yahu bir yenemediniz be şu kıskançlığı! hee yalakalık, özelden de devam ediyoruz buna! aga kralsın diyorum o diyor yok sen double kralsın böyle sürüyor. ulan iki iyi insan buluyoruz denizde kum taneciği misali şurada ona da fesatlanmayın alüminyum az dik durun slime omurgalılar!
devamını gör...

beni en çok üzen şey olabilir. sürekli bir beklenti içinde olmak ve bunu durduramamak...
devamını gör...

ödüllenen davranış, tekrarlanmaya açıkken cezalandırılan davranışın daha az tekrarlandığını öne sürer. yani olumlu veya olumsuz sonuçların, bir kişinin davranışlarında yol açtığı değişikliklere ''edimsel (operant) koşullanma'' denir.

skinner, edimsel koşullanma denince ilk akla gelen en önemli isimdir. kendi adını verdiği skinner kutusu ile bir deney yapmış ve deney faresinin düzeneğin bir kısmına her basışında aldığı yiyecek ve sudan dolayı (ödül), içgüdüsel olarak butona (manivela) basışında artış olduğunu gözlemlemiştir. yani fare, sonucundan hoşnut olduğu için hareketini tekrarlamıştır. ayrıca bu deney sonucunda fare, manivelaya bastığı taktirde yiyecek alacağını öğrenmiş olmuştur.

klasik koşullanma ile karıştırılmaması gerekir. klasik koşullanmada denek herhangi bir davranışta bulunmasa bile önüne yiyeceği gelir. fakat edimsel koşullanmada deneğin aktif olması ve davranışta bulunması gerekir.

sadece hayvanlarda değil, çocuklar üzerinde de önemli bir yere sahiptir. nitekim, çocuğu yaptığı bir davranıştan ötürü ödüllendirirseniz, örneğin matematik sorusunu çözdü diye ''aferin'' derseniz, ödül aldığı için belki de daha çok matematik çalışıp soru çözmeye çalışacaktır. evet, sınıfta parmağını hiç indirmeyen o arkadaşınızın nedeni buydu, ödül! ödül aldığı için davranışını tekrarlama eğilimi gösterdi. belki de arkadaşınız değil o kişi sizdiniz, kim bilir.
devamını gör...

sabah kalkar kalkmaz ilk girdiğim uygulama oldu, burada ki insanları çok sevdim, hakaret yok saygı var. gözümü kapatıp uyumadan önce de son kez bakıyorum ne var ne yok diye. çok sevdim umarım böyle de kalır...
devamını gör...

cezmi ersöz’ün bir kitabına da adını veren sözdür.

büyük bir sözdür bu. muhatabını bulması zordur. uzun bir zaman geçmesi gerekir, uzun bir arayış ve bulamayış gerektirir bu sözü birine söylemek. tam eşiğe erişmişken bulmaksa sadece çok talihsiz insanların hayatlarının şansıdır.

o kadar uzun bir arayıştan sonra bulup, kırk yıllık hatırını silip o zamana kadar yaşanan her şeyde karanlıkta ten yordamıyla sevişmek en büyük ödül olacaktır.

kırk yılda bir gibi olan insanı nasıl bulduğunuz da önemlidir elbette. belki bir filmin bir duvara yaslanmış duran iki çocuklu afişi, bazen bir bilgisayar oyunu karakterinin dehası, bazense yeri göğü inleten bir kahkaha neden olacaktır bu buluşmaya.

ömrünüzde “bu eşiği de aşayım yeter, daha da yaşamam, üstü kalsın” dediğiniz anda çorabını kaçıran kediye bile kızamayan bir kadın gibi süzülür bir hayal hayatınıza, gerçek olduğunu kanıtlamak için.

kırk yılda bir gibi bir masal. ve benim inanmadığım masal olmadı bu güne kadar.
devamını gör...

1977 yılında ingiltere manchester'da kurulmuş olan post-punk grubudur. "unknown pleasure" gibi şahane bir albümleri vardır. yaptıkları müzik ile birlikte kendisinden sonraki pek çok gruba ilham kaynağı olmayı başarmıştır. tabii ki bir ian curtis gerçeği de var, aynı zamanda kendileri intihar ederek grubun dağılmasına sebep olmuştur. bir de değeri pek bilinmeyen ancak bir üstad olan grubun basçısı peter hook abimiz vardır. şu şarkıdaki bas gitar melodisinden etkilenmeyen varsa gerçekten üzülürüm:


ek bilgi: bu bir lol ukdesidir.
devamını gör...

hayatın en hüzünlü anı,
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır.

vladimir vladimirovic mayakovski
devamını gör...

yazın ısparta'nın merkez nüfusundan daha kalabalık olan yer.

fotoğraflarda gözüktüğü kadar mor olmasa da bahçeye girdiğiniz an hissedilen lavanta kokusu çok hoş. giderken mutlaka canlı renkli veya beyaz kıyafet tercih edin. ayrıca üstünüzü değiştirmek isterseniz köylülerin yaptığı giyinme kabinleri de var. bir de fotoğraf çekilirken arılara dikkat.
devamını gör...

çünkü olaylar discord da olur, sözlükte yankılanır.

(bkz: discord sözlük)
devamını gör...

korku hikayelerini okumayı severim, hepsi beni çok etkiler ancak hepinizin bir psikiyatri servisini ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum, psikoloji bilimi herkesin aynı paranormal olayı görmesini, duymasını dahi açıklar. sevgiler...

edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
devamını gör...

özgür ruhlu lou andreas-salomé tarafından yazılan bir eser.

• genel bilgi.
yetmiş sayfalık kısa bir kitap.
bu eserde lou'nun resmen temsili olan feniçka*'nın düşüncelerini, kararlarını dar görüşlü max werner'ın bakış açısından okuyoruz.
iki zıt düşünce, bir arada.

• yorumum.
kitap çok güzeldi. feniçka'nın özgür ruhunu çok sevdim. ve yazar kendi düşüncelerini aktarırken anlaşılır bir dil kullanmış.

üsteki alıntıdan ibaret olan tanımda değinmek istediğim bir konu anlatılmış. #1191893

zaten kitabın salomé’nin yaşadığı bir deneyime dayandığını belirteyim. kitapta salomé’nin nietzsche'nin evlilik teklifini neden geri çevirdiğin cevabını bulacaksınız.

aslında bu durum sadece nietzsche ile alakalı değildi. her erkek için aynıydı bu durum.
lou bağımsız, özgür yaşamayı seviyordu. aynı kendi yarattığı karakteri gibi, feniçka gibi.
feniçka'nın düşünceleri aslında yazarın bir aynası.

yukarıda (genel bilgi kısmında) "zıt düşünceler, bir arada." demiştim. buna örnek bir alıntı bırakmak istiyorum.

(...)
*"çünkü böyle kızların bütün erkeklere güvensizlikle yaklaşacağını varsayıyorum. erkeklerin kendilerinden güvenden çok daha başka şeyler beklediğini düşünmekte haklı değiller mi?"

"vay canına!" diye düşünen max werner, fenya'ya daha dikkatlice baktı. böyle tekinsiz konularda hiç tanımadığı bir erkekle, burada, paris'te, gecenin bir yarısında, bu sokak kafesinde konuşurken gösterdiği rahatlığın derecesi çarpıcıydı, hem de yüzünde sanki nadir rastlanan böcek türlerinden söz ediyorlarmış gibi bir ifadeyle.

oynak işçi kızlar, genç erkekler, gece kafeleri ve aşk maceraları onun için gerçekten de bu denli nadir rastlanan böcek türleri gibi miydi?

aynı zamanda, "bu varsayım erkeklere olan güvenlerini gölgelemiyordur sanırım, çünkü bir erkek insani olarak etkilenmesinin yanı sıra onlardan kadın... kadın olarak da bir şeyler bekleyebilir, onlar da bunu çok doğal bulurlar. aksi halde gururları incinirdi ve özgüvenleri de artmazdı," diyerek fenya'nın sorusunu yanıtladı max werner.
(...)

fenya, erkeklerin kadınlara "normal bir insan gibi bakma" eylemini gerçekleştirmediğini söylerken*,
max ise bir adamın "normal bir insan gibi bakma"ması kadınları gururlandığını söylemek istiyor.

alınası, okunası bir kitap.
devamını gör...

rüzgar, bize özgürlük getir.
devamını gör...

komedi gibi bir durum.
tercihen yazarsınız ya da yazmazsınız gidersiniz. ayrıca başlık açıp gidiyorum demekte nedir ki?
devamını gör...

herhangi bir şekilde ayrımcılık yapan insanların bir çoğu için geçerli önerme.

özellikle "... değilim ama" şeklinde devam eden cümlelerin sahipleri için geçerli bu durum.
devamını gör...

sevilmediğim düşüncesi beni deli ediyor.
devamını gör...

ingilizcesi operations research olan kavramın ilginç bir çeviri sonrası aldığı isim. amacı temelde bir işi nasıl daha iyi yapabilirizi bulmaktır. daha iyi derken olabilecek en iyisini kastediyorum. bu en iyi, yani optimal sonuca ulaşmak, yöneylem araştırmasının en temel amacıdır. doğrusal programlama, doğrusal olmayan programlama, dynamic programming (dinamik programlama) gibi yöntemleri vardır. bunların hepsi ve diğer niceleri, problemin doğasına göre kullanılabilir veya kullanılamaz.

yöneylem araştırmasının kullanıldığı en ünlü alanlardan birisi traveling salesman problem (gezgin satıcı problemi)'dır. bu problemde, bir satıcının birden çok şehre uğraması gerekmektedir. bir şehirden çıkınca o şehre dönmeyecek şekilde bu satıcı en kısa yolu nasıl kat etmelidir? bu soru, satıcının ziyaret etmesi gereken şehirler arttıkça içinden çıkılamaz bir hale dönüşebilir. yine de, milyonlarca şehir için bile olan versiyonları çözüme kavuşturulmuş veya optimuma yakın bir çözüme ulaştırılmıştır.

knapsack problem ise başka bir ünlü yöneylem araştırması konusudur. bir çantaya elimdeki mallardan hangisini dahil etmeliyim ki çantaya koyduğum malların değeri maksimum olsun? tabi burada, her malın bir ağırlığı (veya çantaya belli bir miktardan fazla konulmasını engelleyen limitleyici herhangi bir özelliği) ve değeri vardır. malları, değerlerinin toplamını maksimize edecek (ençoklayacak) bir şekilde ve çantanın kapasitesini aşmadan yerleştirmemiz lazım. işte, temelinde optimizasyon budur. olabilecek en iyi hale getirme, en iyi seçimleri yapma. tabi, gerçek hayatta işler karışınca çözümler de bu kadar kolay olmuyor. bu gibi durumlarda, (bkz: heuristik) çözümler düşünülebilir.

edit: yazım hataları, anlatım.
devamını gör...

bilim daha somut ve denklemsel gerçeklere açıklık getirebildiği için imkansız diyemesem de bana bir tık hayali gelen bir konu. tabii eğer olabilecek sonuçlar hakkında fikir yürütmem gerekirse, dünyaya kaos hakim olur gibime geliyor. o ana kadar inanmayan kimse bilimin tek sözüyle mutlak gücün varlığına hem fikir olamaz diye düşünüyorum.
devamını gör...

geçen yıl heves etmiştim her sabah* saat 4'te kalkıyordum. benim gibi uykusu ağır olan biri için elbette zor oluyordu. ama neyseki alarmım harikaydı(!).*

evet kendime bu işkenceyi gerçekten yaptım.
devamını gör...

çıplak gözle sadece hilal.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

islam’a göre kadınların ev işi yapma gibi bir yükümlülükleri yoktur. erkek evin geçimini idame etmek zorundadır ama kadınlar ev işi yapmak zorunda değildir. modern bir hukuk devletinde bu durum boşanma sebebi sayılabiliyor ama baksan kadını ezen islam. komik.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim