hamal'ın, hamile ile birlikte tahammülle de kökteş olup tahammülün hamallık anlamına gelmesi ve hamilenin de köken olarak türkçe'de de hamile yerine kullanılan yüklü anlamına gelmesi daha ilginçtir.
edit: anlatım bozukluğu giderildi. bir de biraz karışık olmuş sanki ama sınavlar yaklaştı idare et sözlük.
devamını gör...

" kapitalizim önce ihtiyaç hissettirip aldırır. sonra fazlalık diye attırır " sözünden yola çıkarak parlatmaya çalışıldığını düşündüğüm akım. eğer en baştan bu mantıkla başlanacaksa * güzel desteklediğim akımdır. işe atmaktan başlıyorsanız bilin ki kapitalizmin kölesi olmuşsunuz. eğer almamaktan başlıyorsanız bu öğretiyi doğru anlamışsınız efenim.
edit:kapitalizm yaşatır diyen arkadaşa saygılarımla. *
devamını gör...

geri geldiği gün ayrılarak gerçekleştirdiğim olaydır.
kısa dönem askerde olan er kişinin, çıkan öğle yemeğini beğenmeyip arkadaşlarıyla pizza söylemesi ve pizzacının orası uzak kalıyor getiremeyiz demesi nedeni ile beni işteyken arayıp 2 saat pizzacıyı, 1 saat bölgedeki geri kalan esnafı şikayet etmesi üzerine ayrılma kararı almıştım. sonra çok telefonla konuştuğum için iş yerimden uyarı almıştım adam hala uyarı almamı umursamadan canı sıkıldıkça arıyordu ( günde yaklaşık 20 kez hemde)
siz söyleyin dayanılır mı bu eziyete?
devamını gör...

evrendeki her şeyi oluşturan atomların çıkış noktası.

atom dediğimiz şey, proton ve nötron adlı parçacıkların çekirdek denen bir bölgede toplanması, bu çekirdeğin dışındaki bir hacimde de elektronların dolanmasından ibaret bir yapı. o halde bu parçacıkları bir araya getirip bir atom oluşturabiliriz diyebilirsiniz ama bu öyle normal koşullar altında yapılabilecek bir şey değil. zira çekirdekteki protonlar, pozitif yüklü parçacıklar ve birbirlerini itiyorlar. bunları bir arada tutmak için büyük bir enerji gerekiyor.

çekirdekteki proton ve nötronları bu şekilde bir arada tutmak için gereken sıcaklık, 100.000.000 kelvin civarında. doğal olarak biz bunu yeryüzündeki laboratuvarlarda oluşturamıyoruz. fakat bundan çok daha yüksek sıcaklık değerleri, evrenin oluşum anında, yani büyük patlama aşamasında mümkündü.

bahsi geçen dönemde ortada atomlardan ziyade, bağımsız atom altı parçacıklardan oluşan çok yoğun bir plazma vardı. büyük patlamanın hemen akabinde gerçekleşen kozmik enflasyon sonrasında ortam biraz "soğuduktan" sonra, bu parçacıkların bazıları, yani proton ve nötronlar, birbirlerine yapışmaya başladı. böylece ilk atom çekirdeklerinin temeli atılmış oldu. zaten pozitif yük olan protonların varlığı, negatif yüklü elektronların da zamanla ortama çekilmesi anlamına gelecekti.

bu şekilde hidrojen, helyum, lityum ve berilyum oluşmaya başladı çünkü bunlar en hafif ve basit atomlardı. bu sürece "büyük patlama nükleosentezi" diyoruz.

bu hafif elementlerin ortaya çıkışından yaklaşık 100.000.000 yıl sonra yavaş yavaş ağır elementler de oluşmaya başlayacaktı çünkü artık yıldızlar yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. yıldız çekirdekleri, sıcaklığı çok yüksek olan ikinci ortamdı. böylece bu ortam, hafif elementleri birbiriyle kaynaştırıp daha büyük elementlerin oluşumunu, yani nükleer füzyonu gerçekleştirmeyi başardı. zaten yıldızların enerjisi de bu yolla üretilir.

ancak bunun da bir sınırı vardır. periyodik tabloda demir atomuna kadar olan elementler (ki yaklaşık 22 taneler) bu yolla oluşabilir. fakat demir atomlarını birbirine kaynaştıracak güç yıldızlarda bile bulunmaz.

peki bundan daha ağır elementler nereden çıktı?

bu kez devreye "nötron yakalama" adlı süreç girer. nötronlar yüksüz parçacıklar olduğundan, atom çekirdeğine girmeleri, protonların girişinden kolaydır. üstelik bozunarak proton, elektron ve elektron antinötrinosu oluşturabilirler. bunun anlamı, atomda daha fazla proton ve elektron oluşması ve daha ağır bir atomun ortaya çıkmasıdır. bu süreç çok yaşlı yıldızlarda oldukça yavaş şekilde işler. bu nedenle bu yıldızlarda çok fazla ağır element oluşamaz.

aslında evrende var olan bol miktardaki ağır elementin süpernovalarla ortaya çıktığı düşünüldü uzun süre. fakat astrofizikçilerin ağır element üretimi için son gözde adayı, nötron yıldızı çarpışmaları. aslında nötron yıldızları da süpernovaların sonucu olduğundan, ağır elementlerin süpernovalar sonrasında oluştuğu fikri çok da yanlış sayılmaz.

nötron yıldızı çarpışmalarında (birleşme de diyebiliriz) "hızlı nötron yakalama" sürecinin devreye girdiği tahmin ediliyor. gözlemler de bu tahmini destekliyor.

bir de son derece kararsız olup hemen radyoaktif bozunmaya uğrayan çok ağır atomlar var. bunların bir kısmını yapay olarak üretmek mümkün.
devamını gör...


türkiye istatistik kurumu (tüik) tarafından yapılan açıklamaya göre, türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. işsizlik oranı ise değişim göstermeyerek %12,1 seviyesinde gerçekleşti.

buradan
devamını gör...

atasözü mü bilmiyorum fakat öyle kabul görmesi gereken bir söz bence:
''ata kızarak eşeği yol arkadaşı seçenin gideceği yer ahırdır.''
devamını gör...

+alo, nerde kaldın ya?
-geldim geldim patlama.
devamını gör...
(tematik)

immünojen maddelerin immün yanıt oluşumunu uyarabilen antijen kısmının antikora bağlandığı yerdir.
devamını gör...

kusura bakma ya...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçek sevgiyi/ aşkı/ ilişkiyi bulduğunuzda sadece sayı olarak kalabilecek durumdur.
yaşıt olup anlaşamayan arkadaşlarım olduğu gibi aralarında 13 yaş fark olan ve evlilikleri örnek alınabilecek tanıdıklarım da var. yıllar geçti o 13 yaş sadece sayı olarak kaldı onların arasında.
devamını gör...

ne zaman yazıldığı bilinmeyen, prömiyeri 17 aralık 1953 tarihinde yapılan dmitriy dmitriyevich shostakovich senfonisi. josef stalin'in ölümüyle rahat nefes almaya başlayan shostakovich'in o dönem birbiri ardına kasasından çıkartıp yayınladığı bestelerinden birisidir.

gerçi shostakovich'in yazdıklarına göre bu senfoni stalin'in ölümünün hemen ardından yazılmış. bu sebepten ötürü kasasında duran bestelerinden birisi değildir muhtemelen. shostakovich, bu bestesinde stalin'i anlattığını söylüyor. ama bunu "elbette anlattığım başka şeyler de var ama genel olarak stalin dönemini anlattım" demiş.

bestede yer alan re-mi bemol-do-si (d-es-c-h; dmitri schostakowitsch) motifinden yola çıkarsak stalin hakkındaki yorumlarını ve stalin ile olan ilişkisini bu beste üzerinden anlattığı varsayımında bulunabiliriz sanırım.

ayrıca bu bestede "mi-la-mi-re-la" (e-la-mi-re-a) motifiyle de aşık olduğu öğrencisi elmira nazirova'ya yer vermiş.

yani bu besteyi bir nevi shostakovich amcanın stalin dönemindeki otobiyografisi olarak ele almak mümkün. eğer shostakovich'in o dönemde neler yaptığı bilinirse besteyi anlamak daha da kolaylaşacaktır.

karajan yönetiminde berliner philharmoniker kaydı:

devamını gör...

ucu bucu olmayan bir problemdir.
bir kere başladınız mı , durdurma için gereken irade zayıflar ve alışkanlık haline gelir.

önce niye bana böyle dedi?
böyle dedi çünkü ben değersizim.
dur ya aklıma geldi fi tarihinde biri beni böyle hissettirmişti.
ondan önce de şu kişi şöyle yapmıştı.
aslında annem de beni hep kıyaslardı.
demek ben de kıyaslamamalıyım kimseyi

bu kademeden sonra işler ilerler:
acaba ona şöyle dedim kırıldı mı?
onu böyle hissettirmiş olabilir miyim?
kesin hayvanların da duyguları var; baksana nasıl anlar gibi bakıyorlar.
acaba şu köpeğe hoşt dedim; kendini kötü hissettirmiştir.
dur bir makale okumuştum; bitkilerin de duyguları varmış; ona zarar vereceğini anlıyorlarmış. ben şimdi şu bitkinin yanında, onun meyvesini yiyeceğim dedim ya, kesin hissetmiştir, solar şimdi…

yani efendim bir kere başladınız mı bırakamazsınız. makul bir yerde kendinize ‘dur’ deyin ki sonrasında tüm gün kafanız yukarda bahsettiğim örnekler gibi meşgul olmasın.
devamını gör...

nasıl daha önce kimsenin bu fobiyle alakalı bir başlık açmadığına hayret ettiğim, akıllara durgunluk veren derecede korkunç olan olaydır. maalesef bir kere başıma geldi ve 7 ay geçmesine rağmen hala atlatamamış bulunmaktayım. o yüzden sevgili başlığı açan yazar, eğer böyle bir olay yaşanırsa salih reisin hacı yağı sürmüş olması için dua et. en azından kokusu seni sakinleştirir.
devamını gör...

gözümde şalazyon oluştuğu için kortizonlu iğne yapmışlardı. iğnenin gözüme yapılması ve uyanık olmam dışında bir problem yoktu.
devamını gör...

alın size üç çiçek
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle instagramve facebook'ta rastlanan yazdıklarını ilk dönemler zor okuduğum kitle. bir süre bunun gençler arasında bir internet dili olduğunu düşünmüştüm bir öğretmen arkadaşım bunu sınav kağıdında görene kadar(lise).

yaptığını, ettiğini, gittiğini gibi kelimeler yerine yaptını, ettini, gittini gibi italyancayı andıran bir şekilde yazıyorlar.

ilk başlarda zorlansam da bir süre sonra gözlerim kanaya kanaya alıştım artık(maalesef).
devamını gör...

bazen 5 liram bile yokken param var dediğim ve günü geçirmeye çalıştığım durum
devamını gör...

küçük hesapların adamı değildir. mesajı görüp cevap vermiştir.
devamını gör...

bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
bir deniz kenarı mı olur
bir dağ başı mı olur
kaçsak bu kalabalıktan
bir yer bulsak kendimize
düzenli yaşamalardan uzakta
bir yanımızda şehrin ışıkları
bir yanımızda kucak dolusu yıldızlar
orada hiç yemesek hiç uyumasa
hiç düşünmesek yarını
sonra unutsak sıkıntısını günlerin
gecenin karanlığını
sonra bıraksak kendimizi sevgiye erdemliğe mutluluğa
her nefes alışta duysak yaşadığımızı
sonra kaybolsak bu özgürlükte
bu hazda
bu derin aydınlıkta
sonra sabah
sonra paydos
sonra kurtuluş
sonra ölüm.
devamını gör...

işte budur üstad dediğim konulara damgasını vuran yazardır.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim