boşuna bakmayın tapusu bende
ne kadar manasız bir söz.. bir gün adliye koridorun da kendinizi bosanirken bulunca anlamsızlığını en acı şekil de anlarsınız..
kimse vazgeçilmez değildir..
kimse vazgeçilmez değildir..
devamını gör...
normal sözlük yazarlık rütbeleri
kafa sözlük'te rütbesi olan yazarlar ve rütbeleri:
yazar - rütbesi
meja - profesör
örnek vatandaş - arşivci
daddy - para babası
ucemak - arşivci
ıvanmılınskı - profesör
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası - kamber
köylü yazardan ironiler - psişik
bengaripsengüzeldünyaumutlu - şirine
kuzguncuktaki vişne - filozof
kedi yiyen fare - profesör
gandalfgillerden - büyücü
patagonyalı - şövalye
larktwain_123_ - çeşnicibaşı
güneş - koleksiyoncu
armysuzy - düşes
elma kurdu - şirine
son feci mars - gözlüklü şirin
lucifer - misyoner
işimbu - ulak
ateist kaplumbağa - sarraf
bir bilen - memati
bol giyimli kukla - bilge
lodos86 - hürgeneral
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim - (rütbesiz)
rimbaud - jön
prusyadaki kral - gırnatacı
gaunter o'dimm - lord
uzat sarı saçlarını rapunzel - turist
pencere - ninja
whisper - meczup
elbarto - gardiyan
nikiforenko - memati
insanolunbiraz - bibliyofil
arolium - yargıç
domestic hıyar - sarhoş
spawn - dedektif
unnecessary_ - koleksiyoncu
boop - entel dantel
hicligindansi - turist
ne zaman gitti tren - psişik
oglalalakota - mistik
10pele - odyofil
thedansözkiller - odyofil
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü -
irlandalı boksör
yaprak sarma fan kılap - istifci
orsalesta anafor - bahriyel
zippodan çıkan çınn sesi - ninja
dondurma - bilge
abdulseyidbincabbar - bıçkın
cözülemeyen sudoku - demir leydi
yazar - rütbesi
meja - profesör
örnek vatandaş - arşivci
daddy - para babası
ucemak - arşivci
ıvanmılınskı - profesör
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası - kamber
köylü yazardan ironiler - psişik
bengaripsengüzeldünyaumutlu - şirine
kuzguncuktaki vişne - filozof
kedi yiyen fare - profesör
gandalfgillerden - büyücü
patagonyalı - şövalye
larktwain_123_ - çeşnicibaşı
güneş - koleksiyoncu
armysuzy - düşes
elma kurdu - şirine
son feci mars - gözlüklü şirin
lucifer - misyoner
işimbu - ulak
ateist kaplumbağa - sarraf
bir bilen - memati
bol giyimli kukla - bilge
lodos86 - hürgeneral
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim - (rütbesiz)
rimbaud - jön
prusyadaki kral - gırnatacı
gaunter o'dimm - lord
uzat sarı saçlarını rapunzel - turist
pencere - ninja
whisper - meczup
elbarto - gardiyan
nikiforenko - memati
insanolunbiraz - bibliyofil
arolium - yargıç
domestic hıyar - sarhoş
spawn - dedektif
unnecessary_ - koleksiyoncu
boop - entel dantel
hicligindansi - turist
ne zaman gitti tren - psişik
oglalalakota - mistik
10pele - odyofil
thedansözkiller - odyofil
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü -
irlandalı boksör
yaprak sarma fan kılap - istifci
orsalesta anafor - bahriyel
zippodan çıkan çınn sesi - ninja
dondurma - bilge
abdulseyidbincabbar - bıçkın
cözülemeyen sudoku - demir leydi
devamını gör...
ne mutlu türk'üm diyene
?? ????? ??????
devamını gör...
sürur
dilimize arapça'dan gelip yerleşen, söyleyişi mükemmel sevinç, mutluluk duygusu anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...
normal sözlük partisi
yolun yolumuzdur yoldaş!
sloganı "en kafa parti!" olabilir.
sloganı "en kafa parti!" olabilir.
devamını gör...
yazarların değiştirmek istedikleri özellikleri
düşünmeden evet demem.
tez canlı olmam.
değişeceğime inanmıyorum, olayları eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum.
tez canlı olmam.
değişeceğime inanmıyorum, olayları eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının en zararlı alışkanlıkları
tatlı yemek.*
devamını gör...
beş kardeş
onur ünlü'nün yazıp yönettiği başrollerini (bkz: serkan keskin) (sait), (bkz: osman sonant) (orhan), (bkz: tansu biçer) (turgut), (bkz: nadir sarıbacak) (nazım),(bkz: fatih artman) (aziz) oynadığı 2015 yılında yayınlanmış kanal d dizisidir.

beş parmağın beşi de bir olmaz misali, her bir kardeş ismini 5 ünlü edebiyatçımızdan almıştır. sait faik abasıyanık, orhan veli, turgut uyar, nazım hikmet, aziz nesin. her bir kardeşi ayrı ayrı tanıyıp sevmenizi sağlayan, aynı evde yaşayan dizideki karakterlere değinmek istiyorum.
beş kardeşin en büyüğü sait başeğmez; balıkçıdır. anne ve babalarını depremden kaybeden sait, ne olursa olsun her şekilde kardeşlerinin yanında olmuş, onlara önce babalık sonra ise abilik etmiştir. koruyup kollamış, zor zamanlarında destek olmuştur. azılı rakibi olsa da yine de en büyük dostu kudret olmuştur sait'in. ama iki dostun büyük aşkı fahriye'dir. fahriye ise ikisini de terkeder ve gider. dizinin ilerleyen kısımlarında gelse de ne sait'i bulur yerinde ne de kudret'i. her yer de karşınıza çıkacak o replik anlatır fahriye ile sait'in aşkını...
fahriye: gömleğin de güzelmiş.
sait: salı pazarından almıştık birlikte. hatırladın mı?
fahriye: sahi mi bu o gömlek mi ? ay,allah iyiliğini versin. eskimedi mi bu hala?
sait: hatırası olan şeyler eskimiyor be fahriye.
onu terkeden sonra da dönen fahriye'yi unutamamıştır sait. ama yine gideceğini bilir ve şu sözleri der, içine doğmuş gibi;

zamanla fahriye ile olamayacaklarını anlar sait. peşinden koştuğu fahriye'nin yerine , çocuk gibi peşinden koşan canan hanımcığına bir şans verir. "biz hep birlikte tatlı bir hayatımız olsun istiyoruz. çünkü sizi seviyoruz sait bey ''der. öyledir de. canan hanım abilerine muhtaç dört kardeşi de ayırmaz. sait için de önemli olan o'dur. canan hanıma "ben de sizi seviyorum" der.
nazım başeğmez karakteri: benim ve belki de çoğu kişinin en çok sevdiği karakterdir nazım. çocuk ruhludur. ismi gibi edebiyat aşığıdır. gazetecidir. abisi sait'e en düşkünü, çocuk gibi bakıma en muhtacı ve en hassas kalplisi o'dur. az ama öz konuşur. bazen öyle cümleler kurar ki, kelimeler susunca nazım konuşmuş olur. "sevelim! der . her şeye rağmen. hayat geçiyor, hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza o kar kalacak "der. mesleğine aşıktır nazım. gazete yazıları yayınlansın diye elinde kameralarla maceraya atılır. başı belaya girer ama yine de kalbinin saflığıyla kurtulur. şans eseri de hayatının aşkıyla tanışır.
korkma der ona. cebinden nazım hikmet'li defterini çıkarır veee "bakın nazım hikmet. kötü olan birisi cebinde nazım hikmet taşır mı?

evinin bahçesinde kullanılmayan kömürlüğü çalışma alanı yapar. ne zaman canı sıkılsa kapanır oraya, ve içini döker satırlara.
gelelim mahallenin imamı turgut'a; kardeşlerin en uysalı, sakini, en efendisi, en dini bütün olanı. varı yoğu işidir onun için. aşk onun için camiidir, dualardır,kıldığı namazlardır. aşık olur o da. sesine vurulur önce kızın. sonra eşsizliğine. aşkını, odasının kapısına yazdığı şu sözlerle anlatır. "bir derdim var. bin dermana değişmem, lütfen rahatsız etmeyin".
turgut denince akla hep şu sahne gelir ve dizinin fişinin çekilmesine neden olur."

camiye hırsız girer. fakat turgut camiye giren hırsızı yakalamak için kamera sistemi alır ve kamerayı televizyona bağlar.
bunun üzerine biri “camide televizyon olur mu? günah” şeklinde karşılık verir.
turgut ise buna cevaben “öyle mi diyorsun. e camide hırsız var o günah değil mi?”şeklinde cevap verir.
orhan başeğmez: dizinin en eğlenceli, en komik, en safı. tek gayesi vardır hayatında o da şarkı söylemek. isteği ile yeteneği arasında dağlar kadar fark vardır. ses yarışmasına katılmak, şarkıcı olmak ister. önce badigart'lık yapar ama sonra işler karışır ve şarkı söylemeye başlar. şanssızdır orhan. hatta bu şansızlığını şöyle dile getirir;" niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar.saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.korktuklarını ciddiye alıyorlar.hatta sevdiklerini !ama kimse acıdığı birini ciddiye almıyor.dilenciye para verirsin ama nasılsın? diye sormazsın, onun gibi bir şey.ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu ?kim uydurdu bunu ?kimin yalanı bu ?

en haylazı, en yaramazı, nefes bile alsa başını belaya sokan, kardeşlerin en küçüğü aziz başeğmez: araba galerisinde araba teslimatı yapan aziz, kazandığı parayı at yarışına yatırır, bazen en yükseklere çıkar genel müdür olur, bazen ise dolmuşa binecek parayı zor bulur. behzat ç'deki harun gibidir aziz'de. küfürü sever, başını belaya sokar ama abilerine laf ettirtmez. kavga çıksa,mevzu olsa ilk o gider. başına buyruktur. her şeye eyvallahı da yoktur. kendini şöyle ifade eder aziz;" az biraz gamsız olduğumu söylerler, kahır keder tutmam. en büyük tutkum varsa yoksa atlar!bana soru sordunuz mu anında cevabını alırsınız. neyse o, yalan yok! abilerimi severim ama en çok kartay'ı severim.seviyorum ama at işte,az paramı yemedi".

her sabah kardeşlerini bu şarkıyla uyandırır sait. hangimiz sevmedik.
dizi bu şarkıyla başlar bu şarkıyla biter. kırmızı kamyonetle başlar, kırmızı kamyonetle biter. 5 kardeşle başlar ve 5 kardeşle biter.
ülkemizde iyi ve güzel olan şeylerin kıymeti bilinmediği gibi bu dizininde kıymeti bilinmez. 13. bölümde final yapar.
o güzel insanlar o güzel kırmızı kamyonete binip gittiler.

beş parmağın beşi de bir olmaz misali, her bir kardeş ismini 5 ünlü edebiyatçımızdan almıştır. sait faik abasıyanık, orhan veli, turgut uyar, nazım hikmet, aziz nesin. her bir kardeşi ayrı ayrı tanıyıp sevmenizi sağlayan, aynı evde yaşayan dizideki karakterlere değinmek istiyorum.
beş kardeşin en büyüğü sait başeğmez; balıkçıdır. anne ve babalarını depremden kaybeden sait, ne olursa olsun her şekilde kardeşlerinin yanında olmuş, onlara önce babalık sonra ise abilik etmiştir. koruyup kollamış, zor zamanlarında destek olmuştur. azılı rakibi olsa da yine de en büyük dostu kudret olmuştur sait'in. ama iki dostun büyük aşkı fahriye'dir. fahriye ise ikisini de terkeder ve gider. dizinin ilerleyen kısımlarında gelse de ne sait'i bulur yerinde ne de kudret'i. her yer de karşınıza çıkacak o replik anlatır fahriye ile sait'in aşkını...
fahriye: gömleğin de güzelmiş.
sait: salı pazarından almıştık birlikte. hatırladın mı?
fahriye: sahi mi bu o gömlek mi ? ay,allah iyiliğini versin. eskimedi mi bu hala?
sait: hatırası olan şeyler eskimiyor be fahriye.
onu terkeden sonra da dönen fahriye'yi unutamamıştır sait. ama yine gideceğini bilir ve şu sözleri der, içine doğmuş gibi;

zamanla fahriye ile olamayacaklarını anlar sait. peşinden koştuğu fahriye'nin yerine , çocuk gibi peşinden koşan canan hanımcığına bir şans verir. "biz hep birlikte tatlı bir hayatımız olsun istiyoruz. çünkü sizi seviyoruz sait bey ''der. öyledir de. canan hanım abilerine muhtaç dört kardeşi de ayırmaz. sait için de önemli olan o'dur. canan hanıma "ben de sizi seviyorum" der.
nazım başeğmez karakteri: benim ve belki de çoğu kişinin en çok sevdiği karakterdir nazım. çocuk ruhludur. ismi gibi edebiyat aşığıdır. gazetecidir. abisi sait'e en düşkünü, çocuk gibi bakıma en muhtacı ve en hassas kalplisi o'dur. az ama öz konuşur. bazen öyle cümleler kurar ki, kelimeler susunca nazım konuşmuş olur. "sevelim! der . her şeye rağmen. hayat geçiyor, hayat geçecek. aralarda birbirimizi ne kadar çok seversek yanımıza o kar kalacak "der. mesleğine aşıktır nazım. gazete yazıları yayınlansın diye elinde kameralarla maceraya atılır. başı belaya girer ama yine de kalbinin saflığıyla kurtulur. şans eseri de hayatının aşkıyla tanışır.
korkma der ona. cebinden nazım hikmet'li defterini çıkarır veee "bakın nazım hikmet. kötü olan birisi cebinde nazım hikmet taşır mı?

evinin bahçesinde kullanılmayan kömürlüğü çalışma alanı yapar. ne zaman canı sıkılsa kapanır oraya, ve içini döker satırlara.
gelelim mahallenin imamı turgut'a; kardeşlerin en uysalı, sakini, en efendisi, en dini bütün olanı. varı yoğu işidir onun için. aşk onun için camiidir, dualardır,kıldığı namazlardır. aşık olur o da. sesine vurulur önce kızın. sonra eşsizliğine. aşkını, odasının kapısına yazdığı şu sözlerle anlatır. "bir derdim var. bin dermana değişmem, lütfen rahatsız etmeyin".
turgut denince akla hep şu sahne gelir ve dizinin fişinin çekilmesine neden olur."

camiye hırsız girer. fakat turgut camiye giren hırsızı yakalamak için kamera sistemi alır ve kamerayı televizyona bağlar.
bunun üzerine biri “camide televizyon olur mu? günah” şeklinde karşılık verir.
turgut ise buna cevaben “öyle mi diyorsun. e camide hırsız var o günah değil mi?”şeklinde cevap verir.
orhan başeğmez: dizinin en eğlenceli, en komik, en safı. tek gayesi vardır hayatında o da şarkı söylemek. isteği ile yeteneği arasında dağlar kadar fark vardır. ses yarışmasına katılmak, şarkıcı olmak ister. önce badigart'lık yapar ama sonra işler karışır ve şarkı söylemeye başlar. şanssızdır orhan. hatta bu şansızlığını şöyle dile getirir;" niye beni kimse ciddiye almıyor? biliyorum, herkes aptalın teki olduğumu düşünüyor ama aptal falan değilim. beni ciddiye almıyorlar çünkü ben insanlarda merhamet uyandırıyorum. insanlar birine acıdıkları zaman, onu ciddiye almıyorlar.saygı duyduklarını ciddiye alıyorlar.korktuklarını ciddiye alıyorlar.hatta sevdiklerini !ama kimse acıdığı birini ciddiye almıyor.dilenciye para verirsin ama nasılsın? diye sormazsın, onun gibi bir şey.ama hani bizim birbirimize karşı merhametli olmamız gerekiyordu ?kim uydurdu bunu ?kimin yalanı bu ?

en haylazı, en yaramazı, nefes bile alsa başını belaya sokan, kardeşlerin en küçüğü aziz başeğmez: araba galerisinde araba teslimatı yapan aziz, kazandığı parayı at yarışına yatırır, bazen en yükseklere çıkar genel müdür olur, bazen ise dolmuşa binecek parayı zor bulur. behzat ç'deki harun gibidir aziz'de. küfürü sever, başını belaya sokar ama abilerine laf ettirtmez. kavga çıksa,mevzu olsa ilk o gider. başına buyruktur. her şeye eyvallahı da yoktur. kendini şöyle ifade eder aziz;" az biraz gamsız olduğumu söylerler, kahır keder tutmam. en büyük tutkum varsa yoksa atlar!bana soru sordunuz mu anında cevabını alırsınız. neyse o, yalan yok! abilerimi severim ama en çok kartay'ı severim.seviyorum ama at işte,az paramı yemedi".

her sabah kardeşlerini bu şarkıyla uyandırır sait. hangimiz sevmedik.
dizi bu şarkıyla başlar bu şarkıyla biter. kırmızı kamyonetle başlar, kırmızı kamyonetle biter. 5 kardeşle başlar ve 5 kardeşle biter.
ülkemizde iyi ve güzel olan şeylerin kıymeti bilinmediği gibi bu dizininde kıymeti bilinmez. 13. bölümde final yapar.
o güzel insanlar o güzel kırmızı kamyonete binip gittiler.
devamını gör...
graeme souness
iskoç futbol adamıdır.
futbolculuk hayatını iskoçya, ingiltere ve amerika’da geçirmiş olan souness kariyerinin son senesini glasgow rangers takımında oyuncu antrenör olarak geçirmiştir.

aslında futbolcu olarak liverpool seviyesinde futbol oynayabilecek yeteneğe sahip olan souness’ın teknik direktörlüğü için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. kariyerinde en uzun çalıştırdığı iki kulüp üçer sene ile glasgow rangers ile liverpool’dur.

graeme souness 1995-1996 sezonunda galatasaray’ın başında bir sene geçirmiş ve efsane olmayı başarmıştır. ancak bu başarı oynattığı muhteşem futbol ve üstün futbol zekası ile değil sadece anlık bir heyecanla yaptığı bir hareketle olmuştur.
5 nisan 1996 tarihinde fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadında oynanan türkiye kupası finalinde iki takım aykut kocaman ve dean saunders’ın golleri ile berabere kalmasına rağmen ilk maçı yine dean saunders’ın golü ile kazanmış olan galatasaray kupayı kazanmıştır.
buraya kadar her şey normal ilerlerken bir an gaza gelen souness taraftarlardan kaptığı galatasaray bayrağını fenerbahçe stadının ortasına dikerek ortalığı birbirine katmıştır. bayrağın dikilmesi ile bir fenerbahçeli taraftarın bayrağı kapması arasında 5-10 saniyelik bir ara olsa da souness ulubatlı souness lakabını kazanacağı fotoğrafı vermiştir.

bu olaydan yıllar sonra yaptığı açıklamada bayrak dikmenin o an için mantıklı geldiğini ama bunun hayatında yaptığı en akıllıca şey olmadığını söylemiştir.
futbolculuk hayatını iskoçya, ingiltere ve amerika’da geçirmiş olan souness kariyerinin son senesini glasgow rangers takımında oyuncu antrenör olarak geçirmiştir.

aslında futbolcu olarak liverpool seviyesinde futbol oynayabilecek yeteneğe sahip olan souness’ın teknik direktörlüğü için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. kariyerinde en uzun çalıştırdığı iki kulüp üçer sene ile glasgow rangers ile liverpool’dur.

graeme souness 1995-1996 sezonunda galatasaray’ın başında bir sene geçirmiş ve efsane olmayı başarmıştır. ancak bu başarı oynattığı muhteşem futbol ve üstün futbol zekası ile değil sadece anlık bir heyecanla yaptığı bir hareketle olmuştur.
5 nisan 1996 tarihinde fenerbahçe şükrü saraçoğlu stadında oynanan türkiye kupası finalinde iki takım aykut kocaman ve dean saunders’ın golleri ile berabere kalmasına rağmen ilk maçı yine dean saunders’ın golü ile kazanmış olan galatasaray kupayı kazanmıştır.
buraya kadar her şey normal ilerlerken bir an gaza gelen souness taraftarlardan kaptığı galatasaray bayrağını fenerbahçe stadının ortasına dikerek ortalığı birbirine katmıştır. bayrağın dikilmesi ile bir fenerbahçeli taraftarın bayrağı kapması arasında 5-10 saniyelik bir ara olsa da souness ulubatlı souness lakabını kazanacağı fotoğrafı vermiştir.

bu olaydan yıllar sonra yaptığı açıklamada bayrak dikmenin o an için mantıklı geldiğini ama bunun hayatında yaptığı en akıllıca şey olmadığını söylemiştir.
devamını gör...
yalancı paradoksu
epimenides ölümsüz bir ifadede bulunmuş, bir giritli idi; "tüm giritliler yalancıdır." epimenides'in bu ifadesi epimenides paradoksu olarak adlandırılır. zaman zaman yalancı paradoksu veya giritli paradoksu olarak da anılmıştır.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
entry içeriğinin, sadece beğeni amaçlı girilmesi; sebeplerden sadece bir sebeptir.
öyle mahlas sahipleri vardır ki; iki harf yazıp yayınlasa, yine de beğeni yağmuruna tutulur. ( örneğin; "a" harfi türkçedeki ilk harftir. yazmış ve onlarca beğeni almıştır.)
ve ne yazık ki, öyle mahlas sahipleri de vardır ki; emek verip yazdığı entryler kıymet bilinmeden ziyan olmuştur. ( "a" harfinin etimolojik kökeninden girip, kullanıldığı dillerde, kullanış şekline kadar ansiklopedik bilgi girmiştir. yine de yukarıda bahsedilen mahlas sahibinin beğenildiği kadar beğenilmemiştir.)
karma puan sistemi iyi düşünülmüş olsa da; puan kasmak için açılan başlıklar, sözlüğün kalitesini düşüren sebeplerdendir.
okunmadan beğenilen entryler, takipçi kasma yarışı vs vs bu düşüşün sebeplerindendir.
öyle mahlas sahipleri vardır ki; iki harf yazıp yayınlasa, yine de beğeni yağmuruna tutulur. ( örneğin; "a" harfi türkçedeki ilk harftir. yazmış ve onlarca beğeni almıştır.)
ve ne yazık ki, öyle mahlas sahipleri de vardır ki; emek verip yazdığı entryler kıymet bilinmeden ziyan olmuştur. ( "a" harfinin etimolojik kökeninden girip, kullanıldığı dillerde, kullanış şekline kadar ansiklopedik bilgi girmiştir. yine de yukarıda bahsedilen mahlas sahibinin beğenildiği kadar beğenilmemiştir.)
karma puan sistemi iyi düşünülmüş olsa da; puan kasmak için açılan başlıklar, sözlüğün kalitesini düşüren sebeplerdendir.
okunmadan beğenilen entryler, takipçi kasma yarışı vs vs bu düşüşün sebeplerindendir.
devamını gör...
hiçbir şeyi beğenmeyen sözlük yazarları
huysuz ihtiyar gibiler. bi entry girsek anında laf sokma çabalarına girerler sonra nikaltımıza gelip ahkam keserler. kardeşim burası özgür bir platform değil mi? bize öyle söylendi valla, neyse. özgürce yazamayacaksak işimiz ne burada? bak yine sinirlendim ya! oy olayına girmiyorum sonuçta millet mecbur değil oylama yapmaya ama laf sokma çabaları cidden vasat bir hareket. kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
yazarların hayatını özetleyen söz
galiba ben insanlarla nasıl yaşanır bilmiyorum. insanlarla nasıl konuşulur, arkadaşlarla neler yapılır, sevgilin olursa onunla nasıl vakit geçirilir, biriyle arandaki mesafe nasıl ayarlanır.. ama hep biliyormuş gibi yaptım. ve hep yanlış yaptım...
-şahsiyet-
-şahsiyet-
devamını gör...
yolu yarılayan adam
ilk nick altımı aldım ve çok mutluyum.
tabiki her yazar gibi beğendiğim ve bana öğretici her tanım için esirgemediğim artılarım var benim.
tabiki her yazar gibi beğendiğim ve bana öğretici her tanım için esirgemediğim artılarım var benim.
devamını gör...
menenjiom
benign karakterde kadınlarda sık görülen beyin parankimi tümörüdür.
progesteron reseptörü taşıyan tümörlerdir bu yüzden gebelik bu tümör bulunan hastalarda kontrendikedir.
çoğunlukla grade 1 tümörlerdir.
en sık görülen kromozom anomalisi 22q kaybıdır.
nörofibromatozis(nf)-2 hastalığında sıklığı artar.
ayriyeten bu tümörlerde psammom cisimcikleri görülür.
progesteron reseptörü taşıyan tümörlerdir bu yüzden gebelik bu tümör bulunan hastalarda kontrendikedir.
çoğunlukla grade 1 tümörlerdir.
en sık görülen kromozom anomalisi 22q kaybıdır.
nörofibromatozis(nf)-2 hastalığında sıklığı artar.
ayriyeten bu tümörlerde psammom cisimcikleri görülür.
devamını gör...
casimir etkisi
sanal parçacıkların varlığına kanıt olarak görülen, casimir kuvveti adlı kuvvet tarafından ortaya çıkan, varlığı hollandalı fizikçiler hendrik casimir ve dirk polder tarafından kanıtlanan etki.
bu etki aşağıdaki şekilde tasarlanmış bir deney sonucu ortaya çıktı:
deneyde, yüksüz ve iletken 2 levha birbirine paralel biçimde ve aralarında son derece küçük bir mesafe olacak şekilde, vakum içerisine yerleştirir. klasik fizik, levhalar yüksüz olduğundan burada bir elektrik alanı ve dolayısıyla elektriksel kuvvetin ortaya çıkmayacağını söyler. ancak gözlemlenen şey, levhaların bir güç tarafından birbirine doğru itilmesidir. bu durum, kuantum fiziğindeki sanal parçacıkların varlığı ile açıklanır.
durumu basitçe şöyle özetleyebiliriz:
bu iki levha arasında belirecek herhangi bir sanal parçacık, belirli bir dalga boyu ve enerjiden fazlasına sahip olamaz. levhalar arası aralık, bunu kısıtlar. ancak levhaların dış kısmında böyle bir kısıtlama yoktur. yüksek enerjili bir sanal parçacık çifti, levhaların dış bölgesinde var olabilir ve iki taraftan neden oldukları basınç aracılığıyla levhaları birbirine doğru itebilir. bu basınç, levhaların iç kısmındaki sanal parçacıkların neden olduğu basınçtan büyük olursa, levhalar birbirine yapışacaktır.
bu kısım bilimgenc. tubitak. gov. tr'den alıntıdır.
casimir kuvveti ile ilgili önemli bir gelişme yakın zamanlarda yaşandı. geçmişte özdeş (bileşimi, büyüklüğü ve biçimi aynı) iki cisim arasındaki casimir kuvvetinin her zaman çekici olduğunu söyleyen bir teorem vardı. ancak qing-dong jiang ve franck wilczek, bu teoremde bir eksiklik tespit etti ve bazı durumlarda özdeş cisimler arasındaki itici casimir kuvvetlerinin ortaya çıkmasının da mümkün olduğunu gösterdi.
yazının tamamı için link
bu etki aşağıdaki şekilde tasarlanmış bir deney sonucu ortaya çıktı:
deneyde, yüksüz ve iletken 2 levha birbirine paralel biçimde ve aralarında son derece küçük bir mesafe olacak şekilde, vakum içerisine yerleştirir. klasik fizik, levhalar yüksüz olduğundan burada bir elektrik alanı ve dolayısıyla elektriksel kuvvetin ortaya çıkmayacağını söyler. ancak gözlemlenen şey, levhaların bir güç tarafından birbirine doğru itilmesidir. bu durum, kuantum fiziğindeki sanal parçacıkların varlığı ile açıklanır.
durumu basitçe şöyle özetleyebiliriz:
bu iki levha arasında belirecek herhangi bir sanal parçacık, belirli bir dalga boyu ve enerjiden fazlasına sahip olamaz. levhalar arası aralık, bunu kısıtlar. ancak levhaların dış kısmında böyle bir kısıtlama yoktur. yüksek enerjili bir sanal parçacık çifti, levhaların dış bölgesinde var olabilir ve iki taraftan neden oldukları basınç aracılığıyla levhaları birbirine doğru itebilir. bu basınç, levhaların iç kısmındaki sanal parçacıkların neden olduğu basınçtan büyük olursa, levhalar birbirine yapışacaktır.
bu kısım bilimgenc. tubitak. gov. tr'den alıntıdır.
casimir kuvveti ile ilgili önemli bir gelişme yakın zamanlarda yaşandı. geçmişte özdeş (bileşimi, büyüklüğü ve biçimi aynı) iki cisim arasındaki casimir kuvvetinin her zaman çekici olduğunu söyleyen bir teorem vardı. ancak qing-dong jiang ve franck wilczek, bu teoremde bir eksiklik tespit etti ve bazı durumlarda özdeş cisimler arasındaki itici casimir kuvvetlerinin ortaya çıkmasının da mümkün olduğunu gösterdi.
yazının tamamı için link
devamını gör...
arandığı zaman bulunmayan şeyler
heves
devamını gör...
kur'an-ı kerim
insanların oturup, düşünüp yazdıkları bir kitaptır.
edit 1 : yok mağaranın önünü örümcekler kapatmış vs hadi len oradan.
edit 1 : yok mağaranın önünü örümcekler kapatmış vs hadi len oradan.
devamını gör...

