çiçeklerin anlamları
(bkz: vargit çiçeği) doğu karadenizde yaz sonunda çıkan artık yaylanın sonunun geldiği anlamına gelen çiçektir.
yaylacılar bu çiçeği görünce evlerini kapatır yayladan inerler.
yaylacılar bu çiçeği görünce evlerini kapatır yayladan inerler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
uçsuz bir okyanusta, öleceğimi bile bile yüzüyor gibiyim...
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
iki gündür evde yüksek sesle bu şarkıyı dinliyorum. genelde hep yüksek sesle müzik dinlerim zaten. ama annem gelip "annem ne oldu sana? bir sıkıntın mı var?" demedi. o kadar çok istedim ki bunu demesini. kucağında ağlamayı.. ama gece yatağıma kıvrılıp, yastığı yüzüme bastırıp ağlıyorum. sesim çıkmasın diye elimi ağzımla kapatıyorum.
bir sorunumuz yok annemle ama ona anlatmadığım çok derdim var. affedilmeyecek şeyler yapmasına rağmen affettim onu. ve ben bir kez daha nasıl "anne" olunur nasıl olunmaz bunu anladım. çocuğuma bunu asla yapmayacağım. onun gibi bir anne olmayacağım ama onun kadar savaşçı ve sabırlıyım.
devamını gör...
gestapo
tarantino'nun soysuzlar çetesi filminde,meşhur bar sahnesinde,binbaşı rütbesiyle görülebilmektedir.
devamını gör...
sangria
sangria ülkemizde yapmak istiyorsak özellikle kaliteli şarapla yapmamalıyız. yazık olur ...cumartesi şarabı, sprite limonlu gazoz, şeftali,elma, tarçın, karanfil, limon kabuğu, şeker, az rom ve bol buz ile kolaylıkla yapılabilen bir yaz içkisidir.
devamını gör...
ekşi sözlük'e geri dönmek
aleksandra'ya selam söyle dediğim başlıktır.
devamını gör...
ukulele
başlangıç seviyesinde çalabildiğim enstrüman. müzikle alakası olmayan birinin youtube videoları izleyerek ( ben öyle yaptım) öğrenebileceğini düşünüyorum. en üstten alta doğru sırasıyla g(sol)-c(do)-e(mi)-a (la) teli var. en sık kullanılan ritim ısland strum ( ddu udu). bir iki haftaya kalmadan “somewhere over the rainbow “ çalmayı başardım.
ama ufacık tefecik diye de hafife almamak lazım. sol majör basıcam diye parmaklarım yamuldu sözlük. bunun daha bareli akorları var, arpeji var. bir işe başladık ama hadi hayırlısı.
ama ufacık tefecik diye de hafife almamak lazım. sol majör basıcam diye parmaklarım yamuldu sözlük. bunun daha bareli akorları var, arpeji var. bir işe başladık ama hadi hayırlısı.
devamını gör...
lale-i makat
puhahahah diye güldüren başlık. teşekkürler maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim. ömrün boyunca hep gül.
devamını gör...
karambol (yazar)
1. çarpışma, karışıklık, karmaşa
2. bilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
3. kafa sözlükte karambol nickli kalemi kuvvetli yazar. kendisi sözlükte günün ünlüsü unvanını da almıştır. gündeme yönelik takip edilesi yazıları ve entelektüel bakış açısı ile dikkatleri üstüne çekmiştir. samimiyeti, dürüstlüğü, hoş sohbeti ile adam gibi adam.
4. yasemin mori'nin karambol şarkısı.
2. bilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
3. kafa sözlükte karambol nickli kalemi kuvvetli yazar. kendisi sözlükte günün ünlüsü unvanını da almıştır. gündeme yönelik takip edilesi yazıları ve entelektüel bakış açısı ile dikkatleri üstüne çekmiştir. samimiyeti, dürüstlüğü, hoş sohbeti ile adam gibi adam.
4. yasemin mori'nin karambol şarkısı.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
'' geceler boyunca hangi kâbuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz? ''
devlet gibi kitaplardan biri olan, (bkz: çürümenin kitabı) / (bkz: emil michel cioran)
devlet gibi kitaplardan biri olan, (bkz: çürümenin kitabı) / (bkz: emil michel cioran)
devamını gör...
babaannenin kullandığı mükemmel sözler
yemek yok dayak var yer misin?
devamını gör...
tyranny without a tyrant
alman amerikalı siyasi teorisyen hannah arendt’in terminolojiye kazandırdığı şiddetin ve bürokrasinin özetle tanımı mahiyetindeki kavramdır.
yol göstericim, ebedi nişanlı, ezeli mağlup ve dünya edebiyatının en büyük ve en çok ilham alınan yazarlarından biri olan kafka ile ilgili bir belgesel izlerken çıktı bu kavram karşıma. her nitelikli okur bilir ki işçi kaza sigortasında çalışan kafka’nın en büyük kavgası bürokrasinin insanların önüne koyduğu engeller ile idi.
bürokrasi büyüdükçe kendi kendini yutmaya çalışan bir yılana, ateşin içinde kalıp kendi kendini sokan bir akrebe, kuyruğunu kovalayan bir köpeğe dönüşür. bu döngüsel saçmalık insaları öyle bir hapseder ki bürokratik gereklilikleri yerine getirmek yapılması beklenen eylemi yapmaktan daha önemli bir hal alır.
sonunda kadastrocu k. şatoya varamaz, josef k. suçunu hiçbir zaman öğrenemez, gregor samsa kendini kimseye sevdiremez, poseidon evrak işleri yüzünden denizlerin altındaki hükümdarlığı ile ilgilenemez.
bürokrasi son gücüne ulaştığında artık yapılacak bir şey yoktur. kimse kimse ile tartışamaz bile. artık bürokratik bir örümcek ağında debelenen devcileyin bir böcekten bir farkımız kalmaz.
tiransız tiranlık devrimiz hayırlı, gazamız mübarek olsun.
yol göstericim, ebedi nişanlı, ezeli mağlup ve dünya edebiyatının en büyük ve en çok ilham alınan yazarlarından biri olan kafka ile ilgili bir belgesel izlerken çıktı bu kavram karşıma. her nitelikli okur bilir ki işçi kaza sigortasında çalışan kafka’nın en büyük kavgası bürokrasinin insanların önüne koyduğu engeller ile idi.
bürokrasi büyüdükçe kendi kendini yutmaya çalışan bir yılana, ateşin içinde kalıp kendi kendini sokan bir akrebe, kuyruğunu kovalayan bir köpeğe dönüşür. bu döngüsel saçmalık insaları öyle bir hapseder ki bürokratik gereklilikleri yerine getirmek yapılması beklenen eylemi yapmaktan daha önemli bir hal alır.
sonunda kadastrocu k. şatoya varamaz, josef k. suçunu hiçbir zaman öğrenemez, gregor samsa kendini kimseye sevdiremez, poseidon evrak işleri yüzünden denizlerin altındaki hükümdarlığı ile ilgilenemez.
bürokrasi son gücüne ulaştığında artık yapılacak bir şey yoktur. kimse kimse ile tartışamaz bile. artık bürokratik bir örümcek ağında debelenen devcileyin bir böcekten bir farkımız kalmaz.
tiransız tiranlık devrimiz hayırlı, gazamız mübarek olsun.
devamını gör...
parol
kafanızı duvardan duvara vurun ağrıyı daha kısa sürede geçirir.
hiçbir etkisi yoktur.
hiçbir etkisi yoktur.
devamını gör...
memleketinin adını söylemeden anlat
boyoz, kızlar, çiğdem.
devamını gör...
18 yaşından küçük sözlük yazarları
başlığı görünce hemen koştum. benim de dahil olduğum yazar abilerimin ve ablalarımın deyimiyle 'bıcırık' grubu. ne yalan söyleyeyim bu kelimeyi sevdim.
devamını gör...
hayaldi gerçek oldu
çok hayal kuran biri olarak diyebilirim ki çoğu hayalim de gerçekleşti, çok şükür.. bence hayallerin gerçekleşmesinin sırrı, o hayalin içine girmek, yani o hayal gerçekleşse nasıl hissedersen şimdi de öyle hissetmek. o duyguya şimdiden girebiliyorsan, "yok ya saçmasapan şeyler bunlar, benim hayalim gerçekleşmez ki" diye kendini sabote etmiyorsan ve hayalini gerçekleştirmek için gereken aksiyonu alıyorsan o hayali olmuş bil...
devamını gör...
kara kuruş
17. yüzyıldan önce osmanlı ülkesinde geçerli olan alman gümüş sikkesi. bu sikkeler, osmanlı kuruşu şeklindeydi. bir buçuk alman sikkesinin değeri, bir osmanlı altını ediyordu. altının değeri 120 akçe iken, bu sikkenin değeri de 80 akçeye tekabül ediyor.
devamını gör...
baylan pastanesi
çocukluğumda annemle çarşı pazar gezmelerinden sonra oturup 'cup grille' yediğimiz pastane. (eskisi gibi yiyemiyorum artık çok ağır gelmeye başladı tabi) baylan her jenerasyon için kadiköy'ün de sembol mekanlarından biridir.
1920'lerde kurulmuş, batı usulü tatlı ve kurabiyeleriyle efsaneler arasına ismini yazdırmış. kurucusu, rum filip lenas. ilk türkiye'ye geldiğinde çeşitli pastacılarda çalışmış. daha sonra istiklal caddesi'nde* ''loryan'' * isimli bir pastane açar. yabancı isimlerin türkçeleştirilmesini öngören saçma sapan bi yasa peydah olunca ''baylan'' diye değiştirirler. 50'lili yıllarda karaköy'e de bi şube açmış lenas. kadiköy şubesi ise 61 de lenas'ın küçük oğlu mihal tarafından açılmış. ancak bildiğim kadarıyla beyoğlu ve karaköy şubeleri daha sonra kapanmış. bir tek kadiköy kalmış. ünlü edebiyatçıların müdavim olduğu bi yer olmuş zamanla. tarık buğra'lar, cemal süreya'lar, tomris uçar'lar ''baylancılar'' olarak anılırmış.
özellikle arka taraftaki sarmaşıklarla kaplı bahçesi yazın ayrı bi güzelliktir. yolu düşen mutlaka bi italyan espressosu içsin, krokanlı çikolatasından yesin sevgili yazarlar.*
1920'lerde kurulmuş, batı usulü tatlı ve kurabiyeleriyle efsaneler arasına ismini yazdırmış. kurucusu, rum filip lenas. ilk türkiye'ye geldiğinde çeşitli pastacılarda çalışmış. daha sonra istiklal caddesi'nde* ''loryan'' * isimli bir pastane açar. yabancı isimlerin türkçeleştirilmesini öngören saçma sapan bi yasa peydah olunca ''baylan'' diye değiştirirler. 50'lili yıllarda karaköy'e de bi şube açmış lenas. kadiköy şubesi ise 61 de lenas'ın küçük oğlu mihal tarafından açılmış. ancak bildiğim kadarıyla beyoğlu ve karaköy şubeleri daha sonra kapanmış. bir tek kadiköy kalmış. ünlü edebiyatçıların müdavim olduğu bi yer olmuş zamanla. tarık buğra'lar, cemal süreya'lar, tomris uçar'lar ''baylancılar'' olarak anılırmış.
özellikle arka taraftaki sarmaşıklarla kaplı bahçesi yazın ayrı bi güzelliktir. yolu düşen mutlaka bi italyan espressosu içsin, krokanlı çikolatasından yesin sevgili yazarlar.*
devamını gör...

