genius

her sezon farklı bir bilim insanını mercek altına alacak olan national geographic dizisi. ilk sezonun konusunu oluşturan bilim insanı ise albert einstein.
dizinin yapımcılığını ve ilk bölümün yönetmenliğini ise beautiful mind filmi ile "en iyi yönetmen" oscar'ını kazanan ron howard yapıyor.
ilk sezonun konusunu, izafiyet teorisinin formülleştirilmesi ve einstein'ın gençlik dönemleri oluşturuluyor. dönemin atmosferi oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş. einstein'ın gençlik ve olgunluk dönemlerini oynayan iki oyuncusun mükemmel performansı ile dizi kendisine bağlıyor izleyiciyi. kesinlikle izlenmesi gereken bir yapım. ikinci sezonun konusu ise pablo picasso.
devamını gör...
erdoğan'ın saçını uzatan çocuğu azarlaması
bu adam cumhurbaşkanıydı dimi ben yanlış bilmiyorum..
devamını gör...
15 haziran 2021 sgk'lı tüm çalışanlara aşı randevusu verilmesi
mutlu eden bir gelişmedir. henüz bizim yaş grubumuza inmediği için bir süre daha aşı olamayacağımı düşünüyordum, o yüzden bu haberi duyunca 'yine bir şey olur bize sıra gelmez' diye düşünmüştüm. * ancak biraz önce e-nabızı kontrol ettim ve gerçek olduğunu gözlerimle görmüş oldum. sistem biraz daha rahatladığında randevumu alacağım. hepimize iyi aşılar. *
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
ardınaaa bakma yolcuğğğ.
ne iyi geldi, yeni transferimiz sayesinde sözlük ahalisi olarak topluca hop oturup kalkmaktayız efenim.
ne iyi geldi, yeni transferimiz sayesinde sözlük ahalisi olarak topluca hop oturup kalkmaktayız efenim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
canım oğlumdan aldığım iltifattır: "sen dünyanın en iyi annesisin."
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
asıl amaçları gündemi değiştirmek . ve bunu da başarıyorlar. ayrıca bu ülke de açık kadın kapalı kadın ayrımının yapılmasından bıktım .sadece kadın olduğumuz için değer görmek istiyoruz biz .
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
önce sevgi ve saygılar hepsine. 17 takipçim var ve birkaç kişiyi biliyorum. ben de kendilerini takip ediyorum. çok saygıdeğer ve takip ederek beni onurlandıran yazarlar. ama maalesef bazılarının kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok. 1500 karma puana ulaşınca göreceğim.
yine de bu başlık vesilesiyle, kim olduklarını bilsem de bilmesem de profilimi takip edilmeye değer gören tüm yazar arkadaşlara teşekkür ediyorum.
yine de bu başlık vesilesiyle, kim olduklarını bilsem de bilmesem de profilimi takip edilmeye değer gören tüm yazar arkadaşlara teşekkür ediyorum.
devamını gör...
küçükken en sevdiğin oyuncak
bebeklerimi severdim, erkeksi bir çocuk değildim. o bebekleri hâlâ da saklarım. içimde büyümeyen bir çocuk var.
devamını gör...
kur'an'daki saçma ayetler
kuranda saçma ayet bulunmaz. tüm ayetler birbirinden güzeldir. islam düşmanının birinin açtığı başlıktır.
devamını gör...
kadınların birbirine sürekli nemlendirici krem ikram etmesi
günümüz şartlarında dezenfektan ikramı olarak evrilmiş gelenektir.
devamını gör...
yazarların sempati duyduğu kötü karakter
devamını gör...
flörtün sevgililiğe dönmeme sebepleri
başkalarıyla da flört ediyor olması .
devamını gör...
okulda kaybedilen şeyler
gençliğim.
devamını gör...
sözlükte sürekli bir sözlük yazarının gündem olması
yapı itibariyle mahalle ortamı mevcut sözlükte. insanların büyük bir kısmı uzun zamandır tanışıyormuş gibi bir his kaplıyor içimi. uzun uzun tahliller, teşhisler, güzellemelerin başka mantıklı bir açıklaması gelmiyor aklıma. mahalleye yeni tanışan, yavaş yavaş ortamı tanımaya çalışan insan profilindeyim ben de. birkaç yazar dışında hakkında ahkam kesebileceğim pek insan olmadı, yeni yeni tanıyorum çoğu yazarı. gündem yaratan yazarlar da mahallenin popüler karakterleri oluyor genelde.
devamını gör...
veba
milyonlarca insanın ölümüne neden olmuş, tarihte büyük etki bırakan bir salgın hastalığı. dünyayı etkisi altına alan bu ölümcül hastalık 4 yıl boyunca devam etmiş. gemilerde bulunan fareler, bu hastalığı taşıyıcısı olarak gösteriliyordu. 14. ve 16.yüzyıllarda avrupa nüfusunun üçte birini salgınlarıyla yok eden ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır.
papazlar, kara ölüm dedikleri bu salgından kurtuluş için halkı, kiliselerde toplu halde duaya çağırmışlar. doktorlar ise toplanmamalarını, ölenlerin cesetlerine ve eşyalarına dokunmamalarını, temiz su içmeye çalışmaları konusunda çağrıda bulunmuşlar. kiliselere toplananlar ölürken, doktorlara kulak verenler sağ kalıyorlar. bu vesileyle tıp doktorları halk nezdinde kilise kurumundan daha güvenilir oluyorlar, bu sayede modern tıbbın da önü açılıyor.
veba, tarihsel bir hastalık olduğu için o dönemin koşullarında alternatif tedaviler yoktu. özellikle gemilerde yapılan temizlik çalışmaları sonucu hastalık sonlanabilmiştir. o zamandaki sağlık ve hastane koşulları, günümüzdeki koşullara göre daha bir gerideymiş. ilk pandemi dönemi hıyarcıklı veba salgını olarak, ikinci pandemi dönemi de kara ölüm ismi verilen ikinci veba salgınıyla isimlendirilmişler.
papazlar, kara ölüm dedikleri bu salgından kurtuluş için halkı, kiliselerde toplu halde duaya çağırmışlar. doktorlar ise toplanmamalarını, ölenlerin cesetlerine ve eşyalarına dokunmamalarını, temiz su içmeye çalışmaları konusunda çağrıda bulunmuşlar. kiliselere toplananlar ölürken, doktorlara kulak verenler sağ kalıyorlar. bu vesileyle tıp doktorları halk nezdinde kilise kurumundan daha güvenilir oluyorlar, bu sayede modern tıbbın da önü açılıyor.
veba, tarihsel bir hastalık olduğu için o dönemin koşullarında alternatif tedaviler yoktu. özellikle gemilerde yapılan temizlik çalışmaları sonucu hastalık sonlanabilmiştir. o zamandaki sağlık ve hastane koşulları, günümüzdeki koşullara göre daha bir gerideymiş. ilk pandemi dönemi hıyarcıklı veba salgını olarak, ikinci pandemi dönemi de kara ölüm ismi verilen ikinci veba salgınıyla isimlendirilmişler.
devamını gör...
friedrich hölderlin
tam adı johann christian friedrich hölderlin olan şairdir.
hayatı boyunca hayal edemeyeceğimiz acılar çekmiştir. zaten kendisine acının ve melankolinin şairi derler.
onunla tanışmam şule gürbüz sayesinde olmuştu. "hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş sorusunu soruyordu şule gürbüz" hölderlin küçük bir çocukken babasını, büyük babasını ve kardeşlerini kaybediyor.
sonra sevdiği kadında ölünce hölderlin acıdan deliriyor kendisi ailesinden kalma bir evde yaşamaya devam ediyor. işte böyle sebepler yüzünden kendisine mutsuzluğun ve melankolinin şairi diyorlar.
yaşadıklarından dolayı neden böyle şiirler yazdığını anlamak çok zor gelmiyor insana.
hölderlin doğayı anladığını insanları anlamadığını söyleyen bir şairmiş. kendisi bir kulede 36 yıl boyunca acı çekerek yaşamıştır.
insanın yaşadıklarının sanatına olan katkısı çok fazla oluyor. üslubunu belirliyor. hölderlin öyle bir şairmiş. yaşadıkları üslubunda belirleyici olmuş.
kendi canı çok fazla yandığı için kelimeleri yan yana koyarak okuyucularının canını yakmış.
kendisinin yaşadığı dönemde pek değeri bilinmemiş. öldükten sonra anlamışlar ve değerini bilmişler. bu işler maalesef her yerde böyle oluyor.
ben daha çok kendisinin şair tarafına odaklansam da kendisi aynı zamanda felsefecidir. kendisi çocukluğundan beri iyi bir din eğitimi almıştır. o yüzden şiirlerinde bol bol tanrıya sorular sorar veya onunla konuşur.
bütün bunları bilince şule gürbüz o soruyu sormakta çok haklıymış diyoruz.
hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş?
hayatı boyunca hayal edemeyeceğimiz acılar çekmiştir. zaten kendisine acının ve melankolinin şairi derler.
onunla tanışmam şule gürbüz sayesinde olmuştu. "hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş sorusunu soruyordu şule gürbüz" hölderlin küçük bir çocukken babasını, büyük babasını ve kardeşlerini kaybediyor.
sonra sevdiği kadında ölünce hölderlin acıdan deliriyor kendisi ailesinden kalma bir evde yaşamaya devam ediyor. işte böyle sebepler yüzünden kendisine mutsuzluğun ve melankolinin şairi diyorlar.
yaşadıklarından dolayı neden böyle şiirler yazdığını anlamak çok zor gelmiyor insana.
hölderlin doğayı anladığını insanları anlamadığını söyleyen bir şairmiş. kendisi bir kulede 36 yıl boyunca acı çekerek yaşamıştır.
insanın yaşadıklarının sanatına olan katkısı çok fazla oluyor. üslubunu belirliyor. hölderlin öyle bir şairmiş. yaşadıkları üslubunda belirleyici olmuş.
kendi canı çok fazla yandığı için kelimeleri yan yana koyarak okuyucularının canını yakmış.
kendisinin yaşadığı dönemde pek değeri bilinmemiş. öldükten sonra anlamışlar ve değerini bilmişler. bu işler maalesef her yerde böyle oluyor.
ben daha çok kendisinin şair tarafına odaklansam da kendisi aynı zamanda felsefecidir. kendisi çocukluğundan beri iyi bir din eğitimi almıştır. o yüzden şiirlerinde bol bol tanrıya sorular sorar veya onunla konuşur.
bütün bunları bilince şule gürbüz o soruyu sormakta çok haklıymış diyoruz.
hölderlin hangi taş ezdi seni tadın böyle güzelleşmiş?
devamını gör...
çok bilgili olmaktan dolayı dışlanmak
bilgili olmaktan değildir o ukalalıktandır o(bkz: kırık olsa duramassın)
devamını gör...


