ayrılanlar için
ümit yaşar oğuzcan'ın sözleri/şiiri eşliğindeki dokunaklı bir timur selçuk bestesi.
devamını gör...
susamam
arada kaynayıp gitmemesi gereken şaheser.
ben bi' beyaz türk'üm yasalarım anglosakson ama kafam ortadoğulu
apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
kendi ülkemin polisinden korkar oldum
üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi! sebebi nedir bilmeden hapiste çürüyen o suçsuz sefil
senin, senin eserin, senin eserin bu korkunç resim bu yorgun sesim
fakirin vergisiyle yatına, katına katana salak haşere geri yolsuz vekil seni, senin eserin!
sen hiç yıkanmadın ölümle bi' kez bile tıkanmadın elinde 3. dalga karton bardak kahve
tek derdin o özenti "start-up"ın
şimdi kapını kollaması gereken adalet gelir acımaz vurur kırar kapını çünkü çocuk öldü vuran memurdu diye "haklıdır" dedin sesini çıkarmadın, yani suçlusun!
çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun
tuğçe ve büşra'nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!
şimdi başına bi' şey gelse şeh'rin hukuk mu?
bi' gece haksızca alsalar içeri seni
bunu haber yapıcak gazeteci bile bulamazsın hepsi tutuklu!
ben bi' beyaz türk'üm yasalarım anglosakson ama kafam ortadoğulu
apolitik büyüdüm, hiç oy vermedim
kafamı tatile, gezmeye, borca yordum
adalet öldü, ucu bana dokunana dek sustum ve ortak oldum
şimdi tweet atmaya bile çekiniyorum
kendi ülkemin polisinden korkar oldum
üzgünüm ama senin eserin ülkedeki umutsuz nesil senin eserin bu mutsuz kesim ve bu kurşun sesi! sebebi nedir bilmeden hapiste çürüyen o suçsuz sefil
senin, senin eserin, senin eserin bu korkunç resim bu yorgun sesim
fakirin vergisiyle yatına, katına katana salak haşere geri yolsuz vekil seni, senin eserin!
sen hiç yıkanmadın ölümle bi' kez bile tıkanmadın elinde 3. dalga karton bardak kahve
tek derdin o özenti "start-up"ın
şimdi kapını kollaması gereken adalet gelir acımaz vurur kırar kapını çünkü çocuk öldü vuran memurdu diye "haklıdır" dedin sesini çıkarmadın, yani suçlusun!
çünkü iki gün üzülüp sonra gözündeki nehri kuruttun
tuğçe ve büşra'nın katilini serbest bırakan hakimin adı neydi unuttun!
şimdi başına bi' şey gelse şeh'rin hukuk mu?
bi' gece haksızca alsalar içeri seni
bunu haber yapıcak gazeteci bile bulamazsın hepsi tutuklu!
devamını gör...
iko (yazar)
sesini yidiğim, artık şu bildirim uyarı zımbırtısı ile oynamasan mı acaba? dediğim yazılımcımız.
15 dakikadır yakalamaya çalışıyorum, ahaha
15 dakikadır yakalamaya çalışıyorum, ahaha
devamını gör...
şarkılarda geçen şiir tadında cümleler
'çektin gittin dinlemeden
bana bir şey söylemeden
yıllar sonra dönsen de boş
son pişmanlık neye yarar...'
bana bir şey söylemeden
yıllar sonra dönsen de boş
son pişmanlık neye yarar...'
devamını gör...
iyi geceler sözlük
bilin bakalım sabah 8.30'da işe gidecek olmasına rağmen kim arkadaşıyla lak lak ediyor? evet bennn.
size iyi geceler dostlarım, beni bırakın siz devam edin...
size iyi geceler dostlarım, beni bırakın siz devam edin...
devamını gör...
çağımızın en tehlikeli hastalığı
çağımızın en tehlikeli hastalığı diye sayılan birçok şey aslında her dönemde insanoğlunun muzdarip olduğu şeyler efendim. cehalet denmiş, partizanlık denmiş, kibir denmiş. oysa bunların hepsi insan olduğu sürece var olacak şeylerdir. bana göre en büyük hastalık sosyal medyada linç girişimidir. linç etme de her dönemde olan bir sorunsal elbette ama sosyal medya bunu artırdı iyice.
devamını gör...
dolbear yasası
dolbear yasası, amerikalı fizikçi ve mucit amos dolbear tarafından yayınladığı bir makale ile ortaya attığı oldukça ilginç bir gözleme dayanıyor. mucit, gözlemine göre hava sıcaklığını cırcır böceğinin ötüş sayısına göre bulabiliyor. cırcır böceklerini ele alırsak öncelikle soğukkanlı olan bu böcekler kanatlatını birbirine sürterek ses çıkarabiliyor. tabi sadece erkek cırcır böcekleri ötebiliyor. kimilerine göre kadın cırcır böceklerini etkileme, diğer erkek cırcır böceklerini korkutma ve çiftleşmeye hazırlık olarak da görülüyor.cırcır böceğinin ötüş hızının hava sıcaklığı ile olan oranını mucit bir formülle açıklamış.

1 dakikada duyulan ötüş sayısı
fahrenheit cinsinden ortam hava sıcaklığı
mucit makalesinde yayınladığı bu formül ile termometre kullanmadan hava sıcaklığını doğru bir şekilde tahmin edebildiğini açıklamış.
en basit haliyle şöyle cırcır böceğinin 8 saniyedeki ötüş sayısına 5 eklenerek ortam sıcaklığı bulunabiliyor. deneyimleyen bana portakal atabilir.

1 dakikada duyulan ötüş sayısı
fahrenheit cinsinden ortam hava sıcaklığımucit makalesinde yayınladığı bu formül ile termometre kullanmadan hava sıcaklığını doğru bir şekilde tahmin edebildiğini açıklamış.
en basit haliyle şöyle cırcır böceğinin 8 saniyedeki ötüş sayısına 5 eklenerek ortam sıcaklığı bulunabiliyor. deneyimleyen bana portakal atabilir.
devamını gör...
gariban bir ailede büyümek
gariban bir aile değilde benimkisi babam bizi varlık içinde yokluk çektiren biriydi. asla temel ihtiyaçlarımizi bile almayan, onlardan daha iyi maddi gelirin olmasina rağmen başkalarının eskilerini giymek eski eşyalarıni kullanmak acı bir durumdu. uzerimde görünce "aa bu benimdi " demeleri küçük bir çocuk için zor bir durum. yada begendigin şeylerin olmaması çocuksun işte başkasında görünce gözün kalıyor. bu yüzden çok kırgınim babama. hatta keşke fakir olsaydık derdim de babam bize ondan birşey alamıyor demek onu savunmak isterdim
devamını gör...
son singapur vapuru (yazar)
'dur nereye daha karpuz kesecektik.' dediğim yazar.
evet seni pek yakından tanımıyorum. ama takip ediyor ve tanımlarını keyifle okuyorum. bence buralarda güzel bir renksin bizi neden o renkten mahrum edesin? kim ne demiş bilmiyorum ama ben hayatı birilerinin söylediklerine göre şekillendirmiyorum. sana da tavsiyem bu yönde olacak.
belki yoğun bir döneme gireceksin, kabul. ara ara gel git. burası sana nefes alma yeri olsun. bizlere bir selam çak, iki kelam edelim, havan değişsin, son yine dön yoğunluğuna. ama böyle birilerine kızıp kendini cezalandırma. yazmak senin yaşama biçimim değil mi? bak benim öyle...
duymamış olalım bu dediklerini. çık bir nefes al, kafana izin ver, az uzak kal sonra tekrar gel aramıza. biz seni bekliyor olacağız.
hadi hadi biz görmedik sen de yazmadın o vedayı. çok öptüm.
evet seni pek yakından tanımıyorum. ama takip ediyor ve tanımlarını keyifle okuyorum. bence buralarda güzel bir renksin bizi neden o renkten mahrum edesin? kim ne demiş bilmiyorum ama ben hayatı birilerinin söylediklerine göre şekillendirmiyorum. sana da tavsiyem bu yönde olacak.
belki yoğun bir döneme gireceksin, kabul. ara ara gel git. burası sana nefes alma yeri olsun. bizlere bir selam çak, iki kelam edelim, havan değişsin, son yine dön yoğunluğuna. ama böyle birilerine kızıp kendini cezalandırma. yazmak senin yaşama biçimim değil mi? bak benim öyle...
duymamış olalım bu dediklerini. çık bir nefes al, kafana izin ver, az uzak kal sonra tekrar gel aramıza. biz seni bekliyor olacağız.
hadi hadi biz görmedik sen de yazmadın o vedayı. çok öptüm.
devamını gör...
dinod
ikincil elektron üretmekle yükümlü bir çeşit elektrot. dinot olarak da bilinir.
gözlem yapılacak bir olayda, elektron sayısının düşük olması gözlemi zorlaştırır. bu nedenle dinodlar aracılığıyla, elektron sayısı çoğaltılır. örneğin bir fotoelektron ilk dinod üzerine düştüğünde oradan elektron söker. sökülen elektronlar hızlandırılır ve 2. dinod üzerinden yeni elektronlar söker. böylece ortamda sayım yapılarak bilgi edinilmesi için yeterli sayıda elektron oluşur.
gözlem yapılacak bir olayda, elektron sayısının düşük olması gözlemi zorlaştırır. bu nedenle dinodlar aracılığıyla, elektron sayısı çoğaltılır. örneğin bir fotoelektron ilk dinod üzerine düştüğünde oradan elektron söker. sökülen elektronlar hızlandırılır ve 2. dinod üzerinden yeni elektronlar söker. böylece ortamda sayım yapılarak bilgi edinilmesi için yeterli sayıda elektron oluşur.
devamını gör...
normal sözlük’ün sevilmeyen yazarları veri tabanı
ibn haldun,yalandantehlike
atatürk düşmanı vasıfsızlardır. nick altları bunun gibilerden tiksinen insanların yazıları ile doludur.
atatürk düşmanı vasıfsızlardır. nick altları bunun gibilerden tiksinen insanların yazıları ile doludur.
devamını gör...
uzun tırnak
görünüşü bazen güzel de olsa hijyen açısından sınıfta kalacak tırnak türüdür.
*
*
devamını gör...
bir erkeğin bağımlılık yapabilecek özellikleri
gülüşü. ama öyle sahteden değil, gözlerinin içi parlamalı olandan.
devamını gör...
rosetta taşı
rosetta taşı m.ö. 305 - m.ö. 30 yılları arasında mısır'ı yöneten hellenistik ptolemaios hanedanlığı'nın yazıt taşıdır.
antik mısırlılarla ilgili bir çok şey tam bir gizemdi. ‘firavunların kutsal metinleri’ olarak adlandırılan hiyerogliflerde ne yazdığı bilinmiyordu.
mühendis yüzbaşı bouchard, 1799’da “reşit kasabası” yakınında yazılı bir taş buldu. taşa, fransızlar’ın “rosetta” dediği reşit kasabası nedeniyle “rosetta taşı” adı verildi. 118 cm uzunluğunda, 77 cm genişliğinde, 30 cm kalınığında ve 762 kg ağırlığındadır.
taş, kahire’ye gönderilerek fransızlar’ın kurduğu “mısır enstitüsü”nde incelendi. bu siyah granit taşın üzerinde 3 farklı dille yazılmış metin bulunmaktaydı: en başta hiyeroglif yazısı, ortada bilinmeyen başka bir dil ve en alttaysa antik yunanca bir metin vardı.
bilinmeyen dilin çözülmesiyle rosetta taşının rahiplerin toplantısını özetleyen bir ferman olduğu ortaya çıktı. fermanın başlangıcında, kral’ın mısırlılara ve ülkesine olan sevgisinden bahsedilmekte ve kral övülmektedir. vergi borçlarının affedildiği anlatılmaktadır.
şifreyi çözen jean-francois champollion bu taşta bulunan ve özel isimler içerdiği saptanan kartuşlardan, eski mısır koptik dilinden, yunanca çeviriye sahip olan filay dikili taşından ve mısırlı tarihçi monetho’nun mısır firavunlarınının soy ağacını çıkarırken anlattıklarından yola çıkarak geniş bir dilbilim çalışması yürütmüştür.
ve hiyerogliflerde yazılanlar çözülmüş, dünyanın bilinmeyen 3.000 yıllık tarihini aydınlanmıştır.
bu taş eski zamanlarda bile toplumsal kargaşanın ekonomik sıkıntılar ve artan vergilerden kaynaklandığına dair bilgiler içermektedir. halk fakirleşirse isyan çıkartır, kral tahtının gideceğini anlarsa halkı çok sevdiğini söyler, vergi affı yapar.
"halk cebindeki para azalınca kral falan tanımaz."
antik mısırlılarla ilgili bir çok şey tam bir gizemdi. ‘firavunların kutsal metinleri’ olarak adlandırılan hiyerogliflerde ne yazdığı bilinmiyordu.
mühendis yüzbaşı bouchard, 1799’da “reşit kasabası” yakınında yazılı bir taş buldu. taşa, fransızlar’ın “rosetta” dediği reşit kasabası nedeniyle “rosetta taşı” adı verildi. 118 cm uzunluğunda, 77 cm genişliğinde, 30 cm kalınığında ve 762 kg ağırlığındadır.
taş, kahire’ye gönderilerek fransızlar’ın kurduğu “mısır enstitüsü”nde incelendi. bu siyah granit taşın üzerinde 3 farklı dille yazılmış metin bulunmaktaydı: en başta hiyeroglif yazısı, ortada bilinmeyen başka bir dil ve en alttaysa antik yunanca bir metin vardı.
bilinmeyen dilin çözülmesiyle rosetta taşının rahiplerin toplantısını özetleyen bir ferman olduğu ortaya çıktı. fermanın başlangıcında, kral’ın mısırlılara ve ülkesine olan sevgisinden bahsedilmekte ve kral övülmektedir. vergi borçlarının affedildiği anlatılmaktadır.
şifreyi çözen jean-francois champollion bu taşta bulunan ve özel isimler içerdiği saptanan kartuşlardan, eski mısır koptik dilinden, yunanca çeviriye sahip olan filay dikili taşından ve mısırlı tarihçi monetho’nun mısır firavunlarınının soy ağacını çıkarırken anlattıklarından yola çıkarak geniş bir dilbilim çalışması yürütmüştür.
ve hiyerogliflerde yazılanlar çözülmüş, dünyanın bilinmeyen 3.000 yıllık tarihini aydınlanmıştır.
bu taş eski zamanlarda bile toplumsal kargaşanın ekonomik sıkıntılar ve artan vergilerden kaynaklandığına dair bilgiler içermektedir. halk fakirleşirse isyan çıkartır, kral tahtının gideceğini anlarsa halkı çok sevdiğini söyler, vergi affı yapar.
"halk cebindeki para azalınca kral falan tanımaz."
devamını gör...
şener şen replikleri
seviyorum veriyor musun?
ağlıyorum veriyor musun?
istiyorum veriyor musun?
cevap ver veriyor musun?
peki öyle olsun... (bkz: gülen gözler) izlemek isteyenlere buradan :)
ağlıyorum veriyor musun?
istiyorum veriyor musun?
cevap ver veriyor musun?
peki öyle olsun... (bkz: gülen gözler) izlemek isteyenlere buradan :)
devamını gör...
değeri sonradan bilinen şeyler
boş vakitler. yata yata geçirdiğin vakitlerin kıymetini tutuşunca anlıyorsunn.*
devamını gör...
noel ve yılbaşı arasındaki fark
noel 25 aralık tarihinde hristiyanlar tarafından isa'nın yeryüzüne gelişinin kutlanmasıdır.
yılbaşı ise 31 aralık tarihinden 1 ocak tarihine geçişi belirtmek için kullanılır. ve herkes tarafından kutlanabilir.
yılbaşı ise 31 aralık tarihinden 1 ocak tarihine geçişi belirtmek için kullanılır. ve herkes tarafından kutlanabilir.
devamını gör...


