burada sözü edilenler arasında karasinek, hamamböceği, karafatma, kalorifer böceği gibi türlerdir. romantik anlamlar yüklediğimiz uğur böceği, bal arısı, kelebek, peygamber devesi vb. bu genellemeye girmez.

bizler, şehir yaşantımızda böcek adına sinek, karasinek ve hamamböcekleri ile hemhal olduğumuzdan böceklerden adeta tiksiniyoruz. ama, madalyonun arka kısmında da böcekler, yeryüzündeki yaşamın sürekliliği açısından birer mucize ve tabiat harikaları.

tarım ürünlerinin döllenmesinde, gübrenin ve çürümüş bitkilerin geri dönüşümünde, toprağın kontrol edilebilmesi için de, ekosistemde böcek familyasına gereksinim vardır. çiçekler, bir bakıma böcekler sayesinde dölleniyor. mesela, bu hususta katkısı büyük olan böcek türü de arılar. polen taşıyarak döllenmeye olan katkıları değer biçilemez. hayvan ve insanların gereksinimi olan besinlerin meydana gelmesini arılar sağlıyor.
arılar ortadan kaybolursa besin kaynakları kaybolabilir. senede 3 milyon ton civarında pestisit ve suni gübre doğaya karıştığı için varlıkları zaten tehdit altındaydı.

bundan dolayı da, biyologların öngörüsüne göre, önüne geçilemeyecek bir küresel ısınma olayında, bir böcek kıyameti yaşanabilir. ortalığı istila etmelerinden çok, yok olup gitmeleri esas büyük felaket.
devamını gör...

kendime değilde başkalarına psikolojik destek verme konusunda iyi bir yerdeyim. bir uzman gibi empatik sempatik bir bakış açımın olduğunu düşünüyorum. çünkü dert dinlediğim zaman bir daha bir daha anlatılmak isteniliyor. bağımlılık mı yaratıyorum bilemiyorum. bazen o kişinin yerine geçip hamle belirliyorum. kendim o esnada ada çayı içiyorum. şu an için ücret talep etmiyorum. danışanlarım mutlu. eş,dost akrabaya çalışıyorum. önce bilimsel yaklaşıp sonra amann üç günlük dünyaya bağlıyorum. oh be iyi geldi deniliyor.

benim ihtiyacım olduğunda ise seninki de dert mi ifadesini görmek üzüyor. kendimi ifade edişimdeki alaycılığımdan dolayı ciddiyede alınmıyorum. ben kendimi bu paradoks'a sokup başkalarına nasıl iyi geliyorum anlamıyorum.
kendim için şunu söyleyebilirim: beni anlayan bir psikolog bulayım takıldığım yeri çözsün aşırı ücret talep etsin sıkıntı yok ama bu psikologu bulabileceğime dairde inancım yok. hiç denemedim de.. bakınız ön yargımlarım var, bu birinci teşhis. ben ufak ufak toplaya toplaya gideceğim çok geç kalmam inşallah. siz de arkadan gelin..

bu hastayı geçtik.
sıradaki..
devamını gör...

"ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki
parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..

ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
işin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
hepsi ağzıma sıçtı..

ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
ben seni severim sevmesine de
iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim"

şeklinde alengirli şiirin sahibidir kendileri. severek takipteyiz.
devamını gör...

hareket halindeki arabada bir bacağımı bıraktım ya. yarısı içeride yarısı dışarıda "hooops aloo binmedim daha lan bi dur, anam bacağım" derken durdu. -çığlıklar, yardım çığlıkları, allah'ın belaları- daha ne olsun. bir de kardeş yani, mahalle de senin anladın mı sövemiyorsun. yoksa saçının her teline ayrı ayrı. velhasıl bacağım acıyor canlar, sebeb-i mutsuzluğum onunçün.
devamını gör...

özlemlerim var, diri, büyümeye hevesli her ad'ımda!
alnında büyümüşlüğü var bir de kalbimin.
devamını gör...

barış atay gibilerin başlattığı hiçbir muhalif hareketi samimi bulmam. sol ve kardeşlik maskesinin altında atatürk'e, cumhuriyet'e ve kazanımlarına düşmanlık beslediği gün ışığı kadar nettir. hatay'da ki yangınları üstlenen pkk'yı kınamaktansa olayı manipüle eden bir halk düşmanının sözde devrimci şovlarını inandırıcı bulmuyorum.
devamını gör...

narkotik aramalarında esasen kediler köpeklerden daha yeteneklidir. kediler yerine köpeklerin kullanılmasının sebebi kedilerin vurdumduymaz canlılar olmasından kaynaklanıyormuş.

- hadi olm tekir bul şu tozu!
+ yav baba getir şuradan bir balık yiyelim ne tozu ne tuzu.
devamını gör...

karantinanın belkide en güzel özelliklerinden biri ;

dümdüz bozulmuş uyku düzeni.

sürekli evde olmanın getirdiği hantallıkla vücut yeterince yorulmadığı için gece uykuda gelmiyor.

en azından ben uykusuzluğu buna bağlıyorum. dışarıya çıkıp, deli gibi gezince gelen yorgunlugun içine düşürdüğü uyku isteği ile şu durumlar bir mi? tabi temiz hava da işin içinde yok.sürekli evde aynı havayı soluyoruz.ancak camı açar, balkona çıkar temiz hava alırız ama yine oturduğun yerden olunca vücut enerjiyi atamıyor.


bu dönem en güzeli eğer evde yer varsa, bir koşu bandı almak.çıkıp üstüne deli gibi spor yapmalı. vücut anca öyle yorulur, geceleri uykular en azından daha kolay gelir diye düşünüyorum.

anti depresanlar ve uyku ilaçlarıyla duygusal ilişki oluşturulursa, iş çığrından çıkar.

oruç tutanlara hayırlı sahurlar
devamını gör...

bireylerin, özellikle kaygı yaratabilecek kriz durumlarında kendi tepkilerini ölçüp analiz etmekle işe başlayarak cevap alabileceği sorunsaldır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

10/10 izin günü aktivitesi. *
devamını gör...

kültür kisvesi altında sevgisini gösteremeyen baba hareketidir. bu yüzden sevilmenin ne olduğunu bilmeden büyüdü çocuklar, bu yüzden sevgi sandıkları hastalıklı duygulara sahip insanlar tarafından katledildi...

gösterin sevginizi, öğretin gerçek sevgi'nin ne demek olduğunu.. kimse can yakmasın, kimsenin canı yanmasın artık!
devamını gör...

bazen hayatta bir şeylerin elimizden alınması gerekir başka bir şeylere yer açılabilmesi için. bazen elimizden alınacak olan şey çok sevdiğimiz birisi, bazen elimizden alınacak bu şey çok sevdiğimiz bir eşyadır, ama mutlaka çok sevdiğimizdir. çok sevdiğimiz olmasa hatırlamayız bile bir süre sonra. elimizden alınan bu şey bizim kendimizi yıpratmamıza hatta harap etmemize neden olabilir ama bunun ne denli yanlış bir şey olduğunu hiçbir zaman göremeyiz. öyle bir an gelir ki her şeyimizi bağladığımız hatta yaşam felsefemiz haline getirdiğimiz bir şeyin elimizden belki sessiz sedasız belki de göz göre göre kayıp gittiği anları yaşarız. bu şeyin gidişini durdurabilmek için hiçbir şey yapamasak da yine de çabalarız, savaşırız hatta ve hatta çok fazla üzülürüz. peki neden hayatımızda, benliğimizde yeni bir şey için yer açıldığını düşünmeyiz? kaybettiklerimiz için üzülmek yerine bizim için verilecek olanı elimizden alınanın yerine koyulacak olanı düşünmeye başlamamız gerekiyor. eğer bir şeyi kaybettiysek onun bizim için hayırlı olmadığını ve hayırlısını isteyerek çabalamaya devam etmemiz gerektiğini görmemiz gerek. geçmişten gelen büyüklerimizden her zaman duyduğumuz öyle güzel başka bir cümle vardır ki o da şu şekilde; gidenin arkasından ağlanmaz. eğer bir gün siz de bir şeyinizin veya bir kimsenizin elinizden alındığını düşünürseniz bu gün bu satırları okuduğunuzu aklınıza getirin ve hüzünle dolan fikirlerinizi, düşüncelerinizi, kalbinizi yani bütün benliğinizi daha hayırlısının hayatınıza girmesi için yer açıldığını unutmayın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ama siz arkadakiler görüyorum sizi, oturmaya mı geldiniz?
devamını gör...

leeennn!

bu erkeğin kullandığı lan hitabının özellikle orta yaşlı ya da yaşlı kadınlarca söylenişi. çocukken ismimizi bilmediklerinden böyle seslenirlerdi. mazur görsek bile yine de itici bir hitap.
devamını gör...

cihad "mücadele" etmektir.
mücadele eylemi, "eylem karşısında eylem" ve "eylemsizlik karşısında eylemsizlik" prensibine dayanır. "eylemsizlik karşısında eylem" saldırıdır. islam, saldırın demez.

cihad, saldırı değil, savunmadır. ilk darbe karşısında misilleme emredilir.
savaş ve kıtal gibi kavramlarla karıştırılmamalıdır.
devamını gör...

cennet mahallesi çiçekçi pembe ve ayyaş yunus
devamını gör...

dünyanın en çok okunan "moby dick" ve "katip bartleby" romanlarının '1819 doğumlu amerikalı yazarıdır.

küçük yaşlarda geçirdiği bir hastalık ile görme yetisinin büyük kısmını kaybetmiş. buradan da gözleri sağlıklı görmese de hayal gücüyle farkını kat kat koyduğunu anlayabiliriz.

ukde bırakan: piyanist
devamını gör...

yakında ben de böyle yapacağım. ulan ne gerek var millete açıklama yapmaya? ayrıca siz de kendinize laf edilmesini istemiyorsanız adam gibi başlık açıp trollük yapın. başlık açıyorsan tepkileri de göze alıp açacaksın, öyle ben başlık açayım aman kimse bana laf söylemesin diye bir dava yok, olmaz yani.

başka derdi olan var mı? çözelim yani.
devamını gör...

haliç'in mitolojik aşk ve ihanet hikâyesinden mütevellit aldığı isimdir.

hovarda zeus, argos prensesi io ile işi pişirir. bu durum karısı hera'nın kulağına gider. hera malum olduğunuz üzere kıskanç ve şirret bir kadındır. zeus hera'nın io'ya yapabileceklerinden fena halde tırsar.

korku dağları etrafını sarmış olan zeus totosundan soğuk terler akıtmaktadır ve aklına bir çözüm gelir. io'yu ineğe dönüştürür. hemde altın boynuzları olan bir ineğe...

tabi hera hafiye gibi kadın, önünde sonunda bunu da öğrenir.

dünyadaki en tehlikeli şey aldatılmış bir kadının intikam tam tamları çalmasıdır. hele aldatılan kadın tanrıça ise durum çok daha vahimdir.

hera bu kızgınlık ve hırsla ineğe at sineği musallat eder. çok pis yaratıktır vesselam. düşmanıma bile böyle eziyet dilemem.

inek, prenses at sineğinden kaçacağım deyü kendini oralara buralara vurur. kıtalar aşar. ama bir türlü bundan kurtulmanın yolunu bulamaz.

tesadüf o ya inek prenses bugün haliç'in bulunduğu yerde at sineğini üstünden silkelemeye çalışırken, boynuzları zemine girer çıkar ve derin yarıklar oluşturur.

bu yarıklar altın boynuz marifetiyle oluştuğu içinde, bölge o isimle anılmaya başlar.

ha bir de bizans'ın fethinden hemen önce bizanslıların tüm mal varlıklarını gemileri batırmak suretiyle, senelik %8 faizle haliçe yatırdıklarına dair bir rivayet vardır.

hatta japonlar gelecek, bu zenginlikleri bizim için çıkaracaktır ama hala yüzde üzerinde anlaşılamamıştır.
devamını gör...

japonca bir söz. yedi kez düş, sekiz kez kalk anlamına gelir. ne olursa olsun hayata tutunmayı, savaşmayı ve yoluna devam edebilmeyi belirtmektedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim