irish nodu
mide kanseri metastazının sol koltukaltı lenf noduna olması sonucu verilen özel isim.
devamını gör...
sözlüğün en feminist yazarları
kendimize "ben feministim" diyebilmek için önce "feminizm"in ne olduğunu bilmemiz gerek. feminizm, dediğimiz şey, kadınların erkeklere üstünlük sağlamaya çalışabileceği ya da bir tartışma esnasında " ayhhh, ben pozitif ayrımcılık hakkımı kullanıyoğğummm benn bir kadınımmmmm, susar mısınnnn" deme hakkına sahip olabileceği bir müessese değildir. feminizm, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkekler ile eşit olması gerektiğini ileri süren ve bu fikri gerçek hayata yansıtmaya çalışan bir akımdır. ayrıca feminizm kavramını daha iyi anlayabilmek için "toplumsal cinsiyet" olgusunun da iyi bir şekilde idrak edilmesi gerekir. ayrıca tamam, feminist olabilirsiniz ama hangi türünü savunuyorsunuz? feminizmin o kadar çok alt dalı vardır ki.. kısacası, "ben feministim" demek o kadar da kolay bir şey değildir.
devamını gör...
ölecek kişiyle vakit geçirmek
sanırım başlığın anlatmak istediği; öleceğini bildiğin kişiyle vakit geçirmek.
iki taraf da bilecek ne olacağını. görmezden, duymazdan geleceksin. içindeki hüzün dinmez ama hüzünle hatırlamak istemiyorsun onu. bir hayalini gerçekleştireceksin. belki başka bir ülkeye götüremezsin ama hep şu restorana gidelim diyorsa artık o restorana gideceksin. hep yüksek sesle konuşmandan rahatsızsa sesini alçaltacaksın. biliyorsun, şimdi yan yana olduğun o insanın cansız bedenini göreceksin bir gün.
bu acıyla sen yüzleşeceksin. ölmeden öldürmeyeceksin onu, ölümün ve kaybetmenin acısını ölümden sonrasına saklayacaksın. elinde bir kuş var. o kuşla uçacaksın. güçten düşünce gücendirmeden yardım edeceksin. geleceğini bildiğin o güne kadar. o kuşun senden uzaklara uçacağı o ana kadar. o günden sonra ne yaparsan yap elinde sadece yaşadıkların olacak. ihtimaller tükenmiş ve ulaşabileceğin tek şey hatıraların olacak.
o insanı kaybettiğinde kötü hatıralar yerine iyileri hatırlamak isteyeceksin. bir kavga yerine bir gülüşü anımsamak isteyeceksin. bu yüzden anımsamak istediklerini yaşatacaksın ona. karşındaki beden bir yabancıya ait gibi dursa da, çöken gözlerine bakarken tedirgin de olsan o yabancı bakışı sileceksin yüzünden.
sen onu nasıl hatırlamak istiyorsan ona öyle bakacaksın. gereksiz avutmayacaksın ne kendini ne de onu. sen onun yoluna eşlik edeceksin, o da seninkine. güzel hatıralar kalacak geride. güzel yaşayacaksın, güzeli yaşatacaksın. bir kötülüğü bekler gibi ölümü beklemek yerine o acı vedaya kadar güzellikler ekleyeceksin onun hayatına.
iki taraf da bilecek ne olacağını. görmezden, duymazdan geleceksin. içindeki hüzün dinmez ama hüzünle hatırlamak istemiyorsun onu. bir hayalini gerçekleştireceksin. belki başka bir ülkeye götüremezsin ama hep şu restorana gidelim diyorsa artık o restorana gideceksin. hep yüksek sesle konuşmandan rahatsızsa sesini alçaltacaksın. biliyorsun, şimdi yan yana olduğun o insanın cansız bedenini göreceksin bir gün.
bu acıyla sen yüzleşeceksin. ölmeden öldürmeyeceksin onu, ölümün ve kaybetmenin acısını ölümden sonrasına saklayacaksın. elinde bir kuş var. o kuşla uçacaksın. güçten düşünce gücendirmeden yardım edeceksin. geleceğini bildiğin o güne kadar. o kuşun senden uzaklara uçacağı o ana kadar. o günden sonra ne yaparsan yap elinde sadece yaşadıkların olacak. ihtimaller tükenmiş ve ulaşabileceğin tek şey hatıraların olacak.
o insanı kaybettiğinde kötü hatıralar yerine iyileri hatırlamak isteyeceksin. bir kavga yerine bir gülüşü anımsamak isteyeceksin. bu yüzden anımsamak istediklerini yaşatacaksın ona. karşındaki beden bir yabancıya ait gibi dursa da, çöken gözlerine bakarken tedirgin de olsan o yabancı bakışı sileceksin yüzünden.
sen onu nasıl hatırlamak istiyorsan ona öyle bakacaksın. gereksiz avutmayacaksın ne kendini ne de onu. sen onun yoluna eşlik edeceksin, o da seninkine. güzel hatıralar kalacak geride. güzel yaşayacaksın, güzeli yaşatacaksın. bir kötülüğü bekler gibi ölümü beklemek yerine o acı vedaya kadar güzellikler ekleyeceksin onun hayatına.
devamını gör...
ruhi su
ısrarla "sorarlar birgün sorarlar" desede kimsenin rahatını bozup sormaya niyeti yok.
devamını gör...
takipçileri görmek
göremiyorum, görmek de istemiyorum. bir şekilde büyüsü bozulsun istemiyorum. böyle bilinmezlik güzel...
devamını gör...
eşinden bahseden tip
ulan adam hayırla anıyorsa niye gavat olsun.
veya kadın eşinden rızayla bahsediyorsa niye kötü olsun.
bu ne biçim genelleme, ne biçim üslup, ne biçim başlıktır?
veya kadın eşinden rızayla bahsediyorsa niye kötü olsun.
bu ne biçim genelleme, ne biçim üslup, ne biçim başlıktır?
devamını gör...
yazarların saçlarına yönelik temel eleştirisi
dalgalı mısın ,düz müsün yoksa kıvırcık mısın belli değil bu yüzden sana her gün sövüyorum haberin olsun. senin yüzünden en iyisini bulabilmek için en iyi köpükleri almaya çalışıyorum ve düzelmemekte inatçısın. en sonunda gidip yakarak düzleştirmek zorunda kalıyorum seni. sonra gidip kabarıyorsun.
son olarakta seni kestiğim gün için senden özür dilerim.
son olarakta seni kestiğim gün için senden özür dilerim.
devamını gör...
neyzen tevfik
neyzen tevfik; para, mal, ün gibi büyük çoğunlukça önemsenen şeyleri bir yana itelemiş; ayağına dolanan ve çoklarının düşlerini dolduran şeyler için tüm güçlerini seferber ettikleri olanakları ezerek geçmişti. bilinçli ya da sezgisel olarak yakınılan düzen, disiplin, otorite, kural gibi ölçü ve ölçütlere sırtını dönerek kendince yaşamıştı.bir taşlama ustası olmak kolay değildir tabii.
her zaman memnun olduğu içkili, neyli berduş hayat onun için felsefî bir tercihtir.
hazır cevaplılığıyla bilinen şair'in şöyle de bir hikayesi vardır:
neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın? maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemidir. neyzen: “maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım.
her zaman memnun olduğu içkili, neyli berduş hayat onun için felsefî bir tercihtir.
hazır cevaplılığıyla bilinen şair'in şöyle de bir hikayesi vardır:
neyzen, çalarken mi neşelenirsin, yoksa neşeli olduğun zaman mı çalarsın? maliye bakanı hakkında yolsuzluk dedikodularının dolaştığı bir dönemidir. neyzen: “maliye vekili değilim ki, çalarken zevk alayım.
devamını gör...
her şeye bilmiyorum diyen insan
fazla düşünmeye gerek yok* yada sizinle konuşmak istemeyen insan tipidir
devamını gör...
ankara simidi
banliyo treninin hipodrom durağı çıkışında* sabahları taze taze ankara simidi satılır. nerden bulurlar o kadar taze simidi, nasıl getirirler bilmiyorum ama sabah güneşi yüzünüze vurur, serin havayı iliklerinize kadar hissederken o ince gevrek ankara simidini gördüğünüzde şanslı olduğunuzu bilirsiniz. çünkü tazesini bulmak gerçekten zordur.
t: ankara'nın istanbul'dan daha güzel olmasının sebeplerinden biridir*.
t: ankara'nın istanbul'dan daha güzel olmasının sebeplerinden biridir*.
devamını gör...
le manoir du diable
sinema tarihinin ilk korku filmi olarak gösterilen film. yılı bazı kaynaklarda 1896 , bazı kaynaklarda ise 1897 olarak gösteriliyor ama genel ifade 1896 yılı yapımı olduğu şeklinde. bu kısa film 3 dk 18 sn sürüyor ve yine sektörün öncüsü george melies imzalı.
film ingilizce olarak the house of the devil olarak geçiyor;adını 'şeytanın malikanesi' olarak çevirebiliriz. başta yazdığım gibi bu film bir korku filmi. melies bu filmde sihirbazlık yeteneğini de kullanmış ve tarihin ilk görsel efektlerini kullanmış. filmin içeriğini kısaca açıklarsam (zaten topu topu 3 dk), ilk sahnede bir yarasa görüyoruz. yarasa bir süre sonra, şeytan olarak tabir edilen adama dönüşüyor. sonraki sahnede çıkan kazanda,şeytan bazı büyüler yapıp, kazandan bir şeyler çıkartıyor. sonradan sahneye malikanenin 2 muhafızı giriyor. bu sıra şeytan gözden kayboluyor. bu sırada muhafızları korkutmak için, bir yaratık çıkıp dürtüyor ve kayboluyor; eşyaların da yerleri değiştiriliyor. muhafızlar olanlara anlam veremezken, hayaletler çıkıyor ortaya(hayalet de diyebilirz,cadı da.. görüntü malum çok net değil,ben beyaz giydikleri için hayalet dedim). muhafızlardan biri korkup balkondan atlıyor,diğer muhafız da bayılıyor. ayılınca hayaletlerle göz göze kalıyor, hayaletler kabyolunca da şeytan çıkıyor ortaya. şeytana haç tutan muhafız şeytanı kaçırıyor ve film bitiyor.
spoiler kullanmaya gerek duymadım. zaten 3 dklık bir fim,içinde gizem faktörü yok*. ama çekim teknikleri takdir edilesi. ara geçişlerini iyi yapmış, pek kopukluk hissetmiyorsunuz. ay'a yolculuk filmindeki gibi hareketli dekor bu filmde yok. tek mekanda geçiyor zaten. filmi de bırakıyorum aşağıya. izleyecek olana iyi seyirler.
film ingilizce olarak the house of the devil olarak geçiyor;adını 'şeytanın malikanesi' olarak çevirebiliriz. başta yazdığım gibi bu film bir korku filmi. melies bu filmde sihirbazlık yeteneğini de kullanmış ve tarihin ilk görsel efektlerini kullanmış. filmin içeriğini kısaca açıklarsam (zaten topu topu 3 dk), ilk sahnede bir yarasa görüyoruz. yarasa bir süre sonra, şeytan olarak tabir edilen adama dönüşüyor. sonraki sahnede çıkan kazanda,şeytan bazı büyüler yapıp, kazandan bir şeyler çıkartıyor. sonradan sahneye malikanenin 2 muhafızı giriyor. bu sıra şeytan gözden kayboluyor. bu sırada muhafızları korkutmak için, bir yaratık çıkıp dürtüyor ve kayboluyor; eşyaların da yerleri değiştiriliyor. muhafızlar olanlara anlam veremezken, hayaletler çıkıyor ortaya(hayalet de diyebilirz,cadı da.. görüntü malum çok net değil,ben beyaz giydikleri için hayalet dedim). muhafızlardan biri korkup balkondan atlıyor,diğer muhafız da bayılıyor. ayılınca hayaletlerle göz göze kalıyor, hayaletler kabyolunca da şeytan çıkıyor ortaya. şeytana haç tutan muhafız şeytanı kaçırıyor ve film bitiyor.
spoiler kullanmaya gerek duymadım. zaten 3 dklık bir fim,içinde gizem faktörü yok*. ama çekim teknikleri takdir edilesi. ara geçişlerini iyi yapmış, pek kopukluk hissetmiyorsunuz. ay'a yolculuk filmindeki gibi hareketli dekor bu filmde yok. tek mekanda geçiyor zaten. filmi de bırakıyorum aşağıya. izleyecek olana iyi seyirler.
devamını gör...
vücudunuzun sizi ele vermesi
göbeğim sayesinde zayıf noktamın bazı insanlar tarafından kullanılması. ne demek sen seversin diye yaptım.
devamını gör...
allah nerededir sorunsalı
kaf suresi 16. ayet
"andolsun ki insanı biz yarattık. ona nefsinin ne vesveseler verdiğini de biliriz. biz ona şah damarından daha yakınız.”
"andolsun ki insanı biz yarattık. ona nefsinin ne vesveseler verdiğini de biliriz. biz ona şah damarından daha yakınız.”
devamını gör...
duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini
emel sayın çok güzel söyler bu şarkıyı.
devamını gör...
ekmek almaya giderken katledilen sezen kaplan için adalet
bazen empati yapmak çok ağır gelir buda bu olaylardan biri. insanların güç karşısında, acılarını bir kenara bırakıp adalet mücadelesine sürükleyen bu sisteme karşı diyecek çok şey var ama anlayan ne yazıkki yok.
sesleri sesimiz olsun.
adalet en kısa sürede yerini bulsun diliyorum.
sesleri sesimiz olsun.
adalet en kısa sürede yerini bulsun diliyorum.
devamını gör...
yazarların yaşadıklarını hissettiği anlar
sabahın ilk ışıklarında dışarıdaki tertemiz havayı derin derin içime çektiğim anlar..
devamını gör...
tabut
yaşarken girdiğim yer
devamını gör...
askıda rozet kampanyası
rozeti olmayan yazarlarımiza bilhassa çaylak kardeşlerimize destek babında, zenginden alıp fakire vermek olarak gördüğüm hoş kampanya.
devamını gör...
17 nisan 2021 fatsa'da ormanlık arazinin imara açılması
hükümeti tebrik ediyorum en azından artık orman yakarak havayı kirletmeden direkt karar alıp uyguluyor. ayrıca odunları da bu sayede başka alanda kullanabiliriz.
datça'da zeytinliklerin bulunduğu koruma altındaki doğal alan, cumhurbaşkanlığı kararıyla satılığa çıkarılırken; fatsa’da da şehrin ortasındaki ormanlık alan yapılaşmaya açıldı.
muğla’nın datça ilçesinde zeytinliklerin de bulunduğu koruma altındaki doğal alan, cumhurbaşkanlığı kararıyla satılığa çıkarılırken; ordu fatsa’da da cumhurbaşkanlığı kararıyla şehrin ortasındaki ormanlık alan yapılaşmaya açıldı.
ağaçlar kesilmek için işaretlendi
oda tv'den ibrahim gündüz'ün haberine göre; geçtiğimiz ocak ayının sonunda yayınlanan bir cumhurbaşkanı kararı’yla önce koruma statüsü kaldırılan ve fatsa belediyesi’ne devredilen 99 dönümlük ormanlık alanda otel, restoran, kule inşası için çalışmalar başlatıldı; kesilmek için ağaçlar işaretlendi.
son yeşillik alanlar da yapılaşmaya açılıyor
yaklaşık 20 yıldır akp’li belediye başkanları tarafından yönetilen fatsa’nın bugün en büyük sorunlarından biri şehrin beton denizine dönmesi. son yıllarda ard arda dikilen yüksek katlı binalarla nefes alamaz hale gelen şehirde kıyıda köşede kalmış birkaç yeşillik alan da yapılaşmaya açılıyor.
işte bunlardan birisi de fatsa’nın samsun tarafından girişinde dolunay mevkiinde bulunan nazar boncuğu gibi 99 dönümlük ormanlık alan. çerkezler tepesi olarak da bilinen 99 dönümlük bu yeşil alan, hemen altında deniz kenarındaki "çamlık mesire alanı"yla birlikte doğal bir uyum içinde, şehre ayrı bir güzellik katıyordu.
otel, restoran ve otopark yapılacak
cumhurbaşkanlığı kararıyla koruma statüsü kaldırılan ve akp’li fatsa belediyesi’ne devredilen ormanlık alan için, belediye tarafından otel, seyir kulesi, restoran-kafe, endemik bitki bahçesi ve otopark yapılmak üzere proje hazırlandı.
99 dönümlük bir ormanlık alanda bu kadar yapılaşmanın yapılması için ormanlık alanın en az yarısından fazlasının kesilmesi anlamına geliyor. ağaçlar işaretlendi bile.
buradan
datça'da zeytinliklerin bulunduğu koruma altındaki doğal alan, cumhurbaşkanlığı kararıyla satılığa çıkarılırken; fatsa’da da şehrin ortasındaki ormanlık alan yapılaşmaya açıldı.
muğla’nın datça ilçesinde zeytinliklerin de bulunduğu koruma altındaki doğal alan, cumhurbaşkanlığı kararıyla satılığa çıkarılırken; ordu fatsa’da da cumhurbaşkanlığı kararıyla şehrin ortasındaki ormanlık alan yapılaşmaya açıldı.
ağaçlar kesilmek için işaretlendi
oda tv'den ibrahim gündüz'ün haberine göre; geçtiğimiz ocak ayının sonunda yayınlanan bir cumhurbaşkanı kararı’yla önce koruma statüsü kaldırılan ve fatsa belediyesi’ne devredilen 99 dönümlük ormanlık alanda otel, restoran, kule inşası için çalışmalar başlatıldı; kesilmek için ağaçlar işaretlendi.
son yeşillik alanlar da yapılaşmaya açılıyor
yaklaşık 20 yıldır akp’li belediye başkanları tarafından yönetilen fatsa’nın bugün en büyük sorunlarından biri şehrin beton denizine dönmesi. son yıllarda ard arda dikilen yüksek katlı binalarla nefes alamaz hale gelen şehirde kıyıda köşede kalmış birkaç yeşillik alan da yapılaşmaya açılıyor.
işte bunlardan birisi de fatsa’nın samsun tarafından girişinde dolunay mevkiinde bulunan nazar boncuğu gibi 99 dönümlük ormanlık alan. çerkezler tepesi olarak da bilinen 99 dönümlük bu yeşil alan, hemen altında deniz kenarındaki "çamlık mesire alanı"yla birlikte doğal bir uyum içinde, şehre ayrı bir güzellik katıyordu.
otel, restoran ve otopark yapılacak
cumhurbaşkanlığı kararıyla koruma statüsü kaldırılan ve akp’li fatsa belediyesi’ne devredilen ormanlık alan için, belediye tarafından otel, seyir kulesi, restoran-kafe, endemik bitki bahçesi ve otopark yapılmak üzere proje hazırlandı.
99 dönümlük bir ormanlık alanda bu kadar yapılaşmanın yapılması için ormanlık alanın en az yarısından fazlasının kesilmesi anlamına geliyor. ağaçlar işaretlendi bile.
buradan
devamını gör...