agnes
“iffetli, bakire” anlamına gelen bir kelimedir.
despicable me animasyon filmindeki kız kardeşlerin en küçüğü ve en sevimlisidir. www.imdb.com/title/tt1323594/
unicorn’a bayılır. “it's so fluffy, i'm gonna die” repliği ile meşhur olmuştur.
despicable me animasyon filmindeki kız kardeşlerin en küçüğü ve en sevimlisidir. www.imdb.com/title/tt1323594/
unicorn’a bayılır. “it's so fluffy, i'm gonna die” repliği ile meşhur olmuştur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
halen iyilik yapıyor ve merhamet edebiliyorum.
devamını gör...
edebiyattan anlayan kız vs mantıdan anlayan kız
unutmayınız ki;kadın üreten bir varlıktır. tek programlı değildir. mantı da yapar. edebiyattan da anlar. araba da sürer. örgü de örer. yaprak da sarar. para da kazanır.
sizin saçma kıyaslamalarınızı da başınıza çalar.
sizin saçma kıyaslamalarınızı da başınıza çalar.
devamını gör...
ibdai
orjinal. özgün(yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan).
devamını gör...
fargo
coen kardeşler'in aynı isimli filminden esinlenmiş olan, her sezonda farklı olayların anlatıldığı kaliteli bir mini dizi.
dizinin 2.sezonunda bir noktadan sonra aşiret tipi güçlü ailelerin şiddetten gelen yetilerinin artık ülkede etkili olamayıp asıl gücün şirketlere geçtiğini, şirketlerin yükselişinin sıradan insanların amerikan rüyasına etkilerini harika bir şekilde arka planda işlemişler. ve bu sadece arka planda işlenen bir konu.
kasapta kasiyer olarak çalışıp sürekli albert camus'nün sisifos söyleni'nini okuyan karamsar genç kız loreen, uyumsuz kızıl derili hanzee, amerikan rüyasının peşinde olan peggy ve kapitalizme yenik düşen mike milligan gibi karakterler dizinin ikinci sezonunu benim için eşsiz kıldı.
"kişiyi kendisini özel hissettirirken farkında olmadan aynılaştıracak, bir yarışın içinde herkesi aynı kalıba sokacak, başarılı, donanımlı, çalışkan, sisteme faydalı bireyler yaratacak yeni imparatorluğun* yükselişinden habersiz bir şekilde peggy, kendisinin en iyi haline ulaşmak istiyor."
diğer sezonlar da bir o kadar kalitelidir. prison break ve la casa de papel gibi dizileri favori dizileri ilan eden izleyici kitlesi dışında herkese tavsiye ediyorum.
dizinin 2.sezonunda bir noktadan sonra aşiret tipi güçlü ailelerin şiddetten gelen yetilerinin artık ülkede etkili olamayıp asıl gücün şirketlere geçtiğini, şirketlerin yükselişinin sıradan insanların amerikan rüyasına etkilerini harika bir şekilde arka planda işlemişler. ve bu sadece arka planda işlenen bir konu.
kasapta kasiyer olarak çalışıp sürekli albert camus'nün sisifos söyleni'nini okuyan karamsar genç kız loreen, uyumsuz kızıl derili hanzee, amerikan rüyasının peşinde olan peggy ve kapitalizme yenik düşen mike milligan gibi karakterler dizinin ikinci sezonunu benim için eşsiz kıldı.
"kişiyi kendisini özel hissettirirken farkında olmadan aynılaştıracak, bir yarışın içinde herkesi aynı kalıba sokacak, başarılı, donanımlı, çalışkan, sisteme faydalı bireyler yaratacak yeni imparatorluğun* yükselişinden habersiz bir şekilde peggy, kendisinin en iyi haline ulaşmak istiyor."
diğer sezonlar da bir o kadar kalitelidir. prison break ve la casa de papel gibi dizileri favori dizileri ilan eden izleyici kitlesi dışında herkese tavsiye ediyorum.
devamını gör...
mutlu olmak zorunda mıyız sorunsalı
zorunda değiliz ama mutlu olmak kadar iyi hissettirmiyor başka duygular burası çok net. bir kere yoğun mutsuzluğu gördüğünüz zaman mutlu olma zorunluluğunu hissetmeye başlıyorsunuz.
devamını gör...
bilal'e anlatır gibi anlatmak
sosyal medyadan aşina olduğumuz bir terim. ne kadar çabalarsan çabala karşıda ki anlamaz da "ulan acaba ben mi malım da anlatamadım?" diye bir iç hesaplaşma yaparken derin bir nefes alıp "-oğlum bak son kez anlatıyom." diyerek en baştan, big bang teorisinden başlanır ya mevzuya, hah işte tam o an ortaya çıkan bir eylemdir bilâl'e anlatır gibi anlatmak.
devamını gör...
merdumgiriz_
gördüğüm en güzel doğan insanlardan bi tanesi, baya iyi doğmuş yani böyle güzel bir doğuş daha önce yeryüzünde görülmemişt... tamam tamam.
yeni yaşı kutlu olsun, mutluluklar getirsin demiyorum. bundan sonraki her yaşında mutlulukları kendine çekecektir zaten, biliyorum.
it is known khaleesi.
yeni yaşı kutlu olsun, mutluluklar getirsin demiyorum. bundan sonraki her yaşında mutlulukları kendine çekecektir zaten, biliyorum.
it is known khaleesi.
devamını gör...
ayrılırken daha çok seven tarafın daha kırıcı olması
yok öyle bir şey. sevmeyen/daha az seven taraf kırıcı oluyor. çünkü değer vermiyor artık. onun kırılması üzülmesi umrunda değil.
devamını gör...
sözlükte girilen entrylerin oylanmaması
hiç oy almayanlar kimse oy almıyor sanıyor...
devamını gör...
nitella
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
sigara.malesef hepimiz ilk içişte nefret etmemize rağmen kendimize zorla alıştırdık.
devamını gör...
kendi klonunuzla dövüşür müydünüz sorunsalı
ağzını burnunu kırardım. pis herif...
devamını gör...
şaban oğlu şaban
1977 yapımı ertem eğilmez filmi.
filmde kemal sunal, halit akçatepe, şener şen, adile naşit gibi birçok ünlü isim var.
(bkz: içerisi şampiyonlar ligi gibi)
konusu kısaca, 2 sakar asker arkadaşın, sivil hayatta nazır paşa tarafından görevlendirilerek kayıp bir elması ve onun hırsızını araması şeklinde özetlenebilir.
filmde kemal sunal, halit akçatepe, şener şen, adile naşit gibi birçok ünlü isim var.
(bkz: içerisi şampiyonlar ligi gibi)
konusu kısaca, 2 sakar asker arkadaşın, sivil hayatta nazır paşa tarafından görevlendirilerek kayıp bir elması ve onun hırsızını araması şeklinde özetlenebilir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
küçük sherlock güçlerim beyin kıvrımlarımı gıdıklıyor.
bizde doğum günleri, pastaya ulaşmamızı sağlayan bir araçtır sadece.
hem yürüyüş yapmak hem de kitap değiştirmek için kütüphaneye gitmek üzere dışarıya çıktım.geldiğimde;benim kıyafetimi astığım yere kardeşim kendi kıyafetini aşmış,kuşkulandım.sonra baktım,gün boyu uğramadığı odası dışarıya çıkma emareleri gösteriyor (kıyafetinin yeri değişmiş, çorap,terlik..olmayan şeyler işte).son olarak mutfakta-bunu saklamak akıllarına gelmemiş diye düşünüyorum-mum ve maytap gördüm bir paket içinde.pastayı arasam bulmakta zorlanmam,ancak hem görüp hem de görmemiş gibi davranmak istemiyorum.
neyse, hasılı yaşlandık be sözlük.şunun sırasında otuza ne kaldı.rakama bak! otuz!neyse daha zamanım var.alışırım diyeceğim de ben daha yirmi yediye alışamadım.belki de görmem kim bilir*.
bizde doğum günleri, pastaya ulaşmamızı sağlayan bir araçtır sadece.
hem yürüyüş yapmak hem de kitap değiştirmek için kütüphaneye gitmek üzere dışarıya çıktım.geldiğimde;benim kıyafetimi astığım yere kardeşim kendi kıyafetini aşmış,kuşkulandım.sonra baktım,gün boyu uğramadığı odası dışarıya çıkma emareleri gösteriyor (kıyafetinin yeri değişmiş, çorap,terlik..olmayan şeyler işte).son olarak mutfakta-bunu saklamak akıllarına gelmemiş diye düşünüyorum-mum ve maytap gördüm bir paket içinde.pastayı arasam bulmakta zorlanmam,ancak hem görüp hem de görmemiş gibi davranmak istemiyorum.
neyse, hasılı yaşlandık be sözlük.şunun sırasında otuza ne kaldı.rakama bak! otuz!neyse daha zamanım var.alışırım diyeceğim de ben daha yirmi yediye alışamadım.belki de görmem kim bilir*.
devamını gör...
v for vendetta
fikir ile var olan aslında ete kemiğe bile bürünmekte zorluk çeken doğaüstü özelliklere sahip maskeli bir adam. onun bu vaziyete gelmesine sebep olan hazin hikayesi. zorbalıktan, acıdan, haksızlıktan, adaletsizlikten içi ve dışı yanan isyankar bir ruh. fikirlere aşık olan bir kadın. özellikle o adam ile bütün bir ruh olabilmesi için onun geçtiği yollardan geçmesi beni çok etkiledi. sadece aynı yerlerden geçip aynı izlere sahip olan insanlar birbirlerini anlarmış. o aydınlanmayı yaşayanlar ancak kendine ve topluma yardım edebilirmiş..
insanlık adına adanan yüreklerin, ölümlerin en coşkulu ifadesiydi maskeli adam. en güzel temsiliydi.
film de o kadar güzel replikler vardı ki.. hepsi bam teline basıyor.
fikirlere kurşun işlemez bu sözlerin söylendiği sahne de gözüme toz kaçmış olabilir.
"bir insan yenilgiye uğrayabilir, yakalanabilir, öldürülebilir veya unutulabilir. ama bir fikir 400 yıl sonra bile hala dünyayı değiştirebilir.”
bir direniş hikayesi..
insanlık adına adanan yüreklerin, ölümlerin en coşkulu ifadesiydi maskeli adam. en güzel temsiliydi.
film de o kadar güzel replikler vardı ki.. hepsi bam teline basıyor.
fikirlere kurşun işlemez bu sözlerin söylendiği sahne de gözüme toz kaçmış olabilir.
"bir insan yenilgiye uğrayabilir, yakalanabilir, öldürülebilir veya unutulabilir. ama bir fikir 400 yıl sonra bile hala dünyayı değiştirebilir.”
bir direniş hikayesi..
devamını gör...
bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz
bi insanın hiç akrabası olmaması * çok büyük bir şans bence.
devamını gör...
normal sözlük'e eksileme butonu gelsin kampanyası
youtube’a giriyorsunuz. bilimsel verilerle, saatlerce, günlerce hatta aylarca vakit harcadığı çalışmayı 10 dakikada anlatmış. emek harcamış. yanlış bilgi yok çünkü kanıta dayalı bilgi. ama nasılsa beğenmeyen yine de çıkıyor. beğenmeme tuşuna basan mutlaka oluyor. olacaktır da. insanlık mükemmelliğe erişemedi.
yani bu özellik aslında faydasız. bir tanım çok beğenilmiş de olabilir ama bu o tanımı doğru ve gerçek yapmaz. beğeni butonları aslında anket gibidir. anket sonuçları da kültüre, toplumun bilgi seviyesine, coğrafyaya göre değişiklik gösterir.
bu sebeple benim açımdan en mantıklısı en fazla sadece “beğen” tuşu olmasıdır.
yani bu özellik aslında faydasız. bir tanım çok beğenilmiş de olabilir ama bu o tanımı doğru ve gerçek yapmaz. beğeni butonları aslında anket gibidir. anket sonuçları da kültüre, toplumun bilgi seviyesine, coğrafyaya göre değişiklik gösterir.
bu sebeple benim açımdan en mantıklısı en fazla sadece “beğen” tuşu olmasıdır.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
devamını gör...

