haziran ayında 20 yaş üstü herkes aşılanacak
durumun turizm sezonuyla alakalı olduğunu düşünenler hem haklılar hem de haksızlar.
turizmciyim, 2019 kasım ayından beri sadece 60 gün çalıştık. diğer tüm sektörler ya full çalıştılar ya da aralıklı çalıştılar ama çalıştılar ve sofralarına yemek koyabildiler.
bizler kredi dahi alamıyoruz, bankalar yüksek risk grubunda görüyorlar. hibeler ise komedi gibi. para lazım, para için aşılanma lazım, aşılanma yoksa turist yok.
gelelim yanıldıkları kısma. ruslar şu an için gelmeyecek, birleşik krallıktan turist gelmesi ise şu an için imkansız. ruslar hem covid hem de politik sebeplerle ambargo uyguluyorlar. 9 milyon rus turiste elveda dedik diyeceğiz, bu durum otelcileri zor duruma sokacaktır. diğer esnaf için olsa da olur olmasa da olur.
birleşik krallıktan gelecek turistler için durum biraz vahim, birleşik krallığın bizi seyahat edilebilir ülkeler listesine alabilmesi için haftalık vaka sayısının yüzbin kişide, altmış beş kişinin altında olması gerekir (yanılmıyorsam). ingilterede bilim kurulu gibi bir kurul var, bunlar haftalık toplanıp yeşil ülkeler listesi hazırlıyorlar ve bu listeye bizim ağustostan önce girebilme şansımız yok.
gelelim turizm politikasında yaptığımız hataya. tüm ülkeyi aşıladığımızı varsayalım. gelen turistten aşı kartı ve pcr testi istemiyoruz. işte dananın kuyruğu burada kopuyor. biz covid çorbası bir ülke haline geliyoruz.
gelen turist, süper yayıcı mı, hasta mı, değil mi bilmiyoruz. varsayalım x ülkesindem süper yayıcı bir turist geldi. 1000 yataklı bir otelde konaklıyor, otelde de ingiliz, alman, hollandalı, ukraynalı, polonyalı, slovak turistler olsun.
bu x turist diğer turistlerle restoranda yemek yiyecek, aynı havuza girecek, aynı barda içecek, aynı şezlonga yatacak.
tamam türkü aşıladın biz yırttık varsayalım.
diğer turistler ne olacak?
hepsi birbirinden kapıp ülkesine taşıyacak.
sen daha sezonu açtım dediğin gün geri dönen ilk turist kafilesi içerisindeki bir tek covidli çıkması halinde herkes ülkelerini türkiyeye kapatacak.
turizm işi ciddi iştir, lakin bizim bakanlıklar sadece vatandaşı aşılayarak problemi çözeceğini zannedecek kadar sığ düşünüyorlar.
gelen turisten aşı kartı ve pcr testi istemek akıllarına gelmiyor.
çok basit bir örnek de vereyim, birleşik krallık hindistan varyantı için bizi suçluyor.
haklılar. neden haklılar?
mart nisan aylarında ingiltereden hindistana giden hint vatandaşlarına ingiltere dönüşte karantina uyguluyordu ama türkiyeden dönenlere karantina uygulanmıyordu. hintli de klasik kurnazlığını yapıyor, hindistandan dönerken türkiyede 10 gün konaklıyor, türkiyeden ingiltereye uçuyordu. dolayısıyla karantinaya girmeden ingiltereye giriyorlardı. böylece hindistan varyantını hem ülkemize taşıdık hem de ingiltere ile arasında köprü kurduk.
ingilterenin uyarısıyla hindistandan gelenlerden pcr testi istemeye başladık.
yani işler turizm için kötü, sığ adamlar önünü arkasını düşünmeden kararlar alıyorlar ve bu nedenle turizm falan olur mu bu sene kimse bilmiyor.
benim oyum bu önlemlerle turizm falan olmayacağı.
turizm için vatandaşları aşılıyorlar derken bir kez daha düşünün.
turizmciyim, 2019 kasım ayından beri sadece 60 gün çalıştık. diğer tüm sektörler ya full çalıştılar ya da aralıklı çalıştılar ama çalıştılar ve sofralarına yemek koyabildiler.
bizler kredi dahi alamıyoruz, bankalar yüksek risk grubunda görüyorlar. hibeler ise komedi gibi. para lazım, para için aşılanma lazım, aşılanma yoksa turist yok.
gelelim yanıldıkları kısma. ruslar şu an için gelmeyecek, birleşik krallıktan turist gelmesi ise şu an için imkansız. ruslar hem covid hem de politik sebeplerle ambargo uyguluyorlar. 9 milyon rus turiste elveda dedik diyeceğiz, bu durum otelcileri zor duruma sokacaktır. diğer esnaf için olsa da olur olmasa da olur.
birleşik krallıktan gelecek turistler için durum biraz vahim, birleşik krallığın bizi seyahat edilebilir ülkeler listesine alabilmesi için haftalık vaka sayısının yüzbin kişide, altmış beş kişinin altında olması gerekir (yanılmıyorsam). ingilterede bilim kurulu gibi bir kurul var, bunlar haftalık toplanıp yeşil ülkeler listesi hazırlıyorlar ve bu listeye bizim ağustostan önce girebilme şansımız yok.
gelelim turizm politikasında yaptığımız hataya. tüm ülkeyi aşıladığımızı varsayalım. gelen turistten aşı kartı ve pcr testi istemiyoruz. işte dananın kuyruğu burada kopuyor. biz covid çorbası bir ülke haline geliyoruz.
gelen turist, süper yayıcı mı, hasta mı, değil mi bilmiyoruz. varsayalım x ülkesindem süper yayıcı bir turist geldi. 1000 yataklı bir otelde konaklıyor, otelde de ingiliz, alman, hollandalı, ukraynalı, polonyalı, slovak turistler olsun.
bu x turist diğer turistlerle restoranda yemek yiyecek, aynı havuza girecek, aynı barda içecek, aynı şezlonga yatacak.
tamam türkü aşıladın biz yırttık varsayalım.
diğer turistler ne olacak?
hepsi birbirinden kapıp ülkesine taşıyacak.
sen daha sezonu açtım dediğin gün geri dönen ilk turist kafilesi içerisindeki bir tek covidli çıkması halinde herkes ülkelerini türkiyeye kapatacak.
turizm işi ciddi iştir, lakin bizim bakanlıklar sadece vatandaşı aşılayarak problemi çözeceğini zannedecek kadar sığ düşünüyorlar.
gelen turisten aşı kartı ve pcr testi istemek akıllarına gelmiyor.
çok basit bir örnek de vereyim, birleşik krallık hindistan varyantı için bizi suçluyor.
haklılar. neden haklılar?
mart nisan aylarında ingiltereden hindistana giden hint vatandaşlarına ingiltere dönüşte karantina uyguluyordu ama türkiyeden dönenlere karantina uygulanmıyordu. hintli de klasik kurnazlığını yapıyor, hindistandan dönerken türkiyede 10 gün konaklıyor, türkiyeden ingiltereye uçuyordu. dolayısıyla karantinaya girmeden ingiltereye giriyorlardı. böylece hindistan varyantını hem ülkemize taşıdık hem de ingiltere ile arasında köprü kurduk.
ingilterenin uyarısıyla hindistandan gelenlerden pcr testi istemeye başladık.
yani işler turizm için kötü, sığ adamlar önünü arkasını düşünmeden kararlar alıyorlar ve bu nedenle turizm falan olur mu bu sene kimse bilmiyor.
benim oyum bu önlemlerle turizm falan olmayacağı.
turizm için vatandaşları aşılıyorlar derken bir kez daha düşünün.
devamını gör...
doğukan ile mücadele timi
uludağ sözlükte 200 tane hesabı vardı arkadaşımızın.
sözlükte kadın sandığımız 5 kadın görünümlü hesabın arkasında da kendileri varmış meğerse.
çok ilginç bir arkadaşımız. dikkatli olmak gerekir.
sözlükte kadın sandığımız 5 kadın görünümlü hesabın arkasında da kendileri varmış meğerse.
çok ilginç bir arkadaşımız. dikkatli olmak gerekir.
devamını gör...
neden kaybederiz sorunsalı
bazen gücümüz, imkanlarımız yetmez.
bazen yeterince çabalamamışızdır.
bazen yer, zaman veya şartlar uygun değildir.
bazen kaybetmek hayrımızadır da bilmeyiz.
bazen umursamayız, bıkmışızdır, gözden çıkarırız.
bazen fedakarlık gerekir kaybederiz
bazen de "sadece" kaybederiz.
nedenler uzar gider. peki senin nedenin ne?
bazen yeterince çabalamamışızdır.
bazen yer, zaman veya şartlar uygun değildir.
bazen kaybetmek hayrımızadır da bilmeyiz.
bazen umursamayız, bıkmışızdır, gözden çıkarırız.
bazen fedakarlık gerekir kaybederiz
bazen de "sadece" kaybederiz.
nedenler uzar gider. peki senin nedenin ne?
devamını gör...
32 yaş sendromu
varsa bir sendromun alırım ey 32 yaş! demek istesem de, bugün veda ettiğim yaştır. hoş kal 32, merhaba 33.
(bkz: bugün benim doğum günüm)
(bkz: bugün benim doğum günüm)
devamını gör...
dünyanın en gizemli olayları
(bkz: hugo'da küfreden çocuk)
devamını gör...
skyrim'in köyünü kendi köyünden iyi bilen tip
bir zamanlar benimdir. oynamayalı oldukça uzun bir zaman geçtiğinden, hepsini unuttum sözlük ama gerzek gta şifreleri ve granüllü endoplazmik retikulum* hâlâ aklımda anasını satayım; nasıl bir travma geçirdiysem artık.
ama oyun bilgisayarımı alır almaz tekrar ben olacağım bu güzide tip inş.*
bu arada skyrim'de ilk defa bir köy ziyareti gerçekleştirecek olan değerli gamer arkadaşlar için naçizane bir tavsiye bırakmak istiyorum buraya. arkadaşlar sakın ola şeytana uyup da, misafir olarak gittiğiniz köydeki gariban köylülerin tavuklarını kesmek gibi bir gaflet, dalalet ve hıyanet içersinde bulunmayın. sonrasında ayaklarınız kıçınıza vura vura oradan topuklamak zorunda kalırsınız benden söylemesi.* iş işten geçtikten sonra da o çok güvendiğiniz fus ro dah falan da kurtaramaz götünüzü; counter strike'a döner ortalık zira.*
ama oyun bilgisayarımı alır almaz tekrar ben olacağım bu güzide tip inş.*
bu arada skyrim'de ilk defa bir köy ziyareti gerçekleştirecek olan değerli gamer arkadaşlar için naçizane bir tavsiye bırakmak istiyorum buraya. arkadaşlar sakın ola şeytana uyup da, misafir olarak gittiğiniz köydeki gariban köylülerin tavuklarını kesmek gibi bir gaflet, dalalet ve hıyanet içersinde bulunmayın. sonrasında ayaklarınız kıçınıza vura vura oradan topuklamak zorunda kalırsınız benden söylemesi.* iş işten geçtikten sonra da o çok güvendiğiniz fus ro dah falan da kurtaramaz götünüzü; counter strike'a döner ortalık zira.*
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
vesayre (-), vesaire (+)
devamını gör...
karda sigara içmek
çok zevklidir lan. o göt kesen havanın soğukluğunu bile alıveriyor. bir de kış günü balkonda titreye titreye sigara içmek var, onu da çok severim mesela. kış mevsiminde yapılan her iş zevklidir bana göre, yaz mevsiminden daha çok seviyorum bu mevsimi kim ne derse desin anasını keseyim.
kar yağsa keşke, özledim vallahi o bembeyaz görüntüyü. ah ah…
kar yağsa keşke, özledim vallahi o bembeyaz görüntüyü. ah ah…
devamını gör...
ben robot değilim testinden geçememek
geçemediğim için robotsam kendime robotum ulan, kime ne zararım dokundu su zamana kadar diye bağırmıştım bi keresinde,işte olmam ve insanların bana gene neye kızdı acaba bakışları dışında sorun yok
devamını gör...
dövme sanatçısı
#bilgi
sanılanım aksine (bkz: dövmeci) diye bir meslek yoktur, dövme satışı yapmadığı için bu işi üreten kişiye dövme sanatçısı denir. benim de içinde bulunduğum stresli, dışarıdan kolay gözükse bile her meslek gibi artıları ve eksileri olan meslek grubu. öncelikle genel kültür olarak bir dövme sanatçısı, genellikle "dövme dükkanı", "dövme stüdyosu" veya "dövme salonu" adı verilen yerleşik bir işte kalıcı dekoratif dövmeler uygulayan bir kişidir. dövme sanatçıları genellikle zanaatlarını eğitimli ve deneyimli bir akıl hocası altında çıraklık yaparak öğrenirler.bu meslekte ki en önemli şey çıraklık eğitimidir. bir süre stüdyoda bazen para almadan bazen para alarak çıraklık yaparsınız, bu dönemde suni deri üzerinde denemeler yaparsınız, ortamı öğrenirsiniz hijyen koşullarını, müşteriyle nasıl konuşmanız gerektiğini kısacası temel bilgileri edinirsiniz ve bol bol pratik yaparsınız.türkiyede resmi bir dövme sanatçısı olmak istiyorsanız ustalık kalfalık denilen 2 aşamalı sınavı geçmeniz gerekir.
mesleğin artıları ( bence ) ;
çalışma saatleri tamamen esnektir, müşterinizi seçebilirsiniz, güzel parası olan bir meslektir, diğer iş gruplarına göre “müşteri” ile arkadaş olabilirsiniz, çok tatlı müşterileriniz olursa size şirin hediyeler bile getirebilirler, yapması keyifli olan bir meslektir, kulağa havalı gelir.
mesleğin eksileri ( bence ) ;
her meslek gibi çıraklık döneminde söndürülme ihtimaliniz vardır, ilk zamanlar para kazanmak zordur, hata payınız olmaz, soğuk kanlı olmalısınız yaptığınız işin geri dönüşü olmaz, çok insan tanıdığınız için “dızzo” tiplerle uğraşabilirsiniz. aileler hoş görmez, kız istemede yada erkek arkadaşın ailesiyle tanışırken pek hoş görülmez.
sanılanım aksine (bkz: dövmeci) diye bir meslek yoktur, dövme satışı yapmadığı için bu işi üreten kişiye dövme sanatçısı denir. benim de içinde bulunduğum stresli, dışarıdan kolay gözükse bile her meslek gibi artıları ve eksileri olan meslek grubu. öncelikle genel kültür olarak bir dövme sanatçısı, genellikle "dövme dükkanı", "dövme stüdyosu" veya "dövme salonu" adı verilen yerleşik bir işte kalıcı dekoratif dövmeler uygulayan bir kişidir. dövme sanatçıları genellikle zanaatlarını eğitimli ve deneyimli bir akıl hocası altında çıraklık yaparak öğrenirler.bu meslekte ki en önemli şey çıraklık eğitimidir. bir süre stüdyoda bazen para almadan bazen para alarak çıraklık yaparsınız, bu dönemde suni deri üzerinde denemeler yaparsınız, ortamı öğrenirsiniz hijyen koşullarını, müşteriyle nasıl konuşmanız gerektiğini kısacası temel bilgileri edinirsiniz ve bol bol pratik yaparsınız.türkiyede resmi bir dövme sanatçısı olmak istiyorsanız ustalık kalfalık denilen 2 aşamalı sınavı geçmeniz gerekir.
mesleğin artıları ( bence ) ;
çalışma saatleri tamamen esnektir, müşterinizi seçebilirsiniz, güzel parası olan bir meslektir, diğer iş gruplarına göre “müşteri” ile arkadaş olabilirsiniz, çok tatlı müşterileriniz olursa size şirin hediyeler bile getirebilirler, yapması keyifli olan bir meslektir, kulağa havalı gelir.
mesleğin eksileri ( bence ) ;
her meslek gibi çıraklık döneminde söndürülme ihtimaliniz vardır, ilk zamanlar para kazanmak zordur, hata payınız olmaz, soğuk kanlı olmalısınız yaptığınız işin geri dönüşü olmaz, çok insan tanıdığınız için “dızzo” tiplerle uğraşabilirsiniz. aileler hoş görmez, kız istemede yada erkek arkadaşın ailesiyle tanışırken pek hoş görülmez.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
" olmayacak " denilenlere bir nevi inat olarak sonunun evliliğe kadar gitiği görülen durum.
gerçekten sadık bir insansanız ve karşınızdaki de öyle ise hiçbir şekilde sorun olmayan ilişki türüdür.
gerçekten sadık bir insansanız ve karşınızdaki de öyle ise hiçbir şekilde sorun olmayan ilişki türüdür.
devamını gör...
ernest hemingway
dünya edebiyatında maço tanımına en çok uyan amerikalı romancıdır.

hemingway büyüktür. edebiyat tanrılarından biridir ama ben bu tanımda onun edebi eserlerinden bahsetmeyi düşünmüyorum. belki değinir geçeriz ama asıl konumuz sadece ve sadece hemingway ve hemingway laneti.
öncelikle hemingway kadın düşmanı değildi ama tam bir maço idi. bütün zamanı erkeksi bulduğu şeylerle uğraşmakla geçerdi. mesela büyük yazar av tutkunuydu; boks yapar, izler ve maçlarda hakemlik yapardı, savaş muhabirliği yapıp kendini silahlarını ortasına atar, boğa güreşlerine bayılırdı.
hayatı boyunca hastalıklardan ve yaranlamalardan kurtulamadı. hemokromatoz ve hipertansiyon onu çok zorlayan fiziksel hastalıklarken bir yandan da manik depresif ve paranoyak olması tuzu biberi olur.
bir de sürekli bir yerlerini kırmak için özel bir çaba gösterir gibi davranmasıyla kırılmadık yeri kalmamıştır. köpekbalığı avında kendini vurması, savaşta vurulması ve kafatasını kırması da cabası.
ernest hemingway 62 yaşında bir av tüfeği ile kendini vurduğunda hem nobel ödülü hem de pulitzer ödülü kazanmış bir yazardı.
hemingway intihar lanetini başlatan kişi değildi. dedesi de bir av tüfeği ile intihar etmişti. daha sonra yazarın babası ve iki kardeşi daha aynı yöntemle intihar eder. ama lanet bitmez ve günümüze kadar devam eder. 1998 yılında da torunu tam yazarın öldüğü gün intihar ederek laneti geleceğe taşır.
yazarın intiharının nedeni depresyon değildir. o ölümü seçmiştir. hayatı boyunca azrail ile bir savaş halinde olan yazar meleğin kazanmasına izin vermeyip kendi işini kendisi görmüştür.

hemingway büyüktür. edebiyat tanrılarından biridir ama ben bu tanımda onun edebi eserlerinden bahsetmeyi düşünmüyorum. belki değinir geçeriz ama asıl konumuz sadece ve sadece hemingway ve hemingway laneti.
öncelikle hemingway kadın düşmanı değildi ama tam bir maço idi. bütün zamanı erkeksi bulduğu şeylerle uğraşmakla geçerdi. mesela büyük yazar av tutkunuydu; boks yapar, izler ve maçlarda hakemlik yapardı, savaş muhabirliği yapıp kendini silahlarını ortasına atar, boğa güreşlerine bayılırdı.
hayatı boyunca hastalıklardan ve yaranlamalardan kurtulamadı. hemokromatoz ve hipertansiyon onu çok zorlayan fiziksel hastalıklarken bir yandan da manik depresif ve paranoyak olması tuzu biberi olur.
bir de sürekli bir yerlerini kırmak için özel bir çaba gösterir gibi davranmasıyla kırılmadık yeri kalmamıştır. köpekbalığı avında kendini vurması, savaşta vurulması ve kafatasını kırması da cabası.
ernest hemingway 62 yaşında bir av tüfeği ile kendini vurduğunda hem nobel ödülü hem de pulitzer ödülü kazanmış bir yazardı.
hemingway intihar lanetini başlatan kişi değildi. dedesi de bir av tüfeği ile intihar etmişti. daha sonra yazarın babası ve iki kardeşi daha aynı yöntemle intihar eder. ama lanet bitmez ve günümüze kadar devam eder. 1998 yılında da torunu tam yazarın öldüğü gün intihar ederek laneti geleceğe taşır.
yazarın intiharının nedeni depresyon değildir. o ölümü seçmiştir. hayatı boyunca azrail ile bir savaş halinde olan yazar meleğin kazanmasına izin vermeyip kendi işini kendisi görmüştür.
devamını gör...
poseidon’s kiss
koca tanrının düşürüldüğü hallere bak, cık cık.
devamını gör...
yapınca herkes sana bakıyormuş gibi hissettiren eylem
kalabalık bir caddede elinde çiçekle yürümek.
devamını gör...
sözlüğe sadece okumak için kaydolup yazmadan duramayanlar
sözlüğü sadece okuyup yazmamayı düşünenlerin yapamadığı davranıştır. yazın arkadaşlar yazın özellikle bir süre sonra ulan bunları ben mi yazdım ne güzel düşünüyormuşum dersiniz . size daha önce yazma fırsatı verilmediği için kendinizi yeniden tanımış olursunuz. sevdiğim bir yazar olan hakan günday diyor ya yazmak düşünmenin en iyi yolu aynen öyle işte yazın bol bol kendinizi tanıyın keşfedin.
devamını gör...
herkes hoşlandığı sözlük yazarını itiraf etsin etkinliği
sanırım ivanmilinski'ye aşkımı itiraf edebileceğim başlık bu.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
aferin güzel kızım* çok cesaretlisin. hayatın tüm zorluklarına pes etmeden göğüs geriyorsun. hep direniyorsun hiç bir kuvvet seni yıldırmıyor. her istediğini elde ediyorsun. asla motivasyonun düşmüyor. allahım şahane bir şeysin..*
devamını gör...
aniden gelen sebepsizce uzaklara gitme isteği
bu yasaklı zamanda nereye gidebileceğini merak ettiğim yazar tanımı.
salondan banyoya ya da mutfaktan yatak odasına gidilebilir anca.
salondan banyoya ya da mutfaktan yatak odasına gidilebilir anca.
devamını gör...

