ümit yaşar oğuzcan
24 defa intihar teşebbüsüne kalkışıp hepsinde başarısız olan ve bunun üzerine daha 18 yaşında olup, bir fincan kahve ve bir fincan konyak içtikten sonra galata kulesinden atlayıp intihar eden vedat'ın babası ve şairdir. vedat, galata'dan atlarken bir de elinde babasına yazdığı not vardır: ''intihar öyle edilmez, böyle edilir baba.'' bunun üzerine galata kulesi şiirini yazar.
6 haziran 1973
pırıl pırıl bir yaz günüydü.
aydınlıktı, güzeldi dünya.
bir adam düştü o gün galata kulesi’nden.
kendini bir anda bıraktı boşluğa.
ömrünün baharında.
bütün umutlarıyla birlikte.
paramparça oldu.
bir adam, benim oğlumdu.
6 haziran 1973
pırıl pırıl bir yaz günüydü.
aydınlıktı, güzeldi dünya.
bir adam düştü o gün galata kulesi’nden.
kendini bir anda bıraktı boşluğa.
ömrünün baharında.
bütün umutlarıyla birlikte.
paramparça oldu.
bir adam, benim oğlumdu.
devamını gör...
yaz mevsimini sevmemek
yalnız insana serin hava gider, yalnız olmayana da sıcak hava.
evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.
bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
evde durmak çok koymaz hava kapalı/soğukken, dışarı çıksan senin gibi onlarca yalnız görürsün, paltonu çeker yürürsün yolda. ama bahar öyle mi? dışarıya adım attığın an binlerce insan cıvıl cıvıl, el ele, kol kola.
bir de "ulan herkes çift bir ben mi tekim şu dünyada" eşiği var ki o kötü işte :) yine de yalnız olunsa da sevmek lazım baharı, yeni insanlarla tanışmak, ya da en azından bir bankta, bir ağaç altında veya bir ağacın tepesinde oturup kitap okumak...güzel bahar aktiviteleridir.
devamını gör...
eleştirilen insana dönüşmek
eleştirdiğimiz insana dönüşmek değilde, aslında eleştirdiğimiz şeyi bizimde yaptığımız gerçeğini kabul etmemiz lazım..
hiçbirşeyi beğenmediğim çok söylendiği için, kendimi geliştirmek adına eleştirdiğim şeyleri bende yapıyormuyum diye düşünmeye başladım, çok kızdığım ve ben hiç yapmıyorum dediğim (hatta, bi insan bunu nasıl yapar yeaa, aptal filan olması lazım, bu kadar basit bi işi yaani bile dediğim hemde) bazı şeyleri benimde yaptığımı farkettiğim oldu, bunu düşünmeye başlamak önemli birşey bence, çünkü bir şekilde kendi kendinizi takip ediyorsunuz heralde, ve başkası yaptığında kızdığınız şeyi, kendinizinde yaptığını, en kötüsü istemeyerek yapılabildiğini görüyorsunuz, o insana kızarken, kasıtlı yaptığını zannedip kızıyorsunuz, ama kendiniz yapınca aslında onunda istemeyerek yapmış olabileceğini, o insanı anlıyorsunuz..
zor ama çok eğitici bir durum, tabi bunu istemeniz lazım önce..
*bunu yaptığınızı birine söylerseniz, hemen size kendi eleştirdiği şeyleri kabul ettirmeye çalışır, çünkü herkes buna can atıyor, istiyorki o herkesi eleştirsin.. ama kimse bi dakka ya ben çok mu doğruyum sanki diyip, aynı gözle bi kendine bakmıyor.. bir insanın herşeyin doğrusunu bilmesi mümkün mü, buna nasıl inanıyoruz.. kendimi de katıyorum.. birde bunu yapana kızıyoruz, aynı şeyi yapıyoruz halbuki..
hiçbirşeyi beğenmediğim çok söylendiği için, kendimi geliştirmek adına eleştirdiğim şeyleri bende yapıyormuyum diye düşünmeye başladım, çok kızdığım ve ben hiç yapmıyorum dediğim (hatta, bi insan bunu nasıl yapar yeaa, aptal filan olması lazım, bu kadar basit bi işi yaani bile dediğim hemde) bazı şeyleri benimde yaptığımı farkettiğim oldu, bunu düşünmeye başlamak önemli birşey bence, çünkü bir şekilde kendi kendinizi takip ediyorsunuz heralde, ve başkası yaptığında kızdığınız şeyi, kendinizinde yaptığını, en kötüsü istemeyerek yapılabildiğini görüyorsunuz, o insana kızarken, kasıtlı yaptığını zannedip kızıyorsunuz, ama kendiniz yapınca aslında onunda istemeyerek yapmış olabileceğini, o insanı anlıyorsunuz..
zor ama çok eğitici bir durum, tabi bunu istemeniz lazım önce..
*bunu yaptığınızı birine söylerseniz, hemen size kendi eleştirdiği şeyleri kabul ettirmeye çalışır, çünkü herkes buna can atıyor, istiyorki o herkesi eleştirsin.. ama kimse bi dakka ya ben çok mu doğruyum sanki diyip, aynı gözle bi kendine bakmıyor.. bir insanın herşeyin doğrusunu bilmesi mümkün mü, buna nasıl inanıyoruz.. kendimi de katıyorum.. birde bunu yapana kızıyoruz, aynı şeyi yapıyoruz halbuki..
devamını gör...
şarkı söylemek lazım
her derde tek çözüm bulunmuş güzel şarkı.
hayat zorlaşınca
çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca
azalınca manadan
seyyar sevdalarda parçalanınca
dil yetmeyince
göz görmeyince
gönül hissetmeyince
kırılınca camdan kalp
dönüp yalnızlığa kitlenince
o zaman şarkı söylemek lazım
avaz avaz
o zaman şarkı söylemeli
çığlık çığlığa
o zaman yüreğin yükü hafifler
belki biraz
o zaman şarkı söylemek lazım
avaz avaz
dert bitmeyince
bildiğin çektiğine yetmeyince
düşmanında kendini yakalayınca
bir daha kin gütmeyince
hayat zorlaşınca
çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca
azalınca manadan
seyyar sevdalarda parçalanınca
dil yetmeyince
göz görmeyince
gönül hissetmeyince
kırılınca camdan kalp
dönüp yalnızlığa kitlenince
o zaman şarkı söylemek lazım
avaz avaz
o zaman şarkı söylemeli
çığlık çığlığa
o zaman yüreğin yükü hafifler
belki biraz
o zaman şarkı söylemek lazım
avaz avaz
dert bitmeyince
bildiğin çektiğine yetmeyince
düşmanında kendini yakalayınca
bir daha kin gütmeyince
devamını gör...
ensest ilişki yaşama özgürlüğü
(bkz: kaçın kuzenci geldi)
(bkz: inci sözlük)
(bkz: odaya girdiğimde memelerini sıvazlıyordu)
edit: nereye kaçtın lan daha linç edecektik.
bir zamanlar uzak bir galakside editi: entryi canlandırmış.
(bkz: inci sözlük)
(bkz: odaya girdiğimde memelerini sıvazlıyordu)
edit: nereye kaçtın lan daha linç edecektik.
bir zamanlar uzak bir galakside editi: entryi canlandırmış.
devamını gör...
umut
hayatta en değer verdiğim ama bi o kadar da korktuğum düşünce tarzlarından birisi diyebilirim.herkes ne kadar kötü şeyler yaşarsa yaşasın hayata umutla bakmalıdır evet ama her şeye çok fazla umutlandığımızda bazı gerçekleri göremiyoruz ve bu aslında o an olandan daha fazla üzülmemize sebep oluyo ilerde anlamasak da.
devamını gör...
eurovision'a tekrar katılma durumunda türkiye'yi temsil edecek sanatçı
olum şebnem ferah'a kaç kere teklif gitmiş kabul etmemiş ekolünden olduğumdan oyumu şebnem ferah'tan yana kullanmak istiyorum.
devamını gör...
her işi yolunda giden insan
arkadaşlarım bana yürüyen paratoner derler, yeterince açık değilmi.
devamını gör...
piyanist
en berbat zamanlarda bile yapılabilecek tek şeyin hayatta kalmaya çalışmak olduğunu; direnmenin, inat etmenin, üzülmenin bir faydası olmadığını; teslim olana bir yardımcı geleceğini anlatan film.
piyanist
- bana niye yardım ediyorsun?
alman askeri
- sana ben değil tanrı yardım ediyor. senin hayatta kalmanı istiyor.
piyanist
- bana niye yardım ediyorsun?
alman askeri
- sana ben değil tanrı yardım ediyor. senin hayatta kalmanı istiyor.
devamını gör...
ilk tanışmada memleket soran insan
"istanbul" cevabını alınca inanmaz. eşeler durur aslen nerden geldin, diye. sanki herkes mantar gibi olduğu yerde bitti.
istanbul'un bir köyü memleketim. tee 160yıl önce kırım'dan gelmişler bulundukları yere. "kırım" mı diyeyim?
eşimim babası bebekken gelmiş bulgaristan'dan. burda büyümüş, eşim burda doğmuş, oğlum burda doğdu. oğlan "bulgaristan " mı desin?
"istanbul " dediğin an bittin. kalu belaya kadar götürürler
istanbul'un bir köyü memleketim. tee 160yıl önce kırım'dan gelmişler bulundukları yere. "kırım" mı diyeyim?
eşimim babası bebekken gelmiş bulgaristan'dan. burda büyümüş, eşim burda doğmuş, oğlum burda doğdu. oğlan "bulgaristan " mı desin?
"istanbul " dediğin an bittin. kalu belaya kadar götürürler
devamını gör...
sevgilinin ailesiyle tanışmaya alkol alıp gitmek
(bkz: kendi sonunu kendin hazırlamak) *
devamını gör...
haftalık puan tablosunda 1. olmak için herkese oy veren yazar
yemekteyiz'in son gün yarışmacısı gibidir.
finalde "ama ben size iki yemeğiniz yetişmediği hâlde 4 puan verdim mehmet bey" diye ağlamaktadır.
finalde "ama ben size iki yemeğiniz yetişmediği hâlde 4 puan verdim mehmet bey" diye ağlamaktadır.
devamını gör...
17 gün boyunca alkol satışının yasaklanması
kendi toplumsal ve kültürel hegemonyalarını inşa etmek için alınan, yaşam tarzımızı, kişi hak ve özgürlüklerini savunmak gayesiyle karşı durulması, eleştirilmesi gereken karardır.
altı üstü içki diyip geçmeyin, bugün içki bahsinde yaşam tarzımıza müdehale edecek cüreti kendilerinde bulanlar ilerleyen vakitlerde varoluşumuzun en derin bağlarına da yönelebilirler.
mesela içki satımını yasaklamakla, evlilik akti olmaksızın bir çift aynı evde yaşayamaz demekle, ramazanda oruç tutmayanlara para cezası keselim demekle, cuma namazı saati iş yerlerini kapatmayı zorunlu kılmak arasında niyet ve mana açısından en ufak bir fark yoktur.
yoksa 17 gün biz içki içmişiz, içmemişiz çok da önemli değildir. önemli olan vatandaşların yaşam tarzına devlet eliyle ve iktidarın siyasi eğilimleri doğrultusunda müdehale edilmesidir.
bakın liboş değilim, insan hakları savunucusuyum ama tersinden, tesettür dolayımıyla insanların eğitimden ve kamusal hizmetlerden yararlanma haklarının engellemesi de aynı oranda sorunludur.
insanların din, vicdan, inanç, yönelim, yaşam tarzı, ırk, anadil, cinsiyet vb. hususiyetleri, devletlerin eliyle müdehaleye açık olmamalıdır. bütün bunlar yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmalıdır. bunun sağlanmadığı koşullarda insan hakları mücadesinin bütün kulvarları teyakkuza geçmelidir.
o yüzden evet, alkol yasağı insanların yaşam tarzlarına müdehaledir. ve temelde kişi hak ve hürriyetlerine yönelen bir saldırı olması hasebiyle insan hakları ihlalir.
altı üstü içki diyip geçmeyin, bugün içki bahsinde yaşam tarzımıza müdehale edecek cüreti kendilerinde bulanlar ilerleyen vakitlerde varoluşumuzun en derin bağlarına da yönelebilirler.
mesela içki satımını yasaklamakla, evlilik akti olmaksızın bir çift aynı evde yaşayamaz demekle, ramazanda oruç tutmayanlara para cezası keselim demekle, cuma namazı saati iş yerlerini kapatmayı zorunlu kılmak arasında niyet ve mana açısından en ufak bir fark yoktur.
yoksa 17 gün biz içki içmişiz, içmemişiz çok da önemli değildir. önemli olan vatandaşların yaşam tarzına devlet eliyle ve iktidarın siyasi eğilimleri doğrultusunda müdehale edilmesidir.
bakın liboş değilim, insan hakları savunucusuyum ama tersinden, tesettür dolayımıyla insanların eğitimden ve kamusal hizmetlerden yararlanma haklarının engellemesi de aynı oranda sorunludur.
insanların din, vicdan, inanç, yönelim, yaşam tarzı, ırk, anadil, cinsiyet vb. hususiyetleri, devletlerin eliyle müdehaleye açık olmamalıdır. bütün bunlar yasalar ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmalıdır. bunun sağlanmadığı koşullarda insan hakları mücadesinin bütün kulvarları teyakkuza geçmelidir.
o yüzden evet, alkol yasağı insanların yaşam tarzlarına müdehaledir. ve temelde kişi hak ve hürriyetlerine yönelen bir saldırı olması hasebiyle insan hakları ihlalir.
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
her şeyi içine atıyorsun, atma.
devamını gör...
insana kendini şanslı hissettiren durumlar
durağa gelir gelmez otobüsün gelmesi.
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
- hüznü de mutluluğu da paylaşmak.
- birbirine fedakarlık yapmak.
- almaktan çok vermek.
- ortak zevkin ürünü aktiviteler.
- tatlı mı tatlı bir sohbet.
bunların bir ya da bir kaçı vuku buluyorsa o bağ kendiliğinden oluşuveriyor zaten.
- birbirine fedakarlık yapmak.
- almaktan çok vermek.
- ortak zevkin ürünü aktiviteler.
- tatlı mı tatlı bir sohbet.
bunların bir ya da bir kaçı vuku buluyorsa o bağ kendiliğinden oluşuveriyor zaten.
devamını gör...


