ukte sahibi: neria.

duman grubunun 2004 çıkışlı seni kendime sakladım albümünden bir parça.

devamını gör...

beğenmezler bizi çobanık diye.
devamını gör...

açar açmaz beni yokluğunda ile karşılayan radyo. o kadar güzel şarkılar çalıyor ki şu an. mahvoldum gecenin bu saatinde.
devamını gör...

hafızamdan silinsede tekrar izlesem dediğim görsel şölenimsi dizi.
devamını gör...

gerçekten büyük yetenek ister. bir konuyu eğlenceli hale getirmek için o sözlüğün ve o konunun hassas noktalarını, noktalara uygulanacak şiddet ve bu şiddetin zamanını bilmek gerekir.
yoksa "memme, sekis, gadın, zuahhaha, xdxd" diyerek troll değil aksine geldi yine zevzek dedikleri insanlar olur.
devamını gör...


«pir sultan ölür dirilir»

bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni

hasan hüseyin korkmazgil



bestelenmiş hali hasret'in duygu dolu sesinden...*
devamını gör...

kızının evliliğinde ailenin rızasının alınması için artık nezaketen yapılan bir törendir. ben zarif buluyorum.
kız istemek tanımı kulağa hoş gelmiyor, katılıyorum. çünkü ben kendi adıma kızımı birine vermeyi değil, beraber bir yaşam kurmalarına tanık olmayı daha doğru buluyorum.
belki adını değiştirmek kolay olmayacak ama artık içerik olarak istemek/vermek değil de biz sizinle hısım olmayı istiyoruza çoktan evrilmiştir.
gençler kendi aralarında anlaşmış ile başlayan cümle zaten bunun kanıtıdır.
devamını gör...

dil düşünceyi geliştirir ya da kısırlaştırır. düşüncenin ise dili amaç ve hedef doğrultusunda yönetmesi beklenir. çevremde çok zaman duymuşumdur: ''biz, toplum olarak bu kadar değerlerimize yabancı değildik, kaba-saba insanlar değildik !'' derler. sebebini bir ölçüde dilde arıyorum. eskiden türlü incelikleri ifade eden kelime ve terkiplerimiz vardı. bu söz varlığımız, sosyal hayatımıza hâkim olan değerlerimizi târif edip adlandırırdı. ancak, günümüz konuşma diline dikkatimizi çevirdiğimizde, eskiden lügatimizde olmayan pek çok kaba söyleyişlerin, küfürlerin ve argo ifade tarzının, istisnâları olsa da toplum iletişiminin esasını teşkil ettiğini görüyoruz. zira, bir şeyin adını unuttuğumuzda onun beyan ettiği, tanımladığı bir güzelliği, bir inceliği, bir farkı da unutmuş oluyoruz. sonra da unutulanların boşluğunu vatansız sözler ve sövgüler; soylu düşüncelerimizin yerini ise tamamen süflî, diğerini önemsemeyen, ben merkezci, kırıcı, yıkıcı değerlendirmeler ve hükümler dolduruyor.
devamını gör...

"...ağaçların acıyı hissedebildiğini, hafızaları olduğunu ve ebeveyn ağaçların çocuklarıyla birlikte yaşadığını öğrendiğinizde, artık onları
sanki sıradan bir işmiş gibi devasa makinelerle kesip hayatlarını altüst edemiyorsunuz. "
ağaçların gizli yaşamı-peter wohlleben
devamını gör...

anneannemin 2006 yılından, vefat ettiği 2012 yılına kadar yaşadığı, yakınında olanlar olarak bizim de ailece şahitlik ettiğimiz zor hastalık.

söyleyeceklerim hastalığın aşamaları hakkında bilimsel bir tarif değil tabi ki, ama ben kendi yaşadıklarımız üzerinden üç evre olarak değerlendiriyorum alzheimerı.

başlangıçta küçük unutkanlıklar, hasta ile vakit geçirirken onunla güzel sohbetlere, neşeli vakitler geçirmenize sebep oluyor. yakın zamanda yaşananlar hakkında kopukluklar yaşasalar da geçmişi o kadar detaylı anlatıyorlar ki saatlerce konustururp dinlemek istiyorsunuz onları.

ardından unutkanlıkların artması, yakın çevresini bile tanımama, kendi bildiğine evden kaçmalar uzaklaşmalar, aşırı yeme isteği, doyduğunu bilememek dönemi geliyor. bu da kısmen çekilebilir bir durum ama zarar görmemesi için çok yakın takip etmeniz gerekiyor hastayı.

son dönemlerinde de kendi ihtiyaçları dahi karşılayamayacak kadar hareket kabiliyetlerinin kısıtlanması şeklinde yaşanıyor ki en zor halı bu ve ne kadar süreceği belirsiz bir dönem sizi bekliyor artık... bu dönemi hastamızın vefatına kadar yatalak kalma durumu şeklinde yaşadık biz. çevresindekileri çaresiz bırakan zor bir hastalık.
devamını gör...

"ele güne karşı" sözlük'te yazar sayısının fazla görünmesi için kapıların ardına kadar açılmasını müteakip, sözlük'ü çer-çöp doldurmaya yemin etmiş kişilerce açılan/altı doldurulan başlıklardan sadece biridir.

bir başlığın ve girdilerin yazım kurallarına uygun olması o başlık ve girdinin sözlükte yer alması için kifayetli bulunması manasızdır. işbu durumda (1) halde var olan iyi yazarların kaçması veya hiç gelmemesi; (2) kafa sözlük'ün diğer sözlüklerden ayırt edici bir özelliğinin olmaması ve akibetinin de diğerleri ile benzer olması kaçınılmaz olacaktır.

(bkz: bindiği dalı kesmek)
(bkz: kendi düşen ağlamaz)
devamını gör...

“ülkemiz, insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da; onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir!” diyen adamın gizemli adasına, yani fidel castro’nun ülkesi küba’ya, ‘şans kapıyı kırınca’ filminin çekimleri için giden sevgili ferhan şensoy’un, öyle sanıyorum ki tuttuğu günlüklerden ve kamera arkası anılarından derleyip kaleme aldığı muhteşem bir kitap ‘hacı komünist’ ...

öncelikle şunu söylemeliyim, kitap o kadar güzel ve ferhan şensoy o kadar tatlı anlatıyor ki, gümrüğünden içeri adım atmadan tüm küba’yı gezmiş gibiyim... hatta ve hatta kitap bittiğinde, oturup filmi yeniden izledim. öyle bir hal vardı ki üzerimde, sanki filmi ferhan şensoy ile beraber çekmiş gibiydim.

mesela reklam tabelaları olmayan küba sokaklarını ferhan abi ile beraber turluyor, o meşhur cohiba purolarını faturalı ve de bandrollü bir şekilde el altından nasıl temin edebilirsiniz onu öğreniyor, hem de asuman dabak, rahmetli rasim öztekin, fethi kantarcı, rahmetli zeki alasya ve adını daha hatırlayamadığım bir çok oyuncu ile birlikte filmin içinde buluyorsunuz kendinizi...

ayrıca havasını atmadan da duramayacağım...

trump towers’ta “ferhangi şeyler”i izlemeye gittiğimde, ‘kalemimin sapını gülle donattım’ kitabı ile birlikte ‘hacı komünist’i de kendisine imzalatabilmiş olmam, bu kitabı daha da anlamlı kılıyor benim için..

şiddetle tavsiye ediyorum. okuyunuz, okutunuz efendim...
devamını gör...

firavunlara yakışır güzel bir tören olmuş. yeni müzenin duyulması için başarılı bir reklam ayrıca.
töreni izlemek isteyenler için ben de şunu bırakayım.
devamını gör...

vizyoner gelin.
devamını gör...

önemli olan şey dökülen yağ sonrası yüzde kalabilecek yara izi değil, o kadının yaşadığı travma, çektiği acı, güvensizlik hissi...
çıldıracağım artık şu ülkede, saçma salak detaylara dayanarak ceza indirimi falan vermeye çalışıyorlar. bu ülkede tecavüz ettiği kadın tecavüze uğrarken bağırmadı diye suçluya indirim uygulandı ya! şimdi de yüzünde kalıcı iz bırakmış mı bilinmediği için ceza istinaftan geri dönüyor. o kadar sinirliyim ki. hepiniz belanızı bulursunuz umarım. şerefsizler.
devamını gör...

kalbimi kıran gerçektir.
her gelen zam haberi öncesi önce üzülüp zam gelmeden aldık diye sevinir olduk. belimiz daha ne kadar bükülebilir bilmiyorum. bu gidişata ne ruh ne akıl ne beden sağlığı dayanır.
ruh sağlığımızı korumak için toplu çözüm şu olacakmış gibi duruyor;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

açacağın başlığa küfür edememek.
devamını gör...

satoshi kon abimizin bütün filmleri önerimdir özellikle animasyon yapmaya meraklı olanlar, manga ve çizgi romancılık ile uğraşanlar ve psikolojik filmlere bayılanlar için. kendisi eşsiz bir kurgu ustasıdır iç içe geçen olay örgüleri ve klasik anime anlayışının dışında sahne geçişleriyle apayrı bir çizgi tutturan satoshi kon yapımları ders olarak okutulacak niteliktedir. tüm filmlerinin yanı sıra perfect blue filminin yeri bir başkadır. bu film (satoshi kon’un bütün filmlerinde olduğu gibi) anlaşılması biraz güçtür. film bittikten sonra biraz durup düşünmeyi ve analiz etmeyi gerektirir.* film genel olarak kişilik bozukluğunu satoshi kon tarzıyla ele alır. bu da perfect blue filmini ayıran özelliktir. psikolojik ve gerilim filmleri seven arkadaşlar bu filmi atlamasınlar derim.
devamını gör...

gözleri aşka gülen
taze söğüt dalısın
...
gel bana her gece sen
gönlüme dolmalısın
...
tatlı gülüş pek yaraşır
gözlerin ömre bedel
ah ne güzel ne güzel
seni sevmek
ah ne güzel ne güzel...
devamını gör...

nurhan damcıoğlu'nun değeri bilinmeyen hit parçası.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim