26 ocak 2021 istanbul'un iki ilçesinde ikamet sınırlaması
istanbul’da yabancı yoğunluğunun en fazla olduğu ilçelerden esenyurt ve fatih’te yabancılara yeni ikametgah verilmeyecek. yasağın öğrencileri kapsamadığı belirtildi
tabi öğrencileri kapsamaması çok ironik. emlak sektörünün asıl parayı öğrenciden kaldırması ile alakalı. pandemi girince araya aç köpeğe döndü hepsi.
devamını gör...
az tanım girmesine rağmen karma puanı yüksek olan yazarlar veri tabanı
karma puan da olsa zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış.
devamını gör...
portakal
mandalinanın abisidir. aynı zamanda mandalinayı kıskanır çünkü herkes bilir ki her zaman küçükler daha çok sevilir.
devamını gör...
vedalaşırken en sevilen kişiyi sona bırakmak
çoğu insanın yaptığı ancak neden yaptığını bile çözemediği durumdur .
çocukluğumuzdan beri hep sevdiğimiz şeyleri saklamaya alıştık . bayram kıyafetlerimizi dolabın arkasına iliştirirdik mesela . ya da iki şekerimiz varsa güzel olanı cebimize koyar sonra yeriz . iki kurabiye var mesela biri kakaolu biri sade . ağzımızda tadı kalsın diye sevdiğimizi sonra yeriz . bu yüzdendir ki en son sarıldığımız kişi en sevdiğimizdir . kokusu burnumuzda kalsın diye ...
çocukluğumuzdan beri hep sevdiğimiz şeyleri saklamaya alıştık . bayram kıyafetlerimizi dolabın arkasına iliştirirdik mesela . ya da iki şekerimiz varsa güzel olanı cebimize koyar sonra yeriz . iki kurabiye var mesela biri kakaolu biri sade . ağzımızda tadı kalsın diye sevdiğimizi sonra yeriz . bu yüzdendir ki en son sarıldığımız kişi en sevdiğimizdir . kokusu burnumuzda kalsın diye ...
devamını gör...
yazarların en köylü özelliği
tarhana çorbası severim. bağdaş kurarak koltukta oturmak favorimdir. ne diyelim bilemedim hangi davranışlar köylülükse söyleyin yapalım
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
benim doğurup doğurmayacağıma 3. kişinin karar vermesi saçmalığı.
devamını gör...
sahura kalkan baba asabiyeti
var böyle bisey. zorla sahura kaldırıp niye uyukluyosun diye kızardı bana.uykum olduğu için deyince daha da kızardı.neyse ki o zamanlar çok geride kaldı.
devamını gör...
müsilaj
diğer ismiyle deniz salyası
özellikle hava sıcaklığının arttığı günlerde, bahar ayları ve kışın sıcaklığın yüksek olduğu dönemlerde deniz suyunda sıcaklıkla beraber deniz kirliliği de birleşince mukoza kıvamında oluşan bir madde.
balıkçı ağlarını çamur haline getirebiliyor. böyle olunca balık da vurmuyor,duvar vazifesi görüyor. balık gelmeyip balıkçı da boş dönünce bu durum, balık fiyatlarını etkiliyor.
şu sıralarda marmara denizi'ndeki olayın benzeri dünya tarihinde ilk defa 17. yüzyılda adriyatik denizi'nde görülmüş. şöyle 10 ya da 20 yıl kadar, kendini denizde zaman zaman göstermiş. daha sonra da kendiliğinden kaybolduğu için ciddiye alınmamış. bu son ortaya çıkışı ise, ciddiye alınmayacak gibi değil. koskoca marmara denizi elden gitti, gidecek neredeyse.
netice itibariyle, deniz ifrazatı da denilebilir. ingilizce'de mucilage sözcüğünden başka bir de seasnot ismi kullanılıyor. yani deniz sümüğü. aslında bu isim olayı daha iyi betimliyor. çıkışının, denizin normalin üzerinde ısınmasıyla da ilgisi var. bu, ekosistemi olumsuz şekilde etkileyen ve bozan bir olay. denizde mercan, istiridye, midye, sünger, balık yumurtası gibi ne varsa öldürüyor kabus gibi. etkileri ve zararları şimdi olmasa da önümüzdeki yıllarda hissedilecek.
özellikle hava sıcaklığının arttığı günlerde, bahar ayları ve kışın sıcaklığın yüksek olduğu dönemlerde deniz suyunda sıcaklıkla beraber deniz kirliliği de birleşince mukoza kıvamında oluşan bir madde.
balıkçı ağlarını çamur haline getirebiliyor. böyle olunca balık da vurmuyor,duvar vazifesi görüyor. balık gelmeyip balıkçı da boş dönünce bu durum, balık fiyatlarını etkiliyor.
şu sıralarda marmara denizi'ndeki olayın benzeri dünya tarihinde ilk defa 17. yüzyılda adriyatik denizi'nde görülmüş. şöyle 10 ya da 20 yıl kadar, kendini denizde zaman zaman göstermiş. daha sonra da kendiliğinden kaybolduğu için ciddiye alınmamış. bu son ortaya çıkışı ise, ciddiye alınmayacak gibi değil. koskoca marmara denizi elden gitti, gidecek neredeyse.
netice itibariyle, deniz ifrazatı da denilebilir. ingilizce'de mucilage sözcüğünden başka bir de seasnot ismi kullanılıyor. yani deniz sümüğü. aslında bu isim olayı daha iyi betimliyor. çıkışının, denizin normalin üzerinde ısınmasıyla da ilgisi var. bu, ekosistemi olumsuz şekilde etkileyen ve bozan bir olay. denizde mercan, istiridye, midye, sünger, balık yumurtası gibi ne varsa öldürüyor kabus gibi. etkileri ve zararları şimdi olmasa da önümüzdeki yıllarda hissedilecek.
devamını gör...
14 şubat 2021 sözlük store indirimi
tanım: şık harekettir.
iç ses : olmaz olsun dediğim indirimdir. beş saat önce 500'e aldığım ürün olmuş 365. cepte ne kadar var? 117. oldu mu şimdi bu? indirimsiz ürünü iade ederek indirimli ürünlerden faydalansam olmuyor mu? çirkef tüketici miyim neyim?
iç ses : olmaz olsun dediğim indirimdir. beş saat önce 500'e aldığım ürün olmuş 365. cepte ne kadar var? 117. oldu mu şimdi bu? indirimsiz ürünü iade ederek indirimli ürünlerden faydalansam olmuyor mu? çirkef tüketici miyim neyim?
devamını gör...
şu hayatta
rafet el roman bu şarkısında yaz mevsimi, her taraf güneş diye başlıyor ama klibinde kıştan kalmış gibi bere ve mont giymiş. insanların üzerinde de mont, ceket, kazak var kısa kollu giyinen de yok. yani mevsimin yaz olmadığı besbelli.
devamını gör...
bipolar insan
13 senedir benim. kimse bana kötü biri olduğumu da söylemedi şimdiye kadar.
ara sıra ben de sıkıntı çekiyorum ama alıştım artık.
bu hastalık yüzünden her türlü zorluğu çektim zamanında. ama geçti gitti o günler.
hastalıkla ilgili sorusu veya her türlü yazmak isteyen varsa ilgilenirim.
bizler kötü insanlar değiliz, yeter ki farkına varalım.
ara sıra ben de sıkıntı çekiyorum ama alıştım artık.
bu hastalık yüzünden her türlü zorluğu çektim zamanında. ama geçti gitti o günler.
hastalıkla ilgili sorusu veya her türlü yazmak isteyen varsa ilgilenirim.
bizler kötü insanlar değiliz, yeter ki farkına varalım.
devamını gör...
kafa açan radyo meet the crew
bugünkü kafa açan kesitimizde kafa sözlük radyosu ekibini tanıyacağız. öncelikle sesleri bana ulaştırdığı için gomercan’a ve tüm ekibe teşekkürlerimi sunarım.
yorum bırakmayı , kafa açan kesitleri takip etmeyi unutmayalım. *
kafa açan radyo izlemek için;
buradan izleyebilirsiniz
diğer tüm kesitler için;
(bkz: kafa açan kesitler)
yorum bırakmayı , kafa açan kesitleri takip etmeyi unutmayalım. *
kafa açan radyo izlemek için;
buradan izleyebilirsiniz
diğer tüm kesitler için;
(bkz: kafa açan kesitler)
devamını gör...
kendini affedebilir misin
edemiyorum. edemediğim şu günlerde, kendimi fazlaca hırpalıyorum. sonra kocaman bir özür borcum olacak kendime.
etsem ne olacak sanki? edebilsem..
hayatımda kendim dışında kimleri kimleri affettim ben. kendime gelince neden bu kadar cimriyim? keşke olmasam.
hayatıma bir şekilde girmiş ve beni üzmüş kişi ve olaylarda bile kendimi suçluyorum ben. suçlamakta haklıyım da.
aslında affedebilsem, sanki şeytanın bacağı kırılacak, hayatım düzene girecek gibi. ama affedemem. girdiğim her yol benim seçimimdi.
etsem ne olacak sanki? edebilsem..
hayatımda kendim dışında kimleri kimleri affettim ben. kendime gelince neden bu kadar cimriyim? keşke olmasam.
hayatıma bir şekilde girmiş ve beni üzmüş kişi ve olaylarda bile kendimi suçluyorum ben. suçlamakta haklıyım da.
aslında affedebilsem, sanki şeytanın bacağı kırılacak, hayatım düzene girecek gibi. ama affedemem. girdiğim her yol benim seçimimdi.
devamını gör...
söylenmesinden zevk alınan kelimeler
günaydın, hoş geldin, görüşürüz, muhteşem, karmakarışık, sarmaşık...
devamını gör...
among us
gayet basit ve eğlenceli bir oyun. normalde hiç oyun oynamayan biriyimdir. ama bu oyunu ara ara oynarım. ve herkese tavsiye ederim.*
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
açılmadığı için yaşayamadığım pişmanlıklar...
devamını gör...
georges bataille
fransız antropolog, filozof, yazar. 10 eylül 1897 tarihinde doğdu.
insan kurban etme mitoslarından ziyadesiyle etkilenen bataille, acéphale adlı bir gizli cemiyet kurmuş ve dönemin entelektüellerini bu cemiyetin çatısı altında toplamıştır; felsefe kaynaklı okumalarda kullanılan "başsız cemaat" imgesine büyük ölçütte acéphale'in varlığı kaynaklık etmiştir. marquis de sade ve friedrich nietzsche gibi son derece aykırı filozoflardan etkilenen bataille, ilk romanı "gözün öyküsü"nü lord auch mahlasıyla yayınlamış, hem tepki hem de beğeni uyandırmayı başarmıştır.
ancak gözün öyküsü, bataille'ı bataille yapan şeylerden sadece biri olacaktı.
"ihlal/doz-aşımı edebiyatı" olarak nitelenen bir tarzda "annem", "göğün mavisi" ve "rahip c." gibi eserler vermeye devam eden bataille, edebiyatçılık hususundaki üretkenliğine rağmen felsefeye yaptığı katkılarıyla parlamaktadır. tanrısız bir ezoterizmin, ilahın merkezde olmadığı bir metafiziğin felsefesini yaptığı "iç deney", kendisinin anlaşılması en zor mamafih en bereketli ve yaratıcı metinlerinden birisidir. erotizmin ve korkunun felsefesinin yapıldığı, arzu ile ürküntü arasındaki sınırların kurcalandığı bu enteresan metni yapı kredi yayınları türkçe'ye kazandırmıştır.
iç deney'in yanı sıra fetişizmin felsefesine de çok fazla kafa yoran bataille, "baş parmak" isimli bir makaleyi bu konuyu daha fazla aydınlatmak içni ele almış, ayaklara karşı duyulan ilginin ve tiksintinin antropolojik kökenlerini keşfetmeye girişmiştir. sanatın zalimane uygulaması isimli makalesinde ise şiddet içerikli edebiyatın ve sanatın, yaratabileceği arınma ve dehşet hissinden dolayı insanı gerçek bir şiddet eyleminden nasıl uzaklaştırabileceğini ele almıştır.
bir takım edebiyatçıları ve düşünürleri incelemeye koyulduğu "edebiyat ve kötülük" isimli metninde ise william blake, emily brontë, marquis de sade ve jean genet gibi yazarların üretimlerinin ardına yapan habislikleri ve şeytani duygulanımları bu kişilerin üretimleri ve kişilikleri bağlamında ele alarak, yazılan eserlere yeni bir soluk ve görme biçimi* kazandırmayı başarmıştır.
lanetli pay isimli kitabında ekonomiye yönelik görüşlerini ve belli başlı kurban etme eylemlerinin harcamaya uyarlanmasının nasıl bir ekonomik sistem oluşturabileceğine kafa yormuştur. bataille'a göre ekonominin artı değeri önünde sonunda üremeden uzak bir cinselliğe, sanata ve gösterilere harcanmalıdır, aksi takdirde söz konusu "lanetli pay", insanoğlu tarafından savaşa ve yıkıma harcanacaktır.
michel foucault, jacques derrida, maurice blanchot ve julia kristeva'yı etkileyen felsefesini geride bırakarak 1962'de ölmüştür.
insan kurban etme mitoslarından ziyadesiyle etkilenen bataille, acéphale adlı bir gizli cemiyet kurmuş ve dönemin entelektüellerini bu cemiyetin çatısı altında toplamıştır; felsefe kaynaklı okumalarda kullanılan "başsız cemaat" imgesine büyük ölçütte acéphale'in varlığı kaynaklık etmiştir. marquis de sade ve friedrich nietzsche gibi son derece aykırı filozoflardan etkilenen bataille, ilk romanı "gözün öyküsü"nü lord auch mahlasıyla yayınlamış, hem tepki hem de beğeni uyandırmayı başarmıştır.
ancak gözün öyküsü, bataille'ı bataille yapan şeylerden sadece biri olacaktı.
"ihlal/doz-aşımı edebiyatı" olarak nitelenen bir tarzda "annem", "göğün mavisi" ve "rahip c." gibi eserler vermeye devam eden bataille, edebiyatçılık hususundaki üretkenliğine rağmen felsefeye yaptığı katkılarıyla parlamaktadır. tanrısız bir ezoterizmin, ilahın merkezde olmadığı bir metafiziğin felsefesini yaptığı "iç deney", kendisinin anlaşılması en zor mamafih en bereketli ve yaratıcı metinlerinden birisidir. erotizmin ve korkunun felsefesinin yapıldığı, arzu ile ürküntü arasındaki sınırların kurcalandığı bu enteresan metni yapı kredi yayınları türkçe'ye kazandırmıştır.
iç deney'in yanı sıra fetişizmin felsefesine de çok fazla kafa yoran bataille, "baş parmak" isimli bir makaleyi bu konuyu daha fazla aydınlatmak içni ele almış, ayaklara karşı duyulan ilginin ve tiksintinin antropolojik kökenlerini keşfetmeye girişmiştir. sanatın zalimane uygulaması isimli makalesinde ise şiddet içerikli edebiyatın ve sanatın, yaratabileceği arınma ve dehşet hissinden dolayı insanı gerçek bir şiddet eyleminden nasıl uzaklaştırabileceğini ele almıştır.
bir takım edebiyatçıları ve düşünürleri incelemeye koyulduğu "edebiyat ve kötülük" isimli metninde ise william blake, emily brontë, marquis de sade ve jean genet gibi yazarların üretimlerinin ardına yapan habislikleri ve şeytani duygulanımları bu kişilerin üretimleri ve kişilikleri bağlamında ele alarak, yazılan eserlere yeni bir soluk ve görme biçimi* kazandırmayı başarmıştır.
lanetli pay isimli kitabında ekonomiye yönelik görüşlerini ve belli başlı kurban etme eylemlerinin harcamaya uyarlanmasının nasıl bir ekonomik sistem oluşturabileceğine kafa yormuştur. bataille'a göre ekonominin artı değeri önünde sonunda üremeden uzak bir cinselliğe, sanata ve gösterilere harcanmalıdır, aksi takdirde söz konusu "lanetli pay", insanoğlu tarafından savaşa ve yıkıma harcanacaktır.
michel foucault, jacques derrida, maurice blanchot ve julia kristeva'yı etkileyen felsefesini geride bırakarak 1962'de ölmüştür.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
eczanede çalıştığım yıllar; meşhur 2000 yazı herşey çok güzelken.
gece nöbetteyiz, yazlık yer olduğu için yaz geceleri nöbetlerde oldukça yoğun geçmekte. yine o yoğunlukta artık gecenin ilerleyen saatlerinde eczanenin bir köşesinde toplandık dinlenip muhabbet ediyoruz. o sırada bir müşteri geldi. arkadaş hemen atıldı ben bakarım diye. buyrun dedi. adam "okey" istedi. ama bizim arkadaş gecenin yorgunluğundan olacak orkidlerin olduğu tarafa yöneldi. ben bir bombanın geldiğini hissettim. orkidlere elini uzatttı tam dönüp adama verecekken bir anda durdu ve bizi yere seren o soruyu sordu. abi kanatlı mı? kanatsız mı? adamın şaşkınlığına mı gülersin, arkadaşın şapşallığına mı. adam cevap veremedi. arkadaş olayı çözmeye çalışıyor. ben yerde gülüyorum.
gece nöbetteyiz, yazlık yer olduğu için yaz geceleri nöbetlerde oldukça yoğun geçmekte. yine o yoğunlukta artık gecenin ilerleyen saatlerinde eczanenin bir köşesinde toplandık dinlenip muhabbet ediyoruz. o sırada bir müşteri geldi. arkadaş hemen atıldı ben bakarım diye. buyrun dedi. adam "okey" istedi. ama bizim arkadaş gecenin yorgunluğundan olacak orkidlerin olduğu tarafa yöneldi. ben bir bombanın geldiğini hissettim. orkidlere elini uzatttı tam dönüp adama verecekken bir anda durdu ve bizi yere seren o soruyu sordu. abi kanatlı mı? kanatsız mı? adamın şaşkınlığına mı gülersin, arkadaşın şapşallığına mı. adam cevap veremedi. arkadaş olayı çözmeye çalışıyor. ben yerde gülüyorum.
devamını gör...
5g
saniyede birkaç gigabit'lik indirme hızına ulaşabilen, 5. nesil kablosuz iletişim teknolojisi.
ben yine açıklayayım uzun uzun da, isteyen okusun ve sağlığa olası etkilerini görsün.
***
5g teknolojisinin bant genişliği yüksek. bu yüzden veri iletişiminde önemli hızlara ulaşabiliyor. bir filmi ya da oyunu saniyeler içinde indirmenize imkân veriyor mesela. fakat tamamen böyle bir sisteme geçmek masraflı olur, zira bunun anten yapısı, şu anda kullandığımız iletişim teknolojisine uygun değil. bu iş için kullanılacak olan eletromanyetik dalgaların uzun mesafelere kadar iletilebilmesi için, baz istasyonlarının birbirine yakın olması gerekiyor çünkü bunların seyahat mesafeleri diğerlerinden kısa. elektriğin doğru akımı gibi düşünebilirsiniz bunu. parazitlenme ihtimali de bu yüzden yüksek. yani özetle, bunu verimli kullanabilmek için altyapının yenilenmesi gerek.
bu olumsuzluğu azaltmak adına buna takviye olarak farklı dalga boyunda dalgaların kullanılması da söz konusu ama bu verimi düşürüyor.
***
bu konuyla ilgili daha önemli bir sıkıntı var. o da, bu teknolojinin sağlık üzerinde bırakması muhtemel etkiler. bu tartışmanın nedeni, bu teknolojide kullanılacak olan dalgaların dalga boylarının eskisinde kullanılandan daha kısa olması. dalga boyu kısaldıkça dalganın enerjisi artar ve enerjisi arttıkça insana zarar verme kapasitesi yükselir şeklinde özetleyebilirim konuyu. mesela x ışınları yüksek enerjili olduğundan bunlara maruz kalınması iyi değildir.
***
bu tip durumlarda, böyle dalgalara maruz kalmanın süresi önemli hale gelir. van allen kuşakları'nın geçilebilmiş olmasının nedeni, ay yolculuğu sırasında orada uzun süre kalmaya gerek olmamasıydı. mesela hastanelerde kullanılan görüntüleme yöntemleri de böyledir. aslında oldukça zararlıdır ama kısa süreliğine maruz kaldığınız için fazla büyük bir etkisini görmezsiniz.
ancak biliyoruz ki böyle bir teknoloji kullanırsak her gün buna saatlerce maruz kalacağız. bu tip ışınımların insan üzerindeki etkilerine ilişkin yeterli sayıda çalışma yok. farelerle yapılan bazı deney sonuçları ise melanom, kısırlık, sinir sistemi rahatsızlıkları gibi sonuçları gösteriyor. bu nedenle "aman ne de güzel hızlı iletişim kuracağız yihhuuu!" diye üzerine atlamadan önce biraz beklemek gerektiği yönünde şahsi bir fikir besliyorum.
ben yine açıklayayım uzun uzun da, isteyen okusun ve sağlığa olası etkilerini görsün.
***
5g teknolojisinin bant genişliği yüksek. bu yüzden veri iletişiminde önemli hızlara ulaşabiliyor. bir filmi ya da oyunu saniyeler içinde indirmenize imkân veriyor mesela. fakat tamamen böyle bir sisteme geçmek masraflı olur, zira bunun anten yapısı, şu anda kullandığımız iletişim teknolojisine uygun değil. bu iş için kullanılacak olan eletromanyetik dalgaların uzun mesafelere kadar iletilebilmesi için, baz istasyonlarının birbirine yakın olması gerekiyor çünkü bunların seyahat mesafeleri diğerlerinden kısa. elektriğin doğru akımı gibi düşünebilirsiniz bunu. parazitlenme ihtimali de bu yüzden yüksek. yani özetle, bunu verimli kullanabilmek için altyapının yenilenmesi gerek.
bu olumsuzluğu azaltmak adına buna takviye olarak farklı dalga boyunda dalgaların kullanılması da söz konusu ama bu verimi düşürüyor.
***
bu konuyla ilgili daha önemli bir sıkıntı var. o da, bu teknolojinin sağlık üzerinde bırakması muhtemel etkiler. bu tartışmanın nedeni, bu teknolojide kullanılacak olan dalgaların dalga boylarının eskisinde kullanılandan daha kısa olması. dalga boyu kısaldıkça dalganın enerjisi artar ve enerjisi arttıkça insana zarar verme kapasitesi yükselir şeklinde özetleyebilirim konuyu. mesela x ışınları yüksek enerjili olduğundan bunlara maruz kalınması iyi değildir.
***
bu tip durumlarda, böyle dalgalara maruz kalmanın süresi önemli hale gelir. van allen kuşakları'nın geçilebilmiş olmasının nedeni, ay yolculuğu sırasında orada uzun süre kalmaya gerek olmamasıydı. mesela hastanelerde kullanılan görüntüleme yöntemleri de böyledir. aslında oldukça zararlıdır ama kısa süreliğine maruz kaldığınız için fazla büyük bir etkisini görmezsiniz.
ancak biliyoruz ki böyle bir teknoloji kullanırsak her gün buna saatlerce maruz kalacağız. bu tip ışınımların insan üzerindeki etkilerine ilişkin yeterli sayıda çalışma yok. farelerle yapılan bazı deney sonuçları ise melanom, kısırlık, sinir sistemi rahatsızlıkları gibi sonuçları gösteriyor. bu nedenle "aman ne de güzel hızlı iletişim kuracağız yihhuuu!" diye üzerine atlamadan önce biraz beklemek gerektiği yönünde şahsi bir fikir besliyorum.
devamını gör...
