diğer ismiyle gnomon, güneş saatinde gölgeyi tabana yansıtan kısımdır. anaksimandros tarafından icat edilmiştir.

güneş gökyüzünde ilerledikçe çubuğun ucunun saat üzerinde bıraktığı gölge, farklı saat çizgilerine denk gelecek şekilde hareket eder. bulutlu günlerde bu saat türü kullanışsız olur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabırla alakalı bir durumdur.
sakin sakin arar ve bulurum.
streç film kullanmadan duramam çünkü.
illa seralayacam dolaba koyduğum kaseleri ya da komşuya göndereceğim tabağı. birazı hijyen birazı özen.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

babamdır, akşama kadar belgesel izler. favorisi kedi belgeselleri
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: destan gibi başlıklarda bugün)
devamını gör...

ilk ortaokulda bir yılbaşı programında bir efsane şarkısı ile tv'de gördüğüm, o zaman danscı olan, ülkenin yaşlanmayan insanlarından.
devamını gör...

'en kötü ihtimalle türkiye'deyim' sözünü anımsatan olay.
devamını gör...

concorde yanılımı, maddi veya manevi emek verdiğimiz şeyleri terk edememe olayıdır. bu teoriye göre insanlar kazançlarından çok yitirdikleri için harekete geçiyor ve yitirilenler biriktikçe insanlar daha riskli davranışlar içine giriyor.karar verme aşamasında kar-zarar hesabı yapılırken daha çok geçmişte yapılan olaylar dikkate alınır. concorde yanılımına sahip bireyler, kaybetmeyi kabullenemedikleri için geçmişin düzeleceğine inanarak aynı durumu sürdürmeye devam ederler. en güzel örneği, tavla oynarken yenilmek üzereyken karşı taraf oyunu bitirmek istese bile ısrarla oyunun sonuna gitmek istemek.
ama ülkemizde bir de en çok görülen örneği, açık büfe görüldüğünde bütün yiyeceklerden alınmak istenmesidir.
devamını gör...

asil adi roma imparatorlugudur. bizans imparatorlugu ismi ihtira ya da neologismdir. bizans imparatorlugu ismi 16.inci yuzyilda alman tarihci hieronymus wolf tarafindan uydurulmus bir sacmaliktir. bu isim ıstanbul'un, roma imparatorlugunun baskenti olmadan onceki ismi olan byzantium ya da byzantion'dan gelir.

almanlarin bu ismi uydurmasinin bir politik aciklamasi vardir tabii. alman prenslikleri, kutsal roma imparatorlugunun bir parcasi oldugundan ve kutsal roma imparatorlugu, roma imparatorlugunun varisi oldugunu iddia ettiginden dolayi, bu isim bizans imparatorlugunun itibarini sarsmak icin kullanilmaya baslanmis olabilir.

halbuki kutsal roma imparatorlugunun, roma imparatorlugu ile hicbir alakasi yoktur. kutsal roma imparatorlugu, sarlman'in imparatorlugunun devamidir. sarlman, papa tarafindan roma imparatoru ilan edilmistir ancak butun bunlar olurken bizans yuzyillardir, roma imparatorlugunun en zengin topraklarinda, latin kurumlarini devam ettirmekteydi.

peki butun bu bizans ve kutsal roma imparatorlugu arasindaki kavga osmanli'yi nasil ilgilendiriyor? hieronymus wolf, bizans imparatorlugu ismini ilk kez 16.inci yuzyilda kullaniyor. yani bizans coktan tarihe karismis durumda. ancak osmanli kendisini roma imparatorlugunun varisi olarak goruyor cunku bizans'in eski topraklarinda, bizans'tan aldigi bir suru kurumlari olan bir imparatorluk osmanli. "bizans imparatorlugu" isminin amaci, bizans'in itibarini sarsmaktan çok, osmanli'nin roma imparatorlugu'nun varisi oldugu iddiasini sarsmak cunku kutsal roma imparatorlugu ayni zamanda, osmanli'nin en buyuk rakibi.
devamını gör...
(tematik)

cisimler üzerinde yoğunlaşma sebebiyle oluşan buz kristalleridir.
devamını gör...

karakteri tam oturmamış bireydir. sizin kiminle görüşeceğinize bir başkası karar veremez. bu sevgiliniz- eşiniz olsa bile. hayatınıza giren kadın- adam için arkadaşlarınızı yok sayarsanız, yarın o kişi tarafından terkedilip, hüsrana uğratıldığınızda omzunda ağlayacak bir dost bulamazsınız.
devamını gör...

eğer sabah kahvaltı hazırlayıp karnını güzelce doyurmayacaksanız, düştüğünde yaralarına bant yapıştırmayacaksanız, başını okşamayacaksanız, alıp kucağınıza öpmeyecekseniz, gıdıklayıp güldürmeyecekseniz, gece uyumadan önce masal okumayacaksanız kısacası ona sevginizi vermeyip bir köşede kendi kendine büyümesini bekleyeceksiniz gerçekleştirmeyin dediğim eylem.
devamını gör...

heyecanla beklediğimiz programdır. tam da eurovision'un bu yıl gerçekleşecek yarışmasına bir hafta kalmışken hafızamızı tazeleyecek, dinleyenleri keyifle yarışma moduna getirecektir. takipteyiz.*
devamını gör...

''istediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.''

bülbül adalettir. hakkının yenmemesi gereken masumlardır. ırkçılığa, nefrete, ötekileştirmeye uğrayan herkestir. saksağan ise kitapta zarar veren kişileri simgeler. fakat bu kişilere rağmen bülbülü öldürürseniz ve doğru ile yanlış'ın savaşında ''doğru''yu yok ederseniz, işte bu günahtır.

harper lee tarafından 1960’da yazılmış fakat 1930'lu yılları anlatan çok değerli bir eserdir. dünyadaki ötekileştirilmiş, ön yargıya maruz kalmış insanların kitabıdır. olaylar 9 yaşındaki bir çocuğun bakış açısıyla anlatıldığından samimi ve tatlı bir üslupla yazılıyor fakat yaşanılanlar pek de öyle değil. başta komşusunun evinden çekinen, korkan çocukların yaz tatili anıları anlatılsa da sonrasında hayatın gerçek yüzüyle, o zamanlardaki ırkçı hareketlerle karşılaşıyoruz, fakat 9 yaşındaki scout'un avukat babası atticus bu ırkçılıkla savaşıyor çünkü o zamanlar beyaz adamın dünyasıyla siyah adamın dünyası mahkemede karşılaştığında, galip gelen dünya her zaman beyaz adamınki oluyor. atticus bu haksızlığı biliyor ve çevresindeki insanların ona ne şekilde bakacağını önemsemeden haklı olduğunu bildiği siyah adamın hakkını savunmaya çalışıyor.

tam da bu noktada alttaki alıntıyı paylaşmak uygun olacaktır.

-sen zencileri mi savunuyorsun, atticus?
-elbette savunuyorum. zenci deme, scout. bu kabalıktır.
-okulda herkes öyle diyor.
-bundan böyle o herkesten bir kişi eksilecek.


kitap bana henüz başlamadan kaybettiğimi bilsem bile başlamam gerektiğini bir kez daha gösterdi. çünkü "daha başlamadan yüz yıl önce kaybetmiş olmamız demek kazanmaya çalışmayacağımız anlamına gelmez."
devamını gör...

yapılması gereken son derece düşünceli ve kibar bir davranış.
devamını gör...

sadece ben mi yaşıyorum merak ettiğim durum.

internet hızım 33mbps.

bilgisayarım formatlanalı 2 hata olmadı. o zaman sorun ne merak ediyorum.
devamını gör...

bir yıldızın etrafını saran ve ondan gelen enerjinin büyük bir kısmını ya da tamamını depolamaya/kullanmaya yarayan teorik yapı. günümüz teknolojik koşulları ile yapılması pek mümkün değil.

güneş, oldukça yüksek miktarda enerji üreten bir yıldız. elimizdeki en iyi nükleer reaktörün yaklaşık 100 kentilyon katı kadar fazla enerji üretiyor. biz bu enerjinin çok büyük bir kısmını kullanamıyoruz. eğer güneş enerjisinin, dünyaya ulaşan kısmının tamamını depolama şansımız olsaydı, bize ve bizden sonra gelecek kuşakların tamamına yetecek kadar bol miktarda temiz enerjimiz olurdu.

***

hedefi yüksek tutalım ve güneş'in bize bakan yüzünden değil, küresel olarak uzaya yaydığı tüm enerjiden faydalanmayı amaçlayalım. küresel bir yapıdan bahsettiğimiz için, bunun etrafını saran bir şeylere ihtiyacımız olacak.

bunun gibi olursa, asteroit, meteorit gibi birçok cismin çarpmasına karşı dayanıksız olur ama şu tür bir yapı işimizi görür.

tabii ki bunu yapmak pek de kolay bir iş değil. öncelikle sorunumuz, malzeme. resimdeki her bir noktanın bir uydu şeklinde ayrı ayrı parçalar olarak tasarlanabileceğini düşünelim. bunların her biri 1 kilometrekarelik yüzey alanına sahip olsa, yaklaşık 30 katrilyon tanesine ihtiyacımız olacak. bu kadar miktardaki malzemenin -en hafifinden seçilse bile- kaç tona karşılık geleceğini oturup hesaplayabilirsiniz ama sonucu kaç bulursanız bulun, dünya üzerinde bu kadar çok malzeme bulma şansımız yok.

diyelim ki malzememiz var. bunları bir araya getirmek ve güneş etrafına konumlandırmak için de yüksek miktarda enerjiye ihtiyacımız olacak. oysa dünya üzerinde bulunan tüm fosil yakıtları ve hatta uranyumu kullanırsak, ancak everest dağı kadarlık bir kütleyi uzaya gönderebiliriz.

tabii ki güneş'e en yakın gezegen olan merkür'e gidip tüm parçaları orada üretip olayı halletmek gibi hayaller kurulabilir. ancak bu iş de tabi ki kendi zorluklarına sahip olacağından pek de kullanışlı bir yöntem olmayacak. en azından şu an için...

çok ileri bir çağda belki de tüm bunlara daha basit çözümler bulunur ve insanlık da tip 2 uygarlık olma yolunda ilerleyebilir, kim bilir...

edit: bu arada "dünya üzerindeki enerji kaynakları yeterli değil" dedim ama bu şu anki insanlığın dyson küresi yapmaya kalkışması için geçerli olan bir kısıtlama. eğer kardashev ölçeği'ndeki tip 1 gibi bir uygarlıksanız orada farklı oluyor durum.
devamını gör...

direkt çevirirsek "paris'te bir türk" adını taşıyan yunanca şarkı, canım içi pix lax ve lavrentis machairitsas yapımı.

ama şöyle bir şey var ki, buradaki tourkos yani türk kelimesi aslında ankara kedisi anlamına geliyor, çünkü onlar böyle seviyor.

şarkı da pek aman aman bişi diil, bildiğin kıskançlık + hafif giderli bişi ama pix lax hatırına iyi gidiyor, ayrıca uzun yolda bağıra bağıra eşlik etmelik şarkılardan..

paris’te bir türk*

"tatil için gelemeyeceğini yazmışsın bana
alttan derslerin varmış
fotoğraflar da göndermişsin louvre’dan
bir kaç tane de türk kedinle
türk, zıplıyor merdivenlerden
sonra oyunlar yapıyor sana
bacağına kuyruğunu sürtüp duruyor
bu türk beni kızdıracak
bacağına kuyruğunu sürtüp duruyor
bu türk beni kızdıracak

kıskanıyorum küçük kedini
sen çalışırken o ayaklarında uyuyor
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta

beni çok özlediğini yazmışsın
kağıttan bir öpücük göndermişsin
günleri sayıyormuşsun mezuniyetin için
mektubum komik gelmiş sana biraz
türk, halıda geziniyor
sen fransız arkadaşlarınla takılırken
ne içersen onu içiyor, ne yersen onu yiyor
bu türk beni kızdıracak
ne içersen onu içiyor, ne yersen onu yiyor
bu türk beni kızdıracak

kıskanıyorum küçük kedini
sen çalışırken o ayaklarında uyuyor
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta

affet beni biraz küçülüyorum
ama seni hissetme ihtiyacım büyük
senden uzakta miyavlıyorum tek başıma
ama fransızların dediği gibi “hayat böyle”
senden uzakta miyavlıyorum tek başıma
ama fransızların dediği gibi “hayat böyle”

kıskanıyorum küçük kedini
sen çalışırken o ayaklarında uyuyor
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta
bilmiyorum birlikte de uyuyor musunuz
yoksa başkasıyla değişiyorsun musun onu yatakta"

spotify tabii ki!
devamını gör...

espri yapmak zeka işidir. espri yapabilen insanı yanında istemeyen kişi de zekasını kullanabilen insan istemiyordur.

not: bir kızın espri yapamaması kezbanlık değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim