okuyup her tanımını beğendiğim bazı yazarlar var. doğal olarak bu yazarları seri olarak oyluyorum. okuyarak oyluyorum elbette. oylarken bir karşılık da beklemiyorum. zaten beni bilen biliyor. çünkü hesap benim. çünkü ben öylesini tercih ediyorum. çünkü paşa gönlüm öyle istiyor.
devamını gör...

dünya hayatı iniş çıkışlarla doludur. allah dışında kalan hiçbir şey ebedi değildir. yeryüzünden güçlü, kuvvetli, kudretli, zengin nice insanlar, devletler vb. gelip geçmiş; ancak sünnetullah gereği her şey zirveye ulaştıktan sonra inişe geçmeye başlamıştır.

bu hususta (dünya hayatının iniş-çıkışlara dolu olması) ibretlik olması açısından şu kıssa dikkate şayandır:

medine’de heyecan ve coşkunun zirvede olduğu zamanlardan biriydi. allah rasûlü (sav)’nün dişi binek devesi adba ile bir bedevinin genç yük devesi yarışacaktı. o güne dek adba’yı geçebilen hiçbir deve olmamıştı.

ashab bu yarışta da aksinin olacağını düşünmüyordu. derken yarış başladı. bir müddet sonra bedevinin devesi adba’yı geçti. kimsenin aklına gelmezdi hz. peygamber’in devesinin yenileceği. bu durum müslümanların gücüne gitti. “adba yenildi” dediler. ashabının şaşkınlığına rağmen allah rasûlü (sav) bu durumu gayet tabii karşılamıştı, üzülmeye gerek yoktu. zira her kemalin bir zevali vardı. şöyle dedi allah’ın elçisi: “dünyada yükselttiği her şeyi geri indirmek allah’ın bir kanunudur!” (buhari, cihad, 59, rikak, 38)

hz. peygamber bu hadisle aslında hayatımızı kuşatan ama çoğu zaman unutmaya yüz tuttuğumuz ilahi bir kanunu hatırlatır: dünya hayatı, iniş ve çıkışlarla doludur. göz alıcı parlaklığıyla gündüzleri semayı süsleyen güneş, geceleri yerini aya ve yıldızlara bırakırken; baharda rengârenk çiçeklerle, yaz mevsiminde çeşit çeşit meyvelerle kuşanan ağaçlar, kış geldiğinde kurumuş dallarıyla bir başına kalırken; asırlarca hüküm süren devletler bir anda yeryüzünden silinip giderken hep aynı gerçekle yüzleştirir insanı: dünya ve içindeki her şey gelip geçicidir, her şeyin bir sonu vardır, dünyadaki her şey nakıstır, hiçbir şey mükemmel değildir. dünyadaki bu vazgeçilmez kanuna, her canlı gibi âdemoğlu da tabidir. öyle ki insan, anne karnındaki halinden başlayarak ihtiyarlığına kadar hayatı boyunca geçirdiği evreleri (rûm, 30/54) gözlemlediğinde, ömrü uzadıkça yaratılışının tersine çevrildiğini ve böylece gücünü kaybettiğini, (yasin, 36/68) nihayetinde her canlı gibi ölümü tadacağını (âl-i imran, 3/185) düşündüğünde şunu yakinen idrak eder: her türlü eksiklikten ve kusurdan münezzeh tek mükemmel varlık, baki olan yüce allah’tır. dünya hayatının geçiciliği ve aldatıcılığı kur’ân-ı kerîm’de şöyle bir benzetmeyle ifade edilir: gökten yağmur iner ve onun sayesinde yeryüzündeki bitkiler boy verip birbirine karışır. nihayet yeryüzü ziynetini takınıp rengârenk süslenir. sahipleri tam da onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları zaman ansızın bir afet/rüzgar geliverir ve onları sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi kökünden yolunmuş bir hâle getirir. (yunus, 10/24; ayrıca bkz. kehf, 18/45; hadid, 57/20) rabbimizin tayin ettiği gün gelince “aldatıcı metadan başka bir şey olmayan” (âl-i imran, 3/185) dünya da kuruyup kaybolan bu bitkiler misali yok olup gidecektir. insan bu hakikatin farkında olduğu sürece üstünlük, şan şöhret, asalet, mal mülk, güzellik, makam mevki, zenginlik vb. geçici dünya menfaatlerine aldanmayacaktır. “sakın dünya hayatı sizi aldatmasın” (fatır, 35/5) buyuran allah teâlâ’nın da kullarından beklentisi, geçici bir eğlenceden ibaret olan dünya hayatına aldanmadan ebedî kalınacak gerçek yurt olan ahirete hazırlanmalarıdır. yarışta kaybeden taraf olmak gibi hayatta herkesin başına gelebilecek basit bir örnekten hareketle dünyalık nimetlerin geçiciliğine dikkat çeken bu hadis, aynı zamanda allah rasûlü’nün mütevazı kişiliğini de yansıtır. nitekim ashabının gerek sevinçli gerekse üzüntülü anlarında hep yanlarında olan hz. peygamber, bir bedeviyle devesini yarıştıracak ve ona yenilmeyi gurur meselesi haline getirmeyecek kadar insani ve mütevazı bir tavır sergilemiştir.
devamını gör...

günaydın sözlük. tam kapandığımız ilk gün, vatana millete hayırlı olsun.
bi bitmeyen pandemi, 3 hafta tavan yapacak. onunla bitsin gitsin. burada olmasa nerde söylenecem. ağlama duvarım sözlüğüm.
içişleri bakanlığı genelgesinde, sokak hayvanlarını beslemek isteyenler, yasaklardan muaftır diyor. alın bir paket mama, hem sevap işleyin hem yaşadığınız ilçeyi arşınlayın. ben öyle yapacam. maksadım sevap tabi ki.
pandeminin dsö'sü varsa bizim de allah' ımız var. aman diyim; evham, vesvese, moral bozmaca, kendini korona sanmaca yapmayın. iyisiniz maşallah turp gibisiniz. daha aşı olacaz inşallah.
devamını gör...

banucabirahiret
banucabirötekitaraf
banucabirkavrulmacalar *
devamını gör...

gündemde tutulması ve öğrencilerin mağduriyetlerinin giderilmesi gereken bir konudur.

gecesini gündüzüne katarak çalışan öğrencilerin emekleri, bu şekildeki basit hatalar ile hiçe sayılmamalıdır.
devamını gör...

mustafa kemal atatürk.
devamını gör...

ayristirmalardan uzak duralim derken ayristiran bir milletiz vesselam.

konuya da gelecek olursak, benim sozlukteki butun anlasmazliklari ortadan kaldiracak daha guclu bir onerim var; "es gecmek"... sikayet butonuna basip gormezden gelmek. bu yapildigi zaman ne acilan basliklar, ne yapilan yorumlar zerrece umrunuzda olmaz, garanti veriyorum.

bunun disinda, hepi topu surada bir haftadir sozlukteyim. acilan basliklardan tutun, yapilan yorumlara kadar, elestiricilikte, trollculukte sozum ona diger sozlugun yanina yaklasamaz...ayrica bana gore, tadinda her konu tartisilmali, elestirilmeli, cinsellikte konusulmali, kisilerde elestirilmeli... sagcisini da elestirelim, solcusunu da. siyaset degil hayatimizi, ulkenin gidisatini bu kadar etkilerken susmak neden zaten?allah inancim var, dinim de elestirilsin, inananida ki neden susulmali ki? birilerinin dusuncelerinden neden bu kadar korkuyorsunuz? kufur ve hakaret disinda ti'ye almak hatta alinmak bence gayet keyifli...
devamını gör...

1977 yılında ingiltere'de yayınlanmaya başlayan aşırı komik bir sitcom dizisi.
1977-1979 yıllarında yayınlanmış, 1985'te tekrar canlandırılmak istenmiş ama ilk seferki kadar ilgi görememiştir. dizi, ingiltere'ye yeni göç etmiş yetişkinler için açılmış bir akşam dil okulu sınıfında geçmektedir. karakterler çeşitli milletlerden oluşmaktadır. esprileri anlamak için iyi seviyede ingilizce bilmek gerekir. eğer ingilizceniz iyi seviyedeyse bol bol kahkaha atacağınıza garanti verebilirim. soğuk savaş döneminde çekildiği için o dönemdeki doğu-batı gerilimine ait espriler de mevcuttur ki karakterlerden biri çinlidir ve sürekli komünizm propogandası yapmaya çalışmaktadır.
yalnız dizide karakterlerin milliyetleri ile ilgili şakalar da bol bol kullanıldığından günümüzde politik doğruculuk sebebi ile bu tarz bir yapımın yapılması yada televizyonlarda gösterilmesi pek mümkün değildir. örneğin pakistanlı karakterin ten rengi ve pakistan-hindistan çekişmesi malzeme olarak kullanılmıştır. japonların sürekli fotoğraf çekmesi, italyan erkeklerinin çapkınlığı, fransız kadınlarının hafif meşrep olması da öne çıkarılan özelliklerdendir.
ayrıca komşumuz yunanistan'dan ingiltere'ye göç etmiş bir karakter de bulunuyor.
ama içiniz rahat olsun, türk karakter yok. şen kahkahalar dilerim.
devamını gör...

ulan size ne ? kadın sevişme sahnesi çekmek istemiyor işte, illa sevişmesi mi lazım sizin gözünüzde bi yere gelmesi için ne? elin kadını üstünden muhabbet döndürüyosunuz utanmazlar.belki sevişmekle alakası bile yok olayın tanımadığınız kadınla ilgili atıp tutmuşsunuz. sevişene bi şey diyosunuz, sevişmeyene başka bi şey. medyanın bunu doğru yansıttığını nerden biliyosunuz? tanımadığınız insanları özelliklede tanımadığınız kadınları çok kolay harcıyosunuz valla bravo. tü ulan hepinize yine şu kafa sözlükte bi düzgün zihniyet göremicez sanırım yanlış yerdeyiz. oyuncusun sen diyip porno teklifini de kabul mü etmesi lazım ya
devamını gör...

öğretim görevlisi aylin sözer'in eski sevgilisi olduğu iddia edilen aylin sözer’in üzerine yanıcı madde döktükten sonra ateşe vermesi hadisesi.
kaynak
--- alıntı ---

e kemal delbe isimli şüpheli, eski sevgilisi olduğu iddia edilen özel bir üniversitede öğretim görevlisi aylin sözer’in üzerine yanıcı madde döktükten sonra ateşe verdi. kadın yanarak, feci şekilde hayatını kaybederken, şüpheli ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine de saldırdı.

--- alıntı ---
devamını gör...

beni de yazın. 6 yıllık ekşi üyeliğim var fakat 150 entry yazmadım toplamda. hele şu son 2-3 yıldır ekşi sözlüğün durumu malum. arada bi bakıp çıkıyordum. umarım burası malum tiplere geçit vermez...
devamını gör...

mücadele ediyorum..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1980 yılında amerika’da kurulan r.e.m. grubunun muhteşem şarkısıdır. şarkı 1991 yılında piyasaya çıktığında kapı baca kırmıştır. benim şarkıyla tanışmamsa şarkı 9 yaşına basmadan önce olmamıştır.

içinde bulunduğumuz çağda müziği evrimsel gelişimi şarkı sözlerini çok geri plana atmıştır, oysa o dönemler özellikle de alternatif rock temsilcileri şarkı sözleri konusunda müthiş başarılıdır.

şarkının içindeki şu bölüm beni benden almaktadır:


every whisper of every waking hour
ı am choosing my confessions
devamını gör...

ileride üzülmeyeceğiniz şeylere şu an üzülüyorsunuz. üzülmenin bile keyfini çıkarın hayatınızın değerini bilin . empati kurmayı öğrenin okuyun geliştirin kendinizi belgesel seyredin içki için eğlenin sevişin insanlar tanıyın demek istediğim başlıktır.
devamını gör...

akışta edip cansever de görünce aklıma gelen, bir mendilin niye kanadığını soran o uzun, o muazzam, o güzelim şiir. sahi neden kanar bir mendil?

mendilimde kan sesleri

her yere yetişilir
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla
ahmet abi sen de bağışla
boynu bükük duruyorsam eğer
içimden öyle geldiği için değil
ama hiç değil
ah güzel ahmet abim benim
insan yaşadığı yere benzer
o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
suyunda yüzen balığa
toprağını iten çiçeğe
dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
konyanın beyaz
antebin kırmızı düzlüğüne benzer
göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
denize benzer ki dalgalıdır bakışları
evlerine, sokaklarına, köşebaşlarına
öylesine benzer ki
ve avlularına
(bir kuyu halkasıyla sıkıştırılmıştır kalbi)
ve sözlerine
(yani bir cep aynası alım-satımına belki)
ve bir gün birinin adres sormasına benzer
sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
öyle bir cıgara yakımına, birinin gazoz açmasına
minibüslerine, gecekondularına
hasretine, yalanına benzer
anısı işsizliktir
acısı bilincidir
bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
gülemiyorsun ya, gülmek
bir halk gülüyorsa gülmektir
ne kadar benziyoruz türkiye'ye ahmet abi.
bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
dirseğin iskemleye dayalı
-- bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
cıgara paketinde yazılar resimler
resimler: cezaevleri
resimler: özlem
resimler: eskidenberi
ve bir kaşın yukarı kalkık
sevmen acele
dostluğun çabuk
bakıyorum da simdi
o kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
ve zaman dediğimiz nedir ki ahmet abi
biz eskiden seninle
istasyonları dolaşırdık bir bir
o zamanlar malatya kokardı istasyonlar
nazilli kokardı
ve yağmurdan ıslandıkça edirne postası
kıl gibi ince istanbul yağmurunun altında
esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
kadının ütülü patiskalardan bir teni
upuzun boynu
kirpikleri
ve sana ahmet abi
uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
sofranı kurardı
elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
cezaevlerine düşsen cıgaranı getirirdi
çocuklar doğururdu
ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini işlerdi bir dantel gibi
o çocuklar büyüyecek
o çocuklar büyüyecek
o çocuklar...
bilmezlikten gelme ahmet abi
umudu dürt
umutsuzluğu yatıştır
diyeceğim şu ki
yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
çocuklar, kadınlar, erkekler
trenler tıklım tıklım
trenler cepheye giden trenler gibi
işçiler
almanya yolcusu işçiler
kadınlar
kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
ellerinde bavullar, fileler
kolonyalar, su şişeleri, paketler
onlar ki, hepsi
bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
ah güzel ahmet abim benim
gördün mü bak
dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar
ve dağılmış pazar yerlerine memleket
gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
gelse de
öyle sürekli değil
bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
o kadar çabuk
o kadar kısa
işte o kadar.

ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
mendilimde kan sesleri.

edip cansever
devamını gör...

değilim ama senin bildiğin kadınlara da benzemem gibi bir yanıt alacak cümle tanesi.
varsa konuşmak istedikleriniz bekleriz yayına efenim*.
devamını gör...

sol testisin saatin tersi yönünde sağ testisin saat yönünde dönmesi sonucu oluşur.
testis kan akımının strangülasyonu nedeniyle 3-4 saatte testiküler atrofi gelişebilir.
testis şiş ve hassastır.akut epididimit ile karışabilir.
akut epididimitte testis eleve edildiğinde ağrı azalabilirken spermatik kord torsiyonunda ağrı azalmaz.
doppler usg ile kan akımının olup olmadığı gösterilmelidir.
devamını gör...

benim, annemden görmediklerimi çocuklarıma verdirten, muhtemelen benim içinde farklı yetersizlikler barındıran, içini alabildiğine doldursan bile,
bir yanı eksik kalabilecek olan yavrusu olan kadın sıfatı.
devamını gör...

selfie yaptım; yeni yıl hatrına paylaşıyorum. karanlıkta durmasın hep, içini de dışını da aydınlatsın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belkide yalnızlık,
kendi eşsiz evrenimizin birtanecik kabalığıdır.

kimbilir...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim