senaryosunu yavuz turgul'un yazdığı,yönetmenliğini atıf yılmaz'ın yaptığı,başrollerini,şener şen,ilyas salman,yaprak özdemiroğlu,şevket altuğ ve nazan ayas'ın paylaştığı 1983 yapımı film.

karakol amiri ziver bey ile çalışan ve ona çok saygı duyan cumali genelevde çalışan şekerpare'ye aşık olur. ancak şekerpare'ye ziver bey'de ilgi duymaktadır. şekerpare'nin de cumali'den hoşlandığını anlayan ziver genelev üzerindeki kontrolü arttırmaya çalışır. hatta işleri evi kapatmaya kadar götürür. ancak içlerine cumali'yi de alan letafet hanım ve kızları ziver'e hiç ummadığı bir oyun oynayacaktır.

film muhtemelen 1900'lü yılların istanbulu anlatıyor. ve çok sağlam sistem eleştirileri de mevcut. örneğin ziver'in hurşit'e "oğlum, bizim işimiz önce asayişi bozup sonra düzletmek değil mi?" cümlesi, dönemle ilgili söylenmiş başarılı bir özet gibidir.

peyker'in gayrimeşru hamileliğinin ardından ziver'in "ya adam kader kurbanıysa? ya karı zorladıysa?" cümlesi günümüzde yaşanan taciz ve tecavüz davalarındaki savunmalara, geçmişten tutulan ayna gibidir adeta.


rüşvet, haraç, vergi konularını işleyen muazzam bir sistem eleştirisidir bu film aynı zamanda. çarkın işleyişini ve ahlak olgusunun halkın gözünde güçlü bir kamufle aracı olduğunu gösterir.

film temel olarak bizlere "ahlak satanlar en büyük ahlaksızlardır" vurgusunu çok güzel örneklerle anlatır.
devamını gör...

italyan asıllı, amerikalı şarkıcı.

müzik kariyerinde laura pergolizzi olan isminin kısaltmasını kullanmaktadır.

şimdiye kadar dört stüdyo albümü yayınlamıştır.

ilk büyük çıkışını, "all ı have" şarkısı ile yaptıktan sonra 2016 yılında yayınladığı "lost on you" albümü ile ciddi bir başarı yakalamıştır.
devamını gör...

ilk olarak tıkladım baktım ve şaşırdım, bu dedim "benim eski yazdığım sözlüğün aynısı" sonra orada olanlar hakkında çok bilgi sahibi olduğumdan neler olmuş olabileceği aklıma geldi ve hemen diğer sözlüğe girip "kafa sözlük" başlığına baktığımda yanılmadığımı anladım.
umuyorum aynı yönetimsel sıkıntılar burada da olmaz, şirinlere gay dediğim için uyarı almamayı temenni ediyorum şimdilik. bu arada sözlüğün akıcılığı garip öteki sözlükte yazıp gönder dediğimiz zaman yine bi anlık bekleme oluyordu ama burası pıt pıt yazıyı gönderiyor.
neyse uzun lafın kısası; hayırlı olsun sözlüğünüz.
devamını gör...

kıtmir cennete giden tek köpekmiş ve bir iddiaya göre kıtmirin selamı var denilince saldıracak olan ya da havlayan köpek sakinleşiyormuş.
(bkz: batıl inanç)
devamını gör...

mahalle arası tekel bayide insana meze olarak dayak yedirtebilecek şarap markası.

-abi varsa bi'yarra yering.
devamını gör...

gözlerime durumumuz yoktu sevisemedik'i aratmıştır.
devamını gör...

oda arkadaşım gece bizi uyandirmamak icin saçını yurt koridorunda kurutmustu ve sonra bütün kat uyanmıştı ne oluyor diye.
devamını gör...

seven (filmi)nde hristiyanlığa ait olan bu günahlar konu edilmiştir. günahları işleyenler kendi günahlarıyla yüzleşmişlerdir.
devamını gör...

uzun uzun aciklama yapilan kisiye; anlayip anlamadigi soruldugunda isitilen, "hayir anlamadim" cevabi.
sac yoldurur.
devamını gör...

sene 1998. mavi sakal, kan kokusu albümünü çıkarmış. bir şekilde kaseti aldım. tabi bir şekilde derken illegal yollardan bahsetmiyorum elbette.* cebimdeki harçlığı son kuruşuna kadar verip almıştım kaseti. o sebeple de üzerimde hatırı sayılır bir gerginlik vardı. albüm kötü çıkarsa ölü yatırım yapmış olacaktım, okuldaki ekmek arası patates keyfinden de mahrum kalacaktım. yani mevzu sıkıntılıydı. kalmıştım iki arada bir derede. bir heyecan açtım kasetin kapağını, çıkardım ve yerleştirdim walkman'e...

tabi çoklarınız bilmez o muhteşem teknolojiyi. japonlar yapmıştı yine yapacağını ve teknolojiyi kulaklarımıza getirmişti. zaten teknolojinin geldiği en son seviye walkman'dir benim gözümde, sonrasında çok bozdu. bozuk teknoloji ile aram bozuk anlayacağınız.

neyse efendim, taktım kulaklıkları. ve başladım yürümeye... albüm üvertür adlı parça ile başlıyor. hımm tamam derken arkadan ikinci şarkı girdi; balta! şarkıya resmen bayılmıştım. içimden helal olsun size tüm harçlığım diyerek yürümeye devam ediyorum. balta bitiyor, ne kadar başlıyor, o şarkının da farklı bir tadı var. ama enteresan bir şey oluyor o noktada, eve dönüş yolunda yol ayrımımız vardı bizim, tam o yol ayrımının başına geldiğimde iki yol adlı şarkı çalmaya başlamasın mı? işte orada ruhani bir şeylerden şüpheleniyorum.* şarkının girişi de çoğunuzun bildiği gibi şöyle; ''neden soruyosun, nereye gideyim, iki yol var demiştin, hangisini seçeyim?'' elbette eve gideni seçeceğim bu da soru mu yahu? falan derken 8. şarkıya kadar geldim. işte o anda başladım yürümeye adlı şarkıya geçiş yaptık. ben zaten yürümeye başlamıştım ama yol bir türlü bitmiyordu. albümü dinleyeceğim diye yürümeyi tercih etmiştim ve işte bu şarkının girişi ile birlikte tabiri caizse gaza geldim. enerji ile doldum.


başladım yürümeye
bir de baktım yine baştayım.
baştayım.
başladım yürümeye
bir de baktım yine baştayım.
baştayım.

birden bire her şey,
her şey iyi, her şey güzel
geldi bana...

başladım isyana
bir de baktım yine baştayım,
baştayım.

birden bire her şey,
her şey yazık, her şey değmez
geldi bana...
ne için?
kim için ?
ne için


sözler benim için muazzam. basit ama derin. müziğin de tadından yenmiyor. ritimler, riffler içimi kıpır kıpır ediyor. çalarım ben bunu deyip gazlanmış kendime iyice gaz veriyorum. elektro gitar sevdasına yeni kapılmışız, çocuk yaşta sayılırız, malum her şeyi yapmak çok basit o yaşlarda(!) o özgüvenle şarkıyı bitiriyorum. sonrasında 9. şarkıya geçmiyorum, şarkıyı başa sarıyorum. zira tekrar dinlemem lazım. ''başladım tekrar yürümeye, bir de baktım yine baştayım...'' derken sesim biraz yüksek çıkmış olmalı, çevremde olup bitenin farkında değilim, kafamı hafif hafif sallayarak ilerliyorum. işte olan da o anda oluyor. enseme bir şaplak yiyiveriyorum. lan ne oluyor? kim bu derken, kulaklık çıkartılıyor kulaklarımdan... ''başlarım senin yürümene ''diye bir ses işitiyorum. dönüyorum bakıyorum ki, rahmetli babam gülümseyerek beni sarsıyor. sonra kakara kikiri beraberce eve doğru ilerliyoruz.

işte bu yüzden en sevdiğim şarkılardan birisi olan ''başladım yürümeye'' isimli şarkı, rahmetli babam sayesinde, benim için ''başlarım senin yürümene'' adını almış oldu. hala severek dinler ve söylerim. kendisini kaybettikten sonra da, başka bir anlamlı geliyor artık...

işte böyle. eh o halde dinleyiverin gari;

devamını gör...

ikili sayı sistemi. 1'ler ve 0'lar ile ifade edilir ve makine dilidir. 1'ler akımın varlığına, 0'lar akımın olmamasına işaret eder. yalnızca iki durumun sembolize edilebilmesi daha keskin çizgilere sahip bir çalışma düzeneği oluşturduğundan güvenli sayılır ve bu sebeple kullanılır.

iki gündür herkeste bir yazılım sevdası hasıl oldu herhalde. hexadecimal başlığından sonra şimdi de bu başlık hortlamış.*

ayrıca:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba sözlük ahalisi.

bu akşam 20.30'da bu yılki şarkıları değerlendireceğimiz "rotterdam 2021 özel" programını kaçırmamanızı tavsiye ederim. bu yılki şarkılardan sizler için çoğunu seçtim ve sürem yettiğince her şarkı hakkında sizleri tek tek bilgilendirerek, adeta eurovision trt canlı yayını edasında programı yapmaya hazırlanıyorum. sizleri yarın akşamki büyük finale hazırlamak için çok ilginç bilgiler de buldum. hatta dedikodum bile var.*

akşam görüşmek üzere!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sorulma amacını çeşitli sebeplere bağlayabileceğimiz bir soru çeşidi.

cinsiyet ayrımcılığı yapan birine de söylenmiş olabilir, ırkçılık yapan birine de. burada dikkat edilmesi gereken husus; bu soruyu sormaya mecbur kalma sebebinin ne olduğudur.
devamını gör...

yazılanlara baktım da bazıları tekrara girecek olsun.

edebiyat, sanat iyi olanı, biçimsel olarak ve içeriksel olarak güzel olanı anlatmak gibi bir misyon ediniyor genellikle kendine. işte söz sanatları, tek ve büyük aşk anlatıları, iyilerin kazanması vs gibi.

fakat yeraltı edebiyatı başlığında diğer sanatları da düşünecek olursak. edebiyat/sanat güzel olanı, güzel bir şekilde anlatmak zorunda değil. zaten bu belli bir doğrunun olmadığı ve hiç bir zaman da olmayacağı sanat sanat için mi yoksa halk için mi gibi bir tartışma.

yeraltı edebiyatı bu güzel olanı, güzel bir şekilde anlatmanın anlamsız olmasından çıkıyor biraz da.

evet eril dil olacak, evet cinayet, fuhuş, uyuşturucu olacak, üstte yazan birine katılıyorum toplumdan dışlanan, sevilmeyen bir anti-kahramanı olacak.

bu sizi rahatsız edebilir, zorlama gelebilir, bu edebiyatı seven insanlar boş insanlar gelebilir. amma lakin ki bu edebiyatı seven, elimden geldiğince çoğu kitabını okuyan biri olarak değildir.

elbette eleştirilebilecek kısımları var. örneğin bandrol işi yazılanlardan bir tanesi.

fakat ruhumuzun asi, tutunmayı reddeden, kontrollü dibe vurmaktan hoşlanan fakat modern hayat koşullarında bu tarafını elimizden geldiğince baskı altına alan bizleri, akşamları sigaramızı yakıp, bu türe ait kitaplar eşliğinde asla yaşayamayacağımız hayatları, olayları okuma keyfini küçümsemek de hoş değil.

son olarak:

asilerin,
kaybedenlerin,
hayalperestlerin,
küfürbazların,
günahkârların,
beyaz zencilerin,
aşağı tırmananların,
yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
uçurumdan atlayanların...
dili, sesi yeraltı edebiyatı...
devamını gör...

ölümsüzlük konusunun olabilecek en mantıklı şekilde işlendiği dizi ve roman serisidir.

dizinin ana fikri; insan zihninin ve hafızanın, dhf denilen kodları içeren belleklere yüklenmesiyle bedenden bedene geçişin mümkün kılınması ve bu imkana yeterli düzeyde ulaşabilen bir kaymak tabakasının yeni ve ölümsüz bir sınıf yaratmasıdır.
devamını gör...

yine hakkımda atıp tutmuşsunuz.
devamını gör...

bir gün şiirleri kedersiz olur
içi ferahlar tatlı bir esintide
bir kuş gibi uçar imgeleri özgürce
titrek kalbi huzurla dolar
belki...
devamını gör...

artık basımı yapılmayan eski ya da ikinci el dergi, gazete ve kitapların alınıp satıldığı veya başka bir kitapla takas edildiği küçük işletmelerde ki kitap kurdu kişilerdir.
devamını gör...

osmanlı zamanında belediye başkanına verilen isim. şehir emini anlamında, o da kutsal emanetlerin teslim edildiği kişidir. o emanetler de şehrin insanı ve halkıdır. şehrin sembolik anahtarını elinde tutan güvenilir insanlarmış.
devamını gör...

gelin misafirim olun, size çi börek ısmarlarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim