garip, kafka'nın en meşhur kitabının bir başlığı vardır diye düşünüyordum. ama öyle değilmiş. neyse;

kafka sanıldığı gibi bu kitapla normal yaşantının zorluklarından sıkılan bir adamın varlığını anlatmaz, dünyanın acayipliğe uğramasına rağmen hem karakterin, hem de karakterin çevresindeki kişilerin, bununla beraber evrenin değişiminin insanları etkilememesinden bahseder. soru "nasıl?" değildir, bir insanın böceğe nasıl dönüştüğü önemli değildir, soru da yoktur aslında. sadece olduğudur.

"dünyanın nasıl olduğu değil, olduğudur gizem." —wittgenstein(yeter be)

huzursuz rüyalarınızdan uyanıp kendinizi bir böceğe dönüşmüş olarak bulduğunuzda yaşadığınız kaygının tarifi yapılamaz elbette, kendinizi bir kabusun ortasında görmeniz kaçınılmazdır. korkuya kapılır, ne yapacağınızı bilmez ve uyanmanın yollarını ararsınız ama kitabın karakteri gregor samsa bir türlü uyanamaz. işine gidemeyeceğ için endişelidir çünkü sorumlu olduğu insanlar vardır, ailesi onu sürekli yoklar ve bir yanıt alamaz, onun böceğe dönüşmüş olması da olsa olsa bir hastalıktır, böylesine biçim bozukluğu yani devasa insanın minik böceğe dönüşmesi sorun değildir. bu yüzden dönüşüm katmanlıdır, kendi içinde dante'nin cehennemi gibi katlar barındırır. gerçekliği tırmanırız.

sahi, neden kimse şaşırmıyor samsa'nın böceğe dönüşmesine? hatta neden samsa suçlanıyor? sanki hasta olmayı o seçmiş, sanki bu durumu kendisi kabullenmiş gibi. hayır, böyle değil. kafka'nın diğer yapıtları gibi dünya kendini boşluğa bırakır, anlamsız olan şey anlamsız değildir sadece bir bahanedir. karakter başına ne geldiğini açıklamanın yolunu bulamadığı gibi kimse de ona ne olduğunu, neye dönüştüğünü söylemez çünkü böylesine bir şey gerçek hayatta mümkün görünür. her en azından kafka'nın gerçekliğinde.

neden ya da nasıl sorusu bir kenara bırakıldığında ve biz bir katman daha tırmandığımızda bu anlamsız dünyanın bir parçası olarak hissetmeye başlarız, bir böcek olmuşuzdur, karakterle kendimizi özdeştirmek bir saçmalıktır tabi ki ama yapmışızdır, bir böcek olmanın nasıl bir his olacağını çevirilen sayfalarla beraber güçlü bir şekilde hissetmişizdir ve sonunda karakterin sonuna bizde ailesi, kendisi gibi sevinmişizdir çünkü böcek olmak bir ağırlıktır. ama katman bundan ibaret değildir, bir katman daha yukarı çıktığımızda ve kendi kimliğimize geri döndüğümüzde burada neler oluyor, neden kimse bu tuhaf durumu normal gibi görüyor diyebildiğimizde kendimize tanıdık olmayan dünyanın yapısından irkiliriz. iç dünyamızda tanıdık olmayan bu dünyanın odasının fotoğrafını bulundurmaya başlamışızdır artık. etrafta gezinen, duvarlara tırmanan, ürken, kaçan böceğin hareketlerini görürüz. belki de içimizden onu ezmek ya da serbest bırakmak geliyordur ama bunu bir türlü yapamıyoruzdur çünkü orada olan hiçbir şey aslında bizi ilgilendirmez.

bu tuhaf dünyanın içinde yer alan herkesin kendine ait bir fikri, bununla beraber verdiği bir tepki olması muhtemeldir, tasarımları benzerlikleriyle aynı gibi görünse de imgeler her zaman tuhaftır. dünyayı yaratan bizizdir, kafka ise bu dünyanın yaratımı için taslağı sunan mimardır. böylece tıpkı ailenin davrandığı gibi bizler de orada olacak olanları ya da olmuş olanları umursamayız. sadece görevimiz olan inşayı gerçekleştiririz. böcek ölür ölmesine ama ölen böcek gregor samsa mıdır? yoksa tıpkı bizim dünyamızda ölen ve hiç haberimiz olmadığı biri midir? bu hikayeye bir şekilde dahiliz ama yapabileceğimiz hiçbir şey yok. dünya ne kadar tuhaf olursa olsun, anlamsız dönüşümler bile, tuhaf olaylar bile kendine bir oda bulmayı beceriyor.
devamını gör...

işte o gecedeyim. yarın kızıl bir şafağa uyanacağım. şeytanın orduları üzerime ilerlerken ben sadece beklemekteyim, ya zaferimi ya hezimetimi. ama öleceksemde onurla gururla öleceğim, ardımdan gelenler son güne kadar çalıştı ama o bile şeytanı alt edemedi diyecekler. ve adım her daim anılacak hüzünlü şiirlerde.
devamını gör...

4 yaşımdan beri adımı okuyup yazabiliyorum.
devamını gör...

bu sabah rusyada bulunan perm devlet üniversitesinde 18 yaşındaki timur bekmansurov katliam yaptı. ölü sayısının en az 6 olduğu söyleniliyor. okuldaki sınıf arkadaşları, perm tetikçisinin bir gün bir öğretmene "bir gün bir silah alacağım ve hepinizi vuracağım" dediğini söyledi. soruşturma komitesi, bugün 6 kişinin öldüğünü ve 28 kişinin yaralandığını bildirdi. (8 kurbanla ilgili önceki bilgiler yanlıştır)

failin okul fotoğrafı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

27 ağustos tarihinde 105 mermi alırken
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


tetikçinin üniversiteye gidiş anı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

katliamdan sonra fail, polisler tarafından vurulurken
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

orta dünyada yürüyen beş istari'den birisidir. mavilerin ikincisidir. alatar'dan sonra doğu döllerini ikna etmek için orta dünyaya gönderilmiştir. pallando, quenya lisanında ''engin uzaklar'' anlamına gelir. yoldaşı alatar ile birlikte, engin uzaklarda kaybolup gitmişlerdir.

ortak hikayeleri için (bkz: alatar)
devamını gör...

dün sabaha karşı kendimle konuştum
ben hep kendime çıkan bir yokuştum
yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

özdemir asaf
devamını gör...

ilk yarı ile ikinci yarı oyunu arasında çok büyük farklar olduğunu bizlere göstermiş olan maç.

kasımpaşa kalecisi ertuğrul'u özellikle tebrik etmek gerekiyor, büyük bir farkı önledi.

fakat galatasarayın daha bir oturmuş oyun sergilemesi gerekiyor artık, tamam iyiyiz ama daha iyi olmalıyız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kavga anıları nedir dedirten başlık. savunma sanatları dışında dövüşmek kadar anlamsız bir eylem yoktur. birde buraya yazılıyor ne kadar güzel!
devamını gör...

dağlık alanlarda ekimi yapılmadan doğal olarak yetişen, ağaçlardan toplanan ve tadı antep fıstığını andıran menengiç taneleri önce kurutuluyor, ardından kavrularak öğütülüyor. yoğun aroması nedeniyle de süt ile hazırlanan kahvesi, türk kahvesi gibi suyla da pişirilebiliyor. osmanlı padişahı 4'üncü murat'ın bir sefer dönüşü uğradığı gaziantep'te dinlenirken içtiği kahve, gaziantep adına tescillendi.
devamını gör...

akıl bırakmıyordu bir ara insanda.
depresif, karamsar, sürekli kaygılı, kavgacı, huzursuz... son zamanlar, son günler hep böyle geçti.

panik atak sahibi oluyordum az kalsın kendileri yüzünden. hayata kapanmamı, insanlardan uzaklaşmamı ve kendim hariç hiç kimseden beklentiye girmememi sağladı.

iyi mi kötü mü tartışılır?

1,5 sene oldu hala duygularım yokmuş gibi. artık nasıl yıprattıysam karşı cinse bön bön bakıyorum. geçen haftalarda görüştüğüm bir kişi senin hislerin ölmüş dedi bana. neymiş efendim seni seviyorum demiş teşekkür etmişim. püfff.

ben nasıl bir virandan duygum, ruhum yara bere çıktım bir bilsen. bilemiyor işte anlatamıyor insan. neyse zamanı var acelesi yok. kendi kendime iyiyim birileri çomak sokmadığı, duygularımı kıprıştırmadığı sürece değmeyin keyfime. ama azcık duygusal bir şeyler olacak olsun beynim alarm moduna geçiyor. tüm hücrelerimi korku sarıyor. püfff.

canım kendim bugünlerde geçecek.
devamını gör...

kirlenmiş boka batmis bi dünyanın içinde temiz olmaya çalışmak bence en zoru.görmemeyi bilmemeyi duymamayı becerebilenler üstesinden gelme konusunda biraz daha şanslılar.
devamını gör...

yüzünden şer akan, ağzından zehir fışkırtan, çatal dilli çirkef kadındır.
evlerden ırak olsun böyle kadın.
devamını gör...

gitsem de her yerde biraz vardır
hatırda zamansız bir plak
bir otel kapısı, biraz istasyon
vardır o seninle birlikte olmak
buluşur çok uzaktan ellerimiz
ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
edip cansever, infilak.
devamını gör...

2 saat 15 dakikadır.

(bkz: çocukluk arkadaşı)
devamını gör...

milyon yıldır sorgulatan hede.
aşk ekmek miydi,
emek miydi,
sevgi neydi peki?
ben mi güzelim, kafam mı güzel?
acıkan var mı acıkan?
günaydın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanların özel hayatına saygısı olmayan, kendi doğrularını dayatmaya çalışan kişi.
devamını gör...

"kadınla erkeği eşit konuma getirmek fıtrata aykırıdır, kadınla erkek eşit olamaz - recep tayyip erdoğan.

"kız mıdır, kadın mıdır bilemem" - recep tayyip erdoğan.

"kadınlar iş aradığı için işsizlik artıyor" - mehmet şimşek.

"anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne? anası ölsün" - melih gökçek.

"iş istiyoruz sayın bakanım" sözlerine karşılık olarak, "evdeki işler yetmiyor mu?" diyen - veysel eroğlu.

"her çalışan kadın, gözü doymamış erkek demektir. bir kadın çalışmayı tercih ederek fuhuşa hazırlık yapmış olur" - nureddin yıldız.

"kadınsa o da iffetli olacak. mahrem namahrem bilecek. herkesin içerisinde kahkaha atmayacak, bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak" - bülent arınç.

"kadının fıtratında erkeğe köle olmak var" - uğur ışılak.

"hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil" - ömer tuğrul inançer:

"kadınların, annelik kariyerinin dışında bir başka kariyeri merkeze almamaları gerekir" - mehmet müezzinoğlu.

"türk hanımları evinin süsüdür, erkeğinin şerefidir, batı kadınları maalesef ezilmektedir" - vecdi gönül.

bu liste daha uzar gider. devletin sözde yöneticilerinin, göz önünde olan isimlerin, düşünceleri bu şekildeyken siz halktan nasıl normal olmalarını beklersiniz. eminim ki bu tür işler yapan kişiler bu siyasilerin en büyük destekçileridir, fanatiğidir.

kadınların ayrıştırılması, erkeğe köle yapılması bu devletin en üst makamlarında olan kişilerden başlıyor. bu insanlar mı kadına karşı şiddete tepki gösterecek, bu insanlar mı adaleti sağlayacak.
ceza verilecek elbet halkın gazını almak için, bir ara aftan yararlanıp çıkacak yine dışarı o adam. hep böyle olmadı mı bu ülkede.
bu ülkede ne zaman kadına değer verildiğini gördünüz, özellikle şimdiki parti başa geldikten sonra.
ben bu ülkede kadının yüceltildiğini atatürk zamanında gördüm sadece.
devamını gör...

köylü de artık, mustafa kemal atatürk'ün işaret ettiği, ' milletin efendisi ' olduğu gerçeğinin farkına varsın ve buna göre hareket tarzı belirlesin. kendini 20 yılda adeta bitiren zihniyetin peşinden koşmaya devam etmesin ' ama bunlar müslüman ' safsatasını öne sürerek.
devamını gör...

babamı doğru düzgün görmediğim için normal olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim