ah be cahit ah! neye ayar çekmeyi unuttun istatistiklerde? hayırlı olsun ne diyelim dediğimiz olaydır, sonuç hep aynı nasılsa.
devamını gör...

ilk şarkıyı bana hediye etmiş tatliş yayıncının programı başlamış bulunmaktadır. keyifle dinleyin, bolca gülün ve ruhunuzu güzelleştirin emi!
devamını gör...

bulutlara dokunan parmak uçları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

stabil ruh durumudur. gridir. ne beyaz olabilirsin ne siyah. insanı çok yoran bir durum olmakla beraber insanı gerçekten sorgulamaya iten, bir şeylerin eksikliğini muhtaç kalmışlığını iliklerinize kadar hissettirir. bir yanınız kırgınken, bir yanınız güzel şeyleri görmeyi/hissetmeyi ister. sadece gri gibi kalıyoruz ama. ne azı ne fazlası.
devamını gör...

(bkz: haldır şaldırs şampuan)
devamını gör...

daha bir huzur verici ve anlamlı gelmiştir bana her zaman.
örnek;
bir fırtına tuttu bizi
bülbülüm altın kafeste
devamını gör...

sözlü bir şey olmasına gerek yok ille de,
sıcak bir tebessüm yeter de artar bile.
devamını gör...

başlık sahibi yazarın, gerçek hayatın anlatılmasına "sorun etmesi" demesi skandalıdır.
devamını gör...

nerem ağrısa oraya sürdüğüm kocakarı ilacım. her şeye faydalı geldiğini düşündürtüyor bana.
devamını gör...

yine çarşamba, yine sözlük radyosu, yine yayınlar... diyeceğim ama maalesef bu hafta brothers düğüm salonu radyo yayını yoktu**.
amaaa öğrendik ki, imperactusve denacesbu hafta neşet ertaş yayını yapacaklarmış*. dinlemedeyiz efenim.
anılara gelirsek de...
sanırım 7-8 yaşlarımdaydım. yaşadığım yerde bi festival yapılıyordu ve şansa bak ki neşet ertaş o festivalde konser verecekti... ailecek gittik dinlemeye. sanırım o yaşıma gördüğüm en kalabalık ortam o gündü. iğne atsam yere düşmez, garanti havaya kaçardı "bu ne kılıbılık*". dediler ki, üstad geç çıkacak. biz de sahneyi çok uzaktan gören bi tepe bulduk ve oraya oturduk. bütün konser boyunca, o kadaaaar insanın olduğu yerde çıt çıkmadan insanlar neşet ertaş'ı dinliyorlardı desem yalan olmaz. çok dikkatimi çekmişti bu konu.
ayrıca şöyle de bi durum var. neşet ertaş sahneye çok geç çıkmıştı ve benim yaşım dolayı olsa gerek pek bi uykum gelmişti. ama inatla uyumamıştım. küçüktüm ama biliyordum, neşet ertaş çok önemli ve değerli biriydi. benim elime de bu şans bi daha gelmezdi, ileride çok pişman olurdum. neşet ertaş sahneden inene kadar gözlerimi ovuştura ovuştura dinledim hep. ayrıca o günden aklımda kalan çok net bir şey var; sayın ertaş'ın cahildim dünyanın rengine kandım derken ki hali... o yüzden müsaadenizle bu şarkıyı kendime istiyorum.
dinleyicilere iyi dinlemeler; yayıncılara iyi sohbetler.

sayın yazar denaces'e not:
tesadüfe bakın! 3 yıldır neredeyse her ay şehir değiştiriyorum ve geçtiğim şehirler arasında hep kırşehir de oluyor. tam da sizin dediğiniz gibi, kırşehir'den geçerken özellikle neşet ertaş dinlerim. hatta otogarda yolcu inip-binerken de özellikle inip bi kendime bi sayın ertaş adına nefes almayı kendimce ritüel haline getirmişimdir.
devamını gör...

marx'a göre kapitalist sistemde özgürlükten söz etmek mümkün değildir. bu sistem sömürü ve eşitsizliklere dayanmaktadır. üretim araçlarına sahip burjuva sınıfı işçi sınıfını her anlamda sömürmektedir. kol gücü değildir sadece sömürülen; aynı zamanda zihinlerini de sömürmektedir. işçiler kendi ürünlerine yabancılaşmaktadır. genel olarak insanlar doğaya, türdeşlerine ve hatta kendilerine yabancılaşmaktadırlar. bu yabancılaşma durumu marx için çok önemlidir. bir bakıma kişinin kendi benliğini yitirmesidir. varoluşları kendi çabalarına ve eylemlerine bağlı değildir. bu durumda da gerçek bir varoluştan ve özgürlükten söz etmek imkânsızlaşmaktadır. marx prensip olarak insanların akıllı varlıklar olduğunu ve özgür olabileceklerini kabul etmektedir. ancak bunun için bazı şartların olgunlaşması gereklidir. kapitalist sistemde insanlar özgürlük vaatleri altında aslında özgürlükten mahrum bırakılmışlardır. rousseau bütün insanların özgür doğduğunu fakat her yerde zincire vurulduklarını söylemişti. marx için bu zincir kapitalizm ve onun üretim ilişkileridir. tarihsel ve toplumsal bir bakış açısına sahip olan marx özgürlüğun ancak bu sistemin sona ermesiyle mümkün olabileceğini düşünmektedir. kapitalizmde sınıf çatışmaları, özel mülkiyet, eşitsiz ve adil olmayan gelir dağılımı, üretim araçları hegemonyası ve yabancılaşma vardır. marx burjuva ahlakına ve çarpık bireysellik anlayışına karşı çıkmaktadır. ona göre gerçek bireysellik de ancak ve ancak kolektif bir yapıda mümkün olacaktır. burjuva ahlakının özgürlük anlayışı bir illüzyondan ibâretttir. insanın kendini gerçekleştirmesi ve yeteneklerini ortaya koyabilmesi anlamındaki özgürlük marx'a göre komünal bir yapıda mümkün olabilecektir.
devamını gör...

bugün, ayşegül serisi gibi bir seriye konu olan, sözlük sahibi yazar.
(bkz: yoldaş cafe açıyor)
(bkz: yoldaş dayak yiyor)
(bkz: yoldaş kafes dövüşünde)
devamını gör...

günümüze etkileri yadsınamaz derecede fazla olan ünlü 29 bilim insanının tek karede buluştuğu fotoğraf;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kuantum mekaniği üzerine beşinci solvay konferansı, 1927, brüksel. benjamin couprie’nin fotoğrafı. arka sıradan öne, soldan sağa: auguste piccard, émile henriot, paul ehrenfest, édouard herzen, théophile de donder, erwin schrödinger, jules-émile verschaffelt, wolfgang pauli, werner heisenberg, ralph howard fowler, léon brillouin, peter debye, martin knudsen, william lawrence bragg, hendrik anthony kramers, paul dirac, arthur compton, louis de broglie, max born, niels bohr, ırving langmuir, max planck, marie skłodowska curie, hendrik lorentz, albert einstein, paul langevin, charles-eugène guye, charles thomson rees wilson, owen willans richardson. (fotoğraf: wikimedia commons [public domain])
devamını gör...

yaptığı alıntılarla dikkatimi çekmiş yepisyeni yazarımız. hoş gelmiş, iyiki gelmiştir. sözlükte daim olsun.*
devamını gör...

arkadaki yolcudan rica etmelidir aksi halde her türlü küfürü hak eder.
devamını gör...

ülkede güzel şeyler de olmuyor değil*.
devamını gör...

başlığı geç tanım çalan var.
devamını gör...

defalarca kez tecrübe edilerek diyorumki. asla demeyin, zira gün gelir alternatifiniz olmaz, sonra dönüp kendinize şöyle dersiniz! ben bunu nasıl yaptım?.
devamını gör...

"böylesine alçalmış bir kadın olmasaydım ben de senin gibi düşünürdüm. alçalmışlığım hani şu mahvolmuş denilen kadınlardan olduğumdan değil, çektiklerimden, katlanmak zorunda kaldığım acılardan, bedenimin aşağılanmasından değil... tembelliğe lükse alışmaktan! kendi gücümle tek başıma yaşayamamaktan, hep başkalarının yardımına gereksinim duymaktan, sürekli olarak istemediğim şeyleri yapmaktan! alçalmışlığım bundan benim!" (s. 65)

nikolay çernışevskiy-nasıl yapmalı
devamını gör...

bu başlık vasıtasıyla fark ettiğim durumdur. ben de çaylaklar neden güzel mesajlarıma cevap vermiyor diye içerliyordum, meğerse mesaj alımım kapalıymış... umarım bana sövmemişsinizdir güzel çaylaklar. hepinizi çok seviyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim