kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çevresinde ki insana kimseyi hayatının merkezine koyma, kimseyi çok ciddiye alma demek için icat edilmiş kamu spotudur.
oldu canım ben mesajı aldım, de geç öteye.
devamını gör...

açık ve alenen hakaret edip silip tekrar hakaret niteliğinde yazıp ve tekrar hızını alamayıp tekrar hakaret eden yazarlar var.

bu yazarlarda gündeme gelme çabası içindedir ne yazık.
devamını gör...

her şeyi tek başına başarabilirsin hissi verir ve başarırsın da tüm olumsuzluklara ve inanmayışlara rağmen.
devamını gör...

sidik yarışı.
zamanında denetlemeye gelen memurlara kimlik sorduğum için 19bin lira ceza yemiştim, ister inanın ister inanmayın ve itiraz için gitigim devlet dairesinde görüştüğüm amire cezanın nedenini sorduğumda, adam cevabı biz aslında bu maddeler için ceza yazma yiz,ama gelen arkadaşlar yazmış. yani keyfi ceza hiç bir eksiğim yoktu ve eksik yazdıkları onların önünde yapılmıştı süre bile istenmedi.
"yani bu ülkede her hangi bir memura kimlik sorduğunuzda, küfür etkisi yapıyor"
ben işveren değilim cezayı işveren ödedi ama ben kendimi suçlu his ettim.
devamını gör...

hesaplayan adamlarda bugünün konuğu benim efendim.

öncelikle sözlüğü kurmuş olmasına rağmen onun da bir kullanılabilir karma puanı var. aslında amacım arka planda karma yolsuzluğu yapılıp yapılmadığına bakmaktı. ve öğrendim ki yapılmıyormuş. şimdi hesap zamanı;


-kişisel ileti:500
-gizli gezinme:500
-takipçileri gör*:1500
toplam:2500

şimdi rozetlere gelelim.
-her şey çok güzel olacak:500
-snatch:500
-the doors:5000
-breaking bad:1500
toplam:7500

toplam karma:13301.5
kullanılmış karma puanı:10000
kalan:3301.5

yani kullanılabilir karma puanı 3301.5 muş.

bugünde hesapladık elham.

yoldaşın tepkisi ektedir*
devamını gör...

1 paket sigara ve 1 adet engelli kartım. nakit param yok.
devamını gör...

rezilliğin portresidir.

ülke vatandaşını bu kadar aptal yerine koyan başka ülke yoktur. ayıp.
devamını gör...

telepati sözcüğü yunancadan türetilmiştir. yunanca "tele" sözcüğü uzak anlamınına gelip "pathos" sözcüğü de duygu anlamına gelir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

telepatik yeteneği gelişmiş insanların düşünceleri yoğunlaştırılarak diğer bir kişi ile iletişime geçilebilir. telepatik iletişimde yoğun bir biçimde bir şey düşünen kimsenin beyninde algılanabilmektedir. insanlar sadece konuşarak anlaşmaz. telepati yoluyla iletilmek istenen mesajlar zihinde şekillenerek iletilmek istenen kişiye aktarılır. bu sayede konuşmadan karşımızdaki insana bir takım bilgiler aktarabiliriz.

telepati türleri


gizli yada gecikmeli telepati : etkinin gönderilmesi ile alınması arasında belirli bir sürenin geçtiği, enformasyon aktarımı .

prekognitiv telepati : insanların zihinsel durumun geleceği hakkında edinilen enformasyon aktarımıdır.

hareki yada heyecansal telepati : uzaktan etkileme olarak da bilinen, bir kimsenin hareketlerine ilişkin duyum aktarımı.

yüksek şuur (üst şuur) telepatisi : yüksek bilgiler ve ortak bilgelik için yüksek şuur haline geçiş söz konusudur.
devamını gör...

attila ilhan lili marlen türküsü, o mahur beste
devamını gör...

çoğu kişinin şımarıklık sandığı ama aslında psikolojik olan bir durum. ne kadar kötü bir şey olduğunu sadece yaşayanlar bilir.
devamını gör...

ne zaman dedemlere gitsem bu kedi çatıda bekliyordu, dedem balkona yemek koyunca alışmış tavan arasına da uyumaya geliyormuş ılık olurdu orası. gel gör ki 3 yıl önce bir mart günü muhtelemen dişi kediler uğruna evi terk etti, bunlar da çektiğim son fotoğraflar. tüyleri pofuduk pofuduktu boynunun altındaki tüyleri çok seviyordum. şişko.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aman ali rıza bey,tadımız kaçmasın.
devamını gör...

şehirdeki aksaklıkları tatlı sert bir dille kaleme alma geleneğini başlatan yazardır. şehir mektupları başlıklı yazıları görevlerini hakkıyla yapmayan zabıta kuvvetleriyle giriştiği kavganın belgesi niteliğindedir.
bu geleneği günümüzde sürdüren ise trafik ihlali yapan araçların plakasını inatla ve ısrarla teşhir eden hıncal uluç'tur.
devamını gör...

''bizim köyde adalet ablamız var'' diyen trabzon'da yıllarca kafe işleten ibrahim odabaş, '' namuslu bir şekilde batık '' afişi asarak işletmesini satışa çıkarma hadisesi.
dükkânı önünde eylem de yapan esnafın şunları söyledi:

namuslu bir şekilde battık derken devletimizin koyduğu kurallara uyduk, hiçbir şekilde açmadık, bir şey yapmadık. ama yapmadığımız halde onlar söylenenin tam tersini yaptı. kongreler yaptı, kayak merkezini açtı. hiç alakası olmayan insanlar güzel yaşarken benim çalışan işçilerime bile maaş hacizleri geliyor şu anda.

pandemi sürecinde işyerimiz kapandı, bir lira destek alamadık. haberlerde söylenildiği gibi ‘halka para dağıttık’ ama ben o paradan hiçbir şey alamadım. berat albayrak’ın televizyonda yaptığı reklamlar gibi ‘her esnafımızın arkasında türkiye cumhuriyeti ve onun hazinesi vardır’ dediği yerde o hazineden bana bir çeyrek altın bile düşmedi. kredilerimiz vardı, eşimizin dostumuzun üstüne aldığımız. ödeyemedik. ödeyemediğimiz gibi de faizli para alarak ki devletimizden daha iyi o faizcilik yapanlar, sorumluluk sahibi olduğum arkadaşların üzerine aldığımız kredileri ödedik.

televizyonda konuşulurken her şey çok farklı, toz pembe. biz kepenk kapatmadık. güllük gülistanlık. evimize ekmek alıyoruz. ama onlar bilmez, cuma günleri karantinaya girerken biz iki günlük süreçte evimize nasıl ekmek alacağız? 100-200 tl cebimize nakit para bizde yokken, kredi kartları patlamışken, icralar üst üste gelirken. onların hiçbirinin haberi yok. seçim zamanları kapı kapı dolaşan insanlar neredeydiniz. labeleb salonları doldururken, koskoca 450 metrekare işyerindeki oturan iki kişi. daha geçen cumartesi kapalı işyerinde otururken, polis ışıkları açıp kapalı işyerine girip bana ceza yazdı. bana o cezayı yazan polis neden bunu ak parti kongrelerinde kimseye yazmadı. adaletse nerede adalet, adalet kalkınma partisi. adalet türkiye’de sadece kadın ismidir, bizim köyde de var bir adalet ablamız.



devamını gör...

göğün açık olduğu zamanlarda mutlaka başım yukarıdadır.

skyview adında bir uygulama var, konum servislerini açıp gözle seçebildiğiniz tüm yıldızların, gezegenlerin ve dünyanın etrafında turlar atan uzay istasyonunun yerini belirleyebiliyoruz: bu benim için mutluluk verici.

güneşin battığı yerde venüs göz kırpar, oldukça parlaktır hem.

venüs, jüpiter ve mars’ın nerede olduğunu tayin edebiliyorum program sayesinde.sirrius,vega, betelgeuse çok parlak olanlardan bazılarıdır.

evdekiler benim coşkumu paylaşmasa da ben yine gökyüzünün seyrine dalarım yaz geceleri.

çok sıkıldığım zamanlarda anneannem göğe bak, rahatlarsın, derdi.

gerçekten de işe yarar bu, belki de evrende küçük bir toz tanesi olduğumuzu anımsarız, kendimizi bu kadar büyük ve önemli görmeyi bırakırız, bencilliğimizi terkederiz.
devamını gör...

mizmar aralığı'nı genişleterek nefes almaya yardımcı olan kastır.
devamını gör...

türk futbolcuları arasında bir arda turancılık var, bir kavga etme tutkusu. paşalar siz futbol oynamak için para kazanıyorsunuz. şov adamı değilsiniz. burak yılmaz, sen arsız bir terbiyesizsin.
burak'ı aratmayacak bir çirkef yetişiyor, ülkemize hayırlı uğurlu olsun; irfancan kahveci...
maça giriş anında yüzünde bir farklılık hissettim, sanırım bıçak altına yatmadan, ufak müdahalelerle yüzünde değişiklik yaptırmış. keşke yüz güzelliğinden ziyada futbol kariyerine, iyi top oynayabilmek için çaba gösterebilse..... yaşı küçük, en iyi ihtimalle 6 yıl daha kendisine katlanacağız, umarım kötü karakterli abileri gibi çirkefliğiyle kazınmaz futbol tarihine.*
maçı seslendiren kişiye, en süslü küfürleri yürekten armağan ediyorum.
saçma sapan, kişisel ve abartılmış cümlelerle kulaklarımıza tecavüz etti.
halil dervişoğlu, bakınız bu çocuk, kıymeti bilinmeyen ve gerçekten muazzam bir oyuncu. adamın futbol kariyeri adeta kısık ateşte 15 dakika filmi gibidir. süper ligde son bir ayda 90 dakika şansı tanıdılar. umarım hollanda'ya döner....
hakan çalhanoğlu'nun tribi kime idi acaba?
ozan tufan umarım futbolu bırakır, yorumcu veya spiker olur. baba bu tombilik nasıl milli takımda? hayır bütün bir sene süper ligde izledik, hasbelkader ayağına bir top gelecek... uzaktan sallayacak.... ve gol olacak.
merih, çağlar, zeki bence hiç durmadan mücadele ettiler, e tabi 3 kişi ile ne yapılabilir ki?
bu takımdan bir iş olmaz, bir sonraki dünya kupasına bakarız artık.
düzenleme: dünya kupası ironisini anlamayanlar, profilimi incelemeden mesaj atma zahmetinde bulunmasın, bıkkktım!
devamını gör...

hangi doktor olduğuna göre gidişatı değişebilen durumdur.

normalde evlilikte yapılan mesleğin değil de tarafların karakterlerinin daha önemli olduğunu düşünmeme rağmen, evleneceğiniz kadın doktorsa belli başlı zorluklarla karşılaşabileceğinizi düşünüyorum.
mesela cerrahi bölümlerin asistanı olan biri ile evlenirseniz, muhtemelen çoğu sevgiliden daha az birbirinizi görürsünüz. bayram günlerinde tatil günlerinde o nöbet tutarken, tek başınıza ne yapsam diye günü geçirirsiniz.
acilde çalışan bir pratisyen veya uzmanla evlenirseniz her ay farklı bir program ile çalışan, belli düzeni olmayan ve sinir stres katsayısı tavan yapmış bir eş ile evlenmiş olursunuz.
devlette veya özelde uzman doktor birisi ise kısmen daha rahat çalışan ama yine de işi gündelik hayatının çok büyük kısmında aklından çıkmayan biri ile evlenmiş olursunuz.

bu liste böyle gider en başta dediğim gibi ne doktoru olduğu çok şeyi değiştirir. bir aile hekimiyse mesela çoğu iş kolundan daha rahat çalışıyor ve daha az yoruluyordur.

şimdi buraya kadar karşınıza çıkacak kadın doktorun sahip olabileceği yaşam koşullarından bahsettik. efendim biraz da toplumumuzda erkeklerde gördüğümüz genel beklentilerden bahsedelim.

benim gözlemlediğim erkekler genelde eşinin daha fazla kazanmasını istemiyor, çünkü her ne kadar bunu dile getirmese de kendini evde daha üst konumda görüyor ve bunun yıkılmasını istemiyor. doktor kadın erkekten daha fazla kazanabilir bunu göz önünde bulundurmak lazım. peki bundan memnun olacak erkekler de yok mu, tabi ki var. ne güzel işte maddi yönden sıkıntı çekmem diye düşünenler de var. ama bu düşünceyle başlayıp sonra toplumun küçüklükten beri kodladığı ve hala baskı yapmaya devam ettiği düşünceler sayesinde bir süre sonra bu baskı altında ezilebiliyorlar.

ikinci bir mesele ev işleri ve çocukların bakımları. yine toplum öğretilerini çok fazla sorgulamamış çoğu erkekte, eşinden evin işleri ile ilgilenmesi, güzel yemek yapması, her yeri bal dök yala şeklinde temiz tutması, annesi babası akrabaları gelince onlara en üst seviyede hizmet göstermesi gibi beklentileri oluyor. doktor kadının ise bunları yapmaya ne vakti ne de enerjisi kalıyor. (branşın burda çok önemli olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.) yani muhtemelen evinize yardımcı bir kadın gelip ev işlerini o yapacak. çocucuklarınıza ise bakıcılar bakacak. gerçi iki tarafın da çalıştığı çoğu durumda zaten böyle oluyor ama doktorların iş hayatının daha yorucu olduğu da su götürmez bir gerçek.

tüm bunların yanında kadın doktorların gerek eğitim hayatında gerekse iş hayatında kazandığı bazı özellikler de olabilir.

mesela kendi hemcinsleri arasında çalışma oranı düşük olduğu için ve zaten toplumda da doktorluk mesleğine karşı anlamsız bir abartma
hakim olduğu için egoları bir miktar yükselmiş oluyor bu arkadaşların. bu da evlilikte tahammül sınırını aşağı çekebilir. insanoğlu zaman zaman hatalar yapar ve bu çok doğal bir şey. ama karşınızdaki insan egolu olursa sizin bu hatalarınızı alttan almak istemez ve kendinin daha iyisine layık olduğunu düşünüp evliliğe huzursuzluk getirebilir. tabi ki bunlar benim gördüklerim sonucu yaptığım genellemeler, böyle olmayan kadın doktorlar da var ve onları tenzih ederim.

major cerrahi bölümlerinde olan kadınlarda ise zannediyorum ortamın sertliğine karşı geliştirilen bir kalkan olarak aşırı bir huysuzluk ve çemkirmeye yatkınlık oluşuyor. dün akşam eve gelince çıkardığınız çorabınızı koltuğun kenarında unuttunuz diye sabah sert bir fırça ile uyanabilirsiniz. yine böyle olmayanları tenzih ederim.

aslında her branş için ayrı ayrı yazılabilecek bir konu. çünkü bir biyokimya uzmanı veya aile hekimi ile bir kadın doğum uzmanı arasında dağlar kadar fark olur.(mecaz zannediyorsunuz ama deği,gerçekten dağlar kadar fark var) ama genel olarak ortalamanın daha üstünde efor vermeniz gereken bir evlilik olacağı aşikar. eğer siz de doktorsanız bir kez daha düşünmenizi, doktor değilseniz iki kez daha düşünmenizi tavsiye ederim.

yazıyı şunu söyleyerek bitirmek istiyorum. eğer birinin kalbini sevmişseniz, onun mesleğinin ırkının dış görünüşünün hiç bir önemi kalmaz. bu hayatta risk almaya değecek tek şey sevginin peşinden koşmaktır. keşke yapsaydım lafı, keşke yapmasaydımdan her zaman daha çok ukte bırakır.
devamını gör...

" indirimsiz alınan rozetlerde 15 gün içinde karma iadesi de var mı?" diye merak ettirmiştir*.
(bkz: tüketici hakları)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim