olmak istenen cansız varlık
tropikal bölgede okyanusa bakan bir ada evi.
devamını gör...
nazar boncuğu
nazar boncuğunun tarihi bilinen insanlık tarihi ile beraber yürümektedir..
ilk olarak eski mısırda rastlanan bu göz bir gözü ay diğer gözü güneşi temsil eden horus'a aittir. horus seth ile yaptığı savaşı kazandıktan sonra yaşamın krallığına yerleşmiştir ve bu sebeple kötü bakışları alt edebileceği inancı eski mısırda yerleşmiş bir gelenektir.

mısırın o dönemde ticaretin kalbi olması dolayısı ile bu göz ticaret rotalarını takip ederek fenikeliler ve asurluların sayesinde anadoluya giriş yapmıştır..
fakat türklerin nazar boncuğu kullanımı mısır etkisinden ziyade orta asya kökenli şamanik etkilerden kaynaklanmaktadır ve orta asyadaki eski türk toplumlar nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler vermişlerdir. aynı zamanda şamanik kültürdeki gök tanrı yaklaşımı sebebiyle tengri'nin rengini anımsatması sebebiyle bu rengin benimsenmiş olabileceğine dair yorumlar bulunmaktadır. * (bkz: mısır öncesi dünya tarihi) (bkz: atlantis)

bu bakış açısı ile çok geniş bir coğrafyada kendini koruma simgesi olarak gösteren nazar boncuğunu sadece bir süs eşyası olarak görmek altında yatan tarihe haksızlık olacaktır. bu küçük koruyucu simge insanlık tarihi ile yaşıt şekilde derin ve kalıcı adetler oluşturmuş şekilde toplumdaki yerini korumaktadır..
ilk olarak eski mısırda rastlanan bu göz bir gözü ay diğer gözü güneşi temsil eden horus'a aittir. horus seth ile yaptığı savaşı kazandıktan sonra yaşamın krallığına yerleşmiştir ve bu sebeple kötü bakışları alt edebileceği inancı eski mısırda yerleşmiş bir gelenektir.

mısırın o dönemde ticaretin kalbi olması dolayısı ile bu göz ticaret rotalarını takip ederek fenikeliler ve asurluların sayesinde anadoluya giriş yapmıştır..
fakat türklerin nazar boncuğu kullanımı mısır etkisinden ziyade orta asya kökenli şamanik etkilerden kaynaklanmaktadır ve orta asyadaki eski türk toplumlar nazar boncuğuna munçuk, moncuk, monşak, monçak, monçok, muyınçak gibi isimler vermişlerdir. aynı zamanda şamanik kültürdeki gök tanrı yaklaşımı sebebiyle tengri'nin rengini anımsatması sebebiyle bu rengin benimsenmiş olabileceğine dair yorumlar bulunmaktadır. * (bkz: mısır öncesi dünya tarihi) (bkz: atlantis)

bu bakış açısı ile çok geniş bir coğrafyada kendini koruma simgesi olarak gösteren nazar boncuğunu sadece bir süs eşyası olarak görmek altında yatan tarihe haksızlık olacaktır. bu küçük koruyucu simge insanlık tarihi ile yaşıt şekilde derin ve kalıcı adetler oluşturmuş şekilde toplumdaki yerini korumaktadır..
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
rammstein - ohne dich
devamını gör...
z kuşağının genellikle dinsiz olması
islam'a değil insanlara göre karar vermelerinden dolayı ortaya çıkan durum.
yabancı bir ateistin ya da başka din mensubunun kitabı okuyup müslüman olma süreciyle bizimkilerin kitabı okuyuşu arasında çok fark olduğunu gördüm. bizimkilerin sorgulamak dediği şey hep çürütmeye çalışmaktan ibaretken onlarınki gerçekten cevap bulmaya yönelik.
ve yine bizde, kişilerin davranışlarına bakarak karar vermek gibi yanlış bir huy var. bunu hep partilerle ilişkilendiririm. parti tüzükleri hep harikadır. hepsi vatan millet adalet vurgusu yapar. peki ya siyasetçiler? kaç tanesi uyguluyor bunları? bu durum da bir parça ona benziyor işte. müslümanım diyerek insan öldüren, hırsızlık yapan ya da adaletsiz işlere imza atanların bu davranışlarının karşılıksız kalacağı ya da bunların mutlaka cennetlik oldukları gibi bir beyan yok ama öyle zanneden çok. diyanete, tarikatlara falan bakarak bu işlerin kararını vermek doğru değil. bunlar avrupa'nın ruhban sınıfından farklı durumda değil şu an.
yusuf islam adını alan cat stevens ne demişti; "müslümanları müslümanlıktan önce tanısaydım bu dini seçmezdim."
yabancı bir ateistin ya da başka din mensubunun kitabı okuyup müslüman olma süreciyle bizimkilerin kitabı okuyuşu arasında çok fark olduğunu gördüm. bizimkilerin sorgulamak dediği şey hep çürütmeye çalışmaktan ibaretken onlarınki gerçekten cevap bulmaya yönelik.
ve yine bizde, kişilerin davranışlarına bakarak karar vermek gibi yanlış bir huy var. bunu hep partilerle ilişkilendiririm. parti tüzükleri hep harikadır. hepsi vatan millet adalet vurgusu yapar. peki ya siyasetçiler? kaç tanesi uyguluyor bunları? bu durum da bir parça ona benziyor işte. müslümanım diyerek insan öldüren, hırsızlık yapan ya da adaletsiz işlere imza atanların bu davranışlarının karşılıksız kalacağı ya da bunların mutlaka cennetlik oldukları gibi bir beyan yok ama öyle zanneden çok. diyanete, tarikatlara falan bakarak bu işlerin kararını vermek doğru değil. bunlar avrupa'nın ruhban sınıfından farklı durumda değil şu an.
yusuf islam adını alan cat stevens ne demişti; "müslümanları müslümanlıktan önce tanısaydım bu dini seçmezdim."
devamını gör...
türk kadınındaki kayınvalide düşmanlığının sebebi
"erkek annesi" olmakla önünen bu zat-ı muhteremlerin errrrkek evlatları üzerindeki nüfuzlarından güç alarak "el kızı" olarak gördükleri gelinlerin ağzına sıçtıkları oluşabilen, böyle acayip enteresan bir durum.
devamını gör...
yazarların içinde oldukları yaş ile ilgili fikirleri
18 yaşım gibi sen de evde oturacaksın* canım 19, iyi sıkılmalar.
devamını gör...
mitolojik kitap önerisi
faydalı olacağını düşündüğüm başlık.
mitolojiye yeni başlayanlar, say yayınlarının: "mitoloji 101" kitabından başlayabilir.
çok derine inmeden, kafa karıştırmadan belli başlı tanrı ve tanrıçaları, onlarla ilgili bazı söylenceleri bulabileceğiniz bir kitap.
yunan ve roma mitolojisini ele alıyor ama roma mitolojisine çok az yer verilmiş, bunu belirtmekte fayda var.
ek olarak mitolojiye ilgi duyan birinin mutlaka, azra erhat'ın, "mitoloji sözlüğü" adlı kitabını elinde bulundurmalıdır.
başta anadolu efsaneleri olmak üzere, yunan ve latin mitolojisini gayet anlaşılır bir dille anlatan, cevher niteliğinde bir kitaptır.
mitolojiye yeni başlayanlar, say yayınlarının: "mitoloji 101" kitabından başlayabilir.
çok derine inmeden, kafa karıştırmadan belli başlı tanrı ve tanrıçaları, onlarla ilgili bazı söylenceleri bulabileceğiniz bir kitap.
yunan ve roma mitolojisini ele alıyor ama roma mitolojisine çok az yer verilmiş, bunu belirtmekte fayda var.
ek olarak mitolojiye ilgi duyan birinin mutlaka, azra erhat'ın, "mitoloji sözlüğü" adlı kitabını elinde bulundurmalıdır.
başta anadolu efsaneleri olmak üzere, yunan ve latin mitolojisini gayet anlaşılır bir dille anlatan, cevher niteliğinde bir kitaptır.
devamını gör...
takip ettiğin yazarın seni engellemesi
o kişi ben oluyorum. merak eden vardır.
ben epsilon. o tanımdaki kişi.sizi daha önce engellemiş miydim? hayır mi? al sana engel?
not:dert etme sayin yazar. ciddiye alma beni.saygilarimla
ben epsilon. o tanımdaki kişi.sizi daha önce engellemiş miydim? hayır mi? al sana engel?
not:dert etme sayin yazar. ciddiye alma beni.saygilarimla
devamını gör...
karambol (yazar)
beni karambole getiren mod bey*.
yardımsever, kibar, az laf çok iş felsefesini benimsemiş, şu sıralar aşırı yoğun olduğunu düşündüğüm, sözlüğün çalışkan atom karıncası.
sevgiler ve saygılar karambol bey.
yardımsever, kibar, az laf çok iş felsefesini benimsemiş, şu sıralar aşırı yoğun olduğunu düşündüğüm, sözlüğün çalışkan atom karıncası.
sevgiler ve saygılar karambol bey.
devamını gör...
iyi film yapmanın teknolojiyle alakalı olmaması
''esaretin bedeli, gecenin sıcağında, yurttaş kane, viva zapata, godfather, leon aşkın gücü'' gibi dünyanın en iyi filmleri arasında sayılan çoğu filmin pahalı sinema efektleri kullanılmadan yapılmış olduğu gerçeğidir.
özellikle yeni yerli sinemamıza sinema efektlerine büyük paralar harcamadan da sağlam filmler yapılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
özellikle yeni yerli sinemamıza sinema efektlerine büyük paralar harcamadan da sağlam filmler yapılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
devamını gör...
paleontoloji
tarih öncesi hayvanların fosillerini inceleyerek bunlar hakkında bilgi veren bilim dalı.
devamını gör...
pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi
türk alfabesindeki 29 harfin tamamını içeren güzîde bir cümledir.
devamını gör...
ramazanda alkol alan insan
ramazanda içmeyince cennetlik olmadığına göre içsin. ne fark edecek.. yarasın.*
devamını gör...
şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
parçaları, anıları heyecanla bekliyorum.
devamını gör...
bulamayacaksın yeni denizler
constantino kavafis’in her zaman içime dokunan muhteşem şiiri kent’in içinde geçen bir cümledir.
herkes gidebilir. gitmek sanıldığı kadar zor değildir. ve kimse ilk kez gitmiş olmayacaktır birinin hayatından ya da bir kentten. çok sürgün terk etmiştir evini ve de sevdiği insanı tarih boyunca. bunca zamandır kendi halinde dönmekte olan bu aciz gezegende hiçbir gitmek alışılmadık bir eylem olmayacaktır. hepsi bildik ve tanıdık hüzünler. acı demlenmeye bırakılmış bir hüzündür. demini aldıkça acımaya başlar. ama asla yeni değildir. kadimdir.
gidilen yer kendini kıymete bindirmeye bayılır elbette. kollarını açıp karşılayacakmış gibi yekinir yerinde. ama yüzünde yabancı bir samimiyet vardır sana sarıldığında ama sen göremezsin. omzunun üstünden senin yeni sandığın denize doğru bakmaktadır çünkü. ve deniz en az gitmek kadar, hüzün kadar, acı kadar yaşlıdır. en az gözlerin kadar.
yeni denizler yok artık. medeni vahşiler coğrafi keşifleri bitirdikten sonra keşfedilecek yeni bir şey kalmadı. başka şeyler aramak için artık çok geç. varolan bir aşka tutunmak kaybolmamak için en güzel yoldur. ufalanmış ekmek kırıntıları gibidir hiç deniz görmemiş bir orman içinde kör topal yürürken.
yeni denizler bulamayacaksın. bulmak zorunda değilsin. ama seni yine de ara. arayış senin sisyphos halin. geri döndüğünde eğer bir karga ufaladığın ekmek kırıntılarını tırtıklamamışsa gerçek denizini bulacaksın olduğu yerde. çünkü deniz ne kadar dalgalanırsa dalgalansın hiçbir yere gitmez. o, bırakıldığı yerde kalmaya yazgılıdır.
içindeki lavinia anlayacaktır söyleneni. denizin ortasındaki sandal hala beklemekte çiçekli elbiseyi.
herkes gidebilir. gitmek sanıldığı kadar zor değildir. ve kimse ilk kez gitmiş olmayacaktır birinin hayatından ya da bir kentten. çok sürgün terk etmiştir evini ve de sevdiği insanı tarih boyunca. bunca zamandır kendi halinde dönmekte olan bu aciz gezegende hiçbir gitmek alışılmadık bir eylem olmayacaktır. hepsi bildik ve tanıdık hüzünler. acı demlenmeye bırakılmış bir hüzündür. demini aldıkça acımaya başlar. ama asla yeni değildir. kadimdir.
gidilen yer kendini kıymete bindirmeye bayılır elbette. kollarını açıp karşılayacakmış gibi yekinir yerinde. ama yüzünde yabancı bir samimiyet vardır sana sarıldığında ama sen göremezsin. omzunun üstünden senin yeni sandığın denize doğru bakmaktadır çünkü. ve deniz en az gitmek kadar, hüzün kadar, acı kadar yaşlıdır. en az gözlerin kadar.
yeni denizler yok artık. medeni vahşiler coğrafi keşifleri bitirdikten sonra keşfedilecek yeni bir şey kalmadı. başka şeyler aramak için artık çok geç. varolan bir aşka tutunmak kaybolmamak için en güzel yoldur. ufalanmış ekmek kırıntıları gibidir hiç deniz görmemiş bir orman içinde kör topal yürürken.
yeni denizler bulamayacaksın. bulmak zorunda değilsin. ama seni yine de ara. arayış senin sisyphos halin. geri döndüğünde eğer bir karga ufaladığın ekmek kırıntılarını tırtıklamamışsa gerçek denizini bulacaksın olduğu yerde. çünkü deniz ne kadar dalgalanırsa dalgalansın hiçbir yere gitmez. o, bırakıldığı yerde kalmaya yazgılıdır.
içindeki lavinia anlayacaktır söyleneni. denizin ortasındaki sandal hala beklemekte çiçekli elbiseyi.
devamını gör...
domestic hıyar
peeehh kaç gün ceza almış yazar? yani tamam sivri dilli, bazen de iplemiyor falan ama... sözlüğün en güzel yazanlarından.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
özgür mü diyorsun kendine? sana hükmeden düşünceni duymak isterim.
böyle buyurdu zerdüşt friedrich nietzche
böyle buyurdu zerdüşt friedrich nietzche
devamını gör...
çocukken baba eve getirdiğinde mutlu olunan şeyler
yoğurt.. yoğurda babamdan daha duskundum..
devamını gör...

