ülseratif kolit
kalın bağırsağın özellikle son kısmını (rektum)
tutan mukozal ülserlerle karakterize enflamatuar barsak hastalığı. genellikle dışkılama esnasında fazlaca kanama ve ağrı olur. mutlaka kolonoskopi yapılması ve biyopsi alınarak tanı konulması gerekir.
tutan mukozal ülserlerle karakterize enflamatuar barsak hastalığı. genellikle dışkılama esnasında fazlaca kanama ve ağrı olur. mutlaka kolonoskopi yapılması ve biyopsi alınarak tanı konulması gerekir.
devamını gör...
17 ocak 2021 normal sözlük güncellemeleri
kafa store kısmına heykelin koyulsa karma puanı biriktirip almak için sıraya girecek sözlük yazarlari tanıyorum iko.
morun en güzel tonu
(bkz: yaptı yine yapacağını).
morun en güzel tonu
(bkz: yaptı yine yapacağını).
devamını gör...
dondurmaların yeni fiyatlarının belli olması
halen çok uygun olan fiyatlar. avro bölgesinde magnum 1.30 ila 1.70 arasında değişiyor.
vurun iko'ya acımayın.
vurun iko'ya acımayın.
devamını gör...
yay burcu kadını
yay burcu kadınları heyecanlı ve iyimser bir yapıya sahiptir. gençlik dönemlerinde dikkatsiz hareket ederler ama geçmişte yaşadığı yanılgılardan en çok ders çıkaran burç da yay borcudur. becerikli ve yetenekli bir kişiliğe sahiptir. bu özelliği sayesinde pek çok işte başarılı olur.
devamını gör...
hoca bitir hoca
yılmaz vural ile bütünleşmiş klasik...
devamını gör...
küfretmeden hakaret etmek
lütfen beni uğraştırma, git ve aynaya doğru tükür.
devamını gör...
bıyığın faydaları
ülkücü süsü verip sizi vatansever gösterebilir.
devamını gör...
kemal sunal'ın yıllar sonra ortaya çıkan videosu
kendisini filmleri dışında pek görmezdik ekranlarda.
çok nadir, katıldığı etkinlikler olurdu işte, o kadar.
bu kısa video sanırım 1998 ya da 99 senesinde çekilmiş.
fatih ürek'in, o zamanların hit şarkısı olan "bekar gezelim"i söylediği, kemal sunal ve oğlu ali sunal'ın da eğlenceli vakit geçirdiği anlar...
o'nu gülerken görmek gerçekten de insanın gününe neşe katıyor.
izleyelim...
çok nadir, katıldığı etkinlikler olurdu işte, o kadar.
bu kısa video sanırım 1998 ya da 99 senesinde çekilmiş.
fatih ürek'in, o zamanların hit şarkısı olan "bekar gezelim"i söylediği, kemal sunal ve oğlu ali sunal'ın da eğlenceli vakit geçirdiği anlar...
o'nu gülerken görmek gerçekten de insanın gününe neşe katıyor.
izleyelim...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
öncelikle derdim varsa buradayım ben*. bir gün bile olsa oleyy, bugün içimde çiçekler açtı diyerek yazmadım bu başlığa - sanırım amaç da o'ya neyse- bu yüzden çok miktarda mutsuzluk içeren söz öbekleri var. ya da içim öyle. iki kaşık fıstık ezmesine bahane buldum yüzümde çıkan alerjik döküntüler için. ama içten içe biliyorum. yalnızca bir kez daha bu kadar kötü olmuştum. sanırım yetişkin bana dair en büyük travma idi ve o günden sonra hem ruhumu hem de bedenimi iyileştirmek için her yolu denedim. sanırım oldu. yani iyileşmedim belki ama mental ve fiziksel açıdan inteloransım olan ya da bana zarar veren şeylerden uzak durmayı başardım. azaldı da...
ancak bazen değer versek ya da sevsek de yaramıyor işte. bir karar verdim bir daha buna izin vermeyeceğim diye.
dört yıl geçti. bu kez bambaşka biri, bambaşka bir neden. kalbim çok kırık. çok çaresizim.
artık kemoterapi bile alamıyorum deyip ağlayan arkadaşımın elini tuttum. elini tuttuktan sonra acaba canını yaktım mı diye düşündüm. çünkü her an vücudunda binlerce iğnenin acısını hissettiğini söylüyordu. ben elini tuttum. canını yakarım diye korktuğum için, veda edersem inancımın kalmadığını anlar diye sarılamadım. kalktım. yüzümdeki gülücüğü biraz gözyaşı ile sildim.
ancak bazen değer versek ya da sevsek de yaramıyor işte. bir karar verdim bir daha buna izin vermeyeceğim diye.
dört yıl geçti. bu kez bambaşka biri, bambaşka bir neden. kalbim çok kırık. çok çaresizim.
artık kemoterapi bile alamıyorum deyip ağlayan arkadaşımın elini tuttum. elini tuttuktan sonra acaba canını yaktım mı diye düşündüm. çünkü her an vücudunda binlerce iğnenin acısını hissettiğini söylüyordu. ben elini tuttum. canını yakarım diye korktuğum için, veda edersem inancımın kalmadığını anlar diye sarılamadım. kalktım. yüzümdeki gülücüğü biraz gözyaşı ile sildim.
devamını gör...
akrep burcu kadını
hayatımda işitmediğim hakaretleri 1 dakika içerisinde okuduğum başlık.
biraz hırslı ve sinsi olabiliriz (ki o da her akrep kadınında olacak diye bi şey yok) ama iki yüzlülük, yalan dolan her burca mensup insanda görülebilen şeyler olup spesifik bir burca yıkılmaması gerekir.
biraz hırslı ve sinsi olabiliriz (ki o da her akrep kadınında olacak diye bi şey yok) ama iki yüzlülük, yalan dolan her burca mensup insanda görülebilen şeyler olup spesifik bir burca yıkılmaması gerekir.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
fahrenheit 451 (ray bradbury)
dava (franz kafka)
simyacı (paulo coelho)
tüfek mikrop çelik (jared diamond)
dava (franz kafka)
simyacı (paulo coelho)
tüfek mikrop çelik (jared diamond)
devamını gör...
olmayacak şeylerin hayalini kurmak
devamını gör...
oruç aruoba
"kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum.
beni tut,
beni her şeye rağmen tut."*
beni tut,
beni her şeye rağmen tut."*
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük;
ama öyle, yaptığınız her eylemi, gerek sosyal hayatınızın, gerek iş hayatınızın çevresini sarmalayan o güruhun büyük çoğunluğunun, üzerine vazife olmamasına, onları zerre ilgilendirmemesine rağmen, sanki yapmazlarsa öleceklermiş, ölmeseler bile nöbet geçireceklermiş gibi, canhıraş bir şekilde kendi içlerinde anlamlandırmaya çalışıp; anlamlandıramadıkları için de sizde açıklama yapmaya mecbur bırakılmış bir hissiyat uyandırmışlar da; bu hissiyattan mütevellit güne gözlerinizi bir kullanımı kılavuzu olarak açmışsınız ve bu da yetmezmiş gibi kutunuzdan çıkarıp yüzünüze bile bakmadan, tv ünitesinin altındaki bir sürü ıvır zıvır kağıdın, bokun, püsürün olduğu bir kutuya tıkılmışsınız gibi bir günaydın değil elbet…
akaryakıta gelen 16262525516273 lira zamdan sonra 3 lira gelen indirimle kandırıklı bir mutluluğa gark olmuşsunuz gibi bir günaydın…
buzdolabında gördüğünüz dondurma kabını, “içinde köyden gelmiş peynir vardır” beklentisiyle açıp; hakikaten dondurmayla karşılaşmışsınız gibi bir günaydın…
ama öyle, yaptığınız her eylemi, gerek sosyal hayatınızın, gerek iş hayatınızın çevresini sarmalayan o güruhun büyük çoğunluğunun, üzerine vazife olmamasına, onları zerre ilgilendirmemesine rağmen, sanki yapmazlarsa öleceklermiş, ölmeseler bile nöbet geçireceklermiş gibi, canhıraş bir şekilde kendi içlerinde anlamlandırmaya çalışıp; anlamlandıramadıkları için de sizde açıklama yapmaya mecbur bırakılmış bir hissiyat uyandırmışlar da; bu hissiyattan mütevellit güne gözlerinizi bir kullanımı kılavuzu olarak açmışsınız ve bu da yetmezmiş gibi kutunuzdan çıkarıp yüzünüze bile bakmadan, tv ünitesinin altındaki bir sürü ıvır zıvır kağıdın, bokun, püsürün olduğu bir kutuya tıkılmışsınız gibi bir günaydın değil elbet…
akaryakıta gelen 16262525516273 lira zamdan sonra 3 lira gelen indirimle kandırıklı bir mutluluğa gark olmuşsunuz gibi bir günaydın…
buzdolabında gördüğünüz dondurma kabını, “içinde köyden gelmiş peynir vardır” beklentisiyle açıp; hakikaten dondurmayla karşılaşmışsınız gibi bir günaydın…
devamını gör...
egosantrizm
ego, kelime anlamıyla "ben" demektir. santrizm ise "temel alan bakış açısı"nı ifade eder. egosantrizm, her durumda kendini referans alarak değerlendirme yapmak, sadece kendi penceresinde oturmak ve bu doğrultuda yorumlamak olarak da bilinir. kendi arzu ve hislerinin esaretinde yaşamına yön veren egosantrik insanların çevresiyle iletişiminde eksiklikler oluşmaktadır.
özellikle 2-6 yaş aralığında çocuklar ve ergenlik döneminde olan gençlerle "birbirini anlayamama, paylaşımdan kaçınma, isyankarlık, kimse beni anlamıyor nidaları, itiraz ve inatlaşma" gibi karşılaştığımız durumlar benmerkezci duygu durumun ne gibi etkileri olduğunu bizlere gösteriyor.
eğer kişi, bahsettiğim dönemlerdeyse bu normaldir; biraz sabırlı olmak ve olumlu atmosfer yaratma çabasını bırakmamak gerekiyor. ama 25 yaşına gelmiş bir bireyin hala "ben, ben, ben" dediğini duyuyorsanız usulca ondan uzaklaşın. * * *
özellikle 2-6 yaş aralığında çocuklar ve ergenlik döneminde olan gençlerle "birbirini anlayamama, paylaşımdan kaçınma, isyankarlık, kimse beni anlamıyor nidaları, itiraz ve inatlaşma" gibi karşılaştığımız durumlar benmerkezci duygu durumun ne gibi etkileri olduğunu bizlere gösteriyor.
eğer kişi, bahsettiğim dönemlerdeyse bu normaldir; biraz sabırlı olmak ve olumlu atmosfer yaratma çabasını bırakmamak gerekiyor. ama 25 yaşına gelmiş bir bireyin hala "ben, ben, ben" dediğini duyuyorsanız usulca ondan uzaklaşın. * * *
devamını gör...




