“önemli olan kendinize yalan söylememeniz. kendi kendine yalan söyleyip, söylediği yalana inanan kimse sonunda işi, kendi içindeki, çevresindeki gerçekleri tanımamaya, bunun sonucu olarak da kendisine ve çevresindekilere saygı duymamaya dek vardırır. kendi kendine olan saygısını yitirince içinde sevgi diye bir şey de kalmaz insanın. içinde sevgi olmayınca oyalanmak, eğlenmek için kötü tutkulara, iğrenç şehvete bırakır kendisini, hayvanca yaşamaya başlar. bütün bunların tek nedeni insanın, çevresindekilere ve kendi kendisine yalan söylemesidir.”*
devamını gör...

chandler - joey friends
peralta - charles brooklyn nine-nine
abed - troy community
devamını gör...

osmanlı'nın zevküsefa devridir. isim babası ahmet refik altınay'dır. (ilk bahseden yahya kemal olsa da ahmet refik'in aynı adlı eseri sebebiyle kullanılagelmiştir.)

1718 (pasarofça antlaşması) - 1730 (patrona halil isyanı) zamanları arasını kapsar. istanbul ve saray için muhteşem zamanları, anadolu ve halk içinse sancılı bir dönemi simgeler. nitekim bu sebepten bir karşı reaksiyonla son bulmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"ey toprağın altındaki sağlar geri dönünüz.
zira toprağın üstündeki insanlar çoktan öldüler."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arada olabiliyor. beni engelleyebilirler ya da ben engelleyebilirim. ben engelleyeceksem öncesinde bana yazılmaması konusunda uyarırım. bunda bir sorun yok. ama şerefsizlik saydığım bir durum var. herhangi bir tanımdan yola çıkan bazı son derece ilkeli ve cesur yazar arkadaşlar mesaja gelip saydırıyor ardından da engelliyor. sayın yazar, madem bu kadar hassassın, biliyorsun her şeyi, ne demeye içindekileri attırdıktan sonra engel basıyorsun. yürek yiyip yazıyorsun da cevabını almayı niye kaba etin yemiyor? bu modeller; hem tanımı şikayet ediyor, hem gidip başka başlıklar altında ağlıyor, hem mesajla had* bildiriyor, hem de hızını alamayıp engelliyor. bir de taksim de sallandır istersen. hassas kalbin bu kadar mı kaldıramadı eleştiriyi. senin 35'lik egon benim 70'lik saygınlığımın yanında çekirdek nevindendir sayın yazar. sizinle aynı platformdayız, alçakgönüllü, anlayışlı davranıyoruz diye kendinizi büyükçe bir dışkı zannetmenize gerek yok. normal koşullarda destursuz yanına yaklaşamayacağınız bir çok yazar* var. burada eşit koşullardayız. lakin bueşitliği, güya uyanıklıkla kendi bayağı egonuzu desteklemek için kullanmak ucuz bir davranış. söyleyeceğini bağırıp, koşarak kaçan çocuklar gibisiniz ama çocuk değilsiniz. öğrettiğinizde, suçladığınızda ya da itham ettiğinizde yani karşıma dikildiğinizde yanıtımı da duyacak cesaretiniz olsun. korkmayın çok acıtmaz.
devamını gör...

"bu iş ustadan çırağa geçer, malın iyisini ustalar yapar" repliğinin sahibi olan kurgusal karakter. kurtlar vadisi ilk 97'deki göze en çok çarpan yan rollerden biridir. usta oyuncu muhammed cangören tarafından canlandırılır. bir spin-off çekseler abuzer kömürcü üzerinden, izlenme rekoru kıracağı kesin gibidir.
devamını gör...

manipülasyondur.
devamını gör...

ciguli - binnaz.
devamını gör...

devamını gör...

sahi mi??
bu başlık ara ara akışa düşüyor. aslında konuşulması, tartışılması ayrı hoşuma gidiyor. ara ara tarihte adından söz ettiren kadın filozoflarımız hakkında yazmaya çalışıyorum. bir de üzeri kapatılmış gizli kahramanlar var onlarda ayrı bir konu.
görüşlerinden dolayı yakılan bir filozofumuza denk geldim. bir tanesinin eşi filozof olduğu için çok destek olmuş bu yüzden epey çalışmalar yapmış. geneli kadın hakları konusunda çalışmış. dini konularda çok aktif olmuşlar. bu yüzden mistisizm alanında bir çok kadın filozof adına rastlayabilirsiniz. kesin buraya bir kaç defa yazdım.*

düşünsel anlamda aktif olmanın kadını erkeği yoktur. bir beyin olması kafidir. yüzyıllardır kadınlara bir çok sorumluluk yüklenmiştir. onların içinden ayrılıp bir şeyler yapmaya çalışanlara filozofluk değil kahramanlık gözüyle bakıyorum. sosyal adaletsizliğin günümüzde bile olduğunu düşünürsek ohoo kimler gelmiş kimler geçmiş diyorum.

hızımı alamadım.. en basitinden sözlükte bile bir kadın yazara bu rütbe verildi. demek ki, cinsiyet gözetmeksizin yazıldığında daha farklı sonuçlar çıkabiliyor.
kadın denildiğinde kaç kişi engelledi bu insanları bilemeyiz. bazen bazı erkek filozoflardan şüphelenmiyor değilim ben.* neyse kesin bilgi değil çok coşmayayım.
devamını gör...

normalde biyografik tanım girmekten hazzetmem fazla. ancak şeyh abdülvahid yahya için biyografiyi tekrar yazmak bile bi şereftir. fransa'da katolik bi ailenin çocuğu olarak doğdu. gençlik dönemine kadar fen,edebiyat,matematik ve felsefe öğrendi. kendisinin felsefe-edebiyat bölümünden diploması vardır. matematik okumak üzere tekrar kaydoldu lakin sağlık problemlerinden sebep bırakmak zorunda kaldı ve o dönemde metafiziğe ciddi merakı başladı. okülist cemaatlerle tanıştı ve onlara katılıp kısa sürede kabul gördü. hatta mason localarında bile bulunduğu, yüksek derecelere çıktığı, daha sonra spritüalist akımların olmazsa olmazı olan reenkarne inancıyla karşılaştıktan sonra ayrılıdğı nakledilir. hayatı 1910'da tanıştığı şeyh abdulhadi(ıvan agueli) ile değişir. şeyh abdulhadi bir şazeli tarikatı halifesidir. isveçli ressam ve yazardır. (türkçeye tercüme edilmiş bi romanı da var hatta). guenon onun vesilesiyle müslüman olarak abülvahid yahya adını almıştır. daha sonra kısa bi cezayir macerasından sonra fransa'ya dönmüş, kütüphanecilik yapmıştır. 1930'da eser tercümesi için gittiği mısır'da hayatının sonuna kadar kalmıştır. bu süreçte münzevi bi hayat sürdüğü ve sadece birkaç yakınıyla görüştüğü söylenir. hatta kendisi için kahire'de bir posta kutusu kiralandığı, okuyucu ve yakınlarıyla mektup yoluyla haberleştiği için, belli zamanlarda oraya gidip geldiği de naklolunur. arapça, sanskritçe, latince, yunanca, ibrânîce, ingilizce, almanca, italyanca, ispanyolca, lehçe ve rus dilini bilen ve akıcı konuşan şeyh, aynı zamanda metafizik ve sembolizm konusunda eşsizdir. eserlerinde her metafizik doktrinden kavramlar barındırsa da hinduizm,tasavvuf ve felsefe kavramlarına sıklıkla müracaat eder. dilini anlamak meleke gerektirir. ''demir leblebi'' ayarında eserleri çokçadır. özellikle 2 ciltlik ''inisiyasyona toplu bakışlar'' insanın kendisini duvara saatlerce bakarken bulmasına sebep olabilir. kendisinin müslümanlığı çok tartışmalı olsa da -geçmişteki intisapları ve takipçileriye kullandıkları ortak dil sebebiyle ''tradisyonalist'' akıma nispet edilmiş ve grubun salt spiritüalist faaliyetlerle uğraştığından ötürü, onun da müslüman olmadığı söylense de- rivayetler, onun tercihinin islam olduğu yönündedir. takipçileri arasında tradisyonalist akımın içinde bulunan meşhur frithjof schuon, ananda coomaraswamy,titus burckhardt gibi isimler de vardı. son olarak aşağı, oğlu yahya guenon'un röportajını bırakıyorum. malesef kayıt arapça bilenler için.
ufak spoiler : kendisine einstein'ın bi öğrencisinin mektup gönderdiğini ve einstein'in, babasından çok etkilendiğini yazmış, ilginç tarihi bir anekdot olarak....
devamını gör...

müslüman bireyler için gerekli nikah türü.

resmi nikah ile yarıştırılmasına bir türlü anlam veremediğim nikahtır.

biri devlet nezdinde bağlılığın tescili, biri allah nezdinde bağlılığın tescilidir.

bu nikah için imam şart mıdır? işte eleştirinin olduğu nokta budur. nikahın şartları; kesilen "mehr" ve şahitlerdir. yoksa imamın olması çok birşey ifade etmez
devamını gör...

günaydınlar herkeslere...
olumsuzluklara odaklanarak yormayalım artık kalbimizi..
bunca yıl durmadan bizim için çalışıyor..
sevelim mi artık onu...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ösym'nin öğrencilerin bu konuda hep yanıldığını bildiği için sık sık soru şıklarına eklediği durumdur.
devamını gör...

ı sometimes wish to write in english, ı don't know whether it is forbidden or not however, ı think ıt should be optional, foreigners can be writers in here, in that way this platform can be universal and some of the writers can improve their language.
anyone who wish to write in any language could do that.
devamını gör...

eskiden aborjin'lerin yaşadığı bir ülkeyken, sonradan britanya imparatorluğu tarafından koloni yapılmıştır.
başkenti canberra, yüzölçümü 7.692.024 km²'dir.
1970'lere kadar beyaz olmayanların göçmen olması yasaktı.
devamını gör...

turuncuyu terk-i diyar eyleyip benjamin’in sag kolu olmustur, hayirli olsundur.

moderasyona bir tepsi baklava sozu vardir, tutsundur, tutmazsa evinden aldirilacaktir*. (bkz: kocaman alkış)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daniel defoe 'nin 1719 yılında ilk basımını yaptığı ve çocuk edebiyatının ilk romanı kabul edilen robinson crusoe kitabı, robinson adındaki bir maceracının yaşadıklarını anlatıyor. dünyayı gezme aşkıyla yanıp tutuşan robinson ailesinin ısrarlarına rağmen yolculuğa çıkıyor. ve serüven başlıyor. gemi kazası sonucunda 28 yıl bir adada kalışını, yaşamak için verdiği mücadeleleri çok akıcı bir şekilde aktarıyor. kitabın son kısmında adadan ayrıldıktan sonra yaşadığı maceraları anlattığı bir bölüm daha eklenmiş. ama diğer milletleri aşağılayıcı ve küçümseyici ifadeler olduğu için ada macerası kadar dikkat çekici değil.
yazar ayrıca kitap boyunca hristiyanlığın yüce bir din olduğunu, hristiyanların çok çok iyi ve medeni olduğunu açık veya gizli imgelerle anlatmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim