biricik anneannemin bana her bi şey öğrettiğinde ya da kendi başıma bi şeyler başardığımda söylediği söz*.
devamını gör...

artıları evlenmek eksileri benimle evlenmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yersiz şakalar: sen her yere sığarsın.
süt içmedin mi sen?
gel buraya bakim... yaş kaç olursa olsun çocuk muamelesi yapılır.
arkadaşlarınızın çocukları size abla-abi demez isminizle çağırırlar.oradan bir ses -çocuk arkadaşı zannetti.
en güzel tarafı yaşını göstermez siz yaşlanırsınız onlar hep genç kalır* (bunuda yapayım yüreklere su serpilsin)
devamını gör...

bu hale nasıl geldim çok şaşkınım. uzun süredir böyleyim ve bu durum beni çok yormaya başladı. hüzünlü şarkılar dinlerken boşluğa doğru sadece bakıyorum aklımdan hiç kimse geçmiyor. korkmaya başladım desem yeridir. o heyecanlı hisleri tükettim mi diye kendimi iyice deli deli yaptım. çok üzgünüm.
devamını gör...


-acılarım kaç gün sürecek portuga?
+40 gün
-40 gün sonra geçecek mi?
+hayır,alışıcaksın...
devamını gör...

nuri bilge ceylanın yazıp yönettiği başrollerinde haluk bilginer demet akbağ’ın oynadığı güzel filmdir. özellikle karlı ortam kamerayı kullanışı filmin içindeki metaforlar çok başarılıdır. kesinlikle izlenmesi gereken bir nbc filmi.
devamını gör...

bu hayvancağızların o çığlığı atmalarına sebep olanlar da inşallah o ormanda yangından kaçmaya çalışan sincap gibi ateşler arasında kalırlar da kaçacak delik bulamazlar.
devamını gör...

bunlar komünist diyerek, bağımsız takılmak isteyen latin amerika ülkelerine a.b.d ordusunu göndermiş, suçlu suçsuz onbinlerce kişinin katilidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel



bir birol güven dizisidir. 24 ocak 2012 tarihinde trt1 de yayınlanmaya başlamıştır. dizi sitcom türündedir. dizinin senaryosu birol güven, murat aras, eray yasin gök ve deniz gök tarafından yazılıyor. dizinin yönetmenliğini 2012 yılında birol güven yapıyordu. günümüzde ve son bir kaç senedir bora tekay yapmaktadır.

dizinin başrol oyuncuları rasim öztekin, özlem türkad, şoray uzun, ayşe tolga, ilker ayrık'tır. dizi 2012 den beri yayın hayatına devam ediyordur. bir ara yayınlanmıyordu ama son 2 senedir tekrar yayınlanıyor ve hala keyifli şekilde ilerliyor.

dizi seksenler döneminde geçen bir sitcom dizisidir. dönemin ayrıntılarını ve durumunu çok güzel ve esprili şekilde seyirciye aktarılır.
o dönemi yaşayamayan insanlar için çok güzel bir nimet olarak görüyorum. dizide bulunan kostümler, mekanlar, evler, diyaloglar, esnaflar, müzikler, ev dekorasyonları hepsi dönemin ayrıntılarını ve halini çok güzel anlatıyor. şahsen o dönemi yaşayamayan bir genç olarak izlemeyi çok seviyorum. o sıcaklık o samimiyet komşuluk ilişkileri içimi ısıtıyor. esnafların yaklaşımı ve oluşan birliktelik beni mutlu ediyor. yeni çıkan icatların veya ürünlerin gösterilmesi, oyuncuların şaşırması çok tatlı geliyor. vay be demek böyleymiş diyorum. bizim için sıradan gelen şeylere onların o dönem şaşırması ve mucizevi bir şeymiş gibi hissetmesi çok güzel aktarılıyor. bu durumda oyunculara büyük iş düşüyor. özellikle başrol oyuncuları şoray uzun ve türkad şoray ve yaşarken rasim öztekin bu işi çok güzel başarıyorlardı. sanırım o oyuncular o dönemi yaşadıkları içindi.

özellikle dizide bulunan mahalle ve yıllar geçtikçe değişmesi dizinin hoş ayrıntılarından. mahallede bulunan esnaflar ve yaptıkları meslekler ve o mesleklerin döneme göre uygun icra edilmesi yine hoş ayrıntılardan. kahveci, manav, yorgancı gibi. en sevdiğim oyunculardan birisi kahveci mesut. o adam gerçek hayatta kahveci olsa şaşırmam. muhteşem oynuyor rolünü.

uzun süredir izlediğim ve izlerken keyif aldığım bir yapım. rastgele açıyorum bir bölüm ve keyifle izliyorum. özellikle ramazan ayı ve yılbaşı bölümlerini çok seviyorum. izlemeyen yazar arkadaşlara cidden tavsiye ederim. ilk sezonları tam anlamıyla müthiş bir sitcom örneği. sonralarında bozuldu kısmına katılıyorum ama çıtayı çok fazla düşürmediler hala belirli bir seviyenin üstünde. tavsiye ederim. seksenler demişken rasim öztekin abiyi rahmetle anıyorum. huzur içinde uyusun.
devamını gör...

evvela yazarların istek ve önerilerini dikkate alarak, sözlüğü her geçen gün geliştirebilmek adına verdiğiniz emeklerden ötürü hepinize teşekkür ederiz. iko'yu ziyadesiyle yoruyoruz, o da hakkını helal etsin.

gelelim ana meseleye; mellisho ve una nocte'nin söylediği gibi başucu eserlerine bir buton marifeti ile ulaşsak çok güzel olur. yani aslında ben bunu buraya yazmıyorum. sadece tuşlu düşünüyorum. zira ben bunu buraya yazsam siz haklı olarak, emek verdik, hazır hale getirdik, önlerine koyduk hemen yeni öneri ile kapımıza dayanıyorlar diyebilirsiniz. siz böyle demeyiniz diye, bende bunu dile getirmiyorum farkındaysanız. yani bir buton olsaydı ve söz konusu butona tıklanarak oralara yelken açılsaydı güzel olurdu. benimki temenni sadece, içimden söyleniyorum. dile getirsem zaten açıkça yazardım. yazmadığıma göre rahat olabilirsiniz. ama bizim yöneticilerin altıncı hisleri kuvvetliymiş gibi geliyor bana, belki hissederler. hatta hissettikleri konusunda içimde enteresan bir hissiyat var.

ikinci olarak; yine tuşlu düşünme minvalinde acaba sayı 25 olsa nasıl olurdu diyorum. sadece klavye jimnastiği yapıyorum, sabır çekmenize gerek yok. yani sanki öyle fena durmazmış gibi geldi bana. gelmemişte olabilir. şükür ki, şu düşüncelerimi direkt olarak dile getirmiyorum. maazallah dile getirsem iko'ya inme falan iner ki, ben bunu hiç istemem. zaten sırf o yüzden çenemi kapalı tutuyorum. aksi taktirde senin dizine, gözüne, kabuğuna dursun! yeter arkadaş! diye üzerime atlayacakmış gibi geliyor. yoldaş zaten imana geldi gelecek. o yüzden onlara bu kötülüğü yapmamak adına, uzun uzun susuyorum ve sadece teşekkür ediyorum. tuşlu düşünmek gibisi yok vallahi...
devamını gör...

en geç 2,3 senede bir yaşadıģım durumdur. gerek kendimi bir yere ait hissetmememden ötürü gerek zorunlu durumlardan dolayi her sene ya da 2,3 senede bir şehir değiştiriyorum. seviyorum da bu durumu ama sevdiklerinden ayrılmak zor azizim, zor.
devamını gör...

(bkz: k)

şimdilik budur, k başlığı yani.

içine girmek mümkün, yazmak mümkün ama yayınlamak imkansız, bkz / gbkz / b / i hiçbiri çalışmaz, çıkarken de sorun çıkardığı olur.

ayrıca aynı başlık yani k altındaki tanımları da beğenemez, favlayamazsınız.

bir nevi easter egg gibi ama yumurta yok!
devamını gör...

insanın kendine bile isteye yaptığı işkence ile verdiği en güzel armağan arasındaki çok geniş bir skalaya sahip eylem.
devamını gör...

hırkası ile meşhur hastalık.
devamını gör...

hayatının büyük kısmını ibadet ederek geçiren insanların 'benim inandığım tanrıya onlar nasıl inanmaz?!' diye düşünüp mantıklı bir cevap olarak bulduğu düşüncedir.
burada önemli olan nokta düşündükleriyle kalıp kimseyi taciz etmemeleri.
ateistse ateist. onun dünyasında tanrı yok demek oluyor bu. kabullenmek gerek. sonuç olarak neye inanırsan gerçeğin o olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle katıldığım önerme. tabii ki, moderasyona laf etmiyoruz.

buddy ile başlayan başlıklara mutlaka bir düzenleme getirilmeli. kafa sözlük'ün ilerlemesi için bu troll yazarlara dur denmeli.
bu tür başlıkları görmek isteyen yazarları keyifle ekşi'ye veya ulu'ya uğurlayabilirim fakat burada yapmasınlar.
devamını gör...

tamam o zaman günaydın.. beklediklerimiz gelsin, hayallerimiz gerçek olsun. gün gibi gün olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bide yoluma bu arkadaş çıktı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anneye anlık şok geldiği andır. ev sahibi, çocuğa, şunu getireyim bunu getireyim der ve anne tebessümle yook o yemez sağ ol der. anında çocuk yoo yerim şunu yerim bunu yerim diye ikramlardan ikram beğenir. anne şok, anne hafif bozulmuş. muhtemelen evde bu konuda tembihlenen çocuğa içinden kızıyor.
fakat anne birey bunu başka şekilde yönetse, herkes mutlu olacak. mesela, ev sahibinin teklifinden sonra, çocuğa hangisinden yersin ya da yemek ister misin diye sorsa ve olaylar gelişse, sorunsuz halledilecek. olay dallanıp budaklanmayacak. evet böyle yapılması en mantıklısı.
devamını gör...

t: özgüvenin pekiştirildiği andır.

ilk defa 8 yaşında tek başıma yolculuk etmiştim. sanki fethe çıkmışım gibi öyle gururluydum. hem her şeyden korkuyor hemde hiçbir şeyden korkmuyordum. ama ne hissedersem hissedeyim tek düşünebildiğim şey: "ben tek başıma yolculuk ediyordum."

büyüyünce insan öğreniyor tek başına yolculuk yapmanın havalı olmadığını, hatta eksik olduğunu. ama yine de cedric'in dediği gibi: "8 yaşındaysanız hayat gerçekten çok güzel".
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim