yavaş konuşan insan
felsefe,özellikle mantık dersi hocalarında çok yaygındır.
devamını gör...
marcus aurelius
marcus aurelius, platon' un 'devlet' kitabında hayal ettiği filozof yöneticidir.
içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.
düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.
marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.
marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.
mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.
istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.
bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
içinde bir iyilik pınarı var. sen kazdıkça o fışkırarak akacak.
düşün ki bir imparatorsun,
istediğin güce, ünvana, paraya sahipsin.
hâl böyle olunca bilgeliğin insana daha zor ulaşması gerekir. çünkü bu ihtişam beraberinde kibir de getirir.
marcus bir imparator olmasına rağmen sert yataklarda yatmış, doymadığı sofralardan kalkmıştır. o imparator olmasının yanında stoacı bir yaşamı benimsemiş bir filozoftur. tabii hayatta bizi yetiştiren, eğiten karşılaştığımız insanlarında bizi etkileme gücünden bahsetmek gerekecek. marcus'un hocası, fikirleriyle özgürleşen köle epiktetos tur. ondan etkilenmemek mümkün değildir.
marcus, bilgelik, cesaret, adalet ve ölçülülük paralolarına sadık kalmıştır.
marcus aurelius, öfkeden çokça bahseder. öfkenin doğaya aykırı olduğunu, sürekli öfke takınan birinin gün gün solmaya başladığını söylemiştir. öfke akıl dışıdır. ve bu duygu zarar vermeden bırakmaz. marcus öfkesini gösterebilecek konuma sahipken bu yolu tercih etmemiştir.
mutluluk ve düşünce biçimimiz arasında bir bağ vardır. içinde karanlık duygular varsa hayatın ona göre şekillenir. her şey düşüncene bağlı, düşüncen sana bağlı. o hâlde değişim için yola koyulmalı. hakikate ulaşmak için değişime açık olmalı.
istediğin şeyi aramaktansa onun önündeki engelleri kaldırmak daha mantıklıdır. bu engellere göğüs germek ise cesur bir harekettir. ilgilendiklerin, isteklerin senin insanlar üzerindeki intibandır. değerin ilgi duyduğun şeylerle ölçülür.
bugün liderliğini çok doğru bir şekilde kullanmış, topluma ışık olan filozoflardan marcus aurelius'u anlattık.*ilkelerinden, ideallerinden ve karakterinden ödün vermeyen değerli bir önderi konu alarak rengime renk kattım.. bir de allah yürü ya kulum derse tamamım. **
devamını gör...
online toka mağazasına isim önerileri
trrrrum, trrrrum, trrrrum! trak tiki tak! makinalaşmak istiyorum!*
devamını gör...
yeni başlayanlar için istanbul
yorucu olacaktır.
ankara'dayken kırk- elli dakikalık dolmuş yolculuğunda ayakta gidince sitem ederdim bu nasıl iş diye.
istanbul'da 15-20 bin adım attığım günün sonunda otobüste ayakta gidince yadırgamıyorum artık.
var mıdır istanbul'dan ötesi, bilemiyorum.
ankara'dayken kırk- elli dakikalık dolmuş yolculuğunda ayakta gidince sitem ederdim bu nasıl iş diye.
istanbul'da 15-20 bin adım attığım günün sonunda otobüste ayakta gidince yadırgamıyorum artık.
var mıdır istanbul'dan ötesi, bilemiyorum.
devamını gör...
hekatomboia
antik dönemde tanrı kültü için tapınaklarda yüz hayvanın adak edildiği törenlere verilen isim.
kurbanlık hayvanların yüz olması gerekmese de miktar çok ama çok önemllidir. bu tip adaklara anadolu'da çok rastlanmaz ancak galatia'da roma döneminde imparator kültürünün tipik bir unsuru olarak çok yaygındır. hekatomb adaklarının özellikle kelt paralelleri de vardır.
klaros'taki apollon kutsal merkezindeki kurban alanında bulunan yüzün üzerindeki halkalı bloklar bu tip kurban törenleri için düzenlenmiştir.
kurbanlık hayvanların yüz olması gerekmese de miktar çok ama çok önemllidir. bu tip adaklara anadolu'da çok rastlanmaz ancak galatia'da roma döneminde imparator kültürünün tipik bir unsuru olarak çok yaygındır. hekatomb adaklarının özellikle kelt paralelleri de vardır.
klaros'taki apollon kutsal merkezindeki kurban alanında bulunan yüzün üzerindeki halkalı bloklar bu tip kurban törenleri için düzenlenmiştir.
devamını gör...
1. geleneksel normal sözlük yazarları buluşması
zoom üzerinden yapılabilir bir etkinliktir.
devamını gör...
eşeğin aklına karpuz kabuğu sokmak
o kişi o işi yapmayacaksa da buna vesile olmak.
devamını gör...
iki satırda derdini anlat
t: derdin iki satıra sığabileceğini öngören yazarın açtığı, iki satıra sığdırılmaya çalışılan dertlerin başlığı.
yaşamak isteyen yanlarım ağrıyor.
sonra ben kalkıp tekrar yaşıyorum.
yaşamak isteyen yanlarım ağrıyor.
sonra ben kalkıp tekrar yaşıyorum.
devamını gör...
türkiye’de zahmetsizce sahip olabileceğiniz unvanlar
birini yaftalamak konusunda dünyanın en ileri ülkelerinden biri olabiliriz. ne yaptığınızın önemi olmadan size her an bir ünvan verilebilir. önce bir anımı paylaşıp sonra aklıma gelen ünvanları anlatacağım. sabrınız varsa bana eşlik edebilirsiniz.
yıllar önce gezi direnişi esnasında orda olamadığım ve bulunduğum şehirde de direniş olmadığı için twitter’da direnişe destek verirken bir twit atıp evden çıktım. twit en ufak bir hakaret içermeyen sadece orda direnen kardeşlerime destek veren bir twit idi. akşam eve dönüp twitter’a girdiğimde yüzlerce bildirim beni bekliyordu. bir hata olduğunu düşündüm önce zira 5 beğeni aldığım zaman kendimi larry bird gibi hissettiğim dönemlerdi. hemen bildirimlere bakınca twitimin altının karışmış olduğunu gördüm zira burhan kuzu twitimin altına “ şeytanla berabersin” yazmıştı. mutlu mu olsam ülkem adına üzülüp utansam mı bilemedim.
bir twit atarak bir anda şeytanın yareni haline gelmiştim ama öte yandan da twitin altında beni savunanların gözünde ise bir kahramandım. pelerinimi bir köşeye bırakıp bu anlamsız duruma bir anlam vermek için en içten devrimci duygularımla düşünmeye başladım.
buradan hareketle zahmetsizce sahip olabileceğimiz ünvanlardan birinin şeytanın yareni olabileceğini kolayca iddia edebiliriz. hem nalına hem mıhına vurmak adına birkaç tane daha sıralayayım:
1. terörist: en kolay elde edilen ünvandır. üzerinde uzun uzun konuşmaya gerek yok. muktedirle aynı fikirde değilsen hele de eleştirme cüretini gösterirsen bu ünvanı alman an meselesi olur.
2. çapulcu: özel olarak gezi direnişçilerine tanımlanmış bir ünvandır. ama siz de herhangi bir direnişte bu unvanı alma şansına sahipsiniz.
3. yobaz: dini inancını yaşayan herkese nasip olabilecek bir ünvandır. artık kutuplaşmanın dibine vurduğumuz için bağnazlığı değerlendirmeye bile zahmet etmeden bu ünvanı göğsümüze iliştirebiliriz.
4. faşist: üniversite yıllarında bizim için bizim gibi olmayan herkes faşistti ve sanırım bu delilik birçok yerde hala devam ediyor.
benden dört madde çıktı. sözlük ahalisi şunu elden ele.
yıllar önce gezi direnişi esnasında orda olamadığım ve bulunduğum şehirde de direniş olmadığı için twitter’da direnişe destek verirken bir twit atıp evden çıktım. twit en ufak bir hakaret içermeyen sadece orda direnen kardeşlerime destek veren bir twit idi. akşam eve dönüp twitter’a girdiğimde yüzlerce bildirim beni bekliyordu. bir hata olduğunu düşündüm önce zira 5 beğeni aldığım zaman kendimi larry bird gibi hissettiğim dönemlerdi. hemen bildirimlere bakınca twitimin altının karışmış olduğunu gördüm zira burhan kuzu twitimin altına “ şeytanla berabersin” yazmıştı. mutlu mu olsam ülkem adına üzülüp utansam mı bilemedim.
bir twit atarak bir anda şeytanın yareni haline gelmiştim ama öte yandan da twitin altında beni savunanların gözünde ise bir kahramandım. pelerinimi bir köşeye bırakıp bu anlamsız duruma bir anlam vermek için en içten devrimci duygularımla düşünmeye başladım.
buradan hareketle zahmetsizce sahip olabileceğimiz ünvanlardan birinin şeytanın yareni olabileceğini kolayca iddia edebiliriz. hem nalına hem mıhına vurmak adına birkaç tane daha sıralayayım:
1. terörist: en kolay elde edilen ünvandır. üzerinde uzun uzun konuşmaya gerek yok. muktedirle aynı fikirde değilsen hele de eleştirme cüretini gösterirsen bu ünvanı alman an meselesi olur.
2. çapulcu: özel olarak gezi direnişçilerine tanımlanmış bir ünvandır. ama siz de herhangi bir direnişte bu unvanı alma şansına sahipsiniz.
3. yobaz: dini inancını yaşayan herkese nasip olabilecek bir ünvandır. artık kutuplaşmanın dibine vurduğumuz için bağnazlığı değerlendirmeye bile zahmet etmeden bu ünvanı göğsümüze iliştirebiliriz.
4. faşist: üniversite yıllarında bizim için bizim gibi olmayan herkes faşistti ve sanırım bu delilik birçok yerde hala devam ediyor.
benden dört madde çıktı. sözlük ahalisi şunu elden ele.
devamını gör...
gereksiz abartılan şeyler
zeynep bastık
devamını gör...
burçlara inanan insan
uydurulmuş 12 kalıba kendini sokmaya çalışan, hayatını buna göre yönlendiren ve buna bilim diyebilen acınası insandır.*
devamını gör...
4 askeri darbeyi kemalistlerin yapması
bunları nerede ögreniyorsunuz kardeşim. hayır biz de okuyan yazan insanız ama böyle net ifadeler kullanabileceğim bir bilgi birikimi oluşmadı hala bende. hakikaten nerede öğreniyorsunuz?
devamını gör...
gereğinden fazla abartılan kitaplar
beğeni denen şey kişiden kişiye değiştiği için ortaya çıkan kitap grubu. bize harika gelen bir şey, bir başkasına çok sönük gelebilir, normaldir.
kendi adıma konuşacağım çünkü yukarıda da söylediğim gibi, bu işler göreceli. bana göre simyacı, sofi'nin dünyası, yeni hayat, tavuk suyuna çorba gibi birkaç kitap ve kişisel gelişim kitapları bu grupta. tabii ki bunlardan kendi hayatına göre birtakım sonuçlar çıkaran, bunların faydasını gören insanlar vardır ama yine kendi adıma konuşuyorum, benim için tamamen vakit kaybıydı bu kitaplar. yine de okumayı seven biri olarak çok büyük bir pişmanlık saymıyorum hiçbirini.
kendi adıma konuşacağım çünkü yukarıda da söylediğim gibi, bu işler göreceli. bana göre simyacı, sofi'nin dünyası, yeni hayat, tavuk suyuna çorba gibi birkaç kitap ve kişisel gelişim kitapları bu grupta. tabii ki bunlardan kendi hayatına göre birtakım sonuçlar çıkaran, bunların faydasını gören insanlar vardır ama yine kendi adıma konuşuyorum, benim için tamamen vakit kaybıydı bu kitaplar. yine de okumayı seven biri olarak çok büyük bir pişmanlık saymıyorum hiçbirini.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
*hassas içerik*
hiç birşey
sora bilirmiyim
deyil
deyer
herşey.
hiç birşey
sora bilirmiyim
deyil
deyer
herşey.
devamını gör...
portakal suyu
serseri mayın isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
çok güzel bir meyvenin ürünüdür. posası da tüketilmelidir.
taze sıkılmış olanı makbuldür. aç karnına içilmesini tavsiye etmem.
çok güzel bir meyvenin ürünüdür. posası da tüketilmelidir.
taze sıkılmış olanı makbuldür. aç karnına içilmesini tavsiye etmem.
devamını gör...
yazarların favori pokemonları
pikachuuuu!!
devamını gör...
menengiç kahvesi
dağlık alanlarda ekimi yapılmadan doğal olarak yetişen, ağaçlardan toplanan ve tadı antep fıstığını andıran menengiç taneleri önce kurutuluyor, ardından kavrularak öğütülüyor. yoğun aroması nedeniyle de süt ile hazırlanan kahvesi, türk kahvesi gibi suyla da pişirilebiliyor. osmanlı padişahı 4'üncü murat'ın bir sefer dönüşü uğradığı gaziantep'te dinlenirken içtiği kahve, gaziantep adına tescillendi.
devamını gör...
haydi gel içelim
arkadaşlarımla beraber olduğum bi kapadokya tatilinde sürekli dinlediğimiz ve bağırarak aşırı eğlenerek söylediğimiz çok sevdiğim bi yüksek sadakat şarkısı.
olur da dinlemek isterseniz
olur da dinlemek isterseniz
devamını gör...

