trabzon
bakırcılar çarşısı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adam smith tarafından yazılmış, işbölümü ve uzmanlaşmayı konu alan, liberal teorinin en temel yapıtıdır. ingilizcesi: wealth of nations.
devamını gör...

benim gençliğimden beri favorim, juvenalin (bkz: quis custodiet ipsos custodes) sözü olmuştur.

yaklaşık çevirisi "koruyuculardan kim koruyacak" şeklinde olan cümle, günümüzde sosyal medyadan bazı haberleri görmemizin ardından söylendiğinde, gaipten gelen "cuk" sesi ile irkilmemize neden olabilir.

sorgucuları kim sorgulayacak?
görevi kötüye kullananları denetleyenlerin görevlerini kötüye kullanmalarını kim denetleyecek? * ve benzeri şekillerde anlamca açılabilir.
devamını gör...

çadır devletlerinde bile görülmemiş primitif düşüncelerle, eşi benzeri görülmemiş vizyonsuzluklarla ülkeyi gambiya, zambiya, vanuatu, katar vs. gibi beşinci ligdeki ülkelerle aynı kerteye düşürmüş cumhurşeysi. 20 yıllık yönetiminin bize getirisinin bir tık altı elde mızrak götte yaprak gezmeye kadar dayanmıştır. yaşlanmıştır ve kendisi için yolun sonu görünmektedir.
devamını gör...

insanların hayatı ne kadar çok sevdiğini görüyorum hep. bunu anlayamasam da gerçekten imreniyorum. ben de hayatı sevebilmek isterdim.
devamını gör...

hatay'ın reyhanlı ilçesinin karşısında bulunan atme sınır kampındaki yüzlerce suriyeli mültecinin beton duvarı aşarak türk askerinin nöbet tuttuğu kulubeyi ele geçirmesi. ayrıca buğday tarlalarını da ateşe vermişler. köylüler tarlaları söndürmekle uğraşırken bu defa da zeytinlikleri ateşe vermişler. hatta mültecinin biri türk askerinin bulunduğu noktaya patlayıcı atmış.

(edit: kaynak eklendi)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak: www.yenicaggazetesi.com.tr/...
devamını gör...

(bkz: geldikleri gibi giderler)
devamını gör...

sus konuşma,klibi de hoştur.
devamını gör...

v for vendetta
devamını gör...

bence yine çok önemli bir yerde çok önemli bir cami inşası müjdesi verecek.
devamını gör...

yabancılaşma ve yozlaşmanın görüldüğü toplumlarda ortaya çıkan etikten yoksun uğraşlar toplumu daha hızlı çürümeye ve yok olmaya götürmektedir.
damla örneğinde olduğu gibi objelestirilen kadın hakikati, çocuklara, akranlara rol model olarak verilmektedir.

kendisiyle yapılan reklâmlar toplum yararına değil bilâkis yaratılan yarayı daha da deşmek amacıyla çekilmektedir.

çünkü piyasaya sürülen kozmetik ürünleri satılmak için üretilir bunun için gerekirse insanlar zehirlensin kimin umrunda. bu biraz da v for vandetta filmine benziyor. önce hastalık üret sonra da çık kahraman gibi ilacı sat.

damla özelinde gelişen şey de budur. kendinle ilgili sorun yarat. yüzündeki sorunları da giderecek bir ürün videonun altında link olarak bulunacaktır.
mat yüz, hacimli saçlar, sıfır beden eşittir mutluluk mottosu ile çalınan şey hakikattir.


damla bu piyasanın öne çıkan popüler figürüdür ve onun gibi her zaman birileri öne sürülecektir.

şu unutulmamalıdır ki, insan vücuduna bir kez olsun kimyasal bir şey değdi mi artık hicbir şey eskisi gibi olmayacaktır.
o ürünün abonesi olmak durumunda kalacaksın.
tahribat kaçınılmazdır...
devamını gör...

yeni rozetlerimiz yayında.
devamını gör...

hatırlayan olursa bir turuncuyu yaksın iki sevindik olam!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gün içinde hem kazanır hem de kaybeder.

beni hizmet sektöründe çalışan çoğu arkadaş çok sever. garsona, müşteri temsilcisine ya da market çalışanı arkadaşlara mutlaka nasılsınız diye sorarım çünkü. cevap aldıktan sonra sipariş verir ya da çözüm için konu hakkında bilgi veririm. şartları zorlamam. konu bellidir, onu söylerim, sonra uzun uzun dinlerim. onlarda sağ olsun hem işimi sahiden çözmeye çalışır hem de ara ara ikramlarda bulunurlar. hatta çoğu ile sonra arkadaş oluruz. buraya kadar sorun yok.

ancak bu arkadaşlar dışında bi de bir kesim var, nezaketi aranmak zannediyor. bunları vahşileşsin diye sanıyorum 20 sene boyunca karanlık odaya kapatıp çiğ et ile besliyorlar ve şehir yaşamına gönderiyorlar zamanı gelince. en ufak kibarlığı adamın algılama şekli şu. bu kadın benimle konuştu o zaman benimle sevişecek.

artık eve kadar mı takip eder yoksa bir anda samimiyet kurup yavrum ile başlayan cümleler mi kuracak o tamamen karşı tarafın boş zamanı ile ilgili bir konu. sokakta adres sorup cevap verilmesine şaşırıp bir insan 20 dakika boyunca takip eder mi? bu ona göre hadi bize gidelim anlamına geliyor. ona göre kendi evinin açık adresini veriyorsun. müthiş bir sapıklık. erişilmesi zor bir kafa.

sonra türk kadınları neden suratsız diye soruyorlar. yok gülmüyorlar, adres soruyorsun cevap bile vermiyorlar, hepsi kezban, bak rus kızlarına ilik gibi neşeli diye geziyorlar sonra bizimkiler.

arkadaş nezaket bu topraklarda çoğunluk tarafından cilveleşmek olarak görülüyorsa sahiden kabalığı nereye kadar eleştirebiliriz. çok gerildim. pof.
devamını gör...

sıradan türk korku filmlerinden alışık olduğumuz üzere, cinlerin dadanması.
bu meretler fakir evlerini beğenmez; nerede dubleks, tripleks ev varsa orayı mesken edinirler.
cin bile olsan rahatına düşkün oluyorsun demek ki. *
devamını gör...

müthiş ingilizcemle tanrı için biz doğruyuz diyerek çevirdiğim söz .doğrusu "yanlızca tanrıya güveniriz" miş.
devamını gör...

bildiğimiz sıcak su torbasının afili ismidir efenim. ilk duyduğumda bende şaşırmıştım.
devamını gör...

fransızca olan esprit de l'escalier kavramı tam olarak sözlü bir tartışma sırasında kendimizi açıklamak veya haklı çıkarmak için söylememiz gereken cevapların o an içinde değil de sonradan aklımıza gelmesi durumudur. bazen sohbet veya tartışma esnasında söyleyemediklerimiz gece uykuya dalmadan önce beynimize hücum eder ve " keşke böyle cevap verseydim, niye aklıma gelmedi ki" deriz ya işte bu kavram tam olarak o duyguyu tanımlıyor.
esprit de l'escalier kavramı dilimize merdiven ruhu olarak çevirilmiş. bu tanımlamanın adı fransız filozof denis diderot'un komedyende paradoks kitabında geçmektedir. diderot bir akşam bir devlet adamının evine akşam yemeğine gider ve orada kendisine yönelik söylenen sözlere sessiz kalır. kafası karışık evden ayrılırken merdivende düşünceleri netleşir ve o zaman ne cevap verebileceği aklına gelir. işte merdiven ruhu buradan gelmektedir.
devamını gör...

bilim felsefesinin bir alt bölümü olarak biyoloji felsefesi… kategorik olarak, bilim felsefesinin bütün alt bölümlerinden farklıdır.

‘evrim ve evrimin ürünü olarak insan’ disiplinin ilk konusudur. darwin’den bu yana bi çığ gibi büyüyen evrim dosyası, geniş kavramsal çerçevesiyle tartışılmaya henüz açılmış çok geniş bi alana haiz. kuramın kendisinden türler arası benzerliğe, seçilimin birimlerinden uyarlanımcılığa, sosyobiyolojiden evrimsel psikolojiye kadar çok geniş bir yelpaze…

en göze çarpan tartışmalardan biri, biyolojide genelgeçer yasalardan söz edilip edilemeyeceğidir. biyologlar buna williston yasasıyla* cevap vermeye çalışsalar da, felsefeciler bu yasanın bir ceteris paribus olduğunu söylerler. (bkz: ceteris paribus) aslında bilim adamlarıyla felsefeciler arasındaki en büyük farklardan biri burada ortaya çıkar. bilim adamları cateris paribus’a fazla bi önem atfetmezlerken, felsefeciler ceteris paribus yasaların, yasa olarak adlandırılamayacağını söyler. bu anlayış farkı, iki disiplinin temelindeki farktan kaynaklanır.

yeni teşekkül eden bu disiplin, yapay zeka konularıyla birlikte geleceğin felseferi arasında yerini almış vaziyette…
devamını gör...

mümkün olan durumdur. kgb den imzalı kağıdınızın önlü arkalı fotoğrafını dm den modlara atıyorsunuz, halloluyor. bana bir allah'ın kulu bir şey diyemiyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim