(bkz: o da senin görüşün)

"bazı insanlara ' tam bir gerizekalısın ' diyemediğimiz için 'tabi o da senin görüşün' diyoruz"

-george carlin
devamını gör...

merhabalar sevgili portakallar!
geleneksel olarak düzenlemek istediğimiz kafa sözlük kelimelik turnuvasının ilk kura sonuçları belli oldu.
toplamda 27 kişiyiz. 3 gruba ayırarak her grupta 9 kişi olacak şekilde düzenleme yaptık.
-oyun süresi olarak 12 saatlik oyunu seçiyoruz.
-her grup üyesi yazar diğer 8 kişi ile lig usulü 2 şer maç yapacak.
-galibiyet 3, beraberlik 2, yenilgi 1 puan olarak puanlanacak.
-en yüksek puanı alan her gruptan ilk üç kişi süper lige çıkacak.
-toplamda 9 kişi süper ligde yine kendi arasında kura ile ikişer maç yapacak.
-yine aynı şekilde galibiyet 3, beraberlik 2, yenilgi 1 puan olarak puanlanacak.
-veee en sonunda en yüksek puanı toplayan ilk üç kişi kelenderis'in vaadi olan ödülü alacak.
atladığımı düşündüğünüz ya da aklınıza takılan herhangi bir şey varsa bir mesaj uzağınızdayım. olur da bir hatam eksiğim olursa şimdiden affınıza sığınıyorum. keyifli turnuvalar diliyorum.
ps: kullanıcı isminde oluşan bir hata için düzeltme; bozkurto_1071 kelimelik kullanıcı ismi arada tire değil alt çizgi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeni, mutlu, huzurlu, dolu bir gün olur umarım. günaydın sözlük.
devamını gör...

fauda
gerçi iki yılda bir yeni sezon geliyor ama sabredin. beklemeye değer ve bence en güzel netflix dizisi.
devamını gör...

zaman kavramını unutmak isteyen erkektir. yoksa koleksiyonunda birbirinden değerli romanson,jack lemans(diamond yani gettoların anlayacağı dille elmas yapım saat),armani,tag heuer gibi saatler de olabilir, belki de hiç olmayabilir de ama konumuz bu değil.
devamını gör...

bunun bile mafyası var, herkes istediğinde icradan bir şey alamaz ya icra memurları ile ortak veya tanıdık olman lazım, zaten değerli eşya,takı falan varsa çoktan bir akrabaya satılmış olur.
devamını gör...

allah affettsin kafayı sedat peker'le bozmuşuz dedim adam müzik sektörüne de mi girdi. klipte ilk 10 saniye her yerde sedat peker aradım. zor zor türkiye simülasyonu baya çetin geçiyor.
devamını gör...

osmanlıca diye bir dil vardır ve türkçeden farklı bir dildir. osmanlı türkçesi ifadesini de doğru bulmuyorum çünkü böyle adlandırınca sanki osmanlı döneminde konuşulan türkçeymiş gibi bir intiba oluşuyor. fakat gerçekte bugün konuştuğumuz türkçe ile osmanlıca farklı dillerdir. anadolu'ya geldiğimiz ilk günden beri pek değişmemiştir halkın konuştuğu türkçe. yani kabaca en az 900 yıldır aynı dili konuşuyoruz. çeşitli yüzyıllarda yaşamış yunus emre, pir sultan abdal, köroğlu, karacaoğlan gibi ozanların eserlerine bakıldığında günümüzde konuştuğumuz türkçeden pek bir farkı yoktur, rahatlıkla anlaşılır.

birkaç örnek inceleyelim. 13. asır yunus emre divanı:


bu dünya kimseye kalmaz, anadur ölümün zinhar
kaçan kimse gider gelmez, anadur ölümün zinhar

gelen geçer, konan göçer, nasip oldukça yer içer
ecel ömre kefen biçer, anadur ölümün zinhar

üstüne çün çöker dağlar, ecel gelir dilin bağlar
kalır bu bahçeler bağlar, anadur ölümün zinhar

kefen donun ola toprak, bitiser üstünde yaprak
dola gözlerine toprak, anadur ölümün zinhar

nice cem'ettin ise mal, alır varislerin filhal
sinde sen çekersin vebal, anadur ölümün zinhar


16. yy pir sultan abdal


şu benim sevdiğim başta oturur
bir güzelin derdi beni bitirir
bu ayrılık bize ölüm getirir
geçti dost kervanı eyleme beni

pir sultan abdal'ım kalkın aşalım
aşıp yüce dağı engin düşelim
çok nimetin yedik helallaşalım
geçti dost kervanı eyleme beni


16. yüzyılda macaristan'da hristiyanlar için türkçe konuşma kılavuzu şeklinde hazırlanmış olan de turcarum moribus'a bakalım şimdi. eser latin harfleriyle yazıldığı için direkt orijinalini vereceğim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
türkçesi: handa (nereye) gidersin bre gavur? istanbul'a giderim sultanum. ne işin var bu memlekette? bezirganlık (tüccarlık) ederim efendi, maslahatım (işim) var anadolu'da.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok rahat okunduğunu, türkçe karakterler hariç bugünkü türkçe yazıma çok benzediğini ve çok da rahat anlaşıldığını farketmişsinizdir. işte köylünün, sipahinin, tüccarın hatta padişahın günlük kullandığı türkçe bu idi.

mesela 17. yüzyıl kösem sultan'ın kendi el yazısı ile bizzat veziriazam'a yazdığı gayrıresmi yazışma:


paşaya selamdan sonra i'lam olunur ki donanma-yi hümayun için saadetlü arslanıma bu hafta pencşenbe günü çıkarız demişsin, imdü şöyle çalışasın ki sözünüz sahih çıksun zira padişahlar huzurunda hilaf söylemek hatadır. ziyadesiyle dikkat edüp sözünüz doğru çıkub pencşenbe günü çıkarmasına ikdam idesiz, nice düşmanların gözü kör olsun.


gördüğünüz gibi türkçe aynı türkçe. şimdi gelin bir de osmanlıca dediğimiz metinlere bakalım. divan şiirinin en önemli isimlerinden nefi'ye bakalım mesela:


bir dolu nûş et, şarab-ı nab gelsün çeşmine
mest olursan nâza başla hab gelsün çeşmine.

gamzene pür-tâb iken takat getirmez âftâb
bade aklı var ise bitâb gelsün çeşmine.

hüsnünü bilmek dilersen bir nefes mir'ata bak
attabın pertevi, mehtâb gelsün çeşmine

aşık isen ağlamakla bitmez iş, bir çare gör
sen gerek yaş dök, gerek hûnâb gelsün çeşmine

rind isen nef'î, humâr-ı badeden açma gözün
âlemin hâli, hayal ü hâb gelsün çeşmine


gelin bir de resmi metinlere bakalım. 1795 yılından rastgele bir ferman:


kıdvetü’n-nüvvabi’l-müteşerri’în satılmış kazası’nda naibü’ş-şer’ olan mevlana-zide ilmehu-tevkî-i refî-i hümayun vâsıl oldukta malum ola ki: kazâ-i mezbûra tâbi “kara hamza” nam karyede ve karyeye karib yerde cami’-i şerif olmayub mesafe-i baîde olmağla eyyâm-ı şitâda külli ‘usret çekilüb müslümanlar sevab-ı cumadan mahrum olmalarıyla ashab-ı hayrattan işbu dârende-i ferman-ı hümayun “es-seyyid mehmed emin bin derviş mehmed” nam sahibü’l-hayr kendi atyab-ı malıyla, karye-i mezkûra müceddeden cami-i şerif bina ve minber vaz’ etmek için izn-i hümayun ricasına istid’ay-ı inayet etmekle izn-i hümayunum irtica kılub buyurdum ki: hükm-i şerif-i vacibü’l-ittibâımla vardıkda göresin, karye-i mezkurda mevzi-i mezbur arazi-i miriye ve kimesnenin mülkü olmayub eimme-i hanefiyye-rıdvanullahi teala aleyhim ecmainin-tecviz eyledikleri yerde ise, kendi atyab-ı malıyla karye-i mezkura müceddeden cami-i şerif bina ve minber vaz’ edüb berat-ı şerifimle hatib nasb ve tayin olundukdan sonra ikamet-i salat-ı cuma ve ıydeyn olub devam-ı ömr ü devletiçün duaya müdavemet…şöyle bilüb alamet-i şerife itimad kılasız tahriren evail-i cemaziye’l-evvel sene aşer ve mi’eteyn ve elf be-makam-ı kostantiniyye el-mahrusa


ne kadarını anladınız? aynı sizin gibi dönemin köylüsünden tut sipahisi bile bu metinleri anlayamazdı. bunları ancak enderun'dan çıkmış osmanlı bürokratları, islami tahsil almış medrese mezunları ya da özel tahsil almış varlıklı kimseler anlayabilirdi. niye böyle bir dil ortaya çıktığı aslında anlaşılabilir. mısır medeniyetinden tutun, antik çin'e, yunanistan'a, roma'ya kadar her yerde saray ve çevresinde böyle ağdalı bir dil oluşur. yönetenler, yönetilenler tarafından anlaşılmak istemez. çünkü bu hem bürokrasinin maddi değerini artırır (herkesin yapabileceği bir iş değil), hem de olayı daha gizemli kılar.

sonuç olarak osmanlıca diye bir dil vardır. bu dil türki dil ailesine mensuptur fakat anadolu türkçesi değildir, yapay bir dildir. bugünkü türkçenin öncülü falan değildir. resmi işler ve saray çevresinde gelişen edebiyat dışında da kullanılmamıştır.
devamını gör...

kimseye kurmadığım ve kimsenin bana kurmadığı bir cümle türü.
haa, kedilerime kuruyorum , doğru.
devamını gör...

metallica'nın etkilenip one şarkısını yazdığı filmdir.

filmde johnny isimli genç bir adam ülkesi için savaşa katılmaya karar verir. savaştayken bir gece bombardımana tutulurlar. johnny bombardımandan kaçmaya çalışırken daha önce bombanın düştüğü bir çukur görür. savaştaki askerlerin genelinde "eğer bir yere bir kez bomba düşmüşse oraya bir daha bomba düşmez" diye bir düşünce vardır. johnny de bu düşünceye uyarak çukura girer. fakat şans ondan yana olmaz ve o çukura tekrar bomba düşer. bu patlamadan sağ kurtulur. en azından hâlâ kalbi ve beyni çalışmaktadır. bu patlamada bacaklarını, kollarını, görme yetisini, duyma yetisini, konuşma yetisini ve daha bir çok yetisini kaybeder. ondan geriye kalan sadece bir baş ve bir gövdedir. hâlâ yaşıyor olduğunu fark eden askeri doktorlar bunun bambaşka bir vaka olduğunu ve incelenmesi gerektiğini düşünür. johnny'i zorla yaşama hapsederler. yaşam dediğimiz johnny için sadece karanlıktır. nefesini bile kendisi alamaz. bir cihaza bağlı şekilde solunum yapar. yemek yiyemez. hemşirelerin yardımıyla göbek deliğinden besin ihtiyacı karşılanır.

işte bu filmde johnny'nin yaşarken yaşamadığını görüyoruz. bu film savaş karşıtı filmlerin kültüdür.
devamını gör...

şimdi sen sektirip gidiyorsun. git.
tanımların durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa biz senin tanımlarınsız edemeyiz bilirsin.
devamını gör...

celebrant kim?
devamını gör...

basketbol dunyasinda, ozellikle avrupa'da oynayan takimlar arasinda basarili oyunlari ile sivrilen yunan oyuncular icin kullanilan turk tabiri.

parkedeki muhtesem oyun kurma yetenekleriyle takimi domine edisleri, gerektiginde aldiklari sorumluluk bilinciyle karsi takimi canindan bezdirir; yunan guard'im olsun, 5 milyon $ borcum olsun dedirtir.

en guncel ornekleri;
(bkz: vassilis spanoulis)
(bkz: kostas sloukas)
(bkz: nick calathes)

dinozorlar icin*;
(bkz: dimitrios diamantidis)
devamını gör...

antidiüretik hormon(adh) salınımında azalma ya da adh etkisine böbreklerden yetersiz yanıt alınması sonucu oluşan durumdur.
hastalarda poliüri(çok idrar yapma) ve polidipsi(çok su içme) davranışı görülür.dilüe bir idrar oluşur idrar ozmolaritesi<300mosmol/l dir.
santral diabetes insipidus hastalığında adh eksiktir veyahut adh yoktur ve en sık neden idiyopatiktir.hipofiz cerrahisi sonrası geçici karakterde görülebilmektedir.
nefrojenik diabetes insipidus durumunda adh reseptör düzeyinde direnç vardır. serum adh düzeyleri genelde yüksektir.
nefrojenik diabetes insipidus nedenleri arasında lityum,demekloksiklin,hiperkalsemi,hipokalemi yer alır.

tanıda adh düzeyinin yüksek olması nefrojenik diabetes insipidus (di) lehinedir.
adh düzeyi düşük olduğunda ilk yapılması gereken kraniyal mr görüntülemedir.
mr sonucunda hipofizde parlak nokta(bright spot) görülürse primer polidipsi(çok su içme) düşünülürken;bright spot görülmezse santral diabetes insipidus düşünülür.

santral diabetes insipidus tedavisinde olmayan hormonu yerine koyma işlemi uygulanır,bunun için desmopressin verilir.

nefrojenik diabetes insipidus da ise yeterli sıvı alınması ana tedavidir. tuz kısıtlaması önerilir ve tiyazid grubu diüretikler kullanılabilir.
devamını gör...

galatasaray'ın bitirmeye yaklaştığı yerli yıldız. fatih terim stadın da başakşehir yetkilileri ile yapılan görüşme olumlu geçmiş irfan galatasaray'a yakın gibi duruyor. şimdi kaldı geriye iyi bir regista.
devamını gör...

üniversite dönemimde çok yapmışlığım var ve muazzam bir şey. haftada 2-3 kitabı rahatlıkla bitirebilmek de cabası. yöntemi falan da yok aslında, bir kitaptan diğerine geçince karışıklık ya da unutkanlık yaşadığımı hatırlamıyorum.
devamını gör...

gördüğüm kadarıyla esmer tenliler sıcak ve güneşli havalarda daha rahat iken

beyaz tenliler özellikle soğuk havalarda çok daha rahatlarlar diğer insanlara göre.

sizce de öyle değilmi

açık tenli bütün turistlerim yada kardeşim mesela güneş görünce koşarak kaçıyorlar, soğuk havada ben ölürken onlar t-shirt le geziyorlar ve rahatlar.

ancak ben kardeşim gibi değilim esmerim, adeta bi güneş taparım, güneş çıkınca gezer, batarken yok oluyorum.

diğer esmer tenli arkadaşlarım veya turistler dende hep daha esmer olanlar, güneş altında kalmaktan memnunlar.

sizin gözlemlerinizde böyle değil mi?
devamını gör...

neden insanları kendiniz gibi yapmaya çalışıyosunuz ya bırakın kim neye inanıyosa inanasın kim inanmak istemiyosa inanmasın. cidden salın artık ya bık-tık!!

edit: yok öyle şaka yaparız sandım diyip kaçmak. sen orda kaç milyon insan için kendince çıkarımlarda bulunmuşsun sonra şaka yaptım. oldu canım biz de yedik çok masum.
devamını gör...

bu tüm dünyada böyledir sayın yazarlar. özellikle geri kalmış ülkelerin geri kalma nedenlerinden biri de budur. yöneticilerin gelip geçici olduğunu unutan cahil halk, onu haşa baki kalacakmış gibi görür. bu da yöneticilerin yavaş yavaş ilahlaştırılmasına neden olur. en sonunda da bazı ülkelerde örneğini gördüğümüz bir durum yaşanır: yönetici haşa peygamber gibi sıfatlar ile karşılanır, karşısında kefen giyilir. saygı tabii ki olmalıdır ama bu saygı dozunu aşarsa, örneğini verdiğimiz gibi putlaştırmaya kadar gider.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim