muhafazakar gençlerin sözlüklerde azınlık olması
sadece sözlüklerde değil bütün platformlarda azınlıktadırlar.
ve bu insanlara olan umudumu tekrardan yeşertiyor. umarım hep böyle kalır hatta bir gün bittiğini bile görebiliriz inşallah.*
ve bu insanlara olan umudumu tekrardan yeşertiyor. umarım hep böyle kalır hatta bir gün bittiğini bile görebiliriz inşallah.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının paraya acımadığı anlar
vergi dairesine girince öyle güzel hissediyorum ki şu vergiden de koy o da olsun şundan da ver lütfen derken kendimi kaybediyorum.
devamını gör...
gıda fiyatlarının yüzde 32 artması
76 tane gıda maddesi zaten çok fazla bence onu da yüzde 32 düşürürseniz problem çözülür. sonuçta ete sebzeye ne gerek var patates soğan ekmek müthiş. hep diyorum önemli olan bakış açısı.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
on ay kadar önce yeni bir eve taşındık. ilk taşındığımız sıralarda bulaşık makinesini boşaltırken tencerenin birini yanlış yere koymuşum. o gün bu gün kızım* bana ona göre davranıyor.
b: kızım hadi bakalım uyku saati. bu gece ben yatırıcam seni.
k: olmaz. annem uyursun.
b: neden?
k: çünkü sen tencereleri yanlış yere koyuyorsun.
xxxxxxx
b: kızım hadi parka gidelim.
k: olmaz annemle gidicem ben. sen tencereleri yanlış yere koyuyon.
xxxxxxx
geçenlerde bir arkadaşımızla konuşurken duydum.
x teyze: biliyo musun babam tencereleri hep yanlış yere koyuyor.
*
b: kızım hadi bakalım uyku saati. bu gece ben yatırıcam seni.
k: olmaz. annem uyursun.
b: neden?
k: çünkü sen tencereleri yanlış yere koyuyorsun.
xxxxxxx
b: kızım hadi parka gidelim.
k: olmaz annemle gidicem ben. sen tencereleri yanlış yere koyuyon.
xxxxxxx
geçenlerde bir arkadaşımızla konuşurken duydum.
x teyze: biliyo musun babam tencereleri hep yanlış yere koyuyor.
*
devamını gör...
uyuşturucu kullanan genci kınamak yerine ona ulaşmak gerek
tabii birde karşısına oturup derdini falan dinleyelim o hırbonun. ah evladım yapma etme, bu haltı madem hep içeceksen burnunun içine koruyucu titanyum tabaka falan yaptır, burun duvarın delinir sonra mazallah mı diyelim?
vatandaşı olmasan cidden komik bir ülke, ama ne yazık ki bu ülkede dünyaya gelmişiz, daha genç çağlarımıza gelmeden bu badem bıyıklı haramzadeler bizi yönetmeye başlamış. sonra birde derler ki şükret, neyine şükredeyim ulan neyine allahsız kitapsızlar.
vatandaşı olmasan cidden komik bir ülke, ama ne yazık ki bu ülkede dünyaya gelmişiz, daha genç çağlarımıza gelmeden bu badem bıyıklı haramzadeler bizi yönetmeye başlamış. sonra birde derler ki şükret, neyine şükredeyim ulan neyine allahsız kitapsızlar.
devamını gör...
nina simone
1933-2003 yılları arasında yaşamış, asıl adı eunice kathleen waymon olan jazz, blues, soul türlerinde müzik yapmış, şarkıcı, piyanist ve insan hakları savunucusudur.
sevdiğim ve dinlemenizi tavsiye ettiğim bazı parçaları:
african mailman
sinnerman
eretz zavat chalav u'dvash
ain't got no
mississippi goddam
love me leave me
my way
ek olarak 15 parçasının notaları kişisel web sitesinde yayınlanmıştır.
https://www.ninasimone.com/sheet-music/
sevdiğim ve dinlemenizi tavsiye ettiğim bazı parçaları:
african mailman
sinnerman
eretz zavat chalav u'dvash
ain't got no
mississippi goddam
love me leave me
my way
ek olarak 15 parçasının notaları kişisel web sitesinde yayınlanmıştır.
https://www.ninasimone.com/sheet-music/
devamını gör...
zamanında altı çizilen kitap kısımlarının anlamsızlaşması
kitaplığımı düzenlerken fark ettiğim gerçek. altını çizmişim demek o zaman ben de derin bir anlam oluşturmuş. şimdi okuyorum aynı derin cümle değil.
bizim sözcüklere yüklediğimiz anlamlar, geçmişimizle, dünümüzle, bugünümüzle o kadar bağlantılı ki, zaman içinde bir cümlede kendimize farklı gelen anlamlar varken, başkalarının da bizimle aynı bakış açısına sahip olmasını istememiz ilginç.
bizim sözcüklere yüklediğimiz anlamlar, geçmişimizle, dünümüzle, bugünümüzle o kadar bağlantılı ki, zaman içinde bir cümlede kendimize farklı gelen anlamlar varken, başkalarının da bizimle aynı bakış açısına sahip olmasını istememiz ilginç.
devamını gör...
manas destanı gibi tanım giren sözlük yazarı
ben üç cümle yazsam ikinci cümlede kafam karışıyor ne yazdığımı unutuyorum. yazdığım uzun tanımlarda dikkat edilirse özne yüklem hep birbirine karışır. tebrik ediyorum o yüzden vallahi.
devamını gör...
beş para etmediği halde kendini iyi satan insan
zeki ve insan sarrafı olmuş insanlar karşısında başarızlığa uğrayacak olan insandır.
devamını gör...
4-3-3 oynatan aykut
sözlüğün kalitesini arttıran, bilgili, tanımlarını beğendiğim kafa sözlük yazarı. keyifli sözlükler dilerim efendim. ilk nickaltınız hayırlı uğurlu olsun.*
devamını gör...
şaka maka 2021 yılı ocak ayının bitiyor olduğu gerçeği
devamını gör...
nötron yıldızı
oluşum aşamasındaki kütlesi 8-10 güneş kütlesinden 20 güneş kütlesine kadar olan yıldızların merkezî bölgelerindeki yakıtları bittiğinde çekrideklerinin çökmesi ve üst katmanlarının süpernova ile uzaya savrulmasından geriye kalan cisim. 20 güneş kütlesinden büyük yıldızlar ise "ölünce" kara deliklere dönüşürler. yani nötron yıldızları da, kara delikler de aslında sadece birer yıldız ölüsüdür.
pulsar, magnetar gibi farklı isimle anılan cisimler aslında birer nötron yıldızıdır.
kara delikleri doğrudan göremediğimiz için, evrende doğrudan gözlenebilen en yoğun cisimler nötron yıldızlarıdır. ne kadar yoğun? orta büyüklükte bir şehir kadarlık bir hacim içerisine 2 tane güneş kütlesi sığdırdığınızı düşünün. bu yıldızların iç kesimlerinden 1 çay kaşığı madde almayı başarabilseydiniz, bu madde dünyada milyarlarca ton ağırlığında olurdu.
***
buraya ek bilgi koyuyorum. uzun yazı okumak istemeyenler bir sonraki bölümden devam edebilir.
yıldızların içinde sistem basitçe şöyle işler: kütle çekim etkisi nedeniyle yıldızı oluşturan madde sürekli olarak yıldızın merkezine (yani çekirdeğine) doğru çekilir. bu madde hareketine konveksiyon deriz. çekirdekte basınç ve sıcaklık son derece yüksek olduğundan nükleer füzyon başlar. yıldızın öncelikli "yakıtı" hidrojendir. füzyon yoluyla çekirdekte bulunan hidrojen bittiğinde helyum, o da bittiğinde sırayla başka elementler...
yıldız hayatına ilk başladığında hidrojenden ürettiği enerjiyi, dış yüzeyinden uzaya yaymakta olduğundan hidrostatik denge ve termal denge içindedir. enerji üretimi için kullanılan ilk materyal olan hidrojeni tükenen yıldızın dengesi bozulur. denge bozulunca yıldız "debelenmeye" başlar, yani dengeyi tekrar bulmak için bir genişleyip bir daraldığı evrelere geçiş yapar. örneğin kırmızı dev böyle bir evredir. yıldız eğer çok küçük ya da orta kütleliyse, yakıt üretecek yeni elementi olan helyumu, karbon ve oksijene uzun süre boyunca dönüştüremez ve patlayarak bir beyaz cüceye dönüşür.
eğer yıldızın kütlesi ilk tanımda bahsi geçen aralıktaysa, yıldız sırayla her elementi (karbon, neon, oksijen, silikon ve demir) tükettiğinde benzer evrelerden geçer ve son element türünü de (yani demiri) bitirdiğinde, iç katmanları ile atmosferi arasında ortaya çıkan dengesiz durumlar ve şok dalgası hücumu nedeniyle yıldızın çekirdeği içeriye doğru çöker. zira artık üretilen enerjiden kaynaklı, dışarıya doğru olan bir basınç yoktur ve kütle çekimi galip gelmiştir. atmosfer katmanları ise büyük bir süratle patlayarak uzaya dağılır.
sonuçta ortada demir gibi ağır bir elementin sıkıştığı küçücük, yoğun ve ağır bir hacimdeki çekirdek kalmıştır.
atmosfer neden uzaya saçıldı? çünkü aslında o da çekirdekle birlikte içeriye doğru süratle (ışık hızının %25'i kadar bir süratle) çöküyordu. ancak iç kısımdaki son derece yoğun çekirdeğin üzerinden geriye "sekti" ve şok dalgaları da bu nedenle ortaya çıkarak yıldızın atmosferini dağıttı.
***
nötron yıldızı ismi nereden geliyor?
elimizde yıldızdan geriye kalan yoğun bir çekirdek var. bu çekirdekteki atomlar normal şartlarda belirli bir düzene sahipti. merkezlerinde proton ve nötronlar, dış katmanlarında da elektronlar vardı. fakat yıldızın çekirdeği kendi üzerine doğru çökerken, basınç aşırı derecede arttı. öyle arttı ki, demir atomlarının proton ve elektronlarını birbiriyle kaynaştırıp nötron oluşumunu sağlayacak bir seviyeye geldi. böylece atomda zaten var olan nötronlara, bu birleşmeler sonucu ortaya çıkan nötronlar da eklendi. şimdi elimizde yoğun olarak nötronlardan oluşmuş bir çekirdek var. yaklaşık 25 kilometrelik bir çapa sahip hacim içerisinde sıkışmış, milyarlarca dünya kütlesi kadar nötronla dolu...
güneş yüzeyinin sıcaklığı 6000 dereceye yakınken, nötron yıldızının sıcaklığı 1 milyon derece civarındadır. nötron yıldızları tıpkı gezegenler gibi atmosfer, kabuk ve çekirdek katmanlarından oluşur. kabuğun dış kısmı normal demir atomlarından oluşurken içeriye doğru inildikçe bu yapı değişir ve nükleer makarna dediğimiz yapıya dönüşür. bu yapının evrendeki en sert ve dayanıklı yapı olduğu tahmin edilmektedir. çekirdek kısmında ise gerçekten neler olup bittiğini tam olarak bilemiyoruz. burada bir kuark - gluon plazması olabilir.
lafı yeterince uzattım. daha çok şey yazılır çizilir bu konuda ama benden bu kadar olsun.
edit: 1-2 imla düzeltmesi
pulsar, magnetar gibi farklı isimle anılan cisimler aslında birer nötron yıldızıdır.
kara delikleri doğrudan göremediğimiz için, evrende doğrudan gözlenebilen en yoğun cisimler nötron yıldızlarıdır. ne kadar yoğun? orta büyüklükte bir şehir kadarlık bir hacim içerisine 2 tane güneş kütlesi sığdırdığınızı düşünün. bu yıldızların iç kesimlerinden 1 çay kaşığı madde almayı başarabilseydiniz, bu madde dünyada milyarlarca ton ağırlığında olurdu.
***
buraya ek bilgi koyuyorum. uzun yazı okumak istemeyenler bir sonraki bölümden devam edebilir.
yıldızların içinde sistem basitçe şöyle işler: kütle çekim etkisi nedeniyle yıldızı oluşturan madde sürekli olarak yıldızın merkezine (yani çekirdeğine) doğru çekilir. bu madde hareketine konveksiyon deriz. çekirdekte basınç ve sıcaklık son derece yüksek olduğundan nükleer füzyon başlar. yıldızın öncelikli "yakıtı" hidrojendir. füzyon yoluyla çekirdekte bulunan hidrojen bittiğinde helyum, o da bittiğinde sırayla başka elementler...
yıldız hayatına ilk başladığında hidrojenden ürettiği enerjiyi, dış yüzeyinden uzaya yaymakta olduğundan hidrostatik denge ve termal denge içindedir. enerji üretimi için kullanılan ilk materyal olan hidrojeni tükenen yıldızın dengesi bozulur. denge bozulunca yıldız "debelenmeye" başlar, yani dengeyi tekrar bulmak için bir genişleyip bir daraldığı evrelere geçiş yapar. örneğin kırmızı dev böyle bir evredir. yıldız eğer çok küçük ya da orta kütleliyse, yakıt üretecek yeni elementi olan helyumu, karbon ve oksijene uzun süre boyunca dönüştüremez ve patlayarak bir beyaz cüceye dönüşür.
eğer yıldızın kütlesi ilk tanımda bahsi geçen aralıktaysa, yıldız sırayla her elementi (karbon, neon, oksijen, silikon ve demir) tükettiğinde benzer evrelerden geçer ve son element türünü de (yani demiri) bitirdiğinde, iç katmanları ile atmosferi arasında ortaya çıkan dengesiz durumlar ve şok dalgası hücumu nedeniyle yıldızın çekirdeği içeriye doğru çöker. zira artık üretilen enerjiden kaynaklı, dışarıya doğru olan bir basınç yoktur ve kütle çekimi galip gelmiştir. atmosfer katmanları ise büyük bir süratle patlayarak uzaya dağılır.
sonuçta ortada demir gibi ağır bir elementin sıkıştığı küçücük, yoğun ve ağır bir hacimdeki çekirdek kalmıştır.
atmosfer neden uzaya saçıldı? çünkü aslında o da çekirdekle birlikte içeriye doğru süratle (ışık hızının %25'i kadar bir süratle) çöküyordu. ancak iç kısımdaki son derece yoğun çekirdeğin üzerinden geriye "sekti" ve şok dalgaları da bu nedenle ortaya çıkarak yıldızın atmosferini dağıttı.
***
nötron yıldızı ismi nereden geliyor?
elimizde yıldızdan geriye kalan yoğun bir çekirdek var. bu çekirdekteki atomlar normal şartlarda belirli bir düzene sahipti. merkezlerinde proton ve nötronlar, dış katmanlarında da elektronlar vardı. fakat yıldızın çekirdeği kendi üzerine doğru çökerken, basınç aşırı derecede arttı. öyle arttı ki, demir atomlarının proton ve elektronlarını birbiriyle kaynaştırıp nötron oluşumunu sağlayacak bir seviyeye geldi. böylece atomda zaten var olan nötronlara, bu birleşmeler sonucu ortaya çıkan nötronlar da eklendi. şimdi elimizde yoğun olarak nötronlardan oluşmuş bir çekirdek var. yaklaşık 25 kilometrelik bir çapa sahip hacim içerisinde sıkışmış, milyarlarca dünya kütlesi kadar nötronla dolu...
güneş yüzeyinin sıcaklığı 6000 dereceye yakınken, nötron yıldızının sıcaklığı 1 milyon derece civarındadır. nötron yıldızları tıpkı gezegenler gibi atmosfer, kabuk ve çekirdek katmanlarından oluşur. kabuğun dış kısmı normal demir atomlarından oluşurken içeriye doğru inildikçe bu yapı değişir ve nükleer makarna dediğimiz yapıya dönüşür. bu yapının evrendeki en sert ve dayanıklı yapı olduğu tahmin edilmektedir. çekirdek kısmında ise gerçekten neler olup bittiğini tam olarak bilemiyoruz. burada bir kuark - gluon plazması olabilir.
lafı yeterince uzattım. daha çok şey yazılır çizilir bu konuda ama benden bu kadar olsun.
edit: 1-2 imla düzeltmesi
devamını gör...
knut hamsun
açlık kitabının yazarıdır. küçüklüğünden beri okumayı ve yazılar yazmayı çok seven, sürekli bir şeyler ortaya çıkarmak için çabalayan ve bunu da açlık ve yoklukla başarmaya çalışan bir genci anlatıyor. ödünç bir battaniye ile yaşamını idame ettirmesi kazandığını da yazılar yazmak için harcaması, bunca yokluğa rağmen gururlu bir yardımsever olması hayranlık uyandırıyor. bana bir bakıma bu okuma yazma aşkı (bkz: martin eden)karaktareni anımsatıyor.
devamını gör...
sözlükten evlenmek
çok uç bir ihtimal olduğunu düşünüyorum ancak evlenen olursa haber versin oyumuzu takalım kendilerine.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
alayınızı seviyore
devamını gör...
bir bildiği vardır deyip susan insan
kendini, çevresini, hatta ülkeyi dahi felakete sürükleyebilir. genelde kötünün iyisi deyip de yoluna devam eder.
devamını gör...
sen çok iyi bir insansın amadaki iyiden kasıt
kısaltma olarak: "sen şimdi yakınlarımda dur, bir yere ayrılma, bana ilgi falan göstermeye de devam et, ileride değerlenirsen bir şans tanıyabilirim."dir.
devamını gör...
petrikor
yağmur yağdığı sırada topraktan yayılan ve birçoğumuzun hastası olduğu o kokunun adıdır.
dinlendirici bir etkiye sahiptir.
dinlendirici bir etkiye sahiptir.
devamını gör...
the temple of the king
ritchie blackmore’s rainbow albümünden, rainbow’un en bi güzellerinden. müslüm gürses’in affet parçasının orijinalidir aynı zamanda.
devamını gör...
ağladıktan sonra gelen sakinlik
bu her zaman olmuyor aslında. bazen ağlarsınız sonrasında ölecekmiş gibi hissedersiniz bazen de ağlarsınız ve evet sakinleşirsiniz. bu sakinlik aslında ruhun gözyaşlarıyla temizlenmesi gibi bana göre. böyle ruhum o karanlığın içinden gözyaşlarıyla yıkanmış gibi temizleniyor. benim sonrasında gelen sakinliğim de ruhumun temizliğinden geliyor.
devamını gör...