pandemiden sonra yapacağımız zirvede yenebilecek yemektir.

yüzümde kafa sözlük logolu maske ile orada olacağım.
devamını gör...

bıhtık
devamını gör...

değilim ama hala umudumu kaybetmiş de değilim. umarım hayal kırıklığına uğramam sözlük, umarım..
devamını gör...

tutunamayanlar yaklaşık 5-6 sene beklemişti, pandemi sayesinde okudum. mutluyum.
devamını gör...

bu bir tek bana oluyor sanıyordum ben. yani geliyorum yazasım var ama yazamıyorum. dönemseldir salata dedim, geçer dedim yahu!

geçmiyor sevgili yazarlar ben yazacak hiç bir başlık bulamıyorum doğru düzgün. eski coşku falan da kalmadı buralarda pek. hani çocukluğumdan bahseder gibi hissediyorum sözlüğe geldiğim ilk günleri düşününce.
özlem doluyum güzel başlıklara, enerjik kalabalığa, coşkulu, modumuzu yükselten yazılara.
yaz rehaveti midir nedir bilmiyorum lütfen çok kendinize geliniz.. kendimize gelelim.
devamını gör...

şey
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: karakter nakli) tıp bu konuya acilen el atmalıdır.
devamını gör...

iki kişi arasındaki karşılıklı suskunluk ya da bakışma anında; ilk hareketin karşı taraftan beklenmesi durumu.

hani böyle birden tam bir sessizlik olur. sanki her şey aniden durmuş, zaman akmıyor gibidir. o an insanın eli ayağı birbirine dolaşır.ne yapacağını, söze nerden başlayayacağını bir türlü bilemez. işte düşülen bu halden kurtulmak için karşıdan ufacık da olsa bir hamle beklenir. hatta içten içe dua edilir. insan yaşamındaki ilginç anlardan birisidir.

*
devamını gör...

tanımlanabilir olmayan bir kavramdır. ama tanımlanmaya değerdir de aynı zamanda. en azından uğraşmak gerekir. uğraşalım o zaman.

uzunca bir süredir dünya üzerinde bulunduğumu düşündüğüm için iç rahatlığıyla dünya hakkında fikir beyan etme şımarıklığını gösterebileceğimi düşünüyorum. ve gözlemlerimi uzmanlarla paylaşıp fikir alışverişinde bulunduktan sonra ortaya çıkardığım sonuçlara göre dünya bir deliler evidir.

zannettiğimiz gibi uzay boşluğunda üzerinde yaşam olan tek gezegen biz değiliz. bu kadar büyük bir karmaşa yaşamamızın nedeni de bu aslında. gezegenin babil kulesi gibi olmasının nedeni hepimizin farklı gezegenlerden evren konseyi kararıyla hiçbir işe yaramayan bu gezegene sürgün olarak gönderilmiş olmamızdır.

aklınızdaki bazı soruların cevap bulmaya başladığını hissediyorum. o zaman devam edeyim.

başka gezegenlerde uyum sağlayamayan, gerekli olgunluğa erişemeyen, toplum içinde yaşamayı beceremeyen, zihinsel gelişimini tamamlayamayan herkesi bu zavallı gezegene yolladılar. biz de genlerimizde olan kötülük hissinden de feyz alarak berbat bir gezegen ortaya çıkardık.

bu yüzden bizim delilik diye tabir ettiğimiz şey aslında tüm dünya ahalisinin genetik mirasıdır.

peki hepimiz bu delilikten mustarip isek neden hala içimizden bazılarına deli demeye devam ediyoruz?

çünkü doğamız gereği eksik yaratıklar olduğumuz için bir şekilde bir üstünlük duygusu yaşama derdindeyiz. herkesin zayıf olduğu bir toplumda birazcık kilolu olanlara şişman denir, herkesin şahin gözlerine sahip olduğu bir toplumda ise miyoplar kör sayılır. herkesin deli olduğu bir toplumda biraz daha ayrıksı olanlar deli sayılacaktır elbette.

delilik sahip olmadığımız ait olduğumuz bir kavramdır.
devamını gör...

geçer elbet efendim. bazısı teğet geçer, bazısı deler geçer, bazısı deşer geçer; ama mutlaka geçer.

| oğuz atay
devamını gör...

çünkü malım. sabah uyanınca görcem ebeminkini neyse.
devamını gör...

gözlerim dolu bir şekilde izledim videoyu. ülkenin bu içler acısı gündemi üzerine çok anlamlı bir video olmuş, emeğine sağlık. ama benim asıl teşekkür etmek istediğim nokta, bize vermiş olduğunuz destek. keşke herkes aynı bilince ve duyara sahip olsa; umarım seneye böyle bir video hazırlamaya hiç ihtiyaç duymazsın. tekrardan kendi adıma teşekkür ederim.
devamını gör...

antik yunanda apollon beyimiz iyi bir okçu. eros’un okçuluk yetenekleriyle dalga geçerken, eros iki ok hazırlıyor; biriyle apollon’u vurarak daphne’ye aşık ediyorken diğeriyle de daphne’yi vurarak aşktan falan uzaklaştırıyor.
gelgelelim apollon bey sürekli daphne kızımızın peşinde dolaşıp, onu kovalayıp sürekli çaresizce cevap bekler. daphne kızımız bir gün apollon’a yakalanınca mitolojinini bir diğer tanrısı olan gaia’dan yardım ister. gaia da daphne’yi “defne” ağacına çevirir. apollon kral da ağaçtan topladığı yapraklarla kendine taç yapar ve bütün zaferlerini o altın taçla kutlar, o taçı hiç çıkartmaz.
defne yaprağı, dalı o zamandan beridir “zafer” simgesi olarak geçer ve hatta gözlerim beni yanıltmadıysa bizim polis amblemizde dahi vardır.
devamını gör...

aklımda yer etmiş nebuladır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mısır mitolojisinde doğu ve batıdaki ufukları koruyan yeryüzü tanrısıdır. akeru olarak isimlendirilen, kendisine yardımcı olan tanrılar topluluğu da bulunur. bitişik, zıt yönlere bakan iki sfenks şeklindedir. ibadet edilen ilk tanrılardan olan aker'in (akar da denir) firavunu ele geçirdiğine dair çeşitli yazılar piramitlerin üzerinde bulunur. güneş, aslan burcunda tepededir ve günler arasındaki sınırı, eğimi, güneşin ayarını temsil eden aker'in kafası aslan şeklinde betimlenir. bazen leopar gibi desenli, benekli derili vücutları bulunur. ''ruti'' kelimesi mısır dilinde 'iki aslan' manasını taşır. hiyerogliflerde bu iki aslanın arasında doğan güneşi temsilen bir ufuk çizgisi yer alır.

gece olunca yer altı dünyasının kapılarını koruyan tanrının izni olmadan içeriye bir ölü giremez güneşin doğması ile açılan kapılardan ölülerin geçişini, çıkmasını engeller. büyük bir tapınağı olmayan akerin heykellerine mezarların, evlerin kapılarında rastlanabilir çünkü mısırlılar tarafından kapıları koruduğuna inanılır. insanlar kapılarına koydukları çift aslan figürü ile kendilerinin kötü ruhlardan korunduklarına inanırlar. bu inançlar romalılarda da korunmuş hatta bazı kimselerce günümüze kadar getirilmiştir fakat aker'in diğer büyük mısır tanrıları gibi adına yapılmış bir tapınağı bulunmamaktadır.
devamını gör...

ustteki yazarın basına gelen aynı olay bırden fazla kez(maalesef) basıma gelmıstır. bır keresınde servısten ındıgımde kahkaha patlamıstı. ne oldu dıye donup baktıgımda butun servısın bana bakıp guldugunu farketmıstım. ısın daha da kotu tarafı annem kapıyı acınca da kahkahayı basmıstı. e agladık tabı.
devamını gör...

her zaman nasıl biri olmak istediğimize odaklanıyoruz ve aslında kim olduğumuz hakkında hiç düşünmüyoruz. kim olduğum sorusuna birkaç basit cevaptan başta verecek yanıtım yok. nasıl bir ailede büyüdüğümü, nasıl bir çocukluk geçirdiğimi, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığımı, geceleri yıldızları ve ayı izlerken neleri düşündüğümü ve mesleğim vb. gibi şeyleri söylerim. nasıl biri olmak istediğim sorulsa sabaha kadar yazabilirim oysa.

hep geleceğe dair kurduğumuz hayallerin sesini dinliyoruz ama atladığımız bir şey olduğunu fark etmiyoruz. kendi sesimizi dinleyip aslında kim olduğumuza karar vermek...
karar vermek zor ve sancılı olduğu için kaçıyoruz belki de bundan. kendimizi hep bir bakıma eksik görüyoruz çünkü geleceğe dair içimizde bir umut var, belki de değişebileceğimize olan umut. eh bu da ''sen kimsin?'' diye sorulduğunda kendimizi eksik hissettiğimizden (çünkü daha hikayemiz ve gelişimimiz tamamlanmadı diye düşünüyoruz) soruya düzgün ve en önemlisi kendimizi tatmin edecek bir cevap veremememize sebep oluyor.
devamını gör...

ölmüş adam ha ışıktaymış ha karanlıkta ne fark eder? isterse ateşe atsınlar, adam ölmüş lan.*
devamını gör...

kafayı namusla bozmuşlar. sadece namuslular değil, her insan sevdiğini/eşini kıskanır. bunun için namus timsali olmaya gerek yok. her halükarda garip bir açıklama.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim