20 temmuz 2021 normal sözlük bayramlaşması
sözlükteki yaş ortalamasının benden bı hayli üstte olduğunu gördükten sonra yazarlarimizi harçlıklaşmaya davet ediyorum.
iyi bayramlar.
iyi bayramlar.
devamını gör...
normal sözlük'ün eski havasının kalmaması
eskiden nasıldı ki? alkollü yat partileri mi yapıyordunuz?
devamını gör...
eski sevgili ile yeniden başlamak
yapılmaması gerekendir. sizleri “eski” yapan sorun ne ise önünüze tekrar çıkacaktır. ben bu sorunları aşarım diyorsanız. neden ayrıldınız lan o zaman diye sorarlar? aşk bu! bitireceksen buna değmeli. sağlam durun! bir süre sonra yüzünü unutursunuz. ama yüzsüzlügünü asla! hayatınıza yeni biri girecektir. ve dokunacaktır sizin yaralarınıza. iyileştirecektir. siz de gerçek aşk buymuş diyeceksiniz. eski sevgili ise arada bir aklınıza gelecek bir “tanıdık” ya da “tanıyamadık” olacaktır.
erkek ya da kadın fark etmez;
“kaşarların peşinden koşan, fareden başka nedir ki?”
beyne format atın. hayatı kaçırmayın.
erkek ya da kadın fark etmez;
“kaşarların peşinden koşan, fareden başka nedir ki?”
beyne format atın. hayatı kaçırmayın.
devamını gör...
klasikleşmiş yalanlar
özellikle telefon konuşmalarında söylenen 'onun/onların da size selamı var.' cümlesi.
devamını gör...
tanım girecek başlık bulamamak
eşli ip atlarken ipe giremeyen eleman gibi kaldım. bir türlü atamıyorum kendimi.*
devamını gör...
uğultulu tepeler
orijinal adı wuthering heights olan kitaptır.
açıkçası herkes son zamanlarda okuyor gibi geliyordu, instagram story'lerde oldukça sık görür olmuştum. en sonunda da bir arkadaşımın evine gittiğimde kitabı masanın üzerinde görmemle birlikte içimde bir merak duygusu uyandı. kapağı bana hep soğuk geliyordu, okumam için kendisine çekmiyordu. kime sorsam "nasıl bir kitap sence" diye, olumlu hatta çok fazla olumlu dönütler alıyordum. bunun üzerine ben de okudum ve bahsettikleri gibi bir çırpıda da bitirdim.
kitap konu itibariyle aşk, tutku ve intikam duygusunu bir arada barındıran kahramanın neler yaptığını anlatmaktadır. betimlemeler ve anlatım oldukça içten. bu yüzden de kendimi, kitabı dışarıdan okuyan üçüncü kişi olarak değil de olayların geçtiği yerlerde her şeyi tüm gerçekliği ile izleyen biri olarak hissettim.
bazı kahramanlar vardı ki beni gerçek anlamda kendisinden nefret ettirdi. okurken kötülüklerinden dolayı kendilerine karşı bir tiksinti hissettim. yeri geldi bazı karakterler için çok üzüldüm. bütün karakterler adeta et tırnak ilişkisi olarak çok yakın olduklarından dolayı bir bütünlük içerisinde değerlendirmeye özen gösterdim.
böylesi klasik romanlarda beni içerisine en çok çeken şeylerden birisi de kahramanların psikolojik tahlilleri oluyor. tıpkı suç ve cezayı okurken sigmund freud'un yaptığı tahlilleri merak ettiğim gibi, bu kitap için de aynı merak duygum uyandı. gerçekten de bu tür klasik edebiyat eserleri ile psikoloji arasındaki tahlil bağı beni oldukça cezbediyor.*
beni roman içerisinde etkileyen kısımlardan birisi de catherine'nin, mr. heathcliff'e önce "...oysa sizi seven kimseniz yok; bizi ne kadar zavallı yaparsanız yapın, bu acımasızlığınızın bizimkinden daha taşkın olan kendi acınızdan geldiğini düşünerek yine öcümüzü alacağız...... kimse sizi sevmiyor, öldüğünüzde arkanızdan kimse ağlamayacak." deyip ardından birtakım olaylar geliştikten sonra "ömrünüzde hiç kimseyi sevmediniz mi?" diye sorması oldu. bunu okurken içimden "ah yavrum, tüm bunları anneciğine olan aşkından yapmadı mı?" demek geçti. dedim bile hatta, kendi kendime, ancak tabii ki cathy'e ulaşmadı. bu iki nokta beni kitapta oldukça vurdu.
olur ya bazı kitapları okumuşuzdur ama seneler sonra hatırlamayız veya birkaç olay örgüsü hatırlarız. bu kitap aklımda bu örgüleri bıraktı.
sonunda hareton ile değil de lockwood ile birlikte olacağını, hatta kaçacaklarını düşünmüştüm, sonu beni bayağı yanılttı.
özet: intikam duygusunun ince bir şekilde satır satır, ilmek ilmek işlendiği bir ingiliz klasiği!
açıkçası herkes son zamanlarda okuyor gibi geliyordu, instagram story'lerde oldukça sık görür olmuştum. en sonunda da bir arkadaşımın evine gittiğimde kitabı masanın üzerinde görmemle birlikte içimde bir merak duygusu uyandı. kapağı bana hep soğuk geliyordu, okumam için kendisine çekmiyordu. kime sorsam "nasıl bir kitap sence" diye, olumlu hatta çok fazla olumlu dönütler alıyordum. bunun üzerine ben de okudum ve bahsettikleri gibi bir çırpıda da bitirdim.
kitap konu itibariyle aşk, tutku ve intikam duygusunu bir arada barındıran kahramanın neler yaptığını anlatmaktadır. betimlemeler ve anlatım oldukça içten. bu yüzden de kendimi, kitabı dışarıdan okuyan üçüncü kişi olarak değil de olayların geçtiği yerlerde her şeyi tüm gerçekliği ile izleyen biri olarak hissettim.
bazı kahramanlar vardı ki beni gerçek anlamda kendisinden nefret ettirdi. okurken kötülüklerinden dolayı kendilerine karşı bir tiksinti hissettim. yeri geldi bazı karakterler için çok üzüldüm. bütün karakterler adeta et tırnak ilişkisi olarak çok yakın olduklarından dolayı bir bütünlük içerisinde değerlendirmeye özen gösterdim.
böylesi klasik romanlarda beni içerisine en çok çeken şeylerden birisi de kahramanların psikolojik tahlilleri oluyor. tıpkı suç ve cezayı okurken sigmund freud'un yaptığı tahlilleri merak ettiğim gibi, bu kitap için de aynı merak duygum uyandı. gerçekten de bu tür klasik edebiyat eserleri ile psikoloji arasındaki tahlil bağı beni oldukça cezbediyor.*
beni roman içerisinde etkileyen kısımlardan birisi de catherine'nin, mr. heathcliff'e önce "...oysa sizi seven kimseniz yok; bizi ne kadar zavallı yaparsanız yapın, bu acımasızlığınızın bizimkinden daha taşkın olan kendi acınızdan geldiğini düşünerek yine öcümüzü alacağız...... kimse sizi sevmiyor, öldüğünüzde arkanızdan kimse ağlamayacak." deyip ardından birtakım olaylar geliştikten sonra "ömrünüzde hiç kimseyi sevmediniz mi?" diye sorması oldu. bunu okurken içimden "ah yavrum, tüm bunları anneciğine olan aşkından yapmadı mı?" demek geçti. dedim bile hatta, kendi kendime, ancak tabii ki cathy'e ulaşmadı. bu iki nokta beni kitapta oldukça vurdu.
olur ya bazı kitapları okumuşuzdur ama seneler sonra hatırlamayız veya birkaç olay örgüsü hatırlarız. bu kitap aklımda bu örgüleri bıraktı.
sonunda hareton ile değil de lockwood ile birlikte olacağını, hatta kaçacaklarını düşünmüştüm, sonu beni bayağı yanılttı.
özet: intikam duygusunun ince bir şekilde satır satır, ilmek ilmek işlendiği bir ingiliz klasiği!
devamını gör...
gömülmek yerine yakılmak isteyen yazarlar
ben istiyorum yakılmayı. gömecekler de ne olacak? bayramdan bayrama belki gelecekler. hem gelseler ne değişir?
yaksınlar ve savursunlar küllerimi anamur sahilinden. sonsuzluğa karışsın istiyorum küllerim. benden geriye hiçbir şey kalmasın..
yaksınlar ve savursunlar küllerimi anamur sahilinden. sonsuzluğa karışsın istiyorum küllerim. benden geriye hiçbir şey kalmasın..
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
pek kıymetli, oldukça bilgili* hem nazik hem tatlı olan en sevdiğim yazarlardandır kendisi. hem böyle bilgili olup hem de bu kadar tevazu sahibi olması ile sözlüğün vazgeçilmez yazarıdır. ayrıca çok tatlı dillidir. hep var olsun bal porsuğu, hep bizimle böyle güzel bilgiler paylaşsın biz de öğrenelim.
devamını gör...
anabritannica
fasiküller halinde biriktirip sonra ciltlettirmiştik.bu işlem yıllara yayıldığından bazı ödevler arkadaşların evlerindeki larousse’lardan yapılmıştı.
ana britannica evin başköşesindeydi, o zamanlar google işlevi görmekte merak edilen bilgiye kısaca da olsa ulaşılabilmekteydi.(bilgi sınırlı olunca merak da sınırlı oluyor,tabii).
internetin gelişiyle onlar ve onun gibiler de evimizden gitti.
kardeşimin ansiklopedilerin sırtlarını ezberleyip papağan gibi tekrarlaması hala beni güldürür.
ana britannica evin başköşesindeydi, o zamanlar google işlevi görmekte merak edilen bilgiye kısaca da olsa ulaşılabilmekteydi.(bilgi sınırlı olunca merak da sınırlı oluyor,tabii).
internetin gelişiyle onlar ve onun gibiler de evimizden gitti.
kardeşimin ansiklopedilerin sırtlarını ezberleyip papağan gibi tekrarlaması hala beni güldürür.
devamını gör...
kızın başörtü takmak istememesi
dindar aileler için değil dindar ailedeki kız için zor olan durumdur. zira bedeni hakkında kendi verdiği kararlar kabul edilmemekte, adeta bir birey olarak görülmemektedir.
devamını gör...
kadınların aynada fotoğraf çekme sebebi
erkeklerin spor salonunda fotoğraf çekme sebebi?
devamını gör...
erdal kalın poe ile başa çıkacak yazar
bazı yazdıkları ile olabilir belki ama çoğunu anlamıyorum.
bir yardımcı bulursam olur.
asgari ücretin yarısında anlaşırız, çünkü az iş yapacak.*
bir yardımcı bulursam olur.
asgari ücretin yarısında anlaşırız, çünkü az iş yapacak.*
devamını gör...
yurt dışında 4 euro olan kedi mamasının türkiye'de 155 tl olması
devamını gör...
yapılan en güzel kahvaltı
aç uyanıldığı zaman her kahvaltı güzeldir.
devamını gör...
sereny testi
shigella türü bakterinin invazivliğini test etmek için kullanılan bir testtir.
devamını gör...






