münevver karabulut cinayetinin konu alındığını okuyup, izleme gafletinde bulundum. gecenin bir yarısı sinirlerimi alt üst etti. dizide duygu asenanın kadının adı yok kitabının vurgulanması güzeldi. dizinin toplumda bir farkındalık yaratmasını çok isterim fakat bir kaç bölüm sonra yayından kaldırılacağına inanıyorum. (umarım yanılırım).
bir post paylaşınca bu sorun çözülmeyecek cümlesi yerinde olmuş.
zaman zaman ilişkilerdeki yaş farkı tartışılır. sanırım reşit olma yaşı 18 olmasına rağmen aklın evrilme yaşı daha geç oluyor .insan aşık olunca yanlış-doğru ayırt edemez belki ama çevresine kulak vermeli. genç kız rolünü oynayan oyuncu, tamamen saf duyguların biraz da takıntı ile harmanlanmasını mükemmel oynamış. izlerken sinirimden kendisine defalarca sövmeme rağmen, birilerine ''neler yapmamaları konusunda'' örnek olmasını diliyorum.
keşke hiç bir kadın, erkek kurbanı olarak ölmese...
keşke kadınlar ''çöp gibi yol kenara atılmasa''...
keşke keşke keşke
devamını gör...

yaşasın günler uzamaya geceler kısalmaya başladı. nardugan bayramı kutlu olsun!..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir süre sonra hem maddi hem manevi şekilde yıpratan, "memlekette insan mı kalmadı?" farkındalığıyla son bulan saçmalık.
devamını gör...

örneğin; bir insan akp'yi eleştirdiğinde hemen chp'li veya dinsiz damgası yiyor, chp'yi eleştiren de akp'li ya da yobaz damgası yiyor.
hiçbir partiyi desteklememek insanlara çok uç bir şeymiş gibi geliyor nedense.
aslında sadece parti konusunda da değil tüm konularda böyle bizim insanımız, bayılırlar herkese bir etiket takmaya.
kendi düşüncelerinde olmayan herkes onlara göre düşman.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

phet.colorado.edu
fizik, kimya ve biyoloji dalları üzerinde deney yapabileceğiniz site.

geogebra.org
geometrik şekil çizebileceğiniz ve grafik hazırlayabileceğiniz site.

dergipark.org.tr
ilgi alanınız hakkında bir sürü makale bulabileceğiniz website.
devamını gör...

ülkemizde çoğu insanda bulunan ruh durumu.
devamını gör...

haçlı seferleri çok farklı bir boyut kazanmış olacaktı. dünya siyasi haritası günümüzden tamamen farklı bir halde bulunacaktı. en fazla cadı yakılan ülke rekoru bizde olacaktı.
devamını gör...

bitki çaylarınin ipi göğüsledigi başlık. ben de sarı kantaron diyerek katkıda bulunayım.
devamını gör...

sevmek insanca bir şey, ancak insanca sevmeyi bilmek lazım!
genç werther’in acıları, johann wolfgang von goethe
devamını gör...

baba zula - bir sana bir de bana (official video) [© 2020 soundhorus]

muhteşem müzik klibini izlemenizi tavsiye ederim.

bulutların üstünden
bıraktım ben kendimi
sonunu düşünmeden
duygular sarınca beni
gizlice tuttum elini
yüzüne baktım usulca
gözlerin fısıldadı ah
mutluluğu yavaşça
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana

bahçede hanımeli
gökyüzünde yıldızlar
yağmurun narin sesi
şimdi bir anlamı var
aşk nasıl da kırılgan
sus dedim ama olmadı
kalbimden ismin geçti ah
kimseler duymadı
çiçeklerin kokusu
dalgaların şarkısı
rüzgarın fısıltısı
bir sana bir de bana


devamını gör...

abd’li gazeteci jon alpert’ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 2017 yapımı belgesel film.

belgesel, 1970'li yılladan başlayarak 2016’ya kadar neredeyse 45 yıl boyunca belirli aralıklarla küba’yı ziyaret eden amerikalı gazeteci jon alpert’ın derlediği ve tamamen kendi bakış açısını yansıtan video ve röportajlardan oluşuyor. yönetmen, filmin başrolünde yer alan kübalı dört çiftçi kardeşin hayatındaki değişimleri, küba’nın devrimci lideri fidel castro’nun kendi halkıyla kurduğu iletişimi ve halkı politik, ekonomik ve sosyal olarak etkileyen olayları izleyicisine sunuyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belgeselin resmi sinopsisi ise şu şekilde kaleme alınmış:


“1959’da fidel castro’nun bir döneme damgasını vurarak devrim yaptığı sırada, hiç kimse jon alpert kadar küba’nın derinliklerine inmedi. birden çok emmy ödülü’ne sahip olan ve akademi ödülleri adaylığı bulunan belgeselci, 1972’de ülkenin kendisine, insanlarına ve kültürüne çok önceden hayran olduğu castro’nun küba’sında çekim yapmaya başladı. küçük bir ekiple beraber taşınabilir bir kamera getiren alpert, komünist ülkenin florida kıyılarına 145 km uzaklıkta, dünyanın çoğunluğuna göre bir gizem olan politik düşmanlarının; büyüleyici, samimi ve uzun yıllar süren öyküsünü kayda aldı.”


küba hakkında bilgi sahibi olmak isteyen hemen herkesin, adeta bir zaman yolculuğu tadındaki bu etkileyici belgeseli mutlaka izlemesini öneririm.
devamını gör...

- ilk ve en önemli verilebilecek tavsiye: her zaman öğrenmeye açık ol. çünkü ne kadar öğrensen de asla bitmeyecek bir yolculuk bu.
- mümkün olduğunca çok pratik yap. leetcode, hackerrank gibi siteler bunun için kullanışlıdır.
- direkt olarak kod yazmaya başlamadan önce algoritmanı kur, nasıl yazacağın hakkında kafanda bir şema olsun. kağıda da çizebilir/yazabilirsin.
- kod yazarken mutlaka temiz, açık ve net yazdığından emin ol. bu senin ilerde çok işine yarayacak. bu konuda faydalı bulduğum bir link iliştiriyorum: buradan
- önüne çıkacak hatalardan, "bug"lardan sıkılsan da pes etme, sebebini bulmaya çalış, hata mesajları sana çok yardımcı olacak. eğer bulamadıysan da araştır, senden önce mutlaka birisi o sorunla karşılaşmıştır. özellikle çok kullanacağın bir site: stackoverflow
- yazdığın koda mutlaka yorum satırları ekle. böylece uzun ve karmaşık kodlarda nerede ne yaptığını daha net bir şekilde takip edebilirsin.
- ilk defa programlama yapacağın için, diğer dillere göre yazımı daha basit olan dillerle başlayabilirsin. bu şekilde syntax'ın karmaşıklığında boğulmadan programlamayı öğrenebilirsin. daha zor dillerle başlanmasını önerenler de var, ama ben bu şekilde daha sağlıklı olacağını düşünüyorum. özellikle ilk dil olarak python çok iyi bir tercih.
- asıl önemli olan programlama dili öğrenmek değil, programlamanın kendisini öğrenmektir. değişen kısım dilin syntax'ı yani yazım şeklidir, bunu öğrenmek de pek vaktinizi almaz. örneğin nesne tabanlı programlama nedir; recursion nedir; classlar, nesneler, pointerlar ne anlam ifade eder bunları bilmelisiniz.

şimdilik bu kadar, aklıma gelirse tekrar editlerim.
devamını gör...

ınsan denilen su canliyi tatmin etmek gercekten mumkun degil. eksi butonu gelirse eger, konular disinda polemiklerin cikmasi da oldukca muhtemeldir. aksi olarak lutfen eksileme butonu gelmesin...bazi konulari, hosumuza gitmese de tepki gostermeksizin es gecmeyi ogrenelim. kafa sozluk bu konuda bize onculuk etsin...
devamını gör...

chinese democracy albümünün 13 numaraları şarkısı. axl rose'un cam kırıkları gibi insanın ruhuna saplanan sesinden mi yoksa sözlerin ağırlığından mı bilinmez sersemletici bir etkisi var şarkının. o meşhur solosunda gitar resmen hayat bulmuş. albümün diğer şarkılarına nazaran biraz melankolik olsa bile öyle bir albümden iyi sıyrılmıştır. çoğu gitaristin düştüğü bir hata vardır; ilk dinleyişte şarkının sözlerini genelde duymaz ve gitarist ne halt etmiş acaba diye odaklanır ama this ı love izin vermiyor buna, axl şarkıya girdiği an sesinden başka bir şeye odaklanmak mümkün değil. ayrıca gitar çalmaya yeni başlamış arkadaşlara önerilmez, hiç etmeyin şarkıyı.*


ı just can't let it die
'cause her heart's just like mine
she holds her pain inside

so if you ask me why
she wouldn't say goodbye
ı know somewhere inside

there is a special light
still shining bright
and even on the darkest night
she can't deny
devamını gör...

yolda yürürken yanınızdan geçen insanların gözlerine salak salak bakmayın.
devamını gör...

tetikçinin gecesi şeklinde çevrilmiş 2004 yapımı michael mann filmi. filmi tom cruise için izlemeye başlamıştım fakat jamie foxx, jada smith, mark ruffalo gibi oyuncuları gördükçe ısındım filme. jason statham, javier bardem gibilerini de kısa da olsa görüyoruz bazı sahnelerde.

film bir taksici olan max karakterini canlandıran jamie foxx'u tanıtıyor ilk önce. sonra ilk sahnede de gördüğümüz tom cruise'un canlandırdığı vincent karakterini görüyoruz. bu ikilinin yolları max'in taksisinde kesişiyor ve olanlar oluyor. max, vincent'ın bir tetikçi olduğunu anladığı zaman her şeyin artık çok geç ve bu ikilinin aksiyon dolu, merak ve ilgi seviyesini koruyan; yer yer yükselten gecesini izliyoruz.

filmin sonunda, vincent'ın, taksiye ilk bindiğinde şehir hakkında söylediklerini yaşaması ve bunu tekrar söylemesi gerçekten güzel bir sahneydi bence


sonuna kadar sıkılmadığım ve seyir keyfi yüksek bir filmdi. tom cruise'u ne kadar gri saçlar ve gri takımlar içinde görmeyi komik bulsam da filmin sonunda beni yine kendine hayran bıraktı. bu adama ajan ve benzeri roller gerçekten yakışıyor! konusu itibari ile güzel bir iki saat geçirmenizi sağlayacak bir film fakat bunun yerine izleyeceğiniz başka bir aksiyon filmi de bu boşluğu dolduracaktır. izlerseniz de pişman olacağınızı düşünmüyorum.

film hakkında bir iki ilginç şeyi de bırakayım buraya:

arabanın önünden çakalların geçtiği sahne: amerikan kültüründe bir tabu olan bu olaya göre eğer yolunuz bir çakal ile kesişirse geri dönün ve yolunuza devam etmeyin. aksi takdirde başınıza kötü bir şey gelecektir.

tom cruise filmden önce kimse tarafından tanınmamak, hatırlanmamak adına fedex teslimatları yapmış filmden önce, çünkü canlandıracağı karakter iz bırakmadan bir yerlere girip çıkabilecek bir karakter özelliğinde olmalıymış.

filmdeki bir sahnede tom cruise bir sandalyeye takılarak düşüyor. bu filmde olmaması beklenen bir olaymış ama yönetmen bilerek bu sahneyi kesmek yerine filme dahil etmiş.

javier bardem, rolünün kısalığı icabından olsa gerek sette sadece 2 gün geçirmiş. fakat rolünde bir meksikalı gibi ingilizce konuşabilmek için aylarca çalışmış.

imdb - trivia
devamını gör...

bir ara oldukça popüler olan hatta ''tublr girl, tumblr boy'' gibi tiplerinde türediği bir sosyal medya platformudur. hiç kullanmadım, kullanmam da.
devamını gör...

öldürün bu milleti de kurtulun artık. geçen sene doğalgaz faturaları yüzünden sobaya dönmüş insanlar vardı bu memlekette. nasıl bir ülke arkadaş bir gün olsun güzel bir haber yok be.

t: standart zam olayı.
devamını gör...

ne demiş ömer hayyam:
ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim