grinin binbir tonu..
devamını gör...

dedektif olmak isterdim. hiç kimsenin aydınlatamadığı karanlık dosyaları karıştırırdım. ipucuları, parmak izleri, katiller, cesetler... araştırma yapmaktan çok zevk aldığım için bu mesleği yapmak güzel olabilirdi.
devamını gör...

yıllardır para verip almadığım için pek sallamadığım pahalılıktır.
devamını gör...

gastronomide temperleme, çalıştığınız malzemenin çeşitli sebeplerle soğutulması, ılıştırılması anlamında gelir.

örneğin çikolata yapımında erittiğiniz kuvertürün ya da sıfırdan yaptığınız çikolatanın (kakao, kakao yağı, şekerli malzeme, tuz) belirli bir ısıya düşürülmesi gerektiği için bu işlem şarttır. bunu sıvı halde olan çikolatayı düz ve soğuk bir zemine yayarak ve sürekli devinim halinde olmasını sağlayarak son derece yavaş ama sürekli ısısını kontrol ederek yaparsınız çünkü şekillendirmeden önce yağın homojen şekilde malzemeye karışması gereklidir. aksi halde çikolatanız tutmaz. bu işlem esnasında çikolatanın katılaşmaması gerekli olduğu için temperleme zor gibi görünen çikolata yapımının aslında tek teknik işlemidir. pastacılık zor, ama çikolata yapımı kolay, merak etmeyin.
ya da meyaneli (terbiyeli) tariflerde kullandığımız soğuk malzeme karışımının sıcak malzemenin içinde kesilmemesi için yaptığımız işlem de temperlemedir. sıcak malzemeden çok yavaş şekilde soğuk malzemeye ekleme yapar, hızlıca karıştırır, soğuk malzemenin içindeki örneğin yoğurdun, yumurtanın pişmemesini, ancak belli bir ısının üstüne çıkmasını sağlar, sıcak malzemeye böyle ekleriz.

sanırım bir mühendislik terimi aynı zamanda temperleme. bilen arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim.
devamını gör...

v for vendetta
devamını gör...

bernardo bertolucci’nin müthiş filmi the last emperor’dur.

o zamanlar babam kuzeyde bir şehirde öğretmenlik yapmaktaydı. kuzeydeki bu şehir şu an olduğu gibi o zaman da kültür sanatla ilişkili değildi ya da ilişkisi tamamen medyatik ve göstermelik bir ilişki idi.

babam ve babamın öğretmen arkadaşları şehrin daha sonra porno film göstermeye başlayan ve zamanla kendi kendini yok eden sinema salonunda iyi filmler göstermek için kolları sıvadığında seçtikleri ilk film bu olmuştu.

sinemaya girdiğimde kocaman bir perde ile karşılaşmak beni çok şaşırtmıştı. bu kadar kalabalık bir alanda olmanın verdiği korku salon kararıp film başladığında yerini yeni tanık olunan bir olayın verdiği heyecana bırakmıştı.

filmden hiçbir şey anlayacak yaşta değildim ama filmdeki imparatorun benden çok da küçük olmaması dikkatimi çekmiş ve anlam vermeye çalışmıştım olan bitene. sinemadan çıktığımıza yusuf atılgan’ın bahsettiği sinemadan çıkan adam karakterinin bir minyatürü idim. heyecanım o günden bugüne kadar hiç dinmedi.

o filmi tekrar izlemedim hiç. aklımda kalmış olan birkaç sahne ile idare ediyorum.
devamını gör...

sevdiklerinize gül verin
gül yoksa gülüverin.
devamını gör...

birlikte izledik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son dönemlerde mantıklı bulduğum evlenme yöntemi.

kendi iradesiyle ınternette, sağda solda,dışarıda,havada ve karada hayatının aşkını bulamayan insanların, eşten dosttan veya bir akraba yakınının bulduğu erkekle veya kızla çöpçatanlık yöntemiyle (halk deyimiyle) desek daha doğru olur baş göz etmesidir.

aldığım duyumlara göre,bu şekilde evlenen insanların evliliklerinin daha mutlu olduğu ve daha uzun süreli olduğu yönünde. galiba yakin zamanda benim de tercihlerim arasında olacak bu görücü usulüyle evlenme işi.

yok arkadaş, ben beceremiyorum doğru insanı bulmayı. hepsi bir öncekinden daha karaktersiz oluyor. elimle koymuş gibi bulup çekiyorum yanlış adayları.

ınsallah dolandırılmam veya muge anlı'ya çıkmam *.
devamını gör...

normalden fazlasıyla erken yirmilik diş çıkartmaya başladım, şu an beni öldürmeyen ama süründüren şey işte bu diş ağrısı...
devamını gör...

2006 yılında çocuk, komedi, müzikal ve macera türünde george miller'nin yönettiği, warren coleman, john collee, george miller ve judy morris senaristliğini yaptığı animasyon filmidir. 2007 yılında gösterime girmiştir.

küçük bir penguen olan mumble'ın başından geçenleri konu alır. annesiyle babası onu her zaman ki yollardan dünya getirir. şarkı sevgiye, sevgide yumurtaya dönüşür. fakat mumble annesi norma jean ve babası memphis gibi yüreğinin şarkısını bulamamış. diğerlerinden farklı oluşu babası dahil bir çok pengueni hem korkutmuş hem endişeye düşürmüştür.

mezuniyet gecesinden sonra mumble beş minnak penguenle karşılaşır ve asıl macera o zaman başlar. ramon ve çetesiyle hem eğlenir hem de hayatı öğrenir.

mumble en yakın arkadaşı ve kalbinin sahibi gloria'ya aşkını neşeli ayaklarıyla göstermiş fakat karşılık alabilmiş midir? film boyunca mumble'ın başına daha ne dertler açmıştır bu neşeli ayakları kim bilir?
kim bilecek tabi ki izleyenler bilir çünkü fazla detay spoilere girer.

liderleri noah onu dışlamaya çalışır.
topluma aykırı olduğunu ve onun yüzünden kıtlık yaşandığını iddia eder. mumble kıtlığın asıl sebebini bulmak için kendini maceradan maceraya atar.

günümüz inanç sistemine ve baskıcılığa kendi içinde değinmiştir aslında bu film. aynı zamanda doğanın geldiği son dönemeci işaret etmektedir.. çfark edebilen derslerini almış asıl alması gerekenler her zamanki gibi kulaklarını tıkamıştır.

türkçe seslendirmelerini; ramone - sungun babacan, mumble - emrah özertem, bebek mumble - ediz küçükel, norma jean - oya prosçiler, gloria - özlem altınok, bebek gloria - melis balkan, noah - ali ekber diribaş, lombardo - uğur taşdemir, nestor - özgür özdural, raul - murat şenol, rinaldo - arda aydın, memphis - günyol bakoğlu yapmıştır.

sadece çocukların değil yetişkinlerin de beğenisini kazanmış ve 2007 yılında oscar'da yılın en iyi animasyon ödülünü almıştır. devamında bafta en iyi animasyon ödülü, avustralya film enstitüsü küresel başarı ödüllerini kazanmıştır.

sonu efsane ötesi efsanedir. izleyin, izlettirin. pişman olmazsınız.
devamını gör...

bana soracak olursanız, cambaz.
devamını gör...

hiçbir zaman bir beklentin olmasın. beklenti, hayal kırıklığını beraberinde getirir çünkü. sen planlar kurarken hayat da seninle ilgili planlar kurar ve genellikle hayatın dediği olur.
devamını gör...

ankara'da karlı sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirmiştir.

"kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var cıa ve mossad'ın kürtler arasında?" "yoksa cıa ve mossad, anti-emperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?"

ruhun şad olsun .
devamını gör...

kafa sözlük içerisindeki tanım / başlık oranlarına bakarsak çok başlık açarak sözlüğün büyümesine yardımcı olan yazarlardan biri.

açtığı başlıklar da eften püften değil, kısa tanım yapıp geçiyor çoğu zaman ama insanı meraka sürükleyip araştırmaya yönelten şeyler çoğu.

geçenlerde yazdığı bir şeye istinaden mesaj atıp "merak ettim, araştıracağım ben bunu" dediğim şeyin içinden daha çıkamadım. *

daim olsun.
devamını gör...

kitap olmak isterdim. her okunduğunda başka anlamları olan bir kitap.
devamını gör...

sıcak havalarda insanı bir nebze olsun ferahlatan; rengi ve kokusu ile de gönülleri fetheden muhteşem içecek.

ben reyhan şerbetini, ilk olarak diyarbakır'da bir kafede içmiştim ve çok hoşuma gitmişti. zaten diyarbakır'da hemen hemen bütün kafelerde türk kahvesinin yanında reyhan şerbeti ikram edilir.

yapımı o kadar kolay ki, hazırsak başlıyorum.
malzemeler;
- bir demet reyhan
- 2 litre kaynatılmış şu
- 1 su bardağı şeker
- 2 çubuk tarçın
- 4-5 adet karanfil
- 1 çay kaşığı limon tuzu

reyhanımızı bir güzel yıkıyoruz. yapraklarını derin bir tencereye alıp;
üzerine şeker, karanfil ve çubuk tarçını ilave ettikten sonra üzerine kaynatılmış suyumuzun tamamını ekliyor ve şeker eriyene kadar karıştırıyoruz.
limon tuzu rengi için önemli bir etken. ben tatlı sevdiğim için limon tuzunu az koymayı tercih ediyorum. ekşi sevenler arttırabilir miktarını.

neyse efendim limon tuzunu da ekledikten sonra, tekrardan bir miktar karıştırıyoruz.
bütün bu basit işlemlerden sonra, tenceremizin kapağını kapatıyor, 5-6 saat kadar kendilerini demlenmeye bırakıyoruz.
demlenme süresi bittikten sonra, süzüyor ve soğutmak amaçlı buzdolabına kaldırıyoruz.

sonra ne mi oluyor? reyhan şerbeti elde etmiş oluyoruz.
devamını gör...

game of thrones serisinde ejderhaların anası olan daenerys targaryen'e ait ortanca, yeşil renkli ejderhadır. ismini daenerys ’ın abisi rhaegar targaryen ’den almıştır.
devamını gör...

ben de yapıyorum bunu. uyuyanın üstüne kar yağar der annem. ama bizimki sevmiyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim