normal sözlük yazarlarının şiirleri
\\neyseki,
kurutulmuş suları duruyor..
çocukluğun...o beyazdan gün çalan çekik gözleri ile,
daha da bakıyorum..gülümsemesi dudaklarından ince,
dalgınken elleri parmaklarına küs..
ezgisi var mı bilemem,
ancak;
suyu çekilmiş çıplak ayaklı kıyıları...
ölçüyor nefesi ile,
adımları..《"ad'ı"msızlaşıyor》
esmerliğinde..\\
d.b
kurutulmuş suları duruyor..
çocukluğun...o beyazdan gün çalan çekik gözleri ile,
daha da bakıyorum..gülümsemesi dudaklarından ince,
dalgınken elleri parmaklarına küs..
ezgisi var mı bilemem,
ancak;
suyu çekilmiş çıplak ayaklı kıyıları...
ölçüyor nefesi ile,
adımları..《"ad'ı"msızlaşıyor》
esmerliğinde..\\
d.b
devamını gör...
türkiye'de bekçi şiddetinin gittikçe yaygınlaşması
evime gelip ne yapıyorsunuz yanlız mı yaşıyorsunuz diyebilen (merkeze 25km uzakta bağ evi ve bu yol sadece benim evime çıkıyor).
hakkında defalarca savcılığa dilekçe verip hala utanmadan kontrol etmeye geldim iyimisiniz yaşıyor musun diye soran hayvan oğlu hayvan, onun yüzünden ilçe emniyet müdürü ile kanka oldum nasıl bir salaktır anlamış değilim.
not evin etrafına kamera kurduk eve bireysel silah ve tüfek koyduk elimde silah ile iki defa karşıladım gelmiyor artık.
hakkında defalarca savcılığa dilekçe verip hala utanmadan kontrol etmeye geldim iyimisiniz yaşıyor musun diye soran hayvan oğlu hayvan, onun yüzünden ilçe emniyet müdürü ile kanka oldum nasıl bir salaktır anlamış değilim.
not evin etrafına kamera kurduk eve bireysel silah ve tüfek koyduk elimde silah ile iki defa karşıladım gelmiyor artık.
devamını gör...
orta dünyadaymış gibi yazmak
orta dünya gazetesi - günlük - yıl 1342 - 2. çağ - 32.ay - 4.gün
-mordordan yayılan kirli duman sebebiyle 50 insan hastanelik oldu. basına açıklama yapan sauron, kullanılan bacaların tamamının filtreli olduğunu ve zehirlenme söylentilerinin ise gondor tarafından atılan iftiralardan ibaret olduğunu söyledi.
-shire ormanları tehlikede mi? ayrıkvadili bilim elflerinin yayımladığı makaleye göre, shire bölgesinin ormanlık alanlarında her yıl %2'lik bir düşüş gözlemleniyor. araştırmacı elfler, böyle giderse önümüzdeki çağ'a kadar shire ormanlarının %50'sinin yok olacağını tahmin ediyor.
-moria madenlerinde çocuk işçi rezaleti. moria madenlerinde çalıştırılan küçük çocukların takma sakallar ile cüce kılığına sokularak sigortasız ve kaçak şekilde çalıştırıldığı tespit edildi. cüceler ile samimiyeti bilinen orta dünya lideri gandalf ise cüceleri kınamakla yetindi ve resmi işlem başlatmadı.
-ayrıkvadi'ye talep artıyor. orta dünya'nın gözbebeği ayrıkvadi'de emlak piyasası son üç ayda değerini üç kat arttırdı.
- rohan'da fayton rezaleti. theoden hanedanının sona erdiği rohan ülkesinde, uzun zamandır savaş olmadığı için savaşçı atlar fayton olarak kullandırılmaya başlandı. halkın bir kısmı bunu desteklerken bir diğer kesim de "böyle rezillik olmaz, geleneklerimizi çiğniyorlar ve atlarımızı heba ediyorlar" diyerek tepki gösterdi. yeni rohan başkanı elyrm ise "ne yapalım, maddi sıkıntılarımız var ve bunu bir şekilde gidermek zorundayız." cevabını verdi. basın tarafından sorulan "gondordan yardım isteyemez misiniz?" sorusuna ise elyrm, yalnızca imalı bir gülücük ile cevap verdi.
- gondor'da kentsel dönüşüm. gondor bölgesinde çarpık kentleşme ve imar problemleri devam ediyor. minas trith'in gittikçe büyümesi ve ülkenin her yanının beton ile kaplanması, bir çarpık kentleşme problemi doğurmakta ve şehri olası bir saldırıya karşı savunmasız bırakmakta. mordor ile komşu bulunan gondor, yeni sistem ile hem şehrin savunma kanallarını güçlendirecek hem de gondorlu vatandaşlar goki (gondor konut ve kamu ortaklığı) güvencesi ile ev sahibi olacaklar.
-orta dünya'da veganizm tartışması. elfler, cüceleri ve insanları, bilhassa cüceleri, orta dünyadaki karbon salınımını arttırmak ile suçluyor. sebze ve meyve tüketiminin hem sağlık hem de dünya açısından daha faydalı olduğunu savunan elflere ise cücelerden yanıt gecikmedi. yaptıkları basın açıklamasında bir düzine koyun kurban eden cüceler "mesajımızın yerine ulaştığını" düşünüyoruz diyerek cüce marşıyla alanı terk ettiler. insanlar ise vejetaryenliğe sıcak baktıklarını fakat veganizmi asla kabul etmeyeceklerini duyurdular.
-mordordan yayılan kirli duman sebebiyle 50 insan hastanelik oldu. basına açıklama yapan sauron, kullanılan bacaların tamamının filtreli olduğunu ve zehirlenme söylentilerinin ise gondor tarafından atılan iftiralardan ibaret olduğunu söyledi.
-shire ormanları tehlikede mi? ayrıkvadili bilim elflerinin yayımladığı makaleye göre, shire bölgesinin ormanlık alanlarında her yıl %2'lik bir düşüş gözlemleniyor. araştırmacı elfler, böyle giderse önümüzdeki çağ'a kadar shire ormanlarının %50'sinin yok olacağını tahmin ediyor.
-moria madenlerinde çocuk işçi rezaleti. moria madenlerinde çalıştırılan küçük çocukların takma sakallar ile cüce kılığına sokularak sigortasız ve kaçak şekilde çalıştırıldığı tespit edildi. cüceler ile samimiyeti bilinen orta dünya lideri gandalf ise cüceleri kınamakla yetindi ve resmi işlem başlatmadı.
-ayrıkvadi'ye talep artıyor. orta dünya'nın gözbebeği ayrıkvadi'de emlak piyasası son üç ayda değerini üç kat arttırdı.
- rohan'da fayton rezaleti. theoden hanedanının sona erdiği rohan ülkesinde, uzun zamandır savaş olmadığı için savaşçı atlar fayton olarak kullandırılmaya başlandı. halkın bir kısmı bunu desteklerken bir diğer kesim de "böyle rezillik olmaz, geleneklerimizi çiğniyorlar ve atlarımızı heba ediyorlar" diyerek tepki gösterdi. yeni rohan başkanı elyrm ise "ne yapalım, maddi sıkıntılarımız var ve bunu bir şekilde gidermek zorundayız." cevabını verdi. basın tarafından sorulan "gondordan yardım isteyemez misiniz?" sorusuna ise elyrm, yalnızca imalı bir gülücük ile cevap verdi.
- gondor'da kentsel dönüşüm. gondor bölgesinde çarpık kentleşme ve imar problemleri devam ediyor. minas trith'in gittikçe büyümesi ve ülkenin her yanının beton ile kaplanması, bir çarpık kentleşme problemi doğurmakta ve şehri olası bir saldırıya karşı savunmasız bırakmakta. mordor ile komşu bulunan gondor, yeni sistem ile hem şehrin savunma kanallarını güçlendirecek hem de gondorlu vatandaşlar goki (gondor konut ve kamu ortaklığı) güvencesi ile ev sahibi olacaklar.
-orta dünya'da veganizm tartışması. elfler, cüceleri ve insanları, bilhassa cüceleri, orta dünyadaki karbon salınımını arttırmak ile suçluyor. sebze ve meyve tüketiminin hem sağlık hem de dünya açısından daha faydalı olduğunu savunan elflere ise cücelerden yanıt gecikmedi. yaptıkları basın açıklamasında bir düzine koyun kurban eden cüceler "mesajımızın yerine ulaştığını" düşünüyoruz diyerek cüce marşıyla alanı terk ettiler. insanlar ise vejetaryenliğe sıcak baktıklarını fakat veganizmi asla kabul etmeyeceklerini duyurdular.
devamını gör...
kaçıngan bağlanma
0-3 yaş arası bakımından sorumlu ebeveyni ile tam güvenli olmayan, git gelli ilişkiler kurmuş insanların yaşamları boyunca üzerlerinde taşıdıkları yük. bu yükü hayatlarına giren insanların sırtına atar ve öyle yaşarlar.
devamını gör...
iz bırakan şarkı sözleri
devamını gör...
florence nightingale
florence nightingale (1820-1910), ingiliz sosyal reformcu, istatistikçi ve hemşiredir. hemşireliğe son derece olumlu bir itibar kazandırmış ve viktorya kültüründe bir ikon olmuştur. kırım savaşı'nda yaralanan askerlerle ilgilenmek için 1854'te istanbul'a, üsküdar'daki selimiye kışlası'na gelmiştir. gece gündüz demeden elinde lamba ile yaralı askerlere baktığı için kendisine "lambalı kadın" denmiştir.
döneminde hastaneler hijyenik olmadığından ailesi bir hastanede çalışma isteğine karşı çıktı ama o pes etmedi. hastaneleri dolaşıp hastaları gözlemleyerek şartların iyileştirilmesi ile ilgili çalışmalar yaptı. mesleğine duyduğu aşk öyle büyüktü ki zerafeti ve güzelliğine karşı koyamayan pek çok erkeğin evlilik teklifini reddetti ve mesleğine idealist biri olarak devam etti.
1860 yılında nightingale, londra'da st thomas' hospital'da kendi hemşirelik okulunun kurulmasıyla profesyonel hemşireliğin temellerini atmıştır. 1907 yılında ingiliz liyakat nişanı alan ilk kadındır.
britanya halkı, askerlere gönderilmek üzere, gemiler dolusu çarşaf, bandaj ve yiyecek bağışladı. ne var ki beceriksiz sağlık memurları bunların dağıtılmasını engelliyorlardı. florence nightingale malzeme depolarının kapaklarını çekiçle kırarak açmış ve gelen malzemeyi hastalara dağıtarak çekiçli kadın ünvanını da almıştır.
yeni hemşireler nightingale andı ile onurlandırılmaktadır. doğum günü olan 12 mayıs tüm dünyada hemşireler günü olarak kabul edilir. florence nightingale madalyası 1912'de uluslararası kızılhaç komitesi tarafından kuruldu. hemşirelere verilen en yüksek uluslararası ödüldür.
"bırakın her bir kişi kendi deneyimlediğinden çıkardığı gerçekliği açıklasın."
tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir.
"ben hastabakıcı olmak istiyorum, kimsesi olmayan insanların kimsesi olmak istiyorum."
döneminde hastaneler hijyenik olmadığından ailesi bir hastanede çalışma isteğine karşı çıktı ama o pes etmedi. hastaneleri dolaşıp hastaları gözlemleyerek şartların iyileştirilmesi ile ilgili çalışmalar yaptı. mesleğine duyduğu aşk öyle büyüktü ki zerafeti ve güzelliğine karşı koyamayan pek çok erkeğin evlilik teklifini reddetti ve mesleğine idealist biri olarak devam etti.
1860 yılında nightingale, londra'da st thomas' hospital'da kendi hemşirelik okulunun kurulmasıyla profesyonel hemşireliğin temellerini atmıştır. 1907 yılında ingiliz liyakat nişanı alan ilk kadındır.
britanya halkı, askerlere gönderilmek üzere, gemiler dolusu çarşaf, bandaj ve yiyecek bağışladı. ne var ki beceriksiz sağlık memurları bunların dağıtılmasını engelliyorlardı. florence nightingale malzeme depolarının kapaklarını çekiçle kırarak açmış ve gelen malzemeyi hastalara dağıtarak çekiçli kadın ünvanını da almıştır.
yeni hemşireler nightingale andı ile onurlandırılmaktadır. doğum günü olan 12 mayıs tüm dünyada hemşireler günü olarak kabul edilir. florence nightingale madalyası 1912'de uluslararası kızılhaç komitesi tarafından kuruldu. hemşirelere verilen en yüksek uluslararası ödüldür.
"bırakın her bir kişi kendi deneyimlediğinden çıkardığı gerçekliği açıklasın."
tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirenin ellerine terk edilmiştir.
"ben hastabakıcı olmak istiyorum, kimsesi olmayan insanların kimsesi olmak istiyorum."
devamını gör...
sevgi dolu insan modeli
çok seven, sevdikçe seven, seve seve bir hal olan, sevmekten kendini alamayan.
devamını gör...
arthur schopenhauer
kanımca tarihin gördüğü en büyük nihilist filozoflardan biridir. kendisine nietzsche’nin hocası denilerek haksızlık edildiği düşüncesindeyim. esasında bu tutumumun iki sebebi var;
1. sebep arthur her ne kadar nietzsche’yi etkilemiş olsa da onun fikirleri ile arasında dağlar kadar fark vardır. hatta nietzsche bir çok kitabında bu saygı duyduğu adama ağır eleştirilerde bulunur.
2. sebep ise nietzsche büyük bir filozof olsa da arthur schopenhauer’ı sadece onun hocası olarak tanımlamak arthur’un felsefiklik büyüklüğünü ve derinliğini aşağılamaktır.
onun felsefesine gelecek olursak aslında benim (bkz: nietzsche’nin nihilist olduğunun zannedilmesi) başlığına yazdığım tanımın insanın ikinci aşaması veya nihilist insan olarak tanımlanabilecek insan hakkındaki kısmına bakabilirsiniz. ancak onun felsefik derinliği bunun ötesinde hiç beklenmedik bir yere taaa hindistan’a kadar uzanıyor. bu aslında bir tesadüf değil. hindu felsefesi yaşamı insana verilmiş bir ceza olarak görür. buna göre hayatını düzgün geçirmeyen her varlık sonsuza kadar yaşama cezasına çarptırılmıştır. hristiyanlıkta bulunan sonsuz yaşam ödülü konseptinin zıttı yani. bu felsefik duruş tüm hindu dininin kökenini oluşturur. nirvanaya ulaşmak diye tarif edilen şey ise esasında dünya yaşamını yitirdi ezasından kurtulup tanrısal kata ulaşmaktır. çünkü hinduizme göre insan parçası olduğu tanrısallıktan (bkz: panteizm) uzaklaşmış ve dünyanın acı dolu sahillerinde günahkar bir yaşamla cezalandırılmıştır. yani hindu anlayışında esas cehennem dünyadır. bu felsefik tutumun hemen hemen aynısını sufi geleneğinde de görürüz. ancak bunlar arasındaki ilişki başka bir yazının konusu. işte arthur schopenhauer bu tutumdan bir nihilist olarak çok etkilenmişti. evet yaşam anlamsız, saçma ve acı dolu ancak bundan kurtuluşun yolu intihar etmek değil. intihar etmek yanlış bir şey olmasa bile anlamsız bir tavırdır. zira yaşarken kendini tamamlamamış insan intihar etse bile bu acı dolu dünyaya yine hapsolacak. bunların dışında özel olarak arthur schopenhauer benim gerçek manada okumasını yaptığım ilk filozoftur. özellikle yaşama bakışındaki gerçekçilik felsefenin ne kadar zor olduğunu ispatlayan cinsten yazıları beni derinden etkilemişti. yaşamın en ağır yönlerini, insanın nasıl doğuştan gelen yaşam iradesine boyun eğen bir varlık olduğunu, yaşamını sürdürmesinin bireysel anlamda hiç bir anlamı olmadığı acı bir şekilde yazmıştır. ancak o kendisine getirilen pesimist yakıştırmalarını hiç bir zaman kabul etmemiş ve kendini gerçekçi olarak tanımlamıştır. zira ona göre dünyanın esas gerçeği zevk değil acıdır. bebekler gülerek değil ağlayarak doğar der arthur schopenhauer.
1. sebep arthur her ne kadar nietzsche’yi etkilemiş olsa da onun fikirleri ile arasında dağlar kadar fark vardır. hatta nietzsche bir çok kitabında bu saygı duyduğu adama ağır eleştirilerde bulunur.
2. sebep ise nietzsche büyük bir filozof olsa da arthur schopenhauer’ı sadece onun hocası olarak tanımlamak arthur’un felsefiklik büyüklüğünü ve derinliğini aşağılamaktır.
onun felsefesine gelecek olursak aslında benim (bkz: nietzsche’nin nihilist olduğunun zannedilmesi) başlığına yazdığım tanımın insanın ikinci aşaması veya nihilist insan olarak tanımlanabilecek insan hakkındaki kısmına bakabilirsiniz. ancak onun felsefik derinliği bunun ötesinde hiç beklenmedik bir yere taaa hindistan’a kadar uzanıyor. bu aslında bir tesadüf değil. hindu felsefesi yaşamı insana verilmiş bir ceza olarak görür. buna göre hayatını düzgün geçirmeyen her varlık sonsuza kadar yaşama cezasına çarptırılmıştır. hristiyanlıkta bulunan sonsuz yaşam ödülü konseptinin zıttı yani. bu felsefik duruş tüm hindu dininin kökenini oluşturur. nirvanaya ulaşmak diye tarif edilen şey ise esasında dünya yaşamını yitirdi ezasından kurtulup tanrısal kata ulaşmaktır. çünkü hinduizme göre insan parçası olduğu tanrısallıktan (bkz: panteizm) uzaklaşmış ve dünyanın acı dolu sahillerinde günahkar bir yaşamla cezalandırılmıştır. yani hindu anlayışında esas cehennem dünyadır. bu felsefik tutumun hemen hemen aynısını sufi geleneğinde de görürüz. ancak bunlar arasındaki ilişki başka bir yazının konusu. işte arthur schopenhauer bu tutumdan bir nihilist olarak çok etkilenmişti. evet yaşam anlamsız, saçma ve acı dolu ancak bundan kurtuluşun yolu intihar etmek değil. intihar etmek yanlış bir şey olmasa bile anlamsız bir tavırdır. zira yaşarken kendini tamamlamamış insan intihar etse bile bu acı dolu dünyaya yine hapsolacak. bunların dışında özel olarak arthur schopenhauer benim gerçek manada okumasını yaptığım ilk filozoftur. özellikle yaşama bakışındaki gerçekçilik felsefenin ne kadar zor olduğunu ispatlayan cinsten yazıları beni derinden etkilemişti. yaşamın en ağır yönlerini, insanın nasıl doğuştan gelen yaşam iradesine boyun eğen bir varlık olduğunu, yaşamını sürdürmesinin bireysel anlamda hiç bir anlamı olmadığı acı bir şekilde yazmıştır. ancak o kendisine getirilen pesimist yakıştırmalarını hiç bir zaman kabul etmemiş ve kendini gerçekçi olarak tanımlamıştır. zira ona göre dünyanın esas gerçeği zevk değil acıdır. bebekler gülerek değil ağlayarak doğar der arthur schopenhauer.
devamını gör...
nescafe
karanlık odamda komodinin üzerinde duran unutulmuş nescafe, çarptığım diğer bardak tarafından domino taşı gibi devrilip başucumu mahvetti, üstüne üstlük temizlerken de elimi kestim .az önce cereyan eden bu olaydan sonra bu başlıkta içimi dökmüş bulunuyorum.
devamını gör...
üst komşuyla baş etme yöntemleri
süpürgenin sapı ile tavana tavana vurmak bunlardan birisidir.
devamını gör...
metalci gençliğin tarihe karışması
son metallica t-shirt ü satıldığında
son kurukafa yüzük takıldığında
babadan saklanan son dövme yaptırıldığında
beyaz adam popun yenmediğini anlayacak.
son kurukafa yüzük takıldığında
babadan saklanan son dövme yaptırıldığında
beyaz adam popun yenmediğini anlayacak.
devamını gör...
ajanda tutmak
11 senedir tutuyorum. bazen günlük olarak kullanıyorum, eskiden aklıma gelen şiirleri yazıyordum, aklıma bir fikir geldiyse yazarım hemen, yazarım da yazarım işte. sonradan geriye dönüp okuması çok zevkli oluyor. ''ha şu gün bunu yapmışım. şu gün şöyle bir olay yaşamışım, vay be...'' diyorum okudukça. ve saklıyorum hepsini.
devamını gör...
dandik üniversiteler kapatılmalıdır sözündeki dandik üniversiteler
2000 sonrası açılan üniversitelerin tamamı kapatılmalıdır.
vakıf üniversitelerinin de tamamı kapatılmalıdır. eğitim parayla satılamaz. devletin bir vazifesi de yurttaşlarına eğitim vermektir ki bu en mühim vazifedir.
vakıf üniversitelerinin de tamamı kapatılmalıdır. eğitim parayla satılamaz. devletin bir vazifesi de yurttaşlarına eğitim vermektir ki bu en mühim vazifedir.
devamını gör...
kendini başlık açmaya zorlamak
ille de açacağım diyorsanız ukde doldurun.
131 sayfa var nasıl bitecek onlar?*
131 sayfa var nasıl bitecek onlar?*
devamını gör...
yazarların gittiği ilk konser
teoman konseri. çok güzeldi.
devamını gör...
save ralph
kozmetik sektörünün ve deneylerin arka yüzünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyan kısa film.
devamını gör...
futbol toplumların afyonudur
kesinlikle öyledir. evine ekmek götüremeyen insanlar; milyon dolarlık futbolcular, süper zengin kulüp başkanları ve tuzu kuru antrenörleri için bir taraflarını yırtıyorlar her gün.
bununla da yetinmeyip, az elde ettikleri gelirlerinin bir kısmını takımları için harcıyorlar ki futbolcular milyonluk ciplere binmeye devam edebilsinler.
bununla da yetinmeyip, az elde ettikleri gelirlerinin bir kısmını takımları için harcıyorlar ki futbolcular milyonluk ciplere binmeye devam edebilsinler.
devamını gör...
annenin koyduğu son bi kaşık yemek
tamam dedikten sonra koymaya devam ettiği kaşık/kaşıklardır. engel olmak için bir önceki kaşıkta tamam denilmelidir.
devamını gör...
