vicdan yoksunu yaratıklar . gözünü yuman, susan görmezden gelen yaratıklar. 7 yaşındaki 9 yaşındaki çocuk bunları yaşamadan nasıl anlatır, yazar ve çizer? kaldı ki üç farklı kurumdan alınan sağlık raporları istismarı doğruluyor.
ama sonuç tutuksuz yargılama.
şu haberi dün gece uyumadan okudum. bütün gece doğru düzgün uyuyamadım. o çocukların ve onlar gibi birçok çocuğun yaşadıklarını tahmin bile edemiyorum. nasıl bu kadar kör, sağır, dilsiz ve vicdansız olabiliyorsunuz? bildiğin insanlık suçu işleniyor. elinizi vicdanınıza koyun, varsa tabi vicdanınız...
ıçimden geçenleri ifade edecek kelime bulamıyorum.
devamını gör...

akciğerleri örten çift katlı plevra zarının arasında biriken plevral sıvıyı en iyi gösteren grafi yöntemidir.
plevral sıvıyı en iyi gösteren görüntüleme yöntemi ise ultrasonografik görüntülemedir.
devamını gör...

on yüz bin milyon baloncuk yuttum.
devamını gör...

düşünebilen, sorgulayan algılayan kardeşlerime bir sözüm yok yanlış anlamasınlar.

benim sözüm x/y köylü,x/y erkek, kadın, şunu yapan erkek bunu yapan kadın edası ile başlıklar açan turnusol insanlara. belki bu başlığı açan kişilikler 30 yaşında ama gözümde 15.
sevgili yazar arkadaşlar lütfen bu konuları beslmeyin...
birçok kişi eleştiri amaçla yazıyor evet ama siz yazdıkça o başlık besleniyor.
devamını gör...

ben doksanlarda ankara sokaklarında büyüdüm. o dönemler neredeyse tüm ankara'nın fon müziği oğuz yılmaz'dı. üzüldüm.
devamını gör...

adam başlığı düşünmüş, açmış, yarım sayfa yazı yazmış dört beğeni almış ikinci entry çok doğru bir tespit yazmış dokuz beğeni almış. bu işte bir yanlışlık var o da şu ki sözlük kullanıcıları başarılı entry e değil yazara oy verme eğiliminde. şimdi çok doğru tespit diyip beğeni toplama zamanı.
devamını gör...

antalya için bölge sorumlusu olarak sizi aramızda görmek istiyoruz.ne zaman başlayabilirsiniz?
devamını gör...

24 senedir sözlük yazarlığı yapıyorum böyle ağ görmedim. vallahi bravo reis. karadenizli balıkçılar halt etmiş yanında. rastgele kaptan, tekne balıkla dolsun.
devamını gör...

serpico (1973), yönetmen sidney lumet 'in polis frank serpico'nun gerçek hayatını anlattığı sürükleyici bir polisiye filmidir. filmin biz türkleri ilgilendiren bir tarafıda var.

bundan sonrası spoiler, biz türkleri ilgilendiren kısmı da spoilerin sonunda bulabilirsiniz:

--! spoiler !--

film, 70'lerin başında kendisini yozlaşmış polislerin arasında bulan idealist bir polis memuru olan frank serpico' nun, o düzen içinde hayatta kalma çabalarını anlatır.

filmin ana teması yalnızlığın getirdiği çaresizliktir. kokuşmuş polislerin arasına düşen serpico ya düzene uyacak ya da cezalandırılacaktır. serpico' nun polis olduktan sonra ideallerine uyuşmayan durumlara tanık olması ve etrafındaki meslektaşlarının bu durumlara normalmiş gibi davranmasının onun üzerindeki psikolojik etkileri çok güzel yansıtılmış. bu noktalara değinilmesi de filmi daha derin yapmış. al pacino her zamanki gibi rolünün hakkını vermiş. zaman içinde yıpranan karakterini adeta yaşamış. hiç de kolay olmayan bir rolün üstesinden gelmeyi başarmış. ortaya çıkan ise kendisinin en iyi performanslarından biri. bunun sonucu ilk en iyi erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını almayı başarmış.

sidney lumet zaten benim favori yönetmenlerimden biri ve bana kalırsa kendine has, o sürükleyici anlatımı aynı diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmin de temposuna olumlu etki yapmış. filmi seyrederken aynı serpico gibi sürekli tehlikedeymişiz gibi hissediyoruz. lumet, serpico'nun yaşadığı gergin ruh hallerini bize de yaşatmayı başarmış.

gelelim türklerle bağlantısına, serpico vurulduktan sonra hastaneye kaldırıldığında ilk müdaheleyi yapıp onu hayata döndüren doktor tiyatrocu nejat uygur’ un abisi zeki uygur dur.

konu ile ilgili detaylı bilgiyi milliyet gazetesinden bulabildim. belli sebeplerden ben o linki açmam diyorsanız yazılanları aynen aşağıya kopyalayacağım, oradan okuyabilirsiniz.

ben linki açarım diyenler için link veriyorum.

--! spoiler !--

--- alıntı ---kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren, tiyatro oyuncusu nejat uygur’un, abd’de yaşayan beyin cerrahı ağabeyi 86 yaşındaki zeki uygur, new york’ta sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. abd’de yaşayan türklere ve ihtiyacı olan herkese karşılık beklemeden yardım ettiği için, ’zeki baba’ olarak anılan zeki uygur, connecticut eyaleti’nde toprağa verildi.

zeki uygur için new york’un manhattan semtinde, müdavimi olduğu ali baba terrace lokantası önünde cenaze namazı kılındı. zeki uygur, eşi ayla uygur, oğulları halit ve feridun uygur ile çok sayıda seveni tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
zeki uygur, 1954-57 yılları arasında gülhane askeri tıp akademisi’nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimi almıştı.

zeki uygur, istanbul kasımpaşa hastanesi beyin cerrahisi bölümünde görev yapmış ve 1969 yılında tabip albay rütbesiyle deniz kuvvetlerinden emekli olmuştu. uygur, emekli olduktan sonra da new york’a göç etmişti.

serpico filmi polisi
zeki uygur, 1970’lerde new york emniyet müdürlüğü’nde verdiği dürüstlük mücadelesiyle amerika’nın en saygın kişiliklerinden biri haline gelen ve ibretlerle dolu yaşam öyküsü al pacino’nun başrolünü oynadığı ’serpico’ adlı filme konu olan ’paco’ lakaplı ünlü dedektif frank serpico’yu ölümden döndüren doktor olarak da tanınmıştı.

bir narkotik operasyonunda yanağından vurulduktan sonra, türk beyin cerrahı zeki uygur’un yaşama döndürdüğü paco, geçtiğimiz yıllarda dha muhabirine, “vurulduktan sonra, kapımda polis koruması olmasına karşın kendimi güvende duymuyordum. amerikalı doktorlara da güvenim yoktu. hatta bana ilişkin başka hesapları vardı. dr. uygur hem benim yaşama dönmemi sağladı, hem de beni korudu. o günden bu yana türklere hayranlık duyuyorum” demişti.
--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sindirim sistemi açısından, henüz karaya çıkmamış fosil atalarının genetik mirasını taşıyor olabilecek insan.*
devamını gör...

şarkılarının sözlük radyosunda an itibariyle yeniden çaldığı korodur.
fikir annesi olan mikoya ve seslendiren herkese pek pek teşekkürler. iyi ki varsınız.
devamını gör...

fazla gelgitli.
devamını gör...

içinden konuştuklarını düşündüğüm insanların yaptığı eylem. misal annem. duymadım, söylemedin deyince de bağırıyor bu sefer söyledim yaa, dinlemiyorsunuz diye. ama vallahi içinden konuşuyorsun canım anneciğim. *

ama asıl sessiz konuşmak bence fısıltı şeklinde konuşmaktır. mesela benim 4-5 yaşlarındayken yaptığımdır. annem öğlen uykusuna yatırırdı ve uyuduğumu düşünerek işe geri dönerdi. ben de uyumak istemez (ah salak kafam) hemen arkasından kalkar, oyun oynamaya başlardım. kısaca oyun oynarken evde olmayan annemin beni duyacağını sanıp yaptığım eylemdi.
devamını gör...

okunuş olarak feyk atmak. basketbolda bir oyuncunun karşı takım oyuncusunu şaşırtarak kendi hareketini gizlemek için yaptığı farklı hareket. bunun yerine, ingilizce karşılığı olarak fake attı veya fake kullandı deyimi kullanılmaktadır.
devamını gör...

" bir çiviyi çakar gibi, vura vura günlere
dört nala gidiyoruz, bizi bekleyen yere
halimize şükran mı isyan mı etmeli?
bütün ömür bir rüyaysa
uyanıp kalkmamalı mı?"
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birlikte oturulan yemek masasına bir tabak eksik konulduğunda, asılı duran fazladan bir ceket olmadığında ve bomboş kalan yatağı gördüğünde daha da acıtan histir.
devamını gör...

çöpleridir efendim. evet evet.. yanlış okumadınız.... çöpleri.

bir semtin, bir şehirin, hatta hatta bir ülkenin medeniyet seviyesini belirlemek istiyorsanız, bakacağınız ilk şey; ne evleri, ne düşünceleri, ne araçları, ne görüntü ve ne de örüntüleridir... bakacağınız ilk şey; çöpleri olmalıdır. bir medeniyetin anlık durumunu da, esrarını da, sürecini de buradan rahatlıkla kestirebilirsiniz.

misal; zengin bir semtte, atılan yiyecek ve içecek türevlerinin haddi hesabı yoktur.
dolayısıyla o semtin, sokak hayvanları da, gelişmiş hatta semrilmiştir.

yine kısmen, daha fakir bir semtin çöpüyse; bu çöpler ya azdır ya da kokar. çünkü dişiriciler onu çoktan dişirip götürmüşlerdir. götürülmeyen, beğenilmeyen atıklarsa; bir sonraki çöp kamyonuna kadar, kokmaya ve semtin durumunu gözler önüne sermeye devam edecektir.

haa siz şimdi diyeceksiniz ki: eyh hincime!.. kendine gel bre.... görece daha fakir olan bir semtin çöpü dişiriliyor da, kısmen daha zengin olan semtin çöpü dişirilmiyor mu? .. onların çöp kutularına; kağıt toplayanlar, çöp karıştıranlar, cümle karışık argümanı olanlar konuk olmuyor mu?.. maalesef ki hayır efendim. hayır!..
onların çöpleri ayrıştırılır ve dönüştürülür. dişirilme; yalnızca medeniyetin uğramadığı özgün mekanların, şatafatlı ve de çetrefilli kumaşıdır...
devamını gör...

ilk katıldığımda yaptım yönetime yazmıştım yardımcı oldu. bir kereliğine izin verilebilitesi olan olay.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim