1999 yılında çukurova holding'in sahibi mehmet emin karamehmet tarafından kurulmuş, türkiye'nin star digital'den sonraki ikinci dijital yayın platformudur. 4 eylül 2000 tarihinde atlas yayıncılık anonim şirketi ile ortak girişim olan ışık tv'nin süper lig yayın haklarını almasından beri süper lig maç yayınlarını bünyesinde barındıran platform, 2016'da katar merkezli bein media group'a satılmıştır.

aynı zamanda son bir yıldır futbol yayınları konusunda batırmış platform olmaktadırlar. bunun da başlıca 3 sebebi vardır:

katar merkezli platform 21 kasım 2016 tarihinde yapılan tff yayın hakları ihalesini kazanarak süper lig ve 1.lig'i 2021-2022 sezonu sonuna kadar yayınlama ve uluslararası pazarlama hakkını elde etmiş ise de 2020 yılındaki covid-19'dan dolayı liglerin tatil edilmesini fırsat bilerek kulüplerin ödemelerini geciktirmiştir. bu nedenle tff bu yıl tekrar ihaleye çıkacak olup, bu ihale ile yayın haklarını kaptırması muhtemel platformdur. bu ilk ve aslında en büyük şoktur. çünkü digiturk'un kuruluşu süper lig'in yayın haklarını almasıyla başlamıştır.

ikinci şok, saran grubu'nun kanalı s sport'tan gelmiştir. platform, spor paketlerini alan üyelerine verdiği vaatlerden olan premier lig, bundesliga, formula 1 ve nba gibi çok izlenen organizasyonların yayın haklarını elinde bulunduran s sport kanalını 4 eylül 2020'de kaybetmiştir ve kanal platformdan ayrılmıştır. s sport'un sahibi saran holding'in konuyla ilgili açıklaması "digiturk'un sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği ve geleceğe yönelik olumlu adımlar atılamaması" şeklinde olmuştur.

üçüncü şok da 2018-'21 dönemi uefa şampiyonlar ligi, uefa avrupa ligi ve uefa süper kupa'nın da yayın haklarını elinde bulunduran platformun, bu yıl sözleşmenin bitiyor olması nedeniyle yapılan 2021-'24 dönemi yayın hakları ihalesi için 31 mart 2021 tarihinde şartnameyi almış olmasına karşın uefa turnuvaları yayın haklarını satın alma girişiminde bulunmayacağının açıklanmasıdır.
devamını gör...

kelime anlamı olarak; bir şeyin etrafında ona tabi olarak dönen demektir.
aynı zamanda seyyare anlamına gelir.
devamını gör...

büyük ihtimal küçük yaşta ailesinin etkili kitap okuma yapmadığı veya yapsa dahi kitap okumanın ilgisini çekmeyi başaramadığı kişidir.

başka ilgi alanları vardır muhakkak. fakat eğer bir yerden kitap okumaya başlamak veya kitaplar hakkında konuşarak ve toplantılara katılarak keyifli vakit geçirmek isterse kafa sözlük kitap edebiyat kulübü kendisini bekliyor olacak.
devamını gör...

bobby mcferrin'in 1988 de çıkan simple pleasures albümünden bir şarkıdır. a cappella * tekniği ile söylenmiştir. şarkıda duyduğunuz tüm sesleri bobby mcferrin tek başına kendi çıkarmış ve hepsi üstüste stüdyoda kaydedilmiştir.

ilk çıktığı zaman türkiye' de herkes herşeye don't worry be happy der olmuştu.

devamını gör...

benim yakın arkadaşlarım var ama en yakınları ben miyim bilmiyorum. ama emin olduğum tek bir şey var, kendimin en yakın arkadaşıyım. zaten kendini seven insanın çok arkadaşı olmuyor tecrübe ettiğim kadarıyla.
devamını gör...

macaristanlı matematikçi, iktisatçı ve bilim felsefecisi. popper'in öğrencisidir kendileri. biyografisinde yazmasına gerek yok, zaten kuramlarından popperyenlik akar. feyerabend'le uzun uzadıya atışmaları vardır. sürekli birbirlerine mektup, makale gönderirler, dergilerde yayınlar yaptırırlarmış. feyerabend son darbeyi vurmuş* ancak bunu görmeye lakatos'un ömrü vefa etmemiş. zaten hayatı popper çizgisinde, kuhn'la bi orta nokta bulmaya çabalayıp, feyerabend'e cevap vermeye çalışarak geçmiş.

lakatos amcamız, öncelikle yanlışlamacılığı eleştirir, ancak yanlışlamacılığın ruhunu her zaman taşır. ona göre, bir kuramı reddedebilmek için; yeni kuramın, eskisinin açıkladığı her şeyi ve daha fazlasını açıklaması gerektiğini söyler. a teorisi b'den fazla bilgi açıklıyorsa, b teorisi kabul edilmeye başlanır. buna göre kuramlar arasında bir süreklilik vardır. birbirleriyle çelişmezler. birbirlerini içerirler. bu tanımla kuhn'un paradigma kavramını da reddeder ve yerine 'araştırma programlarını' ikame eder.( kuhn'un paradigmasında bilim birikimle değil, irrasyonel devrimlerle ilerler) burada ilginç olan, lakatos'un şunu da söylemesidir: 'mümkün bilimsel gözlemin nesnel olarak (ampirist bilgi kuramında olduğu gibi) yapılması gereklidir.'*

hadi tamam, kuramlar arası süreklilik tanımına bi şey demedik, yeni teori eskisinde fazla şey açıklar zırvana da bi şey demedik. ama bu son söylediğini ufak atması gerekir ki civcivler yesindir efendim. bilimsel gözlemin nesnel yapılması! bu pozitivizmin naiv bi inancıdır sevgili yazarlar. önyargılardan arınmış, tüm önceki değer, bilgi, inanç ve ya zihinde geçmişle ilgili sizi 'özne' yapan ne varsa hepsini paranteze alabilmiş bi şekilde deney yapabilmek... böyle bi şeyin konuşulduğu yerde ciddiyet olamaz efendiler.

lakatos'un disipline kattığı pek çok kavram var. en önemlilerinden biri 'rational reconstruction'. tarih yazımının kronolojiden ibaret olmadığını ifade etmekle yetinmez, bilimin gelişiminde bireylerin irrasyonel yenilikleri olsa da, tarihin, tüm irrasyonelliği “düzleyerek” günün sonunda rasyonel olarak ilişkilenen önermelerden oluşan bir evrimi göz önüne serdiğini iddia eder. dolayısıyla, bu evrimi takip edebilmek için, bilim insanlarının çalışmalarına epistemoloji penceresinden bakılmalı, ortaya attıkları tezler arasındaki epistemolojik ilişkiler tespit edilmelidir. her bilim tarihçisi kendi metodolojisini seçer, bu metodolojinin epistemolojik ilkeleri doğrultusunda tarihsel kayıtları ilişkilendirir ve “rasyonel olarak yeniden yapılandırılmış" bir tarih anlatısı üretir. burada lakatos bilimin rasyonelliğinin güvencesinin teminatı olarak bilim tarihçilerini gösterir. bilim adamının deney sürecinde rasyonel olmak zorunda olmadığını da söyler. her ne kadar lakatos bilim adamına ''saf görü'yü layık görse de, kuhn'un da dediği gibi, gözlem yapabilmek için önce bir kavramsal sistemin benimsenmesi gerektiğinden, ve bakış açısı değiştikçe fark edilen hatalar ve uyumsuzluklar da değişeceği için, kuramların birikerek gelişmesi mümkün değildir.
devamını gör...

hiçbir ideolojik görüşe sahip olmamak dünyanın her yerinde rahatlatıcı bir durumken hiçbir siyasi görüşü olmamak rahatlatıcı bir durum değildir bence. eğer siyaseti umursamazlıksa evet çok iyi gerçekten ama siyasi görüşümüzün olamamasının sebebi demokrasinin veya o ülkedeki uygulanış şeklinin hataları, eksiklikleri yüzünden olabilir. bu da kötü bir durum. siyasetle ilgileniyorum ama benim görüşümü yansıtan, benim haklarımı savunan bi siyasi görüşü savunan iyi olduğunu düşündüğüm bir parti veya beni temsil etmesi gereken kişiler yoksa aciz bir durumdayım demektir.
devamını gör...

- okuduklarını, dinlediklerini anlamamaları,

- saygısız olmaları, dünyada kendilerinden başkası yokmuş gibi, toplum içerisinde gürültü patırtı yapmak, komşuluk ilişkilerinde yine gürültüsüyle kendinden bezdirmek gibi eylemlere öne çıkmaları ve biri uyardığında hatasını anlayıp özür dilemek yerine kavga ederek üste çıkmaya çalışmaları,

- oy verirken motivasyonlarının "inadına bilmem kim" şeklinde olması, vatanın milletin geleceğini inat uğruna yok etmeleri,

- kadınlar/erkekler rerörö şeklinde başlıklar açmaları ve insanları kendi tanıdıkları birkaç kişi üzerinden değerlendirip dar kalıplara sokarak sınıflandırmaları

...
devamını gör...

yerde birikmese de havada seyirlik bir manzara yarattı sağ olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tecavüz edenlerin ve ailenin yargılanarak ağır şekilde cezalandırılması ve çocuğun bu travmayı atması için desteklenmesi gerekir. sevgi dolu bir koruyucu aile veya daimi ailesi olmalı ve psikolojik destek verilmeli.
bir aile çocuğunun tecavüze uğradığını fark edemiyorsa o aile ya umursamıyordur ya da olayın içine dahildir. tecavüze uğrayan çocuklarda anksiyete, depresyon, fobiler ve daha pek çok sorun görülür. tecavüz sosyal yaşamlarını ve genel davranışlarını değiştirir. çocuk tecavüzlerinde çocuğun ailesinin kesinlikle soruşturmadan geçirilmesi ve bu olayda olduğu gibi 1 yıl süren durumlarda çocuğun o aile güvenli bir yaşama sahip olamadığı ispatlanmış olduğundan çocuğun aileden alınması taraftarıyım.
gerçi buradaki sorun türkiye'de aileden alınan çocuğun özellikle 12 yaşındaki bir kızın sevgi dolu bir aile bulma ihtimalinin yokluğu. koruyucu aile ve evlat edinme bu toplumda yaygınlaştırılmalıdır. çocukların davranışlarında değişiklik olduğunda bu öğretmenler tarafından yetkililere bildirilmeli ve aile hakkında (ister öz aile, ister koruyucu aile ya da evlat edinen aile ) araştırma yapılmalıdır. çocuk refahı devletin en önemli sorumluluklarından biri olmalıdır.
devamını gör...

müzik videolarına .... dan gelenler yazan yorumlar. bu gelenler sevmediğim/doğru bulmadığım bir yerden geliyorsa şarkıdan biraz soğuyorum hatta.
devamını gör...

//"çalışılmış bir "imaj" değil..

hem de hiç değil..

herkes, bir "içtenliği" ölesiye özlüyor."//
devamını gör...

exomania ukdesi.

yazar olmayı seviyorum. yazdıklarımın karşılığını almayı da seviyorum. somut veya soyut. fark etmez.
yer yer sözlükte bir hiçsin, bir b.ksun nidalarını işitsem de, yazar olmayı seviyorum, kırılsam da yazmaya devam ediyorum, bazen geyiğini yapsam da 10000 tanım gireceğim diye, o umrumda değil aslında, yazmaktan başka bir şeye önem vermiyorum burada. bir hakarette kırıldığım doğru, yalnızca azalsın diye ukde doldurmayı bir borç bildiğim halde, sen sözlüğü sahiplenmişsin, ayağını denk al ergen, laflarına boynumu öne büküp acaba artık yazmasam mı? desem de, radikal bir kararla yazmayı, sözlüğü, buradaki her şeyi bırakadabilirim. bünyem hakarete, küfüre, alışık değil ki....
sözlük bana o kadar çok his kattı ki, kelime yetmez.
veda etmiyorum, sadece hissettiklerimi yazmak istedim...
devamını gör...

kitabı manevi değeri kadar maddi değeriyle de ele alıyoruz. önceden benim de düştüğüm yanılgıydı. sayfalarını dikkatle çevirirdim, zarar görmesin diye bir ton uğraş verirdim. sonra bir arkadaşımın söyledikleri bakış açımı değiştirdi.

"neden senden ödünç aldığım kitaplarda altı çizili cümleler bulamıyorum?"


birçok şey konuştuk ama en can alıcı cümle buydu. hakkı vardı. kitaplığınızdan herhangi bir kitap aldığınızda, şöyle bir sayfalarını çevirip oradan geçtiğinizi görmelisiniz. ne çok yol gittiğinizi kir pas içindeki ayakkabılarınızdan anlamak gibidir. bırakın sayfanın bir kenarında katlanma izi kalsın. hatta bir sonraki ize bakıp "ne kadar uzun okumuşum" diye sevinin.
devamını gör...

-yarın börek yapıcam.
annem.
devamını gör...

geldiğimiz dünyanın boktanlığını anlayan ben ve henüz hiçbir şeyin farkında olmayan "sedat peker ile facetime konuşma pozu" veren ikizim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

e komik ki yaptım. başkasından bana ne. esprim öncelikle beni güldürmeli. beni güldürmüyorsa dünya gülmekten yarılsa bana ne.
devamını gör...

abi yıl 2020, 2020 lan yıl. biriyle iki gün çıktı diye reddettiğim kız oldu diyen var. seviyorsan geçmişe sünger çekersin, geçmişe bakmazsın. kendimce, evlenilecek kızda aranacak son şeydir bakirelik.
devamını gör...

her ne olursa olsun, siyasilerin kibar bir dil kullanması gerektiğini düşünüyorum. siyasilerin çoğu * ağızlarına ne gelirse söylüyorlar, bağıra bağıra konuşuyorlar, birbirlerine kibarca hitap etmekten acizler, gerçekten çok çirkin durumlar bunlar.
ne yani düzgünce meral akşener hanım deseydi ne olurdu? dalga geçer gibi siyaset yapıyorlar, az ciddiyet, az kibarlık öğrenin lütfen.
devamını gör...

hesapta olmayan ve gelirin 5 katını aşan zorunlu ödemeyle karşılaşılan an.kimse yanınızda değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim