yaşlıların en azından maaşı var diye isyan eden gençtir.
devamını gör...

hoş görmek dediğimiz şeyin de bir sınırı olmalıdır. size her türlü aptalca davranışta bulunma lüksü yok kimsenin. aptallıkla karıştırılmamalı yani. bi yerde hop arkadaş orada dur bakalım diyebilmeli.
devamını gör...

"elalemin evinin bile evi var, benim bir evim yok" deyip fukaralığıma küfrettiğim başlıktır.
devamını gör...

400 kişinin eğlendiği bir ortamda kendi kendini eğlendirmektir. bazen gereklidir bazen sırf eğlence içindir.
devamını gör...

mesaj atma şekline göre karakter analizinde genelde eğlenceli hayat dolu kişi olarak tanımlanıyorlar. sevimli ve sosyal kişilikler yani. bir an önce mesajı gitsin diye heyecanla yazıyorlar bekletme yapmayı sevmiyorlar bir de bu açıdan bakalım...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel ms. 4. yüzyıla tarihlendirilen, geç roma döneminden bir mozaik pano.
içerisinde grekçe ''sağlık, yaşam, sevinç, barış, neşe, umut'' yazıyor.
1857'de bodrum'da, halikarnassos antik kenti'nde bulunmuş, günümüzde british museum'da sergileniyor.

kaynak
devamını gör...

iş ve işçi bulma konusunda bildiğiniz insan pazarının dijitalleşmiş halidir. ne zaman ismi zikredilse aklıma (bkz: kibar feyzo) filmindeki maraba pazarı geliyor. bunun yanı sıra 5 çayına malzeme yapılacak, kim hangi firmayı beğenmiş, kim nereye gidecekmiş veya ünvanını ne diye değiştirmiş gibi dedikodu kaynaklarını da aynı zamanda içinde barındırır.
devamını gör...

büyük büyük dedem 1860 yılında fatsanın köyünde doğmuş aradan 160 sene geçmiş hala aynı köyde yaşıyoruz ben böyle vizyonsuzluk görmedim ulan bir kıçınızı kaldırın köyünüzden çıkın be.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

babam askerdeymiş annem de evlilik hazırlıklarıyla uğraşıyormuş. bense hâlâ hayatımda ne yapacağımı çözemedim.
devamını gör...

hiçbir dinin diğerinden üstün ya da iyi olduğuna inanmayan, bu süreçte kendisinden sonra gelen birçok dini etkilemiş ancak kulaktan dolma bilgiler yüzünden yanlış anlaşılmış olan inanç sistemidir.

paganizmle ilgili söylenecek ilk şey onun bir din olmadığı, bir dinler sistemi olduğudur. yani paganizm bir çatıdır. altında başka dinler de vardır. bu dinlerden en yaygın olanları druidizm, vika ve şamanizm dir. paganizm; canlı cansız ayrımı yapmadan var olan her şeyin bir ruhu olduğuna inanır. binlerce yıllık birikimi vardır.

herhangi bir kurallar kitabına, yönteme, sisteme bağlı değildir. yalnızca doğayla uyum içerisinde yaşamayı esas alır. paganlar çok çeşitli ve çok sayıda tanrıya inanır. bazı pagan öğretileri tek tanrı'ya, bazıları birden fazla tanrıya, bazıları tanrıça'ya inanmayı esas alır. bazıları ise hiçbir tanrıya inanmaz. yazılı kurallar olmadığı için paganlar tanrının kim/ne, kaç tane olduğu gibi konulara önem vermezler.

paganlar'ın tanrı inancının temelinde yer alan erkek tanrı; bir şekilde sürekli feda edilen konumundadır. mısır mitolojisindeki 'osiris' gibi ölüp ölüp dirilen tanrıdır. paganlar arasında kadın-erkek ayrımı yok gibidir. seksizmden tamamen soyutlanmış farklı bir evrende yaşarlar. ilk bakışta anaerkil bir yapıya sahip olduğu düşünülebilir. ama öyle değildir. kadınlar da herkes gibi toplumun içindedir ve eşit konumdadır. kadınların yaşamın kaynağı olduğuna inanılır. ancak bu onların tüm varlıklardan üstün olduğu anlamına gelmez.*

son olarak pagan dini herhangi bir yazılı kurala bağlı olmasa da esas aldıkları yazılı olmayan tek bir kural vardır. bu kural '' sana yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma'' dır.*
devamını gör...

ustune oturup ellerini tutarak kendine vurmak. “sen salak misin neden kendine vuruyorsun?” tarzi cumlelerle durumu iyice pekistirmek.
devamını gör...

uzun uğraşlar sonucunda izlediğim ve an itibariyle bitirdiğim filmdir. filmi izlemek için aradım ama telif yediği için bulamadım online olarak ve arkadaşlarımdan yardım istedim. sonuç olarak filmi mellisho buldu altyazıları ise lucifer ulaştırdı.

öncelikle uzun zamandır izlediğim en iyi film kesinlikle en iyisi. hatta filmde kullanılan müzikler bile bir çok filmden iyi. bak istersen lan

film demans hastası anthony'nin başından geçenleri anlatıyor.
yönetmen anthony karakterinin kafasının içinde bizleri dolaştırıyor. yönetmen bize hastalığı öğretmek yerine hastalığı yaşatıyor ve bu yüzden film çok üst düzey bir noktaya gidiyor.

bir yaşlının zihnini kaybetmesi sürekli paranoyak hareketler sergilemesi çok güzel işlenmiş.
anthony hopkins seyircinin içinden geçmeye yemin etmiş gibi oyunculuk performansı sergiliyor. rolü oynamayı reddetmiş rolü direkt yaşamış. bazı kısımlarda canım çok yandı kalbim acıdı öyle büyük bir film olmuş.

filmde mekan kullanımı renkler müzikler hepsi çok başarılı şekilde kullanılmış. ve az sayıda oyuncuyla böyle bir film çekmek gerçekten saygıyı hak ediyor.
mutlaka herkesin izlemesi gereken büyük bir film.

not: spoilerli kısımları bir ara ekleyeceğim çok canımı yaktı film şu an hıçkıra hıçkıra ağlıyorum.
devamını gör...

ülkenin neresine kazma atsan bir maden, tarihi eser çıkmakta, ancak gel gör ki bunu kullanmak / değerlendirmek .. işte o mesele.

tarım kredi iştiraki gübretaş'a ait maden sahasında 3,5 milyon onsluk altın varlığı tespit edildi. rezervin parasal değeri yaklaşık 46 milyar lira. buradan
devamını gör...

prensip olarak el öpmüyorum zaten. ananem ve dedem hariç tabi. ve hiç hoş bir durum değil ayrıca.
devamını gör...

apolitik olmanın sadece dar anlamıyla politikayla ilgilenmemek olarak alınmış halbuki apolitik aynı zamanda belli bir görüşle ve partiyle bağlantılı olmamayı ve tarafsız olmayı ifade eder #597117">#597117 . partizan olmanın karşıtıdır.
belli meslekleri yapan kişiler meslekleri gereği o mesleği yaparken apolitik olmak zorundadır.
bugün türkiye'de tarihi geçmiş politik görüşler dışında, medeni dünya değerlerini yansıtan nitelikte bir politik görüş ve parti olmadığından bana göre bu anlamda son derece kolaydır.
kendinizi mevcut hiç bir politiktik görüşe, partiye ait hissetmiyorsanız apolitiksizindir. apolitik olmak yaşamınızı etkileyen ve yanlış bulduğunuz politikaları eleştirmemek ya da doğru bulduklarını katılmamak değildir. bu eylem politik görüşlerden bağımsız olarak ve somut gerçeklerden hareketle yapıldığı sürece apolitik olmayı engellemez. ben insan haklarına inanırım ve insan haklarına aykırı olan her uygulamayı eleştiririm. mesleğim gereği geçmişte tüm partilere eşit mesafede ve objektif olma yeteneğini kazandığımı düşünürüm. kişisel hayatımda da genelde bu ilkeyle hareket etmeye çalışırım. akp-chp-mhp ve diğer tüm partiler benim için aynı kefededir. hepsi tarihi geçmiş görüşleri yansıtmaktadır. hiçbirini desteklemem ve her birinin olumlu ve olumsuz eylemleri hakkında sadece eylemi değerlendiririm. dünyada hiç bir politik partinin uygulamalarının tam olarak iyi ya da tam olarak kötü olmadığına inanırım. her partinin yaptığı iyi ve kötü uygulamalar vardır. eğer bir partiyi tam iyi ya da tam kötü sınıfına sokuyorsanız bu partizanlıktır, hayatı siyah beyaz görmektir. gerçekte ise hayat grilerin tonlarıdır.
türkiye'deki en büyük problemlerden biri medya ve gazeteciler dahil olmak üzere hakiminden askerine, devlet memurundan yardım görevlilerine kadar herkesin gerek kişisel gerek ise mesleki hayatlarında partizan olmalarıdır, apolitik olmamalı ya da olamamalarıdır.
devamını gör...

artık yerini, "okusan da aynı okumasan da aynı, yazık bu çocukların emeklerine." benzeri cümlelere bırakmış tavsiye cümlesidir.
devamını gör...

ergenimle kahve+dizi keyfisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece kendi yaşam tarzları olduğu müddetçe, başkasına zararı dokunmayan her türlü yaşam tarzı gibi veganlık da dibine kadar özgürlüktür.

bunun dışında insanlara zorla dayatılan her şeye faşizm diyoruz zaten bir bütün olarak; veganlık dayatılsa bile bunların arasında bir virgül olabilir ancak.

ama elbette iş başkasının hayatına karışmaya ve dayatmada bulunmaya gelince bu boyuta varan her davranış gibi bu da zorbalık ve hatta ileri boyutlara ulaştığında suç kapsamına alınabilir. bugüne kadar vegan olmadığı için bir başkasını öldüren vegan haberi duymadık hiç ve bence bu ancak çok istisnai bir düzeyde kalacak; olsa bile. benim asıl korktuğum başlığın ilk entrysinde değinilen çocuk; daha doğrusu vegan bireylerin velayet veya vesayeti altında bulunan veyahut birinci dereceden akrabası olan bireyler. veganlık tamamen kişisel tercihe dayalı bir yaşam biçimi. kendi çapındaki ahlaki normlar doğrultusunda kendi isteğiyle bir takım gereksinim, yaşam ve beslenme biçimlerinden vaz geçişi ifade ediyor. buradaki kilit nokta "kendi isteğiyle" kısmı tahmin edebileceğiniz üzere. özgür irade ekseninde bir olay bu. ve hem yasal hem de en önemlisi biyolojik olarak bir insanın kendi hür iradesiyle karar verip bunu uygulamaya geçirebilmesi için çocuk sıfatından sıyrılıp yetişkinliğe erişmesi şart. aynı şey çocuk olmayıp başkasının bakım ve denetimine tabi olanlar için de geçerli. yalnız çocuklarla ilgili ayırt edici husus, henüz tamamlanmamış gelişim evrelerindeki zaruri ihtiyaçlarının karşılanmaması durumunda çocuk açısından doğacak telafisi olmayan yapsal hasarlar ve hatta hayatın kaybedilmesi riski. belirli bir süre önce bir aile yenidoğan bebeklerini vegan beslemeye çalışırken ölümüne sebep olmuştu yanlış hatırlamıyorsam. bakın yetişkin ve akıl ve iradesi yerinde bir insan için veganlık sonuna kadar özgürlük bunu tartışmaya bile gerek yok ancak yukarıda bahsettiğim örnek vaka tartışmasız olarak insanlık suçu; cinayet. hatta bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bir çeşit evlat katli.
neresinden tutarsan tut elinde kalıyor bu. taksir falan da yok; böyle taksir mi olur zaten alüminyum. veganlık?

tüm bunların dışında bitkilerin de birer canlı ve hatta çoğu zaman ekosistem bazında hayvanlardan bile daha yararlı canlılar olmalarını bir kenara bırakacak olursak hayvansal besinlerin insanlar için ne kadar önemli olduğu, erken gelişim dönemlerinde eksiklikleri nedeniyle ortaya çıkan feci sonuçlardan belli zaten.

t: geneli itibariyle son derece saçma olup özele inilip spesifik konu başlıkları altında incelendiğinde mantıklı olabilen önerme.
(ama bu haliyle kafayı yemiş vegan dostlarınızın etçil versiyonu gibisiniz benden söylemesi; olmaze böyle.)

güzel bir nokta yakalamışım buradan düz devam edeyim editi:
bence çocuklarla ilgili bu tür konulardaki genel sorun onların velayet altında bulunuyor olsalar dahi birer birey olarak kabul edilmeleri gerektiğinin öneminin ve bunun ihlalinden doğabilecek kimi zararların ve bunların bazen ölümcül olabileceğinin idrak edilememesi veya edimek istenmemesi. bunun en bariz iki örneği yukarıdaki vegan beslenme ve şuan da gündemde olan aşı mevzusu. (aşıdan bahsederken yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde onay almış ve yine ilgili otorilerce çocuklara uygulanabilir olduğu resmi kanallardan belirtilmiş olanları kast ediyorum.) ve biyolojik açıdan bir tehlike oluşturmuyor gibi görünse de (aşı karşıtlığını besleyen önemli bir kaynak olması hariç mesela. gerçi bu kadar önemli bir sorunu nasıl hariç tutacağız ona da anlamadım ya ben neyse.) yine bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri olan din ve inanç konusu büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor burada.

insanların anlayamadığı, anlamamakta direndiği nokta, çocukların bir şeylere, biyolojik açıdan tam bir yetişkin olana değin "tam anlamıyla" karar veremiyor olduğu. bu kabaca şu demek: çocuklar aldıkları kararları etraflarında gözlemledikleri olay ve davranışlara ek olarak özellikle kendilerine yakın olduğunu "hissettikleri"* bireylerin son derece yoğun etkisi altında kalarak verip uygulamaya çalışırlar. işin özü taklitten geçer anlayacağınız. bu sebeple siz bir çocuğun ve özellikle de kendi çocuğunuzun bir karar verdiğini düşünürken çocuk bunu kendisinin doğru bulduğu şeylerden ziyade sizin doğru bulduğunuz ve ona o şekliyle öğrettiğiniz şeyler ekseninde yapıyor aslında. ve benim şahsi görüşüme göre* bu olay başlı başına insanın haklarının çaktırmadan gasp edilmesi hadisesi.
bu noktada, ebeveynlerin çocuklarını özgürce yetiştirme "hakkı" olduğunu savunanlar olacaktır ama ben de diyorum ki: hak ve özgürlükler başkasınınkini* ihlal ettiği yerde biter.

işte tam da bu yüzden "çocok ostoyorom bon" şeklinde nefes alanlara diyoruz bu, dünyanın en meşakkatli işi diye. yapılması gereken şey teoride çok basit aslında: fikri ve vicdanı hür, irade ve iyi ahlak sahibi bireyler yetiştirmek... ama bunun ucu o kadar açık ve o kadar dallı budaklı bir konu ki... offf neyse mq benim yazarken içim şişti; siz okurken beni dövmek isterseniz kızmam hani swh.

neyse gachtım ben.
devamını gör...

tüm gün hem çocuklarıyla ilgilenen;hem onların gümbürtüsuyle beyni çalkalanan,hem de sürekli dağılan evde duzen ve temizlik sağlamaya çalışan 'çocuklunun orucu'
bazen bir insaat çalışanı kadar efor sarfeden,
çamaşır-bulaşık makinaları arasinda mekik dokurken bir yandan da orucsuz ya da cocuk oruclu evlatlarinin karnini doyurmaya calisan;iftar hazirlarken belki de degme restrantlarin seflerinden cok yorulan cocuklu annenin orucu..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim