agrega
beton veya harç yapımında kullanılan kum, taş gibi malzemeler. betonun hacim olarak yaklaşık %70'ini oluşturur.
agrega taneleri, çimentonun zamanla neden olabileceği çatlakları azaltır. doğal ve yapay agrega olmak üzere ikiye ayrılırlar. çakıl, doğal agregaya, genleştirilmiş kil yapay agregaya örnektir. işlenmiş agregalar da bulunur.
agrega taneleri, çimentonun zamanla neden olabileceği çatlakları azaltır. doğal ve yapay agrega olmak üzere ikiye ayrılırlar. çakıl, doğal agregaya, genleştirilmiş kil yapay agregaya örnektir. işlenmiş agregalar da bulunur.
devamını gör...
othello sendromu
adını ünlü yazar william shakespeare’in othello adlı eserinden alan bu psikolojik rahatsızlık kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde kıskanması durumudur. eşinin veya sevgilisinin sadık olmadığı düşüncesine kapılan bu kişiler, kafalarında kurdukları senaryoda ihanete uğradıklarını düşünüp birlikte oldukları kişilere zarar verebiliyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çizimleri
çizimlerimin çoğu telifli olduğu için burada paylaşamamaktan içim gidiyor, ama şöyle bir hızlı skeç yapabilirim herhalde.
buyurunuz çocukluğumun kahramanı
çizimi buraya koyma konusndaki yardımı için trevor philips ' e teşekkür ederim
( sigara içmek sağlığa zararlıdır gençler, içmeyin)
buyurunuz çocukluğumun kahramanı
çizimi buraya koyma konusndaki yardımı için trevor philips ' e teşekkür ederim
( sigara içmek sağlığa zararlıdır gençler, içmeyin)
devamını gör...
mindhunter
ilk olarak 2017 yılında yayınlanan netflix'te 2 sezonu bulunan amerikan yapımı, yönetmenliğini efsane isim david fincher'ın yaptığı şimdilik 2 sezon ve 19 bölüm yayınlanan dizi. suç, seri katiller, adli psikoloji, kriminoloji gibi konulara ilgisi olanların kaçırmaması gereken bir yapım. gerçek olaylara dayanıyor ancak belgesel türünde değil bildiğiniz kurmaca dizi.
70'li yılların sonunda fbı seri katillerle ilgili araştırma yapmak için bir ekip kurar. hem devam eden davaları çözmek, hem gelecekte olası olayların önüne geçmek için psikolojik profilleme denilen yöntemi geliştirmek amacıyla 2 fbı ajanı ve 1 psikiyatristin katılımıyla çalışmalar başlar. dizi boyunca o dönem hapishanelerde yatmakta olan en azılı seri katillerle görüşmeler yapılır. notlar tutulur. kayıtlar yapılır ve bu seri katillerin ortak özellikleri üzerinden psikolojik ve kriminal profillemeler yapılır. tahmin edeceğiniz üzere bir çok seri katilin çocukluklarında yaşamış oldukları travmalar mevcuttur. parçalanmış aileler, istismarlar, tacizler, fiziksel , cinsel, psikolojik şiddet gören kişiler. asosyal kişiler, anti sosyal kişiler. öldürdükleri kişinin ölüsüyle cinsel ilişkiye girenler, cesedin yanında mastürbasyon yapanlar, öldürdükleri kişilerin herhangi bir eşyasını veya bir parçasını saklayanlar ve daha neler neler çıkıyor karşımıza. şöyle bir şey de çıkıyor sanki bu seri katiller doğuştan kötü değil de yaşadıkları olaylar onları bu hale getirmiş gibi de bir sonuç çıkabiliyor.
neyse bu kadar içerik yeter. netflix'te izlediğim en iyi dizilerden biri. oyunculuklar, sinematografi, sesler, görüntü yönetmenliği ve tabi ki david fincher'ın efsanevi yönetmenliği.
70'li yılların sonunda fbı seri katillerle ilgili araştırma yapmak için bir ekip kurar. hem devam eden davaları çözmek, hem gelecekte olası olayların önüne geçmek için psikolojik profilleme denilen yöntemi geliştirmek amacıyla 2 fbı ajanı ve 1 psikiyatristin katılımıyla çalışmalar başlar. dizi boyunca o dönem hapishanelerde yatmakta olan en azılı seri katillerle görüşmeler yapılır. notlar tutulur. kayıtlar yapılır ve bu seri katillerin ortak özellikleri üzerinden psikolojik ve kriminal profillemeler yapılır. tahmin edeceğiniz üzere bir çok seri katilin çocukluklarında yaşamış oldukları travmalar mevcuttur. parçalanmış aileler, istismarlar, tacizler, fiziksel , cinsel, psikolojik şiddet gören kişiler. asosyal kişiler, anti sosyal kişiler. öldürdükleri kişinin ölüsüyle cinsel ilişkiye girenler, cesedin yanında mastürbasyon yapanlar, öldürdükleri kişilerin herhangi bir eşyasını veya bir parçasını saklayanlar ve daha neler neler çıkıyor karşımıza. şöyle bir şey de çıkıyor sanki bu seri katiller doğuştan kötü değil de yaşadıkları olaylar onları bu hale getirmiş gibi de bir sonuç çıkabiliyor.
neyse bu kadar içerik yeter. netflix'te izlediğim en iyi dizilerden biri. oyunculuklar, sinematografi, sesler, görüntü yönetmenliği ve tabi ki david fincher'ın efsanevi yönetmenliği.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
denizi görmeyi özlüyorum.
devamını gör...
unabomber
theodore kaczynski'nin üniversitedeki profesörlük görevinden istifa etmesiyle - bir ormanda küçük bir kulübede yaşayarak bomba üretmesi ve ürettiği bu bombalarla bir dizi saldırı düzenlemesi arasındaki benliğinde kullandığı lakap.
kardeşi tarafından ihbar edilene kadar işin içine fbi ve uluslararası güvenlik örgütleri dahi girmiş olsa da yakalanamamıştı. dolayısıyla da unabomber'ın theodore olduğu da bilinmemekteydi. lakabın açılımı ise "university and airline bomber"dır.
kurbanları arasında bilgisayar firması sahipleri, havayolları gibi dönem uygarlığının teknolojik ayakları bulunmaktadır.
ayrıca (bkz: unabomber manifesto)
kardeşi tarafından ihbar edilene kadar işin içine fbi ve uluslararası güvenlik örgütleri dahi girmiş olsa da yakalanamamıştı. dolayısıyla da unabomber'ın theodore olduğu da bilinmemekteydi. lakabın açılımı ise "university and airline bomber"dır.
kurbanları arasında bilgisayar firması sahipleri, havayolları gibi dönem uygarlığının teknolojik ayakları bulunmaktadır.
ayrıca (bkz: unabomber manifesto)
devamını gör...
soğurma spektrumu
ışık yayan bir kaynağın önüne, ondan daha soğuk olan bir gaz koyduğunuzda, ışığın elektromanyetik tayfında göreceğiniz karanlık çizgiler.
normal bir ışığını tayfını, bir prizma yardımıyla alırsak karşımıza hemen hemen şöyle bir manzara çıkar:

diyelim ki güneş'in tayfını alacağız ama yine diyelim ki güneş ışığının önüne, güneş'ten daha soğuk olan bir gaz koyduk. bu gazın atomlarındaki elektronlar, güneş ışığındaki fotonları bir anlamda "emer" ve bu elektronların enerji seviyelerine karşılık gelen dalga boylarında, tayf üzerinde siyah birer çizgi şeklinde iz kalır. bu defa elde edeceğimiz manzara şöyledir:

bu çizgilere soğurma çizgisi denir ve genel olarak bu tür tayflara da soğurma tayfı denir.
normal bir ışığını tayfını, bir prizma yardımıyla alırsak karşımıza hemen hemen şöyle bir manzara çıkar:

diyelim ki güneş'in tayfını alacağız ama yine diyelim ki güneş ışığının önüne, güneş'ten daha soğuk olan bir gaz koyduk. bu gazın atomlarındaki elektronlar, güneş ışığındaki fotonları bir anlamda "emer" ve bu elektronların enerji seviyelerine karşılık gelen dalga boylarında, tayf üzerinde siyah birer çizgi şeklinde iz kalır. bu defa elde edeceğimiz manzara şöyledir:

bu çizgilere soğurma çizgisi denir ve genel olarak bu tür tayflara da soğurma tayfı denir.
devamını gör...
ysgo
belki de ilk defa bir şeyler başarabildiğini hissedip az önce gururlanmış yazardır.
tüm ekibe sizlere teşekkür ediyorum destekleriniz ve güzel mesajlarınızdan ötürü.
ben bu şarkıyı ve klibi tamamen çevremdeki güzel dostlarm sayesinde tamamlayabildim. çekimler bittiğinde ''color grande'' yapılması için stüdyoya gönderecek paramız dahi olmadığından renk işlemelerine kadar oturup, öğrenebildiğimiz kadar öğrenip bir şeyler yapmaya çalıştık. dostlarımın birisi araç kiralama masrafına ortak oldu, birisi çekim günleri marketten sandviçler alıp bize getirdi başka birisi kayıtlar için yol masraflarımı karşıladı pek tabi ben de elimdeki imkanları zorlayarak ortaya içimize sinen bir şarkı çıkardık. devamı gelecek, hazırda tuttuğum bir şarkıyı ise şu an sadece supportgirl biliyor beğenip beğenmediğini dahi henüz öğrenemedim.
anlatmak istediğim şey şu kısaca, pek çok hayalimden ve yapmak istediğim asıl işlerden, içerisinde bulunduğumuz malum şartlardan ötürü vazgeçmiş iken, bugün 18 yaşıma yeniden döndüm adeta. etrafınızda güzel insanlar varsa her şeyi başarabilmek mümkün oluyormuş. mutluyum ve bu mutluluğumu sizlerle paylaşmak için yazıyorum bu satırları. dinleyen, dinlemeyen herkese tekrar teşekkürler ve lütfen hiç bir getirisi olmasa bile hayatınızın bir kenarında sevdiğiniz bir şeylerle uğraşın...
not : bu girdi duygu sömürüsü amacıyla yazılmamıştır, olanı anlatmıştır ve
youtube : greysmusic
spotify : greys - fay :=)
tüm ekibe sizlere teşekkür ediyorum destekleriniz ve güzel mesajlarınızdan ötürü.
ben bu şarkıyı ve klibi tamamen çevremdeki güzel dostlarm sayesinde tamamlayabildim. çekimler bittiğinde ''color grande'' yapılması için stüdyoya gönderecek paramız dahi olmadığından renk işlemelerine kadar oturup, öğrenebildiğimiz kadar öğrenip bir şeyler yapmaya çalıştık. dostlarımın birisi araç kiralama masrafına ortak oldu, birisi çekim günleri marketten sandviçler alıp bize getirdi başka birisi kayıtlar için yol masraflarımı karşıladı pek tabi ben de elimdeki imkanları zorlayarak ortaya içimize sinen bir şarkı çıkardık. devamı gelecek, hazırda tuttuğum bir şarkıyı ise şu an sadece supportgirl biliyor beğenip beğenmediğini dahi henüz öğrenemedim.
anlatmak istediğim şey şu kısaca, pek çok hayalimden ve yapmak istediğim asıl işlerden, içerisinde bulunduğumuz malum şartlardan ötürü vazgeçmiş iken, bugün 18 yaşıma yeniden döndüm adeta. etrafınızda güzel insanlar varsa her şeyi başarabilmek mümkün oluyormuş. mutluyum ve bu mutluluğumu sizlerle paylaşmak için yazıyorum bu satırları. dinleyen, dinlemeyen herkese tekrar teşekkürler ve lütfen hiç bir getirisi olmasa bile hayatınızın bir kenarında sevdiğiniz bir şeylerle uğraşın...
not : bu girdi duygu sömürüsü amacıyla yazılmamıştır, olanı anlatmıştır ve
youtube : greysmusic
spotify : greys - fay :=)
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
sokağa çıkma yasağının olduğu gün ekmek almak için evimin hemen yanındaki fırın pastane tarzı bi yere gitmiştim ve görünce canım tatlı çekmişti ondan da almak istediğimi söyledim ve “paket olsun lütfen” dedim. yaklaşık bir 5 saniye sonra o günün sokağa çıkma yasağı olduğu bir gün olduğunu ve zaten sadece paket olarak alabileceğimi anlayıp biraz utanarak çıkmıştım ordan*.
devamını gör...
çaylaklara oy verirken gelen his
sevinsin kerata.
devamını gör...
iş tavsiyesi
bakın! tekrar söylüyorum ,kızdırma yın kaynamış sütun üstündeki kaymak tabakasını, başınıza alüminyum firlatsa haktır, yapmayın bunu , hem adam haklı burası işkur mu?
devamını gör...
kızıl saç pişmanlığı
bende olmayan pişmanlıktır. bakırla başlayıp kızılla devam ettim. sürekli bakım isteyen bir renktir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
çılgın seyyal abla'dan.
devamını gör...
kaostan beslenen insanlar
''bazı insanlar para gibi mantıklı şeylerin peşinde değildir. satın almak, korkutmak, anlaşmak ya da pazarlık etmek mümkün değildir. bazı insanlar sadece dünyanın yandığını seyretmek ister.'' - the dark knight (film)
devamını gör...
bir buçuk yıl sonra gelen kargo
şöyle karşılanması gereken kargo;
devamını gör...
günaydın sözlük

geç kalmış bir günaydın bu benim için.
belki hayata belki kendime belki insanlara belki de sana.
yetişemiyorum artık biliyor musun?
bir gün bir kaçırdım o treni şimdi hep yalın ayak koşturuyorum peşinden.
herkesin bir telaşı var.
herkes nefes nefese...
çok kalabalık yahu çok fazla kalabalık...
gözlerimi bir açıyorum, düşünüyorum hemen düşünmeye koyuluyorum.
nereden başlasam hayata?
bugün yine kime yetişemesem.
bugün yine hangi bilinmeze boşa kürek çeksem.
bak size söyleyeyim kaçta uyanırsam uyanayım şu akıp giden zamana yetişemiyorum.
tam yakaladım diyorum yakalayacağım diyorum bu seferde bağcıklarım çözülüyor. yolda birini görüyorum mesela yorgun argın, üzgün bir merhaba demesem sanki bir adım atmasam ona yığılıp kalacak.
elimi uzatıyorum, yetişmiyor. ona bile yetişemiyorum. ben çok geride kalıyorum hayat anlıyor musun?
ben herkesin arkasında kalıyorum.
herkes çok hızlı, hep bir telaş içinde.
ben çok eğreti kalıyorum bu kalabalıklar içinde.
yetişememekle kalmıyor bir de pes ediyorum.
anı yavaşlatabiliyor muyuz sahi?
biz yavaşlasak an da yavaşlar mı?
anda kalabilir miyiz mesela.
hayatın telaşından sıyrılabilsek, ah ben sıyrıldım tabi ama yine de olmadı anlıyor musunuz?
insanlar çok hızlı, her şeyleri çok hızlı.
beğenmeleri, sevmeleri, nefret etmeleri, karar vermeleri bir başkası adına yani onunla ilgili bir karar, bakın çok hızlı...
ben temkinle mükemmelliyetçilik arasında gidip gelirken bir bakıyorum elini ayağını çekmiş benim odağımdakiler...
ben çok yavaş kalıyorum şu hayata...
hep bir akış var.
sürekli bir deveran var durup dinlenmeyen.
yorulmuyor musunuz sahi?
az biraz nefes alayım demek gelmiyor mu içinizden?
bir bakayım ne olmuş? ne bitmiş? geride kim kalmış?
ben hep geride kalanım.
ben hep kalabalıklar içinde varmış gibi her şeyin içindeymiş gibi her şeye yetişmiş gibi ama sadece fener görmüş tavşan gibi olduğum yerde dikiliyorum.
kimsede fark etmiyor.
ben akışa yetişemiyorum ama akışta beni sürükleyemiyor.
ayak mı diriyorum nedir?
anda kalmak.
ah ben ne kadar benimsemişim bu eylemi.
bu bakışı, bu duruşu, bu felsefeyi...
ara ara akışın dişlilerinden sıyrılıp çarparsanız bir kenara gelin beklerim.
burası güzel, sakin...
ben size yetişemiyorum ama en azından siz ara ara bana bir cee deyin.
günaydın sözlük.
yürüyüş yaparken yerde görmüş olduğum ve fotoğrafını çektiğim bu yukarıdaki böcük hissettirdi bana bunları.
o da benim gibi..
yavaş, sakin, emin adım gidiyor.
belki bir yerlere yetişememiş evet fakat anında pek kıymetini bilmişe benziyor.
acelesi yok.
ironik bir şekilde onda ayan beyan görünen ben de hayali bir kabuk taşıyoruz şu hayatta.
yani olurda gelirseniz 'bu ne be? 'demeyin. az oyalanın yani başımızda. belki anlamaya çalışın ya da' dur ya bu değişik napıyor az bakayım? ' deyin. güvenirsek size veyahut sadece merak edersek o minnak başımızı kabuğumuzdan dışarı çıkarıyoruz.
sonrası muamma, değer mi?
hesapsız, kitapsız bekleyip görmek gerekecek.
günaydın ahali geç kalmış bir günaydın.
gününüz aydın, akşınız bol olsun...
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
ben *
devamını gör...
her insanı biri kandırmalı
bu galiba özdemir asaf’ın ‘yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim, incinirsin’ diyerek katılmadığı bir önerme olurdu. bizi olgunlaştıracaksa olabilir belki ama aynı zamanda incitecektir de. zaten incinmeden olgunlaşmanın da bir yolu var mıdır zannetmiyorum. velhasılı günün sonunda kandırılmanın yarattığı incinme durumu, onun bize verdiği hazdan çok daha büyük sonuçlar doğurmayacaksa biraz yağmur kimseyi incitmez diyorum.
devamını gör...
frederic leighton
1830-1896 yılları arasında yaşamış akademizm temsilcilerinden, ingiliz heykeltıraş ve ressam.
erken yaşta resim eğitimi almaya başlayan ressamın yükselişi 1855'te eserlerinden birinin kraliçe victoria tarafından satın alınmasıyla başlamış ve 1878'de kraliyet akademisi'nin başkanlığına yükselmiştir. lord ünvanını alan tek ingiliz ressamdır, ünvanı aldıktan bir gün sonra vefat etmiştir.
eserlerinde yunan-roma mitolojisinden sahneler daphnephoria (1876), greek girls picking up pebbles by the sea (1871)
ya da kadın portreleri görüyoruz. güzel kıyafetler içindeki güzel kadınları anlamlı anlamlı bakarken pavonia (1859), ya da tavus kuşlarını beslerken görebiliriz. a girl feeding peacocks (1863).
bana biraz (bkz: john william godward)'ı anımsatan bir ressam kendisi.

flaming june (1895)
normalde tabloda deniz manzarasına karşı uyuyan, ince kıyafetler giymiş bir kızı görüyoruz. ancak zakkum çiçeği detayı (sağ üstte), zehirli bir çiçek olduğu için uykuyu ve ölümü sembolize ediyor. tabloyla ilgili güzel bir yazı okumak için buradan
eserlerini görmek için buradan
kaynak
erken yaşta resim eğitimi almaya başlayan ressamın yükselişi 1855'te eserlerinden birinin kraliçe victoria tarafından satın alınmasıyla başlamış ve 1878'de kraliyet akademisi'nin başkanlığına yükselmiştir. lord ünvanını alan tek ingiliz ressamdır, ünvanı aldıktan bir gün sonra vefat etmiştir.
eserlerinde yunan-roma mitolojisinden sahneler daphnephoria (1876), greek girls picking up pebbles by the sea (1871)
ya da kadın portreleri görüyoruz. güzel kıyafetler içindeki güzel kadınları anlamlı anlamlı bakarken pavonia (1859), ya da tavus kuşlarını beslerken görebiliriz. a girl feeding peacocks (1863).
bana biraz (bkz: john william godward)'ı anımsatan bir ressam kendisi.
flaming june (1895)
normalde tabloda deniz manzarasına karşı uyuyan, ince kıyafetler giymiş bir kızı görüyoruz. ancak zakkum çiçeği detayı (sağ üstte), zehirli bir çiçek olduğu için uykuyu ve ölümü sembolize ediyor. tabloyla ilgili güzel bir yazı okumak için buradan
eserlerini görmek için buradan
kaynak
devamını gör...
