geceye bir şarkı bırak
müthiş bir levent yüksel eseri.
devamını gör...
duphalac
kabızlık şikayeti yoğun olan insanlarda tedavisi 2 gün kadar sürebilir.
reçetesiz kullanılmamalıdır.kas spazmlarına sebep olabilir, tadı bol şekerlidir kıvamı yoğundur.
reçetesiz kullanılmamalıdır.kas spazmlarına sebep olabilir, tadı bol şekerlidir kıvamı yoğundur.
devamını gör...
kafa dengi arkadaş bulmanın zorluğu
kim bilir gün içinde kaç insan yanımızdan geçip gidiyor kafa dengi diyebileceğimiz. günümüzde yeni insanlarla tanışmanın çoğunlukla arkadaş ortamı ve sosyal medyadan olduğunu var sayarsak bu iş biraz zor.
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
kahve,peynir çeşitleri,bitter çikolata gibi bi sürü örnek verebileceğim şey.
devamını gör...
çaylaklar oy kullanamaz
bu başlığı görene kadar çaylakların oy kullan(a)madığını fark edemeyen yazar beyanı.
hatta bu başlığı görene kadar sözlükte çaylak olduğunu bile farkedemeyen. yok artık biraz daha abart istersen whis*
çaylak üyelerin de sözlüğün bir parçası olduğunu ve bundan dolayı da sözlükte rahat rahat oy kullanmaları gerektiğini düşünüyorum. hem oy verdiklerini zaman daha çok kişi tarafından farkedilip tanımları okunacak ve böylelikle yazar olmaları da kolaylaşacaktır.
(bkz: çaylaklar sözlüğün medar-ı iftiharıdır)
hatta bu başlığı görene kadar sözlükte çaylak olduğunu bile farkedemeyen. yok artık biraz daha abart istersen whis*
çaylak üyelerin de sözlüğün bir parçası olduğunu ve bundan dolayı da sözlükte rahat rahat oy kullanmaları gerektiğini düşünüyorum. hem oy verdiklerini zaman daha çok kişi tarafından farkedilip tanımları okunacak ve böylelikle yazar olmaları da kolaylaşacaktır.
(bkz: çaylaklar sözlüğün medar-ı iftiharıdır)
devamını gör...
meja (yazar)
attığı görsel evet seksi. topuklu ayakkabısı ve ojeli tırnaklarıynan hoş gözüküyor. ben ayakkabıya dikkat ettim. neyse, yarın aynı görseli ben de atacağım sözlük. hazır mısınız bu yıkıma?
devamını gör...
musicbuddy
bu şarkıyı hiç kimse bilmesin istiyorum.. hep benim şarkım olsun istiyorum. ama olur da bir gün serin balkonda sigaranızla derin düşüncelere dalarsanız ; sizinle de paylaşabilirim. buyrun... buradan
devamını gör...
cüzdanda fotoğraf taşımak
eşimi tanıdığım andan beri hep cüzdanımda taşıyorum fotoğrafını.
devamını gör...
abd'de yaşanan mini buzul çağı
abd'nin texas eyaletinde kışın aşırı sert geçmesinden ötürü 15 şubat'tan bu yana milyonlarca insan elektriğe yüklendiği için alt yapı çökmüş ve 20'den fazla insan donarak hayatını kaybetmiş. üç milyon insanın elektriksiz kaldığı eyalette, araçlarında ısınmaya çalışan bazı insanlar karbonmonoksit zehirlenmesi yaşamışlar. beni en çok üzen ise, sahillerde donmaktan kurtarılan binlerce kaplumbağanın hâlâ ölüm tehlikesi yaşıyor oluşlarıdır.
ironik kısım ise şu: elon musk uzay projesi için sf'den texas'a taşınmıştı. 9 yıl içinde mars'a koloni kurmayı hedefleyen sayın musk'ın yeni memleketinde tüm hayatın kıştan dolayı felç olması ve insanların soğuktan ölmeleri fazlasıyla ironik. daha kendi gezegeninde, homo sapiens sapiens'in ana vatanında insanlar ölürken atmosferin olmadığı, yerçekiminin dünyanın yarısı kadar olduğu, suyun olmadığı, radyoaktif bir ortamın olduğu, ısınmanın, korunmanın ancak kendi imkanlarıyla yapılabileceği mars'a yerleşim yeri kurmak güzel bir düşünce. ölmezlerse tabii.
bu olaylar küresel ısınmanın ve iklim değişikliklerinin gelecekte tüm dünyayı ne hâle getireceğinin ufak bir demosu.
www.ntv.com.tr/galeri/dunya...
ironik kısım ise şu: elon musk uzay projesi için sf'den texas'a taşınmıştı. 9 yıl içinde mars'a koloni kurmayı hedefleyen sayın musk'ın yeni memleketinde tüm hayatın kıştan dolayı felç olması ve insanların soğuktan ölmeleri fazlasıyla ironik. daha kendi gezegeninde, homo sapiens sapiens'in ana vatanında insanlar ölürken atmosferin olmadığı, yerçekiminin dünyanın yarısı kadar olduğu, suyun olmadığı, radyoaktif bir ortamın olduğu, ısınmanın, korunmanın ancak kendi imkanlarıyla yapılabileceği mars'a yerleşim yeri kurmak güzel bir düşünce. ölmezlerse tabii.
bu olaylar küresel ısınmanın ve iklim değişikliklerinin gelecekte tüm dünyayı ne hâle getireceğinin ufak bir demosu.
www.ntv.com.tr/galeri/dunya...
devamını gör...
zippo'nun ezan okunurken gitar çalmaması
bırak başlık açmayı, insan şunu düşünmeye utanır inanın. bunun trollüğü de olmaz ayrıyeten. yapmayın arkadaşlar.
devamını gör...
endikasyon dışı ilaç kullanım izni rezaleti
sürekli duyuyoruz, 'şu şu ilaçlar, sgk geri ödeme listesine alındı' .
ve bu ilaçlar genellikle de yeni nesil , akıllı denilen kanser ilaçları.
peki geri ödeme listesine alınca iş bitiyor mu ? , nerdee , asıl dert ondan sonra başlıyor.
'endikasyon dışı' denilen bir sistem var. bu sistemin işleyişi şu şekilde.
sağlık bakanlığına bağlı, ' tıbbi ilaç cihaz kurumu ' ( tick ) denilen bir kurum var ankarada.
şu anda çin'den gelen covid aşılarının kontrollerinin de yapıldığı kurum.
bu kurum, türkiye'ye girecek yabancı ilaç, cihaz, donanım vs. her şeyin alımına kullanımına karar ve izin veren bir kurum .
yukarıda bahsettiğim bu akıllı kanser ilaçlarının kullanılması için, bu kurumda oluşturulan bir kurulun onayı gerekiyor.
buna da, ' endikasyon dışı ilaç kullanım izni ' diyorlar.
kanser hastası doktora gidiyor, tüm tahlil tetkikler yapılıyor, 30 yıllık onkolog prof. doktor bu verilere bakıyor, ' sen şu ilacı kullanmalısın ' diyor , ama bu arada devreye bu sistem giriyor, ' hoop , dur bakalım, şu tahlil sonuçlarını, tomografileri , emarları , kanser hücre testlerini bana gönder, bir de ben bakacam ' diyor . yani sağlık bakanlığı, çalıştırdığı doktoruna güvenmiyor, sen buna karar veremezsin ' diyor.
bunun üzerine, bir dosya hazırlanıp,
tick'e gönderiliyor.
sanırım haftada iki gün toplanan, eczacı ve birkaç doktordan oluşan bu heyet, duruma göre, ruh hallerine göre bu izni veriyor, veya şu eksik, bu uygun değil diyerek senin umutlarını tek kalemde yıkıp atabiliyor.
kanser hastası bu süreçte, günler hatta haftalarca bekliyor, aynı anda kanser vücutta yayılmaya devam ediyor, 6 kürde bitecek veya küçülecek tümör, 12 küre bile cevap vermez hale geliyor, ve belki de sonunda hasta hayatını kaybediyor.
sırf, onkoloğuna güvenmeyip, ben ne dersem o olur zihniyetiyle yürütülen saçma sapan bir prosedür yüzünden, insanların tedavi süreci daha zorlu bir hale geliyor .
bunun da adı, ' endikasyon dışı ilaç kullanım izni ' oluyor .
sayın yöneticilerin şovenist yaklaşımla açıklamalar yerine, halkın bizzat yaşadığı bu ve benzer sorunlara , kalıcı, insani çözümler bulması dileğiyle...
ve bu ilaçlar genellikle de yeni nesil , akıllı denilen kanser ilaçları.
peki geri ödeme listesine alınca iş bitiyor mu ? , nerdee , asıl dert ondan sonra başlıyor.
'endikasyon dışı' denilen bir sistem var. bu sistemin işleyişi şu şekilde.
sağlık bakanlığına bağlı, ' tıbbi ilaç cihaz kurumu ' ( tick ) denilen bir kurum var ankarada.
şu anda çin'den gelen covid aşılarının kontrollerinin de yapıldığı kurum.
bu kurum, türkiye'ye girecek yabancı ilaç, cihaz, donanım vs. her şeyin alımına kullanımına karar ve izin veren bir kurum .
yukarıda bahsettiğim bu akıllı kanser ilaçlarının kullanılması için, bu kurumda oluşturulan bir kurulun onayı gerekiyor.
buna da, ' endikasyon dışı ilaç kullanım izni ' diyorlar.
kanser hastası doktora gidiyor, tüm tahlil tetkikler yapılıyor, 30 yıllık onkolog prof. doktor bu verilere bakıyor, ' sen şu ilacı kullanmalısın ' diyor , ama bu arada devreye bu sistem giriyor, ' hoop , dur bakalım, şu tahlil sonuçlarını, tomografileri , emarları , kanser hücre testlerini bana gönder, bir de ben bakacam ' diyor . yani sağlık bakanlığı, çalıştırdığı doktoruna güvenmiyor, sen buna karar veremezsin ' diyor.
bunun üzerine, bir dosya hazırlanıp,
tick'e gönderiliyor.
sanırım haftada iki gün toplanan, eczacı ve birkaç doktordan oluşan bu heyet, duruma göre, ruh hallerine göre bu izni veriyor, veya şu eksik, bu uygun değil diyerek senin umutlarını tek kalemde yıkıp atabiliyor.
kanser hastası bu süreçte, günler hatta haftalarca bekliyor, aynı anda kanser vücutta yayılmaya devam ediyor, 6 kürde bitecek veya küçülecek tümör, 12 küre bile cevap vermez hale geliyor, ve belki de sonunda hasta hayatını kaybediyor.
sırf, onkoloğuna güvenmeyip, ben ne dersem o olur zihniyetiyle yürütülen saçma sapan bir prosedür yüzünden, insanların tedavi süreci daha zorlu bir hale geliyor .
bunun da adı, ' endikasyon dışı ilaç kullanım izni ' oluyor .
sayın yöneticilerin şovenist yaklaşımla açıklamalar yerine, halkın bizzat yaşadığı bu ve benzer sorunlara , kalıcı, insani çözümler bulması dileğiyle...
devamını gör...
yazarları korkutan unsurlar
verdiğim emeklerin boşa gitmesinden ve nankörlükten.
devamını gör...
fransızca öğrenmek isteyenlere tavsiyeler
"aykut yavuz fransızca dersleri " youtube kanalı çok yardımcıdır.
devamını gör...
bearwithtear
yaptigi begenilerle dikkatimi cekmis cokkk tatli bir yazardir. peki ben bos durur muyum,durmadim tanimlamalarina goz gezdirdim ve hemen takibe aldim. girdigi tanimlamalar oldukca bilgilendirici, yazim stili oldukca akici cok daha onemlisi inanilmaz tatli, inanilmaz naif birisi... ayrica ufak bir detay duseyim, yazdiklarini begenince yuzu guluyor, gunu guzellesiyormus. boyle tatli bir yazarin bence gununu hep guzellestirelim. sozlugumuze iyi ki gelmis hos gelmis, kendisi de varligiyla sozlugumuzu guzellestirmis.
devamını gör...
sosyal fobi
sosyal anksiyete toplumun “gizli” problemidir. toplum bize her zaman girişken olmamızı ve sosyal olmamızı emreder. bu döngüyü tamamlayabilmek ve hayatta kalabilmek için bireysellik anlayışıyla hareket edilir. fakat bazıları bu yolda mutsuzluğa kapılır. azımsanmayacak kadar bu aksiyete türünü yaşayan insanlar var.
her insan bazı ortamlarda ve belirli insanlar karşısında bir derece heyecan ya da huzursuzluk duyabilir.bu gayet normaldir ve beyninizin yeni ve tanıdık olmayan çevreye uyum gösterme çabasının bir işaretidir. ancak bu durum çok sık yaşanıyorsa, kaygı düzeyi bozukluğuna anksiyete'ye kadar gider. iyileşmek için doktora başvursanız bile tanımadığınız birine kendinizi açmak çok zor olacaktır. kişi'nin tedavi olması için rahat bir ortam sağlanması şarttır. tedavi edilemeyenler yoğun yalnızlık ve çaresizlik duygusu altındadırlar. (bkz: spot ışığı etkisi)'ni herkes bana bakıyor hissiyatını çokça yaşarlar.
her insan bazı ortamlarda ve belirli insanlar karşısında bir derece heyecan ya da huzursuzluk duyabilir.bu gayet normaldir ve beyninizin yeni ve tanıdık olmayan çevreye uyum gösterme çabasının bir işaretidir. ancak bu durum çok sık yaşanıyorsa, kaygı düzeyi bozukluğuna anksiyete'ye kadar gider. iyileşmek için doktora başvursanız bile tanımadığınız birine kendinizi açmak çok zor olacaktır. kişi'nin tedavi olması için rahat bir ortam sağlanması şarttır. tedavi edilemeyenler yoğun yalnızlık ve çaresizlik duygusu altındadırlar. (bkz: spot ışığı etkisi)'ni herkes bana bakıyor hissiyatını çokça yaşarlar.
devamını gör...
lucifer (yazar)
tanımlarını okuduğumda lan bir saniye dedim ve açtım müziği sonrasında içimi hüzün ve buhran kapladı. gittim markete aldım bir 100’lük. dedimki ben bu adamın tanımlarını böyle okuyamam açtım siri’yi ve oku kızım dedim. o da okudu sağ olsun. peki bu adamın tanımlarını okumak benden ne götürdü diyecek olursanız bir miktar para, huzur, mutluluk ve dertsiz başıma dert diyeceklerim bu kadar..
benim derdime ortak olmak isterseniz;
buradan ortak olabilirsiniz
benim derdime ortak olmak isterseniz;
buradan ortak olabilirsiniz
devamını gör...
unutulmayan magazin olayları
eski futbolcu kompela'nın televole kameralarına emre aşık'ı göstererek "bana pezevenk diyo" demesi.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
“siz canhıraş bir şekilde kapımı çalmadan önce ben kendimi intihar ediyordum da, aslında kendimi de denmez, işte biraz da bu yüzden.”

buradan

buradan
devamını gör...
