destan yazsam üç beğeni alacağımdan doğrusu kıskandığım yazardır. yürüyedur sevgili yazar.
devamını gör...

bana hep komik gelmiştir bu erkek.
kafede şal da ister muhtemelen.

hele sevgilisinden ayrılınca gör bunları. bir haksızlık yaşamıştır hemen sarılır "dünya hassas kalpliler için cehennemdir" sözlerine.
gizli pasif gay oldukları kanaatindeyim. kimse kusura bakmasın.

şiir miir, gözlük, fular, tarkovski, nuri bilge ceylan, varoluşsal sancılar vs...
muhtemelen geçim sıkıntısını hiç yaşamamış hala baba parası yiyen sabah akşam evinde kitap okuyup akşam netflix izleyen erkekler sizi..
kitap okumayan insana da hemen yapıştırır "ama biz eksikliğini hissediyoruz" sözlerini.

öğrendikleri iki şeyi karıya kıza satmaya çalışmaları da ayrı komik.
bilmios sanki google arama geçmişinizde stoya olduğunu.

bunlardan adam olmaz kızlar.
gerçekten çok yazık.
devamını gör...

previously on the vampire diaries.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
↓↓
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

orhan veli'nin üç bölümlü şiiri.

ı

hiçbir şeyden çekmedi dünyada
nasırdan çektiği kadar;
hatta çirkin yaratıldığından bile
o kadar müteessir değildi;
kundurası vurmadığı zamanlarda
anmazdı ama allah'ın adını,
günahkâr da sayılmazdı.

yazık oldu süleyman efendi’ye.

ıı

mesele falan değildi öyle,
to be or not to be kendisi için;
bir akşam uyudu;
uyanmayıverdi.
aldılar, götürdüler.
yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
duysalar öldüğünü alacaklılar
haklarını helal ederler elbet.
alacağına gelince...
alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

ııı

tüfeğini deppoya koydular,
esvabını başkasına verdiler.
artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
ne matarasında dudaklarının izi;
öyle bir ruzigar ki,
kendi gitti,
ismi bile kalmadı yadigâr.
yalnız şu beyit kaldı,
kahve ocağında, el yazısıyla:

"ölüm allah'ın emri,
ayrılık olmasaydı."

----------------------

çoğu kişi için son iki mısrası bu şiirin en önemli kısmıdır. beni en etkileyen ise ikinci bölümde geçen "bir akşam uyudu;
uyanmayıverdi." kısmıdır.
devamını gör...

izmir-urla

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

antik yunan'da erzakların ve şarapların satıldıkları dükkanlara verilen isim lakin daha sonrasında bir dönem sadece zeytin yağı satılmış orada, bunu öğrenmiş günümüz insanları d o dönemi yaşatırasına zeytin yağı markasının ismini kapelion koymuşlar
devamını gör...

yoldaş ve iko başlığı görünce tırnaklarını kemirerek ve soğuk terler içinde hemen tıkladılar.

girdiyi okuduktan sonra "aman allah'im şimdi ne yapacağız" diye homurdanarak, orta doğu ve balkanların en iyi yazılımcısı iko "hay aksi!" dedi, "hay aksi, bir bu eksikti!"...

yoldaş tüm moderasyonu acil toplantiya çağıran o kırmızı butona var gücüyle yüklendi, tekrar tekrar bastı. tüm moderasyonun evlerinde özel döşenmiş kırmızı ampuller yüksek sesler çıkararak dönmeye başladılar. kimisi uyuyor, kimisi asna fisne peşinde, kimisi bayram nedeniyle akraba ziyaretindeydi. acil durumlar için daha önce organize edilen jetler havalandı, moderasyon ekibini yer altındaki gizli ve antik bir tapınakta topladılar.

toplantı yoldaşın boğa boynuzundan damıtılmış özel sinek kanını icmesiyle başladı. iko gergedan hayalarını boynuna dolamış şekilde hazır bekliyordu...

"bakın" dedi yoldaş. "isyan başlamak üzere"...

-- to be continued --

edit: devamını bekleyenler -> #1147389

buna da isyan etmeyin be. mantikli bir açıklaması var bunun ama parmaklarım yoruldu *
sırf edit sınırı var diye protesto etmek nedir? canınız mı sıkılıyor sizin?

(bkz: derdini seveyim) butonuyum.

edit: mantıklı ne açıklaması var diyenler ağzından akan damıtılmış sinek kanıyla açıklama yapan yoldaşa kulak versinler : #11530
entry'i bulan aşağıdaki yayladağ lokumu'una teşekkürler.
devamını gör...

ünlülerle ilgili çoğu şeyin abartıldığını düşünüyorum. ya aşırı seviliyorlar ya da aşırı nefret topluyorlar. bir ünlüyü elbette sempatik bulmak normal, ama bazıları ailesinin bir ferdiymiş gibi davranıyor adeta. onun hakkındaki en ufacık şeyleri bile ezberliyor, o kusursuzmuş gibi davranıyor, onu sevmeyen veya eleştiren kişilerle ciddi ciddi sosyal medya üzerinden laf dalaşına giriyor... ünlülerin yaptıkları şeyler de yine aynı şekilde abartılıyor. bir tanesi bir saat takıyor olay oluyor, bir diğerinin yaptığı normal salçalı makarna şişirile şişirile adeta onun zimmetine geçiriliyor, doğmamış olan bebekleri ya da henüz gerçekleşmeyen düğünleri hakkında saçma sapan varsayımlarda bulunuluyor. hiçbir niteliği olmamasına rağmen bir şekilde adını duyurmayı başarmış birisinin her projesi ön plana çıkartılıp gözümüze gözümüze sokuluyor. müzik ile alakalı hiçbir eğitimi olmayan insanlar şarkı çıkartıyor, hasbelkader bir şarkıyla ünlü olan veya acun ılıcalı sayesinde tanınan herkes gidiyor otobiyografik kitap çıkartıyor.* ve takipçileri de bunları şişiriyor. nefret toplamaları da aynı şekilde saçma. bir hata yaptıkları için, farklı bir yaşam tarzına sahip oldukları için, sırf birilerinin idolleriyle ilişkileri olduğu için veya birilerinin idolleriyle aralarında anlaşmazlık olduğu için linçleniyorlar. kilo aldıkları için bir ton hakaret, bir fotoğraf paylaşıyorlar saçma sapan eleştiriler... sakin olup onların da birer insan olduğunu hatırlar mısınız? ünlüler tamam ama normal birer insan hepsi. abartmasanız bu kadar?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ağrı dağı.
dağın öbür yamacında ararat.
devamını gör...

doğum günün kutlu olsunn.* yıldızın kalan hayatında hep parlasın, hiç sönmesin. musmutlu yılların olsun. iyi ki doğmuşsun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanları tanıdıkça ya da hayatınızdaki insanlar sizi yormaya başladıkça tercih edilen durumdur.bunu seçtiğiniz için kıymetlidir, üzmez.
devamını gör...

bir muhasebeci olarak, hayatımın cezası derim.
devamını gör...

beyin yakan bir filmdir. aksiyonu ve oyuncu performansları ile gerçekten başarılıdır. bir otel düşünün ve o otelde yolları kesişen 8 kişi. yağan yağmur ve her geçen dakika artan gerilim. aynı zamanda roman uyarlamasıdır. (bkz: agatha christie) )


--! spoiler !--
filmi anlamayanlar için: filmin başlarında görünen kel adam (bkz: çoklu kişilik bozukluğu) hastası. film boyunca psikiyatr adamın tehlikeli olan kişiliğini bulmaya çalışıyor. gece boyunca kişiliklerini öldürmeye çalışıyor. bir kişi hariç hepsi ölüyor. filmin sonunda kimsenin aklına gelmeyeceği bir şey oluyor. katil olan kişilik çocukmuş.


--! spoiler !--
devamını gör...

olsa da sevsem cinsindenmişim. kendi çocukluğumu öpesim geliyor. **
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeryüzü üzerindeki bütün olumsuzluklar, insanoğlunun açgözlülüğü ve doyumsuzluğundan kaynaklanmaktadır.
çevredeki hemen her iş alanındaki bir kısım doyumsuz kişileri inceleyin. dünyalığın arkasından ölümüne koşarlar, koştuklarıyla kalır, kavuşamadan da ölür giderler. böyle kifayetsiz muhterislerin gözünü ancak toprak doyurur.
devamını gör...

özgür seçimleri olan reşit bireyleriz. böyle bir yayın yapmak istiyorum. buna kim ne diyebilir?

kırmızı noktalı film geceleri kuşağı.. lucifer ile edepsiz saatler.

psiko analiz yayını var bu gece deyip açmışız yayını, gerçekten de mırın kırın froydd hocamdan bahsediyoruz. yoldaş’ın içi bayılıp, yayını terk ettiği anda ufaktan sevişmeye başlarız.

bu yayını iko bile durduramaz.. o bilee şaşkın. kimse ayıramaz bedenlerimizi. oyşş.

en cinsel hayatı olmayan moderatör bile oracıkta kendinden geçmiş.

çok muhteşem süleyman bir olay bu bak.

yayına çıkmayı isteyen seksi kızlarımız, dm pliz.

radyo toplantısına discord’tan katılıp bu talebimi ileticem.
devamını gör...

antik yunanın antika uygulamalarından birisidir diyebiliriz zira uygulamayı bulan hergele atinalı. adam hiç üşenmemiş bu cezanın uygulanması için suçlulara özel pirinçten bir boğa yapmış. mevzu şöyle işliyor; suçluyu bunun içerisine bir güzel yerleştiriyorsun, altını kısık ateşte yakıyorsun, ateş harlandıkça içerideki suçlu kıvama geliyor ve yandım anam diye böğürmeye başlıyor. bu böğüme dışarıya kızgın bir boğanın inlemesi gibi aksediyor. idamı izleyenler de boğanın kızgın sesini duydukça aşka geliyor ve zevkten çığlık çığlığa bağırıyorlar.

bu manyaklığa imza atan adamın adı ise perilaus! yani hangi akla hizmet insan böyle bir şey tasarlar ki? adamın beyin kıvrımlarında nasıl bir psikopatlık dolaştığını merak etmiyor değilim. bir de bu manyak yaptığı pirinç boğayı dönemin bir başka kalifiye manyağı sicilyalı tiran phalaris'e götürüyor ve şöyle diyor;

''ey phalaris, bir adamı cezalandırmak istersen, onu boğanın arasına kapat ve altına ateş yak, iniltileriyle boğanın böğürdüğü sanılacak ve acı çığlıkları burun deliklerindeki borulardan geçerken size zevk verecek. ''

ha bu sözleri söylemiş midir? söylememiş midir? bilemem ama tarihçi diodorus siculus'un iddiası bu yönde. ben şahsen kendisine inanıyorum. böyle bir tasarıma imza atan adam, bu sözleri aşk ile şevk ile söylemiştir. hatta mevzuyu tirana tutku ile anlatmıştır. eh sen mevzuyu böyle anlatırsan, karşındaki manyakta bunlardan etkilenir tabi. bu iki manyağın sohbetleri sonucunda phlaris boğayı yerinde incelemek istemiş ve perilaus'tan ufak bir gösteri talep etmiştir. ''hele bir geç şu boğanın içine de, duyalım o kadar övdüğün şu sesleri!'' demek suretiyle bizim manyağın aklını almıştır. phlaris'in o anki yüz ifadesini cidden merak ediyorum. millet yansın, çığlık çığlığa bağırsın, ben de zevk alayım diye boğa tasarla, sonra ilk denek sen ol. kalbine inmiş olmalı. vallahi orada olsam, anadolu usulü okkalı bir ''oh olsun!'' çekerdim şeref yoksunu hergeleye! şak sesi de, tüm saray efradı tarafından duyulurdu! ava giderken avlanan perilaus, topuklarını mabadına vura vura bir güzel girmiş pirinç boğanın içerisine, boğa'ya dublaj yapmış. netice olarak mekanizmanın mucidi kendisi, ne de güzel böğürtmüştür o boğayı(!) tabi sonrası daha dramatik olmuş bizim psikopat için zira tiran bunu tam kıvama gelmeden boğanın içerisinden çıkartmış. sanırım az pişmiş bir kıvamda falan çıkmış olmalı boğadan. o anda kesin paçayı kurtardık diye düşünmüştür. ama umduğu gibi olmamış, halla hop tereyağlı ballı ekmek nidaları eşliğinde, bunu güzelce paket yapıp atmışlar uçurumdan aşağı. insan kiminle muhatap olacağını iyi bilmeli sonra adama öyle bir eşek şakası yapıyorlar ki geri dönüşü de olmuyor...

neyse efendim mucit ölü ama tasarım aktif. artık bu şekilde kaç cana kıyıldı bilinmez. lakin içimizi soğutan tek şey; bu iki manyağın da pirinç boğanın tadına bakmış olması. manyak tiran da almış boğadan nasibini. tahttan indirildiği zaman kahkahalar atarak izlediği gösterilerin öznesi olup, çığlıklar atarak ölmüş. bu hikaye de burada bitmiş.

boğa da şöyle bir şey;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anı dolu çentiklerin, uzağa uçan kuşlara dönüşmesidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

keşke bende sunuculuğunu yapabilsem dediğim fakat şimdilik sadece dinleyici olarak kalmakla yetinebileceğim, kurulma aşamasında olan, hevesle beklenilen sözlüğümüzün radyo toplantısı. nice güzel başarılara imza atmanız dileğiyle. canı gönülden tebrik ediyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim