13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
gençlik yıllarının şaşırtıcı şekilde aksine, yaş aldıkça bayram kutlama hadisesinin önemi ve bireye getirdiği/tattırdığı maneviyat artmaya başlamaktadır, o yüzden iyi bayramlar olsunlardır.
(bkz: selam)
(bkz: selam)
devamını gör...
uykusuzkahve
cok mu tatlis ne?profil resmindeki kizin buyumus versiyonu olabilir. bir de kahvesini bol sutlu sevdigini dusunuyorum.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
sözlüğe gerçek hayatımdan en yakın arkadaşımı getirdim. kendisi benden çok girer oldu, ve seviyor da burayı.
bazen onunla buradaki yazarların kritiğini yapıyoruz. o kadar zevkli ki shdshsh
bazen onunla buradaki yazarların kritiğini yapıyoruz. o kadar zevkli ki shdshsh
devamını gör...
yazarlar karma puanlarıyla ne yapacak sorunsalı
ivanmilinski ile birlikte curacao'ya yerleşip, bahis bürosu açmayı düşünüyoruz efendim. iş başvurusu yapmak isteyenler şimdiden cv'lerini özelden şahsıma ve ivan milinskiye ulaştırabilirler.
devamını gör...
kedi öpmek
kedileri çok sevmeme rağmen hiç yapmadığım eylemdir.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
turkuaz rengi adını türkiye’de bulunan firuze taşından alıyor. fransızlar türkiye’den giden bu taşa “türk’e özgü” anlamına gelen turquoise adını vermişlerdir. bu sebeple türklerle özdeşleşmiş bir renk olan turkuaz, dünyanın pek çok ülkesinde türk rengi olarak tanınmaktadır.
devamını gör...
yaz dizisi
muhakkak, 25-30 yaşlarında, türüne az rastlanır bir zenginlikteki holding sahibi erkek başrol ve ona aşık olacak, onun da ona aşık olacağı fağkir kız başrol oyuncusu vardır.
devamını gör...
predestination
neresinden tutulursa tutulsun elde kalan film. bug'ları görmezden gelirsek bir şeyler oluyor gibi oluyor ama yine oldurulamıyor. keyifli vakit geçirmiştim şahsen izlerken, orası ayrı.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
şimdi,
--! spoiler !--
ilk olarak filmin ilk yarısındaki sahnelerden birinde kendi kuyruğunu yiyen yılandan bahsediyor karakterimiz (uroboros), bu da izleyicide direkt bir sonsuz paradoks-döngü ışıklarını yakıyor. zaten ardından gelen bir 'tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan' muhabbetiyle 90'dan çakıyorlar filmin mesajını.
bir paradoksun oluşabilmesi için başlangıç noktası şarttır ilkesini ele alarak filmdeki karakterin başlangıç noktasını göremediğimizi belirtmek isterim. zaten izleyicinin tüm filmi anladıktan sonra kalakaldığı tek soru bu. ''peki jane'in asıl anne babası kim?'' senaryoda izleyici bu soruya takılı kalmasın diye ''zaman makinesi falanca yıldan ötesine gidemiyor'' gibi bir cevap verilmiş. yani biz (zaman ajanıyla birlikte) ancak jane'in sadece yetimhane kapısına bırakıldığı güne gidebiliyoruz. öncesi yok. fakat bu durumda tanrı(?) tarafından jane şak diye bu paradoksa dışarıdan kondurulmadıysa, bizim görmediğimiz bir anne babası varsa işin içine biyoloji girer ve kendi kendiyle birlikte olarak doğurduğu çocuk yine kendisi olamaz. sonuçta rastlantısal olarak spermler seçiliyor ve yumurtada dölleniyor. doğan bebeğin de jane/john olması çok abuk. eğer ki jane'in kendinden ayrı bir anne babası yoksa bu paradoksa dışarıdan dahil edildi demektir. ya da film zaten bunun imkansızlığı üzerine kurulmuştur kim bilir... yani filmin belirmesinin sebebi bu çıkmazdır belki de. ya da ben azla eksiğim birleştiremiyorum, pek mümkün.
şuna da değinelim. bay robertson, ajanımıza/barmene zamanda yaptığı her yolculukta yaptığı küçük değişiklikler olduğunu
ama sonucun değişmediğini söylüyordu bir sahnede, ya da buna benzer bir şeydi her neyse; jane/john/barmen/bombacı ne yaparsa yapsın kaderini değiştiremiyor. kendisine son derece obsesif şekilde aşık. seçme şansı olduğunu bilmesine rağmen geçmişe her gidişinde kendisine aşık oluyor, kendisiyle birlikte oluyor ve kendisini yeniden doğuruyor. filmin sonuna doğru bombacı kütüphanedeki kızla ilişki yaşamaya çalıştığını denediğini ancak kızın bunu kaldıramadığını yürümediğini söylüyor. çünkü kendisinden başka kimseye birlikte olamamakta... "the only thing that i know for sure is that you are the best thing that's ever happened to me. i miss you dreadfully" diyor adam kendisi için, daha ne desin. yani buradan da geçmişe yolculuklarda ne kadar değişim yapmaya çalışırsa çalışsın filmde sonucun değişmeyeceğini alıyoruz. örneğin o süreçte bir yerlerde adamın (john'un) yüzü yanıyor, yüz nakli yapılıyor vs fakat süreçteki değişiklik sonucu etkilemiyor. karakter yine bir şekilde geçmişe döndüğünde kendisiyle tanışıyor, kendisine aşık oluyor, kendisini hamile bırakıyor, kendisini doğuruyor ve geçmişe dönüp kendisini yetimhaneye bırakıyor.
--! spoiler !--
anası babası zamanında sahip çıkmamış işte bak ne hale gelmiş yavrucak.
böyle şeyler izlemeyin.
gidip ders falan çalışın
bye.
devamını gör...
felsefenin amacı soru sormak mı yoksa çözüm bulmak mı sorunsalı
amaç; sorulan soru ile ona bulunan cevap arasındaki yolda, mutluluğu bulmaktır.
devamını gör...
çocukluğunuzdaki bayram travmaları
benim için net "ender" marka çikolata. taş gibiydi. tadı da kötüydü. ucuz diye herkes onu alıyordu sanırım. gittiğimiz her evde onu ikram ederlerdi. mecbur bir tane alırdım. yiyemezdim de. aylar sonra çantamda bulurdum çoğu zaman.
devamını gör...
1 yazar sizi sinir etmeye başladı
ilk günden bokunu çıkarmayın nickaltının. hırvatlaşmasın arkadaş. okuyacak insan lazım. sessiz okuyun yau. kütüphanedeymişiz gibi ok? bi durun nefeslensin. ürkütmeyin başarılı ceylanı.
sevdim seni pikaçu, devam. *
sevdim seni pikaçu, devam. *
devamını gör...
sözlüklerde dişiliğin prim yapması
hani hepimiz eşittik, kardeştik...
hatun kişilik gitmiş dünyayı iyilik kurtaracak yazmış, beğeni butonunu çökertmişler; havada şpagat atarak basmışlar beğene, 90'lardaki atari salonlarında mustapha'ya yumruk attıran tuş gibi debelenmişler üstünde, ansızın fırlayan böceğe terlik yapıştırır gibi yapıştırmışlar diyorum.
ama bu nedir arkadaş bir izahını, bir muhasebesini yapın; mağara adamı gibi ne bu; gerçi onlar da işin cılkını çıkarmışlar saçlardan tutup sürümek falan ama o da yorulmasın diyeysi heralde bilemiyorum; ama bu "gadın gadın gadın" zombileşmesini de bilmiyorum.
sözlüklere bakarak anlaşılıyor ki salla gitsin hukuku, adaleti, eğitimi; cinsel devrim şart. onu da raelyen tarikatından temin ediyoruz sanırım.
konuyu dağıtmadan, en azından; lütfen takla atarak basmayalım butonlara, ameliyatlı yerlerine geliyor, uğraşıyoruz sonra.
hatun kişilik gitmiş dünyayı iyilik kurtaracak yazmış, beğeni butonunu çökertmişler; havada şpagat atarak basmışlar beğene, 90'lardaki atari salonlarında mustapha'ya yumruk attıran tuş gibi debelenmişler üstünde, ansızın fırlayan böceğe terlik yapıştırır gibi yapıştırmışlar diyorum.
ama bu nedir arkadaş bir izahını, bir muhasebesini yapın; mağara adamı gibi ne bu; gerçi onlar da işin cılkını çıkarmışlar saçlardan tutup sürümek falan ama o da yorulmasın diyeysi heralde bilemiyorum; ama bu "gadın gadın gadın" zombileşmesini de bilmiyorum.
sözlüklere bakarak anlaşılıyor ki salla gitsin hukuku, adaleti, eğitimi; cinsel devrim şart. onu da raelyen tarikatından temin ediyoruz sanırım.
konuyu dağıtmadan, en azından; lütfen takla atarak basmayalım butonlara, ameliyatlı yerlerine geliyor, uğraşıyoruz sonra.
devamını gör...
yazarların bu yüzden hep yalnız kalacağım dediği şeyler
gereksiz samimiyetten kaçınıp hep belli bir mesafe koyduğumdan, neden sevgilin yok? sana şunu ayarlayalım diyip esra erol kesilen insanları net bir şekilde red ettiğimden ve kendimle vakit geçirmekten aşırı keyif aldığımdan dolayı yalnız kalma ihtimalim çok yüksek.
devamını gör...
türkiye'de tartışma kültürü
karşı taraf genelde tartışma kültüründen uzak küfürlerle, hakaretlerle hatta fiziki şiddetle haksız olduğu halde haklı çıkmaya çalışır. 2021 yılındayız ama zihniyet orta doğu.
devamını gör...
the amazing world of gumball
çizgi dizideki okul beni hep cezbederdi. okulun gerçek olduğunu öğrenince büyük bir aydınlanma yaşamıştım. evleri de gerçekmiş. google haritalara yazdığınızda kolayca bulabiliyorsunuz. sokak tıpkısının aynısı. amerika içinde yaşasam bu sokakta dolaşıp anılarımı depreştirirdim.

goo.gl/maps/hb5iW4EbGtmHedhN6

www.google.com/maps/place/1...
evi blurlamışlar nedenini tahmin edersiniz.

goo.gl/maps/hb5iW4EbGtmHedhN6

www.google.com/maps/place/1...
evi blurlamışlar nedenini tahmin edersiniz.
devamını gör...
atatürk'ün pek bilinmeyen fotoğraf arşivi
daha önce rast gelmediğim fotoğraflar olmasıyla beraber, nerede ve ne zaman çekildiğini bizlere sunduğu için çok değerli bulduğum kültür bakanlığı arşividir.
devamını gör...
normal sözlük'ün ön yargısız olması
katıldığım önerme.
yoldaş yazar alırken filtreleme yapmış sanki; nerede samimi, saygın, nazik kişi varsa toplamış buraya. e bilirsiniz ki bir insanda saydığım bu özellikler varsa ön yargı olmaması su götüremez bir gerçek.
yoldaş yazar alırken filtreleme yapmış sanki; nerede samimi, saygın, nazik kişi varsa toplamış buraya. e bilirsiniz ki bir insanda saydığım bu özellikler varsa ön yargı olmaması su götüremez bir gerçek.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"çünkü en güçlü, en iyi insan hakkından vazgeçen insandır. en büyük kahramanlık da hiçbir karşılık beklemeden yapılandır."
devamını gör...

