17. yüzyıl divan şairlerinden biridir. akka'da doğmuştur ve asıl adı hüseyin'dir.

''fazıl'' mahlasını kullanmıştır.

bir dönem sarayda görev almasına rağmen, eğlence düşkünlüğü sebebiyle saraydan uzaklaştırılmıştır.
devamını gör...

beyoğlu istiklal caddesi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanlara duyduğum nefreti biraz daha pekiştiren pisliktir. eğer öldükten sonra gideceğimiz bir cehennem varsa, orada hayal bile edilemeyecek eziyetlere tabi tutulmasını diliyorum. başka da hiçbir şey söyleyemiyorum, yazıp yazıp siliyorum gördüğümden beri. bir insanın bu kadar kötücül olmasını hala aklım havsalam almıyor, ne biçim varlıklarsınız.
devamını gör...

"sevdiğin kişi tarafından ilgi görünce caydanliga bile gülümsüyorsun.
sonra neden gülüyorsun diyorlar?
hadi
gel de anlat.."

cemal süreya
devamını gör...

"günün birinde son yemeğini yiyip, son
çiçeğini koklayıp, bir arkadaşına son kez sarılacaksın. son kez olduğundan haberin olmayacak. o yüzden, sevdiğin her şeyi tutkuyla yapmalısın. kalan yıllarının kıymetini bilmelisin. çünkü devamı yok..."
after life
devamını gör...

ıı. charles’ın ölümünün ardından tahta çıkan ıı. james sınırsız monarşi yönündeki eğilimleri ile birlikte mutlak gücü tekrar elde etmeye yönelik adımlar atmaya başlamıştır. kralın bu tehlikeli yaklaşımı ve katolik olması (protestanlara yönelik yıkıcı tutumları olması hasebiyle katolik olmasının buradaki etkisi) parlamento ile arasındaki gerilimi artırmıştır.

en nihayetinde james tahttan çekilip fransa’dan kaçmıştır, bunun ardından parlamento tacın ıı. james’in kızı mary ile hollanda’nın başında bulunan kocası oranjlı william’a verilmesine karar vermiştir. yine de geçmişteki acılar ve deneyimlerden nasibini almış olan parlamento tedbirli davranmak istemiştir. avam ve lordlar kamarası birlikte kralın hangi şartlar altında iktidarını sürdürebileceğini içeren bill of rights’ı hazırlamıştır. belgedeki esasları kabul eden kral esaslara karşı gelmeyeceğine dair yemin edince 1689’da mary ve oranjlı william kral ve kralice ilan edilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

16 aralık 1689 tarihli haklar yasası önemli hükümler içermektedir. belgeye göre:” kral parlamentonun onayı olmadan yeni yasalar koyamayacak, mevcut yasaları askıya alamayacak ve yasalarda değişiklik yapamayacaktır. parlamentonun onayı olmadan yeni vergiler toplanamayacaktır. kişilerin krala dilekçe verme hakkı vardır ve bu dilekçelerden dolayı suçlama ve kovuşturmaya uğramayacaktır. barış zamanında ordu kurmak için parlamentonun onayı gereklidir. tutukluların salıverilmesi için aşırı kefalet istenmeyecek, yüksek para cezaları, zalimane ve olağan olmayan cezalar verilmeyecektir. parlamento üyelerinin seçimleri özgür bir biçimde yapılacak, ifade özgürlüğüne sahip olacaklar ve parlamentodaki müzakereler ve işlemler parlamento dışında hiçbir mahkeme önünde ya da başka bir yerde soruşturmaya, suçlanmaya, davaya konu olmayacaktır. parlamento tüm şikâyetlerin görüşülmesi, yasaların değiştirilmesi, güçlendirilmesi ve muhafaza edilmesi için sık aralıklarla toplanacaktır.”

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

belgeden anlaşıldığı üzere; parlamentonun üstünlüğü açıkça kabul edilmekte ve kralın yetkilerine önemli kısıtlamalar getirilmektedir. kral her önemli kararda parlamentonun onayını almak zorunda kalacaktır. parlamento üyelerinin de görevlerini yerine getirirken önemli güvencelere kavuştuğu görülmektedir.
devamını gör...

dünya kadar doğum günü mesajlarını emoji doldurup instada tek tek paylaşmadığım için gerçekten kendimle gurur duyuyorum.
devamını gör...

suçlu olan tek kişi o değil, onu yetiştiren aile de suçlu! biri biterken diğeri başlıyor. hayretler içerisindeyim. sadece dirimiz değil ölümüz de tehlikede. 3 yaşındaki bir bebeğe tecavüz ettiğini de söylemiş bu sapık. şimdi bunu tutuklayıp içeride bakacaklar öyle mi? çok şey söylemek istiyorum çok şey!
tanım: eğilip bir tarafını zor gören, beyni sapıklıkla dolu olan bir adet yavşak.
devamını gör...

başımıza gelmeden cevabını öğrenemeyeceğimiz sorulardır mıdır?
tahmin yürütebilir ama cevabını bulamaz mıyız?
yoksa içten içe bilir miyiz cevabını?

kendimizi bu tarz sorulara cevap verebilecek kadar tanıyor muyuz ki?

eğer kendimiz hakkında bir öngörüde bulunamıyorsak,
bu kendimizi tanımadığımızı mı gösterir yoksa
acaba diye kendisine soran, potansiyelini sorgulayan biri olduğumuzu mu?

yok eğer eminsek,
bu kendimizi tanıdığımızı mı gösterir yoksa,
bilinmezlik ihtimalini göz ardı ederek kendimizi mi kandırmış oluruz? çünkü söz konusu olay henüz gerçekleşmemiştir. ve o olay gerçekleştiğinde biz aynı biz olacak mıyız? ihtimal, değil mi? belki de bambaşka biri oluruz.

yoksa kendimizi tanıyamayacak mıyız?

şahsen cevap veremediğim sorulardır.
devamını gör...

türklerin bilinen ilk yazılı eserleridir toplam 3 kitabeden oluşur(kültigin, bilge kağan,tonyukuk)
gelecek nesillere öğüt vermek amacıyla yazılmıştır--- alıntı ---

oğuz beyleri, halkı işitin! üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, türk halkı senin devletini, yasalarını kim yıkıp bozabilirdi?

--- alıntı ---
devamını gör...

tiyatro oyununun prömiyeri yaklaşırken tüm gece oyunu düşünmek.
devamını gör...

zengin depresyona girdiğinde kırmızı odadaki psikologlardan birine seansına 2000 tl vererek destek alır, personal trainer eşliğinde spora başlar, tenis kursuna yazılır, evde yemek denemek için gider fiyatına bakmadan alışveriş yapar.

fakir üstüne hırkasını giyer, küçücük odasındaki küçük yatağının yorganına gömülür ağlar. arada canı yemek çeker ama dolapta nutella yerine yarım limon görür
devamını gör...

insanların ve olayların birbiri ile olan ilişkileri, insanların geçmişteki her türlü faaliyetleri, yer ve zaman, sebep-sonuç ilişkisi ile belgelere dayalı olarak inceleyen bilim dalıdır. asıl konusu insandır.
(tarih dersinden öğrendiğim kadarı ile yazdım.)
devamını gör...

mutlaka yaşamışsınızdır. aynı olayı beraber yaşamış olan kişiler, üzerinden biraz zaman geçtikten sonra aynı hikayeyi farklı versiyonlarda anlatabiliyorlar. ilk akla gelen taraflardan birinin yalan söylüyor olduğudur elbette. ben de aynı hikayeyi iki kişiden farklı şekillerde duyduğumda, daha az güzel olanın yalan söylediğini düşünüyorum. güzel insanlara yalan söylemeyi hiç yakıştırmıyorum.

neyse işin aslı tarafların ikisi de yalan söylemiyor olabilirmiş. hafızamız geçmişten bir anı çağırdığı zaman, o anı yeniden yaşayıp baştan kurguluyor ve her defasında bazı detayları değiştirerek yeniden yerleştirdiği için, olayı olduğundan daha farklı hatırlıyor olabiliyoruz. uzmanı olmadığımdan uzatmıyorum buraları. sadece sevgiliniz ilk yemeğe çıktığımızda gary coleman çalıyordu dediğinde, hayır mahmut tuncer çalıyordu diye ısrar edip kavga çıkarmayın.
devamını gör...

müze müze gezmek. kadıköy eminönü vapuruna sabah binip vapurdan akşam inmek. eve asla girmemek. gezmek gezmek gezmek.
devamını gör...

o kalabalık başka sözlükte.. görüyoruz ki hali içler acısı.. hale.. jale.. tüm mahalle olacağına.. biz bize böyle pek bir guzeliz..
devamını gör...

istanbul mecidiyeköy'deki stadyumun ismi. ismini, galatasaray'ın kurucusu ve ilk başkanı olan ali sami yen 'den almıştır. kuruluş yıllarında maçlarını papazın çayırı' nda yapan galatasaray takımı, taksim stadı'nın açılmasıyla birlikte avrupa yakasında taraftarlarının karşısına çıktı. 1933 yılında taksim stadı istimlak olup gezi stadı olunca, kendine yeni bir stadyum arayan sarı kırmızılı kulüp, ali sami yen stadyumu'nun ilk adımını da atmış oldu. 1936 yılında inşaatına başlanan stadyum, 1940 yılında beden terbiyesi genel müdürlüğü tarafından galatasaray kulübüne 30 yıllığına kiralandı. hizmete girmesi ise 1945 yılını buldu.

35 bin kişi kapasiteli stadyum 20 aralık 1964 yılında türkiye - bulgaristan özel milli maçıyla spor karşılaşmalarına açıldı. ancak maç başlamadan önce açık tribünde sosis tezgahındaki tüp gazının alev almasıyla oluşan aşırı izdihamdan dolayı yıkılan parmaklıklar yüzünden yüzlerce kişi bir alt kata düştü. olay sonrası bir kişi yaşamını yitirirken, 85 kişi de yaralandı. birçok milli maç ve birinci lig maçlarının oynandığı stadyum, tamirat dolayısıyla zaman zaman hizmet dışı tutuldu.

47 yıl boyunca galatasaray'a ev sahipliği yapan ve takımın mabedi haline gelmiş olan stadyum, 11 ocak 2016 yılında galatasaray - gençlerbirliği maçı ile son lig maçına ev sahipliği yaptı. ondan sonra taşınılan stadyuma türk telekom stadyumu ismi verilmişse de, maça giden çoğu galatasaray taraftarı eski alışkanlıktan olsa gerek "ali sami yen'e gidiyorum" der.
devamını gör...

mutluyken de olur, hüzünlüyken de.
bazen sadece, "birine" sarılıp ağlamak istersiniz. ona sarılınca, her şey geçecekmiş gibi gelmesinden kaynaklı.
bazen de yine aynı "biri" sıcacık hissettirir, içiniz bir hoş olur, yumuş yumuş olursunuz o zaman da sarılmak istersiniz.
oksitosin'in(aşk hormonu) can dostudur sarılmak.
iki şekilde de iyi hissettirir.
son olarak:
"kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur."
özdemir asaf
devamını gör...

2008 yapımı yönetmenliğini mark osborne ve john stevenson'in yaptığı, yapımcısı melissa copp olan ve senaristliğini jonathan aibel ve glenn berger'in üstlendiği komedi, çocuk, macera türlerinde bir animasyon filmdir.

hayalleri olan bir panda. öyle böyle değil o hayal, duyan herkesi gülümseten ve onunla alay edilmesine neden olan bir hayal. pandamız po sevimli, şaşkın, sakar ve bir o kadarda şapşik. aynı zaman da kung fu öğrenmek ve ustaların arasına girmek istiyor. o bir nuddle çırağı babasıyla birlikte yemek yapıp satıyorlar. bir gün bir rüya görüyor ve kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı bir adım atıyor hayaline ulaşabilmek için.

ejderha savaşçısı olacak ve tai lung'a kafa tutacaktır. usta şifu onu vazgeçirmek için elimden geleni yapar ama başaramaz. daha sonra usta ugvey'in hislerine ve po'nun inadına boyun eğer. başlar macera.

tai lung bilindiği üzere usta şifu'nun oğlu gibi yetiştirdiği bir kung fu ustası. aldığı eğitim ve edilen iltifatlar doğrultusunda kendini ejderha savaşçısı olarak görüyor. fakat ugvey onun kalbinde bir kötülük kıvılcımı görüp bunu onaylamıyor. kim bilir belki tai'nin canını bu kadar sıkan ve ustalarına bile kafa tutmasına neden olan durum ejderha savaşçısı olmayışı değilde baba yerine koyduğu şifu tarafından desteklenmeyişidir.

bu film kişisel bir başarı hikayesi tadında. içinde bir çok yğreklendirici cümle ve mesaj var.
filmin ilk mottosu 'kendine inan'.
'güç senin içinde' ve 'asla vazgeçme' ek olarak 'hiçbir şey tesadüf değildir'.

karakterlerin hepsi kendi içinde şaheser. iyi kurgulanmış ve hazırlanmışlar.

film bir çok övgü almış ve iyi bir gişe hasılatı toplamıştır. devam filmleride çekilmiş ve dünyada yankı bulmuştur.
animasyon severlerin ve çocukların beğenisini kazanmıştır.

ailecek seyredilebilecek keyifli bir filmdir.
iyi seyirler.

seslendirme kadrosu;
po (okan yalabık)
ogwey (müşfik kenter)
shifu (köksal engür)
tai lung (mazlum kiper)
tigress (deniz uğur)
monkey (murat aydın)
mantis (kadir çermik)
viper (deniz çakır)
crane (altan erkekli)
mr. ping (ahmet eres)
zeng (yiğit özşener)
commander vachir (tarkan koç)
gang boss (bekir çiçekdemir
devamını gör...

her ani güncellemede, telefon mu bozuldu yoksa bozuk olan gözüm artık miyadını mı doldurdu diye beni korkutan sözlüğün, an itibariyle gelen özelliği. dur bakim biraz gezineyim, gözüm alışsın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim