terörist
bir john updike romanıdır.
john updike rabbit is rich ve rabbit at rest romanları ile iki kez pulitzer ödülü kazanan dev bir romancı ve öykü yazarıdır.
bu romanında john updike karl marx’ın halkların afyonu olarak nitelediği din kavramının radikalleştikçe insanların düşünme yetileri üzerinde ne tür yıkıcı ve tamir edilmesi mümkün olmayan hasarlar bırakabileceğini anlatmış.
içinde yaşadığımız ve teknoloji çağı olarak isimlendirdiğimiz bu çağda olmayacağını öngördüğümüz günlük terör dört bir yandan kuşatmış durumda inanlığı. ve herkesin bir nedeni var teröre bulaşmak ve teröre karşı olmak için.
körü körüne, bağnaz, radikalce, üzerinde düşünmeden, bilmeye çalışmadan bir dine inanmanın bizi ne tür açmazlara düşüreceğine dair müthiş bir roman.
okurken bana zaman zaman erkan can’ın harikalar yarattığı; özer kızıltan’ın 2006 yapımı müthiş filmi takva’yı hatırlattı kitap. belki konular benzer değil ama karakterlerin motivasyonları bire bir aynı sanki.
karakterler o kadar gerçek, hikaye o kadar bilindik ki sanki gerçekten yaşıyormuş gibi hissediyor okuyan. belki de zaten bildiğimiz, içinde olduğumuz, çevremizde gördüğümüz bir gerçekliği kurgu ile sarıp sarmalayan bir roman.
john updike rabbit is rich ve rabbit at rest romanları ile iki kez pulitzer ödülü kazanan dev bir romancı ve öykü yazarıdır.
bu romanında john updike karl marx’ın halkların afyonu olarak nitelediği din kavramının radikalleştikçe insanların düşünme yetileri üzerinde ne tür yıkıcı ve tamir edilmesi mümkün olmayan hasarlar bırakabileceğini anlatmış.
içinde yaşadığımız ve teknoloji çağı olarak isimlendirdiğimiz bu çağda olmayacağını öngördüğümüz günlük terör dört bir yandan kuşatmış durumda inanlığı. ve herkesin bir nedeni var teröre bulaşmak ve teröre karşı olmak için.
körü körüne, bağnaz, radikalce, üzerinde düşünmeden, bilmeye çalışmadan bir dine inanmanın bizi ne tür açmazlara düşüreceğine dair müthiş bir roman.
okurken bana zaman zaman erkan can’ın harikalar yarattığı; özer kızıltan’ın 2006 yapımı müthiş filmi takva’yı hatırlattı kitap. belki konular benzer değil ama karakterlerin motivasyonları bire bir aynı sanki.
karakterler o kadar gerçek, hikaye o kadar bilindik ki sanki gerçekten yaşıyormuş gibi hissediyor okuyan. belki de zaten bildiğimiz, içinde olduğumuz, çevremizde gördüğümüz bir gerçekliği kurgu ile sarıp sarmalayan bir roman.
devamını gör...
at fobisi
atlardan korkmak
inanılması güç yenmesi daha güç olan bir fobimdir. at gördüğümde yolumu değiştirir, kafamı çevirir bakmak bile istemem içimi çok kötü bir his kaplıyor. bu yaşıma kadar asla ata binmedim dokunmadım kötü bir anım da yok ama korkuyorum
not: atla nasıl karşılaşıyorsun diyenler olacaktır. yaşadığım bölge de bazı kesimler pazara at arabasıyla gidiyor, çocukları atları alıp gezebiliyorlar bazende kaçan atlar oluyor ya da hurdacı at arabasıyla hurda topluyor bu şekilde veya benzer şekillerde atlar karşıma çıkıyor yani bu yüzden küçüklüğümden beri karşılaştığım bir hayvan. kedi kadar değil ama pazarın olduğu günler yoluma illa çıkıyor.
ayrıca bu fobiyi yenebilmek uğruna bizim için şampiyon filmine iki defa gittim erkek arkadaş zoruyla her iki gidişimde de ilk sahnesinde ki atın bir anda hareket etmesi sonucu korkudan ne yapacağımı şaşırmıştım. önceden sevmezdim fakat artık ne seviyorum ne sevmiyorum içimdeki korku çok başka bir şey tamamen içimi kaplıyor huzursuz ve bilincim kapalı hissediyorum. etrafımdaki insanların ne yaptığı ne dediği duruyor bir anda. aynı durumu yaşayan varmıdır bilmem çok garip bir duygu..
inanılması güç yenmesi daha güç olan bir fobimdir. at gördüğümde yolumu değiştirir, kafamı çevirir bakmak bile istemem içimi çok kötü bir his kaplıyor. bu yaşıma kadar asla ata binmedim dokunmadım kötü bir anım da yok ama korkuyorum
not: atla nasıl karşılaşıyorsun diyenler olacaktır. yaşadığım bölge de bazı kesimler pazara at arabasıyla gidiyor, çocukları atları alıp gezebiliyorlar bazende kaçan atlar oluyor ya da hurdacı at arabasıyla hurda topluyor bu şekilde veya benzer şekillerde atlar karşıma çıkıyor yani bu yüzden küçüklüğümden beri karşılaştığım bir hayvan. kedi kadar değil ama pazarın olduğu günler yoluma illa çıkıyor.
ayrıca bu fobiyi yenebilmek uğruna bizim için şampiyon filmine iki defa gittim erkek arkadaş zoruyla her iki gidişimde de ilk sahnesinde ki atın bir anda hareket etmesi sonucu korkudan ne yapacağımı şaşırmıştım. önceden sevmezdim fakat artık ne seviyorum ne sevmiyorum içimdeki korku çok başka bir şey tamamen içimi kaplıyor huzursuz ve bilincim kapalı hissediyorum. etrafımdaki insanların ne yaptığı ne dediği duruyor bir anda. aynı durumu yaşayan varmıdır bilmem çok garip bir duygu..
devamını gör...
sözlük için adalet
arkadaşlar böyle bir platformda yazmayı bu kadar önemsemeyin bence. şurda gelip fikirlerimizi yazıyoruz, beğendiğimiz yazıları okuyoruz. hepsi bu. kim kimi beğenmiş, kim artistlik yapmış, kim ne demiş hiçbir önemi yok, boşverin. kafa dağıtacağız diye geldiğimiz bir yerde sinir stres yüklenip gitmenin bir anlamı yok bence.
devamını gör...
en doğru arkadaş özellikleri
instagram hikayelerimi hemen görmesi, paylaşımlarımı hemen beğenmesi, en güzel yorumları yapması.*
kalanlar yasemin sakallıoğlu'ndan gelsin.
www.instagram.com/p/CPK7-z4...
kalanlar yasemin sakallıoğlu'ndan gelsin.
www.instagram.com/p/CPK7-z4...
devamını gör...
yazarların aklından çıkmayan dizi sahneleri
bihter'in kendini kalbinden vurması... eednan'ın sen benim oğlumdun demesi, nihal'in feryadı ve ona hiç yakışmamış gelinliğiyle yere yığılması, behlül'ün küçük emrah bakışı, arka fonda gerilimli toygar ışıklı müziği... bir nesil unutamaz bu sahneyi..
devamını gör...
geceye bir söz bırak
kaybolmak, yolu öğrenmektir.
devamını gör...
leyla aydemir'in öldürülmeden önce cinsel istismara uğraması
gözlerim doldu okurken... dokunmayın artık çocuklara, kadınlara, hayvanlara. yeter artık yeter.
devamını gör...
rus erkekleri
devamını gör...
aşure
hicri takvime göre muharrem ayının onuncu günü yapılan tatlı. islami inanca göre muharrem ayının onuncu günü nuh, büyük tufan'dan sonra karaya ayak bastığında elinde kalan son malzemelerle bu tatlıyı yapmıştır. tatlının ismi, arapçada onuncu anlamına gelen عَشْرَة kelimesinden gelmektedir.
kuruyemiş çorbası yahu.
kardeş her gelenek bitsin ama şu aşure geleneği bitmesin, sonsuza kadar yaşatalım bunu, dünya yansa kainat batsa sürdürelim bunu. çok güzel lan.
kuruyemiş çorbası yahu.
kardeş her gelenek bitsin ama şu aşure geleneği bitmesin, sonsuza kadar yaşatalım bunu, dünya yansa kainat batsa sürdürelim bunu. çok güzel lan.
devamını gör...
tuvaletinde sabun ve peçete olmayan okul
tuvaletinde peçete olan okul mu varmış diye sorduran başlık. sabun bile zor bulunuyordu..
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
değerli bir yazardır. yazdıkları, paylaşımları
ve beğenileri ile saygılı örnek bir insandır. teşekkürler örnek vatandaş:))
ve beğenileri ile saygılı örnek bir insandır. teşekkürler örnek vatandaş:))
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
bir kedinin, gelip kendini sevdirmek isteyip, etrafında döndükten sonra, sana sırnaşıp, yanına oturması.
devamını gör...
1 haftadır konuşulan kadının evlenelim demesi
yurtdışından gelmek için para da istedi mi?
devamını gör...
marko paşa
(dergi)
1946 yılında aralarında sabahattin ali, aziz nesin, rıfat ılgaz, mustafa mim uykusuz gibi türkiye’nin önemli edebiyatçılarının bulunduğu haftalık yayınlanan mizah dergisi.toplumcu-gerçekçi halk mizahıyla güldürürken düşündürmeyi amaçlayan bir dergiydi markopaşa. fakat dönemin yöneticilerini güldürmeyi başaramadığı ortada. çünkü markopaşa, kısa yayın döneminde sözünü esirgemeyen, cesur bir tavır sergilemiş; keskin tavrıyla döneminde ana muhalefet görevini üstlenmiştir. bundan dolayı markopaşa’ya sürekli baskı uygulanmıştır.tüm engellere rağmen dönemin en çok satan tirajlarına sahip olmuştur..aziz nesin okuduğum bir kitabında şöyle bahsetmişti: hapishanede olduğu zamanlarda eline kağıt kalem asla verilmezmiş,sabahattin ali genel müdür olduğunda kendisi yazı işleri müdürü olurmuş çünkü sabahattin ali içeri alınırsa aziz nesin yazmaya devam etsin diye.ahh güzel insanlar.
1946 yılında aralarında sabahattin ali, aziz nesin, rıfat ılgaz, mustafa mim uykusuz gibi türkiye’nin önemli edebiyatçılarının bulunduğu haftalık yayınlanan mizah dergisi.toplumcu-gerçekçi halk mizahıyla güldürürken düşündürmeyi amaçlayan bir dergiydi markopaşa. fakat dönemin yöneticilerini güldürmeyi başaramadığı ortada. çünkü markopaşa, kısa yayın döneminde sözünü esirgemeyen, cesur bir tavır sergilemiş; keskin tavrıyla döneminde ana muhalefet görevini üstlenmiştir. bundan dolayı markopaşa’ya sürekli baskı uygulanmıştır.tüm engellere rağmen dönemin en çok satan tirajlarına sahip olmuştur..aziz nesin okuduğum bir kitabında şöyle bahsetmişti: hapishanede olduğu zamanlarda eline kağıt kalem asla verilmezmiş,sabahattin ali genel müdür olduğunda kendisi yazı işleri müdürü olurmuş çünkü sabahattin ali içeri alınırsa aziz nesin yazmaya devam etsin diye.ahh güzel insanlar.
devamını gör...
libre
amerika ve ingiltere gibi ülkelerin günümüzde hala kullandığı ölçü birimlerinden biridir. libre bir kütle birimidir. ingilizcesi libra. kökeni roma dönemine dayanan bu ölçü tahmin edersiniz ki terazi (libra) kelimesinden gelmektedir. ingiltere içinde pound olarak geçer. libre kısaltması lb şeklindedir. bazı yerlerde hatta çoğu yerde lbs şeklinde görebilirsiniz. sonuna gelen çoğul "s" takısından dolayıdır.
tam değer olarak:
1 pound (lb) = 0.45359237 kg
2 pound(lbs) = 0.90718474 kg
market alışverişleri için kısa yol olarak hemen librenin yaklaşık yarısı hesaplayarak kilogram olarak düşünebilirsiniz. kolaylık sağlayacaktır.
hesaplama şekli şu formül üzerindendir.
kg = lb/2.2046
tam değer olarak:
1 pound (lb) = 0.45359237 kg
2 pound(lbs) = 0.90718474 kg
market alışverişleri için kısa yol olarak hemen librenin yaklaşık yarısı hesaplayarak kilogram olarak düşünebilirsiniz. kolaylık sağlayacaktır.
hesaplama şekli şu formül üzerindendir.
kg = lb/2.2046
devamını gör...
fındık toplamak
karadeniz bölgesinde ağustos ayının tatlı çilesidir.
her dal aşağı çekilmesinde dalda olan, toz, böcek, salyangoz gibi olan ne varsa insanın içine dışına dolar.
bölge nemli olduğu için hava güzelse yapış yapış hava yağmurlu ise ıslak ıslak olur insan.
eğer araba yoksa toplanan fındıkları ya sepete ya çuvala doldurup o bayır senin bu bayır benim evin önündeki harmana sırtta taşımak gerekir.
tek güzel yanı, kalabalık toplamaktır. bol kahkahalı, yüksek sesli çok güzel muhabbetler dönebilir.
bir kaç yıldır yapmamıştım. bu ağustos yapmayı planlıyorum. daha doğrusu anacım benimle yapmayı planlıyor.
dilerim özlemişimdir. *
yazarım fındıklıktan size tabi takatim kalırsa. *
gine yeşillendi fındık dalları dinleyelim o vakit.
her dal aşağı çekilmesinde dalda olan, toz, böcek, salyangoz gibi olan ne varsa insanın içine dışına dolar.
bölge nemli olduğu için hava güzelse yapış yapış hava yağmurlu ise ıslak ıslak olur insan.
eğer araba yoksa toplanan fındıkları ya sepete ya çuvala doldurup o bayır senin bu bayır benim evin önündeki harmana sırtta taşımak gerekir.
tek güzel yanı, kalabalık toplamaktır. bol kahkahalı, yüksek sesli çok güzel muhabbetler dönebilir.
bir kaç yıldır yapmamıştım. bu ağustos yapmayı planlıyorum. daha doğrusu anacım benimle yapmayı planlıyor.
dilerim özlemişimdir. *
yazarım fındıklıktan size tabi takatim kalırsa. *
gine yeşillendi fındık dalları dinleyelim o vakit.
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
güya zamansızlıktan içinde bulunduğum durum. zaman bulamamaktan yakınırım hep ama artık daha iyi anlıyorum. zaman bulmak diye bir şey yok. zaman bulunan bir şey değil. böyle düşünmeye devam edersem ömrümün sonuna kadar asla zaman bulamayacağım zaten. zamana yolda bulunan 5 kuruş muamelesi yapmaya devam ettikçe o da öyle değersiz kalacak, bozuk para gibi harcanacak. onun yerine sandıklarda, ipeklerde saklanan elmas muamelesi yapmak gerek ona, öyle davranmak gerek. zamana elmas değeri verince o da elmas kadar değerli olacak, bozuk para gibi harcanmayacak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
merhaba, nabersiniz?
can sıkıntılarını uzun uzun anlatan insanların arasına ufacık pozitiflik katmaya geldim.
evet monika cennete düşen son pozitiflik taneciği anlamına geliyor.
can sıkıntılarını uzun uzun anlatan insanların arasına ufacık pozitiflik katmaya geldim.
evet monika cennete düşen son pozitiflik taneciği anlamına geliyor.
devamını gör...
sen de benim kadar gerçekleri görüyorsun
"beraber olamayız, benim gibi biliyorsun" diye devam eden güzel bir sözdür.
devamını gör...
