dünyanın en güzel kokusu
yeni alınmış kitap kokusu
devamını gör...
pisipisi (yazar)
pisipisi ile tanışmamız 2009 oktoberfest'e dayanıyor.
dönemin munich belediye başkanı christian ude'nin davet etmesiyle 25 ekim 2009 fenerbahçe - galatasaray derbisi için loca koltuğumu boş bırakmış, evcil rakunum remzi ile yollara düşmüştüm.
bilen bilir, en sevdiğim hobi mavi ekran verdirmek.
hostes: chicken or beef?
60: yes please.
eööö...
3.5 saat kadar süreç saçma sapan bir yolculuğun ardından havalimanına vardık, pasaport kuyruğu sırasına girdik ve pisipisi ile orada karşılaştım.
p:what is the purpose of your trip?
60:was?
p:was ist der zweck ihrer reise? warum bist du hier?
60: ich spreche kein deutsch...
gibi dünyanın neresinde olursak olalım sadece iki türk'ün içinde bulunabileceği kadar saçma bir dialog sayesinde ismini pisi olduğunu öğrendiğim bu yazar arkadaşımızla tanıştım.
14 günlük munich pisi ve tabii ki christian ude sayesinde 10 numara geçti. hele remzi, ertesi gün canım çıktı uyandırana kadar. tabii bu süre zarfında yıllık iznini apar topar kullandığı için pisipisi amirleri tarafından biraz rahatsız edildi ama, olsun.
umarım bir oktoberfestte daha görüşürüz, remzi'nin çok ama çok selamı var.
dönemin munich belediye başkanı christian ude'nin davet etmesiyle 25 ekim 2009 fenerbahçe - galatasaray derbisi için loca koltuğumu boş bırakmış, evcil rakunum remzi ile yollara düşmüştüm.
bilen bilir, en sevdiğim hobi mavi ekran verdirmek.
hostes: chicken or beef?
60: yes please.
eööö...
3.5 saat kadar süreç saçma sapan bir yolculuğun ardından havalimanına vardık, pasaport kuyruğu sırasına girdik ve pisipisi ile orada karşılaştım.
p:what is the purpose of your trip?
60:was?
p:was ist der zweck ihrer reise? warum bist du hier?
60: ich spreche kein deutsch...
gibi dünyanın neresinde olursak olalım sadece iki türk'ün içinde bulunabileceği kadar saçma bir dialog sayesinde ismini pisi olduğunu öğrendiğim bu yazar arkadaşımızla tanıştım.
14 günlük munich pisi ve tabii ki christian ude sayesinde 10 numara geçti. hele remzi, ertesi gün canım çıktı uyandırana kadar. tabii bu süre zarfında yıllık iznini apar topar kullandığı için pisipisi amirleri tarafından biraz rahatsız edildi ama, olsun.
umarım bir oktoberfestte daha görüşürüz, remzi'nin çok ama çok selamı var.
devamını gör...
barış atay
kürt faşisti. ota boka emekçi duyar kasan cihangir sarhoşu.
devamını gör...
çarşamba
biz çalışanlar için haftanın ortasıdır, iki gün geçmiş, kalan iki gün de geçecektir bir şekilde. diğer günlerden tek farkı budur.
bu günün cemal süreya tarafındaki hikayesi ise bambaşkadır; *
hikaye şu ki, cemal süreya devlet idaresinde çalıştığı günlerde iş çıkışında, o sıralarda postane memuru olan bir hanıma aşık olur. günler, mevsimlerin ardından artık kalbine hakim olamayıp karşısına çıkmak ister. bir çarşamba günü 05.45 vapurunda ona hislerini açtığında bayan tarafından terslenir. anlatıldığına göre cemal süreya'nın en çok kadeh devirip iç çektiği kişi bu hanımefendiymiş...
biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yalnız seni, yalnız senin gözlerini
sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım
ben artık adam olmam bu derde düşeli
şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum oradan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki
tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...
alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki
çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
onur saylak tarafından seslendirilmiş hali; *
sana giden yollar kapalı...
bu günün cemal süreya tarafındaki hikayesi ise bambaşkadır; *
hikaye şu ki, cemal süreya devlet idaresinde çalıştığı günlerde iş çıkışında, o sıralarda postane memuru olan bir hanıma aşık olur. günler, mevsimlerin ardından artık kalbine hakim olamayıp karşısına çıkmak ister. bir çarşamba günü 05.45 vapurunda ona hislerini açtığında bayan tarafından terslenir. anlatıldığına göre cemal süreya'nın en çok kadeh devirip iç çektiği kişi bu hanımefendiymiş...
biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni
ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi
uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yalnız seni, yalnız senin gözlerini
sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım
ben artık adam olmam bu derde düşeli
şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum oradan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği
kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki
tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini
çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...
alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki
çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki
inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
bir gece yarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
onur saylak tarafından seslendirilmiş hali; *
sana giden yollar kapalı...
devamını gör...
abcçdefgğhıijklmnoöprsştuüvyz
devamını gör...
insanın evde bitki yetiştirme nedenleri
bir şeye emek vermekten, büyümesini ve çiçek açmasını izlemekten zevk alıyor olabilir. salatalık, domates yetiştiriyorsa nedeni bellidir tabii.*
devamını gör...
musevi
cumhuriyetin ilk yıllarında öz türkçe kelimelerin kullanımına önem verilmesi sebebiyle, yahudi kelimesi yerine musa'nin dinine inananlar anlamına gelen musevi kelimesi türetilmiştir. aslında yahudi ve musevi kelimeleri arasında anlam olarak bir fark yoktur.
devamını gör...
oecd’nin türkiye araştırmasında görülen hezimet tablosu
oecd tarafından hazırlanan “yetişkin becerileri “ çalışmasında türkiye’nin içler acısı durumunu gösteren rapordur.
özellikle temel yeteneklere (okuma-yazma, okuduğunu anlama, basit matematik bilgisi, basit problem çözme) bakıldığında şili’den sonra sondan ikinci olmamız çok acıdır:

rapora göre;
- türkiye’deki yetişkinler, yetişkin becerileri araştırmasına katılan diğer oecd ülkeleri ile kıyaslandığında değerlendirme yapılan her üç alanda da (sözel beceriler, sayısal beceriler ve teknoloji zengin ortamda problem çözme becerileri) ortalamanın altında performans göstermişlerdir.
- türkiye’deki 16-24 yaş grubu ortalaması ile oecd 16-24 yaş grubu ortalaması arasındaki sözel yeterlilik farkları diğer yaş gruplarına nazaran çok daha düşüktür.
- türkiye’de eğitim düzeyi ile yeterlilikler arasındaki ilişki diğer katılımcı ülkelere nazaran oldukça düşük görünmektedir.
-türkiye, katılımcı ülkeler arasında özellikle ileri yaştaki yetişkinlerde olmak üzere bilgi işleme becerilerinde cinsiyete dayalı farklılıkların en yüksek olduğu ülkelerden biridir.
- bilgi işleme becerileri ile başkalarına karşı güven, kişinin siyasi süreçlerde etkin olduğuna dair inancı, sağlık gibi bazı sosyal sonuçlar arasındaki ilişki türkiye’de diğer ülkelere nazaran oldukça zayıftır.
tabi bunlar hep bilimsel çalışmalar.
bilimsel olunca ülkemizde önemsenmeyeceğim için aslında yok hükmündedir de diyebiliriz.
eyy oecd sen kimsin ya?
buradan
özellikle temel yeteneklere (okuma-yazma, okuduğunu anlama, basit matematik bilgisi, basit problem çözme) bakıldığında şili’den sonra sondan ikinci olmamız çok acıdır:

rapora göre;
- türkiye’deki yetişkinler, yetişkin becerileri araştırmasına katılan diğer oecd ülkeleri ile kıyaslandığında değerlendirme yapılan her üç alanda da (sözel beceriler, sayısal beceriler ve teknoloji zengin ortamda problem çözme becerileri) ortalamanın altında performans göstermişlerdir.
- türkiye’deki 16-24 yaş grubu ortalaması ile oecd 16-24 yaş grubu ortalaması arasındaki sözel yeterlilik farkları diğer yaş gruplarına nazaran çok daha düşüktür.
- türkiye’de eğitim düzeyi ile yeterlilikler arasındaki ilişki diğer katılımcı ülkelere nazaran oldukça düşük görünmektedir.
-türkiye, katılımcı ülkeler arasında özellikle ileri yaştaki yetişkinlerde olmak üzere bilgi işleme becerilerinde cinsiyete dayalı farklılıkların en yüksek olduğu ülkelerden biridir.
- bilgi işleme becerileri ile başkalarına karşı güven, kişinin siyasi süreçlerde etkin olduğuna dair inancı, sağlık gibi bazı sosyal sonuçlar arasındaki ilişki türkiye’de diğer ülkelere nazaran oldukça zayıftır.
tabi bunlar hep bilimsel çalışmalar.
bilimsel olunca ülkemizde önemsenmeyeceğim için aslında yok hükmündedir de diyebiliriz.
eyy oecd sen kimsin ya?
buradan
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının sözlük anıları
bir ara sözlükten bir kızla flört ediyordum. sonra bir gün bir baktım sol frame de kıza yazdığım her şey yazıyor. millet yazdıklarımla dalga geçiyor falan. ağızlara sakız olmuşum. ben de o günden sonra sözlükten herhangi bir kızla flörtü bırakın doğru düzgün konuşmuyorum bile. neden? çünkü haklıyım. yönetici arkadaşlar rencide olmasın bu arada.
devamını gör...
eritre
devamını gör...
yazarların başardıkları şeyler
akıl sağlığımı hayatımı idame ettirecek şekilde korumayı başardım.
devamını gör...
üçüncü sayfa radyo yayını
cem karaca şarkısını dinleyince radyoda keşke ''ekonomi saati'' olsa diye düşündüm.
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
babamı patron annemi de büyük patron olarak kaydettim.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
devamını gör...
masaya gelen hesabın beklenenden yüksek çıkması
devamını gör...
tayyip erdoğan'ın biz size aşığız açıklaması
bu nasıl bir aşk ya tayyip! sen 1100 odalı sarayında altın varanklı musluğundan akan ejder meyveli suyunu içerken sevdiğin açlıktan çöpleri karıştırıyor. bu işin içinde bir kolpalık yok mu sence de?
devamını gör...
profil fotoğrafına kendisini koyanların istisnasız troll olması
bir kafa sözlük gerçeğidir.
şutlanmış ve şutlanacak olan çoğu troll'ün profil fotoğrafında 25'inde bi erkek var.
yazdıklarıyla dikkat çekip fotoğraflarına hayran olacağımızı bekliyorlar heralde.
bakınız:alem sekil olmus,sheqil chocuq,chuckhy
ek: artik bu tanimima katilmiyorum, profil resmi olan bazi yazarlarla sıkı fıkı arkadas oldum cunku. onyargilardan arindim arkadaslar, evet.
şutlanmış ve şutlanacak olan çoğu troll'ün profil fotoğrafında 25'inde bi erkek var.
yazdıklarıyla dikkat çekip fotoğraflarına hayran olacağımızı bekliyorlar heralde.
bakınız:alem sekil olmus,sheqil chocuq,chuckhy
ek: artik bu tanimima katilmiyorum, profil resmi olan bazi yazarlarla sıkı fıkı arkadas oldum cunku. onyargilardan arindim arkadaslar, evet.
devamını gör...


