tutankamonun laneti
varlığı ayrı, yokluğu ayrı bir lanet.
*
*
devamını gör...
fakat müzeyyen bu derin bir tutku
59 sayfacık olması ile üzen (bkz: ilhami algör) kitabıdır.
böyle çerez gibi, bir solukta okur bitirirsiniz hemencecik. dişinizin kovuğuna bile yetmez. öyle bir kitap…
öyle bir kitap ki; sade dilinden ötürü, kışın ortasında, mahalle arasında buz tutmuş dik bir yokuşta, poşetlerden kızak yapıp kayan çocuklar gibi kayıp gidersiniz içine doğru…
kimisi vardır, denk gelirim, vakit kaybı diye tanımlar bu kitabı.
kimisi vardır hayrandır, defalarca okur.
ben defalarca okuyanlardanım… çünkü bazı cümleleri var, inanın yüreğime dokunuyor…
mesela, ‘’kıvırmalardan haz etmez; bodoslama gidenlere sempati duyardım’’
ben söylemişim, hep de söylermişim gibi hissettim bu cümleyi okurken…
‘’nereye gidiyorsun çocuk’’ dedim içimden, ‘’büyümeye mi?’’
çok tuhaf bir yara gibi değil mi bu cümle gerçekten… böyle varlığından rahatsız eden bir yara, ama kaşımaya da heves ettiren bir yara, kanamayı arzulayan bir yara gibi cümle…
hayat gibi, garip bir kitap… yani okurken dışlanmışlık da hissettim, çekememezlik de hissettim, değersizlik, umut, daha bir sürü garip duygular hissettirdi bu kitap bana…
ayrıca kitap, başrollerini (bkz: erdal beşikçioğlu) ve (bkz: sezin akbaşoğulları)’nın paylaştığı (bkz: çiğdem vitrinel)’in yönettiği, 2014’te uyarlanan uzun metrajlı bir film olarak da karşımıza çıkmaktadır.
böyle çerez gibi, bir solukta okur bitirirsiniz hemencecik. dişinizin kovuğuna bile yetmez. öyle bir kitap…
öyle bir kitap ki; sade dilinden ötürü, kışın ortasında, mahalle arasında buz tutmuş dik bir yokuşta, poşetlerden kızak yapıp kayan çocuklar gibi kayıp gidersiniz içine doğru…
kimisi vardır, denk gelirim, vakit kaybı diye tanımlar bu kitabı.
kimisi vardır hayrandır, defalarca okur.
ben defalarca okuyanlardanım… çünkü bazı cümleleri var, inanın yüreğime dokunuyor…
mesela, ‘’kıvırmalardan haz etmez; bodoslama gidenlere sempati duyardım’’
ben söylemişim, hep de söylermişim gibi hissettim bu cümleyi okurken…
‘’nereye gidiyorsun çocuk’’ dedim içimden, ‘’büyümeye mi?’’
çok tuhaf bir yara gibi değil mi bu cümle gerçekten… böyle varlığından rahatsız eden bir yara, ama kaşımaya da heves ettiren bir yara, kanamayı arzulayan bir yara gibi cümle…
hayat gibi, garip bir kitap… yani okurken dışlanmışlık da hissettim, çekememezlik de hissettim, değersizlik, umut, daha bir sürü garip duygular hissettirdi bu kitap bana…
ayrıca kitap, başrollerini (bkz: erdal beşikçioğlu) ve (bkz: sezin akbaşoğulları)’nın paylaştığı (bkz: çiğdem vitrinel)’in yönettiği, 2014’te uyarlanan uzun metrajlı bir film olarak da karşımıza çıkmaktadır.
devamını gör...
unutulmayan roman karakterleri
kahraman mı, karakter mi, tip mi tartışılır. ama adı unutulsa da kendi unutulmayan kahramanlardandır bazarov
(bkz: babalar ve oğullar)
(bkz: babalar ve oğullar)
devamını gör...
idarusizumab
direkt trombin inhibitörü olan dabigatran'a bağlanıp antikoagülan etkisini önleyen monoklonal antikordur.
devamını gör...
coğrafya kaderdir
ibn-ı haldun'un 14.yüzyilda söylediği, günümüzde de bir çok durumu açıklayabilecek güçlü bir tespit.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
fazla stres+cahille muhabbet..
devamını gör...
coronavirüs'e yakalanmamış sözlük yazarları
ılk yakalanan 100 kişiye dezenfektan ve maske hediye etsek bir anda kabarabilecek liste.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
hame ve hate olabilir
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
suratsız ve isimsiz gezmeye devam edeceğim o zaman
devamını gör...
gece açlıktan uyuyamamak
askerdeyken çok kez başıma gelmiş olaydı. kardan yollar kapanınca levazım gelemezdi. erzak tükenince bisküvi ile yaşamaya çalışırdık. hey gidi günler...
devamını gör...
normal sözlük mayıs devrimi
yapılan her çalışma, bir emek karşılığıdır. sonuçta her düşünce daha iyiye gitmek içindir.
gitgide gelişen, geliştirilmeye çalışılan bu sözlük için verilen her emeğe teşekkürler.
gitgide daha iyi olacaktır...
gitgide gelişen, geliştirilmeye çalışılan bu sözlük için verilen her emeğe teşekkürler.
gitgide daha iyi olacaktır...
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
badem & özlem tekin-kalpsiz
devamını gör...
arada sırada radyo yayını
yeni yayın döneminin yeni programlarından biri, öncelikle hayırlısı olsun ve bir kez daha teşekkürler gomercan!
meja hanımefendiye iki sorum olacak, yayın arkadaşı ortayı yaptığı için gol atmam farz oldu.
lucifer beyefendi yukarda "soruları olan varsa eklerse başlığa, yayında soyunup cevaplayabilirim." demiş, siz kendisinin yeterli olamadığı / yorulduğu / mola verdiği anlarda elinizi taşın altına aynı şartlarda koyacak mısınız?
ikinci sorum ise, niye yeşillendi fındık dalları?
sabırsızlıkla bekliyorum efendim sorularımın cevabını, alnımın ortasında 3. gözüm açıldı açılmak üzere, lütfen yardımcı olun.
meja hanımefendiye iki sorum olacak, yayın arkadaşı ortayı yaptığı için gol atmam farz oldu.
lucifer beyefendi yukarda "soruları olan varsa eklerse başlığa, yayında soyunup cevaplayabilirim." demiş, siz kendisinin yeterli olamadığı / yorulduğu / mola verdiği anlarda elinizi taşın altına aynı şartlarda koyacak mısınız?
ikinci sorum ise, niye yeşillendi fındık dalları?
sabırsızlıkla bekliyorum efendim sorularımın cevabını, alnımın ortasında 3. gözüm açıldı açılmak üzere, lütfen yardımcı olun.
devamını gör...
three flavours cornetto trilogy
edgar wright, simon pegg ve nick frost’tan oluşan muhteşem üçlünün 2004 ile 2013 yılları arasında tamamladığı muhteşem komedi üçlemesidir.
üçleme; three flavours cornetto triology, cornetto triology ya da blood and ice cream triology olarak anılır.

üçlemenin cornetto ile ilişkisi ise tamamen bir şans eseridir. ilk filmin senaryosunu yazarken edgar wright akşamdan kalma olmanın ilacı olarak cornettoyu öneren bir bölüm yazar. daha sonra ikinci filmde de bu bölüme gönderme yapmak için simon pegg ile birlikte birkaç küçük cornetto sahnesi daha yazarlar. daha sonra edgar wright’a bu göndermeler sorulduğunda sırf şaka olsun diye kieslowski’nin üç renk üçlemesine rakip bir üçleme çektiklerini söyler ve mecburen üçüncü filme de bir cornetto sahnesi koyarlar.
üçlemenin ilk filmi shaun of the dead’dir. film bir zombi komedisidir. izlediğim en iyi zombi filmlerinden biridir. ve filmin hemen başlarında bir cornetto sahnesi bizi karşılar:

serinin ikinci filmi hot fuzz’dır. bu film de klasik bir polisiyenin komediye uyarlanmış halidir. birbirinden farklı iki polisin sıkı bir ikili oluşturmasını anlatır ve şöyle bir sahnede cornetto yine karşımıza çıkar:

üçüncü ve son film ise the world’s end’dir ve bu film bir postapokolaptik komedi filmidir ve üçlemenin son filmi olduğu için de bir veda sahnesi ile cornetto bizi uğurlar:

henüz çok kısa bir kısmını geride bıraktığımız yüzyılın en iyi komedi serilerinden biri olduğunu belirterek tanımı sonlandırıyorum. ancak muhteşem üçlünün yeni bir üçleme için hazırlık halinde olduklarını söylemeden de edemeyeceğim.
üçleme; three flavours cornetto triology, cornetto triology ya da blood and ice cream triology olarak anılır.

üçlemenin cornetto ile ilişkisi ise tamamen bir şans eseridir. ilk filmin senaryosunu yazarken edgar wright akşamdan kalma olmanın ilacı olarak cornettoyu öneren bir bölüm yazar. daha sonra ikinci filmde de bu bölüme gönderme yapmak için simon pegg ile birlikte birkaç küçük cornetto sahnesi daha yazarlar. daha sonra edgar wright’a bu göndermeler sorulduğunda sırf şaka olsun diye kieslowski’nin üç renk üçlemesine rakip bir üçleme çektiklerini söyler ve mecburen üçüncü filme de bir cornetto sahnesi koyarlar.
üçlemenin ilk filmi shaun of the dead’dir. film bir zombi komedisidir. izlediğim en iyi zombi filmlerinden biridir. ve filmin hemen başlarında bir cornetto sahnesi bizi karşılar:

serinin ikinci filmi hot fuzz’dır. bu film de klasik bir polisiyenin komediye uyarlanmış halidir. birbirinden farklı iki polisin sıkı bir ikili oluşturmasını anlatır ve şöyle bir sahnede cornetto yine karşımıza çıkar:

üçüncü ve son film ise the world’s end’dir ve bu film bir postapokolaptik komedi filmidir ve üçlemenin son filmi olduğu için de bir veda sahnesi ile cornetto bizi uğurlar:

henüz çok kısa bir kısmını geride bıraktığımız yüzyılın en iyi komedi serilerinden biri olduğunu belirterek tanımı sonlandırıyorum. ancak muhteşem üçlünün yeni bir üçleme için hazırlık halinde olduklarını söylemeden de edemeyeceğim.
devamını gör...
sözlüğün en büyük vurgunu
1 milyon karakteri geçen bir tanım yazan yazar beyanı. lakin iko yemiş mi? tabii ki yememiş.*
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
tatili başlayanlar
her günü tatil olanlar
tatiline az kalanlar
tatile alerjisi olanlar
ben kim tatil kim diyenler
hayden bizim oralara
hayden çayırlara
takılın şu güzel kızlara
oy yaylalar
tatili başlayanlar
her günü tatil olanlar
tatiline az kalanlar
tatile alerjisi olanlar
ben kim tatil kim diyenler
hayden bizim oralara
hayden çayırlara
takılın şu güzel kızlara
oy yaylalar
devamını gör...
günaydın sözlük
o eski haaaliiiiimde eser yok şiiiimdi
ey sevgili pıtırcıklar,dün ilk iş günümde dolu dolu çalıştım bu yönden yine mutlu ve huzurluyum.diğer taraftan yemek yemeğe zor fırsat buldum,her yanım acıyor hatta ve hatta üst üste gelen şeylerden dolayı onbeş saat önce çıktığım eve dönmek gerçekten iyi olabilirdi lakin hissedemedim.çünkü kendimi öyle bir atmışım ki yatağa..*
önceden yazmıştım bir yere,eski defterleri açan bir tayfa vardı ama entrika yok bende o yüzden dikkatlerini çekmemiştir*, allah'ım demiştim yoğunluk istiyorum çok yoğun falan yani,hangi kafadaysam kendi ayağına sıktım*. boşluğa düşüp garip guraba şeyler istememek lazım*.
sanırım bir süre ancak bu başlığa yazacağım,mesaj kutularında fingirdiyorlar diyen olursa iş çıkışında beklerim,kahve içeriz anlatırım falan yani,yorgunum saç baş dalamam yani*
herkese hayırlı işler ve de bol güneşler*
ey sevgili pıtırcıklar,dün ilk iş günümde dolu dolu çalıştım bu yönden yine mutlu ve huzurluyum.diğer taraftan yemek yemeğe zor fırsat buldum,her yanım acıyor hatta ve hatta üst üste gelen şeylerden dolayı onbeş saat önce çıktığım eve dönmek gerçekten iyi olabilirdi lakin hissedemedim.çünkü kendimi öyle bir atmışım ki yatağa..*
önceden yazmıştım bir yere,eski defterleri açan bir tayfa vardı ama entrika yok bende o yüzden dikkatlerini çekmemiştir*, allah'ım demiştim yoğunluk istiyorum çok yoğun falan yani,hangi kafadaysam kendi ayağına sıktım*. boşluğa düşüp garip guraba şeyler istememek lazım*.
sanırım bir süre ancak bu başlığa yazacağım,mesaj kutularında fingirdiyorlar diyen olursa iş çıkışında beklerim,kahve içeriz anlatırım falan yani,yorgunum saç baş dalamam yani*
herkese hayırlı işler ve de bol güneşler*
devamını gör...
edinilmiş en kıymetli hayat tecrübesi
iyi niyetini gösterme küçüğüm'
kullanırlar..
kullanırlar..
devamını gör...



