öyle çok ekşınlı şeyler yapmadık sadece sevdik.
devamını gör...

3 sene önce bulunduğum ilde -tokat- sabahları koşuya çıkıyordum. haliyle şort giyiyorum. ama şort dediysem diz kapağımda olan bir şort. neyse yürüyüşümü, koşumu yaptım dinlenmek için bir parka oturdum. bir de teyze var, aynı kamelyadayız.
bana dönüp şey demişti: allah seni yakacak!!!!!!!!!
devamını gör...

orayı boyarken bu da ne ola ki diye düşünmediler demek ki. olsun. az bile olmuş beton dökmeleri lazımdı.
tanım: şaşırtan ama şaşırtmayan olay.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güneşin doğuşu ve balıkçılar
devamını gör...

tavuk canlısının iç göğsünü ki lokum gibi olur alıp kuşbakışı bakarak kuşbaşı doğrayın. 1 ak soğan, 3 kıl köy biberi, 2 salkım domates, 1 diş yaş sarımsak, 1 ponçik(yazar burada yemek kaşığı diyor) domates salçası ve 1 tatlı kaşığı acı biber salçası ile birlikte kazana atın. üzerine tuz, karabiber ve kırmızı toz biber gezdirin. güzel gezdirin, her yerine değsin.

bu arada hepsinden önce kazana göz kararı sıvı yağ dökmen gerekiyordu. o yüzden malzemeleri başka bir tencereye aktar, kazana sıvı yağ dök, sonra aktardığın malzemeleri tekrar kazana salla. boşa kirlenmiş tencereyi de bulaşık makinesine havale et.

bu noktadan sonra ''önceden'' kettle ile kaynattığınız suyu malzemelerin üzerini takribi 3 parmak geçecek şekilde doldur, boşalt, dök. tamam yavaş yetti.

aç altını, kaynasın bir saat. pişince buna tavuk yahni diyeceğiz.

ocağın diğer gözünde de düdük makarna haşla. makarnayı haşlarken suyuna tuz eklemeyi unutma. tuz katadabilirsin eklemek istemezsen. içinde olsun her türlü.

onlar kendi kendine hallolurken bir kaseye hellim rendele, karabiber ponçikle, kuru nane serpiştir. sonra ez onları. zenginlerin fakirleri ezdiği gibi ez.

makarnayı geniş fakat çukuru bol bir tabağa koy, üzerine bol sulu yahniyi dök, üzerine kasede baharatladığın hellim karışımını serpiştir. karşınızda yahnili makarna.

kıbrıs yemeği bu arada. kıbrıs ile bir alakan mı var dersen yok; ama yahnili makarna ile düzenli ve düzeyli bir birlikteliğimiz var, evet.
devamını gör...

en güzel nur yoldaş'ın seslendirdiği, eşi ergüder yoldaş bestekârlığında, sözleri bir atilla ilhan şiirine ait güzide parça.
devamını gör...

bir zamanlar çok sevdiğim kişi bir alkolikti. gündüz gecele fark etmezdi onun için yani her an kafası dumanlıydı...

veya ayık olduğu günlerse sadece kendi duyguları varmışcasına herkesi suçlayıp dururdu..
aslında şimdi anlıyorum ne kadar güçsüz bir adam olduğunu, tüm dertlerini unutmak için elindeki şişe ona yeterdi..
gerçi bunu başından beri biliyordum ama onu iyileştireceğimi düşünmek benim cahiliğimin isabet ettiği zamana denk gelmişti.
ben de yaralar bırakmaya yeminli olanlara güvenip bana en çok güvenenleri yaraladım bir dönemler.
devamını gör...

dikili’den fotoğraflarla anlatayım;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sen yoktun o zamanlar,
çocukluğumda en çok
yağmuru severdim ben...
ne zaman bir dert gelse bana
yağmur yağar dinler , dokunur
ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım
ateşim sönerdi.

sonra büyüdüm...
gözlerini gördüm
yandım,
yağmur yağdı
ve ilk kez sönmedim...
ben yağmurdan daha fazla
bir seni sevebildim.
devamını gör...

dur müzeyyen gitme kal benimle
zaman çok şeyi eritir...


|müzeyyen
devamını gör...

tanrım tipimden asalet akıyor.
devamını gör...

“bildiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. şöyle düşün: o kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. o kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. o kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. ifade dolu bir sessizlik demek. kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek. sanatta şibumi zarif bir basitliği ifade eder. buna sabi denir. felsefedeyse kendini wabi olarak gösterir. büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir. bir insanın kişiliğindeyse...nasıl söylemeli... hakimiyet peşinde olmayan otorite mi? onun gibi bir şey.” (s.84)

“amerikalılar hayat standardını, yaşamın kalitesiyle karıştırıyorlardı. fırsat eşitliğini örgütlenmiş beceriksizler ordusuyla, ataklığı cesaretle, sertliği erkeklikle, özgürlüğü serbestlikle, çok laf etmeyi canlılıkla, eğlenceyi zevkle karıştırdıkları gibi. bütün bu karışıklıkların sonucu olarak da tabii adaletin yanlızca eşit olanlar arasında eşitlik sağlayacağı gerçeğini göremiyor, herkes arasında eşitlik sağlayabileceği hayaline kapılıyorlardı.”


japon kültürünü, japon strateji oyunu go'yu, shibumi felsefesini, sakuralar eşliğinde çıplak elle adam öldürme sanatını, nikolai hel'i tanıyoruz bu kitapta . gerilim, aksiyon, felsefe ve hepsinden biraz var.
yıllar önce okumuştum. çok çok sevmiştim. yeniden okuma zamanı gelmiş.
devamını gör...

yükseköğretim kurulu başkanı yekta saraç kişisel twitter hesabından açıklamalarda bulundu.
açıklamaları şöyle;
--- alıntı ---

üniversitelerimizin faaliyetlerini “şeffaflık ve hesap verebilirlik” ilkeleri doğrultusunda yürütmesine katkı sunmak ve kanıt temelli değerlendirilmelerinin yapılabilmesini sağlamak amacıyla 2018 yılından beri “üniversite izleme ve değerlendirme” çalışmalarını yürütmekteyiz.

bu kapsamda yök'te oluşturduğumuz komisyon marifetiyle hazırlanan ülkemizdeki her bir üniversiteye ait “2019 yılı üniversite izleme ve değerlendirme raporu”nu bugün yayımlayarak kamuoyu ile paylaştık.

bu çalışmalarımızın amacı, üniversiteleri iyi veya kötü olarak ayırmak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değil, aksine belirlenen ölçütlere göre üniversitelerin güçlü yönlerini ortaya koymak, gelişime açık yönlerini desteklemek ve kendi kendileriyle yarışmalarını sağlamaktır.

geçen yıl ile kıyaslandığında bu yıl üniversitelerimizin göstergelerinde gözle görülür bir iyileşmenin olduğu görülüyor. bu iyileşme daimi bir süreç olup devam etmelidir. bu göstergeleri hedef alarak gelişme kaydeden bütün üniversiteleri tebrik ediyorum.

--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

dondurulan hesapları tekrar aktif etmek için [email protected] adresine mail atılmasına gerek kalmadı.
yazar, hesabına giriş yaparak tekrar aktif et opsiyonunu kullanabilmekte.
devamını gör...

ne metalcidir ne popçu, ne cazcıdır ne rapçi, ne blues bağımlısıdır ne klasik, ne enstrümantal takılır ne de türkücü.
hangi tür müzik seversin sorusu en büyük kabusudur.
evet! kulağına hoş geleni dinler...
devamını gör...

gözden uzak olanın gönülden ırak olması durumudur.
devamını gör...

kimse yönetemez ilişki şirket değildir.
devamını gör...

o'nun tarifsiz güzel ela gözlerine baktığım an.
devamını gör...

'uzun zamandır nickaltı yazmak istediğim fakat dur bakalım bir şeyler eksik olabilir biraz daha oku, araştır, takip et dediğim' yazar.

efendim nereden başlasam bilemiyorum.
neresinden bakarsanız bakın sanat. neresinden bakarsanız bakın eğlence. neresinden bakarsanız bakın bilgi, kültür, candanlık, asalet...

çektiği fotoğraflar, yaptığı resimler, bilgisi yoğun ve dozunda eğlenceyle harmanladığı tanımlar...

profilinde size uçsuz bucaksız bilgi deryası sunuyor sayın yazar.

bulunduğu her ortamda farkını yansıtıyor, tarzını hemen belli ediyor. çok eğlenceli oluşu, bir çok konuda donanımlı olması, farklı fikirleri, olaylara durumlara farklı yerlerden bakabilmesi ve şunu söyleyeyim ince bir çizgisi... hayır resmiyet değil, duvarda değil, bir çizgisi var ve ötesine herkesi almayışı... çok konuşur, - dolu dolu- çok anlatır -bakış açısı farklı demiş miydim? yani eğer iyi takip etmiyorsanız kafaları yakabilir çünkü- çok güler, - yerinde ve huzur verici- çok dinler, - psikolog edasıyla, analizleri ve yönlendirmeleri hayat kurtarır-...

böyle uzar gider biliyor musunuz?
tanımanız lazım. bakın çok yakınında olmanıza da gerek yok bunları fark etmeniz için. sayfasına girmeniz, belki bir selam vermeniz yeter bu söylediklerimi anlayabilmeniz için.

'uzaktan böyleyse yakından nasıldır acaba?' dediğinizi duyar gibiyim. açıkçası bende merak etmiyor değilim. kutsal bir aurası var gibi. herkes gibi durmuyor, herkesin baktığı yerden bakmıyor hayata.

sayın yazar kalbinizin ışığını görebiliyorum. kelimelere ilmek ilmek işlediğiniz parıltıyla bizimde kalbimizde makes buluyor bu ışık.
kalbinizin ışığı hep aydınlatsın ışığa ihtiyacı olan hafif yoldan çıkmak üzere ya da yolunda ısrar eden fakat gideceği yönü hayatına çökmüş karanlıktan dolayı fark edemeyenleri.

ben biraz hani eskiden vardı ya yazardık 'hatıra defteri' o kıvamda gelirim nickaltlarına. kişiden ne aldıysam onu bırakıp çıkar giderim. umarım senden aldıklarımdan mutlu olursun. senin yansıttıkların beni mutlu ediyor bu arada.

sana dair bir çok temennim var.* ama en önemlisini buraya bırakıp gidiyorum. ışığın hiç sönmesin olur mu?
sevgiler...
devamını gör...

kullanmıyorum denilebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim