çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
mahallede arkadaşlarla oyun oynamanın verdiği keyif paha biçilemez.
devamını gör...
seyir
piraye erdoğan'ın kasım 2019'da yayınlamış olduğu bir roman.
bir öneri sonrası haberdar olduğum bir kitaptı ama kişisel gelişim kitabı sanıp pek sıcak bakmamıştım. yanılmışım. aslında bir kadının yaşantısını, çöküşlerini anlatan sonra hayatının nasıl değiştiğini, hangi aşamalardan geçtiğini en ince ayrıntısına kadar aktaran bir kitap. bu kitabı ne kadar anlatsam da asla yeterli derecede anlatamayacakmış gibi hissediyorum. ama eğer mutsuz hissediyorsanız bu kitabı okumanın fayda sağlayacağını düşünüyorum. tabiki bir kitap okudu diye kimse mutlu olmaz ama size çok farklı bir bakış açısı kazandıracak bir kitap.
bir öneri sonrası haberdar olduğum bir kitaptı ama kişisel gelişim kitabı sanıp pek sıcak bakmamıştım. yanılmışım. aslında bir kadının yaşantısını, çöküşlerini anlatan sonra hayatının nasıl değiştiğini, hangi aşamalardan geçtiğini en ince ayrıntısına kadar aktaran bir kitap. bu kitabı ne kadar anlatsam da asla yeterli derecede anlatamayacakmış gibi hissediyorum. ama eğer mutsuz hissediyorsanız bu kitabı okumanın fayda sağlayacağını düşünüyorum. tabiki bir kitap okudu diye kimse mutlu olmaz ama size çok farklı bir bakış açısı kazandıracak bir kitap.
devamını gör...
tanımı bile olmayan çaylağın takipçisi olması
evet o yazar benim karma puan'ı ne zaman alabilirim?
devamını gör...
sözlük kızı
devamını gör...
kadınların zeki erkek sevmesi
ben akademik zeka da seviyorum arkadaşlar ama en önemlisi eq.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
halden anlayan, empati kuran erkekler ilişki başlatma ve sürdürme konusunda daha başarılılar.
bunlara ek düzgün bir diksiyon ve kulağa hoş gelen bir ses konu, kendini dinletebilme becerilerinin gelişmiş olması benim için tercih etme sebebi.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bu sefer sesimden mahrum olacaksınız. oturup ağlamak için güzel bir sebep.
devamını gör...
the office
9 sezondan oluşan efsane sitcom dizisidir.
dizinin yapımcısı ve fikir babalarından olan ricky gervais'in baş rolünü üstlendiği ingiliz yapımı the office dizisinden uyarlanmıştır.
steve carell, rainn wilson, john krasinski, jenna fischer, b.j. novak dizide rol alırken dizinin yapımcılığını ricky gervais, stephen merchant ve greg daniels üstlenmiştir.
konusu dunder miffin adındaki bir kağıt şirketinin scranton şubesinde yaşananları anlatır.
birbirinden ilginç karakterlere sahip olan bu dizi hemen hemen her sitcom severin en sevdiği dizilerden birisidir. hatta yüzde doksanının en sevdiği dizidir.
sebebi ise karakterlerin kusursuz yaratılmamış olmasıdır. ben en azından bu olayını çok seviyorum. karakterler uyuz, yalaka ve gıcıktır. yani normal insanlardır. hepimiz gibiler.
michael scott tüm zamanların yaratılmış en iyi karakterlerinden birisidir. onu tarif edecek kelimeler yok. müthiş birisi.
dwight schrute. dünyanın en garip insanı. gülmekten ağlatan sahneleri oldu. yemin ederim şaka yapmıyorum. bu karakteri bir insan nasıl yazar anlamıyorum. muhteşem.
jim halpert. kendisini çok yakışıklı ve çok sempatik olduğu için sevmiyorum. kıskanıyorum herifi. çok cool.
pam beesly. yine en sevdiğim önemli karakterlerden birisidir.
ryan howard. kendisinden nefret ediyorum. bu yüzden başarılı bir kişi kendisi.
andy bernard. yine garip manyağın tekidir. severim kendisini.
dizinin en sevdiğim taraflarından birisi ise konuların çekinilmeden harcanılması. bölüm başlarında rahatlıkla bir bölüm çıkabilecek konuları harcıyorlar. nefis bir şey. çok komik kısımları harcamaktan çekinmiyorlar çünkü ellerinde bol bol konu var. yaratıcı bir ekip.
diğer tarafı ise dwight ile micheal scott arasındaki garip ilişki. bu iki uyuz insanı izlemek acayip bir şey.
yine başka kısmı dizide bulunan dostluk ilişkileri. birbirilerine garip şakalar yapıyorlar ama birbirlerini seviyorlar. birbirlerine bağlılar. jim ve dwight örneği.
diğer tarafı ise dizinin umurunda olmayan bir üslubu olması. her şeyle dalga geçebiliyorlar. umurlarında değil. her şeyle dalga geçiyorlar. sınır yok. bence mizah dediğimiz olay tam olarak böyle olmalı.
diğer güzel taraf ise samimi olması. seyirciye ofisin içindeymiş gibi hissettirmesi. 9 sezon boyunca oralarda dolaşan bir stajyer gibi hissettim kendimi. kameraya atılan bakışlar çok mutlu etti. zaten dizinin amacı da bu.
dizi 2005 ile 2013 yılları arasında yayınlanmıştır. altın küre ve emmy ödülüne sahiptir.
türkiye'de yayın hakları amazon primedadır. sadece the office için bile amazon prime üyesi olunur. bunu daha önce defalarca dedim yine diyorum. arada sırada açıyorum bir bölüm keyfim yerine geliyor.
toplam 201 bölümden oluşan harika bir dizi. hala fırsat bulamamış herkese şiddetle tavsiye ederim.
not: daha önce izleyip beğenmemiş olabilirsiniz tekrar şans verin. aynısını yaşadım çünkü.
ayrıca bitince depresyona girebilirsiniz. ben girdim çünkü oradan biliyorum.
dizinin yapımcısı ve fikir babalarından olan ricky gervais'in baş rolünü üstlendiği ingiliz yapımı the office dizisinden uyarlanmıştır.
steve carell, rainn wilson, john krasinski, jenna fischer, b.j. novak dizide rol alırken dizinin yapımcılığını ricky gervais, stephen merchant ve greg daniels üstlenmiştir.
konusu dunder miffin adındaki bir kağıt şirketinin scranton şubesinde yaşananları anlatır.
birbirinden ilginç karakterlere sahip olan bu dizi hemen hemen her sitcom severin en sevdiği dizilerden birisidir. hatta yüzde doksanının en sevdiği dizidir.
sebebi ise karakterlerin kusursuz yaratılmamış olmasıdır. ben en azından bu olayını çok seviyorum. karakterler uyuz, yalaka ve gıcıktır. yani normal insanlardır. hepimiz gibiler.
michael scott tüm zamanların yaratılmış en iyi karakterlerinden birisidir. onu tarif edecek kelimeler yok. müthiş birisi.
dwight schrute. dünyanın en garip insanı. gülmekten ağlatan sahneleri oldu. yemin ederim şaka yapmıyorum. bu karakteri bir insan nasıl yazar anlamıyorum. muhteşem.
jim halpert. kendisini çok yakışıklı ve çok sempatik olduğu için sevmiyorum. kıskanıyorum herifi. çok cool.
pam beesly. yine en sevdiğim önemli karakterlerden birisidir.
ryan howard. kendisinden nefret ediyorum. bu yüzden başarılı bir kişi kendisi.
andy bernard. yine garip manyağın tekidir. severim kendisini.
dizinin en sevdiğim taraflarından birisi ise konuların çekinilmeden harcanılması. bölüm başlarında rahatlıkla bir bölüm çıkabilecek konuları harcıyorlar. nefis bir şey. çok komik kısımları harcamaktan çekinmiyorlar çünkü ellerinde bol bol konu var. yaratıcı bir ekip.
diğer tarafı ise dwight ile micheal scott arasındaki garip ilişki. bu iki uyuz insanı izlemek acayip bir şey.
yine başka kısmı dizide bulunan dostluk ilişkileri. birbirilerine garip şakalar yapıyorlar ama birbirlerini seviyorlar. birbirlerine bağlılar. jim ve dwight örneği.
diğer tarafı ise dizinin umurunda olmayan bir üslubu olması. her şeyle dalga geçebiliyorlar. umurlarında değil. her şeyle dalga geçiyorlar. sınır yok. bence mizah dediğimiz olay tam olarak böyle olmalı.
diğer güzel taraf ise samimi olması. seyirciye ofisin içindeymiş gibi hissettirmesi. 9 sezon boyunca oralarda dolaşan bir stajyer gibi hissettim kendimi. kameraya atılan bakışlar çok mutlu etti. zaten dizinin amacı da bu.
dizi 2005 ile 2013 yılları arasında yayınlanmıştır. altın küre ve emmy ödülüne sahiptir.
türkiye'de yayın hakları amazon primedadır. sadece the office için bile amazon prime üyesi olunur. bunu daha önce defalarca dedim yine diyorum. arada sırada açıyorum bir bölüm keyfim yerine geliyor.
toplam 201 bölümden oluşan harika bir dizi. hala fırsat bulamamış herkese şiddetle tavsiye ederim.
not: daha önce izleyip beğenmemiş olabilirsiniz tekrar şans verin. aynısını yaşadım çünkü.
ayrıca bitince depresyona girebilirsiniz. ben girdim çünkü oradan biliyorum.
devamını gör...
hayatınız bir söz olsa ne olurdu sorunsalı
kıyıda köşede kalmış, okunup geçilmiş üzerinde pek durulmamış bir satır arası olurdu. ne anlattığından kendisinin bile haberi yok.
devamını gör...
sevgilinin doğru kişi olduğunu anlamak
birbirimizin çoğu yönde tam zıt karakterleri olmamız. benim eksik olduğum yerlerde onun fazlalıkları, onun eksik olduğu yerlerde benim fazlalıklarım var. ve yapbozun yanyana olması gereken iki ayrı parçası gibi tamamlıyoruz birbirimizi. ayrıca ikimizin de çok emin olduğu bi konu var. kavga edebiliriz, küsebiliriz, çok sık ters düşebiliriz ama gün sonunda birbirimize sarıldığımızda çok mutlu olacağız.
devamını gör...
don’t count the pope among harry potter fans
elisabeth rosenthal’ın bir gazete yazısının başlığıdır.
haber 16-17 tarihleri arasında paris’te international herald tribune gazetesinde yayımlanmıştır.
başlığı mealen çevirirsek “ papa’nın harry potter hayranları arasında sayılamayacağı” gerçeğine ulaşıyoruz. ve sanırım bu çok da şaşırtıcı bir durum değil.
habere göre sonradan papa xvi. benedikt adını alan kardinal joseph ratzinger harry potter kitaplarının zararlı yayınlar arasında sayılması gerektiğini iddia eder. kardinale göre bu kitaplar “ daha doğru dürüst gelişmeden önce benlikte hristiyanlığı büyük ölçüde çarpıtmaktadır”.
kardinal bu fikri savunarak gencecik beyinlerin harry potter ve arkadaşlarının yaptığı büyülerden korumaya çalışmıştır. okumak isteyen çocukların bu korumaya yönelik saldırı karşısında aparecium büyüsü yapmaları gerekecektir ileriki dönemlerde.
din adamlarının dinin ve din inancının bu kadar kırılgan olmasına inanmaları bana her zaman tuhaf gelmiştir. hem dinlerinin tek doğru olduğunu, inançlarının gücünün sınırsız olduğunu düşünüp hem de kendilerine tehdit olarak gördükleri her şeyi yasaklamaya çalışmaları nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça.
bu arada bahsettiğim olay 2003 yılında gerçekleşiyor. bilim çağında harry potter’dan korkan bir kim olduğunu bilirsin sen tarafından.
o zaman kitaplarımız için bir harry potter büyüsü yaparak bitirelim tanımı:
cave inmicium!
haber 16-17 tarihleri arasında paris’te international herald tribune gazetesinde yayımlanmıştır.
başlığı mealen çevirirsek “ papa’nın harry potter hayranları arasında sayılamayacağı” gerçeğine ulaşıyoruz. ve sanırım bu çok da şaşırtıcı bir durum değil.
habere göre sonradan papa xvi. benedikt adını alan kardinal joseph ratzinger harry potter kitaplarının zararlı yayınlar arasında sayılması gerektiğini iddia eder. kardinale göre bu kitaplar “ daha doğru dürüst gelişmeden önce benlikte hristiyanlığı büyük ölçüde çarpıtmaktadır”.
kardinal bu fikri savunarak gencecik beyinlerin harry potter ve arkadaşlarının yaptığı büyülerden korumaya çalışmıştır. okumak isteyen çocukların bu korumaya yönelik saldırı karşısında aparecium büyüsü yapmaları gerekecektir ileriki dönemlerde.
din adamlarının dinin ve din inancının bu kadar kırılgan olmasına inanmaları bana her zaman tuhaf gelmiştir. hem dinlerinin tek doğru olduğunu, inançlarının gücünün sınırsız olduğunu düşünüp hem de kendilerine tehdit olarak gördükleri her şeyi yasaklamaya çalışmaları nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça.
bu arada bahsettiğim olay 2003 yılında gerçekleşiyor. bilim çağında harry potter’dan korkan bir kim olduğunu bilirsin sen tarafından.
o zaman kitaplarımız için bir harry potter büyüsü yaparak bitirelim tanımı:
cave inmicium!
devamını gör...
rock 'n' roll suicide
bir david bowie şarkısı. the rise and fall of ziggy stardust and the spiders from mars albümünde bulunur.
şarkı hakkında denebilecek tek şey vay.
vay.
vay.
şarkı hakkında denebilecek tek şey vay.
vay.
vay.
devamını gör...
idam
insan nefestir. azı ya da fazlası değil. o yüzden dünyadaki diğer canlılardan hiçbir farkımız ve üstünlüğümüz yok. doğa ya da canlının kendisi aksini söyleyene kadar yaşamak bir haktır.
hiçbir şart ve koşul altında, hiç kimsenin canlı olma halini sonlandıramazsın. onun yaşamasına engel olamazsın. olmamalısın.
evet dünyada çok kötü insanlar var. keşke ölseler. keşke çok büyük acılar çekerek, yaptıklarının acısı çıkana kadar sürünse ve sonra ölseler hatta. yanlarına kar kalmasa. hayat adil olsa.
ama değil. yapacak bir şey yok.
doğmadan önce cenin, öldükten sonra cesetsin. yaşadığın süre içinde insan olarak adlandırılıyorsun. ya da hayvan, ya da bitki.
canlı.
kimsenin elinden canlı olma halini alamazsın. hadi aldın diyelim, bunu hiçbir şart ve koşul altında hak olarak tanımlayamazsın.
hiçbir şart ve koşul altında, hiç kimsenin canlı olma halini sonlandıramazsın. onun yaşamasına engel olamazsın. olmamalısın.
evet dünyada çok kötü insanlar var. keşke ölseler. keşke çok büyük acılar çekerek, yaptıklarının acısı çıkana kadar sürünse ve sonra ölseler hatta. yanlarına kar kalmasa. hayat adil olsa.
ama değil. yapacak bir şey yok.
doğmadan önce cenin, öldükten sonra cesetsin. yaşadığın süre içinde insan olarak adlandırılıyorsun. ya da hayvan, ya da bitki.
canlı.
kimsenin elinden canlı olma halini alamazsın. hadi aldın diyelim, bunu hiçbir şart ve koşul altında hak olarak tanımlayamazsın.
devamını gör...
kimsenin kitap okumayı sevmek zorunda olmaması
kimse kimsenin cehaletini çekmek zorunda da değil!
devamını gör...
saç dökülmesi
saç dökülmesinin birçok nedeni olabilir. stres, yetersiz beslenme, yanlış ürün kullanımı vesaire... bunun önüne nasıl mı geçebiliriz? bilinçli olarak. saç yapınızı çok iyi tanıyarak neye ihtiyacınız olduğunu bilip buna göre şampuan, saç kremi, bakım maskesi, bakım yağı seçebilirsiniz. saç dökülmesinde de sivilce çıkarmak gibi yiyip içtiklerimizin önemi çok büyük. öncelikle vücudumuzu içeriden beslemeliyiz. yeteri kadar su içtiğinize ve vitamin aldığınıza emin olun. buna rağmen saç dökülmeniz devam ediyorsa saçlarınızı dışarıdan beslemeniz gerekiyor demektir.
bunun için önerebileceğim bazı şeyler; dax supergro saç bakım yağı saçlarınızın dökülmesini engeller ve sağlıklı uzamasını sağlar.
bemiks, bepanten, evigen ampül üçlüsü de saçlara çok iyi gelir. bu ampülleri şampuanınızın içine kırarak kullanabileceğiniz gibi, çeşitli yağlar ile karıştırarak maske yapabilirsiniz.
tavsiye edebileceğim bazı yağlar ise zeytinyağı, badem yağı, argan yağı, hindistan cevizi yağı, yılan yağı, sarımsak yağı,* jojoba yağı, susam yağı, lavanta yağı, zambak yağı, üzüm çekirdeği yağı, biberiye yağı, çörek otu yağı... (daha fazla yağ vardı, aklıma geldikçe güncellerim.) tüm bu yağları karıştırarak büyük bir kavanoz karışım yapıp haftada 1-3 kez kullanmıştım. hem dökülmesi durmuştu hem de parlak ve yumuşacık saçlarım olmuştu.
hindistan cevizi yağını duş sonrasında avucunuza alıp eriterek saç uçlarınıza sürebilirsiniz. böylece hem saçlarınız beslenmiş oluyor, hem güzel kokuyor, hem de pırıl pırıl duruyor.
yumurta ve bal ile saç maskesi tarifleri de çok iyi geliyor. yumurtayı saça sürmek ilk etapta iğrenç gelse bile emin olun denemeye değer.
son olarak bunlar benim kişisel deneyimlerimden yola çıkarak memnun kalıp sizlere önerdiğim şeyler. lütfen saç dökülmesi probleminiz çok fazlaysa bir doktora danışın. en doğrusunu onlar söyleyecektir zaten.*
bunun için önerebileceğim bazı şeyler; dax supergro saç bakım yağı saçlarınızın dökülmesini engeller ve sağlıklı uzamasını sağlar.
bemiks, bepanten, evigen ampül üçlüsü de saçlara çok iyi gelir. bu ampülleri şampuanınızın içine kırarak kullanabileceğiniz gibi, çeşitli yağlar ile karıştırarak maske yapabilirsiniz.
tavsiye edebileceğim bazı yağlar ise zeytinyağı, badem yağı, argan yağı, hindistan cevizi yağı, yılan yağı, sarımsak yağı,* jojoba yağı, susam yağı, lavanta yağı, zambak yağı, üzüm çekirdeği yağı, biberiye yağı, çörek otu yağı... (daha fazla yağ vardı, aklıma geldikçe güncellerim.) tüm bu yağları karıştırarak büyük bir kavanoz karışım yapıp haftada 1-3 kez kullanmıştım. hem dökülmesi durmuştu hem de parlak ve yumuşacık saçlarım olmuştu.
hindistan cevizi yağını duş sonrasında avucunuza alıp eriterek saç uçlarınıza sürebilirsiniz. böylece hem saçlarınız beslenmiş oluyor, hem güzel kokuyor, hem de pırıl pırıl duruyor.
yumurta ve bal ile saç maskesi tarifleri de çok iyi geliyor. yumurtayı saça sürmek ilk etapta iğrenç gelse bile emin olun denemeye değer.
son olarak bunlar benim kişisel deneyimlerimden yola çıkarak memnun kalıp sizlere önerdiğim şeyler. lütfen saç dökülmesi probleminiz çok fazlaysa bir doktora danışın. en doğrusunu onlar söyleyecektir zaten.*
devamını gör...
zor günlerden geçenlerin en iyi bildiği şey
dipten yükselmenin daha keyifli olduğu.
devamını gör...




