sahiden bu başlık açıldı mı?
(bkz: görgüsüzlük)
(bkz: gercek varoşluk)
devamını gör...

metal müziğin mutfağı diyebileceğimiz, progresif rock özgünlüğü ile metal müziğin agresifliğinin birleştirilmesi ile oluşan teknik bir o kadar da deneysel tür. bünyesinde kulağa hoş gelen parçalar üreten çok sayıda grup bulundurmakta.
(bkz: pain of salvation)
(bkz: burst)
(bkz: opeth)
(bkz: symphony x)
(bkz: tool)
(bkz: gojira)
(bkz: soen)
(bkz: sólstafir)
(bkz: leprous)...
devamını gör...

recep tayyip erdoğan yönetir demek istediğim başlıktır.
bu arada ilişki halkın kendi kendisini yönetmesidir.
devamını gör...

dünü bugünün değer yargılarıyla yorumlama anlamına gelen kelime.
devamını gör...

biri de çıkıp dememiş ki:
al pacino - scent of a woman
al pacino - the devil's advocate
yazık yahu.
devamını gör...

süzme mercimek çorbası ise eğer harika bir eylemdir. hüüp diye indiriyorsun mideye.
devamını gör...

aynı türden bireyi yeme eylemidir. hayvanlarda da görülmekle birlikte insanlarda da görülmektedir. hayvanlarınki gıda eksikliği gibi elzem durumlarda görülse de insanlar için bu durum çoğunlukla farklıdır.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).

bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.

seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.

kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).

kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
devamını gör...

tişörtlerimi benden başka herkes giyiyor. bu üstümdeki kimin?
devamını gör...

takibe aldığım, ilgiyle okuduğum yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoldaş'ın koltuğunu bilemem de kaldı ki bir bilen'in dediği gibi adam yerde oturuyor. ayıptır söylemesi yoldaştan çarptığım dolarlarla aldırdığım ısıtmalı masaj koltuğumu bir günlüğüne gencecik birine verebilirim. bana da gün doğar. al kardeşim çaylaklarla sen ilgilen 24 saat. gece 23.59 da bu insan kaçar.
devamını gör...

diğer adı ile arkin allen; dünyaca ünlü türk neyzen, besteci, yapımcı ve dj.

ülkemizin en mühim sanat adamıdır. tam anlamıyla müzik tasarımcısı. etnik-elektronik-sufi müziğini harmanlamasının yanı sıra bu tarzı avrupa başta olmak üzere pek çok ülkeye götürmüştür. londra'nın göbeğinden, kanada'dan, balkan ülkelerinden insanlar kendisini hayranlıkla dinlerken ülkemiz insanı -özellikle yeni nesli- tarafından sadece adının biliniyor olması sıkıntılı bir durum.

bunu biraz da bireyin müzikten ne beklediğine bağlamak gerekli elbette. ülkemizde bu kafayı yaşayan kitlenin bir avuçtan fazla olmadığı aşikar. bunu söylerken eklemek isterim ki amacım büyüklenmek değil. çünkü mercan dede zordur, mercan dede'nin ürettikleri zordur, onun müziğini anlamak zordur, onun müziğini anladıktan sonra bir de yaşaması vardır ki; insanı bu dünyadan ayırıp bir başka gerçekliğin ortasına götürüp bırakır. kısacası uğraştırır, yorar adamı. hayır, abartmıyorum. mistizm ve varlık felsefesinin müzikte zuhur edimiş halidir. özellikle tasavvuf ile edebi ya da manevi anlamda bir ilişkiniz olmuşsa yere inişiniz çok uzun zaman alabilir. zira ben mercan dede'yi ilk dinlediğimde sene 2007 idi ve tesadüfen tasavvuf ile ilgileniyordum. hayatımın manevi anlamda en şeffaf ve hafif dönemiydi diyebilirim. yoklavararası.

hayran kitlesi her ne kadar son albümü olan dünya'yı yere göğe sığdıramıyorsa da (ki sığdırılabilir gibi değil), benim için en mühim işi ülkemizde yayınladığı ilk albüm olan fusion monster'dır. sebebi ise, o albümün diğer albümlere kıyasla daha hardcore bir tavrının olmasıdır.

(bkz: ab-ı beste)
devamını gör...

kâkül batağı kadar korkunç olmayan.

bunca yıllık hayatımda 3 kez kısacık kestirdim saçımı (birkaç ay öncesi de dahil) lakin kâkülü onlarca kez kestirdim. her seferinde pişman oldum bir süre sonra ama her seferinde ilk kestirdiğimde "oh, iyi ki kestirdim be!" dedim.

demem o ki, benim için kısa saç batak değil pek ama kâkül pişmanlıktır.
devamını gör...

para demek güç ve zeka demektir. akıllı kadın paraya, zeki kadın güç ve zekaya bakar. yani biri için nicelik/netice önemli iken, diğeri için nitelik/hatice önemlidir.

sonuç olarak ortak nokta güçtür. kadınlar güçlü erkekleri sevebilir. bu mental olarak da fiziksel olarak da böyledir. kadın korunmak ister, yeri gelince geleceği de korunsun ister. kadın yüzeyselse buna anlık ve çıkarcı gözle bakabileceği gibi bu aynı zamanda neslin devamı için bir savunma mekanizmasıdır da diyebiliriz.

yani kadın cüzdana bakar deyip sakın konuya bok atmayın derim. bakarsa bakar abi, o da tercihtir. kimse erkekler güzel kadına, dolgun kalçaya, iri memeye bakar diye fırçalıyor mu sizi? her kadının tercihi olmak zorunda değilsiniz.
devamını gör...

favori serilerimden olup, aynı zamanda sıkıntıya birebir olan filmlerden biri. film bilim-kurgu, komedi ve macera kategorisinde yer almakta. filmin ana konusu ise: bir gencin 1985 yılından, 1955 yılına yaptığı yolculuk sonucu yaşadığı olayları konu almaktadır. fazla spoiler vermeye gerek yok herhalde. 'eski filmleri sevmiyorum' diyorsanız, sizi birazcık sıkabilir. şans verip izlerseniz de pişman olmazsınız.
devamını gör...

sadi’yi izledikçe gözlerim doluyor. cidden dizi izlemiyorum -dumm. ama bir arkadaşın evinde denk geldikçe izlerken onu engellemek istemedim ve ben de bu diziyi onla ara ara izlemeye başladım. dizidekiler kurgu da olsa gerçek hayattan alıntılarla dolu bence. sadi gibi çok çekmiş ve hayatı boyunca gün yüzü görmemiş insanların olduğunu hissetmek anlamaya çalışmak bana çok zor geldi. buna rağmen hayata dört elle sarılıp yaşamaya devam etmeleri ise takdire şayan. umarım hayatı boyunca zor günler geçiren insanlar bir şekilde mutlu olmuşlardır sonunda. iyi insanlar iyi şeylere umarım bir şekilde kavuşmuşlardır.
devamını gör...

üniversite sınavına girmeden önceki gece fatih sultan mehmet'i görmüştüm, ordusuyla üstüme geliyordu. bence gayet ünlü birisi hem de dünyaca ahsjajsks...
devamını gör...

(bkz: şom ağızlılık)
devamını gör...

gençken emekli olacaklar diye lanse edilen ama çoğu 10-15 yaşlarında çalışmaya başlamış kişilerdir. 10 yaşında çalışmaya başlamış biri, gününü doldurduysa şuan 40 yaşında emekli olmalıdır çünkü devletin koyduğu kanunlara göre yaş hariç gerekli tüm şartları yerine getirmiştir, 30 sene bu devlete hizmet etmiştir, hem de çocukluğunu, gençliğini yaşayamadan, 40 yaşında çeşitli hastalıklara gark olmuş, bedeni 40 yaşında olmasına rağmen ruhu 60 küsur yaşında olan biridir. emeklilik için genç, iş için yaşlı bulunan bu insanların bu özel durumları dikkate alınarak kendilerine hakları verilmelidir diye düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
en beğendiğim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim