ah sözlük, üzümlü kekim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lütfen başlık açarken birey demiyelim. çok üstüme alınıyorum efendim. hem ayran ne ü’len? rakı varken ayran içilir mi?

tövbe ve tövbe.
devamını gör...

https://i.ibb.co/1vlzn81/tenor-2.gif
devamını gör...

1942 yılında amsterdam’da doğan ve 2011 yılında yine amsterdam’da hayatını kaybetmiş olan koen wessing dünya üzerinde beni en çok etkileyen fotoğrafçıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iç mimar bir babanın ve heykeltraş bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen koen wessing içine doğduğu bu entelektüel dünyayı olduğu gibi benimsemiş ve önünde açılmış olan bu yoldan çıkmak yerine o yolu daha ilerilere taşımak için uğraşmış ve bunu da layıkıyla yerine getirmiştir.

çocukluğu direniş ve yeniden doğuş hareketleri içinde ayağa kalkmaya çalışan savaş artığı avrupa’da geçtiği için özgürlük damarlarında en yoğun haliyle akmakta olan koen wessing artık genç bir adam olduğunda çevresindeki insanlara borçlanarak dünyayı gezmeye başlar çünkü o aslında doğuştan bir gezgindir.

wessing dünyayı gezerken bir yandan fotoğraf çeker bir yandan da etkileyici kitaplar yazar. wessing’in fotoğraflarında beni en çok etkileyen şeylerden biri gerçek olmaları. bir mizansen yaratılmamış, biraz doğru zamanda doğru yerde olmak, biraz şans, bolca cesaret ve muhteşem bir yetenek. ayrıca fotoğraflardaki sessizlik de büyüleyici. fotoğrafa bakarken size düşünmek için bolca zaman ve imkan sağlar gibi fotoğrafçı.

koen wessing amsterdam’da doğdu ve amsterdam’da öldü ama bu döngü esnasında bir insanın sanat adına yapabileceği her şeyi yaptı.
devamını gör...

ekrem açıkel’in siyaset üstü bir üslup ve konuşmayla, gündemde olan halk ekmek gerçeklerini dile getirdiği yayındır. siyasilerin yaşadığı illüzyonu bir nebze de olsa çıplaklığıyla aktarmaya çalışmıştır.

edit: kısa halini bulamadığım için 38. dakikadan itibaren izleyebilirsiniz.

devamını gör...

çevremden gördüklerimi söyleyeyim, büyük bir kısmı iphone'u statü olarak görüyor.
devamını gör...

1987 yılında norveç’te kurulmuş olan black metal grubudur. black metal diyorum çünkü ilk başta death metal yapsalar da kendileri sonradan black metale geçiş yapmışlardır. kendilerini çok mu çok severim, black metal denildiği zaman akla gelen gruplar arasında yer alırlar. bütün metal gruplarının başlığına yazdım darkthrone başlığına yazmasam olmazdı. her neyse. darkthrone metal camiasında adını duyuran gruplardan biridir aynı zamanda çünkü adamların kendilerine has bir tarzı var, şarkıları adeta insanı uçuran cinsten.

metal müzik kariyerleri boyunca bir sürü albüm yapmışlardır. bazıları sevilmiştir bazıları da yerin dibine kadar gömülmüştür. zevkler ve renkler tartışılmaz tabi. yapacak bir şey yok. misal kendilerinin favorim olan albümleri şunlardır; transilvanian hunger, the wind of 666 black hearts, the underground resistance, eternal hails......*, under a funeral moon, arctic thunder, sardonic wrath, dark thrones and black flags gibi gibi. bunlar altın değerinde olan darkthrone albümleridir.

darkthrone bir dönem aşırı şekilde eleştirilse bile hiçbir şeye boyun eğmeden metal müzik yapmaya devam etti, pes etmedi yani. grup üyelerinden ayrılanlar oldu, gruba katılanlar oldu çünkü tarihi eski bir gruptur. illa ki seneler içinde değişiklik olacaktır. grubun üyelerinden olan nocturno culto isimli şahıs hem vokalisttir hem gitarist hem de söz yazarıdır. aynı zamanda norveç’te öğretmen olarak çalışmaktadır. on parmağında on marifet işte adamın. 1988 yılında katılmış darkthrone grubuna halen de grupta duruyor. gitar çalışı, brutal atışı, performansı falan harikulade be.

şu an darkthrone grubu aslında iki kişilik bir gruptur. grubun diğer üyesi de fenriz’dir. o da şahane bir gitaristtir. iki kişilik grup olmasına rağmen halen başarılı albümler yapabiliyorlar. maşallah kendilerine, devam bu şekilde. *
devamını gör...

2010 yılında staj yaparken kazandığım ilk maaş, 138 lira falandı ama nasıl bereketliyse kendime o zamanların baya popüler olan nokia c6-01' ini 600 tl'ye almıştım*.
devamını gör...

bir formdan başka bir forma dönüştürülebilen madde.

aslında modüler robot başlığında bahsettiğim olaya benziyor bu teknoloji, ancak onun çok daha minik boyutlara indirgenmiş hâli. modüler bir robot, mesela silindir şeklinde bir delikten geçmeye çalıştığında kendisini o şekle uyacak biçimde yeniden düzenleyebilir ve delikten geçtikten sonra eski haline geri dönebilir. programlanabilir madde ise bunu, bir kum saatinden akan kumlar gibi, çok daha akıcı bir şekilde yapabilir.

kulağa bilim kurgu filmlerinden fırlamış gibi gelse de (ki terminatör gibi bazı filmlerde form değiştiren canlıları sık sık görüyoruz) intel gibi "aklı başında" firmalar bu iş için çalışmalar yapıyor hâlihazırda. intel'in claytronics adını verdiği çalışma, kum tanesi büyüklüğünde bir bilgisayar çipine dayanıyor. "catom" adını verdikleri bu tanecikler, yüzeylerindeki elektrik yükünün değiştirilmesine imkân vererek istenen şekilde dizilebilecek. bu da size yük değiştirmek suretiyle istediğiniz şekli elde etme imkânı tanıyacak. henüz kum tanesi boyutuna indirilmemiş olsa da bazı ilerlemeler kaydedilmiş durumda.

düşünün ki bir yere bilgisayarınızı da götürmek istiyorsunuz ama onu taşımak istemiyorsunuz. programlanabilir maddeden yapılmış bir bilgisayarınız olursa, onu istediğiniz boyuta kadar küçültüp gittiğiniz yerde tekrar bilgisayar boyutuna getirebilirsiniz.

böyle bir teknoloji, 3 boyutlu cisimlere ilişkin bilgileri insanlara mesaj olarak göndermek suretiyle, onların bir kopyasını mesajla iletmeyi de mümkün kılar. mesajı göndereceğiniz kişide de programlanabilir madde olmalı. sizden giden kodlarla karşınızdaki kişi, sizde olan materyalin aynısını kodlayarak kendisi de bunun bir kopyasına sahip olmuş olur. hatta kendinize ilişkin fiziksel bilgileri kodlayarak bir şekilde görüşmek istediğiniz kişinin karşısında kendinizin bir kopyasını oluşturabilirsiniz.

eğlence sektöründeki kullanılm alanının yaygınlığından bahsetmeme bile gerek yok.

devamını gör...

internetin ana damarlarından birisi, şuan kesilse ne olur bilmem ama yıllar önce eğer bir şey olsaydı ve fchan diye bir yer olmasaydı internet bu gün olduğu gibi olamazdı asla. rage comicsler, memeler gibi internetin karikatürize ettiği her figür fchan'dan çıkmıştır.

tehlikeli insanlarıyla birlikte ne kadar leş bir yer olduğunu kanıtladı çoğu kez lakin ne kadar şahane bir yer olduğunu da interneti internet yaparak bize gösterdi. acımasız, ruhsuz, kalpsiz bir sürü bireyin kendini dizginlemesine belki bir katkısı olmuştur, belki de onların planları için gösteri arenasına dönmüştür.

veriler sürekli olarak güncelleniyor, arşive çok az şey depolanıyor ya da bu arşiv size kapalı oluyor. bu yüzden web taramalarında çok nadir olarak fchan ile karşılaşabiliyorsunuz. zaten türkiye'den fchan'e giren insanların bunu türkleştirip ne olacağına bakmaya çalıştığı bir kaç proje mide bulandırıcı veletlerin ürünü olduğu için çok fazla dayanamadı, halkımızın fchan'i bütünüyle sınırsız bir platform olarak görmesi random board'un yanlış anlaşılmasından ibaret yalnızca. /b/ yalnızca bir kanaldır, hem öyle olmasaydı pop kültürün bir parçası haline gelmiş deepweb'in ne işlevi kalırdı? insanlar neden oraya ağzının sularını akıtırdı? merak işte... insanlar merak ediyor. kopmuş kafalar, tecavüze uğramış kadın ya da adamlar, savaşın görüntüleri, uyuşturucu yapımı ile ilgili sınırsız döküman, çocuk istismarına ilişkin görüntüler. bunlar kişinin eğiliminden ziyade merak ederek görmeyi arzuladığı şeyler, bu yönelimin tehlikeli olabileceğini düşünmüyorken böyle sonuçlarla karşılaşmak insanın her türlü vahşet eylemine karşı töleranslı olduğunu gösteriyor. her birimiz şiddete dair şeyleri izleyerek tatmin oluyoruz, midemiz bulansa da bulanmasa da. onları görebilmek dünya görüşü hakkındaki sevecen fikirlerimizi bir noktada değiştirebiliyor fakat şöyle bir tehlikeyle, gördükçe daha fazlasını görme arzusuyla beraber geldiği için sonuç kişinin iç dünyası için yıkıcı olabiliyor çünkü bu öyle pasif bir hareket ki iğrenilen görüntüler ve vahşete yönelik bilgilerle ne yapılacağını bilmeyen insan onların kendisi için obsesyon alanı oluşturmasına izin veriyor. e tabi, burası tehlikeli yönü fchan'in. buna rağmen şahane yönleri olduğunu söylememek de yanlış olmaz. yalnız bununla da bitmiyor;

her gün yolda karşılaştığınız insanlar fchan'in kara şovalyeleri gibi sapkın hisler içinde olan insanlar olabilir, gördüğünüz yüzler vahşetin türlü hallerini benliğinde barındırıyor veya zihinsel/cinsel sapmaları sayesinde geceleri kimsenin uğramadığı tenha sokakları kendi suç alanı olarak kullanıyor olabilir. fchan'in hikayesi de bu size kitle hakkında bir skala çıkarmanız için gerekli verileri sağlıyor. aktif kullanıcılarından öğrenebildiğimiz kadarıyla dünya üzerine bu oranı uyguladığımızda hasta insanların sayısının epeyce fazla olması az önce söylediğim "her gün yolda karşılaştığınız insanların" kötü insanlar olabileceğini göstermek için yeterli bence.

şimdi şahane tarafını söylemek gerek... sadece /b/ board'undan oluşmayan fchan bir zamanlar kendine rakip olarak gördüğü reddit gibi sayısız alt başlığa sahip olduğundan nerd ve geek tiplemesindeki insanları besleyebilecek bilgi kapasitesine sahip. akademik düzeyde olmasa bile size kendiniz için yeterli donanımı sunabilecek yetkinlikte insanlarda bu platformda beyaz şovalyeler olarak yer alıyorlar(tabi gelgelelim, beyaz-kara ayrımı fchan içinde yapılsa sizi sırf trollemek için ırkçılıkla suçlarlar, ev adresini bulup sizi ifşa edebilirlerdi. gayet eğlenceli olduğu kadar, hedef haline de gelebilirdiniz). donanım kazanabilmeniz için ya da bir konunun nereden başlayacağını, başladığını görmek için uğrayabileceğiniz bir yer fchan yalnız ben girmemenizi dilerim tabi eğer öncesinde girmediyseniz.

kendimden örnek vericek olursam hentaiden insanların ne anladığını görmek için hentai board'una girdiğimde saykodelik şeylerle karşılaşıp kendimi kaptırmıştım. normal insanların cinsel uyaranlarından haberdarım, yani insanlar "şundan hoşlanır veya bundan" diyebilmek gayet kolay fakat burada durum bambaşka, üzerine sayfalarca yazı yazabileceğiniz tuhaflıkta şeyler var. bunu bir yönlendirme olarak algılamayın, benim yaptığım gibi yapmayın ve bunu merak etmeyin. kafanızda şöyle bir görüntüyü canlandırın, bir unicorn var ve bu fil/dişi insan karışımı bir şeyle aşk yaşıyor. gayet tutkulu diyaloglara sahip. hayal gücü tuhaflıklara yönlendirilmek istendiğinde karşımıza şizofrenin kedi çizimlerine benzer şeyler çıkıyor ki afallıyorsunuz. yapmayın, etmeyin. a, tabi merak ediyorsanız başka.
devamını gör...

holland caramel waffles
ama artık satılmıyor sanırım. her girdiğimde varmı diye bakıyorum ama yok maalesef.
devamını gör...

iko sana diyorlar.

hiç üzerime alınmadığım kampanya.

şimdi şikâyet de edeyim başlığı "arkadaş yanlışlıkla hanımefendi yazmış" diye, tam olsun.
devamını gör...

angara denince akla gelen isimlerden çubuklu yaşar'ın ali dayı adlı eserinde de bahsettiği dayıdır:

ali dayı ali dayı bi gecede yidin tarlayı dayı
devamını gör...

benimde sevdiğim takip ettiğim yazardır.mahlassız olması sizi yanıltmasın çok güzel anlamları vardır kendi içinde.
devamını gör...

prof. dr. faruk sümer, 1924 yılında konya'nın bozkır ilçesinde doğmuştur. 1931 yılında istanbul'a yerleşmiştir. 1934 yılında soyadı kanunu'nun çıkmasıyla birlikte ilk önce demirtaş daha sonra bu soyadından vazgeçip sümer soyadını almıştır. eğitim hayatını istanbul'da devam ettiren sümer, 1943 yılında istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi tarih bölümü’ne girmiştir. 1948 yılında buradan mezun olmuş ve 1950'de ankara üniversitesi dil ve tarih- coğrafya fakültesi'nde doktoraya başlamıştır. "vı. ve xvıı. yüzyıllarda anadolu-suriye ve el-cezire’de oğuz boylarına mensup teşekküller" adlı doktora teziyle 1950 yılında doktor unvanını almıştır. daha sonra aynı üniversitede ortaçağ tarihi kürsüsü’ne asistan olarak atandı ve "oğuzlar’a ait destanî mahiyette eser­ler” adlı teziyle 1963’te profesörlüğe yükseldi. 10 temmuz 1982’de emekliye ayrılan sümer, yakalandığı karaciğer kanseri yüzünden 21 ekim 1995 tarihinde istanbul’da öldü. 1964'te iran, 1959-60, 1966-67, 1970, 1973, 1977-78'de ingiltere, 1968, 1970'te fransa, 1969-70, 1974-75'te almanya ve 1979'da abd'de alanı ile ilgili çeşitli bilimsel inceleme ve araştırmalarda bulunmuş, 1971 yılında california üniversitesi’nden gelen tarih bölümü başkanlığı önerisini reddederek türkiye’de çalışmayı tercih etmiştir.

bazı eserleri;
oğuzlar (türkmenler): tarihleri-boy teşkilatı-destanları (1967)
kara koyunlular: başlangıçtan cihan-şah'a kadar (1967)
dede korkud kitabı (edip uysal ve warren s. walker ile birlikte, 1972)
safevî devletinin kuruluşu ve geliş­mesinde anadolu türklerinin rolü: şah ismail ile halefleri ve anadolu türk­leri (1976)
türklerde atıcılık ve binicilik (1982)
yabanlu paza­rı: selçuklular devrinde milletlerarası büyük bir fuar (1985)
eski türkler’de şehircilik (1984)
eshâbü'l-kehf - yedi uyurlar (1989)
selçuklular devrinde doğu anadolu'­da türk beylikleri (1990)
the book of dede korkut (abd, 1992)
çepniler: anadolu’nun bir türk yurdu haline gelmesinde önemli rol oynayan oğuz boyu (1992)
tirebolu tarihi (1992)
türk cumhuriyetlerini meydana getiren eller ve türk destan­ları (1997)
türk devletleri tarihinde şahıs adla­rı (1999)

kaynak bağlantılar;
belleten.gov.tr/tam-metin/2...
islamansiklopedisi.org.tr/s...
www.biyografya.com/biyograf...

not: esdemirei ukdesidir.
devamını gör...

amerikanın hawaii eyaletinin büyük hawaii adasındaki mauna kea dağının zirvesinde bulunan, evrenin geri kalanına dünyanın bağlantısı olarak görülen ve on bir ülkenden gök bilimciler tarafından işletilen teleskoplarla dünyanın en büyük gözlemevi tesisidir.
tesisteki teleskopların ışık toplama gücü, 1948-1993 yılları arasında dünya'nın en büyük teleskobu sayılan palomar rasathanesinden 15 kat, hubble uzay teleskobunundan ise 60 kat daha fazladır.
tesis, karanlık gökyüzü, atmosferdeki düşük nem, berrak hava, iyi astronomik görüş alanı gibi özellikleri ile ideal bir konumdadır. tesiste, 9'u dünyadaki en büyük optik / kızılötesi astronomi teleskopları, 3'ü dünyanın en büyük milimetre altı dalga boyu astronomisi teleskopları ve 1'i radyo astronomisi teleskobu olmak üzere 13 aktif teleskop bulunmaktadır.

burası önemli arkadaşlar;
350 ppm co² seviyesinin aşılması halinde, ortalama sıcaklıktaki artışın kritik eşiğin üzerine çıkması anlamına geldiğini söyleyen mauna loa bilim adamları, yaptıkları araştırmalar ve ölçümler sonucunda son 5 yıl içerisinde atmosferde ölçtükleri co² oranlarının endişe verici boyuta ulaştığını bildirdiler. 1965 yılından bu yana 415.5 ppm ile dünya üzerinde görülen en yüksek co² seviyesinin ölçüldüğünü söyleyerek korkuttular ve ' bu bizim bildiğimiz gezegen değil ' yorumunda bulundular.
bu bilgiler ışığında kyoto protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önemini göz ardı etmememiz gerektiğini düşünmekteyim..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
edit1
#401749
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel edit2
arkadaşın vermiş olduğu (bkz: manua kea) değil (bkz: mauna kea) olmalıydı demem üzerine olanlar :)
bu bir icazet değildir. bunu icazet olarak tanımlayan bu gibi tipler ilgili fakat bilgisizdir.
devamını gör...

sınıra takıldığım için bu şekilde başlık açmak zorunda kaldım. tam hali ; ak parti'nin ilk kez oy kullanacak z kuşağının aileleriyle temasa geçmesi şeklinde açılması gereken başlıktı.

"...türkiye gazetesinden ebru karatosun'un haberine göre, gençlerin ve z kuşağının ak parti’ye bakışının masaya yatırılacağı toplantıda, cumhurbaşkanı erdoğan’ın projeye onay vermesiyle teşkilat, çalışmalarına başlayacak. gençlerin ak parti’ye niçin oy vermesi gerektiği, eski türkiye’nin nasıl olduğu ve 2023’ün öneminin anlatılmasına yönelik değerlendirmeler de yapılacak. yine, sosyal medyanın bu süreçte daha aktif kullanılması sağlanacak. özellikle türkiye’nin ak parti döneminde ulaşım, sağlık, köprü, otoyol, havalimanları, savunma ve uluslararası alanda attığı adımların anlatılacağı görsel videolar sosyal medyadan paylaşılacak.
öte yandan ak parti tarafından daha önce yapılan bir çalışmada gençlerin oy kullanmasında ailelerinin yüzde 75 etkisinin olduğu belirlenmişti. ak parti, bu çalışmayı da göz önüne alarak genç seçmenlerin aileleriyle bire bir temas kurmayı hedefliyor."

haberin detayları ve tamamı için ; tr.sputniknews.com/politika...
devamını gör...

ayrıca 6 ay kış ve bir altı ay daha kış mevsimi ile ünlü bir coğrafyadır.
devamını gör...

son ruh teslim ettirici.

herkes onu o ünlü film müzikleriyle tanır.
kimse bilmez aşık veysel’ in tiersen ile ilgili şu dizelerini:

çay var içersen
ben var seversen
yol var gidersen
yann var tiersen

sanata ve sanatçıya ne kadar deger verdigimi herkes bilir.*

tiersen; piyano, akordeon, keman ve sülesi, gitar, banjo, mandolin, harpsikord*, vibrafon, bas gitar, melodika ve eminim daha fazla sayıdaki enstrumanı çalabilen, bir enstrüman tanrısı.
devamını gör...

bunu eleştirenlerle, yolda hamile gördüğünde “vay be sevişiyor, hem de çıplak sevişiyor, demek çıplak olabiliyor ohş” diye aklına düştüğünden dolayı hamilelerin sokağa çıkmasını engellemeye çalışan güruh aynı kafadadır zannımca.
güruhdan örnek
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim