fırtınadan önceki sessizlik mi diye düşündüren bir sessizlik. ah öyle olsa keşke kaos'u özledim yemin ederim.
devamını gör...

gök mavi, ruh karanlık.
sadece ruh mu karanlık yoksa kalpler mi?
gülüş, inceden duyduğum çocuk gülüşü
anlık mutluluk verir.
neydi mutluluk?
içinde yağmurlar yağarken güneşi görmek mi?
ya da minik bir sohbet mi?
ama sen aldanma mahsun yüzlere.
çünkü her sahteliğin ardında açılan bir hakikat perdesi var.
özgürlük..
bağıra bağıra istediğim yegâne arzu.
ya sevgi?
ona hiç gelme..
sâfi sevgi ahmed arif 'in leylâ' sına yazdığı şiirlerden sonra bitti.
devamını gör...

nasıl çabuk soğuyabiliyorsun?
devamını gör...

bir şarkı var ki, söylemeyen kalmadı. ancak benim için o kişi ve o şarkısı hiç değişmedi.

“and now, the end is here”

frank sinatra - my way

devamını gör...

bin muhteşem pudra şekeri.
devamını gör...

abd'nin kurucu babalarından biri olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir bilim insanı, müzikolog ve mucittir de. günümüz şehirlerinde kullanılan ve yıldırımları elimine eden paratoner, yüzme paleti, bifokal gözlük, elektrostatik makine ve franklin sobası adını taşıyan bir tür kuzine kendisinin buluşlarıdır. cam armonika denilen bir müzik enstrümanının da yaratıcısıdır. bir çok ünlü besteci bu enstrümana özel besteler yapmıştır.

bitti mi? tabii ki de hayır. filolog olmasa da filoloji alanının da çalışmalar yapmıştır. ingilizcenin yazılışıyla okunuşu arasındaki tutarsızlıkları fark etmiş ve ingiliz alfabesindeki x, q, w gibi gereksiz harfleri atarak, kendinden de bazı harfler atayarak okunduğu gibi yazılan daha sade bir ingiliz alfabesi geliştirmiştir. franklin alfabesi denilen bu alfabe ne yazık ki resmiyet kazanmamıştır. kazansaymış iyi olurmuş aslında.

vefat ettiğinde uygar dünyanın her yerinde onurlandırılmıştır. fransa'da rönesans insanı ünvanı verilmiştir. abd'nin kurucu babalarından her biri franklin gibi rönesans insanıydı. zaten böylesine vizyoner bir ekibin kurduğu devletin şimdiki gücü de ortada. bunun üzerine söylenecek pek bir şey yok.
devamını gör...

"biblion"(kitap ) ve "therapeo"(iyileşme ) kelimelerinin birleşmesinden oluşan "kitap yoluyla iyileşme" anlamına gelir.
bu terim ilk kez 1916'da samuel grother tarafından kullanılmış.
yalnız kitapların iyileştirici etkisi geçmişten günümüze bir şekilde fark edilmiştir.
örnek olarak nicola tesla'yı verebiliriz.
tesla, çocukluk dönemlerinde birkaç ağır hastalık geçirir.
okumaya olan düşkünlüğünden dolayı hastalık süresince kendisine bir kütüphane tarafından sürekli kitaplar gönderilir.
bu kitaplar arasında, mark twain'in romanları da bulunmaktadır.
tesla'ya göre kendisini iyileştiren mark twain'in romanlarıdır:
"bir gün elime birkaç kitap tutuşturdular. daha önce hiç böyle kitaplar okumamıştım, bana içinde bulunduğum umutsuz durumu unutturacak kadar etkileyiciydiler. bunlar mark twain'in, okumamı izleyen mucizevî iyileşme dönemimi de borçlanmış olabileceğim ilk eserleriydi."
çok sonraları bu ikili iki iyi arkadaş olurlar neyse bu da başka bir başlığın konusu.

daha da eskiye gidersek, eski yunan'da kütüphaneler okuma, dinlenme ve düşünme yeri olarak tasarlanmıştır.
kitabın iyileştirici etkisini fark eden eski yunan'lılar kütüphanelerinin girişine " ruhun şifa yeri" yazmışlardır.

peki nedir bibliyoterapinin faydaları?
bir makaleye göre bibliyoterapinin faydaları ve amaçları şunlardır:

(1) bireyin kendini tanımasına ve keşfetmesine yardımcı olabilme,
(2) kendi sorunlarına benzer sorunları olan kişilerin de olduğunu fark edebilmelerine yardımcı olabilme.
(3) kendine ve başkalarına ilişkin farkındalık sağlayabilme.
(4) bireyin daha olumlu bir benlik duygusu geliştirmesine yardım edebilme.
( 5) sorunlarının çözümüne ilişkin içgörü kazanabilmelerini sağlayabilme.
(6) duygusal boşalım ve zihinsel stresten kurtulmasını sağlayabilme.
(7) bir sorunun farklı çözüm yolları olduğunu görebilmelerini
sağlayabilme.
(8) yeni değerler, tutumlar ve davranışlar geliştirmelerini sağlayabilme.
(9) başkaları ile empati kurmalarını ve olaylara diğerlerinin gözü ile bakmalarını sağlayabilme, (10) yaşanılan toplumun değerlerine farkındalık sağlayabilme.
( 11) farklı ve yeni durumlara uyum sağlamalarına yardımcı olabilme.
(12) bireylerin kendilerini dürüstçe değerlendirmelerini sağlayabilme.
(13) anne, baba ve çocuk arasındaki çatışmaların çözü-münü sağlayabilme.
(14) çocuk ve gençlerin gelişimsel ihtiyaçlarıyla baş edebilmelerini sağlayabilme.
(15) alternatif çözüm önerileri geliştirebilme.
(16) bireylerin tutum ve davranışlarını analiz edebilmeleri için onlara yardım edebilme.
(17) danışanın kendi sorunları ile başkalarının sorunları arasındaki benzerlikleri görebilmesine yardım edebilme ve danışanın
toplumla çatışma yaşamadan uyum sağlayabilmesine yardım edebilmektir.
devamını gör...

“hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.

orhan pamuk - masumiyet müzesi
devamını gör...

harry potter serisinde tanıdığımız, voldemort'un yoldaşı yılandır. aynı karakter fantastik canavarlar serisinde karşımıza çıktı. fantastik canavarlar serisinde de insan sahnelerini koreli model claudia kim'in canlandırdığı yılan karakteridir. maledictus bir insandır. maledictus doğuştan sahip olunan bir kan laneti demektir. bu lanet başlarda kendi isteği ile hayvana dönüşebilen insanın bir süre sonra dönüştüğü hayvan olarak kalmasını sağlar ve insan hayatı boyunca o hayvan olarak yaşar. nagini de güzel bir kadınken yılan olarak kalıyor ömrü boyunca. en sonunda daaaa
--! spoiler !--

neville adlı lavuk gryffindore kılıcıyla kafasını kesip şehit ediyor bizim naginiyi.

--! spoiler !--
gryffindorlulardan nefret ederim. nsndnsn
devamını gör...

taaşşuk-ı talat û fitnat...

bir şemseddin sami eseri.

söyleyince terapi oluyorum.
devamını gör...

asla yalan söylemem.
devamını gör...

30 gün boyunca ortalıklarda sözlük imamı gibi dolaşmanızı sağlayan seçenek.

süresini 30 gün yaptınız bari renk seçimi olsun insafsızlar.*
devamını gör...

bu da vardı diyeceğim.
devamını gör...

sen vasat bile değilsin ona yan dediğim yazar dışkılaması.
devamını gör...

montla giriyorum, allah affetsin.
devamını gör...

bekle dedi, gitti.
devamını gör...

kaynak

ülkede herkesin ahlaksız olduğunu yine yine yine kanıtlayan olay.

sizin tek bir işiniz var; yemek yapmak. bu da alışveriş ile başlayıp, yemeğin yenmesine kadar devam eden bir süreç. her şeyi tek tek yıkayacaksınız, malzemeyi koruyacaksınız, hepsi bu. sokacaksın bunların kafalarını saç dolu, tırnak dolu, böcek dolu tencerelere, kusturana kadar çıkarmayacaksın, müdür dahil.

aldığınız bir lira bile haram olsun.
devamını gör...

severek takip ettiğim youtuber kişisi. küfürden arınmak için kendisi de bu aralar kafasözlük detoksu yapıyor sanırım.
devamını gör...


1991'deki muazzam şarkısı.
devamını gör...

sözlüğün kıymetlilerinden... şairlerinden. işte o neydi; olmazsa olmazlar, sözlüğün demirbaşları, en sevdiğin sözlük yazarları... şeysilerinin üyelerinden yalnızca bir tanesi benim için. öte yandan, sayın pencere'nin hakkını teslim eden de bir ben değilimdir zannediyorum ki. pencere, şiirle müteallik olan tüm başlıklara mutlaka birkaç şiir gönderir. bu şiirler, birçoğumuzun daha önce hiç karşılaşmadığı şiirlerdir. şiirlerimize şiir katan bir yazardır kendisi. çok ince çok da güzel şiirler paylaşır, tekrar tekrar okumak için kaydedersiniz. dün gece de nazım abinin, ben senden önce ölmek isterim şiirini seslendirerek şairliğini bir üst seviyeye taşımıştır. dinleyin, tavsiye ederim. içten ve güzel okumuş, severek dinledim. her zaman, sözlükten şiirlere açılan penceremiz olsun isteriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim