the secret circle
2011-2012 yılları arasında yayınlanmış 1. sezon 22 bölümlük fantastik dizi.

izlediğim ilk dizilerden biriydi. o zamanlar şans eseri tv paketinin içinde çıkan bir uygulama da izleme şansım olmuştu. gerek konusu gerek ise oyuncu kadrosu fazla iyiydi. peş peşe üstü üste 10 bölüm izlediğimi bilirim. gelelim oyuncu kadrosuna; brit robertson (cassie), thomas dekker (adam),phoebe tonkin (faye),shelley hennig (diana).
konusu ise aslında fantastik cadı/büyücü dizi/filmlerinin alt yapısını oluşturabilecek bir diziydi. dizinin başrolü ve asıl kızı cassie esrarengiz bir yangın sonucu annesini kaybeder ve büyükannesini yanına yerleşir. aslında her şey bu noktada başlar. gittiği kasabada yine kendi gibi cadı ailenin "cadı çocukları" ile tanışır. cadı olduğunu onlardan öğrenir.onlar sayesinde de kendisinde ki farklılığı keşfeder . zaten her yatağa yatıp tavanı izlediğinde yıldızların yerlerinin değiştiğini görür. yıldızların altında şarkısı çalıyor burda *
dizinin adından da anlayacağınız gibi "gizli çember" etrafında döner her olay. cassie de 6 kişilik bir çemberin 6. üyesi olur. el ele tutuşurlar bazen. aralarında en güçlü olan yine dizinin has kızı cassie'dir. onsuz aslında bu çemberdeki üyelerin pek bir değeri yoktur. cassie zamanla aile sırlarını, cadı oluşunu, yeni aşklarını, annesinin ölümündeki sır perdesini, yeni kardeşini ve birçok şeyi keşfeder.
diziyi izleme sebebim o zamanların favori oyuncusu brittany robertson'dı. kadın adeta bir mimik ustası. dizideki kıyafetleri de ayrı hoş. her ne kadar dizisinin asıl erkeği adam ile yakıştırılsa da jake ile her zaman favori çiftimdi.

ayrıca dizinin şarkıları ve grafikleri de hoş. başlangıçta sizi lalalala lalala laa kafa ütüleyen ses karşılasa da ya da ne bileyim toplu karga katliamına şahit olsanız da zamanın en iyi dizilerindendir.
dizi 2. sezon onayını alsa da cnbc e kanalıyla ve başka kanallarla anlaşamadığı için devamı gelmemiştir.

izlediğim ilk dizilerden biriydi. o zamanlar şans eseri tv paketinin içinde çıkan bir uygulama da izleme şansım olmuştu. gerek konusu gerek ise oyuncu kadrosu fazla iyiydi. peş peşe üstü üste 10 bölüm izlediğimi bilirim. gelelim oyuncu kadrosuna; brit robertson (cassie), thomas dekker (adam),phoebe tonkin (faye),shelley hennig (diana).
konusu ise aslında fantastik cadı/büyücü dizi/filmlerinin alt yapısını oluşturabilecek bir diziydi. dizinin başrolü ve asıl kızı cassie esrarengiz bir yangın sonucu annesini kaybeder ve büyükannesini yanına yerleşir. aslında her şey bu noktada başlar. gittiği kasabada yine kendi gibi cadı ailenin "cadı çocukları" ile tanışır. cadı olduğunu onlardan öğrenir.onlar sayesinde de kendisinde ki farklılığı keşfeder . zaten her yatağa yatıp tavanı izlediğinde yıldızların yerlerinin değiştiğini görür. yıldızların altında şarkısı çalıyor burda *
dizinin adından da anlayacağınız gibi "gizli çember" etrafında döner her olay. cassie de 6 kişilik bir çemberin 6. üyesi olur. el ele tutuşurlar bazen. aralarında en güçlü olan yine dizinin has kızı cassie'dir. onsuz aslında bu çemberdeki üyelerin pek bir değeri yoktur. cassie zamanla aile sırlarını, cadı oluşunu, yeni aşklarını, annesinin ölümündeki sır perdesini, yeni kardeşini ve birçok şeyi keşfeder.
diziyi izleme sebebim o zamanların favori oyuncusu brittany robertson'dı. kadın adeta bir mimik ustası. dizideki kıyafetleri de ayrı hoş. her ne kadar dizisinin asıl erkeği adam ile yakıştırılsa da jake ile her zaman favori çiftimdi.

ayrıca dizinin şarkıları ve grafikleri de hoş. başlangıçta sizi lalalala lalala laa kafa ütüleyen ses karşılasa da ya da ne bileyim toplu karga katliamına şahit olsanız da zamanın en iyi dizilerindendir.
dizi 2. sezon onayını alsa da cnbc e kanalıyla ve başka kanallarla anlaşamadığı için devamı gelmemiştir.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
eylüling'in tam da düşündüğüm gibi biri çıkması sonucu kendimi nostradamus gibi hissetmemi sağlayan video.
hate ise nickini hiç yansıtmıyor efendim, öfkeli biri olmasını, kameraya sigara fırlatmasını bekliyordum.
(bkz: merak etmeyin yoldaş sizi bulur) gibi bi söylem beni çok korkuttu açıkcası, perdelerimi kapatıyor, kapılarımı kilitliyorum şu an.*
hate ise nickini hiç yansıtmıyor efendim, öfkeli biri olmasını, kameraya sigara fırlatmasını bekliyordum.
(bkz: merak etmeyin yoldaş sizi bulur) gibi bi söylem beni çok korkuttu açıkcası, perdelerimi kapatıyor, kapılarımı kilitliyorum şu an.*
devamını gör...
türkiye'nin en yakışıklı erkeği
şahsımdır. çünkü eşim öyle diyor. yeterli.
devamını gör...
entel feridun
st. petersburg'dan moskova'ya giden bir trene biner.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
köfte ekmek yedim der.
içindeki sanat aşkını öldürdükleri için adamı kemerle döver.
sebepsiz yere varoluşsal sancılar çeker.
şiddet pornosu diye "kurtlar vadisi ıııığğğrak" filmini eleştirir.
esasında entel görünmeye çalışıp da entel olmayan tipleri ağır bir şekilde hicveden en iyi (bkz: deep turkish web) karakteridir.
devamını gör...
iorek byrnison (yazar)
az evvel ilk defa bir entrymi favlamayıp sadece oylayan yazar. genelde pata küte çift dikiş gidiyor. bildirimlerde sık karşılaşırız. dikkatimi çektin bak şimdi gardaş hayırdır neyini beğenmedin *
devamını gör...
kadınların erkeğin ter kokusundan tahrik olması
doğal vücut kokusudur o; ter olsa duramazsın dediğim başlık.
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
az şeye sahip olanın köleliği de az olur, yaşasın asil yoksulluğum! friedrich nietzsche
devamını gör...
kadın düşmanlığı
serkan inci bunlardan biridir. ayrıca dindarların çoğu da böyledir.
devamını gör...
gabriel garcia marquez
"bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin"
"birlikte gülüyorsanız mutluluktur
birlikte ağlıyorsanız dostluktur
ama birlikte susuyorsanız, bu aşktır."
"benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm."
bu adamın sevdiğim daha birçok sözü var. ayrıca kendisi nobel ödüllü bir yazardır. kırmızı pazartesi kitabı çok güzeldi sonunu bildiğiniz bir cinayetin oluşumu gerçekten çok iyi işlenmişti özellikle sondaki "beni vurdular hala" cümlesi beni ağlatmıştı. ama albay'a mektup yok kitabının sonunu beğenemedim çünkü bitmemişti yani çok muallakta bitti. horoza ne oldu, albay'ın mektubu ne oldu, ne yiyip ne içtiler, oğulları yaşıyor mu yani aklımda çok soru var o kitapla ilgili yine de kendisi çok sevdiğim yazarlardandır.
"birlikte gülüyorsanız mutluluktur
birlikte ağlıyorsanız dostluktur
ama birlikte susuyorsanız, bu aşktır."
"benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm."
bu adamın sevdiğim daha birçok sözü var. ayrıca kendisi nobel ödüllü bir yazardır. kırmızı pazartesi kitabı çok güzeldi sonunu bildiğiniz bir cinayetin oluşumu gerçekten çok iyi işlenmişti özellikle sondaki "beni vurdular hala" cümlesi beni ağlatmıştı. ama albay'a mektup yok kitabının sonunu beğenemedim çünkü bitmemişti yani çok muallakta bitti. horoza ne oldu, albay'ın mektubu ne oldu, ne yiyip ne içtiler, oğulları yaşıyor mu yani aklımda çok soru var o kitapla ilgili yine de kendisi çok sevdiğim yazarlardandır.
devamını gör...
salo ya da sodom'un 120 günü
salo ya da sodom'un 120 günü' olarak türkçe'ye çevrilen pasolini filmi..
2. dünya savaşı sırasında salo adlı devlette geçen film, gerçekci sinema konusundaki tüm algılarınızı alt üst edecek bir yapımdır. toplumun en üst tabakasını oluşturan 4 kişinin, yanlarına 9 genç kız ve genç erkek alarak, her türlü sapkınlığı yaşamalarını anlatan film, dünyanın birçok ülkesinde uzun yıllar yasaklı kaldı. alt metninde sağlam bir kapitalizm ve faşizm eleştirisi sunan, ancak birçok sahnesinin çok sert olmasından dolayı, zaman zaman mesajı vermekte zorlanan filmin çekimlerinin bitmesinin ardından, filmin yönetmeni pier pasolo pasolini, bir grup tarafından dövülerek öldürülmüş, bu filmi tüm dünya halklarına miras bırakmıştır. izlemek için, sağlam bir mide, çelik gibi sinirler ve 18 yıldır yaşıyor olmak gerekmektedir.
2. dünya savaşı sırasında salo adlı devlette geçen film, gerçekci sinema konusundaki tüm algılarınızı alt üst edecek bir yapımdır. toplumun en üst tabakasını oluşturan 4 kişinin, yanlarına 9 genç kız ve genç erkek alarak, her türlü sapkınlığı yaşamalarını anlatan film, dünyanın birçok ülkesinde uzun yıllar yasaklı kaldı. alt metninde sağlam bir kapitalizm ve faşizm eleştirisi sunan, ancak birçok sahnesinin çok sert olmasından dolayı, zaman zaman mesajı vermekte zorlanan filmin çekimlerinin bitmesinin ardından, filmin yönetmeni pier pasolo pasolini, bir grup tarafından dövülerek öldürülmüş, bu filmi tüm dünya halklarına miras bırakmıştır. izlemek için, sağlam bir mide, çelik gibi sinirler ve 18 yıldır yaşıyor olmak gerekmektedir.
devamını gör...
kurban
90'ların sonu ve 2000'lerin başında dönemin en başarılı müzik grubudur.
insanlar şarkısı sanki hangi dönemde dinlerseniz dinleyin o dönemlere ait bir iz bulacağınız şarkıdır.
insanlar
birisi susmuş, küsmüş; niye?
diğeri der ki: "her şey zevkte"
biri de durmuş sadece bakar
öteki kafayı bozmuş yemekle
güneşi sevmez, hep geceyi bekler
koşuyor sanır, sadece emekler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapsın insanlar
geceye doymuş şu dünyada
yürü de düşme, şansın varsa
en iyisi oyalan sen kendinle
kimseyi yorma boş derdinle
verince alır, fazlasını ister
seninle uyur, başkasını düşler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapsın insanlar
insanlar şarkısı sanki hangi dönemde dinlerseniz dinleyin o dönemlere ait bir iz bulacağınız şarkıdır.
insanlar
birisi susmuş, küsmüş; niye?
diğeri der ki: "her şey zevkte"
biri de durmuş sadece bakar
öteki kafayı bozmuş yemekle
güneşi sevmez, hep geceyi bekler
koşuyor sanır, sadece emekler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapsın insanlar
geceye doymuş şu dünyada
yürü de düşme, şansın varsa
en iyisi oyalan sen kendinle
kimseyi yorma boş derdinle
verince alır, fazlasını ister
seninle uyur, başkasını düşler
insanlar görmezler
insanlar bilmezler
insanlar duymazlar
ne yapsın insanlar
devamını gör...
ichigyo-zammai
mustafa koç'un da uyguladığını düşündüğüm teknik.
mustafa koç vefat ettiğinde onunla ilgili cem boyner'in bir konuşmasını izlemiştim. mustafa koç hakkında; " bir işle meşgul oluyorsa sadece o işe konsantre olur. asla başka bir iş ya da kişinin onun yaptığı işi bölmesine izin vermez. ancak bir kişi ile konuşuyor ise aynı şekilde asla başka bir şey ile ilgilenmez, arada başkası ile konuşmaz, telefonuna bakmaz. konuştuğu kişinin gözlerine bakarak dinler konuşur." demişti.
bu konuşmayı dinledikten sonra hem kendime hem de çevremdeki insanlara bu davranışlara ne kadar dikkat ettiğimizde baktım. çoğumuz buna dikkat etmiyoruz. bu yüzden yaptığımız işin kalitesi düşüyor. özellikle tv ve telefon bir işe baslama, devam etme ve bitirme konusunda bizi engelleyen en önemli faktör.
mustafa koç vefat ettiğinde onunla ilgili cem boyner'in bir konuşmasını izlemiştim. mustafa koç hakkında; " bir işle meşgul oluyorsa sadece o işe konsantre olur. asla başka bir iş ya da kişinin onun yaptığı işi bölmesine izin vermez. ancak bir kişi ile konuşuyor ise aynı şekilde asla başka bir şey ile ilgilenmez, arada başkası ile konuşmaz, telefonuna bakmaz. konuştuğu kişinin gözlerine bakarak dinler konuşur." demişti.
bu konuşmayı dinledikten sonra hem kendime hem de çevremdeki insanlara bu davranışlara ne kadar dikkat ettiğimizde baktım. çoğumuz buna dikkat etmiyoruz. bu yüzden yaptığımız işin kalitesi düşüyor. özellikle tv ve telefon bir işe baslama, devam etme ve bitirme konusunda bizi engelleyen en önemli faktör.
devamını gör...
cenk’in arka bahçesi
tuhaf bir şekilde sildiğim tanımları artılayan yazar.
(bkz: kafa sözlük'te yaşanan paranormal olaylar)
(bkz: kafa sözlük'te yaşanan paranormal olaylar)
devamını gör...
sempatik sinir sistemi
vücudu tehlikelere karşı uyaran, tetikte kalmamızı sağlayan sistemdir. böbrek üstü bezlerinde adrenalin ve noradrenalin salgılanmasına sebep olur. bu kimyasallar, sempatik sinir sisteminin aktivitesini sürdürmesi amacıyla kullanılır.
sempatik sinir sistemi, bir tehlikeyle karşılaştığımızda "savaş ya da kaç" tepkisini vermemizi sağlar. kalp atışları ve nefes alıp verme hızlanır, tansiyon yükselir. bu sistem olmasaydı ormanda ayıyla karşılaştığımızda korku ya da kaygı hissetmeyip oracıkta mevta olabilirdik.
sempatik sinir sistemi, bir tehlikeyle karşılaştığımızda "savaş ya da kaç" tepkisini vermemizi sağlar. kalp atışları ve nefes alıp verme hızlanır, tansiyon yükselir. bu sistem olmasaydı ormanda ayıyla karşılaştığımızda korku ya da kaygı hissetmeyip oracıkta mevta olabilirdik.
devamını gör...
ruh eşinin sol başparmakta yazması
seninkinde arapca bir seyler yaziyor.
bi gecede cahil kaldigimiz icin okuyamadim.
bi gecede cahil kaldigimiz icin okuyamadim.
devamını gör...
why'd you only call me when you're high
video klibi eğlenceli olan bir arctic monkeys şarkısı.
sözleri:
the mirror's image
tells me it's home time
but ı'm not finished
'cause you're not by my side
and as ı arrived ı thought ı saw you leaving
carrying your shoes
decided that once again ı was just dreaming
of bumping into you
now it's three in the morning
and ı'm tryna change your mind
left you multiple missed calls
and to my message you reply
"why'd you only call me when you're high?"
"hi, why'd you only call me when you're high?"
somewhere darker
talking the same shite
ı need a partner
well are you out tonight?
ıt's harder and harder to get you to listen
more ı get through the gears
ıncapable of making alright decisions
and having bad ideas
now it's three in the morning
and ı'm tryna change your mind
left you multiple missed calls
and to my message you reply (message you reply)
"why'd you only call me when you're high?"
(why'd you only call me when you're)
"hi, why'd you only call me when you're high?"
and ı can't see you here, wonderin' where am ı
sort of feels like ı'm runnin' out of time
ı haven't found all ı was hoping to find
you said you gotta be up in the morning
gonna have an early night
and you're starting to bore me, baby
"why'd you only call me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're (high)?"
sözleri:
the mirror's image
tells me it's home time
but ı'm not finished
'cause you're not by my side
and as ı arrived ı thought ı saw you leaving
carrying your shoes
decided that once again ı was just dreaming
of bumping into you
now it's three in the morning
and ı'm tryna change your mind
left you multiple missed calls
and to my message you reply
"why'd you only call me when you're high?"
"hi, why'd you only call me when you're high?"
somewhere darker
talking the same shite
ı need a partner
well are you out tonight?
ıt's harder and harder to get you to listen
more ı get through the gears
ıncapable of making alright decisions
and having bad ideas
now it's three in the morning
and ı'm tryna change your mind
left you multiple missed calls
and to my message you reply (message you reply)
"why'd you only call me when you're high?"
(why'd you only call me when you're)
"hi, why'd you only call me when you're high?"
and ı can't see you here, wonderin' where am ı
sort of feels like ı'm runnin' out of time
ı haven't found all ı was hoping to find
you said you gotta be up in the morning
gonna have an early night
and you're starting to bore me, baby
"why'd you only call me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're high?"
"why'd you only ever phone me when you're (high)?"
devamını gör...
giritliyim deyince otobur muamelesi görmek
sanıyorum ki giritliler üzerine oluşan bu ön yargısal değerlendirmelerin kaynağı yine bir giritli olan knossoslu epimenides.
niye? huzurlarınızda epimenides paradoksu a.k.a girit paradoksu: "tüm giritliler yalancıdır ve ben bir giritliyim."
giritlilere ilk yaftayı yine memleketlileri vurmuş. yazıklar olsun.
t: tüm giritlilerin bir yerde toplanıp non-ot yiyecekleri de tüketebildiklerini gösterdikleri takdirde ortadan kalkacak olan muamele.
böylelikle, tekrar yukarıdaki gibi yaftacı bir giritli ortaya çıkana kadar bu muameleden kurtulunabilir.
niye? huzurlarınızda epimenides paradoksu a.k.a girit paradoksu: "tüm giritliler yalancıdır ve ben bir giritliyim."
giritlilere ilk yaftayı yine memleketlileri vurmuş. yazıklar olsun.
t: tüm giritlilerin bir yerde toplanıp non-ot yiyecekleri de tüketebildiklerini gösterdikleri takdirde ortadan kalkacak olan muamele.
böylelikle, tekrar yukarıdaki gibi yaftacı bir giritli ortaya çıkana kadar bu muameleden kurtulunabilir.
devamını gör...
bir gıda işletmesinde size sunulan hijyene güvenmek
'göz görmeyince gönül katlanır'
devamını gör...
güne bir şiir bırak
gözlerin düşer aklıma
üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim
kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm.
ne senin o dilsiz uzaklığın
ne benim bu rezil gerçeğim
bir çift kanat kesilir gövdem
çıkar gelirim; esmerliğine senin
günışığı giyinmiş o sıcacık tenine.
akşam yüzüme yüzüm sulara
bir korku gölgesi gibi vurdukça
düşerine sığınırım senin, aydınlık
anılarına..
gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin
saçların, avuçlarıma
alırım, tel tel sarınır
ısınır avunurum...*
gün geçmiyor ki sevdiğim şairlerin beni anlatan başka bir şiirine daha rastlamayayım. o zaman bu da bu günün şiiri olsun.
üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim
kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm.
ne senin o dilsiz uzaklığın
ne benim bu rezil gerçeğim
bir çift kanat kesilir gövdem
çıkar gelirim; esmerliğine senin
günışığı giyinmiş o sıcacık tenine.
akşam yüzüme yüzüm sulara
bir korku gölgesi gibi vurdukça
düşerine sığınırım senin, aydınlık
anılarına..
gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin
saçların, avuçlarıma
alırım, tel tel sarınır
ısınır avunurum...*
gün geçmiyor ki sevdiğim şairlerin beni anlatan başka bir şiirine daha rastlamayayım. o zaman bu da bu günün şiiri olsun.
devamını gör...
