anıtkabir
yapımına 1944 yılında başlanarak 1953 yılında tamamlanan, ankara’nın tandoğan semtinde yer alan, türkiye cumhuiyeti’nin kurucusu mustafa kemal atatürk'ün anıt mezarını içeren komplekstir. kompleksin yapımı için bir komisyon kurulmuş ve yapılacağı yerin belirlenmesi, nasıl bir mimari yapıya sahip olması gerektiği gibi konulardaki kararlar bu komisyon tarafından alınmıştır. komisyon kompleksin yapılacağı alanın belirlenmesi için birçok farklı yer üzerinde durmuş ve en son genel görüş itibariyle çankaya’da karar kılacağı sırada, aydın milletvekili olan yüksek mühendis mithat aydın tarafından rasattepe’nin önerilmesi, buna ilaveten komisyon üyelerinden süreyya özgeevren’in bir sonraki toplantıda rasattepe ile ilgili olarak;
--- alıntı ---
rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. rasattepe, bugünkü ve yarınki ankara’nın genel görünüşüne göre, bir ucu dikmen’de, öteki ucu etlik’te olan bir hilal (yarımay)’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. ankara, hilalin gövdesidir. anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: türkiye’nin başkenti olan ankara şehri, kollarını açmış atatürk’ü kucaklamış olacaktır. atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada hüseyin cahit yalçın’a da yaptım. bu büyük fikir adamı “atatürk’ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydalar vardır.” buyurmuştur. atatürk anıtkabir’ı için rasattepe’ye oy verecek olanlar, atatürk’e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!
--- alıntı ---
şeklindeki açıklamaları sonrası karar değiştirerek kompleksin rasattepe’de yapılmasına karar vermiştir. daha sonra ismi değiştirilen bu bölge bugün “anıttepe” olarak bilinmektedir. kompleksin yücetepe mahallesi’ne bakan tarafında ise “ordular”, “ilk”, “hedef”, “ileri” sokakları ve hemen bitişiğinde ise “akdeniz” caddesi bulunmaktadır.
--- alıntı ---
rasattepe’nin bunlardan başka bir özelliği daha vardır ki, hayali genişçe olan her kişiyi derin bir şekilde ilgilendirir sanırım. rasattepe, bugünkü ve yarınki ankara’nın genel görünüşüne göre, bir ucu dikmen’de, öteki ucu etlik’te olan bir hilal (yarımay)’in tam ortasında, bir yıldız gibidir. ankara, hilalin gövdesidir. anıtkabir’in burada yapılması kabul edilirse, şöyle bir durum ortaya çıkacaktır: türkiye’nin başkenti olan ankara şehri, kollarını açmış atatürk’ü kucaklamış olacaktır. atatürk’ü böylece bayrağımızdaki yarımayın (hilal) yıldızının ortasına yatırmış olacağız. atatürk, bayrağımızla sembolik olarak birleşmiş olacaktır! ben bu açıklamayı, birçok aydın kişilere ve bu arada hüseyin cahit yalçın’a da yaptım. bu büyük fikir adamı “atatürk’ün yatacağı yerin böyle açıklanmasında, gelecek nesilleri teşvik etmek bakımından büyük faydalar vardır.” buyurmuştur. atatürk anıtkabir’ı için rasattepe’ye oy verecek olanlar, atatürk’e olan minnet borçlarını ödeme yolunu tutmuş olurlar!
--- alıntı ---
şeklindeki açıklamaları sonrası karar değiştirerek kompleksin rasattepe’de yapılmasına karar vermiştir. daha sonra ismi değiştirilen bu bölge bugün “anıttepe” olarak bilinmektedir. kompleksin yücetepe mahallesi’ne bakan tarafında ise “ordular”, “ilk”, “hedef”, “ileri” sokakları ve hemen bitişiğinde ise “akdeniz” caddesi bulunmaktadır.
devamını gör...
kanser hastası çocuklara yardım etkinliği
maalesef kafa sözlük renk modu güncellemesi kadar "ilgi" çekmeyen etkinlik.
devamını gör...
dünyanın en huzurlu şeyi
sevdiğin kadar sevilmek ve sevdiğin birinin kalp atışlarını hissetmek.
devamını gör...
selvi boylum al yazmalım
kıymetli cengiz aytmatov'un 1970 yılında kaleme aldığı romanı. aynı isimle türk sinemasına da uyarlanmıştır.
cengiz aytmatov romanında iki zıt karakter olan ilyas ve baytemir'i büyük bir ustalıkla işlemiş. öyle iki karakter ki, hem güçlü benzerlikleri hem de onları birbirinden ayıran güçlü farklılıkları var. zaten filmden de bildiğimiz üzere asya'nın filmin sonunda yaptığı seçimin nedeni de bu farklılık. küçükken filmi izlerken hep cemşit'in (kitapta baytemir) tarafını tutardım. kitabı okurken ilyas'ın duygularını daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum fakat ben yine baytemir'in tarafındayım. gerçek sevgiyi gösteren kişi oydu çünkü. eğer hayatta sevgi denen duygu/ his gerçekten varsa, baytemir'in sahip olduğu şeydi bu. çünkü sevgi neydi? sevgi; iyilikti, dostluktu. sevgi, emekti.
film'i de güzel elbet, hatta türk sinemasında türkan şoray, kadir inanır ve ahmet mekin gibi oyunculardan dolayı ölümsüz bir yere sahip lakin bazı duyguları daha iyi anlayabilmek için kitap filmden emin olun daha önemli. gerçi ben ikisini de çok seviyorum ve birbirinden ayrı düşünemem.
cengiz aytmatov romanında iki zıt karakter olan ilyas ve baytemir'i büyük bir ustalıkla işlemiş. öyle iki karakter ki, hem güçlü benzerlikleri hem de onları birbirinden ayıran güçlü farklılıkları var. zaten filmden de bildiğimiz üzere asya'nın filmin sonunda yaptığı seçimin nedeni de bu farklılık. küçükken filmi izlerken hep cemşit'in (kitapta baytemir) tarafını tutardım. kitabı okurken ilyas'ın duygularını daha iyi anlayabildiğimi düşünüyorum fakat ben yine baytemir'in tarafındayım. gerçek sevgiyi gösteren kişi oydu çünkü. eğer hayatta sevgi denen duygu/ his gerçekten varsa, baytemir'in sahip olduğu şeydi bu. çünkü sevgi neydi? sevgi; iyilikti, dostluktu. sevgi, emekti.
film'i de güzel elbet, hatta türk sinemasında türkan şoray, kadir inanır ve ahmet mekin gibi oyunculardan dolayı ölümsüz bir yere sahip lakin bazı duyguları daha iyi anlayabilmek için kitap filmden emin olun daha önemli. gerçi ben ikisini de çok seviyorum ve birbirinden ayrı düşünemem.
devamını gör...
siyasiler normal sözlük'te yazar olsa alacakları nickler
40 yapar (bkz: devlet bahçeli)
na oldupaşinyan (bkz: ilham aliyev)
çatır çutur (bkz: süleyman soylu)
na oldupaşinyan (bkz: ilham aliyev)
çatır çutur (bkz: süleyman soylu)
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
sizi de kendi yaşadıkları baloncuğun içine çekmeye çalışırlar. büyük yıkımlar yaşansa bile aile kavramını kutsal görmekten vazgeçemedikleri için sizin de bu düzene sadık kalmanızı beklerler. okumayı 'kocanın eline bakma' diye teşvik ederler gelişin öğrenin cahil kalmayın diye değil. dilediğin gibi giyinmek, gezmek, arkadaş edinmek vb. diğer insanların oldukça normal olarak yaptığı şeyler sizin için hayaldir.
devamını gör...
nickaltı savaşları
incir kabuğunu doldurmayacak olaylar yüzünden ortalıkta millet birbirine ateş etmekte ancak bunu çukur'daki silah sahneleri gibi düşünün. ya da burak yılmaz'ın abartılı tepkilerini düşünün.*
ironi yapma ayağına kaş yapayım derken göz çıkaranlar mı dersiniz, bu anlamsız ironiden sonra verilmesi gereken doğru tepkileri ortaya koyunca cesur ilan edilen mi dersiniz, yine ironiyi yapan yazar arkadaşımızın kendisinin aleyhine 2 ya da 3 tanım yapılmasından sonra linçlendiğini iddaa etmesi mi dersiniz... neyse bunlara benzer daha çok olay var da bugün gerçekleşenler kısaca bu şekilde.
anonim bir ortamda bu kadar basit sebeplerden dolayı yazarlar birbirine girince ister istemez gülüyorum yani. umarım bunlardan daha çok olur.*
ironi yapma ayağına kaş yapayım derken göz çıkaranlar mı dersiniz, bu anlamsız ironiden sonra verilmesi gereken doğru tepkileri ortaya koyunca cesur ilan edilen mi dersiniz, yine ironiyi yapan yazar arkadaşımızın kendisinin aleyhine 2 ya da 3 tanım yapılmasından sonra linçlendiğini iddaa etmesi mi dersiniz... neyse bunlara benzer daha çok olay var da bugün gerçekleşenler kısaca bu şekilde.
anonim bir ortamda bu kadar basit sebeplerden dolayı yazarlar birbirine girince ister istemez gülüyorum yani. umarım bunlardan daha çok olur.*
devamını gör...
küçükken doğru bildiğimiz yanlışlar
mandalinayı portakalın yavrusu sanıyordum. ama haksız mıyım?
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
çay içemedim
devamını gör...
five feet apart
kistik fibrozis hastalığına sahip genç 3 kişinin ön planda olduğu sevgili yazar sillage'ın #476064 entrysinde görüp merakımdan hızlıca izlediğim film.
poe'nın erkek arkadaşı ve ailesiyle buluşacağı gün ölmesi yüreğimi fena burkan bir sahne olmadı değil.
bu filmde ben duygusuzum diyen insan bile duygusallaşır.
bu nasıl tatlı bir aşk, sevgi ve tabi ki fedakarlık...
zamanın kıymetini anlatan filmlerden birisi de bu. aldığımız her nefes için şükretmemiz gerektiğini o kadar güzel vurguluyor ki..
genel kültür anlamında da katkı sağlayacağını düşündüğüm bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.
poe'nın erkek arkadaşı ve ailesiyle buluşacağı gün ölmesi yüreğimi fena burkan bir sahne olmadı değil.
bu filmde ben duygusuzum diyen insan bile duygusallaşır.
bu nasıl tatlı bir aşk, sevgi ve tabi ki fedakarlık...
zamanın kıymetini anlatan filmlerden birisi de bu. aldığımız her nefes için şükretmemiz gerektiğini o kadar güzel vurguluyor ki..
genel kültür anlamında da katkı sağlayacağını düşündüğüm bu filmi kesinlikle izlemelisiniz.
devamını gör...
into the wild
yaşanan olay başta kitap haline getirilmiş, sonrasında film kitaptan uyarlanmıştır.
kahramanımız 21. yy toplumundan tiksinti duyduğundan aldığı 10 bin doları aşkın bursu bağışlayıp kimliğini ve cebindeki paraları yakıp amerika'da bir gezintiye çıkar. felsefesi sadece hippilik üzerine değildir medeniyetten izole hayatı tecrübe edip geri dönmek üzere yola çıkar.
çok ders çıkartılması gereken bir insandır.
film yol filmi olduğundan tren yolculuğunda vs. izlenirse daha bir keyifli olabiliyor.
kahramanımız 21. yy toplumundan tiksinti duyduğundan aldığı 10 bin doları aşkın bursu bağışlayıp kimliğini ve cebindeki paraları yakıp amerika'da bir gezintiye çıkar. felsefesi sadece hippilik üzerine değildir medeniyetten izole hayatı tecrübe edip geri dönmek üzere yola çıkar.
çok ders çıkartılması gereken bir insandır.
film yol filmi olduğundan tren yolculuğunda vs. izlenirse daha bir keyifli olabiliyor.
devamını gör...
melisho (yazar)
cindir.
bu gece itibari ile kendisine olan guvenim sifirlanmistir, ikna etmek icin bir kamyon dorsesi havuca ihtiyaci vardir.
cv’ni de sakin yollama, 23 nisan’da sana koltugumu vermeyecegim kucuk rakun. mukavvalardan merdiven yapsan da olll maaazzz.
ps: hayal ettigim nickalti bu degildi.*
bidigit: bu tanim tamamen troll icermektedir, ayrica ikna olundu eyluled %100
iii la le lo, hoccakal kardesim deniz!*
bu gece itibari ile kendisine olan guvenim sifirlanmistir, ikna etmek icin bir kamyon dorsesi havuca ihtiyaci vardir.
cv’ni de sakin yollama, 23 nisan’da sana koltugumu vermeyecegim kucuk rakun. mukavvalardan merdiven yapsan da olll maaazzz.
ps: hayal ettigim nickalti bu degildi.*
bidigit: bu tanim tamamen troll icermektedir, ayrica ikna olundu eyluled %100
iii la le lo, hoccakal kardesim deniz!*
devamını gör...
kafede yalnız başına oturan insan
kafa dinleyen, düşünen belki de sadece sakince oturan ya da çayıyla, kahvesiyle; işiyle, gücüyle ilgilenen insandır.
devamını gör...
reyhanlı ilçesindeki suriyelilerin ayaklanması
böyle olacağı belliydi, umarım hükümet bundan ders alıp önüne gelen her suriyeliyi ülkeye alıp vatandaş yapmaz diyeceğim de, arap seviyoruz biz onlar ağzımıza etse * yine araplarrrr diye aşk yaşarız.
t: acilen bastırılması gereken ayaklanma.
t: acilen bastırılması gereken ayaklanma.
devamını gör...
kitap alıntıları
"ölümden korkuyorum ama hayatımı boşa harcamaktan daha çok korkuyorum. aşk'tan korkuyorum; çünkü aşk bizim kavrama gücümüzün dışındaki şeyleri içeriyor; müthiş bir parıltı saçıyor ama aynı zamanda yaydığı gölge beni korkutuyor."
brida, paulo coelho
brida, paulo coelho
devamını gör...
sen bilirsin
verdiğin karara veya vardığın yargıya katılmıyorum ama değiştirmeye çalışmaya ve sana doğrusunu anlatmak için harcayacağım efora değmeyeceğini düşünüyorum.
devamını gör...
akşam sokağa çıkan kadın
ben.
trabzon'da yaşadığım sırada, bazen yürüyerek, bazen dolmuşla, bazen araçla çıkardım.
trabzon, geceleri gündüzleri şen olur, istanbul gibi.
ankara'ya taşınınca aynı şekilde çıktım.
ankara insanı, erken yatıp erken kalktığı için sitelerin olduğu mahalleler, akşamları köpeklere ve kağıt toplayıcılarına kalıyor.
sitelerin olduğu yerde, kışın sokaklar bomboş oluyor.
korkmadım değil.
bende o yüzden kışları, mümkün mertebe araçla çıkmaya özen gösteriyorum.
şehir bana alışmazsa ben ona alışırım.
trabzon'da yaşadığım sırada, bazen yürüyerek, bazen dolmuşla, bazen araçla çıkardım.
trabzon, geceleri gündüzleri şen olur, istanbul gibi.
ankara'ya taşınınca aynı şekilde çıktım.
ankara insanı, erken yatıp erken kalktığı için sitelerin olduğu mahalleler, akşamları köpeklere ve kağıt toplayıcılarına kalıyor.
sitelerin olduğu yerde, kışın sokaklar bomboş oluyor.
korkmadım değil.
bende o yüzden kışları, mümkün mertebe araçla çıkmaya özen gösteriyorum.
şehir bana alışmazsa ben ona alışırım.
devamını gör...
kafede kitap okuyan tip
işte milyonlarca kişinin kendisine defalarca sorması gereken soru.
az sonra.
milyonlarca kişi bu soruyu kendine devamlı sormalı.
soruyu görmek için bir sonraki sayfaya geçin.
soruyu görünce şok olacaksınız.
kime ne?
az sonra.
milyonlarca kişi bu soruyu kendine devamlı sormalı.
soruyu görmek için bir sonraki sayfaya geçin.
soruyu görünce şok olacaksınız.
kime ne?
devamını gör...
hz. muhammed
savaş kuralları şöyle olan peygamberimdir :
- ağaç kesmeyin
- çocukları öldürmeyin
- yaşlıları öldürmeyin
- tapınaklara saldırmayın
- binalara saldırmayın
- teslim olanları öldürmeyin
- kaçanları öldürmeyin
- kadınları öldürmeyin
- hastaları öldürmeyin
- din adamlarını öldürmeyin
- ölülere zarar vermeyin
- yemek dışında hayvan öldürmeyin
- esirlere iyi davranın ve onları doyurun
- islam'a zorlamayın
ama ne yazık ki bugün ki islam ülkelerinin islam anlayışı çok yanlıştır. ve bu ülkeler yüzünden bazı kişilerin islam'a olan bakış açısı değişiyor. insan üzülmüyor değil. evet.
- ağaç kesmeyin
- çocukları öldürmeyin
- yaşlıları öldürmeyin
- tapınaklara saldırmayın
- binalara saldırmayın
- teslim olanları öldürmeyin
- kaçanları öldürmeyin
- kadınları öldürmeyin
- hastaları öldürmeyin
- din adamlarını öldürmeyin
- ölülere zarar vermeyin
- yemek dışında hayvan öldürmeyin
- esirlere iyi davranın ve onları doyurun
- islam'a zorlamayın
ama ne yazık ki bugün ki islam ülkelerinin islam anlayışı çok yanlıştır. ve bu ülkeler yüzünden bazı kişilerin islam'a olan bakış açısı değişiyor. insan üzülmüyor değil. evet.
devamını gör...
