18 ocak 2021 istanbul barajlarında son durum
neyseki son zamanlarda yağan yağmur sayesinde bir nebze de olsa yüz güldüren duruma ulaşmıştır. ama yine de sevgili yazarlar suyu bedavaymış gibi kullanmayın. *
istanbul'da doluluk oranları yüzde 20'nin altına düşen barajlardaki su seviyesi hızla yükselmeye başladı. iski'nin verilerine göre istanbul barajlarının doluluk oranı 30.10'a ulaştı.
buradan
istanbul'da doluluk oranları yüzde 20'nin altına düşen barajlardaki su seviyesi hızla yükselmeye başladı. iski'nin verilerine göre istanbul barajlarının doluluk oranı 30.10'a ulaştı.
buradan
devamını gör...
whatsapp'ta kimi başa sabitlediysen ona aitsin
sanırım hiç kimseye
devamını gör...
29 tane harf var kaç ayrı başlık açılabilir ki
ayrı başlığı bırak aynı başlığın kaç farklı türevini gördük inanamazsın..
t:inanılmayacak şey.
t:inanılmayacak şey.
devamını gör...
pratik bilgiler
*ekmek yaparken hazırlayacağınız hamur için dolapta duran suyu kullanın. daha uzun sürede mayalanır ve daha fazla kabarmasını sağlar.
* arabanın direksiyonunu hiçbir zaman sonuna kadar çevirmeyin, hidrolik yağını çabuk bitirir.
* olmamış meyveyi, kırmızı elmayla beraber poşete koyun. yarım gün içinde olgunlaşacaktır.
* saçınız yıkarken saç derinizi yıkamayın, saç tellerinizi yıkayın. böylece saçlarınız zarar görmez. örnek: kuaförlerdeki saç yıkama lavabosu.
* zeytinyağını asla güneş alan bir yerde muhafaza etmeyin. içi ayrışmaya başlar ve tadı kaçar.
* sucuğu soymadan önce 30sn kadar suya batırın. çok kolay soyulacaktır.
* arabanın direksiyonunu hiçbir zaman sonuna kadar çevirmeyin, hidrolik yağını çabuk bitirir.
* olmamış meyveyi, kırmızı elmayla beraber poşete koyun. yarım gün içinde olgunlaşacaktır.
* saçınız yıkarken saç derinizi yıkamayın, saç tellerinizi yıkayın. böylece saçlarınız zarar görmez. örnek: kuaförlerdeki saç yıkama lavabosu.
* zeytinyağını asla güneş alan bir yerde muhafaza etmeyin. içi ayrışmaya başlar ve tadı kaçar.
* sucuğu soymadan önce 30sn kadar suya batırın. çok kolay soyulacaktır.
devamını gör...
vangelis
vangelis hüzün, aşk, acı, umut, huzur başta olmak üzere her çeşit duyguyu yoğurmuş, dinleyenleri farklı bir dünyaya götürmüş, orada bizi gezdirmiş, işte müzik bu dedirtmiştir.
conquest of paradise
törenlerde, haberlerde, jeneriklerde, filmlerde hemen her yerde bir şekilde karşımıza çıkmıştır şahaserleri.
blade runner
asıl adı evangelos odysseas papathanassiou 1943, volos, yunanistan doğumludur. dünyaca tanınan new age ve elektronik müzik bestecisi ve müzik dehasıdır. 4 yaşında beste yapmaya başladı ve 5 yaşında ilk konserini verdi. 2002 fifa dünya kupası marşını besteledi.
müziklerinin temasını genellikle doğa oluşturmuştur.
la petite fille de la mer
conquest of paradise
törenlerde, haberlerde, jeneriklerde, filmlerde hemen her yerde bir şekilde karşımıza çıkmıştır şahaserleri.
blade runner
asıl adı evangelos odysseas papathanassiou 1943, volos, yunanistan doğumludur. dünyaca tanınan new age ve elektronik müzik bestecisi ve müzik dehasıdır. 4 yaşında beste yapmaya başladı ve 5 yaşında ilk konserini verdi. 2002 fifa dünya kupası marşını besteledi.
müziklerinin temasını genellikle doğa oluşturmuştur.
la petite fille de la mer
devamını gör...
babaların çocukları üzerindeki meyve ve atlet terörü
eğer bir baba dolapta bir tane bile çürük meyve gördüyse işte o an yandınız. konuşmalar başlar. "ben siz vitamin alın diye alıyorum siz yemiyorsunuz, boşa mı gitsin bu meyveler, hep ziyan oluyor..."
bir ara babam kız olmama rağmen fanila giy diye zorlamıştı.
bir ara babam kız olmama rağmen fanila giy diye zorlamıştı.
devamını gör...
osuruk böceği
şu fani hayatta en çok çekindiğim şeylerin başında gelen haşere. korkunç bir ses çıkaran bu canlı aynı zamanda leş gibi bir koku bırakır ortama.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
güneş doğdu
sabah oldu
günün hakkını verelim gari.
güneş doğdu
sabah oldu
günün hakkını verelim gari.
devamını gör...
herr holz
devlete en büyük terörist oluşum diyor ama iltica ettiği almanyada devlet diye bir mekanizma olmasa açlıktan ağzı kokacak. kalifiye biri mi? değil. devletin sağladığı güvenlik olmasa doğru geldiği yere postalayacaklar. gerçekten çok yazık.
devamını gör...
doğu ekspresi
bilet satışlarının adil bir şekilde gerçekleştirilmediğini düşündüğüm, kamusal ulaşım aracı olduğu halde özel turizm şirketlerine peşkeş çekilen ulaşım aracı.
bildiğim kadarıyla şimdilerde bu turistik faaliyetler için ikinci bir tren devreye girdi ancak bu daha da saçma geliyor bana. madem ikinci bir tren koyup insanların daha fazla seyahat etmesi mümkün kılınabilir o zaman bu niye tek amacı para için insan silkelemek olan oluşumlara satılıyor; ben bunu anlamıyorum.
bildiğim kadarıyla şimdilerde bu turistik faaliyetler için ikinci bir tren devreye girdi ancak bu daha da saçma geliyor bana. madem ikinci bir tren koyup insanların daha fazla seyahat etmesi mümkün kılınabilir o zaman bu niye tek amacı para için insan silkelemek olan oluşumlara satılıyor; ben bunu anlamıyorum.
devamını gör...
kedi
çok nankör tanıdım hiçbiri kedi değildi.
devamını gör...
tavaf
islam dininde, hac esnasında kabe'nin çevresini yedi kez dönmeye verilen isimdir.
devamını gör...
geceye bir barış manço şarkısı bırak
benzersiz ve eşsiz.
devamını gör...
bir harry potter repliği bırak
''kelimeler bana kalırsa her zaman sınırsız bir büyü kaynağımız olagelmiştir...''
albus percival wulfric brian dumbledore
albus percival wulfric brian dumbledore
devamını gör...
ayçiçek yağı fiyatlarının uçması
böyle olacağı belliydi dediğim durum.
sizi bilmem ama ben çok net şekilde hatırlıyorum bu partinin 2. kez seçildiği zamanı. sokaklarda insanlara mikrofon yöneltip "kime oy verdiniz/neden?" diye sorulduğunda çok büyük bir kitle vardı "hiç zam yapmıyorlar. o yüzden yine oy verdim." diyen. daha o zamanlarda bile "birkaç seneye kadar görürsünüz." dediğimizi de hatırlıyorum eşle dostla izlerken.
şimdi kutsal kabul edilen tüm değerlerini "zam yapmıyorlar" gerekçesiyle hiçe sayan o akıl küplerinin ne düşündüğünü bilmeyi çok isterdim.
sizi bilmem ama ben çok net şekilde hatırlıyorum bu partinin 2. kez seçildiği zamanı. sokaklarda insanlara mikrofon yöneltip "kime oy verdiniz/neden?" diye sorulduğunda çok büyük bir kitle vardı "hiç zam yapmıyorlar. o yüzden yine oy verdim." diyen. daha o zamanlarda bile "birkaç seneye kadar görürsünüz." dediğimizi de hatırlıyorum eşle dostla izlerken.
şimdi kutsal kabul edilen tüm değerlerini "zam yapmıyorlar" gerekçesiyle hiçe sayan o akıl küplerinin ne düşündüğünü bilmeyi çok isterdim.
devamını gör...
pegasus çalışanlarının içkili kadir gecesi paylaşımı
kendilerini bağlar. benim için düpedüz saçma ve küstahça bir paylaşım ama yine de kimseyi ilgilendirmemeli.özellikle kişisel hesaplarından yapılan bir paylaşımsa.
devamını gör...
akrabalardan nefret etme sebepleri
hırsız olmaları mesela.
gerçi fazla yakından bir akrabam da değildi, o yüzden o kadar koymuyor allah'tan. daha yakın çevremden biri olsaydı epey üzülürdüm sanırım. insanın evine ayıp olmasın diye çağırdıklarından ne pis şeytanlar çıktığını o gün görmüş oldum.
efendim olay şöyle gelişti: o gün bizim evde bizimkiler dışında en az 10 misafir vardı. herkesin car car konuşup leş kahkahalarla ortalığı inlettiği gıcık bir ortam yani. klasik misafir buluşması anlayacağınız.
herkes de salonda oturuyor o sırada. yaz mevsimi olduğu için de hava sıcak. en son bizim misafirler balkona geçmeye karar veriyor, biraz da orada oturalım diyorlar. derken biraz daha zaman geçiyor bunlar sohbete devam ediyorlar. ben ise aslında o sırada odamdayım, kapıyı kapatmama rağmen de gürültülerini duyduğum odamdayım. bir müddet sonra hem "n'apıyor bakayım bunlar" diye bi' balkona gideyim, hem de bir su alıp odama döneyim dedim. derken bir de bakayım bizim salonda tek bir kadın orada bir başına dikilip bizim sehpaların üzerindeki kutuya doğru eğilmiş. ne yapıyor lan bu derken bir de ne göreyim, bizim sehpaların üzerindeki takı kutusundan bilezik, küpe, kolye ne varsa upuzun elbisesinin cebine indiriyor şerefsiz karı. orada bizimkilerin sohbet ediyor olmasını fırsat bilerek ne varsa çalacak aklı sıra.
ben bunu görür görmez avazım çıktığı kadar "napıyorsun sen!" sen diye bağırmaya başladım. orada olduğumu fark etmeyen hırsız akrabamın o sırada ödü bokuna karıştı. hemen yüzünü bana doğru döndü, bunu yaparken de elleriyle ceplerininin kenarından görülen doluluğu kapatmaya uğraştı refleks olarak. sonrasında ne dediğini hatırlamasam da bir şeyler geveleyip durdu.
ama ben göreceğimi görmüştüm nihayetinde, bizim tüm diğer akrabaları da salona çağırtıp, ceplediği ne varsa onların gözlerinin önünde kutuya geri koydurttum. bu sırada hırsız utançtan kıpkırmızı oldu, biraz daha zorlasam orada korkudan altına ederdi herhalde. kadın ve ailesinin geri kalanı ile beraber, onlarla pek alakası olmayan diğer akrabalar da evi utançtan terk etti sonrasında. bir daha da gelmediler zaten. bu sırada evdeki tüm diğer herkes öfke içinde "yazıklar olsun" diyerek söyleniyordu. umarım evden çıktıktan sonra da utançtan yerin dibine girmeye devam etmiştir.
baba tarafı pişmanlıktır...
gerçi fazla yakından bir akrabam da değildi, o yüzden o kadar koymuyor allah'tan. daha yakın çevremden biri olsaydı epey üzülürdüm sanırım. insanın evine ayıp olmasın diye çağırdıklarından ne pis şeytanlar çıktığını o gün görmüş oldum.
efendim olay şöyle gelişti: o gün bizim evde bizimkiler dışında en az 10 misafir vardı. herkesin car car konuşup leş kahkahalarla ortalığı inlettiği gıcık bir ortam yani. klasik misafir buluşması anlayacağınız.
herkes de salonda oturuyor o sırada. yaz mevsimi olduğu için de hava sıcak. en son bizim misafirler balkona geçmeye karar veriyor, biraz da orada oturalım diyorlar. derken biraz daha zaman geçiyor bunlar sohbete devam ediyorlar. ben ise aslında o sırada odamdayım, kapıyı kapatmama rağmen de gürültülerini duyduğum odamdayım. bir müddet sonra hem "n'apıyor bakayım bunlar" diye bi' balkona gideyim, hem de bir su alıp odama döneyim dedim. derken bir de bakayım bizim salonda tek bir kadın orada bir başına dikilip bizim sehpaların üzerindeki kutuya doğru eğilmiş. ne yapıyor lan bu derken bir de ne göreyim, bizim sehpaların üzerindeki takı kutusundan bilezik, küpe, kolye ne varsa upuzun elbisesinin cebine indiriyor şerefsiz karı. orada bizimkilerin sohbet ediyor olmasını fırsat bilerek ne varsa çalacak aklı sıra.
ben bunu görür görmez avazım çıktığı kadar "napıyorsun sen!" sen diye bağırmaya başladım. orada olduğumu fark etmeyen hırsız akrabamın o sırada ödü bokuna karıştı. hemen yüzünü bana doğru döndü, bunu yaparken de elleriyle ceplerininin kenarından görülen doluluğu kapatmaya uğraştı refleks olarak. sonrasında ne dediğini hatırlamasam da bir şeyler geveleyip durdu.
ama ben göreceğimi görmüştüm nihayetinde, bizim tüm diğer akrabaları da salona çağırtıp, ceplediği ne varsa onların gözlerinin önünde kutuya geri koydurttum. bu sırada hırsız utançtan kıpkırmızı oldu, biraz daha zorlasam orada korkudan altına ederdi herhalde. kadın ve ailesinin geri kalanı ile beraber, onlarla pek alakası olmayan diğer akrabalar da evi utançtan terk etti sonrasında. bir daha da gelmediler zaten. bu sırada evdeki tüm diğer herkes öfke içinde "yazıklar olsun" diyerek söyleniyordu. umarım evden çıktıktan sonra da utançtan yerin dibine girmeye devam etmiştir.
baba tarafı pişmanlıktır...
devamını gör...
imam hatipler bütün dünya için model okullardır
evet, eğitimin nasıl olmaması konusundaki en iyi model.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
allahım bu kadın nasıl tatlı bir kadın, nasıl güzel bir yazar? girdiği tanimları, samimiyeti ve güzelligi ile sözlüğün vazgeçilmez, biricik yazarı. daha sözlüğe girdiğim ilk andan beri bana kız kardeşi gözüyle bakan, tatlı mı tatlı, güzel mi güzel yazar. sen hep yaz, hep var ol.
devamını gör...
dünyanın en muhteşem üçlüleri
recep tayyip erdo.. tamam vurmayın.
devamını gör...