komik ad soyad kombinasyonları
lisede müdür ve müdür yardımcısının soyadları coşkun ve azgın.
devamını gör...
enlil
mezopotamya'nın en büyük tanrısıdır. yeryüzüne hakim olan, yöneten, atmosfer güçlerine hakim olan, şimşeklerin, fırtınaların emrinde olduğu tanrıdır. sümer inançlarında bir tufan meydana getirerek insanları cezalandıran tanrıdır.
devamını gör...
halk otobüsünde yandaki kadının açıp çocuğunu emzirmesi
anne, çocuğunu emzirirken meme cinsel organ olmaktan çıkıyor. besleme aracı oluyor.
devamını gör...
geceye bir replik bırak
her şeyi yapıyorum da gözlerimden ateş çıkartamıyorum.
devamını gör...
çakmak gazı çekmek
birkaç saniyelik mallık yaşatır. ancak tüpü hiç düşürmeden, burnundan nefes alıp vererek devamlılığı sağlayana güzeldir. gerçekten bally varken büyük mallıktır. bi' arkadaşımın beyni resetlendiydi bundan, zor kurtardırlar, hâlâ tam düzelmemiştir.
edit: zararlıdır, önerilmez.
edit: zararlıdır, önerilmez.
devamını gör...
kalbin tartılması
eski mısır'da, karma yasasının bir sonucu olarak, kişinin yaşamında yaptığı etkilerin, tepkilerinin ne olacağını hesaplamak için kalbinin maat yasasının sembolü olan tüy ile tartılması işlemidir.
bu işlemde neden tüy kullanılıyor? maat yasası nedir? bunlardan kısaca bahsedip, kalbin tartılma işleminin nasıl yapıldığını bir görsel üzerinde anlatmaya çalışacağım. maat yasası, mısır'da sosyal ve politik düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. bu yasada adalet ön plandadır. ve firavunlar maat yasasını uygulamakla yükümlü olduklarından, en görkemli firavunlar bile asla maat yasasını ezip geçemezdi, geçmezdi.
kısacası maat yasası antik mısır için adaletli ve iyi bir yaşam adına her şeydi. tüy, tanrıça maat'ın sembolüdür. onun başında bulunur.

resmin en solunda ölen kişiyi elinden tutup mahkeme önüne getiren çakal başlı anubis'tur. anubis, ölüm tanrısıdır. terazinin sol kefesinde ölmüş kişinin kalbi, sağ kefesinde tüy bulunmaktadır. terazinin hemen sağında bulunan thoth'tur. thoth, bilgelik ve ay tanrısı'dır. ibis kuşu başlı olarak tasvir edilir. kişinin tartılması sırasında elde edilen bilgileri yazmakla görevlidir. anubis tartma işini yaparken, thoth bol bol not alır. ölen kişinin sağında bulunan şahin başlı tanrı horus'tur. o, gök tanrısıdır.
bu tartı işlemi sonucunda ancak, kalp tüy ile eşit ya da ondan hafif çıkarsa, ölen kişi horus'un eşliğinde, osiris'in krallığına kabul edilebilirdi. resmin sağ kısmında bu krallık gösterilmektedir. terazinin hemen önünde bir tane canavar görünüyor. eğer kişinin kalbi tüyden daha ağır çıkarsa canavar, bu kişiyi daha adil bir hayat sürmesi için bu dünyada başka bir bedenle hayata dönmesini sağlar.
bu tasvir astral bir yolculuktan ibarettir. sevgiyle.
bu işlemde neden tüy kullanılıyor? maat yasası nedir? bunlardan kısaca bahsedip, kalbin tartılma işleminin nasıl yapıldığını bir görsel üzerinde anlatmaya çalışacağım. maat yasası, mısır'da sosyal ve politik düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. bu yasada adalet ön plandadır. ve firavunlar maat yasasını uygulamakla yükümlü olduklarından, en görkemli firavunlar bile asla maat yasasını ezip geçemezdi, geçmezdi.
kısacası maat yasası antik mısır için adaletli ve iyi bir yaşam adına her şeydi. tüy, tanrıça maat'ın sembolüdür. onun başında bulunur.

resmin en solunda ölen kişiyi elinden tutup mahkeme önüne getiren çakal başlı anubis'tur. anubis, ölüm tanrısıdır. terazinin sol kefesinde ölmüş kişinin kalbi, sağ kefesinde tüy bulunmaktadır. terazinin hemen sağında bulunan thoth'tur. thoth, bilgelik ve ay tanrısı'dır. ibis kuşu başlı olarak tasvir edilir. kişinin tartılması sırasında elde edilen bilgileri yazmakla görevlidir. anubis tartma işini yaparken, thoth bol bol not alır. ölen kişinin sağında bulunan şahin başlı tanrı horus'tur. o, gök tanrısıdır.
bu tartı işlemi sonucunda ancak, kalp tüy ile eşit ya da ondan hafif çıkarsa, ölen kişi horus'un eşliğinde, osiris'in krallığına kabul edilebilirdi. resmin sağ kısmında bu krallık gösterilmektedir. terazinin hemen önünde bir tane canavar görünüyor. eğer kişinin kalbi tüyden daha ağır çıkarsa canavar, bu kişiyi daha adil bir hayat sürmesi için bu dünyada başka bir bedenle hayata dönmesini sağlar.
bu tasvir astral bir yolculuktan ibarettir. sevgiyle.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
yeni arkadaş bulunca tospik tarafından terk edilen niloya gibi hüzünlü hissettim.
tospik, tospik canım arkadaşım
hiç yalnız bırakmadım hep yanındayım
tospik, tospik sen çok sevimlisin
seni çok sevdiğimi bilmelisin
kendine arkadaş bulmuşsun
beni ne çabuk unutmuşsun. nereye...
nereye gidiyorsun tospik'im
nereye gidiyorsun...
tospik, tospik canım arkadaşım
gitme birlikte oyun oynayalım
tospik, tospik canım arkadaşım
gidersen eğer kimle oynayacağım...
*
tospik, tospik canım arkadaşım
hiç yalnız bırakmadım hep yanındayım
tospik, tospik sen çok sevimlisin
seni çok sevdiğimi bilmelisin
kendine arkadaş bulmuşsun
beni ne çabuk unutmuşsun. nereye...
nereye gidiyorsun tospik'im
nereye gidiyorsun...
tospik, tospik canım arkadaşım
gitme birlikte oyun oynayalım
tospik, tospik canım arkadaşım
gidersen eğer kimle oynayacağım...
devamını gör...
türkiye'nin yaşanılabilir küçük ve huzurlu ilçe ya da kasabaları
iç anadolu'da pek rastlanmayan kasabalardır.
devamını gör...
umut garibanın yorganı
anıl mert özsoy’un herkes her şeyin farkında isimli öykü kitabının ilk öyküsü olan pekmez öyküsünde gelen bir cümledir.
ve gerçekten öyledir. gariban olmak buz gibi bir soğukta kalmaktır. tir tir titremektir, ufukta sımsıcak bir güneş doğacağına dair bir huzme ihtimal bile görmeden. sadece fakir olmak değildir gariban olmak; gariban olmak için cebinin boş olması yetmez; kimsesiz, çaresiz, yolsuz yordamsız olmak da gerekir. ve insan bir kez gariban hissetmeye başladı mı yere düştüğünde yediği tekmelerim hesabını da tutamaz olur zamanla.
ve bir çare yoktur garibanlığa. garibanlıktan çıkılacak yol çoktan geride kalmıştır. ince bir sızı gibi uzanır durur hayatın dikiz aynasında. daha mutlu bir hayat biz ilerledikçe aksi istikamette yol almaktadır, hem de bizden çok daha hızlı bir kararlılıkla.
sadece umut. garibanlığın battaniye şefkatinden bile nasibini almaya çaresizliğinde sadece umut vardır. ve her gariban hayallerinin ufku kadar ısınabilir. ve her gariban ayağını dilediğince uzatabildiği bir yorgan arar durur. ve her gariban gece uyurken umutlu rüyalara yatmak ister, ısınır bazen içi elverdiğince.
ve sadece umut…
ve gerçekten öyledir. gariban olmak buz gibi bir soğukta kalmaktır. tir tir titremektir, ufukta sımsıcak bir güneş doğacağına dair bir huzme ihtimal bile görmeden. sadece fakir olmak değildir gariban olmak; gariban olmak için cebinin boş olması yetmez; kimsesiz, çaresiz, yolsuz yordamsız olmak da gerekir. ve insan bir kez gariban hissetmeye başladı mı yere düştüğünde yediği tekmelerim hesabını da tutamaz olur zamanla.
ve bir çare yoktur garibanlığa. garibanlıktan çıkılacak yol çoktan geride kalmıştır. ince bir sızı gibi uzanır durur hayatın dikiz aynasında. daha mutlu bir hayat biz ilerledikçe aksi istikamette yol almaktadır, hem de bizden çok daha hızlı bir kararlılıkla.
sadece umut. garibanlığın battaniye şefkatinden bile nasibini almaya çaresizliğinde sadece umut vardır. ve her gariban hayallerinin ufku kadar ısınabilir. ve her gariban ayağını dilediğince uzatabildiği bir yorgan arar durur. ve her gariban gece uyurken umutlu rüyalara yatmak ister, ısınır bazen içi elverdiğince.
ve sadece umut…
devamını gör...
yağmur
en çok otlara yakışan hava olayı.

an itibariyle otlar da şu şarkıyı söylesin hatta.
resul dindar
yağarsa yağmur yağar

an itibariyle otlar da şu şarkıyı söylesin hatta.
resul dindar
yağarsa yağmur yağar
devamını gör...
içi dışı bir olmak
insanlarin durustlugu, durust olmayi ovduklerini sandigi davranis bicimi.
oysaki ici disi bir olmak; akildan geceni olcup bicmeden, dan diye soyleme seklidir. neyi nerede soyleyecegini kestiremeyen insanlarin sigindigi liman gibidir, zira duz insan ile karistirilmaktan imtina ederler.
halk arasinda patavatsiz olarak nitelendirilen insanlari bu gruba dahil edebiliriz. siz siz olun oyle her yerde "benim icim disim bir abiciim nedir yani, tutamiyorum!" demeyin, yanlis anlasilmaya mahal vermeyin. operim.
oysaki ici disi bir olmak; akildan geceni olcup bicmeden, dan diye soyleme seklidir. neyi nerede soyleyecegini kestiremeyen insanlarin sigindigi liman gibidir, zira duz insan ile karistirilmaktan imtina ederler.
halk arasinda patavatsiz olarak nitelendirilen insanlari bu gruba dahil edebiliriz. siz siz olun oyle her yerde "benim icim disim bir abiciim nedir yani, tutamiyorum!" demeyin, yanlis anlasilmaya mahal vermeyin. operim.
devamını gör...
kitap kurtlarının huyları
hoşuma giden bir paragrafı 5-10 kere okuyan tek kişi olmadığımı düşünüyorum.
devamını gör...
üstatlar ve hizmetkarlar
bir pierre michon kitabıdır.
her zaman çok sevdiğim kıraathane kitaplarından çıkan güzel bir kitap olmasına rağmen bir türlü içine giremediğim bir eserdir. üç “büyük” ressamı anlatır roman. watteau, piero della francesca ve bu romanda adı geçtiği için aldığım benim için dünyanın en büyük ressamı olan francesco de goya. içinde goya olmasına rağmen kitap bir türlü beni içine almadı, belki şu sıralar ressamlarla başım hoş olmadığı içindir.
üstat ressamlar için hayat zordur. hem üstat mertebesine ulaşana kadar karşılaştıkları güçlükler yüzünden hem de bir üstat sayıldıkları andan itibaren eserlerini mükemmele eriştirme zorunluluğu yüzünden. herkesin gözü önünde olup kimsenin görmediği insanlar haline gelir üstatlar. onlar birkaç fırça darbesinden ibarettir.
hizmetkarlar için hayat zordur. hem bir nevi kölelik altında yaşarlar hem de başkalarının merhametine kalır yaşayacakları hayatların bolluğu, bereketi. bir şeyin ya da bir insanın kölesi olmak, sadece ona hizmet etmek için yaşamak, bütün enerjini ve zamanını ona adamak hayat namına bir şey bırakmaz hizmetkarlarda.
ve asıl zor olan üstat olmanın hizmetkar olmakla aynı anlama gelmesidir.
her zaman çok sevdiğim kıraathane kitaplarından çıkan güzel bir kitap olmasına rağmen bir türlü içine giremediğim bir eserdir. üç “büyük” ressamı anlatır roman. watteau, piero della francesca ve bu romanda adı geçtiği için aldığım benim için dünyanın en büyük ressamı olan francesco de goya. içinde goya olmasına rağmen kitap bir türlü beni içine almadı, belki şu sıralar ressamlarla başım hoş olmadığı içindir.
üstat ressamlar için hayat zordur. hem üstat mertebesine ulaşana kadar karşılaştıkları güçlükler yüzünden hem de bir üstat sayıldıkları andan itibaren eserlerini mükemmele eriştirme zorunluluğu yüzünden. herkesin gözü önünde olup kimsenin görmediği insanlar haline gelir üstatlar. onlar birkaç fırça darbesinden ibarettir.
hizmetkarlar için hayat zordur. hem bir nevi kölelik altında yaşarlar hem de başkalarının merhametine kalır yaşayacakları hayatların bolluğu, bereketi. bir şeyin ya da bir insanın kölesi olmak, sadece ona hizmet etmek için yaşamak, bütün enerjini ve zamanını ona adamak hayat namına bir şey bırakmaz hizmetkarlarda.
ve asıl zor olan üstat olmanın hizmetkar olmakla aynı anlama gelmesidir.
devamını gör...
scent of a woman
başrolünde al pacino'nun bulunduğu dram filmdir. hatırlamak isteyenler için muhteşem tango sahnesini koyalım.
devamını gör...
gaga bulut'un tahliye olması
sevindiren haberdir.
yaptığı doğru değildi fakat katillerin, tecavüzcülerin şartlı tahliyeyle dışarıda gezdiği ülkemde bulut'a 17 yıl verilmesi bence haksızlıktı.
kaynak
yaptığı doğru değildi fakat katillerin, tecavüzcülerin şartlı tahliyeyle dışarıda gezdiği ülkemde bulut'a 17 yıl verilmesi bence haksızlıktı.
kaynak
devamını gör...
aşı olmayanlara kısıtlama gelebileceği iddiası
yahu 65 yaşındaki annem çarşamba 2. doz aşısını olacak ve ben inşallah aşısını ayırmışlardır diyorum. yaşlılara aşı yetiştirmeyen devlet aşı olmayana kısıtlama getirecek öyle mi? kıçım bile gülmedi buna yani.
devamını gör...
sevgilinin bakire olmadığını beyan etmesi
ayrılmama sebep olacak hadisedir. itiraf ne yahu ne itirafı. banane abi. yok basın açıklaması yapsın. böyle cahilce düşündüğü için ayrılırım yemin ederim. şaka gibi sene 2021 oldu lan alooo.
devamını gör...


