van gölü
literatürde göl olarak anılsa da; büyüklüğünü görenlerin ve benim gibi van'da yaşayanların deniz dediği, türkiye'mizin en büyük gölü, dünyanın ise en büyük soda gölü olması özelliğini taşıyan doğunun incisi van'dan adını almış göldür.
içinde endemik bir tür olan inci kefâli balığı, van'lıların deyimiyle van balığı yaşar ve bu suda başka herhangi bir balık türünün yaşayamadıgı bilinir.
turistik açıdan yaz ve kış turizmine açık olmasıyla beraber her yıl belirli dönemlerde su sporları etkinlikleriyle gündeme gelmektedir. su altı dalışları ve turistik tekne gezileri vardır. akdamar, çarpanak adaları kiliseleriyle bilinmektedir. öte yandan yine gölde adır ve tavşan adası bulunmaktadır.
göl altı turizmi açısından da zengin sayılan gölde su altı dikitleri, su altında kalmış yerleşim alanları ve 1. dünya savaşı'nda batmış bir rus gemisi bulunmaktadır.
zaman zaman gölde canavar olduğu rivayet edilir. bir çok vanlının gördüğünü iddia ettiği canavar mıdır başka bir şey midir bilinmez lakin canavar arama ekipleri dahi kurulmuştur.
göl çevresinde bir çok sahil, yüzme alanı ve piknik yerleri bulunmaktadır. ayrica mavi bayraklı plajları da mevcuttur.
gölün çevresi yaklaşık 440 km'lik bir mesafeye sahiptir. bu da gölü bir deniz denebilecek kadar büyük yapıyor.
2021 yılında nasa tarafından açılan yarışmada van gölünün uzaydan görüntüsü birinci olmuş ve şehri bir kez daha gururlandırmıştır.
içinde endemik bir tür olan inci kefâli balığı, van'lıların deyimiyle van balığı yaşar ve bu suda başka herhangi bir balık türünün yaşayamadıgı bilinir.
turistik açıdan yaz ve kış turizmine açık olmasıyla beraber her yıl belirli dönemlerde su sporları etkinlikleriyle gündeme gelmektedir. su altı dalışları ve turistik tekne gezileri vardır. akdamar, çarpanak adaları kiliseleriyle bilinmektedir. öte yandan yine gölde adır ve tavşan adası bulunmaktadır.
göl altı turizmi açısından da zengin sayılan gölde su altı dikitleri, su altında kalmış yerleşim alanları ve 1. dünya savaşı'nda batmış bir rus gemisi bulunmaktadır.
zaman zaman gölde canavar olduğu rivayet edilir. bir çok vanlının gördüğünü iddia ettiği canavar mıdır başka bir şey midir bilinmez lakin canavar arama ekipleri dahi kurulmuştur.
göl çevresinde bir çok sahil, yüzme alanı ve piknik yerleri bulunmaktadır. ayrica mavi bayraklı plajları da mevcuttur.
gölün çevresi yaklaşık 440 km'lik bir mesafeye sahiptir. bu da gölü bir deniz denebilecek kadar büyük yapıyor.
2021 yılında nasa tarafından açılan yarışmada van gölünün uzaydan görüntüsü birinci olmuş ve şehri bir kez daha gururlandırmıştır.
devamını gör...
mahlaslardan meslek tahmin etmek
civciv ama sevilmiyor
büyüyünce tavuk çiftliği kuracak.
şimdi ananı laciverde boyadım : filli boya satış temsilcisi yahut makyöz.
nihihih921 : nihilist olacakken bi gülme tutan felsefeci.
büyüyünce tavuk çiftliği kuracak.
şimdi ananı laciverde boyadım : filli boya satış temsilcisi yahut makyöz.
nihihih921 : nihilist olacakken bi gülme tutan felsefeci.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
“bu dünya, belki de bir başka gezegenin cehennemidir.”
aldous huxley.
aldous huxley.
devamını gör...
çaylak onay listesinden sıkılıp normal’e gelmek
ekşi sözlükte çaylak onay listesinde sürünenler bilir. adeta uzunun cehape zihniyetini eleştirirken ele aldığı doksanlardaki ssk, bağ-kur, sgk kuyruklarını aratmayan, bekledikçe beklediğiniz dünyanın belkide en boktan algoritmasıyla oluşturulmuş 50 bin kişilik bir listedir kendileri. kafa'yı buldum, birde bunu deneyelim.
devamını gör...
düğün yemeği
aydin ve muğla için konuşacak olursam dostlar menü klasiktir. keşkek, bol süzme yoğurtlu kizartma, etli nohut, pilav, salata, ve irmik helvası olur. bu bölgelere göre değişkenlik gösterse de genel yemekler bunlardır. ne kadar yağlı olursa olsunlar büyük bir mutlulukla yerim. zaten sabahları yemeģi yer akşam düğün zamanı evde pijamalarimla yatarım.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
sevmek zorunda değilsiniz ama saygı duymak zorundasınız.
devamını gör...
normal sözlük'ün dergi projesi
ekibi çok güzel sallardım ama telif falan yerim gerek yok karambole gelemem.*
yayında ve yapımda emeği geçecek ekip üyelerine şimdiden teşekkürler.
yayında ve yapımda emeği geçecek ekip üyelerine şimdiden teşekkürler.
devamını gör...
quentin tarantino
en beğendiğim filmi the hateful eight olan yönetmen. seveni de çok, nefret edeni de. yönetmen bile değil, diyen de var, yönetmenliğin zirvesi, diyen de.
benim ise kendisi hakkında olumlu düşünmemi sağlayan filmi yukarda bahsettiğimdi. onun öncesinde meh diyordum konusu açılınca.
ayrıca, filmlerinin sinemada izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
benim ise kendisi hakkında olumlu düşünmemi sağlayan filmi yukarda bahsettiğimdi. onun öncesinde meh diyordum konusu açılınca.
ayrıca, filmlerinin sinemada izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
iyi erkeklerin nerede olduğu problemi
''iyi'' kavramı göreceli yani kişiden kişiye değişen bir kavram olduğu için net bir cevabı olmayan sorudur.
her yerde olabilir sizin ''iyi''nize uygun olan insanlar.
her yerde olabilir sizin ''iyi''nize uygun olan insanlar.
devamını gör...
z kuşağı
haksız yere eleştirildiğini düşündüğüm kuşak.
etrafınıza bakarsanız "65 yaş üstü oy veremesin. ülkeyi bu hale onlar getirdi" diyenler baby boomers denen kuşağı suçluyor. bazıları politik nedenlerle x kuşağını suçluyor, bir kısmı y kuşağı şöyle böyle diyor... yani özünde her kuşaktan her tip insan çıktı şimdiye dek. z kuşağının da farklı olması için bir neden yok. onlardan da her türlü insan çıktı/çıkıyor/çıkacak.
z kuşağı bazı konularda avantajlı bile diyebiliriz çünkü artık çoğunun elinin altında bilgisayar ve internet var. gerçek haberlere, bilgiye daha kolay ulaştıkları için, ülkede olup bitenlerin iç yüzünü eskilerden daha iyi analiz edebilecek duruma gelecekler. benim o yaşta internetim olsaydı uçmuştum bilimsel anlamda. şu anda çoğu çok genç. siz o yaşlardayken büyük ihtimalle çoğunuz aklı bir karış havada gezen tiplerdiniz. ben de öyleydim. şu anda çok gençler ve istisnaları kenara koyarak diyorum ki, eleştirilmeleri için çok erken.
ha derseniz ki eski gençler en azından büyüklerine karşı daha saygılıydı, şimdi o "büyük"lere bakıyorum da, onların da saygısızlıkta z kuşağı gençlerinden geri kalır yanı yok. hakaretsiz, küfürsüz cümle bitirebilen kaç kişi var ki içlerinde?
bir de bu konuyu twitter yahut instagram gibi ortamlara bakıp da gördüğünüz kötü örnekler üzerinden değerlendirmeniz son derece yanlış. öncelikle, 40+ olan herkes ahlaklıdır diyemeyeceğimizi hepiniz kabul edersiniz sanırım. "komik caps" olarak paylaşıp güldüğümüz bir sürü sapık tip var yaşı bilmem kaça geldiği halde sosyal medyada kadın peşinde koşan. aynı şekilde 20- yaştakiler için hepsi ahlaksızdır denemeyeceğini de kabul edersiniz. su-i misal emsal olmaz denir. yani kötü örneğe bakarak aynı şartlardaki herkesin kötü olduğunu iddia edemeyiz. bu nedenle bana göre (her genelleme gibi) "z kuşağı şöyledir" şeklinde yapılacak tüm olumlu ya da olumsuz genellemeler yanlıştır.
etrafınıza bakarsanız "65 yaş üstü oy veremesin. ülkeyi bu hale onlar getirdi" diyenler baby boomers denen kuşağı suçluyor. bazıları politik nedenlerle x kuşağını suçluyor, bir kısmı y kuşağı şöyle böyle diyor... yani özünde her kuşaktan her tip insan çıktı şimdiye dek. z kuşağının da farklı olması için bir neden yok. onlardan da her türlü insan çıktı/çıkıyor/çıkacak.
z kuşağı bazı konularda avantajlı bile diyebiliriz çünkü artık çoğunun elinin altında bilgisayar ve internet var. gerçek haberlere, bilgiye daha kolay ulaştıkları için, ülkede olup bitenlerin iç yüzünü eskilerden daha iyi analiz edebilecek duruma gelecekler. benim o yaşta internetim olsaydı uçmuştum bilimsel anlamda. şu anda çoğu çok genç. siz o yaşlardayken büyük ihtimalle çoğunuz aklı bir karış havada gezen tiplerdiniz. ben de öyleydim. şu anda çok gençler ve istisnaları kenara koyarak diyorum ki, eleştirilmeleri için çok erken.
ha derseniz ki eski gençler en azından büyüklerine karşı daha saygılıydı, şimdi o "büyük"lere bakıyorum da, onların da saygısızlıkta z kuşağı gençlerinden geri kalır yanı yok. hakaretsiz, küfürsüz cümle bitirebilen kaç kişi var ki içlerinde?
bir de bu konuyu twitter yahut instagram gibi ortamlara bakıp da gördüğünüz kötü örnekler üzerinden değerlendirmeniz son derece yanlış. öncelikle, 40+ olan herkes ahlaklıdır diyemeyeceğimizi hepiniz kabul edersiniz sanırım. "komik caps" olarak paylaşıp güldüğümüz bir sürü sapık tip var yaşı bilmem kaça geldiği halde sosyal medyada kadın peşinde koşan. aynı şekilde 20- yaştakiler için hepsi ahlaksızdır denemeyeceğini de kabul edersiniz. su-i misal emsal olmaz denir. yani kötü örneğe bakarak aynı şartlardaki herkesin kötü olduğunu iddia edemeyiz. bu nedenle bana göre (her genelleme gibi) "z kuşağı şöyledir" şeklinde yapılacak tüm olumlu ya da olumsuz genellemeler yanlıştır.
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
aile kurmak sofra kurmak kadar kolay değildir. ve herkes aile ''kurmak'' zorunda değildir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
batmadim ama yan gidiyorum.
devamını gör...
ikinci el kitap almak
geçmişte bütçe kısıtlılığından dolayı yapmış olduğum; içerisinden ayraç olarak kullanılmış olan, x geçmiş tarihli market fişleri, ihtiyaç listeleri, kitaplara alınan notlar, altı çizili satırlar gördükçe müptelası olduğum eylemdir.
bir sahaf ziyareti sırasında, elimde liste ile kitap arıyordum. farklı yazarlar, farklı konularla ilgiliydi aradığım kitaplar. 6, 7 tanesini edindim. edindiklerim içerisinde 4 kitap aynı kişi tarafından satın alınmış, okunmuş ve içine notlar düşülmüştü. bu nasıl bir tesadüftü, aman allahım demiştim. ilk sayfasına ismini, soyisimini ve kitabı aldığı tarihi yazmış. çok da yaygın olmayan ismi ve soyismi vardı. facebook'un aktif kullanıldığı yıllardı. buldum bu kişiyi. kısa süre sohbet ettik. değişik bir durumdu. konular farklı, yazarlar, yayınevleri farklı ama ilgi alanlarımız ve meraklarımız aynıydı. bu da böyle bir anımdır paylaşmak istediğim.
kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrendikten ve iş hayatına atıldıktan sonra bıraktım ikinci el kitap satın almayı. zamanla daha bencil oldum sanırım. ilk ben kokusunu duyabilmeliyim, ilk ben dokunabilmeliyim, ilk ben okuyabilmeliyim şeklinde değişti bakıç açım.
bir sahaf ziyareti sırasında, elimde liste ile kitap arıyordum. farklı yazarlar, farklı konularla ilgiliydi aradığım kitaplar. 6, 7 tanesini edindim. edindiklerim içerisinde 4 kitap aynı kişi tarafından satın alınmış, okunmuş ve içine notlar düşülmüştü. bu nasıl bir tesadüftü, aman allahım demiştim. ilk sayfasına ismini, soyisimini ve kitabı aldığı tarihi yazmış. çok da yaygın olmayan ismi ve soyismi vardı. facebook'un aktif kullanıldığı yıllardı. buldum bu kişiyi. kısa süre sohbet ettik. değişik bir durumdu. konular farklı, yazarlar, yayınevleri farklı ama ilgi alanlarımız ve meraklarımız aynıydı. bu da böyle bir anımdır paylaşmak istediğim.
kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrendikten ve iş hayatına atıldıktan sonra bıraktım ikinci el kitap satın almayı. zamanla daha bencil oldum sanırım. ilk ben kokusunu duyabilmeliyim, ilk ben dokunabilmeliyim, ilk ben okuyabilmeliyim şeklinde değişti bakıç açım.
devamını gör...
rocky
filmin senaryosunu da yazan sylvester stallone beyaz boksör fikrini efsane muhammed ali ile dövüşen chuck wepner' dan alır. televizyonda seyrettiği bu maçtan çok etkilenir.
bu maç için ali'ye 1.5 milyon dolar garanti para verilmiş, wepner ise 100.000 dolara imza atmıştır. bu, para wepner'ın şimdiye kadar kazandığı tüm paradan kat be kat daha fazladır. bu nedenle hiç düşünmeden imza atar.
1975 yılındaki maçta herkes chuck wepner'ın 3. raunda kadar zor dayanacağı fikrindedir.. ancak muhammed ali ne kadar sert vurursa vursun dayanır ve 15 raund ali'ye karşılık verir. hatta wepner efsaneyi bir sefer yerede serer., hakem sayar ama 15 raund sonunda chuck wepner maçı teknik nakavtla kaybeder.
muhammed ali daha sonra wepner'in yumruğu ile değil ayağına bastığı için düştüğünü söyler. wepner hakem sayarken köşesine çekilir ve menajerine " arabayı çalıştır. bankaya gidiyoruz. milyoneriz." der. buna wepner'ın menajeri cevabı ise: "arkanı dönsen iyi olur. kalkıyor ve kızgın görünüyor." olur.
ancak stallone seneler sonra ilham kaynağının wepner olduğunu ısrarla reddetmiş.
aşağıdaki videodan wepner' in efsaneyi yere serdiği anları seyredebilirsiniz.
bu maç için ali'ye 1.5 milyon dolar garanti para verilmiş, wepner ise 100.000 dolara imza atmıştır. bu, para wepner'ın şimdiye kadar kazandığı tüm paradan kat be kat daha fazladır. bu nedenle hiç düşünmeden imza atar.
1975 yılındaki maçta herkes chuck wepner'ın 3. raunda kadar zor dayanacağı fikrindedir.. ancak muhammed ali ne kadar sert vurursa vursun dayanır ve 15 raund ali'ye karşılık verir. hatta wepner efsaneyi bir sefer yerede serer., hakem sayar ama 15 raund sonunda chuck wepner maçı teknik nakavtla kaybeder.
muhammed ali daha sonra wepner'in yumruğu ile değil ayağına bastığı için düştüğünü söyler. wepner hakem sayarken köşesine çekilir ve menajerine " arabayı çalıştır. bankaya gidiyoruz. milyoneriz." der. buna wepner'ın menajeri cevabı ise: "arkanı dönsen iyi olur. kalkıyor ve kızgın görünüyor." olur.
ancak stallone seneler sonra ilham kaynağının wepner olduğunu ısrarla reddetmiş.
aşağıdaki videodan wepner' in efsaneyi yere serdiği anları seyredebilirsiniz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap
kitap almadan geçen altmış yedi günün sonunda hedeflerimi* gerçekleştirmişim ve ben bu kitapları haketmişim.
gözler yaşlı çünkü sanki yıllardır kitap almıyor gibiydim. işte tam liste;
hırçın kız-shakespeare
yanlışlıklar komedyası-shakespeare
kuru gürültü-shakespeare
macbeth-shakespeare
george dandin veya bir koca nasıl rezil edilir?-moliere
kadınlar mektebi-moliere
insandan kaçan-moliere
cimri-moliere
hastalık hastası-moliere
kibarlık budalası-moliere
eugenie grandet-balzac
son hediye-abdulrazak gurnah
kitap-lık dergisi sayı:216
notos öykü dergisi sayı:88
gözler yaşlı çünkü sanki yıllardır kitap almıyor gibiydim. işte tam liste;
hırçın kız-shakespeare
yanlışlıklar komedyası-shakespeare
kuru gürültü-shakespeare
macbeth-shakespeare
george dandin veya bir koca nasıl rezil edilir?-moliere
kadınlar mektebi-moliere
insandan kaçan-moliere
cimri-moliere
hastalık hastası-moliere
kibarlık budalası-moliere
eugenie grandet-balzac
son hediye-abdulrazak gurnah
kitap-lık dergisi sayı:216
notos öykü dergisi sayı:88
devamını gör...
evde yalnızken yiyişmenin ötesine geçebilmek
mahmut'a mart kedileri gibi bir şey olmuş. soğuk su döken komşu da şimdi camda belirdi...
üşütme mahmut.*
üşütme mahmut.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
sürüngen. (bkz: öğrenci)
radyo tv öğrencisiyim.
radyo tv öğrencisiyim.
devamını gör...



