ekşi sözlük
hâlâ okumak için kullandığım platform. alışkanlık olmuş bir şey araştırırken sonuna ekşi kelimesini ekliyorum. ayrıca izlediğim türk dizilerinin anlık olarak yorumlarını da yapıyorlar.
henüz burada öyle bir kitle olmadığı için ekşi'ye devam.
henüz burada öyle bir kitle olmadığı için ekşi'ye devam.
devamını gör...
namarie (yazar)
bir bakıyorum aşık atışmasında
bir bakıyorum eli kitabında
bensiz yemiş vişneli dondurma
yaz bitmeden gidelim mi adalara modalara*
seviliyorsun tamam mı?*
basamaz kimse damarımıza çağır beni gelirim koşa koşa..
bir bakıyorum eli kitabında
bensiz yemiş vişneli dondurma
yaz bitmeden gidelim mi adalara modalara*
seviliyorsun tamam mı?*
basamaz kimse damarımıza çağır beni gelirim koşa koşa..
devamını gör...
islam
tek ilahi dindir. tüm peygamberler islam dinini tebliğ etmişlerdir. ama insanlar tarih boyunca her zaman aynı şeyi yapmış, dini yozlaştırıp çok tanrıcı hale getirmeye çalışmış ve hatta ismini bile değiştirerek "hıristiyanlık " veya "musevilik" gibi uydurma adlar takmaya kalkmışlardır.
ibrahim, musa, isa, muhammed ... ve daha adını bile bilmediğimiz dünyanın dört bir yanına ve her millete gönderilmiş tüm elçiler hep aynı dinin temsilcileriydiler.
bugün için korunarak elimize gelen tek kaynağı kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
www.mucizeler.com/
emre1974tr.blogspot.com/
ibrahim, musa, isa, muhammed ... ve daha adını bile bilmediğimiz dünyanın dört bir yanına ve her millete gönderilmiş tüm elçiler hep aynı dinin temsilcileriydiler.
bugün için korunarak elimize gelen tek kaynağı kuran'dır:
www.kurandakidin.com/
www.mucizeler.com/
emre1974tr.blogspot.com/
devamını gör...
twitch türkiye kara para aklama
benim gibi düzenli olarak twitch izlemeyen, böyle bir kültürü olmayan bir insanı bile 3 saat boyunca bir yayını izlemeye mecbur bırakan bir olaydan bahsedeceğim şimdi. galiba en son 2014-15 yıllarında game of thrones'un yeni bölümünü beklerken bu kadar heyecan yaşamıştım. bu olaylara tanık olduğum yayın gece geç saatlerde olmasa bir çekirdek almak için markete gidebilirdim..
bu ayın başlarında twitch hacklenmiş ve yayıncılara ait gelir gibi bilgiler sızdırılmıştı. yayıncıların bazıları yansıtılan bilgilerin yanlış olduğunu iddia etse de twitch resmen verilerin doğruluğunu itiraf etmişti. ülkemizde her olayda olduğu gibi bu olay da birkaç gün kadar konuşuldu, insanlar dönen büyük paralara şaşırdı ve sonra unutuldu.
ama sanıyorum paylaşılan verilerin (çok büyük bir datadan bahsediyoruz) tamamını tek tek inceleyen bazı çılgın arkadaşlar bir şey fark ettiler. bazı yayıncıların gelirlerinde enteresan rakamlar vardı. tüm olaylar bu şekilde başlamış oldu ve bir süredir knight online yayıncıları arasında dolandırıcılık gibi iddialar gündeme gelmeye başladı. 23 ekim'de jahrein bu konuyla ilgili bir tweet de atmıştı. buradan buradaki iddiaya göre çok az izlenen ve popüler olmayan yayıncılar bile 2500 dolar* üzerinde bir kazanç elde ediyordu.
bu olayların gündeme gelmesi ile birlikte knight online camiasında olan bazı isimlerin kafasında parçalar yerine oturmaya başlamıştı bile. çünkü bildiğim kadarıyla bu zamana kadar birçok defa 50-100 bin liralık item harcamaları yapılmıştı. tabi ki bu olaylardan önce çoğu insan "bu paralar nereden geliyor ya?" falan diye konuşurken çoğunun btc ile uğraştığını ya da zaten zengin olduğunu düşünüyorlardı. twitch'in hacklenmesinden sonra verilerin ifşa olması gibi daha sonra frmtr'de bu sefer knight online yayıncıları ile ilgili ayrıntılı veriler paylaşılmıştı.buradan bu ifşalar arasında yayıncıların dolandırıcılarla arasındaki diyaloglar da mevcut.
şimdii, gelelim dolandırıcılığın detaylarına. öncelikle şunu söyleyeyim, ne ararsanız var. dolandırıcılığı yapan kişilerin çalıntı kredi kartlar üzerinden transfer yaptığı düşünülüyor. şöyle ki, bu çalıntı kredi kartlarını nakit paraya çeviremeyen bazı kişiler belli yayıncılara ulaşıp pazarlık yapmışlar. kısaca "ben sana her ay 2500 dolar göndereceğim, yarısını bana göndereceksin." gibi bir pazarlık bu. onlarca yayıncının bu işe karıştığı veriler üzerinden anlaşılıyor. tabi ki bu donateleri yayın dışı gönderiyorlar ve yayıncıdan başka kimse görmemiş oluyor. ama tabi bu işe girip daha ilk aydan twitch tarafından kanalı bit donatelerine kapatılan yayıncılar da var.
bunun dışında bir diğer olay ise, reklam dolandırıcılığı. o da şu şekilde gerçekleşiyor. sanıyorum twitch üzerinden yayın yapan bir kişi izleyicilerine yarım saatte bir reklam izletebiliyor.* dolandırıcılarla anlaşan yayıncılar edindiği bir eklenti sayesinde 2-3 dakika veya 8 dakikada bir reklam izletebiliyorlar. işin daha da komik yanı, bazıları bu reklamları aslında gerçek olmayan botlara izletiyorlar. bazı yayıncıların sırf bu yüzden yayınlarını normalinden daha uzun tuttuğu hatta dizi-film yayını gibi uzun yayınlar yaptığı söylentileri var. "ohhh chill yayın abi yeaa" derken alttan da botlar reklamları izliyor. ay sonu 3000 dolar trinkkkk. bu reklam dolandırıcılığı ile 3-5 izlenen bir yayıncının bile toplamda 20 bin dolar üzerinde para cukkaladığı konuşuluyor, ki bence %99 ihtimalle de doğrudur bu. bu illegal aktivitelerden dolayı kanalı kapatılmasına rağmen yeni bir kanal açıp oradan aynı şekilde devam eden yayıncılar bile var.* hatta "ooo paralar yağıyor auuu" deyip kuzenini, kardeşini yayıncılığa bulaştırıp "biraz da komisyon yiyelim" diyenler de olmuş. ne diyelim, yarasın.
yayıncıların bazıları bit'ler üzerinden dolandırıcılık yapmış, bazıları yalnızca reklam dolandırıcılığı. "ya bana yetmez" deyip ikisini birden yapan da var. bu işlere bulaşıp ulan noluyo diyen de var tabi. bazı yayıncılar reklamlardan parayı vurduğunu görünce birkaç yayıncı arkadaşına durumdan bahsediyorlar. tabi "legal" olduğunu söyleyerek. bu gariplerim de inanıyor. diğer ay hesabına sınırlama getirilince de tabi ortalık karışıyor.
tabi artık bu olayların tümü iddia olmaktan çıktı. ortalıkta bir dolandırıcılık olduğu ve onlarca yayıncının bu işlerden on binlerce dolar para cukkaladığı bir gerçek. birkaç isimin bu işlerden totalde 90 bin dolar civarında cukka yaptığı söyleniyor. sadece bu işi kimler yaptı, kim başlattı, yayıncılara ulaşan bu dolandırıcılar kim, bir çete mi, gibi soruların cevabı bilinmiyor. bu arada bu işlere bulaşmamış yayıncılar tarafından cimer'e şikayet edilmesi için ifşa ve gündem yayınları da yapıldı tabi. valla sonuçları merakla bekliyorum. 3 sezon dizi çıkar gibi..
bu ayın başlarında twitch hacklenmiş ve yayıncılara ait gelir gibi bilgiler sızdırılmıştı. yayıncıların bazıları yansıtılan bilgilerin yanlış olduğunu iddia etse de twitch resmen verilerin doğruluğunu itiraf etmişti. ülkemizde her olayda olduğu gibi bu olay da birkaç gün kadar konuşuldu, insanlar dönen büyük paralara şaşırdı ve sonra unutuldu.
ama sanıyorum paylaşılan verilerin (çok büyük bir datadan bahsediyoruz) tamamını tek tek inceleyen bazı çılgın arkadaşlar bir şey fark ettiler. bazı yayıncıların gelirlerinde enteresan rakamlar vardı. tüm olaylar bu şekilde başlamış oldu ve bir süredir knight online yayıncıları arasında dolandırıcılık gibi iddialar gündeme gelmeye başladı. 23 ekim'de jahrein bu konuyla ilgili bir tweet de atmıştı. buradan buradaki iddiaya göre çok az izlenen ve popüler olmayan yayıncılar bile 2500 dolar* üzerinde bir kazanç elde ediyordu.
bu olayların gündeme gelmesi ile birlikte knight online camiasında olan bazı isimlerin kafasında parçalar yerine oturmaya başlamıştı bile. çünkü bildiğim kadarıyla bu zamana kadar birçok defa 50-100 bin liralık item harcamaları yapılmıştı. tabi ki bu olaylardan önce çoğu insan "bu paralar nereden geliyor ya?" falan diye konuşurken çoğunun btc ile uğraştığını ya da zaten zengin olduğunu düşünüyorlardı. twitch'in hacklenmesinden sonra verilerin ifşa olması gibi daha sonra frmtr'de bu sefer knight online yayıncıları ile ilgili ayrıntılı veriler paylaşılmıştı.buradan bu ifşalar arasında yayıncıların dolandırıcılarla arasındaki diyaloglar da mevcut.
şimdii, gelelim dolandırıcılığın detaylarına. öncelikle şunu söyleyeyim, ne ararsanız var. dolandırıcılığı yapan kişilerin çalıntı kredi kartlar üzerinden transfer yaptığı düşünülüyor. şöyle ki, bu çalıntı kredi kartlarını nakit paraya çeviremeyen bazı kişiler belli yayıncılara ulaşıp pazarlık yapmışlar. kısaca "ben sana her ay 2500 dolar göndereceğim, yarısını bana göndereceksin." gibi bir pazarlık bu. onlarca yayıncının bu işe karıştığı veriler üzerinden anlaşılıyor. tabi ki bu donateleri yayın dışı gönderiyorlar ve yayıncıdan başka kimse görmemiş oluyor. ama tabi bu işe girip daha ilk aydan twitch tarafından kanalı bit donatelerine kapatılan yayıncılar da var.
bunun dışında bir diğer olay ise, reklam dolandırıcılığı. o da şu şekilde gerçekleşiyor. sanıyorum twitch üzerinden yayın yapan bir kişi izleyicilerine yarım saatte bir reklam izletebiliyor.* dolandırıcılarla anlaşan yayıncılar edindiği bir eklenti sayesinde 2-3 dakika veya 8 dakikada bir reklam izletebiliyorlar. işin daha da komik yanı, bazıları bu reklamları aslında gerçek olmayan botlara izletiyorlar. bazı yayıncıların sırf bu yüzden yayınlarını normalinden daha uzun tuttuğu hatta dizi-film yayını gibi uzun yayınlar yaptığı söylentileri var. "ohhh chill yayın abi yeaa" derken alttan da botlar reklamları izliyor. ay sonu 3000 dolar trinkkkk. bu reklam dolandırıcılığı ile 3-5 izlenen bir yayıncının bile toplamda 20 bin dolar üzerinde para cukkaladığı konuşuluyor, ki bence %99 ihtimalle de doğrudur bu. bu illegal aktivitelerden dolayı kanalı kapatılmasına rağmen yeni bir kanal açıp oradan aynı şekilde devam eden yayıncılar bile var.* hatta "ooo paralar yağıyor auuu" deyip kuzenini, kardeşini yayıncılığa bulaştırıp "biraz da komisyon yiyelim" diyenler de olmuş. ne diyelim, yarasın.
yayıncıların bazıları bit'ler üzerinden dolandırıcılık yapmış, bazıları yalnızca reklam dolandırıcılığı. "ya bana yetmez" deyip ikisini birden yapan da var. bu işlere bulaşıp ulan noluyo diyen de var tabi. bazı yayıncılar reklamlardan parayı vurduğunu görünce birkaç yayıncı arkadaşına durumdan bahsediyorlar. tabi "legal" olduğunu söyleyerek. bu gariplerim de inanıyor. diğer ay hesabına sınırlama getirilince de tabi ortalık karışıyor.
tabi artık bu olayların tümü iddia olmaktan çıktı. ortalıkta bir dolandırıcılık olduğu ve onlarca yayıncının bu işlerden on binlerce dolar para cukkaladığı bir gerçek. birkaç isimin bu işlerden totalde 90 bin dolar civarında cukka yaptığı söyleniyor. sadece bu işi kimler yaptı, kim başlattı, yayıncılara ulaşan bu dolandırıcılar kim, bir çete mi, gibi soruların cevabı bilinmiyor. bu arada bu işlere bulaşmamış yayıncılar tarafından cimer'e şikayet edilmesi için ifşa ve gündem yayınları da yapıldı tabi. valla sonuçları merakla bekliyorum. 3 sezon dizi çıkar gibi..
devamını gör...
osmanlı döneminde olası normal sözlük başlıkları
şaka maka fatih'in istanbul 'u aldığı gerçeği
beşik ulemalığının hala sürdürülmesi sorunsalı
beşik ulemalığının hala sürdürülmesi sorunsalı
devamını gör...
corona salgını geçtiğinde yapılacak ilk şey
üniversite ye gitmek.
devamını gör...
piertotum locomotor
harry potter and the deathly hallows part 2 filminde, hogwarts saldırı altındayken minerva mcgonagall'ın kullandığı büyü.
"piertotum locomotor. hogwarts is threatened, man the boundaries. protect us, do your duty to our school.
i always wanted to use that spell."
"piertotum locomotor. hogwarts is threatened, man the boundaries. protect us, do your duty to our school.
i always wanted to use that spell."
devamını gör...
bir sözlük yazarına aşık olmak
o bir belgisiz sıfat mı, sayı sıfatı mı? bir kafa sözlük yazarına mı, herhangi bir sözlükte bir yazara mı? açıklama gelirse ben de açıklama yapacağım.
devamını gör...
güne bir başkent bırak
hadi bakalım sayın yazarlar herkes bir başkent yazsın. başlıyorum: londra.
devamını gör...
cücük
soğanda olanını
türk milleti ekmek kadar sever.
bize has bir aşktır o.
en iştah açan yiyiş şekli için eski türk filmleri'ne bakılabilir.
türk milleti ekmek kadar sever.
bize has bir aşktır o.
en iştah açan yiyiş şekli için eski türk filmleri'ne bakılabilir.
devamını gör...
oruç tutan herkesi akp'li zannetmek
geri zekalılık alameti. 10 yılı aşkındır sözlük yazarıyım ve her ramazan akp'li oluyorum lan. akp'li de yetmiyor bazen. bedevi oluyorsun. ülkenin suyunda bir şey mi acaba?!?!
devamını gör...
ön yargı
anadolu topraklarında bir salgın hastalık.
devamını gör...
tarihçilerden başka bir hikaye
editörlüğünü ebru aykut, nurçin ileri ve fatih artvinli'nin yaptığı, can yayınları'ndan çıkan tarihi öykü derlemesi. tarih ile edebiyatı, gerçek ile kurguyu bağdaştıran şahane bir metodu vardır. tarihçilerin, buldukları gerçek tarihi kaynakları (arşiv belgeleri, hatıratlar, gazete haberleri) kurgulayarak öyküleştirmesiyle meydana gelmiştir. ilginç bir tarih yazımı denemesi olduğu kadar, gerçek hikayelere dayanması bakımından dikkat çekici bir edebi eserdir de.
esasen tarihi ilgi çekici kılan da geçmişin insanları değil midir zaten? gelmiş geçmiş milyarlarca insanın bir o kadar hikayesi var. biz de kendimizi öne çıkan bir iki tanesinin hikayesini bilmekle avutup duruyoruz. yalnızca kitleleri etkileyebilmiş ya da herhangi bir şekilde iz bırakabilmiş bir avuç tarihi kişilikten haberdarız aslında. peki ya diğerleri, senin benim gibi normal insanlar? düşünen, hisseden, kaygılanan, sevinen, öfkelenen, hayal kuran, plan yapan; bizim gibi doğan ve bizim öleceğimiz gibi ölen, basbayağı yaşayan insanlar. onların hikayeleri değil mi aslında bizi etkilemesi gereken? basit insanların basit hayatlarından da çıkmaz mı güzel hikayeler?
elbette bu kitapta da gene bir şekilde kağıda geçebilmiş insanlarla yetiniyoruz. bir şekilde kadı sicilleri, gazete haberleri ya da zamanında tutulan günlükler gibi belgelerde adı geçen insanlar ve olaylarla karşılaşıyoruz. özellikle de ötekinin tarihi anlatılıyor bize. ezelden beri çile çeken kadınların, örselenen çocukların hikayeleri bunlar. ya da bu sefer eşkıyalık yapan çocuklarla karşılaştığımız bir hikaye de var mesela. hep bir ayrı kalmış gayrimüslimlerin hikayeleri var. suçlar, polisler, doktorlar, hizmetçiler var. herkesin biraz bahsedilmiş de olsa kendisini bulabileceği bir karakter var.
"tarihçilerden başka bir hikaye", böyle bir kitap işte. ismiyle müsemma. okumak için tarih sevmeye de gerek yok, bir tarih kitabı değil bu zira; normal, yaşayan insanların anlatıldığı bir kitap. tarihte geçiyor sadece. geçmiş gitmiş. bizim de olacağımız gibi.
esasen tarihi ilgi çekici kılan da geçmişin insanları değil midir zaten? gelmiş geçmiş milyarlarca insanın bir o kadar hikayesi var. biz de kendimizi öne çıkan bir iki tanesinin hikayesini bilmekle avutup duruyoruz. yalnızca kitleleri etkileyebilmiş ya da herhangi bir şekilde iz bırakabilmiş bir avuç tarihi kişilikten haberdarız aslında. peki ya diğerleri, senin benim gibi normal insanlar? düşünen, hisseden, kaygılanan, sevinen, öfkelenen, hayal kuran, plan yapan; bizim gibi doğan ve bizim öleceğimiz gibi ölen, basbayağı yaşayan insanlar. onların hikayeleri değil mi aslında bizi etkilemesi gereken? basit insanların basit hayatlarından da çıkmaz mı güzel hikayeler?
elbette bu kitapta da gene bir şekilde kağıda geçebilmiş insanlarla yetiniyoruz. bir şekilde kadı sicilleri, gazete haberleri ya da zamanında tutulan günlükler gibi belgelerde adı geçen insanlar ve olaylarla karşılaşıyoruz. özellikle de ötekinin tarihi anlatılıyor bize. ezelden beri çile çeken kadınların, örselenen çocukların hikayeleri bunlar. ya da bu sefer eşkıyalık yapan çocuklarla karşılaştığımız bir hikaye de var mesela. hep bir ayrı kalmış gayrimüslimlerin hikayeleri var. suçlar, polisler, doktorlar, hizmetçiler var. herkesin biraz bahsedilmiş de olsa kendisini bulabileceği bir karakter var.
"tarihçilerden başka bir hikaye", böyle bir kitap işte. ismiyle müsemma. okumak için tarih sevmeye de gerek yok, bir tarih kitabı değil bu zira; normal, yaşayan insanların anlatıldığı bir kitap. tarihte geçiyor sadece. geçmiş gitmiş. bizim de olacağımız gibi.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
yeni bir devlet kurulmamıştır, yönetim şekli değişmiştir. osmanlı’dan kalan toprakların düşmanlardan kurtarılabilen kısmında yaşıyoruz. türkiye cumhuriyeti devleti bir bakımdan osmanlı’nın devamıdır.
edit: bir kişi, başka birini sevmeye zorlanamaz. farklılıkları kabul etmeyi ve kişiler hakkında size anlatılanlarla yetinmemeyi öğrenmek gerek.
edit: bir kişi, başka birini sevmeye zorlanamaz. farklılıkları kabul etmeyi ve kişiler hakkında size anlatılanlarla yetinmemeyi öğrenmek gerek.
devamını gör...
pazar sabahı kahvaltısı
olmazsa olmazları patates kızartması, omlet, hellim peynir, kızarmış sosis, kızarmış ekmek, envai çeşit reçel yanında da kakao kreması veya fıstık ezmesi, bal kaymak, ev yapımı kahvaltılık salça, poğaça, simit, börek, yeşil ve siyah zeytin, kaşar peyniri, beyaz peynir.
bunları yiyip bir dahaki pazara kadar gereken bütün haftalık enerji bir öğünde alınır.
bunları yiyip bir dahaki pazara kadar gereken bütün haftalık enerji bir öğünde alınır.
devamını gör...
insanları aşağılayan başlıklar açmak
(bkz: hem çirkin olup hem profiline foto koyan yazar)
(bkz: kafa sözlük kadınlarının güzel olmadığı gerçeği)
(bkz: fakir varoşların sürekli olarak zenginlere çatması)
son yarım saattir sözlüğün gündemi bu başlıklar. biri birine * kendinde üstün gördüğü şeyler üzerinden sallıyor ve gündem yaratmaya çalışıyor ama aslında nefret topluyorlar. en kötüsü de bundan zevk alıyorlar.
artık buna bir dur mu desek?
(bkz: kafa sözlük kadınlarının güzel olmadığı gerçeği)
(bkz: fakir varoşların sürekli olarak zenginlere çatması)
son yarım saattir sözlüğün gündemi bu başlıklar. biri birine * kendinde üstün gördüğü şeyler üzerinden sallıyor ve gündem yaratmaya çalışıyor ama aslında nefret topluyorlar. en kötüsü de bundan zevk alıyorlar.
artık buna bir dur mu desek?
devamını gör...
amazon.com.tr
bugüne kadar birçok siteden alışveriş yaptım ama hiçbirinden amazon kadar memnun kalmadım. çok hızlı ve müşteriye değer veren alışveriş sitesi. hız kısmı şaka değil yeri geldi gece 12 de verdiğim sipariş ertesi sabah 11 de elime ulaştı. eğer alacağım üründe aşırı bir fiyat farkı yoksa ilk seçeneğim her zaman kendisi olacaktır.
devamını gör...
fuat uzkınay
osmanlı-rus savaşı sırasında yaptırılan ayestefanos'taki rus abidesinin yıkılışı'nı filme alarak türk sinemasını başlatan ve ilk türk sinemacısı ünvanına sahip yönetmen. sene 1914.
kendisi bir subaydır. bazıları tarafından bu film ilk türk filmi olarak kabul edilmez. çünkü filmin aslı günümüze ulaşmamış ve o yıkım sırasında çekilen bir kaç fotoğraftan başka bir şey kalmamıştır günümüze. anıtın güzelliğine bakınca keşke yıkılmasaydı diye içinden geçiriyor insan.
bu filmi ilk türk filmi olarak kabul etmeyenlerin diğer savı ise 1911 yılında makedonyalı yanaki ve milton manaki kardeşlerin sultan reşat'ın selanik ve manastır gezilerini filme almalarıdır.
kendisi bir subaydır. bazıları tarafından bu film ilk türk filmi olarak kabul edilmez. çünkü filmin aslı günümüze ulaşmamış ve o yıkım sırasında çekilen bir kaç fotoğraftan başka bir şey kalmamıştır günümüze. anıtın güzelliğine bakınca keşke yıkılmasaydı diye içinden geçiriyor insan.
bu filmi ilk türk filmi olarak kabul etmeyenlerin diğer savı ise 1911 yılında makedonyalı yanaki ve milton manaki kardeşlerin sultan reşat'ın selanik ve manastır gezilerini filme almalarıdır.
devamını gör...

