insanın hem kendi öğrenmesi hem başkasının öğrenmesine vesile olması güzel bir şey dediğim başlık.
devamını gör...

işte en en büyük olmanın tek keyif veren hali.
3'ünü de dövdüm. ta ki onlar beni dövmeye başlayana kadar.
erkek kardeşim, ilkokulda iken elinde oklava ile beni kovalardı. sonra ben bunun peşine bir dönerdim. elinde oklava ile kaçardı.
bir kere ortanca kızkardeşimin alnına blr tekme attım kız bayılacak gibi oldu.
bir küçük kızkardeşiminin sivri takunyaları ile kafasını kanattım.
işte bunlar hep annemle babam gezmelere gidip bizi evde yalnız bırakınca olan işler.
içimde bir yerlerde şiddet seven biri var.
devamını gör...

isviçre'nin köle çocuklarına verilen isim. insanlık tarihinin ayıplarından biri.

1789 da isviçre'de 14 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanmasıyla, zenginler çocuk işçiliğinin ve sömürüsünün korkunç bir yöntemini bulmuşlardı. bu yasaklamadan sonra ailesi boşanmış, ölmüş ya da devlete borçlu olan çocuklar, bir müzayedeyle şatışa çıkarılıp, zengin ailelere satılmaya başlanmıştı. ve artık zengin bir ailenin vesayeti ve sorumluluğu altına giren çocukla ve orada başına ne geldiğiyle ise ne acıdır ki kimse ilgilenmezdi. çünkü onlar, kilise, toplum ve devlet nezdinde iyi bir aileye verilmiş olmanın mutluluğunu yaşaması ve şikayet yerine minnet etmesi gereken sorunlu çocuklardı.

oysa gerçek hiç de öyle değildi. bu köle çocuklar, satıldıkları zengin aileler tarafından en ağır işlerde çalıştırılıyor, ahırlarda yatırılıyor, aç bırakılıyor hatta yeni ulaşılabilen bazı kayıtlara göre tecavüze uğrayıp öldürülüyorlardı.

ve bu çocukların en önemli özelliklerinden biri de çıplak ayaklı olmalarıydı. çünkü bu onları, diğer çocuklardan ayırmak için getirilen bir zorunluluktu.

bu çocukların gördüğü insanlık dışı muameleye, o dönem bazı duyarlı insanlar tarafından tepkiler gösterilmeye çalışıldıysa da sistematik bir biçimde ve devlet eliyle hepsinin üzeri örtülüyordu.

bu uygulama 1970’li yıllara kadar sürdü. isviçreli tarihçi marco leunberg'in araştırmalarına göre verdingkinder' lerden 10 bin kadarı hâlâ hayatta. leunberg, 1920 ile 1970 yılları arasında 300 bin isviçreli çocuğun bu şekilde satılarak çalıştırıldığına, 1930'lu yıllarda yalnızca bern kantonunda tarım işçilerinin yüzde 10'unu verdingkinder' lerin oluşturduğuna dikkat çekiyor.

isviçre hükümeti ise ancak 2013 yılında bu vahşi uygulamanın sorumluluğunu kabul etti ve tüm mağdurlardan özür diledi. 2016 yılında da halen hayatta olan verdingkinder’lere federal hükümet tarafından tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. bu uygulamada büyük etkisi ve sorumluluğu olan kilise ise halen özür dilemedi.

bu konu ile ilgili çekilen tek film ise 2011 yapımı der verdingbub. ve bu gerçeği yaşamış on bine yakın insanla yapılan röportajlardan doğan bu senaryo, markus ımboden tarafından filme çekildi.

ve bazı insanlar tarafından hepimizin bildiği, okuduğu ya da izlediği çıplak ayaklı heidi' nin de aslında bir verdingkinder olduğu ve yazarı tarafından bu soruna parmak basmak için kaleme alındığı rivayet edildi.

haberuskudar.com/bir-medeni...

daimakadin.com/heidi-cizgi-...

de.m.wikipedia.org/wiki/Ver....
devamını gör...

5 kavonoz reçel alana bir kavanoz bal bedava verecekler ya da balı premium özelliğe aldılar
devamını gör...

insanı yoran etkenlerdendir. sonunu kestiremediğimiz durumlar sürekli zihnimizde yer edinir ve orada oyalanır. bir olayın sonun kötü veya olumsuz olduğunu bilmek bile insanı bu kadar yıpratmaz. belirsizlik bir bataklık gibidir, düşündükçe batarsın.
devamını gör...

evrenin, dünyadan yaptığımız gözlemler sonucunda görebildiğimiz kısmı.

evren, oluştuğu günden bu yana sürekli bir genişleme içerisinde. bu yüzden bizden uzakta olan bölgeler her gün biraz daha uzaklaşıyor. bir noktadan sonrasını görmeye, optik aletlerimiz yetersiz kalıyor. bu nedenle evrenin tamamını göremiyoruz. bugün evren ile ilgili olarak bilim insanlarının anlattığı hemen hemen her şey, sadece bu gözlemlenebilir kısım için geçerli.

peki hakkında ne kadar şey biliyoruz?

şu an için yaklaşık %5'ini çözmüş durumdayız. gözlem ve ölçümlere göre, geri kalan %95'in karanlık madde ve karanlık enerjiden oluştuğunu tahmin ediyoruz.
devamını gör...

doğrusu "şecaat arz ederken merd-i kıptî sirkatin söyler" şeklinde olan, sadrazam koca mehmet ragıp paşa'ya ait söz. "merd-i kıptî" de "çingenenin merdi" değil "çingenenin erkeği" demektir, farsça erkek anlamındaki "merd" kelimesidir kullanılan. sözün geçtiği gazeldeki kısım ise şöyledir:
"meyan-ı güft ü gûda bed-meniş îhâm eder kubhun

şecaat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler"
devamını gör...

en önemlisi mülkiyet hakkı. devlet bir malına göz koysun yeter ki.

her türlü alıyor onu senden. kamu yararı diyip çıkıyor işin içinden.

mahkemeye veriyorsun sonuç yok, birde bunlar müslüman.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel marcel rieder (1862-1942) - twilight beauty on annecy's lakeside
devamını gör...

ingiliz ajan (1922 - 2020)
çift taraflı çalışan bir ajan. yani hem mı6 hem de sovyet ajanı.
soğuk savaş döneminde ingiliz mı6 istihbarat servisinde çalışırken kore'de ruslar tarafından deşifre edilince kgb adına çalışmaya başlamış.
sonra ingiliz istihbaratı 1961 yılında onun sovyetler birliği adına çalışan bir ajan olduğunu anlayınca yakayı ele veriyor ve 42 sene hapse mahkum ediliyor.
1966 yılında
londra'da hapishaneden kaçarak sovyetler birliği'ne sığınıyor. verdiği bilgilerle çok sayıda mı6 ajanı deşifre oluyor.
devamını gör...

ayağı kırık birine hadi koşalım demek gibidir.
devamını gör...

"-hâlâ bekliyor musun?
+beklemek, şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız"
cem adrian & aylin aslım - herkes gider mi? -->
devamını gör...

çıkarsınlar f-35 programından ne olacak ki?
bizde program çok..

saba tümer ile bugün nasıl gülüyoruz?
seda sultan ile coşmacalar.
müge anlıyla bulun gelin şunu.

dert değil..
devamını gör...

ekipman, teknoloji ve sayı üstünlüğü bakımından dezavantajlı unsurların kendisinden daha donanımlı avantajlı unsurlara karşı yürüttüğü, konvansiyonel olmayan bir savaş biçimidir. gerilla savaşı olarak da bilinen gayri nizami harb teknikleri asimetrik savaş stratejisi olmasına rağmen bu kavramın literatüre 11 eylül saldırılarından sonra girdiği kabul edilir.
devamını gör...

eğer sende birgün formatı öğrenirsen, onunla dans edebilir silinmeyecekler tanımlar girebilirsin.
devamını gör...

deniz kabuğu.
devamını gör...

erkek egemen düzen yüzünden. seçme seçilme hakkı verileli 100 yıl olmadı.
yoksa angela merkel, kralice ya da jacinda ardern güçsüz müdür?
devamını gör...

yeryüzünün istisnasız en ama en itici insanı. ne kadar güzel, ne kadar bilgili ve kültürlü, ne kadar yetenekli olursa olsun bu tipleri görünce bi' mide bulantısı olmuyor değil. bunlara şööyle en okkalısından küfürler savurmak gerekir, ortam müsait değilse içinizden olanı da makbuldür, dümdüz gidin, gidin ki bu gerzeklerle yaşamanın zorluğunu bir nebze de olsa hafifletin. ulu tengri bizleri bu gereksiz ego parçalarından korusun, sözlüğümüzü de, amin.
devamını gör...

fillerin tepişirken otların ezileceği gergin bir beyanda bulunan içişleri bakanı açıklaması.
hayır ya. lütfen artık durulun. tamam en aslan sizsiniz en iktidar da sizsiniz.
ayrıca bu duruma şey deniyordu sanırım.
kral poptan çok kral fmci.
devamını gör...

o yarattığı sessizliği, dünyayı temiz gösteren beyazlığı sevilmez mi?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim