alın size fotoğraf
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sözü de döşeyelim; kaplumbağalar da uçar...

nefis oldu. görev tamam! * bir başka anlam arayışında buluşmak dileğiyle hoş kalınız...

dibine kaynak: fotoğrafı çeken fotoğrafçının adı pat carosone. fotoğraf 2011 yılında çekilmiş.
devamını gör...

ben gözlem öykülerini az severim
gitsem gitsem,
öyküleri özlem olan
delilere giderim.

ben çiçeklileri
renklileri
delileri severim,
bir de delilikleri.

bir olay yoktur;
içiçe'dir olaylar.
bir olay; içinde adamlar..
bir adam; içinde olaylar.

öykü mü?
kendini yaşarken romanlaşır.
bir bitiki, bir fidan, bir ağaç?
kendini aşarken ormanlaşır.

doğa? kimine bir öykü, kimine bir roman..
yalına iner giriftliğinde.
bir çoban?
bin çobandır ovadan indiğinde

konu - özdemir asaf.
devamını gör...

öyle bir kitap yok. gidip geri gelmeyenler var ama.

isteyemiyorsun da. yemedik ya kitabını diyip çıkıyor adam.. belki bir bağ var aramızda nerden biliyorsun ?
devamını gör...

sanıldığı ya da ilk düşünüldüğü gibi kaşar bir kadın değildir. her işi düştüğünde forrest'a koşmamıştır. ki ben jeny ile ilgili fikrini kime sorsam -kadın erkek farketmez- jenny'e benzer yakıştırmalar yapmıştır. eğer film sakin ve akil kafayla izlenirse anlaşılacaktır ki jenny; kadının henüz daha yeni yeni varoluşunu kabul ettirme mücadelesine girdiği 60-80 arası batı toplumunda var olmuş ve dönemin şartları gereği kendi varoluşunun, haklarının, zevklerinin, arzularının ve insan olduğunun farkına varmış, kendi istediğinin peşine düşmüş bir kadındır.

(bkz: mad men) izleyenler bilir, kadınların o dönemden önce ve o dönem bir şey istediğinde ne yaşadığını. (bkz: peggy olson)

jenny; kendi değerinin farkına varmış, ne istediğini bilen, kendine güvenen bir kadındı kanımca. forrest'ın çabası, sevgisi ne kadar güzel ve masumsa jenny'ninki de o kadar kutsal ve özeldi bence. -ki böyle olmadığını düşünen kişilerin düştüğü hataya ben de çok düştüm.-

dönemin şartlarında kendine yakıştırdığını istedi, onu kovaladı; -doğru yada yanlış, tartışılır. -. forrest zihinsel engelli ve bu kadar mükemmel bir karakter olmasaydı; o film bu kadar duygusal ve yüreğe dokunan bir hal almayacaktı. (bkz: forrest gump) filminin bu kadar güzel olmasının bir sebebi de bu bence. bu kadar masum, iyi ve kalbini kırmaaktan imtina edeceğiniz bir karakter ile; kendinin ve haklarının yeni yeni farkına varmış bir karakteri çarpıştırması. (filmin geçtiği dönemler için diyorum)

jenny başı sıkıştığında forrest'ı bulmadı. jenny film boyunca; kendince ne iyi ne doğru özgürce onu deneyimledi. cefasını da kendi çekti. kendi başına şarkı söylemeyi denediğinde de, ırkçı grupta da; balkonun kenarında çıkıp atlamayı düşündüğü 80'ler dünyasında da. sansı ise; forrest gibi saf ve şanslı bir karakterin onu bir şekilde bulması oldu. forrest jenny ne zaman yardıma ihtiyacı olsa orada var oldu bir şekilde. jenny'de bu akımlar geçtiğinde ve yolun sonuna geldiğinde; annesi olduğu, canından parçasını güvenerek emanet ederek yaptığı hataların bedelini canıyla ödedi, ve gitti.
devamını gör...

geçirdiği araba kazası neticesinde kolunun yarısını az daha kaybedecek olduğundan sözlüğe kısa süre ara vermiş ama uykusuzkahve'nin ısrarlarına dayanamayarak sözlüğe koşarak geri dönmüş yazar bozuntusu. zaten kendisinin kahveye zaafı olduğu bilinmekle beraber dostu olan kahveye de hayır diyememiştir.*

patlayacak dikişlerinin sorumluluğu tamamen uykusuzkahve'ye aittir...
devamını gör...

köfte patates kızartması ve ketçap.
devamını gör...

dunning kruger sendromu kısacası cahil olma sendromudur.justin kruger ve david dunning'in ortaya attığı bu sendrom ilginç bir olaya dayanmaktadır. 1995 yılında 44 yaşındaki mcarthur wheeler ismindeki adam limon suyunun "tuhaf" olarak tanımladığı kimyasıyla derin bilgilere sahip olduğu iddiasıyla yüzünü limon suyuna bulayıp 2 bankayı üst üste soymaya kalkışmış. iddisına göre limon suyunun görünmez yazılar yazmayı sağlayan kimyasının yüzünü de görünmez sağlayacağını düşünmüş. ve böylece yüzünün görünmez olacağını ve kameralarda yüzünün görünmeyeceğini, tanınmayacağını sanmış ve bankaları soymuş. ancak kameralarda yüzü tespit edilen wheeler polisler tarafından aynı gün yakalanmış. derin bir cehalete sahip olduğunun ama bunun farkında olmayışının en güzel örneği.
devamını gör...

kuş var,tavşan var,ayı var,yılan aslan..hayvanat bahçesi gibidir.bir de içiniz kararmıştır ama sonu aydınlık onu da söyleyeyeyim.uzun yola ya gidersiniz ya da geleniniz olur.
devamını gör...

edit akbayram: kafatolog sağ olsun uyardı 1. sıraya yükselmiş. durduramıyoruz yükseliyor!*

üst edit: vay arkadaş ya inanmıyorum diyorsunuz bana.. e buna yani basuruna hacamat yaptırırken çay bardağı kaçtığına inanıyorsunuz da, buna mı inanmıyorsunuz canım!? *

şaka değil. buradan
ünlü yapımları geride bırakarak 2.sıraya oturmuştur.*
devamını gör...

john katzenbach tarafından yazılmış müthiş bir psikolojik gerilim romanıdır. 670 sayfaydı yanlış hatırlamıyorsam. tabii yazının boyutuna göre sayfa sayısı da azalabilir kitabın başka çeşit yayınlanmış hallerinde.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

olduğu gibi kitabın arkasından çeviriyorum. spoiler değil yani;

psikopatın peşindeki psikiyatr:

saran psikolojik gerilim der patient kitabında new yorklu psikiyatr dr. frederick stark'ın hayatı bir kabusa dönüşür. elli üçüncü doğumgününün gecesinde dr. frederick stark muayenehanesinin bekleme odasında tatsız bir mektupla karşılaşır:

başlığında ölümünüzün ilk gününe hoş geldiniz! yazan mektubun altı rumpelstilzchen imzalıdır. tabiiki ilk akla gelen bunun bir eşşek şakası olduğudur. psikiyatrımız öyle olmadığını pek yakında ders mayetinde öğrenecektir. anonim şahıs onu şeytani bir oyuna zorlar: rumpelstilzchen kendisinin gerçek hayatta kim olduğunu bulması için onbeş gün zaman tanıyor kurbanına. aksi takdirde dr. stark’ın aile bireyleri tek tek ölümle yüzleşecektir. bir diğer alternatif seçenek olarak psikatr pes edip, kendi hayatından vazgeçmelidir. kendisine kimin tarafından böylesine yoğun bir kin ve nefret güdüldüğüne dair stark’ın en ufak bir fikri yoktur ve kendi hayatından vazgeçmek söz konusu bile değildir...
böylelikle ölümcül bir kedi - fare oyunu başlar.

- - - - - -

yıllar önce okuduğum bu kitabın yeri bende baskadır. zira okuduğum ilk psiko-gerilim kurgusudur. ilk göz ağrım da diyebilirim. efsane bir kitap gerçekten. öylesine akıp gidiyor ki, kalınlığı gözünüzü korkutmasın derim. 340’lara doğru bir sıkılmıştım ama yarım bıraksaydım kendimi affedemeyeceğim bir kitaptı. kedinin de farenin de yerine koydum kendimi. tam olarak böyleydim;

şuan ne yapardım? hangi yolu seçersem bu durumu en az hasarla kurtarırım veya duygudurumlarımın esiri olmadan mantığımı nasıl önüme koyarım? nasıl bir yol izlerim?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zevk alırken öte yandan türlü karanlık düşüncelere muzdaripsin ve bundan hiç şikayetçi değilsin. efsane. dışarı çıkarken hemen eve dönsem de kafa sinemama devam etsem diyordum o zamanlar. muazzam, harika, müthiş ve daha bir çok övgüler!
devamını gör...

adım atmanın 50 liraya denk geldiği ülkede tarçınlı havuçlu kekin dilimine 15 lira vermek başı çeker.
devamını gör...

üniversite okuyorum ebe olacağım.
devamını gör...

üst edit: başlık düzenlenmiştir.
şimdi ben diyeceğim ki "şey" her zaman ayrı yazılır, siz diyeceksiniz ki"ayy buna mı takıldın gerçekten? yazar, mis gibi başlık açmış, üstüne güzel bir tanım yapmış. ama sen kalk bir yazım hatasına takıl! olacak iş değil!"

şimdi bu tanımı yazıyorum. yazıyorum değil mi? evet. ne dedim? yazım yanlışı. şey. ayrı yazılır. ben bunu yazarken veya yazdıktan sonra moderasyon ekibi büyük ihtimal başlıktaki hatayı düzeltecekler. peki ben niye bunu yazdım? amacım ne? hiçbir şey. sadece;
(bkz: gece gelen saçmalama isteği)
iyi geceler sözlük.
t: örnek alınması ayrıca tebrik edilmesi gereken insandır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

liseyi bitirir bitirmez saniyesinde öğretmen olarak atanan ahmet, seni de unutmadık.
devamını gör...

karma puan çılgınlığı ve sözlük yönetiminin ekonomi yaklaşımı üzerine bir inceleme

geçtiğimiz günlerde yapılan ''kafa store'' indirim günleri hepinizin dikkatini çekmiştir. sözlük yazarlarını acımasızca ve fütursuzca başlık altlarında çalıştıran, girdikleri tanımlardan nemalanan sözlük yönetimi, bu emeğin karşısında yazarlarına asgari ücretin bile altında bir karma puan ödemesi yapıyor. oysa pazar çok pahalı. bir çok sözlük yazarı, indirime rağmen temel ihtiyaç malzemelerini temin edemiyor. sözlükte bir çok yazar ''millet aç aç!'' nidaları atarken, yoldaş ve ekibi yaşanan ekonomik krizi görmezden geliyor.
bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise yazarların yaşadığı ekonomik dar boğazı umursamadığını gözler önüne seriyor. açıklamayı kaçıran değerli sözlük yazarları için aynen buraya aktarıyoruz.

''bana kimse bu sözlük içerisinde insanlar karma puana muhtaç dedirtemezsiniz. değiller. abartılı işler bunlar. muhaliflerin hakkımızdaki karalama kampanyalarından yalnızca birisi. bakın ben yine de yüce gönüllülüğümü gösterdim. iko'ya talimatı verdim. çöz şu sıkıntıları dedim. fiyatları indir. rozet lobisine, kişisel ileti lobisine geçit verme dedim. o da sağ olsun halletti. şu anda sözlükte karma puan sıkıntısı çeken, istediğini alamayan yazar yok. hatta bazıları üç rozet aldı. bunları biliyoruz. kulağımıza geliyor. ekonomik durum kötü olsa bunu yapabilirler mi ? yapamazlar. herkesin bir eli yağda bir eli balda, oturdukları yerden bize nasıl kara çalacaklarını düşünüyorlar. tek bir yazar dahi yatağa karma puansız girmedi/girmiyor.''

bu açıklamalardan sonra pek çok sözlük yazarı ile görüştük. kime dokunsak bin ah işittik. karma puan kredisi çekip ödeyemeyen, başlıklarına ve tanımlarına haciz gelen yazarlar olduğu gibi. 3-5 karma puan için mendil açıp dilenmeye başlayan yazarlar olduğunu da üzülerek gördük. hele bir yazarın başlık altında, ''indirim bitmeden bana borç verin borç'' diyerek kendini yakma girişiminde bulunması halen gözlerimizin önünde.

bazı yazarlar bu mevzuda acıyı bal eylerken, vur patlasın çal oynasın tarzında ''karma puan harcaması'' yapan yazarlarda var. peki bu yazarlar içinde bulunduğumuz ekonomik krizde nasıl oluyor da bu kadar rahat harcama yapabiliyorlar ? bu önemli sorunun cevabına da yine derin araştırmalarımız sonucunda ulaştık.

sözlük ekonomisinden sorumlu kaynağımızın söyledikleri şu şekilde;

''bazı başlıklarda ihaleye çıkıyoruz. tutacak başlıklar için yaptığımız bir uygulama bu. tabi ihaleyi elin adamına verecek değiliz. bize yakın olana veriyoruz. bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. bu başlıkları alanların karma puanının fazla olması gayet doğal. bunda kızacak kıskanacak bir şey yok. bize yakın olanların rahat etmesini sağlamamız lazım. bu bir gönül işi. bizim tarafımızda duracak gönüllere/gönüllülere ihtiyacımız var. bu en doğal hakkımızdır diye düşünüyoruz. hem onca şey yaptık. bilmem kaç şeritli kategori bölümü açtık. gece modu yapıldı. profillere onlarca özellik ekledik. hepsini bir kenara bırakın, radyo açtık radyo! bunlar hep bu arkadaşların sayesinde oluyor. bırakında karma puanları sizden çok olsun!''

evet değerli okurlar bu konuda bizim söyleyeceğimiz hiç bir şey kalmadı. ateş düştüğü yeri yakıyor. en doğru değerlendirmeyi sizin yapacağınızı biliyor ve bu konu ile ilgili tüm muhasebeyi vicdanlarınızda yapacağınıza sonuna kadar inanıyoruz.

sözlük yönetiminin yeni düşman algısı ve oglalalakota'nın bu algı oyunları içerisindeki yeri!

değerli sözlük müdavimleri, önceki bültenimizde sözlükte yaşanan kalkışma kıvılcımlarını ve yönetimin bu kıvılcımlara nasıl karşılık verdiğini yazmıştık. özellikle ''jön kafacılar'' teşkilatına yönelik yapılan baskınlar ve mellisho üzerinde yaratılan algı sonrasında yönetim bu işten kârlı çıkmış gözüküyor. sizlerde taktir edersiniz ki, mellisho'nun mesaj kutusunda bulunan şiirsel metinden sonra, kendisinin tutumunda bir nebze yumuşama görüldü. sanki kurda, kuzu postu giydirilmiş gibi bir durum söz konusu. içinde yanan devrim ateşi bir şekilde söndürülmüş ve hizaya çekilmiş gibi görünüyor. durumla ilgili kendisinden bilgi almak istediğimizde, evi temizleteceğim röportaj verecek vaktim yok diyerek, röportaj talebimizi geri çevirmesi de, kuşkularımızı arttıran önemli bir etken oldu.

tüm bu kuşkular ışığında kulağımıza gelen yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. ''jön kafacılar'' kalkışması sonrasında, yönetim korku dağlarının zirvesinde dolaşmaya başladı. her şeyden nem kapar hale geldiler. ve tamda bu sebepten mütevellit oglalalakota adlı yazar hedef tahtasına oturtuldu. peki nedir bu olayın aslı astarı? yönetimdeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgileri kelimesi kelimesine sizlerle paylaşıyoruz.

''yoldaş, oglalalakota'nın paylaşımlarından ciddi anlamda rahatsız. alttan alta sözlük yönetimini hedefe oturttuğunu düşünüyor. yazarın sürekli kızılderili katliamlarını gündeme getirmesi, baskıcı yönetimlerle ve insan hakları ihlalleri ile ilgili yaptığı paylaşımların, sözlük yönetimine yönelik alttan alta bir eleştiri olduğunu düşünüyor. bu sebeple de yazarın tüm hareketleri izlemeye alındı.

ayrıca yazarın sürekli hayalet dansından bahsediyor olması da bizim açımızdan bir kalkışma alâmeti olarak nitelenmekte. durup durup bu konuyu açmanın hikmeti harbiyesi nedir ? bilgisini vermişsin halen neyin peşindesin? diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

bunların dışında büyük bir sorun daha yaşıyoruz. bazı yazarlar kendisinin paylaşımları yüzünden bize duman yoluyla ulaşmaya çalışıyor. mesaj kutusu kullanmayı bıraktılar ve bu durum moderasyon açısından büyük bir sıkıntı oluşturmaya başladı. duman altında kaldık resmen. boğuluyoruz!

böyle giderse kendisi için sözlükte bir rezervasyon alanı oluşturacağız. bu iş başka türlü çözüme ulaşacak gibi gözükmüyor.''


evet değerli okurlar. sözlük yönetimi ayakta kalabilmek ve iktidarını devam ettirebilmek adına sürekli yeni düşmanlar yaratmak suretiyle, sözlüğü baskı ve korku ile yönetmeye devam ediyor. beyaz şeytana karşı şef oglalalakota'nın sonuna kadar yanında olduğumuzu bilmenizi isteriz. tek derdi insanlarla barış çubuğu tüttürmek olan bu güzel adama yapılan zulmü kabul etmiyoruz ve yüksek sesle haykırıyoruz; ''oglala lakota'yı rahat bırakın!''

kimsesizlerinkimiraikkonen pistlere veda mı ediyor ?

sözlüğün pek çok alanında hız düşürmeden sürüş yeteneklerini sergileyen değerli pilotu kimsesizlerinkimiraikkonen ile ilgili kulağımıza bazı söylentiler geldi. özellikle şiir başlıklarında harika bir iş çıkarmakta olan kimi'nin son günlerde gözlerinde bazı problemler oluştuğu ve bu yüzden sıkça pilotaj hatası yaptığından bahsediliyor. kendisine bu mevzu ile ilgili yönelttiğimiz sorulara pistlerdeki gururumuz kimi şöyle yanıt verdi;

kimi hakkında çıkarılan iddialarla ilgili yarışseverlere ne söylemek istersin ?

''aslında kafa sözlük sezonu benim için harika başlamıştı. sıralama turlarında çok iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. damalı bayrağı her görüşümde içimde kelebekler uçuşuyor. fakat son zamanlarda formumda bir düşüş olduğunun bende farkındayım. bunun en büyük sebebi sözlükte açılan şiir başlıklarında, şiirlerin boşluk bırakılmadan paylaşılması. hepsini okuyacağım derken gözlerimi bozdum. her dizeyi okuyabilmek için tabiri caizse tampon tampona mücadele veriyorum. tam şiiri okudum, anladım derken de, gözlerimde bir bulanıklaşma oluşuyor ve şiir pistinden çıkıyorum.''

peki bu durum kalıcı mı ?

''kalıcı olduğunu zannetmiyorum. bu sıkıntıyı gece yarısı yaptığım test sürüşlerinde daha sık yaşıyorum. ama kendimi toparlayacağıma inanıyorum. beni sevenler ve beni takip edenlerden ricam şu; şiir paylaşırken lütfen arada boşluk bırakınız. gerçekten görüş alanımı kaybediyor ve sürüş hakimiyetimi yitiriyorum. ayrton senna'nın başına gelenlerin benim başıma gelmesinden de açıkçası çekiniyorum. hep birlikte şampanya patlatmak varken beni dört kolluya bindirmek niyetinde olan arkadaşları da sizin aracılığınız ile esefle kınıyorum.''

açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...

iki gözümün çiçeği, tekrar sözlüğe gelmiş bulunmakta. baktı çarmıha gerilecek korktu tabi..
elbette herkesten uzak bana yakın olarak hayatına devam etmişti, sözlük olmadığı zamanlarda. iyi ki geldin güzel ruhlum.
devamını gör...

haribo azerbaycan reklamı

devamını gör...

ankara cumhuriyetin kentidir. örnek şehridir. atatürkün en büyük mirasıdır. istanbul ise çöplüktür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim