aldığım bir habere göre tutuklandığını öğrendim. şimdilik bir fotoğraf paylaşıyorum eğer gerçeklik payı varsa zaten haberlere de düşecektir. link

edit: tutuklama kararı kesinleşmiştir. detayları aktaracağım.
edit: uyuşturucuya özendirme suçundan tutuklanmıştır. ceza detayları hakkında bilgi yok şimdilik.
link
edit: dna örneği alındığı ve aleyna çakır davası da dahil olmak üzere tutuklu yargılanacağı bilgisi eklendi.
devamını gör...

"ruhun doysun" yazarım ben genelde, belki biraz fazla romantik ama hoşuma gidiyor.
devamını gör...

(bkz: cennetten düşerken canınız acıdı mı) klişesiyle kapışır.
devamını gör...

makyajsız daha güzelsin.
gerçekten doğruysa duyduğum en iyi iltifat.
devamını gör...

kendi ismimim altına bir daha yazmam umuyorum. ama illa ki cevap hakkı doğuyor.
birincisi pkk ile bir alakam yok.
bunu ispat etmeye çalışmayacağım zira hukukta iddianın sahibi iddiayı ispatla mükelleftir.
gelelim asıl mevzuya.
sizin derdiniz benim ideolojik yaklaşımım değildir. ben bir anarşistim. bu çağda anarşist olmak elbette kolay değil. o yüzden olabildiğince anarşist diyelim.
sizin derdiniz sizi iyi ifşa ediyor oluşum.

rte, süslü süleylan, akepe, mehape... kilit kelimeler bunlar.
bunlar hakkında yazdığım hiç bir şeyi silmedim. bakabilirsiniz. peki bunlar hakkında yazdığım her hangi bir yazımı yalanlayabilecek, çürütebilecek bir yiğit var mı burada?
şu yazdığın yalandır, iftiradır diyebilir misiniz?
yok. o yüzden her zamanki gibi ucuz olan yolu seçtiniz.
adam hoşunuza gitmiyor mu?
pkkhühühüh
fedöööhhhh
hayınnn....
vatan.
bayrak.
din.....
yemezler oğlum yemezler.
benim üzerimden aklanmak olmaz.
benimle uğraşan bir kaç kişi var ki yazdıkları ortada.
alenen ışid sempatizanlığı yapıyorlar. kimse de bir şey demesin diye süslü süleyman gibi rol yapıyorlar. bakın bizim kutsala dil uzattı bla bla bla....

ayrıca hakkımda yazmak isterim ki;
ben bilime inanırım, sizin dininize değil.
ben fizikçilere, felsefecilere, iktisatçılara, matematikçilere ve ressamlara inanırım, sizin peygamber dediğiniz kişilere değil.
ben hür irademe inanırım, sizin bilmem neye bağladığınız şeylere değil.
ben dünyadaki bir ağacı kendimden kıymetsiz görmem asla. sizin gibi "insan yaratılanların en şereflisidir" yalanına değil.
ben eşitliğe inanırım, sizin gibi iki kadının şahitliği bir erkeğinkine eşittire değil.

boşuna uğraşmayın.
sizin iman ettiğiniz kuranı sizden çok okudum. sizi sizden daha iyi tanıyan biriyim. sizin içinizde büyüdüm. her türlü riyakarlığınızı, sahtekarlığınızı, hile ve oyununuzu sizin kadar iyi biliyorum.

siz gidin cüppeli hocanız gelsin kısacasası.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle önermediğim durumdur. başlayacaksan o an başlaman gerekir çünkü saat dakika takibi yaparak belirli işlerde disiplin sağlayamazsınız. ayrıca plan yaparken saat olarak değil o gün yapman gereken işlerin listesini yapıp saat belirtmeden gerçekleştirmek gerekiyor. planda olmayan başka bir durum/olay çıkabilir karşınıza. yoksa motivasyonunuz kaçabilir. denendi onaylandı.
devamını gör...

yenilenen arayüzü ile daha efektif kullanabildiğimiz kafa sözlük radyosu'nun yeni programı.
yerli ve yabancı müziklerle bizi her pazar tarihte bir yolculuğa çıkaracak olan yayın.
ettiğimiz sohbetler üzerine müzik konusunda yetkili bir abi olduğuna inandığım boşları erken toplayan garson'un bizlere çok keyifli içerikler sunacağından ve pazar gecemize neşe katacağından eminim.
devamını gör...

solar minimum ve solar maximum, güneş'imizin 11 yıllık yaşamsal döngülerinde ve 400 yıllık aktivite döngüsünde ölçülebilen en az ve en çok aktivitelerinin olduğu periyotlara verilen isimlerdir. yani güneş'imizin aktivitelerinin iki uç noktası olduklarını söylemek doğru bir yaklaşım olur. solar minimum ve solar maximum süreçlerinde, güneş lekeleri ve güneş patlamaları çok az düzeyde gerçekleşir. hatta çoğu zaman günlerce patlamalar ve lekeler meydana gelmez. solar minimumun tarihsel döngüsü, 12 ay süren güneş lekesi aktivitesinin düzleştirilip, düz şekilde ölçülen ortalamasıyla belirlenir. bundan dolayı minimum solar tarihi, genellikle solar minimumun tarihi, bir önceki solar minimum gerçekleşmesinden sonraki 6. ayda doğru saptanabilir.

solar maksimum dönemlerinde çok sayıda güneş lekeleri ve güneş patlamaları görülmektedir. uzay gözlemcileri bu dönemlerde, normalden çok daha fazla "aurora" yani "kutup ışıkları" görebilir. solar maksimum dönemlerinde dünya üzerindeki uzay ajansları, yolladıkları astronotları bu tür radyoaktif fırtınalar ve aktivitelerden korumak için bu dönemleri özellikle incelemelidir. zaman zaman elektriksel kesintiler, uyduların arızalanmaları, iletişimdeki kopukluklar ve gps alıcı arızaları ile radyo sinyallerindeki arızalar solar maksimum esnasında meydana gelebilecek olaylardan bazılarıdır.

solar minimum dönemlerinde esasen dünyamız daha soğuk bir hale geliyor. çünkü güneş patlamaları ve güneşteki aktiviteler en az düzeyde gerçekleşiyor. bu da dünyamızın atmosferinin soğumasına sebep oluyor ve kışların daha soğuk, daha çetin geçmesine neden oluyor. nasa tarafından yapılan araştırmalara göre güneş'imiz şu an "solar minimum" döneminde. bu da demek oluyor ki içinde bulunacağımız bir kaç kış çetin geçebilir.

2021 yılı itibariyle ise "grand solar minimum" evresine gireceğimiz ve 2050'li yıllara kadar küçük çaplı bir buzul çağı dönemi yaşayacağımız tahmin ediliyor. northumbria üniversitesi'nde görevli profesör valentina zharkova yaptığı araştırmalara göre, 2020 - 2021'den itibaren güneş'imizin aktivitelerinin oldukça azalacağını ve bu azalmanın etkilerinin 2050 - 2055'lere kadar devam edeceğini belirtmekte. bundan bir önceki grand solar minimum dönemi ise, 1645 - 1715 yılları arasında yaşanmış ve o süreçte dünyada büyük kıtlıklar meydana gelmiştir. tüm dünyada hava sıcaklıkları ortalamaların oldukça altında seyretmiş ve ürün verimliliği çok düşük seviyelerde kalmıştır. yine valentina zharkova'nın araştırmalarına göre 2055 yılından sonraki süreçte güneş'imiz ve dolayısıyla dünyamız ısınma evresine girecek. ve yeni grand solar maximum 2370 - 2415 yılları arasında gerçekleşecek. bu tarihten sonraki grand solar minimum ise 2600'lü yıllara tekabül edecek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynakça: en.wikipedia.org/wiki/Solar....
devamını gör...

2020'de ünlü bilim insanı roger penrose'a nobel ödülü kazandıran teorem.

meraklısına detaylar, meraklı olmayanına uzun ve sıkıcı bir yazı aşağıda ama önce teoremin anlaşılabilmesi için gerekli olan birkaç ön bilgi vereyim.

kütlesi yeterince büyük olan ve belirgin bir kütle çekim etkisine sahip olan herhangi bir cismin kütle çekiminden kurtulabilmeniz için, o cismin kütlesine bağlı olarak belirli bir hıza sahip olmanız gerekir. örneğin havaya bir taş attığınızda taşın geri düşmesinin nedeni, taşa kazandırdığınız hızın, taşın dünyanın kütle çekimini yenmesini sağlayacak kadar büyük olmamasıdır. fakat bir roketi, herhangi bir arızası yoksa, dünyaya geri düşmeden uzaya gönderebilirsiniz çünkü rokete kazandırdığınız hız, onun dünyanın kütle çekimini aşmasına ve ondan kurtulmasına yetecek kadar büyüktür. bahsi geçen bu hıza kaçış hızı yahut kurtulma hızı gibi isimler verilmiştir.

kara delikler, uzaydaki en ilginç cisimlerden biridir. biliyoruz ki ışık hızı, bildiğimiz evrendeki hız limiti. yani evrende bundan daha hızlı hareket eden herhangi bir kütleli cisim yok. ışık bir kara deliğe yakalandığında, bu yüksek hızına rağmen ondan kurtulamaz. yani kara delikler için kaçış ya da kurtulma hızı dediğimiz şey, ışık hızından bile yüksektir.

bu cisimlerin oluşum aşaması basitçe şöyledir; güneş'ten çok daha büyük kütlesi olan yıldızlar, enerji üretemeyecek hâle geldiklerinde yaşamları sonlanır. buradaki mekanizma aslında şudur: yıldızın enerji ürettiği süre boyunca, yıldızın merkezinden başlayıp yıldızın dışındaki uzaya doğru yayılan ışınım basıncının ve bunun tam tersi yönde, yani yıldızın merkezine doğru etki gösteren kütle çekiminin birbiriyle dengede olması. ışınım basıncını oluşturan şartların (yani enerji üretiminin) ortadan kalkması demek, diğer etki olan kütle çekiminin galip gelmesi anlamına gelir. bu durumda yıldız, kütle çekimine daha fazla dayanamaz ve onun etki ettiği yöne, yani merkezine doğru çöker. eğer yıldızın bu aşamaya gelmeden önceki kütlesi, örneğin 10 güneş kütlesi kadar varsa, ortaya bir kara delik çıkar.

özetle, bir kara delik, aşırı derecede sıkışıp yoğunlaşmış, merkezinde sonsuz basınç olan bir uzay bölgesidir. bu bölgede uzay-zaman dokusunun bozulduğu tahmin edilir. kara deliğin dış yüzeyine olay ufku adı verilir. içine düştüğünüz anda geri dönmenizin imkânsız olduğu sınırdır bu. bu sınır, karl schwarzschild tarafından bir denklemle tanımlanmıştır. bu denklem, bir kara deliğin kütlesiyle bağlantılı olarak, etrafında ne kadarlık bir alanda olay ufku oluşacağını verir. ancak sonuç bir yarıçap olarak elde edildiğinden, küresel simetriye dayanır. schwarzschild'in konuyla ilgili çözümleri, herhangi bir bölgede maddenin nasıl o kadar yoğunlaşacağına ilişkin bilgi vermediği gibi, bu yoğunluğun nasıl olup da tek bir noktaya odaklandığını da açıklamaz. yani tekilliğe... yalnızca ortaya çıkan kara deliğin kararlı bir yapı olduğunu gösterir.

tekillik... kara deliğin merkezinde yer alan, 0 hacimli* ve sonsuz yoğunluklu* olan bölgeye verilen isim.

bir de jeodeziklerden bahsedeyim. bunlar, kütle çekiminden etkilenen bir cismin uzayda takip ettiği hayali rotalar olarak özetlenebilir. üstelik bir cismin bir noktadan diğerine ulaşırken kullandığı en kısa yollar olarak da bilinirler. örneğin dünya etrafındaki jeodezik denen bu hayali çizgileri dünya üzerindeki enlem ve boylam ızgaraları gibi düşünebilirsiniz. boş uzayda dümdüz şekilde çizilecek olan bu çizgiler, dünya ya da başka bir büyük kütlenin etrafında, onun kütlesiyle orantılı olarak o kadar çok bükülürler ki ışık bile uzayda bu yolları, onlarla birlikte bükülerek takip etmeye başlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
bu bilgiler az sonra karşımıza çıkacak.

***

bir kara deliğin içerisinden ışığın kaçamayacağını ve bu cismin bu nedenle kara görüneceğini söyleyen ilk isimler, 18. yüzyılın sonlarında john michell ve pierre simon laplace oldu. 20. yüzyılın ilk yarısında ise robert oppenheimer ve hartland snyder, schwarzschild yarıçapına sahip olabilecek küresel simetrik bir toz bulutunda tekilliğin nasıl oluşacağını gösterdiler.

ancak bir soru herkesin kafasını karıştırdığından, bu gösterim çok da etkilemedi bilim insanlarını. tekilliğin ortaya çıkması için küresel simetri şartı varsa, nasıl oluyordu da evrende bu kadar mükemmel simetrik cisimler oluşuyordu? bu pek akla yakın bir ihtimal gibi görünmüyordu.

yahut eğer yalnızca küresel simetri durumu tekilliğe izin veriyorsa, bu simetride ortaya çıkacak en ufak bir sapmanın tekilliği önlemesi gerekmiyor muydu? bu aşamada roy kerr tarafından ortaya konan çözümler de işe tam olarak yaramadı. fakat genel görelilikte matematiksel olarak kara deliklerin ve bunlara bağlı olarak da tekilliklerin mümkün olduğu biliniyordu ve bunun bir şekilde mantıklı bir açıklaması olmalıydı. işte penrose bu noktada devreye girdi ve tekilliğin oluşabilmesi için küresel simetrinin şart olmadığını gösterdi.

penrose, jeodeziklerin kara delikler içerisinde birer çıkmaz sokak olarak sonlandığını göstermeyi başardı. ışık da jeodezikleri takip ediyor demiştim yukarıda. onların bükülmesiyle birlikte büküldüğünü de söylemiştim. bu olaya kütle çekimsel mercek etkisi adını veririz. ışık ışınlarının uzayda aynı yöne doğru odaklanmasıyla sonuçlanan bir olaydır. bu olayın kara deliklerin içinde de gerçekleştiğinden eminiz diyebiliriz. sonuçta içeriye giren ışık ışınları, merkeze doğru çekilmeye ve aynı noktaya odaklanmaya devam edecekler. ancak ilginç olan şudur ki kara deliğin içerisinde düştükten sonra, ışık ışınları dışarıya doğru hareket etmeye kalkıştığında da çeşitli yönlere saçılmak yerine, aynı şekilde birbirlerine doğru odaklanma eğilimindedir.

penrose, bir kara deliğin içinde bulunan herhangi bir kapalı yüzeyi "kapana sıkışmış yüzey" olarak tanımlar. bunların içerisinde bulunan jeodeziklerin de ne yöne doğru giderlerse gitsinler, sonuçta yine birbirlerine doğru odaklanacaklarını gösterir. bu odaklar, uzay-zamanın sonlandığı bölgelerdir. bunun anlamı, kara delik içerisinde ışık tarafından takip edilen ve normalde 2 nokta arasındaki en kısa yol olan jeodeziklerin artık en kısa yol olmaktan çıkması ve ışığın odaklanma olayı sırasında bunlardan çok daha kısa bir yolu takip etmesidir. yani jeodezikler, kara delik içerisinde kesintiye uğrarlar ve tamamlanamadan sona ererler. bunun da nihai anlamı; uzay-zamanı tasvir etmekte kullandığımız jeodeziklerin sonlandığı yerlerde, uzay-zamanın da sonlanmasıdır.

bu durumda, yeterli madde yoğunluğuna ulaşan herhangi bir yerde, simetriye bağlı olmaksızın bir tekilliğin ortaya çıkması kaçınılmazdır. bu da arkasından çıplak tekillik ve kozmik sansür hipotezini getirmiştir.

***

peki hawking bu işin neresinde? kulakların çınlasın gökçek!

hawking aynı düşünceyi alarak, büyük patlama'ya doğru evreni geri sarmış ve jeodeziklerin bu kez nasıl bir yol izleyeceği ihtimaline uyarlamıştır. buradan çıkardığı sonuç ise, geriye doğru sardığımız evren ve birbirine gittikçe yaklaşan jeodezikler ile sonsuz bir yoğunluğa sahip o ilk patlama anında kesintiye uğrayan bir uzay-zamandır. bu da bize zaman denen kavramın big bang ile ortaya çıktığı bilgisini verir.

***
konu hakkında yazmamda etkisi olan orsalesta anafor'a teşekkür ederim.
devamını gör...

ilki 2004 yılında gösterime girmiş, 9 seri çekilmiş gerilim ve korku filmidir.

yukarıda bahsettiğim 9 bölüm ama ben 6’ya kadar izledim; çünkü jigsawı öldürdükleri zaman filmin keyfi de kalmadı. hoş ,jigsaw 3.bölümde öldü ama yine esameleri de vardı diğer filmlerde.

malumunuz film john jigsaw, yaşadığı talihsizlikler ve sonrasında kanser rahatsızlığı ve bürokrasiye takılıp yardım bulamamasının faturasını, bu kurumları sembolize eden kişileri kurban seçerek keser. seçilen kişiler de karakter olarak kötü, hani ölse üzülmeyeceğimiz türden insanlardır.

kendi zekası ve zihninin karmaşıklığıyla , kurbanlarına hem yaşama şansı hem de idam sahası olacak aletler ve odalar tasarlar. gerçekten karakterin hayran olunası bir zekası vardır ve keşke o zekasını daha yararlı şeylerde kullansaydı*.

bu arada filmin, sonraları ‘escape games’lerin popülerliğini de arttırdığını belirtmeliyim. uzun süreler, sabahlara kadar evden kaçış oyunları oynardım; hala da çok severim. ama pek tabi jigsaw’ın odasında hapsolmak istemezdim*.

testere sevenler de aynı fikirde olacaklarına eminim ki, serinin en güzel bölümü 1.bölümüdür. çok düşük bir bütçeyle hazırlandığını söylemeliyim. onlar da sanırım bu kadar tutacağını tahmin etmemişlerdir. ilk bölümün sonundaki meşhur saw müziğiyle o sahneyi ağzım açık izledim; beni bu derece şaşırtan çok az film vardır. testere filmini tek sahneye indirge deseler sanırım o sahneyi seçerim. zaten serinin sonraki bölümlerin hiçbirinde(izlediklerim arasında) o denli sürpriz bir son yaratamamışlardı.

bu arada seriye başlayacaksanız sakın ola ara bölümlerden başlamayın. çünkü tüm seri tamamen birbirine bağlı ve atıyorum 4.bölümde 1.bölümğn cevabı olabiliyor. haliyle bu sahne nereden geldi diyebilirsiniz; o nedenle sırayla izleyiniz.

benim gibi kan tutan ve bu tür filmleri izlemekten haz etmeyen birini bile etkilemeyi başarmıştır. kanlı sahnelerde gözlerimi kapattım tabi; bayılmak istemezdim çünkü*.

yazının sonunu bağlarsam; serinin ilk 4 bölümü efsanedir. jigsaw öldürmeselerdi diğerleri de o derece iyi olurdu.
devamını gör...

benim hiç yabancı düşmanım olmadı, hepsiyle kahve içmişliğim var.

yeşim salkım
devamını gör...

yukarıda belirtilen hiçbir tanımın köylü olmakla ilgisi yoktur. şehirde büyümüş, okumuş birçok insan da aynı hareketleri yapmaktadır.
ülkemizde birçok kişinin soyu köye dayanıyor. bu ayıp mı? neden bu sözcük bu kadar hakaretvari hale geldi? köylü olmak neden kötü olsun ki.
herkes köy peyniri, köy yumurtası görünce parasını sormadan daha sağlıklı diye almak istiyor. yıllarca şehirde yaşayan herkesin hayali bir gün sessiz sakin köye yerleşmek, doğayla ilgilenmek. yani bir köylünün hayatını yaşamak. gerçekten bir kez köye gidip o çektikleri çileyi gören kimse bu insanları aşağılayamaz.

mustafa kemal atatürk için köylü milletin efendisidir.
"türkiyenin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür."

sevgili modern şehirli yazarımız keşke köylü olsaydın. *
devamını gör...

vaktim yok, yoğunum?
devamını gör...

başka kadınlarda da var mı bilmiyorum ama bir erkekte bulunan ve kendimde fetiş seviyesinde görebileceğim bir zaafım var: temiz yapılmış ense tıraşı.
bak şimdi bile bi hoş oldum düşününce.
neyss konumuza gelelim.. üniversitenin üçüncü senesi, platonik vurulduğum çocuk gelip önümdeki masaya oturdu fresh ense tıraşıyla. tabi bende bir iç gıcıklanması hasıl oldu ve tamamen refleks olarak elim çocuğun ensesine gitti. okşamak suretiyle dokunmuş bulundum bilinçsiz bi şekilde. çocuk dönüp baktı, göz göze geldik, saniyeler geçti ve yaptığım şeyin farkına varınca içe doğru s.çmak neymiş görmüş oldum. "sinek kovalıyodum elim çarptı keh keh" diye bi'şeyler geveledim ama buna inanacak kadar mal biri olmadığı için güldü geçti. yımışacık ve pürüzsüz teninin hissi hatıra kaldı bende.
gerçi bi'kaç ay içinde renklerime bağladım kendisini tabi ama orası başka hikaye.
velhasıl, benimki için rezillik demeyelim de küçük tatlı sapıklıklar diyelim.
devamını gör...

bir lokma alınca kontrolü kaybedip duramadığım şey.
dondurma olur, tatlı olur, çekirdek olur.
bazen yoğurt bile olur.
devamını gör...

sınav senesi çok yaşamıştım birkaç sebebi var. üni ye geçince azaldı.he bide günde ortalama 70 saç teli uykuya geçer ve 4 ay sonra tekrar aktifleşir. o yüzden her dökülme yok olma değildir.
1-stres
2-genetik
3-b vitamini
ben vitamin hapları aldım .çok işe yaradığını düşünüyorum. tavsiye ederim. genetiğinizde varsa ne yaparsanız yapın dökülcek. stresten uzak durmaya çalışın. kortizol stres hormonudur. bağışıklığa da zararı var ama bazen elimizde olmayabiliyor. siz yine de çözüm odaklı olmaya bakın. çok da takmayın
devamını gör...

(bkz: bana niye fav felan atmadınız)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim