antalya'da bir kadının cinsel saldırıya uğraması
takım elbise giyip, önünü iliklemiştir o** ç**
kızı görünce insanlığımdan utandım be.
ibreti alem için bu o** ç** parça parça edecek bir yok mu ya !
kızı görünce insanlığımdan utandım be.
ibreti alem için bu o** ç** parça parça edecek bir yok mu ya !
devamını gör...
ölüm denince ilk akla gelen şeyler
“insanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.”
-hz muhammed (s.a.v)
-hz muhammed (s.a.v)
devamını gör...
yazarların hayatlarını devam ettirme motivasyonları
"güzel günler göreceğiiiz çocuklaaar
motorları maviliklere süreeceğiz... "
motorları maviliklere süreceğim güzel günler hatrına yaşıyorum. elbet bir gün gelecek o günler inanıyorum.
motorları maviliklere süreeceğiz... "
motorları maviliklere süreceğim güzel günler hatrına yaşıyorum. elbet bir gün gelecek o günler inanıyorum.
devamını gör...
evernevergreen
kitapsever, gündemi takipte, kalemi sağlam yazarımız.
arada mesajlaşıp bol bol çiçekleşip gülüştüğümüz doğrudur. *
arada mesajlaşıp bol bol çiçekleşip gülüştüğümüz doğrudur. *
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
deli gibi her gün farklı bir uygulama indirdiğim için güzel bir listem var. sıralama faydalılık sıralaması değil aklıma gelme sıralamasıdır.
1. microsoft to do: basit arayüzlü güzel bir hatırlatıcı uygulama. günlük işlerinizi tek seferde kaydedip her gün tamamlamış mıyım diye bakabileceğiniz gibi tek seferlik işlerinizi de hatırlatıcı kurarak ekleyebiliyorsunuz.
2. google keep: not almak için ideal bir uygulama, google hesabınızla senkronize olduğu için tüm cihazlarınızdan erişebiliyorsunuz.
3. medito: meditasyon ve mindfulness konularına ilgi duyanlar için başlangıç seviyesinde tamamen ücretsiz bir meditasyon uygulaması. içerikleri indirip offline olarak da dinleyebiliyorsunuz. bence en güzel özelliği ise sizinle konuşan sesi, arka plan sesini ayarlayabiliyor oluşunuz.
4. kades: bunu artık herkes biliyordur ama hatırlatayım. iç işleri bakanlığının kadın destek hattı uygulaması. hiç konuşmanıza gerek kalmadan tehlike altında tek bir tuşa basarak bulunduğunuz yere polis çağırabiliyorsunuz.
5. picsart: basit fotoğraf düzenleme işleri ve bilimum değişik efektler bulabileceğiniz bir uygulama. reklamlar rahatsız edici olabiliyor.
6. (öğretmenler için) kazanım cepte: bunu da her öğretmen biliyordur ama hatırlatma olsun. tüm derslerin kazanımlarını hafta hafta bulabileceğiniz bir uygulama. defter doldururken hayat kurtarır.
7. moovit: google mapsin çalışmadığı bazı şehirlerde hayat kurtaran bir uygulama. otobüs saatleri, durakları ve güzergahları a ulaşabiliyorsunuz. şu an için hangi şehirlerde olduğuna buradan ulaşabilirsiniz.
8. sweatcoin: yürüdüğünüz her adımı puana dönüştüren bu puanlarla da uygulama üzerinden belli organizasyonlara yardım edebileceğiniz, markalarda indirim ya da ürün satın alma gerçekleştirebildiğiniz bir uygulama.
şimdilik bu kadar aklıma geldikçe ekleyeceğim.
1. microsoft to do: basit arayüzlü güzel bir hatırlatıcı uygulama. günlük işlerinizi tek seferde kaydedip her gün tamamlamış mıyım diye bakabileceğiniz gibi tek seferlik işlerinizi de hatırlatıcı kurarak ekleyebiliyorsunuz.
2. google keep: not almak için ideal bir uygulama, google hesabınızla senkronize olduğu için tüm cihazlarınızdan erişebiliyorsunuz.
3. medito: meditasyon ve mindfulness konularına ilgi duyanlar için başlangıç seviyesinde tamamen ücretsiz bir meditasyon uygulaması. içerikleri indirip offline olarak da dinleyebiliyorsunuz. bence en güzel özelliği ise sizinle konuşan sesi, arka plan sesini ayarlayabiliyor oluşunuz.
4. kades: bunu artık herkes biliyordur ama hatırlatayım. iç işleri bakanlığının kadın destek hattı uygulaması. hiç konuşmanıza gerek kalmadan tehlike altında tek bir tuşa basarak bulunduğunuz yere polis çağırabiliyorsunuz.
5. picsart: basit fotoğraf düzenleme işleri ve bilimum değişik efektler bulabileceğiniz bir uygulama. reklamlar rahatsız edici olabiliyor.
6. (öğretmenler için) kazanım cepte: bunu da her öğretmen biliyordur ama hatırlatma olsun. tüm derslerin kazanımlarını hafta hafta bulabileceğiniz bir uygulama. defter doldururken hayat kurtarır.
7. moovit: google mapsin çalışmadığı bazı şehirlerde hayat kurtaran bir uygulama. otobüs saatleri, durakları ve güzergahları a ulaşabiliyorsunuz. şu an için hangi şehirlerde olduğuna buradan ulaşabilirsiniz.
8. sweatcoin: yürüdüğünüz her adımı puana dönüştüren bu puanlarla da uygulama üzerinden belli organizasyonlara yardım edebileceğiniz, markalarda indirim ya da ürün satın alma gerçekleştirebildiğiniz bir uygulama.
şimdilik bu kadar aklıma geldikçe ekleyeceğim.
devamını gör...
hükümran
''egemen olmak'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
tuhaf takıntılar
kahvaltıda nutella sürdüğüm bıçağı bir daha kullanamam. veya herhangi bir şeyi sürmek için kullandığım bıçağı başka bir şey sürmek için kullanamam. yemek için de aynı şeyler geçerli. kahvaltı esnasında 3-4 bıçak kullandığım oluyor. misafirliğe gittiğim yerlerde bile huyum bilindiği için masada benim için halihazırda ayrılmış bir sürü bıçak bulundurur arkadaşlarım.
devamını gör...
tecavüzcü uşşaki tarikatı liderinin erdoğan'ı padişah ilan ettiği gerçeği
padişah ilan etmesi 2016 yılında gerçekleşmiştir. (ironi değildir)
taciz olaylarının ortaya çıkması ise 2020 yılında gerçekleşmiştir.
(bkz: bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim)
sözünü akıllara getirir.
(bkz: şahsım) kişisini desteklemekte inat edenlerin farkında bile olmadığı gerçektir.
edit: mevzu sadece desteklemesi değil padişah ilan etmesidir. diktatör denildiğinde "ben diktatörsem nasıl konuşuyorsun ?" diyen adam samimi olsa idi böyle bir durumda bu insanlık dışı varlığı uyarırdı.
din adına samimi olsaydı, kendi içişleri bakanı onu peygamberin üstüne çıkardığında ona dur derdi.
iki dost birbirine benzemektedir ikisi de dini menfaati için kullanmaktadır.
taciz olaylarının ortaya çıkması ise 2020 yılında gerçekleşmiştir.
(bkz: bana dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim)
sözünü akıllara getirir.
(bkz: şahsım) kişisini desteklemekte inat edenlerin farkında bile olmadığı gerçektir.
edit: mevzu sadece desteklemesi değil padişah ilan etmesidir. diktatör denildiğinde "ben diktatörsem nasıl konuşuyorsun ?" diyen adam samimi olsa idi böyle bir durumda bu insanlık dışı varlığı uyarırdı.
din adına samimi olsaydı, kendi içişleri bakanı onu peygamberin üstüne çıkardığında ona dur derdi.
iki dost birbirine benzemektedir ikisi de dini menfaati için kullanmaktadır.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
türkiyede yaşamak.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
anonim olsaydım belki yazardım da tanıyan eden var :/
devamını gör...
gitmek mi zor kalmak mı sorunsalı
kalamamak zordur efendim. her yolu denemişsinizdir tekrar dönmek için ama bir türlü yol artık o tarafa dönmemiştir. kalamamak zordur...
devamını gör...
gülden karaböcek
arabesk'i ilk yapanlardan zamanında almanya'ya gidip gelen sanatçımız aynı zamanda ilk cd çıkartan türk sanatçıdır. dilek taşı gibi insanı kahreden bir parçası da vardır.
devamını gör...
güne bir atatürk sözü bırak
“bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus bilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir bilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.”
devamını gör...
ali şeriati
görüşleri, düşünceleri beni ilgilendirmez ama müslümanların durumunu çok güzel özetleyen bir cümlesi var;
"doğuya gittim müslüman gördüm, ama islâm yoktu! batıya gittim islâm'ı gördüm ama müslüman yoktu.”
"doğuya gittim müslüman gördüm, ama islâm yoktu! batıya gittim islâm'ı gördüm ama müslüman yoktu.”
devamını gör...
x mahlaslı yazar sizi gözledi bildirimi
x mahlaslı yazar sizi çaya davet etti bildirimi beklenmektedir. keki ben yaparım.
devamını gör...
uykuya sığınmak
"uyanmak istemiyorsan, berbat bir hayatın vardır. işin ilginç yanı; uyuyamıyorsan da berbat bir hayatın vardır." demiş mariadebonne.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
hissetmek.
uzun zamandır ne tam üzülebiliyor ne de sevinebiliyorum. hissizlesmek ,o kadar zor ki*.
uzun zamandır ne tam üzülebiliyor ne de sevinebiliyorum. hissizlesmek ,o kadar zor ki*.
devamını gör...
pozitif olmak için tavsiyeler
mutsuzluğun da, hüznün de, kızgınlığın da bu hayatta bir yeri olduğunu; bu hislerin de yaşanması gereken şeyler olduğunu unutmayın. ancak bu hisleri heybenize atıp onları sizinle birlikte geleceğe sürüklemeyin, geldikleri anda yaşayın ve bitirin.
devamını gör...
bir başkadır
şimdi üçüncü bölüm bitti ve direkt sözlüğe koştum . abi siz napıyorsunuz üçüncü bölümün sonundaki sahne ne kadar güzel televizyondan gelen ses babanın horlaması yavaş yavaş koltukta uyuyakalması kendimi odanın içinde hissettim diziyi bitirince tanımımı düzenlerim iyi gidiyor. evet an itibariyle diziyi bitirdim kendimce bir şeyler yazayım yazarım ne de olsa. şimdi diziye gelelim neden bu kadar sevildi neden bu kadar tuttu bu dizi. sebebi bence şu dizi bir toplum analizi biz o ekranda kendimizi seyrettik aslında bir dışavurum izledik insanlar kendi yaşadığı şeyleri gördü dizide . bir başkadır dizisinde gördüğümüz insanlar bizim eşimiz dostumuz tanıdığımız belki yan komşumuz türbanlı arkadaş aynı şeyleri yaşıyor . dedemizin cahil tarafları yok mu ? . çok okumuş dindar kafayı ütüleyen eşimiz dostumuz yok mu. o karakter çok ince düşünülmüş çok güzel işlenmiş adam okuduğu bilgileri paylaşmak kusmak istiyor çünkü çevresinde o bilgileri paylaşabileceği insanlar yok. insan bulunca saçma sapan mantıklı mantıksız kusuyor bütün bilgileri. buraya kadar spolier verdiğimi düşünmüyorum burdan sonra spolier geliyor. --! spoiler !--
--! spoiler !--dizi bize cahilliğin tarafı olmadığını tokat gibi yüzümüze çarpıyor baskının ne kadar büyük bir şiddet olduğunu suratımıza tokat gibi çarpıyor. psikolog hanım okumuş bir insan bu devirde psikolog olmak kolay mı kendisi zeki bir kadın ama türban takan insanlardan haz etmiyor cahil çünkü ne kadar okuduğunun bir önemi yok . diziyi izlerken o evin içindeki çocukları düşündüm o çocukların psikolojisini düşündüm bunlar türkiyede yaşanan vahim durumların bir örneği . karakterleri tek tek incelemeyi çok isterdim ama üşeniyorum. dizi bir süre sonra içinize öyle bir işliyor ki kendinizi tutamıyorsunuz 7. bölümde içinizde olan duygu dışa çıkıyor çünkü karakterler çok gerçek ve çok iyi işlenmiş. mesela psikologla meryemin konuşmasında psikolog ağlamıştı orda o kadar çok sarılmalarını istedim ki ekrana bağırdım sarılın lütfen diye haykırdım . çünkü o ferahlığın gelmesini biz 7 bölüm bekledik 7 bölüm üzüldük . dizi boyunca diyalogları seyrederken zihninizden geçen cümleleri meryem karakteri zaten konuşuyor ama içine konuşuyor kısık sesle o öyle tepkiler verince ekran başında iyi dedin kız meryem diyorsun. o bahsettiğim rahatlama duygusunu yasin çocuğuyla oynarken hissettim çünkü evin içinde olan olaylara o kadar üzülüyorsunuz ki bir süre sonra evin içinde olan en ufak mutluluk belirtisinde tebessüm ediyorsunuz. diziye bir isim verme şansım olsaydı memleketimden insan manzaraları ismini verirdim kesinlikle çünkü gerçekten öyle. birazda işin teknik kısmına gelelim . tek kelimeyle yönetmenin yaptığı işe hayran oldum . çekim teknikleri müziği kullanması doğallığı harika aktarmış bizlere. dizinin sonunun hep monoton bitmesi hayatın da öyle normal akışında devam etmesi çok güzel yansıtılmış. ya hiç mi bu dizinin kötü yanı yok dediğinizi duyar gibiyim tabi ki var. mesela sonu saçma ve aceleye gelmiş gibi geldi bana dizi 7. bölümde bitseydi harika olurmuş gibi düşündüm. bazı karakterler çok güzel yaratılmışken bazı karakterler çok özensiz yaratılmış . tabi ki yönetmenin senaristin böyle bir düşüncesi yoktur bilmiyorum ama bazı sahneler çok tribüne oynanmak için yapılmış gibi geldi bana . onun dışında bahsettiğim gibi gayet güzel bir diziydi. türkiyeyi seyrettik . 6 sene okuyup doktor olup cahil kalan periyi seyrettik. iyi kalpli yasinin çok şefkatli bir yüreği olmasına rağmen ona dayatılan öğretilen maço tavırları egemen tavırları seyrettik. meryem karakterinin yetiştirilme tarzını bunalmışlığını seyrettik içine atmasını seyrettik . imam amcanın evlatlık kızına duyduğu şefkati seyrettik . iyisiyle kötüsüyle cahiliyle bir başkadır benim memleketim işte biz onu seyrettik .
--! spoiler !--dizi bize cahilliğin tarafı olmadığını tokat gibi yüzümüze çarpıyor baskının ne kadar büyük bir şiddet olduğunu suratımıza tokat gibi çarpıyor. psikolog hanım okumuş bir insan bu devirde psikolog olmak kolay mı kendisi zeki bir kadın ama türban takan insanlardan haz etmiyor cahil çünkü ne kadar okuduğunun bir önemi yok . diziyi izlerken o evin içindeki çocukları düşündüm o çocukların psikolojisini düşündüm bunlar türkiyede yaşanan vahim durumların bir örneği . karakterleri tek tek incelemeyi çok isterdim ama üşeniyorum. dizi bir süre sonra içinize öyle bir işliyor ki kendinizi tutamıyorsunuz 7. bölümde içinizde olan duygu dışa çıkıyor çünkü karakterler çok gerçek ve çok iyi işlenmiş. mesela psikologla meryemin konuşmasında psikolog ağlamıştı orda o kadar çok sarılmalarını istedim ki ekrana bağırdım sarılın lütfen diye haykırdım . çünkü o ferahlığın gelmesini biz 7 bölüm bekledik 7 bölüm üzüldük . dizi boyunca diyalogları seyrederken zihninizden geçen cümleleri meryem karakteri zaten konuşuyor ama içine konuşuyor kısık sesle o öyle tepkiler verince ekran başında iyi dedin kız meryem diyorsun. o bahsettiğim rahatlama duygusunu yasin çocuğuyla oynarken hissettim çünkü evin içinde olan olaylara o kadar üzülüyorsunuz ki bir süre sonra evin içinde olan en ufak mutluluk belirtisinde tebessüm ediyorsunuz. diziye bir isim verme şansım olsaydı memleketimden insan manzaraları ismini verirdim kesinlikle çünkü gerçekten öyle. birazda işin teknik kısmına gelelim . tek kelimeyle yönetmenin yaptığı işe hayran oldum . çekim teknikleri müziği kullanması doğallığı harika aktarmış bizlere. dizinin sonunun hep monoton bitmesi hayatın da öyle normal akışında devam etmesi çok güzel yansıtılmış. ya hiç mi bu dizinin kötü yanı yok dediğinizi duyar gibiyim tabi ki var. mesela sonu saçma ve aceleye gelmiş gibi geldi bana dizi 7. bölümde bitseydi harika olurmuş gibi düşündüm. bazı karakterler çok güzel yaratılmışken bazı karakterler çok özensiz yaratılmış . tabi ki yönetmenin senaristin böyle bir düşüncesi yoktur bilmiyorum ama bazı sahneler çok tribüne oynanmak için yapılmış gibi geldi bana . onun dışında bahsettiğim gibi gayet güzel bir diziydi. türkiyeyi seyrettik . 6 sene okuyup doktor olup cahil kalan periyi seyrettik. iyi kalpli yasinin çok şefkatli bir yüreği olmasına rağmen ona dayatılan öğretilen maço tavırları egemen tavırları seyrettik. meryem karakterinin yetiştirilme tarzını bunalmışlığını seyrettik içine atmasını seyrettik . imam amcanın evlatlık kızına duyduğu şefkati seyrettik . iyisiyle kötüsüyle cahiliyle bir başkadır benim memleketim işte biz onu seyrettik .
devamını gör...
online listesi aslında bir yalan mı sorunsalı
%99.9 yalan olmadığını tahmin de etsek, yine de aklımıza geldiğinde cevabını veremediğimiz soru.
"1 oyu ikiniz verdiyseniz benim oyum nereye gitti?" sorusuna benzer biraz da. madem herkes "okumak için de olsa buradayım" diyor, bu soru "o halde oylamalarda bile neden hep aynı isimler var?" merakını uyandırır.
yazan da oylayan da 20 kişi falandır sanırım ortalama. hiçbirimiz geri kalan ortalama 280 kişinin ilgi alanına hitap etmiyoruz demek ki... yani tabi ki zorlamakla olacak iş değil ama yine de garip geliyor insana uzun vadede.
ya da 2. ve daha olası senaryo şu: gerçekten ilgi alanında yazan birkaç kişiyi bulan kişi, yeni yazar arayışına girmiyor ve onları takip etmekle yetiniyor. onların yazdıkları da genel olarak kitap, müzik, tematik gibi başlıklara girdiğinden, benim gibi daha çok akışı takip edenler, varlıklarından haberdar olmuyor. galiba bu daha mantıklı.
edit: arkadaşın biri nickaltıma "hem oy önemli değil diyor, hem çetelesini tutuyor, üzerinde düşünüyor. samimiyetsiz" yazmış. bunu bilmek için çetele tutmaya gerek yok; bildirimlerde görüyoruz aynı insanların oyladığını. başka yazarlar da aynı durumdan şikayetçi olmuş, ben de bunu dile getirdim. "niye bana oy vermiyorsunuz?" demedim. üzerinde uzun uzadıya düşünülecek bir şey de değil ayrıca. o an aklıma geleni yazdım. samimiyetimiz bununla ölçülecekse vay halimize!
öldürüyor beni bu tek taraflı düşünce yapınız...
"1 oyu ikiniz verdiyseniz benim oyum nereye gitti?" sorusuna benzer biraz da. madem herkes "okumak için de olsa buradayım" diyor, bu soru "o halde oylamalarda bile neden hep aynı isimler var?" merakını uyandırır.
yazan da oylayan da 20 kişi falandır sanırım ortalama. hiçbirimiz geri kalan ortalama 280 kişinin ilgi alanına hitap etmiyoruz demek ki... yani tabi ki zorlamakla olacak iş değil ama yine de garip geliyor insana uzun vadede.
ya da 2. ve daha olası senaryo şu: gerçekten ilgi alanında yazan birkaç kişiyi bulan kişi, yeni yazar arayışına girmiyor ve onları takip etmekle yetiniyor. onların yazdıkları da genel olarak kitap, müzik, tematik gibi başlıklara girdiğinden, benim gibi daha çok akışı takip edenler, varlıklarından haberdar olmuyor. galiba bu daha mantıklı.
edit: arkadaşın biri nickaltıma "hem oy önemli değil diyor, hem çetelesini tutuyor, üzerinde düşünüyor. samimiyetsiz" yazmış. bunu bilmek için çetele tutmaya gerek yok; bildirimlerde görüyoruz aynı insanların oyladığını. başka yazarlar da aynı durumdan şikayetçi olmuş, ben de bunu dile getirdim. "niye bana oy vermiyorsunuz?" demedim. üzerinde uzun uzadıya düşünülecek bir şey de değil ayrıca. o an aklıma geleni yazdım. samimiyetimiz bununla ölçülecekse vay halimize!
öldürüyor beni bu tek taraflı düşünce yapınız...
devamını gör...