2023'te ankara'ya deniz gelir mi sorunsalı
rahmetli, erbakan veya süleyman demirel gibi eski siyasetçiler, yaşıyor olsalardı seçim vaadi olarak ankara'ya deniz getireceğim der oy alırdı.
bu yazdığım tarihte gerçekleşmiş bir seçim vaadi, ama ankara için değil daha beteri güneydoğu'da bir il için.
bu yazdığım tarihte gerçekleşmiş bir seçim vaadi, ama ankara için değil daha beteri güneydoğu'da bir il için.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
aziz dostum olan yazardır.
sözlüğün ulu yazarıdır.
mümkünse, uygun olan en kısa zamanda, yedikule’ de bulunan safa meyhanesinde, muhabbetin kralını yapmaya davet ettiğim güzel yürekli insandır.
dostum seninle, aristokrasinin bir kolu olan meritokrasi ile devlet yönetiminin mümkün olup olamayacağından,
mitosları nasıl anlamlandırmamız gerektiğinden,
marcel proust'un kayıp zamanın izini nasıl sürdüğünden,
ak şamandan - kara şamandan, aborjinlerden,
hala afrika kabilelerinde yaşıyor olan mitoslardan, seth ile horus'un bitmek bilmeyen mücadelesinden,
lenin'in filozofluğundan, fikret kızılok'un devrimci sözlerinden, haziranda ölmenin nasıl zor olduğundan,
anadolu'nun araplaştırılması sonucunda, anadolu insanının daha önceleri persçe dediği bir dilin isminin nasıl farsça kelimesine dönüştüğünden,
bohemian rhapsody'den, aşık mahzuni şerif'in felsefik türkülerinden, johann sebastian bach'ın barok döneminin en büyük sanatçısı olduğundan,
musa'nın, mısır'dan nasıl ayrıldığından, gılgamış destanı'ndan, sümerler'den, hititler'den, antik mısır’ın; haneden, eski ve yeni krallık dönemlerinden,
hacı bektaş veli'nin, anadolu'ya getirdiği kültür ve öğretilerden, pir sultan abdal'ın şiirlerinden, anadolu insanının çektiği acılardan, katliamlardan,
spinoza'nın panteizminden, platon'un mağarasından, stoacılardan, sartre'ın varoluşçuluğundan, dostoyevski'nin nasıl şahane bir yazar olduğundan,
klise çanlarının ezanla karıştığı coğrafyalardan, hacı bayram veli cami nin pagan tapınağına birleşik olarak yapılmasından, ayasofya'nın tarihinden, ibadete açılmasından,
dünyadaki sol fraksiyonlardan, diyalektik materyalizmden, orta doğuyu nasıl dogmatik fikirlerin esir aldığından,
kadınlardan, aşktan, konuşmak doğrusu muhteşem olurdu.
illaki futbol da konuşalım dersen, mümkünse şişenin dibini gördüğümüzde olsun.
sevgiyle.
sözlüğün ulu yazarıdır.
mümkünse, uygun olan en kısa zamanda, yedikule’ de bulunan safa meyhanesinde, muhabbetin kralını yapmaya davet ettiğim güzel yürekli insandır.
dostum seninle, aristokrasinin bir kolu olan meritokrasi ile devlet yönetiminin mümkün olup olamayacağından,
mitosları nasıl anlamlandırmamız gerektiğinden,
marcel proust'un kayıp zamanın izini nasıl sürdüğünden,
ak şamandan - kara şamandan, aborjinlerden,
hala afrika kabilelerinde yaşıyor olan mitoslardan, seth ile horus'un bitmek bilmeyen mücadelesinden,
lenin'in filozofluğundan, fikret kızılok'un devrimci sözlerinden, haziranda ölmenin nasıl zor olduğundan,
anadolu'nun araplaştırılması sonucunda, anadolu insanının daha önceleri persçe dediği bir dilin isminin nasıl farsça kelimesine dönüştüğünden,
bohemian rhapsody'den, aşık mahzuni şerif'in felsefik türkülerinden, johann sebastian bach'ın barok döneminin en büyük sanatçısı olduğundan,
musa'nın, mısır'dan nasıl ayrıldığından, gılgamış destanı'ndan, sümerler'den, hititler'den, antik mısır’ın; haneden, eski ve yeni krallık dönemlerinden,
hacı bektaş veli'nin, anadolu'ya getirdiği kültür ve öğretilerden, pir sultan abdal'ın şiirlerinden, anadolu insanının çektiği acılardan, katliamlardan,
spinoza'nın panteizminden, platon'un mağarasından, stoacılardan, sartre'ın varoluşçuluğundan, dostoyevski'nin nasıl şahane bir yazar olduğundan,
klise çanlarının ezanla karıştığı coğrafyalardan, hacı bayram veli cami nin pagan tapınağına birleşik olarak yapılmasından, ayasofya'nın tarihinden, ibadete açılmasından,
dünyadaki sol fraksiyonlardan, diyalektik materyalizmden, orta doğuyu nasıl dogmatik fikirlerin esir aldığından,
kadınlardan, aşktan, konuşmak doğrusu muhteşem olurdu.
illaki futbol da konuşalım dersen, mümkünse şişenin dibini gördüğümüzde olsun.
sevgiyle.
devamını gör...
#busenede31
devamını gör...
muhammed 4. ayet
hz ali ye, haricilerin; "hüküm, yalnız allah ındır" ayetini düstur edindikleri hakkında sorulunca, şöyle buyurdu;
"bu, sapkın bir kavmin ağzındaki, hakikat bir sözdür."
acaba, hz ali ne demek istemişti?
ayetin nüzul sebebine bakılmaksızın, hüküm çıkarmaya çalışan, savaş ayetini alıp, sanki bu hüküm, genel bir hükümmüş gibi uygulamaya çalışan zihniyet, islama kafirlerden daha çok zarar veriyor.
küfür," gerçeğin üzerini kapatmak, gerçeği gizlemek" anlamına geliyor. şimdi; bu ayeti genel bir hüküm gibi cımbızlayıp, bu ayetten hüküm çıkarmaya çalışmak, küfür değil midir?
"bu, sapkın bir kavmin ağzındaki, hakikat bir sözdür."
acaba, hz ali ne demek istemişti?
ayetin nüzul sebebine bakılmaksızın, hüküm çıkarmaya çalışan, savaş ayetini alıp, sanki bu hüküm, genel bir hükümmüş gibi uygulamaya çalışan zihniyet, islama kafirlerden daha çok zarar veriyor.
küfür," gerçeğin üzerini kapatmak, gerçeği gizlemek" anlamına geliyor. şimdi; bu ayeti genel bir hüküm gibi cımbızlayıp, bu ayetten hüküm çıkarmaya çalışmak, küfür değil midir?
devamını gör...
çıkarınca rahatlatan şeyler
maske, hem pandemi sürecinde taktıklarımız hem de karşımdaki kişi yapmacıklık maskesini çıkarıp gerçek yüzünü gösterdiği vakit bir rahatlama geliyor.
devamını gör...
normal sözlük'ün 30 yaş üstü yazar kaynaması
ben, hiiiic üstüme alinmiyorum hatta öyle bir başlığın varlığından bile haberdar değilim, haberim yokmuş gibi çek panpa..
devamını gör...
yaşadığın hayattan mutlu musun sorunsalı
mutluyum. aslında büyük bir sınav stresi yaşıyorum, pandemi yüzünden herkesin olduğu gibi benim de sağlığım tehlikede, her insan gibi dert ettiğim şeylerim de var kendimce ama ben her şeye rağmen mutluyum . hem mutlu olduğunuza inanmazsanız nasıl geçer bu hayat? herkes mutluluğu arıyor hayatında, haklılar da ama bu kadar çok istiyorsak eğer bi şekilde mutlu olmalıyız. çevrenizdeki insanlar sizi sevmiyor olabilir, çok ciddi sağlık sorunlarınız olabilir, aileniz akrabalarınız tarafından bile sevilmiyor olabilirsiniz ama her şeye rağmen yaşıyorsunuz ve yaşayacaksınız da bu hayatı o yüzden madem yaşıyorum madem her gün bana yeni bir şans, yeni bir nefes hakkı veriliyor o zaman ben de onu hak etmeyelim diyin kendinize. mutlu olun, mutluluğu siz yaratın.
devamını gör...
uzun süre giyilmemiş giysinin cebinde para bulmak
genelde, ,bir düğüne, nikâha gideceksem başıma gelen, çok güzel bir olaydır.
ayda yılda bir giydiğim takım elbisenin cebinden para çıkabiliyor.
bir keresinde çeyrek altın bile bulmuşluğum vardır.*
ayda yılda bir giydiğim takım elbisenin cebinden para çıkabiliyor.
bir keresinde çeyrek altın bile bulmuşluğum vardır.*
devamını gör...
bazı insanlarla iki kez tanışılması
bazen bir insan ile tanışsanız da ortak nokta olmadığı için beyin o insani silebilir ama ortak nokta farkedildikten sonra beyin o insan ile ilgili bilgileri kaydetmeye başlar.
devamını gör...
ankara vs istanbul
ankara'nın her kulvarda fark atarak kazandığı versus
devamını gör...
metin altıok
sivas katliamında kaybettiğimiz çok değerli sanatçıdır...
kalemi aynı kendisi gibi nahif olan, okunduğunda insanın yüzünde buruk bir gülümse bırakan şiirlerin sahibidir.
kalemi aynı kendisi gibi nahif olan, okunduğunda insanın yüzünde buruk bir gülümse bırakan şiirlerin sahibidir.
devamını gör...
pembe panter sendromu
mağazalarda müşteriye adeta yapışan, arkasında dolanan, müşteriyi gerginliklere sürükleyen tezgahtarların sebep olduğu ve ismini satış eğitmenlerinin koyduğu bir sendrom çeşidi.
devamını gör...
geceye bir 2000'ler şarkısı bırak
niran ünsal-göçebe.
devamını gör...
kalevela destanı
finlandiya milli destanıdır. elias lönnrot tarafından fin kabileleri arasından derlenmiştir. eserde doğaya karşı uğraş veren kuzey insanları, onların aile erdemleri, bilgeliği ve sözün yaratıcı gücü övülür. destan kahramanları, olağanüstü özelliklere sahiptir.
olaylar dört kişi etrafında döner. lemninkainen, pohjola’nın kuzey yöreleri, en güzel kızının gönlünü kazanmaya çalışan kişidir. ilmainen, insanlara mutluluk getirdiğine inanılan fakat onları savaşa sürükleyen sampo adlı büyülü değirmeni yapan demircidir. vainamoinen, sözün büyülü gücünden yararlanan, tek gücü bilgelik olan yaşlı bir ozandır. lempa ise kötülük ruhudur.
aslı ölçülü ve uyaklı olan bu manzum destan dünyanın pek çok diline çevrilmiştir. destan finlilerin ulusal bilinçlerinin uyanmasında, unuttukları ana dillerini öğrenmelerinde oldukça önemli bir görevi yerine getirmiştir. kaynak
olaylar dört kişi etrafında döner. lemninkainen, pohjola’nın kuzey yöreleri, en güzel kızının gönlünü kazanmaya çalışan kişidir. ilmainen, insanlara mutluluk getirdiğine inanılan fakat onları savaşa sürükleyen sampo adlı büyülü değirmeni yapan demircidir. vainamoinen, sözün büyülü gücünden yararlanan, tek gücü bilgelik olan yaşlı bir ozandır. lempa ise kötülük ruhudur.
aslı ölçülü ve uyaklı olan bu manzum destan dünyanın pek çok diline çevrilmiştir. destan finlilerin ulusal bilinçlerinin uyanmasında, unuttukları ana dillerini öğrenmelerinde oldukça önemli bir görevi yerine getirmiştir. kaynak
devamını gör...
uçak kazası raporu izleyip uçağa binmek
eğer bir uçak kazası yaşaycaksanız bunun önüne zaten geçemezsiniz. uçakta yolculuk ederken tabletten izlemişliğim vardır ayrıca.
devamını gör...
çalışma kulübü
selam sevgili öğrenciler, sabırlı mezunlar! bu zor salgın döneminde size biraz da olsa yardımcı olacağımı düşündüğüm yepyeni bir kulüple geldim. çok çok sevdiğim sevgili eş başkanım amaterasu ile beraber kafa sözlüğümüzün çalışma kulübümüz vatana millete hayırlı olsun diyoruz! öncelikle başlayayım kulübümüzü açma amacımdan. ders adına çeşitli uygulamalar var, kimisi planlama, kimisi soru çözüm, kimisi motivasyon adına, kimisi de konu anlatan uygulamalar... ben istiyorum ki burada sorularınızı atın çözelim , kendi plan programlarımızı atalım herkese fikir olsun, birbirimizi motive edelim, gideceğimiz yola hep beraber yardımlaşarak ulaşalım. yani isteğim ücretli uygulamaların yerini tutabilecek bir kulübümüz olsun sevgili yazarlar, ve en önemlisi birlikten kuvvet doğar ana düşüncesiyle haraket edelim. bir de gelelim kulübe kimler katılmalı sorusuna. kulübümüz çalışma kulübü olacağından öğrencilerimizin, mezunlarımızın gelmesi asıl isteğim. öğretmen arkadaşlarımı da özel köşemize bekliyorum. kendilerine eğer soru çözüm, konu anlatma kısmında biz öğrencilere yardım etmek isterlerse çok mutlu olacağımı belirteyim. şimdiden çok heyecanlı olduğumu belirtmek isterim. heyecanla sizleri bekliyorum! katılma linkimiz burada
devamını gör...
filin yolculuğu
bugün bitirdiğim( bitirebildiğim) jose saramago kitabı.
daha önce körlük ve görmek kitabıyla tanımıştım kendisini. noktalama işaretleri kullanmaması ve konuşma başlıklarını açmaması yazarı bilen herkesce bilinir. ha işte onun 10 katı olarak düşünün kitabı. uzun cümlelerin içinde ,bazen kim kim, kim neyi dedi diye 2/3 kere okumak durumunda kaldım.
kitabın konusu sadece şu: süleyman adlı fil ve bakıcısı subhro , portekiz kralının emrindeyken avusturya arşidüküne hediye edilmek istenir. arşidükün hediyeyi kabul etmesiyle filin yolculuğu başlar.
kitabın etkileyiciliği konusunda değil, konunun işlenişinde. bu yolculuk tabi ki bürokrasinin ağına takılacaktı. bakıcı subhro aslında farklı bir karakter. akıllı ve mantıklı.politiklikliği de bu mantığından kaynaklanır. arşidük ise lutherci. kilise hapishanesinden çıkıp ülkeyi özgürleştirme ve modernleştirme taraftarı. ama korkuları var ve görüşünü ulu orta dile getirmiyor. yol üzerinde konaklama yerlerindeki halkın düşünce yapıları, askerler,ırgatlara hatta filin bile aklına girerek olası düşüncelerini mizahi bir dille aktarmıştır. aralara kilise karşıtlığını da serpmeyi unutmamıştır.
kitabın çoğunluğu yazarın hastane odasında yazılmış ve yazarın da son kitaplarından biridir.
kitap ise gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır.gilda lopes encarnaçao adlı bir arkadaşıyla buluşmalarında ,kendisine 16.yy’da 3.don joao döneminde, 1551’de bir filin lizbon’dan viyana’ya yolculuğunu anlatmış ve kitabın doğuşu da bu hikayeyle olmuş.
kitap ile ilgili görüşüme gelince; kitapta sürükleyici bir konu bekliyorsanız sizi hayalkırıklığına uğratabilir. ama esprili dili ile okunmaya değer bir kitap.
daha önce körlük ve görmek kitabıyla tanımıştım kendisini. noktalama işaretleri kullanmaması ve konuşma başlıklarını açmaması yazarı bilen herkesce bilinir. ha işte onun 10 katı olarak düşünün kitabı. uzun cümlelerin içinde ,bazen kim kim, kim neyi dedi diye 2/3 kere okumak durumunda kaldım.
kitabın konusu sadece şu: süleyman adlı fil ve bakıcısı subhro , portekiz kralının emrindeyken avusturya arşidüküne hediye edilmek istenir. arşidükün hediyeyi kabul etmesiyle filin yolculuğu başlar.
kitabın etkileyiciliği konusunda değil, konunun işlenişinde. bu yolculuk tabi ki bürokrasinin ağına takılacaktı. bakıcı subhro aslında farklı bir karakter. akıllı ve mantıklı.politiklikliği de bu mantığından kaynaklanır. arşidük ise lutherci. kilise hapishanesinden çıkıp ülkeyi özgürleştirme ve modernleştirme taraftarı. ama korkuları var ve görüşünü ulu orta dile getirmiyor. yol üzerinde konaklama yerlerindeki halkın düşünce yapıları, askerler,ırgatlara hatta filin bile aklına girerek olası düşüncelerini mizahi bir dille aktarmıştır. aralara kilise karşıtlığını da serpmeyi unutmamıştır.
kitabın çoğunluğu yazarın hastane odasında yazılmış ve yazarın da son kitaplarından biridir.
kitap ise gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmıştır.gilda lopes encarnaçao adlı bir arkadaşıyla buluşmalarında ,kendisine 16.yy’da 3.don joao döneminde, 1551’de bir filin lizbon’dan viyana’ya yolculuğunu anlatmış ve kitabın doğuşu da bu hikayeyle olmuş.
kitap ile ilgili görüşüme gelince; kitapta sürükleyici bir konu bekliyorsanız sizi hayalkırıklığına uğratabilir. ama esprili dili ile okunmaya değer bir kitap.
devamını gör...
geceye bir 45'lik bırak
b.manço-dönence.
devamını gör...


