türkiye’nin 15 ülkeden gelecek turistlere pcr testi yapmama kararı gibi vizyon dolu bir turizm hamlesi yapamıyorlar tabi. akılsız nijerya’ya bak, turizmleri perişan olacak şimdi. nijerya’yı tatil planlarınızdan çıkarın arkadaşlar. zaten insanın kendi ülkesi gibisi yok. biz kendi ülkemizde denize girememeye devam edelim, en güzeli...eyy nijerya sen kimsin ya

türkiye’de son dönemde corona virüsü vakalarının ve covid-19’a bağlı ölümlerin yüksek olması afrika ülkesi nijerya’yı harekete geçirdi. nijerya yönetimi, brezilya, hindistan ve türkiye’den gelen yabancı turistleri ülkeye almayacağını duyurdu.
devamını gör...

“bir hadise var, kimse bilmiyor
olmuyor bende, deprem olmuyor.”
devamını gör...

eleştiri olmadan ilerlemenin olmayacağını bilen kişi.

beğenmediğiniz, öyle olmaması gerektiğini düşündüğünüz şeyleri dile getirmeniz iyidir. var olan aksaklıkları görmezden gelip onlarla birlikte mutlu yaşarsanız, ülkedeki herkes, hiçbir sorun olmadığına ikna olursa, dünyada sizin gibi davranmayan ve olumsuz yanlarını düzeltmeye çalışan ülkeler alır başını gider, siz de arkalarından nal toplarsınız. hele günümüzde bir de onların teknolojilerine muhtaç kalır, o teknoloji olmadan hiçbir işinizi yapamayacak duruma gelirsiniz.

tıpkı bugün olduğu gibi...

eleştiriden kaçmayın. eleştiren kişi her şeyin daha iyi olmasını isteyen iyi niyetli biri olabilir. onu dinleyin.

bireysel hayatınız için de bu durum geçerlidir. size kötü yorum yapan herkes kötü niyetli olmayabilir. dost acı söyler.
devamını gör...

--- alıntı ---

"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."

"seni yüreğimde canlandırarak öldürdüm."

"çocuk yüreği unutur ama affetmez."

"neden benim gibi yapmayı ögrenmiyorsun?"
"sen ne yapıyorsun ki?"
"kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."

"üzgünsün diye, ağlaman gerekmiyor."

"önemi yok."
tam tersine, çok önemliydi. öyle üzgündüm ki, o kadar büyük bir hayal kırıklığına uğramıştım ki, o an ölmeyi istedim.

"sevginin ne olduğunu gerçekten keşfettiğimden beri, bütün sevdiklerimi sevgiye boğuyordum."

"- neden hiç mutlu değilsin zeze?
+ neden mutlu olmalıyım?
- çünkü dünyaya bir kere geliyoruz.
+ iyi ki bir defa geliyoruz portuga.
- neden?
+ ikinci bir hayatı kaldıramazdım."

"sevgisiz bir hayatın hiçbir anlamı yok."

"+ babam beni dövdüğü için herkes beni dövüyor ama sorun değil. onu öldüreceğim!
- ne! babanı mı öldüreceksin ?
+ onu içimde öldüreceğim, birini sevmeyi bıraktığında içinde ölmeye başlar."

--- alıntı ---
devamını gör...

kesinlikle büyülü bir şehir. fakat yaşamak için sabırlı biri olmak gerek.
devamını gör...

ilk kez gidecekler için şehir içinde önemli yerlere ulaşım rehberi:
şehirde neredeyse her yere tramvay ile çok rahat gidebilirsiniz, öncelikle bunu aklınızda tutmalısınız.
nereye gitmek istiyoruz?

+ben merkeze gitmek istiyorum.
-eskişehir'in 2 tane merkezi var denilebilir. ilk merkez hamamyolu, esnaf sarayı ve adalar civarından oluşuyor. buralar daha çok yerli halkın takıldığı yerler, istediğiniz her şeyi bulabileceğiniz küçük dükkanlar burada bulunuyor. adalar denilen yer ise meşhur eskişehir fotoğraflarının büyük bölümüne sahiplik yapan yer. porsuk çayı'nın iki tarafında uzanan cafeler, restoranlar ve oturma yerleri. burada yerli nüfus ile öğrenci nüfusu karışıktır. buradan aşağıya doğru inildikçe yerli nüfus iyice azalır ve öğrenci nüfusu artar. adalar'ın arka sokağında ise doktorlar caddesi denilen o ünlü cadde var. bir yer işareti olarak kanatlı avm de bu cadde üzerinde bulunuyor.
buraya ulaşım:
otobüsle gelmişsek otogar'ın hemen önündeki tramvay durağından (otogar içi dükkanlardan ya da otogar önündeki küçük yeşil kulübeden bilet alabiliriz) 1 numaralı otogar-ssk tramvayına binerek çarşı ya da inönü duraklarında inebiliriz. çarşı durağı adalar'ın başına ve hamamyolu'na, inönü durağı ise direkt doktorlar caddesi'nin ortasına bırakır bizi.
trenle gelmişsek ise 2 seçeneğimiz var, eşyamız yoksa yürüyebiliriz, zira yürüyeceğimiz yerler adalar ve doktorlar caddesi olacak. keyifli, güzel yerler yani. tren garından çıkar çıkmaz sol tarafa dönün (insanların valizlerle buraya akın ettiklerini göreceksiniz zaten, kalabalığı takip edebilirsiniz) ve 50metre ilerideki kavşağa kadar yürüyün. sol tarafınızda espark avm sağ tarafınızda ise doktorlar caddesi'nin girişini göreceksiniz. doktorlar caddesini yürüyerek geçebilirsiniz. hayır benim eşyam var tramvaya bineceğim derseniz de espark'ın hemen önünde tramvay durağını göreceksiniz zaten. 3 numaralı ssk-ogü (osmangazi üniversitesi) 1 numaralı ssk-otogar tramvayına binebiliriz. inönü bir sonraki durak zaten, çarşı da inönüden hemen sonraki durak. tramvay biletini kavşağın kenarındaki marketlerden alabilirsiniz.

+ben öğrencilerin olduğu merkeze gitmek istiyorum, ortam cafeler falan..
- öğrencilerin yoğun olduğu yerler bağlar olarak adlandırılıyor (trivia: eski ve yeni bağlar olarak da daha da adlandırılıyor). kabaca yılmaz büyükerşen bulvarı'nın iki yanındaki yerleşkeler diyebiliriz. trenden indik kavşağa kadar yürüdük espark'ı gördük. espark'ın arka tarafından itibaren olan ve yol boyu uzanan yerler bağlar. hayır canım ben yürüyemem diyorsanız da espark'ın önündeki ulus anıtı durağından (eski adı espark durağı) 1 no'lu otogar-ssk ya da 3 no'lu ogü-ssk tramvayına binebilirsiniz. espark'tan sonraki durak bağlar, ondan sonraki durak anadolu üniversitesi, ikisinden birinde inebilirsiniz. otobüsle gelmişsek de otogar tramvay durağından 1 no'lu tramvaya binip yine bağlar ya da anadolu üniversitesi durağında inebiliriz.

+beni meşhur barlar sokağına götür.
-barlar sokağı doktorlar caddesi'nin hemen bir arka sokağı olup doktorlar caddesine giden yukarıdaki yollarla ulaşabilirsiniz.

+beni anadolu üniversitesi'ne götür.
-anadolu üniversitesi temel olarak 2 kampüsten oluşuyor. bir tanesi meşhur yunus emre kampüsü, diğeri ise 2 eylül kampüsü (not: burasını ayırıp ayrı üniversite yapmışlar sanırım, eskişehir teknik üniversitesi). yunus emre kampüsü, yılmaz büyükerşen bulvarı'nın sonunda olup aslında çarşının göbeğinde yer alıyor. kampüsün içine kadar giden otobüsler var fakat onların tam olarak nereden gittiğini bilmemekle birlikte yılmaz büyükerşen bulvarından geçtiğini söyleyebilirim. zaten oraya kadar gelmişken yürürüm diyorsanız da siz bilirsiniz fakat kampüsün girişindeki o lanet yokuşu yürümekten iyidir otobüs. gideceğiniz yer eczacılık fakültesine yakın ise üniversitenin ana kapısı değil eczacılık kapısından ulaşmak çok daha kolay olacaktır.
tramvayla ulaşım: otogardan 1 numaralı otogar-ssk tramvayına binip anadolu üniversitesi durağında inebilirsiniz. şunu bilin ama durak, çok aşırı yakın değil kampüsün ana girişine. bir de kampüs içinde yürüyeceğinizi düşünürsek epey mesafe aslında.
gideceğiniz yer eczacılık fakültesine yakınsa eczacılık fakültesi durağı diye bir durak var. anadolü üniversitesi durağında inmeyin birkaç durak sonra eczacılık fakültesi durağında inin, direkt kapının önünde inmiş olacaksınız zaten.
tren garından ise yine espark önündeki ulus anıtı durağından 1 veya 3 no'lu tramvaylara binip anadolu üniversitesi durağında inerek ulaşabilirsiniz. aynı şekilde bu durakta inmeyerek birkaç durak sonra eczacılık fakültesi durağında inerek de ulaşabilirsiniz. 2 eylül kampüsüne gitmek ise tam bir çile, maalesef tramvayı henüz yok, yakın bir tramvay hattı da yok. tek çare otobüs. bildiğim kadarıyla yunus emre kampüsü'ndan 2 eylül'e direkt giden otobüsler var. aynı şekilde yılmaz büyükerşen bulvarı'ndan geçen ve 2 eylül'e giden otobüsler de var. ayrıntı veremeyeceğim maalesef.

+beni espark'a götür.
-yukarıda 50 defa geçti ismi. otogardan 1 no'lu tramvaya binip ulus anıtı durağında inebilirsiniz. tren garından ise 5-10 dakika yürüyüş mesafesi.

+beni odunpazarı evlerine götür.
-otogardan 1 no'lu otogar-ssk ya da 4 no'lu otogar-ogü tramvayına binerek atatürk lisesi durağında inebilirsiniz. atatürk lisesi'nin yan ve arka tarafı odunpazarı evleri.
tren garından ise ulus anıtı durağından 1 no'lu tramvaya binerek atatürk anıtı durağında inebilirsiniz.

+beni sazova parkına/stadyuma götür.
-meşhur masal şatosunun da olduğu sazova parkı genelde odunpazarı evleri gezisinden sonrasına bırakılır, dolayısıyla güzergahlar da buna göre ayarlanmıştır. sazova'ya tramvay ulaşımı maalesef ki yok, yine otobüslere başvuracağız. sazova'ya giden bilindik tüm otobüsler odunpazarı evleri'nin hemen karşısındaki sıralı otobüs duraklarından kalkıyor. sazova'ya gitmenin ilk şartı odunpazarı evlerinin oradaki otobüslere ulaşmak, onu da yukarıda anlattık. başka gidiş yolları da vardır muhakkak ama ben bilmiyorum. gidiş değil de dönüş maalesef birazcık sorun olabiliyor, zira dönüş de otobüsle.. sazova'dan farklı yerlere giden otobüsler var fakat bunu pek kimse size çat diye söyleyemez. sazovanın girişindeki anayoldaki otobüs durağında bekleyin, gelen otobüsler ve dolmuşlarda deneyin şansınızı, %90ı çarşının ucundan bucağından geçiyordur. stadyuma gitmek istiyorsanız orası da sazova parkı'nın bitişiğinde zaten.

+beni osmangazi üniversitesi kampüsüne (meşelik yerleşkesi/ana yerleşke) ya da araştırma hastanesine götür.
-otogardan 4 no'lu otogar-ogü tramvayı ile, tren garından ise 3 no'lu ssk-ogü tramvayı ile kolayca ulaşabilirsiniz. zaten son durak ogü, durak ismi de ogü:)

+beni şehir hastanesine götür.
-otogardan direkt otobüs vardır belki ama ben bilmiyorum, tramvayla tarif edeceğim yine. otogardan 1 ya da 4 no'lu tramvaya binin, odunpazarı belediyesi durağından inip karşı durağa geçin, gelen 13 numaralı opera-şehir hastanesi tramvayına binin. son durak şehir hastanesi durağı. ben hiç gitmedim fakat sanırım son duraktan sonra otobüsler bekliyormuş sizi, tramvaydan inip otobüsle kısa bir yolculuk sonrası hastane kapısına ulaşabiliyormuşsunuz. trenle gelmişseniz ise espark'ın önündeki ulus anıtı durağından 1 veya 3 no'lu tramvaya binin, çarşı durağında inin. aynı durakta gelen 13 numaralı tramvaya binin, sonra yukarıdaki adımları izleyin.

+beni operaya götür.
otogardan 1 no'lu tramvaya binip çarşı durağında inerek gelen 13 numaralı şehir hastanesi-opera tramvayına binin. son durak opera durağı.
tren garından ise 1 veya 3 no'lu tramvaya binin, çarşı durağında inin, karşı durağa geçin ve gelen 13 numaralı tramvaya binip son durakta (opera durağı) inin.

+ben gelip geçici değilim kalıcıyım, ilk olarak bana tramvay kartı lazım nereden çıkartırım ben bunu?
-çarşı tramvay durağının birkaç sokak arkasında "bilem" diye bir yer bulunuyor. daha ayrıntılı bilgi için
(link: www.eskisehir.bel.tr/sayfal...)

tramvaylar ile ilgili her şey (çalışma saatleri, güzergah, eskart işlermleri vs.)

(link: www2.estram.com.tr/Anasayfa::)
devamını gör...

üşengeçler ise '' aman kim uğraşacak allahından bulsun '' der
devamını gör...

“insanların manzarası vardır,
mesela sen bir akşam üzeri deniz kenarısın...”
devamını gör...

başlığı okudum. ilk entryi okudum. sırayla ikinci ve sonunda yoldaşın cinnetini okudum.

hiçbir şey anlamadım sısısıs titriyom. bu ne abi.

atıyorum x meşhur sözlükte, bir başlık var diyelim. 4. entry şöyle oluyor “allah belanı versin utanmadan savunanlar var”

lan kimmiş bu savunan diyip bakıyorsun, ne yazmış da kopmuş alttaki, bi bakıyorsun öyle bir entry yok.

çıldırıyorum. titriyom hep.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: metin üstündağ)
devamını gör...

çıktı gördü ki asıl esaret dışarıda, iş yok, kalacak yer yok. *
devamını gör...

"bir elim sağ cebimde, bir elim sol cebimde.
bu hüznü siz de bilirsiniz.."
devamını gör...

dünyaca ünlü bir yöntem. dünyada milyonlarca insanın sigara belasından kurtulmasını sağlamıştır. kendilerinin bahsettiği gibi ( ben de buna ayrıca katılıyorum) bu hayatta sigaradan kurtulmak bir bir daha içmemek için geçerli olabilecek tek yöntemdir. yöntemin mucidi (bkz: allen carr) olmakla birlikte şuan dünyanın türkiye dahil birçok ülkesinde klinikleri ve seans, toplu seans, seminerleri mevcuttur.
yöntemin esası şuna dayanır :
sigara içmenin size hiçbir faydası yoktur. ama sigara içenleri sigaranın zararları ile korkutmanın da bir faydası yoktur. sigara içenler aptal değildir. onlar da en az sizin kadar sigaranın zararlarının farkındadırlar. "bu iş irade işidir, sigarayı bırak cebine zarar, sağlığına zarar" gibi basit telkin yöntemleri karşıdaki insanın zekasına hakaret etmekten başka bir işe yaramaz.
sigara irade ile bırakılmaz. asıl irade isteyen sigara içmeye ve 3000 farklı kanserojen maddeyi vücuda sokmaya devam etmektir. sigarayı bırakamamızın sebebi aslında neden sigara içtiğinizi bilmemenizdir. sigaraya başlamayı ne zaman seçtiniz? başta denemek istemiş olabilirsiniz ama sigaraya devam etmeyi de seçtiniz mi? peki sigara içerken " ben ömrümün sonuna kadar sigara içeceğim demeyi mi seçtiniz? muhtemelen seçmediniz. öncelikle farkına varmanız gereken şey sigara içme kontrolünün sizin elinizde olmadığıdır. sigara içmek bie uyuşturucu bağımlılığıdır ve içmek istemeseniz bile içmek zorundasınızdır.
burada sigarayı bırakırken yanıldığınız nokta sigarayı irade yöntemi ile bırakıp, sıkıntılara, strese direnmeye çalışıp bunun bir süre sonra geçeceğini ummaktır. yani özetle son sigaranızı söndürürsünüz ve içten içe bir daha içmemeyi ümid edersiniz. lakin bu yöntemin işe yarama ihtimali %2 dir. belki içten içe "belki şansım yaver gider ve ben de o %2 bin içine girmeyi başarabilirim" diye düşünüyor olabilirsiniz. size kötü bir haberim var! o %2 ilk kesim de "sürekli bir sigara içme özlemi" duyarlar ve hayatlarının geri kalanında mutlu bir içmeyen olmayı başaramazlar. allen carr yönteminin kazandırdıkları :
- size daha sigara içerken sigarayı bıraktırır ve siz daha son sigaranızı içmeden önce zaten sigarayı bırakmış olursunuz. yani son sigaranızı içip bir daha sigara içmemeyi ümid etmek yerine, zaten daha son sigaranızı içmeden işi kafada bitirmiş olursunuz.
- sigara irade ile değil mantık ile bırakılır. unutmayın hiçbir şeyden fedakarlık yapmıyorsunuz. size diğerleri gibi sigara içmenin faydasından çok zararı var demiyorum. sigara içmenin tam olarak hiçbir faydası olmadığını söylüyorum.
- bu yüzden bir şeyden fedakarlık yaptığınız yanılsaması ortadan kalkınca, yoksunluk da hissetmeyeceksiniz ve sıkıntı çekmeyeceksiz.
size bu yöntemi kabaca ve genel çerçevede özetlemeye çalıştım. unutmayın önemli olan sigarayı bırakmak değil " bir daha hiç içmemektir"
bunun olabilmesi için ise mutlu bir içmeyen, yani sigarasız hayattan zevk alan, hayatın zorlukları ile sigarasız başa çıkabilmeyi öğrenmiş bir insan olmanız gerekiyor. ama bunun da olabilmesi için sigaranın size gerçek bir zevk yada destek olmadığını anlamanız gerekiyor. yoksa ne kadar kararlı olursanız olun eninde sonunda sigara içmeye geri dönmek zorunda kalırsınız. lütfen "allen carr sigarayı bırakmanın kolay yolu" kitabını edinin veya youtube üzerinden şu videoyu izleyin.

herkese sigarasız mutlu günler dilerim !
devamını gör...

hello world başlığıdır.

cennetten sözlüğe düşen ilk yazar tanesi tarafından açılmıştır.
devamını gör...

kashgar khanate adlı youtube kanalı türkçe altyazı eklemiş; türkçesini okuyarak dinlemek ayrı bir haz veriyor.

devamını gör...

hayat çok dıgıdık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendime sığınırım, kendi yükümü benden başkası yüklenemez.
devamını gör...

yunanca ''pan''* ve ''demonium''* un birleşiminden meydana gelmiş, tüm şeytanların bulunduğu yer olarak çevrilebilecek kelime.
john martin'in 1825 tarihli eserinin adı aynı zamanda.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
john milton'ın 1667'de yazdığı paradise lost şiirinde pandemonium cehennemin başkenti olarak geçiyor, john martin de bu şiirin bir bölümünü resmetmiş. tabloda lavların arasında şeytanın muhtemelen bir isyan başlatmak için ellerini havaya kaldırdığını görüyoruz.
john martin'in eserleri genelde görkemli manzaralardan oluşuyor ama bu tablo özellikle beni korkutuyor: sağ üstteki şimşek detayı, lavların kırmızısı ve şeytanın varlığı gerçekten cehenneme bakıyormuşum izlenimi uyandırıyor.
tablo louvre müzesi'nde sergileniyor.
devamını gör...

sığır demeyelim lütfen. sığırlar topluma gerek eti gerek sütü ile faydalı olan değerli canlılardır. o insanlar için "şahsiiyetsiz" ve "karaktersiz" kelimelerini kullanabiliriz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu şehrin gökyüzünü çok seviyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim