sars-cov-2 vui 20201201
ingiltere üzerinden yayılan yeni bir coronavirüs varyantının çarpıcı miktarda mutasyona sahip olduğunu açıklandı. vui - 202012/01 adlı mutasyonu araştıran birleşik krallık covid-19 genomics uk konsorsiyumu (cog-uk) üyeleri, virüsün genetik yapısında meydana gelen 17 değişikliği ortaya çıkardıklarını söyledi. söz konusu yeni mutasyon yüzde 70 oranında daha çok bulaşıcı; fakat şu an için öldürücülük oranıyla ilgili yeterli kanıt yok.
birmingham üniversitesi mikrobiyoloji ve enfeksiyon enstitüsü'nde çalışan ve cog-uk üyesi olan profesör nick loman, meydana gelen değişikliklerin fazla olduğunu kabul ederek “meydana gelen değişiklik gerçekten çarpıcı. çoğu kovid aşısı, bağışıklık sisteminin virüsün başak proteinlerini tanıması ve gelecekte virüs bulaşmaya çalıştığında onlara saldırması için eğiterek çalışır. ancak başak proteinlerinin şekli mutasyonlar yoluyla değiştirilirse bunun az da olsa aşılar üzerinde etkisi olabilir.” ifadelerini kullandı.
haberin devamı
birmingham üniversitesi mikrobiyoloji ve enfeksiyon enstitüsü'nde çalışan ve cog-uk üyesi olan profesör nick loman, meydana gelen değişikliklerin fazla olduğunu kabul ederek “meydana gelen değişiklik gerçekten çarpıcı. çoğu kovid aşısı, bağışıklık sisteminin virüsün başak proteinlerini tanıması ve gelecekte virüs bulaşmaya çalıştığında onlara saldırması için eğiterek çalışır. ancak başak proteinlerinin şekli mutasyonlar yoluyla değiştirilirse bunun az da olsa aşılar üzerinde etkisi olabilir.” ifadelerini kullandı.
haberin devamı
devamını gör...
sokrates
değerli bir yunan filozof ve bilge.
idamı sırasında karısıyla arasında ibretlik bir konuşma geçmiştir.
"sokrates'in karısı, 'ah bu yargıçlar! seni haksız yere öldürüyorlar.' diye ağlarken sokrates, 'haklı olarak öldürselerdi daha mı iyi olurdu?' demiş."
idamı sırasında karısıyla arasında ibretlik bir konuşma geçmiştir.
"sokrates'in karısı, 'ah bu yargıçlar! seni haksız yere öldürüyorlar.' diye ağlarken sokrates, 'haklı olarak öldürselerdi daha mı iyi olurdu?' demiş."
devamını gör...
evde kadın beslemek
kedi mi lan bu? yük olduğunu hisseden bir kadın zaten sizden ayrılır, gider çalışır ayaklarının üstünde durur.ne boş muhabbetler bunlar, her yer toxic masculinity koktu!
devamını gör...
zaman boyutunda ışık hızında hareket etmek
kulağa bilim kurgu gibi gelse de, hepimizin yaptığı şey.
biliyoruz ki 20. yüzyılın başlarında, bugün bildiğimiz şekliyle uzay - zaman tanımlanmıştı. buna göre evrenimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu olmak üzere 4 boyuttan oluşuyor*. uzay koordinatlarında istediğimiz yöne hareket edebilirken, zaman boyutunda bunu yapamıyoruz.
uzayda herhangi bir uzaklığı hesaplamak istediğimizde öklid geometrisi işimizi görmek için yeterli. örneğin x, y, z koordinat sistemiyle tanımlanmış 3 boyutlu bir düzlemde herhangi bir d uzaklığını şu formülle hesaplıyoruz:

bu formül, zamanı içermiyor. sadece uzaydaki noktalar arasındaki uzaklıkları hesaplamaya yarıyor. işin içine zamanı da katmamız gerekirse ne olacak? o zaman formülümüz biraz daha farklı bir hâl alıyor:

burada artık işin içine ışık hızı (c) ve zaman (t) da giriyor.
uzay - zamandaki herhangi 2 nokta arasındaki uzaklık bir gözlemciye göre 0'sa diğerlerine göre de 0'dır. tek bir boyut, mesela z ekseni doğrultusu için herhangi 2 nokta arasındaki uzaklığın 0 olması durumunu, 2. formüle göre şöyle yazabiliriz:

burada küçük bir düzenleme yapıp işlemi köklü sayılardan da kurtardığımızda karşımıza şu sonuç çıkar:

daha önceki eşitliğin her iki tarafındaki tüm terimleri delta t'ye bölelim:*

en sondaki terimde hem payda hem paydada var olan delta t'ler birbirini götüreceğinden son terimde sadece ışık hızının karesi kalır.
şimdi... eşitliğin sağ tarafındaki eksi işaretli ilk 3 terim ne söylüyor? bir önceki kısacık formüle tekrar bakın. burada z ekseni üzerindeki 2 nokta arası uzaklığın toplam zamana bölümü bize ışık hızını vermişti. yani bu son formüldeki negatif işaretli 3 adet bölme işlemi, x, y ve z eksenleri doğrultusundaki hızlara eşit. referans çerçeveleri ve göreli hareket üzerinden düşünürsek, kendimizi referans aldığımızda kendimize göre uzaydaki x, y ve z boyutlarındaki hızımız 0 olur. bu durumda geriye delta s/delta t = c kalır ki bu da uzaysal boyutlarda hareket etmediğimiz halde, zaman boyutunda ışık hızıyla hareket ettiğimizi gösterir.
"bu işten bir şey anlamadım" ya da "kafama yatmadı" diyenlere farklı bir anlatım için buradan
biliyoruz ki 20. yüzyılın başlarında, bugün bildiğimiz şekliyle uzay - zaman tanımlanmıştı. buna göre evrenimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu olmak üzere 4 boyuttan oluşuyor*. uzay koordinatlarında istediğimiz yöne hareket edebilirken, zaman boyutunda bunu yapamıyoruz.
uzayda herhangi bir uzaklığı hesaplamak istediğimizde öklid geometrisi işimizi görmek için yeterli. örneğin x, y, z koordinat sistemiyle tanımlanmış 3 boyutlu bir düzlemde herhangi bir d uzaklığını şu formülle hesaplıyoruz:

bu formül, zamanı içermiyor. sadece uzaydaki noktalar arasındaki uzaklıkları hesaplamaya yarıyor. işin içine zamanı da katmamız gerekirse ne olacak? o zaman formülümüz biraz daha farklı bir hâl alıyor:

burada artık işin içine ışık hızı (c) ve zaman (t) da giriyor.
uzay - zamandaki herhangi 2 nokta arasındaki uzaklık bir gözlemciye göre 0'sa diğerlerine göre de 0'dır. tek bir boyut, mesela z ekseni doğrultusu için herhangi 2 nokta arasındaki uzaklığın 0 olması durumunu, 2. formüle göre şöyle yazabiliriz:

burada küçük bir düzenleme yapıp işlemi köklü sayılardan da kurtardığımızda karşımıza şu sonuç çıkar:

daha önceki eşitliğin her iki tarafındaki tüm terimleri delta t'ye bölelim:*

en sondaki terimde hem payda hem paydada var olan delta t'ler birbirini götüreceğinden son terimde sadece ışık hızının karesi kalır.
şimdi... eşitliğin sağ tarafındaki eksi işaretli ilk 3 terim ne söylüyor? bir önceki kısacık formüle tekrar bakın. burada z ekseni üzerindeki 2 nokta arası uzaklığın toplam zamana bölümü bize ışık hızını vermişti. yani bu son formüldeki negatif işaretli 3 adet bölme işlemi, x, y ve z eksenleri doğrultusundaki hızlara eşit. referans çerçeveleri ve göreli hareket üzerinden düşünürsek, kendimizi referans aldığımızda kendimize göre uzaydaki x, y ve z boyutlarındaki hızımız 0 olur. bu durumda geriye delta s/delta t = c kalır ki bu da uzaysal boyutlarda hareket etmediğimiz halde, zaman boyutunda ışık hızıyla hareket ettiğimizi gösterir.
"bu işten bir şey anlamadım" ya da "kafama yatmadı" diyenlere farklı bir anlatım için buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
kardeşim evden çıkarken 283838493 defa anahtarını aldın mı, cüzdanı aldın mı vs. diye soruyorum. yeter daha kaç kere soracaksın diyor. geçen sabah ben uyurken erken çıktı evden 3 saat sonra cüzdanı evde mi unuttum baksana diye beni arıyor. yaaaa paşam. ben malımı tanırım. *
devamını gör...
günlerce düşünüp aldığın karardan 30 saniye içinde vazgeçmek
biz de ata sporudur.
günlerce en ufak detayına kadar hesaplanır, sonra en ufak şey de hemen vazgeçilir.
işte feraset, işte irade, işte adam gibi adamlık.
günlerce en ufak detayına kadar hesaplanır, sonra en ufak şey de hemen vazgeçilir.
işte feraset, işte irade, işte adam gibi adamlık.
devamını gör...
cuma akşamı evde oturan ezik insan
evde sürekli ayakta durarak kurtulduğum ezikliktir.
devamını gör...
olmadan yaşayabileceğimiz organlar
iktidar yalakası basın yayın organları...
devamını gör...
vicdani ret
kişinin vicdani, dini, ahlaki veya politik görüşleriyle uyuşmaması nedeniyle askerlik yapmayı reddetmesi durumudur. askerliği bu sebeplerle reddeden kişiler vicdani retçi olarak adlandırılır. neredeyse bütün avrupa ülkelerinde vicdani retçilerin bu reddi gerçekleştirme ve askerlik süresi boyunca sivil alanlarda çalışma hakkı vardır.
devamını gör...
mavi sürgün
cevat şakir kabaağaçlı yani daha çok bilinen adı ile halikarnas balıkçısı'nın en güzel kitaplarından biri, bana göre en güzeli..
hayatımın birçok noktasında çıkış kapım, rehberim olarak gördüğüm bu kitapta istanbul'da yaşarken asker kaçakları üzerine gazetede yayınlanan bir yazısı sebebi ile istiklal mahkemesinde yargılanan yazarın bodrum'da kalebent' liğe mahkum edilmesi sonucunda yaşadığı serüven anlatılır.
mahkeme öncesindeki rutin hayatı ile başlar, bodrum'da kendini bulması ile biter.
bodrum daha kimselerin bilmediği küçücük bir balıkçı / süngerci kasabası iken onu tanıtan, geliştiren, mavi yolculuk diye bir kavramı tanıtan aslında bu kitaptır, balıkçıdır.
merhaba'sı kendi kadar ünlü olan bu büyük adam arşipel, ege, mitoloji, deniz, botanik, insanlık, kendisi ile hesaplaşma adına bildiği ne varsa bu kitapta bize sunar, iyi ki!
hayatımın birçok noktasında çıkış kapım, rehberim olarak gördüğüm bu kitapta istanbul'da yaşarken asker kaçakları üzerine gazetede yayınlanan bir yazısı sebebi ile istiklal mahkemesinde yargılanan yazarın bodrum'da kalebent' liğe mahkum edilmesi sonucunda yaşadığı serüven anlatılır.
mahkeme öncesindeki rutin hayatı ile başlar, bodrum'da kendini bulması ile biter.
bodrum daha kimselerin bilmediği küçücük bir balıkçı / süngerci kasabası iken onu tanıtan, geliştiren, mavi yolculuk diye bir kavramı tanıtan aslında bu kitaptır, balıkçıdır.
merhaba'sı kendi kadar ünlü olan bu büyük adam arşipel, ege, mitoloji, deniz, botanik, insanlık, kendisi ile hesaplaşma adına bildiği ne varsa bu kitapta bize sunar, iyi ki!
devamını gör...
françois ozon
kafa sözlüğün ilk entrysi bana nasip olan başlığı. ilişkiler üzerine harika filmleri vardır. 5*2 (five times two) en sevdiğim filmlerindendir.
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
bulutlara gizlenmemiş ise gün doğuşunu izlemek bunlardan biridir.
devamını gör...
kendini gözlemlemek
edinmesi zor bir beceridir. davranışların ve duyguların anlam kazanması için yapılması şarttır. düşünebilen ve sorgulayabilen varlıklar olarak nefes aldığımız her an bir eylem içindeyiz. eylemlerimizi irdeleyerek gelişebilir, değişimimize olumlu katkıda bulunabiliriz. "ne" oldu, "neden" oldu, "nasıl" oldu, "ne zaman" oldu diye sorular bizim yaptığımız gözlemleri anlamlı bir çerçeveye koymamız için anahtar niteliğindedir. zor değil, neden tam şuan beraber yapmıyoruz?
en yaygın olan sorun öfke kontrolünde yaşanır mesela. kendimize engel olamadığımız o sınıra ulaştığımızda iş işten geçmiş olur. ne oldu da sinirlendin? neden tepki verme ihtiyacı hissettin? ne zaman seni daha fazla etkiliyor? nasıl cevap verdin?... pekiii asıl benim dikkat çekmek istediğim soru ise; daha farklı olması için ne yapmalıydın?
bu sorulara cevap verebilmen için kendini karşına alıp bir kadavra gibi incelemen gerekir. ama unutma, gözlem yapmak zor iş. çünkü bakmak ve görmek farklı kavramlardır, değil mi? yaptığımız değerlendirmeleri yapıcı eleştiri olarak kabul edip kendi gelişimimize katkıda bulunmamız gerekiyor. böylece ne zaman neye nasıl tepki verdiğimizin farkında olup duygu ve düşüncelerimizi daha iyi yönetebiliriz.
söyleyeceklerim bu kadar efendim.
en yaygın olan sorun öfke kontrolünde yaşanır mesela. kendimize engel olamadığımız o sınıra ulaştığımızda iş işten geçmiş olur. ne oldu da sinirlendin? neden tepki verme ihtiyacı hissettin? ne zaman seni daha fazla etkiliyor? nasıl cevap verdin?... pekiii asıl benim dikkat çekmek istediğim soru ise; daha farklı olması için ne yapmalıydın?
bu sorulara cevap verebilmen için kendini karşına alıp bir kadavra gibi incelemen gerekir. ama unutma, gözlem yapmak zor iş. çünkü bakmak ve görmek farklı kavramlardır, değil mi? yaptığımız değerlendirmeleri yapıcı eleştiri olarak kabul edip kendi gelişimimize katkıda bulunmamız gerekiyor. böylece ne zaman neye nasıl tepki verdiğimizin farkında olup duygu ve düşüncelerimizi daha iyi yönetebiliriz.
söyleyeceklerim bu kadar efendim.
devamını gör...
dilden düşmeyen reklam sloganları
turkcell’le bağlan hayata sloganıdır.
güncel yeni olarak da pepsi yaşatır seni sloganıdır.
güncel yeni olarak da pepsi yaşatır seni sloganıdır.
devamını gör...
ölü başlıkları diriltme hareketi
rastgele butonu ile zaten dahil olduğum hareket.*
devamını gör...




