bende cafe sahipleri'nin düşüncesizliğini yazayım.kapalı mekanları dışarıdaki sigara kokusuyla doldurup burada sigara içilmiyor diyorlar pişkin pişkin.sigara içmeyen için o koku ne berbat koku bilemezsiniz.uyarıncada sanki senin de içmen gerekiyormuş gibi tuhaf davranışlar sergiliyorlar.içmiyorum kokusunuda içime çekmek zorunda değilim.anlatamıyorum da derdimi.
devamını gör...

bu kız "akıl yaşta değil baştadır"ın vücut bulmuş hâli.
evet tanımları, tavırları çok olgun amaaaa bu, benim ona küçük bir kız çocuğunu severcesine yaklaşma isteğimi değiştirmiyor.
hele hele burada da bana olan aşkını itiraf etmiş: #730602 bu kız benim kaderim agaa.*
bundan sonraaa bu kızıı üzeen karşısında beni buluuur.
kalp kalp kalp, gülücük gülücük gülücük *
devamını gör...

insanın böyle komşuları olur da selam vermez mi?*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iletişimin çift yönlü olduğunu unutan kişidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kesinlikle büyülü bir şehir. fakat yaşamak için sabırlı biri olmak gerek.
devamını gör...

iki sperm tarafından ayrı ayrı döllenme sonucu oluşan farklı zigotların varlığı nedeniyle, vücutta farklı genotiplerin ve buna bağlı olarak da farklı fenotiplerin eşzamanlı olarak ortaya çıkması, yani farklı fizilsel özelliklerin, tek bir canlıda görülmesi durumu. canlı, vücudunda tek bir tane olmak yerine farklı dna setleri taşır ve hepsinin özelliklerini gösterir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ismin kökeni, yunancadaki kimera adlı, vücudunun bir kısmı aslan, bir kısmı yılan, bir kısmı keçi ve kuyruğu yılan şeklinde temsil edilen mitolojik yaratıktır.

bir bakıma, insanın ya da herhangi bir canlının, kendi vücudunda hapsolmuş, eğer doğsaydı farklı fiziksel özellikler gösterecek olan bir kardeşin ya da ikizin varlığıdır kimerizm.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

marifet yemeği yapmakta mı, uyarsın tarife yaparsın.
diyelim çok maharetli değilsin,
önünde sonunda bir ritim tutturursun.
kadını erkeği olur mu yemek yapmanın?
sen yemeği yaptığın gibi gönül yapabiliyor musun ondan haber ver.

t: erkektir işte.
devamını gör...

vermeyi düşünenlere şu şarkıyı armağan ediyorum:



tanım: bu ülkenin halkının kargalara karşı anlayamadığım bir şekilde beslediği derin sevgi nedeniyle burnumuzun boktan çıkmayacağını gösteren turnusol kıvamında başlık.


bize gidiş yolu göründü genjler.
devamını gör...

ilaç içerek erken uyumak ama ilacı fazla kaçırıp erken kalkamayip 12 saat uyumak :))
ama başaracağım!
devamını gör...

kanada.
devamını gör...

kahve ağacının geçmişi tarih öncesi afrika’sına kadar uzanmaktadır. bugün etiyopya ve kenya’nın bulunduğu orta ve batı afrika’da o dönemlerde, kahve ağacı olduğu varsayılmaktadır. bu bölgelerde, kahve yemişleri başlangıçta bütün olarak veya kırılarak, yağ ile karıştırılıp yenmekteydi. kahve yemen’den öncelikle mekke ve medine’ye ve 15. yy. sonunda ise islam gezginleri tarafından iran, mısır, türkiye ve tüm islam dünyasına yayılmıştır. kahvenin keşfiyle ilgili çeşitli rivayetler vardır. bunlardan biri tarihçi ahmet efendi tarafından aktarılmıştır: tekkesinden kovulan ve dağlara sürülen bir dervişin, bir başka rivayete göre ise bu kişi mokka
kentinin şeyhi ali bin ömer el-şazilidi'nin dağlara sürgün edilip aç kaldığında kahve tanelerini kaynatarak suyunu içtiği ve yaşamını bu şekilde sürdürdüğü söylenir. kahvenin keşfiyle ilgili bilinen en yaygın rivayet ise etiyopyalı çoban kaldi ile ilgilidir. kaldi, keçilerinin bazı yemişleri yedikten sonra canlandığını ve geceleri bile çok az uyuduğunu fark etmiştir. bunun üzerine kaldi, bu yemişleri denemiş ve kendini daha dinç hissetmiştir. kahvenin keçilere yaptığı etkinin kısa sürede farkına varan insanlar, çekirdekleri toplayıp kullanmaya başlamışlardır. bununla birlikte, olgunlaşmış kırmızı renkli meyvelerin toplanıp içerilerindeki tohumlarının yenip içilebilecek hâle gelmesi için gerekli işlemlerin bulunup uygulanması oldukça uzun yıllar almıştır.

kaynak:
gürsoy, d., (2005), sohbetin bahanesi kahvesi, oğlak yayınları.istanbul.
devamını gör...

güya zamansızlıktan içinde bulunduğum durum. zaman bulamamaktan yakınırım hep ama artık daha iyi anlıyorum. zaman bulmak diye bir şey yok. zaman bulunan bir şey değil. böyle düşünmeye devam edersem ömrümün sonuna kadar asla zaman bulamayacağım zaten. zamana yolda bulunan 5 kuruş muamelesi yapmaya devam ettikçe o da öyle değersiz kalacak, bozuk para gibi harcanacak. onun yerine sandıklarda, ipeklerde saklanan elmas muamelesi yapmak gerek ona, öyle davranmak gerek. zamana elmas değeri verince o da elmas kadar değerli olacak, bozuk para gibi harcanmayacak.
devamını gör...

çek dilinde sen kelimesi rüya demektir. böyle güzel denk gelmiş bir detayın yanı sıra farklı isimlere sahip olan pek çok şiir zaman zaman sen ismi ile de anılmıştır. rainer maria rilke'nin sen kollarıma asla gelmemiş sevgili, yitirilmiş olan daha başından, dizeleri ile başlayan sen daha başından şiiri çoğu zaman bu şekilde kısaltılır veya yine turgut uyar'ın tomris uyar için bir şiir kurma çalışması isimli şiiri ilk dizesinden -seni sonsuz biçimde buldum- dolayı sen olarak anılmıştır çoğu zaman. ilginçtir ki nazım hikmet'in insanın bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum diye sitem ettiği sen isimli şiiri de bu isimle değil üç melun adam ismi ile bilinir ama bunun sebebinin yine sen ismi ile anılan ve sen esirliğim ve hürriyetimsin diye başlayan bir başka nazım hikmet şiirinden dolayı olduğunu düşünmekteyim.

" sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
"

"sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!
...
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
"

edit: imla
devamını gör...

güven probleminden dolayı insanları kendinden uzak tutuyor olabilir.
devamını gör...

hazreti isa'ya ait olan ve incil'de geçen sözdür.
tam hali ;
"öyleyse sezar'ın hakkını sezar'a, tanrı'nın hakkını tanrı'ya verin" şeklindedir.
din ve devlet'in iki ayrı otorite olduğunu belirttiği için kimi tarihçiler tarafından tarihte laiklik vurgusunu yapan ilk metin olarak değerlendirilir.
--- alıntı ---

hz. isa’yı denemek için o’na,
“romalılara vergi vermek caiz midir?” diye sorarlar (matt: 22.17).
hz. isa kendisine sorulan sorunun amacını bildiği için onlara,
“vergi ödediğiniz parayı bana gösterin” der.
kendisine gösterilen dinarın üzerindeki resme bakarak,
"bu resim kimin?” diye sorar.
“resim sezar’ındır” cevabını alınca,
isa;
“sezar’ın hakkını sezar’a, tanrı’nın hakkını da tanrı’ya verin” diye cevap verir.

--- alıntı ---
devamını gör...

bilimsel makalelere ücretsiz olarak ulaşılmasını amaçlayan web sitesi. alexandra elbakyan isimli kazakistan vatandaşı bilgisayar programcısı tarafından kurulmuştur.

site şöyle çalışır; normalde ulaşamadığınız ücretli bir makale vardır bu makaleye erişim için en ucuz 40-50 € gibi bir ücret talep edilir. kimi üniversitelerin büyük yayın evleri ile yaptığı anlaşmalarla (aylık binlerce dolar aidat ücreti alırlar tabi ki) üniversite personeli ücretli makalelere kurum hesapları ile ücretsiz olarak erişebilirler. burada bu kurumlardan bir arkadaşınız yoksa sci-hub kullanmak kaçınılmazdır.

makalenin sci-hub'da aratılabilmesi için doi numarası, makale adı veya linki yeterlidir. aramayı yaptığımızda sci-hub makaleyi bir başka korsan içerik sağlayıcı libgen.is sitesinde aratır. eğer aradığımız makale bu serviste mevcut değilse daha önceden "sözde bağışlanmış" kurumsal akademisyen hesaplarından makaleye ulaşarak kullanıcıya sunar. sistem ilk defa bulunan makalenin bir kopyasını otomatik olarak libgen.is serverlarına kaydettiğinden artık o makale için bir daha kurumsal hesaplara ihtiyaç kalmaz.

burada kurumsal akademisyen hesapları için özellikle "sözde bağışlanmış" dedim çünkü bu hesap bilgilerinin büyük çoğunlukla .edu uzantılı maillere yapılan phinising saldırılarıyla elde edildiği iddia ediliyor.

bu servisten özellikle akademik yayıncılıkta neredeyse tekelleşmiş olan elsevier en büyük zararı görmektedir.
devamını gör...

az önce dinlerken fark ettim de çok şerefsiz bir şarkıymış; aldattım... allah korusun ya biri bana yazsaydı böyle bir şarkı!.
"aldattım. dün gece gördüğüm dört kızla aynı anda yattım
haklıydın senin arkandan çevirilebilecek iş bırakmadım
bunu yaptım. düşünmedim hiç bir kere bile. yine de faka basmadım.
kandırdım. seni sevdiğimi söylerken bile yüzüne bakmadım."
devamını gör...

siyasete alet edilmektir. düşünsene bir koyunsun, adamlar sana seçmen muamelesi yapıyor.hakaret ediyor.düz gidiyor, giydiriyor.
salın arkadaş şu ponçikleri
devamını gör...

kimin ne düşündüğü.. umurum da bile değil..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim