peygamber efendimiz de mideyi boş bırakın der
din de devlet de halka azla yetinmeyi, yoksulluğa isyan etmemeyi öğretir. o yüzden peygamberden ilham almaları gayet olağan.
devamını gör...
gökçeada
görmek istediğim yerlerden biri.dibek kahvesi de içmeli.
devamını gör...
danon hastalığı
lizozom ilişkili membran protein 2 defekti sonucu görülen hipertrofik kardiyomyopati ile karakterize kas glikojenoz grubu bir hastalıktır.
x'e bağlı kalıtılır.
x'e bağlı kalıtılır.
devamını gör...
muhafazakar ailenin farklı düşünen çocuğu olmak
bu konuda çok doluyum. küçüklüğümden beri mantığımın esiriyim ve ailemin görüşü bana aşırı mantıksız geldi hep. ben de camiye gittim, “kuran’ı söktüm” karşılığında bir lollypop verildi. çok sevinmiştim. hoca kendi çocuğuna afilli bir çikolata vermişti. ben göremem böyle şeyleri, arkadaşım göstermişti. bulutlara bakıp allah sanacak kadar küçüktüm.
caminin önünde öpüşen çiftlerden iğrenecek kadar küçüktüm, artık emindim: benim camiye gitmem, kuranı okuyabilmem, oruç tutmam yani vazifelerimi yerine getirmemin karşılığı bir şekerden ibaretti.
okuldan kaçmamın namussuzluk sayılacak kadar küçüktüm ve fark ettim ki dua’larım uzay boşluğunda kara deliklere varıp, dönmüyor, yok sayılıyordum.
ben tanrı olsam çocukların gönlünü eylerdim. bulutlara değil bana anlatmalarını isterdim, biraz şımarmayı hoş görürdüm.
aklımdan geçen dilime döküldüğün de yediğim okkalı tokatlar ve kaybolan bi tutam saçlarımın üzüntüsü ile, dinsel mevzuları ailemle konuşmamam gerektiğini, -mış gibi yapmanın hayat kurtardığını, mantığımın aile şefkatine olan ihtiyacıma yenik düşmesi gerektiğini anlayacak kadar büyümüştüm.
caminin önünde öpüşen çiftlerden iğrenecek kadar küçüktüm, artık emindim: benim camiye gitmem, kuranı okuyabilmem, oruç tutmam yani vazifelerimi yerine getirmemin karşılığı bir şekerden ibaretti.
okuldan kaçmamın namussuzluk sayılacak kadar küçüktüm ve fark ettim ki dua’larım uzay boşluğunda kara deliklere varıp, dönmüyor, yok sayılıyordum.
ben tanrı olsam çocukların gönlünü eylerdim. bulutlara değil bana anlatmalarını isterdim, biraz şımarmayı hoş görürdüm.
aklımdan geçen dilime döküldüğün de yediğim okkalı tokatlar ve kaybolan bi tutam saçlarımın üzüntüsü ile, dinsel mevzuları ailemle konuşmamam gerektiğini, -mış gibi yapmanın hayat kurtardığını, mantığımın aile şefkatine olan ihtiyacıma yenik düşmesi gerektiğini anlayacak kadar büyümüştüm.
devamını gör...
evreni anlamlandıranın insan olması
insanın en büyük sorunu bu bence, kendini dünyanın ve evrenin sahibi sanması. bu başlık da bunun göstergesi.
evrende başka bir yaşam formunun varlığı hakkında bir verimiz yok fakat bu olmadığı anlamına gelmez, gelse de evreni anlamlandıran insan olmaz. insan; beyni biraz daha gelişmiş, düşünme yeteneği olan bir hayvan sadece. bu gelişmişliğin kullanım şekli de göz önüne alındığında anlamlandırmaktan çok zarar veren tür insan desek daha doğru olur.
evreni anlamlandıran şey ise kaostur bence. her şeyin birbiri içinde kaotik bir düzeni olması, ufacık bir değişikliğin bile bir sürü şeyi etkilemesi evreni anlamlı kılıyor benim gözümde.
evrende başka bir yaşam formunun varlığı hakkında bir verimiz yok fakat bu olmadığı anlamına gelmez, gelse de evreni anlamlandıran insan olmaz. insan; beyni biraz daha gelişmiş, düşünme yeteneği olan bir hayvan sadece. bu gelişmişliğin kullanım şekli de göz önüne alındığında anlamlandırmaktan çok zarar veren tür insan desek daha doğru olur.
evreni anlamlandıran şey ise kaostur bence. her şeyin birbiri içinde kaotik bir düzeni olması, ufacık bir değişikliğin bile bir sürü şeyi etkilemesi evreni anlamlı kılıyor benim gözümde.
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
ben hayata, kendime, insanlara dair bugün bildiğim çoğu şeyi 19 yaşımda öğrendim. her insan geri dönüp baktığında bunu 19 yaşı için diyebilir mi, bilmiyorum, aslında yaş pek önemli değil. yine de benden bir tavsiye beklense sanırım şunu derdim: öğreneceğin pek çok şeyi acı ya da üzücü olaylar sonrasında elde ediyor olman, bir şeyler öğrenmek için illa acı ya da üzücü şeyler yaşamanın gerektiği anlamına gelmiyor. canını yakarak deneyim edinme veya bu amaç için canının yanmasını göze alma huyunu bir kenara bırak; ve sana kötü hissettiren, yanlış gelen bağlamlardan ve insanlardan kaçın. senin ve hayatın için doğruluğuyla sana birçok şey katacak insanlara hayatında yer aç. doğru insanlar da tek başına seni düzlüğe çıkaramayacak, ama artık daha anlamlı, daha güzel manzaralı bir yokuşun olacak.
devamını gör...
türkçe
artık neredeyse adımız gibi bildiğimiz üzere türkçe, ural altay dil ailesinin altay koluna mensuptur ve sondan eklemeli bir dildir. türkçede kelime kökleri değişmez, kökten yeni kelimeler türetmek için çekim ekleri ve yapım ekleri kullanılır. ör: kitap - lık.
türkçede ünlüler arasında kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık; ünsüzler arasında ise sertlik- yumuşaklık uyumu vardır.
türkçenin anlamsal özellikleri: yanlış anlama, hiç anlamama, eksik anlama ve anlam verememe'dir.
türkçenin anlam ilişkileri: eş adlılık, zıt anlam, temel ve mecaz anlam'dır.
gerçekten zengin ve bence güzel bir dilimiz var. en basitinden renklerimiz bile o kadar çeşitli ki, örneğin: gülkurusu, yavruağzı, fildişi vb. renklerin tonlarına göre farklı adlar alması, bir şeyi tasvir etmek için çeşitli birçok kelimeye sahip olmamız, cinsiyet ayrımına sahip olmayan bir dile sahip olmamız [sahip olan örneği için: (bkz: fransızca)] çok değerli. ve bunların dilimizi güzel yapan unsurlardan olduğunu düşünüyorum.
güzel, çünkü insanın kendisini rahatça ifade edebilmesi hem iletişim açısından hem de insanların birbirlerini anlaması ve kültür aktarımı bakımından çok önemli.
türkçede ünlüler arasında kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık; ünsüzler arasında ise sertlik- yumuşaklık uyumu vardır.
türkçenin anlamsal özellikleri: yanlış anlama, hiç anlamama, eksik anlama ve anlam verememe'dir.
türkçenin anlam ilişkileri: eş adlılık, zıt anlam, temel ve mecaz anlam'dır.
gerçekten zengin ve bence güzel bir dilimiz var. en basitinden renklerimiz bile o kadar çeşitli ki, örneğin: gülkurusu, yavruağzı, fildişi vb. renklerin tonlarına göre farklı adlar alması, bir şeyi tasvir etmek için çeşitli birçok kelimeye sahip olmamız, cinsiyet ayrımına sahip olmayan bir dile sahip olmamız [sahip olan örneği için: (bkz: fransızca)] çok değerli. ve bunların dilimizi güzel yapan unsurlardan olduğunu düşünüyorum.
güzel, çünkü insanın kendisini rahatça ifade edebilmesi hem iletişim açısından hem de insanların birbirlerini anlaması ve kültür aktarımı bakımından çok önemli.
devamını gör...
seri tanım silmek sözlüğe zarar vermektedir
uyandım. günlük rutin haline gelen tuvalet el yüz yıkama faslı bittikten sonra yapacak daha iyi bir işim olmadığı için bugün yine her zaman ki gibi sözlüğe nasıl zarar versem diye düşünürken o müthiş fikri buldum. evet. tanımlarımı sileyim ki sözlük zarar görsün. ne kadar çok silinen tanım o kadar çok zarar.
belki de bütün tanımlarımı silersem sözlüğü ele geçirebilirdim. ve başladım silmeye.
ilk tanımı silerken sözlüğe vermiş olduğum o zararın mutluluğu içimde çığ gübü büyüyordu. hele hele ikinci tanım silinince sözlük daha önce hiç görmediği kadar zarar görmüş oldu. mutluluğun nirvanasındaydım.
ama o da ne nirvanadan aşağı düştüm bir anda. hem de kafamın üzerine.
üçüncü tanım silinmiyordu.
yarın başka bir yöntemle sözlüğü ele geçirme çabalarım devam edecek.
belki de bütün tanımlarımı silersem sözlüğü ele geçirebilirdim. ve başladım silmeye.
ilk tanımı silerken sözlüğe vermiş olduğum o zararın mutluluğu içimde çığ gübü büyüyordu. hele hele ikinci tanım silinince sözlük daha önce hiç görmediği kadar zarar görmüş oldu. mutluluğun nirvanasındaydım.
ama o da ne nirvanadan aşağı düştüm bir anda. hem de kafamın üzerine.
üçüncü tanım silinmiyordu.
yarın başka bir yöntemle sözlüğü ele geçirme çabalarım devam edecek.
devamını gör...
locke
steven knight'in yönettiği, başrolünde tom hardy'nin yer aldığı tek mekan filmi.
tür: gerilim
imdb: 7.2
filmde ivan locke'un yolculuğuna eşlik ediyor ve telefon konuşmalarıyla ne olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz.
tek mekan filmi deyince zihinde oluşan 'sıkıcı' algısını çok güzel bir şekilde kırıyor.
filmin ne ara bittiğini bile anlamadım, oldukça akıcı.
kendinizi ivan locke'un yerine rahatlıkla koyuyorsunuz. o an neler hissettiği, neler düşündüğü zihninizde dolaşıp duruyor. bu nedenle, gerilim türünün hakkını verdiğini düşünüyorum. izlerken çokça strese girdiğimi söyleyebilirim.
tabii tom hardy'nin performansının müthiş olduğunu söylememe gerek dahi duymuyorum. *
sadece bir otomobilin içinde geçtiği ve zaman zaman gerdiği için klostrofobisi olanların uzak durmasında fayda var.
kısacası izlenesi bir film. benden de tam tamına 7.0 puan aldı.
tür: gerilim
imdb: 7.2
filmde ivan locke'un yolculuğuna eşlik ediyor ve telefon konuşmalarıyla ne olup bittiğini anlamaya çalışıyoruz.
tek mekan filmi deyince zihinde oluşan 'sıkıcı' algısını çok güzel bir şekilde kırıyor.
filmin ne ara bittiğini bile anlamadım, oldukça akıcı.
kendinizi ivan locke'un yerine rahatlıkla koyuyorsunuz. o an neler hissettiği, neler düşündüğü zihninizde dolaşıp duruyor. bu nedenle, gerilim türünün hakkını verdiğini düşünüyorum. izlerken çokça strese girdiğimi söyleyebilirim.
tabii tom hardy'nin performansının müthiş olduğunu söylememe gerek dahi duymuyorum. *
sadece bir otomobilin içinde geçtiği ve zaman zaman gerdiği için klostrofobisi olanların uzak durmasında fayda var.
kısacası izlenesi bir film. benden de tam tamına 7.0 puan aldı.
devamını gör...
blog yazarlığı
bolca sabır, bolca merak, bolca araştırma ve daha bolca bir çok şey isteyen ünvandır. meşakkatli bir iştir. öyle ha deyince her aklınıza geleni yazamazsınız, biri çıkıp size "uydurma lan" derse sallantıya düşebilirsiniz çünkü.
kod gibi bazı konuları araştırarak öğrenmeniz gerekir. çünkü blogunuza yerleştirmeniz gereken butonlar olduğunda bunu hazırca yapamadığınız durumlar olur. bazen durgunluk yaşarsınız bazen yoğunluktan vakit bulamazsınız. blog yazarlığ çiçek yetiştirmek gibidir aslında biraz. büyümesini izlemek için gereken emeği ve sabrı göstermeniz gerekir
kod gibi bazı konuları araştırarak öğrenmeniz gerekir. çünkü blogunuza yerleştirmeniz gereken butonlar olduğunda bunu hazırca yapamadığınız durumlar olur. bazen durgunluk yaşarsınız bazen yoğunluktan vakit bulamazsınız. blog yazarlığ çiçek yetiştirmek gibidir aslında biraz. büyümesini izlemek için gereken emeği ve sabrı göstermeniz gerekir
devamını gör...
telefonunu göster
bir ak koyun vecizesi.
devamını gör...
hızlı yaşa genç öl cesedin yakışıklı olsun
çoğunlukla y neslinin gençliğinde kullandığı tabirdir. şimdi çoğu evli göbekli baba falan. tiksinç ikiyüzlüler. bazıları orta yaşlı ve göbekli ve gençliğindeki çılgın ideallerini gerçekleştirememiş olduğu gerçeğini gizlemek için 50 lerinden sonra bandana takıp motor falan alırlar ve bornova sokağında barların önünde park edip elinde birayla liseli metalci kızlarla sohbet ederek gençleştiklerini sanırlar. eski nesilin kayıp domuzları sizi biz yer miyiz sizin numaralarınızı be hehehehe.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
bu 2 grup son yıllarda ülkenin başına bela olan her taşın altından çıkan kesim olması nedeniyle iktidar partisi için harika bir propaganda aracı olmuştur. yapılan çoğu eylemi sabote edip illegal yollara başvurmalarının yanı sıra sağa sola saldırıp hak hukuk adaletten bahsederler. kendilerini anarşist ve marjinal zanneden bu heyecanlı çocuklar iktidar partisinin eline her seferinde koz vermekten öteye gidemiyorlar. adamların kendilerine faydası yok ülkeye mi olacak. bunlar her şeyi ben biliyorum havasında takılan, hiç bir şekilde itiraz kabul etmeyen, her koşulda sorgusuz sualsiz söyledikleri doğru olan kesim oldukları için faşist nasıl olunur dersi veriyorlar.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
(bkz: kıymetlimiss)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını ağlatan filmler
schindler’s list ağlatmıştır efendim, o meşhur müziği eşliğinde.
devamını gör...
telsiz kullanım ücreti
fatura ödüyoruz vergi ödüyoruz bide bunu ödüyoruz. yakında daha absürd vergiler ile karşilaşmamız çok olası diye düşünüyorum.
devamını gör...










