ubi dubium ibi libertas
kuşkunun olduğu yerde özgürlük vardır anlamına gelen latince sözdür.
sorgulamak bence her zaman inançsızlik anlamına gelmez. sorgularsin ve açıldıkça açılırsin. ufkun ve olaylara bakış açın genişler ve robotlaşan toplumda herkesten farklı biri olur çıkarsın. belki de özgürsündür. ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceksindir..
sorgulamak bence her zaman inançsızlik anlamına gelmez. sorgularsin ve açıldıkça açılırsin. ufkun ve olaylara bakış açın genişler ve robotlaşan toplumda herkesten farklı biri olur çıkarsın. belki de özgürsündür. ama bunu hiçbir zaman bilemeyeceksindir..
devamını gör...
alkalen reflü gastrit
midenin pilorunun kesilmesi veya gastroenterostomi operasyonları sonrası görülen rahatsızlıktır.
ağrı yemeklerle artar ve kusma ile geçmez.
kusma safralıdır ve gıda artıkları içerir.
tedavide mide boşalımını hızlandıran metoklopramid verilebilir.
ağrı yemeklerle artar ve kusma ile geçmez.
kusma safralıdır ve gıda artıkları içerir.
tedavide mide boşalımını hızlandıran metoklopramid verilebilir.
devamını gör...
unutursun mihribanım
abdurrahim karakoç şiiri. mihriban için her seferinde unutursun dediği halde, kendi için hiç unuturum diyemediği şiir. unutamamış ta zaten mihriban adında kızı olunca nasıl unutabilir ki. mihriban unutmuş mudur unutmamış mıdır orasını bilemem fakat biri banamihribanve unutursun mihribanım gibi iki şiir yazsaydı ben ölsem unutamazdım.
yıllar sinene yaslanır;
hâtıraların paslanır.
bu deli gönlün uslanır...
unutursun mihriban'ım.
süt emerdin gündüz-gece,
unuttun ya, büyüyünce...
ha işte tıpkı öylece
unutursun mihriban'ım.
gün geçer, azalır sevgi;
değişir her şeyin rengi.
bugün değil, yarın belki,
unutursun mihriban'ım.
düzen böyle bu gemide;
eskiler yiter yenide.
beni değil, sen seni de,
unutursun mihriban'ım.
yıllar sinene yaslanır;
hâtıraların paslanır.
bu deli gönlün uslanır...
unutursun mihriban'ım.
süt emerdin gündüz-gece,
unuttun ya, büyüyünce...
ha işte tıpkı öylece
unutursun mihriban'ım.
gün geçer, azalır sevgi;
değişir her şeyin rengi.
bugün değil, yarın belki,
unutursun mihriban'ım.
düzen böyle bu gemide;
eskiler yiter yenide.
beni değil, sen seni de,
unutursun mihriban'ım.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
bana ne diyebilmek. yoksa insanlar başkalarının işlerine burunlarını bu kadar sokmazdı bence.
devamını gör...
şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır
kendisine şeyh, mürşid veya bir rehber edinmeyen birinin kendi başına doğru yolu bulamayıp şeytanın kucağına düşeceğini ifade eden sözdür.
kimi düşünürlere göre islamda ruhban sınıfı yoktur. tabi olunacak yegane varlık allah ve rehber olarak alınacak yegane şey ise indirdiği kurandır. kişi kendi aklından sorumludur. beynini kullanıp doğruyu bulmakla yükümlüdür.
kimi düşünürler ise tarikat ya da cemaatların daha çok taraftar toplamak amacı ile kullandığı bir slogan olarak şirk olduğunu ifade ederler.
kimi düşünürlere göre islamda ruhban sınıfı yoktur. tabi olunacak yegane varlık allah ve rehber olarak alınacak yegane şey ise indirdiği kurandır. kişi kendi aklından sorumludur. beynini kullanıp doğruyu bulmakla yükümlüdür.
kimi düşünürler ise tarikat ya da cemaatların daha çok taraftar toplamak amacı ile kullandığı bir slogan olarak şirk olduğunu ifade ederler.
devamını gör...
türkiye'den seri katil çıkmaması
uzun soluklu olmasa da kısa soluklu seri katiller peydah olmuştu. bunlar çivici katil, mobilya kaplamacı katili, koli bantlı katil, artvin canavarı diye hatırladığım ve akla gelebilen örneklerdi.
devamını gör...
ankara'da köpekler tarafından parçalanan çocuk
ittapar lobisinin uğramayacağı ve görse de kafasını kuma gömeceği haberdir.
dünyada gelişmiş ülkelerde türkiye'deki kadar sokak köpeği yoktur. bizim büyükşehirlerin yüksek muhit! görmüş ittaparları ise dünyadan habersiz, 'hoyvon hokloro yoo' diye zırlayan boş beleş tiplerdir. onlara öyle olaylar olabilir, normaldir!!
mamacılar ve sözde ittaparlara karşı çaresiz durmaya alışmış onların bir dediğini iki etmeyen kimler varsa bu işin vebali onun boynunadır.
ankara’nın pursaklar ilçesinde okul sonrası eve dönen küçük çocuk, 10 köpeğin saldırısına uğradı. ağır yaralanan çocuk hastanede tedavi altına alındı. enes’i bulan amcası ali osman koca, "ben çocuğun yanına gittiğimde köpekler yanındaydı. çocuğun kafası komple paramparça. baldırlarında kasları gözüküyor. etleri gitmiş. köpekler çocuğu resmen parçalamışlar. çocuk yüzüstü yattığından dolayı yüzü hariç komple parçalamışlar." ifadelerini kullandı.
haberin detayları
bir çocuğun hayatı dünyadaki bütün hayvanların hayatından daha önemlidir.
romantik ve sulu göz ile edebiyat yapanlar ise hayatın gerçeklerinden uzak birer et yığınından fazlası değildir.
dünyada gelişmiş ülkelerde türkiye'deki kadar sokak köpeği yoktur. bizim büyükşehirlerin yüksek muhit! görmüş ittaparları ise dünyadan habersiz, 'hoyvon hokloro yoo' diye zırlayan boş beleş tiplerdir. onlara öyle olaylar olabilir, normaldir!!
mamacılar ve sözde ittaparlara karşı çaresiz durmaya alışmış onların bir dediğini iki etmeyen kimler varsa bu işin vebali onun boynunadır.
ankara’nın pursaklar ilçesinde okul sonrası eve dönen küçük çocuk, 10 köpeğin saldırısına uğradı. ağır yaralanan çocuk hastanede tedavi altına alındı. enes’i bulan amcası ali osman koca, "ben çocuğun yanına gittiğimde köpekler yanındaydı. çocuğun kafası komple paramparça. baldırlarında kasları gözüküyor. etleri gitmiş. köpekler çocuğu resmen parçalamışlar. çocuk yüzüstü yattığından dolayı yüzü hariç komple parçalamışlar." ifadelerini kullandı.
haberin detayları
bir çocuğun hayatı dünyadaki bütün hayvanların hayatından daha önemlidir.
romantik ve sulu göz ile edebiyat yapanlar ise hayatın gerçeklerinden uzak birer et yığınından fazlası değildir.
devamını gör...
yazıları için takip edildiğini düşünen sözlük hanımefendisi
bahsettiği kesim tarafından gerçekten yazıları için takip edilen kadın.
ne sanıyorsunuz? kimin ne amaçla takip ettiğini anlamadığımızı mı? iyi kötü kimin gerçekten okuduğunu da, kimin okumadan p*çlik amaçlı oyladığını da, kimin "yürüdüğünü" de gayet iyi anlayabiliyoruz merak etmeyin. iyice salak yerine koydunuz bizi.
ayrıca bizi takip edenlerin hepsi erkek değil. kadın kadına kendi aramızdaki hukukumuza da karışmayın bir zahmet.
ne sanıyorsunuz? kimin ne amaçla takip ettiğini anlamadığımızı mı? iyi kötü kimin gerçekten okuduğunu da, kimin okumadan p*çlik amaçlı oyladığını da, kimin "yürüdüğünü" de gayet iyi anlayabiliyoruz merak etmeyin. iyice salak yerine koydunuz bizi.
ayrıca bizi takip edenlerin hepsi erkek değil. kadın kadına kendi aramızdaki hukukumuza da karışmayın bir zahmet.
devamını gör...
kapalı çarşı'da saygı duruşunda yürüyen adamın dövülmesi
saygı duruşunda bulunmayana küfür edip, saldırmaya çalışmak nedir? nasıl bir kişi senin saygı duruşunda bulunmanı engelleyemeyecekse sen de geçip gitmesine bir şey diyemezsin. bu kadar mutlak olmaya gerek yok. dahası saygı duruşu, marş falan kalmamış ortada zaten .madem bu kadar önemli en büyük saygısızlığı da saldırmaya çalışan kişi yapmış. işin mantık boyutundansa simgesel boyutuna fazlaca takılan bir milletiz bence. bu da gelenekçi bir toplum olmamızdan ileri geliyor.
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
insta fenomenleri. ipini koparan fenomen olmuş. bıkkınlık geldi hepsinden.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
saç düzleştiricimi ödünç alan oda arkadaşımın ortadan kaybolması. ciddi.. bir hafta ortada yoktu. sonra geldi düzleştiricim yoktu.* zorla getirttirdik bir yerden neredeyse uzak yoldan geldi sanırım. o son oldu kimseye bir şeyimi vermedim.
ojelerim çalındı.. tuhaf olan tarafı cüzdanım araklanan yerin yanındaydı. alan kişi en güzel iki, üç rengi seçmiş eli paraya gitmemiş takdire şayan bir durum. içten içe hayranlık duydum kendisine. dolabımın üzerine yazı yazdım. güle güle kullan diye.
lezbiyen dedikoduları.. oda da yıkanmak için birbirini bekleyen üç, dört kişi. en az üç kişi olmadan yıkanmaya gitmiyorduk. etrafa kuşkulu bakışlarımız.. kantin sırasında bile o dönem sosyal mesafeyi koruyorduk o derece.
üç harfliler.. bu kız yurdunun olmazsa olmazı. biri gelir ayakları ters dönmüş hikayesini anlatır. hele o yakın bir arkadaşınızsa eyvahlar olsun. yok yanlış görmüşsündür, eve uzun süredir gitmedin hadi git, hep sınav stresinden bunlar... ama yok kendi gibi size de hayatı zindan ettirir. gece yatmadan önce bütün bildiğin duaları okursun. gördüğünü iddia ettiği şu eli ayağı ayrı oynayan kızı bulma çalışmaları. hayır bulsan ne yapacaksın..
sinir krizleri. bunu çözemedim. oda arkadaşların dönüşümlü olarak girer. sevgilisi için bütün sinirlerini feda eder lakin bir hafta sonra başka bir arkadaş edinir. benim için tuhaf bir olay. gece vakti uykularım çığlıklarla bölünürdü.
ojelerim çalındı.. tuhaf olan tarafı cüzdanım araklanan yerin yanındaydı. alan kişi en güzel iki, üç rengi seçmiş eli paraya gitmemiş takdire şayan bir durum. içten içe hayranlık duydum kendisine. dolabımın üzerine yazı yazdım. güle güle kullan diye.
lezbiyen dedikoduları.. oda da yıkanmak için birbirini bekleyen üç, dört kişi. en az üç kişi olmadan yıkanmaya gitmiyorduk. etrafa kuşkulu bakışlarımız.. kantin sırasında bile o dönem sosyal mesafeyi koruyorduk o derece.
üç harfliler.. bu kız yurdunun olmazsa olmazı. biri gelir ayakları ters dönmüş hikayesini anlatır. hele o yakın bir arkadaşınızsa eyvahlar olsun. yok yanlış görmüşsündür, eve uzun süredir gitmedin hadi git, hep sınav stresinden bunlar... ama yok kendi gibi size de hayatı zindan ettirir. gece yatmadan önce bütün bildiğin duaları okursun. gördüğünü iddia ettiği şu eli ayağı ayrı oynayan kızı bulma çalışmaları. hayır bulsan ne yapacaksın..
sinir krizleri. bunu çözemedim. oda arkadaşların dönüşümlü olarak girer. sevgilisi için bütün sinirlerini feda eder lakin bir hafta sonra başka bir arkadaş edinir. benim için tuhaf bir olay. gece vakti uykularım çığlıklarla bölünürdü.
devamını gör...
aşk sonrası serenadı
bana bakıp bakıp acıma, yanılıyorsun
gayri senin bildiğin adam değilim.
islanıyorsam bulvarlarda bir başıma
bu benim kendi itliğim..
zaten istesen de sevemezsin beni
senden sonra anlamını da yitirdi gözlerim.
şimdi dünya güzeli gelse yanıma usulca
tutup «aşk» dese «hoşt» derim..
ama beni seviyordun diyeceksin, olabilir
mesela ben baklavayı da severdim.
bakardım -züğürtlük bu ya- kısmet olmazdı
ondan geçer, salyalarımı yerdim..
geçenlerde n’oldu biliyor musun şey;
hani palmiyeler vardı, yaslanıp seni beklediğim
hani diplerinde yemin bile etmiştik
sadakatımız üstüne
sıkışmışım -insan hali- diplerine işedim..
bizim tekçi rifat’a verdim mektuplarını
takas yollu dört tek şarabını içtim.
bir karım vardır -tanımazsın- topal zeyno
aynı gece onunla dalgamı geçtim..
resimlerinin de hesabı görüldü ogün
şaraba kül atacaktım, cıgaram yoktu.
derken onlar geldi aklıma, bir güzel yaktım
yanarken bile gözlerin gülüyordu..
yoo, «vicdan azabı çekiyorum» deme
değmez buna onların hiçbiri.
sen şimdi geleceğe bak boylu-boyunca
çıkar aklından o eski çapraz günleri..
sana beddua ettiğimi de nerden çıkardın
duam geçmez ki benim, bedduam geçsin.
hem sana yüzük alacak param mı vardı.
tabii başkasını seveceksin..
aşk maşk aslı yok, görüyorsun ya
iyisi mi hadi dön doğru geldiğin yere.
kocana sım-sıkı sarıl, gerisini boşver
aklın ermez senin böyle işlere..
bana bakıp bakıp acıma, yanılıyorsun
gayri senin bildiğin adam değilim.
islanıyorsam bulvarlarda bir başıma
bu benim kendi itliğim..
erdoğan çokduru'ya ait olan, benim de şu hayatta en çok sevdiğim ikinci şiirdir.
gayri senin bildiğin adam değilim.
islanıyorsam bulvarlarda bir başıma
bu benim kendi itliğim..
zaten istesen de sevemezsin beni
senden sonra anlamını da yitirdi gözlerim.
şimdi dünya güzeli gelse yanıma usulca
tutup «aşk» dese «hoşt» derim..
ama beni seviyordun diyeceksin, olabilir
mesela ben baklavayı da severdim.
bakardım -züğürtlük bu ya- kısmet olmazdı
ondan geçer, salyalarımı yerdim..
geçenlerde n’oldu biliyor musun şey;
hani palmiyeler vardı, yaslanıp seni beklediğim
hani diplerinde yemin bile etmiştik
sadakatımız üstüne
sıkışmışım -insan hali- diplerine işedim..
bizim tekçi rifat’a verdim mektuplarını
takas yollu dört tek şarabını içtim.
bir karım vardır -tanımazsın- topal zeyno
aynı gece onunla dalgamı geçtim..
resimlerinin de hesabı görüldü ogün
şaraba kül atacaktım, cıgaram yoktu.
derken onlar geldi aklıma, bir güzel yaktım
yanarken bile gözlerin gülüyordu..
yoo, «vicdan azabı çekiyorum» deme
değmez buna onların hiçbiri.
sen şimdi geleceğe bak boylu-boyunca
çıkar aklından o eski çapraz günleri..
sana beddua ettiğimi de nerden çıkardın
duam geçmez ki benim, bedduam geçsin.
hem sana yüzük alacak param mı vardı.
tabii başkasını seveceksin..
aşk maşk aslı yok, görüyorsun ya
iyisi mi hadi dön doğru geldiğin yere.
kocana sım-sıkı sarıl, gerisini boşver
aklın ermez senin böyle işlere..
bana bakıp bakıp acıma, yanılıyorsun
gayri senin bildiğin adam değilim.
islanıyorsam bulvarlarda bir başıma
bu benim kendi itliğim..
erdoğan çokduru'ya ait olan, benim de şu hayatta en çok sevdiğim ikinci şiirdir.
devamını gör...
içi boşaltılmış kavramlar
hiperaktivite
artık her hareketli çocuk böyle yaftalanıyor:hiperaktif çocuk.
hareketsiz sessiz sedasız ders sırasında uyuyakalan çocuklar, ilaçlarını almadıklarında tamamen farklı bir kişilikle karşımıza çıkıyor.bu uyumsuzluk yüzünden ne derslerinde ne de arkadaşlıklarında başarılı olabiliyor.
artık her hareketli çocuk böyle yaftalanıyor:hiperaktif çocuk.
hareketsiz sessiz sedasız ders sırasında uyuyakalan çocuklar, ilaçlarını almadıklarında tamamen farklı bir kişilikle karşımıza çıkıyor.bu uyumsuzluk yüzünden ne derslerinde ne de arkadaşlıklarında başarılı olabiliyor.
devamını gör...
duygularımızın katilinin hapse atılmaması
önce bi gerçek katilleri atsınlar da o kalsın dedirtendir.
devamını gör...
senin köylerin
kitap cesare pavese'nin ilk romanı. yazar kırk iki yaşındayken bir otel odasında intihar ediyor. tezer özlü okuyanların aşina olacağı bir yazar. kitaba gelecek olursak hapisten çıkan iki adam var. berto ve talino. talino makine ustası olan koğuş arkadaşına kendisiyle köye gelmesini ve iş yapmasını önerir. aslında pek istekli olmayan makine ustası kendini köyde bulur. kitabın ilk yarısı durağan bir köy, köylüler, köylülük üzerine inceleme gibi ilerliyor. kitaptaki o sıcak ve boğucu havayı hissediyorsunuz okurken. ama aniden olaylar değişiyor ve bu sefer kitabı elinizden bırakamadan bitirmiş oluyorsunuz. makine ustasının köyde önceden yaşananlarla ilgili öğrendiği gerçekler onu allak bullak ediyor. herkesin her şeyi bildiği halde hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmesi onu sarsıyor. üstüne bir de ortaya kan dökülünce. az daha çıldıracaktı karakter. yazar köylülerin psikolojik ve sosyolojik tahlilini çok iyi yapmış bana göre. kitabın arkasında italyan yeni gerçekçiliğinin ilk örneklerinden biri olarak kabul edildiği yazıyor. bence de öyle, hatta biraz fazla gerçek. son olarak kitapta en uyuz olduğum karakter köylü ailenin reisi, evin babası vinverra. bunlar ülkemizde de çokça bulunur. köyde felaketler kopar ama onlar hâlâ ekin derdinde, tarla derdindedir. olanların da hep üstünü kapatır ya da görmezden gelir ki tarlada çalışacak kollar azalmasın. tüü senin gibilerin de kalıbına, pis adam. talino sen de gün yüzü görme e mi. ilk roman için başarılı bir kitap. aferin pavese. sevdim seni.
devamını gör...
sözlük radyosu
devamını gör...
sınıfın en güzel kızı
(bkz: sınıfta hiç kız olmaması)
devamını gör...
serval kedisi
genelde yiyecek bulamadıkları zaman kuşları avlarlar ve bunun için 3 metreye kadar zıplayabilirler.
devamını gör...

