silahlı şiddetin 5 yılda yüzde 69 artması
netflix'e sansür getirmeye uğraşana kadar herkesin izlediği vurdulu kırdılı dizilere bir sansür getirseydiniz bu kadar artmazdı.
devamını gör...
insanın kendine yabancılaşması
insanın zaman içerisinde değişmesi sonucu ortaya çıkan aidiyetsizlik hissi. fazlasıyla ruh daraltıcı.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
“birlikte 'eskimek' çok güzel,
eksilmedikçe...”
eksilmedikçe...”
devamını gör...
anonim olmanın faydaları
arkadaşlar onu bunu geçtim, akrabalarınız sizi asla bulamaz bundan güzel fayda mı var
devamını gör...
tarihteki ilk reklam panosu
devamını gör...
edebiyat dedikoduları
liseyi birlikte okuyan “iki can” arkadaş, eğitimleri boyunca harçlıklarını biriktirdiler. liseden mezun olduktan sonra milli eğitim bakanına gidip, yurtdışında okumaya gönderilmelerini istediler. parlak notlarla okullarını bitiren gençleri dinleyen bakan, sözüne başlamadan önce birini dışarı çıkardı. odasında kalan gence “seni gönderebilirim ama arkadaşım gönderirsem dedikodu olur. ‘oğluna torpil yaptı’ derler. bu yüzden onu gönderemem” dedi. bakan oğlu babasının kararına boynunu büktü, “madem öyle benim biriktirdiğim parayı da sen al. hiç olmazsa amacımı kısmen gerçekleştireyim” diyerek yıllardır biriktirdiği tüm parasını arkadaşına verdi… bakan, milli eğitim bakanı hasan ali yücel’di, dedikodu olur endişesiyle yurtdışına göndermediği öğrenci ise oğlu can yücel’di. yurtdışına giden öğrenci ise daha sonra dünyanın en ünlü beyin cerrahı olacak prof. dr. gazi yaşargil…
efendim bu dedikodu pek ünlüdür fakat zamanında bizzat gazi yaşargil tarafından şu sözlerle yalanlanmıştır:
“ne bana burs verildi ne de can’a. hasan ali yücel, temmuz 1943’te yanıma gelerek ‘gazi bey, can bana söyledi viyana’ya gitmeye karar vermişsiniz. ben de can’ı ingiltere’ye göndereceğim. lütfen onu ikna edin’ dedi. ben de ikna ettim, yol gösterdim sadece. ama ikimize de burs verilmedi. ikimizde ailemizin imkânlarıyla yurtdışına çıktık. can çok iyi arkadaşımdı.”
benden bir dedikodu:
yahya kemal beyatlı ile nazım hikmet'in annesi celile hanım, yakup kadri karaosmanoğlu'nun da vesilesi ile biraraya gelirler ve bu buluşmadan bir aşk filizlenir. bu sırada nazım hikmet bahriye mektebinde öğrencidir ve yahya kemal de ona hocalık yapmaktadır. bu hocalık sadece okul ile sınırlı değildir, yahya kemal celile hanım'ın evinde de nazım'a ders vermektedir. böyle bir ders gününde nazım, annesi celile hanım'la aralarında bir şey olduğunu hissettiği hocası yahya kemal'e "hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz" der.
günler haftalar geçedursun celile hanım bundan habersiz yahya kemal ile düğün hazırlıklarına başlar fakat çok geçmeden yahya kemal artık onu istemediğini, dolayısıyla böyle bir evliliğin olmayacağını söyler ve bir aşk yarım kalır.
üzerinden yıllar geçer, nazım siyasi suçlardan yargılanır ve tutuklanır. annesi celile hanım, oğlunun kurtulması için son bir ümit ile yahya kemal'e mektup yazar. fakat bu mektup asla karşılık bulmaz.
1956'da celile hanım ondan 2 yıl sonra da yahya kemal hayata veda eder. hiç yaşanmamış bir aşk da böylece toprağa karışır.
ekleme: edebiyat sayılır mı bilmem ama bir de şu var: iğne hadisesi
efendim bu dedikodu pek ünlüdür fakat zamanında bizzat gazi yaşargil tarafından şu sözlerle yalanlanmıştır:
“ne bana burs verildi ne de can’a. hasan ali yücel, temmuz 1943’te yanıma gelerek ‘gazi bey, can bana söyledi viyana’ya gitmeye karar vermişsiniz. ben de can’ı ingiltere’ye göndereceğim. lütfen onu ikna edin’ dedi. ben de ikna ettim, yol gösterdim sadece. ama ikimize de burs verilmedi. ikimizde ailemizin imkânlarıyla yurtdışına çıktık. can çok iyi arkadaşımdı.”
benden bir dedikodu:
yahya kemal beyatlı ile nazım hikmet'in annesi celile hanım, yakup kadri karaosmanoğlu'nun da vesilesi ile biraraya gelirler ve bu buluşmadan bir aşk filizlenir. bu sırada nazım hikmet bahriye mektebinde öğrencidir ve yahya kemal de ona hocalık yapmaktadır. bu hocalık sadece okul ile sınırlı değildir, yahya kemal celile hanım'ın evinde de nazım'a ders vermektedir. böyle bir ders gününde nazım, annesi celile hanım'la aralarında bir şey olduğunu hissettiği hocası yahya kemal'e "hocam olarak girdiğiniz bu eve babam olarak giremezsiniz" der.
günler haftalar geçedursun celile hanım bundan habersiz yahya kemal ile düğün hazırlıklarına başlar fakat çok geçmeden yahya kemal artık onu istemediğini, dolayısıyla böyle bir evliliğin olmayacağını söyler ve bir aşk yarım kalır.
üzerinden yıllar geçer, nazım siyasi suçlardan yargılanır ve tutuklanır. annesi celile hanım, oğlunun kurtulması için son bir ümit ile yahya kemal'e mektup yazar. fakat bu mektup asla karşılık bulmaz.
1956'da celile hanım ondan 2 yıl sonra da yahya kemal hayata veda eder. hiç yaşanmamış bir aşk da böylece toprağa karışır.
ekleme: edebiyat sayılır mı bilmem ama bir de şu var: iğne hadisesi
devamını gör...
turan taktiği anlatılırken komutanım ben anlamadım tekrar anlatır mısınız diyen tımarlı sipahi
komutanın: 'herkes geriye çekildiğinde sen kılıcını ve kalkanını yere atıp düşmana doğru koş anlarsın.' demesi gerekir bu sipahiye.
devamını gör...
sürekli hastalıklarını dile getirerek kendini acındıran insan
önce her söyledigini ciddiyetle dinlersin sonra bir bakmışsın kişinin dert babası olmuşsun .ne yapıcam ben bununla diye düşünürsün yanından kaçmak için hep bahane üretirsin.
devamını gör...
teşekkür etmek
sıklıkla kullandığım kelime.
devamını gör...
munzur dağları
tunceli ve erzincan konumunda bulunan, kireçtaşı ve volkanik kayalardan oluşan, 3 bin metreyi aşan 10 ayrı zirvesiyle doğu anadolu bölgesi'nin batı yarısındaki en yüksek noktasıdır. barındırdığı 1500 tür ile türkiye'nin en zengin bitki alanlarından biri. bölge 11 kelebek türüyle ayrı bir öneme sahip. sakallı akbaba, yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak gibi türler için de hayati bir önemdedir.
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
devamını gör...
sözlük mağazası
kafa store için emeği geçenlere teşekkürler. ileriki aylarda kafa store’dan yazarlara hediye puan gönderme seçeneği olursa iyi olur. hediyeler insanlara beklenmedik ani mutluluklar bahşeder. hem sözlükteki canlılık artar hem de beğendiğimiz yazarları kaliteli tanım girmeye teşvik ederiz.
ben bu puanları almışsam en büyük nedeni kıymetli takipçilerimin beğenileri sayesinde. kullanılabilir karma puanı ile takipçilerine doğum günü, yılbaşı, bayram, özel gün gibi günlerde 10 puan, 20 puan, 50 puan gibi çam sakızı çoban armağanı puan göndermek isteyenler olabilir. yüzde 2 kdv puan da moderatörlere gitsin tabi ki.
yoldaş benjamin franklin ve iko da yüzde 1 ötv puanı alabilir. sözlükte binlerce yazar olduğu düşünülürse sürümden iyi kazanırlar.
çoğu insan başarıyı almak olarak düşünür. oysa başarı, vermekle başlar – henry ford.
ben bu puanları almışsam en büyük nedeni kıymetli takipçilerimin beğenileri sayesinde. kullanılabilir karma puanı ile takipçilerine doğum günü, yılbaşı, bayram, özel gün gibi günlerde 10 puan, 20 puan, 50 puan gibi çam sakızı çoban armağanı puan göndermek isteyenler olabilir. yüzde 2 kdv puan da moderatörlere gitsin tabi ki.
yoldaş benjamin franklin ve iko da yüzde 1 ötv puanı alabilir. sözlükte binlerce yazar olduğu düşünülürse sürümden iyi kazanırlar.
çoğu insan başarıyı almak olarak düşünür. oysa başarı, vermekle başlar – henry ford.
devamını gör...
türkiye'nin genel sorunları
en başta adalet sorunu, işsizlik, alım gücünün düşük olması, karşıt görüşlere tahammülsüzlük, liyakatsizlik, devletin malı deniz mantığı.
devamını gör...
yazarların yirmi beş bin tl ile yapacakları
tüm milletvekillerine çorba ısmarlardım. malum pek karınlarını doyuramıyorlar. çalışmaktan. bir de kravat hediye ederdim. hepsine.
devamını gör...
mazotu çekip sözlüğe giren yazar
sabaha büyük bir baş ağrısı ile uyanacaktır. gece gece gel öpücem tarzı mesajlar atmasa bari.
devamını gör...
emo
genellikle hayat felsefeleri mutsuzluk üzerine kurulu olan, bunalım takılan, hiç kimsenin onları anlamadıklarını düşünen, çocukluğunu mutsuz bir aile yapısında* geçirdiğini, çocukluktan beri hiç bir ailevi problemlerin çözümlenmediğini gören, sürekli ihmal edilmesi, bunları çevresinde dike getiremediği için, toplumdan kendini dışlamış, toplum tarafından fark edilmek ve farklı olduğunu göstermek amacıyla, saçlarını farkı şekillendirmek kıyafet ve makyaj seçimlerinde kasvetli ve koyu renkleri tercih eden ergenler olarak tanımlayabiliriz.
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
şu metrisin onu bir uzun alan..
bir tek seni sevdim.. gerisi yalan..
bir tek seni sevdim.. gerisi yalan..
devamını gör...
kendinizi beş yıl sonra nerede görüyorsunuz sorusu
bekar ama mutlu bir kadın olarak..
devamını gör...
aileyle film izlerken cinsel sahnenin çıkması
bu durumla karşılaşıp utanmayan bizden değildir.
devamını gör...

