mum çiçeği
mum çiçeği, apocynaceae familyasından hoya cinsinden ılıman bölgelerde saksı çiçeği olarak yetiştirilen bir bitkidir. her bir çiçeği beş köşeli olan mum çiçeğinin açtığı anda ortaya çıkan muhteşem görüntü insanı hayran bırakır.
çiçeklerinin balmumundan yapılmış görüntüye sahip olmasından dolayı bu ismi almıştır. çiçekleri ufacık olmasına rağmen muhteşem kokusu tüm odayı sarıp huzur verir. çiçeklerinden akan balımsı maddenin tadı ise enfestir.
çiçeklerinin balmumundan yapılmış görüntüye sahip olmasından dolayı bu ismi almıştır. çiçekleri ufacık olmasına rağmen muhteşem kokusu tüm odayı sarıp huzur verir. çiçeklerinden akan balımsı maddenin tadı ise enfestir.
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
kalabalık bir yerde yürüyor iseniz aniden öyle far görmüş tavşan gibi durmamak. hani yaz mevsimi arkanızdan biri geliyordur o anda dalgındır falan, bide elinde dondurma falan varsa yandı gülüm keten helva. (bkz: buyrun cenaze namazına)
devamını gör...
orçun kunek
şiddetli olur gariplerin orgazmı,heyetteki biri sinsi gibi geldi bana ve benzeri yardıran şarkı isimleriyle efsaneleşmiş karakter.
devamını gör...
an itibarıyla üzerindeki tişörtte yazanlar
home is where the anchor drops.
devamını gör...
de'lerin yazımına takmış güruh
haklı olan güruhtur. de'yi da'yı ayırmak zor bir iş değildir.
devamını gör...
çöpçüler kralı
devamını gör...
fırıncıya işlerini soran muhabirin cevabı duyunca kısa kesmesi
korkmak kelimesinin fiile geçmiş haline bir örnektir. neyden korkmamız gerekiyor biraz da düşünmemiz gerek aslında..
“korkulacak tek şey korkunun kendisidir.” roosevelt
“korkulacak tek şey korkunun kendisidir.” roosevelt
devamını gör...
guilty pleasure
deep turkish web'in fon müziğini loop'a alıyorum
t: anonim olmanın konforunu hissettiğimiz başık...
t: anonim olmanın konforunu hissettiğimiz başık...
devamını gör...
sözlüğün yeni ismini beğendiniz mi anketi
kafa sözlük isminin değiştirilmesinin sebebini okumadan yorum yaparsanız tabiki haklı olarak beğenilmeyen bir isim olur.
ama nedenlerini tek tek yoldaş yazmış , kısa zamanda başka bir çıkış olmadığını görmüş ve ileride tekrar bir sorun yaşanmasın diye normal sözlükte karar kılınmış, şimdi biz yazarların yapması gereken sözlüğü büyütmek, daha yukarılara taşımak.
hukuki olarak başa dert açmayacak , fırsatçı insanlar ile uğraşma dan yola devam etmek için bu isim de yazmaya devam arkadaşlar.
ama nedenlerini tek tek yoldaş yazmış , kısa zamanda başka bir çıkış olmadığını görmüş ve ileride tekrar bir sorun yaşanmasın diye normal sözlükte karar kılınmış, şimdi biz yazarların yapması gereken sözlüğü büyütmek, daha yukarılara taşımak.
hukuki olarak başa dert açmayacak , fırsatçı insanlar ile uğraşma dan yola devam etmek için bu isim de yazmaya devam arkadaşlar.
devamını gör...
chinchorro'lar
atacama çölü de dahil olmak üzere günümüzde kuzey şili ve güney peru'nun kurak kıyı bölgelerinde yerleşik olarak yaklaşık 8 bin yıl önce yaşamış olan, balıkçılık yaparak, avlanarak ve toplayıcılık yaparak geçimini sağlayan halk olarak adlandırılabilirler.
chinchorro'lar, binlerce yıl boyunca süren ayrıntılı mumyalama uygulamaları ile ünlüdür. en ünlü chinchorro mezarlığı arica ve cobiaja kentleri arasında, şili'de bulunmaktadır. bu mezarlıkta siyah mumyalar olarak adlandırılan insan mumyaları bulunuyordu. siyah mumyalar olarak adlandırılma sebepleri ise mumyalama işleminde manganez kullanılması idi.
chinchorro'lar mumyalama işlemine geçmeden önce ölülerin kafa, kol ve baacaklarını kesiyorlardı. bunu takiben kafalarına bir delik açıp, beyinlerini dışarı akıtıyorlardı. ölünün derisi 1955 yılında yayınlanan latin american antiquity dergisine göre bir çorap gibi sıkılıp tekrar bedene geçiriliyordu. bu işlem, cesedin kuruması amacıyla göğüs boşluğuna sıcak kömür koyularak sona eriyordu. bunu takiben, beden çubuk ve hayvan tüyleri kullanılarak yeniden toparlanıyor ve beyaz küller kullanılarak kaplanıyordu. son olarak kafatasına siyah saç ekleniyordu ve bedeni manganez ile siyaha boyanıyordu.
bu mumyalar binlerce yıldır bölgenin kurak olması sayesinde korunmuşlardır.
chinchorro'lar, binlerce yıl boyunca süren ayrıntılı mumyalama uygulamaları ile ünlüdür. en ünlü chinchorro mezarlığı arica ve cobiaja kentleri arasında, şili'de bulunmaktadır. bu mezarlıkta siyah mumyalar olarak adlandırılan insan mumyaları bulunuyordu. siyah mumyalar olarak adlandırılma sebepleri ise mumyalama işleminde manganez kullanılması idi.
chinchorro'lar mumyalama işlemine geçmeden önce ölülerin kafa, kol ve baacaklarını kesiyorlardı. bunu takiben kafalarına bir delik açıp, beyinlerini dışarı akıtıyorlardı. ölünün derisi 1955 yılında yayınlanan latin american antiquity dergisine göre bir çorap gibi sıkılıp tekrar bedene geçiriliyordu. bu işlem, cesedin kuruması amacıyla göğüs boşluğuna sıcak kömür koyularak sona eriyordu. bunu takiben, beden çubuk ve hayvan tüyleri kullanılarak yeniden toparlanıyor ve beyaz küller kullanılarak kaplanıyordu. son olarak kafatasına siyah saç ekleniyordu ve bedeni manganez ile siyaha boyanıyordu.
bu mumyalar binlerce yıldır bölgenin kurak olması sayesinde korunmuşlardır.
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
savaş ve barış - selam ve dua.
devamını gör...
adolph ludwig knigge
sizlere bugün biraz görgü kurallarından bahsedeceğim.
tam adı; adolph franz friedrich ludwig freiherr knigge’dir. 1752 yılında almanya da doğmuş, henüz 44 yaşında 1796 yılında ölmüş alman yazardır. ölüm nedeni bilinmesede, mason ve illuminati bağlantısı nedeniyle, politik bir sebeple öldürülmüş olduğuna inanılır.
yazdığı kitap “über den umgang mit menschen” türkçeye “görgü kuralları” veya “ adabı-ı muaşeret” olarak çevrilmiştir. çeviri bana göre “insanın iletişimi üzerine” olmalıdır.
bakınız; kitabı ve yazarın resmi

450 sayfalık kitap, görgü kurallarını ve insanların iletişimin nasıl olması gerektiği konusunda yazılmış detaylı bir eserdir. öyle ki, bugün bir çok avrupa ülkesinde “knigge kuralları” adı altında orta ve lise düzeyindeki okullarda müfredata alınmıştır.
yazdığı kitap, bilimsel araştırmalara konu olmuş, hakkında makaleler yazılmıştır. knigge’ye ait başka kitaplarda bulunur ancak “görgü kuralları” kitabı ile tanınır. edebiyat bilimcisi prof. karl-heinz göttert, knigge'nin kitabını yakından incelemiş. göttert'e göre knigge'nin kitabı daha çok bir sosyal araştırma niteliğindedir. prof. göttert, knigge hakkında ise şöyle buyurur;
“pervasızca şunu söyleyebilirim: insanların bu konuda hiçbir bilgisi yok. knigge'nin eserleri arasında sekiz roman ile filozof kant ve edebiyatla ilgili incelemelerin de olduğunu kim biliyor? knigge o dönemde yazılabilecek herşeyi yazmış. çok sayıda eser vermiş ama kimsenin bundan haberi yok. çünkü hiçbiri okunmamış."
prof haklı. çünkü ben de sadece bu kitabını biliyordum.
gördüğünüz üzere pek değeri bilinmeyen bir yazardır knigge. ancak yazdığı “görgü kuralları” kitabı ile adeta bir marka olmuştur. almanya'da 'knigge', yani yazarın adı, adab-ı muaşeret kurallarını tanımlayan bir kavram. günümüzde alman kitapevlerinde davranış kurallarıyla ilgili kitaplar bu kategori altında bulunabiliyor.
bugün hayatımıza giren bir çok görgü kuralının yazılı mucididir demek yanlış olmaz.
edit: uyarılar üzerine üç beş on imla hatası düzeltilmiştir. çok iyi cümle deviririm.*
tam adı; adolph franz friedrich ludwig freiherr knigge’dir. 1752 yılında almanya da doğmuş, henüz 44 yaşında 1796 yılında ölmüş alman yazardır. ölüm nedeni bilinmesede, mason ve illuminati bağlantısı nedeniyle, politik bir sebeple öldürülmüş olduğuna inanılır.
yazdığı kitap “über den umgang mit menschen” türkçeye “görgü kuralları” veya “ adabı-ı muaşeret” olarak çevrilmiştir. çeviri bana göre “insanın iletişimi üzerine” olmalıdır.
bakınız; kitabı ve yazarın resmi

450 sayfalık kitap, görgü kurallarını ve insanların iletişimin nasıl olması gerektiği konusunda yazılmış detaylı bir eserdir. öyle ki, bugün bir çok avrupa ülkesinde “knigge kuralları” adı altında orta ve lise düzeyindeki okullarda müfredata alınmıştır.
yazdığı kitap, bilimsel araştırmalara konu olmuş, hakkında makaleler yazılmıştır. knigge’ye ait başka kitaplarda bulunur ancak “görgü kuralları” kitabı ile tanınır. edebiyat bilimcisi prof. karl-heinz göttert, knigge'nin kitabını yakından incelemiş. göttert'e göre knigge'nin kitabı daha çok bir sosyal araştırma niteliğindedir. prof. göttert, knigge hakkında ise şöyle buyurur;
“pervasızca şunu söyleyebilirim: insanların bu konuda hiçbir bilgisi yok. knigge'nin eserleri arasında sekiz roman ile filozof kant ve edebiyatla ilgili incelemelerin de olduğunu kim biliyor? knigge o dönemde yazılabilecek herşeyi yazmış. çok sayıda eser vermiş ama kimsenin bundan haberi yok. çünkü hiçbiri okunmamış."
prof haklı. çünkü ben de sadece bu kitabını biliyordum.
gördüğünüz üzere pek değeri bilinmeyen bir yazardır knigge. ancak yazdığı “görgü kuralları” kitabı ile adeta bir marka olmuştur. almanya'da 'knigge', yani yazarın adı, adab-ı muaşeret kurallarını tanımlayan bir kavram. günümüzde alman kitapevlerinde davranış kurallarıyla ilgili kitaplar bu kategori altında bulunabiliyor.
bugün hayatımıza giren bir çok görgü kuralının yazılı mucididir demek yanlış olmaz.
edit: uyarılar üzerine üç beş on imla hatası düzeltilmiştir. çok iyi cümle deviririm.*
devamını gör...
26 aralık 2020 dsö'nün şok eden koronavirüs aşı açıklaması
dsönün açıklamalarının gözümdeki değeri bizim buradaki kelle söğüşçü mustafa abinin söyledikleriyle eşdeğer.ikiside covid ile ilgili aynı düzeyde bilgiye sahip bence.
devamını gör...
yazarların küçükken söyleyemediği kelimeler
ambulans.
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmek
böyle arkadaşlarımıza gıpta ediyorum , varolasınız. ancak ben daha çok yorum içerikli yazıyorum , alırım bi dal bedduanızı *
devamını gör...
albert einstein
bilim dünyasına katkıları hedesi heryerde yazan bu şahsın, yayınlanan birçok makalesini ve içinde nobel ödülü aldıkları da bulunan çalışmaları dahil, hayatının dönüm noktası bütün buluşlarını, üniversitede kendisinden daha yüksek notla mezun olan ilk eşiyle birlikte yapmıştır.
psikolojik sorunları olan çocuğunun hastalığının annesinin genetiğinden kaynaklandığını düşünüp, annesini suçlamıştır.
eşiyle birlikte kazandığı ama sadece kendi adını yazdığı, imzasını attığı, zaten söz verdiği nobel ödülünün parasını, çocuğunun tedavisi ve geçimi için isteyen eşine, yıllar sonra, boşanma karşılığında vermiştir.
ilk eşine yazdığı mektupta, "evlilikten hiç bahsetmiyor, çok asil, hanımefendi bir kadın" diye bahsettiği kişi, kendisi için ideal gördüğü, herşeyi kabul eden ve evlilik istediğini söylemeyen sevgilisidir.
ayrıca süper zekasının ve ahlaksızlığının kabak gibi ortada olduğu mektupları akıllara zarardır..
çocukları ve kendisi için parasını isteyen çalışmalarını beraber yaptıklarını açıklamakla tehdit etmek zorunda kalan eşine, kendisinin saygın (!) bir bilimadamı olduğunu, kendisi çok başarılı (!) olduğu için, karşısındaki boşandığı kadına kimsenin inanmayacağını ve itimat etmeyeceğini de, kendi ağzından yazarak, hem kendi yaptığını iddia ettiği çalışmalarının tamamen kendine ait olmadığını, hemde eşi hak iddia ettiği taktirde inkar edeceğini itiraf ederek, süper zekasını ispatlamıştır.
14 mart doğumlu olduğunu öğrendiğimde, iğrenç karakterine, ahlaksızlığına, sahtekarlığına şaşırmadığım, balık burcu karın ağrısı adamdır, eksik olsaydı bilime katkıları hatta komple kendisi de keşke.
kadının kendi el yazısı ile yaptığı çalışmalarını bile imha etmeyi hesaplayacak kadar adi bir insan olabilirmi diye sordurtmuştur.
matematiğinden, iyi niyetinden, etinden sütünden faydalandığı mileva maric i, ilk çocuklarına hamileyken kendi işleri için başka bir ülkeye gitmiş, çocuk memuriyetine engel olacağı için, çocuksuz olarak yanına çağırmış, kadında çocuğu bırakıp adamın yanına gitmiştir.. üçüncü çocukları zihinsel özürlü doğunca, adam bu sefer sevgilisi ile düzenli bir ilişkiye başlayıp yine terk etmiş vs.
bu kadar akıllı bir kadın, neden oturup düşünmez.. hemde matematikte nam salmış bir kadın, eşine ödüller kazandıran bütün teorileri bulan, eşinin bütün çalışmalarının matematikle ilgili kısımlarını yapan bir kadın, neden oturup da kendi matematiğini hesaplayamaz,
verdiği bütün artıların karşılığında, gördüğü negatif muamelenin, "eksi" de olduğunun, bu adamın hiçbir değer taşımayan "0"
yazı ile sıfır olduğunun farkına varamaz,
kendi denklemindeki "yamukluğu" göremez...
hayatındaki kocaman "eğri" nin eşi olduğunu göremez..
akıl alır gibi değil...
psikolojik sorunları olan çocuğunun hastalığının annesinin genetiğinden kaynaklandığını düşünüp, annesini suçlamıştır.
eşiyle birlikte kazandığı ama sadece kendi adını yazdığı, imzasını attığı, zaten söz verdiği nobel ödülünün parasını, çocuğunun tedavisi ve geçimi için isteyen eşine, yıllar sonra, boşanma karşılığında vermiştir.
ilk eşine yazdığı mektupta, "evlilikten hiç bahsetmiyor, çok asil, hanımefendi bir kadın" diye bahsettiği kişi, kendisi için ideal gördüğü, herşeyi kabul eden ve evlilik istediğini söylemeyen sevgilisidir.
ayrıca süper zekasının ve ahlaksızlığının kabak gibi ortada olduğu mektupları akıllara zarardır..
çocukları ve kendisi için parasını isteyen çalışmalarını beraber yaptıklarını açıklamakla tehdit etmek zorunda kalan eşine, kendisinin saygın (!) bir bilimadamı olduğunu, kendisi çok başarılı (!) olduğu için, karşısındaki boşandığı kadına kimsenin inanmayacağını ve itimat etmeyeceğini de, kendi ağzından yazarak, hem kendi yaptığını iddia ettiği çalışmalarının tamamen kendine ait olmadığını, hemde eşi hak iddia ettiği taktirde inkar edeceğini itiraf ederek, süper zekasını ispatlamıştır.
14 mart doğumlu olduğunu öğrendiğimde, iğrenç karakterine, ahlaksızlığına, sahtekarlığına şaşırmadığım, balık burcu karın ağrısı adamdır, eksik olsaydı bilime katkıları hatta komple kendisi de keşke.
kadının kendi el yazısı ile yaptığı çalışmalarını bile imha etmeyi hesaplayacak kadar adi bir insan olabilirmi diye sordurtmuştur.
matematiğinden, iyi niyetinden, etinden sütünden faydalandığı mileva maric i, ilk çocuklarına hamileyken kendi işleri için başka bir ülkeye gitmiş, çocuk memuriyetine engel olacağı için, çocuksuz olarak yanına çağırmış, kadında çocuğu bırakıp adamın yanına gitmiştir.. üçüncü çocukları zihinsel özürlü doğunca, adam bu sefer sevgilisi ile düzenli bir ilişkiye başlayıp yine terk etmiş vs.
bu kadar akıllı bir kadın, neden oturup düşünmez.. hemde matematikte nam salmış bir kadın, eşine ödüller kazandıran bütün teorileri bulan, eşinin bütün çalışmalarının matematikle ilgili kısımlarını yapan bir kadın, neden oturup da kendi matematiğini hesaplayamaz,
verdiği bütün artıların karşılığında, gördüğü negatif muamelenin, "eksi" de olduğunun, bu adamın hiçbir değer taşımayan "0"
yazı ile sıfır olduğunun farkına varamaz,
kendi denklemindeki "yamukluğu" göremez...
hayatındaki kocaman "eğri" nin eşi olduğunu göremez..
akıl alır gibi değil...
devamını gör...
ateistlerin zeka seviyesi
ınsanin zekasinin dini inancina gore belirlenebilecegini savunanlarin zeka seviyesinden daha yuksek oldugu kesindir.
devamını gör...
sevgiliye söylenebilecek en güzel söz
"okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,
senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye..."
fazıl hüsnü dağlarca
senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye..."
fazıl hüsnü dağlarca
devamını gör...
beyin yakan filmler
(bkz: the platform)
devamını gör...
