hissettiğin yaş sorunsalı
biraz evvel mahalledeki 10-13 yaş arası cocuklarla saklambaç oynayıp geldim. söyleyeceklerim bu kadar
devamını gör...
sözlükte erkek olmak
gözlemediğim kadarı ile kadın olmak ile arasında bir fark bulunmamaktadır.
kafa sözlük cinsiyet eşitliği konusunda oldukça başarılı bir platform.
kafa sözlük cinsiyet eşitliği konusunda oldukça başarılı bir platform.
devamını gör...
dövme bakımı
eskiden çok zahmetli olan şimdilerde ise pek kolay gerçekleştirilen bakım işi.
ilk dövmemi 2006 senesinde yaptırmıştım. aman allahım bu nasıl bir acı. acı eşiği yüksek olan bir insan olmama, yaşımın 17 olmasından mütevellit asla yapılmaması gereken bir şeyi yaparak uygulama öncesi içki içmiş olmama rağmen aklım çıktı acıdan dövme bitene kadar. ki dövmeyi tasarlayan da uygulayan da yakın arkadaşlarımdı. nazımı niyazımı çektiler. normalde 2 saatte bitmesi gereken dövme allah affetsin bütün gece sürdü, falan. sonrasıysa tam bir çile. yaz ayı. dövme belimde.** sevgilim yok o dönem. süremiyorum abi vazelini. hadi sürdüm streç filmle kapatamıyorum. bel yani. ne yapayım kendimi mi mumyalayayım?! rezillik. bir şekilde iyileşti o dövme. ama annemin cıkcıklamalarına uzun süre maruz kaldım. "zaten onaylamıyorum, ben niye bakıyorum acaba bu dövmeyeeee???" canım anam. tşk superwoman.
sonra epey uzun süre yaptırmadım başka dövme. çok sevmeme rağmen. denk gelmedi bir türlü. biraz da korktum galiba. neyse oralara girmeyelim.* efendim yıllar geçti, pandemi geldi çattı. deliriyorum! ne istediğim çok net. uygulama yapacak süper de bir dövme sanatçısı buldum.* markete bile gitmeyecek kadar kendimi korumaya çalışıyorum falan, ama gittim dövme yaptırdım arkadaşlar! nasıl bir yanmaksa... kolumda dövme. zaten evdeyiz. sorun olmadı. yine yaz. giyiyorum askılıyı, her gün 10 kez antibakteriyel sabunla yıkıyorum, bepanthollüyorum. hayat çok süper.
sonraaa, sonra şimdi burada tanımlayamayacağım bir rün tasarladı bir adam bana. sadece bana? bize! neyse. ama şart koştu. madem bunu ben tasarlıyorum, benim istediğim kişi uygulayacak. pekih. tabi ki peki! gittim verdiği adrese, görenin yarım saatlik iş diyeceği bir tasarım; sahilde kuma çizebileceğim bir rün!* çizimi, uygulaması 3 saatten fazla sürdü... acımıştı galiba, çok hatırlamıyorum. başka şeyleri çok hatırladığımdan sanırım, ifade edemiyorum. neyse, bakım. konumuz bakım; efendim dövme sanatçısı, uygulamayı bitirdikten sonra bir bant yapıştırdı bileğime. "nasıl yani, streç değil bu. nasıl çıkaracağım, acır." dedim. bant yani bildiğin. "e yoo çıkarmayacaksın ki, 1 hafta duracak." dedi. "vazelin, bepanthol?" diye sordum. güldü. "gerek yok mikocum." nasıl ya, e biz çok çile çektik diye düşündüm ama zorlamadım. çünkü niye yapayım? üzümü ye bağını sorma, sorgulama arkadaşım diye rehabilite ettim kendimi. iyileştirici dövme bantları çıkmış arkadaşlar kısacası. allahım devrim! yapıştırıyor bantı, çıkarmıyorsun da, ne kaşınma, ne kabuk, ne acı, ne krem derdi... hiç tasa yok. sağlık teknolojisi çok süper bir şey!
bundan da çok kısa bir zaman sonra son dövmemi yaptırdım.* bu defa sırtıma. sordum bantı yokmuş elisa'nın. eski usûl baktım. elden ne gelir? zaten kendi stüdyosu başka şehirde kadının. niye edinmedin diye de carlanmaz şimdi. üzdü.
dövme bakımının hala bir gündem olduğunu söyleyenler ne yapmak nereye varmak istemektedir kısacası. geçelim. darısı diğer dertlerimizin başına.
günlük anı anlatma seansımızın sonuna geldik.
ilk dövmemi 2006 senesinde yaptırmıştım. aman allahım bu nasıl bir acı. acı eşiği yüksek olan bir insan olmama, yaşımın 17 olmasından mütevellit asla yapılmaması gereken bir şeyi yaparak uygulama öncesi içki içmiş olmama rağmen aklım çıktı acıdan dövme bitene kadar. ki dövmeyi tasarlayan da uygulayan da yakın arkadaşlarımdı. nazımı niyazımı çektiler. normalde 2 saatte bitmesi gereken dövme allah affetsin bütün gece sürdü, falan. sonrasıysa tam bir çile. yaz ayı. dövme belimde.** sevgilim yok o dönem. süremiyorum abi vazelini. hadi sürdüm streç filmle kapatamıyorum. bel yani. ne yapayım kendimi mi mumyalayayım?! rezillik. bir şekilde iyileşti o dövme. ama annemin cıkcıklamalarına uzun süre maruz kaldım. "zaten onaylamıyorum, ben niye bakıyorum acaba bu dövmeyeeee???" canım anam. tşk superwoman.
sonra epey uzun süre yaptırmadım başka dövme. çok sevmeme rağmen. denk gelmedi bir türlü. biraz da korktum galiba. neyse oralara girmeyelim.* efendim yıllar geçti, pandemi geldi çattı. deliriyorum! ne istediğim çok net. uygulama yapacak süper de bir dövme sanatçısı buldum.* markete bile gitmeyecek kadar kendimi korumaya çalışıyorum falan, ama gittim dövme yaptırdım arkadaşlar! nasıl bir yanmaksa... kolumda dövme. zaten evdeyiz. sorun olmadı. yine yaz. giyiyorum askılıyı, her gün 10 kez antibakteriyel sabunla yıkıyorum, bepanthollüyorum. hayat çok süper.
sonraaa, sonra şimdi burada tanımlayamayacağım bir rün tasarladı bir adam bana. sadece bana? bize! neyse. ama şart koştu. madem bunu ben tasarlıyorum, benim istediğim kişi uygulayacak. pekih. tabi ki peki! gittim verdiği adrese, görenin yarım saatlik iş diyeceği bir tasarım; sahilde kuma çizebileceğim bir rün!* çizimi, uygulaması 3 saatten fazla sürdü... acımıştı galiba, çok hatırlamıyorum. başka şeyleri çok hatırladığımdan sanırım, ifade edemiyorum. neyse, bakım. konumuz bakım; efendim dövme sanatçısı, uygulamayı bitirdikten sonra bir bant yapıştırdı bileğime. "nasıl yani, streç değil bu. nasıl çıkaracağım, acır." dedim. bant yani bildiğin. "e yoo çıkarmayacaksın ki, 1 hafta duracak." dedi. "vazelin, bepanthol?" diye sordum. güldü. "gerek yok mikocum." nasıl ya, e biz çok çile çektik diye düşündüm ama zorlamadım. çünkü niye yapayım? üzümü ye bağını sorma, sorgulama arkadaşım diye rehabilite ettim kendimi. iyileştirici dövme bantları çıkmış arkadaşlar kısacası. allahım devrim! yapıştırıyor bantı, çıkarmıyorsun da, ne kaşınma, ne kabuk, ne acı, ne krem derdi... hiç tasa yok. sağlık teknolojisi çok süper bir şey!
bundan da çok kısa bir zaman sonra son dövmemi yaptırdım.* bu defa sırtıma. sordum bantı yokmuş elisa'nın. eski usûl baktım. elden ne gelir? zaten kendi stüdyosu başka şehirde kadının. niye edinmedin diye de carlanmaz şimdi. üzdü.
dövme bakımının hala bir gündem olduğunu söyleyenler ne yapmak nereye varmak istemektedir kısacası. geçelim. darısı diğer dertlerimizin başına.
günlük anı anlatma seansımızın sonuna geldik.
devamını gör...
marvin the paranoid android
depresyon ve bıkkınlığın, yıkıklığın elektronik bir vücut bulmuş hali olan douglas adams karakteri. aşağıdaki şiirin sahibidir kendileri;
how i hate the night
now the world has gone to bed,
darkness won't engulf my head,
i can see by infra-red,
how i hate the night.
now i lay me down to sleep,
try to count electric sheep,
sweet dream wishes you can keep,
how i hate the night.
how i hate the night
now the world has gone to bed,
darkness won't engulf my head,
i can see by infra-red,
how i hate the night.
now i lay me down to sleep,
try to count electric sheep,
sweet dream wishes you can keep,
how i hate the night.
devamını gör...
kadınları anlamak
erkeklere nazaran daha kolay olan süreçtir. evet bir süreç. kimse kimseyi bir anda anlamaz. bunun için biraz zaman ve çaba gereklidir.peki bu çaba sağlanıyor mu?
anlamak için çaba sarfetmiyoruz
bu ilişkilerden tutunda okuldaki matematik dersine kadar dayanan bir sorun.anlamak; enerji,caba ve gayret ister.merak ister. bilgi açlığı ister.hadi bunları geçtim bir kadını anlamak için ne ister? ona değer vermek.
anlamaya çalışmak değer verdiğimizi gösterir
kadın, erkek bireye nazaran daha net ve ifade yeteneği,iletişim becerisi gelişmiş varlıktır. kendini kolayca ifade edebilir. bunu hem sözle hem vücut diliyle kolayca yapabilir. kompleks bir yapı değillerdir. sadece biraz çaba gerektirir.
empatik düşünme yoksunluğu iletişimi zorlaştırır
iletişimin etkili ve canlı olabilmesi için bizi robottan farklı kılacak ve karşımızdaki bireyle ortak frekansta buluşturacak şeydir empati yetenegi . bu yenetek kullandıkça gelişir, kullanmadıkça körelir.
çocuklar doğarken yuksek bir empati yeteneği ile doğar.haliyle zamanla bu geliştirecek şekilde bir ortam hazırlanmaz ise, bencil kendini düşünen iletisim becerisi zayıf bireyler olurlar. bu da ilerde kadınları anlamıyorum ya diyen birey demektir.
sonuç olarak; empati yeteneğini kullanarak geliştirelim. zamanla kadınları anlamak diye bir sorun olmadığını göreceksiniz.
anlamak için çaba sarfetmiyoruz
bu ilişkilerden tutunda okuldaki matematik dersine kadar dayanan bir sorun.anlamak; enerji,caba ve gayret ister.merak ister. bilgi açlığı ister.hadi bunları geçtim bir kadını anlamak için ne ister? ona değer vermek.
anlamaya çalışmak değer verdiğimizi gösterir
kadın, erkek bireye nazaran daha net ve ifade yeteneği,iletişim becerisi gelişmiş varlıktır. kendini kolayca ifade edebilir. bunu hem sözle hem vücut diliyle kolayca yapabilir. kompleks bir yapı değillerdir. sadece biraz çaba gerektirir.
empatik düşünme yoksunluğu iletişimi zorlaştırır
iletişimin etkili ve canlı olabilmesi için bizi robottan farklı kılacak ve karşımızdaki bireyle ortak frekansta buluşturacak şeydir empati yetenegi . bu yenetek kullandıkça gelişir, kullanmadıkça körelir.
çocuklar doğarken yuksek bir empati yeteneği ile doğar.haliyle zamanla bu geliştirecek şekilde bir ortam hazırlanmaz ise, bencil kendini düşünen iletisim becerisi zayıf bireyler olurlar. bu da ilerde kadınları anlamıyorum ya diyen birey demektir.
sonuç olarak; empati yeteneğini kullanarak geliştirelim. zamanla kadınları anlamak diye bir sorun olmadığını göreceksiniz.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
dağlar
haluk levent'ten duyduğum, buray'ın da çok hoş söylediği şarkı.
en çok da ben bu gece ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit kısmına bayılırım
en çok da ben bu gece ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit kısmına bayılırım
devamını gör...
meja (yazar)
teknoloji ağırlıklı bilim yazarıdır,
geniş bir kategoriden gitmektedir.
katkıda bulunan değil sözlüğü sözlük olmasını sağlayan içeriklere sahiptir.
geniş bir kategoriden gitmektedir.
katkıda bulunan değil sözlüğü sözlük olmasını sağlayan içeriklere sahiptir.
devamını gör...
görücü usulü evlenmek
olumlu olarak baktığım durumdur. tabii her iki tarafta birbirini görüp, uyumu alıp ve anlaşabileceklerine inanacakları kadar zaman geçirirler ise. şimdiki ilişkilerin vıcık vıcık yaşandığı 8 sene sevgili olup sadece 2 yıl evli kaldığını gördüğüm insanlarda oldu.bence bazı şeyler aynı çatı altında öğrenilmeli ki tahammülde artsın.
devamını gör...
sözlüğün en feminist yazarları
türkiye feminisliğiyse yokum. zira türkiyede erkekler ölsün yaşasın kadınlar, saçlarımı kestim kıllarımı almayıp paylaştım güçlü kadın oldum diye tanımlanır
normalde de diilim. bu entry'i neden yazdım bilmiyom. hadi bay
normalde de diilim. bu entry'i neden yazdım bilmiyom. hadi bay
devamını gör...
later with jools holland
iflah ve ıslah olmaz bir musikişinas* olarak bana, televizyon tarihinin en sevdiğin programı nedir diye sorsalar, yanıt olarak ismini söyleyeceğim, bbc2’ nin ikonik müzik programıdır.
kendine has çoklu sahne dekorunda gerçekleşen müzik performanslarında, leonard cohen, björk, tori amos, massive attack, david bowie, the cure, aerosmith, portishead, jamiroquai, the white stripes, amy winehouse daha sayamadığım niceleri... 1992 yılından bu yana kimler geldi kimler geçti... bu trafikte programın sunucusu jools holland’ın müzik piyasasındaki ağırlığı ve kişisel dostluklarının da payı büyük elbette.
bir de yeni isimlerle tanıştırma misyonu vardır ki bana florence and the machine, kasabian ve emeli sande’ i kazandırmıştır.
kendine has çoklu sahne dekorunda gerçekleşen müzik performanslarında, leonard cohen, björk, tori amos, massive attack, david bowie, the cure, aerosmith, portishead, jamiroquai, the white stripes, amy winehouse daha sayamadığım niceleri... 1992 yılından bu yana kimler geldi kimler geçti... bu trafikte programın sunucusu jools holland’ın müzik piyasasındaki ağırlığı ve kişisel dostluklarının da payı büyük elbette.
bir de yeni isimlerle tanıştırma misyonu vardır ki bana florence and the machine, kasabian ve emeli sande’ i kazandırmıştır.
devamını gör...
iç çamaşırı satarken sütyeni üstüne giyen pazarcı
pazarlama tekniğidir. bende bile güzel duruyorsa gerisini siz düşünün anlamına gelir.
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
beş kardeş dizisindeki nazım olmak isterdim. dizideki nahifliği, edebiyat tutkunluğu, kardeşler arasında en çok ilgiye muhtaç olanı, büyümesine rağmen içindeki çocuğu da yaşatmış olması ve en önemlisi " hayat geçiyor. hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza kâr kalacak" sözüyle bana umut ışığı olan nazım olmak isterdim bu kadar ümitsizliğin içinde umudumu korumak isterdim..
devamını gör...
samsun’da sokak ortasında eşi tarafından şiddete uğrayan kadın
bu nasıl bir ruh halidir, bir insan çocuğunun yanında nasıl bu kadar vahşi olabilir ?
görüntüler yürek parçalayıcı, çevredekilerin çaresizliği yine öyle. toplumsal bir cinnet krizinin eşiğindeyiz. tüm tarafların birbiriyle didişmeyi bırakıp acilen bu konuda fikir birliği yapmaları lazım. çok üzücü, çok.
buradan
uyarı: görüntüler hassas içerik barındırmaktadır.
ek: olay samsun belediye önünde yaşanmış. kadının hayati tehlikesi var.
ek 2: annenin durumu iyi ve bilinci açıkmış.
görüntüler yürek parçalayıcı, çevredekilerin çaresizliği yine öyle. toplumsal bir cinnet krizinin eşiğindeyiz. tüm tarafların birbiriyle didişmeyi bırakıp acilen bu konuda fikir birliği yapmaları lazım. çok üzücü, çok.
buradan
uyarı: görüntüler hassas içerik barındırmaktadır.
ek: olay samsun belediye önünde yaşanmış. kadının hayati tehlikesi var.
ek 2: annenin durumu iyi ve bilinci açıkmış.
devamını gör...
bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
başıma sıkça gelen durum. sözlükteki zamanımın çoğunu takip ettiğim yazarların sayfalarında geçiriyorum. baştan aşağı okuyayım diyorum ama oy hakkım bitiveriyor. mecbur yarım bırakıp, başka yazarın sayfasına geçiyorum. sınır olmasa keşke de doya doya okusak.
devamını gör...
15 temmuz 2016 darbe girişimi
olmayan darbe girişimidir.
olmayan derken başarılı olmayan manasında değil, külliyen olmayan. çeyrek yüzyılın en büyük yalanıdır. külliyen olmayan derken, külliyen olandır.
olmayan derken başarılı olmayan manasında değil, külliyen olmayan. çeyrek yüzyılın en büyük yalanıdır. külliyen olmayan derken, külliyen olandır.
devamını gör...



