bir söz değildir. tesiri kısadır. ömür boyu veya sürekli değildir. sadece o ana özeldir. nereden mi biliyorum? bu cümleyi her sabah, akşam yemekten önce sonra ve her anımda güzel gülümsemesiyle söyleyen kişi bugün merhaba bile demeden yüzüme bakmadan yanımdan geçti ve gitti. "seni seviyorum." dediğim anlar için asla pişman olmamalı insan. çünkü biz şu ana aşığız. aşık olduğumuz kişinin şimdisine aşığız. aşk ne geçmiş ne gelecek. aşk şimdi. o yüzden bu cümleyi söylerken şimdiye özel bir duygu ile söylediğimin farkındalığındayım.*
devamını gör...

bu soruyu geçtim bari hangi ülkede doğmak isteyip istemediğimizi sorsalardı.
devamını gör...

barbielerin koskocaman şato gibi evleri vardi ya hani vakti zamaninda şimdi hala var mi bilemiyorum. benim ukdem odur.. annem parasi olmadigi icin alamamisti bana. oyle de kaldi gecip gitti..
devamını gör...

walter tevis tarafından yazılan, ithaki bilimkurgu’dan çıkan kitaptır.

dünya dışı varlıklara inanır mısınız bilmiyorum ama ben inanıyorum. bu evrende bizden daha gelişmiş bir yaşam formunun olması gerekir, yani lütfen olsun. çünkü eğer yoksa çok manasız bir hayat sürüyor olabiliriz.

en büyük isteklerimden biridir dünya dışı varlıkların dünyaya gelmesi ve onlarla karşılaşmak. bu pek mümkün görünmüyor tabii ki. çünkü onlar hep amerika’ya inerler ve oradakilere sohbet eder ya da oradakilerle savaşırlar. ben göremeyecek olsam da umarım dünya dışı varlıklar madagaskar’a inerler. bu hem amerikalılar içim bir yıkım hem de dünya dışı varlıklar için bir şaşkınlık sebebi olur.

her neyse, yine bir türlü konuya girip kitabı anlatamadım. dünya düşen adam, t.j. newton ismini alan bir anthealının hikayesi. newton’un amacı nükleer bir yıkımla yerle bir olan gezegeninde kalan soydaşlarını kurtarmak için bir gemi inşa etmek. bunu yapmak için de dünyada çok zengin bir adam olmak niyetinde. dünyalılardan daha derin olan bilgi birikimi ile bunu yapması da zor değil.

zor olan ise dünyaya ayak uydurmak. fiziksel olarak bu oldukça zor bir şey zaten onun için ama daha zor olan insanlaşmamak için mücadele etmek zorunda kalmak. bir yandan kendi gezegenini kurtarmak için uğraşan newton bir yandan dünyayı kurtarma amacına da soyunur. öte yandansa git gide dünyalı olmaktadır.

dünya zor bir gezegen, her uzaylının harcı değil dünyada yaşamak. newton gelmeden önce keşke ford prefect’e bir danışsa idi.
devamını gör...

çekinmek değil de zaten siyaset hayatımızın her yerine işledi maalesef ve ben biraz olsun uzaklaşabilecek bir yer olarak görüyorum burayı. o yüzden de hiç o toplara girmiyorum.
devamını gör...

türk dil kurumu'na göre anlamları:

--- alıntı ---

- başka bir kelime veya kökten türemiş, çıkmış
- türev
- özleyen, göreceği gelen

--- alıntı ---

olan kelime.

bu vesile ile, içerisinde müştak kelimesi geçen çok sevdiğim bir şarkıyı da şu kenara koyayım:

devamını gör...

türk mitolojisinde yeri olan ve oğuzlar tarafından gidilecek, fethedilecek diyarları amaçlayan kızıl elma, ziya gökalp tarafından turan ülküsü ile birleştirilmiştir. tarihte fatih dönemlerinde kızıl elma ile hedeflenen yerin italya toprakları ve roma olduğu söylenir. ama kesin olmayan soyut bir kavramdır.
devamını gör...

bilimkurgu edebiyatının dev isimlerinden olan aldous huxley’in orijinal adı ape and essence olan maymun ve öz kitabının seksen altıncı sayfasında geçen bir ifadedir. 1948 yılında yayınlanan bu roman öncü bir edebiyat eseri olmasının yanı sıra çok öngörü sahibi bir zekanın ürünü olduğu da aşikardır. hikaye 2108 yılında geçer ve 21. yüzyılı tamamen görmezden gelir.

romanın hikayesi özetle; iki senaristin çöpe atılmak üzere olan senaryo yığını arasından kurtardıkları maymun ve öz isimli senaryoyu okumalarıdır.

yirmi ikinci yüzyılın başlarında şeytanı yücelten bir dinin kurulması konu edilir senaryoda. bu dine göre her şeyin sorumlusu şeytandır. ve şeytan habis bir ruhtur.

peki başlığın son sözcüğü olan kase nedir? o habis ruhun kasesi nasıl bir şeydir? aslında birçok okur fazlaca düşünmeden ne olduğunu tahmin etmiştir. evet, habis ruhun kasesi kadındır.

bu inanışa göre kadın her türlü bozukluğun nedenidir. nükleer serpintilerin neden olduğu fiziksel bozuklukların da insanların aciz doğasının da sorumlusu kadındır.

kadın soyun düşmanıdır. soydaki bütün eksiklikler kasından kaynaklanır. erkek ise sütten çıkmış bir ak kaşık olan mağdurdur. kadın tarafından sürekli aklı çelinir. kadının çekim gücü yüzünden yanlış şeyler yapmak zorunda kalır. nefsine hakim olmaması için kadın erkeği ayartır ve bunu da şeytanın yönlendirmesi ile yapar.

kadın ne yapsa erkeğin nefsi uyanır aslında ama konumuz bu değil. yoksa bu mu? aksın ırkının güzelliği karşısında ayran budalasına dönen erkek ırkı hala kadınları suçlamaya devam ediyor. 2108 yılında da. kadının konuşmasından, duruşundan, bakışından, kokusundan tahrik olan erkek masum ama ne yapsa cezbedici olan kadın şeytanın kasesi!

erkeği korumak için bir şeytan ayini yapılmalı elbette. bu ayini tahmin edersiniz. ayin sonunda eğer habis ruhun kasesi dolarsa sağlıklı bir çocuk dünyaya getirme zorunluluğu da ona ait. aksi takdirde hem çocuk arındırılmalı, ki bu ölüm demek, hem de kase temizlenmeli, ki bu da saçlarının kazınıp toplum dışına itilmesi demek.

anlaşılan o ki ne yapsak olmayacak. insan olmak çok zor. 2108 yılında bile. siz yine de insan olun biraz.
devamını gör...

hay versusunuzun alüminyumuna koyayım yeter dediğim başlık. olum az yaratın yaratın ya bak cumartesi keyif kaçırmayın! ben de açıyorum o zaman delirttiniz sağ billurum vs sol billurum.
devamını gör...

çok bildimlik yaparsan çok düşmüşlük yaşarsın, yok derdimlik yaparsan dert görünce saparsın.
devamını gör...

sakin olan ve mantıklı düşünendir.
devamını gör...

gözümün moru zift karası oldu ya…
devamını gör...

çok düşündükçe heves kaçar. bismillah dedikten sonra sağ ayağınızla atın o adımı. sol ayakla atılan, şeytanın attıracağı adım olacaktır, aman solaklar dikkat.
#473169
devamını gör...

nazım'in dediği gibi;
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

//uyumlulara uyumsuz notlar _2_

şimdilerin somut kısaltılmış maddeleri halinde kelimeler,
konuşurken boş bakan gözlerin arkasında neyin dolu olduğunu ve neden vites küçülterek hayatını devam ettirme çabası içinde kaldığını merak ediyoruz.
çocukları daha çok seviyoruz bu sebepten,
cumlelerin en yerleşik ikazlarını olduğu gibi anlatıyorlar dilleri masum düşünceler yaşanmışlıklardan muaf.
takdir görmek isteyerek uyanıyor gözümüz her gün ve her gün ve yine her gün.
uzun bacaklı şımartılmış egolarını tatmin ettikten sonra insan hallerinin,
iş dönüş yolunda düşünüyoruz..ait olduğum yerde miyim?
yoksa olduğum yer mi bana emanet edilmiş?

çoğu insanın elleri terler duygularını dile getirirken,
küçük görülme yada anlaşılmama daha kötüsü yanlış anlaşılma damlaları diyebiliriz ter damlalarının adına.

bunun için sürekliliği kalmıyor empati kurmanın,
bunun için eksik kalıyor cümlelerimiz,
bunun için duygusuz hale geliyor yüreklerimiz..

ve..günün sonu,
taç giydiriyoruz en sevdiğimiz şarkı ile mutlu sandığımız gülümsemekten yoksun gözlerimize...bunun adı ise..
günü şerefiyelendirme..
d.b
devamını gör...

ben de bir farklılık var diyordum, demek ki buymuş. sözlük vatandaşı olarak her yeniliği alkışlayan bendeniz, bu çizgilerin kaldırılmasına pek alışamayacak gibi. çizgi yokken sanki parmaklığı olmayan basamakları tırmanıyormış veya parmaklığı olmayan balkondan aşağı bakıyormuş gibi hissediyorum.
devamını gör...

tuhaf kökünden türemiş, arapça tuhaf hediyeler demek, tuhafçı "hediyelik eşya satan" kişi demektir. tuhafiye de "giysi aksesuarı" manasına geliyor. tdk sözlüğe göre tuhafiyenin anlamı ise : çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.
devamını gör...

9. sınıftaydık, 4 kişi okuldan kaçmaya niyetlenmiştik. içlerinden bir tanesine de yanıktım. neyse sakin sakin tellere yürürken arkamızdan hocanın geldiğini görüp daha da hızlandık. tam tellerden atlarken ve benim de biraz tombiş olmamın etkisiyle tellere pantolonum takılıp yırtılmıştı...
devamını gör...

türk hava kuvvetleri'nin 100. yılı şerefine 2011 yılında beyaz perdede gösterime girmiş filmdir.

ömer yargı'nın yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde ise engin altan düzyatan, çağatay ulusoy, özge özpirinçci gibi isimler yer alıyor.

küçüklükten beri havacılık merakı olan ve istikbali göklerde arayan biri olarak çok sevdiğim bir filmdir. solo türk ve türk yıldızları gösterilerini hiç kaçırmam, filmde de onların sahnelerini görmek çok güzeldi.

filmdeki soundtracklar ozan doğulu tarafından hazırlanmış. bunun yanında manga grubunun en sevdiğim şarkısı olan "fly to stay alive" ve "tek yön seçtiğim tüm yollar" şarkıları da soundtrack içinde bulunmakta.

filmin benim gibi detaycı biri için tek kötü yanı, hava harp okuluna giriş için bile minimum boy sınırı 165cm iken özge özpirinçci'yi 160cm boyuyla pilot yapmış olmaları.
devamını gör...

gençliğin vermiş olduğu hezeyanla hata yapan kişilerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim