bulamadığın herhangi bir eşyanı bir hevesle aynı ortamı paylaştığın başka bir canlıya sorduğunda alacağın beyin yakan cevaptır.
evliyseniz eşinizden, aileyle yaşıyorsanız ebeveynlerden, ev arkadaşınızla beraber kalıyorsanız ondan duyarsınız bu kültürel mirası.
devamını gör...

(bkz: jean valjean)
(bkz: martin eden)
(bkz: oblomov)
devamını gör...

queen'in en piyasa, en bilindik, en catchy şarkılarından biri.

devamını gör...

bir haftasonu klasiği olarak yine biraz erkence uyandığım* bir günde kahvemi içip, ayılmaya çalışıp, sözlükte gezinip, hala yalnız ayakta olunca, ikinci kahvemi yaparken, kahvaltı niyetine bir portakal * yemek isteyince yine kıyamadım ve de tüm portakalların kabuklarını incecik rendeleyerek buzluğa kaldırdım.* işte tam o anda evi mis gibi bir portakal kokusu sardı. portakalın mis kokusunu içime çekerken de aklıma yıllar önce tanıştığım; portakal kokusuna aşık, cemal süreyya hayranı genç üniversite öğrencisi bey geldi. hayatımdaki birçok insan gibi o da kaybolup gitti ama gülümseyerek andıklarımdan biri olarak kalmış. selamlar olsun, umarım hayal ettiğin şiirli hayatı yaşıyorsundur.
ne diyordum iç ferahlatıcı, neşeli koku burnumdayken bir yandan da düşünmeye başladım. genellikle geçmişte geziniyorum ve aklıma her bir koku, bir hatırayı getiriyor. çünkü yaşadığım yeni bir şey yok. yaşlı insanlar da demek ki bundan hep anılarından bahsediyor.
eylül ayından beri uzun soluklu sayılabilecek sohbeti ettiğim, bir araya geldiğim insan sayısı "on". evet, evet sadece on kişi. ailem dahil üstelik. online dersler, görüntülü aramalar... paylaşımlarım genel olarak bir ekranın ardında. ve sanırım artık bu durum bana ağır gelmeye başladı.
şöyle düşünün önceden bir günde onlarca öğrenci, spor salonunda, mekanlarda konuştuğum, dokunduğum, vakit geçirdiğim bir sürü insan vardı. şimdi yalnızlık çöktü yüreğime. ilk zamanlar kendimi dinlemenin hazzı vardı ancak artık yüreğim yamalı bir hale bürünmüş gibi hissediyorum. evden çıkmamak, hali hazırda var olan üst solunum yolu rahatsızlığım yüzünden pandemiden korkarak geçirdiğim günler canımı yakmaya başladı. pazartesi doktora gidiyorum. geçen martta olmalısın dediği o ameliyatı olup hayatımda birazcık daha az korku kalsın istiyorum. sıkıldım. bunaldım.
neşeli, ferahlatıcı bir koku portakal kokusu. ama fark ettim ki neşeli gözlerle bakmayınca sonu hüzünlü bir yazıya gitmiş. daha ferah günler diliyorum, hepimiz için...
devamını gör...

o değil de nasıl herkes kırk yıllık radyocu diksiyonu ve ses tonuna kavuştu. valla ben hayatımda böyle konuşmadım.
devamını gör...

maalesef hiç yaşamadığım, içimde kalan bir şey. nasıl sığırlara denk gelmişsem... içim buruldu bak, bi değişik oldum.
devamını gör...

o yapıyorsa vardır bir bildiği diyecek kadar güvenmek
devamını gör...

zeus kadar çapkın şair. sevgilileri saymakla bitmez. hepsine yazdığı ayrı ayrı şiirler vardır.
devamını gör...

yaa, öyle mi, allah allah allaah, bak sen hihihii, vay canınaa, ne diyor bu?
devamını gör...

sizin bu yapmak istediklerinizi , gerçekleştirecek cin olmak isterdim.
devamını gör...

burna övgü de yergi de çok fazla.
benim de sürekli estetik mi sorusuna muhatttap kaldığım durum.
bundan bir on sene önce böyle bir şey yoktu. ya kimse ilgilenmiyor burunlarla ya da yaygın değildi estetik operasyon.
işin özü kimseyi ilgilendirmez.
'ben doğallıktan yanayımmm yağğğ bence hiç yakışmıyorrrgg' diyenlerin çoğunun parası yok. olsa ohhooo...
insanımız çok değişti gerçekten. her şeyi eleştirebileceğini, yorum yapabileceğini, yerden yere vurabileceğini sanıyor. bir de bunu hak biliyor. çok komik gerçekten. bu galiba kendinde olmayan olamayacak olan öz güven, para, bir şeyleri çok rahat yapabilme vsvs durumuna hasetlenmenin psikolojik olarak dışa vurumu.
bu konuyu daha detaylı olarak incelemek gerekiyor ama minnak bir ön hazırlığı bu başlığa kısmetmiş.
devamını gör...

israil devletinin resmi dili. aslında bu dil binlerce yıl boyunca unutulmuş, dinsel kitaplarda hapsolup kalmış, sadece ve sadece ruhban sınıfının dinsel ayinlerde kullandığı ölü bir dildi. halk ise almanca (yidce), ispanyolca (ladino) ve arapça (mizrahice) gibi yahudilerin yaşadıkları ülkelerin dillerini konuşuyorlardı. derken siyonizm diye bir şey doğuyor, serpiliyor, budaklanıyor ve adına eliezer ben-yehuda bir adam çıkıyor ve birbirinden farklı onlarca belki de yüzlerce dili anadil olarak konuşan yahudilerin neden kendi dili yok diyor ve oturuyor kitaplarda binlerce sene ölü olarak kalmış dili alıyor, basitleştiriyor ve sunuyor. bugünkü modern ibranice işte ben-yehuda denen adamın dirilttiği ve budadığı eski ibranicenin ta kendisinden başka bir şey değildir. modern ibraniceyi anadil olarak konuşan ilk modern yahudi ise bu arkadaşın çocuğudur. rahmetli ben-yehuda'nın ömrü israil diye bir devleti görmeye yetmedi ama geriye israil diye bir devletin resmi dilini ve milyonlarca yahudiye anadilini hediye edip bu dünyadan göçüp gitmiştir. tabii bu yahudilerin dedelerinin nenelerinin anadilleri başka dillerdi.
devamını gör...

duygularımıza tercüman olarak gördüğümüz için. bazen bizi kendimize bizden daha iyi ifade edebildikleri için.
devamını gör...

romans, özellikle ortaçağ şövalyelik sistemini anlatışıyla karakterize olmuş bir edebiyat türüdür. 12. yüzyıl fransa'sında ortaya çıkmıştır. benzer tarzda yazılmış öncülü eserler de bazen aynı isimle anılsa da (antik yunan romansı vb.) ayrı bir tür olarak romans, eleanor of aquitaine'in aristokratik çevresinde ortaya çıkmıştır.
devamını gör...

efes'te, lidya kralı kroisos tarafından yaptırılan bir tapınaktır. mö 356 yılında yapılmıştır. bundan yaklaşık 200 sene sonrasında adını tarih kitaplarına yazdırmak isteyen bir cesur yürekli* kişi tarafından yakılmış. o dönemki mahkeme bu adamın gerçekten amacına yani ismini tarihe yazdırma amacına ulaşamaması için adının anılmasını yasaklamışlar. tabi yasaklar çok işe yaramış olsa gerek ki bu kişinin adı günümüze kadar ulaşmış. tapınağı yakan kişi herostratus. hatta herostratus ile ilgili ''forget herostratus'' adında bir tiyatro oyunu vardı rus bir yazar* tarafından yazılmış.

tapınak 100 metreye 55 metre boyutlarında temeller üzerine inşa edilmiş. büyüklüğü, süslemeleri ve heykel detayları ile dönemin en mükemmel yapılarındanmış. 400 sene sonra tapınağın son hali de got kavmi'nin anadolu topraklarına gelmesiyle ortalık karışınca bu tapınak da yıkılmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başından beri çift mutasyonlu olarak açıklanan bir virüs. yani iki mutasyonlu virüs birleşiyor ve süper bulaşıcı yeni bir mutasyon oluşuyor. mide, baş ve boğaz ağrısı, bulantı, ishal, kusma, yüksek ateş, burun akıntısı ile kendini belli ettiriyor. gençlerde ağır bir soğuk algınlığı şeklinde ortaya çıkıyor. covid-19 vakasında görülen tat ve koku kayıplarının daha geride kaldığı gözleniyor.

bu delta varyantını aslında hindistan varyantı olarak biliriz ama daha sonra dünya sağlık örgütü değişikliğe giderek varyant isimlerini yunan alfabesinden harflerle değiştirdi. ingiliz varyantı alpha , güney afrika varyantı beta , brezilya varyantı gama , hindistan varyantı da delta olarak anılıyor. varyantların ilk saptandığı ülkelerin mimlenecek şekilde isimlendirilmesi, ırkçılığı tırmandıracak derecede o ülkelere zarar veriyordu. bu sebeple düzenlemeye gidildi.

bu varyanta karşı sinovac aşısının etkili olup olmadığına dair yeterli veri yok. bazı verilere göre ise bu aşı varyanta karşı 25'te 1 oranında etkili. pfizer biontech aşısı ise en etkili olan aşı görünüyor. ilk dozdan sonra yüzde 94,iki dozdan sonra hastaneye yatmaya karşı yüzde 96 etkili olduğu, astra zeneca aşısının ise ilk dozdan sonra yüzde 30, ikinci dozdan sonra da yüzde 67 etkili olduğu gözlendi. o yüzden tüm varyantlara karşı daha etkili olduğu gözlenen biontech ile bir pekiştirme dozunun daha uygun olacağı söylenebilir. bu şartlarda tek kurtarıcının aşı olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.
devamını gör...

kalitesiz trollerin, insan müsveddelerinin sırf tatmin olmak için açtığı kendileri gibi gevşek başlıklar. bu tiplerin bu tip başlıkları gerçekten rahatsız edici. açtığı başlığa insan gibi entry girse amenna; lakin nasipsiz sürüsünden ne beklersin...
devamını gör...

çay. kahve. şiir. camdan seyretmek. derin derin nefes almak ve yağmuru izlerken son ses muhtemel aşk dinlemek.
devamını gör...

tanım:jediların kullandığı mutfak aleti.

benim bu konuda aklıma takılan bir şey var. abi bu kılıcın boyunu nasıl ayarlıyorlar. yani ışın çıkıyor bu aletten. fener gibi, lazer gibi yüzlerce metre, gidebildiği kadar gitmesi gerekmiyor mu bu aletlerin. nasıl sabitliyolar?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim