-çiçek bozuğu yüzler
-cepteki üç beş kopek
....verst uzaklıktaki kaplıcalar
-troyka ve briçkalar
ve olmazsa olmaz, 12. dereceden memur.
devamını gör...

akp iktidarı
devamını gör...

kamusal mizah isimli youtube kanalıyla tanıdığımız özgür turhan'ın başlıkla aynı ismi taşıyan skecinde, ağzıma pelesenk ettiği malum sözdür. skecin tamamı şöyledir:

hahaha oğlum çok komik espri lan valla yemin ediyom. baya komik çok üst düzey bir espri bu ya. bunun düzeyini millet de öğrenmesi lazım. fazla komik yani, hani mesela bazı espriler yapıyorlar mahmut bu kadar komik değil. hahaha. ben şimdi buna gülüyorum ya, yarın gülemiycem diye üzülecem kendim. hani genel olarak baktığında espri şeylerine bunun çok üst düzey kalıyo bu espri. hahaha. ulan biraz az komik yap da gülmekten altıma sıçmayım. hahaha. sen bu espriyi bi tane uçak kirala, arkasına koy bu espriyi, yedi düvel duysun bunu. ulan gülmekten öldüm yemin ediyom bu kadar komik aaa. yani biraz az komiğini yap bunun, gene gülecem. çıkalım dağların başına hep beraber halay çekerek bu espriye gülelim, yani bu esprinin karşılığı çok daha kaliteli esprilerin önünü de açar, ülke olarak kalkınırız yani. sen bu espriyi yap afrikadaki çocuklar açlıktan ölmesin...
devamını gör...

''hissetmek ne renktir acaba?''
-fernando pessoa.
devamını gör...

tembel olup işleri süreklli ötelemem.
devamını gör...

bir kere misafire çıkmış adın; istesen de istemesen de gideceksin.
devamını gör...

reisimizin kendi dediği gibidir.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sırf onlara ayıp olmasın diye kendi ünlü harflerimden birini ben çöpe attım. gerisini siz düşünün.
devamını gör...

markete girdiğinizde beyninizin bir hesap makinesine dönüşmesi.
devamını gör...

leyla ile mecnun deyince en yakın arkadaşımın aklıma gelmesi. kitabı vardı iki defa okumuştu hatırladığıma göre ondan sonra zaten okul bitti kim bilir ondan sonra kaç defa okumuştur.
devamını gör...

nereden başlasam ki?
et yemeyi seviyorum! sisteminde kan dolaşan canlıları yemekten keyif alıyorum. mesela bitki yerken aynı zevki almıyorum onlara aciyorum, savunmasız sesi çıkmayan otlara yapılan bu zulümden dolayı veganlari da kınıyorum. masaçusets üniversitesinde 2003 yılında doktor charles howard tarafından yapılmış araştırmaya göre bitkilerin acı hissettiği saptanmıştır. bu yüzden ot yeyip tam da benim ihtiyacım olan besinleri bünyesinde taşıyan süt üreten inek koyun keçi gibi hayvanları yiyerek yaratılış amaçlarına ulaştırarak onları yüceltiyorum. annem her zaman yüce ruhlu bir insan olduğumu söyler sanırım haklıydı..
devamını gör...

zamanında çok iş yapar bu sözlükte demiştim kendisi için. sevileceğin zaten belliydi ama bu kadar kısa sürede bizi ikiye katlamak ne demek acabaaa ?*
devamını gör...

jazz ve blues müzikte olan ritmik improvisasyon afrika kültüründen gelir. afrika'da insanlar düğün, cenaze törenleri, tarlada çalışsalar bile dans eder ve müzik söyler yani kısaca kanlarında taşırlar ritmi.


devamını gör...

kendisini savunurken "hainleri titretiyor" dan öteye geçemiyor savunanların argümanları. yahu adam trt'de canlı yayında kavgada söylenmeyecek şeyleri söylediği halde hala koltuğunda, hala savunuluyor. koca ülkenin içişleri bakanıyla benim berberim aynı üslupla konuşuyor. ama ak seçmen mal gibi hiinliri titritiyir diyor hala.

bulunduğu makamın ciddiyeti kalmadı sayesinde. aga çık onurunla istifa et de rahatla. ama yok edemiyor korkudan. kendi elinde değil çünkü. ulan ne erdoğanmış be. adamlar korkularından istifa bile edemiyorlar.
devamını gör...

9 rus dağcının ural dağları'nda tahminen 2 şubat 1959 gecesinde korkunç ve gizemli bir şekilde öldüğü olaydır. olayı aydınlatmak için yüzden fazla teori uzmanlar tarafından incelense de hala bir sonuca varılamamıştır.

ural teknik üniversitesi'nden 9 öğrenci 28 ocak 1959'da ural dağları'nda iki haftaya yakın sürecek bir gezi için yola çıkarlar. planladıkları rota dağcılık literatürünün en zor sınıfındaydı fakat liderleri igor dyatlov başta olmak üzere tüm ekibin hem kayak hem de tırmanış tecrübeleri olduğu için bu zorluk onlara heyecan veriyordu.

deneyimlerinin ateşi hepsini ısıtmış, korkusuzca yola çıkmışlardı. planlanan gezi 12 şubat'a dek sürecekti. günler geçti, 12 şubat'a gelindi. gezinin son günüydü ve rotadaki son durak olan vizhai'ye ulaşacak olan ekibin spor kulüplerine telgraf çekmeleri gerekiyordu. grup lideri igor dyatlov tarafından kulübe ne bir haber gitti ne de bir telgraf çekildi. bir süre bekledikten sonra işin ciddiyetini kavrayan ekipler arama faaliyetlerine başlama kararı aldı. sadece dağcılar değil, güvenlik güçleri de bu arama için uçaklar ve helikopterlerle görev başındaydı. tamı tamına 6 gün sürdü umut dolu arama macerası.

arama çalışmaları sonucunda hedeflenen varış noktalarından tam 10 kilometre ötede tahrip edilmiş bir çadır bulundu. biraz ilerlediklerinde de kamp ateşinin yanında sadece iç çamaşırları olan iki cansız bedenle karşılaştılar. aramalar bu bölgede detaylandırıldığında çadırlar ve kamp ateşi arasında üç cansız beden daha bulundu. -30 derecede iç çamaşırlarıyla bulunan dağcıların tüm kıyafetleri, içten yarılarak parçalanmış çadırın içerisinde sapasağlam durmaktaydı. çadırdan normal bir şekilde çıkmamışlardı.

grubun diğer 4 üyesi halen kayıptı, 2 ay boyunca aramalar devam etti. umutlar tükendiği sırada onları da benzer şekilde buldular. ilk cesetlerden ortalama 75 metre uzaklıkta bulunan 4 dağcının cesetleri ise diğerlerine nazaran iyi giyimliydi. ilginç olan şu ki dağcılar kendi kıyafetlerini değil, birbirlerinin kıyafetlerini giymişti. bu da dağcıların büyük bir panikle ne yaptıklarını bilmez halde oldukları kanısını pekiştirdi.

ölüm sebepleri ilk başta hipotermi olarak belirlense de neden bu durumda kaldıkları çözülemedi. cesetlerde bazı darbe izleriyle karşılaşılsa da hiçbiri iz bırakmamış ve daha önemlisi hayati etki yaratacak cinsten değildi. bazılarının ise gözleri ve dili yerinde olmamasına rağmen hiçbirinde yara izi bile yoktu. herhangi bir kazadan ya da bir saldırıdan söz etmek mümkün değildi fakat yapılan incelemeler hepsinde bir çeşit travma olduğunu kesinleştirir. onları böylesine korkutan şey neydi?

tüm cesetlerin rengi kahverengi ve siyah tonları arasında bir renkteydi. cesetlerde görünen hasarın bir insan tarafından verilemeyeceği düşünüldü ve kgb araştırmalara başladı. kıyafetlerde rastlanan radyoaktif kalıntılar işleri iyice karmaşık bir noktaya getirdi; çünkü alanda, yakın çevresinde ve uzak çevresinde onlardan başka insan izine rastlanmamıştı.

1959'da kgb dosyayı olayın bilinmeyen bir sebeple gerçekleştiği gerekçesiyle apar topar arşive kaldırdı ve yeni araştırmaların önünü kapattı.

üzerine onlarca kitaplar yazıldı. sovyet yönetiminin gizli bir nükleer silah denemesi olduğu söylentisi bile ortaya atıldı. hatta bazı komplo teorileri dünya dışı varlıkları bile her ne kadar inanması zor olsa da bu olaya dahil etti. olayın gerçekleştiği bölgeye yakın bir yerleşim yerinde yaşayan mansi isimli yerel halktan da şüphelenildi. ancak yapılan araştırmalar ve uzun süren mahkemeler sonucunda mansi halkı hiçbir kuşkuya sebep vermeyecek şekilde aklandı. devlet mansi halkından özür diledi.

her ne olursa olsun aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen hala bir sonuca varılamadı. dyatlov geçidi vakası, olaydaki bütün sebep-sonuçların bulunan hiçbir kanıtla uyuşmadığı gizem dolu bir vaka olarak günümüzde merak edilmeye devam ediyor.
devamını gör...

linkedin mi burası? saçma olacağını düşündüğüm bir eklenti olur.
devamını gör...

mitolojide bir hikayesi vardır. şu şekildedir:

kendine aşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan ekho, bir gün avlanan bir avcı görür. narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. ekho bu genç avcıya ilk görüşte aşık olur. ancak narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır. ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür. bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda ‘eko’ dedigimiz yankılara dönüşür. olimpos dağında yaşayan tanrılar bu duruma cok kızar ve narkissos’u cezalandırmaya karar verirler. günlerden bir gün av izindeki narkissos susar ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. o da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. yerinden kalkamaz, kendine aşık olmuştur. o ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü. o şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı ekho gibi narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür. narsis (ya da narkissos) , adını narsizme, narkoza, bir çiçek familyasına (nergisgiller) ve bir çiçeğe vermiştir.
devamını gör...

girdiği tüm görüşmelerde teklif aşamasına gelen ve yakışıklı olmayan bir çalışan olarak önemli olmadığını düşünüyorum. ancak bu tanım gerçek anlamda kurumsal firmalar için geçerlidir.
devamını gör...

bu bir sahne performansı olacağı için kanımca ileride aleyna tilkiyi görebiliriz.
ayrıca sanıyorum ki zeynep bastık da olabilir.
devamını gör...

gerçekten, yani, bilmiyorum, inanmıyorum.
hep şaşkınlık içindeyim konuşmada belli ki.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim