gezen tavuğun foyasının ortaya çıkması
yumurta fiyatlarının artışı tartışması sürat kesmeden devam ediyor. üreticiler fiyatların maliyet artışından kaynaklandığını anlatırken gezen tavuk yumurtası ismi altında satılan birtakım yumurtalarda fevkalade fiyat artışları yaşandığını belirttiler. kaynak
yumurta üreticileri merkez birliği (yumbir) başkanı ibrahim afyon, “gezen tavuğun foyası ortaya çıktı. bizim fiyatlarımız yem fiyatlarındaki artıştan kaynaklanırken, onlar doğadaki otu çöpü yedirdiklerini söylüyorlar. ota çöpe zam mı geldi? doğal yumurta sattığını iddia edenler 1.5 lira fiyatla nasıl yumurta satıyorlar?” dedi.
bu açıklama karşısında internette yorum yapan bir trolün “namuslu tavuk kümeste oturur, horozunun sözünü dinler. gezen tavuğun kendinden de yumurtasından da hayır gelmez, ne yediği de belli olmaz. bir komşum tavuklarını özgür bıraktı, gezen tavuklarını başkasının horozları ile yakaladı. böyle bir tavuğun yumurtasını yiyen karınız sizce ne yapar, bir düşünün, gezen tavuk projesi dış güçlerin oyunu” yorumunu malum kesimin ciddiye alması şaşkınlık yarattı.
yumurta üreticileri merkez birliği (yumbir) başkanı ibrahim afyon, “gezen tavuğun foyası ortaya çıktı. bizim fiyatlarımız yem fiyatlarındaki artıştan kaynaklanırken, onlar doğadaki otu çöpü yedirdiklerini söylüyorlar. ota çöpe zam mı geldi? doğal yumurta sattığını iddia edenler 1.5 lira fiyatla nasıl yumurta satıyorlar?” dedi.
bu açıklama karşısında internette yorum yapan bir trolün “namuslu tavuk kümeste oturur, horozunun sözünü dinler. gezen tavuğun kendinden de yumurtasından da hayır gelmez, ne yediği de belli olmaz. bir komşum tavuklarını özgür bıraktı, gezen tavuklarını başkasının horozları ile yakaladı. böyle bir tavuğun yumurtasını yiyen karınız sizce ne yapar, bir düşünün, gezen tavuk projesi dış güçlerin oyunu” yorumunu malum kesimin ciddiye alması şaşkınlık yarattı.
devamını gör...
turan taktiği anlatılırken komutanım ben anlamadım tekrar anlatır mısınız diyen tımarlı sipahi
sipahinin yeteri kadar tımarlı olmadığını gösterir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içimde güzel, hiç bitmemesini dilediğim bir neşe var. kaynağı nedir tam ölçemiyorum ama kendimden, düsüncelerimden, değerlerimden geldiği aşikar. hayatın her yöne evrilebilecegi gerçeğinin bende yarattığı o bilinmezlik duygusu gerçekten paha biçilemez. bu merak, bu yolumu her yöne saptırabilme gücünü elimde hissetmek muazzam. aslında tam anlamıyla benim elimde değil. ya da belki hiç değil, burada özgür irade kavramı çıkıyor ortaya. ama zaten tamamen benim elimde olsaydı sıkıcı olmaz mıydı yaşamak? arada nereden geldiği belli olmayan müdahaleler daha da eğlenceli kılmıyor mu hayatı? bazen engeller koyduğu yadsınamaz bir gerçek ama biz insanlar zaten engelsiz yolları pek sevmeyiz. bence hep bir imkansızlık peşinde, hep dikenli yollara sapma peşindeyiz.
devamını gör...
red kit
belçikalı morris tarafından ilk kez 1946'da ortaya çıkan çizgi karikatür macerasıdır. "gölgesinden hızlı silah çeken " adam olarak lanse edilip düldül, rintintin ve daltonlar gibi kahramanlarla canlı maceraları vardır.
devamını gör...
antidepresan etkisi gösteren şeyler
devamını gör...
2002 doğumlu birini ciddiye almak
neye göre kime göre diye sorgulatan durum.
eren bülbül 1 ocak 2002 doğumlu.
ölüm yılı 11 ağustos 2017. yer trabzon/maçka.
şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim. z kuşağı gümbür gümbür geliyor.
eren bülbül 1 ocak 2002 doğumlu.
ölüm yılı 11 ağustos 2017. yer trabzon/maçka.
şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim. z kuşağı gümbür gümbür geliyor.
devamını gör...
yedi numara dizisi replikleri
armağan’ın aşk, sevda bunların benim gözümde değeri sıfır demesi üzerine haydar dehasıyla aşkı tanımlamıştır:
“sıfır bir değer değildir. bir sayı bile degildir. ancak başka bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır. sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür.
sana dese ki biri, "sevdamı al, kendine ekle, bir ömür ile çarp, sonra sonsuza eşitle". yine değeri sıfır mı olur senin için?
“sıfır bir değer değildir. bir sayı bile degildir. ancak başka bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi. sevdanın da tek başına değeri yok. ille de biri olmalı. sıfır ne kadar çoksa sayı o kadar çoğalır. sevda ne kadar çoksa insan o kadar çoğalır, büyür.
sana dese ki biri, "sevdamı al, kendine ekle, bir ömür ile çarp, sonra sonsuza eşitle". yine değeri sıfır mı olur senin için?
devamını gör...
kadının her yerinden tahrik olan erkek
ülkede yoğun bir abazan nüfusu var çünkü. gerçekten cinselliğin afrikasında bir yerdeyiz. saçından bile tahrik olan var ya saç bildiğin saçtan yani. o kadar yokluktalar ki gerçekten her hareketi yanlış anlayabiliyorlar. kadının ağzından çıkan her sözü cinselliğe bağlıyor bazı erkekler. hadi kendi kendilerine ötede yaşasalar bunu tamam ama rahatsız etmeye çalışınca iş ciddiye biniyor taciz oluyor artık.
devamını gör...
miko
anılarını okumaktan çok keyif aldığım yazardır. kendisini hiç tanımamakla birlikte saygı duyuyorum. güçlü bir imajı var zihnimde. iyi ki var.
kendisini bu yazıdan bir süre sonra tanımış ve bolca sevmişimdir:)
kendisini bu yazıdan bir süre sonra tanımış ve bolca sevmişimdir:)
devamını gör...
bitter çikolata sevenlerin kendini elit sanması
doğru olabileceğini düşündüğüm tespittir. şöyle ki; toplumda azınlık konumunda olan her şey için bu önermenin geçerli olduğunu düşünüyorum. bitter çikolata severler eminim sütlü severlere göre çok daha az sayıdadır. yine aynı şekilde soul, indie gibi müzik türlerini dinleyenler pop müzik dinleyenlere göre daha azınlıktır. fransızca, japonca bilenler ingilizce bilenlere göre daha azınlıktır gibi gibi..
şimdi düşünün. indie müzik dinleyen, bitter çikolatadan başka çikolata yemeyen ve fransızca bilen biri. ne kadar da elit.*
şimdi düşünün. indie müzik dinleyen, bitter çikolatadan başka çikolata yemeyen ve fransızca bilen biri. ne kadar da elit.*
devamını gör...
türkiye nasıl düzelir sorunsalı
-ilk başta mevcut iktidar değişmelidir.
-din arka plana atılmalıdır, din siyasete kesinlikle girmemelidir.
-ülkü ocak’ları, cemaatler, sol gruplar... gibi yerler kapatılmalıdır.
-insanımız doğruya doğru yanlışa yanlış demelidir.
-devletin polisi değil, halkın polisi olmalıdır.
-aşırı dincilerin eline güç verilmemelidir.
-din arka plana atılmalıdır, din siyasete kesinlikle girmemelidir.
-ülkü ocak’ları, cemaatler, sol gruplar... gibi yerler kapatılmalıdır.
-insanımız doğruya doğru yanlışa yanlış demelidir.
-devletin polisi değil, halkın polisi olmalıdır.
-aşırı dincilerin eline güç verilmemelidir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
düşünüyorum da;
başka birisinin hayat koşturmacası içinde kendimize yer bulmaya çalışıyor gibiyiz.
bu her ilişkide böyle; aile ile de, eşi dost, sevgili ile de...
bazen oluyor bazen olmuyor. öncelikler, işler, güçler vs arasında fark edilmek için bekliyorsun, en yakının dahi olsa!
onun yeri o kadar belki ama sana yetmiyor ya da belki yeri daha büyük ama sana verebileceği o kadar ve bununla yetinmeni istiyor. yani sözlü olarak belki seni haklı buluyor ama içten içe kızıyor belki bu talepkar halinden dolayı. bu sana, kendini ite kaka birinin hayatına sıvışmış gibi hissettiriyor.
veya çok kırılıyorsunuz, susarak anlatmaya çalışıyorsunuz. istiyorsunuz ki öyle bir şey yapsın ki deli gibi pişman olduğunu bilin siz.
hani yıldız kenter'in de dediği gibi: ''hatalı olduğunu anlayan bir insanın bunu telafi etme çabasını gördüğümde özür beklemem, bu bana özürden daha samimi gelir, bana samimiyet yeter."
ben hep açık olmaktan yana oldum hayatım boyunca. yani sizi seviyorsam bilirsiniz ya da sevmiyorsam anlarsınız. kötü hissettirdiyseniz de bilirsiniz. kendim de kötü hissettirdiysem düzeltmeye çalışırım elimden geldiğince. ama içinden bana karşı ne geçtiğini bilmediğim insanlarla ilgili tahmin yapmaktan yoruldum sanırım ve hayat da böyle bir şey olmamalı. daha basit olmalı. yani aslında çok şey istiyor olabilirim, herkes çok şey istiyor belki... kimin istediği olacak peki?
başka birisinin hayat koşturmacası içinde kendimize yer bulmaya çalışıyor gibiyiz.
bu her ilişkide böyle; aile ile de, eşi dost, sevgili ile de...
bazen oluyor bazen olmuyor. öncelikler, işler, güçler vs arasında fark edilmek için bekliyorsun, en yakının dahi olsa!
onun yeri o kadar belki ama sana yetmiyor ya da belki yeri daha büyük ama sana verebileceği o kadar ve bununla yetinmeni istiyor. yani sözlü olarak belki seni haklı buluyor ama içten içe kızıyor belki bu talepkar halinden dolayı. bu sana, kendini ite kaka birinin hayatına sıvışmış gibi hissettiriyor.
veya çok kırılıyorsunuz, susarak anlatmaya çalışıyorsunuz. istiyorsunuz ki öyle bir şey yapsın ki deli gibi pişman olduğunu bilin siz.
hani yıldız kenter'in de dediği gibi: ''hatalı olduğunu anlayan bir insanın bunu telafi etme çabasını gördüğümde özür beklemem, bu bana özürden daha samimi gelir, bana samimiyet yeter."
ben hep açık olmaktan yana oldum hayatım boyunca. yani sizi seviyorsam bilirsiniz ya da sevmiyorsam anlarsınız. kötü hissettirdiyseniz de bilirsiniz. kendim de kötü hissettirdiysem düzeltmeye çalışırım elimden geldiğince. ama içinden bana karşı ne geçtiğini bilmediğim insanlarla ilgili tahmin yapmaktan yoruldum sanırım ve hayat da böyle bir şey olmamalı. daha basit olmalı. yani aslında çok şey istiyor olabilirim, herkes çok şey istiyor belki... kimin istediği olacak peki?
devamını gör...
vahdet-i vücud
tasavvufta, yaratanla yaratılanın tek ve "bir" olduğunu savunan görüştür.
devamını gör...
cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün yeni anayasada laiklik olmasın
imam osurmuş cemaat ne yapar bilmiyorum dediğim söylemdir.
devamını gör...




