sadri alışık
mutluluk kaynağı olan muazzam oyuncu. kendisine çok büyük haksızlık ettiğimizi düşünmekteyim, onu düşününce çoğu insanın aklına "turist ömer" geliyor çünkü. oysaki sadri alışık, hem "turist ömer"den hem de sıradan bir komedi oyuncusundan çok daha fazlasıdır. veya yeşilçam filmindeki yakışıklıları düşününce de insanın aklına ayhan ışık, cüneyt arkın falan filan geliyor ama bence sadri alışık'ın doğallığı, çok az kişide vardır o filmlerde, hatta yoktur.
5 nisan günü, 1925 yılında beykoz'da, paşabahçe mahallesinde dünya geliyor. çocukluğundan beri tiyatro ile ilgileniyor (okul piyesleri vs.) ilk defa 14 yaşındayken eminönü halkevi'nde sahneye çıkıyor. istanbul erkek lisesi'ne başlıyor. lise yıllarında cağaloğlu halkevinde tiyatro eğitimine başlamış. bir süre mimar sinan üniversitesi resim bölümünde eğitim görmüş.
profesyonel oyunculuk hayatına 1943 yılında raşit rıza tiyatrosu'nda başlamış. sinemaya ise ertesi yıl "günahsızlar" adlı film ile başlamış. askerlik nedeniyle ara verdikten sonra 1950'de yeşilçama geri dönüp minik rollerde oynuyor. 1951 yılında küçük sahne tiyatrosu'na girdi. burada da oyunlarda rol yapmış. bu dönemde aynı zamanda seslendirme de yapmış.
bu yıllardan sonra ise yeşilçam hayatı iyice renkleniyor ve bildiğimiz filmlerde oynuyor. bunlar arasında en bilindik filmleri, ilk olarak maalesef ki sadri alışık deyince akla gelen turist ömer serisi. umarım bu olay bir gün biter (bitmeyeceğini biliyorum ben de ama her fırsatta dediğim gibi ayaklarım yere basmaz hehe) sonra ayhan ışık ve belgin doruk ile birlikte yer aldığı küçük hanım serisi var, ah güzel istanbul gibi güzelliğini kelimelerle açıklayamayacağım bir filmde, muazzam bir rol yapmıştır. bütünleşmiştir rolü ile. bu filmde ayrıca bence komedi oyuncusundan fazla olduğunu herkese göstermiştir. sonra hindistan cevizi, efkarlı sosyetede, agora meyhanesi, ağlama değmez hayat, darıldın mı cicim bana, yankesici kızın aşkı izlenmesi gereken filmleri arasındadır bana göre.
güzeller güzeli çolpan ilhan'ın eşi aynı zamanda, doğal olarak attila ilhan'cığımızın da eniştesi oluyor. çolpan ile o karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedenleri yüzünden 18 mart 1995 yılında hayata gözlerini yumana kadar birlikte kalıyorlar. bu evlilikten, kerem adında bir çocukları dünyaya geliyor.
ayrıca kendisinin "bir ömürlük istanbul" adında bir şiir kitabı bulunmaktadır.
5 nisan günü, 1925 yılında beykoz'da, paşabahçe mahallesinde dünya geliyor. çocukluğundan beri tiyatro ile ilgileniyor (okul piyesleri vs.) ilk defa 14 yaşındayken eminönü halkevi'nde sahneye çıkıyor. istanbul erkek lisesi'ne başlıyor. lise yıllarında cağaloğlu halkevinde tiyatro eğitimine başlamış. bir süre mimar sinan üniversitesi resim bölümünde eğitim görmüş.
profesyonel oyunculuk hayatına 1943 yılında raşit rıza tiyatrosu'nda başlamış. sinemaya ise ertesi yıl "günahsızlar" adlı film ile başlamış. askerlik nedeniyle ara verdikten sonra 1950'de yeşilçama geri dönüp minik rollerde oynuyor. 1951 yılında küçük sahne tiyatrosu'na girdi. burada da oyunlarda rol yapmış. bu dönemde aynı zamanda seslendirme de yapmış.
bu yıllardan sonra ise yeşilçam hayatı iyice renkleniyor ve bildiğimiz filmlerde oynuyor. bunlar arasında en bilindik filmleri, ilk olarak maalesef ki sadri alışık deyince akla gelen turist ömer serisi. umarım bu olay bir gün biter (bitmeyeceğini biliyorum ben de ama her fırsatta dediğim gibi ayaklarım yere basmaz hehe) sonra ayhan ışık ve belgin doruk ile birlikte yer aldığı küçük hanım serisi var, ah güzel istanbul gibi güzelliğini kelimelerle açıklayamayacağım bir filmde, muazzam bir rol yapmıştır. bütünleşmiştir rolü ile. bu filmde ayrıca bence komedi oyuncusundan fazla olduğunu herkese göstermiştir. sonra hindistan cevizi, efkarlı sosyetede, agora meyhanesi, ağlama değmez hayat, darıldın mı cicim bana, yankesici kızın aşkı izlenmesi gereken filmleri arasındadır bana göre.
güzeller güzeli çolpan ilhan'ın eşi aynı zamanda, doğal olarak attila ilhan'cığımızın da eniştesi oluyor. çolpan ile o karaciğer, böbrek ve solunum yetmezliği ile kemik iliği hastalığı nedenleri yüzünden 18 mart 1995 yılında hayata gözlerini yumana kadar birlikte kalıyorlar. bu evlilikten, kerem adında bir çocukları dünyaya geliyor.
ayrıca kendisinin "bir ömürlük istanbul" adında bir şiir kitabı bulunmaktadır.
devamını gör...
cleo de 5 a 7
fransızca öğrenildikten sonra izlenilmesi gereken filmlerden biri. bazı yerlerde o kadar fazla çeviri hatası var ki türkçeye insanı soğutuyor izlemekten. örneğin bir sahnede angèle adlı karakter bir hikaye anlatıyor. hikaye şöyle başlıyor:
"her şeye sahip bir adam varmış: bir karısı, çocukları, sağlığı (ve sağlık her şeydir). bir gün hasta olmuş. doktor öleceğini söylemiş. karısı üzüntüden mahvolmuş. adam çıldırmış, yataktan kalkmış ve ayrılacağını söylemiş. [...] "
hikayenin geri kalanı maalesef çevrilmemişti. *
sans toi ile beni fethetti zaten bu film ayrıca...
film neyi anlatıyor? yalnızlık ve güzellik ekseninde ilerleyen bir kurguya sahibiz. ana karakterimiz çok güzel bir kadındır. fakat yine bir bakıma güzelliğinden dolayı yalnızdır. fakat kadın (ismi cléo, gerçek ismiyse florence) kendisini güzelliğiyle avutmaya çalışır. aşkı arar bir yandan da. fakat insanlar sırf o güzel diye onunladır vs.
lakin kadının düşüncesi şu yöndedir: "ben güzelim fakat güzel olduğum için insanlar etrafımda. (aynı zamanda bir albüm çıkaran şarkıcıydı.) o halde yalnızım. eğer çirkin olsaydım belki gerçek aşk beni bulurdu. gerçekten sevilirdim bir kişi tarafından. çünkü sevgi her şeydir. ama çirkin değilim. o halde çirkinlik ölümün bir şeklidir ve güzel olduğum sürece yaşıyorumdur. o yüzden güzel olduğum için kendimi sevmeli, yalnızlığımın bir gün geçeceğini ummalıyım."
bu tarz bir akıl yürütmeye sahip olduğunu söyleyebilirim. *
şimdi spoiler.
kendisini sevdiğini söyleyen insanlar vardır. onu her an mutlu etmeye çalışır. fakat karakterimiz buna aldırış etmez pek. çünkü içten içe biliyordur derin yalnızlığını. o halde ne yapmalı? bir şey yapmayı düşünmez sanırım. güzelliğiyle yaşamaya, eğlenmeye kaptırmıştır kendini bir bakıma. fakat aşkı da yakında bulacaktır.
hikaye baş karakterin hasta olup olmadığını, ölüp ölmeyeceğini düşündüğü bir sırada geçiyor. bu sürecin sonlarına doğruysa gerçek aşk olarak adlandırabileceği bir kimseyle tanışıyor. herkes cléo'ya hastalığını abarttığını, yakında iyi olacağını söylerken sadece sondaki yeni karakterimiz onun hastalığı karşısında saygı duyuyor ve cléo için bir nevi endişeleniyor. zaten gerçek aşkı da bu kişiyle buluyor yanılmıyorsam.
film bize ne katabilir? sanırım çok şey. ya da hiçbir şey. ayrıca bir şey katmasına gerek de olmayabilir. insan doğasına güzel bir dokunuş bırakabilir. yaralarınıza merhem olabilir. veya yaralarınızı deşebilir. ama sırf o piyano sahnesi için bile izlenir bu film. o nece müthiş sahnedir yahu.
insan hiç aşık olmaz mı? aşkı yeterince derin, tehlikeli ve uzlaşmasız göremez miyiz bu hayatta? görsek ne yapardık? kaçar mıydık, kabullenir miydik? aşkın zamanı olur mu? vs. vs. sorular çoğaltılabilir. tabii her film size bu gibi mesajları, soruları yöneltecektir. neticede bir film bir hayatı ifade eder. (edebilme potansiyelindedir en azından, bizlerinki gibi...)
"kaçma, sevimli kelebek. çirkinlik ölümün bir şeklidir. güzel olduğum sürece yaşıyorumdur."
"çıplaklık kendini doğallaştırmaktır."
"-hiç aşık olmadın mı?
-bazen, ama hiçbir zaman istediğim derinliğe ulaşmadı."
"her şeye sahip bir adam varmış: bir karısı, çocukları, sağlığı (ve sağlık her şeydir). bir gün hasta olmuş. doktor öleceğini söylemiş. karısı üzüntüden mahvolmuş. adam çıldırmış, yataktan kalkmış ve ayrılacağını söylemiş. [...] "
hikayenin geri kalanı maalesef çevrilmemişti. *
sans toi ile beni fethetti zaten bu film ayrıca...
film neyi anlatıyor? yalnızlık ve güzellik ekseninde ilerleyen bir kurguya sahibiz. ana karakterimiz çok güzel bir kadındır. fakat yine bir bakıma güzelliğinden dolayı yalnızdır. fakat kadın (ismi cléo, gerçek ismiyse florence) kendisini güzelliğiyle avutmaya çalışır. aşkı arar bir yandan da. fakat insanlar sırf o güzel diye onunladır vs.
lakin kadının düşüncesi şu yöndedir: "ben güzelim fakat güzel olduğum için insanlar etrafımda. (aynı zamanda bir albüm çıkaran şarkıcıydı.) o halde yalnızım. eğer çirkin olsaydım belki gerçek aşk beni bulurdu. gerçekten sevilirdim bir kişi tarafından. çünkü sevgi her şeydir. ama çirkin değilim. o halde çirkinlik ölümün bir şeklidir ve güzel olduğum sürece yaşıyorumdur. o yüzden güzel olduğum için kendimi sevmeli, yalnızlığımın bir gün geçeceğini ummalıyım."
bu tarz bir akıl yürütmeye sahip olduğunu söyleyebilirim. *
şimdi spoiler.
kendisini sevdiğini söyleyen insanlar vardır. onu her an mutlu etmeye çalışır. fakat karakterimiz buna aldırış etmez pek. çünkü içten içe biliyordur derin yalnızlığını. o halde ne yapmalı? bir şey yapmayı düşünmez sanırım. güzelliğiyle yaşamaya, eğlenmeye kaptırmıştır kendini bir bakıma. fakat aşkı da yakında bulacaktır.
hikaye baş karakterin hasta olup olmadığını, ölüp ölmeyeceğini düşündüğü bir sırada geçiyor. bu sürecin sonlarına doğruysa gerçek aşk olarak adlandırabileceği bir kimseyle tanışıyor. herkes cléo'ya hastalığını abarttığını, yakında iyi olacağını söylerken sadece sondaki yeni karakterimiz onun hastalığı karşısında saygı duyuyor ve cléo için bir nevi endişeleniyor. zaten gerçek aşkı da bu kişiyle buluyor yanılmıyorsam.
film bize ne katabilir? sanırım çok şey. ya da hiçbir şey. ayrıca bir şey katmasına gerek de olmayabilir. insan doğasına güzel bir dokunuş bırakabilir. yaralarınıza merhem olabilir. veya yaralarınızı deşebilir. ama sırf o piyano sahnesi için bile izlenir bu film. o nece müthiş sahnedir yahu.
insan hiç aşık olmaz mı? aşkı yeterince derin, tehlikeli ve uzlaşmasız göremez miyiz bu hayatta? görsek ne yapardık? kaçar mıydık, kabullenir miydik? aşkın zamanı olur mu? vs. vs. sorular çoğaltılabilir. tabii her film size bu gibi mesajları, soruları yöneltecektir. neticede bir film bir hayatı ifade eder. (edebilme potansiyelindedir en azından, bizlerinki gibi...)
"kaçma, sevimli kelebek. çirkinlik ölümün bir şeklidir. güzel olduğum sürece yaşıyorumdur."
"çıplaklık kendini doğallaştırmaktır."
"-hiç aşık olmadın mı?
-bazen, ama hiçbir zaman istediğim derinliğe ulaşmadı."
devamını gör...
atatürk'ü sevmemek
küçükken herkes atatürk'ü sever zannediyordum...
devamını gör...
günaydın sözlük
ankara'dan günaydın sözlük.
soğuk ama mis gibi bir hava var.
tam, çiçek açmış meyve ağalarının altında, çayıra çimene yayılmalık bir gün.
termos olacak bir de bisküvi.
zalımsın korona. ömrümü yedin.
soğuk ama mis gibi bir hava var.
tam, çiçek açmış meyve ağalarının altında, çayıra çimene yayılmalık bir gün.
termos olacak bir de bisküvi.
zalımsın korona. ömrümü yedin.
devamını gör...
en iyi ikililer
muslera ve kaleci eldivenleri.
devamını gör...
cinsel içerikli başlıkların verdiği rahatsızlık
cinselin tinsele rahatsızlık vermemesi gerekir. sözlük ve yazı, hayatın gerçeklerini yansıtmalıdır. kelimeleri güzelleştirmenin veya cinsel içerikli bir şeyi yasaklamanın manası yoktur. sevmediğin başlığı okumazsın olur biter. tıklamazsın. çünkü kimse senin cinsel hayatına müdahale etmiyor, karışmıyor. kimse seni ele almıyor.
gibi şeyler söylemek istediğim başlık...
gibi şeyler söylemek istediğim başlık...
devamını gör...
1 dolar 70 kuruş olacak
bir an cem uzan ülkeye giriş yaptı ve ilk röportajını ayak üstü verdi diye sevindim.
tanım: 2000 tarihli bir gazete haberinden alıntı olan haber.
tanım: 2000 tarihli bir gazete haberinden alıntı olan haber.
devamını gör...
polen alerjisi
mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları yüzünden bitki örtüsü artık her zamankinden erken uyanmaya başlıyor. açan çiçeklerle beraber polen seviyeleri de artıyor.
özellikle mart ayından başlayarak, mayıs ayını da içini alan mevsimde çayır ve ağaç polenleri havada uçuşmaya başlar. bu, bölgelere göre de değişkenlik gösterip temmuz ayına kadar da sürebilir. polenler, rüzgar ve böcekler aracılığıyla kilometrelerce uzağa taşınabilirler. bir taraftan bitkilerin üremesine faydası olurken, diğer yandan alerji hassaslığı olan kişilere zararı dokunur.
alerjilerde, nöbetler halinde astım ve nefes darlığı, burunda kaşıntı ve nezle durumu, gözde yanma, kaşıntı, akıntı şikayetleri ortaya çıkar. rüzgarlı ve güneşli havalarda şikayetler giderek artar.
polen tanecikleri alerjiye sebep olan etken bir maddeye sahiptirler. bitkilerden üreyen binlerce polen tanesi yüz kadar olanı, astımı tetikler, bahar nezlesine yol açar.
polen alerjisi, zamanında anne sütü ile yeterince beslenememiş kişilerde ortaya çıkıyor. bir de kalıtsal olarak ailede saman nezlesi, ürtiker, egzama, astım ve ilaç alerjisi olanlarda da bu tür hastalıklar ortaya çıkabiliyor.
özellikle mart ayından başlayarak, mayıs ayını da içini alan mevsimde çayır ve ağaç polenleri havada uçuşmaya başlar. bu, bölgelere göre de değişkenlik gösterip temmuz ayına kadar da sürebilir. polenler, rüzgar ve böcekler aracılığıyla kilometrelerce uzağa taşınabilirler. bir taraftan bitkilerin üremesine faydası olurken, diğer yandan alerji hassaslığı olan kişilere zararı dokunur.
alerjilerde, nöbetler halinde astım ve nefes darlığı, burunda kaşıntı ve nezle durumu, gözde yanma, kaşıntı, akıntı şikayetleri ortaya çıkar. rüzgarlı ve güneşli havalarda şikayetler giderek artar.
polen tanecikleri alerjiye sebep olan etken bir maddeye sahiptirler. bitkilerden üreyen binlerce polen tanesi yüz kadar olanı, astımı tetikler, bahar nezlesine yol açar.
polen alerjisi, zamanında anne sütü ile yeterince beslenememiş kişilerde ortaya çıkıyor. bir de kalıtsal olarak ailede saman nezlesi, ürtiker, egzama, astım ve ilaç alerjisi olanlarda da bu tür hastalıklar ortaya çıkabiliyor.
devamını gör...
nickli başlık açan yazar
her sözlükte mutlaka bulunan, kankacılık yapan format katili vasat yazarlardır. kankanı öveceksen git whatsapp kullan dedirtir.
devamını gör...
kanada başbakanı'nın nato zirvesine damga vuran çorapları
kanada başbakanı justin trudeau yine renkli çoraplarıyla gündem olmuş. adamın çorapları bile bizden daha mutlu.

buradan

buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının aşk hayatları
“millet aç, aç” diye tepki verdiğim başlık.
devamını gör...
murathan mungan
"ben bir şair olsaydım eğer,
cümle cümle vururdum seni.
her noktasında dururdu kalbin!..
ben bir şair olsaydım eğer,
öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili;
harflerine asardın kendini!.."
türk yazar, oyun yazarı ve şairdir.
bu dizeler de en sevdiğim dizeleridir.
cümle cümle vururdum seni.
her noktasında dururdu kalbin!..
ben bir şair olsaydım eğer,
öyle bir şiir yazardım ki sana sevgili;
harflerine asardın kendini!.."
türk yazar, oyun yazarı ve şairdir.
bu dizeler de en sevdiğim dizeleridir.
devamını gör...
ateroskleroz
halk arasında damar sertleşmesi olarak bilinen ateroskleroz, atar damarların en iç tabakasında kolesterol, yağ ve enflamatuar atıkların birleşerek oluşturdukları plak adını verdiğimiz darlık sonucu kan akımının azalması olayıdır. kan akımının azalması dokunun beslenmesinin bozulmasına ve ciddi sistemik sorunlara neden olur. özellikle beyin kanaması, kalp krizi gibi en çok ölüme sebebiyet veren hastalıkların birçoğunda temel neden damar sertliğidir.
hatalığın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynamaktadır. ailesinde ateroskleroz öyküsü bulunan bireylerde hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir. damarlarda oluşan yapısal bozuklukların onarımı yavaşladığı için hastalık ileri yaştaki bireylerde daha yaygındır. sigara, yüksek kan kolesterol seviyesi, obezite, diyabet, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme, stresli yaşam, yüksek tansiyon başlıca risk faktörleridir.
görülen belirtiler damar sertliğinin oluştuğu bölgeye göre farklılık gösterir. kalp damarlarının sertleşmesi durumunda kalp kasının kasılıp gevşemesinde birtakım sorunlar oluşur ve bu durum kalpte ritim bozukluğu gibi birçok ciddi soruna sebep olur. bu tarz durumlarda göğüs ağrısı ve vücudun çeşitli yerlerinde morarmalar ortaya çıkabilir. kalp damar tıkanıklığı vakalarında kalp krizi riski de oldukça yüksektir. ayaklar veya bacaklardaki damarlarda sertleşme oluşumu kramplar ve kasılmalar şeklinde kendini belli edebilir. beyin damarlarında sertleşme ise görme ve konuşma bozuklukları, bilinç kaybı ve benzeri durumlar ortaya çıkar. böbreklerde damar sertliği ise böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi böbrek fonksiyonlarının bozulmasına bağlı çeşitli sorunlar görülebilir.
hatalığın oluşmasında genetik ve çevresel faktörler birlikte rol oynamaktadır. ailesinde ateroskleroz öyküsü bulunan bireylerde hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir. damarlarda oluşan yapısal bozuklukların onarımı yavaşladığı için hastalık ileri yaştaki bireylerde daha yaygındır. sigara, yüksek kan kolesterol seviyesi, obezite, diyabet, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme, stresli yaşam, yüksek tansiyon başlıca risk faktörleridir.
görülen belirtiler damar sertliğinin oluştuğu bölgeye göre farklılık gösterir. kalp damarlarının sertleşmesi durumunda kalp kasının kasılıp gevşemesinde birtakım sorunlar oluşur ve bu durum kalpte ritim bozukluğu gibi birçok ciddi soruna sebep olur. bu tarz durumlarda göğüs ağrısı ve vücudun çeşitli yerlerinde morarmalar ortaya çıkabilir. kalp damar tıkanıklığı vakalarında kalp krizi riski de oldukça yüksektir. ayaklar veya bacaklardaki damarlarda sertleşme oluşumu kramplar ve kasılmalar şeklinde kendini belli edebilir. beyin damarlarında sertleşme ise görme ve konuşma bozuklukları, bilinç kaybı ve benzeri durumlar ortaya çıkar. böbreklerde damar sertliği ise böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi böbrek fonksiyonlarının bozulmasına bağlı çeşitli sorunlar görülebilir.
devamını gör...
ankara
gri şehir.. çok severim. ama herkes memur şehri diye tanımlar. bulut kaplı şehirdir aslında. eskiden daha az trafikli ama artık neredeyse istanbul gibi olan şehir. ilçe ilçe insanların değiştiği gözlemlenmektedir.
devamını gör...
kürtçe
kulağa kötü gelir.
devamını gör...
1 kilo tulum peynirinin 70 lira olması
çay kaşığı ile verilen zammın, kazan kepçesiyle geri alınacağının göstergesi olan durum. ya ne bekliyordunuz ki? en basitinden tuvalet kağıdına bakın, neydi ne oldu?
devamını gör...
kök hücre bağışı
eski ismiyle ilik nakli.
soru-cevap yapalım öyle daha güzel derli toplu anlatıyorum.
- kök hücre nedir, nerede bulunur.
+ kök hücre, fonksiyonel özelliği olmayan, farklılaşmamış hücredir. başka bir hücre tipine dönüşüp etkili olur, kök hücre halindeyken işlevsizdir. yani mesela insanlar kalp krizi sonrası hasar gören kalp dokuya kök hücre enjekte edip tedavi etmenin yollarını falan arıyorlar şu sıralar. biz kök hücreyi koyduğumuzda o kök hücreler kalp hücresine dönüşmezse bi işe yaramaz yapılan işlem.
kök hücre böyle bişeydir. tamir bakım işlerinde falan kullanılır yani. her yerde bulunur aslında. ama bunların da düzeyleri var. totipotent, pluripotent, mezenkimal, hematopoietik falan filan. bizim kök hücre bağışında kullandıklarımız hematopoietik. kemik iliği dediğimiz adamlar bunlar işte. uzun kemiklerin içinde bulunur (kol bacak kemikleri gibi)
- peki hocam, kök hücrenin nerde olduğunu öğrendik. bu kök hücreleri nasıl alıyonuz. ilik nakli nasıl oluyor.
+ hacı eskiden seni bayıltıp iğneyle pelvis denilen kemiğin içine giriyolardı kalçadan. 1 hafta yataklara düşüyodun. ağrıyodu her yanın (ben öyle duydum). hala daha bu yöntem var ama kullanılmıyor. şimdi g-csf içeren bi aşı yapıyolar 4-5 gün boyunca. kemikteki o kök hücreler kana çıkıyor. normalde çıkmaz, çıkmamalı. ama sen g-csf aşısı ile bunların bulunduğu yerdeki bağlarını kopartıyorsun. onlar da kana karışıyor. azıcık biyoloji bilenler hatırlar, kan yapım merkezi kemiklerdi hani. kemik iliği falan. işte kemik iliği, kan yapım merkezi, eritrosit, lökosit, makrofaj, invariant nkt cell falan hepsi bu kök hücreden temel alıyor. kemiğe girmeden kemiğin içini topluyosun yani, çok güzel bişey.
e kana geçtikten sonra nasıl toplanıyor bu arkadaşlar peki. şöyle ki, sağ koldan bir hortum takıyorlar, kan alınıyor aferez cihazına giriyor. orada kök hücresi ayrılıp kalanı sol koldan geri veriliyor. 4-5 saat içinde işlem bitiyor.
şunlar da kızılayın kendi kendine sorup cevapladığı sorular.
1) nerede kök hücre bağışında bulunabilirim?
- size en yakın gönüllü verici merkezi ve sabit kan alma merkezlerinde kök hücre bağışı ile ilgili bilgilendirme alabilir ve kök hücre bağışında bulunabilirsiniz.
2) kimler kök hücre bağışında bulunabilir?
- 18-50 yaşlarında ve bilgilendirilmiş onam vermiş olan sağlıklı birey olma koşulu aranmaktadır. bu koşulların sağlanması durumunda kişi kök hücre bağışında bulunabilir.
3) kimliğimi bildirmem zorunlu mu?
- bağışçılar kök hücre bağışı işlemi öncesinde isim-soy isim, doğum tarihi (gün/ay/yıl), tc kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanı ve kalıcı adres bilgilerini vererek kendilerini tanıtmalıdır. kimlik ibrazı yasal zorunluluktur.
4) bilgilendirme ve onam formundaki doldurulması gereken alanları doldurmak zorunda mıyım?
- bilgilendirme ve onam formunun içeriği sağlık bakanlığı tarafından belirlenmiştir. kişi kök hücre bağışı için başvurduğunda bilgilendirme ve onam formundaki kişisel ve sağlıkla ilgili soruları eksiksiz cevaplandırarak ve bu formu imzalayarak onaylamak zorundadır. istenen bilgilerin eksiksiz doldurulması, ihtiyaç olması durumunda bağışçı ile iletişime geçme aşamasında önem arz etmektedir.
5) kan verildiğinde kök hücre bağışında bulunmuş olunuyor mu?
- türk kızılayı gönüllü kök hücre bağışçı adayları bularak onlardan 3 tüp ile toplam 10-20 ml kan alacaktır. alınan kan örnekleri üzerinde gerekli testler tamamlanarak, sonuçları uygun çıkan bağışçıların numuneleri sağlık bakanlığı’nın doku tiplendirme laboratuvarı’na yollanacaktır. bu laboratuvarda yapılan test sonuçları türkök ulusal kemik iliği bankası’nda saklanacaktır. bankada kayıtlı sonuçlar arasında yapılan taramada, hasta ile uygun eşleşme gerçekleştiğinde türk kızılayı, bağışçı ile tekrar iletişime geçerek kök hücre bağışının yapılacağı ve toplanacağı bir merkeze yönlendirmesini gerçekleştirecektir. yani ilk aşamada verilen kan, kok hücre için değil gerekli testlerin yapılabilmesi içindir.
6) kök hücre toplamada hangi yöntemler kullanılıyor ve en çok hangisi tercih ediliyor?
- periferik kök hücre toplama ve kemik iliği bağışı yöntemi olmak üzere iki yöntem uygulanmaktadır. nakil merkezi tarafından hastanın ve bağışçı adayının sağlık durumu göz önünde bulundurularak hangi yöntemin seçileceğine karar verilmektedir. yöntem ile ilgili bağışçı adayının tercihi ön planda tutulmaktadır. en çok tercih edilen yöntem periferik kök hücre toplama yöntemidir.
7) periferik kök hücre toplama yöntemnin kemik iliği bağışı yönteminden ne farkı vardır?
- periferik yöntemde, bağışçının hastaneye yatması gerekmemektedir, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
- kemik iliği yönteminde aşılamaya ihtiyaç duyulmamaktadır ve tek seferde sayıca çok kök hücre elde edilmektedir.
8) kök hücre toplama işleminden sonra bağışçının kök hücreleri bitiyor mu?
- kök hücreler devamlı olarak kendini yenileyebilme özelliğine sahip olduğu için bağış işleminden sonra bağışçının kök hücreleri belirli bir sürede tekrar eski sayısına ulaşacaktır.
9) bağış sonrasında görülen yan etkiler nelerdir?
- periferik kök hücre bağışında, aşı uygulaması sonrasında kök hücre toplanmasının ardından; geçici halsizlik hissi, ateş, geçici grip benzeri belirtiler, genel vücut ağrıları; dalak bölgesinde dolgunluk hissi görülebilir.
- kemik iliği bağışında, dikiş gerektiren bir kesi oluşmaz. verici, genellikle ertesi gün kan tetkikleri yapıldıktan sonra taburcu edilir. ancak, kalça bölgesinde 1-2 gün sürebilen bir ağrı meydana gelebilir. anesteziye bağlı olarak geçici boğaz ve baş ağrısı gözlenebilir.
10) bağış sonrasında görülen yan etkiler kalıcı mıdır?
- kemik iliği toplama işleminde oluşabilecek yan etkiler %1,34 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, bir hafta içinde etkisini kaybeder. periferik kök hücre toplama işleminde uygulanan aşıdan dolayı oluşabilecek yan etkiler ise %0,6 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, genellikle 3 hafta içinde ortadan kalkar.
11) kemik iliği toplama işleminde kalça bölgesi kaç defa deliniyor?
- kemik iliği toplama işleminde özel iğneler yardımıyla kalça kemiğine bir kere giriş yapılır ve ardından enjeksiyon işlemi ile her defasında 2-4 ml olmak üzere toplamda 1000 ml kemik iliği alınır.
12) periferik kök hücre toplama yönteminde uygulanacak olan 5 günlük aşı periyodunda bağışçının işinden izin almasına gerek var mıdır?
- aşı periyodunda bağışçının günlük yaşamını etkileyecek bir yan etki bulunmamaktadır.
13) kök hücre toplama yöntemlerini bağışçıya hangi aşamada soruyorlar?
- hasta ile eşleşme olduktan sonra ileri doku tiplendirme testi ve bağışçının sağlık kontrollerinin sonuçları uygun çıkarsa bağışçıya hangi yöntemle kök hücre vermek istediği sorulacaktır.
14) bağışçının ilk bağışından sonra, başka bir hasta ile tekrar doku eşleşmesi olursa, tekrar bağışçı olabilmesi için ne kadar süre geçmeli?
- transplantasyon işleminden sonra yeniden kan yapımının sağlanması ve hücre sayısının yeterli miktara ulaşmasını beklemek açısından 3 aylık bir süre gereklidir. dünya’ da yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan istatistiki verilere göre 2. eşleşmenin görülme olasılığı oldukça düşüktür.
15) yurt dışında bir hasta ile eşleşme olursa bağışçı yurt dışına gidecek mi?
- bağışçının onay vermesi durumda kök hücre toplama işlemi uygun sağlık biriminde yapıldıktan sonra toplanan kök hücreler hastanın bulunduğu ülkeye gönderilecektir.
16) yurt dışında yaşıyorum, türk kızılayı’na bağışta bulunabilir miyim?
iletişim bilgilerinize rahat ulaşılabilmesi açısından bulunduğunuz ülkedeki kemik iliği bankasına başvuru yapmanız daha doğru olacaktır. türkiye olarak dünyadaki diğer kemik iliği bankaları’ndan da tarama yapabildiğimiz için sizin verilerinize uygun bir hasta eşleşmesi olduğunda sizinle iletişime geçilebilecektir.
17) bağışçıların verileri neden dünyadaki diğer kemik iliği bankaları ile paylaşılıyor?
- dünya’nın her yerinde kök hücreye ihtiyacı olan hasta sayısı oldukça fazladır. buna karşılık bu hastalar için gerekli olan sağlıklı kök hücrelerin, hastaların dokusu ile uyuşma olasılığı çok düşüktür. tüm bunlar düşünüldüğünde bu olasılığı arttırmanın tek yolu, milyonlarca bağışçının doku analizini içeren dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı bir havuzun oluşmasından geçmektedir. halen ülkemizdeki hastalar için kemik iliği taraması bu havuzdan yapılmaktadır. bu nedenle ülkemize ait veri tabanı dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı havuz ile paylaşılacaktır.
18) daha önce kök hücre bağışında bulundum, tekrar türk kızılayı’na da bağışta bulunabilir miyim?
- bunun için öncelikle kök hücre bağışında bulunduğunuz yer ile iletişime geçmeli ve kök hücre bağışı için verdiğiniz numunenin testlerinin yapılıp yapılmadığını sorgulamalısınız. eğer testler yapıldıysa 2. bir kayda gerek bulunmamaktadır. fakat gerekli testler yapılmadıysa ilgili yerden kaydınızı sildirmelisiniz. bu aşamadan sonra da artık türk kızılayı’na kök hücre bağışında bulunabilirsiniz.
soru-cevap yapalım öyle daha güzel derli toplu anlatıyorum.
- kök hücre nedir, nerede bulunur.
+ kök hücre, fonksiyonel özelliği olmayan, farklılaşmamış hücredir. başka bir hücre tipine dönüşüp etkili olur, kök hücre halindeyken işlevsizdir. yani mesela insanlar kalp krizi sonrası hasar gören kalp dokuya kök hücre enjekte edip tedavi etmenin yollarını falan arıyorlar şu sıralar. biz kök hücreyi koyduğumuzda o kök hücreler kalp hücresine dönüşmezse bi işe yaramaz yapılan işlem.
kök hücre böyle bişeydir. tamir bakım işlerinde falan kullanılır yani. her yerde bulunur aslında. ama bunların da düzeyleri var. totipotent, pluripotent, mezenkimal, hematopoietik falan filan. bizim kök hücre bağışında kullandıklarımız hematopoietik. kemik iliği dediğimiz adamlar bunlar işte. uzun kemiklerin içinde bulunur (kol bacak kemikleri gibi)
- peki hocam, kök hücrenin nerde olduğunu öğrendik. bu kök hücreleri nasıl alıyonuz. ilik nakli nasıl oluyor.
+ hacı eskiden seni bayıltıp iğneyle pelvis denilen kemiğin içine giriyolardı kalçadan. 1 hafta yataklara düşüyodun. ağrıyodu her yanın (ben öyle duydum). hala daha bu yöntem var ama kullanılmıyor. şimdi g-csf içeren bi aşı yapıyolar 4-5 gün boyunca. kemikteki o kök hücreler kana çıkıyor. normalde çıkmaz, çıkmamalı. ama sen g-csf aşısı ile bunların bulunduğu yerdeki bağlarını kopartıyorsun. onlar da kana karışıyor. azıcık biyoloji bilenler hatırlar, kan yapım merkezi kemiklerdi hani. kemik iliği falan. işte kemik iliği, kan yapım merkezi, eritrosit, lökosit, makrofaj, invariant nkt cell falan hepsi bu kök hücreden temel alıyor. kemiğe girmeden kemiğin içini topluyosun yani, çok güzel bişey.
e kana geçtikten sonra nasıl toplanıyor bu arkadaşlar peki. şöyle ki, sağ koldan bir hortum takıyorlar, kan alınıyor aferez cihazına giriyor. orada kök hücresi ayrılıp kalanı sol koldan geri veriliyor. 4-5 saat içinde işlem bitiyor.
şunlar da kızılayın kendi kendine sorup cevapladığı sorular.
1) nerede kök hücre bağışında bulunabilirim?
- size en yakın gönüllü verici merkezi ve sabit kan alma merkezlerinde kök hücre bağışı ile ilgili bilgilendirme alabilir ve kök hücre bağışında bulunabilirsiniz.
2) kimler kök hücre bağışında bulunabilir?
- 18-50 yaşlarında ve bilgilendirilmiş onam vermiş olan sağlıklı birey olma koşulu aranmaktadır. bu koşulların sağlanması durumunda kişi kök hücre bağışında bulunabilir.
3) kimliğimi bildirmem zorunlu mu?
- bağışçılar kök hücre bağışı işlemi öncesinde isim-soy isim, doğum tarihi (gün/ay/yıl), tc kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanı ve kalıcı adres bilgilerini vererek kendilerini tanıtmalıdır. kimlik ibrazı yasal zorunluluktur.
4) bilgilendirme ve onam formundaki doldurulması gereken alanları doldurmak zorunda mıyım?
- bilgilendirme ve onam formunun içeriği sağlık bakanlığı tarafından belirlenmiştir. kişi kök hücre bağışı için başvurduğunda bilgilendirme ve onam formundaki kişisel ve sağlıkla ilgili soruları eksiksiz cevaplandırarak ve bu formu imzalayarak onaylamak zorundadır. istenen bilgilerin eksiksiz doldurulması, ihtiyaç olması durumunda bağışçı ile iletişime geçme aşamasında önem arz etmektedir.
5) kan verildiğinde kök hücre bağışında bulunmuş olunuyor mu?
- türk kızılayı gönüllü kök hücre bağışçı adayları bularak onlardan 3 tüp ile toplam 10-20 ml kan alacaktır. alınan kan örnekleri üzerinde gerekli testler tamamlanarak, sonuçları uygun çıkan bağışçıların numuneleri sağlık bakanlığı’nın doku tiplendirme laboratuvarı’na yollanacaktır. bu laboratuvarda yapılan test sonuçları türkök ulusal kemik iliği bankası’nda saklanacaktır. bankada kayıtlı sonuçlar arasında yapılan taramada, hasta ile uygun eşleşme gerçekleştiğinde türk kızılayı, bağışçı ile tekrar iletişime geçerek kök hücre bağışının yapılacağı ve toplanacağı bir merkeze yönlendirmesini gerçekleştirecektir. yani ilk aşamada verilen kan, kok hücre için değil gerekli testlerin yapılabilmesi içindir.
6) kök hücre toplamada hangi yöntemler kullanılıyor ve en çok hangisi tercih ediliyor?
- periferik kök hücre toplama ve kemik iliği bağışı yöntemi olmak üzere iki yöntem uygulanmaktadır. nakil merkezi tarafından hastanın ve bağışçı adayının sağlık durumu göz önünde bulundurularak hangi yöntemin seçileceğine karar verilmektedir. yöntem ile ilgili bağışçı adayının tercihi ön planda tutulmaktadır. en çok tercih edilen yöntem periferik kök hücre toplama yöntemidir.
7) periferik kök hücre toplama yöntemnin kemik iliği bağışı yönteminden ne farkı vardır?
- periferik yöntemde, bağışçının hastaneye yatması gerekmemektedir, genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz.
- kemik iliği yönteminde aşılamaya ihtiyaç duyulmamaktadır ve tek seferde sayıca çok kök hücre elde edilmektedir.
8) kök hücre toplama işleminden sonra bağışçının kök hücreleri bitiyor mu?
- kök hücreler devamlı olarak kendini yenileyebilme özelliğine sahip olduğu için bağış işleminden sonra bağışçının kök hücreleri belirli bir sürede tekrar eski sayısına ulaşacaktır.
9) bağış sonrasında görülen yan etkiler nelerdir?
- periferik kök hücre bağışında, aşı uygulaması sonrasında kök hücre toplanmasının ardından; geçici halsizlik hissi, ateş, geçici grip benzeri belirtiler, genel vücut ağrıları; dalak bölgesinde dolgunluk hissi görülebilir.
- kemik iliği bağışında, dikiş gerektiren bir kesi oluşmaz. verici, genellikle ertesi gün kan tetkikleri yapıldıktan sonra taburcu edilir. ancak, kalça bölgesinde 1-2 gün sürebilen bir ağrı meydana gelebilir. anesteziye bağlı olarak geçici boğaz ve baş ağrısı gözlenebilir.
10) bağış sonrasında görülen yan etkiler kalıcı mıdır?
- kemik iliği toplama işleminde oluşabilecek yan etkiler %1,34 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, bir hafta içinde etkisini kaybeder. periferik kök hücre toplama işleminde uygulanan aşıdan dolayı oluşabilecek yan etkiler ise %0,6 olasılıkla görülebilecek etkiler olup, genellikle 3 hafta içinde ortadan kalkar.
11) kemik iliği toplama işleminde kalça bölgesi kaç defa deliniyor?
- kemik iliği toplama işleminde özel iğneler yardımıyla kalça kemiğine bir kere giriş yapılır ve ardından enjeksiyon işlemi ile her defasında 2-4 ml olmak üzere toplamda 1000 ml kemik iliği alınır.
12) periferik kök hücre toplama yönteminde uygulanacak olan 5 günlük aşı periyodunda bağışçının işinden izin almasına gerek var mıdır?
- aşı periyodunda bağışçının günlük yaşamını etkileyecek bir yan etki bulunmamaktadır.
13) kök hücre toplama yöntemlerini bağışçıya hangi aşamada soruyorlar?
- hasta ile eşleşme olduktan sonra ileri doku tiplendirme testi ve bağışçının sağlık kontrollerinin sonuçları uygun çıkarsa bağışçıya hangi yöntemle kök hücre vermek istediği sorulacaktır.
14) bağışçının ilk bağışından sonra, başka bir hasta ile tekrar doku eşleşmesi olursa, tekrar bağışçı olabilmesi için ne kadar süre geçmeli?
- transplantasyon işleminden sonra yeniden kan yapımının sağlanması ve hücre sayısının yeterli miktara ulaşmasını beklemek açısından 3 aylık bir süre gereklidir. dünya’ da yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan istatistiki verilere göre 2. eşleşmenin görülme olasılığı oldukça düşüktür.
15) yurt dışında bir hasta ile eşleşme olursa bağışçı yurt dışına gidecek mi?
- bağışçının onay vermesi durumda kök hücre toplama işlemi uygun sağlık biriminde yapıldıktan sonra toplanan kök hücreler hastanın bulunduğu ülkeye gönderilecektir.
16) yurt dışında yaşıyorum, türk kızılayı’na bağışta bulunabilir miyim?
iletişim bilgilerinize rahat ulaşılabilmesi açısından bulunduğunuz ülkedeki kemik iliği bankasına başvuru yapmanız daha doğru olacaktır. türkiye olarak dünyadaki diğer kemik iliği bankaları’ndan da tarama yapabildiğimiz için sizin verilerinize uygun bir hasta eşleşmesi olduğunda sizinle iletişime geçilebilecektir.
17) bağışçıların verileri neden dünyadaki diğer kemik iliği bankaları ile paylaşılıyor?
- dünya’nın her yerinde kök hücreye ihtiyacı olan hasta sayısı oldukça fazladır. buna karşılık bu hastalar için gerekli olan sağlıklı kök hücrelerin, hastaların dokusu ile uyuşma olasılığı çok düşüktür. tüm bunlar düşünüldüğünde bu olasılığı arttırmanın tek yolu, milyonlarca bağışçının doku analizini içeren dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı bir havuzun oluşmasından geçmektedir. halen ülkemizdeki hastalar için kemik iliği taraması bu havuzdan yapılmaktadır. bu nedenle ülkemize ait veri tabanı dünyadaki bütün kemik iliği bankalarının verilerinin paylaşıldığı havuz ile paylaşılacaktır.
18) daha önce kök hücre bağışında bulundum, tekrar türk kızılayı’na da bağışta bulunabilir miyim?
- bunun için öncelikle kök hücre bağışında bulunduğunuz yer ile iletişime geçmeli ve kök hücre bağışı için verdiğiniz numunenin testlerinin yapılıp yapılmadığını sorgulamalısınız. eğer testler yapıldıysa 2. bir kayda gerek bulunmamaktadır. fakat gerekli testler yapılmadıysa ilgili yerden kaydınızı sildirmelisiniz. bu aşamadan sonra da artık türk kızılayı’na kök hücre bağışında bulunabilirsiniz.
devamını gör...


