yaşayan kütüphane
(bkz: insan kütüphanesi)
devamını gör...
bulgaristan göçmenleri pinti mi sorunsalı
bulgaristan göçmeni bir ailede doğduğumdan tüm hayatım boyunca çevremden dinlediğim zırıltı. kimisi direk göçmenler pinti der. kimi yumuşatır, ''göçmenlerde pek bir tutumlu canım'' der. pinti mi tutumlu mu orasını size bırakıyorum. benim bu başlıkta değinmek istediğim husus işin arka planı.
1877-1878(93 harbi) sonrasında balkan toprakları kademe kademe osmanlı'nın elinden çıkmaya başladı. haliyle balkanlar genelinde bulgaristan özelinde, bölgede yaşayan türkler için karabulutlar semaları kapladı.
ilk olarak psikolojik şok oluştu. düşünün hakim etnik unsurken azınlık konumuna düşüyorsunuz. haliyle anavatana göç etmek aklınızda yer ediveriyor. yeni bağımsızlık kazanmış ateşli bulgar milliyetçileri sizi işinizden etmeye, köyünüzden sürmeye başlıyor.
böyle bir ortamda har vurup harman savuramazsınız elbette. napacaksınız, sürekli birikim. boru mu ilk fırsatta göç edecek, anavatanda sıfırdan başlayacaksınız hayata.
birde işin sosyalist eğitim boyutu var. 1945'ten sonra bulgaristan krallığı yıkıldı. bulgaristan halk cumhuriyeti kuruldu. ve bulgaristan komünist partisi liderliğinde sosyalist rejime geçildi. okuyup, araştıran veya o dönemi yaşayanlar iyi bilir. sosyalist sistem har vurup harman savurmaya karşıdır. özünde ürettiğin kadar tüketmek vardır.
böyle bir eğitim sisteminde yetişip, serbest piyasanın hakim olduğu bir ülkeye göç edince haliyle tutumlu veya cimri ifadelerine maruz kalıyorsunuz.
toparlarsak; travmanın yarattığı bir tutumluluk vardır. aldıkları eğitim sisteminden gelen ekonomi ile ilintili kalıp davranışları vardır.
1877-1878(93 harbi) sonrasında balkan toprakları kademe kademe osmanlı'nın elinden çıkmaya başladı. haliyle balkanlar genelinde bulgaristan özelinde, bölgede yaşayan türkler için karabulutlar semaları kapladı.
ilk olarak psikolojik şok oluştu. düşünün hakim etnik unsurken azınlık konumuna düşüyorsunuz. haliyle anavatana göç etmek aklınızda yer ediveriyor. yeni bağımsızlık kazanmış ateşli bulgar milliyetçileri sizi işinizden etmeye, köyünüzden sürmeye başlıyor.
böyle bir ortamda har vurup harman savuramazsınız elbette. napacaksınız, sürekli birikim. boru mu ilk fırsatta göç edecek, anavatanda sıfırdan başlayacaksınız hayata.
birde işin sosyalist eğitim boyutu var. 1945'ten sonra bulgaristan krallığı yıkıldı. bulgaristan halk cumhuriyeti kuruldu. ve bulgaristan komünist partisi liderliğinde sosyalist rejime geçildi. okuyup, araştıran veya o dönemi yaşayanlar iyi bilir. sosyalist sistem har vurup harman savurmaya karşıdır. özünde ürettiğin kadar tüketmek vardır.
böyle bir eğitim sisteminde yetişip, serbest piyasanın hakim olduğu bir ülkeye göç edince haliyle tutumlu veya cimri ifadelerine maruz kalıyorsunuz.
toparlarsak; travmanın yarattığı bir tutumluluk vardır. aldıkları eğitim sisteminden gelen ekonomi ile ilintili kalıp davranışları vardır.
devamını gör...
yazarların yalnız olma nedeni
başlıksız acı
bazılarımız şiirlere tutunuyor,
bazılarımız şarkılara,
bazılarımız filmlere tutunuyor,
bazılarımız kitaplara.
sanırım artık insan,
tutunamıyor insana*
insanlar artık güvenemiyor, inanamıyor, sevemiyor bile gönlünce. çünkü çok fazla darbe almış ya da almak istemiyor. şiirlere, kitaplara ve başka aktivitelere tutunmak daha kolay geliyor. sonuçta sizi üzmezler. güveninizi kırmazlar. onlardan beklediğiniz şeyi size verirler.
yani bu kadar yalnızız çünkü artık insanlara tutunamıyoruz. kendi dünyamızda yaşamak ve konforlu alanımızdan çıkmamak daha kolay ve güzel geliyor. ama işte bunun bizi ne kadar mutlu ettiği tartışılır. sonuçta insan bazen konuşacak, dertleşecek, gülüp eğlenecek, o şiirleri, kitapları, filmleri ve diğer eğlenceli şeyleri yapacak birisini/birilerini istiyor. ama işte kendi dünyasındaki mutlu yaşamından uzaklaşmak da bir o kadar zor görünüyor.
seçim size kalmış. ya yalnız, risksiz ve bir yere kadar mutlu olabilir ya da birisiyle, riskli ve değişen duyguları barındarın ama en azından gerçek olan bir şeyler yaşayabilirsiniz.
bazılarımız şiirlere tutunuyor,
bazılarımız şarkılara,
bazılarımız filmlere tutunuyor,
bazılarımız kitaplara.
sanırım artık insan,
tutunamıyor insana*
insanlar artık güvenemiyor, inanamıyor, sevemiyor bile gönlünce. çünkü çok fazla darbe almış ya da almak istemiyor. şiirlere, kitaplara ve başka aktivitelere tutunmak daha kolay geliyor. sonuçta sizi üzmezler. güveninizi kırmazlar. onlardan beklediğiniz şeyi size verirler.
yani bu kadar yalnızız çünkü artık insanlara tutunamıyoruz. kendi dünyamızda yaşamak ve konforlu alanımızdan çıkmamak daha kolay ve güzel geliyor. ama işte bunun bizi ne kadar mutlu ettiği tartışılır. sonuçta insan bazen konuşacak, dertleşecek, gülüp eğlenecek, o şiirleri, kitapları, filmleri ve diğer eğlenceli şeyleri yapacak birisini/birilerini istiyor. ama işte kendi dünyasındaki mutlu yaşamından uzaklaşmak da bir o kadar zor görünüyor.
seçim size kalmış. ya yalnız, risksiz ve bir yere kadar mutlu olabilir ya da birisiyle, riskli ve değişen duyguları barındarın ama en azından gerçek olan bir şeyler yaşayabilirsiniz.
devamını gör...
erkeklerin sevişmek için söylediği yalanlar
'ben normalde hiçbir kadınla bu kadar hızlı yakınlaşmamıştım, sen farklısın.'
'normalde istemem ama bir fotoğraf atsan keşke.'
'bebeğim, şimdiye kadar gördüğüm en iyi fizik seninki.'
'diğer erkekler gibi değilim ben, yatağa atmak için yalanlar da söyleyebilirdim ama sana çok dürüstüm.'
böyle uzar gider.
'normalde istemem ama bir fotoğraf atsan keşke.'
'bebeğim, şimdiye kadar gördüğüm en iyi fizik seninki.'
'diğer erkekler gibi değilim ben, yatağa atmak için yalanlar da söyleyebilirdim ama sana çok dürüstüm.'
böyle uzar gider.
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
pencereden iceri bakan bir karga.
devamını gör...
aile evi
çocukken güzel, yetişkin olup bazı sebeplerden dönmek zorunda kaldığınızda kötü anıların olduğu evdir.
devamını gör...
green (yazar)
icerigi zengin tanimlariyla ortaligi cayir cimen yapan, gicir gicir yazar tanesi*.
devamını gör...
klişe teselli cümleleri
"takma ya boşver." sağ ol kardeşim, benim aklıma gelmemişti bu zaten. yarın gel prof. olarak başla.
devamını gör...
taaşşuk-ı talat ve fitnat
başlıkta görüldüğünden ayrı olarak dönemindeki (تعشق طلعت و فتنت) yazımıyla okurlarla buluşmuş olan kitap. şemsettin sami tarafından kaleme alınmıştır. osmanlı alfabesiyle basılmış ilk türkçe romandır, batılı tarza yazılan ilk türkçe romanlar arasında yer alır. o dönem, takribî padişah abdülmecid'den beri süregelen; kadının toplum içindeki yeri, karı-kocaya mahsus hususlar gibi tatrışma konularını ele almıştır. kitabın adının günümüze uyarlanmış hâli "talât ve fitnat'ın aşkı"dır. konusu da isminden anlaşılacağı üzere iki gencin birbirine olan aşkıdır. aralarındaki aşk türlü türlü müdahalelere uğrar ve kitapta anlatısını bu müdahaleler üzerine kurar.
kitabın orijinal metninden ilk paragrafı aşağıya transkript edilmiş hâliyle aktarıyorum.
--! spoiler !--
ا. فتح كلام
آق سرايده اوفاجق بر اوده. طنطنـهلى دكل لكن پك تميز دوشنمش بر اوطـهده، يوزنده بر حسن و آنك خرابـهلرى نمايان، اللى اللى بش ياشنده بر قادين مندر اوستنه اوتوروب بر شى ديكيور ايدى. كوزى ديكشده الى اكنـهده لكن ذهنى بشقه يرده اولوب بر شى دوشونور و دوشدوندكچه محزون و مكدر اولور كبى كورينور ايدى. بيچاره اختيارلر كچمش شيلرى خاطرلرينه كتوردكچه محزون اولورلر. چونكه عمرلرنده كچورمش اولدوقلرى مسرت كونلرينى آكدقلرى وقتده او كونلرك بر دها عودت ايتميـهجكنه تأسف ايدرلر. و چكمش اولدقلرى كدرلرى ياد ايدكلرنده كوكللرينك ياره لرى تازه لنور.
1. feth-i kelâm
aksaray’da, ufacık bir oda tantanalı değil lakin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn ü ânın harabeleri nümayan, elli, elli beş ya şında bir kadın minder üstüne oturup bir şey dikiyor idi. gözü dikişte, eli iğnede lakin zihni başka yerde olup bir şey düşünür ve düşündükçe mahzun ve mükedder olur gibi görünüyor idi. bi-çare ihtiyarlar geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe mahzun olurlar. çünkü ömürlerinde geçirmiş oldukları meserret günlerini andıkları vakitte o günlerin bir daha avdet etmeyeceğine teessüf ederler ve çekmiş oldukları kederleri yad ettiklerinde gönüllerinin yaraları tazelenir.
--! spoiler !--
kitabın orijinal metninden ilk paragrafı aşağıya transkript edilmiş hâliyle aktarıyorum.
--! spoiler !--
ا. فتح كلام
آق سرايده اوفاجق بر اوده. طنطنـهلى دكل لكن پك تميز دوشنمش بر اوطـهده، يوزنده بر حسن و آنك خرابـهلرى نمايان، اللى اللى بش ياشنده بر قادين مندر اوستنه اوتوروب بر شى ديكيور ايدى. كوزى ديكشده الى اكنـهده لكن ذهنى بشقه يرده اولوب بر شى دوشونور و دوشدوندكچه محزون و مكدر اولور كبى كورينور ايدى. بيچاره اختيارلر كچمش شيلرى خاطرلرينه كتوردكچه محزون اولورلر. چونكه عمرلرنده كچورمش اولدوقلرى مسرت كونلرينى آكدقلرى وقتده او كونلرك بر دها عودت ايتميـهجكنه تأسف ايدرلر. و چكمش اولدقلرى كدرلرى ياد ايدكلرنده كوكللرينك ياره لرى تازه لنور.
1. feth-i kelâm
aksaray’da, ufacık bir oda tantanalı değil lakin pek temiz döşenmiş bir odada, yüzünde bir hüsn ü ânın harabeleri nümayan, elli, elli beş ya şında bir kadın minder üstüne oturup bir şey dikiyor idi. gözü dikişte, eli iğnede lakin zihni başka yerde olup bir şey düşünür ve düşündükçe mahzun ve mükedder olur gibi görünüyor idi. bi-çare ihtiyarlar geçmiş şeyleri hatırlarına getirdikçe mahzun olurlar. çünkü ömürlerinde geçirmiş oldukları meserret günlerini andıkları vakitte o günlerin bir daha avdet etmeyeceğine teessüf ederler ve çekmiş oldukları kederleri yad ettiklerinde gönüllerinin yaraları tazelenir.
--! spoiler !--
devamını gör...
sherlock holmes vs hercule poirot
ikisinin döneminde ne parmak izi ne dna vardı. akıl, zeka, dikkat, sezgiyle bulunuyordu katiller.
devamını gör...
duyduğunuz en büyük yalan
biraz klişe ama, (bkz: seni seviyorum)
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
senin gülüşün gibiydi gidişlerin
öylesine güzel ki...
bana bu durumda "hoşça kal!" demek düşer.
"hoşça kal!"
öylesine güzel ki...
bana bu durumda "hoşça kal!" demek düşer.
"hoşça kal!"
devamını gör...
5 dakika bile sedat peker videosu izlememiş insan
şahsen, "efendim" diye cevap verme isteği uyandıran başlıktır. sorularınız varsa alabilirim.
devamını gör...
devletin kaçak elektriğe çözüm getirmemesi
devletin anca dişini geçirebildiğine yürüdüğünün bir göstergesidir. aslına bakarsanız ortada bir devlet dahi olmadığının kanıtıdır.
nasılsa kayıp kaçak bedelini halktan her türlü topluyorlar? zaten doğuda olsun batıda olsun ben iç anadoludayım burada da var, orduspor çocukları o elektriği her türlü kaçak kullanıyolar. ceremesini de biz çekiyoruz, üstüne bir de devlete vergi veriyoruz şaka gibi.
nasılsa kayıp kaçak bedelini halktan her türlü topluyorlar? zaten doğuda olsun batıda olsun ben iç anadoludayım burada da var, orduspor çocukları o elektriği her türlü kaçak kullanıyolar. ceremesini de biz çekiyoruz, üstüne bir de devlete vergi veriyoruz şaka gibi.
devamını gör...
ölüyü gömme geleneğinin saçma olması
aynen ya bence de saçma . ağaca asalım, olmadı uzaya fırlatırız. en kötü odasında çürür. ışte gelenek ya bırakamıyoruz ne yapalım.
devamını gör...
müstakil ev
insanın kendini bulduğu, kalabalıktan kurtulduğu genellikle tek katlı ve bahçeli yapı.
komşu yok. sizi gözetleyen başka bir göz yok. rahatsız eder miyim ya da rahatsız edilir miyim endişesi yok. komşu kombiyi açtı açmadı derdi yok. bir zamanların gözardı edilen ama şimdinin aranılanı.
komşu yok. sizi gözetleyen başka bir göz yok. rahatsız eder miyim ya da rahatsız edilir miyim endişesi yok. komşu kombiyi açtı açmadı derdi yok. bir zamanların gözardı edilen ama şimdinin aranılanı.
devamını gör...



