3 tane kuş yaz
kartal, şahin, doğan.
devamını gör...
kimsenin kitap okumayı sevmek zorunda olmaması
böyle bir zorunluluğun olduğunu söyleyen kimseye rastlamadım. adeta boşluğa yapılmış bir veryansın.
kimse kitap okumayı sevmek zorunda değil. kimse kendini geliştirmek zorunda da değil. basit yaşam fonksiyonlarını yerine getirerek yaşamak mümkün.
kimse kitap okumayı sevmek zorunda değil. kimse kendini geliştirmek zorunda da değil. basit yaşam fonksiyonlarını yerine getirerek yaşamak mümkün.
devamını gör...
nefret edilen insan tipi
nezaketten zerre haberi olmayan, her durumda olayda sadece kendini düşünen ve sadece kendi iyiliği için çabalayan bunun için başka insan veya canlılara kötülük yapmaktan çekinmeyen, yüreğinde her daim kin, nefret olan insandan nefret ederim. kimse sevmez onları zaten. sadece kendileri severler.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
kral yine imzasını attı gitti. harika türkü ve türkücü... büyüksün yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...
babayla girilen diyaloglar
+ firmada terfi aldım baba
- sana öyle gelmiştir.
+ ürün müdürü oldum !!!
- yoktur öyle bir şey.
- sana öyle gelmiştir.
+ ürün müdürü oldum !!!
- yoktur öyle bir şey.
devamını gör...
şizoid kişilik bozukluğu
içe dönüklük, duygusal soğukluk, insan ilişkilerine ilgi duymama ve yalnız yapılan eylemleri tercih etme gibi özelliklerle karakterize bir kişilik bozukluğudur.
bu kişiler, sosyal ilişkilerde yakınlık kurmaya karşı isteksizdir. duygularını göstermede de güçlük çekerler. diğer insanlar tarafından da genellikle asosyal olarak nitelendirilirler.
sosyal ilişkilerininin yanı sıra, aile üyeleri ile de yakın ilişki kurmaktan kaçınırlar. aile üyeleri ile birlikte yapacakları etkinliklere katılmazlar. genellikle yalnız kalmayı ve tek başına vakit geçirmeyi tercih ederler.
topluma duygusal olarak yabancı hissederler. toplu etkinlikler, insan ilişkileri, buluşmalar, sosyal etkinlikler onlara hiç keyif vermez. bu kişiler de insanlarla ilişki kurmalarını gerektirmeyen konulara yönelirler. aslında bu yöneldikleri alanlar da onlar için çok keyifli değildir. sadece insanlardan bir kaçış, bir liman gibi görürler bu alanları.
hayatı planlamak ve bir amaç uğruna ilerlemek gibi bir düşünceleri yoktur. genel olarak hayatın akışına bırakmışlardır kendilerini.
duygularını ifade etmekte oldukça kısıtlı oldukları için çok ciddi durumlar karşısında bile çok pasif tepkiler verebilirler.
şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerde kayıtsızlık ve iletişime ilgi azlığı belirgindir. konuşmaları oldukça kısadır ve duygudan yoksundur. özel alanlarının ihlal edilmesi onlar için oldukça rahatsız edicidir çünkü bu alan onlar için özgürlük demektir.
bu kişiler, sosyal ilişkilerde yakınlık kurmaya karşı isteksizdir. duygularını göstermede de güçlük çekerler. diğer insanlar tarafından da genellikle asosyal olarak nitelendirilirler.
sosyal ilişkilerininin yanı sıra, aile üyeleri ile de yakın ilişki kurmaktan kaçınırlar. aile üyeleri ile birlikte yapacakları etkinliklere katılmazlar. genellikle yalnız kalmayı ve tek başına vakit geçirmeyi tercih ederler.
topluma duygusal olarak yabancı hissederler. toplu etkinlikler, insan ilişkileri, buluşmalar, sosyal etkinlikler onlara hiç keyif vermez. bu kişiler de insanlarla ilişki kurmalarını gerektirmeyen konulara yönelirler. aslında bu yöneldikleri alanlar da onlar için çok keyifli değildir. sadece insanlardan bir kaçış, bir liman gibi görürler bu alanları.
hayatı planlamak ve bir amaç uğruna ilerlemek gibi bir düşünceleri yoktur. genel olarak hayatın akışına bırakmışlardır kendilerini.
duygularını ifade etmekte oldukça kısıtlı oldukları için çok ciddi durumlar karşısında bile çok pasif tepkiler verebilirler.
şizoid kişilik bozukluğu olan kişilerde kayıtsızlık ve iletişime ilgi azlığı belirgindir. konuşmaları oldukça kısadır ve duygudan yoksundur. özel alanlarının ihlal edilmesi onlar için oldukça rahatsız edicidir çünkü bu alan onlar için özgürlük demektir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
yeni bir gün,
yeni bir hafta,
yeni bir normalleşme ve mis gibi bahar sonu yaz başı havaları.
bu günü sanki sadece bize özel bir günmüş gibi yaşayalım.
kimseyi incitmeden, olumsuzlukları üzerimize alınmadan, gülümsemeyi yüzümüzden eksik etmeden hakkını verelim tüm günün.
yeni bir gün,
yeni bir hafta,
yeni bir normalleşme ve mis gibi bahar sonu yaz başı havaları.
bu günü sanki sadece bize özel bir günmüş gibi yaşayalım.
kimseyi incitmeden, olumsuzlukları üzerimize alınmadan, gülümsemeyi yüzümüzden eksik etmeden hakkını verelim tüm günün.
devamını gör...
normal sözlük'teki aile ortamı
ben küçük kardeşi olurum bu ailenin.
devamını gör...
incendies
bu kadar ağlayacağımı bilsem bu filmi yine de izler miydim? evet, izlerdim. filmin sonunda aniden gözlerime dolan yaşlar, tutamadığım hıçkırıklar, simon gibi ateşler içinde kalışım. böyle bir şey izleyeceğimi tahmin etmezdim.
nawal marwan mülteci biri ile aşk yaşar ve onunla kaçmak ister. ama ailesi karşı olduğu için ikisini de öldürmek ister. sevdiği adam öldürülür ama nawal büyükannesi tarafından kurtarılır. tüm bu yasak aşka rağmen narwal bir de hamiledir. çocuğunu doğurup oralardan uzaklaşmak zorunda kalır. ama ona bir söz verir. ne olursa olsun onu her zaman sevecek ve onu mutlaka bulacaktır.
nawal köyünden ayrıldıktan sonra savaş çıkar. bir savaş insana ne kadar zarar verebilir? bir savaş insandan nelerini alır götürür? şu an bile dünyada bir sürü mülteci ülkelerinden kaçmak zorundayken, bizim izlediğimizde ağladığımız şeyleri insanlar bizzat yaşarken bu dünyadan huzur içinde gelip geçmek bile büyük bir şans değil mi? filmde de dediği gibi birbirimize karşı olan nefretimizi kırabilecek miyiz bir gün? mutlaka izleyin. yıllar sonra bu filmi tekrar izleyeceğim. şu an her şeyi bildiğim için film başladığı andan itibaren ağlamaya başlayabilirim ama olsun.
bir artı bir bir eder mi?
nawal marwan mülteci biri ile aşk yaşar ve onunla kaçmak ister. ama ailesi karşı olduğu için ikisini de öldürmek ister. sevdiği adam öldürülür ama nawal büyükannesi tarafından kurtarılır. tüm bu yasak aşka rağmen narwal bir de hamiledir. çocuğunu doğurup oralardan uzaklaşmak zorunda kalır. ama ona bir söz verir. ne olursa olsun onu her zaman sevecek ve onu mutlaka bulacaktır.
nawal köyünden ayrıldıktan sonra savaş çıkar. bir savaş insana ne kadar zarar verebilir? bir savaş insandan nelerini alır götürür? şu an bile dünyada bir sürü mülteci ülkelerinden kaçmak zorundayken, bizim izlediğimizde ağladığımız şeyleri insanlar bizzat yaşarken bu dünyadan huzur içinde gelip geçmek bile büyük bir şans değil mi? filmde de dediği gibi birbirimize karşı olan nefretimizi kırabilecek miyiz bir gün? mutlaka izleyin. yıllar sonra bu filmi tekrar izleyeceğim. şu an her şeyi bildiğim için film başladığı andan itibaren ağlamaya başlayabilirim ama olsun.
bir artı bir bir eder mi?
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
durağa gelir gelmez otobüsün gelmesi.
devamını gör...
erkek olduğumuz için özür dileriz
ne kadar özür dilesek az bunun için değerli hanımlar.
öküzlük desen bizde, düşüncesizlik desen bizde.
nasıl olur da düşünemeyiz bazı şeyleri ya, kadına şiddet resmen bu.
erkek doğmak zaten kadın doğasına aykırı.
neymiş, eşimden çay istiyormuşum. oha artık terbiyesiz.
kendimize köle arıyoruz sanki.
lütfen bizleri affedin.
edit: ironiyi anlamayan arkadaşlar var. üzülüyorum.
öküzlük desen bizde, düşüncesizlik desen bizde.
nasıl olur da düşünemeyiz bazı şeyleri ya, kadına şiddet resmen bu.
erkek doğmak zaten kadın doğasına aykırı.
neymiş, eşimden çay istiyormuşum. oha artık terbiyesiz.
kendimize köle arıyoruz sanki.
lütfen bizleri affedin.
edit: ironiyi anlamayan arkadaşlar var. üzülüyorum.
devamını gör...
normal sözlük rezaleti
kuralları seven biri olmuşumdur hep. buralarda da kural ve düzen olması hoşuma gidiyor benim. güzel güzel takılıyorum, uyarı falan da almadım hiç. sevdim buraları ben. dewamke.
devamını gör...
doğaçlama tiyatro
bir tenturdiyot ukdesi.
klasik tiyatrodan farklı olarak oyunculuk yeteneğine ek olarak hızlı düşünme ve yaratıcılık da gerektiren konuyu ve/veya oyunun gidişatını seyircinin belirlediği, seyirciden gelen aksiyonlarla şekillenen tiyatro dalıdır. (sevdiğim bir doğaçlama tiyatro grubu tiyatro sporu da demekteydi)
ülkemizde mahşer-i cümbüşle ünlendiğini ve geliştiğini düşünmekteyim.
klasik tiyatrodan farklı olarak oyunculuk yeteneğine ek olarak hızlı düşünme ve yaratıcılık da gerektiren konuyu ve/veya oyunun gidişatını seyircinin belirlediği, seyirciden gelen aksiyonlarla şekillenen tiyatro dalıdır. (sevdiğim bir doğaçlama tiyatro grubu tiyatro sporu da demekteydi)
ülkemizde mahşer-i cümbüşle ünlendiğini ve geliştiğini düşünmekteyim.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
d&r da saatlerce dolaşıp hiçbir şey almadan çıkmak
devamını gör...
çilek ay
ingilizce'ye strawberry moon olarak çevrilen ve amerika'daki çilek hasadının yapılacağı haftalar içerisinde kendini gösteren pembiş renkli ay.

ay'a böyle denmesinin sebebi rengi değil anlayacağınız üzere. haziran ayında görülüyor ve birçok yerde farklı isimlerle anılıyor. mesela avrupa'da güllerin yeşerdiği haftaya denk geldiğinden kendisine "rose moon" diyenlerde var.

manhatttan.
aya ismini algonquian kabileleri'nin verdiği düşünülüyor. kanlı ay tutulması kadar olmasa da oldukça etkileyici bir görsel şölen.
2020 yılının altıncı ayında da tutulma gerçekleşti. rivayetlere göre 70 yılda bir gerçekleşiyor ve çoğu kişinin yeniden görmeye ömrü yetmiyor. *

ay'a böyle denmesinin sebebi rengi değil anlayacağınız üzere. haziran ayında görülüyor ve birçok yerde farklı isimlerle anılıyor. mesela avrupa'da güllerin yeşerdiği haftaya denk geldiğinden kendisine "rose moon" diyenlerde var.

manhatttan.
aya ismini algonquian kabileleri'nin verdiği düşünülüyor. kanlı ay tutulması kadar olmasa da oldukça etkileyici bir görsel şölen.
2020 yılının altıncı ayında da tutulma gerçekleşti. rivayetlere göre 70 yılda bir gerçekleşiyor ve çoğu kişinin yeniden görmeye ömrü yetmiyor. *
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
yahu bre cahil. sa-na-ne, si-ze-ne. ulan sanki ülkede doğana ekmek verebildik doğanı adam gibi yaşatabildikte bir de doğmayan üzerinden laf söylemeye çalışıyoruz. gel de çıldırma şu memlekette. kaç tane insan ailesi yüzünden psikolojik problemlerle boğuşup genç yaşta hayata küsüyor, kaç tane genç en başta ekonomi olmak üzere farklı sebeplerle ölmek istiyor, ulan kaç tane insan genetik hastalıklar yüzünden per perişan bunu biliyor musunuz? ha mesele günah olması filansa yine sa-na-ne. herkesin dini kendine. yaratıcı mı oldun da ona buna laf söyleme yetkisini buluyorsun kendinde.
devamını gör...



