oğuz atay'ın kitabında okuduğum şu satırlarda saklıdır o türkiye.


herkes istediği mesleği seçecektir. ressam olmak isteyenler reklamcı, yazar olmak isteyenler mühendis, mimar olmak isteyenler iktisatçı, meyhaneci olmak isteyenler hukukçu, hukukçu olmak isteyenler tezgahtar, adam olmak isteyenler uşak ve dilediği gibi yaşamak isteyenler rezil olmayacaktır.


(bkz: oğuz atay - tutunamayanlar) syf. 241
devamını gör...

değerli olduğunu fark etmek ve kabul etmek. aynı zamanda affetmenin, o kişiye ikinci hata şansı vermek olmadığını anlayıp kimse için üzüntü ya da öfke biriktirmeden kendi yoluna devam etmek.
devamını gör...
(tematik)

yerleşim birimleri içerisinde insan taşınmasında kullanılan, karayolunda tekerlekleri raylar üzerinde hareket eden ve hareket gücünü dışarıdan alan araçtır.
devamını gör...

sürerim buluttan tarlaları
yağmurlar ekerim göğün göğsüne
güneşte demlerim senin çayını
yüreğimden süzer öyle veririm.
devamını gör...

karikatürleri çok sevdiğim için daha aktif olmasını dilediğim başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muhtemelen mezun olmak üzere olan kişilerin heyecanla beklediği ama zaten duymuş oldukları tavsiyelerdir.
heyecanlısınız, biliyorum. hayatınız değişiyor artık ve işsizlikle boğuşan bir ülkede sizi strese sokacak bir döneme giriyorsunuz. ama korkmayın, derin bir nefes alın ve her şeyin iyi olacağına inanın. biraz pozitif düşünmek kimseye zarar vermez. *

öncelikle ben 2 yıl kadar önce mezun oldum ve mezun olduktan 2-5 ay sonra ilk işime girdim, çalışırken daha iyi bir iş teklifi alıp iş değiştirdim. eski iş yerimde de yeni iş yerimde de sevilen bir insan oldum. bir de benimle aynı donanıma sahip bir arkadaşım ise daha yeni iş buldu ve bu durum kesinlikle şans ya da tesadüf değil, eylemlerimizin sonucu. bu bilgiler ışığında affınıza sığınarak bir şeyler bildiğimi düşünüyorum ve birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.

- öncelikle iş bakarken tek bir alana bağlı kalmayın. çoğunuzun mesleği ya da okuduğu alanlar buna izin veren alanlar diye düşünüyorum. sosyal bir alandan mezunsanız mesela, iş bulma ihtimaliniz olan paralel alanlara da bakın. sosyal medya uzmanlığı gibi işler mesela birçok alanın mezunlarının başvurabileceği alanlara giriyor.

- birçok ilana başvuracaksınız, başvurun da zaten, ama cevap almadıkça çekinmeyin. :) başvurduğunuz ilanlar genelde hayalinizdeki iş olacak ve çoğunlukla onlardan herhangi bir geri dönüş almayacaksınız. çünkü şartları iyi işler tecrübe istiyor genelde.

- ilk başta tam içinize yatmasa da yapmak isteyeceğiniz alanla uzaktan da olsa alakası olan işlere başvurun. alanınızla alakalı hiçbir şey bulamıyorsanız bile çağrı merkezi elemanlığı, müşteri temsilciliği gibi alanlara yönelin. bu tavsiyeyi vermek istemezdim ama eğer aileniz zengin değilse ne yazık ki atmanız gereken bir adım. çünkü iş verenler boş duranları sevmiyor, bir yandan böyle bir işte çalışıp bir yandan da daha iyi bir iş aramaya devam edin. inanın şansınız o zaman daha fazla olacak.

- iş hayatına girdiğinizde atılgan olun. yapmanız gereken şeyleri öğrenirken bol bol soru sorun, ilgili olduğunuzu muhakkak fark ettirin. yoksa siz arka planda o alanda birçok yeni şey öğrenseniz bile bu fark edilmediği sürece bir değeri olmuyor. meraklı olun ve bunu fark ettirin.

- yine iş hayatında bilmiyorum kelimesini unutun. bilmediğiniz konular olunca çok gerek olmadıkça bilmediğinizi söylemeyin, "hemen gerekli bilgileri edinip geri dönüşte" bulunacağım tarzı laflarla işi lehinize çevirin.

benden şimdilik bu kadar, oldukça klasik tavsiyeler biliyorum ama yine de ben de yazayım dedim. umarım hepiniz çok iyi yerlere gelirsiniz, bol şans diliyorum.
devamını gör...

alexandre dumas "kadınlar sevmedikleri adama hiç acımazlar. sevdikleri adam uğruna da kendilerine hiç acımazlar." der. bence cinsiyet ayırt etmeksizin bu böyledir (özellikle ilk kısmı), o yüzden karşılıksız aşk durumunda, aşık iseniz maşuk için görünmez gibisinizdir, dilerim hep aşığınızın maşuğu olursunuz.
devamını gör...

30 yaşını geçmiş olduğunu beyan eden, kaliteli sözlük talebi olan bir yazarın açtığı bu başlığı gördükten sonra güldüğüm kampanya.
devamını gör...

az önce twitter'da rastladığım anlamlı bir paylaşım sanırım konuyu mükemmel özetliyor.
bu fotoğraf brezilyalı bir ajansın "bir kitap film olduğunda hikayenin büyük bir kısmı kaybolur." temalı reklam filminden alıntıymış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle bir uyarı aldım. hak edilmiş bir başarıydı. bir şey diyemiyorum. tam olarak bilemesem de kendi içinde bir mantığının olduğunu düşündüğüm mesajlaşma limiti.
devamını gör...

evinden aldırıyoruz biz yazarı izninizle.
devamını gör...

kendinideevdeunutanöğrenci.
devamını gör...

sen seversin diye düşündüm
devamını gör...

gün içerisinde ısındıkça yükselen havanın belli bir irtifaya ulaşması sonucu, daha alt katmanlardaki havayla arasındaki ısı farkının eşitlenmesiyle ortaya çıkan, sıcak havalarda görülen bulut türü.

ısı eşitlendikçe su damlacıkları yoğunlaşmaya başlar ve bulutun alt kısmı düzleşir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ayrımcılığa gerek yok bence. edinsinler ne olacak.
olması gereken haktır.
devamını gör...

cumhuriyet savcısı celal kara’nın davayla ilgili şu sözleri de unutulmamalıdır: “dönen işlerin erdoğan’dan habersiz, bilgisiz ve izinsiz dönmesine imkân ve ihtimal yok. telefon konuşmalarına, aralarındaki diyaloglara bakınca kesinlikle diyorsunuz ki, perde arkasından bu işlere yol ve izin veren, erdoğan’dır.”
devamını gör...

süzülen makarna suyunun atılmayıp bir kaba alınarak suyundan sos yapılması.

kremalı, mantarlı ve hafif sarımsaklı sos ile harmanlayıp üstüne kaşar peynir dilimlenmesi. ayni zamanda makarna: fesleğen.

makarnayı çok pisirmeyeceksin. öbür türlü sünmüş mantı hamurundan farkı olmuyor.

eger fırına verilecekse beşamel sos yapılarak makarnanın kurumasını önleyebilirsiniz.

daha da arşa çıkarmak istiyorsan kendi makarna hamurunu hazırlayıp evde kendi makarnanızı yapabilirsiniz.

daha da arşa...
arş ne ?
şey mi dostum yine tencere dibi salçalı makarna?
devamını gör...

benim 26 tane.
devamını gör...

aklıma bir anımı getirmiş ebeveyndir.
kendi halimde yolda yürürken bir annenin(!), tahminen 3-4 yaşlarındaki çocuğuna şu cümleleri söylediğine şahit oldum:
-bıktım senden bıktım! geber inşallah. nereden doğurdum seni, neden doğdun ki! çocuğu kolundan tutarak tartaklarken bunları yapması da ayrı bir sorumsuzluk. bunları söyleme sebebi, çocuğun ağlayarak, anne, beni kucağına al demesiydi.
o an içimden bir şey koptu, dayanamadım ve dedim ki; senin iki dakikalık zevkin için doğdu o çocuk, bakamayacaksan ve isyan edeceksen tutaydın bir tarafını da doğurmayaydın. hiç bir şey söylemedi. çocuğunu kucağına alıp gitti.

kimsenin etlisine sütlüsüne karışan biri değilimdir ama böyle insanlar gördükçe çıldırmamak elde değil. sevgilisine, keşke çocuklarım olmasaydı da senle saha çok vakit geçirseydim diyen kişiler bile gördü bu gözler maalesef. senelerce uğraşıp çocuk sahibi olamayan insanlar ve çocuğu olup sorumsuz olan ebeveynler.
devamını gör...

bunu yapan o kadar çok var ki, ahlak yoksunudur böyleleri. çöplerini poşet ya da kağıda biriktirip çöp kutusuna atmak varken, nasıl olsa çöpçülerin işi bu, süpürsünler, toplasınlar diye saçma düşünceye sahiplerdir. bundan anlaşılacağı, kendileri de pis, evleri de pis zihinleri de pis. ötesi yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim