“ne yani, kaybettiğimiz insanların sayısı, açıklananı 10 ile çarptığımızdan çok çok daha mı fazla?” diye düşündürten açıklama.
devamını gör...

halledilmesi lazım iş, ehemmiyetli iş anlamlarındadır.
devamını gör...


yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
bugün pazar
daha uyanmadı komşular
damların üzerinde kuşlar
daha rahatlar
radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
daha uyanmadı komşular
bugün pazar
ve ben seni çok özledim
dışan çıkmak istiyor canım
tek başına haytalık etmek
islanmak pazar sabahında yağmurda
boş caddelerde dolaşmak
vitrinlerine bakmak mağazaların
sinemaların afişlerine
sokakların isimlerine
telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
bir merhaba demek sessizce
sahilde martılara simit atmak
otobüslerin ilk seferlerine binmek
gitmek istiyor canım
hayatın gittiği yere
islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
fırından taze ekmek alıp
buğusunu çekmek içine
ve ben seni çok özledim
tam böyle bir şey
çiçeğe su yürümesi
bebeğin ağlaması
toprağın uyanması
yağmurun yağması
ateşin sıcağı
bu pazar sabahı
tam böyle bir şey
bir sabahçı kahvesine uğramak
bir bardak çay
taze dem kokusu
hayatın atardamarlarında dolaşmak
bölmeden şehrin uykusunu
bir siir yazmak
pazar bulmacasının boş karelerine
şiirde tam da bunu anlatmak delice
tam böyle bir şey
hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
bir şiir yazmak
bir bardak çay içmek
sokaklarda gezmek
yağmurda ıslanmak
ve ben seni çok özledim


ibrahim sadri
devamını gör...

yazarın nicki diyeyim ben (bkz: tolstoyevski)
devamını gör...

maalesef sahip olduğum özelliktir. aslında kullanmak ve işlerimi belli bir plan doğrultusunda yapmak isterim ama maalesef yaptığım her planı bazen uygulayamıyorum.
devamını gör...

lanet olsun dediğim, hiç almadığım bildirim.* *
devamını gör...

didem madak onüç yaşında annesini kaybeder. yıllar sonra henüz kızı üç yaşındayken kendisi dünyaya veda eder. ve muhtemelen bilmeden kızına şu dizeleri bırakır:

"canım kızım, cehaletimden şair oldum… annesizlikten. sen sakın şair olma."
devamını gör...

(bkz: cheesecake)

koca bi balon. bi san sebastian çiizkeyk var görseniz 100 gram gelmeyecek dilimine utanmadan 30 lira alan yer var. (2020 fiyatidir, su an 50 lira olmustur)
devamını gör...

levent yüksel- bi daha. adeta bir film gibi olan klip. tabi o zamanlar çok güzel bir kadın olan ceyda düvenci'nin hakkını teslim etmek gerek.
devamını gör...

indie, independent* kelimesinin kısaltmasıdır.
indie rock*; ticari bir amaç uğruna güçlü plak şirketleri tarafından üretilmeyip, bir şirket bünyesine dahil olmadan kendi yöntemleriyle deneysel müziklerini yapan, nispeten küçük ve bağımsız rock oluşumlarının kayda aldıkları müzikleri için kullanılan bir tarz adıdır.

aslında indie sözcüğü tarzdan ziyade bir tavrı sergilemektedir ve özgün bir stile sahiptir. bu anlamda bazen alternatif müzik ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.
plak şirketlerinin, yaratıcı ve enteresan müzikleri ticari bir risk olarak görmesinden dolayı bu tip gruplara albüm çıkarma ilgileri düşüktür. bunun sonucu olarak bu tarz müzik çalışması yapan kişilere yönelik albüm yapacak plak şirketleri oluşmak zorunda kalmıştır.
adı marka olmuş firmalardan bir proje dahilinde albüm çıkartıp, tv'lerde ve festivallerde boy gösterip sonradan yaptıkları müziğe indie diyen grupların yaptıkları müziği bu akımdan saymak reddedilmelidir.

the cure, sonic youth, the killers, blonde redhead, arcade fire, uh huh her, two door cinema club, arctic monkeys, the strokes bu akımdan bazı yabancı gruplardır.

türkiye'de bu müziği icra ederek akımı sürdürmeye çalışan ve sözlük radyosunda kafadandeniz arkadaşımızın yaptığı kafa rock programında dinlemek istediklerimden bazıları; büyük ev ablukada, sakin, yasemin mori, nekropsi, replikas, gevende, ceylan ertem, cenk han alkaya, kırmızı ve peximet şeklindedir..
devamını gör...

ne güzel insanlarsınız siz öyle.. ben bile mutlu oldum, bengaripsengüzeldünyaumutlu ne kadar mutlu olmuştur *
edit: bakınız efenim kız söylemiş, ben görmemiştim sorry.. ha ayrıca çocuk korosuna nasıl alınmadığımı henüz anlayamadım. burdan yetkililere sesleniyorum. geçen haftaki performansımın neyi eksikti? hıı? neyi eksikti?
devamını gör...

soğan ve salçayı kavurun ne atarsanız o yemek oluyor. verebileceğim tek püf noktası nolur yemeği çok karıştırmayın ya canı çıkıyor garibimlerin.
devamını gör...

#849144 gibi muazzam özgün tanımlar yazan, şu lanet günlerde git köşede ağla seninle uğraşamam diyen yazar kişisi. ben de sana çok meraklıydım be!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

abartılı, saldırgan bir vatanseverlik ve ulusal üstünlük inancıdır.napolyon'un ordusunda asker olan nicolas chauvin, 17 kez yaralanıp yine de fransa için savaşmaya devam etti.şovenizmin ilk çıkış noktası da bu olaydır.

anlamının “şov yapmak” ile karıştırılması dolayısıyla sıkça yanlış kullanılmaktadır.

olası bir tartışma sırasında size şovenist diyen bir insana rastlarsanız, “ne alakası var kardeşim şimdi vatanla milletle” diyerek cevabı şak diye yapıştırabilirsiniz.
devamını gör...

doğrusu aldatmayan insanın olmamasıdır. herkes aldatır ve aldatılır. bazısı eyleme döker bazısı fikirde yaşar. arada fark yoktur, kim karşısındakinin fikrini öğrense aynı derece de kırılır. mesele hayatı dengede yürütmek ve irade kontrolünde yatmaktadır zannımca.
devamını gör...

gerçekten de hayat budur dedirten başlık.

ülkede millet açlıktan kırılırken saçma sapan şeylere bu kadar paralar gidiyor.

ha madem ki veriliyor o zaman bu spor kulüplerinin vergi borçları silinmesin.

mesut özil'e, falcao'ya vereceklerine devlete versinler.
devamını gör...

sözlük formatı gereği tanımsız kalacak başlık.

neyse. kibarca walter white'ın karısı diyelim.
devamını gör...

aklınız çıkıyor di mi kadınlar tarafından ederiniz fark edilince ederinize uygun davranılacak diye? güzeldi di mi yemek pişir kadın, onu giyme kadın, sus çarparım kadın günleri? eliniz eteğiniz tutuştu di mi millet iyiden iyiye uyanmaya başladı, hak arıyor diye? kıyamiş.
devamını gör...

her yıl belirli zamanlarda yaparım. zaten mektup yazmayı çok sevdiğimi başka bir tanımda belirtmiştim. aynı şekilde kendime de mektup yazmayı çok seviyorum.
her mektubun sonunda, gelecekle ilgili merak ettiğim şeyleri sorar, diğer mektupta da ilk olarak o soruları cevaplayarak başlarım. bu sayede gerçekten zamanda yolculuk yapıyor gibi hissediyor insan. yazın, yazdırın dostlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim