bir fısıltın atar yüreğimde.
damarlarım şenlik yeri.
yaralarım sevinç kabuğu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugda birakan durumdur.

düşünsene seviliyorsun bundan daha lüks ne olabilir ? seviliyorsun ama sevmediğin biri tarafından. eee sevmediğin biri ha sevmiş ha sevmemiş, ne önemi var?

belki de ömrün boyunca sevilmediğin kadar çok sevileceksin, bir türlü sev(e)mediğin biri tarafından. bir şans vermeye değer mi? işte bu çok büyük kumar. ya karşılıklı olacak bu sevme işi ya da olmayacak. deneme yanılma yoluyla anca tadacaksın bir şeyleri.

sevmiyorsan ilgini de çekmiyordur zaten. ama nasrettin hoca hesabı. ya sende onu seversen? ya kalbinde mayaladığı yoğurt tutarsa?
bilemiyorum altan bilemiyorum...

lükse bak lan seviyorsun,seviliyorsun yine yaranamıyorsun.
devamını gör...

sonsuzluğa doğru nefes alınır
ruhum bir damla su, göğe salınır

(bkz: nurullah genç)
devamını gör...

nedense kendini tatlı su hümanisti olarak görenler tarafından insanların elinden alınmaya çalışılan hak.

birader ben eşcinselleri sevmek zorunda mıyım? sokakta böyle dejenere, ahlaktan nasibini almamış, toplumun inançlarına saygısız insanları görmek istememek bir hak değil mi?

illa gözümüze sokmaya çalışıyorlar..

bir toplum mühendisliği söz konusu. yeni gelen jenerasyon ne yazık ki bu tarz manipülasyonlara çok açık. ailelere çok büyük görevler düşüyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok güzel anlaşıyorduk.bütünn farklılıklara rağmen her şeyinle kabul edebilirdim seni,sonunu nasılını düşünmeden...kaç gece gözyaşı döktüğümü hatırlamıyorum.yavaş yavaş kendini tükettin içimde.
gerçekten seni güzel kılan benim bakışımmış, benmişim.
artık sadece tatlı bir anısın benim için,çok mutlu ol.
devamını gör...

yalnızlık...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha bugün taze taze maruz kaldığım sorudur. henüz sıcağı sıcağınayken yazayım.

görüşmenin giriş ve gelişme bölümleri gayet olumlu geçmiştir ve sonuç bölümü gelmiş çatmıştır. ik'cı (olduğundan şüphe ettiğim) hande hanım'ın o harikulade sorusu namludan çıkmıştır:

- eraa bey, bir kaç ay ücret ödemeleriniz geciktiği takdirde buna tepkiniz ne olur?
- hiç hoş olmaz.
- açar mısınız biraz?
- yani herhangi bir firmadan bahsediyoruz değil mi? alelade?
- evet evet farz-ı misal.
- ilk önce şikayet edebileceğim her yere firmayı şikayet ederim. ardından twitter'da ve sözlük'lerde bu rezaleti isim isim, fotoğraf fotoğraf en ince ayrıntısına kadar ifşa ederim ve ilgili yerlere mention'larım. sürecin sonunda bana daha iyi yerlerden yeni iş teklifleri gelir, söz konusu firmanın da itibarı yerleyeksan olur. tepkim tam olarak böyle olur.
- çok acımasızmışsınız eraa bey (kikikiki bir de gülüyor burada gurme).

görüşme kısa bir süre sonra karşılıklı iyi dileklerle sonlandı. ben de acımasız olduğumla kaldım. nerem acımasız yahu? halbûki gayet de acımalıyım. bu acımalı olmuş hâlim. acımasız olmuş hâlimi görmek istemezler. neyse. muhtemelen işe alınmayacağım ve kuvvetle muhtemel bu soruya ''aa ne tepki vericem cağnıım? ben zaten hep bu günü bekliyordum. bir yere işe girsem de maaşlarım yatmasa'' diyen bir ezik işe alınacak. ezik diyorum çünkü bu tam teslimiyetçi insanlar yüzünden sektör bu hâle geldi. yakında iş dünyasında tamamen gönüllü kölelik düzenine geçilecek bu tipler yüzünden.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu merdiveni bilen varsa orada güzel insan vardır ya.
devamını gör...

video isteyen kişinin bir yapay zeka olması ne acı.
devamını gör...

korkmayın sevgili dostlar, popüler başlıklara yazmayan ya da anketlere de yazmayan bir çok insan var. siz de diğer başlıkları bir aralasanız çok fazla insanla karşılaşma ihtimaliniz var. yalnız değilsiniz. ironi içermez. *
devamını gör...

incelenecek konunun, geliştirilecek fikirlerin, yapılacak işin başlangıç noktası.
devamını gör...

midemle dişlerim arasında gizli bir anlaşma olduğunu düşündüren durumdur. yatmadan ya acıkırsam diye beklerim. baktım ki acıkmıyorum, dişlerimi fırçalayım yatıyım deyip dişlerimi fırçaladıktan sonra karnımdan gurultular gelmeye başlıyor. gidip bir şeyler yedikten sonra da tekrar dişlerimi fırçalamaya üşeniyorum. resmen kısır döngü.
devamını gör...

balkondayım, take me to church çalıyor fonda. sigara içerek tanım okuyorum. bir gram sıkılmadım çünkü harika insanları takip ediyormuşum. bir kez daha fark ettim. hem kendimin hem onların alınlarından öpüyorum. *
devamını gör...

odam.
devamını gör...

sana da bi nickaltı gireyim hadi. küsme sonra. eksik kalınca huysuzlaşırsın falan nolurr nolmaz.

cinsiyetinden bağımsız olmayarak seviyorum summer'ı da mesela erkek olsaydı, direkt engellemece. sevmem hocalarım ben erkekleri.

summer'a bakıyorsun sihir gibi kadın.

kraliçem bugün nasılsınız falan diyorum, yanaklarımdan makas alıyor.

çok başka bir his bu çocuklar.
devamını gör...

çok güzel bir atasözüdür.

hazır mala veya kalan miraslara güvenmememiz öğütlenir.

eğer üstüne eklemez ve sürekli tüketirsek bunlar da tükenir ve zorluk yaşayabiliriz.
devamını gör...

halı sahada maça çıkmak üzere beklerken okuduğum ve beni derin endişelere gark eden durumdur.

bu başlığa göre hareket etmem ve ısınmadan sahaya çıkmamam gerektiğini düşünüyorum şu an.

sonuçta sol kanatta fırtına gibi esip gol olup yapmak gibi bir planım var ve kalp gibi bir organın bunu engellemesini istemiyorum.
devamını gör...

özledim sözlük. çok kırgınım ama çok özledim. kızıyorum kendime. hâlâ umut beslediğim, hâlâ beklediğim, hâlâ ayrılığı kabullenemediğim için kendime kızıyorum. neden bunca acı, neden bunca anlaşılmamazlık. mümkün olan şeyler varken onları bitirmeyi seçmesine üzülüyorum, darılıyorum da. sonra son dedikleri aklıma geliyor. sadece istemiyor diyorum, bu kadar. istemiyor. ama buna bile inanmak istemiyorum, yine kendime kızıyorum. tüm o yaşanması mümkün hayallerin bir çırpıda kenara itilmesi canımı yakıyor. hani diyor ya şarkıda "ben o yare dağlar kadar güvendim, güvendiğim dağlar elime geldi". öyle işte. o kadar güvendim ki sözlerine. hiç bırakmayacağım demelerine ve daha nicesine. mutlu olduğumuz o kadar çok an varken mutsuzum demesini hatırlıyorum. sonra düşünüyorum, belki sadece ben öyle sandım. belki mutluluğa inanmak istedim. belki dediği tüm o yıkıcı şeylerin tersine inanmak istedim ve hâlâ istiyor oluşuma çok kızıyorum. anlatamıyorum sözlük. şu içimi harfi harfine açabilsem hallolacak her şey sanıyorum, sonra görmediğini hatırlıyorum. şimdiye dek çok açtım. neden diyorum kendime hep. soruyorum, artık çok yoruldum sormaktan. düşünmeyi durdurmaya çalışıyorum, sonra ufacık bir an geliyor. bazen bir şarkı ezgisi, bir isim, bana onu hatırlatan ufacık bir şey. sonra her şey altüst oluyor. anlaşılmamak yoruyor, artık bunu beklemiyorum. artık birçok şeyi beklemiyorum. çok kırgınım. içimde dolup taşan ve bastıramadığım şu hisler, hem kırgın hem hasret olmak, bu ikilemler beni parçalıyor. artık kendi içimde bölündüğümü hissediyorum. kendime karşı saf tutuyorum. çok bocalıyorum, sendeliyorum. ne olacak bilmiyorum. bilmek istiyor muyum onu da bilmiyorum. bazen sadece bekliyorum. bazen sadece umut ediyorum. bazen tüm o yorgunluklar ve kırgınlıklar ardımda kalıyor, sadece atlayıp trene onu görmek istiyorum. sanki görsem geçecek her şey. sanki bir dokunsam bitecek. ama olmuyor. istenmediğimi hatırlıyorum. zihnimi ve kalbimi susturmaya çalışıyorum. dizlerim kırılıyor, olduğum yere çöküyorum kimi zaman. merak ediyorum onu. bunun için yine kendime kızıyorum. çöktüğüm yerden kalkamıyorum. bekliyorum öylece neyin geleceğini bilmeden, sadece gelmeyecek olanı biliyorum. beklemek de bu yüzden boş geliyor, biliyorum ama bilmemezlikten geliyorum. bu yüzden yine kızıyorum kendime. çok kızıyorum. sonra bir şarkı açıyorum. eskiden kendimi bulduğum çoğu şarkıya bile yabancı kaldığımı fark ediyorum. artık kendimi bir şarkıya bile ait hissedemiyorum. beni de alıp götürmüş gibi. ben burada ne yapıyorum, bilmiyorum. yine kızıyorum. belki de ona kızmamak için kendime kızıyorum. gerçi bir insana seni, bizi istemiyor diye kızamazsın. bunu bazen unutuyorum, bu yüzden yine kendime kızıyorum. neyse sözlük, yoruldum. kulağımda çalan bir şarkı var saatlerdir. onu salıp gidiyorum.

beni böyle sevme
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim