mutlu olmayı beceremeyen insanların ortak özellikleri
fazla zeki olmaları.
devamını gör...
4 aşamalı yeniden kuruluş anayasası
ülkeyi yönetmekte olan akp’nin son icraatıdır.
konu ile ilgili açıklama şöyle yapılmış : “inisiyatif bir irade ortaya çıktıktan sonra, öncelikle bilim kurulu kurulacak. ardından siyasi olarak ak parti ve cumhur ittifakı hukukçu kurmayları bu çalışmanın içeriğiyle bir araya gelecek. taslak metin kamuoyuna ve diğer siyasi partilere teklif edilecek. son olarak parlamento süreci işletilecek”
bir de işe gazi mustafa kemal atatürk karıştırılmış : “bu anayasanın ismi ‘yeniden kuruluş anayasası’ olacak. çünkü gazi mustafa kemal, izmir iktisat kongresi’nde yaptığı bir konuşmada, ‘arkadaşlar ülkemizi düşman işgalinden kurtardık, topraklarımızdaki işgali sonlandırdık. ancak aynı istiklal mücadelesini ekonomide, diplomaside, hukukta, sağlıkta, havacılıkta, üretimde ve ihracatta her alanda gerçekleştirmeliyiz’ diyor.” anlayan beri gelsin.
gerçekten bu zihniyeti anlamak mümkün değil. ülke birileri tarafından işgal altında mı? neyi kimden kurutacaklar bunlar? zaten körler sağırlar misali kendi oluşturacakları bir bilim kurulu bütün çalışmayı yapacak olan. kamuoyuna ve siyasi partilere de biz bunu yaptık alın bakın diyecekler .
ülke gerçekten emsali görülmemiş bir hıyanet içinde arkadaşlar.
www.demokrathaber.org/siyas...
konu ile ilgili açıklama şöyle yapılmış : “inisiyatif bir irade ortaya çıktıktan sonra, öncelikle bilim kurulu kurulacak. ardından siyasi olarak ak parti ve cumhur ittifakı hukukçu kurmayları bu çalışmanın içeriğiyle bir araya gelecek. taslak metin kamuoyuna ve diğer siyasi partilere teklif edilecek. son olarak parlamento süreci işletilecek”
bir de işe gazi mustafa kemal atatürk karıştırılmış : “bu anayasanın ismi ‘yeniden kuruluş anayasası’ olacak. çünkü gazi mustafa kemal, izmir iktisat kongresi’nde yaptığı bir konuşmada, ‘arkadaşlar ülkemizi düşman işgalinden kurtardık, topraklarımızdaki işgali sonlandırdık. ancak aynı istiklal mücadelesini ekonomide, diplomaside, hukukta, sağlıkta, havacılıkta, üretimde ve ihracatta her alanda gerçekleştirmeliyiz’ diyor.” anlayan beri gelsin.
gerçekten bu zihniyeti anlamak mümkün değil. ülke birileri tarafından işgal altında mı? neyi kimden kurutacaklar bunlar? zaten körler sağırlar misali kendi oluşturacakları bir bilim kurulu bütün çalışmayı yapacak olan. kamuoyuna ve siyasi partilere de biz bunu yaptık alın bakın diyecekler .
ülke gerçekten emsali görülmemiş bir hıyanet içinde arkadaşlar.
www.demokrathaber.org/siyas...
devamını gör...
sınıfta parmak kaldırmadan konuşan çocuk
eğitim size özgüven sağlamalıdır. ben parmak kaldırılmasına karşıyım. işin şov kısmıdır, parmak kaldırmak hatta bir süre sonra hocaların gözdesi olmak için fikri olmamasına rağmen refleks olarak parmak kaldıran ''kısıtlı zekalı'' insanlar doğuyor ortamlarda. kimi, öğrencinin terbiye edilmesi ve düzeni öğrenmesinin parmak kaldırmakla veya söz hakkı istemekle olduğunu düşünüyor. ben bu düşünceye tamamen karşıyım. fikri olan çocuk zaten dersi dinliyordur, hocanın ayırıştırma yapmadan ve öğrencileri strese sokmadan konuyu anlatıp, gözlemleyip, göz göze geleceği öğrenciye söz hakkı vermesi gerekiyor. ''parmağınızı kaldırın'' sistemi sidik yarışıdır, sistem hatasıdır. bir soruya 5 kişi parmak kaldırır, 3 kişi konuşur. diğerlerinin hevesi kursaklarında kalır. hocanın gözüne girmek isteyen o beş öğrenciden üçü kesinlikle parmak kaldırmak için kaldırır ve saçmalar.
tabi bir diğer nokta da hocaların konuya ilgi duymayan, dersle ilgilenmeyenlere ısrarla soru sormasıdır.bu durum, sistemin yanında hocaların hatasıdır. skandal bir hocamız vardı, üniversite çağındaki öğrencilere ''evet parmakları göreyim'' diyordu, inanılır gibi değil. kendisinde hiç haz etmezdim ve sanırım duygularımız karşılıklıydı. bütün parmak kaldıranları es geçip tamam arkadaşlar der, parmak kaldırmayan ben ve benim gibi insanlara ısrarla sorular sorardı. ben bu durma tam 23 yaşımda maruz kaldım. sıklıkla, evet thedansözkiller sen ne düşünüyorsun sorusuna maruz kalıyordum. ders kabusum olmuştu, ilgi duymuyor, inatlaşırcasına okumalarımı yapamıyordum. eziyet gibi geçen bir dönemdi ve her derste benden bir fikir bekler ve bende gıcıklığına her seferinde ''l dont have any idea'' derdim. haliyle dersten kalmıştım fakat pişman değilim, dönem sonu hoca değerlendirmesinde açık açık yazmıştım.
sınıfta parmak kaldırılmasını istemek yanlıştır.
zihninizde hemen türk siyasi programları veya bizim türkiye'de var olan birbirini dinlememe ve her lafa atlama olayı gelmemelidir. kendini bilen öğrenci veya yetişkin, bir fikri varsa eğer kendini belli eder, sırasını bekler ve gerektiği yerde konuşur.
tabi bir diğer nokta da hocaların konuya ilgi duymayan, dersle ilgilenmeyenlere ısrarla soru sormasıdır.bu durum, sistemin yanında hocaların hatasıdır. skandal bir hocamız vardı, üniversite çağındaki öğrencilere ''evet parmakları göreyim'' diyordu, inanılır gibi değil. kendisinde hiç haz etmezdim ve sanırım duygularımız karşılıklıydı. bütün parmak kaldıranları es geçip tamam arkadaşlar der, parmak kaldırmayan ben ve benim gibi insanlara ısrarla sorular sorardı. ben bu durma tam 23 yaşımda maruz kaldım. sıklıkla, evet thedansözkiller sen ne düşünüyorsun sorusuna maruz kalıyordum. ders kabusum olmuştu, ilgi duymuyor, inatlaşırcasına okumalarımı yapamıyordum. eziyet gibi geçen bir dönemdi ve her derste benden bir fikir bekler ve bende gıcıklığına her seferinde ''l dont have any idea'' derdim. haliyle dersten kalmıştım fakat pişman değilim, dönem sonu hoca değerlendirmesinde açık açık yazmıştım.
sınıfta parmak kaldırılmasını istemek yanlıştır.
zihninizde hemen türk siyasi programları veya bizim türkiye'de var olan birbirini dinlememe ve her lafa atlama olayı gelmemelidir. kendini bilen öğrenci veya yetişkin, bir fikri varsa eğer kendini belli eder, sırasını bekler ve gerektiği yerde konuşur.
devamını gör...
yüksek sadakat
ismini "high fidelity"'nin kısaltması olan "hi-fi" teriminden almış grup.
devamını gör...
tek şarkısı dahi kötü olmayan şarkıcı
şebnem ferah
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bazılarının kabuslarına sızmışım
dillerinden düşmüyor nizanim
çok kaşınmayın bence
sonunuz geliyor adım adım
dillerinden düşmüyor nizanim
çok kaşınmayın bence
sonunuz geliyor adım adım
devamını gör...
vedat milor'un takipçisine verdiği israil ayarı
ünlü yemek eleştirmeni vedat milor, eğitimde eleştirel düşünceye yer veren ülkeler sıralamasını, ''şaşırdınız mı?'' mesajıyla sosyalm medya hesabından paylaştı. milor’un bu paylaşımına troll hesaptan ''defol israil’e git yahudi vedat milor'' açıklaması yapılınca ünlü eleştirmenin verdiği cevap binlerce beğeni aldı.
milor’un cevabı ise oldukça çarpıcıydı. söz konusu troll’ün mesajını paylaşan ünlü yemek eleştirmeni “eleştirel düşünme ile ilgili listede alt sıralarda yer almamıza neden olan şahsı buldum. vatandaşlıktan çıkarılırsa listede ciddi sıçrama yapabiliriz” dedi. milor’un bu paylaşımı binlerce beğeni aldı.
demek ki neymiş, 15 gramlık beyninle donanımlı insanlara saldırırsan böyle ayarı yersin. darısı nerde ne kadar kendini bilmez geri zekalı varsa onların başına.
devamını gör...
meja (yazar)
ellerimi çeneme koyup tanımlarını okuduğum, klavyesinden bilgi damlayan yazar. zihni ve yolu hep açık olsun diyorum.
devamını gör...
ivan milinski
ece ayhanın şiirinde bahsettiği şahsiyettir çiçekçidir. yani benim. ece ayhan neden şiirinde benim adımı geçirme şerefini bana verdi bilmiyorum. beyoğlu hristaki pasajındayım. telefon:41705
devamını gör...
henry onyekuru
ligin hilesini bulmuş oyuncudur.
bu ligde böyle oyuncular her zaman iş yapar.
bu tip oyuncuların en önemli özelliği hızlı olmalarıdır ve beyni olmaması çok önemlidir.
eğer bir oyuncu hem hızlı hem beyni yoksa ligi donunda sallar.
beyni olanları zaten çok pahalı oluyorlar bizim lige gelmezler.
severiz böyle fırfır topçuları.
bu ligde böyle oyuncular her zaman iş yapar.
bu tip oyuncuların en önemli özelliği hızlı olmalarıdır ve beyni olmaması çok önemlidir.
eğer bir oyuncu hem hızlı hem beyni yoksa ligi donunda sallar.
beyni olanları zaten çok pahalı oluyorlar bizim lige gelmezler.
severiz böyle fırfır topçuları.
devamını gör...
köy hayatının en olumsuz özelliği
ağustos ayında hatırlayacağım olumsuzluklardan herhangi biri.
fındık zamanı da eklenince üzerine, tavan eden olumsuzluklar.
şehir hayatını özleten olumsuzluklar.
ama üstesinden gelecem inşallah.
anın fotoğrafı diye atar atar dururum. *
fındık zamanı da eklenince üzerine, tavan eden olumsuzluklar.
şehir hayatını özleten olumsuzluklar.
ama üstesinden gelecem inşallah.
anın fotoğrafı diye atar atar dururum. *
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
açlıktan evde tek yenebilecek şey olan çekirdeği yemek ve evi talan edip 1 tl ekmek parası toplayamadığım günüm oldu.
devamını gör...
çoban çökerten otu
"tribulus terrestis" olarak da bilinen, yabankimyonugiller familyasına mensup bir bitki. çok sert ve sivri dikenleri çobanların ayaklarına battığı için bu isim ile anılmış. toprak üzerinde yatık bir şekilde büyüyen ve tek yıllık bir bitki çeşidi. faydaları ise epey bir fazla.
sporcular için kas kütlesine olumlu etki
iktidarsızlık problemleri
böbrek rahatsızlıkları
ereksiyon sorunları gibi bir çok konuda faydalı bir bitki. tarım arazilerinde çok sık rastlanabiliyor aynı zamanda. fakat denk gelirseniz dikkat edin ciddi anlamda can yakıyor ayağa veya ele saplandığı zaman, sızısı en az 1 saat geçmez, tecrübe ile sabittir.*))))
sporcular için kas kütlesine olumlu etki
iktidarsızlık problemleri
böbrek rahatsızlıkları
ereksiyon sorunları gibi bir çok konuda faydalı bir bitki. tarım arazilerinde çok sık rastlanabiliyor aynı zamanda. fakat denk gelirseniz dikkat edin ciddi anlamda can yakıyor ayağa veya ele saplandığı zaman, sızısı en az 1 saat geçmez, tecrübe ile sabittir.*))))
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
koyabiliyor musun adını
yokladığında
hissedebiliyor musun
sesleniyor sana
duy beni
inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
yokladığında
hissedebiliyor musun
sesleniyor sana
duy beni
inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
devamını gör...
başkalarının mutsuzluğundan mutlu olmak
var öyle tipler. hatta mutsuzluk anında bile utanmasa göbek atacaklar. kendisinin yapmaya bile cesaret edemeyeceği şeylerin denenmiş başarısızlıkları zafer sayılır bünyelerinde.
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
hayır ya gitmesin hayııır. sözlükte en sevdiğim yazarlardan biri kendisi. umarım geri döner.
devamını gör...
lir
aynı zamanda telli bir enstrümandır. sesi kulakları mest eder.
devamını gör...
zenginlik belirtileri
128 milyar dolar duyulduğunda normal geliyorsa, işte o en büyük zenginlik belirtisidir. yoksa neden normal gelsin?
devamını gör...
antalya
dünyada en çok antik kente sahip olan şehirdir. google maps'i açıp antalya'nın üstünde arama yerine antik kent yazarsanız siz de görebilirsiniz. tarihin her döneminde topraklarının verimli olması nedeniyle her bölgesi çok önemli bir şehirdi. antalya'da karadeniz çayı hariç türkiye'de olup yetişmeyen tek bir meyve veya sebze yoktur. tarımın ve turizmin başkentidir. yemek olarak tahinli tatlıları, köfte piyazı ve yanıksı dondurması meşhurdur. genelde yerlileri tarih boyunca sebze yemekleri tükettiği için geniş bir yemek kültürü oluşmamıştır. bunun nedenlerinden birisi de geniş bir yemek kültürü oluşması için bir çok kültürün harmanlanmasının gerekmesindendir. örneğin gaziantep, mardin gibi geniş bir yemek kültürüne sahip olan şehirlerde bir çok kültürden insan yaşar. örneğin doğu kültüründen, farslardan baharatlar gelmesi gibi. antalya'nın yerlileri ise yörüklerdir. bir kısmı hayvancılıkla uğraşır. mevsimlik göç ederler. şuan bunlar çok az kalmıştır zaten. bir kısmıysa tarih boyunca sadece tarımla ilgilenmiştir. çiğ köfte veya adana kebap diye bir şey bulmanın akıllarından bile geçmemesi gayet normaldir. genelde bu tarz yemekler ya kültür alışverişleriyle, bazen yokluk döneminde ya da zenginlik döneminde veya örneğin bir yemek bozulmasın diye onu baharatlarla ve tuzla korumaya çalışırken gibi nedenlerle çıkar. antalyalı köylüler ise sadece ineğini sağar, tarlasından sebzesini toplar, tavuklarına bakar. yani günlük yaşamını devam ettirir.
sıcak olmasından başka kimsenin kötü bir yorumda bulunamayacağı şehirdir. ama zaten doğudaki şehirler antalya'dan daha sıcaktır. antalya'nın kötü noktası nemdir. yazları alıştıktan sonra biraz daha katlanması kolay olsa da yine de gerçekten çok zordur. zaten tüm antalyalılar yazları antalyanın doğa harikası yaylalarına göç ederler.
sıcak olmasından başka kimsenin kötü bir yorumda bulunamayacağı şehirdir. ama zaten doğudaki şehirler antalya'dan daha sıcaktır. antalya'nın kötü noktası nemdir. yazları alıştıktan sonra biraz daha katlanması kolay olsa da yine de gerçekten çok zordur. zaten tüm antalyalılar yazları antalyanın doğa harikası yaylalarına göç ederler.
devamını gör...
