aristoteles
ünlü ressam rafaello sanzio’nun “atina okulu” adlı eserinde tam ortada üstte hocası platon’a diss atarken resmedilmiştir ayrıca. hocasının aksine maviler içindedir ve bir eliyle maddi evreni işaret ederken diğer elinde kendi kitaplarından olan nikomakhos’a etik’i tutmaktadır.
devamını gör...
ekseriya
“çoğu kez, çoğunlukla, sık olarak vb.” anlamlarına sahip olan kelimedir.
devamını gör...
sevgililer gününüz kutlu olsun
sevgili yazar arkadaşlarım, hepinizin sevgililer gününü enişten dileklerimle kutlarım swh.
devamını gör...
jartiyer
*
kadinlari seks objesi olarak gorenlerin* agiz suyu akita akita baktigi, cekmecesinde olan kadinlara seksomanyak gozuyle bakilmamasi gereken, ciddi oranda seksapeli arttiran, fantezi kategorisinde degerlendirilen kadin ic giyimi.
genelde diz ustu ince corap ve dantel takim kombinasyonuyla kullanilsa da zaman zaman ekibe birtakim aksesuarlar da eklenebilir.
vizyon sahibi insanlarin modaya yon vermesiyle modellerindeki degisimler, gorsel solen tadinda yeni urunler uretilmesi ve kullanilan urun kalitesinin artmasi mutluluk verici.
her renkten ve modelden mevcut ama bence; siyahin asilligi ile birlestiginde istisnasiz her kadini cekici yapar ve her kadin elbet bir gun* bir tanesine sahip olacaktir.*
alin verin, ekonomiye can verin.*
kadinlari seks objesi olarak gorenlerin* agiz suyu akita akita baktigi, cekmecesinde olan kadinlara seksomanyak gozuyle bakilmamasi gereken, ciddi oranda seksapeli arttiran, fantezi kategorisinde degerlendirilen kadin ic giyimi.
genelde diz ustu ince corap ve dantel takim kombinasyonuyla kullanilsa da zaman zaman ekibe birtakim aksesuarlar da eklenebilir.
vizyon sahibi insanlarin modaya yon vermesiyle modellerindeki degisimler, gorsel solen tadinda yeni urunler uretilmesi ve kullanilan urun kalitesinin artmasi mutluluk verici.
her renkten ve modelden mevcut ama bence; siyahin asilligi ile birlestiginde istisnasiz her kadini cekici yapar ve her kadin elbet bir gun* bir tanesine sahip olacaktir.*
alin verin, ekonomiye can verin.*
devamını gör...
sohbetinden keyif aldığınız ama artık hayatınızda olmayan insanların bıraktığı anılar
yazdığı şiirler.
sonra kırmızı renkli atkısı ve her şeker yediğimde aklıma gelir çöplerini yüzüne atmak beni çok eğlendiridi.
bi de onunla olan arkadaşlığımızın sokakta kalsak ve yiyecek yemek bulamasak bile bana verdiği o sıcaklığı sadece bir anı ve özlem olarak kaldı.
iyi ki vardı o, umarım ruhun ve sen hâlâ iyisinizdir.
sonra kırmızı renkli atkısı ve her şeker yediğimde aklıma gelir çöplerini yüzüne atmak beni çok eğlendiridi.
bi de onunla olan arkadaşlığımızın sokakta kalsak ve yiyecek yemek bulamasak bile bana verdiği o sıcaklığı sadece bir anı ve özlem olarak kaldı.
iyi ki vardı o, umarım ruhun ve sen hâlâ iyisinizdir.
devamını gör...
sezen aksu diyor ki
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
yazarlar güzel ve yakışıklı oldukları sürece bence sorun yok . hatta çekici *
devamını gör...
the shining
aynı zamanda dünya üzerinde en fazla çekim tekrarı yapılmış filmdir.
jack nicholson’un elinde balta ile banyoya dalmaya çalıştığı sahneyi kubrick bir türlü beğenmemiş ve tam 127 tekrar almıştır.
bu bir filmde en çok tekrarlanan sahne olmuştur.
sanırım başarısı da buradan geliyor, en ufak ayrıntı için bile ciddi kafa yorulmuş, kaliteli bir film.
jack nicholson’un elinde balta ile banyoya dalmaya çalıştığı sahneyi kubrick bir türlü beğenmemiş ve tam 127 tekrar almıştır.
bu bir filmde en çok tekrarlanan sahne olmuştur.
sanırım başarısı da buradan geliyor, en ufak ayrıntı için bile ciddi kafa yorulmuş, kaliteli bir film.
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
vazgeçtiği halde seven insandır.
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
vedalaşırken sona bırakmak.
devamını gör...
tanımadığınız bir şahsın aniden pardon bakar mısınız demesi
anketör, satıcılar, hayvanlara destek derneklerinde çalışanların sıklıkla kullandığı bir cümledir.
eğer acelem yoksa dinlerim.
eğer acelem yoksa dinlerim.
devamını gör...
nick değiştirince gözden düşmek
niye gözden düşsün ki? sadece göz alışkanlığı oluyor işte. burda birbirimizi çoğu zaman nicklerimizden tanıyoruz. hani tl’den ytl’ye geçildi ya yine herkes tl demeye devam etti; işte o hesap. her ne kadar nicki ‘y’ olsa da bizim için ‘x’ olmaya devam edecek bir süre; sonrasında alışılacak tabi.
devamını gör...
sevilmeyen hitap kelimeleri
aşko kelimesi.
yemin ediyorum kürekle vurasım geliyor ağızlarına. bir kelime ancak bu kadar irrite edebilir insanı.
yemin ediyorum kürekle vurasım geliyor ağızlarına. bir kelime ancak bu kadar irrite edebilir insanı.
devamını gör...
psilosibin
mantar, kaktüs ve sarmaşıklardan elde edilen lsd'nin hammadesi. çağlar boyu dünyanın çeşitli coğrafyalarında mistik deneyim sağlayan ve zor zamanlarda itibar gören kutsal madde. #505679
dikkat!
o bir uyuşturucu değildir; bilakis zihin genişletici, zihin değiştirici, zihin açıcı, zihin büyütücü ve bilinç genişletici eşsiz maddedir.
tanrı yahut tanrısal varlıklarla doğrudan temas kurmak, bir başka ifadeyle mistik deneyim için bir doz alınır.
psikologları bile ikiye bölmüştür. bazısı bunun yararlı bir madde olduğunu söylerken, bazısı çok zararlı bir madde olduğunu söylemektedir.
üzerindeki tartışmalar halen devam etmektedir.
dikkat!
o bir uyuşturucu değildir; bilakis zihin genişletici, zihin değiştirici, zihin açıcı, zihin büyütücü ve bilinç genişletici eşsiz maddedir.
tanrı yahut tanrısal varlıklarla doğrudan temas kurmak, bir başka ifadeyle mistik deneyim için bir doz alınır.
psikologları bile ikiye bölmüştür. bazısı bunun yararlı bir madde olduğunu söylerken, bazısı çok zararlı bir madde olduğunu söylemektedir.
üzerindeki tartışmalar halen devam etmektedir.
devamını gör...
bir tanımın kalitesi nasıl ölçülür sorusu
150 kelime ile tanımlanacak konuyu vs 20 30 kelime ile tanımlayabiliyorsa kişi, o tanım kalitelidir.
devamını gör...
kızların beyin gelişiminden çok vücut gelişimine önem vermesi
sana ne, size ne milletin hayatından, herkes kendi işine baksın. sanki ülkeye pek bir yararınız dokunuyormuş gibi. insanları eleştirme haddini siz nasıl kendinizde bulabiliyorsunuz.
tahlil yapmışmış; isveçli bilim adamı sanki.
tahlil yapmışmış; isveçli bilim adamı sanki.
devamını gör...
ikinci sınıf edebiyatın ortadan kaldırılması
özellikle içinde yaşadığımız çağda tartışılmaz bir gerekliliktir.
elbette herkesin zevkine saygı duymak gerekliliğine dair onlarca, belki yüzlerce cümle vardır ve ben bu cümlelerin hemen hemen hiçbirine katılmıyorum. başkalarının saçma zevklerine saygı duymak zorunda değilim ama bu zevklere ilgi ya da tepki de göstermem. herkes istediği şeyi sevebilir ve bu beni hi ilgilendirmez.
ama çok uzun bir zamandır edebiyat tutkunu olduğum için bu konuda bir iki söz söyleme hakkımı da saklı tutuyorum. zira bu hakkı bana sözlük algoritması da “bibliyofil” unvanı layık görerek vermiş bulunuyor.
edebiyat konusunda en büyük sıkıntılarımızdan biri ikinci, üçüncü sınıf edebiyatın göklere çıkarılmaya başlamasıdır. siyasi amaçla yapılan bu gereksiz övmeler bir yere bırakılırsa gerçekten vasat edebiyatı öven ve övmekle kalmayıp gerçek edebiyattan çok daha yükseklere çıkarmaya, bunu yaparken de saf edebiyattan oluşan muhteşem eserleri sıkıcılık, uzunluk, anlamsızlık ve başka onlarca aptalca sıfatla yaftalamaya çalışan bir güruh var.
kendi beğenilerine göre tasarlanmış edebiyatlar okumaları ya da onlara övgüler düzmeleri beni hiç alakadar etmez. ancak korkulu düşlerden uyanıp kendini yatağında devcileyin bir böceğe dönüşmüş olan gregor samsa’yı saçma bulan insanların vampir, kurt adam, insan ve muhtemelen at arasındaki aşk köşe kapmacasını edebiyat olarak görmesi nerden baksanız tutarsızlık nerden baksanız ahmakça.
birinci yüzyılda lyon’da çıkarılan ve yarışmaya açık olmayan bir yasayla edebiyat yarışmasına katılan ve derece almayan eserleri sahipleri dilleri ile silmek zorunda bırakılmıştır. böylelikle ikinci sınıf olduğu düşünülen edebiyat sonsuza kadar silinmek istenmiştir.
bence bazı yazarcıkların edebiyata zarar vermesinin önüne geçilmesi için bu kanun bir kez daha gözden geçirilebilir.
elbette herkesin zevkine saygı duymak gerekliliğine dair onlarca, belki yüzlerce cümle vardır ve ben bu cümlelerin hemen hemen hiçbirine katılmıyorum. başkalarının saçma zevklerine saygı duymak zorunda değilim ama bu zevklere ilgi ya da tepki de göstermem. herkes istediği şeyi sevebilir ve bu beni hi ilgilendirmez.
ama çok uzun bir zamandır edebiyat tutkunu olduğum için bu konuda bir iki söz söyleme hakkımı da saklı tutuyorum. zira bu hakkı bana sözlük algoritması da “bibliyofil” unvanı layık görerek vermiş bulunuyor.
edebiyat konusunda en büyük sıkıntılarımızdan biri ikinci, üçüncü sınıf edebiyatın göklere çıkarılmaya başlamasıdır. siyasi amaçla yapılan bu gereksiz övmeler bir yere bırakılırsa gerçekten vasat edebiyatı öven ve övmekle kalmayıp gerçek edebiyattan çok daha yükseklere çıkarmaya, bunu yaparken de saf edebiyattan oluşan muhteşem eserleri sıkıcılık, uzunluk, anlamsızlık ve başka onlarca aptalca sıfatla yaftalamaya çalışan bir güruh var.
kendi beğenilerine göre tasarlanmış edebiyatlar okumaları ya da onlara övgüler düzmeleri beni hiç alakadar etmez. ancak korkulu düşlerden uyanıp kendini yatağında devcileyin bir böceğe dönüşmüş olan gregor samsa’yı saçma bulan insanların vampir, kurt adam, insan ve muhtemelen at arasındaki aşk köşe kapmacasını edebiyat olarak görmesi nerden baksanız tutarsızlık nerden baksanız ahmakça.
birinci yüzyılda lyon’da çıkarılan ve yarışmaya açık olmayan bir yasayla edebiyat yarışmasına katılan ve derece almayan eserleri sahipleri dilleri ile silmek zorunda bırakılmıştır. böylelikle ikinci sınıf olduğu düşünülen edebiyat sonsuza kadar silinmek istenmiştir.
bence bazı yazarcıkların edebiyata zarar vermesinin önüne geçilmesi için bu kanun bir kez daha gözden geçirilebilir.
devamını gör...
ekrem imamoğlu'nun s.dursunoğlu'na ait kabristanı yenilemesi
buradan görüleceği üzere "huysuz virjin" lakaplı seyfi dursunoğlu'na ait mezarlık, ekrem imamoğlu talimatıyla ibb tarafından yenilenmiş.
huysuz virjin kalsmanında tekel olarak gösteri yaptı. ve gayet başarılıydı. 2 belki 3 kuşak aktif bir şekilde izledi kendisini. vefatından sonra böyle bir jest yapılması mutlu etti.
huysuz virjin kalsmanında tekel olarak gösteri yaptı. ve gayet başarılıydı. 2 belki 3 kuşak aktif bir şekilde izledi kendisini. vefatından sonra böyle bir jest yapılması mutlu etti.
devamını gör...
yarasa
romalılarda hastalığın ve ölümün bir işaretidir. karanlıkta görmesi nedeniyle yarasa kanını gözlere sürmenin görüşü keskinleştirdiğine inanılır. yarasa kanı çeşitli büyülerde kullanılır. doğu kültürlerinde yarasalar eğlencenin ve uzun bir hayatın sembolü olarak kabul edilirler. babillilerde yarasa ruhun sembolüdür. orta amerikalı kabileler karanlıkta uçabildikleri için yarasaları ruh rehberleri olarak görürler. birçok amerikan yerli kültüründe dünyanın dölyatağı olarak kabul edilen mağaralarda yaşadıkları için, yeniden doğuşun bir simgesi olarak algılanırlar. bazı afrika kültürlerinde ise yarasaların ölü ruhları taşıdıklarına inanılır. ayrıca avrupa ülkelerinde, geceleri mezardan çıkarak insanların kanını emerek yaşayan yarasalara vampir adı verilir ve bu inanç iskandinav kökenlidir.
devamını gör...
koronafobi
son 8 ayda hayatımıza giren psikolojik rahatsızlık durumu. sarılamazsın, öpüşemezsin, dokunamazsın, yiyemezsin, gidemezsin gibi aktivite kısıtı yaratan durumların yanı sıra yarın nasıl olacak, işimi kaybeder miyim, acaba hasta mıyım, aşı ne zaman bulunur gibi soruları da beraberinde getirmiş olan hepimizin az çok mustarip olduğu yeni normal.
devamını gör...