uzun ilişkinin bitmesi
giden sadece sevgili değil aynı zamanda alışkanlıklar ve rutin de kayboluyor.
her sabah günaydın mesajları ya da gün içinde arayıp sesini duymak veya sevimli bi kedi videosu görüp göndermek de gidiyor. basit ya da komik gelebilir, bu mu lan ilişkiden anladığınız kedi videosu mu yoksa kıytırık bir mesaj mı diye sorabilir bunu okuyan kimse. evet bu.
basit, komik, sıradan şeyler. al bunları hayatından boşluğa düşersin. *
bir sene doğru düzgün flörtün bile olmaz. cinsellik yaşanır belki ama duyguyu asla yakalayamaz insan. onu ararsın,onu düşünürsün. zamanla unutulur. unutana kadar beynin yas tutmasına izin vermek, duyguları bastırmamak gerek..
gelecekten not: seni seviyorum.
her sabah günaydın mesajları ya da gün içinde arayıp sesini duymak veya sevimli bi kedi videosu görüp göndermek de gidiyor. basit ya da komik gelebilir, bu mu lan ilişkiden anladığınız kedi videosu mu yoksa kıytırık bir mesaj mı diye sorabilir bunu okuyan kimse. evet bu.
basit, komik, sıradan şeyler. al bunları hayatından boşluğa düşersin. *
bir sene doğru düzgün flörtün bile olmaz. cinsellik yaşanır belki ama duyguyu asla yakalayamaz insan. onu ararsın,onu düşünürsün. zamanla unutulur. unutana kadar beynin yas tutmasına izin vermek, duyguları bastırmamak gerek..
gelecekten not: seni seviyorum.
devamını gör...
yazarların en sevdiği söz
bunalıyoruz çocuk, bunalıyoruz.
biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz.
şükrü erbaş
biçim veremediğimiz şeylerin biçimini alıyoruz.
şükrü erbaş
devamını gör...
diprosopus
iki yüzlülük deyimini bilmeyenimiz yoktur herhalde peki gerçekten iki yüzlü olan insanlardan haberiniz var mıydı?

nadir bir sendrom olan diprosopus kişilerin iki yüzlü doğmasına sebep oluyor. ama yapışık ikizlerle karıştırmayalım. bu hastalıkta tek birey söz konusu sadece simetrik iki yüzü var. yani ortada olan düzgün ayrılmayan ikiz veya kardeş embriyolar değil, tek bir bireyin iki adet yüzünün oluşması durumudur.
bu durum, shh proteinlerindeki* hatalardan meydana gelir.
shh, normalde yüz oluşumu ve yüzdeki unsurların yerleşimini belirleyen önemli bir proteindir. ancak olması gerekenden fazla üretilecek olursa, ikinci bir yüzü oluşturmaya başlar. ne kadar fazla üretilirse, o kadar detaylı bir ikinci yüz oluşur. aksine shh gerekenden az üretilirse, bu defa da yüzdeki unsurların tam olarak gelişmemesi veya oluşmaması durumu ortaya çıkar ki bunu da ileriki süreçte detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacağım.
genelde hayvanlarda görülen bu problem nadiren de olsa insanlarda da görülür ancak diprosopus sendromuna sahip insanların ömrü günler veya aylar ile belirtilir diyebiliriz.
şimdi de vaka örneklerimize geçelim
1-)frank ve louie (1997-2014): iki ağzı 3 gözü ve bir beyni olan bu kedi 2012 yılında 15 yaşına basarak "dünyanın en uzun yaşayan iki yüzlü kedisi" olarak guinness rekorlar kitabına girmişti. ya da girmişlerdi mi demeliyim kestiremedim*

2-)lali singh (hindistan):10 mart 2008 yılında delhi, hindistan yakınlarındaki sanai sampura'da doğdu. bu kız bebeği iki yüzlü doğumdan sonra kayıtlara geçecek kadar yaşamayı başaran tek insan bireyi bile olabilir. lali'nin iki çift gözü, iki burnu ve iki ağzı; ancak normal şekilde, bir çift kulağı vardı. öylesine ilginçti ki, birçokları kızın hindu tanrısı ganeş'in reenkarnasyonu olduğuna inanıyorlardı.

doğumdan kısa süre sonra bazı hastalık belirtileri ortaya çıktı: lali'nin ailesi, doktorların kızın beyin taraması yapma isteğini ve böylece oluşabilecek sorunların tespiti talebini reddettiler. lali, köy koşullarında düzgün beslenemediği için kusmaya başladı ve vücudunda birçok farklı enfeksiyon görüldü. büyük ailesi ve köy muhtarının reddiyle, ailesinin isteğine rağmen hastaneye kaldırılmadı. sonunda hastalık ciddileşmeye ve aşırı kusma nedeniyle susuz kalmadan ötürü kız fenalaşmaya başlayınca, ailesi onu hastaneye götürdü. doktorların müdahalesi sayesinde kızın kusması durduruldu ve hastalıkları geçmeye başladı; ancak hastaneye yatırılmasından 6 saat sonra durumu birden kötüye gitmeye başladı ve henüz 2 aylıkken kalp krizi geçirerek öldü.

nadir bir sendrom olan diprosopus kişilerin iki yüzlü doğmasına sebep oluyor. ama yapışık ikizlerle karıştırmayalım. bu hastalıkta tek birey söz konusu sadece simetrik iki yüzü var. yani ortada olan düzgün ayrılmayan ikiz veya kardeş embriyolar değil, tek bir bireyin iki adet yüzünün oluşması durumudur.
bu durum, shh proteinlerindeki* hatalardan meydana gelir.
shh, normalde yüz oluşumu ve yüzdeki unsurların yerleşimini belirleyen önemli bir proteindir. ancak olması gerekenden fazla üretilecek olursa, ikinci bir yüzü oluşturmaya başlar. ne kadar fazla üretilirse, o kadar detaylı bir ikinci yüz oluşur. aksine shh gerekenden az üretilirse, bu defa da yüzdeki unsurların tam olarak gelişmemesi veya oluşmaması durumu ortaya çıkar ki bunu da ileriki süreçte detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacağım.
genelde hayvanlarda görülen bu problem nadiren de olsa insanlarda da görülür ancak diprosopus sendromuna sahip insanların ömrü günler veya aylar ile belirtilir diyebiliriz.
şimdi de vaka örneklerimize geçelim
1-)frank ve louie (1997-2014): iki ağzı 3 gözü ve bir beyni olan bu kedi 2012 yılında 15 yaşına basarak "dünyanın en uzun yaşayan iki yüzlü kedisi" olarak guinness rekorlar kitabına girmişti. ya da girmişlerdi mi demeliyim kestiremedim*

2-)lali singh (hindistan):10 mart 2008 yılında delhi, hindistan yakınlarındaki sanai sampura'da doğdu. bu kız bebeği iki yüzlü doğumdan sonra kayıtlara geçecek kadar yaşamayı başaran tek insan bireyi bile olabilir. lali'nin iki çift gözü, iki burnu ve iki ağzı; ancak normal şekilde, bir çift kulağı vardı. öylesine ilginçti ki, birçokları kızın hindu tanrısı ganeş'in reenkarnasyonu olduğuna inanıyorlardı.

doğumdan kısa süre sonra bazı hastalık belirtileri ortaya çıktı: lali'nin ailesi, doktorların kızın beyin taraması yapma isteğini ve böylece oluşabilecek sorunların tespiti talebini reddettiler. lali, köy koşullarında düzgün beslenemediği için kusmaya başladı ve vücudunda birçok farklı enfeksiyon görüldü. büyük ailesi ve köy muhtarının reddiyle, ailesinin isteğine rağmen hastaneye kaldırılmadı. sonunda hastalık ciddileşmeye ve aşırı kusma nedeniyle susuz kalmadan ötürü kız fenalaşmaya başlayınca, ailesi onu hastaneye götürdü. doktorların müdahalesi sayesinde kızın kusması durduruldu ve hastalıkları geçmeye başladı; ancak hastaneye yatırılmasından 6 saat sonra durumu birden kötüye gitmeye başladı ve henüz 2 aylıkken kalp krizi geçirerek öldü.
devamını gör...
dramatik ironi
en eski ve etkileyici anlatım yöntemlerinden birisidir. özellikle antik yunan tragedyalarında muazzam örnekleri ile karşılaşılabilir. shakespeare ise bu anlatıma boyut atlatmıştır.
dramatik ironi genel olarak bir hikayede seyircinin bildiği veya tahmin ettiği, ancak karakterin bilmediği ya da henüz bihaber olduğu bir durumun hikayeyi şekillendirmesi, çoğu zaman seyirciyi katharsise taşıyacak ölçüde bir kırılmaya neden olması olarak ifade edilebilir. bu öyle bir histir ki spoiler yediğin, hatta defalarca izlediğin bir filmi hop oturup hop kalkarak izlemeye benzer. adeta istemsiz bir duygu yoğunluğu yaşatır.
dramatik ironi bir yandan seyirciye kendini, olimpos dağında ölümlülerin başına gelecekleri gören ama olaylara müdahil olmayan bir tanrı gibi hissettirirken, bir yandan da seyirciye karakterle empati kurdurarak tanrıların ve kaderin acımasız oyunlarına karşı koyamayan bir ölümlü olduğu hissini aynı anda yaşatır.
örnekle anlatmak gerekirse en çarpıcı örnek sophokles’in kral oidipus tragedyasıdır. oidipus’un thebai kentinin lanetini kaldırmak için giriştiği soruşturma derinleştikçe seyirci acı gerçekleri oidipus’tan önce sezinler, olacakları biliyor olsa da hikayenin doruğa ulaştığı o noktada duyguların coşmasına engel olamaz.
dramatik ironi genel olarak bir hikayede seyircinin bildiği veya tahmin ettiği, ancak karakterin bilmediği ya da henüz bihaber olduğu bir durumun hikayeyi şekillendirmesi, çoğu zaman seyirciyi katharsise taşıyacak ölçüde bir kırılmaya neden olması olarak ifade edilebilir. bu öyle bir histir ki spoiler yediğin, hatta defalarca izlediğin bir filmi hop oturup hop kalkarak izlemeye benzer. adeta istemsiz bir duygu yoğunluğu yaşatır.
dramatik ironi bir yandan seyirciye kendini, olimpos dağında ölümlülerin başına gelecekleri gören ama olaylara müdahil olmayan bir tanrı gibi hissettirirken, bir yandan da seyirciye karakterle empati kurdurarak tanrıların ve kaderin acımasız oyunlarına karşı koyamayan bir ölümlü olduğu hissini aynı anda yaşatır.
örnekle anlatmak gerekirse en çarpıcı örnek sophokles’in kral oidipus tragedyasıdır. oidipus’un thebai kentinin lanetini kaldırmak için giriştiği soruşturma derinleştikçe seyirci acı gerçekleri oidipus’tan önce sezinler, olacakları biliyor olsa da hikayenin doruğa ulaştığı o noktada duyguların coşmasına engel olamaz.
devamını gör...
insan olmasaydın ne olmak isterdin sorunsalı
panda. hatta öteki hayatımda olmuş bile olabilirim o derece.
devamını gör...
seyyal taner
leyla ve naciye adında benzerine rastlanmayan şarkılara sahip şarkıcı.
45 yıl önce de hosteslik yapan kızkardeşi uçak kazasında ölmüştü.
(bkz: bursa uçağı)
45 yıl önce de hosteslik yapan kızkardeşi uçak kazasında ölmüştü.
(bkz: bursa uçağı)
devamını gör...
5 dakika bile sedat peker videosu izlememiş insan
şahsen, "efendim" diye cevap verme isteği uyandıran başlıktır. sorularınız varsa alabilirim.
devamını gör...
yaşar kemal
kuş uçmaz kervan geçmez bir yerdesin
su olsan kimse içmez
yol olsan kimse geçmez
“elin adamı ne anlar senden ?”
çıkarsın bir dağın başına bir ağaç bulursun
tellersin pullarsın gelin eylersin
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
köpürmüş gelen bulutları
başka ne gelir elden ?
çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı
“tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı.”
su olsan kimse içmez
yol olsan kimse geçmez
“elin adamı ne anlar senden ?”
çıkarsın bir dağın başına bir ağaç bulursun
tellersin pullarsın gelin eylersin
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
köpürmüş gelen bulutları
başka ne gelir elden ?
çın çın ötüyor yüreğimin kökünde şu dünyanın ıssızlığı
“tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı.”
devamını gör...
aklımızla dalga geçen açıklamalar
cumhurbaşkanı erdoğan: 'her eve buzdolabı giriyorsa refah seviyesi var demektir'
berat albayrak: “dolarla mı maaş alıyorsun? ve dolar borcun mu var? diye tv kanallarında konuşmalar yapması.
t. düşünebilen bir varlık olan insana karşı yapılan, senin düşünme yetin aslında yok denilmek istenilen açıklamalardır.
berat albayrak: “dolarla mı maaş alıyorsun? ve dolar borcun mu var? diye tv kanallarında konuşmalar yapması.
t. düşünebilen bir varlık olan insana karşı yapılan, senin düşünme yetin aslında yok denilmek istenilen açıklamalardır.
devamını gör...
hobaaa3434
ders çalışıp sınavdan sonra dönecektim güya. çok geçmedem özledim sözlüğü, şöyle bir bakayım ne olmuş dedim ve en sevdiğim yazarlardan birinin kanatlanmış gittiğini görüyorum.
yolun açık olsun güzel yazar. günümü güzelleştirdiğin, güldürdüğün, neşelendirdiğin zamanlar olmuştu. karşına hep seni güldüren, mutlu eden insanların çıkmasını dilerim. özlersen kafa burada zaten, bir yere gittiği yok. sen iyi ol, mutlu ol*.
yolun açık olsun güzel yazar. günümü güzelleştirdiğin, güldürdüğün, neşelendirdiğin zamanlar olmuştu. karşına hep seni güldüren, mutlu eden insanların çıkmasını dilerim. özlersen kafa burada zaten, bir yere gittiği yok. sen iyi ol, mutlu ol*.
devamını gör...
e-nabız'da yanlışlıkla organları bağışlamak
(bkz: yanlışlıkla yapılan doğrular)
ellerinizin kürek, parmaklarınız dolma olmasına gerek olmadan, organ bağışı yapınız.
toprak altında çürüyeceğine, biri ya da birilerine mutluluk versinler.
arkadaşa geçmiş olsun demiyorum, iyi olmuş. sağlıklı bir ömür diliyorum.
ellerinizin kürek, parmaklarınız dolma olmasına gerek olmadan, organ bağışı yapınız.
toprak altında çürüyeceğine, biri ya da birilerine mutluluk versinler.
arkadaşa geçmiş olsun demiyorum, iyi olmuş. sağlıklı bir ömür diliyorum.
devamını gör...
anne göğsümden süt geliyor
bu cümleyi kurmaması gereken bir yaşta ama maalesef bunu diyen 13 yaşındaki bir kız çocuğu.
hassas bir ahlaki yapıya sahip olan anadolu insanından yine şaşırtmayacak bir iğrençlik.
ne yazarsam yazayım, hepsi kifayetsiz kalacak. tek yapabileceğim bu kan dondurucu haberi bu mecraya da taşımak.
adana'nın feke ilçesinde bir kadın, velayeti boşandığı kocasında olan 13 yaşındaki kızının bedenindeki değişiklikten şüphelenince mide bulandıran gerçek ortaya çıktı. cinsel istismara uğrayan çocuk devlet koruması altına aldırırken, 55 yaşındaki şüpheli tutuklandı.
haberin linki
hassas bir ahlaki yapıya sahip olan anadolu insanından yine şaşırtmayacak bir iğrençlik.
ne yazarsam yazayım, hepsi kifayetsiz kalacak. tek yapabileceğim bu kan dondurucu haberi bu mecraya da taşımak.
adana'nın feke ilçesinde bir kadın, velayeti boşandığı kocasında olan 13 yaşındaki kızının bedenindeki değişiklikten şüphelenince mide bulandıran gerçek ortaya çıktı. cinsel istismara uğrayan çocuk devlet koruması altına aldırırken, 55 yaşındaki şüpheli tutuklandı.
haberin linki
devamını gör...
normal sözlük’ü ekşi'ye benzetmek isteyenler
böyle bir kitle var. genellikle gündeme getirdikleri bazı düşünceler şöyle;
* küfür neden yok ?
* neden siyasi, cinsel başlıklar daha fazla yer almıyor ?
* oradan başlık kopyalayıp buraya taşıyorlar.
* yok efendim sözlüğün rengi neden turuncu ?
yeşil olmasını istiyorlar herhalde.
* kafa sözlük sözlük formatına uymuyormuş.
* hatta neden görseller gözüküyormuş ?
ve buna eklenebilecek yorumlar da mevcut.
bu sözlük bazı alışkanlıkları değiştirme ve nev_i şahsına münhasır bir sözlük olma amacıyla açılmış.
yani sayın yazarlar, neden bir şeyi diğerine benzetmeye çalışıyorsunuz ?
bırakın bu da farklı bir yoldan ilerlesin,. gelişsin.
anlayışınız için teşekkür ederim.
* küfür neden yok ?
* neden siyasi, cinsel başlıklar daha fazla yer almıyor ?
* oradan başlık kopyalayıp buraya taşıyorlar.
* yok efendim sözlüğün rengi neden turuncu ?
yeşil olmasını istiyorlar herhalde.
* kafa sözlük sözlük formatına uymuyormuş.
* hatta neden görseller gözüküyormuş ?
ve buna eklenebilecek yorumlar da mevcut.
bu sözlük bazı alışkanlıkları değiştirme ve nev_i şahsına münhasır bir sözlük olma amacıyla açılmış.
yani sayın yazarlar, neden bir şeyi diğerine benzetmeye çalışıyorsunuz ?
bırakın bu da farklı bir yoldan ilerlesin,. gelişsin.
anlayışınız için teşekkür ederim.
devamını gör...
lucifer (yazar)
bak güzel kardeşim,
ben şu anda andromeda galaksisi quasaris sistemi nebula-xc gezegeninde yaşama tutunmaya çalışan son terran kolonisine bağlı, üzerine zimmetli fusion entegre yıldız gemisi eternalrevenge'i kullanmakta olan gariban bir warp operatörüyüm. yıllardır terran birliği olarak birleşen insan uygarlığının sonunu getiren felaketlerin kökeni olan vakayı bulmaya çalışan fizikçilerimiz ve kuantum bilgisayarlarımızın hesaplamalarının sonucu yüzyıllar önce senin burada açtığın bu *****sonik başlıklar olduğu ortaya çıktı. açtığın bu ****** gibi başlıkların insan kollektif bilincinde yarattığı kelebek etkisi; kaos teorisi ve kuantum alan teorisi denklemlerinin bütünleşmiş sonucuna göre bugün insan uygarlığının tüm birikimleri ve kazanımlarının, yarattığımız, icat ettiğimiz herşey, deneyimlerimiz ve tüm güzelliklerimizin bir daha geri gelmemecesine yok olup gitmesine, milyonlarca yıllık evrimin harikası insan soyunun tükenmesine yol açtığı ortaya çıktı ve oğlum 26 yaşında intihar etti.
son 31.4 ışıkyılı kala warp motorumuzun graviton emisyonlu zero point enerji stabilitörlerindeki arıza sebebiyle de ışık hızı üstüne çıkamadan yol alıyoruz. saryojenik hibernasyon tankındaki on yıllar süren kış uykumdan yeni uyandım. senin yüzünden gençliğimin baharını zalım uzay boşluklarında heder ettim. şu an gemide tam tekmil power armorları, plazma ve gauss tüfekleriyle silahlanmış transhuman mangasıyla birlikte senin uzay-zaman koordinatlarına doğru yol alıyoruz. seni de peçeteci olarak başlarına dikip sonsuz bir timeloop zone içine hapsedeceğiz. bekle bizi lan
ben şu anda andromeda galaksisi quasaris sistemi nebula-xc gezegeninde yaşama tutunmaya çalışan son terran kolonisine bağlı, üzerine zimmetli fusion entegre yıldız gemisi eternalrevenge'i kullanmakta olan gariban bir warp operatörüyüm. yıllardır terran birliği olarak birleşen insan uygarlığının sonunu getiren felaketlerin kökeni olan vakayı bulmaya çalışan fizikçilerimiz ve kuantum bilgisayarlarımızın hesaplamalarının sonucu yüzyıllar önce senin burada açtığın bu *****sonik başlıklar olduğu ortaya çıktı. açtığın bu ****** gibi başlıkların insan kollektif bilincinde yarattığı kelebek etkisi; kaos teorisi ve kuantum alan teorisi denklemlerinin bütünleşmiş sonucuna göre bugün insan uygarlığının tüm birikimleri ve kazanımlarının, yarattığımız, icat ettiğimiz herşey, deneyimlerimiz ve tüm güzelliklerimizin bir daha geri gelmemecesine yok olup gitmesine, milyonlarca yıllık evrimin harikası insan soyunun tükenmesine yol açtığı ortaya çıktı ve oğlum 26 yaşında intihar etti.
son 31.4 ışıkyılı kala warp motorumuzun graviton emisyonlu zero point enerji stabilitörlerindeki arıza sebebiyle de ışık hızı üstüne çıkamadan yol alıyoruz. saryojenik hibernasyon tankındaki on yıllar süren kış uykumdan yeni uyandım. senin yüzünden gençliğimin baharını zalım uzay boşluklarında heder ettim. şu an gemide tam tekmil power armorları, plazma ve gauss tüfekleriyle silahlanmış transhuman mangasıyla birlikte senin uzay-zaman koordinatlarına doğru yol alıyoruz. seni de peçeteci olarak başlarına dikip sonsuz bir timeloop zone içine hapsedeceğiz. bekle bizi lan
devamını gör...
normal sözlük'te torpil uygulanan kişiler
umrumda olmayan hede.
devamını gör...
herkesin yazılımcı olmak istemesi
isteyebilir, hakkıdır,
size danışılmasından şikatçiyseniz,
zor dediğiniz şey nedir, bir anlatsanız keşke, size soran kişinin zor birşeyi yapamayacağı, sizin fikriniz, size göre zor, veya kolay, uzun sürer,
iş nedir, nerden başlar, neler var, size işin ne olduğu soruluyor, ben yapabilirmiyim demiyordur heralde kimse, siz ondan daha iyi "bilemezsiniz"
belki o arkadaş yemiycek içmiycek, daha kısa sürede başaracak..
3d için de böyle söylerler, onu ben bile kendi kendime öğrenemedim filan,
sen öğrenememişsin..
belki benim öğrenme şeklim farklı,
benim tanıdığım bir mimarlık bürosunda, sekreter olan bir arkadaş, bir yılda autocad 3d max öğrenip, proje çizmeye başladı, hem de marka bir şirkette,
açın kadir köymenin başka birşey belgeselini, herşeyi o çözer, hiçbirimiz onunla yarışamayız dedikleri adam lise mezunu, kendi kendini geliştirmiş, sanırım o da yazılımcı, ve o şirketin en donanımlı en verimli çalışanı,
birde böyle birşey var insanlarda, ben şu anda tasarladığım bazı ürünleri ürettirmeye çalışıyorum, bunun içinde metal ahşap bazı kısımlar var, mesela bir hammadde malzeme ithalatçısı var, bambu malzeme alıyorum, ve bana sattığı malzeme hiç esnek değil, ıslatarak çalışınca da rengi değişiyor, vernikden sonrada aynı tonlama kalıyor, son gittiğimde bir malzeme gördüm dedimki bunlar nedir, dediki onlar sana olmaz, dedimki neden, "e sen onunla çalışamazsın, "zor" pahalı, ticari bir ürün yapıyorsun"
dedimki belki pahalı bir ürün yapıyorum, yada pahalı malzeme kullanıcam, nerden biliyorsunuz, sonuçta 2 katı pahalı bir malzeme ama aldım, ve kuru çalışabiliyorum, başından beri boşuna uğraşmışım,
o var, bu var, evet var da, sen bir söyle sana adam gibi sorana, o değerlendirsin kendisine göre uzunmu sürer, zormu gelir ne olur, zorsa da uğraşıcak belki...
kimseye nasıl öğrendiğinizi söylemek istemiyorsanız da dürüst olun...
size danışılmasından şikatçiyseniz,
zor dediğiniz şey nedir, bir anlatsanız keşke, size soran kişinin zor birşeyi yapamayacağı, sizin fikriniz, size göre zor, veya kolay, uzun sürer,
iş nedir, nerden başlar, neler var, size işin ne olduğu soruluyor, ben yapabilirmiyim demiyordur heralde kimse, siz ondan daha iyi "bilemezsiniz"
belki o arkadaş yemiycek içmiycek, daha kısa sürede başaracak..
3d için de böyle söylerler, onu ben bile kendi kendime öğrenemedim filan,
sen öğrenememişsin..
belki benim öğrenme şeklim farklı,
benim tanıdığım bir mimarlık bürosunda, sekreter olan bir arkadaş, bir yılda autocad 3d max öğrenip, proje çizmeye başladı, hem de marka bir şirkette,
açın kadir köymenin başka birşey belgeselini, herşeyi o çözer, hiçbirimiz onunla yarışamayız dedikleri adam lise mezunu, kendi kendini geliştirmiş, sanırım o da yazılımcı, ve o şirketin en donanımlı en verimli çalışanı,
birde böyle birşey var insanlarda, ben şu anda tasarladığım bazı ürünleri ürettirmeye çalışıyorum, bunun içinde metal ahşap bazı kısımlar var, mesela bir hammadde malzeme ithalatçısı var, bambu malzeme alıyorum, ve bana sattığı malzeme hiç esnek değil, ıslatarak çalışınca da rengi değişiyor, vernikden sonrada aynı tonlama kalıyor, son gittiğimde bir malzeme gördüm dedimki bunlar nedir, dediki onlar sana olmaz, dedimki neden, "e sen onunla çalışamazsın, "zor" pahalı, ticari bir ürün yapıyorsun"
dedimki belki pahalı bir ürün yapıyorum, yada pahalı malzeme kullanıcam, nerden biliyorsunuz, sonuçta 2 katı pahalı bir malzeme ama aldım, ve kuru çalışabiliyorum, başından beri boşuna uğraşmışım,
o var, bu var, evet var da, sen bir söyle sana adam gibi sorana, o değerlendirsin kendisine göre uzunmu sürer, zormu gelir ne olur, zorsa da uğraşıcak belki...
kimseye nasıl öğrendiğinizi söylemek istemiyorsanız da dürüst olun...
devamını gör...
küçük şeylerle mutlu olmak
hayatı daha çok sevmenizi sağlayacak güzel bi alışkanlık.
bulunduğumuz şartlarda bunu başarmak gerçekten zor geliyor bu bir gerçek ama büyük beklentilere sahip olup sonunda üzülmek yerine daha küçük şeylerden mutlu olmalıyız bence. size gülümseyen bir çocuk, selam verdiğiniz birisi, iltifat almak ya da daha güzeli iltifat etmek, sevdiğiniz şarkıyı dinlemek gibi küçük şeyler hem sizin hem de çevrenizdeki insanların gününü güzelleştirebilir ve kısa süreliğine de olsa tebessüm etmenize sebep olabilir.
mutlu olmak sandığımız kadar zor olmamalı.
bulunduğumuz şartlarda bunu başarmak gerçekten zor geliyor bu bir gerçek ama büyük beklentilere sahip olup sonunda üzülmek yerine daha küçük şeylerden mutlu olmalıyız bence. size gülümseyen bir çocuk, selam verdiğiniz birisi, iltifat almak ya da daha güzeli iltifat etmek, sevdiğiniz şarkıyı dinlemek gibi küçük şeyler hem sizin hem de çevrenizdeki insanların gününü güzelleştirebilir ve kısa süreliğine de olsa tebessüm etmenize sebep olabilir.
mutlu olmak sandığımız kadar zor olmamalı.
devamını gör...
yazarların en fazla yalnız hissettiği an
geceleri herkes uyurken camdan boş sokağa bakarken. o sarı sokak lambası yer yer yanıp söner falan. inanılmaz derecede yalnız ve kötü hissederim.
devamını gör...
