querencia
ispanyolca bir kelimedir. kişinin kendini en rahat, en güvende ve en güçlü hissettiğini ve kendi olabildiği yer olarak tanımlanmaktadır.
-kişiler ruhen benimsediği bağ kurduğu yerlere karşı böyle hisler besliyor olabilir. sürekli gidilen bir mekan ya da ev gibi örnek verebiliriz.
-kişiler ruhen benimsediği bağ kurduğu yerlere karşı böyle hisler besliyor olabilir. sürekli gidilen bir mekan ya da ev gibi örnek verebiliriz.
devamını gör...
geceye bir aforizma bırak
herhangi bir konuda mükemmel olanı arayanın sonu hayal kırıklığıdır.
devamını gör...
eve kahve makinesi almak
makina değil makine. anlık sinirlendim. (bkz: kücük enişte gergin)
duzeltme:duzeltmisler.sinirim gecti.saygilar.
duzeltme:duzeltmisler.sinirim gecti.saygilar.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
kiyafetlerin sadece senin değildir.
devamını gör...
yıldız tilbe'nin en güzel şarkısı
önceden "delikanlım" gibi gelirdi ama sonradan "vazgeçtim " diye düşünmeye başladım. yıldız tilbe acayip yazmış bu şarkının sözlerini ve şarkıyı acayip okumuş. ama ozan doğulu'yu da şarkının müthiş bestesi için tebrik etmek lazım müthiş bir şey. şarkıyı da dinlemek isteyenler için aşağıya bırakıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
parçalı bulutlu, kabarıp kabarıp yağamayan bulutlar gibi.
devamını gör...
yokuştaki salyangoz
strugatski kardeşlerin göndermeler kumpanyası haline bürünmüş bilim kurgu kitabı. ilk tanımda da söylendiği gibi o gitti, bu geldi sığlığında değerlendirilebilecek bir kitap değildir. arkadaş; üniversiteye giriş sınavlarında sorulan a noktasından hareket eden araç b noktasından hareket araç sığlığı ile bu kitabı nasıl değerlendirebiliyorsunuz? cidden hayreti mucip. ortada çatışan düşünceler, içinde bulunulan ortamın insanların özlemlerine, hayallerine nasıl etki ettiği ve en önemlisi yabancılaşma kavramının dibine vurulduğu bir durum varken, bunları es geçip ben kitap okuyorum havası atmak için tespit taneleri dizmenin kıymet-i harbiyesi yok. karakterlerinin anlamak özlemi ile yanıp tutuştuğu bir kitabı anlamadan yorumlayanlara itibar etmemenizde fayda vardır. sovyet bilim kurgusuna alışmak belki biraz zor gelebilir. bunu anlarım. ama bir kere kaptırdınız mı da ardı arkası gelmez, bundan emin olunuz. *
bakın bu kitap 1965 yılında yazıldı. ve günümüz insanı hakkında o dönemlerden bugünü görerek, ciddi bir ileri görüşlülük örneği sergiliyor. iş yukarıda bahsettiğimiz düşünceleri dile getirenler ''yokuştaki salyangoz''lardır. siz ormanı, şehri, yolculuğu bir kenara bırakın ve debelenip duran bu salyangozlara odaklanın. emin olunuz bu kitabı okuduktan sonra salyangozların neden böyle konuştuğunu algılamanız daha kolay olacak * strugatski kardeşlerin en baba kitabıdır kanımca. salyangoz masallarını bir kenara bırakıp şiddetle okumanız önerilir. hepinize kabuk dolusu selamlar *
bakın bu kitap 1965 yılında yazıldı. ve günümüz insanı hakkında o dönemlerden bugünü görerek, ciddi bir ileri görüşlülük örneği sergiliyor. iş yukarıda bahsettiğimiz düşünceleri dile getirenler ''yokuştaki salyangoz''lardır. siz ormanı, şehri, yolculuğu bir kenara bırakın ve debelenip duran bu salyangozlara odaklanın. emin olunuz bu kitabı okuduktan sonra salyangozların neden böyle konuştuğunu algılamanız daha kolay olacak * strugatski kardeşlerin en baba kitabıdır kanımca. salyangoz masallarını bir kenara bırakıp şiddetle okumanız önerilir. hepinize kabuk dolusu selamlar *
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
doğru kişiyle karşılaşmadığından bir ilişkiye başlamayan, farklı öncelikleri olduğunu düşündüğüm kişilerdir. herhangi bir psikolojik sorunu olduğuna delalet etmez. en azından öyle bir kriter yoktur yani psikolojide.
devamını gör...
merak etmeyin yoldaş sizi bulur
yoldaş'dan iyiden iyiye tırsmamıza sebep olan cümledir. bundan sonra ''amirim'' diye hitap edelim, ne olur ne olmaz...
devamını gör...
crop top modası
bir tweet görmüştüm "her şeyi crop yapıyorlar işe giderken ne giyeceğiz?" diye. bu kadar haklı bir isyan daha duymadım. kumaş pantolonun üstüne crop gömlek* mi giyelim gerçekten? en uyuz olduğum da crop hırkalar. ben hırka giyiyorsam belimi falan örtsün sıcak tutsun isterim yani bu neden crop? delireceğim.
devamını gör...
buzağı için isim önerileri
hayvancılığın amatörce yapıldığı, her evin iki-üç ineği olduğu sıralarda ailenin bir bireyi gibi olacak olan, buzağılara verilebilecek isimlerdir.
aynalı, fincan gibi.
aynalı, fincan gibi.
devamını gör...
ikea
mutfak aletleri konusunda tartışmasız kaliteli ve mükemmelken montaja hazır mobilyaları da bir o kadar kötü olan, her girdiğimde dekorasyon alanlarında ve mutfak ürünlerinde kendimi kaybettiğim markadır.
yiyecek bölümü de ayrıca ucuz ve hoştur.
yiyecek bölümü de ayrıca ucuz ve hoştur.
devamını gör...
metropoll araştırma şirketinin aralık 2020 seçim anketi
ne geliyorsa başımıza 'karaktersiz ameleler' yüzünden geliyor dediğim sonuçlar. yıl olmuş 2021, kararsız olacak ne var daha a* koyayım ya. kendini nereye koyacağını bilemeyen seçmen adam olup kendini chp'ye koysa bitecek olay. bu rezalet partinin %30'larda bile olması saçmalıktır. ancak yedirip içirip doyurup beslediği milyonlara gelecek olursak, bir açıdan başarısız da bir hezeyandır. bu saatten sonra karaktersizlik, hiçbir testiye su götüremez. herkes aklını başına almalıdır.
ayrıca akp'ye 30, chp'ye 20 veren seçmen nasıl oluyor da olası cumhurbaşkanlığı seçiminde mansur'u tayyip'le başa baş getiriyor ve hatta onu geçiriyor, anlamak güç. mansur'a okey verecek insan chp'yi otomatik desteklemelidir zaten. ne karaktersiz, kimliksiz, aidiyetsiz, bölünmüş, paramparça olmuş zavallı insanlarsınız.
biri bu megapoll ne kadar güvenli bir kurumdur, söylesin. yoksa bu sonuçlarda bir bit yeniği arayacağım.
mansur gerçekten geçebilecek olduğu için mi seçimde önde yoksa tayyip kendisini yenebilecek olduğu için mi, hangisi doğru teori? ekşi'de, mansur başlıkları öne çıktığı zaman bazı kurmanistler vardı, aktroller bilerek mansur'u öne çıkartıyor, oylar bölünsün diye diyorlardı, imam'ın oyları azalsın diye falan, imam tayyip'i yener ama mansur zorlanır filan.
yazdım bu kadar, doğru cevap okumak istedim. sinirlendim sabah sabah.
doğruluğu tartışmalı sonuçlardır.
ayrıca akp'ye 30, chp'ye 20 veren seçmen nasıl oluyor da olası cumhurbaşkanlığı seçiminde mansur'u tayyip'le başa baş getiriyor ve hatta onu geçiriyor, anlamak güç. mansur'a okey verecek insan chp'yi otomatik desteklemelidir zaten. ne karaktersiz, kimliksiz, aidiyetsiz, bölünmüş, paramparça olmuş zavallı insanlarsınız.
biri bu megapoll ne kadar güvenli bir kurumdur, söylesin. yoksa bu sonuçlarda bir bit yeniği arayacağım.
mansur gerçekten geçebilecek olduğu için mi seçimde önde yoksa tayyip kendisini yenebilecek olduğu için mi, hangisi doğru teori? ekşi'de, mansur başlıkları öne çıktığı zaman bazı kurmanistler vardı, aktroller bilerek mansur'u öne çıkartıyor, oylar bölünsün diye diyorlardı, imam'ın oyları azalsın diye falan, imam tayyip'i yener ama mansur zorlanır filan.
yazdım bu kadar, doğru cevap okumak istedim. sinirlendim sabah sabah.
doğruluğu tartışmalı sonuçlardır.
devamını gör...
28 nisan 2021 formula 1'in türkiye'ye dönmesi
f1 hastaları için sevindirici haber. podyumda gazoz patlatarak bizi rezil etmeye devam edecekler yani.
devamını gör...
türkiye'yi tanıtacak 19 şef
yine döndük dolaştık türk yemeklerine mi geldik dedirten hadise. vizyonsuzluk artık paçadan akmıyor, fışkırıyor.
dünyanın en eski medeniyetlerinin beşiği olan anadolu'daki yüzlerce antik kente sahip çıkıp restore edip, adam gibi işletip turistik açıdan cazip hale getirmek yerine, varsa yoksa homini gırtlak.
2019 yılında italya'nın turizm geliri yaklaşık 238 milyar euro, türkiye'nin 31 milyar euro. yani neredeyse 8 katı. (bu kısım editlendi, rakamlar düzeltildi, açıklama altta)
hayır artık rakı fiyatı da kol gibi. adamlar ayran içmeye geliyorlar sanki.
"istanbul çok güzel, ayran şiş kebap çok güzel, yine gelecek ben"
bazen soruyorum kendime, bizi yöneten bu kafaları biz nerede nasıl yetiştirdik, kimin neyin lanetine uğradık?
edit: @devrin yazar arkadaşımın uyarısıyla rakamlara tekrar baktım. elma-armut karşılaştırması olmuş, italya'da turizmin gsmh'ya katkısı ile türkiye'nin çıplak turizm gelirini kıyaslamışım. her iki ülke için uluslararası turizm gelirleri şu şekilde olacak.
italya: 49 milyar dolar
türkiye: 25 milyar dolar
dünyanın en eski medeniyetlerinin beşiği olan anadolu'daki yüzlerce antik kente sahip çıkıp restore edip, adam gibi işletip turistik açıdan cazip hale getirmek yerine, varsa yoksa homini gırtlak.
2019 yılında italya'nın turizm geliri yaklaşık 238 milyar euro, türkiye'nin 31 milyar euro. yani neredeyse 8 katı. (bu kısım editlendi, rakamlar düzeltildi, açıklama altta)
hayır artık rakı fiyatı da kol gibi. adamlar ayran içmeye geliyorlar sanki.
"istanbul çok güzel, ayran şiş kebap çok güzel, yine gelecek ben"
bazen soruyorum kendime, bizi yöneten bu kafaları biz nerede nasıl yetiştirdik, kimin neyin lanetine uğradık?
edit: @devrin yazar arkadaşımın uyarısıyla rakamlara tekrar baktım. elma-armut karşılaştırması olmuş, italya'da turizmin gsmh'ya katkısı ile türkiye'nin çıplak turizm gelirini kıyaslamışım. her iki ülke için uluslararası turizm gelirleri şu şekilde olacak.
italya: 49 milyar dolar
türkiye: 25 milyar dolar
devamını gör...
but you don’t look turkish
türklerin nasıl bir algısı var özellikle avrupa’da çözemedim gerçekten, çok saçma geliyor ama başıma geldi hemde birden fazla sefer.
devamını gör...
ideal cumhuriyet köyü
cumhuriyetin erken zamanlarında köylerin nasıl yapılaşması gerektiği üzerine tasarlanan proje. her ne kadar bizzat mustafa kemal atatürk tarafından hazırlandığı söylense de, bu bilgi yanlıştır. linkte de görülebileceği üzere, projenin mimarı hala bilinmiyor.
esasen ülkemizdeki şehirleşme sorunlarını çözebilecek, muhteşem potansiyele sahip bir proje iken; ne yazık ki gerçekleştirilememiştir.
malum, on yıllardır süregelen köyden kente göç meselesi, türkiye'nin demografik açıdan en büyük sorunlarından biridir. mevzubahis mesele yüzünden türkiye cumhuriyeti, şehirlerinden bir türlü kendisine gereken entelijansiyayı çıkaramaz. bir türlü şehir kültürünü yerli yerince oturtamaz. burada sorun insanların göç etmesi değil; göç eden toplulukların şehir kültürünü benimsemek yerine, kendi köy kültürlerini şehirlere getirmeleridir. bu da memlekete fikri açıdan yarar sağlaması gereken entelektüel kesimin, yaşadıkları şehirlerde bir çeşit üst tabaka kültürü oluşturabilmelerinin önünde engeldir. göç eden köylü nüfus topluluğunun kendini bir türlü adapte edememesi, şehirlerin de bayağılaşmasına sebep olmaktadır.
işte bu proje de, muhteşem bir ileri görüşlülük örneğiyle, bu olası soruna çare olmaya çalışır. amaç, köylere ve köylü nüfusa sağlanabilecek her imkanı sağlayarak, onlar şehirleri bayağılaştırmadan önce onları çağdaşlaştırabilmektir. nitekim projenin kendisinden de görülebileceği üzere, o tarihlerde* bir yerleşimde olması gereken her şey düşünülmüş.
şöyle bir şey:

ilk etapta göze çarpan şey, çok şık olduğu kadar mümkün olduğunca derli toplu tutulan bir plan olduğudur. küçük bir incelemeyle bile doğaya ve yeşile verilen önem görülebilir. bununla birlikte beşeriyetin ihtiyaç duyduğu her şey de dahil edilmiştir: okul, öğretmen evi, halk odası, konuk odası, okuma odası, konferans salonu, otel, çocuk bahçesi, çocuk parkı, telefon santrali, gazino, müze, çeşitli kulüpler, hamam, revir, spor alanı, cami... aynı zamanda üretim adına ihtiyaç duyulacak her şey de düşünülmüş: değirmenler, tarlalar, depolar, ahır, mandıra, kanara, ağıl, gübrelik ve hatta arıcılık istasyonları. kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir vizyon bu.
fakat gel gelelim, olmayınca olmuyor. bu proje de her ne kadar arada sırada gündeme gelse de unutulup gitmiş işte. gerçi olan oldu ölen öldü de artık.
esasen ülkemizdeki şehirleşme sorunlarını çözebilecek, muhteşem potansiyele sahip bir proje iken; ne yazık ki gerçekleştirilememiştir.
malum, on yıllardır süregelen köyden kente göç meselesi, türkiye'nin demografik açıdan en büyük sorunlarından biridir. mevzubahis mesele yüzünden türkiye cumhuriyeti, şehirlerinden bir türlü kendisine gereken entelijansiyayı çıkaramaz. bir türlü şehir kültürünü yerli yerince oturtamaz. burada sorun insanların göç etmesi değil; göç eden toplulukların şehir kültürünü benimsemek yerine, kendi köy kültürlerini şehirlere getirmeleridir. bu da memlekete fikri açıdan yarar sağlaması gereken entelektüel kesimin, yaşadıkları şehirlerde bir çeşit üst tabaka kültürü oluşturabilmelerinin önünde engeldir. göç eden köylü nüfus topluluğunun kendini bir türlü adapte edememesi, şehirlerin de bayağılaşmasına sebep olmaktadır.
işte bu proje de, muhteşem bir ileri görüşlülük örneğiyle, bu olası soruna çare olmaya çalışır. amaç, köylere ve köylü nüfusa sağlanabilecek her imkanı sağlayarak, onlar şehirleri bayağılaştırmadan önce onları çağdaşlaştırabilmektir. nitekim projenin kendisinden de görülebileceği üzere, o tarihlerde* bir yerleşimde olması gereken her şey düşünülmüş.
şöyle bir şey:

ilk etapta göze çarpan şey, çok şık olduğu kadar mümkün olduğunca derli toplu tutulan bir plan olduğudur. küçük bir incelemeyle bile doğaya ve yeşile verilen önem görülebilir. bununla birlikte beşeriyetin ihtiyaç duyduğu her şey de dahil edilmiştir: okul, öğretmen evi, halk odası, konuk odası, okuma odası, konferans salonu, otel, çocuk bahçesi, çocuk parkı, telefon santrali, gazino, müze, çeşitli kulüpler, hamam, revir, spor alanı, cami... aynı zamanda üretim adına ihtiyaç duyulacak her şey de düşünülmüş: değirmenler, tarlalar, depolar, ahır, mandıra, kanara, ağıl, gübrelik ve hatta arıcılık istasyonları. kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir vizyon bu.
fakat gel gelelim, olmayınca olmuyor. bu proje de her ne kadar arada sırada gündeme gelse de unutulup gitmiş işte. gerçi olan oldu ölen öldü de artık.
devamını gör...
uykusuzkahve
seviyoduk, moderatör etmişler, üzüldüm. şimdi kaç bin tane manyakla uğraşmak zorunda kalacak kim bilir.
devamını gör...

