normal sözlük dertleşecek yazarlar veri tabanı
kafaları iyice yakmak için toplanma alanı.
suya anlatın arkadaşlar. yok ya o rüya mıydı? neyse işte bana çok şey etmeyinde işte kaldırıma bile anlatabilirsiniz.
psikoloğa gidin. bakın bu tavsiyeyi de kimse vermez. hadi yine iyisiniz.

ruh sağlığımı kimsenin hatta kendimin bile * derdiyle dertlenmeyerek koruyorum.
yemek görünce yiyin dert görünce kaçın.
bu da son sözüm.
suya anlatın arkadaşlar. yok ya o rüya mıydı? neyse işte bana çok şey etmeyinde işte kaldırıma bile anlatabilirsiniz.
psikoloğa gidin. bakın bu tavsiyeyi de kimse vermez. hadi yine iyisiniz.

ruh sağlığımı kimsenin hatta kendimin bile * derdiyle dertlenmeyerek koruyorum.
yemek görünce yiyin dert görünce kaçın.
bu da son sözüm.
devamını gör...
hacı sabancı'nın türkiye ekonomisinden çok umutluyum demesi
ben de malta vatandaşı olsam ve mal varlıklarımı malta'ya taşısam ben de umutlu olurdum dedirten saçma sapan açıklamadır.
devamını gör...
extrovert
sosyal etkileşim yoluyla enerjisini yeniden dolduran, türkçe de 'dışadönük' olarak da adlandırılan kişilerdir. zaman zaman yalnız başına kalmaya ihtiyaç duysalar da, onlara enerji veren şey diğer insanlarla etkileşimde bulunmaktır.
zıttı olan introvert başlığında da bahsettiğim gibi: içe dönük -introvert- ve dışa dönük -extrovert- terimleri insanların kişiliklerini ve sosyal etkileşimin enerji düzeyleri üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. bazı insanlar bu etiketleri önemsiz olarak görürken, birçok kişi bunları dünyadaki yerlerini, kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını ve başkalarıyla en iyi nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamanın bir yolu olarak kullanıyor.
hiç kimse tamamen içe ya da dışa dönük değildir.
eminim burada da birçok kişi duruma ve hatta etrafındaki insanlara göre kendini daha dışadönük ya da içedönük hissediyordur.
extrovert kişiliğe sahip olanlar, insanları gerçekten severler. sadece insanların etrafında olmayı değil, insanların kendilerini derinden severler. bu grupla ilgili yaygın bir yanılgı, yüzeysel oldukları, kendilerini insanlarla çevreledikleri ve enerji verici (veya çılgın) telaş uğruna faaliyet gösterdikleri yönündedir. insanların etrafında olmak enerji rezervlerini doldurur, ancak değer verdikleri insanlarla ilişkilere yatırım yapmak onlar için oldukça anlamlıdır.
insanlarla zaman geçirmeyi, onlarla bol bol sohbet etmeyi sevdikleri gibi zaman zaman kendi başlarına da kalmak isteyebilirler.
yüksek sesle düşünebilirler. dışadönük insanlara genellikle çok fazla konuştukları veya çok gürültülü oldukları söylenir. bunun nedeni, birçok dışa dönük kişinin olayları konuşarak işlemesidir. içedönüklerin kendi zihinlerinde özel olarak düşünebilecekleri yerlerde, birçok dışadönük çözüme ve anlayışa ulaşmak için sesli düşünmeye ihtiyaç duyma eğilimindedir. yüksek sesle düşünmek, durumları yapıcı bir şekilde ele almalarına ve başkalarının içgörü ve desteğini almalarına yardımcı olur.
sosyal ortamların neşesi, enerjisi ve aslında ilerletici gücüdür bu kişiler. ama aklınızı okuyamazlar, sizin onlara düşüncenizi, hislerinizi anlatmanızı isterler. bunu akıldan çıkarmamakta fayda var.
kaynak
zıttı olan introvert başlığında da bahsettiğim gibi: içe dönük -introvert- ve dışa dönük -extrovert- terimleri insanların kişiliklerini ve sosyal etkileşimin enerji düzeyleri üzerindeki etkilerini tanımlamak için kullanılır. bazı insanlar bu etiketleri önemsiz olarak görürken, birçok kişi bunları dünyadaki yerlerini, kendi beyinlerinin nasıl çalıştığını ve başkalarıyla en iyi nasıl etkileşimde bulunduklarını anlamanın bir yolu olarak kullanıyor.
hiç kimse tamamen içe ya da dışa dönük değildir.
eminim burada da birçok kişi duruma ve hatta etrafındaki insanlara göre kendini daha dışadönük ya da içedönük hissediyordur.
extrovert kişiliğe sahip olanlar, insanları gerçekten severler. sadece insanların etrafında olmayı değil, insanların kendilerini derinden severler. bu grupla ilgili yaygın bir yanılgı, yüzeysel oldukları, kendilerini insanlarla çevreledikleri ve enerji verici (veya çılgın) telaş uğruna faaliyet gösterdikleri yönündedir. insanların etrafında olmak enerji rezervlerini doldurur, ancak değer verdikleri insanlarla ilişkilere yatırım yapmak onlar için oldukça anlamlıdır.
insanlarla zaman geçirmeyi, onlarla bol bol sohbet etmeyi sevdikleri gibi zaman zaman kendi başlarına da kalmak isteyebilirler.
yüksek sesle düşünebilirler. dışadönük insanlara genellikle çok fazla konuştukları veya çok gürültülü oldukları söylenir. bunun nedeni, birçok dışa dönük kişinin olayları konuşarak işlemesidir. içedönüklerin kendi zihinlerinde özel olarak düşünebilecekleri yerlerde, birçok dışadönük çözüme ve anlayışa ulaşmak için sesli düşünmeye ihtiyaç duyma eğilimindedir. yüksek sesle düşünmek, durumları yapıcı bir şekilde ele almalarına ve başkalarının içgörü ve desteğini almalarına yardımcı olur.
sosyal ortamların neşesi, enerjisi ve aslında ilerletici gücüdür bu kişiler. ama aklınızı okuyamazlar, sizin onlara düşüncenizi, hislerinizi anlatmanızı isterler. bunu akıldan çıkarmamakta fayda var.
kaynak
devamını gör...
köpeklerden insanlara geçen yeni koronavirüs
türkiye'ye gelirse* katillere yeni bahane çıkar.
devamını gör...
radyo tiyatrosu
çocukluğum radyo tiyatrosu dinleyerek geçti.
(gülmeyin, ben çocukken televizyon çoktan icat edilmişti)
çok güzel müzikleri ve seslendirmeleri olurdu radyo tiyatrolarının.şimdi storytel gibi uygulamalar bunu karşılayabilir belki, burada da sevdiklerim oldu.
keyiflidir,hayal dünyanızın kapılarını aralar.hele seri( arkası yarın) dinliyorsanız, bir sonraki bölümü dinlemek için hazır beklersiniz.
(gülmeyin, ben çocukken televizyon çoktan icat edilmişti)
çok güzel müzikleri ve seslendirmeleri olurdu radyo tiyatrolarının.şimdi storytel gibi uygulamalar bunu karşılayabilir belki, burada da sevdiklerim oldu.
keyiflidir,hayal dünyanızın kapılarını aralar.hele seri( arkası yarın) dinliyorsanız, bir sonraki bölümü dinlemek için hazır beklersiniz.
devamını gör...
baş kuantum sayısı
n ile gösterilir. yörüngenin numarasını değerini belirler.numara ne kadar fazla ise çekirdeğe o kadar uzaktır . 1,2,3,4...7 kadar değer alır.
devamını gör...
nefret edilen şeyler
sevdiğim insanlar üzülürken elimden hiçbir şeyin gelmemesi
yalan
kendisi dışında hiçbir canlıyı düşünmeyen varlıklar
bir de şerefsiz sivriler...
yalan
kendisi dışında hiçbir canlıyı düşünmeyen varlıklar
bir de şerefsiz sivriler...
devamını gör...
anın fotoğrafı
ulan o kadar şimşek çaktı, bi’ fotoğraf çekeyim diye niyetlendim, olaya bak. 27262551617 kare sadece bundan var.

ayrıca bi’ föto atalım dedik, sözlük çöktü iyi mi. (bkz: 9 eylül 2021 kafa sözlük'e erişim sorunu) kafa sözlük daha fazla fotoğraf kaldıramaz derken bunu kastediyorlarmış sanırsam.
neyse yarım saat sonra ancak atabildim,* umarım bu azmimle yeniden bozmam sözlüğü.
o değil de ben bir yere gidince neden yağmur yağıyor acaba? terlikle, şortla geldim ulan ben buraya, terlikle şortla. umarım sabah bişiciği kalmaz.

ayrıca bi’ föto atalım dedik, sözlük çöktü iyi mi. (bkz: 9 eylül 2021 kafa sözlük'e erişim sorunu) kafa sözlük daha fazla fotoğraf kaldıramaz derken bunu kastediyorlarmış sanırsam.
neyse yarım saat sonra ancak atabildim,* umarım bu azmimle yeniden bozmam sözlüğü.
o değil de ben bir yere gidince neden yağmur yağıyor acaba? terlikle, şortla geldim ulan ben buraya, terlikle şortla. umarım sabah bişiciği kalmaz.
devamını gör...
bir semtin medeniyet seviyesini belirten detaylar
çöpleridir efendim. evet evet.. yanlış okumadınız.... çöpleri.
bir semtin, bir şehirin, hatta hatta bir ülkenin medeniyet seviyesini belirlemek istiyorsanız, bakacağınız ilk şey; ne evleri, ne düşünceleri, ne araçları, ne görüntü ve ne de örüntüleridir... bakacağınız ilk şey; çöpleri olmalıdır. bir medeniyetin anlık durumunu da, esrarını da, sürecini de buradan rahatlıkla kestirebilirsiniz.
misal; zengin bir semtte, atılan yiyecek ve içecek türevlerinin haddi hesabı yoktur.
dolayısıyla o semtin, sokak hayvanları da, gelişmiş hatta semrilmiştir.
yine kısmen, daha fakir bir semtin çöpüyse; bu çöpler ya azdır ya da kokar. çünkü dişiriciler onu çoktan dişirip götürmüşlerdir. götürülmeyen, beğenilmeyen atıklarsa; bir sonraki çöp kamyonuna kadar, kokmaya ve semtin durumunu gözler önüne sermeye devam edecektir.
haa siz şimdi diyeceksiniz ki: eyh hincime!.. kendine gel bre.... görece daha fakir olan bir semtin çöpü dişiriliyor da, kısmen daha zengin olan semtin çöpü dişirilmiyor mu? .. onların çöp kutularına; kağıt toplayanlar, çöp karıştıranlar, cümle karışık argümanı olanlar konuk olmuyor mu?.. maalesef ki hayır efendim. hayır!..
onların çöpleri ayrıştırılır ve dönüştürülür. dişirilme; yalnızca medeniyetin uğramadığı özgün mekanların, şatafatlı ve de çetrefilli kumaşıdır...
bir semtin, bir şehirin, hatta hatta bir ülkenin medeniyet seviyesini belirlemek istiyorsanız, bakacağınız ilk şey; ne evleri, ne düşünceleri, ne araçları, ne görüntü ve ne de örüntüleridir... bakacağınız ilk şey; çöpleri olmalıdır. bir medeniyetin anlık durumunu da, esrarını da, sürecini de buradan rahatlıkla kestirebilirsiniz.
misal; zengin bir semtte, atılan yiyecek ve içecek türevlerinin haddi hesabı yoktur.
dolayısıyla o semtin, sokak hayvanları da, gelişmiş hatta semrilmiştir.
yine kısmen, daha fakir bir semtin çöpüyse; bu çöpler ya azdır ya da kokar. çünkü dişiriciler onu çoktan dişirip götürmüşlerdir. götürülmeyen, beğenilmeyen atıklarsa; bir sonraki çöp kamyonuna kadar, kokmaya ve semtin durumunu gözler önüne sermeye devam edecektir.
haa siz şimdi diyeceksiniz ki: eyh hincime!.. kendine gel bre.... görece daha fakir olan bir semtin çöpü dişiriliyor da, kısmen daha zengin olan semtin çöpü dişirilmiyor mu? .. onların çöp kutularına; kağıt toplayanlar, çöp karıştıranlar, cümle karışık argümanı olanlar konuk olmuyor mu?.. maalesef ki hayır efendim. hayır!..
onların çöpleri ayrıştırılır ve dönüştürülür. dişirilme; yalnızca medeniyetin uğramadığı özgün mekanların, şatafatlı ve de çetrefilli kumaşıdır...
devamını gör...
satıcı
orjinal dilinde forushande, türkçe çevirisiyle satıcı
iranlı ünlü yönetmen asghar farhadi'ye yabancı dilde en iyi film oscar'ını getiren 2016 yapımı bir başyapıt.
[ilk oscar'ı; a separation (film)]
farhadi sineması özgünlüğünü; aktardığı sade hikâyeleri, etkileyici bir şekilde yansıtmasıyla alıyor.
yaşadıkları topluma nazaranla daha entelektüel sayılabilen evli çift rana ve emad'ın başlarına gelen bir olayla, hayatlarının nasıl değiştiğini konu ediniyor.
iyinin ve kötünün birbirine karıştığı, ahlâki sorgulamaların ince ince işlendiği bu yapımı izlerken zamanı unutup, üçüncü bir göz olarak filmde hissedeceksiniz kendinizi.
iranlı ünlü yönetmen asghar farhadi'ye yabancı dilde en iyi film oscar'ını getiren 2016 yapımı bir başyapıt.
[ilk oscar'ı; a separation (film)]
farhadi sineması özgünlüğünü; aktardığı sade hikâyeleri, etkileyici bir şekilde yansıtmasıyla alıyor.
yaşadıkları topluma nazaranla daha entelektüel sayılabilen evli çift rana ve emad'ın başlarına gelen bir olayla, hayatlarının nasıl değiştiğini konu ediniyor.
iyinin ve kötünün birbirine karıştığı, ahlâki sorgulamaların ince ince işlendiği bu yapımı izlerken zamanı unutup, üçüncü bir göz olarak filmde hissedeceksiniz kendinizi.
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
radyoda sevdiğin şarkılara denk gelmek.
devamını gör...
yazarların bugün insanlık için yaptığı şeyler
dünyanın merkezine yerleştirdiğim atom reaktör bombasını aktive edecek düğmeye basmadım. daha ne yapayım?
devamını gör...
still alice
richard glatzer ve wash westmoreland tarafından yazılan ve yönetilen muhteşem filmdir.

julianne moore izlemek her zaman büyük bir keyiftir ama bu filmde bambaşkaydı. bu film bambaşkaydı çünkü. julianne moore bu film ile kazandığı en iyi kadın oyuncu oscar’ını sonuna kadar hak etmiştir. ama filmin önüne geçemeyen bir oyunculuktur bu.
çünkü filmin senaryosu çok etkileyici benim için. bir dilbilim profesörünün alzheimer hastalığı ile olan mücadelesi anlatılıyor filmde. alice howland unutmaya başlıyor. hayatı zihninin içindeki kelimelerler geçen alice howland kaynağını tüketmek üzere. her şeyin zihninden silinmeye başlıyor yavaş yavaş. kelimeler yok oluyor. bir dilbilimci için sözcükler dünyayı anlama ve yaşama biçimidir ve olabilecek en büyük lanet unutmaya başlamaktır.
hayatının merkezine kelimeleri koymuş bir insan olarak en korktuğum şey budur benim de. bir gün yavaş yavaş unutmaya başlamak. kafka’nın günlüklerini hiç okumadım ben. her şeyi okudum onunla ilgili. günlüklerden ise bir sayfa bile okumadım. saklıyorum onu. bir gün unutmaya başlarken birinin o kitabı bana okumasını istiyorum.
alzheimer hiçbir şey alamaz bir insandan, o hala alice’dir.

julianne moore izlemek her zaman büyük bir keyiftir ama bu filmde bambaşkaydı. bu film bambaşkaydı çünkü. julianne moore bu film ile kazandığı en iyi kadın oyuncu oscar’ını sonuna kadar hak etmiştir. ama filmin önüne geçemeyen bir oyunculuktur bu.
çünkü filmin senaryosu çok etkileyici benim için. bir dilbilim profesörünün alzheimer hastalığı ile olan mücadelesi anlatılıyor filmde. alice howland unutmaya başlıyor. hayatı zihninin içindeki kelimelerler geçen alice howland kaynağını tüketmek üzere. her şeyin zihninden silinmeye başlıyor yavaş yavaş. kelimeler yok oluyor. bir dilbilimci için sözcükler dünyayı anlama ve yaşama biçimidir ve olabilecek en büyük lanet unutmaya başlamaktır.
hayatının merkezine kelimeleri koymuş bir insan olarak en korktuğum şey budur benim de. bir gün yavaş yavaş unutmaya başlamak. kafka’nın günlüklerini hiç okumadım ben. her şeyi okudum onunla ilgili. günlüklerden ise bir sayfa bile okumadım. saklıyorum onu. bir gün unutmaya başlarken birinin o kitabı bana okumasını istiyorum.
alzheimer hiçbir şey alamaz bir insandan, o hala alice’dir.
devamını gör...
beyaz ve renkli çamaşırları bir arada yıkayan erkek
tam anlamiyla ici gecmis hatta hayattan bikmis bir erkektir. yalniz farkinda degildir, yikama sonrasinda bir daha hicbir sey eskisi gibi olmayacaktir. atilan o beyaz camasirlar artik beyazliktan cikmis, geri donusumu mumkun olmayan bir evrimlesmeye gecmistir...
devamını gör...
güzel kadın isimleri
ismail.
devamını gör...
de stijl
de stijl, 20. yüzyıl’ın başlarında, hollanda’da bir grup sanatçı tarafından başlatılan hareket olup adını, bir dergiden almıştır. ı. dünya savaşı sırasında farklı alanlardan gelen sanatçılar ‘neo plastisizm’ adını verdikleri anti-natüralist ve soyut sanat anlayışlarını, theo van doesburg tarafından kurulan ve ilk kez 1917’de hollanda’da yayınlanmaya başlayan ‘de stijl’ adlı güzel sanatlar dergisinde açıklamaya başlamışlardır.
de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie

devamını gör...
kafa sözlük'ün kurulması
pek çoğumuz için "iyi ki" dedirten olay.
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
kafa sözlük nasıl kuruldu, merak etmekteyim...
devamını gör...
unutulmayan reklam filmleri
devamını gör...
rektörün kiracısını işe alması
vay arkadaş, ne ev sahipleri var, diye hayıflandığım başlık.
biri bunu ev sahibime söylesin.
biri bunu ev sahibime söylesin.
devamını gör...
hayatınız bir film olsaydı nickiniz ne olurdu sorunsalı
24 numara geçiyor mu abla.
devamını gör...