antonio vivaldi - la stravaganza

devamını gör...

suç neticesinde elde edilmiş bir malı almak ve kullanmak, o suça ortak olmayı ifade ettiğinden ötürü cevabının asgari düzeyde bir ahlaki anlayışı olan herkes için "hayır" olması gereken soru.
devamını gör...

bazıları mültecilerin istenmemesindeki tek sebebin ırkçılık olduğunu düşünüyor. neymiş efendim arap olduğu için istemiyormuşuz da avrupalı olsa bağrımıza basacakmışız. elbette aksi şekilde düşünen aptallar da vardır ama eğer mantıklı bir kişi iseniz direkt geçin bunları...

buradaki asıl mesele savaştan ortamındaki bir ülkeden kaçmış parasız, fakir, eğitimsiz, vizyonsuz ve faydasız büyük bir mülteci kitlesinin, diğer mülteciler ile birlikte ülkeye kolayca alınabilmiş olmasıdır. kim inkar edebilir ki parasızlık, sefalet ve fakirlik suç oranını tetiklemez? elbette ki tetikler.

yanlış anlaşılmasın, bu ve bunun gibi cinayet eylemleri çok daha fazla kez olmak suretiyle türkler tarafından da zaten yapıldı ve hala daha yapılmakta. ama zaten bozuk insanlarla dolu bir ülkeye daha da bozuk sokmak istemiyor kimse. türkiye bir hayır kurumu değildir efendim, kimse de mültecileri bağrına basmak ve onlardan hoşlanmak zorunda değil. tekrar söylüyorum, bunun ırk ile millet ile alakası yok. ukraynalı mülteciler de gelse tepkim aynı.

bu genç kız da gittikçe bozulan ve yozlaşan ve ahlak bakımından çürüyen bir türkiye'ye kurban gitti. asıl konuşulması gereken konu da budur işte. faili kimmiş kim değilmiş değil...
devamını gör...

hazin son.belki bir kurtuluş belki de yeni bir varoluş.
devamını gör...

“bir insanin hayatı boyunca kendisini kandırdığı şeyi aldığınız anda mutluluğunu da bitirirsiniz.”

mahcubiyet ve haysiyet / dag solstad
devamını gör...

muhtemelen sahada ki aile babası odur.
devamını gör...

kek.
devamını gör...

kardeşimin ismi ve çok severim. birlikte büyüdük. her gün okula götürüp geri alırdım kırmızı bisikletimle 2005 2006 yıllarında.

vay be ne günlerdi. herşeyi paylaşırdık onunla. her oyunu birlikte oynardık. bunlardan birtanesi de satranç. onun sayesinde satrançta dereceler yaptım. normalde ortaokulda iken taşları beden eğitimi hocamız öğretti. biraz aklımda kaldı ve ben liseye geçtim kardeşim de orta sona aynı şekilde satrancı kardeşime de öğretmiş. ikimizde tam anlamıyla bilmiyorduk ama gittim birmilyoncudan satranç takımı aldım en ucuzundan. birbirimizle oynuyorduk ama tam anlamıyla değil çünkü ikimizde yarım yamalak biliyorduk.

içimdeki satranç aşkı büyüdü ve okulda satranç kulübü olduğunu öğrendim ve katıldım. birde ne göreyim orta okuldaki sınıf arkadaşım da orda. ilk oyunumu kurallarına uygun onunla oynadım. 3 4 defa yenildim üst üste. çoban matı ve türevleri ile mat ediyordu beni. kıza yenilmek kötü oluyor izliyenlerde var hırs yaptım iyice oyunu çözdüm. bildiğin yenilgilerimden ders alıyordum ve yeni ataklar geliştiriyorum. öyle böyle derken bir kaç ay sonra okuldaki en iyi oyuncu oldum. sonra katıldığım turnuvalarda 5 6 kadar madalya kazandım.

kazanmak çok güzel bir duygu ve bunu kız kardeşime borçluyum.
devamını gör...

yahu bir insan günün her anında akla nasıl gelebilir? geliyor ve her defasında gülümsetiyor.
devamını gör...

viski..
devamını gör...

x mahlaslı yazar sizi özledi bildirimi daha acildir.
devamını gör...

ozan. şifa istemem balından adlı türküsünün sözlerini bırakacağım buraya. sitem etmek, ama nasıl sitem etmek. her şeye rağmen severek sitem etmek, iyiliğini isteyerek sitem etmek, onurunu koruduğunu bildirerek sitem etmek, travmatize olduğu halde yüreğinden naiflik aka aka sitem etmek. o kadar iyi anlıyorum ki bu sözleri, o kadar canım yanıyor ki...

şifa istemem balından
bırak beni bu halımdan
razıyım açan gülünden
yeter dikenin batmasın

gece gündüz o hizmetin
şefaatin kerametin
senin olsun hoş sohbetin
yeter huzurum gitmesin

taşa değmesin ayağın
lale sümbül açsın bağın
istemem metheylediğin
yeter arkamdan atmasın

kolay mı gerçeğe ermek
dost bağında güller dermek
orda kalsın değer vermek
yeter ucuza satmasın

sonu yoktur bu virdimin
dermanı yoktur derdimin
gerekmez ilaç yardımın
yeter yakamdan tutmasın

nesimi'yim vay başıma
kanlar karıştı yaşıma
yağın gerekmez aşıma
yeter zehirin katmasın.

devamını gör...

alt çene kemiğine verilen isim. insanda çeneyi kapatabilmek için 3 kas çalışır, açabilmek için ise 1 kas çalışır. anlayana sivrisinek saz...
devamını gör...

mod olduğunu tam şu an kendisini stalklarken öğrendiğim ve nickaltındaki dolulukla kıskandıran yazar. bilgi babında yarışacağım efendim sizinle, hırslandım!

şaka bir yana keşke gerçekte tanışabilsek, mis gibi havada, kahve eşliğinde tertemiz bir sohbet etsek... insan psikolojisinin gizemleri konusunda... ne kadar güzel olur. sanırım kendisi bu saatten sonra model olarak gördüğüm kişi olacak. pis bir huyumdur; taktım mı tam takarım. keyifli sözlükler, gideyim de stalka devam edeyim.

edit: kimse eyluling gibi olmaz ama onu bir netleştirelim.
devamını gör...

kimseyi üzmek ya da, aciz görünmek istemiyordur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genelde altı boş iltifat sevmeyen insandır, bazı iltifatların gerçek olmadığını bilmek sanki teselli ediliyor hissi uyandırabilir. rahatsız edicidir. bir de iltifatın değeri kimden geldiğine bağlıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

amerikan sinemasının belki de en başarılı filmidir. ona bu sıfat yakışıyor; zira toplumsal ve siyasi konuları perdeye yansıtış şeklinde çok ciddi sorunlar ve tuhaflıklar olmasına rağmen yıllardır listelerin başını çeken, inanılmaz bir ticari getirisi olan, ve törenden 10 oscar ile dönen bir film tüm bunları başarmışsa, "en başarılı film" olmaması için de bir sebep yok benim bakışımla.


neden ciddi sorunları ve tuhaflıkları olduğu konusuna gelinirse...gone with the wind, bilindiği üzere planında iç savaş'ın işlendiği, yaklaşık dört saat uzunluğunda bir film. fakat film boyunca kölelik sistemi yanlısı güney, hak verilmesi gereken taraf olarak yüceltiliyorken; kölelik karşıtı kuzey resmen çarmıha geriliyor. savaşın yıkıcı etkilerinin sadece güney'in uğradığı yıkım ve şiddet üzerinden gösterilişi, filmin tarihi açıdan objektiflik kavramından hayli uzaklaşmasına sebep oluyor. iç savaş, karakterlerin yaşadığı duygusal değişimler ve gelgitlerin arkasına yedirilmiş vaziyette; lakin savaşta verilen kayıplar, filmin romantik komedi unsurlarına yem edilmiş bir nevi. misal, scarlett'ın ashley'e nispet olsun diye evlenmiş olduğu charles'ın savaşta ölmesi, scarlett için sadece siyahlar giymek zorunda kalacağı önemsiz bir yas gününün sebebi olarak aktarılıyor.

en temel sorunlardan biri, ırkçılık. gone with the wind, margaret mitchell'ın kaleme aldığı romanın uyarlaması. ve roman, basıldığı ilk dönemde, içinde çokça ırkçı söylem bulunduğu için fazlasıyla tepki çekmişti. filmin yönetmenleri (ismen bir yönetmen geçmesine rağmen, filmde aslında iki yönetmen çalıştı. film yönetilmesi açısından bir "sinir krizi" olduğu için ilk ilk yönetmen bir yerden sonra bırakıp filmden çekilmişti ve ikincisi de çekilmek üzereydi) her ne kadar ırkçı yaklaşımları filmden uzak tutmaya çabalasa da, film bu etkiden tamamen sıyrılamamıştı. bir sahnede babası scarlett'a "alt sınıfa, bilhassa siyahilere karşı acımasız olman gerek" tavsiyesini veriyor. bir başka sahnede, siyahi bir hizmetçi scarlett'tan dayak yiyor. (salt filmde değil, ödül töreninde dahi siyahi ayrımcılığı yapılmıştı. hattie mcdaniel, mammy rolüyle oscar alan ilk siyahi oyuncu olmuştu; fakat törende rol arkadaşlarının yanında oturmasına müsaade edilmemişti.)

çıkarcı, yalancı, umarsız ve bencil bir karakter olan scarlett'ın, filmin sonuna dek dört ayağının üstüne düşmesi ve bunun hep bir başkasının ölümüyle, iflasıyla ya da yalnız kalmasıyla gerçekleşmesi seyirciyi biraz huzursuz etse de, final sahnesi çok tatmin edici. scarlett'ın bu tavırlarına, elindekinin kıymetini o gitmeden asla anlayamayan karakterine daha fazla dayanamayan rhett, evi terk eder. kapıdan çıkmak üzereyken, scarlett gözyaşları içerisinde onu durdurur ve o giderse kendisinin ne yapacağını sorar. aldığı cevap hala bile sinema tarihinin en ikonik repliklerinden biridir: frankly my dear, i don't give a damn! ayrıca bu sahnenin aynısı yahut çok benzerleri, pek çok yapımda yeniden canlandırılmış; bir nevi filme selam çakılmıştır.


filmi izlediğimde henüz lisedeydim, sinemayı yeni yeni keşfettiğim yıllardı. belki de bu yüzden -biraz da bir filmi okumak konusunda şimdiye kıyasla daha fazla olan cahilliğimden-pek sevmiştim şahsi olarak. moralim bozuk olduğunda yahut uyuyamadığımda soluğu bu filmde alırdım. benim için anlamı büyük olan bir film. müzikleri de çok hoştur. max steiner'ın bestelerini içeren albümü buradan dinleyebilirsiniz.
devamını gör...

şizofreni hastası bir kızın annesini katletme haberi.

şöyle bir şey var, şizofreni hastalığına sahip kişilerin şiddet gösterme olasılıkları tedavi olduklarında yüksek değil. şiddet gösterseler de genelde kendilerine gösterirler fakat tabii ki başkalarına da zarar verebilirler. terapi ve ilaç desteğiyle şizofreninin pozitif ve negatif semptomlarını büyük oranda düşürmek mümkündür.

kısaca pozitif ve negatif semptomları açıklayacak olursam; bu isimler, belirtilerin iyi ya da kötü olduğunu göstermez. pozitif belirtiler, olmaması gereken şeylerin ortaya çıkmasıdır (halüsinasyon, hezeyan, düşünce ve davranış bozuklukları). negatif belirtiler ise olması gereken özelliklerin azalmasıdır (asosyallik, hayattan zevk alamamak, ilgisizlik, vb.)
haberde ismi geçen kadının ilaçlarını kullanmadığını düşünüyorum ve şizofreni'nin yanında ona eşlik eden başka bir ruhsal bozukluğu da bulunabilir.

kısaca, dehşet verici bir haber evet. terapi ve ilaçların şizofreni tedavisinde ne kadar önemli olduğunu da gösteren bir haber ayrıca. olan anneye olmuş.

edit: kadın önceden kızının şiddet eğilimini görüp gerekli yerlere başvurduğu halde sonuç alamamış. önlem almanız, hasta kızı hastaneye yatırmanız için kadının ölmesi mi gerekiyordu?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim