scent of a woman
al pacino'nun bir erkek nasıl klas olur,püf noktaları nelerdir sorusuna rolü ile yanıt verdiği mükemmel ötesi film.
bu filmde gözleri görmeyen bir karakteri oynayan al pacino bir uzuv geri kalırsa diğeri gelişir mantığından hareketle vardığım koku konusunda tam bir profesyonel.
yukarıda belirtildiği gibi tango sahnesi ve disiplin kurulu sahnesi akıllara kazınan en önemli sahneler.
bir diğer sahne de ferrari sahnesi tabii bana new york'ta en beğendiğim görsel manzara olan dumbo brooklyn'i aksiyonlu sahnesiyle hatırlattı.
film içinde geçen bir sözü çok beğendiğim için buraya bırakıyorum.
there are two kinds of people in this world those who stand up and face the music and those who run for cover. covers's better
hayatta sahip olduklarımızın kıymetini anlayabileceğimiz,aynı zamanda hayatı dürüst bir şekilde dolu dolu yaşamak gerektiğini öğretebilen bir film.
ileriki dönemlerde tekrar izleyeceğimden şüphemin olmadığı filmlerden biri oldu,sizin de öyle olacaktır.
keyifli seyirler.
bu filmde gözleri görmeyen bir karakteri oynayan al pacino bir uzuv geri kalırsa diğeri gelişir mantığından hareketle vardığım koku konusunda tam bir profesyonel.
yukarıda belirtildiği gibi tango sahnesi ve disiplin kurulu sahnesi akıllara kazınan en önemli sahneler.
bir diğer sahne de ferrari sahnesi tabii bana new york'ta en beğendiğim görsel manzara olan dumbo brooklyn'i aksiyonlu sahnesiyle hatırlattı.
film içinde geçen bir sözü çok beğendiğim için buraya bırakıyorum.
there are two kinds of people in this world those who stand up and face the music and those who run for cover. covers's better
hayatta sahip olduklarımızın kıymetini anlayabileceğimiz,aynı zamanda hayatı dürüst bir şekilde dolu dolu yaşamak gerektiğini öğretebilen bir film.
ileriki dönemlerde tekrar izleyeceğimden şüphemin olmadığı filmlerden biri oldu,sizin de öyle olacaktır.
keyifli seyirler.
devamını gör...
kırmamak için kırılmak
“dünya hassas kalpler için bir cehennemdir.”
goethe
goethe
devamını gör...
eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
o.ç.
devamını gör...
sandviçi bir üst noktaya taşıyan küçük detaylar
sandviç ekmeğinin taze olmasıdır. ufalanan sandviç ekmeği etrafı batırır.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
"ben sana öylesi taptım inan
böylesi aşka yasak tanımam..."
devamını gör...
invidere
latince kökenli sözcüktür. karşı tarafa hasetle ve imrenerek bakmak anlamına gelmektedir.
-genel olarak çevremizde çok fazla bulunan lakin kendilerini belli etmeyen insanlardır.
-genel olarak çevremizde çok fazla bulunan lakin kendilerini belli etmeyen insanlardır.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
tutuk kraliçe ve sekiz dokuzlar.
*
*
devamını gör...
ben seninle mutsuzluğa da varım
şuraya iliştireyim.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
/ bir gün açılır açılmaz sandığın kapılar vurunca güneş
bir karanlık daha erişti güne saat neredeyse beş / * *
04:49 / izmir
bir karanlık daha erişti güne saat neredeyse beş / * *
04:49 / izmir
devamını gör...
sivas katliamı
omurgasız, gerici, yobazlar tarafından yakılan aydınlarımızla beraber hem kalbimize gem tarihimize düşen kara lekelerden biri.
yüreği lağım çukurundan daha pis olan bu canlıların hala aramızda yaşıyor olması da bir diğer acımız...
yüreği lağım çukurundan daha pis olan bu canlıların hala aramızda yaşıyor olması da bir diğer acımız...
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
venezuelalı arkadaş pek hevesli girişmiş
aşık atışmasını sokak dövüşüne çevirmiş
bilemdimkibirden pek iyi niyetliymiş,
vişne dal'ı kötü niyetlinin gözüne girermiş.
aşık atışmasını sokak dövüşüne çevirmiş
bilemdimkibirden pek iyi niyetliymiş,
vişne dal'ı kötü niyetlinin gözüne girermiş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını düşünmekten uyutmayan konular
bugün bir kere daha fark ettiğim şey buydu tam. iki seneyi geçti hemen hemen her uykuya dalacağım an uykumu kaçıran acı hatıram. annemin morgdaki görüntüsü. solarken bile gülümsüyor oluşu. zihnimde hep aynı sahneyi oynatıp duruyorum istemsiz çıkıp geliyor bir yerden. rüyalarım da hep aynı... tekrar be tekrar yitişi canımın...
devamını gör...
yorgunluktan uyuyamamak
sanıyorum ki zihnin ve bedenin en error şekilde kendini ifade etme biçimi.
huzurla ve anında uykuya daldıracak olan o azami yorgunluk düzeyini geçtikten sonra geri dönüşü olmayan bir alıklığa ve uyanıklığa maruz kalınıyor. sonrası sabah balkonda kuşlara ekmek vermeden uyuyamamaktır.
huzurla ve anında uykuya daldıracak olan o azami yorgunluk düzeyini geçtikten sonra geri dönüşü olmayan bir alıklığa ve uyanıklığa maruz kalınıyor. sonrası sabah balkonda kuşlara ekmek vermeden uyuyamamaktır.
devamını gör...
mide ağrısı
bu aralar beni yormayan ağrı.*
canım lansorum.
benim için en tatlı sabahlar onunla başlar.
canım lansorum.
benim için en tatlı sabahlar onunla başlar.
devamını gör...
pir sultan abdal
pir sultan abdal'ın yaşamı üzerine, yazılı kay- naklarda pek bilgi yoktur. doğum ölüm yılları bile bilinmiyor. yaşamı üzerine bilgiler, genellikle, kendi şiirlerinden, halk söylentilerinden, kuşaktan kuşağa anlatılagelen menkıbelerden, bir de yakınlarının ya da başka ozanların onu anlatan şiirlerinden çıkarılır.
pir sultan abdal’ın yaşamı gibi ne zaman ve nerede öldüğü de kesin olarak belli değildir. onun ölümü üzerine çok sayıda rivayet bulunmaktadır. pir sultan abdal’ın safevi taraftarlığı ve bu taraftarlığı sebebiyle katılmış olabileceği birtakım kalkışmalar dolayısıyla sivas’ta belli bir süre hapsedildiği ve akabinde de bugün kepçeli olarak bilinen yerde bir zaman kendisinin müridi de olan sivas valisi hızır paşa tarafından astırıldığı rivayet edilmektedir. pertev naili boratav’ın tespit ettiği rivayete göre, sofular köyünde yaşayan hızır, banaz’a gelerek pir sultan abdal’a mürit olur. belli bir zaman sonra pir sultan abdal’a “pirim bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.” der. pir sultan, “ulan hızır, ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın.” der. pir sultan’ın himmetiyle istanbul’a giden hızır, paşa (vali) olarak sivas’a döner. hızır paşa, şeyhi pir sultan’ı bir gün makamına davet eder ve ona ikramlarda bulunur. pir sultan, ikramları haramla elde edilmiş şeyler olduğunu düşündüğü için yemeyi kabul etmez. hatta köpeklerinin bile bu haram şeyleri yemeyeceklerini söyler. gerçekten de köpekler önlerine konan yemekleri yemezler. hızır paşa, bu yapılanları hakaret olarak görür ve pir sultan’ı toprakkale’de hapseder. bir zaman sonra içinde ‘şah’ sözcüğü geçmeyen üç şiir söylerse pir sultan’ı affedeceğini söyler. pir sultan sırasıyla, hızır paşa bizi berdar etmeden / açılın kapılar şah’a gidelim; kul olayım kalem tutan eline / kâtip ahvalimi şah’a böyle yaz ve ala gözlü pirim sen himmet eyle / ben de bu yayladan şah’a giderim ayaklı şiirleri söyler. hızır paşa, bu üç şiiri dinledikten sonra pir sultan’ın asılmasını emreder. pir sultan abdal asıldıktan sonra hırkasının darağacında asılı kaldığı kendisinin ise sivas’ı, dört farklı yönden terk ettiği halk arasında yayılır (boratav ve gölpınarlı 1943: 35-39).
pir sultan abdal, bağlandığı tarikatın din anlayışını, dünya görüşünü yansıtmak ya da derinleştirmek için soyut şiirler yazan bir sanatçı değildir, doğrudan doğruya başından geçenleri, kavgasını, özlemlerini, katlandığı acıları, yaşamının türlü yönlerini yansıtan somut şiirler yazmıştır. halk edebiyatımızın yüz aklarındandır.
pir sultan abdal’ın yaşamı gibi ne zaman ve nerede öldüğü de kesin olarak belli değildir. onun ölümü üzerine çok sayıda rivayet bulunmaktadır. pir sultan abdal’ın safevi taraftarlığı ve bu taraftarlığı sebebiyle katılmış olabileceği birtakım kalkışmalar dolayısıyla sivas’ta belli bir süre hapsedildiği ve akabinde de bugün kepçeli olarak bilinen yerde bir zaman kendisinin müridi de olan sivas valisi hızır paşa tarafından astırıldığı rivayet edilmektedir. pertev naili boratav’ın tespit ettiği rivayete göre, sofular köyünde yaşayan hızır, banaz’a gelerek pir sultan abdal’a mürit olur. belli bir zaman sonra pir sultan abdal’a “pirim bana himmet ver de bir makama geçeyim, büyük adam olayım.” der. pir sultan, “ulan hızır, ben dua ederim, sen büyük adam olursun, paşa, vezir olursun, gelir beni asarsın.” der. pir sultan’ın himmetiyle istanbul’a giden hızır, paşa (vali) olarak sivas’a döner. hızır paşa, şeyhi pir sultan’ı bir gün makamına davet eder ve ona ikramlarda bulunur. pir sultan, ikramları haramla elde edilmiş şeyler olduğunu düşündüğü için yemeyi kabul etmez. hatta köpeklerinin bile bu haram şeyleri yemeyeceklerini söyler. gerçekten de köpekler önlerine konan yemekleri yemezler. hızır paşa, bu yapılanları hakaret olarak görür ve pir sultan’ı toprakkale’de hapseder. bir zaman sonra içinde ‘şah’ sözcüğü geçmeyen üç şiir söylerse pir sultan’ı affedeceğini söyler. pir sultan sırasıyla, hızır paşa bizi berdar etmeden / açılın kapılar şah’a gidelim; kul olayım kalem tutan eline / kâtip ahvalimi şah’a böyle yaz ve ala gözlü pirim sen himmet eyle / ben de bu yayladan şah’a giderim ayaklı şiirleri söyler. hızır paşa, bu üç şiiri dinledikten sonra pir sultan’ın asılmasını emreder. pir sultan abdal asıldıktan sonra hırkasının darağacında asılı kaldığı kendisinin ise sivas’ı, dört farklı yönden terk ettiği halk arasında yayılır (boratav ve gölpınarlı 1943: 35-39).
pir sultan abdal, bağlandığı tarikatın din anlayışını, dünya görüşünü yansıtmak ya da derinleştirmek için soyut şiirler yazan bir sanatçı değildir, doğrudan doğruya başından geçenleri, kavgasını, özlemlerini, katlandığı acıları, yaşamının türlü yönlerini yansıtan somut şiirler yazmıştır. halk edebiyatımızın yüz aklarındandır.
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
başıma ne işler açtım...
kuzguncuk trafik denetleme şube müdürlüğündeyim. vişne'yi fena attırmışım. arabaların camlarına denk geldi hep zincirleme bir şeyler oldu. birazdan kısıklı karakoluna geçeceğiz. oradan bakırköy yapalım mı ne dersiniz gençler diye bir öneride bulundum.eğlenceli ve kalabalık bir ekip çünkü ama terslediler beni çok üzüldüm. bir bilseniz bunlar çok tuhaf insanlar hiç anlamıyorlar beni. her yer vişne lekesi olmuşmuş nasıl çıkartacaklarmış. belediyeden temizlik ekibi çağırdılar. onlarda arkamdan küfür etmişler. her şey'e rağmen iyi niyetimle yardım etmek istedim. tuz ruhu ile çamaşır suyu önerdim. iyice çitileyin dedim yerleri. komser şekspir, senin kafa iyice gitmiş dedi. balık kraker verdiler biraz önce bana midemde yanma yaptı. yanına vişne suyu alabilir miyim dedim. başlatma vişne'ne dediler bu çok kırıcı. yangın söndürücü tüpü kullanabilir miyim dedim sonuçta bir yangın var ortada. izin vermediler.. anlayacağınız bugün başım belaya girdi.
gelin alın beni buradan!
sakın ateist kaplumbağa gelmesin o yola çıkana kadar 10 karakol değiştiririm. kaşkolnikov gelsin boğaz havası sert kaşkol istiyorum. süngerbob çorabı giyen yiğit çorap getirsin. vişnelerimi ve hunimi vermiyorlar. onlar suç aleti sayılıyormuş. inanabiliyor musunuz? dışınnn dışınnnları var bunların hazırlıklı gelin...
not: vişnelerim bitti zannediyorlar halbuki stok yaptım. yer:kuzguncuk bostanı. emanetlerime sahip çıkın.
kuzguncuk trafik denetleme şube müdürlüğündeyim. vişne'yi fena attırmışım. arabaların camlarına denk geldi hep zincirleme bir şeyler oldu. birazdan kısıklı karakoluna geçeceğiz. oradan bakırköy yapalım mı ne dersiniz gençler diye bir öneride bulundum.eğlenceli ve kalabalık bir ekip çünkü ama terslediler beni çok üzüldüm. bir bilseniz bunlar çok tuhaf insanlar hiç anlamıyorlar beni. her yer vişne lekesi olmuşmuş nasıl çıkartacaklarmış. belediyeden temizlik ekibi çağırdılar. onlarda arkamdan küfür etmişler. her şey'e rağmen iyi niyetimle yardım etmek istedim. tuz ruhu ile çamaşır suyu önerdim. iyice çitileyin dedim yerleri. komser şekspir, senin kafa iyice gitmiş dedi. balık kraker verdiler biraz önce bana midemde yanma yaptı. yanına vişne suyu alabilir miyim dedim. başlatma vişne'ne dediler bu çok kırıcı. yangın söndürücü tüpü kullanabilir miyim dedim sonuçta bir yangın var ortada. izin vermediler.. anlayacağınız bugün başım belaya girdi.
gelin alın beni buradan!
sakın ateist kaplumbağa gelmesin o yola çıkana kadar 10 karakol değiştiririm. kaşkolnikov gelsin boğaz havası sert kaşkol istiyorum. süngerbob çorabı giyen yiğit çorap getirsin. vişnelerimi ve hunimi vermiyorlar. onlar suç aleti sayılıyormuş. inanabiliyor musunuz? dışınnn dışınnnları var bunların hazırlıklı gelin...
not: vişnelerim bitti zannediyorlar halbuki stok yaptım. yer:kuzguncuk bostanı. emanetlerime sahip çıkın.
devamını gör...
dönence
1989 çıkışlı barış manço şarkısı.. türk müziğinin gelmiş olduğu en yüksek zirveyi temsil eder. introsu, ritmleri, sözleriyle bir rüya gibidir. barış manço 'nun müzikal yeteneğinin gerçek yansımasıdır..
devamını gör...
din düşmanlığını vatanseverlik sanmak
ulan ortada dinsizliğin daniskası sende, hile sende, yalan iftira sende, talan yağma zulüm sende, diri diri insan yakmaktan, hırsızlıktan oğlancılığa kadar temel belaların hepsi sende kısaca dinsizliğin daniskası sende... ve burayı okuyan değerli yazar sözümün burasından sonrasında ince bir sitemimdir sana
suyun başını tutan bu kahpeliklere yani dincilik patentli bu dinsizliğe teslim olursan, onurunla beraber aklını da kaybedersin. dinci şu sıraladığım bütün ahlaksızlık adı altında işini yapıyor da sana ne oluyor ? kendine gel...
suyun başını tutan bu kahpeliklere yani dincilik patentli bu dinsizliğe teslim olursan, onurunla beraber aklını da kaybedersin. dinci şu sıraladığım bütün ahlaksızlık adı altında işini yapıyor da sana ne oluyor ? kendine gel...
devamını gör...
a0 ingilizceyle utanmadan yurt dışı hayali kurmak
niye utansın arkadaşım, o arkadaşın en azından bir hayali var ama üzgünüm başlık sahibi elinizde avucunuzda hayalini kurabileceğiniz bir şeyiniz kalmamış olmalı ki insanların hayallerinin utançlığını sorguluyorsunuz, insanların hayallerine de burnunuzu sokmayın.
devamını gör...
samsung'un yeni asistanı
samsung gündemden yararlanarak (bkz: lady dimitrescu) ilginç bir strateji denemiş.

apple'ı çok zor durumda bırakacak.

apple'ı çok zor durumda bırakacak.
devamını gör...