iade edilmiş içli mektup ukdesi.
özellikle üniversite yıllarında ders çalışmaya odaklanmakta çok zorlanırdım. normal zamanlarda aklımdan bile geçmeyecek saçmalıkta fikirler ve bunlar hakkındaki tahayyül seansları çalışmamı baltalardı. genelde alternatif hayat senaryoları üzerinde kafa patlatırdım, zaten okuldan bunalmış halimle başka bir hayata duyduğum özlem ağır basardı. klasik sahil kasabası, kitap kafe açma hayallerinden ziyade benimkisi daha çok sözel bir bölüme olan meyil üzerine olurdu. bunun yanında gün içinde sinirimi bozanlara o an için içimden geldiği gibi laflar dile getiremediğimden hayalimde sayar dökerdim.
devamını gör...

kim kimi stalklıyor,kim hangi başlıkta ne kadar oyalanmış, babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi ?
devamını gör...

ilk tanımda filmin geneline dair söylenebilecek çoğu şey söylenmiş, bu noktada filmle ilgili oldukça kişisel düşüncelerimi söylemek istiyorum.

öncelikle filmin fantastik yönünü oldukça beğendim, hatta bayıldım. keşke böyle şeyler benim aklıma gelseydi diye düşünüyorum hep. aynı portrait of a lady on fire filminde olduğu gibi oldukça iyi bir senaryo, celine hanımı kutluyorum. ama nedense bu kadının yönetmenliğine hala alışamadım. filmlerini izledikten sonra hep aynı şeyi hissediyorum: mükemmel hikaye, zayıf film. belki zayıf diyerek abartıyor olabilirim ama ortalama diyeyim. bunu şu yüzden bir konu haline getiriyorum, belki başka bir yönetmen olsa o kadar da ciddiye almam. ama hikaye ve atmosfer bu kadar iyiyken filmin bütünü de ortalamanın üstüne çıkabilirmiş gibi hissediyorum. bunu hak ediyor, serzenişim bu yüzden.

film başlangıçta çok diyalogsuz ve ağır ilerliyor. benim için biraz zordu bu yüzden. ama sonra iki küçük arkadaşın birlikteliği ile daha tatlı bir hal alıyor. ayrıca filmin 73 dakika olduğu düşünülürse oldukça keyifli olduğu söylenebilir.

filmin en beğendiğim yönlerinden biri de, izlerken kendimi gerçekten ama gerçekten bir seyirci gibi hissetmemdi. şöyle bir düşününce, ana-kız sahneleri, uyku-yatak sahneleri, orman ve kulübe sahneleri, neredeyse hepsini ya tam arkalarından ya da tam karşılarından, mesafeli bir yerden seyrediyoruz. karakterlerden biriymiş gibi hissetmemiş olsam da tam olarak, net bir seyirci hissiyle analiz ve yorum yapabilmem çok kolay geldi bana. bu hoşuma gitti.

bir de görüntü yönetmenine de ayrı bir parantez açmak istiyorum burada. yine portrait of a lady on fire filminin de görüntü yönetmenliğini yapan claire mathon harika iş çıkarmış. ne eksik ne fazla. bu kadın beni hiç şaşırtmıyor ya gerçekten, sevgilerimi iletiyorum kendisine.

özetle, çok kolay, her an keyifle izlenebilecek bir film. tatlı, hüzünlü, komik ve hafif de ayrıca. ama uzun süre iz bırakacak bir film olduğunu da pek sanmıyorum.
devamını gör...

hiç de değil, bence.
çok işime yarıyor.
ınternational bir ifade.
ı think, böyle iyi, dursun lütfen.
devamını gör...

şahsen benim elimde olmadan acıdığım insan tipidir. eğer güvenmiyorsan, ayrılırsın. yok ayrılamayacak kadar çok seviyorsan da alır karşına sorunu güzel güzel konuşur ve çözmeye çalışırsın. böyle şeyler yapmayın, manyak olursunuz vallahi.
devamını gör...

arapça eneben kelimesinden türemiştir. kişinin egoistliğini, bencilliğini ve kendini beğenmesini ifade eder. risalei nur külliyatları sayesinde dini bir terim olarak yerini almıştır.
devamını gör...

bizim bizans diye bildiğimiz doğu roma imparatorluğu tarihin hiçbir döneminde kendisine bizans dememiştir. bizans kelimesi tarihçilerin türettiği ve 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamış bir isimdir.

bizim bizans diye bildiğimiz imparatorluğun resmi adı roma imparatorluğu ya da doğu roma imparatorluğu'dur. bizim bizans diye hitap ettiğimiz halk ise kendilerine romalı derlerdi (türkler ve araplar da rum derlerdi)

(bkz: roma imparatorluğu)
(bkz: doğu roma imparatorluğu)
(bkz: bizans imparatorluğu)
(bkz: roma)
(bkz: romalı)
(bkz: rum)
(bkz: diyar-ı rum)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yine yetişemedim.
devamını gör...

insanların birbirini övmesi gerçekten çok güzel. ama kardeşim, öyle bir övüyorsunuz ki övülen kişinin profiline giriyoruz, okuyalım, kültürlenelim, beğenelim, gülelim, sevinelim, üzülelim diye ağır beklentilere giriyoruz. karşımıza çıkan:
başlık: türkiye
tanım: bir ülke.
yazdıklarını mı muhabbetini mi neyini övüyorsanız bari onu belirtin. üzülmeyelim...
devamını gör...

(bkz: yapmıştır kesin bizim oğlan)
(bkz: okumaz bu sanayiye verek)

ne aileler var dedigim başlık.
devamını gör...

hallederiz, yaparız, bakarız. bu aynı zamanda tembelliğin vazgeçilmez sozcükleridir.
devamını gör...

şimdiye kadar hep güldürdü. ama komutan logar bir cisim yaklaşıyorcu abinin öldüğü aklıma gelince içim bi hüzünleniyor doğrusu.
devamını gör...

beyimiz reddedilmiş herhalde.
devamını gör...

kalemi kıvrak ve gülmece sosuna bulanmış tanımlarla kendisini ifade eden çiçeği burnunda bir sözlük yazarı.
devamını gör...

ilk yarı ile ikinci yarı oyunu arasında çok büyük farklar olduğunu bizlere göstermiş olan maç.

kasımpaşa kalecisi ertuğrul'u özellikle tebrik etmek gerekiyor, büyük bir farkı önledi.

fakat galatasarayın daha bir oturmuş oyun sergilemesi gerekiyor artık, tamam iyiyiz ama daha iyi olmalıyız.
devamını gör...

gerçekten çok sinirliyim şu an benim başlığımı neden taşıyorsunuz?
ben bin kere kontrol ederek yapıyorum yapacağım işi. o başlık uygun olsa o başlığa yazardım zaten. insanların heveslerini kırdığınız için teşekkür ederim. sildim canım yazıyı. komple gideceğim yani o kadar sinirlendim.
devamını gör...

bu açıklamadan sonra öğrencilerin büyük bir çoğunluğu derslere katılmayacaktır. zaten devam zorunluluğu yoktu, katılmayacak büyük çoğunluk ana baba zoruyla katılım sağlıyordu. ayrıca birinci dönemde bol keseden dağıtılan notlar ikinci dönemde derslere katılan, sorumluluklarını yerine getiren öğrencilerle boş takılan öğrencilerin başarısı ne yazık ki aynı olacaktır. eğitim sistemimiz çatlaklarla doluydu, şu bir buçuk senedir her açıklamada pimini çekip patlatacak yer arıyorlar.
devamını gör...

saç tipine göre değişir.

kıvırcık saçlıysanız banyoda taranır, çıkınca bukleler bozulmasın diye taranmaz.

saçlarınız kabarık ve gürse banyodan çıkınca ıslakken taranır. kuruyken taranmaz.

saçlarınız çok kabarık değilse ama yine de kuruyken taradığınızda kabarıyorsa ve kuruyken taramak istiyorsanız taradıktan sonra saç bakım yağı sürüp örebililir ya da topuz şeklinde toplayabilirsiniz. kabarıklığı alacaktır.

son olarak ince telli düz saçlarınız varsa ve kabarmıyorsa kafanıza estiği gibi tarayabilirsiniz.
devamını gör...

ula zamanında gidip de kafa store'dan 1500 karmaya takipçileri görme özelliği alıvermiştim. şimdi siz bunu getirdiniz, diğer yazarlar beleşe aldı. oldu mu bu şimdi? böyle bir şey olabilir mi ya? karma iadesi talep ediyorum sayın modereyşın...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim