devlet olmasaydı ne olurdu sorunsalı
(bkz: dingo'nun ahırı)
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
mükemmel ötesi bir playlist. dinleyenler dinlemeyenlere haber versin.
devamını gör...
türkler'in doğada mangal yapmayı eğlenmek zannetmesi
fakir gidip piknik alanında mangal yaparak, zengin evinin bahçesinde barbekü yaparak eğleniyor. tabii ki her insanın başka eģlendiği anlar ve durumlar var ama bu mangal/barbekü olayı ciddi revaçta. bunun et yemenin verdiği hazla bir ilgisi var bence. gerçi et yemeyen de mangalda kapya biber, patlıcan falan közleyip yiyor. demek ki o ızgara ve köz tadının bünyede bir cazibesi var.
doğaya zarar verilmediği sürece, güzel bir eğlence aracı.
doğaya zarar verilmediği sürece, güzel bir eğlence aracı.
devamını gör...
sorulan soruya şarkı ile cevap vermek
sözlüğün getirdiği mesleki deformasyon gibidir. yaparken keyif verse de duyulduğu zaman rahatsız eder. bazen sizin de eşlik etmenize sebep olabilir.*
devamını gör...
meissner pleksusu
gastrointestinal sistemde submukoza tabakasında bulunan özel bir yapıdır.
görev olarak asıl etkisi gastrointestinal sekresyonlar üzerinedir.
ek olarak lokal kan akımını düzenler ve muskularis mukoza tabakasının kasılmasında etkilidir.
görev olarak asıl etkisi gastrointestinal sekresyonlar üzerinedir.
ek olarak lokal kan akımını düzenler ve muskularis mukoza tabakasının kasılmasında etkilidir.
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
kafem olsun çok isterdim. hem de kitap-kafe. heeeeer yer kitaplarla dolu, haftada bir gece sinema günü, değişik tatlar, mükemmel müşteriler...
ama kesin batarım ben.
tanım: hayatta bir kez olsun yapmak istediğimiz meslekleri yazdığımız başlık.
ama kesin batarım ben.
tanım: hayatta bir kez olsun yapmak istediğimiz meslekleri yazdığımız başlık.
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
görme engellilerin gözü olabilmek için: be my eyes.
ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek o kadar fayda sağlamış oluruz.
ne kadar çok kişiye ulaştırabilirsek o kadar fayda sağlamış oluruz.
devamını gör...
geceye bir erkek yalanı bırak
ya ne alakası var ya.
devamını gör...
kız mısın diye mesaj atan erkek yazar
kız denildiğinde sohbeti yarınlar yokmuşçasına devam ettiren, erkek denildiğinde sanki uzay boşluğunda kaybolmuşçasına ortadan yok olup ardında derin bir sessizlik bırakan yazar kardeşimizdir.
devamını gör...
arizona
kertenkelesi ile de ünlü olan abd eyaletidir.
büyük çoğunluğu çöldür.
büyük çoğunluğu çöldür.
devamını gör...
şamanizm
din değildir. animistik inançlarda bir çeşit transa girme tekniğidir. genelde gelecekten haber alma amacıyla yapılır. haliyle safsata anlamında ilahi dinlerden geri kalmaz. tengricilikle karıştırılır.
devamını gör...
sözlükteki kadın yazarlara limon atmak
öyle elmayla armutla olmaz o işler, insan gibi yazar kişisi olarak sohbet edin sohbet! kadın kadın diye manyak ettiniz kendinizi alüminyum! çoğu kadın yazarla ufağrak da olsa sohbet etmişimdir, iki hoş kibar muhabbet bazen de iki geyik yapar güleriz biter erkek yazarlarla yaptığımız gibi.
devamını gör...
sigara ve edebiyat
24 ağustos pazartesi , saat 00.03:
"binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
yok öykü böyle başlamamalıydı. o son sigarananın yakılması-içilmesi-vedası anlatılmalıydı ki hakkı verilmeliydi.
" artık vücudundaki kırgınlığa dayanamıyordu kadın. huzurla nefes alabildiği zaman dilimi haftada dört gün spor yaptığı anlardan ibaretti. üstelik yaşlı insanlar gibi çabucak yoruluyor, kanepede uzun saatler geçirmek zorunda kalıyor, bu durumdan rahatsız olduğu için de huzursuz bir ruh haline bürünüyordu.
artık yeter deyip doktora gittiği gün, yeni bir doktor ile karşılaştı. tüm tetkiklerden sonra uzun uzun anlattı; sebepleri, etkileri, uzak durulması gerekenleri. başını sallayarak dinliyor, iyi olmak için sorularla konuşmayı daha anlaşılır kılmak için uğraşıyordu kadın. doktor anlattı, kadın dinledi. en son doktor dedi ki 'yalnız ameliyatını yapmadan bir ay önce sigarayı bırakmalı ve tekrarlamaması için de bir daha içmemelisin! ' düşüneceğim diyerek ayrıldı kadın.
düşündü de. neydi ki sigaranın hayatındaki yeri. sabahı karşılamanın yoluydu kahveyle beraber. ev işlerinin arasındaki soluklanma anıydı. minik balkonunda öykülerini karalarken düşünme anıydı. dostlarınla tokuşturduğu kadehlerin arkadaşıydı. moralini bozan bir konuşmaya es vermek için kaçma anıydı. kaçış ya da keyifti. hatta keyifli geçirilmiş anların kutlamasıydı.
düşündü. düşündü. çok zor, dedi.
aradan iki ay geçti. bu iki ayda canı sigara istediğinde sonra, dedi. kahveden henüz iki yudum almışken biten sigaranın ikincisini yakmadı. keyif aldığı şeyleri yapmaya devam etti ama sigara ile taçlandırmayı bıraktı. artık tamam, dedi.
ameliyat öncesi son gecesinde saate baktı. tam olarak on ikiye on kala kendine koyu bir americano yaptı. müziğini açtı. bir sigara yaktı. hızlıca çekti içine. saate göz attı, bardaktaki yarım kahveye baktı. bir tane daha, dedi. bir sigara daha yaktı. keyfini çıkara çıkara çekti içine zehri. ve son kez - binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle- elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
"binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
yok öykü böyle başlamamalıydı. o son sigarananın yakılması-içilmesi-vedası anlatılmalıydı ki hakkı verilmeliydi.
" artık vücudundaki kırgınlığa dayanamıyordu kadın. huzurla nefes alabildiği zaman dilimi haftada dört gün spor yaptığı anlardan ibaretti. üstelik yaşlı insanlar gibi çabucak yoruluyor, kanepede uzun saatler geçirmek zorunda kalıyor, bu durumdan rahatsız olduğu için de huzursuz bir ruh haline bürünüyordu.
artık yeter deyip doktora gittiği gün, yeni bir doktor ile karşılaştı. tüm tetkiklerden sonra uzun uzun anlattı; sebepleri, etkileri, uzak durulması gerekenleri. başını sallayarak dinliyor, iyi olmak için sorularla konuşmayı daha anlaşılır kılmak için uğraşıyordu kadın. doktor anlattı, kadın dinledi. en son doktor dedi ki 'yalnız ameliyatını yapmadan bir ay önce sigarayı bırakmalı ve tekrarlamaması için de bir daha içmemelisin! ' düşüneceğim diyerek ayrıldı kadın.
düşündü de. neydi ki sigaranın hayatındaki yeri. sabahı karşılamanın yoluydu kahveyle beraber. ev işlerinin arasındaki soluklanma anıydı. minik balkonunda öykülerini karalarken düşünme anıydı. dostlarınla tokuşturduğu kadehlerin arkadaşıydı. moralini bozan bir konuşmaya es vermek için kaçma anıydı. kaçış ya da keyifti. hatta keyifli geçirilmiş anların kutlamasıydı.
düşündü. düşündü. çok zor, dedi.
aradan iki ay geçti. bu iki ayda canı sigara istediğinde sonra, dedi. kahveden henüz iki yudum almışken biten sigaranın ikincisini yakmadı. keyif aldığı şeyleri yapmaya devam etti ama sigara ile taçlandırmayı bıraktı. artık tamam, dedi.
ameliyat öncesi son gecesinde saate baktı. tam olarak on ikiye on kala kendine koyu bir americano yaptı. müziğini açtı. bir sigara yaktı. hızlıca çekti içine. saate göz attı, bardaktaki yarım kahveye baktı. bir tane daha, dedi. bir sigara daha yaktı. keyfini çıkara çıkara çekti içine zehri. ve son kez - binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle- elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
devamını gör...
aşkım biz şimdi neyiz
ilk kez sevişilen kızlardan duyulan ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan ahiret sorusu.
valla bilmiyorum, inan bilmiyorum. öğreneyim, ilk sana söyleyeceğim, söz.
valla bilmiyorum, inan bilmiyorum. öğreneyim, ilk sana söyleyeceğim, söz.
devamını gör...
nerede aptal rolü yapacağını biliyorsan yeterince zekisindir
salağa yatmanın önemli bir beceri olduğunu anlatan söz. son samuray'ın ukdesidir.
devamını gör...
kambur
iki türü vardır: cesetlerde oluşanı bir de ruhlarda oluşanı... ruhlarda oluşan kambur, zaman geçtikçe kendini hissettirir. güçlünün karşısında, güzelin karşısında, paranın karşısında, zâlimin karşısında, makâmın - mevkiin karşısında eğile eğile artık ruh omurgasında bâriz ve kalıcı bir kamburluk oluşur. cesetlerde oluşanı mı ? ondan genelde çoğu kimse kaçar, çirkinlik alâmeti olarak görülür. halbuki, belki onda senelerin yorgunluğu, beden gücü ya da bir masanın başında saatlerce kalkmadan her gün dökülen zihin ve yürek teri ile kazanılan helâl ekmeğin izi ve şerefi vardır.
devamını gör...
muhabbet kuşunun ölmesi
o çaresiz miniği koruyamamış olmanın vicdani yükü hiç gitmiyor omuzlardan. ah hayyam, ah.
devamını gör...

