kronik sorunları olan, dengeli, planlı, normal bir hayat.
devamını gör...

dilek türkan şarkısı. az önce çalıyordu. baktım tanım girilmemiş. ben de kaptım şarkıyı geldim.

daha önce istanbul’a gitmedim desem kaç kişi inanır ki?* öyle bir şarkı işte. bir götürüp, gezdirip geliyor.

open.spotify.com/track/2SoX...


/ah istanbul sendin rüzgar
ben yelken yürek, yolculuk var
ah istanbul değil kader
aşk bir yolcu belki yoldaşı keder
boğazında sözleri gemilerle düğümlenen
sesine karışır her akşam segah nameler
göğsüne saplanmış bıçaklar gibi parlar
toprağının üstünde aynalılar
kavuşur iki sevgili karşı kıyıda
ve rüzgar buruşturur masmavi tenini
aşklar gibi geçip gidiyor zaman
bir sen kaldın ölümden saklanan
yar ey bu ölümsüzlük uykusundan uyanma
aah uyanma
ah istanbul sendin rüzgar
ben yelken yürek, yolculuk var
ah istanbul değil kader
aşk bir yolcu belki yoldaşı keder/
devamını gör...

imzalanan memerandumun mürekkebi kurumadan yapılmış açıklamalardır. aşağıdaki gibidir:

"bildiride ypg’nin isimlendirilme şekli sayesinde insani yardımlar devam edebilecek.

bunların bildiride olması türkiye’nin ana hedeflerinden birisiydi. kabul ettik ancak bağlamı değişmedi.

türkiye’nin istediği gibi terör örgütü demedik. "

kaynak: buradan

bu arada dün burada isveç finlandiya türkiyenin isteklerini yerine getirmezse natodan çıkartır gibi komik bir yorum vardı. türkiye 74 kıbrıs harekatından sonra, yunanistan amerikayı protesto etmek için natonun askeri kanadından çıkar. daha sonra geri dönmek istediğinde de türkiye her seferinde veto eder. türkiyenin vetonun kalkması ile ikiilgili talebi vardı. adalar sorununu çözmek ve natonun egedeki komuta kademesinin türkiye lehine yeniden düzenlenmesi. 1980 darbesi oluyor. amerika bizimkilere baskı kuruyor. diyorlar türkiyenin talepleri, yunanistan askeri kanada döndükten sonra değerlendirilecek. sonra yunanistan askeri kanada döner. türkiyenin hiç bir talebi de yerine gelmez. düşünenler için burada nice dersler vardır.
devamını gör...

evren hepimizin büyük evi. yaşam alanımız... keşfedilmiş milyarlarca sır ve keşfedilmeyi bekleyen belki de yine milyarlarca sır barındırıyor.

evren’in büyüklüğünü kelimelerle anlatmamız pek de mümkün değil. haliyle böylesine devasa büyük bir olgu, en az kendisi kadar devasa büyük olasılıkları da içerisinde barındırıyor. bizler insan olarak henüz görmediğimiz bir şeyin varlığını inkar edebilir miyiz ? yokluğuna kesin kanaat getirebilir miyiz ? işte evren; büyüklüğü sebebiyle keşfedilmesi hem kolay hem de zor olan bir yapıdır.

ilk olarak beyaz deliklerden başlayalım. adından da anlaşılacağı üzere var oluş şekli kara deliklerin tam tersi şekilde olduğu söylenebilir. hepimizin bildiği üzere kara delikler nesneyi, ışığı, aklınıza gelebilecek her şeyi içine çeker. beyaz delik ise kara deliklerine tam aksine dışarı iter. yani kara delik çekerken, beyaz delik itiyor. bahsetmiş olduğumuz beyaz delik yapısı henüz hiç kimse tarafından hiç bir yerde görülmedi, kayıt altına alınmadı. buna rağmen beyaz deliklerin de uzayda var olabileceği düşünülüyor. şöyle bir şey söylemek de gayet mümkün, madem kara delik içine bir şeyleri çektikçe büyüyorsa, beyaz delikler var olursa yuttuklarını aksi taraftan iteceği için hiçbir zaman büyüyemeyecekti ve yok olacaktı zamanla. ancak var olduğu ve büyüdüğü düşünülüyor yalnızca. yine de beyaz delik yapısının varlığı ihtimali bir hayli azalmış durumda.

solucan delikleri ise uzay-zaman düzlemini bir nevi delerek içinde bulunan cismi yalnızca bir kaç saniyede evren’in öteki ucuna, bilmediği başka bir tarafına gönderdiği düşünülen yapılardır. öbür ismi einstein-rosen köprüsü olan bu köprülerin var oluşunun gerekliliğini ünlü fizikçi albert einstein savunmuştur. yapılan araştırmalarda da sabit olduğu üzere halen görülmemiş veya yaşanılmamış olsa dahi bu yapının varlığının kuvvetli bir ihtimal olduğu düşünülmektedir. anlayacağınız ışınlanma işlemi gerçekleşiyor. fakat nereye gideceğimiz henüz bilinmiyor. nereye ışınlanacağımız kontrol edilebildiği taktirde insanlık için büyük fayda sağlayabilir. tabii önce var oluşunun kanıtlanması gerekli.

çoklu evrenler kuramı ise içinde yaşadığımız evren’den sonsuz çoklukta ve aynı, farklı, benzer, alakasız, alakalı, sınırlı ve sınırsız evrenin var olduğunu savunuyor. bunun tezden çıkıp kanıtlanması ise hepimizin az çok anlayabileceği gibi çok çok zor bir durum. fakat kimse kesin olarak yoktur diye bir şey söyleyemiyor. konu bir evrenken bile sonsuz ihtimaller barındırıyorsa, çoklu evrenlerdeki ihtimallerin sonsuz kere sonsuz olduğu aşikar.

evrende var olduğu düşünülen, filmlere konu olan, bir çok tez yazılan, bir çok araştırması yapılan konulardan bir diğeri ve sonuncusu olarak bahsedebileceğimiz şey ise uzaylıların varlığı. bu soru ve bu düşünce belki de insanlık tarihinin en büyük konusu.

yalnız mıyız ?

bir bakıma uzaylıların varlığı kesin. çünkü dünyamızda uzayda bulunan bir gezegen. bizler de dünyada yaşayan canlılar olduğumuza göre; uzaylılar vardır diyebilir miyiz ? bence diyebiliriz...

evren’in büyüklüğü ve durumu göz önüne alındığında, en küçük ihtimallerle de olsa hesaplamalar yapılarak, sadece samanyolu galaksisinde dahi yaşayan binlerce canlı olduğu malumumuz. fakat dünya dışındaki yaşam konusu ne yazık ki hesaplamalar ile kanıtlanabilecek bir ihtimal değil.

başka bir evrende, başka bir galakside, başka bir gezegende, küçüklü büyüklü bir yaşamın bulunması çok da şaşırtıcı olmayacaktır esasında. belki şu an da bile yakınlardaki bir gezegenden izleniyor olabiliriz, kim bilir...
devamını gör...

borsada dikkatli olun. bu aralar işler kritik.
devamını gör...

kamikaze'ye bindiğimde hissettiğim. binmeyin!
devamını gör...

kudüs'ün ele geçirilmesi çok yakınken şehrin kurmayları selahaddin ile barış koşullarını konuşmak için geldiler. selahaddin geçmişte haçlıların kudüs'te yaptığı katliamın körukledigi intikam duygusu nedeniyle ilk etapta pazarlığı reddetti ve onlara şu sözlerle karşılık verdi: "91 yıl önce hiristiyanlarin kudüs'ü müslümanlardan alırken yaptığını yapacağım. erkekler katledilecek, kadınlar ise köle olacak." balian (kudüs'ü savunan fransız komutan) dehşete kapılmıştı. selahaddin'e şehri bizzat kendisinin yerle bir edeceğini ve ona tek bir çakıl taşı bile bırakmayacağını belirtti.
"utanç ve yoksulluk içinden şehri teslim etmektense kendimizi diri diri ateşe atmayı tercih ederiz." dedi. bu sözler selahaddin'in saygisini kazandı ve kan dökmekten vazgeçti.
fidye olarak her bir hiristiyan erkek için 10, kadınlar için 5, çocuklar için 1 dinar ödenecek, ne kadar at ve silah varsa müslümanlara teslim edilecekti. ödeme yapamayan yaşlı ve yoksulların yerine ise balian tam 30.000 dinar ödedi.
şehrin terk etmesi esnasında bir karmaşa yaşandı. af paralarını toplayan kurmaylar tutanaklarda hata yaptığı için hesaplar birbirine karışmıştı. halk para bulabilmek için mallarını yok pahasına satmaya çalışıyordu. selahaddin bir kez daha izin verdi ve fidyeleri muhtaçlara dağıttı. kurmayları onun bu comertligine karşı gelmek istedikilerindeyse "hiristiyanlar gittikleri her yerde kendilerine ne kadar merhametli davrandigimizi anlatacak." dedi. o dönemde müslümanlar ve hiristiyanlar arasında ezeli düşmanlık nedeniyle dehşet verici kanlı bir son olabilirdi ama o buna izin vermedi ve haklı çıktı.
müslümanların kudüs zaferi dilden dile dolaştı ve ne kadar erdemli bi lider olduğunu tüm dünya öğrendi.
kudüs'ün fethi onun davasının zirve noktasıydı ve bundan sonra hiçbir şey onun itibarını zedelemeyecekti.

selahaddin kudüs'ün fethi'nden sonra hiristiyanlarin şehri terk etmelerini izliyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kızlar soruyor'a gidecekken yolunu şaşırmış kullanıcıdır.
devamını gör...

beni susturan anneme de baş kaldırırdım. asla susmazdım ve istemediğim her şeyde tavrımı koyardım. neyse yavaş yavaş yapmaya başladım.
harici, ismimi cismimi değiştirip bambaşka bir yerde yaşamaya başlardım.
devamını gör...

(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...

'sıçrarken bir yerimize zeval gelmez inş. dinimiz amin.' diyeceğim başlıktır.
devamını gör...

hala heykel diyen atatürk düşmanı rezillerin algı kastığı başlıktır. bunların heykel diye leş ağızları ile etrafa kusmasının nedeni, pek tabii atatürk düşmanlığı. heykel diyorsanız, çıkın şerefiniz varsa; karpuz heykelleri veya dinozor heykellerine laf edin. ama sizin derdiniz heykel değil, cumhuriyet ve atatürk.

bir de karabağ demiş. azerbaycan'a hakaret lan bu. utanmaz herifler. oradaki zafer azeri ordusu ve halkının şanlı zaferidir. ulan orada bile çıkar ve istismar peşindeler.

oraya buraya beton, asfalt sererek mi süper güç oldunuz. bugün dolar 8,60 tl oldu. 10.dünya ülkesi somali karşısında bile paramız değer kaybetti.

ama hala gelmişler heykel diyorlar. o heykel dediğin adam olmasa idi, şimdi türkiye diye bir yer olmazdı. reziller sizi!!.
devamını gör...

eğer hayvan seviciler karşı çıkacaksa şunda hemfikir olalım. eğer köpekler yolda küçük bir çocuğa veya her hangi bir insana saldırırsa hayvantaparlar köpeğin suçunu üstlenecekler. ayrıca (bkz: bir ülkenin geri kalmışlık göstergesi) dir köpekli sokaklar.
devamını gör...

illa söylemek zorunda değilsin. olmaz seninle bir ilişki düşünmüyorum falan dersin. kadına çirkin olduğunu profesyonel şekilde ima ettin diyelim, eline geçecek? saçma sapan bir ego masturbasyonu.
devamını gör...

konu ile ilgili mekanizmanın hiçbir şekilde iradeye bağlı olmadığı soyut durum, eylem.

somut durumlarda karar ve yargı kişiye ait olabilir ama karakter özelliği veya soyut konuların kararı, bizi tanıyan ve çevremizdeki insanların takdirindedir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mehmet ruhi arel-atatürk köylülerle.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yapar bunlar, hiç şaşırmam.
bütün dünyayı salgına mahkûm ettiler, ilk önce tanı kiti, sonra ilaç, şimdide aşı'sini satıyorlar.
ben bunlardan korkuyor um valla.
devamını gör...

en hiperaktif kadın yazarım. ardımda kimse yok. kimsenin yardımıyla gelmedim buralara...
devamını gör...

belli bir topluluğun içinde yaşayan azınlık kesimlerin, kendi kültürlerinden ziyade yaşadıkları toplumun kültürünü benimsemelerine verilen isim.

mesela örneklendirecek olursak: almanya da yaşayan çoğu türkler için artık asimile olmuşlar diyebiliriz. yaşadıkları doğdukları yerden ötürü her ne kadar türk olsalar da asimile olmuş durumda olanlar çok. fakat aynı şeyi dedeleri ya da babaları için söyleyemeyiz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim