anna freud
psikanalitik çocuk psikolojisinin kurucusu ve babasının kızıdır. sigmund ve martha çiftinin son ve istenmeyen çocuğu olarak bilinir. babası bilinç dışıyla ilgilenirken kızı da bilinç dünyası ve güdülerin kontrol edilebileceği fikri ile çalışmalar yürütmüştür. bununla ilgi bir merkez de kurmuştur.
torinoatı ukdesidir.
torinoatı ukdesidir.
devamını gör...
z kuşağının siyasi tercihinin ak parti olması
anket cami çıkışında mı yapılmış?
devamını gör...
meyve yemenin lüks olması
portakal , mandalina gibi mevsim meyvelerinin fiyatlarından yola çıkarak bakarsak gerçekten hakkılık payı olan durum.
çiftçi o kadar emek veriyor, tüm yıl uğraşıyor ama kasasını cüzi miktarlara satıyor, o arada ne oluyorsa artık tezgahta fahiş fiyatlar oluyor.
pazarda kilosu 5 liradan, markette kilosu 7 liradan düşük meyve yok. meyve talebi arttığı için iyiyi kötüyü ayırmak da zorlaşıyor. her portakal ‘finike’ diye satılıyor. üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın fiyatta... arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.
haber kaynağı
çiftçi o kadar emek veriyor, tüm yıl uğraşıyor ama kasasını cüzi miktarlara satıyor, o arada ne oluyorsa artık tezgahta fahiş fiyatlar oluyor.
pazarda kilosu 5 liradan, markette kilosu 7 liradan düşük meyve yok. meyve talebi arttığı için iyiyi kötüyü ayırmak da zorlaşıyor. her portakal ‘finike’ diye satılıyor. üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın fiyatta... arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.
haber kaynağı
devamını gör...
para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı
para mutluluk getirmez. içinizde ne varsa onu arttırır sadece. mutluysanız mutluluğunuzu, doyumsuzsanız doyumsuzluğunuzu arttırır.
devamını gör...
bilişsel davranışçı terapi
bilişsel davranışçı terapi yapabilmek büyük bir sanattır, hastanın taleplerini anlamadan, nereye dokunanacağını iyice bilmeden, hastanın biliş düzeyi ve algılama yetisini iyice anlamadan, maruz bırakma mantığını iyice anlamadan ve hastaya anlatmadan yapılan bilişsel terapiler başarısız ve teorik kalmaya mahkumdur.
evet mantar gibi bdt eğitimcileri türedi ve buna bağlı olarak da bdt almaya çalışıp beceremeyen, sorduğu sorulardan bile başarısız olduğu anlaşılan ruh sağlığı çalışanları da aşırı arttı. haliyle kötü şöhreti de bu kişiler yüzünden yayılmaya başladı bdt'nin.
hakeza bdt'nin başarılı olduğu birsürü çalışma göstermenin ötesinde sadece kendim yaptığım ve başarılı olan onlarca hasta biliyorum, hakkında "işe yaramaz" diye ahkam kesmek için işin içine iyice girmek lazım, yoksa faydası dokunacak kişiler için motivasyon kırıcı olur sözlerimiz.
bdt'nin yanında da metakognitif terapi, mindfulness terapi gibi yeni yaklaşımlar da ufuk açıcı olup hastalardaki ilerlemeyi bir anda hızlandırabilir.
saygılarımla.
evet mantar gibi bdt eğitimcileri türedi ve buna bağlı olarak da bdt almaya çalışıp beceremeyen, sorduğu sorulardan bile başarısız olduğu anlaşılan ruh sağlığı çalışanları da aşırı arttı. haliyle kötü şöhreti de bu kişiler yüzünden yayılmaya başladı bdt'nin.
hakeza bdt'nin başarılı olduğu birsürü çalışma göstermenin ötesinde sadece kendim yaptığım ve başarılı olan onlarca hasta biliyorum, hakkında "işe yaramaz" diye ahkam kesmek için işin içine iyice girmek lazım, yoksa faydası dokunacak kişiler için motivasyon kırıcı olur sözlerimiz.
bdt'nin yanında da metakognitif terapi, mindfulness terapi gibi yeni yaklaşımlar da ufuk açıcı olup hastalardaki ilerlemeyi bir anda hızlandırabilir.
saygılarımla.
devamını gör...
26 ocak 2021 erdil yaşaroğlu açıklaması
kesinlikle erdil yaşaroğlu'nu haklı bulduğum açıklamalardır. ne yazık ki toplumumuz fikri mülkiyet kavramını hâlâ tam kavrayamadı ve pek çok şeyi bedava kullanmaya fazlasıyla alıştık. hele twitter'da şurada burada adama saldıran kişilerin çoğunun üslup ve yazımına bakın, belli ediyor kendini. yani adama zorla sen üret, ben dilediğim gibi kullanırım denmediği kalmış.
zaten efendi gibi açıklamış, davalı olduğumuz ticari kişilerin açtığı sıfır takipçili hesaplar uyduruyor 58 yaşındaki kadını dava ettiğimizi . bizim kavgamız karikatürlerin ticari olarak kullanıldığı durumlar diye.
sevin ya da sevmeyin, eserinin nasıl kullanılacağına dair tüm kararlar eser sahibinin tasarrufundadır. lombak zamanından beri mizahla içli dışlıyım, zaten türk mizahı yeterince baskı altında. bu tartışmalar bize daha çok zarar verir.
hayır bir de sanarsın bu ahmakça eleştirileri yapanların hepsi mizah bekçisi, haksızlık savunucusu. zamanında mesela kutlukhan perker türkiye'ye geldi ve bence gelmiş geçmiş tüm mizah dergileri içindeki en kaliteli çizimlerin olduğu harakiri dergisini tek başına çıkartmıştı. 2 sayı çıkarttıktan sonra benim varlığından ilk defa haberdar olduğum küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunundan; insanları tembelliğe ve maceraperestliğe sevk etmek, evlilik dışı ilişkiye özendirmek gibi abuk sabuk sebeplerle dergiyi kapatarak haksızlığın daniskası yapılmıştı. gerçek emeği korumakta o kadar kabiliyetsiziz ki, twitterdan tespit sümkürmek daha kolay geliyor.
neyse bunun üzerine kutlukhan perker (tam sözünden emin değilim, teyit etmeden paylaşmayınız) şu minvale gelen bir açıklama yapmıştı "insanları hem tembelliğe, hem de maceraperestliğe nasıl aynı anda sevk edebilirim ki? bu ikisinin aynı anda mümkün olduğu tek bir şey o da mastürbasyon herhalde."
zaten efendi gibi açıklamış, davalı olduğumuz ticari kişilerin açtığı sıfır takipçili hesaplar uyduruyor 58 yaşındaki kadını dava ettiğimizi . bizim kavgamız karikatürlerin ticari olarak kullanıldığı durumlar diye.
sevin ya da sevmeyin, eserinin nasıl kullanılacağına dair tüm kararlar eser sahibinin tasarrufundadır. lombak zamanından beri mizahla içli dışlıyım, zaten türk mizahı yeterince baskı altında. bu tartışmalar bize daha çok zarar verir.
hayır bir de sanarsın bu ahmakça eleştirileri yapanların hepsi mizah bekçisi, haksızlık savunucusu. zamanında mesela kutlukhan perker türkiye'ye geldi ve bence gelmiş geçmiş tüm mizah dergileri içindeki en kaliteli çizimlerin olduğu harakiri dergisini tek başına çıkartmıştı. 2 sayı çıkarttıktan sonra benim varlığından ilk defa haberdar olduğum küçükleri muzır neşriyattan koruma kanunundan; insanları tembelliğe ve maceraperestliğe sevk etmek, evlilik dışı ilişkiye özendirmek gibi abuk sabuk sebeplerle dergiyi kapatarak haksızlığın daniskası yapılmıştı. gerçek emeği korumakta o kadar kabiliyetsiziz ki, twitterdan tespit sümkürmek daha kolay geliyor.
neyse bunun üzerine kutlukhan perker (tam sözünden emin değilim, teyit etmeden paylaşmayınız) şu minvale gelen bir açıklama yapmıştı "insanları hem tembelliğe, hem de maceraperestliğe nasıl aynı anda sevk edebilirim ki? bu ikisinin aynı anda mümkün olduğu tek bir şey o da mastürbasyon herhalde."
devamını gör...
istanbul
ıstanbul gozumde cok guzel,cok alimli bir kadin gibi. cok cekmis, gun yuzu hic gormemis... yanlis insanlarin elinde yaslanmis, solmus, guzelligi bozulmus ama bazi guzellikleri hic de degismemis. yine de cok guzel, yine de cok baska "inci" misali...
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in nick renginin sürekli değişmesi
bu ne lüks kardeşim, yoksa yoksa sen de mi ''itibardan tasarruf olmaz'' diyorsun brütüs.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kapak fotoğrafları
yıl 2013, henüz euro'nun 3.5 lira civarında olduğu günlerde çıktığım avrupa seyahatinde, vatikan'da karşılaştığım müze için kuyrukta bekleyen renkli giysiler giyen bir grup insanı barındıran fotoğraftır.
devamını gör...
ilk göz ağrım
--- alıntı ---
eskiden savaşlar şimdikinden çok olduğu için, anadolu’ nun hemen her köyünden, hemen her hanesinden şu yada bu cephede savaşan bir asker olurmuş .bu askerlerin geride kalan anaları, kardeşleri, hanımları, nişanlıları, yavukluları olurmuş elbette.
bu biçareler, vatanını, milletini, dinini muhafaza için cephe cephe koşan yiğitleriyle elbet gurur duyarlarmış ama ağlamadan, göz yaşı dökmeden de gün geçirmezlermiş. bazen aşikar, bazen gizli gizli ağlayan genç kız ve gelinlerimizin göz pınarları kuruyup gözleri çapaklanmaya ve ağrımaya başlarmış. birbirleriyle konuşurken, o zamanın terbiyesi icabı:
“senin yavuklun, senin kocan” diyemezler, utanırlarmış. ”benim göz ağrımdan hiç mektup gelmiyor, seninkinden haber var mı?” diye sorarlarmış. bu deyim, sevdiklerimiz içinde en birincisi anlamında kullanılır.
--- alıntı ---
eskiden savaşlar şimdikinden çok olduğu için, anadolu’ nun hemen her köyünden, hemen her hanesinden şu yada bu cephede savaşan bir asker olurmuş .bu askerlerin geride kalan anaları, kardeşleri, hanımları, nişanlıları, yavukluları olurmuş elbette.
bu biçareler, vatanını, milletini, dinini muhafaza için cephe cephe koşan yiğitleriyle elbet gurur duyarlarmış ama ağlamadan, göz yaşı dökmeden de gün geçirmezlermiş. bazen aşikar, bazen gizli gizli ağlayan genç kız ve gelinlerimizin göz pınarları kuruyup gözleri çapaklanmaya ve ağrımaya başlarmış. birbirleriyle konuşurken, o zamanın terbiyesi icabı:
“senin yavuklun, senin kocan” diyemezler, utanırlarmış. ”benim göz ağrımdan hiç mektup gelmiyor, seninkinden haber var mı?” diye sorarlarmış. bu deyim, sevdiklerimiz içinde en birincisi anlamında kullanılır.
--- alıntı ---
devamını gör...
yalnızlık mecburiyet mi yoksa tercih mi sorunsalı
şu sıralar çoğu insan için mecburiyet ama bu gerçeği itiraf etmeye çekindikleri için sorsan tercih derler.
(bkz: yalnızlık güzellemesi yapan tip)
(bkz: yalnızlık güzellemesi yapan tip)
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
eksi butonunun arandığı anlar
sözlükte küfür kullanılmamasını eleştiren cümlelerde aranılan butondur. hayır kimse size "gel üye olursan istediğin gibi küfredeceksin" diye kandırmadı ki. zaten sözlüğün misyonu bu. bunu bile bile hala neyin eleştirisi anlamış değilim.
devamını gör...
klasikleşmiş bayram olayları
bayram sabahı ailecek yapılan kahvaltı, kahvaltı sonrası odalara kaçıp yeni kıyafetleri giyip tekrar salonda buluşmak, sırayla el öpmek harçlık almak, bir gün önceden yapılan tatlıyı tepsiden tırtıklamak, akşama kadar bitip tükenmek bilmeyen zil sesleri ve kapıya gelen çocuklar, eş dost akrabanın gelmesi , eş dost akrabaya gitmek, eğer bir çocuksanız gün sonu toplanan para ve şekerleri sayıp diğer çocuklara hava atmak..
benim için en özlenen klasikler
benim için en özlenen klasikler
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
psikolojik danışmanınız ayağınıza geldi. çocukluğunuza inelim bakalım. yaşadığınız ilk hayal kırıklığınız neydi?
benim ilk hatırlatığım 4 5 yaşlarında kapımıza siyah bir süs köpeği gelmişti. o yaşta bir kız çocuğu nasıl sever bilmiyorum ama ben bütün tokalarımı tüylerine takıp akşama kadar oynamıştım. gitmez sandım heralde tokaları çıkarmadım gece. sabah bir uyandım köpek gitmiş.. tokalarımla...
benim ilk hatırlatığım 4 5 yaşlarında kapımıza siyah bir süs köpeği gelmişti. o yaşta bir kız çocuğu nasıl sever bilmiyorum ama ben bütün tokalarımı tüylerine takıp akşama kadar oynamıştım. gitmez sandım heralde tokaları çıkarmadım gece. sabah bir uyandım köpek gitmiş.. tokalarımla...
devamını gör...
bankanın tüm parasını kredi çekip bankayı satın almak
ben de eskiden, neden yanardağların ağzına beton döküp de kapatmıyorlar, diye düşünürdüm. çok eskiden ama bayağı bir eskiden.
devamını gör...
normal sözlük şikayet hattı
bir iki defa aramama rağmen ulaşamadım sürekli santrala attılar beni açmadılar telefonu. herkes dedi sürekli ara elbet düşecek.telesekreter devreye girdi sonra hat meşgul daha sonra deneyin... telesekretere konuşamayanlardanım.
bir ara biri açtı telefonu ha işte derken söyleyeceklerim boğazıma dizildi.hiç konuşturmadı beni,dinlemedi ne diyeceğimide unuttum hep aynı cümleler tekrarlandı. iletişime geçemedim iyi günler dileyip kapattım. bir hevesle ulaştım ama derdimi anlatamadım.hayatta böyle işte ne sen beni anladın ne de ben seni. kafa sözlüğede şikayet etmediğimiz şey kalmadı çağrı merkezi görevlileri isyanlara girdi hat telesekretere kaldı.kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime.
şikayet hattı bekleme müziği bu olsun da konu kapansın...
bir ara biri açtı telefonu ha işte derken söyleyeceklerim boğazıma dizildi.hiç konuşturmadı beni,dinlemedi ne diyeceğimide unuttum hep aynı cümleler tekrarlandı. iletişime geçemedim iyi günler dileyip kapattım. bir hevesle ulaştım ama derdimi anlatamadım.hayatta böyle işte ne sen beni anladın ne de ben seni. kafa sözlüğede şikayet etmediğimiz şey kalmadı çağrı merkezi görevlileri isyanlara girdi hat telesekretere kaldı.kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime.
şikayet hattı bekleme müziği bu olsun da konu kapansın...
devamını gör...
latte yöntemi
starbucks, çalışanlarının müşterilerle sorun yaşadıkları takdirde yeniden motive olup zihinsel olarak hazırlanmalarını sağlayacak bir yöntem sunar. bu yöntem stresli durumlarda baristalar tarafından izlenecek bir dizi adımın baş harflerinden özetleniyor:
listen- müşteriyi dinlemek
acknowledge- şikayetlerini anlamak
taking an action- gerekli adımları uygulamak
thank- müşteriye teşekkür etmek
explain- durumun yaşanmasına sebep olan şeyi açıklamak
listen- müşteriyi dinlemek
acknowledge- şikayetlerini anlamak
taking an action- gerekli adımları uygulamak
thank- müşteriye teşekkür etmek
explain- durumun yaşanmasına sebep olan şeyi açıklamak
devamını gör...

