böyle melekleri nickaltında belirtmemek gerekiyor. artı oy vermekten başka bir şey yapmamış gibi bir algı oluşuyor.
devamını gör...

peter bishop ve olivia dunham. fringe.
kim wexler ve jimmy mcgill. better call saul.
desmond hume ve penelope widmore. lost.
sadie dunhill ve jake epping. 11.22.63.
devamını gör...

evet değerli yazarlar, bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde sözlükte bazı olaylar yaşandı. öncelikle bu haberleri yazmak için gerekli merciden yetki alındığını belirtmek ve güncel konulara değinmek isterim.

sözlükten havadisler:

yoldaş benjamin franklin: 'sözlüğü satma' geyiğinden bıkmadılar usanmadılar. neyseki melis birkanın instagramına bakarak sakinleşiyorum. yavaştan ben artık işin teknolojik kısmındayım mazereti ile tüm sorumlulukları yazarlara ve ekibe devrediyorum. sözlükteki kaliteli güncellemelerin çoğalma sebebi budur şeklinde açıklamalarda bulundu.

meja ve gaunter o' dimm tatilden dönmeyi unuttu mu derken iko döndü ve entry altındaki gri çizgileri yok etti. tanrım neden? aramızda sınır yok veya gözleriniz yorulsun da dövüşmen nickaltlarında sübliminali mi vermek istenildi? merak etmekteyiz.

ateist kaplumbağa: dağlara gidiyorum sudoku, tırmanışım yavaş olacak fakat dönüşü yuvarlanarak çözeceğim. ben yokken ajansı sen devral, buralar sana emanet evlat!

- ne diyeyim? peki babacığım, kabuğuna zeval gelmesin. ters dönmeden, uçarak dönmeni tavsiye ediyorum.

pavlov diziler, kitaplar, discord kulüpleri derken rozet üretimini durdurdu mu?

hi my i run kitap dağıtırken navigasyonun gazabına uğrayıp sözlüğün yolunu bulamadı gibi söylemler aldık anonym bir kaynaktan.

uykusuz kahve: detay ver detay!

gomercan izini nasil kaybettirdi?

bengaripsengüzeldünyaumutlu moderatör olup, dergiyle ilgilenip, radyo yayını yaparken arkadaşlarını ihmal mi etti? bilemiyoruz. bunlar hep cevapsiz sorular veya sorunsallar.

geldi yaz ayları gevşer gönül yayları:

bubbles çok beğenilen bu şiiri kimin için yazdı?

boyu 2.10
kilosu 90
yar ben dünyayı neyleyim,
içinde sen yoksan

kükrer gibi sesi
bir içim su çehresi
kokmuyu da nefesi
bulunmaz noksan

kızınca bir volkan
gülünce cennet
ömür boyu aç kalırım
bilsem ki sen toksan

ey yar hadi naz etme
eğil de görem yüzünü
boyum gögsüne geliyo
bitirsen bu hüzünü


ah bubbles, sana bol şans diliyorum. umarım teoman gibi müziği bırakmazsın.

gannicus: mod olmak istiyorum sudoku, on yıllık bir yazar olarak tanım nasıl yazılmaz göstereceğim onlara! zaten 7/24 sözlükteyim hiç değilse yaralı parmağa işeyeyim. her şeye üşenirim ama sorumluluk almaktan asla gocunmam. ventilatörüm, nutellam ve çayım ile göreve hazırım. versinler portakalı görsünler etkiyi.


peki satranç oyuncularımız ne yapmakta?

hafız çıldırarak sekülerleşti ve bıraktı oyunu. yayladağ lokumu rakiplerini sadece kıvrak zekası ile değil, garantici kişiliğinden ötürü kara büyülerle de egale ediyor. son duyumlarımıza göre leylimley ile mordor yolunda daha etkili büyüler araştırmak için kindred'e yönelmekteler.

aşkın büyüsüne kapılan kindred mikrofonumuza konuştu: tanım girmeye fırsat olmuyor sudoku, destansı bir aşkla meşgul olduğum için ne kadar içimden ansiklopedi gibi tanımlar girmek gelse de, gözlerim o'ndan başka bir şey görmüyor.

beşiktaşlı bektaşi radyo anonsu yaparken yanlışlıkla listedeki tüm isimleri mi okudu? yoksa hazır mikrofonu yakalamışken tüm tanıdıklarıma selam göndereyim mi dedi?

elma kurdu: yıkar geçer bir dostun düşmancasına hamlesi, ismini vermek istemiyorum, sadece kurtlarımdan arındığım için mutluyum.

amaterasu: su için ablalarım, abilerim bolca su!

devrin: sevgi pıtırcıklarından usandı: artık nickaltı görmek istemiyorum sudok, yeter ulan.

cenk: dur sestram, ben tanım yazıyorum, üç güne biter, o zaman konusuruz.

evet değerli yazarlar, biz sadece objektif ve tarafsız habercilik yapmaya çalışıyoruz. aktardığımız gelişmeleri aklı selim içerisinde değerlendirip, kendinizi ona göre konumlandırmanız faydalı olacaktır.

açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. sürç-i lisan ettiysek af ola! keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...

şairinin elinden çıktıktan sonra yazdığı kişiye vermeden hemen önce ismi koyulan bir şiir değildir.
yazılan kişi, şairine okunmadan iade ettiğinde ismi konan şiirdir.
örneği yoktur...
devamını gör...

ilişkilerimizi, ilişki durumumuzu hunharca tarif ettiğimiz başlık.

ilişirse ilişirim ilişmezse ilişmem.

bu ara ilişmiyor.
devamını gör...

lütfen içinizden konuşmayın yalvarıyorum, ne dediğinizi anlamaya çalışan birilerinin, dinlediğini bilmenizi istiyorum,

sesinizi nefesinizi açın, arada söyliycek bir şey bulamayıp, sessizlik olunca, kullandığınız kelimelerde belirsiz olunca, (bilmiyorum, ben böyle düşünüyorum... , ne yapalımmm şimdi, naapsak, hmm, aaa, ooo...) ritm çok düşüyor, hem söylediklerinizi anlam olarak, hem de sesinizi dinlemek istememiz lazım ya, nacizene... gülerken bile bir yavaşlık var, bence bu tatlılık değil, insan dinlemeye devam edemiyor, tamam profesyonel değilsiniz de, en azından açın ünlü bir radyocunun programını dinleyin, hiçmi heyecanlanmıyorsunuz, hiçmi iddianız yok, genç bir enerji hissedilmiyor, belkide ben çok enerjik bir sözlük teyzesiyim bilmiyorum ama,

best fm in açıldığını biliyorum öyle söyliyim, radyo ve programcı dinleyicisiyim, kızmayın bana :) nasıl diyorsunuz gençler upupupupup :))

*o iki tane çocuğun yaptığı geyik programı güzeldi, hani şu belli bir konusu olmayan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ciddi ciddi bukalemun sahiplenmek istediğim bir an olmuştu. (bkz: ilk görüşte aşk) ancak onu doğal yaşam alanından koparacak kadar yoğun bir istek değildi.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sanırım duygularımız karşılıklıydı.
ek: şaka şaka. kısa süre önce taze çekirgelerle beslenmiş. mutluluğunun kaynağı o.
devamını gör...

kendisinin "sevdalıyım" klibinde sergilemiş olduğu dansın tarifi mümkün değildir. sahiden mümkün değil. bu ne ?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

telefonum bozulmadı, sadece dinleniyor biraz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2017 yılında doğa gezisinden kalma bir kare.
devamını gör...

(bkz: arı usun eleştirisi) kant'a göre felsefe araştırmaları birer değerlendirme(eleştiri) olmalıdır. felsefe us ile yapılıyor. öyleyse usun değerlendirilebilmesi için onun ne olup ne olmadığını iyice anlamak gerekir. örneğin felsefe nasıl bir usla yapılıyor, deneyden yararlanmayan bir salt us. öyleyse bu salt us dediğimiz nedir ? işte kant'ın üç büyük kritiğinden biri olan salt usun eleştirisi bu sorunun karşılığını arayarak bize salt usun sınırlarını göstermeye çalışır. salt us a priori (duyarlığın verilerinden alınmamış, deneyden önce kendiliğinden olan) bir bilgiyi gerçekleştirdiği iddiasındadır. bu nesneler düzenini aşarak düşünce düzenine yükselmeyle eş değerdir. öyleyse salt usun bilme yöntemi transandantal ( aşkınsal, salt düşüncenin sınırlarını aşarak mümkün olan verilerle senteze varan mantık) dır. peki salt us bu yöntemle gerçek bir bilgi edinebilir mi ? kant'a göre bilginin ne olduğunu kısaca söylemek gerekirse kant; her bilgi bir yargıdır der. ancak her yargı bir bilgi vermek zorunda değildir. bunu şöyle örneklendirebiliriz. "her cisim yer kaplar" yargısı bize hiç bir yeni bilgi vermez. cisim kavramı esasen kendiliğinden yer kaplamayı içerdiğinden dolayı burada sadece bir çözümleme yapılıyor. cisim kavramı çözümlenerek kendisinde bulunan bir bilgi hiçbir gereği yokken tekrar ortaya konuyor. ama " bu yük ağırdır" dediğimiz zaman, bu yargı aynı zamanda bize bilgide verir. çünkü "yük" kavramı kendiliğinden ağır yada hafif olduğunu bildirmez burada diğer örneğimizin tersine bir çözümleme değil birleştirme yapıyoruz. "yük" kavramı ile "ağır" kavramını birleştirerek yeni bir bilgi elde ediyoruz. demek ki bize bilgi veren yargılar çözümsel değil bireşimsel yargılardır. peki salt us bu bireşimsel yargıyı transandantal yöntemle deneyi aşarak gerçekleştirebilir mi ? kant'ın cevabı gerçekleştiremez oluyor. böylece metafiziği kesin olarak yıkıyor. salt us, deneyden yararlanmadan hiçbir bilgi gerçekleştiremez. öyleyse metafizik tasarımlar, insanların romantik düşüncelerinden başka bir şey değildir. ( engelsin kendisini utangaç materyalist olarak tanımlaması biraz da bu yüzdendir.) artık kant öncesi tanrılaştırılan transandantal us'a güvenilmeyecektir. peki salt us, bireşimsel yargı olan bilgiyi niçin gerçekleştiremez? çünkü us, sadece bir birleştirme işini gerçekleştirmektedir ve bu iş için gerekli gereçleri nesneler düzeninden almaktadır. örneğin elimizde tuttuğumuz taşı yere bırakınca onun düştüğünü görüyoruz ve ancak ondan sonra a posteriori (deneyim ve algılarla sonradan edinilen bilgi) "bırakılan taş düşer" bilgisini edinebiliyoruz. bize duyarlık(görüler sağlayan, insanda bilgiyi sağlayan yeti) bu bilgileri zaman ve mekan içerisinde veriyor. oysa nesneler dünyasında zaman ve mekan diye bir şey yoktur. demek ki bunlar duyarlığın dışarıdan deney yoluyla almadığı verilerdir. peki öyleyse usun verileri midir? hayır usun verileri de olamazlar. çünkü küçük çocuklar zaman ve uzayı düşünmeden ve hiçbir ussal işlem gerçekleştirmeden sevdikleri şeye yaklaşıp sevmedikleri şeylerden uzaklaşırlar. yani duyarlık ne nesneler düzeninden ne de düşünceler düzeninden alır bu bilgiyi. kant' ın bu soruya cevabı sezi oluyor. kant için bunlar bir biçimdir ve ancak duyarlığın sezisiyle elde edilebilir. zaman iç duyarlığın biçimidir, mekan dış duyarlığın. katılmadıkları hiçbir duyumun gerçekleşemeyeceği bu biçimler usun verileri olmadıkları halde deneyüstüdürler. deneyden çıkarılmamıştırlar ama bunlarsız deneyde yapılmaz. kant burada aşkın kavramından deneyüstü kavramına geçer. ona göre aşkın bilgi olamaz ama deneyüstü bilgi olabilir. demek ki kant'a göre bilgi gene de nesneler düzeninden değil usun düşünme düzeninde gerçekleşmektedir. böylelikle kant kendi düşünme yöntemini ortaya koyuyor deney üstü yöntem.( transandantal metod: kant için aşkının değil deney öncesinin bilgisidir. yani bilginin sınırlarını aşan değil bu sınırların içinde kalan bilgi dile getirilir. kendinden önce gelen düşünürlerin bilgi sınırlarının üzerine çıkardıkları deneyüstünü kant tam tersine bilginin temeline oturtur.)
kant'a göre us, deneyin verileriyle bağını koparıp metafizik yapamayacağı gibi deneyin verilerinin arkasına geçerek fizik de yapamaz. çünkü deney bize sadece görünenleri vermektedir. bizse bu görünürlerin ardında bir de kendilik hayal ediyoruz ve yukarı sınırı aşmaya çalıştığımız gibi bu aşağı sınırı da aşmaya çalışıyoruz. kant, bu her iki aşamayı da aynı aşma saymakta ve usun kalıplarının sadece fenomene uygulayıp şeyin kendisine uygulanamayacağını söylemektedir. kant, böylelikle, usun sınırını kesinlikle çizmiş oluyor. bu sınır şeyin kendiliğidir ve hiçbir zaman aşılmamalıdır, çünkü bilinemez.
devamını gör...

yazarların profil fotoğraflarında verdiği mesajlara göre iq analizi yapılması durumudur. manası çok derin mesajlar veren bir takım profil resimleri vardır. * kedi koyan yazarların pek bir mesaj verdiklerini düşünmüyorum. kendi fotoğrafını koyan yazarlar da ben anonim değilim mesajı vererek çift haneli iq almaya hak kazanmışlardır. asıl meselemiz denk gelince daha fazla inceleme isteği gelen profil fotoğraflarıdır. örnek olarak şahsımın, yoldaşın, bir bilenin ve ıvanmılınskı'nin profil fotoğraflarını verebilirim. hepsini tanırım 500 iq civarında dolaşmaktadırlar.
devamını gör...

er ya da geç terk edeceğinden derhal terk edilmesi gereken konuk sevgili. sürekli eleştirel tavırlar takınır ve sen bana layık değilsin fikrini empoze eder. alkolik ya da aşırı kiskanc iseniz pek de haksiz diyemem. sebep önemli.
devamını gör...

çok üşüdüğümde paçalarımı çorabımın içine sıkıştırmam.
devamını gör...

böyle durumlarda nasılsın sorusuna öyle bir "iyiyim" diyorum ki tonlamamdan ve akabinde gelmeyen sen nasılsın sorusundan "ne isteyeceksen iste de işimize gücümüze bakalım" anlamı çıkıyor.
bunu istemsizce yapıyorum ama tavsiye ederim.
devamını gör...

türk sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir zannımca.
ihsan yüce, senaryoyu yazarken osman şahin’in fareler isimli öyküsünden esinlenmiştir. ancak arzu film toplantılarında yapılan görüşmeler neticesinde filmin komedi tarzında çekilmesine karar verilmiş ve fareler isimli öykü, ihsan yüce tarafından yeniden yorumlanmıştır.

meşhur umumi tuvalet sahnesi, sırrı elitaş’ın ihsan abiye anlattığı bir fıkra ile osman şahin’in anlattığı bir hikayeden çıkmıştır. orijinal halinde ağa; “ulan er pokunun üzerine kancık poku olur?” diye sormaktadır.

gerek kibar feyzo gerekse ihsan yüce’nin diğer filmleri ile ilgili renkli anektodları okumak için gül gibi zabıta dururken kızını çöpçüye veren adam kitabını okuyabilirsiniz.
devamını gör...

ermeni dölü, rum tohumu, hamsi kafalı, bilmiyorsam arap olayım...

hiç sanmıyorum efendim.
devamını gör...

herkesin sürdürebileceği bir ilişki türü değildir. gerçekten sevmek gerekir, çaba gerekir.
devamını gör...

özgün sesler yaratmaya yarayan bir müzik aleti. sözcük, sentezleyici anlamına gelir.
devamını gör...

ensesi donan kadınlardır.
geçen sene bu zamanlarda enseye vuemuştum makası. kafama soxum. tüm kışı titreyen kellemle geçirdim.
bu bende travma bıraktı artık. asla daha kesmem. yemişim dişilik vahşilik. saçlarımı rapunzel yapıcam lan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim