sevgilim canım yandı çok,
hayat yüzünden, senin suçun yok,
ben öğretilenlere hiç karşı koymazdım, hayır demezdim,
adanmış aşklar yaşar hep, ölürüm derdim ama ölmezdim
.”


bana; sözleri sezen aksu’ya, yorum ise ışın karaca’ya ait olan başka bahar şarkısını hatırlatan sözcük.
devamını gör...

iyi birer şirin olduğumuzdandır, nina simone'lı muhteşem playlisti dinleme şansına erişebilmemiz.
anlık olarak l just wanna be a woman ile zevkten uçmamıza sebep olan yayındır....
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim ilk takipçimdir kendisi. sonra zaten arkadaş gibi olduk kendisiyle.
efendi adam her yerde kendini belli eder.
devamını gör...

"sorma o zaman" denilesi.
devamını gör...

- tatlım, toz alır mısın?
- tamam anne.
bir saat geçer
- kızım toz almayacak mıydın?
- tamam anne.
bir saat daha geçer
- anne toz bezi nerde?
- zahmet etme yavrum ben hallettim.

buradaki anne benim.
devamını gör...

türkiye cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan, "bizim yunus" yılı açılış töreni'nde yaptığı konuşma esnasında sarfettiği sözler.


“'dünya dili türkçe' diyerek bir seferberlik ilan ediyoruz.”


türkçe güzel bir dil ama kötü kullanımı sebebiyle yozlaşmaya da çok açık. özellikle son dönemlerde. ama dünya dili mi tartışılır.

konuyla ilgili tweet
devamını gör...

kolombiya'nın adı amerika kıtasının kaşifi olarak bilinen kristof kolomb'dan gelmektedir ve kolomb'un ülkesi anlamını taşımaktadır ancak kristof kolomb ülke topraklarına hiç ayak basmamıştır.
devamını gör...

peru köylülerinin yiyeceği olan bir tohum. onunla birlikte maş fasulyesi ve mercimek de bunları yemeyen insanlarca fark edildi.
devamını gör...

bilmeyene anlatılmaz, bilmeyenle tartışılmaz sherlock.
devamını gör...

bir dedikodu sayılır mı bilmem ancak ismet özelin turgut uyar hakkındaki şu anekdotu ustaya saygımı perçinledikçe perçinlemiştir.
ilk okuduğumda içimden üç kez şair be diye haykırmıştım.

"ben edebiyat, şiir dünyasına ilk adımlarımı attığım sırada ankara'da idim. hüseyin cöntürk çarşamba akşamları davet ettiği bazı insanları ağırlardı. o akşamlardan birinde turgut uyar ve ben karşı karşıya konuştuk. ben biraz önce söylediğim sözlerin paralelinde bir şeyler söyledim. bir dünyada yaşıyoruz. bu dünyada şairin sözü her şeyden önemli, mesela geçenlerde peru'da bir futbol maçı sırasında halk tribünlerden indi ve kendilerine müdahale etmek isteyen polisleri dövdü. yıl 1964. yani 27 mayıs ihtilalinin üzerinden 4 sene geçmiş geçmemiş. türkiye'de böyle bir şey olması bahis söz konusu değil. polis kelimesinin ne ifade ettiği yaşayanlar için bile tam yerine oturmuş değil. biz o zaman bunu gazete-haber olarak öğreniyoruz. ben dedim ki şairin söylediği şey dünyada olandan daha kıymetli olmalı dünyada bir şeyler oluyor hem o olan şeyi yansıtacaksınız yaşatacaksınız. ama aynı zamanda ortaya bir şiir çıktığına göre başka insanların beslenebileceği bir şey de ortaya koyacaksınız, yani şiir başka türlü nasıl olur? ne yapardın?

peki, dedi turgut uyar yani sen olsan ne yapardın?

valla gayret ederdim ki buna denk düşen bir mısra kurayım, daha sonra mısra ile yüz yüze gelen insanın beslenebileceği bir şey ortaya çıkarayım.

-hayır dedi turgut uyar, böyle olmaz. ne olmuşsa onu söyleyeceksin. ben olsam şöyle söylerim dedi: "peru'da halk polisleri dövüyor. bir de sebep göstereceksin, aşktan."
devamını gör...

genel manada yoktur.

tartışma kelimesi, "tartma" kökünden gelmektedir. tartma; iki birimi birbiri ile kıyaslama mantığına dayanır. gelenekselci bir toplum anlayışına sahip olduğumuz için; kıyas yeteneğimiz gelişmemiştir.

öncelikle şunu belirtmeliyim; tartışma kültürü gelişmiş toplumlarda, çok seslilik durumu ortaya çıkar. biz çok sesli bir toplum değiliz. toplumun siyasi eğilimi, toplumun yapısına iyi bir örnektir;

şöyle türkiye haritasını gözümüzün önüne getirelim;

ülkenin doğusu hangi parti seçmeni, ülkenin güneyi hangi parti seçmeni, kuzey ve batısı hangi parti seçmeni aşağı yukarı bize birşeyler anlatır.demografik yapımız dahi, bizim kabullenen bir toplum anlayışımız olduğunu bas bas bağırıyor.

dini algılayış şeklimizin de iyi bir örnek olacağı kanaatindeyim;

doğu, güneydoğu anadolu şafii mezhebini benimsemiş iken, batı, iç anadolu ve karadeniz bölgesi; hanifi mezhebini benimsemiştir. iç anadolu da bir iki şehirde bektaşi aleviliği benimsenmiş iken, suriye ye yakın olan illerimizde nusayri aleviliği, irana yakın olan illerimizde de caferilik benimsenmiştir. (yani görüleceği üzre geleneksel bir kabulleniş söz konusudur.)


gelenekçi olmak salt kötü bir düşünce değildir. artıları ve eksileri vardır. ama tartışma kültürünün gelişmemesi gelenekselci düşünce yapısı ile alakalıdır.
devamını gör...

felsefe gereksizdir. hegel hayat kurtarmaz, platon elektrik faturasını ödemez. minerva'nın baykuşu mu? oooooff. mağara alegorisi diyelim, ben mağaradaysam ne işime yarayacak? diyalektik, eklektik, kinizm... iyi ama bütün bunlar ne işe yarayacak? daha iyi düşünmeye mi? felsefeyi bilen mi daha iyi düşünecek ve bilmeyen eksik mi kalacak? bir düzey farkı. felsefe gereklidir çünkü hayat kurtarmaz ve muhtemelen kurtarmayacaktır. felsefe gereklidir çünkü bir duvarı yıkmaz ya da yapmaz ama duvarı tartışır. her şeyin başı su felsf... ne alaka? hegel diyordum işte. her şeyin içindeyse neden her şeyin adı felsefe değil? olmayan bir sokrates vardı. felsefe güzel bir yakıştırma.
devamını gör...

eskiden salı pazarında tişört tezgahlarında söylenirdi galiba, aklımda kalmış, ve bizim evde hala espirisi yapılır, pazardan bişey alınmışsa, ya da penye bişeyler, ucuz bişeyler alındıysa,

-üçtaanebimilyoooooon *
devamını gör...

oğlum; anne bak, mustafalar arabaya biniyor.
ben; yaa, evet bir yere gidiyorlar.
oğlum; bence kardeşi zeynep'i sünnet ettirmeye gidiyorlar.
ben; hayır canım, kızlar sünnet olmaz.
oğlum ; neden?
ben; kızların pipisi yok, onlar sünnet olmaz.
oğlum; yine bana şaka yapiyorsun değil mi ? onların pipisi yoksa nasıl çiş yapıyorlar ?
ben; onların da kukusu var, onunla yapıyor.
oğlum; pipi gibi mi yani? sallanıyor mu onların ki de ?
ben; yok, erkeklerin dışarı doğru pipisi var. kizlarin ki öyle degil.
oğlum; nasıl peki? ben; biraz içeri doğru gibi, kutu gibi .
oğlum; inşallah büyüyüp evlenince kızım olur.
ben; neden ?
oğlum; çok merak ediyorum kızların kukusu nasıl bir şey. onunkine bakabilirim, ayıp olmaz, evladım sonuçta.
devamını gör...

altın hesabı açıp, her ay bir miktar gram yatırmaktır. ben denedim, işe yaradı.
devamını gör...

ben 5-6 yaşlarındayken bir gün arkadaşımın evinde oturuyoruz, oyunlar falan oynuyoruz. o sırada camdan bakalım dedik kardeşim de* annemle dışardaydı biz de onları izliyoruz yukardan. sonra bir anda bir araba geldi kardeşim de yolda, annem ona yetişemeden araba çarpmıştı. bir de sokağın sonuna kadar sürüklenmişti arabanın altında... ben de yukardan izliyorum her şeyi... adam o kadar hızlı gelmişti ki bir türlü duramamıştı kaç metre sürüklendiler. o bende kaldı öyle. hâlâ bile karşıdan karşıya geçerken çok korkarım.
devamını gör...

ülkemizde insanların mutlu olabilmesi için temel ihtiyaçlarını rahat karşılayabilmesi gerekli. maslow'un piramidine baktığımızda en temel ihtiyaçların karşılanmadığında diğer basamaklara tırmanabilmek, hayattan tat alabilmek,mutlu olabilmek pek de mümkün olmuyor.
edit: imla
devamını gör...

belirli amaçlar için, eldeki verileri incelemek, ayıklamak ve modellemek. başta temel bilimler olmak üzere birçok kullanım alanı bulunur.
devamını gör...

levent yüksel-ya o muallayı sandala atıp. ay bu muydu şarkının adı hatırlamıyorum.
edit : dedikoduymuş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim