pişmiş kabak.. havuç.. ıspanak..
devamını gör...

en genel özellikleri......

ben bu konuyu hiç bilmiyorum ya.
devamını gör...

"koş, kim-olduğunu-bilirsin-sen* ölmüş!"
devamını gör...

en sevdiğim şey. sıradan ol tabi abi standart kafa rahat bir şekilde yaşa hayatını.

bırak flaşlar kimin yüzüne patlarsa patlasın. al eline kahveni otur pencere kenarına izle yağmuru ve gök gürültüsünü..

var mı daha huzurlu bir aktivite bu hayatta?
devamını gör...

keşke izmir'de yaşasaydım.sıcağı sıcağına destek olurdum.
devamını gör...

kusura bakmayın ama benim bu kulübe başkan olmam lazım. *
devamını gör...

farklı gitar çalma stili ve tavrıyla youtube alemini salamış rus gitaristtir. eğitimini doğum yeri de olan rusya’nın başkenti moskova’da tamamlayan müzisyen daha sonra hayatına devam edeceği hollanda’ya yerleşip youtube alemine 14 sene önce giriş yaparak hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinmeyi başarmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

genellikle popüler şarkıları yeniden yorumlayan igor prensyakov kendine has tarzıyla şarkılara ayrı bir lezzet de katmaktadır. youtube alemi şekere dadanan karıncalar gibi cover yapan müzisyenlerle doluyken igor prensyakov özgün hali ve tavrıyla diğerlerinden ayrılmaktadır.

youtube kanalında led zeppelin’den cranberries’e, beethoven’dan karayip korsanları film müziğine kadar birçok şarkıyı ve şarkıcıyı konuk etmektedir.

benim favorilerimden bir tanesi desperado filminde antoino banderas’ın harika bir şekilde seslendirdiği cancion del mariachi şarkısına yaptığı coverdır. şarkıları yorumlarken giydiği kostümler de tamamlayıcı bir aksesuar olarak pırıl pırıl parlamaktadır.

müzisyenin ayrıca 2010 yılında çıkardığı chunky strings, 2011 yılında çıkardığı acoustic pop ballads ve acoustic rock ballads covers ve son olarak da 2013 yılında yayınladığı iggyfied isimli albümleri de bulunmaktadır.
devamını gör...

bir kadının topuğunun kırılıp üzerine ettiği küfrü yarım sayfa boyunca bıkmadan usanmadan 1568 farklı şekilde kurulmuş cümleyle anlatan yazar. *

sağdan soldan uzun cümleler kurarak laf kalabalığı yaptığı, bol bol tasvir yapıp bu yüzünden de anlaşılır olmanın uzağında gezindiği ile ilgili sık eleştiri alan bir insan olarak yine de kendisiyle ilgili böyle bir yorum yapabiliyorum utanmadan.

başkalarının beni dinlerken yaşadığı sıkıntı, benim kendisinin kitaplarını okurken bayılan içimle baş edebilir mi bilmiyorum ama söz veriyorum o vazgeçtiğinde ben de kendimi dizginlemek için daha çok çaba sarf ediyor olacağım.

edebiyat dünyasına bir balzac yeter.
devamını gör...

yaşıtım olan insanları geçtim benden küçük olanlar tarafından bile ciddiye alınmadığım için lanet ettiğim özellik, keşke herkes yaşında gösterse ve dünya çok daha iyi bir yer olmaya başlasa. bir de buna minyonluk eklendiğinde, sinirlendiğiniz zaman bile elinde bıçakla gezen civcive dönüşüyorsunuz ve ciddiye alınma oranı eksilere düşüyor.
devamını gör...

herkesin çömezliğini belli ettiği, mühendisin t cetvelle, tıpçının stetoskop ile, dişçinin önlük ile, su ürünlericinin kavanozda japon balığı ile, besyocunun eşofmanla, beslenme dietetikcinin aç gittiği ilk , o ilk ama ilk gündür. herkesin dalga geçtiği o ilk gün.
devamını gör...

günlerdir yerleştirme sonuçların açıklanmasını bekleyen öğrenciler ve aileleri bu sabah nihayet öğrendiler.
iyi sonuç alanların gözü aydın, sonuç dilediği gibi olmayanlara geçmiş olsun.

17-20 yaşlarında mesleğini seçmek zorunda bırakılan öğrencilerin bir anlık hevesle, ailesinin etkisiyle, yanlış yönlendirmelerle tercih ettiği mesleklere mutlu olmalarını bekliyoruz. oysa insan o yaşlarda neyle mutlu olacağını bilecek kadar yetkin değil.

yolunuz açık olsun taze üniversiteliler, mezuna kalanlar size de kolay gelsin.
devamını gör...

ceviz ağacının altına ekilen kavunlardan çok iyi verim alınır.
devamını gör...

küçük ve büyük resimler soz konusu ise, muhalifler nasıl oluyor da hep küçük olanları, komplo teorisyenleri ve cumhurcular hep büyük olani görüyor. yanıtı olan beri gelsin. yoksa o kadar da büyük değil mi? yakından bakınca mi büyük görünüyor. ressamı kim ve nerede sergileniyor.
devamını gör...

hasan hüseyin korkmazgil şiiri, hüsnü arkan'ın bestesiyle birleşince grup yorum tarafından icra edilen kaliteli bir esere dönüşmüştür.

öncelikle şiir, yapısı itibariyle bestelenmesi çok zor bir eser gibi görünüyor. hece ölçüsü ve tekrar eden bir kâfiye kalıbı olmaması sebebiyle hüsnü arkan'ın ne kadar muazzam ve zor bir iş ortaya çıkardığı gözler önünde.
bu eser; istanbul syhmphonic project'in dahilinde gerçekleşen 25. yıl konserinde olabilecek en iyi şekilde çalınıyor, söyleniyor. özellikle üflemeliler ile yaylılar müthiş bir uyum yakalamış durumda. senfoni, grup yorum'a can katıyor ama bunu yaparken öne geçmiyor bu özellikle çalışılmış bir hadise diye düşünüyorum.
bir eleştiri yapılacaksa o da şudur ki; parçada 03:00 - 03:20 arasında okuması epey zor bir kısım var. sürekli tize çıkılarak okunması gereken bir yer. burada kadın vokalin, onca back vokal'e rağmen sesinin yetmediğini görüyorum. burası, güçlü bir kadın vokal tarafından seslendirilseydi eğer, fevkalâde bir konser performansı ortaya çıkacaktı.


devamını gör...

azdır. ama uludag'daki sayılara inanmıyorum orada sabit 250 online olmasına rağmen sol frame orada çok yavaş akarken burada sol frame müthiş hızda akıyor. umarım bir gün 500leri görürüz. evet.
devamını gör...

dante'nin cehennem kapısının üzerindeki okuduğu cümledir:

" ey buradan içeri girenler! bütün umutlardan vazgeçin!"
devamını gör...

doğru günlük yazmayı/tutmayı bilmeyenlerin kötü eleştirmesi biraz üzücü.
birkaç sayfayı kişisel alana dönüştürmek bence güzel bir başarı. hele ki iyi-kötü yaşanılan her şeyi kafada berraklaştırıp yazabilmek.
t: hataları görebilmek, onlardan ders çıkarmak ve iyi anılarla tekrar mutlu olmanın mükemmel bir fırsat olduğunu bilen kişidir.
ekleme: günlüğü baştan sona okumayı değil günün sonunda kendini değerlendirip yazmayı kastettim. aksi zaten saçmalık olur.
devamını gör...

tuhaf hissediyorum. güçsüz bir o kadar da kırık, parça parça.
mesela bir çiçek düşünün. ekildiği günden beri toprağa tutunmaya çalışmış. susuz kalmış, güneş görmemiş. ama tüm o çetin şartlara rağmen dayanmış, kök salmış. her koşula rağmen çiçek açmaya, yeryüzüne çıkmaya çalışmış. önüne taşlar çıkmış, eğilmiş bükülmüş yeni yol bulmuş, rüzgar çıkmış savrulmuş yine de yeni yerinde tutunmuş. başına gelebilecek birçok şey gelmiş. ama yılmamış. tam filizlenecekken, güneşi hissedecekken kış gelmiş. bu kez dayanamamış. çabaladığıyla kalmış. tam oldu derken olamamış. zorluklarla, umuduyla kalakalmış. solmuş. kimse de sen çabaladın dememiş, desinler diye yapmamış zaten ama yine de kırılmış. öylece kalakalmış işte. başka baharı da yokmuş. umudu da gücü de. öylece kalakalmış..
devamını gör...

az önce spordan geldim.
bu nasıl bir yalandır yaa? çekici olunmuyor böyle.
devamını gör...

kendisi pek okumadığı için bunu ağır bir yük ya da angarya gibi görmesi muhtemel olan tip. bir karakter bozukluğu olan dedikoduya şaşırmaz mesela, hatta belki yapmayı da sever ama çok kitap okuyana hayretler içerisinde bakar.

bu arada (bkz: entelektüel)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim