muasır medeniyetler seviyesine ulaşamamış, insanlıktan nasibini alamamış kişi davranışı.

kişinin olduğu yerde çöp olmaması garip,o çöp kutusu yok diye onu fırlatmak daha bir garip.

geçen iş yerinin oraya fırlatmış bir dingil.sanki apartmanda bebeği olan kaç kişi var.ayrıca binanın önü temiz olsa dahi bahçe kısmını yani kendi alanını pisletiyor.

o bebek bezini alıp ağızlarına sokmak lazım.


iorek byrnison ukdesi
devamını gör...

aklıma bir dolmuş muhabbeti geldi. bir gün dolmuşta giderken yolculardan biri(önümdeki) , sokakta yürüyen bir kadın için: 'cık cık cık şu bağyana bak.nasıl giyinmiş?!ailesi nasıl izin veriyor böyle çıkmasına....' (söylenirken kafası namazda selam verir gibi kadını süzüyordu biz arabayla giderken) neyse sonra adam indi. yanımdaki adam başladı 'ulan (ibonun yıldız tilbeyi elinden aldığı kişilerin tekil hali) senin gözlerin sevişiyor (sokak diliyle) . kadını gözlerinle sevdin! burda. hayvan adama bak. bir de nutuk çekmeye çalışıyor. ' (bu da böyle bir anımdır )
devamını gör...

-keyfe keder boyalıdır.
-değişeni yoktur.
-muhayyer.
-dosta gider.
-yer uçağı.
devamını gör...

soyleyen herkesin kendinden bi’ seyler ekledigi ken hensley guzelligi uriah heep sarkisi.

spotify kutuphaneme bir goz attim, 3 farkli versiyonunu eklemisim*.

orijinal hali yeterince guzel degilmis gibi; blackmore's night versiyonu daha folklorik, daha halk ezgisi tadinda; ken hensley solo calismasini ekmeksiz goturun efenim.

aaaa aaaa aaa aaa cok seviyorum sozlukdatkam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazıları tam bu saatlerde, gecenin sessizliğinde çalışmayı seven insan tiplerindendirler. mesela ben...
devamını gör...

oo baskın varmış, brother from another mother tarafımdan hemde! * açtım radyo’yu 6 dakika sonraki “planlı spontane” baskını bekliyorum.
devamını gör...

11 eylül saldırısı ...
devamını gör...

- sende kimsin?
- merhaba ben federal x
- lanet olası federaller canınız cehenneme.
devamını gör...

bence yine çok önemli bir yerde çok önemli bir cami inşası müjdesi verecek.
devamını gör...

t:birim zamanda iletkenin kesitinden geçen net yük miktarına denir.
-'ı' ile gösterilir.
-birimi amperdir.
-ampermetre ile ölçülür.
formülü:
akım=net yük miktarı/ geçen süre
ı=q/t
devamını gör...

ey kahraman türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. mustafa kemal atatürk
yıllar önce gelen vizyon.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her nasılsın diye sorulduğunda verilen "iyiyim" cevabı. iyi filan değiliz.
devamını gör...

kuşlar korkup yaklaşamasın ve ürünlere zarar vermesinler diye tarlalara dikilen insan şekilli maket.
devamını gör...

-ablaaaa
- efendim
- bugün liselilerle maç yaptık
-eeee?
- parmağım çatladı ama 2-1 yendik. abla bak topu bir tuttum var yaaa, herkes şok old...
-len nasıl parmağım çatladı? bakayım parmağına?
- heee o mu? önemli bir şey değil ya. yendik ya, ona bak sen.
- oğlum siz manyak mısınız? ne işiniz var sizin liselilerle? ortaokulda adam mı kalmadı futbol oynayacak?
- liselileri yenmenin zevki bi başka. ha biz liselileri yenmişiz ha göztepe son anda maçı kazanmış. ikisi de aynı zevki veriyor öyle düşün.*
devamını gör...

tanımlara bakınca bazı insanlar sırf popüler olduğu için belki de okumadığı kitaplara abartı demiş.
tutunamayanlar popüler kültürün kölesi olsa da ilk post-modern türk romanı olarak kabul edilir ve gayet de başarılıdır.
sherlock holmes'a biri abartıldığını söylüyor, sırf beğenmediği için.
intihara meyilli rus yazarların yazdığı romanlar en güzel rus romanlarıdır, yine de siz bilirsiniz sayın yazar.
1984'e girmek bile istemiyorum ama evet, bazıları sırf popüler diye anlamadığı halde "abi çok iyi yeahh" diyebiliyor.
muhtemelen 2018'de sabahattin ali'nin telifi düştükten sonra kürk mantolu madonnayı ilk kez duyan biri var, onun rakının yanında meze tabirine birebir ben de katılıyorum.
bu kitapların hepsi iyi kitaplar arkadaşlar, popüler olan şeyleri sevmiyor oluşunuz bunların güzel olmadığını göstermez. iyi ki böyle abartılan kitaplar da var diyerekten ben de simyacı (kitap) örneğiyle başlığa katılıyorum.
devamını gör...

muhteşem bir ezginin günlüğü şarkısı. dinlerken tek sigarayla başlayıp paketi yarılayabilirsiniz, o derece içinize işler.

gittim gidilmez yere düştüm dilden dillere
bin kere tekrarı olmaz insan sever bir kere
madem beni bırakıp gittin yazsınlar adımı bir mermere
bin kere tekrarı olmaz insan sever bir kere

buradan
devamını gör...

/aklını kaşık kaşık yemek istiyordu kadın
en ateşli sevişmelerden daha çok haz verecekti sanki ona
yaşamak, görmek ve dinlemek
sebepsiz bir tutkuya kelepçeliydi bir nevi
aklı oyunlarında durgun
dili sözlerinde suskundu
meydandan başlayıp koşmaya
kızgın denizlerde sönmekti tek arzusu
/

her yer karanlık olsa da önünü az çok seçebiliyordu. gözleri alışmıştı karanlığa. uykudan yeni uyanmanın verdiği mahmurlukla ağır ağır mutfağa ilerledi. aspiratörün düğmelerini eliyle yokladıkan sonra en kenardakine basarak aspiratörün ışığını açtı. hala oturma odasından şarkı sesleri geliyordu. yine şarkı dinlerken uymuş olmalıydı. yanan turuncu ışık uykudan yeni kalkmış ve karanlığa alışmış gözlerini acıtsa da şimdiden alışmaya başlamıştı. mutfak lavabosunda yüzünü yıkadı, dirseklerini dayadı tezgaha. karşısındaki pencereden ay gülümsüyordu kendisine. bir selam verdi ona.telefon? telefonu neredeydi? hızlı adımlarla oturma odasına yöneldi. ayakları sorduğu sorunun cevabını vermişti bile. masanın üzerinde duran telefonu yatmadan önce koyduğu yerden aldı. bildirimlere bakarken aynı zamanda da mutfağa dönüyordu. canı deliler gibi sigara is... hassss**** ayağını vurduğu kapı eşiğine savurduğu küfürle birlikte derin bir nefes aldı. birkaç mesaj ve şarjının az kaldığını gösteren uyarı dışında bildirim yoktu. bir arama bekliyordu, belki de bir ses, bir nefes. ocağın kenarında duran sigara paketine yöneldi. 1,3,4,6... 6 sigarası kalmıştı. "sigara almalı" diye düşündü. içlerinden bir tanesini alıp dudaklarına götürdü. saçlarını yakmamak adına eliyle toplayıp ocakta yaktı sigarasını. ciğerlerine çektiği zehirli dumanın tadı yayıldı ağzına. ocağın üzerinde duran çaydanlığın yüzeyindeki yansımasına denk gelmesiyle duraksadı bir an. aklındaki tüm sorular ve yanıtlar uçup gitti. günlerdir aynalardan kaçmasına rağmen yakalanmıştı işte kendisine. dağınık saçları, şişmiş göz altları ve çökmüş yüzü hiç iyi şeyler anlatmıyordu ona. içinde garip bir telaş aynı zamanda da bitkinlik vardı. hem sokaklarda deliler gibi bağıra bağıra koşmak hem de tüm gün yatağında yatmak istiyordu. çaydanlığa biraz su koyup altını yaktı. biraz kahve ayılmasına yetecekti. tezgahın kenarına çöküp bacaklarını çekti kendisine. aklında deli sorular ve cevaplar, cevapların getirdiği yeni sorular ve yeni cevaplar... koca bir döngü, büyük bir çıkmaz. sigarasından derin bir nefes alırken sıkıca kapattı gözlerini. bir şeyi görmeye bile mecali yoktu sanki. susmak istiyordu, sadece susmak. beyninin içinde dönüp duran tilkileri bir bir öldürmek... çaydanlıktan taşan suyun sesiyle geldi kendisine. bitmiş sigarasının külleri üzerine dökülmüştü. üzerini silkeleyerek ayağa kalktı. suyun altını söndürdü. bir bardak kahve ve bir dal sigara alarak balkona çıktı. turuncu sokak lambasının aydınlattığı sokak bomboş ve sessizdi. ağustos ayının ortasında olmasına rağmen üşüdüğünü hissetti kadın. sandalyeye oturacakken sigarasını yakmadığını fark etti. sabır dilenircesine derin bir nefes alarak mutfak masasının üzerinde duran çakmağa yöneldi. masanın üzerindeki ayrıntıyla duraksadı bir an. deli gibi ağlamak geliyordu içinden. çakmağı hızlıca alarak balkondaki sandalyesine oturdu. sigarasını yakmak istiyordu, sigarasını yakmak ve o zehirli dumanı ciğerlerine çekmek. lakin elleri inadına deliler gibi titriyordu. bir anda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. fakat ne gözünden bir damla yaş geliyordu ne de sesi çıkıyordu. sadece hıçkırıyor, nefessiz kalıyor ve nefes almaya çalışıyordu. arkada yalnızlığım diyordu (bkz: zuhal olcay). geçen sayısız dakikalar ardından kendine geldi kadın. gitmeli diye düşündü, çok uzaklara gitmeli. tutunarak zor bela kalktı yerinden. son bir kez gecenin soğuğunu çekti içine ve içeriye girdi. aspiratörün ışığını kapatıp mutfaktan çıktı. ardından kapanan dış kapının sesi yankılandı karanlıkta... o sırada tezgahın üstünde bir ışık belirdi önce, ardından bir melodi... telefonu çalıyordu, peki ya arayan kimdi?
devamını gör...

annenmaykantereit coverı ile öğrendiğim şarkı. açıkcası alman çocuk bu işi iyi yapıyor.

devamını gör...

cumartesi markalı şarabı pazar günü tüketmek.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim