yönetmen nacer khemir ait başrollerde parviz shahinkhou ve maryam hamid oynadığı

film, yaşlı bir derviş ile torununun çöldeki hikâyesini anlatıyor. bab'aziz, dervişlerin 30 yılda bir toplandığı yeri bulmak için torunu ile yola çıkar ve hikâye başlar.


yönetmenin "çöl üçlemesi" adını verdiği ilki "çöl gezginleri" ikincisi, "güvercinin gerdanlığı" üçüncüsü, ve en şahanesi ise "bab'aziz" dir. (büyük kapı anlamına gelen bu filmde, andre gide'in "dar kapı"sına herhangi bir atıf var mıdır bilmem? -ki atıf yaptığı bunca eser göz önünde bulundurulduğunda mutlaka olmalı fikrimce.- fakat gide'nin "aşk erdeme açılan en büyük kapıdır ve bu yolu bulabilen insan çok azdır." sözü; tunuslu çöl aşığı bir yönetmenin elinde ancak bu denli efsaneşebilirdi.)



film, muhyiddin ibn arabi, mevlana, feridüddin attar ve ibn hazm gibi sufi düşünürlerin fikirlerinden esinlenilmiş, eserlerinden birebir alıntılanmış birbirinden etkileyici şiirsel diyaloglardan oluşmuştur. kuzey afrika kültürüyle iç içe geçmiş sufizmi ve bu coğrafyadaki bizim bildiğimizin, bize dayatılanın çok ötesinde bambaşka bir islami kültürün en çarpıcı örneğidir fikrimce. zira bunu yönetmenin, "benim babamın dini böyle bir din değil, ben bu film ile babamın alnındaki lekeyi temizlemek istedim!" sözünden anlamak mümkün. filmdeki karakterlerle sembolize edilen değerler incelendiğinde ise yönetmene hayran olmamak mümkün değil.


müzikleri armand amar'a ait olan filmin en hayran olunası sahnesidir ise;

devamını gör...

bir ara ben de böyleydim, kardeş kardeş diye dolanıyordum. sonra bir ihtimal annem hamile sanmıştık ve o kadar korkmuştum ki. aslında bunu asla istemediğimi farkettim. hep lafta işte.
devamını gör...

(bkz: eyluling) gayet yaratıcı bence.gezi zamanı everyday im çapuling diye duvar yazısı vardı aklıma onu getiriyo.
devamını gör...

yarınlar yokmuş gibi uyumuşum. saatlerdir uyuyorum sanki elimden kaçırıyorlar. yakışır mı yks öğrencisine?*
devamını gör...

bir türlü yayınına konuk olup işemeli mişemeli hikayemi anlatamadığım yazar tanesi. madem yayın yapınca denk gelemiyoruz, ben de böyle anlatayım. dilerse o billur sesinden sizlere yayında da okur, arkamdan gülersiniz. sonra yayına bağlayıp daha çok gülebiliriz de. problem değil.

şimdi efendim, ben çok küçük bir çocukken annem hanımefendi tuvaleti işgal eylemiş. ben de küçük vücuduma daha fazla söz geçirememiş, yere işemeyle işeyecek başka bir alternatif bulma arasında savaş verirken gözüme kocaman saksıdaki ağacımız çarptı (palmiyemsi bir çiçek aslında. ama ağaç gibi değişik). ben de çüydürdüm dibine.

1 hafta orası çiş koktu. annem kanepede çiçeğin olduğu tarafa her oturduğunda "burası bi garip kokuyor yahu. çiş gibi sanki" dediğinde ben halının desenlerini izledim, tavandaki gölgelerle oynadım, ağacın yapraklarını saydım (18 tane), falan filan... bu da böyle bir anımdır.

adama anlatmak nasip olmayınca geçenlerde anneme anlattım. terlikle kovaladı beni. üzgün suratlı smayl.
devamını gör...

belirsizlik.
devamını gör...

teksas doğumlu şarkıcı, söz yazarı, hippi.
pearl albümünün sahibi.
saçına öldüğüm.
devamını gör...

göbüşü tabi.

hele biraz da tombişse yürürken sarkan cinsten.
devamını gör...

siyah.
devamını gör...

içindeki, gizli pentatonik yapı sebebiyle, insana güven ve kararlılık hissiyatı veren, 6 asırlık geçmişiyle en eski makamlardan biridir.



devamını gör...

vallaha buraya yazacağım . ben seni seviyorum kadın saçını, kokunu, çocukları sevmeni, sokaktaki patili dostlara verdiğin emeği, kararlı duruşunu, ciddiyetini , kuralcılığını ve senle biz ayniyiz, sabahtan akşama konuşuruz , eğleniriz bunu sende biliyorsun. ama bizden olmaz diyorsun ve ben hep ona takiliyorum o yüzden salaklaşıyorum. seni seviyorum kadın sabahattin ali'nin dediği gibi köpek gibi değil aklı başında seviyorum ama o sözüne takılıp duruyorum. bizden olacak güzel hem de çok güzel olacak . unutma allah nasip etmeyeceği şeyin hayalini bile kudurmazmış.
devamını gör...

altlarında bez olduğundan baş aşağı bile yapabilirler. o kısımda sorun yok. asıl trajedi ek gıdaya geçildikten sonra kaka yapılmış bezi değiştirmek zorunda olan ebeveynlerin yaşadıklarıdır. *
devamını gör...

bir claire keegan kitabıdır.

aile kavramına, ailenin aslında nasıl olması gerektiği sorununa, bir çocuk işin ailenin nasıl bir anlam taşıdığına, mutlu bir aile içinde büyüyen bir çocukla mutsuz bir aile içinde büyük zorunda kalan bir çocuk arasında nasıl farklar oluşacağına ve sevgi dolu bir anne baba olmak için bir çocukla biyolojik bir bağın olması gerekip gerekmediğine dair hacimsiz ama çok güçlü bir kitap.

herkesin ailesine dair bir travması vardır, yoksa da olacaktır. aile zorunluluk sonucu dahil olduğumuz bir topluluk olduğu için ister istemez derin yaralar açacak olaylara neden olacaktır. bu olaylar ya kasten neden olunan olaylar olacak ya da istemeyerek yapılan bazı eylemlerin neticesinde cereyan edecektir.

kendi ailenizden daha iyi olduğunu düşündüğünüz bir aile ile geçireceğiniz uzun sayılabilecek bir zaman diliminin sizin üzerinizdeki olası etkilerini bir düşünün ve bu esnada da küçük bir çocuk olduğunuzu hayal edin. geri dönüşünüz size bir huzur mu verecektir yoksa yeni bir huzursuzluğun başlangıcı mı olacaktır?

hepimiz emanet çocuklarız, huzur bulacağımız aileyi arıyoruz. yolumuz açık olsun.
devamını gör...

ömer hayyam'ında dediği gibi niye geldik niye gidiyoruz bilmeden.ölüm denen gercek varken çok sorgulamak delirtir.
cem karaca "sevda kuşun kanadında "adlı eserinde ne guzel yorumlamıştır.
dağ başında, rastladım ak sakallı birisine
bin yıllık bir halıya bin yıldan beri
bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi
sordum ona, aşk ne ustam, hayatın sırrı ne?tepeden tırnağa aşığım ben
koskoca bir hayat var önümde
sevda kuşun kanadında,ürkütürsen tutamazsın.
ökse ile sapanla,vurursun da saramazsın
hayat sırrının suyunu çeşmelerden bulamazsın
ansızın bir deli çaydan,içersinde kanamazsın.
devamını gör...

esra erol'un sunduğu programda ortaya çıkan mide bulunduran hadise.
evli kadın, uzun zamandır evli bir adamla yasak aşk yaşamış. sonra hamilelikten çocuk olunca resmi eşinin nüfusuna yazdırmış.brazilya dizilerine taş çıkarır.
esra erol'un dna testi yaptırdığı çocuğun gerçek babası kadının yasak aşkı çıktı.
kadın bu olaya sanki iyi halt etmiş gibi el hareketiyle sevindi.
nasıl bir çürümüşlük? yozlaşmaktır.
çözümleyemedim.
yemişsin bir halt zamanında bari pişmanlık kırıntısı olsun yok o da yok .
buradan
devamını gör...

belki bana inanmayacaksınız ve buna saygı duyarım fakat şu ana dek tek tane dahi denemedim. bu benim en çok övündüğüm özelliğimdir. sevgiler...
devamını gör...

ben yazarken nazım olsam bile ne fayda
çoğu insanın kılavuzu cehalet olduktan sonra diye düşündüren başlık .
devamını gör...

çocukluğumun çikolatası.hala da gördükçe alır o inanılmaz hazzı yaşarım. hani içindeki küçük fındık parçaları dişinizin arasına girer de sonra dil yardımıyla çıkarıp tekrar yemiş gibi olursunuz ya harikadır harika * olsada yesek
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazdığım tanımlarda hatalar olduğunda yazarlar tarafından özelden kibarca beyan edildiği, kaliteli yorumların yapıldığı medeniyetin bu hareketlerini özlemini gideren kaliteli kesim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim