dansa davet diye bir oyun vardı. kuralları tam olarak hatırlamıyorum ama böyle kızlar bir yana, erkekler bir yana dizilirdi. iki taraf da davet ediyor olabilir ama daha çok kızların erkekleri davet ettiğini hatırlıyorum. neyse bu oyunda hoşlandığın kişiyi davet eder, bir nevi imada bulunurdun. ben her oyunda başka birini davet ederdim. emin değilim ya hafif ayran gönüllüydüm ya da kimseyi hoşlanacak kadar önemsemiyordum.

*tek bir kişiden hoşlanmadığım için oynadığım şapşal oyun olmuş benim tanımım.
devamını gör...

helen: bizim yunan dediğimiz helenlerin kendilerini tanımladıkları sözcük. bu yüzden, aslında kendilerine helen demek en doğru ifade olacaktır desek yanılmayız.

yunan: türkler'in helenler için kullandığı kelimedir malumunuz üzere. ne var ki bu kelime "ion" kelimesinden türemiştir. aslında bakarsak bu kelime oldukça anakroniktir ve yanlış bir biçimde kullanılmaktadır. ama böyle gelmiş işte dilimize.

rum: arapça kökenli bir kelime olup aslen "romalı" anlamına gelir. bizans döneminde ise helence konuşanlar için kullanılmıştır. aynı zamanda osmanlı imparatorluğu'nda da sık sık, hükümdar ünvanlarında dahi kullanılmış bir sözcüktür. anadolu selçuklu devletinin gerçek adı da eski bizans topraklarında bulunduğundan ötürü aslında "rum sultanlığı" olmalıdır.

grek: bu kelime ise latinlerin helen kelimesi yerine kullandığı sözcüktür. latincesi "graeci" dir ve bu kelimenin kökeni de antik yunanca "graikos" kelimesine dayanmakla birlikte, diğer batı dillerinde de bu kelimeden türetilmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayesinde karanlık bir coğrafyada yaşamaktan kurtulduğum, türkiye cumhuriyetinin kurucusu. şair, matematikçi, yazar, asker, siyaset adamı, öğretmen.
devamını gör...

tiyokolsikosid ukdesi.

ismail abinin sorduğu en zor soru. cevabı adamına göre değişiklik gösterir dense de, öyle değil işte, geçmiyor.
o orada kalıyor, öylece bekliyor. en olmadık zamanda, en onulmaz anda ortaya çıkıyor.
aynı acının onda da olduğunu bilmek, emin olmak ise teselli değil bir kat daha yük oluyor insanın üstüne. ama sonuçta giden gidiyor, kalan kalıyor o aynı acı ile. puh!


gitti işte?


devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
günün anlam ve önemini yukarıda sevgili yazarlar anlatmış*.. 3 mayıs türkçülük günümüz kutlu olsun!!*
devamını gör...

kitapta beni etkileyen şöyle bir cümle vardı:
"savaşacağım tek şey içimdeki diğer bendi" bu oyunda kazanan da sensin kaybeden de.
devamını gör...

baş ağrısı. rahatsız edici derecede hızla ilerleyen bir baş ağrısı.. hemen uyumam lazım, uyumam ve bu ağrıdan kaçmam.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir seyirci topluluğu önünde, küçük bir sahne ya da yükselti üzerinde hikaye anlatan, meddah oyunu icra eden kişi. hikaye anlatıcılığı (storytelling) ile uğraşır kısaca. nispeten günümüzün tek kişilik sahne icralarına benzer bir performans sergiler. ya da eski zamanın barış özcan'ı bile denebilir belki.
devamını gör...

insan hem birini dövmek istiyor hemde kimseyi dövmediği için mutlu oluyor. ne kadar garip!
devamını gör...

bugün kendisinin doĝumgünü olan şair, yazar, söz yazarı.
babasının öldüĝü yaşa girmiş bugün. kendisi söyledi... 66.
devamını gör...

1951 yılında fransanın grad bölgesinde küçük bir köy olan pont-saint espritte 'lanetli ekmek olayı' meydana gelmiştir..
işinde gücünde olan bu insanlar ,birden bire delirmeye başladılar...beyinlerini etkileyen kimyasal bir maddeden dolayı gerçeklik algılarını yitirdiler. halüsinasyonlar görmeye başladılar... gıda zehirlenmesinin belirtilerini (kusma, düşük kan basıncı, halsizlik vb.) en şiddetli şekilde göstermeye başladılar.

derilerinin yandığını düşünerek kendilerini pencerelerden aşağı atanları mı istersin , peşinde insan yiyen bir kaplan olduğunu söyleyen bilinçsizce etrafta koşturanı mı ararsın... beyninin kırmızı yılanlar tarafından ele geçirileceğini düşünerek iki bacağı kırık olmasına rağmen sürünerek kaçmaya çalışanlarımı izlersin....
tam olarak 50 kişi kontrol edilemediğinden hastaneye yatırılmıştır...
7 kişi öldü...
300 den fazla kişide çeşitli hastalıklar gelişti!!!!

inanılmaz ama köpekler bile, taşları yemeye çalışırken dişleri kırıyor , ama taşları yemeye devam ediyordu....ördekler penguen gibi yürüyerek penguen sesleri çıkarıyordu!!!!

bazı insanlar ilahi sesleri duyduklarını tanrıyla yakınlaştıklarını söylüyordu....
yav kuzum allah aşkına neler oluyordu.....

tüm işaretler köy fırınını gösteriyordu..yapılan araştırmalar sonucunda ; claviceps purpurea- çavdar mahmuzu adı verilen ,çavdar veya benzeri tahıllarda yaşayan parazit bir mantar türünün bu deliryum ya da sanrılara hatta ve hatta ölümlere yol açabildiği sonucuna varmıştır...
bu çavdar mahmuzu çavdardan dolayı bir şekilde ekmeğe bulaşmış...bu ekmeği yiyen herkes ,köpekler ,kuşlar kim varsa delirmiştir...

olayın üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen halaa intiharlar devam etmiştir...
allah muhafaza böyle bir şeydir... bak
devamını gör...

yun. "diğer benliğim" anlamına gelen, anna vissi'nin 1994 yılında çıkardığı "re!" albümünün güzeller güzeli şarkısı.

çokça tekrarlayan sözlerden oluşsa da şarkının güftesi epey uzun olduğundan ve çeviri yapma yetkinliğini kendimde göremediğimden paylaşamıyorum fakat kısaca değinmek gerekirse, insanın ikinci benliğinin yaptıklarına hayret etmesini konu alır. yunus'un bir ben vardır benden içeri dediği türden bir aydınlanmadan ve tanımakta güçlük çektiğimiz diğer yüzümüzün sebep olduğu mahcubiyetten bahseder. esasında çok da uzatmadan adı üstünde, alter ego'yu anlatmaktadır.

elbette bir anna delisi olarak çıktıktan hemen sonra, '95 kışında koşa koşa soluğu tunalı pasajı'nda alarak edinmiş olduğum albümündeki kaydında tamamen akustik enstrümanlar kullanılmıştır. bas diziliminde dahi yalnızca kontrbas sesini duyuyor olmak çok hoştur. daha ilk saniyede enfes bir karşılama komitesi kurmuş olan akordiyon ve kemanın büyüleyici uyumu sizi sizden alır ve parçanın sonuna kadar da bırakmaz. kısacası neredeyse her anna parçası gibi avaz avaz eşlik edilesidir.
devamını gör...

sabah sabah "ne yaptın lan bana bok" dediğim murathan mungan şiiri. içinde bir parça özlem, bir parça kırgınlık, biraz da terkeden ama sokağın başından usulca izleyen ben var.

bak, ne diyor;
kimdi kimdi kalan,
giden mi suçludur her zaman?
ne zaman başlar ayrılıklar,
dostluklar biter ne zaman?


burada diyor ki; bir dur da düşün. sorulara bir bak, kelimelere odaklan. ne dedi, ne demek istedi, anlatmaya çalıştığı neydi, bir gör. dostluklar var ortada, diyor. öyle varlar ki ne zaman bitecekleri belirsiz, öyle çoklar.

sonra devamı geliyor acımasızca, zaten bu şairleri oldum olası sevemedim. içinizde tutsaydınız ya birazını, neyse;
her geçen gün bir parça daha,
aldı götürdü bizden.
aynı kalmıyordu hiçbir şey,
değişiyordu her şey,
kendiliğinden
.

ikinci dörtlük, en çok yakanı gibi bir şey. bendeki anlamı şu; her geçen dakikada yeni sözler sarf edildi ama nereye? sanırım bir boşluğa söylenmiş çünkü yaşananlara bakınca kavgalar aynı sebepten, gürültüler aynı sebepten.
bu mısranın bir "ama"sı var; değişiyoruz, diyor, aynı kalmayacak. ben de dedim murathan mungan abi, demedim mi sanıyorsun? fayda etmedi ki? herkes şahit, sor.
daha önce yazdım da hatta bilmem kimin "dönüş yolunda rüzgârla savrulan yapraklar yalnızca pişmanlık taşır," sözünü.
anlamadı ki.

sonra şu geliyor;
artık çözülmüştü ellerimiz,
artık bölünmüştü yüreğimiz,
birimiz söylemeliydi bunu;
ötekini incitmeden.


bu dörtlük gözlerimi karartıyor. inanmak istemiyorum ve inanmayacağım da. tamam abi, sizinki bitti de bizim verilmiş sözlerimiz var ulan, öyle kolay mı? hem daha saat kaç?
ne demişti meslektaşlarından biri; "günün en güzel saatleri bunlar, yanımda kal."
şair sözü çiğnemek yakışır mı bana?

ah, işte, son dörtlük;
kimdi giden, kimdi kalan?
aslında giden değil,
kalandır terkeden.
giden de,
bu yüzden gitmiştir zaten.


hayır, ben gitmedim. resmiyette ben terk ettim ama resmi kayıtlar kimin umrunda ki? o ben değildim, giden kalan'dı. umursamazca üzerime attığı her bir lafla gitmişti. anlamadan, dinlemeden. kötü olan sadece o gece değildi, sen değildin. içim kötüydü, hâlâ kötü. birkaç saatlik uykuyla ayaktayım. enerjisiz enerji içecekleri ve sigara da olmasa ağzıma tek lokma girmeyecek. o gece sadece sen kötü değildin. şahitlerim var. sadece sana değil, herkesin yüzüne bir bir kapattığım kapılar var, bu kapılar içeriden kilitli ve zili yok. çalarsan duymam yakına gelmeden. geleceğim zamanı da bilmiyorum. içim kötü, hâlâ çok kötü. kelimelere gizleyemem, inceden hissettiremem.

şimdi son değil, tek hatırladığım "nasıl hisseder?" bile dememiş olman. ben bunun ağırlığını üzerimden atamam. o kadar büyümedim.
kedileri sevmiyorum, seni dokuz kadar.
hep ve hâlâ.
devamını gör...

two broke girls'te şöyle bir monolog vardı.
"twitter aptal insanlar içindir ve instagram okuma yazma bilmeyenler için twitter görevi görür."
devamını gör...

ders çalıştığını sanan insanların ders çalışmadığı gerçeğiyle yüzleşmesini sağlayan olaydır. disiplininizi artırıp günü daha verimli geçirmenizde yardımcı olabilir.
devamını gör...

en iyi filmler değil de en iyi oyunculuk denince aklıma gelen ilk filmdir bu film. ben bir karakterin bu kadar iyi yansıtıldığını sadece bu filmde gördüm. hele bir kilise sahnesi var ki tam bir ustalık eseri.
devamını gör...

konu fark etmeksizin değerlerin, sağladığı fayda -yarar ile orantılı olduğunu savunan felsefi bir yaklaşım tarzıdır. avantajları olduğu kadar dezavantajları olduğu da gözardı edilmemelidir. çünkü bu yaklaşımı benimseyen kişiler başkalarının deneyimlerini reddederler ve yalnızca kendi deneyimlerini esas alırlar, maddeye ve somut olana tamah ederler. tabii soyut -manevi olana da ön yargıları vardır. *
devamını gör...

benim hiç yok benide aranıza alın *
devamını gör...

üretmediğimiz için de yakın zamanda, tüketmek için birbirimizi kemireceğimizi ve başka ülkelere ağzımızı açmış bekleyeceğimizi gösteren durum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim