sac. kendilerine othakiwa, sarı toprak halkı diyen ama komşu ojibwe'ler tarafından ozaagii, dışarıdakiler denilen ve bu kelimeyi duyan fransızların sac, ingilizlerin ise sauk dediği, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
eskiden new york eyaletinin kuzey bölgelerinde yaşarken huron kabilesinin saldırıları sonucu batıya gittiler ve wisconsin, illinois civarlarında yaşadılar. zaten bu yüzden o bölgede yaşayan algonkin dili konuşan kabileler tarafından "dışarıdakiler" diye adlandırıldılar. önceleri diğer algonkin kabileleri gibi fransızlarla ticaret yaptılar.
1730'larda fransızlar meskwaki, fox kabilesine saldırıp büyük katliam yapınca kurtulanlar sauk kabilesine sığındı. sauk'lar onları koruma altına aldı ve o günden bugüne bu iki kabile beraber yaşıyorlar.
beyazlar, göller bölgesine geldikçe toprakları elden gitti ve artık kansas, iowa civarlarına gidip ova yerlileri gibi yaşamaya başladılar. 1832'de son topraklarınıda satmaları istenince reis keokuk antlaşma yapmayı kabul etti ama reis kara şahin savaştı. black hawk war denilen savaş sonucu kayıplar verdiler ve teslim olmak zorunda kaldılar.
bugün çoğu oklahoma'da bazılarıda kansas ve iowa'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...

hayalet gibi takılan yazarlardır. okurlar artılamazlar. tanım girmezler. ne yapmaktadırlar anlamıyorum. takılıyorlar öyle casper gibi.
devamını gör...

hiç iyi olmadığın bir dersten, okul numara sırasına göre sözlü olmayı beklemek.
devamını gör...

kasmamak gerekiyor .hoşuma gitmeyen yazarların bile zaman zaman tanımlarını beğeniyorum, alt tarafı beğenip geçiyorsun.
devamını gör...

herkes tepki göstermiş. ben ne güzel ne elit bir tartışma olmuş diyordum. niye tepki gösteriyorlar diyordum. tabii oscar wilde’ı ödül sananı duyana kadar. tartışma buymuş. meclisimizde bir umut ışığı gördüğüm için tüm türk halkından özür dilerim
devamını gör...

evrenin son derece küçük, sıcak ve yoğun bir noktadan, ani bir genişleme ile oluştuğunu öne süren teori. büyük patlama olarak da bilinir. sanıldığı gibi ve adına bakılarak bir patlama olarak değil, hızlı bir büyüme olarak değerlendirilmelidir.

esasında çoklu evrenler kuramı ile birlikte incelenmesi gereken bir teoridir. zira evrenin bahsi geçen türden bir noktadan oluşması tek başına tüm sorunumuzu çözmez. diğer bir mesele de neden oluştuğu ve hatta neyin içinde oluştuğu, daha doğrusu başka bir evren içerisinde oluşup oluşmadığı gibi soruların cevabıdır. fakat bunun için ille de öncelikle büyük patlama olayının tam olarak nasıl oluştuğunun çözüme kavuşturulması ve o ilk an neler olduğunun anlaşılması gerekiyor.

teorinin sıkıştığı noktaları kozmik enflasyon olayı açıklığa kavuşturuyor. dolayısıyla bununla birlikte değerlendirildiğinde big bang teorisi şu an için başarılı sayılan bir teori. tek sorunumuz, filmi günümüzden geriye sararken, tam patlama noktasına kadar gidemiyor ve geriye gidebildiğimiz son nokta ile tam patlama anı arasındaki sürede ne olup bittiğini anlayamıyor oluşumuz. en azından şimdilik...

***

yukarıdaki arkadaşın yazdığını görünce şunu da eklemek istedim; evrenin "genişlemesi"nden ziyade evrenin var olan dokusunun "sünmesi" olarak düşünülmesi gerekiyor o olayın. yani gittikçe uzayıp yayılan bir bitkiden ziyade, çekiştirildikçe uzayan bir lastik gibi... konu net değil demek doğru olur mu bilmiyorum zira galaksilerin uzaklaşması nedeniyle gerçekleşen kozmik kırmızıya kayma, hubble yasası gibi birçok çalışmanın sonucu hep aynı yere çıkıyor.
devamını gör...

cıngar çıkartan ne kadar insan varsa ülke dışına sürerim.
eğitime de el attıktan sonra bir de zorunlu emeklilik getiririm. evet ilk yapacaklarım bunlar olur.
devamını gör...

cebimdeki yabancı filminde çok sağlam bir performans göstermiş olan oyuncudur.

şuan mevcut türk oyuncu skalası içinde, en yetenekli olanlardan biridir.
devamını gör...

çuha kaplı dikdörtgen bir masa üzerinde, isteka ve toplarla oynanan oyun.

dünya çapında turnuvaları düzenlenen bir spor bilardo. izlemesi de oynaması kadar keyifli ama izledikçe "olsa da oynasam" diye yerinde duramamak var işin ucunda.

amerikan ve üç top olmak üzere başlıca iki türü var ama bunlar da kendi içlerinde çeşitli farklı isim ve şekillerde oynanıyor. amerikan genel olarak çoğu kişinin oynadığı, üzerinde sayıları yazan 15 topla ve delikli masayla oynanan versiyonu. toplar çizgili ve düz olmak üzere iki çeşit. rakiplerden biri düzü, diğeri çizgilileri seçer ve kendisine ait olanları sırasıyla deliklere sokmaya çalışır. en son 8 numaralı siyah top atılır.

üç top ise insanlara, amerikan'a kıyasla biraz daha zor gelebilen tür. bunda sadece 3 tane top var ve masada delik yok. amaç, topun birinin, diğer ikisine çarptırılması. tabi epey hesap kitap gerektiren durumlar var ve bana göre daha zevkli diğerine kıyasla.

9 topla, 4 topla oynanan çok farklı versiyonlar da var, dediğim gibi.

***

bir zamanlar her gün oynardım. ablam öğretmişti bana üç topu. ben de kuzenime öğretmiştim. kendi aramızda turnuvalar bile yapardık salonda. en çok duyduğumuz cümle de "kızlar 3 top oynar mıymış?" cümlesiydi ama bunu söyleyip yenilenlerin suratını görmek müthiş bir duyguydu.

keşke eski ortamımız olsa da yine oynasak...
devamını gör...

hakikaten (bkz: truman show)'da olduğumuzu düşünüyorum artık.
devamını gör...

eserekli biriyim.
devamını gör...

kusura bakmayın çaylak arkadaşlar tanımlarınız gizli. zaten 2 saniyede yazar yapılıyorsunuz bari silik yazılar görmeyim.

biraz abartmıyor musunuz? bu sitede sanki aylarca çaylak kalıyorlarmış gibi bir algı yaratıyorsunuz.
devamını gör...

popülerlik, damdan kimseye düşmüyor; onlar da salt popülerlik için yazmaya başlamamıştır diye düşünüyorum. bunu kendine amaç edinmiş olanların başarılı olmaları düşük ihtimaldir.

yazmak benim için; kendimi dünyaya anlatmak için seçtiğim, yaparken rahatladığım eylemlerden biri. insan anlaşılmak ister, anlayın beni sayın yazarlar! var olmak için yazıyorum.

ne demiş sait faik üstadımız; yazmasam deli olacaktım, heh işte o misal.
devamını gör...

(bkz: işsizlik)
(bkz: eğitimsizlik)
(bkz: ön yargı)
(bkz: aile baskısı)
(bkz: parasızlık)
(bkz: cehalet)
(bkz: gelecek kaygısı)
devamını gör...

bulaşık makinesi boşaltmak.
devamını gör...

beşine de mercimek çorbası diyorum, geç.
devamını gör...

dünya tarihinde ilk (bkz: beyin bypass ameliyatı)nı yapan çok değerli bilim insanı. ayrıca şair (bkz: can yücel)in çocukluk arkadaşıdır.
devamını gör...

ben 2.üniversiteyi okuyorum. hep bu ülkeyi daha iyi bir yer yapmak istedim hala da istiyorum.

siyaset bilimi ile bunu yapmak istediğim için siyaset bilimi okudum siyasal bilgilerde. sonra özel sektörde çalıştım ama bana uygun olmadığına karar verdim.

görsel iletişim tasarımı okumaya başladım. sanatla hep ilgiliydim. reklam filmi izlemeye sinemaya aşık sayılırım. aşık derken yaratıcı reklamlara yoksa bizim reklam kuşağında dönen şeyler reklam değil.

sonra bölümü bıraktım ve en son nihai olarak öğretmen olmaya karar verdim. okul öncesi öğretmenliği okuyorum çok da mutluyum.
devamını gör...

çok bilinen bir hamlet repliği. 'to be or not to be, that is the question' diye devam eder. ve hamlet bu sorunun cevabını bulamaz. hangimiz bulduk ki?
devamını gör...

selvi
kesinlikle sülün gibi bir kız ya da kadındır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim