bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu gece olacak yayında ben de varım dostlar. sesimi duyup bana meftun olacağınıza eminim (!). şimdiden keyifli dinlemeler, bekleyin beniii. *
ayrıca yayına daha saatler var ama 23 nisanda şiir okuyacak ilkokul çocukları gibi heyecanlıyım.
ayrıca yayına daha saatler var ama 23 nisanda şiir okuyacak ilkokul çocukları gibi heyecanlıyım.
devamını gör...
annelerin garip huyları
devamını gör...
mizah anlayışını birkaç cümle ile anlat
genellikle bilgi veya zeka gerektiren esprilere gülüyorum. hatta bazen yapıyorum lakin anlayan çok olmadığı için yapmaktan vazgeçiyorum.
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
istisnalar kaideyi bozmaz diyerek şu şekilde anlatmaya çalışayım.
ilkokul mezunu ateist göremezsiniz, hayatında hiç kitap okumamış ateist göremezsiniz, hayvanlara işkence yapan ateist göremezsiniz, bilmediği konu hakkında atıp tutan ateist de göremezsiniz. yani ateistler zeki insanlardır, etrafına da zarar veren tipler değillerdir.
ilkokul mezunu ateist göremezsiniz, hayatında hiç kitap okumamış ateist göremezsiniz, hayvanlara işkence yapan ateist göremezsiniz, bilmediği konu hakkında atıp tutan ateist de göremezsiniz. yani ateistler zeki insanlardır, etrafına da zarar veren tipler değillerdir.
devamını gör...
ali koç
bilimum sosyal medya ve diğer platformlarda, parasını verip tasmasını çekiştirdiği trolleri olan fenerbahçe tarihinin en vasat başkanı olan şahıs.
aziz yıldırım ile kıyas edilmesi dahi abesle iştigaldir, saçmadır. aziz yıldırım'ın, her ne kadar sportif başarıları koltukta kaldığı yaklaşık 20 yıla göre sınırlı kalsa da, en azından rakip takımların teknik direktörleri hakkında demeç vermemiştir ve ayrıca gerçekten yönetme vasfına sahip biriydi, oturduğu koltuğa yakışıyordu.
ali koç ise bazı şeyleri değiştirmek, kulübü daha üst seviyelerde temsil edilebilir duruma getirmek, mali açıdan düzlüğe çıkarmak, fenerbahçeyi avrupa düzeyinde bir kulüp yapma vaatleriyle başa geldi e tabii ailesinin sahibi olduğu servetinde etkisiyle tasmasını elinde tuttuğu binlerce fenerbahçe üyesi sayesinde.
döneminde başaramadıklarına bakacak olursak;
*şampiyonluk alamadı
*kupa kazanamadı
*kulüp avrupa kupalarına gidemedi
*ezeli rakibi* galatasaray'a karşı hiç galibiyet alamadı ayrıca meşhur kadıköy serisi bir tarafında 2 sene üst üste patladı*
*her fırsatta bir zamanlar eski twitter trolleri olan yöneticileri (bkz: alper pirşen ve selahattin baki) en ufak bir olayda ortalığı yaygaraya verip ağladılar, sızladılar, akıllara zarar açıklamalar yaptılar.
*kulüp yıllar sonra ilk kez son haftalara girilirken kümede kalmayı garantiledi.
*aziz yıldırım sezon ortasında hoca değiştirmezdi ama ali koç bir çok kez bu deneyimi kulübe yaşattı.
son olarak oynadıkları alanyaspor maçında kural hatası olduğu yönünde resmi başvuru yapmışlar şaka gibiler vallahi haha*
dua edin maç tekrarı falan olmasın bu kez direkten dönmez o kadar top bir ikisi illaki girer kaleye*
evet birisi vizyon demişti sanırım? hani nerede o arkadaş görünmüyor bu günlerde?*
aziz yıldırım ile kıyas edilmesi dahi abesle iştigaldir, saçmadır. aziz yıldırım'ın, her ne kadar sportif başarıları koltukta kaldığı yaklaşık 20 yıla göre sınırlı kalsa da, en azından rakip takımların teknik direktörleri hakkında demeç vermemiştir ve ayrıca gerçekten yönetme vasfına sahip biriydi, oturduğu koltuğa yakışıyordu.
ali koç ise bazı şeyleri değiştirmek, kulübü daha üst seviyelerde temsil edilebilir duruma getirmek, mali açıdan düzlüğe çıkarmak, fenerbahçeyi avrupa düzeyinde bir kulüp yapma vaatleriyle başa geldi e tabii ailesinin sahibi olduğu servetinde etkisiyle tasmasını elinde tuttuğu binlerce fenerbahçe üyesi sayesinde.
döneminde başaramadıklarına bakacak olursak;
*şampiyonluk alamadı
*kupa kazanamadı
*kulüp avrupa kupalarına gidemedi
*ezeli rakibi* galatasaray'a karşı hiç galibiyet alamadı ayrıca meşhur kadıköy serisi bir tarafında 2 sene üst üste patladı*
*her fırsatta bir zamanlar eski twitter trolleri olan yöneticileri (bkz: alper pirşen ve selahattin baki) en ufak bir olayda ortalığı yaygaraya verip ağladılar, sızladılar, akıllara zarar açıklamalar yaptılar.
*kulüp yıllar sonra ilk kez son haftalara girilirken kümede kalmayı garantiledi.
*aziz yıldırım sezon ortasında hoca değiştirmezdi ama ali koç bir çok kez bu deneyimi kulübe yaşattı.
son olarak oynadıkları alanyaspor maçında kural hatası olduğu yönünde resmi başvuru yapmışlar şaka gibiler vallahi haha*
dua edin maç tekrarı falan olmasın bu kez direkten dönmez o kadar top bir ikisi illaki girer kaleye*
evet birisi vizyon demişti sanırım? hani nerede o arkadaş görünmüyor bu günlerde?*
devamını gör...
yalnızlığını tanımlamak
“ bunca yıldır yaşadıklarımdan, okuduklarımdan, tanıklıklarımdan öğrendiğim onca şeyden biri de şudur: yalnızlar, yalnız insanlar, yalnız yaşayanlar, yalnızlığı seçenler kendilerine ötekilerden daha iyi davranmalıdırlar.”
-murathan mungan.
-murathan mungan.
devamını gör...
yazarların en sevdiği mevsim
yazı çok severim böyle sıcak ama biraz da yüzüne vuran o rüzgar. bir de sanırım en çok ilkbahar. böyle ne sıcak ne soğuk kuşlar cıvıldıyor uykuda olan orman uyanıyor ağaçlar çiçek açıyor doğa çok farklı çok ayrı bir güzel oluyor ilkbaharda.
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
dönem şartlarını göz önünde bulundurduğumda her istenen kızın aşağılandığını düşünmüyorum ama, sosyal-tarihsel altyapısı kesinlikle kadını edilgenleştirmek, alınan- verilen iradesiz bir obje olarak görmek üzerine kurulu.bu ülkenin yakın geçmişinde başlık parası diye bir gerçek mevcut mesela.bildiğiniz babası kadının o yaşına kadar yediğinin içtiğinin parasını çıkarmaya çalışıyor, onu geçtim üzerinde tasarruf hakkı olan bir mal gibi ondan kazandığı parayla öküze falan yatırım yapıyor. evladına fiyat biçiyor resmen ya anlamak çok zor. bu eril düzende erkek egemen şartlarda kız isteme geleneğinde iyi niyet aramak da biraz gerçeklere göz kapamak kolaya kaçmak gibi geliyor bana.
devamını gör...
bluetooth kulaklık tavsiyesi
philips'in bizzat aktif kullanıcısı olduğum şu modelini şiddetle tavsiye edebileceğim başlıktır.
philips shb3175
şekil a'da görülen fıstığın dahili mikrofonu ve üzerinde kontrol tuşları yer almakta. bluetooth özelliğine ek olarak çift girişli, sökülüp takılabilir bir kablosu da mevcut ve şarjı bittiği taktirde şarkıya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. aynı şekilde kablo kulaklığa ayrı bir girişle bağlı olduğundan kopma gibi durumlarda yeni kablo da alabilirsiniz. bluetooth'un bozulması durumunda da bu özellik kulaklığın çöp olmasını engelliyor zaten. bunun dışında, gelen aramaları tek tuşla, telefonu cepten çıkarmadan yanıtlayıp sonlandırabilirsiniz.
bluetooth açık olduğunda kulaklığın son ses derecesi telefonun ses açma tuşunun derecesiyle birlikte daha da artıyor ki bu çok hoşuma gitti açıkçası.
ve en güzel özelliği ses kalitesinin bu fiyattaki bir ürün için mükemmel olması. bu fiyatta falan dediğime bakmayın; ben dinlerken stüdyonun içinde gibi hissediyorum. bas konusunda mükemmel ve bütün türleri ortalamanın çok üzerinde bir kaliteyle dinleyebilirsiniz. ki ben melodik death metal dinleyicisi olarak özellikle müzik zevki benimle benzer olan arkadaşlara tavsiye ederim bu kulaklığı.
ha bir de, kulaklığık tasarımı itibariyle her insanın kafasına rahatsızlık vermeden uyum sağlayarak takılabilecek bir yapıya sahip.
aynı zamanda hoparlör kısımları kafa bandının içine gelecek şekilde katılabiliyor da.*
philips shb3175
şekil a'da görülen fıstığın dahili mikrofonu ve üzerinde kontrol tuşları yer almakta. bluetooth özelliğine ek olarak çift girişli, sökülüp takılabilir bir kablosu da mevcut ve şarjı bittiği taktirde şarkıya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. aynı şekilde kablo kulaklığa ayrı bir girişle bağlı olduğundan kopma gibi durumlarda yeni kablo da alabilirsiniz. bluetooth'un bozulması durumunda da bu özellik kulaklığın çöp olmasını engelliyor zaten. bunun dışında, gelen aramaları tek tuşla, telefonu cepten çıkarmadan yanıtlayıp sonlandırabilirsiniz.
bluetooth açık olduğunda kulaklığın son ses derecesi telefonun ses açma tuşunun derecesiyle birlikte daha da artıyor ki bu çok hoşuma gitti açıkçası.
ve en güzel özelliği ses kalitesinin bu fiyattaki bir ürün için mükemmel olması. bu fiyatta falan dediğime bakmayın; ben dinlerken stüdyonun içinde gibi hissediyorum. bas konusunda mükemmel ve bütün türleri ortalamanın çok üzerinde bir kaliteyle dinleyebilirsiniz. ki ben melodik death metal dinleyicisi olarak özellikle müzik zevki benimle benzer olan arkadaşlara tavsiye ederim bu kulaklığı.
ha bir de, kulaklığık tasarımı itibariyle her insanın kafasına rahatsızlık vermeden uyum sağlayarak takılabilecek bir yapıya sahip.
aynı zamanda hoparlör kısımları kafa bandının içine gelecek şekilde katılabiliyor da.*
devamını gör...
kadınların 25 yaşından sonra çökmeye başlaması
yanlış tespit.
yok öyle bir şey.
gürcistan'da ve bosna'da gördüğüm, sarışın uzun boylu iri kızlar için 30'lu yaşların sonunda olabilen, oda yoğun alkol ve gece hayatı sonucu olan hal.
yok öyle bir şey.
gürcistan'da ve bosna'da gördüğüm, sarışın uzun boylu iri kızlar için 30'lu yaşların sonunda olabilen, oda yoğun alkol ve gece hayatı sonucu olan hal.
devamını gör...
beş şehir
onur ünlü'nün zehir zemberek filmi. öyle ki eğer depresyondaysanız ya da moraliniz bozuksa izlenmemesi tavsiye olunur. gelelim konusuna:
filmde bir grup insanın hayat hikayesi anlatılır. bu insanların birbiriyle karşılaşmaları, yalnızlıklar, hastalıklar, çaresizlik, aile dramları ne ararsanız burada. özellikle oyuncuların performansları karşısında hayretler içinde kalırsınız. oyuncu kadrosunda tansu biçer, beste bereket, bülent emin yarar, şebnem sönmez, ahmet rıfat şungar, ege tanıman gibi mükemmel insanlar var. bize yalnızlığı, çaresizliği ve aşkı öyle anlatıyorlar ki film bittiğinde karşı karşıya kaldığınız gerçeklerle hareketsiz bir şekilde kalakaldığınızı farkediyorsunuz.
"belli! senin şiir falan okuduğun yok. eğer okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz."
filmde bir grup insanın hayat hikayesi anlatılır. bu insanların birbiriyle karşılaşmaları, yalnızlıklar, hastalıklar, çaresizlik, aile dramları ne ararsanız burada. özellikle oyuncuların performansları karşısında hayretler içinde kalırsınız. oyuncu kadrosunda tansu biçer, beste bereket, bülent emin yarar, şebnem sönmez, ahmet rıfat şungar, ege tanıman gibi mükemmel insanlar var. bize yalnızlığı, çaresizliği ve aşkı öyle anlatıyorlar ki film bittiğinde karşı karşıya kaldığınız gerçeklerle hareketsiz bir şekilde kalakaldığınızı farkediyorsunuz.
"belli! senin şiir falan okuduğun yok. eğer okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz."
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük ahalisi, sabah uyandığınız zaman akışta mahlasınızı görürseniz şaşırmayın çünkü sizi seven yazarınız bir nickaltı girmiştir. kim bilir ne zaman gelirim ama kesin gelirim.
devamını gör...
stalker
ünlü sovyet yönetmen andrei tarkovsky'nin filmi. bir rehberin, bir bilim adamı ve bir yazarı her dileğin gerçekleştiği " the zone "a götürmesinin hikayesi anlatılır.
bu filmin havası başka hiçbir filmde yoktur. daha önce izlediğiniz hiçbir bilim kurgu filmine benzemez.. hatta bilim kurgu filmi demek ne kadar doğru, orası tartışılır. daha çok felsefi / imgesel bir film demek daha uygun gibi çünkü fantastik öğeler oldukça az tutulmaya çalışılmış ve kullanılanların hepsinin altına felsefi alt metinler yerleştirilmiş.
bu filmi tamamiyle anlamak için filmden ötesini düşünmek gerekiyor. tarkovsky özellikle din ve inanç kavramlarını eleştirmekten çekinmemiş. sıradan bir bilim kurgu gibi seyredilirse sığ bulunabilecek film olmuş. bu tarz imge ve alt metinleri göz önünde bulundurularak izlenirse ancak o zaman neden bir başyapıt olduğu anlaşılabilir. yavaş ilerleyen film bu tarz filmlere alışık değilseniz sizi sıkabilir, ancak filmin içine girerseniz sizi sıkmaz. tarkovsky nin diğer filmlerinde de olduğu gibi, kamera kullanımı tek kelime ile büyüleyici. müthiş renk kullanımı içermesi de filmin mistik havasını kat kat artırmış. tam bir görsel şölen. rönesans devri tabloları gibi görüntüler var. hele ki filmin siyah beyaz dan renkliye geçtiği kısım efsanedir.
herkese hitap etmeyebilecek bir film olsa da bence "sanat filmi" denilen tarzın kesinlikle en başarılı örneklerinden biridir.
bu filmin havası başka hiçbir filmde yoktur. daha önce izlediğiniz hiçbir bilim kurgu filmine benzemez.. hatta bilim kurgu filmi demek ne kadar doğru, orası tartışılır. daha çok felsefi / imgesel bir film demek daha uygun gibi çünkü fantastik öğeler oldukça az tutulmaya çalışılmış ve kullanılanların hepsinin altına felsefi alt metinler yerleştirilmiş.
bu filmi tamamiyle anlamak için filmden ötesini düşünmek gerekiyor. tarkovsky özellikle din ve inanç kavramlarını eleştirmekten çekinmemiş. sıradan bir bilim kurgu gibi seyredilirse sığ bulunabilecek film olmuş. bu tarz imge ve alt metinleri göz önünde bulundurularak izlenirse ancak o zaman neden bir başyapıt olduğu anlaşılabilir. yavaş ilerleyen film bu tarz filmlere alışık değilseniz sizi sıkabilir, ancak filmin içine girerseniz sizi sıkmaz. tarkovsky nin diğer filmlerinde de olduğu gibi, kamera kullanımı tek kelime ile büyüleyici. müthiş renk kullanımı içermesi de filmin mistik havasını kat kat artırmış. tam bir görsel şölen. rönesans devri tabloları gibi görüntüler var. hele ki filmin siyah beyaz dan renkliye geçtiği kısım efsanedir.
herkese hitap etmeyebilecek bir film olsa da bence "sanat filmi" denilen tarzın kesinlikle en başarılı örneklerinden biridir.
devamını gör...
yüzüklerin efendisi serisinin en sevilen sahnesi
öyle bir sahnesi yok.çünkü her sahnesi ayrı bir tat ayrı bir değer katıyor insana.
devamını gör...
the irishman
martin scorsese'in yönettiği, al pacino ve robert de niro'nun rol aldığı 2019 yapımı film.
devamını gör...
eşref saati
eşek saatinden iki ya da üç saat sonraki keyifli ve elverişli zaman. zira, genelde öğle saati eşek saati , ikindi saati de eşref saati olur.
devamını gör...
normal sözlük'ün kadın yazarları
sayıları %65 kadar olduğunu tahmin ettiğim benim de aralarında bulunduğum güzel kadınlardır.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
öyle iki kuru merhabaya da kanmazlar ayrıca.
devamını gör...



