(bkz: hi my tequila)
devamını gör...

malabadi köprüsü’nün ismiyle ilgili bir efsane anlatılır:

mervaniler döneminden kalan malabadi, ismini sevdiği kız suda boğulunca, köprüyü yapan bad’dan alır. bad, nehrin karşı kıyısında yaşayan bir kıza âşıktır. nehrin üzerinde köprü yoktur, bad sevdiği kıza ulaşamaz. her ikisi sadece nehrin kıyısından karşı karşıya konuşurlar. kız bir gün, bad’ın yanına gitmeye çalışır fakat daha karşı tarafa ulaşamadan suya kapılır. genç bad, tüm aramalarına rağmen, sevdiği kızı bulamaz. 

bad, o dönem silvan bey'i meya farqin’in yanına gider ve “sevdiğim kız yanıma gelmeye çalışırken suya kapılıp boğuldu. gelin burada bir köprü yapalım, insanlar rahatça geçebilsinler, sevdiklerine kavuşabilsinler ”der. silvan beyi'nin adamları köprüyü yarıya kadar yapar ancak köprünün kemer açıklığı istanbul’daki ayasofya camisi’nin kubbesinden daha büyük olur. bad’ı yanına çağıran bey, köprünün kalan yarısını yapıp yapamayacağını sorar. yapabileceğini söyleyen bad, beye şu şartı koşar; “köprünün kalan yarısını tamamlarsam, senin sağ elini bilek hizasından keseceğim.” aynı şekilde silvan bey'i de bad’a köprüyü tamamlayamazsa sağ kolunu keseceğini söyler. her ikisi şartları kabul eder ve bad köprünün kalan yarısını yapmak için kolları sıvar. bad köprünün kalan yarısını tamamlar ve beyin sağ kolunu bilekten keser. daha sonra köprüye, kürtçe ‘mal’ (ev) ve bad ismini birleştirerek ‘malabadi’ adı verildiği rivayet edilir.
devamını gör...

"bu ülkede dört şey olmayacaksın: kadın, çocuk, ağaç ve sokak hayvanı." sözünü bizlere her gün yeniden hatırlatan canilerin vahşeti. nasıl bir kalbe sahipsiniz ki böyle bir şeye kalkışabiliyorsunuz? öyle bir toplum haline geldik ki ne hayvana, ne ağaca ne de dünyaya bir saygımız kaldı. diyecek söz bile bulamıyor insan. umarım cezasını alırlar diyeceğim ama ona da emin değilim.
devamını gör...

bu stüdyoya çıkan herhangi bir konuk jeofizikfen jinekolojiye, jeopolitikten jeostratejiye, morfolojiden farmakolojiye konuşuyor da konuşuyor. demek ki zihin açıcı ve tılsımlı bir mekan.
devamını gör...

sinop'un antik dönemde kullanılan ismi, isim kökeni ırmak tanrısı asopus'un kızı sinope'dir.
devamını gör...

hey yabancı sen kime dersin yalancı?
hankchinaski gitmiş adanaya
ısmarlamıyor ne dürüm ne bira
çaylaklara sataşmayın, iyi ki geldiler zira.
devamını gör...

“hadi kalk gidelim hemen şu anda
kapa telefonunu bulamasın arayanlar”

ne de güzel olurdu bu bahar gecesinde...
devamını gör...

1 liralık çikolata ve çay evet fakirim
devamını gör...

günaydın sözlük.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sabah sabah kendime sahil ısmarladım buyurmaz mısınız acaba?

günaydın ahali...
hadi kalk kalk kahvaltı yapcez, ağaç kemircez en 1. gelen yeşil tarafları kapar.

günaydın insanlık!
muhteşem bir gün, gülün len hadi çabuk çabuk...
devamını gör...

türküler yüreğini arıtır adamın, insanları birbirine yaklaştırır demiş,cengiz aytmatov. bu geceyi kimse kaçırmamalı..
devamını gör...

reklam almıyor olması çok enteresan. ben ileriki yıllarda bu tarz girişimlerin artacağını düşünüyorum ve kafa sözlük ekibinin bir akıma öncülük ettiğine inanıyorum. her taraf yoğun grafik ve reklam bombardımanı altında. podcast gibi, sesli kitap gibi, netflix gibi mecralar bu grafik ve reklam bombardımanına karşı tepki olarak doğmuş, sessiz ve etkin oluşumlardır. gelecek, sadeliğin ve saygının olacak. inanıyorum, kafa sözlük' ün mayası tutacak.
edit: imla
devamını gör...

kurşunumu aldım da geldim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyonya okulu'nun kurucusu, matematikçi, astronom ve filozoftur. felsefenin kurucusu olarak kabul edilir. m.ö 7. yüzyılda doğmuştur. anadolu'nun batı kıyılarındaki milet şehrinde yaşamıştır.

thales, ana madde olarak suyu ileri sürmüştür. dünya'nın bir tepsi gibi olduğunu ve su tarafından taşındığını söylemiştir. insanlar; depremleri, dünya'yı taşıyan suyun hareket etmesine bağlamışlardır. thales, güneş tutulmasını önceden hesaplamıştır. bu, ona büyük bir saygınlık kazandırmıştır.

ticaretle uğraşmasından dolayı mısır'da bulunmuştur. mısır'da piramidin gölgesinden faydalanarak piramidin yüksekliğini bulmuştur. mısırlılardan öğrendiği geometriyi yunanlara tanıtmıştır. bulduğu bazı geometri teoremleri şunlardır:
-çap çemberi iki eşit parçaya böler.
-bir ikizkenar üçgenin taban açıları birbirine eşittir.
-birbirini kesen iki doğrunun oluşturduğu ters açılar birbirine eşittir.
-köşesi çember üzerinde olan ve çapı gören açı, dik açıdır.
-tabanı ve buna komşu iki açısı verilen üçgen çizilebilir.
devamını gör...

kesin (bkz: merdumgiriz_) vardır diye geldim. yokmuş. ben hiç sevmem kendilerini. çok bilmisin teki. ayrıca nereden dostun oluyorsak artık,dostlar diye dolasip duruyor etrafta. garip bir tip.
devamını gör...

ciddi ciddi soruyorum bu ülke, bu insanlar için umudu olan kaldı mı?
devamını gör...

güzel türkçemizde, sıfat-fiil grubundaki fiilimsilerin kolayca ezberlenmesi için oluşturulan metot cümledir.

sıfat fiil grubundaki fiilimsiler; fiil kök veya gövdelerine "-an,-ası, -mez,-ar,-dik,-ecek,-miş" ekleri getirilerek yapılır.

örneğin: yanmış makarna
devamını gör...

ışığın, atmosferde bulunan altıgen buz kristallerinin bir yüzünden girip, 22 derecelik kırılmaya uğraması ve kristalin başka yüzünden çıkması sonucu görülen doğa olayı. gözlenen cismin etrafında parlak bir halka gibi görünür. ay aylası ve güneş aylası olmak üzere farklı şekillerde karşımıza çıkabilir.

ay aylasına örnek:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güneş aylasına örnek:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


***

@lol ukdesidir.
devamını gör...

bir emil michel cioran kitabıdır.

zaman insanoğlunun üstesinden gelemediği, tam olarak bir anlam veremediği, karşısına çıkıp hesap sormaya niyet bile edemediği ve nihayetinde, kazandığı bütün zaferlerden sonda önünde diz çöktüğü bir kavram. çok insan telef olup gitti zamanla uğraşarak ve bu insanların çoğu sona doğru zamanın kölesi olduğumuz gerçeğini kabul eğmek zorunda kaldı. ama belki tek bir çözüm geldi çoğunun aklına zamana müdahale etmek için. emil michel cioran’ı okuyan herkesin aklına eninden sonunda düşen korku veren ama rahatlatıcı bir yanı da olan bir fikir onları çözüme götürebilirdi: intihar.

emil michel cioran okudukça insan kendini düştüğü yerden kaldırma konusunda bir isteksizliğe kapılıyor. sanki orda kalıp ölmek olası tercihlerin en doğrusu gibi geliyor. kaybedilmiş bir savaşı sürdürme zorunluluğundaymış gibi yaşadığını hissediyor okuyan. sanki savaş sonunda sallayacağı beyaz bayrağa sarılıp toprak altında istirahate çekilecekmiş gibi hissediyor. ya da denize düştüğü an dibi bulanacağını emin bir şekilde kendini sonsuzluğa doğru bırakmaya niyet ediyor. cioran okuyan insanların tamamı intihar etmiyorsa eğer, bu bir virgül hatrınadır.

yine de okuyun okutun.
devamını gör...

rüyamda turuncu sakallı bir dede kafama sözlük atmıştı. google'dan bunun ne anlama geldiğini araştırırken burayı buldum.
devamını gör...

şair diyor ki:

öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

sanki...
buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim