burada ki "
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o"
nun kim olduğunu halen çözemedim.*
devamını gör...

erkek olsam çok racon bir abiniz olurdum sayın yazarlar
alemde bir fiyakamız olurdu
şuan bile çoğu tanıdığım erkekten daha delikanlıyım
devamını gör...

her çöktüğünde bir travmam oluşuyor. bu hasara da bi tazminat neyin mi istesek olmuyor böyle.
devamını gör...

zamanı bükebilen yazar. kırmızı bildirimleri ile ansızın(bkz: zaman ve mekandan münezzeh :) ) yüzünüzü gülümsetebilir.
devamını gör...


talassofobi, okyanus veya deniz gibi derin su kütlelerine karşı sürekli ve yoğun bir korku içeren özel bir fobi türüdür. peki bu fobiyi su fobisinden (akuafobiden) farklı kılan nedir?

su fobisi suyun kendisinden korkmakken, talassofobi, engin, karanlık, derin ve tehlikeli görünen su kütlelerine odaklanır. insanlar, yüzeyinin altında gizlenenlerden korktuklarından dolayı sudan aşırı derecede korkmazlar.

talassofobi kelimesi yunanca thalassa ("deniz") ve phobos ("korku") kelimelerinden türetilmiştir.


aynı zamanda benim de sahip olduğum bir fobidir. denizler beni yeterince korkuturken bir de karanlık, derin, korkunç su kütleleri görmek kalbimi yerinden çıkartacak etkiye sahip. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kaynak
devamını gör...

bayramınız mübarek olsun.
devamını gör...

her şeyi aşırı kafaya takmak.
eski sevgiliyi stalklamak.
sürekli geçmişte yaşamak.
insanlarla muhatap olmak.
aşırı fanatik insanlar.
her konuyu kavgaya bağlayan insanlar.
bağırmadan iletişim kuramayan insanlar.
devamını gör...

hepimize 23 nisan nedeniyle kurucu görevi verilmiş. gerçekten bu koltuğa oturmayı layıkıyla yerine getireceğim. * sabah sabah çocuklar gibi şen olmanın yanında cidden kahkaha attım. *
devamını gör...

gerekmeyen alternatif yollardır.

açık açık söylenebilir ama cinsiyetinize dikkat edin yoksa kahveye girip "mahmut ocaktan bi ıhlamur ver topraaam, çok kötü regl olmuşum" derseniz acayip dövüyorlar, öyle böyle değil.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa iznine çıkınca, puan listesinden ve arama listesinden düşüyorsunuz zaten.
özellikle mahlasınızı aratmayan kimse görmüyor sizi.
yani yazılanların bir emek ve değeri olduğunu düşünürsek kalması daha iyidir bence.
söz uçar, yazı kalır misali. belki birileri denk gelir okur, bir ibret alır, gülümser, belki duygulanır mesela.
tamamen yok etmek bana göre de haksızlık.
yine de siz bilirsiniz elbettte.
devamını gör...

yaş büyüdükçe artan histir.
yanına geç kalmışlık hissi de eklenirse büyük ihtimalle depresyona girersiniz.
yattı balık yan gider mantığıyla iyice tepe taklak olursunuz.
güzeldir herkesin deneyimlemesi gereken bir histir.
devamını gör...

dünya soğur, akşam serinlerken,
benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
ve işte en geniş cümlem:
içimi açtım sana.
içini açmak için.
* *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlükte test/anket modası başlamışken, bu evlilik öncesi testini de eklemeden geçemeyeceğim.

şimdi bahsedeceğim test, kız veya erkek fark etmez, evlenmeyi veya uzun ilişki kurmayı planladığınız herkese kolaylıkla uygulanabilir. okuyunca da göreceksiniz test için hiçbir masraf yapmanıza, özel bir zahmete girmenize de gerek yok. ancak sizi önceden uyarmak zorundayım, geçen 20 yılda, bu testi yaptığını gördüğüm hiçbir arkadaşım bir daha evlenmedi, uzun ilişki kurmadı. bu testi yaptığınız anda, aşkı algılama biçiminiz ve duygusal kimliğiniz tam anlamıyla boyut değiştiriyor ve bir daha asla medyanın pompaladığı o cicili bicili, şirin, pembe gözlüklü salak aşık insanlardan biri olamıyorsunuz. ama aşkın gerçek yüzünü de görüyorsunuz.

bilginin mutsuzluk getireceğini hatırlatarak, sizi ya şimdi bu testi uygulamaktan vazgeçmeye ya da uygulayarak gerçeği görüp matrix'ten uyanmaya davet ediyorum. seçim sizin. buyrun:

nasıl bir canlıyla evleniyorum testi

sevdiğiniz bir insan var ve onunla mutlusunuz. kendinizi büyük bir aşk yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz ve sevdiğiniz insanla uzun vadeli planlar kuruyorsunuz. evliliği, sonsuza dek beraber olmayı düşünüyorsunuz değil mi?

peki bu kişi gerçekten de bir ömrü beraber geçirmeye uygun biri mi? daha da önemlisi, sevgiye değer veren, yüreği sıcak biri mi? çünkü bir ömre yayılacak bir evlilik ancak sevginin değerini bilen yüreklerle yaşanabilir. yoksa insanlar kısa sürede aşkın tutkusunu kaybedip sonra birbirlerine düşman olabilirler ki, sonuçlarını boşanma davaları olarak her gün defalarca görüyoruz.

işte, şimdi sormanız gereken soru şu: evleneceğiniz insan, sevgiye değer veren bir yüreğe sahip mi?

bir insanın karakterinde pek çok ince detay saklıdır. asabidir, sinirlidir, tembeldir, umursamazdır, çalışkandır, hiperaktiftir, şöyledir, böyledir... evleneceğiniz insanla zaten bunları bilerek evlenirsiniz. insanlar robot olmadığına göre, karakterleri mutlaka farklılıklar gösterecektir. fakat sevgi, tüm farklılıkları yumuşatır, hayatı yaşanır kılar. işte bu yüzden, yüreği buz gibi olan, yüreğinde sevgi olmayan ve sevgiye de değer vermeyen bir insanla bir ömür geçirilmez.

bu test size çok kısa yoldan, sevdiğiniz insanın sevmeye değer olup olmadığını anlatacak.

yapmanız gereken çok basit.

ona kısa bir süre çok iyi davranın. yaklaşık iki ay boyunca, ama daha az değil, ona şefkatle ve aşkla yaklaşın. kendinizi iki ay boyunca kasın. sinirlenmeyin, öfkelenmeyin, tartışmayın, kavga etmeyin, tüm egonuzu üstünüzden atın. ne derse evet canım, evet aşkım deyin. onu pamuklara sarın, saçını okşayın, yanaklarını okşayın, hediyelere, sürprizlere boğun, ilk günkü tutkuyla öpün, sarılın, kokusunu içine çekin, sevdiği şeyleri yapın, sevdiği yerlere gidin, ona dünyada cenneti yaşatın. ama elbette onu sevginizle de boğmayın. yalnız kalmak istediği anlara da saygı gösterin, ama beraberken hep gülümseyin, gözlerinin içine bakın, sevdiği yemekleri yapın, ellerini tutun, kulağına şiirler fısıldayın, küçük şakalar yapın, gülün, eğlenin, aşkla sevişin, mutlu olmak için ne gerekiyorsa yapın.

ve göreceksiniz, iki ay sonunda, hatta çoğu zaman daha önce, evlenmeyi düşündüğünüz kişi sevginizi artık değersiz bir hizmet gibi görmeye başlayacak.

sözlerinde sizi küçümseyen alaycı yorumlar yoğunlaşmaya başlayacak.

her hareketinize, her sözünüze bir bahane bulup sizi azarlamaya başlayacak.

sevgiliniz kadınsa kendini prenses-kraliçe gibi görmeye başlayacak. evrenin onun için yaratıldığını ve sizin de onun hizmetçisi olduğuna inanmaya başlayacak. kadınların zaten içgüdüleri, zamanla başka güçlü erkeğin genlerini alarak doğada çeşitlilik sağlamak üzerine kuruludur ve bu yüzden beraber olduğu erkeği küçülterek yok etmeyi denerler ama bu vahşi içgüdüyü yenememesi ve onu seven erkeğe köpek muamelesi yapmayı normal görmesi de karşınızdakinin sevilmeyi hak etmeyenlerden olduğunun ispatıdır.

sevgiliniz erkekse, artık sizi beğenmeyecek, başka kızları çekici bulmaya başlayacak. cinsel anlamda başka kadınları çekici bulması, genlerini yayarak doğada çeşitlilik sağlamak isteyen erkek için doğal bir içgüdüdür. bunun için onu suçlamayın. başka kızları cinsel anlamda çekici bulurken sizi de yüreğinden çıkarıp atmaya çalışıyorsa, sevginizi, ilginizi, şefkatinizi, ona gösterdiğiniz sayfayı değersiz buluyorsa, ona verdiğiniz aşkın değerini bilmeyip sizi sümüklü mendil gibi atmaya kalkışıyorsa bu da onun yüreksiz biri olduğunun ispatıdır.

kısacası, sevgilinize iki ay boyunca rüya yaşatın ve bakın bakalım iki ay sonra gözünde bir gıdım değeriniz kalacak mı?

ancak çiğ ruhlu insanlar ona verilen sevgiyi küçümser ve hor görür. siz ona sevgi verdikçe o sizi küçümsemeye başlar. dolayısıyla, evlenip bir hayat kurmayı düşündüğünüz kişi de çiğ insanın teki çıkabilir.

şimdi onunla bir ömür geçirmek isteyip istemediğinizi tekrar düşünün.

sadece iki ayda böyle bir canlıya dönüşen bu insanla bir ömür boyu çekeceğiniz çileyi düşünün. tekrar düşünün. iyi düşünün.

ya da, dostça tavsiyem şudur. bütün bunları düşünmeyin. gözünüzü yumun ve o insanla evlenin. başka türlü ne evlenebilirsiniz, ne çoluk-çocuk-aile sahibi olabilirsiniz. gözünüzü kapayıp ya bunlara katlanmak zorundasınız. ya da komşularınızın, arkadaşlarınızın size "evde kalmış" demesine katlanmak zorundasınız.

seçiminizi yapın.

+seveceğim, aşık olacağım ve sevgiye değer verecek birini bulmak için aramaya devam ed...

-öyle bir insan yok yavrum.

+ay sana hep kötü insanlar denk gelmiş. o yüzden büyle olmü.şsuüeen, ben meselüaa hüç üyle bürü değülüüeeöömmmeeemööö!
devamını gör...

valla ben aşağıdaki uyarıyı görünce bi’ n’oluyor dedim, yalan yok.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hapishane şarkısı 5, yazar ve şair sabahattin ali tarafından halk dilinden yararlanarak 1933 yılında yazılmış ünlü bir şiir ve şarkıdır. şairin, sinop cezaevi'nde hükümlü bulunduğu sırada yazdığı ve adlandırmak yerine numaralandırdığı hapishane şarkısı adlı beş şiirinin sonuncusu ve en bilinenidir. aldırma gönül adı ile meşhur olan şiir, toplam beş dörtlükten meydana gelmektedir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hali hazırda yorgun, bitkin ve ölü gibiyim türkiye'nin halini görünce ...
devamını gör...

normalbiri ukdesi.

herhalde altından kalkamayacağım tek yük bu. annemin yaş alması.
annemin 35 yaşında olduğunu da hatırlıyorum. annem önümüzdeki ay 54 yaşına girecek. şaka gibi!
çok üzen bir şey olduğunu söyleyebilirim. keşke para transfer eder gibi ömrümüzden yıl da verebilseydik sevdiklerimize...
devamını gör...

onca emeğinin karşılığı gün gelir, ''yapmasaydın'' olur.
devamını gör...

bir gün seni değerli hissettirip ertesi gün istenmiyormuşsun gibi hissettiren insan, senin için doğru insan değildir. ertelenmeyecek, bekletilmeyecek, kararsız kalınmayacak kadar değerlisin. kendinin farkına var.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim