en iyi, "beni ben yapan insanlar" tarafından bilinen özelliklerdir.
devamını gör...

bir değil birden fazla olan yiyeceklerdir. kısa bir liste yapalım:

1) kaşar peyniri

2) a101 sürmelik çikolatası (evet nutella tadını bozuyor)

3) sucuk+marul

4) salam+eski kaşar

5) rafadan yumurta

sıralama öylesine yapılmıştır.


tanım: ekmek arasına en çok yakışan yiyecekleri paylaştığımız başlık.
devamını gör...

namı diğer tetovo, kuzey makedonya'nın kosova sınırına yakın kuzeybatı köşesinde yer alan şehir. tam sınır değilse de kosova etkisi güçlü, kültürel ve demografik olarak yani. nitekim yugoslavya iç savaşında da çatışmaların yaşandığı bir yermiş.

kendisi yağmurlu, halkı da uçk etkisindeki bu şehirde alaca cami ve harabati baba tekkesi dışında önemli bir destinasyon yoktu. biz de ohri'ye yola düzülmeden önce 2018'de geçmiştik buradan...

ilk durak olan alaca cami, 1438 yılında bölge valisinin kızları tarafından yaptırılmış ama 1833'te yenilenmiş. bugünkü ampir duvar süslemeleri de 1833'ten kalma olacak.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonra büyücek bir mezarlığı geçerek harabati baba tekkesine vardık. iç savaş yaşamış bu kentte mezarlığın ekstra bir büyüklüğü var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel tekkenin girişi, tepede yeşil rumeli beylerbeyi bayrağı, sağda türk bayrağı solda uçk bayrağı.

tekkenin tarihi, kaynaklara göre sersem babaya gidiyor. muhteşem yüzyıl dizisiyle hatırlanan mahidevran sultan'ın kardeşi server ali paşa, dine dönme ve derviş olma isteğini kanunî'ye açtığı vakit kanuni ona "server değil sen sersemmişsin" demiş ama hacıbektaş dergâhına yerleşmesine izin vermiş. acaba paşa, bir süre sonra boğdurulacak şehzade mustafa'nın dayısı olarak daha fazla ikbal bulamayacağını bildiğinden mi yerleşmiş bu dağ başındaki dergâha? ya da hürrem sultan mi sürmüş onu? bilmiyorum. harabati adıysa 18. yüzyıldaki başka bir başka dededen geliyormuş. yugoslavya döneminde motel olarak kullanılan tekke iç savaşta tekrar ziyarete açılmış. ancak iki farklı meşrebin arasında kavga konusu. selefi olan cumali nam iri yarı militan tika yardımlarını alıyormuş ki, bizim yanımızda da rte övgülerini sürdürdü. dedebaba ise naif görünümlü biriydi, pir sultan abdal deyişleri okudu. anneme verdiği gülü de o yolda okuduğum vakıf serisi içinde kurutmuştum.

bu arada selefi cumali'yle biz tartışmadık, ama türkiye'den gelen birçok kafileyle rte konusunda tartışmaya giriyor ve bu tartışmalar karakolda bitiyormuş. neyse... burada fotoğraf falan da çekmemişiz ayrıca.

kalkandelen çıkışında ülkenin batı sınırındaki dağları boydan boya aşarak ohri'ye vardık. dağ yolları bizim doğu karadeniz'deki gibi dar, yılankavî ve tehlikeliydi. turumuzun ohri ayağı böylece başladı.
devamını gör...

(bkz: ilkokuldamasaaltındaunutulanresimcantasi)
devamını gör...

rezil oldun beter oldun matt... bunu yazan hücre yığınının oy hakkı var işte. hancock bey dese ki ben en fazla karımı aldattım sizin bakanlarınız kendi devletini dolandırıyor. cevap gelir mi gelmez tabi. max dış işleri kudüs bu haldeyken !!?? gibi bişey der.
devamını gör...

"inan sana değil kastım,
cahille muhabbeti kestim" diyerek ordan uzaklaşın.
devamını gör...

hepimizi bekleyen sondur. onların yanlışlarını yapmamaya çalışırken başka yanlışlar yaparız, sonra onları anlamaya başlarız, derken bir bakarız ki babamızın fincanından kahve içerken annemizin koltuğunda oturuyoruz. bu başlığı konuyla ilgili bir şarkıyla da taçlandıralım.
cümle aleminden
gönül işlerinden
mevzu açma hüzünden
hüzünlüyüz afitap

cemali sözüyle
hisli celaliyle
git gide anneme benziyorum afitap


devamını gör...

(bkz: iskender pala)’nın ocak 2020’de yayımlanan romanı.
bir göbeklitepe romanı…

sevgili yazarımız iskender pala, çok şık ve muhteşem bir hayal gücü ile bizi bugünden alıp taa on iki bin yıl öncesine götürüyor bu kitapla.

on iki bin yıl önce yaşamış insandan, günümüz modern dünyasına evrilişimizi, o günden bugüne süregelen anlam arayışımızı, belki de ilk insanın var oluşunu hikayeleştirerek anlatıyor bu kitapla iskender pala…

yazarın bir çok kitabını okudum.
okuduğum kitaplar arasından da kurgusu en zayıf olan kitap budur bence. ama bunu bir kusur olarak yazmadığımı belirtmeliyim. çünkü kendisinin de kitapta belirttiği üzere o dönemlere ait bilgimiz oldukça sınırlı. bu yüzden bunu kusur olarak değil, tanım olarak algılamanızı rica edeceğim.

kitapla ilgili söylemek istediğim bir çok şey var aslında…
öncelikle kitabı çok beğendim. diğer okuduğum bütün kitapları gibi...
( (bkz:babil de ölüm istanbul’da aşk) hariç. kitapta geçen eski türkçe’ yi çözmek için kitapla birlikte iki kitap daha okudum sayılır, çok yorucu idi…)

kitap özetle göbeklitepe efsanelerinden hareketle ve iç içe geçirilen müthiş kurgu ile avcı-toplayıcılıktan ilk yerleşik düzene geçişi, ilk çiftçiliği, ilk savaşları, ilk ibadeti anlatıyor diyebilirim. üstelik güzel ve ilkel bir aşk hikayesi ekseninde…

sarıca ve çira…
doğduktan sonra lanetli diye kabile tarafından öldürülmesi istenen bir bebek...
bebeğine bağlı bir anne...
ortaya çıkan kasırga, ateş topları…
felaketten sağ salim kurtulan sarıca, çira ve bebek…
sarıca'nın çira ve bebekle beraber bir oba kurabilme hayalleri…
başka kabilelerin olaya dahil olmasıyla başlayan kovalamaca ile birlikte gelişen olaylar…

çok çok sevdiğim bir kitaptır.
hoş, her ne kadar yazdığı kurgular ile tarihi saptırdığı bazı kesimler tarafından iddia edilse de kendisi bas bas bağırıyor kardeşim kurgudur diye, daha ne desin adam…
eski askerdir. askerliği bırakıp bence kalemi eline almakla da çok iyi etmiştir.
iskender pala ne yazsa okurum arkadaş…

tüm kitapları gibi tavsiyemdir..
devamını gör...

viking karakterim aeran'ı eski çizgi roman tarzında çizmeyi denemiştim

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç kimse.
devamını gör...

imrenmek iyi anlamda kıskançlıktır.

kıskançlık ise kötü anlamda imrenmedir.

ne diyorum ben ya.
devamını gör...

söz konusu kişi eski sevgili midir, sevgili olunmak istenen kişi midir bilinmez ama her halükarda 'sevgili' denilemeyecek ve asla gelmeyeceği düşünülen birini beklemektir.

cezmi ersöz'ün;
"olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı." dediğidir.
devamını gör...

arka camda özlü söz olması.
devamını gör...

üstteki yazar arkadaşın da dediği gibi pizzaları hiç güzel olmayan aynı zamanda oldukça da pahalı olan zincir fast food markasıdır.

domino's pizza yerine little caesars, pizza bulls gibi alternatifler tercih edilebilir.
devamını gör...

gerçek aşk neydi gerçek aşk emekti. yaşama sevinciydi.heyecandı.sebepsiz gülümsemeydi. beklenen sebepsiz gecelerdi. ızdıraptı. sarhoşluktu. ansızın beliren tebessümdü.hayal kurmaktı.aglamakti.gerçek aşk neydi bir nimetti bir destandı.
devamını gör...

mafyanın iç işleri bakanından daha nazik olduğunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi.
devamını gör...

kalite tam olarak burada yazanların tanımlamalarıyla ortaya çıkacak şeydir.
ve üzülerek söylüyorum ki soldaki akışta takılıp kalan yazarlar oldukça kalite burada bulunamadan burası çöplüğe dönüşmeye meyilli bir adres olacak.

daha da açık söylemek gerekirse başlığı açılmamış onlarca tanım dururken tamamen yorumların bırakıldığı bir adres olacak. sözlük ama tanım yok, bolca fikir var... herkes ne yaşadıysa yazmış. tüketilmiş bir sözlük, kullanılmadan eskimiş bir adres... dolmadan doymuş.

kendi ilgi alanlarını ekleyen, o konular hakkında başlık açan, tanım bırakan yazarlar burayı daha cazip kılar sanırım.

burası insanların birbirine tepeden bakmadığı, moderatörlerin kaf dağında olmadığı samimi bir yer. o yüzden hakkı verilirse güzel kalacaktır.*
devamını gör...

çağ dışı bir kullanım.
devamını gör...

isveç doğumlu ve aslen spor hocası olan eva bender tarafından canlandırılmıştır. kendisine gerçek hayatında da güzel goşa denmiştir. bir çok tarkan filminde de rol almıştır.

ne yazık ki gerçek hayatında goşa gibi kötü bir karaktere sahip olmayan isveçli oyuncu, iki sene evli kaldığı halit refiğ ile boşanarak 1968 yılında bunalıma girmiş, kendisini galata rıhtımından denize atarak intihar etmeye çalışmıştır. çevresindekiler tarafından kurtarılsa bile bunalımdan hiç kurtulamamış, ülkesine döndükten bir kaç sene sonra 1988 yılında 44 yaşında iken "kimse beni anlamıyor" notu ile intihar etmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşırı ama aşırı yoruldum.. ruhen de bedenen de.. tüm misafirler gitti ama bugün bende bittim..tek isteğim uyku...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim