2009 yılında çıkan duman şarkısıdır. ben daha çok can oflaz'ın cover yaptığı halini seviyorum.

devamını gör...

başlığı açan yazarın profiline girdim ve sonuç şaşırtmadı. evet, yazarımız kel.

(bkz: tek elle başlık açmak)
devamını gör...

daha önce eşine şiddet uyguladığı için kasten yaralamadan ceza almış, cezası ertelenmiş.
o adalet bu kanının ölümünü de ertelesin o zaman. belki bu yaratık o zaman ceza alıp içeri girse, cezaevini görse bunu yapmaya korkacaktı. adalet sistemimiz ne güzel; hiç kullanılmayınca tertemiz, pırıl pırıl.
devamını gör...

'insanın düşünmekten canı yanar mı?' kitabının yazarı olan gazeteci.
bilkent üniversitesi siyaset bilimi bölümünden mezun. yüksek lisansını ise galatasaray üniversitesinde "türkiye üzerine toplumsal incelemeler" teziyle tamamlamış.

kitapta genel olarak iran'da nasıl baskıcı bir yönetim olduğundan,
halkın bu baskıya nasıl tepki verdiğinden,
böyle bir yönetim altında yaşamanın nasıl hissettirdiğinden bahsediyor.

nevşin mengü'nün konuşma tarzına alışıksanız ne kadar samimi olduğunu bilirsiniz.
hissettiği neyse onu yansıtıyor.
kitapta da bunun izlerini çokça görüyoruz.

mengü misafir bir gazeteci gibi iran'da bulunmamış.
anlattığı olaylar zaten sıradan bir ülkede yaşanacak şeyler değil. iran'ı yaşamış adeta.
okuyunca dönemin iran'ı hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.

2009 seçimleri sonrasında meydana gelen sokak gösterileri rejim tarafından sert bir şekilde bastırılınca halk da tepkisini göstermek için farklı bir yol bulmuş. insanoğlu illa ki bir tepki göstermek, sesini çıkarmak istiyor. bu örnekten bunu anlıyoruz.
aslında hem dramatik hem de yaratıcı bir yöntem.

" gece zifiri karanlık, sokaklar boş, evlerin ışıkları kapalı. saatler tam gece 10'u gösterdiğinde bir köşe başında başlıyor her zaman, "allahuekber!". biri başlıyor haykırmaya, allah diyor hepinizden büyüktür; kötülüğünüzden, zorbalığınızdan büyüktür. mağrur değilsiniz, zalimsiniz ama pekâlâ bu da yanınıza kalmaz diyor aslında allahuekber diye haykıran."

mengü bu haykırışların o dönem her gece devam ettiğini aktarıyor. ve devamında şunları ekliyor:

"rejimle baş etmenin kendi yöntemleri vardır, yıkılsın bu sistem diyerek sokaklara dökülmenin mantığı yok çünkü eziyor geçiyor sistem seni. batılılar yaşar, doğulular hayatta kalmaya çalışır misali, alır götürüverirler rejim muhalifiysen seni, yargısız sorgusuz sualsiz, asıverirler bir kör şafakta. kimsenin de ruhu duymaz. petrol alacağız, teknoloji satacağız diye de gık etmez dünyanın demokrasi hamileri. onun için böyle rejimleri yine kendi silahlarıyla vurmak lazım. allah büyüktür diye haykırmaya islam cumhuriyeti nasıl yasak koyabilir ki!"*

allahuekber!
devamını gör...

kaçırmamak için özen göstereceğim yayındır. bu tip aktiviteler kesinlikle sözlük içerisindeki arkadaşlığı kuvvetlendiriyor.
devamını gör...

en meşhurları 13. dalay lama olan thubten gyatso'dur. 1877 yılında reenkarne olduğuna inanılır. saltanatının bir bölümünü sürgünde geçirmiş olsa da büyük reformlara ve değişimlere imza atmıştır. misal idam cezasını kaldırmıştır. o dönem özelinde cidden cesaret isteyen bir iş...

bunun dışında kağıt para bastırmış, posta pulları kullanmaya başlamış falan. alışıla gelen pek çok uygulamayı değiştirmiş. bunlardan bir tanesi de avrupa ülkelerine öğrenci göndermesi ki, buna da başta büyük tepki gösterilmiş. gezginleri tibet'e kabul etmesi ve onlara tibet'te yerleşme imkanı vermesi de cabası. adam resmen devrimci kisvesinde reenkarne olmuş. * yaptıklarının öneminin anlaşılması için şu bilginin altını çizeyim; adamlar sırf 8. yüzyılda bir tibet kraliçesi kalp ameliyatı sonucu öldü diye ameliyatı yasaklamış. o derece güzel yani kafalar. pırıl pırıl...

saygıyla yad ediyorum kendisini.
devamını gör...

simülasyonun bir açığı vardır ve o da bu insanlardır. gece üçte, sabah beşte, bir köprünün girişinde ya da parklarda denk gelebilirsiniz bu insanlara. bazıları sürekli yürüyor, bazıları hep düşünceli, bazıları da şarkılar mırıldanıyor. nereye giderler, ne düşünürler, ne mırıldanırlar kimse bilmiyor. sadece varlar.
devamını gör...

henüz çaylak olduğumdan olduğunu düşünüyorum. ama burada yenilerin sevildiği aşikar o yüzden moral bozmadan yazmaya devam ediyorum.
devamını gör...

tüm yazarların birbirinde güzel yorumları ve başlıkları var. herkes olabildiğince yorumlarını beğeniyorum.
devamını gör...

bir çok kişi tahammülün, yaşama sevincinin, güvenin azaldığından dem vurmuş. sanırım biraz daha yaş alınca değişecek bir durum zira bende öyle oldu. hırçınlığım, güvensizliğim, huzursuzluğum, isteksizliğim yerini olgunluğa bıraktı. çocuk yanım hala benimle, evet hala huysuzum ve hala şaşırabiliyorum.
on sene önce yaşamak ya da ölmek umrumda değildi, şimdi ise yaşamak, kalan zamanımı sevdiklerimle en kaliteli şekilde geçirmek istiyorum. yaşlandığımda hatırlayacaksam güzel zamanları hatırlamak isterim.

böyle bir zamanda, böyle bir dünyada, böyle bir ülkede umudunu yitirmemek için hepimizin motivasyona ihtiyacı olduğu çok açık. belki hala bir şeyleri değiştirebiliriz umudu. belki çocuklara gerçekten daha güzel bir dünya bırakabiliriz umudu. belki ölmeden "başardık, artık huzurla gidebiliriz bu dünyadan" diyebilme umudu.
devamını gör...

okulda hoca ders anlatırken "peki bu gerçek hayatta ne işime yarayacak" sorusunu sorduğumuz konular gibi konulardır ve cidden bunu bilmek sizin işinize yaramayacaktır. mesela iş eğitimi dersinde öğrendiğim alçıdan dekoratif ürün yapımı, yoğurt kabının altına alçı döküp küllük yapma gibi şeyler benim asla işime yaramadı.
bu yüzden sözlüğün yaş ortalamasını bilmeniz de kimsenin işine yaramayacaktır lakin illa merak ediliyorsa 27,84 diyerek küsuratlı rakam veriyorum inandırıcılığının yüksek olması için. şimdi bu gereksiz bilgi gerçek veya sanal hayatta ne işimize yarayacak.
devamını gör...

çift anadilli olmak anlamına gelen bir kavramdır. birey, çocukluk döneminde iki dile birden eş zamanlı maruz kalarak ikisini de anadil olarak edinir.

bir çoğumuzda olduğu gibi tek anadilli olma durumuna da monolingualizm denir.
devamını gör...

sevdiğim insanları kaybetmek , hasta olduklarını ya da hayatımdan geri dönüşü olmayacak bi şekilde çıktıklarını izlemek .
devamını gör...

"o geceden arkadaşlarımdan hiçbirine söz etmedim; içimin bir zamanlar ne kadar ölü olduğunu asla bilmediler. şimdi nasıl çiçek açtığımı da asla anlamayacaklar."
-olağanüstü bir gece.
devamını gör...

sürekli başkalarının kendine karşı olumsuz düşünceleri olacağını düşünen insanların yaşadığı problem.
(bkz: antisosyal kişilik bozukluğu)
devamını gör...

başrollerinde al pacino ve keanu reeves'in oynadığı 1997 yapımı gerilim/korku filmidir. film muhafazakar kesim tarafından çokca eleştirilmiştir. filmi netfilix üzerinden izleyebilrsiniz.

--! spoiler !--

filmde al pacino şeytan , onun oğlu keanu reeves'tir.

“sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. tanrı seyretmeyi sever. o bir oyunbazdır. bir düşünsene, insana içgüdüler verir sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. gelmiş geçmiş en büyük ahmak. bak, ama dokunma. dokun, ama tatma. tat, ama yutma. ve sen sekip dururken, o ne yapar? hasta, kahrolası kıçıyla güler! hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ”

--! spoiler !--
devamını gör...

en sonunda yaşadığımdır.
gece aile bireylerimle kavga etmem neticesinde evden çıkıp mahallenin büyükçe parkına oturup biraz düşünüp bir kaç sigara iceyim demiştim.

bir ekip arabası durdu. sanki azılı sucluymuşum gibi sert bir uslüp ile kimliğimi isteyip işlem yapmak istediler. durumu anlattım ve park içerisinde kimseyi sağlık açısından tehtid etmediğimi ve bir süre sonra eve gideceğimi parkta yatmayacağımı belirttim.
bu durumda anlayış beklemem en büyük hata oldu tâbi.

sözüm gelimi ortada yanlış bir şeyler var sevgili dostlarım. evet zor zamanlardan geçmekteyiz ama bunu daha da zorlaştıran şeyleri yaşıyoruz ne yazık ki.
toplum zihinsel sağlığını yitirmiş durumda. hem kendimden hem de polisten anlamaktayım bu durumu.

bu durum suç oranının artışı demektir. daha fazla cinayete sebep olur daha fazla aile içi şiddete sebep olur. artık kendi kendime yardım edemediğimden profesyonel yardım almaya başladım.

kendinizi bu durumlarda hissediyorsanız sizde yardım almalısınız. çünkü ben öfke kontrol mekanizmamı kaybetmiş durumdayım ve çevreme zarar vermekten korkuyorum.
devamını gör...

kimsenin tavsiyesini esas almayınız. dinleyiniz fakat uygulamayınız. çünkü herkesin deneyimi kendi olanakları ile sınırlıdır. *
devamını gör...

gerçekten birşeyler yapma zamanı gelmiştir,
açılan başlıklar yerlerde sürünmekte olup, hiç bir işe yaramayan, sadece akışı hızlandıran ve bu nedenle varolan az sayıda başlığın da içine eden türden olması karşısında yönetimin radikal kararlar alması gerekir.

kimsenin çıkıp buna, ' özgürlük ' vs.gibi bayat cevaplarla yaklaşmaması ve sözlüğün eğer sözlük gibi olması isteniyorsa , tedbir alması zamanı gelmiştir.

'yazarların çocukken en sevdiği oyuncak' şeklindeki bir başlığın günün en çok ilgi çeken başlığı olması, buradaki insan profili hakkında az çok fikir vermekte olup, bunun bu şekilde devam etmesi halinde, yani kontrolsüz gidişatın sürmesi halinde, bundan en büyük zararı kafa sözlüğün göreceği ortadadır.

artık kendimizi çoluk çocuğun eğlence sayfasında değil de, gerçekten dişe dokunur, hayatın gerçeklerini yansıtan başlıklar ve bunu yansıtabilen yazarların bulunduğu bir ortamda görmek istiyoruz...

ya da söyleyin, biz çıkıp gidelim...
devamını gör...

eski fotoğrafların eskiden anlamı önemi kıymeti vardı.

manuel makineye aldigin 36'lık filmi , öyle özenle, öyle dikkatle kullanırdın ki, en iyi, en güzel an için dakilarca uğraştığın olurdu. bu şekilde çekilen fotoğraf karesi de çok şey anlatır, adeta konuşurdu ona bakanla.

peki şimdi ne oldu, herkesin elindeki cep telefonlarına kadar giren fotoğraf makinası, kendi ruhsuzluğuna fotoğrafı da alet etti.

cart cart çekilen pozlara o an belki dönüp bakılıyor ve telefon hafızası dolunca ya siliniyor, ya da harici bir bellekte depolanıp adeta unutulmaya terk ediliyor.

kısaca bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da teknolojik gelişmenin adeta ket vurduğu bir durumla karşı karşıya kalmak durumundayız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim