çaresizlik
2012 senesinde, bir arkadaşımın halası ankara onkoloji hastanesinde tedavi görüyordu. birlikte hastaneye gittik. o halasının yanına çıktı ben de bahçede takılıyordum. keşke arkadaşımla hastaneye gitmeseydim ya da onunla yukarı çıksaydım şeklinde düşündürten cümleleri, 30-35 yaşları arası bir adamdan duydum. adam, telefonla, dayısı olduğunu sonradan öğrendiğim kişiyle sessizce konuşuyordu. bir anda gözlerinden yaşlar boşalarak “ dayı allah rızası için yardım et, çocuk ölüyor” dedi. sesinde, bu çaresizlik denen meret sonuna kadar vardı. dayısında belki de yardım edecek güç vardı. belki de daha önce de gitti kapısına ama son çare mi diyelim yoksa çaresizlik mi diyelim tekrardan ona yalvarmak zorunda kalıyordu. ben resmen koşar adım kaçtım ordan. elimden bir şey de gelmiyordu. o konuşmalara o kadar şahit olmak bile yetmişti çaresizliği anlamama.
daha kötüsü de günler geçiyor ama çaresizlik kavramına hiç mi hiç karşı koyan bir şey olmuyor. son zamanlarda ismini daha çok duyduğumuz, sma denen illet.
bir babasın, anasın. çalışıyorsun, vergi veriyorsun, sağlık için sigortanı ödüyorsun. sen tüm tedbirlerini almışken ve çalıştığın devlet çocuğunu kanunlarla ekstra güvence altına almışken, çocuğun sma oluyor. güvendiğin ve katkı sağladığın bu çark, bu derdine derman olmuyor.
bu hastalığın bir çözümü olmasa, başımızı öne eğip takdiri ilahi kelimesini kullanıp hep birlikte üzülelim. ama çözüm var ve birileri parayı bastırıp, ilaçları getirtip çocuğunu yaşatırken, kimilerinin de gözlerinin önünde, parasızlıktan göz göre göre ölüyor. sıra, bütün insanları da geçip “ bütün çocuklar eşittir, bazıları daha eşittir” e kadar mı düştü?
hem çare var hem de çaresizlik. bu sanki çaresizlikten daha kötü.
daha kötüsü de günler geçiyor ama çaresizlik kavramına hiç mi hiç karşı koyan bir şey olmuyor. son zamanlarda ismini daha çok duyduğumuz, sma denen illet.
bir babasın, anasın. çalışıyorsun, vergi veriyorsun, sağlık için sigortanı ödüyorsun. sen tüm tedbirlerini almışken ve çalıştığın devlet çocuğunu kanunlarla ekstra güvence altına almışken, çocuğun sma oluyor. güvendiğin ve katkı sağladığın bu çark, bu derdine derman olmuyor.
bu hastalığın bir çözümü olmasa, başımızı öne eğip takdiri ilahi kelimesini kullanıp hep birlikte üzülelim. ama çözüm var ve birileri parayı bastırıp, ilaçları getirtip çocuğunu yaşatırken, kimilerinin de gözlerinin önünde, parasızlıktan göz göre göre ölüyor. sıra, bütün insanları da geçip “ bütün çocuklar eşittir, bazıları daha eşittir” e kadar mı düştü?
hem çare var hem de çaresizlik. bu sanki çaresizlikten daha kötü.
devamını gör...
kitap okurken müzik dinleyen insan
asla olamayacağım insan türüdür. dış seslerden rahatsız olmam tv açıkken bile kitap okurum ama müzik dinleyerek olmuyor ne bileyim
devamını gör...
yağmur yağdığında yapılabilecek en iyi şey
eğer kapalı bir mekandaysan camı açıp toprak kokusunu içine çekmektir.
devamını gör...
kitap okumak
yapılması gereken en önemli eylemlerden biridir. okuma alışkanlığınız pek yoksa izlemeyi, konuşmayı sevdiğiniz konuları içeren türden kitapları okumaya başlayarak okuma alışkanlığı kazanabilirsiniz.
devamını gör...
sevgilinin daha önce 5 ayrı ilişki yaşadığını öğrenmek
bazen hayretle okuyorum yazılanları. insanın geçmişi geçmiştir. saf bakış açısı ne demektir yahu? zihniyetinizi temizlerseniz en saf bakış açısını elde etmiş olursunuz. bunu başarmanız dileğiyle.
devamını gör...
normal sözlük yazar maaşları
devamını gör...
tuhaf takıntılar
takıntı, kişinin isteği dışında akla gelen, istem dışı ve tekrarlanan durumlardır.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
mesela oturduğum bir odada kapı açıksa, bu durum benim gerim gerim gerilmeme sebep olur, hemen kapatırım. açık kapı takıntım var.
devamını gör...
evde loş ışıkta oturmak
evimde daima yaptığım şeydir.
eskiden yüksek voltajlı ki 100 volttu galiba beyaz lambalar kullanırdık. sonra ekonomik ve sarı lambalar çıktı loş ortamlar arttı. hele de yeni evime taşındıktan sonra yatak odamda artık sadece gece lambası açıyorum bir şeyler okurken ve seyrederken.
başkalarının evindeki çok yüksek ışıklar çok gözümü alıyor, yarım saatten fazla dayanamıyorum. bir de cepte, ipadte ve her yerde gece moduna çok pis alıştım. süper oluyor, şiddetle tavsiye ederim.
eskiden yüksek voltajlı ki 100 volttu galiba beyaz lambalar kullanırdık. sonra ekonomik ve sarı lambalar çıktı loş ortamlar arttı. hele de yeni evime taşındıktan sonra yatak odamda artık sadece gece lambası açıyorum bir şeyler okurken ve seyrederken.
başkalarının evindeki çok yüksek ışıklar çok gözümü alıyor, yarım saatten fazla dayanamıyorum. bir de cepte, ipadte ve her yerde gece moduna çok pis alıştım. süper oluyor, şiddetle tavsiye ederim.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
illllaç gibi gelecek yayındır.
büyük ihtimal mesaide, zar zor dinleyeceğim ama olsun. safımız belli, şemsiyenin tam ortası*.
yayının içeriği ve benim çalışma alanımın uyumuna benden 10 üzerinden 18 buccuk* gayme. anlatıverem mi size otellerde dönen her türlü hileleri*?
neyse, uzun lafı kısası, özledik hanımlar sizi. bi şey konuşmadan öyle "aaah aaah" deyip dursanız da dinlerim ben. çok kalp annecim. iyi yayınlaaaaar güzel hanımlar; iyi dinlemeleeer gençler ve kendini genç hissedenler ve içi gecik, bayık insanlar*.
büyük ihtimal mesaide, zar zor dinleyeceğim ama olsun. safımız belli, şemsiyenin tam ortası*.
yayının içeriği ve benim çalışma alanımın uyumuna benden 10 üzerinden 18 buccuk* gayme. anlatıverem mi size otellerde dönen her türlü hileleri*?
neyse, uzun lafı kısası, özledik hanımlar sizi. bi şey konuşmadan öyle "aaah aaah" deyip dursanız da dinlerim ben. çok kalp annecim. iyi yayınlaaaaar güzel hanımlar; iyi dinlemeleeer gençler ve kendini genç hissedenler ve içi gecik, bayık insanlar*.
devamını gör...
elektro gitar pedal rehberi
t: an itibarıyla yazmaya başladığım rehberdir.
bu pedal denilen aletlerin dünyası o kadar büyüktür ki... bir sürü oyuncak... her neyse.
bu aletler sesi ya düzenlemek, ya da farklı efektler eklemek için kullanılır.
öncelikle bu pedalların en güzellerini boss üretir. ancak bunların fiyatları biraz tuzludur.
1-overdrive pedalı
işte bu işe yarar
overdrive sesin bozulması demektir. çok da güzel olur.
en ünlü overdrive pedalı yanılmıyorsam ibanez tube screamer'dır.
tık
başka bir overdrive pedalı için
tıktık
en ucuzundan bir overdrive pedalı için tıktıktık
2-distortion pedalı
işte bu işe yarar
bu da overdrive pedalının abisidir. aynı işi daha bir abartı yapar.
tık
tıktık
3-reverb pedalı
işte bu işe yarar
reverb efektini yankı olarak düşünebilirsiniz. ufak bir odada gitar çaldığınızı düşünün. ses duvarlarda gidip gelir. işte bu alet sesi o şekilde dışarıya vermeye yarar.
tık
tıktık
4-delay pedalı
bu işe yarar
tellere bir kez vurduğunuzda çıkan sesi sizin ayarladığınız bir sürede tekrar çalmaya yarar. her tekrarda ses daha azalır.
mesela bu şarkının introsunda delay var, gördüğünüz gibi bebe çalıyor.
tık
tıktık
5-wah pedalı
işte bu işe yarar
bunun da adı üstünde zaten, notaları wah sesine benzeterek çıkarır.
tık
tıktık
şimdilik bu kadar. belki edit girip eq pedalı, boost pedalını da anlatırım. yapmadığım pedalları bilgisi olan arkadaşlar alta yazabilirler.
bu pedal denilen aletlerin dünyası o kadar büyüktür ki... bir sürü oyuncak... her neyse.
bu aletler sesi ya düzenlemek, ya da farklı efektler eklemek için kullanılır.
öncelikle bu pedalların en güzellerini boss üretir. ancak bunların fiyatları biraz tuzludur.
1-overdrive pedalı
işte bu işe yarar
overdrive sesin bozulması demektir. çok da güzel olur.
en ünlü overdrive pedalı yanılmıyorsam ibanez tube screamer'dır.
tık
başka bir overdrive pedalı için
tıktık
en ucuzundan bir overdrive pedalı için tıktıktık
2-distortion pedalı
işte bu işe yarar
bu da overdrive pedalının abisidir. aynı işi daha bir abartı yapar.
tık
tıktık
3-reverb pedalı
işte bu işe yarar
reverb efektini yankı olarak düşünebilirsiniz. ufak bir odada gitar çaldığınızı düşünün. ses duvarlarda gidip gelir. işte bu alet sesi o şekilde dışarıya vermeye yarar.
tık
tıktık
4-delay pedalı
bu işe yarar
tellere bir kez vurduğunuzda çıkan sesi sizin ayarladığınız bir sürede tekrar çalmaya yarar. her tekrarda ses daha azalır.
mesela bu şarkının introsunda delay var, gördüğünüz gibi bebe çalıyor.
tık
tıktık
5-wah pedalı
işte bu işe yarar
bunun da adı üstünde zaten, notaları wah sesine benzeterek çıkarır.
tık
tıktık
şimdilik bu kadar. belki edit girip eq pedalı, boost pedalını da anlatırım. yapmadığım pedalları bilgisi olan arkadaşlar alta yazabilirler.
devamını gör...
okunması gereken aziz nesin eserleri
aziz nesin’i çok seven bir okur olaraktan şu eselerini öneririm:
-yaşar ne yaşar ne yaşamaz.
-sizin memlekette eşek yok mu.
-şimdiki çocuklar harika.
-zübük.
-ah biz eşekler.
-yaşar ne yaşar ne yaşamaz.
-sizin memlekette eşek yok mu.
-şimdiki çocuklar harika.
-zübük.
-ah biz eşekler.
devamını gör...
diyanetin üniversitelerde kuran kursu açacağız açıklaması
kurbağaya yandığını fark ettirmeden, yavaş ve kontrollü bir şekilde ısıtılan tavanın bir sonraki sıcaklık kademesidir.*
(bkz: bölüm sonu canavarı)
(bkz: bölüm sonu canavarı)
devamını gör...
yargıç
"suçlunun beraat ettiği yerde, yargıç hüküm giyer" aforizmasına da hayat veren hukuk terimi.
devamını gör...
meşale
aydınlık vermesi amacıyla hazırlanmış, ucunda sürekli alev çıkarak yanma sağlayabilecek bir madde bulunan sopa, değnek.
devamını gör...
kedi sahipleneceklere tavsiyeler
dışarıdaki minikler varken petshoptan alınmasın dediğim tavsiye.
devamını gör...
yetti artık denilen şeyler
her günün bir öncekinin aynısı oluşu.
devamını gör...
dopamin
şizofren ve bağımlılardaki ifade bozukluğu, dopamin düzensizliğinin sonucudur.
devamını gör...
çayı şekersiz içenler terör örgütü
çay kaşığı görünce septik şoka girmeleri muhtemeldir
devamını gör...


