normal sözlük belgesel veri tabanı
mada der geçerim. türkiyede en çok ödül almış belgeseldir. sayın hocam musa ak yönetmenliğini yapmış olup müthiş bir iş çıkarmıştır.
beyşehir gölü üstünde yaşayan insanların hayatını konu alan kısa bir belgesel.
linki de budur sayın kafacılar, saygılarımla.
beyşehir gölü üstünde yaşayan insanların hayatını konu alan kısa bir belgesel.
linki de budur sayın kafacılar, saygılarımla.
devamını gör...
yıldız parkı
4 mevsim boyunca hep güzel olan koru/parktır. beşiktaşta belki en huzur verici yer olabilir. tamamiyle ağaçlık ve güzel yeşillendirmeye sahip olan yerdir. son bahar aylarında gitmenizi tavsiye ederim dökülen yaprakların güzelliklerinin arasında oturup termostan kahvenizi içip sincapları izleyebilirsiniz. sabit durursanız eğer sincapların ilgisini çekme olasılığınız yüksek yakınlaşmayı çok sevmeseler de meraklı hayvanlar. onları izlemek bile çok güzel. biraz yokuş olan tırmanışları göz önüne almazsak yürüyüş, arkadaşlarla muhabbet sohbet, piknik tarzı şeyler yapılıp kendinizi mutlu edebilirsiniz. şehrin içinde böylesi güzel bir yerin olması insanı çok şanslı hissettiriyor.
(bkz: gidiş yolu üzerinde galatasaray üniversitesi,çırağan sarayı görmek mümkün.)
(bkz: gidiş yolu üzerinde galatasaray üniversitesi,çırağan sarayı görmek mümkün.)
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
tırnak çektirmektir. sezeryandan çok acıdı yeminle. her pansumanı da bir o kadar acıdı.
devamını gör...
hayatı kaçırdığını anlamak
2006 new yorkta universiteye basladim, sinif arkadaslarimdan biri 64 yasinda bir amca. birgun merak edip sordum, dayi hayirdir yasin olmus 64 ne isin var burada diye, hep universite okumak istemis ama hem ailesine bakmak zorunda oldugundan hemde farkli sebeplerden oturu bir turlu bunu yapamamis, ama sonunda artik vaktim var ve bunu yapmadan olmek istemiyorum demisti. bunun gibi birden fazla insanla karsilastim okul hayatim boyunca, her biri beni cok etkilemistir ve hayata bakisimi degistirmislerdir diyebilirim.
devamını gör...
homo sapiens sapiens
en sevmediğim modernimsi hayvan. medeniyet inşa ettin de adam mı oldun sen şimdi? git önce sevgiyi öğren. duygusuz organizmalar bile senden daha karakterli ve çok kıymet biliyordur emin ol. ne sanıyorsun sen kendini ey aciz primat?
devamını gör...
her şeyi unutmak
sil baştan başlamanızı,
hayatı sıfırlamanızı,
sil baştan sevmenizi,
gerektirir bazen...
hayatı sıfırlamanızı,
sil baştan sevmenizi,
gerektirir bazen...
devamını gör...
grafik tasarım
grafik tasarım ticari veya profesyonel bir amaçla görsel imge hazırlama konusunda uzmanlaşmış insanları içeren bir alandır. grafik tasarımı, iletişim tasarımı olarak da bilinir. grafik tasarımcılar elle veya bilgisayar yazılımı kullanarak görsel kavramlar yaratan görsel iletişimcilerdir. amaçları yarattıkları görüntülerle tüketiciyi bilgilendirmek, ilham vermek ve onları cezbetmektir. böylelikle onları işe alan kuruluşları tanınır ve öne çıkan bir duruma getirmektedirler.
bir tasarımcı hem görsel yaratmakta uzman olmalı, hem de görselini yaratacağı şey hakkında bilgi sahibi olmalı dolayısıyla araştırmayı ve araştırdığı bilgileri derleyip işinde kullanmayı iyi bilmelidir.
özellikle bir grafik tasarım öğrencisinin şimdilerde işi daha da zor. çünkü artık her şey dijital ve rekabet çok fazla. milyonlarca tasarımcının bulunduğu ve rekabetin had safhada olduğu bu zamanlarda bir grafik tasarım öğrencisinin kültür haznesinin çok dolu olması gerekmekte ki diğerlerinden bir adım önde olsun. film, belgesel, kitap, oyun, podcast ne varsa tüketmeli ve kendi altyapısını her saniye güçlendirmelidir. bunları yaparken de uzmanlaşmak istediği alanda sürekli pratik yapmalıdır ki gelecekte iyi bir yerlere gelebilsin.
bir tasarımcı hem görsel yaratmakta uzman olmalı, hem de görselini yaratacağı şey hakkında bilgi sahibi olmalı dolayısıyla araştırmayı ve araştırdığı bilgileri derleyip işinde kullanmayı iyi bilmelidir.
özellikle bir grafik tasarım öğrencisinin şimdilerde işi daha da zor. çünkü artık her şey dijital ve rekabet çok fazla. milyonlarca tasarımcının bulunduğu ve rekabetin had safhada olduğu bu zamanlarda bir grafik tasarım öğrencisinin kültür haznesinin çok dolu olması gerekmekte ki diğerlerinden bir adım önde olsun. film, belgesel, kitap, oyun, podcast ne varsa tüketmeli ve kendi altyapısını her saniye güçlendirmelidir. bunları yaparken de uzmanlaşmak istediği alanda sürekli pratik yapmalıdır ki gelecekte iyi bir yerlere gelebilsin.
devamını gör...
bilim bir gün tanrının varlığını somut olarak ispatlarsa olabilecek şeyler
inananlar için bir fırsat.. inanmayanlar için ise bir değeri olmayacaktır..
devamını gör...
çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
erkek değilim ama taso, misket ve gazoz kapakları koleksiyonum vardı.
dokunmayın ağlarım
dokunmayın ağlarım
devamını gör...
gliserofosfokolin
epididimis'te sentezlenen sperm maturasyonunu(kapasitasyon) inhibe eden kolin formudur.
sperm kadın genital yollarına gelene kadar döllenmesine engel olur.
sperm kadın genital yollarına gelene kadar döllenmesine engel olur.
devamını gör...
küba devrimi
yaklaşık 400 sene ispanya sömürgesi olan küba, ispanyol-amerikan savaşından sonra bu seferde amerika egemenliğine geçer....
amerika kübaya bağımsızlık vermesine verir ama ; her an müdahale doğrudan müdahale hakkı doğuran bir anlaşmada yapar...platt değişikliği ismi verilen bu anlaşmayla fidel castronun ''küba’nın kalbindeki hançer” olarak nitelendirdiği guantanamo da askeri üs olarak amerikaya kiralanmıştır...
bu süreç içerisinde küba başkanlarının hepsi abd destekli başkanlardır...öğrenci ve işçilerden oluşan oldukça güçlü bir muhalif yapı; aralarında fulgencio batista’nın da bulunduğu ordu içerisindeki bir grup düşük rütbeli asker, 4 eylül 1933’te yönetimi ele geçirmiştir...
kurulan hükümetin, halkçı politikalarından rahatsız olan abd ise; yeni hükümetin genel kurmay başkanı fulgencio batista ikinci bir darbeyle 5 ocak 1934 tarihinde başkanı olması için destekliyor......neyse efem gel zaman git zaman fulgencio batista, ülkeyi bırakıp 7 yıl boyuncaflorida da yaşıyor...ülkeyi hükümete bırakıp çekip gidiyor....
bu süreçte ülkeyi bok götürüyor... sendika liderleri bertaraf edilerek yerlerini gangsterler almış, işçi liderleri cinayetlere kurban gitmiş, her türlü memuriyet satılığa çıkarılmış; rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk devletin her kademesine hakim oluyor...
küba’da 1 haziran 1952 yılında genel seçimlerin yapılacak..... abd için kötü haber....ülkede esen rüzgarların kokusuna bakarsak seçimide kesin sol gruplar kazanacak... ee bir taraftan da soğuk savaş var.... abd batistaya bir ıslık çalıyor geç diyor şu ülkenin başına ....
iş böyle olunca batista komutu aldığı gibi kübaya dönüp, 10 mart 1952 tarihinde carlos prio socarras u deviriyor ..yeniden ülke yönetimine el koyuyor..
ama ülke leş...batista’nın ülke yönetiminden uzak olduğu yıllar boyunca, küba’da kamu hizmeti diye bir şey kalmamış... rüşvet, yolsuzluk ve toplumsal yozlaşma ...ne ararsan var...
hal böyle olunca halk batista'nın dönmesini tepkiyle değil onayla karşılıyor...
10 martta darbe oluyor ve 25 martta “la habana” gazetesinde bir yazı yayınlanıyor...yazıyı yazan kişi genç bir avukat olan fidel castro... yazıda kısaca darbeyi yapanların amaçlarını sorguluyor ve bu darbeyle kübaya yeni bir diktatörlük mü getirmek istiyorsunuz? diye soruyordu...
bu avukat, aynı gün havana yüksek mahkemesine, batista’nın anayasayı ihlal ettiği için ,cezalandırılmasını isteyen bir dilekçe veriyordu.... castronun amacı diktatörlüğün demokratik açıdan yasadışı olduğunu yasal bir
yöntemle ortaya koymaktı...yani demem o ki eğer mahkeme cuntayı onaylarsa,mahkeme gayri meşru duruma düşecek; yok eğer mahkeme meşru ise cunta gayrimeşru duruma düşecekti...( bu mahkeme sonucunu çok aramama rağmen bulamadım...bulabilen beri gelsin)
bütün demokratik yollar kapanıyor ve bu sebepten cuntayı sona erdirmek için yapılacak tek
şey kalıyordu...silahlı mücadele...
1953 başlarında batista diktatörlüğünü yıkmak amacıyla küçük bir grup oluşturan castro, 26 temmuz'da santiago'daki moncada kışlası'na 165 arkadaşıyla birlikte bir baskın düzenledi; ama başarısızlığa uğrayarak tutuklandı. 16 ekim 1953'te santiago'daki küba yüksek mahkemesi'nde yapılan yargılamada 'sayın yargıç siz beni mahkûm edin! tarih beni haklı çıkaracaktır!' (la historia me absolvera) cümlesiyle biten ünlü savunmasını yaptı. mahkeme sonunda 16 yıla mahkum oldu.
hapishanelerde maruz kaldığı ağır işkencelerden haberdar olan destekçileri, mahkumların serbest kalmaları yönünde hükümet üzerinde kurduğu baskı, seçimlerin de yaklaşmasıyla sonuç vermiş ve mayıs 1955’te çıkarılan
af kanunuyla castro ve arkadaşları hapisten çıkmıştır .
üzerindeki baskı ve hayati tehlikesinin bulunmasından dolayı ; kübayı terk etmiş ve meksikaya gitmiştir...
meksika da askeri taktiklerile ilgili, ispanya iç savaşına katılmış emekli bir asker olan general
alberto bayo dan dersler almışlardır...meksika’ya gelişinin üzerinden henüz birkaç ay geçmişti ki castro hem kendi hayatı hem de küba devrimi adına büyük bir öneme sahip olan bir isimle tanıştı ernesto (che) guevara.
bu arada küba içinde sürekli bildiriler manifestolar yayımlanıyor...hatta amerikada filan epey destekçileri oluyor efem...
bu kadar eğitim yeter dedikleri 25 kasım 1956 da ;fidel castro ve beraberindeki 82 arkadaşı devrimi
gerçekleştirmek maksadıyla poza rica şehrindeki tuxpan limanından ,granma/büyükanne” isimli bir gemiye atlayıp kübaya yol alıyorlar...
30 kasım’da adaya varıyorlar...cunta bu işten haberdar ve karşılıyorlar..şiddetli çatışmalar oluyor...bu çatışmadan 21 kişi sağ çıkıyor ve sierra maestra dağlarına doğru çekilmek zorunda kalıyorlardır...
bu arada radyo yayınları şehirle kurulan bağlar derken zaman geçmiş ve artık batista ya karşı güçlü eylemler gerçekleştirmişlerdir... 2 yıl sonra 1 ocak 1959’da mevcut rejimini yıkarak küba’da devrimi ilan ettiler.
bu kübanın hayatında verdiği üçüncü bağımsızlık mücadelsidir.
birincisi ;on yıl savaşı
ikincisi ; küba devrimci partisinin ispanyollarla savaşı
üçüncüsündeküba devrimisonucunda gelen bağımsızlık...
küba'nın böylece 500 yıllık çektiği çile bitiyor ve artık bağımsız oluyordu...
kaynak:
dergipark.org.tr/tr/downloa...
tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%...
amerika kübaya bağımsızlık vermesine verir ama ; her an müdahale doğrudan müdahale hakkı doğuran bir anlaşmada yapar...platt değişikliği ismi verilen bu anlaşmayla fidel castronun ''küba’nın kalbindeki hançer” olarak nitelendirdiği guantanamo da askeri üs olarak amerikaya kiralanmıştır...
bu süreç içerisinde küba başkanlarının hepsi abd destekli başkanlardır...öğrenci ve işçilerden oluşan oldukça güçlü bir muhalif yapı; aralarında fulgencio batista’nın da bulunduğu ordu içerisindeki bir grup düşük rütbeli asker, 4 eylül 1933’te yönetimi ele geçirmiştir...
kurulan hükümetin, halkçı politikalarından rahatsız olan abd ise; yeni hükümetin genel kurmay başkanı fulgencio batista ikinci bir darbeyle 5 ocak 1934 tarihinde başkanı olması için destekliyor......neyse efem gel zaman git zaman fulgencio batista, ülkeyi bırakıp 7 yıl boyuncaflorida da yaşıyor...ülkeyi hükümete bırakıp çekip gidiyor....
bu süreçte ülkeyi bok götürüyor... sendika liderleri bertaraf edilerek yerlerini gangsterler almış, işçi liderleri cinayetlere kurban gitmiş, her türlü memuriyet satılığa çıkarılmış; rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk devletin her kademesine hakim oluyor...
küba’da 1 haziran 1952 yılında genel seçimlerin yapılacak..... abd için kötü haber....ülkede esen rüzgarların kokusuna bakarsak seçimide kesin sol gruplar kazanacak... ee bir taraftan da soğuk savaş var.... abd batistaya bir ıslık çalıyor geç diyor şu ülkenin başına ....
iş böyle olunca batista komutu aldığı gibi kübaya dönüp, 10 mart 1952 tarihinde carlos prio socarras u deviriyor ..yeniden ülke yönetimine el koyuyor..
ama ülke leş...batista’nın ülke yönetiminden uzak olduğu yıllar boyunca, küba’da kamu hizmeti diye bir şey kalmamış... rüşvet, yolsuzluk ve toplumsal yozlaşma ...ne ararsan var...
hal böyle olunca halk batista'nın dönmesini tepkiyle değil onayla karşılıyor...
10 martta darbe oluyor ve 25 martta “la habana” gazetesinde bir yazı yayınlanıyor...yazıyı yazan kişi genç bir avukat olan fidel castro... yazıda kısaca darbeyi yapanların amaçlarını sorguluyor ve bu darbeyle kübaya yeni bir diktatörlük mü getirmek istiyorsunuz? diye soruyordu...
bu avukat, aynı gün havana yüksek mahkemesine, batista’nın anayasayı ihlal ettiği için ,cezalandırılmasını isteyen bir dilekçe veriyordu.... castronun amacı diktatörlüğün demokratik açıdan yasadışı olduğunu yasal bir
yöntemle ortaya koymaktı...yani demem o ki eğer mahkeme cuntayı onaylarsa,mahkeme gayri meşru duruma düşecek; yok eğer mahkeme meşru ise cunta gayrimeşru duruma düşecekti...( bu mahkeme sonucunu çok aramama rağmen bulamadım...bulabilen beri gelsin)
bütün demokratik yollar kapanıyor ve bu sebepten cuntayı sona erdirmek için yapılacak tek
şey kalıyordu...silahlı mücadele...
1953 başlarında batista diktatörlüğünü yıkmak amacıyla küçük bir grup oluşturan castro, 26 temmuz'da santiago'daki moncada kışlası'na 165 arkadaşıyla birlikte bir baskın düzenledi; ama başarısızlığa uğrayarak tutuklandı. 16 ekim 1953'te santiago'daki küba yüksek mahkemesi'nde yapılan yargılamada 'sayın yargıç siz beni mahkûm edin! tarih beni haklı çıkaracaktır!' (la historia me absolvera) cümlesiyle biten ünlü savunmasını yaptı. mahkeme sonunda 16 yıla mahkum oldu.
hapishanelerde maruz kaldığı ağır işkencelerden haberdar olan destekçileri, mahkumların serbest kalmaları yönünde hükümet üzerinde kurduğu baskı, seçimlerin de yaklaşmasıyla sonuç vermiş ve mayıs 1955’te çıkarılan
af kanunuyla castro ve arkadaşları hapisten çıkmıştır .
üzerindeki baskı ve hayati tehlikesinin bulunmasından dolayı ; kübayı terk etmiş ve meksikaya gitmiştir...
meksika da askeri taktiklerile ilgili, ispanya iç savaşına katılmış emekli bir asker olan general
alberto bayo dan dersler almışlardır...meksika’ya gelişinin üzerinden henüz birkaç ay geçmişti ki castro hem kendi hayatı hem de küba devrimi adına büyük bir öneme sahip olan bir isimle tanıştı ernesto (che) guevara.
bu arada küba içinde sürekli bildiriler manifestolar yayımlanıyor...hatta amerikada filan epey destekçileri oluyor efem...
bu kadar eğitim yeter dedikleri 25 kasım 1956 da ;fidel castro ve beraberindeki 82 arkadaşı devrimi
gerçekleştirmek maksadıyla poza rica şehrindeki tuxpan limanından ,granma/büyükanne” isimli bir gemiye atlayıp kübaya yol alıyorlar...
30 kasım’da adaya varıyorlar...cunta bu işten haberdar ve karşılıyorlar..şiddetli çatışmalar oluyor...bu çatışmadan 21 kişi sağ çıkıyor ve sierra maestra dağlarına doğru çekilmek zorunda kalıyorlardır...
bu arada radyo yayınları şehirle kurulan bağlar derken zaman geçmiş ve artık batista ya karşı güçlü eylemler gerçekleştirmişlerdir... 2 yıl sonra 1 ocak 1959’da mevcut rejimini yıkarak küba’da devrimi ilan ettiler.
bu kübanın hayatında verdiği üçüncü bağımsızlık mücadelsidir.
birincisi ;on yıl savaşı
ikincisi ; küba devrimci partisinin ispanyollarla savaşı
üçüncüsündeküba devrimisonucunda gelen bağımsızlık...
küba'nın böylece 500 yıllık çektiği çile bitiyor ve artık bağımsız oluyordu...
kaynak:
dergipark.org.tr/tr/downloa...
tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%...
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
bir kitap okuduktan sonra, bi müziği öğrendiğimde ya da bi konuyu öğrendiğimde falan neyse işte gerek sosyal medyada gerek günlük yaşantımda karşıma çıkıyor . hayır neden önceden esamesi okunmazken anında karşıma çıkıyor sadece bana olmadığını umuyorum lütfen öyle olsun.
devamını gör...
sözlük yazarları akp'nin yapacağı hangi icraata oy verir
kişiden bağımsız olarak gerçekten de ülke için bir şeyler yapıldığını gördüğümde. ülkenin hangi yerini tutsak elimizde kalıyor. adalet yok, eğitim yok. eşitlik ve özgürlük zaten yok. bunlar için gerekli ve göz doldurucu adımlar atılıp gerçekten de yürürlüğe konulursa veririm oyumu.
devamını gör...
sürekli kızların girilerini beğenip favorileyen meriç
ben hiç öyle birşey duymadım genelde kadın kadını, erkek erkeği oylar. çok dikkat ediyoruz böyle şeylere.yapan varsa şikayet etmeliyiz el birliğiyle..
dikkat! bu tanımı ciddiye almayınız!!
dikkat! bu tanımı ciddiye almayınız!!
devamını gör...
powerbank'e türkçe isim önerileri
yettimgari.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
bana bak muzo, seni şimdi burda boğarım, geri kalan bütün cigaraları kendim içmek zorunda kalırım, her cigarayı çekişimde rahmetlinin cigarası diye efkarlanırım. beni böyle filtreden dertlere gark ettirme.
devamını gör...
alternatif prezervatif sloganları
seçime hazırlanan parti sloganı gibidir.
örn. her şey güzel olacak.
benim kendi sloganım zannedersem " babalar kullanır " olurdu.
paketın üzerinde de uzun samsun resmi olurdu.
örn. her şey güzel olacak.
benim kendi sloganım zannedersem " babalar kullanır " olurdu.
paketın üzerinde de uzun samsun resmi olurdu.
devamını gör...
bir insanı tanıma yöntemleri
(bkz: ramtha)'nın çok güzel bir sözü vardır;
bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz ?
ne okuduğuna bakın,
ne seyrettiğine bakın,
duvarlarına ne astığına,
raflarına ne koyduğuna,
nasıl konuştuğuna,
nasıl dinlediğine bakın.
yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir.
bir insanı nasıl tanıyacağınızı biliyor musunuz ?
ne okuduğuna bakın,
ne seyrettiğine bakın,
duvarlarına ne astığına,
raflarına ne koyduğuna,
nasıl konuştuğuna,
nasıl dinlediğine bakın.
yapmanız gereken tek şey bakmaktır.
bunlar size onun ruhunun nerede olduğunu gösterir.
devamını gör...
ölmeden önce söylenmek istenen son söz
steam id: *******
şifre: *******
kafasozluk şifre ********
şifre: *******
kafasozluk şifre ********
devamını gör...
havana
havana, küba’nın başkentidir. hem küba’nın hem de karayipler’in en büyük şehridir. tropikal bir iklime sahiptir. plaza de la revolucion gizi gezilecek güzel yerleri vardır.
devamını gör...