kız kıza takılmak
bir kadın için hangi yaşta olursa olsun yerine başka bir şey koyulamayacak faaliyettir.
dedikodusu, kıyafet denemesi, çayı, laklağı ve kikirdemesi bolca olandır.*
dedikodusu, kıyafet denemesi, çayı, laklağı ve kikirdemesi bolca olandır.*
devamını gör...
shaun of the dead
rastrel ukdesidir.
yönetmenliğini edgar wright’ın yaptığı, senaryosunu nerdlerin piri simon pegg’in yazdığı ve yine simon pegg’in doğuştan komedyen nick frost ile paylaştığı kusursuz komedi filmidir.

daha önce zombieland’e yazdığım tanımda bir zombi istilasını ve benzer her türlü kıyamet senaryosuna hazırlıklı bir ekibin üyesi olduğumu yazmıştım. ama o yazıda çok da dürüst olmadığımı itiraf etmeliyim. çünkü zombilere karşı harika bir planım var ve biliyorum ki hiçbir işe yaramayacak.
bütün nerdler bir kıyamet senaryosu bekler dururlar hayatları boyunca ancak o senaryo gerçekleşirse olacakların çizgi roman ve bilimkurgu alemindeki gibi olmayacağını da bilirler içten içe.
shaun hayatını kolejden beri evi arkadaşları olan iki kişiyle paylaşan, her sabah bir kutu kola içen, bir elektronik eşya dükkanında ömür tüketen, kız arkadaşı ile arası her zaman limoni olan bir adamdır. yani aslında shaun gündelik hayatını bir zombi olarak geçirmektedir.

bu o kadar böyledir ki işler çığrından çıktığında ne olup bittiğini anlaması bile uzun bir zaman alacaktır. bundan sonrası ise paul ve hot fuzz’da harikalar yaratan ikilinin muhteşem performansları ve yönetmen edgar wright’ın harika bakış açısı ile gülmekten kendiniz alamayacağınız bir macera olacak.
meraklısı için söylüyorum ki filmin adı 1978 yapımı dawn of the dead’e bir göndermedir ve bu film de mutlaka izlenmelidir.
yönetmenliğini edgar wright’ın yaptığı, senaryosunu nerdlerin piri simon pegg’in yazdığı ve yine simon pegg’in doğuştan komedyen nick frost ile paylaştığı kusursuz komedi filmidir.

daha önce zombieland’e yazdığım tanımda bir zombi istilasını ve benzer her türlü kıyamet senaryosuna hazırlıklı bir ekibin üyesi olduğumu yazmıştım. ama o yazıda çok da dürüst olmadığımı itiraf etmeliyim. çünkü zombilere karşı harika bir planım var ve biliyorum ki hiçbir işe yaramayacak.
bütün nerdler bir kıyamet senaryosu bekler dururlar hayatları boyunca ancak o senaryo gerçekleşirse olacakların çizgi roman ve bilimkurgu alemindeki gibi olmayacağını da bilirler içten içe.
shaun hayatını kolejden beri evi arkadaşları olan iki kişiyle paylaşan, her sabah bir kutu kola içen, bir elektronik eşya dükkanında ömür tüketen, kız arkadaşı ile arası her zaman limoni olan bir adamdır. yani aslında shaun gündelik hayatını bir zombi olarak geçirmektedir.

bu o kadar böyledir ki işler çığrından çıktığında ne olup bittiğini anlaması bile uzun bir zaman alacaktır. bundan sonrası ise paul ve hot fuzz’da harikalar yaratan ikilinin muhteşem performansları ve yönetmen edgar wright’ın harika bakış açısı ile gülmekten kendiniz alamayacağınız bir macera olacak.
meraklısı için söylüyorum ki filmin adı 1978 yapımı dawn of the dead’e bir göndermedir ve bu film de mutlaka izlenmelidir.
devamını gör...
evlenmek için sebepler
aynı yatakta uyumak çok güzel çünkü. öyle sana sarılmış bir çift kolu hissetmek güzel. ev işleriyle uğraşırken birinin gelip sana arkandan sarılması çok güzel. birlikte film izlemek güzel. hep yanında olacağını düşündüğün biri olması çok güzel. sırtını yaslayıp arada bir nefes almak.
bunları yaşamak için evli olmaya gerek yok aslında. çoğu insan evliliği bunlardan ziyade sevişmeye resmiyet kazandırmak veya o kişiyi kendine bağlama yolu olarak görüyor. ben zaten evli gibi hissediyorum kendimi, bir kağıtla kazanılacak ya da kaybedilecek bir bağlılık içerisinde değilim.
ama kaç yaşında olursam olayım gidip gayrımeşru çocuklar yapmayı, nikahsız bir şekilde bir erkekle beraber yaşamayı aileme açıklayamam. kabul edilmez doğal olarak.
bir de biri sorduğunda bu adam benim kocam demek istiyorum sanırım. hastanedeydik hemşire erkek arkadaşımla ilgili eşimmiş gibi konuştu, hiç bozmadım. hoşuma gitti. eşim çünkü, öyle hissediyorum.
uykum geldi saçmalıyor muyum acaba?
bunları yaşamak için evli olmaya gerek yok aslında. çoğu insan evliliği bunlardan ziyade sevişmeye resmiyet kazandırmak veya o kişiyi kendine bağlama yolu olarak görüyor. ben zaten evli gibi hissediyorum kendimi, bir kağıtla kazanılacak ya da kaybedilecek bir bağlılık içerisinde değilim.
ama kaç yaşında olursam olayım gidip gayrımeşru çocuklar yapmayı, nikahsız bir şekilde bir erkekle beraber yaşamayı aileme açıklayamam. kabul edilmez doğal olarak.
bir de biri sorduğunda bu adam benim kocam demek istiyorum sanırım. hastanedeydik hemşire erkek arkadaşımla ilgili eşimmiş gibi konuştu, hiç bozmadım. hoşuma gitti. eşim çünkü, öyle hissediyorum.
uykum geldi saçmalıyor muyum acaba?
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
biramı açtım dinliyorum, herkesin programına bira açmam hee!(bkz: sısısısı) güzel bir ses başarılar.
devamını gör...
fmri
in. functional magnetic resonance imaging. bold (blood-oxygen-level-dependent) sinyali üzerinden beyin aktivitesini ölçen yöntem.
eeg'nin aksine zamansal değil, yüksek uzamsal çözünürlük sağlar. yani aktivitenin tam olarak hangi anda gerçekleştiğindense nerede gerçekleştiğini tespit eder.
bunu yaparken kullanılan yöntemi ise oldukça zekice bulmaktayım. basitçe anlatmak gerekirse; bold'un -adından da anlaşılacağı üzere- kandaki oksijeni sinyallediğini söyleyebiliriz. beyinde herhangi bir aktivite olduğunda vücudumuzun kalanında da olduğu gibi oksijene ihtiyaç olur. aktivite başladığı anda bölgedeki oksijen azalır ve tüketilen oksijenin telafi edilmesi adına hızla bölgeye oksijen yüklemesi yapılır. böylece aktivite başlangıcından bir süre sonra beynin ilgili bölgesindeki oksijen oranı normalin üzerine çıkar. işte fmri bu oksijen aktivitesini ölçerek beynin hangi bölgesinin çalıştığını görmeyi sağlar.
eeg'nin aksine zamansal değil, yüksek uzamsal çözünürlük sağlar. yani aktivitenin tam olarak hangi anda gerçekleştiğindense nerede gerçekleştiğini tespit eder.
bunu yaparken kullanılan yöntemi ise oldukça zekice bulmaktayım. basitçe anlatmak gerekirse; bold'un -adından da anlaşılacağı üzere- kandaki oksijeni sinyallediğini söyleyebiliriz. beyinde herhangi bir aktivite olduğunda vücudumuzun kalanında da olduğu gibi oksijene ihtiyaç olur. aktivite başladığı anda bölgedeki oksijen azalır ve tüketilen oksijenin telafi edilmesi adına hızla bölgeye oksijen yüklemesi yapılır. böylece aktivite başlangıcından bir süre sonra beynin ilgili bölgesindeki oksijen oranı normalin üzerine çıkar. işte fmri bu oksijen aktivitesini ölçerek beynin hangi bölgesinin çalıştığını görmeyi sağlar.
devamını gör...
sezenler olmuş
güzeller güzeli bir yeni türkü şarkısı. deniz tekin'in söylediği versiyonu her zaman kalbime dokunmuştur.
sözlerini de bırakayım.
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
türkü olmuşsun, umudummuşsun
ellerimde gözbebeğimde
türkü olmuşsun, umudummuşsun
ellerimde gözbebeğimde
aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma
sözlerini de bırakayım.
seni yerlerde göklerde bulamazlarken
bende gizli olduğunu sezenler olmuş
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
dumlu dumluymuşsun yüreğimde
kımıl kımılmışsın bileklerimde
türkü olmuşsun, umudummuşsun
ellerimde gözbebeğimde
türkü olmuşsun, umudummuşsun
ellerimde gözbebeğimde
aramızda dağlar yollar yıllar var iken
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma
türkü olmuşsun, umudummuşsun
sevdama yarınlarıma
devamını gör...
corona salgını geçtiğinde yapılacak ilk şey
bir kep misali maskeyi havaya atmak.
devamını gör...
donnie darko
ergenlikle alakasını tam olarak anlayamadığım, yayınlanışı üzerinden tam yirmi sene geçen ve jake gyllenhaal'ın yıldızının parladığı filmdir. müthiş sinema bilgini yazarlarımız bu filmi ne kadar ergenlere lütfetse de bir ergenin "böyle film mi olur ****" demesi daha olasıdır. filmin normal ve director's cut olmak üzere iki ayrı versiyonu var. anlayacağınız üzere director's cut daha uzun ve roberta sparrow'un kitabından açıklayıcı sahneler içeriyor. filmi anlaması da kolaylaşıyor. olayı anlamayan arkadaşlar için şöyle bol spoilerlı bir açıklama yapayım:
darko'nun odasına jet motoru düşmesiyle bir tanjant evren oluşuyor. bu evrenin oluşma sebebine uzay-zaman üzerinde meydana gelen bir yarılmayı gösterebiliriz. roberta sparrow'un kitabında da yazdığı gibi, oluşan paralel evren bir dengesizlik içerecektir ve uzun süre varlık sürdüremeyerek yok olacaktır. bahsettiğimiz jet motoru da gerçek evrene aitti, yine söylediğim yarılma sonucu darko'nun odasına düşerek bir paralel evren oluşturuyor. darko da bu jet motorunu gerçek evrene gönderilmesi için seçilen kişidir, yaşayan alıcıdır. yaşayan alıcı; -roberta sparrow'un kitabında yazdığı gibi- telekinezi, su ve ateşe hükmetme gibi özel güçlere sahiptir. son kısımda görüyoruz ki darko, annesinin de içinde bulunduğu uçaktaki jet motorunu bu güçler sayesinde söküp, filmde birçok kez bahsedilen portal yoluyla gerçek evrene göndererek gerçek olan darko'nun ölmesini sağlıyor. bu ölümün ardından manipüle yaşayanların bi' tuhaflık içinde uyandığını gösteren sahnelerle karşılaşıyoruz. gelelim tavşan kardeşimiz frank'e. korkutucu tavşan kostümüne sahip bu eleman bir manipüle ölüdür. tıpkı darko'nun yavuklusu gibi. manipüle ölülerin amacı, yaşayan alıcı'yı evreni kurtarmaya zorlamaktır. bunlar da bir özel güce sahiptir. darko'nun ablasının sevgilisi olan frank, darko tarafından vurulunca bir manipüle ölü oluyor. zamanda yolculuk yaparak darko'yu kurtarıyor ve darko'yu manipüle ederek evrenin kurtarılmasına ayak oluyor. frank; telkinleriyle okulun tatil edilmesini, filmdeki pedofili karakterimizin hapse atılmasını sağlıyor. böyle olunca darko'nun annesi, çocukları dans gösterisine götürmek zorunda kalıyor. dolayısıyla evde bir parti verilmesine ön ayak olunuyor, bu parti darko'nun frank'ı öldürüp katil olmasını sağlıyor. tüm bunların sonunda da darko evreni kurtarmak mecburiyetinde kalıyor, kaderini kabulleniyor. filmde birçok kez karşımıza çıkan roberta sparrow'un (gidici nene) da bunda bir etkisi vardır. gidici nine, darko'dan önceki yaşayan alıcıdır. darko'nun yaptığını yapmadığı için ölmesi gerektiği halde ölmemiş, insanlar tarafından unutulmaya ve izole yaşamaya mahkum olmuştur. psikolog'un sorusuna "yalnız kalmak istemiyorum" cevabını veren darko, artefakt'ı (jet motoru) gerçek evrene göndererek kendi kaderini yerine getirmiştir.
tüm bu yazdıklarım, roberta sparrow'un yazdığı "zaman yolculuğu felsefesi" kitabına dayanıyor. tamamı doğru olmayabilir, filmdeki boşlukları kendi kafamda bu şekilde tamamladım. fena film değildir, "mindfuck" filmlere ilgisi olan arkadaşların izlemesini tavsiye ederim. ilgilenmeyip izleyen de filmi gömüyor zaten.
darko'nun odasına jet motoru düşmesiyle bir tanjant evren oluşuyor. bu evrenin oluşma sebebine uzay-zaman üzerinde meydana gelen bir yarılmayı gösterebiliriz. roberta sparrow'un kitabında da yazdığı gibi, oluşan paralel evren bir dengesizlik içerecektir ve uzun süre varlık sürdüremeyerek yok olacaktır. bahsettiğimiz jet motoru da gerçek evrene aitti, yine söylediğim yarılma sonucu darko'nun odasına düşerek bir paralel evren oluşturuyor. darko da bu jet motorunu gerçek evrene gönderilmesi için seçilen kişidir, yaşayan alıcıdır. yaşayan alıcı; -roberta sparrow'un kitabında yazdığı gibi- telekinezi, su ve ateşe hükmetme gibi özel güçlere sahiptir. son kısımda görüyoruz ki darko, annesinin de içinde bulunduğu uçaktaki jet motorunu bu güçler sayesinde söküp, filmde birçok kez bahsedilen portal yoluyla gerçek evrene göndererek gerçek olan darko'nun ölmesini sağlıyor. bu ölümün ardından manipüle yaşayanların bi' tuhaflık içinde uyandığını gösteren sahnelerle karşılaşıyoruz. gelelim tavşan kardeşimiz frank'e. korkutucu tavşan kostümüne sahip bu eleman bir manipüle ölüdür. tıpkı darko'nun yavuklusu gibi. manipüle ölülerin amacı, yaşayan alıcı'yı evreni kurtarmaya zorlamaktır. bunlar da bir özel güce sahiptir. darko'nun ablasının sevgilisi olan frank, darko tarafından vurulunca bir manipüle ölü oluyor. zamanda yolculuk yaparak darko'yu kurtarıyor ve darko'yu manipüle ederek evrenin kurtarılmasına ayak oluyor. frank; telkinleriyle okulun tatil edilmesini, filmdeki pedofili karakterimizin hapse atılmasını sağlıyor. böyle olunca darko'nun annesi, çocukları dans gösterisine götürmek zorunda kalıyor. dolayısıyla evde bir parti verilmesine ön ayak olunuyor, bu parti darko'nun frank'ı öldürüp katil olmasını sağlıyor. tüm bunların sonunda da darko evreni kurtarmak mecburiyetinde kalıyor, kaderini kabulleniyor. filmde birçok kez karşımıza çıkan roberta sparrow'un (gidici nene) da bunda bir etkisi vardır. gidici nine, darko'dan önceki yaşayan alıcıdır. darko'nun yaptığını yapmadığı için ölmesi gerektiği halde ölmemiş, insanlar tarafından unutulmaya ve izole yaşamaya mahkum olmuştur. psikolog'un sorusuna "yalnız kalmak istemiyorum" cevabını veren darko, artefakt'ı (jet motoru) gerçek evrene göndererek kendi kaderini yerine getirmiştir.
tüm bu yazdıklarım, roberta sparrow'un yazdığı "zaman yolculuğu felsefesi" kitabına dayanıyor. tamamı doğru olmayabilir, filmdeki boşlukları kendi kafamda bu şekilde tamamladım. fena film değildir, "mindfuck" filmlere ilgisi olan arkadaşların izlemesini tavsiye ederim. ilgilenmeyip izleyen de filmi gömüyor zaten.
devamını gör...
orhan gencebay vs ferdi tayfur
arabesk deyince müslüm gürses'i unutmamak lazım. tür olarak dinleyemiyorum ama arabeskin de hakkını vermiş baba.
devamını gör...
tipe bak çay demle'nin ingilizcesi
look at the face and put tea.
en mantıklısı budur herhalde.
tanım: 'tipe bak çay demle' deyiminin ingilizcesini paylaştığımız başlıktır.
en mantıklısı budur herhalde.
tanım: 'tipe bak çay demle' deyiminin ingilizcesini paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
altın elbiseli adam
o kadar çok motorcuda, motosiklet kullanıcısında emeği vardır ki... kıymetli birikimleri youtube videoları aracılığıyla yol yordam göstermeye devam ediyor hala. anlatımı çok keyifli ve eğlenceli, anlattıkları ise benim için hayat kurtarıcıdır. her motosiklet kullanıcısının ve kullanıcı adayının izlemesi gerektiğini düşünüyorum kendisini.
motosiklet kullanmayı öğrenirken anlatan kişi gözümün önünde uygulayarak gösterse dahi anlamaz, altın elbiseli adam'ı izleyerek öğrenirdim. bunu neden yapıyoruz, yapmazsak ne olur, x durumunda ne yapmak gerekir gibi pek çok soruyu mantıklı bir şekilde izah edip güzel güzel çözüm yollarını anlatır. motorun yanına oturup kaç kez onun youtube videolarını izlemişimdir bilmiyorum. ondan pek çok şey öğrendim, kendisine minnet duyuyorum.
motosiklet kullanmayı öğrenirken anlatan kişi gözümün önünde uygulayarak gösterse dahi anlamaz, altın elbiseli adam'ı izleyerek öğrenirdim. bunu neden yapıyoruz, yapmazsak ne olur, x durumunda ne yapmak gerekir gibi pek çok soruyu mantıklı bir şekilde izah edip güzel güzel çözüm yollarını anlatır. motorun yanına oturup kaç kez onun youtube videolarını izlemişimdir bilmiyorum. ondan pek çok şey öğrendim, kendisine minnet duyuyorum.
devamını gör...
tırnak yemek
durtu kontrol bozukluklarinin en yaygini olan hastalik.
kisi yogun baski ve stres altindayken kendini gosterir ve her yastan insanda gorulebilir. cogunlukla; endise, kaygi, korku veya ofke gibi duygu durumlarinda ortaya cikar.
tirnak ve etrafindaki yapinin zarar gormesi sebebiyle tirnak seklinde bozulmalar meydana gelebilir. bu durum kisinin ozguven kaybina neden olabilir.
acı oje kullanilarak gecici tedavi edilebilir, yetersiz kaldigi yerde terapi destegi alinmasi onerilebilir.
(bkz: vazgeçilemeyen alışkanlıklar)
kisi yogun baski ve stres altindayken kendini gosterir ve her yastan insanda gorulebilir. cogunlukla; endise, kaygi, korku veya ofke gibi duygu durumlarinda ortaya cikar.
tirnak ve etrafindaki yapinin zarar gormesi sebebiyle tirnak seklinde bozulmalar meydana gelebilir. bu durum kisinin ozguven kaybina neden olabilir.
acı oje kullanilarak gecici tedavi edilebilir, yetersiz kaldigi yerde terapi destegi alinmasi onerilebilir.
(bkz: vazgeçilemeyen alışkanlıklar)
devamını gör...
normal people
30 dakikalık 12 bölümden oluşan aynı adlı romandan uyarlanan mini dizi. dizideki connell karakterini casey affleck'in manchester by the sea'de canlandırdığı lee chandler karakterine benzettim. tavırları konuşmaları falan baya benziyor.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
akış ekranında bazen görüyoruz. dalga geçmek için, canı sıkıldığı için, trollemek için saçma sapan başlıklar açıyorlar. kurallar ve saygı çerçevesinde yapılacak en güzel şey görmezden gelmek. böyle başlıkların altına girdi yapılmazsa sorun çözülür diye düşünmekteyim. her konuda duyarlı olmayı bildiğimiz kadar bu konuda da görmezden gelmeyi bilmeliyiz.
devamını gör...
friedrich nietzsche sözleri
nietzsche’nin felsefe öğretisi, kendi çağına tümden bir karşı çıkış olarak görülmektedir. sözleri de insanı akılcılığın kıskacından kurtarıp kendisi üzerinden düşünmesini sağlamaktır.
doğrular ve yanlışlar yoktur sadece yorumlar vardır.
korkarak yaşarsan yalnızca hayatı seyredersin.
insanlar ışığın çevresinde toplaşırlar daha iyi görmek için değil daha iyi parıldamak için.
yaşamın kıyısına yaklaşanlar onu daha iyi tanırlar.
yokluk büyük varlıktır azizim yeter ki fark edebilesin.
kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermeli ama gideceği yolu seçmemelidir.
insan aşağı gördüğü sürece değil yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.
pek çok şeyi azar azar bilmektense bir şeyi tam olarak bilmek daha iyidir.
fatihler şansa inanmaz.
seni seviyorsam sana ne bundan.
öldürmeyen acı beni güçlendirir.
uçurumları sevenin kanatları olmalı.
bu dahil bütün genellemeler yanlıştır.
seni övdükleri sürece kendi yolunda gittiğini sanma sakın başkasının yolunda gidiyorsun.
bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa hiç değilse bilgi savaşçıları olun.
en iyisi sevinmeyi öğrenelim böylece başkalarına acı vermeyi ve acıları düşünmeyi unuturuz.
insan sıkı tutmalı yüreğini çünkü gitmesine izin verirse çok geçmeden aklı da gider peşinden.
yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. daha alçağını değil.
sonraki işim düşünmek oldu. kendimi onsuz düşünmek. anlatabiliyor muyum?
bir insan kirli düşüncelere sahip olduğu için utanmaz. bir başkasının o kirli düşüncesini bilme ihtimali utandırır.
kişi ışığını karartmayı bilmelidir böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için.
kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.
karşına çıkabilecek en kötü düşman her zaman sen kendin olacaksın sen kendin pusuda bekleyeceksin kendini.
sizin kökeniniz nereden geldiğiniz değildir. bundan sonra onurunuzu oluşturan tersine nereye gittiğinizdir.
iyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek vejetaryen olduğun için boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.
elimizde bir çiçek varken gözümüze yalnızca dikenleri görünür uzaklarda ise bir diken vardır gözümüz hep çiçeğini görür!
ahlak, ta başlangıçtan beri ikna etme sanatındaki bütün şeytanlıkları bilir. bugün bile onun yardımına başvurmayan hiçbir konuşmacı yoktur.
nerededir güzellik? tüm istemimle istemek zorunda olduğum yerdedir sevmek ve yok olmak istediğim yerdedir sadece bir imge olarak kalmasın diye.
bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak. bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak. bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak.
insan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.
doğrular ve yanlışlar yoktur sadece yorumlar vardır.
korkarak yaşarsan yalnızca hayatı seyredersin.
insanlar ışığın çevresinde toplaşırlar daha iyi görmek için değil daha iyi parıldamak için.
yaşamın kıyısına yaklaşanlar onu daha iyi tanırlar.
yokluk büyük varlıktır azizim yeter ki fark edebilesin.
kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermeli ama gideceği yolu seçmemelidir.
insan aşağı gördüğü sürece değil yalnızca eşit ya da yüksek gördüğünde nefret eder.
pek çok şeyi azar azar bilmektense bir şeyi tam olarak bilmek daha iyidir.
fatihler şansa inanmaz.
seni seviyorsam sana ne bundan.
öldürmeyen acı beni güçlendirir.
uçurumları sevenin kanatları olmalı.
bu dahil bütün genellemeler yanlıştır.
seni övdükleri sürece kendi yolunda gittiğini sanma sakın başkasının yolunda gidiyorsun.
bilgi ermişleri olmak elinizden gelmiyorsa hiç değilse bilgi savaşçıları olun.
en iyisi sevinmeyi öğrenelim böylece başkalarına acı vermeyi ve acıları düşünmeyi unuturuz.
insan sıkı tutmalı yüreğini çünkü gitmesine izin verirse çok geçmeden aklı da gider peşinden.
yaşama karşı sorumluluğumuz daha yücesini yaratmaktır. daha alçağını değil.
sonraki işim düşünmek oldu. kendimi onsuz düşünmek. anlatabiliyor muyum?
bir insan kirli düşüncelere sahip olduğu için utanmaz. bir başkasının o kirli düşüncesini bilme ihtimali utandırır.
kişi ışığını karartmayı bilmelidir böceklerden ve hayvanlardan kurtulmak için.
kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız, önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz.
karşına çıkabilecek en kötü düşman her zaman sen kendin olacaksın sen kendin pusuda bekleyeceksin kendini.
sizin kökeniniz nereden geldiğiniz değildir. bundan sonra onurunuzu oluşturan tersine nereye gittiğinizdir.
iyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek vejetaryen olduğun için boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.
elimizde bir çiçek varken gözümüze yalnızca dikenleri görünür uzaklarda ise bir diken vardır gözümüz hep çiçeğini görür!
ahlak, ta başlangıçtan beri ikna etme sanatındaki bütün şeytanlıkları bilir. bugün bile onun yardımına başvurmayan hiçbir konuşmacı yoktur.
nerededir güzellik? tüm istemimle istemek zorunda olduğum yerdedir sevmek ve yok olmak istediğim yerdedir sadece bir imge olarak kalmasın diye.
bazı sırlar vardır yalnız dostlara anlatılacak. bazı sırlar vardır dostlara bile anlatılmayacak. bazı sırlar vardır kendimize bile açıklanmayacak.
insan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz.
devamını gör...
astral seyahatta hes kodu zorunluluğu
9 ocak 2021 genelgesiyle zorunlu hale gelmiştir.
devamını gör...
anlam verilemeyen insan davranışları
sürekli gel- git kafaya sahip olan insanların davranışıdır, korkunçtur. bugün iyidir yarın kötü, öbür gün yeniden iyi, sonra daha kötü. bir dediğini ertesi gün dememiş kadar sakin ve şaşkın bakışlarla size bakar ve sanki siz uyduruyormuşsunuz gibi bir hale girer ve bu duyguyu tüm gerçekliğiyle yansıtmasından dolayı kendinizde şüphe edersiniz. sözler verir tutmaz çünkü onları veren o olmayabilir kendisine göre.
yalan söyler ama söylemediğini iddia eder sizi ayakta uyutmaya çalışırken sizde onun acizliğine üzülür, kendinizden (böyle zeka ürünü(!) bir insanı nasıl sevdiğinizi sorgularken) nefret edersiniz.
hiç bitmeyen vaatleri, planları ve güler yüzü ile sizi uzun zaman bulutların üstüne çıkarır ve hayatın gerçekliğinin olduğu noktalarda sizi o bulutların üstüne çıkarttığı gibi anında yerin dibine sokar.
kendine ait dertleri dışında sizin ne yaşadığınızla ilgilenmez sadece kendine odaklıdır. uzak durun sinyalini verir siz görmezsiniz. kendine bile dürüst değildir. çünkü kendisi de ne istediğini bilmiyordur.
yalan söyler ama söylemediğini iddia eder sizi ayakta uyutmaya çalışırken sizde onun acizliğine üzülür, kendinizden (böyle zeka ürünü(!) bir insanı nasıl sevdiğinizi sorgularken) nefret edersiniz.
hiç bitmeyen vaatleri, planları ve güler yüzü ile sizi uzun zaman bulutların üstüne çıkarır ve hayatın gerçekliğinin olduğu noktalarda sizi o bulutların üstüne çıkarttığı gibi anında yerin dibine sokar.
kendine ait dertleri dışında sizin ne yaşadığınızla ilgilenmez sadece kendine odaklıdır. uzak durun sinyalini verir siz görmezsiniz. kendine bile dürüst değildir. çünkü kendisi de ne istediğini bilmiyordur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
düşük bütçeli hobilerim;
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
devamını gör...

