kadın elini uzatmadıkça elini sıkmamak. - erkekler için-

bunun cinsiyet 'üstünlüğü' ile uzaktan yakından alakası yok sadece bazı kültür ve dinlerde kadınlara dokunulması tabudur.
kadının bunu benimseyip benimsediğini bilemezsiniz.
size dokunduğunda kendini çok kötü ve kirli hissedebilir.
hiç yoktan can sıkmaya gerek yok.
devamını gör...

gerçek ukde bırakılmaz.
gerçek ukde boğazda yumru olarak kalır *
devamını gör...

öncelikle kendinizi eksik hissetmemektir. aklı fikri sağlığı yerinde bir insan olarak tam ve yeterli olduğunuza inanmaktır. insan yapboz değil ki hayatının sonuna dek eksik parçasını arasın. "bizi tamamlayan şey nedir" doğru soru değil. biz zaten tamız. diğer her şey bizi zenginleştirir.
devamını gör...

benim abim, inşaat mühendisi. sülalede geriye kalanların hepsi beden eğitimi öğretmeni başka meslek yok.
devamını gör...

her din en iyi tanrının kendi tanrısı olduğunu savunur en doğru şeyleri onun tanrısı söyler ve yapar peki en doğrusu hangisi diye düşündükçe aslında olmadığının farkına vardım. ve birçok iyi şeyi tanrı istediği için yaptığımı fark ettim (yaşadığım çevrenin etkisi çoktu tabi) iyi bir davranışta bulunacaksam insan olduğum için yapmalı ve kötü bir şey yapmaycaksam bunun cehennem korkusu yüzünden olmamalı diye düşündüm tabi bu süre zarfında araştırdım okudum dinledim ve kendi içime dönüp baktığım zaman aslında yetiştirilme yüzünden 'inandığımı' ve bu şekilde mutlu olmadığımı fark ettim. kalbim ve aklım kabul etmedi kısacası ve bu hiçbir zaman sorunsal felan değil.
devamını gör...

"şiir, öyle ayrı bir dildir ki başka hiçbir dile çevrilemez, hatta yazılmış göründüğü dile bile." der jean cocteau. bu başlığa en uygun cümlelerden biri budur zannımca.

ay karanlık şiirinde geçen,

maviye
maviye çalar gözlerin…


dizeler için, “bu iki mısra var ya, belki bir on yıl değil, daha fazla, çok daha fazla bekledi.” der ahmed arif. bir başka dilde nasıl bulur insan aynı şiiri, birkaç sözcük uğruna on yıllar beklemeyi? eksilir o şiir. bu sebeple, sırf bir şiiri ana dilinde okuyabilmek için yeni diller öğrenmek heyecan veriyor bana.

şiiri, bizzat şairi çevirse dahi, o şiir başka bir şiir olmuştur artık.
devamını gör...

annem bana bir toka almış.
komik oldum çok komik oldum.
hem de kocaman bir şey almış.
komik oldum çok komik oldum.
olsun canım annem beğenmiş.
devamını gör...

--- alıntı ---

muammer baran karaman'da 1926 yılında mansurdede mahallesi'nde doğmuştur. kendisini yetiştirmiş zeki ve çok kültürlü bir insandı. o yıllarda katılmış olduğu inönü planör kursu'nda yaşadığı büyük heyecandan sonra psikolojik bir rahatsızlığa yakalanmış ve bu rahatsızlığı yedek subaylığı döneminde iyice belirginleşmiştir.yıllarca karaman'da kendine ait içinde eşya olmayan bir evde tek başına yaşamış,giydiği kırmızı renkli, kat kat elbiseler,yaz kış ayağından çıkarmadığı kırmızı çizmeleri,elinden hiç düşürmediği şişte dizili meyvelerle bir simge haline gelmiştir.

çok güzel mızıka çaldığı, bir kaç tane yabancı dil bildiği,bir çok öğrencinin ödevlerine yardım ettiği söylenirdi.muammer baran, 29 nisan 2004 perşembe günü vefat ettiğinde haber bir anda kulaktan kulağa yayılmış ve ertesi gün kılınan cenaze namazında karaman'ın tarihinde hiç görülmemiş şekilde binlerce karamanlı bir araya gelmiştir.

bunun üzerine 3 sene önce dönemin belediye başkanı ali kantürk karaman'ın çok sevdiği bu insanın adına bir park yaptırarak buraya onun heykelini dikmişti. muammer baran 20.02.1965 - 31.07.1965 tarihleri arasında adalet bakanlığı yapan irfan baran'nın da akrabasıydı.

sabah namazı isimli şiiri

dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
mevsimler değişir gibi kımıldanır içim.
dudaklarımda doğar dualar ve güneşler.
ışır gözlerimle öyle melekler ki
cennet bahçelerinde kevser içmişler.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
hafızamda rabbimden başka yoktur hatıram.
ilk fecri görenlerin hayreti muhayyilemde
güneşli bulutlarda nurlar kadar parlak
ümitler, bağlanışlar yaşarım o demde.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
ne kadar gençtir karaman ne güzeldir
secde dualarının rahatlığı içimde.
bir ses ki sükûn ve sonsuzluk
bir ses ki hayat olur bende.
dikbasan camisinde ezan okunduğu zaman
altınlaşır sokak, rüyalaşır mekân
bir sıyrılış ki o, “zaman” duyulmaz.
bir vazgeçiş kendimden başka her şeyden
bir “an” ki hayata doyulmaz.

--- alıntı ---

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mama yerken zorlanmalarına neden olan bir rahatsızlıktan muzdariplerse, mamayı daha rahat yiyebilecekleri bir hale getirmek için uygulanabilir.
devamını gör...

dağlarda bir çin lokantasıydık senle ben
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!

küçük iskender...
devamını gör...

mekanın sahibi.

#1136204 yanlış yerdesin bro daha sonra tekrar deneyiniz hatlar karışmış o öteki yazarlık şeysi. mail at mail benim ki yatmış çatır çatır harcadım bugün.

peki bundan yoldaş'a ne? biz şimdi niye buradayız? sen şimdi niye maaş falan dedin? ne yoksa benden gizli kedi maması mı yiyorsunuz? babam pasta yapmayı nereden öğrenmiş?

bu konuda aydınlatın beni yoksam grev yaparım. whatsapp' a gelsene az bir şey deniycem. ama daha sonra değil hemen şimdi deniycem.
devamını gör...

adım adım afganistan.
devamını gör...

belirsizlikler.
devamını gör...

ellerinden gelse pedofiliyi serbest bırakacaklar ama küçük adımlarla iniyorlar.
devamını gör...

enstrüman çalmada, genelde bütçe sebebi ile birçok ailenin çocukları ya da arkadaşların birbirleri için izlediği -bence oldukça yanlış ve de öyle bilinen- yol, verdiği tavsiye.

birincisi, notalarının yerleri aynı olsa da; klasik, elektro ve akustik gitar aslında birbirlerinden çok çok farklı teknikleri/çalım stilleri olan enstrümanlardır. biri, ötekinin yerine -an azından başlangıçta- geçemez.

ikincisi, ilerde başka gitara geçilecekse daha büyük/gereksiz bir "masraf" edileceğinden, ilk etapta asıl istenenden başlamak bu anlamda daha mantıklı olacaktır.

üçüncüsü, ki bence en önemli olanı; hangi tarz müzik ile ilgilenildiği, ne tür bir müzik zevkine sahip olunduğudur. eğer kişinin hem tarz, hem enstrümanda gönlü yoksa; sadece sevmemekle kalmayacak, nefret edecektir. yazıktır, eziyettir.
devamını gör...

kendimi bırakacaktım.. sonra dedim ki ifşa olurum aaaa sonra aklıma geldi zaten profilimde görünüyorum, o zaman ne gerek var ?!?!! ben de başka bir sanat eseri bırakayım madem:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

müslüman kalmalarının sebebi olabilir.
devamını gör...

öğretmenler odası.
devamını gör...

yirmağa..
bknz:
devamını gör...

"o gece felekten bir gece çaldım,
ömrümde son defa bahtiyar oldum;
ölürken yaşadım, yaşarken öldüm
ve.. sustum, sükutu besteler gibi."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim