“içimizdeki isyancıyı uyandıran film”

filmin en etkili olduğu alan, karşılıklı diyaloglardadır diyelim ve bir alıntıyla başlayalım;

“siyesetçiler gerçeği gizlemek için, sanatçılar gerçeği ortaya çıkarmak için yalan söylerler."

2005 amerika-almanya ortak yapımı film. yönetmeni james mcteigue’i “matrix” filmlerinden tanırız. (yardımcı yönetmendir)
bir çizgi romandan uyarlamadır ama kabul etmek gerekir ki, gavur sağlam uyarlamıştır.

filmi zaten biliyorsunuz. izlemeyenler bile az çok fikir sahibidir. ancak izlemeyenlerin çok şey kaybettiğini düşünüyorum. çünkü başrolde ben varım. (profil foto).

şu dipnotu eklemek gerekir; vendetta italyanca kelimedir ve “intikam” anlamına gelir. filmin adı ise “intikamın i’si” olarak çevrilir.

ciddi bir sistem eleştirisidir. özgürlüğün önemi, anarşinin nasıl kullanılacağı, aşkın gücünü, örgütlenmenin nasıl olacağı, bireylerin nasıl bilinçli bir topluluk haline getirileceği, sistemin değişimi için bedel ödenmesi gerekliliğini çok net ortaya koyar.

daha fazlası spoilere girer.

güzel bir filmi izlemek kadar, o filmi kiminle izlediğinizde önemlidir. bu sebeple “v for vendetta” benim için hep özel bir film olarak kalacaktır.
filmi hafta sonu tekrar izledim ama bu sefer yalnız.

filmden alıntı;

“sen üzgünsün! ben üzgünüm! herkes üzgün! böyle yaşamak zorunda kalmamalıyız.”

en iyi filmler listemdedir.
devamını gör...


mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. hayat sana karanlık, manasız gelir. insan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı, ağzını açmayı bile istemez.
hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. hava sıkıcı ve manasızdır. ya fazla sıcak ya fazla soğuk ya fazla yağmurludur. gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar.
aklını başına derleyip bu ruh haletini tahlil etmek istersin. insan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir.

kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. çünkü nedense hepimizde maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır bunu yapmazsak büsbütün çılgına döneriz.
mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan talihin varsa bir iki lira borç alırsın...

işte ondan sonra mucize başlar. şiddetli bir rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın.
işte, iki gözüm, ciltlerce kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır.

sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut yahut ensene doğru esen serince bir rüzgar yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir, sana bu değişmenin sebebi gibi görünmek ister.
fakat söz aramızda, iş bunun tamamıyla tersinedir, cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek, rüzgarın serinliğini hissetmek hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur...


(bkz: içimizdeki şeytan)
devamını gör...

world of warcraft oyununda savaş çığlığı ile ünlü olmuş kişidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
andy warhol herkesin bir gün 15 dakikalığına ünlü olacağını söylediğinde ne kadar öngörülü bir söz söylediğini kimse anlamamıştı belki. ama warhol haklıydı. hele içinde bulunduğumuz bu zaman diliminde ünlü olmak için bir şey yapmanıza da gerek yok. internet aleminde herhangi bir şey yaparken bir anda ünlü olabilirsiniz ve bu ün 15 dakikadan fazla sürebilir.

leeroy’un hikayesi de böyle bir hikaye. ben bilgisayar oyunu alemine uzak bir insanım. kardeşlerim ve kuzenlerimden oluşan ekibin oyun konusunda en cahil olan üyesi benim. zaten bu isimle karşılaşmam da oyunla değil my name is earl dizisi ile oldu ama onu en son paragrafta anlatacağım.

arkadaşları önmeli bir mücadele öncesi toplanıp sanki normandiya çıkarması yapacaklarmış gibi plan yaparken leeroy bir kova tavuk almak için bilgisayarın başından ayrılır ve döndüğünde de kimseye bir şey söylemeden, sormadan allah ne verdiyse dalar içeri. sonuç elbette ki hüsrandır. bütün karakterler ölür. oyunun tek galibi leeroy jenkins olur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daha sonra bu video viral olur. ben ilk izlediğim zaman çok güldüğümü hatırlıyorum. üzerine yazılar yazılır ciddi ciddi, hatta leeroy bazıları tarafından kahraman bile ilan edilir. hatta bir kart oyununda kendi karakteri bile yaratılır. ve hatta sanırım oyunda da böyle bir karakter vardır artık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ama leeroy’un ünü bu kadarla kalmaz. adı bir deyim olarak kullanılmaya başlanır. herkes için yanlış olan şeyi yapmak, herkese zarar verecek bir şey yapmak anlamına gelen deyim inanmayacaksınız belki ama sözlüklere bile girer.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ayrıca dizi ve filmlerde de bu konuya bolca gönderme yapılır. my name is earl dizisinde earl’ün kardeşi randy “ leeroy jenkins” diye bağırarak bir kavgaya dalar ve family guy’ın bir bölümünde de bu çığlığı cleveland’dan duyarız.

randy
cleveland
devamını gör...

islam barış dinidir deyip ibadeti bile kılıçla yapmaya çalışmak. ayrıca gelenek adı altında niye böyle saçmalıklar uygulanıyor anlamış değilim.
devamını gör...

binlerce tanım girmişiz sözlüğe. üşenmeden bakıldığında girilen tanımlardan yaşadığımız yerden yaşımıza, mesleğimizden nelerden hoşlandığımıza kadar pek çok şey ortaya çıkabilir. hatta psikolojik hallerimiz bile tahlil edilebilir. hal böyle olunca da bir yazarın tanımlarını birleştirip onu tanımlayabilirsiniz. bazen diyoruz ya anonim olmak iyidir diye. sanki yalnızca ismimiz anonimmiş gibime geliyor. onun dışında tüm yansımalarımızla buradayız aslında.
devamını gör...

cam silerken dinliyorum.
entel dantel oldum,
cam silerken.
devamını gör...

fikre bayılarak bir süre kullandığım ve hala düzenli bir mektup arkadaşı edinemediğim uygulama. amerika'ya mektup atıyorum 2 gün gitmiyor, karşıdaki de beklemekten sıkılıyor herhalde, muhabbet devam etmiyor. yine de gelen mektubu beklemenin verdiği heyecan sayesinde sevdiğim bir uygulama kendisi.
devamını gör...

özgürlüğün, ataerkil toplumlarla kıyaslandığında, daha rahat yaşandığı cool toplumlardır.
devamını gör...

o kadar elektrigi minnos bedenine nasil sigdirdin diye sormak istedigim pokemon guzeli.
devamını gör...

aslında biliçaltı diye bir kelime yoktur. bilinç dışı diye düzeltilmesi gereken bir kelimedir. bu hata dilimize yerleşmiştir, bunu hatalı yapılan çeviriler de desteklemiştir. (bkz: bilinç dışı) bir bilinç vardır bir de bilinç dışı. bilinç altı diye bir şey mümkün değildir.
devamını gör...

iltifattan çok, muhatabın önemli olduğu söz ya da sözler grubudur.

mesela; vardır herkesin, o ne söylese, iltifattır dediği, bir üçüncü tekil şahısı.
devamını gör...

kişinin elinde zamanda geri gidebileceği teknoloji olduğu taktirde, geçmişte hangi olayı değiştireceğine dair bilgi edinmeye yönelik soru cümlesi içeren başlık.

şahsım trip yerine taşın atıldığı, kavgaların mertçe yapıldığı, fuzuli giderlerin olmadığı, taş devrine gitmeyi seçerdi. hiç bir şeyi de değiştirmezdi.

gereksiz yere zamansal paradoks yaratmaya gerek yok.

dark güzel diziydi.
devamını gör...

bana da ara ara sorulan acı soru.
- sevgilin yok mu ?
- yok.
- neden yok ki, olsa iyi olmaz mı ?
- olsun tabi de, ben ölünce üzülmez mi ? yazık değil mi ona ? buna hakkım yok...
devamını gör...

dissosiyatif amnezidekinden daha yoğun bellek kayıpları bulunmaktadır. kişi bir anda yaşadığı hayatı bırakıp başka bir kimlik benimser. bu yeni kimlik üstlenme çok ayrıntılı olabilir. yeni bir isim, yeni bir iş, yeni bir evin yanı sıra yeni kişisel özellikler de edinilebilir; ancak kişi genel olarak geçmişini hatırlayamamasını sorgulamaz. genelde füg süreleri kısadır. çoğu zaman sosyal temas azdır ya da hiç yoktur.
devamını gör...

atık insan..
devamını gör...

1852-1887 yılları arasında yaşamış bir osmanlı askeri, düşün insanı, filozof, gazeteci ve çevirmendir. bilhassa felsefe alanında eserler vermesinin yanı sıra, biyografik yazılar ve edebiyat eleştirileri de kaleme almıştır.

modernlerinden farklı olarak edebiyatta romantizmin yanında, natüralizm ve reailzm akımlarını ustalıkla işlemiş, felsefede takındığı materyalist ve pozitivist tavır onun, hayatına yansımış, nitekim sonu da tabiri caizse, benimsediği bu akımlar minvalinden gerçekleşmiştir.
zira ölümü, dönemin osmanlı aydınlarınca hayret ve acıma, tebaaca merak ve irdeleme, devlet nezdinde ise; korku ve kaygı uyandıran bir intihara sahne olmuştur.

ölümü sonrası cesedini, devrin tıbbiye camiasına hediye etmeyi vasiyet etmiş, fakat devrin aydınları, ki içlerinde ölümünü bir mektupla haber verdiği ahmet mithat efendi de bulunmaktadır, tarafından kabul edilmemiş, hatta yürekleri kaldırmamışlardır. buna bahane olarak da, dini ve ulvi gerekçeler gösterilmiş ve kadavrası, olduğu gibi defin işlemlerine yollanmıştır.

devrin, kendini yetiştirmiş, çok yönlü aydınlarından biri olan beşir; başta fransızca olmak üzere, çağın gelişen seslerine ayak uydurarak, almanca ve ardından ingilizce de öğrenmiştir. ve bu üç dile çeviriler kayda almıştır.

onun intiharı, iyi bir servete sahip olması dolayısıyla hem tebaa hem de aydın çevrede şaşkınlıkla karşılanmıştır. dönemin enflasyon fiyatları ve ekonomisi göz önüne alındığında haklılık payı yükselen bir önerme de olsa, onu, yavaş ve adım adım gerçekleşen, projevari bir itihardan alıkoyamamıştır.

intiharı, akabinde, genç werther'in acıları gibi bir intihar furyası başlattığı için dönemin padişahı ıı. abdülhamit tarafından sansüre uğratılmış ve bu yayılım engellenmiştir. ıı. abdülhamit'in, bu intiharı araştırdığı ve hatta derinine inmek için özel bir ekip kurdurduğu da iddialar arasındadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

not: görsel independent türkçe sitesine aittir.

eserlerinden bazıları şunlardır:
almanca muallimi (emil otto'dan çeviri) (1886)
binbaşıyı davet (k. f. mor'dan çeviri, bir perdelik komedi) (1884)
birinci kat (james cobb'dan çeviri, iki perdelik komedi) (1884)
bedreka-i fransevî (sarf kısmı, emile otto'dan çeviri) (1884)
bedreka-i fransevî (nahiv kısmı, emile otto'dan çeviri) (1884)
beşer (1. kısım 1886 voltaire 1887)
cinayetin tesiri (emile zola'dan çeviri, roman) (1885)
iki bebek (victor bernard-eugène
intikad (muallim naci ile) (1887)
mektûbât (fazlı necib ile) (1889)
granger'den çeviri, bir perdelik komedi) (1884)
ingilizce muallimi (emile otto'dan çeviri) (1886)
miftah-ı usûl-i talim, (1885)
miftah-ı bedreka-i lisan-i fransevî (1885)
usûl-i talim (emile otto'dan çeviri) (1886)
victor hugo (1885)
devamını gör...

kolunda saati dahi olmayan karakterdir,saatin kaç olduğunu geçmekte olan trenden anlar. dilenciden borç para alabilecek kadar rahat,kendini öldürtmek için kiralık katil tutabilecek kadar da kaygısız bir adamdır.
devamını gör...

insanların ne söylediği gram umrumda değil. kendilerini nasıl tanıttıkları, özelliklerinden bahsetmeleri, inançlarından söz edip ne kadar dürüst ve düşünceli olduklarını söylemeleri gram umrumda değil.

ama ne olursa olsun karşımdakini dinliyorum. dinliyorum ve gerçekten söylediği gibi biri mi merakla bekliyorum. eyleme dökülmeyen hiçbir söze gram inanasım gelmiyor ve inanamıyorum da... sadece söylediği gibi biri olduğunu kabul ediyorum ve bekliyorum ki zaman göstersin gerçekten söylediği gibi biri olduğunu.

ben zamana inanıyorum.
devamını gör...

moda

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

değerli kurucumuzun kalbindeki güzel.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim