ismi "altıda bir" anlamına gelen, gök cisimlerinin ufuk çizgisinden olan yüksekliklerini ve iki gök cisminin arasındaki açıyı ölçmeye yarayan alet. özellikle gemicilerin kullandığın bir alettir. ancak uçaklarda da kullanılabilir. tabi ki eskiden daha sık kullanılıyordu. günümüzde birçok ölçüm aleti teknolojiye ayak uydurmuş durumda.

aletin adının altıda bir anlamına gelmesinin nedeni, cismin ufuk yüksekliğini veren kısmın, tam bir dairenin altıda birine karşılık geliyor olması.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neden kendisine daha önce denk gelmedim diye beni uzun uzun düşündüren yazar. tam okumaya dalmıştım ikinci sayfadan sonrasının olmadığını görünce keyfim kaçtı resmen. umuyorum ki sözlükte daha çok görürüz kendisini çünkü sanıyorum yoksunluk krizine gireceğim, okuma hevesim yerine geldi. bu kadar çok yönlü olmayı nasıl başarıyor bilemiyorum ama kendisi için ne desem eksik kalacaktır muhakkak.
devamını gör...

hüda amcasıdır. ya da dayısı. bilemeyiz.
devamını gör...

fotoğraf değil de keşke video koyabilsek... geçenlerde anaokulu yıl sonu gösterimden bir video buldum. bale gösterisi için müziğin başlamasını beklerken hemen yanımda seyircilerden birinin oğlu beliriyor ve komiklikler yapıp ışığımı çalmaya çalışıyor. buna çok sinirlenen minik bihter (aka. ben) çocuğu ittirip kafasını yere çarptırıyor. babası geliyor ve kavga çıkıyor. sonuç olarak muazzam bir video keşke sizlerle paylaşabilseydim. haa btw sakın ama sakın ışığımı çalmayın.
devamını gör...

taciz edip ardından
-ne dedim ki şimdi ya
devamını gör...

3 kere, fifa dünya kupası' nı kazanmam gerek,

kariyerimde 1281 gol atarak kırılması çok zor olan bir rekora imza atmam gerek,

6 defa bir maçta beşer gol, 30 defa bir maçta dörder gol atmam, tam 92 maçta da hat-trick yapmam gerek.

sorun şu ki benim futbola hiç kabiliyetim yok, acaba 23jordan nickini mi alsaydım?
devamını gör...

hoyratça market alışverişi.
devamını gör...

tam olarak fareler ve insanlar'ım.

karakterler bakımından ele alıyorum. lennie'yi hatırlarsınız. sevgisi herkese zarar veriyordu. ben de öyle bir şeyim.
devamını gör...

cartel bir numara en büyük cehennemden çıkan çılgın türk!
devamını gör...

(bkz: james norrington)



(bkz: karayip korsanları)
devamını gör...

bir kez de kadınlar üzerinden bir laf etmeseler şaşıracağım zaten.
devamını gör...

zamanında fazla sorumluluk yüklenmiş insanlardır. her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek zorunda bırakılmışlardır. hatta başkaları yerine de düşünmeleri gerekmiştir. eee, sonuçta bu bir huya dönüşmüştür. başka nolcaktı ki?
devamını gör...

eski dönemlerde kalma el yazmalarının ve kaynakların ne kadar önemli olduklarını biliriz. bu mektuplar, fermanlar, resimler, şiirler ve müzikler dönemin atmosferini, toplumu ve insanların yaşamını bizlere iyisi ve kötüsü ile anlatırlar. bunlardan birinin örneğine yakın zamanlarda denk geldiğim için paylaşmak istedim:

amasra (antik amastris kenti) homeros'un ilyada'sından itibaren yazılı kaynaklarda geçen bir kasabadır. izmit (nikomedia) ile birlikte roma çağında bitinya'nın (mö 377 ve mö 64 yıllarında arasında hüküm sürmüş iznik merkezli bir devlet) metropollerinden birisidir.

tarihini geçmişe kadar inceleyebildiğimiz amasra'ya milattan sonra 1-2. yüzyıllarda yaşamış romalı yazar gaius plinius caecilius secundus'un, imparator ile arasında geçen mektuplaşmalarda bile görebiliriz. dayısı (gaius plinius secundus) ile karışmaması için genç plinius denen yazar 247 tanesi günümüze ulaşmış mektupları ile bilinir ve tarihin aydınlatılmasında bu mektupların önemi büyüktür.

gelelim bahsettiğimiz mektuba: ilk mektup genç plinius tarafından roma imparatorun'a yazılıyor:


"amastris'in (çok iyi planlanmış ve bakımlı bir kent) başlıca özelliklerinden biri çok güzel, uzun bir caddedir. bu cadde boyunca adına dere denilen, ancak berbat bir lağımdan farksız olan bir su akmaktadır. görünüşü ne kadar kötüyse, yaydığı kokular da o kadar sağlığa zararlıdır. halk sağlığı kadar şehrin güzelliği de bu suyun üzerinin kapatılmasını gerektirmektedir; ve izniniz olursa, bu yapılacaktır. bu kadar önemli bir işte, para sıkıntısının çekilmeyeceğini görüyorum.''


plinius ilk yüzyıllarda bile kentin bakımlı ve planlı bir şekilde büyüdüğünden fakat toplumsal bir sorunundan bahsettiği bu mektuba imparatordan bir başka mektup ile yanıt alıyor:


''amastris kentinin sağlığına zarar verecek bu suyun örtülmesi için her türlü neden mevcut, sevgili plinius. her zamanki becerikliliğinizle bu işin yapılması için gerekli parayı sağlayacağınızdan eminim.''


1930'lu yılların başına kadar sağlam kalan ve şu an da kısmen görülebilen; amasra'nın içindeki küçük limana dökülen derenin içinde aktığı kesme taştan yapılmış tünel sanıyoruz ki mektupta bahsedilen kapatma işleminin mirasıdır. mektuplardaki bilgiler bir tarihi eserin tarihini ve ne amaçla yapıldığını kesin olarak ortaya çıkarıyor. bu da eski dönemlerden günümüze kalan eserlerin geçmişi aydınlatmak açısından ne kadar değerli kaynaklar olduklarını ve neden önemsenmeleri gerektiğini gözler önüne seriyor.

kaynakça: antik anadolu coğrafyası / strabon-geographika
devamını gör...

şu uzakta araziler oluyor ya nadasa bırakılmış tepeden bakınca renkli dümdüz hep orda oyun oynamak istemiştim hatta bi kere ağlamıştım kimse anlamamıştı ne istediğimi neden ağladığımı.
devamını gör...

artiz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

safiye'nin faik'i başı çeker.
devamını gör...

1999 senesinde 250 milyon tl fatura ödemişliğim var.
ey gidi...

o zamanlar daha güzeldi ama internete girmek.
internette karşılaştığın kişi kimse, enteresan bir bağ kuruyordun hemen.

sanki okyanusta gemin batmış da, yüzerek ıssız bir adaya ulaşmışsın ve biriyle karşılaşmışsın gibi oluyordu.
yaş grubu hemen hemen aynı... 17-25
30 yaşında birinin internette takılması, ayıp karşılanıyordu yani, düşünün.

girmeyi de beceremiyorlardı zaten, hep senden yardım istiyorlardı.

o nesil gerçekten efsaneydi.
80'li yılların başlarında doğanlar...
devamını gör...

nez perce kabilesinin reisidir. gerçek adı hinmahtooyahlatkeht idi, yani yüksek dağlarda gezen gökgürültüsü. oregon'da yaşadıkları toprakları, bazı kabile üyeleri tarafından beyazlara satılınca, topraklarından çıkarıldılar.
gönderildikleri rezervasyona sürgüne giderken, kimi savaşçılar bunu kabul edemedi ve birkaç beyazı öldürdüler. artık ok yaydan çıkmıştı ve kaçmaya karar verdiler, çünkü sioux reisi oturan boğa'nın kanada'ya kaçtığını ve orada özgür yaşadığını duymuşlardı.
kuzeye doğru yola koyuldular ama askerler olanları duymuş, dört bir yanda onları arıyorlardı. mola verdikleri bir gece askerlerin saldırısına uğradılar ama bazılarını öldürselerde, savaşçıların karşılık vermesiyle çoğu kaçabildi. ama mecburen yönlerini değiştirdiler, çünkü kuzey yolu asker doluydu. onlar gitti, askerler yetişti, defalarca çatıştılar, defalarca kaçtılar derken kabile yaşlı, kadın, çocuk dahil, zor şartlarda açlığa ve soğuğa rağmen 1600 km. yol aldı.
sonunda kanada sınırına ortalama 30 km kalmıştı ve kabile çok yorgundu. bugün dinlenelim yarın son bir atak ile kanada'ya varalım dediler. fakat bilmedikleri şey, dün onlara saldıran askerleri kaçırmışlardı ama başka bir yönden bir birlik gelip onları kuşattı. ne yapacaklarını konuştular, zaten yol boyunca çok sayıda yaşlı, çocuk, kadın ve savaşçı kaybetmişlerdi ve eğer direnirlerse kendileride ölecekti.
reis genç joseph, ailesinden birkaç erkekle askerlerin olduğu yere gitti ve teslim olacaklarını söyleyip, silahlarını bıraktı. a.b.d askerleri rahatlamıştı, çatışma olmadan hepsini teslim almışlardı. askeri çadırlarını kurdular ve genç joseph ve yanındakileri göz önünde tuttular.
ertesi gün komutan genç joseph'e kabilesini toplamasını, yola çıkacaklarını söyledi. genç joseph halkına seslendiği zaman sadece yakın akrabaları yanına geldi. askerler çadırlara gidip baktıklarında gördülerki kimse kalmamış, hepsi kaçmıştı. meğer genç joseph gidip teslim olunca, askerler bu iş tamam deyip rahatlayınca, reisin akrabaları hariç diğer kızılderililer gece gizlice kanadaya doğru kaçmışlar. kendini ve ailesini kurtaramasada halkını kurtaran, fedakarlık yapan genç joseph ve akrabaları oklahoma'ya sürüldüler.
devamını gör...

üniversite bittikten sonra benim için 3-4 kez "nişanlanıyor" diye dedikodu çıkmıştı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim