the lady vanishes
alfred hitchcock'un yönetmen koltuğunda bulunduğu, 1938 yılında vizyona girmiş, 96 dakikalık siyah beyaz filmi.
türkiye'de "kaybolan kadın" ismiyle yayınlanmış bu güzel film izleyeni gerim gerim gererken bazı kısımlarda kahkaha ile güldürebiliyor, bazı kısımlarda da adeta macera öyküsü okuyormuş gibi bir havaya sokabiliyor.
filmden kısaca bahsedelim mi? evet evet, hadi bahsedelim.
soğuk bir kış günü, uzun bir tren yolculuğunda tren ne yazık ki arızalanır ve yolcular küçük bir hotele yerleşmek zorunda kalırlar. o sırada birbirleriyle tanışan bu yolcular, tren tamir edilir edilmez tekrar trene binip yolculuğa devam etmeye başlarlar.
o sırada, iris, hotelde tanıştığı tonton teyze bayan froy ile aynı kompartımanda yolculuk etmektedir, bir ara uykuya dalar ve uyandığında bayan froy'un yerinde başka bir kadının oturduğunu görür, bu kadın onun giysilerini giyiyor ve kendisinin bayan froy olduğunu iddia ediyordur.
sevgili iris hayal mi görmüştür? psikolojik bir rahatsızlığı mı vardır? yoksa... bayan froy kayıp mı olmuştur?!
senaryo olarak oldukça tatmin edici bu güzel filmdeki oyunculuklar da takdire şayan, zekice yazılan diyalogları öylesine hoş bir biçimde dile getirmişler ki, bir zamandan sonra o trenin içerisinde izleyen de oturuyor, trendeki dar sahnelerde klastrofobiden can verecek hale bürünebiliyor veyahut iris ile birlikte bayan froy'un gizemini çözmek için kafa yorabiliyor.
adeta bir agatha christie öyküsü...
türkiye'de "kaybolan kadın" ismiyle yayınlanmış bu güzel film izleyeni gerim gerim gererken bazı kısımlarda kahkaha ile güldürebiliyor, bazı kısımlarda da adeta macera öyküsü okuyormuş gibi bir havaya sokabiliyor.
filmden kısaca bahsedelim mi? evet evet, hadi bahsedelim.
soğuk bir kış günü, uzun bir tren yolculuğunda tren ne yazık ki arızalanır ve yolcular küçük bir hotele yerleşmek zorunda kalırlar. o sırada birbirleriyle tanışan bu yolcular, tren tamir edilir edilmez tekrar trene binip yolculuğa devam etmeye başlarlar.
o sırada, iris, hotelde tanıştığı tonton teyze bayan froy ile aynı kompartımanda yolculuk etmektedir, bir ara uykuya dalar ve uyandığında bayan froy'un yerinde başka bir kadının oturduğunu görür, bu kadın onun giysilerini giyiyor ve kendisinin bayan froy olduğunu iddia ediyordur.
sevgili iris hayal mi görmüştür? psikolojik bir rahatsızlığı mı vardır? yoksa... bayan froy kayıp mı olmuştur?!
senaryo olarak oldukça tatmin edici bu güzel filmdeki oyunculuklar da takdire şayan, zekice yazılan diyalogları öylesine hoş bir biçimde dile getirmişler ki, bir zamandan sonra o trenin içerisinde izleyen de oturuyor, trendeki dar sahnelerde klastrofobiden can verecek hale bürünebiliyor veyahut iris ile birlikte bayan froy'un gizemini çözmek için kafa yorabiliyor.
adeta bir agatha christie öyküsü...
devamını gör...
anın fotoğrafı
bazen kendinden bile gitmeli insan...
uzun zamandır beklenenin yanına gidiyorum. dilimi anlayana, beni bilen tek kişiye. özlem dostlar...
open.spotify.com/track/1zFr...
uzun zamandır beklenenin yanına gidiyorum. dilimi anlayana, beni bilen tek kişiye. özlem dostlar...
open.spotify.com/track/1zFr...
devamını gör...
kapı kapı gezip yine de korona olmayan kişiler
iyi dediğiniz üç gün yaşamıyor arkadaşlar, nazar etmeyin.
devamını gör...
28 nisan 2021 bakan koca'nın açıklamaları
ülkemizdeki vaka sayılarının ve kayıpların artmasını engellemek için bir kez daha kısıtlamaları sıkılaştırdık.
kısıtlamalara hep birlikte uymalıyız. bu süreci kısaltmak için yapmamız gereken kısıtlamalara ve tedbirlere uymak gerekiyor.
aşı tedariki önümüzdeki 2 ay için güçleşiyor ancak sonrasında aşı bolluğu yaşanması bekleniyor. sputnik v aşısından 6 ay içerisinde 50 milyon doz almak üzere anlaştık. ilk sevkiyat mayıs ayı içinde gerçekleşecektir. ayrıca bu aşının ülkemizde üretilmesi için de teknoloji transferi yapılacaktır.
haziran ayı itibarıyla da biontech aşısının teslim alınan miktarı 30 milyonu geçmiş olacak. biontech aşısının iki dozu arasındaki sürenin 6-8 hafta olarak uygulanmasına karar verilmiştir. bugün yaptığımız bilim kurulu toplantısında aşıyı geliştiren prof. dr. uğur şahin hocamızın da görüşünü alarak biontech aşısının iki dozunun uygulanması arasındaki sürenin 6-8 hafta olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
yerli gücümüz yerli aşılarımız sahaya çıkmaya hazırlanıyor.
yerli inaktif aşımız faz ıı denemelerini tamamladı. sonuçların değerlendirilmesini takip eden önümüzdeki birkaç gün içinde faz ııı denemelerinin hazırlıkları başlayacaktır. bu yaygın kullanım öncesi son aşamadır.
ikinci inaktif aşımız ise ankara şehir hastanesi klinik araştırma merkezinde faz ı aşamasına başlamış ve ilk gönüllülerinin aşılanmasını tamamlamıştır.
faz ı çalışması devam eden bir diğer aşı adayımız olan virüs benzeri parçacık aşısı ise ilk gönüllülerinin tamamını aşılamış durumdadır. mayıs ayı sonunda faz ıı çalışmasına geçilmesi hedeflenmektedir.
ıntranazal uygulanacak aşı adayımız için ise faz ı çalışması için araştırma ürünü üretilmiştir. gerekli testler tamamlandıktan sonra faz ı çalışmasına başlanacak.
adenövirüs temelli vektör aşı adayımız ise üretilmiş ve faz ı aşamasına ulaşmıştır.
şu an ülkemizde en çok görülen mutasyon türü ingiltere varyantıdır. bunun yanında brezilya ve güney afrika varyantları da görülmüştü. son olarak istanbul’da 5 vatandaşımızda hindistan varyantı da gözlendi. ülkemizde bu varyant ilk kez görüldü ve vakalar izolasyon altında takip edilmektedir.
buradan
devamını gör...
kedi annesi
kedisini çocuğu gibi gören kadınların kendilerine ya da başkalarının kadınlara atfettiği sıfat.
kediyle ilgilenmek insan yavrusuyla ilgilenmekle eşit sayılır. maması, suyu, uyku vakti, aşısı, oyuncağı... kedilere de çocuk gibi muamele ettiğimiz için kedisi olan herkes kendini kedi annesi/babası olarak tanımlayabilir.
kediyle ilgilenmek insan yavrusuyla ilgilenmekle eşit sayılır. maması, suyu, uyku vakti, aşısı, oyuncağı... kedilere de çocuk gibi muamele ettiğimiz için kedisi olan herkes kendini kedi annesi/babası olarak tanımlayabilir.
devamını gör...
filmin yanına yakışan yiyecekler
sıcak çikolata ve patlamış mısır ikilisidir.
devamını gör...
normal sözlük'teki aile ortamı
akrabalarımın çoğunu sevmediğim için çok doğru önerme.
devamını gör...
thomas tuchel
kendileri bir zamanlar kariyerinden dolayı jürgen klopp'un veliahtı olarak görülüyordu ancak henüz o kadar başarılı değil. sebeplerinden birisi ise biraz oyuncular ile iletişim konusunda yaşadığı sıkıntılar olabilir. bunun altında yatan şey ise kendisinin inanılmaz derecede detaycı olmasından kaynaklanmaktadır. kendisinin chelsea dönemini naçizane değerlendirmeye çalışayım.
-öncelikle lampard sonrası chelsea tekrardan 3'lü savunma hattına geçti. bu yönü conte dönemiyle bir benzerlik göstermektedir. 3'lü stoperin merkezinde thiago silva var, bu tarz savunma kurgusu için merkez stoper olarak oldukça ideal bir isim ancak rüdiger'e biraz daha dikkat etmek gerekir. bu arkadaşın atletizmi iyi ve bazı chelsea hücümlarında rakip ceza sahasına kadar girdiğini görebilirsiniz. azpilicueta ise gerçekten değişik bir arkadaş. adamın sağ bek mi sağ stoper mi olduğu hiç belli değil, öyle ki bu sağ kanat beklerinin daha çok çizgiyi kullanmasına yol açıyor.* yani bu chelsea hücumlarının dikine ve geniş bir alana yayılmasına yol açıyor. marcos alonso sadece 3'lü savunma hattında bek olabilir, o sebepten tam onun formasyonu bu.*
- tuchel geldikten sonra kovacic ve jorginho'nun oyunu inanılmaz değişti. bu arkadaşlar özellikle şimdi daha dikine paslar ve koşular ile rakip ceza sahasında daha efektif hale geldi. az önce bahsettiğim şeyi* bu arkadaşlar inanılmaz destekliyor. ayrıca ziyech'in de öldürücü paslarını da unutmamak gerekir.
-şu an için en büyük sorun bence santrafor gibi görünüyor. werner atletizmi ve boş alanlara attığı koşular ile öne çıkan bir oyuncu ancak bitiriciliğini biraz yetersiz buluyorum. abraham ve giroud bu seviye için yeterli değil bence. bir de havertz gerçeği var. adamın oynayabileceği pozisyon henüz bulunamadı. bir joao felix vakası olabilir.
chelsea - tuchel kimyası tutmuş gibi gözüküyor çünkü beklentiler bir tık daha düşük ve genç bir kadro var. uzun vadede oldukça iyi bir birliktelik olacağını düşünüyorum. adam hakikaten göze hoş gelen bir futbol oynatıyor.
-öncelikle lampard sonrası chelsea tekrardan 3'lü savunma hattına geçti. bu yönü conte dönemiyle bir benzerlik göstermektedir. 3'lü stoperin merkezinde thiago silva var, bu tarz savunma kurgusu için merkez stoper olarak oldukça ideal bir isim ancak rüdiger'e biraz daha dikkat etmek gerekir. bu arkadaşın atletizmi iyi ve bazı chelsea hücümlarında rakip ceza sahasına kadar girdiğini görebilirsiniz. azpilicueta ise gerçekten değişik bir arkadaş. adamın sağ bek mi sağ stoper mi olduğu hiç belli değil, öyle ki bu sağ kanat beklerinin daha çok çizgiyi kullanmasına yol açıyor.* yani bu chelsea hücumlarının dikine ve geniş bir alana yayılmasına yol açıyor. marcos alonso sadece 3'lü savunma hattında bek olabilir, o sebepten tam onun formasyonu bu.*
- tuchel geldikten sonra kovacic ve jorginho'nun oyunu inanılmaz değişti. bu arkadaşlar özellikle şimdi daha dikine paslar ve koşular ile rakip ceza sahasında daha efektif hale geldi. az önce bahsettiğim şeyi* bu arkadaşlar inanılmaz destekliyor. ayrıca ziyech'in de öldürücü paslarını da unutmamak gerekir.
-şu an için en büyük sorun bence santrafor gibi görünüyor. werner atletizmi ve boş alanlara attığı koşular ile öne çıkan bir oyuncu ancak bitiriciliğini biraz yetersiz buluyorum. abraham ve giroud bu seviye için yeterli değil bence. bir de havertz gerçeği var. adamın oynayabileceği pozisyon henüz bulunamadı. bir joao felix vakası olabilir.
chelsea - tuchel kimyası tutmuş gibi gözüküyor çünkü beklentiler bir tık daha düşük ve genç bir kadro var. uzun vadede oldukça iyi bir birliktelik olacağını düşünüyorum. adam hakikaten göze hoş gelen bir futbol oynatıyor.
devamını gör...
fakir depresyonu vs zengin depresyonu
fakir depresyonunda çay içersin, ağlasan bile sabah kalkıp işe gidersin. bakman gereken bir ailen vardır. ferdi tayfur ve müslüm gürses dinlersin. zengin depresyonunda ise baban seni saçından öper kahvaltıda portakal suyu içersin ve kafanı toparlaman için ailen seni amerika ' ya yollar.
devamını gör...
kolonya cumhuriyeti
başrolünde çağlar çorumlu ve büşra pekin’in olduğu 1 saat 50 dakikalık türk yapımı uzaylı komedi filmi.
çerezlik izlenir.
çerezlik izlenir.
devamını gör...
#osmancurtutuklansın
adaletin twitter üzerinden ya da diğer sosyal mecralardan arandığına kanıt niteliğindeki hastag. bu insanlıktan nasibini alamamış zat-ı muhterem öz yeğenine tecavüz etmiş sonra salınmıştır. serbest kaldığındaki düğünvari görüntüleri hepiniz izlemişsinizdir.
şimdi bu zat serbest kaldı diye göbek atan akrabaları aynı zamanda tecavüze uğrayan o kızcağızın da akrabaları değil mi? neye sevindiniz sayın akrabalar? bu tecavüzcü zatın serbest kaldığına mı? diğer akrabanız 17 yaşındaki kızcağızın tecavüze uğradığına mı?
hoş tutuklasan ne olacak? kaç yıl ceza vereceksin? cezanın 3'te 2'sini yatacak. o indirimi, bu indirimi, sen çok yattın açığa alalım, iyi hal falan derken bu zat 5 sene hapis yatsa ne olur, 50 sene hapis yatsa ne olur? olan gencecik o kızcağıza oldu.
şimdi bu zat serbest kaldı diye göbek atan akrabaları aynı zamanda tecavüze uğrayan o kızcağızın da akrabaları değil mi? neye sevindiniz sayın akrabalar? bu tecavüzcü zatın serbest kaldığına mı? diğer akrabanız 17 yaşındaki kızcağızın tecavüze uğradığına mı?
hoş tutuklasan ne olacak? kaç yıl ceza vereceksin? cezanın 3'te 2'sini yatacak. o indirimi, bu indirimi, sen çok yattın açığa alalım, iyi hal falan derken bu zat 5 sene hapis yatsa ne olur, 50 sene hapis yatsa ne olur? olan gencecik o kızcağıza oldu.
devamını gör...
her tarafı yara bere içinde bir insan olmak
öncelikle başlığın açılması amacı üstünü örtmeye çalıştığımız ve belki de utandığımız o yaraların aslında gizlenmemesi gereken ve bizi biz yapanlar olduğunu anımsatmaktır. kaldı ki zaten unutmamalıydık onları. çünkü eşsizdirler.
geçmişte çokca yaramazlığa da delalet etmektedir evet. *
beş ameliyattan, kırkın üzerinde dikişten, dikilememiş kesik yaralardan, ince ince yanıklarım ile buradayım.
aramızda onlarla barışmamış olanlar var ise sizleri barıştırmak için geldim. hayır hayır benimkiler ile değil. swh*
buradayız ve bunlarla öleceğimiz güne değin birlikte yaşayacağız. hadi onlarla barışın dediğim başlıktır.
geçmişte çokca yaramazlığa da delalet etmektedir evet. *
beş ameliyattan, kırkın üzerinde dikişten, dikilememiş kesik yaralardan, ince ince yanıklarım ile buradayım.
aramızda onlarla barışmamış olanlar var ise sizleri barıştırmak için geldim. hayır hayır benimkiler ile değil. swh*
buradayız ve bunlarla öleceğimiz güne değin birlikte yaşayacağız. hadi onlarla barışın dediğim başlıktır.
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
devamını gör...
dünyamızı değiştiren on iki hastalık
ırwın w. sherman'ın yazmış olduğu bu kitabın mesajı oldukça net: geçmiş salgınları anlamak, gelecekteki salgınlara daha iyi hazırlanmamızı sağlayabilir.
hep beraber bir pandemiye tanıklık ettiğimiz bu zor günlerde ben de okumalarıma bir salgın tarihi kitabı eklemek istedim. öncelikle kitap oldukça kapsamlı.
genel olarak kitap on iki başlık altında toplanmış. sırasıyla: porfiri, hemofili, irlanda patates mantarı, kolera, çiçek, hıyarcık vebası, frengi, verem, sıtma, sarıhumma, grip, aids.
kitap sadece salgın tarihi üzerine bir yorum değil sonuçları açısından da mükemmel bir değerlendirme sunuyor. örneğin hemofilinin, avrupa'da monarşinin bitmesinin en büyük sebebi olması gibi. bir diğer örnek olarak irlanda patates mantarının tüm irlanda'yı göçe sürüklemesi ve şuan ki abd halkının onda birinin irlanda kökenli olması sonucu gibi.
salgının sebebi, gelişimi, sosyal ve kültürel sonuçları gibi alt dallar ile hazırlanmış bu kitap kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum. özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde aslında bizlere çokça şey gösterecektir bu kitap. eğer bir araştırma kitabı meraklısıysanız bu kitap tam size göre. bolca altı çizilecek, üzerine araştırma yapılması gerekecek bilgi mevcut.
bugünü anlayabilmek için geçmişe bakmamız gerek. bu kitap da bizi yaşanmış salgın yıllarında bir gezintiye çıkarıp, insanlık için bu salgının ne ilk ne de son olduğunu gösterecek.
hep beraber bir pandemiye tanıklık ettiğimiz bu zor günlerde ben de okumalarıma bir salgın tarihi kitabı eklemek istedim. öncelikle kitap oldukça kapsamlı.
genel olarak kitap on iki başlık altında toplanmış. sırasıyla: porfiri, hemofili, irlanda patates mantarı, kolera, çiçek, hıyarcık vebası, frengi, verem, sıtma, sarıhumma, grip, aids.
kitap sadece salgın tarihi üzerine bir yorum değil sonuçları açısından da mükemmel bir değerlendirme sunuyor. örneğin hemofilinin, avrupa'da monarşinin bitmesinin en büyük sebebi olması gibi. bir diğer örnek olarak irlanda patates mantarının tüm irlanda'yı göçe sürüklemesi ve şuan ki abd halkının onda birinin irlanda kökenli olması sonucu gibi.
salgının sebebi, gelişimi, sosyal ve kültürel sonuçları gibi alt dallar ile hazırlanmış bu kitap kesinlikle okunmalı diye düşünüyorum. özellikle içinde bulunduğumuz şu dönemde aslında bizlere çokça şey gösterecektir bu kitap. eğer bir araştırma kitabı meraklısıysanız bu kitap tam size göre. bolca altı çizilecek, üzerine araştırma yapılması gerekecek bilgi mevcut.
bugünü anlayabilmek için geçmişe bakmamız gerek. bu kitap da bizi yaşanmış salgın yıllarında bir gezintiye çıkarıp, insanlık için bu salgının ne ilk ne de son olduğunu gösterecek.
devamını gör...
deliksiz uyku
uyku süresi boyunca hiç uyanılmayan uzun uyku.
devamını gör...
pedlerin siyah poşete koyulması
örümcek beyinli yobazların icat etmiş oldukları hadise. böyle bir yer gördüğünüzde oradan alışveriş falan yapmayın batsın bağnaz yobazlar.
devamını gör...
yazarlardan riyakarlık örnekleri
devamını gör...
bir mekanın kazıkçı olduğunu gösteren detaylar
fiyatın yazmaması. menüyü açıyorsun, o da ne? fiyat yazmıyor.
kalk git valla.
kalk git valla.
devamını gör...
kırpık
susam sokağı’nda çöp tenekesi içinde yaşayan, sürekli konuşan ve benim o zamanlarda kurbağaya benzettiğim, çok bilmiş, sevimli, kurgusal kukla karakter.
devamını gör...
