de mi de mi?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakında bu konuya da bir erişim yasağı getirilir diye düşünüyorum.

malum medyamız zaten 3 maymunu oynamaya devam diyor.

oynamayanlarda malum seçmenlerin gözünde birer fetöcü.
devamını gör...

ismini vermek istemediğim bir sözlük hanımefendisinden aldığım tuhaf bir özel mesajın özeti.

"merhaba. sözlük genelinde fotoğrafını gördüğüm çoğu hemcinsimden daha hoş bir kadın olduğum halde, açtığım konulara yeterli ilgiyi göremiyorum. takip ettiğim kadarıyla şehvetli bir kardeşimize benziyorsunuz. gizlilik ve uygun şartlar sağlanırsa, tanıdıklarınızın ve sizin, başlıklarıma tartışma yaratacak yorumlar yazmanız karşılığında ben de feministlere karşı sizin saflarınızda yer alır, ajanlık yaparım"

nazik teklifi için teşekkür edip kabul etmedim. bu sitede fazla aktif olmadığımı ve sadece zaman öldürmek maksatlı bulunduğumu belirttim.

armullah, cabbar gibi aktif saha uzmanı yazar arkadaşların da bu ricayı değerlendirebileceğini, makul istekleri olabileceğini söyledim.

bir genç kızın bu duruma düşmesi çok üzücü gerçekten. ama hayat işte.
devamını gör...

vikinglerin ve keltlerin miğferlerinin aslında boynuzlu olmaması... gerek çizgi filmler, gerek filmler, gerek oyunlarda hep karşımıza boynuzlu miğferleri ile çıkan vikinglerin ve keltlerin, thames nehrinde bulunan bir adet *evet, sadece bir* boynuzlu miğfer dışında boynuzlu miğferlerine rastlanmaması...

bunu nereden mi öğrendim? elbette ki kaynağı şurada:
carolyn howitt - antik dünyada bilinmesi gereken 500 şey
devamını gör...

sigma ukdesi.

ego olarak adlandırılan yanlış anlaşılmadır aslında o.

ukde dolduran kişi, ukde sahibini ukdesinde anmalıdır. o başlığın o kişi tarafından ukde bırakıldığını belirtmelidir. bu bir saygıdır, beyefendilik/hanımefendiliktir.

lütfen ukde sahiplerini, açacağımız başlıklarda analım. ayrıca ukde de dolduralım, el birliği ile listeyi temizleyelim.

başlık açarken arattığımızda sadece ukde bırakıldığını ancak kim tarafından bırakıldığının yazmadığını, ukde listesinde de bulmanın zor olduğunu söyleyerek bir öneride bulunmuştum. umarım iko bunu dikkate alır.
devamını gör...

gitme sebebini bildiğim için anladığım ama buradaki yazarları özlettiğini de belirtmeden edemeyeceğim yazar aynı zamanda meslektaşım.
enerjisi yüksek, saatlerce muhabbet edebileceğiniz ve hiç sıkılmayacağınız ender kişilerdendir. *

müzik bilgisi gerçekten çok geniştir kendilerinin.
bana tavsiye ettiği müzikler sayesinde repertuarımı yeni kattığım müziklerle genişletmiştir.*

özlendiniz efendim, gelince görüşmek üzere..
devamını gör...

ya benimsin ya kara toprağın kafa yapısındaki takıntılı insanlar için cinayet sebebidir. hiç kimsenin kalbine sevgi ekemezsiniz, istemiyorsa istemiyordur, yapacak bir şey yok... beni istemeyeni ben de istemem deyip aşkını kalbine gömüp * kendi yoluna bakmak lazım.
devamını gör...

bir anda diyorsan eğer, o "an" dan çook önce gitmiştir o zaten, sen farketmemişsin, çünkü kendi aldıklarının derdinde bir insansın büyük ihtimalle,

bence sen o giden insanı sevmemişsin, fiziksel olarak gidene kadar anlamadıysan, tanımaya çalışmamışsın "ilgilenmemişsin" hissetmemişsin...

çünkü senin o verdim dediğin sevgi, kendi alacakların için yaptıkların, onun ihtiyacı olan sevgi değil, bu kadar basit bir matematik bu,

kimse de bedavaya (sevilmeden) seni sevmek zorunda değil, sevgisinin karşılığını gördüğünde, değer gördüğünde, tabiiki ruhunu doyurmak için, gitme hakkını kullanır herkes,

değer gören, kıymeti bilinen hiç kimse, durup dururken, bir yere gitmez...
devamını gör...

ekonomist gazeteci şeref oğuz'un 2020 yılında çıkardığı kitaptır.
ekonomistlerin, duygusal konularda nasıl olabileceğine dair fikir edinilmesi bakımından bile, okunabilecek bir kitaptar.
tüm hayatımızın matematik olduğununun farkında olmadan yaşıyoruz. 3 vakte kadar bir falımızda çıkacakları merak ediyor, 40 yıllık sirkeye itibar ediyor, 1 fincan kahveye 40 yıl hatır yüklüyoruz.
kitap, aşkın bir matematiği olduğunu savunuyor. hayatımıza girecek insana, onay verme süremizin sadece 3 saniye olduğunu, sonraki 3 senede bunun şükrünü ya da pişmanlığını yaşadığımızı anlatmayla başlıyor.
aralara çok hoş beyitler, hoyratlar, hikayeler, bilinmedik kelimeler koyup, çok akıcı bir anlatımla, aşkın kadına-erkeğe yaptığını aşık-maşuk gözüyle anlatıyor.
aşkın dönemlerine çok farklı tanımlamalar yapıyor.aşırı beklentiler zirvesi gibi.
yalan kelimesinin arapça kezzap kelimesine karşılık geldiğini, aşkı tahrip ettiğini anlatmak için kullanıyor.
aşkın bedensel boyutlarından da rahatsız edici bir boyuta varmadan tam dozunda bahsediyor.

aşk ve öksürük saklanmaz derler ha bir de aptallık.


a beyim hadi diyelim ki bu ay parçaları gökten zembille inmiş/peki bu çaresiz aşıklar yerden mi çıktılar?
fatih dönemi şairlerimden necati
devamını gör...

(bkz: saatler olsun)
devamını gör...

orgu dile getirip konuşturan müzisyendir. dönence performansı efsanedir. kobra murat ve stüdyodaki dansözleri adeta transa sokmuştur.
devamını gör...

varoluşsal sancılar çekiyorum. **
devamını gör...

william shakespeare 18. sone'de bir arkadaşın ya da sevgilinin yalnızlığına odaklanır, başlangıçta o kişiyi yaz günüyle karşılaştıran rhetorical question (retorik soru) sorar. yaz, enerjinin geldiği bir mevsimdir, güzeldir. fakat ''kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın'' demesinin sebebi, bahar mevsiminden bahsetmesidir. bahar sürekli değişir, bu yüzden pozitif anlamda kullanılmamıştır.

seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
ışıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
gölgesindesin diye ecel caka satamaz
sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
insanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir.
devamını gör...

sevmeyen insanlara saygım sonsuz; yemiyorlarsa kendi tatlılarını bana uzatabilirler.
devamını gör...

insanlar artık devekuşu gibi kafasını sokmaktan başka bir şey yapmıyor.
futbol kavgası, akp-chp kavgası yapmaktan başka bir şey yapmıyor. kimse sorunları düşünmüyor,sadece zaman geçiriyor.
devamını gör...

annene sarıl ve onu sakın bırakma.
devamını gör...

bu başlığı ne zaman görsem ya bir şey yiyorum ya da içiyorum. işte o an’lardan biri daha. sırada ne var acaba?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanım toplum içindir
artı ayrı biçimdir
kahvenin en güzeli
sütlü yumuşak içimdir.
devamını gör...

( bkz : böyle başlıklar açanlarda beyin olmaması )
devamını gör...

doğruluk payı vardır yoktur bilemiyorum ama varsa da yoksa da büyük ayaklı insanların bu kategoride değerlendirilmemesi gerektiğine inanıyorum. kaç numara olduğunu söyleyerek gözünüzü korkutmak istemiyorum ama oldukça büyük ayaklara sahibim. ayakkabı seçmek gibi bir lüksüm maalesef olmuyor ya da atıyorum mağazada 500 ayakkabı modeli varsa benim içinden seçim yapabileceğim ayakkabı sayısı maksimum 5 oluyor. hatta bazı markalar için seçme şansım dahi olmuyor.

şimdi siz bana bunun büyük bir karakter göstergesi olduğunu söylerseniz bana karaktersiz demiş gibi olursunuz. yapmayın, ayıptır. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim