dünya düz olsaydı olabilecekler
kediler her şeyi dünyanın kenarından aşağı iterdi.
devamını gör...
bana müsaade denilen durumlar
boyundan büyük laf edenler,birde bos konuşanlar varsa fazla maruz kalmamak gerekir.bir söz vardır "boş düşünmek sadece sahibine, boş konuşmak ise herkese zarar verir"
devamını gör...
kafkas gülü
buradan
kafkas gülü (daphne) ya da dağ gülü adı ile de bilinen bitki, himalaya’da yetişen muhteşem bir çiçektir.
büyüleyen bir kokusu ve görüntüsü vardır. eşsiz kokusunun kalıcılığı ve koku aroması ile kozmetik, parfümeri sanayide kullanılmaktadır.
ayrıca kafkas gülünden uzun yıllar dayanabilen, dayanıklı kağıtlar üretilir.
her zaman yeşil kalabilen ,bodur ve yaprak dökmeyen bir bitkidir.
(yarı gölge ortam da -20 derece ye kadar dayanır.
aralık ve mart ayları arası, uçları krem pembe, dışı koyu kırmızı, minik çiçeklerin oluşturduğu toplar halinde çiçeklenir.
bulunduğu ortamda insanı mest eden, güçlü ve sarhoş edercesine kokusu ile güzel bir kış çiçeğidir.
kafkas gülü (daphne) ya da dağ gülü adı ile de bilinen bitki, himalaya’da yetişen muhteşem bir çiçektir.
büyüleyen bir kokusu ve görüntüsü vardır. eşsiz kokusunun kalıcılığı ve koku aroması ile kozmetik, parfümeri sanayide kullanılmaktadır.
ayrıca kafkas gülünden uzun yıllar dayanabilen, dayanıklı kağıtlar üretilir.
her zaman yeşil kalabilen ,bodur ve yaprak dökmeyen bir bitkidir.
(yarı gölge ortam da -20 derece ye kadar dayanır.
aralık ve mart ayları arası, uçları krem pembe, dışı koyu kırmızı, minik çiçeklerin oluşturduğu toplar halinde çiçeklenir.
bulunduğu ortamda insanı mest eden, güçlü ve sarhoş edercesine kokusu ile güzel bir kış çiçeğidir.
devamını gör...
psikoloji okuyan sözlük yazarları
herkesin * psikolojik tahlil yaptığına atıfta bulunan başlık. yerli yerinde tam isabet.
devamını gör...
anne kız diyalogları
görücü gelir, gelen kişiyi beğenirsem annem icin şölen olabilecek bir gündür.
mutfağa yanıma gelir. heyecanla sorar;
-beğendim ben, sen beğendin mi?
+hayır beğenmedim.
-nesini beğenmedin? boylu puslu,okumuş, dindar üstelik zengin.
+bir karış sakalı var.
-sünnet işte!*
+ben sünnetsiz istiyorum. *
-vay kafir vaaayyy!!!!
pata küte dalar, olmadık yerlerimi cimdikler...*
mutfağa yanıma gelir. heyecanla sorar;
-beğendim ben, sen beğendin mi?
+hayır beğenmedim.
-nesini beğenmedin? boylu puslu,okumuş, dindar üstelik zengin.
+bir karış sakalı var.
-sünnet işte!*
+ben sünnetsiz istiyorum. *
-vay kafir vaaayyy!!!!
pata küte dalar, olmadık yerlerimi cimdikler...*
devamını gör...
mükemmeliyetçilik
insanın kendi kendine yaptığı eziyettir.
devamını gör...
mini etek giyip otururken bacaklarını örten kız
etrafta hanzolarin olmasindan ötürü olabilir.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
hemen hemen her şey.
sigara mesela, "en dipte olduğum zaman da en mutlu olduğum anda da yanımda sigaram var." diyenler var. sanırsın ki sigara bir hışım gelip kendi kendini yakıyor.
sigara mesela, "en dipte olduğum zaman da en mutlu olduğum anda da yanımda sigaram var." diyenler var. sanırsın ki sigara bir hışım gelip kendi kendini yakıyor.
devamını gör...
öykü
sizlere biraz öyküden ve öykünün kriterlerinden, ne olduğundan, ne olmadığından bahsetmek istiyorum. (bilgi birikimim dahilinde)
öykü: gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan bir düzyazı türüdür.
hikaye ile karıştırılmamalıdır. altını çizerek söylüyorum: hikaye, bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılmasıdır.
her şeyin bir hikayesi olabilir fakat her şeyin bir öyküsü yoktur. herhangi bir senaryo, film, roman, deneme, şiir vb. bir hikayeye sahiptir. yani çok daha genel, olayın anlatımıdır. öykü ise hikayeyi de içeren daha geniş bir edebi türdür.
ingilizcede böyle bir ayrım var mesela. her şeyin bir "story"si vardır ama her şeyin bir "short story"si yoktur... short story türkçedeki "öykü"nün izdüşümü elbette.
öykü kısadır. fakat bu kısalık mevzusu fazlasıyla kafa karıştırıcı olabilmekte.
" öykü< novella< roman" gibi bir ayrım var mesela. fakat bu ayrımı biraz daha inceleyince olayın aslında ne kadar anlamsızlaşabileceği gözüküyor. şöyle söyleyeyim:
öykü eksiltme sanatına göre giden bir edebi türdür ve eğer kesin bir ayrım yapacak olursak poe'nun belirttiği üzere ve stephen king'in de değindiği üzere, "etkide birlik" söz konusudur. (bkz: etkide birlik) (tek etki kuramı olarak da geçiyor literatürde.)
eğer romandan eksiltirseniz öykü, öyküden eksiltirseniz şiir ortaya çıkar. ama soralım: kime göre neye göre? değişir bu efendim. mesela flash fiction denen bir tür de var. hemingway'in ortaya attığı söylenen 6 kelimelik roman örneğin... roman. ama roman mı sizce bu? belki. sonuç olarak yazdığı yazı şu:
"for sale:
baby shoes. never worn."
o halde bir düşünelim. bu "roman" düşündükçe kendisini açıyor mu okuyucuya? hayallere sürüklüyor mu bizi? amatör bir "yazar" olan bana sorarsanız,-ki yazar demeye utandığım oluyor kendime- evet.
işler burada karışıyor. çünkü öykü denen düzyazı türüne de baktığımızda, bu da açılabilir. her şey açılabilir. çünkü söz konusu insan zihnidir. o yüzden bu uzunluk mevzusunu pek kurcalamamakta fayda var. 300 sayfalık bir öykü((gbkz: shawshank redemption)) de olur, 100 sayfalık bir roman da olur. 30 sayfalık bir şiir de, 6 kelimelik bir roman da. oluyor böyle şeyler. belli bir kalıba sokmaya çalışıyoruz. elbette bunun yanlış olduğu kanaatindeyim. önemli olan anlama odaklanmak.
kriterlerden de bahsetmiş oldum böylece. ilgilenenler için açıklayıcı olmuştur umarım.
öykü: gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan bir düzyazı türüdür.
hikaye ile karıştırılmamalıdır. altını çizerek söylüyorum: hikaye, bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılmasıdır.
her şeyin bir hikayesi olabilir fakat her şeyin bir öyküsü yoktur. herhangi bir senaryo, film, roman, deneme, şiir vb. bir hikayeye sahiptir. yani çok daha genel, olayın anlatımıdır. öykü ise hikayeyi de içeren daha geniş bir edebi türdür.
ingilizcede böyle bir ayrım var mesela. her şeyin bir "story"si vardır ama her şeyin bir "short story"si yoktur... short story türkçedeki "öykü"nün izdüşümü elbette.
öykü kısadır. fakat bu kısalık mevzusu fazlasıyla kafa karıştırıcı olabilmekte.
" öykü< novella< roman" gibi bir ayrım var mesela. fakat bu ayrımı biraz daha inceleyince olayın aslında ne kadar anlamsızlaşabileceği gözüküyor. şöyle söyleyeyim:
öykü eksiltme sanatına göre giden bir edebi türdür ve eğer kesin bir ayrım yapacak olursak poe'nun belirttiği üzere ve stephen king'in de değindiği üzere, "etkide birlik" söz konusudur. (bkz: etkide birlik) (tek etki kuramı olarak da geçiyor literatürde.)
eğer romandan eksiltirseniz öykü, öyküden eksiltirseniz şiir ortaya çıkar. ama soralım: kime göre neye göre? değişir bu efendim. mesela flash fiction denen bir tür de var. hemingway'in ortaya attığı söylenen 6 kelimelik roman örneğin... roman. ama roman mı sizce bu? belki. sonuç olarak yazdığı yazı şu:
"for sale:
baby shoes. never worn."
o halde bir düşünelim. bu "roman" düşündükçe kendisini açıyor mu okuyucuya? hayallere sürüklüyor mu bizi? amatör bir "yazar" olan bana sorarsanız,-ki yazar demeye utandığım oluyor kendime- evet.
işler burada karışıyor. çünkü öykü denen düzyazı türüne de baktığımızda, bu da açılabilir. her şey açılabilir. çünkü söz konusu insan zihnidir. o yüzden bu uzunluk mevzusunu pek kurcalamamakta fayda var. 300 sayfalık bir öykü((gbkz: shawshank redemption)) de olur, 100 sayfalık bir roman da olur. 30 sayfalık bir şiir de, 6 kelimelik bir roman da. oluyor böyle şeyler. belli bir kalıba sokmaya çalışıyoruz. elbette bunun yanlış olduğu kanaatindeyim. önemli olan anlama odaklanmak.
kriterlerden de bahsetmiş oldum böylece. ilgilenenler için açıklayıcı olmuştur umarım.
devamını gör...
italya başbakanı mario draghi’nin erdoğan’a diktatör demesi
italyan malı zannedilip bellona markası da boykot listesine alınır, ardından bellona gazetelere vallahi de billahi de kayseri firmasıyız diye ilan verir.
devamını gör...
kitap kurdu
çok kitap okuyan, değerli kitapları bilen, toplayan, tanıyan kişiler için kullanılan kelimedir.
gerçek anlamda kitapları yiyen bir tür* bittir.
gerçek anlamda kitapları yiyen bir tür* bittir.
devamını gör...
yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
“kaş yaparken göz çıkarmak” eşittir bu tabir.
beterin beterine erişme
beterin beterine erişme
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
--- alıntı ---
türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir üniversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı üniversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!"
--- alıntı ---
saçma sapan bir açıklama. iyice ali babanın çiftliğine çevirdiniz ülkeyi. hak, hukuk, adalet, liyakat vs. unuttuğunuz kelimeler tabii. ne yapılsın yani bahsettiğiniz gibi başörtülü diye insanlar hoca mı yapılsın? gözünüzde çoğulcu, demokrat gözükmek için daha ne istersiniz? seçme kriterlerine eklenir yakında başörtüsü kullanıyor musunuz? diye.
allah akıl, fikir, vicdan nasip etsin cümlemize inşallah.
türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir üniversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı üniversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!"
--- alıntı ---
saçma sapan bir açıklama. iyice ali babanın çiftliğine çevirdiniz ülkeyi. hak, hukuk, adalet, liyakat vs. unuttuğunuz kelimeler tabii. ne yapılsın yani bahsettiğiniz gibi başörtülü diye insanlar hoca mı yapılsın? gözünüzde çoğulcu, demokrat gözükmek için daha ne istersiniz? seçme kriterlerine eklenir yakında başörtüsü kullanıyor musunuz? diye.
allah akıl, fikir, vicdan nasip etsin cümlemize inşallah.
devamını gör...
eti cicibebe
senelerce "kikibebe" diye ismini yanlış okuduğum bebe bisküvisi.
devamını gör...
kitap alıntıları
"kendinden hiç hoşlanmayan pek çok insan gördüm; bunlar önce başkalarının kendileri hakkında iyi düşünmelerini sağlamaya çalışırlar. bunu başarınca da, bu sefer kendileri de kendileri hakkında iyi düşünmeye başlarlar. ama bu, sahte bir çözümdür; bu, başkalarının otoritesi altına girmeyi kabullenmektir. size düşen ödev, kendinizi kabullenmenizdir, benim sizi kabullenmemin yollarını aramak değil…"
(bkz: nietzsche ağladığında)
(bkz: ırvin d. yalom)
(bkz: nietzsche ağladığında)
(bkz: ırvin d. yalom)
devamını gör...
sakız orucu bozar mı sorunsalı
devamında "peki öpüşmek o ruju bozar mı?" sorusunu getirebilecek soru cümlesi.
devamını gör...
yks'den sonra yapılacaklar
bir atlatayım da dizi, film, kitap gibi ertelediğim ne varsa izleyeceğim bitireceğim. sözlüğe verdiğim arayı kapatacağım ve bol bol gezeceğim.
devamını gör...
haydar ergülen
unutulmuş bir yaz için şiiri ile tanıdığım ve bütün şiirlerini ezberlediğim büyük şair. şiirlerini okudukça, insanı insan yapanın derinlerine iniveriyorum ama yine de öyle bir derinlik hâli ki bu, bunda muhakkak bir yücelik var diyorsunuz ister istemez. kendisinin de söylediği gibi: "derinlik de bir yükseklik biçimi değil midir? "
--- alıntı ---
yazdan ne kaldı sana yazdan ne kaldı
birkaç dize ölü ozanların gezindiği
kimsesiz romanlara sığınan yürek ağrısı
denizle aranızda ortak dil gibi
usulca çoğalan yaz kederleri
--- alıntı ---
--- alıntı ---
yazdan ne kaldı sana yazdan ne kaldı
birkaç dize ölü ozanların gezindiği
kimsesiz romanlara sığınan yürek ağrısı
denizle aranızda ortak dil gibi
usulca çoğalan yaz kederleri
--- alıntı ---
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
bir barta kulesi üstünde babamın öldüğü yaştayım.
devamını gör...
