birkaç başlıkta tanımlarını okudum. kim bu? diye baktıktan sonra da sürekli gözüme çarpar oldu. kendisini pek bir sevdim, çokça ısındım nickaltını okumak için girdim. baktım açılmamış, ben açtım
hoşgelmişş.
devamını gör...

bası, baskı anlamındadır.
devamını gör...

yavuz çetin - yaşamak istemem
devamını gör...

elmayı muhtemel üzerine silip sapına kadar yerdi.
devamını gör...

heideggeryen bir terim olan (bkz: dasein)'in tarih üzerinde kendini gerçekleştirmesi ve açmasıdır. varoluşsal bi imkandır. tekrar ve tekerrür olarak tercüme edilebilir. heidegger diliyle söylemek gerekirse, bir zamanlar 'tam olan dasein'in, bu 'tam'lığı tekrar elde etmesidir. heidegger'de. tarihin öznesi olan dasein için, ''tam dasein'' olmanın mirası geçmişte değildir. bu tekrar veya tekerrürün geçmişle hiçbi bağlantısı yoktur. dasein'in potansiyelini açığa çıkarttığı alan olarak tarih aynı zamanda' tekerrür'ün yatağıdır. tarih bilimi klasik anlamda mümkün değildir bu açıdan. çünkü geçmişe giden yol açık değildir. sadece dasein'ın tarihselliği aracılığıyla tarih hakkında konuşabiliriz.

kavramsal çerçeveye hakimiyeti olan arkadaşlar burada heidegger'in platonik kavramları kullandığını hemen anlayacaktır. heidegger'in bahsettiği şey (bkz: aletheia) sürecinin transendental öğelerinden soyutlanmış halidir. aletheia'nın aristocu bi yorumu gibidir bu. dasein'in potansiyelini tamamen praksis'e indirgemektir aslında. ancak şunu da söylemek gerekir ki, antik yunan'a kadar geri dönmeden, modern felsefe'de de benzer atıflar olmuş. kierkegaard'ın repetition'ı* gibi... günümüz felsefecilerinden john caputo'nun da yaptığı karşılıklı okumalar neticesinde, heidegger'in kierkegaard'ı görmemezlikten gelmesinin sebebi anlaşılmakta.

'tekrarlama', aslında kinesis'in varoluşsal versiyonudur. bireyde vuku bulan devinimdir. (aslında modern felsefenin arkaplanında bulunan merkezi kavramlardan biridir kinesis.) kierkegaard'da ''hatırlama''-platon'un aletheia'sı ve heidegger'in wiederholung'u her ne kadar farklı şeyler olsa da, sesteş kelimeler gibidirler- diğerlerinden farklı olarak 'maruz kalınandır'. tarih karşısında suje edilgendir bu konuda. 'hatırlamak' için -dasein'de olduğu gibi- suje asla tek başına muktedir değildir. kierkegaard'ın bu yorumundan da anlaşılacağı üzere, kendisi bir felsefeci olmaktan ziyade, dindar bir entelektüeldir. heidegger'in ise bu çerçevede kierkegaard'ı yanlış mı anladığı, yoksa basit bi retorikle yok mu saydığı anlaşılamamakta..
devamını gör...

uygulamaya geçirilmesinin mümkün olup olmadığını merak ettiğim durum.

işin duygusal boyutu açısından bakacak olursak halihazırda evcil hayvanlar sahipleri açısından kendi çocukları gibi ancak; diğer açıdan böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi yoluyla hayvan bakım maliyetleri bir nebze olsun hafifletilerek daha çok hayvanın sahiplenmesinin önü açılabilir gibi geliyor bana. tabii işin bürokratik boyutunu bilmiyorum, sadece bir fikir bu.

bunun dışında veterinerlik hizmetlerinin de en azından belirli bir ölçüde devlet destekli hâle getirilmesi sağlanabilir. aynı devlet hastaneleri gibi hayvanlar için de bu tür devlet destekli klinikler açılabilir diye düşünüyorum. aslında hayvan barınakları gibi yerlerde belediyelere bağlı olarak zaten var sanırsam ancak; bu benim bahsettiğim koşulları karşılamak için çok yetersiz.
devamını gör...

bir dehanın başrolde olduğu gerilim filmlerin de ''kuzuların sessizliği''nden öncesi ve ''kuzuların sessizliği''nden sonrası vardır.
o andan itibaren söz konusu ''deha bir katil'' ise akıllarda hemen ''anthony hopkins'' beliriyor.
türkçe ismi cinayet gecesi olan 2007 yapımı olan bu filmde, aklımızdaki karşımızda beliriyor. başrollerini anthony hopkins, ryan gosling'in paylaştıkları bu filmin yönetmenliğini gregory hoblit yapmış.
filmi daha önce seyretmiştim, o zamanda hoşuma gitmişti, bir daha izlediğimde de hoşlandım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
spoi takıntısı olanlar bana bir iyilik yapıp bundan sonrasını okumasınlar lütfen...


karısının kendisini bir polisle aldattığını öğrenen mühendis ted, karısını öldürür. polis kapıya dayandığında da ''evet ben karımı öldürdüm'' der. mahkemeye sevk edilir. avukat hakkını kullanmak istemez. o ana kadar ki amacı parayı vurmak ve büyük bir şirkete kapağı atmak olan genç savcı beachum, istediğini elde etmesine bir hafta kala, tamamen tesadüfen bu olayı devralır.
aslında devralırken mühendise de acır. çünkü o yaşlıdır, avukat tutmamıştır, cinayeti işlediğini itiraf etmiştir.
oldukça lakayt bir şekilde davayı alır ama mühendis kendisini ilk celsede permeperişan eder. bu yenilgiyi kabullenmeyen savcı beachum
olaya daha fazla asılacaktır.
peki başarılı olacak mı?
mühendis ted, makinaların , insanların, yumurtaların zayıflıklarını bulma konusunda uzmandır. kazanma oranı yüksek savcının egosunun en büyük zayıflığı olduğunu düşünecek.
filmde mühendis ted'in çocukluğuna dair anlattığı yumurta hikayesiyle filmin adının fracture olmasının nedenini daha iyi anlayacağız.
bence çok güzel bir film. tavsiye ederim.


filmin müzükleri aklımda kalmamış... o yüzden bir şey diyemeyeceğim..
devamını gör...

başımı alıp gidesim var uzaya.
devamını gör...

bu arada havalı deyince sevgili lufhtar dostu da unutmayayım.
rumuzu lufthansa airlines gibi. doğrudan alman havayolları şirketini çağrıştırıyor.
devamını gör...

vakti zamanında kendisinden çok muzdarip olduğum komşular.
bakın şimdi bir ev düşünün sabahtan akşama çocuk kahkahası ve çığlığı. bize ulaşan mutluluk.
aynı evin akşam saatleri eve gelen bir öküz, mobilyaların sağa sola vuruş sesleri ve çirkin bir bağırış. duymamak için açtığım son ses müzik. ve de çaresizlik yüzünden hissettiğim öfke.
devamını gör...

olay avustralya'da geçtiği için baba değil istismarcı tutuklanmış.
devamını gör...

türkiye'de kalitesini bozmadan 22 yıldır bize gerçek müziği dinleten, gerçek bir radyo istasyonu.
klasik müzik seviyorsanız şayet gece 1 ile sabah 7 arası euroradio notturno ismi ile avrupa ile aynı anda yayınlanan ortak yayın muazzamdır.

dinle, dinlettir.
devamını gör...

zerrin özer - her şey seninle güzel (orjinal plak kayıt)
sesine hayranım, bu kadar içten söylemesi ve bizi de duygulandırması.

şarkı sözleri
her şey seninle güzel, yolda yürümek bile
olmayacak düşlerin peşinde koşmak bile
her şey seninle güzel, bu toprak bu taş bile
içimdeki bu korku, gözümdeki bu yaş bile

beklenmedik bir anda ayrılık gelip çatsa
seninle paylaştığım tek bir gün yeter bana
beklenmedik bir anda ayrılık gelip çatsa
seninle paylaştığım tek bir gün yeter bana

her şey seninle güzel, duyduğum bu ses bile
yalnız içtiğim su değil aldığım nefes bile
her şey seninle güzel, bu yağmur bu kar bile
yüzümdeki gözyaşının izleri, onlar bile

beklenmedik bir anda ayrılık gelip çatsa…



devamını gör...

başlığı açan genç adam 2000 sonrası doğmuş bıyıkları yeni nemlenen bir nektari muhtemelen ki gta 5 i oyun dünyasında devrim zannediyor.
esasen oyun dünyasının açık dünya devrimi 2001 de çıkmış gta 3 le gerçekleşti. izometrik görüş açısından çıkıp ilk defa geniş bir haritada tps görüş açısı ile oynama imkanı sunmuştur. gta 5, gta 4 de kullanılmaya başlanmış olan grafik motorunu kullanmış daha kompleks bir açık dünya ve görev tasarımları ile çıktığı dönem insanların ağızlarından salya saça saça yoh böyle bir oyun nidalarıyla satış rekorları kurmuş serinin son oyunudur.
illa bir vs olacaksa rdr 2 varken hiç bir açık dünyanın tadı yoktur. ki ben açık dünya oyunlarını sevmem.
devamını gör...

mani dönemi.. kafa kelebek oluyor.. girdiğin de ne çıkacağı belirsiz..
devamını gör...

burkina faso desem şaka zannedilir şimdi.
devamını gör...

her sabah beni "i wanna hold your hand" adlı hayat enerjisi aşılayan şarkısı ile uyandıran, gündüzleri "girl" ile huzur veren geceleri de "yesterday" ile tatlı bir uykuya dalmama yardım eden taptığım grup, olmasalardı eksik kalırdım.
devamını gör...

dünya senin etrafında dönmüyor; şu an yaşadığın her şeyi başka bir yerde, belki ülkede, belki de seninle aynı şehirde olan biri de yaşıyor. acının hissedilme dozunu farklıdır fakat birileri seninle aynı duyguları paylaşıyor.

hayat sandığın kadar kötü değil; her ne yaşamış olursan ol, hayat hiçbir zaman göründüğü kadar kötü değil. önemli olan yin ve yang'ı baz alıp kötünün içindekini görmek. biraz daha dikkatli bakmak lazım sadece.

hayal etmek önemli ama olmayınca üzülme; hayal etmeyi hepimiz çok seviyoruz ve neredeyse her an hayal kuruyoruz. bunu abartıp beyni şartlandırmak olmaz. belki biri olmayacak ama diğer hayal gerçekleşecek? neden gerçekleşeni görmezden gelip gerçekleşmeyen için gözyaşı dökelim ki?

ağladık da ne oldu? geçti mi her şey?; gece gündüz ağlamanın kimseye yararı yok. var mı? yok. kaybedilen tek şey gözyaşları. bu nedenle ağlatan ne varsa geride bırakmalı insan. zaten ne demişler; ağlamaya değer olan hiçbir şey ağlatmaz.

birileri gider, birileri kalır; kimsenin varlığıyla hayatta kalmadığımız gibi, kimsenin yokluğuyla da ölmeyiz. hayat bu; ne getirip ne götüreceği belli olmaz. bugün ağladığımıza yarın gülmek var. ola ki çok üzdü; çiçek koklamak, hayvan sevmek, kitap okumak daha iç açıcı değil mi?
devamını gör...

şarkıları eğlenceli ve kendini sevdiren bir tarzda umarım çizgisini bozmadan ilerler
devamını gör...

acil tuvalet ihtiyacını pet şişeyle giderme eylemi, lakin penisin o minik pet şişe deliğine girecek küçüklükte olması şarttır.

(bkz: bilgisayar başında otururken çişimin gelmesi)

not: damacanaspor
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim