tatlı & çay.
birazını çekmeden yedim, dayanamadım.
çünkü,
yok böle bir mutluluk.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaten bu ülkede herkes birbirine bir yerlere gitmesini söylüyor. kişiye göre değişik rotalar öneriliyor. kimileri sıcak arabistan'a, kimileri soğuk moskova'ya...
devamını gör...

gözümle görmesem inanmazdım. bildiğin yamuk. hayır madem olmuş bir hata, şu kuleye bir el atsanız ya.

efendim 11 yy. da inşasına başlanan bu çan kulesi, ancak 200 yıl sonra bitirilmiş. araya giren savaşlar nedeniyle deniliyor ama italyanları bilirim, oldum olası serin insanlardır. ağırdan almışlardır işi.

yapımına başlandığında ilk iki katı doğru yükselmiş. sonrasında ise mimarlar yamukluğu fark etmişler, “bu yükseldikçe düzelir” demişler. güzel bir bakış açısı.
sorunun kulenin zemininde olduğu biraz geç anlaşılmış. sen yap 60 metre, koy 294 basamak sonra “ya bu biraz sola mı çekiyor?”

zaman içinde kule, güney yönüne doğru eğilmeye devam etmiş. ha gittim gidiyom derken, 1990 yılında şuna bi el atalım denmiş. sağlamlaştırma işlemi 11 yıl sürmüş, bi ton para harcanmış. ama gel gör ki kule hala yamuk.

italyan yetkililerle yaptığım görüşmede “bana sağlam bi ip verin, 5-10 da kaslı biscolata italyan erkeği, ben düzletirim” dedim. nedense beni bölgeden uzaklaştırdılar!

oysa dola ipi, asıl! düzelir o ya.
devamını gör...

kendimi dinlemeyerek 20 li yaşlarda yurtdışına gidip yerleşmediğim için kendimden özür dilerim.
devamını gör...

"hayat nasıl da geçiyor, zaman hiç geçmezken..." cahit zarifoğlu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buralardan gittiğimde arkamdan iyi bir iz olması.

kim gibi mi ? aradan kaç yıl geçmemesine rağmen iyi hatırladığımız arşimet , newton , galileo gibi .
devamını gör...

sözleri (bkz: mehmet teoman)'a müziği
(bkz: vedat sakman)'a ait zuhal olcay şarkısı. dinlerken paramparça eden bir yandan da paramparça olanları birleştiren, ruhu sarhoş eden eserlerden...

open.spotify.com/track/7BMY...

/yeni tanıştık belki de
ama kim bilir
belki de hep vardı
eşlik ediyorsun sessiz ve sinsice
belki de
şimdi şimdi anlıyorum
kurnazca ayırdın
beni belki de
liğme liğme savurdun sevdiklerimi
belki de

yalnızlığım
yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin
yalnızlığım
kanımsın canımsın sen benim çaresizliğimsin
yalnızlığım
bugün yarınım sen benim hüzünlerimsin
yalnızlığım
tek bilebildiğim sen benim vazgeçilmezimsin

senin olmanı istedim
ama belki de
bir aşık gibi inatla bunca zaman
kendine sakladın
belki de
bir tohum gibi serpildin filizlendin ben oldum
belki de
yatağımı bile paylaşabilmek için
benimle
yalnızlığım
yaşamak zorunda olduğum beraberliğimsin
yalnızığım
kanımsın canımsın sen benim çaresizliğimsin
yalnızlığım
bugünüm yarınım sen benim hüzünlerimsin
yalnızlığım
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne yaşıyormuşuz yahu diye telaşlanmama sebep olan başlık.

başlığı bize destek diye açmışlar ama biraz şey gibi olmuş neysem sağ olsun var olsun.

artık bilinçaltıma kadar işlemiş ki sürekli maşallah, inşallahh * diyorum.
allah razı olsun diyene bazen senden de diyorum.
benim en büyük zorluklarım bunlar. kimsenin kolay kolay inancını sormam, inancıyla yargılamam haliyle kimse de bana karışmaz.

yahu zaten inancın konuşulacağı mı kalmış hangi çağdayız yaşayın gitsin.
devamını gör...

tarihe kanla, azimle ve inançla yazılmış bu büyük zafer hakkında ne söylesek ne yazsak az kalır...

57. alay,
koca seyit,
nezahat onbaşı,
mehmet çavuş,
hey onbeşliler,
mustafa kemal,
ve daha nice kahramanlar;


minnettarız.
ruhlarınız şad olsun...
-----
vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
bir hilal uğruna ya rab, ne güneşler batıyor!

ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhid'i...
bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
gömelim seni tarihe desem, sığmazsın.

ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
sana ağuşunu açmış duruyor peygamber...

(mehmet akif ersoy)
-----
dur yolcu! bilmeden gelip bastığın
bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
bir vatan kalbinin attığı yerdir.

bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
gördüğün bu tümsek anadolu'nda,
istiklal uğrunda, namus yolunda
can veren mehmed’in yattığı yerdir.

bu tümsek, koparken büyük zelzele,
son vatan parçası geçerken ele,
mehmed’in düşmanı boğdugu sele
mübarek kanını kattığı yerdir.

düşün ki, haşrolan kan, kemik, etin
yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
bir harbin sonunda bütün milletin
hürriyet zevkini tattığı yerdir...

(necmettin halil onan)
devamını gör...

babamla siyaset tartışırken ufak çaplı kalp krizi geçirmeme sebep olan olay. canım babam duymamış gibi yaptı kibarlık işte
devamını gör...

başka bir parça olamaz
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: tribal enfeksiyon)
(bkz: cengiz üstün)
devamını gör...

şahsımı artılara boğmuştur. teşekkür ediyoruz elleri dert görmesin.
devamını gör...

çok düşündüm ve vida olduğunu beyan etmeye kara verdim. olmasaydı halimiz nice olurdu.
devamını gör...

klinik olarak kalbin çalışmayı durdurmasıdır. kişi için olmasa da geride kalanlar için fazlasıyla anlam ifade eden dünyadan göçüp gitme durumudur. bedenen artık dünyada olamamak ancak seni seven kalplerde var olmaya devam etmektir.
devamını gör...

tanrı ve din umursamazlık. tanrı var veya yok onun için bir sorun yok. dinlerde var yada yok onun için bir sorun yok.

hiçbir şekilde var yok tartışmasına girmez.
devamını gör...

fön çekmek.
devamını gör...

yazdığı her şeye "pardon kuzenim yazmış" diyebilirim ve bu tam bir gerçek olur.

sadık bir girift dinleyicisi
pek çok anımın baş kahramanlarından
doğduğu zamanı hatırladığım (biraz yaşlanmış olabilirim)
yolda görünce "aa bu kız bana benziyo ya dediğim (miyop da olabilirim noolmuş)
bacımdır
devamını gör...

bir tanıdığımın nenesi bir odada ölmüştü ve o odadaki tek şey gece lambasıydı. ondan sonra bu şiiri yazdım ona.


ey gece lambası söyle, hiç ateşin titremedi mi tanıklık ederken
insanı harikulade bir kokunun ardına saklanmış
o tiksinç horgörüsü ile sarmasına ölümün?

yoksa çıtkırıldım ateşin gorgon görmüş gibi taşlaştı mı?
neden yüzyıllardır insanlardan yardımını esirgeyen tanrı kadar suskunsun?
biliyorum, ateşin içimdeki o tanımlanamaz duygunun ateşinden titriyor
hayır, hayır! sen yaşarken ölüyorsun.

buna rağmen bir yıldız kadar kibirlisin ve dik başlı
yağmurun o şeffaf buruk damlaları kurtarırken yaşamını
şanın ışıyacak sanıyorsun uzak zamanlara dek
ateşin çölleri kasıp kavuran rüzgarlar gibi gözüpek

bir dala dahi değince incinen insandan daha ulusun sen
hasta olmaz, üzülmez, ağlamaz ve nefret beslemezsin
ateşini biri tutuşturduğu sürece var olursun
ve yaşamın bitkinliğiyle insan gibi esnemezsin

söyle bana gece lambası sönerken acı çeker misin sen de?
ışığın karanlıkla savaşırken can çekişir mi?
ya da üzülür müsün gündüz olunca?
bir başka lamba söndüğünde sen de erir misin insan gibi?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim