güne bir şarkı bırak
.
devamını gör...
gurbetçilerin almanya'yı beğenmemesi
ciddi çelişkiler barındıran durum.
türkiye'yi beğeniyor ama almanya da yaşıyorsun.
buranın ekonomisinde sorun yok diyip, 1 euroyu 10 tl ye bozduruyorsun.
benim tatile gidip kredi kartına 12 taksit yaptığım yere, en vasıfsız gurbetçi olsan bile elini kolunu sallayarak gidiyorsun.
benim bindiğim arabayı senin ülkende takoz bu diyerek trafiğe bile çıkarmıyorlar, sen mercedes clk ile gelmiş bana cennet vatan edebiyatı yapıyorsun.
evin barkın, yazlığın herşeyin var, ben burada bi kredi çekip ev alayım desem 15 yıl bankanın kölesi oluyorum.
almanya'yı sevmeyebilirsin umrumda değil, ama gelip bana burada cennet vatan edebiyatı yaparsan ağzına kolumu sokasım geliyor bilesin.
türkiye'yi beğeniyor ama almanya da yaşıyorsun.
buranın ekonomisinde sorun yok diyip, 1 euroyu 10 tl ye bozduruyorsun.
benim tatile gidip kredi kartına 12 taksit yaptığım yere, en vasıfsız gurbetçi olsan bile elini kolunu sallayarak gidiyorsun.
benim bindiğim arabayı senin ülkende takoz bu diyerek trafiğe bile çıkarmıyorlar, sen mercedes clk ile gelmiş bana cennet vatan edebiyatı yapıyorsun.
evin barkın, yazlığın herşeyin var, ben burada bi kredi çekip ev alayım desem 15 yıl bankanın kölesi oluyorum.
almanya'yı sevmeyebilirsin umrumda değil, ama gelip bana burada cennet vatan edebiyatı yaparsan ağzına kolumu sokasım geliyor bilesin.
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
büyük kocaman oyuncak ayım olsun istiyordum. sağolsun babam erkek evlat hayaliyle yanıp tutuştugu için her doğum günümde akülü araba, oyuncak tren, uzaktan kumandalı araba alıyordu. sirf oyuncak peluş ayıcık alsin diye döktüğüm gözyaşın haddi hesabi yoktur. 7 yaşındaki çocuğa çalışma masası aldı da bi oyuncak ayı almadı caanim babam. o yüzden o içimde hep bir uktedir. ne oyuncak tren ne uzaktan kumandalı araba ne de akülü araba hiçbiriyle severek oynamadım.
t: çocuğunun isteğiyle ve mutluluğuyla değil de kendi zevkleri ve hevesleri için aldıkları oyuncaklarla oynatilmaya zorunlu bırakılan yazarın sahip olamadığı şeydir.
t: çocuğunun isteğiyle ve mutluluğuyla değil de kendi zevkleri ve hevesleri için aldıkları oyuncaklarla oynatilmaya zorunlu bırakılan yazarın sahip olamadığı şeydir.
devamını gör...
seni aldattım diyen sevgiliye söylenecek ilk söz
'ben de seni' diyerek eli yükseltebileceğiniz durum. dumur olsun pilav kafalı.
devamını gör...
geceleri sözlükte takılmak yerine kitap okuyan yazar
iyi niyetle kitap okuma planı yapmış, kahvesini almış ve telefonu yan tarafa bırakarak mis gibi kitabını okuyan yazardır. bu sayede sözlüğe de gireceği yeni bilgiler edinir ve vatana millete yararlı bir birey olur. eğer aramızda böyle yazarlar varsa tarafıma bu başarısının sırrını bahşetmesi önemle rica olunur. çünkü şahsım tarafından asla yapılmamaktadır.
devamını gör...
her başlığa entry giren yazar
gerçekten hiç anlamadığım tiplerdir bunlar.
genellikle çoğu konuda bilgileri yoktur ya da kıttır. ancak her konuda bir söz hakları vardır ve bu hakkı da sonuna kadar kullanmakta beis görmezler. papa ile ilgili bir tutuklanma haberi için "korkunç iddialar. bir an önce gerekenin yapılmasını diliyorum" diye entry yazarlar mesela. demez ki: ben kimim abi, ben neyim ? iktidar sözcüsü müyüm, anamuhalefet lideri miyim, padişahın sol testisi miyim, kimim ben de "bir an önce gereğinin yapılmasını umuyoruz. tüm birimlerimizce takipçisi olacağız" şeklinde, demeç verir gibi bir tanım giriyorum, demez.
gerçekten bu sözlük olayı, bize şöyle insanları gösterdi: konu ne olursa olsun, ağzından çıkan her şey yazılmaya ve okunmaya değer insanlar. bunlar öyle garip adamlardır ki onların hisleri, anlık düşünceleri anında bize ulaşmalıdır. bir deprem olur ve şimşek hızıyla sözlüğe gelip "iyi salladı." "çok fena salladı." "tatlı tatlı salladı" "falanca yerden hissettik. gölcük depremini gören şahsımı çok korkutmuştur." haha, ya kardeşim "tatlı tatlı salladı" nedir ya. tamam tanım fetişizmi yapmaya lüzum yok ama burada yazılıp okunmaya değer şey nedir, anlatabilir misiniz ?
tamam, bir entrynin yazmaya da okunmaya da değer şeyler olduğunu belirleyen bir standart yok; yüzde doksan dokuz entrymiz gereksiz statüsüne rahatlıkla konulabilir. benim meselem bu adamlardaki yazma işinin beyinde nasıl br aşamadan geçip de sonuca ulaştığı. yani bir olay, bir düşünce akla gelmiştir, kafanda çevirirsin "evet, yazmaya değer şeyler" dersin ya da bir bilgi öğrenir "yazmaya değer" dersin ya da iyi bildiğin bir konuda başlık görmüşsündür "iki karalayalım herif, sıkıntımız gitsin" dersin; hepsini anlarız. ancak bunlarda muhtemelen süreç tamamen yazma eyleminin icrası üzerine ilerliyor. mevlana'nın "yaz, kim olursan ol yine yaz" düsturuyla hareket ediyorlar.
bakıyor rastgele, "hmm, kafasının üzerinde dönerek çay demleyen yanına da pişi yaparız sen de gelirken menemen getir diyen kadın" gibi bir başlık görüyor. yazmalı, mutaka yazmalı ama ne yazacak ? hiçbir kriter yok, bir analiz, bir bilgi, hiçbir şey olması gerekmiyor. "nerede olduğunu merak ettiğim kadın, bulursanız bana da haber verin" haha, hadi ya. demek nerede olduğunu çok merak ediyorsun ha, peki bulursak ilk yapacağımız şey hemen kafasözlüğe girip, senin nickini bulup, mesajla sana ulaşmak olacak. hiç merak etme sevgili dostum.
peki bu meseleye neden eğildik, hangi lanet olası duygu bizi bu adamları eleştirmek için zaman ayırmaya itti ? gibi soruları cevaplayalım. öncelikle akışta bunlar yüzünden üzerine konuşulabilecek çok güzel tanımlarla açılmış başlıklar kayboluyor. başlıklar içerisinde de iyi entrylere gelene kadar insanın gözlerini yoruyorlar ve en kötüsü bulaşıcılar. bulaşıcı oldukları kadar da bulaşıyorlar. sanki çok matah işler yapıyorlarmış gibi birbirlerinin nickaltlarına girip "doğrusu sevgili dostum azkabantutsağı, seni okuduktan sonra hayatımda ciddi değişimler oldu; her daim var ol, kalemler ışığın olsun" falan yazıyorlar. haha, ulan ne akıl tutulmasıdır bu ya.
"baba rahat ol ya, bu kadar ne yazdın böyle, özet geç" diyenler şunu iyi bilmelidirler ki; hayatımızda etkisi olan meselelere etraflıca yaklaşmak önemlidir. burası yazmak üzerine kurulu bir platform ama bu insan tipinden yola çıkarak, gündelik yaşamınıza dahil olmuş olan ve olacak insalara karşı da bir hazırlığınız olur. buranın hayatta karşılıkları var, neler yaptıklarını da anlatırdım ama bir bu kadar daha entry çıkar, orasını da siz anlatın.
genellikle çoğu konuda bilgileri yoktur ya da kıttır. ancak her konuda bir söz hakları vardır ve bu hakkı da sonuna kadar kullanmakta beis görmezler. papa ile ilgili bir tutuklanma haberi için "korkunç iddialar. bir an önce gerekenin yapılmasını diliyorum" diye entry yazarlar mesela. demez ki: ben kimim abi, ben neyim ? iktidar sözcüsü müyüm, anamuhalefet lideri miyim, padişahın sol testisi miyim, kimim ben de "bir an önce gereğinin yapılmasını umuyoruz. tüm birimlerimizce takipçisi olacağız" şeklinde, demeç verir gibi bir tanım giriyorum, demez.
gerçekten bu sözlük olayı, bize şöyle insanları gösterdi: konu ne olursa olsun, ağzından çıkan her şey yazılmaya ve okunmaya değer insanlar. bunlar öyle garip adamlardır ki onların hisleri, anlık düşünceleri anında bize ulaşmalıdır. bir deprem olur ve şimşek hızıyla sözlüğe gelip "iyi salladı." "çok fena salladı." "tatlı tatlı salladı" "falanca yerden hissettik. gölcük depremini gören şahsımı çok korkutmuştur." haha, ya kardeşim "tatlı tatlı salladı" nedir ya. tamam tanım fetişizmi yapmaya lüzum yok ama burada yazılıp okunmaya değer şey nedir, anlatabilir misiniz ?
tamam, bir entrynin yazmaya da okunmaya da değer şeyler olduğunu belirleyen bir standart yok; yüzde doksan dokuz entrymiz gereksiz statüsüne rahatlıkla konulabilir. benim meselem bu adamlardaki yazma işinin beyinde nasıl br aşamadan geçip de sonuca ulaştığı. yani bir olay, bir düşünce akla gelmiştir, kafanda çevirirsin "evet, yazmaya değer şeyler" dersin ya da bir bilgi öğrenir "yazmaya değer" dersin ya da iyi bildiğin bir konuda başlık görmüşsündür "iki karalayalım herif, sıkıntımız gitsin" dersin; hepsini anlarız. ancak bunlarda muhtemelen süreç tamamen yazma eyleminin icrası üzerine ilerliyor. mevlana'nın "yaz, kim olursan ol yine yaz" düsturuyla hareket ediyorlar.
bakıyor rastgele, "hmm, kafasının üzerinde dönerek çay demleyen yanına da pişi yaparız sen de gelirken menemen getir diyen kadın" gibi bir başlık görüyor. yazmalı, mutaka yazmalı ama ne yazacak ? hiçbir kriter yok, bir analiz, bir bilgi, hiçbir şey olması gerekmiyor. "nerede olduğunu merak ettiğim kadın, bulursanız bana da haber verin" haha, hadi ya. demek nerede olduğunu çok merak ediyorsun ha, peki bulursak ilk yapacağımız şey hemen kafasözlüğe girip, senin nickini bulup, mesajla sana ulaşmak olacak. hiç merak etme sevgili dostum.
peki bu meseleye neden eğildik, hangi lanet olası duygu bizi bu adamları eleştirmek için zaman ayırmaya itti ? gibi soruları cevaplayalım. öncelikle akışta bunlar yüzünden üzerine konuşulabilecek çok güzel tanımlarla açılmış başlıklar kayboluyor. başlıklar içerisinde de iyi entrylere gelene kadar insanın gözlerini yoruyorlar ve en kötüsü bulaşıcılar. bulaşıcı oldukları kadar da bulaşıyorlar. sanki çok matah işler yapıyorlarmış gibi birbirlerinin nickaltlarına girip "doğrusu sevgili dostum azkabantutsağı, seni okuduktan sonra hayatımda ciddi değişimler oldu; her daim var ol, kalemler ışığın olsun" falan yazıyorlar. haha, ulan ne akıl tutulmasıdır bu ya.
"baba rahat ol ya, bu kadar ne yazdın böyle, özet geç" diyenler şunu iyi bilmelidirler ki; hayatımızda etkisi olan meselelere etraflıca yaklaşmak önemlidir. burası yazmak üzerine kurulu bir platform ama bu insan tipinden yola çıkarak, gündelik yaşamınıza dahil olmuş olan ve olacak insalara karşı da bir hazırlığınız olur. buranın hayatta karşılıkları var, neler yaptıklarını da anlatırdım ama bir bu kadar daha entry çıkar, orasını da siz anlatın.
devamını gör...
sigara içen ve içmeyen kişi birlikteliği
ikisi için de zor bir ilişki olacaktır.
taraflardan biri sigara dumanı ve kokusundan rahatsız olup uzak kalmak isteyip bazen söylenecek, içen kişi ise sigaranın sorun olmadığını, bırakamadığını söyleyecektir.
taraflardan biri sigara dumanı ve kokusundan rahatsız olup uzak kalmak isteyip bazen söylenecek, içen kişi ise sigaranın sorun olmadığını, bırakamadığını söyleyecektir.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
diğer insanlara karşı genel güvensizlik yalnızlığın en önemli göstergesidir.
bazen cesaret edemiyoruz paylaşmaya,içimizi dökmeye bunun en büyük sebebi güvensizliktir.
yalnızlık senfonisinden bir parça bırakayım buraya;
yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette
bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
hadi gelin üstüme korkmuyorum. bu da yalnızlıkla cesaretle yüzleşenlere gelsin. sonunda yıkılsanda tekrar ayağa kalkmak ümidiyle yaşıyorsun bu hayatı.
devamını gör...
mahya
an itibari ile mahallemde bana bakan hoşluk.
ramazan geceleri güzelliği.
hoş geldin ya şehri ramazan.
ramazan geceleri güzelliği.
hoş geldin ya şehri ramazan.
devamını gör...
moderatör olmasını istediğin bir yazar bırak
mellisho olsun, sol tarafa biraz bordagal atılması lazım. at bordagalları !
devamını gör...
aynı bokun laciverdi
kullanmayı çok sevdiğim bir deyimdir.
fakat neden 'lacivert' olarak nitelendiğini de çok merak ederim.
fakat neden 'lacivert' olarak nitelendiğini de çok merak ederim.
devamını gör...
bugüne kadar koronavirüs vakası görülmeyen 10 ülke
koronavirüs olmayan ülkeler, şu ana kadar hiç vaka bildirmeyen ülkelerden oluşuyor. özellikle ada ülkelerinde virüs haberleri duyulmadığı bir gerçek. ada ülkelerinin virüs haberleri duyulmaya başladığı an adaya tüm giriş ve çıkışları kapatarak pandemiden uzak kaldıkları biliniyor. işte maske kullanmak zorunda olmayan, koronavirüs vakası hiç görülmemiş 10 ülke.
koronavirüs olmayan ülkeler:
mikronezya
marshall adaları
kiribati
palau
tonga
nauru
samoa
tuvalu
solomon adaları
vanuatu
koronavirüs olmayan ülkeler:
mikronezya
marshall adaları
kiribati
palau
tonga
nauru
samoa
tuvalu
solomon adaları
vanuatu
devamını gör...
lucifer nickli tecavüz fantezisi olan yazar
ben de uçurulmasını istiyorum, dilerim kısa zamanda uçurulur. engelledim zaten o gereksiz kişiyi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu
haruki murakami
haruki murakami
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
birsürü havalı kişiye hepsi dinleterek görevimi yerine getirdim. herkese teşekkürler, iyi geceler.
devamını gör...
evdeki insanların dışarıdakilere benzememesi
allahın bir lütfudur. hiç bir kar tanesi birbirine benzemediği gibi hiç bir insan da birbirine benzemez.*
devamını gör...
donald trump’ın twitter hesabının askıya alınması
nerede kardeşim ifade özgürlüğü tepkisini verdiğim başlıktır.
devamını gör...
çaresizliği anlatan en iyi cümle
bir çığlıktı yalnızlığım hepiniz mi sağırdınız cümlesidir.
devamını gör...
çok entry girenler gerçek hayatta çok konuşanlar mıdır sorunsalı
ben neysem oyum.* genelde bilgim olmadığı konularda karşı tarafın kurduğu cümleyi dolayli yoldan soru hale getirir muhabbeti döndürürüm.*gerçekte de konuşurum. kedi,kopek, haşere.. en guzeli insanla konuşmak,dinlemek tabi. konuşmak benim işim affetmem.
devamını gör...
