mor hint kurbağası
nasikabatrachus sahyadrensis olarak da adlandırılan, sooglossidae familyasına mensup bir kurbağa türüdür. mor hint kurbağası veya domuz burunlu kurbağa olarak da adlandırılır. aynı zamanda bilinen en çirkin canlılardan biridir. hem suda hem karada yaşayan bu kurbağanın ana vatanı ise hindistan.
devamını gör...
ludovico einaudi
müziği bana ilkbahar yağmurlarını anımsatan italyan müzisyen.
devamını gör...
philadelphia deneyi
diğer adıyla gökkuşağı projesi olarak bilinen bu deneyin asıl amacı gemileri radara karşı görünmez yapmaktır. nikola tesla gibi birçok bilim insanının içinde bulunduğu grup hedefledikleri şeye ulaşmak için çalışmalara başladı. 1936 yılına gelindiğinde tesla önemli gelişmeler kaydetmiş, insansız bir gemiyi görünmez yapmayı başarmıştır. ancak yetkililer deneyin insanlı bir biçimde yapılmasını istemiş ama tesla bu deneyin insanlar için tehlikeli olabileceğini söylemiştir. ardından tesla projeden ayrılmış ve projeyi dr. john von neumann devralmıştır. amerika hükümeti için çalışan bilim adamlarının arasında albert einstein de yer alıyordu ve einstein'in birleşik alan teorisi philadelphia deneyinin başarılı olmasını sağlayan büyük etkendir.
çalışmalar bittikten sonra amerikan donanmasında koruma destroyeri* olan eldridge birçok ekipmanla donatıldı ve deneme için hazırlandı. 22 temmuz 1943'te saat 09.00'da jeneratörlere güç verildi ve deney başladı. geminin etrafında bir duman oluştu ve gemi birden görünmez oldu. projenin asıl amacı olan radara karşı görünmez yapılmak istenen gemi bir şekilde gözle bile görülmez hale geldi. ancak tesla'nın dedikleri doğru çıkmış, mürettebat bedensel ve zihinsel olarak ağır yaralar almıştı.( bazıları korkudan gemiden atlamış ve cesetleri bulunamamıştır.) bu olaydan sonra donanma bütün personelleri emekliye ayırmış, gemiye yeni personel atamıştır. 28 ekim 1943'te tekrardan eldridge üzerinde ikinci deneyi yaptılar.. gemi bir kez daha görünmez oldu ancak bir süre sonra gözleri kör edebilecek derecede güçlü mavi bir ışık oluştu ve gemi gözlerden tamamen kayboldu. eldridge inanılmayacak bir şekilde 600 km ötede norfolk da görüldü. orada birkaç dakika kaldıktan sonra yeniden görünmez oldu ve eski yerine geri döndü.
abd hükümeti bu deneyin hiç yapılmadığını söyler ve varlığını hiçbir zaman kabul etmez. aradan geçen yıllar sonra bile bu olay hala gizemini korumaktadır.
uss eldridge.
çalışmalar bittikten sonra amerikan donanmasında koruma destroyeri* olan eldridge birçok ekipmanla donatıldı ve deneme için hazırlandı. 22 temmuz 1943'te saat 09.00'da jeneratörlere güç verildi ve deney başladı. geminin etrafında bir duman oluştu ve gemi birden görünmez oldu. projenin asıl amacı olan radara karşı görünmez yapılmak istenen gemi bir şekilde gözle bile görülmez hale geldi. ancak tesla'nın dedikleri doğru çıkmış, mürettebat bedensel ve zihinsel olarak ağır yaralar almıştı.( bazıları korkudan gemiden atlamış ve cesetleri bulunamamıştır.) bu olaydan sonra donanma bütün personelleri emekliye ayırmış, gemiye yeni personel atamıştır. 28 ekim 1943'te tekrardan eldridge üzerinde ikinci deneyi yaptılar.. gemi bir kez daha görünmez oldu ancak bir süre sonra gözleri kör edebilecek derecede güçlü mavi bir ışık oluştu ve gemi gözlerden tamamen kayboldu. eldridge inanılmayacak bir şekilde 600 km ötede norfolk da görüldü. orada birkaç dakika kaldıktan sonra yeniden görünmez oldu ve eski yerine geri döndü.
abd hükümeti bu deneyin hiç yapılmadığını söyler ve varlığını hiçbir zaman kabul etmez. aradan geçen yıllar sonra bile bu olay hala gizemini korumaktadır.
uss eldridge.
devamını gör...
demokrasinin aslında iyi bir sistem olmaması
merhabalar,şimdi biliyorsunuz çocukluktan beri yani ta ilkokuldan beri bizlere demokrasinin diğer sistemlerden daha iyi olduğunu hatta mükemmel bir sistem olduğunu öğrettiler.fakat gerçek şu ki sanılanın aksine hiçbir zaman iyi bir sistem olmamıştır neden ? çünkü çok açığı bulunan bir sistem.mesela monarşide kral-padişah gibi yöneticiler çok ağır eğitimlerden geçerdi ve yönetici olduğunda vasıfsız biri olmayarak lider olurdu.demokrasilerde ise ilkokul mezunu olan biri bile yönetici olabiliyor ve sonuçları ağır oluyor.cahil ve geri kalmış toplumlar kendini idare edemez.monarşilerin sıkıntısı tek adam yönetimi olduğu için yanlış biri lider olursa yada taht kavgası olursa ülke bölünebilir.en iyi sistem aristo'nun dediği elit ve entellektüel kişilerin(aydın-düşünür-felsefeci) oluşturduğu bir meclis ile ülkenin kaderini gerçekten okumuş ve işin ehli insanlar tarafından yönetilmesidir.tam veya ileri demokrasi denilen bu sistem fazlasıyla açık ve hatalıdır.yüzde 51 lik bir kesim yüzde 49 un istemediği bir hayatı dayatıyor.bunun diktatörlükten farkı nedir sizce ?şöyle düşünün bir gemidesiniz ve gemi kaptanı kalp krizi geçirip ölür ve gemi rotadan çıkar.iki kişi bu işe aday olur.biri ikinci kaptandır,diğeri sıradan bir denizci.fakat tayfa ikinci kaptandan haz etmediği için oy birliği ile sıradan denizciyi kaptan yaparlar.bu gemi ne kadar nereye gider sizce ?
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
yağız anadolu delikanlısı. kara kaş kara göz bir kardeşimizdir. ilgilenen gelin adayları ile görümce sıfatıyla mülakat yapabilirim.
devamını gör...
kleptomani
çalma hastalığı olarak bilinen bir akıl hastalığıdır. bu hastalığa sahip olan kişilere kleptoman adı verilmiştir.
kleptoman bireylere hırsız demek yanlış olur çünkü hırsızlar plan yaparak hareket ederler, kleptomanlar iste dürtüleriyle hareket edip sonrasında vicdan azabı ve yakalanma korkusuyla karşı karşıya kalırlar ve aldıkları eşyayı hemen geri verme düşüncesine kapılırlar.
çalma hastalığındaki kişiler aldıkları eşyaları çoğunlukla satın alabilecek güçte insanlardır, bunu yaparken hissettikleri şey psikolojik olarak rahatlamaktır bu da antidepresan etkisiyle eşittir.
son zamanlarda gülseren budayıcıoğlu romanlarından uyarlanan gerçek hikayeleri ele alan kırmızı oda dizisi şu an süveyda adlı kleptoman karaketerini ele alıyor, süveyda çocukken başından geçen kötü bir olay sonucunda kleptomani hastalığına yakalanmış ve bunun sonucunda kendi dünyasında bir alma-verme yani ihtiyacı olmayan değeri bulunmayan ekonomik olarak kolayca alabileceği eşyaları çalıp ihtiyacı olanlara veya sevdiği insanlara verip onları mutlu etme dürtüsüyle bir nevi kendini de rahatlatıyor, mesela birini üzdüğünde ona hediyeler vererek kendini affettireceğini düşünüyor çünkü çocukken ona böyle öğretilmiş. aslına bakarsak genetik olmayan çoğu ruh hastalığı da geçmişimize dayanıyor. süveyda’nın hikayesi de bunlardan sadece birisi.
kleptoman bireylere hırsız demek yanlış olur çünkü hırsızlar plan yaparak hareket ederler, kleptomanlar iste dürtüleriyle hareket edip sonrasında vicdan azabı ve yakalanma korkusuyla karşı karşıya kalırlar ve aldıkları eşyayı hemen geri verme düşüncesine kapılırlar.
çalma hastalığındaki kişiler aldıkları eşyaları çoğunlukla satın alabilecek güçte insanlardır, bunu yaparken hissettikleri şey psikolojik olarak rahatlamaktır bu da antidepresan etkisiyle eşittir.
son zamanlarda gülseren budayıcıoğlu romanlarından uyarlanan gerçek hikayeleri ele alan kırmızı oda dizisi şu an süveyda adlı kleptoman karaketerini ele alıyor, süveyda çocukken başından geçen kötü bir olay sonucunda kleptomani hastalığına yakalanmış ve bunun sonucunda kendi dünyasında bir alma-verme yani ihtiyacı olmayan değeri bulunmayan ekonomik olarak kolayca alabileceği eşyaları çalıp ihtiyacı olanlara veya sevdiği insanlara verip onları mutlu etme dürtüsüyle bir nevi kendini de rahatlatıyor, mesela birini üzdüğünde ona hediyeler vererek kendini affettireceğini düşünüyor çünkü çocukken ona böyle öğretilmiş. aslına bakarsak genetik olmayan çoğu ruh hastalığı da geçmişimize dayanıyor. süveyda’nın hikayesi de bunlardan sadece birisi.
devamını gör...
sevgilinin gerçekten güzel olduğunu anladığın an
sevgilinin her şeyi güzel gelmez mi seven kişi için doğrusuyla yanlışıyla
devamını gör...
erkeklerin güzel göründüğünü sandığı şeyler
ayak bileği dekoltesi veren kısa paçalı dar pantolon.
devamını gör...
palla
isveççe bir kelimedir. kişilerin komşularının veya hiç tanımadığı insanların bahçelerine girip meyve çalmasına denmektedir.
-genel olarak yol üstünde ya da köye gidildiği zaman yapılan eylemlerdir.
-genel olarak yol üstünde ya da köye gidildiği zaman yapılan eylemlerdir.
devamını gör...
negatif enerjili insan
yanında bulunan insanların -varsa eğer- da pozitif enerjilerini sömürebilecek olan insan tipi.sigara ve alkolden daha fazla sağlığa zararlıdır. uzak durulması gerekir.
devamını gör...
tatlı hayat
2001 - 2004 tarihleri arasında show tv'de yayımlanmış komedi, aile türk dizisidir.
yönetmenliği bora tekay, senaristliği haluk özenç ve bora tekay'a aittir.
başrollerinde,
türkan şoray
haluk bilginer
asuman dabak
çolpan ilhan
neco
gamze özçelik
emre altuğ
ihsan (haluk bilginer) ve eşi sevinç'in (türkan şoray) , hayatları, evlilikleri, çocukları, komşuları üzerine çekilmiş eğlenceli bir dizidir. gültepe'li ihsan ve sevinç' ten etiler'li ihsan ve sevinç'e geçiş hikayelerine değinir. üst kat komşuları ve ileride dünürleri olacak türk-rum çifti feraye (çolpan ilhan) ile yorgo (neco) , kızları pelin (gamze özçelik) , yan komşuları değişik ve çatlak irfan (celal kadri kınoğlu) ve hizmetçileri menekşe ile (asuman dabak) yaşadıkları diyalogları konu alan bir sit-com'dur.
ihsan kuru temizlemecidir ve bu işle çok yükselmiş çok iyi yerlere gelmiştir. tek amacı vardır sürekli yükselmek. gecekondudan çıkıp etiler'deki şık dairelerine geçişlerindeki bu değişim onları 'tatlı hayat' a geçirmiştir. bu değişime ayak uydurmak ve keyif yapmak arasında gelip giden ihsan özellikle yeni hizmetçisi menekşe ile girdiği diyaloglarda seyirciyi kahkahalara boğar. ihsan hep daha fazlasını ister sevinç daha dikkatli ve geldiği yerin bilincini hiç kaybetmemiş bu doğrultuda insanlara olan tutumu hep çok sıcak ve samimidir. ihsan daha yukarıdan bakar ve bu durum eğlenceli bir şekilde ekrana aktarılmıştır.
güzel bir kadrosu vardır bu dizinin. 3 sezon devam etmiş ve izleyici kendine bağlamıştır. keyifle hatta tekrar tekrar izlenecek bir dizidir. iyi seyirler...
yönetmenliği bora tekay, senaristliği haluk özenç ve bora tekay'a aittir.
başrollerinde,
türkan şoray
haluk bilginer
asuman dabak
çolpan ilhan
neco
gamze özçelik
emre altuğ
ihsan (haluk bilginer) ve eşi sevinç'in (türkan şoray) , hayatları, evlilikleri, çocukları, komşuları üzerine çekilmiş eğlenceli bir dizidir. gültepe'li ihsan ve sevinç' ten etiler'li ihsan ve sevinç'e geçiş hikayelerine değinir. üst kat komşuları ve ileride dünürleri olacak türk-rum çifti feraye (çolpan ilhan) ile yorgo (neco) , kızları pelin (gamze özçelik) , yan komşuları değişik ve çatlak irfan (celal kadri kınoğlu) ve hizmetçileri menekşe ile (asuman dabak) yaşadıkları diyalogları konu alan bir sit-com'dur.
ihsan kuru temizlemecidir ve bu işle çok yükselmiş çok iyi yerlere gelmiştir. tek amacı vardır sürekli yükselmek. gecekondudan çıkıp etiler'deki şık dairelerine geçişlerindeki bu değişim onları 'tatlı hayat' a geçirmiştir. bu değişime ayak uydurmak ve keyif yapmak arasında gelip giden ihsan özellikle yeni hizmetçisi menekşe ile girdiği diyaloglarda seyirciyi kahkahalara boğar. ihsan hep daha fazlasını ister sevinç daha dikkatli ve geldiği yerin bilincini hiç kaybetmemiş bu doğrultuda insanlara olan tutumu hep çok sıcak ve samimidir. ihsan daha yukarıdan bakar ve bu durum eğlenceli bir şekilde ekrana aktarılmıştır.
güzel bir kadrosu vardır bu dizinin. 3 sezon devam etmiş ve izleyici kendine bağlamıştır. keyifle hatta tekrar tekrar izlenecek bir dizidir. iyi seyirler...
devamını gör...
valorant
kadın olarak barınamadığım oyun. dişi sesi duyduğu gibi yavşak yavşak konuşan erkekler oldukça, oyun oynayan kadın sayısı bu kadar az olmaya devam edecek.
devamını gör...
turab
yazarın mahlasının anlamını açıkladığı için teşekkürlerimi iletiyorum.herkes gibi ben de "hey hat hey hat" diye okumayı denemiştim ilk sonra birazcık saçma gelmişti. tersten deneyim belki anlamlı bir şey çıkar dedim thy diye okuyunca türk hava yolları ise geri kalan hthyh ne lan o zaman diye saatlerce kafa yormuş, sonra kimsenin mahlası kimseyi ilgilendirmez deyip resti çekmiştim.
devamını gör...
hiç sevilmemiş insan
üzen başlıktır. hayvan sevin, çiçek yetiştirin, ağaca yaslanın, çocuklara gülümseyin. onların sevgisi çok boldur*.
devamını gör...
friendly fire
(bkz: dost ateşi)
savaş sırasında çıkan karmaşa veya koordinasyon eksikliğinde ortaya çıkabilir.
--- alıntı ---
harekatın ikinci günü rumlar havadan inen birliklerle, denizden çıkan birliklerin birleşmesini engellemek ve bu birlikleri imha etmek üzere harekât gerçekleştirdi. ada topraklarında savaş sürerken haberleşme ve koordinasyon eksikliğinden dolayı kocatepe muhribi türk uçaklarınca batırıldı; 54 asker öldü.
--- alıntı ---
savaş sırasında çıkan karmaşa veya koordinasyon eksikliğinde ortaya çıkabilir.
--- alıntı ---
harekatın ikinci günü rumlar havadan inen birliklerle, denizden çıkan birliklerin birleşmesini engellemek ve bu birlikleri imha etmek üzere harekât gerçekleştirdi. ada topraklarında savaş sürerken haberleşme ve koordinasyon eksikliğinden dolayı kocatepe muhribi türk uçaklarınca batırıldı; 54 asker öldü.
--- alıntı ---
devamını gör...
siklotimik bozukluk
bipolar bozukluktan daha hafif düzeyde belirti gösteren bir duygudurum bozukluğudur. bu kişiler depresif dönemlerinde içlerine kapanık, içe dönük, karamsar, ağlamaklı biri olurlar ve üretkenlikleri düşer. hipomani dönemlerinde ise enerji dolu, daha fazla insan içine giren, daha övüngen ve şakacı biri olurlar. depresif ve hipomani dönemleri arasında haftalar yada aylar süren olağan duygudurum dönemleri olabilir. genelde psikolojik bir yardım almazlar. çünkü işlevsellik bozucu düzeyde değildir ve belirtileri kişilik özelliği olarak algılarlar.
devamını gör...
cahit zarifoğlu
devamını gör...
salyangoz
sırtımdan soğuk terler döktüren bir canlı olması haricinde* aziz nesin'e ait mizahi hikayelerden biridir aynı zamanda. hikayenin tam adı 'gemiyi istila eden salyangozlar' olup marsilya'nın en ünlü restoranlarında envai çeşit yemekte kullanılması için salyangoz dolu konteynerleri taşıyan bir yük gemisinde yaşanan hem komik hem de epeyce nemli* olayı anlatır.
salyangoz konteynerlerinin kilidi bir gece bozulmuştur ve yüzbinlerce salyangoz geminin ve tayfaların her yerinde dolaşmaya başlar. gemi kaptanı sos ihbarı yapar, çevre gemilerden yardım ister ama bir türlü inanmaz diğerleri acil bir salyangoz durumu yaşandığına. gemi bu korkunç durumla yüzleşerek bir süre sonra marsilya limanına ulaşır.
salyangoz konteynerlerinin kilidi bir gece bozulmuştur ve yüzbinlerce salyangoz geminin ve tayfaların her yerinde dolaşmaya başlar. gemi kaptanı sos ihbarı yapar, çevre gemilerden yardım ister ama bir türlü inanmaz diğerleri acil bir salyangoz durumu yaşandığına. gemi bu korkunç durumla yüzleşerek bir süre sonra marsilya limanına ulaşır.
devamını gör...
yaşı sorulunca kaç gösteriyorum diyen insan
her türlü düşük sallamanız gereken insandır. yaşından büyük bir sayı söylerseniz bozulacaktır.
devamını gör...
