tablolarını satamayan ressam
en azından bu şerefsiz dünyaya güzel bir şeyler bırakacak olan ressamdır. zaten zenginler dışında hepimiz fakir hale geldik, boyan olduğu/bulduğun sürece koy alüminyumuna!(bkz: sısısısı)
devamını gör...
gelecek
gelecek nasıl gelecek bilemeyiz. ancak beş yıl sonra olacağın insan; bugün okuduğun kitaplara, zaman harcadığın insanlara, tükettiğin gıdalara, alışkanlıklarına ve giriştiğin konuşmalara bağlıdır denilebilir.
devamını gör...
bozuk para
madeni para olarak bilinir; genelde para üstü olarak verilir. ayrıca çocukların para biriktirme alışkanlığında başrolü üstlenir; minik kumbaraları tıngırdatır. ne kadar çok bozuk para biriktirebilirsen o kadar zenginliği temsil eder o yaşlarda.
ama... adı üstünde "bozuk" para... bende bozulurdum beni hor görenlere, bende bozulurdum benim yerime sakız verenlere, sadece çocuklar tarafından kıymetimin bilinmesine, yerde görüldüğümde aldırış etmeden üstüme basılmasına, dilenciye layık görülmeme, tek başıma bir çikolata edemeyişime, üstü kalsın diyerek istenmediğimde...
fırsatını bulmuş ve dijitalleşen dünya sebebiyle yavaş yavaş sahneden inmeye başlamıştır. yerini ışıltılı kartlara, temas bile sevmeyen ödemelere bırakarak gözü yaşlı gidiyor iki gözümün çiçeği...
ama... adı üstünde "bozuk" para... bende bozulurdum beni hor görenlere, bende bozulurdum benim yerime sakız verenlere, sadece çocuklar tarafından kıymetimin bilinmesine, yerde görüldüğümde aldırış etmeden üstüme basılmasına, dilenciye layık görülmeme, tek başıma bir çikolata edemeyişime, üstü kalsın diyerek istenmediğimde...
fırsatını bulmuş ve dijitalleşen dünya sebebiyle yavaş yavaş sahneden inmeye başlamıştır. yerini ışıltılı kartlara, temas bile sevmeyen ödemelere bırakarak gözü yaşlı gidiyor iki gözümün çiçeği...
devamını gör...
yemek yapabilen erkek
karnı acıkan erkektir...
arkadaşlar niye elinizde bir ürün varmış da, iş görüşmesinde size "hadi bize bunu sat" demişler gibi kendinizi pazarlıyorsunuz?
açsan kalkar yemeğini yaparsın. bataklıkta mı yetiştiniz?
arkadaşlar niye elinizde bir ürün varmış da, iş görüşmesinde size "hadi bize bunu sat" demişler gibi kendinizi pazarlıyorsunuz?
açsan kalkar yemeğini yaparsın. bataklıkta mı yetiştiniz?
devamını gör...
18 yaşından küçük sözlük yazarları
o bıcırıklardan biri de benim * merhaba!
devamını gör...
akışına bırakmak
akışına bıraktığımız her şeye "senin için mücadeleye değmez" damgasını vurmuş oluruz. yorgunluk, güçsüzlük, belki de korkaklık yeterli bir sebep değildir. esas sebep verilen değerle ilişkilidir.
insan yaşamı; güneşin doğuşu-batışı, mevsim geçişleri, nehir yatağında akan suyun buharlaşıp yağmur oluşu ve tekrar aynı nehre ulaşması gibi sırası değişmez, sağlam döngülerden ibaret değil. insan yaşamı ve sürdürülebilirliği verilen emekle mümkündür.
insan yaşamı; güneşin doğuşu-batışı, mevsim geçişleri, nehir yatağında akan suyun buharlaşıp yağmur oluşu ve tekrar aynı nehre ulaşması gibi sırası değişmez, sağlam döngülerden ibaret değil. insan yaşamı ve sürdürülebilirliği verilen emekle mümkündür.
devamını gör...
zorba the greek
yunan edebiyatının ünlü yazarı nikos kazancakis, 1883 yılında osmanlı topraklarında doğmuştur. yazar, yunan yazarlar topluluğu tarafından nobel edebiyat ödülü için kurula tavsiye edilmiş fakat ödülü bir oy fark ile albert camus'a kaptırmıştır.
albert camus ödülü aldıktan sonra nikos kazancakis'in bu ödülü kendisinden daha fazla hak ettiğini söyleyecektir.
yazarın 1946 yılında yayımlanan ve filme de de uyarlanan” zorba” adlı eseri “özgürlük” kavramının irdelendiği felsefik bir kitap. olay örgüsünün kısa tutulduğu yapıtta anlatıcı yazar, kömür madenini işletmek ve buda ile düşüncelerini oturtmak için girit’e gider. hayatı kitap okumaktan ibaret olan bu “kâğıt faresi”, aleksi zorba adında ilginç bir adamla karşılaşır. onu da linyit madeninde işçi olarak çalıştırmak üzere yanına alır ve patron işçi ilişkisini aşan dostlukları başlar.
zorba, hayata dair tüm bildiklerini, patronuna anlatır. bizim kutadgu bilig’imiz gibi onun öğretileri de mutluluğun sırlarını verir. geçmişe takılmadan, gelecek kaygısı duymadan yaşadığı her anın tadını çıkaran zorba, kimseye minnet etmeden yaşamaktadır. ölümden ve hayatın zorluklarından korkmayan, hayatı olduğu gibi yaşayan, aynı yerde uzun süre kalamayan, kimseye bağlanmayan gezgin bir adamdır.zorba’ya göre özgür olabilmek için hayatın ve insanlığın dayattığı her şeyden kurtulmak gerekir.din, vatan, evlilik, çocuk...
“vatandan kurtuldum, papazlardan kurtuldum, paradan kurtuldum; silkiniyorum. silkindikçe de hafifliyorum. nasıl söyleleyim sana.kurtuluyorum insan oluyorum."
zorba, gönülden bağlı olduğu santurunu
canı isteyince çalar ve canı isteyince müziğin ritmine uyarak dans eder.dul kadın müptelası olan bu kaçkın adamın kadınlarla ilgili aykırı düşünceleri de bir kitabı dolduracak kadar fazladır.
“kadın korkunç bir sırdır, hiçbir zaman da kapanmayan bir yarası vardır. sen kulak asma, bütün yaralar kapanır ama, o yara kapanmaz."
halk hikâyeleri, efsaneler, etkileyici tasvirler ve bilge sözlerle bezeli roman insanın kendine dönmesini sağlayan başarılı bir klasik.
“dünyadaki pek çok insanın esas sorunu, henüz kendisiyle tanışmamış olmasıdır.”
albert camus ödülü aldıktan sonra nikos kazancakis'in bu ödülü kendisinden daha fazla hak ettiğini söyleyecektir.
yazarın 1946 yılında yayımlanan ve filme de de uyarlanan” zorba” adlı eseri “özgürlük” kavramının irdelendiği felsefik bir kitap. olay örgüsünün kısa tutulduğu yapıtta anlatıcı yazar, kömür madenini işletmek ve buda ile düşüncelerini oturtmak için girit’e gider. hayatı kitap okumaktan ibaret olan bu “kâğıt faresi”, aleksi zorba adında ilginç bir adamla karşılaşır. onu da linyit madeninde işçi olarak çalıştırmak üzere yanına alır ve patron işçi ilişkisini aşan dostlukları başlar.
zorba, hayata dair tüm bildiklerini, patronuna anlatır. bizim kutadgu bilig’imiz gibi onun öğretileri de mutluluğun sırlarını verir. geçmişe takılmadan, gelecek kaygısı duymadan yaşadığı her anın tadını çıkaran zorba, kimseye minnet etmeden yaşamaktadır. ölümden ve hayatın zorluklarından korkmayan, hayatı olduğu gibi yaşayan, aynı yerde uzun süre kalamayan, kimseye bağlanmayan gezgin bir adamdır.zorba’ya göre özgür olabilmek için hayatın ve insanlığın dayattığı her şeyden kurtulmak gerekir.din, vatan, evlilik, çocuk...
“vatandan kurtuldum, papazlardan kurtuldum, paradan kurtuldum; silkiniyorum. silkindikçe de hafifliyorum. nasıl söyleleyim sana.kurtuluyorum insan oluyorum."
zorba, gönülden bağlı olduğu santurunu
canı isteyince çalar ve canı isteyince müziğin ritmine uyarak dans eder.dul kadın müptelası olan bu kaçkın adamın kadınlarla ilgili aykırı düşünceleri de bir kitabı dolduracak kadar fazladır.
“kadın korkunç bir sırdır, hiçbir zaman da kapanmayan bir yarası vardır. sen kulak asma, bütün yaralar kapanır ama, o yara kapanmaz."
halk hikâyeleri, efsaneler, etkileyici tasvirler ve bilge sözlerle bezeli roman insanın kendine dönmesini sağlayan başarılı bir klasik.
“dünyadaki pek çok insanın esas sorunu, henüz kendisiyle tanışmamış olmasıdır.”
devamını gör...
atatürk’ün ismini sansürleyen cumhurbaşkanlığı çevirmeni
şaşırmıyorum ama bunalıyorum gittikçe bütün bunları duydukça. ülkenin hali, kendi özel hayatım, dünyanın hali derken ruh sağlığı falan kalmadı artık son 2 senedir. sonu hayrolsun diyeceğim ama artık umudum yok.
devamını gör...
günün sözü
"sadece ölüler görür"
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
sözlüğümüzün buram buram kalite kokan teknolojik dergisi. teknik ve içerik olarak emeği geçen herkesi kutlarım. teleskop tarihi ve türk mitolojisi hakkında verilen bilgiler kişisel hazine barındırıyor. ellerinize sağlık!
devamını gör...
kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması
nasıl ya kim ele verdi bizi.
devamını gör...
lemarchand’s box
lament configuration olarak da bilinen 1784 yılında fransız aristokrat duc de l'ısle tarafından oyuncakçı philip lemarchand’a yaptırılan, boyutlar arası kapıları (daha doğru bir ifadeyle cehennemin kapılarını) açtığına inanılan kutu şeklindeki bir çeşit yapboz. ilk olarak clive barker’ın the hellbound heart (cehennemlik yürek) isimli öyküsünde geçer. daha sonra kitaptan uyarlanan hellraiser film serisinde görülür. ilk görünüşü tabii ki ezan sesi eşliğinde olur. the exorcist’e bir gönderme yapılmıştır. yapboz bir şekilde elinde tutan kişiyi büyüleyerek kendisini çözmeye zorlar. kişi bir çeşit hipnoz halinde, keyif alarak, farkına bile varmadan yapbozu çözebilir. aslında bu, cehennemin kendisini çağıran, cehennemi çağıran kişiliklerle ilgili olabilir. yapboz çözülünce bir kilise çanı duyulur. “cenobite”ların bir din temsilcisi, rahip, rahibe olmasına göndermedir bu. lemarchand’s box’ın hikayesi, 1996 yapımı hellraiser: bloodline’da derinlemesine işlenir. ilk filmde yapbozun çift yönlü çalıştığı da gösterilmiş, kapatıldığında cehennem kapılarının da kapandığı vurgulanmıştır.
hellraiser: hellworld (2005) filminde, gerçek dünyada geçer ve hellraiser bir film ve bu filmden esinlenilen bilgisayar oyunudur; hellworld. filmde lemarchand’s box gerçek değildir. belki de gerçektir!
the scarlet gospels kitabında harry d’amour, istemsizce, kutunun büyüleyici etkisiyle yapbozu çözer ve pinhead’le karşılaşır. yine kitabın sonunda harry’nin bir arkadaşı gizli saklı, yapbozu çözmeye başlar. kitabı okurken çan seslerini kafanızda duyarsınız ve “eyvah” dersiniz. yine mi geliyor cehennem rahibi?
(bkz: hellraiser: hellworld)
(bkz: hellraiser)
(bkz: hellraiser: bloodline)
(bkz: pinhead)
(bkz: cehennemlik yürek)
(bkz: philip lemarchand)
(bkz: the exorcist)
(bkz: harry d’amour)
(bkz: the scarlet gospels)
hellraiser: hellworld (2005) filminde, gerçek dünyada geçer ve hellraiser bir film ve bu filmden esinlenilen bilgisayar oyunudur; hellworld. filmde lemarchand’s box gerçek değildir. belki de gerçektir!
the scarlet gospels kitabında harry d’amour, istemsizce, kutunun büyüleyici etkisiyle yapbozu çözer ve pinhead’le karşılaşır. yine kitabın sonunda harry’nin bir arkadaşı gizli saklı, yapbozu çözmeye başlar. kitabı okurken çan seslerini kafanızda duyarsınız ve “eyvah” dersiniz. yine mi geliyor cehennem rahibi?
(bkz: hellraiser: hellworld)
(bkz: hellraiser)
(bkz: hellraiser: bloodline)
(bkz: pinhead)
(bkz: cehennemlik yürek)
(bkz: philip lemarchand)
(bkz: the exorcist)
(bkz: harry d’amour)
(bkz: the scarlet gospels)
devamını gör...
gözden ırak olan gönülden de ırak olur
"dediler ki; gözden ırak olan gönülden de ırak olur. dedim ki; gönüle giren, gözden ırak olsa ne olur."
-mevlana
gözden ırak olan gönülden de ırak olur sadece bir bahanedir. mevlana'nın da dediği gibi biri gönlünüze girmişse gözünüz görmese de olur. zaten o hep kalbinizdedir.
-mevlana
gözden ırak olan gönülden de ırak olur sadece bir bahanedir. mevlana'nın da dediği gibi biri gönlünüze girmişse gözünüz görmese de olur. zaten o hep kalbinizdedir.
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
kendini doğru ifade edemediğini düşünme hali. bazen doğru kelimelerle ifade etsen bile sanki edememişsin gibi hissedersin çünkü karşındaki anladığına dair hiçbir emare göstermez. bende kendimi ifade edememe kaygısı değilde anlaşılamama kaygısı var daha çok. izah ediyorsun, detaylı anlatıyorsun ama sanki onca söz öbeğini sen kullanmamışsın gibi hâla aynı argümanlarla sana geliniyor. at gözlüğü denen bir şey de var haliyle, anlamak istemiyorlar. bu gibi durumlarda aslında;” amannn ne anlarsa anlasın, banane.” demek lazım ama ben bunu beceremeyenlerdenim. illa doğruyu anlatmaya çalışacağım illa anlayacak yani. kendini yıpratmanın bir değişik versiyonu da diyebiliriz bu durumda anlaşılmama kaygısına.
devamını gör...
toplum baskısı
muhteşem nitelikteki toplumların (!) kendi gibi olmayan ya da kendi istediği gibi olmaya çalışan kişileri kendilerine benzetmeleri adına uyguladıkları psikolojik, fiziksel vs. şiddetlerdir. öte yandan farklılıklarıyla barışık olan insanların sanki mutlak davranışlar toplumunkiymiş gibi hissedip onların sahip olduğu davranışlardan yoksun oldukları bilincine varıp kendilerini eksik, dışlanmış ve kötü hissetmeleridir. dolayısıyla toplum olarak el âlemi çekiştirmek yerine evvela kendi yaşamlarımıza odaklanmalı, başkalarınınkine burnumumuzu sokmamalıyız. gerçi ikinci söylediğimde olduğu gibi herhangi bir baskı olmadan da herhangi bir yaşama biçimi normal sayıldığında farklı yaşantılar kendini toplumsal baskı içerisinde hissedebilecektir.
devamını gör...
300 kusur online gerçek mi sorunsalı
siteden çıkış yapanların uzunca bir süre daha online görünmesi nedeniyle ortaya çıktığını düşündüğüm durum.
daha doğrusu, "nasılsa yarın da gireceğim" diyerek, sitedeki kokpitten çıkış butonuna basmadan, doğrudan bilgisayar ya da telefonunuzdaki sekmeyi kapattığınızda, çok uzun bir süre daha online görünüyorsunuz. çıkış yaparak tamamen çıkıldığında durum nedir bilmiyorum.
daha doğrusu, "nasılsa yarın da gireceğim" diyerek, sitedeki kokpitten çıkış butonuna basmadan, doğrudan bilgisayar ya da telefonunuzdaki sekmeyi kapattığınızda, çok uzun bir süre daha online görünüyorsunuz. çıkış yaparak tamamen çıkıldığında durum nedir bilmiyorum.
devamını gör...
çaylaklardan mesaj alımının otomatik kapalı olması
çaylak sistemi ilk başladığı gece açmıştım, çaylaklara yaklaşımım da açık ve net ne zaman isterlerse yazabilirler.
devamını gör...
koklaması zevkli olan şeyler
tam da bu zamanlarda, gül kokusu.
devamını gör...
hayvanlardan korkmak vs hayvanları sevmemek
hükümet kadın repliği geldi aklıma
ben hayvanseverim,seni de severim.
ben hayvanseverim,seni de severim.
devamını gör...
