hayao miyazaki tarafından yazılıp yönetilen animasyon filmi. 2003'te "uzun metrajlı en iyi animasyon filmi" oscar'ını alarak ilk kez ödül kazanan anime olmuştur. aile, kahramanlık, macera konularında söyleyeceklerini kaliteli bir görsellikle ve güzel müziklerle söylüyor. 10 yaşındaki chihiro ile fantastik bir dünyada korku, heyecan ve arayış... altın ayı ödülü sahibi film türkçe'ye ruhların kaçışı olarak çevrilmiş.
devamını gör...

katkısı olanların eline emeğine sağlık.
(bkz: hayatı güzel yapan detaylar)
devamını gör...

"senden öğrendim" şarkısındaki: "kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi, köksüz bağsız durmayı öğrendim." sözüne bayıldığım, güçlü sese sahip zarif sanatçı.
devamını gör...

uzun uzun aciklama yapilan kisiye; anlayip anlamadigi soruldugunda isitilen, "hayir anlamadim" cevabi.
sac yoldurur.
devamını gör...

bibliyofil unvanını baş üstünde layıkıyla taşıyan, kendi adıma burada bulunmasından çok mutlu olduğum biricik yazarımız. kendisine madalya takmaktan kollarım ağrısa da birbirinden güzel ve doyurucu tanımlarıyla sonuna kadar hak eden son madalya bükücüsü. kendisine seçtiği mahlas da pek bi hoş. çoğu zaman insanlığımızı unutmuş bizlere tekrar hatırlatıyor ve insan olmaya davet ediyor. adeta "insan olmak zor ama insan kalabilmek daha da zor" diyor. kitaplarla iyi kötü aranız varsa uğramanız gereken profillerin başında gelse de kitap harici girdiği analizleri ile de ufuk açıyor. e bize de "kitap okuyan insan bir başka oluyor" demek kalıyor haliyle. burada hep var olmasını ve girdiği birbirinden güzel tanımlarıyla bizleri aydınlatmaya devam etmesini temenni ediyorum.
devamını gör...

üst üste verilen ve teslim tarihi birbirine yakın ödevlerim olduğunda yaşadığım, "darlandum" versiyonunu kullandığım bir duygu durumu.
devamını gör...

nick seçimiyle beni epey güldürmüş 1.nesil yazar.
kıymeti bilinesice:)
devamını gör...

ne aşkı ne oluyor alüminyum dediğim iddia. şok şok şokk sözlükte neler oluyor? azzzz sonraaa!

devamını gör...

niye utansın arkadaşım, o arkadaşın en azından bir hayali var ama üzgünüm başlık sahibi elinizde avucunuzda hayalini kurabileceğiniz bir şeyiniz kalmamış olmalı ki insanların hayallerinin utançlığını sorguluyorsunuz, insanların hayallerine de burnunuzu sokmayın.
devamını gör...

çakal sesi...

doğanın kucağına atmışsın kendini, keyfin yerinde, karanlıkta basmış, ateş yakılmış, tam ateşi harlayacaksın, bünyeni darlayan o ses duyulmaya başlıyor.

bebek ağlaması desem değil, kahkaha gibi desen o da değil...

sanki ikisinin karışımı illet bir ses! tamam birader topu topu iki üç gün kalacağız, bölge yine senin bölgen, bir şey dediğimiz yok...

ne diye kulaklarımızı tırmalıyorsun.

birde ilk sesten sonra koro halinde kıkırdamaları yok mu mahvediyor insanı.

bir süre sonra alışıyor olsanız dahi gıcık olma süreci asla bitmiyor. ayıdır, kurttur, tilkidir, geyiktir bunlar saygılı hayvanlar. domuz bile anlayışlı. ama bu çakallardaki bölgecilik kimsede yok. umay ana ıslah etsin bunları.
devamını gör...

(bkz: hanım kestane pişir maç var)
edit:
leş kargası olarak izlemekten memnun olacağın kaos.
devamını gör...

kendi nickaltını kendi açan, tanımları beğenilmeyen ya da hakkında nickaltı açılmamış yazarlar yalakalık diye nitelendirmişler. her şeye bu kadar olumsuz yaklaşmayın.
devamını gör...

ağır kürt faşisti, ''yuvarlak'' tanımlarla pkk'cılık oynayan kertenkele.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bunalım
bunaalım
bunu alıım
bunu alayım
bunu da alayım
bunu al bunu
al bunu da
bunu da bunu da...

şahsen benimki de tam yukarıdaki gibi” bunu da bunu da.”
devamını gör...

bir gün öleceksiniz. uğrunda ter döktüğünüz, ağladığınız, kıyamayıp sakladığınız herşeyi bırakıp gideceksiniz. sizi siz yapan vücudunuz toprak olacak çiçek açacak.

bu nu okuyorsan hayattasın, nefes alıyorsun. değerini bil. yaşa.
devamını gör...

kişinin içine girip pişman olduğu bir işten veya durumdan kurtulması, feraha ermesini ifade eden deyim.
devamını gör...

üçüncü göz her daim iyidir. daha tarafsızdır. daha yalın anlatır. daha farklı yönleri görür. sevse de hayran olsa da onu bunu bırakın at gözlüğü taksada, kahraman dediğiniz karakterin etrafından dönen tüm dönme dolaplara daha net ve temiz odaklanır. hal böyle olunca da hikâye onların gözünden bambaşka şekilde anlatılır. daha insanidir. kutsiyet masallarından ziyade sevgi ve hayranlığın biçimlendirdiği gözlemler bütünü çıkar karşınıza. hah işte patraklos dediğiniz karakterin durduğu yer böyle bir yer. o yüzden de bambaşka bir anlatı ve bambaşka bir bakış açısıyla okuyorsunuz bu mitolojik hikâyeyi. netice de savaş arkadaş bu. yıkım bir şekilde. ölüm, açlık, sefalet, tutsaklık barındırıyor! her ne kadar kılıçlar, mızraklar meydanlarda parıldasa da üzerine öyküler, şarkılar yazılsa da lanetli bir şey. işte bu laneti kahramanların durduğu yerden görmeniz zor. görseniz bile daha gölgeli. olaya patraklos'un baktığı yerden baktığınızda tüm bunları daha net görüyorsunuz.

mitolojik hikayeler anlatmak ve onları okumak her daim keyiflidir. hele anlatıcı özgün bir bakış açısına sahipse ve farklı bir yol geliştirmişse tadından yenmiyor. tabi evernevergreen'in altını çizdiği akıcılık da cabası. o yüzden okunası bir kitaptır. homeros'a saygımız sonsuz olsa da hikâyeyi birde bu şekilde okumanız size bir şey kaybettirmez. homer abi alınmasın ama ben bu tarz anlatımları daha çok seviyorum *
devamını gör...

24 haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçimi gecesinde hayatımıza girmiş olan "siyasi lugat"
muharrem ince'nin, ismail küçükkaya'ya whatsapp üzerinden yazması ile viral olmuştur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim