trt telaffuz sözlüğü
ilk defa öğrendiğim ve dikkatimi çekmiş telaffuz sözlüğüdür. biraz karıştırdım, türkçemiz için yararlı bir uygulama. trt arşiv röportajlarını izleyip, buradan da biraz araştırma yaparak pratik yapılabilinir.
devamını gör...
kadınların erkekte test ettiği şeyler
ters bir şey söylediğimde hemen fevrileşip ağzını bozuyor mu?
öfke kontrol testi bir nevi.
öfke kontrol testi bir nevi.
devamını gör...
meydan savaşında beyler sis atmak yasak denmesine rağmen sis bombası atan yeniçeri askeri
1526 yılında mohaç meydan savaşında ii. lajos'un askerlerine karşı savaşırken başımıza gelmiş durumdur.
küffar ile savaşın en hararetli noktasında cepheleri hiç durmadan bombalıyorduk, pargalı ibrahim paşa kesinkez ikaz etmişti: "normal bomba serbest, sis yok beyler unutmayın!" diye. herkes anlamış görünüyordu ancak birdenbire, "açılın beyler bombalıyorum!" diye bir ses duyduk. ondan sonra hepimiz bir anda kör olmuş gibi bir metre bakış açısından uzağı göremez hale gelmiştik. içimizden bir hıyar, paşayı duymamış ve normal bomba alacağına sis almıştı. bombayı da uzağa atamadı düşman kör olacağına biz iptal hale gelmiştik.
bu basiretsiz durum, yeniçerilerimizden bazılarının ölmesine ve malkoçoğlu bali bey'in savaşta körü körüne kılıç sallamasına neden olmuştu.
allahtan savaş farkla bizim galibiyetimizle sonuçlandı da kelleleri koruyabildik.
not: arkadaş ocaktan atıldı, 200 sopa falaka yedikten sonra son ulufesine el konuldu.
küffar ile savaşın en hararetli noktasında cepheleri hiç durmadan bombalıyorduk, pargalı ibrahim paşa kesinkez ikaz etmişti: "normal bomba serbest, sis yok beyler unutmayın!" diye. herkes anlamış görünüyordu ancak birdenbire, "açılın beyler bombalıyorum!" diye bir ses duyduk. ondan sonra hepimiz bir anda kör olmuş gibi bir metre bakış açısından uzağı göremez hale gelmiştik. içimizden bir hıyar, paşayı duymamış ve normal bomba alacağına sis almıştı. bombayı da uzağa atamadı düşman kör olacağına biz iptal hale gelmiştik.
bu basiretsiz durum, yeniçerilerimizden bazılarının ölmesine ve malkoçoğlu bali bey'in savaşta körü körüne kılıç sallamasına neden olmuştu.
allahtan savaş farkla bizim galibiyetimizle sonuçlandı da kelleleri koruyabildik.
not: arkadaş ocaktan atıldı, 200 sopa falaka yedikten sonra son ulufesine el konuldu.
devamını gör...
korkunç ivan
oğlunu öldürmesiyle ilgili yazarın tanımını görüyor ve arttırıyorum.
korkunç ivan'in oğlunu öldürdüğü anı resmeden ilya repin - ivan the terrible killing his son (1885) tablosunu buraya ilistirmek isterim. korkunç ve etkileyici bir eser.
korkunç ivan'in oğlunu öldürdüğü anı resmeden ilya repin - ivan the terrible killing his son (1885) tablosunu buraya ilistirmek isterim. korkunç ve etkileyici bir eser.
devamını gör...
telefonsuz dışarıya çıkmak
başka bir şehirden eve dönerken telefonumu o şehirde unuttum. evet gerçekten yaptım bunu. kınamayın beni, yeni annelerin başına gelebiliyor böyle şeyler* arabayı ben kullandığım için de eve gelene kadar fark etmedim durumu.
sonra ne mi oldu? bir telaş, bir her şeyin bir anda kafama hücum etmesi, bir karamsarlık ki o gün ve ertesi gün kargoya verilme ihtimali yok telefonun. hadi bugünlük idare ederim de diyemiyorum. pazartesiye kadar müthiş bir yoksunluk sendromu çektim. meğer uyuşturucu gibi bir hal almış telefon benim için. saatler geçmiyor sanki. pazartesi kargoya verilir salı falan tamam bu iş diye kendimi avuturken o günün iş yoğunluğu vs unutulmuş telefon. ben küstüm tabi, bildiğiniz küstüm. o derece bozuk atıyorum. aslında bir rahatlama da hissediyorum yavaş yavaş. daha özgür. daha etrafının farkında.
telefon nihayet ulaştı elime. fakat artık o eski aşk kalmamıştı telefonla aramda.
sonra ne mi oldu? bir telaş, bir her şeyin bir anda kafama hücum etmesi, bir karamsarlık ki o gün ve ertesi gün kargoya verilme ihtimali yok telefonun. hadi bugünlük idare ederim de diyemiyorum. pazartesiye kadar müthiş bir yoksunluk sendromu çektim. meğer uyuşturucu gibi bir hal almış telefon benim için. saatler geçmiyor sanki. pazartesi kargoya verilir salı falan tamam bu iş diye kendimi avuturken o günün iş yoğunluğu vs unutulmuş telefon. ben küstüm tabi, bildiğiniz küstüm. o derece bozuk atıyorum. aslında bir rahatlama da hissediyorum yavaş yavaş. daha özgür. daha etrafının farkında.
telefon nihayet ulaştı elime. fakat artık o eski aşk kalmamıştı telefonla aramda.
devamını gör...
sivas katliamı
hiçbir şey eyleme geçmiş cehaletten daha korkunç olamaz.
-johann wolfgang von goethe
-johann wolfgang von goethe
devamını gör...
paganizm
boş olduğunu görünce dumura uğradığım başlık. yazalım madem, merak edene paganizm'e giriş olsun.
politeistik & panteistik doğa dinleri bütünüdür.
geneli itibariyle paganizm aslında ibrahimi olmayan her dini kapsayan bir şemsiye terimdir, ancak kendi çevrelerinde ağırlıklı olarak doğa dinleriyle anılır.
modern paganizm çok zengin ve farklı geleneklerden oluşur. burada geleneklerden kasıt, farklı dinlerdir, ancak yine alakalı çevreler içerisinde pagan dinleri gelenekler veya "yollar" olarak anılır ve birbirinden ayrılır.
(bkz: neopaganizm)
her pagan oturmuş düzene ve işleyişe sahip bir geleneği takip etmek durumumda değildir, maneviyat hakkında kendi görüşlerini takip ederek kendi yollarını çizebilirler, bu yönüyle günümüzde çoğu pagan dini öznelliği yüceltir ve kişisel deneyimi ön plana çıkartır. dolayısıyla paganizm dogmatik değildir. paganlar doğaya hürmet ederler ve pek çok tanrı & tanrıçaya tapabilirler. buna onurlandırmak veya onurlanmak denir.
paganizm'in çokça tanrısının bulunmasının sebebi, doğanın kendi içinde bulunan çeşitliliğini tanımaya dayanır. bazı paganlar, tanrı ve tanrıçaları bir bireyler bütünü olarak görür, tıpkı bir insan toplumu gibi. diğerleri, örneğin antik zamanlardan bu yana osiris ve isis'in takipçileri, günümüzün wicca temelli paganları ile birlikte, bütün tanrıçaları bir büyük tanrıça olarak görürler, bütün tanrıları ise bir bütün; birbirleriyle olan ahenk ve düzenli etkileşimleri, evrenin sırlarını yaratır ve imgeler bize.
buna rağmen de pek çok gelenekte en yüksekte yüce bir ilahi prensip olduğu düşünülür, herakleitos'un deyimiyle "zeus olarak anılmak isteyen ve istemeyen bir tanrı." gibi. bu prensip bazıları için de her şeyin büyük tanrıça ve annesi'dir. isis'in ilk yüzyıl yazarı apuleyus'a olduğu gibi, bu paragrafta ikincil olarak bahsettiğim prensip günümüzde çoğu batılı pagan tarafınca takip edilir.
ama diğerleri, hıristiyan antikliğinde paganizm'i eski haline kavuşturan imparator julian gibi, günümüz vakitlerinde bazı hindu mistikler ile birlikte, soyut bir yüce kaideye inanırlar, her şeyin kaynağı ve özü. ama bu paganlar bile, diğer ruhani varlıkların daha yüce olabileceği ihtimalini kabul etmekle birlikte, kendilerini kutsal olarak tanırlar, yanlış veya kısmi olmayan. bahsetmiş olduğum bir'e inanan paganlar henoteist olarak adlandırılırlar, bir doğru ilahiliğe inanıp diğer bütün tanrıları reddeden monoteistlerden ayrı olarak.
biraz da tanrıçaya değinmeli. bütün pagan dinleri kutsallığın feminen yüzünü tanırlar, tanrıçalar barındırmayan bir pagan dinini, pagan dini olarak tanımlamak epey zordur. odin ya da mitra kültü gibi bazı pagan yolları, bir erkek tanrıya da özel bir bağlılık sunarlar. ama monoteistlerin yaptığının aksine, diğer tanrı ve tanrıçaları reddetmezler. judaizm, islam ya da hıristiyanlık gibi pagan olmayan dinlerin dişi bir kutsallık fikrinden iğrenmesi durumunun aksine.
politeistik & panteistik doğa dinleri bütünüdür.
geneli itibariyle paganizm aslında ibrahimi olmayan her dini kapsayan bir şemsiye terimdir, ancak kendi çevrelerinde ağırlıklı olarak doğa dinleriyle anılır.
modern paganizm çok zengin ve farklı geleneklerden oluşur. burada geleneklerden kasıt, farklı dinlerdir, ancak yine alakalı çevreler içerisinde pagan dinleri gelenekler veya "yollar" olarak anılır ve birbirinden ayrılır.
(bkz: neopaganizm)
her pagan oturmuş düzene ve işleyişe sahip bir geleneği takip etmek durumumda değildir, maneviyat hakkında kendi görüşlerini takip ederek kendi yollarını çizebilirler, bu yönüyle günümüzde çoğu pagan dini öznelliği yüceltir ve kişisel deneyimi ön plana çıkartır. dolayısıyla paganizm dogmatik değildir. paganlar doğaya hürmet ederler ve pek çok tanrı & tanrıçaya tapabilirler. buna onurlandırmak veya onurlanmak denir.
paganizm'in çokça tanrısının bulunmasının sebebi, doğanın kendi içinde bulunan çeşitliliğini tanımaya dayanır. bazı paganlar, tanrı ve tanrıçaları bir bireyler bütünü olarak görür, tıpkı bir insan toplumu gibi. diğerleri, örneğin antik zamanlardan bu yana osiris ve isis'in takipçileri, günümüzün wicca temelli paganları ile birlikte, bütün tanrıçaları bir büyük tanrıça olarak görürler, bütün tanrıları ise bir bütün; birbirleriyle olan ahenk ve düzenli etkileşimleri, evrenin sırlarını yaratır ve imgeler bize.
buna rağmen de pek çok gelenekte en yüksekte yüce bir ilahi prensip olduğu düşünülür, herakleitos'un deyimiyle "zeus olarak anılmak isteyen ve istemeyen bir tanrı." gibi. bu prensip bazıları için de her şeyin büyük tanrıça ve annesi'dir. isis'in ilk yüzyıl yazarı apuleyus'a olduğu gibi, bu paragrafta ikincil olarak bahsettiğim prensip günümüzde çoğu batılı pagan tarafınca takip edilir.
ama diğerleri, hıristiyan antikliğinde paganizm'i eski haline kavuşturan imparator julian gibi, günümüz vakitlerinde bazı hindu mistikler ile birlikte, soyut bir yüce kaideye inanırlar, her şeyin kaynağı ve özü. ama bu paganlar bile, diğer ruhani varlıkların daha yüce olabileceği ihtimalini kabul etmekle birlikte, kendilerini kutsal olarak tanırlar, yanlış veya kısmi olmayan. bahsetmiş olduğum bir'e inanan paganlar henoteist olarak adlandırılırlar, bir doğru ilahiliğe inanıp diğer bütün tanrıları reddeden monoteistlerden ayrı olarak.
biraz da tanrıçaya değinmeli. bütün pagan dinleri kutsallığın feminen yüzünü tanırlar, tanrıçalar barındırmayan bir pagan dinini, pagan dini olarak tanımlamak epey zordur. odin ya da mitra kültü gibi bazı pagan yolları, bir erkek tanrıya da özel bir bağlılık sunarlar. ama monoteistlerin yaptığının aksine, diğer tanrı ve tanrıçaları reddetmezler. judaizm, islam ya da hıristiyanlık gibi pagan olmayan dinlerin dişi bir kutsallık fikrinden iğrenmesi durumunun aksine.
devamını gör...
anne babanın sürekli kavga etmesi
boşanmaları gerektiği halde boşanmayan anne babanın yıllarca süren kavgalarıdır. bununla büyüyen çocuklar sağlıklı olmazlar. yazık olur, mutlu mutlu yaşamak varken kavga ederler olmadık şeylerden. işin içinde şiddet de varsa artık dayanılmaz olur, herkes için tabi. üzülürsünüz, birşey yapamazsınız, söz söyleyemezsiniz. burukluk hissedersiniz... keşke herşey farklı olsaydı dersiniz, üzülürsünüz, ağlarsınız, kızarsınız, bıkarsınız.
ama bu olayı artık kanıksadığınızda anne-baba salonda kavga ederken odaya girip hiç bir şey yokmuş gibi televizyonu falan açabiliyorsunuz, ders çalışırken sessiz olun/ya da kapıyı kapatın diye bağırabiliyorsunuz.*
ama bu olayı artık kanıksadığınızda anne-baba salonda kavga ederken odaya girip hiç bir şey yokmuş gibi televizyonu falan açabiliyorsunuz, ders çalışırken sessiz olun/ya da kapıyı kapatın diye bağırabiliyorsunuz.*
devamını gör...
rte'nin 2021'i şahlanış senesine döndüreceğiz açıklaması
at şahlandığında sıkı tutunmazsanız attan düşersiniz. kolu kanadı olmayan bu halka 2021 şahlanış senesi olacak derseniz akıbetini ancak deliler bilmez. hadi bakalım dört nala. deh.
devamını gör...
ürkünç susie ve sorunlu çocuklar için 13 trajik öykü
bir anglus oblong kitabıdır.
eskiden çocukların masallarla arası çok iyiydi. şimdi de öyle mi bilmiyorum. ama masalların çocuklara verdiği mesajların önemli olduğuna inanıyorum. la fontaine hikayelerini mesela oldum olası sevemedim. çocukken de sevmezdim, hala da sevmem. bütün kahramanlarında bir uyanıklık, kurnazlık, sahtekarlık. karganın zaafından faydalanıp rızkını çalan tilkiden, tilkiye düz tabakta çorba ikram edip intikam alan leyleğe kadar her kahramanda kötücül duygular baskın.
masalların daha yapıcı, çocukları daha iyi bir insan olmaya teşvik eden mesajlar vermesinden yanayım ben.
ancak bu kitap öyle bir kitap değil. burada anlatılan masallar annelerin çocuklara asla anlatamayacağı türden. debbiler tarafından zorbalığa uğrayan helga’nın intikamından, aptal bir vampire dönüşen betsy’nin hikayesine kadar her öyküde hayatın gerçek yüzünü gösteren ve okuyanın yüzüne tokat gibi çarpan masallar bunlar. annesine benzememek için uğraşan rosie’nin hikayesi ise benim favorilerimden.
angus oblong bu masallarda pedagojik bir uygunluk, ahlaki mesajlar ya da mutlu sonlar vaat etmiyor. gerçeğin keskin yüzünün teninizde dolşaması için elinden geleni yapıyor sadece.
eskiden çocukların masallarla arası çok iyiydi. şimdi de öyle mi bilmiyorum. ama masalların çocuklara verdiği mesajların önemli olduğuna inanıyorum. la fontaine hikayelerini mesela oldum olası sevemedim. çocukken de sevmezdim, hala da sevmem. bütün kahramanlarında bir uyanıklık, kurnazlık, sahtekarlık. karganın zaafından faydalanıp rızkını çalan tilkiden, tilkiye düz tabakta çorba ikram edip intikam alan leyleğe kadar her kahramanda kötücül duygular baskın.
masalların daha yapıcı, çocukları daha iyi bir insan olmaya teşvik eden mesajlar vermesinden yanayım ben.
ancak bu kitap öyle bir kitap değil. burada anlatılan masallar annelerin çocuklara asla anlatamayacağı türden. debbiler tarafından zorbalığa uğrayan helga’nın intikamından, aptal bir vampire dönüşen betsy’nin hikayesine kadar her öyküde hayatın gerçek yüzünü gösteren ve okuyanın yüzüne tokat gibi çarpan masallar bunlar. annesine benzememek için uğraşan rosie’nin hikayesi ise benim favorilerimden.
angus oblong bu masallarda pedagojik bir uygunluk, ahlaki mesajlar ya da mutlu sonlar vaat etmiyor. gerçeğin keskin yüzünün teninizde dolşaması için elinden geleni yapıyor sadece.
devamını gör...
zengin yazarlar
ne bakımdan zengin.şimdi onu bi belirtmek lazım. ben mesela para, kültür, mizah ve tip olarak afrikalıyım. daha nasıl anlatayım.
devamını gör...
eren bülbül
allah rahmet eylesin. bu pkk'ya da destek verenlerin belasını versin. iyi ki varsın eren.
devamını gör...
böyle mi olacaktı
1997-2003 yıllarında atv'de yayınlanmış
yönetmenliğini ümit efekan, temel gürsu,
şahin gök senaristliğini erdoğan tünaş yapmış olduğu dram, aile ve gençlik dizisidir.
pervin, ayşe ve gül hayata ve birbirlerine sımsıkı bağlı üç genç kız. aile, ev, okul, aşk ilişkilerini, hayatta yaşadığı bir çok zorlukları, kimseleri yokken bile birbirlerine olan sadakatleri, bağlılıkları... kötü tecrübeleri, mutlu anları, zor zamanları, huzur buldukları neyse ilk birbirlerine anlatan ve tam destek hayatlarına devam eden bir kız grubu. aslında hayatın taa içinden, bizden bir şeyler anlatıyor.
o dönemler ben de lise öğrencisiydim ve aynı böyle bir kız grubumuz vardı. biri hala hayatımda diğeri hayatın başka bir ucunda.
bu üç arkadaşta farklı farklı yollara girerler fakat ne olursa olsun birbirlerini hiç bırakmazlar. dizi de işte bu olaylardan beslenir.
6 yıl içerisinde bir çok oyuncu değişikliği yaşanmış hatta başroller bile değişmiştir. aslında bence riskli bir durum ama bazen yeni gelen eski geleni aramayı geçtim ondan daha çok sevilir. ben bu diziyi bu kadar uzun soluklu izlemedim malum uzadıkça biraz tadı kaçabiliyor ve ilk izlendiğindeki o keyif kaçıyor. 6 sezon yayımlanmış diziyi taş çatlasın 2 sezon izlemişimdir. aklımda kalan dostlukları ve birbirine bağlılıklarıdır. yanlış tercih ve uçurumun ucuna gelenleri itmek yerine şevkatle bağırlarına basmışlardır.
gül tanrıyar rolü hande ataiziyle başlamış ceyda düvenciyle bitişi yapmıştır. hayatın uçurumlarını görmüş kafasına buyruk yaramaz bir kızken dersini almıştır. ahmet tanrıyar'la (hakan ural) (ismet özhan) evlenmiştir.
pervin tuna'yı berna laçin oynamıştır. üniversite okumuş içlerinde hayallerine en çok yakınlaşmışıdır. doktor olmuş. yusuf tuna (yaşar alptekin) ile evlenmiştir.
ayşe akman, açelya akkoyun ve seray gözler canlandırmıştır. seray gözler kısmını ben hiç hatırlamıyorum. murat akman (atilla saral) ile evlenip çoluğa çocuğa karışıyor.
daha sonra hayatlarına bir çok insan giriyor. ihaneti, aşkı, ihtirası çeşit çeşit entirikaların içinde buluyorlar kendilerini. değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları masum sevgileri, dostlukları oluyor.
oyuncuları,
açelya akkoyun - ayşe akman
hande ataizi ve ceyda düvenci - gül tanrıyar
berna laçin - doktor pervin tuna
atilla saral - murat akman
batuhan göksu - ömer akman
ümit erim - ömer akman
hakan ural ve ismet özhan - ahmet tanrıyar
yaşar alptekin - yusuf tuna
funda barın - doktor pınar tuna
karahan çantay - tarık
kaan girgin - oktay
halit ergenç
eşref kolçak
şebnem özinal - şebnem emre
faruk peker - vedat caner
selda alkor - süreyya şahinkaya
kerem alışık - kadir arıkan
bekir aksoy - bilal
meral orhonsay - şükran pınar
özgül kavruk - zuhal yalçıner
fatoş sezer zehra adalı
selma özkanlı - sabiha demirkol
billur kalkavan - nazan
taner barlas - iskender
demet şener - hilal
erol tezeren - yılmaz
gizem usal - burcu arıkan
yıldız kaplan - müjde
hande katipoğlu - merve
evin esen - zeliha
hülya şen - aysel
güzin usta - mine
sinem öztufan - esra batır akman
mahmut cevher - reşat bedirhan
begüm ertem - deniz akman
tolga üstüner - cengiz demir
selim naşit özcan - naci baba
ayşegül devrim - hacer demir
tanju gürsu - arif demirkol
cengiz sezici - ökkeş
yaman tarcan - duran
didem taslan - seray
yılmaz tüzün - kemal kavukçu
hüseyin ilker - levent
cem bosnalı - hakan seven
deniz erkanat - nihal
müge cinman - clara
esra balamir - gülsüm
mesut akusta - nejdet
metin belgin - necmettin taner
atilla olgaç - cezmi
yalçın güzelce - haşmet
ayça inci - doktor nurcan
öznur dursun - marry
efkan efekan - rıfat hoca
yüksel arıcı - doktor sabri
kazım kartal - resul bakırcı
gani rüzgar şavata - kenan bakırcı
sırrı elitaş - sırrı kaplan
yavuz karakaş - yavuz
mehmet polat - berşan
cenk sözeri - selçuk
ekrem dümer - ekrem aksoy
selma kutluğ - şenay
engin tiftik - umut tuna
tekin temel - şevket
erkan sever - cevat
derya aslan - duygu
korhan soydan - metin
selahattin güçlü - şehmuz
tuğba özerk - orkide
sezgin erdemir - uğur bora
burak sarımola - tayfun
tuğrul meteer
nuri alço
hikmet taşdemir
mehmet uğur
süheyl eğriboz
ismet üstekin
ismet erten
senem hakkı
ayça bingöl
eylem şenkal
özgür ozan
demiray erül
kemal inci
bahadır tok
nesrin çetinel
ali tutal
nedim doğan
burhan ince
zuhal yalçın
şahin çelik - nuri
belma canciğer
sedef bildik - ebru
ülkü ülker
melda arat - sevcan
can başak
haldun boysan
sait genay
hakan vanlı
faruk savun
turgay tanülkü
erdoğan poyraz
yakup yavru
ali sarıbaş
mehmet ali tuncer
ihsan baysal
aslan altın
mete dönmezer
hülya tuğlu
hakkı kıvanç
ayten erman
ali başar
seda yıldız
atilla engin
mehmet ulay
yeşim yükselen
levent sülün
dündar aydınlı
kudret karadağ
berat yenilmez
gürkan uygun
selma köksal çekiç
levent ulukut
fatoş tez
ismail düvenci
kenan bal
kayra şenocak
nilüfer aydan
yusuf sezgin
hikmet karagöz
yönetmenliğini ümit efekan, temel gürsu,
şahin gök senaristliğini erdoğan tünaş yapmış olduğu dram, aile ve gençlik dizisidir.
pervin, ayşe ve gül hayata ve birbirlerine sımsıkı bağlı üç genç kız. aile, ev, okul, aşk ilişkilerini, hayatta yaşadığı bir çok zorlukları, kimseleri yokken bile birbirlerine olan sadakatleri, bağlılıkları... kötü tecrübeleri, mutlu anları, zor zamanları, huzur buldukları neyse ilk birbirlerine anlatan ve tam destek hayatlarına devam eden bir kız grubu. aslında hayatın taa içinden, bizden bir şeyler anlatıyor.
o dönemler ben de lise öğrencisiydim ve aynı böyle bir kız grubumuz vardı. biri hala hayatımda diğeri hayatın başka bir ucunda.
bu üç arkadaşta farklı farklı yollara girerler fakat ne olursa olsun birbirlerini hiç bırakmazlar. dizi de işte bu olaylardan beslenir.
6 yıl içerisinde bir çok oyuncu değişikliği yaşanmış hatta başroller bile değişmiştir. aslında bence riskli bir durum ama bazen yeni gelen eski geleni aramayı geçtim ondan daha çok sevilir. ben bu diziyi bu kadar uzun soluklu izlemedim malum uzadıkça biraz tadı kaçabiliyor ve ilk izlendiğindeki o keyif kaçıyor. 6 sezon yayımlanmış diziyi taş çatlasın 2 sezon izlemişimdir. aklımda kalan dostlukları ve birbirine bağlılıklarıdır. yanlış tercih ve uçurumun ucuna gelenleri itmek yerine şevkatle bağırlarına basmışlardır.
gül tanrıyar rolü hande ataiziyle başlamış ceyda düvenciyle bitişi yapmıştır. hayatın uçurumlarını görmüş kafasına buyruk yaramaz bir kızken dersini almıştır. ahmet tanrıyar'la (hakan ural) (ismet özhan) evlenmiştir.
pervin tuna'yı berna laçin oynamıştır. üniversite okumuş içlerinde hayallerine en çok yakınlaşmışıdır. doktor olmuş. yusuf tuna (yaşar alptekin) ile evlenmiştir.
ayşe akman, açelya akkoyun ve seray gözler canlandırmıştır. seray gözler kısmını ben hiç hatırlamıyorum. murat akman (atilla saral) ile evlenip çoluğa çocuğa karışıyor.
daha sonra hayatlarına bir çok insan giriyor. ihaneti, aşkı, ihtirası çeşit çeşit entirikaların içinde buluyorlar kendilerini. değişmeyen tek şey birbirlerine duydukları masum sevgileri, dostlukları oluyor.
oyuncuları,
açelya akkoyun - ayşe akman
hande ataizi ve ceyda düvenci - gül tanrıyar
berna laçin - doktor pervin tuna
atilla saral - murat akman
batuhan göksu - ömer akman
ümit erim - ömer akman
hakan ural ve ismet özhan - ahmet tanrıyar
yaşar alptekin - yusuf tuna
funda barın - doktor pınar tuna
karahan çantay - tarık
kaan girgin - oktay
halit ergenç
eşref kolçak
şebnem özinal - şebnem emre
faruk peker - vedat caner
selda alkor - süreyya şahinkaya
kerem alışık - kadir arıkan
bekir aksoy - bilal
meral orhonsay - şükran pınar
özgül kavruk - zuhal yalçıner
fatoş sezer zehra adalı
selma özkanlı - sabiha demirkol
billur kalkavan - nazan
taner barlas - iskender
demet şener - hilal
erol tezeren - yılmaz
gizem usal - burcu arıkan
yıldız kaplan - müjde
hande katipoğlu - merve
evin esen - zeliha
hülya şen - aysel
güzin usta - mine
sinem öztufan - esra batır akman
mahmut cevher - reşat bedirhan
begüm ertem - deniz akman
tolga üstüner - cengiz demir
selim naşit özcan - naci baba
ayşegül devrim - hacer demir
tanju gürsu - arif demirkol
cengiz sezici - ökkeş
yaman tarcan - duran
didem taslan - seray
yılmaz tüzün - kemal kavukçu
hüseyin ilker - levent
cem bosnalı - hakan seven
deniz erkanat - nihal
müge cinman - clara
esra balamir - gülsüm
mesut akusta - nejdet
metin belgin - necmettin taner
atilla olgaç - cezmi
yalçın güzelce - haşmet
ayça inci - doktor nurcan
öznur dursun - marry
efkan efekan - rıfat hoca
yüksel arıcı - doktor sabri
kazım kartal - resul bakırcı
gani rüzgar şavata - kenan bakırcı
sırrı elitaş - sırrı kaplan
yavuz karakaş - yavuz
mehmet polat - berşan
cenk sözeri - selçuk
ekrem dümer - ekrem aksoy
selma kutluğ - şenay
engin tiftik - umut tuna
tekin temel - şevket
erkan sever - cevat
derya aslan - duygu
korhan soydan - metin
selahattin güçlü - şehmuz
tuğba özerk - orkide
sezgin erdemir - uğur bora
burak sarımola - tayfun
tuğrul meteer
nuri alço
hikmet taşdemir
mehmet uğur
süheyl eğriboz
ismet üstekin
ismet erten
senem hakkı
ayça bingöl
eylem şenkal
özgür ozan
demiray erül
kemal inci
bahadır tok
nesrin çetinel
ali tutal
nedim doğan
burhan ince
zuhal yalçın
şahin çelik - nuri
belma canciğer
sedef bildik - ebru
ülkü ülker
melda arat - sevcan
can başak
haldun boysan
sait genay
hakan vanlı
faruk savun
turgay tanülkü
erdoğan poyraz
yakup yavru
ali sarıbaş
mehmet ali tuncer
ihsan baysal
aslan altın
mete dönmezer
hülya tuğlu
hakkı kıvanç
ayten erman
ali başar
seda yıldız
atilla engin
mehmet ulay
yeşim yükselen
levent sülün
dündar aydınlı
kudret karadağ
berat yenilmez
gürkan uygun
selma köksal çekiç
levent ulukut
fatoş tez
ismail düvenci
kenan bal
kayra şenocak
nilüfer aydan
yusuf sezgin
hikmet karagöz
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
önemli olan boyutu değil işlevidir.
belki de odamdaki dünya daha da büyüktür dışarıdaki dünyadan...
belki de odamdaki dünya daha da büyüktür dışarıdaki dünyadan...
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
sevdiğim kızın beni seviyor olması. nasıl olabiliyor bu anlamıyorum bu yüzden şaşırıyorum
edit : artık şaşırmıyorum dostlarım sevmiyormuş
edit : artık şaşırmıyorum dostlarım sevmiyormuş
devamını gör...
nacar
kol saatinin iyisi denince akla gelen marka. bu marka kol saati turgut özal dönemi zenginlerinin zamanına rastlayan bir marka. hemen her bürokratın kolunda olan bir saat. o dönem ne armani ne gucci ne boucheron biliniyor. dededen kalma statü sembolü marka, o zamanın öncelikli markası.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
önemli birinin yanında saçmalamak
kime göre önemli? trump' ın yanında sessizce gaz yapmana kim engel olabilir?
devamını gör...
