kızlardaki sorumluluk sahibi ve ilgili erkek arama tutkusu
-bir erkekte ne ararsınız?
+erkek aramıyorum, önce oradan başlayalım.
şeklinde rihanna'nın muhabire verdiği müthiş yanıtı bırakıp kaçıyorum.
+erkek aramıyorum, önce oradan başlayalım.
şeklinde rihanna'nın muhabire verdiği müthiş yanıtı bırakıp kaçıyorum.
devamını gör...
topiary
türkçeye budama sanatı olarak çevirebileceğimiz topiary, yunanca τόπο* kelimesinden türetilmiştir.

topiary sanatına dair ilk izler romalı büyük doğa bilimci plinius'a ait naturalis historia adlı eserde karşımıza çıkıyor. plinius eserinde, imparator julius caesar* ve ünlü devlet adamı cicero'nun arkadaşı ve sade bir roma vatandaşı olan gaius matius calvinus'un bahçıvanlık ve ağaç budamadaki ustalığından bahsediyor. sezar'ın sarayının bahçesindeki ağaçların ve çalılıkların nasıl ustalıkla budanıp şekillendirildiğinden söz eden plinius'un anlattıklarına göre, meydana çıkarılan ilk şekillerin basit geometrik şekiller olduğunu anlıyoruz. sarayın bahçesindeki bu şekil verilmiş ağaçları çok beğenen dönemin zenginleri kendi villalarının bahçelerine de aynı ağaçlardan istemiş bu sayede de topiary sanatı tüm avrupaya yayılmaya başlamıştır.
fotoğraf: topiary sanatının ilk yayıldığı yerlerden italya'nın toskana bölgesinden bir villanın bahçesi

iğne yapraklı, yaprak dökmeyen odunsu ağaçların tercih edildiği budama sanatında sıklıkla porsuk, çobanpüskülü, ladin, mazı, defne gibi ağaçlar tercih ediliyor.
fotoğraf: kendisi kadar bahçesiyle de ünlü versailles sarayı

topiary sanatıyla ilgili tüm epey büyük bir topluluk bile var: european boxwood & topiary society
zamanla çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da çok ileri gitmiş sanatçılar. küçük bir seçki bırakıyorum buraya:












topiary sanatına dair ilk izler romalı büyük doğa bilimci plinius'a ait naturalis historia adlı eserde karşımıza çıkıyor. plinius eserinde, imparator julius caesar* ve ünlü devlet adamı cicero'nun arkadaşı ve sade bir roma vatandaşı olan gaius matius calvinus'un bahçıvanlık ve ağaç budamadaki ustalığından bahsediyor. sezar'ın sarayının bahçesindeki ağaçların ve çalılıkların nasıl ustalıkla budanıp şekillendirildiğinden söz eden plinius'un anlattıklarına göre, meydana çıkarılan ilk şekillerin basit geometrik şekiller olduğunu anlıyoruz. sarayın bahçesindeki bu şekil verilmiş ağaçları çok beğenen dönemin zenginleri kendi villalarının bahçelerine de aynı ağaçlardan istemiş bu sayede de topiary sanatı tüm avrupaya yayılmaya başlamıştır.
fotoğraf: topiary sanatının ilk yayıldığı yerlerden italya'nın toskana bölgesinden bir villanın bahçesi

iğne yapraklı, yaprak dökmeyen odunsu ağaçların tercih edildiği budama sanatında sıklıkla porsuk, çobanpüskülü, ladin, mazı, defne gibi ağaçlar tercih ediliyor.
fotoğraf: kendisi kadar bahçesiyle de ünlü versailles sarayı

topiary sanatıyla ilgili tüm epey büyük bir topluluk bile var: european boxwood & topiary society
zamanla çoğu konuda olduğu gibi bu konuda da çok ileri gitmiş sanatçılar. küçük bir seçki bırakıyorum buraya:











devamını gör...
normal sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması
şener şen'in şekerpare filmindeki meşhur repliğini akıllara getirmiştir;"efendim, hep acemileri gönderiyorlar" *
devamını gör...
65 yıldır suya dokunmuyor
kişisel hijyende zirve noktası.
m.haber365.com.tr/iranda-ya...
m.haber365.com.tr/iranda-ya...
devamını gör...
soruya soruyla cevap vermek
bu arkadaşların cevap verme sürelerini daha da uzatabilmek adına dizdar koşu'dan feyzalarak zamanla kendi sorularını üretmeleri şiddetle önerilir... (bkz: cinayet süsü)
buyursunlar...
kaçta?
hangi?
ne ile?
ne için?
ne olmuş?
kimi?
nerede?
nasıl?
ne zaman?
kimden?
neyi?
ne belli? *
neye?
kim?
iyi geceler... iyi mi geceler? *
buyursunlar...
kaçta?
hangi?
ne ile?
ne için?
ne olmuş?
kimi?
nerede?
nasıl?
ne zaman?
kimden?
neyi?
ne belli? *
neye?
kim?
iyi geceler... iyi mi geceler? *
devamını gör...
the lord of the portakals
uzun metrajını merakla beklediğim film, fragmanı harikaydı. ellerine sağlık diyor ve kocaman alkışlar yolluyorum yazar arkadaşın kendisine*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
zamanında gelmeyen adalete edilecek onlarca küfür biliyorum ama bunları kullanmayacağım bu yazıda. siz kendi küfür dağarcığınız elverdiğince tahminlerde bulunun ve sanki küfür ederek başlamışım gibi okuyun bu yazıyı.
adalet geciktikçe adil olmaktan çıkacağı için tam zamanında uygulanmalıdır diye bar bar bağırırken hiç gelmeyen adaletlere düşeceğimizi tahmin eder miydik acaba?
elbette hukukun belli kuralları vardır ve buna uyulması düzen gereğidir ama o kurallar yine insanlar tarafından konulduğuna göre ve biz insanlığa olan güvenimizi her geçen gün kaybettiğimize göre hukukun bağlı olduğu bu kurallara saygı duymalı mıyız hala?
doğa katliamı olaylarına tepki vererek başladık mücadeleye ama sonuçta elde kalan sıfırla ne yapacağını bilmez halde dolaşan doğaseverlere dönüştük. elimizdeki sıfır hep sola koyduk sanki. olmadı.
kadına şiddet olayları için sokaklara döküldük. bağırdık, çağırdık, adalet istedik. sanki bağırdıkça sesimiz azalıyormuş gibi davranıldı. elimizde amaçsızca tuttuğumuz sıfırımızın yanına bir sıfır daha eklendi.
çocuk istismarı konusunda yeri göğü inlettik ama yeterli değildi aslında. bu eksiğimizin farkına vardık ve artık daha da öfkeliyiz. ama bilin bakalım sonuç ne oldu? elde var üç sıfır, elde var hüzün.
olumlu yönden bakalım biz yine de. zamanı gelince elimizdeki sıfırlar sonunda çocukların, kadınların ve çiçeklerin mutlu olduğu bir masalın ardından gökten düşen üç elmaya dönüşecek.
sakın enseyi karartmayın. insanlığı, insanların elinden kurtaracağız.
adalet geciktikçe adil olmaktan çıkacağı için tam zamanında uygulanmalıdır diye bar bar bağırırken hiç gelmeyen adaletlere düşeceğimizi tahmin eder miydik acaba?
elbette hukukun belli kuralları vardır ve buna uyulması düzen gereğidir ama o kurallar yine insanlar tarafından konulduğuna göre ve biz insanlığa olan güvenimizi her geçen gün kaybettiğimize göre hukukun bağlı olduğu bu kurallara saygı duymalı mıyız hala?
doğa katliamı olaylarına tepki vererek başladık mücadeleye ama sonuçta elde kalan sıfırla ne yapacağını bilmez halde dolaşan doğaseverlere dönüştük. elimizdeki sıfır hep sola koyduk sanki. olmadı.
kadına şiddet olayları için sokaklara döküldük. bağırdık, çağırdık, adalet istedik. sanki bağırdıkça sesimiz azalıyormuş gibi davranıldı. elimizde amaçsızca tuttuğumuz sıfırımızın yanına bir sıfır daha eklendi.
çocuk istismarı konusunda yeri göğü inlettik ama yeterli değildi aslında. bu eksiğimizin farkına vardık ve artık daha da öfkeliyiz. ama bilin bakalım sonuç ne oldu? elde var üç sıfır, elde var hüzün.
olumlu yönden bakalım biz yine de. zamanı gelince elimizdeki sıfırlar sonunda çocukların, kadınların ve çiçeklerin mutlu olduğu bir masalın ardından gökten düşen üç elmaya dönüşecek.
sakın enseyi karartmayın. insanlığı, insanların elinden kurtaracağız.
devamını gör...
kar yağdığında gelen huzur
sessizliğin ve beyazın verdiği huzurdur.
devamını gör...
normal sözlük'ün konseptinin belli olmaması

kafa sözlüğün konsepti;
küfürsüz, özgür ve samimi bir sözlük olmasıdır.
küfürsüz mü? evet.
özgür mü? evet.
samimi mi? evet.
konsept sosyal medya hesaplarında paylaşılmaktadır.
konseptte belirtilen özelliklerin kafa sözlükte olmadığını iddia ediyorsanız,
ispat edin.
işbu girdi muhavecesinde "küfürsüz, hakaretsiz, argosuz interaktif bilgi ağı oluşturmak az bir şey mi" diyenler çıkabilecektir. ancak bunu söylemek isteyenlerin ağızlarını açmadan önce bunun da daha önce yapılmış olduğunu buradan anımsamaları yerinde olacaktır.
başlığın ilk girdisinde yer alan alıntıladığım bu ifadeler irdelenmeli.
sözlüğün küfürsüz özelliği wikipedia ile kıyaslanmış. her iki sözlük yapısal olarak çok farklı. yazarımız bunu göz ardı etmiş.
kaldı ki bu özellikte bir sözlüğü oluşturmak az bir şey değildir. kafa sözlüğün benzeri platformlarla kıyaslanması gerekir.
bir şeyin daha önce yapılmış olması sizin o şeyi bir daha denemeyecek olmanızı sonuçlamaz ayrıca.
devamını gör...
uzun entry şovenizmi
şovenizm şov yapmak değil lan ahahaha. bilgi yumağı, ilim irfan yuvası diye geldik cahil yuvası bulduk. önce şovenizm nedir onu öğrenin, ayarı sonra da verirsiniz.
devamını gör...
yolda görsem selam vermem diyeceğimiz ünlüler
ibrahim tatlıses
devamını gör...
kadına şiddet suçu için ceza önerileri
mevcut sistem düşünüldüğünde cezayla sonuç alabileceğimizi zannetmiyorum. uzun yoldan gitmekten başka çaremiz yok gibi geliyor bana. vatandaşı haklarını bilen, saygılı bireylere dönüştürecek bir eğitim sistemi. ama laf olsun diye değil. hakikaten kafa yorulmalı. mesela muhalif partiler parlamenter sistem üzerinden ittifak yapıyorlar. neden şiddeti ortadan kaldıracak bir eğitim sistemi için bir araya gelmiyorlar. ekonomi diyorlar hukuk adalet diyorlar ama eğitimden bahseden yok. kafa yormadığın problemi çözemezsin.
devamını gör...
ideal kiloya asla ulaşamamak
neden yahu neden? biz bu dünyada bir gün bile fit olamayacak mıyız? hem yemek yemek hem de fit olmak istiyorum.
devamını gör...
noktalama işaretleri kullanmadan entry girmek
noktalama işareti olmayan yazıyı okuyunca sanki nefes almadan konuşan bir insanı dinlemiş gibi oluyorum. sözlük yazarının büyük bir gazeteci ya da edebiyatçı olma gibi kaygısı da olamaz ama anlaşılabilir olma kaygısıyla da buna önem vermesi gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
overacting
filmlerde, tiyatro oyunlarında ya da dizilerde oyuncuların rollerini çok abartılı bir şekilde oynaması durumudur. mimikleri ve tepkileri çok fazladır. izlerken insanı çok yorar ve genellikle samimiyetsiz yapay bir izlenim bırakır.
devamını gör...



