her yıl 6 milyon insanın görmeye gittiği leonardo şaheseri. 77cm x 53cm boyutlarında kavak bir pano üzerine sfumato tekniği ile resmedilmiş hâlen paris’teki louvre müzesi’nde bulunan, yağlıboya ile yapılmış portre *.

bu yüksek rönesans ürünü eserin kompozisyon düzeninde, rönesans ruhuna uygun olarak düzenlenmiş üçgen dizilim, altın oran spiralleri, iç içe geçmiş daireler ve altın oranlı dikdörtgenler hakim. ayrıca resmin çeşitli yerlerine gizlenmiş semboller, sayılar ve objeler de kullanmış leonardo. figürün sağ göz bebeğine l ve v, sol göz bebeğinde ise c ve b harfleri görülüyor, “l” ve “v” harflerinin, leonardo da vinci’nin baş harfleri olma ihtimalinden söz ediliyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

her ne kadar resim louvre müzesi'nde "francesco del giocondo’nun karısı, lisa gherardini" başlığı altında sergileniyorsa da, resimdeki modelin kim olduğuna dair çeşitli rivayetler de var; da vinci’nin annesi catesine buti del vacca, medici ailesinin bir kızı, milano düşesi isabella of aragon, meryem ana ve hatta leonardo da vinci’nin kendisi.

ı. dünya savaşı'ndan çok az bir süre önce 100 yıllık tarihe sahip bir ailenin evinde ikinci bir mona lisa bulunmuştu; ısleworth mona lisa. 2 resim arasında müthiş bir benzerlik olmasına rağmen ikinci versiyonda figür daha genç birini tasvir eder ve arka plan farklıdır.
giorgio vasari'ye göre leonardo mona lisa'ya 1503–1504 yıllarında başladı ve bitirmeden bıraktı. resmi 1519 yılında fransa’da bitirdiği söyleniyor. bu durumda ısleworth mona lisa'nın ilk başladığı resim olma ihtimali ortaya çıkıyor. ancak bu resim kavak panel değil kanvas üzerine çalışılmış. üzerinde herhangi bir imza yok bu nedenle kesinlikle leonardo’nun denilemiyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yönetmenliğini david fincher'ın yaptığı senaryo koltuğunda ise jack fincher'in oturduğu 2020 yapımı filmdir.

film genel olarak sinema tarihinin dönüm noktası kabul edilen citizen kane filminin ilginç senaryo yazım sürecine ve filmin unutulmaz senaristi herman mankiewicz’in hayatına odaklanıyor.
özellikle o dönemin havasını çok iyi koklayan bir yapım olmuş. hem dönemin politik duruşunu hem de sinema dünyasında olanları çok güzel bir şekilde anlatıyor.
2020 yılında siyah beyaz bir film izlemek benim çok hoşuma gitti. filmde kullanılan müzikler , malzemeler , kostümler son derece yerindeydi.

filmin ilginç bir hikayesi var filmin senaryosunu david fincher'ın rahmetli babası zamanında yazıyor ama film çekilmiyor. yıllar sonra oğlu david fincher bu senaryoyu çekiyor ve ölümsüzleştiriyor. tabi sonrasında film büyük bir ses getirip oscar ödülleri aldı en iyi sinematografi ödülü ve en iyi prodüksiyon tasarımı ödülü aldı.

filmin oyuncu kadrosunda ise gary oldman , amanda seyfried , lily collins gibi başarılı isimler var.
en dikkat çekici isim tabi ki gary oldman olmuş. bence muhteşem bir oyunculuk performansı sergilemiş. özellikle son 15 dakika hayran bırakıyor.
tek eksik bulduğum kısım bu bir eksiklik mi bilmiyorum ama filmi izlerken filmin dönemine hakim olmak gerekiyor. nasıl bir dönemde olduğunu anlamayan seyirci filmden pek keyif alamaz gibime geliyor.
özellikle sesli sinemaya geçiş döneminde filmlerin olmazsa olmazının senaristler olması ve bunun bilinmesi filmi daha keyifli yapıyor.
kesinlikle severek keyif alarak izlediğim bir film olmuş mank tavsiye ederim.


mank karakterinin sarhoşken sergilediği tirat performansı filmi çok ayrı bir yere taşımış en beğendiğim sahne oldu.
don quıjote ve bahsettikleri masanın etrafında dolaşması ve son olarak içinde bulunan her şeyi yere kusması acayip güzeldi.
david fincher'ın mank karakterine biraz duygusal yaklaştığını düşünüyorum. herif çok kusursuz ve çok zeki yaratılmış. o kısımları pek beğenmedim o yüzden.
hitler göndermeleri ve mank karakterinin zekice gözlemleri tebessüm ettirdi. komunizm sosyalizm olayları güzel anlatılmış.
ve yukarıda bahsettiğim gibi dönemin olaylarına hakim olmasaydım bu filmden zevk alamazdım.
devamını gör...

kıştır efenim. ben çaresi olan şeyleri sanırım daha çok seviyorum. üşürsen bir kat daha giyinirsin. ama yaz öyle mi? nereye kadar soyunacaksın sıcaktan?
devamını gör...

acayip sinir bi kişilik bu ya. harbiden bazen dalga geçtiğim ironi yaptığım bir şeyi ciddiye alıp salak salak şeyler yazan var. ironi dili ve edebiyatı dersi verilse keşkem de gerginlik yaşanmasa.
devamını gör...

biraz önce eski arkadaşımla 6 ay önce yaptığımız tartışmanın yazılarını okudum da.olaylar yaşanırken hissedilen duygular gerçekten çok yoğun oluyor.bir süre geçtikten sonra şöyle bir olaylara bakınca saçma sapan ve basit gelebiliyor.bu olayda da yaştan ziyade o an hissedilen duyguların yanlışlığına odaklanmak lazım.yani her tartışma ,kavga ya da anlaşmazlık sonrasi biraz durup sakinleşebilmek şart. her duygunun geçici olduğunu unutmamamız gerekir.
1-dur 2-biraz bekle 3-uzaklaş 4-tekrar değerlendirme yap.
keske hepimiz yapabilsekte böyle saçma sapan haberleri hiç duymasak.
devamını gör...

demet akalınlık.
devamını gör...

bir haftalık ömrü kalmış bir insanın "ya olursa, belki, hadi bakalım, bu sefer" yolluklarını da yanına alıp bir aylık yola düşmesi.

külliyen öldük.
devamını gör...

--- alıntı ---

dindarlığınızı tanrıya gösterin, bana insanlığınız lazım.

--- alıntı ---
devamını gör...

heh şöyle ya entel dantel dinleye dinleye evde röpdoşambırla dolaşmaya başladım.*.

orada olacağım sevgili gomercan.
devamını gör...

dostum bence sen depresyonda değilsin.
sadece fazla takıyosun.
böyle her şeyi kafaya takarak nereye kadar yahu.
sal kendini akışına bırak.
metanetli ol.
sabret bugünler de geçecek.
haline şükret bak senden kötüler de var.
sadece senin mi başına geliyor sanki? senin gibi bir sürü insan var.
güçlü ol.
dipnot: olamıyoruz arkadaşlar. bize sadece sarılın.
devamını gör...

"i can do it" kıvamında, pandemi devam ederken kullanılabilecek sloganlardan birisidir.
devamını gör...

forumsal olmadığı sürece her türlü şeyin belli bir çerçevede yazılabileceğini bilen yazarların yanlış anlaşılmasıdır.
interaktif sözlüğün ilk amacı bir kelime veya olayı herhangi biçimde tanımlamaktır, isteyen veya başarabilen içine biraz espri biraz anı ve başka şeyler katabilir zaten direk bir olayı tanımlarsak wikipedia olurduk. bu yüzden yakın zamanda forumsal yazıların önce düzeltilmesi istenecek ardından düzeltme olmazsa silinecektir.
devamını gör...

nasıl uyandık ama*
günaydın kediler, kuşlar, günaydın halkım. günaydın insanlar. herkese günaydın.
sabah neşesi
devamını gör...

orijinal adı ''don't f**k with cats'' olan true crime netflix belgeseli. sapkın birinin internet üzerinde paylaştığı videolardan sonra amatör bir internet dedektifliği ağı kuruluyor ve olaylar ilerliyor. her bir ayrıntısıyla insanı hayrete düşürüyor. izleyin efenim.



luka magnotta isimli kişi kedilere işkence ettiği öldürdüğü vs. videoları internete koyuyor ve hayvan hakları aktivistleri hemen stalka başlıyor. kısa süre sonra aynı kişi cinayet işliyor ve fransa'ya kaçıyor. haberlere yayılıyor. her yerde ismi geçiyor. sonunda ise fransa'da bir internet kafe işleten kadir anlayışlı isimli türkün ihbar etmesiyle yakalanıyor. garip olansa internet kafede interpol'ün sitesine girerek kendi fotoğrafına bakması. nasıl bir ilgi manyağıysa artık. temel içgüdü filmine takık olan bu manyak resmen filmi canlandırıyor gerçek hayatta. inanılmaz bir kafada. müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. belgeselin sonunda ise stalk grubu luka'nın tam da istediği şeyi yaptıklarını ve onları piyon gibi kullanarak bir hikaye anlattığından bahsediyor.

devamını gör...

iletişim kuramamak, anlaşılmayı beklemek. zirveye oynar.
devamını gör...

gerek olmayan sebeplerdir.

istemezsiniz ve çocuk sahibi olmazsınız, bu kadar basit.

çocuk sahibi olmamak bencillik gibi görünüyor diyen olmuş. aslında tam tersine, çocuk yetiştirmek dünyanın en bencil eylemidir. özellikle de ebeveynlerin bir çoğunun çocuğunun inancı ve yaşam tarzı gibi şeyleri belirleme hakkını kendinde gördüğünü düşünecek olursak.
devamını gör...

bir gün elektrik fatura bedelleri insani boyutlara gerilerse evde böyle oturacağım:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

.
.

bir şeyler yazmayı bıraktığında beri her şey daha da kötü ilerliyor. yine de yazmak içimden gelmiyor bir türlü. buraya yazarsam belki aynı etkiyi verebilir.
kendimi düzelttiğimi sanarken mahvediyorum hep. bir süreliğine kendimi kandırıyorum sadece. geceleri yatağa yattığımda düşünüyorum tüm günümü, günüm koca bir yalandan ibaret. gün içinde moralimi bozmamak için kendimi kandırmışım. kendimi değiştirmeden ondan sonraki gün yine aynı şeyi yapıyorum. korkağım çünkü. kendimden korkuyorum. kendimi fark etmekten ve kendim olmaktan korkuyorum.
yalnızlığı sevdiğimi söylüyorum hep, o şekilde daha çok eğlendiğimi söylüyorum. yalan. moralimi iyi olduğunu,sadece soğuk birisi olduğumu söylüyorum. yalan. normalde de sessiz birisi olduğumu,bu duruma alıştığımı söylüyorum. yalan. kendime güvendiğimi söylüyorum. yalan. bunlar olduğum kişideki değil olmak istediğim kişideki özellikler. yıllardır sürdürüyorum bunu ve artık kim olduğumu ben bile bilemiyorum. hiçim işte. şu anlık öyle. birgün halledeceğim bu sorunumu ve şu anki halimle dalga geçeceğim." ne kadar salakmışım ","dünya benim etrafımda dönüyormuş gibi kendi acımı büyük sanmışım" diyeceğim . öyle umut ediyorum hiç değilse.

29.04.22
insanlara ve kendime olan güvensizliğim giderek artıyor ve ben giderek daha da kötü oluyorum. sakin kalamıyorum, artık sinirimi saklayamıyorum bile. kendimi saklayamıyorum artık çünkü gücümün azaldığını hissedebiliyorum. kendimi mahveden kişi yine ben oluyorum. bu yüzden kendime olan saygısızlıklarım giderek artıyor ve kendimi bu konuda durduramıyorum. mahvoluyorum ve mahvoluşumu izliyorum sahnenin içinden.

12.05.22
boğazım düğümlendiği zamanlarda benden başka hiç kimse o düğümü çözemiyor fakat bazen o düğümü hak ettiğimi düşünüyorum ve o düğümün beni nasıl yönettiğini izliyorum.

24.05.22
bir süredir kendimi iyi hissediyorum. alışık olmadığım için garip geliyor ama iyi bir gariplik bu.

05.06.22
yaptığım şeyin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu bilmiyorum ama yaptım işte. belki de bazı şeyler hakkındaki ön yargılarımı yıkabilmem için o şeyleri denemem gerekiyordur.

23.06.22
düzelemiyorum işte, olmuyor. her seferinde daha çok kaybetmeye devam ediyorum. herkesi ,her şeyi kaybediyorum. beni seven birkaç insandan uzaklaşıyorum hep. kendimle kaldığımdaysa doğru düzgün düşünemiyorum zaten . aynı terane.

02.07.22
kendimi iğrenç hissettiğim bir günden daha merhaba . dışarıya çıkıp bir iki insan yüzü görmem lazım , bu evin içerisinde bulunduğum süreçte hep huzursuz ve tedirgin oluyorum, özellikle de haftasonları. bir şeyler yapmam lazım ama hiçbir şeye halim de yok. sadece yatıp uyumak ve bir daha hiç uyanmamak istiyorum.
neden böyle oldum bilmiyorum ama umarım bu halimle kendimden başka kimseye zarar vermiyorumdur.

03.07.22
bir an önce şu evden gitmem gerekiyor. kendimi her geçen gün daha da değersiz, yetersiz ve iğrenç hissediyorum. sakinleşmekte her geçen gün daha da zorlanıyorum. odamdan dışarı çıktığım zaman ya da odama biri girdiği zaman bile tedirgin oluyorum çünkü biliyorum benim hakkımda ne düşündüklerini. haklı da olabilirler belki ama hiç değilse doğru düzgün bir şekilde bir şeyler anlatmama izin verselerdi, beni dinleselerdi belki de daha iyi olurdu. ama biliyorum öyle bir şey olmayacağını. alışmak zorundayım galiba.

13.07.22
bir gün de iyi hisset lan kendini. kaygısız,umutlu, pozitif hisset bir gün de kendini. kalk şu yataktan, kafanı yerden kaldır, tedirgin olma hiçbir şeyden,korkma. korkacak hiçbir şey yok. tanrıdan bile korkmana gerek yok, kendinden ve insanlardan korkmana gerek yok. sal biraz . o zaman düzelirsin belki.

14.07.22
kendimi kaybediyorum her konuda. hâlâ bir gelişme yok.

20.07.22
sana güvenmeli miyim yoksa güvenmemeli miyim bilmiyorum ama şunu biliyorum ki sana bağlanmaktan çok korkuyorum. hayatımın içine edip daha sonra beni bununla yalnız bırakmandan çok korkuyorum. beni kullanmandan çok korkuyorum. her şeyden çok korkuyorum.

26.07.22
kafamda kurmadan duramıyorum, özür dilerim. uyumam lazım yoksa kurmaya devam edeceğim ve benim için daha da kötü olacak.

21.08.22
korkuyorum. her şeyden çok korkuyorum. umursamaz gibi davranıp korkumu yeneceğimi zannediyorum ama aslında sadece kendimi kandırıyorum.

22.08.22
şu içine ettiğimin başlığına yine geldim. çünkü başka ne yapacağımı bilmiyorum. kendimi öldürüp yeni bir ben yaratmam lazım ama bu şeyi şu ana kadar yapamadıysam bundan sonra da hiç yapamazmış gibi hissediyorum. her gün salak salak insanların salakça fikirlerini salak gibi kafama takıp kafayı sıyırmaktan çok sıkıldım, anlıyor musun sözlük? kendimi sadece sana anlatıyorum, sen anlıyor musun beni? neyse si*tır et zaten anlasan da bir şey değişmeyecek.
gece uyuyamazsam eğer yine bütün geçmişimi gözden geçirip yine kendime küfredecegim bunu yaptığım için. evet, hak ediyorum. ben bütün zorlukları ve acıları hak ediyorum. çünkü korkak, yalancı, acınası ve kafasını kullanmayan biriyim. kullanamayan demiyorum,kullanmayan diyorum. sırf kimseyi kırmamak için o k

30.08.2022
özür dilerim ama yapamıyorum .

04.09.2022
yarın buluşacaksın onunla, hissedebiliyorum. içimdeki sıkıntının sebebinin o olduğunu biliyorum. bugün yaptığım şey için de özür dilerim, böyle gelişeceğini bilseydim hiç yapmazdım zaten. ama seni seviyorum ve sana gerçekten değer veriyorum. seni kaybetmekten de çok korkuyorum. şu an keşke yanımda olabilseydin. o zaman konuşup anlaşırdık belki. sana sımsıkı sarılırdım yine. o anlık için dünyalar benim olurdu. sen belki fark etmezdin ama yanında olduğum için tüm dertlerimi unuturdum. beni bazen kırsan da sanki bir şey olmamış gibi yine huzurlu oluyorum yanında. bu halim beni de korkutuyor. senin de dediğin gibi bağlanmamam lazım ama elimde değil. sana güvenemiyorum da. sen de söylüyorsun bana güvenme diye. öyle demesen güvenirdim oysa ki. keşke beni kırmasan aşk, ya da keşke ben beni kırdığın için seni bırakabilsem. ama ikisi de olmuyor. seni seviyorum. sana güvenemesem de seni seviyorum.bu nasıl oluyor ben de bilmiyorum.
sana her şeyimi anlatmak istiyorum ama korkuyorum da bir yandan . bu sabahki yaşadığım şeyi sana anlatmayı çok isterdim mesela. anlatabilirdim gerçi ama onu anlatabileceğim kadar uzun konuşmuyoruz bile hiç. bir de telefonla anlatabileceğim bir şey değil. zaten anlatsam da yine aynı şeyleri söylerdin yüksek ihtimalle. sen de haklısın aşk. ama keşke şu anksiyetenin nasıl bir bela olduğunu ve elimi ayağımı nasıl bağladığını kavrayabilsen. belki inandırıcı gelmiyordur sana , belki bahane olarak görüyorsundur. bilemiyorum gerçekten.
devamını gör...

trakya'nın gruru yeşil beyazlı futbol takımı.
tarihini nasıl anlatsam, tff lig statülerini sık sık değiştirdiği için biraz zor olacak.
en dan dan anlatma şekli şöyle olsun.
kırklarelispor günümüzde 2. lig kırmızı grupta yer alıyor ve 5. sırada.
2. lig ise günümüzde süperlig ve 1.ligten sonra 3.klasman ligi aslında.
toplamda;
8 sezon 2. seviyede
32 sezon 3. seviyede
2 sezon 4. seviyede
10 sezon ise amatör seviyede yer almış kırklareli.

başkanı: volkan can, aynı zamanda 2. ve 3. ligler kulüpler birliği başkanı.
teknik direktör: bilgin erdem. disiplinli, defansı çok güçlü tutan, takım boyunu kısaltan, maçlarda sesiyle ortaya inanılmaz enerji koyan ve bir üst lige yükselmek istiyorsa mutlaka iç saha galibiyet oranını artırması gereken hocadır. deplasman maçlarında, tribüne gider, takımı desteklemeye gelen bir avuç kırklareli taraftarı ile tek tek tokalaşır, teşekkür eder.

stadı: kırklareli atatürk stadyumu. yaklaşık 4000 kapasiteli.
taraftar sloganı: kırklar yırtar. (kırklar/3 alkış- yırtar/3 alkış şeklinde)

türkiye kupasındaki en iyi performansı ise geçen sene yaptı kırklareli.
çeyrek finalde fenerbahçe'ye elendi.
2. lig temsilcisi olarak fener'den önce sırasıyla ankaragücü, gaziantep ve başakşehir'i eleme başarısı göstermişti.
devamını gör...

5 yaşındayken annemin bana aldığı kamyon. hala saklıyorum. nasıl fişşşek dimi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim