kafamıza göre radyo yayını
dinlemedeyiz.
elveda rumeli'den bir şeyler çıksa keşke.
elveda rumeli'den bir şeyler çıksa keşke.
devamını gör...
bir baltaya sap olamamak
'bir baltaya sap olmanın' tersi olan durum. bomboş yaşamayı anlatır çoğu kez. vicdan azabından kahreden durumdur kendi adıma.
devamını gör...
illuminati oyun kartları
1975 yılında yayımlanmış olan the illuminatus! trilogy isimli kitaptan esinlenen, steve jackson games tarafından piyasaya sürülmüş olan ve sınırlı sayıda üretilmiş oyun kartları.
piyasaya ilk sürülüşü 80'li yıllarda. 2-8 kişi ile oynana bir oyun.
esas ilginç olan versiyonu illuminati: yeni dünya düzeni adıyla 1994'te piyasaya sürüldü. ilginç olmasının nedeni, 11 eylül saldırılarından önce piyasaya sürülen versiyondaki şu 2 kart:

bu kadar da olmaz demeyin, olmuş. 11 eylül saldırılarından daha sonra piyasaya sürülen versiyonu da var, ancak bu kartlar o versiyonda değil, öncekinde bulunuyor.
cia sitesine bile konu olmuş.
diğer kartları internetten bulup incelemesi size kalmış.
piyasaya ilk sürülüşü 80'li yıllarda. 2-8 kişi ile oynana bir oyun.
esas ilginç olan versiyonu illuminati: yeni dünya düzeni adıyla 1994'te piyasaya sürüldü. ilginç olmasının nedeni, 11 eylül saldırılarından önce piyasaya sürülen versiyondaki şu 2 kart:

bu kadar da olmaz demeyin, olmuş. 11 eylül saldırılarından daha sonra piyasaya sürülen versiyonu da var, ancak bu kartlar o versiyonda değil, öncekinde bulunuyor.
cia sitesine bile konu olmuş.
diğer kartları internetten bulup incelemesi size kalmış.
devamını gör...
insanın acısını insan alır
kırmızı kedi yayınevi tarafından insanın acısını insan alır (bütün yazıları-1) ismiyle şükrü erbaş'ın deneme türünde eserlerini bir araya toplayan kitaptır. bu kitapta bir gün ölümden önce, insanın acısını insan alır, gülün sesi gül kokar adlı eserler bir araya getirilmiştir.
"kalabalık, anlamı ve gereği üzerinde en küçük bir kuşku duymadan söyleneni yapmanın ruhsuz huzuru ile trafik ışıklarında durup, taşları yerinden oynamış kaldırımlara kişiliksiz bir öfkeyle söylenerek, akşama dek bir kez bile kullanmadığı, ne işe yaradığını çoktan unuttuğu aklının sağır uğultusuyla, başı sonu belirsiz günlük yalnızlığını akıyordu."
ayrıca,
bütün yazıları-2: çekilme suları, bütün yazıları-3: eşik burcu.
"kalabalık, anlamı ve gereği üzerinde en küçük bir kuşku duymadan söyleneni yapmanın ruhsuz huzuru ile trafik ışıklarında durup, taşları yerinden oynamış kaldırımlara kişiliksiz bir öfkeyle söylenerek, akşama dek bir kez bile kullanmadığı, ne işe yaradığını çoktan unuttuğu aklının sağır uğultusuyla, başı sonu belirsiz günlük yalnızlığını akıyordu."
ayrıca,
bütün yazıları-2: çekilme suları, bütün yazıları-3: eşik burcu.
devamını gör...
domestic hıyar
daha ilk bakışta " bu adam delinin teki!" demiştim. ve hala sözlerimin arkasındayım. bilen bilir delileri ve manyakları ayrı bir severim. bu adam da bunlardan biri.
bendeki yeri çok çok ayrıdır, her konuda.
birçok şarkıda da bir şekilde buluşuruz. zaten bu noktada kendisine oldukça gıcık oluyorum. yahu uzun zamandır dinlediğim bir şarkıyla ilgili tanım gireceğim. bir bakıyorum domestic çoktaaan girmiş. neyse ki bugün bu konuyu görmezden gelebilirim. iyi günümdeyim sanırım. bir yandan da "iyi ki" günüm tabii. yıllar önce bugün doğmuş bu deli. iyi ki de doğmuş.
musmutlu ve arılı yıllar... geri kalanı kendisi biliyor zaten. ne çok keşke, ne çok iyi ki...
buraya bir şarkı bırakıyorum, bizimkilerden...
open.spotify.com/track/45uD...
bendeki yeri çok çok ayrıdır, her konuda.
birçok şarkıda da bir şekilde buluşuruz. zaten bu noktada kendisine oldukça gıcık oluyorum. yahu uzun zamandır dinlediğim bir şarkıyla ilgili tanım gireceğim. bir bakıyorum domestic çoktaaan girmiş. neyse ki bugün bu konuyu görmezden gelebilirim. iyi günümdeyim sanırım. bir yandan da "iyi ki" günüm tabii. yıllar önce bugün doğmuş bu deli. iyi ki de doğmuş.
musmutlu ve arılı yıllar... geri kalanı kendisi biliyor zaten. ne çok keşke, ne çok iyi ki...
buraya bir şarkı bırakıyorum, bizimkilerden...
open.spotify.com/track/45uD...
devamını gör...
yazarların bugüne kadar hissettiği en büyük fiziksel acı
ilk defa iki tekerlekli bisiklet sürmeyi öğreniyordum. dengemi kaybedip dikenli çalıların üstüne düşmüştüm ve her tarafım kanamıştı. bunu gördüğümde aklıma o an geldi. yaşadığım en büyük fiziksel acı bu olabilir.
edit: 10-11 yaşlarındayken yaz tatilinde kuran kursuna gidiyordum. ayağımda pembe üstünde beyaz bir çiçek olan plastik terliklerim vardı. şadırvanda abdest alan arkadaşımı beklerken ıslak bir yere bastım ve ayağım kaydı. yaklaşık 5 basamak merdivenden popo üstü düştüm. sırtımı da basamaklara çarpmıştım ve uzun süre ciddi anlamda nefesimin kesildiğini hissettim. düştükten sonra sırtım ezilmişti ve bir süre ne düzgün oturabildim ne de eğilebildim. yaşadığım en büyük fiziksel acı bu nefesimin kesildiği andı. öleceğimi sanmıştım.
edit: 10-11 yaşlarındayken yaz tatilinde kuran kursuna gidiyordum. ayağımda pembe üstünde beyaz bir çiçek olan plastik terliklerim vardı. şadırvanda abdest alan arkadaşımı beklerken ıslak bir yere bastım ve ayağım kaydı. yaklaşık 5 basamak merdivenden popo üstü düştüm. sırtımı da basamaklara çarpmıştım ve uzun süre ciddi anlamda nefesimin kesildiğini hissettim. düştükten sonra sırtım ezilmişti ve bir süre ne düzgün oturabildim ne de eğilebildim. yaşadığım en büyük fiziksel acı bu nefesimin kesildiği andı. öleceğimi sanmıştım.
devamını gör...
duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini
kulaktan dolma sözle sevgiliye yapılan serzeniş'tir
devamını gör...
mansur yavaş'ın karantinadaki vatandaşların kahvaltı ve akşam yemeğini karşılama kampanyası
sosyal devlet kavramının zirvelerine oynayan durumdur. tebrik edilesi.
devamını gör...
siz rahat yaşayasınız diye
bir yusuf atılgan kitabıdır.
kitap ustaya saygı duruşu için ve onun yazdıklarına doyamayan okurlar için bir hasret giderme aracı olmuş sanki. kitabın içinde yazıp nedense yok ettiği eşek sırtındaki saksağan romanının giriş bölümü, diğer notları, daha önce yayımlanmamış şiirleri, dergilerden derlenen öyküleri ve çevirileri var.
daha önce birçok tanımda söyledim bunu: meslektaşım kardeşimdir. yusuf abi de benim meslek büyüğüm, iyi ki de öyle. öyle de anlatıyor hikayelerini mesleğine hakim bir öğretmen gibi. okuyanların ufkunu açmak, onları yepyeni boyutlara taşımak için.
yazamadığı hiçbir şey için kimseye kızgın değil yusuf abi. ne yayımcılara ne onu ara ara hapse atan devlete. düşünce özgürlüğü her zaman sadece içi boş bir kavramdı zaten yalnız ve güzel ülkemde. biraz istanbul’un hırgürüne alışmaya çalışmış büyük yazar o kadar.
gecikmeli ankara trenini ile gelen kadını bekleyen zebercet gibi beklemiş yazacaklarının zamanının gelmesini belki de. kalbi müsade etmemiş daha fazla beklemesine. mecburen sandığından çıkanlarla avunacağız.
zebercetin bıyığının olup olmadığını düşünmek kadar zor yusuf atılgan’dan bu kadar az şey kalmış olmasını kabullenmek.
kitap ustaya saygı duruşu için ve onun yazdıklarına doyamayan okurlar için bir hasret giderme aracı olmuş sanki. kitabın içinde yazıp nedense yok ettiği eşek sırtındaki saksağan romanının giriş bölümü, diğer notları, daha önce yayımlanmamış şiirleri, dergilerden derlenen öyküleri ve çevirileri var.
daha önce birçok tanımda söyledim bunu: meslektaşım kardeşimdir. yusuf abi de benim meslek büyüğüm, iyi ki de öyle. öyle de anlatıyor hikayelerini mesleğine hakim bir öğretmen gibi. okuyanların ufkunu açmak, onları yepyeni boyutlara taşımak için.
yazamadığı hiçbir şey için kimseye kızgın değil yusuf abi. ne yayımcılara ne onu ara ara hapse atan devlete. düşünce özgürlüğü her zaman sadece içi boş bir kavramdı zaten yalnız ve güzel ülkemde. biraz istanbul’un hırgürüne alışmaya çalışmış büyük yazar o kadar.
gecikmeli ankara trenini ile gelen kadını bekleyen zebercet gibi beklemiş yazacaklarının zamanının gelmesini belki de. kalbi müsade etmemiş daha fazla beklemesine. mecburen sandığından çıkanlarla avunacağız.
zebercetin bıyığının olup olmadığını düşünmek kadar zor yusuf atılgan’dan bu kadar az şey kalmış olmasını kabullenmek.
devamını gör...
imkanımız yoktu okuyamadık
(bkz: okuyom ben yaa) ile tezatlık içerir.
devamını gör...
büfecilerin tosta koyduğu sucuğu kestiği incelik
(bkz: transparan)
devamını gör...
yine hafta sonunun gelmesi
artık günler değil, haftalar nasıl geçiyor anlamaz oldum. yaşadığım güzel bir olay da yok hayatımda. ne olacak bu işin sonu?
devamını gör...
yoldaş yazarlara bayram harçlığı versin kampanyası
evettttt. 500 gayme versin herkese. gönlümüz olsun be yoldaş. hayat yeterince zor zaten bir de sen vurma.*
devamını gör...
başlayınca durdurulamayan şeyler
aksilikler.üstüste gelir her defasında ve şaşmaz hiç bir zaman da.
devamını gör...
josef stalin
josef stalin, lenin ve troçki'nin dogal devamidir. stalin, genel olarak çok yargilanan bir tarihi kisilik. bazi solcular, lenin ya da troçki'yi stalin karsisinda romantiklestiriyorlar. lenin ve troçki 1918'de kurucu meclisi kapatmasi, rus ekonomisini merkezilestirmesi unutuluyor. politik muhalifleri rusya'da ilk siddetle susturan ya da ekonomik ve idari hatalarindan dolayi milyonlarin açliktan olmesine yol açan stalin degildi.
stalin'in sovyetler birligi kesinlikle çok daha baskici ve zor durumdaydi. ancak ıkinci dunya savasi ve soguk savasin baslangici, sovyet rejimini her turlu sertlestirecekti. amerika bile 1930'lar, 40'lar ve 50'lerde daha baskici bir yer haline geldi. sovyetler birliginde bu donemde olen birileri varsa tek suclanacak kisi stalin degildir. otoriter komunizmin dogal olarak gelecegi nokta burasiydi. rosa luxemburg bu durumu "rus devrimi" adli denemesinde, 1918 yilinda zaten elestirmisti. demokrasisiz, proletarya diktatorlugu olmaz.
(bkz: rosa luxemburg)
not: stalin ile hitler'i ayni kefeye koymak ya dupeduz cahilliktir ya da nazi sempatizanligidir. turkiye'de genelde nazi ideolojisinin ne bicim bir sacmalik aldigi ciddi bir sekilde anlatilmiyor. bir tarafta, aryan irk denilen sacmaliktan olmayan herkesin ya yok edilmesi ya da kolelestirlmesi gerektigini savunan bir adam var. stalin'in hedef kitlesi ya politik muhaliflerdi ya da entelijensiya. diger olenler, ukrayna durumu disinda idari ve ekonomik problemler ve beceriksizliklerin yol actigi acliklardan dolayi olduler. hitler yahudileri bir irk olarak iddia edip bu irkin yok edilmesini savunuyor. bunun yaninda sakatlar, politik muhalifleri ve slavlar da var. stalin hicbir zaman yahudi soykiriminda kullanilan tipte makinelesmis bir soykirim gerceklestirmemistir.
stalin'in sovyetler birligi kesinlikle çok daha baskici ve zor durumdaydi. ancak ıkinci dunya savasi ve soguk savasin baslangici, sovyet rejimini her turlu sertlestirecekti. amerika bile 1930'lar, 40'lar ve 50'lerde daha baskici bir yer haline geldi. sovyetler birliginde bu donemde olen birileri varsa tek suclanacak kisi stalin degildir. otoriter komunizmin dogal olarak gelecegi nokta burasiydi. rosa luxemburg bu durumu "rus devrimi" adli denemesinde, 1918 yilinda zaten elestirmisti. demokrasisiz, proletarya diktatorlugu olmaz.
(bkz: rosa luxemburg)
not: stalin ile hitler'i ayni kefeye koymak ya dupeduz cahilliktir ya da nazi sempatizanligidir. turkiye'de genelde nazi ideolojisinin ne bicim bir sacmalik aldigi ciddi bir sekilde anlatilmiyor. bir tarafta, aryan irk denilen sacmaliktan olmayan herkesin ya yok edilmesi ya da kolelestirlmesi gerektigini savunan bir adam var. stalin'in hedef kitlesi ya politik muhaliflerdi ya da entelijensiya. diger olenler, ukrayna durumu disinda idari ve ekonomik problemler ve beceriksizliklerin yol actigi acliklardan dolayi olduler. hitler yahudileri bir irk olarak iddia edip bu irkin yok edilmesini savunuyor. bunun yaninda sakatlar, politik muhalifleri ve slavlar da var. stalin hicbir zaman yahudi soykiriminda kullanilan tipte makinelesmis bir soykirim gerceklestirmemistir.
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
küçükken kendime bi çanta hazırlar sadece en sevdiğim eşyaları koyar ve evi terk edeceğimi söylerdim. çocuklar için olan çadırım vardı onu da evin önüne kurup orda yaşayacağımı düşünürdüm. yanii 7 yaşındaysanız evi o kadar terk edebilirsiniz.
devamını gör...
bayramda sözlükte takılan asosyal tip
asosyal değildir. kısıtlama esnasında bile sosyalleşmeye çalışan kişidir. burası dijital de olsa sosyal bir ortamdır.
devamını gör...
zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü
varlıklı olduğu günlerinde giyimine özen gösteren kişi, eski durumunu yitirince mevsime, modaya uymayan şeyler giyer.
devamını gör...

