--- alıntı ---

yaşamım utançlarla doludur. insan hayatının ne olduğuna dair bir fikrim yok.

--- alıntı ---

-insanlığımı yitirirken , osamu dazai.
devamını gör...

iftara doğru olsa olmaz mı?
ben uyuyorum sahura kadar
devamını gör...

dogs, pigs ve echoes'la beraber "uzun olduğundan dinlenmeyen şarkılar" grubuna dahil olan, dinlemeyenin çok şey kaçırdığı bir pink floyd şarkısı.
devamını gör...

hafif acılar konuşabilir ama, derin acılar dilsizdir.

- seneca
devamını gör...

günaydın sözlük.
bu günde sabah oldu ve inşallah bu günde akşam olacak.
keyifli olsun de mi?
çünkü
ne olursa olsun yaşamaya mecbursun
bulutsuzluk özlemi
bu gün canın çok sıkın
her şey sana zor geliyor
olabilir
bu gün aşkın bitmiş
o seni terk edip gitmiş
olabilir.
devamını gör...

sait faik abasıyanık bunu şöyle dile getirmiştir:


yazmasam deli olacaktım
devamını gör...

herkesin gidebileceği bir yeri olmalı. çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir. dostoyevski.
devamını gör...

kafası rahat yazarlardır.*
devamını gör...

"hiç çok gerçek olduğundan emin olduğun bir düş gördün mü neo? peki, bu düşten hiç uyanmasaydın, düşler dünyasıyla gerçek dünya arasındaki farkı nasıl anlayacaktın?" (bkz: matrix)

merhaba saygıdeğer yazarlar. bu hafta agora meyhanesi'nde rüyalar konusunu konuşacağız. sözlüğün bilgi küpü sevgili meja ve bendeniz coldboy, yanımıza sevgili konuğumuz pinkshinyultratambourine'i de katarak rüyaların bilimsel yanından tutun da psikanalizdeki yerine değinip, ilginç rüyalarımızın dünyasına sizleri de davet edeceğiz. yine özenle seçilmiş bir playlist'in hazırlandığı bu programda canlı yayın olmasının da avantajını kullanarak sizlerden gelen yorum, soru ve gördüğünüz ilginç rüyaları konuşacağız.

ilgili misafirlerimizi saat 20.00'da sözlüğümüzün güzel radyosuna bekliyoruz.

edit: yayın esnasında genellikle faydalanacağım kitap j. allan hobson'ın düşler (kitap)'ı olacak.
devamını gör...

takip edilesi kaliteli yazar.
devamını gör...

ilk başta gözü oldukça yorabiliyor tasarım. ui-ux konusunda çalışmış birisi olarak tavsiyelerde bulunursam:
- renk düzeni güzel bence kullanılan renk sayısı oldukça az ve yeterli
- entry no dan sonra newline'a gerek yok bence, çok değerli bir satır gidiyor her entry için.
- paylaş butonlarının o kadar önde olmasına gerek yok az kişi az durumda kullanır onları.
- soldan sağdan o kadar margin gerekli mi bilemedim şimdilik.
- yukardaki direct-link'ın onay penceresi vermesine gerek yok direkt clipboard'a alabilir.
- onun yanındaki i'nin anlamını anlayamadım.
- başlık ve üstündeki opsiyonların sticky olmasına gerek yok bana göre. okuma alanından kalıcı kayıp oluyor bunun karşılığında arama, sıralama özellikleri kazanıyoruz sayfanın altına inince bence ilki daha önemli. sayfa değiştirme kritik onun sürekli görünür olması gerek.

ilk bakışta oldukça hoşuma gitti aslında genel görünümü. zaten full page refresh yerine sadece gerekli alanların güncellenmesi gibi güncel teknikler de kullanılmış. bu tarz ince ayarlamalarla daha da efekttif kullanılabilir bana göre.

ekleme: full page refresh yok dedim ama gene de full dimmer varmış loading için (yani solda bir yere tıklanınca bütün ekran grileşiyor). onun yerine sadece okuma kısmında uygulanabilir çünkü odak dağıtıyor göz sol tarafta iken.
yazılmış entryler ile diğer kısımlar (benzeri-entry giriş kısmı) arasında güzel bir boşluk olsa iyi olur sanki.
devamını gör...

yazın saate bakma, bir yerlere yetişme telaşının olmadığı bir günde akşamüstü henüz tam soğumamış olan ılık kumların üzerinde uzanırken dalga seslerinin ninni gibi geldiği o anda uyur uyanık halde hayallere dalmak. *
devamını gör...

okuma alışkanlığı ile ilişkisi vardır. *
devamını gör...

türklere medeniyet hediye etmemiştir, türk medeniyeti islamdan ve arap medeniyetinden eskidir. araplar daha birlik olamamışken türkler medeniyetlerini geliştirmişlerdi. ayrıca islamla savaşan tüm milletler müslüman olmamıştır. moğolların büyük bölümü budist ya da inançsızdır. bkz: #44164

islam bir inanç şeklidir ve bir milliyetten ya da daha da özelleleştirirsek türklükten üstünlüğü yoktur. zaten bu ikisi farklı şeylerdir. müslümanlığın milliyet ile kıyaslanması islama zarar verir.

son olarak türkler, arapların yaptığı katliamlardan ya da zorlamalarından dolayı islama geçmemişlerdir. günün şartlarında düşmanlarının ortak olmasından dolayı araplara yakınlaşmış ve zaman içerisinde müslüman olmuşlardır. tabi türklerin müslümanlığa bakış açısıyla arapların bakış açısı tamamen farklıdır. türkler müslümanlığı kendi inanç tarzlarına benzetmişlerdir ve bu yüzden arap toplulukları türkleri tam olarak müslüman saymazlar.

edit: yazar arkadaş müslüman moğol topluluklarına, bu bkz: #44164 tanımda altın orda, kırım hanlığı ve ilhanlıları örnek vermiş. haklı olarak altın orda devletinin resmi dini islamdı demiş. berke han müslüman olmuştur demiş. ancak o bölgede yaşayan halktan, konuştukları dilden hiç bahsetmemiş.

öncelikle o dönem, o bölgede en yoğun nüfusa sahip olanlar kıpçaklar, ardından tatarlar ve doğu slavları geliyor. moğollar ise diğer küçük türk toplulukları ile beraber yaşıyor ki bunlar genellikle savaşçı ve göçebe kesim. ayrıca yönetimde olan moğollar var. halkın geneli kıpçak türkçesi konuşuyor.

altın orda devletinin resmi dini müslümanlık olduktan ve devlet yıkıldıktan sonra kısaca; doğu slavları hristiyanlaşıp rus imparatorluğunu kuruyorlar. tatarlar müslüman olup kırım ve kazan hanlığını kuruyorlar. kıpçak türklerinin bir kesmi batıya gidip soydaşları bulgarlarla karışıyorlar. diğerleri müslüman oluyorlar. budist ya da şaman olan türk-moğol toplulukları ise budist ve şaman olarak orta asya'ya göçmüş. geride kalanlarda diğer topluluklar arasında yok olmuşlar.

ilhanlılar ve kırım hanlığı ile ilgili de bir şeyler karalardım ama ne başlık uygun ne de benim çok fazla bilgim var.

neyse kısaca; moğollar müslüman olmamışlardır. evet bazı küçük moğol toplulukları (bkz: donşianlar)müslüman olmuştur elbette ama türklerdeki gibi toplu bir geçiş hiç bir zaman olmamıştır.


donşianlar batıya göç etmemişler, araplarla savaşmamışlar ayrıca islamı uygurlardan ve ticaret için çin'e giden araplardan öğrenmişlerdir.
devamını gör...

bal porsuğu, meja, ıvanmılınskı.
devamını gör...

kafatasını yarıp,içinden beyni çıkarıp atma isteği uyandırır insanda.
''ulan ben ki yaratıcılıkta çığır açan bir insanım,ne oldu bana'' dedirtir,sinir bozar, her şey güzel gitse bile sırf bu durumdan tüm gün veya gece çöp olur.
insanlarla konuşma isteği olmaz,resim çizdirmez, envai çeşit müzik dinleyip hayaller kurdurmaz.

edit:ama ağlama isteği uyandırır.
devamını gör...

aramak isteyen arar, yazmak isteyen yazar, görmek isteyen gelir. aslında bu kadar basit.
devamını gör...

misc? misk? cenk ceylan mıymış?


misk, bir tür erkek ceylan tarafından üretilen güzel kokulu madde.

kendisinin tabiriyle rabbişkom'a şükür; başlıyor yine iki gözümün çiçeee.
akşam; ol!
devamını gör...

ne desin? mahmut mu desin?
devamını gör...

hoca asperger sendromludur. yürüyüşünden yüz şekline kadar birçok farklı detay kendisinin asperger sendromu olduğunu gösteriyor. bir süre önce bir çocuğu linç eden topluluğa karşı çıkıp çocuğun asperger sendromlu olduğunu ilk söyleyen ve nedenlerini madde madde anlatan kişilerden biri bendim. hemen sonra oytun erbaş çocuğun asperger olduğunu yine söyledi. bir asperger sendromlu başka bir asperger sendromluyu tanır. bu da benim iddiam değildir, asperger sendromluların toplandığı ortamlarda yine kendileri bundan bahsediyor. asperger sendromu dışardan çok kolay fark edilebilir detaylar bütünü ancak otizmli olmayanlar kendisine benzemeyeni direkt olarak gözden çıkarıp linç ettiği için bunları göremiyorlar. otizmli olmayanların davranışları inanılmaz değişik. hakkatan gram anlam veremiyorum.

şimdi ben celal şengör'ü aklamaya çalışmam. ben asperger sendromunu anlatmaya çalışırım. celâl hoca yine tepki çekecek açıklamalar yapmış. ondan önce oytun yapmıştı. sıra sıra yapıyorlar böyle şeyler.

asperger sendromlu erkekler kadınlardan çoğu konuda ayrılır. asperger sendromunda bir kadın çok daha şanslı sayılır çünkü nihayetinde kadindir ve sosyal zekası daha yüksektir. kadınlar sosyal ortamlara çok daha kolay uyum sağlar. erkek asperger sendromlular ise bu konularda çok daha zorlanır. evet oradadır, bir şekilde en iyi bildiği işi yapıyordur ama psikolojik olarak tamamen içine sıkışmış haldedir. bir süre sonra her an ağrıyan karnına alışıp o ağrıyı hissetmemek ama sürekli seni bir şeyin rahatsız etmesi meselesi gibidir bu. asperger sendromlular ısı, koku ve vücut temasına karşı inanılmaz hassastır. bu nedenle sosyal ortamlarda oldukça anlamsız hareketler yaparlar.

bir diğer mevzu asperger sendromluların cinselliği algılama şekli ile alakalıdır. 100 asperger sendromluyu soruyorlar, cinsellikten nefret eden bir kişi çıkıyor ama bu meseleler tam tersi olarak biliniyor. sadece bir kişi düşkün gibi davranılıyor. oysa arka tarafta her gün bir kaç kez kendini bu konularda rahatlatmak zorunda kaldığını söyleyen sendromlular var. otizmli olmayanlardan ayrıldıkları bir başka nokta bu. cinsel istek kısmında bir farklılık var. bi de asperger sendromluların ilişki sırasında değişen hormon seviyesi nedenli kendilerini otizmli gibi hissetmeme ve tamamen normal hissetmeleri meselesi var. tüm tüm bunlar çok karmaşık meseleler ancak bir şekilde asperger sendromlu o hormon seviyesinin pesinde gidiyor. normal hissetmek mutlu hissettiriyor çünkü. madde kullanmak gibi düşünün. asperger sendromlu onu normal hissettiren o şeyin peşine düşüyor ama niyeti kötü olmuyor. sadece istediği şeyi nasıl alacağını bilmiyor. direkt olarak söylüyor, direkt olarak seni öpmek istiyorum falan diyor. hiç süzgeçleri yok çoğunun.

bu istekli halin ortaya çıkışı da üzücü şekilde gerçekleşebiliyor. bunun farkında olup bir şekilde isteğini düzene sokabilen asperger sendromlular toplumda daha rahat ilerliyor ancak yapmayanlara böyle davranışlar görüyoruz. böyle davranan asperger sendromlu içsel olarak kendisi de niyetinin farkında değildir. tamamen dürtüsel davranır. niyeti cinsel taciz değildir ama davranışı tacizdir. sosyal zekası çok çok düşük olduğu için işler iyice karışıyor. içindeki cinsel enerji, sosyal ilişkilerde olan davranış bozuklukları ve dürtüsel davranma birlikte görülünce olan bu.

zaten asperger sendromlulara bu nedenle özel eğitim veriliyor. hangi davranışın ne anlama geldiği tek tek öğretiliyor. bir asperger sendromlu sosyal ilişkiyi oluşturan tüm davranışları anlayamaz. bazılarını anlar ve uygular. sürekli öğrenmeye devam eder ama hep eksik kalır. asperger sendromunun ne olduğunu tek örnekle anlatayım, bir asperger sendromlunun insanları nasıl gördüğünü daha iyi anlayacaksınız.

annen çocukken seni dövüyor. annenle ilgili bildiğin tek şey seni dövüyor olduğu. öncesinde sana bağırmıyor, yüzünde seni döveceğine dair hiçbir şey yok, hiçbir mimik yok. geliyor ve dövüyor. çünkü asperger sendromlu özellikle çocukluk döneminde ne mimikleri ne de ses tonunu bilir, anlar. bildiği tek sey annesinin onu dövdüğüdür. bu nedenle annesiyle de tam olarak bağ kuramayan çok fazla asperger sendromlu vardır. erkekler daha az mimik kullanıp daha stabil davranabildigi için erkekler daha az karmaşık gelir otizmli insanlara.

ha işte asperger sendromlu erkeklerin çoğu o çocuk. ancak o çocuklar şizofren değil. asperger sendromlu. bunun ayrımını çok iyi yapalım.

benim celal hocayı aklama derdim yok. dinlemedim bile söylemini, anladığım kadarıyla bir taciz iddiası var. kimisi hayır taciz niyetli değil diyor. celal hocanın gerçek niyetini ben bilemem. ben asperger sendromunu çok iyi bilirim.

dediğim gibi asperger karmaşık bir mevzudur. çocukluk cağında görülen belirtileri düzeltmeye çalışan bazı uzmanlar, sendromluları ergenlik ve yetişkinlik döneminde içine kapanacak, cinsellikten nefret edecek, sosyal iletişim kurmak istemeyecek insanlar gibi görüyorlar ve ileriye yönelik düzeltmeleri çoğunlukla yapmıyorlar. toplum olarak asperger sendromlu ünlü insanların bu tür yanlış davranışlarını, çocuk asperger sendromlular yapmasın diye uğraşsak, eğitimi sosyal ve cinsel yönden versek bence daha iyi yaparız. sadece parçalamaya ve yok etmeye çalışıyoruz, düzeltmeye çalışmıyoruz.

özetle asperger sendromlular şizofren değildir. celâl hoca'da çok açık şekilde asperger sendromludur. teşekkürler. bb.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim