bir grup gencin havaya kaldırılmış yumrukları ile tuttukları gazeteleri, ufuktaki güzel günlere sabitlenmiş bakışları ve attıkları sloganları ile son yirmi yıldır değişmemiş yöntemdir.

vakti zamanında gençkene dedim ki dur bir tane alayım hem okuyayım hem de destek olmuş olayım. gittim bir çocuğun önüne dikildim gazete alacağım. ama bir türlü bakışlarını indirip bana bakmıyor. tamam boyum kısa falan ama fark edilmeyecek kadar da değilim sonuçta 20 santim önünde durup yüzüne bakıyorum. ne o uzaklara sabitlenmiş gözler bana doğru indi ne de havadaki yumruğunun içindeki gazete. sanki tüm dünyanın geleceği buna bağlıymışçasına hareketsiz duruyoruz. 3-4 dakikalığına "türkiye'de kominizm" temalı bir performans gerçekleştiriyoruz. sonunda ben vazgeçip yoluma deva ediyorum. çocuk komunizmin sembolü olarak adalar migros'un önünde dikilmeye devam ediyor...

bu sabah yine mecidiyeköy'de bir bağırışlar. önce kavga çıktı zannettim. merdivenleri çıkınca gördüm ki yirmi yıl öncesi ile aynı manzara.
o uğultu ve yankılanmayla attıkları sloganlar da anlaşılmıyor. insanlar kim olduklarını, ne yaptıklarını anlamıyor, korkup çekine çekine etraflarından dolaşıyorlar.

siz yıllardır temsil ettiğinizi ve savunduğunuzu düşündüğünüz işçi, memur, çiftçi kesimle iletişim kurup derdinizi anlatamayın. hala yumruk havada slogan atarak (tamam çoğ eğlenceli ben de biliyorum) devrim yapacağınızı zannedin.

neyse bir gün zıplayıp ellerindeki gazeteyi kapıcam. belki o zaman dikkatlerini çekebilirim de konuşuruz.
devamını gör...

çoğu kişi tarafından sanki tek kitabı 1984’müş gibi sanılan yazar.
devamını gör...

farkına varanın canını acıtan farkına varmayanın da banane deyip geçtiği. mutlu olmanın belli ekonomik şartlara bağlı olduğunu gösteren en net somut örnek.
devamını gör...

85 tane geldi. mutlu ediyor yani napim. hahaha.
devamını gör...

çok işim var şimdi, ben sana dönerim.
devamını gör...

yukardaki yazarlarımıza ek olarak şu bilgileri de eklemek isterim;

bildiğiniz üzere ülkemizde bazı prosedürler uygulanmaktadır. öncelikle birey sağlıklıyken organ bağışı formu doldurup, organ bağışı kartını çıkartıyor buraya kadar herhangi bir problem yok, asıl problem öldükten sonra meydana geliyor. şöyle ki sizin organ bağışı onamınız olsa dahi aile bireyleri (evliyseniz eşiniz, bekarsanız hayatta olan en yakın kan bağı olan birey) izin vermediği sürece organlarınız bağışlanamıyor. yani devlete verdiğiniz imza yetmiyor. birde ailenizi hayattayken ikna etmeniz gerekli. ailenizden biri "ben oğlumun\kızımın organlarının başkasında olduğuna razı değilim." dediği anda her şey bitiyor. ülkemizde birçok organ sırf bu yüzden bağışlanamıyor ve hastalar iyileşemiyor.

bir diğer husus ise şöyle organ nakli işlemi gerçekleştikten sonra siz sağ olsanız dahi organınızı bağışladığınız bireyle görüşmeniz oldukça zor. bunun birçok sebebi var. hem verdiğiniz organı geri isteme ihtimaliniz hem de sizin sağ olmadığınız durumlarda ailenizin bağışı alan bireyi rahatsız etme ihtimaline karşı böyle bir prosedür uygulanıyor. ancak iki tarafta razı olup, imza atarsa iletişim adresleri verilebiliyor. birde şöyle bir uygulama var: bağışı alan birey teşekkür mahiyetinde devlet aracılığıyla mektup yollayabiliyor. yine iletişim adresi yok ama en azından bir şekilde iletişim sağlanabiliyor.
devamını gör...

karakterler mi sevilir yoksa karakterin sizden bir parça taşıması mı?

oblomow= yatak+düşünce+(tembellik)

oblomow; kitaba, köye, burjuva topluluğuna ve baş karakterimize ismini verir. bir köyde büyük bir aile oblomow ailesi. her şeyi ile kendilerine bağlı olan bu ailede oblomow, 30'lu yaşlara kadar herhangi bir işte çalışmayan, kimsenin bir şey beklemediği bir karakter. annesi, dadısı, kâhyası, arkadaşları... kimsenin ondan beklentisi yok. herkes ona hizmet için var. böyle bir hayata doğuştan sahip birine tembel diyemeyiz. çünkü oblomow bir işi yapmayı hiç istemedi beklentileri karşılamayı da. buna rağmen müthiş bir gözlem yapma işine girişti. en zor işi yapıyordu; bütün gün yatarak hayatsal faliyetler dışında sadece düşünüyordu.

ne kitap ama...

yazarların beyni korkutucu geliyor. tüm bu karakterlerin bir beyinden ve bu kadar gerçekçi yansıtılması ürkütücü. kitap gözü açık gördüğümüz rüyalardır. oblomow rüya ya da gerçek, siz olan bir kitap.

üstelik kitap basılmadan önce "oblomow'un rüyası" adlı bir makale ile anlatılır. daha sonra yazar bu romanı bir ayda yazar. kendisi bu süreci şöyle anlatr; uzun zamandır kafamda tasarladığım karakteri hayata geçirmek kitaba yansıtmak zor olacak bir durum değildi.
devamını gör...

benimdir,
bence meşgul insandır, kafasını kurcalayan işleri vardır, o yüzden o noktalardan uzaklaşamaz, sabırsızdır, çatlayan insandır,
genelde tamamlamaya çalıştığım bir şeyler olduğundan, benimkiler (yakın arkadaşlarım) alışkındır, watsup tan direk fotoğraf atarım önce, arkasından en az 3 soru..
sanki zaten yanyana duruyormuşuz da, şuna bir baksana der gibiymişim..

bu arkadaşlar kimya, mühendislik ve mimarlık eğitimi almış kişiler genelde, buluştuğumuzda da 1 saniyede filan he iyiyim diyip, kafada sorular kaynıyor çünkü, yüzüne bakmadan, yine direk fotoğraf, çantadan malzeme parçasını çıkarıp filan, aynı sorular, ki genelde benim deneylerim için buluşmuş oluyoruz, çünkü merak ettiğim şeyi söyledikten sonra geçmiş olsun, artık onlarda kurtlanmıştır...
buna kaynak yapılırmı, senin atölyede bunu kesebilirmiyiz, bu malzeme bununla karışırmı, bu erirmi, bu bükülürmü gibi..
bu tarz kafalar..

ben zehiri verdikten sonra biraz rahatlarım :) çünkü biliyorum, internetteki bilgilerle çözülemeyecek bir şey bulmuşumdur, ve onlarda duyduktan sonra uykuları kaçmıştır, aniden bir mesaj gelir yada telefon, aynen açar açmaz direk selamsız sabahsız, şöyle girer konuya arkadaş,

-şimdi sen o bilmemneleri alıyosun şurda buluşuyoruz, bende de şu var o işi şöyle halledicez
ben : ok, geliyorum.

ya da
ben : alo
-şimdi senin o kalıbı şöyle çeviriyosun, şununla olur o ancak, onun içinde şurda şu usta bilmem ne..
ben : ok

daha sonra :
-sen iyimisin napıyosun
ben : iyiyim bi yaramazlık yok, işte bir şu işi halledemedim oda niye olmadı anlamadım, ona bir daha baksakya tekrar, nasıl yapıcaz...
(tekrar döneriz yine atölye işlerine :)

onlarda sağolsun alıştılar hemen cevap verirler, çünkü cevap gelmezse arayacağımı da biliyorlar :/
devamını gör...

"sen bu sözlüğün amacını çok yanlış anlamışsın" denilesi başlık.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingiliz yazar j. k. rowling tarafından kaleme alınan harry potter serisindeki cadılık ve büyücülük okulu. döneminin en önemli büyücüleri olan godric gryffindor, salazar slytherin, helga hufflepuff ve rowena ravenclaw tarafından kurulmuştur. okul içerisinde yer alan binaların isimleri de, kurucularının soyadlarından gelmektedir.
devamını gör...

kendi açımdan, bilimsel başlıklarımın yalnız kalmasıdır. gerçekten de üzülüyor insan.
devamını gör...

michael bolton - how am i supposed to live without you? *

devamını gör...

yazar arkadaşın biraz offansive bir şekilde anlattığını düşünsem de hak verdiğim başlık.

özellikle trafikte sağ tarafımı sık sık kontrol eder oldum 4 yıldır. nerden geçecekleri belli olmuyor birine çarpacak mıyım, yoksa gelip o bana mı çarpacak, asfalta çıkartma mı olacak acaba kan parası da öder miyim bir d*l israfı için diye düşünmekten saçlarım dökülür oldu.
devamını gör...

sağ şakağımda bir buklede olan saçlar lütfen dağılmayın böyle çok güzel.
devamını gör...

fizikçi olması muhtemel kızdır. nerden bulduysa artık tanrı parçacığını higgs bozonunu. neyse aga her türlü gömerim o kurabiyeleri net...
devamını gör...

bu benimdir. ama kime sorsam sen geçirmişsindir diyorlar. geçirmedim anlamıyorlar.
devamını gör...

milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni abdi ipekçi'nin 1 şubat 1979 tarihinde arabasının içinde, mehmet ali ağca tarafından kurşunlanarak yaşamını kaybetmesine neden olan suikast. katili ağca yakalandıktan sonra kısa bir süre tutuklu kaldığı cezaevinden kaçırılmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ikinci tabağı söyleme eşiği. özellikle tatlı ve mantı içeren tabaklarda insanı ikileme sokan durum.
devamını gör...

pilot eğitiminde astronot olmaya elverişli pilotlar seçilmiştir.

1974 yılında sovyetler üzerinde bir keşif görevi icra ederken peşine takılan bir mig-25 in attığı radar kilidinden ölümcül bir manevra ile son anda kurtulmuş olup üssüne dönebilmiştir.

bu olaydan sonra da sr-71 ler hem ütopik işletme maliyetleri hem de sovyetlerin bu uçağa cevabını gördüklerinden bir daha sovyet hava sahasına giriş yapmamış ve yavaş yavaş emekliye ayrılmıştır.

uçağın hem bakım hem de işletme maliyetleri korkunç seviyededir. zira bu uçağın yapımında o dönemin mühendislik gücü dibine kadar zorlanmış ve bazı sorunlar etrafından dolaşmak suretiyle çözülebilmiştir.

uçağın gövdesinde ciddi şekilde kompozit malzeme ve titanyumun yanı sıra ahşapta kullanılmıştır.

zira uçak 3 mach hıza çıkabildiği o irtifada gövde ısısı 900 fahrenayta kadar çıkmaktadır ki o koşullarda uçak gövdesinde ortaya çıkan hava sürtünmesi sonucu oluşacak genleşmede gövdeyi bir bütün halinde tutmak bambaşka bir mühendislik emeği gerektirmektedir.

bu sebeple sr-71 parçaları sıkı sıkıya tutturulmak yerine bu genleşme hesap edilerek boşluklu şekilde birbirlerine oturtulmuştur ki bu nedenle üste bekleyen sr-71 lerin yakıt depoları boştur çünkü bu boşluklardan kaynaklı olarak yakıt sızdırma problemi vardır uçağın.

uçak göreve çıkarken yakıt alması 2 aşamadan oluşur. uçak göreve çıkmadan hemen önce içine sadece kendisini belli bir irtifada bekleyen tanker uçağa ulaşacak kadar yakıt konur ve sr-71 bu yakıtla kendisini bekleyen tanker uçağın irtifasına çıkar. ardından tanker uçaktan havada gerekli yakıt ikmalini yapar ve oradan görev irtifasına çıkar.

öte yandan bu uçağın gövdesinde kullanılacak kadar bol titanyum rezervlerine amerika hiç bir zaman sahip olamamıştır. amerika bu sorunu ise paravan şirketler üzerindem sovyetler birliğinden alarak çözmüştür.

sr-71 in yakıtı da diğer jetlersen farklıdır ve hem motor teknolojisi hem de yakıt tipi biraz dizel motorlara benzer.

neresinden bakılırsa bakılsın zorlama bir uçak olsa da görev uçağıdır fakat bu onun maliyetlerinden ötürü emekliye ayrılmasının önüne geçememiştir.

son yıllarda amerika hava kuvvetleri bu uçağın devamı niteliğinde sr-72 isimli bir uçak üzerinde çalışmaktadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim