evladına sen onu beceremezsin diyen ebeveyn
böyle böyle o çocukta özgüven diye bişey kalmiyo işte.herzaman kendisini yetersiz hissedecektir ne kadar acı yazık . ilgilenemiyorsanız yapmayın .en hassas olduğum konu. bide bununla gurur duyup soyluyolar benimdir o diye.
devamını gör...
neden yapıldığı anlaşılamayan şeyler
neden tiwitch izliyorlar?otur kendin oyna be kardeşim niye e-dilencilere para yediriyosun?
devamını gör...
ipsala
arif erdem isimli fetöcü'nün elini kolunu sallaya sallaya geçip gittiği sınır kapısıdır.
devamını gör...
kadınları etkilemenin yolları
etkilemek için çaba göstermemek gerekir. çünkü bu rol yapıyorsun demektir. oysa doğal hâlinleyken , çabasızken seni gözlemleyip etkilenme olasılığı yüksektir.
devamını gör...
saplantı
saplandığı yerden çıkmaz.
devamını gör...
ankara'da deniz olmaması
kızımın, rüzgarla ilgili sorusuna sebep olan durum
ankara'ya ilk taşındığımızda, o zaman 10 yaşında olan kızım, arada esen acımasız rüzgarları görünce
-anne ankara'da deniz yok bu rüzgar nerden geliyor, demişti.
yavrum, denizi olan şehirden geldiği için, rüzgar denizden gelir sanıyordu.
ankara'ya ilk taşındığımızda, o zaman 10 yaşında olan kızım, arada esen acımasız rüzgarları görünce
-anne ankara'da deniz yok bu rüzgar nerden geliyor, demişti.
yavrum, denizi olan şehirden geldiği için, rüzgar denizden gelir sanıyordu.
devamını gör...
türklerin birinci olduğu konular
en iyisini türklerin yaptığı konulardır.
yol tarifi yapmak. türklerden daya iyi yol tarif eden yoktur.
(bkz: napolyon bonapart) şöyle söylüyor:
bunca diyar gezdim görmedim ki bir türk bir yeri bilmesin.
yol tarifi yapmak. türklerden daya iyi yol tarif eden yoktur.
(bkz: napolyon bonapart) şöyle söylüyor:
bunca diyar gezdim görmedim ki bir türk bir yeri bilmesin.
devamını gör...
japon olmayı arzulamak
! おはようございます bir günaydın mesajı atamayacakmıyız japonca, bizim neyimiz eksik.
devamını gör...
cumartesi günü çalışmak
yıllardır hiç aksatmadan yaptığım icraat.
bazen güzel oluyor, ama herkes tatildeyken zoruma gitmiyor değil, özelikle memur kesimi kıskandım oluyor.
sonra kendimi avutuyorum benimde ekmeğim böyle çıkıyor diye, dedik ya umut fakirin ekmeği diye.
yinede işimiz var hamd olsun, ya gidecek işi olmayanlar ne yapsın.
bazen güzel oluyor, ama herkes tatildeyken zoruma gitmiyor değil, özelikle memur kesimi kıskandım oluyor.
sonra kendimi avutuyorum benimde ekmeğim böyle çıkıyor diye, dedik ya umut fakirin ekmeği diye.
yinede işimiz var hamd olsun, ya gidecek işi olmayanlar ne yapsın.
devamını gör...
de stijl
de stijl, 20. yüzyıl’ın başlarında, hollanda’da bir grup sanatçı tarafından başlatılan hareket olup adını, bir dergiden almıştır. ı. dünya savaşı sırasında farklı alanlardan gelen sanatçılar ‘neo plastisizm’ adını verdikleri anti-natüralist ve soyut sanat anlayışlarını, theo van doesburg tarafından kurulan ve ilk kez 1917’de hollanda’da yayınlanmaya başlayan ‘de stijl’ adlı güzel sanatlar dergisinde açıklamaya başlamışlardır.
de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

devamını gör...
insanın ağzının tadını kaçıran olaylar
insanın canını sıkan olaylardır mesela, sözlük’teki huzur bozan tipler ağzımın tadını kaçırıyor. ekşimtrak bir tat bırakıyor, enselerinde durup usulca ‘takipteyim dostum ayağını denk al’ deme isteği oluşuyor.
devamını gör...
psithurism
rüzgarda hışırdayan yaprakların çıkardığı ses anlamına gelen yunanca kökenli ingilizce sözcük.
devamını gör...
ölü köylü sigortası
amerikalı büyük şirketlerin 80li yıllarda gizli kapaklı olarak başlattığı hayat sigortası poliçesi. bu poliçenin amacı şirket çalışanlarından herhangi birinin ölümünün şirkete vereceği zararı belirlemek ve o zarardan payına düşen vergiyi minumum, kazancı ise maximum hale getirmektir. yani siz bir kuruluşta tüm şartlara boyun eğerek temel yaşamsal ihtiyaçlarınızı karşılamak adına çalışırken, patronlarınız sizden ve ailenizden ''gizli'' olarak adınıza bir hayat sigortası yapar ve sizin ölünüz canlınızdan daha fazla para kazandırmış olur o şirkete. üstelik ailenize beş kuruş koklatılmaz, koklatılmasını bırakın geride kalan ailenize böyle bir paranın varlığından dahi söz edilmez. 80li yıllarda yalnızca üst düzey şirket çalışanlarına uygulanan bir şirket politikasıyken 90lı yllardan itibaren bu politika yaygınlaşmış ve tüm şirket çalışanlarına uygulanmaya başlamış.
poliçenin ismi ise apayrı bir fiyasko. ''ölü'' pekala, ''köylü'' ? nasıl yani ? çok acınası, aşağılıkça ve hiç profesyonel değil. ayrı bir iğrençlik de yaş ve cinsiyete göre bu poliçenin kazandıracağı paranın farklılık göstermesi. capitalism: a love story filminden bir örnek verecek olursak; 40 yaşında ölen bir erkek çalışan şirkete 1.5 milyar dolar kazandırırken, 26 yaşında ölen bir kadın çalışan kadınların ölüm yaşının büyük olması da göz önünde bulundurularak şirkete tam 81 milyar dolar kazandırmiştır. ikisi de günümüz reel yaşamından örnekler olmakla birlikte ikisinin de ailesine zırnık koklatılmamıştır.
sonuç olarak görüyoruz ki bu leş, sapkın sistem (kapitalizm) çalışan sınıfın ölüsünden dahi maximum şekilde yararlanmanın en şık yollarını bulmuş durumda.
bu poliçeyi günümüzde yüzde yüz kullanan bazı kuruluşlar; walt disney, coca cola, avon, nestle, amerikadaki tüm bankalar, mc donall company, general motors, neredeyse tüm ilaç firmaları, winn dixie gibi firmalar başta olmak üzre çooook uzun bir liste mevcut.
poliçenin ismi ise apayrı bir fiyasko. ''ölü'' pekala, ''köylü'' ? nasıl yani ? çok acınası, aşağılıkça ve hiç profesyonel değil. ayrı bir iğrençlik de yaş ve cinsiyete göre bu poliçenin kazandıracağı paranın farklılık göstermesi. capitalism: a love story filminden bir örnek verecek olursak; 40 yaşında ölen bir erkek çalışan şirkete 1.5 milyar dolar kazandırırken, 26 yaşında ölen bir kadın çalışan kadınların ölüm yaşının büyük olması da göz önünde bulundurularak şirkete tam 81 milyar dolar kazandırmiştır. ikisi de günümüz reel yaşamından örnekler olmakla birlikte ikisinin de ailesine zırnık koklatılmamıştır.
sonuç olarak görüyoruz ki bu leş, sapkın sistem (kapitalizm) çalışan sınıfın ölüsünden dahi maximum şekilde yararlanmanın en şık yollarını bulmuş durumda.
bu poliçeyi günümüzde yüzde yüz kullanan bazı kuruluşlar; walt disney, coca cola, avon, nestle, amerikadaki tüm bankalar, mc donall company, general motors, neredeyse tüm ilaç firmaları, winn dixie gibi firmalar başta olmak üzre çooook uzun bir liste mevcut.
devamını gör...
küfreden kadın
küfür eden kadındır.
devamını gör...
son feci mars
kaliteli tanımları olan, kötü düşüncelerden uzak iyi kalpli yazar. sadece tek bir şey kaldı, seni cem karaca hayranı yapmamız lazım. tamirci çırağı falan seviyormuşsun zaten, işimiz o kadar zor değil.
devamını gör...
sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması
kıyamet elameti bunlar kıyameeet! israfil kısa bir prova mayetinde girizgah mı yapsan, minicik minicik hadi kırma bizi.
devamını gör...
hayatın dönüm noktaları
intihar edip başaramadığınız an.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.
vs.
devamını gör...
normal sözlük’te pozitif yazar azlığı
devamını gör...
chandler bing
friends dizisinin sevilen sempatik karakteri. kendisi çok komik ve yakışıklıdır. sitcom severler onu bir ayrı sever.
devamını gör...

