gün içerisinde ereksiyona sebep olabilecek hormonlar, vücutta en az seviyede tutuluyor.gün sonunda, uyuyup dinlenme durumuna geçtiğiniz zaman, baskılanan hormonlar vücut tarafından serbest bırakılıyor.özellikle rem uykusundan itibaren hormonlar salgısını iyice arttırıyor ve doğal olara kerkeklik organı ereksiyon olmaya açık hale geliyor.kanda miktarı artmış olan erkeklik hormonu testosteron, uyandığınız an en yüksek seviyesine ulaşıyor.hazır testosteron bu kadar yüksekken ,erkeklik organı cinsel bir uyarı olmamasına rağmen erekte olabiliyor.ereksiyonun erkeklik organındaki kan damarlarının genişlemesi ve ardından kan geçişinin artması nedeniyle gerçekleştiğini belirtmemizde fayda var.tabi erkeklik organı kendini erekte ederek başka bir şeyi de engellemeye çalışıyor olabilir. mesela gece altınıza işemenizi...

***son olarak küçük bir bilgi: bu olay sadece erkeklere özgü değil. kadınlarda da gece içerisinde veya uyandığı zaman klitoral ereksiyon meydana gelebiliyor.

alıntı.
devamını gör...

baharın habercisi olan cemrenin çocuk gibi ağlamaması için yapılması gerekendir. bişeyciğin yok diye de telkin verirseniz kesinlikle ağlamayacaktır.
devamını gör...

okyanusu geçip derede boğulmamak'tır.
devamını gör...

kıskançlığın yıkıcı versiyonu.
geçenlerde yine nerde okuduğumu hatırlamadığım bir cümle günlerdir aklımda dönüp duruyor. “türkiye’de toplum içi ilişkiler hasetçilik üzerine” diye. ya da buna benzer bir cümleydi. toplum olarak bir başkasının hayatına bunca fikirlerimizi, yargılarımızı sokmamızı benim nezdimde çok iyi açıklıyor.

insan, bazen insanlarla ilişkileri üzerine düşünürken bazı hisleri, durumları ve tavırları tanımlamaya ihtiyaç duyuyor. belirli söylemlerin, eleştirilerin, yargıların kökenini anlamlandırmaya ya da bir temel bulmaya çalışıyor.
bir insanla konuşurken yorum diye nitelediğimiz, basit cümlelerin altına sakladığımız o yargılayıcı aşağılama duygusunun motivasyonunu haset tam olarak karşılıyor.
bir insanın sahip olduğu bir olguyu, durumu, hissi dahi küçümsemekte aynı motivasyondan kaynaklanıyor.
‘bende yoksa onda da olmasın’ ve olmasın diye de onu cümlelerimle rahatsız edebilir ya da dahası kötü niyetle manipüle edebilirim. kişinin kendi hayatına değmeyen herhangi bir konuda bu aşağılayıcı/niteliksiz yargılayıcı tavırda olması üzerine, düşünmesi gerekiyor.
çünkü karşınızdaki kişi, ne kadar yakınınız olursa olsun, haset edilen konu hakkında yeterince fikir/bilgi/deneyim veya eminlik sahibiyse, kişinin aklında bilfiil ‘yetersiz’ ya da basit bir durumun niteliklerini çözümleyemeyen rahatsız edici bir köylü kurnazı olarak kalmanız olası.
devamını gör...

türkiye'deki psikiyatristler tarafından bir türlü tanımlanamayan, dsm-iv kriterlerine göre majör'den ve bipo'dan 4 kritik semptom ile ayrılan (bkz: atipik depresyon) 'un en ayırt edici belirtisi.

tıp insanı değilim (tıp insanı diye bir tanım var mı bilmiyorum, umarım saygısızlık etmemişimdir ama ne demek istediğim anlaşılmıştır sanırım.) fakat hemen on yıldır psikoloji üzerine okumaya özen gösteren, kendi teşhisini kendi koyma cehaleti içerisinde araştırmalar yaparken türkiye'deki bilimsel yöntemin ne kadar yanlış olduğuna tekrar kanaat getirmiş birisi olarak; uyanamamak , bir türlü uykuyu alamamak , günde 10 saatten fazla uyumak gibi şikayetleriniz varsa lütfen ama lütfen (bkz: atipik depresyon) / (bkz: hipersomnia) ilişkisini araştırın veya gittiğiniz doktora bu konu üzerinde şikayetlerinizi değerlendirmesini söyleyin.

türkiye'de bu branş ile ilgili gideceğiniz doktorların birçoğunun; (bkz: uyanamamak) şikayeti ile gitmenize rağmen; "alarmı ertelememek lazım." , "sabah kalktığınızda 10 dakika egzersiz yapmak lazım." gibi önerilerden başka bir çözüm üretemeyeceklerini de lütfen bilin. 'uyanamıyorum' diyorum, 'sabah kalkınca egzersiz yap' diyor; ondan sonra ben sinirli oluyorum.

(burada eleştiriye konu olan doktorlar; klasik devlet memurluğu görevinden başka en ufak bir gelişim göstermemiş, bir makale okumaktan aciz, salla başı al maaşı rahatlığında olan doktorlar için geçerlidir. eminim ki yeni jenerasyon, bilimsel yöntem ve araştırma kültürü açısından farklı bir vizyon kazandıracaklardır.)

(bu ülkede daha düne kadar (bkz: dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) tanısından bihaber bir psikiyatr bilimi olduğunu unutmayalım.)

neyse, gidip bir bölüm daha (bkz: kırmızı oda) izleyeyim; ne gerek var yeni literatüre kafa yormaya.

kaynak

kaynak
devamını gör...

yeni tanıştığım pekte sevdiğim bir yazar.
aa lütfen asla sana bırakmam bu sondan birincilik işlerini. #1094755
şimdilik iade-i ziyaret yapayım dedim. en yakın zamanda tekrar geleceğim.*
devamını gör...

hele loy loy loy kibar yarim esmerim loyyyy. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kelimeler ve imgelerle dans eden yazar.

edit: palto*, tam bir yazar. birileriyle yaptığı günlük bir konuşma bile potansiyel bir edebiyat eseri. yani bakkaldan ekmek alsa, içinden öykü çıkarır. --->>#580170
devamını gör...

aydınlık hareketinin parti içi eğitim amacıyla kullanılan bilimsel dergisi. ilk kez 1983 yılında saçak dergisinin satın alınmasıyla kurulan dergiye teori adı 1990 ocak ayında verilmiştir. halen de bu adda yayımı sürmektedir.

harekete adını veren aydınlık günlük-haftalık formatta haber verirken bu dergide doğu perinçek başta parti yönetiminin marksist-maoist makaleleri, politik tezleri ve parti kurultay belgeleri yer alır. ayrıca her ne kadar parti içi eğitim amacıyla başlasa da piyasaya da verilir. bir diğer parti yayın organı olan bilim ve ütopya ise genellikle felsefe veya beşeri bilimler üzerine yayınlar yapar. her iki dergi de parti üyesi olan abonelere elden ulaştırılıp ücretleri elden tahsil edilirdi (tabii bu dediğim 6-7 sene öncesinin).

google görsellerde dahi çıkan dergi kapakları üzerinden aydınlıkçıların nereden gelip nereye gittiğini de rahatça görmemiz mümkün.
örneğin bunlar 2008 tarihli sayılar

ergenekon zamanından bir sayı

bu da yenilerden netflix karşıtı sayı

baştaki yazının sahibi tanıdık geldi mi?

ayrıca derginin mottosunun (bütün ülkelerin işçileri ve ezilen uluslar, birleşin!) değişmemesi de acayip.
devamını gör...

şu ana kadar sözlükte geliştirdiğim ilişkiler tamamen organik oldu. ben sevdikliklerimle iletişim kurdum ve beni sevdiklerini düşündüklerim de aynı şekilde bana yazdılar. bu şekilde oluşan sohbet ortamı ya da samimi gördüğüm yazarlara elbette zamanı gelince bir nick altı bırakıyorum. çünkü nick altında onlar hakkında bir fikrim ya da bir ısınmam olabilmeli. arada çaylak yazarlarımızın da nick altını açtığım oluyor. buradaki mesele içten gelmesi.

he ama güzel yazdığını düşündüğüm her yazarı illa ki beğeniyor ya da takip ediyorum. troll gibi başlıklar yerine böyle güzel içerik üreten yazarlar için nick altı bir değer belirleme kıstası değil zaten ve olmamalı da. bu sözlüpü seven herkese teşekkürler.
devamını gör...

siz sürekli ilgi, sevgi, şefkat gösteriyorsunuz. karşınızdaki insan ise robot gibi duruyor hep. size karşı asla ilgili görünmüyor. sıkışıp daralıyorsunuz, kalbiniz kırılıyor, ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. içinizdeki "neden?" sorusunu dışarı asla vuramıyorsunuz.

daha sonra ufaktan kafa gidikleşmeye başlıyor. psikolojik sıkıntılar yaşıyorsunuz. korkular, endişeler, tedirginlikler... o zaman yaşadığınız toplu duygu durumlarına elmyra sendromu diyorlar işte.
devamını gör...

her şey para..
devamını gör...

"...
gökte yıldız söner şimdi
annem beni anar şimdi
sevdiğim var kanar şimdi
siz benim niye içtiğimi
nereden bileceksiniz
...

siz benim neden sustuğumu
nereden bileceksiniz
ben ardımda yaş bıraktım
ağlayan bir eş bıraktım
sol yanımı boş bıraktım hey.
... "
devamını gör...

23° 27' güney enlemidir. ayrıca 21 aralık'ta güneş ışınlarının dik açıyla geldiği enlemdir.

güney yarımküre'de güneş ışınlarının dik açıyla gelebildiği en son noktadır.

oğlak dönencesi dünya üzerinde 12* ülkenin üzerinden geçmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

entry girerek.

(bkz: günün ünlüsü)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sınavın iki hafta sonra olduğu aklıma gelmiştir.
devamını gör...

olanağım olsa bir saat durmam.kimse edebiyat yapmasın boşa.
devamını gör...

turpun içini oyacağız, o oyulan kısma bal ekleyeceğiz, akşamdan eklediğimiz bal sabaha kadar o turpun içinde duracak. sabah bir yemek kaşığı içeceğiz, öksürüğün çok veya az oluşuna göre sabah akşam içilebilir. işe yarıyor ve tadı rahatsız edici değildir.
devamını gör...

hatta kimse kimseyi görmesin.
sayfaya gelince herkes sadece kendini görsün diyerek arttırıyorum .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim