siyasal islam döneminde gerçekleşmiştir. neden siyasal islam döneminde diyorum biliyor musunuz? ne oluyorsa bu dönemde oluyor zaten. saçma sapan stratejiler yapıp ülkeye ne idüğü belirsiz kişileri sokarsan onlar da senin vatandaşına saldırır işte böyle. gerçi o saatte orada ne işi varmış diyen bir zihniyet ülkemizi yönetiyor ve dolayısıyla kadına karşı yapılan şiddet olsun, kadın cinayetleri olsun onları pek enterese etmez.

asıl ben kadın düşmanlarını şu başlıkta görmek istiyorum, neredesiniz lan? bakın tam sizin istediğiniz bir olay gerçekleşmiş. adam önce tecavüz etmeye kalkmış sonra kız buna karşı direnince de taşla başından yaralamış kızı. kız da yattığı hastanede hayatını kaybetmiş. orgazm oluyorsunuz dimi dallamalar? o iğrenç yüzünüzü şu başlıkta görmeyi çok isterdim valla lanet pislikler.

gelelim bu kızın hayatını elinden alan dallamaya, muhtemelen içeride 3-5 sene yatıp çıkacaktır çünkü türkiye’de adalet kadına, garibana, çocuğa işlemez. bilindik şeyler bunlar. bu kızın hayatını nasıl elinden aldıysa şerefsiz otostop çocuğu, umarım onun da hayatını tenha yerde birileri alır. tek temennim şu anda budur. sinirden ne yazacağımı şaşırdım anasını satıyım bokunuzda boğulun ya!
devamını gör...

sahte fosil. evet, bazen insanlar yeni bir insan türü keşfettiğini iddia ederek bazı kafataslarını ve s. ortaya çıkarmışlardır. daha sonra da bilim adamları bu fosillerin gerçek olmadığını kanıtlamışlar. bu fosillerden biri de (bkz: piltdown adamı) fosilidir. fosili bulduğunu söyleyen kişiyse, büyük britanyalı amatör tarihçi charles dawson'du. bildiğiniz çakma darwin.***

tabi bilim adamları ilk başta inanmış. bu da nee falan demişler. ama daha(yani 41 yıl sonra) sonra bazıları "olm bu işte bi iş var" demiş ve araştırmaya koyulmuş. sonuç neydi biliyor musunuz? bulunan kafatası aslında bizim gibi normal bir insana, çeneyse 500 yıllık bir orangutana aitti. ve bu sahtekarlığı yapan charles dawson, tarihin en büyük sahtekârlarından biridir. kim bilir, belki de en büyük trolldür kendisi. olm o değil de, sorarlar adama, lan manyak derler, 500 yıllık orangutan fosilini sen nerden buldun?

işte o büyük sahtekârın resmi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu da piltdown adamı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

peki mister charles neden bunu yapmıştı? ünlenmek için evrim yolunu mu seçti? neden? bu gibi sorular kendisine sorulamadı, çünkü kendisi 1916 yılında öldü. ama yine de, birinci dünya savaşı dönemi, ingiltere'nin itibarını yükseltme gibi bir amacının olduğunu düşünen insanlar da var.
devamını gör...

karavan...
değilse bile en azından bir minibüs. kendimce düzenleyip bir iki gün bile olsa uzaklaşacak kadar basit bir şey olsa yeter.

bir-iki kamp sandalyesi, piknik tüpü veya mangal hatta semaver bile olur, basit öğünlere yetecek kadar. sabah bir kahve, öğlen iki yumurta, akşama sucuk ekmek. sessiz dingin bir ağaç dibinde birkaç gün...
daha zamanı olsa da yaklaştım sayılır, son 13 yıl.
devamını gör...

korkmuştum sizi okumaya
cesaret edememiştim
dedim ki durun
daha değil

sonra yine korktum
dedim ki
biraz daha

şimdi her satırda
her imgede
senden bir parça
seni yaşatmaya
seni yazmaya
bir sebep

kitaplar
bahane değiller mi hem
şarkılar gibi
bana bakan bal rengi
bir çift göz gibi
hatırlamaya...
devamını gör...

doğduğumuzda başlar. önce yabancılardan korkmaya annemizin arkasına saklanmaya başlarız. çünkü tanımayız yabancıları ,bilmeyiz .sonra yeniliklerden korkarız. geleneklerimize, adetlerimize , alışkanlıklarımıza sıkı sıkı bağlanırız. kendimizi güvende hissederiz çünkü. her yeniliğin bir yıkım gerektirmesi bundandır. oysa hayat bir süreç. su gibi akmalı insan . bir nehirdeki duragan büyük bir taş olmamalı .
devamını gör...

kimsenin fake'si değilim. kıymetli düşünceleriniz için teşekkür ederim.saygılarımla
devamını gör...

kadın cinayetleri konusundaki hassasiyetine katıldığım eli açık yazarlardan.
devamını gör...

çikolatalı pasta insanı fazlasıyla şişiriyor. her zaman tabağım yarım kalarak kalkıyorum masadan. bir de yanında kola içince daha da şişiyoruz.

meyveli pasta daha hafiftir, insanın karnını şişirmez. masadan 3 tabak yiyip kalktığım oluyor.
devamını gör...

t: yazılanları okumaya geldiğim, sevgisini güzelce belli edemeyen babaları görünce üzüldüğüm başlık.

benim babam biraz değişik biridir. işi düşünce "bebeğim, babana x şeyini yapar mısın?" falan der ama suçum olursa (ona göre suçluysam) annemin başına kakıp "kızın, senin kızın" falan der. her türlü iltifatı etmiştir bugüne değin, başım derde girene kadar.

sonra mesela "biri bir şey derse susmayın, dövün, karşıma dayak yemiş halde gelmeyin" vs. gibi sözleri de mevcut. bunlar da biz kavga ettikten sonra bulut olurdu. biz de saf saf inanıp artistlik yapardık. hey gidi hey.
devamını gör...

gitmek istediğim bir ispanya şehridir. en kısa zamanda umarım.
devamını gör...

müjde ve mehtap ar'ın annesi, şair ve oyuncu. ağır roman'da oynadığı "puma zehra" rolünde zorlandığını zannetmiyorum çünkü gerçek hayatta da o roldeki gibi renkli bir kişiliği vardır. aynı zamanda kendisi türkiye'deki en iyi bestecilerden biridir. kendisi türk pop müziğini türk pop müziği yapan birçok sanatçıya besteler yapmıştır (bkz: sezen aksu) (bkz: tarkan) (bkz: ajda pekkan). "kadınlar aşık olmaz, sevmez" gibi laklak edenlere karşın kendisinin yazdığı aynı zamanda ağır roman filminin müziklerinde de yer alan ağla sevdam ve masum günahlar şarkılarını şiddetle dinlemelerini öneririm*
devamını gör...

teşevvüş ruhsal terminolojiye göre bir haldir. ruh varlığı realite değişikliği yaşadığında (bkz: ölüm) yeni geçtiği boyuta hemen adapte olamaması sebebiyle bir anlamlandıramama, karışıklık hali yaşar ve buna eski dilde teşevvüş hali denirdi.
varlığın yeni realitesine adapte olmasıyla birlikte yavaş yavaş bu halden çıkarak bulunduğu duruma adapte olmaya başlar.. (bkz: kıyamet) (bkz: kıyam etmek)

ruh varlığının dünya ile bağlantısını kesmeye başladığı ve hala dünyada yaşadığını sandığı bu yarı ölüm halinde varlıklar bedenin tesirleri engelleyici zırh görevini de kaybetmesi sebebiyle varlığı bu aşamada tesirler etkilerinden uzak durabilmeleri sebebiyle korumaya alırlar. varlık bu esnada kendi özü ile baş başa kalarak durumunu ve öldüğünü yavaş yavaş fark etmesi gerekmektedir. bu uyanma ve spatyoma(bkz: spatyom) geçtiğini fark etme durumunun süresi çok değişkendir. kendisinin farkında ve vicdani seviyesi yüksek varlıklar çok kısa sürede bu teşevvüş halinden çıkabilirken dünya maddesine bağlanmış ya da kendisi onunla eşkoşmuş varlıklar ya da çok ani ölmüş (savaş durumu ya da kaza hali) ve intihar etmiş varlıkların bu teşevvüş halinden çıkabilmeleri de çok ama çok uzun süreler alabilir.

kimi varlıklar ise dünya maddesine aşırı düşkünlükleri sebebiyle buraya hala tesir gönderebilecek kadar güçlü psişeye sahip olabiliyorlar ki bu varlıklarında teşevvüş halinden çıkabilmeleri için bir noktadan sonra onlara da yardım edilebilmektedir..

bununla ilgili esasında ilginç bir dizi de bulunmaktadır. eski ama konuya ilgisini olanlara ilgisini çekmesi açısından ghost whisperer (bkz: ghost whisperer) ) dizisi bu teşevvüş halindeki varlıklara medyumatik yetenekleri ile yardım etmeye çalışan bir insanı anlatıyor olması açısından bilgi olarak değerlidir. detaylı açıklamayı #1222305 yazdığı detaylı entry'de bulabilirsiniz.
devamını gör...

unutmak istiyorsun olmuyor
aklına geldikçe sanki bir şey içini sıkıştırıyor.
ilk zamanlar onu düşününce yüzün gülerken sonraları onu düşünmemek için elinden geleni yapıyorsun.
devamını gör...

2000-2008 yıllarında tülay eratalay, cafer özgül, tarık alpagut yönetmenliğinde
tolga aydoğan, aynur ulusoy,
erkan bir gören, ayşem özge yoldaş, senaristliğinde çekilen aile, duygusal, komedi ve dram türlerinde dizidir.

başrollerinde
beyhan saran
meral niron
emel göksu
burak demir
ayşe nil şamlıoğlu
şahap sayılgan
nusret çetinel
pervin ünalp
ozan şenozan
berfu öngören
murat demir
hülya gülşen ırmak
dilara yalçın

trt1, kanal 1 ve atv kanallarında yayımlandı.

bu dizide benim dikkatimi çeken rüzgar (burak demir) ve misket'in (berfu öngören) aşkıdır. o kadar insan karşı çıkmıştı, aralarına bir çok insan girmişti ve başkalarıyla evlenmişlerdi. tüm zorlukları yenip tüm karşı çıkanları susturdular derken misket hayatını kaybetmişti. nasıl sinir bozucu. rüzgar'ın evlendiği sinir bozucu şeyda ay aklıma gelince hala sinirimi bozuyor o kadın. yahu adam seni istemiyor başkasını seviyor bu nasıl mide bu nasıl gurursuzluk, onursuzluktur.

nemide hanım (beyhan saran) ve çocukları, akrabaları, konu komşuları aralarındaki ilişkiler, entrikalar, kavgalar, aşklar üzerine yazılmış bir dizidir.

dizi 10 sezon devam etmiştir. kimler kimler girdi çıktı. o kadar karışık olaylar oldu ki bir süre sonra takip etmekte zorlandım. 1705 bölüm sürerek türkiye'de ki en uzun dizisi oldu. bir son yapılmadı dizide bir anda yayından kaldırıldı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kimilerine göre yazı devrimidir. bir gecede cahil bırakıldık yalanına inanan azımsanmayacak kadar çok insan var. sanki devrim öncesi çok okunup yazılıyormuş gibi.

(bkz: osmanlı türkçesi)
devamını gör...

ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
solması için gülü dalından mı koparmalı?
pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
victor hugo
devamını gör...

frederick forsyth, fransa'da gazeteciyken yayınladığı roman. abd, ingiltere ve fransada best seller olur. filmin 1973 tarihli film uyarlaması kitaba büyük oranda uygundur, ama kitaptaki ayrıntıları, politik olayları ve gerilimi hakkıyla hissettirmez. 1997 yılında bu kitap baz alınarak ama içeriği oldukça değiştirilerek the jackal adında bir film yapıldı. bu film eğlencelik izlenebilir. zira kitapta polisler çakal isminden başka bir bilgiye sahip değildir ve bu sadece bu isim sadece bu suikast operasyonu için kullanılır ama bu filmde tetikçinin lakabı çakaldır ve onu görenler bile vardır. hatta bu görenler yöntemlerini bilirler. kitapta kiralık katil hakkında hiçbir fikri olmayan polislerin ipuçlarını toplaması gerilimi anlatılır. kitabın başları hakkında çok hafif spoilerlı bilgi

cezayirin, fransadan ayrılmasını istemeyen terör örgütü oas elemanları cumhurbaşkanı charles de gaulle'ü öldüremeyince bir kiralık katil tutarlar. katilin gerçek ismi ve milletini tutanlar dahi bilmez ve romanda hiç geçmez. oas yetkilileri kiralık katile operasyon sırasında ulaştıklarında nasıl bir kod adı kullanabiliriz diye sorarlar. kiralık katilde onlara ''madem avdan bahsediyoruz. o zaman çakal diyelim.'' der. fransız polisi oasnin bir planı olduğunu bilir bu nedenle oasnin bir fedaisini yakalayıp konuşturur sorgu sırasında çakal ismini öğrenirler ve insan avı başlar.
buradan
devamını gör...

bir süredir benimde başımda olan beladır.
arkadaşlar yavaş girin siteye alooo yüklenmeyin yahu sıkıntı oluyor bak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim