siz ne yiyip içiyorsunuz sayın arkadaşlar? dilimlemek, doğramak falan tamam ama parçalamak nasıl bir tabir ya hu? *

tanım: benim cevabım ananas. fruit ninjada parçalayınca epey yüksek puan veriyordu.*
devamını gör...

gerçek adı onur dinç olan rapçidir. aynı zamanda söz yazarı ve prodüktördür. kendisi 30 yaşındadır ve rap alemine son 2-3 senede girmiştir. daha önce underground olarak müzik yapsa da ismini son 2-3 senede duyurmuştur.
bu kadar popüler olma sebepleri sadece müzik değildir. son yıllarda yaşadığı kavgalar* dissleşmeler* twitter kavgaları * gibi sebepler kariyerinde ünlenmesine sebep olmuştur.

kendisi 2008 yılından beri rap müzik yapıyor. trap müziğin türkiye'de ilk yapanlardan birisi. kariyerinde 10 un üzerinde albüm çıkardı ve üretmeye devam ediyor. genelde sevilen işleri mixtape albümleri oluyor. aşağıda da bahsedeceğim son çıkan pla4 albümü bu bahsettiğim işlerden birisi.


kendisini hemen hemen herkes gibi antipatik buluyordum. öyle davranıyordu. şu an seviyorum. hala antipatik davranıyor ama yaptığı müzikle kafama vura vura sevdirdi.

uzun yıllar rap dinlerim, hala dinliyorum. yeni çıkan albümlere, şarkılara bakıyorum. bu adam bir dönemden sonra yaptığı her albümde her şarkıda kademeyi bir üst noktaya çekti. işin pr tarafını çok iyi yapıyor, işin müzikal tarafını çok iyi yapıyor, şirket yönetiyor, yayıncılık yapıyor ve hepsini başarılı şekilde yapıyor.

senenin en fazla parça üreten ismi. her parçasında ses ile ilgili farklı şeyler sunuyor. ses mühendisliği konusunda ders verecek işler yapıyor. özellikle son çıkan bilmece şarkısında bunu rahatça görüyorsunuz.
kariyerine iki tane üst düzey albüm koydu. diğer işleri ortalama üzerinde ama 100 albümü ve pla4 albümü başka bir seviyede.

aynı zamanda yönettiği bir label var * sık sık toplama albüm yapıyorlar. bünyesinde bulunan rapçiler gittikçe ünleniyor ve gelişiyor (bkz: lil zey).

hip- hop bilgisi ve hip hop kültürüne hakimiyeti çok fazla. ilk başlarda ön yargılıydım, şimdi bayılıyorum.

henüz hiç dinlemeyen veya ön yargılı olan arkadaşlar varsa buraya bir şarkısını bırakacağım, mutlaka dinlesinler tavsiye ederim.

buradan
devamını gör...

kendi yetersizliğini dile mal etmek. dilbilgisi hakkında bilgisi olmadan tabii ki çok normal fikir beyan etmek.
devamını gör...

dünyanın son kuzey beyaz erkek gergedanının 2018 de öldüğü. iki dişi kaldı. ölen son erkek gergedanının spermlerinden bunları nasıl dölleyeceklerinin araştırmasını yapan biliminsanları.

teoride soyu tükendi. ve biz buna şahit olduk.
devamını gör...

o kadar uykum var ki uyuyamıyorum.
devamını gör...

belirsiz.
devamını gör...

evet öldü diye yanıtlayacağım şiir.

açıkçası anlatmaya çalıştığı şey ne olursa olsun, bu tür şiirleri sevmiyorum. insanların aşırı hassas olduğu konuları nokta atışıyla bulup kanırtmak bana hoş gelmiyor. adı sanat da olsa...

aynı şekilde anneler günü, babalar günü gibi günler de bence hiç güzel değil. zaten canı acıyan insanların canını daha fazla acıtmaktan fazla bir işe yaradığını bugüne dek görmedim.

ilkokulda bilip bilmeden "anneniz/babanız ne iş yapıyor?" diye soran hocaların yaptığından çok da farklı değil. herkes her an özel duyguları ve bunların bağlı olduğu acılarıyla yüzleşmek zorunda değil.

neyse... bunlar kendi düşüncelerim olduğu için katılmayanlar olacaktır illa ki. onlara da saygı duyarım.
devamını gör...

stres zamanlarında vücudun fazla kortizol salgılamasını engelleyen; nefes, bağırsak hareketi gibi tepkileri dizginlemeye çalışan, adını latince gezgin kelimesinden alan sinir.

irritabl barsak sendromu(ıbs) olan kişilerde bu sinir görevini tam olarak yapamadığı için normalin üzerinde yaşanan duygusal durumlarda(stres, heyecan, mutluluk... farketmez) isyan edip çalışmaktan vazgeçer ve aradaki kırmızı kablo kesilmiş gibi bağırsaklarınız kendi başına takılmaya başlar, soğuk terler ve karın ağrılarıyla vagus sinirinizin devreye girmesini beklersiniz.
devamını gör...

bir yazar hastalığı.
devamını gör...

250 takipçim varmış.
sanırım çoğu ölü takipçi. kime baksam kafa izninde falan.
devamını gör...

duşa da karışmazsın artık yuh.
gideyim de pahalı duş kremlerimin tam yanına beyaz kalıp sabunları dizeyim. allah allah ya sana ne arkadaşım neden battı bu kadar sana. ayrıca güzel de kokuyor daha uzun kalıcı kokusu var o 60 tl'ye aldıgın 30 mg jelinden.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk olarak özel bir göz hastanesine gidip gözlerinizin çizilebilir olup olmadığını kontrol ettirmek gerekir. isteseniz dahi gözünüzde uygun koşullar yok ise çizdiremezsiniz. bu uygun koşul ise kornea kalınlığının yeterli olmasıdır.
lazer korneanın üst tabakasını kazıyarak sorunlu bölgeyi bir diğer ifadeyle tıraşlar. altta ki sağlam korneaya ulaşır. lakin korneaniz hali hazırda ince ise zaten ortaya çıkarılacak sağlam bir kısım da mevcut değil.
korneam absürt derecede kalın olduğu için 5 defa gözümü cizdirebilirim lakin cizdirenlerin daha sonraki aşırı göz hassasiyetlerinden şikayetçi olmaları gözün kendine gelmesinin çok uzun sürmesi oldum olası cesaretimi kırdı. özellikle astigmat ve miyop numarası çocukluğundan beri yüksek olan benim gibi kimselerde bu durum daha da uzun süreceği ön yargısındayim.
devamını gör...

gülen b*k. b*k'un da kendine göre bir ağırlığı var canım, böyle şebeğe döndürmek yakışıyor mu? çık çık çıksssss.
devamını gör...

öncelikle henüz 10 kat zam yapılması gibi bir durum söz konusu değil. başlığı açan yazar hadi heyecanla böyle açtı başlığı, tanım yazan yazarlardan hiçbiri de fark etmedi, modlar da mı ülke gündeminin ortasına düşen bu mevzuya hakim değiller? kafa sözlük için şu seviye sadece acınası, faşistlik mi değil mi diye herkes birbirine girmeye devam. sayın başkan önümüzdeki hafta 10 kat zam yapılmasını belediye meclisine teklif olarak getirecekmiş. yani ortada henüz yapılmış bir zam yok. öncelikle burdaki yanlış anlaşılmayı düzeltelim. sonrasında mülteci tartışmaları yapılmış, o da güzel. yalnız suriyeliler mülteci değildirler, geçici koruma altındadırlar. arasında ne fark var diyenler olacaktır -dağlar kadar fark var- ancak artık yazasım gelmiyor. son olarak, belediye meclisinden karar geçse dahi idare mahkemesinde önce yürütmesi durdurulacak ardından iptal edilecektir. ben hukukçuyum falan filan demiş sayın başkan ama su fiyatını yalnızca geçici koruma altındaki kişiler için artırmanın hukuki dayanağı yoktur.
bu mesele faşizanlık veya mülteci kardeşlerimiz edebiyatı ile tartışılacak bir husus değildir artık. suriyelilerin artık sosyolojik olarak bir sorun olduğu muhakkaktır. mülteci kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz edebiyatı yapanların artık bunu anlaması gerekiyor. öte yandan bu hususun idrakinde olduğu için veya sadece suriyeli nefretine sahip olduğundan* başkanın bu kararı karşısında göbek atan sevgili yazarlar, hiçbirinizin en ufak bir hukuksuzluğa çanak tutmaya hakkınız yok. yarın bir başkası bir hukuksuzluğu ama şöyle diyerek destekliyor, öbür gün diğeri ama böyle diyerek başka bir hukuksuzluğu destekliyor. günün sonunda hukuksuzluktan dem vurup ağlıyoruz. galiba söyledim ancak yineleyeceğim, hoşunuza ne kadar giderse gitsin hukuksuzluğa çanak tutamazsınız. bir hukuksuzluğun başka bir hukuksuzlukla, bir yanlışın başka bir yanlışla bertaraf edilmesine göz yumamazsınız. bu ülke, hukuksuzluklara birileri sürekli göz yumduğu için bu haldedir. herkes işine gelen hukuksuzluğa göz yumdukça böyle kalmaya da devam edecek. neyse çok daha kalp kırıcı şeyler yazmadan uyumak en iyisi.

edit: başlık değişmiş, o kadar racon kestik kalsaydı biraz
devamını gör...

tatil günü erkenden uyanmak.
devamını gör...

tam bir amerikan rüyasıdır. piramit içinde en parıltılı basamak olan bu kendini gerçekleştirme nedir? nasıl bir kendini gerçekleştirme? insanlara da vaaz verilir bu piramit kaynak gösterilerek; karnın doydu mu, yürü kendini gerçekleştir. herkes ne olduğu hakkında bir fikri olmadığı kendini gerçekleştirmenin peşinde koşar. kendini gerçekleştirmek, o yüce eylemi tamamlamak için kişisel gelişim kitapları alınır, yaşam koçlarının ve benzerlerinin kapısı aşındırılır. piyasanın itici gücüdür bu hiyerarşi. ne oluyor kendini gerçekleştirince, faydası ne? zaten sonu yoktur bunun. kişileri değersiz ve yetersiz hissettirir. bazı çevrelerce tanınmaz bile bu hiyerarşi, değeri yoktur. yine de daha ilk okuldan öğreniriz bunu. kendini gerçekleştirmek... hı hı, evet.
devamını gör...

barış manço şarkılarının vasat olduğu gerçeği* başlığında, #1277158 no'lu rastrel'in entrysinden sonra keşfettiğim barış manço şarkısı.

şarkıyı dinledim dinledim sözlerini de okudum okudum... ancak çıkardığım sonuç sadece ve sadece şarkıdaki kızın; hem çok akıllı hem de gerçekten paragöz olduğu gerçeğiydi. kütüphaneye gidiyor oluşu, okuduğu kitaplar ve imalı konuşması bu teoriyi parçalıyor fakat ardından esas oğlanımızın annesi devreye giriyor:

[[/alıntı]]annem dedi oğlum anlamadım ben
vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı

[[alıntı]]

evet. biraz araştırdım ve kızın gerçekten de bahsettiği şeyin, dönemin banknotlarında yer alan işin ve düşün insanları olduğunu gördüm. bütün güzel kızların paragöz olduğu gerçeği... off aman sus sus. öyle bir gerçek yok be barış abi, lütfen şaşırt beni. ama ama ama.. peki bu güzel kız niçin yalnız?.. tabi ki akıllı olduğu içindir. du'bakalım:
belki o parayı çalışarak kazanmak istediği için kütüphaneyi zekasıyla harmanlayıp, akıl yolunda zengin olmak istemekte. yani iyi bir meslek sahibi olmanın yolunun. kütüphaneden geçtiğini tespit etmekte.
belki barış'ı bu bilmeceyi çözeceğini bilmekte ve o da ona bir bilmece üretmekte.
yahut gerçekten gözü parada ve bunu ima etmekte.

ben hemen ilk seçeneğe gidiyorum. bence
kütüphaneyi iyi bir meslek için ilk yol olarak görmekte. bakalım şarkı sözlerine, teorimiz çürüyecek mi?

[[alıntı]]
beş şair bir abide
iki abide bir sultan
beş sultan bir düşünür
iki düşünür ise bir mimar

[[alıntı]]

bu nakarat da gayet beni haklı çıkarır nitelikte. bence kızımız para düşkünü değil, ilk teorim haksız çıkacak gibi. hadi bakalım kütüphane teorisi sen çık şu sığ düşünceden haklı....
devam edelim:

[[alıntı]]
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar

[[alıntı]]

bu kısım bi garip cidden kalbini açacak anahtardan söz ediyor. evet evet... ve bilmecenin cevabı evet evet... anahtar... para... para... para... para...
ehh be kızım. yani kalbini, açsa açsa para mı açacak yani?.. öff. tamam barış abi. sen kazandın. senin şarkındaki güzel kız, para ile açılan kalbe sahip. lakin bir çiçeğin açtığı kalplere de sahip kızlar olduğunu, ben düşünmekteyim. hem sen de düşünmeseydin yazar mıydın onca şarkıyı?..
devamını gör...

bilgi birikimi dediğiniz şey eğer ezberlediğiniz bilgilerse ve bunu karşı tarafın üzerine kusarak aktarıyorsanız bolca karşılaşacağınız dışlanmadır.
bilgiden ziyade artık onu kullanabilmek, üzerine yorum katabilmek önemli. yoksa tüm bilgiler bir tık uzağımızda.
devamını gör...

özel hayatımda ise benim için özel bir yeri olan kişidir. o kişiyle gözyaşlarımı, gülüşlerimi, hüznümü, mutluluğumu paylaşmışımdır. o kişiyi hayatımdan çıkarmak zorunda kalmasam hiçbir zaman onun için böyle bir şey düşünmem, zaten aklıma dahi gelmez. illaki çok kırılacağım ve bir daha ne yapsam da olmayacak bir şey olmuştur. aramızdaki bu durumu düzeltmek benim elimde olsa 1 dk bile düşünmem, gurur vs hak getire. değer verdiğim kişi mi anlık gururum mu? ondan bu aklıma gelmez. bazen bazı insanlarla olan kalbimize ağırlık yapan olayları düzeltmeyiz. bunun adı çaresizlik galiba. o kişinin kendisi bunun için çaba göstermezse, sizi dinlemezse ne yapılabilir ki?
giden herkes yalnızca kalbinizde misafirliği sonlandırır. ya kalbinizde kaldığı süreçte hisleriniz? onlar işte o giden kişi kadar kolay kolay gidemez. o hisler kalbe yüklenen acı hatıra gibi iz yapar. bir süre sonra acı geçer, her şey biter.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim