bütün dinginliğimle gizliden gizliye katılıp kulak misafiri olacak, bir yandan taze sıkılmış portakal suyumu yudumlarken bir yandan da "eheh bunun sesi de ne komikmiş be" nidalarıyla eğleneceğim. şimdi siz düşünün.*

şaka maka kafa sözlük ilk dj'lerine kavuşuyor. vay be! elimizde büyüdü namussuz.*
devamını gör...

"yüzü güzele 40 günde doyarsın da gönlü güzele 40 yılda doyamazsın" diye bir söz vardır. kimin olduğunu bilmesem de doğruluğundan şüphem yok. bir insanı güzel/yakışıklı diye sevmezsiniz, siz sevdiğiniz için öyle olur o. o yüzden de geçici güzelliklere bakmaya gerek yok. ha bir de şöyle bir şey vardır. siz onun ruhunu seversiniz, kalbinin güzelliğine vurulursunuz güzel/yakışıklı olması da tanrı'nın size verdiği bir hediye gibidir. sözün kısası sevdiğiniz insanın yanınızdaki duruşu değil yüreğinizdeki duruşu önemlidir aslında*.
devamını gör...

"daha fazla insanı kurtarabilirdim. bu araba. satsam, goeth bu arabayı alırdı. arabayı neden satmadım ki? on kişi ederdi. on kişi. on kişi daha. bu iğne, iki kişi. bu altın. iki kişi. buna karşılık bana iki kişi verirdi. en azından bir. bana bir kişi verirdi, bir kişi daha. bir insan daha. bir insan, stern. bunun için… daha fazlasını kurtarabilirdim. kurtarmadım! kurtarmadım!" repliği ile hafızalara kazınan efsane film.
devamını gör...

göz sağlığını hiçe sayarak yapılmış olan lüzumsuz bir harekettir.
devamını gör...

pancar üreticilerini destek ve gerektiğinde finansal destek vermek amaçlı 1953 yılında kurulan kuruluştur. o dönemki ismi tabi ki şekerbank değildi; ‘pancar kooperatifleri bankası aş’ idi. 1956 yılına kadar bu adı kullandı;sonrasında merkezi eskişehir’den ankara’ya taşındığında şekerbank adını aldı.

bankanın büyük ortağı %31 ile personel sandığı vakfıdır. bu vakıfın işleyişi iş bankası’ndakinr benzer; çifte emeklilik imkanı verir. diğer büyük ortak ise %19,37 ile samruk-kazyna idi. bu banka kazakistan bankası öncelikle onu söyleyeyim. hangi yıldı hatırlamıyorum ,ama sanki 2008-2010 yıllarındaydı, banka hisselerinin bir kısmını bu bankaya sattı. banka politikasında aslında böyle bir hisse devri, hele hele yabancı bir şirkete satmak gibi bir olay yoktu. ama demek o dönemki krizden midir nedir, bir kısmını bu şirkete sattılar. bu şirket sonrasında battı efendim. batınca da kuruma kazakistan devleti el koydu. haliyle de ortağın ismi ‘samruk-kazyna ınvest llp’ oldu. yani halka arz kısmını da düşünürsek, çoğunluğu türk sermayesi olan az bankadan biridir.

yönetim kurulu başkanı hasan basri göktan. yanlış hatırlamıyorsam 1988’den beri aynı kurumda. kurumun demirbaşı olmuştur anlayacağınız. başka şeyler de yazacaktım ama bende kalsın efendim. kısacası kurum çalışanları tarafından pek sevilen biri değildir. bunu söyleyeyim yeterli olsun.

neden şekerbank reklamları yok? evet efendim vardır, ama asıl hedef kitle çiftçilerdir. o yüzden büyükşehirlerde pek bilinmese de, anadolu’da bir çok şehirde daha aktiftir ve reklamları da genelde tarım ve çiftçilere yöneliktir.

bir çok alanda öncü bir kurum olmasa da , ülkeye yeni bir ürün sunmuştur: ekokredi. başka bankalar da benzer ürünü çıkartmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. çünkü diğer bankalar ‘yalıtım kredisi’ni şahıslara verirken, şekerbank ‘apartman yönetimi’ne veriyordu. malum bu mantolama olayından bahsediyorum. apartmana nasıl kredi veriliyor derseniz, 100 sayfalık bir prosedürü vardır. şu tanım için de gereksiz bir ayrıntı olacaktır.

‘aaa şekerbank batmamış mıydı’ demeyin lütfen. batmadı. hala var ve faaliyetlerine devam ediyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekmek parası kazanan adama yapılan muameleye bak. rezalet. kınadığım tartışma.
devamını gör...

hayal edilen
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gerçekte olan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genelde benim gibi aşırı kilolu insanlara karşı söylenen, kalp kıran bir cümle.
devamını gör...

cumartesi gecesi alkol kullanan ve kendinden geçen kişilerde üst ekstremitenin aşırı ekstansiyonunda(örnek olarak bankta uzanıp kolların aşağı sarkıtılması) n.radialis'in hastalanmasıyla olur.
tüm ekstremite ekstensörleri(kol ve ön kol arka grup kaslar) felçlidir.
buna aynı zamanda balayı sendromu ismi de verilir.
devamını gör...

insan acılarla kıvransa da
ve o aşkta bir daha doğsa da
dünyasını yeniden kursa da
düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar

tabii ki sezen aksu
devamını gör...

kahramanmaraş'ın dahil olduğu bölgedir.
devamını gör...

günaydın gençler,
14-15 yaşlarındayken okuduğum "üzüntüyü bırak, yaşamaya bak" kitabını bir de 40 yaşındaki kafamla okuyayım dedim. bir de ne göreyim? içindeki tavsiyelerin çoğunu unutmuşum, ben yıllardır oradan oraya savrulmuşum, bazen geçmişin üzüntülerine bazen de geleceğin endişeleri arasında sıkışıp bugünü yaşamayı unutmuşum. kitabın henüz başlarındayım ama verdiği tavsiyeyi her sabah hatırlayıp ona göre yaşamaya karar verdim. yazarımız şöyle diyor: "günleri kapalı bölmelerde yaşamayı öğrenmenizi tavsiye ediyorum. düğmeye basın ve geçmişin demir kapılarının kapandığını, dünlerin geride kaldığını duyun. bir başka düğmeye basarak geleceğin, doğmamış yarınların önüne bir perde çekin. böylece, bugün güvenlikte olursunuz. geçmişin kapılarını kapatın. onu gömün gitsin. geleceğin kapılarını da tıpkı geçmişinkiler gibi sımsıkı kapatın. gelecek bugündür. yarın yoktur. insanın kurtuluş günü bugündür. o halde bölmelerinizi sıkıca kapatın ve "günleri kapalı bölmeler"de yaşamayı alışkanlık haline getirin."
devamını gör...

allah beterinden saklasın.
devamını gör...

eğer kötü birşeylerden koruyacağı düşünülüyorsa şirktir. müslümanların uzak durması gerekir.
devamını gör...

(bkz: kime göre terörist)
(bkz: neye göre terörist)
sen ona terörist de o da sana faşist, sabahlara kadar edin bu kavgayı.
hem de sözlük ortamında, boşsunuz boş.

bu arada hoşgeldin doğukan, profil resmini değiştirmemen çok güzel.
10. hesabın galiba bu, yazık.
devamını gör...

hayvan çiftliği ve 1984 kitaplarıyla tanınan hindistan doğumlu yazar. paris ve londrada beş parasız kitabı okumaya değer.
devamını gör...

kurgu karakter h.g.tannhaus kitabıdır.

kitabı okumaya başladığımda daha 20. sayfaya bile varmadan derin hayal kırıklığı girdaplarından kurtulmak için kulaç atmaya başladım. beklentim olması gerektiğinden kat be kat fazlaymış meğer. ne tarafından tutmaya çalışsam hayal kırıklığımı gidermedim. ben de size kitapla ilgili hayal kırıklıklarımdan bir derlemeye yapmaya karar verdim. bu tanımı okuyacak az sayıda sözlük sakinine kolaylık olsun diye yazımı maddeler halinde yazarak en azından yazı içinde olumlu bir şeyler görmenize vesile olmayı umut ediyorum.

1. size ilk olarak anlatmak istediğim şey bu kitap ile okuduğum incelemeler. gerçekten şaşkınlıkla okudum. hayran kalanlar, aşık olanlar, kendini kaybedip gözyaşlarına boğulanlar... elbette haddime değil kimin neyi beğeneceğine karar vermek ama bilimkurgu okumaya 8 yaşında başlamış ve aynı yıl beceriksizce ve çocukça da olsa ilk öyküsünü, hem de bilimkurgu öyküsünü yazan biri olarak açıkça söylüyorum bu kitap bilimkurgu hayranları tarafından beğenilecek bir kitap değildir.

2. ikinci maddemiz yine incelemelerle ilgili. bazı okurlar “ dark” dizisinin bu kitaptan uyarlandığını yazmış ve uyarılara rağmen bu konuda ısrarcı olmuşlar. halbuki biraz araştırma yapsalar kitabın almanya’da ilk basımının ocak 2020 olduğunu, yani kitabın diziden sonra yazıldığını görecekler ama ne gerek var. bilmediğini uydurmak gibi bir kolaylık varken.

3. üçüncü maddemiz ise çeviri ile alakalı. bu konuda uzun uzun teorik şeyler yazmayacağım ama gerçekten çok amatör bir çeviriydi.

4. bu maddemiz ise yayınevine bir eleştiri, editöre diyebiliriz aslında. bazı yazım yanlışlarının basım hatası olduğunu düşündüm başta ama sonra fark ettim ki ısrarla aynı hatalar yapılmış. türkçe bilen biri bu hataları yapmazdı bence. yazık olmuş.

5. son madde ise doğrudan kitapla ilgili olacak. bir kitapta bu kadar klişe fazla. her şey klişelere çıkıyor ve insanı şaşırtmayan onlarca olaya tanık oluyorsunuz okurken. kitabın yazarı olarak adı geçen kişi hepimizin malumu tannhaus isimli saatçi. bu sadece saçma bir pazarlama yöntemi olduğu için fazlası ile can sıkıcı. yazarın isminin başına eklenen h.g. kısaltması wells abimize bir selam ama eminim wells bu kitabı okusa mezarında ters döner.

velhasılı zamanınız varsa alın okuyun, eğer zamanınız yoksa zamanda yolculuk için başka yollar deneyin.
devamını gör...

görünen o ki karaktersiz insanla karıştırılan kişi.

herkesle * aranız iyi olabilirken de gayet omurgalı bir insan olabilirsiniz. önce şunu anlayalım; fikirlerinizin çatıştığı, ters düştüğünüz herkesle kavga etmek, kanlı bıçaklı olmak, selamı sabahı kesmek zorunda değilsiniz. hiçbir şekilde anlaşamıyorsanız bile gördüğünüz yerde selam verebilir, ortamın şartlarına bağlı olarak konuşmak zorunda kalabilirsiniz. iyi olmazsınız belki ama kötü de olmazsınız. yaşınız ilerledikçe ve olgun bir insan oldukça "ite dalaşma çalıyı dolaş" sözü nedeniyle, kimseyle kötü olmamayı ve kendi işinize bakmayı öğrenirsiniz. buradan haksızlığa göz yumun anlamı da çıkmaz tabii, onu da bir kenara yazalım.

sıkıntı olan insan tipi, size farklı, başkalarına farklı konuşarak herkese yaranmaya çalışan ve arasını "bir gün bana lazım olur bu kişi" kafasıyla, yani menfaati için herkesle iyi tutmaya uğraşan modellerdir. bunun adı herkesle iyi geçinmek değil, ikiyüzlülüktür.
devamını gör...

bu gibi troll hesapları sözlüğümüzün kalitesi için şikayet ediniz lütfen.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim