kişinin, bakım verdiği başka bir kişide fizik ya da psikolojik belirti ya da bulguları, amaçlı olarak ortaya çıkarması ya da o kişide bu tür belirti ya da bulgular varmış gibi davranmasıdır.
devamını gör...

asıl ismi xylaria longipes olan bir tür mantar.bu türün boyu 2-8 santimetre arasında değişirken kalınlığı ise yaklaşık 2 santimetreye kadar ulaşabilir. gövde rengi yaşa göre değişir; genç örnekler gri veya kahverengidir, zamanla gövde rengi kararmaktadır. meyve gövdesinde zamanla çatlamalar meydana gelir. ölü bir adamın iskemik yanı kansız parmağı görüntüsünü andırdığı için bu isim verilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"hiçbir ülke yoktur ki, kendi içerisinde bizim kadar hain yetiştirebilsin."
-ismet inönü
devamını gör...

"nickinin altının üstüne gelmesinden korkma! belki de altı, üstünden daha güzeldir." deme isteği uyandırdınız bende bu başlıkla.
devamını gör...

twitter içişleri bakanı süleyman soylu’nun 30 ocak tarihinde attığı tweeti lgbti bireylerine yönelik nefret söylemi gerekçesiyle kısıtladı. ilgili habere buradan
devamını gör...

2015 yapımı koloni adlı bu film geçmişte haysiyet kolonisinde hayatını kaybedenlere adanmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şili'nin çalkantılı siyasi dönemlerinde geçen filmde iki sevgili darbe sırasında birbirlerinden ayrılır. sevgilisi hans'ı kurtarmak için içerde yaşayanların çoğunun dışarda olmak için her şeylerini vereceği koloniye gönüllü olarak katılmak ister. yalnız bir sıkıntı vardır ki kadınlar ve erkekler bu kolonide birbirlerini görmeden yaşarlar. film dram kategorisinde olsa da benim için gerilim dolu bir film oldu. şimdi ne olacak, haydi yaparsınız, aklını kullan, yapma etme diye diye filmi bitirdim. kadın'ın - emma watson - aşkı da takdiri hak ediyordu. seni cesur yürek.


filmin sonunda aha dedim şükür kurtuluyorlar derken aha dedim noluyor yakalandılar, oh tamam tamam yakalanmadılarla bitti film. en çok hamile kadına üzüldüm. onu ne güzel bir hayat bekliyordu dışarda çocuğuyla. dokuz yaşından beri böyle bir cehennemde yaşa ve dışarı çıktığın ilk dakikalarda öl. olacak iş miydi be?



gerçek hayata dayanan bu film mutlaka izlenmesi gerekiyor. haysiyet kolonisi nedir, yine din adı altında ne gibi iğrençlikler yapılmış merak edenler için: al sana link

haysiyetsizler kolonisi olsa cuk otururmuş da neysee.
devamını gör...

olayları aynen şu şekil izliyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilgisi olanın yetkisi, yetkisi olanın bilgisi olmaması ile oldukça benzer bir durumdur.
devamını gör...

pardon senin bu gözlerinden nereye gidiliyor,
ben kayboldum da,
o bakımdan soruyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

canım takımım. siyah beyaz renklerinin asilliğiyle kuruluş yılın kutlu olsun. *
devamını gör...

sebebi, eski türkiye'nin daha huzurlu olmasıdır.
devamını gör...

ölmüş bir yıldızın çekirdeğinde yüksek basınç ve yoğunluk sebebiyle oluşan bir madde keşfedilmiştir. bilgisayar simülasyonlarına göre bu maddeye zarar vermek için çeliği parçalamak için gereken kuvvetin 10 milyar katını uygulamak gereklidir. evrendeki en sağlam malzeme olduğu düşünülerek bu maddeye nükleer pasta adı verilmiştir. kaynak
liselilerin "thor'un savaş çekici mjöllnir nükleer pastadan mı yapıldı" sorusuna ise henüz cevap bulunamadı. *
devamını gör...

tersten okuyunca tıynetleri belli olan millet.
devamını gör...

tam aksini düşünüyorum. o yaratıcı küfürlerin çıktığı beyinler kesinlikle daha fazla çalışıyor olmalı.
devamını gör...

bir süredir farkında olduğum tartışmasız gerçeklik. şu ton balığı denilen meret gerçekte hiçbir halta benzemiyor, o kadar tuz, karabiber, limon takviesine karşın beklenen performansı bir türlü sergileyemiyor, ama dünyanın parasına yeryüzündeki irili ufaklı her markette satılmaya da devam ediyor. ton balığı lobisi çok güçlü sanırım. sabaha kadar benden haber alamazsanız polisi arayın.
devamını gör...

biri çamaşır makinesine çamaşır suyu döktü diye sonradan çamaşırlarını yıkayanların herr şeyi mahvolmuştu..
devamını gör...

honore de balzac tarafından yazılan büyük bir eserdir.

evlatları tarafından terk edilen bir babanın maddi manevi yıkımını anlatır.
balzac çok ama çok gerçek bir yazı ele almış. insanı çok etkileyen bir hikaye anlatıyor ve bunu anlatırken okuyanı paramparça ediyor.

bence zor bir kitap bazı cümleleri anlayabilmek için üstünden bir kaç defa geçmek gerekiyor.
özellikle kitabın başındaki pansiyon tasvirlerinde zorlandım ama iyice anladıktan sonra kitap bambaşka bir hale büründü gözümde.
nedense kitapta geçen pansiyonu eşkiya filmindeki cumhuriyet pansiyonuna benzettim.

bu büyük bir eser okuyucuya çok kıymetli hayat dersleri veriyor.
paranın mutluluk getirmediği zamanlardan gelmiş bir kitap.

goriot baba evlatlarına öyle şefkatle yaklaşır öyle sever ki okurken ağzımdan açık kaldı.
ve goriot babanın gözler önündeki değişimi çok güzel işlenmiş.
sıkılmadan sabırla okunması gereken bir eser. tavsiye ederim.




ah eğer zengin olsaydım, servetimi olduğu gibi muhafaza etseydim de onlara vermeseydim, şimdi burada olur, öpücükleriyle yanaklarımı yalarlardı! bir konakta otururdum, güzel yatak odam, salonlarım, uşaklarım, ocaklarımda gürül gürül yanan ateşlerim olurdu. onlar da kocaları ve çocuklarıyla, hüngür hüngür ağlayarak çevremi sararlardı. işte bütün bunlara sahip olabilirdim. ama, şimdi hiç bir şeyim yok.

başınıza bir dert gelmeyegörsün, her zaman gelip bunu size yetiştiren, elindeki hançeri yüreğinize saplayıp büken, üstelik de sizi hançerin sapına hayran bırakmaya çalışan bir dostunuz bulunur.

kurumuş yürekler görmek mi daha ürkütücüdür, boşalmış kafatasları görmek mi, kim karar verebilir?

çocuklarının mutluluğu kendi mutluluğundan çok daha fazla mutlu eder insanı.

ama aklımı hem başımdan alıyor, hem de kullanmamı istiyorsun
devamını gör...

bana fakir diyenler, gelirimi merak edenler olmuş. ışıl ışıl cafcaflı yeşil mahlasımdan da mı feyz almazsınız bre zındıklar! (bkz: sısısısı)
devamını gör...

çay fetişizminin sahte edebiyatta geldiği son nokta. gidin katiller koğuşuna bir bakın ne içiyor adamlar.
devamını gör...

daha açık bir şekilde dersek; hayvanların dinî inançları olduğunu gösteren eylemler. mesela deneylerde, bazı hayvanların, gizledikleri yiyeceklerini almaya çalıştıkları sırada düşmanları tarafından izlendiklerini fark ettiklerinde yiyeceği tekrar gizledikleri gösterilmiştir. bu da, hayvanların inançları sebebiyle yaptıkları bir eylem olarak yorumlanmıştır. keder, hayvanlar arasında yaygındır, ama cenaze töreni yapan az hayvan vardır. bu hayvanlardan biri de afrika filleridir. bu filler ölü canlılarla karşılaştıkları zaman, onları toprak, yaprak benzeri şeylerle gömerler. üstelik bunu sadece kendileri gibi fil olan canlılar için yapmazlar. gergedanlar, inekler ve diğer canlılar, ve hatta insanlar için de aynı şeyi yaparlar. yine şempanzelerde de bu gibi eylemlere, ritüellere rastlanılır. şempanzeler arasından bir grup öldüğünde, şempanzeler, ritüel haline gelmiş bazı davranışlarda bulunurlar. ilk önce toplu halde susarlar ya da aralarından biri susar ve hatta bazen saatlerce böyle kalırlar. ardından bazıları ses çıkarmaya başlar, sonra cesedi tımarlarlar, sonra cesede bakmaya başlarlar, ağıt gibi iniltiler çıkarırlar ya da üzgün biri gibi çığlık atarlar. hatta düzenli olarak ölüleri ziyaret ettikleri bile söylenir. yunuslar da kısa süre önce ölen üyeleriyle birkaç gün kalırlar ve dalgıçların yaklaşmasını engellerler! yunusların neden böyle bir şey yaptıkları bilinmiyor, bilim adamları bunu gözlemleyebiliyorlar, ama sebebini bilmiyorlar. dişi bir katil balina (orka olarak da bilinirler) yeni doğan ve ardından hemen ölen bebeğinin cesedini 17 gün boyunca taşımıştır! bunu hissettiği keder yüzünden mi yaptığı, yoksa sebebinin bir içgüdü mü olduğu hâlâ tartışma konusu.

ölüler için cenaze töreni yapma, mezarlarına çiçek bırakma gibi ritüeller, neandertallerde de görülmüştür. hatta bazı afrika fillerinin cenaze törenleri ile neandertallerin cenaze törenleri arasında benzerlikler de görülmüştür!

ayrıca 2010'larda batı afrika şempanzelerinin ağaçlara taş attıkları ve bu taşları ağaçların göze çarpan yerlerinde biriktirdikleri keşfedildi. bu davranış sadece batı afrika'da gözlendi. taşları üst üste yığma davranışı insanlarda da görülmüştür. günümüzde bu bir "ritüel" olarak adlandırılsa bile henüz sebebi bilinmiyor. ve bu yaptıklarının sebebi, kökeni hâlâ araştırılıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim