en beteri ise; gördüğün bolluktan, görülmemiş yokluğa düşmek olmalı...
ben dünyaya geldiğim zamanlar, ailemin durumu fena sayılmazdı. babam iki işi vardı. kardeşim ve ben özel okula gidiyorduk. babamın oturduğumuz ev dışında iki tane daha ev, mercedes arabasının dışında, herkese aşırı güveni vardı.
benim dedemin köydeki evinin balkonunu boyama vakamdan sonraki haftasonu köye gelen babam, daha evvelki eve su doldurma olaylarımı da düşünüp dedemin evinin tadilatına girişti. yaklaşık iki ay toprak damı beton yapmak için uğraştı. babam evle uğraşa dursun, mersin'deki halı mağazasının ortağı, uçan kuşa bile borç takıp paralarla halep'e kaçmıştı.

biz mersin'e döndük, kapıya gelen alacaklılar kuyruk olmuş. sanki elvis presley, ızzet altınmeşe, bob marley ve frank sinatra aynı anda bizim evde imza günü düzenliyordu, yok böyle bir izdiham!
tabii bu dönemde babam evleri, arabası, nesi var nesi yok satıp borçları kapatmaya çalıştı. evimizdeki eşyalara bile icra geldi.

babama her şeyini kaybetmek değil, itibarini kaybetmek zor gelmis olacak ki mersin'den istanbul'a göçmek zorunda kaldık.
....
istanbul'daki ilk iki sene çok zorlu geçti. odun kömür dahi alamadık. zaten "inancli müminlere" karşı iyi niyetin yaşayan son temsilcisi babamı mersin olayı da akıllandırmamış olacak ki, aldığı koca demir döküm sobayı evin bahcesine koyunca, sabahına sobayı yerinde bulamadık.
ilk aylar parasızlıktan tavana duy alıp takamadık ama mersin'den getirdigimiz çalışma masalarımızın lambalarıyla aydınlandık. resmen varlik içinde yokluk.
...

asıl yokluk ise benim yüreğimdeydi...
o dönem içimde aileme karş korkunç kin ve kırgınlık vardı. gün içerisinde okulda ve annemden yediğim dayaklardan çok benden gizli iş çevirdikleri için dolap ve kapı arkalarinda gizli gizli ağlardım.

sözde kuru ekmeğe muhtaç gibi halleri var ama gerçek bana göre öyle degildi. kardeşlerim ve annem hep meyve ve başka yiyecekler kokuyor, bana hic vermiyorlar sadece kendileri yiyordu.

defalarca dolapları aradim, o yiyecekleri nerede sakladıklarını hiç bulmadım. iyi ama bana sadece şekerli, yağlı ve hamurlu şeyler yasaktı. mesela annemin yediği çilek bana yasak degildi ama o bana hicbir zaman yediginden vermiyordu. bu durum yüzünden anneme olan kırgınlığım daha da derinleşmisti.
...
bir gün kardeşimi annemlerin odasına çekip kapıyı kapattım. kapının arkasinda fısıltıyla;
-"kardeşim bana yediğin mandalinalardan bir tane verir misin? söz anneme demeyeceğim."dedim.
+abla evde mandalina mi var? dedi.

onun bu soruyu sorarken bile ağzının mandalina kokması, gözlerimden yaşları boşaltmaya yetti... ağlayarak bağırmaya başladım.
-var işte! var! hepiniz benden gizli bir şeyler yiyorsunuz bir tek bana vermiyorsunuz. nefret ediyorum hepinizden! hep beni ayırıyorsunuz! keşke ölsem!
...
seslerimizi duyup gelen babama da aynısını dedim. babamın gözleri doldu kocaman açıldı bana sarılıp ağlamaya başladı. ona göre ben şizofrendim.
...
beni sizofreni korkusuyla bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine götürdü. uzun uzun incelediler. nihayetinde bana sinestezi teşhisi konuldu. bendeki sinestezinin seslerin ve renklerin tadını kokusunu alan, renklerini gören türüydü. diğer insanlar serçelerin şarkısının pırıltılarını görmezken ben görüyordum. oysa ben herkesi benim gibi görüyor sanıyordum.
devamını gör...

öğrenmek ve öğretmek maksadıyla yapılan alıştırma. türk-islam sanatlarında kullanılan eğitim metodu. hocanın talebesini taklit yoluyla, yoğurması. usta-çırak esaslı eğitim.
devamını gör...

sevildiğini bilmek tehlikelidir. bazen insanı kör eder, şımartır. toy olanlar karşısındakini değersiz görür ve onun bu hissini hiç bitmeyecekmiş gibi kötüye kullanabilir. tabi birde bunu kötü kalpli olduğu için yapanlar da vardır ki onları allah ıslah etsin. bu hata toyluktan dolayı yapılıyorsa sonu kötü biter, sevgisini tükettiği insan çekip gidince şoka uğrar ama son pişmanlık çare değildir.
sevildiğini bilen olgun ve iyi insanlarsa bunun karşılığında daha bi fedakar daha bi anlayışlı olur. karşılıklı sevgi de varsa hayat hiç olmadığı kadar güzel olur.
devamını gör...

bu yazarın sağı solu belli olmaz. mevlana dan konuşurken serdar ortaç'a geçebilir.
devamını gör...

fenerbahçe erkek basketbol takımının; türk basketbol tarihinin kulüpler bazında en büyük başarısına, türk spor tarihinin de en büyük başarılarından birine imza attığı euroleague şampiyonluğunun geldiği maç. o zaman isim sponsorumuz da yok. 80-64 kazanıp tarihe geçmiştik. *
devamını gör...

başlıklar için rastgele veya keşfet butonu olsa negzel olurdu sanki.

hem çok eski yazılanları okuma ve yenisini ekleme açısından faydalı-pratik olurdu mesela.
devamını gör...

kendisinin beğendiğini düşünmüyorum..kelime odaklı bir beğenme algoritması kullanıyor olabilir,trollük kanında var nede olsa..
devamını gör...

(bkz: mustafa denizli) futboldan ilk kazandığınız parayla ne yaptınız? sorusuna cevap verirken şu cümleyi kullanmıştı :
o yıllarda bir laf vardı. kamyoncuyla futbolcuya kız verilmez, gelirleri düşük diye.
- 1960 ve 70'li yıllarda favori ve özenilen meslekler doktorluk ve mühendislik.
- 1980 ve 90'lı yıllarda da topçuluk ve popçuluk.
-2000'li yıllarda zamane gençleri de dizi oyuncusu ve sosyal medya fenomeni olmanın peşindeler.
devamını gör...

çocuk yetiştirmek gibi yılları alan bir uğraştır. ihmal edilirse, kurur gider. bunun gibi çok dikilip kuruyan ağaçlandırma alanları vardır.
şehir giriş ve çıkışlarda tepelerde göze çarpar. tabelasında ya bir devlet dairesinin ormanı, ya bir lisenin ormanı, ya da falanca kişinin ismini taşıyan orman olduğu belirtilir. ama ihmal edilmiş ve iyi bakılmamışsa, ormandan eser kalmamış, fidanlar kurumuş gitmiş, tabelası hatıra ormanı olarak kalmıştır.
devamını gör...

biz bunları hep dedik alın işte:
#956453
devamını gör...

malcolm x, eski köle sahiplerinin, doğacak çocuklar korkak olsun diye, hamile kadınların gözü önünde bazılarına işkence yaptığını, kadınları korkutmaya çalıştığını anlatıyor. etkili olmuşmu bilemem ama eskiden köle sahipleri böyle birşey yapmış.
devamını gör...

hah işte ben geçen bunu diyordum, kitap kulübü adı altında gıybet dönüyor diye. şimdi tescillendiniz mi kafa sözlük bağlantılı grup olarak? doldurun milleti birbirine karşı, şimdi legalsiniz tebrikler.

yok ama gerçekler acıttı diye ağlayıp, küfredip, tanım sildirip, üstüne aynı bokun lacivertini uygulamak vasatlıkta ilk üçe oynar. helal. hadi sözlük içi, dışı, ne varsa, kim varsa fiştekleyin milleti birbirine.

savunmaya gelince de yoktu öyle bişi bik bik bik. al işte şimdi var, hemde legal. eksik kalmasın bu tanımı da konuşun, doldurun, boşaltın içinizi. rahatlarsınız.
devamını gör...

halka açık alanlarda "velev ki ibneyiz" pankartlarıyla gezerek onur(!) yürüyüşü yapanların, ortada normalmiş gibi tavır sergilemesi beni rahatsız ediyor. başkalarına örnek olduğunu mu sanıyorlar nedirse, onlar istediğini yapacak dışarda ama biz istemediğimizi bile yazmaktan aciz mi kalacağız? bu özgürlük sadece size mi var,sadece sizin için tolerans geçip limitsiz mi kılınmış arkadaş? bazıları yazım hakkında eleştiride bulunmuş. ama eleştiri yaparken kendileri çok düzgün ve benim şahsımı tanıyormuş gibi saldırmış. ne de olsa içindekileri kusmuş. beni tanımadan etmeden kendini kandırma demek kendini kandırmasıdır. kimsenin kalbini ve dini inancını hayatına yaşantısını bilemezsiniz. bol keseden kendi gibi düşünülmüyor diye kendilerini haklı sanmak, kendi yobazlıklarıdır. benim düşüncem bu, seninki de kendi yaşantına göre. kalkıp sen ve türevlerine dini inancımı ve yaşantımı anlatamam. kimsenin cinsel hayatına karıştığım da yok. eşlerini bırakıp kimle ne yaptıkları umrumda değil. fıtrata ters bana göre kadınlar yalnızlaştırılıyor ve bu üremeyi de psikolojiyi de toplumu da etkiliyor. gelecek nespi tehlikeye sokuyor. dini inancım gereği de bana bu durumlar yasak ve haram kılındı. eğer aksini iddia etseydim o zaman inancımla çelişmiş olurdum. ki zaten dini inancım bana ve yaşantımda iyiliği ve güzelliği emrediyor. ister inanın ister inanmayın. benim düşüncelerime sizinkiler saygı duyduğum gibi saygı duymak zorundasınız. mahalle kavgası yapıyormuş gibi saldırmayın sizden farklı düşünülüyor diye. bundan sonra yazdıklarınıza da zaman ayırıp okuyacak boş insan değilim ne de olsa sadece kin kusulup kendi dedikleri sadece doğruymuş gibi güya haklılığını yazmaya çalışacak... bana göre çocuklar etkilenir. onlar öyleler diye çocukların ve ilerde çocuklarım olursa onlar gibi olmalarını istemiyorum. yok sigara içermişim de kutsal kitaba sanki saygım yokmuş bilmem ney zırvalamışlar. beni bilen bilir. kimseye kanıtlama ihtiyacı da gütmem hayatımı dini yaşantıma göre yaşayamayacaksam bunu nerde yaşayacağım. sırf düşüncelerimi kendince ütopik bulup inanmayanlar/rahatsız olanlar var diye yalan yere sigara içiyorum, rutin olarak şu dini vecibelerimi yerine getirmiyorum istediğinizi dışarda yapın diyemem. bu işi sırf yapıyorlar diye doğrudur ve halka açık alanlarda çocukların ya/ da dini değerlerin önünde tepinin de diyemem. kafa sözlükte de zaten özgür bir platform değil(!) ya, bazılarının düşüncesiz saldırıları sonucu yazdığımdan vazgeçmem.sonuna kadar arkasındayım (öğrenin artık; herkes sizle aynı düşünmek zorunda değil bu kendinizce onları ve yaşantıları hakkında ileri geri konuşma hakkı da size tanımıyor. ne de olsa herkes kendinden bilirmiş bu nedenle bu tarz kendi bildiğini dikte etmeye çalışanların yazdıkları gözümde çöp mahiyetinde...) . kimseyi de benim düşüncelerim ve yaşantım "alâkadar " etmez. yaşantımda uygulamadıklarımı da tavsiye etmem.şov peşinde olsaydım herkesle yani seninle aynı fikirden olanların yazdıklarını yazar bu şekilde bol oy da alırdım. başkalarının kalbini ve hayatını biliyormuş gibi de ön yargılı davranırdım.
kadının yalnızlaştırılması, işlevi bakımından fıtrata ters durumların oluşumuna zemin hazırlaması ve inançların gereği bu tür durumları aşırı normal bir durummuş gibi toplumda sergileyenlere karşı tavrım nettir. nasıl ki onların da bana karşı tavırları ve söylemleri hoş olmasa da benim de onları sevmek gibi bir zorunluluğum yok. ne yapıyorsan yap dersek kendi özgürlüğümüze ve gelecek nesle karşı saygısızlık olur. kendi evinde kendin gibilerle hangi ortamda ne yaptığın ilgilendirmez de beni, çocukların camiinin veya hiç olunmadık yerlerde marifetmiş ve yayılması, duyulması isteniyor gibi hareketleri kabul etmek zorunda değiliz.
devamını gör...

emek vardır yemek yoktur.
devamını gör...

mustafa kemal atatürk(296)
lucifer(252)

sitede atatürk ile yarışıyorum resmen.

ayıptır.
devamını gör...

ikisini birbirine ayarlayarak işin içinden çıkılabilecek ikilem.

derdini sevmek için buton da yaptırılabilir tabii, o da olumlu.
devamını gör...

instagram ve tiktok challenge'ları yüzünden gözümde şişirilmiş balondan farkı olmayacak hale gelen güzelim şarkı.

bir diğeri; (bkz: kurumuş boğazım)
devamını gör...

öyle değil baya baya bozdu. eskiden 2-3 biramızı alıp arkadaşlarımızla sohbet ederken şimdi millet bağıra çağıra cinsellik konuşuyor. konuşun birader sorun yok ama ben senin cinsel hayatını duymak zorunda değilim. işin komiği o grubun içinden bi çocuk gelip benden sigara istemişti hayır yok sigara dedim 5 dakika sonra cebinden çıkartıp içti. ne amaçla istediğini hala merak ediyorum. eski güzelliği yok maalesef.
devamını gör...

oysa benim ruhumda savaş var, durmadan ölüyor içimdeki insanlar.
devamını gör...

çözümsüzlük merkezi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim