bir süre dinlenip tekrar aramıza dönecek olan kafa sözlük'ün ilk göz ağrısı modumuz.
devamını gör...

tom juenemann adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

teşekkürler busenaz surmeneli.
helal olsun kardeşim.
devamını gör...

bildiğini sanmak, hiç bilmemekten daha koyu cehalettir.
devamını gör...

yapılan emeğe saygı duymuş ve resmi yapan kızımızı onore etmek için çizdiği resmi profil fotoğrafına koymuş. işte bu. her yaştan insana ulaşabilen bir başkan ile çok güzel adımlar atılır. bu davranışından ötürü dikkatimi çekmeyi başardı, kendisini tebrik ederim.
devamını gör...

buyrun benim.
devamını gör...

o olmadan var olamadığımız, o var oldukça da bizim yok olduğumuz gerçeklik. gerçeklik? bunu tartışmaya gelmedim, iki kelam edip kalkıcam.

insanoğlu şu ana kadar onun olmayan her şeye sahip olmak istedi. bunun için kurallar yarattı, kurallar çiğnedi, savaşlar çıkarttı. ve sahip oldu da. vahşice diğer canlılardan doğayı aldık, daha ciğerlerine hava alamamış bebeklerin ölümüne sebep olduk. evet, olduk. biz olduk. sadece bir insanın, bir ülkenin veya bir ideolojinin suçu değil bu. benim, komşumun, sabahın gri saatlerinde koluna çarpıp kahvesini döktüğüm adamın, sizin, ailenizin, tek bir istisna olmadan hepimizin suçu. dünyaya geldikten sonra, bu havayı soluduğumuz andan sonra, insanlığın ağır yükü omzumuza binmiş oldu. insanlığın, insan olmanın.
ama.
dünyanın en bencil ve amacı uğruna her türlü yola başvurabilen bu varlığın sahip olamadığı bir şey var. zaman.
bir türlü yakalayamadığı, sürekli ondan bir adım önde olan, her şeye geç kalmasını sağlayan zaman.

peki ya zamana sahip olabilseydik? onu yönetebilseydik? var olur muyduk? var olan herşeyin bir sonu da olmalı. sonu ortadan kaldırabilseydik? bunun altından kalkabilir miydik? sonsuz olmanın. sınırın olmaması. böylesine iğrenç varlığa verilmesi gereken son özellik. belki tanrı olurduk. kendimizin tanrısı. kendimize inanmamız, tek umut kaynağımızın biz olması için ölümden kaçmış olmak mı gerekir? ölümden kaçmak. neden? hepimizin sonu aynı değil mi? ilk insanların da sonu aynıydı, şuan da aynı.
tarihin ilk yıllarından beri değiştiremediğimiz, sürekli yenik düştüğümüz tek şey. belki de böyle olması gerekiyordur. yenik düşülmesi gerekiyordur. sizi bilemem ama, ben zamana hükmedebilen bir insan ırkını tahmin dahi edemiyorum, etmek de istemiyorum. zaman, bizden üstün olmayı hak ediyor.

neden yıllardır aynı? neden yıllardır insanlar aynı şeyden korkuyor? tanrı olgusuyla beraber aşılmış olması gerekmez miydi ölümün? bir son olduğunu kabul edip ondan kaçmak yerine onunla barışsaydık?
saçma.
tüm süslü laflara, laflardan katlarca ağır yaşananlara rağmen, yaşamak güzel. bunu ne bir filozof, ne bir yazar ne de bir bilim adamı değiştirebilir. her şeyiyle, olanıyla, olmayanıyla; seveniyle, sevmeyeniyle; tanrısı olanıyla, olmayanıyla, dünya her şekilde yaşamaya değer. her saniyeyi zirvesine kadar yaşamaya, hafızaya kazımaya, ardından kazılanları zevkle veya dehşetle hatırlamaya, kalbinizde bir sızı oluşturmaya veya yüzünüzde bir tebessüm kırıntısına değer.
zaman.
değer.

“akıştan ziyade, bir bütünlük olarak tanımlamak daha evla sanki.

zaman ve katmanları arasındaki hareket, ve zamanın dilemması çoğu zaman insanların gözlerini karartır, düşünmek dahi yormaya başlar şahsı. haliyle, kestirmeden giderek “mefhum”, “bilinmez”, “akış” deyip çıkıverir insan.

halbuki, daha geçerli bakış açısına göre zaman başlangıcı ve sonu belli olan bir bütündür. burada yeni bir şey söylemiyorum, evet; ancak yeni şeyleri az sonra söyleyeceğim, sabır.

evreni -öncelikle dünyadan başlamak üzere- matematiksel bir biçimde ifade etmek ekseriyetle bilim adamlarının rüyasıdır. bilim birikiminin ışığı ile, yani ayağa düşen kuantum ve göreliliğin, kara delik teorilerinin birleşimi ile şeklen matematiksel bir bütünlük olmasa dahi, ayrı ayrı kabuller alındığında matematiksel tutarlılık rahatça görülebilmektedir.

ground zero olan kara delikler ve de karşıt olduğuna inanılan “ak delikler” başlangıçta fizik ve matematik kurallarının tamamen iptal olmuş versiyonları gibi görünse de, sonraları kendi içlerinde bir hayli tutarlı oldukları görülmüş, yalnız yine de tam olarak ifadeleri sağlanamamıştır.

işin özüne girersek; evren, bir matematik denklemleri bütünüdür. bu denklemler bütünü, tüm “an"ların ifadelerini tüm "değişkenler” ile birlikte tutar. sonsuza yakın büyüklükte bir kağıt parçamız olsa örneğin, bu kağıt üzerinde yazan denklemler bütünü ile tüm evren bütün olarak ifade edilmiş olarak yazılabilir.

elbette, bu yaklaşımın kuantum ile örtüştüğü düşünülebilir; ancak kuantum kendi sorunları içerisinde boğulmuşken, böylesine deterministik bir tahayyüle cevaz veremez.

devam edelim; tüm insanların, hayvanların, bitkilerin, eşyaların, (hatta esasen kuark düzeyindeki madde/dalga formatlarının) birer değişkeni olduğunu varsayalım. bu varsayımın akabinde, mezkur değişkenlerin polinomlar ve dizi/seriler katmanında denklemler oluşturduğunu, bu denklemlerin baştan sona değin, tüm “an"ları ifade ettiğini söyleyelim. evrensel doğrunun dili olan matematiğin şaşmazlığından yola çıkarak oluşturduğumuz bu denklemler bütünü, evrenin tamamını "an"lar bazında anlattığı için, bütünlüğün korunması adına, "an"ların birbirini sıralı bir şekilde takip etmesi de esas hale gelir. elbette, burada akıllara gelebilecek sorulardan bir tanesi, yeni değişkenlerin nasıl türediği üzerine olabilir; bu türeyiş denklemin "organik” oluşundan ve kendi içerisindeki zekasından kaynaklanmaktadır. kısır seviyedeki kuantum dahi insanların aslında enerji dalgaları olduğunu kanıtlayabildiyse, tutarlı bir organizma şeklindeki üretken matematiksel denklemlerden bahsetmek hiç zor değildir.

işte biz bu takibe zaman diyoruz.

oluşturulan denklemlerde kara deliklerin “denklemin kritik noktaları” olduğunun söylenmesi sıradan bir tespittir, ama yine de bir yerde egzantrik olduğu için es geçemiyoruz.
şimdi, eğer bu takip, salt olarak değişkenlerin birbirleriyle ilintilerinden meydana geliyorsa, zamanı bir arada tutan zamk çok kuvvetlidir. işbu yüzden, zaman içinde normal doğrultudan aykırı herhangi bir yolculuk yapabilmek mümkün değildir. zira, bir değişkenler bütününün diğer tüm değişkenleri etkilemesine rağmen, organik bağlara ve denklemlerin içersindeki sonuçlara rağmen bir “an"da denklemden komple çıkarıp almak (ölüm) rasyonel olsa da, o değişkenler bütününü başka bir "an"a bir şekilde "implement” (monte-ama tam karşılamıyor) etmek “an"ların tüm akışını bozabilme riskini taşımaktadır. zira, eklenecek yeni değişkenler kanserli hücreler gibi olmaması gereken sonuçları ortaya çıkarabilecek, tüm bütünlüğü bir anda silip atabilecektir. normal şartlar altında, değişkenlerin denklem içinde ilerleyip çözüme ulaşması için geçecek takip süresi (x=0=yok oluş) "an"lar arasındaki bütünlüğün değişken bazındaki "sıkılığına” bağlıdır. (ki einstein buna görelilik demiştir)
bunu ontik perspektifte incelersek, yaratıcı için bu denklemlerin hepsinin oluşturulup işleyişine bırakılması, bu işleyişin sürdürülmesi ve bitirilmesi de “an"dır, sadece. haliyle, eğer ki bir yaratıcıdan bahsedersek onun için öncesi, sonrası ve tartışmalı pozisyonlarının sorgulanması eblehlikten öte değildir.

zira denklem sadece değişkenleri için geçerlidir.”
devamını gör...

halk eğitiminde amme hizmeti. yaz arkadaşım,

misafirlik, hasta ziyareti, camel soft, ayak parmağı, kız arkadaş, saç (sakalın uzunu makbuldür) vs.
devamını gör...

dünyanın en küçük kuşu
arı sinek kuşu
2 grammış ya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir gün emin yoğurtcuoğlu ile tanışacam
beraber kuş resmi çekecez.
ortak arkadaşımız var,*
ahan da buraya yazıyorum
dedi dersiniz.
devamını gör...

arapça ''kadr'' ve farsça ''şinas'' sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş osmanlıca bir sıfattır. tam karşılığı değerbilirdir. kadir kıymet bilen, saygı değer, değerli insanlar için kullanılır. bu nitelikteki insanlar için kullanmayı da çok sevdiğim ve onlara yakıştığını düşündüğüm bir kelimedir aynı zamanda.
devamını gör...

ekseriyetle minik bir kod dokumayla halledilecek iş. iko göreve..

malumunuz.. bu aralar çok azıttı bu ergen irisi oluşum. geceleri açtıkları türlü eril başlıklarla sözlüğün ahlaki kaidelerini birer ikişer çiğnerken geceleri uyuma saatini 2’ye indirerek sözlükte gündüz vakitleri de infiale yol açmaktadırlar.

zekaları dilim varmıyor ama kamer genç ile ilyas salman arasında gidip geliyor.. sürekli öfkeli ve azgınlar..

evimin en güzel bölümü diye başlık açıp hepbir ağızdan yatak odası yazıyorlar.

iğrençç herifler. kıllı, tişörtlerine portkakal suyu sıçramış lekeli ibişler.

atılsınlar sözlükten tez vakittee.
devamını gör...

1907 yılında istanbul fatih'te dünyaya gelen banarlı, trabzon milletvekili, şair ömer hilmi'nin torunu, vali ve şair ilyas sami ile nadire hanım'ın oğludur. soyadını babasının ve annesinin mezarlarının bulunduğu tekirdağ'ın banarlı köyünden almıştır.
cumhuriyet devri yazarlarındandır. yazı hayatına orta o­kulda iken başlamıștır. sanat eserleri arasında hece ve aruz vezinleri ile şiirler, oyunlar, hikâyeler ve denemeleri bulunur.
devamını gör...

ortama bir kadın girdiği taktirde küfürler ve argolar durur. bir anda kraliyet ailesi üyesi oluruz. ben prens edward olurum hep.
devamını gör...

bilen bilir. spor severim. uzun yıllar profesyonel olarak spor yaptım. yılmaz bir müsabaka sever olduğum için de televizyonda, youtube'da denk geldiğim bir videoda, instagram keşfette, kısacası herhangi bir yerde denk geldiğim tüm "yarışları, yarışmaları" içeriği ne olursa olsun bir şekilde takip ettim/ediyorum. özellikle babam küçük yaşta başladığım ve hayatımın görece kritik dönemlerine kadar devam ettirdiğim, o dönemler için de günümün, gündemimin en major konularından biri olan sporculuk serüvenime dişini, tırnağını, emeğini, zamanını, parasını yatırarak sonuna kadar destek verdi. en önemsiz maçıma bile geldi. en basit, çantada keklik seçmemde bile tezahüratını eksik etmedi. benim hayatını spor yaparak kazanan biri olmamı çok istedi. çok. buna rağmen, ben voleybolu bırakıyorum baba, kendime başka bir yol çizeceğim dediğimde, iyi düşündün mü kızım, benim ne istediğimin bir önemi yok ama sen bana benziyorsun, kazanmayı seviyorsun ve kazandın mı, kayıp mı ettin kişiye/duruma göre değişecek bir işin olmasındansa kesin sonuçları olacak böyle bir iş yapmanın ben senin karakterinle daha çok örtüşeceğini düşünüyorum diyecek kadar da kendinden izole düşünebilecek bir adamdı. beni bu kadar iyi tanıyor olmasıysa cabası.

benim canım babam, o derin çukura koyduğum adam, hayatta ailesinden ve işinden sonra en çok fenerbahçe'yi seviyordu. ölüm döşeğinde, canıyla boğuşurken bile fenerbahçe'nin izleyebileceği tüm maçlarını izledi! o son derbide galatasaray'a deplasmanda gol atamayan fenerbahçe'nin 4. yıldızı göğsüne bir türlü takamamasını şahsen tanıdığım hiç kimse onun dert ettiğinden daha çok dert edinmedi kendine. ben dahil. ben ki 2006 yılında denizli maçından sonra üzüntüden kurdeşen dökmüş, hastanelik olmuş insanım. gerçek bu. galatasaraylı olan acil doktoru üzerimdeki forma sebebiyle stres kaynağımı tespit etmiş, gerekli tedaviyi uyguladıktan sonra dalga geçmişti benimle de, şikayet etmiştim kendisini hatta. hadsiz. bugün olsa bugün yine yaparım.

neyse, ben işin cılkını çıkartabilen bir insanım böyle konularda. anlamışsınızdır. e tff de hepimizin malumu. ben bu lig takip etme işini bıraktım bir süre. hala denk geldiğinde cirit atma müsabakalarını falan izleyen bir insan olmaya devam ettim bu süreçte ama tüm spor paketi üyeliklerimi iptal ettirdim. kendime kurallar falan koydum. hem detoks hem kendimi kendimden koruma çabası hem de inanç yitimi. bildiğimiz hikayeler. ta ki bu sezona kadar.

fikirlerinizi kendinize saklayınız. yas süreci çok ilginç bir olgu. bu sene fenerbahçe'nin şampiyon olmasına yüklediğim anlamın babamın ölümüyle olan ilişkisini, bunun benim hayatımdaki karşılığını sorgulama* hakkını terapistime bile vermiyorum. bazı şeyler öyledir. öyle olmaya da devam etmelidir. her şeyi anlamamız gerekmiyor. çözmek? sildirip gidebilirler!

çok uzun zamandır hayatımda sevgili olarak anamayacağım fenerbahçe! türkiye gibisin benim için. kopamıyorum senden! hem nefret hem bağlılık. lanet olsun sana! ama iyi ki de varsın aynı zamanda! bu sene babamın gerçekleşmeyecek bir diğer hayali olmana izin vermiyorum! o lüks bana ait! kızıydım ben onun. benimle ilgili hayal kırıklığını, iç burulmasını tolere edebilirdi. sen kimsin?!

alın size tanım; bu sene şampiyon olmak zorunda olan takımdır fenerbahçe!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibariyle başlattığım ayaklanma. sözlüğe rağmen sözlük için bunu yapmak zorundayız sevgili arkadaşlar. bildiğiniz gibi sözlük bir kaç entelin eline düşmüş durumda. onlar ne isterse o oluyor. hepiniz fark ettiğiniz üzere de saçma sapan şeyler oluyor sözlükte. sözlük entelleşmek yerine her geçen gün daha da sıkıcı bir yer halini alıyor. zaten bu sözlüğü de büyük ihtimal ilk olarak bu çok bilmiş entel takımı terk edecektir. sözlüğün kaliteli bir yer olması için ilk şart olan kanallar kısmı acil olarak kaldırılmalı ve açılan tüm başlıklar akışa düşmelidir. böylece akış hem daha renkli olacak hem daha hızlı akacak. ayrıca burası çok sesli bir ortam. insanların düşüncesini beğenmezsen okumazsın olur biter. neyse ayaklanma kapsamında ilk talebimiz tüm başlıkların akışa düşmesi. normal sözlük dayanışma platformu olarak isteklerimiz yerine gelmezse gereken yaptırımları yapmak zorunda kalacağız. umarım bu durum uzlaşı ile en kısa zamanda çözülür. tüm yazarları bu ayaklanmaya katılmaya davet ediyorum. sözlüğü faşist baskılardan kurtarmanın vakti geldi de geçiyor bile.

edit: gelen talepler doğrultusunda kankacılığın önüne geçilmesi ve kimsenin kendini dışlanmış hissetmemesi için discordun kapatılmasını istiyoruz.

edit 2: yine taleplere binaen acil olarak hesap silme seçeneği gelmeli ve yazar isteği doğrultusunda tüm girilerini silerek yazarlığını sonlandırabilmeli.

#normalsözlüktekizulmedurde
devamını gör...

türk dil kurumu sözlüğünde tanım başlığımız olan duyurumluk kelimesini yazarsanız anlamı şu çıkıyor:

duyuruların üzerine yazıldığı veya yapıştırıldığı düz levha, duyuru tahtası, ilan panosu, ilan tahtası.

iyi güzel ama ilan panosunun ne suçu var bu işte, niye böyle bir kelimeyi ona layık görüyorsunuz ki?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadınlar erken olgunlaşmıyor, erkekler geç olgunlaşıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim