normal sözlük yazarlarının en sevdiği yemek
mantı. yapımı zahmetli diye yaparken nefret ettiğim yemek.
devamını gör...
hiç bilinen türk ressam olmaması
dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan nakkaşların yetiştiği bir coğrafyadayız batıdan resmi alıp kültürümüze yamayamamışız işte ama onlar bizim geleneksel motiflerimizi alıp sanat alanlarında kullanmışlar. bana kalırsa sadece resim açısından bakıldığında haklı bir başlık fakat üst başlıkta sanat açısından bir değerlendirme yaparsak duruma bakışımız değişebilir.
devamını gör...
kadın yazarların daha fazla oylanması ve takipçilerinin daha fazla olması
ben şahsen beğeni vereceğim, favlayacağım tanımı okuyarak oyluyorum. oylarken de beyaz yazıyı okuyorum, turuncu olanı değil.
devamını gör...
karton toplayan babaya sokağa çıkma yasağı cezası
aynı park yapılmaz levhalarının arasına bir şahin, bir megane bir mercedes park etsin, çoğu trafik polisi şahinden başlar. mercedes sahibi gelmezse meganea sarar.
bu ülkede garibana yer yoktur.
bu ülkede garibana yer yoktur.
devamını gör...
yahudi
ingilizce jewish kelimesi yahudilerle ilgili demektir; jew kelimesi ise yahudi inancında olan bütün yahudi halkını ifade eder. günümüzde millet kelimesinin tam karşılığıdır. yahudilik hem bir milleti hem de bir dine mensup insanları ifade eder.
yahudiler damla sulama sisteminin mucitidir. orta doğu'da israil devleti'ni kurmuşlardır. devletin kurulmasından önce yahudiler kibbutz denen yerleşim bölgelerinde kollektif bir yaşam sürmekteydiler. ilk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur.
kibbutz yahudileri tarımda devrim yaptıkları gibi ticarette de kurdukları şirketlerle devrim yapmışlardır. örneğin golan tepeleri'nde kibbutz shamir'de yaşayan romanya'dan gelen yahudilerin kurduğu 'shamir optical' şirketi günümüzde multifokal merceklerin dünyadaki tek üreticisidir. 'shamir optical' şirketinin hisseleri nasdaq endeksinde 'shmr' koduyla işlem görmektedir.
yahudileri dünyanın hakim güçlerinden biri haline getiren fikir akımları marksizm ve siyonizm'dir. 1970lerden sonra kapitalleşen kibbutzlar israil devletinin gücünü teşkil etmektedir.
yahudiler damla sulama sisteminin mucitidir. orta doğu'da israil devleti'ni kurmuşlardır. devletin kurulmasından önce yahudiler kibbutz denen yerleşim bölgelerinde kollektif bir yaşam sürmekteydiler. ilk kibbutz 1909 yılında kurulmuştur.
kibbutz yahudileri tarımda devrim yaptıkları gibi ticarette de kurdukları şirketlerle devrim yapmışlardır. örneğin golan tepeleri'nde kibbutz shamir'de yaşayan romanya'dan gelen yahudilerin kurduğu 'shamir optical' şirketi günümüzde multifokal merceklerin dünyadaki tek üreticisidir. 'shamir optical' şirketinin hisseleri nasdaq endeksinde 'shmr' koduyla işlem görmektedir.
yahudileri dünyanın hakim güçlerinden biri haline getiren fikir akımları marksizm ve siyonizm'dir. 1970lerden sonra kapitalleşen kibbutzlar israil devletinin gücünü teşkil etmektedir.
devamını gör...
emmanuel levinas
1906 doğumlu, varoluşçuluk ve yahudi felsefesi ile alakalı yazıları ile tanınan , ünlü fransız filozof ve talmud eleştirmeni. ölüm üzerine denemeleriyle beni benden almıştır kendileri.
devamını gör...
ben kadını obje olarak görüyorum
bu cümleyi kuran kişiye "aferin, iyi b*k yiyorsun" diye karşılık verip geçiniz.
devamını gör...
askerlik
bir erkeğin çeşit çeşit yavsağı tek bir yerde aynı zamanda görebilmesine imkan sağlayan vatani görev. bu kadar yavsak nasıl bir araya geldi dedirten bir mecradır. teröristi vatan haini uğursuzu karı kiliklisi ana kuzusu tembeli yalancısı mızmızı kanı bozuk vb. en az 3-5 tanesini komalık etmek istersiniz yumrugunuzu kemirirsiniz ama askerlik uzayacak korkusuna bağlı mabad yemediği için o yumruğu cebe koyarsınız. onun dışında hayatınız boyunca dostluk edebilecek arkadaşlarda edinebileceginiz mecradır.
devamını gör...
moderatör olunca yapılacak ufak şımarıklıklar
sevmediğim yazarların tanımlarını u... lan bi dakka?
devamını gör...
empati
''insan kalbi'' der ahmet hamdi tanpınar, ''başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nispetinde açıktır.''
devamını gör...
delalet ehli
sözlük karşılığı "sapık, sapkın" olarak çevirilse de, biz bu terimin islami literatürde ki karşılığını inceleyeceğiz.
tevbe suresi 102.ayette bahsedilen; "salih bir amel ile kötü olan bir ameli birbirine karıştıranlar" delalet ehli olarak, kur ani bir yaklaşım ile tanıtılmıştır. fatiha suresinin son ayetinde geçen "dallin" (delalette olanlar) kelimesi de, tevbe suresinde ki 102.ayeti destekler niteliktedir.
bu kavramın yani delalet ehlinin kafir kavramından farklı bir kavram olduğunu varsayıyoruz. çünkü; tevbe 102. ayetin devamında; "umulur ki allah, onları affeder. allah çok merhametli çok bağışlayıcıdır." der. allah ın adalet sıfatının tecellisi, sadece doğru ve yanlışın apaçık ortada olduğu durumda tecelli eder. yani açık bir kabulleniş (iman), ya da açık bir karşı çıkış (küfür) olması gerekir.
delalet ehli kendi içinde iki gruba ayrılır;
1) kasır; doğru ve yanlış kavramının apaçık ortaya çıkması, kişinin iradesi dışında ise (yani hakim olan güç, doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkmasını engelliyorsa) bu durumda kişinin sorumluluğu yoktur. bu kişi allah katında sorumlu değildir.
mekasır; doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkması, kişinin iradesi dahilinde ise(yani hakim olan güç, doğru ve yanlışın ortaya çıkmasına engel olmadığı halde) kişi tembelliğinden, üşengeçliğinden bunu araştırmıyorsa bu kişinin sorumluluğu vardır. yani bu kişi allah katında sorumludur.
birçok insanın kafasına takılan soru; "acaba allah; müslüman olmayan, islami tebliğin ulaşmadığı toplumları, cehenneme mi atacak?", "eğer cehenneme atacak ise, bu allah ın adil sıfatına aykırı değilmidir?" gibi soruların cevabı, delalet ehlinin akıbeti ile ilgilidir. delalet ehli (dal ehli) eğer "kasır" ise, umulur ki tevbe suresinin 102.ayetinin sonunda yer alan allah ın affettiği grup içindedir. eğer mekasır ise; işlediği günahlardan ötürü belli bir sorumluluğu vardır.
tevbe suresi 102.ayette bahsedilen; "salih bir amel ile kötü olan bir ameli birbirine karıştıranlar" delalet ehli olarak, kur ani bir yaklaşım ile tanıtılmıştır. fatiha suresinin son ayetinde geçen "dallin" (delalette olanlar) kelimesi de, tevbe suresinde ki 102.ayeti destekler niteliktedir.
bu kavramın yani delalet ehlinin kafir kavramından farklı bir kavram olduğunu varsayıyoruz. çünkü; tevbe 102. ayetin devamında; "umulur ki allah, onları affeder. allah çok merhametli çok bağışlayıcıdır." der. allah ın adalet sıfatının tecellisi, sadece doğru ve yanlışın apaçık ortada olduğu durumda tecelli eder. yani açık bir kabulleniş (iman), ya da açık bir karşı çıkış (küfür) olması gerekir.
delalet ehli kendi içinde iki gruba ayrılır;
1) kasır; doğru ve yanlış kavramının apaçık ortaya çıkması, kişinin iradesi dışında ise (yani hakim olan güç, doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkmasını engelliyorsa) bu durumda kişinin sorumluluğu yoktur. bu kişi allah katında sorumlu değildir.
mekasır; doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkması, kişinin iradesi dahilinde ise(yani hakim olan güç, doğru ve yanlışın ortaya çıkmasına engel olmadığı halde) kişi tembelliğinden, üşengeçliğinden bunu araştırmıyorsa bu kişinin sorumluluğu vardır. yani bu kişi allah katında sorumludur.
birçok insanın kafasına takılan soru; "acaba allah; müslüman olmayan, islami tebliğin ulaşmadığı toplumları, cehenneme mi atacak?", "eğer cehenneme atacak ise, bu allah ın adil sıfatına aykırı değilmidir?" gibi soruların cevabı, delalet ehlinin akıbeti ile ilgilidir. delalet ehli (dal ehli) eğer "kasır" ise, umulur ki tevbe suresinin 102.ayetinin sonunda yer alan allah ın affettiği grup içindedir. eğer mekasır ise; işlediği günahlardan ötürü belli bir sorumluluğu vardır.
devamını gör...
kadınların zengin erkekle evlenme istekleri
hepsinin olmasa da büyük bir kısmının düşüncelerinin altında, yarın doğacak çocukların ortalıkta perişan olmayacağından emin olma isteği yatar. siz kadın olsanız, çocuk yapma ve bakma sorumluluğu sizde olsa, çocuğun eve gelip "anne, öğretmenim şunu bunu istedi" demesiyle ilk muhatap olacak kişi siz olsanız, bir de mesela kocanız çalışmanıza izin vermese ne isterdiniz? fakir bir kocayla hep birlikte sürünmek mi?
bu arada işsiz, fakir adam çoğunlukla agresif olur. aç kaldığınız yetmez, bir de üzerine dayak yerdiniz.
yok mu sırf hava atmak için isteyen? tabii ki var ama herkesin derdi o değil.
benim hiç öyle zengin sevgili ya da koca hayalim olmadı bugüne dek ama insanların bir şeyi isteme nedenlerinin çok çeşitli olabileceğini bilecek kadar yaşadım bu dünyada. at gözlüğüyle bakmayın bazı konulara derim naçizane.
bu arada işsiz, fakir adam çoğunlukla agresif olur. aç kaldığınız yetmez, bir de üzerine dayak yerdiniz.
yok mu sırf hava atmak için isteyen? tabii ki var ama herkesin derdi o değil.
benim hiç öyle zengin sevgili ya da koca hayalim olmadı bugüne dek ama insanların bir şeyi isteme nedenlerinin çok çeşitli olabileceğini bilecek kadar yaşadım bu dünyada. at gözlüğüyle bakmayın bazı konulara derim naçizane.
devamını gör...
zimbabve
zimbabwe,güney afrika'da, denize kıyısı olmayan, eski adı rodezya olan bir devlettir. başkenti harare, yüzölçümü 390.757 km²'dir.
beyazların mallarına el konulup, sınırdışı edilmelerinden sonra ekonomi toparlanamadı. ne yazıkki eskiden tahıl ihraç eden bir ülke iken, şimdi enflasyonun % 1 milyon olduğu bir ülkedir.
beyazların mallarına el konulup, sınırdışı edilmelerinden sonra ekonomi toparlanamadı. ne yazıkki eskiden tahıl ihraç eden bir ülke iken, şimdi enflasyonun % 1 milyon olduğu bir ülkedir.
devamını gör...
nasılsın sorusu
sadece istenilen günlerde günlerini süsleyip sonraki zamanlarda,asmayı bile değil,fırlatmayı tercih ettikleri bir çanta gibi.
devamını gör...
#helaletmiyorum
bu saatten sonra silivri falan korkutamaz insanları. korkutmamalı.
devamını gör...
kuantum mekaniği
maddelerin atom ve atom altı ölçekteki yapısını inceleyen bilim dalı. maddelerin sahip olduğu olasılık dalgaları nedeniyle dalga mekaniği adıyla da bilinir.
newton mekaniği olarak da bildiğimiz klasik fizik, 20 yüzyılın başlarına dek cisimlerin hareketlerini açıklamak konusunda son derece başarılıydı. 20. yüzyıl başlarında, heisenberg, bohr, planck, pauli, einstein, de broglie, born, schrödinger gibi fizikçilerin kuantum dünyasına giriş çalışmaları karşısında, klasik fizik yetersiz kalmaya başladı. bilim insanları, o güne dek bakmadıkları açılardan bakmaya ve örneğin evrendeki enerjinin sürekli olmadığı gibi, o dönem için devrimsel olan bazı hipotezleri kabullenmeye başladılar. böylece kuantum mekaniği de günümüzdeki durumuna gelmek üzere şekillenmeye başladı.
enerjinin sürekli değil kesikli olduğuna ilişkin ilk keşifler, max planck'ın çalışmalarıyla ortaya çıktı. aynı dönemlerde ernest rutherford atomun yapısı üzerinde başarılı çalışmalar yaparken, albert einstein da genel ve özel görelilik kuramları ile bilim dünyasını sarsmaya başlamıştı. arthur compton'ın ışıkla ilgili çalışmaları, louis de broglie'nin dalga - parçacık ikiliği, başka bir deyişle düalite konusundaki çalışmaları da olayları birer adım daha ileri taşıdı. ismini tek tek sayamayacağım birçok bilim insanının çok değerli çalışmaları ile kuantum mekaniğinin ana hatları birer birer çıktı ortaya.
***
evreni en büyük ve gözle görünebilir cisimlerin bulunduğu makro evren ile en küçük ve gözle görünemeyen parçacıkların bulunduğu mikro evren olarak iki başlıkta ele alabiliriz. makro evren klasik mekanikle, mikro evren kuantum mekaniğiyle açıklanır. mikro evrende olup bitenler, makro evrende olanlardan çok farklıdır. örneğin siz odanızda otururken birden yan odada beliremezsiniz ama bir elektronun dalga fonksiyonu, kuantum tünelleme adlı bir olay sayesinde bir potansiyel bariyerini aşıp onun arkasında belirebilir.
mesela bir gezegenin, bir yıldız etrafındaki yörünge hareketini klasik mekanikle rahatça açıklarken, bir beyaz cücenin çekirdeğinin neden çökmediğini parçacıkların dünyasına ait özelliklerle açıklayabiliriz.
***
klasik mekanikte bir parçacığın uzay - zamandaki konumu, x, y, z vektörleri ile, momentumu px, py, px bileşenleri ile gösterilebilir. fakat kuantum dünyasındaki parçacıkların böyle net konumları ya da momentumları olmaz. burada artık sadece olasılıklardan bahsedebiliriz. parçacıklar dalga fonksiyonları ile tanımlanır ve parçacığa ait bir bilgi edinmek için onun sahip olduğu bu fonksiyonu analiz etmek gerekir.
***
kuantum mekaniğinde gözlemci kavramı son derece önemli hale gelir. çift yarık deneyi ya da schrödinger'in kedisi ve gecikmiş seçim deneyi ve kuantum silgisi gibi düşünce deneyleri, gözlemcinin rolü ile ilgili oldukça düşündürücü sonuçlar içerir.
***
kuantum mekaniğinin temelleri yaklaşık 100 yıldan bu yana değişim göstermedi. hâlâ o temeller üzerinde şekillendiği için, kuantum teorisinin henüz tamamlanmamış bir teori olduğu söylenebilir.
son sözü usta fizikçi richard feynman'a bırakıyorum:
"kesin bir biçimde söyleyebilirim ki; kuantum mekaniğini hiç kimse anlamamıştır."
newton mekaniği olarak da bildiğimiz klasik fizik, 20 yüzyılın başlarına dek cisimlerin hareketlerini açıklamak konusunda son derece başarılıydı. 20. yüzyıl başlarında, heisenberg, bohr, planck, pauli, einstein, de broglie, born, schrödinger gibi fizikçilerin kuantum dünyasına giriş çalışmaları karşısında, klasik fizik yetersiz kalmaya başladı. bilim insanları, o güne dek bakmadıkları açılardan bakmaya ve örneğin evrendeki enerjinin sürekli olmadığı gibi, o dönem için devrimsel olan bazı hipotezleri kabullenmeye başladılar. böylece kuantum mekaniği de günümüzdeki durumuna gelmek üzere şekillenmeye başladı.
enerjinin sürekli değil kesikli olduğuna ilişkin ilk keşifler, max planck'ın çalışmalarıyla ortaya çıktı. aynı dönemlerde ernest rutherford atomun yapısı üzerinde başarılı çalışmalar yaparken, albert einstein da genel ve özel görelilik kuramları ile bilim dünyasını sarsmaya başlamıştı. arthur compton'ın ışıkla ilgili çalışmaları, louis de broglie'nin dalga - parçacık ikiliği, başka bir deyişle düalite konusundaki çalışmaları da olayları birer adım daha ileri taşıdı. ismini tek tek sayamayacağım birçok bilim insanının çok değerli çalışmaları ile kuantum mekaniğinin ana hatları birer birer çıktı ortaya.
***
evreni en büyük ve gözle görünebilir cisimlerin bulunduğu makro evren ile en küçük ve gözle görünemeyen parçacıkların bulunduğu mikro evren olarak iki başlıkta ele alabiliriz. makro evren klasik mekanikle, mikro evren kuantum mekaniğiyle açıklanır. mikro evrende olup bitenler, makro evrende olanlardan çok farklıdır. örneğin siz odanızda otururken birden yan odada beliremezsiniz ama bir elektronun dalga fonksiyonu, kuantum tünelleme adlı bir olay sayesinde bir potansiyel bariyerini aşıp onun arkasında belirebilir.
mesela bir gezegenin, bir yıldız etrafındaki yörünge hareketini klasik mekanikle rahatça açıklarken, bir beyaz cücenin çekirdeğinin neden çökmediğini parçacıkların dünyasına ait özelliklerle açıklayabiliriz.
***
klasik mekanikte bir parçacığın uzay - zamandaki konumu, x, y, z vektörleri ile, momentumu px, py, px bileşenleri ile gösterilebilir. fakat kuantum dünyasındaki parçacıkların böyle net konumları ya da momentumları olmaz. burada artık sadece olasılıklardan bahsedebiliriz. parçacıklar dalga fonksiyonları ile tanımlanır ve parçacığa ait bir bilgi edinmek için onun sahip olduğu bu fonksiyonu analiz etmek gerekir.
***
kuantum mekaniğinde gözlemci kavramı son derece önemli hale gelir. çift yarık deneyi ya da schrödinger'in kedisi ve gecikmiş seçim deneyi ve kuantum silgisi gibi düşünce deneyleri, gözlemcinin rolü ile ilgili oldukça düşündürücü sonuçlar içerir.
***
kuantum mekaniğinin temelleri yaklaşık 100 yıldan bu yana değişim göstermedi. hâlâ o temeller üzerinde şekillendiği için, kuantum teorisinin henüz tamamlanmamış bir teori olduğu söylenebilir.
son sözü usta fizikçi richard feynman'a bırakıyorum:
"kesin bir biçimde söyleyebilirim ki; kuantum mekaniğini hiç kimse anlamamıştır."
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sana gitme demeyeceğim
ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sende bilme , lavinia.
ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sende bilme , lavinia.
devamını gör...
sadece geceleri evde duyulan tıkırtılar
bilimsel olarak çok mantıklı bir nedeni var; gündüz sıcaklıktan dolayı gevşeyen bu parke, televizyon ünitesi, buzdolabı vs. şeyler, gece olunca soğukta tekrar geriliyor. haliyle takır tukur ses geliyor.
korkmamızı gerektiren bir durum yok yani.
korkmamızı gerektiren bir durum yok yani.
devamını gör...

