insanı tüketen şeyler
umutsuzluk ,sağlıksız aile ilişkileri , gelecek kaygısı şeklinde sıralanabilecek şeylerdir.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
et tırnaktan ayrılır.
devamını gör...
ses ve öfke
faulkner'in okuması ve anlaması çok zor, aşırı dikkat isteyen bir romanı. tüm kitapları böyle midir bilmiyorum, ses ve öfke kadar olmasa da döşeğimde ölürken (as ı lay dying) de zor bir kitaptı. zaten kendisine romanlarının ikinci ve üçüncü okumalarda dahi anlaşılmadığı sorulduğunda "dördüncü kez okuyun" cevabı vermiş. ses ve öfkenin, 4 farklı kişinin bakış açısıyla kronolojik sıra gözetilmeksizin yazıldığını söylemek sanırım nasıl bir anlaşılmazlıkla karşılaşılacağı konusunda bir ipucu olabilir. ancak dahası var, ilk bölüm, 33 yaşındaki, zeka özürlü benjy'nin bakışıyla anlatılıyor. her anlaşılmaz kitap/film gibi sonraki okumalar ilk okumaya göre çok daha güzel oluyor ve insana kendi çapında bir aydınlanma yaşatıyor. faulkner'a hayran oluyor ve sanatın o kadar da ucuz ve kolay bir iş olmadığını anlıyorsunuz. son olarak kitabın adı, william shakespeare'in macbeth eserindeki "it is a tale, told by an idiot, full of sound and fury" (kendimce çevirmeye çalışayım: bir geri zekalı tarafından anlatılan ses ve öfke dolu bir masal) dizesinden geliyor. ses ve öfke de bu dizeye atıf yaparak zeka özürlü benjy'nin anlatımıyla başlıyor. insan bu ince kurguyu öğrendiğinde bile hazine bulmuş gibi seviniyor. bazı şeyleri gereğinden fazla anlamak kesinlikle hastalık değil, en azından ses ve öfke'yi.
devamını gör...
we could be the same
kan davam sona ermedi hala arada aklıma geliyor açıp sövüyorum ulan nasıl birinci olamadık diye. ondan sonra birinci olanı açıyorum ulan bu nasıl birinci oldu diye.
devamını gör...
eğin
erzincan'ın (bkz: kemaliye) ilçesinin eski ismi. osmanlı hakimiyetinin görüldüğü dönemde bu yöreye sırt anlamına gelen eğin ismi veriliyor. 1922 yılında da adı kemal atatürk 'ten esinlenerek kemaliye oluyor. bunu öğrenmek de daha bir güzel ve manidar geldi.
devamını gör...
lilium (yazar)
69 takipçiye ulaşmış yazar. böyle kalsın bence.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
ben birkaç gün çok yazamadım sözlükte ondandır.
devamını gör...
bitirilince üzülünen şeyler
hayal edilimiş ama hiç başlamamış umutlar...
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
kız istemedir. herkes için geçerli olmasa da temelinde sanki kadın alınacak verilecek bir eşyaymış, sahibi de babasıymış gibi bir sahipten başka sahibe veriliyormuşcasına yapılan eylemdir. hatta bazı yörelerde kadına maddi bir değer de biçilir ki satın alan kişi kadının sahibi oymuşcasına eş değil de evine eşya almış gibi davranır. temelinde kadının değerini sadece çocuk doğuracak bir bebek makinesi, ev işi yapacak bir hizmetçiye indirgeyen her türlü gelenek yok edilmelidir. o gelenekler bu zamanlara kadar gelmiş ama daha da gitmesin.
devamını gör...
hayal edilen ölüm şekli
her şeyden önemlisi mutlu ölmek isterim. hayatımda hiç olmadığım kadar mutlu... bu yüzden ölümüm denize bakan bir uçurumda olsun isterdim. ama katili 'ben' olmayayım.
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
taa ortaokulda bozkurtlar serisini ve ruh adamını okumuştum. ne kadar eğitimli, kalemi ne kadar güçlü olursa olsun bütün insanlığın biyolojik olarak homo sapiens olduğunu kavrayamamıştır.
ayrıca yüzü özbeklere tatarlara, kırgızlara hiç benzemiyor. gözleri çekik değil.
ayrıca yüzü özbeklere tatarlara, kırgızlara hiç benzemiyor. gözleri çekik değil.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
belirsizlik..
devamını gör...
kimsenin aslında seni gerçekten anlamaması
her insan ilk doğduğu andan itibaren kendi dünyasını inşa ediyor. ben kendi dünyamda otururken ne kadar görebilir ne kadar işitebilirsem karşımdakini o kadar anlayabilirim.
karşımdakini tam olarak anlayabilmem için onun dünyasını inşa ederken yaşadığı her anı bilmem gerekir ki yine de bunu kendi öğrendiklerimle yorumlayabilirim.
ve bunu gördüğüm tanıdığım her insan için her an yapmam mümkün değil zira her anı yoğun emek isteyen bir süreç.
fakat sevilen, değer verilen insanlar için bu emeğin karşılıklı olarak verilmesi gerekir. herkes kendi dünyasında oturup anlamayı değil de sadece anlaşılmayı istediğinde sonuç ne yazık ki kimsenin birbirini hiç bir zaman anlamadigi kopuk, yalnız bir yaşama dönüşüyor.
sonuç olarak diğerlerinin dünyasını anlamaya çalıştığımızda dahi sezgisel bir anlayış söz konusu olduğundan aslında hepimiz yalnızız.
bu kimseyi boşluğa itmemeli... halil cibran'ın bir sözü var.
güzelliğin şarkısını söylersen, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.
karşımdakini tam olarak anlayabilmem için onun dünyasını inşa ederken yaşadığı her anı bilmem gerekir ki yine de bunu kendi öğrendiklerimle yorumlayabilirim.
ve bunu gördüğüm tanıdığım her insan için her an yapmam mümkün değil zira her anı yoğun emek isteyen bir süreç.
fakat sevilen, değer verilen insanlar için bu emeğin karşılıklı olarak verilmesi gerekir. herkes kendi dünyasında oturup anlamayı değil de sadece anlaşılmayı istediğinde sonuç ne yazık ki kimsenin birbirini hiç bir zaman anlamadigi kopuk, yalnız bir yaşama dönüşüyor.
sonuç olarak diğerlerinin dünyasını anlamaya çalıştığımızda dahi sezgisel bir anlayış söz konusu olduğundan aslında hepimiz yalnızız.
bu kimseyi boşluğa itmemeli... halil cibran'ın bir sözü var.
güzelliğin şarkısını söylersen, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır.
devamını gör...
eleusis gizemleri
eleusis gizemleri yunan mitolojisinden doğmuştur. iki bin yıllık bir geçmişe dayanan bu gizemler ayinlere katılanlar tarafından o kadar iyi saklanmıştır ki bugün bile hakkında çok az şey bilinir. eleusis kenti yunanistan'da bulunur, kentte ayinin gerçekleştirildiği tapınağın ismi telesterion'dur.
mit:
tahıl ve bereket tanrıçası demeter ile baş tanrı zeus'un persephone* adında bir kızları olur. bir gün persephone'yi yer altı tanrısı hades görür ve ona aşık olur. zeus'a durumu anlatır, zeus izin verse de demeter'in bu ilişkiye razı olmayacağını bildiği için hades'e kızını kaçırmasını söyler. persephone bir gün kırlarda dolaşıp çiçekler toplarken yer altı tanrısı hades gelir ve persephone'u kaçırır. yer altı dünyasına götürülen persephone hades'in eşi olur. demeter kızının hades tarafından kaçırıldığını öğrendiğinde, öyle öfkelenir öyle üzülür ki yer yüzündeki tohumları kurutur, kış başlar. kıtlık baş gösterir.
mitin bu aralıktaki bir kısmına eleusis tapınağının kurulması kısmında değineceğim için buraya yazmıyorum.
bu durum üzerine zeus hades'e kızını göndermesi için haber ulaştırır. haberi alan ve persephone'dan tamamen ayrılmak istemeyen hades persephone'a yer altında dört adet nar tanesi yedirir. yer altından bir şey yiyenin artık oradan kopması mümkün değildir. bu nedenle persephone hayatının üç ayını yer altında geri kalan dokuz ayı ise annesi demeter'in yanında geçirir. persephone yer altında, hades'in yanında olduğu zamanlarda dünyada kış yaşanır, demeter keder içindedir. geri kalan dokuz ayda ise doğa canlanır, toprak verimlidir. mevsimlerin oluşumunu yunan mitolojisi böyle açıklamıştır. eleusis ayinleri de bu mit üzerine şekillenmiştir.
baş rahip ve rahibeler önderliğinde inisiye olmak isteyenler romadan eleusis kentine doğru yürüyüşe çıkar, yolculuk esnasında konuşulmazdı. yola çıkılmadan önce halüsinojen etki gösteren bitkiler veya bitki karışımları tüketilirdi.
bu yolculuk süresinde ölüm ve yeniden doğma süreci yaşanırdı. bu süreç persephone'un yer altına kaçırılması, tekrar annesine kavuşması ve bu döngünün bir tekrarı gibiydi. ayinde her tanrının farklı temsilleri vardır ve insanın yaşadığı süreçle ilgilidir. detaylı arketipsel incelemesi için (bkz: carl gustave jung), (bkz: eleusis anne kızın arketip imgesi).
inisiye olacak kişiler kıyafetlerini çıkarıp hayvan derileri giyiyordu. ayinlere katılım herkese açıktı ancak hırsızlar, katiller katılamazdı. ayinin bir parçası olarak persephone'un hades tarafından kaçırılmasını konu edinen tiyatral gösteriler düzenlenirdi.
eleusis tapınağı nasıl kuruldu? kızı kaçırılan demeter yaşlı bir kadın kılığına girerek eleusis kentine gelir. burada bir sarayda çocuklarla ilgilenir, onun tanrıça olduğunu kimse bilmez. baktığı bir oğlan çocuğunu çok sevdiği için ölümsüz yapmaya karar verir. bir gece yine çocuğu ölümsüz yapmak için çocuğun ölümlü parçalarını yakarken çocuğu ateşler içinde gören kral ve kraliçe büyük bir tepki verirler. bu tepki tanrıça demeter'i çok kızdırır ve onları cezalandıracağını söyler. bunun üzerine eleusis kentine demeter'in kendilerini affetmesi adına bir tapınak inşa ederler. demeter burada halka gizli bilgiler, deneyimler öğretir, inisiyasyonlar gerçekleştirir. ritüeller büyük gizemler ve küçük gizemler olarak ikiye ayrılıyor, farklı zaman dilimlerini kapsıyor.
en başta da söylediğim gibi bu deneyime, ayine, ritüele katılan insanlar gizlilik yemini ettiği ve bilgilerin başkalarına açılmasının etkisini azaltacağını düşündükleri için başkalarıyla paylaşmıyorlardı. bu nedenle bilgilerimiz de bilgi kaynaklarımız da çok sınırlı.
edit: benim oldukça yüzeysel anlattığım eleusis gizemleri hakkında daha fazlasını öğrenmek isteyenlere nevzat kaya hocanın bu konu başlığındaki videosunu önerebilirim. ben bu tanımımda, kendisinin bu konuda söylediklerinden çok şey öğrenmiş olsam da, emek hırsızlığı olmaması için yer vermedim.
mit:
tahıl ve bereket tanrıçası demeter ile baş tanrı zeus'un persephone* adında bir kızları olur. bir gün persephone'yi yer altı tanrısı hades görür ve ona aşık olur. zeus'a durumu anlatır, zeus izin verse de demeter'in bu ilişkiye razı olmayacağını bildiği için hades'e kızını kaçırmasını söyler. persephone bir gün kırlarda dolaşıp çiçekler toplarken yer altı tanrısı hades gelir ve persephone'u kaçırır. yer altı dünyasına götürülen persephone hades'in eşi olur. demeter kızının hades tarafından kaçırıldığını öğrendiğinde, öyle öfkelenir öyle üzülür ki yer yüzündeki tohumları kurutur, kış başlar. kıtlık baş gösterir.
mitin bu aralıktaki bir kısmına eleusis tapınağının kurulması kısmında değineceğim için buraya yazmıyorum.
bu durum üzerine zeus hades'e kızını göndermesi için haber ulaştırır. haberi alan ve persephone'dan tamamen ayrılmak istemeyen hades persephone'a yer altında dört adet nar tanesi yedirir. yer altından bir şey yiyenin artık oradan kopması mümkün değildir. bu nedenle persephone hayatının üç ayını yer altında geri kalan dokuz ayı ise annesi demeter'in yanında geçirir. persephone yer altında, hades'in yanında olduğu zamanlarda dünyada kış yaşanır, demeter keder içindedir. geri kalan dokuz ayda ise doğa canlanır, toprak verimlidir. mevsimlerin oluşumunu yunan mitolojisi böyle açıklamıştır. eleusis ayinleri de bu mit üzerine şekillenmiştir.
baş rahip ve rahibeler önderliğinde inisiye olmak isteyenler romadan eleusis kentine doğru yürüyüşe çıkar, yolculuk esnasında konuşulmazdı. yola çıkılmadan önce halüsinojen etki gösteren bitkiler veya bitki karışımları tüketilirdi.
bu yolculuk süresinde ölüm ve yeniden doğma süreci yaşanırdı. bu süreç persephone'un yer altına kaçırılması, tekrar annesine kavuşması ve bu döngünün bir tekrarı gibiydi. ayinde her tanrının farklı temsilleri vardır ve insanın yaşadığı süreçle ilgilidir. detaylı arketipsel incelemesi için (bkz: carl gustave jung), (bkz: eleusis anne kızın arketip imgesi).
inisiye olacak kişiler kıyafetlerini çıkarıp hayvan derileri giyiyordu. ayinlere katılım herkese açıktı ancak hırsızlar, katiller katılamazdı. ayinin bir parçası olarak persephone'un hades tarafından kaçırılmasını konu edinen tiyatral gösteriler düzenlenirdi.
eleusis tapınağı nasıl kuruldu? kızı kaçırılan demeter yaşlı bir kadın kılığına girerek eleusis kentine gelir. burada bir sarayda çocuklarla ilgilenir, onun tanrıça olduğunu kimse bilmez. baktığı bir oğlan çocuğunu çok sevdiği için ölümsüz yapmaya karar verir. bir gece yine çocuğu ölümsüz yapmak için çocuğun ölümlü parçalarını yakarken çocuğu ateşler içinde gören kral ve kraliçe büyük bir tepki verirler. bu tepki tanrıça demeter'i çok kızdırır ve onları cezalandıracağını söyler. bunun üzerine eleusis kentine demeter'in kendilerini affetmesi adına bir tapınak inşa ederler. demeter burada halka gizli bilgiler, deneyimler öğretir, inisiyasyonlar gerçekleştirir. ritüeller büyük gizemler ve küçük gizemler olarak ikiye ayrılıyor, farklı zaman dilimlerini kapsıyor.
en başta da söylediğim gibi bu deneyime, ayine, ritüele katılan insanlar gizlilik yemini ettiği ve bilgilerin başkalarına açılmasının etkisini azaltacağını düşündükleri için başkalarıyla paylaşmıyorlardı. bu nedenle bilgilerimiz de bilgi kaynaklarımız da çok sınırlı.
edit: benim oldukça yüzeysel anlattığım eleusis gizemleri hakkında daha fazlasını öğrenmek isteyenlere nevzat kaya hocanın bu konu başlığındaki videosunu önerebilirim. ben bu tanımımda, kendisinin bu konuda söylediklerinden çok şey öğrenmiş olsam da, emek hırsızlığı olmaması için yer vermedim.
devamını gör...
sözlüğün saygısız moderatörleri
artık hangi başlığın ironi/eğlenmek amaçlı, hangi başlığın ciddi amaçlarla yazıldığını anlamakta güçlük çekiyorum. ve bu artık sanki bilerek yapılıyormuş gibi hissediyorum. ve genellikle bu başlıklara yazmadan çekip gidiyorum, allah muhammed aşkına ciddi değilseniz en sona edit: (şaka şaka, eğlenmek için) falan yazın.
edit: ben çok ciddiyim.
edit2: ciddiymiş yazarın beyanı, editledi. teşekkürler.
edit: ben çok ciddiyim.
edit2: ciddiymiş yazarın beyanı, editledi. teşekkürler.
devamını gör...
mıncırma merakı
kolları kat kat olmuş bebekler,tombul yanaklı çocuklar,gıdısı kocaman ve yumuşacık büyüklerim,bel civarındaki simidi pamuk gibi olan arkadaşım.benden nasiplerini almışlardır.yapmamak lazım belki biliyorum ama görünce krizim geliyor.
devamını gör...




