ben iç güzelliğe önem veriyorum diyen insan
umarım kıyafetin içini düşünmüyordur dediğim insandır.
devamını gör...
çocuksun sen
ahmet telli'nin bireysel ve toplumsal katmanların iç içe geçtiği, çocuksun sen 1 ve çocuksun sen 2 isimli iki bölümden oluşan şiiri ve aynı ismi taşıyan kitabı.
duru sözcükler ve ahenkle beraber şiirin iki bölümü birbirinin tamamlayıcısı adeta, devamı değil. yapboz parçaları gibi bir dizeden tutup diğeriyle eşleştirmenin ortaya çıkardığı sonuç, ahmet telli şiirinin ne denli özenle örüldüğünün bir kanıtı olmaya tek başına dahi yeter gibi görünüyor.
bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
çocuksun sen/ı'den
zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
dursam ölürüm paramparça olur dünya
çocuksun sen/ıı 'den
duru sözcükler ve ahenkle beraber şiirin iki bölümü birbirinin tamamlayıcısı adeta, devamı değil. yapboz parçaları gibi bir dizeden tutup diğeriyle eşleştirmenin ortaya çıkardığı sonuç, ahmet telli şiirinin ne denli özenle örüldüğünün bir kanıtı olmaya tek başına dahi yeter gibi görünüyor.
bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
çocuksun sen/ı'den
zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
dursam ölürüm paramparça olur dünya
çocuksun sen/ıı 'den
devamını gör...
mesajlaşırken maruz kalınan saçma sorular
merhaba, nerden, nerede oturuyorsun, hangi bina?
ya dur bismillah. yangından mal kaçırır gibi. ne o öyle? hayret bir şey. biraz ortaya sohbetini koy. kendinş gerçekleştir. ondan sonra geçersşn o fasla.
ya dur bismillah. yangından mal kaçırır gibi. ne o öyle? hayret bir şey. biraz ortaya sohbetini koy. kendinş gerçekleştir. ondan sonra geçersşn o fasla.
devamını gör...
ölmesi gereken türk gelenekleri
dokunmak, sırf tanıdık diye orasını burasını ellemek, yapmayın bunu teyzelerim. bu komik değildir. siz eğlenseniz de ben tilt oluyorum.
hamile kadın görünce göbek ellemeye koşanlar var bide. lütfen duralım. bi sakin olun ve ellerinizi kendinize saklayın.
hamile kadın görünce göbek ellemeye koşanlar var bide. lütfen duralım. bi sakin olun ve ellerinizi kendinize saklayın.
devamını gör...
hülya avşar'ın sapyoseksüelim açıklaması
insan kendinde olmayanı arzular.
doğrudur.
doğrudur.
devamını gör...
normal sözlük’ün artık bitmiş olması
tespit yapılıp ilk tanım girileli 9 ay olmuş. hala yazan çizen olduğuna göre yanlış bir tespit olmuş.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
aslında aktif yazarları da gösteren alışkanlık tespitidir.
sürekli olarak tanım giren, okuyan kaç kişi varsa oylayan kişi sayısı da o kadar.
hayalet olarak takılan bi kitle var, onları bulursam kızgın kızgın bakabilirim kendilerine.
sürekli olarak tanım giren, okuyan kaç kişi varsa oylayan kişi sayısı da o kadar.
hayalet olarak takılan bi kitle var, onları bulursam kızgın kızgın bakabilirim kendilerine.
devamını gör...
nurgül yeşilçay denince akla gelenler
hem güzel, hem neşeli, hem yetenekli kadın. ideal kadın
devamını gör...
gece yatakta kendini yatarken görmek
eyvahlar olsun.. kafasına bir şey fırlatıp kaç.. topuk topuk..
devamını gör...
size göre ilk üçe giren kitaplar
devamını gör...
son ada
''zaten bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur.''
--! spoiler !--
bir gün, adaya görevden ayrılan albayın gelmesiyle ada kabusa dönüşüyor. işte tüm olay burada başlıyor. geldiği günden itibaren "medeniyet" ve "demokrasi" adı altında yaptıkları doğa ve toplumun tüm dengesini bozuyor. sözde bunların hepsini oy birliği ile milletin birlik ve beraberliği için yaptığını söylüyor. ancak alınan kararların sonucu umdukları gibi olmuyor. adayı git gide bir felakete sürüklüyor. bu sırada ada halkı ise sonuçta devlet adamı diye düşünerek bir sonraki kurtarıcı projeyi heyecanla destekliyor. karşı çıkanlara düşman gözüyle bakılıyor, ötekileştiriliyor. bir zamanlar neşeyle sohbet ettikleri insanlar, zenginlik vaadi için dostlarının yüzüne bakmıyor.
kitapta geçen bu olaylar bana günümüz düzenini hatırlattı. hatta kitapta belli bir yer adının olmaması ve karakterlerin noterci, bakkal, başkan, yazar, müzisyen gibi isimlerle geçmesinin de buna bağlı olduğunu düşünüyorum. akıcı bir üslupla sorgulayarak okuyabilirsiniz.
--! spoiler !--
bir gün, adaya görevden ayrılan albayın gelmesiyle ada kabusa dönüşüyor. işte tüm olay burada başlıyor. geldiği günden itibaren "medeniyet" ve "demokrasi" adı altında yaptıkları doğa ve toplumun tüm dengesini bozuyor. sözde bunların hepsini oy birliği ile milletin birlik ve beraberliği için yaptığını söylüyor. ancak alınan kararların sonucu umdukları gibi olmuyor. adayı git gide bir felakete sürüklüyor. bu sırada ada halkı ise sonuçta devlet adamı diye düşünerek bir sonraki kurtarıcı projeyi heyecanla destekliyor. karşı çıkanlara düşman gözüyle bakılıyor, ötekileştiriliyor. bir zamanlar neşeyle sohbet ettikleri insanlar, zenginlik vaadi için dostlarının yüzüne bakmıyor.
kitapta geçen bu olaylar bana günümüz düzenini hatırlattı. hatta kitapta belli bir yer adının olmaması ve karakterlerin noterci, bakkal, başkan, yazar, müzisyen gibi isimlerle geçmesinin de buna bağlı olduğunu düşünüyorum. akıcı bir üslupla sorgulayarak okuyabilirsiniz.
devamını gör...
özgürüz deyip küfretmeyi yasaklamak
çok küfür etmek istiyorsanız gidin başka platformlar da vakit geçirin. bu kadar basit.
devamını gör...
7 nisan 2021 futbolcuların öncelikli aşı listesine alınması
aklımı kaçıracağım. 18-35 yaş grubundaki futbolcular bugün itibariyle öncelikli aşı listesine alınmışlar.
türk çocuklarının eğitim ihtiyacı uzaktan giderilmeye çalışırken kendisinden başka kimseye faydası olmayan futbolcuların öncelikli aşılanması beni en hafif tabirle incitti.
bu ülkeye eğitim ne lazım, futbol bizi dünyanın en ileri ülkeleri arasına sokar heralde. bu kararın altına imza atan kimseye hakkımı helal etmiyorum.
1 yıldan fazladır evde küflenen tüm çocukların ahı hepsinin boynundadır.
link isteyenler için buradan
türk çocuklarının eğitim ihtiyacı uzaktan giderilmeye çalışırken kendisinden başka kimseye faydası olmayan futbolcuların öncelikli aşılanması beni en hafif tabirle incitti.
bu ülkeye eğitim ne lazım, futbol bizi dünyanın en ileri ülkeleri arasına sokar heralde. bu kararın altına imza atan kimseye hakkımı helal etmiyorum.
1 yıldan fazladır evde küflenen tüm çocukların ahı hepsinin boynundadır.
link isteyenler için buradan
devamını gör...
romosozumab
sklerostin'e karşı geliştirilen osteoporoz tedavisinde kullanılan monoklonal antikordur.
(bkz: osteoporoz)
(bkz: osteoporoz)
devamını gör...
normal sözlük kadınlarının güzel olmadığı gerçeği
ilk tanımı kızlar üzerine olan bi genconun açtığı başlık.
(bkz: don't feed the troll)
(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...
robins (yazar)
tıbbi konularla ilgili başlıklarıyla hemen kendisini belli eden ve erinmeden bildiklerini paylaşan bir yazar.
ayrıca moderatörlerin bile gözünden kaçan bir konuda, bana kendi inisiyatifi ile yardımcı olduğu için kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. onun için bir önemi olmasa bile, bunca zamandır sözlükte nickaltı girdisi yazdığım ilk yazar olduğunu söylemek isterim.
ayrıca moderatörlerin bile gözünden kaçan bir konuda, bana kendi inisiyatifi ile yardımcı olduğu için kendisine teşekkürlerimi iletiyorum. onun için bir önemi olmasa bile, bunca zamandır sözlükte nickaltı girdisi yazdığım ilk yazar olduğunu söylemek isterim.
devamını gör...
kimse bilmez
mehmet güreli'ye ait bir şarkıdır. neredeyse birçok jenerasyon bilir bu şarkıyı. son zamanlarda birkaç dizide de çaldı zaten.
''bulut geçti gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde''
''bulut geçti gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde''
devamını gör...
unutmak
"unutmak mı, delisin,
gitmesem de bekler orada deniz.
gelirsem, bilmelisin
benim beklememdir burada deniz.
gitmek gibi geleceğim
denizin delisine.
delinin denizi gibi
o ne kadar giderse."
demiş özdemir asaf ve son noktayı koymuştur, unutmak imkansızdır.
gitmesem de bekler orada deniz.
gelirsem, bilmelisin
benim beklememdir burada deniz.
gitmek gibi geleceğim
denizin delisine.
delinin denizi gibi
o ne kadar giderse."
demiş özdemir asaf ve son noktayı koymuştur, unutmak imkansızdır.
devamını gör...
hayalet dansı
hayalet dansının kökleri çok eskiye dayanmakla birlikte, beyaz adam tarafından bilinirliliği ''çılgın at''ın ölümünden sonrasına denk düşer.
çılgın at öldükten sonra, oturan boğa ve kabilesindekiler sıkıntılı zamanlar yaşadı. zorlu kış koşullarında göç etmek zorunda kaldılar. bu da haliyle kabilenin büyük bir bölümünün açlık ve soğuk sebebiyle kırılmasına yol açtı.
büyük şef, azalan savaşçı sayısının yanı sıra kadın ve çocukların durumunu gözeterek, beyaz adamın anlaşma taleplerine olumlu cevap vermek zorunda kaldı.
rezervasyon alanına kendi isteği ile ve onurunu kaybetmeden girmiştir. bunu yapmadan önce ise kabilesine şöyle seslenmiştir;
''bugün burada ölebiliriz. esir alınmış olabiliriz. ama kalbimiz vatanımızdadır. kalbimiz doğduğumuz topraklardadır. kalbimizi ölülerimizi gömdüğümüz, topraklarımıza gömdük/gömeceğiz.''
oturan boğa rezervasyon alanında aşağılayıcı ve onur kırıcı muamelelere maruz kalmıştır. özellikle kabilesinden devşirilen rezervasyon polislerinin, eski şeflerine karşı takındıkları tavır, amerikan hükümetinin lakotaları ve oturan boğa'yı sindirme çabalarının en önemli stratejik parçasını oluşturdu.
onun saygınlığını ayaklar altına almak istiyorlardı. oturan boğa'yı sürekli taciz eden rezervasyon polislerinin tavırlarına oğlu ''karga ayak'' dayanamadı. babasını alıp götürmek isteyen polislere direnirken öldürüldü. oğlunun gözleri önünde öldürülmesi, büyük şefin pasif direnişini terk etmesine sebep oldu. yaşanan arbedede, kendi kabilesinden eski bir savaşçının kafasına sıktığı kurşunla öldürüldü. böylece çılgın at'ın başına gelenler, oturan boğa'nın da başına gelmiş oldu...
oturan boğa'nın ölümü ile birlikte sessiz çığlıklar, ses oldu... yaşanan acı ve nefret tabiri caizse ''hayalet dansı'' ile birlikte beyaz adamın üzerine kusuldu. bu durum basının büyük ilgisini çekti. halkı kızılderililere karşı kışkırtacak haberler yapılmaya başlandı. newyork times ''savaş çığlıkları'' başlıklı yazı dizisi ile kızılderililerin beyazlara saldıracağı haberlerini pompalamaya başladı.
böylece rezervasyon alanında, oturan boğa'nın ölümünden sonra yapılan hayalet dansı ritüellerine çok daha sert müdahaleler geldi.
sonrası da ''wounded knee katliamı'' ve hayalet dansının yasaklanması...
çılgın at öldükten sonra, oturan boğa ve kabilesindekiler sıkıntılı zamanlar yaşadı. zorlu kış koşullarında göç etmek zorunda kaldılar. bu da haliyle kabilenin büyük bir bölümünün açlık ve soğuk sebebiyle kırılmasına yol açtı.
büyük şef, azalan savaşçı sayısının yanı sıra kadın ve çocukların durumunu gözeterek, beyaz adamın anlaşma taleplerine olumlu cevap vermek zorunda kaldı.
rezervasyon alanına kendi isteği ile ve onurunu kaybetmeden girmiştir. bunu yapmadan önce ise kabilesine şöyle seslenmiştir;
''bugün burada ölebiliriz. esir alınmış olabiliriz. ama kalbimiz vatanımızdadır. kalbimiz doğduğumuz topraklardadır. kalbimizi ölülerimizi gömdüğümüz, topraklarımıza gömdük/gömeceğiz.''
oturan boğa rezervasyon alanında aşağılayıcı ve onur kırıcı muamelelere maruz kalmıştır. özellikle kabilesinden devşirilen rezervasyon polislerinin, eski şeflerine karşı takındıkları tavır, amerikan hükümetinin lakotaları ve oturan boğa'yı sindirme çabalarının en önemli stratejik parçasını oluşturdu.
onun saygınlığını ayaklar altına almak istiyorlardı. oturan boğa'yı sürekli taciz eden rezervasyon polislerinin tavırlarına oğlu ''karga ayak'' dayanamadı. babasını alıp götürmek isteyen polislere direnirken öldürüldü. oğlunun gözleri önünde öldürülmesi, büyük şefin pasif direnişini terk etmesine sebep oldu. yaşanan arbedede, kendi kabilesinden eski bir savaşçının kafasına sıktığı kurşunla öldürüldü. böylece çılgın at'ın başına gelenler, oturan boğa'nın da başına gelmiş oldu...
oturan boğa'nın ölümü ile birlikte sessiz çığlıklar, ses oldu... yaşanan acı ve nefret tabiri caizse ''hayalet dansı'' ile birlikte beyaz adamın üzerine kusuldu. bu durum basının büyük ilgisini çekti. halkı kızılderililere karşı kışkırtacak haberler yapılmaya başlandı. newyork times ''savaş çığlıkları'' başlıklı yazı dizisi ile kızılderililerin beyazlara saldıracağı haberlerini pompalamaya başladı.
böylece rezervasyon alanında, oturan boğa'nın ölümünden sonra yapılan hayalet dansı ritüellerine çok daha sert müdahaleler geldi.
sonrası da ''wounded knee katliamı'' ve hayalet dansının yasaklanması...
devamını gör...
cinsiyetçi söylemler
bilim adamı, kız almak/vermek, adamın dibi, erkek adam ağlamaz vb.. lütfen kullanmayın.
devamını gör...