yetenek ve becerileri çok fazla olmayan ama buna rağmen ısrarla çabalayan, uğraşan kendini helak/heba eden insan anlamına gelmektedir.
devamını gör...

ekonominin temel yapı taşları olarak kabul edilen mal, hizmet, üretim, döviz fiyatları üzerinde kabul edilebilir seviyelerin ötesinde yaşanan şiddetli dalgalanmalara ekonomik kriz adı verilmektedir.
devamını gör...

üç dövmem bir de çocuğum var. bugün anneler günü. babası anneler günümü kutladı. iyi ki!
devamını gör...

ilişkim bitti, arkadaşlıklarım bitti ama kendimle kalınca bütün sorunlarımı çözmeye başladım, şifanın bende olduğunu fark ettim, yorgunluğumu attım, değerimi anladım, sevdiğim ve yapmak istediğim şeylere daha çok zaman ayırdım, utangaçlığımın da önüne geçip yardım kuruluşlarında gönüllü oldum. yeni ve daha iyi hissettiğim arkadaşlıklar kuruldu. görmezden geldiğim sorunlarımın üstüne gittim, ruhumu iyileştirmeye, kendimi anlamaya başladım. olsun diye tutturduğum şeyler olmadı ama hepsinin sonunda iyi ki olmamış dedim. bence ben bu yıl yeniden doğdum. iyi ki doğdum.
devamını gör...

türk psikoloji duayeni.
başlığı görünce dedim hehalde o da öldü. allah uzun ömür versin. bir kac sene önce bir eğitim seminerinde dinlemiştim. sahneye konuya olan hakimiyeti, coşkusu ve esprileri beni oldukça sasirtmisti. kendisini 2.5 saate yakın dinlemiştim ama tek bir konuda söylediğine katılmıyorum. "annelik içgüdüsel bir davranış değil, öğrenilen bir beceridir." diyordu. kadın olmamasına verdim. oysa annelik herkeste aynı miktarda olmayan bir içgüdüye sahip olmaktır.
devamını gör...

tavla şans, satranç ise bilgi ve pratik gerektirdiği için karşılaştırılmalarını doğru bulmadığım versus.
devamını gör...

aman kardeşim kaynak falan belirtmeyin, böyle söyleyin biz kabul ederiz.

doğru olsa dahi selanikli olmasıyla malatyalı olması arasında ne fark olacak onu merak ediyorum. anadolu'yu içinde bulunduğu cendereden çıkardı mı, çıkardı. ayrıca milletin, selanikli diye uyutulması uyutanlara ne kazandırmış onu da merak ettim. yazarsa onu da öğreniriz. evet kaynakla yorma kendini.

edit: ahahhaa yazarın yaptığı ek ciddiye almamam gerektiği konusunda fazlasıyla yardımcı oldu. sevgili yazara yaptığı ek ile beraber öğrenmiş olduğum şekilde ithamda bulunuyorum. kızmaca yok aynı şey:
başlığı açan yazar beyinsizdir ya da çok çok düşük kapasitede kullanıyordur. anlayışı kıttır. itirazı olan gerçeğini söylesin.
devamını gör...

(bkz: seek)

etrafınızda görüp de ne olduğunu merak ettiğiniz tüm bitki ve hayvanların isimlerini, türlerini, sınıflarını gösteren uygulama. telefonunuzun kamerasını kullanıyor. öğrenmek istediğiniz bitki ya da hayvana kameranızı gösteriyorsunuz ve uygulama arka planda çalışan arama motoruyla size bu canlıyı tanımlıyor.
devamını gör...

yanlış hatırlamıyorsan stress dayanım testlerinin de max 2030 gösteriyordu. 10 yıl içersin de 7.1 ile 7.5 arasında olması akademik camiasınca kesin, halk içinse bir o kadar uzak olduğu düşünülen deprem.

ibb'nin güzel hazırlanmış bir raporu vardır. rapor çok başarılı olsa da ölüm sayılarını en az 10 ile çarpmak gerekir diye düşünüyorum.
devamını gör...

bir gece, bir sebepten kendisine mesaj atmıştım. o geceden beri gözümde "akıllı ve pıtırcık" sıfatını almıştır.
çok teşekkür ederim dostum. iyi ki varsın, klavyen sürçmesin hiç. *

edit: söylemeyi unuttum; aşırı gamsızdır. cevap vermez, verse geç verir, susmaz, sussa konuşmaz. *
devamını gör...

yeşil ve değerli bir yaprağını * daha dökmüş olan ulu çınar. tabii böyle giderse çınarlıktan kavaklığa doğru evrilecek. hani derler ya; kavakta da boy var ama işe yaramaz bir ağaçtır genel olarak.

açıkçası buraya ne yazarsam yazayım, fayda edeceğini düşünmüyorum. faydası olsaydı, benden önce yazanlar işi çözmüş olurdu. yine de birkaç kelam etmeyi hakkım olarak görüyorum, özellikle ilk başlarda açtığım başlık ve girdiğim tanımlar dolayısıyla. epey emek verdiğimi düşünüyorum zira.

una nocte'nin yazdıklarına %99 oranında katılıyorum, altına da imzamı atabilirim. iyi kötü bilenler, tanıyanlar, trollük konusundaki düşüncelerimi de bilir: sevmem. geldiğimiz noktadan geriye bakıldığında ise görünen -en azından bana görünen- şu ki, ilk başlarda karşı çıktığım trollüğü neredeyse ben bile özleyeceğim. zira şu an öyle bir profil var ki ne yazdıklarından bir şey anlaşılıyor ne formatın f'si var ortalıkta ne de yazılanların büyük bir kısmı bir anlam içeriyor. bir noktadan sonra "hangi birini şikayet edeceğim bunların?" diyerek bıraktım.

evet, bir sözlükte baştan aşağıya aynı tarzda yazan insanların olması mümkün değil. evet, bir kısım insanlar açıp wikipedia'da bulabileceğinizi sansanız da her zaman öyle olmayan tanımlar girip uzmanlıklarını paylaşırken, bazılarının da eser miktarda goygoy peşinde olması ortama renk katabilir. fakat geldiğimiz noktada denge, ikinci grup lehine fena halde bozulmuş durumda.

şimdi burada hangi grubun ya da kimlerin böyle takıldığını tek tek yazmama gerek yok. ancak buraya "kafa forum" muamelesi yapan insanlar sayesinde, beğenmediğimiz o troller bile kendilerini geri çekmiş, doğru dürüst yazmaz olmuşsa, konu trollükten çıkmış ve daha ciddi bir üst boyuta taşınmış demektir. burayı yeni gelecek aklı başında insanlar için tercih edilebilir olmaktan çıkaran olumsuz bir boyut...

yönetim durumdan memnun ise ona diyecek hiçbir şeyim yok. mahalle maçlarında evden topu kim getirirse o haklıdır ya hani... o hesap işte. fakat içten içe "yahu gerçekten nereye gidiyor bu iş acaba böyle?" diyorlarsa mutlaka akıllarında tutmaları gereken şey, batan gemilerde kaptana yapılan uyarıları kaptanın dinlememiş olması. birileri hâlâ buranın iyiliğini düşünüp kendi çapında uyarma gereği hissediyorsa kulak verilmeli çünkü bu kulak vermeme sorununun iyi bir noktada sonlandığı, hiçbir sözlükte görülmedi henüz.

"aman ne ciddiye aldınız... yazın geçin işte!" diyenler de çıkacaktır illa ki. ancak insanın içinde tırnak ucu kadar bile sorumluluk ve adil olmak adına yanlış bulduğunu söyleme hissiyatı varsa, susmak o kadar da kolay olmuyor. üstelik "yazıp geçmek" için yazma isteğine halel gelmemiş olması gerekir. biz de yazıp geçemeyenler olarak bu noktada düğümleniyoruz zaten. istek vardı ama nem çok nem...

her neyse. şimdilik buralarda olan tayfadanım. hep kötüyü söylemeyelim. mesela dergi ve radyo projelerini gayet güzel buluyorum. sürekli yenilikler yapılmaya çalışılması da güzel. başlığım silindi, tanımım silindi diyen arkadaşlar formatı okumamış ya da kurallarda yazmasa da ortamın genel huzuruna ilişkin konularda, moderasyonun alacağı inisiyatifi anlayamamış olabilirler. 1000'den fazla başlık açtım, 2000'den fazla tanım girdim. başlıkların taşınmasını gerektiren bkz. tanımlarım haricinde henüz silinen olmadı. bu noktada herkesin kendisine de bir dönüp bakması gerekiyor diye düşünüyorum.

puan tablosu olayında da değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. başkalarına yapılan beğeniden puan kazanmak ilk bakışta beğeniye teşvik etmek amacına hizmet ediyor gibi görünse de seri beğeniciler yüzünden geldiğimiz nokta ortada. gerçekten yazdığı şeylerin çoğunu okuduktan sonra seri olarak beğenmeye değer bulduğumuz insanları bile beğenemez olduk sayelerinde. insanları çok sıkmak da çok serbest bırakmak da iyi değil. ayarını iyi tutturmak ve ortasını bulmak lazım.

mutlaka unuttuğum için yazmadıklarım vardır. tanım yeterince uzadı. onları da hatırladıkça daha sonra yazmak üzere cebime atıyorum.
devamını gör...

bir söylenti. gerçeklik payı yoktur. ben hep sürünerek giriyorum ve sürünerek geçiyor ama bunun konuyla uzaktan yakından bir alakası yok. sürünmek benim için sigara içmek kadar normal bir şey.
devamını gör...

garip, gureba, gurup, gurbet hep garp'tan türemiştir.
garp kelime anlamı olarak batı anlamına gelmektedir.
-gurup: gün batımı.
-ğu-re-ba: ayrıldı,uzaklaştı.
-garip: yabancı.
-gureba: garipler.

gurbet: ayrı olma,yabancı kalma, uzak kalmak.


yurt bellediği yüreklerden sürgün, yeryüzünde mülteci ve garip. kendinin gurbetinde olana varmak da neymiş?
devamını gör...

kelimelerin yanlış yazımının yaygınlaştırılmasının hiç iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum. insan bilmeden yanlış yazabilir ben de yazabilirim ama bilerek böyle yanlış kullanılması çok zoruma gidiyor.
devamını gör...

felsefe okuyana kadar,aç bi çehov oku dediğim yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...



şu cümle için;
"yaşamak zor bu şehirde,"

çünkü cidden o şehirde yaşanmıyordu.

edit: düzen.
devamını gör...

tiktok
devamını gör...

-"can" ismi ile uyarlanan isimler bana daha sempatik, tatlı geliyor. kanım kaynıyor nedense.

-diyarbakırlıları seviyorum. mutlaka yakın bir arkadaşım olmalı. onların yemeklerini, kültürlerini, konuşma biçimlerini, ninelerini, dedelerini yakından tanımak istiyorum. karış karış gezmek istiyorum oraları.niçin diyarbakırlılar? 1 kişi tanıdım diyebilirim sebebi o galiba.

- cansız varlıkları canlılara göre özellikle insanlar grubu olarak daha çok seviyorum. misal ayıcığım, hep gülümsüyor, bir tanem. kesinlikle herkesin bir tane sarılacağı, öpeceği ayıcığı olmalı. ayıcık da diyarbakırlı. benim bu şehre zaafım var bence.

- ahmed arif, nazım hikmet, özdemir asaf ile öldüğümde sevgili olmak istiyorum. özellikle nazım hikmet ile. ben razıyım onun biriciği olmamaya. sevdiceği grubuna girsem çok mutlu olabilirim.
devamını gör...

tudor hanedanın maymun iştahlı, çapkın, kurnaz ve acımasız kralı.
tudor hanedanlığının iki sıra numaralı prensiyken abisinin ölümüyle babasından sonraki tahtın varisi oldu. tek tahtı almadı yanında yengesi aragonlu catherine'yi de aldı. gerçi aşıklarmış birbirlerini seviyorlarmış. ah ulan yengeci behlül seni !
8.henry maymun iştahlı ve çapkın kişiliği nedeniyle eşini sayısızca aldattı. erkek varis vereyemen aragonlu catherine'den boşanmak istedi. katolik bir kralsanız papadan izinsiz lavobaya gidemezsiniz. orta çağ avrupasında her şey papadan sorulur. soran kişiye katolik kilise aşılması zor yokuştur. "henry'cim bugün seni işi hallediyoruz" diye diye kralı 6 yıl salladılar. kralda vurgun anne boleyn'e tutuştu aşkından. gerçi kral zeki bu durumu bahane ederek;aragonlu catherine'nin kendisine erkek varis veremediği için boşar. papa bir rest çeker . "ulan seni dinimden cennet bahçesiden koviyrim" diye . papalık eliyle 8.henry dinden aforoz edlip luciferle komşu olur.
8.henry her şeyde yokuş diye tabir ettiği kilise yerine yeni mezhep ve bir reformla anglikanizm kilisesini kurdu. papalığı ve katolikliği kendi topraklarından sürdü. ilk yıllarında halkı tarafındam sevilen kral , bu aldığı kararla halkta olumsuz intiba bıraktı. mezheplerini değiştirmeyen yurttaşların sonu ölüm oldu. kral hükümdarlığı boyunca 70 bin insandan fazlasını öldürttü.
aragonlu catherine eleminden kederinden öldü.
kralla evlenen anne boleyn bir türlü istenilen erkek evladı veremiyordu. bizim kral yine çapkınlıktaydı. aşkı için yeni bir mezhep kuran kral yine başka kadınlarda aşkı arıyordu. aradığını jane seymour'da buldu ama arada resmi nikahlı eşi vardı. onu boşaması lazımdı. haklı bir nedene dayandırarak yapmalıydı. kral da olsanız bazı hedeleri isteğiniz gibi yapamıyorsunuz. komplo kurmalısın. bu hikayede masum aldatılan eş rolü oynamalısın.
kralın iddiasına göre kraliçe aralarında kardeşi george boleyn'in de bulunduğu 5 kişiyle zina yapıyordu. yargılandı ve suçlu bulundu. ölümle cezalandırıldı. 11 gün sonra yaslı kral, jane seymour ile evlendi. kral yıllarca beklediği erkek evladı sonunda kucağına almıştı. tam kraliçeliğin sefasını sürecekken 12 gün sonra hakkın rahmetine kavuştu.
kral yıllar sonra clevesli anne'yle evlendi ama çok kısa sürdü 6 ay sonra kansız boşandı. kral bu seferde anne boleyn kuzeni catherine howard'la evlendi. catherine howard'ın sonu da anne boleyn gibi oldu. kuzeniyle zina yaptığı iddiasıyla yargılanıp ölümle cezalandırıldı.
kral, catherine parr ile evlendi. kral 55 yaşında öldü.
resmi nikahına 3 tane catherine sığdırarak 6 kişiyle evlendi.
devamını gör...

arkadaşların vakit geçirmek ve eğlenmek için bir araya geldiği yer manasına gelen hintçe sözcük.

ülkemizde bebekleri dışarı çıkarırken bebeklere tatlılık, şirinlik yaparak ve gülerek söylenen sözcüktür.

(bkz: atta)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim