genel olarak rock ve senfonik rock icra eden şarkıcı ve besteci. 70'li yıllarda piyasaya çıkan sanatçı, 80'li yıllarda dönüşüme uğramış. uzun saçlı ve siyah gözlüklü imajından sonra felsefe, mistik, metafizik kavramlarına yoğunlaşmış. son dönem şarkıları ve yazılarında belli oluyordu.
devamını gör...

420, 4:20 veya 4/20 (dört-yirmi olarak okunur), esrar tüketmeye (özellikle de saat öğleden sonra 4:20'de) veya her yıl 20 nisan'da gerçekleşen (abd'de tarih 4/20 olarak yazılır) esrar odaklı kutlamalara atıfta bulunan esrar kültürü terimidir.

terimi ilk olarak 1971'de san rafael lisesi'nde esrar içme zamanını tanımlamak için bir kod olarak kullanılmış ve zamanla gençler arasında yaygınlaşarak genel halkın kullandığı bir ifadeye dönüşmüştür. 4/20'ye ithafen, her yıl 20 nisan'da esrar ile ilişkili pek çok ulusal ve uluslararası kutlama, etkinlik ve protesto gerçekleştirilmektedir.

esrarla ilgili protestolar ve etkinlikler için uluslararası gün
20 nisan, insanların esrar tüketmek için toplandığı uluslararası bir karşı kültür kutlama günü olmaktadır. bu tür kutlamaların birçoğu, esrarın serbestleştirilmesini/ yasallaştırılmasını savunan politik bir nitelik taşımaktadır. seattlehempfest'in kurucusu vivian mcpeak, 4/20’nin “yarı kutlama ve yarı eylem çağrısı” olduğunu belirtmiştir. paul birch ise günün küresel bir hareket olduğunu ve bunun gibi olayların durdurulamayacağını öne sürmektedir.

bu güne özel olarak birçok esrar kullanıcısı, halk içinde toplanarak saat 4:20'de (16:20) esrar tüketmeye başlarlar ve yasaklanma durumunu sivil itaatsizlik yoluyla protesto ederler.


vancouver, 20 nisan 2012
türkiye ve kktc
her ne kadar türkiye ve kktc'de geniş çaplı etkinlik ve kutlamalar ile esrarın eğlence amacıyla kullanımına ilişkin yasal tartışmalar bulunmasa da, ülkede çeşitli bireysel protesto ve açıklamalar yapılmıştır.

20 nisan 2017'de esrar kullanımının serbestleştirilmesi adına, “hastayım cannabis oil isterim”, “elini otumdan çek bana onu tabiat ana verdi”, “alkol sigara öldürür gannavuri iyileştirir” sloganları taşıyan pankartların kullanılarak kıbrıs cumhuriyet meclisi'nin önünde küçük bir grup tarafından bir eylem gerçekleştirilmiş ve avukat eşliğinde protestonun amacı basına duyurulmuştur.

--- alıntı ---

tr.wikipedia.org/wiki/420__....

--- alıntı ---
devamını gör...

nereleriyle tavlıyorlarsa oralarını düzeltirler.
beynini düzelten yok
devamını gör...

teoman, şebnem ferah, sıla, mabel matiz, yıldız tilbe veya nazan öncel, yaşar veya tan. müziği gerçekten sevenler ve bilenler katılmalı, cover yapa yapa ünlü olanlar değil.
devamını gör...

sözlüğün bir suçu yok.
sadece burası çok vaktimi alıyor ve kafa dağıtmak için açtığım bu hesaba çok uğramak istemediğimi farkettim.
herkes sevgiyle kalsın.
konuştuğum herkesten özür dilerim tek tek vedalaşmadığım için.
çok da kişi tanımıyorum zaten.
moderatörleri de son defa tebrik ederek gidiyorum.
umarım böyle güzel kampanyalarınız hep devam eder.
sevgiyle kalın.
*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

indomie kalmadı ama bebe bisküvili içimino yemeye davet edebilirim.
devamını gör...

insan yaşamına saygı duymadınız en azından ölüsüne saygı duyun diyecektim ama kime neyi anlatıyorum.
devamını gör...

norveç muhteşem doğası, ormanları, soğuğu ve adalarıyla bilinen bir kuzey ülkesidir. norveç neden ve nasıl gündem oldu bilmiyorum ama, norveç deyince benim aklıma gelen ilk şey yazarlarıdır. ben tanışık olduğum yazarlar üzerinden norveç edebiyatından bahsetmek istiyorum.

ilki knut hamsun. 1920 yılında nobel edebiyat ödülü almış, ülkesinde çok sevilen bir yazar. ancak norveç naziler tarafından işgal edildiğinde açıkça nazileri desteklenmiştir. işgal bittikten sonra norveçliler knut hamsun'u eleştirmemiş, yargılamamış ancak şahsi fikrim mükemmel bir protestoya imza atmışlardır. önce birkaç kişi, ertesi gün onlarcası, sonraki gün yüzlercesi yazarın kitaplarını getirip evinin önüne bırakmıştır. knut hamsun, uzun yıllar evinden dışarıya adım atmadan, tek başına ölmüştür. knut hamsun'un iyi bir yazar olduğunu biliyorum ancak savaş zamanında açıkça faşizmi savunan tavrını içime sindiremediğim için yazarı okumadım. türkçeye çevrilmiş eserleri var, içlerinde açlık isimli romanı en bilineni.

farklı ülke edebiyatları araştırırken keşfettiğim ve okuduğum norveçli yazarlar per petterson, roy jacobsen, ıngvar ambjörnsen ve karl ove knausgaard. ancak hepsi de ayrı başlıkları ve kitap yorumlarını hak ediyor. ayrı yazayım onları.
devamını gör...

gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken kaybettim.

çoğunluğun yakın zamanlarıyla ilişkilendirebileceğini düşündüğüm bir alıntı.
devamını gör...

mutlu olduğumda rahatsız olduğunu hissettiğim andır. hayal kırıklığıdır. hep neden diye soruyorum bu kadar kötü olmaya sebep nedir? aniden boğazımın düğümlenme sebebidir. güvenmemeyi öğreniyorum. (bkz: öğreti dolu hayat) *
devamını gör...

esdemirei isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

'makas' anlamına gelen ingilizce sözcüktür.
devamını gör...

havacılıkta genellikle savaş jetleriyle yapılabilen ; uçağı yukarıya tırmandırarak takla attırıp aynı yerine gelme eylemidir.şu şekil :

devamını gör...

8 senede 1700 bölüm yapmış, artık unutamayacağımız dizi.
devamını gör...

vatanı kurtarmak için yapılan tüm fedakarlıkları, çekilen acıları, verilen mücadeleyi bölümler şeklinde destansı bir üslupla anlatan nazım'ın destanıdır.
canıyla, kanıyla, konuşmasıyla, kalemiyle...
her bölüm konuya uygun bir söyleyen tarafından zikredildiği için de müthiş bir eserdir.
tanışmamıza vesile olması açısından küçük bir bölüm de bırakıyorum şuraya.

dördüncü bap



nurettin eşfak'ın bir mektubu
ve
bir şiiri




kardeşim,
sana bu mektubu ankara'da kuyulu kahvede yazıyorum.
hep aynı anadolu havalarını çalıyor gramofon
kocaman bir boru çiçeğine benzeyen ağzıyla,
dışarda yağmur...
mektepten istifa ettim.
cepheye gidiyorum ihtiyat zabitliğiyle.
çocuklarımıza türkçe okutmak,
öğretmek, sevdirmek onlara
dünyanın en diri, en taze dillerinden birini,
kendi dillerini,
güzel şey,
büyük şey.
fakat bu dilin insanları için çakmak çalmak cehpede
daha büyük
daha güzel.

biliyorum :
iş bölümünden bahsedeceksin.
fakat, ankara'da çocuklara ders vermek,
bozkırda ateş hattına girmek
haksız ve hazin
bir iş bölümü.
öyle günlerde yaşıyoruz ki
ben bir iş yapabildim diyebilmek için :
hep alnının ortasında duyacaksın ölümü.

bak, tam sana bunları yazarken
asker geçiyor sokaktan ;
yağmurda harap postallarının meşinini ıslatarak
meclis'in önüne doğru iniyorlar,
istasyona gidecekler.
ve türkü söylerken, her nedense her zaman yaptığı gibi,
sesini incelterek marş okuyor genç türk köylüsü :
«ankara'nın taşına bak,
gözlerimin yaşına bak...»

yüzleri mühim, dalgın ve yorgun.
tıraşları uzamış biraz.
elleri büyük ve esmer.
elâ gözlüler, kara gözlüler, mavi gözlüler.

yine birdenbire yunus emre geldi aklıma.
başka türlü anlıyorum ben yunus'u :
bence onda bütün bir devir dile gelmiş türk köylüsü :
öte dünyaya dair değil,
bu dünyaya dair kaygılarıyla...

bir şiir yazdım,
garip bir şiir,
«türk köylüsü» diye.
bir tuhaf mı oluyor böyle günlerde şiir yazmak?
her ne hâl ise, hoşça kal, gözlerinden öperim.



kardeşin
nurettin eşfak
devamını gör...

yani lise döneminde özellikle matematik dersinin sınav skorları..

ailem beni matematik ağırlıklı bir liseye gönderme gafletinde bulunduğu için, özellikle 9. sınıfta çok büyük acı çektim sayısal derslerde. karnemde yanlış hatırlamıyorsam , matematik 0’dı..

bir edebiyatçı olarak, sayısal derslerin tamamı komedi durumdaydı benim için ki çoğu alttan ders olarak kaldı.. yanılmıyorsam mezuniyetime 1-2 sene kala sınavlarına girerek dersleri verdim.sonra sükürler olsun ki kendi alanımdan üniversite sınavına girerek, alanımı seçtim üniversitede ve onur öğrencisi olarak 3.93’ü görmüş bir ortalama dahilinde üniversiteden mezun oldum.


bakıldığında eğitim sisteminin yanlışlığı o kadar net gözüküyor ki.. lisede bölüm seçmeden önce , eğitim sisteminin saçmalığı sebebi ile alan dışı dersleri almaya zorlanan bir kadın olarak, üniversiteyi onurla bitirdim..üstüne new york’ta yüksek lisansa kabul aldım.doktora planlarındayım.


çarpık bir eğitim sisteminin içerisindeyiz..başarı değil, başarısızlık odaklı olduğunu düşünüyorum.
o zaman başarısız olduğumu düşünen ve bunu söyleyen herkes , şu an bana imrenerek bakıyor.

benim o dönem hakkımda fikir yürütmüş herkese, başarımın çok iyi kapak olduğunu düşünüyorum.
komedi gibi fakat kendi örnek gösterdikleri evlatlarının üniversite eğitimine çıkmamış olmasını ekliyorum kenara. demek ki neymiş? büyük konuşmamak, anlamadan öğrencileri yaftalamamak gerekiyormuş ki bu genelde türk toplumunun yapısında olan bir durumdur.genelde cocuklarını dinleyen aile azdır.geneli başarısız olmasından, okulla ilgilenmemesinden bahseder.

acaba çocugun bireysel ilgi alanı ya da eğilimi nedir? biliyor musunuz? herkes eğilimine göre eğitim alsa, bu ülkenin bence eğitim seviyesi farklı olabilirdi.

bu yüzden cocuklarınızı sakın başarısız oldukları derslerle ilgili zorlamayın ve rencide etmeyin/ ettirmeyin de.

herkesin bir alana eğilimi var.sayısalcı bir zekaya, kompozisyon yazdıramazsın, kitap okuyan bir insana da geometri çözdüremezsin.resim yapan/dans eden bir insan ikisinide yapmayı tercih etmeyebilir..

anlamak , eğitmenin ilk adımıdır.eğilimine göre eğitim almasını sağlayın herkesin.bu sefer düşük notlar değil, başarılar konuşulur diye düşünüyorum.
devamını gör...

gaita bank of turkey.

mevduatlarınız en yüksek faiz oranları ile değerlendirilir.
devamını gör...

yalnızlıktır.
yalnızlık da ruhumuzun eksik hissetmesidir.
kimi zaman kalabalıkların içinde kimi zaman da ıssızlığın ortasında.
ama her dem bir parçamız eksik olduğu için yalnız hissederiz kanaatimce.
o son parçayı bulsam tamam olucam. neredesin?
devamını gör...

çoğu işverenin çalışanına belli etmekten çekinmediği.
devamını gör...

bir sana bir de bana / kadıköy vapuru / 2017

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaman..
devamını gör...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim