engin günaydın'ı hangi yapımda izlersem izleyeyim burhan altıntop olarak göreceğim gerçeği
engin günaydın'ı hiçbir zaman engin günaydın olarak göremiyorum.
devamını gör...
daddy (yazar)
sözlüğe bazı dargınlıkları olan yazar tanesi.
kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.
kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.
kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *
tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.
daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.
moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!
kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.
kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.
kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *
tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.
daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.
moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!
devamını gör...
5 senelik kırmızı yanaklı su kaplumbağasını mı kurtarırsın ya da bir insanı mı sorunsalı
su kaplumbağalarına verilen değer biz kara kaplumbağalarına pek verilmiyor. resmen ayrımcılığa uğruyoruz. neticede bu ayrımı yapanlar da insanlar.
bu durumda ikisi içinde kabuğumu kıpırdatmamak en mantıklısı olur. artı kurtarmak istesem dahi ben karar verip harekete geçene kadar, tosbağa cennetini boylamış olurlar.
birbirlerine sarılıp sırat köprüsünden geçsinler. ben keyifle marulumu yiyeyim.
kahrolsun faşizm. yaşasın tosbağaların kardeşliği. bitsin artık insanların bu kalleşliği!
bu durumda ikisi içinde kabuğumu kıpırdatmamak en mantıklısı olur. artı kurtarmak istesem dahi ben karar verip harekete geçene kadar, tosbağa cennetini boylamış olurlar.
birbirlerine sarılıp sırat köprüsünden geçsinler. ben keyifle marulumu yiyeyim.
kahrolsun faşizm. yaşasın tosbağaların kardeşliği. bitsin artık insanların bu kalleşliği!
devamını gör...
gryffindor
kurucusu godric gryffindor'dur.
devamını gör...
andromeda galaksisinde yer alan en gizemli nötron yıldızı
samimi ve kibar aynı zamanda oldukça da eli açık olan ve çok güzel tanımlar giren yazar arkadaşımdır kendileri.
iyi ki vardır.
iyi ki vardır.
devamını gör...
spot ışığı etkisi
kişinin davranış veya görünümüne, toplumun gerçekte olduğundan daha fazla dikkat ettiğini sanmasına verilen isimdir. kişinin burada düştüğü yanılgının aynısı, yaptığımız hataların ne kadar çok insan tarafından fark edildiği konusunda da geçerlidir. aslında toplum önünde bir hata yaptığımızda, bizim sandığımız gibi herkes bizi izlememektedir.
cornell üniversitesi'nde bu konuda bir araştırma yapılmıştır. araştırmada, o dönemde pek de sevilmeyen amerikalı müzisyen barry manilow'un fotoğrafının bulunduğu bir tişört ile kalabalık bir ortama giren öğrencilerin aldığı tepkiler ölçülmek istenmiştir. kalabalık grupta bir süre vakit geçiren öğrenciler, dışarı çıktıklarında insanların en az yarısının tişörtü fark edip yorumda bulunduklarını söylemişlerdir. oysaki kalabalığın dörtte biri bile öğrencilere ve giydikleri tişörte ilgi göstermemiştir.
cornell üniversitesi'nde bu konuda bir araştırma yapılmıştır. araştırmada, o dönemde pek de sevilmeyen amerikalı müzisyen barry manilow'un fotoğrafının bulunduğu bir tişört ile kalabalık bir ortama giren öğrencilerin aldığı tepkiler ölçülmek istenmiştir. kalabalık grupta bir süre vakit geçiren öğrenciler, dışarı çıktıklarında insanların en az yarısının tişörtü fark edip yorumda bulunduklarını söylemişlerdir. oysaki kalabalığın dörtte biri bile öğrencilere ve giydikleri tişörte ilgi göstermemiştir.
devamını gör...
dedüksiyon
(bkz: tümdengelim).
devamını gör...
tom waits
deneysel rock ürünleriyle müzik dünyasına yeni tatlar kazandırmış amerikalı müzisyen.
devamını gör...
aşık veysel şatıroğlu
aşık veysel şatıroğlu 25 ekim 1894 yılında sivas'ın şarkışla ilçesine bağlı sivrialan köyünde dünyaya geldi. annesi gülizar onu koyun sağmaya giderken doğurdu. babası ahmet "karaca" lakaplı bir çiftçiydi. o dönemlerde sivas'ta çok yaygın olan çiçek hastalığı nedeni iki kız kardeşini kaybeden veysel, kendisi de bu hastalığa yakalanmış ve tek gözünü kaybetmiştir. daha sonraları bir kaza geçirip diğer gözünü de kaybeden ve hayata büyük acılarla başlayan ozan o günleri şu cümlelerle anlatıyor: "çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. onu giyerek beni çok seven muhsine kadına göstermeye gitmiştim. beni sevdi. o gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. bir daha kalkamadım. çiçeğe yakalanmıştım. çiçek zorlu geldi. sol gözüme çiçek beyi çıktı. sağ gözüme de solun zorundan olacak perde indi. o gün bu gündür dünya başıma zindan."
babası karaca ahmet çocuğu veysel'in diğer çocuklar ile oynayamadığını fark eder ve ona oyalanması için bir bağlama alır. ilk başlarda başka ozanların türkülerini söyleyen ozan 40'lı yaşlara geldiği zaman kendi eserlerini söylemeye başlamıştır. 1.dünya savaşı başlaması nedeni ile seferberlik ilan edilmiş, veysel'in kardeşi ve yakın arkadaşları cepheye gitmiş ve ozanımız yalnız kalmıştır. hayatı acılar ile dolu ozan yalnız olduğu günleri şöyle dile getirmiştir: "eve girerim yüzüm asık, anam babam halimi bilmez. ben onlara derdimi dokunmasın diye açamam. onlar benim kafa tuttuğumu zannederler, bense derdimi dökmekten çekinirim. öyle ki sazdan bile farır gibi oldum."
vatan sevgisi ile dolu olan ve cepheye gidemeyen aşık veysel duygularını şu sözler ile dizeleştirir:
ne yazık ki bana olmadı kısmet
düşmanı denize dökerken millet
felek kırdı kolumu, vermedi nöbet
kılıç vurmak için düşman başına
bugünler müyesser olsaydı bana
minnet etmez idim bir kaşık kana
mukadder harici gelmez meydana
neler geldi bu veysel'in başına
kardeşlerinin seferberliğe gitmesi ve kendilerinin ölümünden sonra yalnız kalacağını düşünen ailesi veysel'i akrabalarının kızı olan esma ile evlendirirler. olumsuzlukların peşini bırakmadığı ozan ilk önce yeni doğan erkek çocuğunu, daha sonraları ise anne ve babasını kaybeder. karısının başka birisine kaçması sebebi ile 2 aylık kızıyla baş başa kalan aşık veysel daha sonra kızını da kaybetmiş ve dünyası başına yıkılmıştır. 1931 yılında yapılan halk şiirleri bayramı ile hayata tekrar tutunan ozan gülizar isminde bir kadınla evlenir.
ahmet kutsi tecer, aşık veysel'in eserlerini ilk kaleme alan kişi olmuş, halk edebiyatının hak ettiği yerlere gelmesi, eserlerin kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmıştır. tecer'in davet üzerine köy enstitüleri'nde saz hocası olarak çalışmaya başlayan veysel, türkiye'nin çeşitli yerlerinde eğitimler vermiştir. 1965 yılında türkiye büyük millet meclisi tarafından maaş bağlanan ozan 1973 yılında yakalandığı akciğer kanseri nedeni ile hayata gözlerini yummuştur.
bu hüzün dolu hayatını sözlere döken ozan eserlerinde doğa, insan sevgisi, yaşam sevinci, hüzün, din, siyaset, aşk gibi konulara yer vermiştir. eserlerinde yalın bir dile sahip olan ve dilini ustalıkla kullanan aşık veysel'in eserleri şunlardır:
aşık veysel'in eserleri
-uzun ince bir yoldayım,
-anlatamam derdimi,
-arasam seni gül ilen,
-atatürk'e ağıt,
-beni hor görme,
-beş günlük dünya,
-bir kökte uzamış,
-birlik destanı,
-çiçekler,,
-cümle alem senindir,
-derdimi dökersem derin dereye,
-dost çevirmiş yüzünü benden,
-dost yolunda,
-dostlar beni hatırlasın,
-dün gece yar eşiğinde,
-dünyaya gelmemde maksat,
-esti bahar yeli,
-gel ey aşık,
-gonca gülün kokusuna,
-gönül sana nasihatim,
-gözyaşı armağan,
-güzelliğin on para etmez,
-kahbe felek,
-kara toprak,
-kızılırmak seni seni,
-küçük dünyam,
-ne ötersin dertli dertli,
-necip,
-sazım,
-seherin vaktinde,
-sekizinci ayın yirmiikisi,
-sen varsın,
-şu geniş dünyaya,
-yaz gelsin,
-yıldız (sivas ellerinde).
babası karaca ahmet çocuğu veysel'in diğer çocuklar ile oynayamadığını fark eder ve ona oyalanması için bir bağlama alır. ilk başlarda başka ozanların türkülerini söyleyen ozan 40'lı yaşlara geldiği zaman kendi eserlerini söylemeye başlamıştır. 1.dünya savaşı başlaması nedeni ile seferberlik ilan edilmiş, veysel'in kardeşi ve yakın arkadaşları cepheye gitmiş ve ozanımız yalnız kalmıştır. hayatı acılar ile dolu ozan yalnız olduğu günleri şöyle dile getirmiştir: "eve girerim yüzüm asık, anam babam halimi bilmez. ben onlara derdimi dokunmasın diye açamam. onlar benim kafa tuttuğumu zannederler, bense derdimi dökmekten çekinirim. öyle ki sazdan bile farır gibi oldum."
vatan sevgisi ile dolu olan ve cepheye gidemeyen aşık veysel duygularını şu sözler ile dizeleştirir:
ne yazık ki bana olmadı kısmet
düşmanı denize dökerken millet
felek kırdı kolumu, vermedi nöbet
kılıç vurmak için düşman başına
bugünler müyesser olsaydı bana
minnet etmez idim bir kaşık kana
mukadder harici gelmez meydana
neler geldi bu veysel'in başına
kardeşlerinin seferberliğe gitmesi ve kendilerinin ölümünden sonra yalnız kalacağını düşünen ailesi veysel'i akrabalarının kızı olan esma ile evlendirirler. olumsuzlukların peşini bırakmadığı ozan ilk önce yeni doğan erkek çocuğunu, daha sonraları ise anne ve babasını kaybeder. karısının başka birisine kaçması sebebi ile 2 aylık kızıyla baş başa kalan aşık veysel daha sonra kızını da kaybetmiş ve dünyası başına yıkılmıştır. 1931 yılında yapılan halk şiirleri bayramı ile hayata tekrar tutunan ozan gülizar isminde bir kadınla evlenir.
ahmet kutsi tecer, aşık veysel'in eserlerini ilk kaleme alan kişi olmuş, halk edebiyatının hak ettiği yerlere gelmesi, eserlerin kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmıştır. tecer'in davet üzerine köy enstitüleri'nde saz hocası olarak çalışmaya başlayan veysel, türkiye'nin çeşitli yerlerinde eğitimler vermiştir. 1965 yılında türkiye büyük millet meclisi tarafından maaş bağlanan ozan 1973 yılında yakalandığı akciğer kanseri nedeni ile hayata gözlerini yummuştur.
bu hüzün dolu hayatını sözlere döken ozan eserlerinde doğa, insan sevgisi, yaşam sevinci, hüzün, din, siyaset, aşk gibi konulara yer vermiştir. eserlerinde yalın bir dile sahip olan ve dilini ustalıkla kullanan aşık veysel'in eserleri şunlardır:
aşık veysel'in eserleri
-uzun ince bir yoldayım,
-anlatamam derdimi,
-arasam seni gül ilen,
-atatürk'e ağıt,
-beni hor görme,
-beş günlük dünya,
-bir kökte uzamış,
-birlik destanı,
-çiçekler,,
-cümle alem senindir,
-derdimi dökersem derin dereye,
-dost çevirmiş yüzünü benden,
-dost yolunda,
-dostlar beni hatırlasın,
-dün gece yar eşiğinde,
-dünyaya gelmemde maksat,
-esti bahar yeli,
-gel ey aşık,
-gonca gülün kokusuna,
-gönül sana nasihatim,
-gözyaşı armağan,
-güzelliğin on para etmez,
-kahbe felek,
-kara toprak,
-kızılırmak seni seni,
-küçük dünyam,
-ne ötersin dertli dertli,
-necip,
-sazım,
-seherin vaktinde,
-sekizinci ayın yirmiikisi,
-sen varsın,
-şu geniş dünyaya,
-yaz gelsin,
-yıldız (sivas ellerinde).
devamını gör...
merak etmeyin yoldaş sizi bulur
buradan ulaşabileceğiniz, kafa sözlük röportaj videosunda geçen söylem.
devamını gör...
el fatiha
kuran'ın ilk suresi.
meal;
bismillahirrahmânirrahîm ﴾1﴿
hamd, âlemlerin rabbi, rahmân, rahîm, hesap ve din gününün maliki allah'a mahsustur. ﴾2-4﴿
yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. ﴾5﴿
bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.﴾6-7﴿
meal;
bismillahirrahmânirrahîm ﴾1﴿
hamd, âlemlerin rabbi, rahmân, rahîm, hesap ve din gününün maliki allah'a mahsustur. ﴾2-4﴿
yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. ﴾5﴿
bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.﴾6-7﴿
devamını gör...
aktif yazar sayısının çok az olması
hız öldürür kamu spotunu önerebileceğim başlıktır. çok hızlı büyüme ilk başlarda güzel gözüksede süreç içerisinde kontrol edilemez bir hal alabilir. o yüzden yavaş ama temkinli ilerlemekte fayda görüyorum.
devamını gör...
günün şiiri
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
dubai’de dilenciler aylık ortalama 70.000 dolar kazanmaktadır. hatta çoğu dilenci pos makinesi taşıyabiliyor. *
devamını gör...
dualarınıza dikkat edin gerçekleşebilirler
amerikalı yazar ralph waldo emerson tarafından söylendiği iddia edilen söz.
iyi ya da kötü fark etmeksizin, ettiğiniz dualar ya da dile getirdiğiniz istekler gerçek olabilir. bu durumda istediğiniz şeyin sizin ya da bir başkasının iyiliğine/kötülüğüne olması, sizi herhangi bir nedenden ötürü pişman edebilir. bu yüzden, özellikle de öfkeliyken, ağzınızdan (yahut kalbinizden) çıkanı kulağınız duymalı.
iyi ya da kötü fark etmeksizin, ettiğiniz dualar ya da dile getirdiğiniz istekler gerçek olabilir. bu durumda istediğiniz şeyin sizin ya da bir başkasının iyiliğine/kötülüğüne olması, sizi herhangi bir nedenden ötürü pişman edebilir. bu yüzden, özellikle de öfkeliyken, ağzınızdan (yahut kalbinizden) çıkanı kulağınız duymalı.
devamını gör...
eskişehirspor
eski başarı ve mazisine hasret, şimdilerde 1.lig'de ayakta kalmaya çalışan, yönetim istifalarının ve teknik adam enflasyonunun yaşandığı spor kulübü.
devamını gör...
direkt samimileşen insan
direği oldukça çekici bulan insandır.
ben olsam ben de samimileşirdim; o telli bıyıklar, o selvi boy... *
••
muhtemelen karakter olarak böyle biridir. ya samimileşmek hoşuna gidiyordur, ya da karşısımdakiyle konuşmayı uzun zamandır bekliyordur.
ben olsam ben de samimileşirdim; o telli bıyıklar, o selvi boy... *
••
muhtemelen karakter olarak böyle biridir. ya samimileşmek hoşuna gidiyordur, ya da karşısımdakiyle konuşmayı uzun zamandır bekliyordur.
devamını gör...
güvenpark
2016 yılındaki saldırıdan sonra yakınından geçmeye çekindiğim park. zaten o gün de patlamadan 2 saat kadar önce oradaydık.
eski halleri:

görselin kaynağı
eski halleri:

görselin kaynağı
devamını gör...
çaylaklarla muhatap olan yazar
beni de sevin
devamını gör...
sanat toplum içindir
münazara esnasında bir arkadaşım söylemişti.sanat toplum içindir anlayışıyla sanat yaparsanız sanatı toplumun seviyesine indirmiş olursunuz ama eğer sanat sanat içindir anlayışıyla sanat yaparsanız toplumu sanata yükseltmiş olursunuz gibi bir şeydi.
tartışılır yıllardır bir şekilde işin içinden çıkılamaz ya, onlardan biridir bu da. ama bu sözü etkilemişti beni. bence de doğru.
tartışılır yıllardır bir şekilde işin içinden çıkılamaz ya, onlardan biridir bu da. ama bu sözü etkilemişti beni. bence de doğru.
devamını gör...