kız çocuğu olacağını öğrenmek
14 yıl önce başıma gelen olay.
babannemin kabul olan duası. ona babannemin ismini verdim.
en iyi arkadaşım.
allah vaktinde kucağınıza almayı da nasip etsin inşallah.
babannemin kabul olan duası. ona babannemin ismini verdim.
en iyi arkadaşım.
allah vaktinde kucağınıza almayı da nasip etsin inşallah.
devamını gör...
kendini geliştirmenin bir işe yaramaması
katılmadığım önermedir. insan kendini para için ya da başkası için geliştirmez. kişisel gelişim, insanın olabileceği en üst noktaya çıkabilmesi için kendine merdiven inşa etmesidir. bunu başka bir amaçla yaptığında ise o merdivenin sağlamlığı şüpheli olur, insana yarar sağlamaz hatta korku bile sağlayabilir.
devamını gör...
anneler günü hediyesi olarak küçük ev aleti almak
bir anne olarak tercih etmediğim durum.
ev eşyası ihtiyaçtır, ihtiyaç hediye olmaz.
bir taşla iki kuş olmaz anneler gününde.
o kadar emeğimiz var, içerlerim ben.
benim için en güzeli taze bir demet çiçek yanında da o an için moda olan renkten bir eşarp ya da şal.
ev eşyası ihtiyaçtır, ihtiyaç hediye olmaz.
bir taşla iki kuş olmaz anneler gününde.
o kadar emeğimiz var, içerlerim ben.
benim için en güzeli taze bir demet çiçek yanında da o an için moda olan renkten bir eşarp ya da şal.
devamını gör...
geceye bir hayat dersi bırak
üzülme! bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
her gece armağan ettiğim şiirler ve bugün bana armağan edilen bir ahmed arif. mutluluk için başka bir şeye ihtiyaç var mıdır ki?
hani kurşun sıksan geçmez geceden
yiğit harmanları, yığınaklar,
kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
dize getirilmiş haydutlar,
hayınlar, amana gelmiş,
yetim hakkı sorulmuş,
hesap görülmüş.
demdir bu...
demdir,
derya dibinde yangınlar,
kan kesmiş ovalar üstünde mayıs...
uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
çelik kadavrası korugan\'ların.
ölünmüş, canım,ölünmüş
murad alınmış...
gelgelelim,
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi.
içim, bir suskunsa tekin mi ola?
o malta bıçağı,kınsız,uyanık,
ve genç bir mısradır
filinta endam...
neden, neden alnındaki yıkkınlık,
bakışlarındaki öldüren buğu?
kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
nasıl da almış aklımı,
sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
dost, düşman söz eder kendi kavlince,
kınanmak, yiğit başına.
bu, ne ayıp, ne de yasak,
öylece bir gerçek, kendi halinde,
belki, yaşamama sebep...
evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
hani kurşun sıksan geçmez geceden
yiğit harmanları, yığınaklar,
kurulmuş çetin dağlarında vatanların.
dize getirilmiş haydutlar,
hayınlar, amana gelmiş,
yetim hakkı sorulmuş,
hesap görülmüş.
demdir bu...
demdir,
derya dibinde yangınlar,
kan kesmiş ovalar üstünde mayıs...
uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde,
çelik kadavrası korugan\'ların.
ölünmüş, canım,ölünmüş
murad alınmış...
gelgelelim,
beter, bize kısmetmiş.
ölüm, böyle altı okka koymaz adama,
susmak ve beklemek, müthiş
genciz, namlu gibi,
ve çatal yürek,
barışa, bayrama hasret
uykulara, derin, kaygısız, rahat,
otuziki dişimizle gülmeğe,
doyasıya sevişmeğe,yemeğe...
kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,
asıl, bizim aramızda güzeldir hasret
ve asıl biz biliriz kederi.
içim, bir suskunsa tekin mi ola?
o malta bıçağı,kınsız,uyanık,
ve genç bir mısradır
filinta endam...
neden, neden alnındaki yıkkınlık,
bakışlarındaki öldüren buğu?
kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri...
nasıl da almış aklımı,
sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan,
dost, düşman söz eder kendi kavlince,
kınanmak, yiğit başına.
bu, ne ayıp, ne de yasak,
öylece bir gerçek, kendi halinde,
belki, yaşamama sebep...
evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cıgaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
devamını gör...
reflüyü azdıran şeyler
uç tatlarda yemek. aşırı acı, aşırı ekşi gibi.
devamını gör...
idam
insan nefestir. azı ya da fazlası değil. o yüzden dünyadaki diğer canlılardan hiçbir farkımız ve üstünlüğümüz yok. doğa ya da canlının kendisi aksini söyleyene kadar yaşamak bir haktır.
hiçbir şart ve koşul altında, hiç kimsenin canlı olma halini sonlandıramazsın. onun yaşamasına engel olamazsın. olmamalısın.
evet dünyada çok kötü insanlar var. keşke ölseler. keşke çok büyük acılar çekerek, yaptıklarının acısı çıkana kadar sürünse ve sonra ölseler hatta. yanlarına kar kalmasa. hayat adil olsa.
ama değil. yapacak bir şey yok.
doğmadan önce cenin, öldükten sonra cesetsin. yaşadığın süre içinde insan olarak adlandırılıyorsun. ya da hayvan, ya da bitki.
canlı.
kimsenin elinden canlı olma halini alamazsın. hadi aldın diyelim, bunu hiçbir şart ve koşul altında hak olarak tanımlayamazsın.
hiçbir şart ve koşul altında, hiç kimsenin canlı olma halini sonlandıramazsın. onun yaşamasına engel olamazsın. olmamalısın.
evet dünyada çok kötü insanlar var. keşke ölseler. keşke çok büyük acılar çekerek, yaptıklarının acısı çıkana kadar sürünse ve sonra ölseler hatta. yanlarına kar kalmasa. hayat adil olsa.
ama değil. yapacak bir şey yok.
doğmadan önce cenin, öldükten sonra cesetsin. yaşadığın süre içinde insan olarak adlandırılıyorsun. ya da hayvan, ya da bitki.
canlı.
kimsenin elinden canlı olma halini alamazsın. hadi aldın diyelim, bunu hiçbir şart ve koşul altında hak olarak tanımlayamazsın.
devamını gör...
hayatı düzene koyma yolları
(bkz: zorunlu askerlik)*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
çakallığa övgü
ordasın işte;
sıkıştın aynı köşeye
kişilik bölünmesisin hayata
emeğin paydasında esaslı yerin olmayacak asla
it gibi korkuyorsun
tanrı’nın cennetinden kovulmuşçasına titrek
soluğun kendine zarar
tavaf ediyorsun cesaretsizliğin er meydanını!
ordasın işte,
bildiğim sağ köşende!
serseridir artık tüm ayak sesleri,
cümleleriyle orgazm olanların
sağıra yatırsan da sesli zinalarını
parmaklarında bir küfür gibi dolanır adın
ayyaşların şizofren alfabelerinde oksijen almaz
acil şifalı
büzüşen yaraların!
suskunluğuna sarılıp asosyal düşlerdi dileğin
kaldırımlarda fare leşlerine benziyordu
lağımların dibinde boğulan harflerin
birbirinden düzenbaz
bağlaçlarında ağır roman havası
yüklemlerinde gözyaşı
burada dur!
timsaha kestiğin sağanaklarını sol lobum umursamaz!
uzun yolculuklara demlesen de gelmişini geçmişini
dik durmaz kırmızı şeritli sokaklarda
göz teması can yakar
ödün bokuna karışıyor
kedinin teki,
uzun bakarken
zamanın soysuzluğuna asılıyor kafiyelerin
takla atıyor karşında karanlıkta attığın zarlar
yalnız değilsin bahislerinde
oh çekiyorsun
ego krizcilerinin kabilesinde!
acemi makyajlı kalabalıklarda
masallarından kalma üç melek düşer gökten
ikizin sandığın
beceriksiz yazgıları arşınlıyorsun
marifet bilecek kadar katilliklerini
tepeden tırnağa mundar
baştan aşağı cenabet
koşar adım kaçıyorsun
dönekliğin dinini yazıyorsun, eksiksiz!
kadınlar görüyorsun
yalana meyilli sözlerine kurban
dilindeki et parçası hepsi
mangalda kül bırakmıyorsun
bol manzaralı sevişmelerin sonrası
nutuklarının nefsi tükenmiyor
geviş getirenlerin kalp odacıklarında!
düşeş!
acayip naraların vardı icabında
konu asalet olunca
toz kondurmazdın apoletlerinin üzerine
akıl tutulması yaşıyordu ahlakın
açtı şehvetlerin
orospuluk ruhunda vardı
tükürdüm yüzüne
dalkavukluğa örgütlenmiş ortaoyununun!
ben bu sahnenin şairi değilim,
şimdi eller yukarı kalpazan!
yerinden oynuyor gölgelerin
peydahlanıyor ayaklanmasız mırıldanmalar
öznelerinde kusursuz çakal sürüleri
mübarek olsun azizliğiniz
cins çocukların alkışlarında patladıkça
faşizminiz!
taşlansın kokuşmuş tarihiniz!
ordasın işte;
sıkıştın aynı köşeye
kişilik bölünmesisin hayata
emeğin paydasında esaslı yerin olmayacak asla
it gibi korkuyorsun
tanrı’nın cennetinden kovulmuşçasına titrek
soluğun kendine zarar
tavaf ediyorsun cesaretsizliğin er meydanını!
ordasın işte,
bildiğim sağ köşende!
serseridir artık tüm ayak sesleri,
cümleleriyle orgazm olanların
sağıra yatırsan da sesli zinalarını
parmaklarında bir küfür gibi dolanır adın
ayyaşların şizofren alfabelerinde oksijen almaz
acil şifalı
büzüşen yaraların!
suskunluğuna sarılıp asosyal düşlerdi dileğin
kaldırımlarda fare leşlerine benziyordu
lağımların dibinde boğulan harflerin
birbirinden düzenbaz
bağlaçlarında ağır roman havası
yüklemlerinde gözyaşı
burada dur!
timsaha kestiğin sağanaklarını sol lobum umursamaz!
uzun yolculuklara demlesen de gelmişini geçmişini
dik durmaz kırmızı şeritli sokaklarda
göz teması can yakar
ödün bokuna karışıyor
kedinin teki,
uzun bakarken
zamanın soysuzluğuna asılıyor kafiyelerin
takla atıyor karşında karanlıkta attığın zarlar
yalnız değilsin bahislerinde
oh çekiyorsun
ego krizcilerinin kabilesinde!
acemi makyajlı kalabalıklarda
masallarından kalma üç melek düşer gökten
ikizin sandığın
beceriksiz yazgıları arşınlıyorsun
marifet bilecek kadar katilliklerini
tepeden tırnağa mundar
baştan aşağı cenabet
koşar adım kaçıyorsun
dönekliğin dinini yazıyorsun, eksiksiz!
kadınlar görüyorsun
yalana meyilli sözlerine kurban
dilindeki et parçası hepsi
mangalda kül bırakmıyorsun
bol manzaralı sevişmelerin sonrası
nutuklarının nefsi tükenmiyor
geviş getirenlerin kalp odacıklarında!
düşeş!
acayip naraların vardı icabında
konu asalet olunca
toz kondurmazdın apoletlerinin üzerine
akıl tutulması yaşıyordu ahlakın
açtı şehvetlerin
orospuluk ruhunda vardı
tükürdüm yüzüne
dalkavukluğa örgütlenmiş ortaoyununun!
ben bu sahnenin şairi değilim,
şimdi eller yukarı kalpazan!
yerinden oynuyor gölgelerin
peydahlanıyor ayaklanmasız mırıldanmalar
öznelerinde kusursuz çakal sürüleri
mübarek olsun azizliğiniz
cins çocukların alkışlarında patladıkça
faşizminiz!
taşlansın kokuşmuş tarihiniz!
devamını gör...
yiyip yiyip kilo almayan 0 beden kızlar
yine kime dert olmuşuz, başlığı.
devamını gör...
sürgün
ceza olarak zorunlu tehcir uygulanmasıdır.
bu gezegen çok büyük, durmuyor. sürekli büyüyor ve bir taraftan sürekli götürüyor. aldıkları fazla önemsenmiyor ilk başlarda, hani büyüyor ya.! getirecekleri daha bi' önem kazanıyor. ama öyle olmuyor, damlaya damlaya göl oluyor ve akut olmasa da zamanı geliyor..
sürekli ufak ufak ruhumdan aldıkları bir insan için bi' kol, bir ülke için bi' şehir, bir ana için bi' evlat kadar olunca zihinsel bi' acı veriyor, düşüncelerimin 1m²si için 1m³ nöronum ölmeye başlıyordu. bi' taraftan büyütüp m³ m³ kaybettiğim beynim sızlamaya başlıyor, göz çukurlarımdaki kızgın bilyeleri çıkarma isteğiyle irkilen sağ elimi sol elimle kontrol altına almaya çalışıyordum..
buna düşünce vurgunu deniyor..
bir beynin düşünce vurgununa uğraması için, tümce sürgününe gönderilmiş düşüncelerin sürgün isyanı başlatarak sürgünden dönme kararı alması gerekir..
tümce sürgününe gönderilen düşünceler, ruhun hissedip haykırmak istediği ancak haykırmaması gereken kelimelerden oluşan mantıksal olgu yoğunluklarıdır. bu ertelenmiş mantıksal olgu yoğunlukları bir yerden sonra kendi içlerinde mantıksal olgulara dönüşür ve beynin mantıksal gerçeklerle ilerlediğini düşünen ancak her şeyi mantıksal olgu yoğunluğu olarak erteleyen, çalışan kısmına karşı çalışmaya başlar..
bu nokta şizofrenidir..
mantıksal olgu yoğunluklarından mantıksal olgu haline gelen düşünceler mantıksal gerçek olarak yaşanmaya başlanır. isyan çıkmıştır ve mantıksal olgu yoğunluğuyla başlayan yolculuk mantıksal gerçekliğe ulaşmıştır. bunlar olurken sorgulanan eski mantıksal gerçeklerde düşüncenin 1m²si için 1m³ nöron ölmeye devam eder ve ikiye bölünmüş bedenini kontrol etmeye çalışırsın..
artık iki kişi vardır,
vurguna uğrayan ve gitmek zorunda kalan...*
- aro -
bu gezegen çok büyük, durmuyor. sürekli büyüyor ve bir taraftan sürekli götürüyor. aldıkları fazla önemsenmiyor ilk başlarda, hani büyüyor ya.! getirecekleri daha bi' önem kazanıyor. ama öyle olmuyor, damlaya damlaya göl oluyor ve akut olmasa da zamanı geliyor..
sürekli ufak ufak ruhumdan aldıkları bir insan için bi' kol, bir ülke için bi' şehir, bir ana için bi' evlat kadar olunca zihinsel bi' acı veriyor, düşüncelerimin 1m²si için 1m³ nöronum ölmeye başlıyordu. bi' taraftan büyütüp m³ m³ kaybettiğim beynim sızlamaya başlıyor, göz çukurlarımdaki kızgın bilyeleri çıkarma isteğiyle irkilen sağ elimi sol elimle kontrol altına almaya çalışıyordum..
buna düşünce vurgunu deniyor..
bir beynin düşünce vurgununa uğraması için, tümce sürgününe gönderilmiş düşüncelerin sürgün isyanı başlatarak sürgünden dönme kararı alması gerekir..
tümce sürgününe gönderilen düşünceler, ruhun hissedip haykırmak istediği ancak haykırmaması gereken kelimelerden oluşan mantıksal olgu yoğunluklarıdır. bu ertelenmiş mantıksal olgu yoğunlukları bir yerden sonra kendi içlerinde mantıksal olgulara dönüşür ve beynin mantıksal gerçeklerle ilerlediğini düşünen ancak her şeyi mantıksal olgu yoğunluğu olarak erteleyen, çalışan kısmına karşı çalışmaya başlar..
bu nokta şizofrenidir..
mantıksal olgu yoğunluklarından mantıksal olgu haline gelen düşünceler mantıksal gerçek olarak yaşanmaya başlanır. isyan çıkmıştır ve mantıksal olgu yoğunluğuyla başlayan yolculuk mantıksal gerçekliğe ulaşmıştır. bunlar olurken sorgulanan eski mantıksal gerçeklerde düşüncenin 1m²si için 1m³ nöron ölmeye devam eder ve ikiye bölünmüş bedenini kontrol etmeye çalışırsın..
artık iki kişi vardır,
vurguna uğrayan ve gitmek zorunda kalan...*
- aro -
devamını gör...
düşün ki tüm dünya bunu okuyor
gözünüz ve kulağınız demiyorum
vicdanınızın kapısını açın,
eviniz olan bu gezegende
çocuklar hala acımasızca istismar ediliyor!
kadınlar ataerkil toplum baskınızın altında kalarak taciz ve travmalar yaşıyor!
zihniyetiniz aidiyet duygusu sebebiyle
düşünen canlıları sizleri ırklara ayırıyor!
güç gösteriniz adına
bölümlere sınırlara dayatılmış toprak parçalarına can veriyorsunuz!
kendi kişisel zevkleriniz
gereksinimleriniz için türler yok ediliyor!
peki neden?
bu soruyu sormadan bir günü nasıl geçirebiliyorsunuz?
ve sizler..neden tüm bunları yapıyorsunuz..?
vicdanınızın kapısını açın,
eviniz olan bu gezegende
çocuklar hala acımasızca istismar ediliyor!
kadınlar ataerkil toplum baskınızın altında kalarak taciz ve travmalar yaşıyor!
zihniyetiniz aidiyet duygusu sebebiyle
düşünen canlıları sizleri ırklara ayırıyor!
güç gösteriniz adına
bölümlere sınırlara dayatılmış toprak parçalarına can veriyorsunuz!
kendi kişisel zevkleriniz
gereksinimleriniz için türler yok ediliyor!
peki neden?
bu soruyu sormadan bir günü nasıl geçirebiliyorsunuz?
ve sizler..neden tüm bunları yapıyorsunuz..?
devamını gör...
konuşurken araya ingilizce kelimeler sıkıştıran insan
annem.
hayır, çok iyi ingilizce bildiğinden değil. hatta neredeyse hiçe yakın biliyor.
annem de benim gibi bilgisayar oyunu manyağı olduğundan arada bazı oyunlar yüklerim onun bilgisayarına. hidden object games diye bir kategori vardır, oyun manyakları bilir. mesela bir yatak odası resminin çeşitli yerlerine ustalıkla bazı cisimler gizlerler. yan ya da alt tarafa da bir liste koyarlar; kalem, terlik, gözlük vs... o listedeki objeleri resimden bulmaya çalışırsınız.
bir ara annem sardı bu oyunlara. hepsi de ingilizce olduğundan bir sürü kelimeye aşina olmuş. bir gün geldi yanıma. "salataya şey koydum, neydi adı..." dedi ve durdu. düşündü düşündü "carrot*" dedi.
alın size konuşurken araya ingilizce kelime sıkıştıran insan! *
hayır, çok iyi ingilizce bildiğinden değil. hatta neredeyse hiçe yakın biliyor.
annem de benim gibi bilgisayar oyunu manyağı olduğundan arada bazı oyunlar yüklerim onun bilgisayarına. hidden object games diye bir kategori vardır, oyun manyakları bilir. mesela bir yatak odası resminin çeşitli yerlerine ustalıkla bazı cisimler gizlerler. yan ya da alt tarafa da bir liste koyarlar; kalem, terlik, gözlük vs... o listedeki objeleri resimden bulmaya çalışırsınız.
bir ara annem sardı bu oyunlara. hepsi de ingilizce olduğundan bir sürü kelimeye aşina olmuş. bir gün geldi yanıma. "salataya şey koydum, neydi adı..." dedi ve durdu. düşündü düşündü "carrot*" dedi.
alın size konuşurken araya ingilizce kelime sıkıştıran insan! *
devamını gör...
en uzak mesafe
hayallerim..
devamını gör...
twisted sister
new york'ta kurulmuş bir amerikalı heavy metal grubudur. anti-kiss rock grubu denmiş lakin alakası yok be, bildiğin heavy metal yapıyor adamlar. hatta alice cooper’ın shock rock tarzını benimsemişler, new wave of british heavy metal’in isyankar ruhunu şahlandırmak adına birçok albümler yapmışlardır. grubun esin kaynağı birden fazla hangi birini sayalım??? yalnız grubu grup yapan isyankar oluşlarıdır ve şarkılarına bu durumu oldukça çok yansıtmaktadırlar.
amcalarımız on numara beş yıldız, on numara beş yıldız da albümler yapmışlardır. onlardan bazıları da şunlardır; a twisted christmas, big hits and nasty cuts, ruff cutts, ı wanna rock: the ultimate twisted sister collection, love ıs for suckers, under the blade… şöyle albümler yapıp yükselmemenin mümkünü var mı? bence yok. bu amcaların her albümü böyle isyankar işte, metal müziği dibine kadar yaşatırlar o derece…
ha farklı tarzları olması sebebiyle diğer heavy metal grupları gibi pek rağbet görmezler çünkü bir dönem glam grubu olarak anılmışlar, tarzları heavy metale uygun olmadığı görülmüş. bence saçma, her grubun kendine has tarzı olmalıdır çünkü gruplar özentilik yapıp başka gruplara benzemeye çalışırsa o zaman çöküş gerçekleşir, yaptıkları albümlerin bi anlamı olmaz kanımca. hatta grubun vokali dee snider bir röportajında glam metal yaptıklarını çürütmüş, kendilerinden için çekici değil de itici olduklarını söylemiş.
yalnız grubun dediğim vokalinin sesi hakikaten muhteşem, itici olduklarını belirtmesi hiç hoş olmamış çünkü bana göre öyle değiller. yerim. *
sevgi ve saygıyla…
amcalarımız on numara beş yıldız, on numara beş yıldız da albümler yapmışlardır. onlardan bazıları da şunlardır; a twisted christmas, big hits and nasty cuts, ruff cutts, ı wanna rock: the ultimate twisted sister collection, love ıs for suckers, under the blade… şöyle albümler yapıp yükselmemenin mümkünü var mı? bence yok. bu amcaların her albümü böyle isyankar işte, metal müziği dibine kadar yaşatırlar o derece…
ha farklı tarzları olması sebebiyle diğer heavy metal grupları gibi pek rağbet görmezler çünkü bir dönem glam grubu olarak anılmışlar, tarzları heavy metale uygun olmadığı görülmüş. bence saçma, her grubun kendine has tarzı olmalıdır çünkü gruplar özentilik yapıp başka gruplara benzemeye çalışırsa o zaman çöküş gerçekleşir, yaptıkları albümlerin bi anlamı olmaz kanımca. hatta grubun vokali dee snider bir röportajında glam metal yaptıklarını çürütmüş, kendilerinden için çekici değil de itici olduklarını söylemiş.
yalnız grubun dediğim vokalinin sesi hakikaten muhteşem, itici olduklarını belirtmesi hiç hoş olmamış çünkü bana göre öyle değiller. yerim. *
sevgi ve saygıyla…
devamını gör...
youtube kanalı önerileri
-dilozof
-tarih obası
-evrim ağacı
-flu tv
ayrıca:
-anatolian rock revival project
-grafson
-tarih obası
-evrim ağacı
-flu tv
ayrıca:
-anatolian rock revival project
-grafson
devamını gör...
türban tayt topuklu ayakkabı
dün, gün boyu karşıma çıkan başlık.
yahu ne muhabbet dönmüş. cümbüşü kaçırmışım.
eskiden derdim ki böyle giyinen kapalı kadınlar için ya bu nasıl bir tutarsızlıktır? ya olması gerektiği gibi kapanın ya da açılın böyle iş mi olur?
sonra ne oldu bilmiyorum. ben niye insanların neyi nasıl yapmaları gerektiğini sorguluyorum ki? ben kimim ki? diye düşünmeye başladım. en fazla eleştirdiğimle kalırım. o yine istediği gibi giyinecek. sanki ben çok mu doğruyum? kaldı ki doğru olsam ne olur? onları yargılamak bana mı düşer?
yahu ne muhabbet dönmüş. cümbüşü kaçırmışım.
eskiden derdim ki böyle giyinen kapalı kadınlar için ya bu nasıl bir tutarsızlıktır? ya olması gerektiği gibi kapanın ya da açılın böyle iş mi olur?
sonra ne oldu bilmiyorum. ben niye insanların neyi nasıl yapmaları gerektiğini sorguluyorum ki? ben kimim ki? diye düşünmeye başladım. en fazla eleştirdiğimle kalırım. o yine istediği gibi giyinecek. sanki ben çok mu doğruyum? kaldı ki doğru olsam ne olur? onları yargılamak bana mı düşer?
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
ben birkaç gün çok yazamadım sözlükte ondandır.
devamını gör...
kafa sözlük yeni isim tahminleri
yazıyorsunuz ama isim işi düşünülmüştür muhtemelen.
devamını gör...
