don't fuck with cats
ulan herkes mi aptal, akıl hastası dedirten luka magnotta adlı katilin serüvenini anlatan 3 bölümlük who am i tadında harika belgesel.
benim gibi psikoloji-gerilim türü seviyorsanız mutlaka izlemenizi öneririm.
bir insanın çalkantılı hayatını ve olaylar karşısında psikolojik olarak nasıl değiştiği nasıl katilliğe evrildiği çok güzel anlatılmış.
luka magnotta çok mu zekiydi yoksa etrafında olan herkes çok mu aptaldı*?
luka magnotta dışında o hayvansever grubun mutlaka tedavi görmesi gerekiyor. paylaşılan bir fotoğraftan yola çıkarak bütün şehri google earth dan dolaşıp o fotoğrafın çekildiği yeri bulmaya çalışmak akılı başında olan bir insanın yapacağı cinsten bir şey değil. 1.5 yıl sadece fotoğraflardan iki üç videodan ve fake facebook hesaplarından yola çıkarak kedi katili arayıp ve bunu yaparken de "yanlışlıkla" başka birisini suçlayarak linç edilmesine ve masum bir insanın intiharına sebep oluyorlar. paranoya akıl hastası aptal insanlar luka magnotta'ya bu kadar ilgi gösterip zaten narsist, kişilik bozukluğu olan birine potansiyel katil sıfatını kazandırıyorlar.
bu grup bir insanı öldürdü bir insanın da katil olmasına sebep oldu.
facebook grubunun akıl hastası paranoya insanlardan oluşturduğunu en iyi anne özetlemiş.
" bence hayvan hakları savunucuları utanmalı. polis değiller. sapık gibi takip ediyorlar. o sırada söylediği yerde miymiş diye fotoğraflarına zum yapıyorlar. 'izini sürdük, şunu yaptık. bu fotoğrafı bilmem nerdeki sokak lambasıyla eşleştirdik' diyorlar. delirmişler. liseli gibi davranıyorlar, internet yoluyla bir insanı mahvediyorlar. hem çok meraklı hem çok saflar. "
bir şey sormak istiyorum. belgeselde luka magnotta'nın annesi many'i anlatırken piton videosunda bir elin kadraja girdiğini söylüyor ve o elin luka'yı tüm bunları yapmaya iten many'nin eli olduğunu söylüyor ama belgeselde many adlı kişinin hiç var olmadığını söyleniyor. peki annenin many'nin eli olduğunu iddia ettiği o el kimin eliydi*
benim gibi psikoloji-gerilim türü seviyorsanız mutlaka izlemenizi öneririm.
bir insanın çalkantılı hayatını ve olaylar karşısında psikolojik olarak nasıl değiştiği nasıl katilliğe evrildiği çok güzel anlatılmış.
luka magnotta çok mu zekiydi yoksa etrafında olan herkes çok mu aptaldı*?
luka magnotta dışında o hayvansever grubun mutlaka tedavi görmesi gerekiyor. paylaşılan bir fotoğraftan yola çıkarak bütün şehri google earth dan dolaşıp o fotoğrafın çekildiği yeri bulmaya çalışmak akılı başında olan bir insanın yapacağı cinsten bir şey değil. 1.5 yıl sadece fotoğraflardan iki üç videodan ve fake facebook hesaplarından yola çıkarak kedi katili arayıp ve bunu yaparken de "yanlışlıkla" başka birisini suçlayarak linç edilmesine ve masum bir insanın intiharına sebep oluyorlar. paranoya akıl hastası aptal insanlar luka magnotta'ya bu kadar ilgi gösterip zaten narsist, kişilik bozukluğu olan birine potansiyel katil sıfatını kazandırıyorlar.
bu grup bir insanı öldürdü bir insanın da katil olmasına sebep oldu.
facebook grubunun akıl hastası paranoya insanlardan oluşturduğunu en iyi anne özetlemiş.
" bence hayvan hakları savunucuları utanmalı. polis değiller. sapık gibi takip ediyorlar. o sırada söylediği yerde miymiş diye fotoğraflarına zum yapıyorlar. 'izini sürdük, şunu yaptık. bu fotoğrafı bilmem nerdeki sokak lambasıyla eşleştirdik' diyorlar. delirmişler. liseli gibi davranıyorlar, internet yoluyla bir insanı mahvediyorlar. hem çok meraklı hem çok saflar. "
bir şey sormak istiyorum. belgeselde luka magnotta'nın annesi many'i anlatırken piton videosunda bir elin kadraja girdiğini söylüyor ve o elin luka'yı tüm bunları yapmaya iten many'nin eli olduğunu söylüyor ama belgeselde many adlı kişinin hiç var olmadığını söyleniyor. peki annenin many'nin eli olduğunu iddia ettiği o el kimin eliydi*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
deniz kenarında,hafif gölgeli bir yerde elimde soğuk bir içecek ile kitap okumak isterdim.
hayatlar ise vize haftasindan mütevellit araştırma yapıp,ödev hazırlayan whis.
bu perişan hayati da ben seçmedim.
hayatlar ise vize haftasindan mütevellit araştırma yapıp,ödev hazırlayan whis.
bu perişan hayati da ben seçmedim.
devamını gör...
hata yapmayı kazanım olarak görmek
"başarısızlık,daha akıllıca bir karar vermek için mükemmel bir fırsattır."
henry ford
henry ford
devamını gör...
jainizm
kurucusu, nataputta vardamana veya diğer bir adıyla mahavir diyebileceğimiz, geleneksel anlamda "jain dharma" olarak da bilinen din ve felsefe.
yaklaşık mö 500 yıllarında hindistan'da ortaya çıkmıştır. bugün modern hindistan'da azınlıkta olan dini olmanın yanı sıra abd, batı avrupa ve afrika kıtalasında giderek büyüyen topluluklar halinde varlığını sürdürmektedir.
jainistler, antik şraman geleneğini sürdürmektedirler. hindistan bölgesini dini, etik, politik ve ekonomik açıdan neredeyse 2000 yıldan fazladır etkisi altına alan jainizm, şiddete başvurmama konusunu özenle vurgulayarak ruhani bağımsızlık ve eşitliği amaçlar. yani jainizm tüm canlıların eşit olduğunu ve özellikle şiddet karşıtlığını savunur diyebiliriz.
jainizmin çabası insana ait en yüce mükemmelliğin ortaya çıkarılmasıdır. jainizmde diğer birçok dinde olanın aksine her şeyi kapsayan bir yüce varlık veya yaratıcı arayışı yoktur. jainizm, mükemmel olan insandan daha yüce bir varlığı veya herhangi bir tanrı tanımayı gerekli görmemektedir. jainizmde tanrı olarak adlandırılabilecek şeyler her canlının ruhunun temelinde doğuştan var olan değişmez özellikleridir. bunları başlıca feraset, sonsuz bilgi, şuur ve mutluluk olarak adlandırabiliriz.
jainizm inancına göre her insan sadece kendi eylemlerinden sorumludur ve her canlı ölümsüz, sonsuz bir ruha sahiptir. bu ruh yaşam süresince bireyin ruhani doğasına uygun ve saygılı biçimde yaşamasını, düşünmesini ve hareket etmesini sağlar.
jainizm, digambara ve shvetambara adında iki ana mezhebe bölünmüştür. kutsal metinleri, jain agamaları sidantalar'dır. hindistanın çeşitli bölgelerinde tapınaklar bulunmaktadır.
ek olarak, jainlerin çoğu vejetaryendir. buradaki vejetaryen anlayışı günümüz vejetaryenlik anlayışından farklıdır çünkü şiddet karşıtlığı temelinde kurulan bu vejetaryenlik anlayışında gereksiz şiddet veya zulüm ile elde edilen her türlü gıda yenilemez kabul edilmektedir.
*
yaklaşık mö 500 yıllarında hindistan'da ortaya çıkmıştır. bugün modern hindistan'da azınlıkta olan dini olmanın yanı sıra abd, batı avrupa ve afrika kıtalasında giderek büyüyen topluluklar halinde varlığını sürdürmektedir.
jainistler, antik şraman geleneğini sürdürmektedirler. hindistan bölgesini dini, etik, politik ve ekonomik açıdan neredeyse 2000 yıldan fazladır etkisi altına alan jainizm, şiddete başvurmama konusunu özenle vurgulayarak ruhani bağımsızlık ve eşitliği amaçlar. yani jainizm tüm canlıların eşit olduğunu ve özellikle şiddet karşıtlığını savunur diyebiliriz.
jainizmin çabası insana ait en yüce mükemmelliğin ortaya çıkarılmasıdır. jainizmde diğer birçok dinde olanın aksine her şeyi kapsayan bir yüce varlık veya yaratıcı arayışı yoktur. jainizm, mükemmel olan insandan daha yüce bir varlığı veya herhangi bir tanrı tanımayı gerekli görmemektedir. jainizmde tanrı olarak adlandırılabilecek şeyler her canlının ruhunun temelinde doğuştan var olan değişmez özellikleridir. bunları başlıca feraset, sonsuz bilgi, şuur ve mutluluk olarak adlandırabiliriz.
jainizm inancına göre her insan sadece kendi eylemlerinden sorumludur ve her canlı ölümsüz, sonsuz bir ruha sahiptir. bu ruh yaşam süresince bireyin ruhani doğasına uygun ve saygılı biçimde yaşamasını, düşünmesini ve hareket etmesini sağlar.
jainizm, digambara ve shvetambara adında iki ana mezhebe bölünmüştür. kutsal metinleri, jain agamaları sidantalar'dır. hindistanın çeşitli bölgelerinde tapınaklar bulunmaktadır.
ek olarak, jainlerin çoğu vejetaryendir. buradaki vejetaryen anlayışı günümüz vejetaryenlik anlayışından farklıdır çünkü şiddet karşıtlığı temelinde kurulan bu vejetaryenlik anlayışında gereksiz şiddet veya zulüm ile elde edilen her türlü gıda yenilemez kabul edilmektedir.
*
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
konfor alanından çıkmak, kendini değiştirmek, yeni alışkanlıklar edinmek.
devamını gör...
öğretmen kalitesinin artırılması için çözüm önerileri
1) uzun vadeli eğitim programlamaları oluşturulmalı.
2)her yere eğitim fakültesi açılmamalı. sadece nitelikli okulların eğitim fakültesi olmalı
3) bölümlere kesinlikle formasyon verilmemeli. çünkü altı ayda öğretmen olunmaz.
4) öğretmenlerin yan dallara geçişine izin verilmemeli.
5) yığılma olan bölümlere öğrenci alınmamalı. o bölümler birkaç yıl kontenjan açmamalı
6) eğitim fakültelerine girerken ön mülakat yapılmalı ve mesleğe uygun olmayanlar puanı ne olursa olsun kabul edilmemeli. öğretmen dediğin kişi bilgiyi iyi aktarabilmeli
7) kesinlikle psikolojik testlerden geçilmeli. şizofren olan adam öğretmen olmasın.
2)her yere eğitim fakültesi açılmamalı. sadece nitelikli okulların eğitim fakültesi olmalı
3) bölümlere kesinlikle formasyon verilmemeli. çünkü altı ayda öğretmen olunmaz.
4) öğretmenlerin yan dallara geçişine izin verilmemeli.
5) yığılma olan bölümlere öğrenci alınmamalı. o bölümler birkaç yıl kontenjan açmamalı
6) eğitim fakültelerine girerken ön mülakat yapılmalı ve mesleğe uygun olmayanlar puanı ne olursa olsun kabul edilmemeli. öğretmen dediğin kişi bilgiyi iyi aktarabilmeli
7) kesinlikle psikolojik testlerden geçilmeli. şizofren olan adam öğretmen olmasın.
devamını gör...
1.55 boyuna rağmen 1.90 sevgili isteyen kadın
kurban olduğum rabbim bazen ufacık tefecik 1.55'e ne güzellikler sığdırıyor.
devamını gör...
eleştirilmekten zevk almak
yıkıcı olduğunda değil ama yapıcı eleştirilere can kurban dediğim durum.
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
antalya akdeniz üniversitesi ab+ trombosit kana ihtiyaç vardır. 05464066417-05419199799
sevgili sözlük sakinleri, antalya bölgesinde ihtiyaç olan kan grubuysanız lütfen iletişime geçin. duyarlılığınız için teşekkür ederim.
sevgili sözlük sakinleri, antalya bölgesinde ihtiyaç olan kan grubuysanız lütfen iletişime geçin. duyarlılığınız için teşekkür ederim.
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
elinde market poşetiyle şehir değiştirmeye çalışanları göreceğimiz süreçtir. herşey bir yana vah ensafın, dar gelirlinin, gelirsizin haline...
devamını gör...
hiçbir yere ait olamamak
insanın hiçbir yere ait olmadığını hatırlatan başlıktır. öleceğiz ve buralar bizim değil
devamını gör...
mine tugay
saç rengi ve teninin uyumu harika. çok beğeniyorum kendisini.
devamını gör...
cinsel istismar
kadın, erkek, yaşlı, genç, çocuk gibi her insanın kendi rızası olmadan cinsel bir hedef olarak kullanılmasına cinsel istismar denir. sözle, dokunmayla yahut davranışlarla da cinsel istismar olabilir.
genel olarak kadınların ve çocukların cinsel istismara daha çok maruz kaldığını söyleyebiliriz. cinsel istismar cinsel şiddetin bir parçasıdır. göz işaretleri ile yapılanlardan tecavüze kadar uzanan geniş bir yelpazede cinsel istismar durumları söz konusu olabilmektedir.
cinsel istismara uğramış birisi olarak söylemeliyim ki; cinsel istismar tanınmayan kişilerden geldiğinde kısmen içeriden tanıdık kişilerden gelmesine oranla daha kolay başa çıkılır olmakta. cinsel istismara uğrayan ve cinsel istismara uğratanın birbirini tanıdığı durumlarda buna karşı koyabilmek, mücadele edebilmek ve bunu engelleyebilmek daha zor.
genellikle bu duruma maruz kalan kişiler yaşadıklarını başkalarına anlatmakta güçlük çeker. bunun asıl sebebi alacakları tepkidir. bu yüzden de anlatamazlar.
anne ve baba olan yahut ilerde anne baba olacak bireyler, lütfen çocuklarınızla öyle bir iletişiminiz olsun ki bu tarz olayları yaşadıklarında direk size koşsunlar. içlerine kapanmak yerine size anlatmayı tercih etsinler. lütfen.
genel olarak kadınların ve çocukların cinsel istismara daha çok maruz kaldığını söyleyebiliriz. cinsel istismar cinsel şiddetin bir parçasıdır. göz işaretleri ile yapılanlardan tecavüze kadar uzanan geniş bir yelpazede cinsel istismar durumları söz konusu olabilmektedir.
cinsel istismara uğramış birisi olarak söylemeliyim ki; cinsel istismar tanınmayan kişilerden geldiğinde kısmen içeriden tanıdık kişilerden gelmesine oranla daha kolay başa çıkılır olmakta. cinsel istismara uğrayan ve cinsel istismara uğratanın birbirini tanıdığı durumlarda buna karşı koyabilmek, mücadele edebilmek ve bunu engelleyebilmek daha zor.
genellikle bu duruma maruz kalan kişiler yaşadıklarını başkalarına anlatmakta güçlük çeker. bunun asıl sebebi alacakları tepkidir. bu yüzden de anlatamazlar.
anne ve baba olan yahut ilerde anne baba olacak bireyler, lütfen çocuklarınızla öyle bir iletişiminiz olsun ki bu tarz olayları yaşadıklarında direk size koşsunlar. içlerine kapanmak yerine size anlatmayı tercih etsinler. lütfen.
devamını gör...
ödülün aslında zararlı olduğu gerçeği
70 80 yıldır yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konmuş gerçektir.
ödül amacı araca dönüştürdüğü için çok tehlikelidir.
basit bir örnekle açıklamak gerekirse ödevini yapmak bir çocuğun sorumluluğu ama ebeveyni ya da öğretmeni ödevini yaparsan sana çikolata veririm derse çocuğun amacı çikolatayı almak olur ödevi ise çikolatayı almak için kullandığı bir araç haline getirir.
geribildirim haricinde, kontrol mekanizmaların tamamı ödül gibi zararlıdır. ödül ve türevleri dış motive kaynağı olduğu için de iç motivasyonu öldürür.
ödül amacı araca dönüştürdüğü için çok tehlikelidir.
basit bir örnekle açıklamak gerekirse ödevini yapmak bir çocuğun sorumluluğu ama ebeveyni ya da öğretmeni ödevini yaparsan sana çikolata veririm derse çocuğun amacı çikolatayı almak olur ödevi ise çikolatayı almak için kullandığı bir araç haline getirir.
geribildirim haricinde, kontrol mekanizmaların tamamı ödül gibi zararlıdır. ödül ve türevleri dış motive kaynağı olduğu için de iç motivasyonu öldürür.
devamını gör...
badem
güney koreli yazar won-pyung sohn’dan, changbi ödüllü*, bir roman.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
devamını gör...
kırmızı oda'ya fakir danışan gelmemesi
ilk bölümünden beri izlediğim dizide fark ettiğim şey. fakirlerin psikolojik sıkıntısı bile olamıyor maalesef.
devamını gör...
yaşadığını hissettiğin anlar
meteor yağmurunun olduğu bir gece, kırklareli'nin bir köyünde dakikada onlarca yıldızın kaydığını izlemiştim. yaşadığımı o günkü kadar başka hiçbir zaman hissetmedim.
devamını gör...


