engin hoşgörüsüne sığınarak;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ahh, ne vuruyonuz ya, nasılsa biri yapacaktı?*
devamını gör...

gözlüğü güneşli günlerde taktığında bile önünü göremeyen biri olarak, yağmurlu günlerde takıp, yönünü bulanlara imreniyorum. bence gözlük takmak bir sanattır, herkes icra edemez.
devamını gör...

gün geçtikçe kıymeti harbiyesi artan.
gün gelecek, ben de ilk hafta yazar olanlardandım diyeceğiz.
övüneceğiz.
devamını gör...

iki rengide barındırıyor soranlara ne yeşil ne mavi diyebiliyorum. giydiklerine,mevsime hava koşullarına bağlı değişiyor ve özellikle ağlanıldığı zaman daha mavi olduğunu fark ettim. ve merak için kahverengi lens aldım.işte insan hep kendinde olmayanı ister sayın yazarlar.* )
bunu niye anlattığım ise kısacası insana kattığı bir şey yok sözlükçüler,sadece göz makyajı yapıldığı zaman daha çok belli olur. ek olarak sağlıksız göz renkleridir.
devamını gör...

kırgın bir serveti fünun şaiiridir. okusun adam olsun diye yolladığı oğlu papaz olarak dönmüştür. haluk un defteri oğluna yazılmıştır. abdulhak hamit ten gölge olarak bahseder karanlıkları ve kötülükleri ona bağlar. ancak bel bağladığı ittihatçılar da abdulhak hamitten geri kalmamış ve onların da yönetimde iyi olmadığını farkedince tümden her şeyden ümidini kesmiştir.
yiyin efendiler yiyin diyen şair budur.
önemli eserleri : 95 e doğru , promete , ferda ,sabah olursa , yağmur.
devamını gör...

şimdi keşfettiğim* ufuk açan, tanımları gayet güzel ve anlaşılır olan değerli sözlük yazarımız. güzel tanımlarıyla hep aramızda olsun*.
devamını gör...

kökeni grekler'e kadar uzanan, batı medeniyeti kökenli doğrudan bir putperestlik biçimi.
kadim medeniyetlerde karşımıza çıkan yıldızlara, aya, güneşe, tabiata vs. tapma olayı da bir çeşit paganizme benzer . ama paganizmden ayrılan tarafı ise tapınılan doğal güçlerde, beşerüstü ve ilahi bir kaynak arayışında olmaları.
devamını gör...

hakikatten, bir düşünsenize. biz aile gibi değil miyiz?
tüm yazarların birbirine göz aşinalığı var, herkes herkesi tanıyor. durum böyle olunca, bir başlığa adım atarken "acaba x yazar bu konuda ne yazmış, ne düşünüyor, kimler yorumlamış?" gibi sorularla teşrif ediyoruz entrylerin arasına. herkesin birbirini bu şekilde tanıması -arada üç beş kelebekleşmeler olsa da*- hengameyi önlüyor. kaos ortamı oluşmuyor. bunların yanında yapılan etkinlikler de cabası! otuz yazarımızla beraber gartic io oynadık ve eğlenmekten kırıldık.*
aile sıcaklığının tanımını elimden geldiğince yaptım. peki ya trollerimiz? sözlüğün göz bebeği, troller! linç ve eğlence kaynaklarımız onlar. ne kadar sevmiyor gibi yapsak da, hor görsek de onlar olmayınca da olmuyor be usta.* iki elin parmağını geçmiyor bu yazarlarımız. geri zekalı etiketi alma riskini kabullenerek bu işe girişiyorlar. iyi ki varlar, ne diyeyim.*
bilge ve entellerimiz geliyor sonrasında da. bizi genel kültüre ve bilgiye boğan saygın entellerimiz! kaliteli entryleri ile sözlükte geçirdiğimiz zamanı daha da değerli kılıyorlar. sözlükte geçirilen birkaç saatin sonunda "zamanım boşa gitti" dememizi engelliyor bu yazarlar. çok şey katıyorlar bizlere, selamlar!*
sözlüğün temelini oluşturan yazarları geride bıraktık. bitti mi? bitmedi tabii ki. sözlüğün en munis ayrıntıları var şimdi de: ponçik mi ponçikkk yazarlarımız.

bu yazarlarımız, diğer yazarları beğeni yağmuruna tutarlar. kötü düşünmezler ve hiçbir koşulda desteklerini esirgemezler. etliye sütlüye pek karışmamalarının yanında kısa ve öz veyahut bilgelik akan entrylerlerle süslerler nadide sözlüğümüzü.
ve ve ve ve şair ruhlu yazarlarımız! kalemleri ile gönülleri arasında bir köprü kuran bu yazarlar, yazdıkları her bir kelimeyle kalbimizi fethederler. hayatı sorgulatırlar. sizlere de selamlar!!
ve en sonnn: moderatörlerimizzzz
sözlüğe verdikleri emeklerin haddi hesabı bulunmamakta. bir sorununuz olduğunda anında dönüş alabilirsiniz bu yazarlardan. kalıplaşmış "yetkili" kişileri oluşmasın kafanızda. sıcak kanlılık akıyor!*

kısa bir süre sonra bu güzel ortamı kaybedeceğiz ne yazık ki. yazarlar değil, kamuoyu konuşulmaya başlanacak, hengameler boy gösterecek. sözlük günden güne büyüyor. nerde çokluk orda kötülük demişler sonuçta.* değerini biliniz bu günlerin.
seviyorum sizleri.
devamını gör...

mustafa kemal atatürk'e karşı fesli masa başında akşama kadar hakaret ettiyse 5816'yı bahane etmeye gerek yoktur zaten lese majeste law olarak dünyada buna benzer yasalar var eğer gerçekten bildiğiniz atatürk hakkında yalanlar varsa ne biliniyorsa tasdikli belgeleriyle söylenebilir saygı çerçevesinde eleştirilebilir. dayısı abdurrahman aldırma olduğunu biliyorum nereli olduğu ne fark eder zamanında ülkemiz bitmiş haldeyken silah arkadaşlarıyla yeniden kurmuş mu gerisi teferruat.
devamını gör...

(bkz: herbokoloji)

(bkz: imar yolsuzluğu)

(bkz: kadın cinayeti)
devamını gör...

dünya sağlık örgütünün dünyanın farklı bölgelerinde yaptığı çalışma kırsal alanda depresyonun korkutucu boyutlarını ve nedenlerini ortaya koyuyor.
türkiye ile ilgili olarak ise şehir ve kırsal alanda cinsiyetlere bağlı olarak depresyonu kıyaslayan bir araştırma var. istanbul'da doğum büyümüş kişilerde depresyon oranı daha düşük ve kadın ve erkeklerde depresyon aynı seviyede. van'da yaşayanlar ve van'dan istanbul'a göçenlerde depresyon oranı daha yüksek ve erkeklerin depresyon oranı kadınlardan daha yüksek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ekonomik durumu iyi, eğitimli kişiler depresyona girdiklerinde bunu depresyon olarak tanımlayabilmekte ve gerekli psikolojik yardımı alabilmekteler.
depresyona giren köylü ise genel olarak derdi olan köylüdür. derdinden, çilesinden çökmüştür. huysuz ve suratsız olan köylüdür, afra tafra yapan köylüdür. nazarlara gelmiştir, basmaması gereken yere basmıştır, cinler basmıştır, al basmıştır, bedduaya gelmiştir, hayırsız evlat olmuştur vb. tanımlamanın farklı olması ve bu kişilerin depresyona girdiklerinde gerekli desteği alamıyor olmaları depresyona girmedikleri anlamına gelmiyor.
şehir ve köy arasında yapılacak bir çalışmanın istanbul, van kapsamında yapılan çalışmaya benzer sonuçlar doğurması muhtemeldir. çalışmaların büyük bölümünde yoksulluk ve eğitim oranının düşüklüğü ile depresyon arasında direkt bağlantı görülmekte.
devamını gör...

biraz önce spor yaparken bir denge hareketi yapıyordum. tek bacağın üzerinde dengede kalıp, diğer ayağı arkaya doğru uzatıp, iki elimizi de açarak dümdüz uzattığımız ve de aşağı doğru 4 aşamada inip, 4 aşamada kalktığımız bir hareket. *
neyse o sırada ilkokul yıllarım aklıma geldi.* bu bir cezaydı ama farkında olmadan dengede kalmayı da öğretiyordu, diye düşündüm. sonrasında cezanın bizim için anlamını. düşünsenize minicik beden yaptığı bir suçun karşılığında birçok insanın karşısında cezalandırılarak yıldırılmaya çalışıyor. tekrarlanmaması için bedeni bir acı egzersizi yaparken ruhu da başkalarının önünde küçük düşürülmeye maruz kalıyor.
sonrasında bu cezayı aldığım anları düşündüm sırayla. * ilk başlarda bu durum üzücü idi. yanlış yapmış ve cezalandırılmıştım. sonrasında ise cezaya kalktığımız arkadaşlarım ile birlikte fısıltı ile konuşulan ve gizli gülümsemelerin olduğu bir ana dönüştü. ve umursamaz olmuştum artık. utanca mı alıştım yavaş yavaş, utanmamayı mı öğrendim? üstelik okulda ve öğretmenimden öğrendim. hata yapınca ceza alacağımı, cezalar karşısında yanlıştan vazgeçmemeyi ve de bu durumu tekrarladıkça umursamaz olmayı.
bir yerde yanlış varmış, yanlışlıklar ise hayatımda normal olmuş. belki de bu yüzden şu an birçok yanlışı kanıksadık kimbilir. ve belki de yanlışlıkları düzeltme yöntemlerine susmayı. *
devamını gör...

prensip sahibi yazar beyanı.
sözlüğe takım elbise giyip öyle giriyordur.
devamını gör...

21 haziran 1985 tarihinde doğmuş, gerçek ismi elizabeth woolridge grant olan amerikalı şarkıcı ve söz yazarıdır.
güzel bir sesi var.
devamını gör...

kötü anlatanlar yüzünden anlamayanların bolca bulunduğu futbol kuralı. bu kural anlatıldıktan sonra kuralın neden konduğu. amacı ve bu kural olmazsa futbolun nasıl içinden çıkılmaz bir hâle gelip, gol atmanın zorlaştığı anlatılarak pekiştirilmeli.
kuralı anlatayım; bir futbolcu kendi gerisindeki bir takım arkadaşından pas alırken, top arkadaşının ayağından çıktığı anda pası alan futbolcunun kendi hizasında veya önünde en az iki rakip futbolcu olmak zorundadır. şimdi bu tanımdan kafası karışmış olanlar varsa ''kendi hizasında'' kısmını çıkartıp cümleyi öyle okusun. hazır yazılmışı var; top arkadaşının ayağından çıktığı anda pası alan futbolcunun önünde en az iki rakip futbolcu olmak zorundadır. eğer olmazsa offside olmuş olur. ingilizce offside, adı üstünde off durumdaki yani pasif durumdaki alan. yani futbolcu oynanmayan alanda olduğu için oynayamaz.
bunu türkçe yazarken ofsayt yazarlar ben böyle bir başlık açmadım. gerek görmedim.
şimdi gelelim bu kuralın önemine; öncelikle oynamayanlar için şunu belirteyim aslında futbol sahası göründüğünden büyük bir alan. oynayanlar ya da sahaya çıkanlar bilirler bir taraftan diğer tarafa antremansız bir insanın koşması yorucudur. göbekli bir insan maç gibi bir stres anında koşarken kalp krizi bile geçirebilir. futbolcular ise sürekli antreman ve iyi beslenme ile bu alanları rahatça katederler. ama bu iki taraf için de geçerlidir. çıplak gözle izlediğiniz bir maçta savunma hattının kendi yarı sahasının ucuna kadar geldiğini görürsünüz. rakip savunmada açılmaktadır. bu savunma hattının arkasında kalan alan rakip için bir nevi gidilmesi yasak olan alandır. eğer gider ve pas alırsa offside'a düşmüş olur. yani futbol genelde görünen sahanın daha küçük bir yerinde oynanır. öne çıkan bu savunma hattı sayesinde daha fazla adamla hücum yapabilirsiniz. rakip savunması da açıldığı için boşluklar bulabilirsiniz. ama offside kuralı olmasaydı savunma hattı ileri açılamadığı için az adamla hücum yapardınız. bunun yanında savunmanın sağ ve sol kanadındakiler şimdiki futbolda hücuma belirli ölçülerde katılıyor. onlar da hücuma katılamaz olur. rakip savunma da kendi kalelerinin önünde çakılı duracağı için az adamla hücum yapar ve rakip sahada boş alan bulamazsınız. savunma oyuncuları sürekli oradadır. bu nedenle gol çok zor atılır. eğer futbol böyle olsaydı. ileride nasıl stratejiler izlenirdi. futbol ne hâle gelirdi bilmiyoruz. ama tatsız bir oyun olacağı kesin. son olarak. offside alanı rakip yarı sahada geçerlidir. rakip savunma açılarak sahayı ortadan bölen çizgiyi geçmişse savunma hattının arkasında kalan bölgenin sadece kendi yarı sahalarındaki alanı offside olur. bir futbolcu kendi yarı sahasında offside'a düşemez.
basketbolda'da bir kural var. kuralın adını bilmiyorum ama eğer o kural olmazsa basketbol olmaktan çıkar. oynanamaz. şöyle ki top rakip potaya doğru giderken inişe geçtiği sırada rakip oyuncu topu keserse o sayı alınır. yani biri potanın önünde bekleyip gelen tüm topları kesemez. eğer keserse oyun oynanamaz. bu kuralda savunma oyuncusuna sürekli kendi potanın önünde duramazsın deniliyor. offside kuralında ise sürekli rakip kalenin önünde duramazsın deniliyor. ikisi de oyunun oynanmasını devam ettirmek için çıkan kurallar. bu oyunlardan bu kuralları çıkarırsanız kriptonit tutulan süpermen gibi olurlar.
devamını gör...

"denize yakın mağaralarda
bir susuzluk duyarsın, bir aşk,
bir coşku
deniz kabukları gibi sert
alır avucuna tutabilirsin.

denize yakın mağaralarda
günlerce gözlerinin içine baktım,
ne ben seni tanıdım ne de sen beni."

yorgo seferis
devamını gör...

uzunlaağğğr yanıyor arabamızdaaa bu ışık hepimize fazlaağğğ...* kendilerini bir tesadüf eseri keşfettiğim müziğin bir de v2'si vardır ki onu daha çok severim sözlerden ve bir değişik ritminden ötürü.
devamını gör...

adının geçtiği her yerde ırkçılığı, ideolojileri konuşuluyor. örneğin konu nazım hikmet olduğunda "görüşü değil; şairliği, yazdıkları önemli." diyenlerin çoğu atsız'ın şiirlerini, tarihe kazandırdıklarını düşünmüyor. bu daha ironik..
devamını gör...

bu işlerin din ile allahla falan alakası yok deyince de dinsiz diyolar insanlara .
devamını gör...

yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-yaşama!
-ya bileydim?
yazar: mıydım
hiç: şiir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim