geceye ingilizce bir söz bırak
when a flower doesn’t bloom you fix the environment in which it grows, not the flower.
devamını gör...
jose raul capablanca
1920 yılında fiili olarak maç yapılmadan lasker'in gerçek bir şampiyona yakışır şekilde jose raul capablanca'yı adeta şampiyon ilan etmesi sonucu dünya şampiyonu olan santranç makinesidir. sözlükte yazar arkadaşlarımızın yazdıkları dışındı bir bilgi vermek gerekirse kendisini mağlup ederek dünya şampiyonu olan alexander alekhin kendisiyle rövanş maçı yapmamak için yıllarca ayak diretmiş- o dönemde maçların şartlarını mevcut şampiyonlar belirliyordu- ve bunun sonucu olarak ölümüyle çok istediği rövanş maçını yapamadan bu dünyadan ayrılmış büyük ustadır. işin ironik kısmı ise ölümünden sonra alekhine düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir :
"onun ölümüyle bir daha bir eşini göremeyeceğimiz bir satranç dahisini kaybetmiş bulunuyoruz. " şahsi görüşüm bunun bir itiraf olduğu yönünde. alekhine rövanş maçını yapsaydı capablancanın kendini yeneceğini düşünüyordu. capablanca benim için çok ayrı bir yere sahip. einstein zamanında dehanın 10'da 1'i yetenek 10'da 9 u çalışmaktır diye bir söz söylemiş. capablanca ise dehanın 10'da 1 çalışmak 10'da 9'unun ise yetenek olduğunun bir kanıtıdır ve istisnadır.
"onun ölümüyle bir daha bir eşini göremeyeceğimiz bir satranç dahisini kaybetmiş bulunuyoruz. " şahsi görüşüm bunun bir itiraf olduğu yönünde. alekhine rövanş maçını yapsaydı capablancanın kendini yeneceğini düşünüyordu. capablanca benim için çok ayrı bir yere sahip. einstein zamanında dehanın 10'da 1'i yetenek 10'da 9 u çalışmaktır diye bir söz söylemiş. capablanca ise dehanın 10'da 1 çalışmak 10'da 9'unun ise yetenek olduğunun bir kanıtıdır ve istisnadır.
devamını gör...
hera
hera, zeus'un hem kardeşi hem de karısıdır.
titan soyundan gelir ve 12 olympos tanrısı arasında yer alır.
çok sevilen bir figür değildir. inatçı, haset, kavgacı ve kinci bir karaktere sahiptir. hera vaktinin büyük bölümünü zeus'un çapkınlıklarını ortaya çıkartmaya, zeus'un ilişkisi olan kadınları veya onlardan doğan çocukları cezalandırmaya ayırır.
oluşan karakterinde zeus'un payı vardır. zeus ile olan evliliğinde hera, birçok sadakatsizliğe uğramış olmasına karşın kadınların, evliliğin ve doğumun tanrıçası olarak bilinir.
hera'nın 4 evladı vardır. oğulları ares ve hephaistos'la, kızları hebe ve eileithyia.
hera, baş tanrının karısı olarak hemen her zaman başında bir diadem veya taç ve elinde de bir asayla, bakımlı bir kadın olarak, değerli takılarıyla gösterilir. fakat hera'nın tanınmasını sağlayan şey bu atribülerden ziyade, sürekli yanında olan tavus kuşudur.
ufak bi' hikaye;
zeus'un çapkınlığı malum. hera, kocasını lo'yla yaşadığı kaçamak sırasında yakalar ve zeus karısının hışmından korumak için lo'yu beyaz bir ineğe çevirir. hera beyaz inek lo'yu kendine hediye olarak ister ve başına da nöbetçi olarak argos'u diker.
zeus, lo'yu hera'nın elinden almak için önce argos'u egale etmesi gerektiğini bilir ve onu oyalaması için habercisi hermes'i gönderir.
hermes lafazandır. güzel konuşur, tatlı dillidir ve kendini dinleyeni hemen kandırır. çok güzel lir ve flüt çalar. hikayeye göre hermes, argos'u anlattığı hikaye ve müziğiyle büyüler ve uykuya dalmasını sağlar, uyuyan argos'un başını keser...
titan soyundan gelir ve 12 olympos tanrısı arasında yer alır.
çok sevilen bir figür değildir. inatçı, haset, kavgacı ve kinci bir karaktere sahiptir. hera vaktinin büyük bölümünü zeus'un çapkınlıklarını ortaya çıkartmaya, zeus'un ilişkisi olan kadınları veya onlardan doğan çocukları cezalandırmaya ayırır.
oluşan karakterinde zeus'un payı vardır. zeus ile olan evliliğinde hera, birçok sadakatsizliğe uğramış olmasına karşın kadınların, evliliğin ve doğumun tanrıçası olarak bilinir.
hera'nın 4 evladı vardır. oğulları ares ve hephaistos'la, kızları hebe ve eileithyia.
hera, baş tanrının karısı olarak hemen her zaman başında bir diadem veya taç ve elinde de bir asayla, bakımlı bir kadın olarak, değerli takılarıyla gösterilir. fakat hera'nın tanınmasını sağlayan şey bu atribülerden ziyade, sürekli yanında olan tavus kuşudur.
ufak bi' hikaye;
zeus'un çapkınlığı malum. hera, kocasını lo'yla yaşadığı kaçamak sırasında yakalar ve zeus karısının hışmından korumak için lo'yu beyaz bir ineğe çevirir. hera beyaz inek lo'yu kendine hediye olarak ister ve başına da nöbetçi olarak argos'u diker.
zeus, lo'yu hera'nın elinden almak için önce argos'u egale etmesi gerektiğini bilir ve onu oyalaması için habercisi hermes'i gönderir.
hermes lafazandır. güzel konuşur, tatlı dillidir ve kendini dinleyeni hemen kandırır. çok güzel lir ve flüt çalar. hikayeye göre hermes, argos'u anlattığı hikaye ve müziğiyle büyüler ve uykuya dalmasını sağlar, uyuyan argos'un başını keser...
devamını gör...
yazarların en sevdiği netflix dizileri
narcos
sense8
black mirror
the end of the f***ing world
sense8
black mirror
the end of the f***ing world
devamını gör...
birini çok özlemek
bazen o kadar çok özlemek ki çok kelimesi bile az gelir duygularınızı karşılayabilmek için.
eğer gidip görebilme imkanınız, arayıp konuşabilme şansınız varsa harekete geçmeniz gerektiğini gösteren duygudur. ancak böyle bir imkanınız yoksa birini çok özlemek; çok üzülmek, çok acı çekmek ve çok hüzün duygularını da beraberinde getirir.
aklıma oruç aruoba'nın şu dizelerini getirmiştir;
"özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir;
ama gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen."
eğer gidip görebilme imkanınız, arayıp konuşabilme şansınız varsa harekete geçmeniz gerektiğini gösteren duygudur. ancak böyle bir imkanınız yoksa birini çok özlemek; çok üzülmek, çok acı çekmek ve çok hüzün duygularını da beraberinde getirir.
aklıma oruç aruoba'nın şu dizelerini getirmiştir;
"özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir;
ama gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen."
devamını gör...
bir insanın kalitesiz olduğunu gösteren detaylar
fanatik bir futbol takipçisi olması.
devamını gör...
kadınların iç güzelliğine önem vermesi
iç güzelliğe önem vermeyen kadınlar para avcısı vb. sıfatlarla nitelendirilirken önem verenlerin de enayi yerine koyulduğu bir garip düzen. devam.
devamını gör...
konuşma şansım olsaydı denilen kitap karakteri
martin eden. o kadar etkilenmiştim ki kitap bittiğinde içimin cayır cayır yandığını hissettim, sanki hayatımdan geçip gitmiş gerçek biri gibiydi, ben de arkasından bakakalmıştım.
kafamdaki martini kendi gözümle görmek istedim, o yüzden resmini çizdim.
birebir olmadı ama baya yaklaştı.
kafamdaki martini kendi gözümle görmek istedim, o yüzden resmini çizdim.
birebir olmadı ama baya yaklaştı.
devamını gör...
övüyor mu gömüyor mu belli olmayan tip
muhtemelen psikologların ballandıra ballandıra anlattıkları iletişim şekli olan sandviç yöntemini kullanan tiptir. sandvicin malzemeleri şöyle oluyor: öncesinde bir yıkama yağlama sonrasında söylemek istenilen can alıcı ifade, ondan sonra da yine yıkama yağlama faslı. "kafam, çorba oldu, ne diyeceksen, şöyle can çekişmeden söyle gitsin." diyeceğim tiptir.
devamını gör...
saçlarını kısacık kestiren kadınlar
üniversite zamanlarında kafama esip saçlarımı siyaha boyamıştım. profil resmimden de görüleceği gibi,açık kumral olup sarıya yakınım. böyle olunca kaşlarla pek de uyum sağladığını söyleyemem. o dönem de saçlarım belime kadar. neyse efendim, ben kaşlarımı da boyamak suretiyle bir süre idare ettim böyle.
sonra gidip açtırayım dedim; hiçbir kuaför bu işe yanaşmadı. siyah renk açılmazmış, yanarmış diye. neyse azim ettim tabi; dipleri kulak hizama gelecek kadar uzattım ve sonra kuaföre gittim ve dedim ki: siyahlar mümkün mertebe gidecek kadar kesin.
çıktım kuaförden , saçlarım matrix’teki trinity’nin saçları gibi oldu. kendimi çıplak hissettim; sanki herkes bana bakıyormuş gibi. alıştıktan sonrası kolay. banyo süreniz kısalıyor, kurutma derdi yok,mis.
3 yıla kadar o boyda kullandım, sonra uzatmaya karar verdim. kısadan uzuna geçiş de zordur. saçlar eğri büğrü uzar, aynı boya gelmez; omuz hizasına gelince uçları dışa dönmeye başlar.
yıllardır uzun kullanıyorum ama aklım sürekli kısacık kestirmeye gidiyor; umarım yine bir delilik yapmam.
sonra gidip açtırayım dedim; hiçbir kuaför bu işe yanaşmadı. siyah renk açılmazmış, yanarmış diye. neyse azim ettim tabi; dipleri kulak hizama gelecek kadar uzattım ve sonra kuaföre gittim ve dedim ki: siyahlar mümkün mertebe gidecek kadar kesin.
çıktım kuaförden , saçlarım matrix’teki trinity’nin saçları gibi oldu. kendimi çıplak hissettim; sanki herkes bana bakıyormuş gibi. alıştıktan sonrası kolay. banyo süreniz kısalıyor, kurutma derdi yok,mis.
3 yıla kadar o boyda kullandım, sonra uzatmaya karar verdim. kısadan uzuna geçiş de zordur. saçlar eğri büğrü uzar, aynı boya gelmez; omuz hizasına gelince uçları dışa dönmeye başlar.
yıllardır uzun kullanıyorum ama aklım sürekli kısacık kestirmeye gidiyor; umarım yine bir delilik yapmam.
devamını gör...
hata
tolstoy; "başkalarının hatalarından ders alın. insan, bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor". der
sartre ise şöyle destekler: "yaşamda yapılacak o kadar çok hata var ki aynı hatada ısrar etmenin anlamı yok."
sartre ise şöyle destekler: "yaşamda yapılacak o kadar çok hata var ki aynı hatada ısrar etmenin anlamı yok."
devamını gör...
sohbet etmeyi beceremeyen insan
bir süre insanlardan uzak durunca ya da çevrede hep aynı kişilerle iletişim olunca yaşanabilecek sohbet etmeyi unutma hali.
özellikle son 2 yıldır yaşadığım durum. karşımdaki konuşkansa ne ala, yok değilse o bana ben ona bakıyorum o kadar. sanki yabancı dil konuşmayı unutmak gibi. bunda da pratik yapmadıkça unutuyorsun ve bir süre sonra kendine ‘acaba ben önceleri saatlerce nasıl konuşuyordum’ derken buluyorsun kendini.
özellikle son 2 yıldır yaşadığım durum. karşımdaki konuşkansa ne ala, yok değilse o bana ben ona bakıyorum o kadar. sanki yabancı dil konuşmayı unutmak gibi. bunda da pratik yapmadıkça unutuyorsun ve bir süre sonra kendine ‘acaba ben önceleri saatlerce nasıl konuşuyordum’ derken buluyorsun kendini.
devamını gör...
20 temmuz 2021 normal sözlük bayramlaşması
bayramınız kutlu olsun ve inşallah bayramın 1. günkü kilomla 4. günkü kilom aynı olur.
devamını gör...
youthanasia
megadeth'in en iyi albümü rust in peace'dir. aksini iddia eden menşeviktir, gladiocudur. twilight seven rapçidir. bunu demek zorundaydım.
işte rust in peace'den sonraki en iyi ikinci albümleri de ahan da bu youthanasia'dır. otuzlarının ilk yarısında olan grup elemanları, mustaine önderliğinde bu albümü yapmışlardır. bence bu albümün bir diğer başarısı, dave mustaine'in megadeth ile rust in peace'deki sert thrash sounddan daha böyle görece heavy/hard sounda çok başarılı bir şekilde kademeli olarak geçmiş olmasıdır. zira countdown müthiş bir geçiş albümüdür. hala thrashtir ancak rust kadar değildir. ve bu kademeli inişin vardığı nokta da youthanasia'dır. marty psikosunun en melodik sololarının olduğu albümdür.
tabi bu albümü ülkemiz özelinde weirdo kılan bir diğer nüans ise, albüm kapağının 1999 satanist avı furyasında ana akım medya tarafından şeytanlaştırılmasıdır. gerçekten insan hayret ediyor. yani, yenidoğan bebeklerin tövbe haşa çöpe atıldığı ülkede metal grubunun albüm kapağının sansürlenmesi de anca bizde olur dedirtir türden bir hadise...
ulan neymiş bu albüm bu kadar derseniz inanın cover artta öyle weird ya da gore bir öğe yok. sadece ayağından çamaşırlığa mandalla tutturulmuş bebekler var...
albüm güzel, albümü dinleyin.
işte rust in peace'den sonraki en iyi ikinci albümleri de ahan da bu youthanasia'dır. otuzlarının ilk yarısında olan grup elemanları, mustaine önderliğinde bu albümü yapmışlardır. bence bu albümün bir diğer başarısı, dave mustaine'in megadeth ile rust in peace'deki sert thrash sounddan daha böyle görece heavy/hard sounda çok başarılı bir şekilde kademeli olarak geçmiş olmasıdır. zira countdown müthiş bir geçiş albümüdür. hala thrashtir ancak rust kadar değildir. ve bu kademeli inişin vardığı nokta da youthanasia'dır. marty psikosunun en melodik sololarının olduğu albümdür.
tabi bu albümü ülkemiz özelinde weirdo kılan bir diğer nüans ise, albüm kapağının 1999 satanist avı furyasında ana akım medya tarafından şeytanlaştırılmasıdır. gerçekten insan hayret ediyor. yani, yenidoğan bebeklerin tövbe haşa çöpe atıldığı ülkede metal grubunun albüm kapağının sansürlenmesi de anca bizde olur dedirtir türden bir hadise...
ulan neymiş bu albüm bu kadar derseniz inanın cover artta öyle weird ya da gore bir öğe yok. sadece ayağından çamaşırlığa mandalla tutturulmuş bebekler var...
albüm güzel, albümü dinleyin.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
korku.
tüm dünya uyudu ama ben saçma sapan bir sebepten bir türlü uyuyamıyorum. tek kaldım. canavarlar etrafımdalar sanki...*
tüm dünya uyudu ama ben saçma sapan bir sebepten bir türlü uyuyamıyorum. tek kaldım. canavarlar etrafımdalar sanki...*
devamını gör...
eti cicibebe
şunu sevmeyen bizden değildir. mükemmel bişi ya bayılıyorum. muz karıştırmayı sevmiyorum ama sade sütlü çoksel.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
/başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. bana bugün, ne yapmalı? diye soracak olurlarsa, ancak, önce kendini düzeltmelisin, diyebilirim. bir temel ilkeden yola çıkmak gerekirse, bu temel ilke ancak şu olabilir. kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorununu çözemez./
~tutunamayanlar~
~tutunamayanlar~
devamını gör...


