toplumdan izole edilmesi gereken insanlar
narsistler açık ve net..başkalarının hayatını mahvetmemeleri için.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
bahçende ki çiçek gibiyim,
yağmur yağmaz, rüzgar esmez.
günden güne solacağım,
gözlerinde yanacağım.
siyahlar
söz ve müziği bana ait olan bir şarkının sözleridir aynı zamanda.
yağmur yağmaz, rüzgar esmez.
günden güne solacağım,
gözlerinde yanacağım.
siyahlar
söz ve müziği bana ait olan bir şarkının sözleridir aynı zamanda.
devamını gör...
cennette söylenecek ilk söz
annem nerede?
devamını gör...
hamdım piştim yandım
nefsi arıtmak olgunluğa erişmek anlamındadır.
tasavvuf kelime anlamıyla gönlünü allah'a bağlamak demektir. tasavvuf yolu, bir "çile yolu"dur. kaba demir kızgın ateşe sokulmadan şekillendirilemez. nefsi terbiye etmek için iç hesaplamalardan geçmek gerekir.bu uzun ve yorucu yolculukta yaşarken ruhun yanmasına hazır olmak hem cesaret hem de olgunluk gerektirir.
tasavvuf kelime anlamıyla gönlünü allah'a bağlamak demektir. tasavvuf yolu, bir "çile yolu"dur. kaba demir kızgın ateşe sokulmadan şekillendirilemez. nefsi terbiye etmek için iç hesaplamalardan geçmek gerekir.bu uzun ve yorucu yolculukta yaşarken ruhun yanmasına hazır olmak hem cesaret hem de olgunluk gerektirir.
devamını gör...
yazarların aldıkları en unutulmaz mesaj
annemden aldığım "seni özledim." mesajı. duygusuz komando sürüsü olan ailemden gördüğüm en sıcak hareketti sanırım.
devamını gör...
kocasının parasıyla hava atan hanımlar
kendi varlığını kocasının parasıyla ispat eden, kendi başlarına hiçbir anlamı olmayan hanımlardır.
devamını gör...
her müslümanın her gün aklına getirmesi gereken söz
gülümsemek sadakadır hz. muhammet.
devamını gör...
gri rengin tadı olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
bu soruya verebilecek bir cevabım yok. zihnimi zorladım ama çıkmadı bir şey. siz nasıl zihninizi zorladınız da böyle bir şey merak ettiniz anlayamıyorum.
devamını gör...
bir öğrencinin gece 12'de öğretmenine soru sorması
daha kibar bir şekilde cevaplayabilirdi, müsait olmadığını ve o saatte mesaj atmanın uygun olmadığını düzgün bir dille anlatırken hem de öğrencisine farkındalık aşılamış olurdu ama yazdığı cümlelere bakınca, insanın gözü kanar o yazışmalardan, dil bilgisi, güzel konuşma, yazım kuralları hak getire.
öğretmene notumuz yazı ile sıfır.
öğretmene notumuz yazı ile sıfır.
devamını gör...
eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
sözlükte küfür yasak olmasa demir çubukla başlayıp çok güzel cümleler kurardım bu tek hücreli canlıya.
devamını gör...
hiç sigara ve alkol kullanmamış insan
hiç bilinçli alkol almamış biri olarak kısmen içine dahil oluyorum.
mezuniyet yemeğinde arkadaşlarım kolama bir şey katmışlardı. o gün bu gün kolada içmem.* şaka kaldırma özelliğimi test ettiler sorsan.
19'lu yaşlardan 26'lı yaşlara kadar, defalarca sigaraya başlamış, bırakmışlığım mevcut. benim bünye bağımlılığa meyyal değil. boşver köylü bu işleri der sürekli.
bu aralar, içen arkadaşları görünce bir heveslik geliyor, sonra geçiyor.
dibimde içene, arabamda içene ses etmem.
bir tek evimde içirmem.
balkonumda içebilirler.
can ciğer onların, bana ne.
mezuniyet yemeğinde arkadaşlarım kolama bir şey katmışlardı. o gün bu gün kolada içmem.* şaka kaldırma özelliğimi test ettiler sorsan.
19'lu yaşlardan 26'lı yaşlara kadar, defalarca sigaraya başlamış, bırakmışlığım mevcut. benim bünye bağımlılığa meyyal değil. boşver köylü bu işleri der sürekli.
bu aralar, içen arkadaşları görünce bir heveslik geliyor, sonra geçiyor.
dibimde içene, arabamda içene ses etmem.
bir tek evimde içirmem.
balkonumda içebilirler.
can ciğer onların, bana ne.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
kapıdaki yediveren gülü nerdeyse 24 saatte 2 misli çiçek açmış yarısı kırmızı yarısı beyaz, lucifer bana balım dedi, meja bilardo biliyormuş, havalar ısınınca "ya bu kedilere soğukta bişi olmasın?" derdim sona erdi, tavuklu pilav var, sigara mebzul, gece pame radyo yayını var, izmir'in en kış rengi sokağına bahar gelmiş, dimitri forever, hanım iyi.
devamını gör...
çöpünü elinde taşıyabilmek
ülkemde o kadar beklenmedik bir durum ki uzaylı muamelesi görürsün. bir anımla birkaç dakikanı çalayım sözlük. evvel zaman yıpratan bir ilişkim vardı, gene bir gece seansı kavgası esnasında kendimi sokağa attım. sinirden bir tuborg shot aldım hem içtim hem kavga aynı güzergahta volta atıyorum. bir süre sonra kahraman türk polisi devriye mesaisi ekibi beni fark etti ve tabi ki yanıma durdu. gece saat 2 olduğundan biraz daha tribe girdiler, üstümü aramalar, keskin şüpheci bakışlar falan. shot kutusunu da sokağa atmayayım diye cebe atmıştım. bunu neden cebinde taşıyorsun sorusu geldi tabii ki aramada, sokağa çöp atmayayım diye cevabıma polis kardeşin cevabı gözlerini iri iri açarak ''vaaay'' olmuştu.
devamını gör...
yaşlanınca sana bakması için çocuk sahibi olmak
köylü kurnazlığıdır. yatırım tavsiyesi değildir.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en iyi oyun müzikleri
benim nezdimde :
devamını gör...
çalıntı tanım girmek
aklıma ne gelirse yazıyorum bodoslama, başka türlü nasıl zevk alabilirim ki burdan? zaten tanımlarımın beğeni sayısından anlayabilirsiniz. en önemli sırrı da açıklıyorum hadi gene iyisiniz köftehorlar! burada düşünüp yazarken beynim başka abuk sabuk anksiyetik başıboş düşüncelerden uzak duruyor. daha ne olsun üstüne bir de para mı versinler alüminyum! (bkz: sısısısı)
devamını gör...
pavyon bağımlılığı
yoldaş benjamin franklin ukdesi.
efenim bu bağımlılığı kendimce şöyle yorumlayabilirim. bizim türk erkekleri bildiğiniz üzere doktora gitmeyi kendilerine zul görürler. hele hele psikoloğa gitmek mi aman allahım. deli damgası yiyeceklerini düşünürler.
peki niye pavyona giderler bu insanlar? oraya gidip bir masaya oturur güzelce yavaş yavaş demlenirler. sonra parıltılı kıyafetli, aşırı makyajlı, dipleri gelmiş uzun takma sarı saçlı, protez tırnaklı diplomasız sinir ve beyin cerrahı ablamız masaya gelir. bu abla yadırgamadan dinler, neden demez, niye yaptın demez hatta adamı yanlış yaptıklarıyla bile över ve destekler. tabi beyimiz mest olur.
bizimki döker buna içini. yalnız sadece içini dökmekle kalmaz cüzdanı da döker. işte bu cüzdanı dökmeyle birlikte beyimize bir hafifleme vasıl olur. bu da kısır döngü haline gelir.
efenim bu bağımlılığı kendimce şöyle yorumlayabilirim. bizim türk erkekleri bildiğiniz üzere doktora gitmeyi kendilerine zul görürler. hele hele psikoloğa gitmek mi aman allahım. deli damgası yiyeceklerini düşünürler.
peki niye pavyona giderler bu insanlar? oraya gidip bir masaya oturur güzelce yavaş yavaş demlenirler. sonra parıltılı kıyafetli, aşırı makyajlı, dipleri gelmiş uzun takma sarı saçlı, protez tırnaklı diplomasız sinir ve beyin cerrahı ablamız masaya gelir. bu abla yadırgamadan dinler, neden demez, niye yaptın demez hatta adamı yanlış yaptıklarıyla bile över ve destekler. tabi beyimiz mest olur.
bizimki döker buna içini. yalnız sadece içini dökmekle kalmaz cüzdanı da döker. işte bu cüzdanı dökmeyle birlikte beyimize bir hafifleme vasıl olur. bu da kısır döngü haline gelir.
devamını gör...
sinan engin
"saçlarını hangi şampuanla yıkıyorsun veya peruk mu takıyorsun?" sorularına maruz kalmış beştaşlı futbol yorumcusu.
devamını gör...
pavlov'un köpeği
ivan petroviç pavlov; sindirim sistemi üzerine nobel ödülünü de almasını sağlayan araştırmalar yapıyordu. deney amaçlı kullandığı köpeklerin midesini kesip, bir hortum yardımıyla bu salgıları alıyordu.
mide ve tükürük salgılarının nasıl olduğunu ve nelerden meydana geldiğini anlamaya çalıştığı dönemde, köpeğin henüz eti görmeden deneyi yapan kişinin ayak seslerini duyduğunda da aynı güçte salya salgılaması dikkatini çekti.
bu gözlemden sonra pavlov, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusunun üzerine gitti ve araştırmalarını bu yöne kaydırdı.
pavlov, yaptığı bu gözlemlerinden sonra, aç bir köpeği ses geçirmeyen bir odaya yerleştirdi. deneye başlamadan önce, bir şekilde köpeğin salyasının ağzından dışarı çıkmasını sağladı ve daha sonra çıkan salya miktarını da kayıt altına aldı.
deneye geçildiğinde ise koşulsuz şartlanmanın oluşabilmesi için köpeğe yiyecek vermeden sadece zili çalmaya başladı. başlangıçta, normal olarak köpek herhangi bir salya tepkisi göstermedi. pavlov daha sonra zil sesinin hemen arkasından köpeğe et parçaları vermeye, doğal olarak da köpek salya akıtmaya başladı.
deneyin bir sonraki adımı ise et parçaları ile zil sesini eşleştirmekti. pavlov, et parçalarını köpeğe atmaya başladığı anda asistanları da aynı anda zili çalıyorlar, böylece köpeğin algı olarak et ile zil çalmasını eşleştirmesini istiyorlardı.
bu işlem tekrar tekrar yapıldıktan sonra, zilin çalındığı fakat arkasından et verilmediği zaman da köpeğin salya salgıladığı gözlendi. oysa normalde, köpeğin eti ağzına alınca salya akıtması gerekirdi.
deney sonunda çıkan sonuca göre köpek, sadece kulak kabartması beklenen zil sesine karşı salgı akıtmayı öğrenmiş oluyordu. bu durumda köpeğe, hiç ilgisi olmayan bir uyarıcı karşısında salya akıtması öğretilmiş oluyordu. bu olayda et, koşulsuz yani doğal uyarıcıdır.
şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur. pavlov, bu davranışın, psikolojik etkinlikle özdeş olan yüksek düzeyde sinir etkinliğinin belirtilerinden biri olduğunu öne sürer ve psikoloji alanında geçerli tek yaklaşımın deneysel yöntem olduğunu vurgular.
mide ve tükürük salgılarının nasıl olduğunu ve nelerden meydana geldiğini anlamaya çalıştığı dönemde, köpeğin henüz eti görmeden deneyi yapan kişinin ayak seslerini duyduğunda da aynı güçte salya salgılaması dikkatini çekti.
bu gözlemden sonra pavlov, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusunun üzerine gitti ve araştırmalarını bu yöne kaydırdı.
pavlov, yaptığı bu gözlemlerinden sonra, aç bir köpeği ses geçirmeyen bir odaya yerleştirdi. deneye başlamadan önce, bir şekilde köpeğin salyasının ağzından dışarı çıkmasını sağladı ve daha sonra çıkan salya miktarını da kayıt altına aldı.
deneye geçildiğinde ise koşulsuz şartlanmanın oluşabilmesi için köpeğe yiyecek vermeden sadece zili çalmaya başladı. başlangıçta, normal olarak köpek herhangi bir salya tepkisi göstermedi. pavlov daha sonra zil sesinin hemen arkasından köpeğe et parçaları vermeye, doğal olarak da köpek salya akıtmaya başladı.
deneyin bir sonraki adımı ise et parçaları ile zil sesini eşleştirmekti. pavlov, et parçalarını köpeğe atmaya başladığı anda asistanları da aynı anda zili çalıyorlar, böylece köpeğin algı olarak et ile zil çalmasını eşleştirmesini istiyorlardı.
bu işlem tekrar tekrar yapıldıktan sonra, zilin çalındığı fakat arkasından et verilmediği zaman da köpeğin salya salgıladığı gözlendi. oysa normalde, köpeğin eti ağzına alınca salya akıtması gerekirdi.
deney sonunda çıkan sonuca göre köpek, sadece kulak kabartması beklenen zil sesine karşı salgı akıtmayı öğrenmiş oluyordu. bu durumda köpeğe, hiç ilgisi olmayan bir uyarıcı karşısında salya akıtması öğretilmiş oluyordu. bu olayda et, koşulsuz yani doğal uyarıcıdır.
şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur. pavlov, bu davranışın, psikolojik etkinlikle özdeş olan yüksek düzeyde sinir etkinliğinin belirtilerinden biri olduğunu öne sürer ve psikoloji alanında geçerli tek yaklaşımın deneysel yöntem olduğunu vurgular.
devamını gör...
muzaffer tayyip uslu
-öldükten sonra-
diyecekler ki arkamdan
ben öldükten sonra
o, yalnız şiir yazardı
ve yağmurlu gecelerde
elleri cebinde gezerdi
yazık diyecek
hatıra defterimi okuyan
ne talihsiz adammış
imanı gevremiş parasızlıktan.
diyecekler ki arkamdan
ben öldükten sonra
o, yalnız şiir yazardı
ve yağmurlu gecelerde
elleri cebinde gezerdi
yazık diyecek
hatıra defterimi okuyan
ne talihsiz adammış
imanı gevremiş parasızlıktan.
devamını gör...