kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

aşka geldim,bir şiir okuyayım acaba site neresiydi diye bakayım derkeeen eserlerin ile karşılaştım.hevesim kaçtı.*
yazıktır bize bu ettiklerin,neredesin sen?
devamını gör...

güzel bir geçmişi olanların ortak özelliğidir. geçmişi berbat olanlar ise geleceğe dair umut beslerler. ne kadar ironiktir ki umutlu olmanın kökeni biraz da geçmişindeki berbat hayattır.
devamını gör...

- go to power?? meal : gücüne mi gitti?

gibi.
devamını gör...

erkek onayı onlar için çok önemlidir. feministlere laf atarak feminist olmadıklarını belli etmek için yer ararlar. evlerden muhafaza.
devamını gör...

en iyi arkadaşla ve çocuklarla tv ve abur cubur ve çay.
40 yıldır aynı şekilde eğlenebilirlerden ben.
devamını gör...

popüler kültüre ait her şey *
devamını gör...

türkiye'nin birçok ilini gezmiş biri olarak adeta kitap cenneti gibidir. büyük kitapçılarıyla beni mest edebilmiştir.
(bkz: dost kitabevi)
devamını gör...

oh, dünya varmış. bazı kitaplar okurken insana nefes aldırıyor. işte tam böyle bir kitap. beton bir şehirde bile olsanız kitabı okurken kendinizi bir ormanın ortasında ya da bir ırmağın üstünde ciğerleriniz oksijenle doluymuşçasına huzurlu hissediyorsunuz. dingin ama akıcı bir okuma, anlaşılır bir dil, hem doğayı iliklerimize kadar hissettiren betimlemeleri hem de yer yer varoluşsal ögeleriyle harika bir kitap. benim çok sevmemin bir nedeni de kitapta anlatılan o doğayla iç içe ve baş başa olma halini yaşamış olmam. trond ağaç kestikçe gözümde evimizin önünde kesilen ağaçların talaşları canlandı, her yer o mis gibi mazot kokusuyla doldu. daha neler neler de şimdi duygusallaşmayalım. kitabı okuduğumda böyle bir yalnız kalışa ne kadar ihtiyacım olduğunu fark ettim. kitabı okuyan her insan az da olsa bu ihtiyacı hissedecektir eminim.

kitabın konusuna gelecek olursak trond inzivaya çekilmek için kendine bir kulübe satın alır. rastlantılar ise hayatında büyük bir önem taşıyan bin dokuz yüz kırk dört yazının zihnine üşüşmesine neden olur. çocukluktan olgunluğa geçişin, kendine yabancılaşmanın, gürültülü bir sessizliğin romanı. keyifle okuyunuz.
devamını gör...

biri bana düşünmemeyi öğretsin. bana ait olmayan ama yapmak zorunda olduğum sorumluluklarımı düşünmemeyi, kaygılarımı, geleceği düşünmemeyi. yoksaydıklarım, geçiştirdiklerim ya da anı kurtarmak için içime attıklarım gün yüzüne çıkıyor. sabredemiyorum, bilinçaltıma söz geçiremiyorum. rüyalarımda kavga ettiğimi, söylemeyemediklerimi haykırdığımı görmeye başladım. gün içinde olanlar gece de devam ediyor. kendi kendime elalemin iyisi sen misin, boşver, üzülme demekten yoruldum. değer verip önemsenmemekten, gözardı edilmekten yoruldum. ne umudum kaldı, ne de amacım. nasıl toparlarım, ne yaparım bilmiyorum bu kez. farelerin yürüdükleri çemberde yürüyor gibi hissediyorum kendimi. çabalıyorum ama nafile, gidebildiğim bir yer yok. sonuç yok. ne sonu ne başı var. kısır döngü benim etrafımda sanki. ne olacak böyle?
devamını gör...

ne zaman süresim gelse, dışarıda istisnasız rüzgarlı hava olur ve saçlarım ağzıma yapışır.
devamını gör...

kalbimin ve ruhumun yaşadığı bu fırtına, bu girdap dindi. sular çekildi. bu sıkışıp kaldığım bedende can çekişen, ölümün kendisiyse, ölüm bitti. umurumda olmadı ölmek hiçbir zaman, yaşamak umurumda. bedenimin bu dünyaya açlığı daha fazla değil başka yaşamlara duyduğum açlıktan.
şiir'i duymak istiyorum. o'na ve evrene ve yaşama ve ölüme, sahip olduğum tek şey olan ve bugün donmuş olarak gördüğüm kalbimin içinden bakmak, kendimi kendimden ve tüm sözcüklerden sıyırıp... sözcükler ki duymuyorum artık onları da...
buharlaşmış bir damla su, yanmış kül olmuş küçük bir parça dal ya da güneşin kalbinde oturup da güneşi duymayan kişi anlatabilir mi halimi?
acı bitti, korkular bitti. sevecenliğimi ve sıcaklığımı kaybettim. endişe bitti. zaman gözyaşlarımı dondurdu ve kalbimi. sevinç, neşe ve öfke... bitti. *

yarın ben bu yaşamın şiirinden başka şeyler duyacağım. yine dönecek başım ve yeni bir göğe uyanacağım.*
...
şimdi içimdeki çocuk ve ihtiyar el ele.
devamını gör...

3.5 milyonluk miniminnacık finlandiya'nın 160 milyon nüfuslu sovyetlere direndiği destansı savaş. savaş 1939 kışında, sovyetlerin finlandiya'dan bir takım toprak taleplerinin kabul edilmemesi üzerine çıkmıştır. o dönem fin sınırları leningrad'ın dibine kadar girdiğinden sovyetler bu sınırı 30 km batıya çekmek istemiş, ayrıca kuzeyde ve fin körfezinde bazı adacıkları istemiş, karşılık olarak finlandiya'ya doğu karelya'dan iki misli toprak önermişlerdi. finlerin ünlü generali mannerheim da teklifin kabul edilmesini istiyordu. aslında teklif kabul edilebilirdi fakat sovyetler mannerheim hattının da yok edilmesini talep ediyordu. bu durumda finlandiya'nın doğusunda hiç savunma bariyeri kalmayacaktı. ayrıca daladier-chamberlain dangalaklarının boş vaatleri de finlandiya'yı biraz cesaretlendirdi desek yanlış olmaz.

savaşta sovyetlerin kullandığı taktik insan dalgaları taktiğiydi. dalgalar halinde piyadeler durmaksızın taarruz ediyordu. finlerin en büyük sıkıntısı bitmek bilmeyen bu dalgalara karşı dinlenme şansı bulamamalarıydı. bildiğin uykusuzluktan ölme noktasına gelmişlerdi. ayrıca ciddi bir mühimmat sıkıntısı da vardı. sovyetlere savaşı kazandıran şey ise zırhlıların mannerheim hattı'nı yarmasıdır. gerçi sovyetler zırhlıları hala tek başlarına kullanmayı bilmiyordu, piyadeyle desteklendiler.

finler 70 bin kayba karşılık sovyetlere 350 bin kayıp verdirse de insan harcama konusunda hiçbir sıkıntısı olmayan bir rejimi yenemeyeceklerini anladıkları anda barış istediler. sovyetler başlarda barış isteklerine cevap vermese de savaşın ülkenin prestijini yerle bir etmesinden dolayı çok geçmeden barış masasına oturdular. finlandiya'ya savaş öncesinde talep edilenden çok daha ağır bir anlaşma imzalatıldı. bütün karelya kıstağı ve ladoga gölü civarındaki topraklar viipuri şehriyle birlikte sovyetlere bırakıldı. bu bölge finlandiya nüfusunun %12'sini barındırıyordu. sovyetler bölgenin iki hafta içinde boşaltılmasını şart koştu. isteyenler kalabilecekti. fakat 450 bin finin tek biri dahi kalmayı seçmedi. hepsi finlandiya'da evsiz olmayı tercih etti.
devamını gör...

bunları kim insan yerine koyup yazar yapıyor hakikaten?

(bkz: troll)
devamını gör...

bu adam kadar güzel şiir yazan çok az insan var.
şu şiirdeki kaygıya bakar mısınız?aşkı,ölümü anlatisina...vallahi efsane.

itiraf
bir kedinin yatağa sıçramasını
bekler gibi
beklerken
ölümü
karım için çok
üzülüyorum
sertleşmiş
solgun
bedenimi
görecek
bir kez, belki de
iki kez sarsacak:'hank! '
cevap vermeyecek hank.
ölüm değil beni
endişelendiren, bu hiçlik
yığını ile kalacak olan
karım.
ama birlikte uyuduğumuz
bütün o gecelerin
hatta yararsız tartışmaların
bile
harikulade şeyler
olduğunu bilmesini istiyorum
ve bu güne kadar
söyleyemediğim
o zor sözcükler
artık söylenebilir:seni
seviyorum.
devamını gör...

bir tanesi benim buyrun çay koydum
devamını gör...

ispanyolca ve portekizce * hiçbir şey anlamına gelen kelimedir.

shakira'nın güzel, yavaş bir şarkısının adıdır aynı zamanda.
devamını gör...


sonra nereye gidiyorsun müge anlı buluyor

şeklinde devam eden başlıktır.
devamını gör...

partnerin olmaması.
devamını gör...

verginin vergisini ödemek.
devamını gör...

iki kız annesi bir kadın olarak içimi dökeyim biraz.
taciz kötü bir şey yapıldığını hissettiren her şeydir. otobüste sürtünen biri de taciz etmiştir, uygunsuz içerikler gönderen de. kimin ne kadar etkilendiğini bilmek imkan dahilinde de değil ne yazık.
canının sıkıntısını kadınları taciz ederek gidermeye çalışan birinin neye dayanarak tutuksuz yargılanacağını anlayamadım.
canı sıkıldıkça 260 kadını daha rahatsız etmeyeceğini kim garanti edebilir?
benim önerim, yoksullaşmasına imkan sağlayacak kadar büyük bir para cezasına çarptırılmasıdır madem tutuksuz yargılanıyor. bu ödediği rakam da kadınların yararına kullanılacak bir fona aktarılmalı ve tacize uğrayan kadınlara psikolojik destek verilmelidir.
adı, soyadı, fotoğrafı teşhir edilmeli ve sosyal çevresi de özellikle uyarılmalıdır. çocuklarını görmesine kısıtlama getirilmelidir. zorunlu psikolojik tedavi görmelidir. uygun rapor çıkana kadar da bu tedavinin ücretini ödemelidir.
taciz ettiği her bir kadın için her an pişman olması sağlanamazsa buna devam edeceğine kalıbımı basarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim