kedi
aslında ilk aldığım sıralarda çok tatlıydı, çok şekerdi kerata ama şimdi evdeki pehlivan misali dolaşıyor.
günde 3 kap mama, ayda 1 çuval kum falan.
geceleri de beni yatağa sığdırmıyor.
neyse yani evde 10 kiloluk bir herifle yaşıyorum işte.*
günde 3 kap mama, ayda 1 çuval kum falan.
geceleri de beni yatağa sığdırmıyor.
neyse yani evde 10 kiloluk bir herifle yaşıyorum işte.*
devamını gör...
kadın yazarlardan erkek yazarlara sorular
neden ilk mesaj kadınlardan beklenir.
çünkü, özellikle günümüzde, ilk adımı atan erkeğin sapık damgası yemesi çok basit.
ben bir kadın arkadaşımıza burada bir mesaj atsam 'bu adam bana asılıyor galiba' diye düşünürsünüz hatta şikayet bile edebilirsiniz. niyetim tamamen farklı olsa bile meramımı anlatamam kimseye.
kezban diye tarif edilen kadın zihniyeti buna sebep. her selam veren erkeği kendinize asılıyor sanıyorsunuz.
pardon da siz kimsiniz.
çünkü, özellikle günümüzde, ilk adımı atan erkeğin sapık damgası yemesi çok basit.
ben bir kadın arkadaşımıza burada bir mesaj atsam 'bu adam bana asılıyor galiba' diye düşünürsünüz hatta şikayet bile edebilirsiniz. niyetim tamamen farklı olsa bile meramımı anlatamam kimseye.
kezban diye tarif edilen kadın zihniyeti buna sebep. her selam veren erkeği kendinize asılıyor sanıyorsunuz.
pardon da siz kimsiniz.
devamını gör...
normal sözlük'ün yararları
henüz insanı darlayan troller vücut bulmamıştır. bu bile başlı başına bir faydadır.
devamını gör...
hasta olduğunu sosyal medyada paylaşmak
ilk başlarda gidilen, gezilen yerler ile başlayan*, sonradan yeme-içme, sofra fotoğraflarına evrilen*, sonradan bu hale kadar gelen* ve sonunda da bu işin wc'ye ve yatak odasına kadar umumileşeceğini* düşündüren gereksiz ötesi eylem(ler)dir.
en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.
umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.
umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
devamını gör...
imamoğlu'nun aracına saldıran protestocular
"imamoğlu hakkını arayan kadını ezdi"
-a haber
-a haber
devamını gör...
rusya'nın sputnik light aşısını onaylaması
putin aşı mız , kalaşnikof'muz kadar etkili diyor, adam malına güveniyor demekki.
devamını gör...
pitbull
insanın içindeki ilkel şiddet dürtüsünün vücut bulmuş hali olan canavar.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
dur dur, yaşı minnak hanımefendilere bi tavsiyem varmış benim, belli bi yaştan sonra akıllanıp yapmıyolar zati (en azından ben rastlamadım) ama yine de ekleyeyim:
buluşmaya gelmeden önce, “şimdi adamın yanında kuş kadar falan yemek lazım” deyip de evde tıka basa karnını doyuran hanım kızlarımız, yapmayınız. zaten mevcut halinizle beğenip de hey sexy lady, akşam bişiler mi yapsak demişiz, hani bi hafta önce bizden habersiz bi buçuk iskender gömmüş olduğunuz formunuzla. salın kendinizi rahat olun, ikişer porsiyon götürelim "geçen gün bi iş yemeğinde keşfettiğimiz" güzel restoranda. hıhım.
edit: miko'nun çatal bıçakla pizza yediğini de biliriz ergenken. *
buluşmaya gelmeden önce, “şimdi adamın yanında kuş kadar falan yemek lazım” deyip de evde tıka basa karnını doyuran hanım kızlarımız, yapmayınız. zaten mevcut halinizle beğenip de hey sexy lady, akşam bişiler mi yapsak demişiz, hani bi hafta önce bizden habersiz bi buçuk iskender gömmüş olduğunuz formunuzla. salın kendinizi rahat olun, ikişer porsiyon götürelim "geçen gün bi iş yemeğinde keşfettiğimiz" güzel restoranda. hıhım.
edit: miko'nun çatal bıçakla pizza yediğini de biliriz ergenken. *
devamını gör...
türkiye'de yaşanılacak en uygun şehir
konya diyeyim de beni taşlayın.
devamını gör...
cinsellik
dünya açıkça üreme üzerine dönüyor. cinsellik dediğimiz kavram, aslında beslenme gibi çok doğal bir içgüdüdür.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
devamını gör...
yazarların olmak istedikleri dizi karakterleri
şahika koçarslanlı.
devamını gör...
girift radyo yayını
diyecek fazla bir şeyim yok maalesef.
insanlık suçu, katliam, soykırım, cinayet, tecavüz, ne dersem diyeyim bir şeyler eksik kalacak.
inanç olarak eksi değerlerde biriyim, pek dilim dönmez kafam basmaz bu tür cümleler kurmaya, kusura bakmayın.
geride kalanlara güzel bir yaşam, hayatını kaybedenlere ise rahmet diliyorum..
iyi yayınlar, acılar ortaktır.
insanlık suçu, katliam, soykırım, cinayet, tecavüz, ne dersem diyeyim bir şeyler eksik kalacak.
inanç olarak eksi değerlerde biriyim, pek dilim dönmez kafam basmaz bu tür cümleler kurmaya, kusura bakmayın.
geride kalanlara güzel bir yaşam, hayatını kaybedenlere ise rahmet diliyorum..
iyi yayınlar, acılar ortaktır.
devamını gör...
teoman
sus konuşma,klibi de hoştur.
devamını gör...
çocukken sahip olunan yanlış bakış açıları
evlenmeden çocuk sahibi olmayı çocukları allah baba gönderiyor diye bildiğimden çok öfkeliydim. bana evlenmeden çocuk vermez inşallah diye de dua ederdim.
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
henüz daha yürümeyi yeni öğrenmiş mink bir çocukken elime düşen ütü. hastaneye götürüldüğümde doktor parmaklarımdaki eti çekmiş artık bir işe yaramaz diye ve ben çığlıklarla inletmişim hastaneyi. annem tabii dayanamayıp kızmış doktora, kucağına alıp eve götürmüş.* bütün elim yandığı hâlde yalnızca etimi cımbızla çektiği iki parmağımda iz kaldı.
ah ah... o doktoru bulsam da parmaklarımda kalan izden yüzüne dövme yapsam.
ah ah... o doktoru bulsam da parmaklarımda kalan izden yüzüne dövme yapsam.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının dizi önerileri
(bkz: fargo)
(bkz: better call saul)
(bkz: the haunting of hill house)
(bkz: vikings) (ilk 4 sezonu)
(bkz: dexter)
(bkz: better call saul)
(bkz: the haunting of hill house)
(bkz: vikings) (ilk 4 sezonu)
(bkz: dexter)
devamını gör...
türk dizi tarihinin en orijinal karakteri
ezelin kör annesi meliha. koklayarak oğlunu bulması... respect.
devamını gör...
hamile kadınlar için tasarlanmış köle kocalar
inkâr edemeyeceğimiz, son derece kızsal sorunlar var maalesef hayatlarımızda. hayatlarımızda diyorum çünkü bu sorunlar kızların benliklerinde kalmıyor, erkeklere de sıçrıyor. bence bu sorunların başında gelen ve en iyi örnek, kadınların hamilelik dönemleri.
kadınların en duygusal, en yoğun, en acımasız, en anlayışsız ve en çekilmez oldukları dönem olan hamilelik, bir kadından çok, erkeğin aşması gereken bir sınavdır bence. bakacak olursanız bunun bir çok başlıktan oluştuğunu görürsünüz. işin hatunu (b:‘’rahat ettirme’’) yönü var, cinsellik yönü var, olur olmaz kokularla gecenin bir vakti uyanma yönü var, yine sabaha karşı manav manav hindistan cevizi arama yönü var –ki muhtemelen daha önce yemedi bile; var da var.
başlarda erkek, sesini pek fazla çıkarmaz. o da heyecanlıdır çünkü, maymun gibi her istenileni yapar, her şeye olumlu yaklaşır ve öyle düşünmeye bakar. ama zaman gelecek, o bebeğin cinsiyeti öğrenilecek. doğacak bebek erkek ise, hamile kadın yaşadı, öyle söyleyeyim. çünkü bu durumu hala aşabilmiş değiliz; ‘’erkek adamın erkek evladı olur!’’
‘’ya kız olursa gaffur amca?’’
‘’o da olur…’’
türk kelimesi ‘’çoğalmak…’’ anlamına geldiğindendir herhalde, soy devam ettirmeye meraklı bir milletizdir. soy adımız yürüsün, büyüsün, her limanda bir imzamız olsun isteriz.
her neyse…
doğacak bebeğin erkek olması, vaziyeti bir müddet daha idare eder. baba, daha bir havalara uçar haliyle. anneye ise şu mantık yerleşir: tavuk sersemken kesmek lazım. bunun illa farkında olacaklar diye bir şey yok ama olan budur neticede.
günler ilerler… artık annenin içinde büyüyen su torbası iyice şişmiş, insanın belini ağrıtacak kıvama kadar gelmiştir.
‘’gaffuuuueeaarr…!!’’
‘’ne oldu safinaz!’’
‘’içimde bir sıkıntı var böyle… kursağıma kadar dayandı sanki… bir bardak su getir de, gider belki!’’
‘’tabi karıcığım…’’ diyip suyu getirir erkek. fakat, bardağı doldururken eline dikkat etmiştir. ne kadar yumuşak, ne kadar seksi duruyor o el öyle. eski günlere, mastürbasyon günlerine dönüş yapılır… bu işin bir de doğum sonrası yanıtlanması gereken, ‘’beni aldattın mı?’’ sorusu vardır ki, şimdi hiç girmiyorum.
hamile kadınların bu çekilmezliği hormonlardan mı kaynaklanıyor, iç güdüsel olarak mı yapıyorlar bilmiyorum. bazıları işi iyice abartıp, sanki kendi çocuğu değilmiş de erkek istedi diye hamile kalmış gibi davranır. başına bela almış psikolojisine bürünür. felakettir.
bu noktada aslında mikrofonu kadınlara, özellikle doğum yapmışlara bırakmak lazım. çünkü merak ediyorum bu ruh hali gerçekten ellerinde olmadan mı oluşuyor, yoksa ‘’hamileyim ulan kraliçe gibi yaşamam gerek!’’ mantığında mı büyüyor?
olur olmaz saatlerde uyanmalar, erkeği de uyutmamalar, bitmek bilmeyen arzular istekler, kıskançlıklar, laf anlayıp dinlememeler, ağlama krizlerine girmeler; hepsi mi psikolojik, hepsi mi hormonal?
zannetmiyorum.
kadınların en duygusal, en yoğun, en acımasız, en anlayışsız ve en çekilmez oldukları dönem olan hamilelik, bir kadından çok, erkeğin aşması gereken bir sınavdır bence. bakacak olursanız bunun bir çok başlıktan oluştuğunu görürsünüz. işin hatunu (b:‘’rahat ettirme’’) yönü var, cinsellik yönü var, olur olmaz kokularla gecenin bir vakti uyanma yönü var, yine sabaha karşı manav manav hindistan cevizi arama yönü var –ki muhtemelen daha önce yemedi bile; var da var.
başlarda erkek, sesini pek fazla çıkarmaz. o da heyecanlıdır çünkü, maymun gibi her istenileni yapar, her şeye olumlu yaklaşır ve öyle düşünmeye bakar. ama zaman gelecek, o bebeğin cinsiyeti öğrenilecek. doğacak bebek erkek ise, hamile kadın yaşadı, öyle söyleyeyim. çünkü bu durumu hala aşabilmiş değiliz; ‘’erkek adamın erkek evladı olur!’’
‘’ya kız olursa gaffur amca?’’
‘’o da olur…’’
türk kelimesi ‘’çoğalmak…’’ anlamına geldiğindendir herhalde, soy devam ettirmeye meraklı bir milletizdir. soy adımız yürüsün, büyüsün, her limanda bir imzamız olsun isteriz.
her neyse…
doğacak bebeğin erkek olması, vaziyeti bir müddet daha idare eder. baba, daha bir havalara uçar haliyle. anneye ise şu mantık yerleşir: tavuk sersemken kesmek lazım. bunun illa farkında olacaklar diye bir şey yok ama olan budur neticede.
günler ilerler… artık annenin içinde büyüyen su torbası iyice şişmiş, insanın belini ağrıtacak kıvama kadar gelmiştir.
‘’gaffuuuueeaarr…!!’’
‘’ne oldu safinaz!’’
‘’içimde bir sıkıntı var böyle… kursağıma kadar dayandı sanki… bir bardak su getir de, gider belki!’’
‘’tabi karıcığım…’’ diyip suyu getirir erkek. fakat, bardağı doldururken eline dikkat etmiştir. ne kadar yumuşak, ne kadar seksi duruyor o el öyle. eski günlere, mastürbasyon günlerine dönüş yapılır… bu işin bir de doğum sonrası yanıtlanması gereken, ‘’beni aldattın mı?’’ sorusu vardır ki, şimdi hiç girmiyorum.
hamile kadınların bu çekilmezliği hormonlardan mı kaynaklanıyor, iç güdüsel olarak mı yapıyorlar bilmiyorum. bazıları işi iyice abartıp, sanki kendi çocuğu değilmiş de erkek istedi diye hamile kalmış gibi davranır. başına bela almış psikolojisine bürünür. felakettir.
bu noktada aslında mikrofonu kadınlara, özellikle doğum yapmışlara bırakmak lazım. çünkü merak ediyorum bu ruh hali gerçekten ellerinde olmadan mı oluşuyor, yoksa ‘’hamileyim ulan kraliçe gibi yaşamam gerek!’’ mantığında mı büyüyor?
olur olmaz saatlerde uyanmalar, erkeği de uyutmamalar, bitmek bilmeyen arzular istekler, kıskançlıklar, laf anlayıp dinlememeler, ağlama krizlerine girmeler; hepsi mi psikolojik, hepsi mi hormonal?
zannetmiyorum.
devamını gör...

