keyif çayı
devamını gör...
v60
bir filtre kahve demleme aparatı. bu aparatı ve chemex'i kullanarak yaptığınız kahvenin demleme metodu ise pour over.
v60 konik bir cam ya da seramik aparat. en bilinen markası hario. hario çok ünlü bir cam eşya üreticisi firma olmakla birlikte üst segment kahve aparatları üretmesiyle de ayrıca meşhur olan bir japon markası.

pour over, konik bir cam ya da seramik yapısı olan v60 aparatına ısıtılmış filtre kağıdı ve kalın çekilmiş (bir fincan için -kahvesine göre tabi ki değişir ama- ortalama 15 gr.) kahve eklemek ve üzerine dairesel hareketlerle sicim gibi* sıcak suyu (ısısı ortalama 95 santigrat) vermek, kahveyi köpürtmek, yaklaşık 30 saniye beklemek ve ardından yine aynı yöntemle suyu eklemek prensibiyle çalışan bir yöntem.
yani 3. nesil kahvecilerde işin tekniğini çok biliyormuş gibi "ben bugün chemex içmeyeyim, bi' v60 rica ediyorum" diye caka satmak dışında pek hayatımda yoktu açıkçası son döneme kadar. sonradan geldi, fena da olmadı. ama hala chemex seviyorum kahvemi ateş üzerinde pişirmeyeceksem. ilk tercihimse her zaman moka pot ya da percolator. böyleyken böyle. neyse bir arkadaş fikir verdi, kendi ukdemi doldurayım dedim yazdım, maksat iş görülsün. hayırlı sözlükler.
v60 konik bir cam ya da seramik aparat. en bilinen markası hario. hario çok ünlü bir cam eşya üreticisi firma olmakla birlikte üst segment kahve aparatları üretmesiyle de ayrıca meşhur olan bir japon markası.

pour over, konik bir cam ya da seramik yapısı olan v60 aparatına ısıtılmış filtre kağıdı ve kalın çekilmiş (bir fincan için -kahvesine göre tabi ki değişir ama- ortalama 15 gr.) kahve eklemek ve üzerine dairesel hareketlerle sicim gibi* sıcak suyu (ısısı ortalama 95 santigrat) vermek, kahveyi köpürtmek, yaklaşık 30 saniye beklemek ve ardından yine aynı yöntemle suyu eklemek prensibiyle çalışan bir yöntem.
yani 3. nesil kahvecilerde işin tekniğini çok biliyormuş gibi "ben bugün chemex içmeyeyim, bi' v60 rica ediyorum" diye caka satmak dışında pek hayatımda yoktu açıkçası son döneme kadar. sonradan geldi, fena da olmadı. ama hala chemex seviyorum kahvemi ateş üzerinde pişirmeyeceksem. ilk tercihimse her zaman moka pot ya da percolator. böyleyken böyle. neyse bir arkadaş fikir verdi, kendi ukdemi doldurayım dedim yazdım, maksat iş görülsün. hayırlı sözlükler.
devamını gör...
altın harflerle yaz mahlasımı
şeriat istiyor, kemalizmi yıkacağız diyor bu özgürlük. sabah sabah adeta kılıçla şeriat çağrısı yapıyor. ok bence de özgürlük düşüncesini dile getirmesi. ancak ben bunu eleştirince bir şekilde bunu küfür, hakaret, sataşma gerekçesiyle şikayet ediyor ve dakikalar içinde siliyorlar.
bu arkadaş belli ki cumhuriyet ve atatürk düşmanı. çarıklı, cübbeli, 4 karılı biri canlanıyor kafamda. şimdi bunun istediğini yazmasına izin veriyorsanız benim de bu yazdığımı silmeyeceksiniz. var mı küfür, var mı hakaret? sana diyorum gizli fenerbahçe sevdalısı.
bu arkadaş belli ki cumhuriyet ve atatürk düşmanı. çarıklı, cübbeli, 4 karılı biri canlanıyor kafamda. şimdi bunun istediğini yazmasına izin veriyorsanız benim de bu yazdığımı silmeyeceksiniz. var mı küfür, var mı hakaret? sana diyorum gizli fenerbahçe sevdalısı.
devamını gör...
ivanmilinski
iko nun programladığı bir yazılımdır. yoksa bir insan evladı bu kadar seri ve makul tanım giremez. respect*
devamını gör...
verrutol
içinde florourasil ve salisilik asit bulunduran bir çeşit siğil ve nasır ilacı.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
yarın sınavı var güzel kalplinin. dönüp geldiğinde kocaman ailesini onu kucaklayacak. uçan balonları hazır ettim. beklemedeyim..
devamını gör...
günaydın mesajı
günaydın değil de günaydıın yazılanı makbuldür. o bir harf cidden mesajın havasını değiştiriyor.
devamını gör...
valkyries
iskandinav mitolojisi'nde odin'in kutsal hizmetçileridir.
devamını gör...
son sabah
bir mor ve ötesi şarkısı.
"hakikat neye yarar göz yalansa
bilsen hiç ağlar mıydın sonunda
duyar mı ki, anlar mı sorunca
koca bir an yansın mı karşımda.."
"hakikat neye yarar göz yalansa
bilsen hiç ağlar mıydın sonunda
duyar mı ki, anlar mı sorunca
koca bir an yansın mı karşımda.."
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
en sevdiğim yazarlardır kendileri.
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
kim güçlüyse onun dediği olur olan da masum insanlara olur. ınsanlık var olduğundan beri süreç bu şekilde devam ediyo. peki güç ne sadece para mı ya da 3-5 tane tank füze vs mi. bugün israil dediğin ülke bilimsel gelişmelerde dünyanın ilk 5inde. 2.dünya savaşından sonra yerle bir olan almanya ve japonyanın su anki gücünü herkes biliyo zaten. biz de dahil ortadoğu toplumları metafizikle dini yönetimlerle zaman kaybettikçe en fazla yapacağımiz bi sela bi kınama tamam. kafa yanlış kafa önce ortadogu insaninin kafasını değiştirmesi lazım.
devamını gör...
kadın bedeni obje değildir
kadın haklarını savunan ve erkeklerle eşit haklara sahip olmak isteyen kadınlar tarafından söylenen bir sözdür.*
buraya kadar her şey mükemmel.
lakin riyâkarlık söz konusu.
instagramda çıplaklığı ve güzelliği ile takipçi kasan, çok iyi enstrüman bile çalsa bunu vücudunu ön plana çıkartarak yapan bir kadın topluluğu mevcut.
fenomen/ünlü olmak için vücudunu ve güzelliğini kullanarak bunu yapan bir kadın topluluğu var.
ne yazık ki vücudunu kullanarak mesleğinde yükselen bir kadın topluluğu da var.
kadın vücudu obje değildir diye bağıran bir grup kadın, yine de kendini bir obje gibi kullanmaktan çekinmiyor.
buna riyâkarlık denir.
kadınlar bana kızmayın lütfen. bu bir gerçeklik. aranızda bunu yapanlar var.
saygılar, sevgiler.
buraya kadar her şey mükemmel.
lakin riyâkarlık söz konusu.
instagramda çıplaklığı ve güzelliği ile takipçi kasan, çok iyi enstrüman bile çalsa bunu vücudunu ön plana çıkartarak yapan bir kadın topluluğu mevcut.
fenomen/ünlü olmak için vücudunu ve güzelliğini kullanarak bunu yapan bir kadın topluluğu var.
ne yazık ki vücudunu kullanarak mesleğinde yükselen bir kadın topluluğu da var.
kadın vücudu obje değildir diye bağıran bir grup kadın, yine de kendini bir obje gibi kullanmaktan çekinmiyor.
buna riyâkarlık denir.
kadınlar bana kızmayın lütfen. bu bir gerçeklik. aranızda bunu yapanlar var.
saygılar, sevgiler.
devamını gör...
sigara içmeyen insan
maalesef ki çevremde pek bulunmayan insandır.
devamını gör...
eş cinsel olmadığımı ispat edeceğim diyen milletvekili
saçma. yüz kızartıcı bir suçla karşı karşıya kalırsın öyle olmadığını ispat etmek için çabalarsın ama eşcinsel olup olmaman halkı ilgilendiren bir konu değil.
devamını gör...
sakin ol champ
telif hakları hacı sabancı'ya ait söylem. saray yavrusunda bisiklet sürerken dışarıda ne işin var diyen takipçisine verdiği yanıttır. çünkü soruyu soran fakir hayatı boyunca yalıda yaşamamıştır.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın! günaydın! günaydınnnnnnnn! allahımmm nası güzel bi güne uyandık, hem içimizdeki çocukların hem dışardaki çocukların bayramı. üstelik güne kurucu olarak başladık. müko jest. kalkın hadi miskin mirketler! bugün bizim günümüz. *
devamını gör...
hayatın anlamı
gerçekte, yoktur ancak; insanların algıları ve anlamlandırma çabalarıyla birlikte, bireyden bireye değişen anlamlar kazanır.
devamını gör...
kadına şiddetin suistimal edilmesi
prusyadaki kral'ın önemli bir noktaya değindiği başlık.
evet böyle olaylar oluyor ve tepkimizi ortaya koyuyoruz. sonra hayat devam ediyor. ve unutmuş gibi görünüyoruz.
ben şahsen bu tarz tepkiler verirken kendime diyorum ki sen bunları yazacaksın ve hiçbir işe yaramayacak, somut bir şey mi yapmış olacaksın böylelikle?
sonra düşünüyorum somut ne yapılabilir diye. ben kendi adıma inandığım doğruları burada sözlükte paylaşabilirim. ülkenin bu hale gelmesinin esas sebebi olarak gördüğüm partiye oy vermeyebilirim, nitekim vermiyorum. zira eğitim konusunda bir şeyler yapmayı bırakın sistemi daha da geriye götürdüler.
açıkçası bu konuda kendimi çaresiz hissediyorum. bilemiyorum.
ne yapalım 3000 kişi toplanıp ankara'ya mı gidelim? aslında fena fikir değil. muhalif partilerin eğitim konusunda güçlü bir ses çıkarmadıkları bir gerçek. gidelim diyelim ki kardeşim mevcut iktidara bunun üzerinden yüklen, seçmenden oy isterken bunu dile getir, eğitim sistemini tartışmaya aç. çünkü bütün yollar eğitime çıkıyor. şikayet ettiğimiz ne varsa eğitim sisteminin* kötülüğünden.
en fazla, bilgiyi yayabiliriz gibime geliyor. bu anlamda ufak gibi görünse de sözlük güzel işler yapıyor.
daha kaliteli içerikler üretebiliriz yazarlar olarak. ataların dediği gibi kalem kılıçtan keskindir. romantik gelebilir ama ben böyle inanıyorum. çünkü şiddeti şiddetle kalıcı olarak çözemezsiniz. vâki değildir.
toplanıp eylem yapalım desem? maazallah sözlüğü kapatırlar.
toplantı ve gösteri hakkı da yurttaşlardan esirgeniyor zaten. böyle bir atmosferde insanlar ses çıkaracak cesareti kendilerinde bulamıyorlar. bulanların da anayasal haklarını kullanmaları engelleniyor. renkli bir şemsiyeden bile rahatsızlar.
sevgili yazarlar yıllardır bu kabusu yaşıyoruz. içinde olduğumuz için kanıksamış durumdayız.
antidemokratik hava daha güçlü estikçe suçlular daha bir cesur oluyor. kötünün sesi daha bir gür çıkıyor.
yine de ileride demokratik taleplerini dile getiren, hakkını arayan bir toplum haline gelebiliriz. yaşadığımız şey aslında bunun sancısı. ama maalesef zamanı 1,5x hızında yaşayamıyoruz. bu travma bizim kaderimiz. yüzleşmek zorundayız.
ama unutmayın bu ülkede cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini istemeyen en az yüzde elli yurttaş var. ve her geçen gün sayıları artıyor.
sanki hiç ummadığımız bir anda karanlık yerini aydınlığa terk edecek, bulutlar yerini aydınlık gökyüzüne bırakacakmış gibi hissediyorum.
umarım gelecekte tek derdimiz fıstık yeşili olur.
evet böyle olaylar oluyor ve tepkimizi ortaya koyuyoruz. sonra hayat devam ediyor. ve unutmuş gibi görünüyoruz.
ben şahsen bu tarz tepkiler verirken kendime diyorum ki sen bunları yazacaksın ve hiçbir işe yaramayacak, somut bir şey mi yapmış olacaksın böylelikle?
sonra düşünüyorum somut ne yapılabilir diye. ben kendi adıma inandığım doğruları burada sözlükte paylaşabilirim. ülkenin bu hale gelmesinin esas sebebi olarak gördüğüm partiye oy vermeyebilirim, nitekim vermiyorum. zira eğitim konusunda bir şeyler yapmayı bırakın sistemi daha da geriye götürdüler.
açıkçası bu konuda kendimi çaresiz hissediyorum. bilemiyorum.
ne yapalım 3000 kişi toplanıp ankara'ya mı gidelim? aslında fena fikir değil. muhalif partilerin eğitim konusunda güçlü bir ses çıkarmadıkları bir gerçek. gidelim diyelim ki kardeşim mevcut iktidara bunun üzerinden yüklen, seçmenden oy isterken bunu dile getir, eğitim sistemini tartışmaya aç. çünkü bütün yollar eğitime çıkıyor. şikayet ettiğimiz ne varsa eğitim sisteminin* kötülüğünden.
en fazla, bilgiyi yayabiliriz gibime geliyor. bu anlamda ufak gibi görünse de sözlük güzel işler yapıyor.
daha kaliteli içerikler üretebiliriz yazarlar olarak. ataların dediği gibi kalem kılıçtan keskindir. romantik gelebilir ama ben böyle inanıyorum. çünkü şiddeti şiddetle kalıcı olarak çözemezsiniz. vâki değildir.
toplanıp eylem yapalım desem? maazallah sözlüğü kapatırlar.
toplantı ve gösteri hakkı da yurttaşlardan esirgeniyor zaten. böyle bir atmosferde insanlar ses çıkaracak cesareti kendilerinde bulamıyorlar. bulanların da anayasal haklarını kullanmaları engelleniyor. renkli bir şemsiyeden bile rahatsızlar.
sevgili yazarlar yıllardır bu kabusu yaşıyoruz. içinde olduğumuz için kanıksamış durumdayız.
antidemokratik hava daha güçlü estikçe suçlular daha bir cesur oluyor. kötünün sesi daha bir gür çıkıyor.
yine de ileride demokratik taleplerini dile getiren, hakkını arayan bir toplum haline gelebiliriz. yaşadığımız şey aslında bunun sancısı. ama maalesef zamanı 1,5x hızında yaşayamıyoruz. bu travma bizim kaderimiz. yüzleşmek zorundayız.
ama unutmayın bu ülkede cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini istemeyen en az yüzde elli yurttaş var. ve her geçen gün sayıları artıyor.
sanki hiç ummadığımız bir anda karanlık yerini aydınlığa terk edecek, bulutlar yerini aydınlık gökyüzüne bırakacakmış gibi hissediyorum.
umarım gelecekte tek derdimiz fıstık yeşili olur.
devamını gör...


