yazılacak kitabın ilk cümlesi
sizi bir hayal dünyasına götürüyorum, üstelik bedava!
devamını gör...
aksiyon potansiyeli
bir hücrenin (özellikle nöronlar ve kas hücrelerinin, gelin biz buna excitable hücreler diyelim genel olarak) gelen uyarıya cevap verebilmeleri için aşmaları gereken eşik değer.
nöron üzerinden konuyu anlatacağım. altındaki fizyolojik mekanizmayı bilirseniz patofizyolojisini de anlamak daha kolay olur. nöron (ya da halk arasındaki ismiyle sinir hücresi) bir uyartıyı alıp ileten hücrelerdir, saçaklı bir sürü kolun yanında uzun bir tane daha özel bir kola daha sahiptir (multipolar nöron şeklini çiziyorum şu an size). şöyle bir şey

somaya (hücre gövdesi) bitişik olan kısa ve çok sayıda olan hücre çıkıntılarının her biri dendrit olarak isimlendirilirken uzun olan tek kol akson olarak isimlendirilir, bu da bizim konuyu öğreneceğimiz olayların geçtiği yer olacak.
bir nörona elektriksel sinyal ulaştığı zaman dendritten hücreye giriş yapar, hücre gövdesini geçer, daha sonra aksondan geçerek akson ucundan hücreyi terk eder. elektriksel sinyalden kastımız şehirlerarası enerji nakil hatları gibi elektrik taşınımı değil, membran depolarizasyonu denen olaydan bahsediyoruz. şurada görsel olarak görebilirsiniz ama teknik detaylarına gireceğim birazdan.

resting fazda hücrelerin membran potansiyeli -70mv değerdedir. membran çift tabakalı bir yapıda olduğu için hücrenin içi ve dışındaki iyon konsantrasyonu birbirinden farklıdır. resting faz için konuşursak hücre içinde k+ (potasyum) iyonları fazlayken dışarıda na+ (sodyum) iyonları fazladır. bunun baş sorumlusu membranda yerleşik olan na+/k+ voltage-gated iyon kanallarıdır. bu pompalar, içeri aldığı her 2 potasyum başına 3 sodyumu dışarı atar. 10 potasyumu içeri aldığında içerideki net yük +10 olacakken dışarıya attığı 15 sodyumdan dolayı dışarısı +15 olacaktır değil mi, işte bu sebeple hücre içi dışından daha negatif yüklüdür (ayrıca bu pozitif yüklerin negatif counterpart iyonları falan da var), bu yüzden -70mv olarak resting membran potansiyeli bulunur (ki biz bu voltaj farklılığının bulunmasına polarizasyon diyoruz). siz "neden sıfır değil, hadi sıfır değilse neden negatif?" sorusunu sormadan bunu cevaplamış oldum böylece.
konumuza geri dönelim. membranda bulunan bu na+ pompaları, ilgili hücreye bir uyartı (stimulus) geldiği zaman aktifleşir, voltaja bağlı olarak açılır ve içeri küçük bir miktar na+ iyonu girmesine sebep olur. her bir pompa açılıp içeri iyon girişini sağladığında bölgesel olarak membran potansiyeli artar (-70mv resting fazından yukarı doğru çıkar. örneğin -60mv olsun) (ki biz buna depolarizasyon diyoruz).
uyartının soldan geldiğini düşünelim, en önce en soldaki voltage-gated kanalımız açılacak, bölgesel olarak bir voltaj değişikliği olacak ve sağındaki 2. pompa aktifleşecek, o da içeri aldığı iyonlar sayesinde ortamı daha yüksek voltaja sebep olacak, 3. olarak yine sağındaki kanal açılacak. neden, çünkü bir süre boyunca bu açılan kanallar açık kalmaya devam eder, o yüzden zaten açık olan kanalı bir daha açamazsınız. bu da bize iletimin tek yönlü olmasını sağlar. "neden tek yöne gidiyor, ya ulaşacağı yöne gitmez de hücrenin içinde yolunu kaybederse sinyal?" sorusunu da böylece cevapladık. ilk iki adımı şu şekilde çizdim (evet bunu ben çizdim), devamını anladınız varsayıyorum.

bu iletilen sinyal sonunda ne olacağını anlatmayacağım fakat hücrenin binbir emekle oluşturduğu bu voltaj gradiyenti görüldüğü üzre yok oldu. hücre içi na+ doluşmasıyla hücrenin iç yükü negatiften pozitife kadar çıkar, bu da fizyolojik dengenin (homeostasis) yeniden kurulmasını gerektirir. bu durumda devreye k+ pompaları girer, hücre dışına bütün k+ iyonlarını pompalar. hücrenin başlangıçtaki halinin tam tersini oluşturur gibi düşünün (na+ dışarıda k+ içerideydi, hatırlayın). dışarıdaki fazla potasyum iyonlarını hücre içine yine bu en başta bahsettiğim na+/k+ voltage-gated kanalları alır, her aldığı 2 k+ başına da 3 na+ dışarı atar. böylece başlangıçtaki denge tekrar sağlanmış olur (ki biz buna repolarizasyon diyoruz).
şimdi olayların en en en başına dönelim. uyartı hücremize geldi (bir molekülün hücre membranındaki ilgili bölgeyle etkileşmesine binaen başlayan değişiklikler silsilesi, daha doğrusu bu silsileyi başlatan ilk taş bizim uyartı dediğimiz), bir membran potansiyeli değişimi başlattı, dendritten akson başına kadar geldi. eğer eşik değeri geçerse bu sinyal akson boyunca iletilir (bu yukarıda anlattığım iyon değişimi mekanizmasıyla), eğer eşik değerin altında kalırsa iletim gerçekleşmez. görsel olarak göstermek gerekirse şöyle bir durumdan bahsediyorum.

şekilde gördüğünüz "trigger zone" bölgesinde belli bir membran depolarizasyonu gerçekleşmiş olmalı, membran yükü belirli bir değerin üstüne çıkmalı. eğer o değeri aşamıyorsa gelen uyartı hücre içinde sönümlenir ve bütün olay orada biter, değeri aşıyorsa nöron ateşlenir ve akson boyunca iletim gerçekleşir. işte saatlerdir dil döktüğüm aksiyon potansiyeli bu eşik değerdir.
elim değmişken bir minik örnek vereyim patofizyolojiye dair. ms ya da multipl skleroz hastalığını duymayan kalmamıştır artık sanıyorum. en başta verdiğim nöron figürüne tekrar bakalım,

dikkatinizi çekmek istediğim nokta aksonu saran "myelin sheath" yazan kapsüller. her kapsül aslında bir hücre, isimleri de "(gbkzl: schwann hücresi)". kendileri aldığınız kesite bağlı olarak şöyle görünür.

fark edeceğiniz üzre bir aksonu çubuk gibi düşünürsek etrafını tamamen saran bir hücreden bahsediyoruz. schwann ve akson arasındaki boşluk (ve bu boşluğun içeriği) iyon değişimine izin vermediği için aksonal iletimde sinyal iletimi bu bölgeleri pas geçer. ne zaman ki bu schwann hücrelerinin başına bir iş gelir, parçalanır ya da ölürlerse altlarındaki akson açığa çıkar, bu da aksonun elektrik iletimini düzgün yapamayacağı anlamına gelir. sonucunda da çeşitli klinik tablolar ortaya çıkar.
kindred ile tıp101 dersimizin ilkini tamamladınız. sertifika için 1'e, ana menü için 0'a basınız, operatöre bağlanmak için lütfen bekleyiniz.
nöron üzerinden konuyu anlatacağım. altındaki fizyolojik mekanizmayı bilirseniz patofizyolojisini de anlamak daha kolay olur. nöron (ya da halk arasındaki ismiyle sinir hücresi) bir uyartıyı alıp ileten hücrelerdir, saçaklı bir sürü kolun yanında uzun bir tane daha özel bir kola daha sahiptir (multipolar nöron şeklini çiziyorum şu an size). şöyle bir şey

somaya (hücre gövdesi) bitişik olan kısa ve çok sayıda olan hücre çıkıntılarının her biri dendrit olarak isimlendirilirken uzun olan tek kol akson olarak isimlendirilir, bu da bizim konuyu öğreneceğimiz olayların geçtiği yer olacak.
bir nörona elektriksel sinyal ulaştığı zaman dendritten hücreye giriş yapar, hücre gövdesini geçer, daha sonra aksondan geçerek akson ucundan hücreyi terk eder. elektriksel sinyalden kastımız şehirlerarası enerji nakil hatları gibi elektrik taşınımı değil, membran depolarizasyonu denen olaydan bahsediyoruz. şurada görsel olarak görebilirsiniz ama teknik detaylarına gireceğim birazdan.

resting fazda hücrelerin membran potansiyeli -70mv değerdedir. membran çift tabakalı bir yapıda olduğu için hücrenin içi ve dışındaki iyon konsantrasyonu birbirinden farklıdır. resting faz için konuşursak hücre içinde k+ (potasyum) iyonları fazlayken dışarıda na+ (sodyum) iyonları fazladır. bunun baş sorumlusu membranda yerleşik olan na+/k+ voltage-gated iyon kanallarıdır. bu pompalar, içeri aldığı her 2 potasyum başına 3 sodyumu dışarı atar. 10 potasyumu içeri aldığında içerideki net yük +10 olacakken dışarıya attığı 15 sodyumdan dolayı dışarısı +15 olacaktır değil mi, işte bu sebeple hücre içi dışından daha negatif yüklüdür (ayrıca bu pozitif yüklerin negatif counterpart iyonları falan da var), bu yüzden -70mv olarak resting membran potansiyeli bulunur (ki biz bu voltaj farklılığının bulunmasına polarizasyon diyoruz). siz "neden sıfır değil, hadi sıfır değilse neden negatif?" sorusunu sormadan bunu cevaplamış oldum böylece.
konumuza geri dönelim. membranda bulunan bu na+ pompaları, ilgili hücreye bir uyartı (stimulus) geldiği zaman aktifleşir, voltaja bağlı olarak açılır ve içeri küçük bir miktar na+ iyonu girmesine sebep olur. her bir pompa açılıp içeri iyon girişini sağladığında bölgesel olarak membran potansiyeli artar (-70mv resting fazından yukarı doğru çıkar. örneğin -60mv olsun) (ki biz buna depolarizasyon diyoruz).
uyartının soldan geldiğini düşünelim, en önce en soldaki voltage-gated kanalımız açılacak, bölgesel olarak bir voltaj değişikliği olacak ve sağındaki 2. pompa aktifleşecek, o da içeri aldığı iyonlar sayesinde ortamı daha yüksek voltaja sebep olacak, 3. olarak yine sağındaki kanal açılacak. neden, çünkü bir süre boyunca bu açılan kanallar açık kalmaya devam eder, o yüzden zaten açık olan kanalı bir daha açamazsınız. bu da bize iletimin tek yönlü olmasını sağlar. "neden tek yöne gidiyor, ya ulaşacağı yöne gitmez de hücrenin içinde yolunu kaybederse sinyal?" sorusunu da böylece cevapladık. ilk iki adımı şu şekilde çizdim (evet bunu ben çizdim), devamını anladınız varsayıyorum.

bu iletilen sinyal sonunda ne olacağını anlatmayacağım fakat hücrenin binbir emekle oluşturduğu bu voltaj gradiyenti görüldüğü üzre yok oldu. hücre içi na+ doluşmasıyla hücrenin iç yükü negatiften pozitife kadar çıkar, bu da fizyolojik dengenin (homeostasis) yeniden kurulmasını gerektirir. bu durumda devreye k+ pompaları girer, hücre dışına bütün k+ iyonlarını pompalar. hücrenin başlangıçtaki halinin tam tersini oluşturur gibi düşünün (na+ dışarıda k+ içerideydi, hatırlayın). dışarıdaki fazla potasyum iyonlarını hücre içine yine bu en başta bahsettiğim na+/k+ voltage-gated kanalları alır, her aldığı 2 k+ başına da 3 na+ dışarı atar. böylece başlangıçtaki denge tekrar sağlanmış olur (ki biz buna repolarizasyon diyoruz).
şimdi olayların en en en başına dönelim. uyartı hücremize geldi (bir molekülün hücre membranındaki ilgili bölgeyle etkileşmesine binaen başlayan değişiklikler silsilesi, daha doğrusu bu silsileyi başlatan ilk taş bizim uyartı dediğimiz), bir membran potansiyeli değişimi başlattı, dendritten akson başına kadar geldi. eğer eşik değeri geçerse bu sinyal akson boyunca iletilir (bu yukarıda anlattığım iyon değişimi mekanizmasıyla), eğer eşik değerin altında kalırsa iletim gerçekleşmez. görsel olarak göstermek gerekirse şöyle bir durumdan bahsediyorum.

şekilde gördüğünüz "trigger zone" bölgesinde belli bir membran depolarizasyonu gerçekleşmiş olmalı, membran yükü belirli bir değerin üstüne çıkmalı. eğer o değeri aşamıyorsa gelen uyartı hücre içinde sönümlenir ve bütün olay orada biter, değeri aşıyorsa nöron ateşlenir ve akson boyunca iletim gerçekleşir. işte saatlerdir dil döktüğüm aksiyon potansiyeli bu eşik değerdir.
elim değmişken bir minik örnek vereyim patofizyolojiye dair. ms ya da multipl skleroz hastalığını duymayan kalmamıştır artık sanıyorum. en başta verdiğim nöron figürüne tekrar bakalım,

dikkatinizi çekmek istediğim nokta aksonu saran "myelin sheath" yazan kapsüller. her kapsül aslında bir hücre, isimleri de "(gbkzl: schwann hücresi)". kendileri aldığınız kesite bağlı olarak şöyle görünür.

fark edeceğiniz üzre bir aksonu çubuk gibi düşünürsek etrafını tamamen saran bir hücreden bahsediyoruz. schwann ve akson arasındaki boşluk (ve bu boşluğun içeriği) iyon değişimine izin vermediği için aksonal iletimde sinyal iletimi bu bölgeleri pas geçer. ne zaman ki bu schwann hücrelerinin başına bir iş gelir, parçalanır ya da ölürlerse altlarındaki akson açığa çıkar, bu da aksonun elektrik iletimini düzgün yapamayacağı anlamına gelir. sonucunda da çeşitli klinik tablolar ortaya çıkar.
kindred ile tıp101 dersimizin ilkini tamamladınız. sertifika için 1'e, ana menü için 0'a basınız, operatöre bağlanmak için lütfen bekleyiniz.
devamını gör...
basit
satırda durduğu gibi durmayan kelimelerden.
basit, anlam olarak "kolay" ama aslında ulaşması "zor" olandır.
bülent ortaçgil de bu fikirdedir.
basit, anlam olarak "kolay" ama aslında ulaşması "zor" olandır.
bülent ortaçgil de bu fikirdedir.
devamını gör...
yazarların başardıkları şeyler
kendim olmayı, kendimi sevmeyi başardım. var mı daha ötesi?..
devamını gör...
ölecek kişiyle vakit geçirmek
diyeceğim çok şey var ama diyecek bir şeyim yok dostlar. bu konu hakkında içimde bagirdigim çok şey var ama dilim lal olmuş susuyor, susmakla yetiniyor.
devamını gör...
nippon
japonların ülkelerine verdikleri isimdir. güneşin doğduğu ülke anlamına gelir.
kelimenin çincesi 'japuen'dir. dünyaya japonya olarak yayılmıştır.
kelimenin çincesi 'japuen'dir. dünyaya japonya olarak yayılmıştır.
devamını gör...
supportgirl
beni terbiyesiz beniii! ben nasıl olurda buraya yazmam hain miyim ben utanmaz mıyım? özür diliyorum felsefenin en güzel hali yazarımdan. okumaktan ağrılara gark etmiş, yazmaktan parmak fıtığı diye bir hastalığın isim babası olmuş güzel insan, kıymeti bilinesi yazar.*
devamını gör...
klasikleşmiş muhteşem yüzyıl replikleri
- destur denilerek hanedanın gelişinin belirtilmesi.
-aslan parçam...
-bunu yapanı bul ve bana getir!
-hünkarım.
* *
-aslan parçam...
-bunu yapanı bul ve bana getir!
-hünkarım.
* *
devamını gör...
hristos anesti
yun. isa dirildi anlamına gelen paskalya tavşanı kılıklı cümle.
biri size bunu derse alithos anesti* deyin geçin, mutlu olsun, mutlu olun, kalo pasxa!*
edit : bir de ilahi, yorgo dalaras çok güzel söyler, bu aralar söylenme zamanıdır ama hangi cumartesi idi onu unuttum, çok oldu ben bu işleri bırakalı, tövbe ettim.*
biri size bunu derse alithos anesti* deyin geçin, mutlu olsun, mutlu olun, kalo pasxa!*
edit : bir de ilahi, yorgo dalaras çok güzel söyler, bu aralar söylenme zamanıdır ama hangi cumartesi idi onu unuttum, çok oldu ben bu işleri bırakalı, tövbe ettim.*
devamını gör...
8 binler kulübü
bildiğiniz üzere 800 tanıma ulaşan 100 yazar d&r 50 tl hediye çekine sahip oldu.
o listedeki arkadaşlarımıza ulaşmak için : #40136
sözlüğümüzü sonradan keşfeden, 100 yazar arasına giremeyen "püh ulan 101. olduk, böyle sözlüğün ağzına tüküreyim" diyen yazarlarımız için 8 binler kulübünü kurduk.
+ nedir bu 8 binler kulübü ?
- 8 bin karma puanına ulaşmış yazarlarımıza d&r üzerinden online olarak kullanabilecekleri 50 tl hediye çeki ulaştırmayı kendisine vazife edinmiş, göynü zengin kafa sözlük yönetiminin oluşturduğu kulüptür.
yalnızca 100 yazar için geçerlidir.
kafa sözlük sermaye düşmanı yazarlar listesinde adı geçen yazarlarımız 8 binler kulübüne giremez. girmesinler de bir zahmet, yeter yani iliğimizi kuruttunuz *
+ nasıl katılırım ?
- 8 bin karma puanına ulaştığınızda @hi my i run adlı moderatörümüze yazmanız yeterli olacaktır.
karma puanı etkileyen faktörler kısaca ;
yazarlar tarafından şahsına verilen (+) oy ve favori,
toplam tanım sayın ve tanımlarının içerisindeki kelime miktarın
tanımlarının özgünlük oranı, (kopya içerik puan sağlamaz)
online kalma süren.
hediye çekleri, kontenjan tamamlandığında tek seferde ve toplu olarak iletilecek.
işte o liste:
bal porsuğu
köylü yazardan ironiler
uzat sarı saçlarını rapunzel
dunyalikisi
robins
celebrant
tutankamonun laneti
freud purosu
tenturdiyot
gandalfgillerden
evernevergreen
bir bilen
ateist kaplumbağa
bal yerine reçel yapan arı
bengaripsengüzeldünyaumutlu
uykusuzkahve
güneş
elma kurdu
mellisho
mahlassızım
hicligindansi
hobaaa3434
kedi yiyen fare
rimbaud
gaunter o'dimm
bol giyimli kukla
nikiforenko
pencere
pastirmalicorek
boop
spawn
domestic hıyar
unnecessary_
ne zaman gitti tren
10pele
dondurma
insanolunbiraz
thedansözkiller
yaprak sarma fan kılap
zippodan çıkan çınn sesi
cözülemeyen sudoku
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü
orsalesta anafor
robnaja
aurora
hazall
brigadier
fuzzy lee
başımıza icat çıkarma denilen çocuk
romada roman okuyan roman
ozgur1ey
blackeyes
japon 35
gomercan
mortaks
ata
bekirçavuş
yaykadınıylaolur
onistanbul
zümrüd-ü anka
merdumgiriz_
valentina nappi iyi çalışıyor o da
banucabirhayat
yayladağ lokumu
yeşilevham
simon
corsairsgold
ı am melting lannn melting
sillage
clytie
4-3-3 oynatan aykut
jess
double cross
miko
cinci hoca
summer queen
gorgeous
nizanim
umut_için
dragonkemal
illiyetilezilyet
hincime
köşe yastığı
clara
doping yaparken hamile kalan pesmerge
100 numaralı adam
devrin skywalker
durumumuz yoktu sevisemedik
lahmacuncudanterasagelenkurum
zugra
honki ponkinin yeni mahlası
iorek byrnison
piyanist
eyluling
armullah
amaterasu
zed's dead baby
dünyanınbütünmeşhurlarınıntraşolurkenkullandığıjilet
baycerrah
marikaki
aynı zamanda : kafa sözlük t-shirtleri
(bkz: kocaman alkış)
o listedeki arkadaşlarımıza ulaşmak için : #40136
sözlüğümüzü sonradan keşfeden, 100 yazar arasına giremeyen "püh ulan 101. olduk, böyle sözlüğün ağzına tüküreyim" diyen yazarlarımız için 8 binler kulübünü kurduk.
+ nedir bu 8 binler kulübü ?
- 8 bin karma puanına ulaşmış yazarlarımıza d&r üzerinden online olarak kullanabilecekleri 50 tl hediye çeki ulaştırmayı kendisine vazife edinmiş, göynü zengin kafa sözlük yönetiminin oluşturduğu kulüptür.
yalnızca 100 yazar için geçerlidir.
kafa sözlük sermaye düşmanı yazarlar listesinde adı geçen yazarlarımız 8 binler kulübüne giremez. girmesinler de bir zahmet, yeter yani iliğimizi kuruttunuz *
+ nasıl katılırım ?
- 8 bin karma puanına ulaştığınızda @hi my i run adlı moderatörümüze yazmanız yeterli olacaktır.
karma puanı etkileyen faktörler kısaca ;
yazarlar tarafından şahsına verilen (+) oy ve favori,
toplam tanım sayın ve tanımlarının içerisindeki kelime miktarın
tanımlarının özgünlük oranı, (kopya içerik puan sağlamaz)
online kalma süren.
hediye çekleri, kontenjan tamamlandığında tek seferde ve toplu olarak iletilecek.
işte o liste:
bal porsuğu
köylü yazardan ironiler
uzat sarı saçlarını rapunzel
dunyalikisi
robins
celebrant
tutankamonun laneti
freud purosu
tenturdiyot
gandalfgillerden
evernevergreen
bir bilen
ateist kaplumbağa
bal yerine reçel yapan arı
bengaripsengüzeldünyaumutlu
uykusuzkahve
güneş
elma kurdu
mellisho
mahlassızım
hicligindansi
hobaaa3434
kedi yiyen fare
rimbaud
gaunter o'dimm
bol giyimli kukla
nikiforenko
pencere
pastirmalicorek
boop
spawn
domestic hıyar
unnecessary_
ne zaman gitti tren
10pele
dondurma
insanolunbiraz
thedansözkiller
yaprak sarma fan kılap
zippodan çıkan çınn sesi
cözülemeyen sudoku
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü
orsalesta anafor
robnaja
aurora
hazall
brigadier
fuzzy lee
başımıza icat çıkarma denilen çocuk
romada roman okuyan roman
ozgur1ey
blackeyes
japon 35
gomercan
mortaks
ata
bekirçavuş
yaykadınıylaolur
onistanbul
zümrüd-ü anka
merdumgiriz_
valentina nappi iyi çalışıyor o da
banucabirhayat
yayladağ lokumu
yeşilevham
simon
corsairsgold
ı am melting lannn melting
sillage
clytie
4-3-3 oynatan aykut
jess
double cross
miko
cinci hoca
summer queen
gorgeous
nizanim
umut_için
dragonkemal
illiyetilezilyet
hincime
köşe yastığı
clara
doping yaparken hamile kalan pesmerge
100 numaralı adam
devrin skywalker
durumumuz yoktu sevisemedik
lahmacuncudanterasagelenkurum
zugra
honki ponkinin yeni mahlası
iorek byrnison
piyanist
eyluling
armullah
amaterasu
zed's dead baby
dünyanınbütünmeşhurlarınıntraşolurkenkullandığıjilet
baycerrah
marikaki
aynı zamanda : kafa sözlük t-shirtleri
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
tanım: yazarların yaşadığı ilk burukluğu merak eden yazar beyanıdır.
liseye adım attığım ilk haftaydı sanırım. hatta inanmazsınız ama o cümleye noktayı koyarken derin derin iç çektim. o kadar diyeyim. hiçbir şey dilediğim gibi değildi, hayal ettiğim gibi hiç değildi. zaten ne bekliyormuşsam bir ton ergenin olduğu taş duvar yerden? o zaman şeyi öğrendim; hiçbir şeye fazla anlam yüklemeyeceksin. yüklediğin an elinden kayıp gidiyor. öyle işte.
liseye adım attığım ilk haftaydı sanırım. hatta inanmazsınız ama o cümleye noktayı koyarken derin derin iç çektim. o kadar diyeyim. hiçbir şey dilediğim gibi değildi, hayal ettiğim gibi hiç değildi. zaten ne bekliyormuşsam bir ton ergenin olduğu taş duvar yerden? o zaman şeyi öğrendim; hiçbir şeye fazla anlam yüklemeyeceksin. yüklediğin an elinden kayıp gidiyor. öyle işte.
devamını gör...
koronavirüsün bize öğrettikleri
4 duvarın bir sınır olmadığını, asıl duvarların içimizde barındığını, eğer yıkılacak bir duvar varsa da onları yıkmamız gerektiğini.
devamını gör...
placebo
devamını gör...
kızıl nelson'un her entrysini şikayet eden insan
zaman zaman gündeme getirilen 'eksi butonu ' geldiğinde ki umarım gelmez, buranın ne hale geleceğini kestirmek için oldukça güzel bir örnek.
ben senin siyasi fikrini beğenmedim , sen muhalifsin, sıradan bas eksiyi tüm tanımlara,
senin bu tanımında gençlere saldırı vardı, yaşlılara saldırı vardı, kadına saldırı erkeğe saldırı vs.vs.
'demokrasi cahil toplumlarda çok tehlikeli bir silaha dönüşebilir ' gibi çok beğendiğim bir söz var,
gerçekten bu sözü çok iyi analiz etmek gerek dediğim durum.
ben senin siyasi fikrini beğenmedim , sen muhalifsin, sıradan bas eksiyi tüm tanımlara,
senin bu tanımında gençlere saldırı vardı, yaşlılara saldırı vardı, kadına saldırı erkeğe saldırı vs.vs.
'demokrasi cahil toplumlarda çok tehlikeli bir silaha dönüşebilir ' gibi çok beğendiğim bir söz var,
gerçekten bu sözü çok iyi analiz etmek gerek dediğim durum.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
sanki asansörden çıkıp kapıyı anahtarla açarken "dur bi kapısını çalayım, iki laflarız" diyebilecegim kadar yakın. kek pişince çocuklarla bir tabak gönderebilecegim kadar samimi, içimdekileri anlatınca kırmızı odaya girmişim gibi dinleyecegine emin olduğum kadar kaliteli. iyi ki var.
devamını gör...
müslümanların tanrı kelimesinden korkmasının nedeni
niye tanrı dediğinizde illa onu allah diye düzeltme ihtiyacı duyuyorlar. bu her zaman garibime gitmiştir. tam bir cevap bulamamakla birlikte herhalde... yok gerçekten bilmiyorum.bilgilenmek için açtığım bir başlıktır. tanrı kelimesinde diretmiyorum bu arada.
edit:evet ikiside yaratıcı anlamına geliyor. ama benim demek istediğim o tür insanlar tanrı dediğimde üstüme saldırıyorlar.yani neden.
edit:evet ikiside yaratıcı anlamına geliyor. ama benim demek istediğim o tür insanlar tanrı dediğimde üstüme saldırıyorlar.yani neden.
devamını gör...



