bunun tanımını en iyi yapan "georges perec" olmuştur bana göre;

sabırlısın ama beklemiyorsun,
özgürsün ama seçmiyorsun.
müsaitsin ama hiçbir şey seni harekete geçirmiyor.
hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey talep etmiyor, hiçbir şeyi dayatmıyorsun.
hiç dinlemeden duyuyor,
hiç bakmadan görüyorsun.
devamını gör...

yaşı büyük insanlar "bu ne ya ne saçma" gibi söylemlerde bulunsalarda aslında güzel bi anı kaçırdıklarının farkında değiller. sanıyorlar ki biri diğerine sürekli bel altı yapıyor sürekli seni şöyle yapıcam böyle edicem diye yazıyor. evet böyle yapanlar da var tabii ama bu ince bi konu. *
herkes yapamaz, herkes beceremez. kelimeleri karşı taraf öyle bir seçer ki kişi hayal dünyasında bulutlara çıkar.
ayrıca rutini de öldürür. tutkuyu ayakta tutar. monotonlaşan bi ilişkiniz var ise yapmanızı öneririm. ama öff bu çocuk/kız da amma basit yaa diyen bi partneriniz varsa* onu sağ kapıdan sepetleyebilirsiniz. *çünkü bunun basitlikle uzaktan yakından alakası yoktur.

t: çiftlerin birbirlerini mesaj yoluyla tahrik etmeleri.
devamını gör...

trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. yaşarken bir röportajında ‘trafik kazası en saçma ölüm şekli’ demişliği vardır.
kaderin cilvesi.
devamını gör...

ben ikna oldum çaylak olmadığına.
devamını gör...

aga cinayet var! (bkz: behzat ç)
devamını gör...

ulan gomercan... nfmgşşgçzçd

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gitmeyin derim mecbursanız konaklamadan hemen dönün.yürürken yere bakmayın tükürük kaynar.ramazanda iftar olmadan servis beklemeyin.özellikle gece ara sokaklara girmeyin.
devamını gör...

sadece kitap okuyana değil. eğitimli, medeni, topluma ve bireylere saygılı, kanunlara uyan, nezaket sahibi, düşünen, sorgulayan, hakkını arayan, kendisinin ve aynı topraklar üstünde yaşayan herkesin insanca yaşaması için çabalayan, ülkesinin sözde değil gerçekten gelişmesini isteyen, yaşadığı topluma katma değer sağlayan insanlara düşman olunan tek ülkede yaşıyoruz.
devamını gör...


tut yüreğimden ustam
ustam
aklım firarda.
göz bebeklerimde müebbet hüzün,
dilimde ay kesiği bir yara,
düşüm kırık dökük,
umudumun boynu bükük,
bir öksüzün omuzlarında sûkût.
yüreğim sana emanet sıkı tut.
tut ki; kancık pusulara düşmesin.
bir hain kurşunu gelip deşmesin.

ustam,
ne zaman o senin bildiğin zaman,
ne sevda gördüğün masallardaki.
eskiden, eskiden
halı tezgahında dokunurdu aşklar,
nakış nakış, körpe kız ellerinde.
mendillere yazılırdı isimler,
yüreklere kazılırdı gizlice.
sevdalılar asil ve de yürekli
sevdalar, kavgalar iki kişilik.
oysa şimdi;
çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.

meşru sevdalardan,
gayrî meşru acılar doğuyor kundaklara,
günahkar gecelerden.

beni herkes sevdaya asi sanır,
oysa aşk, beni nerde görse tanır,
hasret tanır,
zulüm tanır,
ölüm tanır,
yüzüm yüzümden utanır.
*

yorgunum ustam;
ne katıksız somun isterim senden,
ne bir tas su,
ne taş yastıkta bir gece uykusu.
var gücünle asıl sûkûnetime,
çığlığım kopsun,
uzat ellerini güneşe dokun,
uyandır uykusundan,
tut yüreğimden ustam tut,
tut beni, sür güne…

tut beni, sür güne…
devamını gör...

(bkz: evliya çelebi)'nin seyahatnamesine göre 17.yy osmanlısında yaşayan bilim insanı. efsaneye göre, yaptığı kanatlar sayesinde galata kulesinden üsküdar'a kadar süzülmüş, uçmuştur. bu icadından dolayı sultan dördüncü murad, hezarfen'i cezayire sürmüştür.
devamını gör...

tipik siyasal islamcı zırlamasıdır. bıktık artık bu türban edebiyatından. sömürdünüz insanların tüm dini hassasiyetlerini. babacan hızlıca bu zehirli çeşmeden su içmeyi bırakmalı, rasyonel düşünen bir adam olmaya devam etmeli.

edit: babacan durup ayrıca bir konuşmasında da ortak olduğu ve göz yumduğu suç ve günahlarına ağlamalıdır.
devamını gör...

öncelikle uyarmalıyım ki 'su içsem yarıyorcular' uzak durun bu başlıktan hahah.

oruç denilince dini bir uygulama gibi yansıyor hemen düşüncelere fakat çok uzun yıllardan beri eski çin, yunan ve roma'da tıbbi amaçlar için kullanılırdı bu uygulama.
günümüzde yine tavsiye edildiğini gördüm ve bunun çok farklı yöntemleri var. orucu bazı şeyleri ya da hiç bir şeyi yememek olarak düşünebiliriz. bazen yiyeceklerin bir kısmını bazen sadece bir içeceği bazende bütün yiyecekleri yemeyerek uygulanır.

su orucuna gelirsek belirli bir zaman diliminde tüm gün sadece su içerek yapılır. bunun sonucunda vücudun temizlenmesi, iyileşmesi ve yenilenmesi beklenir. su ile vücuda giren oksijen miktarının artmasıyla hücrelerin yenilenmesi, toksinlerin daha çabuk atılması ve derinin güzelleşmesi, esnemesi sağlanır. suyun vücudu arındırması olarak değerlendirebiliriz.

bu şekilde çok fazla arındırıcı diyet vardır. karpuz diyeti, meyve diyeti, hayvansal gıdaların kullanılmadığı diyetler gibi gibi...

bazı doktorların tavsiye ettiğini duydum fakat sağlık açısından ne kadar doğru emin değilim. ara ara belki organların kısa bir şokla arınması güzel olabilir diyorum. ardından böyle düşündüğüm zamanlarda saçmalama be diyerek kendimi geçiştiriyorum hahah.

detoksta denebilecek bir diyet bu su orucu. belki yiyeceği direk kesmek yerine. meyve, sebze ağırlıklı beslenmek. işlenmiş gıda almamak ve çokça su tüketmek daha uygun olabilir. emin değilim. açıkçası bu kadar keskin diyetler benim gözümü biraz korkutuyor. gözüne güvenen varsa buyursun efem.
devamını gör...

ideal devlete ulaşmak için üç aşamanın gerçekleşeceğini iddia eden ideolojidir.

1. proletarya diktatörlüğü
2. sosyalizm
3. komünizm
devamını gör...

ceviz ağacı, evet bildin.
gülhane parkında.
devamını gör...

militarizmin en genel tanımlarından birini avrupa tarihçisi michael howard yapmıştır: “askeri altkültüre ait değerlerin toplumun egemen değerleri olarak algılanması.” bu ifade biraz daha genişletilerek militarizm, askeri değer ve pratiklerin yüceltilmesi ve sivil alanı şekillendirmesi olarak tanımlanabilir. ancak bu şekillendirmeyi tek taraflı, öznesi belli bir ilişkiyle sınırlı görmek yanlış olacaktır. askeri darbelerde olduğu gibi bazı durumlarda ordu veya askeri kesim militaristleşme süreçlerinde doğrudan etkin bir rol oynarken birçok başka durumda militarizm, öznesi/özneleri belli olmayan, sivillerin aktif katılımı ve rızasını içeren süreçlerle yaygınlaşır. bu tespitlerden yola çıkan araştırmacılar, son yıllarda militarizmi incelerken savaşlar ve askerler kadar ‘barış’ dönemleri ve ‘sivil’ pratikleri de ciddiye almaya başlamışlardır.
devamını gör...

virüs yayılmadan önce, birçoğumuz maslow’un ihtiyaçlar piramidinin ortalarında mücadele veriyorduk. fizyolojik, güvenlik ve sosyal ihtiyaçları nispeten karşılanmış bazı değer verilme/saygınlık ihtiyacımızı ve kendimizi geliştirme ihtiyacımızı ön plana alıyor, bir yandan ne kadar akıllı, zeki, duyarlı, çalışkan olduğumuzu kendimize ve çevremize ispatlamaya çalışırken, diğer yandan da vücudumuzu ve beynimizi geliştirmenin yollarını arıyorduk.

virüs bir anda gelip hepimizi ilk basamağın dibine geriletti. hepimiz sadece güvenlik ve fizyolojik ihtiyaçlarımıza odaklandık. bu noktaya hiç de alışık değiliz haliyle de kafamız karıştı. bir otorite aradık. sırf bilgi veriyor diye durup dururken bakanı falan övmeye başladık. adam da şaşırdı haliyle.

fakat bir nokta var ki benim aklımı çok kurcalıyor. virüsün ünlülere, zenginlere, başarılı insanlara; yani daha üst sınıflardaki insanlara da bulaşması bir ‘’eşitlik’’ havası yarattı. bir gazeteci de bu durumu şöyle yazdı. ‘’pandemi ortaya çıkıp bir de can almaya başladığında siyasetin de, hırslarımızın da, paranın da, şöhretin de ne kadar anlamsız olduğu görülüyor.’’ bence durum bunun tam tersi.

öncelikle siyasetin en anlamlı olduğu noktadayız. karar alıcıların merhametine ve basiretine kaldık. bir cümleleriyle karantina kararı alınacak, bir cümleleriyle insanlar işlerine devam etmek zorunda kalacak, bir cümleleriyle sosyal haklarımız korunacak veya darbe alacak.

siyasi sebeplerden ötürü fakültelerimiz evrim karşıtı profesörlerle doldu, oysa bugün evrimin ispatı olan bir virüsle savaşıyoruz. keşke siyasi mücadelemiz konusunda daha hırslı olsaydık da, virüsü böylesine anti bilimsel bir ortamda karşılamasaydık.

paranın da en önemli olduğu noktadayız. zenginler dükkanlarını kapatıp kendilerini bodrum’a attılar bile. bugün sahada hangi zengin vatandaş mücadele ediyor? kargolarımızı zenginler mi getiriyor? her gün binlerce insanla temas haline olmak zorunda kalan market kasiyerleri zengin mi? paraları olsa bu işi yapmaya devam ederler miydi?

büyük tehdit altındaki hastane, adliye, eczane, emniyet personelleri zenginlerden mi oluşuyor? açıklanan önlem paketlerinin %90’ı bile zenginlerin durumunu korumakla ilgiliydi.

şöhret de daha önemli olamazdı sanırım. şöhretli sporcular, şarkıcılar, politikacılar vücutlarında herhangi bir hastalık göstergesi olmadığı halde yüzlerce kez test edildiler bile. oysa hastalık emareleri gösteren yüz binlerce insan test edilmeyi bekliyor.

virüs adil olabilir ama toplumumuz değil.

ikisini karıştırmamamız gerekir.
devamını gör...

kamp ekipmanları uygun fiyatlı ve kalitelidir. özellikle festivallerde quechua fresh and black çadırı büyük çoğunluk tarafından tercih edilir. çocuklar ve yetişkinler için zaman zaman mağaza içinde ücretsiz olarak çeşitli etkinlikler, yarışmalar düzenlerler.

birçok ürünün gri renkte olmasının nedeni renklendirme işleminin doğaya ve su kaynaklarına zarar veriyor olmasıdır. ayrıca renklendirilmemiş ürünlerin maliyeti de daha düşüktür.

mataradan ayakkabıya pek çok ürününü severek kullandığım bir marka. gittiğim her mağazasında da çalışanları müthiş ilgili ve sorumlu oldukları alan konusunda bilgili insanlardı.
devamını gör...

kadınlar için yüksek oranda ölüm, şiddet ve tecavüz tehlikesi içerir, taciz ise kaçınılmaz.
devamını gör...

büyümenin ayıdır. doğanın canlandığı, koyunların kuzuladığı, ineklerin buzağıladığı, sütte verimin en yüksek olduğu, ağaçların yapraklandığı, yaprakların yeşillendiği, en körpe yaprakların çıktığı, tarladaki ekinin boy attığı, yemyeşil başakların arasından kan kırmızı gelinciklerin salındığı bir dönemdir.
devamını gör...

kafa sözlüğün biricik admini. yeniliklerin adamı. eğer bir devrim yapılacaksa güncelleştirme kısmını iko halleder. gracias iko. iyi ki varsın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim