"sevgili, en sevgili, ey sevgili
uzatma dünya sürgünümü benim"

-sezai karakoç
devamını gör...

amerikalı mühendis edward a. murphy jr. tarafından 1949 yılında kaliforniya'da bir görev esnasında mx981 kod adında bir çarpışma testi üzerinde çalışılıyor. bu testte onunla beraber çalışan bir teknisyen sürekli kablolama aşamasında hata buluyor ve sonuca ulaşamıyorlar. bunu gözlemleyen edward, murhpy kanunlarının fitilini ateşleyen o ilk sözü o teknisyen için söylüyor. 'bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa bu adam onu mutlaka bulur' şeklinde ifade ettiği bu sözle tüm dünyayı çalkalayacak kanunların ilk adımını atıyor.

yine aynı yıllar edwar'ın arkadaşı john strapp, çarpışma testinin basın toplantısında 'yıllar yılı devam ettiğimiz bu testlerin güvenle, aksamadan devam etmesi edward murphy'nın önümüze sunduğu 'murphy kanunlarını' görmezden gelmiş olmamızdan dolayı yaşanmakta' diyor. bu toplantıda tüm detaylarıyla bu kanunlara değiniliyor ve kaliforniya hatta abd sınırlanırı aşarak dünyada yankı bulmaya başlıyor.

ilk yıllar çok kısıtlı sayıda olan bu yasalar gün geçtikçe sayısı artıyor. aynı minvalde bir çok özdeyiş ekleniyor. genelde negatif, olumsuz durumlar için lanse edilsede aslında olumlu durumlar içinde bazı özdeyişleri bulunuyor. fakat halk arasında daha çok kötü diyebileceğimiz olayların bir bakıma mizahıda yapılarak karşılık buluyor ve olumlular unutulup gidiyor.

bu kanunlar sözde kalmayıp yazıya da dökülüyor tabi. bir kitap haline getiriliyor ve akıllarda daha çok kalması sağlanıyor. ironi içeren bir çok duruma açıklamalar getiren bu kanunlar harvey hutter tarafından kitap haline getirilmiş durumda. hayatın bir çok alanına, farklı insanlara ve mesleklerdeki kişilerin başına gelen, gündelik ya da özel hayatlarında olan olaylara ışık tutarak pratik çözümler sunuyor bu kitapta okuyuculara sayın hutter.

bazı kanunları aşagıya bırakıyorum ki konu daha detaylı anlaşılsın. açıkçası benim zihnim bu kanunlarla bizim nasıl daha verimli bir hayat sürebileceğimizi anlayamadı. ve bana şöyle gibi geliyor biraz bu. olumsuzu düşünürsen olumsuz olur. ne alaka diyeceksiniz belki murhpy amcanın arkadaşı john abinin dediği cümle beni böyle düşünmeye itti. yani görmezden gelirsek hatalar, başarısızlıklar, zartlar zurtlar, zincirleme olaylar oluşmaz. yani bu abi benim kafamı bu yönde çalışmaya itti. hayır yani ben bu olumsuzlukları bilmem ve düşünmem bana kaygıdan başka bir şey getirmez ki zaten ve bu kaygılar bir diğerini açığa çıkarır ve ve evrene verdiğimiz kaygılı sinyaller daha kaygılı olayların başımıza gelmesini sağlar.

ay ne bileyim ben bana göre fazla düşünmeyin bu işleri. insanı hasta eder valla. sürekli bir olumsuzu beklemek falan püfff hiç bana göre değil. görmeyin anacım duymayın bunları. bunlar gerçek değil hahah.


-bir şeylerin ters gitmesi bir doğa kanunudur. bu sebeple her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa dikkat edin, mutlaka ters giden bir şeyler vardır.
- birkaç şeyin ters gitme olasılığı varsa, bunların arasında en kötü sonuçlar doğuracak olanı ters gider.
- geç kaldığınız süre ile trafik sıkışıklığı doğru orantılıdır.
- bozulan bir şeyin neresinin bozuk olduğunu tamirciye göstermeye çalıştığınız an, o şeyin çalışması için en uygun andır.
- çok etkileyici bir şey yaptığınızda mutlaka yalnız olursunuz.
- her şey yolunda gidiyor gibi görünüyorsa, senin dünyadan haberin yoktur.
- dostlar hayatınıza gelir gider, düşmanlarsa hep birikir.
- herhangi bir şeyi beğenirseniz o derhal üretimden kaldırılır.
- sigara dumanı her zaman grupta sigara içmeyen kişilere doğru gider.
- yere düşürdüğünüz alışveriş çantası daima içinde yumurta olan çantadır.
- yanlış numara hiçbir zaman meşgul çalmaz.
- bir şeyin ters gitmesi için dört yol olduğunu düşünüp hepsi için önlem alabilirsiniz, ancak beşinci bir yol mutlaka vardır.
- kameranızın hafızasında yer kalıp kalmadığından emin değilseniz kesinlikle yer kalmamıştır.
- kıyafetinizin şıklığı ile üzerinize çamur sıçratan aracın büyüklüğü arasında ciddi bir ilişki vardır.
- ta ki siz diğer şeride geçinceye kadar diğer şeritte trafik hep daha açıktır.
- banyoda düşebilecek bir şey varsa mutlaka tuvaletin içine düşer.
- radyoyu ne zaman açarsanız açın, en sevdiğiniz şarkının son melodisini duyarsınız.
- birileriyle karşılaşma ihtimalin ona hiç görünmek istemediğin zaman en üst düzeydedir.
- bütün büyük buluşlar yanlışlıkla ve yalnızken yapılır.
- hayattaki en güzel şeyler; ya kanun dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıcıdır.
- hiçbir iyilik cezasız kalmaz.
- sahip olduğunuz en hassas şey düşüp kırılacak olandır.
- bir işi yapmanın en kolay yolu ancak o iş bittikten sonra aklınıza gelir.
- hiçbir şey göründüğü kadar kısa sürmez.
- öğretmen, sınav sırasında sadece aptalca bir şey yazdığınız esnada başınıza gelip yazdıklarınızı okur.
- tereyağının sertliği ile üzerine süreceğiniz ekmeğin yumuşaklığı doğru orantılıdır.
- rüzgar daima saçınızı en çok bozacak yönde eser.
- en gizli evraklar herkesin kullandığı fotokopi makinesinde unutulur.
- sinemada sıranın tam da ortasında oturanlar salona en son girerler.
- bozuk bir alet tamire geldiğinde kesinlikle çalışır.
- bilgisayarda ne kadar ders çalışırsanız çalışın, anneniz içeri siz oyun oynarken girer.
- kolay yol her zaman mayınlanmış, kısa yolda ise trafik sıkışmıştır.
- sen gırgır geçmeye başladığın anda patron hemen kapıda görünür.
- ne zaman ki bir şeyden vazgeçseniz, vazgeçtiğiniz o şey size hemen geri gelir.
- hiçbir şirkette cuma günleri hasta adam bulunmaz. çünkü ertesi gün cumartesidir.
- herhangi bir şeyin olma olasılığı arzu edilirliğiyle ters orantılıdır.
- bir şey doğru olamayacak kadar iyiyse muhtemelen doğru değildir.
- yeni kravat, mutlaka çorbanın içine girer.
- mağazada ayağa en çok uyan ayakkabı, genellikle en çirkin olan ayakkabıdır.
- bir eliniz doluyken kapıyı açmanız gerekirse, anahtarınız mutlaka dolu elinizin bulunduğu taraftaki cebinizdedir.
- tam da tırnaklarınızı kestiğiniz gün, karşınıza kazıması çok eğlenceli bir şey çıkması için en uygun gündür.
- bir hata ikinci kez yapılmaz. ikinci kez yapıyorsanız, siz bunu üçüncü kez de yapacaksınız demektir.
- kaybettiğiniz bir şeyi ancak onun yerine yenisini aldığınızda bulabilirsiniz.
- bir şirkette birinin unvanı ne kadar uzunsa, yaptığı iş o kadar önemsizdir.
- otomobil tamir ederken düşürdüğünüz alet, her zaman aracın en ulaşılmaz yerine kaçar.
- asla paranızın yeteceği şeyi istemezsiniz.
- yeni aldığınız bir şeyin ucuzunu bulmak için ne kadar aranırsanız aranın, en ucuz seçeneği ancak alışveriş bittikten sonra bulursunuz.
- değerli bir şeyin düştüğü yer, daima parmak ucunuzun bir santim ilerisidir.
- ne zaman sınava çalışacak olsak uykumuz gelir, sınavdan sonra uykumuz açılır.
- beklenmedik bir anda elinize geçen boş vakti mutlaka boşa harcarsınız.
- evli bir çiftin aynı konuda “evet” dediği en son yer nikah masasıdır.
- ne zaman ki işler iyi gidiyor gibi gözükse, mutlaka bir şeyleri gözden kaçırıyorsundur.
- popüler olan kişi, sevilmemeye mahkumdur.
devamını gör...

--- alıntı ---

kimi amerika kızılderilileri tarafından kullanılan bir terim olup, algonkin halklarına göre, gözle görülmez, gizemli bir güçtür. insan kendisine sağladığı bireysel enerjiyi manitu’dan edinir. kabile şamanları insanlara yardım amacıyla bu güçle irtibat kurabilirler. bu güç siu kızılderilileri’nde "wakan", iroquois kızılderilileri’nde ise "orenda" adını almıştır. kızılderililerdeki bu kavramın çeşitli kültürlere ait birçok gelenekte prana, mana, qi ya da ch’i gibi çeşitli adlarda belirtilen evrensel yaşam gücü kavramıyla hemen hemen eş olduğu görülmektedir. fakat kızılderili geleneklerinde, manitu teriminin başına “yüce” sözcüğü getirildiğinde terim çok farklı bir anlam kazanır : “yüce manitu” tüm yaratılışı canlandıran, ahengi sağlayan, her şeyin en güçlüsü olan “ulu ruh” anlamına gelir.

--- alıntı ---
devamını gör...

asla yapamdığım şey.
kafam şarkının notalarında ya da sözlerindeyken nası derse odaklanıyım ben.
devamını gör...

bir süreliğine yok olması bile fark edilen bir yazar. dönmesine sevindik.
devamını gör...

2022 ye kadar yakalanmadan gelen biri olarak "bu saatten sonra bana hiçbir şey olmaz" der demez şubat ayında elendim.
devamını gör...

bir andrey konchalovskiy filmidir.
belki de bir albert magnoli filmidir.
ya da hatta bir stuart baird filmi bile olabilir.
tabii eğer bir slyvester stallone filmi değilse.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu yönetmen karmaşasını iki paragraf sonra açıklayacağım. ama önce filmin senaristini ve başrol oyuncularını yazayım. filmin senaryosu randy feldman tarafından yazılmıştır. başrollerde ise sylvester stallone ve kurt russell oynamıştır. diğer oyuncular arasında ise teri hatcher ve jack palance vardır.

filmin konusu aslında bildik bir konudur. birbiriyle uyumsuz ve birbirini pek sevmeyen iki polisin bir suç baronu karşısında birbirlerine tutunma hikayesidir film. uyuşturucu baronu tarafından hapse attırılan ikili içeride hapse attıkları insanlarla karşılaşır ve kaçmak için birbirlerine tutunmak zorunda kalırlar. isimlerini temize çıkarmaya çalışan ikili zaman içinde birbirlerinden kopamayacak hale gelirler.

yönetmen karmaşasına gelince o kısım evlere şenliktir. filmi çekmeye başlayan andrey konchalovskiy yabana atılacak bir adam değildir zira andrey tarkovsky ile birlikte andrey rublev filminin senaryosunu yazmıştır. ancak yapımcı ile ters düşer. yapımcı daha cıvık daha eğlenceli bir film ister. ancak andrey konchalovskiy daha ciddi bir film çekmek ister. slyvester stallone de yönetmen ile aynı fikirdedir ancak o da kendi rolünün daha fazla parlamasını ister ve sürekli senaryoya müdahale eder. filmin sonuna doğru yönetmen değişir ve albert mangoli filmi bitirir. ancak filmin post prodüksiyonu esnasında editör stuart baird filmi bambaşka bir şeye çevirir.

film sonunda herkesin istediği ve kimsenin istemediği bir halde çıkar seyirci karşısına ama buna rağmen izlenmeye değer güzel bir filmdir.
devamını gör...

subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır.

1

2

3

4

5

6

7
devamını gör...

tartışma benim için bitse de onun için 1 hafta devam eder.
devamını gör...

fizikte, bir sistemin gelecekteki durumunu belirleyebilmek için var olması gereken ancak ölçümü yapan kişi tarafından bilinmeyen bazı değerler olduğunu iddia eden teori. kuantum mekaniğinde ölçüm sonuçları kesin olmadığından, kuantum teorisini eksik kabul eden bazı fizikçiler tarafından kullanılsa da kuantum mekaniğinde bu türden gizli değişkenlerin varlığı mümkün görülmemektedir.

schrödinger’in kedisi adlı düşünce deneyini ele alalım. bu deneyde gözlem yapmadan kedinin ne canlı ne ölü olduğunu söyleyebiliriz. kedinin canlı ya da ölü olduğunu belirleyecek şey, kutu içerisinde bulunan ve kediyi öldürecek olan maddenin, kutu içerisinde yayılıp yayılmamasıdır. biz bu durumu gözlem yapmadan bilemesek de, kutunun içerisinde durum açıkça bellidir. bunu, kutuya
bakmadan bilmiyor oluşumuz, değişkenin gizli ve bilinemez olduğu anlamına gelmez.

kuzey irlandalı fizikçi john stewart bell bazı eşitsizlikler elde ederek yerel gizli değişken teorilerinin sağlanması gerektiğini öne sürdü. ancak bell eşitsizlikleri, kuantum teorisi ile uyum içerisinde değildir. deneylerle de görülmüştür ki kuantum dünyası bu eşitsizlikleri sağlamaz, hatta ihlal eder. işte bu nedenle kuantum mekaniğinde yerel gizli değişkenlerin varlığı olası görünmemektedir.
devamını gör...

madem var böyle bir başlık, vegan burger tarifi veriyorum. hazırlanın.

öncelikle malzemelerimiz;
yeşil mercimek
zeytinyağı
bol bol baharat, artık ne seviyorsanız
galeta unu

öncelikli olarak alıyoruz mercimeğimizi yumuşacık olana kadar kaynayan suda bekletiyoruz. sonra iyice yumuşamış mercimeklerimizi çıkarıyoruz ve elimizle iyice eziyoruz.
hamur kıvamı gelince, dayıyoruz baharatlarımızı. bir güzel baharatlıyoruz zevkimize göre. birazcık da tuz ekliyoruz. bu süreçte tada bakmak, iyi olacaktır. hamur kıvamına gelmiş bu karışımı bir güzel baharatlayıp, yağladıktan sonra, yapışmaz tavamızın üzerine atıyoruz. bir güzel iki tarafı da kızarana kadar ısıtıyoruz. burgerimiz hazır.

turşu, domates, biber ve birazcık zeytinyağı; ekmek arası, harika bir sonuç.

afiyet olsun.
devamını gör...

vardı mahallede böyle karakter şeref yoksunu, mahallede bir kız vardı iki kişi arasında inat oldu kızı tavlamak.
bu az gelişmiş lağım faresi çorap süzmesi şahsiyet kızla arkadaş oldu, arkadaşına da kızla sevişirken telefon da sana dinleticem dedi. gerçekten de öyle yaptı.
kaderin cilvesi işte! askerden sonra o kızla da evlendi, tabii nasıl olduysa buna bi yüz kızarması indi mahalleyi terk edip gitti bir daha da dönmedi.

partneri ile olan ilişkiyi anlatmak kadar edepsiz terbiyesiz şerefsizlik yoktur.
devamını gör...

baba zula - bir sana bir de bana (official video) [© 2020 soundhorus]

muhteşem müzik klibini izlemenizi tavsiye ederim.

bulutların üstünden
bıraktım ben kendimi
sonunu düşünmeden
duygular sarınca beni
gizlice tuttum elini
yüzüne baktım usulca
gözlerin fısıldadı ah
mutluluğu yavaşça
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana

bahçede hanımeli
gökyüzünde yıldızlar
yağmurun narin sesi
şimdi bir anlamı var
aşk nasıl da kırılgan
sus dedim ama olmadı
kalbimden ismin geçti ah
kimseler duymadı
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana


devamını gör...

sozluk mağazasına gidildiğinde sorulan şu soruya benzer :"abi bununla ne alınır"
devamını gör...

müzikten anlamayan yazar beyanı. bas gitar olmazsa müzik olmaz. davul ile o frekansı hangi müzik aleti sağlayabilecek. ayrıca aradaki boşlukları hangi müzik aleti tamamlayabilecek.
devamını gör...

normal şahıs.

önce kısaca kendi hayatımdan örnek verip olayı bir yere bağlayacağım.

21 ya da 22 yaşındaydım galiba ilk kez sevgilim olduğunda. o günden bugüne bir o kadar daha zaman geçti ve hâlâ 1 elin parmak sayısını geçmez. başlayınca da uzun sürüyor ilişkilerim. sevdim mi çok sağlam seviyorum. aldatmak falan hiç yapmadığım ve yapmayacağım şey. *

ilişki aralarına bolca boş geçen yılları da ekleyince * hayatımın büyük kısmı yalnız geçti diyebilirim. hele öyle tek gecelik ilişkiler hiç bana göre değil. arada kısa süreli kırıştırmalarım, flörtlerim olur. bunlar aşırı derecede nadir olmakla beraber * genellikle uzaktan uzağadır ve hiçbir zaman ileri aşamaya getirmem böyle şeyleri. gelecekse o kişiyle gerçekten duygusal anlamda bir yakınlık şartı ararım. bedensel arzuları dindirme fikri kısa vadede hoş gelse de uzun vadeli bir ilişkiyi ve her anlamda doyumu, buna kesinlikle tercih ederim.

bunları neden anlatıyorum? şundan:

bazı insanlar bunu anormal sanıyor. kaç yaşına gelmişsin, bir sürü ilişkin olmuş olmalı diye düşünüyorlar. hele biraz da dışarıdan benim gibi fırlama ve rahat insan görüntüsü veriyorsanız *, birilerinin gözünde sıfatınız hazırdır.

günümüzde ilişkilerin içi fazlasıyla boşaldı. hatta gönül ilişkisi dediğimiz şey hemen hemen hiç kalmadı. insanlar ya birbirlerinin sahip olduğu maddi olanakların ya da bedenen kendilerini doyurup dönüp gitmenin peşinde.

belki bu durum, içinde yaşadığımız çağda çoğunuza normal geliyor ama inanın değil arkadaşlar. hele hele aynı anda birkaç kişiyi idare etmek gibi şeyler asla marifet değil. kafası azıcık da olsa çalışan birisi bunu çok rahat becerir. önemli olan tek bir insana bağlı kalabilmek, her şeyi 1 kişiyle paylaşabilmek, dışarıda arayışa girmemek. yanında güvende hissedeceğiniz, yanınızda olmadığında "ne halt karıştırıyor kim bilir bu?" diye düşünmeyeceğiniz, gözü kapalı güvenebileceğiniz kişiden daha güzel bir şey yok dünyada. ilişkilerde en önemli şeyler huzur, saygı ve güven. gerisi zaten her türlü geliyor.

sonuç: doğru dürüst, huzur, sevgi ve saygı dolu bir ilişkiniz olmayacaksa değil 18 yaşında, 28 yaşında da olsanız bekleyin.
devamını gör...

uykusuz kahve. teşekkürler kendisine.
devamını gör...

yıllardır koşarak kaçtığım birkaç düşünce vardı, şu sıralar o düşüncelerin geçmişten gelen hayaletler gibi peşimde olduğunu, ensemde olduklarını ve ellerini uzattıklarında beni tutabileceklerini bildiğimden dolayı boşu boşuna kaçmayı bıraktım bu gece.

bugün again into eyes albümünü baştan sonra tekrar dinledim, 1 hafta sonra son kez inanılmaz yoğun bi tempoyla tekrar müzik yapmak için evime kapanacağım. uykusuz geceler ve yorgun sabahlar beni bekliyor olacak, nisan gibi albüm bitecek, mayıs gibi de yayınlanacak, mayısın ilk haftasından sonra bambaşka bir yola gideceğim; mosmor bir gün batımı.

yapabileceğim en içime sinen şeyi çıkartacağım ortaya, bi mayıs akşamında kaldırıma oturmuş soluklanırken yüze vuran o ılık rüzgarı hissettirmek isteyeceğim ya da sadece ben hissedeceğim yaparken...

yeni bir yol, yepyeni.
devamını gör...

gönül isterdi ki mantı falan da açılsın ama beceriksiz bunlar anca bıdı bıdı ediyorlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim