başörtülü olup çok güzel yerlere hakkıyla gelen insanlar tanıyorum. başörtü jeep almaya engel değildir. başlığı açan arkadaşın zihniyeti ile alakalı ankara'da güzel bir söz var. odtülünün sosyalistliği emperyalist şirketlere cv verene kadardır. bu daha ironik sanki.
devamını gör...

ondan gelen son şey, en azından bugün için.

bir şarkı, şiir, haluk bilginer sesi, tuhaf.
şahsiyet dizisine aitmiş, ölümden korkmama sebep oldu, o yolladı.

sözler hakan günday, düzenleme rubato.

bülbül yok
ve de gül yalan
ızdırap benim iptilam.

kalmadı hiç nefesim,
lütfen öldür beni sevgilim.
kalmadı hiç tâkatim,
lütfen öldür beni sevgilim.

ah ile
vah ile
agâh ile
geçti bu ömür, öl keyfini sür.
geçti bu ömür, gel keyfini sür.
gel beyoğlu'na gel,
katliam var beyoğlu'nda

öldük aşkına ah pera,
sarhoş ola ola.
öldük aşkına aman pera,
kudura kudura.


"bak, şarkı? "

devamını gör...

"seni arkadasim olarak goruyorum."
devamını gör...

kung fu panda'daki gibi; söz geçirilemeyen ve yüzleşilmesi kaçınılmaz olan bir olaya, kadere, olguya, kişiye, duruma vs karşı iç huzuru korumak adına, hiç olmadık/beklenmedik bir yerden olmadık/beklenmedik bir "dragon warrior" çıkarılması ile ekarte edilmesi muhtemel eylem, olumsuzluk.

ha ayrıca buna gerçekten inanmalı ve özel/gizli malzemenin de olmadığı bilinmelidir.

"you must believe."
"there is no secret ingredient."
devamını gör...

her gün akışta rastladiğim,allah'ım lütfen birilerinin ilgisini çeksinler de ne muhteşem kişilikleri olduğunu artık özel mesaj yoluyla anlatsalar diye dualar ettiğim yazarlardir.

gerçi kısa süreli ilgi çektikleri muhakakk ama sonuca varamiyor besbelli ki çok sürmeden yine sahalara iniyorlar.
bol şans canlarım..
tüm sahne isiklari sizinle olsun..*
devamını gör...

kurtgiller familyasından güney amerika'nın en büyük yaban köpeği ırkı olarak biliniyor. onları diğer yabani köpeklerden ayıran durum ise sürü halinde değil tek olarak yaşamaları.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arkasında oldukça hüzünlü bir hikaye taşıyan florence + the machine şarkısı. kitapların ve dizinin geçtiği zamandan çok daha öncesine gitmemiz gerekiyor bu eski hikaye için hatta henüz summerhall trajedisi'nin yaşanmadığı zamanlara. o zamanlar tahtta aegon v. targaryen var ve aegon yaptığı reformlar ile westeros'un gördüğü en iyi krallardan biri olarak anılıyor fakat büyük lordlar bu durumdan hoşnutsuzlar. bu hoşnutsuzluğu gidermek için çocuklarını baratheon, arynn gibi soylu ailelerin çocukları ile evlendirmeyi düşünen aegon çocuklarından biri olan duncan targaryen'i* lyonel baratheon'ın kızı ile evlendirmek istiyor fakat duncan targaryen lyonel baratheon'ın kızı ile nişanlı olduğu dönemlerde ormanın çocuklarının soyundan geldiğini iddia eden jenny'e aşık oluyor ve tüm taht hakkından vazgeçerek nişanı bozuyor tabii bu tüm taht sırasını da değiştiriyor.

jenny o zamanlar tarihin seyrini nasıl değiştireceğinin bilincinde olmadan en yakın dostu olan orman cadısı ile beraber saraya geliyor. woods witch veya seride gördüğümüz( kitaplarda) ismi ile ghost of high heart fiziksel özelliklerinin tasvirine baktığımızda ormanın çocuklarından biri gibi görünüyor ki bu uzun bir süre yaşamış olmasını da anlamlandırır ama sadece ormanın çocuklarının soyundan geliyor da olabilir. jenny ile beraber gelen woods witch vadedilmiş prens hakkında bir kehanette bulunuyor ve onun bizim mad king olarak bildiğimiz aerys ii. targaryen ile kız kardeşi rhaella targaryen'den doğacak bir çocuk olduğunu söylüyor. targaryenlerde ensest zaten kan bozulmasın diye aile geleneği gibi bir şey olduğundan kimse karşı çıkmıyor elbette ve birbirlerini pek sevmeyen bu iki kardeş aegon v. targaryen ve babaları jaehaerys ii targaryen tarafından zorla evlendiriliyor. summerhall trajedisine geçmeden önce burada durup biraz günümüzde westeros'un durumuna bakmak gerek.

dizide sonlanmış olsa bile kitapta mevcut durumun kökenine indiğimizde mad king ve oğlu rhaegar targaryen'in kilit isimler olduğu aşikar. jenny yüzünden taht sırası değişmemiş olsaydı ki bu durumda yüksek ihtimalle mad king tahta geçerek targaryen hanesinin neredeyse yok olmasına sebep olmazdı ve beraberinde getirdiği woods witch'in kehanetleri olmasaydı muhtemelen targaryen hanesi birbiri ardına bu felaketleri yaşamayacaktı ve günümüzde gördüğümüz westeros portresi oldukça farklı olacaktı.

gelelim summerhall trajedisine. hakkında çok az bilginin olduğu bu trajedi rhaella ve mad king'in çocuğu olan rhaegar targaryen'in doğduğu gün gerçekleşiyor. blackfyre komplosu, ters giden bir ejderha uyandırma ayini veya woods witch'in sebebiyet verdiği bir yangın olduğu düşünülen bu trajedi jenny, duncan ve aegon'u ölüme sürükleyen bir faica. yazlık sarayda aniden ortaya çıkan ve içindeki herkesin yanmasına sebep olan bu yangın muhtemelen woods witch'in işi. bilerek yapılıp yapılmadığı kesinlikle tartışmaya açık ve bir gizem ama muhtemelen onun kehanetlerinin sebebiyet verdiği bir durum. eskitaşlı jenny veya eskitaş'ın jenny'si olarak anılan bu karakterin beraberinde gelen woods witch neredeyse targaryen soyunu farkında olmadan korkunç bir sona sürüklüyor.

şarkının sözleri oturup üzerine düşünülerek dinlenildiğinde oldukça huzursuz edici bir hüzün taşıyor bu yüzden. kesin olmamakla beraber sanıyorum şarkıyı yazan kişi bu trajedinin yaşandığı gün doğan rhaegar targaryen. hatta rivayet o ki harrenhall turnuvasında lyanna stark'ı ağlatan meşhur şarkı jenny of oldstones'dur.

muhtemelen 8. sezonun en güzel yanı olan - başka var mı sanki? - şarkının podrick versiyonu da ayrı güzel.
devamını gör...

neyini kıskanıyorlar acaba diye sorarım. adamın veya kadının yıllarca emek verip bir yere getirdiği birliktelik, şu veya bu sebeple bitmiş.
sonuçta ortaya tatsızlık, pişmanlık, boşa geçen yıllar gibi yıpratıcı duygular kalmıştır. bu hemen atlatılabilecek bir durum da değildir ayrıca.
allah kimseyi gördüğü günden geri koymasın...
devamını gör...

gönül hanemize biraz hüzün biraz acı, çokça hasret ekleyen durumdur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayat beni senin gittiğin gün büyüttü. kolumu kanadımı koparıp savurdu kayalardan aşağı, uçamadım... çarpa çarpa düştüm uçurumdan, tutunacak bir dal bulamadım... *
devamını gör...

yükseköğretim kurulu başkanı yekta saraç kişisel twitter hesabından açıklamalarda bulundu.
açıklamaları şöyle;
--- alıntı ---

üniversitelerimizin faaliyetlerini “şeffaflık ve hesap verebilirlik” ilkeleri doğrultusunda yürütmesine katkı sunmak ve kanıt temelli değerlendirilmelerinin yapılabilmesini sağlamak amacıyla 2018 yılından beri “üniversite izleme ve değerlendirme” çalışmalarını yürütmekteyiz.

bu kapsamda yök'te oluşturduğumuz komisyon marifetiyle hazırlanan ülkemizdeki her bir üniversiteye ait “2019 yılı üniversite izleme ve değerlendirme raporu”nu bugün yayımlayarak kamuoyu ile paylaştık.

bu çalışmalarımızın amacı, üniversiteleri iyi veya kötü olarak ayırmak ya da birini diğeriyle kıyaslamak değil, aksine belirlenen ölçütlere göre üniversitelerin güçlü yönlerini ortaya koymak, gelişime açık yönlerini desteklemek ve kendi kendileriyle yarışmalarını sağlamaktır.

geçen yıl ile kıyaslandığında bu yıl üniversitelerimizin göstergelerinde gözle görülür bir iyileşmenin olduğu görülüyor. bu iyileşme daimi bir süreç olup devam etmelidir. bu göstergeleri hedef alarak gelişme kaydeden bütün üniversiteleri tebrik ediyorum.

--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

bu akşam sesini duyan sözlüğümüzün yalnız kadınlarının mesaj kutusunu bombardımana tutacağı konusunda iddiaya girilen yazar:
hücum bacılar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

artık gelmesi gereken özellik. yazık, dostumus kim bilioz düçmanımızı bilmiyoruz. ya ben onu hunharca oyluyorsam? ayıp ya.
devamını gör...

tahin pekmez ekmek
devamını gör...

futboldan soğumuş bir hoca daha. ülkedeki futbol atmosferi o kadar politik ki, hangi takımın şampiyon olacağını değil rivadaki var merkezi bildiğin ankara belirliyor. örneğin bu sene her sene olduğu gibi malesef fenerbahçenin de içinde ve merkezinde olduğu bildiğin kurmaca olaylar etrafında dönen bir süper lig izliyoruz. örneğin beşiktaş , şikeyle zorla birinciliğe kadar getirildi, ardından her sene olduğu gibi falatasaray (aslanımız) bildiğin içten içe çökertilmeye çalışılıyor, bütün sonucu yarın ki fenerbahçe maçı belirler. fener maçı alırsa şampiyon ilan edilir ve 2 haftada beşiktaş dağıtılır. hal böyleyken hala (büyük resmin en anlamlı olduğu ilk entry) olayı anlayamayanlar var. ali koç iktidara oynadığı her sene bu böyle gider. aziz yıldırım iktidara değil tff ye oynuyordu ama malesef (onlara göre malesef) hala bağımsız bir kurum. o yüzden ya fb ya bjk şampiyon. gsnin şansı varsa kalan tüm maçlarında eşek gibi yüklenip bir şekilde 2.liği alması lazım, çünkü şampiyon yapılması engellenen tek takım bildiğin anlamda. bunu tek bir maçtan örnek verirsem olayı anlarsınız. bildiniz. gs-bjk maçı. bildiğin anlaşmalı bir maçtı. gs bjk ye yatmadı sadece önünü açtı ve şunu dedi, siz şampiyon olun bizim olmamız zaten zor kardeşler.

ersun yanala gelince, maçtaki bitik görüntüsünün bana hatırlattığı entrydir bu. adam bildiğin futbolu bile sallamış. 2 sene içinde herkes bu ülkede futbolu bitirsin kafasında...
devamını gör...

camdan aşağıya atlardım. ne de olsa can çok bende.
devamını gör...

seçme ve seçilme hakkının bittiğini, sen istediğin için değilde, ne bulursan razı olman gerektiğini zannettikleri yaşlardır,

yaşını söyleyince sanki neşeni çok görüyorlar, 40 yaşına kadar hakkın var, normal bir hayata, sonra sadece solunum yapabilirsin, allah razı olsun *

halbuki artık hep 12 den vuracak kadar usta olmuşsundur, herşey hızlanmıştır, vakit kaybettiren herşeyi yakalamışsındır, artık herşeyin bir yolu bulunmuştur, demlenmişsindir, taze çay gibi...
demlendikten sonra bayatlamadan önce, çayın o en lezzetli, kokusunun kafa yaptığı süreç gibi bir dönem, işte bu 40-45 yaş arası, hadi 40-50 diyelim, o ilk bardak çaylar gibi düşünün... kısmet olursa 50+ da yine yazarım ama, bence en keyifli yaşlar,

ama nedendir bilinmez, insanlarda 40-50 den sonra bir, yaşını belirtmeden sana laf söyleyememe durumu var,
diyelimki üzmek için söylüyorlar...
aslında bu yaş dedektörlerinin dönüp kendilerine sorması lazım, ben niye bir insanın "canını acıtmak" istiyorum diye..

dün kadıköy moda da arkadaşımla oturuyoruz bankta, tabiiki çiçekçi bir arkadaş geldi, istemiyorum dedim, tabiiki ısrar etti, önümden çekilirmisin manzaramı kapatıyorsun dedim, aldığım cevabı söyliyim, bir iki soru-cevap daha uzattıktan sonra, nerdeyse gül almadık diye ağzımıza soktuğu sepetini ve şalvarını da sürüye sürüye, zorla çekti gitti önümüzden sağolsun, giderken de "40 yaşına gelmişsin birde gül istemiyorsun" dedi *

benimde kırkımdan sonra, içimdeki şahika koçarslanlı çıktı galiba, (şimdi yazarken farkettim) "40 yaşıma da gelirim, gül de istemem" dedim... kalitemi bozdum anlayacağınız.. *

sanırım daha küçük görünüyorum, çünkü üste çıkmak için 10 yaş koydu muhtemelen *
sinekten matematik çıkarıyorsam demekki.. 50+ da neler yapıcaz acep..

yeni bir şey daha öğrenmiş olduk, 40 yaşını geçtiysen, ne bulursan şükretmeni bekliyorlar, kimin aldığı, sen nasıl istiyorsun önemli değil yani..
hem 40 yaşındasın hemde gül bulmuşsun, daha ne istiyorsun.. hayır demek, "kendi" istediğini tercih etmek filan gibi hakların bitmiş sanki.. yersen *

40 yaşım kadar taş düşsün başınıza ne diyim *

aynı tonlarda bir diğer tanımım, ilgilenirseniz,
#492237
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yaşadığını yaşamak için 2 araba parası yemiş olduğum yazar.

edit: ablalar niye kinlendiniz bu kadar. vallahi özeniyorum size. ya onu bunu bırakın bi kısır tarifi yazın da yapıp yiyelim. sizden en iyi bunlar çıkar. biraz kendi değerinizin farkına varın. rica.
devamını gör...

yemek hazır.
devamını gör...

kore’de kutlanan hasat bayramı. bu bayram kuzeyde de güneyde de kutlanıyor ama yanlış bilmiyorsam tarihleri fark ediyor. onun harici gelenekleri çok benziyor* ama ufak tefek farklılıklar da yok değil.

bayram gelenekleri vietnam’da kutlanan tet nguyen dan’a çok benziyor. bu bayramda da farklı şehirlerde olan kişiler aileleri ile birlikte olabilmek için bir araya geliyor ve bayramda ataların mezarları ziyaret ediliyor. ayrıca aynı vietnam’daki tet kutlaması gibi, evde ataları için sunak hazırlıyorlar . bu sunakta yanlış hatırlamıyorsam, pirinç şarabı, geleneksel yiyecekler yer alıyor.

bu kutlamalar bilinene göre m.ö.’lere dayanıyor. bunun hasat bayramı olduğunu söylemiştim. aklıma nedense habil ve kabil geldi. habil ve kabil’in tanrıya hasatlarını ve ürünlerini sunması gibi, koreliler de atalarına hasatlarını sunuyorlar. gelenek onlara mı dayanıyor bilmiyorum ama nedense bana onu çağrıştırdı.

bu bayrama özel, belli yemekleri var . tabi ki sofranın baş tacı pirinç. pirinç , pirinç olalı başına böyle şeylerin gelmemiştir. pirinç yemeği, pirinç keki, pirinç şarabı,… bunların yanına eklenecek diğer yiyecekler ise güney ile kuzey arasında fark ediyor. neden fark ettiğine de ufak değineyim. tabi bu kendi kanaatim, doğruluğunu garanti etmiyorum. kuzeyde yiyecekler, dağıtım sistemine göre dağıtılıyor. malum komünist bir ülke(sözde). bu yiyecekler de songbun derecenize göre dağıtılıyor. onun harici gelir düzeyi çok çok düşük olduğu için, taze meyve ve sebzeye songbunu düşük olan kişilerin erişmesi zor oluyor. güneyde chuseok kutlamalarında sofrada meyve ve sebze de olurken, kuzeyde olmaması da gayet normal oluyor bu durumda.

bu bayramın en önemli yiyeceği de songpyeon. yarım ay şeklinde bir çeşit pirinç keki. bu kekin yarım ay şeklinde olmasının nedeni de efsaneye göre bir kaplumbağadan kaynaklanıyor. bu kesin bizim yazarımız olan kaplumbağadır*

baekje kralı uija döneminde, bir kaplumbağanın sırtında şifreli bir ifade, "baekje dolunay ve silla yarım aydır" bulundu ve baekje'nin düşüşünü ve silla'nın yükselişini öngördü. silla, baekje'yi yendiğinde kehanet gerçekleşti. koreliler yarım ay şeklinin parlak bir geleceğin veya zaferin bir göstergesi olduğuna inandığından beri. [15] bu nedenle, chuseok sırasında aileler bir araya gelir ve daha parlak bir gelecek için dolunayın altında yarım ay şeklindeki songpyeon'u yerler .

kaynak: en.m.wikipedia.org/wiki/Chu...
devamını gör...

sayesinde daha şimdiden severek dinleyeceğim şarkılar keşfettiğim gerçekten çok güzel ve başarılı bi uygulama.reklam da ayrı güldürmüştür beni.hayırlı olsun hepimize bol bol dinleriz artık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim