picasso nun guernica adlı tablosunun yapımını etkilemiştir. zira bir nazi subayının ''bunu kim yaptı?'' sorusuna picasso'nun verdiği cevap çok güzeldir:''bunu siz yaptınız!''.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi fikirlerini yok sayıp bir başkasına göre yaşamak
devamını gör...

bir zamanların cumartesi gecesi aktivitesi. babamla gidip film seçer, evde patlamış mısırımızı hazırlayıp aile sadedi yaşardık. teknoloji bize çokta yaramadı sanki.
devamını gör...

veya sirena adıyla da bilinen, görünüş itibariyle deniz kızına benzeyen antik yunan mitolojisine ait bir ırk. rivayetler odur ki: denizciler izmir foça yakınlarında gece vakti yol alırken, kulağı büyüleyen cinsten, kadın sesinden hoş şarkılar duyarlar. sesin kaynağını merak eden denizcilerin gemileri alabora olur, ne gemi kalır, ne mürettebat. hâlâ unesco dünya mirası listesinde yer alan siren kayalıkları da adını bu hikayeden alırlar.

esasen, rüzgarın kayalardan çıkardığı uğultu, denizciler için bir kadın sesine benzetilmiştir. dünya, sirenleri daha çok, hollywood'un yadsınamaz gücüyle karayip korsanları film serisinde, sesiyle denizcileri dibe çeken denizkızına benzer figürler olarak bilir. ve evet, son olarak ambulanslara, itfaiyelere, alarmlara adını veren siren sesi de bu sesin yüksek volümünden kaynaklıdır.
devamını gör...

sorgu...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cevabı şarkı söylemek olan soru.

devamını gör...

cancağızlar, en son sataşana mahallenin delisi kıvamında hâl hatır sormaya başladım. sistem beni buna zorladı. sıkıcı ve enteldim derken yarı zamanlı trollük yapmaya başladım. çok mağdurum.* aklıma gelir gözlerime pıt diye yaş damlar. hem çok takmayın hem de paşam gelmişken boş göndermeyelim yapın. amann kafanıza göre takılın.
devamını gör...

taurinin vücutta oksidan antioksidan dengeyi ve hücre bütünlüğünü koruması, vücut direncini arttırması gibi özellikleri ile bir antioksidan olarak koruyucu ve destekleyici terapilerde önemli bir yer tutmaktadır.
devamını gör...

bir söylenti.
iyi de kamufle oluyor maşallah.
bir zekirdek çıtlamaz mıyız sevgili matrax dinleyicileri
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2.aşamada sorulması gerektiğini düşündüğüm sorunsal.

bu aşamaya gelmeden önce bir, içerisinde iki sorun barındıran aşama mevcut bulunuyor.
şöyle ki; insanlık olarak etkin bir aşıyı bulduk mu? bu bulduğumuz etkin aşıyı herkese zorunlu olarak uygulayacak mıyız? bu hususta mevzuatımız ne kadar doygun? zira türkiye'de zorunlu aşı için 1593 sayılı kanunun 57 ve 72. maddelere bakılır. orada da sınırlı sayma ilkesiyle düzenlendiği için kanun düzenlemesi yapılmadan sars-cov-2 virüsünün sebep olduğu covıd-19 hastalığına zorunlu aşı tatbik edilemeyecektir.
bir diğer görüş ise aynı kanunun 64.maddesinin buna cevaz vereceğidir. fakat anayasa mahkemesi halime sare aysal kararında biyo tıp sözleşmesi ve 1593 sayılı kanunu ve diğer mevzuatları değinerek, zorunlu aşıyı anayasanın 17.maddesine aykırı bulmuştu.

bu neden önemli? toplumun tümü aşılanmadıkça, bağışık hale gelmedikçe hastalığın bitme olasılığı yok. zira sizin bu sene olacağınız aşı, olmayanların vücudunda mutasyona uğrayan sars-cov-2'ye gelecek sene yanıt vermeyebilir! maku

yani emin miyiz? ve de herkese uygulayabilecek miyiz?

sonrasında para konuşulmalı bence. zira mevzuat ve içtihatlar pek uygun gözükmüyor.
para konusunda şahsi kanaatim ise, güvenli ve bağışıklık sağlayan aşının tüm herkes için (kaç doz gerekiyorsa bağışık olmak için) ilk seferde ücretsiz olması. sonraki yıllarda risk gruplarına ücretsiz sağlıklı bireylere makul ücret (2 doz ise misal, doz başı 50 tlx2:100 tl gibi) makul fiyatlara yapılabilir olması.

hani bu son ihtimal, bana göre zaten ücretsiz olması gerekir. ama olmayacaksa şayet ilk seferde kesin ücretsiz olmalı, sonraki seneler için sağlıklı bireylere makul fiyatlar.

nacizane. sevgiler.

(bkz: anayasa mahkemesinin halime sare aysal kararı) (bkz: zorunlu aşı)

edit: ücretsiz olarak uygulanmasıyla çözüme kavuşmuş sözde sorunsal.
devamını gör...

ortada itiraf olmasına, hem de eski başbakanın itirafı olmasına rağmen hala vicdansızca savunulmaya çalışılan vahşi cinayet.

yahu farzedelim ki terörist. bu mu yapılması gereken? peki bu iktidara göre yarın en küçük bir fikir yahut çıkar ayrılığında, şu an iktidar partisini ve yaptıklarını ölümüne savunmanıza rağmen sizlerin terörist ilan edilmeyeceğiniz ne malum? demek ki öyle bir durumda sizin düşüncenize göre, birileri sizi de rahatlıkla helikopterden aşağıya atabilir. ve ne acıdır ki sizin hakkınızı da savunmak, yine şimdi terörist dediğiniz o insan hakları savunucularına düşebilir.

azıcık insan olun yahu. azıcık. kim kime karşı yaparsa yapsın, yanlış yanlıştır, haksızlık haksızlık, zulüm zulümdür, kötülük ise kötülük. karşısında durun. çok zor sizin gibiler için, biliyorum ama bir deneyin yahu.

"zulüm bizdense, ben bizden değilim. "

rachel corrie.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

en ''iç'', demos ''halk'' demektir. böylece endemik, başka alanlarda yayılışı olmayan anlamına gelir. örneğin sadece ve sadece istanbul'da bulunan ümraniye çiğdemi* istanbula endemiktir. başka bir yerde bulunmaz.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

bir köy kadınının eşi ve oğullarının savaş zamanı cepheye gitmesinden sonra gelinleriyle verdiği yaşam mücadelesini anlatıyor. köydeki zorlu yaşam, sefalet ve açlık da köy kadınlarının zorlu mücadelesi olarak ifade ediliyor.
devamını gör...

farsça kökenli kelimedir. rind olarakta bilinmektedir. dünyevi olan her şeyi boşveren, yaşanan her durumu kendi içinde sorgulayan kendi iç dünyasında karar veren kalp gözü ile gören, gönül eri olan kişilerdir.
devamını gör...

'' gülemiyorsun ya, gülmek.
bir halk gülüyorsa gülmektir.''


edip cansever
devamını gör...

“en derin yaralarla başlar, en derin gülücükler. en yüksek uçurumlardan düşerken öğrenirsin uçmayı. en derin denizlerde boğula boğula becerirsin tek bir nefeste yaşamayı.” sözünün sahibi filozof.
devamını gör...

midemi kötü üşütmem sebebiyle uzun süreli otobüs yolculuğumda 7-8 kez kusmuştum.ders kaydı var zorunlu gitmem de gerekiyor. ne yolda inebiliyorum ne de geri dönebiliyorum.özellikle yanımda oturan ve yakın olan tüm yolculardan çok utanmıştım. elimden de bir şey gelmiyor.bitip bitip tekrar başlıyor,rezaletti.
girne asker hastanesinde refakatçi kaldığım günlerde(emir üzerine) gördüklerim de iğrençti.hasta askerlerle tuvalete gir,kusana poşet tut vs...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim