sweatshirt
kış olunca neden erkeklerin sweatshirtlerine el koyuyorsunuz hanımlar? büşra bunu okuyorsan şayet 3 kış geçti üzerinden allahsız. a küçük.
devamını gör...
batman
türkiye'nin, güneydoğu anadolu bölgesinde yer alan güzide bir şehri. yarasasıyla meşhurdur.
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
benim naciz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. fakat türkiye cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.
her şey için teşekkürler atam.
her şey için teşekkürler atam.
devamını gör...
no land
...
sözleriyle, tınısıyla içimde sorduğum soruların daha acımasız olmasını sağlayan başarılı müzik grubudur. sadece 'niye böyle uzundur bu yollar' demesi bile gitmek isteyip gidemediğim kısacık o yolu sonsuz bir mesafeye ulaştırır.
sözleriyle, tınısıyla içimde sorduğum soruların daha acımasız olmasını sağlayan başarılı müzik grubudur. sadece 'niye böyle uzundur bu yollar' demesi bile gitmek isteyip gidemediğim kısacık o yolu sonsuz bir mesafeye ulaştırır.
devamını gör...
iltifat edildiğini anlayınca küplere binmek
küplere binmek demeyelim de utanıyor diyelim.
iltifat ile baş başa kalınca utanan insanlar çok oluyor.
iltifat ile baş başa kalınca utanan insanlar çok oluyor.
devamını gör...
bazı şair hikayeleri
büyük şairlere kendini aşık etmeyi başarabilmiş bir kadın o
tomris uyar kendisine şiir yazılan kadınların en şanslısıdır herhalde. kocası turgut uyar, tutkulu bir aşk yaşadığı cemal süreya ve ona olan ilgisi ve hayranlığını saklamayan arkadaşı ve belki de platonik aşığı edip cansever, yani şiirimizin 3 büyük ismi de satırlarında kendisine seslenmiştir.
sayım / cemal süreya
ayışığında oturduk
bileğinden öptüm seni
sonra ayakta öptüm
dudağından öptüm seni
kapı aralığında öptüm
soluğundan öptüm seni
bahçede çocuklar vardı
çocuğundan öptüm seni
evime götürdüm yatağımda
kasığından öptüm seni
başka evlerde karşılaştık
iliğinden öptüm seni
en sonunda caddelere çıkardım
kaynağından öptüm seni
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur / turgut uyar
herkes seni sen zanneder.
senin sen olmadığını bile bilmeden,
sen bile..
seni ben geçerken,
derim ki,
saati sorduklarında;
onu ”o” geçiyordur.
kimse anlam veremez.
tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
zamanı durdururum yüreğimde,
sensiz geçtiği için,
akrep yelkovana küskündür.
şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
bil ki akrep yelkovanı geçerse,
atan bu yüreğim durur.
bırak bozuk kalsın, hiç değilse;
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
yaş değiştirme törenine yetişen öyle bir şiir / edip cansever
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
ve yarışırsa ancak monet'nin
kadınlarına yaraşan giysilerinle
gördüm de
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında
öyle kısaydı ki adımların
şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
ölçülür ve denk düşerdi ancak
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
yok bir yanıtın "nereye" diyenlere
bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
o bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
hani etiler'den hisar'a insek bile
bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
çok yaşında her zamanki çocuksun gene
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
mutfağın mutfak olalı böyle
bir adın vardı senin, tomris uyar'dı
adını yenile bu yıl, ama bak tomris uyar olsun gene
ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
oysa güneş pek batmadı senin evinde
söyle
ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.
tomris uyar kendisine şiir yazılan kadınların en şanslısıdır herhalde. kocası turgut uyar, tutkulu bir aşk yaşadığı cemal süreya ve ona olan ilgisi ve hayranlığını saklamayan arkadaşı ve belki de platonik aşığı edip cansever, yani şiirimizin 3 büyük ismi de satırlarında kendisine seslenmiştir.
sayım / cemal süreya
ayışığında oturduk
bileğinden öptüm seni
sonra ayakta öptüm
dudağından öptüm seni
kapı aralığında öptüm
soluğundan öptüm seni
bahçede çocuklar vardı
çocuğundan öptüm seni
evime götürdüm yatağımda
kasığından öptüm seni
başka evlerde karşılaştık
iliğinden öptüm seni
en sonunda caddelere çıkardım
kaynağından öptüm seni
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur / turgut uyar
herkes seni sen zanneder.
senin sen olmadığını bile bilmeden,
sen bile..
seni ben geçerken,
derim ki,
saati sorduklarında;
onu ”o” geçiyordur.
kimse anlam veremez.
tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
zamanı durdururum yüreğimde,
sensiz geçtiği için,
akrep yelkovana küskündür.
şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
bil ki akrep yelkovanı geçerse,
atan bu yüreğim durur.
bırak bozuk kalsın, hiç değilse;
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
yaş değiştirme törenine yetişen öyle bir şiir / edip cansever
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
ve yarışırsa ancak monet'nin
kadınlarına yaraşan giysilerinle
gördüm de
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında
öyle kısaydı ki adımların
şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
ölçülür ve denk düşerdi ancak
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
yok bir yanıtın "nereye" diyenlere
bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
o bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
hani etiler'den hisar'a insek bile
bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
çok yaşında her zamanki çocuksun gene
ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
mart ayında patlıcan, ağustosta karnıbahar
mutfağın mutfak olalı böyle
bir adın vardı senin, tomris uyar'dı
adını yenile bu yıl, ama bak tomris uyar olsun gene
ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
oysa güneş pek batmadı senin evinde
söyle
ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.
devamını gör...
miyop olmanın zorlukları
ya bununla nasıl görüyorsunuz gibi iq düşüren cümleler duymak.
devamını gör...
herodot
mö. 484 yılında halikarnassos(bodrum)'da doğmuş, dünyanın ilk araştırmacı tarihçisidir.
romalı devlet adamı ve bilgin cicero tarafından “pater historiae” (tarihin babası) unvanı verilmiştir.
herodot gerçekten de başarılması çok zor ve uzun yolculuklar gerçekleştirmiştir. trakya’yı, lidya ve frigya gibi tüm anadolu kentlerini, karadeniz ve doğu akdeniz kıyılarını, mısır’ı, fenike’yi, iran’ı, makedonya’yı, yunanistan’ı gezmiş ve sicilya’ya kadar varmıştır. zaten kitabını da burada yazmış ve yaşama burada veda etmiştir. uğradığı kentlerde halka hikayeler anlatarak bundan gelir kazanmış bu gelir ile gezilerine devam etmiştir. geçtiği kentlerin dili, dini, kültürü, efsaneleri hakkında bilgiler toplamıştır.
romalı devlet adamı ve bilgin cicero tarafından “pater historiae” (tarihin babası) unvanı verilmiştir.
herodot gerçekten de başarılması çok zor ve uzun yolculuklar gerçekleştirmiştir. trakya’yı, lidya ve frigya gibi tüm anadolu kentlerini, karadeniz ve doğu akdeniz kıyılarını, mısır’ı, fenike’yi, iran’ı, makedonya’yı, yunanistan’ı gezmiş ve sicilya’ya kadar varmıştır. zaten kitabını da burada yazmış ve yaşama burada veda etmiştir. uğradığı kentlerde halka hikayeler anlatarak bundan gelir kazanmış bu gelir ile gezilerine devam etmiştir. geçtiği kentlerin dili, dini, kültürü, efsaneleri hakkında bilgiler toplamıştır.
devamını gör...
25 yaşından sonra kimseye aşık olamayacağım hissi
bu yaştan sonra, seni aptala çeviren hormonlar yerine mantık devreye girer.
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
bir konu hakkında bir fikir beyan edebilmek için herhangi bir duyu organımızdan bilgilerin alınması, kendi içinde yorumlanması ve bilgilerin karşılaştırılması gerekir. görme, işitme veya dokunma yoluyla bilgi edinme, beynin birçok alanını eş zamanlı olarak çalıştırır. fakat broca alanı, wernicke alanından iletilen düşüncelerin dışarıya aktarıldığı yerdir. eğer broca alanı tahrip olursa, kişi söylemek istediklerini bilir, buna karar da verir fakat kelimeleri seçemez. anlamlı şeyler söyleyemez ve saçma sesler çıkartır. konuşmak veya tabiri caizse fikir beyan etmek bu kadar komplike bir olgu iken, bunu dünyanın en gereksiz cümlelerini sarf etmek için kullanmak akıl tutulmasıdır.
tanım: kendisine aynı şekilde ''kadınların %70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur'' denildiği vakit şiddetle karşı çıkacak kişinin anlamsız, saçma, tamamiyle kendi değerleri üzerinden topluma mâl etmek istediği, şuursuzca, fütursuzca, vizyonsuzca, aptal saptal, bireysel özgürlüğü savunduğunu zannederken aslında savunmayıp bireysel dini değerlerini yücelten, ne idüğü belirsiz, arap sevici, aciz, ötekileştirici, dışlayıcı, nefret söylemleri barındıran bir fikrin maalesef ses tellerinden dile zuhur etmesi hadisesidir.
edit: eyyorlamam bu kadar zira aklıma başka kelime gelmedi, eklemek isteyen olursa portakallasın.
tanım: kendisine aynı şekilde ''kadınların %70'i başörtülü ise orada özgürlük yoktur'' denildiği vakit şiddetle karşı çıkacak kişinin anlamsız, saçma, tamamiyle kendi değerleri üzerinden topluma mâl etmek istediği, şuursuzca, fütursuzca, vizyonsuzca, aptal saptal, bireysel özgürlüğü savunduğunu zannederken aslında savunmayıp bireysel dini değerlerini yücelten, ne idüğü belirsiz, arap sevici, aciz, ötekileştirici, dışlayıcı, nefret söylemleri barındıran bir fikrin maalesef ses tellerinden dile zuhur etmesi hadisesidir.
edit: eyyorlamam bu kadar zira aklıma başka kelime gelmedi, eklemek isteyen olursa portakallasın.
devamını gör...
sarışın erkek vs esmer erkek
sarışın olmak kötü bir kader kendimden biliyorum.güvenmiyorlar abicim hep bi ama acaba oluyor hatun kişisinin gözünde.ani kontroller vesaire,lanet bişeydir sarışın erkek olmak ama güzeldir.
devamını gör...
durduk yere insanı mutlu eden şeyler
vefat eden bir yakınınızı rüyanızda görmek. insanı biraz hüzünlendirir ama çok özlediğiniz için mutlu eder. acı bir tebessümle mutlu olur insan...
devamını gör...
ilkokul öğretmeninin unutulmayan özellikleri
gözlüklü ve kibar bir adamdı. ilkler unutulmazmış cidden adını bile hatırlıyorum. diğer örtmenlerimi hep unuttum.
devamını gör...
beyazları ve renklileri ayırmadan yıkamak
hani bazı kıyafetlerin renklilerle mi beyazlarla mı atılacağına karar veremeyiz ya? o an eğer "renkli bu" kararı çıkarsa bir açık renk için de aynı kararı veriyorum. böyle böyle geriye iki üç beyaz kalıyor. ee diyorum bunları da atayım ne olacak?
t: boşvermişlikten değil kararsızlıktan gerçekleştirilebilen eylem. anneme göre boşvermişlik, üşengeçlik, tek yaşasam mahvolurmuşumculuk ama konumuz bu değil.
t: boşvermişlikten değil kararsızlıktan gerçekleştirilebilen eylem. anneme göre boşvermişlik, üşengeçlik, tek yaşasam mahvolurmuşumculuk ama konumuz bu değil.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hiçbir şey yapmak istemiyorum gibi ama yapmak da istiyorum gibi.
moralim mi bozuk yoksa hayattan zevk mi almıyorum. hayır hayır eski günlere kati surette dönmek istemiyorum.
görevlerimi yerine getirmediğim için bence.
beni keyfim mutlu etmiyor çok değişik.
moralim mi bozuk yoksa hayattan zevk mi almıyorum. hayır hayır eski günlere kati surette dönmek istemiyorum.
görevlerimi yerine getirmediğim için bence.
beni keyfim mutlu etmiyor çok değişik.
devamını gör...
fiyata dikkat eden insan
an itibari ile sıkıysa bakma halini alan insani durum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
özgür bir mahkumsun
yaşarken ölen
sevgi dolu bir mahluksun
aynı zamanda nefret edebilen
yıllar boyu var olursun
aynı anda yok ederken
ve tutunursun
gitmek isterken
ve anlam bulursun
anlamsızlıklar içinde çığlık atarken
sen olursun
şen olursun
yaşamaktan zevk alırsın
acı çekerken
bir gün onu bulursun
o olursun severken
mutlak bir yol bulursun
muğlak bir yolda ilerlerken
umudun yeşerir
kara bulutlar yok olur
ve gökkuşağı çıkar
yağmur yağarken.
yaşarken ölen
sevgi dolu bir mahluksun
aynı zamanda nefret edebilen
yıllar boyu var olursun
aynı anda yok ederken
ve tutunursun
gitmek isterken
ve anlam bulursun
anlamsızlıklar içinde çığlık atarken
sen olursun
şen olursun
yaşamaktan zevk alırsın
acı çekerken
bir gün onu bulursun
o olursun severken
mutlak bir yol bulursun
muğlak bir yolda ilerlerken
umudun yeşerir
kara bulutlar yok olur
ve gökkuşağı çıkar
yağmur yağarken.
devamını gör...
kütüphane
vizontele tuuba da çok güldüğüm bir repliği aklıma getirdi.
tarık akan'ın "ben şehrin yeni kütüphane müdürüyüm" sözü üzerine belediye başkanı "ne güzel, bir de kütüphanemiz olsaydı çok güzel olacaktı" der. tarık akan "yok mu?" diye sorunca deli emin:
- daha ilk defa bir cümlede adı geçiyor der.
yazarken yine güldüm.
tarık akan'ın "ben şehrin yeni kütüphane müdürüyüm" sözü üzerine belediye başkanı "ne güzel, bir de kütüphanemiz olsaydı çok güzel olacaktı" der. tarık akan "yok mu?" diye sorunca deli emin:
- daha ilk defa bir cümlede adı geçiyor der.
yazarken yine güldüm.
devamını gör...

