yatağımın ömrü. bugün de eskittik yatağımızı.
devamını gör...

(bkz: k)

şimdilik budur, k başlığı yani.

içine girmek mümkün, yazmak mümkün ama yayınlamak imkansız, bkz / gbkz / b / i hiçbiri çalışmaz, çıkarken de sorun çıkardığı olur.

ayrıca aynı başlık yani k altındaki tanımları da beğenemez, favlayamazsınız.

bir nevi easter egg gibi ama yumurta yok!
devamını gör...

bundan yaklaşık bir sene önce bir gece vakti geçmiş yaşamları keşfetme ve şifalandırma meditasyonu buradan yaptım. kendim üzerimde çalışmayı seviyorum. böyle çalışmalarda hissettiklerimi, yaşadıklarımı yazarım ve ilerleme kaydedip kaydetmediğimi görürüm kendimce.. bu meditasyon, benim için ilginç bir deneyim oldu. değişik bir meditasyondu, reenkarnasyona inanmıyorum ama kolektif bilince erişip hayatıma dair ipuçlarını aldığımı düşünüyorum. eski zamanlarda yaşayan rahibe teresa'nın kıyafetine benzer bir kıyafeti olan, 30 yaşlarında 3 çocuk annesi olan emma adında evli bir kadın gördüm. perişan bir haldeydi, eşi alkolikti ve onu dövüyor, sövüyor, her türlü kötü muameleyi yapıyordu. kadın, köy gibi bir yerde yaşıyordu. annesi babası ölmüş, kimsesiz bir kadındı. hayatında sadece eşi ve çocukları vardı. kendini çocuklarına adamış, fakirlik içinde pespaye bir hayat yaşıyordu. zalim eşine boyun eğmekten başka çaresi yoktu. en çok hissettiği duygu çaresizlik ve güçsüzlük ki fark ettim ki benim de hayatım boyunca en çok hissettiğim duygular güçsüzlük ve çaresizlik... eşinin yaptığı zulümden bir türlü kurtulamıyordu ama hayatının son yıllarına doğru eşi ölünce biraz daha rahatlıyordu. sonra 60 yaşındayken çocukları etrafındayken yatağında huzurlu bir şekilde ölüyordu. rahibe teresa kıyafetinin sembolik olduğunu düşünüyorum, kendini feda eden, boyun eğen, güçsüz, çaresiz bir kadın imajını temsil ediyordu sanki.. kendime çok dersler çıkardım umarım doğru dersler çıkarmışımdır. insan, kendisi olmayınca çok acı çekiyor, kendimi gerçekleştirmek için bu dünyaya geldim ve beni kendim olmaktan alıkoyan her şeyden korkmadan uzaklaşarak kendi duygu, düşünce ve fikirlerimi korkmadan ifade etmeliyim. hepimizin biriciğiz, tekiz, eşsiziz, bunun bilincinde olarak hiç kimsenin bize kötü muamele etmesine izin vermeyecek kadar güçlü ve cesur olmalıyız. yeri geldiğinde hayır diyebilen ve kendi haklarını agresif olmadan savunan özgür bireyler olmalıyız.
devamını gör...

kendim gibi birini bulsam zaten ertesi gün basacam nikahı. ama yook. şu ufacık evrende tekim.
devamını gör...

çok özür dileyerek ;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: noktalama işaretlerinin önemi)

yazmaya gelmiştim...

başlık sahibini bilemiyorum ama moderatörler ışık hızında orası kesin.*

şimdi de yeni bir sorunumuz var:
(bkz: format)

t: tebessüm ettiren başlık.
devamını gör...

öncelikle eleştirel düşünce yeteneği nasıl geliştirilir sorduğum kişiler bol bol kitap oku falan diyor klişe tavsiyeler veriyor. farklı önerisi olanlar yazabilir mi biz de biraz faydalanalım.
devamını gör...

hayatımıza yepyeni adetler katmış olan aynı zamanda birçok adetimizi de yok etmiş olan bir virüstür.
devamını gör...

sözlüğümüzde sayılarının artmasını umduğum tarzdaki ender yazarlardan biridir. geniş bir ilgi alanına sahip olan yazarımızı, kendine özgü kimi eğlenceli, kimi sorgulayıcı ve karşılaştırmalı üslubu ile okumaktan son derece keyif alıyorum. her daim okuyabilmek dileğiyle...
devamını gör...

kanarya adaları, fas açıklarında olmasına rağmen ispanya'ya bağlıdır.
devamını gör...

geçenlerde dört kadın yürüyüş yapıyoruz,bunlardan bir tanesi yanaştı bize.'yanımızda erkek yok,bize satamazsın'dedi bizden biri.kadın da çocuğum var vs.satmaya çalıyor.'bak abla param yok'diye cep boşaltmaya başladım ben*, şansıma para çıktı*.kıçı kırık 5 tl yani,yerde bulsan almazsın* gözleri açıldı kadının,al da illaki al,yok dedim almayacağım*hah.

başka zaman kardeşimle yürürken geldi bu.'bak çocuğum yanında ne güzel kız var' diziyor..ben ters tepince de 'ayrılın inşallah,bir de sizden iyi insan olur diye bekliyoruz,insanın içi iyi olacak..' diye söylenerek gitti.

hasılı ya para verir dua alırsın ya da paran cebinde kalır beddua sahibi olursun.tarafını seç.
devamını gör...

bu arada başlıkların tamamında özsaygı şeklinde yanlış yazılmış. öz saygı olmalı.
devamını gör...

çingeneler zamanı adlı çok başarılı filmiyle tanıdığım,filmlerinin çoğunun müziğini goran bregoviç'in yaptığı çingenelerle arası pek bi iyi olan yönetmen. johnny depp'in oynadığı arizona dream de apayrı çok güzel bir filmidir.
fakat black cat white cat ve bana söz ver adlı filmleriyle nedense (belki de tekrar tekrar izlememdendir) artık sıkmış, kendini tekrarladığını düşünmeme sebep olmuştur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayır demeyi ne zaman öğreneceksin?
devamını gör...

nerede okuduğumu hatırlamadığım ancak doğruluğuna inandığım "iki insan ayrılırken; şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır" * *şeklinde bir cümle var.
ilişkiyi aklında ve kalbinde bitirmiş, karşı tarafa artık bir şey hissetmeyen taraf ayrılık acısı yaşamadığı ya da daha az yaşadığı için daha metanetli ve şefkatli oluyor. hatta kendisi daha sakin ve daha az duygusal olduğu için karşı tarafı teselli edip duruma mantıksal yaklaşıyor.
oysa hala seven, ayrılığı istemeyen taraf mantıktan ziyade duygusal düşünerek hisleriyle hareket ediyor. kırıcı değil ancak isyankar davranıyor diyebilirim bir bakıma ya da o sırada canı acıdığı için acıtmaya çalışıyor.
buradan da mantık ve duygunun bizleri nasıl yönettiğini, tepkilerimizi nasıl değiştirdiğini görüyoruz aslında.
devamını gör...

sözlüğümüze yeni gelmiş hoşgelmiş. pek neşeli ve enerjik. mizahı da oldukça iyi.
sözlüğün kokuşmuş ruhlarının baş düşmanı.
pek kıymetli hocaların hocası elem.
devamını gör...

fransız polisiye-gerilim yazarı maxime chattam'ın 2002 yılında yazdığı, doğan kitap bünyesinde ali cevat akkoyunlu çevirisi ile kötü ruh ismiyle yayımlanmış roman.

romanın içeriğine baktığımız zaman klişelerin dibine kadar girdiği gözükmüş olsa da, gerek yazarın hayal gücü ve bunları yansıttığı kurgusu, gerek sevgili ali cevat akkoyunlu'nun sade çevirisi ile oldukça hoş bir biçimde okunabiliyor. dahası da, maxime'in oldukça toy olduğu zamanlar yazarlık konusunda, bunu başarabilmiş olmasına çok şaşırıyorum içten içe.

bu kitabı spoiler vermeden başka hangi kısımlarını anlatıp eleştirebilirim diye düşününce ortaya şunların çıktığını fark ediyorum. kitap klişe içinde boğuluyor üstte de söylediğim üzere evet, ama bu klişe kısımlarını bir şekilde unutturmayı başaran şeylerden bir diğer kısım da alışılmışın bir tık dışında işlenmiş cinayetler diyebilirim, zira elinde bıçakla dolaşıp insanları öldüren bir seri katilden ziyade, başka bir alemden gelmiş kötü bir ruhun insanları öldürüp duman olduğunu düşüneceğiniz kadar insanı tereddüt içerisinde bırakan birçok yeri mevcut.

dahası da, ben bu kitabın en son kısmından çok memnun kaldım. bu kısmı çuvallamadan nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama bir gün elinize geçer de okur iseniz, en son kısım uzun bir süre aklınızdan çıkmayabilir.
devamını gör...

sözlükteki her şeyi gereğinden fazla ciddiye almalarından kaynaklanır. twitter gazileri maalesef cirit atıyor bu sözlükte, bu kadar fazla bulunmalarının asıl sebebi de bu. "abi keşke biri de kadınlarla ilgili bir fikrini beyan etse de biraz linçlesem, beğeni alırım böylece ha?" diye içlerinden geçirmeden edemiyorlar. troller de onların bu hassasiyetlerini kullanıp, onları kızdırarak ekrandan kahkaha atıyorlar. olay tam olarak bu şekilde işliyor. bu çarkın dışında kalan twitter gazileri ise, istediği ilgiyi göremeyince kaçıyor doğal olarak. bir de bizim gibi etliye sütlüye karışmayan tayfa var, poku çıkartılmadığı sürece her türlü üslubu kucaklıyoruz efenim.
devamını gör...

bize, türkiye bir atatürk çıkarmalı diyen başlık. peki türkiye'nin ihtiyacı olan yeni bir atatürk mü?
yani bir atatürk çıksa güneşli günler bizi mi bekliyor olacak?

atatürk üzerinden cevap vermeye çalışalım. atatürk ve onun gibi lider ruhlu olan insanların ortak bir özelliği var: birey olmak, tebaa olmayı reddetmek. nerede olursa olsunlar ister bir imparatorlukta ister bir demokraside birey ruhlu insanlar tarihe damga vuruyor. tebaa olmayı kabul edenler ise kaderlerine razı oluyor.

şöyle bir düşününce atatürk'ün ne kadar bireysel hareket ettiğini görebiliriz. vatanı için mücadele eden bir birey. onun kadar kapsamlı onun kadar ayrıntılı planı olan biri var mıydı? maalesef yoktu. keşke bu yolda bu kadar tek başına kalmasaydı. ama tarih, bir deney- gözlem sahası değil. tarihsel gerçeklikle yetinmek zorundayız. tam bu nokta aslında bize yeni bir atatürk'ün neden bir daha çıkmayacağını/çıkamayacağını söylüyor. (bkz: tarih) #28650

yani atatürk, osmanlı tebaası olmayı reddetmiş bir bireydi ve türk toplumunu da tebaa olmaktan kurtarmak için mücadele etmişti.

biz bugün hâlâ birey-tebaa ikilemi yaşıyoruz. açılan bu başlık da bunu net bir şekilde gösteriyor. ihtiyacımız olan şey bir atatürk değil.
atatürk gibi bireyselliğini tamamlamış insanlar. toplumumuzun buna ihtiyacı var. şu zamana kadar yaşadıklarımız da net olarak bunu gösteriyor.

işin kötüsü demokrasiyi içselleştirememiş bir toplum olarak yine aynı durumda olan insanları yönetici olarak seçtik. yakın tarihimiz bunun örnekleriyle dolu. benim aklıma rahmetli turgut özal'ın meşhur: anayasayı bir kere delmekten bir şey olmaz lafı geliyor. bir örnek sadece.

aslında bu kadar şikayet ediyoruz ama geldiğimiz nokta hiç şaşırtıcı değil. hak etmediğimiz bir noktada değiliz ki. vermediğimiz mücadelenin sonucunu istemeye hakkımız yok. yapabileceğimiz tek şey imkanımız olduğunda doğru seçimi gerçekleştirebilmek. naçizane objektif bir eğitim sistemiyle bu meseleleri aşabileceğimizi düşünüyorum. ama bunun yakın gelecek için bir hayal olduğunu da biliyorum.

dünya dönüyor sen ne dersen de yıllar geçiyor fark etmesen de...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim