biraz evvel başıma gelen. o kadar araştırıp uzun uzun tanım yazdım, tam paylaşacağım sıra elektrikler kesildi. bir de üstüne ben sayfayı yeniledim yanlışlıkla. daha da yazamam.
(bkz: ağlamamak için kendimi zor tutuyorum)
devamını gör...

#1080665

hayat size hep acı biber ikram etmiş olabilir. ama siz çocuklara şekerler gönderin.

hadi kafa’ları kaldırma vaktidir.
devamını gör...

kırmızı oda.

nasıl vıcık vıcık bir şeye dönüştü bu dizi hakkaten. her şeyi varoşlaştırmakta üstümüze yok maşallah. bir kurtulamadık en iyi oyuncu en çok ağlatan oyuncu, en çok güldüren oyuncu klişesinden. baska da bir duygumuz yok çünkü? kanalı açınca göğüs kafesimin sıkıştığını hissediyorum resmen. bu kadar demogojiyi annem yapmadı bana hayatım boyunca.

insanı terapiden de, psikolojiden de soğutan dizi.
devamını gör...

uludağ'dan bir yazar bizim için ''sözlük güzel, küfür yok hakaret yok. yerli malı gibi. ama coca cola içiyoruz.'' tanımını girmiş. bu tanım bizi anlatıyor gibi ama biz pepsi olmaya hazırız.
devamını gör...

yanlış bir genelleme diğer bütün genellemeler gibi. iyilik veya kötülük karaktere bağlıdır aynı fenotipe değil. mesela ben çok güzelim ve karakterimde iyi.
devamını gör...

''evet sayın türkiye, oy sonuçları açıklandıııı. ve iktidar partisi yeniden açık ara farkla iktidar oldu.''
devamını gör...

çocukların büyük bir sevinçle kar beklemeleri oynamak için, büyüklerin manzaram bozulmasın sevdası.
devamını gör...

kocaeli il sınırına yakın olduğum için sanırım istanbul da istanbul'dan saymıyor bizi.sen de incit istanbul.
devamını gör...

senaryosunu yılmaz güney'in yazdığı yönetmenliğini zeki ökten'in üstlendiği 1979 çıkışlı film. başrollerde tarık akan, melike demirdağ ve tuncel kurtiz oynuyor. film bir başka yılmaz güney filmi olan yol'a göre kesinlikle senaryo olarak daha derli toplu. kurgusal olarak yol'daki gibi kopukluklar yok. film bazı yerlerde insana filmden çok bi belgesel izliyomuş havası veriyo. bunun sebebi ele alınan konunun gerçekliği kadar filmin bu kadar yaşanmışlık hissini vermesi için çekilen zorlu süreç. oyuncular bu filmi çekmek için bi ücret almamışlar mesela.
devamını gör...

breaking bad dizisinin ikinci başrolüdür. aaron paul tarafından canlandırılır. diğer aktörlerin aksine, aaron paul'un oyunculuk yaptığı ilk dizidir. yere bakan, yürek yakandır.

"yeah mr. white, science, bitch"
devamını gör...

twitter'da bi ileri zeka! diyor ki "bu dünya hepimizin, bizim hakkımız yok vs.." arkadaş bunlar nasıl kafalar ya! iyi bu dünya hepimizinse git afrika serengitisinde dolaş "dünya hepimizin" diye o zaman!
vahşi hayvanlar toplum içinde olmamalı. pitbull da vahşi bir tür. "asla yapmaz" diyemezsin. bir tanesi de yazmış "bunlar amerika'da bebek bakıcısı köpek diye geçiyor" hey yarabbim! o bebek bakıcısı denilen köpek ingiltere'de evin 11aylık bebeğini parçaladı!
hayvanlar içgüdüleriyle hareket eder ve böyle bir tür kimsenin de insiyatifine bırakılmamalı. bizim burada bir çocuk köpek havlayarak üzerine gelince kaldırımdan yola fırladı ve minübüsün altında kaldı. bi tarafa empati yapacaklar diye ölsün mü insanlar ne olsun, çözüm ne?
ben de hayvanseverim ve 16yıl köpeğimiz vardı evimizde şimdi kedilerim var, sitede sitece baktığımız köpeğimiz var ama bu mantığımızı kaybetmememize neden olmuyor. pitbull tehlikeli bir tür. pitbull gibi bir köpeğe sahip olmak isteyen insanın nasıl bir ruh hali vardır? köpek sevmek bu mu? bir sürü tür varken neden pitbull gibi saldırdığını öldürebilecek bir köpek?
örnek veriyorum; ben birine gıcık oluyorum ve o kişiyi dışarıda gördüm, beslediğim pitbullı üstüne saldım. bu cinayet değil mi şimdi? bu kadar basit mi?
yıllar önce çocuk parkındayız, apaçi denen tipler ellerinde pitbullarla çocuk parkında oturuyor. polisi aradık ve şu cevabı aldık "kimseye zarar vermemişse gelemeyiz"
ne diyeceğimi bilmiyorum.
sahibi olacak adam twitter'daki hesabında meleğim diye köpeklerinin resmini paylaşıyor bir de millete "cahil" diyor, laf yetiştiriyor. bunları besleyen normal bir ruh haline sahip olamaz bence
devamını gör...

bir tercih gibi görünse de insanın içinden gelen, kendine ait olan bir davranış.

bu konuyla alakalı yapılan çoğu tanımın, analizin arka planında "olmaması gereken bir şey" teması işleniyor. bunu açıkça ifade edenlerin dışında "kırılırım, susarım, içime atar, yanarım" gibi cümleler kuranlar da aynı temayı işliyor. insanların ısrarla kendilerine ait duygusal özelliklerini kötülemesini anlamak zor. bu, "olmaması gereken bir şey" teması da şu kelimede tezahür ediyor: kaybedersin.

kırıldığında susan kişi, gerçekleşmiş olaya vereceği en uygun tepki susmak olduğu için susar. bir sürü şey düşünür insan ve düşüncelerini duygularıyla harmanlar. sert bir karakteri olan kişinin, kavga anında gözlerinden ateş çıkarması kadar doğal bir şey olmadığı gibi narin bir insanın da susup çekilecek karanlık bir köşe araması da doğaldır. bundan farklı bir davranış içine girerse kesinlikle üzerinde eğreti duracaktır.

davranışlarınızda fıtratımızın payı büyüktür. fıtratımızdan gelen bazı özelliklerimiz baskındır ve bunlar öyle gizlenebilecek, kolaylıkla değiştirilebilecek şeyler de değildir. (bkz: insan yedisinde neyse yetmişinde de odur) buna yetiştiğimiz çevrenin de kattıklarını düşünürsek, bir birey oluruz. zaten arkadaşlıklar, ilişkiler de bu kabuller üzerine kurulurlar. mesela sevdiğin kişi yüksek sesle, üst tonda konuşmayı sevmeyen, sakin yapıda bir insansa sen de sesini yükseltmezsin. bu, karşılıklı yapıldığı zaman görünmeyen bir uyum oluşturur. böylece iki insan arasında arkadaşlık/dostluk/sevgili ilişkileri kurulur.

cimrilik vs. gibi toplumun ittifakla reddettiği özellikler dışında, kişinin kendine ait özellikleri, kendisine bir eksen belirleyip, ona göre bir mutsuzluk sebebi olarak tanımlayarak reddetmesi bir özsaygı eksikliğidir. bir defa mesele kadınlara ulaşmak olmasaydı, kimse kırıldığında sustuğu için kendisine vebalı muamelesi yapmazdı. bu noktada insan kendisine şu soruyu sormalı: bana özümden gelen şeyleri değiştirmem gerektiğini düşündürecek kadar etkili bu kadınlar kim, neyin nesi bunlar ? bu soruyu kendisine adamakıllı soran insanlar kolaylıkla cevaba ulaşırlar. kadınlar aynı kadınlar, onlara kutsiyet atfeden şey, beyninizin içinde.

her şeyi uçlarda yaşamayı şiar edinmiş arkadaşlar, bunu bencillikle karıştırabilir. "ne olursan ol kendinden ödün verme, bırak o değişsin" gibi algılayabilir. hayır, öyle değil. karşınızdaki insana, ona duyduğunuz saygı ve sevgiye göre pozisyon alıp fedakarlıklarda bulunacaksınız elbette. ancak normalde bir gariban gördüğünüzde gözleriniz doluyorken, öfkelendiğinizde sessizce dışarı çıkıp yalnız kalmak iyi geliyorken, tüm bunları üç beş zevzeğin "kaybedersin" temalı lafları için harcamayacaksınız. bunlardan vazgeçerseniz geriye ne kalır ki ? o ilişki bittiğinde hangi özellikleriniz size ait olacak? ben bu muydum yoksa şu muydum? neydim ben ?

kırıldığında susan, kırıp dökemeyen, köşesine çekilen biriyseniz, ona uygun ilişkiler kurun kendinize. bu davranışın getirdiği büyük dezavantajlardan biri olan "ayrılık" meselesine hazırlayın kendinizi. karşınızdaki insanın üzerinize gelip, sizi kalem kıracak seviyeye getirebileceğini düşünerek hareket edin. basit bir şey bu. her davranışın bir bedeli vardır. sinirlendiğinde eşine tokat atan adamdan daha az bedel ödeyeceğinizi düşünmeyin. ancak siz, bu davranışınıza sahip çıkarsanız, o da anlayışlıysa, sevmese de saygı duyacaktır. siz bunu değiştirmeyi değil, karşınızdaki buna göre pozisyon almayı öğrensin. siz, siz olarak kalın. karşılığında zaten siz de onda bir davranışı kabul etmiş olacaksınız. öyleyse bu iş yürür aksi takdirde yolun sonu zaten uçurumdur.

hayatta sapasağlam durmanın hazzını yaşamak varken eğilip bükülmeyi, mızmızlanmayı ve değiştirilmeyi tercih etmek ahmakçadır. mesela "her seferinde aynı şeyi yapıyordu, kavgadan kaçıyordu. bu yüzden ayrıldık" diyen bir kadının karşısında, erkeğin söyleyecek birkaç sözü vardır. "ben böyleyim, kızmadım, sövmedim ne yapayım" dediği noktada bu adam kazanmıştır zaten. onu muzaffer kılan, üçüncü, beşinci şahısların haklılığını yargılaması ve neticeye varması değil, vazgeçmeyişidir. eğer maksat "kaybetmek" ise; yenilenler değil, vazgeçenler kaybeder.
devamını gör...

bana da oluyor ama demek ki dökülmemeleri gerekiyormuş diye düşünüyorum.
devamını gör...

kafa store hakkında şahsi düşüncem, beni inanılmaz derecede motive ettiği. karma puanı harcayıp bitiriyorum ama bir ay sonra yeşil mahlas almam gerekiyor ve bunun için tanım girmeliyim ve beğeni almalıyım. bence çok güzel bir özellik, kimin aklına geldiyse tebrikler.
devamını gör...

yüksek doz cahil olan bir vatandaşın dediğidir. cahilliğe bir tanım yapamayız. ancak videodaki gibi örnek gösterebiliriz dediğimdir.
devamını gör...

bayrak anlamına da gelen kelime. alemdar kelimesi de buradan gelir ve bayrak taşıyan anlamındadır.
devamını gör...

arkadaşlar islam'da kadının yeri çok özeldir. islam'la yaşadığımız haksızlık farklı şeyler. en basit örnek vereyim size erkekler kadınlara çalışmayın diyorlar işte haram şu bu diyorlar ama hz. hatice'nin iş kadını olduğunu unutmayalım eğer kötü bir şey olsaydı peygamberimiz eşini eve kapatırdı. unutmayalım ki bugün erkeklerin bize haram diye dayattığı hiçbir şeyi peygamber efendimiz islam çerçevesi içinde yapmamış. bunları karıştırmamak gerek. erkekler yüzünden kadınlarımız da islam'da ki yerini sorgular oldu. mazallah sakıncalı şeyler.
devamını gör...

attila ilhan'ın şiiridir.
bağzıları grubu da çok güzel söylemiştir.

ayrıca az önce spotifyda şarkıyı bulamadım kaldırılmış, youtubeda da yoktu kendi sayfalarında. sebebi nedir bilmem ama silinmesin bu şarkı. güzeldir..

devamını gör...

bazı kimselerin içinde bulunduğu durum.

bence övünülecek bir durum değil. tersi de, yani arkadaş sahibi olmak da övünülecek bir durum değil. arkadaşlık dediğimiz şey sonuçta insanların hayatındaki temel gerçeklerden biri. arkadaş edinmek -nerede olursa olsun; ister sözlük ister iş yeri ister başka yer- utanılacak bir şey değil. arkadaş edinmemek de matah bir durum değil.

sözlükte arkadaş edinmek kişinin hayatını etkilemiyor. ekşi'de özel mesaj alımım kapalı. ulu'da çok uzun bir süre kapalıydı, sonradan açtım. burada genellikle açıkç dolayısıyla bazı sözlüklerde arkadaşım oldu, bazılarında olmadı. bu ne benim kişiliğimi etkiler ne de sözlükte ne yazdığımı ve nasıl yazdığımı değiştirir. bir şeyin cılkını çıkarmadığınız sürece o şeyi yapmanın sözlüğe bir zararı yok.
devamını gör...

"erkekler çok dürüst" diyerek cinsiyetçi başlığa cinsiyetçi cevabım. hodri meydan! sütten çıkma ak kaşıklar sizi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim