diğer öğrenciler maskelerini indirdi diye sınavı terk eden öğrenci
normal bir ülke de olsa desteklenecek ama türkiye de ayıplanacak bir davranış.halk olarak, doğru ya da yanlış çoğu kişi aynı şeyi yapıyorsa sende onu yapmak zorundasın gibi bir algımız var.çocuk kendi sağlını düşünmüş ve çıkmıştır sınavdan. türkiyede herkes böyle bir düşünce yapısına sahip olsaydı çok daha farklı bir yerde olabilirdik.
devamını gör...
ekşi sözlük’te çaylak olmak vs normal sözlük’te çaylak olmak
ekşide 3,5 yıl bekledim yazar olmak için.. ne hakaretler, saçma sapan şeyler duydum (bkz: çaylak) olduğum dönemde.
ekşi, sırf bel altı çalışır hale geldi. özgürlük bu olmamalı. tanım girerken bile adamlar saydırıyor. (bkz: komik) olduğunu savunuyorlar bir de..
kafayı görünce direk geldim oradaki yazar hesabımı kapatıp. tek dileğim umarım buranın suyu çıkmaz..
ekşi, sırf bel altı çalışır hale geldi. özgürlük bu olmamalı. tanım girerken bile adamlar saydırıyor. (bkz: komik) olduğunu savunuyorlar bir de..
kafayı görünce direk geldim oradaki yazar hesabımı kapatıp. tek dileğim umarım buranın suyu çıkmaz..
devamını gör...
son görülmesi ve mavi tiki kapalı insan
çok şükür, mesaj atan kimsem olmadığı için kimsenin farkında olmayan özelliğimdir.
devamını gör...
hijo de la luna
(iho dela luna) ay'ın çocuğu veya ay'ın oğlu anlamına gelen ve ispanyol pop grubu mecano'ya ait ispanyolca şarkıdır. bu şarkı, bir ispanyol çingenesinin ay'a eş bulmak için yalvarmasını, ay'ın ise buna karşılık kadının doğacak ilk çocuğunu kendisine vermesini şart koştuğu eski bir efsaneyi anlatır.şarkının ismi de buradan gelir.
alman senfonik metal grubu haggard'ın yorumu ise olağanüstüdür.
alman senfonik metal grubu haggard'ın yorumu ise olağanüstüdür.
devamını gör...
neşet ertaş
1965 yılında eskişehir konserinde yapımcı, neşet ertaş’ı ve aşık mahzuni şerif’i otelde bırakıp konserden sonra paralarını vermeden kaçmıştır. bunun üzerine neşet baba, kendi payına düşen miktarı hiç para almayan mahzuni şerif ile paylaşmış ve kendisine kalan paranın bir kısmını da saz ekibine dağıtmıştır. 300 liralık paydan neşet ertaş’ın elinde kalan 25 lira olmuştur. ruhun şad olsun göynümüzün aradığı adam.
son olarak büyük ozanın kafası dumanlıyken trt’ye salladığı videoyu da bırakalım;buradan
not: dikkatli dinlerseniz, arka fonda trt'nin cevabını bile duyabilirsiniz.
son olarak büyük ozanın kafası dumanlıyken trt’ye salladığı videoyu da bırakalım;buradan
not: dikkatli dinlerseniz, arka fonda trt'nin cevabını bile duyabilirsiniz.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
tunalı hilmi
civarındaki sokaklarda yeniden saatlerce gezmek istediğim, kaç yıldır ankara'ya uğrayamamaktan dolayı büyük özlem duyduğum, adeta burnumda tüten cadde.
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
belki de en çok, komşu sokaklarını ve yolculuğun kendisini seviyordum. kimi zaman billur'dan, bazen de güniz'den gelip, kuğulu'ya merhaba dedikten sonra caddeye kıvrılmak, pasaja bir ucundan dalıp hemencecik diğer ucundan çıkmak dünya üzerindeki en büyük eğlence oluveriyordu. ayaklara kara sular indikten sonraysa adres hep belliydi. kalan son gücümle, ya bülten'den ya da büklüm'den yokuş yukarı, kavaklı ilkokulu'na çıkmak. hemen karşısında bilir taksi vardır. görüp görebileceğiniz en efendi şoförleri, kraliyet enstitüsü sınavlarına tabi tutarak aldıklarına inandığım taksilerinden birine binilir ve önce otogar, sonra da eve dönüş yolculuğu başlardı.
pasaj demişken, alt katına uğramadan da geçmek olmaz. 90'ların başında satın aldığım ilk yabancı cd'lerimin çoğunu, pasajın altındaki plakçıdan edinmişimdir. zira başka yerde gerçekten bulamayacağınız, epeyce geniş bir koleksiyonu vardı nuri usta'nın. "peki deck'inde disk çalar var mı genç?" diye sorar, emin olmak isterdi satmadan önce de. bir de uzunçalardan, ferro krom kasetlere kaliteli kayıtlar alırdı, farkı anlayamazdık. birbirinden güzel anıları biriktirdiğim caddeye en kısa zamanda tekrar kavuşmak ümidiyle...
devamını gör...
eleştirilen insana dönüşmek
toplumumuzda çok yaygın olarak görülen bir problem. ilk defa halk içinde farkedilebilen hale gelen kutuplaşmalarla bağlantılıdır.
devamını gör...
başıboşlar
trollerin kalbini kıracak kategori. şimdiden sitemler başladı. neyse fularlılar team’den biri olarak takdir ettim. elinize sağlık. normal yazarlar**ın bazı tanımları da bu kategoriye düşebilir. bu kendimize çeki düzen vermemiz gerektiğini gösterir. *
devamını gör...
tuvaletteyken kedilerin yanımıza gelmesi
normal şartlarda kendini sevdirmeyen kedimin, ben tuvaletteyken dibimde bitmesi ve kucağıma oturması.
araştırmalarıma göre;
banyonun onlar için çok ilgi çekici olması ya da ailesi olarak gördüğü insanı, tuvalet esnasında savunmasız kaldığından dışarıdan gelen tehlikelere karşı korumak istemesi.
kaynak
araştırmalarıma göre;
banyonun onlar için çok ilgi çekici olması ya da ailesi olarak gördüğü insanı, tuvalet esnasında savunmasız kaldığından dışarıdan gelen tehlikelere karşı korumak istemesi.
kaynak
devamını gör...
şeriatçıların istanbul'da cennet piyangosu dağıtması
odanın haram olduğunu öğrendiğim başlık. bundan sonra salonda yatacağım. teşekkürler şeriatçılar.
devamını gör...
coriolis etkisi
barış manço'nun bir gezi videosu var herkes biliyordur. ekvator çizgisine gidip bir deney yapmıştı. iki yarım kürede de suyun akış yönü bibirinden farklı ekvatorda ise dümdüz akıyordu. bu deneyde siyahi arkadaşın suyu dökme şekli ile girdap oluşturması gözden kaçmaz. ne yazık ki buradaki deneyde siyahi arkadaş tarafından kandırılıyoruz. coriolis etkisi bu kadar milimetrik değişimler gözlemlenebilecek bir etki değildir. günlük hayatta bunu hissedemeyiz. kasırga ve girdap gibi durumlarda bile oluşum süresi uzundur.
bir çemberde aynı hizada merkeze yakın ve uzak iki nokta bir turu aynı sürede tamamlar. ama hızları birbirinden farklıdır. kutuplarda dünyanın dönüş hızının ekvatora oranla az olmasının temel sebebi budur. dönen bir cisimde ki burada bahsettiğimiz örnek dünya kasırgaların iki yarım kürede farklı yönlere doğru dönmesinin nedeni de dünyanın şekli ve dönüşü ile bağlantılıdır. 1835 yılında gaspard gustave coriolis tarafından bu etki tanımlanmış ve ismini kendisinden almıştır. bu etki dünyanın döndüğünün de kanıtıdır. coriolis bir sarkaç yapıp paristeki meşhur pantheon'un kubbesine asmıştır. sarkaç belli bir doğrultuda hareket ederken salınım doğrultusunda sürekli bir değişim meydana gelmekteydi. belli bir süre sonra başlangıç konumuna geri geliyordu. aynı sarkaç ile eğer ekvator çizgisine üzerinde aynı deneyi gerçekleştirirsek aynı etki gözlenmeyecek ve sarkaç salınım doğrultusunda hareket edecektir.
bir çemberde aynı hizada merkeze yakın ve uzak iki nokta bir turu aynı sürede tamamlar. ama hızları birbirinden farklıdır. kutuplarda dünyanın dönüş hızının ekvatora oranla az olmasının temel sebebi budur. dönen bir cisimde ki burada bahsettiğimiz örnek dünya kasırgaların iki yarım kürede farklı yönlere doğru dönmesinin nedeni de dünyanın şekli ve dönüşü ile bağlantılıdır. 1835 yılında gaspard gustave coriolis tarafından bu etki tanımlanmış ve ismini kendisinden almıştır. bu etki dünyanın döndüğünün de kanıtıdır. coriolis bir sarkaç yapıp paristeki meşhur pantheon'un kubbesine asmıştır. sarkaç belli bir doğrultuda hareket ederken salınım doğrultusunda sürekli bir değişim meydana gelmekteydi. belli bir süre sonra başlangıç konumuna geri geliyordu. aynı sarkaç ile eğer ekvator çizgisine üzerinde aynı deneyi gerçekleştirirsek aynı etki gözlenmeyecek ve sarkaç salınım doğrultusunda hareket edecektir.
devamını gör...
evernevergreen
hayatım boyunca duyduğum en güzel iltifatı kendisi için de söyleyeceğim: ‘tam bir cumhuriyet kadını’. cumhuriyet kadar aydınlık ve güzel bir insan.
hoş sohbetliği bir yana, yazarlığı da harika. kültürlü, farklı ve çeşitli konularda bilgi sahibi, okuyan ve kendisini de okutturan nadide yazarlardan.
hoş sohbetliği bir yana, yazarlığı da harika. kültürlü, farklı ve çeşitli konularda bilgi sahibi, okuyan ve kendisini de okutturan nadide yazarlardan.
devamını gör...
geceye bir anı bırak
zaman: lise sınavından sonra, sonuçlar açıklanmış.
mekan: ev.
olay:
sınav notum çoğu kişinin imrendiği bir not. her ne kadar beklediğim gibi olmasa da yüksek bir not. herkes mutlu gururlu işte.*
her neyse. annem odama geliyor. babam işte, biraz önce telefonla konuşmuş.
bundan sonrası onun ağzından.
-bugün babana işyerinde bi arkadaşı sormuş, oğlun kaç almış diye. baban da söylemiş puanını. adam da sırıtarak benim oğlum şu kadar almış* demiş ve çekip gitmiş.
o kadar üzülmüştüm ki. o gün kafamı toplayamadım.
babam eve geldiğinde bana hiç o olaydan bahsetmedi. o olay hiç olmamış gibi davrandı.
edit: geceye bırakmadım kusura bakmayın.
mekan: ev.
olay:
sınav notum çoğu kişinin imrendiği bir not. her ne kadar beklediğim gibi olmasa da yüksek bir not. herkes mutlu gururlu işte.*
her neyse. annem odama geliyor. babam işte, biraz önce telefonla konuşmuş.
bundan sonrası onun ağzından.
-bugün babana işyerinde bi arkadaşı sormuş, oğlun kaç almış diye. baban da söylemiş puanını. adam da sırıtarak benim oğlum şu kadar almış* demiş ve çekip gitmiş.
o kadar üzülmüştüm ki. o gün kafamı toplayamadım.
babam eve geldiğinde bana hiç o olaydan bahsetmedi. o olay hiç olmamış gibi davrandı.
edit: geceye bırakmadım kusura bakmayın.
devamını gör...
yazarların araba kullanmayı öğrendiği ilk araba
renault clio.
ilk defa ehliyet kursunda araba sürdüğüm için bu araba ilk sürdüğüm araba olmuştur.
tanım: araba kullanmayı öğrendiğimiz ilk arabayı paylaştığımız başlık.
ilk defa ehliyet kursunda araba sürdüğüm için bu araba ilk sürdüğüm araba olmuştur.
tanım: araba kullanmayı öğrendiğimiz ilk arabayı paylaştığımız başlık.
devamını gör...
her ailede bulunan dolandırıcı kim sorunsalı
biz ona her şartta yaşamaya çalışan insan diyelim *
devamını gör...
yeşil renkli yazar olmalı mıyım sorunsalı
(bkz: bak hâlâ ya)
arkadaşım sizin hıyardan başka örneğiniz yok mu?
bir sürü yeşil renkli şey var bu alemde, acık onları dikkate alın.*
salatalık filan da değil ha, direkt hıyar, direkt adrese teslim!
arkadaşım sizin hıyardan başka örneğiniz yok mu?
bir sürü yeşil renkli şey var bu alemde, acık onları dikkate alın.*
salatalık filan da değil ha, direkt hıyar, direkt adrese teslim!
devamını gör...
çocukken kendinizi en havalı hissettiğiniz an
23 nisanda kaymakam koltuğuna oturmuştum okulu temsilen, istediğin bir şey var mı diye sorduklarında dondurma istiyorum demiştim(yanımdaki öğretmen'in kaş göz yapmasına rağmen)tüm sınıf ben okula dönünce sinsi sinsi bakmıştı bana elimde kaymakamın verdiği hediye ile salına salına girmiştim okul bahçesine..havam bu kadardı işte geldiğimde tüm sınıf şarkı söylemek için sırada bekliyordu başladım ağlamaya ben de söylemek istiyorum diye.. neyse gözyaşımı kimse görmedi..
gururlu anımla kaldım hafızalarda.
gururlu anımla kaldım hafızalarda.
devamını gör...
fizik seven insan
kafayı zorlamaktan, yormaktan, düşünmekten zevk alıyor olması muhtemel kişi.
lisedeyken pek sevmezdim ama şimdi tam tersini düşünüyorum. özellikle kuantum mekaniği söz konusu olduğunda, konuları son derece ilgi çekici bulduğumu ve okumaktan da, dinlemekten de aşırı keyif aldığını söyleyebilirim.
yalnız tabii üzerinde çok çalıştığınız bir konu varsa, kafanız yanabilir. ciddiyim bu konuda, fiziksel bir yanmadan bahsediyorum. bazen elimi tepeme dokundurduğumda aşırı derecede ısınmış olduğunu fark ediyorum. bir gün duman falan tütecek, eski bilgisayar kasam gibi patlayacak diye korkuyorum.
lisedeyken pek sevmezdim ama şimdi tam tersini düşünüyorum. özellikle kuantum mekaniği söz konusu olduğunda, konuları son derece ilgi çekici bulduğumu ve okumaktan da, dinlemekten de aşırı keyif aldığını söyleyebilirim.
yalnız tabii üzerinde çok çalıştığınız bir konu varsa, kafanız yanabilir. ciddiyim bu konuda, fiziksel bir yanmadan bahsediyorum. bazen elimi tepeme dokundurduğumda aşırı derecede ısınmış olduğunu fark ediyorum. bir gün duman falan tütecek, eski bilgisayar kasam gibi patlayacak diye korkuyorum.
devamını gör...

