hayat kısa, kadayıflar uçuyor.

canım abim yaklaşık bir aydır 'oraya gelip künefe yapacağım. künefe yapma aleti aldım gelince künefe yapacağım. sen künefe peyniri bulsana ben gelince künefe yapacağım bla bla 'sözlerine beni maruz bıraktığından bu iğrenç espriyi az önce ben yaptım.

yerleşmiş evin merkezine bir de. yahu ev zaten 34 derece hissedilen 82. erimiş yerlere yapışmışım bir de gelmiş şu vantilatörü kapa diyor.

bana diyor bana bana banusuna.* beynim yandı ve kulaklarımdan aktı inanabiliyor musunuz? ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi herkes eridi.

neyse efem işte en son vantilatörü başka yöne çevirmede anlaştık. üst kattan çamaşırları asıp gelmiş ve cehennem sıcağının ruhunu kavurduğu anam gelip vantilatörü eski haline çevirdi.
abim yahu kapatın şunu kadayıflar uçuyor dedi.

ve ben gözlerinin içine bakarak olsun abi 'hayat kısa, kadayıflar uçuyor' dedim.

yaşadığım dramı anlatabildim mi sayın yazarlar? canım mutfağım şuan 115 dereceye yükseldi. annem bir yandan şerbet yapıyor diğer ocağada çay koymuş.

yarın için çok geç olabilir bunu söylemek için sizleri seviyorum. *

ben göçüyorum hade hepiniz bir şeylere emanet.
devamını gör...

çok gerçek bulduğum film. "insanlar kendileriyle yaşar kendileriyle ölür." hayatınıza giren bir başkası, kurduğunuz veya kuramadığınız yuva, sahip olduğunuz statü... hepsi sizin önem verdiğin şeyler. hayatımızda meşru gördüklerimiz bizi biz yapıyor. oysa arada çok ince bir çizgi var. dün ak dediğinize bugün kara deseniz bütün emeklerinize rağmen çabalayarak sahip olduklarınızın ne anlamı kalır?


mahmut öyle böyle güvenli bir alan kurmuş kendisine. o alanı aşanlara yakınları da olsa pek tahammülü yok. bu tahammülsüzlüğün sebebi küçük kurallarla inşa ettiği hayatı mı? kişisel alan tanımayan cahil cesaretli dışardan gelenler mi? yoksa taşralı kökenleri ile yüzleşmekten kaçınması mı? sanırım hepsi ya da izleyenler kendine seçeneklerden hangi/hangilerini seçerse.

mahmut'un ilk zamanlarında elinden avucundan bir şey gelmediği için yusuf gibi boş boş şehri gezip çırpındığı zamanları da olmuştur kesin. işte yusuf iken mahmut olanlar veya o geçiş döneminde olanların içselleştirebileceği bir film bu.

bu arada film benim için, yanlış hatırlamıyorsam bir kaza ile yenikapı sahiline oturan ve bir türlü enkazı kaldırılamayan gemi gibi bir çok eski türkiye manzarasını da kartpostal tadındaki o 2002 kışı ile birlikte tekrar hatırlatmasıyla ayrı bir güzeldi.
devamını gör...

şule gürbüzle tanışmam ilber hocanın önerdiği kitaplara göz gezdirirken önerdiğini gördüm ve kambur (1992) kitabını alıp okumamla başladı. kambur kitabı kendisinin ilk kitabı olmasına rağmen olağanüstü bir kitaptı kelimeleri sihirli gibi gelmişti bana son derece olgun bir yazı stili bulunduğu için "nasıl ilk kitabı olabilir ya" gibi cümleler beynimin içinde sıkça dolaşmıştı. bu arada okumak isteyenler için kambur kitabı kendi cenazesine giden bir adamı anlatıyor. sonra sırasıyla zamanın farkında (2011) kitabını ve çoşkuyla ölmek (2012) öyle miymiş (2016) kitaplarını okudum yazarın gelişimini okudukça keşfetmek büyük mutluluk verdi. kendisi genelde bir konu üzerine kitaplar yazmıyor deneme desen değil makale desen değil roman desen değil kendine has bir tarzı var. şule gürbüz şu an mekanik saat ustası olarak çalışıyor.saat tamir etmeye büyük usta recep gürgenin yanında çıraklık eğitimini tamamladıktan sonra başlamış kendileri sadece eski saatleri tamir ediyorlar. bu arada kendi eğitimini cambridge'te felsefe okuyarak gerçekleştiriyor zaten kitaplarına da çok fazla yansıyor. şimdi gelelim benim tabirimle sihirli mucizevi alıntılarına.
kendisi insan zaten dertli değildir derdin kendisidir diyor. bir başka kitabında diyor ki trafik ışığı kendi isteğine ve dünyasına göre geç-dur diyordu, "geçecek hâl var mı?" demek onun kurulu dünyasında yoktu. ve sonra yine şule hanım diyor ki bu memleketin alimi ilme, mütedeyyini allah'a kafa tutar. neyse ki ikisinden de çok az da, ha deyince burun buruna gelinmiyor. ve devam ediyor gençken ölmeyen, ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? heee cevap ver sözlük gençken ölmeyen ömrünün geri kalanını bir ölüyü sürüklemekle geçirmeyen yetişkin olabilir mi? yazmakla bitmez şule gürbüzün sihrini anlatmak okumakla da bitmiyor şule gürbüz satırlarında buluşmak üzere.
devamını gör...

güzellik göreceli ama bu başlığın saçmalığı net.
devamını gör...

there is no spoon!
devamını gör...

kravat takan katile, iyi hal indirimi uygulamayı adet haline getirmiş mahkemelerimiz ve yardım istemek için başvuran kadınlara yarı tatlı yarı sert şekilde kocan sonuçta, sevecek de dövecek de demeyi gelenek haline getirmiş karakollarımız, bu ortamı bir şekilde kolay duruma getiriyor ki cinayetlerin hızı ve dehşetine yetişilemiyor, katlanarak artıyor.
devamını gör...

cümlenin sonuna bakmak yeterli olabiliyor bazen. evet.
devamını gör...

ıssız adam filminde görüp aşık olduğumuz 1981 ankara doğumlu çok hoş bir oyuncu. daha güzel işlerde göreceğiz derken ortalarda görünmez oldu.
devamını gör...

düşündüm de hiçbir şey yapmamışım.
devamını gör...

sözlüğün ıkınmasının sebebi.
devamını gör...

on sekizinci yüzyıla kadar moskova şehrindeki et ticaretinin merkezi olan sokaktır.
devamını gör...

insanoğlunu yoktan var eden ve diğer canlılardan ayıran en temel özelliğidir. düşünmek kimine göre en lanet yeti iken kimine göre kendisi gibi insanlardan ayıran bir şeydir. düşünme ölçüsü hayatımızın inişli ve çıkışlı zamanlarında en önemli etkendir, az düşünmek mutluluğu getirirken gerçeklikten uzaklaşmak, kendisi ve diğer insanlar arasındaki farklılığın kapanmasıyla farklılık azalır, yok olur ve bunun verdiği sonuçla standart toplumsal düşüncenin egemen olduğu bir sınıfın üyesi yapar. çok düşünmek farklılık getirdiği gibi gerçeklikle beraber mutluluğu uzaklaştırır ve farklılığın verdiği özellikten dolayı sizi anlayan değil sizi dinleyen insanların varolduğunu anlarsınız.
kısacası insanların doğal seleksiyonu düşünmektir, düşünmeyen insan düşüncesizler tarafından kullanılmayı bekleyen bir et yığınıdır, bunun örnekleri tarihimizde mevcuttur.
devamını gör...

40'ın yarısını, yarısına bölmek: 20'yi, 10'a bölmektir. yani elimizde 2 olur
eğer 40'ın yarısını, 40'ın yarısının yarısına bölmeyip de 40'ın yarısına bölüyorsak 20'yi 20'ye böleriz yani elimizde bu sefer de 1 olur.

28 ekliyoruz. birinci 30'a, ikinci yol 29'a çıktı.

yarıma bölmek. yarıya değil, yarıma. yani bölü 2 değil, bölü 1/2
1. yol 60, 2. yol 58'e çıktı.

üzerine 15 ekliyoruz. birinci yol 75'e, ikinci yol 73'e çıktı.

sorunun iq ile değil soruyu yazanın türkçesi ile bağlantısı vardır. geçiniz efendim.
devamını gör...

" not to be " demiştir
devamını gör...

bir zamanlar bourdoux'da da oynarken galatasaray'a karşı güzel maç çıkarmıştır. wonderkid zamanlarıydı. ama gereken gelişimi gösteremeyen bir futbolcu oldu hep. türkiye liginde daima iş yapar, bileklerine hakim ve kıvrak bir futbolcu.
devamını gör...

o şimdi ne yapıyor
şu anda şimdi, şimdi?
evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
kolunu kaldırmış olabilir,
- hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!...-

o şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
- her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!...-
ve ne düşünüyor
beni mi?
yoksa
ne bileyim
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?

o şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?...

nazım hikmet
devamını gör...

kurtlar vadisi ilk 97.
devamını gör...

kendiniz için istediğiniz şeyi, sevdikleriniz için de isteyin.*

nefsinizde olan bir kusuru ıslah etmeden, başkasını ayıplamayın.*
devamını gör...

bazı ateist yazarların islam'ı eleştirmeyi abarttığı son derece açık.
devamını gör...

moderasyon sizden bir hareket bekliyoruz lütfennn
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim