bir twitter mizahıdır. devamı da şöyle; sen bir de receb'i tersten oku da gör hakikati.
devamını gör...

daha kibar bir şekilde cevaplayabilirdi, müsait olmadığını ve o saatte mesaj atmanın uygun olmadığını düzgün bir dille anlatırken hem de öğrencisine farkındalık aşılamış olurdu ama yazdığı cümlelere bakınca, insanın gözü kanar o yazışmalardan, dil bilgisi, güzel konuşma, yazım kuralları hak getire.
öğretmene notumuz yazı ile sıfır.
devamını gör...

esasinda bilgi tanımı girmeye hiç niyetim yok lakin bir yazar arkadaşım karacaoğlan icin 'o elif elif diye gezerdi' diye söyleyince bu konuyu izah etmek şart oldu.

yaz gelip de beş ayları doğunca
yaz gelip de beş ayları doğunca
açılmış bahçanın gülleri güzel
yaktı beni fadime’nin nazarı
zülüften ayrılmış telleri güzel

elif’i der isen nazlıdır nazlı
eşme’yi dersen de sırf ala gözlü
söyletme şerfe’yi bülbül avazlı
söylüyor zilha’nın dilleri güzel

emine’yi dersen incedir ince
bağdat’ın mısır’ın gülleri gonca
ayşe’nin kaşı da kalemden ince
sevmeye hürü’nün belleri güzel

döne güzelliğin halka bildirir
kamer pınardan da kabın doldurur
eşşe yürüşünde beni öldürür
sevmeli cennet’in boylan güzel

karadan da karac’oğlan karadan
sürün çirkinleri çıksın aradan
herkesi sevdiğ’ne verse yaradan
sevdiğim meryem'in benleri güzel.

fadime, elif, eşme, şerfe, zilha, emine, ayşe, hürü, döne, eşşe,cennet ve meryem yavaş, yavaş gel.* bir de burada geçmeyen leyla ve hatçe var.
aynı orhan veli kanık'ın garip'inde geçen dedikodu şiiri gibi değil mi?

dedikodu
kim söylemiş beni süheylâ'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,eleni'yi öptüğümü
yüksekkaldırım'da, güpegündüz?
melâhat'i almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım fakat
kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, muallâ'yı sandala atıp,
ruhumda hicranın'ı söyletme hikâyesi?


tüm bu "elif" yanılgısının sebebi; yaşar kemal'in üç anadolu efsanesi adlı kitabında, karacaoğlan ile elif'in kederli aşklarını anlatıyor olması. karacaoğlan ve elif ayrılıyorlardı sevdaları mutlu sonla bitmeyince bizimki yola revan olmuş haliyle sonra tut karacaoğlan'ı tutabilirsen.
bakar mısınız şu dizelerine?


seherden uğradım dostun köyüne
hoş geldin sevdiğim in dedi bana
tomurcuk memesin verdi ağzıma
yorgunsun sevdiğim em dedi bana

benim yârim gelişinden bellidir
ak elleri deste deste güllüdür
ibrişim kuşaklı ince bellidir
ince bellerimi sar dedi bana

benim yârim bana yalan söylemez
söylerse de gıybetimi eylemez
el yanında ikrarını söylemez
elleri uyut da gel dedi bana

mestine de deli gönül mestine
aşık olan gül gönderir dostuna
telli mahramasın attı üstüme
terlisin sevdiğim sil dedi bana

karac'oglan sırrın kime danışır
siyah zülfü mah yüzüne kıvrışır
ayrılanlar elbet bir gün kavuşur
ağlama sevdiğim gül dedi bana


sevdiğim kız abi dedi cümlesinin atası yine karacaoğlan imzası taşır. yaş alsa da uslanmamış.*

değirmenden geldim beygirim yüklü
şu kızı görenin del'olur aklı
on beş yaşında kırk beş belikli
bir kız bana emmi dedi neyleyim

birem birem toplayayım odunu
bilem dedim bilemedim adını
albıstan yanaklı türkmen kadını
bir kız bana emmi dedi neyleyim

bizim ilde urum olur uc olur
sızılaşır bozkurtları aç olur
bir yiğide emmi demek güç olur
bir kız bana emmi dedi neyleyim

karac'oğlan der ki n'olup n'olayım
akan sularınan ben de geleyim
sakal seni makkabınan yolayım
bir kız bana emmi dedi neyleyim


bu adam uslanmış elif elif diye gezmiş olabilir mi? gezmiş ama bir yere kadar.

incecikten bir kar yağar,
tozar elif, elif deyi...
deli gönül abdal olmuş,
gezer elif, elif deyi...

elif’in uğru nakışlı,
yavrı balaban bakışlı,
yayla çiçeği kokuşlu,
kokar elif, elif deyi...

elif kaşlarını çatar,
gamzesi sineme batar.
ak elleri kalem tutar,
yazar elif, elif deyi...

evlerinin önü çardak,
elif'in elinde bardak,
sanki yeşil başlı ördek
yüzer elif, elif deyi...

karac'oğlan eğmelerin,
gönül sevmez değmelerin,
iliklemiş düğmelerin,
çözer elif, elif deyi...


orhan veli'nin dediği gibi;
geç bunları anam babam geç bunları *
devamını gör...

bakkalı aldattığını hisseder insan
devamını gör...

işten anlayıp caktirmamak zor hatta çok zordur. bundan daha zor olan şey ise; “dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir”. terence hanbury white.
devamını gör...

ilk romanını 20'li yaşlarında yazmış yeraltı edebiyatına oldukça hakim bir yazardır.
özellikle az adlı romanı içimdeki oğuz atay sevgisini perçinlemiştir.
daha ve kinyas ve kayra romanları da alışılmışın dışında hikayeler anlatan kaliteli kitaplardır.
devamını gör...

sosyal medyadan bir süre uzak durmak.
devamını gör...

bu kadar dolandırmaya müsait insanın olduğu ülkede gayet normaldir.

bazen aklıma geliyor ben de mi dolandırıcı olsam. kadın sesi programıyla dolandırdığım dayıların paralarıyla kitap alırım artık.
devamını gör...

dondurma yerken ilk çikolata kaplamasını yemek.
devamını gör...

10 sarışın erkekten sadece 3'ü yakışıklı iken 10 esmer erkekten 5i, 6sı yakışıklıdır. kabul edelim bunu, bizim ülkeden kolay kolay yakışıklı sarışın çıkmaz.
devamını gör...

isveççede "kuşların sesini dinlemek için sabah erkenden uyanıp dışarı çıkma" anlamına gelen bir kelimedir.
devamını gör...

zaman en iyi yazardır. her zaman mükemmel sonu yazar.
charlie chaplin

devamını gör...

lise yıllarımda bir bilim yarışmasına başvurmuştum. bilgisayarımız olmadığı için bir öğretmenimizin bilgisayarında paintte projeyi çizip yollamıştım. tabi öncesinde bir sürü ansiklopedi, bilim teknik dergisi, kütüphane araştırmaları neyse efendim zor da olsa bitirip yolladım nihayetinde. heyecanla sonucu beklemeye başladık. bütün okulca. hatta okul müdürümüz çok duygulanmıştı. küçük bir ilçenin sağlık meslek lisesinden bir öğrenci ülke genelinde bir bilim yarışmasına başvurması büyük bir olaydı diye düşünüyordu sayın hocam. neyse efendim 1 ay kadar bir bekleyişten sonra okula bir zarf geldi benim adıma yarışmadan. müdür seni çağırıyor dediler teneffüste heyecanla gittim odasına beni oturttu karşısına hiç unutmam evladım beni çok gururlandırdın inşallah hayatın boyunca insanların gurur kaynağı olursun demişti. ben heyecanla zarfı elinden nasıl alıp bir an önce açarım diye düşünürken. sonunda uzattı bir çırpıda açtım. sevgili bilim gönüllüsü diye başlayıp projenizdeki eksikliklerin dolayı diye devam edip ama bilim yolunda hiç bir zaman hevesinizi kaybetmeyin diye biten bir mektuptu. üzülmüştüm tabi. aradan yine bir kaç ay geçti bir gün evde haberleri izliyorum. akıllı evler diye bir haber sunulmaya başladı ve benim projemin geliştirilmiş bir hali karşımdaydı.o zaman yarışmayı kazanmış kadar sevinmiştim. küçüktüm sonra birden kapitalizmle çarpıştığı fark ettim. bu şekilde ufak bir katkım olmuş olabilir.
devamını gör...

haklı-haksız tartışmasında bir yorum yapamayacağım tanım. kişilerin önceki yaşantılarına dair bir paylaşım yok çünkü.
yalnız olaya bir de şu açıdan bakalım. pandemi ile birlikte okuldaki tüm öğrencilerde ve velilerde telefonum var. bu, insanlara istediği zaman ulaşma imkanı tanıyor. * ha bu durum, her istediklerinde yanıtlayacağım ya da yanıtlamak zorunda olduğum anlamına gelmiyor.
ama insanla çalışırken belirli bir kural silsilesi oluşturmak öngörülebilecek sorunları engellemeyi sağlıyor.
şöyle bir anlaşmamız var: istediğiniz saatte sorularınızı atabilirsiniz, ben de ne zaman müsaitsem o zaman yanıtlarım. * yani ulaşılmak istemediğim anda kapatıyorum, olayım bitiyor.
devamını gör...

arkasında oldukça hüzünlü bir hikaye taşıyan florence + the machine şarkısı. kitapların ve dizinin geçtiği zamandan çok daha öncesine gitmemiz gerekiyor bu eski hikaye için hatta henüz summerhall trajedisi'nin yaşanmadığı zamanlara. o zamanlar tahtta aegon v. targaryen var ve aegon yaptığı reformlar ile westeros'un gördüğü en iyi krallardan biri olarak anılıyor fakat büyük lordlar bu durumdan hoşnutsuzlar. bu hoşnutsuzluğu gidermek için çocuklarını baratheon, arynn gibi soylu ailelerin çocukları ile evlendirmeyi düşünen aegon çocuklarından biri olan duncan targaryen'i* lyonel baratheon'ın kızı ile evlendirmek istiyor fakat duncan targaryen lyonel baratheon'ın kızı ile nişanlı olduğu dönemlerde ormanın çocuklarının soyundan geldiğini iddia eden jenny'e aşık oluyor ve tüm taht hakkından vazgeçerek nişanı bozuyor tabii bu tüm taht sırasını da değiştiriyor.

jenny o zamanlar tarihin seyrini nasıl değiştireceğinin bilincinde olmadan en yakın dostu olan orman cadısı ile beraber saraya geliyor. woods witch veya seride gördüğümüz( kitaplarda) ismi ile ghost of high heart fiziksel özelliklerinin tasvirine baktığımızda ormanın çocuklarından biri gibi görünüyor ki bu uzun bir süre yaşamış olmasını da anlamlandırır ama sadece ormanın çocuklarının soyundan geliyor da olabilir. jenny ile beraber gelen woods witch vadedilmiş prens hakkında bir kehanette bulunuyor ve onun bizim mad king olarak bildiğimiz aerys ii. targaryen ile kız kardeşi rhaella targaryen'den doğacak bir çocuk olduğunu söylüyor. targaryenlerde ensest zaten kan bozulmasın diye aile geleneği gibi bir şey olduğundan kimse karşı çıkmıyor elbette ve birbirlerini pek sevmeyen bu iki kardeş aegon v. targaryen ve babaları jaehaerys ii targaryen tarafından zorla evlendiriliyor. summerhall trajedisine geçmeden önce burada durup biraz günümüzde westeros'un durumuna bakmak gerek.

dizide sonlanmış olsa bile kitapta mevcut durumun kökenine indiğimizde mad king ve oğlu rhaegar targaryen'in kilit isimler olduğu aşikar. jenny yüzünden taht sırası değişmemiş olsaydı ki bu durumda yüksek ihtimalle mad king tahta geçerek targaryen hanesinin neredeyse yok olmasına sebep olmazdı ve beraberinde getirdiği woods witch'in kehanetleri olmasaydı muhtemelen targaryen hanesi birbiri ardına bu felaketleri yaşamayacaktı ve günümüzde gördüğümüz westeros portresi oldukça farklı olacaktı.

gelelim summerhall trajedisine. hakkında çok az bilginin olduğu bu trajedi rhaella ve mad king'in çocuğu olan rhaegar targaryen'in doğduğu gün gerçekleşiyor. blackfyre komplosu, ters giden bir ejderha uyandırma ayini veya woods witch'in sebebiyet verdiği bir yangın olduğu düşünülen bu trajedi jenny, duncan ve aegon'u ölüme sürükleyen bir faica. yazlık sarayda aniden ortaya çıkan ve içindeki herkesin yanmasına sebep olan bu yangın muhtemelen woods witch'in işi. bilerek yapılıp yapılmadığı kesinlikle tartışmaya açık ve bir gizem ama muhtemelen onun kehanetlerinin sebebiyet verdiği bir durum. eskitaşlı jenny veya eskitaş'ın jenny'si olarak anılan bu karakterin beraberinde gelen woods witch neredeyse targaryen soyunu farkında olmadan korkunç bir sona sürüklüyor.

şarkının sözleri oturup üzerine düşünülerek dinlenildiğinde oldukça huzursuz edici bir hüzün taşıyor bu yüzden. kesin olmamakla beraber sanıyorum şarkıyı yazan kişi bu trajedinin yaşandığı gün doğan rhaegar targaryen. hatta rivayet o ki harrenhall turnuvasında lyanna stark'ı ağlatan meşhur şarkı jenny of oldstones'dur.

muhtemelen 8. sezonun en güzel yanı olan - başka var mı sanki? - şarkının podrick versiyonu da ayrı güzel.
devamını gör...

bi sözlük ne kadar iyi t-shirt çıkartabilirse o kadar iyi t-shirtlerdir, ne iyidir ne kötüdür.

aynı zamanda yatarken dahi giymeyecek yazarları bize göstermiş oldu. ne cevherler saklıyormuşsun kafa sözlük.
krala bak be heyt, röpteşambırını çekip öyle yatıyor *

eskimekten benzi atmış, arkası delik çingene penpesi pijama giymiyorsa ben de bir şey bilmiyorum *
devamını gör...

bu fakir gibi davranıp bardağın tamamını bitirmemeniz gerekir sadece 1 yudum hadi bilemedin maksimum 2 yudum alıp bırakmanız gerekir.
devamını gör...

izmir marşı'na, kurtuluş savaşı şehitlerimizin ve gazilerimizin anısına sonsuz saygıyla yazıyorum.
bana 80'lerde evet-hayır yarışmasını sunan erkan yolaç abimizin “mehter marşıyla gelip izmir marşı'yla gideceksiniz!" retoriğini hatırlatır.
devamını gör...

nerdesin kurban olduğum..perişan olduk yokluğunda..
devamını gör...

çılgın seyyal abla'dan.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim