tirozin nötr bir aromatik amino asittir. proteinler için bir yapı taşıdır. peynir, tavuk ve yumurta gibi birçok yüksek proteinli gıdada bulunur.

vücutta, tirozin çoğunlukla beyinde katekolaminler (dopamin, norepinefrin ve epinefrin) adı verilen nörotransmitter sınıfının öncüsü olarak kullanılır. bu katekolaminler birçok farklı bilişsel işlevlerde kullanılırlar.
kaynak
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

off bu ne dağınıklık yaa. benim içinde olduğum evden ne beklenir ki zaten *.
devamını gör...

kapıların dışarı açılması gerekiyor deyip içeri açılan kapılara bakakalmak.
devamını gör...

makyajıyla meşhurdur.
devamını gör...

ne çok iyi ne çok kötü bir film. çok karmaşık. olayları toparlarsak şöyle bir sonuç çıkıyor.

--! spoiler !--
bir gün yetimhanenin karşısına bir kız çocuğu bırakılır o kız büyür ve biriyle tanışır sonra adam onu terk eder ama kız hamile kalmışdır kızın çocuğu olur ve kız o arada öğrenirki çift cinsiyetlidir sonra kızın çocuğu kaçırılır ve kızın hayatı alt üst olur sonra kız cinsiyetini değiştirir artık bir erkekdir. adamımız (yani kız) bir gün bir bara gider orda bir barmen vardır barmen ona hayatını değiştirebileceyini söyler adamda (yani kız) kabul eder barmen onu geçmişe getirir o arada adamımız (yani kız) bir kızla tanışır (o kızda kendisidir) onla sevgili olur ama görevini yerine getirmek için kızıdan ayrılır ve bir zaman ajanı olur ve işinde çok iyidir yıllar sonra bir gün fiyasko bombacısı diye biri ortaya çıka gelir adamınızda (yani kız) onu durdurmak zorunda ama görevinde başarısız olur ve yüzü yanar yüzünü değiştirmek zorunda kalır ve görevine ara verir bir barmen olarak çalışır barmen (yani kız) bir gün biriyle tanışır (kendisiyler ama geçmişteki) ona hayatını değiştire bileceyini söyler (burdan anlıyoruz ki o da kendisidir çün ki barmenin başınada bu olay yıllar önce gelmişdir yani barmen aslında geçmişde kendisiyle iş birliği yapmışdır) yalnız karşılığında bir şey yapmalıdır adam (kendisi ama geçmişteki) kabul eder geçmişe giderler ve adam (kendisi ama geçmişteki) bir zaman ajanı olur bu arada barmen (yani kız şimdiki) artık emekli olmuştur ve bir işi yoktur sonra bir gün fiyasko bombacısının nerde olduğunu anlar gider onu öldürür yalnız barmenin hayatı alt üst olmuşdur ve zaman makinesiyle gider farklı zamanlarda farklı yerlere bomba kurar bunun nedeni olacak felaketleri önceden engellemek istemesidir yalnız bir gün biri onu bulur ve öldürür ve bu olay böyle devam eder (burdanda anlıyoruz ki fiyasko bombacısı da kendisidir ve geçmişteki hali gelir onu öldürür)

--! spoiler !--
devamını gör...

bir de munchausen by proxy sendromu vardır. munchausen sendromunda kişi kendisinin hasta olduğuna inandırmaya çalışırken munchausen by proxy sendromunda ise kişi kendisinin değil otoritesi altındaki kişinin hasta olduğuna inandırmaya çalışır.

aslına bakarsak çevremizde bu tanıma uyan çok kişi görürüz. hepimizin çevresinde durduk yere kendine hastalık çıkartan, olmayan belirtileri gösterdiğini iddia eden insanlar vardır. bu açıdan bakınca munchausen ya da munchausen by proxy sendromu zararsız bir paranoya gibi görülebilir fakat bu durum her zaman bu kadar basit değildir. kişi kendine/yakınlarına bilerek zarar vermeye ya da tetkiklerin sonucunu bilerek yanıltmaya çalışabilir. bu tür vakalar azımsanmayacak kadar fazladır.

bizzat yaşadığım, hocalarımdan duyduğum, diğer meslektaşlarımdan duyduğum çok fazla munchausen/by proxy vakası mevcut. bunlar için yeni bir başlık açma gereği duydum: meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
devamını gör...

fikir bilgi ve akılla şekillenince saygı duyuluyor fakat kişisel ihtiraslar fikre girmiyor. birisinin annesine edilen küfre hatta hiçbir küfre saygı duymak söz konusu değildir. küfür fikir değildir, karşınızdakini aşağılayıp dolaylı olarak kendinizi yücelterek egoyu besleyen bir eylemdir.
devamını gör...

diyanet yine bildiğimiz gibi. yeni bir güncelleme yok .
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

madem gbkz verdik, altını dolduralım dedim.

sinemaya ve filmlere düşkün veya bağımlı insanları betimleyen, ironi içeren terim. ayrıca sevdiğiniz filmleri listeleyip oylayabildiğiniz, yorumlarınızı yazabildiğiniz ve dahası diğer sinefillerle tartışabildiğiniz internet sitesidir.
devamını gör...

içinden çıkmayacağım kategoridir. hatta gece ilk görenlerdenim bu kategoriyi. kafa sözlük için meydan larousse niteliğinde bir yer olacaktır. aklımda tek soru eskiden girilen bilgi içerikli başlıklar buraya eklenecek mi?
devamını gör...

büyüklüğe kim karar veriyor bilmem neyse konu o değil. asırlarca erkek egemen dönen dünyada toplumlar kadına hangi alanda ne kadar yer açtıysa kadın o kadar varlık gösterebilmiş. yazar, bilim insanı, ressam vb... bundan sonraki bütün benzer başlıklarda bu bitmek bilmeyen geyikleri çevirmeden önce bunu aklınıza sokun bence. yanlış yerden bakan bir görüşü düzeltmek için boşuna isim sıralamayın.
devamını gör...

kendisine vefasız desem "ben günde 5 saat uyuyorum" gibi bir cavapla karşılaşacağım için demiyorum.
devamını gör...

lucifer bende. geri almak istiyorsanız söyleyeceğim miktarda karma puanı istediğim yere getireceksiniz. tekrar ararım ve yeri bildiririm daha sonra.

edit: ben de öyle düşünmüştüm *
devamını gör...

fibonacci dizisinde bulunur. ardışık iki fibonacci sayısını oranlarsanız altın oranı elde edersiniz. örneğin 610/377=1,6180... şeklinde ilerler. bu oranı ne kadar büyütürseniz, o kadar altın orana yaklaşır. altın oran ilk kez yunan matematikçilerde görülmüştür.
altın oranın doğada birçok örneği olduğuna inanılır ama bu tamamen doğru değildir. örneğin; deniz kabukları ile fibonacci spiralini üst üste koyduğunuzda uymadığını fark edersiniz. benzeyen sadece spiral şeklidir.
kaynak
devamını gör...

din afyonu ve insanlık palavrası öyle bir silahtır ki türkiye gibi bir yerde hukuku bile eğip bükebilir, harbi insanlığı çileden çıkartabilir. geçen annemle bu konuda konuşuyordum. kendisine şu mezarı bile olmayan cellatlardan bahsettim. şahsen 60 yıllık hayatımda şunlar gibi en ahlaksız en az 100 bin kişiyi beraberimde götürmek karşılığında o şekilde gömüleceksin deselerdi hiç düşünmeden kabul ederdim. en azından toplumda 100 bin kişinin tam ya da kısmi zehirleyeceği paralel hayatları temizleyerek bu hayatı daha güzel yapabilirdim (ya da yapabileceğim konusunda kendimi kandırırdım).

ah, ryuk, neredesin elmacı güzeli? verseydin de o defteri*, gönderseydim şu ahlaksız bedevileri...

güncelleme: söz konusu olayın duruşmasında avukatlarını bulunduran saadet öğretmen çocuk istismarı ile mücadele derneği’nin yaptığı paylaşımlarına bakılırsa söz konusu çocuk %92 serebral palsi hastalığından muzdarip, olayın sanığı osman çur “ben türkiye’yi satın alacak insanım. durun hele. bundan sonra ölüm makinesi olacağım” ifadelerini kullanmış ve tahliye haberini alan sanığın ailesi ise sanığın -mağdura yaşattıklarına rağmen- adliyede bayram havası estirmiştir.
devamını gör...

düşmanımın bile zeki olmasını seviyorum ben. başka diyecek şey bulamıyorum.
entry israfı olmasın bari kek tarifi vereyim.
3 yumurta
1 ölçü şeker.
1 ölçü sıvıyağ
1 ölçü süt ya da portakal suyu ya da demli çay
2 buçuk ölçü un ve kabartma tozu.
180 derece ve yarım saat.
teşekkürler.
devamını gör...

hiç yalan söylemedim, hep yalan dinledim.

şuncacık çocuktum. ilk yalanlarımı babamın ağzından anneme söylerken dinledim. çoğu maddi şeylerdi. annem, ömrü boyunca hep yalan dinledi. annesinden dinledi. abisinden dinledi. kardeşinden dinledi. kocasından dinledi. bazen hala dinliyor. alışmıştı kulakları, bıkmadan dinliyordu. bile bile dinliyordu.

anneme hiç yalan söylemedim.

çocuktum, kiminin beyaz diye renklendireceği kiminin başka renklerden renkler beğeneceği yalanları babamdan dinlerdim. babam, çok güzel yalan söylerdi. alamam demezdi mesela hiç. alırım derdi...

misal; 7 sene, her akşam, sonunda ilk maaşlı işimle kendime alacağım bilgisayarı babamdan bekledim.babama çok kızdım. alamadı diye değil, yalan söyledi diye. işe gitmezdi bazı sabahlar. hastayım derdi. patronuna yalan söylerdi. öğlen bir anda iyileşir, ya akrabalarının işini yapmaya ya da kahveye giderdi. kızardım babama. kimseye hayır diyemezdi, hayır diyemediği için hep yalan söylerdi.

babama hiç yalan söylemedim...

daha bir sürü şey aslında. yerim de dar değil, elim tembel...

muhtemeldir ki yalanı iyi tanırım. öyle umuyorum yani. nasıl söylenir, nasıl söylenmez, nasıl yakalanır, nasıl hissettirir iyi bilirim. söyleyeni de söyleneni de iyi tanırım. bu yüzdendir ki hiç yalan söylemedim.

dürüstlük, en kuvvetli silahımdı benim. kalamayacağımı anladığım yerde kalırım demedim. sevmiyorken seviyorum demedim. param yokken var, varken yok demedim. istiyorken istemiyorum, istemiyorken istiyorum demedim. sonu çoğunda kötü bitti zamanında. ama ben en başında söyledim dedim. uyardım dedim. dürüst davranarak hata mı ettim diyerek karşımdakilere kendilerini suçlu hissettirdim. bazılarını kendi doğrularıma yöneltebilmek için manipüle ettim evet; ama yalan söylemedim.

hiç kimseye yalan söylemedim. yeri burası mıydı bilemedim. madem yalan söylemedim, neden yalan söylemediğimi yazmak istedim.

edit:anlatım bozukluğu
devamını gör...

türk edebiyatının, aşkı en iyi anlatan ve aşkın çelişkilerle bezeli yönünü en iyi aktaran şairlerinden bir tanesidir. bana göre atilla ilhan bu konuda en iyisidir. aşka çoğu duygu içkindir, özlem, kıskançlık, öfke ve zaman zaman nefret. onun için gerçekten aşık olan biri, stabil bir ruh halinde olamaz ve bütünlüklü bir benliği karşısındaki insana yansıtamaz. bir gün onunla tekrar bir araya gelebilmek için her şeyini vermeye razıyken, bir diğer gün ise kendisini “kötü, karanlık, çirkin” biri olarak tanıtabilir. genellikle aşk ve delilik arasında kurulan ilişki de böyle bir durumdan neşet etmektedir ve aşık insanın ruh dalgalanmalarına işaret etmektedir. takdir edersiniz ki, kuvvetli bir duygu stabil bir şekilde yaşanamaz, ölçüsüz, ayarsız ve tekinsizdir. tıpkı atilla ilhan şiirlerinde olduğu üzere.

“aysel git başımdan ben sana göre değilim” diye başlayan şiiri, “aysel git başımdan seni seviyorum” diye biter, “vurdun kanıma girdin itirazım var” mısrasıyla başlayan şiiri “vurdun kanıma girdin kabulümsün” itirafıyla sonlanır. atilla ilhanın şiirlerinde hep kendisiyle savaşan bir adam vardır ve kendisini hiçbir zaman ötekinin benliğinde eritmeyen bir insanın portresini sunar bize. ötekiyle arasındaki mesafenin farkında olan ve kendisini o mesafeye konumlandırarak, farklı duygular arasında gidip gelen bir insanın haykırışlarını dinleriz. mesafe sadece fiziksel uzaklık demek değildir, mesafe bazen de aşk duygusunun neşet ettiği kaosun alanıdır. kişi kendisini ötekinin benliğinde eritmeye çalışınca, güvenli sular aşk olarak telakki ediliyor. bize güven veren insanla yaşadığımız, riskten ve belirsizlikten uzak ilişkiyi aşk sanıyoruz.

“mademki en büyük düşmanım kalbim benim kendimin, onu inkâr ediyorum kalbimi inkâr ediyorum.” diyor ya hüznün şairi. yani âşık olmak bazen o kalbi kazanmayı değil, yıkmayı da içerir. insan çelişik duyguların altında ezilirken kendine bir çıkış ararken o kalbi de parçalayabilir. ayrılığın da sevdaya dahil olduğunu bilen biri, o kişinin salt varlığını sever, o kişinin şahsında kendisini değil. bir insanın tinsel derinliği de çelişik duygularından anlaşılmaz mı zaten? tinsel derinlik farklı uçlarda salınmayı içerimlemez mi? hem öfkeyi hem pişmanlığı hem özlemi hem aşkı aynı anda hissetmek demek değil midir ruhsal derinlik. tinsel bir derinlik olmadan, gerçek bir aşk yaşanabilir mi?

modern insanın en büyük yanılgısı, aşkı tekinsizlikten, belirsizlikten, çelişkilerden azade kılmaya ve salt hoşnutluğa indirgemeye çalışmasıdır. belki de modern insanın güvenli suları aşk sanmasına tepki olarak tekrar ve tekrar atilla ilhanı okumak lazım. aşkın sadece iyilik ve sevgi pıtırcıklığı olmadığını, karanlık yönleri de içerimlediğini anlamak için onun şiirlerini okumak lazım. ve belki de ayrılığın da sevdaya dahil olduğunu idrak edebilmek ve aşkın yanımızda olanın varlığını değil, bizatihi onun varlığını sevmek olduğunu anlamak için hüznün şairini okumak lazım.
devamını gör...

keşke nane şeker gibi mentollü bir buluttan doğaydım
.
.
.
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.

-didem madak-
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim