kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben yazdığım kitaplarla ünlü olmak isterdim. her ünlüye karşı imrenenler vardır. benim imrendipim ünlüler ise kitaplarıyla ünlü olanlardır.
devamını gör...

sadece yazmak.yazarak iyileşiyorum çünkü.
devamını gör...

aylık skora bakılacağı için olan durum.
yazılmıştı daha önce.
devamını gör...

türk erkeğinin ağzına her geleni eleştiri sanıp söylemesi, söylemeden önce akıl süzgecinden geçirmemesi gibi birşey olsa gerek
devamını gör...

ben stepne miyim, ben yedek lastik miyim? diyerek karşılık verilebilir.
devamını gör...

oda sıcaklığında sıvı halde bulunan yağ grubu.
zeytinyağı, ayçiçek yağı vs.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

27 mayıs 1928 tarihinde kurulan bu enstitütünün amacı ülkemizin bulaşıcı hastalıklarla mücadelesinde aşı ve serum üreterek, tıbbi tahlil laboratuvarlarının geliştirilmesiyle hastaların teşhis ve tedavisine destek olarak, ilaç kontrol laboratuvarları ile standartlara uygun ilaç üretimini teşvik ederek, analitik toksikoloji laboratuvarlarının ve zehir danışma merkezinin oluşturulmasıyla halk sağlığının korunmasına katkıda bulunmaktı.
enstitü o kadar işlevseldi ki türkiye diğer ülkelere aşı satıyordu.
bünyesinde gıda kontrolü, ilaç kontrolü, farmakoloji, parazitoloji, su analizleri, mikoloji, bakteriyoloji, viroloji, kültür kolleksiyonu ve antijen-antiserum laboratuvarı, devlet’in hakem laboratuvarları tüberküloz referans, biyolojik kontrol, frengi teşhisinde tpi testi, toksoplazma laboratuvarları ve daha sonraları ilave edilen hematoloji, biyokimya ve immünglobülin üretimi laboratuvarları yer almıştır.
bu enstitüde gerçekleştirilen ilklerden bazıları şunlardır:
1931: ağız yoluyla uygulanan bcg aşısı üretimi.
1932: serum üretiminin ülke ihtiyacını karşılayacak düzeye gelmesi sonucu, dışarıdan serum ithali durduruldu.
1933: simple metodu ile kuduz aşısı üretimi.
1934: istanbul aşıhanesi'nin enstitü bünyesine nakli ve çiçek aşısı üretimi ülke ihtiyacını karşılayacak düzeye gelmesi.
1942: tifüs aşısı ve akrep serumu üretimi.
1948: boğmaca aşısı üretimi. influenza virüsü, new-castle virüsü ve tavuk vebası üzerine araştırmaların başlaması.
1950: influenza laboratuvarı'nın dünya sağlık örgütü tarafından uluslararası bölgesel influenza merkezi olarak tanınması, influenza aşısı üretimi.
1958: frenginin modern yöntemlerle teşhisi.
1965: kuru çiçek aşısı üretimi.
1970: fibrinojen, albumin ve gamma globulin üretimi.
1983: kuru bcg aşısı üretimi.
1987: aıds araştırma ve doğrulama merkezi'nin açılması.
1992: kan ürünlerinin viral inaktivasyonu
son derece sistemli, bilimsel ve faydalı çalışmalar yapan ve birçok bilim adamının yetişmesine katkı sağlayan ve köklü birikimleri olan kurum, en önemlisi ülkemizin aşı ve serum temini konusunda dışa bağımlılığını minimum seviyeye indirerek çok büyük bir katkı sağlamıştır. yabancı firmalara ödemek zorunda kaldığımız milli servetten de tasarruf edilmesini sağlamıştır.
2011 yılında ise kapatılmıştır.
devamını gör...

çayı şekersiz içerim ama karıştırmadan içemem. çünkü karışmayınca tadı farklı geliyor . ciddiyim .
devamını gör...

ankara pavyonları kıskandı valla bizi sözlük. *

aşırı hoşuma gitti, kahkaha atıyorum.
devamını gör...

neticede yapamadığımız için anlamıyor, anlamadığımız için yapamıyoruz.*

sinan canan- i.f.a 1 beden
devamını gör...

ateistler aynı zamanda realisttirler. genelde öyle bir gereksinimleri olmaz. sebep ve sonuçları doğru analiz ederleer.
devamını gör...

amerikalı yeni nesil piyanistlerden.

tarz olarak tam "caz" denemeyecek kadar klasik ekol, klasik de denemeyecek ölçüde "doğaçlama"ya yer vermiş olduğunu düşündürür. çalış stili de -bu sebepten olsa gerek- kapalı posizyon armonileri daha çok barındırır.

birçok bilinen parçayı coverlamış ve est* formatında icra etmiştir.

bunlara örnek, paranoid android ve de exit music yorumudur.
devamını gör...

beatrix kiddo elinde kılıçla crazy 88 çetesini doğramak için bara girer. beatrix kiddo yürürken cam zeminde gelinin onitsuka tiger marka ayakkabılarının altını görürüz. ayakkabının altında yazan yazı için; buradan
devamını gör...

ben bu çocuğa çok gülüyorum. zeki olabilir yaşıtlarına göre, ancak hayatın sillesini yemiş biri gibi konuşması çok komik. çünkü annesi yemek koymasa önüne, babası harçlık vermese ağlayacak yaşta henüz. önce çocuk ol, doyasıya yaşa çocukluğunu. sonra kız arkadaşın olsun. önce bunları bi tat atakan. bırak zorlu süreçleri amcaların düşünsün.

velhasılı ailesinin gazıyla medya maymunu olan çocuğun yeni incileri. yolu açık olsun da o yaşta kimseye de akıl verme gülüm.
devamını gör...

#1120199 cevap verme olayını pek sevmemekle birlikte cevap verme gerekliliği doğmuş gibi.

okuyorum ardaşlar. bizzat kendim ilkokul 2 olmadığımdan hızlı okuyorum. bazı kişileri* okumadanda beğendiğim oluyor. o mevzu başka ama zaten özelden o kişilere bu durumu mesajla bildiriyorum. nadir kişiler az kişiler öz kişiler. ama özellikle yeni tanıştığım biriyse okumadan beğenmiyorum.

yani bunu bile açıklatıyorsunuz pes. neyse efem kusura bakmayınız bir daha olmaz. hee yine de teşekkürler. sevgiler...
devamını gör...

aşk çeşmesi olarak da bilinir, romanın en romantik yerlerinden biridir. gece muhteşem aydınlatması ile neptün heykelini izlemeyeli çok uzun zaman oldu.
pandemi artik bitmeli..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatın en başında böyle bir liste tutmak saçma. ama bir yaştan sonra, yeterince insan tanıyıp kendi çevrenizi şekillendirdikten sonra herkese belirli bir uzaklıkta kalmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. mesafeyi tanıdıktan sonra belirlemek en güzelidir. bunu hayatın başında yapmayın deme sebebim ise hataların öğreticiliğidir.
devamını gör...

california'daki ölüm vadisi'nde bulunan ve kendiliğinden yer değiştiren taşlar.

uzun süre boyunca taşların nasıl olup da kendi kendine yer değiştirdiği anlaşılamamıştı. 2013'te yapılan bir çalışma ile konu aydınlandı. bölgeye bir hava istasyonu kuruldu. taşlara gps sistemleri takıldı. kameralar sürekli kayıt yaptı ve taşların nasıl yürüdüğü görüldü.

ölüm vadisi, mojave çölü'nde yer alır. biliyorsunuz ki çöllerde gündüz ve gece sıcaklıkları arasında büyük fark vardır. kamera kayıtlarında görünen durum şuydu: gece yağan yağmurlar, soğuk hava nedeniyle buz tutarak ince bir tabaka oluşturuyor. bu tabaka gündüz sıcaklığı altında eriyor. eriyememiş kısımlar, erimiş ve suya dönüşmüş kısımlar üzerinde eriyene dek sürüklenirken, önlerine gelen taşları da kendileriyle birlikte sürüklüyorlar. taşlar bu şekilde, gecede 60 metreyi bulan mesafelere kadar "yürüyor".

konuya ilişkin video

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim