james vincent mcmorrow
irlandalı müzisyen, şarkıcı, söz yazarı. melek sesli adam. ses tonu olarak bon iver'a benzetsem de james abimizin yeri başka. neden? çünkü chris isaak'ten beri wicked game'i bu derece başarılı cover'layan adam çıkmamıştı.
biraz üzdü:
biraz üzdü:
devamını gör...
sotalol
potasyum kanal blokajı yapan beta blokör antiaritmik ajandır.
ekg'de qt uzaması görülür.
ekg'de qt uzaması görülür.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
güçlü duran bir insan bir cümleye yıkılabilirmiş
mayıs 7_ rope
mayıs 7_ rope
devamını gör...
athabaskan
kuzey amerika'da yaşayan, athabaskan dil ailesine ismini veren bir kızılderili kabilesidir.
a.b.d'nin alaska eyaleti ve kanada'nın kuzey bölgeleri ve british columbia, alberta eyaletlerinde yaşıyorlar. kendilerine insan anlamında dene diyorlar ama cree kabilesi onların yaşadıkları bölgede bulunan bir göle athapaskaw demiş ve kabilenin adı böyle kalmış.
bir zamanlar çoğu athabaskan yerlisi, yav burası ne pislik, ne lanet bir yer devamlı soğuk, kar, kış, devamlı balık yemek... bıktık artık deyip ayrılmaya karar vermişler. ama athabaskan reisi, yav nereye gidiyorsunuz gün gelecek burada kurulan kanada devleti dünyada en iyi on ülkeden biri olacak, dünyanın dandik ülkelerinden gençler ne olur bizi al kanada diye yalvaracak ama kanada her on kişiden dokuzuna red verecek, buraları terketmeyin demiş.
ama çoğu başlarım kanadasına demiş ve güneye doğru yola çıkmışlar. alberta'nın güneyine gelmeleri yaz mevsimini bulmuş, rocky dağlarının manzarası, göller, yemyeşil ovalar, meyveler, başta bizon birçok değişik av hayvanı bulmuşlar. tabi onları avlayan blackfoot kabilesini görmüşler ve bazı athabaskan'lar onlardan çok etkilenmiş ve onlar gibi olalım, burada kalalım, burası çok güzel ve hâla kanadadayız, torunlarımız güzel bir ülkede yaşar demişler. ama yine kış gelmiş ve kabilenin çoğu amannnn iyi, güzel ama hâla kar, kış hadi daha güneye gidelim demişler. her üç kişiden ikisi yola çıkmış. geride kalan kabileye sarcee demişler ve onlar hep blackfoot'larla yaşayıp onlar gibi ova yerlisi olmuşlar.
güneye gidenler daha sıcak, daha sıcak derken taaa meksika sınırına arizona, new mexico'ya kadar gitmişler. meksika çölünün sıcağını görünce oh be dünya varmış, lanet gelsin alaska'yada, kanada'yada demişler. geldikleri bölgede pueblo yerlieri yaşıyormuş. bunlar taştan evlerde, köylerde oturan, tarım yapan, meyve bahçeleri olan, halı kilim dokuyan koyun sürüleri olan değişik bir kabileymiş. bazı athabaskan'lar bu kabileden çok etkilenmiş ve onlar gibi olalım demişler. koyun sürüleri sahibi olup, meyve ağaçları diken, tarım yapan bu gruba navajo denmiş.
ama bazı athabaskan'lar, bu ne lo böyle, delikanlı adam koyun peşinde koşup, tarlada çapa yaparmı demişler ve onlardan ayrılıp avcı, toplayıcı, gaspçı, asan, kesen, delikanlı savaşçılar olarak yaşamışlar. bu son gruba da apache denilmiş.
böylece athabascan dili alaskanın ücra bir köşesinde konuşulan dil iken, bütün kuzey amerikaya yayılmış, hatta ikinci dünya savaşında haberleşmede navajo dili kullanılmış ve japonlar mesajları bir türlü çözememiş.
a.b.d'nin alaska eyaleti ve kanada'nın kuzey bölgeleri ve british columbia, alberta eyaletlerinde yaşıyorlar. kendilerine insan anlamında dene diyorlar ama cree kabilesi onların yaşadıkları bölgede bulunan bir göle athapaskaw demiş ve kabilenin adı böyle kalmış.
bir zamanlar çoğu athabaskan yerlisi, yav burası ne pislik, ne lanet bir yer devamlı soğuk, kar, kış, devamlı balık yemek... bıktık artık deyip ayrılmaya karar vermişler. ama athabaskan reisi, yav nereye gidiyorsunuz gün gelecek burada kurulan kanada devleti dünyada en iyi on ülkeden biri olacak, dünyanın dandik ülkelerinden gençler ne olur bizi al kanada diye yalvaracak ama kanada her on kişiden dokuzuna red verecek, buraları terketmeyin demiş.
ama çoğu başlarım kanadasına demiş ve güneye doğru yola çıkmışlar. alberta'nın güneyine gelmeleri yaz mevsimini bulmuş, rocky dağlarının manzarası, göller, yemyeşil ovalar, meyveler, başta bizon birçok değişik av hayvanı bulmuşlar. tabi onları avlayan blackfoot kabilesini görmüşler ve bazı athabaskan'lar onlardan çok etkilenmiş ve onlar gibi olalım, burada kalalım, burası çok güzel ve hâla kanadadayız, torunlarımız güzel bir ülkede yaşar demişler. ama yine kış gelmiş ve kabilenin çoğu amannnn iyi, güzel ama hâla kar, kış hadi daha güneye gidelim demişler. her üç kişiden ikisi yola çıkmış. geride kalan kabileye sarcee demişler ve onlar hep blackfoot'larla yaşayıp onlar gibi ova yerlisi olmuşlar.
güneye gidenler daha sıcak, daha sıcak derken taaa meksika sınırına arizona, new mexico'ya kadar gitmişler. meksika çölünün sıcağını görünce oh be dünya varmış, lanet gelsin alaska'yada, kanada'yada demişler. geldikleri bölgede pueblo yerlieri yaşıyormuş. bunlar taştan evlerde, köylerde oturan, tarım yapan, meyve bahçeleri olan, halı kilim dokuyan koyun sürüleri olan değişik bir kabileymiş. bazı athabaskan'lar bu kabileden çok etkilenmiş ve onlar gibi olalım demişler. koyun sürüleri sahibi olup, meyve ağaçları diken, tarım yapan bu gruba navajo denmiş.
ama bazı athabaskan'lar, bu ne lo böyle, delikanlı adam koyun peşinde koşup, tarlada çapa yaparmı demişler ve onlardan ayrılıp avcı, toplayıcı, gaspçı, asan, kesen, delikanlı savaşçılar olarak yaşamışlar. bu son gruba da apache denilmiş.
böylece athabascan dili alaskanın ücra bir köşesinde konuşulan dil iken, bütün kuzey amerikaya yayılmış, hatta ikinci dünya savaşında haberleşmede navajo dili kullanılmış ve japonlar mesajları bir türlü çözememiş.
devamını gör...
lise arkadaşlığı vs üniversite arkadaşlığı
birçok insanın oyunu lise arkadaşlıklarına kullanacağını düşündüğüm başlıktır. şahsen ikisinde de güzel arkadaşlıklar edindim fakat lise arkadaşlıkları daha samimi geliyor bana.
devamını gör...
ahmet kaya şarkılarındaki ölümcül cümleler
bağıra bağıra yazdım seni içime,
bir kez olsun yüzünü güldüremedim.
bir kez olsun yüzünü güldüremedim.
devamını gör...
asla gitmem denilen ülke
burkina faso. eşinin işi dolayısıyla orada yaşayan bir arkadaşım var, o da benim gibi beyaz tenli, sarışın. kadıncağız peçesiz sokağa çıkamıyormuş, bizim gibi beyaz tenli kadınları kaçırıyorlarmış. "bak burada size ev ayarlarız, nasıl olsa evden çalışıyorsunuz, çocuklara da okul ayarlarız, ingilizceyi, fransızcayı ana dili gibi öğrenirler" diyerek bizi de burkina faso'da * yaşamaya çağırıyor, kendine yandaş arıyor ama yemezler canım...*
devamını gör...
annenin evlilikle ilgili laf dokundurması
yav benim babam yapıyor, çünkü hepimiz evde kaldık.
devamını gör...
3 ocak 2021 bakan soylu'nun uyuşturucuyla mücadele tweet'i
uyuşturucu ile mücadele güzel birşey,lakin uslup içler acısı..bir bakan düşünün ki böyle bir uslup ile konuşuyor sırf buradan bile ülkenin geldiği vahim hali anlayabilmek mümkün...
devamını gör...
nureddin nebati esnemesi
ağzını kapasaymış bari dedirten görüntü.
gözlerinin içindeki ışığı görücez derken bütün üst solunum sisteminin gördük çok şükür.*
gözlerinin içindeki ışığı görücez derken bütün üst solunum sisteminin gördük çok şükür.*
devamını gör...
en tahrik edici erkek parfümü
ferah kokular. ağır kokular kimi kadınların hoşuna gidiyor ama bana göre değil.
adam yanımdan geçiyor sahil gibi kokuyor. amann amann*
adam yanımdan geçiyor sahil gibi kokuyor. amann amann*
devamını gör...
dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay
bütün şizofrenlerin toplandığı başlıktır.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın proletarya. gençlik bayramımız kutlu mutlu olsun. öğleden sonra açılıyo mu bilgisayarlar? çünkü bize resmi tatil yarım gün, o kadar yeter.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
gece gece insana kendini değerli hissettiren, yüz güldüren, ağzından bal damlayan, harika bir enerjisi olan yazarımız. bu tatlılığı hep daim olur umarım. hayatında da kendisi gibi hep tatlı insanlar çıkar karşısına. keyifle takipteyim efendim. çokça sevgiler, bolca öpücükler, kalpler, çiçekler..
devamını gör...
öğrencisi derse girmeyen öğretmenin ücretinin kesilmesi
stada taraftar gelmeyince de futbolcuların ücretlerini kessinler.
devamını gör...




