durumumuz yoktu sevisemedik
100. takipçim kendileri.
bu konuda nasıl mutluyum nasıl kelimelerle anlatamam.*

geçenlerde bir iki gün ortalıkta yoktu. baktım yazar arkadaşlar toplanmış helvasını kavuruyor sevaptır deyip tencereyi bir iki de ben karıştırdım.

sonra çıka geldi. boşu boşuna kalori aldık bir şey değil. o gün bugündür seviyeli bir ilişkimiz vardı. bugün itibariyle dengeler bozuldu tedirginim. *
kendisi her konuya her olaya her başlığa tebelleş olup bir şekilde adıyla aynı doğrultuda olan bir duruma getirmeyi çok zeki bir şekilde başarıyor.



işte bazende bakıyorum vay be bu nasıl tanım valla helal olsun derken hooppp konu yine aynı yere geliyor. *

konuşurkende öyle neyi ne için söylediğini kestiremiyorsunuz. terslesen olmaz onaylasan olmaz 'hımmm öyle mi? vay anası' larla geçiştiresim geliyor. neyi neden niçin söylüyor konuşmanın akışı ve teması ne inanın anlaşılmıyor.*
arkadaşlar şaka bir yana pek kibar pek naif bir yazar kendileri. bkz. #236452 #369071 işte en büyük sapkınlığıda bu #345944 varın siz düşünün gerisini artık. canım yazar sen yazmaya devam et biz gizli gizli okuyup sırıtıp sonra da 'ne yazmış be bu tü sana' demeye devam edeceğiz.*

bence gizli hunnili benden söylemesi.*
bu konuda nasıl mutluyum nasıl kelimelerle anlatamam.*

geçenlerde bir iki gün ortalıkta yoktu. baktım yazar arkadaşlar toplanmış helvasını kavuruyor sevaptır deyip tencereyi bir iki de ben karıştırdım.

sonra çıka geldi. boşu boşuna kalori aldık bir şey değil. o gün bugündür seviyeli bir ilişkimiz vardı. bugün itibariyle dengeler bozuldu tedirginim. *
kendisi her konuya her olaya her başlığa tebelleş olup bir şekilde adıyla aynı doğrultuda olan bir duruma getirmeyi çok zeki bir şekilde başarıyor.



işte bazende bakıyorum vay be bu nasıl tanım valla helal olsun derken hooppp konu yine aynı yere geliyor. *

konuşurkende öyle neyi ne için söylediğini kestiremiyorsunuz. terslesen olmaz onaylasan olmaz 'hımmm öyle mi? vay anası' larla geçiştiresim geliyor. neyi neden niçin söylüyor konuşmanın akışı ve teması ne inanın anlaşılmıyor.*
arkadaşlar şaka bir yana pek kibar pek naif bir yazar kendileri. bkz. #236452 #369071 işte en büyük sapkınlığıda bu #345944 varın siz düşünün gerisini artık. canım yazar sen yazmaya devam et biz gizli gizli okuyup sırıtıp sonra da 'ne yazmış be bu tü sana' demeye devam edeceğiz.*

bence gizli hunnili benden söylemesi.*
devamını gör...
yazarların 23 nisan hatıraları
ılkokul 3. sınıftayken geçit töreninde subay elbiseli çocuğun yanında gelin kıyafetiyle arz-ı endam etmiştim. bu da böyle bir anımdır.
devamını gör...
arayan arkadaşa ben de tam seni arayacaktım demek
yüzyılın yalanı.
devamını gör...
ruh eşini bulamamak
hadi ben onu bulamadım,o niye beni bulamadı ki?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kaçıyoruz, ne kovalayanımız var ne yetişmeye çalıştığımız bir yer. üstünüze alınmayabilirsiniz, biraz içsel yergi yapacağım. asla duramadığım bir düşünce eylemi içindeyim. yatıyorum kalkıyorum ancak asla kapanmayan sonsuz hafızası olan bir makine var sanki… sürekli yine sonu olduğu dışında her şeyi planlıyor yapıp yıkıyor imgeleri. senaryolar kuruyor, mevcuttakileri tekrar oynatıyor. yolların haritasını çiziyor yeni yollar ekliyor. arada sıkılıyor da kendinden, başkalarının makinelerini izliyor, öğreniyor. bunca devamlı işi yaparken hem motivasyonu asla bitmiyor hem de kaçamaklar arıyor.
suyu çok severim her anlamda. sesinin ayrı bir güzelliği var. gece yarısı yağan yağmur damlalarının, gündüz deniz kenarında sahile vuran dalgaların ve daha fazlası… hep duru tanıdık bir hissi olur ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dilde konuşursanız konuşun suyun sesi değişmez. işte sanıyorum ki bu sebepten olacaktır ki su sesine çok sığınıyorum. ne demek mi istiyorum? elbette yaptığınız bir şey var, en güzel fikirler duş alırken gelmez mi? icat noktası gibi. üzülerek söylüyorum ki yergim bununla sınırlı kalmıyor. çevreci bir insanım lütfen bir anlığına negatif düşüncelerinizi kaybedin. el yıkamak, bulaşıklarla uğraşmak gibi basit, monoton meşgalelerde düşünüyorum en çok. dalıp gidiyor ve hayattan kaçarken minik uyuşturucu seslere tutunuyorum. ama bizim makine durmuyor tabi en verimli dakikalarını yaşıyor. çok büyük bir tezatlık yok mudur bu durumda hem kaçış hem durma noktası… kaçma eylemi daha ağır gibi, düşününce ve yergiye dönüşünün ana sebebi de bu olsa gerek. bu yalnızca içsel bir yergi olmaktan çıkıyor bu durumda, hepimizin yetişmekte olduğu bir kaçış noktası var. sürekli bir şeylerden kaçmaya çalışıyor, bitmeleri için dakikalar sayıyoruz. çalıştığınız işi, gittiğiniz okulu, belki gündelik bir işinizi düşünün. yakın geçmişte yaşadığınız herhangi zaman donduran eylem. sürekli saate bakmaz mıyız? zaman geçse de bitirsek. tamamlama isteği… halbuki neye yetişmeye çalışıyorsak. bir sıkıcı görevi bitiriyor bir sonrakiyle hayatımızı sömürmeye devam ediyoruz. zaman geçiyor görevler tekrar ediyor ve biz sürekli kaçıyoruz. bir yere yetişeceğimiz de yok anladığım kadarıyla, akıntıda suyla sürükleniyoruz. akışın devamı için karşı konulamaz bir bacak çırpışı. anlamsız bir çırpış, akıntı zaten bizi götürecek. tamam bunca konuştuk, sizi de okurken bitirme (kaçma) isteği ile doldurmuş olabilirim. uzun lafın kısası bazen başınızı suya yaslayıp akıntıyı hissetmek, çevreye duyarlanmak, güzellik ve doğallığın tadını çıkarmalı. çok düşünmeden akışa kapılmalı. e böyle olunca doğru bir yol ya da yöntem benim nezdimde henüz yok. bulamadığımdan karalamaya yermeye geldim. iyi akışlar dilerim!
suyu çok severim her anlamda. sesinin ayrı bir güzelliği var. gece yarısı yağan yağmur damlalarının, gündüz deniz kenarında sahile vuran dalgaların ve daha fazlası… hep duru tanıdık bir hissi olur ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dilde konuşursanız konuşun suyun sesi değişmez. işte sanıyorum ki bu sebepten olacaktır ki su sesine çok sığınıyorum. ne demek mi istiyorum? elbette yaptığınız bir şey var, en güzel fikirler duş alırken gelmez mi? icat noktası gibi. üzülerek söylüyorum ki yergim bununla sınırlı kalmıyor. çevreci bir insanım lütfen bir anlığına negatif düşüncelerinizi kaybedin. el yıkamak, bulaşıklarla uğraşmak gibi basit, monoton meşgalelerde düşünüyorum en çok. dalıp gidiyor ve hayattan kaçarken minik uyuşturucu seslere tutunuyorum. ama bizim makine durmuyor tabi en verimli dakikalarını yaşıyor. çok büyük bir tezatlık yok mudur bu durumda hem kaçış hem durma noktası… kaçma eylemi daha ağır gibi, düşününce ve yergiye dönüşünün ana sebebi de bu olsa gerek. bu yalnızca içsel bir yergi olmaktan çıkıyor bu durumda, hepimizin yetişmekte olduğu bir kaçış noktası var. sürekli bir şeylerden kaçmaya çalışıyor, bitmeleri için dakikalar sayıyoruz. çalıştığınız işi, gittiğiniz okulu, belki gündelik bir işinizi düşünün. yakın geçmişte yaşadığınız herhangi zaman donduran eylem. sürekli saate bakmaz mıyız? zaman geçse de bitirsek. tamamlama isteği… halbuki neye yetişmeye çalışıyorsak. bir sıkıcı görevi bitiriyor bir sonrakiyle hayatımızı sömürmeye devam ediyoruz. zaman geçiyor görevler tekrar ediyor ve biz sürekli kaçıyoruz. bir yere yetişeceğimiz de yok anladığım kadarıyla, akıntıda suyla sürükleniyoruz. akışın devamı için karşı konulamaz bir bacak çırpışı. anlamsız bir çırpış, akıntı zaten bizi götürecek. tamam bunca konuştuk, sizi de okurken bitirme (kaçma) isteği ile doldurmuş olabilirim. uzun lafın kısası bazen başınızı suya yaslayıp akıntıyı hissetmek, çevreye duyarlanmak, güzellik ve doğallığın tadını çıkarmalı. çok düşünmeden akışa kapılmalı. e böyle olunca doğru bir yol ya da yöntem benim nezdimde henüz yok. bulamadığımdan karalamaya yermeye geldim. iyi akışlar dilerim!
devamını gör...
aşık mahzuni şerif
1964 yılında kahramanmaraşın afşin ilçesinde doğmuş ,asıl adı şerif cırık, çok değerli türk halk müziği sanatçılarımızdandır.
aşık mahzuni'nin 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 adet kitabı bulunmakla beraber bir çok değerli türk sanatçı ile ortak projeler yürüşmüştür, düetler yapmıştır.
aşık mahzuni'nin 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 adet kitabı bulunmakla beraber bir çok değerli türk sanatçı ile ortak projeler yürüşmüştür, düetler yapmıştır.
devamını gör...
hayatı fazla ciddiye almak
olabilir.
devamını gör...
sokak ortasında öpüşen sevgililer
sokak ortasında sevgilisini, eşini dövenleri normal karşılar da öpüşmesini yadırgar bu millet.
devamını gör...
tanrının dua kabul oranını düşük tutması başlığına ithafen
"dua" kelime olarak, çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek manalarına gelir.
dinimizde ise dua, allahın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf etmesini, sevgi ve tazim duyguları içinde lütuf ve yardımını dilemesini ifade eder.
dua, allahla konuşmak, derdimizi, halimizi bizzat ona arz etmektir.
âlemlerin rabbi olan allahın kapısını her dara düştüğünüzde, randevu almadan ve sınırsız bir şekilde kimseyi de beklemeden çalabiliyorsunuz.
üstelik her seferinde "yine mi sen?" denilmeyip "ne iyi ettin de yine geldin" diye farklı ihsan ve ikramlarla karşılanıyorsunuz.
peygamberimiz hz. muhammed (sav) : "allah teâlâ duaları kabul eder, fakat siz ademoğlu acele edip 'allah duamı kabul etmedi' dersiniz de duayı bırakırsınız."
bir başka hadiste : " herhangi biriniz, 'rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi' diyerek acele etmedikçe duası kabul edilir."
(buhârî, "deavâ"t 22 / müslim, "zikir", 90, 91) buyuruyor. yani duada ısrarcı olunması gerekiyor.
dua ile ilgili bilmemiz gereken şeylerden bir tanesi de dua ederken kabul olacağını umarak değil, buna kesin bir şekilde inanarak dua etmektir.
yani cümleyi "allahım sen bana başarı ver inşallah" değil de "allahım sen bana başarı ver" olarak net bir şekilde kullanmamız gerekiyor.
bu hususta yine peygamberimiz (sav): "yanık bir kalple dua edin, gafletle edilen dua kabul olunmaz." buyurmuştur. bu hadiste peygamberimiz (sav) isteğimizi içten bir şekilde, gerçekten isteyerek ve duaya kendimizi tamamen odaklamamızı, allaha seslendiğimizi unutmamamız gerektiğini vurguluyor.
dua hakkında bilmemiz gereken ve kabulünün bir anlamda ön şartı diyebileceğimiz çok önemli bir şey var ki o da " duanın başında edilen hamd ve salât-ü selâm" dır.
hamd ve salât-ü selâm, bir kapıyı açmak için kullandığımız anahtar gibidir.
nasıl ki komşudan bir yumurta isteyeceğiniz olur, gidip ilk önce ziline basarsınız ya da kapısını 3 kere tıklatırsınız ve ilk önce kapıyı çalmak bir isteme adabıdır, işte hamd ve salât-ü selâm da allahtan bir isteğimiz olduğunda yapacağımız ilk isteme adabıdır.
hamd: methetmek, yüceltmek anlamlarına gelir ve yaratılmış olan, yaratılmakta olan, bütün varlıkların niteliklerinin allahın tecellisi olduğunu anlatan bir kelimedir.
salât-ü selâm: "salat ve selam , peygamberimiz hz. muhammed (sav), ailesi ve ashabı üzerine olsun" diyerek peygamberimize övgüde bulunmaktır.
bunlar allahtan bir şey istemenin ön şartıdır ama kabul şartının tamamı değildir.
hamd ve salât-ü selâm olmadan edilen duanın eksik kaldığını, allahın katına yükselmediğini peygamberimiz bize bildirmiştir.
duaların kabul olacağı yerler ve vakitler;
● farz namazlardan sonra
● ezan ile kamet arasındaki vakitte
● yağmur yağarken
● arefe günlerinde
● cuma günü ve gecelerinde (gecesi hicri olarak perşembe akşamı oluyor)
● iftar vakitlerinde
● secdede (dua ederken secde konumunda olmak duayı etkiler)
● kandil gecelerinde
● salihlerin kabirleri başında peygamberimiz duaların kabul olacağını söyler.
( duaların bu vakitlerde yapılması duanın kabulünü daha da kuvvetlendirir aksi halde bu maddeler haricindeki yer ve zamanlarda duaların kabul olmayacağı anlamına gelmez.)
duaları geri çevrilmeyecek kişiler;
● peygamberlerin ümmetlerine duaları
● evliyaullahın (alimlerin) duaları
● babanın evladına duası
● misafirin ev sahibine duası
● mazlumun zalime olan bedduası
● hastanın duası
● müminin mümin kardeşine yaptığı dua
● salih evladın anne babasına yaptığı dua
● saçı ağarmış ihtiyarın duasının reddolunmayacağını peygamberimizin hadislerinde görüyoruz.
duası kabul edilmeyen kişiler;
● kafirlerin duası
(dua bir ibadettir, ibadetlerin de kabul olması için iman şarttır. detaylı bilgi için 'rad,13/14; mümin,40/50' arasındaki ayetlere bakılabilir. duası kabul olmayanlar din hakkındaki konuşmalarını gözden geçirmeliler. dini konuları aslı astarını araştırmadan yapılan hafife alma, alay etme veya inkar kişiyi imansızlığa sürükler.)
● gafletle yapılan dualar
(kişi dua yaprken ne dediğini bilmeli, bilinçli ve samimiyetle yapmalıdır. detaylı bilgi için peygamberimizin hadisi 'biliniz ki, allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez.' <tirmizi, de'avât, 66; bk. hâkim, de'avât, no:1817, ı, 493> )
● allaha isyan halinde yapılan dualar
(içki içerken, kumar oynarken, gıybet ederken, hırsızlık yaparken, yalan söylerken, haram gıdalarla beslenirken (domuz eti vb.) edilen dualar kabul olmaz çünkü dua bir ibadet ve ibadetin zıttı durumda dua edilmesi tezattır.)
● kafirler için yapılan dualar
( nuh peygambere kavmi ile birlikte eşi ve bir oğlu da iman etmemiştir. meydana gelen tufanda babasının çağrısına aldırmayan oğlu gemiye binmemiş, bir dağa sığınır kurtulurum demiştir. detaylı bilgi için 'hûd, 11/42-43' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● riya karışan dualar
(duanın riya ve gösterişten uzak olması, ihlâs ile yapılması gerekir. duaların ihlas ile yapılmasıyla ilgili detay ' araf,7/29 ; beyyine, 98/5' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● şirk karışan dualar
(ibadetlerin sadece allaha yapılması ve ortak koşulmaması gerekir. detaylı bilgi için ' kasas, 28/88' 'cin, 72/18' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● günah bir fiili işlemek ve bir farzı terk etmek
(haksız yere yapılan dualar kabul olmayacağı gibi bir günahı işlemek veya bir farzı terk etmek konusunda yapılan dualar kabul olmaz.)
tam bir mümin olsak bile bazen dualarımız kabul olmuyor diye üzülürüz. ama her dua mutlaka kabul olur. allah kendisine açılan avuçları geri çevirmez.
ubade bin sabit şöyle aktarıyor;
allah kıyamet günü kuluna şöyle sorar;
sen dünyadaki bazı dualarının kabul edildiğini biliyorsun. bazılarının ise kabul edildiğini bilmiyorsun, değil mi? kul, evet der.
allah şöyle buyurur : sen hangi duayı yaptınsa ben kabul ettim. sen şöyle, şöyle isteyerek dua etmedin mi? sonra da sana kabul ettiğimi ve sana cevap verdiğimi görmedin mi? kul, evet der.
sonra şöyle şöyle istedin ama ben de vermedim değil mi? kul, evet ya rabbi vermedin der.
yüce allah şöyle buyurur : sana karşılığını vermediğim duaları işte bugün için sakladım. cennette biriktirdim.
sonra yüce allah kulun dualarının cennette karşılığını gösterir. bunu gören kul öyle bir hale gelir ki şöyle der : keşke dünyadaki hiçbir duam kabul edilmeseydi de burada karşılığını işte böyle alsaydım. (tirmizi)
eveeet ben bu kadar bilgiyi neden yazdım? sırf duası kabul olmadığı için dinden soğuyan ama bir zenginden zulüm görse paradan, zenginlikten soğumayacak olan kimseler için kısa (evet kısa) bir dua hakkında bilgilendirme. her ilmin, matematiğin, fiziğin bir formülü olduğu gibi dua etmenin de bir formülü vardır.
dua etmenin püf noktaları vardır ve kabul olmasının gereklilikleri. bunları güzel bir şekilde sıraladım. umarım bilip bilmeden konuşan, dalgaya vuran kişiler ve bu vasıflardan uzak olan bilgi ehli bu bilgilerden istifade eder. sorun duanın kabul olmaması değil senin nasıl dua ettiğin, duaya verdiğin önem ve inançla alakalı. aynı zamanda sonda verdiğim örnekle birlikte duası kabul olan da olmayan da karlı. merak etmeyin.
edit 1 : #1673245
buradan
bu kısa video hadiste neden baba denilmiş olduğunu açıklıyor.
dediğiniz gibi bir ayırım söz konusu değildir.
hatta ebû hureyre (ra) peygamberimizden şöyle buyuruyor;
bir adam rasulullaha (sav) gelerek;
-kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" buyurdu.
adam: ondan sonra kimdir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" dedi.
adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" dedi.
adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "baban!" cevabını verdi.
(buhârî, edeb 2; müslim, birr 1.ayrıca bk. ibni mâce, vesâyâ 4; ebû dâvûd, edeb 120; tirmizî, birr 1)
dinimizde ise dua, allahın yüceliği karşısında kulun aczini itiraf etmesini, sevgi ve tazim duyguları içinde lütuf ve yardımını dilemesini ifade eder.
dua, allahla konuşmak, derdimizi, halimizi bizzat ona arz etmektir.
âlemlerin rabbi olan allahın kapısını her dara düştüğünüzde, randevu almadan ve sınırsız bir şekilde kimseyi de beklemeden çalabiliyorsunuz.
üstelik her seferinde "yine mi sen?" denilmeyip "ne iyi ettin de yine geldin" diye farklı ihsan ve ikramlarla karşılanıyorsunuz.
peygamberimiz hz. muhammed (sav) : "allah teâlâ duaları kabul eder, fakat siz ademoğlu acele edip 'allah duamı kabul etmedi' dersiniz de duayı bırakırsınız."
bir başka hadiste : " herhangi biriniz, 'rabbime kaç defa dua ettim de duamı kabul etmedi' diyerek acele etmedikçe duası kabul edilir."
(buhârî, "deavâ"t 22 / müslim, "zikir", 90, 91) buyuruyor. yani duada ısrarcı olunması gerekiyor.
dua ile ilgili bilmemiz gereken şeylerden bir tanesi de dua ederken kabul olacağını umarak değil, buna kesin bir şekilde inanarak dua etmektir.
yani cümleyi "allahım sen bana başarı ver inşallah" değil de "allahım sen bana başarı ver" olarak net bir şekilde kullanmamız gerekiyor.
bu hususta yine peygamberimiz (sav): "yanık bir kalple dua edin, gafletle edilen dua kabul olunmaz." buyurmuştur. bu hadiste peygamberimiz (sav) isteğimizi içten bir şekilde, gerçekten isteyerek ve duaya kendimizi tamamen odaklamamızı, allaha seslendiğimizi unutmamamız gerektiğini vurguluyor.
dua hakkında bilmemiz gereken ve kabulünün bir anlamda ön şartı diyebileceğimiz çok önemli bir şey var ki o da " duanın başında edilen hamd ve salât-ü selâm" dır.
hamd ve salât-ü selâm, bir kapıyı açmak için kullandığımız anahtar gibidir.
nasıl ki komşudan bir yumurta isteyeceğiniz olur, gidip ilk önce ziline basarsınız ya da kapısını 3 kere tıklatırsınız ve ilk önce kapıyı çalmak bir isteme adabıdır, işte hamd ve salât-ü selâm da allahtan bir isteğimiz olduğunda yapacağımız ilk isteme adabıdır.
hamd: methetmek, yüceltmek anlamlarına gelir ve yaratılmış olan, yaratılmakta olan, bütün varlıkların niteliklerinin allahın tecellisi olduğunu anlatan bir kelimedir.
salât-ü selâm: "salat ve selam , peygamberimiz hz. muhammed (sav), ailesi ve ashabı üzerine olsun" diyerek peygamberimize övgüde bulunmaktır.
bunlar allahtan bir şey istemenin ön şartıdır ama kabul şartının tamamı değildir.
hamd ve salât-ü selâm olmadan edilen duanın eksik kaldığını, allahın katına yükselmediğini peygamberimiz bize bildirmiştir.
duaların kabul olacağı yerler ve vakitler;
● farz namazlardan sonra
● ezan ile kamet arasındaki vakitte
● yağmur yağarken
● arefe günlerinde
● cuma günü ve gecelerinde (gecesi hicri olarak perşembe akşamı oluyor)
● iftar vakitlerinde
● secdede (dua ederken secde konumunda olmak duayı etkiler)
● kandil gecelerinde
● salihlerin kabirleri başında peygamberimiz duaların kabul olacağını söyler.
( duaların bu vakitlerde yapılması duanın kabulünü daha da kuvvetlendirir aksi halde bu maddeler haricindeki yer ve zamanlarda duaların kabul olmayacağı anlamına gelmez.)
duaları geri çevrilmeyecek kişiler;
● peygamberlerin ümmetlerine duaları
● evliyaullahın (alimlerin) duaları
● babanın evladına duası
● misafirin ev sahibine duası
● mazlumun zalime olan bedduası
● hastanın duası
● müminin mümin kardeşine yaptığı dua
● salih evladın anne babasına yaptığı dua
● saçı ağarmış ihtiyarın duasının reddolunmayacağını peygamberimizin hadislerinde görüyoruz.
duası kabul edilmeyen kişiler;
● kafirlerin duası
(dua bir ibadettir, ibadetlerin de kabul olması için iman şarttır. detaylı bilgi için 'rad,13/14; mümin,40/50' arasındaki ayetlere bakılabilir. duası kabul olmayanlar din hakkındaki konuşmalarını gözden geçirmeliler. dini konuları aslı astarını araştırmadan yapılan hafife alma, alay etme veya inkar kişiyi imansızlığa sürükler.)
● gafletle yapılan dualar
(kişi dua yaprken ne dediğini bilmeli, bilinçli ve samimiyetle yapmalıdır. detaylı bilgi için peygamberimizin hadisi 'biliniz ki, allah gafil bir kalpten gelen duayı kabul etmez.' <tirmizi, de'avât, 66; bk. hâkim, de'avât, no:1817, ı, 493> )
● allaha isyan halinde yapılan dualar
(içki içerken, kumar oynarken, gıybet ederken, hırsızlık yaparken, yalan söylerken, haram gıdalarla beslenirken (domuz eti vb.) edilen dualar kabul olmaz çünkü dua bir ibadet ve ibadetin zıttı durumda dua edilmesi tezattır.)
● kafirler için yapılan dualar
( nuh peygambere kavmi ile birlikte eşi ve bir oğlu da iman etmemiştir. meydana gelen tufanda babasının çağrısına aldırmayan oğlu gemiye binmemiş, bir dağa sığınır kurtulurum demiştir. detaylı bilgi için 'hûd, 11/42-43' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● riya karışan dualar
(duanın riya ve gösterişten uzak olması, ihlâs ile yapılması gerekir. duaların ihlas ile yapılmasıyla ilgili detay ' araf,7/29 ; beyyine, 98/5' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● şirk karışan dualar
(ibadetlerin sadece allaha yapılması ve ortak koşulmaması gerekir. detaylı bilgi için ' kasas, 28/88' 'cin, 72/18' aralığındaki ayetlere bakılabilir.)
● günah bir fiili işlemek ve bir farzı terk etmek
(haksız yere yapılan dualar kabul olmayacağı gibi bir günahı işlemek veya bir farzı terk etmek konusunda yapılan dualar kabul olmaz.)
tam bir mümin olsak bile bazen dualarımız kabul olmuyor diye üzülürüz. ama her dua mutlaka kabul olur. allah kendisine açılan avuçları geri çevirmez.
ubade bin sabit şöyle aktarıyor;
allah kıyamet günü kuluna şöyle sorar;
sen dünyadaki bazı dualarının kabul edildiğini biliyorsun. bazılarının ise kabul edildiğini bilmiyorsun, değil mi? kul, evet der.
allah şöyle buyurur : sen hangi duayı yaptınsa ben kabul ettim. sen şöyle, şöyle isteyerek dua etmedin mi? sonra da sana kabul ettiğimi ve sana cevap verdiğimi görmedin mi? kul, evet der.
sonra şöyle şöyle istedin ama ben de vermedim değil mi? kul, evet ya rabbi vermedin der.
yüce allah şöyle buyurur : sana karşılığını vermediğim duaları işte bugün için sakladım. cennette biriktirdim.
sonra yüce allah kulun dualarının cennette karşılığını gösterir. bunu gören kul öyle bir hale gelir ki şöyle der : keşke dünyadaki hiçbir duam kabul edilmeseydi de burada karşılığını işte böyle alsaydım. (tirmizi)
eveeet ben bu kadar bilgiyi neden yazdım? sırf duası kabul olmadığı için dinden soğuyan ama bir zenginden zulüm görse paradan, zenginlikten soğumayacak olan kimseler için kısa (evet kısa) bir dua hakkında bilgilendirme. her ilmin, matematiğin, fiziğin bir formülü olduğu gibi dua etmenin de bir formülü vardır.
dua etmenin püf noktaları vardır ve kabul olmasının gereklilikleri. bunları güzel bir şekilde sıraladım. umarım bilip bilmeden konuşan, dalgaya vuran kişiler ve bu vasıflardan uzak olan bilgi ehli bu bilgilerden istifade eder. sorun duanın kabul olmaması değil senin nasıl dua ettiğin, duaya verdiğin önem ve inançla alakalı. aynı zamanda sonda verdiğim örnekle birlikte duası kabul olan da olmayan da karlı. merak etmeyin.
edit 1 : #1673245
buradan
bu kısa video hadiste neden baba denilmiş olduğunu açıklıyor.
dediğiniz gibi bir ayırım söz konusu değildir.
hatta ebû hureyre (ra) peygamberimizden şöyle buyuruyor;
bir adam rasulullaha (sav) gelerek;
-kendisine en iyi davranmam gereken kimdir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" buyurdu.
adam: ondan sonra kimdir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" dedi.
adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "annen!" dedi.
adam tekrar: sonra kim gelir? diye sordu.
rasûlullah (sav): "baban!" cevabını verdi.
(buhârî, edeb 2; müslim, birr 1.ayrıca bk. ibni mâce, vesâyâ 4; ebû dâvûd, edeb 120; tirmizî, birr 1)
devamını gör...
çaya kaç şeker
şekere artık uyuşturucu muamelesi yapıldığından dolayı gizlice atıyorum. yakalanırsam şifa sadece içicinin diyorum.
devamını gör...
moderatör olduğum halde istediğim rozeti alamamam rezaleti
10/10luk rezalet.
acin acimdir sevgili pavlov'un göbeği; cigerci kedisi gibi kaldik ey halkim, unutma bizi.
yoldaş benjamin franklin, sen kimsin ya!
acin acimdir sevgili pavlov'un göbeği; cigerci kedisi gibi kaldik ey halkim, unutma bizi.
yoldaş benjamin franklin, sen kimsin ya!
devamını gör...
eflornitin
yüzde aşırı kıllanma tedavisinde kullanılan ornitin dekarboksilaz inhibitörü ajandır.
devamını gör...
kafanın geceleri daha iyi çalışması
cidden böyle bişi var. ilham mı geliyor, sessizlik mi etkiliyor yoksa uykunun gelmesiyle gelen sersemlik kendimizi daha az sıkmamızı sağladığı için potansiyelimiz mi ortaya çıkıyor bilmiyorum ama böyle bişi var.
devamını gör...
empatikmuallime
bildiğim kadarıyla rahatsız'ın eşinin hesabına ait nick.
bir ara kısa bir konuşmamız oldu kendisiyle. evle falan ilgilenmesi gerektiği için pek aktif olarak girmediğini söylemişti. şahsi fikrim fake hesap olmadığı yönünde. aynı evden girilmesi durumunda ip adreslerinin aynı olması kaçınılmaz. bence bu durum iyice araştırılmalı ve haksızlık yapılmamalı kimseye.
bir ara kısa bir konuşmamız oldu kendisiyle. evle falan ilgilenmesi gerektiği için pek aktif olarak girmediğini söylemişti. şahsi fikrim fake hesap olmadığı yönünde. aynı evden girilmesi durumunda ip adreslerinin aynı olması kaçınılmaz. bence bu durum iyice araştırılmalı ve haksızlık yapılmamalı kimseye.
devamını gör...
mac demarco
zaman zaman bir şarkısına tutulup kaldığım ve tarzını başka sanatçılarda bulamadığım, başarılı sanatçı kişi. uzun süredir bu şarkıdayım.
devamını gör...




