etkisi en çabuk başlayan asetilkolin türevi nondepolarizan blokördür.
kalpte muskarinik reseptör uyarısı ile önce bradikardi; yüksek dozda sempatik gangliyonlarda nikotinik etki ile taşikardi yapar.

masseter spazmı buna bağlı malign hipertermi oluşturabilir.
göz içi basıncı yükseltir,hiperkalemiye neden olduğu için ağır yanıklarda veya travmada kullanılmamalıdır.
devamını gör...

bunu çeşitli mecralarda anlatmıştım burada da anlatayım :

babamın arabaları çok kıymetlidir. öyle böyle değil. ben ünv. 3. sınıfa kadar kendisinden araba istemedim öyle düşün. isteyemezsin yani arabasını.

o zaman da bir sevgilim var. dedim babamdan isteyeyim arabayı bi keyif yapalım. kafamda her türlü diyalog senaryosunu oluşturdum. boşluk bırakmadım. ne söylese cevabım hazır. fena karizma bi adam. babaannemden aurası hazır halde doğmuş. neyse bu salonda, elinde gazetesi, bi yandan da çayını yudumluyor. kendimden emin bir şekilde yaklaştım girdim konuya :

+ baba bana araba lazım

adam hiç gazeteden kafasını kaldırmadı. çayından bi yudum aldı, sayfayı çevirirken cevabını verdi :

- nasıl bi model düşünüyosun? peşinat falan hazır mı?

mal gibi kaldım tabi. bu tepki benim algoritmada yoktu. ahahah! tabi sonra güldük eğlendik, verdi arabayı.

velhasıl keşke daha önce söyleseymişim derim hep.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu bozukluğa sahip kişiler ömürlerinin ilk yarısında öteledikleri, arka bahçeye atıp görmedikleri değersizlik hissiyle ömürlerinin ikinci yarısında yüzleşmek zorunda kalırlar. narsistik kaynaklar azalmış veya yok olmuştur. şimdi vakit içlerindeki o soğuk, sessiz, çorak, ıssız ve karanlık dünyayla yüzleşip korkunç acılar çekme vaktidir.

terapide amaç kişiyi bu acı verici dünyayla yüzleştirip o dünyayı yaşanabilir bir yer yapmaktır ki kişi ömrünün ikinci yarısı geldiğinde korkunç acılar çekmesin.
devamını gör...

bilime karşı alerjisi olan bir grup yandaş tarafından ortaya atılmış iddialar bütünü. sizin karanlıklarınızda boğulmayacağız ey bağnazlar,bizi yolumuzdan döndüremezsiniz diye haykırmak istiyorum.
devamını gör...

yanlis bir davranisi elestirirken ortaya cikan ama onların da böyle böyle yapması savını öne süren geri zekalilari gördüğümüz başlık.

maalesef yanlışlar yanlışlarla kapatılmaz.
kemal bey e gelince de sasirmadim şahsen. kendisi iktidar olamamış rte dir. şaşırmıyorum, secim vakti yer sofrasında soğan ekmek yersin kim takar awk.
devamını gör...

bana bu dünyada cennetin de yaşanabileceğini gösterdin. çok güzel zamanlarımız geçti seninle. sana yaptığım onca hataya karşın bir gün olsun ağzını açıp kötü tek bir söz bile söylemedin. nahifliğin en öldürücü silahındı. sensiz nasıl yaşanır, bilmiyorum. seni unutamadığımı her halimden anlıyorsundur eminim. dünyanın bütün zenginliklerini o küçücük yüreğinde sundun bana, şimdi iflas bayrağını çekmiş haldeyim. seni o kadar özlüyorum ki. seni özlemek bile az kalır tüm bu özlemlerin yanında. hayatta güzelliklerin de olabileceğini gözlerinde gördüm. en güzel duyguları sana harcadım, eser miktarındakini de kalbime ayırdım ki seni unutmamak için. söyledim sana, bir gün gelirsen seni bekliyor olacağım diye. seni hala bekliyorum.

son olarak da hayatındaki o kadınla mutlusundur umarım. seni üzdüğüm her an için kendimi lanetliyorum. iyi ki vardın.
devamını gör...

buradaki çoğu kişi "bilgisiz olup güzel olmaktansa bilgili olup çirkin olmak daha iyidir" minvalinde şeyler yazmışlar. o öyle olmuyor maalesef. tanıdığım çoğu güzel diyebileceğim arkadaşımdan çok daha bilgiliyim, yani ben öyle düşünüyorum. onlar hep bi adım, -hatta bayağı bir adım-, öndeyken ben hep arka planda kaldım. yani ilk etapta ne olursa olsun dış görünüşe bakılıyor, zaman geçtikçe insanın içini tanırsınız. dolayısıyla kendimizi geliştirmek, bilgili olmak sadece kendimiz için yapmamız gereken bi eylem oluyor. bence öyle olmalı da zaten. sadece bunu dışarıya yansıtamıyor olmak hep üzüyor. hayatta hep geri planda kalmak psikolojik açıdan büyük bir savaş.
devamını gör...

kitaplıkta bir kitap
içinde dünyalar saklı
dışıysa kara kaplı

kitaplıkta bir kitap
binlercesinden farklı
üstünde bir sürü anı

kitaplıkta bir kitap
kelimeler acı
ama güzel şeyler anlattıkları

kitaplıkta bir kitap
içinde bir aşk saklı
mısralar oldukça kırgın

kitaplıkta bir kitap
eller geziniyor üstünde
hissediyor yaşanmışlıkları

kitaplıkta bir kitap
sayfaların kenarı kıvrılmış
birikmiş birçok alıntı

kitaplikta bir kitap
ıçinde binbir gece masalları
arasında birkaç sarı kasımpatı

kitaplikta binlerce kitap
biri hepsinden farklı
dışı kara kaplı...
devamını gör...

gyftissa ton evizakse adlı manos loizos bestesinin türkçe sözlü versiyonudur.

edit: "ya bu şarkıyı bir kadın sesinden hatırlıyordum ben" diyeniniz vardıysa benim gibi, yanılmıyorsunuz, 1995'te gülay seslendirmişti aynı şarkıyı.
devamını gör...

bir cubbeli bestesiydi:



haluk bilginer ve oyun atolyesi cover'ini yapmis:

www.instagram.com/oyunatoly...
devamını gör...

fake hesap ve manipülasyon sebebi ile sonsuzluğa uğurlanmış rahmetli yazar.
(bkz: chucky)
devamını gör...

ahlaksız olduğumu öğrendiğim başlık.
devamını gör...

ömrünün son yıllarında yeniçağ gazetesindeki köşesinde kıbrıs davasını haykırmış kişi. bunak dediler, bay hayır dediler ama gelinen noktada yine onun dediğine geldiler.

ruhu şad olsun.
devamını gör...

bahanelerin en saçması.
devamını gör...

selenayı çağırın.
devamını gör...

içerisinde bulunduğumuz samanyolu galaksisi'nin merkezindeki kara delik olduğu tahmin edilen cismin adı. aslında ismi sagittarius a* şeklinde yazılıyor. sgr a* olarak da kısaltılıyor. yay takımyıldızı olarak da bilinen sagittarius doğrultusunda olduğundan bu ismi aldı.

biliyoruz ki kara delikler doğrudan gözle görülemiyor. galaksimizin merkezini görmek de yine güç bir iş çünkü bu bölge oldukça yoğun. üstelik içeriği gaz kadar tozdan da oluşuyor ve bu yoğun ortam, merkezi görmemizi engelliyor. bu nedenle bu tür yerlere optik teleskoplarla değil, radyo, kızılöte, x-ışın ya da gama ışın teleskoplarıyla bakılır.

bu tür gözlemler sonucunda gördük ki, galaksi merkezinde yoğun radyo dalgaları yayan bir cisim var. burada doğu ve batı sagittarius a adlı birtakım yapılar var. doğu sagittarius a'nın bir süpernova kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. ancak bu kalıntının oluşabilmesi için son derece yüksek enerjili bir şeylerin varlığı söz konusu olmalı. zira bu, normal bir yıldızın ölümünden kalan süpernovalardan çok daha farklı ve güçlü.

batı sagittarius a ise yakınında bulunan genç yıldızlar nedeniyle iyonize olmuş bir gaz bulutu. bunun saniyede yaklaşık 1000 km gibi bir hızla bir yere doğru gittiği ve bu hareketin de onu spiral hale getirdiği hesaplandı.

sgr a*, bu bölgedeki 3. cisim. aslına bakarsanız her ne kadar kara deliğin adı bu demiş olsak da, aslında bu kara deliğin yakınındaki bir radyo dalgası kaynağının ismi. kara delik de bu isimle anılıyor.

***

sgr a*'ın etrafındaki yıldızların hareketleri ve yörüngeleri incelendi. bunlardan özellikle bir tanesinin bu radyo kaynağının yakınından geçerken hızlandığı ve saniyede yaklaşık 5000 km hızla hareket ettiği görüldü. burada teknik detaylarına girmeyeceğim birtakım hesaplama yöntemleri ile kütlesi hesaplanan cismin, güneş kütlesinin yaklaşık 4 milyon katı kadar kütleye sahip olduğu görüldü. bulunduğu bölgenin çapı da yaklaşık 44 milyon km. bu kadar bir hacim içerisinde bu kadar büyük kütlenin bulunmasının şu an için tek açıklaması bir kara delik. ayrıca radyo sinyallerinin de kara deliklerin kutuplarındaki jet akımı adlı madde hareketlerinden geliyor olabileceği tahmin ediliyor.

bölgenin radyo teleskop gözlemleri ile alınmış görüntüsü:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayın kaşkolnikov ukdesi ve talihsiz serüvenler dizi’nin kötü kalpli karakteri.

dizisi de çevrilmiş efendim ama onu daha izleyemedim; o yüzden ben film kısmına değineceğim. filmde kont olaf’ı canlandıran jim carrey gibi bir yetenekti; tam olarak kont olaf’ın kılık değiştirme ustası olması gibi, jim carrey de surat değiştirme ustası.

bir insan ne kafar kötü olabilir diye sorarsak birbirimize, kesinlikle olaf’ı örnek gösterebiliriz. önce garibim 3 çocuğu hem öksüz bırakıyor hem de sığındığı kim varsa tek tek öldürüyor. yalnız istikrarına ve servet hırsına hayran kalmamak elde değil; yılmıyor ve korkmuyor. her koşulda her yerde cee yapıyor. onu nedense her seferinde tek tanıyan çocuklar olmasına rağmen, sözlerini dinleyemiyorlar. neden? çünkü çocukların ne söylediğini kimse umursamaz. kont olaf da bu inancı kullanıp, her yerde at koşturuyor.

jim carrey’i de takdir etmek gerekiyor; karakteri öyle güzel oluşturmuş ki, karakteri izlerken bile iticiliğini hissediyorsunuz. yani izlerken gerçekten nefret ettim olaf’tan. çocuklara da yapmadığını bırakmadı zati*.
devamını gör...

buz, annesini trafik kazasında kaybettiğim erkek kedimin adı.
devamını gör...

görmeden de seviyorum hepiciğini. burada benimle duygularımı paylaşıyorlar, bu çok mutluluk verici..
bilmiyorum onlar kimler ama selam olsun hepsine. gözlerinizden öperim.*

bir gün malım mülküm artarsa kıycam paraya söz.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim