hayat kalitesini artıran küçük detaylar
*sadece 12:00 - 18:00 arası beslenmek
*gece uykusu
*osman müftüoğlu da 12-14 saatten sonra protein almak gerekir diyor, ilker çağlayan ın videolarınıda tavsiye ederim
bu ikisini oturtunca zaten herşey çorap söküğü gibi hızlanıyor.. ihtiyacımız kadar ve doğru yiyecekleri, doğru saatlerde yemek yetiyor da artıyor bile, hatta vücut rahatlayınca biyolojik olarak gerçek performansında çalışabiliyor.. dolayısıyla kafanız da çalışmaya başlıyor.. daha yaratıcı oluyorsunuz, daha hızlı hareket ediyorsunuz vs..
eğer başarabilirseniz, ihtiyacınızdan fazla yediğiniz zamanlarda vücudun yediklerinizle uğraşmaktan, sizin çok da işinize yaramadığını, aradaki farktan anlayacaksınız..
*gece uykusu
*osman müftüoğlu da 12-14 saatten sonra protein almak gerekir diyor, ilker çağlayan ın videolarınıda tavsiye ederim
bu ikisini oturtunca zaten herşey çorap söküğü gibi hızlanıyor.. ihtiyacımız kadar ve doğru yiyecekleri, doğru saatlerde yemek yetiyor da artıyor bile, hatta vücut rahatlayınca biyolojik olarak gerçek performansında çalışabiliyor.. dolayısıyla kafanız da çalışmaya başlıyor.. daha yaratıcı oluyorsunuz, daha hızlı hareket ediyorsunuz vs..
eğer başarabilirseniz, ihtiyacınızdan fazla yediğiniz zamanlarda vücudun yediklerinizle uğraşmaktan, sizin çok da işinize yaramadığını, aradaki farktan anlayacaksınız..
devamını gör...
vücuda yapışan ince ve dar tayt giyen kadın
tayt: bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir tür pantolon (tdk),
bol tayt mı olurmuş.
kendine yakıştıran giysin, sana ne.
bol tayt mı olurmuş.
kendine yakıştıran giysin, sana ne.
devamını gör...
peynirin 6 ayda yüzde yüz zamlanması
normal şartlarda enflasyonun %60 falan çıkması lazım. bu kadar düşük seviyede açıklayıp tüm milleti nasıl geri zekalı yerine koyduklarını gıda fiyatlarında ki önlenemeyen artış zaten gözler önüne seriyor.
devamını gör...
sabah kedi olarak uyanılsa yapılacak ilk şey
umarim sabah 4te falan uyaniyorumdur. cirkin sesle miyavlayip, evdekileri uyandiririm.
devamını gör...
türkiye'de unutulan olaylar
17-25 aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ortaya çıkan yolsuzluklar.
odasında 17:25 de durmuş saat tutan bahçelinin akp tarafına geçmesine kimsenin şaşırmaması ile unutulduğu rahatça anlaşılır.
bakara makara diyen yolsuzluğu ifşa olunca istifa eden bakan büyükelçi olduysa unutanlara acınır
kahkahalarla iğrençliklerini ayen beyan gösteren vekillere kutlu dava, din, diyanet diye oy veren halka gülünür
rüşvet alıp durdukları iranlı soytarıyı a hab*r kanalında hayırsever diye tanıtıp iğrençlikte sınır tanımamalarıyla;
bu siyasetçilerden, muhalefet etmeyenden, haberini yapmayandan, soruşturma açmayandan, inceleme başlatmayandan, oy verenden, ses çıkartmayandan ve unutandan zerre akıl ve vicdan sahibi olanlar tarafından tiksinilir.
odasında 17:25 de durmuş saat tutan bahçelinin akp tarafına geçmesine kimsenin şaşırmaması ile unutulduğu rahatça anlaşılır.
bakara makara diyen yolsuzluğu ifşa olunca istifa eden bakan büyükelçi olduysa unutanlara acınır
kahkahalarla iğrençliklerini ayen beyan gösteren vekillere kutlu dava, din, diyanet diye oy veren halka gülünür
rüşvet alıp durdukları iranlı soytarıyı a hab*r kanalında hayırsever diye tanıtıp iğrençlikte sınır tanımamalarıyla;
bu siyasetçilerden, muhalefet etmeyenden, haberini yapmayandan, soruşturma açmayandan, inceleme başlatmayandan, oy verenden, ses çıkartmayandan ve unutandan zerre akıl ve vicdan sahibi olanlar tarafından tiksinilir.
devamını gör...
başak burcu kadını
bir başak burcu kadını olarak aciklama gereksinimi duydum. tanimlari genel olarak gözden geçirdiğimde öncelikle söylemek istediğim şey bencil degil aksine fazla düşünceli olmasidir. gereğinden fazla değer verir. hisleri fazla kuvvetlidir. zekidir. şaşırtmayı sever birçok alanda yeteneklidir. soylenenler karsinda fazla düşünür ve farkli yorumlar çıkarabilir ki bu kendinizi iyi ifade edemediginizden kaynaklanır.tartışma anında mantiksal düşünür fakat damarina basıldığında karşısındakini asla düşünmez.ilişkide çıtayı yuksek tutar.mükemmeliyetçi, titiz ve planlidir.yeni tanismalarda konuşmasıyla mest eder. cinsel acidan bakıldığında başak burcu kadını partnerini nasil etkilemesi gerektiğini cok iyi bilir. yani olay vücudun ya da yüzün guzelliginde değildir. genelde gözleri, boynu ve pratik zekasi dikkat çeker. başak burcu kadini ile iletişim kurulmaktan kaçınılması karşı tarafın kaybıdır..
devamını gör...
çevirinin belirsizliği
indeterminacy of translation
willard van orman quine tarafıdan 'word and object' adlı eserde ortaya atılmış olan iddiadır. üç maddeyle mutlak geçerli bi çevirinin imkanını reddeder quine. burada dikkat edilmesi gereken husus, çeviriden kastedilenin bir dilden bir diğer dile nakledilen anlamın işlem sırasında uğradığı dezenformasyon, hatta transformasyon olduğu. yani kısaca soruşturmanın ucu pozitif bilimlerden dilin imkanına kadar dayanmakta.
üç maddeden ilki 'referansın belirsizliği', yani kelimenin göndergesini saptamanın mümkün olmadığıdır. quine'in burada işaret ettiği şey direkt dil ve gönderge problemidir. burada meşhur gavagai örneğini verir. anadili bilinmeyen bi kabile mensubu tavşan gördüğü zaman gavagai dediğinde o dile yabancı olan biri tavşanı kastettiğini düşünür ve gavagai'i bir tavşan olarak çevirmiş olur kendi diline. ancak belki de o kabileci dayının kastettiği şey ''aa yiyecek bulduk lan'', ''hadi şu köftehoru avlayalım'', ''offf yavrum hepsi senin mi'' olamaz mı?? heh tabi ki zamanla gözlem ve deneme/yanılma yoluyla bu opsiyonlar azalır ve doğru çeviri için elimizde daha az şık kalır. ancak quine burda da devreye girer ve der ki, kardeşim eyvallah daha az ihtimal kalır diyosun da senin bu gözlemler ile şıkları elemen için doğru soruları soruyo olabilmen lazım, doğru soruyu sorman için de o kabile dilinin gramer ve jargonunu biliyo olman lazım. biliriz ulan ne var dediğinizi duyar gibiyim ama bunu insanoğlunun dil dediğimiz şeyin ilk farkına vardığı zaman için düşünün bi de. felaket bi tablo gerçekten..
ikincisi holofrastik belirsizlik.. yani bu çok uzun gider ama kısaca şöyle diyebiliriz: tercüme yapan kişilerin sahip olduğu inançlar tercüme ettikleri metni etkiler. iki farkı inanca sahip kişi aynı metni iki farklı şekilde tercüme eder ve bizim hangisinin doğru olduğunu söyleyecek nesnel bi ölçütümüz yoktur. özellikle quine'in naturalized epistemology dediği şey bunla direkt bağlantılı
üçüncüsü de bilimsel teorilerin belirsizliğidir. bu en uzun gidecek olan itirazdır. hala bu konudaki tartışmalar alev alev devam eder. quine'den sonra bayrağı pierre duhem almış yürütmüş ve bilim felsefesi literatürüne sokmuş. mevzu şu ki hiçbi bilimsel teori asla ve asla analitik incelemeyle empirik olarak kanıtlanamaz. kesinlikle her teorinin bir bütün olarak test edilmesi gerekir ki bu da mümkün değildir. çünkü deney ceteris paribus gibi kavramlarla yürür başlatmayın biliminize..
çok girift metinlerdir quine'in metinleri. özellikle indeterminacy of translation bölümü için hilary putnam, transendental dedüksiyon'dan sonra en kazık metin demiş.
willard van orman quine tarafıdan 'word and object' adlı eserde ortaya atılmış olan iddiadır. üç maddeyle mutlak geçerli bi çevirinin imkanını reddeder quine. burada dikkat edilmesi gereken husus, çeviriden kastedilenin bir dilden bir diğer dile nakledilen anlamın işlem sırasında uğradığı dezenformasyon, hatta transformasyon olduğu. yani kısaca soruşturmanın ucu pozitif bilimlerden dilin imkanına kadar dayanmakta.
üç maddeden ilki 'referansın belirsizliği', yani kelimenin göndergesini saptamanın mümkün olmadığıdır. quine'in burada işaret ettiği şey direkt dil ve gönderge problemidir. burada meşhur gavagai örneğini verir. anadili bilinmeyen bi kabile mensubu tavşan gördüğü zaman gavagai dediğinde o dile yabancı olan biri tavşanı kastettiğini düşünür ve gavagai'i bir tavşan olarak çevirmiş olur kendi diline. ancak belki de o kabileci dayının kastettiği şey ''aa yiyecek bulduk lan'', ''hadi şu köftehoru avlayalım'', ''offf yavrum hepsi senin mi'' olamaz mı?? heh tabi ki zamanla gözlem ve deneme/yanılma yoluyla bu opsiyonlar azalır ve doğru çeviri için elimizde daha az şık kalır. ancak quine burda da devreye girer ve der ki, kardeşim eyvallah daha az ihtimal kalır diyosun da senin bu gözlemler ile şıkları elemen için doğru soruları soruyo olabilmen lazım, doğru soruyu sorman için de o kabile dilinin gramer ve jargonunu biliyo olman lazım. biliriz ulan ne var dediğinizi duyar gibiyim ama bunu insanoğlunun dil dediğimiz şeyin ilk farkına vardığı zaman için düşünün bi de. felaket bi tablo gerçekten..
ikincisi holofrastik belirsizlik.. yani bu çok uzun gider ama kısaca şöyle diyebiliriz: tercüme yapan kişilerin sahip olduğu inançlar tercüme ettikleri metni etkiler. iki farkı inanca sahip kişi aynı metni iki farklı şekilde tercüme eder ve bizim hangisinin doğru olduğunu söyleyecek nesnel bi ölçütümüz yoktur. özellikle quine'in naturalized epistemology dediği şey bunla direkt bağlantılı
üçüncüsü de bilimsel teorilerin belirsizliğidir. bu en uzun gidecek olan itirazdır. hala bu konudaki tartışmalar alev alev devam eder. quine'den sonra bayrağı pierre duhem almış yürütmüş ve bilim felsefesi literatürüne sokmuş. mevzu şu ki hiçbi bilimsel teori asla ve asla analitik incelemeyle empirik olarak kanıtlanamaz. kesinlikle her teorinin bir bütün olarak test edilmesi gerekir ki bu da mümkün değildir. çünkü deney ceteris paribus gibi kavramlarla yürür başlatmayın biliminize..
çok girift metinlerdir quine'in metinleri. özellikle indeterminacy of translation bölümü için hilary putnam, transendental dedüksiyon'dan sonra en kazık metin demiş.
devamını gör...
normal sözlük'teki en havalı nick
benim mahlasım değildir.
devamını gör...
gülümseten normal sözlük yazarları
devamını gör...
erkeklerin sürekli kadınlar adına konuşmaları
normal yaşantımızda olsun, mecliste olsun, camide olsun dini sohbetlerin döndüğü bir yer olsun hiç fark etmez sürekli kadınlar şöyle olmalıdır kadınlar böyle olmalıdır diye ahkâm keserler. kadınların nasıl daha düzgün olabileceği erkekler tarafından sürekli dile getirilir ama burada kadınların hiç fikri alınmaz kadınların duyguları ve özgürlüğü dikkate alınmadan kadınların ahlaklı olması gerektiği üstünden sözler edilir kadınlar adına kararlar alınır. bırakın kendi kendilerini savunsunlar bunu en iyi yapacak zaten onlar ama erkekler kadınların bunu bile yapamayacaklarını düşünecekler ki onların adına da konuşuyorlar. bunu herkes yapıyor sadece din adamları değil en elit dediğimiz adamda yapıyor en düşük zekâlı olanı da o yüzden bence toplumunun her tabakası kadınların daha özgür olup kendilerini ifade etmelerine daha fazla olanak sağlamaları gerekir.
devamını gör...
en az suç işleyen burcun ikizler burcu olması
içim rahatladı. ortancamın burcu olur kendisi. balık ve terazi için de böyle başlıklar bekliyorum. 3 te üç yapayım.
devamını gör...
tyler durden
sanırım en güzel sözü "sahip oldukların sonunda sana sahip olur"dur. popüler topluma karşıt bir karakterin bu kadar popüler olması, herkesin sosyal medya duvarında, avatarında vs. bulunması da ayrı bir ironidir. kapitalizm seni bile pazarlar tyler, sen en iyisi sahil kasabasına yerleş... fazla ortalıkta gözükme. *
devamını gör...
gece gelen sohbet etme isteği
üniversitede oda arkadaşımla sürekli yaptığım aktivite.gözler kapalıdır ve uyuyana kadar bitmek bilmeyen bir sohbet başlar, sonra da sohbetin ortasında uyuyakalınır. bir de yapılan bir araştırmaya göre; geceleri yapılan konuşmalarda insanlar daha dürüst davranma eğiliminde oluyorlarmış.
devamını gör...
asla gelmeyecek olan sevgiliyi beklemek
söz konusu kişi eski sevgili midir, sevgili olunmak istenen kişi midir bilinmez ama her halükarda 'sevgili' denilemeyecek ve asla gelmeyeceği düşünülen birini beklemektir.
cezmi ersöz'ün;
"olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı." dediğidir.
cezmi ersöz'ün;
"olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı." dediğidir.
devamını gör...
28 mayıs 2013 taksim gezi parkı direnişi
belki de hayatımın en güzel, en anlamlı ve en işe yaradığımı düşündüğüm zamanlarıydı. boş sandığımız gençliğin ne kadar cesur, ne kadar bilgili, ne kadar zeki olduğunu gördüğümüz zamanlardı. acılarımız da büyüktü, umutlarımız büyüktü orada hep beraber olduğumuz zaman. bostancı'da çalışıyordum. alışveriş yaptığım esnaf biliyordu gezi parkı'na her akşam gittiğimi ve her akşam bana poşetlerce kuru bakliyat, içecek, kahvaltılık verirlerdi. dayanışma, saygı vardı. evet ilk önce 3-5 ağaç içindi her şey. 3-5 ağaç için bu kadar cesur davranan insanları görenler de kendi sorunlarını dile getirmek için cesaretlendiler. her kesimden insan akın etmeye başladı. dindarı, ateisti, genci, yaşlısı. çok güzel günlerdi. birlik beraberliğin olduğu günlerdi. işin ilginç yanı dünyada böyle eylem yapan görülmemişti. biber gazıyla bizleri zehirleyen polise çiçek vermek, yiyeceğini paylaşmak. dans etmek, şarkı söylemek, kendileri başta olmak üzere, hükümetten gelen açıklamalara esprili yaklaşmak. kin yoktu içimizde. sadece huzurlu, mutlu, adaletli yaşamak istiyorduk.
devamını gör...
düşün ki tanrı bunu okuyor
tanrım bu söylediklerimin hepsi yalan. *
devamını gör...
hüseyin nihal atsız 116 yaşında
vaktiyle bir atsız varmış... var olsun!
hakkında hiçbir şey bilmeden yadırgayanlar hariç, edebi olarak, düşünce olarak türk tarihindeki en önemli yere sahip değerlerimizdendir.
ad gününde saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.
hakkında hiçbir şey bilmeden yadırgayanlar hariç, edebi olarak, düşünce olarak türk tarihindeki en önemli yere sahip değerlerimizdendir.
ad gününde saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz.
devamını gör...


