10 yıl öncesine gitseniz ne yapardınız sorunsalı
deli gibi çalışır dolar alırdım. yapılacak en mantıklı hareket bence bu.
devamını gör...
medine fukarası
osmanlı imparatorluğu döneminde, sosyal yardım ve destekler vakıflar aracılığı ile yapılıyordu.
vakıflar genellikle istanbul'da bulunurken, eski başkentler bursa ve edirne'de de vakıflar bulunmaktaydı.
kudüs,mekke, medine gibi osmanlının önemsediği şehirlerde vakıf bulunmazken; osmanlı bu üç şehre bu vakıflardan yardım aktarmaktaydı.
bu yardım , ödenek adına her ne derseniz, her sene hiç aksatılmadan surre adı verilen askeri alaylarla bu şehirlere gönderilirdi.
osmanlı vakıfları, devlet adına gönderilecek parayı her yıl düzenli olarak toplar, merkezden mekke, medine ve kudüs'e aktarılır. o zamanlar banka havalesi yok tabe... bu nedenle surre alayları organize edilir, gidecek kervanlar hazırlanır, yol boyunca ihtiyaçların giderilmesine yönelik önlemler alınırdı efem...
bu kervanların giderleri vakıflardan sağlanırdı.
medine'ye ayrılan bütçe; kudüs ve mekke'ye ayrılandan çok fazlaydı.
bu sebeple, medine de bulan ve bu sosyal yardımdan faydalanmak isteyenler gerçek fakirler ve elbisesini, fistanını parçalayan, üstüne başına karalar sürme suretiyle , ''fakir görüntüsü'' yaratan uyanıklar sıraya girerlerdi.
bu görüntüyü yaratan uyanık kesim o kadar başarılı olmuştur ki; medine dilencisi kavramı ortaya çıkmıştır efem.
perperişan üstü başı dökülen kişilere '' medine fukarası'' denmeye başlanmıştır.
vakıflar genellikle istanbul'da bulunurken, eski başkentler bursa ve edirne'de de vakıflar bulunmaktaydı.
kudüs,mekke, medine gibi osmanlının önemsediği şehirlerde vakıf bulunmazken; osmanlı bu üç şehre bu vakıflardan yardım aktarmaktaydı.
bu yardım , ödenek adına her ne derseniz, her sene hiç aksatılmadan surre adı verilen askeri alaylarla bu şehirlere gönderilirdi.
osmanlı vakıfları, devlet adına gönderilecek parayı her yıl düzenli olarak toplar, merkezden mekke, medine ve kudüs'e aktarılır. o zamanlar banka havalesi yok tabe... bu nedenle surre alayları organize edilir, gidecek kervanlar hazırlanır, yol boyunca ihtiyaçların giderilmesine yönelik önlemler alınırdı efem...
bu kervanların giderleri vakıflardan sağlanırdı.
medine'ye ayrılan bütçe; kudüs ve mekke'ye ayrılandan çok fazlaydı.
bu sebeple, medine de bulan ve bu sosyal yardımdan faydalanmak isteyenler gerçek fakirler ve elbisesini, fistanını parçalayan, üstüne başına karalar sürme suretiyle , ''fakir görüntüsü'' yaratan uyanıklar sıraya girerlerdi.
bu görüntüyü yaratan uyanık kesim o kadar başarılı olmuştur ki; medine dilencisi kavramı ortaya çıkmıştır efem.
perperişan üstü başı dökülen kişilere '' medine fukarası'' denmeye başlanmıştır.
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
arkadaşımın araba ile beni almasını beklerken, gelen arabanın o olduğunu sanıp (aynı renk ama farklı model bir araba), giden arabayı durdurup kapısını açıp oturmuştum.
adam deli sanmıştı beni, "yazık ya kimin çocuğuysa" diye bakarken, ambiyans bozulmasın dedim, deli numarası yaparak arabadan indim.
adam deli sanmıştı beni, "yazık ya kimin çocuğuysa" diye bakarken, ambiyans bozulmasın dedim, deli numarası yaparak arabadan indim.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
insanı merak ettirir. kim acaba ya diye kafada o soru döner de döner.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hesabı kapatalı uzun zaman olmuştu, normalde açmayacaktım gerçekten inattım ama aldığım ilaçtan mıdır nedendir bilmem pamuk gibiyim, bir bakayım dedim 130 bildirim gelmiş. leeen, mutlu ettiniz sizi yirim ama hepsini okuyamadım sori.. görmüşken beni artılayan herkese teşekkür edeyim dedim, bayağıdır içten mutlu olmamıştım..
devamını gör...
türkiye’de eksikliği en çok hissedilen şey
empati
devamını gör...
16 mayıs 2021 israil'in türkiye açıklaması
siyasal islam nedir ne değildir konulu haberdir kısaca. yine kendimiz yazıp kendimiz oynamışız (bkz: çavuşoğlu'nun ümmet türkiye'den liderlik bekliyor açıklaması) buradan
israil'in dışişleri bakanlığı sözcülerinden paul hirschson ve israil'in ankara büyükelçiliği misyon şefi ırit lillian'ın katıldığı bilgilendirme toplantısında yetkililer, türkiye'deki gazeteciler için bilgilendirme toplantısı yaptı.
bbc türkçe'nin aktardığına göre, bilgilendirme toplantısında bulunan israil'in ankara büyükelçiliği misyon şefi ırit lillian, "operasyonun başından bu yana, bildiğimiz kadarıyla bu veya başka bir sebeple türkiye ile israil arasında bir temas gerçekleşmedi" bilgisini verdi.
israil'in dışişleri bakanlığı sözcülerinden paul hirschson ve israil'in ankara büyükelçiliği misyon şefi ırit lillian'ın katıldığı bilgilendirme toplantısında yetkililer, türkiye'deki gazeteciler için bilgilendirme toplantısı yaptı.
bbc türkçe'nin aktardığına göre, bilgilendirme toplantısında bulunan israil'in ankara büyükelçiliği misyon şefi ırit lillian, "operasyonun başından bu yana, bildiğimiz kadarıyla bu veya başka bir sebeple türkiye ile israil arasında bir temas gerçekleşmedi" bilgisini verdi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"ben onun gülümsediği bir dakika için şükür ediyorum."
bu akşam canım çok yandı. gözlerimden yaşlar döküldü. silip, kurulayıp gülümsediğim birçok an.
bir adam, nikah şahidi olduğum. ortaokuldan beri tanıdığım. canım yandığında telefona sarılıp gözyaşımı döküp acıma ortak ettiğim. bir adam. yanındayken gülüp konuşmak zorunda kaldığım. morali yüksek olsun ki bedeninle savaşırken güçlü olsun diye, havadan sudan konuştuğum bir adam. henüz doğmayan çocuğunun doğmasını, büyümesini görmesini istediğim.
bir kadın hamilelik şımarıklığana düşmek yerine, o iyi olsun da ben her şeyin bir çaresine bakarım diyen. yaşadığı her normal ana şükür ediyorum. yanında eskisi gibi olun sadece diyen.
salgın var diye sarıp sarmalayamadığım, uzaktan her şey geçecek diyen bir ben. bugünler geçecek diyen, buna inanmak isteyen. iyi olsun lütfen, iyi olsun demekten başka elinden bir şey gelmeyen bir ben.
gözüm yaşlı, kalbim kırık hayat. bugün sitemliyim sana.
bu akşam canım çok yandı. gözlerimden yaşlar döküldü. silip, kurulayıp gülümsediğim birçok an.
bir adam, nikah şahidi olduğum. ortaokuldan beri tanıdığım. canım yandığında telefona sarılıp gözyaşımı döküp acıma ortak ettiğim. bir adam. yanındayken gülüp konuşmak zorunda kaldığım. morali yüksek olsun ki bedeninle savaşırken güçlü olsun diye, havadan sudan konuştuğum bir adam. henüz doğmayan çocuğunun doğmasını, büyümesini görmesini istediğim.
bir kadın hamilelik şımarıklığana düşmek yerine, o iyi olsun da ben her şeyin bir çaresine bakarım diyen. yaşadığı her normal ana şükür ediyorum. yanında eskisi gibi olun sadece diyen.
salgın var diye sarıp sarmalayamadığım, uzaktan her şey geçecek diyen bir ben. bugünler geçecek diyen, buna inanmak isteyen. iyi olsun lütfen, iyi olsun demekten başka elinden bir şey gelmeyen bir ben.
gözüm yaşlı, kalbim kırık hayat. bugün sitemliyim sana.
devamını gör...
pat
satrançta bir sonuç halidir. kurallara uygun bir biçimde oynanmış oyunda sırası gelen tarafın hiçbir hamle yapamaması halinde, ne yenilmesi ne de kazanabilmesidir. bu durumda beraberlik olur.
devamını gör...
abd'de yaşanan mini buzul çağı
abd'nin kuzey batısında kanada ve alaska olmasından dolayı, vortex'in rahat hareket ederek meksika'ya kadar inebilmesi sonucu oluşmuş hava olayıdır.
rocky dağlarının kuzey - güney doğrultusunda uzanması sonucunda da batının nemli ve sıcak havası orta eyaletlere gelemez. gelse bile dağ torku etkisiyle soğuyarak gelir.
bundan dolayı atlantic oscillation salınımının pozitif fazda olduğu dönemlerde, kutup vortexi en rahat abd'yi görür ve etkisi altına alır.
olağan dışı bir olay değildir aslında.
polar vortex
rocky dağlarının kuzey - güney doğrultusunda uzanması sonucunda da batının nemli ve sıcak havası orta eyaletlere gelemez. gelse bile dağ torku etkisiyle soğuyarak gelir.
bundan dolayı atlantic oscillation salınımının pozitif fazda olduğu dönemlerde, kutup vortexi en rahat abd'yi görür ve etkisi altına alır.
olağan dışı bir olay değildir aslında.
polar vortex
devamını gör...
ching shih
dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü korsanıdır, ve o korsan asyalı bir kadın. 1775 yılında çin'in oldukça fakir bölgelerinden biri olan guangdong'da doğduğu tahmin edilen ching shih, hayatına toplumun en alt olarak görülen tabakalarından birinde, bir seks işçisi olarak başlamıştır. ching shih hakkında bir diğer dikkat çekici bilgi ise, onun gerçek isminin ching shih olmamasıdır. ching shih, cheng'in dul kadını manasına gelmektedir ve onun lakabıdır.

1801 yılında çin'in en nam salmış filolarından birine sahip olan zheng yi, ching shih'in güzelliğinden etkilenmiş olsa gerek, onu yanında götürdükten sonra kendisine evlenme teklifi eder. ching shih ise bu teklifi zheng'in kendi servetininin ve filosundaki gemilerin yarısının denetimini kendisine bırakmak şartıyla kabul eder. seks işçiliği yaptığı yıllarda gizli kalmış büyük liderlik yeteneği ve güçlü karakteriyle kısa süre içinde tayfasının tam desteğini kazanan ching shih, sadece birkaç ayda 200 filoluk gemi satısını 1800'e çıkartarak gücünün doruklarına ulaşmış ve çin imparatoru jiaqing'i bile korkutacak düzeyde çin denizi üzerinde kendi egemenliğini kurmuştur.
erken hayatında bir seks işçisi olan ching shih'in filosunda kadınlarla ilgili bazı özel hassasiyet içeren kuralları bulunmaktaydı:
- çirkin olan kadın tutsaklar serbest bırakılır.
-güzel bir kadın tutsak ile başka bir korsan, onunla istediği takdirde evlenebilir. ancak kadına iyi davranmak zorundadır.
- korsanların kadın tutsaklara tecavüz etmesi kesinlikle yasaktır ve cezası kati suretde ölümdür.

ching shih'in filosundaki gemilerden bazılarına ait bir fotoğraf.

1801 yılında çin'in en nam salmış filolarından birine sahip olan zheng yi, ching shih'in güzelliğinden etkilenmiş olsa gerek, onu yanında götürdükten sonra kendisine evlenme teklifi eder. ching shih ise bu teklifi zheng'in kendi servetininin ve filosundaki gemilerin yarısının denetimini kendisine bırakmak şartıyla kabul eder. seks işçiliği yaptığı yıllarda gizli kalmış büyük liderlik yeteneği ve güçlü karakteriyle kısa süre içinde tayfasının tam desteğini kazanan ching shih, sadece birkaç ayda 200 filoluk gemi satısını 1800'e çıkartarak gücünün doruklarına ulaşmış ve çin imparatoru jiaqing'i bile korkutacak düzeyde çin denizi üzerinde kendi egemenliğini kurmuştur.
erken hayatında bir seks işçisi olan ching shih'in filosunda kadınlarla ilgili bazı özel hassasiyet içeren kuralları bulunmaktaydı:
- çirkin olan kadın tutsaklar serbest bırakılır.
-güzel bir kadın tutsak ile başka bir korsan, onunla istediği takdirde evlenebilir. ancak kadına iyi davranmak zorundadır.
- korsanların kadın tutsaklara tecavüz etmesi kesinlikle yasaktır ve cezası kati suretde ölümdür.

ching shih'in filosundaki gemilerden bazılarına ait bir fotoğraf.
devamını gör...
6 eylül 2021 necati şaşmaz’ın kendini manyak etmesi
seçilmiş kişi olduğunu iddia eden ses kayıtları ortaya çıkmış. büyük geçmiş olsun. kafayı güzelce yemiş.
zaten daha önce çıkmıştı böyle mevzular doğruymuş. hz muhammed’in yüzü olduğunu iddia ediyor.
buradan
zaten daha önce çıkmıştı böyle mevzular doğruymuş. hz muhammed’in yüzü olduğunu iddia ediyor.
buradan
devamını gör...
adına da derler seks
bestesi arif sami toker'e ait olan, sevil öztatlı tarafından seslendirilen bir acayip şarkı.
her ne kadar bazı şeyleri eleştirmek maksatlı yazılmış gibi görünse de, yine de insan böyle aklı başında bir besteciden nasıl çıkmış bu eser(!) hayret doğrusu diye düşünmeden edemiyor.
japone kollar yana açılır
göğüsler yana saçılır
herkesin gözü açılır
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
çıplaklar kampına döndü
görenin gözleri döndü
bu gidişle ocak söndü
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
seks bombası olmuş meğer
herkesin dilinde gezer
sosyete böyleymiş meğer
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
kalçaları bomba gibi
kollarıda asma kabak
gören gözler şaşı olur
amanın kadına bak
adına da derler seks
seks seks seks
kağıttan elbise moda
mini etek giymiş o da
yaşasın der en son moda
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
ne ferman dinler ne kadı
sosyetik çıkmıştır adı
cenneten mi gelmiş tadı
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
her ne kadar bazı şeyleri eleştirmek maksatlı yazılmış gibi görünse de, yine de insan böyle aklı başında bir besteciden nasıl çıkmış bu eser(!) hayret doğrusu diye düşünmeden edemiyor.
japone kollar yana açılır
göğüsler yana saçılır
herkesin gözü açılır
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
çıplaklar kampına döndü
görenin gözleri döndü
bu gidişle ocak söndü
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
seks bombası olmuş meğer
herkesin dilinde gezer
sosyete böyleymiş meğer
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
kalçaları bomba gibi
kollarıda asma kabak
gören gözler şaşı olur
amanın kadına bak
adına da derler seks
seks seks seks
kağıttan elbise moda
mini etek giymiş o da
yaşasın der en son moda
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
ne ferman dinler ne kadı
sosyetik çıkmıştır adı
cenneten mi gelmiş tadı
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
devamını gör...
sevmediğin bir yazarın tanımını beğenmek
babasını ve/veya anasını hiç hazetmediğin sevimli bir çocuğun yanından geçerken kafasını okşamaya benzer, onun hiç bir suçu yoktur da işte...
devamını gör...
regina phalange
friends isimli sitcomda phoebe buffay'in oluşturduğu, farklı farklı özelliklere bürünebilme yeteneğine sahip bir persona. hatta bunun yanı sıra phalange, phoebe'nin dünyasında uçaklarda bulunması ve sağlam bir biçimde çalışması çok elzem olan bir uçak parçasıdır. bilakis sol phalange.
regina phalange
aman tanrım, bu uçakta bir phalange bile yok!!!
regina phalange
aman tanrım, bu uçakta bir phalange bile yok!!!
devamını gör...
platonik aşk
"elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?" sözü zorunuza gidiyorsa platonik aşk ile boğuşuyorsunuz demektir.
devamını gör...
göster oğlum amcana pipini
işte bu edepsiz erkeklerin sebebi..
artık göster demeye bile gerek kalmadan..
daha uzatmayayım.. siz anladiniz onu..
artık göster demeye bile gerek kalmadan..
daha uzatmayayım.. siz anladiniz onu..
devamını gör...
ben robot
ünlü bilimkurgu yazarı ısaac asimov’un bilimkurguya en büyük katkısı üç robot kanunu’dur. üç robot kanunu’na göre;
1. robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. robotlar, birinci kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. robotlar, birinci ya da ikinci kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
ben, robot’ta, ısaac asimov en ünlü 9 robot öyküsünü toplamıştır. bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, robot tarihinin izini sürüyor.
1. robotlar, insanlara zarar veremez ya da eylemsiz kalarak onlara zarar gelmesine göz yumamaz.
2. robotlar, birinci kanun’la çakışmadığı sürece insanlar tarafından verilen emirlere itaat etmek zorundadır.
3. robotlar, birinci ya da ikinci kanun’la çakışmadığı sürece kendi varlıklarını korumak zorundadır.
ben, robot’ta, ısaac asimov en ünlü 9 robot öyküsünü toplamıştır. bu öyküler, gelecek nesillerin robot öyküleri için bir yol gösterici olmuş, bilimkurguda robotun ciddiye alınmasını sağlamıştır. asimov, bu öykülerle konuşma yetisi olmayan robotlardan insanlığın iyiliğini gözeten makinelere kadar, robot tarihinin izini sürüyor.
devamını gör...
akp'den çocuk yaşta evliliklere af girişimi iddiası
çocuk yaşta evliliklere toplum ezbere karşı çıkmalıdır. neden mi?
çünkü 24 yaşında hede hödö olmuş, 16 yaşında evlendirilmiş, karşılıklı rıza gösterilmiş sözlerinin karşılığı, kimse boşuna zırvalamasın, tam olarak şudur;
16 yaşındaki çocukların çocuklukları ellerinden alınmış, beden dokunulmazlıkları hiçe sayılmış, en yerinde tabirle istismar edilmişler demektir. köşe yazısında ayrıntıyla yazıldığı gibi 14 yaşında! ya da birilerinin iddia ettiği gibi 16 yaşında olan çocuklara do-kun-ma-yacaksınız! bütün o pedofili hislerinizi de bir yerinize monte edeceksiniz ve bu kız çocuklarını rahat bırakacaksınız! bu suça karışmış herkesin, çocuklarının evlenmesine göz yuman, ses çıkarmayan, uygun gören aile fertleri ile birlikte o en ağır cezalara çarptırılmaları gereklidir, net! çünkü diğer türlüsü pedofilidir!
bu çocukların çocukları olmuşu, olmamışı vs gözetmeksizin kanunu uygulamak şarttır. neden mi? reşit olduğu halde çocukları olan, şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan ama evliliğini devam ettirmek zorunda olan kadınlar yok mu?
reşit oldukları halde seslerini yeterince duyurabiliyorlar mı bize? tüm kadınların ayağındaki prangaları atabilmeleri için önce çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi şarttır!
medeni kanunumuzu, yasalarımızı yok sayarak bu zihniyeti normalleştiren, görmezden gelen kişilere de suçu ve suçluyu övmek fiilini işlediklerini buradan ilan ediyorum.
benim içinse pedofili eğilimlerinizi bu kadar alenen savunabilmeniz midemi bulandırmakla kalmıyor, size bu yanlış eyleminizde ses etmeyen, sizin gibileri görmezden bu türlü yönetimleri de kınıyorum ve kimse kusura bakmasın ama böyle bir konuda böylesine tepkisiz tavır sergileyen bir yerde yazmaktan da artık imtina ederim.
muharrem sarıkaya tam olarak ne anlatmış okuyun;
çocuk gelin” yine sahnede
mevsimi gelmiş meyve gibi, her yıl bu dönem çiçek açtırılıp gündeme sokuluyor.
geçen yıl da yine bu dönemde gündeme gelince kadın örgütleri ayağa kalkmış, muhalefet liderleri de tepki gösterince çağla olmadan gündemden düşmüştü.
bu dönem tekrarı gelmez sanıyordum, ancak dün anladım ki ısrardan vazgeçmemişler.
sözünü ettiğim “çocuk gelinler” adı verilen, 14 yaşından küçük kızla evlenmiş olanlara verilen ceza…
talepleri bu durumda olanlara af getirilmesi…
ilginç olan da bunun için bütün partilerde yoğun çaba gösteren milletvekili bulunması.
bu dönem de çabalar yeniden baş göstermiş…
ilk haberi bu konuda türk ceza kanunu’na 2005’te çok önemli değişikliklerin gerçekleşmesine imza atan prof. dr. adem sözüer verdi.
“tbmm’de bu konuda yeniden yoğun çaba gösterenler var” dedi.
ne amaçlanıyor?
tck, 14 yaşından küçük çocukların, yaşıtları dışında, erginlik yaşını aşmış kişilerle cinsel ilişkiye girmesine ceza getiriyor.
ceza öyle hafif de değil, zorla ırza geçme veya alıkoyma biçiminde olursa artıyor…
küçük yaşta zorla evlendirilen veya hamile bırakılma durumuna göre de ceza çok yükseğe çıkıyor…
ortalaması 20 yıl…
getirmek istedikleri düzenleme ise zorla ırza geçme, cebir, tehdit, hile olmadan, küçük yaşta evlenmiş, evlilikleri devam eden ya da arada 15 yıldan fazla fark bulunmayan faillerin, mahkemeleri sonlandırılmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere cezalarında indirime gidilmesi.
evliliğin 5 yıl devam etme şartına bağlanması, bundan önce bozulması durumunda failin yeniden cezaevine girmesi…
geçen yıl da benzer düzenleme getirilmiş, başta ak parti’ye yakınlığı ile bilinen kadın dernekleri, kadın milletvekilleri ve muhalefet liderleri olmak üzere sert tepkiyle karşılanmıştı.
hatta iyi parti lideri meral akşener, partisinin grup yönetimine bir daha bu yönde kendileri ile görüşmeye gelmek isteyen olursa kapıdan geri çevirmelerini istemiş, bu düzenlemenin tbmm’den geçmemesi için elinden gelen çabayı göstereceğini beyan etmişti.
chp’den de benzer yönde tepki yükselince vazgeçilmişti.
tbmm’de zemin hazırlığı
ancak önceki hafta tbmm’ye gelen bir heyet bazı partilerin yine kapısını çalmış; milletvekillerinden destek bulmuş.
ak parti grup başkanvekili mahir ünal ile görüşmüş.
ünal da chp grup başkanvekili engin altay’ı arayıp, bu konuda ne düşündüklerini sormuş.
her iki grup başkanvekili ile de konuştum.
altay, “mahir ünal bey beni aradı, bu konudaki görüşümüzü sordu; ‘olumsuz’ dedim” açıklaması yaptı.
mahir ünal ise “tbmm’ye bir grup gelmişti; bu konuda destek arıyordu. chp’nin görüşünü sordum. bir girişim değil” dedi.
bu konuda herhangi bir çalışmalarının söz konusu olmadığını da kayda geçirdi.
pembe odada devam
ancak prof. dr. sözüer ve kadın derneklerinin düşüncesi farklı.
çünkü tbmm’de benim de sohbet ettiğim, ancak adının yazılmasını ısrarıma rağmen istemeyen etkin bazı isimler bu düzenlemenin çıkması gerektiği görüşünde.
daha önce benzer cümlelerine tanıklık etmiştim, bakışları değişmemişti.
anadolu’da küçük yaşta evliliklerin çok kalmadığı görüşünü yinelerken, yargıtay’ın bu konuda aldığı kararlara dikkat çekti.
bu konuda aktardıkları bir öykü de aslında durumun vahametini özetlemeye yeter:
“vali, kaymakam, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hepsi düğüne gitmiş. üstelik takı da takmış. ne zaman ki çocuk dünyaya gelmiş, küçük yaşta evlilik nedeniyle dava açılmış, aradan geçen sürede kız reşit olmuş; erkek hapse atılmış. şimdi kocası hapiste, kendisi çocuk ile dışarda. bu arada bir çocuklarını da kocası hapiste iken pembe odadaki buluşmalarında yaptılar. deniliyor ki ırza geçme; zaten pembe odada onlara yasal hak verilmiş ne ırza geçilmesi… amacımız bu durumda olanlara bir defa ceza indirimi getirmek.”
geçen yıl 8 bin 154 çocuk gelin oldu
bu sözler mantıklı gelebilir, ancak bir kez önünü açtığınız zaman, kurtulabildiğini gören diğer çocuk gelinler döngüsünü çevirmeye devam ediyor.
aşağıdaki tablo bu durumu çok net ortaya koyuyor.
küçük yaşta anne olan kadın sayısı 2005’teki tck düzenlemesinden bu yana ciddi düşüş gösterse de istenilen seviyeye gelmiş değil.
geçen yıl 15 yaşından küçük 117 çocuk anne olmuş; 15-17 yaş arasında anne olan çocuk sayısı ise 8 bin 154…
bu toplumda hala çocuk gelinler devri sürüyor.
bunu da devletin resmi kurumu vatandaşlık ve nüfus işleri genel müdürlüğü verileri ortaya koyuyor.
hala diyorlar ki ne var bunda bir kez af olsun.
iyi de geçen yıl kendisi çocukken çocuk sahibi olan 8 bin 154 çocuk gelini bu durumda bırakanlar ne olacak?
kimse kalkıp demesin ki bir kereden ne olacak, vs. biz bunları çok duyduk, çook. dönün ensar'ı hatırlayın! hayaldi gerçek oldu. hakikaten, ne olmuştu ona?
burda bahsedilen yaş 14 ya, 14!
14 yaşında kimseyle evlenmek falan is-te-ye-mez-si-niz! nokta.
peşin not: istediğiniz kadar silin entry'lerimi pedofiliye, pedofili derim ben.
çünkü 24 yaşında hede hödö olmuş, 16 yaşında evlendirilmiş, karşılıklı rıza gösterilmiş sözlerinin karşılığı, kimse boşuna zırvalamasın, tam olarak şudur;
16 yaşındaki çocukların çocuklukları ellerinden alınmış, beden dokunulmazlıkları hiçe sayılmış, en yerinde tabirle istismar edilmişler demektir. köşe yazısında ayrıntıyla yazıldığı gibi 14 yaşında! ya da birilerinin iddia ettiği gibi 16 yaşında olan çocuklara do-kun-ma-yacaksınız! bütün o pedofili hislerinizi de bir yerinize monte edeceksiniz ve bu kız çocuklarını rahat bırakacaksınız! bu suça karışmış herkesin, çocuklarının evlenmesine göz yuman, ses çıkarmayan, uygun gören aile fertleri ile birlikte o en ağır cezalara çarptırılmaları gereklidir, net! çünkü diğer türlüsü pedofilidir!
bu çocukların çocukları olmuşu, olmamışı vs gözetmeksizin kanunu uygulamak şarttır. neden mi? reşit olduğu halde çocukları olan, şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan ama evliliğini devam ettirmek zorunda olan kadınlar yok mu?
reşit oldukları halde seslerini yeterince duyurabiliyorlar mı bize? tüm kadınların ayağındaki prangaları atabilmeleri için önce çocuk yaşta evliliklerin önlenmesi şarttır!
medeni kanunumuzu, yasalarımızı yok sayarak bu zihniyeti normalleştiren, görmezden gelen kişilere de suçu ve suçluyu övmek fiilini işlediklerini buradan ilan ediyorum.
benim içinse pedofili eğilimlerinizi bu kadar alenen savunabilmeniz midemi bulandırmakla kalmıyor, size bu yanlış eyleminizde ses etmeyen, sizin gibileri görmezden bu türlü yönetimleri de kınıyorum ve kimse kusura bakmasın ama böyle bir konuda böylesine tepkisiz tavır sergileyen bir yerde yazmaktan da artık imtina ederim.
muharrem sarıkaya tam olarak ne anlatmış okuyun;
çocuk gelin” yine sahnede
mevsimi gelmiş meyve gibi, her yıl bu dönem çiçek açtırılıp gündeme sokuluyor.
geçen yıl da yine bu dönemde gündeme gelince kadın örgütleri ayağa kalkmış, muhalefet liderleri de tepki gösterince çağla olmadan gündemden düşmüştü.
bu dönem tekrarı gelmez sanıyordum, ancak dün anladım ki ısrardan vazgeçmemişler.
sözünü ettiğim “çocuk gelinler” adı verilen, 14 yaşından küçük kızla evlenmiş olanlara verilen ceza…
talepleri bu durumda olanlara af getirilmesi…
ilginç olan da bunun için bütün partilerde yoğun çaba gösteren milletvekili bulunması.
bu dönem de çabalar yeniden baş göstermiş…
ilk haberi bu konuda türk ceza kanunu’na 2005’te çok önemli değişikliklerin gerçekleşmesine imza atan prof. dr. adem sözüer verdi.
“tbmm’de bu konuda yeniden yoğun çaba gösterenler var” dedi.
ne amaçlanıyor?
tck, 14 yaşından küçük çocukların, yaşıtları dışında, erginlik yaşını aşmış kişilerle cinsel ilişkiye girmesine ceza getiriyor.
ceza öyle hafif de değil, zorla ırza geçme veya alıkoyma biçiminde olursa artıyor…
küçük yaşta zorla evlendirilen veya hamile bırakılma durumuna göre de ceza çok yükseğe çıkıyor…
ortalaması 20 yıl…
getirmek istedikleri düzenleme ise zorla ırza geçme, cebir, tehdit, hile olmadan, küçük yaşta evlenmiş, evlilikleri devam eden ya da arada 15 yıldan fazla fark bulunmayan faillerin, mahkemeleri sonlandırılmak kaydıyla bir defaya mahsus olmak üzere cezalarında indirime gidilmesi.
evliliğin 5 yıl devam etme şartına bağlanması, bundan önce bozulması durumunda failin yeniden cezaevine girmesi…
geçen yıl da benzer düzenleme getirilmiş, başta ak parti’ye yakınlığı ile bilinen kadın dernekleri, kadın milletvekilleri ve muhalefet liderleri olmak üzere sert tepkiyle karşılanmıştı.
hatta iyi parti lideri meral akşener, partisinin grup yönetimine bir daha bu yönde kendileri ile görüşmeye gelmek isteyen olursa kapıdan geri çevirmelerini istemiş, bu düzenlemenin tbmm’den geçmemesi için elinden gelen çabayı göstereceğini beyan etmişti.
chp’den de benzer yönde tepki yükselince vazgeçilmişti.
tbmm’de zemin hazırlığı
ancak önceki hafta tbmm’ye gelen bir heyet bazı partilerin yine kapısını çalmış; milletvekillerinden destek bulmuş.
ak parti grup başkanvekili mahir ünal ile görüşmüş.
ünal da chp grup başkanvekili engin altay’ı arayıp, bu konuda ne düşündüklerini sormuş.
her iki grup başkanvekili ile de konuştum.
altay, “mahir ünal bey beni aradı, bu konudaki görüşümüzü sordu; ‘olumsuz’ dedim” açıklaması yaptı.
mahir ünal ise “tbmm’ye bir grup gelmişti; bu konuda destek arıyordu. chp’nin görüşünü sordum. bir girişim değil” dedi.
bu konuda herhangi bir çalışmalarının söz konusu olmadığını da kayda geçirdi.
pembe odada devam
ancak prof. dr. sözüer ve kadın derneklerinin düşüncesi farklı.
çünkü tbmm’de benim de sohbet ettiğim, ancak adının yazılmasını ısrarıma rağmen istemeyen etkin bazı isimler bu düzenlemenin çıkması gerektiği görüşünde.
daha önce benzer cümlelerine tanıklık etmiştim, bakışları değişmemişti.
anadolu’da küçük yaşta evliliklerin çok kalmadığı görüşünü yinelerken, yargıtay’ın bu konuda aldığı kararlara dikkat çekti.
bu konuda aktardıkları bir öykü de aslında durumun vahametini özetlemeye yeter:
“vali, kaymakam, emniyet müdürü, jandarma komutanı, hepsi düğüne gitmiş. üstelik takı da takmış. ne zaman ki çocuk dünyaya gelmiş, küçük yaşta evlilik nedeniyle dava açılmış, aradan geçen sürede kız reşit olmuş; erkek hapse atılmış. şimdi kocası hapiste, kendisi çocuk ile dışarda. bu arada bir çocuklarını da kocası hapiste iken pembe odadaki buluşmalarında yaptılar. deniliyor ki ırza geçme; zaten pembe odada onlara yasal hak verilmiş ne ırza geçilmesi… amacımız bu durumda olanlara bir defa ceza indirimi getirmek.”
geçen yıl 8 bin 154 çocuk gelin oldu
bu sözler mantıklı gelebilir, ancak bir kez önünü açtığınız zaman, kurtulabildiğini gören diğer çocuk gelinler döngüsünü çevirmeye devam ediyor.
aşağıdaki tablo bu durumu çok net ortaya koyuyor.
küçük yaşta anne olan kadın sayısı 2005’teki tck düzenlemesinden bu yana ciddi düşüş gösterse de istenilen seviyeye gelmiş değil.
geçen yıl 15 yaşından küçük 117 çocuk anne olmuş; 15-17 yaş arasında anne olan çocuk sayısı ise 8 bin 154…
bu toplumda hala çocuk gelinler devri sürüyor.
bunu da devletin resmi kurumu vatandaşlık ve nüfus işleri genel müdürlüğü verileri ortaya koyuyor.
hala diyorlar ki ne var bunda bir kez af olsun.
iyi de geçen yıl kendisi çocukken çocuk sahibi olan 8 bin 154 çocuk gelini bu durumda bırakanlar ne olacak?
kimse kalkıp demesin ki bir kereden ne olacak, vs. biz bunları çok duyduk, çook. dönün ensar'ı hatırlayın! hayaldi gerçek oldu. hakikaten, ne olmuştu ona?
burda bahsedilen yaş 14 ya, 14!
14 yaşında kimseyle evlenmek falan is-te-ye-mez-si-niz! nokta.
peşin not: istediğiniz kadar silin entry'lerimi pedofiliye, pedofili derim ben.
devamını gör...
