arkeoloji
yunanca eski anlamına gelen ar(ch)ke ve bilgi, bilim anlamına gelen logos kelimelerinin birleşiminden oluşur. kelime anlamı olarak da "eskinin bilgisi" anlamına gelir.
arkeoloji hakkında yanlış bilinen o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim.
arkeoloji yazının bulunmasından önceki kültürleri inceler diye bir cümle okudum az önce. arkeoloji kesinlikle böyle bir şey değildir. arkeoloji, sadece yazıdan önceki kültürleri değil sonrakileri de esasen eski olarak tanımlanabilecek şeyleri inceler.
aşağıda yazacağım arkeolojinin bazı alt dalları arkeoloji hakkında insanların ne kadar yanlış bir algıya sahip olduklarını gösteriyor:
sualtı arkeolojisi
osmanlı arkeolojisi
fabrika arkeolojisi/sanayi arkeolojisi
neden özellikle bu üçünü örnek verdiğimi açıklayayım.
sualtı arkeolojisini insanların '' arkeoloji toprak altında kalan kültürleri inceler'' yanılgısı için seçtim.
osmanlı arkeolojisini, insanlardaki arkeolojinin çok eski kültürlerle ilgili olduğu yanılgısı için seçtim.
sanayi arkeolojisini ise bu bilimin alanının ne kadar geniş olduğunu anlatabilmek için seçtim.
hakkında birçok yanılgının olmasını geçtim önemi de yeterince idrak edilemiyor. kaçak kazılar, altın bulurum umuduyla talan edilen arkeolojik alanlar yetmezmiş gibi bilinçsiz arkeologların da verdiği zararlar çoktur.
höyük mü yoksa tümülüs mü olduğu tam anlaşılamayan bir alanda yanlış yöntemle kazı yapıldığı için tahrip edilen hem höyükler hem de tümülüsler var. onu da geçtim kazı boyunca yanlış muhafaza edildiği için tahrip olan eserler var.
bu coğrafya tam bir arkeoloji cennetiyken bu kadar yanlışın yapılması elbette sindirilmesi zor gerçekten. gerçi padişah tahtını evine götüren müze müdürleri varken biz kime neyi anlatıyoruz.
arkeoloji hakkında yanlış bilinen o kadar çok şey var ki hangisinden başlasam bilemedim.
arkeoloji yazının bulunmasından önceki kültürleri inceler diye bir cümle okudum az önce. arkeoloji kesinlikle böyle bir şey değildir. arkeoloji, sadece yazıdan önceki kültürleri değil sonrakileri de esasen eski olarak tanımlanabilecek şeyleri inceler.
aşağıda yazacağım arkeolojinin bazı alt dalları arkeoloji hakkında insanların ne kadar yanlış bir algıya sahip olduklarını gösteriyor:
sualtı arkeolojisi
osmanlı arkeolojisi
fabrika arkeolojisi/sanayi arkeolojisi
neden özellikle bu üçünü örnek verdiğimi açıklayayım.
sualtı arkeolojisini insanların '' arkeoloji toprak altında kalan kültürleri inceler'' yanılgısı için seçtim.
osmanlı arkeolojisini, insanlardaki arkeolojinin çok eski kültürlerle ilgili olduğu yanılgısı için seçtim.
sanayi arkeolojisini ise bu bilimin alanının ne kadar geniş olduğunu anlatabilmek için seçtim.
hakkında birçok yanılgının olmasını geçtim önemi de yeterince idrak edilemiyor. kaçak kazılar, altın bulurum umuduyla talan edilen arkeolojik alanlar yetmezmiş gibi bilinçsiz arkeologların da verdiği zararlar çoktur.
höyük mü yoksa tümülüs mü olduğu tam anlaşılamayan bir alanda yanlış yöntemle kazı yapıldığı için tahrip edilen hem höyükler hem de tümülüsler var. onu da geçtim kazı boyunca yanlış muhafaza edildiği için tahrip olan eserler var.
bu coğrafya tam bir arkeoloji cennetiyken bu kadar yanlışın yapılması elbette sindirilmesi zor gerçekten. gerçi padişah tahtını evine götüren müze müdürleri varken biz kime neyi anlatıyoruz.
devamını gör...
çaylak olduğu halde tanım girmek
aşırı komik tanımların oldugu başlık. yok yazıları silikmiste neden yaziyorlarmis hede hödö.. tamam kral en yazar sensin. şimdi derin bir nefes al ve arkana yaslan.
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
kendimi zaten ben bunları biliyorum, çalışmama gerek yok diyerek ikna etmek. bazen kişilik bölünmesi yaşıyorum. tyler durden gibi bir yaratık çıkıp ders çalışma ulen diyor. sonra konsantre oluyorum ve bir bakıyorum o 4506 benim elimde.
devamını gör...
juanamaryat adlı yazar sözlükten uçurulsun kampanyası
bu yasakci kelimesini her gordugumde cinleniyorum. adamin literaturunde 'kuzen, kuzenle seks, ozgurlukcu, yasakci, yasakci zihniyet' ten baska birsey yok. ayni seyleri isitip isitip onumuze koyuyor. midem bulandi bu ve diger hesabindan.
devamını gör...
kadın yazarların saç boyası tercihleri
ben doğal olmasından yanayım bir erkek olarak karşımdaki kadın doğal olsun isterim. ama illa ki boya yapacağım diyorsa koyu kestane tercihimdir.
devamını gör...
insanı yavaş yavaş öldüren şeyler
kendini eleştirmek. arada yapıldığında seni geliştirir ama ucunu kaçırırsan da harakiri etkisi yaratır adeta. sürekli içinden bir sesin yaptığın her şeyi eleştirmesi yavaş yavaş öldürüyor benliğini.
devamını gör...
branşlarına göre öğretmen tipleri
resim öğretmenlerinin kadın olanları yeşil kazak giymeyi severler, genelde sarışın ve renkli gözlü olurlar
tarih öğretmenlerinin kadın olanları deri kıyafetler giymeyi severler, ses tonları sevecenliği barındırsa bile genelde duyulunca saygı duruşuna geçip yutkunduracak bı otoriterlikle kulaklarımıza erişir, ders süresini kullanabilecekleri en verimli şekilde kullanırlar, derse zamanında gelirler ve ders bitene kadar anlatırlar da anlatırlar. genelde geç saatlerde çalışmayı severler, göz altları geç saatlerde çalışıp az uyuyuşları yüzünden morumsu/mavimsi/yeşilimsi ve şiş olur.
erkek olanları toprak tonlarında şeyler giymeyi seviyor.
matematik öğretmenlerinin kadın olanları kendilerine dikkat ederler ama dış görünüşlerine dikkat edip etmemek, başkalarının onlar hakkında olan düşünceleri falan pek umurlarında değil bence çünkü özgüvenli, kendini seven insanlar; öğrencileri çalışan ve çalışmayan olarak ayırıp ona göre davranıyorlar, çabalayan ve çalışkan öğrenci statüsüne geçmek için uğraşan çalışmayanlara da destek oluyorlar.
matematik öğretmenlerinin erkek olanlarında da boşvermişlik var gibi
biyoloji öğretmenleri genelde gözlüklü oluyorlar
coğrafya öğretmenlerinin erkek olanları kafa öğretmen olmaya çalışıyorlar ama belki de çalışmadan kafa öğretmenlerdir bilemiyorum, kadın olanlarında gizli otoriterlik seziyorum ama yine de tatlılar
tarih öğretmenlerinin kadın olanları deri kıyafetler giymeyi severler, ses tonları sevecenliği barındırsa bile genelde duyulunca saygı duruşuna geçip yutkunduracak bı otoriterlikle kulaklarımıza erişir, ders süresini kullanabilecekleri en verimli şekilde kullanırlar, derse zamanında gelirler ve ders bitene kadar anlatırlar da anlatırlar. genelde geç saatlerde çalışmayı severler, göz altları geç saatlerde çalışıp az uyuyuşları yüzünden morumsu/mavimsi/yeşilimsi ve şiş olur.
erkek olanları toprak tonlarında şeyler giymeyi seviyor.
matematik öğretmenlerinin kadın olanları kendilerine dikkat ederler ama dış görünüşlerine dikkat edip etmemek, başkalarının onlar hakkında olan düşünceleri falan pek umurlarında değil bence çünkü özgüvenli, kendini seven insanlar; öğrencileri çalışan ve çalışmayan olarak ayırıp ona göre davranıyorlar, çabalayan ve çalışkan öğrenci statüsüne geçmek için uğraşan çalışmayanlara da destek oluyorlar.
matematik öğretmenlerinin erkek olanlarında da boşvermişlik var gibi
biyoloji öğretmenleri genelde gözlüklü oluyorlar
coğrafya öğretmenlerinin erkek olanları kafa öğretmen olmaya çalışıyorlar ama belki de çalışmadan kafa öğretmenlerdir bilemiyorum, kadın olanlarında gizli otoriterlik seziyorum ama yine de tatlılar
devamını gör...
nickaltı savaşları
can sıkıntısından bunlar.
bilmem nerede ki ismini cismini bilmediğin bir anonimin peşinden gidip , oğlum bak git deme saçmalığını iliklerine kadar hissetmek .. uğraşmak onunla tam bir mantık hatası. onun için önemsizsin ama sataşılacak kadar da önemlisin. offf ikilemler, denklemler.... sen kimsin be adam diyecek kişiye cevap olarak ben şu an bana laf attığın kişiyim deme saçmalığı... buraya yakışıklı filozofumuz albert camus'un meşhur sigaralı fotosunu koymuşum gibi sayın. efkar dağıtalım..
saçmayım...
saçmasın..
saçmayız..
ve tüm saçmalıklar zinciri... istiklal marşı. kapanış...
bilmem nerede ki ismini cismini bilmediğin bir anonimin peşinden gidip , oğlum bak git deme saçmalığını iliklerine kadar hissetmek .. uğraşmak onunla tam bir mantık hatası. onun için önemsizsin ama sataşılacak kadar da önemlisin. offf ikilemler, denklemler.... sen kimsin be adam diyecek kişiye cevap olarak ben şu an bana laf attığın kişiyim deme saçmalığı... buraya yakışıklı filozofumuz albert camus'un meşhur sigaralı fotosunu koymuşum gibi sayın. efkar dağıtalım..
saçmayım...
saçmasın..
saçmayız..
ve tüm saçmalıklar zinciri... istiklal marşı. kapanış...
devamını gör...
parası olanın eğitiminin eğitimi olanın ise parasının olmaması
bilgisi olanın yetkisi, yetkisi olanın bilgisi olmaması ile oldukça benzer bir durumdur.
devamını gör...
sözlük radyosu şarkı yarışması
yarışmaya katılıp, radyoyu kapattırayım mı? jajhahja
yok yok yapmam öyle bir şey. ama yarışmayı dinlemekten ve oylamaktan büyük keyif alacağım. güzel düşünülmüş bir etkinlik.
yok yok yapmam öyle bir şey. ama yarışmayı dinlemekten ve oylamaktan büyük keyif alacağım. güzel düşünülmüş bir etkinlik.
devamını gör...
dal kavuk
osmanlı'da halk arasında işsiz güçsüz tayfanın başlarına taktığı ince kavuğa verilen isim. tıpkı (bkz: zir zop) adı verilen fes gibi, enteresan bir isimlendirme.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
biri bana düşünmemeyi öğretsin. bana ait olmayan ama yapmak zorunda olduğum sorumluluklarımı düşünmemeyi, kaygılarımı, geleceği düşünmemeyi. yoksaydıklarım, geçiştirdiklerim ya da anı kurtarmak için içime attıklarım gün yüzüne çıkıyor. sabredemiyorum, bilinçaltıma söz geçiremiyorum. rüyalarımda kavga ettiğimi, söylemeyemediklerimi haykırdığımı görmeye başladım. gün içinde olanlar gece de devam ediyor. kendi kendime elalemin iyisi sen misin, boşver, üzülme demekten yoruldum. değer verip önemsenmemekten, gözardı edilmekten yoruldum. ne umudum kaldı, ne de amacım. nasıl toparlarım, ne yaparım bilmiyorum bu kez. farelerin yürüdükleri çemberde yürüyor gibi hissediyorum kendimi. çabalıyorum ama nafile, gidebildiğim bir yer yok. sonuç yok. ne sonu ne başı var. kısır döngü benim etrafımda sanki. ne olacak böyle?
devamını gör...
goethe'nin renk kuramı
hepimiz newton'un renk kuramını biliriz. ışık bir prizmadan geçirilir ve 7 renk gözlenir: kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor. bir edebiyatçı ve düşünür olarak bilinen goethe'nin ise bu konuya yaklaşımı biraz daha farklıdı ve ana renklerin 7 tane değil 2 tane olduğunu söyler: mavi ve sarı. bu kuram özellikle renklerin psikolojik anlamlarına değinir.
newton'un kuramı matematikseldir, 7 renk; tek bir beyaz renkten çıkar, türer. bu renkler, beyaz rengin içinde vardır. onu oluşturur. goethe ise renklerin siyah ve beyazın karşılaştığı yerlerde oluştuğunu öne sürer. yani onun için aydınlık ve karanlık, birbiri ile etkileşim halindedir. sarıyı, karanlığın sınırladığı ışık; maviyi ise ışıkla sınırlanmış bir karanlık olarak düşünür. yani karanlık pasif bir unsur değildir, renk spektrumunun oluşması üzerinde söz sahibi bir durumdur.
goethe için renk ne olursa olsun insan ruhu üzerinde bir etkiye sahiptir. kendi renk çarkını da buna göre oluşturmuştur. renkleri iyi ve kötü olarak ayırmıştır. bunu tabii ki iyi ve kötü diyerek sınırlandıramayız, küçük bir örnek verelim: sarı, kırmızı tonlu renkler insana neşe ve mutluluk veriyorken mavi soğuk ve dingin bir renktir.
newton'dan sadece bu yönleri ile de ayrılmaz goethe. newton, 7 rengin birleşerek tekrar beyazı oluşturacağını söylerken, goethe renklerin gri tonlarında birleşeceğini söyler. kırılma, yansıma gibi olaylar goethe'ye göre ışıksız da gerçekleşebilir. ve newton ışığı bölünebilen bir heterojenite olarak tanımlarken goethe için ışık bölünmeyen, homojenik bir şeydir. newton dalgaboyunun göze girerek beyne kadar renk bilgisinin iletildiğini söyler, fakat goethe'ye göre renkler beyin tarafından oluşturulur.
bilimsel olarak newton'un kuramı doğru kabul edilse de sanatsal veya felsefi olarak da goethe'nın kuramı da önemlidir. çünkü renklere sadece fiziksel bir anlatım ile ele almamış, içlerindeki anlamları da bulmaya çalışmıştır. kendisi bu kuramın yazdığı tüm şiirlerden daha önemli olduğunu ve yaşadığı dönemde renk kuramının doğru bilgisine sahip olmaktan gurur duyduğunu şair johann peter eckermann'a söylemiştir.
newton ve goethe'den başka renk teorileri ve başka fikirlerde vardır. goethe kendi fikirlerini zur farbenlehre - renk teorisi - kitabında dile getirmiştir.
newton'un kuramı matematikseldir, 7 renk; tek bir beyaz renkten çıkar, türer. bu renkler, beyaz rengin içinde vardır. onu oluşturur. goethe ise renklerin siyah ve beyazın karşılaştığı yerlerde oluştuğunu öne sürer. yani onun için aydınlık ve karanlık, birbiri ile etkileşim halindedir. sarıyı, karanlığın sınırladığı ışık; maviyi ise ışıkla sınırlanmış bir karanlık olarak düşünür. yani karanlık pasif bir unsur değildir, renk spektrumunun oluşması üzerinde söz sahibi bir durumdur.
goethe için renk ne olursa olsun insan ruhu üzerinde bir etkiye sahiptir. kendi renk çarkını da buna göre oluşturmuştur. renkleri iyi ve kötü olarak ayırmıştır. bunu tabii ki iyi ve kötü diyerek sınırlandıramayız, küçük bir örnek verelim: sarı, kırmızı tonlu renkler insana neşe ve mutluluk veriyorken mavi soğuk ve dingin bir renktir.
newton'dan sadece bu yönleri ile de ayrılmaz goethe. newton, 7 rengin birleşerek tekrar beyazı oluşturacağını söylerken, goethe renklerin gri tonlarında birleşeceğini söyler. kırılma, yansıma gibi olaylar goethe'ye göre ışıksız da gerçekleşebilir. ve newton ışığı bölünebilen bir heterojenite olarak tanımlarken goethe için ışık bölünmeyen, homojenik bir şeydir. newton dalgaboyunun göze girerek beyne kadar renk bilgisinin iletildiğini söyler, fakat goethe'ye göre renkler beyin tarafından oluşturulur.
bilimsel olarak newton'un kuramı doğru kabul edilse de sanatsal veya felsefi olarak da goethe'nın kuramı da önemlidir. çünkü renklere sadece fiziksel bir anlatım ile ele almamış, içlerindeki anlamları da bulmaya çalışmıştır. kendisi bu kuramın yazdığı tüm şiirlerden daha önemli olduğunu ve yaşadığı dönemde renk kuramının doğru bilgisine sahip olmaktan gurur duyduğunu şair johann peter eckermann'a söylemiştir.
newton ve goethe'den başka renk teorileri ve başka fikirlerde vardır. goethe kendi fikirlerini zur farbenlehre - renk teorisi - kitabında dile getirmiştir.
devamını gör...
çocuk yapacaklara tavsiyeler
çocuk olunca.. eş olarak birbirinizi unutmayın..
kıymet bilin.. çok sevin.. önce birbirinizi.. sonrasin da çekirdek ailenizi..
kıymet bilin.. çok sevin.. önce birbirinizi.. sonrasin da çekirdek ailenizi..
devamını gör...
vay anam vay neler dönmüş serhat ya
bazı başlıklara cuk diye oturan bir cümle. seviiyoruz.
devamını gör...
sözlükteki regl ve ped muhabbetlerinden ikrah gelmesi
her ay kadınlar regl oluyor, ped kullanıyor. bu kadınların yaşamının bir parçası. sözlük yazarlarının yarısı kadınsa doğal olarak bu başlıklar olacaktır.
ikrah geldiyse, okumayın , geçin efendim.
ayrıca bu başlıkta regl ve ped muhabbetine örmektir.
ikrah geldiyse, okumayın , geçin efendim.
ayrıca bu başlıkta regl ve ped muhabbetine örmektir.
devamını gör...
sözlük radyosunda sabah sabah müslüm baba çalması
an itibariyle kahvaltıda sütümü rakıymış gibi içmeme sebep olan olaydır. saat sabah 8.26 yahu oldu mu şimdi bu çok dertlendim.
hadi ben evde oturan bir kişiyim. peki bu saatte otobüste işe giderken sözlük radyosunu dinleyen bir kişi ne düşünür nasıl hisseder sabah sabah efkarlanacak insanlar yapmayın.
aynı değiliz ikimizde zaaflarına bir gece hatalarına bir nilüfer sevgisizliğine bir kalp verdim müslüm gürses.
hadi ben evde oturan bir kişiyim. peki bu saatte otobüste işe giderken sözlük radyosunu dinleyen bir kişi ne düşünür nasıl hisseder sabah sabah efkarlanacak insanlar yapmayın.
aynı değiliz ikimizde zaaflarına bir gece hatalarına bir nilüfer sevgisizliğine bir kalp verdim müslüm gürses.
devamını gör...
normal sözlük tahmini ne zaman büyür sorusu
boşverin biz bize kalalım az ve öz.
devamını gör...
aynı gün doğanlar
9 mayıs..
devamını gör...
