yaşamış olduğu durumlardan ötürü artık sadece kendine değer veren insandır gözümde. o kadar hataya katlanmış ve yanlışlarla kendini yıpratmıştır ki artık çevresinde olan çoğu şeye hissizleşip umursamaz bir insan haline gelmiştir.
devamını gör...

birçok insanın tiksindiği canlılar.. bense seviyorum kerataları;
bazıları da benim gibi düşünüyorlar ki;şem ve pervane isimli bir hikayede romantize edilerek destanlaştırılmış.
küçücük boylarıyla, ''koskocaman'' bizlere rahatsızlık verebilen * bu zibidilerden, özellikle, gündüz kelebeklerine ise aşırı derecede merağım var. neyse efenim konumuz bu değil.
bazı böcekler; örneğin hamam böceği, ışıktan fellik fellik kaçarken, bazıları ışığın dibine dibine sokulurlar.
yaz günü , gece lambaları kapatıp, iki satır film izlemek en büyük keyiflerimizden biridir. bu süreçte, ''pat'' ekrana bir gece kelebeği yapışır, ''pat' biri daha biri daha.. ekrandaki böceklerden, filme konsantre olmak mümkün olmaz.
peki bu hayvanların derdi ne?
sevgili dostlar; dünya güneş var olduğu için vardır. şuradakütleçekimsel kızıla kaymayı anlatmıştık. #508100.
bahsi geçen yazının özeti, ışığın spektrumları olduğu ve foton bir yüzeye çarptığında, dalga boylarına göre ısı(enerji) açığa çıkarıldığını anlatmaktı.
görme işi ise, ışık enerjisinin, kimyasal enerjiye dönüşme işidir.
örneğin biz, bir cisimden çarpan ışığın gözümüze gelmesi ile elde edilen verinin beyine ulaştırılması ve beynin bu veriyi işlemesi ile görüyoruz.
böceklerde, spekturum olarak görüyorlar. yani şu şekilde;
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
işte bilgisayarlarımız, sokak lambaları, yanan mum ışığı ısıları böceklere bir şey ifade ediyor olmalı!
bitkilerin tozlaşma için böcekleri kendilerine çektiklerini biliyoruz. bunun için eşsiz güzellikteki çiçeklerini kullanıyorlar. bu çiçekler
uv ışığı ve diğer özel renkleri yansıtmak için benzersiz bir yapıdadır.
böceklerde bulunan kornealar, bazı renkleri geçirirken bazılarını yansıtır. böcek reseptörleri sayesinde renk kapasitesi farklılaştırarak, çeşitlendirebilir.
böylece böcek, uv ışığını bir çok canlıdan net görür.
bu renk yelpazesi her böcekte farklıdır. arıları ultraviyoleyi algılarken, bazı kelebek ve böceklerde kızılötesine kadar algılayabilir.

sivrisinekler konusunda herkesin şikayet ettiği şey, ''ulan geliyor vızıldıyor vızıldıyor; sok sende kurtul bende kurtulayım'' çaresizliği hepimizin malumu. aslında sivrisinek görmüyor. sizin yaydığınız ısıyı görüyor. nefesiniz veya vücudunuzdaki bazı hassas noktalar daha sıcak olduğundan, hayvancağız oraya yöneliyor. bunu bilmediğimizden bizde sivrisineği ''çin işkencesi uzmanı'' zannediyoruz.

şimdi size bir teoriden bahsedeceğim, bu teoriye göre; böcekler güneş ışığı ve ay ışığını yön bulma olarak kullanıyor. yapay ışık kaynakları ise, gerçek ışık kaynağı* ile arasındaki uzaklık ve ışığın gelme açısı değiştiği için böcek yön bulma yeteneğini kaybederek sokak lambaları etrafında kümeleniyor.
bundan sorumlu şey ise opsindir.
retinadaki fotoreseptör hücrelerde bulunan kromoforlar ile ışığa duyarlı hale getiren bir protein grubu opsin olarak ifade edilir. böcekleri kör etmek için opsinleri ortadan kaldırmalıyız!

tr.wikipedia.org/wiki/Opsin

bilimgenc.tubitak.gov.tr/ma...
academic.oup.com/icb/articl...
webcache.googleusercontent....
webcache.googleusercontent....
bilimfili.com/gozler-olmada...
devamını gör...

kavganın haklı olanı erkek dişi bilmiyor.
bütün halk birlik olmazsa kavga haklı olmuyor.
cem karaca
kavga
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

üzülesi bir durum... yeni kayıt olan yazar sayısı da, entry sayısı da çok düşmüş. her gün onlarca online var. gel gelelim entry giren çok az.

sözlüğün tamamen sohbet aracı olarak görülmesi durumuna dönüşmüş olay sanırım. ayrıca sözlüğün tanıtımı vs gibi mevzularda da yönetim maalesef ki yönetememiş mevzuyu. zaten daha önce youtube kanalı hakkında yaptığım yorumlar belli. işi profesyonelce yönetmek önemli. sözlük içi gruplaşma, belli kişilere karşı aşırı samimi yaklaşımlar (bunu yapmayın demiyorum ama sürekli entry ve nick altlarında görmek sıkıcı). çoğu entry'nin içinin boş, tanımdan uzak, ironi yapmayı bile beceremeyip laf salatası yapılması gibi bir sürü sorun var. el birliği ile şu güzelim sözlüğü daha güzel hala getirelim sayın yazar dostlar. yoksa olmayacak böyle... bir iki entryli yığınla başlık var. üzücü...

edit büdüt:

topyekun bir cevap: normalleşme ve tatil, havaların güzelleşmesi falan gibi sebepler sayıp ukalaca sanki ben ve diğer arkadaşlar bunun farkında değilmiş gibi konuşanlar. sizelere üzüldüm açıkçası.... güzel bir tesbit bunun farkındayız zaten hepimiz sanırım lakin bazılarının üslubu çok çok yanlış. neyse bu etki illaki olacak lakin sözlük yönetiminin de daha çok kişiye ulaşmak gibi bir dertleri kaygıları yok ben sözlerimde bunu dile getirmek istedim. onlar olympos dağlarında mutlu mesut yaşayıp takılıyorlar şu an sadece. ben de dürterek kendilerine getirmek istedim. mevzu bu sadece. tek bir moderatörle veya kurucu ile bir yakınlığım ilişkim mesajlaşmışlığım bile yok umrumda da değil bu durum ben girilen entrylere, açılan başlıklara bakarım. yoksa burayı daha iyi bir yer yapalım gibi bir cümle de kurmam umrumda da olmaz. ben bir hususu farkettim ve bu başlık altında sizlere iletip paylaştım burada beyin fırtınası oluşsun faydalı olalım yönetime diye. bu söylediklerimin dışında bir amaç veyahut da düşüncem olmadı.
devamını gör...

değilim ama hala umudumu kaybetmiş de değilim. umarım hayal kırıklığına uğramam sözlük, umarım..
devamını gör...

adam değildir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
-benimki
devamını gör...

maalesef bende de olan durumm. sınava 2 ay kalmış ben saatlerdir sözlükteyim yine.* kafa iznine çıkayım diyorum 2 gün sonra şıp yine sözlükteyim.* moderatörrllerrrrr hesabımı 2 ay boyunca kilitleyebilir misiniz acaba???*
devamını gör...

uzun süredir görüşemediğim arkadaşlarımla felekten bir gün geçirmem çok güzel geldi. üzerine biraz top oynadık, müzikle dans edip eğlendik. hayat hep böyle eğlenceli olsa ne kadar güzel olur halbuki.
devamını gör...

almadığım uyarı.

1500 karmam feda olsun hiç acımadan bastım parayı aldım.
bakalım şimdi bir ev işine giriyorum. onun için tırmalıyorum. elden ele az az gönlünüzden ne koparsa. *
devamını gör...

sizi kıskandığını fark ettiğiniz o an olabilir...
devamını gör...

mazhar,fuat,özkan
devamını gör...

mamalarını verdim yediler, sularını tazeledim.

sorun yok, oturdum tuborg gold ve can gox*
ile mesaiye başladım, hop geldi kucağıma çıktı.

türkan hakkında hasbihal ediyoruz şimdi, çok güzel şeyler anlatıyor, çok güzel/ler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer ayı saldırdığında iki kişiyseniz koşun... yanınızdaki arkadaşınızı geçmeniz yeterli olacaktır.
devamını gör...

insanların uğruna bölüm okuduğu konuları tanımlama olarak sunan, "her şey dahil" sisteminin mucidi olduğu şüpheleri barındıran über yazar.
devamını gör...

biri beni ne zaman şakasına denize itse babamın kaybı gelir aklıma.

17 yaşındayım. babam ankarada kanser tedavisi görüyor. babannem evi satmış, oğlunu bir kaç ay daha fazla yaşatmak için öğrendiği her şeyi pişirip taşırıyor. keçiboynuzları, ısırgan otları, kaplumbağa kanları. bense kiliste yatılı okuyorum, fen lisesine 4. olarak girmişim, denemelerde ise sondan 4. falanım.

müdür odasına çağırdı bir gün, dedim sıçtık; geçen hafta yurtta viski yuvarlamıştık kesin biri öttü. gittim odasına, içerde gördüğüm ama hiç konuşmuşluğumun olmadığı bir akrabamızla oturuyor. müdür, babanın yanına gönderelim bu dönem seni, dersleri düşünme dedi, olur hocam dedim. bu kadar iyilik beklemiyordum tabi bu dalyaraktan. şaşırdım. akrabam aldı beni, bindik otobüse gittik ankara'ya. akrabamla sıkıcı ve alakasız bir ısınma turu yaptık, saçma oldu ve sonrasında yol boyunca hiç konuşmadık.

sabah babannemin evine geldik, kapıda bir sürü ayakkabı, ben hala anlamıyorum. içeri girdiğimde tanımadığım bir sürü insan ağlıyor, sonra sonra tanıdık geliyor yüzler, ama hala anlamıyorum. arkamdan gelerek baban öldü diyor kuzenim ağlayarak. sonra diyorum ki abi arkamdan gelip itmeyin denize, üşüyorum.

çıkıp botanikte bir banka oturuyorum, bir sigara yakıyorum, 5 dakika sonra bir adam geliyor yanıma, monolog bir sohbetten sonra avrupa'da ibnelerin nasıl sikiştiğini anlatıyor, ''ayak tırnağından başlayıp saçının teline kadar yalıyorlar, yok böyle bir şey''.
devamını gör...

öncelikle şunu söylemek isterim ki her şey allah'ın taktiridir.
amma velakin allah c.diyor kiki ben kulumun samimi olanını severim.
kıldığımız namazların yaradan allah tarafından yüzümüze çarpılmasını ihtimalide vardır.

cennet namaz oruç merhamet kul hakkı yememek vs gibi şartlar için geçerlidir.

yaradılanı severim yaradandan ötürü diyeceksin kendine merhametli olacaksın ihtiyacı olana bir ağaç'da olsa bir hayvanda olsa insanda olsa elinden geleni yapacaksın ihtiyacı olanını görmeden geçip gidersen bu merhamete sığmaz.

bir cana kıymayacaksın insan olur hayvan olur canı veren canı alacaktır bunun yetkin yoktur. yüzünü dahi görmediğin hakkında hiçbir şey bilmediğin ya da bildiğin bir insana kâfir diyemezsin mesela.

işte bunların hepsini boş geçip sadece namaz kılarak cenneti hayal etmek işi zora sokar.
devamını gör...

(1941-2008)
üniversitede cebir derslerimin kâbusuydu.sınav kağıtlarımıza bakmak için uzun bir kuyruğun son bulmasını bekler, odasına vardığımızda bu kez de menekşe saksılarından bize kalan yerde kırılmış notlarımızın hesabını tutardık.

bir gün çok tuhaf bir şey oldu: vize sınavları asılmış ve seksen üç almıştım!

inanamıyordum, çünkü böyle bir not almak bir hayaldi. finale hazırlanmaya çalıştım. garip bir süreçti bu: son yirmi yılın sınav soruları, onların çözümleri ve o çözümleri tekrar çözenlerin notlarıydı çalışacaklarım. kütüphanede üç arkadaş dersle boğuşurken yanımıza gelip boyumuz kadar fotokopiyle ne yaptığımızı soranlar olmuştu.

ve finalden kırk aldım.
- hocam, niye böyle? diyecek oldum.
- matçıabla daha iyi yapabilirdin, dedi hoca bana.( elbette adım böyle değildi)
sorum bir şey değiştirmedi ve kaldım.

okuldan soğumama neden olanlardan biri olsa da hülya hoca’nın dersi, soru çözerken belirli bir disiplin ve düzen kazanmamı sağlamıştı.
öğrenciler sembolleri yerinde kullanmadığında, işlem adımlarını takip etmediğinde,dört beş sayfa yazılı kağıdını nasıl bir özen ve dikkatle doldurmaya çalıştığımızı hatırlarım hâlâ.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

her zaman asil bir duruşu vardı, bembeyaz saçları dikkat çekiciydi.disiplinliydi, kapıyı kilitlerdi; geç kalamaz, erken çıkamazdınız sınıftan.

1959 yılında matematik-fizik okumak üzere geldiği istanbul üniversitesi’nden 1999 yılında profesör ünvanıyla emekli oldu.kültür üniversitesinde ve hava harp okulunda görev yaptı.

beş dil biliyordu : ingilizce,almanca, italyanca, fransızca ve rusça.

umarım, onun gibi, daha birçok kadınımız da bilim alanında adını duyurur.

*akademik tarih bilgisi wikipedia’dan alınmıştır.
devamını gör...

stefan zweig. sırf hitler'in korkunç savaşından bunalıp intihar etmesi ve sonrasında hemen savaşın bitmesi. bu tam bana göre bir şans.
devamını gör...

roma ile ilgili aynı yorumu yazıp bunun için özür dileyecek kadar kibar ve benim gibi manager hastası yazar arkadaşım.mahlasını her gördüğümde oyunu açmamak için zorlanıyorum.kurup başlarsam sorumlusu sensin ona göre!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim