bizim bir terzi abimiz var, biraz hacı hoca ama biraz da aykırı takılır cinsten. bir gün bir gülüş attı, aklıma kapı arkasından sinsi sinsi gülerek bakan nuri alço' yu getirdi. ben de dayanamadım, kızdırmak pahasına dedim ki:
- "hacı abi, az önce bir gülüşün vardı ya, aynı nuri alço' ya benzedin gülerken " dedim. ben, bu nuri alço'yu falan tanımaz derken anında ters köşe yapacak cevabı yapıştırdı.

"ulen i... iyi ki bir sırıttık sana da, sırıtmasaydık bu sefer coşkun'a mı benzetecektin?"
devamını gör...

gustav flaubert romanıdır.

flaubert’i nasıl bilirdiniz? bilir miydiniz? evet, flaubert madam bovary’nin yazarıdır, hatta flaubert madam bovary’dir ama sanki çok daha iyi bir roman olan bilirbilmezler’e ve bu romanın pek muhterem kahramanları françois denys bartholomée bouvard ve juste romain cyrille pécuchet’ye biraz haksızlık ediyoruz.

bouvard ve pecuchet bir bankta otururkeh tanışır ve kaynaşırlar bouvard yüklü mirasını alır, pecuchet emekli olur ve büyük bir ev satın alıp oraya yerleşirler zira kahramanlarımızın çok derin ve dünyayı sarsacak bazı planları vardır. hiç bir konuda tam bir bilgiye sahip değillerdir, bir broşürden öğrendikleri kadarıyla botanikle uğraşabilirler ya da cansız mankenler üzerinde anatomi incelemeliryle uğraşabilirler. her şeyi yapabilir muhterem kahramanlarımız ama hiç bir şey yapamazlar.

onlarca alanda çabaladıktan sonra yapabilecekleri en iyi şeyi yaparlar ve kopyalama işine girerler. romanımızın çevirmeni olan ve yetinmeyip bir de önsöz yazan tahsin yücel bu kopyalama işinin çeviri sanatının doğumu olduğunu ima eder. ona göre bu roman “çevirmenlerin romanıdır”.

flaubert iki küçük burjuva kahramanı aracılığı ile dönemin sanat, siyaset ve bilim dünyasına farklı bir gözle bakmamızı sağlar…
devamını gör...

yeteri kadar görmediğimiz destekler bizi fazlaca borca sürüklemekte. sadece ev kiramız yada bakmakla yükümlü olduğumuz ailemiz yok. şuan hastalansam aylardır yatıramadığım sigortam yüzünden tedavi olamam. iş yerlerimizi iflasa sürüklüyoruz. vergi borçlarımız haciz yoluna gidiyor. yeterli desteği bekliyoruz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ivan alivazovsky, mehtaplı kıyıdaki figürler, 1858
devamını gör...

güney pasifik okyanusunda yer alan, şilinin valparaiso bölgesine bağlı dünyanın en gizemli adası.
dünyanın karaya en uzak noktası olma özelliğini taşıyan adanın gövdesi üç adet sönmüş volkandan oluşmaktadır. güneydoğudaki rano kao, doğudaki poike ve kuzeydeki maunga terevaka yanardağıdır.

ada, şili sahillerine 3700 km. tahitiye ise 4000 km. uzaklıktadır. 1687 yılında ada'yı ilk gören avrupalı korsan edward davis ve adamlarıdır. fakat adaya çıkmaları mümkün olmamıştır. bu günkü adı 1722 yılının paskalya bayramının arifesinde adayı keşfeden hollandalı denizci jacob roggeveen tarafından verilmiştir.

1967 yılında ilk yolcu uçağının bu adaya inmesinden sonra önemli turistik bir yer haline gelmiştir. adanın turizm açısından ilgi odağı olması 1000’in üzerinde moai heykellerini üzerinde bulundurmasından kaynaklanmaktadır. adaya şili'den ve tahiti'den 5 saatlik uçuşlarla ulaşılabilmektedir. yaklaşık 5000 kişi olan ada halkının ağırlıklı geçim kaynağı turizmdir. gelen turistler buradaki pansiyonlarda ya da 3 yıldızlı otellerde konaklayabilirler.
devamını gör...

çalışmak sadece para kazanmak için yapılıyorsa yazık bize..
devamını gör...

elma ile yapilacak sahaser niteligi tasiyan tart turu. icerigine birde tarcin eklendigi an pisme esnasinda eve yayilan o kokusu insana mutluluk veren kokular basligina tanim girdirecek turden olur. ekstra olarak siddetle hamuruna yag olarak margarin yerine tereyag eklemenizi tavsiye ederim ve de mumkunse elmayla beraber harcin icine kurumus uzum ve kavrulmus ceviz ekleyin. yazdigim puf noktalarini eklemenizle ortaya cikacak tartin lezzeti tam bir ef sa ne!.. uzgunum tum gun elmali tart diye sayikladim sozluk, yapacak elmam da olmayinca ben de onun yerine tanimini gireyim dedim*.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1: biz de ayrılmak diye bir kelime yoktur.
2: sana bi kere sevdiğim demişim başkasına yar etmem.
3: telefonunu ver mesajlarına bi bakacam.
4: ben bitti demeden bitmez.
5: benim ayarımı bozma ...
6: sen bilirsin görüşecez...
vs vs vs....
devamını gör...

katılmadığım gereklilik. ne zaman bu durum sözlük için dezavantaja döndü o zaman sözlük yönetimi çok kolay bir biçimde manüplasyon yapabilir.

malum listede bir sürü isim var. bu kısımda manipüle zor olur. o halde en altta; ve… çaylak, ve … kadar ismini vermek istemeyen kullanıcı kısmını küçücük bir kodlamayla şişirler olur biter.

hadi yine iyisiniz sevgili yöneticiler. ufak tefek ipuçları verdik bu gün de size.*
devamını gör...

herkesten herşeyden uzakta bir bağ evinde yaşamaktır. bir zamanlar "dön bak dünyaya" diyen pinhani bile şimdi "bir yer bulalım dünyadan uzak" diyor. o bile söylediklerini geri alıyor bu dünya için.
devamını gör...

her bölümde yeni bir yeri ziyaret ederdik. bazen tesisat borusunun içinde, bazen damarlarda yüzerdik. antikorun ne olduğu, yağmurun nasıl yağdığı anlatılırdı.
the why why family.
devamını gör...

hayatımda ilk defa alışveriş yaptığımı düşünen kişilerdir.
devamını gör...

ya yüce baronumuz hain ya da kıymetli testeremiz!
devamını gör...

yolundan gideceğimiz rehberdir ancak baştan göz ardı edildiği gözlemlenmiştir.
devamını gör...

tam da şu anda bir şarkısında yaptığım karaokeyi düşünürken karşıma çıkarak beni şaşırtan, şöhret basamaklarını tırmanmaya 70'li yıllarda başlayan amerikalı kadın şarkıcı.
devamını gör...

refah.
doğa.
saygı.
manzara ve göller.
devamını gör...

atıf yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı 1987 yapımı film. bir beyoğlu düşü.

yetimhane'de büyüyen coşkun'un henüz çocuk yaşta dönemin güzel yıldızı derya altınay'a* aşık olması ve büyüdüğünde de ona senaryo yazmayı kendine amaç edinmesini anlatıyor film. konusu ve işlenişi itibariyle dramatik ögeler taşımasına rağmen coşkun'un derya altınay'ın oynadığı karakterlerle iç içe yaşaması, onlarla konuşması hatta karakterlerin onun peşini bir türlü bırakmaması gibi sahneler düşünülünce hem eğlenceli hem de fantastik bir filmdir. türkan şoray bu filmde 4 ayrı karakteri canlandırmıştır. ya bu nedir. şahane bir kadın, şahane bir güzellik, şahane bir oyunculuk.

bu filmin yeri gerçekten ayrı. hem sinema ve insani değerleri eleştirmesi, hem şu an bizim bile nostalji arzumuzun, sürekli eskiyi aramamızın, ta o zamanlarda dahi yapılması, iyinin ve güzelin özlemi hem de naif duyguların işleniş ve ifade edilişi bambaşkadır gerçekten. rakı masaları, şiirler, derin sohbetler, sevgiyi yücelten o ufak diyaloglar. şahane! ayrıca müşfik kenter'in bulunduğu, dostluğun buram buram hissedildiği rakı masası sahnesi sıcacıktır. eski istanbul yaşamı, insanı güzellemeleri..

şöyle de bir repliği vardır filmin:
"- epeyce uzun zamandır rastlamadığım bir şey gördüm sende, utanmayı biliyordun, unutmamıştın.
+ sen, benim gizli isteklerimin o kadar açık bir ifadesiydin ki utanmadan sana bakmak elde değil."
devamını gör...

hayret ve kınayarak baktığım ebeveyn. sürekli suçlayıp asla sorunların özüne inmeye çalışmazlar. şefkatle çocuklarını dinlemeye, konuşturmaya çalışmazlar. onunla dayak yoluyla iletişim kurmaya çalışırlar. büyüyünce de bu çocuk niye böyle oldu diye içtenlikle hayret ederler.
devamını gör...

#100

benim 100. tanımım hangisi bilmiyorum ama sözlüğün 100. tanımı bana nasip olmuştur sözlüğün açıldığı gün.
devamını gör...

orbita’nın içini nemli tutmak amacıyla üretilen ve gözyaşı salgısını oluşturan bez; kısaca gözyaşı bezi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
resmin kaynağı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim