normal sözlük yazarlarının hissettikleri
ne mutluyum ne mutsuz
ne uykulu ne uykusuz
hep bir arada kalmışlık
hep bir belirsizlik hissi
ilk başlarda sevmesem de şimdi iyi ki böyleyim diyorum.
hani derler ya hayat otobüsün sol camından etrafı izlerken, sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir. diye.
işte ben yine ortadayım. şoför koltuğunun yanındaki koltuktayım. muavinim ben.
hayatımın şoförü olmak istiyorum.
ne uykulu ne uykusuz
hep bir arada kalmışlık
hep bir belirsizlik hissi
ilk başlarda sevmesem de şimdi iyi ki böyleyim diyorum.
hani derler ya hayat otobüsün sol camından etrafı izlerken, sağ camından kaçırdıklarımızdan ibarettir. diye.
işte ben yine ortadayım. şoför koltuğunun yanındaki koltuktayım. muavinim ben.
hayatımın şoförü olmak istiyorum.
devamını gör...
wasichu
ayrıca ''en iyi eti kendine alan'' ''her şeyin en iyisini isteyen'' gibi anlamlarda taşır.
ohiyesa, beyazlardaki mülkiyet hırsından dem vurarak, bu tabirin kullanılmasının, onların açgözlülüğünden kaynaklandığına dikkat çeker.
böylece kızılderili olmayan kişiler için söylenen wasichu kelimesi, zaman içerisinde değişim göstererek, kızılderililerin topraklarına ve özgürlüklerine göz diken beyaz işgalciler ve amerikan hükümeti için kullanılmaya başlamış oldu.
burada ohiyesa'nın mülkiyet hırsı ile ilgili söylediği sözler için bir parantez açmak lazım. şöyle anlatıyor kendisi mevzuyu;
bizim inancımıza göre mal mülk sevgisi alt edilmesi gereken bir zaaftır. o maddeyi davet eder, eğer yoluna devam etmesine izin verilirse zamanla insanın ruhi dengesini bozacaktır. bu yüzden çocuklar erken yaşlardayken cömertliğin güzelliğini öğrenmelidir. onlara öğretilmelidir ki, insan için vermek en büyük ödüldür; çünkü böylece vermenin mutluluğunu tadabilirler.
eğer çocuğun aç gözlülüğe meyli varsa yahut sahip olduğu ufak tefek şeylerden vazgeçemiyorsa, efsaneler cimri, haris insanlara duyulan nefreti, onların gözden düşüşünü iyi anlatır.
kızılderililer sahip oldukları her şeyi verirler. akrabalarına, diğer kabilelerden gelen misafirlerine, fakat hepsinden önce, karşılık görmeyeceklerini bile bile, fakir ve yaşlılara verirler.
ohiyesa, kızılderili toplumunun zorunlu dönüştürüldüğü dönemlere bizzat şahitlik etmiş bir kızılderili. okumuş büyük adam olmuş. kızılderili rezervasyonlarını ve kızılderili okullarını görmüş. burada yaşanan acılara bizzat tanıklık etmiş. o yüzden onun sözlerinin, hikayelerinin ve anlatılarının bu yönden büyük değeri var. mülkiyet hırsının sıfıra yakın olduğu bir toplumda yetişip, sonrasında bu hırsın temeli ile harmanlanan bir toplumun içinde yaşamak zorunda bırakılmış. bu yüzden iki toplumsal yapı hakkındaki kıyaslamaları mühim. wasichu kavramının içerdiği ve anlattığı şeyi bizzat onların anlatılarıyla daha iyi kavrıyorsunuz. kendisi ile ilgili de unutmazsam bir başlık açarım.*
ohiyesa, beyazlardaki mülkiyet hırsından dem vurarak, bu tabirin kullanılmasının, onların açgözlülüğünden kaynaklandığına dikkat çeker.
böylece kızılderili olmayan kişiler için söylenen wasichu kelimesi, zaman içerisinde değişim göstererek, kızılderililerin topraklarına ve özgürlüklerine göz diken beyaz işgalciler ve amerikan hükümeti için kullanılmaya başlamış oldu.
burada ohiyesa'nın mülkiyet hırsı ile ilgili söylediği sözler için bir parantez açmak lazım. şöyle anlatıyor kendisi mevzuyu;
bizim inancımıza göre mal mülk sevgisi alt edilmesi gereken bir zaaftır. o maddeyi davet eder, eğer yoluna devam etmesine izin verilirse zamanla insanın ruhi dengesini bozacaktır. bu yüzden çocuklar erken yaşlardayken cömertliğin güzelliğini öğrenmelidir. onlara öğretilmelidir ki, insan için vermek en büyük ödüldür; çünkü böylece vermenin mutluluğunu tadabilirler.
eğer çocuğun aç gözlülüğe meyli varsa yahut sahip olduğu ufak tefek şeylerden vazgeçemiyorsa, efsaneler cimri, haris insanlara duyulan nefreti, onların gözden düşüşünü iyi anlatır.
kızılderililer sahip oldukları her şeyi verirler. akrabalarına, diğer kabilelerden gelen misafirlerine, fakat hepsinden önce, karşılık görmeyeceklerini bile bile, fakir ve yaşlılara verirler.
ohiyesa, kızılderili toplumunun zorunlu dönüştürüldüğü dönemlere bizzat şahitlik etmiş bir kızılderili. okumuş büyük adam olmuş. kızılderili rezervasyonlarını ve kızılderili okullarını görmüş. burada yaşanan acılara bizzat tanıklık etmiş. o yüzden onun sözlerinin, hikayelerinin ve anlatılarının bu yönden büyük değeri var. mülkiyet hırsının sıfıra yakın olduğu bir toplumda yetişip, sonrasında bu hırsın temeli ile harmanlanan bir toplumun içinde yaşamak zorunda bırakılmış. bu yüzden iki toplumsal yapı hakkındaki kıyaslamaları mühim. wasichu kavramının içerdiği ve anlattığı şeyi bizzat onların anlatılarıyla daha iyi kavrıyorsunuz. kendisi ile ilgili de unutmazsam bir başlık açarım.*
devamını gör...
ahmet mete ışıkara
özellikle 17 ağustos 1999 gölcük depreminden sonra sıkça ismi duyulan jeofizik mühendisi. deprem dede adıyla meşhur olmuştu.
ışıkara yer bilimleri kadar gök bilimine de meraklıydı. dünyanın manyetik alanı ve iyonosferi konusunda çalışmaları bulunmaktadır.
ışıkara, gölcük depreminin ardından bir anda girdi hayatımıza. birçok kanalda sık sık boy gösterir oldu. bir ara işi iyice magazine dökerek kendisini en seksi erkek bile seçtiler. daha sonra kendisi de hızını alamadı ve siyasete atıldı. bu son hamlesiyle de birçok insanın gözünde, eski samimiyetini kaybetmiş oldu.
1941 yılında mersin'de doğan ışıkara, 2013 yılında istanbul'da vefat etti.
hayatı hakkında kısa bilgiler için link
ışıkara yer bilimleri kadar gök bilimine de meraklıydı. dünyanın manyetik alanı ve iyonosferi konusunda çalışmaları bulunmaktadır.
ışıkara, gölcük depreminin ardından bir anda girdi hayatımıza. birçok kanalda sık sık boy gösterir oldu. bir ara işi iyice magazine dökerek kendisini en seksi erkek bile seçtiler. daha sonra kendisi de hızını alamadı ve siyasete atıldı. bu son hamlesiyle de birçok insanın gözünde, eski samimiyetini kaybetmiş oldu.
1941 yılında mersin'de doğan ışıkara, 2013 yılında istanbul'da vefat etti.
hayatı hakkında kısa bilgiler için link
devamını gör...
oğlunu kurban eden sağlık çalışanı
canilik ile cehalet arasındaki babanın sayesinde anladık ki; ülkece iyice kafayı yedik.normal vatandaşımız kalmadı.çalıp çırpanlar, çoluk çocuga, kadına, hayvana, ağaca ota saranlar, tecavüz edenler, işkence yapanlar, olmadı yolda gördüklerine vuranlar, olmadı çig köfte acı diye çalışanı dövenler, olmadı ilaç yazmadı diye dr tekme atanlar, olmadı nezaretanede hacetini yapıp b.kunu memura atanlar.
bitmiyor gittikçe artıyor kitlesel bi delilik, kötülük hali yaşıyoruz.sanırım artık sularımıza sakinleştirici katmanın zamanı geldi.yoksa toplum kendini yiyecek, hiç bu kadar kitlesel bi sıyırmışlık görmedi bu cografya...
birbirimizden, yakınımızdan, içimizdekinden korkar sakınır olduk.
bitmiyor gittikçe artıyor kitlesel bi delilik, kötülük hali yaşıyoruz.sanırım artık sularımıza sakinleştirici katmanın zamanı geldi.yoksa toplum kendini yiyecek, hiç bu kadar kitlesel bi sıyırmışlık görmedi bu cografya...
birbirimizden, yakınımızdan, içimizdekinden korkar sakınır olduk.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde
körler onları görmese de, yıldızlar vardır.
körler onları görmese de, yıldızlar vardır.
devamını gör...
zartoşt
nickaltındaki “terörist” yaftalarından sonra profilini, entrylerini inceledim. objektif olmaya çalışarak yorumlayacağım.
terörle ilgili başlıklara objektif yazılar yazmaya çalışmış. kardeşlik, hümanizm, eşitlik, barış gibi söylemlerde bulunmuş ki bu klasik gizli terörist sevici söylemleridir alıştık yemiyoruz artık.
ayrıca talibanla alakalı bir başlığa mücahitler falan yazıp terörist olmadığını iddia etmek ney la?
terörle ilgili başlıklara objektif yazılar yazmaya çalışmış. kardeşlik, hümanizm, eşitlik, barış gibi söylemlerde bulunmuş ki bu klasik gizli terörist sevici söylemleridir alıştık yemiyoruz artık.
ayrıca talibanla alakalı bir başlığa mücahitler falan yazıp terörist olmadığını iddia etmek ney la?
devamını gör...
online eğitim kalıcı olarak devam edecek
it means: psikolojim kalıcı olarak bozulmaya devam edecek.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
esnemenin bilinenin aksine uyku ile bir alakası yoktur. esneme, vücudun oksijen ihtiyacı ile alakalı bir durumdur.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
gozlerimin onunde birbirlerini seviyorlar...
devamını gör...
kaybolan çorap tekinin nereye gittiği sorunsalı
tam olarak bilinemeyen sorunsaldır. tek çorap çetesi tarafından başka bir evrende dilencilik yaptırıldıklarını düşünüyorum.
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
arkadaslar doğduğumuz yili seçemiyoruz. ayrıca bir kişiyi olgunlastiran şey yaşı değil yaşadığı, gördüğü, okuduğu şeylerle belli olur. şahsen ben 7 yaşında sokakta kagit toplayan çocukla, 7 yaşında evde tablet oynayan çocuğu bir görmem. bu haksızlık olur. bazı şeylerin yaşta değil başta olduğunu lütfen anlayın.
devamını gör...
ceteris paribus
anlamı all else equal, yani geri kalan her şey eşit demek olan latince tabir. evet genelde ekonomi iktisat amfilerinde söylenir bu tabir ancak temelde bilimsel metod denen şeyin tüm uygulama alanlarında bu ilke görülür. basitçe bir parametre değiştirilebilir olup diğer parametreler sabit tutulurken değişken parametrenin son değere, sonuç fonksiyonuna, yani y kümesine olan etkisi incelenir. ceteris paribus dünyaca kabul görmüş tüm hipotez adımlarının temelindeki fikirdir.
devamını gör...
zakkum
doksanlı yılların sonunda kurulmuş olup ilk albümleri zehr-i zakkum 2007 yılında piyasaya çıkmıştır. teomanla düet yaptıkları albüme de ismini veren şarkılarıyla ilk tanımıştım kendilerini...
.....
"kırgın
bıkkın
dargın
yakarışların
lunaparkta unutulan bir çocuk sanki".......
.....
"kırgın
bıkkın
dargın
yakarışların
lunaparkta unutulan bir çocuk sanki".......
devamını gör...
devlet halk için mi halk devlet için mi var sorunsalı
franz oppenheimer; devlet denen aygıtın, göçebe hayduların yerleşik düzendeki toplumları haraca bağlamasıyla oluştuğunu iddia eder.
haraca bağlama işi zamanla sistematik hale geldiğinden, haydutlar sürekli git-gel yapmamak için yerleşik toplumun içerisine haraçların toplanacağı bir otağı kurarlar. bu otağıda haraçların düzenlenmesi işiyle uğraşan haydutlar (memurlar) çalışır. zaman içinde bu otağı, yerleşik halkın arasındaki hukuk problemlerini de çözmeye başlar. en sonunda da devlet dediğimiz ortak duygu oluşur.
tabii ben epey bir özet geçtim. sonuç olarak ortada simbiyotik bir ilişkisi var. devlet halkın hukuk ve güvenliğini sağlar, halk da devlete vergi öder. olması gereken budur. tabii bizim devletimiz hariç. bizimkinin hukuk ve güvenlik dışında yapmadığı iş yok. tiyato falan yapıyor, ne bileyim kafeterya neyin işletiyor. neyse besim tibuk'a bağlamadan bitireyim entryi en iyisi...
bu arada oppenheimer'ın devlet kuramına şu makaleden ulaşabilirsiniz.
haraca bağlama işi zamanla sistematik hale geldiğinden, haydutlar sürekli git-gel yapmamak için yerleşik toplumun içerisine haraçların toplanacağı bir otağı kurarlar. bu otağıda haraçların düzenlenmesi işiyle uğraşan haydutlar (memurlar) çalışır. zaman içinde bu otağı, yerleşik halkın arasındaki hukuk problemlerini de çözmeye başlar. en sonunda da devlet dediğimiz ortak duygu oluşur.
tabii ben epey bir özet geçtim. sonuç olarak ortada simbiyotik bir ilişkisi var. devlet halkın hukuk ve güvenliğini sağlar, halk da devlete vergi öder. olması gereken budur. tabii bizim devletimiz hariç. bizimkinin hukuk ve güvenlik dışında yapmadığı iş yok. tiyato falan yapıyor, ne bileyim kafeterya neyin işletiyor. neyse besim tibuk'a bağlamadan bitireyim entryi en iyisi...
bu arada oppenheimer'ın devlet kuramına şu makaleden ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
türkü dinlemeye başlayıp vazgeçememek
türküleri dinlemeden önce hikayelerini okuyun, öyle dinleyin.
hikayesini bilince yaşayarak dinliyorsunuz o türküyü, yazanın yaşadıkları geliyor gözünüzün önüne. bu sebeptir türkü dinleken ağlamam.
hikayesini bilince yaşayarak dinliyorsunuz o türküyü, yazanın yaşadıkları geliyor gözünüzün önüne. bu sebeptir türkü dinleken ağlamam.
devamını gör...
unutamadım
kıvırcık ali üstadın müthiş parçasıdır. sözleri şöyledir :
korktuğum başıma geldi duydun mu?
ben seni bir türlü unutamadım
korktuğum başıma geldi duydun mu?
ben seni bir türlü unutamadım
aradan kaç mevsim geçti saydın mı?
gel, seni bir türlü unutamadım
aradan kaç mevsim geçti saydın mı?
gel, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
seyranoğlu der ki ey be imansız!
gidecek ne vardı böyle zamansız?
seyranoğlu der ki be hey imansız!
gidecek ne vardı böyle zamansız?
hiçbir şey yolunda gitmiyor sensiz
gel, seni bir türlü unutamadım
hiçbir şey yolunda gitmiyor sensiz
gel, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım.
korktuğum başıma geldi duydun mu?
ben seni bir türlü unutamadım
korktuğum başıma geldi duydun mu?
ben seni bir türlü unutamadım
aradan kaç mevsim geçti saydın mı?
gel, seni bir türlü unutamadım
aradan kaç mevsim geçti saydın mı?
gel, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
seyranoğlu der ki ey be imansız!
gidecek ne vardı böyle zamansız?
seyranoğlu der ki be hey imansız!
gidecek ne vardı böyle zamansız?
hiçbir şey yolunda gitmiyor sensiz
gel, seni bir türlü unutamadım
hiçbir şey yolunda gitmiyor sensiz
gel, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım
sensizlik öyle zor, öyle zalım ki
içimde bir yerler kanıyor sanki
bir başka yüreğe yâr olamam ki
dön, seni bir türlü unutamadım.
devamını gör...
evladını kuran kursuna göndermeyen insan
benimdir o insan. açsın türkçesini okusun benim gibi. anlamını bilmediği bir şeyi okumanın bir manası yok. '' oku'' şeklinde başlayan kutsal kitabı, bilmediği ve aşina olmadığı bir dilde okumanın bir değer katacağını düşünmüyorum. okumaktan kasıt, oku ve anla demek bana göre. anlamadıktan sonra 183837373 kere hatim etmenin ne anlamı var?
konu başlığıyla ilgili bir anımı anlatmak isterim. 8 ya da 9 yaşındayım. yaz tatilini büyükdede ve büyükbabaanne memleketinde geçirmeye gitmişimdir. köy falan değil, büyük şehirlerimizden birinin, büyük bir ilçesi burası. konu komşu çocukları her gün kur'an kursuna gidiyor. heveslendim, nineme söyledim. hemen camiye götürdü beni. cami hocasını da yakınen tanıyor. 2 veya 3 hafta gittim. bir akşam kapı çaldı. ninem kapıyı açtı. cami hocası bana göz dikmiş. oğluna alacakmış (!). oğlu da olsun 10 11 yaşında. sözleşcekmişiz, az buçuk büyüyünce evlenecekmişiz(!). ninem 1.40 boyuyla, 1.80+lik cami hocasının yakasından tutup, kapıdan nasıl kovaladı dün gibi hatırlıyorum.
bu gibi olaylara şahit olmamak, yaşamamak adına göndermeyeceğim. çok öğrenme sevdalısı olursa, anneannesinin de ömrü olursa ondan öğrenir deyip konuyu kapatıyorum.
konu başlığıyla ilgili bir anımı anlatmak isterim. 8 ya da 9 yaşındayım. yaz tatilini büyükdede ve büyükbabaanne memleketinde geçirmeye gitmişimdir. köy falan değil, büyük şehirlerimizden birinin, büyük bir ilçesi burası. konu komşu çocukları her gün kur'an kursuna gidiyor. heveslendim, nineme söyledim. hemen camiye götürdü beni. cami hocasını da yakınen tanıyor. 2 veya 3 hafta gittim. bir akşam kapı çaldı. ninem kapıyı açtı. cami hocası bana göz dikmiş. oğluna alacakmış (!). oğlu da olsun 10 11 yaşında. sözleşcekmişiz, az buçuk büyüyünce evlenecekmişiz(!). ninem 1.40 boyuyla, 1.80+lik cami hocasının yakasından tutup, kapıdan nasıl kovaladı dün gibi hatırlıyorum.
bu gibi olaylara şahit olmamak, yaşamamak adına göndermeyeceğim. çok öğrenme sevdalısı olursa, anneannesinin de ömrü olursa ondan öğrenir deyip konuyu kapatıyorum.
devamını gör...
özgürlük
"özgür değilsin, senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden daha uzun, hepsi bu kadar."
devamını gör...
adolf eichmann
nazi almanyası'nın yahudilerle ilgili politikasının belirlenmesinde en önemli rolü oynayan isimdir. yahudi nüfusun kitleler halinde yok edilmesi anlamına gelen ‘“nihai çözüm” projesini geliştirmiştir. bu nedenle birçok ölüm kampının açılması ve gaz odalarının kurulması eyleminin baş aktörüdür.
savaştan sonra gözaltına alındığı kamptan kaçarak, farklı bir isimle arjantin'e yerleşmiştir. 1962’ de mossad ajanları tarafından yakalanarak, israil’de idam edilmiştir.
savaştan sonra gözaltına alındığı kamptan kaçarak, farklı bir isimle arjantin'e yerleşmiştir. 1962’ de mossad ajanları tarafından yakalanarak, israil’de idam edilmiştir.
devamını gör...