özellikle gece sahil yolunda yapılabilecek aktivite. aç müziği, indir camları yak sigarayı, sür istediğin yere. istediğin yerde dur, bi seyyar satıcıdan çay al, otur dalga sesleri eşliğinde yakamozu izle, rüzgarı hisset. kafa dağıtmaya birebir. gidebilmek özgürlüktür. temelli gitmiş olmasan da bir nebze rahatlatır.
devamını gör...

insanların sonsuzluk kavramını tahayyül bile edemeyişlerini göstermek için alman matematikçi david hilbert'in ortaya attığı bir paradokstur.

buna göre, sonsuz sayıda odası olan ve tüm odaları dolu olan bir otel hayal etmemiz isteniyor. daha sonra, otele gelen yeni bir müşteri bir oda istiyor ama tüm odalar dolu, buna rağmen de sonsuz sayıda oda var. resepsiyonist, her bir odadaki müşteriye kendi oda numarasının bir fazlası numaralı odaya geçmelerini rica ederek bir numaralı odaya yeni gelen müşteriyi yerleştirerek sorunu çözüyor. çünkü n sonsuz sayıda oda olduğu için n'inci odadaki müşteri de (n+1)'inci odaya geçerek problem çözülmüş oluyor.

peki, otelin önüne, içinde sonsuz sayıda yolcusu olan otobüsler peşpeşe park etse ve bu sonsuz sayıda yolcunun her biri için sonsuz sayıda odası olan otelden odalar istense ne olurdu? önce her odadaki müşterileri, en küçük asal sayı olan 2'nin üssüne oda numaralarını koyarak çıkan sonuç numaralı odaya yerleştiriyor. her yeni gelen otobüsün içindeki yolcuları 2'den sonraki asal sayıdan başlayarak bir büyük asal sayıya doğru, her asal sayının üslerine yolcuların koltuk numaralarını alıp çıkan sonuç hangisiyse o numaralı odaya yerleştirmekle bulmuş. örneğin; ilk gelen otobüsün üçüncü koltuğunda oturan bir yolcusunuz diyelim. ilk gelen otobüs olduğu için en küçük asal sayımız 2'nin bir fazlası olan asal sayımız 3'ün üssüne koltuk numaramız olan 3'ü koyarak, çıkan sonuç olan 27 no'lu odaya yerleşmemiz gerekiyor. her bir otobüs için, bu asal sayıları 5, 7, 11 , 13, 17 diye bir arttırarak, yolcuların otobüsteki koltuk numaralarını da üslerine yerleştirerek, çıkan sonuç no'lu odaya yerleştirerek bu döngü sonsuza kadar devam ettiriliyor ve böylece herkese oda vererek bu problem çözülüyor.

ekleme: cözülemeyen sudoku tüm sırrı bozdu ya. cidden her yeni geleni (n+1), (n+2), (n+...) diye yapıştır geç ne uğraşıyorsun asal sayılar, üsler, müşterileri yerinden etmeler filan.

devamını gör...

joe biden'in türkiye stratejisi böyle devam ederse ileri zamanlarda zor günler geçireceğiz.
devamını gör...

(bkz: hatun)
(bkz: gülüm)
devamını gör...

insanlar psikolojik olarak kendi ile eşit konumda olan birine hak ettiği ilgi ve değeri göstermezler. bilinç altında ben daha iyisini yaparım mantığı hakimdir. ama oy verilmeyen kişi bir süre sonra popi olursa zamanında oy vermeyen pek çok kişi daha okumadan şak şak butonuna basar.
devamını gör...

geçtikten sonra geriye bakıp bir de beni takip ediyor yüzsüz deme imkanı sunar.
devamını gör...

kişiden kişiye değişir. bazısı anlasın diye yakınında dururken bazısı yüzüne bakmaz, tersler ya da konuşmaz. ben direk pat diye söyleme taraftarıyım. hayat kısa sonuçta.
devamını gör...

insanlar değiştiremeyeceği olaylar üzerinde neden çok düşünür.
devamını gör...

gençliğe hitabedir.

--- alıntı ---

ey türk gençliği! birinci vazifen, türk istiklâlini, türk cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. istikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. istiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ey türk istikbalinin evlâdı! işte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!

mustafa kemal atatürk

20 ekim 1927

--- alıntı ---
devamını gör...

dinlediğim birbirinden farklı şarkılarla bana her duyguyu tattıran radyo. on beş dakikada 4 farklı duyguya girip çıktım sayesinde.**
devamını gör...

kimse kimsenin kutsalına karışmamalı.
olay aslında bu kadar basit.
yurtdışına gittiğimizde karşılaştığımız ters tepkiler o kadar zorumuza gitmiyor.
ama aynı yerde yaşadığımız, yeri geldiğinde lokmamızı paylaştığımız, paylaşmaktan da asla imtina etmediğimiz insanlar böyle tepki verince gücümüze gidiyor.
saygılarımla...
devamını gör...

kafa filmler radyo programını hazırlayıp sunan yazarımız.radyo programınızdan sonra aklıma geldi,modorotörlerle konuşup şu imdb puanı gibi
1 den 10 na filmlere oy verebileceğimiz bir alan yaratsanız ne kadar güzel olur,gerçek izleyicinin verdiği puanlar film seçme karmaşasında bizlere baya bir zaman kazandırır.
devamını gör...

saçma sapan bir şarkı dinliyorum ve bu saatte modumu aşırı yükseltti. şu an keyifli hissediyorum. tüm sözlük ahalisine keyifli geceler dilerim.*
devamını gör...

madam diyerek katılmak istediğim tartışma.
devamını gör...

anıtkabir, türkiye'nin başkenti ankara'nın çankaya ilçesinde yer alan mustafa kemal atatürk'ün anıt mezarıdır.
devamını gör...

sözlükte ilk konuştuğum yazarlardan bir tanesi sıcak kanlı , sohbeti güzel geldi bana bir çok konuyla rahatsız ettiğim yazardır.
devamını gör...

bir üst noktası sarıldığınız bireyin kokusunun sizin üzerinize sinmesidir.
devamını gör...

bililillülülülü sweep ve shredlerinden öte birşeyler yapmadığı sürece dinlemeceğim gitar firütözü. bi ilerleyin yauu
devamını gör...

arap halklarını siyahi sanırdım.
ırk olarak arap deyince aklıma koyu siyah renk gelirdi.
suudiler'i rengi bitter çikolata gibi kahverengi insanlar, mısırlılar'ı kıvırcık saçlı, kocaman dudaklı, zenci insanlar, libyalılar 'ı düpedüz simsiyah insanlar olarak düşünürdüm.
devamını gör...

1250 - 1382 yılları arasındaki türk, kıpçak kökenli yönetim zamanında devletüt türkiyye adıyla geçerken, 1382 - 1517 yılları arasında ise çerkes kökenli yönetim olmuş ve bu yüzden devletül çerakise adıyla anılmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim