pratik bilgiler
su kaynayan demlikten pıskırdatarak sıcak su dökülmesine engel olmak için demliğin kurnasını/musluğunu/ibiğini ( adı her neyse ) çeşmeden akan suya tutun az, sakinleşti.
bu karton ambalajlı sıvı ürünleri bardağa dökerken delik bölgeyi üstte tutup dökerseniz içeriye hava girişi olacağından rahat dökülür, sağa sola sıçramaz.
bu karton ambalajlı sıvı ürünleri bardağa dökerken delik bölgeyi üstte tutup dökerseniz içeriye hava girişi olacağından rahat dökülür, sağa sola sıçramaz.
devamını gör...
memories
hatıralar demektir ingilizcede. aynı zamanda bir maroon 5 parçası. sözleri alkollüyseniz ağlatabilir ya da ne bileyim işte buruk bir tat bırakabilir.
here's to the ones that we got
cheers to the wish you were here, but you're not
'cause the drinks bring back all the memories
of everything we've been through
toast to the ones here today
toast to the ones that we lost on the way
'cause the drinks bring back all the memories
and the memories bring back, memories bring back you
here's to the ones that we got
cheers to the wish you were here, but you're not
'cause the drinks bring back all the memories
of everything we've been through
toast to the ones here today
toast to the ones that we lost on the way
'cause the drinks bring back all the memories
and the memories bring back, memories bring back you
devamını gör...
optik
ışığın doğasını açıklamaya çalışan, ışıkla ilgili olayları ve ışığın maddeyle etkileşimlerini inceleyen fizik dalıdır. optisyenler ve göz doktorları optikle ilgili çalışmalar yapar.
(kaynak: fizik kitabım.)
(kaynak: fizik kitabım.)
devamını gör...
goriot baba
honore de balzac'ın 1834'de aylık olarak yayınlanmaya başlayan ve 1842'de tam olarak yayınlanan romanı. sadece fransız realizminin değil, 19.yüzyıl fransız edebiyatının en meşhur örneklerinden biridir*. balzac'ın 100'e yakın eserden oluşan insanlık komedyası serisinin scènes de la vie privée (özel hayattan sahneler) bölümündedir.
romanın başkarakteri goriot baba değil, köyden paris'e hukuk okumaya gelen eugène de rastignac'tır. derslerinde başarılı olmanın haricinde, paris yüksek sosyetesine girme hayalleri kuran genç rastignac katıldığı balolarda goriot baba'nın iki kızı ile tanışır. romanın ana konusu mantıksız bir seviyeye çıkan baba sevgisidir. goriot baba, kızları için bütün serveti harcarken kızları damatlarının bahanesiyle onu terketmektedir. goriot baba da en sonunda vahından ölür*. aslını söylemek gerekirse sonsuza dek süren girişi ve klişe konusu ile sıkıcı gözükebilir. bundan mütevellit bu kitabın neden bu kadar meşhur olduğunu sorabilirsiniz. balzac, baba goriot'nun hikayesinin arka fonunda, paris sosyetesini ve şehrin bütün sosyal sınıflarını anlatmaktadır. hatta anlatmaktan çok betimelemek de diyebiliriz. en fakir proleteryadan, yüksek sosyetenin parçası yüksek burjuvazi ve büyük soylulara kadar paris sosyetesinin bütün sosyal gruplarını değinir balzac. bu anlatım da sonradan fransız realizminin imzası haline gelecek olan bir edebi stil ile yapılmaktadır: her sosyal grup kendi sosyal çevresine yerleştirilir yani her sosyal grup bir mekan ile özdeşleştirilir. o yüzden bir bakıma sadece paris halkının değil, paris'in kendisinin de bir betimlemesidir.
söylediklerim ile pek alakası yok lakin kitapta beni en çok etkilemiş söz söyledir:
« vous saurez alors ce qu’est le monde, une réunion de dupes et de fripons. ne soyez ni parmi ni parmi les autres. ». "o zaman dünyanın ne olduğunu bileceksiniz: saflarla dolandırıcıların bir buluşması. siz ne saf, ne de dolandırıcı olun."
romanın başkarakteri goriot baba değil, köyden paris'e hukuk okumaya gelen eugène de rastignac'tır. derslerinde başarılı olmanın haricinde, paris yüksek sosyetesine girme hayalleri kuran genç rastignac katıldığı balolarda goriot baba'nın iki kızı ile tanışır. romanın ana konusu mantıksız bir seviyeye çıkan baba sevgisidir. goriot baba, kızları için bütün serveti harcarken kızları damatlarının bahanesiyle onu terketmektedir. goriot baba da en sonunda vahından ölür*. aslını söylemek gerekirse sonsuza dek süren girişi ve klişe konusu ile sıkıcı gözükebilir. bundan mütevellit bu kitabın neden bu kadar meşhur olduğunu sorabilirsiniz. balzac, baba goriot'nun hikayesinin arka fonunda, paris sosyetesini ve şehrin bütün sosyal sınıflarını anlatmaktadır. hatta anlatmaktan çok betimelemek de diyebiliriz. en fakir proleteryadan, yüksek sosyetenin parçası yüksek burjuvazi ve büyük soylulara kadar paris sosyetesinin bütün sosyal gruplarını değinir balzac. bu anlatım da sonradan fransız realizminin imzası haline gelecek olan bir edebi stil ile yapılmaktadır: her sosyal grup kendi sosyal çevresine yerleştirilir yani her sosyal grup bir mekan ile özdeşleştirilir. o yüzden bir bakıma sadece paris halkının değil, paris'in kendisinin de bir betimlemesidir.
söylediklerim ile pek alakası yok lakin kitapta beni en çok etkilemiş söz söyledir:
« vous saurez alors ce qu’est le monde, une réunion de dupes et de fripons. ne soyez ni parmi ni parmi les autres. ». "o zaman dünyanın ne olduğunu bileceksiniz: saflarla dolandırıcıların bir buluşması. siz ne saf, ne de dolandırıcı olun."
devamını gör...
şarkı olmuş şiirler
su uyur- şeyh galip ezginin günlüğü
o şarkı- ahmet muhip dranas derya petek
sıyrılıp gelen- ahmet telli grup yorum
şimdi sevişme vakti- sait faik abasıyanık ezginin günlüğü
kavaklar-metin altıok sezen aksu
buğdayın türküsü- pablo neruda yeni türkü
sisler bulvarı- atilla ilhan grup dinmeyen
cin- paul valery ezginin günlüğü
anı- melih cevdet anday zülfü livaneli
bilinmeyen ülke- puşkin ezginin günlüğü
pencere-arkadaş zekai özger sadık gürbüz
beni kör kuyularda -ümit yaşar oğuzcan münir nurettin selçuk
fırtına-murathan mungan yeni türkü
destina-murathan mungan yeni türkü
olmasa mektubun-murathan mungan yeni türkü
kostantin simenov-bekle beni ezginin günlüğü
otuz üç kurşun- ahmed arif fikret kızılok
de be aslan karam- ahmed arif grup ekin
haberin var mı?- ahmed arif manuş baba
kavak-nazım hikmet ran selda bağcan
gülüşün eklenir kimliğime-ahmet telli selda bağcan
aldırma gönül- sabahattin ali edip akbayram
gün olur- orhan veli kanık zülfü livaneli
anlatamıyorum-orhan veli kanık hümeyra
ayrılış- orhan veli kanık ezginin günlüğü
hürriyete doğru- orhan veli kanık ezginin günlüğü
vapur-nazım hikmet ran zülfü livaneli
gibi gibi.
o şarkı- ahmet muhip dranas derya petek
sıyrılıp gelen- ahmet telli grup yorum
şimdi sevişme vakti- sait faik abasıyanık ezginin günlüğü
kavaklar-metin altıok sezen aksu
buğdayın türküsü- pablo neruda yeni türkü
sisler bulvarı- atilla ilhan grup dinmeyen
cin- paul valery ezginin günlüğü
anı- melih cevdet anday zülfü livaneli
bilinmeyen ülke- puşkin ezginin günlüğü
pencere-arkadaş zekai özger sadık gürbüz
beni kör kuyularda -ümit yaşar oğuzcan münir nurettin selçuk
fırtına-murathan mungan yeni türkü
destina-murathan mungan yeni türkü
olmasa mektubun-murathan mungan yeni türkü
kostantin simenov-bekle beni ezginin günlüğü
otuz üç kurşun- ahmed arif fikret kızılok
de be aslan karam- ahmed arif grup ekin
haberin var mı?- ahmed arif manuş baba
kavak-nazım hikmet ran selda bağcan
gülüşün eklenir kimliğime-ahmet telli selda bağcan
aldırma gönül- sabahattin ali edip akbayram
gün olur- orhan veli kanık zülfü livaneli
anlatamıyorum-orhan veli kanık hümeyra
ayrılış- orhan veli kanık ezginin günlüğü
hürriyete doğru- orhan veli kanık ezginin günlüğü
vapur-nazım hikmet ran zülfü livaneli
gibi gibi.
devamını gör...
sevişmemiş insan asabiyeti
bu daha çok enerjisini atabilecegı bir hobisi olmayanlar için gecerli . tek yollari bu gibi geliyor bana.
devamını gör...
birinin şiddete yatkın olduğunu anlama yöntemleri
öyle kontrolsüzlügü, küfürler etmek ve taviz verince ne yaptığına bakmak yeterli olacaktır
devamını gör...
kopyala yapıştır ile tanım giren yazar
sırf buna özel şikayet seçeneği talep etmeme ve sürecin, sözlük yönetimi tarafından da -sağ olsunlar- beni kırmadan o seçeneğin oraya eklenmesiyle son bulmasına neden olan yazar tipi. evet, alıntılar/intihaller için kullanılan o şikayet seçeneği benim yüzümden orada. pişman değilim *
buna rağmen beni bile "kopyala yapıştırcı" sananlara selam olsun!
buna rağmen beni bile "kopyala yapıştırcı" sananlara selam olsun!
devamını gör...
sikkim eyaleti
hindistan’ın kuzey doğusundaki sikkim eyaleti, bir zamanlar himalayalar'da kurulu küçük bir krallıktı. 1975'te yapılan bir referandum sonucunda hindistan'a bağlanmıştır. bir dağ oyularak inşa edilen sikkim’deki pakyong havalimanı güzelliğinin yanında “mühendislik harikası” olarak da tanımlanır ve pek çok kişi tarafından dünyanın en güzel havaalanı olarak görülür. havaalanı zirveler, buzullar ve yüksek göllerin yer aldığı sikkim eyaletindeki turizmi canlandırmış durumdadır.
eyalet aynı zamanda dünyanın en yüksek üçüncü dağı olan kanchenjunga'ya da ev sahipliği yapar.
eyalet aynı zamanda dünyanın en yüksek üçüncü dağı olan kanchenjunga'ya da ev sahipliği yapar.
devamını gör...
öz güven eksikliği
son zamanlarda bende oluşmaya başladığını fark ettiğim durum. bunu yenmenin yolunun yeniden bir şeyleri başarmak ve kendimi kendime ispat etmek olduğunu düşünüyorum.*
devamını gör...
renkli çorap giyen insan
mesut süre'dir.
ben de giyerim ama bende onda durduğu gibi durmuyor. 2 metre bir adam takım elbisenin altına rengarenk çoraplar giyiyor. hatta ben onların kilotlu olduğunu düşünüyorum hahah. (kusura bakma mesutcuğum hayallerimin önüne geçemezsin.)
t: ruhunun rengini bir şekilde göstermeyi başaran insan.
ben de giyerim ama bende onda durduğu gibi durmuyor. 2 metre bir adam takım elbisenin altına rengarenk çoraplar giyiyor. hatta ben onların kilotlu olduğunu düşünüyorum hahah. (kusura bakma mesutcuğum hayallerimin önüne geçemezsin.)
t: ruhunun rengini bir şekilde göstermeyi başaran insan.
devamını gör...
müstahak
arapçadan dilimize geçen bu sözcük sıklıkla yanlış yazılır. "müstehak", "mustahak" gibi hatalı kullanımlara maruz kalan kelimenin doğru yazımı müstahak şeklinde olmalıdır.
bu sözcük, bana çocukluğumu hatırlatır. çocukken ne zaman yaramazlık yapsak * dedem, "allah müstahakınızı versin" diye bağırırdı, o zamanlar müstahak'ın beddua, küfür gibi bir şey olduğunu sanıyordum. ama büyüyüp kelimenin anlamını öğrendiğimde dedeme * bir kez daha hayran oldum çünkü en sinirli olduğu anda bile beddua veya küfür etmemek, büyük bir irade göstergesidir.
bu sözcük, bana çocukluğumu hatırlatır. çocukken ne zaman yaramazlık yapsak * dedem, "allah müstahakınızı versin" diye bağırırdı, o zamanlar müstahak'ın beddua, küfür gibi bir şey olduğunu sanıyordum. ama büyüyüp kelimenin anlamını öğrendiğimde dedeme * bir kez daha hayran oldum çünkü en sinirli olduğu anda bile beddua veya küfür etmemek, büyük bir irade göstergesidir.
devamını gör...
üç harfli
3 harfliler biziz hepimiziz dediğim şahıs zamirleridir.
ben.
sen.
biz.
siz.
hep 3 harfliyiz. (bir tek o farklı)
ben.
sen.
biz.
siz.
hep 3 harfliyiz. (bir tek o farklı)
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
bence en temel engel dinlememek. sadece anlatıyoruz, dinlemiyoruz. dert yarıştırıyoruz, en dertli olana veriyoruz depresyona girme hakkını bile.
devamını gör...
insan olmasaydın ne olmak isterdin sorunsalı
şu an bile koala gibisin diye nitelendirildiğime göre kaçarım yok kesin koala olurdum. ne güzel ya sarılmak gibi bişey yok dünyada. ah bi de enerjiniz tutuyorsa inanın o rahatlama hissini hiçbirşey vermiyor. sonsuza kadar sarılalım günler geçsin biz ayrılmayalım sevgilim, insan olamadık bari koala olalım dedirten başlık.
devamını gör...
friedrich goltz
friedrich goltz (1834-1902) psikolog ve yazardır. kaynayan kurbağa (boiling frog) deneyi ile beyni çıkarılmış bir kurbağanın yavaşça ısınan suda kalacağını, ancak 25 ° c'ye ulaştığında normal bir kurbağanın sudan kaçmaya çalıştığını gösterdi.
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
devamını gör...
normal sözlük'ün siyasi çizgisi
sözlüğün siyasi görüşü ve partisi olsa olsa ekmek partisidir. etrafta kime partisini ve siyasi görüşünü sorsak "ben ekmek partiliyim" der.
devamını gör...


