eyvallah
yan anlamları bir birinden çok farklı olan, bu sebeple de tonlamayla şekillenen kelimedir. teşekkür ederim, hoşça kal, razıyım. siz seçin ben eyvallah derim hepsine.
bir de deniz arcak tarafından söylenen şu şarkı eyvallah vardır ki bir zamanlar kalp kırıklığının ardından biraz acılı biraz dik durma çabalı bir şekilde eşlik edip çokça söylerdim.
bir de deniz arcak tarafından söylenen şu şarkı eyvallah vardır ki bir zamanlar kalp kırıklığının ardından biraz acılı biraz dik durma çabalı bir şekilde eşlik edip çokça söylerdim.
devamını gör...
keyif pezevengi
her zaman her şartta kendi keyfine önem veren kişiler için kullanıldığı gibi, yaptığı her işi başkasını imrendirecek şekilde yapanlar içinde kullanılır. bu tipler genelde gamsız dediğimiz tiplerdendir ve keyif onların vazgeçilmezidir. su bile içseler bunu öyle bir şekilde süslerler ki ulan adam sanki dünyanın en güzel şarabını içiyor dersiniz.
devamını gör...
ödülün aslında zararlı olduğu gerçeği
70 80 yıldır yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konmuş gerçektir.
ödül amacı araca dönüştürdüğü için çok tehlikelidir.
basit bir örnekle açıklamak gerekirse ödevini yapmak bir çocuğun sorumluluğu ama ebeveyni ya da öğretmeni ödevini yaparsan sana çikolata veririm derse çocuğun amacı çikolatayı almak olur ödevi ise çikolatayı almak için kullandığı bir araç haline getirir.
geribildirim haricinde, kontrol mekanizmaların tamamı ödül gibi zararlıdır. ödül ve türevleri dış motive kaynağı olduğu için de iç motivasyonu öldürür.
ödül amacı araca dönüştürdüğü için çok tehlikelidir.
basit bir örnekle açıklamak gerekirse ödevini yapmak bir çocuğun sorumluluğu ama ebeveyni ya da öğretmeni ödevini yaparsan sana çikolata veririm derse çocuğun amacı çikolatayı almak olur ödevi ise çikolatayı almak için kullandığı bir araç haline getirir.
geribildirim haricinde, kontrol mekanizmaların tamamı ödül gibi zararlıdır. ödül ve türevleri dış motive kaynağı olduğu için de iç motivasyonu öldürür.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
bir gün gelir, dünyanın bir yerinde yıllarca senin haberin olmadan yaşamış birine hayatını anlatmak istersin.*
devamını gör...
mezar fiyatlarının pahalılığı
ölmedik para biriktiriyoruz.
devamını gör...
haz duyulan küçük sapıklıklar
soğuk duvar çıplak ayak dayamak. muhteşem bir his değil mi ama.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
devamını gör...
sözlük kültürü
sözlüklerin olmazsa olmaz kavramı sözlük kültürü kavramadır . peki nedir ya da ne değildir ?
sözlüklerin temel amacı esasen bilgi vermek daha sonra da tecrübelerin paylaşılmasıdır . herhangi bir konuda özgün ve samimi olarak bu birikimin aktarılmasıdır . bu tarz mecralarda isterseniz en tanınır olun ama reel hayat bazında kıymeti olmayan bir durumdur çünkü yazmak başarı değildir, aslolan dilimiz döndüğünce fikir paylaşmak * . düşünün milyarlarca insan var yazıyor ,yaşıyor ,hayal kuruyor yani bizler gibi milyarlarca insan var kim ne yapsın senin yazıp çizmeni , milyarlarca insandan biriyiz işte . ister az cümle ile yazın ister çok cümle ile yazın klişe şeyler zaten kendini belli ediyor .
herkesin yazma sebebi de başkadır . açıkçası bu mecra henüz alacağı ciddi bir mesafe olmasına rağmen yenilikçi bir motto ile geldi . bu mecralar kişi bazlı değildir ben giderim ya da x gider ama o boşluk dolar . şuan bu mecra için en önemli nokta adım adım ilerlemek . bu tarz yeni oluşumlar için en büyük sıkıntı buraya vakit ayıran ve yazdığı ister uzun olsun ya da kısa bir şekilde yazıp zamanından feragat edip emek veren insanlara karşı beğenmediysen ne yapalım yaklaşımı . insanların fikrini söylemesinden doğal bir şey yok . herkes aynı olsaydı robottan bir farkımız kalmazdı.
buranın umarım temel mottoları hep korunur . misal sadece beğeni butonu var . yani beğeniyorsan basıyorsun ,basman için zorlayan da yok . eksi butonu ise öyle değildir , vay bu da hep beğeni alıyor bastım eksiyi ya da önce güldüm sonra bastım eksiyi muhabbetleri gırla gider . buraya klişe olan ve verimli olmayan bir özellik katmanın mantıklı olmayacağı da aşikar. zaman geçtikçe en polyannacının bile morali bozulur ve yazma motivasyonu gider çünkü amacı dışında kullanılır.
şunu okuyup ,okutunuz (bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları) buranın mihenk taşı budur . bu formata uyulduktan sonra gerisi kolay .
herkese keyifli sözlükler.
sözlüklerin temel amacı esasen bilgi vermek daha sonra da tecrübelerin paylaşılmasıdır . herhangi bir konuda özgün ve samimi olarak bu birikimin aktarılmasıdır . bu tarz mecralarda isterseniz en tanınır olun ama reel hayat bazında kıymeti olmayan bir durumdur çünkü yazmak başarı değildir, aslolan dilimiz döndüğünce fikir paylaşmak * . düşünün milyarlarca insan var yazıyor ,yaşıyor ,hayal kuruyor yani bizler gibi milyarlarca insan var kim ne yapsın senin yazıp çizmeni , milyarlarca insandan biriyiz işte . ister az cümle ile yazın ister çok cümle ile yazın klişe şeyler zaten kendini belli ediyor .
herkesin yazma sebebi de başkadır . açıkçası bu mecra henüz alacağı ciddi bir mesafe olmasına rağmen yenilikçi bir motto ile geldi . bu mecralar kişi bazlı değildir ben giderim ya da x gider ama o boşluk dolar . şuan bu mecra için en önemli nokta adım adım ilerlemek . bu tarz yeni oluşumlar için en büyük sıkıntı buraya vakit ayıran ve yazdığı ister uzun olsun ya da kısa bir şekilde yazıp zamanından feragat edip emek veren insanlara karşı beğenmediysen ne yapalım yaklaşımı . insanların fikrini söylemesinden doğal bir şey yok . herkes aynı olsaydı robottan bir farkımız kalmazdı.
buranın umarım temel mottoları hep korunur . misal sadece beğeni butonu var . yani beğeniyorsan basıyorsun ,basman için zorlayan da yok . eksi butonu ise öyle değildir , vay bu da hep beğeni alıyor bastım eksiyi ya da önce güldüm sonra bastım eksiyi muhabbetleri gırla gider . buraya klişe olan ve verimli olmayan bir özellik katmanın mantıklı olmayacağı da aşikar. zaman geçtikçe en polyannacının bile morali bozulur ve yazma motivasyonu gider çünkü amacı dışında kullanılır.
şunu okuyup ,okutunuz (bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları) buranın mihenk taşı budur . bu formata uyulduktan sonra gerisi kolay .
herkese keyifli sözlükler.
devamını gör...
efsane kitapların ilk cümleleri
"mutlu aileler birbirlerine benzerler. her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."
anna karenina
anna karenina
devamını gör...
rte bir osmanlı tokadını biden’ın suratına indirmiştir
bunların torbacılarına param yeter mi ki?
devamını gör...
godot'yu beklerken
orijinal adi en attendant godot olan, irlandali yazar samuel beckett'in yazdigi, ilk kez 1953 yilinda paris'te sahnelenen piyes. absürt tiyatronun en meshur orneklerinden biridir.
cogu absürt eser gibi cok farkli yorumlamalara acik bir piyes. genellikle godot, isminden de anlasilabilecegi gibi tanri (god) olarak dusunulur. heyecanla beklenmesine ragmen hicbir zaman gelmeyen godot, beckett'in, ikinci dunya savasi'ni yasamis bircok insan gibi tanridan umidini kesmesine yorumlanir. bu bekleyis, insanoglunun durmak bilmeyen tanri arayisin bir betimlemesidir. lakin bu dogru degil.
beckett'a bircok roportajda godot'nun anlami soruluyor. ozellikle de, godot'nun tanri olup olmadigi soruluyor. beckett ise godot'yu yaratirken hicbir zaman tanriyi dusunmedigini soyluyor. aslina bakarsaniz godot'nun hicbir ozel anlami olmadigini defalarca soyluyor. peki o zaman godot ne ?
godot'yu bekleyen, piyesin basrolleri vladimir ve estragon. ancak, godot'yu arayan seyirci. bu piyesi izlemis ya da okumus herkes godot'nun ne ya da kim oldugunu anlamaya calisiyor. herkesin godot'nun kim ya da ne olduguna dair bir fikri var. estragon ve vladimir'in devamli huzursuz oldugunu goruyoruz piyes boyunca. aslina bakarsaniz onlar da godot'nun kim oldugunu bilmiyorlar ama bekliyor. bir yandan, godot geldiginde her seyin iyi olacagini dusunuyorlar.
godot, insan icin tanridan daha da onemli olan bir sey. godot anlam. beckett, aslina bakarsaniz, seyirici ile dalga geciyor. bu piyesi okudugunuzda ya da izlediginizde, godot'ya devamli bir anlam yukluyorsunuz. cunku insani en huzursuz eden sey bu hayatta anlamsizlik. her seyin bir anlami olmak zorunda. cunku insanlar ölümlü ve hayatlarinin bir anlami olmasini istiyorlar. varoluslarinin bir anlami olmasini istiyorlar. godot, insanoglunun anlam arayisini temsil ediyor. piyeste, godot'nun bir anlami aslinda yok... ya da var. bu size kalmis. ama piyesin amaci godot'ya bir anlam yuklemek degil. piyesin amaci seyircinin godot'ya bir anlam yuklemesi. godot, bir karakter degil. godot, piyeste yok bile. ancak seyirci godot'nun piyeste oldugunu zannediyor. lakin diger taraftan seyirci, kendisinin piyeste oldugunu farketmiyor.
insan, herhangi bir seyin cevapsiz kalmasindan ya da bir anlami olmamasindan o kadar korkuyor ki, seyircinin piyes bittikten sonra ilk dusundugu sey godot'nun ne oldugu ve buna bir cevap bulana kadar rahatlamiyor. beckett, godot'nun ne oldugunu, var olup olmadigini hicbir zaman cevaplamiyor. bunun bir cevabi yok. godot godot. baska bir sey degil.
cogu absürt eser gibi cok farkli yorumlamalara acik bir piyes. genellikle godot, isminden de anlasilabilecegi gibi tanri (god) olarak dusunulur. heyecanla beklenmesine ragmen hicbir zaman gelmeyen godot, beckett'in, ikinci dunya savasi'ni yasamis bircok insan gibi tanridan umidini kesmesine yorumlanir. bu bekleyis, insanoglunun durmak bilmeyen tanri arayisin bir betimlemesidir. lakin bu dogru degil.
beckett'a bircok roportajda godot'nun anlami soruluyor. ozellikle de, godot'nun tanri olup olmadigi soruluyor. beckett ise godot'yu yaratirken hicbir zaman tanriyi dusunmedigini soyluyor. aslina bakarsaniz godot'nun hicbir ozel anlami olmadigini defalarca soyluyor. peki o zaman godot ne ?
godot'yu bekleyen, piyesin basrolleri vladimir ve estragon. ancak, godot'yu arayan seyirci. bu piyesi izlemis ya da okumus herkes godot'nun ne ya da kim oldugunu anlamaya calisiyor. herkesin godot'nun kim ya da ne olduguna dair bir fikri var. estragon ve vladimir'in devamli huzursuz oldugunu goruyoruz piyes boyunca. aslina bakarsaniz onlar da godot'nun kim oldugunu bilmiyorlar ama bekliyor. bir yandan, godot geldiginde her seyin iyi olacagini dusunuyorlar.
godot, insan icin tanridan daha da onemli olan bir sey. godot anlam. beckett, aslina bakarsaniz, seyirici ile dalga geciyor. bu piyesi okudugunuzda ya da izlediginizde, godot'ya devamli bir anlam yukluyorsunuz. cunku insani en huzursuz eden sey bu hayatta anlamsizlik. her seyin bir anlami olmak zorunda. cunku insanlar ölümlü ve hayatlarinin bir anlami olmasini istiyorlar. varoluslarinin bir anlami olmasini istiyorlar. godot, insanoglunun anlam arayisini temsil ediyor. piyeste, godot'nun bir anlami aslinda yok... ya da var. bu size kalmis. ama piyesin amaci godot'ya bir anlam yuklemek degil. piyesin amaci seyircinin godot'ya bir anlam yuklemesi. godot, bir karakter degil. godot, piyeste yok bile. ancak seyirci godot'nun piyeste oldugunu zannediyor. lakin diger taraftan seyirci, kendisinin piyeste oldugunu farketmiyor.
insan, herhangi bir seyin cevapsiz kalmasindan ya da bir anlami olmamasindan o kadar korkuyor ki, seyircinin piyes bittikten sonra ilk dusundugu sey godot'nun ne oldugu ve buna bir cevap bulana kadar rahatlamiyor. beckett, godot'nun ne oldugunu, var olup olmadigini hicbir zaman cevaplamiyor. bunun bir cevabi yok. godot godot. baska bir sey degil.
devamını gör...
the 100
içindeki mükemmel seçilmiş sözler,ve ahlak anlayışı hakkındaki fikirleri beni benden aldı. etiğin ne olduğu hakkında insanı sorgulatıyor. kesinlikle izlenmesi tavsiye edilir. sonu biraz üzmüştür ama olsun dizinin çok iyi olduğu gerçeğini değiştirmez.
devamını gör...
çoklu kişilik bozukluğu
türkiyede özellikle sosyal medyada herkesin sahip olduğu hastalık. insanlar bu hastalıkları havalı bir şey zannediyor üzücü.
devamını gör...
sözlükte gece 04:21 de uyumayan 74 kişinin uyumama sebebi
bu saatlerde mekaninin sahibi benim, gecenin sonunda herkes dagilir ama ben buradayim. yani bence uyumamak icin hayli gecerli bir sebep. bu arada "mekanin sahibi" olayi da biraz iddiali oldu, umarim yoldas gormez.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
keşke kadınlar günü olarak kutladığımız günün altında bile ölen onlarca kadının kanı olmasa. keşke biz eşitsizlikten, haksızlıktan, şiddetten, ölümden doğan böyle bir günü kutlamak zorunda olmasak. keşke her şey olması gerektiği gibi eşit ve adil olsa... her birimiz dünyanın neresinde olursak olalım benzer korkuları yaşıyoruz. benzer acılara maruz bırakılıyoruz. hiçbirimizin evimizin kapısında firari bir psikopat tarafından bıçaklanarak öldürülmeyeceğimizin garantisi yok. hiçbirimizin minibüsle okuldan dönerken tecavüze uğrayıp yakılarak katledilmeyeceğimizin, erkek arkadaşımız tarafından uzuvlarımızın kesilip çöp konteyneri içinde bulunmayacağının, patronumuz tarafından aşağı atılıp intihar süsü verilmeyeceğinin, çocuğumuzun gözü önünde eşimiz tarafından boğazımızın kesilmeyeceğinin garantisi yok. ne yazık ki yok. artık ölmeyelim, şiddet görmeyelim, faillerimiz ceza alsın, birimiz güvende değilsek hiçbirimiz değiliz dediğimiz bı günde bile, sadece yürümek istediğimiz, sesimizi duyurmak istediğimiz bu günde bile bizi en çok koruması gereken polisler tarafından bile şiddet görüyoruz biz... hepinizin acısını biliyorum, bu ülkede bir kadın olarak en derin şekilde yaşıyorum. her birinizin yaralarından tek tek öperim. siz hep iyi ki varsınız.
devamını gör...
yazarların yapmayı en çok sevdiği yemek
makarna*.
devamını gör...
günün şiiri
nasıl bir his biliyor musun?
oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun.
cemal süreya
oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun.
cemal süreya
devamını gör...
söylemesi keyifli kelimeler
kelime değil de, şöyle bir söz eminim herkesin hoşuna giderdi.
pandemi laneti bitti, tam kapasite eski düzene geçiyoruz.
pandemi laneti bitti, tam kapasite eski düzene geçiyoruz.
devamını gör...
sırt çantasıyla dolaşan erkekler
benimdir. çantayla gezmek harika oluyor. termos, kitaplar ve defterim hep yanımda oluyor çantam sayesinde.*
devamını gör...
bovarizm
madam bovary kitabı ile kavramsallaşan ve ismini bu kitaba borçlu terim. gaultier de laguionie tarafından yaratılmıştır.
bovarizm deneyiminde kişi kendini başkasınının yerine değil, sahip olduğunun üzerinde ve olduğundan farklı bir yere koyar ki bu, zaman zaman her insanın başvurabileceği kadar doğal kabul edilebilir.
her insanda az veya çok bir benlik yanılgısı, kendisini olduğundan farklı görme veya çarpıtılmış bir benliğe inanma söz konusu olabilse bile bovarizm uçlardadır. artık o insan hayal dünyasında yaşarken hayatında ise o dünyanın yoksunluğu ile yüzleşerek mutsuzluğa, huysuzluğa, memnuniyetsizliğe mahkum olur.
olduğunun üzerindeki kendine ve hayata duyulan özlem, inanç ve hülya yaşanmakta olan hayatı da güçleştirir.
bovarizm deneyiminde kişi kendini başkasınının yerine değil, sahip olduğunun üzerinde ve olduğundan farklı bir yere koyar ki bu, zaman zaman her insanın başvurabileceği kadar doğal kabul edilebilir.
her insanda az veya çok bir benlik yanılgısı, kendisini olduğundan farklı görme veya çarpıtılmış bir benliğe inanma söz konusu olabilse bile bovarizm uçlardadır. artık o insan hayal dünyasında yaşarken hayatında ise o dünyanın yoksunluğu ile yüzleşerek mutsuzluğa, huysuzluğa, memnuniyetsizliğe mahkum olur.
olduğunun üzerindeki kendine ve hayata duyulan özlem, inanç ve hülya yaşanmakta olan hayatı da güçleştirir.
devamını gör...