katarlıların olmayan pek bir şey kalmadı zaten, daha fazla söylenecek bir şey kalmadı ki. mücadele etmeye gücünüz var mı?
devamını gör...

sözlükler aleminde gördüğüm en efso başlık olabilir jkljlqjwlkqkwljdlkqwjkljlqkwjlk

yazarların yönetimi trollediği çok olur da, yönetimin yazarları trollediğine ilk defa şahit oldum qwjkdlqwj
devamını gör...

kumsalda ufacık, ölü bir balık bulmuştum. hoşuma gitti, aldım çantanın ön gözüne attım.

1-2 gün sonra o çanta içinden bir şey lazım oldu. çantaya yaklaşınca berbat bir koku geliyor ama çocuk aklımla anlamıyorum tabii sebebini. bir süre sonra koklaya koklaya iz bulmaya karar verip kokulu ölü balık püresiyle karşılaşınca bir şoktan çıkıp diğerine girmiştim.
devamını gör...

teneke gibi midesi olan insandır.yoksa o şerbet akşama kadar mideyi ekşitir.
devamını gör...

orta asya'da kımız içip delirmeceler.
devamını gör...

kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk gibi her insanın kendi rızası olmadan cinsel bir hedef olarak kullanılmasına cinsel istismar denir. sözle, dokunmayla yahut davranışlarla da cinsel istismar olabilir.

genel olarak kadınların ve çocukların cinsel istismara daha çok maruz kaldığını söyleyebiliriz. cinsel istismar cinsel şiddetin bir parçasıdır. göz işaretleri ile yapılanlardan tecavüze kadar uzanan geniş bir yelpazede cinsel istismar durumları söz konusu olabilmektedir.

cinsel istismara uğramış birisi olarak söylemeliyim ki; cinsel istismar tanınmayan kişilerden geldiğinde kısmen içeriden tanıdık kişilerden gelmesine oranla daha kolay başa çıkılır olmakta. cinsel istismara uğrayan ve cinsel istismara uğratanın birbirini tanıdığı durumlarda buna karşı koyabilmek, mücadele edebilmek ve bunu engelleyebilmek daha zor.

genellikle bu duruma maruz kalan kişiler yaşadıklarını başkalarına anlatmakta güçlük çeker. bunun asıl sebebi alacakları tepkidir. bu yüzden de anlatamazlar.

anne ve baba olan yahut ilerde anne baba olacak bireyler, lütfen çocuklarınızla öyle bir iletişiminiz olsun ki bu tarz olayları yaşadıklarında direk size koşsunlar. içlerine kapanmak yerine size anlatmayı tercih etsinler. lütfen.
devamını gör...

günaydın..

da yağmur atıştırmaya başladı ???

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kabalığa alışmaya başlıyoruz.kibar insan görünce de yadırgıyoruz.ben, seviyorum böyle çıtkırıldım konuşmaları,çok hoş.tabi herkesle ve her zaman olmaz o ayrı.
devamını gör...

meteordan olmuştur meteordan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

küçümseme içeren başlık gibi gelse de mesele bu ya saygı duymak gerekir di'mi?*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu termos benim ayrılmaz bir parçam örneğin çantamda da yeri baki. * istediğim her yere götürürüm bazen çay demlerim bazen filtre kahve. hayat benim keyif benim ne istersem yaparım. olduğum gibi kabul etmiyorsa neden buluşuyor ki? kendine uygun bir arkadaş bulsun zira ben özüme sadık bir kadınım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
katılıyorum, iştahım açılıyor baktıkça.
devamını gör...

orda bir başlık var bir profilde. yorumlanmasa da, tutmasa da o başlık bizim başlığımızdır.
devamını gör...

bir türlü yakamı bırakmayan,beni bunaltan olay.mezun olmamış mıydım ben diyorsun kendi kendine,rüyadayım da diyemiyorsun.yine de askerlik yaptığını görmekten iyidir.
devamını gör...

gitmemesi. deliyi düğüne göndermişler burası bizim evden rahatmış demiş, o hesap.
devamını gör...

ulugöl, ordu.
karadeniz
devamını gör...

alan çoktan almış. (bkz: şimdi ananı laciverde boyadım)
devamını gör...

yazan olmuştur diye düşündüm ama kimse yazmamış. ilgili alıntıyı paylaşmak yine bana düştü.

"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem..."

turgut uyar
devamını gör...

ben panik oldum ya.
durduk yere gün içinde dört tane nickaltı gelince dedim beni anma günü mü, tövbeler olsun ifşam mı çıktı noldu.
devamını gör...

dünyanın bilinen en eski lanetine, karşılıksız aşka kapılmış ve ömrü boyunca bir bıçak izi gibi bunu taşımış olan besteci. 20'li yaşlarında robert schumann ile tanışıyor brahms ve schumann brahms'ın yeteneği karşısında neredeyse büyüleniyor böylece aralarında bir dostluk başlıyor -ki schumann'ın yeni yollar makalesinde brahms'ı övmesi, brahms için tanınmanın kapılarını aralıyor- ve bu dostluk schumann akıl hastanesine yatana kadar ve sonrasında da devam ediyor fakat bu süreç brahms için büyük bir felaketin de başlangıcı oluyor. bu büyük felaket; robert schumann'ın eşi, piyano virtüözü clara josephine wieck veya bilinen ismiyle clara schumann. robert hastanedeyken ikilinin mesafeli dostluğu başlıyor ve brahms clara'ya robert'ın durumu hakkında bilgi vermek için aracı görevini üstleniyor. bu mektuplaşmalar sürerken brahms gittikçe clara'ya karşı bir hayranlık duymaya başlıyor ve bu hayranlık yavaş yavaş yerini filizlenmek üzere olan bir aşka bırakıyor fakat brahms bu durumu asla yansıtmadan aracı görevini robert schumann 1856 yılında ölene kadar devam ettiriyor.

daha sonrasında ikilinin dostluğu devam etse bile brahms hislerini söylemiyor ve kendisini eşinin eserlerini tanıtmaya adamış olan clara'ya ve clara'nın çocuklarına adıyor. hislerini belli etmeden uzun süre boyunca yalnızca dostluğu ile clara'ya eşlik etmeye devam ediyor. ikilinin arasına sık sık mesafeler girse bile mektuplaşmalar kesilmiyor hatta git gide samimi bir duruma geliyor konuşmaları fakat ne çare, clara yalnızca yakın bir dost olarak görüyor brahms'ı. son dönemlerinde yazılan mektuplar bir noktada kafa karıştırıcı olsa da ikilinin arasındaki ilişki hiçbir zaman karşılıklı bir aşka dönüşmüyor ve gençliğinin en güzel zamanlarından ölene kadar sevdiği ve asla bir karşılık bulamadığı -hatta belki de beklemediği- kadını 1896 yılında tamamen kaybediyor. zaten clara'nın ölümünden kısa süre sonra kendisi de ölümü eski bir dost gibi selamlıyor.

tchaikovsky ne kadar kendisini yeteneksiz olarak tanımlasada bence brahms'ın keman-piyano sonatlarında insanın ruhuna dokunan bir şeyler var. bütün bu yaşanmışlığın, haykırılamayan sevginin söylenmemiş sözleri ve gönderilmeden yakılmış mektupların çaresizliği insanın içine hiç gitmeyecek bir ağırlık gibi yerleşir, bu yüzden brahms'ın mektupları müziğidir, söylenmemiş cümleleri, katlandığı bu çaresizlik ve sevgisini içine gömüp her an o sevginin kaynağını izlemek zorunda olma laneti onun eserlerindeki çığlık gibidir. zaten bütün bu hikayenin altında yatanları bilmek bana yemişim tchaikovsky'i ben zaten antonín dvořák seviyorum dedirtmiştir.*

benim için brahms ve eserleri platonik aşkın tanımı gibidir çünkü bana kalırsa böyle bir sevmek çok nadir görülür. ne zaman herhangi bir şeyin imkansızlığı -benim durumumda sanıyorum bu imkansızlık birini sevmek olurdu- altında ezilsem ve bir cam gibi dağılıp gideceğimi hissetsem sığındığım ilk kapı brahms'ın sanatıdır bu yüzden. hiç tatmadan da brahms'dan öğrendiğim bir şey var ise; asla sizin olmayacak bir şeyi sevmek, hayatın; " her istediğine sahip olamazsın" deme şeklidir. dünyanın artık yalnızca kendi etrafında dönmediğini fark eder ve bir gülümsemenin önünde tüm varlığın ile diz çökersin ama uzanıp ona dokunamayacağını bilirsin, işte bu insanın parmaklarının ucunu yakan bir şeydir. hangimizde brahms'da bulunan bu bağlılık var bilinmez, hangimiz sevmenin ve sevilmenin böylesine denk geliriz o da muamma ama şu var ki ölmeyecek tüm tutkular sanat ile varlığını sürdürmeye ve içimizde bir şeyleri taze tutmaya devam eder. bundan dolayı nasırlaşmış her yanımızı törpüler sanat, giden yine bizdendir, bizim etimizdir ama en azından içimizdeki bir şeyleri korumaya belki yeter.

şair lisel mueller'in kaleminden brahms ve clara:



johannes brahms and
clara schumann

the modern biographers worry
“how far it went,” their tender friendship.
they wonder just what it means
when he writes he thinks of her constantly,
his guardian angel, beloved friend.
the modern biographers ask
the rude, irrelevant question
of our age, as if the event
of two bodies meshing together
establishes the degree of love,
forgetting how softly eros walked
in the nineteenth-century, how a hand
held overlong or a gaze anchored
in someone’s eyes could unseat a heart,
and nuances of address not known
in our egalitarian language
could make the redolent air
tremble and shimmer with the heat
of possibility. each time ı hear
the ıntermezzi, sad
and lavish in their tenderness,
ı imagine the two of them
sitting in a garden
among late-blooming roses
and dark cascades of leaves,
letting the landscape speak for them,
leaving us nothing to overhear.


ek olarak türkçe bir kaynak bulamadım ama mektuplaşmalar ve hikayenin atladığım detayları ile ilgilenen olursa diye buraya detaylı bir yazı bırakıyorum: www.brainpickings.org/2017/...

bunu da eklemezsem içimde kalırdı:
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim