sedat peker’in yeğeni olmak
soyadımız aynı değil, sedat peker benim dayımdır.
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
2012'den beri yerli dizi, yarışma vs.izlemiyorum... 2,5 saatimi: aldatma, taciz, şiddet, bol kavgalı ve üstüne bunlarla lüks yaşayan şımarık tipleri takip etmektense, müzik eşliğinde bol bol kitap, araştırma, f1, futbol, belgesel vb.izliyorum...
devamını gör...
başlıktan yazarı tahmin etmek
çok sağlam bilgiler içeriyorsa (bkz: meja)
devamını gör...
ekolojik döngü
ekolojik döngü temel olarak elementlerin/bileşiklerin, canlı ve cansız ortamdaki devinimidir. bahsi geçen maddeler su, mineraller, azot, oksijen ve karbon gibi maddelerin, canlılar, su, hava ve toprak arasında çeşitli formlara dönüşerek yer değiştirmesi, doğada sürekli dolaşımıdır. ekolojik döngü diğer biyolojik tanımlar gibi çok keskin sınırlarla belirlenemez. en geniş ekolojik ortam mikro etmenleri saymazsak (gök taşları gibi) atmosferin en üst tabakasının altında kalan tüm alandır. evinizde oluşturduğunuz (bkz: vivaryum) bu ekosistemin oldukça alt seviyerinde kalan bir ekolojik döngü içerir.
ekolojik döngüde farklı moleküllerin farklı döngüleri vardır. örneğin fosfat havada bulunmadığı için döngüsü canlı, sıvı arasında devam eder. oysa azotun ekolojik döngüsü içerisinde hava da bulunmaktadır.
ekolojik döngünün bozulduğu durumlarda çevresel değişimler, kayıt altındaki veriler ile karşılaştırılarak doğal döngüsünden çıkan veya ortama karışan denge dışı moleküller incelenir.
söz gelimi marmara denizinde görülen müsilaj, ekolojik döngünün taşıma kapasitesinin üzerinde maddenin seyreltilme dahi olmaksızın suya salınması sonucu oluşmuştur. her maddenin doğada bir tüketicisi vardır. burada tüketici mikro alglerdir. ekolojik döngü normale döndüğünde (kapasite üzeri salım durduğunda) denge yeniden kurulacak ve müsilaj tabakası ortamdaki besin tükendiğinde ortadan kendiliğinden kalkacaktır (tabi ki hemen yarın değil). yalnız burada ekolojik döngünün bir ekolojik denge oluşturacağını da bilmek gerekir. ortamda bulunan müsilaj içerisindeki madde yığımı pek tabi başka organizmaların da besin kaynağı olacağından müsilajın ortadan kalkması sorunun tek başına ortadan kalktığını göstermeyecektir.
ekolojik döngü her ne kadar moleküllerin devinimi olarak basitçe özetlenebilse de, modellemeleri hem mikro hem makro düzeyde oldukça karmaşık sonuçlara açıktır.
ekolojik döngüde farklı moleküllerin farklı döngüleri vardır. örneğin fosfat havada bulunmadığı için döngüsü canlı, sıvı arasında devam eder. oysa azotun ekolojik döngüsü içerisinde hava da bulunmaktadır.
ekolojik döngünün bozulduğu durumlarda çevresel değişimler, kayıt altındaki veriler ile karşılaştırılarak doğal döngüsünden çıkan veya ortama karışan denge dışı moleküller incelenir.
söz gelimi marmara denizinde görülen müsilaj, ekolojik döngünün taşıma kapasitesinin üzerinde maddenin seyreltilme dahi olmaksızın suya salınması sonucu oluşmuştur. her maddenin doğada bir tüketicisi vardır. burada tüketici mikro alglerdir. ekolojik döngü normale döndüğünde (kapasite üzeri salım durduğunda) denge yeniden kurulacak ve müsilaj tabakası ortamdaki besin tükendiğinde ortadan kendiliğinden kalkacaktır (tabi ki hemen yarın değil). yalnız burada ekolojik döngünün bir ekolojik denge oluşturacağını da bilmek gerekir. ortamda bulunan müsilaj içerisindeki madde yığımı pek tabi başka organizmaların da besin kaynağı olacağından müsilajın ortadan kalkması sorunun tek başına ortadan kalktığını göstermeyecektir.
ekolojik döngü her ne kadar moleküllerin devinimi olarak basitçe özetlenebilse de, modellemeleri hem mikro hem makro düzeyde oldukça karmaşık sonuçlara açıktır.
devamını gör...
gerçek bakanlığı
ya da orijinal adıyla ministry of truth. 1984 (kitap)'ün en çarpıcı sekansıdır. partinin şimdiki politikasına uygun olarak geçmişi değiştirme işini yürütür. buna göre; gazeteler, kitaplar, afişler, filmler, fotoğraflar gibi bilimum yayın yukarıdan gelen emirlerle güncellenir, eskileri de yok edilir. bu sayede de büyük birader'in* ne olursa olsun haklı olduğu kanıtlanabilir. geçmişin nesnelliği politik gerekçelerle sürekli olarak güncellendiği için, gerçek artık yalnızca big brother ve onun ideolojisidir.
devamını gör...
kehr belirtisi
kehr belirtisi , bir kişi uzanırken ve bacaklar yükseldiğinde periton boşluğunda kan veya diğer tahriş edici maddelerin varlığına bağlı olarak omuzun ucunda akut ağrı oluşmasıdır . sol omuzdaki kehr bulgusu, dalağın yırtılmasının klasik bir belirtisi olarak kabul edilir.
diyafragmatik veya peridiyafragmatik lezyonlar, böbrek taşı, dalak yaralanması veya rüptüre ektopik gebelikten kaynaklanabilir.
diyafragmatik veya peridiyafragmatik lezyonlar, böbrek taşı, dalak yaralanması veya rüptüre ektopik gebelikten kaynaklanabilir.
devamını gör...
aziz nesin
20 aralık 1915’de heybeliada’da doğan ünlü düşünür, yazar.
sanılanın aksine kendisi harp okulu mezunudur ve bir dönem subaylık da yapmıştır.
sivas’da bulunan madımak otelinde galeyana gelen dönemin yobaz halkı tarafından yakılmak istenmiş canını zor kurtarmıştır. bir çok arkadaşı, yazarlar o otelde can vermiştir.
sanılanın aksine kendisi harp okulu mezunudur ve bir dönem subaylık da yapmıştır.
sivas’da bulunan madımak otelinde galeyana gelen dönemin yobaz halkı tarafından yakılmak istenmiş canını zor kurtarmıştır. bir çok arkadaşı, yazarlar o otelde can vermiştir.
devamını gör...
normal sözlük’te kankacılık
kimisi kankalarıyla toplanıp gelmiş.
kimisi kankalarını buraya yazar yapmış.
kimisi kankalarıyla radyoyu sahiplenmiş, canının istediği gibi program yapar.
kimisi gruplar kurmuş, kankalarıyla beraber grupta yeni kankalar bulmuş.
kimisi kankalarına nickaltı yazdırıyor.
kimileri buluşuyor, yiyip, içiyor.
vesaire, vesaire.
ilk sözlük deneyimimin burası olması suç demek ki, demek ki kanka olmadan sözlükte söz sahibi olunamıyormuş. illa kanka lazımmış.
kanka olmadan yazmak bile keyifsizmiş.
kader bana yalnızlığı yazarker hiç acımamış, sormamış, siz mi acıyacaktınız?*
kimisi kankalarını buraya yazar yapmış.
kimisi kankalarıyla radyoyu sahiplenmiş, canının istediği gibi program yapar.
kimisi gruplar kurmuş, kankalarıyla beraber grupta yeni kankalar bulmuş.
kimisi kankalarına nickaltı yazdırıyor.
kimileri buluşuyor, yiyip, içiyor.
vesaire, vesaire.
ilk sözlük deneyimimin burası olması suç demek ki, demek ki kanka olmadan sözlükte söz sahibi olunamıyormuş. illa kanka lazımmış.
kanka olmadan yazmak bile keyifsizmiş.
kader bana yalnızlığı yazarker hiç acımamış, sormamış, siz mi acıyacaktınız?*
devamını gör...
büyük diktatör
büyük deha charlie chaplin'in sesli olan efsanevi filmi. film sadece nazi almanyası'nı değil halkın tutumunu yahudilerin olaylar karşısında sessiz kalışını ve bazı şirketlerin hitler almanyası ile işbirliği yapışını da eleştirir. bazı sahneleri var ki ömür boyu unutacağımı sanmıyorum.
"nefret geçer, diktatörler ölür. halktan aldıkları iktidar, halka geri döner. insanlar ölür, hürriyet ölmez."
o efsanevi konuşması:
"nefret geçer, diktatörler ölür. halktan aldıkları iktidar, halka geri döner. insanlar ölür, hürriyet ölmez."
o efsanevi konuşması:
devamını gör...
özel görelilik
uzay ve zamana ilişkin ölçümlerin, gözlemci ve gözlenen arasındaki göreli hareketten nasıl etkilendiğini açıklayan kuram. albert einstein tarafından 1905 yılında yazılan bir makale ile tanımlandı. izafiyet teorisi olarak da bilinir.
özel görelilik ya da genel görelilik konusu incelenirken belki de en önemli kavram, referans sistemleridir. bir cismin hareket ettiğini söyleyebilmek için başka bir cismi referans almamız gerekir. hiçbir şeyin bulunmadığı bomboş bir uzayda bir uzay aracının hareket ettiğini söylemek zordur. fakat yol kenarında dururken yanınızdan geçen bir araba için "hareketli" kavramını kullanabilirsiniz. araba size göre hareketlidir. bu durum sizin ve arabanın birer referans sistemi içerisinde olduğunuzu ifade eder.
***
referans sistemleri 2 türlüdür:
1- eylemsiz referans sistemleri
isaac newton der ki: eğer bir cisim, herhangi bir dış kuvvetin etkisinde değilse, bu cisim duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa sabit hızla hareket etmeye devam eder. bu kurala uyan referans sistemleri, eylemsiz referans sistemleridir.
özel görelilikte referans sistemleri eylemsizdir.
2- eylemli referans sistemi
ivmeli hareket eden sistemlerdir.
***
bize göre sabit hızla konum değiştiren bir cismi düşündüğümüzde, hareket eden cisim mi yoksa biz miyiz sorusu anlamsızdır çünkü sabit hızlarla yapılan hareketler görelidir. buna göre, evrende, her yerde kullanabileceğimiz türden geçerliliği olan bir evrensel referans sistemi yoktur. buradan yola çıkarak özel görelilik, ilk olarak şu sonuca ulaşır:
"fizik yasaları tüm eylemsiz referans sistemlerinde aynıdır."
2. sonuç ise şudur:
"ışığın boşluktaki hızı, tüm eylemsiz referans sistemleri için aynıdır."
***
eğer incelenen sistemdeki hızlar, ışık hızından çok düşükse, özel göreliliğin ulaştığı sonuçlar, klasik newton mekaniğinin ulaştığı sonuçlarla aynıdır. ancak ışık hızına yaklaştıkça klasik mekaniktense, göreliliğin yorumları geçerli olmaya başlar. örneğin ikizler paradoksu gibi düşünce deneyleri, özel göreliliğin konusu olduğundan ve eylemsiz sistemler için incelenmeleri gerektiğinden, aslında paradoks değildir.
özel görelilik ya da genel görelilik konusu incelenirken belki de en önemli kavram, referans sistemleridir. bir cismin hareket ettiğini söyleyebilmek için başka bir cismi referans almamız gerekir. hiçbir şeyin bulunmadığı bomboş bir uzayda bir uzay aracının hareket ettiğini söylemek zordur. fakat yol kenarında dururken yanınızdan geçen bir araba için "hareketli" kavramını kullanabilirsiniz. araba size göre hareketlidir. bu durum sizin ve arabanın birer referans sistemi içerisinde olduğunuzu ifade eder.
***
referans sistemleri 2 türlüdür:
1- eylemsiz referans sistemleri
isaac newton der ki: eğer bir cisim, herhangi bir dış kuvvetin etkisinde değilse, bu cisim duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa sabit hızla hareket etmeye devam eder. bu kurala uyan referans sistemleri, eylemsiz referans sistemleridir.
özel görelilikte referans sistemleri eylemsizdir.
2- eylemli referans sistemi
ivmeli hareket eden sistemlerdir.
***
bize göre sabit hızla konum değiştiren bir cismi düşündüğümüzde, hareket eden cisim mi yoksa biz miyiz sorusu anlamsızdır çünkü sabit hızlarla yapılan hareketler görelidir. buna göre, evrende, her yerde kullanabileceğimiz türden geçerliliği olan bir evrensel referans sistemi yoktur. buradan yola çıkarak özel görelilik, ilk olarak şu sonuca ulaşır:
"fizik yasaları tüm eylemsiz referans sistemlerinde aynıdır."
2. sonuç ise şudur:
"ışığın boşluktaki hızı, tüm eylemsiz referans sistemleri için aynıdır."
***
eğer incelenen sistemdeki hızlar, ışık hızından çok düşükse, özel göreliliğin ulaştığı sonuçlar, klasik newton mekaniğinin ulaştığı sonuçlarla aynıdır. ancak ışık hızına yaklaştıkça klasik mekaniktense, göreliliğin yorumları geçerli olmaya başlar. örneğin ikizler paradoksu gibi düşünce deneyleri, özel göreliliğin konusu olduğundan ve eylemsiz sistemler için incelenmeleri gerektiğinden, aslında paradoks değildir.
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün yasak olması saçmalığı
düşünce özgürlüğü falan ayaklarını bir geçelim. kimse sizin terbiyesizce küfürlerinizi duymak zorunda değil.
normal olan şeyleri saçmalık olarak adlandırmaktan vazgeçtiğimiz zaman o ilkellikten biraz da olsa çıkabileceğiz galiba.
normal olan şeyleri saçmalık olarak adlandırmaktan vazgeçtiğimiz zaman o ilkellikten biraz da olsa çıkabileceğiz galiba.
devamını gör...
başparmak
modern insanın en büyük hazinesi. bize kalan eşsiz bir miras.
ilkel yaşamdan bu yana, bizi diğer hayvanlardan ayıran en önemli şeyimiz olan aklımızın bize sunduğu buluşları baş parmak sayesinde yaptık. soruyorsunuz şimdi baş parmak sadece bizde yok ki diye. evet haklsınız, baş parmak sadece bizde yok. diğer primatlarda da var. örneğin; maymunlar da baş parmağa sahip fakat onların baş parmak dışındaki diğer parmakları daha uzun ve daha işlevsel*. ancak insanın sahip olduğu baş parmak hareket kabiliyeti ile eşsiz bir anatomik yapı. nesneleri daha etkili tutmamızı, daha iyi manipule etmemizi sağlarak hem ince hem de kaba motor becerilerimizi etkilemiştir.
ilkel yaşamdan bu yana, bizi diğer hayvanlardan ayıran en önemli şeyimiz olan aklımızın bize sunduğu buluşları baş parmak sayesinde yaptık. soruyorsunuz şimdi baş parmak sadece bizde yok ki diye. evet haklsınız, baş parmak sadece bizde yok. diğer primatlarda da var. örneğin; maymunlar da baş parmağa sahip fakat onların baş parmak dışındaki diğer parmakları daha uzun ve daha işlevsel*. ancak insanın sahip olduğu baş parmak hareket kabiliyeti ile eşsiz bir anatomik yapı. nesneleri daha etkili tutmamızı, daha iyi manipule etmemizi sağlarak hem ince hem de kaba motor becerilerimizi etkilemiştir.
devamını gör...
çekirdek ve kola krizine girmem sorunsalı
bu tarz olayları çekirdek-kola ikilisi ve zevk ile izleyen birisi olarak, bugün özellikle kafa sözlükte birçok kişinin birbirlerine imada bulunması sonucunda evde bu ikiliye ait stoğun tükendiğini üzülerek deklare etmek isterim. uzun bir aradan sonra bu ikilinin yoksunluğuna hiç düşmemiştim. bu minvalde birkaç başlık için:
(bkz: takip edenleri gör özelliğinin kaldırılması gerekliliği)
(bkz: nickaltında çirkeflik yapan yazar)
(bkz: kafa sözlük'ün entelektüel yazarları)
(bkz: takibi bırakan takipçi)
hadi canlar, bu yiğit kardeşinizi üzmeyin.*
(bkz: takip edenleri gör özelliğinin kaldırılması gerekliliği)
(bkz: nickaltında çirkeflik yapan yazar)
(bkz: kafa sözlük'ün entelektüel yazarları)
(bkz: takibi bırakan takipçi)
hadi canlar, bu yiğit kardeşinizi üzmeyin.*
devamını gör...
aesir-vanir savaşı
nors mitolojisi için adeta bir dönüm noktası, kilometre taşıdır. bir nevi titanlar- olympos tanrıları savaşıdır.
hikaye geliyor:*
her şey bir gün vanir'lerin kıymetli mi kıymetli freyja'sının asgard'a seidr yani büyü sanatını icra etmeye gitmesiyle başlar. freyja aesir'e seidr'i icra ederken aesir ok etkilenir vefreyja'ya arzuları doğrultusunda dua etmeye başlarlar. ilk başta kibar ve masum olan bu dualar zamanla yerini seviyesiz ve kaba dualara bırakır. bundan rahatsız olan freyja durumu dile getiri ama sinirlenen aesir freyja'yı bağlar ve asgard'ın meydanında ateşe verir. kül olan freyja her seferinde anka misali küllerinden doğdu hem de daha güzel bir şekilde. bu olay karşısında aesir freyja'dan korkmaya başladı ve vanir'e savaş ilan etti.
bu savaş yıllar boyunca sürdü, iki taraf da büyük kayıplar verdi. nihayet iki taraf da bir kazananın olmadığını anladı ve ateşkes yapmaya karar verdiler. bu ateşkesin devamlılığın sürmesi için de rehineler aldılar.
vanir aesir'e freyja, freyr ve njord'ü; aesir ise vanir'e hoenir denen üstün bilgisi olan birini ve yanında da yardımcısı olarak meşhur bilge mimir'i verdi. gel zaman git zaman vanir hoenir'in bilgeliğinden şüphe etmeye başladı. en sonunda aesir'in yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak için mimir'in kafasını kesip aesir'e yolladılar.
bilgelik uğruna kendisine sağ gözünü teslim eden odin mimir'i göründe kahırlara gark olur ve mimir'in kafasını baharatlar ve bazı büyüler yapar, bir nevi sucuk olur mimir.* bu yapılan işlevler mimir'in kafasına konuşabilme özelliği verdi. odin bu kafayı yanından ayırmadı.
hikaye geliyor:*
her şey bir gün vanir'lerin kıymetli mi kıymetli freyja'sının asgard'a seidr yani büyü sanatını icra etmeye gitmesiyle başlar. freyja aesir'e seidr'i icra ederken aesir ok etkilenir vefreyja'ya arzuları doğrultusunda dua etmeye başlarlar. ilk başta kibar ve masum olan bu dualar zamanla yerini seviyesiz ve kaba dualara bırakır. bundan rahatsız olan freyja durumu dile getiri ama sinirlenen aesir freyja'yı bağlar ve asgard'ın meydanında ateşe verir. kül olan freyja her seferinde anka misali küllerinden doğdu hem de daha güzel bir şekilde. bu olay karşısında aesir freyja'dan korkmaya başladı ve vanir'e savaş ilan etti.
bu savaş yıllar boyunca sürdü, iki taraf da büyük kayıplar verdi. nihayet iki taraf da bir kazananın olmadığını anladı ve ateşkes yapmaya karar verdiler. bu ateşkesin devamlılığın sürmesi için de rehineler aldılar.
vanir aesir'e freyja, freyr ve njord'ü; aesir ise vanir'e hoenir denen üstün bilgisi olan birini ve yanında da yardımcısı olarak meşhur bilge mimir'i verdi. gel zaman git zaman vanir hoenir'in bilgeliğinden şüphe etmeye başladı. en sonunda aesir'in yaptığı sahtekarlığı cezalandırmak için mimir'in kafasını kesip aesir'e yolladılar.
bilgelik uğruna kendisine sağ gözünü teslim eden odin mimir'i göründe kahırlara gark olur ve mimir'in kafasını baharatlar ve bazı büyüler yapar, bir nevi sucuk olur mimir.* bu yapılan işlevler mimir'in kafasına konuşabilme özelliği verdi. odin bu kafayı yanından ayırmadı.
devamını gör...
dünya beşiktaşlılar günü
türk sporunun sarsılmaz temel taşı, milyonların gözbebeği, dorukların şanlı beşiktaş’ı! günün kutlu olsun! *
#dünyabeşiktaşlılargünü
ister şampiyon olma yeter ki savaş!
aşığım renklerine büyük beşiktaş! *
#dünyabeşiktaşlılargünü
ister şampiyon olma yeter ki savaş!
aşığım renklerine büyük beşiktaş! *
devamını gör...
sevilmemek
"sevilmemek yalnızca şanssızlıktır. hiç sevmemek mutsuzluktur. bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz."
albert camus
albert camus
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
iki gündür daha önce yapmadığım bir şeyi yapıyorum. nevresimime burnumu siliyorum. önceleri bir sürü peçete harcardım yerler yatağım sümüklü peçete olurdu. şimdi yorganım sırılsıklam oldu ve beni üşütüyor ıslatıyor o derece. ağlayınca bu kadar sümüklü olan bi serenay sarıkaya bi de ben varımdır. tabi panik atak geçirildi o inleme nöbetleri sona erdi ve rahatlamayla yorgunluk arası ruh haline girildi. öyle yazıyorum bu satırları. yorganım yastığım ıslak. kendimden tiksiniyorum, takıntılıyım ayak tarafını da yukarı çeviremiyorum, uyuyamıyorum kısaca. uyut allahım.
devamını gör...
ahmed arif
--- alıntı ---
maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...
--- alıntı ---
maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...
--- alıntı ---
devamını gör...
mesaj atmak istediğiniz yazar tarafından engellendiğini fark etmek
öyle biri olmadı çok şükür *
devamını gör...
günümüz insanının evlenmeme sebepleri
ince eleyip sık dokuyan bir nesiliz.eskiden direkt evleniliyordu bazen bu durum sadece evlenmek için evlenmekdi. şimdi ölç,biç,tart düşün düşün.
devamını gör...