8 yaşındaysanız ve aşıksanız hayat çok güzel .

-cedric
devamını gör...

iki tip insan vardır
1- tavuklar
2- baykuşlar
tavuklar sabah erken kalkıp sabah çalışmayı,baykuşlar ise gece geç saatlerde çalışıp sabah geç kalkmayı severler ve daha verimli olurlar.
yani aslında gece ilham gelmesi veya çalışmayı sevmeniz istemeniz gayet normal ve sizin elinizde olan bir şey değil genlerinizde olup bebeklikten beri değişmeyen özelliğinizdir.
buradan daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
devamını gör...

öncelikle şu yanlışı düzeltelim yıllık olarak hesaplanır ve 2020'de 7,715 bin dolar kişi başına düşen milli gelir.
devamını gör...

eşhedü enna ilahi.. neydi lan devamı.?
devamını gör...

dört saat uyku ile duran bana hiç günaydın değil
devamını gör...

çizim yeteneğime asla güvenmiyor olup, bu yüzden katılacağım etkinlik.
devamını gör...

hele o küçük fotoğrafları hareket ettirip yaptıkları stop motion yok mu? çok sevdiğim bir şarkıdır. aşk acısı çekin beni dinleyin der, insana.
devamını gör...

allah başlık açmış dediğim durum.
devamını gör...

25 flörtün dışında kalmış yazar beyanı.

tanım: ispat edilmesi zor bir gerçek. daha çok bir iddia.
devamını gör...

davranışsal finansta sürü psikolojisi de denilmektedir.
devamını gör...

standartlara uygun olarak üretildiğinde çocukların hayal gücüne katkı sağlayan eğlence malzemesi.
devamını gör...

ağır kombine immün yetmezlik ya da kısaca scid* adı verilen hastalık nedeniyle 12 yıllık hayatını bir balon içerisinde yaşamaya mahkûm olan, david phillip vetter isimli çocuk.

scid, bağışıklık sisteminin hızlıca çökmesine neden olan bir hastalık. örneğin sağlıklı doğan insanlar için sıkıntılı sonuçlar doğurmayacak olan sıradan mikroplar scid hastaları için ölümcüldür.

david'in hikâyesi tam bir talihsizlik abidesi diyebilirim. david'in ailesi daha önce doğan çocuklarını da scid nedeniyle kaybetmiş. aile daha sonra bir kız çocuk sahibi olmuş. kız sağlıklı doğmuş. doktorlar aileye tekrar bir erkek çocuk sahibi olmaları durumunda, onun da %50 ihtimalle aynı hastalıktan muzdarip olacağını söylemiş. ancak bir yandan da aileyi bir erkek çocuk yapmaları konusunda teşvik etmişler. aslında amaç yeni doğacak olan bu çocuğu bir çeşit deneye alet etmekmiş. aileye, çocuğu yaşatabilmek için bir tedavi yöntemi geliştirecekleri sözünü vermişler ve annenin bebeği aldırma isteğine yanaşmamışlar.

texas çocuk hastanesinde doğan david, doğduktan sadece 20 saniye sonra, nasa mühendisleri tarafından geliştirilen yalıtkan plastik bir balonun içine yerleştirilmiş. 6 yaşına kadar bu balonun içerisinde steril bir şekilde yaşayan david, yine nasa'nın tasarladığı, astronot kıyafetine benzer bir giysi sayesinde dış dünyayla tanışabilmiş. ancak başı yine, astronotların kaskına benzer bir baloncuk içerisinde olmak kaydıyla...

kafası bir balon içerisinde de olsa bir şekilde yaşıtları gibi okul eğitimi alan ve hemen hemen normal bir çocuk hayatı süren david, ablasından yapılan kemik iliği naklinden 2 gün sonra ne yazık ki hastalanmış ve lenfoma nedeniyle hayata veda etmiş. kısacık ömrünü, doktorların başarısız bir çalışması olarak sürdürmesi ve bir çeşit kobay olması oldukça üzücü bir olay. özellikle de ailesi için...

***

emrah'ın ölesiye sevmek adlı filminde böyle steril bir odada yaşayan bir genç kızın hayatı konu edilmiştir. eski türk filmlerini sevenlere bilgi vermiş olayım. belki izlemek isteyenler olur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

tek çaresi oval kenarlı masa almak olan durumdur.

insana hayatı sorgulatır.
devamını gör...

milli değerimiz ajdar'ın özgün bir yapımı;
şurup gibiyim şurup
turp gibiyim turp turp
ben ateş sen barut hmmmm
öptüm seni şap şup (haşaaap haşuuuup)
devamını gör...

ana karakter roquentin'in dünyaya ve insana karşı duyduğu mide bulantısını son sayfalara kadar sartre'ın bir şekilde kelimelerle kusmasını beklediğimiz kitap. fakat işin inceliği aslında burada yatıyor; sonsuz bir tiksinti, bitmek bilmeyen bir bulantı...

dibe batıp çıkmaktan ziyade insana sonu olmayan bir düşüş gibi hissettiriyor. bir noktada yere çakılmak gerekecek belki ama asla zemine çarpmayacağınızı biliyorsunuz. işte tam olarak kitabı okurken deliliğin sınırlarında geziyor gibi hissetmenizin temel nedeni sanıyorum ki bu. selahattin hilav çevirisini önermekle beraber aslında roquentin'in kendine bu denli yabancılaşmasını bence sartre'ın kendi kelimeleri ile okumak daha çarpıcı olacaktır.

--- alıntı ---

je n'ai pas besoin de faire des phrases. j'écris pour tirer au clair certaines circonstances. se méfier de la littérature. ıl faut tout écrire au courant de la plume sans chercher les mots.

je n'avais pas le droit d'exister. j'étais apparu par hasard, j'existais comme une pierre, une plante, un microbe. ma vie poussait au petit bonheur et dans tous les sens.

--- alıntı ---

edit: imla.
devamını gör...

- stalker
- andrei rublev
- persona
- tystnaden
- ıkiru
- benny’s video
- shame
- hunger
- straw dogs (1971)
- au hasard balthazar
- dersu uzala
- 71 fragmente einer chronologie des zufalls
- 4 ay 3 hafta 2 gün
- straight’s story
- april’s daughter
- m (fritz lang)
- hour of the wolf

liste epey uzatılabilir.
devamını gör...

ulaşılamayan bir şeyi kötü diye nitelendirmek.
devamını gör...

disney animasyon filmi. şu ana kadar yapılmış en iyi işi değil fakat bu filmin kendine özel bir yanı var nedense. çocuklara hitap edecek seviyede bir senaryosu var fakat detaylar ve müzikler öylesine ilginç ki…

ilk izlediğimde meh demiştim ben. sonra sonra sahnelerine youtube üzerinden denk geldikçe komik gelmeye başladı. şimdi de bazı sahnelerini özellikle açıp izlediğim ve güldüğüm bir yapım oldu. nasıl başardı bilemiyorum ama öyle. kendine çekiyor. 7/10

hemen en sevdiğim bölümünü de koyayım alta;

devamını gör...

1964 doğumlu hiç yaşlanmayan aktör. bir erkek, her yaşında da mı yakışıklı olur efendim? efendiliğiyle, mütevaziliğiyle ve pek tabi yakışıklılığıyla gönlümüzde taht kurmuştur. annesi ingiliz ,babasının çin kökenli olması, gözlerinin hafif çekikliğinin sebebidir efendim.

bir kaç reklam filmi, ufak tefek roller derken , bill ve ted’in maceraları filminde isminden söz edilmeye başlandı. oliver stone ‘ın meşhur filmi müfreze - platoon filminden teklif almış ve reddetmiştir. red nedeni ise çok ironik: filmin içerdiği şiddet sahneleri* . keçinin sevmediği ot burnunda biter misali, oyunculuk kariyerinin çoğu şiddet sahneleri içeren filmlerden oluşuyor.

speed filmindeki oyuncu arkadaşı sandra bullock ile sonrasında the lake house filminde buluşacaktır. speed’den sonra the devil's advocate ile artık zirvedeydi. ama biz onu tabi matrix serisiyle biliyoruz. tabi bu rol ilk ona teklif edilmedi. bu rol için teklif verilen oyuncular :
will smith, nicolas cage, brad pitt, val kilmer ve johnny depp idi. iyi ki kabul etmemişler diyorum; hepsi tabi ki iyi oyuncu ama neo’ya en iyi uyan kişi sanırım oydu. neo’nun hapı yutmadan önceki hali, yalnızlığı, başına buyrukluğu tam olarak onun gerçek hayatını yansıtıyordu çünkü.

matrix gibi seri olan, john wick filmiyle artık aksiyon filmlerinin yüzü olduğu tescillendi. constantine filminin de serisini bekledik ama elimiz boş kaldı maalesef.

farklı türde oynadığı knock knock filminde, aksiyona uydurduğu yüz ifadelerini de değiştirdiği , daha farklı bir oyunculuk sergilediği görülür. kendisini çok severim, hiç bir filmini de kaçırmam o ayrı ama itiraf etmem gerekirse , bir anthony hopkins değildir ya da robert de niro değildir. oyunculuğunu göklere çıkaramam ama verilen roller tam ona uygun olduğu için, oyunculuğu da filmlerde sırıtmamıştır.

1999 yılında sevgilisinin düşük yapması ve sonrasında trafik kazasında ölmesi, kardeşinin lösemi ile mücadelesi onu fazlasıyla üzmüştür. sevgilisinin ölümü , sonrasında aşk hayatına da küsmesine ve ciddi bir birliktelik yaşayamamasına neden olmuştur. matrix’ten elde ettiği gelirin büyük kısmını set görevlilerine dağıttığı ve bir çok derneğe bağışta bulunduğu biliniyor.

kazandığı bu kadar paraya rağmen mütevazi hayatına devam etmesi, kimi zaman sokaktaki evsizlerle zaman geçirdiği bilinmektedir. umarım davranışları ve mütevaziliği bir çok kişiye örnek olur diyorum. şuraya da meşhur fotoğrafını bırakayım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aradığı şeyi bulduğunu anlamayıp hala arayan insanlar var.
bulacaklar. bulduklarında, aradıklarının o olmadığını anlayacaklar.
dönmeyecek kadar yol almış olacaklar.
bulduklarında yok olacaklar.
bulduklarında yok olacaklar.

+ sen kendi memleketinde bile gurbettesin dedim.
yürüyorsun bir adım atmadan.
duruyorsun koşmadan.
büyüyorsun susmadan.
sen kendi memleketinde gurbettesin dedim.
sılana kavuşman yok. sılana özlem yok.
sen kendi memleketinde gurbettesin dedim.
sen kendi memleketinin gurbetisin!..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim