sözlükte yürüdüğün kişinin hemcinsin çıkması
bir basketbol tabiriyle hatalı yürüme dir.
devamını gör...
cülus
arapça oturmak anlamına gelir. osmanlı tarihi özelinde de padişahın tahta çıkması şerefine düzenlenen tören kastedilir. ve hatta tarihçiler, direkt olarak padişahın tahta çıkması olayı için de bu terimi kullanmayı çok severler, "... 3. selim'in cülusundan sonra..." gibi.
alametifarikası ise cülus bahşişinde gizlidir.
alametifarikası ise cülus bahşişinde gizlidir.
devamını gör...
şimdi değil ise ne zaman düşüncesi
ertelemeye değecek kadar uzun bir ömrümüz yok. her an terk-i diyar edebiliriz. uğruna ter döktüğümüz günleri hiç göremeden hem de. en güzel denilen yaşlara varamadan mesela. işte bu yüzden her türlü şeye koşturmaya çalışıyorum. şimdiden sonrası yok çünkü. hiç gelmeyecek. son bu saniye. yapabildiklerim kadarı kâr kalacak yanıma. sonrası yok. neye güvenip erteleyeceğim? söylesenize bana da şimdi değilse ne zaman?
devamını gör...
tartışmada zeki olmayan insanların yaptıkları
- geçmişi öne sürmek. sen böyle yapmıştın, 5 sene önce senin yüzünden bu olmuştu, daha önce sen şunu şunu demiştin diyip konudan uzaklaşmak.
- a konusunu tartışmaya başladığınız zaman a hariç bütün her şeyin tartışma konusu haline gelmesi. b, c , d, z gibi.
- o an söylemediğiniz şeylerin sanki söylenmiş gibi önünüze getirilmesi. mesela " hayır ben böyle bir şey demedim saçmalıyorsun" dersiniz ve o şöyle der. " saçmalıyorum öyle mi? sen bana nasıl aptal gibi saçmalıyorsun dersin! ben aptal mıyım?"
- o ana kadar karşı tarafın eline hiçbir koz vermediyseniz o zaman etrafınızda olan ve size bağlı bir insan üzerinden tartışmayı ilerletir. mesela anneniz, babanız, kardeşiniz.
veeeee en önemlisi tartışma sırasında taraftar toplar. asla ama asla onunla direkt olarak tartışma yaşayamazsınız. başkalarından yardim alır ve o kişileri tartışmanın içine dahil eder. 4 kişi toplam 180 aykü ile savaşmaya başlar. bu anlarda muhatabın sesi daha gür çıkar.
bebeklerim benim. hepsine ayrı ayrı bayılıyorum.
- a konusunu tartışmaya başladığınız zaman a hariç bütün her şeyin tartışma konusu haline gelmesi. b, c , d, z gibi.
- o an söylemediğiniz şeylerin sanki söylenmiş gibi önünüze getirilmesi. mesela " hayır ben böyle bir şey demedim saçmalıyorsun" dersiniz ve o şöyle der. " saçmalıyorum öyle mi? sen bana nasıl aptal gibi saçmalıyorsun dersin! ben aptal mıyım?"
- o ana kadar karşı tarafın eline hiçbir koz vermediyseniz o zaman etrafınızda olan ve size bağlı bir insan üzerinden tartışmayı ilerletir. mesela anneniz, babanız, kardeşiniz.
veeeee en önemlisi tartışma sırasında taraftar toplar. asla ama asla onunla direkt olarak tartışma yaşayamazsınız. başkalarından yardim alır ve o kişileri tartışmanın içine dahil eder. 4 kişi toplam 180 aykü ile savaşmaya başlar. bu anlarda muhatabın sesi daha gür çıkar.
bebeklerim benim. hepsine ayrı ayrı bayılıyorum.
devamını gör...
ayak serçe parmağını bir yere vurmak
siz bir de vurduğunuz yetmiyormuş gibi, kırdığınızı öğrenip atele alıyoruz dediklerinde yanındaki parmakla birbirine bantla yapıştırılınca görün cehennemi.
ne dedim lan ben? aynı acıyı tekrar te kalbimde hissetmişim ki kurduğum cümleye bak.
ne dedim lan ben? aynı acıyı tekrar te kalbimde hissetmişim ki kurduğum cümleye bak.
devamını gör...
zor gibi görünen ama çok kolay olan şeyler
başlıklarıma bakarak başlık açmak diyebilirim. hakkını verenleri tenzih ederek söylüyorum . adam bir başlık açıyor saygıdan tanım yapamıyorsun kimi zaman da.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yalnızlık dereceleri
kaplumbağa örneği yanlış olmaz diye düşünüyorum. yavaş yavaş yolumda giderken diğer kaplumbağalarla sosyalleşirim ama bir anda kabuğuma da çekilebilirim. tek sorun; bazen ters dönüp yoluma devam edemiyor, birinin yardımı olmadan düze çıkamıyor oluşum.
devamını gör...
birini işten attırmanın zevki
karma mı dersiniz, başka bir şey mi dersiniz bilemem ama 16 yıllık çalışma hayatında hep şuna şahit oldum:
kim kimi ekmeğinden ederse, o da bir süre sonra kendi ekmeğinden olur.
birini sebepsiz yere yerinden etmekten zevk almak da ne bileyim…
kim kimi ekmeğinden ederse, o da bir süre sonra kendi ekmeğinden olur.
birini sebepsiz yere yerinden etmekten zevk almak da ne bileyim…
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
kaderim püskül lübelam,
yakalarsam muah.
yakalarsam muah.
devamını gör...
tiktok fenomeninden pis fakirler açıklaması
keşke bende o mayodan olsaymış. bana senden daha çok yakışırdı. çünkü bende o göbekten ve bir karış bacaktan yok. *
devamını gör...
yaşlılıkta zor olan şeyler
erzel-i ömür yani ihtiyarlığın son günlerinde görülen sıkıntılar, rezil haller.. birilerinin bakımına muhtaç olmak, bunamak, yatalak olmak gibi şeyler.. annemin ağzından düşürmediği duasıyla tanıma nokta koyayım: "allah, erzel-i ömürden muhafaza etsin."
devamını gör...
birinci nesil normal sözlük yazarları
(bkz: buyrun benim)
devamını gör...
çekirdek dolu tabağı bitirmeden bırakabilen insan
sivilceleri ile eskiden başı dertte olan insandır. aklına o sivilceler gelir tabak yavaş yavaş uzaklaştırılır.
devamını gör...
normal sözlük’ün artık eskisi kadar güzel gelmemesi
galiba bazı yazarlar herkes benim gibi düşünsün, benim sevdiğimi sevsin, nefret ettiğimden nefret etsin kafasında. birisi farklı bir şey söylediğinde ooo buralar ne oldu böyle diyorlar.
devamını gör...
normal sözlük yazar tiplemeleri
ulan hepsiyim resmen dediğim başlıktır.
hem muhalifim. hem düzüm. hem troll yazarım. hem emekçiyim. hem vefakarım. hem popülerim. hem yalnızım. hem yanlışım. yuh ulan ne gevşek bir insanım ben.
hem muhalifim. hem düzüm. hem troll yazarım. hem emekçiyim. hem vefakarım. hem popülerim. hem yalnızım. hem yanlışım. yuh ulan ne gevşek bir insanım ben.
devamını gör...
aksi ve nalet
rütbesi üzerine tam oturan cağnım yarasam. yarasa çorbam benim. *
devamını gör...
türk kadınının efendi mütevazı centilmen kibar ahlaklı erkeği sevmediği gerçeği
farklı bir kültüre sahibim. ailem türkiye'ye göç edeli pek uzun zaman olmamış. anaerkil bir topluluk içinde büyüdüm. olayı tamamen tarafsız gözler ile inceleme şansım var bence.
türkiye'de kadın olmak zor. cinayete kurban gidiyorsun o adamı seçmeselermiş diyorlar, tecavüze uğruyorsun o saatte orada ne işi varmış? türkiye'de genellikle erkekler suçsuz bulunuyor ki ne iğrenç bir sistem bu anlamış değilim.
çoğu erkek net olarak çakal. bunu böyle kabul etmek lazım. adamla tanışıyorsun, son derece efendi, iyi eğitimli, anlayışlı ve maço olmaktan uzak bir tavırla yaklaşıyor. hediyeler, güzel sözler, üstün bir anlayış gören kadın kaçınılmaz şekilde aşık oluyor. aha düştü avcumun içine diyen erkeğin kadına gerçek yüzünü gösterdiği bir an geliyor sonra. ilgiyi çekiyor, maço tarafı açığa çıkıyor, küfürler başlıyor ve işler şiddete kadar uzanıyor. kadın aslında hiç tanımadığı bir adama aşık olduğu için iyice şaşırmış oluyor ve kafa karışıklığı yüzünden doğru kararları vermesi uzun sürüyor. yani kadınların çoğu efendi görünen erkeklere aşık oluyor ve maço erkeklerden şiddet görüyorlar.
yani kadınlar ilk başta bahsedilen erkek tipine düşüyor çoğunlukla ama ilişkiyi sürdürdüğü erkek tipi tam tersi haline geliyor. konu bu. çoğu arkadaşım bunu yaşıyor. çoğu kaba, şiddet düşkünü ve iğrenç erkek tipi seçiyor gibi görünüyor böyle olunca. alakası yok. tecrübesizliklerinin kurbanı oluyor. anormal gelmiyor bana bu. hayatları boyunca hep erkeklerden kaçarak büyüdüler çünkü ailelerinden korkuyorlardı. karşılarına çıkan ilk erkeğe düşüyorlar ve iyi kötü ayrımı olmadığı için olaylar üzücü yerlere ulaşıyor.
ben olaya çok genel baktım. sahiden efendiliğini koruyabilen erkek varsa ve tercih edilmiyorsa onu farklı şekilde değerlendirmek gerekiyor. bir insan sadece efendi ve iyi olduğu için tercih edilmeli mi? birkaç özellik tercih edilmesi için yeterli mi? ya da elbette tercihi maço olan ve şiddetten hoşlanan azınlık vardır, bunlar tüm türk kadınını etiketlemek için yeterli mi? sonuçta bunlar karışık konular. bence öyle.
türkiye'de kadın olmak zor. cinayete kurban gidiyorsun o adamı seçmeselermiş diyorlar, tecavüze uğruyorsun o saatte orada ne işi varmış? türkiye'de genellikle erkekler suçsuz bulunuyor ki ne iğrenç bir sistem bu anlamış değilim.
çoğu erkek net olarak çakal. bunu böyle kabul etmek lazım. adamla tanışıyorsun, son derece efendi, iyi eğitimli, anlayışlı ve maço olmaktan uzak bir tavırla yaklaşıyor. hediyeler, güzel sözler, üstün bir anlayış gören kadın kaçınılmaz şekilde aşık oluyor. aha düştü avcumun içine diyen erkeğin kadına gerçek yüzünü gösterdiği bir an geliyor sonra. ilgiyi çekiyor, maço tarafı açığa çıkıyor, küfürler başlıyor ve işler şiddete kadar uzanıyor. kadın aslında hiç tanımadığı bir adama aşık olduğu için iyice şaşırmış oluyor ve kafa karışıklığı yüzünden doğru kararları vermesi uzun sürüyor. yani kadınların çoğu efendi görünen erkeklere aşık oluyor ve maço erkeklerden şiddet görüyorlar.
yani kadınlar ilk başta bahsedilen erkek tipine düşüyor çoğunlukla ama ilişkiyi sürdürdüğü erkek tipi tam tersi haline geliyor. konu bu. çoğu arkadaşım bunu yaşıyor. çoğu kaba, şiddet düşkünü ve iğrenç erkek tipi seçiyor gibi görünüyor böyle olunca. alakası yok. tecrübesizliklerinin kurbanı oluyor. anormal gelmiyor bana bu. hayatları boyunca hep erkeklerden kaçarak büyüdüler çünkü ailelerinden korkuyorlardı. karşılarına çıkan ilk erkeğe düşüyorlar ve iyi kötü ayrımı olmadığı için olaylar üzücü yerlere ulaşıyor.
ben olaya çok genel baktım. sahiden efendiliğini koruyabilen erkek varsa ve tercih edilmiyorsa onu farklı şekilde değerlendirmek gerekiyor. bir insan sadece efendi ve iyi olduğu için tercih edilmeli mi? birkaç özellik tercih edilmesi için yeterli mi? ya da elbette tercihi maço olan ve şiddetten hoşlanan azınlık vardır, bunlar tüm türk kadınını etiketlemek için yeterli mi? sonuçta bunlar karışık konular. bence öyle.
devamını gör...
yks'ye 49 gün kalması
daha çok varmış. 49 günde her şey olur. belki turistler için sınavı bile erteleyebilirler.
devamını gör...

