vagus siniri
kafatasından çıktıktan sonra mide bağırsak sisteminin bir kısmına kalp ve akciğerleri dallar veren ve bu sistemlerin işlemlerinde ve önemli rolü oynayan 10. kafa çifti sinirlidir.
devamını gör...
guy ritchie
snatch gibi kült filmler listesinde zirvelerde olan bir filmi ve sherlock holmes gibi çok çok eğlenceli bir seriyi yönetmesinin yanı sıra, madonna 'nın da eski kocası olan yönetmen.. severek izliyoruz..
devamını gör...
bir erkeğin gönlünü almak
onun için kurabiye, kek gibi sevdiği bir şey pişirebilirsin sayın yazar. yanına da bir şişe şarap koyup onu ziyarete gidersin. içtenlikle sarılır hediyelerini verirsin. getirdiğin hediyeleri birlikte tüketmek için öncesinde ağzını aramalasın ki kaçacak yeri olmasın. oturur birlikte yer içersiniz. birlikte yemek yemek insanları yakınlaştırır. şarap da gevşetir. onu, içindekileri dökmesi için cesaretlendirmelisin. sana olan kızgınlığını kırgınlığını tam anlamıyla ifade etsin. rahatlasın. hava güzelse dışarı çıkar laflayarak yürürsünüz, hava kötüyse "vizontele, her şey çok güzel olacak" gibi bir film izlersiniz gülerek yorum yaparak. aynı şeylere gülmek de insanları yakınlaştırır. masa oyunları da oynayabilirsiniz. paylaşım çok oluyor o oyunlarda. o günü bitirince, ertesi gün de o yakınlığı pekiştirmek için görüşmelisiniz. hiç olmadı bir kahve içmelisiniz. bir gün önceki durumla tatlı tatlı dalga geçmeye başlayıp onu da işin içine katmalısın. ve hoooop gönlünü aldın eskiye döndünüz.
devamını gör...
kimsenin yemediği küçük esnaf yalanları
bize gelişi o kadar zaten bundan pek bir kazancımız yok ki bizim be ablam
devamını gör...
ulus baker
türk sosyolog- filozof- yazar.
spinoza hayranı olarak tanınır.
beslediği iki kedisine de 'spinoza' ismini vermiştir.
nevi şahsına münhashır bir karaktermiş. bir videosunu açıp dinliyorum o kadar sakin ve sade anlatımı var ki; bilgi birikiminine her şeyden önemlisi anlatım gücüne hayran kaldım. şarkı söyler gibi anlatıyor, öyle felsefeye ilgi duymanıza bile gerek yok. dinlediğiniz kişinin elinde sigarası bir köşesinde kahvesi ile telaşsız sözcükleri arasında kalıyorsunuz. her biri yerli yerinde kullanılan ifadeler.. 21 yüzyılın aykırı filozoflarından biri olarak anılıyor. genelde saçı başı darmadağınık, kılık kıyafete çok önem vermeyen biri öyle ki aldığı kıyafetlerin bedenine bile bakmadan giyermiş. fotoğraflarına denk gelirseniz bazı yerlerde gözlüğü dahi yamuktur. görünüşün bir aldanış olduğu hissine kaptıyor bizi. baker, düşünceleri ve düşüncelerin yansıtma biçimi ile farklılık yaratan, topluma faydalı insanlardan biri olmuş.
imajlarımız montajdan ibarettir..
spinoza ile hayatı çözümlemek değil bilgiyi olumlu duyguya dönüştürmek hedeflenmiş. gerçek bilgi arayışının gücüne inanılmış.
(bkz: ulus baker'den sözler) buraya gelmişim gibi sayın.
sevmek mi, sevilmek mi daha iyidir? yegâne bir yanıt vardır. sevmek daha iyidir, çünkü sevilmek daima başkasının bir lütfudur.
aman efendim aman ne güzel insanlar gelip geçmiş..
spinoza hayranı olarak tanınır.
beslediği iki kedisine de 'spinoza' ismini vermiştir.
nevi şahsına münhashır bir karaktermiş. bir videosunu açıp dinliyorum o kadar sakin ve sade anlatımı var ki; bilgi birikiminine her şeyden önemlisi anlatım gücüne hayran kaldım. şarkı söyler gibi anlatıyor, öyle felsefeye ilgi duymanıza bile gerek yok. dinlediğiniz kişinin elinde sigarası bir köşesinde kahvesi ile telaşsız sözcükleri arasında kalıyorsunuz. her biri yerli yerinde kullanılan ifadeler.. 21 yüzyılın aykırı filozoflarından biri olarak anılıyor. genelde saçı başı darmadağınık, kılık kıyafete çok önem vermeyen biri öyle ki aldığı kıyafetlerin bedenine bile bakmadan giyermiş. fotoğraflarına denk gelirseniz bazı yerlerde gözlüğü dahi yamuktur. görünüşün bir aldanış olduğu hissine kaptıyor bizi. baker, düşünceleri ve düşüncelerin yansıtma biçimi ile farklılık yaratan, topluma faydalı insanlardan biri olmuş.
imajlarımız montajdan ibarettir..
spinoza ile hayatı çözümlemek değil bilgiyi olumlu duyguya dönüştürmek hedeflenmiş. gerçek bilgi arayışının gücüne inanılmış.
(bkz: ulus baker'den sözler) buraya gelmişim gibi sayın.
sevmek mi, sevilmek mi daha iyidir? yegâne bir yanıt vardır. sevmek daha iyidir, çünkü sevilmek daima başkasının bir lütfudur.
aman efendim aman ne güzel insanlar gelip geçmiş..
devamını gör...
23 haziran 2022 mahmut ustaosmanoğlu'nun hayatını kaybetmesi
üzüldüm desem yalan olur; sevindim desem yalan olur diyeceğim ölüm.
ölünün arkasından konuşulmaz lafını açıkçası savunmuyorum. hitler de ölü , arkasından bir ton laf ediliyor. atatürk öldü; arkasından hala bir ton laf ediliyor(tarikatlarda genelde iyi de laf edilmiyor, ölü olmasına rağmen). aynı mantıkla ilerlersek,david rockefeller’ın arkasından da bir ton laf edildi.
şimdi, rockefeller ölü değil mi? internette bakın bakalım arkasından nasıl iyi (!) konuşulmuş. bu durumda, o ölünün arkasından kötü konuşulmaz, bu ölünün arkasından iyi konuşulmaz demek iki yüzlülük olmuyor mu? o zaman hitler’in arkasından da helva kavurmamız gerekmez mi?
ölünün arkasından konuşulmaz lafını açıkçası savunmuyorum. hitler de ölü , arkasından bir ton laf ediliyor. atatürk öldü; arkasından hala bir ton laf ediliyor(tarikatlarda genelde iyi de laf edilmiyor, ölü olmasına rağmen). aynı mantıkla ilerlersek,david rockefeller’ın arkasından da bir ton laf edildi.
şimdi, rockefeller ölü değil mi? internette bakın bakalım arkasından nasıl iyi (!) konuşulmuş. bu durumda, o ölünün arkasından kötü konuşulmaz, bu ölünün arkasından iyi konuşulmaz demek iki yüzlülük olmuyor mu? o zaman hitler’in arkasından da helva kavurmamız gerekmez mi?
devamını gör...
danimarka'nın mültecilerin oturma iznini iptal etmesi
danimarka hükümeti, suriye’de artık iç savaşın bittiğini ve dönmek için güvenli olduğunu belirterek, suriyeli mültecilerin oturma izinlerinin iptal sürecini başlattı.
— vice news
haber link : www.sozcu.com.tr/2021/dunya...
— vice news
haber link : www.sozcu.com.tr/2021/dunya...
devamını gör...
trans kadın gören anadolu çocuğu
eli ayağına dolanan anadolu çocuğudur. bir de yanında arkadaşı varsa "la la la bak la bak la karı gibi herif!" diye heyecanlanır. ne oluyor olm? bu heyecan niye? gel dese gideceksin değil mi?
o da en az senin benim kadar insan, nedir yani bu heyecan bu şov.
o da en az senin benim kadar insan, nedir yani bu heyecan bu şov.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
- saygı gösterilmez, hak edilir.
canım kendim, ne güzel söylemişim zamanında.
canım kendim, ne güzel söylemişim zamanında.
devamını gör...
mimari fotoğrafçılık
bir yapının kendisini, çevresini veya bir parçasını içeren fotoğrafları elde etmeyi amaçlayan fotoğraf dalına mimari fotoğrafçılık denir. mimari fotoğrafçılıkta ana öğe binadır. editorial amaçla mimari fotoğraf çekilebildiği gibi binanın öncesi, sonrası vb. gibi teknik amaçlarla da mimari fotoğraf çekilebilir. mimari fotoğrafta insan detayı kullanmak ölçek olarak başarılı bir seçim olabileceği gibi ana amaç orjinal kareler olmaldır. mimari fotoğrafçılığın en etkili isimlerinden birisi frederick evans dır. fotoğraf çekmeden önce binanın her açıdan gözlemlenmesi, tripod, geniş açı lens, full frame makina, kısık diyafgram kullanımı, uv, polarize filtre kullanımı, doğal ışık içi doğru zaman ve açı seçimi, yapay ışık, difüzör ve reflektör kullanımı gerektiğinde yapılması gereken olmazsa olmazlardır. binanın çekilmeden önce detaylı gezilmesi, orjinal kurgunun yaratılması etkileyici fotoğraf elde etme şansını oldukça arttırır . unutulmamalıdır ki her gün önünden binlerce insanın geçtiği ( geçeceği), insnaların gözünün aşina olduğu binaları farklı bir dil ile anlatmak gerçek anlamda sanatsal bir fotoğraf elde etmek için tüm konsantrasyonunuzu vermenizi gerektirir. mimari fotoğrafçılıkta illa ufuk çizgisi gibi detaylara uymaya gerek yoktur. sınırların zorlanması etkileyici fotoğrafları doğurur.
devamını gör...
peder matvei konstantinovsky’nin eline bulaşan küller
bugün gün boyu kafamı kurcalayan ikinci konudur.
birçok şey şeytanın icadıdır. yeni çıkan her şey öyledir zaten de eskiden kalma olanlar da vardır. şeytan öyle icatlar yapmıştır ki değme mucide taş çıkarır. peder matvei konstantinovsky’ye göre yazı da bunlardan biridir. daha doğrusu yazılan romanlar, kurmaca eserler. bunların hepsi insanları tanrının yolundan uzaklaştırır. elbette tanrının da kitaplarla kendi göstermesi dışında bu görüşte bir sorun yok.
bu pederin böyle düşünmesi tuhaf değildir. tuhaf olan nikolay gogol gibi bir dehanın bu adama inanmış olmasıdır. her yazarı bir palto’nun içine sığdıracak kadar büyük bir deha olan ve bence dünyanın en iyi romanları arasında sayılabilecek ölü canlar’ı yazan gogol bu adam tarafından kandırılmıştır.
gogol ölü canları üç kitap halinde yazmaya karar vermiştir. tıpkı ilahi komedya gibi. cehennem, araf ve cennet. ilk kitabı yazdıktan sonra ikinciye başlar ve yazdığını beğenmez. bu esnada peder onu içten içe işlemektedir. yazar pederin etkisi altına girer ve el yazmalarını yakar.
belki de muhteşem iki cilt ölü doğmuş olur. o kitapların külleri pederin eline bulaşmıştır. gogol bu olaydan sonra yemek yemeyi reddeder ve dört gün sonra da ölür. açlıktan ölür ama çıldırmıştır yazar. peder onun cehennemden çıkmasına ve bizi de kurtarmasına izin vermez.
cehennemde olacağını umduğum bu peder ölü canların külleri ile bir cehennem provası yapmıştır.
birçok şey şeytanın icadıdır. yeni çıkan her şey öyledir zaten de eskiden kalma olanlar da vardır. şeytan öyle icatlar yapmıştır ki değme mucide taş çıkarır. peder matvei konstantinovsky’ye göre yazı da bunlardan biridir. daha doğrusu yazılan romanlar, kurmaca eserler. bunların hepsi insanları tanrının yolundan uzaklaştırır. elbette tanrının da kitaplarla kendi göstermesi dışında bu görüşte bir sorun yok.
bu pederin böyle düşünmesi tuhaf değildir. tuhaf olan nikolay gogol gibi bir dehanın bu adama inanmış olmasıdır. her yazarı bir palto’nun içine sığdıracak kadar büyük bir deha olan ve bence dünyanın en iyi romanları arasında sayılabilecek ölü canlar’ı yazan gogol bu adam tarafından kandırılmıştır.
gogol ölü canları üç kitap halinde yazmaya karar vermiştir. tıpkı ilahi komedya gibi. cehennem, araf ve cennet. ilk kitabı yazdıktan sonra ikinciye başlar ve yazdığını beğenmez. bu esnada peder onu içten içe işlemektedir. yazar pederin etkisi altına girer ve el yazmalarını yakar.
belki de muhteşem iki cilt ölü doğmuş olur. o kitapların külleri pederin eline bulaşmıştır. gogol bu olaydan sonra yemek yemeyi reddeder ve dört gün sonra da ölür. açlıktan ölür ama çıldırmıştır yazar. peder onun cehennemden çıkmasına ve bizi de kurtarmasına izin vermez.
cehennemde olacağını umduğum bu peder ölü canların külleri ile bir cehennem provası yapmıştır.
devamını gör...
eş cinselliği ve cinsiyetsizliği tercih etmek bir insan hakkı değildir
insan hakkı değilmiş. bak sen. adam sana mı soracak bedeni hakkında nasıl karar vereceğini. sen kimsin yaprağam derler adama.
lgbt toplumu yıpratıyor, ahlaksız birey yetiştiriyor da; sizin 3-5 yaşından itibaren beynini yıkadığınız çocuklar, çarşafa soktuğunuz kızlar, tecavüz ettiğiniz çocuklar, eli palalı kafa sarıklı şalvarlı çağdışı yanyamlar bizi arşa mı taşıyor?
bin kat daha sevgi dolu, bitkisinden hayvanına kadar seven ve korumaya çalışan tipler o toplumu yozlaştırıyor dediğiniz kişiler. sizler cebinizi doldurmak için ormanları yakarken, günah ilan edip çoğu hayvana sırt dönerken onlar hepsine kucak açıyor. siz ne olduğunu bile anlamayan çocuklara tecavüz ederken onlar sahip çıkıyor.
birine zorla bir şey yapmıyor ya da yaptırmıyorlar. beni ilgilendiren kısım bu. adam adamla, kadın kadınla yatmış kısmı beni bağlamaz. alan razı veren razı. bunlara girip çıkan ne onu anlamadım.
çok hassaslarsa içlerindekileri temizlemeye başlasınlar. çok uğraşmaya da gerek yok. sedat peker’den rica etsinler. alfabetik sıralı tam liste atsın bunlara.
lgbt toplumu yıpratıyor, ahlaksız birey yetiştiriyor da; sizin 3-5 yaşından itibaren beynini yıkadığınız çocuklar, çarşafa soktuğunuz kızlar, tecavüz ettiğiniz çocuklar, eli palalı kafa sarıklı şalvarlı çağdışı yanyamlar bizi arşa mı taşıyor?
bin kat daha sevgi dolu, bitkisinden hayvanına kadar seven ve korumaya çalışan tipler o toplumu yozlaştırıyor dediğiniz kişiler. sizler cebinizi doldurmak için ormanları yakarken, günah ilan edip çoğu hayvana sırt dönerken onlar hepsine kucak açıyor. siz ne olduğunu bile anlamayan çocuklara tecavüz ederken onlar sahip çıkıyor.
birine zorla bir şey yapmıyor ya da yaptırmıyorlar. beni ilgilendiren kısım bu. adam adamla, kadın kadınla yatmış kısmı beni bağlamaz. alan razı veren razı. bunlara girip çıkan ne onu anlamadım.
çok hassaslarsa içlerindekileri temizlemeye başlasınlar. çok uğraşmaya da gerek yok. sedat peker’den rica etsinler. alfabetik sıralı tam liste atsın bunlara.
devamını gör...
benim burada ne işim var denilen anlar
tanımadığım samimiyetten yoksun birbirine yakınmış gibi duran kendini havalı zanneden insanların arasında derim hep sen orada neden bulunuyosun diyen arkadaşlar olabilir bazen yeni bir ortama girdiğimizde ister istemez yaşadığım bir durum kaçamıyorum ne kadar istesem de özellikle pandemi öncesi tabi (bkz: burada benim ne işim var hissi)
devamını gör...
böbrek sattıran durumlar
manitanın yanına gitmek için uçak bileti almak. bir dönem ciddi ciddi düşündüm bunu allahtan gelme sevmiyorum seni dedi de böbrek bende kaldı. *
devamını gör...
10 ocak 2021 normal sözlük tanım rekoru
nereye gittiğini diğer sözlüklerin kafa sözlük başlıklarında az çok görüyoruz demek istediğim başlıktır.
korkanlar hakaret edenler kıskananlar haklı bulanlar başarısını takdir edenler bir sürü yorum var.
insanlar aç aç kendilerini satmayan bir sözlükte hareket etmeye açlar.
sözlüklerde olan iğrençliklerden uzak yaşamaya hasret kalmışlar.
her türlü rezaletin olduğu tanımlardan değerleri hiçe sayan hareketlerden bıkmışlar.
bu şüphesiz onların göstergesi.
buradaki ortam yardımlaşma ciddiyet eğlence hiç bir yerde yok şimdilik.
korkanlar hakaret edenler kıskananlar haklı bulanlar başarısını takdir edenler bir sürü yorum var.
insanlar aç aç kendilerini satmayan bir sözlükte hareket etmeye açlar.
sözlüklerde olan iğrençliklerden uzak yaşamaya hasret kalmışlar.
her türlü rezaletin olduğu tanımlardan değerleri hiçe sayan hareketlerden bıkmışlar.
bu şüphesiz onların göstergesi.
buradaki ortam yardımlaşma ciddiyet eğlence hiç bir yerde yok şimdilik.
devamını gör...
bodrumdaki kız
gerçekte yaşanan bir hayat hikayesinden esinlenilmiş bir filmdir.
sarah isminde 17 yaşında bir kızımız var ve biraz vurdumduymaz bir tip. otoriter bir babaya sahip olan kız, babası tarafından bodruma kilitlenir. sebebi ise ; 18 yaşına geldiğinde floriada’dan başlayarak dünya turu yapmayı planlıyor oluşudur.
19 sene boyunca o bodrumda yaşamak zorunda kalır. babası tarafından 4 kez tecavüze uğrayan kız, bir çocuğunu düşük yapar. diğer üç çocuğu yaşar.
daha fazla spoiler vermek istemiyorum. izlerken oldukça sövülecek sahnelere sahip. olay akışı biraz hızlı ilerlemiş ama daha akıcı olabilirdi. bazı kısımlar gerçekten hiç düşünülmemiş. o ufacık bebekler nasıl 19 yıl boyunca o bodrumda yaşadı? soğuktan ve anneleri dışında kimseyle konuşmadıklarından dolayı ölmeleri gerekmez mi? ayrıca anneleri dışında kimse olmadığı için nasıl konuşmayı, yürümeyi vs. vs. öğrendiler?
onun dışında kıza bir sahnede "sana uslu durman gerektiğini söylemiştim. giy şu elbiseyi" diyor ve kız hiç karşı gelmeden giyiyor ardından da adamın ona üçüncü kez sahip olmasına izin veriyor. ikinci çocuktan sonrasında sanki buna kendisi izin veriyor, göz göre göre tecavüze uğramayı kabul ediyor.
ve bu kızın bir erkek arkadaşı vardı. en son o bodruma kapatılmadan önce onunla konuşmuştu. sarah, "babam çağırıyor seni daha sonra ararım." diyip telefonu kapatmıştı. çocuğun hiç mi aklına gelmedi adamın ona bir tuzak kurduğu falan?
film sonunda ise adam hapse giriyor ve mutlu aile tablosu çizilmiş, çocuklar top oynuyor falan. o kadının ve o çocukların psikolojik açıdan çökmüş olmaları gerekiyor. mutlu aile tablosu neydi öyle?
fazlasıyla eksikleri, atlanmış ve üstünde durulmamış şeyleri vardı. yine de insanı yaşanmış bir olay olması üzüyor. "ne iğrenç pislik babalar var." dedirten bir olay.
sarah isminde 17 yaşında bir kızımız var ve biraz vurdumduymaz bir tip. otoriter bir babaya sahip olan kız, babası tarafından bodruma kilitlenir. sebebi ise ; 18 yaşına geldiğinde floriada’dan başlayarak dünya turu yapmayı planlıyor oluşudur.
19 sene boyunca o bodrumda yaşamak zorunda kalır. babası tarafından 4 kez tecavüze uğrayan kız, bir çocuğunu düşük yapar. diğer üç çocuğu yaşar.
daha fazla spoiler vermek istemiyorum. izlerken oldukça sövülecek sahnelere sahip. olay akışı biraz hızlı ilerlemiş ama daha akıcı olabilirdi. bazı kısımlar gerçekten hiç düşünülmemiş. o ufacık bebekler nasıl 19 yıl boyunca o bodrumda yaşadı? soğuktan ve anneleri dışında kimseyle konuşmadıklarından dolayı ölmeleri gerekmez mi? ayrıca anneleri dışında kimse olmadığı için nasıl konuşmayı, yürümeyi vs. vs. öğrendiler?
onun dışında kıza bir sahnede "sana uslu durman gerektiğini söylemiştim. giy şu elbiseyi" diyor ve kız hiç karşı gelmeden giyiyor ardından da adamın ona üçüncü kez sahip olmasına izin veriyor. ikinci çocuktan sonrasında sanki buna kendisi izin veriyor, göz göre göre tecavüze uğramayı kabul ediyor.
ve bu kızın bir erkek arkadaşı vardı. en son o bodruma kapatılmadan önce onunla konuşmuştu. sarah, "babam çağırıyor seni daha sonra ararım." diyip telefonu kapatmıştı. çocuğun hiç mi aklına gelmedi adamın ona bir tuzak kurduğu falan?
film sonunda ise adam hapse giriyor ve mutlu aile tablosu çizilmiş, çocuklar top oynuyor falan. o kadının ve o çocukların psikolojik açıdan çökmüş olmaları gerekiyor. mutlu aile tablosu neydi öyle?
fazlasıyla eksikleri, atlanmış ve üstünde durulmamış şeyleri vardı. yine de insanı yaşanmış bir olay olması üzüyor. "ne iğrenç pislik babalar var." dedirten bir olay.
devamını gör...
orhun abideleri
türklerin ilk yazılı eserleridir. 2. göktürk kağanlığı'na aittirler.
--- alıntı ---
1893 yılında danimarkalı dilbilimci vilhelm thomsen tarafından, rus türkolog vasili radlof’un da yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 aralık günü danimarka kraliyet bilimler akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
1893 yılında danimarkalı dilbilimci vilhelm thomsen tarafından, rus türkolog vasili radlof’un da yardımıyla çözülmüş ve aynı yılın 15 aralık günü danimarka kraliyet bilimler akademisi'nde bilim dünyasına açıklanmıştır.
--- alıntı ---
devamını gör...
psikoloğun söylediği unutulmayan sözler
dert erkeğin cinsel organına benzer sanarsın ki en büyüğü bende. benim psikoloğum bunu söylemişti sağolsun bu söz sayesinde bipolar kişilik bozukluğunu yendim.
devamını gör...

