biraz sorumluluk, biraz düşünce gücü, biraz mizah anlayışı yani her şeyden biraz bir şeyler gerektiren bir durumdur aslında. toplumda bir statü kazandırmasa bile, yazdığının okunduğunun bilinmesi, düşüncelerini birilerini duyurabilme fırsatının yakalanması nedeniyle aslında güzel bir şeydir. yine de kendini çok kaptırmamak lazım bu duruma. aksi takdirde durum psikolojiyi biraz zorluyor. gece yatağına girince sözlüğe yazacaklarını, yazabileceklerini düşünmeye başlıyorsun. bırak geceyi hayatına bariz giriyor sözlük kavramı, aranıyorsun ne yazsam, ne ilgi çeker, ne okunur diye. ciddi boyutlara ulaşması bunun asosyallikle sonuçlanabilecek durumlara sebebiyet verebiliyor. abartmamak gerek dediğim gibi durumu. ha nereden biliyorsun böyle olduğunu derseniz, kendimi inceledim, gözlemledim. ordan biliyorum. evet bu aralar iyi değilim. sözlükle bozdum kafayı. hayatta statüm ne olmuştur acaba? soru bu olmalı. sözlük statüsü önemli değil.
devamını gör...

kafa sözlük için eksi oy istemememin en büyük nedenidir. ateistler gelip namaz kuran allah başlıklarında toplu eksileme yapacak dindarlar chp alkol laiklik başlıklarına gidip toplu eksileme yapacaktır.
(bkz: kafa sözlük’e eksi butonu gelmeli mi anketi)
devamını gör...

onu bilmem anlamam , ikisi de büyük doğruluk ve cesaret ister.

artık ya kendine güveneceksin yada yine kendine.
devamını gör...

parasızlık mutsuzluk getirir ama.
devamını gör...

“yolun açık olsun paşam” repliği hala tüyleri diken diken eden dizi. bir sürü osmanlı harem dizisinin yanında kendini izletmeyi başarmıştır. ulusun bir kurgu olduğu doğrudur. ama uğruna yapılan fedakarlıklar kurgu değildir
devamını gör...

seçim yapamayacağım kıyaslama. çünkü liseden sadece bir arkadaşım vardı onu da ne ünidekilerle ne iştekilerle kıyaslarım.

edit: tam şu an mesaj atti kalbimiz bile bir dostumla lol
devamını gör...

carpe diem*
devamını gör...

büyüyünce mükemmel bir hayata sahip olacağım.
devamını gör...

çok takipçi olunca ciddiye alınmak mı gerekiyor? mesela başımızdakilerin milyonlarca takipçisi var, ben hiç ciddiye almıyorum hatta alamıyorum. çok takipçili insanların, ünlülerin, magazin figürlerinin , yöneticilerin benim nazarımda çokta ciddiye alınacak bir tarafları yok. ülkemizdeki insanların durumlara karşı tutumlarını ve şekilcilik için neler yaptığını azıcık bile olsa bilmeyen birinin açtığı başlık.
devamını gör...

kendimin ellerinden tutunca
içimden nehirler gibi akmak geliyor
yollara çıkmak
yolculuklara bakmak geliyor
buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor..
devamını gör...

"altın kapılarımız kan oldu tayfun!!!"
devamını gör...

şu sıralar hükümet diyanete ısmarlıyor, diyanet de taşeron firma gibi ne isterlerse yazıp, çizip cumalarda falan okuyor.

bu yaşa geldim, böyle lastik gibi sündürülen bir din görmedim.

adamlar faiz helal diye fetva verdi ya la.*
devamını gör...

tansu çiller'in yıllar sonra ilk kez 15 temmuz sonrası yapılan mitinglerde ortaya çıktığını hatırlıyorum. o zamanlar sebebini anlayamamıştım ama şimdi olan bitene bakınca anlaşılır duruyor. zamanı gelince tansu çiller'in de yargılanması gerekecek deyip burada bırakıyorum.
devamını gör...

adaleti tesis edemeyen toplumlarda ne mafya, ne de babalar biter. böylesine yüce bir kavramın hakkını verememek ve şartlarının yerine getirilmemesi, alternatif çareler aramaya mecbur eder. işte bu noktada, olayın usül ve boyutu değişir. allah kimseyi adalet isteyecek kadar mecbûr bırakmasın diyorum.

filme gelecek olursak efsanedir. marlon brando, al pacino, robert de niro gibi isimler baba film serisine hayat vermiş mükemmel ötesi oyunculardır. bunu tartışmaya gerek bile yok. bugün bile havalı kornalı arabalarda bazen film müziği melodilerini duyuyorsam insanlarda baya bi iz bırakmış demek ki.
devamını gör...

yaş grubuna göre ergenlik belirleyen, kimi engelleyeceğine karar verenlerde varmış. vay be.
devamını gör...

bina içini gösteren resimlere denir. ''bina içi resmi'' bir diğer adıdır.

--- alıntı ---
''enteriyör resim çalışmalarından, bina içi perspektifi öğrenmede, tarihi eserleri tanıtmada, sahne ve ev dekorasyonu hazırlamada çok yararlanılır.''
devamını gör...

puanlamalar, bir ölçüt, bir sınıflandırma sistemidir. her yerde olduğu gibi böyle sistemlerde de karşımıza çıkıyor. haftalık puan tablosu sadece dopamin eksikliği olanların motivasyon ihtiyacını karşılamak için tatmin edici bir hedeftir. ayrıca ucunda ödül de var, hedefe ulaşmak için hırs da devreye giriyor. yazarı tatmin etme amacı güdüyor, sürekli 1'nciliği kazanma hissi de geliyor. yazın geçin puanlamaya takılmayın, elinizden geldiğince eğlenmeye çalışın. *
devamını gör...

kitap almadan geçen altmış yedi günün sonunda hedeflerimi* gerçekleştirmişim ve ben bu kitapları haketmişim.

gözler yaşlı çünkü sanki yıllardır kitap almıyor gibiydim. işte tam liste;
hırçın kız-shakespeare
yanlışlıklar komedyası-shakespeare
kuru gürültü-shakespeare
macbeth-shakespeare
george dandin veya bir koca nasıl rezil edilir?-moliere
kadınlar  mektebi-moliere
insandan kaçan-moliere
cimri-moliere
hastalık hastası-moliere
kibarlık budalası-moliere
eugenie grandet-balzac
son hediye-abdulrazak gurnah
kitap-lık dergisi sayı:216
notos öykü dergisi sayı:88
devamını gör...

bir de çokomel ambalajını elle ütülemek vardı.
sonra da biriktirirdim. hiç de bir işe yaramazdı halbuki.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim