fakat anıt sayaç'da bu yıl 383 kadının öldürüldüğü kaydedilmiş. katillerin tutuklanmaması için büyük bir mücadele görüldü ülkemizde, özellikle ümitcan'ı hala aramızda görebiliyoruz mesela. ama kadın cinayetlerini önlemek için ne gibi bir mücadele verildi bilmiyorum. olmayan şeyi bilmem mümkün değil.

edit: bazı yazar arkadaşlarım pandemiden ötürü kadın cinayetlerinde azalmanın olabileceğinden bahsetmiş fakat ne yazık ki pandemiyle birlikte aile içi fiziksel ve psikolojik şiddet fazlasıyla arttı, istatistikler bunu gösteriyor. yani geçen seneden daha berbat bir haldeyiz, her yıl daha da yaşanılmaz bir ülke olmaya istikrarla devam ediyoruz.
devamını gör...

bugün 19. yüzyıl avrupa mimarisinin çeşitli üsluplarını barındıran bir açık hava müzesi gibidir. yanıbaşındaki binlerce yıllık istanbul'da geleneksel ahşap konut dokusunu büyük ölçüde kaybetmiş, yapılarını zar zor korurken, adalar'ın konutlarının zamana inat ayakta durmaları büyük bir mucizedir.
devamını gör...

yerine geçilen kimse anlamına gelen sözcük.
devamını gör...

telefonu sessizde unutup dışarıda 4-5 saat geçirmişsindir. ekrana baktığında annenden 48 cevapsız arama vardır.
tür:korku-gerilim
ımdb: 9,2
devamını gör...

aralarındaki en temel fark içerdikleri parfüm yağı oranıdır. genel olarak parfüm yağı yükseldikçe kokunun kuvveti ve kalıcılığı artar.

yüksekten düşüğe sıralarsak;
-eau de parfum %15 ila %20
-eau de toilette %5 ila %15
-eau de cologne %2 ila %4
parfüm yağı içerir.
devamını gör...

yeni oyuncak alınınca hiç yüzüne bakilmayan ama hep yatağın üzerinde duran bez bebek gibiyim iyi , orta güzellikte , hiç bir fonksiyonu yok zor zamanda korkunca sarılacağın safın önde gideni.
devamını gör...

bağcığınız çözülünce pat diye durup çömelmek. arkadaşlar önce bi' sinyal verin, sonra yolun kenarına çekilin. birdirbir oynatıyorsunuz insana.
devamını gör...

bir ağaç türü. özellikle parfümlerde kullanıldığında oldukça çekici bir hava katmaktadır. odunsu koku diye tabir edilendir.
devamını gör...

teknolojiyi severim, mesela birlikte gezerken bir kablosuz fare beğendim , acelesi yok sonra alırım diye bıraktım. bir sonraki görüşmemizde onu almıştı . düşünceli olmak, ince detay bu şekildedir. yoksa sevgi zaten hissedilir .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğma büyüme istanbul'luyum. her gün dışarı çıktığımda kendime acıyorum, zavallı gibi bu şehirde yaşadığım aklıma geliyor. bir an önce terk etmek istiyorum bu keşmekeşi. yaşanacak bir yer değil yeminle.
devamını gör...

giovanni battista torriglia- hayatın ipliği (mutlu bir aile)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülke ülke değil ki dallas dizisi seti sanki anasını satayım. bu adam sokak ortasında infaz yapsa şaşırmam şu saatten sonra.
devamını gör...

tüm pazar sabahlarında izim var, kar kış demeden, yaz sıcağı demeden her pazar sabahına dokunmuş bir rüzgardım ben.
bu sabah son kez esiyor gibiyim, bu gelecek olanı bilemeden öte pes etmenin bir diğer adı.

oysa / oysa ki / en çok denize yakışırdım ben, koca kavağı oyup yeke yapmıştım o en sarı sıcak pazar sabahlarında, içimde "bana kocaman bir ağaç verin size kocaman bir tekne yapayım" coşkusu dolu nefesimle.

o zamanlar nefes alıyordum ben, doğru ya!
devamını gör...

gizli falan değilim açık açık homofobiğim .
devamını gör...

33 yaşımda tanıştım kesmeşeker'le. iyi olan şeyler bana hep geç geldi. işimi geç buldum, eşimi geç buldum, kendimi geç tanıdım.

geç bulduğum şeylerin tadı da hep başka oldu, derin oldu, kıymetli oldu. işimi çok sevdim, eşimi çok sevdim, evimi çok sevdim, kendimi çok sevdim.

kesmeşeker de böyle. toyluğuma denk gelse harcar giderdim. kafam oturduktan, ruhum serpildikten, gözüm baktığını görür, aklım gördüğünü anlar hale geldikten sonra tanıdım. ve tanıdığım için de çok şanslı sayıyorum kendimi. kesmeşeker'i hissedebilmek, şu engin kalabalık içerisinde biri olabilmek, bir bakış sahibi olabilmek, incinebilmek, acıtılmaya açık olmak ve düşmekten korkmamak demek benim için.

bu kusursuz cinayetler çağında, kulağa girebilecek en iyi üç beş şeyden biri...
devamını gör...

ötekileştirmek, gerçekten algılayamıyorum.
devamını gör...

ikinci dünya savaşı sonunda danimarka'da geçen, çocuk yaşta alman esirlere kumsala döşenmiş mayınların temizletildiği film. savaşın acımasız yüzü, kara mayını gibi sinsi bir tuzağın gölgesinde aktarılmış. hikâye boyunca karakterlerle bağ kurmaktan çekiniyoruz zira her an yaşanması olası bir patlama alıp götürebilir onları. işin belki de en acıklı yanı, filmde anlatılanların gerçek olaylardan kurgulanmış olması. alman genelkurmayı -cennet parçası- sahillere mayın döşetiyor, ceremesini ise emir kulu garibanlar çekiyor.

james bacque'nin ikinci dünya savaşı sonunda müttefiklere tutsak düşen alman askerlerinin akıbetini anlattığı diğer kayıplar* kitabı vardır. bacque söz konusu kitapta alman ordusu için kısa ve net bir tanım yapar: "1940-41'lerin küstah ve kalpsiz wehrmacht'ı rus steplerinde yok olmuştu. geriye kalanlar ya çocuk yaştakiler ya da ihtiyarlardı." işte bu film, tanıma uygun düşecek şekilde 1930'ların ortasından 1945'e kadar dünyayı sarsan wehrmacht'ın hesap verdiği günlere odaklanıyor.

bazı ruh hastaları filmi izleyip "oh olsun nazilere, içimin yağları eridi" tarzında ifrazat saçıyor. gerekçe olarak da "ee nazilere %90 oy vermeselermiş (onu da yanlış biliyorlar da neyse) başlarına geleni hak ettiler," diyorlar. oysa savaşta ön saflarda görev alan 1920-30 doğumlu almanlar nsdap'ye istese de oy veremezdi, yaşları yetmiyordu. dönemin almanyasında yapılan son (demokratik/gerçek/özgür) seçim 1933'te gerçekleşti. o seçimde de nsdap maksimum %44 aldı. daha sonra iktidarı nasıl ele geçirdiklerini, nasıl diktatörlük kurduklarını tarih kitapları anlatıyor. nitekim milyonlarca kişilik orduda herkes fanatik nazi değildi. canları pahasına hitler'e defalarca suikast düzenleyen yüksek ve alt rütbeli subaylar vardı. ayrıca er-erbaş düzeyinde hans scholl, wolfgang borchert ve nice isimsiz muhalif mevcuttu. "hayat siyah ve beyazdan ibaret değil" diyerek bitireyim yazımı.

izleyince bana teşekkür edersiniz. iyi seyirler şimdiden.
devamını gör...

zayıflık iyidir diyen arkadaşların beyni biraz karamelize olmuş aldırmayın. zayıflık, cılızlık yada şişmanlık obezlik iyi şeyler değildir arkadaşlar. fiziksel eksilerini bir kenara bırakırsak insanı ruhsal ve moralman çökertebilir hatta özgüven eksikliğine yol açabilir.
fit olmak iyidir arkadaşlar, kısaca iyi görünmek. bunun muhasebesini yapmak istiyorsanız çok basit bir metot önereyim size. aynaya bakmak. çünkü aynalar size yalan söylemez. eğer aynaya baktığınızda içinizde bir burukluk oluyorsa muhtemelen yolunda gitmeyen bir şeyler vardır.
edit : tavsiye yazmayı unutmuşuz ya. çok basit ve etkili 2 tavsiye vericem. merak etmeyin diğerleri gibi " yok 1 tencere makarna ye, yatmadan önce bir kavanoz nutella ye " gibi saçmalıklarla moralinizi bozmayacağım.
1. si sigara içiyorsanız derhal bırakın. sigara hem iştahsızlık yapar hem ciddi kilo kaybetmenize neden olur.
2. spora başlayın ama kondisyon ağırlıklı ( koşu, ip atlama gibi ) değil. çünkü bunlar iştah açmak bir kenara dursun hazır olan iştahınızın da kapanmasına yol açar. o yüzden fitness tarzında kas yorgunluğu yapan sporları tavsiye diyorum.
devamını gör...

eşitlik, adalet ve liyakat.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim