üstte verilen tanımın aksine sosyal bilimler alanında yapılanı da iyi bir geleceğin kapısını aralayabilen lisansüstü şeysi. direkt içerden bilgi. bırakın artık şu sosyal bilimler bilim değildir, karın doyurmaz, işsiz kalırsın safsatalarını.
devamını gör...

almanca çanak, çömlek anlamına gelen kelime
devamını gör...

en önemli lezzet bileşeninin sadece yufka olmadığı yemek.

#420802 numaralı entrde bahsedildiği üzre en önemli bileşenlerinden biri yufka, buna katılıyorum fakat tek başına yufka böreği börek yapan şey değil. gözden kaçırılan diğer önemli ayak ise fırın. fırın var böreği vezir eder, fırın var rezil eder. o yüzden tarifiniz, yufkanız, malzemeleriniz ne kadar iyi ve kaliteli olursa olsun yeni çalışacağınız bir fırında böreğiniz her zamanki gibi olmayabilir.

en son yaptığım böreğin tarifini vereyim, siz fırın konusunu kendiniz optimize edersiniz artık.

malzemeler
4 yufka
250g lor peyniri
500g ıspanak
1 adet kırmızı kapya biber
tereyağ
sıvı yağ
sirke

sosu için
yarım çay bardağı su
yarım çay bardağı sıvı yağ
4 kaşık yoğurt
2 yumurta
tuz, karabiber

tarif
1. ıspanakları su dolu bir kabın içine basın. üzerine de biraz sirke ekleyin. sirke, yapraklar arasındaki böceklerin falan dökülmesini sağlar. ara sıra karıştırıp/sallayıp toprakların kumların dökülmesini de sağlayın.
2.ıspanakları sudan çıkartıp saplarını kesin. doğramak istiyorsanız doğrayın ama doğramadan da yapabilirsiniz. tekrar sirkeli suya ıspanakları ekleyip bekleyin.
3. ıspanakları tek tek akan suyun altında iyice yıkayın.
4. ıspanak temizlemek çok pis bir iş. sürekli kum akıyor, o yüzden kumsuz olana kadar iyice yıkayın, temiz olduğundan emin olun.
5. tepsinizi tereyağ ile yağlayın, üzerine bir adet yufkayı serip kenarlarını tepsiden dışarı sarkıtın (mini fırın kullanıyorsanız çeyrek yufkayı serin, bir kenarı sadece tepsiden dışarı sarkacaktır. üzerine bir çeyrek daha yufka serip ters taraftan yufkanın kenarını sarkıtın). yufkanın üzerine yoğurtlu yumurtalı karışımdan 3-4 çorba kaşığı koyup iyice dağıtın.
6. kapya biberi yıkayıp julyen doğrayın. tavada erittiğiniz tereyağın üzerine biberi atıp kavurun (soğan isterseniz soğan da aslında eklenebilir tarife).
7. biberler yağı kırmızı yapmaya başlayıp kavrulmaya yüz tuttuğunda ıspanakları da ekleyin, tavanın kapağını kapatın.
8. ıspanaklar zamanla sönecektir. biraz karıştırıp biberlerle ıspanakları iyice harmanlayın. çiğ ıspanakla börek hiç yapmadım. fırın pişirmez falan, onun katır kuturuyla uğraşamam.
9. tamamen de pişirebilirsiniz, biraz diri de bırakabilirsiniz ıspanakları. zaten fırına girip pişecek, hafif diri kalmasında sorun yok. oda sıcaklığına geldiğinde üstüne lor peynirini de ekleyip karıştırın iyice. peynirler biraz sulanabilir, vıcık vıcık bir görüntü alabilir, olsun.
10. tepsideki 2 kat yufkanın üzerine peynir-ıspanak-biber karışımından bolca ekleyin, üzerine 3. yufkayı ekleyin. yoğurtlu yumurtalı karışımdan çorba kaşığıyla yufkanın üzerine döküp iyice dağıtın, 4. kat yufkayı serin. ıspanaklı peynirli karışımdan tekrar ekleyin. ilk kat ıspanak-peynir karışımı şu şekilde görünmeli.
11. mini fırında yapıyorsanız 1 kat yufka için bütün yufka kullanmayın. çeyrek yufka yeterli olacaktır. her yufkanın arasında bir kat ıspanak-peynir, bir kat yoğurt-yumurta olacak yani. bunu kendinize göre modifiye edebilirsiniz ama bu tarif çalışıyor.
12. en son kat yufkayı da serdikten sonra tepsiden sarkan yufkaları böreğin üstüne doğru katlayın. en üste bir kat daha yufka serip kenarlarını tepsinin içine sokuşturun.
13. kalan yoğurtlu yumurtalı karışımdan en üst kata sürün. kalmadıysa yumurta sarısı sürebilirsiniz ama madem yumurtayı kırıyorsunuz tekrar yoğurtlu yumurtalı karışımdan yapın. o yoğurt pişip peynir olacak, daha hoş oluyor heheh.
14. benim fırınıma göre 240 derece fırında altlı üstlü ve fanlı olacak şekilde 30 dakikada pişti. siz kendi fırınınıza göre denemelisiniz. takip ettiğim tarife göre 180 derece fırında 30 dakika pişirmem gerekiyordu, fırın optimizasyonundan kastım bu.

böyle kabarıyor, üstüne sürdüğümüz yoğurt pişince böyle oluyor. afiyet olsun *
devamını gör...

bana temizlik günlerini hatırlatan müziklerdir.

annem ve ablalarım hep temizlik yaparken yüksek sesle müzik dinlerdi. o perdeler indikten sonra halılar toplandıktan sonra evde bir yankı oluyor ya. işte bizim evde hep türkçe pop hitleri yankılandı. bütün temizlik günlerinde sabahtan akşama kadar bağır çağır şarkı söylerdik. onlarca kaset, cd arasında ablam efsane bir djdi. üstünden 10-15-20 yıl geçmesine rağmen bütün şarkıları ezbere hatırlıyorum.

kendime kaldığım hemen her zaman rap dinledim. ama temizlik yaparken harbiden gitmiyor.* bilmiyorum süpürgenin sesi ile match olmuyor lan. bende bir kaç yıl önce evim çöp eve dönmesin diye bir liste yapmaya karar vermiştim. şimdi evim tertemiz. temizlikte müzik çok önemli abi. müziksiz yapınca temizlenmiyormuş gibi hissediyorum.

hayrına paylaşıyorum, sizin de eviniz pırıl pırıl olsun.

youtube.com/playlist?list=P...
devamını gör...

çocuğu okul müsabakalarında üstün başarı göstermiş ebeveyn gibi hissettirmiş, mutlu etmiş hadisedir*.
online listesine güneş gibi doğmuş olmasına aldırmayınız, had bildirimi isteyenlere acımayacağını, kırbacı vuracağını düşünmekteyim*.
devamını gör...

konuşsam tesiri yok sussam gönül razı değil gibi komplike bir durumdur.
devamını gör...

isteyen istediğini yapsın. yasak değil, bir sakıncası da yok. anonim kalmak ya da kalmamak kişinin özgür iradesine kalmış bir şeydir. buna da yorum yapmayın yahu.*
devamını gör...

oyumu avrupa yakasından yana kullanıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o zaman fikir s.çalım :

-esnaf müdahale etti ve saldırgan cebinden çıkardığı bıçakla esnafı yaraladı.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arabasından silahı alıp esnafı vurdu.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarını toplayıp esnafı darp etti.
-esnaf müdahale etti ve saldırgan arkadaşlarıyla gelip dükkanını yakıp yıktı.
...
-esnaf müdahale etmedi ve toplumun tepkisini çekti.

esnaf ne yapsın yahu devlet üç maymunu oynarken ?
devamını gör...

arapça kökenli, “kural, düzen vb.” anlamlara gelen kelimedir.
devamını gör...

milli kütüphane'nin koleksiyonunda yer alan 5 bin taş plak burada ses dosyasına dönüştürülüp online olarak halka ulaştırılmıştır. benim gibi plak dinlemekten zevk alanlar, bununla hayat bulanlar var ise mutlaka dinlemeliler. çünkü münir nurettin selçuk'tan chopin'e kadar pek çok sanatçı mevcuttur.

dinlemek için şuradan efendim


not:
bir bilene katılıyorum. hiçbir şey pikaptan ve gramafondan dinlenilen o zevki vermez ancak bunlara sahip olmayanlar için yine de güzel düşünülmüş diyorum ben. yeni nesil pikapların bile fiyatları ortada...
ülkemizde zevk aldığımız bir durumu bile gönlümüzce yaşamıyoruz. her şey pahalı maalesef.
üç tanecik plağımı da değiştirip değiştirip dinliyorum zaten (gözyaşı)
devamını gör...

inananların değerlerine saldırmayı, başlık açmak sanan yazar beyanı.
allah ıslah etsin.
devamını gör...

hep derim. göbekli erkeklerin kıskançlık lafı bu. ağlayacağınıza siz de vücut geliştirin ya da laf etmeyin.
devamını gör...

bir arkadaşım demişti biz türklerde araba ve ev hariç ikinci el kültür mantığı yok, uğraşma diye, olur mu hiç öyle bir şey demiştim.

öyleymiş.

az önce bir şarjlı diş fırçası aldım , - sıfır - 230 lira dedim letgo da filan ne kadardır.

adam yazmış 1 ay kullandım, 350 lira, 400 lira, 300 lira.

ya bi piyasaya bakın kullanılmış satıyorsun birde, normalde olması gereken ev ve araba işte altın dı vs pahalı ürünler hariç 1/3 fiyatına satılır bir ürün.

burada amaç senin işine yaramayan ürün elinden çıksın nakit girdisi sana sağlasın.

sende o nakit girdisi ile dilediğin birşeyi al.

ben alınan ürünü tamir etçem, temizlicem, onarımı bakımını yapıcam ee tabi 3'de bir fiyatına olmalı.

satarken de öyle. kitaplarda öyle.

ne yazıkki herkes olmasada çoğu kişi aldığım fiyata satayım derdinde.

çok zekisin sen. yapmayalım böyle.

1/3 e uyalım, bende bilmiyordum bende böyle öğrendim, anamdan doğar doğmaz ikinci el kuralları bilir şekilde gelmedim ya.
devamını gör...

düşman olmak mertlik değil
korkaklığın iradesi
kurnazlık marifet değil
aptalların tesellisi
devamını gör...

içimden geldi. güne şu an dinlediğim bir türküyü bırakayım. türkülerin, sadece bir müzik türü değil, kültürel bir miras olduğuna inanan biri olarak.

kuan - ben yana yana.

mirasagider
devamını gör...

efendim, hangi birini anlatayım. bilinçaltım 6. yüzyıl batı avrasya bozkırları gibi. aklıma ilkin birkaç yıl önce gördüğüm geldi. kopuk kopuk:
hatırlayamadığım veya olmayan bir sebepten ötürü dekan beni üniversite bahçesinde kovalıyordu. onu bir şekilde atlatıp amfiye girdim. kürsünün orada bir kahvehane masası, üstünde iskambil destesi, 4 sandalye var, yalnızca biri dolu. oturan elemanı yandan görüyorum ama tanıyamıyorum bir türlü. gitgide masaya yaklaştım, bir baktım ki ömer seyfettin. sandalyelerden birine oturdum, o kartları eline aldı, başladı karmaya. -ek bilgi: o aralar amansızca pis yedili ve batak çeviriyorduk arkadaşlarla- dağıttı, iki üç kart oynadık, sonrasında bi' sırıttı "al ulan sana" dedi ve suratıma sahte jokeri fırlattı... senaristliğini onur ünlü yaptı herhalde bu rüyanın, başka açıklaması yok.
devamını gör...

uzak mesafe ilişkisi hayatta yapmam yapamam ki ben dedim. sonra hayat her zamanki asla dediklerimi yaşattı ve bunu da yapmış oldum*.
devamını gör...

saniyede 144 kere ekrandaki görüntüyü yenileyen monitörlerdir. hz zaten bildiğiniz üzere hertz'in kısaltması olup bir saniyede bir şeyin kaç kere yapıldığını belirtir.
konu oyun oynamak olunca şunu söyleyebilirim ki 60hz ile 144hz gerçekten çok farklı. normalde 60hz akıcı geliyor ancak 144hz ile bir kez oynayınca oyun o kadar akıcı geliyor ki geri 60hz'e dönmeniz çok zor. akıcılığın yanı sıra responsiveness (hızlı tepki verme) de artıyor. böylelikle yaptığınız hareketler ekrana daha çabuk yansıyor ve bu size rekabetçi oyunlarda bir avantaj sağlıyor. rekabetçi olmayan oyunlarda da avantaj sağlamasa dahi oyunu çok daha zevkli hale getiriyor. şimdi buna küçük bir bakış atalım.

varsayımlar: karelerin ekran kartı tarafından eşit zamanlarda üretildiği (frame pacing'i görmezden geliyorum), 144 fps alabildiğiniz.

bu durumda 60hz bir ekran 16.6msde bir yeni görüntü üretecektir. 144hz bir monitör ise yaklaşık 7msde bir yeni bir görüntü üretecektir. buradan yaklaşık bir 9.5ms fark var. bunun yanında 60hz olan bir ekranın yüksek ihtimalle 5ms tepki süresine ve 144hz olanın da 1ms tepki süresine sahip olacağını varsayarsak o zaman 4ms de buradan ekleniyor ve size 13.5mslik bir fark oluşuyor. peki bu 13.5ms neye yarar? hiçbir şeye. ancak aşırı rekabetçiyseniz bu farkı hissedebilirsiniz ancak aksi durumlarda pek hissetmezsiniz bu kadar kısa bir zaman farkını. yine de bu, 144hz bir monitör kullanınca ekranın çok daha hızlı tepki verdiğini ve çok daha akıcı bir görüntü sunduğunu değiştirmiyor. eğer imkanınız varsa 144hz monitör deneyimlemelisiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim