çocuklarla girilen komik diyaloglar
yine ben* ve kardeşim*
+ablacım sen ne kadar zayıfladın böyle.
- evet abla zayıfladım.
+hiç yemek yemiyorsun ki tabi zayıflarsın.
-hayır yiyorum ama annem zayıf yemekler veriyor. tombiş yemek vermiyor. ondan zayıf oldum ben. zayıf yemek zayıf yapar.....*
+ anneeee!
kıyamam, tam bir kavram kargaşası içinde.
+ablacım sen ne kadar zayıfladın böyle.
- evet abla zayıfladım.
+hiç yemek yemiyorsun ki tabi zayıflarsın.
-hayır yiyorum ama annem zayıf yemekler veriyor. tombiş yemek vermiyor. ondan zayıf oldum ben. zayıf yemek zayıf yapar.....*
+ anneeee!
kıyamam, tam bir kavram kargaşası içinde.
devamını gör...
öğretmeninden dayak yiyen nesil
benimdir o.. hemde oyle boyle değil.
hem boyle cetvel ile ellere vurma falan değil, direk kafaya vurma direk kulakları cekme.
kulaklarımın büyük olmasını sanırım ilk okul hocama borcluyum.kendisini hatırladıgım ilk aklıma gelen anılardandır yediğim dayaklar.
üstteki yazarlarında dediği gibi, “eti senin kemiğin bizim” nesliyimdir.(hatta biizimkiler kemiklerimi de verirdi)
hem boyle cetvel ile ellere vurma falan değil, direk kafaya vurma direk kulakları cekme.
kulaklarımın büyük olmasını sanırım ilk okul hocama borcluyum.kendisini hatırladıgım ilk aklıma gelen anılardandır yediğim dayaklar.
üstteki yazarlarında dediği gibi, “eti senin kemiğin bizim” nesliyimdir.(hatta biizimkiler kemiklerimi de verirdi)
devamını gör...
hoşlanılan sözlük yazarından ilk mesajı beklemek
burası beni korkutmaya başladı.
devamını gör...
deyip mi diyip mi ikilemi
deyip diye yazılır, diyip diye okunur. rica ederim efenim.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
baktım gülüşünden güzel şiir olur
sevdim gitti…
sen yüzüne sürgün olduğum kadın,
madem sevmiyorsun
o zaman sahip çık gözlerine…
dönüp,
dolaşıp,
değmesinler gözlerime.
belki de konuşuyordur gözlerin,
ama ben gözce bilmiyorum ki…
sessizce biliyorum,
usulca biliyorum,
masumca biliyorum…
sahi sarkıntılığa girer mi acaba
ayrılırken gözlerimin sana sulanması?
dökmeye niyetim yok içimi…
zor sığdırdım zaten.
özledim.
söyleyeceklerim bu kadar…
kısa ve derin.
bu arada
” kimse benimle oynamıyor ” diye ağlayan çocuk
sen büyü hele
ne oyunlar oynayacaklar seninle
ve bugün bir kez daha anladım
adamlığı kadınlardan öğrenecek erkek çok…
sevdim gitti…
sen yüzüne sürgün olduğum kadın,
madem sevmiyorsun
o zaman sahip çık gözlerine…
dönüp,
dolaşıp,
değmesinler gözlerime.
belki de konuşuyordur gözlerin,
ama ben gözce bilmiyorum ki…
sessizce biliyorum,
usulca biliyorum,
masumca biliyorum…
sahi sarkıntılığa girer mi acaba
ayrılırken gözlerimin sana sulanması?
dökmeye niyetim yok içimi…
zor sığdırdım zaten.
özledim.
söyleyeceklerim bu kadar…
kısa ve derin.
bu arada
” kimse benimle oynamıyor ” diye ağlayan çocuk
sen büyü hele
ne oyunlar oynayacaklar seninle
ve bugün bir kez daha anladım
adamlığı kadınlardan öğrenecek erkek çok…
devamını gör...
yazarların yazın yapmak isteyip de yapamadığı şeyler
benim değil ancak kurucumuz yoldaş benjamin franklin'in yapmak isteyip yapamadığı tatilin hikayesini anlatmak istediğim başlık buldum ne güzel. *
aylardan mayıstır, yoldaş ile olan sohbetimizde yazın neler yapacağımız üzerinde sohbet etmekteyizdir.
yoldaş benjamin franklin: bu sene ege akdeniz taraflarına gitmek istiyorum ama önce bi ada taraflarına mı gitsem yoksa bolu mu?
bengaripsengüzeldünyaumutlu: oh valla ne güzel, gez tabi gez.
yoldaş benjamin franklin: gezeyim tabi, oraya gideyim burayı göreyim, şurayı gezeyim oh mis.
aylardan haziran olmuş yoldaş herhangi bir konum değişikliği belirtisi göstermemiş ancak tatil planı yapmaya devam etmektedir.
yoldaş benjamin franklin: ya bakma bolu falan olmadı ama kesin egeye giderim.
bengaripsengüzeldünyaumutlu: olsun daha yaz uzun gidersin tabi sıkma sen canını.
bu sırada temmuz ayı gelip çatmış insanlar tatile gitmeye başlamıştır. gerek penceren bakıp gerek sosyal medyada tatile gidenleri gören yoldaşın aklından şu geçmektedir:

ne sandın sayın kurucum herkes seni mi bekleyecek ?
her neyse, temmuz ayı bitip ağustos ayına girmişken tatil fotoğraflarına bakıp bakıp iç geçiren yoldaş'tan aldığımız görsel şu şekildeydi:

hayır adam aylardır tatil planı yapıyor, kıyamıyorum da dalga geçmeye ancak bugün olanlar oldu. aramızda geçen muhabbet;
yoldaş benjamin franklin: ya şurası sana ne kadar uzaklıkta? denize girenler ıslanıyormuş doğru mu, suyu da tuzlu diyorlar aslı var mı? bir arkadaşım anlattı da bana palavra gibi geldi sen söyle, doğru değil di mi?
bengaripsengüzeldünyaumutlu: hayır canım ne alakası var bakma sen onlara.*
bu sırada yoldaş;

bakın sevgili sözlük ahalisi, bakın sevgili yazarlar, arkadaşlar, kardeşler! gelin bu adamı tatile gönderelim, çok değil 1 hafta sakin sakin sözlüğü bitirmeden, kapatmadan, batırmadan kendi halimizde takılalım. bırakalım adam denizin çağırdığı yerlere şu sekilde koşsun ve rahat rahat tatilini yapsın:

yoksa tüm sene şu şekilde tatile gitmeyen yoldaş tribi yeriz benden demesi.*
aylardan mayıstır, yoldaş ile olan sohbetimizde yazın neler yapacağımız üzerinde sohbet etmekteyizdir.
yoldaş benjamin franklin: bu sene ege akdeniz taraflarına gitmek istiyorum ama önce bi ada taraflarına mı gitsem yoksa bolu mu?
bengaripsengüzeldünyaumutlu: oh valla ne güzel, gez tabi gez.
yoldaş benjamin franklin: gezeyim tabi, oraya gideyim burayı göreyim, şurayı gezeyim oh mis.
aylardan haziran olmuş yoldaş herhangi bir konum değişikliği belirtisi göstermemiş ancak tatil planı yapmaya devam etmektedir.
yoldaş benjamin franklin: ya bakma bolu falan olmadı ama kesin egeye giderim.
bengaripsengüzeldünyaumutlu: olsun daha yaz uzun gidersin tabi sıkma sen canını.
bu sırada temmuz ayı gelip çatmış insanlar tatile gitmeye başlamıştır. gerek penceren bakıp gerek sosyal medyada tatile gidenleri gören yoldaşın aklından şu geçmektedir:

ne sandın sayın kurucum herkes seni mi bekleyecek ?
her neyse, temmuz ayı bitip ağustos ayına girmişken tatil fotoğraflarına bakıp bakıp iç geçiren yoldaş'tan aldığımız görsel şu şekildeydi:

hayır adam aylardır tatil planı yapıyor, kıyamıyorum da dalga geçmeye ancak bugün olanlar oldu. aramızda geçen muhabbet;
yoldaş benjamin franklin: ya şurası sana ne kadar uzaklıkta? denize girenler ıslanıyormuş doğru mu, suyu da tuzlu diyorlar aslı var mı? bir arkadaşım anlattı da bana palavra gibi geldi sen söyle, doğru değil di mi?
bengaripsengüzeldünyaumutlu: hayır canım ne alakası var bakma sen onlara.*
bu sırada yoldaş;

bakın sevgili sözlük ahalisi, bakın sevgili yazarlar, arkadaşlar, kardeşler! gelin bu adamı tatile gönderelim, çok değil 1 hafta sakin sakin sözlüğü bitirmeden, kapatmadan, batırmadan kendi halimizde takılalım. bırakalım adam denizin çağırdığı yerlere şu sekilde koşsun ve rahat rahat tatilini yapsın:

yoksa tüm sene şu şekilde tatile gitmeyen yoldaş tribi yeriz benden demesi.*
devamını gör...
normal sözlük formatı ve kuralları için ne dediler
sözlükte imla kurallarına uyma zorunluluğu gibi bir kural getirilmesinin mümkün olmadığını ama gerekli olduğunu düşünüyorum. ekşi'de küfür sorunu ne kadar fazlaysa, burada da imla kurallarına "uymama, uyamama" sorunu çok fazla. doğru ek kullanımı, doğru kelime kullanımı yaparak bir şeyleri ifade etmek iyi bir türkçe yazmak ve konuşmak isteyenlerin zorunluluğu olmalıdır. absürt yazım hataları yapılan tanımları görünce ne yazarı ciddiye alabiliyorum ne de tanımlarını.
devamını gör...
asgari ücretlimizin evinin önünde arabası var
artık insanların akıllarıyla dalga geçmeyin yahu başaramıyorsunuz. halk, ekonomi bilsin bilmesin cebine bakar.
bankaların pandeminin başladığı dönemde verdiği kredilerle, düşük faizle borçlanmasından oluyor. yani borçla olan bir şey araba varsa da.
tabii 25-30 bin maaş alan milletvekilleri ne anlar asgari ücretle geçinenin derdinden.
bankaların pandeminin başladığı dönemde verdiği kredilerle, düşük faizle borçlanmasından oluyor. yani borçla olan bir şey araba varsa da.
tabii 25-30 bin maaş alan milletvekilleri ne anlar asgari ücretle geçinenin derdinden.
devamını gör...
i'm an albatraoz
isveçli dj aronchupa*'nın 2014 yılında çıkardığı single şarkı.
şarkıyı sahne adı little sis nora olan nora ekberg seslendiriyor: aron'un kız kardeşi.
sözlerini ise birlikte yazmışlar. fare olarak adlandırdıkları bir kadını anlatıyorlar.
burada bir kelime oyunundan bahsediliyor: isveççede fare olan mus kelimesi aynı zamanda argoda vajina anlamına geliyormuş.
albatraoz ise albatros kuşunu* ve aronchupa'nın da üyesi olduğu isveçli bir elektronik müzik grubunu ifade ediyor.
"...let me tell you all a story about a mouse named lorry
yeah, lorry was a mouse in a big brown house
she called herself the hoe*, with the money money flow
but f*ck that little mouse 'cause ı'm an albatraoz..."
yönetmen koltuğunda sertaç yıldızhan'ın oturduğu video klip youtube'da 1.2 milyar izlenmeye sahip.
kaynaklar için buradan, buradan ve buradan.
şarkıyı sahne adı little sis nora olan nora ekberg seslendiriyor: aron'un kız kardeşi.
sözlerini ise birlikte yazmışlar. fare olarak adlandırdıkları bir kadını anlatıyorlar.
burada bir kelime oyunundan bahsediliyor: isveççede fare olan mus kelimesi aynı zamanda argoda vajina anlamına geliyormuş.
albatraoz ise albatros kuşunu* ve aronchupa'nın da üyesi olduğu isveçli bir elektronik müzik grubunu ifade ediyor.
"...let me tell you all a story about a mouse named lorry
yeah, lorry was a mouse in a big brown house
she called herself the hoe*, with the money money flow
but f*ck that little mouse 'cause ı'm an albatraoz..."
yönetmen koltuğunda sertaç yıldızhan'ın oturduğu video klip youtube'da 1.2 milyar izlenmeye sahip.
kaynaklar için buradan, buradan ve buradan.
devamını gör...
minzi
doğu karadeniz'de * yağı alınmış sütün kestirilmesi ve ardından pişirilip bez torbaya koyulup süzülmesi ile elde edilen, yağı tuzu olmadığı için imansız peynirde denilen, kahvaltılık, böreklik, ömrü az olan peynir.
devamını gör...
takipçileri görmek
vallahi meraktan çatlıyorum kimler takip ediyor diye. puanım da yetmiyor ki bu özelliği store'dan alabileyim. favla duvarındayım deme boyutuna geldim, evet geldim. ağliciim ifindim.
devamını gör...
hala oruç tutup teravihe giderek cennete gideceğine inanan insanların olması
ya gidecekse? oruç tutmak zor değil, teravih de öyle. kimin neye inanıp neye inanmayacağını kendimde söyleme hakkı görmüyorum, tercihim bu.
hayat boyu yaşadığımız adaletsizliklerin, yenilen haklarımızın büyük bir hesap gününde görüşülüp karara bağlanacağına hep inandım.
bu inanç benim için hayata sımsıkı tutunma nedenlerinden biridir, demiş ya şair, kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette.
hayat boyu yaşadığımız adaletsizliklerin, yenilen haklarımızın büyük bir hesap gününde görüşülüp karara bağlanacağına hep inandım.
bu inanç benim için hayata sımsıkı tutunma nedenlerinden biridir, demiş ya şair, kısa çöp uzun çöpten hakkını alacak elbette.
devamını gör...
kendini bulamayan insan
wuu bir üsteki tanım surata şamar atan cinsten. ama böyle soğuk suya da ihtiyaç var. ben serptim yüzüme şöyle fena da olmadı. harekete geç diyoruz o zaman oy birliğiyle. ben yine o hareketin bir ucundan serçe parmağımla tutup tam kavrayamam diye kendimle ufak bir anlaşmazlığa düşüyorum. sonra bir üstteki tanımı tekrar okuyorum.
kendine gel.
bulup buluştur, takıp takıştır yap bir güzellik kendine.. hedefin bulmaksa önce kendinden başlamalı. diğerleri beraberinde gelir hiç merak etme.. bunları ben mi söylüyorum aferin bana. bir şeyler olur gibi benden ay hadi inşallah.*
kendine gel.
bulup buluştur, takıp takıştır yap bir güzellik kendine.. hedefin bulmaksa önce kendinden başlamalı. diğerleri beraberinde gelir hiç merak etme.. bunları ben mi söylüyorum aferin bana. bir şeyler olur gibi benden ay hadi inşallah.*
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
"iyiyim" derken yalan söylüyorum.
devamını gör...
meslek hastalığı
bilgisayar mühendisi- boyun fıtığı
operatör doktor- bel fıtığı
cahile laf anlatmak- beyin fıtığı
operatör doktor- bel fıtığı
cahile laf anlatmak- beyin fıtığı
devamını gör...




