dünyanın en garip hissedişlerinden biri olan kıskançlığa kapılan insan kıskandığı şeyin, kişinin yanındayken ya da kıskandığı şeyden, kişiden bahsedilince; nefes almakta güçlük çeker, yutkunuşları onu ele verecek diye ödü kopar, yüzündeki memnuniyetsizlik belli olmasın diye gülmeye çalışır, kıskandığı şeye, kişiye övgüler dizer, ihanete uğramış hisseder çünkü ilgiyi en çok o ve onun sahip oldukları görmeliydi ve aptal insanlar bunun farkına varamayacak kadar acizlerdi. kıskanç ya ona hak ettiğini vermeyen insanlara kendisine çektirdikleri acının bedelini ödetecek, intikamını alacaktı, ortalığı ateşe verecekti, onları acımasızca boğazlayacaktı ya da artık orada işinin bittiğini düşünüp başka diyarlara göçecekti.
devamını gör...

normal büyüklükteki organ ya da dokunun küçülmesidir. organ ya da dokunun gelişme geriliği göstermesi de atrofi olarak ifade edilir. atrofinin tersi hipertrofidir.

atrofiye örnek olarak kas atrofisini ve serebral atrofiyi gösterebiliriz. çalışmayan kasın zamanla hacminin azalması kas atrofisi olarak ifade edilir.
beyin hemisferlerinin küçülmesi de serebral atrofi olarak isimlendirilir. alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda görülür.
devamını gör...

nefes al anlamına gelen ispanyolca kelimedir. motivasyon dolu bir kelime olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

bu akşam saat 23:45 de sözlük radyosunda buluşacağız.
yine acayip acayip müzikler çalınacak.

yazarların dilemek istedikleri özürler isimli başlıktan konuşacağız.
katılmak için başlığa yazabilirsiniz.

dinlemek için 23:45 de tıkla

faithfully yours...
devamını gör...

uyumaktan, uykuya dalmaktan korkma hastalığı. rahatsızlığa sahip olan kişi, uyurken kötü şeyler olacağını, uyurken öleceği veya kabus göreceği düşüncesiyle uykuya dalmaktan korkar. bu korkudan dolayı da yeterli uyku alınamaz ve sonu başta depresyon olmak üzere pek çok sağlık sorunlarına götürür.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ateizmde kocana itaat et, tek başına dışarı çıkma ya da oranı buranı kapat denmediği gibi itaatsizlik eden kadını hafifçe dövünüz, kadın tarladır ekip sürünüz gibi yazılı talimatlar da yok. vardır.
devamını gör...

ben de mümkün mertebe her şeyin şekersizini tercih ederim ama karşıt görüşte olan insanları zevksiz diye yaftalamak yanlış.
devamını gör...

tam bir lale*, illallah ettirir.

pireyi deve yapma ustadi, mail atarken cc'ye dunya alemi ekleyen tip iste bu.
cogunlukla dallama olduklari icin; dunyanin en kolay isi olan tost yapmayi bile yuz saat anlatir. ciddili emek isteyen islerde -basardiklari takdirde- kendilerini allah zannedebilme kapasiteleri cok yuksek, hafazanallah evlerden irak.

hadi is hayati, ozel sektor insani kanirtiyor; bir sekilde kendini gostermesi, patronun gozune girmesi, kendini saglama almasi lazim eyvallah da* kisisel hayatinda da baskalarinin ovmesine izin vermeden kendini sisirmek sov ya s o v.
hatta direkt yikiklik.
egosunu pudralayanlardan bahsetmiyorum, dumduz sahte olanlar esas dert.
ozguvensizliklerini bu sekilde kapatmaya calisip, geceleri yorgan altinda hickirarak agliyorlar ya hahaha cildirirsin.

bak soyle iyiyim, boyle guzel seyler yapiyorum, en cok ben calistim, en fazla yeri ben gordum, ah onu da basardim eveeet, ayni kaynim.
lan.
evladiyelik beyaz esya saticisi misin sen, program anlatir gibi “ustun” ozelliklerinden bahsediyorsun surekli?
urun yerlestirme mi yaptirdin kendine, komisyonlu link mi oldun?
fazlasini gormek icin yukari mi kaydiralim, #isbirligi tagin nerede?

boylelerinin yuzune tukursen yarabbi sukur; utanctan yerin yedi kat dibine girip yuzu domates gibi olmasi gerekirken, ohh allik gibi oldu yuzume renk geldi der.

cok guzel kufurlerim var da sozluk kufursuz, yabamiyorum ortmenim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oyunun ilk sahnelendiği zamanlarda(1964-65) haldun taner'in bu yeni türüne ''tokat tiyatrosu'' diyenler olmuş. bu tokadın cezalandırmak için değil, gözlerinizi açın deyip hafifçe savrulurcasına atılan bir tokat olduğunu düşünüyorum. acıtmıyor, düşündürüyor. o dönem türkiye'sine, 4-5 yılda iktidar değiştirip halkın kısıtlanmasına, bazı kelimelerin mimlenmesine, kitapların yasaklanmasına şahitlik ediyoruz. tabi bunu vicdani ve efruz'un yaşadıklarına tanık olarak yapıyoruz.

efruz tam ‘’her şeyi ben bilirim’’ havasında olan, güçsüzü ezen, insanların hakkını yiyen, türlü dolaplar çeviren, yalanlar söyleyen ama her seferinde işleri yolunda giden günümüz tiplerinden biri. vicdani ise onun tam tersi bir karakter, büyüklerinin sözünden bunaltacak derecede çıkmayan, bakış açısı ''her şeyin iyisini büyükler, patronlar, iktidar bilir'' olan, insanları seven ama sevilmeyen, saygı gösterip saygı göremeyen biri. ona üzülmekten kendimi alamadım fakat aynı zamanda bu iki tipin de günümüz insanlarından iki kişi, karakter olması sinirlendirdi beni. efruz'a ve onun gibilere sinirlendim, dürüst olanın kaybetmesine sinirlendim, hatta vicdaniye bile sinirlendim, gözlerini kapatıp vazifesini yaptığı için. oysa, gözlerini açıp vazifesini yapmalıydı..
devamını gör...

birçoğumuz için ütopya gibi bir şeydir.
devamını gör...

avatar the last airbender ile hayatımıza giren toph beifong, görme engelli bir toprak bükücüdür. tla döneminde metali de bükebilen tek toprak bükücüydü ve kendisinin de belirttiği gibi zamanın en iyi toprak bükücüsüdür. görme engelli olmasına rağmen ayağıyla yerdeki bütün titreşimleri hissedebilir ve yarasa misali neyin nerede olduğunu anlayabilir, yerde yürüyen karıncayı da hissettiğinden görme engeli olmayan insanlardan bile daha iyi görür. zaten toprak bükmeyi de kendisi gibi kör olan köstebeklerden öğrenmiştir. oldukça tutucu bir aileye sahip olan toph, geceleri sıvışıp arenada kendisinden 5 kat büyük cüsseli adamları yenmekteydi. sonrasında evini bırakarak avatar çetesine katılır ve aang’e toprak bükmeyi öğretir. sokka ile yakınlaşacağını beklediğimiz karakter kimseyle yakınlaşmadan dizi biter... avatar the last airbender dizisinin devamı olan the legend of korra dizisinde çoluk çocuğa karışmış olduğunu görürüz. yaşlanmış hali de oldukça muzip ve tatlıdır. iki kızı olmuştur. biri onun gibi sinirli ve disiplinliyken diğeri çiçek böcek bir kadındır. kızlarının ikisi de annelerinin icat ettiği metal bükücülüğü yapabilmektedir. toph'un en yaşlı hali bile birçok düşmandan kuvvetlidir. toprak ulusu en sevdiğim ulus, toph beifong benim en sevdiğim karakterdir. asidir, kimseye eyvallahı yoktur. moralim bozuk olduğu zaman youtube’a “toph blind jokes” yazıp kendisiyle dalga geçmesini izler, keyiflenirim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sizin bu yapmak istediklerinizi , gerçekleştirecek cin olmak isterdim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şüphesiz eyluling'in katalizör olduğu olay.

üç saniyede beş espri yapılıyor.
devamını gör...

aslında aktif yazarları da gösteren alışkanlık tespitidir.
sürekli olarak tanım giren, okuyan kaç kişi varsa oylayan kişi sayısı da o kadar.
hayalet olarak takılan bi kitle var, onları bulursam kızgın kızgın bakabilirim kendilerine.
devamını gör...

katılıyorum ben de keşke sokaklarda hiç köpek olmasa. keşke hiç bir köpek soğukta sokaklarda kalmak zorunda olmasa, açlıktan ve bakımsızlıktan ölmese. haydi o zaman el ele verelim sokaklarımızı köpeklerden temizleyelim. her yazar bir köpek sahiplense bu iş tamamdır. ya da evde bakamam diyorsanız sokakta bakıma muhtaç köpekleri toplayıp imkansızlıklar içinde onları tedavi edip, onlara yuva olan dernekler var. bu gruplara 5, 10 demeden destek olabilir ya da bir köpeğin aylık ihtiyaçlarını üstlenebilirsiniz. bu gruplardan birkaçı; silivricanları, encander, kurtaranev, puppycity canlarıntutkusu, sohayko...
devamını gör...

niye böyle bir şey yapılıyor anlamıyorum şahsen. entel feridunculuk oynamak gibi bir şey bence. felsefe üzerine bir kanalsındır ve 2-3 video yaparsın kitap önerileriyle ilgili tamam. ama bir booktuber'dan niye felsefe kitabı önerisi alayım onu anlamıyorum. örneğin bilim-tarih-felsefe konularını 3'ü birarada işleyen kanallar var. bunlar bu konularda video çekiyorlar ve arada bir de kitap önerisi yapıyorlar. bu çok çok daha mantıklı bir şey. o kadar edebiyat kanalı var bir tane edebiyat nedir? edebiyatın psikolojiye(1 tane) ve sosyolojiye etkisi(0), edebiyat tarihte neleri değiştirdi? gibi önemli soruları anlatan videolar yok. sadece belki 1 tane video var. bu kadar sığ olmayın ya. hepsi de aynı kitapları okuyor nedense. biraz farklı kitaplara baktığımda en fazla 1 tane 300 takipçili hesap oluyor. bu arada bunlar da uçuk kaçık kitaplar değil ya 100 temel eser falan. varsa yoksa orhan pamuk, livaneli, dostoyevski, tolstoy, vb. klasik eserler. tamam onlar da iyidir de 100 kere incelenmiş be kardeşim. biraz fark. bu arada okunan kitaplar hayata entegre edilip başka bir şeye dönüştürülmeli diye düşünüyorum. diamond tema, dilozof vb. en azından romanlarda bile bir duygu kalır. devamlı yazar burada şöyle böyle demiş, şu cümle çok vurucu gibi cümleler kurup makine gibi okuyup anlatmak sağlıklı gelmiyor. edebiyatın ve kitap okumanın doğasına da ters bence.

ayrıca okuma kulübü nedir abi sen niye benim okuyacağım kitabı seçiyorsun? koyun sürüsü müyüz biz? ay sonu hepimiz okuduğumuz kitabı tartışalım hadiii(!) oyun gibi bir şey bu saçma sapan. kendi arkadaşlarınla tartışmak ve hayatı anlamak için roman okunur arkadaşım ay sonu kitap kulübü toplantısı için değil.
devamını gör...

sıkıntıdan kendini yalamaktan daha az eğlenceli aktivite:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim