1 nisan 2021 covid-19 tablosu
40.806 hasta, 176 vefat ile tarihe geçen tablo.
devamını gör...
louis armstrong
ella fitzgerald ile birlikte summertime, cheek to cheek, dream a little dream of me gibi güzel şarkıları seslendiren sanatçıdır.
ayrıca bakınız la vie en rose.
ayrıca bakınız la vie en rose.
devamını gör...
düzenli çiğ sarımsak yemek
4 yıl önce youtube da eric bugenhagen adlı bir arkadaşı keşfettim. saygıdeğer ağırlıklar kaldırıyor arka planda çalan hardcore metal parçası eşliğinde ağzından salyalar saçarak headbang yapıyor, damardan 100 gr kafein almış gibi kendinden geçiyordu. neyse bu deli simdi wwe güreşçisi oldu ayrı mesele. diyeceğim şu ki eric düzenli olarak her gün 1 baş sarımsak yiyen ve sarımsağın faydalarını saymakla bitiremeyen her iki lafından biri ''garlic!'' olan biriydi. kendisiyle birlikte ben de günlük sarımsak yemeye başladım ve 2 yıldır yiyor 1 yıldır düzenli olarak yiyorum. sarımsağı oldum olası aşırı seven bir insan olarak çiğ yerken bile keyif alıyorum ama faydaları (özel olarak yaptırdığım arıvital polen arı sütü propolis vs karışımı dışında) bugüne kadar yediğim hiç bir besinde olmadığı kadar sansasyoneldir.
kanlı canlı bir denek olarak tecrübelerim şunlar ki, düzenli yemek şartıyla her gün 1-3 büyük diş sarımsak, vücuttaki yenilenmeyi doruğa çıkartıyor. nedir bu yenilenme fiziksel olarak ağır bir işle uğraşıyorsanız ertesi gün yine aynı yoğunlukta yapabilecek bir yenilenme sağlıyor. nasıl sağlıyor yorulmuş bitap düşmüş merkezi sinir sisteminizin her yerine işleyip güçlendiriyor. yumuşak doku ve kaslardaki tahribin rejenarasyonunu hızlandırıyor.
2. si; stres seviyesini düsürüyor. ve vucudu sakinleştiriyor. ne melisa ne papatya ne kedi otu ben de bu etkiyi yapmıyor.
3.sü; bekar bir adam olarak benim bir işime yaramasa da evlilerin yarar, libidoya nitro oksit bağlamış seviyeye getiriyor. insan her gün azgın olur mu düzenli sarımsak yersen oluyorsun.
4.sü; bağışıklık sistemi üzerinde bariz bir şekilde etkisini gördüğüm yukarıdaki saydığım karışım dışında doğrudan etki yapan tek besin kaynağıdır. özellikle anne sütü emmemiş tiplere ısrarla tavsiye ediyorum, bakın ikide bir hasta oluyorsanız sarımsak sizin devanız ilacınızdır.
bunlar, iki yıldır yiyen ve son 1 yılda etkilerini ciddi şekilde gören benim şahsi tecrübelerimdir.bu zorlu dönemde benim gibi doğal eslenme sevdalı arkadaşlara bir tavsiyemdir.
yeme şekli olarak ise, çiğneyerek yemenizi ve direkt su içmenizi tavsiye ederim. yutmaya kalkmayın midenizi duman eder, garanti ederim ki ağrısından kusarsınız, o yüzden ısırarak ağzınızda parçalayıp sonra suyla direkt yutun.
kanlı canlı bir denek olarak tecrübelerim şunlar ki, düzenli yemek şartıyla her gün 1-3 büyük diş sarımsak, vücuttaki yenilenmeyi doruğa çıkartıyor. nedir bu yenilenme fiziksel olarak ağır bir işle uğraşıyorsanız ertesi gün yine aynı yoğunlukta yapabilecek bir yenilenme sağlıyor. nasıl sağlıyor yorulmuş bitap düşmüş merkezi sinir sisteminizin her yerine işleyip güçlendiriyor. yumuşak doku ve kaslardaki tahribin rejenarasyonunu hızlandırıyor.
2. si; stres seviyesini düsürüyor. ve vucudu sakinleştiriyor. ne melisa ne papatya ne kedi otu ben de bu etkiyi yapmıyor.
3.sü; bekar bir adam olarak benim bir işime yaramasa da evlilerin yarar, libidoya nitro oksit bağlamış seviyeye getiriyor. insan her gün azgın olur mu düzenli sarımsak yersen oluyorsun.
4.sü; bağışıklık sistemi üzerinde bariz bir şekilde etkisini gördüğüm yukarıdaki saydığım karışım dışında doğrudan etki yapan tek besin kaynağıdır. özellikle anne sütü emmemiş tiplere ısrarla tavsiye ediyorum, bakın ikide bir hasta oluyorsanız sarımsak sizin devanız ilacınızdır.
bunlar, iki yıldır yiyen ve son 1 yılda etkilerini ciddi şekilde gören benim şahsi tecrübelerimdir.bu zorlu dönemde benim gibi doğal eslenme sevdalı arkadaşlara bir tavsiyemdir.
yeme şekli olarak ise, çiğneyerek yemenizi ve direkt su içmenizi tavsiye ederim. yutmaya kalkmayın midenizi duman eder, garanti ederim ki ağrısından kusarsınız, o yüzden ısırarak ağzınızda parçalayıp sonra suyla direkt yutun.
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
ben gündemi gayet yakından takip eden biri olarak kimseyle siyaset konuşmak istemiyorum. sadece her iki tarafı da dinlerim, mantık çerçevesinde olayları değerlendiririm. hele ki birisi özgür bir şekilde düşüncesini ortaya atarken, diğerleri de; “sen şu’cusun yok bu,cusun” diyerek olayı bambaşka yerlere çekmeye çalışıyor. nereden mi biliyorum, bakın ekşi sözlük’e, twitter’a, youtube yorumlara. herkesin görüşüne saygı duyan biri olarak daima uzak durmuşumdur siyaset konuşmaktan. aziz hocamızın dediği gibi:
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
unutmaya çalışmak.. her daim hatirlamaktir..
devamını gör...
erdoğan ikinci atatürk’tür
erdoğan'ın ikinci atatürk olduğunu iddia etmek benim cin ali çizebildiğim için kendimi van gogh ilan etmemle aynı şey. hatta çizgi çizebildiğim için, ancak o kadar yaklaşıyor yani.
devamını gör...
gottfried wilhelm leibniz
neden hiçbir şey yok da bir şey var?
basitçe anlatacak olursak leibniz buna bir şeylerin varlığından söz edebiliyorsak "o şey" vardır diye cevap veriyor. "varlığından söz edil(e)meyen şeyler yoktur." yokluktan zaten söz edilemez.
tanrı monadı ve temel varlık felsefesi yaklaşımını bu bakış açısıyla açıklıyor.
uzun yıllar sonra yas süreci ve kabullenme aşamasında tekrar dönüp başka bir bakış açısıyla okumanın faydasını gördüm. belki birilerine bir faydası olur.
basitçe anlatacak olursak leibniz buna bir şeylerin varlığından söz edebiliyorsak "o şey" vardır diye cevap veriyor. "varlığından söz edil(e)meyen şeyler yoktur." yokluktan zaten söz edilemez.
tanrı monadı ve temel varlık felsefesi yaklaşımını bu bakış açısıyla açıklıyor.
uzun yıllar sonra yas süreci ve kabullenme aşamasında tekrar dönüp başka bir bakış açısıyla okumanın faydasını gördüm. belki birilerine bir faydası olur.
devamını gör...
isyan tetick
patlamaya devam adında müptezel şarkıya sahip müptezel şarkıcı. artık fenalık geldi yerli yersiz her türlü videonun arkasına bu aptalca şarkının kullanılmasından. şarkı 2 ay önce spotify’da global 50’ye girmiş şaka gibi.
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
kimdir bu nedir diye baktım meğer zamanında yine bir kekoluk nişanesi ile dillere pelesenk olmuş adana merkez patlıyor herkes şarkısını söyleyen veledin ta kendisi imiş. bu şarkının da youtube’da 65 milyon izlenmesi var şaka gibi. adana’da herkesin patlamasının ardından şimdi de patlamaya devam diye durum güncellesi yapmış. hayır, link verip izlenmesine katkı sunmak istemiyorum.
şarkının şöyle varoş, rezil sözleri mevcut.
ses ver adana, zirveden selam
durmak yok homie, patlamaya devam
yok bundan sonra size sigara filan
uçuyor yıldızlara müptezel bayan
harmanım, baba nerde çarşafım?
gördüğün bu paketler benim dermanım
hoppa, yavaşça açıldı fermanım
sakın kaçma, buraya gel la kezbanım
asıl ismi ramazan aslan imiş. hayat hikayesini bilmiyorum. illa ki kırsalın birinden kopup gelen ve kesin yürekleri burkacak acıklı bir hayat hikayesi vardır. yokluktan falan okuyamamıştır malum.
gündeme heijan diye bir müptezeli sokup “yansın geceler pelinsu eceler” ehehehehe diye gevrek gevrek güldüler bunlar da ağabeylerini (!) örnek alıp mantar gibi türüyorlar. adına da underground music diyorlar. nedense paraları olmadıkları için okuyamıyor ama torbacı kovalamak için baba cüzdanını çalabiliyorlar. sonra ün kazanıp biz bu işlerin kötü bir şey olduğuna vurgu yapmak istediğimiz için bunu müzikle anlatıyoruz diyorlar. bir tanesi de “evet ben ailemi ve yaşadığım ortamı değiştiremezdim belki ama direndim. okudum, bu bataklıktan çıktım” desin. yok. kısa yoldan para. içtikleri ucuz sentetiklere veda, babalarına merhaba!
devamını gör...
11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu
edit
bu yazdigimdan sonra mesaj kutuma nefret kusan sözlük sahibinden (evet sahibi benim gozumde) tanimlarimi ve basliklarimi silinmesini istiyorum. kendileri herseyi yapabiliyor saygi duymadan kimsenin gorusune madem bana göre degilmis burasi öyle
karar vermis hazretleri.
kusura bakmayinda kimse dogrulari yazmamis iki fav alicam sirin görünücem diye gerceklerden kacmayalim.
hayal kirikligi yaratan bir durum, bunca zamandir yaziyorum burada (benden cok eskilerde var) bir kac isim üzerinde oylama yapilamaz miydi? elbette yapilabilirdi bir gecede pat diye isim degistirilmez! bu kadar insana saygisizlik yok saymaktir.
madem bu agababalar cok güclü, madem haksizlar, madem ellerinde birsey yok, neden bu olay sosyal medyaya tasinmadi hak arama konusunda neden daha fazla caba göstermediniz? burada hic mi avukat yok gönüllü yardim edecek? yada mahkeme sürecleri maddi tarafi konusunda bir kampanya yapilamaz miydi?
ben 8-9 aydir yaziyorum burada reklamsiz olmasi cok hosuma gidiyor amatör bir girisim olmasi da, simdi reklam aliyorum demek ne kadar etik? yarin küfür de serbest olacak mi böyle bir gecede? ülkede ki tiksindigim ben yaptim oldu örneklerinden biri.
bu yazdigimdan sonra mesaj kutuma nefret kusan sözlük sahibinden (evet sahibi benim gozumde) tanimlarimi ve basliklarimi silinmesini istiyorum. kendileri herseyi yapabiliyor saygi duymadan kimsenin gorusune madem bana göre degilmis burasi öyle
karar vermis hazretleri.
kusura bakmayinda kimse dogrulari yazmamis iki fav alicam sirin görünücem diye gerceklerden kacmayalim.
hayal kirikligi yaratan bir durum, bunca zamandir yaziyorum burada (benden cok eskilerde var) bir kac isim üzerinde oylama yapilamaz miydi? elbette yapilabilirdi bir gecede pat diye isim degistirilmez! bu kadar insana saygisizlik yok saymaktir.
madem bu agababalar cok güclü, madem haksizlar, madem ellerinde birsey yok, neden bu olay sosyal medyaya tasinmadi hak arama konusunda neden daha fazla caba göstermediniz? burada hic mi avukat yok gönüllü yardim edecek? yada mahkeme sürecleri maddi tarafi konusunda bir kampanya yapilamaz miydi?
ben 8-9 aydir yaziyorum burada reklamsiz olmasi cok hosuma gidiyor amatör bir girisim olmasi da, simdi reklam aliyorum demek ne kadar etik? yarin küfür de serbest olacak mi böyle bir gecede? ülkede ki tiksindigim ben yaptim oldu örneklerinden biri.
devamını gör...
dilden düşmeyen reklam sloganları
bisküvi denince akla, hemeen onun adı gelir. eti eti eti!
devamını gör...
kuaförde ve seks esnasında söylenen ortak bir söz
lutfen cok kisa olmasin.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
şöyle bırakalım.
devamını gör...
takip edenleri gör özelliğinin kaldırılması gerekliliği
tanımların altında “niye böyle söylüyorsun, beni çok üzüyorsun” butonu da gelsin.
devamını gör...
sigarayı bırakan insan
onlardan biride ben oluyorum. 2021 yılı içerisinde hiç sigara içmedim. agresifliğim 3 hafta sürdü sonrası epey rahat oluyor. sigara cebinizde taşıdığınız, sizi yavaş yavaş zehirleyen bir düşman. maddi kaygıların içine girip bırakanlar genel olarak tekrar başlamaya en yakın kesim, sağlığını düşünerek bırakan insanın tekrar başlaması zor, özellikle psikolojik olarak kendine geldikten sonra.
kendinize bir güzellik yapın, atın o paketi ve dokunmayın bir daha. inanın aylar geçtikçe kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.
kendinize bir güzellik yapın, atın o paketi ve dokunmayın bir daha. inanın aylar geçtikçe kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.
devamını gör...
baba bir masal anlat bana
başlık ile tanımın aynı olmadığı şarkıdır.
bu şarkı ile büyüyen yurdumun kızları daha sonra baba evi dizisini izleyip bu şarkıyı söylemiştir.
bu şarkı ile büyüyen yurdumun kızları daha sonra baba evi dizisini izleyip bu şarkıyı söylemiştir.
devamını gör...
mindfulness
temeli budizm'e dayanan öğreti. esasında bu öğretiyle ilgili birçok soru işareti var kafamda. okudum ettim ama o sorular gitmedi. felsefi bir zemine oturtamıyorum anlatılanları. ve anlatılanlara göre de felsefi bir zemine oturtmam gerekmez.
bunu da kendimce batı ve doğu felsefelerine dayandırıyorum. batı'ya dönüp de nietzschevari bir kimse olabiliriz veyahut doğu'ya dönüp budavari biri... nietzsche olursak ne olur sizce? nietzsche ne derdi? sokrates'in güzel bir biçimde işleyen çarklara attığı taştan bahsederdi. nietzsche de aslında ne kadar eleştirirse eleştirsin sokrates'in bir uzantısı. her şey daha farklı olabilirdi. ve bir bakıma doğu felsefesi bunu başarıyor. daha farklı. çünkü doğu'da sezgi vardır. ruh vardır. batı'da ise mantık. ama mantık her zaman işe yaramaz. çünkü mantık, arkasından yeni bir mantık argümanını doğurur. bu da sonsuz bir zinciri oluşturur. bir sonuca varamayız, birkaç sonuca varırız ve aralarında seçimler yapmamız gerekir. neticede ideolojilerde bu gerçekliğe dayalı. ha bir albert camus olup da hepsini reddedebiliriz. yine de bu bile bir uzantıdır. bilmem anlatabildim mi...
o yüzden doğu'ya dönmek belki de akıl sağlığı için daha iyi olur, evet. çünkü batı'da sürekli bir yoldayız. yol bitmiyor. bitiş çizgisine vardığımızı düşündüğümüz an aslında yorgunluktan dizlerimiz üzerine çöküp öldüğümüz andır. doğu'da ise yolculuğa ara verilir. yolun kenarındaki bir hana girilir ve orada kalınır. o han, inanç hanı'dır.
bu metaforu geliştirmeye çalışıyorum zamanla, öyle ya da böyle. gerçi üzerine düşünmek gerek ve bu aralar, inanın, hiç düşünesim yok.
yine de sorum şu benim bu mindfulness ile ilgili. prof. dr. zümra atalay'a zamanında sormuştum da cevap vermemişti...
anda kalmak maske takmak mıdır? bireyselleştikçe yalnızlık artar madem, o halde anda kalınan süre boyunca da avuntu artmaz mı?
bu soruya öyle düzgün bir cevap bulamadım ama kendimce bir argüman geliştirdim. hatta bunu yazarken kafamda iyice belirginleşti.
anda kalmaktaki esas mesele sanırım şey... arkada maria callas çalıyor. sesini kısayım, geliyorum.
insan zihni kendi gerçekliğine göre yaşar. yani nasıl bir gerçeklik yaratırsanız zihin o gerçekliğe göre akıl yürütür. dolayısıyla avuntu denilen şey bir nevi safsata olabilir. olamaz mı? şu an çok mantıklı bir şey söyledim. mutluyum. en azından kendimce... neyse çok yazdım. bu kadar.
bunu da kendimce batı ve doğu felsefelerine dayandırıyorum. batı'ya dönüp de nietzschevari bir kimse olabiliriz veyahut doğu'ya dönüp budavari biri... nietzsche olursak ne olur sizce? nietzsche ne derdi? sokrates'in güzel bir biçimde işleyen çarklara attığı taştan bahsederdi. nietzsche de aslında ne kadar eleştirirse eleştirsin sokrates'in bir uzantısı. her şey daha farklı olabilirdi. ve bir bakıma doğu felsefesi bunu başarıyor. daha farklı. çünkü doğu'da sezgi vardır. ruh vardır. batı'da ise mantık. ama mantık her zaman işe yaramaz. çünkü mantık, arkasından yeni bir mantık argümanını doğurur. bu da sonsuz bir zinciri oluşturur. bir sonuca varamayız, birkaç sonuca varırız ve aralarında seçimler yapmamız gerekir. neticede ideolojilerde bu gerçekliğe dayalı. ha bir albert camus olup da hepsini reddedebiliriz. yine de bu bile bir uzantıdır. bilmem anlatabildim mi...
o yüzden doğu'ya dönmek belki de akıl sağlığı için daha iyi olur, evet. çünkü batı'da sürekli bir yoldayız. yol bitmiyor. bitiş çizgisine vardığımızı düşündüğümüz an aslında yorgunluktan dizlerimiz üzerine çöküp öldüğümüz andır. doğu'da ise yolculuğa ara verilir. yolun kenarındaki bir hana girilir ve orada kalınır. o han, inanç hanı'dır.
bu metaforu geliştirmeye çalışıyorum zamanla, öyle ya da böyle. gerçi üzerine düşünmek gerek ve bu aralar, inanın, hiç düşünesim yok.
yine de sorum şu benim bu mindfulness ile ilgili. prof. dr. zümra atalay'a zamanında sormuştum da cevap vermemişti...
anda kalmak maske takmak mıdır? bireyselleştikçe yalnızlık artar madem, o halde anda kalınan süre boyunca da avuntu artmaz mı?
bu soruya öyle düzgün bir cevap bulamadım ama kendimce bir argüman geliştirdim. hatta bunu yazarken kafamda iyice belirginleşti.
anda kalmaktaki esas mesele sanırım şey... arkada maria callas çalıyor. sesini kısayım, geliyorum.
insan zihni kendi gerçekliğine göre yaşar. yani nasıl bir gerçeklik yaratırsanız zihin o gerçekliğe göre akıl yürütür. dolayısıyla avuntu denilen şey bir nevi safsata olabilir. olamaz mı? şu an çok mantıklı bir şey söyledim. mutluyum. en azından kendimce... neyse çok yazdım. bu kadar.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
askerler kol saatini içeriye bakacak şekilde takarlar. bu şundandır ki hem zaman kontrolü gerektiren durumlarda pozisyonlarını bozmadan saati kolayca kontrol edebilirler hem de ışığın kol saatinden yansıyıp kişinin yerini açığa çıkarması önlenir.
devamını gör...
nefret etmek
belki de yüktür. birinden nefret edebilmek için onu önemsemek, düşünmek, yaptıklarından ya da söylediklerinden anlam çıkarmak gerekir. geçmişte gerçekleştirdiği herhangi bir davranışından dolayı nefret etmekte aynı kapıya çıkar. nefret etmek ve unutamamak birbirine paralel olan duygular. yaşananlar ağrına gitmiş, içinden atamamışsın ve sana yük olmuş. adına da nefret demişler..
devamını gör...
being john malkovich
1999 yapımı charlie kaufman senaryosu ile karşımıza çıkan ve spike jonze yönetmenliğinde çekilmiş mükemmel film.
gerçekten özgün bir film izlemek isterseniz hiç kaçırmayın. gelelim konusuna... craig adındaki karakterimiz bir kuklacıdır. inanılmaz yetenekli ve mükemmel gösteriler yapar. filmin kukla sahneleri de gerçekten sanatsal yönü epey kuvvetli, zevkle izledim bu bölümleri. tahmin edersiniz ki yetenek para etmiyor. doğal olarak karakterimiz bir iş bulmak ve para kazanmak derdinde. sonuç olarak bir iş de bulur kendine ama ne iş... enteresan bir bina, enteresan insanlar, burası neresi?, neler oluyor? diye bakakalırsınız. işte film burada başlar.
craig iş yerinde bir geçit bulur ve bu geçit nereye açılıyor dersiniz? john malkoviç'in bedenine. böyle bir absürt durum karşısında film bize farklı mesajlar vermeye başlar. gerçekten biz kimiz? hayatta istediğimiz, arzuladığımız şeyler için neler yapabiliriz? karakterlerin dönüşümleri, hırs, para, ilişkiler inanılmaz derecede işlenir bu filmde. tabii ki beyin yakan cinsten.
senaryosu bakımından özgün olduğuna şüphe yok. insanların ihtiraslarını gördüğünüzde ve kendilerini bulduklarını farkettiğinizde şaşırmamak elde değil. hala izlemeyen varsa bir şans verin derim. pişman olmayacaksınız.
gerçekten özgün bir film izlemek isterseniz hiç kaçırmayın. gelelim konusuna... craig adındaki karakterimiz bir kuklacıdır. inanılmaz yetenekli ve mükemmel gösteriler yapar. filmin kukla sahneleri de gerçekten sanatsal yönü epey kuvvetli, zevkle izledim bu bölümleri. tahmin edersiniz ki yetenek para etmiyor. doğal olarak karakterimiz bir iş bulmak ve para kazanmak derdinde. sonuç olarak bir iş de bulur kendine ama ne iş... enteresan bir bina, enteresan insanlar, burası neresi?, neler oluyor? diye bakakalırsınız. işte film burada başlar.
craig iş yerinde bir geçit bulur ve bu geçit nereye açılıyor dersiniz? john malkoviç'in bedenine. böyle bir absürt durum karşısında film bize farklı mesajlar vermeye başlar. gerçekten biz kimiz? hayatta istediğimiz, arzuladığımız şeyler için neler yapabiliriz? karakterlerin dönüşümleri, hırs, para, ilişkiler inanılmaz derecede işlenir bu filmde. tabii ki beyin yakan cinsten.
senaryosu bakımından özgün olduğuna şüphe yok. insanların ihtiraslarını gördüğünüzde ve kendilerini bulduklarını farkettiğinizde şaşırmamak elde değil. hala izlemeyen varsa bir şans verin derim. pişman olmayacaksınız.
devamını gör...
