herkesin ağlamaklı bir sesle programları devam ettirdiğini asla unutamam.
müzikle de yakın bir ilişkisi olan emre gönlüşen birkaç programında the beatles ve the rolling stones’dan bahsederek beni programlarına daha çok bağlamıştı.
mesleğe başlama nedeni adanaspor’un maçlarını anlatmak olan emre gönlüşen güzel de bir adanaspor taraftarıydı.
devamını gör...
kutupsal yörüngeli uydular
dünyanın boylam çizgilerine paralel olacak şekilde, yerden yaklaşık 860 km yüksekliğe ikiz olarak fırlatılan uydu türü.
şöyle:

(görsel, day2dayupdatetech.blogspot. com'dan alıntıdır.)
bu uydular, dolanma düzlemleri ve dünyanın dönüşü nedeniyle sürekli farklı bölgelerden veri alabilirler. özellikle okyanuslar gibi, fazla kara parçalarının bulunmadığı bölgelerden iklime ilişkin veri toplamak konusunda faydalı uydulardır. ayrıca karalar üzerindeki maden yataklarını tespit etmek, dünyanın coğrafi özellikleri hakkında bilgi toplamak ve harita çıkarmak, askeri gözlemler yapmak gibi alanlarda da kullanılırlar.
ikiz olarak fırlatılmalarının nedeni, bir tanesinin kuzeyden güneye, diğerinin aynı anda güneyden kuzeye tarama yaparak daha detaylı veri elde etmesidir. güneşe göre sabit sayılan yörüngelerde olmalarının avantajı ise her gün aynı noktadan, aynı yerel saatte geçmeleridir.
şöyle:

(görsel, day2dayupdatetech.blogspot. com'dan alıntıdır.)
bu uydular, dolanma düzlemleri ve dünyanın dönüşü nedeniyle sürekli farklı bölgelerden veri alabilirler. özellikle okyanuslar gibi, fazla kara parçalarının bulunmadığı bölgelerden iklime ilişkin veri toplamak konusunda faydalı uydulardır. ayrıca karalar üzerindeki maden yataklarını tespit etmek, dünyanın coğrafi özellikleri hakkında bilgi toplamak ve harita çıkarmak, askeri gözlemler yapmak gibi alanlarda da kullanılırlar.
ikiz olarak fırlatılmalarının nedeni, bir tanesinin kuzeyden güneye, diğerinin aynı anda güneyden kuzeye tarama yaparak daha detaylı veri elde etmesidir. güneşe göre sabit sayılan yörüngelerde olmalarının avantajı ise her gün aynı noktadan, aynı yerel saatte geçmeleridir.
devamını gör...
bir ilişkide olması gereken en önemli şey
önce saygı. bütün ilişkilerde saygı şart. sonra güven. güvenmediğin kimseyle ne iş yaparsın ne de arkadaşlık. daha özele inersem tutku/çekim/aşk. sadakat, sevgi, ilgi, şefkat diye sırayla gidiyor. ve önemli bir şey daha var, yanında utanmadan saçmalayacağın birisi olmalı o özel kişi.
devamını gör...
reddedilemeyen teklif
sabah kahvaltısı.
öyle mekanlarda falan değil. ya sepete hazırlanıp sahilde yapılacak, ya balkonda.
off nasıl canım çekti şimdi.
öyle sadece kahvaltılık değil ama o yetmez o gözümü de karnımı da doyurmaz.
sanırım sabah sahilde bir kahvaltı ısmarlayacağım kendime.
benim shrek bu ara pek yoğun teklif meklif hak getire. ben de işte buralarda kuruyorum soframı püfff.
öyle mekanlarda falan değil. ya sepete hazırlanıp sahilde yapılacak, ya balkonda.
off nasıl canım çekti şimdi.
öyle sadece kahvaltılık değil ama o yetmez o gözümü de karnımı da doyurmaz.
sanırım sabah sahilde bir kahvaltı ısmarlayacağım kendime.
benim shrek bu ara pek yoğun teklif meklif hak getire. ben de işte buralarda kuruyorum soframı püfff.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"ah, kimselerin vakti yok
durup ince şeyleri anlamaya"
g.a.
durup ince şeyleri anlamaya"
g.a.
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
kimsenin dini zekasıyla ilgili değildir, din insanın inanç ve düşünse sistemi ile ilgilidir. saçma sapan şekilde insanları yargılamayın.
devamını gör...
fırat yılmaz çakıroğlu
açılım sürecini, şehirlerin, üniversitelerin terörist yuvası haline geldiğini, şehirlerde patlayan bombaları ne çabuk unuttunuz. ülkesini seven ve olanları sindiremeyen iyi yetişmiş düzgün bir anne babanın tek evladı fırat'ın bunu sindiremeyip kendinden sonra gelecek gençlerin bu ortamlarda bulunmasına göz yummayıp mücadele etmesi mi magandalık oluyor. evet keşke bunlar hiç yaşanmasaydı. ama fırat yılmaz çakıroğlu taşlı sopalı karşıt görüş kavgasında öldürülmedi. üstelik kendisini öldürenin pkk ile bağlantısı ispatlanmışken cezası verilmişken kalkıp sırf görüşlerinden ötürü şehit değildir demek büyük aymazlıktır.
devamını gör...
gece gece canının tatlı istemesi
akşamdan beri tarçınlı su, tarçınlı çayla atlatmaya çalıştığımdır, hatta tarçın çubuğunu da yiycem galiba geçmezse, yer elması haşlayıp yedim, diyetimde meyve yok meyve de yedim ama canım kağıt kurabiye, un kurabiyesi, kek, şekerpare, çikolata, çikolatalı pasta gibi şeyler istiyor, sabah kuş gibi hafif kalktığımda iyiki diyeti bozmamışım diyorum ama gece sıkılınca tatlısız çay içmek, tatlı yemeden atlatmak çok zor.
devamını gör...
aşıyı reddedenlerin işinden atılma riski
önce işveren ve taşeron firma yetkilileri vurulacaksa neden olmasın zorunluluğudur.
devamını gör...
shakespeare'in sevilen sözleri
benvolio: beni dinle ve onu düşünme, unut!
romeo: öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
romeo ve juliet.
devamını gör...