hırvatı ben yalamadım
hızlı gitti, daha yeterince aşağılayamamıştık.
üzdün yoldaş.*
üzdün yoldaş.*
devamını gör...
the wedding at cana
paolo veronese'nin 1562-63 yıllarında tamamladığı cana'da düğün tablosu.

tablo incil'de geçen, hz. isa'nın suyu şaraba çevirmek suretiyle gerçekleştirdiği ilk mucizeyi anlatıyor.
isa, meryem ve havarilerin cana'da konuk olduğu bir düğünde şarapların bitmesi üzerine, isa hizmetçilere şarap küplerini su ile doldurmasını söyler. küpten alınan bir bardak suyu şölen yöneticisi tattıktan sonra damada dönerek ''herkes önce iyi şarabı, çok içildikten sonra da kötü şarabı sunar ama sen şimdiye kadar en iyi şarabı saklamışsın'' demesiyle, isa'nın ilk mucizesinin gerçekleştirdiği görülür. bahsedilen şarap küplerini tablonun sağ ön kısmında görüyoruz.
hem tablonun hem masanın ortasında isa ve meryem figürleri bulunuyor. tanıdık bir yüz de var burada: kanuni sultan süleyman. gelin ve damadın da bulunduğu masanın sol ucunda, soldan 6. sırada görebilirsiniz. işte burada:

sadece osmanlı imparatorunu değil, fransa kralı ı. francois, ingiltere kraliçesi ı. mary, avusturya kraliçesi eleanor, kutsal roma imparatoru v. karl gibi dönemin önemli kişilerini de tabloda görüyoruz. masanın tam orta kısmındaki dört müzisyen de dönemin ressamları (soldan sağa veronese, bassano, tintoretto ve tiziano). en soldaki figür kendisi zaten.

6,6m x 9,9m boylarında ve yaklaşık 66 metrekarelik bir alanı kaplayan kocaman bir tablo. louvre müzesi'nde, mona lisa'nın bulunduğu odada, tam karşısındaki duvarda sergileniyor ve müzenin en büyük tablosu. mona lisa'yı görebilmek için bir süre uğraştıktan sonra, o kalabalıktan çıkıp arkanızı döndüğünüzde tüm duvarı kaplayan bu tabloyu detaylı olarak inceleyebilirsiniz. bu eserin mona lisa'nın tam karşısında bulunması da ayrıca ilginç. mona lisa'yı inceleyen kalabalığı bu tablonun önünde görememiştim ben.
eserle ilgili çok daha ayrıntılı bir yazı okumak için kaynak
tablo incil'de geçen, hz. isa'nın suyu şaraba çevirmek suretiyle gerçekleştirdiği ilk mucizeyi anlatıyor.
isa, meryem ve havarilerin cana'da konuk olduğu bir düğünde şarapların bitmesi üzerine, isa hizmetçilere şarap küplerini su ile doldurmasını söyler. küpten alınan bir bardak suyu şölen yöneticisi tattıktan sonra damada dönerek ''herkes önce iyi şarabı, çok içildikten sonra da kötü şarabı sunar ama sen şimdiye kadar en iyi şarabı saklamışsın'' demesiyle, isa'nın ilk mucizesinin gerçekleştirdiği görülür. bahsedilen şarap küplerini tablonun sağ ön kısmında görüyoruz.
hem tablonun hem masanın ortasında isa ve meryem figürleri bulunuyor. tanıdık bir yüz de var burada: kanuni sultan süleyman. gelin ve damadın da bulunduğu masanın sol ucunda, soldan 6. sırada görebilirsiniz. işte burada:

sadece osmanlı imparatorunu değil, fransa kralı ı. francois, ingiltere kraliçesi ı. mary, avusturya kraliçesi eleanor, kutsal roma imparatoru v. karl gibi dönemin önemli kişilerini de tabloda görüyoruz. masanın tam orta kısmındaki dört müzisyen de dönemin ressamları (soldan sağa veronese, bassano, tintoretto ve tiziano). en soldaki figür kendisi zaten.
