youtube'da rastgele dolaşırken karşıma çıkan ve beni inanılmaz etkileyen insan.
eski çağlarda yerleşimin insanlar tarafından nasıl olduğunu resmen gözler önüne seren harika videoları var.
bir çubuğu varki tek başına dünyalara bedel.
kumsalda cazibeli kale yapmakta zorlanan biri olarak gördüklerimle ayakta alkışlamaktan ve daha fazla izleyicisi olması için buradan birilerine ulaşmaktan başka bir şey yapamayacağımı düşündüm.
o arkadaki soft müzikte insanı dinlendirilen aynı zamanda merakla şimdi ne yapacak düşüncesini oluşturuyor.
hemen bir videosunu bırakayım, dikkat edin bağımlılık yapabiliyor.
devamını gör...

canımı sıkan başlık.
buraya bolca haset, fesat, kıskançlık bırakıyorum. *
şaka şaka afiyet olsun efem.
biz yalnızız canımız bir şey istemiyor yatakta salınıyoruz diye siz de mi aç kalacaksınız değil mi ya?
yine başlığa tanım girme esnasında 'ana kalkıp bari canım vitaminimi yudumlayayım' dedim ve canım balkonuma konumlandım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çiçek ne iş diyenlere. yazılarımı takip edenler bilir çok yakın zamanda sevdiğim bir abimi kaybettim. ailesi kliniğini boşaltırken yanlarına uğrayıp bir tane çiçek istedim. istediğini alabilirsin dediler. gözü gibi bakardı çiçeklerine canım abim. işte bu hasan çiçeği. ara ara dertleşiyoruz kendisiyle eskiden hasan abiyle olduğu gibi. *
devamını gör...

farsça kökenlidir. zor beğenen, bin dereden su getiren, iş yapmamak için direnen, huysuz gibi anlamları vardır.
devamını gör...

3+1 kardeşler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

keske herkes boyle nickalti acilisina nail olsa dedirten yazar. ***
devamını gör...

"mesleğini dolaylı olarak anlat" tarzı başlıklara "meleklerin bacaklarına bakıyorum." yazmamın yolunu açmış olan talihsiz gözlemevi.

ayrıca (bkz: takiyüddin)
devamını gör...

öğrenmeye devam etmek.
devamını gör...

1. entry her şeyi özetlemiş işte. çocuğunun birey olduğunu kabul edemiyor aileler. ne saçma bir şeydir bu? sanki onlar bizim yaşımızda hiç olmamış gibi...
devamını gör...

borcam tabiki.
devamını gör...

her şekilde her kafaya hitap eden iki kafadar. hasan adil böyle sanki edi ile büdü gibiler.* yolunuzu temasızlığa döşedik koşun yardırın gelin!
devamını gör...

nazım hikmet ran şiiridir.

seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
istanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan bir şeyler gibi
seviyorum seni
yaşıyoruz çok şükür der gibi.
devamını gör...

dünyada yeryüzünden silinen (eradike edilen) ilk ve tek insan hastalığıdır. etkeni olan 2 virüs, variola major ve variola minor 1975 ve 1977 yıllarında tamamen ortadan kalkmıştır.

1975 yılında bangladeşli 3 yaşında bir çocuk olan rahima banu çiçek tanısı almış, smallpox eradication program ekipleri bölgeye ulaşana kadar çocuğun evinin kapısında 24 saat nöbetçi dikilmiş, ekip bölgeye ulaştıktan sonra da 1.5 mil çapındaki bütün evlere aşı yapılmış, böylece bu hastalığın son taşıyıcısının bulaştırıcılığı engellenmiştir. böylece 1975 yılında 2 etkenden biri olan variola major yeryüzünden silinmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rahima banu, annesinin kucağındayken. bangladeş, 1975.

diğer etken variola minor ise en son 1977 yılında somalili bir erkek olan ali maow maalin'de tespit edilmiş. kendisi hastane aşçısıyken 2 çiçek hastasıyla birlikte aynı aracı kullandığı için hastalığa yakalanmış, etkili ve efektif tedavisi sonrası sağlığına kavuşmuştur. 2013 yılında ise sıtmadan ölmüştür (yani çiçekle hiçbir alakası yok adamın ölüm sebebinin).

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ali maow maalin, somali, 1977.

türkiye bildiğim kadarıyla son çiçek aşısını 1982 yılında yapıp sonradan aşı takviminden çıkardı. bu kadar fazla süre aşılamaya devam edilmesine gerek yokmuş aslında fakat yukarıda anlattığım son 2 vaka doğal yoldan enfekte olan insanlar (gerçi somali vakasına hasta insandan bulaşmış. bangladeşli çocuğa nerden bulaştığını bulamadım). yine de mevcut hükümet 5 yıl daha insanları aşılayarak 1 nesli daha güven altına almışlar, helal olsunlar, çok tebrikler kendilerine.

bakın bu çiçek aşısı nasıl çalışıyor size onu da anlatayım. ilk doz aşıdan 10 gün sonra, ikinci doz aşıdan 7 gün sonra kanda yüksek miktarda koruyucu antikor titresi elde edilmeye başlanıyor. tarihsel olarak incelendiğinde %95 oranında koruyucu olduğu saptanmış aşının (mrna aşıları olan moderna ve pfizer/biontech aşılarının yüzdelerini hatırlayın). covid aşıları gibi değil, çok daha uzun süre bağışık yanıt oluşturuyordu (3-5 yıl) çiçek aşısı, hatta üçüncü doz ile çok daha uzun yıllar koruyuculuğu olan antikor yanıtları elde ediliyordu. hatta şöyle söyleyeyim,

hastalıktan 10 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %1.3
hastalıktan 11-19 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %7
hastalıktan 20+ yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %11 iken
aşı olmayanlarda ölüm oranı %52 idi.

yani daha ne kadar anlatabilirim aşının gerçekten işe yaradığını, (bkz: batı'da ana akım medyanın aşılar konusunda korkunç itirafı) gibi başlıklara itibar etmeyip gidip paşa paşa aşınızı olmanız gerektiğini, aşının sadece bireysel değil toplumsal bağışıklıkta da önemli olduğunu... gidin olun aşınızı.

yani kırk yıl düşünsem pandeminin başında "aşı çıksa da olsak hayat normale dönse" diyen adamların aşı çıkıp devlet tarafından ücretsiz şekilde vatandaşlarına verilmesine rağmen "aşılar çipliymiş hastalık yapıyomuş" diyeceğini hayal edemezdim. azıcık mantıklı konuşun.

bakın konuyla ilgili bir haber koyayım şuraya: evrimagaci.org/mezenformasy... (ki evrim ağacından nefret ederim ama haklılar). okuyun, kararınızı kendiniz verin (ve aşı olun)

kaynak
çiçek hastalığının tarihçesi: www.cdc.gov/smallpox/histor...
aşı sonrası ölüm yüzdeleri: academic.oup.com/jid/articl...
aşının nasıl eradike ettiğiyle ilgili makale: asm.org/Articles/2020/March...
devamını gör...

büyümeye hasret çocukları bilir misin?
mısır tarlalarında karadenizin koşarlar
derileri yanar içlerindeki umutları artar
rüzgar kesiklerinden girer ışık tenlerine

bu yüzden bu çocuklar ışıkta arar umudu
boylarından büyük mısır sapları arasında
seyrek boşluklardan sızan o ışıkta
bilir miyiz gerçekten o çocukları

büyümeye hasret çocukları bilir misin?
yaşı yirmi otuz kırk elli altmış yetmiş...
ölüme her gün biraz daha yaklaşırlar
mısır tarlalarında koşarlar ışıksız evlerde
güneşi bir daha görebilmenin umuduyla
devamını gör...

esmeray'ın beddua eden şarkısıdır.

"boğazında düğümlenen hıçkırık olayım
unutma beni, unutama beni
gözünden damlayamayan gözyaşın olayım
unutma beni, unutama beni."
devamını gör...

kişiye filmin sonuna doğru acaba öyle mi böyle mi düşüncelerini sordurtan kore yapımı film.

süresinin biraz uzun ve yavaş işlenmesinden dolayı bazı insanlara sıkıcı gelebilir ancak düşündürten yapısı denemeye değer demek mümkün.

hikayede kısaca çocukluk arkadaşı ile şans eseri tanışan karakterin sonu filmin ismine benzer bir görüntüde bitiyor.*

hikayenin ana karakterin yazdığı kitaptan bir kesit mi yoksa yaşanan bir olay mı bu soru insanı ikilemde bırakıyor.


kore filmine ilgi duyan insanlar için izlenebilir nitelikte bir film. keyifli seyirler.
devamını gör...

sevmek ne uzun kelime

dokunulmasa da,görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek.

cemal süreya
devamını gör...

neden 3 saatlik dizileri izlemek zorunda değiliz bize çok net anlatan insan.

oynatma hızını 1,5 yapmadan izlediğim tek yerli diziye bile katlanamıyordum zaten. kendisini izleyince neyseki tuhaf olan ben değilmişim.
devamını gör...

15 temmuz şehitler şarj bankası.
devamını gör...

moda rağbet edilen, beğenilen ve uygulanan şeyse şayet kibarlık, nezaket bir dönem modaydı. şimdi eziklik olarak görülüyor.
devamını gör...

devleti kutsallaştırmak. devlet halk için var olmalıyken halkın devlet için var olması gerektiğine inanmak. kutsallaştırdıktan sonra sorgulamamak, eleştirmemek, yapılması gereken yapıldığında lütuf algılamak, yapılmaması gereken yapıldığında vardır bir hikmeti demek doğal olarak takip ediyor zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim