umami
damak zevki olanlarda daha yoğun algılama yeteneğine sahip olduğu söylenilen tat türüdür.
glutamatla ilgisi olduğu söylenir.bu yüzden sevilen birçok abur cuburda damağa hitap etsin diye glutamat türevi maddeler eklendiği de görülür.
glutamatla ilgisi olduğu söylenir.bu yüzden sevilen birçok abur cuburda damağa hitap etsin diye glutamat türevi maddeler eklendiği de görülür.
devamını gör...
esperanto
romans dilleri, slavik diller ve cermenik dillerin ortaya gelişiyle oluşturulmuş bir yapay dil.
evrensel bir dil olma hedefi ile oluşturulmuştur, bu yüzden olabildiğince basit kılınmıştır. tüm dilde sadece 16 adet gramer kuralı vardır. duolingo üzerinden kolayca a1 seviyesinde öğrenilebilir. öğrenmesi oldukça keyifli bir serüvendir ama ne yazık ki çok fazla konuşanı olmadığı için pratik yaması zordur. pratik yapmak isteyen yazarlar mesaj atabilir yine de.
evrensel bir dil olma hedefi ile oluşturulmuştur, bu yüzden olabildiğince basit kılınmıştır. tüm dilde sadece 16 adet gramer kuralı vardır. duolingo üzerinden kolayca a1 seviyesinde öğrenilebilir. öğrenmesi oldukça keyifli bir serüvendir ama ne yazık ki çok fazla konuşanı olmadığı için pratik yaması zordur. pratik yapmak isteyen yazarlar mesaj atabilir yine de.
devamını gör...
şeker hastalığı belirtileri
bende çok susama ve susuzluğa dayanamama şeklinde çıkmıştı.
devamını gör...
bulmacayı etrafındakilere çözdüren kişi
bulmacayı sen mi çözüyorsun biz mi dedirten kişidir, bulmaca çözemeyip etrafındakilerle bir etkileşime girmiş ve bir yerden sonra herkesin bulmacayı çözmeye başlamasına vesile olan kişidir.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
legal kölelik.
devamını gör...
normal sözlük'ü ekşi'ye çevirmiyoruz kampanyası
evet arkadaşlar kafa sözlüğün ateşli genç yazarı olarak bu kampanyayı başlatıyorum. tahmin ediyorum ki birçoğumuz ekşi'deki rezalet ötesi, herkesin birbirini gömdüğü kurtlar sofrasından kaçtık ve buraya sığındık. genç bir kardeşiniz olarak sizlerden ricam burayı herkesin birbirine laf sokmak için sıra beklediği, her başlıkta espri kasılmaya çalışılan saçma bir yere dönüştürmeyelim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
hiçbir şeyi kafaya takmayın. önem vermeyin anlamında değil bu; sadece kafaya takıp kendinize eziyet etmeyin. insan dünyaya bir kere geliyor ve zaman çok değerli.
ben mi?
(bkz: başaramadı)
ben mi?
(bkz: başaramadı)
devamını gör...
mandarin ördeği
ördekgiller familyasından harika görünümlü, sanat eseri gibi bir canlı.

(görsel, renklipati. com'dan alıntıdır.)
ortalama 20 yıllık bir ömre sahip bu güzel ördekler. böyle rengârenk olanlar erkek ördekler. dişilerin rengi daha sıradan.

(görsel, wikimedia. org'dan alıntıdır.)
gün doğumu ya da batımında beslenirler. su bitkileri ve tahılları tercih ederler. günün geri kalanını bir yerlerde tüneyerek geçirirler. genellikle bir sezonda en fazla 12 yumurta verirler.
ne yazık ki nesilleri tükeniyor. nadir görüldüklerinden yüksek fiyattan satılıyorlar ve bu nedenle de koleksiyoncular tarafından kaçırılıyorlar.

(görsel, renklipati. com'dan alıntıdır.)
ortalama 20 yıllık bir ömre sahip bu güzel ördekler. böyle rengârenk olanlar erkek ördekler. dişilerin rengi daha sıradan.
(görsel, wikimedia. org'dan alıntıdır.)
gün doğumu ya da batımında beslenirler. su bitkileri ve tahılları tercih ederler. günün geri kalanını bir yerlerde tüneyerek geçirirler. genellikle bir sezonda en fazla 12 yumurta verirler.
ne yazık ki nesilleri tükeniyor. nadir görüldüklerinden yüksek fiyattan satılıyorlar ve bu nedenle de koleksiyoncular tarafından kaçırılıyorlar.
devamını gör...
sevgi ile ilgili söylenmiş klişe ama doğru olan sözler
aklıma teoman'ın şarkısı geldi.
"sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.
bazen küçük bir an için ömür bile verilir."
"sevgi anlaşmak değildir, nedensiz de sevilir.
bazen küçük bir an için ömür bile verilir."
devamını gör...
sözlükte en sevdiğiniz diye başlık girmek
sözlüğü forumsallaştırdığını düşündüğüm bir çok yazarın eylemi.
devamını gör...
mansur yavaş'ın 2021 dünya belediye başkanı ödülü’ne aday gösterilmesi
ben seviyorum bu adamı. daha iyi yerlere gelir umarım.
devamını gör...
artıkparlamayanyıldız
doğum gününüz kutlu olsun. nice sağlıklı, huzurlu senelere...
devamını gör...
kafa sözlük
girdik bir yola...kendimi önemli biri gibi hissediyorum bi de :d
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kapının alt ve üst kilidini üçer kez kilitledi. niyeti, amaçsızca sokaklarda dolaşmaktı. asansör kullanmazdı. merdivenleri severdi, güvenirdi onlara. basamaklardan yavaşça salına salına indi. sokağa adımını atar atmaz mikrodalganın fişini çekmediği aklına geldi. bu durumlarda hemen evine kontrole giderdi. uzun süre böyle bir düşünceye katlanmak pek hoşuna gitmezdi. apartmana tekrar girdi. 6 kat merdiveni çıktı ve altı kere anahtarı çevirerek içeri girdi. her zamanki gibi fişi prizden çıkarmıştı. son kez kontrol etti tüm odaları. oturma odasının gri duvarı üzerine asılmış, kırmızı tonların hakim olduğu yağlı boya tablonun eğik olduğunu fark etti. düzeltti. yine sola doğru yatmıştı. çıkarken odadan, kitaplığının tozlandığını görmeden yapamadı. her zaman yaptığı gibi hafifçe ısladığı bez ile kitaplarını temizlemeye başladı. kitaplığının ikinci bölümüne geldiğinde bugünü yaşama arzusu isimli kitabı okuma isteği duydu. uzandı kanepeye okumaya başladı. ne zaman bu kitabı okumaya dalsa güzel bir huzur hissederdi. yine öyle oldu. gözleri kapanmaya başlamıştı ama bırakamıyordu kitabı. arada içi geçiyordu. okuduğu satırları tekrar, tekrar okumak zorunda kalıyordu. derken kitabı düştü elinden. huzurlu bir uykuya daldı. içinde bir sevinçle uyandı. varlığından doğan bir sevinçti bu. radyoyu açtı. her zamanki dinlediği kanalda dance me to the end of love şarkısı çalıyordu. şarkının eşliğinde, dans etmeye başladı yalnızlığıyla. yorulana kadar sürdü dans.
birden yürüyüş yapmak istediğini hatırladı. evin tüm odalarını tekrar kontrol ettikten sonra kapının tüm kilitlerini kilitleyip merdivenleri kullanarak dışarı çıktı. her zamanki yürüyüş güzergahından farklı bir yöne doğru gitti. ilerde bir sokak gördü oraya doğru yürümeye başladı. boş bir sokaktı. simit satan yaşlı bir adam dikkatini çekti. içinden onunla konuşmak isteği geldi. yanına gitti simit almak bahanesiyle konuşmaya başladı.
- bir tane simit alabilir miyim?
- tabi ki kızım. seni yeni görüyorum buralarda. afedersin yıllardır bu sokaktayım. benden simit alan herkesi tanırım o yüzden öyle söyledim.
- yok amca önemli değil. eliyle göstererek ben şu bloklarda oturuyorum. yürüyüş yapmak için çıkmıştım evden işte buraya kadar geldim.
- ismim rıfat kızım burada herkes tanır beni.
- ben de sanem memnun oldum. rıfat amca ama bu sokak çok boş yeteri kadar simit satabiliyor musun?
- insanlar beni burada sever kızım. az çok satıyorum işte. hem biliyor musun insanın yaşaması için öyle çok şeye ihtiyacı yok. çok şükür geçiniyorum. evde çorbamız kaynıyor bir de insanın içinde sevgi olduktan sonra hayat güzel be kızım. bana öyle geliyor ki yaşam dediğimiz şey insanın içindedir. her türlü şartta içine dönüp bakıp içine gerçeğin oralarda bir yerde olduğunu bilip ona göre yaşarsan, ha burada simit satmışsın ha hawaii adalarında tatil yapmışsın değişen pek bir şey yok demektir.
- rıfat amca kusura bakmazsan simidimi burada yemek istiyorum şuraya oturabilir miyim?
- buyur kızım ne demek.
- öyle güzel konuşuyorsun ki seni daha yakından tanımak istiyorum.
- kızım bu sokağın şimdi böyle boş olduğuna bakma. eskiden kalabalıktı buralar. burası çıkmaz bir sokak. hayat çıkmazı ismi.
20 yıl önceydi. o günlerde burada asayiş berkemal değildi. her türlü yasal olmayan işler, kavgalar, dövüşler hiç eksik olmazdı. bir gün amirim beni odasına çağırdı. işte bu sokaktan bahsetti. benim simit satmak bahanesiyle sivil polis olarak bu sokakta çalışarak, suç oranını düşürmemi istemişti. simit satmak işine aşinaydım. çocukluğumda sokaklarda taze simit ye diyerek az mı simit satmıştım.
görev aşkıyla yeni görevime hemen başladım. zamanla insanlarla yakın ilişkiler kurmaya başladım. suç oranı epey düştü. lafı fazla uzatmayayım kızım. hatta hiç suç falan kalmadı ortada tam on yıl geçmişti. bir gün merkeze gitmeye karar verdim. neden bu kadar süre bekledin dersen onlardan haber gelmesini bekledim kızım. gittim merkeze amirler falan değişmiş tabi. beni kimse tanımadı. neyse amirin odasına girdim durumumu anlattım gülmeye başladı. inanmadılar bana kızım. sicilim falan silinmiş. yokluk nedir bilir misin kızım işte o an görünmez olmanın ne demek olduğunu anladım. derdini anlatamamak kimsenin seni anlamaması boğazına kadar çaresizliğe batmak nedir bilir misin? dışarı çıktım koşturmaya başladım. deli gibi oradan oraya koştum durdum. saçlarımı tutam tutam yoldum. işte öyle şeyler yaşadım kızım. artık polis değildim. ama bu sokakta kalmaya devam ettim. seviyorum burayı.
yıllar boyunca her gün geldim işte tam bulunduğumuz bu noktaya. yağmurda çamurda karda kışta. hiç abartmıyorum gelmediğim bir gün bile olmadı kızım. o kadar görevime bağlıydım ki bir an olsun boş bırakmadım burayı. sonra beni tanımadılar da kahroldum. üzüntüden gözüme uyku girmedi günlerce. sonrası işte kızım hala bu sokakta simit satıyorum. kopamadım buradan on yılın verdiği alışkanlık var nasıl bırakırsın. halimden memnunum benim de payıma düşen buymuş kızım. şimdi, ben de onları tanımıyorum.
birden yürüyüş yapmak istediğini hatırladı. evin tüm odalarını tekrar kontrol ettikten sonra kapının tüm kilitlerini kilitleyip merdivenleri kullanarak dışarı çıktı. her zamanki yürüyüş güzergahından farklı bir yöne doğru gitti. ilerde bir sokak gördü oraya doğru yürümeye başladı. boş bir sokaktı. simit satan yaşlı bir adam dikkatini çekti. içinden onunla konuşmak isteği geldi. yanına gitti simit almak bahanesiyle konuşmaya başladı.
- bir tane simit alabilir miyim?
- tabi ki kızım. seni yeni görüyorum buralarda. afedersin yıllardır bu sokaktayım. benden simit alan herkesi tanırım o yüzden öyle söyledim.
- yok amca önemli değil. eliyle göstererek ben şu bloklarda oturuyorum. yürüyüş yapmak için çıkmıştım evden işte buraya kadar geldim.
- ismim rıfat kızım burada herkes tanır beni.
- ben de sanem memnun oldum. rıfat amca ama bu sokak çok boş yeteri kadar simit satabiliyor musun?
- insanlar beni burada sever kızım. az çok satıyorum işte. hem biliyor musun insanın yaşaması için öyle çok şeye ihtiyacı yok. çok şükür geçiniyorum. evde çorbamız kaynıyor bir de insanın içinde sevgi olduktan sonra hayat güzel be kızım. bana öyle geliyor ki yaşam dediğimiz şey insanın içindedir. her türlü şartta içine dönüp bakıp içine gerçeğin oralarda bir yerde olduğunu bilip ona göre yaşarsan, ha burada simit satmışsın ha hawaii adalarında tatil yapmışsın değişen pek bir şey yok demektir.
- rıfat amca kusura bakmazsan simidimi burada yemek istiyorum şuraya oturabilir miyim?
- buyur kızım ne demek.
- öyle güzel konuşuyorsun ki seni daha yakından tanımak istiyorum.
- kızım bu sokağın şimdi böyle boş olduğuna bakma. eskiden kalabalıktı buralar. burası çıkmaz bir sokak. hayat çıkmazı ismi.
20 yıl önceydi. o günlerde burada asayiş berkemal değildi. her türlü yasal olmayan işler, kavgalar, dövüşler hiç eksik olmazdı. bir gün amirim beni odasına çağırdı. işte bu sokaktan bahsetti. benim simit satmak bahanesiyle sivil polis olarak bu sokakta çalışarak, suç oranını düşürmemi istemişti. simit satmak işine aşinaydım. çocukluğumda sokaklarda taze simit ye diyerek az mı simit satmıştım.
görev aşkıyla yeni görevime hemen başladım. zamanla insanlarla yakın ilişkiler kurmaya başladım. suç oranı epey düştü. lafı fazla uzatmayayım kızım. hatta hiç suç falan kalmadı ortada tam on yıl geçmişti. bir gün merkeze gitmeye karar verdim. neden bu kadar süre bekledin dersen onlardan haber gelmesini bekledim kızım. gittim merkeze amirler falan değişmiş tabi. beni kimse tanımadı. neyse amirin odasına girdim durumumu anlattım gülmeye başladı. inanmadılar bana kızım. sicilim falan silinmiş. yokluk nedir bilir misin kızım işte o an görünmez olmanın ne demek olduğunu anladım. derdini anlatamamak kimsenin seni anlamaması boğazına kadar çaresizliğe batmak nedir bilir misin? dışarı çıktım koşturmaya başladım. deli gibi oradan oraya koştum durdum. saçlarımı tutam tutam yoldum. işte öyle şeyler yaşadım kızım. artık polis değildim. ama bu sokakta kalmaya devam ettim. seviyorum burayı.
yıllar boyunca her gün geldim işte tam bulunduğumuz bu noktaya. yağmurda çamurda karda kışta. hiç abartmıyorum gelmediğim bir gün bile olmadı kızım. o kadar görevime bağlıydım ki bir an olsun boş bırakmadım burayı. sonra beni tanımadılar da kahroldum. üzüntüden gözüme uyku girmedi günlerce. sonrası işte kızım hala bu sokakta simit satıyorum. kopamadım buradan on yılın verdiği alışkanlık var nasıl bırakırsın. halimden memnunum benim de payıma düşen buymuş kızım. şimdi, ben de onları tanımıyorum.
devamını gör...
internetten tanışıp evlenmek
akraba dedikodularının harika malzemesidir. hatta ülkenin büyük bir kısmında bu tabuyu yıkabilecek ailelerin çocukları çok azdır oysa internet gayet büyük bir alan buradan bulunan kadına erkeğe neden hep ayni muamele ile yaklaşılır anlamak zor.
devamını gör...
e-kitap vs normal kitap
e-kitap daha kolay ulaşım, ekonomik ve çoğu bakımdan avantajlı olsa da iflah olmaz bir romantik olduğum için kitap diyorum. dokunmam, koklamam, kenarları kırışmasın diye uğraşmam gerekli. hatta en sevdiğim şeylerden biri de sahaflardan aldığım kitapları tamir etmek.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
özgür mü diyorsun kendine? sana hükmeden düşünceni duymak isterim.
böyle buyurdu zerdüşt friedrich nietzche
böyle buyurdu zerdüşt friedrich nietzche
devamını gör...
yazarların gece yaptığı etkinlikler
kahve içer müzik dinlerim. gecenin sakinliğini hiç sevmem ama yaz geldi artık geceleri de güzel.
devamını gör...
daft punk
(bkz: motherboard)
devamını gör...
antonín dvořák
dinlerken coşmamanın, hüzünlenmemenin ve hiddetlenmemenin imkansız olduğu çek müzik dehası. besteciliği bedřich smetena ile başlamış olup kısa sürede ünlenmiştir. from the new world ** ölmeden önce kesinlikle dinlenmelidir.
devamını gör...