şarkılarla geçtim aranızdan radyo yayını
ah o nasıl bi girişti öyle...
daha biraz öncesine kadar sevgili miko ve dışınızdaki irlandalı sayesinde gülüyordum*; birden kazım koyuncu'ya geçtik. iyi de oldu aslında; yeni yayın, yeni yayıncı. düşüncenize, sesinize sağlık*.
kazım koyuncuyu tanımlasanız ne dersiniz? diye soruldu.
söyleyeyim, bana göre kazım koyuncu, değişik bir insan. uy aha şarkısıyla hasta yatağından kaldırır, koyverdun gittun beni şarkısıyla hasta yatağına geri yatırır, ben seni sevduğumi şarkısıyla da o hasta yatağında aşk acısından öte tarafı boylatır. ardınızda kalanlar da işte gidiyorum şarkısıyla uğurlar sizi.
işte böyle her telden ama bizim içimizden bi telden biri kazım koyuncu.
**.
daha biraz öncesine kadar sevgili miko ve dışınızdaki irlandalı sayesinde gülüyordum*; birden kazım koyuncu'ya geçtik. iyi de oldu aslında; yeni yayın, yeni yayıncı. düşüncenize, sesinize sağlık*.
kazım koyuncuyu tanımlasanız ne dersiniz? diye soruldu.
söyleyeyim, bana göre kazım koyuncu, değişik bir insan. uy aha şarkısıyla hasta yatağından kaldırır, koyverdun gittun beni şarkısıyla hasta yatağına geri yatırır, ben seni sevduğumi şarkısıyla da o hasta yatağında aşk acısından öte tarafı boylatır. ardınızda kalanlar da işte gidiyorum şarkısıyla uğurlar sizi.
işte böyle her telden ama bizim içimizden bi telden biri kazım koyuncu.
**.
devamını gör...
herkesin aldatılmaktan korkup herkesin aldatması
her ne kadar" herkes" kısmına katılmasam da, geri kalanına çoğunlukla katıldığım yazı. ona katılmıyorum çünkü hiç aldatmadım.
kolaya kaçmak insanlar için her zaman tercih edilir bir hareket oldu galiba tarih boyunca. aldatmak birçok insan için kolay olan seçenek. niye? "libidom tavan yaptı. onu susturmak zorundaydım. gittim yattım o kadınla/adamla. bu kadar basit". peki sonuç? her ne kadar yaşadığı sırada bunu fark etmese de ve durumdan bir hayli zevk alsa da, ruhundan koca koca parçaların koparılması. daha ileri zamanlarda ise kopan o parçaları fark ediş, yerine koyma çabaları ama koyamayış... kaç yaşında olursanız olun, bunun kaçınılmaz son olduğundan emin olabilirsiniz. ben bunun örneğini çok gördüm, çok insan tanıdım bu duruma gelen. etrafınızda beden değil ruh aradığınızda anlayacaksınız hatanızı.
zor olan sadık kalmaktır. içinden gelen o libido sesi ne derse desin ona yenilmemek, onu bastırabilmektir. hepimiz biliyoruz bunun zor olduğunu ama zaten önemli olan da zoru başarmak. beden çok kolay doyuyor. başkasına ihtiyaç duymadan bile doyurabiliyorsunuz, öyle bir seçenek var ama ruhunuzu doyuran kişiyi zor bulursunuz. bulduğunuzda da daha "ucuz" olanla değiştirmemeniz gerekir, kendi iyiliğiniz için.
kısa vadede beden rahatlaması mı, uzun vadede rahat bir vicdan ve pişman olmamak mı? şahsen uzun vadeyi tercih edeceğim her zaman.
kolaya kaçmak insanlar için her zaman tercih edilir bir hareket oldu galiba tarih boyunca. aldatmak birçok insan için kolay olan seçenek. niye? "libidom tavan yaptı. onu susturmak zorundaydım. gittim yattım o kadınla/adamla. bu kadar basit". peki sonuç? her ne kadar yaşadığı sırada bunu fark etmese de ve durumdan bir hayli zevk alsa da, ruhundan koca koca parçaların koparılması. daha ileri zamanlarda ise kopan o parçaları fark ediş, yerine koyma çabaları ama koyamayış... kaç yaşında olursanız olun, bunun kaçınılmaz son olduğundan emin olabilirsiniz. ben bunun örneğini çok gördüm, çok insan tanıdım bu duruma gelen. etrafınızda beden değil ruh aradığınızda anlayacaksınız hatanızı.
zor olan sadık kalmaktır. içinden gelen o libido sesi ne derse desin ona yenilmemek, onu bastırabilmektir. hepimiz biliyoruz bunun zor olduğunu ama zaten önemli olan da zoru başarmak. beden çok kolay doyuyor. başkasına ihtiyaç duymadan bile doyurabiliyorsunuz, öyle bir seçenek var ama ruhunuzu doyuran kişiyi zor bulursunuz. bulduğunuzda da daha "ucuz" olanla değiştirmemeniz gerekir, kendi iyiliğiniz için.
kısa vadede beden rahatlaması mı, uzun vadede rahat bir vicdan ve pişman olmamak mı? şahsen uzun vadeyi tercih edeceğim her zaman.
devamını gör...
ilgi budalası kadın
cinsiyetçi olmasını geçtim çirkin bir üslupla yazılmış. demek istediğim bu konu üstüne tabii ki konuşabilirsiniz ama uygun bir dil vardır. ilgi budalası yerine budala ve kadın çıkarabilir mesela. kaldı ki bu süreçten geçen bir insanın ne hissettiğini bilemeyiz ki. ondan herkesi hassas konularda daha hassas bir dil kullanmaya davet ediyorum.
devamını gör...
açık denizde köpek balığı ile karşılaşmak
sanılanın aksine bu ölümcül bir durum değil.
eğer doğru hareket edip, doğru olanı yaparsanız , saldırıya maruz kalmadan kurtulabilirsiniz.
bu başlığı açmamın sebebi; sözlükte dolaşırken bir arkadaşın korktuğu durum olarak ‘’köpekbalığı saldırısından’’ bahsetmiş olması.
öncelikle filmlerde bize tanıtılan köpekbalığı imajı kesinlikle yanlış.işin içerisinde kurgusallığın olması sebebiyle, köpekbalıkları aşırı zeki, kurnaz ve son derece mantıklı hareket eden hayvanlar gibi gösteriliyor.
evet köpekbalıkları suda hızlıdır, çeviktir ama insanlardan zeki olduklarını düşünmüyorum. taktiksel oynarsanız, her şekilde kazanabilirsiniz diye inanıyorum çünkü ıq taşıyan varlıklar bizleriz, balıklar değil.unutmayın ki köpekbalığı büyük ebatlı ve büyük dişlide olsa , bir balıktır.onlarda balinalardan kaçarlar çünkü balinaların besin zinciri içerisindelerdir.
1. olarak ;
açık denizde yüzmek, yelkenli yapmak gibi bir eğiliminiz varsa, her zaman hazırlıklı olmanız gerekir.açık denizler tabiri caizse okyanuslar sadece köpekbalıklarını değil, her türü barındırabilir.bu yüzden özellikle yüzmek için açık denize gitmeyin.gideceksenizde, öncesinde bölgede yaşayan biyologtan ya da bölge sakinlerinden denizin canlı türünü öğrenin.
köpekbalıklarının türleri vardır ve her türü farklı su koşullarına adapte olabilir.dolayısıyla bulunduğunuz okyanusta hangi türünün olduğuda önemli.
özellikle bulunduğunuz bölgede deniz yüzeyinde bir deniz canlısı leşi görürseniz, çevresinde dalış yapmayın.köpek balığının avlanma sahasına girme şansınız vardır.
2 tür köpek balığından çekinmeniz gerekir.
1) boğa
2) büyük beyaz.
bu ikisi tehlikeli olarak adlandırılan türlerdendir.
şimdi gelelim diyelim ki açılmak istedik? açık denizde yüzüyoruz;
işinizi asla şansa bırakmayın. mutlaka dalış yaparken mayonuzun cebine ya da bikininizin alt kısmının kenarına bir orta boy çakı sıkıştırın ve öyle yüzün.olagandışı bir durumda , kendinizi korumak için elinizde şans olur.ayrıca teknede mutlaka zıpkın ya da aksi bir durumda kullanabileceğiniz bir avlanma silahınız olsun.siz sudayken, teknede olan kişininde sizi koruma şansı olur.
öncelikle köpekbalıkları her zaman denizin üst kısmına yakın alanda hareket etmez.yani normalde köpek balıklarını görmemizi sağlayan şey denizin üst yüzeyinde görülen uzvudur.fakat her zaman bu şekilde görünür olmayabilirler. dolayısıyla yüzerken etrafınızı kontrol etmek için kafanızı suyun üstünde tutmayın, dalın ve etrafınızı suyun altında kontrol edin.köpekbalıkları genelde aşağıdan yukarıya doğru hareket ederler.yani olası bir atağın denizin altından yüzeye doğru gelme ihtimalı mevcuttur ve denizin üstünde bekleyen biri , açık hedef konumunda kalabilir.
köpekbalığı ile karşılaştığınızda korkmayın ve panik yapmayın.panik yaptığınızda yüzme ihtiyacı güdersiniz ve yanlış yüzerseniz dikkatini çekebilirsiniz.köpekbalığı sanılanın aksine insan eti yemez ve tadını sevmediği söylenir.insanlara saldırma sebepleri ise; bizim gövdesel açıdan fok balıklarına benzetilmemiz.bizi denizin altından fok balığına benzettikleri için saldırırlar ve eğer ısırabilirse, ilk saldırı anında ısırdığı etin fok balığı olmadığını anlar ve insanı bırakır çünkü fok balıklarının etinin yağlı , insan etinin ise yavan olduğu söylenir.bu sebeple onlarla karşılaştığınızda fok olduğunuzu düşündürtücek hareketler yapmamanız gerekir.
ne gibi?
bir kere yüzerken ayaklarınızı çırpmayın,
denizin altında , üstünde fark etmez kollarınızı bedeninizden ayrı tutmayın, kollarınızı gövdenizle birleştirin ve hareket ettirmeyin.
herhangi bir yeriniz kanıyorsa, mutlaka sudan çıkın çıkamıyorsanızda kanayan yerin üstüne bir şeyler ile basınç yaparak, kanın suda dağılmasını engelleyin çünkü köpek balıkları kanın kokusuna hassastır.bulunduğunuz alan onlarla çevrelenebilir.
diyelim ki ? bunlara rağmen hissel olarak saldıracağını fark ettiniz?
köpekbalıklarının size saldırıp, saldırmayacağına emin olmanız için, denizin üstünde değil, dalış yaparak altında olun.nefesinizin yettiği kadar dalın ve nasıl hareket ediyor, nereye doğru geliyor gözlemleyin.
köpek balıkları ısıracağı anda, alt çenesi sabit kalarak üst çenesi bir tık ileri gider.üst çenenin ileri gitmesinin sebebi; avı yakalamak.dolayısıyla ısırmayı hedeflediği anda odaklanmanız gereken üst çenesi.üst çeneden kaçabilirseniz, alt çenesi pek işleve sahip değildir.
çok çeviktirler.başka bir yere giderken bir anda yön değiştirebilirler.
bir saldırı anında odaklanmanız gereken 2 alan vardır; genelde yan kısımlarında bulunan solungaçları ile alt gövdesi.ikisinden birine bir şey saplarsanız , durumu kendi adınıza bir tık iyi hale getirebilirsiniz.
eğer yeterli derecede dikkatini çekecek bir harekette bulunmazsanız, saldırıya maruz kalmayabilirsiniz.
sonuçta köpekbalıkları ile yüzebilen ve bunun eğitimini veren kişiler var.nasıl hareket edeceğiniz önemli.
bunu bildikten sonra kendinize güvenin ve yinede eğlence için açık denizleri tercih etmeyin özellikle açık denizde dalmak konusunda deneyiminiz ya da eğitiminiz yoksa bu riske girmenizi tavsiye etmem.
şans eseri böyle bir durumla karşılaşmak ayrıdır bile bile bu riski almak ayrı.
korkmayın, kendinize inanın.köpekbalıkları zeki değildir.hızlı ve çeviktir ama düşünme yeteneği olan sizsiniz.bu yüzden kendinizi yabana atıp, ‘’sonum geldi’’ diye düşünmeyin.’’nasıl kurtulabilirim?’’ diye düşünün.
eğer doğru hareket edip, doğru olanı yaparsanız , saldırıya maruz kalmadan kurtulabilirsiniz.
bu başlığı açmamın sebebi; sözlükte dolaşırken bir arkadaşın korktuğu durum olarak ‘’köpekbalığı saldırısından’’ bahsetmiş olması.
öncelikle filmlerde bize tanıtılan köpekbalığı imajı kesinlikle yanlış.işin içerisinde kurgusallığın olması sebebiyle, köpekbalıkları aşırı zeki, kurnaz ve son derece mantıklı hareket eden hayvanlar gibi gösteriliyor.
evet köpekbalıkları suda hızlıdır, çeviktir ama insanlardan zeki olduklarını düşünmüyorum. taktiksel oynarsanız, her şekilde kazanabilirsiniz diye inanıyorum çünkü ıq taşıyan varlıklar bizleriz, balıklar değil.unutmayın ki köpekbalığı büyük ebatlı ve büyük dişlide olsa , bir balıktır.onlarda balinalardan kaçarlar çünkü balinaların besin zinciri içerisindelerdir.
1. olarak ;
açık denizde yüzmek, yelkenli yapmak gibi bir eğiliminiz varsa, her zaman hazırlıklı olmanız gerekir.açık denizler tabiri caizse okyanuslar sadece köpekbalıklarını değil, her türü barındırabilir.bu yüzden özellikle yüzmek için açık denize gitmeyin.gideceksenizde, öncesinde bölgede yaşayan biyologtan ya da bölge sakinlerinden denizin canlı türünü öğrenin.
köpekbalıklarının türleri vardır ve her türü farklı su koşullarına adapte olabilir.dolayısıyla bulunduğunuz okyanusta hangi türünün olduğuda önemli.
özellikle bulunduğunuz bölgede deniz yüzeyinde bir deniz canlısı leşi görürseniz, çevresinde dalış yapmayın.köpek balığının avlanma sahasına girme şansınız vardır.
2 tür köpek balığından çekinmeniz gerekir.
1) boğa
2) büyük beyaz.
bu ikisi tehlikeli olarak adlandırılan türlerdendir.
şimdi gelelim diyelim ki açılmak istedik? açık denizde yüzüyoruz;
işinizi asla şansa bırakmayın. mutlaka dalış yaparken mayonuzun cebine ya da bikininizin alt kısmının kenarına bir orta boy çakı sıkıştırın ve öyle yüzün.olagandışı bir durumda , kendinizi korumak için elinizde şans olur.ayrıca teknede mutlaka zıpkın ya da aksi bir durumda kullanabileceğiniz bir avlanma silahınız olsun.siz sudayken, teknede olan kişininde sizi koruma şansı olur.
öncelikle köpekbalıkları her zaman denizin üst kısmına yakın alanda hareket etmez.yani normalde köpek balıklarını görmemizi sağlayan şey denizin üst yüzeyinde görülen uzvudur.fakat her zaman bu şekilde görünür olmayabilirler. dolayısıyla yüzerken etrafınızı kontrol etmek için kafanızı suyun üstünde tutmayın, dalın ve etrafınızı suyun altında kontrol edin.köpekbalıkları genelde aşağıdan yukarıya doğru hareket ederler.yani olası bir atağın denizin altından yüzeye doğru gelme ihtimalı mevcuttur ve denizin üstünde bekleyen biri , açık hedef konumunda kalabilir.
köpekbalığı ile karşılaştığınızda korkmayın ve panik yapmayın.panik yaptığınızda yüzme ihtiyacı güdersiniz ve yanlış yüzerseniz dikkatini çekebilirsiniz.köpekbalığı sanılanın aksine insan eti yemez ve tadını sevmediği söylenir.insanlara saldırma sebepleri ise; bizim gövdesel açıdan fok balıklarına benzetilmemiz.bizi denizin altından fok balığına benzettikleri için saldırırlar ve eğer ısırabilirse, ilk saldırı anında ısırdığı etin fok balığı olmadığını anlar ve insanı bırakır çünkü fok balıklarının etinin yağlı , insan etinin ise yavan olduğu söylenir.bu sebeple onlarla karşılaştığınızda fok olduğunuzu düşündürtücek hareketler yapmamanız gerekir.
ne gibi?
bir kere yüzerken ayaklarınızı çırpmayın,
denizin altında , üstünde fark etmez kollarınızı bedeninizden ayrı tutmayın, kollarınızı gövdenizle birleştirin ve hareket ettirmeyin.
herhangi bir yeriniz kanıyorsa, mutlaka sudan çıkın çıkamıyorsanızda kanayan yerin üstüne bir şeyler ile basınç yaparak, kanın suda dağılmasını engelleyin çünkü köpek balıkları kanın kokusuna hassastır.bulunduğunuz alan onlarla çevrelenebilir.
diyelim ki ? bunlara rağmen hissel olarak saldıracağını fark ettiniz?
köpekbalıklarının size saldırıp, saldırmayacağına emin olmanız için, denizin üstünde değil, dalış yaparak altında olun.nefesinizin yettiği kadar dalın ve nasıl hareket ediyor, nereye doğru geliyor gözlemleyin.
köpek balıkları ısıracağı anda, alt çenesi sabit kalarak üst çenesi bir tık ileri gider.üst çenenin ileri gitmesinin sebebi; avı yakalamak.dolayısıyla ısırmayı hedeflediği anda odaklanmanız gereken üst çenesi.üst çeneden kaçabilirseniz, alt çenesi pek işleve sahip değildir.
çok çeviktirler.başka bir yere giderken bir anda yön değiştirebilirler.
bir saldırı anında odaklanmanız gereken 2 alan vardır; genelde yan kısımlarında bulunan solungaçları ile alt gövdesi.ikisinden birine bir şey saplarsanız , durumu kendi adınıza bir tık iyi hale getirebilirsiniz.
eğer yeterli derecede dikkatini çekecek bir harekette bulunmazsanız, saldırıya maruz kalmayabilirsiniz.
sonuçta köpekbalıkları ile yüzebilen ve bunun eğitimini veren kişiler var.nasıl hareket edeceğiniz önemli.
bunu bildikten sonra kendinize güvenin ve yinede eğlence için açık denizleri tercih etmeyin özellikle açık denizde dalmak konusunda deneyiminiz ya da eğitiminiz yoksa bu riske girmenizi tavsiye etmem.
şans eseri böyle bir durumla karşılaşmak ayrıdır bile bile bu riski almak ayrı.
korkmayın, kendinize inanın.köpekbalıkları zeki değildir.hızlı ve çeviktir ama düşünme yeteneği olan sizsiniz.bu yüzden kendinizi yabana atıp, ‘’sonum geldi’’ diye düşünmeyin.’’nasıl kurtulabilirim?’’ diye düşünün.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu arada sen güzele sözümdür haftaya yıldızlar arasında olmazsam mahlasım artık bengaripsenguzelcorekumutsuz olacaktır. bu kadar da gelmemek fazla artık.
devamını gör...
kitaplardaki cümlelerin altını çizmek
tehlikeli oyunlardan kitabın tamamının komple altını çizdim. iki kalem bitti. o zamandan beri sadece okumakla yetiniyorum.
devamını gör...
yaşadığın şehri çekici yapan detaylar
kanlı kavak parkı...denize nazır olmasa da huzur veriyor...
devamını gör...
winston churchill
churchill ölüm döşeğindedir ve kızının evinde kalmaktadır. yatalaktır, bilinci zaman zaman gidip gelmektedir. günlerden bir gün kapıya bir gazeteci dayanır, churchill'le röportaj yapmak istemektedir. churchill o sırada salondaki yatağında yatmaktadır. kapıyı damadı açar. gazeteci churchill'le görüşmek istediğini söyler. damadı alçak sesle gazeteciye durumu izah eder:
- kendisiyle görüşebileceğinizi sanmam, zira son günlerde iyice kötüleşti, bilinci yerinde değil, bizimle dahi konuşmuyor, konuşunca da saçmalıyor.
gazeteci ısrar eder. damat da adamı churchill'in yanına alır. churchill'in gözleri açıktır, ama kendinde olup olmadığı belli değildir. gazeteci sorar:
- sayın churchill, siz bütün dünyanın takdirini kazanmış bir politikacısınız, peki, sizin özellikle beğendiğiniz, hayran olduğunuz biri var mı?
churchill'den cevap gelmez. gazeteci uzunca bir süre bekler. damat yanlarına yanaşır, yine alçak sesle:
- bakın, size demiştim, kendinde değil, eminim ne sorduğunuzu dahi anlamamıştır, boşuna çabalıyorsunuz, sizinle konuşacağını sanmam.
gazeteci biraz daha bekler, tam vazgeçip gitmek için toparlanırken churchill'den cevap gelir:
- mussolini'yi çok takdir ediyorum.
gazeteci bir an şaşkınlığa uğrar, sonra devam eder:
- ama nasıl olur? siz mussolini ile savaşta düşmandınız. dahası mussolini'den nefret ettiğinizi de biliyoruz, şimdi neden kendisini takdir ediyorsunuz?
churchill yine sessizliğe gömülür. damat fısıltıyla devam eder:
- işte, demedim mi, ne söylediğinin dahi farkında değil, iyice çıldırdı artık, saçma sapan konuşuyor, bence boşuna çaba harcıyorsunuz.
gazeteci yine bekler, tam kalkmak üzereyken churchill ses verir:
- damadını astırmıştı da ondan..
- kendisiyle görüşebileceğinizi sanmam, zira son günlerde iyice kötüleşti, bilinci yerinde değil, bizimle dahi konuşmuyor, konuşunca da saçmalıyor.
gazeteci ısrar eder. damat da adamı churchill'in yanına alır. churchill'in gözleri açıktır, ama kendinde olup olmadığı belli değildir. gazeteci sorar:
- sayın churchill, siz bütün dünyanın takdirini kazanmış bir politikacısınız, peki, sizin özellikle beğendiğiniz, hayran olduğunuz biri var mı?
churchill'den cevap gelmez. gazeteci uzunca bir süre bekler. damat yanlarına yanaşır, yine alçak sesle:
- bakın, size demiştim, kendinde değil, eminim ne sorduğunuzu dahi anlamamıştır, boşuna çabalıyorsunuz, sizinle konuşacağını sanmam.
gazeteci biraz daha bekler, tam vazgeçip gitmek için toparlanırken churchill'den cevap gelir:
- mussolini'yi çok takdir ediyorum.
gazeteci bir an şaşkınlığa uğrar, sonra devam eder:
- ama nasıl olur? siz mussolini ile savaşta düşmandınız. dahası mussolini'den nefret ettiğinizi de biliyoruz, şimdi neden kendisini takdir ediyorsunuz?
churchill yine sessizliğe gömülür. damat fısıltıyla devam eder:
- işte, demedim mi, ne söylediğinin dahi farkında değil, iyice çıldırdı artık, saçma sapan konuşuyor, bence boşuna çaba harcıyorsunuz.
gazeteci yine bekler, tam kalkmak üzereyken churchill ses verir:
- damadını astırmıştı da ondan..
devamını gör...
elde sprey boya olsa duvara yazılacak şey
devamını gör...
biri gelip ben peygamberim derse ne yapardınız sorunsalı
ben seni gönderdiğimi hatırlamıyorum, isim neydi ?
devamını gör...
türkçülük
ırkçılıksa ırkçılık.
beğenmeyen iltica edebilir.
gerçi milliyetçi değerlere anca klavye başından sataşıp hakaret edebilir bu s*lcular çok da şeetmeyin.
neticede adamdan kan alırlar böyle bir şeyi gerçek hayatta dillendirdiklerinde*.
beğenmeyen iltica edebilir.
gerçi milliyetçi değerlere anca klavye başından sataşıp hakaret edebilir bu s*lcular çok da şeetmeyin.
neticede adamdan kan alırlar böyle bir şeyi gerçek hayatta dillendirdiklerinde*.
devamını gör...
türkan saylan
1935 istanbul doğumlu türkan saylan doktor, akademisyen, eğitimci, yazar ve çağdaş yaşamı destekleme derneği 'nin eski başkanıdır. 18 mayıs 2009 tarihinde istanbul' da vefat etmiştir.
devamını gör...
sözlük mağazasında kendine göre ürün bulamamak
şimdiden yazayım dedim belki karma puan kazanmama yardımcı olmak isteyen olur.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
tacizci sapiklar gozleriyle suzenler takip edenler igrenc igrenc bakanlar
devamını gör...
zülfü kaküllerin amber misali
sıdki baba'nın hz. muhammed için yazdığı, "insanı sessizleştiren" şiiri. erkan oğur'un yorumu ile harika bir müzik olmuştur. kafa radyoyu dinlerken karşınıza çıkabilir.
zülf-ü kaküllerin amber misali
buy-u erguvan dan güzelsin güzel
kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
şah-ı gülistan dan güzelsin güzel
yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
çekilmiş kaşların zülfikar olmuş
gözlerin aleme hükümdar olmuş
mihr-i süleyman dan güzelsin güzel
kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
hatmolmuş kadrinle tubayı hikmet
cemalin seyreden istemez cennet
sen huri gılman dan güzelsin güzel
gözlerin velfecri benzer imran 'e
seni seven aşık olur divane
yanakların şule, vermiş cihana
yüz mahı taban dan güzelsin güzel
çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
âşıkın öldürür şirin sözlerin
mısrın hazinesi değer gözlerin
zühre-i rahşan dan güzelsin güzel
sıdkı der suretim hattın secdegah
cümle güzellere oldum pişegah
güzeller tacısın yüzün padişah
yusuf-u kenan'dan güzelsin güzel
youtube
zülf-ü kaküllerin amber misali
buy-u erguvan dan güzelsin güzel
kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
şah-ı gülistan dan güzelsin güzel
yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
çekilmiş kaşların zülfikar olmuş
gözlerin aleme hükümdar olmuş
mihr-i süleyman dan güzelsin güzel
kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
hatmolmuş kadrinle tubayı hikmet
cemalin seyreden istemez cennet
sen huri gılman dan güzelsin güzel
gözlerin velfecri benzer imran 'e
seni seven aşık olur divane
yanakların şule, vermiş cihana
yüz mahı taban dan güzelsin güzel
çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
âşıkın öldürür şirin sözlerin
mısrın hazinesi değer gözlerin
zühre-i rahşan dan güzelsin güzel
sıdkı der suretim hattın secdegah
cümle güzellere oldum pişegah
güzeller tacısın yüzün padişah
yusuf-u kenan'dan güzelsin güzel
youtube
devamını gör...
küfürsüz insan
kaymaksız ekmek kadayıfı,şerbetsiz şam tatlısı,yağsız ezine peynir,olmamış acımtrak zeytin,fırında unutulmuş kararmış ekmek,sarımsaksız mantı,soğansız kısır,sucuksuz ,turşusuz tost ... gibidir.yenir ama yavan kalır,demiyorum bol soslu olsun ama konuşmayı desteklemesi,konunun daha iyi anlaşılması için edepsizleşmeden tatlı tatlı araya serpistirilmesi fena olmuyor,herseyin fazlası zarar bende sevmem.
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
zengin depresyondayken atlar ferrarisine deniz kenarı bir yerde durur, denizi izler.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
fakir depresyondaysa, ağzında tütün sigarayla çıkar iki dolanır eve gelir.
devamını gör...
ölümsüzlük
insanoğlu destanlarında bile ölümsüzlüğün peşinde koşuyor. bir kralın ölümsüzlük peşindeki macerasının anlatıldığı tarihin ilk destanı olan gılgamış destanı buna en iyi örnek. tüm hekimlerin üstadı, doktor ve eczacı lokman hekimin ölümsüzlüğün saklı formülünü bulup bulmadığı hala merak konusu. bilime göreyse şimdilik bir insan en iyi şartlarda 125 yıl yaşayabiliyor. bu nedenle elden ayaktan düşmeden sağlıklı yaşamak ve hayat kalitesini en üst seviyede tutmak gerçekçi bir hedef olarak karşımıza çıkar.
devamını gör...
