mefta olmak.
devamını gör...

sahip olmamayı tercih etmemiz gereken bir duygudur ama insan ırkının en rahat telafuz ettiği sözcüklerden biridir de aynı zamanda.

belki de insan nefret edebilen hayvandır. çünkü mütemadiyen nefret eder ve aslında kesin bir nedeni ve kaynağı yoktur da bu güçlü duyguyu hissetmesinin. ama insan nefret eder ve bunu da bolca dile getirir.

nefret nesnesi de çok kolay değişkenlik gösterebilir. her şeyden nefret edebilir insan. yeter ki istesin bunu ama her şeyi sevemez, sevse de bunu söyleyemez, söylerse güç kaybına uğrayacağını düşünür. nefret ise, tuhaf bir şekilde, içindeki gizil gücü açığa çıkarır sanki. nefret eden insan güçlü hisseder kendini, özellikle de nefret nesnesine karşı.

insan bir yemekten nefret edebilir, bir renkten, bir sesten, bir kokudan, bir durumdan, bir şehirden, bir şarkıdan, bir kitaptan, bir doğa olayından. bu durum aslında kendinden başkasına zarar vermeyen bir şeydir.

ama sonra bir insandan nefret etmeye başlar, hayvanlardan nefret eder, bir ırka mensup olanlardan, kendi hemcinslerinden, hemcinsi olmayanlardan, cinsel eğilimini beğenmediklerinden, sokakta havlayan köpekten, ayağına sürtünen kediden, hayatında yakından görmediği gergedandan.

nefret büyüdükçe insanın içinde denetimi de mümkün olmamaya başlar. çünkü insan nefret etmekle yetinmez. önce bağıra bağıra dile getirir nefretini, kendine yandaş toplar. aynı şeyden nefret edenler birbirlerine bağlanır nefretle.

sonra eylem kararlılığı tam olduğunda bir saldırı başlar. nefret edilen çoğu zaman nedenini anlamaz bile bu nefretin. ama maruz kalacağı işkencenin farkındadır. sonrası anlatılmaya değmez. nefret kendini doğuran ve büyüten aciz bir duygu yükünün ifadesidir sadece.

nefret etmekten nefret ediyorum.
devamını gör...

kalp kırmak sizi iyi hissettirmez.
devamını gör...

hoşt hoşt .
devamını gör...

babam sevgisini gösterirdi. ben küçükken beni kollarının arasına alır uyutur, yolculuklardan dönerken kucağında taşır, bir yere gittiği zaman da en çok beklediğim o olurdu.

benim dünyam onun işe gitmesiyle durur, gelmesiyle tekrar başlardı.

sonra büyüdüm, baktım babam aslında bir ruh gibi evimizin içinde. kimseye karışmaz, yemeğini yer, uyur, işe gider, işten gelir.

okuduğum sınıfı bilmez, derslerimi bilmez, en yakın arkadaşım kim bilmez, en sevdiğim şeyler nedir bilmez. anlayacağınız babam benim kim olduğumu bilmez.

ama içten içe, çocukken olduğundan daha farklı, hiç belli etmeden sever beni.

belki yani.
devamını gör...

canım kapitalizm, böyle de kansız birşeydir. anasayfa yaptığı için suçlayamazsın, fırsat kolladığı için suçlayamazsın, kitabı alanı zaten suçlayamazsın, ama bilirsin ki ortada yanlış olan bişeyler vardır.
devamını gör...

merhabalar efendim, fırından taze çıkmış, dumanı hala üzerinde tüten ekmek kadar sıcak bir haber bülteni ile karşınızdayız. havadislerimize geçmeden evvel, kime ithafen yazıldığı hala meçhul olan bubbles of deathin ajansımıza bizzat yolladığı şiiri ile başlamak istiyorum.

adını ben koy

bir kolonya kapağı
ya da bir odun
kaçırdık son sapağı
adını kodun
yani yalnızlığın

cüretkar sözlerim
iki baş soğan
yolunu gözlerim
ula tekten doğan
şafak gibisin

at gibisin
pardon atsın
teşbihler kalsın
dolabımdaki
iki aylık makarna
gibi

diyarlardan
diyar beğen
götürem
seni
yani götürem derken
o manada değil

bitti
demesi kolay da
gitti demesi zor
şu hicran var ya
adamın a-dını kor.

kendisine, mail başlığına ‘on numara şiir işte’ yazıp gönderdiği bu eser için minnettarız. efendim malumunuz adettendir, ilk havadisimize sayın yoldaş kızıl öfke benjamin franklin başlıyoruz;

yoldaş bf: big bang’e hazır olun sözlük ahalisi! eylül 2021’e tamı tamına yedi gün kaldı. bilirsiniz ki tanrılar yedi günde… bla bla… buraları tam dinlemedim. tetikte olun, her an bir bomba patlatabilirim. le serviteur d'allah mahlaslı yazarımız ne bomba mı? diyerek kulak kabarttığı ropörtajımızı yanlış anlayıp olay yerinden koşarak uzaklaştı. ybf: son sözüm iş, aş, yoldaş! ha bir de yoldaş yoldaşa yürümez kanunumuzu esgeçip, birbirinize şişman olacağınız görseller atmayınız! efenim ajans çalışanları olarak eleştiri hakkımızı saklı tutuyor ve flypgs yolcusu olmayı risk almıyoruz. göbeği ile ünlenen yöneticimiz pavlova yöneldik.

- merhaba pavlov nasılsın?
- sudoku, bana mikrofon uzatmanı hiç etik bulmuyorum. beni objektifliğim ile tanıyan her yazar bilir kişisel soru yanıtlamadığımı.)

tam pavlovun cümlesinin bittiği anda mikrofonumuza doğru koşan gannicus ile karşılaşıyoruz. ünlü düşünür, geleceğin filozofu bize artık felsefe ile ilgilenmediğini ve yaşamını artık internette korsan sahaf olup, pdf satarak idame ettireceğini bildirdi.
o sırada yayladağ lokumu gezdiğim yerleri pek bir sevdim hemen gidip kafa sözlük kamp doğa ve seyahat kulübü paylaşacağım dedi ve viral reklam yerleştirdi. engel olamadık sayın okurlar.

tatsız olaylar vuku bulmuyor değil:

misc radyo yayini sona erdi! dinleyiciler dumura uğradı. özellikle değerli yazarımız leylimley program sunucumuz cenk'in arka bahçesini esefle kınadı.

seni bir şeylerle itham ediyor olabilirim mahlaslı yazarımız ortalığı mixer gibi karıştırırken dirty pleasure’ını açık etti: radyo mu kaldı yahu? hapishane duvarını seyrederim daha iyi. sevimsiz şirin yazarımız eski sözlük celebrity’lerinden olan detektifimizin üzerine yürüdü. olay yerine radyo ekibimiz müdahale etti.

radyo demişken sayın radyocu aykut’tan bahsetmezsek olmaz;
vefasız yoldaş benim doğumgünümü aracılarla kutlarken, domestic hıyar'a bir şişe visky, köylü yazardan ironiler’e kafa sözlük logosu barındıran bir çelenk ve rafaello çikolatalarından göndermiş, kırgınım. bu arada yazarlarımızın doğumgünlerini bir de ajans olarak kutlamış olalım. nice mutlu senelere!

ferrarisinisatanbilge mahlaslı yazarımız kafa sözlük'ün her geçen gün bünyesinde bağımlılık yarattığını ve sağlık kulubümüze üye olup amaterasu ve artıkparlayanyıldız’dan destek almak istediğini belirtti.

izinli kafalar:

meja, una nocte, mebus paltosu, ice

kafa izinden taze dönen meşhur jilet aşık atışmasını bir kenara bırakıp kulüplere katılma talebinde bulundu. mahlasının uzunluğundan dolayı telefonunun ekranına sığdıramayan bengaripsengüzeldünyaumutlu levent yüksel’den esinlenerek sitemde bulundu: zalim, senin allahın yok mu?

ismini vermek istemeyen bir allahın cool’u da bana sordu:

sudoku naber?
- haber kovalarken bitap düştüm, kalem tutan parmaklarım sızlıyor vallahi. karşılığında dayak yeme olasılığımda var bu meslekte. üstelik yoldaşın verdiği iki kuruş karma ile hayatta kalmaya çalışıyoruz. inan ki bir sheldon cooper rozeti, efendime söyleyeyim bir aylık mor mahlas alacak durumum yok. doğumgünü olan yazarlar bir dilim pasta ikram etmedi. yorgun ve mutsuzum.


özgür basın susturulamaz! bunu da böyle bilesiniz! açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansı basın bültenini okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

içinde benim de olduğum grup.
çok keyifli kitap kritikleri yapıyoruz.
biraz kitaptan, biraz dünyadan, biraz bizden bahsediyoruz.
sayesinde telegram olayına girdim.
buyrun sizde gelin, derim.
e, hadi!
devamını gör...

palyaçoluk. dışarıdan sert mizaçlı görünen, anti-sosyal bir adam olarak bunu kimseye inandıramadım.

öyle jonglörlük ağızdan alev çıkarma falan da yok. çor çocuğun yüzünü boyayıp sosis balondan köpek, kılıç, çiçek falan yapıp ellerine tutuşturuyoduk. sonra ertesi gün yine iş olan (hemi de 23 nisan) bir akşam barda otururken zamanının kankitosu "ağbi bu ahkşam içiyorüm ağbi. sana emanet artık şişli etfal'e mi alman hastanesi'ne mi götürürsün kafana göre" deyip gece 4'e kadar alkolün dibine vurunca, ilgili şahsı mecidiyeköy sokaklarında sürüklemek suretiyle evine bıraktığım için sabahına uyanamayıp geç kaldım. bir adet ayşe uğruna itlik serserilik paramdan oldum. çocuklar da palyaçosuz kaldı. değdi mi ayşe, sana soruyorum? ne vardı bizim çocuğu bu kadar içirecek hı?
devamını gör...

kendisine hizmet eden insanlara nasıl davrandığına bakmak.
devamını gör...

tankın egzozuna kafa sözlük t-shirti tıkayarak elimden geleni yaptım.
devamını gör...

ne söylesek boş diyeceklerimi yazıp yazıp siliyorum artık.
haram zıkkım olsun milyonlarca insanın hakkını yediğiniz için o betonların altında kalın tez zamanda.
devamını gör...

(bkz: çabuk düştü dikkat edersen)
devamını gör...

harika doğal güzelliğe sahip bir ada ülkesi. gördüğümde şaka mı bu dedim. şöyle göstereyim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

—new york
—roma
—londra
— cape town

en bilinen şehirler arasında olsalar da gerçekten mutlaka görmek istediğim yerler *
devamını gör...

yeni sevgilinin evi.
devamını gör...

edgar allan poe tarafından yazılan ve insana varoluşu iliklere kadar hissettiren, adeta hakikati kanla haykıran şiir. (bkz: friedrich nietzsche)

--- alıntı ---

kalkıp haykırdım: "getirsin ayrılışı bu sözlerin!
rüzgârlara dön yeniden, ölüm kıyısına uzan!
hatıra bırakma sakın, bir tüyün bile kalmasın!
dağıtma yalnızlığımı! bırak beni, git kapımdan!
yüreğimden çek gaganı, çıkar artık, git kapımdan! "
dedi kuzgun: "hiçbir zaman."


--- alıntı ---

bu kısım o kadar hüzünlü ve nefret dolu ki!
devamını gör...

'göz görmeyince gönül katlanır'
devamını gör...

beğendiğin tanıma artı oy atmamak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim