başlığı okur okumaz, yaşar'ın söyleyişini kulağımda hissettiğim çok güzel bir şarkı. gece gece dilime doladınız teşekkürler
devamını gör...

kapkaranlık gecelerimizi aydınlatan bir ay parçası. * mehpare
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

son yıllarda asıl yardıranın azrail olduğunu öne sürerek katıldığım önerme.
lakin mikail kafa izninde, kesin bilgi, yayalım!
devamını gör...

sintilasyondan kurtulmayı sağlayan, teleskop, mikroskop gibi optik aletlerde kullanılan teknoloji. uyarlanabilir optik adıyla da bilinir.

atmosfer kaynaklı ışık bozulmaları, aynalar aracılığıyla gelerek bir bilgisayar tarafından ölçülerek kaydedilir. bilgisayar ölçülen bozulmalara göre aynalarda düzeltme sağlar. bozulmanın kaydedilebilmesi için ya özellikleri iyi bilinen yıldızlar kullanılır ya da yapay yıldız olarak lazer ışıkları aracılığıyla işlem gerçekleştirilir.

lazer kullanan bir teleskop:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"en kötüsü, hayır demeyi öğrenemedim. yemeğe kal, dediler: kaldım. oysa, kalınmaz. onlar biraz ısrar ederler; sen biraz nazlanırsın. sonunda kalkıp gidilir.
her söylenileni ciddiye almak yok mu, şu sözünün eri olmak yok mu; bitirdi, yıktı beni.”


tutunamayanlar *
devamını gör...

senin gülüşün gibiydi gidişlerin
öylesine güzel ki...
bana bu durumda "hoşça kal!" demek düşer.
"hoşça kal!"
devamını gör...

güney afrika'da bulunan, bizim keseli ceylan dediğimiz antilop'tur.
çok yükseğe ve uzağa sıçrayarak, çok hızlı koşabilen bir hayvandır.
güney afrika cumhuriyeti'nin rugby milli takımına ismini verir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

25 şubat 1944 beyrut doğumlu lübnan'lı yazar. annesi türk kökenli mısır'lıdır aynı zamanda. yapıtlarında sıklıkla asya ve akdeniz çevresini dekor olarak kullanır. yazarın ikinci romanı semerkant dünya çapında bilinirliğini oldukça arttırmış ve pek çok dile çevrilmiştir. tarihteki yaşamış(çoğunlukla tanınmış) kişileri ve başından geçen olayları hayal gücünün katkısıyla oldukça etkili bir üslup ve kurgu kullanarak okuyucuya aktarır ki kendisinin zaman içerisinde bu kadar popüler olması tesadüf değildir.

yazarın eserleri;
afrikalı leo (1986)
semerkant (1988)
ışık bahçeleri (1991)
beatrice'den sonra birinci yüzyıl (1992)
tanios kayası (1993)
doğunun limanları (1996)
yüzüncü ad (2000)
yolların başlangıcı (2004)
doğu'dan uzakta (2012)
devamını gör...


" bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu"


orhan veli
devamını gör...

türk sineması'nın medar-ı iftihârı'dır, ''bir zamanlar anadolu'da.''
bir kahraman yoktur bu filmde her karaktere girip, hikâyede hissedebilirsiniz kendinizi. her karakterin ayrı bir derdi vardır.
hayatın ta kendisidir bu film. diyaloglarındaki doğallık, film değilmiş de gizli bir kamerayla, hayatın bir akışı çekilmiş gibi haz verir insana. her karesiyle, bozkırın resmini çekmiştir bize, bozkırın durağan hayatlarını getirmiştir yanıbaşımıza.
usta yönetmen nuri bilge ceylan'a cannes film festivali'nde grand prix (jüri büyük) ödülünü getirmiş, dünyada ses uyandırmıştır.


'fakat bundan sadece yüzyıl sonra bile arap ne sen, ne ben, ne savcı, ne komiser... yani şairin dediği gibi gene yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak.'
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeğenim (3,5 yaş) kamyon arabalarına "mişmaaza", noodle'a "makarna çorbası" diyor. ikincisi mantıklı ama birincisinin nedenini hala çözemedik.
devamını gör...

bir şeyleri ricada bulunurken kullanılan ifadedir.
devamını gör...

sömestr samidir.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"niye diğerlerine şans vermiyorsun?" sorusuna "ben o konuda feminist değilim" şeklinde cevap veren kişinin kurduğu cümle.

bunu hak edecek ne yaptık ya rabbim!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

° g
bir hayale tutundum bu gece. hatta bir ana... birçok andan biri olmasını istediğim bir ana.
bilmediğim bir evde, hiç kimseyi tanımadığım bir şehirde, yaşadığımız tüm hüzünlerden uzakta bir yerde. sen bir minderde sırtın duvara yaslanmış, ben sırtımı göğsüne dayamış bir şekilde. etrafta yabancı hiç ses yok. sadece bir şarkının kısık sesi. göğsünün inip kalktığını, nefesinin saçlarımı okşadığını hissediyorum sadece. sıcacık nefesin... konuşmaya başlıyorsun sonra. kelimelerin senin hazinen. sesin benim huzurum. içimi ısıtan sadece şarap değil. varlığın, huzurun...
dökmeye başlıyorum sonra içimi sana.
küçükken aldığım tüm yaralar iyileşti ama büyüyünce olanlar bir türlü kapanmak bilmiyor. ama sen iyileştiriyorsun beni. belki izi kalır ama acıtmaz, incitmez sen olunca. güven sorunum var biliyorsun açamıyorum içimi hiç kimseye. insanlara gardımı alalı uzun yıllar oluyor. anne- babam 18'imde evden ayrılırken çok iyi niyetli benim kızım, üzerler onu, kırıp dökerler diye gecelerce uyuyamamışlar evde, ben onlardan uzak bir başıma yaşamaya başlayınca. yıllar geçti. hep ayakta kaldım. düştüm, bu kez dizlerim kanamadı ama çok acıdım. haklı çıktılar çok üzüldüm. ama her seferinde kalktım ayağa. çünkü korkum yaşadığım hüzne değil de yaşayamadıklarıma olur diye düşünüyordum. hoyrat davrandım kendime. başka kalpleri kırmaktan ürkerken çokça kırdım, döktüm. hem kendimi hem de başkalarını. ama hissetmeyince olmuyordu. sevgi de ayrılık da hepsinin yaşanmışlıkları ayrıydı. hayat cesaret istiyordu. cesurdum. belki de korkak. sıradan bir insan olmanın korkusu hep vardı. sıradışı olmak ise saldırıya açık olmaktı belki. küçük bir kızın hayali sıradışı bir yaşamı paylaşmaktı.
bu kez başaramıyorum. ne ayağa kalkabiliyorum ne de acımı dindirebiliyorum. bilmiyorum belki de bir yanım seviyor bunu. hani fuzuli sevgiliye olan vuslatı istemez ya. bir anlarım onu, bir anlayamam. her şey yolunda gitsin isterim, tekdüze huzurlu günleri yaşarım, sonra bir bakmışım bu durum ruhumu karartmış. düşerim yeni başlangıçlara. bir arkadaşım bir gün demişti seninki hep şımarıklık, hayatın başkalarının hayal ettiklerinden bile güzel, sadece keyfini çıkar. başka bir arkadaşım aynı hayat için "ne çok acılar çekmişsin, ben bunları hayal bile edemiyorum, hiç kıyamıyorum sana." demişti. hayatım izlediğiniz pencereye göre bir güzel, bir ıstıraplı oluyordu. bense hem mutlu hem hüzünlü oluyordum. gündüzleri yüzümden gülücükler eksik olmuyor, geceleri gözlerim dolu dolu oluyordu. sanırım benim rengim bu. ala. alaca. karmakarışık bir yüreğe sahibim. şimdi diyorsun ya "seni çok seviyorum, hep ol." nasıl kıyayım ben sana. benimle paramparça olmana nasıl izin vereyim. güzel adamsın sen. nahifsin. huzursun. dokunduğun yürek can kırıkları ile dolu. kıyamam ki ben sana.
devamını gör...

kapıların dışında -wolfgang borchert
devamını gör...

kaytsz uktesidir.
çokça yapıldığına şahit olduğum eylem.
bak arkadaşım, inatla cinsiyetçi başlık açıyorsun hadi açtın bari göz göre göre kadınları aşağılayan bir başlık açma, yazık kötü duruyorsun oradan bakılınca.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim