izmir'e gavur konya'ya yobaz demek
gerek tarihi gerek doğal güzellikleriyle değerli olan bu iki şehrimizin siyasetin ahmakları ve çok bilmişleri tarafından genellemelere kurban gitmesidir.
konya da bizim izmir de. genellemeleriniz, kininiz, ön yargılarınız siz de kalsın. sözlüğümüze siyaset sokmayın. biz buraya siyaset yok diye geldik. siyaset yapacaksanız başka sözlüklere üye olabilirsiniz bence.
edit: kelimenin doğrusu gâvur arkadaşlar.
konya da bizim izmir de. genellemeleriniz, kininiz, ön yargılarınız siz de kalsın. sözlüğümüze siyaset sokmayın. biz buraya siyaset yok diye geldik. siyaset yapacaksanız başka sözlüklere üye olabilirsiniz bence.
edit: kelimenin doğrusu gâvur arkadaşlar.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
bugün aldığım en güzel haber. özlemiştik.
devamını gör...
amcanla teyzenin evli olması
benim bu insanlardan biri.
teyzem çocuk gelin denilebilecek yaşta amcamla evlenmiş aralarında 10 yaş varken. sonrasında babamla annem evlenmiş. ben bu durumdan ötürü çok şanslı olduğumu düşünürüm. çünkü biz tek bir aile gibi büyüdük. diğer amcamın eşi ve çocukları kendilerini biz dışlamasak da bize uyum sağlayamadığı için böyle hissettiler.
akraba evliliği değil arkadaşlar annemle babam arasında bir akrabalık yok. bizim ailede kuzen evlilikleri hoş görülmez.
teyzem çocuk gelin denilebilecek yaşta amcamla evlenmiş aralarında 10 yaş varken. sonrasında babamla annem evlenmiş. ben bu durumdan ötürü çok şanslı olduğumu düşünürüm. çünkü biz tek bir aile gibi büyüdük. diğer amcamın eşi ve çocukları kendilerini biz dışlamasak da bize uyum sağlayamadığı için böyle hissettiler.
akraba evliliği değil arkadaşlar annemle babam arasında bir akrabalık yok. bizim ailede kuzen evlilikleri hoş görülmez.
devamını gör...
mükemmel bir düğün için olması gerekenler
evlenen kişilerin birbirini sevmesidir. gerisi pek de önemli değildir efenim.
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
kendinizi anlatma çabası.
devamını gör...
geceye bir siyasetçi sözü bırak
bunlar ateistt, bunlar teröristt.
devamını gör...
boğaziçi sadece elitistlerin değil milletindir
ne alakaymış ki ? okumadığım okul niye benim olsun alla alla, gitmemişim görmemişim, boğaziçi kazanan öğrencinindir kardeşim.
devamını gör...
bir bilen (yazar)
bir bilene sor gözyaşı biter mi? aklıma bu geliyor her görüşümde..
devamını gör...
sözlük kulüpleri
sanat ve yardım kulübüne en baştan adımı yazdırmak istiyorum!!! evet çok heyecanlandım.
devamını gör...
tanımlarını birleştirip bir yazarı tanımlama
binlerce tanım girmişiz sözlüğe. üşenmeden bakıldığında girilen tanımlardan yaşadığımız yerden yaşımıza, mesleğimizden nelerden hoşlandığımıza kadar pek çok şey ortaya çıkabilir. hatta psikolojik hallerimiz bile tahlil edilebilir. hal böyle olunca da bir yazarın tanımlarını birleştirip onu tanımlayabilirsiniz. bazen diyoruz ya anonim olmak iyidir diye. sanki yalnızca ismimiz anonimmiş gibime geliyor. onun dışında tüm yansımalarımızla buradayız aslında.
devamını gör...
kpss'ye çalışan sözlük yazarları
bayram meral adını duyunca istemsiz meriç pirinç demeye başladıysanız bizdensiniz.
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
asla tiktok kullanmam.
devamını gör...
yabancı kucak
ıan mcewan kitabıdır.
ayrıntı yayınlarının, gotik romanları bizle buluşturan kara ayrıntı setinin nadide bir parçasıdır yabancı kucak. ıan mcewan ingiltere’nin en büyük yazarlarında biri sayılmaktadır ve aldığı booker ödülü bu şanını pekiştirmiştir.
romanda mary ve colin bir tatile çıkarlar ve tatil mekanı olarak seçtikleri yer tam da gotik romanlara uygun bir kent olan venediktir. venedik sokaklarında gezinmeye başlayan çift sürekli birbirleriyle tartışırlar ama bu tartışmalar onların arasını açmaz aksine birbirlerine yakınlaştırmaya başlar onları. evli olmayan ama yedi senedir güzel bir birliktelik yaşayan çiftin birbirlerine olan bağımlılıkları yavaş yavaş alışkanlığa dönüşmüştür. colin oldukça yakışıklı bir adamdır. colin ve mary sokaklarda dolaşırken karşılarına robert isimli bir adam çıkar ve onları içmeye davet eder, çift bu daveti kabul eder. robert’tan ayrıldıktan sonra oteln yolunun bulamayan mary ve colin uykusuz ve yorucu bir gecenin sonunda robert’la tekrar karşılaşırlar.
robert’ın evine giden çift sabah kendilerine çıplak bir şekilde bulurlar. caroline -robert’ın karısı- onları karşılar bir türlü elbiselerini alamazlar. caroline çok garip bir kadındır. belindeki bir sorundan dolayı bir türlü rahatça oturamaz ve hareket edemez. evden ayrılmayı zorlanmadan başaran çift, okuyucuya bu esnada rahat bir nefes aldırır. zira caroline’le kaldıkları ve sohbet edilen bölüm oldukça gergin geçer. bu eve tekrar dönen çift bu sefer aynı rahat soluğu aldırmayacaklardır.
kitabın başında pavese’nin şu sözleri yer alır;
“yolculuk bir yabanıllıktır. sizi yabancılara güvenmeye, evinizde ve dostlarınızın yanındayken duyumsadığınız bütün o alışılmış huzurdan uzaklaşmaya zorlar. sürekli olarak başınız döner. temel şeyler dışında -yani hava, uyku, düşler, deniz ve gök dışında- hiçbir şey size ait değildir, her şey sonsuza ya da bizim sonsuz diye düşlediğimiz şeye yönelir.”
eğer dikkatli bir okursan bu sözleri okudaktan sohra kitabın sonunda seni affalatacak olan sahneye hazırlık yapmış olursun.başrollerinde oskar ödülü sahibi iki oyuncu vardır helen mirren ve christopher walken.
eğer kitabı okuyacak sabır ve incelik sende yoksa filmi mutlaka izlemelisin.
kitap 1990 yılında harold pinter’ın senoryolaştırmasıyla filme alınır. yönetmenliğini paul schrader yapar.
ayrıntı yayınlarının, gotik romanları bizle buluşturan kara ayrıntı setinin nadide bir parçasıdır yabancı kucak. ıan mcewan ingiltere’nin en büyük yazarlarında biri sayılmaktadır ve aldığı booker ödülü bu şanını pekiştirmiştir.
romanda mary ve colin bir tatile çıkarlar ve tatil mekanı olarak seçtikleri yer tam da gotik romanlara uygun bir kent olan venediktir. venedik sokaklarında gezinmeye başlayan çift sürekli birbirleriyle tartışırlar ama bu tartışmalar onların arasını açmaz aksine birbirlerine yakınlaştırmaya başlar onları. evli olmayan ama yedi senedir güzel bir birliktelik yaşayan çiftin birbirlerine olan bağımlılıkları yavaş yavaş alışkanlığa dönüşmüştür. colin oldukça yakışıklı bir adamdır. colin ve mary sokaklarda dolaşırken karşılarına robert isimli bir adam çıkar ve onları içmeye davet eder, çift bu daveti kabul eder. robert’tan ayrıldıktan sonra oteln yolunun bulamayan mary ve colin uykusuz ve yorucu bir gecenin sonunda robert’la tekrar karşılaşırlar.
robert’ın evine giden çift sabah kendilerine çıplak bir şekilde bulurlar. caroline -robert’ın karısı- onları karşılar bir türlü elbiselerini alamazlar. caroline çok garip bir kadındır. belindeki bir sorundan dolayı bir türlü rahatça oturamaz ve hareket edemez. evden ayrılmayı zorlanmadan başaran çift, okuyucuya bu esnada rahat bir nefes aldırır. zira caroline’le kaldıkları ve sohbet edilen bölüm oldukça gergin geçer. bu eve tekrar dönen çift bu sefer aynı rahat soluğu aldırmayacaklardır.
kitabın başında pavese’nin şu sözleri yer alır;
“yolculuk bir yabanıllıktır. sizi yabancılara güvenmeye, evinizde ve dostlarınızın yanındayken duyumsadığınız bütün o alışılmış huzurdan uzaklaşmaya zorlar. sürekli olarak başınız döner. temel şeyler dışında -yani hava, uyku, düşler, deniz ve gök dışında- hiçbir şey size ait değildir, her şey sonsuza ya da bizim sonsuz diye düşlediğimiz şeye yönelir.”
eğer dikkatli bir okursan bu sözleri okudaktan sohra kitabın sonunda seni affalatacak olan sahneye hazırlık yapmış olursun.başrollerinde oskar ödülü sahibi iki oyuncu vardır helen mirren ve christopher walken.
eğer kitabı okuyacak sabır ve incelik sende yoksa filmi mutlaka izlemelisin.
kitap 1990 yılında harold pinter’ın senoryolaştırmasıyla filme alınır. yönetmenliğini paul schrader yapar.
devamını gör...
herkesin potansiyel terörist olması
kendi gibi düşünmeyen herkese çamur atmaktır.
devamını gör...
duvarlar kadar
nickaltının boş olduğuna şaşırdığım yazar.
edebiyat seven, nahif bir yüreğe sahip olduğunu düşündüğüm hoş hanımefendi.
kendisine ve nahif yüreğine orhan veli kanık'ın "yaşamak" şiirini ithaf etmek istiyorum:
biliyorum, kolay değil yaşamak,
gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
gündüzleri gün ışığında ısınmak;
şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
yan gelebilmek çamlıca tepesine...
bin türlü mavi akar boğazdan
her şeyi unutabilmek maviler içinde.
biliyorum, kolay değil yaşamak;
ama işte
bir ölünün hâlâ yatağı sıcak,
birinin saati işliyor kolunda.
yaşamak kolay değil ya kardeşler,
ölmek de değil;
kolay değil bu dünyadan ayrılmak.
edebiyat seven, nahif bir yüreğe sahip olduğunu düşündüğüm hoş hanımefendi.
kendisine ve nahif yüreğine orhan veli kanık'ın "yaşamak" şiirini ithaf etmek istiyorum:
biliyorum, kolay değil yaşamak,
gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
gündüzleri gün ışığında ısınmak;
şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
yan gelebilmek çamlıca tepesine...
bin türlü mavi akar boğazdan
her şeyi unutabilmek maviler içinde.
biliyorum, kolay değil yaşamak;
ama işte
bir ölünün hâlâ yatağı sıcak,
birinin saati işliyor kolunda.
yaşamak kolay değil ya kardeşler,
ölmek de değil;
kolay değil bu dünyadan ayrılmak.
devamını gör...
pandemi yurdundan çarşafla kaçmaya çalışmak
yani buna "doğal seleksiyon" denmezse, ben neye denir bilemiyorum. adam zaten bu zekayla bu yaşa kadar fazla bile yaşamış.
devamını gör...
medyum yazarlar
güzel günler hakkında portakal atsın hayrına. bu günler gelmeyecekse boşuna umutlanmayayım, beklemeyeyim..
devamını gör...
sma hastalarına yardım kampanyaları
bir hayalim var, çocuk olmak düsturuyla çıktıkları yolda kürşad ömer, annesinin deyimiyle, melek olmuştur...ailenin paylaşımı.
bi şeyler yapmalı, ama ne?
bi şeyler söylenmeli, ama ne?
öyle rezil bi hale geldik ki çocukları dahi koruyamıyoruz. toplanan miktar çok fazla, bir çocuk için o kadar para heba edilemez, diyenlere soruyorum; şu güzel çocukların halini görüp de hala konuşabiliyor olmak için ne yaşadın?
bi şeyler yapmalı, ama ne?
bi şeyler söylenmeli, ama ne?
öyle rezil bi hale geldik ki çocukları dahi koruyamıyoruz. toplanan miktar çok fazla, bir çocuk için o kadar para heba edilemez, diyenlere soruyorum; şu güzel çocukların halini görüp de hala konuşabiliyor olmak için ne yaşadın?
devamını gör...
büyük hadron çarpıştırıcısı
ingilizce ismi olan large hadron collider nedeniyle kısaca lhc olarak da bilinen, halka şeklindeki tüneller içerisinde bulunan süperiletken mıknatıslar aracılığıyla atom altı parçacıkların hızlandırılarak çarpıştırılması prensibine bağlı olarak çalışan deney merkezi. avrupa nükleer araştırma merkezi, ya da kısa adıyla cern'de yer alır. atom altı parçacıkların bir grubu olan hadronlar üzerindeki çalışmalarıyla ünlüdür.
elektrik alanı yardımıyla hızlandırılan parçacıklar, süperiletken mıknatıslar sayesinde tünellerin içinde tutulur. tüneller içerisinde, zıt yönlerden birbirine doğru gelen parçacıklar, ışık hızına yakın hızlarda hareket etmektedir. çarpışmalar neticesinde ortaya çıkan yeni ve farklı parçacıklar dedektörlerle saptanır.
bu deneyler, evrenin nasıl oluştuğu ve büyük patlama'nın nasıl gerçekleştiği gibi sorulara yanıt alınabilmesi bakımından önemlidir.
elektrik alanı yardımıyla hızlandırılan parçacıklar, süperiletken mıknatıslar sayesinde tünellerin içinde tutulur. tüneller içerisinde, zıt yönlerden birbirine doğru gelen parçacıklar, ışık hızına yakın hızlarda hareket etmektedir. çarpışmalar neticesinde ortaya çıkan yeni ve farklı parçacıklar dedektörlerle saptanır.
bu deneyler, evrenin nasıl oluştuğu ve büyük patlama'nın nasıl gerçekleştiği gibi sorulara yanıt alınabilmesi bakımından önemlidir.
devamını gör...
istanbul’da yaşamanın maliyeti
büyükşehirde (ist.izm.ank) gibi şehirlerde yaşamanın maliyeti bir ömür dur, üç kuruş daha fazla kazanalım , daha rahat bir hayat yaşayalım diye ; aslında karşılığında hayatımızı veriyoruz, sağlığımızı, zamanımızı kaybediyoruz.
maddi olarak maliyeti en az 15 bin tl dir 4 kişilik bir aile için.
maddi olarak maliyeti en az 15 bin tl dir 4 kişilik bir aile için.
devamını gör...