yazmak, başka bir nedeni yok.
zihin çöplüğümden yakaladığımı bırakıyorum buraya, bazen şöyle düşünüyorum da daha yazacak çook şey var ömür bitti yazma isteği bitmiyor.

terketmedi sevdan beni.
devamını gör...

bir anda baklava diye okuyanlar burada mı?
devamını gör...

müslüman donu giymiş göbekli erkekler canlandı gözümde.
devamını gör...

ben bu adamı dinlerken bu kadar yükseliyorsam, dinleyen sözlük kadınlarının hallerini tahmin edemediğim yayıncıya* sahip yayın.
devamını gör...

kendimi o kadar çirkin buluyorum ki asla fotoğraf çekmiyorum. yanlışlıkla fotoğrafım cekilir diye bile korkuyorum. aynaya yakından bakmıyorum zaten 4 numara miyopum pek de bir şey görmüyorum. maske takmak çok hoşuma gidiyor. pandemi biterse ne yaparım diye çok korkuyorum. sırf bu yüzden sevilmeye asla değer olmadığımı düşünüyorum. saçma olduğunu bildiğim ve hayatımdaki hiçbir insanı dış görünüşe göre yargilamadigim halde bunu neden kendime yaptığıma anlam veremiyorum.
devamını gör...

aşk olsun hiçbiri. en güzeli karı.
devamını gör...

hastasıyız! mfö'nün çok bilmişliğine şarkı yazdığı marjinal şahsiyet.
devamını gör...

kitaplardan alıntılar bırakarak kendisini tanıma fırsatı sunduğu için teşekkür ettiğim yazar. altını çizdiğimiz cümlelerin düşüncelerimiz ve nihayetinde karakterimiz hakkında da fikir verdiğini düşünüyorum da ben.

bir de beklenen gün geldi, amacıma ulaştım, çok sevgili yazarcığımın 200. takipçisiyim ehehehe. *
devamını gör...

benjamin ve homeros yazarlarca gömülürken ekran karşısında viskisini yudumlayıp deri eldivenlerini giyerek şuh kahkakalar eşliğinde tanımları okuduğunu düşündüğüm teknik admin.
neyse çok da şey etmeyelim gömer falan aman...
devamını gör...

melisa aslı pamuk
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merrrhaabalar, merhabalar, merrrhabaalar ahaliii, nabersiniz?

valla allah affetsin çok seviyorum konseptimi. bana sözlükte çok sevdiğim insanlarla çok tatlı bir sohbet imkanı sunuyor. sizler de eşlik ediyorsunuz bize, tadından yenmiyor. bu haftaki konuğum sözlüğe ilk geldiğim zamanda dikkatimi çekmiş, beni her zaman gülümseten, doğallığı, açık sözlülüğü ve tüm güzelliği ile hepimizin çok sevdiği* pek kıymetli, biricik köylü yazardan ironilerciğimiz...

akşam 22:30'da, kendisinin seçtiği entryleri merkezimize alarak ve yine her zamanki gibi sadece konuğum ne isterse, nasıl isterse o konuları konuşacağımız bir yayın için sizleri radyoya bekliyoruz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
afişi yine benim canım cenk'in arka bahçesi hazırladı tabi ki...

sizleri radyomuzun sosyal medya hesaplarını takip etmek için şuradan alalım;
twitter, instagram

görüşmek üzere!
devamını gör...

büyük ihtimalle daha yaşın kaç senin diyen tipler şok geçirirlerdi. 21 yaşında 201 yıllık destan yazdım resmen. bir insanın her günü olaylı geçer mi ? bir de çocukluk anılarımı katacak olursak, bataklığa batmam ve beni 5 kişinin son anda kurtarması, defalarca boğulma tehlikesi geçirmem (birinde direkten döndük) , ilkokulda çantamın bomba sanılıp 3 sokak polisle çevrilmesi bomba imha ekiplerinin gelmesi falan. düşünüyorum da komedi tadında dramatik bir film olabilirdi.
devamını gör...

ilk defa 1864 yılında basılmış olan bir dostoyevski başyapıtı. çok rahat önüme gelene tavsiye edebileceğim bir kitap. ben herkesin bu kitapta kendinden bir şeyler bulabileceğini biliyorum. belki çok derinlerde olucak o bulduğunuz şey belki de kendinize itiraf etmekten bile korkabileceğiniz düşüncelerinizi, hislerinizi ortaya çıkarır. gerçi çok değerli yazarımızın bütün kitapları öyledir bana göre ama. burada yine insan psikolojisinin, insan beyninin, hislerinin derinlerinde yüzer yazarımız. yine kendimizle tanıştırır bizi.

çoğu büyük düşünür, yazar bu kitabından bir şeyler öğrenmiştir. nietzsche olsun albert camus olsun. zeki demirkubuz 2012 yılında bu kitaptan esinlenerek "yeraltı" isimli bir film çeker.

büyük yazar burada insancıklar'ın basılmasında önemli bir yer sahibi olan nikolay nekrasov'un bir şiirine de yer verir:


"o kötü yolun karanlğından,
ateşli sözlerle kandırarak,
düşmüş ruhunu çıkardığım zaman
derin üzüntülerle doluydum hep.
sen, kolunu kırarak lanetledin
seni saran ayıbı;
unutkan vicdanını
anılarınala cezalandırmak isteyerek,
sen bana anlattığın zaman
herşeyi, benden önce olan herşeyi,
birden ellerinle yüzünü kapadın;
utançla,korkuyla dolu,
gözyaşlarınla boğuluyordun sen,
öfken içinde sarsılarak"


en sevdiğim kitap diyemem ama kesinlikle bir başucu kitabıdır ve benim için kutsal kitaplardan kesinlikle üstündür. şunu da ekleyeyim de belki daha çok okursunuz* hayatımda bu kadar cümle çizdiğim bir kitap olmamıştı. bir kere "ben hasta bir adamım..." diyerek bence en güzel roman başlangıçlarından birini yapıp daha ilk cümlesinden bizi* kalbimizden vurmayı başarmıştır. son olarak da haşırt haşırt altını çizdiğim birkaç alıntıyı aşağıya bırakmak istedim.


"diş ağrısının da kendine göre bir zevki vardır tam bir ay çektiğim için gayet iyi bilirim. tabii bu halde içten içe hiddet duyulmaz, iniltiler çıkarılır; ama bunlar içten gelmeyen yapmacık inlemelerdir ki, mesele de bunda zaten. acı çeken kimse inlemekten zevk alır; almasa inlemesini pekala tutardı. bu çok hoş bir örnektir okuyucularım; üzerinde durulmaya değer. bütün bu inlemeler, bir yandan ağrılarınızın küçültücü gayesizliğini anladığınızı gösterir; öte yandan da varlığını umursamadığınız halde, kılı kıpırdamadan sizi hırpalayan tabiat anaya karşı yükselen şikayettir."


"bütün o güzel, yüksel şeyler şerefine içmek. kadehime önce bir gözyaşı akıtıp, sonra o güzel ve yüksek şeyler şerefine içme fırsatlarını asla kaçırmazdım. dünyada ne varsa güzellik ve yükseklik açısından görür, pisliği tartışma götürmeyecek en el dokunmaz çirkefte bile güzel ve yüksek taraflar bulurdum."


"varsın billur saray sadece uydurma olsun. tabiat kanunlarına göre aslı olmayan bu hayali, ahmaklığımdan, neslimize has bazı köhne, akıldışı adetlere uyarak ben uydurmuş olayım. billur sarayın gerçek olmamasından bana ne? arzularımda varsa, daha doğrusu arzularım yaşadıkça o da var olacaksa, gerçekliği neden umrumda olsun?"
devamını gör...

konumu, kolay yaşanan, pazarı çarşısı ucuz bir büyükşehir olması.
büyükşehir gibi ama çok da değil. *
devamını gör...

100. takipçisine doblo alacak olan yazar.*
devamını gör...


bir karanlık ayet olan varlığım
kendinde yenileyerek seni
götürecek çiçeklenen sonsuz tanyerine
ben bu ayette seni ah çektim
ben bu ayette seni
bağladım ağaca, suya ve ateşe

furuğ ferruhzad tarafından doğunun derin izlerinin ve acılarının, kadının yüreğini sıkan baskılarının uzun şiirlerle, geleneğin de etkisiyle mesnevi tadında anlatıldığı şiir kitabıdır. *

farsçadan çevirisi onat kutlar ve celal hosrovşahi* tarafından yapılmıştır.

ilk baskısı 1989'da ada yayınları tarafından yapılan kitap 2019 nisan'ında kırmızı kedi'de de yayımlanmıştır.


ve işte senden daha yalnız değil mi
ayaklarının altında titreyen yeryüzü?


ve rüzgar
sevişmenin en derin ve karanlık anında esmeye başlayan rüzgar
zorluyordu
surlarını güvenimin sessiz kalesinin
kendi adıyla çağırıyordu yüreğimi çok eski çatlaklardan sızarak
devamını gör...

naneyi yemiş nesildir hiçte öyle iyi bi nesil değildir özellikle y kuşağının sonlarında kalan tayfa tabi. 90’lardan sonra doğan nesil olası yaşanacak tüm zorlukları yaşamıştır. kaygı, endişe, plansızlık, ekonomik özgürlüğe ulaşamaması gibi etkenler yüzünden çoğu ilerde hastalık sahibi olacak veya erkenden dünyadan göçecek. bende 90lardan sonra doğan tayfadanım eskiden çok umursardım ama şu saatten sonra hiçbir şeyi umursamıyorum bindik trene gidiyoruz modundayım.
devamını gör...

düz duvara tırmanmak istiyordur o dayı. üstünede badem, fındık ve ceviz yesin daha etkili olur. aslan dayım benim yürü be kim tutar seni.
devamını gör...

regl ağrısı
devamını gör...

ekşi sözlükte çaylaklık baydı. seviyeli ortam ve güzel arayüzü beni bağladı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim