beta triptaz
anaflakside ilk 5-6 saatte tanı için serumda bakılan en değerli markırdır.
devamını gör...
iq ortalaması düşük ortamlar
kahvehaneler,iddaa bayileri,genelevler,kurban pazarları.
devamını gör...
merak edilen yazlık sarayın mimari görüntüleri
tevfik fikret’ten gelsin:
“yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!”
“yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!”
devamını gör...
ishal olmak
demli çayın iyi geleceğini düşündüğüm moral bozucu durum.
yani iyi gelmesi gerekiyor bence. normal durumdayken demli çay içince kabız oluyorsak, ishal olunca da normale dönmemiz gerekir?*
yani iyi gelmesi gerekiyor bence. normal durumdayken demli çay içince kabız oluyorsak, ishal olunca da normale dönmemiz gerekir?*
devamını gör...
us
tdk tarafından karşılığına bakıldığında akıl manasına gelen kelime. aynı zamanda düşünme ve idrak yetisi manasına gelir. mantık ve felsefede akılcılık konularında da tartışmaya ve üzerine düşünmeye yönelik ele alınır.
"doğru yargılama ve doğruyu yanlıştan ayırma gücü, sağduyu ya da us diye adlandırılan güç, doğal olarak bütün insanlarda eşittir." kişinin düşünce yolunda verimli sonuçlar alamamasının tek nedeni usunu iyi kullanamıyor olmaktan başka bir şey olamazdı.
- rené descartes
"doğru yargılama ve doğruyu yanlıştan ayırma gücü, sağduyu ya da us diye adlandırılan güç, doğal olarak bütün insanlarda eşittir." kişinin düşünce yolunda verimli sonuçlar alamamasının tek nedeni usunu iyi kullanamıyor olmaktan başka bir şey olamazdı.
- rené descartes
devamını gör...
mahlasını beğendiğiniz yazarlar
(bkz: şimdi ananı laciverde boyadım) > anneleri lacivert olarak görmemi sağlayan kaliteli yazar.
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge) > kaç çocuğu olduğunu bilmediğimiz,sürekli hamile kalan yazar.
(bkz: zippodan çıkan çınn sesi) > her seferinde mahlasını ''çınnnnn'' diye okumaktan kendimi alıkoyamadığım yazar.
(bkz: durumumuz yoktu sevisemedik) > durumsuzların da bir umudu olduğunu gösteren yazar
(bkz: camın öteki yüzündeki leke) > sayın poğaça profiterol manyağı. biraz deli. ama zararsız bir yazar.
(bkz: aşkı nateşi yakarmı şateşi) > mahlasını okurken zevk aldığım yazar.
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge) > kaç çocuğu olduğunu bilmediğimiz,sürekli hamile kalan yazar.
(bkz: zippodan çıkan çınn sesi) > her seferinde mahlasını ''çınnnnn'' diye okumaktan kendimi alıkoyamadığım yazar.
(bkz: durumumuz yoktu sevisemedik) > durumsuzların da bir umudu olduğunu gösteren yazar
(bkz: camın öteki yüzündeki leke) > sayın poğaça profiterol manyağı. biraz deli. ama zararsız bir yazar.
(bkz: aşkı nateşi yakarmı şateşi) > mahlasını okurken zevk aldığım yazar.
devamını gör...
türkiye'de öğrenci olmak
yoğun bir gelecek kaygısıyla boğuşuyorum. kendimi oradan oraya sürükleniyormuş gibi hissediyorum, bir dala tutunamıyorum. kendime doğru düzgün bir hedef koysam bile her türlü işsiz kalma ihtimali fazlasıyla düşündürüyor. ne olacak be halimiz sözlük.
devamını gör...
rooks
indie rock türünde müzikler yapan teksaslı grup shearwater'ın * 2008 tarihli rook yani 'karga' isimli albümünde 2. sırada yer alan şarkıdır.
yer yer sitemin ön plana çıktığı hüzünlü bir hava hakimdir bu şarkıda. bahsedilen kuşlar ise aslında birer imge olup kastedilen şey; insanın hayatında kaçmak için hiçbir yerinin olmadığı, dünyamızın 'paralize' -felç- olduğudur.yani elimizden gelen hiçbir şey yok ve bize sunulana katlanmak durumundayız, anlamında.
kargalar yığıldığında
when the rooks were laid in piles
yolun kenarlarında
by the sides of the road
antenlere çarpıyor
crashing into the aerials
çamaşırhane hattında karışık
tangled in the laundery line
ve bir tarlada toplandı
and gathered in a field
tüy gibi bir ateşte yakıldılar
they were burned in a feathering pyre
soğuk siyah bir gözle
with a cold black eye
kırlangıçlar saçaklardan düştüğünde
when the swallows fell from the eaves
ve kulelerden gelen martılar
and the gulls from the spires
ve milyonlarca sığırcık
and starlings in the millions
yattıkları yerde beslenecekler
will feed on the ground where they lie
ambulans görevlileri dedi ki
the ambulance men said there's
hayatın için kaçacak hiçbir yer yok
nowhere to flee for your life
bu yüzden içeride kaldık
so we stayed inside
ve biz uyuyacağız
and we'll sleep until
insanın dünyası felç olana dek
the world of man is paralyzed
ah şahin varisi uyanır
oh the falcon heir awakes
çanların sesine
to the sound of the bells
güneye doğru ilerliyorlar
they're heading southbound
canlı bırakıyorlar
they're leaving it alive
ve her boş kafes sadece zil çalıyor
and each empty cage just rings
ve bir zil gibi duyulur
and is heard like a bell
bu soğuk yıldızların altında
underneath these cold stars
ve bu sıkıntılı gece
and this troubled night
ve insanın çığlıkları
and the cries of man
krallığın yaklaşmasına izin ver
let the kingdom come to nigh
bu hayalin gerçekleşmesine izin ver
let this dream be realized
yer yer sitemin ön plana çıktığı hüzünlü bir hava hakimdir bu şarkıda. bahsedilen kuşlar ise aslında birer imge olup kastedilen şey; insanın hayatında kaçmak için hiçbir yerinin olmadığı, dünyamızın 'paralize' -felç- olduğudur.yani elimizden gelen hiçbir şey yok ve bize sunulana katlanmak durumundayız, anlamında.
kargalar yığıldığında
when the rooks were laid in piles
yolun kenarlarında
by the sides of the road
antenlere çarpıyor
crashing into the aerials
çamaşırhane hattında karışık
tangled in the laundery line
ve bir tarlada toplandı
and gathered in a field
tüy gibi bir ateşte yakıldılar
they were burned in a feathering pyre
soğuk siyah bir gözle
with a cold black eye
kırlangıçlar saçaklardan düştüğünde
when the swallows fell from the eaves
ve kulelerden gelen martılar
and the gulls from the spires
ve milyonlarca sığırcık
and starlings in the millions
yattıkları yerde beslenecekler
will feed on the ground where they lie
ambulans görevlileri dedi ki
the ambulance men said there's
hayatın için kaçacak hiçbir yer yok
nowhere to flee for your life
bu yüzden içeride kaldık
so we stayed inside
ve biz uyuyacağız
and we'll sleep until
insanın dünyası felç olana dek
the world of man is paralyzed
ah şahin varisi uyanır
oh the falcon heir awakes
çanların sesine
to the sound of the bells
güneye doğru ilerliyorlar
they're heading southbound
canlı bırakıyorlar
they're leaving it alive
ve her boş kafes sadece zil çalıyor
and each empty cage just rings
ve bir zil gibi duyulur
and is heard like a bell
bu soğuk yıldızların altında
underneath these cold stars
ve bu sıkıntılı gece
and this troubled night
ve insanın çığlıkları
and the cries of man
krallığın yaklaşmasına izin ver
let the kingdom come to nigh
bu hayalin gerçekleşmesine izin ver
let this dream be realized
devamını gör...
fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış insan
aile kurmak sofra kurmak kadar kolay değildir. ve herkes aile ''kurmak'' zorunda değildir.
devamını gör...
gravity falls
fikir babası olan alex kendisinden ve ikizi olan kız kardeşinden esinlenmiştir. çizgi-dizideki birçok yerde geçen "618" sayısı için altıncı ayın on sekizini ifade eder; yani ikizlerin (alex ve bacısı) doğum günüdür.
gravity falls'teki birçok olay gerçek hayattaki birkaç olaydan esinlenilerek oluşturulmuştur. haliyle;
--- alıntı ---
dünyanın en çok subliminal mesaj içeren çizgi filmi.
--- alıntı ---
yazarımıza katılmamak elde değil.
yine de izlerken asla sıkılmayacağınızdan önerimizdir.
bir diğeri; regular show.
gravity falls'teki birçok olay gerçek hayattaki birkaç olaydan esinlenilerek oluşturulmuştur. haliyle;
--- alıntı ---
dünyanın en çok subliminal mesaj içeren çizgi filmi.
--- alıntı ---
yazarımıza katılmamak elde değil.
yine de izlerken asla sıkılmayacağınızdan önerimizdir.
bir diğeri; regular show.
devamını gör...
davacı
''geç gelen adalet, adalet değildir'' sözüne vurgu yapan, kemal sunal ve savaş yurttaş'ın başrollerini paylaştığı 1987 yılında yayınlanan filmdir.
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
kemal sunal'ın birçok filmi güldürürken düşündürüp sistem eleştirisini içerisinde bulundurduğu için izlerken büyük keyif duydum fakat bundan 34-35 yıl öncesi ile şu anki yargı sisteminin trajikomik hali tüylerimi ürpertti doğrusu. o günden bu güne nasıl olur da yargı sisteminde neredeyse hiçbir şey değişmez? nasıl olur da hukuk sistemi yaşamı bu kadar zorlaştıran bir halde ilerlemeye devam eder? düşünmesi izleyiciye kalmış. düşünelim bakalım.
edit: filmi izlerken sinirlerinize hakim olamıyorsunuz onun da uyarısını yapayım. küçük bir olay için aylarca hatta yıllarca insanların nasıl yıprandığına şahitlik ediyorsunuz çünkü. bu ülkede adaleti aramak bile hem masraf, hem israf. zaman israfı. ah bir de bulunsa keşke.
dava aç ve sonra avukat tut, masraf. şahitleri getir- götür masraf. dava temyize gitsin sonrasında hakim değişsin, döngüyü tekrarla, masraf. hakim köye incelemeye gelsin, masraf. hadi parayı da geçtim, insanların bir umut içerisinde günlerinin, aylarının, yıllarının geçmesine ne demeli?
avukat: ''kolayı olur mu? hukuk işi kardeşim bu, her şeyin bir usulü var.''
devamını gör...
çürük yumurta kokusu
olum başka başlık mı kalmadı açacak bir de teğmen olacan! ne kattı olum bu başlık sözlüğe hee aldıttırıyım mı seni evden hee!
tanım: yımırta kokusu.
tanım: yımırta kokusu.
devamını gör...
puslu kıtalar atlası
kelime dağarcığınızın gelişmesi için birebirdir. ihsan oktay anar çok detaylandırarak tasvirler her şeyi, e haliyle bunu yaparken de alışık olmadığımız kelimelerden yararlanır bolca. ama bu "süslü" kelimeler sizi korkutmasın. bir kere yazarın diline alışınca kitabı elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.
devamını gör...
birbirine yakışan yazarlar
beni birilerine yakıştıranlar olmuş*.teveccühünüz efenim.
devamını gör...
dede yadigarı olup hala saklanan şeyler
ereğli dç fabrikaları emeklisiydi kendisi.
işletme, 20. yılını dolduran çalışanlara tissot marka bir kol saati hediye ederdi 80' li yıllarda. dedemin de o saatlerden vardı bir tane. fakat kendisi için alelade bir şeydi o saat, kıymetini pek bilmedi, hor kullandı, yüzeyi yıprandı ve bir zaman sonra da bozuldu.
vefatından sonra bir şekilde benim elime geçti bozuk hâliyle o saat. bir servise götürdüm yenisi kadar bedel istediler mekanizma değişimi için. şu anda elimde, çalışmayan ama dede yadigarı oları hatıra bir tissot saatim var.
işletme, 20. yılını dolduran çalışanlara tissot marka bir kol saati hediye ederdi 80' li yıllarda. dedemin de o saatlerden vardı bir tane. fakat kendisi için alelade bir şeydi o saat, kıymetini pek bilmedi, hor kullandı, yüzeyi yıprandı ve bir zaman sonra da bozuldu.
vefatından sonra bir şekilde benim elime geçti bozuk hâliyle o saat. bir servise götürdüm yenisi kadar bedel istediler mekanizma değişimi için. şu anda elimde, çalışmayan ama dede yadigarı oları hatıra bir tissot saatim var.
devamını gör...
mona lisa
da vinci nin deha olduğunu bilmeyen yoktur kendisi ilham kaynağım ve idolum ve şimdiye kadar bir çok araştırmasinda yer aldım .
altın oranla çizilmiş dünyanın en ünlü ve leonardo da vinci nin de ressamlık hayatında yaptığı en büyük baş yapıttır.
bunu bu kadar eşsiz yapan 500 yılda 2 kere çalınıp bir kere asitle tahrip edilmiş olması, sadece bunlar değil onu eşsiz kılan, söyleyeceğim şeylerden büyüleyeceginizden eminim .
henüz 10 yaşlarında yanına fakir bir ailenin çocuğunu alıyor ilerleyen yaşlarında yaptığı yaramazliklar nedeniyle leo ona salai (küçük şeytan ) lakabını takıyor .salai leonardo nun büyük ilham kaynağı, çırağı sevgilisi olduğu söyleniyor bir çok kez portesini çizdiği ve hatta beraber de yer aldıkları resim bile var ama çiziliş amaci bilinmiyor .
salainin bir portresi mona lisa ile karşılaştırıldığında inanılmaz benzediğini görebilirsiniz.
o çağda mona lisa adına birinin hiç var olmadığını biliyor muydunuz ? peki leonardo neden ve neye bakarak resmetti bu tabloyu tabiki ilham kaynağı ve sevgilisi olan salai ye .
ilk başlarda onemsememis ama ilerleyen yaşlarında birbirlerine olan sevgisi büyümüş ve aşka dönüşmüştü , o dönemde eş cinselliğin cezası idam di ve bunun bilinmesi ikisi içinde iyi olmazdı .
fakat salai bilinmesede leonardoya aşkını kanıtlamasıni istedi .
salaiyi başka bir adla ve yüzle inanılmaz bir şekilde çizerek yaşatmak onun aşkının en büyük kanıtı olacaktı .
basit bir şey yapamazdı yapacağı şey mükemmel olmalıydı ve kimse anlamamalıydı 16 yıl boyunca gittiği her yere götürdü ve gizlice çizmeye devam etti.
ismi salai olamazdı çünkü herkes lakabı biliyordu bunun için mon salai benim küçük şeytanım yerine şifreliyerek mona lisa olarak isimlendirdi. ve araştırmalar sonucu sağ gözünde l harfi sol gözünde s harfi olduğu tespit edildi .
altın oranla çizilmiş dünyanın en ünlü ve leonardo da vinci nin de ressamlık hayatında yaptığı en büyük baş yapıttır.
bunu bu kadar eşsiz yapan 500 yılda 2 kere çalınıp bir kere asitle tahrip edilmiş olması, sadece bunlar değil onu eşsiz kılan, söyleyeceğim şeylerden büyüleyeceginizden eminim .
henüz 10 yaşlarında yanına fakir bir ailenin çocuğunu alıyor ilerleyen yaşlarında yaptığı yaramazliklar nedeniyle leo ona salai (küçük şeytan ) lakabını takıyor .salai leonardo nun büyük ilham kaynağı, çırağı sevgilisi olduğu söyleniyor bir çok kez portesini çizdiği ve hatta beraber de yer aldıkları resim bile var ama çiziliş amaci bilinmiyor .
salainin bir portresi mona lisa ile karşılaştırıldığında inanılmaz benzediğini görebilirsiniz.
o çağda mona lisa adına birinin hiç var olmadığını biliyor muydunuz ? peki leonardo neden ve neye bakarak resmetti bu tabloyu tabiki ilham kaynağı ve sevgilisi olan salai ye .
ilk başlarda onemsememis ama ilerleyen yaşlarında birbirlerine olan sevgisi büyümüş ve aşka dönüşmüştü , o dönemde eş cinselliğin cezası idam di ve bunun bilinmesi ikisi içinde iyi olmazdı .
fakat salai bilinmesede leonardoya aşkını kanıtlamasıni istedi .
salaiyi başka bir adla ve yüzle inanılmaz bir şekilde çizerek yaşatmak onun aşkının en büyük kanıtı olacaktı .
basit bir şey yapamazdı yapacağı şey mükemmel olmalıydı ve kimse anlamamalıydı 16 yıl boyunca gittiği her yere götürdü ve gizlice çizmeye devam etti.
ismi salai olamazdı çünkü herkes lakabı biliyordu bunun için mon salai benim küçük şeytanım yerine şifreliyerek mona lisa olarak isimlendirdi. ve araştırmalar sonucu sağ gözünde l harfi sol gözünde s harfi olduğu tespit edildi .
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
çivi çiviyi sökmez dostlar.
devamını gör...

