hiçbir şeye aşık olmamak derim. *
devamını gör...

sözlüğe girip akışa baktığım zaman kendimi sahra çölü’nde gibi hissediyorum, abartısız... siyasi ve dini konular hakkında başlıklar tabii ki açılsın, ama kardeşim tanımların çoğu siyasi, dini konulara dönmüş, nasıl oluyor bu allasen? bir giriyorsun başlıkları açan yazarların başlıklarına, hepsi din hakkında, siyaset hakkında. kafa sözlük’ün kurallarından biri hep aynı konularda tanım atmanın ve başlık açmanın yasak olması değil miydi? bu yazarlar niye hala duruyor? vahşet, nefret içeren başlıklar, tanımlar niye silinmiyor, bunları yazan yazarlar niye uçurulmuyor? biliyorum sözlükte yazar kalmadı ve bu nedenle onları tutuyorsunuz ama değerli sözlük yönetimi, bir tavsiye duymak istiyorsanız söyleyeyim, bizler bu aptal yazarlar yüzünden teker teker sözlükten ayrılıyoruz. lütfen daha dikkatli olun yazar alımı yaparken. lütfen.
devamını gör...

birincisi, gece 12 o kadar da geç bir saat değildir ama bir an için hocanın ballı sütünü içip, dişlerini fırçalayıp ninni eşliğinde akşam 9'da yatağa girdiğini varsayalım. o zaman hoca 12'de nasıl cevap verebiliyor. hayır, gördüysen bile cevap vermezsin yani. bu kadar sorun edilecek bir şey değil. madem uykuna bu kadar düşkünsün ve rahatsız edilmek istemiyorsun, yarın cevaplayıverirsin olur biter. öğrenci hemen şimdi cevapla diye bir şey dememiş.

ikincisi, hocanın verdiği cevaplar çok terbiyesizce.

üçüncüsü, öğrenci haklı olsa bile hocasına ironi amaçlı kalp atmamalı, (!) bu işareti kullanmamalı. her ne olursa olsun karşısındaki bir öğretmen ve kendisinden yaşça büyük.

bence, öğrenci haklıyken haksız duruma düşmüş.

edit: ben de ahlaki olarak 12'de yazılmasını doğru bulmuyorum, fakat yetişkin bir bireyin ortalama uyku süresi 6-8 saat. böyle düşününce çok da şey olmuyor tabii.

başka bir edit: ikna oldum. herkesin hayatını bilemeyebiliriz, hocanın attığı mesajları saymazsak öğrenci kesinlikle haksız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sokakların da masal diyarında dolaşıyormuş hissiyatı oluşan şirin mi şirin semt.
devamını gör...

klibi de de çok hoş...

devamını gör...

ben adımı unutuyorum adımı. ama bazı başlıklar çok tereddütte bırakıyor beni yazdım mı buraya acaba diye amma üşeniyorum bakmaya. ver mehteri.
devamını gör...

eltz kalesi, almanya'da bulunan bir ortaçağ kalesidir, şato demek de yanlış olmaz. renanya-palatina eyaletinde, moselle nehri üzerindeki tepelere inşa edilmiş bu yapı, kendisi ile aynı bölgeyi paylaşan, yıkılmamış üç kaleden birisidir. 12. yüzyıldan beri eltz ailesinin olan kalenin sahipleri de bu soyun günümüzdeki üyeleridir. tam 33 kuşaktır ve ,bir kısmı için, halen orada yaşamaktalar.

bir kaya üzerine kurulu kale önemli bir ticaret yolu üzerinde, üç tarafı nehirlerle çevrili şekilde vadinin içinde konumlanmıştır. yakının da bir de eltz ormanı bulunur. eltz ailesi üç ayrı koldan oluşuyordu (bir kaynakta okuduğuma göre üç kardeş arasında çıkan anlaşmazlıktan dolayı aile üç kola ayrılıyor, farklı armalar alıyorlar: altın aslan, gümüş aslan, sığır boynuzu.) ve buna istinaden kale de üç ayrı bina şeklinde yapılandı. zamanında savaşlar görmüş, mancınıklar tutulmuş, kuşatılmış, onarılmış, değiştirilmiş ve üzerine eklemeler yapılmış bu kale günümüzde hala dimdik ayakta durarak o zamanların atmosferini bizlere yaşatmaktadır. ziyarete açık olan bölümleri gezilip görülebilir.

1965 ve 1992 yılları arasında kullanılan 500 birimlik mark (alman para birimi) kağıt parasında simge olarak eltz kalesi kullanılmıştır. bu kale sadece paralar üzerinde değil farklı zamanlarda yaşamış farklı ressamların tuvalleri üzerinde de yer bulmuştur.

kaynakça ve daha fazlası: wikipedia, seturday.com, ucanhollandaliler.com, ancient-origins.net
devamını gör...

herkes nuh' un gemisine çifter çifter binmek zorunda değil.
sorarım size? gemiyi süren de tek! farkettiniz mi? gemiyi süren tanrı oluyor. bizim ise çift olmamìz isteniyor. örnek ol o zaman tanrım. evlen!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

takibe aldığım başlıktır.
ilk fırsatta kitabı edineceğim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

t: tam adı "gülme: gülüncün anlamı üzerine deneme", orijinal adı "le rire: essai sur la signification du comique" olan bir henri bergson eseri.
şu an piyasada ayrıntı yayınları'ndan yaşar avunç ve iş bankası kültür yayınları'ndan devrim çetinkasap'ın çevirileri mevcut.* tercih sizin.* temel olarak üç bölümden oluşur, her bölüm de kendi içinde birkaç bölüme ayrılır.
kitap çok çok çok çok kabaca* "gülünç olan nedir, nasıl güleriz, gülmeye eşlik eden duygular nelerdir" gibi sorulara cevap verir ve gülme ile ilgili birçok konuyu irdeler. açıkçası, etkileyici ve düşündürücü bir eser. özetle zihin açıcı. zamanında hakkında bir yazı yazmıştım fakat kaybettim. alıntı ritüeli*:

"gülüncün doğal ortamı kayıtsızlıktır ve gülmenin en büyük düşmanı duygulardır." *
"gülme, insanlar ve olaylardaki özel bir tür dalgınlığı öne çıkartan ve cezalandıran toplumsal bir jesttir." *
"bulabileceğiniz en önemsiz kusuru tasvir edin bana, eğer bunu, bende sempati, endişe veya acıma doğuracak şekilde yaparsanız, her şey başlamadan bitmiştir, gülecek hiçbir şey bulamam." *
devamını gör...

yuva bulduğum güzelliklerden biri*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tavırlara bak , 20 yıllık model sanki.
devamını gör...

modal mantığa semantik bir temel arayan analitik felsefeci..

''semantical considerations on modal logic'' adlı makalesinde 'mümkün dünya' kavramı-ki metafizik bi kavramdır- temelinde nicel mantığın imkanını tartışır. kısaca anlatsam küfür yiyebilirim ama yememeyi diiliyorum tabi. kripke mantığını temellendirmek için üçlü bi model yapısı kurar ve bunu tanımlar : g*, k*, r*

sezgisel/semantik tarzda k'yı mümkün dünyalar kümesi, g'yi gerçek dünya ve r'yi rölatif imkan bağıntısı(accessibility relation)* olarak düşünebiliriz. yalnız bu bağıntının refleksif ya da daha açık olmak gerekirse yansımalı ve geçişlidir. böylece her dünya, diğer dünyalara nazaran kendisine bağlı olarak mümkündür. burada tamamen formel modeller söz konusudur ve çoğu zaman mantıkçılar bu teknik dilin arkasına saklanırlar. ancak tabi ki bu dilin kullanılması bir takım felsefi önkabül ve referansları gerektirmekte. her ne kadar objektif gerçekliği babalarının evinden getiriyomuş havasında olsalar da...

son olarak kripke'nin mantık aygıtı tekil terimlerin kullanılmasını gerekli kılar ve bu tüm semantik yapılar için geçerlidir. (bkz: willard van orman quine) bunu asla kabul etmez, hatta formel semantiği mantık için bir gerileme olarak görür. (kripke bunu 'naming and necessity' de gayet kılıfına uydurmuştur)
devamını gör...

birbirinden güzel şarkılar çalan radyo kanalı. özellikle 90 lar pop müziğinin en güzel şarkılarını dinlememizi sağlıyor.
devamını gör...

the queen's gambit (dizi)'ten bildiğimiz beth harmon karakteri kendisinden esinlenerek yaratılmış belli ki. intihal yapmayalım, konu üzerine etraflıca bir irdeleme ekşi sözlük'te okunabilir.
devamını gör...

sorgulamalarını çok hoş benzetmelerle anlaşılır kılan, varlıklı bir ailenin kızının, 20.yüzyılın aslında her iki cinsede acımasız olduğu dönemde, fakir olanların anlayamayacağı mağduriyetlere karşı bir oda sahibi olmanın bireye katabileceklerini anlatan, türünün ilki olan kitap. yazarı virinıa wolf aslında çoğu evde, rahatın battığı şeklinde nitelenen, hassas kalpli bir karaktere sahip biri.
devamını gör...

o zamanlar.. vileda yoktu.. yerler elle silinirdi..
silmem dediğimde..
annem.. silmezsen seni hizmetçi olarak veririm derdi..
inanırdım..
ahh külkedisi bile daha az zulüm görmüştür..
...anne üvey değil....
ağlayan sürat..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim