ikinci konuğumuz leo tolstoy.
varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen tolstoy (dördüncü göbekten kuzeni aleksandr puşkin'di) öğretmenleri tarafından "öğrenmeye ne kabiliyeti, ne de hevesi olan biri" diye tanımlanan, umarsız bir öğrenciydi. vaktinin büyük çoğunluğunu kumar oynayarak ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları kaparak geçirdi. tolstoy henüz yirmili yaşlarında birkaç önemli eser üretmiş, bir tür itirafa dayalı ve sonu açık otobiyografi olarak gördüğü kalın güncesinde hatalarını kataloglamıştı.
tolstoy ölümden çok korkar ve uykularından kan ter içerisinde kalkardı. kardeşi nicholas'ın 1860'daki vefatı tolstoy'a bir kez daha kendi ölümlüğünü hatırlattı. henüz otuzlu yaşlarında olan yazar, evlenip yerleşmek ve normal bir hayat sürdürmek için fazla yaşlı ve çirkin olduğuna kanaat getirmişti. bir doktor kızı olan alımlı sofia andreyevna ('sonya') behrs 1862'de onunla evlenmeye razı olunca hayrete düştü.
o dönemde tolstoy 13 çocuk sahibi oldu. ve şaheserleri "savaş ve barış" ile "anna karenina"yı yazdı. bu romanlar ona şöhret verdikçe aynı zamanda hayatının erdemli olmadığı yönündeki düşüncesini pekiştirmiş oldu. ruhsal bir bunalıma girdi ve sağlık sorunları kötüleşti. tolstoy'un "çelik gibi kaslara ama ayılıp bayılan bir kadının sinirlerine sahip olduğu" söylenirdi. romatizma, bağırsak yangısı, diş ağrısı, bayılma nöbetleri, ısıtma hastalığı, toplardamar yangısı ve tifo hastalıklar geçirdi.
kendini hristiyan anarşizmi hayatına adadı. tolstoy tüm sıkıntılarının gerçek nedenini bildiğine inanıyordu. "benim hastalığım sonya" demişti bir defasında. karısı sonya çocuk ordusu doğurup yetiştirdiği ve "savaş ve barışı" tam yedi defa elle temize çektiği halde, dalgınlığı giderek artan bu kutsal adama rahatsızlık vermekten öteye gidememişti.
sonya kocasının koyu hristiyan spiritüalizminden bunalmış, tolstoy'un çuvalla önüne genele para dağıtmaya başlamasıyla tepesi iyice atmıştı. bardağı taşıran son damla ise çertkov isimli bir beleşçinin, eli ayağı titreyen tolstoy'u tüm servetini kendine bırakmaya ikna etmesi oldu. sabrı iyice taşan sonya, kocasını opera dürbünüyle gözetlemeye başladı. yazar evliliği bitirmeyi önerdiğinde sonya onu intiharla tehdit etti. tolstoy en sonunda karısının gizlice günlüğüne baktığını öğrendi. artık canına tak etmişti. gecenin bir yarısı sessizce evden çıktı ve geride karısına kırk sekiz yıllık evliliklerine karşı bir teşekkür notu bıraktı. bu olayı "benim yaşımdaki insanların sıkça yaptıkları bir şeyi yapıyorum, son günlerimi tek başıma ve sukunet içinde geçirebilmek için dünyadan vazgeçiyorum." diyerekten özetledi.
ne yazık ki o son günler, dondurucu bir tren istasyonunda geçti ve yazar ateşler içinde ve soğuktan titriyerek yere devrildi. şuurunu kaybetmiş ve sakalı donmuş tolstoy 20 kasım 1910'da istasyon şefinin bürosunda yere yığılarak vefat etti.
*tolstoy, moğol savaşcının*soyundan geliyordu.
*tolstoy'un jüri üyelerinin birini ifadesi ile "medeniyetin tüm formlarına karşı dar görüşlü sardırganlığı" gerekçesiyle nobel ödülünü hiç kazanamadı. neyse ki tolstoy bu konuda yalnız değildi. henrik ıbsen ve emile zola da benzeri nedenlerle ödüle layık görülmemişti.
*otuz dört yaşındaki tolstoy düğün gecesinde on sekiz yaşındaki yeni gelini, dişi hizmetkarlar da dahil diğer kadınlarla olan cinsel maceralarını ayrıntısıyla anlattığı günceyi okumaya zorladı. besbelli yazarın açıklık ve dürüstlük anlayışı buydu ama sonya'ya göre bu bilgiler gereğinden fazlaydı. sonya ertesi gün kendi güncesine böylesi bir 'iğrençliğe' maruz kalmaktan dolayı duyduğu tiksintiği yazdı.
*tolstoy'un dine dönmesi ve kırdığı insanlardan (uzun bir liste) özür dilemiştir.
*tolstoy ilk kütl yazarlardan biriydi.(kült-tapınma, tapma )
*tolstoy'un sanıldığının aksine "ölüm gölgeli vadide bile iki artı iki altı etmez." sözü son kurduğu cümle değildi. tolstoy'un gerçek son sözleri daha etkileyici olmasa da daha şifreliydi "peki ama ya köylüler...köylüler nasıl ölür?"
*tolstoy tüm spiritüelliğine karşın son derece soğuk biri olabiliyordu. öz kardeşi dmitri'yi yatağında ölüme terk etmiş hatta ahlaksız bir yaşam sürerek tanrı'ya sırt çevirdiği için gidip ona bakmayı reddetmişti. sonraları şunu yazdı: "doğrusu onun ölümüyle ilgili beni en çok rahatsız eden şey sarayda davetli olduğum bir gösteriye gitmemi engellemiş olmasıydı."
kaynak: "büyük yazarların gizli hayatları" kitabı.
devamını gör...

dinlerken yüreği titreten bir neşet ertaş türküsüdür. "evvelim sen oldun" ya da "cahildim dünyanın rengine kandım" diye de bilinir.
buradan
cahildim dünyanın rengine kandım
hayale aldandım boşuna yandım
seni ilelebet benimsin sandım
ölürüm sevdiğim zehirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
sözüm yok şu benden kırıldığına
idip başka dala sarıldığıma
gönülüm inanmıyor ayrıldığına
gözyaşım sen oldun kahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
garibim can yıkıp gönül kırmadım
senden ayrı ben bir mekan kurmadım
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
daha bir gönüle ikrar vermedim
batınım sen oldun zahirim sensin
evvelim sen oldun ahirim sensin
devamını gör...

'53 doğumlu türk şair.
on sekiz sene önce öldü. geriye güzel şiirler bıraktı.

somut, söylem, yeni olgu başta olmak üzere birçok dergide şiirleri yayınlandı.

orta, iyi şairdi.

okunsun, unutulmasın.

yeryüzü aşkın.
devamını gör...

her defasında kim kimin nesiydi şimdi diye sordurtan beyin yakıcı dizi. bir o kadar güzelidir.
devamını gör...

fikirlenizden, düşüncelerinizden utanmayın yazın, fazla goy goy yapmayın(sonra alışkanlık yapıyor).

unutmayın her girdiğiniz tanım sizide tanımlıyor.
devamını gör...

rize'de çay bardağına 30 metre yüksekliğinde anıt yapılması durumudur. bu habere başka nasıl başlık açacağımı bilemedim. bu konuda içine çay kaşığı da koyulacak mı ve 30 metrelik çay bardağı altlığı da olacak mı diğer merak ettiğim hususlar arasında.


türkiye'de çayın yetiştirildiği rize'de, 'çay çarşısı' projesi kapsamında 30 metre yüksekliğinde çay bardağı anıtı inşa ediliyor. dünyanın en büyük çay bardağı olacağı belirtilen anıt için guinness rekorlar kitabı'na başvurulacak. rize ticaret borsası başkanı mehmet erdoğan türk çay kültürünün sembolü ince belli çay bardağını işlevsel bir duruma getirdik, daha şimdiden dikkat çekmeye başladı dedi.

rize ticaret borsası’nca hazırlanan ‘çay çarşısı’ projesi inşaatı sürüyor. proje kapsamında 9 bin 500 metrekarelik alanda kurulacak çarşıda türk çayı tanıtılacak. her çeşit çayın tadımının yapılacağı çay evleri, satış reyonları ile birlikte rize bezi, bakır işlemeciliği, yöresel yemekler, taş değirmen, kemer köprü gibi kültürel öğelerinde yer alacağı çarşıda, 30 metre yüksekliğinde ince belli çay bardağı anıtı inşa ediliyor.

7 katlı çay bardağı anıtının içerisinde çay müzesi, çayın topraktan bardağa serüvenini anlatan 13d çay sineması ve seyir terası yer alacak. dünyanın en büyük çay bardağı olacağı belirtilen anıt için guinness rekorlar kitabı’na başvurulacak. inşaat aşamasında bile ilgi gören anıtı görmeye gelenler, selfie yapıp, hatıra fotoğrafı çektiriyor. bu arada, dünyada, sadece iran’da 9 metre yüksekliğinde bir çay bardağı anıtının bulunduğu ifade edildi.

“ince belli çay bardağı binamız dikkat çekti”

rize ticaret borsası başkanı mehmet erdoğan, çay çarşısı projesinde daha şimdiden çay bardağı şeklindeki binanın dikkat çektiğini söyleyerek, “tamamlandığında dünyanın en büyük çay bardağı olacak. yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki yapı için guinness rekorlar kitabına başvurumuzu yapacağız. her şehir, her ülke ürünleri ile beraber belli sembollerle ortaya çıkar. biz bundan esinlendik. öz değerimiz türk çay kültürünün sembolü olan ince belli bardağımızı burada işlevsel bir duruma getirdik.” dedi.

“ağustos başında misafirlerimize açılacak”

erdoğan, çay çarşısı projesi ile karadeniz bölgesi’nin ekmek teknesi olan çaya turizm değeri katacaklarını belirterek, “turistler buraya geldiğinde rize ile ilgili her şeyi görebilecekler. rize çayından feretiko bezine, atmacasından simidine kadar burada tanıtılacak. rize’ye ait tüm ürünlerinde satışı yapılacak. şu anda yüzde seksen seviyesini geçmiş durumdayız. ağustosun başında hizmete açmayı planlıyoruz.

ince belli bardağımızı burada işlevsel bir duruma getirdik. bardağın içerisinde 1inci katta çayın bütün aşamalarını yaşattıracak 13d sinema sistemi olacak. kokusu ile tadıyla, topraktan bardağa gelinceye kadar olan süreci yaşayarak görecekler. çay müzesi, seyir terası olacak. rize’yi anlatan kemer köprü, taş değirmen gibi öğelerle alan işlenecek. 6 tane kafeterya olacak, her biri o bölgenin çayını o bölgenin suyu ile demleyip ikram edecek. rize’nin yöresel yemekleri ikram edilecek. bu bölgede üretilen her çeşit çayın satışı yapılacak.” diye konuştu.

sosyal medyada ilgi görüyor

dev çay bardağı inşaatı şimdiden sosyal medyada ilgi görüyor. kent sakini halilcan ocak, ince belli bardağımızın inşasını biz de ilgiyle izliyoruz. 30 metre çay bardağı devasa bir şey. yapım aşamasında bu kadar ilgi çektiyse bittiğinde çok daha dikkat çekecektir dedi.

mert kaçar da, “çay rize’nin sembolü, çay bardağı şeklindeki bu yapı rize’nin simgesi olacak. biz çaysız yaşayamayız. ince belli çay bardağımızla dikkat çekerek çay içirmeye devam edeceğiz. daha şimdiden sosyal medyada oldukça dikkat çekti. bu devasa bardak guinness rekorlar kitabı’na girer diye düşünüyorum” diye konuştu.


kaynak
devamını gör...

sözlüğün bağımlı yapıcı etkisinden kaynaklanır. yada insan sabah sabah bildirimleri görünce bir mutlu başlıyor güne.
devamını gör...

cartel
uyuşturucu
diri diri kafa kesme
dans
seks
uzun palmiye ağaçları
terli bedenler
suç
suçlu!
ot
yeşil şeyler.
devamını gör...

benimki bozuk sanırım, yaptırcam en yakın zamanda.
devamını gör...

"doğuştan gelen bir kusurumuz var; hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz. bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer görünecektir. çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım, dünyanın ve insan hayatının, mutlu bir yaşam sürdürmeye olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız. işte bu yüzden bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür."
devamını gör...

bende bu guruba dahil olmuş bulunuyorum.

helios'un yaptığı estetik ameliyat ile kabuğumdaki çizgiyi aldırdım.

çok rahatladım. kendisine teşekkür ediyorum.
devamını gör...

ortalığı kasıp kavurmuştu.
devamını gör...

yüksek ihtimal bts fanı olan , minnoş bi yazarımız.
devamını gör...

ilki benden olsun.. lucifer..
devamını gör...

belki nazik iki erkek kadındır yahu demek istediğim başlıktır.
devamını gör...

son 2 gündür iyice sıkıldım. her şeye muhalefet olan tipler, saçma sapan başlıklar... var da var.
hesap silme seçeneği gelse de gitsem.
devamını gör...

internetten, sanal dünyadan, sosyal medyadan, ekranlardan kopamamak. her an telefonlara bakmak, işyerinde bilgisayardan kopamayış, eğitimde usul usul bu yöne gidiş, nesnelerin interneti meselesine giderken tümden dijital prangalarla bağlanış.
devamını gör...

ağzı açık bırakan tüm hikayelerin yazarı hayattır dedi kukla. bunu kukla mı söyledi, kuklacı mı? bilmiyorum.
devamını gör...

eksik bir şey mi var? hayatımda
gözlerim neden sık sık dalıyor?
eksik bir şey mi var? hayatımda
gökyüzü bazen, ciğerime doluyor…
devamını gör...

italyan ressam'dır. resimlerinde tövbekarların cennet yolunda döktüğü gözyaşlarını canlandırmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim