harry potter
çapulcular, tom riddle'ın voldemort olma yolculuğu, hogwartsın kuruluşu gibi konuları ele alırlarsa çok güzel işler olabileceğini düşünüyorum. ama filmlerin devamı ya da aynısı olarak devam ederlerse olmaz bence, mahvolur. 8. kitap sayılan şeyden de gördük bunu.
devamını gör...
normal sözlük'e damgasını vuran yazarlar
sözlüğün düz yazarları olarak üzülüyoruz bu tarz başlıklar görünce. yapmayın lütfen.
geceleri yorgan altında sessizce ağlıyoruz sonra.*
geceleri yorgan altında sessizce ağlıyoruz sonra.*
devamını gör...
matematik sorusu yüzünden bir düğünün iptal edilmesi
soru neydi?
devamını gör...
z kuşağı sizi çizgi film yapacak
bunun siyasetle hiçbir alakası yoktur söylediği sözde haklıdır. ellerimizin altında internet biz sürünürken bazılarının nasıl zevki sefa yaşadıklarını görüyoruz, okuyoruz, sorguluyoruz. anca o mitinglerde bağıra bağıra emekliye 1000 lira ikramiye diye birilerini kandırır.
devamını gör...
manisa denilince akla gelenler
şehzade'lerin, padişahlık öncesi prova yaptığı baş şehirlerden biridir.
devamını gör...
zamanın en yavaş işlediği anlar
özel ve hesapta olmayan durumlar haricinde* kişinin liseye kadar olan dönemini kapsaması muhtemel anlardır.
liseden sonra üniversiteye ayak basılan veya direkt hayata atılan o adım, sanki indiana jones yasak parşomeni almış ve tanrıları kızdırmış gibi hızlı ve aksiyonlu geçmekte.
liseden sonra üniversiteye ayak basılan veya direkt hayata atılan o adım, sanki indiana jones yasak parşomeni almış ve tanrıları kızdırmış gibi hızlı ve aksiyonlu geçmekte.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
genelleyici olursak ınsani yoran yine insandir. hal ve tavirlariyla,bencilligiyle,kotulukleriyle,kibir ve onyargisiyla. adaletsizligi ve kiskancligina hic girmiyorum bile...
devamını gör...
jose mauro de vasconcelos
1920-1984
yarı kızılderili yarı portekizli kanı taşıyan, dünya çapında ünlü brezilyalı yazar. kayığım rosinha (1961) onu üne kavuşturdu. ama onun bütün dünyada tanınmasını kendi hayat hikayesini bir üçlemeyle anlattığı kitap serisinin birincisi olan şeker portakalı sağladı. şeker portakalı'nda yazar, çok sade ve dokunaklı bir dille, kendini, ailesini ve kardeşlerini anlatır bize. ama öyle bir anlatır ki, kitabı okuyan herkes romanın başkahramanı olan zeze'de (yani jose: kendisi) kendisinden bir parça bulur. zeze'nin yaşadıklarını ta yüreğinde hisseder.
'aydın emeç’in çevirisiyle yüz binlerce adet basılan şeker portakalı’nı, ilk defa 1975 yılında aydın emeç kurucusu olduğu e yayınları yayınladı. daha sonra 1983 yılında can yayınları kitabın yazarı olan josé mauro de vasconcelos’un haklarını devralıp şeker portakalı’nı aydın emeç çevirisiyle basmaya devam etti. asıl adı “o meu pé de laranja lima” yani “benim portakal ağacım” olan, diğer dillerde de “benim tatlı portakal ağacım” ya da “benim güzel portakal ağacım” gibi isimleri olan ancak aydın emeç tarafından “şeker portakalı” olarak adlandırılan kitabı, can yayınları 35 yıl boyunca yayınlamayı sürdürdü.
can yayınları, 130 baskı yaptıktan sonra ana dilden çeviri kaygısı gerekçesiyle çevirmeni değiştirmeye karar verdi. aydın emeç’in çevirisinin kullanılmadığı eserde, aydın emeç’in yarattığı özgün adın da kullanılmamasını (fikir ve sanat eserleri kanuna aykırı) talep eden oğlu ali selim emeç, can yayınları’nın kitabı aydın emeç’in yaratıcısı olduğu şeker portakalı adını kullanarak basması ve buna devam etmesi sonucu dava açtı." (24 mayıs 2019 tarihli gazete duvar'dan alıntılanmıştır.)
"şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."
"uzun uzun burnumu çektim.
-önemi yok, onu öldüreceğim!"
=ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
-evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."
''sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!''
"- nen var zeze?
= hiç. şarkı söylüyordum.
- şarkı mı söylüyordun?
= evet.
- öyleyse ben sağır olmalıyım.
insanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? bir şey demedim. bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim."
"-neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?"
=sen ne yapıyorsun ki?"
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."
''destedeki bütün kartları öğrenmiştim. ama valeleri pek sevmiyordum. nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!''
''hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.''
''-xururuca!
=ne var?
-ağlamak kötü bir şey mi?
=ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum, bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...''
"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."
yarı kızılderili yarı portekizli kanı taşıyan, dünya çapında ünlü brezilyalı yazar. kayığım rosinha (1961) onu üne kavuşturdu. ama onun bütün dünyada tanınmasını kendi hayat hikayesini bir üçlemeyle anlattığı kitap serisinin birincisi olan şeker portakalı sağladı. şeker portakalı'nda yazar, çok sade ve dokunaklı bir dille, kendini, ailesini ve kardeşlerini anlatır bize. ama öyle bir anlatır ki, kitabı okuyan herkes romanın başkahramanı olan zeze'de (yani jose: kendisi) kendisinden bir parça bulur. zeze'nin yaşadıklarını ta yüreğinde hisseder.
'aydın emeç’in çevirisiyle yüz binlerce adet basılan şeker portakalı’nı, ilk defa 1975 yılında aydın emeç kurucusu olduğu e yayınları yayınladı. daha sonra 1983 yılında can yayınları kitabın yazarı olan josé mauro de vasconcelos’un haklarını devralıp şeker portakalı’nı aydın emeç çevirisiyle basmaya devam etti. asıl adı “o meu pé de laranja lima” yani “benim portakal ağacım” olan, diğer dillerde de “benim tatlı portakal ağacım” ya da “benim güzel portakal ağacım” gibi isimleri olan ancak aydın emeç tarafından “şeker portakalı” olarak adlandırılan kitabı, can yayınları 35 yıl boyunca yayınlamayı sürdürdü.
can yayınları, 130 baskı yaptıktan sonra ana dilden çeviri kaygısı gerekçesiyle çevirmeni değiştirmeye karar verdi. aydın emeç’in çevirisinin kullanılmadığı eserde, aydın emeç’in yarattığı özgün adın da kullanılmamasını (fikir ve sanat eserleri kanuna aykırı) talep eden oğlu ali selim emeç, can yayınları’nın kitabı aydın emeç’in yaratıcısı olduğu şeker portakalı adını kullanarak basması ve buna devam etmesi sonucu dava açtı." (24 mayıs 2019 tarihli gazete duvar'dan alıntılanmıştır.)
"şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."
"uzun uzun burnumu çektim.
-önemi yok, onu öldüreceğim!"
=ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
-evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."
''sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!''
"- nen var zeze?
= hiç. şarkı söylüyordum.
- şarkı mı söylüyordun?
= evet.
- öyleyse ben sağır olmalıyım.
insanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? bir şey demedim. bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim."
"-neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?"
=sen ne yapıyorsun ki?"
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."
''destedeki bütün kartları öğrenmiştim. ama valeleri pek sevmiyordum. nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!''
''hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.''
''-xururuca!
=ne var?
-ağlamak kötü bir şey mi?
=ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum, bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...''
"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."
devamını gör...
tencerenin dibindeki pudingi elle yemek
ekmekle yenmediği sürece bence bir sorun yok.
devamını gör...
normal sözlük'te çıkacak ilk tartışma
x= burası x sözlük değil yürü, biz terbiyesizlik yapmadığımız halde bizi uçurttunuz!
y= uzaklaşttırtmadık çaylak ettirdik biz sizi orda.
x= ne yaptınız?
z= yahu onu bırak, tamam.
x= şahin!
y= şahin uçurtsun seni!
y= uzaklaşttırtmadık çaylak ettirdik biz sizi orda.
x= ne yaptınız?
z= yahu onu bırak, tamam.
x= şahin!
y= şahin uçurtsun seni!
devamını gör...
yazarların engellediği ilk yazar
lucifer. başlıklar da tanımsız yazıları sadece yer kaplıyordu.
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
kumbaramda hiç kâğıt para yok.
devamını gör...
saks mavi
mavi renginin en güzel tonudur.
her yere yakışır.
her yere yakışır.
devamını gör...
sevilen kişiden vazgeçme eşiği
varlığı tatsız geliyorsa, hiç bir şey izah etmek insanın içinden gelmiyorsa, kızmak bağırmak bile istemiyorsa insan, görmek yoruyorsa, işte o eşik.
devamını gör...
yazmam daha aşk şiiri
muhteşem bir cemal süreya şiiridir,
oydu bir bakışta tanıdım onu
kuşlar bakımından uçarı
çocuk tutumuyla beklenmedik
uzatmış ay aydınlık karanlığıma
nerden uzatmışsa tenha boynunu
dünyanın en güzel kadını oydu
saçlarını tarasa baştan başa rumeli
otursa ama hiç oturmaz ki
kan kadını rüzgardı atların
hep andım ne yaşanır olduğunu
en çok neresi mi ağzıydı elbet
bütün duyarlıklara ayarlı
öpüşlerin türlüsünden elhamra
sınırsız denizinde çarşafların
bir gider bir gelirdi işlek ağzı
ah şimdi benim gözlerim
bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
bir kadın gömleği üstümde
günün maviliği ondan
gecenin horozu ondan
oydu bir bakışta tanıdım onu
kuşlar bakımından uçarı
çocuk tutumuyla beklenmedik
uzatmış ay aydınlık karanlığıma
nerden uzatmışsa tenha boynunu
dünyanın en güzel kadını oydu
saçlarını tarasa baştan başa rumeli
otursa ama hiç oturmaz ki
kan kadını rüzgardı atların
hep andım ne yaşanır olduğunu
en çok neresi mi ağzıydı elbet
bütün duyarlıklara ayarlı
öpüşlerin türlüsünden elhamra
sınırsız denizinde çarşafların
bir gider bir gelirdi işlek ağzı
ah şimdi benim gözlerim
bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
bir kadın gömleği üstümde
günün maviliği ondan
gecenin horozu ondan
devamını gör...
resim yükleme özelliğinin gelmesi
çok teşekkür ederim *
devamını gör...
mahlasını t-shirt'üne baskı yaptırıp gezmek
1. kafa sözlük kongresinde yapacağım harekettir.
devamını gör...

