yazarların en sevdiği yalan
çok iyiyim.
devamını gör...
john wick
ilk filmde köpek yatağa çıkmadığı için keanu reeves'in yüzüne pastırma yağı sürmüşler.
devamını gör...
oldeuboi
geçenlerde oldboy'u tekrar izlemek istiyorum ama cesaretim yok demiştim. #823198
2002 yapımı oldboy'u izlemeye hala cesaretim yok. @gannicus'la yaptığım bir sohbette amerikalısı da çıktı psilo demesi üzerine amerikan versiyonunu izleyem bari dedim.
aslında bir japon mangası olan filmi ilk olarak koreliler çekti. hayır daha doğrusu park chan-wook çekti, kendisi korelidir. intikam filmleri konusunda uzakdoğu bir efsanedir ve amerikalıların bunu kendilerine nasıl uyarladığını merak ettim.
iki aynı odayı düşünün, oda suit olsun... tepeden tırnağa aynı olan suit'lerden birine kırmızı gece lambası konulursa ne olur. pavyon olur.
hah amerikan yapımı aynen böyleydi.

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
2002'de ki versiyonunda tutan, tutunamayan, bırakılan elleri görürürüz. woo-jin kızkardeşi ve aynı zamanda sevgilisi olan soo-ah'ın elini köprüdeyken bırakır mesela. oysaki yukarı çekse kurtarabilecektir. kendisi bunu ''kız kardeşinin isteğine saygı duyma'' olarak nitelese de aslında kız kardeşinin hamile olma ihtimaline karşı ''büyük bir yük''ten kurtulma gerçeğini göz ardı edecektir. yaşadığı suçluluk duygusuyla, oh de su'yu sorumlu tutması onu hayata bağlayacaktır. alacağı intikam ise bizleri dehşete düşürecektir.
yine aynı şekilde ohh de su çatıda kravatından elleriyle tuttuğu adamı dinleseydi belki de adam ölmeyecekti?.
aslında her şey bizim elimizde değil midir?
amerikan versiyonunda bunlardan hiç biri verilmemiş yau... çıldırdım yemin ederim.
kore verisyonun daki en önemli sahnelerden biri oh de su'nun kendi dilini kesme sahnesiydi.
bu bir tesadüf değildi ki. laios ve iokaste'nın oğlu olan thebes'in mitolojik kralı oedipus babasını öldürüp, annesiyle evlenmiştir. üstelik bilmeden...oedipus kendi gözünü kendi oyar.
filmin sahnelerdeki müzükleri sanki o sahneler için yazılmıştır. büyüleyicidir.
özellikle hapsedildiği yere gittiğindeki koridordaki karanlık kavga sahnesi, filmin kendisidir hocam. o sahne aydınlık olamaz!! olmamalıdır!! gözünüzü seveyim aksiyon filmi istesek john wick izleriz.
film sonu her izleyicinin kafasında soru işareti bırakmalıdır. 15 senelik çile sonunda bu çektiklerimden sonra mutlu olmalıyım diye mektup yazdığı hipnozcu aşüfte,
onu gerçekten hipnoz edip yaşadıklarını unutmasını sağlamış mıdır?
yoksa hipnoz olmuş deli numarası mı yapmaktadır?
peki olanları unuttuysa bundan sonra kızıyla sevgili olarak mı kalmıştır?
yoksa babası olarak mı yaşamıştır?
velhasıl kelam amerikan versiyonunu yazmaya niyetlendiğimiz bu yazı gene döndü dolaştı 2002 yapımına geldi..
benim halaa ikinci bir defa seyretmeye cesaretim yok... şu yazıları yazarken bile şiştim...
2002 yapımının müzükleri harika bu arada.
2002 yapımı oldboy'u izlemeye hala cesaretim yok. @gannicus'la yaptığım bir sohbette amerikalısı da çıktı psilo demesi üzerine amerikan versiyonunu izleyem bari dedim.
aslında bir japon mangası olan filmi ilk olarak koreliler çekti. hayır daha doğrusu park chan-wook çekti, kendisi korelidir. intikam filmleri konusunda uzakdoğu bir efsanedir ve amerikalıların bunu kendilerine nasıl uyarladığını merak ettim.
iki aynı odayı düşünün, oda suit olsun... tepeden tırnağa aynı olan suit'lerden birine kırmızı gece lambası konulursa ne olur. pavyon olur.
hah amerikan yapımı aynen böyleydi.

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
2002'de ki versiyonunda tutan, tutunamayan, bırakılan elleri görürürüz. woo-jin kızkardeşi ve aynı zamanda sevgilisi olan soo-ah'ın elini köprüdeyken bırakır mesela. oysaki yukarı çekse kurtarabilecektir. kendisi bunu ''kız kardeşinin isteğine saygı duyma'' olarak nitelese de aslında kız kardeşinin hamile olma ihtimaline karşı ''büyük bir yük''ten kurtulma gerçeğini göz ardı edecektir. yaşadığı suçluluk duygusuyla, oh de su'yu sorumlu tutması onu hayata bağlayacaktır. alacağı intikam ise bizleri dehşete düşürecektir.
yine aynı şekilde ohh de su çatıda kravatından elleriyle tuttuğu adamı dinleseydi belki de adam ölmeyecekti?.
aslında her şey bizim elimizde değil midir?
amerikan versiyonunda bunlardan hiç biri verilmemiş yau... çıldırdım yemin ederim.
kore verisyonun daki en önemli sahnelerden biri oh de su'nun kendi dilini kesme sahnesiydi.
bu bir tesadüf değildi ki. laios ve iokaste'nın oğlu olan thebes'in mitolojik kralı oedipus babasını öldürüp, annesiyle evlenmiştir. üstelik bilmeden...oedipus kendi gözünü kendi oyar.
filmin sahnelerdeki müzükleri sanki o sahneler için yazılmıştır. büyüleyicidir.
özellikle hapsedildiği yere gittiğindeki koridordaki karanlık kavga sahnesi, filmin kendisidir hocam. o sahne aydınlık olamaz!! olmamalıdır!! gözünüzü seveyim aksiyon filmi istesek john wick izleriz.
film sonu her izleyicinin kafasında soru işareti bırakmalıdır. 15 senelik çile sonunda bu çektiklerimden sonra mutlu olmalıyım diye mektup yazdığı hipnozcu aşüfte,
onu gerçekten hipnoz edip yaşadıklarını unutmasını sağlamış mıdır?
yoksa hipnoz olmuş deli numarası mı yapmaktadır?
peki olanları unuttuysa bundan sonra kızıyla sevgili olarak mı kalmıştır?
yoksa babası olarak mı yaşamıştır?
velhasıl kelam amerikan versiyonunu yazmaya niyetlendiğimiz bu yazı gene döndü dolaştı 2002 yapımına geldi..
benim halaa ikinci bir defa seyretmeye cesaretim yok... şu yazıları yazarken bile şiştim...
2002 yapımının müzükleri harika bu arada.
devamını gör...
jimi hendrix
jimi hendrix'e bile balon denmiş arkadaşlar, şaşırmayın hiçbi şeye. bi çok şarkıyı kafası kıyak olmadan çalamazmış. bi gün televizyona çıkıyo, istek parça geliyo. tam çalmaya başlarken gitarı bırakıyo ve 'ayıkken çalamıyorum' diyo. öyle bi anekdot işte...
şunu söylemeli ki, hendrix asla bi balon değil ancak şu da bi gerçek ki, onun zamanı bu işlerin yeni başladığı bi zamandı. paul gilbert'a da sormuşlar 'sizce jimmy hendrix abartılıyo' mu diye. 'herkes abartılır' diye cevap vermiş. kendi zamanının büyük müzisyeni olması, ''büyük'' olması için yeterlidir. bugün iğne atsanız virtüözden yere düşmeyeceği bi ortamda hendrix değerlendirmesi elbette hatalı olur.
şunu söylemeli ki, hendrix asla bi balon değil ancak şu da bi gerçek ki, onun zamanı bu işlerin yeni başladığı bi zamandı. paul gilbert'a da sormuşlar 'sizce jimmy hendrix abartılıyo' mu diye. 'herkes abartılır' diye cevap vermiş. kendi zamanının büyük müzisyeni olması, ''büyük'' olması için yeterlidir. bugün iğne atsanız virtüözden yere düşmeyeceği bi ortamda hendrix değerlendirmesi elbette hatalı olur.
devamını gör...
örümcek ağı
örümceğin hem barınmak hem de avını yakalamak için karın kısmındaki ağ bezlerinden salgıladığı kuru ya da yapışkan ipliklerle oluşturduğu örgü. bir anlamda örümceğin ipeği sayılan biyolojik polimer bir elyaftır.
her örümcek cinsinin ağ biçimi farklı olur. bazıları kusursuz ve esnek iken, bazıları da karmaşık ve düzensiz görünümlüdür. düzensiz olan ağı örümcek her gün örmek zorunda kalırken, düzenli ve sağlam olanı da uzun süre dayanıklı kalır.
örümcek, avını doğrudan avlamayıp kurduğu bu düzen sayesinde yakalar. ördüğü bu ağ, teknik çalışması sonucu rüzgara dayanacak şekilde sağlamdır. böylelikle ağına düşen böcekleri, sonradan yemek üzere canlı şekilde sarıp sarmalayarak depolar.
bazen ürkünç gelse de, hayran olunası estetik bir yapı harikasıdır. kendi çapında dayanıklı ve esnektirler. bizim görüş açımıza göre sadece yuva ve beslenme amaçlı bir örümcek işi olarak görünse de, onu yapan örümcek açısından da dış dünyayı algılamak için bir araçtır. aslında örümceklerin görme duyusu zayıf olduğundan dış dünyayı ağındaki titreşimler ile algılayarak haberdar olurlar.
her örümcek cinsinin ağ biçimi farklı olur. bazıları kusursuz ve esnek iken, bazıları da karmaşık ve düzensiz görünümlüdür. düzensiz olan ağı örümcek her gün örmek zorunda kalırken, düzenli ve sağlam olanı da uzun süre dayanıklı kalır.
örümcek, avını doğrudan avlamayıp kurduğu bu düzen sayesinde yakalar. ördüğü bu ağ, teknik çalışması sonucu rüzgara dayanacak şekilde sağlamdır. böylelikle ağına düşen böcekleri, sonradan yemek üzere canlı şekilde sarıp sarmalayarak depolar.
bazen ürkünç gelse de, hayran olunası estetik bir yapı harikasıdır. kendi çapında dayanıklı ve esnektirler. bizim görüş açımıza göre sadece yuva ve beslenme amaçlı bir örümcek işi olarak görünse de, onu yapan örümcek açısından da dış dünyayı algılamak için bir araçtır. aslında örümceklerin görme duyusu zayıf olduğundan dış dünyayı ağındaki titreşimler ile algılayarak haberdar olurlar.
devamını gör...
karayip adaları
(bkz: karayipler)
devamını gör...
prenses_aurora
beğenmediğim bir tane tanımı olmayan yazar. bakın rastgele bir tanımına, kesin beğenmişimdir. az ama öz yazıyor. sözlüğün en iyi yazarları sıralamasında ilk 10'a girer.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
neler neler geçmedi ki...
devamını gör...
türkler aşıyı bulsa adı ne olurdu sorunsalı
şırıngaçlı saplambaç.
devamını gör...
merdümgiriz
dostlar bu kelimeyi yıllardır kendimle bagdaştirmam sonucunda bu sözlüğe girerken de bu nicki aldım. tam 2 aydır kullandığım bu nick artk adım gibi oldu. hatta adımdan bile daha çok duyar oldum bu kelimeyi. herkesin nick secme özgürlüğü var. herkes istediği nicki seçebilir. lakin bencil bir insan oldugum için merdumgiriz kelimesinin kullanılması beni bir tık* üzüyor. modlardan rica ediyorum. eğer bir daha merdumgiriz ile başlayan bir nick alınmaya çalıştığında " böyle bir nick kullanılamaz" uyarısı yapar mısınız? **
devamını gör...
nekton
göl ve deniz gibi su ortamlarının iyi ışık alan ve oksijen bakımından zengin olan üst kısımlarında yaşayan canlılardan kendi başlarına hareket etme yeteneğine sahip olanlarıdır. balıklar, yengeçler ve deniz yıldızları bu gruba örnektir.
devamını gör...
yazarların ruh hallerini anlatan bir söz
eskiden dünyayı değiştirmek isterdim şimdi üstümü değiştirmeye üşeniyorum.
devamını gör...
oruç tutmayacak yazarlar
zamanın zenginlerinin fakirlerin açlığına kılıf uydurmak ve isyan etmelerini engellemek adına icat ettiği bir ritüeli uygulamayacak yazarlardır. bunlardan biri de benimdir. zorla tutturmak isteyene ve dışarda ben yemek yerken bana salça olanlara da yallah arabistana demek vacip olacaktır.
edit : an itibariyle sucuklu yumurtalı tostum ve kolamla aralarında bulunmaktan memnuniyet duyduğum yazarlardır. siz tutun brolar. biraz daha aç kalın nolacak ki. zengine bi ay daha isyan etmeniz ertelendi. kan emici vampirlerin sırtınızdan geçinip krallar gibi yiyip içmesine bakmayın. az daha aç kalın bak öteki tarafta kralsınız be oğluuum *
edit : an itibariyle sucuklu yumurtalı tostum ve kolamla aralarında bulunmaktan memnuniyet duyduğum yazarlardır. siz tutun brolar. biraz daha aç kalın nolacak ki. zengine bi ay daha isyan etmeniz ertelendi. kan emici vampirlerin sırtınızdan geçinip krallar gibi yiyip içmesine bakmayın. az daha aç kalın bak öteki tarafta kralsınız be oğluuum *
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmek
wikipedia gibi yorumsuz direkt bilgiden ziyade tecrübe aktarılarak veya bilgi yorumlanarak girilen tanımların çoğunu okurum.
aynı konu hakkında tecrübe ve gözlem içeren on tane tanım okumak on kişinin penceresinden bakmaktır. faydalanmaktır. mesela şu tarzda #223522 tanımların artmasını dilerim.
aynı konu hakkında tecrübe ve gözlem içeren on tane tanım okumak on kişinin penceresinden bakmaktır. faydalanmaktır. mesela şu tarzda #223522 tanımların artmasını dilerim.
devamını gör...
eskisi kadar popüler olmayan şeyler
rock müzik.
türkiye'de neredeyse hiç aktif rock müzik yapan grup kalmadı. 90larda her yerden rock grupları çıkıyordu. şimdi onun yerini rap müzik aldı. *
türkiye'de neredeyse hiç aktif rock müzik yapan grup kalmadı. 90larda her yerden rock grupları çıkıyordu. şimdi onun yerini rap müzik aldı. *
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
kedilerin evrimi ve evcilleşmesi diğer hayvanlara göre çok daha az insan faktörü içererek olmuştur. zira kediler, insanların etrafında ambar ve fare olduğunu fark edip kendileri, insanların yakınlarına gelmeye başlamışlardır. bu yüzden kediler hiçbir zaman tamamen evcil ve tamamen itaatkar bir tür olmamışlar hatta vahşi doğadaki kimi alışkanlıklarını bizimle de sürdürmüşlerdir.
hemen örnek vermek gerekirse;
mesela evinizdeki kediniz eve geldiğimizde ya da sabah uyandığınızda gelip ayağınızı bacağınızı kafasıyla dürtüyor ya, işte o "benim sürümdensin" demek.
evet vahşi kediler dahil her kedi etrafını sürü olarak görüyor ve bu hareketle sürüsünü işaretliyor.
ayrıca evet kediniz ev ahalisini de bir çeşit sürü olarak görüyor.
zaten bu yüzden kediniz sizinle tuvalete girmek istiyor ya da tuvalet kapısında bekliyor. zira vahşi doğada tuvaletini yapmak çok savunmasız bir an, başka yırtıcılar gelebilir, o yüzden kediler sürüsündeki diğer kediler tuvaletini yaparken nöbet tutmak dürtüsüne sahip.
işte sizinle sapık gibi tuvalete girmek istemelerinin sebebi bu *
canım kediler hakkındali kolektif bilgileri azıcık daha arttırdığıma göre bu gece de rahat uyuyabilitirim arkadaşlar. kedi anneleri tarikatımıza bu gecelik hizmetimi tamamladım çünkü.
hemen örnek vermek gerekirse;
mesela evinizdeki kediniz eve geldiğimizde ya da sabah uyandığınızda gelip ayağınızı bacağınızı kafasıyla dürtüyor ya, işte o "benim sürümdensin" demek.
evet vahşi kediler dahil her kedi etrafını sürü olarak görüyor ve bu hareketle sürüsünü işaretliyor.
ayrıca evet kediniz ev ahalisini de bir çeşit sürü olarak görüyor.
zaten bu yüzden kediniz sizinle tuvalete girmek istiyor ya da tuvalet kapısında bekliyor. zira vahşi doğada tuvaletini yapmak çok savunmasız bir an, başka yırtıcılar gelebilir, o yüzden kediler sürüsündeki diğer kediler tuvaletini yaparken nöbet tutmak dürtüsüne sahip.
işte sizinle sapık gibi tuvalete girmek istemelerinin sebebi bu *
canım kediler hakkındali kolektif bilgileri azıcık daha arttırdığıma göre bu gece de rahat uyuyabilitirim arkadaşlar. kedi anneleri tarikatımıza bu gecelik hizmetimi tamamladım çünkü.
devamını gör...



