ağlama değmez hayat
yaşam mottom olan çok güzel bir zeki müren şarkısı.
ömür çiçek kadar narin
bir gün kadar kısa
ağlama değmez hayat
bu gözyaşlarına.
ömür çiçek kadar narin
bir gün kadar kısa
ağlama değmez hayat
bu gözyaşlarına.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
neden unutasınız ki? insan ulen bu! unutmak olur mu? bırakın kalsın sizinle.
ancak bu durum size acı veriyorsa, bunu hafifletmek hatta sorunsuz hale getirmek mümkün.
beyninizde yeni bilgilere yer açın. merak ettiğiniz, ilgilenmek isteyip fırsat bulamadığınız bir alan hakkında kendinizi geliştirin. beyininiz, yeni bilgileri hafızanızda canlı tutacak ve eski bilgileri biraz daha gerilerde saklayacaktır. kendinize ne kadar yeni bilgi yüklerseniz, sizin canınızı sıkan geçmiş yavaş yavaş belleğin dibine doğru itilecektir. bir süre sonra ise “o” kişi sizin için sorun olmayacaktır. bu kadar basit.
hadi iyisiniz. yine hayat kurtardım.
bilimsel makale yazdım valla.
ancak bu durum size acı veriyorsa, bunu hafifletmek hatta sorunsuz hale getirmek mümkün.
beyninizde yeni bilgilere yer açın. merak ettiğiniz, ilgilenmek isteyip fırsat bulamadığınız bir alan hakkında kendinizi geliştirin. beyininiz, yeni bilgileri hafızanızda canlı tutacak ve eski bilgileri biraz daha gerilerde saklayacaktır. kendinize ne kadar yeni bilgi yüklerseniz, sizin canınızı sıkan geçmiş yavaş yavaş belleğin dibine doğru itilecektir. bir süre sonra ise “o” kişi sizin için sorun olmayacaktır. bu kadar basit.
hadi iyisiniz. yine hayat kurtardım.
bilimsel makale yazdım valla.
devamını gör...
konuşurken sakalıyla oynayan erkek
hoşlanma belirtisi diye duydum. ya da artık bu kadın-erkek ilişki uzmanlarını dinlememeliyim.
devamını gör...
hıyâban
eski dilde kullanılan bir sözcük olup
iki yanında sıralanmış ağaçlar veya yeşil çit bulunan oldukça geniş yola verilen isim.
gezinti yolu olarak da kullanıldığı gibi bir bahçe, orman veya parka giriş yolu olarak da kullanılır.
iki yanında sıralanmış ağaçlar veya yeşil çit bulunan oldukça geniş yola verilen isim.
gezinti yolu olarak da kullanıldığı gibi bir bahçe, orman veya parka giriş yolu olarak da kullanılır.
devamını gör...
seni seviyorum diyemeyen erkekler
sevmediği için söylemiyordur,
sevgisinden emin olmayı bekliyordur,
söylediğinde düzeninin bozulacağını düşünüyordur söylemiyordur,
söylediğinde olabileceklerden tedirgin oluyordur,
söylediğinde tepesine çıkılmıştır daha önce,
söylediğinde terkedilmiştir belki de,
söylediğinde sevdiğini kaybedeceğini düşünüyordur,
gurur yapıyor söylemiyordur,
birine "seni seviyorum" demenin yenilgi olacağını düşünüyordur söylemiyordur,
bu söz kendisi için çok kıymetlidir, değecek kişiyi bekliyordur söylemiyordur..
gurur yapan ve yenilgi sayan hariç, diğer ihtimalleriyle anlayışla karşılanması gereken erkektir. sevmediği halde seviyorum diyenlerden, bu iki kelimelik eşsiz cümleyi herkese söyleyerek, manasını değersizleştirenlerden korkun, beni de bi salın.
sevgisinden emin olmayı bekliyordur,
söylediğinde düzeninin bozulacağını düşünüyordur söylemiyordur,
söylediğinde olabileceklerden tedirgin oluyordur,
söylediğinde tepesine çıkılmıştır daha önce,
söylediğinde terkedilmiştir belki de,
söylediğinde sevdiğini kaybedeceğini düşünüyordur,
gurur yapıyor söylemiyordur,
birine "seni seviyorum" demenin yenilgi olacağını düşünüyordur söylemiyordur,
bu söz kendisi için çok kıymetlidir, değecek kişiyi bekliyordur söylemiyordur..
gurur yapan ve yenilgi sayan hariç, diğer ihtimalleriyle anlayışla karşılanması gereken erkektir. sevmediği halde seviyorum diyenlerden, bu iki kelimelik eşsiz cümleyi herkese söyleyerek, manasını değersizleştirenlerden korkun, beni de bi salın.
devamını gör...
kaos futbolu
mehmet demirkol’un türk futbolu için ortaya attığı muhteşem tespitini belirten sözdür.
mehmet demirkol galatasaray lisesi mezunu olmasına rağmen fenerbahçe taraftarı olarak benim gibi bir galatasaray taraftarının bile hayranlığını kazanmıştır. zira bu önemli bir tavırdır.
dünya kupası hakkında yazdığı tae han min guk kitabını pek beğenmesem de genel olarak yazılarını ve fikirlerini takip ettiğim iyi bir spor yazarı ve yorumcusudur mehmet demirkol.
bu tanımlamayı ortaya attığında kendisine ilk tepkiyi fatih terim göstermişti. mehmet demirkol şöyle bir açıklama yaptı fatih hocanın tepkisinden sonra:
bu tanımlamada ‘kaos’ sonsuz kademeli bir presle sahada rakibe oyun kurma şansı vermeden oynamak ama topu aldığında hızla ve ustalıkla kullanabilen bir oyuncu grubuyla rakibi kedere itmeye karşılık geliyordu.
türk futbolunun çoğunlukla uyguladığı sistem buydu ama bu kadar düzenli sayılmazdı.
aslında sözü şöyle de açıklayabiliriz: galatasaray manchester united maçında maç başlar başlamaz 2-0 geri düştüğünde ne hissettikleri hakkında şöyle bir şey söylemişti şu an kaçak olan arif erdem; “ kaybedecek bir şeyimiz yok, bildiğimiz gibi oynayalım dedik.”
bildiğiniz gibi? yani allah ne verdiyse saldırmak. galatasaray o maçta üç gol atarak manchester united gibi bir devi eledi. ama sorun bu değildi.
sorun taktik ve tekniğin türk futbolunda anlamsız olmasıydı. bam bam bam. bilimsel çıkarımlar türk futboluna göre değil, genetiğimize öyle işlenmemiş. biz sıkılıyoruz düzenli işler yaparken.
kaos futbolu dediğimiz de bu. en özet tanım şu olacak aslında. hani takım, halı sahada istediğiniz gibi oynamaz. siz de sinirlenirsiniz ve bir gol daha yiyince santraya topla gidip yanınızdaki arkadaşa topu bana at dersiniz ya. sonra da topu alıp kamikaze gibi rakip savunmanın arasına dalıp düşe kalka ittire kaktıra gol atıp takımı gaza getirirsiniz ya. işte bu olay ve bundan sonra yaşanacak olanlar kaos futboludur.
mehmet demirkol galatasaray lisesi mezunu olmasına rağmen fenerbahçe taraftarı olarak benim gibi bir galatasaray taraftarının bile hayranlığını kazanmıştır. zira bu önemli bir tavırdır.
dünya kupası hakkında yazdığı tae han min guk kitabını pek beğenmesem de genel olarak yazılarını ve fikirlerini takip ettiğim iyi bir spor yazarı ve yorumcusudur mehmet demirkol.
bu tanımlamayı ortaya attığında kendisine ilk tepkiyi fatih terim göstermişti. mehmet demirkol şöyle bir açıklama yaptı fatih hocanın tepkisinden sonra:
bu tanımlamada ‘kaos’ sonsuz kademeli bir presle sahada rakibe oyun kurma şansı vermeden oynamak ama topu aldığında hızla ve ustalıkla kullanabilen bir oyuncu grubuyla rakibi kedere itmeye karşılık geliyordu.
türk futbolunun çoğunlukla uyguladığı sistem buydu ama bu kadar düzenli sayılmazdı.
aslında sözü şöyle de açıklayabiliriz: galatasaray manchester united maçında maç başlar başlamaz 2-0 geri düştüğünde ne hissettikleri hakkında şöyle bir şey söylemişti şu an kaçak olan arif erdem; “ kaybedecek bir şeyimiz yok, bildiğimiz gibi oynayalım dedik.”
bildiğiniz gibi? yani allah ne verdiyse saldırmak. galatasaray o maçta üç gol atarak manchester united gibi bir devi eledi. ama sorun bu değildi.
sorun taktik ve tekniğin türk futbolunda anlamsız olmasıydı. bam bam bam. bilimsel çıkarımlar türk futboluna göre değil, genetiğimize öyle işlenmemiş. biz sıkılıyoruz düzenli işler yaparken.
kaos futbolu dediğimiz de bu. en özet tanım şu olacak aslında. hani takım, halı sahada istediğiniz gibi oynamaz. siz de sinirlenirsiniz ve bir gol daha yiyince santraya topla gidip yanınızdaki arkadaşa topu bana at dersiniz ya. sonra da topu alıp kamikaze gibi rakip savunmanın arasına dalıp düşe kalka ittire kaktıra gol atıp takımı gaza getirirsiniz ya. işte bu olay ve bundan sonra yaşanacak olanlar kaos futboludur.
devamını gör...
kiloyla dalga geçen toksik insanlar
hayatı sadece dış görünüşten ibaret sanan zavallı insanlardır.
devamını gör...
patagonyalı (yazar)
sohbeti güzeldir, büyük fenerbahçelidir. kendisi sempati duyduğum ve yazdıklarını severek okuduğum yazarlardan bir tanesidir.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
kalbiniz ne kadar iyi olursa olsun, sonunda insanlara onların davrandığı gibi davranmak zorunda kalıyorsunuz... *
devamını gör...
genç bir doktorun anıları
bir doktor adayı olarak keyifle okuduğum bir kitaptı. kitap dokuz farklı hikayeden oluşuyor. bu hikayeler birbirinden ayrı olsalar da birbirinden bağımsız değiller, belli bir kronolojik sırayı takip ediyorlar ve üniversiteden yeni mezun olmuş genç bir doktorun edindiği tecrübeleri anlatıyorlar. bu tecrübeler sonucunda doktorumuzun mesleki ve karakter olarak adım adım nasıl geliştiğine şahit oluyoruz ve rusyanın ücra bir köyüne atanan bu doktorumuzun atandığı yerde zorlu yaşam koşulları ve köylülerin batıl inançlarıyla nasıl mücadele ettiğini okuyoruz. tabi bu doktor vasıtasıyla iki doktorun daha başından geçen bazı olayları da okuyoruz, fakat hikayenin esas noktasını köye atanan bu genç doktorumuz oluşturuyor.
dönem olarak 1. dünya savaşında geçiyor hikaye. fakat savaşın etkisini çok fazla hissetmiyorsunuz, yazar daha çok karakterin başından geçenlere ağırlık veriyor. (son hikaye hariç.)
yazarın kiev üniversitesi tıp fakültesi mezunu olduğunu öğrendim. kitabı okuduğunuzda bunu net bir şekilde anlayabiliyorsunuz, yazarın hikayelerini oldukça sağlam bir temele kurmasını da sağlıyor bu durum.
benim en sevdiğim hikaye morfin adlı hikaye oldu. hikayeler arasında en uzun hikaye oydu, en vurucu olanın da o olduğunu düşünüyorum. olaylar en ince ayrıntılarına kadar verilmese de karakterin yaşadığı duygusal iniş çıkışlar net bir şekilde aktarılmıştı okura. şahsen ben çok beğendim.
kitabın en sevdiğim yönü ise doktorları kahramanlaştırmadan objektif bir tavırla ele alması oldu. kitapta anlatılan doktor hepimiz gibi insan, hepimiz gibi korkuları, zayıflıkları ve eksiklikleri var.
özetle benim sevdiğim bir kitap oldu genç bir doktorun anıları. herkes okuyabilir tabi fakat doktor olacak ya da doktor olmak isteyen herkesin ileride bu mesleğin getireceği zorlukları anlayabilmeleri adına bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini düşünüyorum
dönem olarak 1. dünya savaşında geçiyor hikaye. fakat savaşın etkisini çok fazla hissetmiyorsunuz, yazar daha çok karakterin başından geçenlere ağırlık veriyor. (son hikaye hariç.)
yazarın kiev üniversitesi tıp fakültesi mezunu olduğunu öğrendim. kitabı okuduğunuzda bunu net bir şekilde anlayabiliyorsunuz, yazarın hikayelerini oldukça sağlam bir temele kurmasını da sağlıyor bu durum.
benim en sevdiğim hikaye morfin adlı hikaye oldu. hikayeler arasında en uzun hikaye oydu, en vurucu olanın da o olduğunu düşünüyorum. olaylar en ince ayrıntılarına kadar verilmese de karakterin yaşadığı duygusal iniş çıkışlar net bir şekilde aktarılmıştı okura. şahsen ben çok beğendim.
kitabın en sevdiğim yönü ise doktorları kahramanlaştırmadan objektif bir tavırla ele alması oldu. kitapta anlatılan doktor hepimiz gibi insan, hepimiz gibi korkuları, zayıflıkları ve eksiklikleri var.
özetle benim sevdiğim bir kitap oldu genç bir doktorun anıları. herkes okuyabilir tabi fakat doktor olacak ya da doktor olmak isteyen herkesin ileride bu mesleğin getireceği zorlukları anlayabilmeleri adına bu kitabı mutlaka okumaları gerektiğini düşünüyorum
devamını gör...
şömiz
türkiye’de kitaplara uygulandığında fiyatı direkt olarak ikiye katlayan olay. kitap fiyatları zaten kağıt yüzünden yeterince pahalı ve kalitesizken, şömizli ve ciltli kitap olayını bitiriyor.
tam tanım : kitabın ciltli yüzüne geçirilen kağıt kapak.
tam tanım : kitabın ciltli yüzüne geçirilen kağıt kapak.
devamını gör...
güne bir sanat eseri bırak
mart ayında yurdum karlar altındayken,
bu sene cemre ile kar birbirine karışmışken,
bir kış manzarası resimleri paylaşalım mı?

bu kez,
italyan ressam guiseppe de nittis'den gelsin..

şu an her yer sanat eseri kıvamında,

kar ve büyüleyici etkisi adlı çalışmalarınızı anın fotoğrafında paylaşabilir ya da benim gibi en iyi betimleyenlerden yararlanarak sanat eseri başlığına taşıyabilirsiniz..
kar ile mücadele timi için; mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır sözlerini tekrar hatırlatır, kolaylıklar dileriz..
bu sene cemre ile kar birbirine karışmışken,
bir kış manzarası resimleri paylaşalım mı?

bu kez,
italyan ressam guiseppe de nittis'den gelsin..

şu an her yer sanat eseri kıvamında,

kar ve büyüleyici etkisi adlı çalışmalarınızı anın fotoğrafında paylaşabilir ya da benim gibi en iyi betimleyenlerden yararlanarak sanat eseri başlığına taşıyabilirsiniz..
kar ile mücadele timi için; mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır sözlerini tekrar hatırlatır, kolaylıklar dileriz..
devamını gör...
pınar gültekin'i öldüren caninin iğrenç açıklaması
küfür yasak olmasa burayı tonlarca yazıyla doldurabilirdim. nasıl bir pislik bu ya? diyecek söz bulamıyorum, bıhtım yav ülkedeki insanların çoğundan.
muğla'da üniversite öğrencisi pınar gültekin'i öldürüp cesedini varil içinde yaktıktan sonra üzerine beton döken cemal metin avcı ile kardeşi mertcan avcı'nın yargılanmasına, muğla 3'üncü ağır ceza mahkemesi'nde görülen 4'üncü duruşma ile devam edildi. mahkemede konuşan cemal metin avcı, "basında sürekli sevgilim olarak geçiyor. o benim sevgilim değil. benimle zorla birlikte olan bir eskorttu" sözlerinin arından mahkeme salonu karıştı.
muğla sıtkı koçman üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi iktisat bölümü öğrencisi pınar gültekin, 16 temmuz günü kayboldu. 5 gün sonra yapılan soruşturmanın ardından pınar'ın eski sevgilisi cemal metin avcı, çıkan kavgada genç kızı boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. avcı'nın gösterdiği yerde bulunan varilde, pınar'ın kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. pınar, memleketi bitlis'in hizan ilçesinde toprağa verildi. adliyeye sevk edilen cemal metin avcı, çıkarıldığı mahkemece 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek' suçundan tutuklandı. avcı'nın kardeşi mertcan avcı'nın telefon sinyallerinden, ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğunu tespit edildi. gözaltına alınan mertcan avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. geçen 15 şubat'taki duruşmada, mertcan avcı, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağıyla birlikte tahliye edildi.
buradan
muğla'da üniversite öğrencisi pınar gültekin'i öldürüp cesedini varil içinde yaktıktan sonra üzerine beton döken cemal metin avcı ile kardeşi mertcan avcı'nın yargılanmasına, muğla 3'üncü ağır ceza mahkemesi'nde görülen 4'üncü duruşma ile devam edildi. mahkemede konuşan cemal metin avcı, "basında sürekli sevgilim olarak geçiyor. o benim sevgilim değil. benimle zorla birlikte olan bir eskorttu" sözlerinin arından mahkeme salonu karıştı.
muğla sıtkı koçman üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi iktisat bölümü öğrencisi pınar gültekin, 16 temmuz günü kayboldu. 5 gün sonra yapılan soruşturmanın ardından pınar'ın eski sevgilisi cemal metin avcı, çıkan kavgada genç kızı boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. avcı'nın gösterdiği yerde bulunan varilde, pınar'ın kısmen yanmış cesedine ulaşıldı. pınar, memleketi bitlis'in hizan ilçesinde toprağa verildi. adliyeye sevk edilen cemal metin avcı, çıkarıldığı mahkemece 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek adam öldürmek' suçundan tutuklandı. avcı'nın kardeşi mertcan avcı'nın telefon sinyallerinden, ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğunu tespit edildi. gözaltına alınan mertcan avcı da sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. geçen 15 şubat'taki duruşmada, mertcan avcı, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağıyla birlikte tahliye edildi.
buradan
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpmeyeceğim virüs var malumunuz. göksel’in dediği gibi öyle uzaktaaaan, uzaktan...
nerede o eski bayramlar temalı,
buyrunuz efsane;
iyi bayramlar ahali! *
nerede o eski bayramlar temalı,
buyrunuz efsane;
iyi bayramlar ahali! *
devamını gör...
sosyal medya fenomenleri çöp ve zavallıdır
kendi işine balta vurulmuş, eski medya içerik üreticisi beyanıdır. sosyal medya fenomenleri çıktı çıkalı kendi tv programı ve kanalı iş yapamıyor olduğundandır ne yaşlandığını kabul ediyor ne de medyayı takip edemediğini. misal yemek yerken açıp bi youtube videosu izliyorsak ve seni tercih etmiyorsak bu senin eksikliğindir. fenomenlerin çöp'lüğü değil. çağın gerisinde kalma yahut yaşlandığını kabul edip geri çekil. yapamıyorsan bir şekilde medyayı iyi anlamış ve iyi kurgulamış (ki zamanında senin de yaptığın bir şeydi) insanları takdir edip efendi efendi yoluna devam et.
vaktiyle bu medya denilen metafor, seni de eleştiriyordu: her fırsatta italyan lisesinde okuduğunu söyleyen bayülgen, programa konuk aldığı italyanla, neden çevirmen vasıtasıyla konuştu? diye... bunu da aklından çıkarmasan iyi edersin.
vaktiyle bu medya denilen metafor, seni de eleştiriyordu: her fırsatta italyan lisesinde okuduğunu söyleyen bayülgen, programa konuk aldığı italyanla, neden çevirmen vasıtasıyla konuştu? diye... bunu da aklından çıkarmasan iyi edersin.
devamını gör...
girift radyo yayını
şunun şurasında ne kaldı 21.00'a. beklemedeyim canlarım. yine çok güzel bir yayın olacağından en ufak kuşkum yok.
devamını gör...
yazarların en beğendiği tanımlar
kaytsz ukdesi.
henüz yazılmamış olandır.
bu tanım çok kısa ve forumsal oldu ukde için. öyle yazarlardan* olamadığım* için şey diyorum: hep değişir ki. sonuçta über komik yazarlarımız var. neye çok gülersem o benim için en beğendiğim tanım olur.
henüz yazılmamış olandır.
bu tanım çok kısa ve forumsal oldu ukde için. öyle yazarlardan* olamadığım* için şey diyorum: hep değişir ki. sonuçta über komik yazarlarımız var. neye çok gülersem o benim için en beğendiğim tanım olur.
devamını gör...
zeytinyağı
kansere güney bölgelerinde daha az rastlanmasının da sebebi.
devamını gör...
zenginlik belirtileri
fiyatına bakmadan her çeşit extra kahvaltılıktan satın almak.
devamını gör...
