en iyi üniversitelerimizin dünya genelinde bir hiç olması
bir gerçek.
girmek için telef olunan üniversitelerimiz aslında o kadar iyi değil, hatta ortalama üniversite onlar. bizde ortalama bile çok iyi sayılıyor çünkü ortalama üniversitemiz çok az.
girmek için telef olunan üniversitelerimiz aslında o kadar iyi değil, hatta ortalama üniversite onlar. bizde ortalama bile çok iyi sayılıyor çünkü ortalama üniversitemiz çok az.
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
nüfus cüzdanındaki din hanesi
kimlikte böyle bir yerin olması saçmalıktır, kimsenin dini görüşü kimseyi ilgilendirmez devleti bile.
devamını gör...
youtube günlüğüm
çok samimi bi youtube kanalı hatta bu sözlüğü açma sebebimdir .kendisini izlemesem asla haberim olmazdı muhtemelen.bunh okuyorsan çok tatlısın göksu
devamını gör...
falan yerine felan kullanmak
kullanım nedenini asla çözemediğim, insanı aşırı itici gösteren dilbilgisi hatası. buna bu kadar çok sinir olan bir ben mi varım ya, bende resmen (bkz: turnusol) görevi görüyor. "felan" mı kardeşim, o zaman hayatta başarılar. çünkü "felan" dedikten sonra kurduğun hiçbir cümleye odaklanamıyorum. ha odaklanmam gerekir mi, sanmıyorum.
filan bu kadar itici değil bak. o da baya kötü, ama bir felan değil.
filan bu kadar itici değil bak. o da baya kötü, ama bir felan değil.
devamını gör...
iyi sahurlar
tek başıma yaşadığım evime yarım saat önce döndüm. şimdi tek başıma sahur yapacağım. kendim için bazı olumsuz durumları geride bırakmaya çalıştım. sıfırdan başlamak durumu yani. insallah bu sahur da bunun başlangıcı olur. ilk sahur tüm sözlük yazarlarımıza hayırlı olsun. iyi sahurlar.
devamını gör...
melike şahin
severiss. ayrıca hakan taşıyan'ın uzun zaman aradan sonra, mayıs ayı gibi düet yaptığı sanatçımız. aynı zamanda şarkının klibinde de yer almaktadır hakan taşıyan, bıyrınn
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
böyle başlıkları görünce ister istemez kendimi çok yabancı hissediyorum. herkes birbirini tanıyor sanki de ben bir yabancı :( ismi olmayanlar üzülmesin ama saygısızca şeyler yazmayan herkesi seviyorum ben
devamını gör...
angel şelalesi

979 metre yüksekliği ile dünyanın en yüksek çağlayanıdır. venezuela'da bulunuyor.
unesco dünya mirası listesinde bulunan bu şelale, canaima milli parkı'nda bulunuyor.

16. yüzyıldan itibaren bölgeye gelen ispanyollar şelaleyi fark etmemişlerdir. ilk olarak 1912'de venezuelalı ernesto sanchez la cruz tarafından keşfedildi. ancak kâşif şelaleden kimseye bahsetmemiştir. 9 ekim 1937 tarihinde abd'li pilot jimmie angel, eşi ve arkadaşlarıyla birlikte arıza sonucu bölgeye düşer. 11 gün boyunca yaşam mücadelesi veren ekip bu balta girmemiş ormandan kurtulmayı başarır. ekip bu mücadele içinde şelaleyi de fark eder. yerlilere durumu anlattığında kimse inanmaz. daha sonra hep birlikte şelaleyi görmeye gittiklerinde hayran kalırlar.
devamını gör...
sözlük radyosu bayram sabahı yayını
yayın saati itibariyle muhtemelen kaçıracağım ilk marikaki yayını olabilir.*
kolay gelsin aderfi mou, iyi yayınlar şimdiden.
kolay gelsin aderfi mou, iyi yayınlar şimdiden.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
karşılığında bana yoldaşlık sunmayan kişilerin yalnızlığımı çalmasından nefret ederim.
friedrich nietzsche
friedrich nietzsche
devamını gör...
anonim olmanın verdiği rahatlık
yargılanmaktan korkmadan tüm zayıflıklarınızı anlatabilmeniz. müthiştir.
hep güçlü görünmek, güçlü olmak zorundayız. yaşama karşı, çevremize karşı. diz çökmek zorunda kaldığımızda derteleşecek birini arıyor gözler. bir şeyler söylemek gerekiyor. bir çaresizliği anlatmak istiyor insan. bir çift gözün o bitkinliğe ortak olmasını istiyor. seni hiç tanımayan, senin de tanımadığın biri oluyor bazen bu kişi. olmayan bir omuzdur, kafamızı koyup uzaklara bakmak istediğimiz.
yaşam. her şeyiyle bize tuzak kurmayı biliyor. zayıf hissediyorum bu aralar. koca arturo bandini, kırılgan bir çocuk gibi. yaslanıp sızlanabileceği bir omuz arıyor. yaşam işte. neydim değil, ne oldum dedirtiyor bir anda. dün berrak bir zihinle, şu veya bu diyerek yargılar ortaya koyarken; bir gönülde sığıntı olabiliyor insan. tüm kanatları kesilmiş gibi hissedebiliyor. kafasını kaldırıp gökyüzüne "nedir bu, nedendir ?" diye bağırmak isteyebiliyor. birilerinin sesini duyup "bundandır" demesini istiyor. çözüm mü ? değil. lakin birinin duyduğunu bilmek istiyor işte. bir şarkı ona gerekenleri söylediğinde, onun cevabını yaşayan, yaşamış birilerine söylemek isteği vardır. anonimken, bu kolaydır işte. anonimlik güzeldir.
bizi saklanmaya, gözlerle anlatmaya zorlayan yaşama karşı bir çözüm üretmişiz. hiç tanımadığımız, bizi kınamayan bir insanın bizi anlamasıdır meselemiz. üzücüdür gerçekten. bir vazgeçişin derin hüznünü, vazgeçmeyenlerden başka kim bilebilir ki ?
hep güçlü görünmek, güçlü olmak zorundayız. yaşama karşı, çevremize karşı. diz çökmek zorunda kaldığımızda derteleşecek birini arıyor gözler. bir şeyler söylemek gerekiyor. bir çaresizliği anlatmak istiyor insan. bir çift gözün o bitkinliğe ortak olmasını istiyor. seni hiç tanımayan, senin de tanımadığın biri oluyor bazen bu kişi. olmayan bir omuzdur, kafamızı koyup uzaklara bakmak istediğimiz.
yaşam. her şeyiyle bize tuzak kurmayı biliyor. zayıf hissediyorum bu aralar. koca arturo bandini, kırılgan bir çocuk gibi. yaslanıp sızlanabileceği bir omuz arıyor. yaşam işte. neydim değil, ne oldum dedirtiyor bir anda. dün berrak bir zihinle, şu veya bu diyerek yargılar ortaya koyarken; bir gönülde sığıntı olabiliyor insan. tüm kanatları kesilmiş gibi hissedebiliyor. kafasını kaldırıp gökyüzüne "nedir bu, nedendir ?" diye bağırmak isteyebiliyor. birilerinin sesini duyup "bundandır" demesini istiyor. çözüm mü ? değil. lakin birinin duyduğunu bilmek istiyor işte. bir şarkı ona gerekenleri söylediğinde, onun cevabını yaşayan, yaşamış birilerine söylemek isteği vardır. anonimken, bu kolaydır işte. anonimlik güzeldir.
bizi saklanmaya, gözlerle anlatmaya zorlayan yaşama karşı bir çözüm üretmişiz. hiç tanımadığımız, bizi kınamayan bir insanın bizi anlamasıdır meselemiz. üzücüdür gerçekten. bir vazgeçişin derin hüznünü, vazgeçmeyenlerden başka kim bilebilir ki ?
devamını gör...
sigara içmeyenlerin üzüldüklerinde yaptıkları şeyler
daldan dala atlar gibi müzik dinler. oradan oraya geçerken bir bakmışım mahmut tuncer halay çekiyor.üzüldüğümemi yanayım, yanayım yanayım ateşlerde yanayım.. bak yine frekanslar karıştı.*
devamını gör...
idam cezasının geri gelmesi
adalet sistemi doğru işlemeyen bir ülkede gelmemesi gerekendir.
victor hugo'nun bir idam mahkumunun son günü eserini okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.
en önemlisi başta eğitimli nesiller yetiştirilmeli. suçlu varsa rehabilite edilmeli. idam hiçbir zaman çözüm olamaz.
victor hugo'nun bir idam mahkumunun son günü eserini okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.
en önemlisi başta eğitimli nesiller yetiştirilmeli. suçlu varsa rehabilite edilmeli. idam hiçbir zaman çözüm olamaz.
devamını gör...
ilk öğretmenim
bazı zamanlar, olaylar, insanlar, kitaplar, şiirler olur ki, iyi bir insan olma isteğinizi canlandırır yüreğinizin en derinliklerinde.
''ilk öğretmenim'' öyle bir eser oldu benim için.
nereden başlanır, bu büyülü eserin hangi yönü anlatılır bilmiyorum. tamam çok beğendim, çok etkilendim de, bu beni, bu kitap hakkında kitap incelemesi yazabilecek yeterliliğe eriştirir mi?
gençlik için hüzün duydunuz mu hiç? elimde olsa sonsuza kadar genç olmak isterim ben. henüz ellerimden kayıp gitmese de, bir gün kaybedecek olma düşüncesi üzüyor beni. bir şeyi unutmadan hatırlamak gibi... kaybetmeden hüzün duyuyorum.
''çocuklar okuyup ne yapacak, bizim izimizden gidecek zaten. okumaları zaman kaybı'' diye düşünen köyün onlara karşı çıkan ilk öğretmeninin, bir kız çocuğunun ''en yüksek dağın tepesinden seslensen de geri gelmeyecek gençlik çağı''nı nasıl değiştirdiğini aktarıyor bize değerli yazar cengiz aytmatov. saygı duyduğum ve fazlaca hayranlık beslediğim karakterler arasına girdi o genç, biraz yaramaz fakat okuma aşkıyla yanan hatta eve eli boş döndüğünde azar yiyeceğini bilmesine rağmen elindeki bir çuval tezeği, okul demekten çok uzak yere bağışlayan kız çocuğunun asla unutamayacağı ilk öğretmeni!
kitabı okurken elbet aklıma başöğretmenimiz mustafa kemal atatürk geldi. zaten böyle değil midir, tüm zorluklar arasında çocuklara ve gençlere güven duyan, onların gelişimi ve eğitimi için elinden geleni yapan kişi, gerçek ışık kaynağı, yol göstericidir. o ışık kaynaklarının hiçbir zaman solmaması dileklerimle...
''ilk öğretmenim'' öyle bir eser oldu benim için.
nereden başlanır, bu büyülü eserin hangi yönü anlatılır bilmiyorum. tamam çok beğendim, çok etkilendim de, bu beni, bu kitap hakkında kitap incelemesi yazabilecek yeterliliğe eriştirir mi?
gençlik için hüzün duydunuz mu hiç? elimde olsa sonsuza kadar genç olmak isterim ben. henüz ellerimden kayıp gitmese de, bir gün kaybedecek olma düşüncesi üzüyor beni. bir şeyi unutmadan hatırlamak gibi... kaybetmeden hüzün duyuyorum.
''çocuklar okuyup ne yapacak, bizim izimizden gidecek zaten. okumaları zaman kaybı'' diye düşünen köyün onlara karşı çıkan ilk öğretmeninin, bir kız çocuğunun ''en yüksek dağın tepesinden seslensen de geri gelmeyecek gençlik çağı''nı nasıl değiştirdiğini aktarıyor bize değerli yazar cengiz aytmatov. saygı duyduğum ve fazlaca hayranlık beslediğim karakterler arasına girdi o genç, biraz yaramaz fakat okuma aşkıyla yanan hatta eve eli boş döndüğünde azar yiyeceğini bilmesine rağmen elindeki bir çuval tezeği, okul demekten çok uzak yere bağışlayan kız çocuğunun asla unutamayacağı ilk öğretmeni!
kitabı okurken elbet aklıma başöğretmenimiz mustafa kemal atatürk geldi. zaten böyle değil midir, tüm zorluklar arasında çocuklara ve gençlere güven duyan, onların gelişimi ve eğitimi için elinden geleni yapan kişi, gerçek ışık kaynağı, yol göstericidir. o ışık kaynaklarının hiçbir zaman solmaması dileklerimle...
devamını gör...
hayvanların hiç canlarının sıkılmaması
bu dusunceyi an itibariyle evdeki kedilere soru olarak yoneltmis bulunuyorum. "sen ne söyluyorsun" minvalindeki bakisiyla, bir de kizgin bir tavirda kuyrugunu sallamasiyla cevabimi aldigimi dusunuyorum. sizin de atarli bir kediniz varsa bilin ki daraliyor,bunaliyor, sıkıliyor.
devamını gör...
güne bir söz bırak
devamını gör...
nickaltı savaşları
ne oluyor kardeşim nedir bu tantana? kaotik şeyler istemiyoruz biz pollyannacılık seviyoruz. *
devamını gör...
istifa etmek
çok güzel bir harekettir.
atarsın kağıda imzayı, arkana bakmadan çeker gidersin.
kimseye eyvallahın yoktur. bu işin duygusal kısmı.
işin realitesine gelince olması gereken süreç, şu şeklide ilerlemedir;
* iş yerinde sıkıntı başladığı anda iş aramaya başlanılmalıdır.
*kimseye bu konudan bahsedilmemelidir.
* iş görüşmesi olumlu geçip, anlaşmaya varılınca o zaman istifayı vermek için doğru vakittir.
* ne olursa olsun 6 ay işsiz kalmaya göre hazırlık yapılmalıdır.
atarsın kağıda imzayı, arkana bakmadan çeker gidersin.
kimseye eyvallahın yoktur. bu işin duygusal kısmı.
işin realitesine gelince olması gereken süreç, şu şeklide ilerlemedir;
* iş yerinde sıkıntı başladığı anda iş aramaya başlanılmalıdır.
*kimseye bu konudan bahsedilmemelidir.
* iş görüşmesi olumlu geçip, anlaşmaya varılınca o zaman istifayı vermek için doğru vakittir.
* ne olursa olsun 6 ay işsiz kalmaya göre hazırlık yapılmalıdır.
devamını gör...