6,6m x 9,9m boylarında ve yaklaşık 66 metrekarelik bir alanı kaplayan kocaman bir tablo. louvre müzesi'nde, mona lisa'nın bulunduğu odada, tam karşısındaki duvarda sergileniyor ve müzenin en büyük tablosu. mona lisa'yı görebilmek için bir süre uğraştıktan sonra, o kalabalıktan çıkıp arkanızı döndüğünüzde tüm duvarı kaplayan bu tabloyu detaylı olarak inceleyebilirsiniz. bu eserin mona lisa'nın tam karşısında bulunması da ayrıca ilginç. mona lisa'yı inceleyen kalabalığı bu tablonun önünde görememiştim ben.
eserle ilgili çok daha ayrıntılı bir yazı okumak için kaynak
devamını gör...
the man from earth
daha bitmeden en sevdiğim filmler için konusuyla, akışıyla geçmiş film, şaheser. tarihe, bilime filmde geçebilecek her şeye duyduğum ilgi bir yana her zaman isteyeceğim bir hayatı ekranda görmek beni çok mutlu etti bu filmi izlerken. izledikten sonra da buna benzer filmler aradım ve bulduklarımı/bulduğumu sandıklarımı yazının sonunda paylaşacağım.
14.000 yıldır yaşadığını iddia eden bir öğretmen, kendisi gibi alanında uzman arkadaşlarınca konuşulmaya itiliyor filmde. bu gerçeği açıkladığı zaman, olay korkacakları veya sevinecekleri diğer gerçekliklere açılıyor. arkeoloji, biyoloji, din bilimi, antropoloji, psikiyatri gibi dallardan uzman arkadaşları o anlattıkça hikayesine daha çok çekiliyor, onu daha çok inkar ediyor ve ona daha çok inanıyorlar. filmi izlerken kendinizi o odada o şöminenin yanında john'u dinlerken buluyorsunuz ve o anlattıkça gerçekleriniz hikayeler ile harmanlanıyor. sizi sahip olduğunuz, olduğunuzu bilmediğiniz, olacağınız fikirler ile yüzleştiriyor sanki film. kesinlikle düşündürücü ve insan aklında iz bırakıcı. çözümlenmesi gereken bir sorun olup olmadığından emin değilim fakat kesinlikle sizi düşündürecek bir film.
öznel konuşmam gerekirse de: 14.000 yıl yaşamak, her an her şeyi görüyor olmasak da zamana, akan vaktin kendisine tanıklık etmek. savaşlar, kişiler, afetler, doğa olayları, coğrafyanın değişimi, uzay, tanrı fikri, gelecek, yaşlanmak, ölümsüzlük... mükemmel bir film. kendisine, john oldman'a sorulabilecek hala çok şey var ama sorulmuşlar bile bir noktaya kadar tatmin edici. hayatımda böyle bir film izlememiştim sanırım ben. gerçekten çok güzel. artık insanlar bir film önerisi istediğinde söyleyeceğim ilk filmlerden biri kesinlikle bu. tavsiyedir, öneridir: siz de mutlaka izleyin.
filmi bu kadar beğendikten sonra bunun gibi filmleri ararken de kendimce bir liste hazırladım, (filmlerin, the man from earth'e ne kadar yakın oldukları, onları izleyene kadar benim için de gizemini koruyor) filmleri; izledikçe veya başlıklarını girdikçe buraya kendileri hakkında kısa bir tanım ile bırakmayı düşünüyorum:
primer (film): 2004 yapımı bilim-kurgu filmi. zamanda yolculuk konulu film tek odada geçen ve düşündürten sohbetler içeren bir film değil fakat etkileyici. sizi zaman hakkında düşüncelere sokabilir
rope: bu 1948 yapımı alfred hitchcock filmi güzel bir felsefe üzerine kurulu. onu başlığımızdaki filmden ayıran şey bence düşüncelere daldırma noktası çünkü filmin, felsefesini işleyiş biçimi beni felsefesinden çok daha fazla etkiledi.
14.000 yıldır yaşadığını iddia eden bir öğretmen, kendisi gibi alanında uzman arkadaşlarınca konuşulmaya itiliyor filmde. bu gerçeği açıkladığı zaman, olay korkacakları veya sevinecekleri diğer gerçekliklere açılıyor. arkeoloji, biyoloji, din bilimi, antropoloji, psikiyatri gibi dallardan uzman arkadaşları o anlattıkça hikayesine daha çok çekiliyor, onu daha çok inkar ediyor ve ona daha çok inanıyorlar. filmi izlerken kendinizi o odada o şöminenin yanında john'u dinlerken buluyorsunuz ve o anlattıkça gerçekleriniz hikayeler ile harmanlanıyor. sizi sahip olduğunuz, olduğunuzu bilmediğiniz, olacağınız fikirler ile yüzleştiriyor sanki film. kesinlikle düşündürücü ve insan aklında iz bırakıcı. çözümlenmesi gereken bir sorun olup olmadığından emin değilim fakat kesinlikle sizi düşündürecek bir film.
öznel konuşmam gerekirse de: 14.000 yıl yaşamak, her an her şeyi görüyor olmasak da zamana, akan vaktin kendisine tanıklık etmek. savaşlar, kişiler, afetler, doğa olayları, coğrafyanın değişimi, uzay, tanrı fikri, gelecek, yaşlanmak, ölümsüzlük... mükemmel bir film. kendisine, john oldman'a sorulabilecek hala çok şey var ama sorulmuşlar bile bir noktaya kadar tatmin edici. hayatımda böyle bir film izlememiştim sanırım ben. gerçekten çok güzel. artık insanlar bir film önerisi istediğinde söyleyeceğim ilk filmlerden biri kesinlikle bu. tavsiyedir, öneridir: siz de mutlaka izleyin.
filmi bu kadar beğendikten sonra bunun gibi filmleri ararken de kendimce bir liste hazırladım, (filmlerin, the man from earth'e ne kadar yakın oldukları, onları izleyene kadar benim için de gizemini koruyor) filmleri; izledikçe veya başlıklarını girdikçe buraya kendileri hakkında kısa bir tanım ile bırakmayı düşünüyorum:
primer (film): 2004 yapımı bilim-kurgu filmi. zamanda yolculuk konulu film tek odada geçen ve düşündürten sohbetler içeren bir film değil fakat etkileyici. sizi zaman hakkında düşüncelere sokabilir
rope: bu 1948 yapımı alfred hitchcock filmi güzel bir felsefe üzerine kurulu. onu başlığımızdaki filmden ayıran şey bence düşüncelere daldırma noktası çünkü filmin, felsefesini işleyiş biçimi beni felsefesinden çok daha fazla etkiledi.
devamını gör...
sivas'ta 30 erkeğin grup seks yaparken basılması
gülsekmi ağlasakmı ne etsek bilemedik bu nasıl haber böyle ..yanlış anlaşılmasın haber komik.
30erkek
30erkek
devamını gör...
zenci erkeklerin çekici bulunma sebepleri
buyurun faşist bir başlık daha.. siz kötüledikçe biz öveceğiz!..*
bi kere bi'tarzları var. öyle her şeyi, aman üzerimde kıyafet olsun diye giyinip çıkmıyorlar. özenle seçiyorlar.
kasıntı değiller; hayatı, yerine göre ipliyorlar.
laçka değiller; hayatın ciddi yanlarını ti'ye almıyorlar.
atletikler; basketbol ve hiphop en çok onlara yakışıyor.
ve tabi gelelim benim en önem verdiğim özelliğe: ağırlar, sakinler: bi'şeyleri yeni öğrenmiş ergen hareketleri, yaşı büyüse de kendi olgunlaşamamış ebleh tavırları yok...
bu da başıboş başlıklara armağanımdır.dileyen üzerine giyer dolaşır*
bi kere bi'tarzları var. öyle her şeyi, aman üzerimde kıyafet olsun diye giyinip çıkmıyorlar. özenle seçiyorlar.
kasıntı değiller; hayatı, yerine göre ipliyorlar.
laçka değiller; hayatın ciddi yanlarını ti'ye almıyorlar.
atletikler; basketbol ve hiphop en çok onlara yakışıyor.
ve tabi gelelim benim en önem verdiğim özelliğe: ağırlar, sakinler: bi'şeyleri yeni öğrenmiş ergen hareketleri, yaşı büyüse de kendi olgunlaşamamış ebleh tavırları yok...
bu da başıboş başlıklara armağanımdır.dileyen üzerine giyer dolaşır*
devamını gör...
hayır diyemeyen insan
hayır diyebilmenin rahatlığının farkında olmayan insandır. ek olarak bence insanlara hayır demek hem kendinize hem karşıdakine saygı belirtisidir zira gönülsüzce evet dediğiniz işi baştan savma yapacağınızdan yapmasaydın daha iyiydi dedirtme ihtimaliniz yüksektir.
devamını gör...
semaver ateşinde çay yapmak için ağaç kesmek
825 lira mı? bu ceza çok olmuş özür dilese yeterdi.
edit: ironidir. yanlış anlaşılmasın.
edit: ironidir. yanlış anlaşılmasın.
devamını gör...
iki satırda derdini anlat
hayat kısa,
kuşlar da mutluluktan uçmuyor zaten.
kuşlar da mutluluktan uçmuyor zaten.
devamını gör...
barış akarsu
kısacık kariyerine onlarca eser sığdıran, bu eserleriyle dinleyicilerine onlarca tarifsiz duyguyu aynı anda yaşatmayı başaran, sesi kadar yüreği de güçlü olan adamın adıdır barış akarsu.
üç yıllık kariyeri olmasına rağmen on üç yıldır konuşuluyor, dinleniyor, anılıyor. işte sanatçı buna denir. günümüzde ne kadar da ucuzlaştı bu kelime değil mi? "sanatçı" yedi kelime. herkes kaldıramaz bu yedi kelimeyi, ağır gelir.
"satılık olan karanlıktır, çerçevede."
üç yıllık kariyeri olmasına rağmen on üç yıldır konuşuluyor, dinleniyor, anılıyor. işte sanatçı buna denir. günümüzde ne kadar da ucuzlaştı bu kelime değil mi? "sanatçı" yedi kelime. herkes kaldıramaz bu yedi kelimeyi, ağır gelir.
"satılık olan karanlıktır, çerçevede."
devamını gör...
kim yazar değildir sorusu
yazan ve kendini okutan herkes yazardır bana göre. zamanında "dostoyevski sevmem çünkü o kumar borcu için yazıyormuş" cümlesini işitmiş ve anlayamamıştım. herkesin yazmak için bir motivasyonu yok mu? kumar borcu neden aşktan daha önemsiz? belki kumar aşktan daha bile tutkuludur. bağımlılık lan bir kere.
yazarın hayat hikayesini, görüşlerini bilip okuduğumdan ekstra etkilendiğim olmuştur ama onun dışında kimsenin yazarlığını sorgulamıyorum. çünkü umrumda değil. yazıyorsa yazardır.
yazarın hayat hikayesini, görüşlerini bilip okuduğumdan ekstra etkilendiğim olmuştur ama onun dışında kimsenin yazarlığını sorgulamıyorum. çünkü umrumda değil. yazıyorsa yazardır.
devamını gör...
normal sözlük fenerbahçeliler kulübü
bu kulübe niye katılmalısınız biliyor musunuz arkadaşlar.. bu kulüpte ortak bir sevda var, ruh var, dayanışma var, iyi günde kötü günde birliktelik var.. ama en önemlisi neşe var, huzur var. hristiyanismail boş yere fenerli olmadı..
devamını gör...
yazarların efsane cimrilik hikayeleri
yeğenim özeldir bu konuda.
defalarca başını beladan kurtarmışlığım karakollardan almışlığım vardır,bir akşam taksi ile 20 lira yazacak yere bırakmasını istedim benzin yok dayı ateşle 100 lira götüreyim dedi.
ulan herkese cimrilik yapıyorsun tamam da bana yapma,baktım gayet ciddi ki bu velet parası gitmesin diye ehliyet almamış bir tip.
tamam dedim,kontağı çevirdi doğru benzinci bakıyorum çeyrek depo benzin de var hiç sed etmedim aldık 100 liralık benzini.
bıraktı beni ama gevşek gevşek gülüyor o hareket eder etmez polisi aradım nasılsa ehliyet de yok.
şu plakalı araç kaldırımda üzerime çıkıyordu sarhoşmudur nedir silah gösterdi bi de vs vs
şu yoldan gidiyor durdurun onu çevirin.
15 dakika sonra telefonum çalıyor,eee dayıcım beni polisler çevirdi arabamı bağlayacaklar bana da ceza kesecekler gelirmisin?
şimdi oraya yürüyerek gelemem yol uzun taksi desen yakınlarda yok arabamın benzini de yok gönder 1000 lira benzin atayım geleyim.
ses nefes kesildi velette.
neydi o söz dinsiz imansız diye olan.
defalarca başını beladan kurtarmışlığım karakollardan almışlığım vardır,bir akşam taksi ile 20 lira yazacak yere bırakmasını istedim benzin yok dayı ateşle 100 lira götüreyim dedi.
ulan herkese cimrilik yapıyorsun tamam da bana yapma,baktım gayet ciddi ki bu velet parası gitmesin diye ehliyet almamış bir tip.
tamam dedim,kontağı çevirdi doğru benzinci bakıyorum çeyrek depo benzin de var hiç sed etmedim aldık 100 liralık benzini.
bıraktı beni ama gevşek gevşek gülüyor o hareket eder etmez polisi aradım nasılsa ehliyet de yok.
şu plakalı araç kaldırımda üzerime çıkıyordu sarhoşmudur nedir silah gösterdi bi de vs vs
şu yoldan gidiyor durdurun onu çevirin.
15 dakika sonra telefonum çalıyor,eee dayıcım beni polisler çevirdi arabamı bağlayacaklar bana da ceza kesecekler gelirmisin?
şimdi oraya yürüyerek gelemem yol uzun taksi desen yakınlarda yok arabamın benzini de yok gönder 1000 lira benzin atayım geleyim.
ses nefes kesildi velette.
neydi o söz dinsiz imansız diye olan.
devamını gör...
hayvancılık gezegene zarar veriyor iddiası
insanlar da zarar veriyor, o zaman tüm insanlığa ölüm dedirten başlıktır.*
cnn türk'te yayınlanan yapay et ile ilgili bir haber, sosyal medyada büyük tepki topladı.'hayvancılık gezegene zarar veriyor' başlığıyla duyurulan haber için twitter'da açılan #cnntürkhaddinibil' hashtag'i, tt listesinde ilk sırada!
microsoft'un kurucusu bill gates'in yapay et planı hakkındaki açıklamalarının ardından, tarım ve orman bakanlığı adımlar atarken, ankara üniversitesi kök hücre enstitüsü’nün de bu konuda çalışmalar yürüttüğü ortaya çıkmıştı.
demirören medya grubu çatısı altında yayın yapan cnn türk kanalı ise bu konuyla ilgili skandal bir habere imza attı.
"hayvancılık gezegene zarar veriyor" alt manşetiyle verilen haber, sosyal medyayı ayağa kaldırdı. twitter'da açılan "#cnntürkhaddinibil" hashtag'i altında çok sayıda tepki içerikli mesajlar paylaşılırken, etiket tt listesinde ilk sıraya oturdu.

buradan
cnn türk'te yayınlanan yapay et ile ilgili bir haber, sosyal medyada büyük tepki topladı.'hayvancılık gezegene zarar veriyor' başlığıyla duyurulan haber için twitter'da açılan #cnntürkhaddinibil' hashtag'i, tt listesinde ilk sırada!
microsoft'un kurucusu bill gates'in yapay et planı hakkındaki açıklamalarının ardından, tarım ve orman bakanlığı adımlar atarken, ankara üniversitesi kök hücre enstitüsü’nün de bu konuda çalışmalar yürüttüğü ortaya çıkmıştı.
demirören medya grubu çatısı altında yayın yapan cnn türk kanalı ise bu konuyla ilgili skandal bir habere imza attı.
"hayvancılık gezegene zarar veriyor" alt manşetiyle verilen haber, sosyal medyayı ayağa kaldırdı. twitter'da açılan "#cnntürkhaddinibil" hashtag'i altında çok sayıda tepki içerikli mesajlar paylaşılırken, etiket tt listesinde ilk sıraya oturdu.
buradan
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
katılabileceğim organizasyon.
oyundaki adım nickimle aynı.
oyundaki adım nickimle aynı.
devamını gör...
kadınların romantik olamaması
gayet romantikler, fazlasıyla romantikler, romantik olmadığını düşünüyorsanız size olmamıştır.
devamını gör...
sinek
sinekler herhangi bir yüzeyde istedikleri şekilde gezinebilen hayvanlardır. bunu ayaklarında ürettikleri yapışkan bir madde ile gerçekleştirirler. ama bu yapışkan maddenin de temizlenmesi gereklidir. işte bunun için bacaklarını birbirine sürerek üzerindeki kıllarla yapışkan maddeyi temizlemeye çalışırlar. böylece sürekli yapışık kalmak zorunda olmazlar. ayrıca sineklerin ağzında " proboscis" adında hortumsu bir yapı vardır. proboscis'e yapışan polenleri ayakları ile temizlerler. ayrıca sinekler ayaklarıyla tat alabilirler. bu durum prosboscis' i uyarır ve ağızlarına besin almalarını sağlar. sineklerin en savunmasız anları bu temizlenmeyi gerçekleştirdikleri anlardır.
devamını gör...



