supernatural (dizi) dean winchester. mizah yeteneği desen var, müzik zevki de güzel. sadece oturup kahve eşliğinde anılarını dinlemek bile zevkli olur diye düşünüyorum. asla sıkmayacak bir arkadaş olurdu benim için.
devamını gör...

"artık zamanın benim için önemli olduğunu hissediyorum. daha hızlı ya da yavaş geçsin diye değil, yalnızca zaman olsun diye; içinde yaşadığım, fiziksel olaylar ve etkinliklerle bölebildiğim bir şey olarak benim için belirginleşsin ve farkına varmadan geçip gitmesin diye."

at çalmaya gidiyoruz/per petterson
devamını gör...

tecumseh shawnee kabilesinin, panter koluna mensuptur. shawnee'lerin bu kolu savaş konusunda ciddi bir tecrübeye sahiptir. kendilerini shawnee'lerin askeri gücü olarak tanımlayabiliriz.

sciota nehri kıyısında, savaştan önceki gece yıkanarak arınırlar, savaş boyalarını sürerken, kutsal ruha zafer için yakarırlardı.

babası pukeshinwah bir savaş reisiydi ve panter klanının önemli savaşçılardan birisi olarak gösteriliyordu. point pleasant savaşı'nda oğlu henüz 6 yaşındayken öldürüldü.

babasını küçük yaşta kaybeden tecumseh'i ağabeyi chiksika ve shawnee'lerin ruhani lideri ''kara balık'' yetiştirdi.

kabilesine yapılan onlarca baskını küçük bir çocuğun gözlerinden gördü. kabilesiyle birlikte defalarca yer değiştirmek zorunda kaldı. çocukluğundan gençliğine kadar geçen dönem onun için ölüm ve sürgün demekti.

tabi bu dönem onun fikirlerinin oluşmasında da önemli bir evre olmuştur. küçük husumetler yüzünden birbirleriyle savaşan kabilelerin beyaz adam tarafından kolayca alt edilebildiğini gördüğü için, birlik fikri kafasında gençlik yıllarında yeşermeye başlamıştır.

katıldığı savaşlarda başlarda gözcülük görevini yerine getirmiş, sonrasında ise savaşlarda aktif olarak yer almaya başlamıştır.

tecumseh'in siyasi birlik fikri, katıldığı savaşlar sonrasında iyice pekişmiş ve neredeyse tüm kızılderili kabilelerini gezerek, onlara birliğin şart olduğunu anlatmaya çalışmıştır.

ona göre; ata toprakları bir bütündür. tüm kuzey amerika yerlilerine aittir. hiç bir kabile diğerlerini yok sayarak, topraklarını elden çıkaramaz veya terk edemez, bu sebeple tüm kabileler tarafından topluca müdafaa edilmelidir.

tecumseh'in bu fikirleri özellikle genç kızılderililer arasında hızla yayılmaya başladı. diğer kabilelerin reisleri, genç savaşçılardan gelen talepleri görmezden gelemediler ve kabilelerin ortak kararı ile bir kurultay toplanmasına karar verildi.

tecumseh bu toplantıda, yılanın kutsal toprakları sinsice dolaştığını, toprakların satılması konusunda kabileleri sincice soktuğunu söyleyerek, etkileyici bir konuşmaya imza attı.

yine bu konuşmasında ilk kez ''beyaz şeytan'' tabirini kullanarak, kızılderililer arasında bu tabirin yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

birlik fikri çığ gibi büyüyordu...

her ne kadar karşıt görüşler ortaya çıkmış olsa da, ezici bir çoğunluk tecumseh'in arkasındaydı.

bu fikir ''beyaz şeytan''a da iletildi. tecumseh bu talebin kabul edilmeyeceğini bilse dahi, yine de meselenin barışçıl bir yolla çözülebilmesi için elinden geleni yapmıştır.

elde bir avuç kalan ata topraklarının kızılderili kanı akıtılmadan korunabilmesini sağlamak için eşsiz bir diplomasi mücadelesi vermiştir.

''beyaz şeytan''ın bitmez tükenmez açgözlülüğü ve acımasızlığı karşısında savaşmak zorunda oldukları kesinleştiğinde, tecumseh atalarının savaş boyalarını sürdü. ''gökyüzündeki panter'' artık savaş alanındaydı...

beyaz şeytan'ı defalarca küçük muharebelerde yenmiş olsa da, bu durum asla yeterli olmuyordu. yeni bir yol düşünmeliydi. tekrar diplomasiyi devreye soktu ve ingilizlerden siyasi ve lojistik destek alarak savaşmaya devam etti.

5 ekim 1813 günü ''thames river'' savaşında ingilizler savaş alanını terk edince, beraberindeki kızılderililerle birlikte yalnız başına kaldı.

çekilmeyi düşünmediler. son ana kadar savaştılar.

savaş alanında düşen sadece tecumseh'in bedeni değildi...

birlik hayali ve kabilelerin özgürlük isteği de orada toprağa karıştı.

bu büyük adamın, bedeni asla kabilesine iade edilmedi. ''beyaz şeytan'' onun ölüsünden bile korkmuştu. ölüm haberi, küçük çaplı direnişlerinde bir süre durmasına neden oldu.

''babam ! benim babam güneştir. benim annem topraktır; onun bağrına yatacağım! ''diyen ''gökyüzündeki panter'' her ne kadar onun bağrına düşmüş olsa da, bedeninin yerinin bilinmemesi kabilesi arasında büyük bir acıya sebep olmuştur.

derler ki, geriye kalan bir avuç shawnee, ne zaman başını göğe çevirse, usulca onun adını fısıldarmış...

dibine not: başlığı açan değerli yazar arkadaşımın söylediği gibi tecumseh'e dair türkçe'ye çevrilmiş bir kitap yok. bu cidden büyük eksiklik. yabancı kaynaklardan okumak isteyenler james laxer'ın ya da john sugden'ın onunla ilgili yazdığı kitapları okuyabilirler. her ikiside tecumseh'i ve mücadelesini ayrıntılarıyla anlatmıştır.

dibine not 2: başlığı açan değerli yazar arkadaşıma ayrıca teşekkürü bir borç bilirim. zira kendisi bu alanda, sözlükteki boşluğu doldurmaya gayret ediyor. meşguliyetler trenimden her inişimde kendisine katkı sağlamaya çalışacağım. var olsun.
devamını gör...

memlekette ucuz olan sadece hava kaldı, o da henüz vergisi çıkmadığından dolayı.
devamını gör...

dev bir hayal kırıklığı.
ilk aldığım zaman kitabın ve murakami'nin çok iyi olduğunu düşünmüştüm. fakat kitap maalesef ortalamanın altında çıktı.
öncelikle iyi yönlerinden başlayalım:
- kitabın dili çok iyi, edebiyat dünyasının pop corn eserlerle çöle dönmesiyle edebi ağırlığı olan eserlerin üretimi azaldı. bu eser ise bu konuda resmen bir vaha.
- bir diğeri ise ana karakterleri çok iyi tanıtması ve hepsinin derin olması. hepsini bugün karşımızda görsek yabancılık çekmeyiz.

negatif olanlara gelirsek:
-genel kesimin dediği gibi tekrarlar, sürekli ama sürekli sinfonetta olsun, tengo karakterinin annesi ile olan durumu olsun tekrar ediyor ve bu da can sıkıyor.
- birinci kitabın öylece bitmesi. ne diğer kitap için yarattığı merak yada bazı şeylerin sonu yok öylece devam ediyor. teorim kitabın aslında tek cilt olarak çıkacağı ancak yayın evinin müdahalesiyle bölünmüş olabileceği.

- birçok şeyin açıklanmaması; cemaat'in amacı ne? lider özel güçlere nasıl kavuştu? fukaeri'ye ne oldu? little people ne, ne yapmak nereye varmak istemekte? hamilelik nasıl oldu? paralel evren nasıl işliyor? tengo'nun kadın arkadaşına ne oldu? nhk tahsildarı kim? aomame'nin arkadaşını kim öldürdü? diğer karakterlerin hikayesi nasıl bitti? bunların açıklaması yok. bundan anlaşılıyor ki planlama yapılmamış.
- kitapta hikayeye hizmet etmeyen bazı şeyler; tengo'nun babasının cenazesi, aomame'nin arkadaşı ile sex maceraları gibi bunlar bir yere bağlanacak diye düşünüyorsunuz ama sonunda bağlanmıyor.
- aomame ve tengo'nun ilk kitapta birbirlerinden pek bahsetmemelerine rağmen ikinci kitaptan itibaren " aşkım, bir tanem, ölüyorum" moduna girmeleri.
- koca cemaat'de 3 tane koruma var. dazlak, at kuyruklu ve şefleri. şefi sayma 2. tiyatro olsa anlarım da romandan biraz daha çeşitlilik bekliyorsun.

- pozitif olan betimlemeler kısmının bir noktadan itibaren bayması. özellikle sonunda çünkü kitaptan zevk alamamışsınız.

6/10
devamını gör...

merhaba sözlük ahalisi.
bu akşam 20.30'da eurovision saati'nde buluşmak üzere. bayraklarınızı unutmamanız şiddetle ve hiddetle tavsiye edilir.

not: beşiktaş taraftarı dinleyicilerim bu hafta izinlidir. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölüm makinası.
devamını gör...

“senden daha kötüleri de var öyle düşün” cümlesidir.

şimdi ben, benden daha kötüleri olduğuna mı üzüleyim yoksa kötü olduğuma mı?
devamını gör...

*başkentleri seul dur.
*askerlik süreleri 2 yıldır. üniversite okurken bile celpleri gelir ve askere çağrılırlar.
*milli içecekleri sojudur.
*çok çalışkanlardır, çalışmaya çok önem verirler geceleri kendi istekleri ile mesaiye kalırlar, okulda yaş arttıkça daha fazla ders alırlar. burun kanaması çok çalışmanın göstergesidir.
*estetik ameliyat çok fazladır. güzellik çok önemlidir. bir kişi ya çok güzel yada çok zengin olmalıdır ki itibar görebilsin.
*büyük çoğunluğu ateisttir. hristiyan, budist, müslüman nüfusu da vardır.
*para birimi wondur.
*dünyanın en hızlı internetini kullanan ülkelerden biridir.
*inanılmaz derece de içiyorlar, her yere sızıyorlar, iyi içmek övünülecek bir şey. büyüklerin önünde içki içiliyorsa bir elle gizlenerek içiliyor.
*bir büyükten bir şey alacak iseniz diğer elinizle kolunuzu desteklemek saygı ifadesi.
*yaş takıntıları var. bir yaş bile büyük olsanız mutlaka abi abla demelisiniz.
*kibar insanlar güleryuzluler, türkleri çok seviyorlar.
*1988 i dönüm noktası gibi görüyorlar ve 88 e kara yıl diyorlar.
* lahana dan yaptıkları acı soslu turşu gibi kurdukları kimçileri var yemeklerin yanında mutlaka yiyorlar.
*barbekü kültürü çok fazla, domuz derisi dedikleri bir şey tüketiyorlar.
*yalnızlık kültürü var. hatta bu kültür restoran, sinema vb yerlerde desteklenmektedir. yani tek kişilik masalarda yemek yiyebilirsiniz.

edit:imla
devamını gör...

gelmiş geçmiş en iyi futbolculardan, unutulmayacak efsane.
devamını gör...

5 dolar. yok gerçi o da alınmaz...
devamını gör...

ben sana gurbette vuslat olmayı dilemiştim.
devamını gör...

birbirlerini tanımayan 30 yaş üstü amcaların(!) ve teyzelerin(!) birlikte gayet güzel ve eğlenceli zaman geçirebildiklerini, varilden bozma bir mekan masasında ayakta dikilip, bir kunduz gibi kısık gözlerle 5-10 dakika uzaktan sessizce gözlemlediğim zirvedir.

işte tam da bu yüzden öncelikle bu zirveyi organize eden, yetmezmiş gibi bi’de “zuhal topal’le izdivaç” titizliğinde yaka kartları hazırlayan ekibe; sonralıkla da bu zirvenin tüm katılımcılarına teşekkür ediyorum.

yoldaş benjamin franklin bu kısım sana:

yapılmasını hayal ettiğim, “normal sözlük 1. yaş günü partisi”nde daha kalabalık bir katılım ile, sendikasıyla hareket edip tüm haklarını patrona kabul ettirmiş işçiler misali çılgınlar gibi halay çekeceğimiz günü pusuda bekliyor olacağım…
devamını gör...

yolun ya da yol arkadaşının güzelliği ile orantılı bir çıkmazdır.

hangimi yürümedik ki zamanında o yolları?
o boşluğu tarif edebilecek bir söz de vardır mutlaka.

zaaf ve hisler..insanın gözünü boyuyor.

rahatsız ukdesi
devamını gör...

yapılabilecek bütün espriler yapıldı, dağılabiliriz.
devamını gör...

enypniastes adıyla da bilinen bir derin deniz canlısı. okyanusların tabanında dokungaçları sayesinde dakika da 2 cm ilerleyerek yaşayan bu canlılar diğer hayvanların artıkları ile besleniyorlar ve tamamen transparan bir yapıdalar. içi dışı bir diyebiliriz rahatlıkla.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimseyi yedikleri ve içtikleri üzerinden yargılama hakkım olmadığı için sadece kendim yediğim veya içtiğim zaman böyle hissettiğim yiyecek ve içecekleri yazacağım başlıktır.

1) herhangi bir toz nescafe.

2) her çeşit yabancı fast food'u.

3) hamurişi ürünleri. özellikle pastanede satılanlar.

4) delikli polo nane şekeri.

5) kola, fanta türevi asitli içecekler.

6) paketli çikolata ve büskiviler.

7) pringles hariç tüm cipsler.

8) nugget, şinitzel tarzı pişmiş ürünler.

9) salam, sosis, sucuk gibi emülsifiye et ürünleri.

10) hazır meyve suları.

11) enerji içecekleri.

şu anlık aklıma bunlar geliyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bencil bireylerin çoğu zaman yaptığı bu olay: evliliği kurtarmaz, sadece mutlak sonucu geciktirir. sonrasında doğacak çocuğun hayatını düşünmeden alınmış en yanlış karardır. böyle bireylerin değil çocuk yapmak bir yana, evlenmeyi bile düşünmemesi gerekir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim