301 maden işçisinin hayatını kaybettiği acılar acısı facia.
devamını gör...

gerçek milliyetçi bir siyasetçi ve eğitim adamıdır , ülkede ki göçmen sorununun gelecekteki tehlikelerini durmadan dile getirmektedir.. ayrıca partisinin milliyetçi çizgiden uzaklaştığını (ki zaten partiden ayrılanları görünce anlamak zor değil) fetö gibi illegal oluşumlara bulaşmış insanlardan rahatsız olduğunu söylemektedir..
ümit hoca adamdır milliyetçi ve vatanseverdir.. bu ülkede vatan sever insanlar değil şovenist dinci atatürk istirmacıları daha çok sevilir..
kürtçü ermenici veya dinci olsa inanın bakan olurdu bu adam şu an..
devamını gör...

salonumuza vitrin almak yerine zevkimize göre kocaman bir kitaplık yaptırdık, süs eşyası almak yerine de kitapla doldurduk rafları bir güzel. kitaplığın teslim edildiği günü hiç unutmam. yılların birikimi... saatler almıştı düzenlemek. velhasıl kelam, evimizin en değerli köşesidir.
devamını gör...

“istediğin bir şey oluyorsa bir hayır, olmuyorsa bin hayır ara.”
devamını gör...

bu ülke insanına yapılmış en büyük iyiliklerden biri olduğunu düşündüğüm eğitim kurumları. nüfusun yoğunluğunun belli merkezlerde toplandığı 70'ler sonrasında değerinin yeniden anlaşılıp tekrar aktif hale getirilmemesi çok büyük saçmalık. şu zamana kadar kapanmadan devam ettiğini düşündüğümde, ülke geneline yayılan bir nüfus, bununla beraber sanayinin de daha yaygın olması, tarımın belki de daha teknolojik olarak tüm ülkeye yayılması ve avrupa için bir tarım merkezi olan; bununla beraber entelektüelitenin toplumdan kopmadan herkese ulaştığı, belki de dünya çapında müzisyen ve sanatçıların yetiştiği bir ülke olabilirdik
devamını gör...

evlenene kadar anne yemeği, evlendikten sonra hanım yemeği.*
devamını gör...

namı diğer wembley canavarı. olaya kriketle başlayıp sonrasında futbolcu olmuş. steve harris abimiz west ham ile işe başlayıp sonrasında nasıl bas gitarı öttürmüşse, hurst'te futbolda aynı şeyi yapmış. tabi ortak noktaları west ham united olunca steve abimizin adını anmadan geçemezdim. ona iltimas geçme hakkımız her daim saklıdır. * yalnız hurst çok başarılı bir karakter olmasının yanı sıra biraz da lanetli bir kişilikmiş gibi duruyor.

işçinin emekçinin takımı, gönüllerin sultanı west ham united ile henüz ikinci sezonunda fa cup'ı kaldırıyor. malum ingilizler için fa cup'ın manevi değeri yüksektir. kupa wembley'in de olmazsa olmazlarından birisidir. işte adam mabette golünü attıktan sonra west ham tarihine tabiri caizse kestirmeden geçiveriyor. ama wembley stadyumu ile hurts arasındaki bağ inanılmaz. bu seferde 1860 münih ile yine aynı statta oynanan kupa galipleri kupası finalini kazanıyorlar ve böylece hurts wembley'de ikinci kupasını kaldırmış oluyordu.

bundan sonra ise hikaye iyice ilginçleşiyor. her daim futbolun beşiği olduğunu iddia eden ingilizlerin -ki doğrudur da- o tarihe kadar bir dünya kupası bile kazanmışlıkları yok. katıldıkları her turnuvada futbolun beşiğini bir başka ülke sallıyor ve her daim ingiltere'ye boynu bükük dönmek durumunda kalıyorlar. sırasıyla uruguay, italya, almanya, brezilya burunlarından kıl aldırmayan ingilizlere nanik yapıyor. cidden onur kırıcı bir durum.

1966 yılına gelindiğinde ise ingilizler dünya kupasına ev sahipliği yapma imkanına erişiyorlar. ve kupayı kaldırmaları için futbol tanrıları kapıyı çalıyor.. aslında kadrolarında gizli bir silahları var lakin bundan habersizler. ya da şifreyi henüz çözememişler ki, hurst gibi adamı kupada yedek bırakıyorlar. oysa tek yapmaları gereken kendilerini wembley'de oynanacak finale atmak. sonrası kolay. nasıl olsa hurst var. o kupa zaten bir şekilde alınır. *

turnuvada ilginç şeyler yaşanıyor. mesela tüm dünyanın kupanın en büyük favorisi olarak gördüğü peleli, garrinchalı muazzam brezilya takımı gruptan çıkamıyor. hurst'ün kadro da olması dahi koca brezilya'yı turnava dışına itmeye yetiyor. ingilizler çeyrek finalde arjantin ile eşleşiyorlar ama zibille sakatları var. hurts bu maçta oynama şansı elde ediyor ve onun attığı gol ile ingiltere yarı finale çıkıyor. pele'li brezilya'yı öğüten hurst-wembley bağı bu sefer yarı finalde bir başka büyük oyuncu eusebio'yu saf dışı ediyor. ve ingilizler boby charlton'ın golleri ile finale çıkıyor. ama bu sefer karşılarında almanlar var. üstün alman teknolojisi ile nasıl baş edilir? cevap tabiki belli hurst-wembley sinerjisi ile.

fakat bu maç ne yazık ki, ingilizlerin istediği şekilde başlamaz. ilk golü batı almanya atar. fakat wembley hurst'e yürü ya kulum der ve hurst skoru 1-1'e getirir. ingilizler ikinci yarıda 2-1 öne geçseler de, 89. dakika da almanlar bir gol daha atar ve maç 2-2 biterek uzatmalara gider. acaba wembley hurst'e sırtını mı dönmektedir? elbette hayır işe sadece heyecan katmak istemiştir. ve dünya futbol tarihinde yer eden ingilizlerin üçüncü golü yine hurst'ün vuruşunda 112. dakika da gelir. lakin top çizgiyi geçti mi geçmedi mi tartışmaları yıllar boyu sürecektir. orta hakemin adını bile hatırlamayan biz futbol severler yan hakem bayramov'un ismini bu pozisyon yüzünden ezbere biliriz.

bu golün verilmesi de kanımca hurst-wembley ilişkisinin alameti farikası olmuştur. * sonrasında hurst, ''burası wembley burada benim borum öter'' diyerek uzatmaların son dakikasında bir gol daha atar ve futbolun beşiği ingiltere sonunda kendi beşiğini sallamayı başarır.

pele'yi, garrincha'yı, eusebio'yu, macarları, sscb'yi ve en nihayetinde almanları oynadığı/oynamadığı karşılaştığı/karşılaşmadığı maçlar sonunda saf dışı eden hurst'ün enteresanlığı bununla bitmez.

wembley'de üç önemli kupayı kaldıran hurst'den sonra, ne west ham united , ne de ingiliz milli takımı bir daha dikiş tutturamaz. yani sizin anlayacağınız hurst yoksa kupa yoktur. ve bu lanet daha ne kadar sürer onu da futbol tanrıları bilir sanırım... *

bu arada hurst dünya kupası finalleri tarihinde hat-trick yapan ilk ve tek oyuncu olma özelliğini sürdürüyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu güzellik.. işte rengi de bu, tam bayılmalık.
devamını gör...

genellikle paçaları tüylü evcil bir güvercin türü.

takla atmalarının sebebi, muhtemelen atalarının yırtıcı kuşlardan kurtulmak için ani manevralar yapa yapa evrimsel süreçte edindiği kalıtsal bir güdü.

garip hayvanlar gerçekten. yeterince pratik yapmış bir taklacı güvercinin uçuş süresi saatler sürebilir. bunun sebebi, yuvalarına her konmak istediklerinde takla atma güdüsünün nüksetmesi. hayvancağız yuvasına doğru hızlıca süzülüp konmak isterken belli bir mesafeye kadar anca yaklaşıp birden yukarı doğru dimdik yüksele yüksele takla atmaya başlar. bazıları öyle takla delisidir ki her iki kanadını takla esnasında birbirine çarptıra çarptıra eklem bölgesinin dokusu yara bere içinde kalır. izlenmesi en keyifli uçuşa sahip olmalarına rağmen sanırım bu hayvancağızlar için uçuş, bir tür işkence.
devamını gör...

bahtın açık olsun..
devamını gör...

orhan pamuk başlığında ifade edilebilmesi mümkün düşüncelerdir. yazar adına açılmış bir başlık varken ve zaten o başlıkta düşünce beyan etmeye bir engel yokken bu başlığa gerek olduğunu düşünmüyorum.

iğne başlığı varken kalkıp, sözlük yazarlarının iğne hakkındaki düşünceleri başlığını açsam pek mantıklı olmaz sanıyorum ki. sözlük gibi platformlarda düşüncelerimizi paylaşıyoruz zaten.
devamını gör...

kalem pil kullanılması gereken bir cihazınız var ve elinizde sadece ince pil varsa alt ve kanerlarda kalan boşluğu aluminyum folyoyla doldurun.
devamını gör...

ultraviyole olarak da bildiğimiz elektromanyetik dalga.

yüksek frekanslı, yüksek enerjili ve kısa dalga boyuna sahip bir dalga türüdür. madde içerisine nüfuz etme özelliği bulunur.

kimyasal bağ yapılarını bozma özelliğine sahip olduğundan canlılar için zararlıdır. güneş'te uzun süre kalmanın kanserojen etkisi, bu tür ışınların hücre içindeki bağ ve atomların yapısını bozması sonucu ortaya çıkar. ozon tabakasını delmenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin nedeni de budur.
devamını gör...

korku hikayelerini okumayı severim, hepsi beni çok etkiler ancak hepinizin bir psikiyatri servisini ziyaret etmesi gerektiğini düşünüyorum, psikoloji bilimi herkesin aynı paranormal olayı görmesini, duymasını dahi açıklar. sevgiler...

edit: sonradan aklıma geldi, üniversite sınavına hazırlandığım dönem, gitmeyi çok istediğim bir üniversite vardı herkesin olduğu gibi, ancak o üniversitenin olduğu şehre veya o kampüse hiç gitmemiştim veya hiçbir yerden açıp bakmamıştım, sadece adını ve ne kadar çok istediğimi biliyordum, bir gün rüyamda o kampüste elimde bardak bir yokuşu çıktığımı gördüm, uyandığımda emindim orası olduğuna ancak kimseye söylemedim, herneyse sonunda o üniversiteyi kazandım ve o yokuş yabancı diller yüksek okuluna giden yokuştu birebir aynısıydı rüyamdakiyle ve 1 sene boyunca her gün o yokuşu söverek çıksam da, beni hala çok şaşırtır bu olay, okula gidene kadar hiçbir fotoğrafına dahi bakmamıştım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''bu da dahil olmak üzere bütün genellemeler yanlıştır.''
devamını gör...

o zaman yazarlari da çaylak yapıyoruz diyeceğim başlıktır. hadi bakalım yok mu arttıran? odalarda ışıksızım, yazarsızım, çaylağın biriyem.
devamını gör...

internetten hastalık araştırmanın vardığı yer. yaşadığımız sıkıntıla ilgili internette araştırma yaptığımızda en kötü sonuçlar çıkıyor genelde, çünkü ciddi bir şey olduğuna inanmadan rahat edemiyoruz. bu yüzden hep en kötü tecrübeleri arıyoruz.

benim kulağım tıkandığında beyin tümörü vardı misal. dişim apse yaptığında çene kemiklerim un ufak olacaktı. midem bulandığı zamanlarda hamileydim. zaten şizofrenim. hepsi var bende...şu an sırat köprüsünd...hoop düşüyordum aşağı az kalsın.
devamını gör...

sıcak çay kaşığını ele, kola dokundurmak.
devamını gör...

peki aynı şey favoride de oluyor mu dediğim durumdur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim