erdoğan'ı hatırlatan şarkılar
dombra dombra şarkısıdır.
devamını gör...
anadolu'nun önemli arkeolojik eserleri
en eskilerinden birkaç tane paylaşayım hemen.
1. istanbul- yarımburgaz mağarası: türkiye'de bulunan en eski yerleşim yeridir. eldeki verilerle taa paleotik döneme ait olduğu biliniyor.
(bkz: yarım burgaz mağarası)

2. diyarbakır- çayönü: ilk köy yerleşim yeridir. neolitik döneme ilişkin önemli bilgiler verir.
(bkz: çayönü)

3. konya- çatalhöyük: ilk kent yerleşim yeridir. şehirleşmeye işaret eden bulgular var. ayrıca tarım yapan ilk topluluklardan birine ev sahipliği yapmıştır.
(bkz: çatalhöyük)

4. şanlıurfa- göbeklitepe: bulunmazdan önceki tüm genel geçer bilgileri altüst eden, en eski kült yapıdır. mö. 11400'lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. neolitik döneme ait olduğu biliniyor.

(bkz: göbeklitepe)
1. istanbul- yarımburgaz mağarası: türkiye'de bulunan en eski yerleşim yeridir. eldeki verilerle taa paleotik döneme ait olduğu biliniyor.
(bkz: yarım burgaz mağarası)

2. diyarbakır- çayönü: ilk köy yerleşim yeridir. neolitik döneme ilişkin önemli bilgiler verir.
(bkz: çayönü)

3. konya- çatalhöyük: ilk kent yerleşim yeridir. şehirleşmeye işaret eden bulgular var. ayrıca tarım yapan ilk topluluklardan birine ev sahipliği yapmıştır.
(bkz: çatalhöyük)

4. şanlıurfa- göbeklitepe: bulunmazdan önceki tüm genel geçer bilgileri altüst eden, en eski kült yapıdır. mö. 11400'lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. neolitik döneme ait olduğu biliniyor.

(bkz: göbeklitepe)
devamını gör...
islamiyet
mensupların büyük bir çoğunluğunun açıp kuran-ı dahi okumadığına inandığım din.
devamını gör...
akp seçmeni
akpli seçmen demeyelim de bu tip seçmenler parti fark etmeksizin iktidar da olan partiye bağlı olurlar. bugün ak parti gitsin, başa chp gelsin, hepsi chp'ye bağlanırlar.
devamını gör...
erzurum'da borcunu hoparlör ile isteyen vatandaş
erzurum'da bir vatandaş alacaklısından parasını alamayınca hoparlör ve megafonla dükkanının önünde bağırmış.
aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.
aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.
devamını gör...
raw
the do'nun çok sevdiğim parçasının da çalındığı, orijinal adıyla grave 2016 yılı bir fransız filmi. açıkçası filmi izlemeden önce gördüğüm yorumlardan dolayı daha sert bir film beklemiştim. beklediğim kadar olmadı hatta yamyamlığın okulun tamamında olduğunu düşünmüştüm, bu konuda da şaşırdım biraz. yamyamlık sahnelerinde, özellikle ilk sahnede tiksinme değil o sahnenin kamera arkasını, oyuncunun role nasıl girdiği gibi şeyleri daha çok düşündüm evet. keyifliydi.
--! spoiler !--
ilk sahnede annenin evet vejetaryensiniz ama neden bu kadar abartı tepki verdiğini filmin ortalarında anlamlandırdım. ablasının da yamyam olduğu çok belliydi. yalnız o nasıl bir okuldu öyle her yer leş. okul, ortam et yenilen sahnelerden daha tiksindiriciydi benim için. ayrıca vücudunun kaşındığı, kendini deli gibi sanki tahtaya tebeşirle bir şey çizersin gibi ses çıkar ya o ve saç kustuğu sahneler yamyamlıktan daha çok rahatsız etti beni. gay oda arkadaşıyla seviştiği sahnede kendini tutmaya çalışması, koklama ısırma dürtüsüyle yanıp tutuşurken verdiği mücadele ve en son kendi kolunu ısırması en beğendiğim sahneydi. anlamsız gibi duran maymunlarla ilgi konuşma sahnesinde hayvan hakları, onların da hisleri var diye savunan justine kızımız, ablasının parmağını iştahla kemirip suçu da köpeğin üstüne atarak ölmesine sebep oldu, evet... baştan et yese sanki böyle olmayacaktı bu kız diye düşündüm durdum açıkçası. ablasıyla girdiği savaş, birbirlerinde bıraktıkları izler, kanların içinden geçilen sekansta, görüş yerinde yüzlerinin birbirine karışması çok hoştu.
fakat sonunda bak annen de yamyamdı, vücudumun haline bak bu bizim ailenin laneti gibi tavır takınan baba ve böyle bitmesi hiç hoşuma gitmedi. daha çarpıcı bitebilirdi. ayrıca bunlar hiç mi ailecek bir tatile gitmemiş babanı hiç mi çıplak görmedin kızım sen??
--! spoiler !--
--! spoiler !--
ilk sahnede annenin evet vejetaryensiniz ama neden bu kadar abartı tepki verdiğini filmin ortalarında anlamlandırdım. ablasının da yamyam olduğu çok belliydi. yalnız o nasıl bir okuldu öyle her yer leş. okul, ortam et yenilen sahnelerden daha tiksindiriciydi benim için. ayrıca vücudunun kaşındığı, kendini deli gibi sanki tahtaya tebeşirle bir şey çizersin gibi ses çıkar ya o ve saç kustuğu sahneler yamyamlıktan daha çok rahatsız etti beni. gay oda arkadaşıyla seviştiği sahnede kendini tutmaya çalışması, koklama ısırma dürtüsüyle yanıp tutuşurken verdiği mücadele ve en son kendi kolunu ısırması en beğendiğim sahneydi. anlamsız gibi duran maymunlarla ilgi konuşma sahnesinde hayvan hakları, onların da hisleri var diye savunan justine kızımız, ablasının parmağını iştahla kemirip suçu da köpeğin üstüne atarak ölmesine sebep oldu, evet... baştan et yese sanki böyle olmayacaktı bu kız diye düşündüm durdum açıkçası. ablasıyla girdiği savaş, birbirlerinde bıraktıkları izler, kanların içinden geçilen sekansta, görüş yerinde yüzlerinin birbirine karışması çok hoştu.
fakat sonunda bak annen de yamyamdı, vücudumun haline bak bu bizim ailenin laneti gibi tavır takınan baba ve böyle bitmesi hiç hoşuma gitmedi. daha çarpıcı bitebilirdi. ayrıca bunlar hiç mi ailecek bir tatile gitmemiş babanı hiç mi çıplak görmedin kızım sen??
--! spoiler !--
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
kalem pil kullanılması gereken bir cihazınız var ve elinizde sadece ince pil varsa alt ve kanerlarda kalan boşluğu aluminyum folyoyla doldurun.
devamını gör...
ajanda tutmak
öz disiplin problemi olan biri olarak, akademik hedefimi bu sorumsuzlukla başaramayacağımı fark ettim. ajanda yöntemine başvurdum, benim için olaylar oyunlaşmaya başladı. tik atmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı. bu sayede o gün yapmam gereken işleri yazıyor ve bunları bitirene kadar çabalıyorum, çünkü biliyorum ki bugün bitiremediğim şey yarın yükümü arttıracak. bu sayede, çok düzene girdi hayatım. çağ atladım resmen, ilacım ajanda tutmak ve bunu aksatmadan uygulamakmış meğer. aynı problemden muzdarip arkadaşlara denemelerini öneririm.
devamını gör...
pavlov'un köpeği
pavlov'un köpeğinden ziyade köpekleri olacak. bir labaratuvar dolusu hemde. sindirim sistemi ve özellikle mide konusunda yoğun çalışmalar yapan pavlov bilinen deneylerinin tamamını köpekler üzerinde yapmıştır. alfred nobel 'in pavlova çalışmaları için bağışladığı para ile köpeklerinin yaşayacağı barınak, ameliyathane ve özel bakım ünitesi olarak hazırlanan laboratuvarı aynı zamanda dünyada ki ilk fizyoloji laboratuvarı olma ünvanınıda taşıyordu burada ki laboratuvarın köpeklerin mide asitleri ve sindirim sistemleri üzerinde yaptığı çalışmalar sırasında köpeklerin pavlov'un gelişinde çıkardığı sesleri duydukları andan itibaren sindirim salgıları salgılamaya başladığını fark etmiştir. bu çalışmalar sırasında kısmen tesadüf denilenebilecek bir şekilde koşullu/koşulsuz şartlanma terimleri ortaya çıkmıştır ama aslında pavlov bu olayın fizyolojik kısmıyla ilgileniyordu bu sebeple daha sonradan da çalışmalarını zihinsel aktiviteleri de fizyolojik terimlerle açıklamak oldu.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
emeği geçenlere teşekkürler. yine çok iyi düşünülmüş bir etkinlik olmuş. kutlarım sizi.
devamını gör...
6 mart 2021 kadıköy büyük kadın buluşmasına gökkuşağı motifli bayrak ve şemsiyelerin alınmaması
ayrıştırmak artık kanıksandığı için, kimi çevrelerce çok da sallanmayacak nahoş eylemdir.
" ama o lezbiyenmiş " diyecekler.
ama sen de insan değilsin...
" ama o lezbiyenmiş " diyecekler.
ama sen de insan değilsin...
devamını gör...
fuzûlî
fuzuli; gereksiz, boş anlamına gelen bir kelimedir.
aynı zamanda bir divan şairidir. fuzuli'nin bu mahlası kullanmasının nedeni ise kendini yüceltmemek, kibirli göstermemektir.
ucemak adlı yazar arkadaşımızın bilgilendirmesi üzerine
o dönemde fuzuli, başka bir mahlasla yazan ünlü bir şair olduğu için onun mahlasını çalan oldukça fazla insan varmış. tabii ki o zamanlar telif hakkı falan olmadığı için bir çare bulamamış bizim fuzuli de bu duruma. sonra ‘’fuzuli’’ mahlasını almaya karar vermiş. bu mahlasın anlamının ‘’gereksiz, boş iş’’ anlamına geldiğini bilen o ‘’mahlas hırsızı’’ şairler de artık bu bizim fuzuli’nin mahlasını çalmamaya karar vermişler.
oysa ki fuzuli, aynı zamanda ‘’faziletli, güzel’’ anlamına da geliyormuş.
aynı zamanda bir divan şairidir. fuzuli'nin bu mahlası kullanmasının nedeni ise kendini yüceltmemek, kibirli göstermemektir.
ucemak adlı yazar arkadaşımızın bilgilendirmesi üzerine
o dönemde fuzuli, başka bir mahlasla yazan ünlü bir şair olduğu için onun mahlasını çalan oldukça fazla insan varmış. tabii ki o zamanlar telif hakkı falan olmadığı için bir çare bulamamış bizim fuzuli de bu duruma. sonra ‘’fuzuli’’ mahlasını almaya karar vermiş. bu mahlasın anlamının ‘’gereksiz, boş iş’’ anlamına geldiğini bilen o ‘’mahlas hırsızı’’ şairler de artık bu bizim fuzuli’nin mahlasını çalmamaya karar vermişler.
oysa ki fuzuli, aynı zamanda ‘’faziletli, güzel’’ anlamına da geliyormuş.
devamını gör...
yazarların odasında bulunan en saçma eşya
şu anda odamda bulunan en saçma şey benim. tüm saçmalıklar benim başımın altından çıkıyor. geri kalan her şey uslu uslu duruyor yerli yerinde.
devamını gör...
john wick
içinde çok büyük hayvan sevgisi olan bir abimizin sabrının sınandığı filmdir, köpekleri sevelim
devamını gör...
troll yazar olmak vs normal yazar olmak
arkadaşlar ben troll müyüm normal mi? biri cevap verebilir mi acaba?
devamını gör...
nude atmak
bir gece ansızın yandex ifşada kendinizi görmenize sebep olabilir.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hayatın her alanında:
sinek çeken ışık gibi salak çekiyoruz yav.*
devlet özel kadro açmış sanki alüminyum.
edit: ulan en büyük salak benmişim de haberim yok. neyse ilerleyen günlerde ne olacağını hep birlikte göreceğiz swh.
sinek çeken ışık gibi salak çekiyoruz yav.*
devlet özel kadro açmış sanki alüminyum.
edit: ulan en büyük salak benmişim de haberim yok. neyse ilerleyen günlerde ne olacağını hep birlikte göreceğiz swh.
devamını gör...


