merdümgiriz
toplumdan kaçan, insanlar arasına karışmaktan çekinen kişiler için kullanılır. benim de anlamıyla sahiplendiğim kelimedir.
devamını gör...
eksi oy butonu gelirse diye entry çetelesi tutmak
ufak ufak sadizme doğru yol almaktır. eksi oy butonu gelir de ben bu tanımı unuturum ulan deyip word dosyasında entry numarası tutanı gördü bu gözler...
devamını gör...
çocuk felci yeniden görülebilir
türkiye vatandaşları için endişelenmenin gereksiz olduğu durumdur. poliovirus uzun bir süredir rutin aşılama programı içerisindedir. çocukluk çağının 5'li karma aşısında, pasif bağışıklık için inaktif polio aşısı bulunmaktadır. bununla yetinmeyip aktif bağışıklık için, oral polio aşısı uygulanmaktadır.
seyahat öyküsü olan, başka ülkelerden gelen insanların dışında avrupa'daki son polio vakası 1998'de ağrıda görülmüştür.
sayısı milyonları aşan mülteciler artık her yerde olduğu için, bizim toplumumuzun içindeler ve artık bizdenler. allahtan kaliteli ve yetişmiş halk sağlığı uzmanlarımız var da, içimiz rahat.
seyahat öyküsü olan, başka ülkelerden gelen insanların dışında avrupa'daki son polio vakası 1998'de ağrıda görülmüştür.
sayısı milyonları aşan mülteciler artık her yerde olduğu için, bizim toplumumuzun içindeler ve artık bizdenler. allahtan kaliteli ve yetişmiş halk sağlığı uzmanlarımız var da, içimiz rahat.
devamını gör...
mansur yavaş'ın yeni sosyal medya fotoğrafı
mansur başgan, 13 yaşındaki bir kız çocuğunun çizdiği resmi sosyal medya hesaplarına profil fotosu olarak koymuş.
buradan
buradan
devamını gör...
okuduğun bir kitabı pudra şekerine uyarla
beyoğlu'nun en güzel pudra şekeri.
devamını gör...
normal sözlük yazarıyım deyince ne olur sorunsalı
kafa sözlük yazarıyım deyince karşıdaki pek bir şey anlamaz. nedense bu iki kelimeyi ilk söyleyişte de karşıdaki kişi yanlış anlar muhtemelen. söylerken siz de dikkat edin, kafasızlık diye anlaşılıyor.
devamını gör...
sereinfortis
tatlı tatlı sitem eden yazar.
çok yeni olmamasına rağmen nickaltı az önce açılmış. geç olsun güç olmasın sayın yazar.
keyifli bir profil kısa bir dolandım. tanıdıkça tekrar uğrama huyum mevcut nickaltlarına. yine görüşmek dileğiyle...
sevgiler...
çok yeni olmamasına rağmen nickaltı az önce açılmış. geç olsun güç olmasın sayın yazar.
keyifli bir profil kısa bir dolandım. tanıdıkça tekrar uğrama huyum mevcut nickaltlarına. yine görüşmek dileğiyle...
sevgiler...
devamını gör...
gece hazırlanıp sabaha kadar soğuduktan sonra sabah soğuk soğuk içilen nescafe
mideme saygım yok davranışlarından biridir.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
aman ali rıza bey,tadımız kaçmasın.
devamını gör...
navajo
a.b.d'nin arizona, new mexico ve utah eyaletlerinde yaşayan, nüfus olarak en kalabalık kızılderili kabilesidir.
apache'ler gibi atabascan dili konuşurlar ve apache'lerle yakın akrabadırlar ama onlar gibi göçebe, avcı değil, tarım yapan, evcil hayvanları olan, halı, kilim dokuyan bir kabiledir.
meksika savaşından sonra topraklarına gelen a.b.d'lilerle çatışmaya başlamışlar ama katliama uğramışlar, meyve ağaçları kesilmiş, hayvanları öldürülmüş ve sonunda 1863'te yenilerek teslim olmuşlar ve bir daha savaşmamışlardır.
ikinci dünya savaşında, 80 yıl önce atalarını katleden a.b.d ordusuna katılmışlar ve ordunun şifreli haberleşmesinde navajo dilini kullanmışlardır. rüzgarla konuşanlar filmi bu kabile hakkındadır.
apache'ler gibi atabascan dili konuşurlar ve apache'lerle yakın akrabadırlar ama onlar gibi göçebe, avcı değil, tarım yapan, evcil hayvanları olan, halı, kilim dokuyan bir kabiledir.
meksika savaşından sonra topraklarına gelen a.b.d'lilerle çatışmaya başlamışlar ama katliama uğramışlar, meyve ağaçları kesilmiş, hayvanları öldürülmüş ve sonunda 1863'te yenilerek teslim olmuşlar ve bir daha savaşmamışlardır.
ikinci dünya savaşında, 80 yıl önce atalarını katleden a.b.d ordusuna katılmışlar ve ordunun şifreli haberleşmesinde navajo dilini kullanmışlardır. rüzgarla konuşanlar filmi bu kabile hakkındadır.
devamını gör...
yaşar kemal
bir yörük kızı olarak yaşar kemal'i saygıyla anıyorum.
bugün ölüm yıl dönümü. sonsuz saygıyla...
çok öfkeli insanlarız. eskiden bizimkiler daha da öfkeli insanlarmış ya… neden bu kadar öfkeliyiz, neden bu kadar gözü dönmüş kişileriz, soğukkanlılıkla bir işe sarılıp onu niçin sonuna kadar vardırmıyoruz? bir arkadaşım var, çok uzun zamandır öfke üstüne konuşuyoruz onunla.
günlerdir, şu öfke duygusunun altından girdik, üstünden çıktık. diyor ki, öfke bir kendine güvensizliktir. öfke çaresizliğin arkasından gelir. daha da ağır konuşuyor, öfke dünyayı tanımamaktan, bilgisizlikten gelir. ben burada öfkeyi savunacak, kutsallaştıracak değilim… bazı yerlerde arkadaşımın düşüncesine katılıyorsam da, bazı yerlerde onunla birlik olamıyorum. öfke büyük bir inancın sonucu da olabilir gibime geliyor. öfke, kör bir duvarla karşılaşan, aydınlığı görmüş insanın öfkesi de olabilir.
öfke, karmakarışıklıktan da gelebilir.
her neyse, bizim bugünlerde işimiz öfke. öfkeyi neredeyse kutsal bir hale getireceğiz. öfke, işin kötüsü, moda olmaya doğru gidiyor. öfkeli adam diye, bazı kişileri hoş görüyorlar, zıpırlıklarına sünger de çekiyorlar.
bana kalırsa öfkemizin sebebini araştırmamız gerek.
….
türk halkı tembel, köylüsü, işçisi yeteri kadar çalışmıyor diyorlar. basını yetersiz, her şey yetersiz. geri kalmış bir memleketiz, elbette birçok yönümüz yetersiz olacak.
bu köylü niçin yetersiz? işçisinin derdi ne?
tembeldir, deyip işin içinden çıkıyoruz.
bu tembelliğin, varsa, sebebini bize bilim adamları niçin söylemiyorlar? besin yetersizliğinden mi, kötü bir gelenekten mi, toprağın yetersizliğinden mi?
bilim adamlarının tembelliğinden deyiveririz… peki bilim neden yetersiz, neden tembel?
sanatçımız neden taklitçi? tembelliğinden mi? kendisini yaratma, bulma çabasına varmadan, batıdan hazırlop!
aydına, köylüye, bilim adamına, bilim adamlarını uzaklaştıranlara veryansın ediyoruz.
belki bu haklı bir öfke. bir bozukluk olduğu belli.
öfkeyi bir yana atıp da şöyle bir düşünsek…
bir kısımları diyor ki, bu toplum toptan bozuk. bu, gemisini kurtaran kaptandır düzeni, bu altta kalanın canı çıksın düzeni, bu temeli sömürme olan düzen… bütün kötülüklerin temeli bu düzendir, diyorlar. suçu tüm düzene yüklüyorlar.
bana öyle geliyor ki, öfkeyi bıraksak da, düşünüp taşınsak da, gerçekten kötü olan bu düzenden yakayı kurtarsak… ne dersiniz, geç kalmadan bu işe hemen başlasak mı?
ucuz öfkelerden, ucuz yüklenmelerden, gününü gün etme yoksulluğundan, ucuz ünlerden vazgeçsek de… bence vakit kalmadı… hiç mi hiç kalmadı… yirminci yüzyıla gülünç olmayalım.
ucuz kazanç, ucuz bilim, ucuz sanat, ucuz ün… her şey ucuza…
yaşar kemal, 4 nisan 1962
bugün ölüm yıl dönümü. sonsuz saygıyla...
çok öfkeli insanlarız. eskiden bizimkiler daha da öfkeli insanlarmış ya… neden bu kadar öfkeliyiz, neden bu kadar gözü dönmüş kişileriz, soğukkanlılıkla bir işe sarılıp onu niçin sonuna kadar vardırmıyoruz? bir arkadaşım var, çok uzun zamandır öfke üstüne konuşuyoruz onunla.
günlerdir, şu öfke duygusunun altından girdik, üstünden çıktık. diyor ki, öfke bir kendine güvensizliktir. öfke çaresizliğin arkasından gelir. daha da ağır konuşuyor, öfke dünyayı tanımamaktan, bilgisizlikten gelir. ben burada öfkeyi savunacak, kutsallaştıracak değilim… bazı yerlerde arkadaşımın düşüncesine katılıyorsam da, bazı yerlerde onunla birlik olamıyorum. öfke büyük bir inancın sonucu da olabilir gibime geliyor. öfke, kör bir duvarla karşılaşan, aydınlığı görmüş insanın öfkesi de olabilir.
öfke, karmakarışıklıktan da gelebilir.
her neyse, bizim bugünlerde işimiz öfke. öfkeyi neredeyse kutsal bir hale getireceğiz. öfke, işin kötüsü, moda olmaya doğru gidiyor. öfkeli adam diye, bazı kişileri hoş görüyorlar, zıpırlıklarına sünger de çekiyorlar.
bana kalırsa öfkemizin sebebini araştırmamız gerek.
….
türk halkı tembel, köylüsü, işçisi yeteri kadar çalışmıyor diyorlar. basını yetersiz, her şey yetersiz. geri kalmış bir memleketiz, elbette birçok yönümüz yetersiz olacak.
bu köylü niçin yetersiz? işçisinin derdi ne?
tembeldir, deyip işin içinden çıkıyoruz.
bu tembelliğin, varsa, sebebini bize bilim adamları niçin söylemiyorlar? besin yetersizliğinden mi, kötü bir gelenekten mi, toprağın yetersizliğinden mi?
bilim adamlarının tembelliğinden deyiveririz… peki bilim neden yetersiz, neden tembel?
sanatçımız neden taklitçi? tembelliğinden mi? kendisini yaratma, bulma çabasına varmadan, batıdan hazırlop!
aydına, köylüye, bilim adamına, bilim adamlarını uzaklaştıranlara veryansın ediyoruz.
belki bu haklı bir öfke. bir bozukluk olduğu belli.
öfkeyi bir yana atıp da şöyle bir düşünsek…
bir kısımları diyor ki, bu toplum toptan bozuk. bu, gemisini kurtaran kaptandır düzeni, bu altta kalanın canı çıksın düzeni, bu temeli sömürme olan düzen… bütün kötülüklerin temeli bu düzendir, diyorlar. suçu tüm düzene yüklüyorlar.
bana öyle geliyor ki, öfkeyi bıraksak da, düşünüp taşınsak da, gerçekten kötü olan bu düzenden yakayı kurtarsak… ne dersiniz, geç kalmadan bu işe hemen başlasak mı?
ucuz öfkelerden, ucuz yüklenmelerden, gününü gün etme yoksulluğundan, ucuz ünlerden vazgeçsek de… bence vakit kalmadı… hiç mi hiç kalmadı… yirminci yüzyıla gülünç olmayalım.
ucuz kazanç, ucuz bilim, ucuz sanat, ucuz ün… her şey ucuza…
yaşar kemal, 4 nisan 1962
devamını gör...
thales
felsefe tarihçilerinin ilk filozof olarak nitelendirdiği kimsedir. hayati boyunca miletos'da yaşamış olsa da yunan olup olmadığı tartışmalıdır. nietzsche notlarında fenikeli olduğunu iddia eder.
aydının didim ilçesi yakınlarında bulunan miletos döneminin en seçkin ticaret ağlarından birini oluşturmaktadır. nitekim bazı kaynaklarda thales'in tüccar kişiliği ile on plana çıkartılmıştır . aristoteles onun zeytin ezme makineleri ile oldukça kar yaptığını aktarır. tabi bunun yanısıra mısır'ı seyahat etmiş olması muhtemeldir. geometri konularında ortaya attığı fikirler mısırlıların nil nehrinin taşmasına bağlı olarak tarlalarını düzenlediği geometrik kanunlardan kaynaklandığı soylenir.
ıyonya felsefesinin ana sorusu olan arkhe nedir sorusuna su cevabını vermiştir. ona gore her şey sudan meydana gelir ve ona döner. suyu tercih etme nedeni birçok yazar tarafından mitolojik öğretilerin devamını teşkil etmesi nedeniyle eleştirilir. özellikle sümer ve mısır mitolojilerinde suya yüklenen anlamlar thales'in düşüncesi ile benzerdir.
astronomisi oldukça basittir. dünyanın düz olduğunu ve suyun üzerinde yüzdüğünü iddia eder. ılerleyen dönemde bazı aktaricilar depremleri dünyanın üzerinde yüzdüğü suyun gelgitleri nedeniyle meydana geldiğini öne sürdüğünü aktarır. mıknatısların çekim kuvvetini işaret ederek her şeyin tanrılar ile dolu olduğunu iddia eder.
anaksimandros'un hocası oluğu iddia edilir. fakat unutulmamalıdır ki milet okulu kurulu bir akademi gibi hoca öğrenci ilişkisinden çok aynı sorunlar ile ilgilenen aynı yerde yaşayan kimselerin oluşturduğu bir ekoldür, bazen iyonya felsefesi olarak da anılır.
aydının didim ilçesi yakınlarında bulunan miletos döneminin en seçkin ticaret ağlarından birini oluşturmaktadır. nitekim bazı kaynaklarda thales'in tüccar kişiliği ile on plana çıkartılmıştır . aristoteles onun zeytin ezme makineleri ile oldukça kar yaptığını aktarır. tabi bunun yanısıra mısır'ı seyahat etmiş olması muhtemeldir. geometri konularında ortaya attığı fikirler mısırlıların nil nehrinin taşmasına bağlı olarak tarlalarını düzenlediği geometrik kanunlardan kaynaklandığı soylenir.
ıyonya felsefesinin ana sorusu olan arkhe nedir sorusuna su cevabını vermiştir. ona gore her şey sudan meydana gelir ve ona döner. suyu tercih etme nedeni birçok yazar tarafından mitolojik öğretilerin devamını teşkil etmesi nedeniyle eleştirilir. özellikle sümer ve mısır mitolojilerinde suya yüklenen anlamlar thales'in düşüncesi ile benzerdir.
astronomisi oldukça basittir. dünyanın düz olduğunu ve suyun üzerinde yüzdüğünü iddia eder. ılerleyen dönemde bazı aktaricilar depremleri dünyanın üzerinde yüzdüğü suyun gelgitleri nedeniyle meydana geldiğini öne sürdüğünü aktarır. mıknatısların çekim kuvvetini işaret ederek her şeyin tanrılar ile dolu olduğunu iddia eder.
anaksimandros'un hocası oluğu iddia edilir. fakat unutulmamalıdır ki milet okulu kurulu bir akademi gibi hoca öğrenci ilişkisinden çok aynı sorunlar ile ilgilenen aynı yerde yaşayan kimselerin oluşturduğu bir ekoldür, bazen iyonya felsefesi olarak da anılır.
devamını gör...
son singapur vapuru (yazar)
sözlüğün değerli yazarıdır. yazdıkları okunasıdır.
devamını gör...
be adam
gülşen’in aynı adı taşıyan ve 1996 yılında piyasaya çıkan albümünün a yüzündeki ilk şarkıdır.
albümdeki şarkıların büyük çoğunluğunda olduğu gibi bu şarkıda da söz ve müzik özkan turgay’a aittir. be adam albümüyle çıkış yapan gülşen ilk klibini gel çarem şarkısına çekmiş ama asıl patlamayı be adam şarkısının klibinin televizyonlarda yayınlanması ile gerçekleştirmiştir.
bu klip piyasaysa çıktığında henüz yirmi yaşında olan gülşen be adam klibinde daha sonraki yıllardaki kliplerinde izleyenlere göstermek istediği seksi kadın imajından çok uzaktadır.
daha önce slow bir şarkıya klip çekerek kendi gösteren gülşen. o klibinde saçlarına taktığı tokalarla dikkat çeken gülşen. be adam klibinde de klip boyunca giydiği çizgili pijamalarla izleyenleri hem şaşırtmış hem de büyük ilgi görmüştür.
şarkıda bir türlü kendisine açılmadığı için hoşlandığı adamın pısırıklığından yakınan gülşen’in klibi de bire bir aynı konuyu işletmektedir. gülşen’in cici kız olduğu dönemlerden kalan klip birçok insanda ve o zamanlar gülşen klibi çıksa de izlesem diye bekleyen şahsımda büyük izler bırakmıştır.
be adam
albümdeki şarkıların büyük çoğunluğunda olduğu gibi bu şarkıda da söz ve müzik özkan turgay’a aittir. be adam albümüyle çıkış yapan gülşen ilk klibini gel çarem şarkısına çekmiş ama asıl patlamayı be adam şarkısının klibinin televizyonlarda yayınlanması ile gerçekleştirmiştir.
bu klip piyasaysa çıktığında henüz yirmi yaşında olan gülşen be adam klibinde daha sonraki yıllardaki kliplerinde izleyenlere göstermek istediği seksi kadın imajından çok uzaktadır.
daha önce slow bir şarkıya klip çekerek kendi gösteren gülşen. o klibinde saçlarına taktığı tokalarla dikkat çeken gülşen. be adam klibinde de klip boyunca giydiği çizgili pijamalarla izleyenleri hem şaşırtmış hem de büyük ilgi görmüştür.
şarkıda bir türlü kendisine açılmadığı için hoşlandığı adamın pısırıklığından yakınan gülşen’in klibi de bire bir aynı konuyu işletmektedir. gülşen’in cici kız olduğu dönemlerden kalan klip birçok insanda ve o zamanlar gülşen klibi çıksa de izlesem diye bekleyen şahsımda büyük izler bırakmıştır.
be adam
devamını gör...
bir anneye verilecek öğütler
prens veya prenses değil insan yetiştir. ayrıca çok korumacı davranarak çocuğa iyilik yapmıyorsun, bırak sorunlarla kendisi başa çıkmayı öğrensin.
devamını gör...











