cher
tam da şu anda bir şarkısında yaptığım karaokeyi düşünürken karşıma çıkarak beni şaşırtan, şöhret basamaklarını tırmanmaya 70'li yıllarda başlayan amerikalı kadın şarkıcı.
devamını gör...
keçecizade izzet molla
birinci abdülhamid dönemi kazaskeri olan keçecizade salih efendi'nin oğlu; tanzimat dönemi'nin önemli sadrazamlarından keçecizade fuat paşa'nın babası olan keçecizade izzet molla ; 19. yüzyıl divan şiiri şairlerinden biridir.
dilde sadeleşme ve yerli motifleri işleme yönüyle yeni edebiyatın öncülerinden biri olmuştur.
ayrıca bu özelliği ilke divan edebiyatı ile tanzimat edebiyatı arasında bir köprü görevi üstlenmiştir.
dilde sadeleşme ve yerli motifleri işleme yönüyle yeni edebiyatın öncülerinden biri olmuştur.
ayrıca bu özelliği ilke divan edebiyatı ile tanzimat edebiyatı arasında bir köprü görevi üstlenmiştir.
devamını gör...
tamer karadağlı'nın nihal yalçın'ı terörizm ile suçlaması
o bir suçlama değil bu arada. aleni yapılan bir şeyi göstermektir, tamer karadağlı terör yanlılarını kudurtmuş anlaşılan. adam milliyetçiyim dedi diye sağcı yaptınız hemen, gram utanmanız yok laleler. *
nihal yalçının hesabında "şehitlik kademesini de bir bırakın" "hdphalktir" gibi cart curt saçma sapan cümleleri vardır, bilmeyen öğrensin.
nihal yalçının hesabında "şehitlik kademesini de bir bırakın" "hdphalktir" gibi cart curt saçma sapan cümleleri vardır, bilmeyen öğrensin.
devamını gör...
hoşlanılan kızın vallahi gayretullah'a dokundunuz demesi
az önce başıma gelmiş garip durum.
esra ile tv kanalı değiştirme tartışması yaptık her zamanki gibi. o, "işte benim stilim" yarışmanın fi tarihindeki bölümlerini tekrar tekrar izliyor, bense discovery channel'da hurda savaşçıları programına bakmak istiyorum. genelde bu tartışma olduğu zaman onu mutfaktaki televizyonu izlemeye yolluyorum. zaten haftada bir gün çıkıyor bu program. birazcık hoş karşılasa, anlayış gösterse ne olur sanki.. bu kadınları anlamak gerçekten güç dostlarım.
+tatlım bak benim bu programım haftada bir gün çıkıyor?
-ya ali! her gün mü izliyorum ben seni neden böyle yapıyorsun sen yaa biraz anlayışlı olsan ya. öküzz. *burada ağlamaya başlıyor*
özel gününde diye fazla dokunmuyorum, battaniyeyi üstüne çekmiş gofret yiyip ağlayarak moda programını izliyor şimdi. bir ara hıçkırarak ağladı ve "vallahi siz gayretullah'a dokundunuz! billahi dokundunuz! ama görüşeceğiz!" dedi salondan. ne demek istedi pek anlayamadım. yine de kıyamıyorum ballı çöreğime, bu gibi günlerde ona özel ilgi gösteriyorum ve şayet tartışırsak gönlünü alıyorum. gideyim de yakışıklı bir meyve tabağı hazırlayayım.
esra ile tv kanalı değiştirme tartışması yaptık her zamanki gibi. o, "işte benim stilim" yarışmanın fi tarihindeki bölümlerini tekrar tekrar izliyor, bense discovery channel'da hurda savaşçıları programına bakmak istiyorum. genelde bu tartışma olduğu zaman onu mutfaktaki televizyonu izlemeye yolluyorum. zaten haftada bir gün çıkıyor bu program. birazcık hoş karşılasa, anlayış gösterse ne olur sanki.. bu kadınları anlamak gerçekten güç dostlarım.
+tatlım bak benim bu programım haftada bir gün çıkıyor?
-ya ali! her gün mü izliyorum ben seni neden böyle yapıyorsun sen yaa biraz anlayışlı olsan ya. öküzz. *burada ağlamaya başlıyor*
özel gününde diye fazla dokunmuyorum, battaniyeyi üstüne çekmiş gofret yiyip ağlayarak moda programını izliyor şimdi. bir ara hıçkırarak ağladı ve "vallahi siz gayretullah'a dokundunuz! billahi dokundunuz! ama görüşeceğiz!" dedi salondan. ne demek istedi pek anlayamadım. yine de kıyamıyorum ballı çöreğime, bu gibi günlerde ona özel ilgi gösteriyorum ve şayet tartışırsak gönlünü alıyorum. gideyim de yakışıklı bir meyve tabağı hazırlayayım.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
takibe takib edemedigim yazardır kaç para ulen bu özellik. *
devamını gör...
sabah ereksiyonu
sağlıklı bir kan akışı olduğunun göstergesi olan durum.şükredin halinize sjsjsjsj
devamını gör...
kendime not
!..ölüm var ölüm..!!
herhangi bak her - han - gi bir sebeple hüzünlendiğinde, üzüldüğünde, kırıldığında, kızdığında, hırslandığında, korktuğunda, merak ettiğinde ve baş edemediğinde, mutsuz hissettiğinde, özlem duyduğunda, acı hissettiğinde, aklına gelmeyen tüm o-lum-suz duygularında ha-tır-la…
edit: insan oğlunun veya kızının, bazen bir saat bazen yıllar sonrası için unutmak istemedikleridir.
ama bu tüm anlara bir not, bunu da hatırla..!
herhangi bak her - han - gi bir sebeple hüzünlendiğinde, üzüldüğünde, kırıldığında, kızdığında, hırslandığında, korktuğunda, merak ettiğinde ve baş edemediğinde, mutsuz hissettiğinde, özlem duyduğunda, acı hissettiğinde, aklına gelmeyen tüm o-lum-suz duygularında ha-tır-la…
edit: insan oğlunun veya kızının, bazen bir saat bazen yıllar sonrası için unutmak istemedikleridir.
ama bu tüm anlara bir not, bunu da hatırla..!
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
“ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin…
fedakarlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.”
devamını gör...
mutsuzken ders çalışmak
işkence gibi gelse de sınavınız varsa mecburen yapmanız gereken bir şeydir.
devamını gör...
erkeklerin birbirlerini görünce koç gibi kafa tokuşturmaları
kimse kusura bakmasın ama ben çok gülüyorum bunu yapanlara. çevremde de bol bol mevcut.
devamını gör...
normal sözlük'e yapıcı eleştiri
kafa store'a daha fazla özellik gelebilir.
devamını gör...
obsesif kompulsif bozukluk
obsesif kompulsif bozukluk
halk arasında titizlik hastalığı olarak bilinen, kişilerin mantıksız olduğunu bildikleri halde sürekli zihni meşgul eden bu durumdan kurtulma düşüncesiyle bazı hareketleri tekrar tekrar yapmak şeklinde seyreden kendisinden muzdarip olduğum bir psikiyatrik bozukluk.
okb'ye sahip kişiler diğer insanlara göre daha fazla düşünen, akıllarına takılan düşünceyi eyleme geçirmezlerse başlarına bir şey geleceğini düşünen, sürekli kontrol etme ihtiyacı duyan; mikrop, hastalık bulaşır endişesi ile kendilerini kirden hatta kirli olamayan nesnelerden bile uzak tutmak isteyen insanlardır..
okb tedavi edilmediği takdirde kolayca ilerleyebilen bir illettir. hastalığın nedeni genelde aileye, yetiştirme biçimine dayanır. ben çok korkutularak büyüyen bir çocuğum. küçüklüğüm ''aman kızım ona dokunma'', ''aman onu içme hasta olursun'', ''eyvah vücudunda yara çıkmış acaba kanser misin'' tarzında cümleleri duyarak büyüdüm. haliyle her şeyden korkar oldum. ilk başta sadece garantici ve kontrolcü bir kişiliğe sahip olduğumu, fazla korktuğumu düşündüğüm için önemsemedim.
fakat korkudan ve endişeden ziyade yukarıda bahsettiğim mantıksız ama yapmak zorunda olduğumu hissettiğim davranışları tekrarlamaya başladım. örneğin uyumadan önce odamda olan nesneleri sayıyordum, veya su içtikten sonra bardağı masaya üç kere vuruyordum. yine önemsemedim. ailem tarafından da fark edilmedim. zaten fark edilsem bile saçma davranış sergilediğim için insanlara açıklama yapmaktan utanıyordum. kısacası geçiştirdim.
benim için iplerin koptuğu nokta pandemi dönemi oldu, corona olacağım korkusuyla ilk başta herkesin yaptığı klasik tedbirleri uyguluyordum. ama zamanla bu tedbirler yeterli gelmemeye başladı. ellerimi günde 50den fazla yıkamaya, dışarı her çıktığımda duş almaya, marketten aldığım ürünleri çamaşır suyuyla yıkamaya, zamanla corona olacağım korkusu ile dışarı bile çıkmamaya başladım. artı olarak tekrar eden saçma davranışlarım daha da arttı. uyuyamıyordum. evimdeki temiz olan koltuğa bile oturamıyordum, dışardan yemek yiyemiyordum, ailemi görmeye şehir dışına gidemiyordum, daha kapının önüne bile çıkamazken benim için ütopyaydı ailemin yanına gitmek. en önemlisi her gün rutin olarak atak geçiriyordum. elim bir yere değse pislendim korkusu ile ağlıyor ellerimi milyon kere yıkıyordum. okb hastalığının ne olduğunu bildiğim için kendimde de olduğunu fark ettim ama doktora gidemiyordum çünkü dışarı çıkamıyordum. en sonunda tüm cesaretimi toplayarak dışarı adım atabildim ve doktora gitmeyi başardım. birkaç test ve konuşmadan sonra ileri derecede okb teşhisi konuldu. şuan tedavime devam ediyorum iyileştiğimi söyleyebilirim.
bunları anlatmamın nedeni başlıkta bazı şeyleri kontrol ettiği için kendi kendine teşhis koyan arkadaşları gördüm. okb sandığınız kadar basit bir şey değil arkadaşlar. romantize edilecek bir şey hiç değil. eğer kontrol etme dışında başka belirtileri hissediyorsanız en yakın zamanda kontrole gitmenizi öneririm. çünkü bu hastalık bataklık gibi sizi içine çekiyor. ne kadar geç kalırsanız o kadar zor atlatırsınız. ben geç kaldım siz kalmayın.
halk arasında titizlik hastalığı olarak bilinen, kişilerin mantıksız olduğunu bildikleri halde sürekli zihni meşgul eden bu durumdan kurtulma düşüncesiyle bazı hareketleri tekrar tekrar yapmak şeklinde seyreden kendisinden muzdarip olduğum bir psikiyatrik bozukluk.
okb'ye sahip kişiler diğer insanlara göre daha fazla düşünen, akıllarına takılan düşünceyi eyleme geçirmezlerse başlarına bir şey geleceğini düşünen, sürekli kontrol etme ihtiyacı duyan; mikrop, hastalık bulaşır endişesi ile kendilerini kirden hatta kirli olamayan nesnelerden bile uzak tutmak isteyen insanlardır..
okb tedavi edilmediği takdirde kolayca ilerleyebilen bir illettir. hastalığın nedeni genelde aileye, yetiştirme biçimine dayanır. ben çok korkutularak büyüyen bir çocuğum. küçüklüğüm ''aman kızım ona dokunma'', ''aman onu içme hasta olursun'', ''eyvah vücudunda yara çıkmış acaba kanser misin'' tarzında cümleleri duyarak büyüdüm. haliyle her şeyden korkar oldum. ilk başta sadece garantici ve kontrolcü bir kişiliğe sahip olduğumu, fazla korktuğumu düşündüğüm için önemsemedim.
fakat korkudan ve endişeden ziyade yukarıda bahsettiğim mantıksız ama yapmak zorunda olduğumu hissettiğim davranışları tekrarlamaya başladım. örneğin uyumadan önce odamda olan nesneleri sayıyordum, veya su içtikten sonra bardağı masaya üç kere vuruyordum. yine önemsemedim. ailem tarafından da fark edilmedim. zaten fark edilsem bile saçma davranış sergilediğim için insanlara açıklama yapmaktan utanıyordum. kısacası geçiştirdim.
benim için iplerin koptuğu nokta pandemi dönemi oldu, corona olacağım korkusuyla ilk başta herkesin yaptığı klasik tedbirleri uyguluyordum. ama zamanla bu tedbirler yeterli gelmemeye başladı. ellerimi günde 50den fazla yıkamaya, dışarı her çıktığımda duş almaya, marketten aldığım ürünleri çamaşır suyuyla yıkamaya, zamanla corona olacağım korkusu ile dışarı bile çıkmamaya başladım. artı olarak tekrar eden saçma davranışlarım daha da arttı. uyuyamıyordum. evimdeki temiz olan koltuğa bile oturamıyordum, dışardan yemek yiyemiyordum, ailemi görmeye şehir dışına gidemiyordum, daha kapının önüne bile çıkamazken benim için ütopyaydı ailemin yanına gitmek. en önemlisi her gün rutin olarak atak geçiriyordum. elim bir yere değse pislendim korkusu ile ağlıyor ellerimi milyon kere yıkıyordum. okb hastalığının ne olduğunu bildiğim için kendimde de olduğunu fark ettim ama doktora gidemiyordum çünkü dışarı çıkamıyordum. en sonunda tüm cesaretimi toplayarak dışarı adım atabildim ve doktora gitmeyi başardım. birkaç test ve konuşmadan sonra ileri derecede okb teşhisi konuldu. şuan tedavime devam ediyorum iyileştiğimi söyleyebilirim.
bunları anlatmamın nedeni başlıkta bazı şeyleri kontrol ettiği için kendi kendine teşhis koyan arkadaşları gördüm. okb sandığınız kadar basit bir şey değil arkadaşlar. romantize edilecek bir şey hiç değil. eğer kontrol etme dışında başka belirtileri hissediyorsanız en yakın zamanda kontrole gitmenizi öneririm. çünkü bu hastalık bataklık gibi sizi içine çekiyor. ne kadar geç kalırsanız o kadar zor atlatırsınız. ben geç kaldım siz kalmayın.
devamını gör...
kişisel iletiye bakarak kişi hakkında fikir yürütmek
bakmışken beğeni de atarsanız tadında yenmez.
bu arada ben sık değiştiriyorum. bu da hakkımda fikir edinmeniz için kalsın bir kenarda.*
bu arada ben sık değiştiriyorum. bu da hakkımda fikir edinmeniz için kalsın bir kenarda.*
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
piyonların öleceği, fillerin birbirini ezeceği, kalelerin yıkılacağı, atların çarpışacağı destansı turnuva. pek iyi olmasam da elimden geleni ardıma koymayacağım. şahımı vermem asla! gerekirse pata gider yine de feda etmem!
devamını gör...
evcil hayvanı olan yazarlar
iki adet muhabbet kuşu sahiplendim. fahiş fiyata kafes aldım. bir dediklerini iki etmiyorum. en kaliteli yemlerle besliyorum. ne elime ne de omuzuma konuyorlar. kafesin kapağı açık ama çıkmıyorlar. beni gördüklerinde dönüp hakkımda birbirlerine birşeyler söylüyorlar. ne diyorlarsa artık. yaklaşınca çığlık çığlığa kaçışıyorlar.
ulan diyorum ki millette ne kuşlar var. siz de havada iki tur atıp gelip avucumdan yem yiyin. arada kulağımı boynumu gagalayın. canımmm cicimmm filan diyip beni mesud edin. yok işte. canları sağolsun.
ulan diyorum ki millette ne kuşlar var. siz de havada iki tur atıp gelip avucumdan yem yiyin. arada kulağımı boynumu gagalayın. canımmm cicimmm filan diyip beni mesud edin. yok işte. canları sağolsun.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın sevgili takipçilerim.
devamını gör...



