marka sadakati
kapitalizm adını gururla taşıyan sevimli ama tehlikeli canavarın üzerimize toksik bir salya gibi püskürttüğü ve tenimize değdiği andan itibaren aidiyet duygumuzu ve tüketme arzumuzu harekete geçiren bir kavramdır.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
kendimizi ifade etmekte, kendimizi gerçekleştirmekte ve konumlandırmakta çok özgür olduğumuzu sandığımız ama uzuna vadede köleleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde marka sadakati bizi tektipleştirme konusunda bir arpa boyundan çok daha uzun bir yol alarak kişisel masallarımızın içindeki kötü kurt karakterinin hakkını layıkıyla veriyor.
satın alarak kendi ihtiyaçlarımızı karşıladığımızı düşündüğümüz markalara yavaş yavaş ait olmaya başlamamız nedense kimseye tuhaf gelmiyor. sanki hep aynı yeni nesil kahve dükkanına giderek, ya da aynı yayınevinin kitaplarını alarak, aynı gazlı içeceği tüketerek, hep aynı televizyon kanalını izleyerek, aynı marka arabaya binerek, aynı markanın kozmetik ürünlerini kullanarak bir nevi sadakat gösterisi sunarak kapitalizm kraliçesinin kılıcını omzumuza dokundurup bizi şövalye ilan etmesini umuyoruz.
halbuki marka sadakati bizi sıradanlığa mahkum ederek, zorunlu bir tüketici haline getirerek sürekli bir kar sağlama amaçlı güden üreticilerin üzerimize yağdırdığı bir lanettir.
bu lanetten kurtulmanın yegane yolu lanetin farkına varmak ve kaynağına inerek yok etmekten başka bir şey olamaz.
devamını gör...
yerdeki yıldızlar
her çocuk özelse özel olmanın bir anlamı kalmayacağından hiçbir çocuk özel değildir'e varan önerme
devamını gör...
korkusuz korkak
müdürün odasına sürekli "dosyalara" bakması için alımlı genç bir kadın gider. çiçek dilligil'in annesi belkıs dilligil ise buna bozulur.
-neyim eksik şu sıska karıdan? diye sorar.
mülayim bıyık altından gülerek yanıtlar:
-eksik değil fazlan var.
güç mulayimin eline geçince, dosyalara bakmak için, etine dolgun kadın belkıs dilligil'i çağırdığı o anı hiç unutmam.
adaleti "kendince" her yerde tahsis eder bizim korkusuz korkak.
-neyim eksik şu sıska karıdan? diye sorar.
mülayim bıyık altından gülerek yanıtlar:
-eksik değil fazlan var.
güç mulayimin eline geçince, dosyalara bakmak için, etine dolgun kadın belkıs dilligil'i çağırdığı o anı hiç unutmam.
adaleti "kendince" her yerde tahsis eder bizim korkusuz korkak.
devamını gör...
bakire olmayan kadınla evlenilir mi sorunsalı
insan seviyorsa tabıkıde evlenır.sokaklarda her önüne gelen kızla yatmaya çalışan bir milletin evleneceğim kız illaki bakire olması demeside bir garip zaten. evlılıklerı genelde bacak arasına baglayan insanlar karşına çıkan ilk kadınla eşini aldatmasıda ayri bir tezat.
devamını gör...
fesuphanallah
arkası gelmez derslerimin bıktım illallah.
devamını gör...
kritik
etimolojik olarak fransızca aynı anlama gelen critique sözcüğünden alıntı kelimedir. fransızca sözcük eski yunanca kritikē κριτικη "yargılama, hüküm verme" sözcüğünden alıntıdır. bu sözcük eski yunanca kritikós κριτικός "1. yargılayan kimse (ad), 2. yargısal, karar verici (sıfat) " sözcüğü ile eş kökenlidir. yunanca sözcük eski yunanca krínō κρίνω "yargılamak" fiilinden +ikos sonekiyle türetilmiştir.
bu bilgi doğrultusunda sözcük tamamen "eleştiri, yargılama" olarak ortaya çıkmışken nasıl çok önemli anlamında kullanılmaya başladığını merak ettiğim kelimedir aynı zamanda. *
bu bilgi doğrultusunda sözcük tamamen "eleştiri, yargılama" olarak ortaya çıkmışken nasıl çok önemli anlamında kullanılmaya başladığını merak ettiğim kelimedir aynı zamanda. *
devamını gör...
zina yeniden suç olarak ceza kanununa girebilir
arkadaş bu ceza kanunu uzaydan mı geldi? siz yazdırdınız.
zinaymış. cinsel ilişkiye girdi diye millete* ceza kesecekler. polisin savcının işi gücü yok milletin uçkuruyla uğraşacak öyle mi?
yani var ya şu siyasal islamcılar kadar tutarsızı yok. halimize bak!
abicim bir günde bir kötü haber tamam? anlaşalım. aym kararı* bir bu iki. olmaz.
not editi: zina dediğimiz zaman islam hukukundaki zina ile karıştırıyor bazıları. t. c. devleti için evlilik dışı ilişki zina olarak kabul edilir. evli olmayanların zina fiilini işlemesi mümkün değildir.
zinaymış. cinsel ilişkiye girdi diye millete* ceza kesecekler. polisin savcının işi gücü yok milletin uçkuruyla uğraşacak öyle mi?
yani var ya şu siyasal islamcılar kadar tutarsızı yok. halimize bak!
abicim bir günde bir kötü haber tamam? anlaşalım. aym kararı* bir bu iki. olmaz.
not editi: zina dediğimiz zaman islam hukukundaki zina ile karıştırıyor bazıları. t. c. devleti için evlilik dışı ilişki zina olarak kabul edilir. evli olmayanların zina fiilini işlemesi mümkün değildir.
devamını gör...
gomercan ile o gemi radyo programı
öncelikle sevgili yayıncımız gomercan üzgün olduğunu belirtmiş, neden üzgün olduğunu bilmiyorum, umarım kısa sürede çözülebilecek bir konudur. diğer taraftan, toplumsal olarak hepimiz üzgün olduğumuz için, sanıyorum, bu ağıt dolu türkü saati hepimizin ruh hali için gayet uygundur. çalmanızı rica ettiğim türkü ise, atamızın da çok sevdiği, bir selanik türküsü olan çalın davulları ağıtıdır.
iyi yayınlar, sözlükçülere keyifli dinlemeler.
son bir uyarı, bu hüzünlü eserlere fazla kaptırıp çilingir sofrasına çevirmeyin ortalığı, zira yarın pazartesi. alkol fiyatlarına girmiyorum bile.
iyi yayınlar, sözlükçülere keyifli dinlemeler.
son bir uyarı, bu hüzünlü eserlere fazla kaptırıp çilingir sofrasına çevirmeyin ortalığı, zira yarın pazartesi. alkol fiyatlarına girmiyorum bile.
devamını gör...
iyi memenin sırrı
iyi menemenin sırrı diye okuyan var mı benim gibi merak ettiğimdir.
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
muzei: her gün bir sanat eserini telefonunuza wallpaper yapıyor.
dailyart: her gün yeni bir sanat eseri öğrenmek isteyenler için. bildirim olarak telefonunuza geliyor.
dailyart: her gün yeni bir sanat eseri öğrenmek isteyenler için. bildirim olarak telefonunuza geliyor.
devamını gör...
şekerpare
1983 yapımı atıf yılmaz filmi. turgut özakman'ın "bir şehnaz oyun" adlı tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanmış. senaryosu ise yavuz turgul' a ait. oyuncu kadrosu pek hoş.şener şen,ilyas salman, neriman köksal,
şevket altuğ, serra yılmaz, ayşen gruda, yaprak özdemiroğlu, berrin koper ve daha niceleri.
filmde letafet' in * evi çemberimde gül oya ve yaprak dökümü' nden bildiğimiz ev.
filmin konusu ise şöyle: karısnın beybabası sayesinde serkumandan olan rüşvetçi ziver bey, beybabanın evlatlığını hamile bırakır. sorunu çözmek için karakolun saf, temiz, namuslu bekçisi cumali'yi kandıran ziver bey , evlatlıkla bekçiyi evlendirmek ister. daha önce kimseyle birlikte olmamış bekçiyi ziver bey' in yardakçısı hurşit letafet' in evine * götürür. evde şekerpare'yi gören cumali ilk görüşte ona aşık olur. verdiği sözle aşkının arasında kalan cumali' nin çırpınışları film boyunca devam eder.
şener şen o kadar mükemmel oynamıştır ki filmde bence diğer herkesi gölgede bırakmıştır. mükemmel bir sistem eleştirisi, nokta atışı birçok tespit var filmde. dönemin çarpık yapısı komediyle çok güzel harmanlanmış, ben özellikle berrin koper' in repliklerini çok seviyorum. ayrıca nezarethane sahnesinde bir iki dakikalığına macit koper de oynamıştır. velhasılı kelam on numara filmdir. benim favori türk filmlerin arasındadır.
şevket altuğ, serra yılmaz, ayşen gruda, yaprak özdemiroğlu, berrin koper ve daha niceleri.
filmde letafet' in * evi çemberimde gül oya ve yaprak dökümü' nden bildiğimiz ev.
filmin konusu ise şöyle: karısnın beybabası sayesinde serkumandan olan rüşvetçi ziver bey, beybabanın evlatlığını hamile bırakır. sorunu çözmek için karakolun saf, temiz, namuslu bekçisi cumali'yi kandıran ziver bey , evlatlıkla bekçiyi evlendirmek ister. daha önce kimseyle birlikte olmamış bekçiyi ziver bey' in yardakçısı hurşit letafet' in evine * götürür. evde şekerpare'yi gören cumali ilk görüşte ona aşık olur. verdiği sözle aşkının arasında kalan cumali' nin çırpınışları film boyunca devam eder.
şener şen o kadar mükemmel oynamıştır ki filmde bence diğer herkesi gölgede bırakmıştır. mükemmel bir sistem eleştirisi, nokta atışı birçok tespit var filmde. dönemin çarpık yapısı komediyle çok güzel harmanlanmış, ben özellikle berrin koper' in repliklerini çok seviyorum. ayrıca nezarethane sahnesinde bir iki dakikalığına macit koper de oynamıştır. velhasılı kelam on numara filmdir. benim favori türk filmlerin arasındadır.
devamını gör...
başarısız yemek yapma anısı
ev arkadaşımla beraber yaptığımız ilk kuru fasulyeye salça koymayı unutmuştuk. yine de yedik. sonrakilerin hiçbirinde unutmadık bize ders oldu.*
devamını gör...
türkiye'de yaşayamam diyenlerin bilet paralarını vermek
uygulanması haline ekonominin kaldıramayacağı paradır.
devamını gör...
normal sözlük'e veda
(bkz: nolursun gitme)
devamını gör...
ben moody
22 ocak 1981 arkansas doğumlu, tam adı benjamin robert moody olan müzisyen.
ben moody, evanescence grubunun ve grubun tanınmasını sağlayan fallen albümün yaratıcısıdır (fallen'dan önce yayınlanan ep ve demolarda da moody'nin imzası vardır). ekim (22?) 2003'te belirsiz bir nedenden gruptan ayrılmış ve gruptaki haklarını ortağı amy lee'ye devretmiştir.
moody, 22 haziran 2009'da evanescence'dan ayrılmış olan ekip arkadaşlarıyla we are the fallen adında bir grup kurmuştur. ancak grup mayıs 2011'de müzik şirketiyle anlaşamaması sonucunda sözleşmesiz kalmış, olayın ardından 1 yıl sonra müziğe ara vermiştir.
2012 yılında ise the halo method adında farklı bir grup denemesi olmuş, ancak bunda da işler istediği gibi gitmemiştir.
ne yazık ki moody'nin işleri aile hayatında da yolunda gitmemiş, mayıs 2021'de ayrıldığı eşinin boşanma davası açmasıyla birlikte 2 çocuğunun velayetini kaptırmamak için bir süre uğraşmıştır.*
son olarak, all for this (2009) ve you can't regret what you don't remember (2011) adında 2 stüdyo albümü bulunan moody'nin çeşitli solo ve prodüktörlüğünü yaptığı çalışmalar bulunmaktadır.*
ben moody, evanescence grubunun ve grubun tanınmasını sağlayan fallen albümün yaratıcısıdır (fallen'dan önce yayınlanan ep ve demolarda da moody'nin imzası vardır). ekim (22?) 2003'te belirsiz bir nedenden gruptan ayrılmış ve gruptaki haklarını ortağı amy lee'ye devretmiştir.
moody, 22 haziran 2009'da evanescence'dan ayrılmış olan ekip arkadaşlarıyla we are the fallen adında bir grup kurmuştur. ancak grup mayıs 2011'de müzik şirketiyle anlaşamaması sonucunda sözleşmesiz kalmış, olayın ardından 1 yıl sonra müziğe ara vermiştir.
2012 yılında ise the halo method adında farklı bir grup denemesi olmuş, ancak bunda da işler istediği gibi gitmemiştir.
ne yazık ki moody'nin işleri aile hayatında da yolunda gitmemiş, mayıs 2021'de ayrıldığı eşinin boşanma davası açmasıyla birlikte 2 çocuğunun velayetini kaptırmamak için bir süre uğraşmıştır.*
son olarak, all for this (2009) ve you can't regret what you don't remember (2011) adında 2 stüdyo albümü bulunan moody'nin çeşitli solo ve prodüktörlüğünü yaptığı çalışmalar bulunmaktadır.*
devamını gör...
saçım saçın olsun
bir insanın gülümsemesine, kendini iyi hissetmesine katkı sağlamak, varlığımızı biraz olsun anlamlı kılabilmek için mutlaka desteklenmesi gereken bir kampanya.
bulunduğunuz şehirde varsa eğer, gönüllü kuaförlerde saçlarınızı kestirebilirsiniz. gönüllü kuaförler listesi sosyal medya hesaplarında mevcut. yoksa ya da bir nedenle farklı bir kuaförde kestirmek isterseniz yine gönderebilirsiniz. kadına ya da erkeğe ait olması fark etmeksizin, en az 30 cm uzunluğundaki saçların kuru, temiz, örülmüş ya da dağılmayacak şekilde birkaç yerinden bağlanmış hâlde gönderilmesi gerekiyor. çok yıpranmamış olduğu sürece saçların boyalı olmasının mahzuru yok fakat açıcı kullanılmamış ve permasız olması şart.
saçlarımızı severiz, onlarla mutlu oluruz fakat emin olabilirsiniz ki onları böyle ulvî bir amaç için kestirip gönderdikten sonra yaşayacağınız mutluluk çok daha büyük olacaktır.
bulunduğunuz şehirde varsa eğer, gönüllü kuaförlerde saçlarınızı kestirebilirsiniz. gönüllü kuaförler listesi sosyal medya hesaplarında mevcut. yoksa ya da bir nedenle farklı bir kuaförde kestirmek isterseniz yine gönderebilirsiniz. kadına ya da erkeğe ait olması fark etmeksizin, en az 30 cm uzunluğundaki saçların kuru, temiz, örülmüş ya da dağılmayacak şekilde birkaç yerinden bağlanmış hâlde gönderilmesi gerekiyor. çok yıpranmamış olduğu sürece saçların boyalı olmasının mahzuru yok fakat açıcı kullanılmamış ve permasız olması şart.
saçlarımızı severiz, onlarla mutlu oluruz fakat emin olabilirsiniz ki onları böyle ulvî bir amaç için kestirip gönderdikten sonra yaşayacağınız mutluluk çok daha büyük olacaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
istemiyorum hiçbir değerinizi,
ahlakınız sizin olsun,
dininiz sizin olsun,
çarpık öznelliğiniz sizin olsun,
çırpındığınız bataklık sizin olsun,
yasalarınız sizin olsun,
hiçbir zaman laik olamamış devletiniz,
o da sizin olsun.
ama işte lanet olsun,
soluduğumuz havaya da,
aldığımız nefese de,
içtiğimiz suya da,
insanın içini kemiren bir kurt gibi,
zihninin kuytularında bir bekçi,
öttür bakalım düdüğünü bekçi,
elbet güneş doğar.
ahlakınız sizin olsun,
dininiz sizin olsun,
çarpık öznelliğiniz sizin olsun,
çırpındığınız bataklık sizin olsun,
yasalarınız sizin olsun,
hiçbir zaman laik olamamış devletiniz,
o da sizin olsun.
ama işte lanet olsun,
soluduğumuz havaya da,
aldığımız nefese de,
içtiğimiz suya da,
insanın içini kemiren bir kurt gibi,
zihninin kuytularında bir bekçi,
öttür bakalım düdüğünü bekçi,
elbet güneş doğar.
devamını gör...


