kendimiz olmanın önündeki engellerden biri de açıkça kendi fikrimizi söylemekten çekinmemiz/korkmamız ve kanıt olarak başkalarını göstermemiz mesela "uzmanlar diyor ki...", cem yılmaz'ın tabiriyle "hadi beni s..... et karacoğlan der ki". uzmanlar, karacoğlan kim yahu "ben böyle istiyorum, benim fikrim bu" diyebilme cesareti lazım bize...
devamını gör...

ruh haline göre gördüklerimizin kazandığı kıymet, manzara.
belki de göremediklerimizdir kim bilir?
"unique" fon olarak güzel olduğundan bahsetmiş ama izlenilen olunca anlamsız kaldığını da eklemiş girdisinde #531955

bugünkü ruh halimden etkilenmiş bir şekilde pencereden akıp giden masmavi su, bana da boşluk hissi uyandırıyor.
sanırım göremiyorum güzellikleri pek bugün.

bir de unutmadan:

1. isim bakışı, dikkati çeken her şey:
      "karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - aka gündüz

2. isim görünüş:
      "boğaz'ın ucundan karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - hüseyin rahmi gürpınar

3. isim konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.

4. isim, mecaz durum:
      "bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - orhan seyfi orhon


devamını gör...

izmir'in ara sokaklardan çıkıp bugün hala çizgisini bozmayan, kırmızı halıların üzerinde çamurlu ayakkabılarıyla dolaşmaktan çekinmeyen gurur duyulası türkçe rap müzik sanatçısı.
devamını gör...

deniz ticareti hukukunda eşya taşımaya ilişkin sözleşme kapsamında taşıtanın taşıyana ödemekle yükümlü olduğu ücret.
devamını gör...

bir grup gazete dağıtıcısı çocuk st. louis*'te sigara molasında, 1910.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

resim kaynağı
devamını gör...

anormal olayların* artık normal karşılanması.
devamını gör...

her korku kaybetme korkusudur. olmekten korkan insan, hayatini kaybetmekten korkar; fakir kalmaktan korkan insan, sahip oldugu hayat kosullarini kaybetmekten korkar; yalniz kalmaktan korkan insan, etrafindaki insanlari kaybetmekten ve etrafindaki insanlarin ona sagladiklarini kaybetmekten korkar... bu durum insanin devamli korku icinde yasamasina neden olur. ne zaman ki insan, sahip oldugunu zannettigi hicbir seye aslinda sahip olmadigi ve her seyin gelip gecici oldugunu anladigi vakit, bu korkularindan kurtulur.

ancak, gunumuz dunyasinda, bu hic kolay degil cunku kapitalist toplumlarda, insan kim oldugu degil, sahip oldugu seylerle tanimlaniyor. insan, ne kadar cok seye sahipse kendini o kadar gercek hissediyor. bu sahip olma durumu insan iliskilerini bile enfekte etmis durumda. insan, arkadasina, sevgilisine sahibiymis gibi davraniyor. sanki, bir insan alip kaybedilebilecek bir esyaymis gibi. bundan mutevellit, modern insanin hayati korkmak ile geciyor. insan sadece ekonomik anlamda degil sosyal anlamda da kaybetmekten korkuyor. insan, hayatina giren her seyi sahip oldugu bir seymis gibi gormenin yani sira kaybedebilecegi bir sey olarak da goruyor. bu yuzden, insan bir taraftan kaybedebilecegi seyler icin korkarken, bir taraftan da kaybettigi seyler icin ofke duyuyor. bu da insanin, devamli korku ve ofke icinde yasayan bir varliga donusmesine yol aciyor.
devamını gör...

ön düdüt: bütün yazıyı kendim yazdım. bir yerden alıntı değil. dakikalarca kendim uğraştım.

başka bir düdüt: yazının %95'ini telefondan yazdım. biraz sonra bilgisayardan hatalarımı düzelteceğim. gözümden kaçan bir şey olursa mazur görün.

bir zamanlar çok moda olmuş fakat şimdilerde saçma salak müzikler moda olduğundan dinlenilmeyen müzik türü.

rock müziği kimin icat ettiği bilinmiyor. ama ilk patlamayı elvis presley yapmıştır.

sonra 60'lara gelindiğinde the beatles ortaya çıktı. müzik artık gerçekten bir şeyler anlatmaya başlamış, daha bir derli toplu olmuştu.

60'ların ortalarında amerika'da the doors, birleşik krallık'ta the rolling stones kuruldu ve her ne kadar the beatles kadar ünlü olmasalar da dünya müzik tarihine damga vurdular.

70'ler, metal müziğin babaları denilen iki grubun kurulduğu zamandır. (bkz: motörhead) ve (bkz: black sabbath). bu gruplar rock'n roll'u daha bir sertleştirdiler.

ufak bir not düşeyim, heavy metal grubu iron maiden da bu zamanlarda kuruldu. ama o zamanlar hem çok bilinmiyorlardı, hem de müzikleri tabiri caizse hamdı. sonrasını siz de biliyorsunuz. adamlar efsane oldular. 50 sene sonra bile hatırlanacak kadar iyi müzik yaptılar ve hala da yapıyorlar.

bunun yanında ac/dc ve queen gibi rock müziği şekillendiren gruplar da kurulmuştur 70'lerde.

80'lere gelindiğinde motörhead ve black sabbath gruplarına takıntılı gençler ilk metal gruplarını kurdular. en ünlüleri tabii ki de metallica idi. sonra buradan kovulan dave mustaine gitti megadeth'i kurdu. bunların haricinde sayılamayacak kadar çok metal grubu kuruldu ve dağıldı.

metal müzik en iyi zamanlarını yaşarken amerika'da bir yıldız parladı. guns n' roses. rock'n roll bayrağını ağabeylerinden alıp çok daha ileriye götürdüler.

bu gruba biraz daha değinmek istiyorum, çünkü müzik 80'lerde çok başka bir yere evrildi ve bunda guns'ın çok etkisi var.

ilk albümleri appetite for destruction içinde rock'n roll marşı denebilecek bir sürü şarkı bulunduran bir albümdür.
sweet child o mine
you will be mine
welcome to the jungle

daha ilk albümleriyle şöhret oldular ve bunu tek başlarına, daha 20'li yaşlarında başardılar.

90'lara gelindiğinde rock müzik dağılmaya başladı. metallica daha çok satmak için müziğini yumuşattı ve diğer metal grupları da onları takip etti. yalnız burada yanlış anlaşılma olmasın, ben grubun yerinde olsam ben de yumuşatırdım müziğimi. ünlü kalmaya devam etmeyi seçerdim sadece tek tip eski usul sert metal yapmakla.

her neyse, 90'lara grunge modası damga vurdu.
(bkz: nirvana)
(bkz: soundgarden) gibi gruplar milenyuma kadar ünlerini korudu.

bu arada guns'ın use your illuision albümleri çıktı.
(bkz: november rain)
(bkz: don't cry)
(bkz: civil war)
(bkz: coma) ve daha nice güzel şarkıya imza attılar.

daha sonrasını zaten biliyorsunuz. dünyada 2010'lara kadar pop, daha sonra da rap moda oldu.

aslında milenyumda da avenged sevenfold gibi çok sağlam gruplar da çıktı ama dediğim gibi, diğer müzik türlerinin altında ezildiler.

bir not daha düşeyim, 2000'ler rock için tuhaf zamanlardı. ünleri bir anda sönünce ne yapacaklarını şaşırdılar.

metallica hala sert müzik yapabiliyoruz dercesine death magnetic'i çıkardılar.

guns n' roses tuhaf bir albüm çıkardı. chinese democracy
eski kadrodan sadece axl vardı. ne slash, ne duff, ne ızzy, ne de steven. bu yüzden biraz önyargılıydım albüme ama this i love ve sorry gibi balladları içerdiği için biraz olsun önyargılarımı kırdım.

megadeth bir iki albüm çıkardı. patlama yapmadı haliyle ama bence güzel albümlerdi. tabii ki megadeth de bu zamanlarda üye değişimi yaşadı. chris broderick gitti kiko loureiro geldi.

en çok üzüldüğüm şey, bu efsaneleşen gruplar tek tek dağılıyor.
motörhead lemmy'nin ölümüyle dağıldı.

ac/dc malcolm'ün ölümüyle ve brian'ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle neredeyse dağılıyordu.

iron maiden üyeleri sağlıklarına dikkat ettiklerinden bu yaşlarında bile taş gibiler ama ne yazık ki kimse ölümsüz değil. adamlar neredeyse torunlarının çocuklarını görecek yaştalar.
devamını gör...

bir atıf yılmaz filmidir. bu filmin senaryosunu ünlü ve büyük yazarımız son komünist vedat türkali yazmıştır. filmin güzelliği de belki bu dev ikilinin bir araya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
film tesadüf eseri olmadığı bir kişi olduğu sanılan bir adamın başından geçen olayları anlatır ve benim kurduğum bu saçma cümle kadar da komik ve eğlenceli bir filmdir. başrolde oynayan orhan günşiray bu siyah beyaz filmi renklendirmiş, çolpan ilhan ise müthiş bir zerafet ile arzı endam etmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin asıl ilginç yanı ise ismidir aslında. o dönem atıf yılmaz ile osman seden arasında hem bir dostluk hem de tatlı bir rekabet vardır. ve bu film çekilirken atıf yılmaz filmin adıyla osman seden’e gönderme yapar, sonra da kızdıysa değiştirebileceğini söyler ama seden’in başka bir planı vardır.

osman seden de nerdeyse aynı isimlerle aynı dönemde bir başka film çeker ve filmin ismiyle de bu ikili arasındaki müthiş eğlenceli atışma nihayete ermiş olur. ilk filmi bulmanız zor olabilir ama osman seden filmini bulup izleyebilirsiniz.
devamını gör...

kelt zanaat, kehanet, güneş ve ocak tanrıçası. şairlerin ve ozanların, büyücülerin ve ozanların patronuydu. adını keltçe brig* kelimesinden almıştır.

dinler arası geçiş konusunda büyük bir örnek olarak görülür, hatta paganizm ve hristiyanlık arasında bir tür köprü olduğu düşünülür bu tanrıçanın.
kildare, irlanda'daki tapınağı sonradan hristiyanlaştırılmış ve brighid'in hristiyan evi olmuş, brighid de kildare'nin aziz brigid'i olmuştur. kildare ayrıca kelt bölgelerinde bulunan birkaç kutsal kuyunun olduğu bölgelerdendir ve bu kuyuların bir çoğu brighid ile bağlantılıdır. günümüzde bile, bu tanrıçaya bir dilek olarak kuyu dibindeki ağaçlara kurdeleler ve çeşitli sunumlar bağlandığını görmek mümkündür.

bu tanrıçanım hem hristiyanlıkta hem de paganizmde kutsal olmasındaki rolü onu anlamayı bir hayli zorlaştıran yanlarından birisidir. azize olan brighid ve tanrıça olan brighid'in ortak çizgisinin ateş olduğu düşünülür. lisa lawrence bir kitabında şöyle der:

"iki dini sistem etkileşime geçtiğinde, paylaşılmış semboller bir dini fikirden diğerine geçiş sağlayabilirler. bir değişim döneminde, ateş gibi arketipik bir sembol var olan anlamını tamamen kaybetmezken ek bir anlam veya yeni bir açı kazanabilir. örneğin, azize brighid'deki kutsal ruhun varlığını simgeleyen ateş, hala pagan dini konseptleriyle de var olmaya devam edebilir."

iyi der. canı gönülden katılıyoruz lisa abla.

brighid ayrıca yılın çarkındaki 8 bayramdan biri olan imbolc bayramında, 2 şubat'ta kutlanır.

kendisine adanmış, imbolc bayramında söylenen şirin mi şirin ilahilerden biri: 27. saniyede başlıyor.

an tri numh (kutsal üç)
an chumhnadh, (kurtar,)
a chomnadh, (koru,)
a chomraig (sar)
an tula, (ocağı,)
an taighe, (evi,)
an teaghlaich, (ev halkını,)
an oidhche, (bu akşamı,)
an nochd, (bu geceyi,)
o! an oidche, (oh, bu akşamı!)
an nochd, (bu geceyi,)
agus gach oidhche, (ve bütün geceleri,)
gach aon oidhche (her bir geceyi.)
amin.

ilahinin tek türkçe çevirisi budur ayrıca.

(bkz: swh)
devamını gör...

bizi kendimiz olmaktan uzaklaştıran herkes, her şey.
devamını gör...

kimseye minnet etmeyen insan davranışı.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muhtemelen ramazan geldiğinde yapacağım iş.

hoş şimdi de 4'ten önce gitmiyorum ki uyumaya...
devamını gör...

ben de sevdiğim kişiye anlatırdım o'ndan sonra artık hiç anlatmayacağım...
devamını gör...

benim kendi namıma beğendiğim kelime unfortunately
devamını gör...

çıkışı bulamıyorum!
devamını gör...

müge anlı. izlemesem de haberleri her yerde olan hatta sözlüğe dahi başlık edilen lanet durum.
(bkz: bari burda rahat bırakın kardeşim)
devamını gör...

evde annem ve babam yalnız kalınca kedi alalım dediler ve herkes gibi bizim de kedimiz oldu. eve geldim, kediyi seviyorum. annem “kediyi öpsene dudağından” diyor. kusura bakma anacım ama dudağından ilk öptüğüm kızın bir kedi olmasını istemiyorum. o kadar da düşmedik.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların rahatça storedan istediğini alması için açılmış bir başlıktır. fiyatlar biraz pahalı o yüzden sizinde sistemin bugunu bulmanız gerekir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim