bin muhteşem güneş
afganistan'lı yazar khaled hosseini tarafından yazılan bin muhteşem güneş afganistan'da kadın olmanın zorluklarına değiniyor, okurken çok etkilendiğim* roman meryem ve leyla'nın kesişen hayatları ve bütün zorluklara rağmen kurulan dostluklarından bahsediyor.

lafı daha fazla uzatmadan kitabı anlatıyım.
meryem harami olarak dünyaya gelen talihsiz bir çocuktur. harami olduğu için babası onu ve annesi nana'yı yanında istemez ve kendi evinden uzakta sakin bir yere yerleştirir. haftanın bir günü perşembe günleri meryem'i ziyarete gelirdi. meryem babasının geleceği günleri dört gözle beklerdi bir hafta babası gelmedi diye meryem endişelenir ve babasını ziyarete gitmek ister bunu gören annesi nana meryem'e eğer gidersen içime yine cin girer bende ölürüm der meryem inanmaz ve yoluna devam eder. babasının evinin yakınlarına geldiği zaman kapıyı çalar ama babası kapıyı açmaz. meryem orada saatlerce bekler ama kapıyı açan olmaz. daha sonra babası cemil onu evine yollar. evin yakınlarına geldiklerinde nana'nın intihar etmiş bir şekilde ipte sallandığını görür. meryem şok olup büyük bir üzüntü duyar.
bu olay üzerine babası meryem'i evine alır. meryem'i evinde istemeyen babası cemil ve üvey anneleri , 14 yaşında olan meryem'i , 30 yaşında olan raşit isimli birisiyle evlendirir. ilk başlarda meryem'e iyi davranan kocası raşit sonraları meryem'in hamamda bir kaza sonucu çocuğunu düşürdüğü için kötü davranmaya başlar.
14 yaşında olan leyla meryem'in komşusudur. afganistan'daki savaşta ailesini kaybettiği için meryem ve raşit onu evlerine alır. leyla'ya göz diken raşit leyla iyileşince onun evde kalmasının uygun olmadığını kalacaksada onun karısı olarak kalması gerektiğini söyler leyla sevdiği adam olan tarık'tan hamile olduğu için karnında büyüyen bebeği ile çaresiz bir şekilde raşit ile evlenir. raşit bundan habersizdir ve çocuğun kendisine ait olduğunu düşünür. önceleri birbirlerini sevmeyen leyla ile meryem sonradan birbirlerini çok severek dost olurlar. leyla'nın tarık'tan azize isminde bir kızı ve raşit'ten zalmay isminde bir oğlu olur. meryem, azize'yi harami olduğu için kendisine daha yakın hisseder. uzun bir aradan sonra tarık ile leyla karşılarlar leyla tarık'ı eve alır. akşam olup raşit eve gelince zalmay babasına annesinin bir adamı evine aldığını söyler. bunu duyan raşit zalmay'ı bir odaya kilitleyerek leyla'yı öldüresiye döver meryem gözü dönmüş kocasına karşı çıkıp engel olmak ister ama kocası bir türlü durmaz en sonunda meryem küreği getirip kocasının kafasına sert bir darbe vurur küreği kafasına yiyen raşit oracıkta ölür. leyla ve tarık'ın kaçmasına yardımcı olan meryem sonra suçunu itiraf eder ve idam edilir. yaptıklarından dolayı leyla meryem'i asla unutmaz ve her daim kalbinde var olur...

lafı daha fazla uzatmadan kitabı anlatıyım.
meryem harami olarak dünyaya gelen talihsiz bir çocuktur. harami olduğu için babası onu ve annesi nana'yı yanında istemez ve kendi evinden uzakta sakin bir yere yerleştirir. haftanın bir günü perşembe günleri meryem'i ziyarete gelirdi. meryem babasının geleceği günleri dört gözle beklerdi bir hafta babası gelmedi diye meryem endişelenir ve babasını ziyarete gitmek ister bunu gören annesi nana meryem'e eğer gidersen içime yine cin girer bende ölürüm der meryem inanmaz ve yoluna devam eder. babasının evinin yakınlarına geldiği zaman kapıyı çalar ama babası kapıyı açmaz. meryem orada saatlerce bekler ama kapıyı açan olmaz. daha sonra babası cemil onu evine yollar. evin yakınlarına geldiklerinde nana'nın intihar etmiş bir şekilde ipte sallandığını görür. meryem şok olup büyük bir üzüntü duyar.
bu olay üzerine babası meryem'i evine alır. meryem'i evinde istemeyen babası cemil ve üvey anneleri , 14 yaşında olan meryem'i , 30 yaşında olan raşit isimli birisiyle evlendirir. ilk başlarda meryem'e iyi davranan kocası raşit sonraları meryem'in hamamda bir kaza sonucu çocuğunu düşürdüğü için kötü davranmaya başlar.
14 yaşında olan leyla meryem'in komşusudur. afganistan'daki savaşta ailesini kaybettiği için meryem ve raşit onu evlerine alır. leyla'ya göz diken raşit leyla iyileşince onun evde kalmasının uygun olmadığını kalacaksada onun karısı olarak kalması gerektiğini söyler leyla sevdiği adam olan tarık'tan hamile olduğu için karnında büyüyen bebeği ile çaresiz bir şekilde raşit ile evlenir. raşit bundan habersizdir ve çocuğun kendisine ait olduğunu düşünür. önceleri birbirlerini sevmeyen leyla ile meryem sonradan birbirlerini çok severek dost olurlar. leyla'nın tarık'tan azize isminde bir kızı ve raşit'ten zalmay isminde bir oğlu olur. meryem, azize'yi harami olduğu için kendisine daha yakın hisseder. uzun bir aradan sonra tarık ile leyla karşılarlar leyla tarık'ı eve alır. akşam olup raşit eve gelince zalmay babasına annesinin bir adamı evine aldığını söyler. bunu duyan raşit zalmay'ı bir odaya kilitleyerek leyla'yı öldüresiye döver meryem gözü dönmüş kocasına karşı çıkıp engel olmak ister ama kocası bir türlü durmaz en sonunda meryem küreği getirip kocasının kafasına sert bir darbe vurur küreği kafasına yiyen raşit oracıkta ölür. leyla ve tarık'ın kaçmasına yardımcı olan meryem sonra suçunu itiraf eder ve idam edilir. yaptıklarından dolayı leyla meryem'i asla unutmaz ve her daim kalbinde var olur...
devamını gör...
deniz
güzel enerjisi olduğunu düşündüğüm isim.deniz zaten huzur vermez mi insana?
negatif bir deniz’e rastlamadım henüz.
negatif bir deniz’e rastlamadım henüz.
devamını gör...
tomris umay
takip ettiğim, tanımlarını beğendiğim ama hiç diyalog kurmadığımı fark ettiğim yazar.
neden bilmiyorum şuan düşünüyorum vahhali cevap yok. hiç utanmamışım da bir selam vermezken. ara ara beğenirim favlarım, ara ara beğenir favlar sanırım bizim selamlaşmamız bu olmuş.
mottomuz bu zannımca. *

efendim kalitesinden ödün vermeyen. sağlam, severek takip ettiğim yazarlardan.
saygılar, sevgiler, selamlar sayın yazar. *
neden bilmiyorum şuan düşünüyorum vahhali cevap yok. hiç utanmamışım da bir selam vermezken. ara ara beğenirim favlarım, ara ara beğenir favlar sanırım bizim selamlaşmamız bu olmuş.
mottomuz bu zannımca. *

efendim kalitesinden ödün vermeyen. sağlam, severek takip ettiğim yazarlardan.
saygılar, sevgiler, selamlar sayın yazar. *
devamını gör...
ısrarla helallik isteyen tip
ilk fırsatta bir dümen çevirme ihtimali de vardır.
devamını gör...
popüler olmayan sözlük yazarlarının yazma amacı
içini dökmektir.
devamını gör...
sofra bezi çırpmak
saygısız ve toplu yaşamayı beceremeyen, ne olduğundan bihaber insanlar tarafından, içindeki zeytin çekirdeği, ekmek kırıntısı ve başka şeylerle birlikte yapılan eylemdir.
vakti zamanında öğrenciyken üst katımda (6. katta) oturan diğer öğrenci kızlar, içinde zeytin çekirdeği de olan sofra bezini balkondaki çamaşırlarımın üzerinde silkelemişlerdi, bir avuç zeytin çekirdeğini toplayıp geri balkonlarına atmıştım. üstüne bir de kavga ettim tabii.
bir komşumuz da balkonun bu eylemi yapmak için ve halı silkelemek için varolduğunu iddia etmişti. bir de “istanbul’dan geldim” ben diyordu. istanbul’un neresiyse artık orası sıkıntı çıkarmayan. nereli olduğunu da yazmak istemiyorum.
vakti zamanında öğrenciyken üst katımda (6. katta) oturan diğer öğrenci kızlar, içinde zeytin çekirdeği de olan sofra bezini balkondaki çamaşırlarımın üzerinde silkelemişlerdi, bir avuç zeytin çekirdeğini toplayıp geri balkonlarına atmıştım. üstüne bir de kavga ettim tabii.
bir komşumuz da balkonun bu eylemi yapmak için ve halı silkelemek için varolduğunu iddia etmişti. bir de “istanbul’dan geldim” ben diyordu. istanbul’un neresiyse artık orası sıkıntı çıkarmayan. nereli olduğunu da yazmak istemiyorum.
devamını gör...
içi boşaltılmış kavramlar
(bkz: adalet)
devamını gör...
stres altında vücudun verdiği garip tepkiler
ellerin titrer, refleksini kaybedersin. bir de konuşma zorluğu yaşarsın kelimeler birbirine karışır.
devamını gör...
düğün çorbası
adını özel bir günden almış olan, et, un ve yoğurt katılarak yapılan, üzerine kızgın yağ dökülerek servis edilen sulu yemek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından tavsiyeler
en güzel şarkıları birilerine adayarak heba etmeyin.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
les frangines- si j'osais
et si seulement j'avais pu te dire ce que j'avais sur le cœur
pu tenir les propos qui résonnent à l'intérieur
les mots qu'on chuchote sur le pas d'une porte
ah, si seulement je m'étais rappelé
que la vie n'a pas de temps pour les regrets
ah si j'avais l'audace
des plus grands combattants
et si seulement j'avais pu te dire ce que j'avais sur le cœur
pu tenir les propos qui résonnent à l'intérieur
les mots qu'on chuchote sur le pas d'une porte
ah, si seulement je m'étais rappelé
que la vie n'a pas de temps pour les regrets
ah si j'avais l'audace
des plus grands combattants
devamını gör...
yazarların aldıkları en iyi nasihat
planlarını kimseye söyleme.insanlar iyi şeyleri mahvederler.
devamını gör...
kardeş kardeşin ne onduğunu ister ne öldüğünü
kardeş kardeşinin ondan daha iyi yere gelmesini istemez onu kıskanır ama ölmesini de istemez ona kıyamaz anlamında atasözü.
devamını gör...
dikkat ölüm tehlikesi
elektrik trafolarından gördüğümüz uyarı. üzerinde de çarpı çizilmiş kurukafa levhası olur. hatta çocukken bu kurukafa levhasına dokununca elektrik çarpar diye düşünürdüm.
devamını gör...
haggard
“herr mannelig” isimli parçası çok ama çok başarılı olan senfonik metal grubudur.
devamını gör...
tanrıya inanmamanın başlıca nedenleri
zamanında dinlere inanan biri olarak zamanla bilime merak sarmaya başladım. sonra tanrıları sorgulamaya başladım. inandığım tanrılar da vardı. sonra insanları gözlemlemeye başladım ve çoğunluk sorgusuzca dümdüz tanrı allah'a inanırken (diğer dinleri gözlemleme şansım olmadı ama farkı olduğunu sanmıyorum), bilimsel olarak tanrıları araştıryordum. sonra bilimin tanrılarla hiçbir uzaktan yakından alakası olmadığını fark ettiğim de tanrı kavramlarının sadece insanın güçsüz ve zayıf düşüncelerinin yarattığı mitolojik bir varlık olduğunu anladım. insan kendi yarattığı süper güçlere bağlanıyor ve ona inanıyordu. kutsal kitaplar dediğimiz kitaplar aslında bildiğimiz sıradan mitolojik yazılardan başka bir şey değildi. insan yine kendi yazdığı bir şeyi referans alıyor ve kutsallaştırıp inanıyor. akıl ve mantık burada devre giriyor. aklını iyi idare eden insanlar böyle absürdizm olaylarına kapılarak karanlıkta kaybolmaz, günümüzde modern düşünceyle aydınlığa çıkar. eskiye bağlı kalan insanlar asla günümüz anlayışına ve bilimine ayak uyduramaz, günümüzde o zamanın kafasını yaşamaya devam ederler.
devamını gör...
yazarlardan çaylaklara tavsiyeler
önce haddiniz bilin. öyle her yazarla muhatap olmaya çalışmayın. yazarlık ciddi bir iştir. zırt pırt hayranlık ifadeleri içeren mesajlar atarak yazarları bunaltmayın. diye sıralayacağım tavsiyelerdir. neticede sizden 3 tanım fazla girdim ben zamanında. yazarım ben.
(bkz: ucu ucuna yazar olmak)
(bkz: ucu ucuna yazar olmak)
devamını gör...


