bazı insanların iç sesinin olmaması
çok ilginç ancak tamamen olmamasının nadir olduğunu düşündüğüm durum. bence insanlar iç sesi farklı derecelerde kullanıyorlar. kaynak metinde de şöyle diyor:
“insanların düşünme biçimlerini genel hatlarıyla 3'e ayırmak mümkündür:
sözlü düşünürler: düşüncelerini zihinlerinde cümleler halinde ifade eden ve fikirleri cümlelerle imgeleyen kişiler.
örüntülü düşünürler: bu kişiler, olay ve olgular arasındaki ilişkiler ve hareketler yoluyla düşünürler. bunu "hareketli düşünme" şeklinde tanımlamak mümkündür.
görsel düşünürler: bu kişiler fotoğraflar ve hareketli görseller şeklinde düşünürler; cisimleri o şekilde hayal ederler.
insanların büyük bir kısmı, bu 3 farklı türün bir karışımıdır; yani sadece bir şekilde düşünmezler. ancak bazı insanlarda sözlü düşünme yeteneği ya hiç yoktur veya diğerleri tarafından fazlasıyla baskılanmış haldedir.”
ben bir metni hızla tararken iç sesimin susmuş olduğunu fark ediyorum. okurken iç sesinizi susturmayı deneyin. sadece kelimeleri görüp geçin. daha hızlı okunuyor. herhangi bir bilgiyi öğrenirken de kafamda şemalar çizerim, cümlelerle düşünmem.
“insanların düşünme biçimlerini genel hatlarıyla 3'e ayırmak mümkündür:
sözlü düşünürler: düşüncelerini zihinlerinde cümleler halinde ifade eden ve fikirleri cümlelerle imgeleyen kişiler.
örüntülü düşünürler: bu kişiler, olay ve olgular arasındaki ilişkiler ve hareketler yoluyla düşünürler. bunu "hareketli düşünme" şeklinde tanımlamak mümkündür.
görsel düşünürler: bu kişiler fotoğraflar ve hareketli görseller şeklinde düşünürler; cisimleri o şekilde hayal ederler.
insanların büyük bir kısmı, bu 3 farklı türün bir karışımıdır; yani sadece bir şekilde düşünmezler. ancak bazı insanlarda sözlü düşünme yeteneği ya hiç yoktur veya diğerleri tarafından fazlasıyla baskılanmış haldedir.”
ben bir metni hızla tararken iç sesimin susmuş olduğunu fark ediyorum. okurken iç sesinizi susturmayı deneyin. sadece kelimeleri görüp geçin. daha hızlı okunuyor. herhangi bir bilgiyi öğrenirken de kafamda şemalar çizerim, cümlelerle düşünmem.
devamını gör...
arnavutluk
1939 yılında italya tarafından işgal edilmiş ülke. arnavutluk 1925 yılında italya ile hem ekonomik ve askeri alanda sıkı ilişkiye girmişti, hatta öyle ki ordunun eğitimi ve yönetiminde italyan subaylar yer alıyordu. italya arnavutluk'u mare nostrum, yani italya'nın akdeniz üzerinde etkisini arttırmaya çalıştığı yayılmacı dış politikası doğrultusunda italya arnavutluk'u barışçıl yollarla italya'nın bir sömürgeye çevirmek istiyordu.

italya'nın arnavutluk üzerine hak iddiasını venedik cumhuriyeti üzerinden ve iki toplumun ırksal yakınlıklarından hak iddia ediyordu. arnavutluk görüldüğü üzere yunanistan'nın işgali için bir basamak noktası olarak ve italya adriyatik denizinde güçleneceği için arnavutluk'ın bir şekilde alınması önemliydi.
1939 yılında italya arnavutluk kralı zog'a arnavutluk'ta italya'ya bağlı olmasını teklif ettiler ve karşılığında para teklif ettiler. kral bu teklifi reddetti ve bu ültimatomu halktan saklamaya çalıştılar. ancak bu sırada arnavutluk hükümeti dağılmıştı. kral savumayı dağlarda yürütmeyi planlamıştı ancak italya arnavutluk'a karşı rahatça sabotaj girişimlerinde bulunmuştu. italya arnavutluk topçularını etkisizleştirmiş ve mühimmat depoları sabote edilmişti. bu yüzden direniş sadece yerel gruplara kalmıştı onlar ise başarısız olmuştu. kral ise yunanistan'a kaçmıştı.
işgalden sonra arnavutluk'ta kukla bir hükümet kurulmuştu. italya yugoslavya'yı işgal ettikten sonra kukla hükümetin sınırları genişlemişti. bu kukla hükümet bölgede ayrıca sırpları ve yahudileri katletmiştir.

işgale ve kukla hükümete karşı, komünist enver hoxha liderliğinde direnilmeye çalışmıştır. savaş bitince ise iktidarı komünistler almıştır.
(bkz: enver hoxha)
(bkz: ahmet zogu)

italya'nın arnavutluk üzerine hak iddiasını venedik cumhuriyeti üzerinden ve iki toplumun ırksal yakınlıklarından hak iddia ediyordu. arnavutluk görüldüğü üzere yunanistan'nın işgali için bir basamak noktası olarak ve italya adriyatik denizinde güçleneceği için arnavutluk'ın bir şekilde alınması önemliydi.
1939 yılında italya arnavutluk kralı zog'a arnavutluk'ta italya'ya bağlı olmasını teklif ettiler ve karşılığında para teklif ettiler. kral bu teklifi reddetti ve bu ültimatomu halktan saklamaya çalıştılar. ancak bu sırada arnavutluk hükümeti dağılmıştı. kral savumayı dağlarda yürütmeyi planlamıştı ancak italya arnavutluk'a karşı rahatça sabotaj girişimlerinde bulunmuştu. italya arnavutluk topçularını etkisizleştirmiş ve mühimmat depoları sabote edilmişti. bu yüzden direniş sadece yerel gruplara kalmıştı onlar ise başarısız olmuştu. kral ise yunanistan'a kaçmıştı.
işgalden sonra arnavutluk'ta kukla bir hükümet kurulmuştu. italya yugoslavya'yı işgal ettikten sonra kukla hükümetin sınırları genişlemişti. bu kukla hükümet bölgede ayrıca sırpları ve yahudileri katletmiştir.

işgale ve kukla hükümete karşı, komünist enver hoxha liderliğinde direnilmeye çalışmıştır. savaş bitince ise iktidarı komünistler almıştır.
(bkz: enver hoxha)
(bkz: ahmet zogu)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
cocuk ve kedidir... ikisi de insani gulumsetir, kalbini yumusatir. guzel olan ne kadar insani duygu varsa onlari aciga cikarir.ayriyeten sohbeti ve enerjisi etkileyici olan insanlari da ekleyebilirim.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
tamamen can sıkıntısı ve meraktan açtığım bir başlık. ben kesinlikle wylde diyorum.
devamını gör...
yazarlara ait gökyüzü fotoğrafları
.
devamını gör...
marsili (dads) sendromu
evet karşınızda bu sendroma ismini veren marsili ailesi. italyan aile, belirli genlerinin bloke olması sonucu acı hissetmiyor.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
şu an yetişebildiğim radyo yayını. hem film, hem müzik, hem koronavirüs, kısaca hayata dair her şey bu yayında. iyi pazarlar, keyifli söyleşiler.
devamını gör...
sirke
kimyasal formülü ch3cooh olan maddedir.
işkembe ve kelle paça gibi çorbalarda oldukça güzel gider ama az sıkılması makbuldür.
ayrıca çok kaliteli bir temizlik ürünüdür.
işkembe ve kelle paça gibi çorbalarda oldukça güzel gider ama az sıkılması makbuldür.
ayrıca çok kaliteli bir temizlik ürünüdür.
devamını gör...
çok bilgili olmaktan dolayı dışlanmak
bilgelik ile çok bilmişlik arasında çok ince bir çizgi vardır. bu çizginin hangi tarafında duracağımıza da hareketlerimiz karar verir. bilgili insan hiçbir zaman dışlanmaz. aksine saygı görür, sevilir. bir sorun varsa ilk fikir ondan alınır; çok bilmiş insan narsisttir. zikrinin olmadığı yerde fikrine rastlanır. bu kişiler sevilmez.
devamını gör...
güne bir kadın yalanı bırak
sen benim hayatımın anlamısin.. külliyen yalan.. bak bir çocuk dogursun anlamı mi yoksa yanlısı mi?!? o zaman anlarsın meseleyi..
devamını gör...
evlilik teklifi fikirleri
balonda falan yapın. adrenalin yaşasın, o korkuyla hayır demesi pek mümkün olmaz, güzel sözlerle de taçlandırın.
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
deli deliyi görünce çomağını saklarmış misali ben problemli olduğum için görür görmez arızalı tipleri tanır oldum.
3-5 muhabbetten sonra gidişat belli olunca hiç uzatmadan arayıp sormayı bırakıyorum. stefan zweig satranç isimli kitabında kafasında satranç oynar.
ben de gidişatı görünce tahtadan çekiliyorum.
3-5 muhabbetten sonra gidişat belli olunca hiç uzatmadan arayıp sormayı bırakıyorum. stefan zweig satranç isimli kitabında kafasında satranç oynar.
ben de gidişatı görünce tahtadan çekiliyorum.
devamını gör...
ben şarkımı söylerken
"sakın nefret ettiğimi düşünme, bende böyle duygular uyandıramazsın.."
şebonun efsane asil bir şekilde tekme tokat soktuğu laflardır.
acaba şarkıyı ilk dinlediğinde yüzü kızarmış mıdır, sanmam.
şebonun efsane asil bir şekilde tekme tokat soktuğu laflardır.
acaba şarkıyı ilk dinlediğinde yüzü kızarmış mıdır, sanmam.
devamını gör...
geleceğe dair umudunu yeşertecek şey
zaten umudunu yitirdiğin anda yaşamak sadece bir formalite. ne olursa olsun her şeye karşı umutluyum, bazen yanıldığım olsa bile.
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
her daim yer, mekan isimlerinin nereden
geldiğini çok merak ederim.kum tefrikaları kitabında okuyup internette teyit ettiğim bilgiye göre ;
cumhuriyetinn kurulmasıyla beraber muğla iline bağlanan ilçenin ismi meğri iken, 1934 yılında;(1913 yılında şam'dan havalanarak bir süre sonra teberiye yakınlarında uçağı düşürülerek şehit olan ilk pilotlarımızdan fethi bey'in ismi anısına) fethiye olarak değiştirilmiştir.
geldiğini çok merak ederim.kum tefrikaları kitabında okuyup internette teyit ettiğim bilgiye göre ;
cumhuriyetinn kurulmasıyla beraber muğla iline bağlanan ilçenin ismi meğri iken, 1934 yılında;(1913 yılında şam'dan havalanarak bir süre sonra teberiye yakınlarında uçağı düşürülerek şehit olan ilk pilotlarımızdan fethi bey'in ismi anısına) fethiye olarak değiştirilmiştir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ben sana mecburum sen yoksun.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
bilgisayardan ders videosu açıp arka planda o çalarken telefonla oynayınca dersi dinlemiş olmuyorsun.
devamını gör...
anneye alınabilecek en güzel hediye
çorap alsanız beğenecektir. çok zorlamaya gerek yok.
devamını gör...
her şeyi açıklayan en kısa söz
doğru insanı bulmanız dört yapraklı yonca bulma ihtimalinizle aynıdır.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
devamını gör...
