başı kapanan öğrencinin beyni çalışır
devamını gör...
gerze
sinop'un şirin ilçesi.bozulmamış doğası,kirlenmemiş denizi harikadır.meydanında kocaman bir horoz heykeli bulunur.bu simge belediye araçlarında da kullanılır.benim gibi dinginliği sevenler için idealdır.enfes deniz manzarasına karşı kahvenizi yudumlarken zamanı durmuş hissedersiniz.günbatımının güzelliği bir başkadır.gürültüden, keşmekeşten arınmıştır. nefret ettiğim yaşadığım şehirden kurtulup orda yaşamayı ne çok isterdim.
devamını gör...
placebo
devamını gör...
annelerin garip huyları
sakın babama söyleme dediğim şeyleri tamam dedikten sonra ilk fırsatta babama söylemesi.
devamını gör...
alaaddin'in sihirli lambası
dünyada en çok bilinen ve anlatılan peri masallarından alaaddin'in sihirli lambası'nda, iyi yürekli alaaddin, içine hapsedilmiş cini olan bir yağ lambası bulur ve hayatı değişir.
devamını gör...
müslümanları ateist yapacak bilgi
kuran da matematiksel hata yoktur burada yazdık hesapladık hiç bir durumda hata çıkmadı eğer hala var diyorsa yazar tanımın neresi hatalı bulsun.
kafasozluk.com/kuran-daki-m...
güneşin balçığa batması ile ilgili olan kısım zaman bükülmesi ile ilgilidir siyah balçık kara delikleri ifade eder dünyanın doğuşu ve kıyameti gören bir kişinin hikayesidir o sure. ilgisi olanlar carl justav jung'ın kuran çevirisine bakabilirler ki o surenin hepsi zamanda yolculuk yapan birini anlatır peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.
kafasozluk.com/kuran-daki-m...
güneşin balçığa batması ile ilgili olan kısım zaman bükülmesi ile ilgilidir siyah balçık kara delikleri ifade eder dünyanın doğuşu ve kıyameti gören bir kişinin hikayesidir o sure. ilgisi olanlar carl justav jung'ın kuran çevirisine bakabilirler ki o surenin hepsi zamanda yolculuk yapan birini anlatır peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.
devamını gör...
anonim yazar
nickaltının boş kalmasına şaşırdım. sözlüğe katkısı olan azimli bir yazar.
devamını gör...
maxwell'in cini
not: bir başka sitedeki kendi yazımdan alıntıdır.
termodinamik yasaları ile ilgili bir düşünce deneyi.
yazı, içerikten kaynaklı olarak mecburen biraz uzun olacak. baştan uyarmış olayım.
***
termodinamik, 4 yasa üzerine şekillenmiştir. cinin olayını anlamak için kısaca bakalım bunlara.
0. yasa:
elimizde bir a ve bir de b olmak üzere 2 sistem olsun. bu sistemler birbirleriyle etkileşim içerisinde olsunlar. eğer etkileşime rağmen ikisinin de sıcaklığında zamanla bir değişim meydana gelmiyorsa, bu sistemler ısıl dengededir.
bir c sistemimiz daha olsun. bunun sıcaklığına dair bir bilgimiz olmasın. bu sistemi mesela a sistemi ile etkileşecek şekilde konumlandıralım. tıpkı yukarıdaki gibi, a ve c arasında bir ısı alışverişi ve sıcaklık değişimi olmazsa, a ile c ısıl dengededir. o halde c sistemini b ile bir araya getirmeye gerek kalmadan, b ve c'nin de ısıl dengede olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
1. yasa:
çoğumuzun bildiği "enerji yoktan var, vardan yok edilemez" sözünün temeli olan yasadır. ancak enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir.
2. yasa:
en meşhur yasadır da diyebiliriz. entropi ilkesi olarak da bilinir. en kaba şekliyle, evrendeki her şeyin minimum enerji ve maksimum düzensizliğe gitme eğilimi içerisinde olduğunu söyler. bir yerde var olan enerji, %100 verimli şekilde işe dönüştürülemez. bir kısmı işe dönüşürken, bir kısmı da sistem içerisinde kullanılır.
3. yasa:
basitçe, hiçbir maddenin sonlu sayıda işlemden geçirilerek mutlak sıfır noktasına kadar soğutulamayacağını söyler.
***
cin konusuna geçmeden önce 2 detayı daha hatırlamak gerek.
1- bir ortamda bulunan parçacık ya da moleküllerin tamamı aynı hıza sahip değildir. ortalama bir hız değeri ve bunun altında ya da üstünde kalan hızlarda hareket eden parçacıklar bulmak mümkündür. yani hız değerleri bir dağılım gösterir.
2- odaya bıraktığınız sıcak bir çayın zamanla soğumasını beklersiniz, daha fazla ısınmasını değil. normal şartlarda ısı transferi sıcak olan ortamdan, daha soğuk olana doğru gerçekleşir. sıcak çay, ısısını daha soğuk olan oda ortamına vererek onunla eşit sıcaklığa gelir bu yüzden.
***
düşünce deneyimiz şöyle:
ortasında açılıp kapanan küçük bir kapı olan, eşit sıcaklıkta 2 bölmemiz var ve cinimiz de bu kapının yanında nöbet tutuyor.
cinin görevi, ortamdaki moleküller içerisinde, ortalama hızdan daha hızlı ve daha yavaş olan molekülleri ayrı ayrı bölmelerde bir araya toplamak için, uygun zamanda kapıyı açıp kapatmak. ortalamadan daha hızlı moleküller kapıya yaklaştığında cin kapıyı kapatıyor ve geçişe izin vermiyor. ortalamadan daha yavaş moleküller içinse kapıyı açıyor ve bunların diğer bölmeye geçmesine izin veriyor. yani 1. bölmeye hızlı, 2. bölmeye de yavaş olan molekülleri topluyor.
şöyle bir sorun geliyor karşımıza: başlangıçta bölmelerin sıcaklıkları eşitti, ancak cin termodinamiğin 2. yasasına aykırı görünen bir iş yapıyor gibi... eşit sıcaklıktaki bölmeler arasında ısı transferi yaptığı için bölmelerden biri zamanla daha sıcak, diğeri daha soğuk oluyor. hatta sıkıntı tam olarak şu: yavaş olan molekülleri diğer tarafa geçirerek, soğuk ortamdan sıcak ortama ısı aktarıyor. oysa böyle bir şey gerçekte pek de karşılaşacağımız bir durum değil.
görünüşe göre termodinamiğin 2. yasası ihlal edildi ama gerçekten edilebilir mi?
edilemeyeceği, birçok uğraş ve çalışmadan sonra, landauer - penrose - bennett çözümü ile anlaşıldı. buna göre cini de sistem içerisindeki bir faktör olarak hesaba katmak gerektiği açıkça ortaya çıkmıştı. cin, gazın entropisini düşürmesine düşürüyordu, ama aynı işlemi sürekli tekrarlıyordu (moleküllerin hızını ölçme ve kapıyı açıp kapatma.) cin canlı bir varlık da olsa, bir bilgisayar da olsa hafızasını sonsuza kadar verimli kullanamayacak ve eski bilgileri "kafasından" silmek zorunda kalacaktı. silme işlemini yaparken enerji harcamak, çevreye ısı vermek zorunda kalacağından, sürekli olarak entropi doğuracak ve böylece toplam entropi sürekli olarak artmaya devam edecekti. bu da 2. yasanın geçerliliğini koruması demekti.
maxwell'in cini adlı bu düşünce deneyi 2. yasayı geçersiz hale getirmek şöyle dursun, yasanın mikroskobik sistemler için de geçerli olduğunu ortaya koymuş oldu.
termodinamik yasaları ile ilgili bir düşünce deneyi.
yazı, içerikten kaynaklı olarak mecburen biraz uzun olacak. baştan uyarmış olayım.
***
termodinamik, 4 yasa üzerine şekillenmiştir. cinin olayını anlamak için kısaca bakalım bunlara.
0. yasa:
elimizde bir a ve bir de b olmak üzere 2 sistem olsun. bu sistemler birbirleriyle etkileşim içerisinde olsunlar. eğer etkileşime rağmen ikisinin de sıcaklığında zamanla bir değişim meydana gelmiyorsa, bu sistemler ısıl dengededir.
bir c sistemimiz daha olsun. bunun sıcaklığına dair bir bilgimiz olmasın. bu sistemi mesela a sistemi ile etkileşecek şekilde konumlandıralım. tıpkı yukarıdaki gibi, a ve c arasında bir ısı alışverişi ve sıcaklık değişimi olmazsa, a ile c ısıl dengededir. o halde c sistemini b ile bir araya getirmeye gerek kalmadan, b ve c'nin de ısıl dengede olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz.
1. yasa:
çoğumuzun bildiği "enerji yoktan var, vardan yok edilemez" sözünün temeli olan yasadır. ancak enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir.
2. yasa:
en meşhur yasadır da diyebiliriz. entropi ilkesi olarak da bilinir. en kaba şekliyle, evrendeki her şeyin minimum enerji ve maksimum düzensizliğe gitme eğilimi içerisinde olduğunu söyler. bir yerde var olan enerji, %100 verimli şekilde işe dönüştürülemez. bir kısmı işe dönüşürken, bir kısmı da sistem içerisinde kullanılır.
3. yasa:
basitçe, hiçbir maddenin sonlu sayıda işlemden geçirilerek mutlak sıfır noktasına kadar soğutulamayacağını söyler.
***
cin konusuna geçmeden önce 2 detayı daha hatırlamak gerek.
1- bir ortamda bulunan parçacık ya da moleküllerin tamamı aynı hıza sahip değildir. ortalama bir hız değeri ve bunun altında ya da üstünde kalan hızlarda hareket eden parçacıklar bulmak mümkündür. yani hız değerleri bir dağılım gösterir.
2- odaya bıraktığınız sıcak bir çayın zamanla soğumasını beklersiniz, daha fazla ısınmasını değil. normal şartlarda ısı transferi sıcak olan ortamdan, daha soğuk olana doğru gerçekleşir. sıcak çay, ısısını daha soğuk olan oda ortamına vererek onunla eşit sıcaklığa gelir bu yüzden.
***
düşünce deneyimiz şöyle:
ortasında açılıp kapanan küçük bir kapı olan, eşit sıcaklıkta 2 bölmemiz var ve cinimiz de bu kapının yanında nöbet tutuyor.
cinin görevi, ortamdaki moleküller içerisinde, ortalama hızdan daha hızlı ve daha yavaş olan molekülleri ayrı ayrı bölmelerde bir araya toplamak için, uygun zamanda kapıyı açıp kapatmak. ortalamadan daha hızlı moleküller kapıya yaklaştığında cin kapıyı kapatıyor ve geçişe izin vermiyor. ortalamadan daha yavaş moleküller içinse kapıyı açıyor ve bunların diğer bölmeye geçmesine izin veriyor. yani 1. bölmeye hızlı, 2. bölmeye de yavaş olan molekülleri topluyor.
şöyle bir sorun geliyor karşımıza: başlangıçta bölmelerin sıcaklıkları eşitti, ancak cin termodinamiğin 2. yasasına aykırı görünen bir iş yapıyor gibi... eşit sıcaklıktaki bölmeler arasında ısı transferi yaptığı için bölmelerden biri zamanla daha sıcak, diğeri daha soğuk oluyor. hatta sıkıntı tam olarak şu: yavaş olan molekülleri diğer tarafa geçirerek, soğuk ortamdan sıcak ortama ısı aktarıyor. oysa böyle bir şey gerçekte pek de karşılaşacağımız bir durum değil.
görünüşe göre termodinamiğin 2. yasası ihlal edildi ama gerçekten edilebilir mi?
edilemeyeceği, birçok uğraş ve çalışmadan sonra, landauer - penrose - bennett çözümü ile anlaşıldı. buna göre cini de sistem içerisindeki bir faktör olarak hesaba katmak gerektiği açıkça ortaya çıkmıştı. cin, gazın entropisini düşürmesine düşürüyordu, ama aynı işlemi sürekli tekrarlıyordu (moleküllerin hızını ölçme ve kapıyı açıp kapatma.) cin canlı bir varlık da olsa, bir bilgisayar da olsa hafızasını sonsuza kadar verimli kullanamayacak ve eski bilgileri "kafasından" silmek zorunda kalacaktı. silme işlemini yaparken enerji harcamak, çevreye ısı vermek zorunda kalacağından, sürekli olarak entropi doğuracak ve böylece toplam entropi sürekli olarak artmaya devam edecekti. bu da 2. yasanın geçerliliğini koruması demekti.
maxwell'in cini adlı bu düşünce deneyi 2. yasayı geçersiz hale getirmek şöyle dursun, yasanın mikroskobik sistemler için de geçerli olduğunu ortaya koymuş oldu.
devamını gör...
pomme
pomme'nin güzel olan tek şarkısıdır ceux qui revent. kronik uykusuzluk hakkındadır.
devamını gör...
bekara boşanmak kolay
günümüzde realite anlamı olarak düşünüldüğünde manasını yitirmiş sözdür. zira artık boşanmak bir imzalık iştir.
devamını gör...
tanıdığım kişilerin profiline bakınca bomboş yaşadığımı hissettiren yer. gerçekten de diyorum bazı insanlar ne kadar çok şey sığdırmışlar. keşke benim hikayem böyle olmasaydı çok üzgünüm. hayat yendi beni başaramadım.
devamını gör...
göz altı morlukları
genellikle adı uykusuzluk ile birlikte anılan fakat en büyük sebepleri arasında böbrek rahatsızlıkları, susuzluk, yetersiz beslenme ve karaciğer rahatsızlıkları olan durumdur.
çok belirgin ve halkalar halinde olan versiyonu birden bire başladıysa yüksek olasılık karaciğer rahatsızlıklarına ya da yetersiz beslenmeye, belirgin ve zaman içerisinde yavaşça oluşan versiyonu muhtemel böbrek rahatsızlıklarına ya da susuzluğa işaret ediyor olabilir.
okuduğunu tam anlayamayan ya da evhamlı arkadaşlar için bilgilendirme notu: her göz altı morluğu, bahsettiğim durumlara işaret etmez. bu tarz durumlarda başvurulması gereken yerler sözlükler ya da internet mecraları değil sağlık kurumlarıdır. en kesin ve doğru bilgiyi doktorunuzdan alırsınız.
çok belirgin ve halkalar halinde olan versiyonu birden bire başladıysa yüksek olasılık karaciğer rahatsızlıklarına ya da yetersiz beslenmeye, belirgin ve zaman içerisinde yavaşça oluşan versiyonu muhtemel böbrek rahatsızlıklarına ya da susuzluğa işaret ediyor olabilir.
okuduğunu tam anlayamayan ya da evhamlı arkadaşlar için bilgilendirme notu: her göz altı morluğu, bahsettiğim durumlara işaret etmez. bu tarz durumlarda başvurulması gereken yerler sözlükler ya da internet mecraları değil sağlık kurumlarıdır. en kesin ve doğru bilgiyi doktorunuzdan alırsınız.
devamını gör...
yazarların çocukken en sevdiği çizgi film
devamını gör...
anna karenina
anna'ya gıcık olan umarım bir tek ben değilimdir..
devamını gör...
mk ultra
bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır.
--- alıntı ---
1950'li yıllarda başlayıp 70'lere doğru sonlandırılan, bilinçaltını manipüle etme projesi. proje cia bilimsel istihbarat bölümü tarafından yürütülmüştür.
proje, liserjik asit dietilamid yani lsd dediğimiz halüsinojen yardımıyla deneklere istenileni yaptırma, cinsel taciz gibi farklı amaçlarla yürütülmüş ve bir işkence aracı olarak da kullanılmıştır.
gazeteci ve akademisyen stephen kinzer'a göre proje, ikinci dünya savaşı döneminde japonların ve nazilerin tesis ve toplama kamplarındaki insanları kontrol etmek amacıyla yaptıkları çalışmaların bir devamı niteliğindeydi. çoğu zaman deneklerin bilgisi ve izni olmadan yapılan bazı uygulamalara dayanıyordu.
projenin bir amacı, soğuk savaş döneminde sovyet ajanlarını sorgulamak ve zihin kontrol yöntemlerini onlar üzerinde uygulayarak bir ilaç geliştirmekti. hatta hafızayı silmek için bir alt proje daha tasarlanmış, ancak hiçbir zaman başlatılmamıştı.
richard helms'in imha ettiği belgelerden geriye kalanlardan birinden anlaşıldığına göre, deneyde deneklerin hareketlerini kontrol edememesine neden olan kimyasallar, alkol benzeri sarhoş edici malzemeler, işkenceye dayanma gücünü yükseltecek ilaçlar, görme ve işitme faaliyetlerini sekteye üreten maddeler ve bunlar gibi 20'ye yakın madde kullanılmıştı. başlangıçta gerçekten sorgulamaya yönelik çalışmalar zamanla taciz ve işkenceye dönüşmüştü.
daha sonra proje hakkında soruşturma başlatılmış, ama cia müdürü richard helms'in belgelerin çoğunu yok etmesi nedeniyle soruşturma sağlıklı şekilde yürütülememiştir. ancak daha sonra 20 bin kadar belgenin yok edilemediği gerçeği ortaya çıkınca, olayın boyutu da değişmiştir. cia yerli ve yabancı birçok insan üzerinde bu tür denemeler yaptığını itiraf etmiş, şahitlik yapan deneklerin ifadeleriyle de olay basına yansımıştır. deneylerin, bilimsel bakımdan yetkin olmayan ajanlarca yapılmış olması nedeniyle, bazı kişilerin ölümü, doğrudan projeyle ilişkilendirilmiştir.
her ne kadar günümüzde, bu ve benzeri deneylerin artık yapılmadığına ilişkin sözlü garantiler verilse de, benzer projelerin farklı ad ve kapsamlar altında yürütüldüğü düşünülmektedir.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
1950'li yıllarda başlayıp 70'lere doğru sonlandırılan, bilinçaltını manipüle etme projesi. proje cia bilimsel istihbarat bölümü tarafından yürütülmüştür.
proje, liserjik asit dietilamid yani lsd dediğimiz halüsinojen yardımıyla deneklere istenileni yaptırma, cinsel taciz gibi farklı amaçlarla yürütülmüş ve bir işkence aracı olarak da kullanılmıştır.
gazeteci ve akademisyen stephen kinzer'a göre proje, ikinci dünya savaşı döneminde japonların ve nazilerin tesis ve toplama kamplarındaki insanları kontrol etmek amacıyla yaptıkları çalışmaların bir devamı niteliğindeydi. çoğu zaman deneklerin bilgisi ve izni olmadan yapılan bazı uygulamalara dayanıyordu.
projenin bir amacı, soğuk savaş döneminde sovyet ajanlarını sorgulamak ve zihin kontrol yöntemlerini onlar üzerinde uygulayarak bir ilaç geliştirmekti. hatta hafızayı silmek için bir alt proje daha tasarlanmış, ancak hiçbir zaman başlatılmamıştı.
richard helms'in imha ettiği belgelerden geriye kalanlardan birinden anlaşıldığına göre, deneyde deneklerin hareketlerini kontrol edememesine neden olan kimyasallar, alkol benzeri sarhoş edici malzemeler, işkenceye dayanma gücünü yükseltecek ilaçlar, görme ve işitme faaliyetlerini sekteye üreten maddeler ve bunlar gibi 20'ye yakın madde kullanılmıştı. başlangıçta gerçekten sorgulamaya yönelik çalışmalar zamanla taciz ve işkenceye dönüşmüştü.
daha sonra proje hakkında soruşturma başlatılmış, ama cia müdürü richard helms'in belgelerin çoğunu yok etmesi nedeniyle soruşturma sağlıklı şekilde yürütülememiştir. ancak daha sonra 20 bin kadar belgenin yok edilemediği gerçeği ortaya çıkınca, olayın boyutu da değişmiştir. cia yerli ve yabancı birçok insan üzerinde bu tür denemeler yaptığını itiraf etmiş, şahitlik yapan deneklerin ifadeleriyle de olay basına yansımıştır. deneylerin, bilimsel bakımdan yetkin olmayan ajanlarca yapılmış olması nedeniyle, bazı kişilerin ölümü, doğrudan projeyle ilişkilendirilmiştir.
her ne kadar günümüzde, bu ve benzeri deneylerin artık yapılmadığına ilişkin sözlü garantiler verilse de, benzer projelerin farklı ad ve kapsamlar altında yürütüldüğü düşünülmektedir.
--- alıntı ---
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
nefretin gözleri (eyes of hate)
nazi dönemi propaganda bakanı joseph goebbels, 1933 yılının eylül ayında cenevre'deki milletler cemiyeti toplantısına katılır. life dergisi için çalışan o dönemin başarılı fotoğrafçılarından alfred eisenstaedt, önce şu fotoğrafı çekmiş:

burada alman siyasetçi mutlu gördüğümüz üzere. ama çektiği bir başka fotoğrafta goebbel'in tüm tavrı değişiyor. fotoğrafçıya korkunç bakışlar atıyor kendisi. eyes of hate.

peki neden? cevap basit. eisenstaedt'ın yahudi olduğunu öğrendiği için.
eisenstaedt yıllar sonra bu karşılaşma için şunları söylemiş:
bana nefret dolu gözlerle baktı ve sinmemi bekledi. ama sinmedim. elimde kameram varken hiç bir şeyden korkmam.
hikayenin sonunu biliyoruz. ikinci dünya savaşı biter, almanlar kaybeder.
goebbels, tüm ailesiyle beraber 1945'in mayıs ayında intihar eder.
eisenstaedt, aynı yılın ağustos ayında savaşın bitmesiyle yapılan zafer kutlamalarında çektiği v-j day in times square (1945) fotoğrafıyla ünlenir. bugün bilinen en önemli foto muhabirlerden biridir. 1995 yılında hayatını kaybeder.
konuyla ilgili güzel bir yazı için kaynak
nazi dönemi propaganda bakanı joseph goebbels, 1933 yılının eylül ayında cenevre'deki milletler cemiyeti toplantısına katılır. life dergisi için çalışan o dönemin başarılı fotoğrafçılarından alfred eisenstaedt, önce şu fotoğrafı çekmiş:

burada alman siyasetçi mutlu gördüğümüz üzere. ama çektiği bir başka fotoğrafta goebbel'in tüm tavrı değişiyor. fotoğrafçıya korkunç bakışlar atıyor kendisi. eyes of hate.
peki neden? cevap basit. eisenstaedt'ın yahudi olduğunu öğrendiği için.
eisenstaedt yıllar sonra bu karşılaşma için şunları söylemiş:
bana nefret dolu gözlerle baktı ve sinmemi bekledi. ama sinmedim. elimde kameram varken hiç bir şeyden korkmam.
hikayenin sonunu biliyoruz. ikinci dünya savaşı biter, almanlar kaybeder.
goebbels, tüm ailesiyle beraber 1945'in mayıs ayında intihar eder.
eisenstaedt, aynı yılın ağustos ayında savaşın bitmesiyle yapılan zafer kutlamalarında çektiği v-j day in times square (1945) fotoğrafıyla ünlenir. bugün bilinen en önemli foto muhabirlerden biridir. 1995 yılında hayatını kaybeder.
konuyla ilgili güzel bir yazı için kaynak
devamını gör...
yaran yazım yanlışları
bende ankastre bozukluğu var.
devamını gör...
kendime saygım var davranışları
uykunu biri için feda etmemek, güzel giyinmek ve kendini sevmek, üzülünce şöyle kalkıp güzelce bakım yapabilmek, hayır diyebilmek, sürekli insanların peşinden koşturmamak.
devamını gör...
pedofili
pedofili; yetişkin bir kimsenin, ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmiş olan kişileri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıktır.
bu tür hastalığa sahip kişileri ilk görüşte tespit etmek mümkün değildir.*
bu tür hastalığa sahip kişileri ilk görüşte tespit etmek mümkün değildir.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
bundan 5-6 yıl önce bir merak sarıp denemeye yazmaya çalıştığım defterimden bir tane paylaşayım dedim.*)
bir bahar rüzgarı esiyordu gülümseyerek
ağaçlar yitirmeden hediye ediyordu yapraklarını saçlarına
rica ediyordu güneş tüm sıcaklığıyla
ay gülümseyecekti her gece sonsuza dek.
ben kız kulesine bakıyordum o bana
gizlice
yine bir dilek feneri havaya süzülmüştü istemeyerek
olmayacak,gerçekleşmeyecek o dilek anlasana diye haykırıyordu
altındaki ateşin söneceği ana dek.
şimdi sokaktaki insanlarla çarpışıyorum
istemsizce
alışmış içimdeki ruh bu duruma
bir senle çarpışamıyorum şu koca istanbulda
isteyerek.
*)
bir bahar rüzgarı esiyordu gülümseyerek
ağaçlar yitirmeden hediye ediyordu yapraklarını saçlarına
rica ediyordu güneş tüm sıcaklığıyla
ay gülümseyecekti her gece sonsuza dek.
ben kız kulesine bakıyordum o bana
gizlice
yine bir dilek feneri havaya süzülmüştü istemeyerek
olmayacak,gerçekleşmeyecek o dilek anlasana diye haykırıyordu
altındaki ateşin söneceği ana dek.
şimdi sokaktaki insanlarla çarpışıyorum
istemsizce
alışmış içimdeki ruh bu duruma
bir senle çarpışamıyorum şu koca istanbulda
isteyerek.
*)
devamını gör...