kabul ediyorum, bir hatay mutfağı değil, bir antep mutfağı değil, bir adana mutfağı değil ama kendi doğa şartlarında iş görür olan mutfaktır.
dağ kesimlerinin fasulye, mısır, kara lahana, et kombinleri iyidir, merkezin tavaları da iyidir.
laz böreği,turşu kavurması, akçaabat köftesi, etli kara lahana sarması, hamsiköy sütlacı,pideleri, kuymağı,mıhlaması, pazılı böreği, kocaman gerdanı tatlısı,kaygana, fındıklı kabak tatlısı, mısır ekmeği, taş fırın ekmeği ile çoğu yemeğe kırk basar.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

teyzem ve ben oturuyoruz gece. yeni doğum yapmış, yardım edeyim diye gitmişim yanına. yaşım 13. mutfakta sandalyenin birinde ben birinde teyzem, oturmuş kahve içiyoruz. teyzem soruyor.
-merdum sen daha regl olmadın dimi?
-yok teyze ya olmadım daha.
- yakında olursun ben de o zamanlarda olmuştum.
-amaan olurum herhalde yakında, sen şu işi naptın?
diye konuşuyoruz. o gece yatıyorum. sabah kalkınca bir ıslaklık hissediyorum. önce "altıma mı kaçırdım bu yaşta? "diye düşünüyorum. sonra "saçmalama merdum" diyerek bir cesaretle kalkıyorum ki her yer kan. bi şaşırıyorum, teyzemin yanına gidiyorum.
-teyze pedin var mi?
- hayırdır?
-regl olmuşum
- yakında olursun demiştim de bu kadar çabuk olacağını tahmin etmemistim, diyerek kahkaha atıyor. durumun şokundan çıkamayan ben teyzeme dik dik bakıyorum. teyzem buna daha çok gülüyor. sonra da 1 saat boyunca koltuktaki kanı temizliyorum. mutlu son.
devamını gör...

a alfabede p den önce gelir. buradan yürü.
devamını gör...

marketlerin olayı g..ünden anlaması durumu. muhtemelen 2 erkek arasında:

-la knk ped parfümeri - makyaj sayılıyo mu la?
+tabii la knk manyah mısın yasak satmak.

şeklinde gerçekleştiğini düşüyorum.
devamını gör...
(tematik)

smith'in bulutu, kartal takımyıldızı bölgesinde bulunan yüksek hızlı bir hidrojen gazı bulutudur. bulut, 1963 yılında hollanda'daki leiden üniversitesi'nde bir astronomi öğrencisi olan gail bieger-smith tarafından keşfedildi. 11.000 ışıkyılı uzunluğunda ve 2.300 ışıkyılı genişliğindeki bulut, yaklaşık bir milyon m☉ kütleye sahiptir. kaynak.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilkokulda idi, aşk mıydı o yaşta beğenmek yada hoşlanmak mı adı bilemiyorum.

konuşmaya yada gözüme bakmaya bile heyecandan cesaret edemeyip, her beslenme saatinde muhtemelen bütün parasıyla aldığı simiti ve gazozu bırakırdı masama.

bende sürekli gülerdim ona bakıp, adı dışında tipini bile hatırlayamıyorum şuan ama her hatırladıkça hala gülümserim ki.
devamını gör...

toksik lafını içeren herhangi bir tanım.
devamını gör...

karakter önemlidir.

eğitim bireye insani değerleri öğretmez. sadece öğrenmesi konusunda yol açar, ışık olur. bireyin o ışığı alması ise tamamen karakteriyle alakalıdır. içindeki o insan neye izin veriyorsa o'dur.
devamını gör...

aradan geçen her yeni günle birlikte, neden ayrı kıtalarda yaşadığımız konusuna hala anlam veremediğim yazar.

bir de nickaltının bu kadar boş kalması sebebiyle, kafa sözlüğün üst üste iki tanım girmek zorunda bırakmasına sebep olan yazar...
devamını gör...

hayat ; kişiye daha önceden yazılmış olanları, kişiye bahşedilen bazı insani özelliklerle birlikte tercih ve seçimlerden ibaret bir hale getirme oyunu sanki. bazen nefs ile bazen acı ya da tatlı tecrübelerle bir gökkuşağı edası gibi rengarenk bir şekle bürüme hali de ayrıca. kişi bu hayatının gökkuşağındaki renklerini çoğu kez kendi tercihleriyle boyuyor. bazen tüm olumsuzluklar birleşip tüm renkleri alıyor insan hayatından ve simsiyah bir hale eviriyor. ama o siyahlık baki mi ?

hiçbir şeyin baki olamayacağı gibi değil elbette. renklendirmek tekrar kendi ellerimizde. sürekli bir yokuşta hissedersek kendimizi o yokuşun bir inişi de olacağının idrakını yitiriveririz birden ve gökkuşağımızın karartısı devam eder. yaşadığımız anımızdan çalarız, bir daha geri gelmeyecek olan günlerimizden yeriz. anı yaşamayı öğrenmek, hayatın dümdüz bir yoldan ibaret olmadığını bilmek ve bu yolda bir taşa takılsak da aklımızı takıldığımız taşta bırakmamak bize anı yaşama yeteneğini bahşetmez sadece. aynı zamanda olgunluk merdivenlerimize bir basamak daha eklememize vesile olur.

zaman zaman kendimizi bir denizin içinde boğulmaya ramak kalmış bir halde de hissedebiliriz, ama bilmeliyiz ki çıkmak için çırpınmadığımız sürece boğulur ve duygusal yok oluşlarımıza bir de bedenen bir son ekleriz. o yüzden çırpınmaya devam etmeliyiz. ve bilmeliyiz ki biz çırpındıkça bize el uzatanlar da çok olacaktır.

şunu unutmamalı, dünya yuvarlak ve bizler istesek de kendi köşemize çekilemeyiz. iş, okul hayatı, ailemiz, sosyal çevremiz, toplum bizi hep iç içe yaşamaya zorlar. her ne kadar bazen kendimizi kalabalıklar içinde yalnız hissetsek de yazarak tüm duygularımızı, maskelerimizin altında gizlediklerimizi, hatalarımızı, keşkelerimizi, neden, nasıl ve niçinlerimizi bembeyaz bir kağıda dökerek bembeyaz sayfalar açabiliriz hayatlarımıza.

yazmak, çorak kalan topraklarımıza içimizdekileri bir yağmur gibi dökerek tekrar filizlendirmektir hayatı. unutmamalısın umutsuz ve mutsuz insan; mutsuzluk da mutluluk da öfke de kırgınlık da sevinç ve umut kadar yaşanılası kılar hayatı.
devamını gör...

uzuun zamandır göremediğim bir arkadaşımla dün yaptığımız sohbetten küçük bir bölüm.

ıki çocuğun büyüğü kız, küçük erkek.
kız oldukça çalışkan, sorumluluk sahibi, hiç bir şekilde kendisiyle ilgili bir soruna fırsat vermeyecek türden.

erkek ise tam tersi, herşey sorun, yapacağı tek şey ders çalışmak, ama nerdee, uzaktan yakından alakalı değil. anne baba durumu sorgulandığında da,
" bütün iyi güzel huyları ablama vermişsiniz, bana da bu kalmış " oluyormuş cevap.

ben şimdi, ülke gündeminden kaçan bugünkü nesli, yukarıdaki her işi kendince evirip çevirmeyi meslek edinmiş delikanlıya benzetiyorum.

gündem dediğinde, vay efendim senmisin bunu söyleyen,
kafa dinliyorlarmış da ( kafa nerde yoruluyorsa) , gündem kirliymiş de, umut yokmuş da vs.vs.

ya bu dünyada halkına tüm sistemin temelleri oturtulmuş yepyeni özgür bir ülkeyi tepside sunan tek bir lider çıkmış.
mustafa kemal atatürk.

türkiye cumhuriyetini eksiklerine rağmen, en azından özgür bir konumda bu halka adeta armağan etmiş. başka örneği yok.

şimdi bizim gençler, hem kel hem fodul misali, hem hiçbir şeyi beğenmiyor , hem de değişim adına hiçbir şey yapmıyor.

hepsinin gözü yurtdışında. fırsat bulsak da kaçsak diye. yurt dışı da sanki açtı kucağını sen gibi hazır yiyiciyi bekliyor.
yutdışı çalışkan adamı, disiplinli adamı, amacı ideali olan adamı alır,
sen gibi kendi ülkesinin gündemini takip etmekten aciz adamı ne yapacak alıp da,

deyince de, kızıyor bizim gençler.
umarım iyiyi de kötüyü de yapacak olanın kendileri olduğunun farkına varırlar, çok geç olmadan ...
devamını gör...

(bkz: basmane)

çıkın gelin, herkesin kafa semaya varmak üzere.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben nasıl bir gen havuzundan geldiysem en başarılı olanlar benim gibi bir iki adet öğretmen.
devamını gör...

gerçekten iyi bir insan birinden kötülük gördü diye kalkıp herkese karşı acımasız olmaz. sadece o kişiye karşı gösterir tepkisini. sırf biri bizi üzdü bize kazık attı diye suçu diğer tüm insanlardan da çıkaramayız değil mi? ben de çok merhametli bir insanım. bunu övünmek için söylemiyorum yanlış anlamayın ama mizaç olarak merhametli biriyim yani. bazen bu iyi niyetimi kötüye kullananlar tabiki oluyor ama bunu farkettiğimde sadece o kişiye karşı tepkimi koyuyorum bunun acısını başkalarından çıkarmıyorum herkese kötü olmuyorum yani. bence olması gereken bu.
devamını gör...

girilen bir tanım sonrası apar topar mesaj atıp kendi fikirlerini ortaya sürüp racon kesen yazar modelidir. bunlar neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum bide ciddi ciddi niye böyle yazdın diye hesap soranları mevcut. kardeşim sana fikirlerini soran oldu mu o kadar biliyorsan başlığa format dahilinde görüşlerini yaz işine bak işte. evet.
devamını gör...

ömrümün dört yazı fethiye ovacık’ta ailemle birlikte işletmecilik yaparak geçti. küçük kafe restoran ve içinden badem ağacı geçen( ağacı kesmeyip düşünen yüce ruhlu köylüye ve mimara selam olsun) altı odalı bir pansiyon.uzun süre kapı gıcırtısı sandığımız sesin kaynağı işte bu payamda(bademde) yaşayan ağaçkakan ailesiydi.

işler hafiflediğinde, o yıllarda hırsızlık diye bir şey olmadığından buzdolabına asma kilidi takar etrafı gezmeye çıkardık.bütün anahtarlar omuz atsan açılacak mutfak kapısının hemen yanında bir kâse içinde dururdu.
çocukluğumda aile büyüklerinin yaşadığı eski rum evlerinde bu kadar bile kilit yoktu: mevsim yazsa kapı da açıktı, içeri girmek için seslenmeniz yeterliydi.
bu evlerin benzerleri bizden çok uzakta fethiye’de vardı işte: kayaköy. bıkmadan defalarca gittiğimiz,parça parça gezdiğimiz terkedilmiş rum köyü.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yaşlı amca ve teyzenin bir gözlemecisi vardı gittiğimiz.kimi zaman atla hisarönü’nden gelen turist kafilesi uğrardı buraya. yaşlı aile ile oturup söyleşir ağaçların hışırtısıyla köyün o kimsesiz halini duyumsardık bir yandan.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

babam mübadil bir aileden geliyor, bu yüzden zorunlu göç her zaman hassas olduğum bir konu oldu.yalnızca dinine bakarak bir anlaşmayla yurtlarını bırakmaya zorlanan insanlar içimi burkar: kıyının her iki tarafı için de.

etrafa baktığınızda yamaca sıralanmış çoğu harap olmuş ( gerek depremler gerek hazine bulma amacıyla kazı yapanlar yüzünden) taş binalar, büyüklü küçüklü kilise ve okullar görürsünüz.bazılarında oda bölümleri belirgindir, ocakları vardır.kiliselerinin içi fresklerle süslü,bahçesi de mozaikle döşelidir.
mübadele öncesi köyün adı levissiymiş. likya uygarlığının karmylassos yerleşimine dayalı bulguların m.ö. 400’lere kadar köyde yerleşimin var olduğunu gösteriyor.değişimle gelen türkler ne yamaçta çiftçilik yapmak ne de rum evlerini de sahiplenmek istemiş.içinde oturulmayan,bakılmayan 1957’de de büyük bir depremle (7,3 ) darbe alan bu evler, hazine bulmak için kırıp döken soyguncuların da elinde iyice yaşanmaz hale gelmiş.
tarihi yerleri gezerken içimi kaplayan garip bir hüzün şimdi bu satırları yazarken de gelip buluyor beni.bir gün dönebilmek umuduyla ufak tefek eşyasını anca alabildiği evine son kez nasıl bakmıştır o insanlar? bir gemiye doluşmuş bilinmeze yolculuk edenler geride neler bırakmıştı? tek bildiğim bizimkilerin gemisinin adı: gülcemal. ne hayatlar taşıdı gülcemal karşı kıyıya?
gülcemal
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çok önceleri gezmiş olduğum kayaköy hakkında yazı yazmak istedim.şöyle bir bilgilerimi tazelemek amacıyla baktığımda hakkındaki bilgiyi çok organize bir şekilde sunan bu site içlerinde en beğendiğim:
işi ehline bırakayım
gülcemal hakkında çok çok bilgi
devamını gör...

eylüling'in bundan haberi varmı peki?
devamını gör...

kars defterdarlık binası.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim