dans etmek. bunun için yaratılmış gibiyim.
devamını gör...

/ bu sabah uyandım
güneş daha doğmamış
dert başım dağ başım
huzur nedir duymamış
/

diyen bi şarkı, adı lacivert. bu sabah da payıma düşen bu, insanın uyandığında dilinde bir şarkı olması şart sanki, üstelik hastayım,hiç çekilmiyor.
sokak, mahalle, basmane, izmir çok sakin şu an, en azından benim için öyle, dibi düşmüş gibi gözüken bir gökyüzü, hele bi doğayım ananızı ağlatacağım sıcaklıktan diyen bir güneş, 2 ve 4 ayaklı muhtelif sokak canlıları, herkesin üstünde tuhaf bir gençlik ve lacivert.

güzel ama, anlaşılmaz / dingin bir güzellik, sanki az sonra toplanıp tüm sokak olarak kahvaltıya oturacağız gibi yüz gülmeleri, asırlardır birbirine aşina hareketler, kim kimdir bilmeler ve lacivert.

senden az öte bir yer burası, bilmem sene ayrı kaldığın doğum yerinin az ötesi, bilmem kaç senedir ayrı kaldığım senin iç sesin gibi bir şarkı, lacivert..

neyse, sen dinleyedur ben bir ilaç alayım, ateşim olmasa da saçmalıyorum zaten, abartmaya gerek yok. seni özledim.

/ lacivert hala koyusunda
kızıl hafiften dalgalanır
gönlüm ah çekiyor yine sorma
senin yüzünden sancılanır
/

devamını gör...

var mısın yok musun yarışmasında kutusundan acun çıkan eski yarışmacı, yazar, düşünür.
devamını gör...

an itibariyle sözlük radyosunun açılışındaki muhteşem playlistiyle bizi harap etmiş ve şarap ile sarhoş etmiş yazar arkadaşımızdır. sözlüğe mıh gibi çakıldık sayesinde. gecen güzel olsun gomercan.
devamını gör...

sanırım yaklaşık bir saat kadar önce içine tekrar çekildiğim hal, durum.

sanırım diyorum çünkü emin değilim, soracağım ama şu anda soda içiyor ve o şişeyi kafama yemek istemiyorum.
şimdi şöyle oldu efenim, evde gevrek + boyoz yedik, yanında klorak içtik, çiğdem çitleyelim diye deniz kenarına gitmeye karar verdik, çünkü ikimiz de izmirliyiz ve izmirli olmak bunları yapmayı gerektirir.

e iyi güzel, lay lay lom gidiyoruz, gece pazarı için kimbilir nerden çıkıp gelmiş bir ıvır zıvır satıcısı mallarını düzeltiyormuş serin bir köşede, bunu gördü benim hatun* gitti sattığı şeylere bakıyor, ben de az geride öyle mal mal duruyorum, sonra yanıma geldi bu, "sol elini uzatsana" dedi, bileklik filan aldı sandım, salak gibi uzattım, şak diye yüzüğü taktı.
'bu ne lan kadın? " diye nazikçe sordum, " aynısınından kendime de aldım, baaak?" diye sol elini gözüme soktu, sonra" 20 lira versene " dedi, verdim o memleketi batasıca satıcıya verdi, kikir kikir gülerek yanıma geldi, "çıkarma sakın, kalsın " dedi.

durum böyle, dışardan bakılınca evlilik yüzüğü olması gereken parmaklarımızda 10 liralık teneke zımbırtılar var, ama bana evlenme teklif etmedi?
biz şimdi evlendik mi?
kına gecesi bari yapsaydık, puh!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hâlâ türkiye'de nasıl keşfedilemediğini anlamadığım hollanda'nın amsterdam şehrinde kurulan grubu kuranın yanlış hatırlamıyorsam grubun bas gitaristi jasper verhulst olduğu üyeleriden erdinç ecevit yıldız ve merve daşdemir'in türk olduğu ki sözlükten bu isimler hakkında hiç entry girilmemiş şaşkınım, insana değişik kafalar yaşatan müzik grubu.altın gün ile bu yılın mart ayında tanıştım ve bağımlısı oldum. yamulmuyorsam gece ve on olmak üzere iki albümleri var ve her birinde mükemmel parçalar var.çevremdeki herkese başta köroğlu dağları,leyla ve anlatamam derdimi coverlarını dinlemeleri için sık boğaz ediyorum bu arada yeni çıkardıkları ordunun dereleri baya iyi olmuş farklı bir şeyler denemişler.buraya en sevdiğim konser kayıtlarının linkini bırakıyorum ben izlediğimde 23k izlenme vardı şuan 100k bulmuş hem sevindim hem üzüldüm hahha neysee buradan
devamını gör...

abartılan kıyafet.
sözlük belaltı tanımlarla dolu ya.
şaşana şaştım.
okul müdürü cümlesi gibi cümle olmuş.
(bkz: sözlük entry uyumsuzluğu)
hoş kadın, beğeniyorum, elbise de hoş.
fit kadın, dizisi tavan yapıyor, reklamlarda oynamaya başladı, arkası gelmesin mi, bunun için çabalamasın mi?
ben giyer miyim, giymem ama o giysin.
(bkz: herkesin hayatına kimse karışamaz)
devamını gör...

(bkz: kıyafetler göçü)
devamını gör...

dünyadaki gelir dağılımındaki adaletsizliğin toplumumuzdaki yansımalarıdır. her şeyde eşitliği savunan insanların gelir dağılımındaki bu eşitsizliğe karşı tek bir ses çıkarmaması tuhaftır. çok üzüldüm.
devamını gör...

gülüşüm gülüşlerinde
ellerin ellerimde
gözlerim gözlerine kenetli
ahh kalbim, sensin.
sarılıyorum, öpüyorum, seviyorum doyamıyorum. seni bensiz, beni de sensiz bıraksın mevla'm. gözlerinin kahvesi, gözlerimin yeşiliyle birleşince içimdeki orman canlandı. kelebek, kuş, karınca mesut. sevdiğim, sevdiceğim, canım benim, biricik sevgilim.
devamını gör...

ailedir elbette. aile içinde de annedir.
iyi bir anneye sahip olup da ayakları üzerinde duramayan neredeyse hiç insan görmedim.
baba ve diğer kardeşler ne kadar kötü olursa olsun anne eğer iyiyse, layıkıyla koruyup kollayabiliyorsa, arkasında durup destek verebiliyorsa, güzel huy ve davranışlar gösterebiliyorsa işte bu çocuğun hayattaki en büyük şansı anne oluyor.
annelik, çocuğun yaşam bulduğu tek yuva. nefes aldığı, sığındığı ilk yer.
annelik kutsallaştırması yapmıyorum. sadece çocuk için kilit nokta olduğunu dile getiriyorum.
kötü bir anneye sahip olan çocuklar için hayat hep eksiktir.
anneden sonra gelir diğer aile üyeleri. baba için dağ gibi arkamda kavramını kullanırlar. pek de inanmam. kardeş bağların bilmiyorum. kardeşi olanlar anlayabilir.

aileden sonra ise öğretmenler. anaokulu ve ilkokul öğretmenleri ne kadar kıymetli bir çocuğun hayatında.
eğitim ailede başlar diye meşhur bir söz vardır. doğrudur.
lakin ya aile eğitim verecek kapasitede değilse?
ülkemizin sorunları baştan tartışmanın anlamı var mı?
yoksul, on çocuklu bir ailenin yanında mı daha avantajlı bir çocuk yoksa kendi geçimini sağlayacak kadar geliri olan, iki çocuğa sahip bir ailede büyütülmek mi daha avantajlı?
böyle durumlarda öğretmen faktörü devreye giriyor.
azami insani davranışlar yüklese çocuklara yetecek.
ama öğretmen şansı da denk gelmeyince çocuk ne yapsın?
kendi farkındalığını oluşturup kendine çeki düzen veren insan sayısı çok azdır.
bizim toplum içindeki sorunlarımızın temelinde işte bu kötü çocukluk dönemleri geçiyor.
eğitelemeyen, gözardı edilip unutulan, sevilmeyen, dışlanan, sürekli şiddetin gölgesinde büyüyen çocuklar da büyünce edindikleri bu olumsuz davranışları toplum içinde sergilemeye başlıyorlar.
devamını gör...

kesinlikle annesi olurdum.. yavruları için çıtı çıkmayan, her sabah gülerek ev halkını kahvaltıya çağıran, neşeyle yemekler yapan, sevgiyle ve samimiyetle bir o kadar da anlayışla dertleri dinleyip yol gösteren, üzüntüsünü belli etmeyen çilekeş bir ana olurdum.. yavrularım benim, seviyorum sizi. *
devamını gör...

bir nesneyi hem sevebilen hem de onunla alay edebilen kimse, dehaya erişmiş demektir.
devamını gör...

bende de var galiba bu. bağımlılık demeyelim de takip etme, katkı verme çabası diyelim. ben burada olmaktan dolayı memnunum.
ancak, yönetim beni istemezse o zaman bırakırım. yoksa hep buradayım.*
devamını gör...

netflix bence. evet çok güzel filmleri kaliteli izleyebiliyorsun tam olarak rahatına düşkün insanlar için ama olmasa da olur. aynı şeyi internette farklı sitelerde de izleyebiliyoruz. ayrıca bir dönem netflix hesabı olması ayrıcalık sayılıyordu. günümüzün getirdiği insanların garip abartmaları.
devamını gör...

hiç polemiğe girmem, koşarım ve bir sosyal bilimci olarak tüm optik bilgimi kullanıp şoförün sağdaki aynadan beni görmesini sağlamaya çalışırım.
(bkz: peki bu bilgi günlük hayatta ne işimize yarayacak)
devamını gör...

sözlüğün ortasına oturup nickaltı yazılmasını sabırsızlıkla bekleyen yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

al girdim, mutlu musun?*
devamını gör...

üzülmenin haricinde yapabileceğiniz en iyi şey; depresif takılan gençlere ilgi bekleyen ergenler olarak bakmamak olacaktır. istatistiksel olarak en çok genç yaştaki insanlar intihar eder unutmayın.
devamını gör...

bunu sıvamaya bizim bile gücümüz yetmiyor, yemezseniz gargara yapın ne olacak diyor.
devamını gör...

bir kadın olarak korkuyorum. ölmekten değil de ıssız bir yerde bağrışlarımı kimsenin duymadığı bir yerde öldürülmekten korkuyorum..bedenime izinsizce dokunmalarından korkuyorum. haberlerde 1 dakika konum geçip sonra unutulup gideceğim binlerce kadın gibi. kimsenin aklına da gelmeyeceğim. bir iki kere ahlayıp vahlayacaklar sonra o elbiseyi giymeseymiş, gece geç saatte dışarı çıkmasaymış, makyaj yapmasaymış, elini öyle sallamasaymış. işte deli gibi korkuyorum bu çağın insanlarından.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim