abisko milli parkı, 1909 yılında isveç'te kurulmuş bir milli parktır.
bu park isveçin en kuzey eyaleti olup kuzey kutup dairesinin 200 km üzerinde yer alıyor. bu yerde sadece 100 kişi yaşıyor.
şimdi arkadaşlar her yıl binlerce kişi kuzey ışıklarını görmek amacıyla bu bölgeye gidiyor.
neden? kutuplarda başka yer mi yokta millet buraya bu ışıkları görmeye gidiyor.
evet kendine münhasır bir yer şöyle ki;
bu bölge sıra dağlarla çevrili ve bu dağlar bulutları engelleyerek gökyüzünü berrak bir hale getiren bir mikro iklim yaratıyor. bu berraklık sayesinde kuzey ışıkları mükemmel görünüyor.

''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

buranın nasıl gelişeceğini kendi gözüyle görebilecek olan nesil. içinde olmaktan gurur duyuyorum sözlük çok iyi ilerliyor önüne taş koyacaklar mı yada herhangi bir iftara atmaya çalışacaklar mı diye sorular sorup duruyorum.

sözlüğün hızlıca gelişmesi için yazar arkadaşlarımıza çok iş düşüyor. tanımsız bir entry girmemeye özen gösterip ve ne kadar az ve öz boş yaparsanız sözlüğün daha iyi olacağını düşünüyorum.
devamını gör...

bence en güzel şarkısı (bkz: zalim) olandır.
devamını gör...

otur şöyle iki dakika konuşalım.çay içer misin? işte her şey böyle başlıyor sonra susmuyor. bilerek çay, çorba muhabbetine giriyorum hiç dikkati dağılmıyor. sohbet koyulaştıkça koyulaşıyor. deli midir nedir? bak yine çenesi düştü. bir susmadın be bu da kafa be canım.*
devamını gör...

sözlük
devamını gör...

iyiki doğmuşum ben
devamını gör...

beş kardeş dizisi nazım.
fazlasiyla orijinal.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

altın öğüt: 30 yaşına gelenleri teyze sanmayın. kendiniz de o yaşa geldiğinizde nedenini anlayacaksınız.
devamını gör...

mastor ukdesi.

bunu pandemiden önce ve sonra olarak ayırmak istiyorum. pandemiden önce benimle vakit geçiren biri kolaylıkla tanıyabilir az çok nasıl bir insan olduğumu. pandemiden sonra ne yazık ki yüz yüze iletişim ziyadesiyle sekteye uğradı. bu yüzden pek çoğumuz kendimizi ifade etme yöntemlerimizi hep daha iyi şekilde açıklamak uğruna düzeltmeler yapıyoruz.

misal, ben yanlış anlaşılmayı sevmeyen bir insanım. karşımdaki kim olursa olsun bir kalbi var ve onu kırmak istemem laubali hareket edeceğim diye.

pandemiden önce, kendimi ifade ederken kelimeler ve yaptığım hareketlerden sorumluyken; pandemiden sonra, sadece kelimelerimin beni karşımdakine yansıttığını bilmek bir tık geriyor.

başlıktaki sorunun cevabına gelirsek, birine kendimi tanıtabilmek için yalnızca kelimelerin yeterli olduğunu düşünmüyorum. aynısı birini tanımam için de geçerli. hareket dediğimiz olay daha spontane ilerlerken plansız, programsız birini tanıma fırsatı yakalayabiliyoruz ama bu tanımı yazarken bile düşünüyorum hangi kelimeyi kullansam daha doğru olur diye.

kendimi nasıl tanıtırım? hareketlerim dışında, kullanabildiğim sözcüklerle burada nasıl bir profil çiziyorsam o kişi benim diyebilirim.
devamını gör...

hayatımızı silktin, git artık...
devamını gör...

merhabalar canım portakallar,
umarım hepiniz iyi, mutlu, huzurlu ve sağlıklısınızdır.
yine bir yayın başlığı altında sizlere duyuru yapmak üzere buradayım. ancak bu kez yeni yayın duyurusu olmayacak.
olumsuz hava ve sağlık koşulları nedeniyle bu hafta dünyadan uzak yok.
olması planlanan bir sonraki yayın için yeniden duyuru yaparım.
keyifli sözlükler diliyorum.
devamını gör...

kuaför koltuğuna oturduğu zaman en son hangi kuaföre gittin sorusu karşısında hızlıca bir yalan bulmayı da hesaba katmak gerek bu işi yaparken
devamını gör...

uğruna üyelik alanları hüsrana uğratma olasılığı yüksek olan bir film. ezel akay’ın rengarenk ve kafa şişiren bir filmi daha. şimdi sorsan ne anlattın bu filmde ne cevap verir acaba yönetmen. sinema sanatı üzerine günlerce ahkam kesecek kişilerin ortaya çıkardığı bu tür filmler aklındakileri pratiğe dökmekte bir sorun olduğunun veya anlatacak bir şeylerinin olmadığını göstermektedir. yok bilmem kimin oyunculuğu için izlenir demek bu sanata ihanettir. oyuncu seçmesi yapmıyoruz, hayatamızın birkaç saatini bu yönetmen arkadaşın dünyasında geçiriyoruz. bitiremediğimiz nadir filmlerden biri oldu. tebrik ediyorum. haluk bilginer ve demet akbağ sonuçtan memnun mu acaba. sanmıyorum.
devamını gör...

insanı yavaş yavaş öldüren şeydir. aynı zamanda yaşamdır da kendisi.
devamını gör...

geçen gece bu derdin muzdaripliğiyle başıma giren ağrı ve kramp gece 5'e kadar uyutmamış idi. çok zordur, kalabalığa girdiği zaman nereye bakacağını dahi şaşırır insan. kasılır, nefesi sıkışır. hep huzursuz hisseder. yeni ilişkiler kurmak zorlaşır git gide, ruhunu emer bu durum. kendini kimselere açamaz. terapi almalıdır. alacaktır.
devamını gör...

geç de olsa* soruları yanıtlamaya çalışayım.

1- bu sorunun yanıtına ilişkin çok net bir cevabım yok açıkçası. birçok kaynağa baktım daha önce ama tam da aradığım yanıtı bulamadım. yine de kendimce bir yorum yapabilirim sanırım.

kirchhoff yasaları ışığında baktığımızda, arka planda yer alan sıcak bir ışınım kaynağı ve daha önde bulunan, görece olarak daha soğuk bir gaz kütlesinin ya da düşük basınç altındaki yüksek sıcaklıktaki bir gazın, bize yıldızların yapısını iyi kötü anlattığını görüyoruz. kara deliklere gelince... bunların elektromanyetik tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylüyoruz. yani ihtiyacımız olan sıcak arka plan cismi koşulunu sağlamıyorlar. hatta bazı kişilerin yanılgısının aksine, kara deliğin kendisi oldukça soğuktur ve sıcaklığı mutlak sıfıra yakındır.

kara deliğin kendisi soğuk olsa da etrafındaki birikim diskinde bulunan gazlar oldukça sıcaktır ve bölgenin sıcaklığı yaklaşık 1 milyon kelvini bulur. bu iki durumu birlikte göz önüne aldığımızda, klasik anlamda bir tayf görüntüsü beklemek pek de mümkün değil. yalnız kuantum spektrumu ya da termal spektrum denilen ve hawking ışınımı olayını yansıtıyor olabileceği tahmin edilen bir tayflarının olduğu kanıtlandı. yani her ne kadar, yukarıda olduğu gibi, tayfın hiçbir bölgesinde ışınım yaymadıklarını söylesek de bu durum %100 doğru değil. tek sorun, sıcak bir ışınım kaynağı olmamaları ve tayf konusunda bize zorluk çıkarmaları.

2- çift yıldızlar da güneş'ten pek farklı değil. sonuçta hepsi birer yıldız ve tayfları da temelde birbirine benziyor. yani bol bol soğurma çizgisi içeriyorlar.

3- içerik olarak tayfı değişen bir cisim duymadım * ama yıldızlarda tayf çizgilerinin yerleri, yıldızın hareketinden kaynaklı doppler kayması nedeniyle değişebilir periyodik olarak. bu özellik sayesinde çift yıldız sistemlerini yakalayabiliyoruz bazen. tayfsal çiftler diyoruz bunlara.

aşağıdaki şekil üzerinden daha iyi anlaşılır bu durum:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

sisteme tam karşısından baktığımızı düşünün. resimdeki gibi üstten baktığımızı değil. buna göre:

1. şekilde a yıldızı bize doğru gelirken b bizden uzaklaşıyor. bu durum tayf üzerinde a için maviye kayma, b için kırmızıya kayma olarak gözleniyor. bu da tayf üzerinde a çizgisinin maviye yakın, b çizgisinin kırmızıya yakın görünmesine yol açıyor.

2. şekilde yıldızlar yörüngeleri üzerinde, onlara tam karşıdan baktığımızı farz ettiğimiz için, birbirleriyle çakışıyorlar. bu durumda sanki tek bir çizgi varmış gibi görüyoruz tayfta. tabii yaklaşma ya da uzaklaşma durumu olmadığından, çizgi ortalama bir yerde ve toplam bir çizgi gibi davranıyor.

3. şekilde bu kez a uzaklaşırken b yaklaşıyor. ilk şeklin tam tersi olduğundan tayfta da tam ters yerlerde görüyoruz çizgileri.

4. şekilde ikinci şekildeki durumla aynı durumu görüyoruz.

tayfın normal şartlarda değişmesi çok olası olmasa da son soruyu bununla bağlantılı olarak cevaplayayım.

4- tayflar, üçüncü soruya verdiğim cevaptan bağımsız olarak, zaman içerisinde değişir.

kafa karışıklığını gidermek için şunu söyleyeyim; yıldızlar kütleleri ile bağlantılı şekilde evrim geçirirler. evriminin belirli bir aşamasındayken yıldızın tayfının durduk yere, olağanüstü bir durum olmadan değişmesi pek olası değil. örneğin güneş şu an anakol yıldızı ve tayf yapısı genel olarak aynı.

yıldız anakol evresinden çıkıp diğer evrelere geçtikçe kimyasal kompozisyonu da değişebilir. cisim, yıldız rüzgârları ile uzaya madde savurduğu için yıldızın iç bölgeleri ortaya çıktıkça daha önce görmediğimiz elementleri görmeye başlayabiliriz. bu durum tayf çizgilerinin de yerini değiştirebilir. zira o çizgilerin yerleri, elementlerin parmak izi gibidir. hepsinin yeri kesin bir şekilde bellidir ve birbirlerinden farkldır.

genel olarak soğurma çizgileri gördüğümüz bir tayf, süpernova geçiren bir yıldızda salma çizgileri de gösterebilir. özetle tayfın genel görünümü yıldızın evrimine ve kimyasal kompozisyonunun değişip değişmemesine göre farklılık gösterebilir.
devamını gör...

temizliğin ne kadar önemli olduğunu,
nefes almanın ne kadar değerli olduğunu,
sevdiklerimize sarılmanın çok çok özlenebildiğini,
çinlilerin birer mikrop olduklarını.
devamını gör...

kaymaklı ekmek kadayıfı..
devamını gör...

dolar’ın şu olması, euro’nun bu olması ne anlama geliyor?
basitçe anlatamaya çalışacağım ama ülke büyük, konu büyük kısa özetle anlatmak zor.
tl'nin döviz karşısındaki değer kaybı, halihazırda yani kurlar bu noktaya gelmemişken nisan2021 itibariyle yüzde 17,14 olarak gerçekleşmişti.
yani senin tl gelirin maaş, üretim, vb kazancın tl olarak ne gelirin var ise , zaten sene başından bu güne %17,14 ü eridi gitti.

bu yetmezmiş gibi,ülkemizin yıllık bazda üretilen bütün milli gelirin % 78, 8'ini kapsayan 550 milyar dolar dış borcu var, dövizdeki kur artışının, gelirinin büyük kısmı tl olan kamu ve özel sektöre nasıl bir tahribat yapacağını bu açıdan bir düşün. çünkü bu borç bir şekilde ödenecek.
ayrıca, türkiye'nin 1 yıl içinde döndürmesi gereken dış borç tutarı 230 milyar dolar.
böyle bir paramız da yok. ödeyebilmek için kaynak yada borç bulmamız gerekli. dış borçların döndürülmesi için maalesef yine dış borçlanmaya ihtiyaç var ancak abd'de enflasyonun artması, dolar cinsi borçlanma maliyetleri de artırıyor. türkiye'nin mevcut iktidarının hiç bir güven vermemesi nedeniyle oluşan yüksek risk primi nedeniyle zaten benzer ülkelere göre yüksek olan dolar cinsi borçlanma maliyetlerinin önümüzdeki dönemde ülke risk primi nedeniyle daha da artması bekleniyor , tabi bize borç para verecek odakları ikna edebilmek için bizim artık ne tür teminatlar verebileceğimiz konusu tamamen muallakta. en büyük destekçilerimizden katar’ın maliye bakanı , bizzat katar emiri talimatıyla “akçeli işler” nedeniyle hapiste. ülkemizin adı bu akçeli işler de de geçiyor.
gelelim kendi kaynaklarımıza, neticede ülkede herkes kendi meşrebince çalışıyor, çabalıyor. bir şeyler üretiyor, emeğini satıyor para kazanmak için uğraşıyor.
ancak , ihracat gelirimiz ile ithalat giderimiz arasındaki fark an itibariyle aylık eksi 37 milyar dolar ortalamada gidiyor . yani yıl sonunda mecburi ve muazzam bir dövizli cari açık borcuna doğru ülkemiz hızla koşuyor. ithalat büyük sıkıntı ama durmuyor ve ithal ürünlerin maliyetide sürekli kurla birlikte artıyor. buda, bu ürünleri gerek mamül gerek üretim için kullanıp satmak durumunda olan bütün işletmelerin iç pazarda fiyatlarını arttırması anlamına geliyor ki, fiyatlar seviyesinin sürekli artması zaten enflasyonun bir tanımıdır.
türkiyenin içine düşürüldüğü en büyük sıkıntılarından biri, iktidarın yüksek döviz cinsi gelir garantisiyle ve dövizle hesaplanan fiyatlamalarla özel sektöre yaptırdığı yap işlet devlet projeleridir. hani “ama yol yabdı , hastane havaalanı yabdılar“ diyorlar ya işte onlardan bahsetiyorum.
son yıllarda birçok otoyol, köprü, santral, hastane ve havalimanı bu şekilde yapıldı. bu borçlar ülkede yaşayan herkesi ilgileniyor. çünkü garantörü devletimiz. zaten ihaleleri alan şirketler paralarını her türlü aldıkları gibi, sık sık vergi afları ve borçlarının silinmesi gibi vesaikler ile kollanılıyor. ancak işte o affedilen vergi borçları, silinen kiralar yok olmuyor, ülkenin borçlar hanesine ekleniyor.
ayrıca bu projeleri üstlenenler, büyük oranda döviz cinsi kredilerle yatırımları yaparken, dışarıdan temin edilen söz konusu krediler için kefil olan da yine devletimiz. yani devlet de döviz cinsi büyük yükümlülük altına girdi.
döviz yükseldikçe, bu borçlar büyüyor, ülkeye yansıtılması kaçınılmaz oluyor.
örneğin, ulaştırma projelerinde geçiş ücretleri ve garanti ödemeleri döviz cinsinden hesaplanırken, fiyatlar yılda iki defa “güncelleniyor”. güncelleme yaparken döviz kurlarındaki değişimle birlikte abd tüketici enflasyonu da dikkate alınıyor. kurların yükselmesi yetmezmiş gibi şimdi bir de abd'de enflasyonun yüzde 4,2 ile 13 yılın zirvesine ulaşması sayesinde , kur artışıyla birlikte hem geçiş ücretlerine hem de devletin ödeyeceği garanti ücretlerine abd enflasyonu kadar zam yapılması işletiliyor.
daha somut olarak mesela, osmangazi köprüsü'nü örnek alalım , bu köprüden geçişte sözleşmeye göre fiyat başlangıçta köprü ilk açıldığında 35 dolardı. yıllar içinde abd enflasyonu kadar zamlanarak son olarak 41 dolara gelmişti. abd'de enflasyonun yine artması, 41 doların dolar bazında yine artması ve kur artışı ile birlikte geçiş ücretinin yine zamlanması demektir.
bütün bunlar olurken, uluslararası ekonomi firmalarınca servis edilen raporlarda ülkemiz bütün negatif ekonomik göstergeler kriterlerinde dünya birincisi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonuç olarak, dövizin artması şakalar, komiklikler ile yok sayılamayacak kadar ciddi ve sıkıntılı bir konudur, ucu herkese dokunur.
müzeyyen senar hanımefendinin güzel sesinden dinleyelim ...

kimseye etmem şikayet
ağlarım ben halime.
titrerim mücrim gibi
baktıkça istikbalime.

selam ve dua ile...
devamını gör...

(bkz: ekonomi çok iyi)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim