favori kahvaltılık
patates kızartması. ketçap ve mayonez de olacak. bu aralar favorimdir.
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın üniversite arkadaşları
15 temmuz darbe girişiminde tankların egzozuna atlet yıkayıp f16'ları da terlikle savuşturarak destan yazmışlardır.
devamını gör...
az gelişmiş ülkelerin genel özellikleri
nüfus artış hızı yüksek, beşeri sermayenin sınırlı düzeyde kaldığı, okuryazar oranı düşük, özgürlükler oldukça sınırlı vb. özellikler sayılabilir.
devamını gör...
sözlükte sabahlamak
muhtemelen ramazan geldiğinde yapacağım iş.
hoş şimdi de 4'ten önce gitmiyorum ki uyumaya...
hoş şimdi de 4'ten önce gitmiyorum ki uyumaya...
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
bozulmuş kol saatleri.
devamını gör...
sanki bir halkın
gazapizm'in ülke halini özetleyen rapi.
sözlerine bakalım;
anlatırken seni birden bozulur diksiyonum
gittiğin o günden beri kabuslarım bitmiyordur
ahlaksız bir kargaşa ortasında kayboluruz
sonra biter tüm filmler sen gidersen ay tutulur
belki bir derde bir deva bulunur
ardından serinler damarlar
ezilir yalanlar
utanmayacak aynalar ve kalanlar bir daha asla acı çekmeyecek
hatta gülümseyecek dudaklar
gel gelelim bana hasret çöker birden
birde rezaletin tırmandığı yokuşlardan umutlar yuvarla
vücudumda büyük izler taşıyorken gözlerimde erozyon var
betimleyen hiç bir cümlem güzel olmaz
ölümden hüzün olmak bir yudumda sarhoş olmak kadar imkansızdır artık
şimdi aşık olmak
acına bağışıklık kazanmak, giderek azalmak
tükenmek, yok olmak, boğulmak ancak bu son olacak
bana bilmediğim bir şey anlat
yorgun düştüm en başından anlat
yeter bu kaçıncı imtihan bak
yangının tam ortasında yakılmadan yanmaktan bıkmak
tüm şarkılar ahmak
gözlerinin ertesinde doğru yoldan sapmak
inancımı bir kenara bırakmak ve sonrasında her cümlene tapmak
cennetinde yanmak
bu ne cüret der şimdi sadakatin şeytanı
bu kadar da olmaz diyor anne kardeş arkadaşım
kontrolünü kaybettiğim duygular başkalaşır
bir insanın bir insana duyduğu şu aşka bakın
sanki bir halkın tüm özgürlük umutları
başka bir baharda filizlenir ve arda kalır
patlar cam dünya göğe şarkılar saplanır
şiirler kanar dört yanımda kurtulacağız yardım alıp
olmadığının farkındayım, her dakika aklımdasın
tabutlar kaldırılır ve çocuklar kandırılır
yaralar sardılır bir yenisi eklenir sabahında
acısı tattırılır herkes mi onu andırır
güzel bir masal anlat bir bayram günü mesela
birbirine girmiş saç sakal üstüm başım paramparça
gözlerim boş bakar bir şarkı başlar en sondan
saplanan tüm ihanetler arkamızdan el sallar
bana bilmediğim bir şey anlat
yorgun düştüm en başından anlat
yeter bu kaçıncı imtihan bak
yangının tam ortasında yakılmadan yanmaktan bıkmak
tüm şarkılar ahmak
gözlerinin ertesinde doğru yoldan sapmak
inancımı bir kenara bırakmak ve sonrasında her cümlene tapmak
cennetinde yanmak.
••
adam rap yapayım derken yanlışlıkla tokatlıyor. ciddi diyorum; tabutlar kaldırılır ve çocuklar kandırılır,
yaralar sardılır bir yenisi eklenir
sabahında acısı tattırılır, herkes mi onu andırır?
bu nasıl sözdür arkadaş?
sözlerine bakalım;
anlatırken seni birden bozulur diksiyonum
gittiğin o günden beri kabuslarım bitmiyordur
ahlaksız bir kargaşa ortasında kayboluruz
sonra biter tüm filmler sen gidersen ay tutulur
belki bir derde bir deva bulunur
ardından serinler damarlar
ezilir yalanlar
utanmayacak aynalar ve kalanlar bir daha asla acı çekmeyecek
hatta gülümseyecek dudaklar
gel gelelim bana hasret çöker birden
birde rezaletin tırmandığı yokuşlardan umutlar yuvarla
vücudumda büyük izler taşıyorken gözlerimde erozyon var
betimleyen hiç bir cümlem güzel olmaz
ölümden hüzün olmak bir yudumda sarhoş olmak kadar imkansızdır artık
şimdi aşık olmak
acına bağışıklık kazanmak, giderek azalmak
tükenmek, yok olmak, boğulmak ancak bu son olacak
bana bilmediğim bir şey anlat
yorgun düştüm en başından anlat
yeter bu kaçıncı imtihan bak
yangının tam ortasında yakılmadan yanmaktan bıkmak
tüm şarkılar ahmak
gözlerinin ertesinde doğru yoldan sapmak
inancımı bir kenara bırakmak ve sonrasında her cümlene tapmak
cennetinde yanmak
bu ne cüret der şimdi sadakatin şeytanı
bu kadar da olmaz diyor anne kardeş arkadaşım
kontrolünü kaybettiğim duygular başkalaşır
bir insanın bir insana duyduğu şu aşka bakın
sanki bir halkın tüm özgürlük umutları
başka bir baharda filizlenir ve arda kalır
patlar cam dünya göğe şarkılar saplanır
şiirler kanar dört yanımda kurtulacağız yardım alıp
olmadığının farkındayım, her dakika aklımdasın
tabutlar kaldırılır ve çocuklar kandırılır
yaralar sardılır bir yenisi eklenir sabahında
acısı tattırılır herkes mi onu andırır
güzel bir masal anlat bir bayram günü mesela
birbirine girmiş saç sakal üstüm başım paramparça
gözlerim boş bakar bir şarkı başlar en sondan
saplanan tüm ihanetler arkamızdan el sallar
bana bilmediğim bir şey anlat
yorgun düştüm en başından anlat
yeter bu kaçıncı imtihan bak
yangının tam ortasında yakılmadan yanmaktan bıkmak
tüm şarkılar ahmak
gözlerinin ertesinde doğru yoldan sapmak
inancımı bir kenara bırakmak ve sonrasında her cümlene tapmak
cennetinde yanmak.
••
adam rap yapayım derken yanlışlıkla tokatlıyor. ciddi diyorum; tabutlar kaldırılır ve çocuklar kandırılır,
yaralar sardılır bir yenisi eklenir
sabahında acısı tattırılır, herkes mi onu andırır?
bu nasıl sözdür arkadaş?
devamını gör...
genetik algoritma
doğadaki evrimsel mekanizmaların bilgisayarlara uygulanması yoluyla yapılan arama ve optimizasyon yöntemi. problemlere en uygun çözümlerin bulunması için biyolojideki birtakım kurallardan yararlanır. örneğin dünyada ilk kez bir araba tasarlayacak olsaydınız ne yapardınız? 3 kablo, 1 keman kutusu, 5 kitap gibi nesneler mi kullanırdınız yaptığınız şeyin araba olması için? ya da belki ne kullanacağınızı iyi kötü biliyor olsanız da 100 tane tekerlek, 15 tane silecek, 20 tane akü de kullanabilirdiniz ama acaba bu en mantıklı, en ergonomik tasarım mı olurdu yoksa çok daha iyisi yapılabilir miydi? işte genetik algoritmaları biraz bu "en uygun tasarım seçimi" gibi düşünebilirsiniz.
işlemler kabaca şöyle:
çözüm kümesindeki adaylar vektörler ile ifade edilir ve bunlar kromozom olarak adlandırılır. bu vektörlerden rastgele seçilenler ile bir popülasyon oluşturulur. genellikle birkaç yüz tane vektör seçilir bu iş için. kromozomların üzerinde bulunan genler, vektörlerin n tane boyutundan herhangi birine karşılık gelir.
uygunluk fonksiyonu adlı bir işlem ve evrimleşme adı verilen bir süreçle, kromozomların ne kadar iyi oldukları saptanır. bu adım oldukça önemlidir çünkü tüm bu işlemlerin beyni olarak kabul edilir.
uygun vektörler (yani kromozomlar) çaprazlama, mutasyon gibi yöntemlerle değişikliğe uğrayarak yeni nesiller oluşturur. eski kromozomlar toplumdan çıkarılır ve yeniler eklenir. bu yeni kromozomların oluşturduğu toplum incelenerek yeni oluşan toplumun ne kadar başarılı olduğu ölçülür.
aynı işlemler tekrarlanarak yani iterasyon yöntemiyle, gittikçe daha iyi bir toplum oluşturulması sağlanır. en iyi bireylere ilişkin sonuçlar hesaplamalarda görüldüğünde işlem sona erer ve konu her ne ise ona en uygun sonuç bulunmuş olur.
işlemler kabaca şöyle:
çözüm kümesindeki adaylar vektörler ile ifade edilir ve bunlar kromozom olarak adlandırılır. bu vektörlerden rastgele seçilenler ile bir popülasyon oluşturulur. genellikle birkaç yüz tane vektör seçilir bu iş için. kromozomların üzerinde bulunan genler, vektörlerin n tane boyutundan herhangi birine karşılık gelir.
uygunluk fonksiyonu adlı bir işlem ve evrimleşme adı verilen bir süreçle, kromozomların ne kadar iyi oldukları saptanır. bu adım oldukça önemlidir çünkü tüm bu işlemlerin beyni olarak kabul edilir.
uygun vektörler (yani kromozomlar) çaprazlama, mutasyon gibi yöntemlerle değişikliğe uğrayarak yeni nesiller oluşturur. eski kromozomlar toplumdan çıkarılır ve yeniler eklenir. bu yeni kromozomların oluşturduğu toplum incelenerek yeni oluşan toplumun ne kadar başarılı olduğu ölçülür.
aynı işlemler tekrarlanarak yani iterasyon yöntemiyle, gittikçe daha iyi bir toplum oluşturulması sağlanır. en iyi bireylere ilişkin sonuçlar hesaplamalarda görüldüğünde işlem sona erer ve konu her ne ise ona en uygun sonuç bulunmuş olur.
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
anlayabilmek. acısını, korkusunu, umudunu, sevincini anlayabilmek.
devamını gör...
cihan mürtezaoğlu
orkideler kadar masum ve şarkılarıyla sinsi bir ok kadar yavaş bir şekilde beyninize ele geçiren sanaçtı.
tanım fazla mı oldu efendim? e o zaman buyrun buradan yakın.
tanım fazla mı oldu efendim? e o zaman buyrun buradan yakın.
devamını gör...
armoni
üst başlık: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile müzik teorisi 101)
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
hadi bakalım, başlayalım, bu biraz zor olacak, sorusu olan çekinmesin portakalı soyup başucuma atsın.
ayrıca, (bkz: akor) (bkz: tonalite) (bkz: gam) (bkz: gam dereceleri) (bkz: müzikal aralıklar) (bkz: kontrpuan)
en temelinde ana melodiye eşlik eden kısımlar bütünü olarak düşünebiliriz. fakat her ses her sese eşlik etmez. hangi sesler hangilerine eder peki? bunun birkaç farklı metodu var,
1- akor üzerinden gitmek.
her müzikal cümlenin bir akoru vardır. bir müzikal cümlenin üzerine o akor çalındığında uyum hissiyatı olur ve en temel armoni budur. bu akoru da ritimli bir şekilde verirseniz gayet tatmin edici bir armonik destek olur. peki bu akoru nasıl buluruz? bahsi geçen cümlenin bir kısmı bir akorun notaları etrafında dönüp dolaşır, başka kısmı ise başka akorun, falan filan. illa ki sadece o akorun notalarını bulundurmak zorunda değil, eğer ki bir vuruştan daha bir kısa süre boyunca çalınıyorsa, veya, vuruşa denk gelmeyen bir yerde çalınıyorsa akor dışı bir ses de olabilir. bu yöntem ile armoni kurmanın en verimli yolu deneme yanılmadır. zaten akor işlevlerini biliyorsanız, melodinin parçanın geri kalanına göre durgunlukta olduğunu duyar, haaa bu dominant akor bu yüzden tonun v akorunu çalayım; do majör tonundayım yani sol oluyor dersiniz.
2- üçlüler üzerinden gitmek.
dört ses armoni'de daha detaylı değineceğim buna fakat şimdilik yüzeysel bir şekilde anlatayım. tondan çıkmadığımız sürece melodinin incesine veya pesine üçlü aralıktaki notalar ile melodiye paralel giden bir armoni oluşturulabilir. dikkat edilmesi gereken şey diğer armoniler varsa aynı akorda kalması ve onlarla çatışmaması.
3- kontrpuan üzerinden gitmek.
en özgür, ama en zorlayıcı yöntemdir. armonideki müzik ile melodideki müzik sanki birbirinden bağımsız gibi gözükür, fakat birbirilerine eşlik ederler aslında. melodinin akorları bulunduktan sonra aynı akorları paylaşan ve ilk melodinin önüne geçmeyecek bir başka melodi yazmaktır. kontrpuan üzerinden gitmek için imitasyon gibi şeyler kullanılabilir.
tabii ki bunların hiçbiri kural değil, sadeedce bunlardan yola çıkarak güzel şeyler yapabilirsiniz.
armoni yazarken kaçınılması gereken şeyler:
paralel beşliler: mükemmel beşli aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
paralel sekizliler: oktav aralığa sahip ve birbirine paralel giden iki melodinin aynı zamanda çalınması kötü bir armoni olarak sınıflandırılır.
üçlüler: dört ses armonide detayına gireceğim ama şimdilik şunu bilmeniz yeter, eğer üçlüler üzerinden gidiyorsanız ve melodiye ek olarak birden fazla üçlü eklediyseniz (hem üste hem alta üçlü mesela) bunların sadece ikisi paralel haraket edebilir. hepsinin paralel haraket etmesi kötü armoni olarak sınıflandırılır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
ben tam olarak cemal süreya'nın dizelerindeyim şuan..
nasıl bir his biliyor musun?
oda geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun,
birşeyler düğüm düğüm dizilmiş boğazına,
ama ne yutabiliyorsun ne atabiliyorsun…
sorarsan eğer ‘hayat nasıl’ diye,
‘tatsız tuzsuz ekmek gibi’ dersem, anlar mısın?”
nasıl bir his biliyor musun?
oda geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun,
birşeyler düğüm düğüm dizilmiş boğazına,
ama ne yutabiliyorsun ne atabiliyorsun…
sorarsan eğer ‘hayat nasıl’ diye,
‘tatsız tuzsuz ekmek gibi’ dersem, anlar mısın?”
devamını gör...
sen parasını ver ben sana sonra veririm
bunu diyenlerin ayrı ve değişik bir tarikat olduğunu düşündüğüm beleşçi oğlu beleşçilerin ifadesi.
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
son zamanlarda neredeyse bütün tanışmalar böyle gerçekleşir.
iş, okul, ortak çevre dışında tanışma kültürümüz bitmiştir, onlar da zorunluluktandır.
iş, okul, ortak çevre dışında tanışma kültürümüz bitmiştir, onlar da zorunluluktandır.
devamını gör...
türkçe isimlerin yabancılardaki karşılığı
havva - eve
bünyamin - benjamin
2.nin gerçekliğini bilemiyorum. tamamen kulağa benzer geldiği için yazdım.
edit: gerçeklik derken, birinin diğerine dönüşüp dönüşmediğini bilmiyorum yani. belki tamamen bağımsız isimlerdir ama bu kadar benzerlik de bağımsızlık için fazla.
bünyamin - benjamin
2.nin gerçekliğini bilemiyorum. tamamen kulağa benzer geldiği için yazdım.
edit: gerçeklik derken, birinin diğerine dönüşüp dönüşmediğini bilmiyorum yani. belki tamamen bağımsız isimlerdir ama bu kadar benzerlik de bağımsızlık için fazla.
devamını gör...
bir tane israilli öldürsem cennetlik olurum
işte bu bakış açısının bir benzeri de israillilerde var. bir filistinli öldürürsem cennetlik olurum diyorlar. bu durumda fark?
devamını gör...
40 yaşında emekli olan nesil
annem bu jenerasyondandır, babam rahmetli olunca öğretmenliği bırakmıştır. pazara çıktığımızda tezgahtarlardan öğretmenim nasılsın diye sorular gelir eşek kadar adamlardan kadınlardan, gurur duyarım.
devamını gör...
modern kölelik
yasal olarak uygulanan köleliktir. 9-5 mesai yapmak (eğer bulunacak kadar şanslı iseniz tabii ki) ve bu mesaiden kazandığın paranın bırakın eğlenmek, kültürlenmeyi zorunlu ihtiyaçları bile karşılayamaması, ne yaparsanız yapın paranın dönüp dolaşıp yine sisteme iade edilmesi bu sistemin başlıca özeliklerindendir.
devamını gör...





