genel bir özet yaptı. bazı iddialarını yineledi. binali yıldırım'ın oğlu erkan yıldırım'ın servetinin hollanda'nın açıkladığı rakamlardan daha fazla olduğunu, 3 milyar dolar civarında olduğunu söylüyor. en çok kendisine "ajan" denmesine bozulmuş. bölümün teması bu oldu. devletin, kendisini öldürmek için yabancı suikastçilerle (sırp, arnavut, rus) görüşme yaptığını söyledi. otel değiştirmek zorunda kalmış.
habertürk'teki tartışma programına epey takmış. veyis ateş'in kayıtları var dedi, ileride yayınlayacak sanırım.
yıldırım demirören'in doğan holding'i satın almak için ziraat bankası'ndan çektiği 750 milyon doları daha geri ödemediğini söyledi.
yeni bir karakter katıldı. sezgin baran korkmaz. hem amerika'da hem de türkiye'de aranan bir vatandaşmış kendisi. google iş insanı diyor aratınca. bodrum'da oteli de varmış. paramount otel. bu otelde dönen kirli pazarlıklardan bahsetti. bu otelde veyis ateş'in, rasim ozan kütahyalı'nın da takıldığını söylüyor.
silivri'de intihar eden genç emniyet müdürünün ölümüne sebep olmakla suçladığı koruma daire başkanı ekrem güler'in işbankası'na sızma girişimlerini anlattı.
süleyman soylu'nun, organize suçlardan sorumlu emniyet genel müdür yardımcısı resul hor vasıtasıyla sezgin baran korkmaz'ın 45 milyon dolarına ve de oteline konmak istediğini anlatıyor.
esas meseleye, yani rte ile olan hukukuna ileride değineceğini tekrarladı.
devamını gör...

hem sağlığını hem de cebini düşünen kendine değer veren akıllı insandır.

hayatımda bir kez bile içmedim, iyi ki de içmemişim. hem benim param kıymetli zehirli şeylere harcayamam.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

4 yeğeni olan biri olarak gördüğüm kadarıyla hak verdiğim başlık. kopya çekemiyor olsalar da, eski heveslerinin olmayışı derslerini çok fazla etkiliyor.
devamını gör...

ben canlandım da hep yanlış canlandım:)

t: canlansa da yanlış canlanabilecek yazardır.
devamını gör...

çay fetişizminin sahte edebiyatta geldiği son nokta. gidin katiller koğuşuna bir bakın ne içiyor adamlar.
devamını gör...

leonardo da vinci aynı anda bir eliyle yazı yazıp diğer eliyle resim yapabiliyordu.
devamını gör...

türkiye'de yok olmaya yüz tutmuş ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinden kaynaklanan bir durumdur bu. ceket alsan terden sırılsıklam olursun, sonra bir rüzgar eser ve bu sefer de hasta eder. genellikle birkaç hafta veya 1 ay süren bu havalar insanı kanser etmeye yeter de artar bile.
devamını gör...

valla başlık açmayınca canı sıkılan, içine sinmeyen yazardır. sözlüğün cirosunu yükseltiyor daha n'psın.*
devamını gör...

tam adı edwin eugene aldrin jr olan, 1966'da "gemini 12" uçuşuyla uzaya çıkan ve 1969 yılında apollo 11'deki ay modülü pilotu ve ay'da yürüyen ikinci kişi olan amerikalı astronot, pilot ve mühendistir.*
devamını gör...

kendisini çok üstün gören yahut sırtını "sağlam" yere dayamış insanlardan mürekkep topluluk.

bu mevzunun en güzel versiyonu 3 idiots filminde yaşanmıştır:

devamını gör...

görmeye gerek olmayandır.

sesini duyan insan evladı varlığını unutur.
(bkz: kurt)

ayrıca:
(bkz: vahşi ve kaotik)*
devamını gör...

burda bir yazar vardı,
sonra moderator oldu,
sonra uçuruldu,
aklıma onu getiren başlık.
sözlükte ne kadar kadın varsa alayına kıyamam demişti.
i am melting lannn melting
arada bunun kulağını çınlatır.
her seferinde beni de bir gülme alır.
hâlâ vardır böyle kıyamayanlar
aman
kızlar,
uyanık olmakta faide var.
aynı numaraya kanmamak lazım.
ben her seferinde farklı kazık yeme taraftarıyım.*
devamını gör...

düzenbazlığın evrenselleştiği bir dönemde, gerçeği söylemek devrimsel bir eylemdir.

george orwell
devamını gör...

erdal bakkal: sen de şu çocuğu doğuracaksan doğur artık nurten ya. biraz şey yapmıyorsun gibi geliyor, bilmiyorum.
nurten: hayırdır, ne oldu? acelen ne sabırsız bakkal.
erdal bakkal: ya kaç ay geçti doğmadı bir türlü çocuk ya. bir an evvel doğsun bu kadar da bekletilmez ki insan.
nurten: dört aylık çocuğun doğduğunu duydun mu hiç sen erdal?
erdal bakkal: bilmiyorum nurten ya ama biraz ağırdan alıyorsun, böyle biraz savsaklıyorsun gibi geliyor acele et biraz
devamını gör...

çevirisinin kötü olması.. bir keresinde editörü tarafından çevirisini kontrol etmem için gönderilen bir kitabı neredeyse sinirden camdan aşağıya fırlatıyordum. bir de editör: "ne var ki bunda, siz gerekli düzeltmeleri yapın o zaman öyle yayınlayalım" dedi ama kabul etmedim, bir başkasının yaptığı pisliği temizlemek huyum değildir. ancak baştan çevirmemi isterseniz çevireyim dedim ama kabul etmediler.. iki kuruş daha ucuza çeviri yaptırdıkları o çevirmenin kötü çevirdiği kitap yüzünden yayınevinin imajı zedeleniyor ama ben kime neyi anlatıyorum ki..
devamını gör...

şahsımdır hiç affetmem takır takır etkileşim veririm.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gılgamış'ın başından geçen olayların anlatıldığı destandır.
başından ne geçtiğine değinecek olursak;
gılgamış, uruk şehrinde hüküm süren bir sümer süperman'ıdır. ülen demiş kendi kendine ben bu şehrin etrafını sur ile çevireceğim. halk çalışmayı sever mi? sevmez bu sebeple gılgamışı tanrılara şikayet ederler. tanrılar halkı dinler ve savaş ve aşk tanrıçası iştar ; halkı korumak için, enkidu‟yu görevlendirir. enkidu bir çeşit tarzandır. sedir ormanları içinde, vahşi hayvanlar arasında yaşamaktadır.
bu enkidu bir savaşta kötülük yapan bir devi öldürmüş mübarek bir insandır. endiku, gılgamışı görünce onunla kanka olur.
her iki mübarek kahraman , gılgamış ile enkidu, insanoğluna düşman olan yaratıkları yok ederek dünyayı düzenini kurmaya çalışırlar.

enkidu, kankası gılgamış‟ı tanrıça iştar‟ı görmeye götürür. aşüfte iştar; enkidu'nun gılgamış'a kankalık bağını bozmak ister. aşüfte iştar, gılgamış‟ı baştan çıkarmaya çalışır. gılgamış, aşüfte iştarı pek tekin bulmaz ve bu aşkı reddeder. aşüfte iştar senmisin beni reddeden diyip; endiku'yu cüzzamla lanetler. ve zavallı endiku cüzzamdan ölür. aşüfte iştar, gılgamış'ıda lanetlemek ister. bunun üzerine aşüfte iştardan yılmış vaziyette bari ölümsüz olayım diyerek atası utanapişti'ye danışır.

araki utanapişti'yi bulasın... gezerken, gezerken ....dünya üzerinde gezilmedik yer bırakmaz gılgamış...
en sonunda ölüm kıyılarında utanapişti'yi bulur. utanapişti gılgamış‟ı aşüfte iştar'ın şerrinden kurtarı, ancak ölümsüzlüğün sırrını vermez. gılgamış o kadar yol gelmiş boşta göndermemek adına kuvvet ve gençliğin sırrını verir.
gılgamış gerisin geri boynu bükük döner. çok yorulur ve uyur. rüyasında kankası enkidu'yu görür. enkidu ölülerin bulunduğu gölgeler vadisi‟nde, hiçbiri kendisini tanıyıp hatırlamayan yaratıkların arasında, tanrıların iyiliğini beklemektedir. gılgamış bu rüyadan anlar ki, ölümsüzlük; dünyada ulaşılabilecek en büyük mutluluk değildir. yeryüzünde gerçek mutluluk, tanrıların yardımıyla insanların hafızasından
silinmemektir.
devamını gör...

en görkemli balık türlerinden biri olan pomacanthus imperator balığı hint okyanusu, pasifik okyanusu ve kızıldeniz’de yaşar. neon sarısı ve neon mavisi şeritleriyle göze çarpar.
göz alıcı renkleri ve narin görüntüsü ile insanları kendilerine hayran bırakan emperor angelfish, melek balıklarının en güzelidir. harem balığı olarak da bilinen imparator melek balığının erkeği her gün dişilerini ziyaret edip onları mutlu eder. kıskanç olduğu için çevresindeki diğer erkeklere tahammülü yoktur.
"bu alemin tek imparatoru benim" diyerek diğer erkek imparator melek balıklarını kovalaması ile meşhurdur.
devamını gör...

anlamam, öküzüm ben.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim