viyana filarmoni orkestrası
an itibariyle yaz gecesi konseri ile trt 2'de canlı yayınla arz-ı endam etmekte olan orkestradır.
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
cebimizden gitmiyor ya arkadaş,birilerini mutlu etmek burda bedava. birilerini sevindirmek bu kadar kolay işte.siyasi görüşüne,dini inancına bakmadan emek verilmiş,bir fayda verme gayesinde olunan,hoş bir yüz ifadesi bırakan yazıları beğenmek;desteklemek bize mutlaka bir şekilde olumlu geri döner.
mutlu olmak için polyana olmaya gerek yok ki
mutlu olmak için polyana olmaya gerek yok ki
devamını gör...
röportaj adam
fakirlik vs zenginlik karşılaştırması için harbi hayatlar adlı 140journos’un kendisine has video teknikleri ile iki video serisi [1, 2] yayınlamış bir youtube kanalı. video serisinde yaptığı göndermeler, günümüzdeki şartlar göz önünde bulundurulduğu takdirde durumundan yakınan kişilerin yine kılını bile kıpırdatamayacağını gözler önüne sermektedir. fakir yakındığı hâlde hâlinden memnun zengin fakirin bu memnuniyeti ile daha memnun. böyle de bir süregelen çelişki mevcut.
devamını gör...
neşet ertaş sendromu
uzak kalmaya çalıştığım sendrom. neşet demek çocukluğum ve uzun yolculuklar demek. bu da babam demek. babam ise... çok özledim be babam, çook. sendromun dibi!
devamını gör...
mazlum çimen
haziran 1958 elbistan doğumlu, güzel bir adamın (bkz: nesimi çimen) güzel bir oğludur.
besteci, söz yazarı ve oyuncudur. aynı zamanda ‘çimen’s yapım’ ın sahibidir.
istanbul devlet konservatuvar mezunudur. babası nesimi’yi 93 madımak katliamı’nda kaybetmiştir. o da çok sevdiği babası için dillerimize pelesenk olmuş (bkz: sen benden gittin gideli)’yi kaleme alıp, bestelemiştir…
on parmağında on marifet olan sevgili mazlum çimen’in tek efsanesi bu şarkı mıdır?
tabii ki hayır…
kendisini çok sevdiğimden yakın takibimdedir. hemen hemen tüm şarkılarını ezbere bildiğimi söyleyebilirim.
bir şarkıyı dinlerken, müziğinden çok önce sözlerine ehemmiyet veririm. bu yüzden mazlum çimen’in bana göre en güzel sözlere sahip şarkısı (bkz: feryâdı isyanım)’dır. ilgili şarkının sözlerini şöyle bırakacağım, müsaadenizle:
‘’mem nelere gark olmadı zin’in ateşi için…
ferhat dağı delmedi mi şirin’in düşü için?
kusur ise her saniye, her yerde seni anmak;
mecnun, az mı yemin etti leyla’nın başı için…
gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
bakıver de uzamasın gurbetim, esaretim
ahmet arif hasretinden prangalar eskitmiş
beni böyle eskitense prangalı hasretin
sana yine sana yandım nesimi ile dün gece
gözlerinle yüzüleyim, bend olayım hallaca
öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında
ha ben sana yollanmışım, ha muhammed mirâca
cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün
gözlerin, balyozu oldu içerimdeki örs’ün
ruhumdaki fırtınalar merih’i usandırdı
nuh’a haber eyleyin de, gelsin de tufan görsün…’’
yine söz ve müziğinin mazlum çimen’in kendisine ait olan en sevdiğim ikinci eseri ise (bkz: sokağın tavanı kadar)’dır. ama bu eserde şöyle bir durum var, mazlum çimen’in şarkılarını çeşitli sanatçıların seslendirdiği (bkz: benim için söylenenler) albümündeki edip bülbül versiyonunu kendi söylediğinden çok daha fazla beğeniyorum. hatta aynı şarkıyı (bkz: edip akbayram) da seslendirmiştir lakin bence yine de edip bülbül versiyonu benim için çok daha muhteşem bir düzenlemedir.
son olarak sevgili mazlum çimen, öyle bir can yücel şiirini bestelemiştir ki, hem şiirin kuvveti bakımından, hem de şarkının bütünlüğü bakımından (bkz: ben hayatta en çok babamı sevdim) mazlum çimen eserleri arasında ilk üçüme girmiştir…
daha önce dinlememişlere önerebileceğim diğer eserleri;
(bkz: az bana gönder)
(bkz: değil misin) özellikle (bkz: jehan barbur) versiyonu çok çok çok başarılıdır.
(bkz: sev beni beni)
(bkz: başımın belası)
(bkz: gel gönül) bunu da aynı albümde (bkz: emre sertkaya) muhteşem bir performansla yorumlamıştır.
(bkz: yar unutamadım)
ve rahmetli (bkz: ihsan yüce) ‘nin şiiri olan ve rahmetli (bkz: mümtaz sevinç) ‘in harikulade seslendirdiği (bkz: ekmek, şarap sen ve ben)’i de öneriyorum…
genellemek gibi olmasın ama bir şeyi altını çizerek belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum:
sinan akçıl dinleyenle olur ama mazlum çimen dinlemeyenle olmaz…
keyifle dinleyiniz, dinletiniz…
besteci, söz yazarı ve oyuncudur. aynı zamanda ‘çimen’s yapım’ ın sahibidir.
istanbul devlet konservatuvar mezunudur. babası nesimi’yi 93 madımak katliamı’nda kaybetmiştir. o da çok sevdiği babası için dillerimize pelesenk olmuş (bkz: sen benden gittin gideli)’yi kaleme alıp, bestelemiştir…
on parmağında on marifet olan sevgili mazlum çimen’in tek efsanesi bu şarkı mıdır?
tabii ki hayır…
kendisini çok sevdiğimden yakın takibimdedir. hemen hemen tüm şarkılarını ezbere bildiğimi söyleyebilirim.
bir şarkıyı dinlerken, müziğinden çok önce sözlerine ehemmiyet veririm. bu yüzden mazlum çimen’in bana göre en güzel sözlere sahip şarkısı (bkz: feryâdı isyanım)’dır. ilgili şarkının sözlerini şöyle bırakacağım, müsaadenizle:
‘’mem nelere gark olmadı zin’in ateşi için…
ferhat dağı delmedi mi şirin’in düşü için?
kusur ise her saniye, her yerde seni anmak;
mecnun, az mı yemin etti leyla’nın başı için…
gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim
bakıver de uzamasın gurbetim, esaretim
ahmet arif hasretinden prangalar eskitmiş
beni böyle eskitense prangalı hasretin
sana yine sana yandım nesimi ile dün gece
gözlerinle yüzüleyim, bend olayım hallaca
öyle hüküm buyurmuşlar tanrılar divanında
ha ben sana yollanmışım, ha muhammed mirâca
cümle cihan güzellerin yüzlerine ben örsün
gözlerin, balyozu oldu içerimdeki örs’ün
ruhumdaki fırtınalar merih’i usandırdı
nuh’a haber eyleyin de, gelsin de tufan görsün…’’
yine söz ve müziğinin mazlum çimen’in kendisine ait olan en sevdiğim ikinci eseri ise (bkz: sokağın tavanı kadar)’dır. ama bu eserde şöyle bir durum var, mazlum çimen’in şarkılarını çeşitli sanatçıların seslendirdiği (bkz: benim için söylenenler) albümündeki edip bülbül versiyonunu kendi söylediğinden çok daha fazla beğeniyorum. hatta aynı şarkıyı (bkz: edip akbayram) da seslendirmiştir lakin bence yine de edip bülbül versiyonu benim için çok daha muhteşem bir düzenlemedir.
son olarak sevgili mazlum çimen, öyle bir can yücel şiirini bestelemiştir ki, hem şiirin kuvveti bakımından, hem de şarkının bütünlüğü bakımından (bkz: ben hayatta en çok babamı sevdim) mazlum çimen eserleri arasında ilk üçüme girmiştir…
daha önce dinlememişlere önerebileceğim diğer eserleri;
(bkz: az bana gönder)
(bkz: değil misin) özellikle (bkz: jehan barbur) versiyonu çok çok çok başarılıdır.
(bkz: sev beni beni)
(bkz: başımın belası)
(bkz: gel gönül) bunu da aynı albümde (bkz: emre sertkaya) muhteşem bir performansla yorumlamıştır.
(bkz: yar unutamadım)
ve rahmetli (bkz: ihsan yüce) ‘nin şiiri olan ve rahmetli (bkz: mümtaz sevinç) ‘in harikulade seslendirdiği (bkz: ekmek, şarap sen ve ben)’i de öneriyorum…
genellemek gibi olmasın ama bir şeyi altını çizerek belirtmekte hiçbir sakınca görmüyorum:
sinan akçıl dinleyenle olur ama mazlum çimen dinlemeyenle olmaz…
keyifle dinleyiniz, dinletiniz…
devamını gör...
neden kaybederiz sorunsalı
hayat sana bir ders veriyor. ders sen öğrenene kadar devam edecek. ne zaman ki dersi geçersen hayat oyununda kazanabilirsin.
devamını gör...
ordu'da bir cips reyonunun marketten kaçması
çılgınca güldüğüm başlık, ömrün uzun olsun sayın yazar.(bkz: lol)
tanım: başlarım lan sizin yapacağınız işe diyen cips reyonu.
tanım: başlarım lan sizin yapacağınız işe diyen cips reyonu.
devamını gör...
gözlüklü şirin
doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözünün canlı kanıtı. şirin baba yokken düzeni sağlamak istediği için, doğruları söylediği için itilen hor görülen bana sorarsanız on numara şirindir.
devamını gör...
ilkokulda dışlanmak
(bkz: akran zorbalığı)'dır. aileleri tarafından 'çocuktur yapar' denerek kibarlık ve empatiden yoksun büyüyenler tarafından yapılır. çocuklukta dışlanan bireyler kendilerini birey olarak görme konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor ve tüm hayatlarını etkiliyor. umarım zamanla azalır ve tamamen biter..
devamını gör...
bir gün
“gelecekte, dediniz ama ne zaman
kim bilir, belki de geçmişte
yağmurlardan kalan kimsesizliğin
saklıdır acısı o ‘bir gün’ de”
bir edip cansever şiiri.
devamını gör...
naat
kelime anlamı olarak övmek, methetmek anlamlarına gelen kelime, hz. muhammed'i övmek veya niteliklerini aktarmak amacıyla yazılan şiirler için kullanılmıştır. naatları yazan kişilere na’t-gü, naatları dinsel törenlerde okuyan kişilere de na’t-han denir.
arif nihat asya'nın 'naat' şiiri ve fuzulinin su kasidesi naat örnekleridir.
arif nihat asya'nın 'naat' şiiri ve fuzulinin su kasidesi naat örnekleridir.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
eskiye dair, zihinlerimizi canlandıracak, yaşanmış anıları sanki taptazeymiş gibi, sanki dün yaşanmış gibi hatırlamamızı sağlayacak iki alıntı paragraf:
ben okul hayatımda güzel bir sınıf, zevkli bir okul binası, iç açıcı bir bahçe görmedim. kirden kararmış, dayanan dirseklerle cilalanmış eski sıralar; sıraların üstüne, geçen yılların süleymanları, necdetleri, aykutları, zaman geçtikçe öztürkçeleşen isimlerini, adlarını çakıyla kazımışlar. duvarlarda, her yeni müdürün yeni zevksizliğini gösteren renkli badanalar üstüste: son müdür behçet beyin sidik sarısı badanasının altında yer yer eski müdür muhterem beyin türbe yeşili ve merhum sami beyin çingene pembesi renkleri sırıtıyor. kara tahtanın karalığı, sözde kalmış. öğretmen kürsüsünün ön tahtasında, kadın öğretmenlerin bacaklarına, kalem düşürmek bahanesiyle bakabilmek için açılmış koca bir delik. perdesiz büyük pencereler, yaldız boyası dökülmüş bir soba, kirli ellerimizden leke olmasın diye tokmağının çevresi siyaha boyanmış kül rengi kapı ve hepsinin varlığını ve neden öyle var olduğunu açıklayan beylik cümle: bu fakir millet bu kadarını verebiliyor.
...
tokmağı kopuk kapılar, kapanmayan kapılar, kapısına bozuk bir yazıyla ‘bozuk’ yazılmış helalar, duvarlara sürülmüş pislikler…
alaturka helalar, alafranga helalar; alaturka musiki, alafranga müzik… penceresiz helalar, muslukları kırık helalar… helalara, esas işimizi değil de çok daha başka marifetler yapmak için girerdik: sınıfın gediklileri sigara içer, tembeller tahtadan tebeşir yürütüp hemen ağızlarına atarlar ve üstüne musluktan su içerler -böylece ateşleri yükselirmiş- kadın öğretmenin dersinde kalem düşürmeyi becerip yeterli hayal sermayesi biriktirenler de kilidi bozuk olmayan helalarda, ‘suistimal’ yaparlardı. kadın öğretmenin hayali, sonuca varmadan kaybolsa bile, duvardaki resimler yardımcı olurdu helalarda.
oğuz atay- tutunamayanlar sayfa-79
ben okul hayatımda güzel bir sınıf, zevkli bir okul binası, iç açıcı bir bahçe görmedim. kirden kararmış, dayanan dirseklerle cilalanmış eski sıralar; sıraların üstüne, geçen yılların süleymanları, necdetleri, aykutları, zaman geçtikçe öztürkçeleşen isimlerini, adlarını çakıyla kazımışlar. duvarlarda, her yeni müdürün yeni zevksizliğini gösteren renkli badanalar üstüste: son müdür behçet beyin sidik sarısı badanasının altında yer yer eski müdür muhterem beyin türbe yeşili ve merhum sami beyin çingene pembesi renkleri sırıtıyor. kara tahtanın karalığı, sözde kalmış. öğretmen kürsüsünün ön tahtasında, kadın öğretmenlerin bacaklarına, kalem düşürmek bahanesiyle bakabilmek için açılmış koca bir delik. perdesiz büyük pencereler, yaldız boyası dökülmüş bir soba, kirli ellerimizden leke olmasın diye tokmağının çevresi siyaha boyanmış kül rengi kapı ve hepsinin varlığını ve neden öyle var olduğunu açıklayan beylik cümle: bu fakir millet bu kadarını verebiliyor.
...
tokmağı kopuk kapılar, kapanmayan kapılar, kapısına bozuk bir yazıyla ‘bozuk’ yazılmış helalar, duvarlara sürülmüş pislikler…
alaturka helalar, alafranga helalar; alaturka musiki, alafranga müzik… penceresiz helalar, muslukları kırık helalar… helalara, esas işimizi değil de çok daha başka marifetler yapmak için girerdik: sınıfın gediklileri sigara içer, tembeller tahtadan tebeşir yürütüp hemen ağızlarına atarlar ve üstüne musluktan su içerler -böylece ateşleri yükselirmiş- kadın öğretmenin dersinde kalem düşürmeyi becerip yeterli hayal sermayesi biriktirenler de kilidi bozuk olmayan helalarda, ‘suistimal’ yaparlardı. kadın öğretmenin hayali, sonuca varmadan kaybolsa bile, duvardaki resimler yardımcı olurdu helalarda.
oğuz atay- tutunamayanlar sayfa-79
devamını gör...
boğa ferdinand
hayat bazen herkese çok zor, çok yorucu gelir, bazen pes ederiz. oysa bir boğanın bile özgürlüğü için nasıl da direndiğinin ispatıdır boğa ferdinand. azim ve dirayette onun gibi olsak yeter. * artık motivasyon kaynağımdır kendisi.
21 kasap, 11 polis, 24 zabıta, 6 kurban ortakları, ve yakınları ile beraber toplamda 323 kişinin elinden kurtulmuş. rizeden trabzon'a yüzmüş. karaya çıktıktan 12 saat sonra, yorgunluktan yakalanmış. yaralı sayısı 34.
sonuç; adı verilen bir çiftlikte mutlu mesut yaşıyormuş. ferdi adında bir de yavrusu olmuş. saygı duydum.
buyrun size boğa ferdinand, yoksa bay ferdinand demeliydim. *
21 kasap, 11 polis, 24 zabıta, 6 kurban ortakları, ve yakınları ile beraber toplamda 323 kişinin elinden kurtulmuş. rizeden trabzon'a yüzmüş. karaya çıktıktan 12 saat sonra, yorgunluktan yakalanmış. yaralı sayısı 34.
sonuç; adı verilen bir çiftlikte mutlu mesut yaşıyormuş. ferdi adında bir de yavrusu olmuş. saygı duydum.
buyrun size boğa ferdinand, yoksa bay ferdinand demeliydim. *
devamını gör...
atforvendetta
soyle yogunum boyle yogunum diye milleti kekleyen radyo yoneticisi bey.
telefonundan mackolik bildirimi takip ediyosun, bilmiyoruz sankiiyyyy.
ayrica kafami cevirdigimde onundeki tabak coktan gitmisti????
churchill hazimsizliga iyi gelir tabii.**
telefonundan mackolik bildirimi takip ediyosun, bilmiyoruz sankiiyyyy.
ayrica kafami cevirdigimde onundeki tabak coktan gitmisti????
churchill hazimsizliga iyi gelir tabii.**
devamını gör...
kadınların topluluk içinde dans etmeleri caiz değildir
durup durup kadınların ne yapması, ne yapmaması gerektiği üzerine belli aralıklarla fikir beyan ediyorlar. uçak indirip kaldıran, uluslararası müthiş başarılar kazanan, kendi hayatını tümden değiştirme cesaretine sahip tonla kadın var. bu körlük çok ürkütücü. dans etmek, şarkı söylemek, kahkaha atmak, istediği gibi giyinmek, fikrini özgürce beyan etmek kadınların değil insanların hakkıdır. böyle zırvalara delirecek gibi oluyorum. kadını sürekli edilgen, sürekli mıy mıy, sürekli süslenip püslenen, dertsiz tasasız bir kategoriye sokup orada zulmediyorlar. emekçi ya da değil, başarılı ya da değil, güzel ya da değil, anne ya da değil, fark etmiyor, kadın çiçek falan değildir. narin bir su damlası da değildir. kadın kadındır ve bir penise sahip olmamanın cezasını sürekli emekli bir iktidarsız öğretmen gibi başlarında durarak kesemezsiniz. vallahi kadın olsaydım inadına, sırf bunlara inatla kahkaham semti ayağa kaldırırdı. sırf o çirkin gözleri körleşsin diye masalara çıkıp çıkıp dans ederdim. delirtiyosunuz insanları. konu bittikçe ya kadın, ya lgbti, ya laiklik, ya atatürk. eh be kardeşim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yazar olma süreleri
uludağ'da bu süre 2-3 gün iken kafa sözlükte aynı gün içerisinde.
devamını gör...
gece gökyüzünü izlemek
özellikle dolunay zamanı ya da yıldızların net görülebildiği anlarda çok etkileyici bir aktivitedir.romantik insanlar bunu tekrarlamaktan çok keyif alır. *
bu arada 17 ağustos gölcük depreminin gecesindeki gökyüzünün güzelliğini başka hiçbir zaman göremedim.o toz bulutu arasında uzansam yıldızları tutabilecek gibiydim. korkunç bir afetin bile bazen güzel bir tarafı olabiliyor. hayat gerçekten çok garip.
bu arada 17 ağustos gölcük depreminin gecesindeki gökyüzünün güzelliğini başka hiçbir zaman göremedim.o toz bulutu arasında uzansam yıldızları tutabilecek gibiydim. korkunç bir afetin bile bazen güzel bir tarafı olabiliyor. hayat gerçekten çok garip.
devamını gör...
türkçe imla bilgisini bir üst seviyeye çıkaracak taktikler
''-ki'' bulunan kelimeye ''-ler'' veya ''-lar'' eki getirdiğinizde ;
sözcük anlamsız oluyorsa ayrı ,
sözcük anlamlıysa bitişik yazılır.
seni öyle sevdim ki... sevdimkiler anlamsız (ayrı)
seninki nasıl ? seninkiler anlamlı (bitişik)
kaynak
sözcük anlamsız oluyorsa ayrı ,
sözcük anlamlıysa bitişik yazılır.
seni öyle sevdim ki... sevdimkiler anlamsız (ayrı)
seninki nasıl ? seninkiler anlamlı (bitişik)
kaynak
devamını gör...
