kafa sözlük
ara verdikten sonra epey yeniliklere imza attığını gördüğüm sözlük. umarım dönüp kaldığım yerden yetişirim hızına.
edit: şu anda içerik kötü, inci sözlük gibi biraz.
edit: şu anda içerik kötü, inci sözlük gibi biraz.
devamını gör...
yay burcu kadını
yay burcu kadınları ; çok pratik ve tez canlı olduklarından kimi zaman başlarına iş açarlar. fazla heyecanlı, dikkatsiz ve kimi zaman patavatsız olabilirler. özgürlüklerine çok düşkündürler. özgürlükleri kısıtlandığı zaman içsel bakımdan alt üst olurlar. pek çok riske atılma eğilimleri vardır. her şeyden çok çabuk sıkılırlar. becerikli ve yeteneklidirler. çok pratik insanlardır. bu nedenle pek çok işi çok kısa bir süre içinde bitirirler. temiz çalışmayı severler. güler yüzlü ve sevecen bir yapıya sahiplerdir. yeni şeyler araştırmak ve keşfetmeye bayılırlar. hep bir heyecan arayışı içindedirler. çok yönlü bir kişiliğe sahiplerdir. aynı zamanda çok zeki ve kültürlülerdir.
devamını gör...
ibraniler
doğu akdeniz medeniyetlerinden biridir.
kendi dinlerini çok üstün görmeleri, bu dinin yalnızca kendilerine ait olduğunu düşünmeleri sebebiyle yahudilik ve musevilik fazla yayılamamıştır. en parlak dönemleri peygamber hz. süleyman dönemi olmuştur.
ayrıca tek tanrılı dine inanan ilk topluluk ibranilerdir.
kendi dinlerini çok üstün görmeleri, bu dinin yalnızca kendilerine ait olduğunu düşünmeleri sebebiyle yahudilik ve musevilik fazla yayılamamıştır. en parlak dönemleri peygamber hz. süleyman dönemi olmuştur.
ayrıca tek tanrılı dine inanan ilk topluluk ibranilerdir.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
beni bir anda fav yağmuruna tutmuş yazar.*
mutlu olduk, teşekkürler efendim.
mutlu olduk, teşekkürler efendim.
devamını gör...
müşteriyi gölge gibi takip eden tezgahtar
ışini yapmaya çalışan tezgahtardır. ınsanın kendisini hırsız gibi hissetmesine neden olurlar. bazıları teşekkür ederim yardıma ihtiyacım yok dedikten sonra peşinizi bırakırken bazıları hala peşinizden ayrılmadığı için mağazyı koşarak terk etmenize neden olurlar.
devamını gör...
yolda yürürken kitap okuyan insan
bile isteye, göstere göstere omuz attığım, elimle kenara doğru ittirdiğim insanlardır, telefon kullananlara da aynısını yaparım. senin yalandan romantizmlerin benim yürüyüş hızımı kesmemeli. o kitapları okuyorsa başkalarına karşı saygılı olmayı öğrenmesi gereken insandır.
devamını gör...
yoldaş'tan normal sözlük yazarlarına açık mektup
emeginize ve yureginize saglik.
reklama niye hayir dendigini anlamadim. reklam olabilir bana gore, cok rahatsiz etmez ama butceye katkisi olur. cebime bir sey girmesin diyorsaniz, yardim faliyetler icin kullanilabilir.
reklama niye hayir dendigini anlamadim. reklam olabilir bana gore, cok rahatsiz etmez ama butceye katkisi olur. cebime bir sey girmesin diyorsaniz, yardim faliyetler icin kullanilabilir.
devamını gör...
haksız arkadaşın yanında kavgaya dalınır mı sorunu
arkadaşımız haksız olsa ama meşru savunmanın(tck m. 25) şartları gerçekleşmiş olsa o kavgaya dalınır mı diyerek meseleye boyut kazandırıyorum.
yani sonuçta hukuken haklıyız ama kavganın çıkış sebepleri düşünülünce de arkadaşımız yani bizim taraf haksız.
kavgaya girecekseniz de böyle benim gibi bir arkadaşla girin en azından mahkemede yırtarsınız.*
yani sonuçta hukuken haklıyız ama kavganın çıkış sebepleri düşünülünce de arkadaşımız yani bizim taraf haksız.
kavgaya girecekseniz de böyle benim gibi bir arkadaşla girin en azından mahkemede yırtarsınız.*
devamını gör...
fences
türkiye' de "çitler" ismi ile gösterilmiş 2016 yapımı denizel washington filmi.
1950'li yıllarda eski beyzbol oyuncusu olan ve belediyenin çöp kamyonunda şoförlük yapan troy ve ailesinin yaşamıni anlatan film. aslında bir tiyatro oyununda uyarlanan bu nedenle uzun konuşmaları, tek mekanda çekilmiş olması, durağan yapısı ve iki saati geçen suresi ile dezavantajlı görünen bir film. bunun yanında ırkçılık, şeytan ve iman ilişkisinin hristiyan dünyası açısından göndermeleri ama en önemlisi baba oğul ilişkisi ve bin yıllardır hiç bir kültürde değişmediğine beni ikna eden "erkek egemen düşünce yapısı" ile sabırla izlemeye değer bir film.
sevmek, emek vermek, değişime uyum sağlamak, fedakarlık, geçim kaygısının insan ilişkilerinde önemi gibi pek çok konuya dokundurmaları mevcut.
gerek çekim tekniği, gerek oyuncu seçimleri ve mekan kullanımı ile tam bir klasik olmali dediğim filmdir.
filmin önemli olan iki önemli unsuru ;
1- başrollerinde denizel washington'a viola davis eşlik ediyor ve bu film ile en iyi yardımcı kadın oscarı almıştır ki kendisi oscar ödülü için en com aday olan siyahi kadın oyuncudur.
2- film her ne kadar 1950'li yıllarda geçiyor olsa da günümüz turk aile yapısına bir hayli benzemektedir. babası ile ve ya evladı ile sorun yaşayan erkeklerin ve "hep arada kalmak zorunda mıyım?" diye soran kadınların izlemesini şiddetle tavsiye ederim.
filmde troy'a eşinin söylediği ve kadınların hayatını ozetleyen cümle ;
- bir tohum ektim, dua ettim ve izledim. çiçeklenmesi için bekledim. toprak kayalık ve kıraçmış, o tohum hiç çiçek açmayacakmış. ama ben seninle kaldım troy.
1950'li yıllarda eski beyzbol oyuncusu olan ve belediyenin çöp kamyonunda şoförlük yapan troy ve ailesinin yaşamıni anlatan film. aslında bir tiyatro oyununda uyarlanan bu nedenle uzun konuşmaları, tek mekanda çekilmiş olması, durağan yapısı ve iki saati geçen suresi ile dezavantajlı görünen bir film. bunun yanında ırkçılık, şeytan ve iman ilişkisinin hristiyan dünyası açısından göndermeleri ama en önemlisi baba oğul ilişkisi ve bin yıllardır hiç bir kültürde değişmediğine beni ikna eden "erkek egemen düşünce yapısı" ile sabırla izlemeye değer bir film.
sevmek, emek vermek, değişime uyum sağlamak, fedakarlık, geçim kaygısının insan ilişkilerinde önemi gibi pek çok konuya dokundurmaları mevcut.
gerek çekim tekniği, gerek oyuncu seçimleri ve mekan kullanımı ile tam bir klasik olmali dediğim filmdir.
filmin önemli olan iki önemli unsuru ;
1- başrollerinde denizel washington'a viola davis eşlik ediyor ve bu film ile en iyi yardımcı kadın oscarı almıştır ki kendisi oscar ödülü için en com aday olan siyahi kadın oyuncudur.
2- film her ne kadar 1950'li yıllarda geçiyor olsa da günümüz turk aile yapısına bir hayli benzemektedir. babası ile ve ya evladı ile sorun yaşayan erkeklerin ve "hep arada kalmak zorunda mıyım?" diye soran kadınların izlemesini şiddetle tavsiye ederim.
filmde troy'a eşinin söylediği ve kadınların hayatını ozetleyen cümle ;
- bir tohum ektim, dua ettim ve izledim. çiçeklenmesi için bekledim. toprak kayalık ve kıraçmış, o tohum hiç çiçek açmayacakmış. ama ben seninle kaldım troy.
devamını gör...
bir şey anlattığınızda bana ne diyen insan
her aradığında ya da yazdığında ya da bir araya geldiğinizde sürekli kendi aptal sıkıntılarını anlatıp candan bi "sen nasılsın" bile demiyorsa size çöp kovası muamelesi yapıyordur. oradan güzel tınılı bir "bane ne, ne anlatıyorsun" çekerek size fırlattığı çöpleri iade edersiniz, ondan sonra herkes kendi çöplüğüne. ohh mis.
devamını gör...
gerçek islam
aşağı yukarı 1400 yıl evvel meydana çıkmış ancak geçen 1400 yıl içerisinde;
tek bir kitabı olmasına rağmen, yazılanlar üzerinde binlerce farklı yorum yapılarak bir sürü farklı versiyonları oluşmuş,
tek bir peygamberi olmasına rağmen, kulaktan dolma pek çok hurafe ile peygamberin sünnetlerinden kopulmuş,
tek bir tanrısı olmasına rağmen, bu dine mensuplar çalıdan çırpıdan, hacıdan hocadan, bezden kıldan medet ummaya alışmış,
tek bir din olmasına rağmen, sayısız kola bölünmüş,
mensubu herkesin din alimi olduğu, ama okudukları kitabın ne dediğini bilmeyen insanların inandığı bir din.
mesela, kadınların kıyafetlerine bu kadar laf edilir, inanmayanlara bu kadar laf edilir;
siz bir gün bile din yetkililerinin çıkıp doğa için bir şey dediğini, belki demişlerse bile yaptığını gördünüz mü?
gerçek islam budur.
tek bir kitabı olmasına rağmen, yazılanlar üzerinde binlerce farklı yorum yapılarak bir sürü farklı versiyonları oluşmuş,
tek bir peygamberi olmasına rağmen, kulaktan dolma pek çok hurafe ile peygamberin sünnetlerinden kopulmuş,
tek bir tanrısı olmasına rağmen, bu dine mensuplar çalıdan çırpıdan, hacıdan hocadan, bezden kıldan medet ummaya alışmış,
tek bir din olmasına rağmen, sayısız kola bölünmüş,
mensubu herkesin din alimi olduğu, ama okudukları kitabın ne dediğini bilmeyen insanların inandığı bir din.
mesela, kadınların kıyafetlerine bu kadar laf edilir, inanmayanlara bu kadar laf edilir;
siz bir gün bile din yetkililerinin çıkıp doğa için bir şey dediğini, belki demişlerse bile yaptığını gördünüz mü?
gerçek islam budur.
devamını gör...
başlık hortlatmak
ölü başlığa yeni bir tanım girerek sol framede tekrar gözükmesini sağlamak.
devamını gör...
yazarların üşengeçlik seviyeleri
az önce mutfağı toplarken kalan yemeği küçük tencereye almaya üşendim, buzdolabında da büyük tencereye yer yoktu. ne buzdolabında yer açtım ne tencereyi boşalttım oturup yedim.
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak

john everett millais 'ın
ophelia adlı eseri.
birazdan ölmek üzere olan kadın tasviri. kırılgan, melankolik bir ifade.
devamını gör...
faber est suae quisque fortunae
insanın kendine inanmasını sağlayan sözdür. başlık sahibi açıklamış türkçesini. iyi de yapmış, ellerine sağlık.
bu söze çok inanırım ben. talihimizin de talihsizliğimizin de mimarı biziz. ben hayatımın geride kalan kısmında kendime talihsizliklerden çok güzel bir site inşa ettim. ama öyle basit bir site değil. havuzlu koruluklu, parklı bahçeli. hiçbir masraftan kaçınmadım hayatımı olduğundan daha kötü hale getirmek için. tam her şey yoluna girer gibi olduğunda hemen tadilata soktum inşa ettiğim binaları. depreme dayanıksız hale gelsinler diye kestim attım bütün kolonları.
richter ölçeğine göre 4.5’lik bir deprem beklentisi ile ortalık yerde dururken birden bir şey oldu. talihimi yeniden inşa edebileceğimi hissettim. duvar dibinde bekleyen iki irlandalı çocuk çeldi aklımı belki. belki özendim sonsuz bir ölüme. bilmiyorum ama omuzdan göğüse doğru uzanan bir dövme gibi sardı içimi talihimi döndürme hevesi. içimde truva atı gibi bir umut büyümeye başladı. sanki sabahları biraz daha geç kalkabilirim artık.
yükseltin tavan kirişini ustalar. artık bu yazar depremde ilk kurtarılacak.
bu söze çok inanırım ben. talihimizin de talihsizliğimizin de mimarı biziz. ben hayatımın geride kalan kısmında kendime talihsizliklerden çok güzel bir site inşa ettim. ama öyle basit bir site değil. havuzlu koruluklu, parklı bahçeli. hiçbir masraftan kaçınmadım hayatımı olduğundan daha kötü hale getirmek için. tam her şey yoluna girer gibi olduğunda hemen tadilata soktum inşa ettiğim binaları. depreme dayanıksız hale gelsinler diye kestim attım bütün kolonları.
richter ölçeğine göre 4.5’lik bir deprem beklentisi ile ortalık yerde dururken birden bir şey oldu. talihimi yeniden inşa edebileceğimi hissettim. duvar dibinde bekleyen iki irlandalı çocuk çeldi aklımı belki. belki özendim sonsuz bir ölüme. bilmiyorum ama omuzdan göğüse doğru uzanan bir dövme gibi sardı içimi talihimi döndürme hevesi. içimde truva atı gibi bir umut büyümeye başladı. sanki sabahları biraz daha geç kalkabilirim artık.
yükseltin tavan kirişini ustalar. artık bu yazar depremde ilk kurtarılacak.
devamını gör...
hayat devam ediyor
kent şarkıları isimli grubun 2020 yılında çıkardığı aynı isimli albümünde yer alan son dönemlerin en kaliteli şarkılarından birisidir.
dinlemek isteyenler için;
sözlerini merak edenler için;
bir gün bitebiliyor büyük aşklar
hüsranla bitebiliyor
fakat devam eden bir hayat var
güçlü olmak gerekiyor
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
ağladığına yanıyor insan
ağladığına yanıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
her şey anılaşıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
çok şey unutuluyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
bazen gidesin gelir uzak ülkelere
bazen sığınasın gelir
bir değer tutar seni, tutar sımsıkı
sonra kalasın gelir
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
dinlemek isteyenler için;
sözlerini merak edenler için;
bir gün bitebiliyor büyük aşklar
hüsranla bitebiliyor
fakat devam eden bir hayat var
güçlü olmak gerekiyor
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
ağladığına yanıyor insan
ağladığına yanıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
her şey anılaşıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
çok şey unutuluyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
bazen gidesin gelir uzak ülkelere
bazen sığınasın gelir
bir değer tutar seni, tutar sımsıkı
sonra kalasın gelir
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
devamını gör...
başak cengiz
tanımadığı bir cani tarafından tasarlanarak vahşice katledilen bir kadın.
bu hanımefendinin başına gelen ve onu bu dünyadan ayıran olayın adı ise tek kelime ile "vahşet"tir.
haberlerin içeriğini okurken kanım dondu. "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme"dir bu. ceza en ağır şekilde çektirilmelidir. ancak bu kadarı da yetmez. yetmiyor. ne yazık ki tüm bunlar gideni geri getirmeyecek. ailesi, sevdikleri, arkadaşları ne durumdalardır şimdi kim bilir? ben tanımadığım halde düşünürken bile boğuluyorum ki onları hayal bile edebiliyorum. elden bir şey gelmiyor ne yazık ki sabır dilemekten başka.
bir şeyler eksik bu ülkede veya olan şeyler yetmiyor. zira öyle olmasa kadın cinayetleri, hayvan katliamları, ormanlarda gerçekleştirilen sabotajlar bu denli olmazdı. ben bu toplumun rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyorum. her mahalleden sorumlu uzman psikolog olmalı, aynı aile hekimi gibi. kanunlar daha da caydırıcı hale getirilmeli ve boşlukları doldurulmalı. doldurulmalı ki, bu olayda olduğu gibi çıkıp caninin avukatı " psikolojisi bozuk, deli, mümeyyiz mahcur olduğundan ceza alamamalı" gibi ifadeler söyleyemesin. akli dengesi yerinde değilse neden dışarda? hadi dışarda diyelim neden bu adamın elinde samuray kılıcı var? normal şeyler değil bunlar, inanın değil.
bu hanımefendinin başına gelen ve onu bu dünyadan ayıran olayın adı ise tek kelime ile "vahşet"tir.
haberlerin içeriğini okurken kanım dondu. "tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme"dir bu. ceza en ağır şekilde çektirilmelidir. ancak bu kadarı da yetmez. yetmiyor. ne yazık ki tüm bunlar gideni geri getirmeyecek. ailesi, sevdikleri, arkadaşları ne durumdalardır şimdi kim bilir? ben tanımadığım halde düşünürken bile boğuluyorum ki onları hayal bile edebiliyorum. elden bir şey gelmiyor ne yazık ki sabır dilemekten başka.
bir şeyler eksik bu ülkede veya olan şeyler yetmiyor. zira öyle olmasa kadın cinayetleri, hayvan katliamları, ormanlarda gerçekleştirilen sabotajlar bu denli olmazdı. ben bu toplumun rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyorum. her mahalleden sorumlu uzman psikolog olmalı, aynı aile hekimi gibi. kanunlar daha da caydırıcı hale getirilmeli ve boşlukları doldurulmalı. doldurulmalı ki, bu olayda olduğu gibi çıkıp caninin avukatı " psikolojisi bozuk, deli, mümeyyiz mahcur olduğundan ceza alamamalı" gibi ifadeler söyleyemesin. akli dengesi yerinde değilse neden dışarda? hadi dışarda diyelim neden bu adamın elinde samuray kılıcı var? normal şeyler değil bunlar, inanın değil.
devamını gör...
ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız
geçen elimde telefonla sandalyeden düştüm, telefonun üstüne düşmemek için bileğimin üzerine düştüm. ne evi ne arabasından bahsediyor bunlar anlayabilene bravo.
(bkz: araba almanın imkansız olması)
(bkz: sıfır araba almanın imkansız olması)
(bkz: artık bilgisayar almanın imkansız olması)
aklımızla dalga geçen açıklamalar
(bkz: araba almanın imkansız olması)
(bkz: sıfır araba almanın imkansız olması)
(bkz: artık bilgisayar almanın imkansız olması)
aklımızla dalga geçen açıklamalar
devamını gör...

