bela paratoneri gibi dertsiz günümün olmaması.
yorgunluktan tükenirken, içten içe pes etmek bir yana bundan haz duymam. çalışmayı, çabalamayı, keşfetmeyi ve yardım etmeyi yaşatmayı seven bir ruh inşa ettim.
işte bu benim başarım.
(bkz: heeeyytt kuzum benim)
devamını gör...

kesinlikle ve kesinlikle zamandır.

geri gelmez, çabuk geçer ve acımasızdır.
devamını gör...

tabii ki the beatles - abbey road
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

an itibariyle 23 madalya ile kafa sözlüğün tosun paşası olmuştur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aziz nesin ve rıfat ılgaz ile beraber çıkardığı marko paşa dergisi de ünlüdür. 1940'lı yıllarda bir baş makalede yabancı sermaye nasıl girer? başlığını gören sabahattin ali, dergisinde şu satırları yazmış :

" anlatalım... evvela hello johny, my darling, yes, okey girer. arkadan amerikan zırhlıları girer, bahriyeliler girer. daha arkadan danışman kurul, denetleme kurulu girer. ondan sonra, gerekirse borç verilebileceğine dair haberler girer. bu arada bazı yazarlar deliğe girer, bazı yazarlar türkiye'yi amerika'nın sınırı olarak gösterirler. ve sonunda ucu dünyanın merkezinde bulunan asıl kazık girer ki her kıvranışta biraz daha girer. "
devamını gör...

(bkz: koku hafızası) başlığında da değinilmiş.

ama yine de tanım girelim: birçok insan gibi bilimsel tezlerden önce farkına vardığımız bilgidir.
orhan veli gibi şairler de farkındaydı, belki de baharın baş döndüren kokusundan öte anılar örseledi birçok kişiyi.

(bkz: beni bu havalar mahvetti)

edit: imla vs.
devamını gör...

nabza göre şerbetin eşeğin kulağına kaçırıldığı, karakterin ufukta kaybolmasına sebep olan nefretlik olgu.
devamını gör...

ergenlikle alakasını tam olarak anlayamadığım, yayınlanışı üzerinden tam yirmi sene geçen ve jake gyllenhaal'ın yıldızının parladığı filmdir. müthiş sinema bilgini yazarlarımız bu filmi ne kadar ergenlere lütfetse de bir ergenin "böyle film mi olur ****" demesi daha olasıdır. filmin normal ve director's cut olmak üzere iki ayrı versiyonu var. anlayacağınız üzere director's cut daha uzun ve roberta sparrow'un kitabından açıklayıcı sahneler içeriyor. filmi anlaması da kolaylaşıyor. olayı anlamayan arkadaşlar için şöyle bol spoilerlı bir açıklama yapayım:


darko'nun odasına jet motoru düşmesiyle bir tanjant evren oluşuyor. bu evrenin oluşma sebebine uzay-zaman üzerinde meydana gelen bir yarılmayı gösterebiliriz. roberta sparrow'un kitabında da yazdığı gibi, oluşan paralel evren bir dengesizlik içerecektir ve uzun süre varlık sürdüremeyerek yok olacaktır. bahsettiğimiz jet motoru da gerçek evrene aitti, yine söylediğim yarılma sonucu darko'nun odasına düşerek bir paralel evren oluşturuyor. darko da bu jet motorunu gerçek evrene gönderilmesi için seçilen kişidir, yaşayan alıcıdır. yaşayan alıcı; -roberta sparrow'un kitabında yazdığı gibi- telekinezi, su ve ateşe hükmetme gibi özel güçlere sahiptir. son kısımda görüyoruz ki darko, annesinin de içinde bulunduğu uçaktaki jet motorunu bu güçler sayesinde söküp, filmde birçok kez bahsedilen portal yoluyla gerçek evrene göndererek gerçek olan darko'nun ölmesini sağlıyor. bu ölümün ardından manipüle yaşayanların bi' tuhaflık içinde uyandığını gösteren sahnelerle karşılaşıyoruz. gelelim tavşan kardeşimiz frank'e. korkutucu tavşan kostümüne sahip bu eleman bir manipüle ölüdür. tıpkı darko'nun yavuklusu gibi. manipüle ölülerin amacı, yaşayan alıcı'yı evreni kurtarmaya zorlamaktır. bunlar da bir özel güce sahiptir. darko'nun ablasının sevgilisi olan frank, darko tarafından vurulunca bir manipüle ölü oluyor. zamanda yolculuk yaparak darko'yu kurtarıyor ve darko'yu manipüle ederek evrenin kurtarılmasına ayak oluyor. frank; telkinleriyle okulun tatil edilmesini, filmdeki pedofili karakterimizin hapse atılmasını sağlıyor. böyle olunca darko'nun annesi, çocukları dans gösterisine götürmek zorunda kalıyor. dolayısıyla evde bir parti verilmesine ön ayak olunuyor, bu parti darko'nun frank'ı öldürüp katil olmasını sağlıyor. tüm bunların sonunda da darko evreni kurtarmak mecburiyetinde kalıyor, kaderini kabulleniyor. filmde birçok kez karşımıza çıkan roberta sparrow'un (gidici nene) da bunda bir etkisi vardır. gidici nine, darko'dan önceki yaşayan alıcıdır. darko'nun yaptığını yapmadığı için ölmesi gerektiği halde ölmemiş, insanlar tarafından unutulmaya ve izole yaşamaya mahkum olmuştur. psikolog'un sorusuna "yalnız kalmak istemiyorum" cevabını veren darko, artefakt'ı (jet motoru) gerçek evrene göndererek kendi kaderini yerine getirmiştir.

tüm bu yazdıklarım, roberta sparrow'un yazdığı "zaman yolculuğu felsefesi" kitabına dayanıyor. tamamı doğru olmayabilir, filmdeki boşlukları kendi kafamda bu şekilde tamamladım. fena film değildir, "mindfuck" filmlere ilgisi olan arkadaşların izlemesini tavsiye ederim. ilgilenmeyip izleyen de filmi gömüyor zaten.
devamını gör...

periyodik cetvelde 1 a grubunda bulunur. alkali metaldir. grup arkadaşları; hidrojen, lityum, sodyum, potasyum, rubidyum ve sezyumdur. bu grupta aşağı doğru inildikçe elektron verip soy gaz halini alma isteği artar. en sonda bulunan fransiyum elektronegatifliği (elektron verme isteği) en fazla olan metaldir.
atom numarası 87, sembolü fr dir.
erime sıcaklığı ise 27 derece santigrattır.
doğada çok çok az bulunur. sentezlenmeden doğada keşfedilen son elementtir. fransa’da keşfedildiği için (1939) bu ismi almıştır.
çok radyoaktiftir. en kararlı izotopu bile 22 dakika içinde ışımalar sonucu (alfa , beta) yarı ağırlığına ulaşır. bu yüzden yer kabuğunda bulmak neredeyse imkansızdır. hatta en nadir bulunan ikinci elementtir. astatinden sonra.
eşdeğer ağırlığı en yüksek metaldir. ilk 101 element arasında en karasız elementtir.
nadir bulunuşu ve izotoplarının kararsızlığı sebebiyle endüstride ticari anlamda kullanılmamaktadır. ticari açıdan önemli bir bileşiği de bulunmamaktadır. bilinen bir faydası da yok. fransiyum, sadece biyolojik ve atomik araştırmalarda kullanılmaktadır. kanser araştırmalarında kullanılabileceği öngörülmüş. ancak pratik görülmediği için uygulamaları geliştirilememiş.
devamını gör...

amerikan jinekolog dr. arnold h. kegel tarafından kadınların doğum ve menapoz döneminde yıpranmaya uğrayan, ileri yaşlarda muzdarip olduğu idrar kaçırma sorununa sebep olan pelvik taban kaslarının zayıflaması durumuna çare olabilmesi adına geliştirilmiş egzersizdir. erkekler için de uygulanabilir olduğu gözlenmiştir.

etki alanı bahsedildiğinden daha geniştir. rahim sarkması, mesane sarkması, cinsel isteksizlik gibi sorunların oluşmasına da engel olabileceği söylenmektedir.

egzersizlerin doğru yapılması önemlidir:


kegel egzersizlerini yapabilmek için pelvik taban kaslarınızı çok iyi hissedebilmelisiniz. bu bölge kaslarının ayrımını yapmanın en kolay yolu idrarınızı yaparken birden idrar yapmaya ara verip sonra tekrar yapmaya başlamanızdır. idrarınızı tutmaya çalışırken kastığınız kaslar pelvik taban kaslarınızdır.

günün herhangi bir saatinde evde, işyerinizde, televizyon izlerken, araç kullanırken rahatlıkla uygulayabileceğiniz egzersizlerdir. kegel egzersizlerini yaparken tarif ettiğimiz pelvik taban kaslarınızı 3- 10 saniye tutup sonra yine 3- 10 saniye gevşetmelisiniz. bunu arka arkaya 10 defa tekrar edin. gün içinde 3 seansda bu egzersizleri tekrarlayın. egzersizleri mesaneniz boşken uygulayın. idrar yaparken bu egzersizleri uygulamayın. mesane tam boşalmayabilir ve idrar yolu enfeksiyonuna sebep olabilir. bu egzersizleri günde 5 seansdan fazla uygulamayın.
devamını gör...

ortamlarda sorarlarsa tesettürlüyüm falan der ama sadece başı kapalıdır.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
devamını gör...

1983'te new jersey'de kurulan, ergenlik dönemimin fon müzikleri çoğunlukla bu abilere ait olan ve hala konser vermeye devam eden glam grubu. ya da bir zamanlar öyleydi..

günümüzdeyse richie sambora'nın grubu terk etmesi ve jon bon jovi'nin 2013-2014 arası dönemde sesini nerdeyse kaybetmesiyle artık eski heyecanından eser yoktur. ne konserleri ne de yeni çıkardıkları albümler eskisi gibidir, en azından benim için. halbuki bir zamanlar slippery when wet albümündeki tüm şarkıların sözlerini ezbere bilirdim. bazı türkçe çeviri sitelerindeki çevirileri bizzat bana aittir hatta.

hey gidi günler diyelim ve şu sözlerle bu entrye ve geceye son verelim;

---wanted dead or alive---
and i walk these streets
a loaded six string on my back
i play for keeps, 'cause i might not make it back
i' ve been everywhere, still standing tall
i've seen the million faces, and i rocked them all!
devamını gör...

ankara'da kültür kitapçılığının son kalesi. kendisine kısaca "dost" deriz. uğrak buluşma mekanımızdır. alt katındaki puzzle bölümü ankara şartlarında oldukça geniştir. arkadaşlarımızı beklerken içeri girip kitap, dergi karıştırmak yıllardır değişmeyen geleneğimizdir.
devamını gör...

11 eylül 1973 tarihinde, sosyalist devlet başkanı salvador allende'ye karşı, genel kurmay başkanı augusto pnochet tarafından yaplan ve emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen askeri darbedir.

darbeyi ve sınır dışı edilmeyi kabullenmeyen salvador allende intihar etti,bir diğer bakış açısına göre ise öldürüldü.

darbede, abd'nin rolü çok konuşuldu. o dönem abd başkanı richard nixon'ın güenlik danışmanı olan ve sonradan dışişleri bakanı olan henry kissinger şu itirafta bulunmuştur; ülkesinin insanlarının sorumsuzluğu yüzünden bir ülkenin komünist olmasına seyirci kalamayız. meseleler, şilili seçmenlerin kararına bırakılamayacak kadar önemlidir.

şilinin tam olarak normale dönmesi ise yaklaşık 16 yıl kadar sürdü. şuan da güney ameriikanın en refah ülkeleri arasında yer alıyorlar.
devamını gör...

avrupa uzay ajansı tarafından 67p/churyumov-gerasimenko adlı kuyruklu yıldız üzerine inmesi için fırlatılan araç.

araç philae adlı keşif aracıyla birlikte 2004 yılında kuyruklu yıldıza doğru yola çıktı ve 10 yıl sonra, 2014'te onun yörüngesine girdi. 2016 yılında ise göre sona erdi. kuyruklu yıldızların, dünyadaki suyun kaynağı olup olmadığına ilişkin araştırmalar bakımından oldukça önemli bir görevdi. aslında araçtan bir süre daha veri alınması umuluyordu, ancak kuyruklu yıldız üzerinde güneş görmeyen bir bölgeye sıkışıp kalması nedeniyle kendisinden veri alınamadı. zira çalışabilmek için güneş enerjisi kullanması gerekiyordu. ancak yörüngede bulunduğu esnada çektiği ve yolladığı fotoğraflar bile yeterince kıymetli veriler içeriyor.

***

araca bu ismin verilmesinin nedeni var. 18. yüzyılda mısır'da, fransız askerler tarafından bulunan ve hiyerogliflerin ilk kez deşifre edilmesinde kullanılan bir taş var ve buna, bulunduğu yerin (reşit kasabası) isminden dolayı rosetta taşı deniyor. bu taş, hiyeroglifler ve mısır uygarlıklarının sırlarının çözülmesinde bir mihenk taşıydı. rosetta da ilk kez bir kuyruklu yıldız üzerine inen araç olmakla, astronomi tarihinde bir mihenk taşı olduğu için, kendisine bu isim uygun görüldü.
devamını gör...

esnaflık bu dönemde çok zor.
devamını gör...

eczaneler, devlet hastahaneleri (çünkü çok kalabalık koronavirüs değilseniz bile olma ihtimaliniz yüksek), kuruyemiş, çerez satan yerler çok sıra var çünkü.
devamını gör...

her gülün bir dikeni vardır.

kar insana muazzam huzur veren bir olay, baharda doğada yüzlerce renk varken renklerin hepsi sonbaharda kaybolur, kar geldiğinde ise her şeyin üstü beyaz bir örtü ile kaplanır, kar sesi emer dünya sessizleşir ışığı yansıtır, geceleri bile karanlık inmez.

bu kadar güzelliğe karşı normal bir insanın heyecan duymaması çok zordur, yapılması gereken karıncanın ağustos böceğine kapısını açtığı gibi kapıları açmaktır. kışın gelmesine sevinen insanları vatan haini ilan etmek değil.
devamını gör...

e güzeliz tabii ne sandınız? kurban olun bize.
devamını gör...

cem adrian'dan gelsin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim