tazmanya canavarı
warner bros.'un looney tunes serisinde bir çizgi film karakteri olarak da canlandırılmış olan, keseli sansargiller familyasından yırtıcı bir hayvan. tazmanya şeytanı olarak da bilinir.
avustralya'da nesli tükendi bu hayvanın. artık sadece tazmanya adası'nda yaşayan bir azınlık kaldı. ağırlığı 12 kg, boyu 30 cm'ye kadar ulaşabiliyor ve bu yüzden de dünyadaki en büyük etobur keseli hayvan olma özelliği taşıyor.
çenesini 80 derece açıya kadar açabilmesiyle ünlü bir hayvan. kuyruğunda yağ depolayabiliyor. nesli tükenmekte olsa da, tek seferde 40 tane yavru yapabiliyor. 1 gün içerisinde, kendi ağırlığının %40'ı kadar besin tüketebiliyor.

avustralya'da nesli tükendi bu hayvanın. artık sadece tazmanya adası'nda yaşayan bir azınlık kaldı. ağırlığı 12 kg, boyu 30 cm'ye kadar ulaşabiliyor ve bu yüzden de dünyadaki en büyük etobur keseli hayvan olma özelliği taşıyor.
çenesini 80 derece açıya kadar açabilmesiyle ünlü bir hayvan. kuyruğunda yağ depolayabiliyor. nesli tükenmekte olsa da, tek seferde 40 tane yavru yapabiliyor. 1 gün içerisinde, kendi ağırlığının %40'ı kadar besin tüketebiliyor.

devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
sağa sola sallama yorulursun
ürktün de mi ona buna sataşırsın
buradan konuşuyorsun tabi
yoldaş buralarda dikkat et uçurulursun.
ürktün de mi ona buna sataşırsın
buradan konuşuyorsun tabi
yoldaş buralarda dikkat et uçurulursun.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
uzun uzun aciklama yapilan kisiye; anlayip anlamadigi soruldugunda isitilen, "hayir anlamadim" cevabi.
sac yoldurur.
sac yoldurur.
devamını gör...
geceye büyük bir lider bırak
devamını gör...
normal sözlük karma toplama başlığı
artılar iko'ya değil yazarlara gidecek yanlış yapıyorsunuz.
devamını gör...
yazarların kendinde en nefret ettiği özellik
dengesizliğim. ruh halim o kadar geçişli ki hızına yetişemiyorum.
devamını gör...
kalbi duran kediye suni teneffüs yapan bekçi
o kadar güzel bir haber ki. gündemdeki haberleri takip etmek içimi karartıyor ama arada çıkan bu haberler iyi insanların varlığına olan inancımı kuvvetlendiriyor. iyi ki böyle insanlar var. kendisine sağlıklı, mutlu, huzurlu uzun bir ömür diliyorum. umarım hayatı hep güzelliklerle dolu olur.
devamını gör...
aynı nakarat
aynı nakarat
hep aynı aynı
yarısı bayat
hep aynı aynı
yarısı hayat
aynı nakarat
anlat anlat.
hep aynı aynı
yarısı bayat
hep aynı aynı
yarısı hayat
aynı nakarat
anlat anlat.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
bu gidişle yakında tıp mezunları da böyle başlıklar açacak hükumet bunu bilerek yapıyor. sadece bizim 400 kişilik fakültede en az 60 tane yabancı var. hepsi bilinçli olarak alınıyor. çevrenizdeki aile doktorlarına uzmanlara bakın hep pakistanlı somalili falan. afrika 'daki bir doktor bile 2300 dolar maaş alırken türkiyede bir pratisyen 900 dolarla çalışıyor. çin' den bile ucuz iş gücüne çalışıyoruz. 4 yıl sonra mezun olacağım ama umarım bu işsizlik sırası bana gelmeden defolur giderim buradan. ben de aşırı doldum, bıktım, öfkeliyim. sırf bir yerlerde dayısı var diye porscheye binip kokain çeken insanları gördükçe ne ders çalışma hevesim ne meslek aşkım kalıyor. onların yaşam standartlarının yanına ulaşamayacağımı bilmek mahvediyor beni. dünyada onca ülke varken doktorun tek maaşıyla iphone ya da ps5 gibi bir cihazı alamadağı tek ülke olmak, 1000 dolar etmeyen maaş için 6 yıl çalışmak enerjimi tüketiyor. keşke elimden bir şey gelse ama gelmiyor da çok üzüldüm senin için de malesef. tek önerebileceğim şey bankalar pandemi dönemine özel faizsiz ya da düşük faizle 6 ay ödemesiz kredi veriyor
kendine iyi bak umudunu kaybetme.
kendine iyi bak umudunu kaybetme.
devamını gör...
yazarların sevdikleri tablolar
bu aralar en sevdiğim tablo ophelia tablosu. ophelia ile kendimi müthiş özdeşleştirdiğim ve kimsenin onu anlamadığı kadar iyi anladığımı düşündüğüm için de olabilir. en azından katkısı vardır. neyse tablo john everett millais tarafından yapılmış. shakespeare’in hamlet oyunundaki ophelia karakterinin boğulmadan önceki halini resmetmiştir ki, tam da hayal edilen gibi olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
kedi vs köpek
maalesef daha önce hiç köpek sahibi olamadık annemin temizlik hassasiyetinden dolayı. o yüzden sokaktakilerle vakit geçiririm sık sık. ama çok tatlı kedimiz var hatta onlardan kedi ailesi olur bence, kedilerimiz var diyeyim.. kediler çok sokulgan, "hadi sev beni, sev benii" der gibi yanaşırlar insanın yanına. o an bir şey de diyemezsin, dayanamazsın.. ama köpekler öyle mi? çok masum bakışları vardır köpeklerin. karşısındakine doğru bir adım atsa çoğu insanın 'hoşt' diyerek bağırıp gerisin geri kaçacağını biliyorlar. o yüzden insanın gözünün içine içine bakarlar, sever mi ki beni diye. özellikle sokak köpekleri.. belki de öyle değildir bilemiyorum ben öyle anlıyorum, hissediyorum. ama kedi de olsun köpek de olsun hiç fark etmez bir kerecik de olsa onları sevdiniz mi bırakamazsınız hatta onlar sizi bırakmaz. küçük, yaramaz bir çocuk gibi olurlar.
devamını gör...
26 mart ölmeme günü
26 mart ölmeme günü türk edebiyatında can yücel, edip cansever, cemal süreya, turgut uyar, tomris uyar gibi önemli isimlerin başlattığı, şiirsel bir gelenektir.
masadakilerden isa çelik’in anlattığına göre bir 26 mart günü sanatçılar rakı sofrasında sohbet ederken ismet adında dostları gelir.canı oldukça sıkkın olan ismet’e ne olduğunu sorarlar ama bir türlü anlatmaz.
tomris uyar da masaya bir büyük rakı ister. rakıyı bir kağıda sarar ve tüm masadakilere imzalatır. “ismet önümüzdeki yıl bugüne kadar bu rakıyı sakla ve önümüzdeki yıl bu rakıyı burada açıp içeceğiz”der. sonraki yıllarda her 26 mart günü eski rumelihisarı avcılar lokantası’nda toplanarak ölmeme gününü kutlarlar. gecenin sonunda imzalanan şişe en umutsuz olana emanet edilir, ta ki tekrar bir araya gelene kadar...
bu gelenek 1985’te turgut uyar’ın vefatına kadar devam eder ve sonrasında bir daha kutlanmaz.
masadakilerden isa çelik’in anlattığına göre bir 26 mart günü sanatçılar rakı sofrasında sohbet ederken ismet adında dostları gelir.canı oldukça sıkkın olan ismet’e ne olduğunu sorarlar ama bir türlü anlatmaz.
tomris uyar da masaya bir büyük rakı ister. rakıyı bir kağıda sarar ve tüm masadakilere imzalatır. “ismet önümüzdeki yıl bugüne kadar bu rakıyı sakla ve önümüzdeki yıl bu rakıyı burada açıp içeceğiz”der. sonraki yıllarda her 26 mart günü eski rumelihisarı avcılar lokantası’nda toplanarak ölmeme gününü kutlarlar. gecenin sonunda imzalanan şişe en umutsuz olana emanet edilir, ta ki tekrar bir araya gelene kadar...
bu gelenek 1985’te turgut uyar’ın vefatına kadar devam eder ve sonrasında bir daha kutlanmaz.
devamını gör...
kitap alıntıları
"insanlar birbirlerine kızdıklarında aşağılamak için 'hayvan' derler. oysa hayvan kelimesinin aşağılama amaçlı kullanılması haksızlıktır. insanlar hayvanların sergilemedikleri nice ahlak dışı, insana yakışmayan davranış sergilerler de, yine de her zaman, her konuda hayvanlardan üstün olduklarını düşünürler. hiçbir köpek, sahibini evden uzaklara, mesela belgrat ormanları'na götürüp, tek başına bırakıp arabasına atlayıp kaçmaz. hiçbir kedi, sahibini çuvala koyup eve uzak bir yerde salıvermez. pek çok köpek, sahibi yere uzandığında telaşlanır, onu yerden kaldırmadan rahat etmez; uzaklara bırakılan kediler ve köpekler, kilometrelerce yol kat edip -aslında kendilerine ait olmayan- evlerine dönerler. yani hayvanlar insanlara oranla daha sadıktırlar, dostlarına haksızlık etmezler; bu arada adlarının hakaret amaçlı kullanılmasını da hak etmezler."
miyase'nin kuzuları - üstün dökmen.
miyase'nin kuzuları - üstün dökmen.
devamını gör...
iş görüşmesinde sorulan saçma sorular
"ücret beklentiniz nedir?"
abicim belli işte verebileceğiniz ücret. söyleyin onu, biz de olur veya olmaz diyelim. kimse de yorulmasın boşuna. bir de "acaba çok mu istedim?" stresine sokuyorlar.
abicim belli işte verebileceğiniz ücret. söyleyin onu, biz de olur veya olmaz diyelim. kimse de yorulmasın boşuna. bir de "acaba çok mu istedim?" stresine sokuyorlar.
devamını gör...
rachid ghezzal
geçen sezon beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamıştır. kendisi için özel bir sezondu ve hangi takıma giderse gitsin böyle bir sezon daha geçirebileceğini tahmin etmiyorum. adam tepe noktasına ulaştı. bundan sonra beşiktaş'ta kalsa dahi aynı performansı göstermesi bana kalırsa mucize olur. kaldı ki, o performansın da bazı etkenleri var. misal rosier faktörü. adam rosier sayesinde kafası rahat oynadı. kendi dilinden anlayan bir bekle oynamak ve anlaşabilmek onun adına işleri kolayladı ve geriye dönüşlerde de sıkıntı yaşamadı. atiba ve joseph ahtapotları ziyadesiyle kendisine yardımcı oldu. tabiri caizse kafası rahat oynadı. misal aynı ghezzal ligin ilk yarısında bu kadar ön plana da çıkmamıştı. artı sergen hoca faktörü var ghezzal'ı gerçekten kendi taktik şablonu içerisinde çok iyi kullandı. bu liste uzar gider. abou'nun yıpratıcılığı, larin'in koşuları derken adam resmen cennete düşmüş gibi sadece yeteneklerine odaklanarak ligin fişini çekti. artı bizim ligimizde çok da tanınmıyordu. tüm bu artılar ghezzal'ı ön plana çıkardı. ha oyun ahlakı ve disiplinine kimse laf söyleyemez. açıkçası ben bu saatten sonra beşiktaş'ta kalmasını pek istemiyorum. söylediğim gibi verim alınacağını çok düşünmüyorum.
birde son günlerde komik bir tayfa türedi ortada. yönetim üç beş kuruşun hesabını yapıyor diye abidik gubidik konuşuyorlar. arkadaş siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? bu ülkede asgari ücret 2 bin 825 lira. yıllık 400 bin euro fark küçük bir farkmış, basıp parayı almamız lazımmış. nasıl bir kafa bu yahu? hayır beyni kiraya veriyorsunuz anladık da, o arada keşke dilinizi de kiraya verseydiniz, kurtulsaydık şu saçmalıklarınızdan. bunlar konuşulan paraları lolipop parası zannediyor. şaka gibi cidden. neyse umarım ghezzal galatasaray'a gider, bir de orada görürüz kendisini. hem yarış bu sayede daha güzel olur. bir de fatih hocanın elinde görelim ghezzal'ı *
tanım: beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamış ve lige damga vurmuş kanat oyuncusu.
birde son günlerde komik bir tayfa türedi ortada. yönetim üç beş kuruşun hesabını yapıyor diye abidik gubidik konuşuyorlar. arkadaş siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? bu ülkede asgari ücret 2 bin 825 lira. yıllık 400 bin euro fark küçük bir farkmış, basıp parayı almamız lazımmış. nasıl bir kafa bu yahu? hayır beyni kiraya veriyorsunuz anladık da, o arada keşke dilinizi de kiraya verseydiniz, kurtulsaydık şu saçmalıklarınızdan. bunlar konuşulan paraları lolipop parası zannediyor. şaka gibi cidden. neyse umarım ghezzal galatasaray'a gider, bir de orada görürüz kendisini. hem yarış bu sayede daha güzel olur. bir de fatih hocanın elinde görelim ghezzal'ı *
tanım: beşiktaş'ta kariyer sezonunu oynamış ve lige damga vurmuş kanat oyuncusu.
devamını gör...
terk ettikten sonra geri dönen sevgili
demet akalın'dan "afedersin" eşliğinde 3 hayır ile uğurlayabilirsiniz kendisini.
devamını gör...
sanatçının bir genç adam olarak portresi
1916’da yayımlanan james joyce romanı. joyce, ana karakter stephen üzerinden ilk gençlik yıllarının portresini çizer.
arkadaşlık ilişkileri, kentteki dindar çevrenin baskısı, gelenekçi ailenin akrabalık ilişkilerine gösterdiği ihtimam, okuldaki otoritelerin uyguladığı şiddet, ilk cinsel deneyime giden çalkantılı süreç, kısıtlanmışlık vb.
birçok önemli meseleyi muntazaman birbirine bağlayarak etkileyici bir olay örgüsü yaratmıştır. anlattıkları, tecrübesiz ama olağanüstü yeteneklerle donatılmış zeki bir gencin, usta bir “sanatçı” olma yolunda ilerlerken karşılaştıklarıdır esasında.
arkadaşlık ilişkileri, kentteki dindar çevrenin baskısı, gelenekçi ailenin akrabalık ilişkilerine gösterdiği ihtimam, okuldaki otoritelerin uyguladığı şiddet, ilk cinsel deneyime giden çalkantılı süreç, kısıtlanmışlık vb.
birçok önemli meseleyi muntazaman birbirine bağlayarak etkileyici bir olay örgüsü yaratmıştır. anlattıkları, tecrübesiz ama olağanüstü yeteneklerle donatılmış zeki bir gencin, usta bir “sanatçı” olma yolunda ilerlerken karşılaştıklarıdır esasında.
devamını gör...
takipten çıkan takipçi
kim o biraz önce ellerimin arasından kayıp giden... geçenlerde bi tane daha olmuştu... kim o nolur söylesin hemen engelleyeyim. aşk olsun be ne istediniz de vermedik. o kadar da ruhu güzel insanların ortak özellikleri başlığına takipçilerim yazdım...
devamını gör...

