interstellar müziği
devamını gör...
lejyon
roma imparatorluğunda düzenli askeri birliklere verilen isimdir.
bu birlikler ücretli yaya askerlerden oluşurlardı.
bu birlikler ücretli yaya askerlerden oluşurlardı.
devamını gör...
başlıklardan yazar karakteri çözmeye çalışmak
gereksiz bir davranıştır. vaktinizi böyle boş şeylere harcamak yerine yazarların tanımlarını oylayın demek istiyorum . hem napacaksınız yazarların karakterini .
devamını gör...
nilgün marmara
yaşamı kendilerine eklemeye, herşeyi herşeyi ele geçirmeye, kendilerine katmaya çalışıyor buradaki insanlar, bizlerse kör topal yaşama eklemlenmeye çalışıyoruz. arada ayrım yok mu hiç? develer de güdülmüyor, diyardan da gidilmiyor.*
devamını gör...
glottochronology
t: antik grekçe* glotto* ve chronology sözcüklerinden oluşan, diller arasındaki tarihsel ilişkiyi ortaya çıkarmayı hedefleyen ve istatistiğe dayalı, daha çok tarihsel-karşılaştırmalı dil bilimle* ilgili olan, ilkin morris swadesh'in 1950'li yıllarda teklif ettiği bir yöntem etrafında gelişen ve bir bilim dalı.
temel amacı, "dillerin ata dilden ne zaman koptuklarını temel sözcüklerden* yola çıkarak belirmek"tir. swadesh kendi yöntemini, "tıpkı kimya'da karbon 14 metodu ile organik maddelerin tarihlendirmesi yapılabiliyorsa dillerinki de yapılabilir" varsayımı üzerine kurar. bunun doğrultusunda ise günümüzde swadesh list denilen* temel sözcükler üzerine kurulu bir liste hazırlar.* liste başta 500 kelimedir, çeşitli elemeler yaparak sözcük sayısını 100'e indirilir. bugün kullanılan ise yine swadesh'in genişlettiği 207 kelimelik listedir. 200 küsurlu bu listedeki temel kelimeler karşılaştırmaları yapılan dillere göre değişebilir. örneğin türk dilleri için 301 kelime temel alınır. buradan
mezkur listeye dayanan yöntemin formülü şudur:
t (t: bin yıllık zaman dilimi) = log(c) (c: listedeki kelimelerin korunma oranı) / 2 log (r) (r: listedeki kelimelerin değişme oranı)
starostin yöntemini kullanan anna dybo'nun türk dillerinin tarihlendirilmesi meselesi üzerine yaptığı detaylı çalışmayı şuradan inceleyebilirsiniz.
temel amacı, "dillerin ata dilden ne zaman koptuklarını temel sözcüklerden* yola çıkarak belirmek"tir. swadesh kendi yöntemini, "tıpkı kimya'da karbon 14 metodu ile organik maddelerin tarihlendirmesi yapılabiliyorsa dillerinki de yapılabilir" varsayımı üzerine kurar. bunun doğrultusunda ise günümüzde swadesh list denilen* temel sözcükler üzerine kurulu bir liste hazırlar.* liste başta 500 kelimedir, çeşitli elemeler yaparak sözcük sayısını 100'e indirilir. bugün kullanılan ise yine swadesh'in genişlettiği 207 kelimelik listedir. 200 küsurlu bu listedeki temel kelimeler karşılaştırmaları yapılan dillere göre değişebilir. örneğin türk dilleri için 301 kelime temel alınır. buradan
mezkur listeye dayanan yöntemin formülü şudur:
t (t: bin yıllık zaman dilimi) = log(c) (c: listedeki kelimelerin korunma oranı) / 2 log (r) (r: listedeki kelimelerin değişme oranı)
starostin yöntemini kullanan anna dybo'nun türk dillerinin tarihlendirilmesi meselesi üzerine yaptığı detaylı çalışmayı şuradan inceleyebilirsiniz.
devamını gör...
güne iyi başlatan şarkılar
kalk kalk kalk!
günaydın arkadaşlar, kalk dışarda içtima düzenine geç!!
günaydın arkadaşlar, kalk dışarda içtima düzenine geç!!
devamını gör...
bilim ve teknik dergisi
türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumunun( tubitak) yayımladığı dünyada ve ülkemizde gerçekleşen bilimsel çalışmaların, teknolojilerin ve bilim haberlerinin yayımlandığı dergidir.
belirli bir dönem takip etmiştim. önce bilim çocuk daha sonra bilim ve teknik.
derginin yanında verilen kartlar ve ek kısımlar da bir hayli ilgi çekiciydi.
belirli bir dönem takip etmiştim. önce bilim çocuk daha sonra bilim ve teknik.
derginin yanında verilen kartlar ve ek kısımlar da bir hayli ilgi çekiciydi.
devamını gör...
berat albayrak’ın muhteşem ve kuvvetli dönüşüne hazır olun
bunu olur olmadık yerde söylemeyin b denince dolara bir haller oluyor.
devamını gör...
evgeny grinko
rus müzisyen, piyanist ve davulcu. özellikle ülkemizde oldukça geniş bir hayran kitlesine sahip. ilk olarak valse adlı eseri ile tanımıştım kendisini.
ilk dinlediğimde sanırım onlarca kez dinlemiştim bu eseri. daha sonra ise "field"
işte o zaman hayran kalmıştım kendisine. jane maryam, once upon a time, faulkner's sleep... kahvemizi alıp hayallere doğru adım adım yürürken güzel bir arkadaşlık ediyor eserleri.
ilk dinlediğimde sanırım onlarca kez dinlemiştim bu eseri. daha sonra ise "field"
işte o zaman hayran kalmıştım kendisine. jane maryam, once upon a time, faulkner's sleep... kahvemizi alıp hayallere doğru adım adım yürürken güzel bir arkadaşlık ediyor eserleri.
devamını gör...
kürşat başar
gazeteci, yazar, senarist ve televizyoncu.
“insan büyüdükçe, yaşlandıkça, birinin hayatına girmenin çok kolay ama çıkmanın çok zor olduğunu anlıyor.”
aklımda hep sen- kürşat başar
“insan büyüdükçe, yaşlandıkça, birinin hayatına girmenin çok kolay ama çıkmanın çok zor olduğunu anlıyor.”
aklımda hep sen- kürşat başar
devamını gör...
4 yaşındaki kızını damdan aşağıya atmaya çalışan baba
bugün morgan freeman'ın belgeselini (bkz: inancın hikayesi) izliyordum. orada şeytan çıkarma konusunda görüştüğü bir rahibe şunu sordu:
-biri sana geldiğinde, akıl hastalığı değil de şeytan çarpması olduğunu nereden anlıyorsun?
-biri sana geldiğinde, akıl hastalığı değil de şeytan çarpması olduğunu nereden anlıyorsun?
devamını gör...
bir başkadır
izlerken şu düşünce geldi ne kadar doğru bilemeyeceğim.
bunu çeken ancak bu ülkeyi her detayıyla, her insanıyla, kötüsüyle iyisiyle çok seven ve katkıda bulunmak isteyen bir insan olmalı. zaten bir başkadır dizinin adı. belki bir başkadır benim memleketim şarkısından. belki de albert camus nün yabancı’ sındaki dünyayı insanları bir başkasını anlamamaktan. ümitle bitirdiği için müteşekkirim bu arada. biraz aydınlandı ışıklar son bölümde. belki de gerçek dünya böyle değil ama ümitlenmeye hakkımız var evet yönetmen bey.
özet olarak sevmeyi bilmiyoruz mesajını çıkardım ben bu diziden. sinan seviyor ama höt höt yaptığı iyi şeyleri bile dile getiremediği için karısını (anlaşılmadığını sandığı için) deliliğe sürüklüyor. bir kadın bir başka kadını örtüsünden dolayı sevmiyor. yalnız erkek kadınları sadece seks için kullanıyor kadın dünyasını bilmiyor, kadın sevmesini bilmiyor. annesine bile faydası yok annesini sevmeyi bilmiyor. gülbin bunları en net gören karakter ama o da sorun yaşamış, atılmış dışlanmış, bir başkası olarak görülmüş. birbirimizi sevmeyi bilmememiz hep başkası olarak görmemizden. hep şu denir; insan tanımadığından, yabancı her şeyden korkar. sadece insan değil aslında kendini korumak isteyen her canlı. reflekstir yabancıya, başkasına karşı temkinli davranmamız. bu olgu her devlet, her yönetici tarafından kullanılır. türkiye’nin durumunda da tamamem siyasetin elinde kullandığı değişmez politikadır. yıllardır cılkını çıkardığı ama bizim hala uyanmadığımız bir olgudur. günümüzde de hala işe yaramaktadır.
bunu çeken ancak bu ülkeyi her detayıyla, her insanıyla, kötüsüyle iyisiyle çok seven ve katkıda bulunmak isteyen bir insan olmalı. zaten bir başkadır dizinin adı. belki bir başkadır benim memleketim şarkısından. belki de albert camus nün yabancı’ sındaki dünyayı insanları bir başkasını anlamamaktan. ümitle bitirdiği için müteşekkirim bu arada. biraz aydınlandı ışıklar son bölümde. belki de gerçek dünya böyle değil ama ümitlenmeye hakkımız var evet yönetmen bey.
özet olarak sevmeyi bilmiyoruz mesajını çıkardım ben bu diziden. sinan seviyor ama höt höt yaptığı iyi şeyleri bile dile getiremediği için karısını (anlaşılmadığını sandığı için) deliliğe sürüklüyor. bir kadın bir başka kadını örtüsünden dolayı sevmiyor. yalnız erkek kadınları sadece seks için kullanıyor kadın dünyasını bilmiyor, kadın sevmesini bilmiyor. annesine bile faydası yok annesini sevmeyi bilmiyor. gülbin bunları en net gören karakter ama o da sorun yaşamış, atılmış dışlanmış, bir başkası olarak görülmüş. birbirimizi sevmeyi bilmememiz hep başkası olarak görmemizden. hep şu denir; insan tanımadığından, yabancı her şeyden korkar. sadece insan değil aslında kendini korumak isteyen her canlı. reflekstir yabancıya, başkasına karşı temkinli davranmamız. bu olgu her devlet, her yönetici tarafından kullanılır. türkiye’nin durumunda da tamamem siyasetin elinde kullandığı değişmez politikadır. yıllardır cılkını çıkardığı ama bizim hala uyanmadığımız bir olgudur. günümüzde de hala işe yaramaktadır.
devamını gör...
nokta koyulmamış tanımın değeri
havada kalmış, uzay boşluğunda süzülen bir tanımdır noktasız tanım. nokta koymak önemlidir.*
devamını gör...
çok düşünen insanlara tavsiyeler
muhtemelen işe yaramayacak tavsiyelerdir. çok düşünen insanlar zaten bunun çözümünü de düşünmüşlerdir çoktan ama buna isteyince bir son veremiyorsunuz maalesef. o kafanın içindeki ses hiç susmuyor.
devamını gör...
rüya
insanın bilinçaltında depoladığı (yaptıkları, yaşadıkları, duygu ve düşünceleri, beş duyu organlarıyla algıladıkları) tüm tecrübelerin uykunun rem evresinde, beyin tarafından yeniden hesaplanmasıdır.
şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği çikolata
tadelle
kendine has aroması olan ve cüzdandaki paranın yarısıyla anca alınabilen çikolata .
kendine has aroması olan ve cüzdandaki paranın yarısıyla anca alınabilen çikolata .
devamını gör...
sözlüğe davet edilen arkadaşların tepkileri
yakın bir arkadaşıma söylemiştim üşendi ama açtık bi hesap birkaç bir şey yazıp bıraktı sıkıldım dedi çocuk.
devamını gör...
bir dediği bir dediğini tutmayan insan
yerinde sayıp, eserikli olanlarıda vardır. ya da ikizler burcuna sahiptirler.
devamını gör...


