halk arasında "sanat zehirlenmesi" anlamına da gelen psikoloji alanında “hiperkültüremi” olarak bilinen bu rahatsızlık, farklı kültürlerdeki sanat eserlerin gezen insanlarda görülüyor. bu insanlar tek başlarına ziyaret eden, o yörenin dilini bilmeyen turistler oluyor genellikle.bu sendroma yakalanan insanlar, gezdikleri sırada sanat eserlerinin güzelliği, ihtişamı karşısında kalp hızları artıyor.baş dönmesi, yoğun şaşkınlık, baygınlık gibi durumları yaşıyorlar.
devamını gör...

saçma sapan başlıklar, aynı kalitesizlikte tanımlar... çok tanıdık geliyor... hoş geldin yeni troll.
tanım: dikkat çekmeye çalışan troll başlıklarından biridir, maalesef ne ilk ne de sondur.
devamını gör...

mesele çok konuşmaktan ziyade boş konuşmaktır. bazı insanlar konuşur, ağızlarından resmen marmaris balı damlar, sabahlara kadar dinlemek istersiniz, uyku bir türlü gelmek bilmez.
bazı insanlar da konuşur. çok boş, çok gereksiz, çok anlamsız ve bize katkısı olmayan şeyler anlatırlar ki daha başlar başlamaz uyku getirirler, gece olmasını bile bekleyemezsiniz.
devamını gör...

şans eseri denk gelmiş olduğum yazar. şans diyorum çünkü yazılarını, tanımlarını okumak, görsellerini inceleyebilmek çok büyük şans. tanımlarını beğenmeye buton dayanmadı hızımı alamadım yarıda kaldım fakat okumaya devam ettim ettim ettim. dedim aaa niye nickaltına da bakmıyorum. canınız sıkılır, moraliniz bozulur, ne bileyim aman ne okusam ne okusam bulamadım derseniz falan uzaklaşmayın buralardan vaziyet alın. takip edin ettirin etmeyeni tehdit edin şaka şaka hihih. gerçekten çok beğendiğim, beğenirken dibimin düştüğü nadir yazarlardan. hep buralarda olunuz efem. sevgiler, saygılar.
devamını gör...

hayırlısı kanka
olur kanka
bi gün devran döner kanka
bakarız kanka
aricam kanka
devamını gör...


"insanın kendine dayanabilmesi ve boşluğa düşmemesi için kendini gerçekten sevmesi gerekir."
her şey insanın kendini sevebilmesi ile başlar. çünkü içinde olmayan şeyi başkasına veremez insan. çünkü boşluğa düşmemek için kendine tutunabilmelidir en çok.

( yazının tümü alıntıdır.)
devamını gör...

-yataktan baş aşağı sallanmak
-mutfağa gidip buzdolabını açtıktan sonra şöyle bir bakıp kapatmak
-halının desenlerinde zıplamak
-tüm deri ayakkabıları boyamak
devamını gör...

sizin gibi aklı çükünde olmayan insandır. oğlum nasıl bir yokluk sizinkisi? siz yaptığınız her şeyi "kız düşürmek" için yaptığınızdan dolayı hepimizi öyle mi sanıyonuz?
devamını gör...

neden benim oğlumun flütü yok. kaç para ulan bir flüt? diye isyan ettiğim durum. gerçi benim oğlum da yok ama olsun.
edit: 'da' ayrı uyarısı yapan (bkz: ugursuzbirsey)e teşekkürler.
devamını gör...

bir çeşit psikolojik manipülasyon ve taciz yöntemidir.

kaynak

bu duruma maruz kalan insanlar, karşılarındaki kişinin telkinleri ile kendilerini değersiz, önemsiz görmeye başlarlar.
devamını gör...

genellikle güzel tanımlar yazdığını düşündüğüm ve takip ettiğim yazarlara bazen seri olarak artı oy veriyorum ki zaten kendilerini de okuyorum.

doğru ya da yanlış. kendilerine verdiğim değeri ifade etmek, daha fazla yazmalarını teşvik etmek için yapabiliyorum.

her şeyi genelleme huyumuz malesef doğru değil.

karşılık bekleyerek yapmak tabi ki hoş değil burada seri oylamayı kimin yaptığı önemlidir. ne amaçla yaptığı da zaten anlaşılır.
devamını gör...

i
ş
s
i
z
devamını gör...

yunanistan doğumlu fransız yönetmen costa gavras' ın 1969 yapımı filmidir. komünist bir politikacının katıldığı bir miting sırasında saldırıya uğramasını ve ardından gelen komplo teorilerini anlatır. diğer gavras filmleri gibi politikanın karanlık yüzü ve yozlaşma ön plandadır. zaten politik film dediğinizde bana sorarsanız gavras bu işin piridir.

filmin adı olan z ise “o yaşıyor!” anlamına gelen yunancadaki “zei” den geliyor. (google çeviriye yunanca "zei" yazarsanız ingilizce karşılığı olarak "he lives" olarak gelecektir.)

film her ne kadar politikayla fazla içli dışlı olsa da bu hiçbir şekilde seyirciyi yormuyor. temponun ilk dakikadan son dakikaya kadar asla düşmediği filmde politikanın o kendine has kaos ortamı çok güzel yansıtılmış. filmde çok fazla karakter var, ilk başta takip etmek biraz zor olsa da yavaş yavaş herkes kafanızda oturmaya başlıyor. filmin sonunda ise acı gerçekler suratımıza vurunca etkilenmemek elde değil.

film eleştiri yaparken hiçbir şeyden çekinmez. ne kadar gerçek varsa tüm netliğiyle ortaya koyan etkileyici bir filmdir. politik tarzda film sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken bir film diyebilirim. oldukça tartışma yaratmış ve bize oldukça yakın bir coğrafyada yaşanmış gerçek olaylar anlatılıyor. zaten filmin başında açıkça " any similarity to real persons and events are not coincidental. it is intentional. " yazmış yönetmen. hangi ülke olduğu filmde belirtilmese de yunanistan’da 1963 yılında suikastle öldürülen solcu partinin milletvekili gregoris lambrakis’in öldürülmesini konu ediliyor. filmle ilgili ilginç notlar:

- oscar ödülleri tarihinde en iyi film ve en iyi yabancı dildeki film akademi ödülüne aynı anda aday olan ilk filmdir.

- aynı zamanda ingilizce olmayan bir dilde çekilip, en iyi film akademi ödülüne aday olan 1937 yapımı la grande illusion filminden sonraki ilk filmdir. (1937 de yabancı dildeki film ödülü henüz yoktu.)

- fritz lang' ın 1931 yapımlı m filmi ile birlikte en kısa ada sahip filmdir iki filmin adı da tek harften oluşur.

- müziği ünlü yunan müzisyen mikis theodorakis' e aittir. şuradan dinlenebilir.
devamını gör...

istanbul'un sarıyer ilçesinde, kemerburgaz bahçeköy yolu üzerinde bulunan muhteşem bir botanik bahçesidir.

arboretum, çok çeşitli bitkilerin bulunduğu, özel olarak hazırlanmış bir botanik bahçesidir. arboretuma canlı ağaç müzesi de diyebiliriz. atatürk'ümüzün adını taşıması ise ayrı bir güzelliktir.
devamını gör...

öğrenilmesi gerekilen ilk şeydir. nasıl öğreneceğini bilmemek, kişiye yanlış bir bilgisel sürece götürebilir.
devamını gör...

zeytin ağaçları...
devamını gör...

sözlük emekçisi, kurucusu.ilk artısını aldım da geldim. başka sitelerde olsa büyük lüks sayılırdı belki*halkla iç içe bir sözlük.yine gülücük.
devamını gör...

üniversiteli gençliğin benim yaşındaki insanlara, ne güzel bir şeylerle meşgul olmanız, boş durmamanız demesi.
40 yaş üstünü akşama kadar kanepede tv izleyen dedeler nineler sanıyorlar.
okumaz gezmez dünyaya karışmaz sanıyorlar.
devamını gör...

yakalanacağım korkusuyla her zaman tedirgin olmuş ve bilinçaltımında etkisiyle rüyamda sigara içmediğim halde "sen sigara mi içiyorsun?" gel buraya deyip kendisinden güzelce dayak yemiştim. uyandığım da vücudumun her yeri kırık gibi ağrıyordu. uyku sersemiyle nasıl olsa öğrendi artık evde rahat rahat sigara içerim deyip,kendisinin evde olduğu gün kalkıp sigara yakmıştım. sonuç?rüyam gerçek olmuştu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim