3 türünün uyuşturucu olarak kullanıldığı kenevir bitkisi, toplumdaki imajından ziyade dünyanın en yararlı bitkisi olabilir. yıllar önce hakkında çekilmiş bir belgesel izlerken beni de şaşırtmıştır. belgeseli bulamadım bu nedenle burada paylaşamıyorum. ancak belgeselden hatırladığım kadarıyla burada paylaşıyorum.
1 - bir dönüm kenevir 25 dönüm ormanın ürettiği oksijeni üretebilir.
2- geri dönüşüm konusunda ağaçtan daha verimlidir. kenevirden üretilen kağıdın geri dönüşümü ağaçtan üretilen kağıdın geri dönüşümünün 3 katı kadardır.
3- radyasyon emici özelliği vardır.
4- kendisinç koruyabilir, tarım ilacına ve detaylı bakıma ihtiyaç duymaz ve her coğrafyada az su ile yaşayabilir.
5- 4 dönüm ağaçtan üretilen kağıt miktarı 1 dönüm kenevirden üretilebilir.
6- 1930 larda ford kenevirden otomobil kaportası üretmiş olup günümüz karbonfiber malzemeye benzemektedir.* çelikten 10 kat daha sağlam olduğu tespit edilmiştir.
7- kenevirden üretilen kıyafetler (bkz: keten) (bkz: kanvas) *daha sağlam ve uzun ömürlüdür. ayrıca şıktır.
8- kenevir biyoenerji kaynağı olarakta kullanılabilir. yıllar önce bir adam kenevirden elde edilen yakıt ile ile çalışan biyoenerji dizel motor üretmiş ve (bkz: rockefeller ailesi) tarafından canına ot tıkanmış, ortadan kaldırılmıştır.
9- keten tohumu diye diyetlere eklenen, yoğurda karıştırıp yediğimiz o faydalı tohumlarda aslında kenevir tohumudur. içerdiği faydalı yağ asitleri sayesinde kilo kontrolü ve hormon düzenlemede faydalıdır.

unuttuğum daha çok faydası var. bunlar aklımda kalanlar.

edit : devlet yönetiminin bu konuya eğilerek ekonomiye bu bitki ile gaz vermesi gerekiyor. hem de acil.

edit 2 : düşünsenize yalnızca 4 ayda yetişen bu bitki sayesinde çelik sanayinden, tekstile, enerjiden, kağıda bir çok sektörde bağımlılıklarınız ortadan kalkıyor. bence muazzam ve değerlendirilmesi gerekiyor. hem dünyayı hem ekonomiyi kurtarabilir.
devamını gör...

tayt giymenin bile anormal karşılanması türk toplumu olarak ne kadar vahim bir durumda olduğumuzun göstergesi aslında. tayt giyme, elbise giyme, etek giyme, pantalon giyme... ne giyelim çarşaf mı?
devamını gör...

doktora gidip tetkikler sonucu önemsiz bir geçici hastalıktan muzdarip olduğunu öğrendiğinde, odadan çıkıp doktorun kapısını çıkırt diye kapadıktan sonraki zaman dilimi.
devamını gör...

merhabalar, teknik bir problem sebebiyle sesimiz yayına gitmedi ve çözemedik.
üzülerek kapatıyoruz programı.

haftaya görüşmek üzere sevgiler, iyi geceler....
devamını gör...

çoğunluğun aklına eskiden yayınlanan dizi gelse de benim aklıma ilk gelen ilkokulda gördüğümüz dersti. en sevdiğim ders olduğunu söyleyemem ama güzel bir dersti.
devamını gör...

olması gerektiği gibi bir bireydir. zira "ev işi" denen şey o evde yaşayan herkes arasında iş bölümü yapılarak halledilmesi gereken bir olaydır. sadece kadının görevi değildir.
devamını gör...

belli bir süreden sonra terliksiz yere basamamak gibi saçma sapan bir huy oluşur.
devamını gör...

iyi parti ısparta milletvekili aylin cesur tarafından pandemi kısıtlamaları nedeniyle ekonomik zorluk çeken esnafa destek ödemesi verilmesi ve sabit ödemelerin yeniden düzenlenmesi amacıyla tbmm başkanlığına sunulan önerge, akp ve mhp'nin oylarıyla reddedildi.
her şey burada yazılı fazla söze ne hacet.
buradan
devamını gör...

*çok düşünmek
*huzurumu kaçıran insanlar
*tatlı, çikolata vb
*sanalda vakit geçirmek
*geç uyumak
bunları bırakırsam hedeflerime daha çabuk ulaşacağıma inanıyorum kademeli olarak bırakacağım ve umarım. *
devamını gör...

üst edit: geçici olarak kullandığımız bu odayı gerçek radyo yayınımızın başlamasıyla terketmiş bulunuyoruz.

bugun itibariyle deneme yayinina baslamis bulunuyoruz.

yakin zamanda onceden belirlenmis sekilde, yazarlara rezerve edilmis yayin saatleri yapmayi dusunuyoruz.

web: buradan

mobil uygulamalari da mevcut

android

android arka plan

ıos icin araci uygulama

plug.dj nedir?

komuniteler olusturup youtube ya da soundcloud da yer alan sarkilardan kendinize playlist yapip bu listeyi dj olarak komunite icerisindeki insanlarla ayni anda ayni sarkiyi yaklasik ayni saniyeden dinleyerek bir yandan da chat yapabileceginiz bir platform.

olusturdugum kafa sozluk community icerisinde kendi kendimize takilabiliriz. rezerve edilmis saatler disinda herkes siraya girip istedigi sarkiyi calabilir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayılabilir ve sayılamaz olarak ikiye ayrılır.
rasyonel sayılar sayılabilir,
irrasyonel sayılar sayılamaz
sonsuz sayı kümeleridir
devamını gör...

cengiz ' e iki adet sıcak su torbası
mustafa' ya çikolatalı şeyler.
ali' ye iki kutu ped.

sar abicim.
devamını gör...

bazen
yıldızları süpürürsün, farkında olmadan,
güneş kucağındadır, bilemezsin.
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür,
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın.
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın.
uçar gider, koşsan da tutamazsın...
devamını gör...

hepimiz farklı meslekler icra ediyoruz, farklı mesailer yapıyoruz, farklı hayatlar yaşıyoruz. bunca çeşitliliğin arasında hepimiz farklı olaylara şahit oluyoruz. bu olaylar kimi zaman sadece anlık bir duygu değişimine sebep olurken kimi zaman aylarca rüyalarımıza giriyor, kimi zaman da hayatımızın yönünü tamamen değiştiriyor.

bu başlığın çıkış noktası munchausen sendromu başlığında yaptığım tanıma ilaveten anlatmak istediğim, bizzat yaşadığım ve kendimce çarpıcı bulduğum birkaç olayı anlatmak istememdi. sonradan düşündüm de, neden diğer portakalseverler de kendi yaşadıkları çarpıcı meslek hikayelerini anlatmasınlar? umarım bu başlık, henüz meslek seçimi yapmamış/mesleği eline almamış genç portakalseverler için de nelerle karşılaşabileceklerini önceden görebildikleri hikayeleri barındırır.

ilk hikaye:

munchausen sendromu ile ilgili tek bilgim yıllar evvel dersin birinde bir hocamın kısaca bahsettiği kadardı. ve ben ilk gerçek munchausen vakasını gördüğümde bunun öyle üstünkörü anlatılıp geçilecek bir şey olmadığını farketmiştim.

20'li yaşların sonlarında bir adam gelmişti acil servise, kucağında yarı baygın karısı ile. ben henüz toy bir öğrenciyim, koşuşturmaca içinde duyuyorum bütün olanları. adam eve geldiğinde kadını defalarca kusmuş ve yarı baygın halde bulmuş, hemen kucaklayıp arabayla acile getirmiş.

acilde koşuşturmaca başladı, kadının zehirlendiğine kanaat getirildi, midesi yıkandı vs.

hocanın odasında birkaç asistan doktor, hemşire ve ben vardım, kadın hastanın tedavisi bitirilmiş henüz taburcu edilmemişti. hoca ile asistanların konuşmalarına kulak kabarttım:
asistan doktor 1: hocam bu kadını daha önce de bu şekilde acile getirdi adam. acaba kadına bir şey yapıyor olmasın bilerek?
hoca: hasta kayıt dökümüne baktınız mı?
asistan doktor 2: baktım hocam, son 3 ay içinde 4 defa giriş yapılmış.
hoca: şikayetler hep aynı mı?
asistan doktor 1: aynı sayılır, çok benzer: neredeyse hepsinde kusmuş ve yarı baygın getirilmiş.
asistan doktor 2: polise haber verelim mi hocam?
hoca: kadınla ve kocasıyla ayrı ayrı konuşayım bi, sonra bakarız.

aradan zaman geçti, arada ne oldu ne bitti takip edemedim, zira o aralar acile hasta yağıyordu adeta. fakat sonradan öğrendim tüm hikayeyi: kadın, kocası onunla yeteri kadar ilgilenemediği için (adamın işleri çok yoğunmuş o sıralar ve şehir dışına gidip geliyormuş sürekli) ilgisini çekmek istemiş, ilk başlarda hasta numarası yapmış fakat kocasından yeteri kadar ilgiyi görememiş yine. ardından ilaçlar içmeye başlamış, bu da yetmeyince temizleyici kimyasallar içmeye başlamış. bu son gelişinde de kadının 1-1buçuk litre çamaşır suyu içtiğini farketmişler, sırf kocasının ilgisini çekebilmek için..
ilk karşılaştığım munchausen sendromu bu olsa da maalesef zaman içinde çok daha kötülerini gördüm. belki onları da başka zaman eklerim buraya.
devamını gör...

8-5 çalışmak tabirinin, sabah sekizden akşam beşe kadar çalışmak degilde, günde sekiz saat haftada bes gün çalışmak demek olduğunu öğrenmek.

evet uzun zaman ben bu durumu baştaki gibi olduğunu düşündüm, ufkumu öyle aman aman arttırmadı belki ama en azından ufak bir aydınlanma sağladı.
devamını gör...

(ing.) triumvirate, latince tresviri veya triumviri. antik roma'da, üç yetkiliden oluşan bir kurul.
birkaç tür vardı:
(1) ilk olarak mö 289'da kurulan "tresviri nocturni". özellikle suç ve vatandaşların medeni statüsüyle ilgili olanlar olmak üzere yargı işlevlerinde yüksek hakime yardım eden bir kuruldu.
(2) başlangıçta üç rahipten oluşan bir kurul olan "tresviri epulones" ise ludi romani ve ludi plebeii festivallerinin en önemli etkinliği olan jüpiter'in ziyafetini üstlenmek için mö 196'da kurulmuştu.
(3) tresviri monetales, hem cumhuriyet hem de imparatorluk döneminde roma ve italya darphanesinden sorumluydu.
(4) tresviri rei publicae constuendae ("devleti organize etmek için üçlü hükümdarlık"), genellikle ikinci triumvirlik olarak bilinen gruba (mark antony, marcus aemilius lepidus ve octavianus [gelecekteki imparator augustus]). özünde, kapsamı diktatörce olan mutlak bir yetkiye sahiptiler. m.ö. 60'da başlayan pompey, julius caesar ve marcus licinius crassus'un birinci üçlü yönetimi resmi olarak oluşturulmuş bir komisyon değil, üç güçlü siyasi lider arasında bir hukuk dışı anlaşmaydı. genellikle seçilen, triumviri agris dandis assignandis (bazen judicandis) ve "triumviri coloniae deducendae" adı verilen üç kişilik kurul, cumhuriyetin son üç yüzyılı boyunca sıklıkla toprak tahsisi ve kolonilerin kurulmasından sorumlu olarak oluşturulmuştu. (mö 3. – 1. yüzyıl).link
devamını gör...

yine kurcalıyor sözlüğü, bir şeyler deniyor. alt çubuktaki semboller büyümüş ve daha belirgin olmuş. yalnız oylama bildirimi gelince mesaj kutusunda belirdi bildirim.

edit: düzeldi.
devamını gör...

gelmiş geçmiş en iyi metal grubudur. aksini iddia edenle tartışmam dahi.
devamını gör...

yıllar önce bir gün sohbet ederek yürürken, bir abimizin söylediği sözdü. tamamı ise şöyleydi: "insan bir kez aşık olur olm, onunla kavuşamadıysan, diğerlerini anca seversin" o zamanlar tabii biz de aşığız, bu cümleyi çok düşünmüştük; kendimizi hazırlamamız gereken trajik bir senaryo konmuştu ortaya; eğer bu aşkı tamamına erdiremezsek bir daha asla aşık olamayacaktık.

insan bir kez aşık olurmuş, bugün bize bu cümleyi kuran abinin o zamanki yaşından daha büyüğüm, iyi anladım. insan yalnızlıktan bunalıyormuş ya da asgari düzeyde de olsa şefkate muhtaç hale geliyormuş. süreci başlatan bu gibi sebepler, tesadüfen değil, yürekte bir anda elektrik çarpmıyor artık. o yüzden en fazla sevebiliyoruz, eğer ilişkiyi kurduğumuz temel konularda bir sapma olursa buz gibi soğuyoruz ya da uzaklaşmak için türlü rezil bahaneler üretiyoruz.

senelerdir buna uyum sağlayamadım. sevgilileriyle zaman geçirmekten artık tamamen bıkmış, arkadaş ortamına yalanlar söyleyerek kaçıp gelen ve bu zamanlarından aldığı zevki, istemeden de olsa sevgilisiyle geçen zamanı şeytanlaştırarak tanımlayan insanlarla dolu ortalık. hele hele ilişkilerle alakalı toplu sitem edilen zamanlar olur ki sanırsınız savaşıyorlar da iki dakika soluklanmaya gelmişler. elbet insanlar birbirinden soğuyabilir ama bu süreci, bu çatışmayı çekilebilir kılacak olan bana göre aşktır ya da aşkla sevmektir. istisnasız her birinin ilk aşkı başka biri, her biri zamanında bir kadını kalbine gömmek zorunda kalmış. bugün ilişkiler öyle maddi beklentiler üzerine temellenmiş durumda ve bunlar o kadar zayıf temeller ki herkes birbirini aldatmak için sıraya girmiş, belli korkular olmasa aldatacak bir sürü insan var. ben bunca insan tanıdım, maalesef çevremde sadakatinden dolayı aldatmayacak 3 tane adam vardır ve bunların biri terk edildi, hiç şaşırmadım.

insan bir kez aşık olur evet ama bir defa aşık olan, bir daha ilişki kuramaz gibi bir şey yok. olaya nasıl yaklaştığımız, ne kadar samimiyetsizlikten uzaklaştığımız çok önemli. salt cinsellik için, ya da bu çekim adına kişilik beklentilerimizi sağa sola sündürerek kuracağımız ilişkiler iki tarafa da zarar verecektir. eğer işin içinde aşkın efsunu yoksa, orasa her daim berrak kalabilen bir mantık vardır. onu asla kandırmaya çalışmamalıyız.
devamını gör...

türkiye'nin güneydoğusunda tanrıların ve kralların dev heykellerini barındıran ve unesco'nun dünya mirası listesinde yer alan nemrut dağı.
burası tanrıların, kralların ve bazı yaratıkların dev heykellerinin insana tepeden baktığı bir mezar. milattan önce 1. yüzyılda günümüz adıyaman sınırları içinde kral 1. antiochus kommagene krallığı'nın lideriydi. mö 34 yılında öldüğünde nemrut dağı'nın fırat nehri'ne bakan rüzgarlı tepesinde taş yığınlarının içine gömüldü.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ölmeden önce bıraktığı yazılara göre, antiochus yüksek ve ıssız bir yere gömülmek istiyordu. kendi tapınağını inşa edip tanrıların yanına gömülerek bunu başardı da. bugün nemrut dağı'nın batı yüzünde taştan yapılma bu dev heykellerin sadece yıkıntıları ve başları görülüyor.
nemrut dağı'nın doğu yakasında tanrıların taştan gövdelerini yıkılmış kafaları önlerine sıralanmış halde görürsünüz. buradaki heykeller, kommagene krallığını çevreleyen farklı kültürlerin ve dinlerin bir sentezi gibidir. pers ve zerdüşti figürler yunan tanrılarıyla karışmıştır.
kral antiochus heykelinin kafası da gövdesinin önünde dursa da hala heybetli görünüyor. yanında bir kartal ve krallığının koruyucu tanrısı kommagene heykeli bulunuyor. kommagene büyük iskender'in imparatorluğunun parçalanması üzerine ortaya çıkan birçok krallıktan biri. güneydoğu anadolu'daki bu krallık, batısında roma ile doğusunda part krallığı arasubda sıkışıp kalmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dağın tepesinde antiochus için yapılan ve tümülüs olarak da bilinen piramit mezar 50 metre yüksekliğinde. bu yükselti çakıl taşları yığılarak oluşturulmuş. antiochus, annesi tarafından yunan, babası tarafından ise pers krallığıyla bağlantılıydı.
antiochus öldükten 106 yıl sonra 72 yılında romalılar kommagene krallığını ilhak etti. dağın tepesindeki anıt mezarı 1881'de alman arazi mühendisleri keşfedinceye kadar bilinmiyordu. kralın mezarı henüz bulunmuş değil. fakat araştırmacılar bugünkü gelişkin teknolojiye rağmen tümülüse zarar vermekten korkuyor.
mezarın doğu yakasında bir aslan heykeli gözetmektedir bölgeyi. insanlar burada tanrıların huzurunda ateş yakıp ziyafetler hazırlayarak onları mutlu etmeye çalışırdı.

antiochus kendi heykelini zeus gibi tanrıların heykellerinin yanına yaptırarak onlara tapınan insanların duasını almayı da amaçlamıştır.

kaynak: bbc dergi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim