zaman makinesi
herbert george wells tarafından yazılmış olan ve 1895 yılında zamanı 4. boyut olarak ele almasıyla bilim insanlarının da takdirini kazanan kitap.
şöyle ki;
kitaptaki zaman yolcusu, bir zaman makinesi icat etmiştir ve arkadaşlarını, onu incelemeleri için davet etmiştir. uzaydaki geometrik boyutlar üzerine konuşmaya başlarlar. burada zaman yolcusu, zamanın da dördüncü boyut olduğundan ve benliğimizin bu boyut içerisinde kesintisiz şekilde hayat boyu sürüklendiğinden bahseder.
ardından icat ettiği zaman makinesinin küçük bir versiyonu üzerinden arkadaşlarını bilgilendirir. 2 kolu bulunan bu model, kollardan biri çekilince ortadan kaybolur. zaman yolcusu, onun geçmişe gittiğini söyler.
sonra arkadaşlarını gerçek makinenin yanına götürür. makineye binerek onu geleceğe götürecek olan kolu ve sonra da durdurucu kolu çeker. 1 saniye süren bu eylemin ardından saate bakar ve saatin 1 saniye öncekine kıyasla birkaç saat daha ileride olduğunu görür. makine gerçekten çalışmaktadır. gelecek kolunu tekrar tekrar çekerek birkaç yüz bin yıl ileriye gider. burada 2'ye ayrılmış insan türü ile birtakım kötü hatıralar yaşadıktan sonra onlardan kaçarak daha da ileriye gider zamanda. bu kez insanların ve hatta tüm memeli neslinin tükendiğini görür.
bundan sonraki adım 30 milyon yıl ileriye gitmektir. artık dünyada bitkilerden başka yaşam izi yoktur. ne olduğu pek de anlaşılamayan tek bir yaratık türü dışında... sonunda yolcumuz arkadaşlarının yanına geri döner. onlarla biraz konuşur, gelecekten getirdiği bir kanıtı onlara gösterir. sonra makineye tekrar binerek gözden kaybolur ve bir daha da geri dönmez.
her ne kadar kitabın ana amacı bilim yapmak olmasa da, içeriği dikkat çekici. büyük ihtimalle yazar, kendisiyle aynı dönemde yaşamış olan matematikçi hermann minkowski'nin, albert einstein'ın çalışmalarına da esin kaynağı olan minkowski uzayı kavramını incelemiş ve bunu romanında kullanmış diye düşünüyorum. eğer o çalışmadan habersiz şekilde kendi fikrini yansıttıysa, bu kişinin bir yazar olması bilim adına büyük bir kayıp olmuş diyebilirim.
şöyle ki;
kitaptaki zaman yolcusu, bir zaman makinesi icat etmiştir ve arkadaşlarını, onu incelemeleri için davet etmiştir. uzaydaki geometrik boyutlar üzerine konuşmaya başlarlar. burada zaman yolcusu, zamanın da dördüncü boyut olduğundan ve benliğimizin bu boyut içerisinde kesintisiz şekilde hayat boyu sürüklendiğinden bahseder.
ardından icat ettiği zaman makinesinin küçük bir versiyonu üzerinden arkadaşlarını bilgilendirir. 2 kolu bulunan bu model, kollardan biri çekilince ortadan kaybolur. zaman yolcusu, onun geçmişe gittiğini söyler.
sonra arkadaşlarını gerçek makinenin yanına götürür. makineye binerek onu geleceğe götürecek olan kolu ve sonra da durdurucu kolu çeker. 1 saniye süren bu eylemin ardından saate bakar ve saatin 1 saniye öncekine kıyasla birkaç saat daha ileride olduğunu görür. makine gerçekten çalışmaktadır. gelecek kolunu tekrar tekrar çekerek birkaç yüz bin yıl ileriye gider. burada 2'ye ayrılmış insan türü ile birtakım kötü hatıralar yaşadıktan sonra onlardan kaçarak daha da ileriye gider zamanda. bu kez insanların ve hatta tüm memeli neslinin tükendiğini görür.
bundan sonraki adım 30 milyon yıl ileriye gitmektir. artık dünyada bitkilerden başka yaşam izi yoktur. ne olduğu pek de anlaşılamayan tek bir yaratık türü dışında... sonunda yolcumuz arkadaşlarının yanına geri döner. onlarla biraz konuşur, gelecekten getirdiği bir kanıtı onlara gösterir. sonra makineye tekrar binerek gözden kaybolur ve bir daha da geri dönmez.
her ne kadar kitabın ana amacı bilim yapmak olmasa da, içeriği dikkat çekici. büyük ihtimalle yazar, kendisiyle aynı dönemde yaşamış olan matematikçi hermann minkowski'nin, albert einstein'ın çalışmalarına da esin kaynağı olan minkowski uzayı kavramını incelemiş ve bunu romanında kullanmış diye düşünüyorum. eğer o çalışmadan habersiz şekilde kendi fikrini yansıttıysa, bu kişinin bir yazar olması bilim adına büyük bir kayıp olmuş diyebilirim.
devamını gör...
2021 yılının istiklal marşı yılı ilan edilmesi
tbmm genel kurulunda, meclis başkanı mustafa şentop'un ilk imza sahibi olduğu ve ak parti, chp, hdp, mhp ve iyi parti'nin imzasının yer aldığı önergeyle, 2021 yılının "istiklal marşı yılı" olmasını içeren düzenleme kabul edildi.

buradan

buradan
devamını gör...
adolf hitler
yüz hatları kişiliğiyle tam uyumlu bir kompozisyon oluşturan tarihi kişilik. her iki ucu da aşağı doğru kavislenen çizgi şeklinde sıkılmış dudaklar, her iki ucu da aşağı doğru kavislenen iri gözler, tam ortada hiçbir asimetrisi olmadan kavissiz, eğimsiz bir şekilde aşağı inen kemersiz ve dik burun, çok hafif bir şekilde geriye doğru giden alnı sayesinde ileride kalan despot bir çene hattı. yüzünde ifadesini yumuşatan tek bir çizgi, kavis, tümsek, gamze vesaire yok. adam resmen diktatör olmak için doğmuş.
devamını gör...
haklıyım ama mutlu değilim & bengaripsengüzeldünyaumutlu
devamını gör...
en zor günlerinde yalnızca kendinin yanında olması
her seferinde kendi gücümle üstesinden geldiğim için sorun olmayan durum.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en büyük devrimci
bir mustafa kemal atatürktür. türkiye'de yarım kalan modernizmin kurucusu jöntürk.
ıkincisi bolivya'da cesedi parçalara bölünen yakışıklı doktor che dır.
üç gandhi dır. tuz yürüyüşü ile bir kurşun atmadan hindistana özgürlüğünü getiren avukat.
ıkincisi bolivya'da cesedi parçalara bölünen yakışıklı doktor che dır.
üç gandhi dır. tuz yürüyüşü ile bir kurşun atmadan hindistana özgürlüğünü getiren avukat.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
uzun bir süre önce seslendirdiğim ve kayıt aldığım hikayeleri aklıma getiren başlık. o zamanlar içimde kendim için bir şeyler yapıyor olmanın huzuru vardı. seslendirdiğim çoğu hikayeye kuş sesleri ya da doğal bir mahalle ortamında var olan sesler karışıyordu.
yeniden okusam ve kayıt alsam mı diye düşündürten başlık.
yeniden okusam ve kayıt alsam mı diye düşündürten başlık.
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
bugün yine mutfakta eşsiz yeteneğimi konuşturduğum bir gün sevgili yazarlar.

evet yukarıda da görmüş olduğunuz üzere yine tüm marifetimi, dibini tutmuş tencereye döktürdüm.
efendim olay şöyle gelişti; ocağa mercimekleri koyup haşlanmak üzere kendi hallerine bırakarak bilgisayar başına geçtim. kısık ateşe koyduğum için sülalem rahat modunda takılıyorum tabi. sonra burnuma birtakım yanık kokuları gelmeye başladı. bu sırada çoktan ocakta bir şeyin pişmekte olduğunu unutan ben, komşularıma saydırmaya başladım "yahu ne biçim insanlar hiç mi havalandırma kullanmıyorlar yanan yemeğin kokusu benim eve doldu..... yanan? yemeğin? kokusu? benim? eve?" evet tam o sırada aydınlandım ve yanan yemeğin benim yemeğim yanık kokusu dolan evin benim evim olduğunu anladım.
anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz.*

evet yukarıda da görmüş olduğunuz üzere yine tüm marifetimi, dibini tutmuş tencereye döktürdüm.
efendim olay şöyle gelişti; ocağa mercimekleri koyup haşlanmak üzere kendi hallerine bırakarak bilgisayar başına geçtim. kısık ateşe koyduğum için sülalem rahat modunda takılıyorum tabi. sonra burnuma birtakım yanık kokuları gelmeye başladı. bu sırada çoktan ocakta bir şeyin pişmekte olduğunu unutan ben, komşularıma saydırmaya başladım "yahu ne biçim insanlar hiç mi havalandırma kullanmıyorlar yanan yemeğin kokusu benim eve doldu..... yanan? yemeğin? kokusu? benim? eve?" evet tam o sırada aydınlandım ve yanan yemeğin benim yemeğim yanık kokusu dolan evin benim evim olduğunu anladım.
anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz.*
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
insan acılarla kıvransa da
ve o aşkta bir daha doğsa da
dünyasını yeniden kursa da
düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar
tabii ki sezen aksu
ve o aşkta bir daha doğsa da
dünyasını yeniden kursa da
düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar
tabii ki sezen aksu
devamını gör...
yazarların starbucks’a gitmeme nedenleri
öğrenciyim, orada içeceğim bir kahvenin parasıyla bir öğün yemek yiyorum. napayim fakirim.
devamını gör...
gelecekteki sevgiliye not
neredesin lan. yolunu kaybettiysen konum atayım, ne şaşkın bir şeysin sen bee.
devamını gör...
lfbtlzsmsk
akista kendi basligimi gormek cok garip oldum bu arada yazilariniz icin her birinize cok cok ama cok tesekkur ederim gec gordum ondan dolayi cevap gec geldi evet bu ortamda yeniyim ama yazim hatalarim dikkat etmedigim icin oluyor cunku dikkat etsemde hata yapiyorum kocaman cumlemin icinde bir yazim hatasi cok dikkat cekiyor fakat bir den fazlasi fazla dikkat cekmez diye dusundum yinede co ksaglun bir kac gun önce caylaktim nasil ysazar rutbesine cikardilar hic bilmiykrim bu arada kullanici adimi random sanalar olmus acillik kavusturayimk cikarin lfbtlzsmsk gibi bise kaldi geriye cok sagollun cok tesekkurle
(buarada bu basligi kim acmis yani hangi hayir sever )allah razi olsun ondan
(buarada bu basligi kim acmis yani hangi hayir sever )allah razi olsun ondan
devamını gör...
öksürünce ele gelen kanı görmek ama kimseye söylememek
çok eski filmlerde geçen bir sahnedir. halbuki kişinin, kendini toplumdan izole etmesi gerekir. çünkü söz konusu kana sebep olan hastalık yani verem bulaşıcıdır.
devamını gör...
en sevilen barış manço şarkısı
barış manço hal ve hareketleriyle, nezaketi, görgüsü ve mütevazılığıyla gerçek bir sanatçıdır. şarkılarının hepsi birbirinden farklı ve manalıdır ama aynalı kemerin yeri bende bir başka, dinlerken ne de güzel sevmiş seher vakti güzelini derim hep. *
devamını gör...
kadın mı erkek mi anlaşılamayan yazarlar
sözlük içindeki en tehlikeli, gizemli, yürümeye çekinilen grup. en çok bunlardan korkuyorum. gözüme kestirdiğim yazara tam yürüyeyim diyorum, şaaak askerlik hakkında yazıyor. bir başkasına bro nbr diyeceğim, hoop eyeliner hakkında yazıyor.
devamını gör...
george orwell sözleri
düşünün. çünkü henüz yasaklanmadı.*
geç kaldık bu öğüt için, çok geç kaldık...
geç kaldık bu öğüt için, çok geç kaldık...
devamını gör...
renkli mahlas özelliğini açıp siyah rengi seçen yazar
karma harcamayı seven yazardır.
devamını gör...
enteresan atasözleri
iyi bir insan meyhanede bozulmaz, kötü bir insan kilisede düzelmez.
polonya atasözü
polonya atasözü
devamını gör...
