ilgi delisi olmak
histrionik kişilik bozukluğu olan insanlarda görülen davranış biçimidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
sevdiğim insanlar, sevdiğim kitaplar, sevdiğim eşyalarım... kısacası sevdiğim her şeye zaafım var benim. ama tabii en büyüğü sevdiğim bey*.
devamını gör...
yazarları en umutsuz anda umutlandıran sözler
devamını gör...
thomas chippendale
18. yüzyılda ingiltere’de yaşamış bir mobilyacıdır ancak sıradan bir mobilyacı değildir. yaptığı dolaplarda kullandığı tasarımlarla neredeyse iki buçuk yüzyıldır etkisini sürdürmektedir.

thomas chippendale 36 yaşındayken yazdığı bir kitaba borçludur aslında kazandığı ünü. döneminin en büyük mobilya ustası olmasa da yazdığı gentleman and cabinet-maker’s director isimli kitapla ve bu kitabın birkaç baskı yapmasıyla ün kazanmıştır.
yazdığı bu kitapta 18. yüzyıl ingiliz mobilya sanatının bütün örneklerini hem anlatım hem de çizim olarak paylaşan ve ölümsüzleştiren thomas chippendale hem mobilyacı olarak hem de başkan bir şekilde ölümsüzlüğü yakalamıştır.

rokoko ve gotik tarzları kendi tarzında yorumlayarak mobilyalar yapan chippendale ingiliz tarzı rokoko’nun da babası sayılmakta hala.
bunun dışında ölümsüzlük kazanmasına neden olan bir başka konu ise bir başka sanat dalındaki bir esere de isim babası olmasıdır. walt disney tarafından yaratılan iki sevimli ve yaramaz sincap olan ve nutty tales serilerinde gördüğümüz chip and dale ismini bu mobilyacıdan almıştır.

dolaplar ve sincaplar ölümsüzlük kaynağı olabilir.

thomas chippendale 36 yaşındayken yazdığı bir kitaba borçludur aslında kazandığı ünü. döneminin en büyük mobilya ustası olmasa da yazdığı gentleman and cabinet-maker’s director isimli kitapla ve bu kitabın birkaç baskı yapmasıyla ün kazanmıştır.
yazdığı bu kitapta 18. yüzyıl ingiliz mobilya sanatının bütün örneklerini hem anlatım hem de çizim olarak paylaşan ve ölümsüzleştiren thomas chippendale hem mobilyacı olarak hem de başkan bir şekilde ölümsüzlüğü yakalamıştır.

rokoko ve gotik tarzları kendi tarzında yorumlayarak mobilyalar yapan chippendale ingiliz tarzı rokoko’nun da babası sayılmakta hala.
bunun dışında ölümsüzlük kazanmasına neden olan bir başka konu ise bir başka sanat dalındaki bir esere de isim babası olmasıdır. walt disney tarafından yaratılan iki sevimli ve yaramaz sincap olan ve nutty tales serilerinde gördüğümüz chip and dale ismini bu mobilyacıdan almıştır.

dolaplar ve sincaplar ölümsüzlük kaynağı olabilir.
devamını gör...
can yaman'ın bölüm başı 925 bin tl alması
bu dünya' da adalet olmadığının kanıtlarından sadece bir tanesi.
devamını gör...
merdivenaltı_müzisyen ile müzik teorisi 101
t: bu yazarın oluşturduğu bir incil.*
yok efendim teori bana zor, ben çerezlik bilgi istiyorum genel kültürüm ile havalı bir çocuk olmak istiyorum derseniz de: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile ufak tefek müzikoloji)
temeller:
(bkz: müzikal terimler)
(bkz: tonalite)
(bkz: polifoni)
(bkz: akor)
(bkz: gam)
(bkz: armoni)
(bkz: modülasyon)
(bkz: müzikal aralıklar)
(bkz: arıza (müzik))
(bkz: zaman ölçüsü)
(bkz: anahtar (müzik))
(bkz: donanım)
(bkz: konsonant)
(bkz: disonant)
(bkz: dinamik (müzik))
(bkz: mod (müzik))
(bkz: genus (müzik))
(bkz: kadans)
(bkz: gam derececleri)
(bkz: kontrpuan)
(bkz: transpozasyon)
(bkz: tempo)
(bkz: tempo değişiklikleri)
(bkz: müzikal terimler)
(bkz: nüans (müzik))
(bkz: ostinato)
(bkz: dört ses armoni)
(bkz: majör gam)
(bkz: minör gam)
(bkz: entonasyon)
(bkz: arpej)
(bkz: basso continuo)
(bkz: guidonian hand)
(bkz: mi contra fa)
(bkz: si contra fa)
ekstralar:
(bkz: 4 chord songs)
(bkz: power akor)
(bkz: ii-v-i)
(bkz: canon (müzik))
(bkz: fugue)
(bkz: toccata)
(bkz: fantasia)
(bkz: cantata)
(bkz: aria)
(bkz: rönesans müziği)
(bkz: barok müziği)
eklenecekler çok var, cesur yürekliler yazsın mesaj atsın eklerim.
yok efendim teori bana zor, ben çerezlik bilgi istiyorum genel kültürüm ile havalı bir çocuk olmak istiyorum derseniz de: (bkz: merdivenaltı_müzisyen ile ufak tefek müzikoloji)
temeller:
(bkz: müzikal terimler)
(bkz: tonalite)
(bkz: polifoni)
(bkz: akor)
(bkz: gam)
(bkz: armoni)
(bkz: modülasyon)
(bkz: müzikal aralıklar)
(bkz: arıza (müzik))
(bkz: zaman ölçüsü)
(bkz: anahtar (müzik))
(bkz: donanım)
(bkz: konsonant)
(bkz: disonant)
(bkz: dinamik (müzik))
(bkz: mod (müzik))
(bkz: genus (müzik))
(bkz: kadans)
(bkz: gam derececleri)
(bkz: kontrpuan)
(bkz: transpozasyon)
(bkz: tempo)
(bkz: tempo değişiklikleri)
(bkz: müzikal terimler)
(bkz: nüans (müzik))
(bkz: ostinato)
(bkz: dört ses armoni)
(bkz: majör gam)
(bkz: minör gam)
(bkz: entonasyon)
(bkz: arpej)
(bkz: basso continuo)
(bkz: guidonian hand)
(bkz: mi contra fa)
(bkz: si contra fa)
ekstralar:
(bkz: 4 chord songs)
(bkz: power akor)
(bkz: ii-v-i)
(bkz: canon (müzik))
(bkz: fugue)
(bkz: toccata)
(bkz: fantasia)
(bkz: cantata)
(bkz: aria)
(bkz: rönesans müziği)
(bkz: barok müziği)
eklenecekler çok var, cesur yürekliler yazsın mesaj atsın eklerim.
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
bizim hanım öyle gibi duruyordu ama en düğüncü o çıktı.
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
diş fırçasına sıvı sabun sıkmak.
devamını gör...
the rise of darkness
epey düşündüm buraya birşeyler karalamak için. fakat aklıma başka birşey gelmedi...

#1468202 anında görüntü show* barzo lafı ayrıca güldürdü, benden çok kendine yakışıyor ama farkında değil*
edit 2: bahsettiği bölümler pek bakılacak düzeyde değil demek ki, daha çok yazıları ile ilgi toplama çabaları.. takdir edilesi, aynen devam.*

#1468202 anında görüntü show* barzo lafı ayrıca güldürdü, benden çok kendine yakışıyor ama farkında değil*
edit 2: bahsettiği bölümler pek bakılacak düzeyde değil demek ki, daha çok yazıları ile ilgi toplama çabaları.. takdir edilesi, aynen devam.*
devamını gör...
ülkeler sözlük yazarı olsaydı alacakları nickler
çin: korankorana
türkiye: masayaçıktepinistersen
azerbeycan: hamınızüçünaldım
türkiye: masayaçıktepinistersen
azerbeycan: hamınızüçünaldım
devamını gör...
tutunamayanlar
oğuz atay, tutunamayanlar kitabını yusuf atılgan'ın aylak adam (kitap) kitabında geçen bir pasajdan etkilenerek yazmıştır. tutunamayanlar'ın varolmasını sağlayan işte o pasaj.
"dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaydaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğe tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanlar vardır. herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü farketmez. kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. herkesin " veli ağanın öküzleri gibi öküz, yoktur." demesini isterdi. daha gülünçleri de vardır. ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum. gerçek sevgiyi! bir kadın. birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!"
"dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaydaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğe tutunur, kimi müdürlüğüne, kimi işine, sanatına. çocuklarına tutunanlar vardır. herkes kendi tutamağının en iyi, en yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü farketmez. kağızman köylerinden birinde bir çift öküzüne tutunan bir adam tanıdım. öküzleri besiliydi, pırıl pırıldı. herkesin " veli ağanın öküzleri gibi öküz, yoktur." demesini isterdi. daha gülünçleri de vardır. ben, toplumdaki değerlerin ikiyüzlülüğünü, sahteliğini, gülünçlüğünü göreli beri, gülünç olmayan tek tutamağı arıyorum. gerçek sevgiyi! bir kadın. birbirimize yeteceğimiz, benimle birlik düşünen, duyan, seven bir kadın!"
devamını gör...
çift maske takmak
diğerlerinin dikkat etmediğini görünce önlem katsayısını artıran eylemdir.
devamını gör...
göbeklitepe
şanlıurfa merkezden yaklaşık 20 km ötede ören köyü civarında keşfedilmiş tapınak. bir çiftçinin t şeklinde bir kaya bulup bunu müzeye götürmesiyle burada kazı çalışmaları yapılmaya başlanıyor. ve t şeklinde bir çok taş bulunuyor. iki tanesi diğerlerinden daha büyük ve karşılıklı şekilde konumlanmış durumda. digerleri ise iki büyük taşın çevresinde yuvarlak bir biçimde dizilmiş. bu da buranın tapınak olduğu iddialarını güçlendiriyor. göbekli tepeden önce bilinen en eski tapınak 7 bin yıl öncesine ait bir tapınaktı. göbekli tepe 12 bin yıl öncesine ait bir tapınak yani milattan önce 10 binli yıllarda. göbekli tepeyi bu kadar özel ve gizemli yapan detaylardan biri de insanların yerleşik hayata geçmeden önce tapınak yapmaları. bilim adamları insanların önce yerleşik hayata geçip ondan sonra dinlerin oluştuğu görüşündeydiler. bırakın ibadet etmeyi o zamanın insanlarının avcı toplayıcı bir yasam sürdüğü ve belirli bir yerde toplanmadığı düşünülüyordu. ama göbekli tepe tüm bu düşünceleri çürüttü. insanların yılın belirli bir zamanı burada toplandığı ve ibadet ettiği düşünülüyor. yazı bile mö 3200 yılında bulunmuşken bu insanlar nasıl mesajlaşıyordu? neye göre, hangi zaman dilimine göre toplanıyordu? bunu henüz bilmiyoruz. yapılan kazılarda bulunan kafataslarının üzerinde bir takım oyma, kesme ve delik açma gibi bir takım işlemler yapıldığı da ortaya çıktı. eğer bu işlemler kişi ölmeden önce yapılmışsa ilk beyin ameliyatı, kişi öldükten sonra yapılmışsa ilk otopsi ile karşılaştık demektir. işin tuhaf yanı o dönemde insanların basit aletleri bile kullanmada acemi oldukları ve tekniklerinin çok zayıf olduklarını bilinmesiydi. bu da akıllara şu soruyu getiriyor. cilalı taş devrindeki insanlar sandığımız kadar ilkel değil miydi? insan düşündükçe işin içinden çıkamıyor. göbekli tepe, insanların geçmişte bir çok defa gelişip medeniyet kurduktan sonra pik noktaya ulaşıp sıfırdan her şeye başladığını iddia eden kesimin elini de güçlendiriyor. bölgede çalışmalar hala sürüyor. umarım bir çok soruyu cevaplayabiliriz.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
ek bilgi: iki büyük t figürünün kadın ile erkeği temsil ettiği görüşü hakim.
ek bilgi2: bu t figürlerinin üzerinde çeşitli hayvan resimleri var. bu hayvanlar aslan, boğa, maymun ve yaban domuzu.
ek bilgi3: milattan önce 8 binli yıllarda bu yapının üstü kasıtlı şekilde toprakla örtülmüş. yani insanlar bazı sebeplerden orayı terketmişler. neden olduğu bilinmiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
düşük bütçeli hobilerim;
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
amatör olarak fotoğraf çekiyorum,
resim çiziyorum,
örgü örüyorum,
yemek ve tatlı tarifleri deniyorum.
devamını gör...
10 haftada 5 doz koronavirüs aşısı yaptıran brezilyalı
ölümden korkmak bu olsa gerek.. adam ölmemek için plan kurmuş resmen. gerçekten bu hayatı bu kadar seviyor musun be kardeşim?
(ben bir tek babaannem böyle sanıyodum, yalnız değilmiş.)
(ben bir tek babaannem böyle sanıyodum, yalnız değilmiş.)
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
umarım hepiniz iyisinizdir, hepiniz mutlusunuzdur, hepiniz huzurlusunuzdur ve hepsinden de önemlisi umarım hepiniz sağlıklısınızdır. *
giriş tanıdık geldi değil mi?
o zaman konuyu geliştirelim.
öncelikle sesimi çıkarmasam kimsenin fark etmeyeceğini düşünerek büyük hata etmişim. bugün gerek yayın başlığına yazılan tanımlar gerek mesaj kutuma düşen "neden hala konsept belli değil?" mesajları ile anladım bunu. ne güzel insanlarsınız, farkında mısınız, hı?
"ee hadi söylesene konsepti be kadın ne çok geliştirdin" desenize, dediniz dimi? tamam o zaman girdim geliştirdim sonuca bağlayayım ufaktan.
sevgili canım dünyadan uzak dinleyicileri, canım gecenin yıldızları ve canım herkes; bazı kişisel sebeplerden ötürü dünyadan uzak minik bir araya giriyor.
peki ne kadar minik bir ara?
bir aksilik olmazsa eğer ağustosta yeniden birlikte olup kaldığımız yerden yayınımıza devam ederiz diye planlanmaktayım. oluruz, yine gelirsiniz değil mi? lütfen gelin çünkü...
peki dünyadan uzak yeniden başlayana kadar perşembe akşamları ne dinleyeceğiz?
bugüne kadar en çok sevilen konseptler perşembe günleri sizinle olmaya devam edecek. aslına bakarsanız bir bakıma ara vermemiş gibi bile olabiliriz bu şartlar altında. *
işte böyle sevgili portakallar söyledim, rahatladım. bir dahaki "konsepti söylemeye geldim sevgili portakallar" tanımıma kadar sevgiyle kalın, mutlu kalın, huzurlu kalın ve en önemlisi sağlıkla kalın. sizleri çooooook seviyorum.*
umarım hepiniz iyisinizdir, hepiniz mutlusunuzdur, hepiniz huzurlusunuzdur ve hepsinden de önemlisi umarım hepiniz sağlıklısınızdır. *
giriş tanıdık geldi değil mi?
o zaman konuyu geliştirelim.
öncelikle sesimi çıkarmasam kimsenin fark etmeyeceğini düşünerek büyük hata etmişim. bugün gerek yayın başlığına yazılan tanımlar gerek mesaj kutuma düşen "neden hala konsept belli değil?" mesajları ile anladım bunu. ne güzel insanlarsınız, farkında mısınız, hı?
"ee hadi söylesene konsepti be kadın ne çok geliştirdin" desenize, dediniz dimi? tamam o zaman girdim geliştirdim sonuca bağlayayım ufaktan.
sevgili canım dünyadan uzak dinleyicileri, canım gecenin yıldızları ve canım herkes; bazı kişisel sebeplerden ötürü dünyadan uzak minik bir araya giriyor.
peki ne kadar minik bir ara?
bir aksilik olmazsa eğer ağustosta yeniden birlikte olup kaldığımız yerden yayınımıza devam ederiz diye planlanmaktayım. oluruz, yine gelirsiniz değil mi? lütfen gelin çünkü...
peki dünyadan uzak yeniden başlayana kadar perşembe akşamları ne dinleyeceğiz?
bugüne kadar en çok sevilen konseptler perşembe günleri sizinle olmaya devam edecek. aslına bakarsanız bir bakıma ara vermemiş gibi bile olabiliriz bu şartlar altında. *
işte böyle sevgili portakallar söyledim, rahatladım. bir dahaki "konsepti söylemeye geldim sevgili portakallar" tanımıma kadar sevgiyle kalın, mutlu kalın, huzurlu kalın ve en önemlisi sağlıkla kalın. sizleri çooooook seviyorum.*
devamını gör...
yazarlar yağmur damlası olsaydı düşmek istediği yerler
annemin toprağına sanırım.
devamını gör...
yazarların en son ağladığı zaman
uzun zamandır gözyaşı ile ilişkimiz biraz uzak. yani ben zaten ağlak bir insanım ha deyince yer çekimine meydan okuyamayan damlalar gözlerimden aşağıya doğru hızlıca süzülür. hatta bazen yarıştıklarını düşündürür bana. o yüzden birazcık ağlamak, ağlamak değil benim nezdimde.
neyse konu bu değildi ve zaman da değildi aslında. kişisel anı arşivimde bu da dursun yazısı bu tam olarak. unutmayayım diye. çünkü çok uzun zamandır, çoğu şeyi unutuyorum ben. hissetmeyi de unutmuşum. bazı hislerin ne denli güzel hissettirdiğini de. keşfetmek çok güzelmiş mesela. sığınmak bir bebek gibi. yetişkin olmamak bazen.
tesadüf eseri bir öğrencimin önerdiği şarkıyı dinlerken hattın diğer ucunda duyduğum ses içimdeki tüm katmanları salladı. doğru kelime bu. ruhum sallandı. içimi çekmeye başladım. her bir hıçkırık ile hüzün, tedirginlik ve huzur. ve evet! duygular da sallandı. vapurun gürültüsünün arasında rüzgar sesleri kulaklığın ardından ulaşacak kadar güçlüydü. savurdum içimde kötü ne varsa. acıyordu da güzeldi. aynı şarkı tekrar tekrar döndü fonda. ben denize karşı oturup bir bira açtım. hızlıca içtim. bu ara çok hızlı içip çok sarhoş gezdiğim günler var ama bu onlardan biri değildi. onlar eğlenceli ve hızlı anlar genellikle. bu ise sükunet ile ilgili. o sallantının ardından gelen derin bir dinginlik koskocaman bir huzur. ve akan çokça gözyaşı.
neyse konu bu değildi ve zaman da değildi aslında. kişisel anı arşivimde bu da dursun yazısı bu tam olarak. unutmayayım diye. çünkü çok uzun zamandır, çoğu şeyi unutuyorum ben. hissetmeyi de unutmuşum. bazı hislerin ne denli güzel hissettirdiğini de. keşfetmek çok güzelmiş mesela. sığınmak bir bebek gibi. yetişkin olmamak bazen.
tesadüf eseri bir öğrencimin önerdiği şarkıyı dinlerken hattın diğer ucunda duyduğum ses içimdeki tüm katmanları salladı. doğru kelime bu. ruhum sallandı. içimi çekmeye başladım. her bir hıçkırık ile hüzün, tedirginlik ve huzur. ve evet! duygular da sallandı. vapurun gürültüsünün arasında rüzgar sesleri kulaklığın ardından ulaşacak kadar güçlüydü. savurdum içimde kötü ne varsa. acıyordu da güzeldi. aynı şarkı tekrar tekrar döndü fonda. ben denize karşı oturup bir bira açtım. hızlıca içtim. bu ara çok hızlı içip çok sarhoş gezdiğim günler var ama bu onlardan biri değildi. onlar eğlenceli ve hızlı anlar genellikle. bu ise sükunet ile ilgili. o sallantının ardından gelen derin bir dinginlik koskocaman bir huzur. ve akan çokça gözyaşı.
devamını gör...

