çok hoş bir insan olup şiirlerini de bir o kadar güzel yazmıştır. kolları bağlı odysseus ile kendine özgü felsefi şiir akımını başlatmış, garip akımına mensup şairimizdir. yenilikleri de gayet güzel işlemişlerdir bence. her dönemden okumayı sevince hepsini harmanlamayı da seviyorsunuz. “garip” bulmamak lazım yazdıklarını. kendisinin de bu konuda bir askerlik anısı var. 1989 trt arşivden şöyle bırakayım.
devamını gör...

halbuki biiiz lince uğrar öyle düşerdiiik. bu sefer okla olmuş.* hahayt izlerken kıkır kıkır güldüren eser olmuş. emeğine sağlık yazarımızın.*
devamını gör...

sır saklayan veya konuşamaz vaziyete getirilen kişi.
devamını gör...

kör nokta tabiri gerçekte var olan bir varlığı göremediğimiz zaman, görememe durumundaki boşluğu ifade etmemize yarar.
günlük yaşantımızda da kullanırız. kameranın çekmediği bir nokta görüldüğünde "kör noktaya denk gelmiş, görünmüyor" gibi cümleler kullanırız.
sosyal kör nokta ise toplumun acı veren olgularına zihnin kendisini kapatması demektir. adeta görmediğine "kör nokta" adını takan kamera gibi, zihin de acıya karşı savunma olarak kolektif bir boşluk yaratır. bu boşlukta birey kendini kandırır, farkındalığı yok olur ve dikkat koşarak uzaklaşır. stres olmamak, kaygı duymamak ve de acı verme ihtimali olan olguya duyarsız kalmak için farkındalığın önemli kısımları zihnen terk edilir.
bu kaçma durumunun sonucunda ise içsel bir huzur yaşanır. birey rahatladığını, acı verenin tek seferde yok olduğunu hisseder. konfor alanına dönüşen sosyal kör noktası gerçeği görmemesine neden olur. tabii, gözler aslolanına açıldığında eski kaygıların su yüzeyine çıkması beklenmeyen değil. o zaman ise kaçınılmaz bir anksiyete krizi yakayı tutabilir.

kurtulmanın çeşitli yolları vardır;
-kişi toplumla yüzleşmeli, yaşanan her ne var ise kendini onunla baş edebilecek biri olarak görmelidir.
-duyarsızlaşmayı oluşturan etkenlerden uzakta kalmalıdır.

edit: kelime hatası.
devamını gör...

hz. yusuf'tan başka peygamberler de var.
devamını gör...

giderlerin pedden ve ıslak mendilden tıkanması,
erkeklerin kızlar koğuşunda basılması,
saç baş kavga eden kızların çığlık seslerinin yurtta yankılanması,
ağalık sistemi kurulup yeni gelen çömezlere diş geçirme operasyonu,
örgütlenme,
erkekler tarafına geçme planları yapan kızların başarısız girişimleriyle yurttan tasviyesi,
şehrin magandaları tarafından yurttan kaçırılma,
sevgilileriyle ortak kantinde dera çalışma ayağına yiyişme,
okuma odasında seks skandalı,
yemeklerden saç çıkınca senindi benimdi diye kavga çıkarma,
su kesilince ortak salona bornozla inip "suları kim kesti alooooğ" diye müdüreye bağırma,
pembemsi çiçekli donla ortak alanlarda fink atma,
duvarlardan erkekler bloğunu dinleyip dedikodu yapma,
son olarak da olmazsa olmaz yurt binası altında ki yatır, türbe muhabbetleri...

bunlar benim 4 ay ikamet ettiğim üniversite yurdunda ki olanlardı. kadınlarla aynı binada karışık kalıyorduk. onlar a blok merdiveni biz b blok merdivenini kullanıyorduk. odalarımıza çıkınca sesleri duvardan duyuluyordu aramızda bir duvar olunca haliyle. her şeye hakimiz. hwhdhsn
bu arada bizimkisi yarı vakıf yurduydu da biraz elit tayfa vardı. anlatılanlara göre kyk'da kalan kızlar bıyık falan alıyormuş iple.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türk edebiyatının yüz akı romanlarındandır. ahmet hamdi tanpınar modernleşme eleştirisi yaparken toplumun durumunu etkileyici, akılda kalıcı karakterlerle kurguluyor. romanda tarihsel dönemler ve değişim süreci çerçevesinde bireylerin yaşadığı kavram karmaşası ve kimlik bunalımı ironik bir dille aktarılmaktadır. aynı zamanda kurumların işlevinin yozlaşması da alaylı bir biçimde ele alınmış tanpınar tarafından. ironi ve alaycılığın yanında trajedi unsuru da bunlarla iç içe geçmiştir. ironik sahnelerle romanın trajik havası bir nebze yumuşatılmış komik bir görünüm kazanmıştır. roman boyunca sistem eleştirisi nasıl yapılmalıdır dersini veren ince dokundurmalar mevcuttur. okuyanları zaman zaman zorlayabilecek eski dilde kelimeler bolca mevcuttur, hatta yanınızda yörenizde bir sözlük bulundurarak okumanız tavsiye edilir.


“saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”
devamını gör...

ömür boyu şansının, sevenlerinin, sevdiklerinin bol olmasını dilediğim yazar. mutlu yıllar!
devamını gör...

tarikatçıları devletin en üst kademelerine getirirsen böyle saçma sapan kararlar alınır. devletin eğitime verdiği önem göz yaşartıyor.
devamını gör...

kesinlikle çam fıstığıdır.
üstüne tanımam.
devamını gör...

ütopya sanılan distopya.
devamını gör...

--- alıntı ---

ırak'taki çatışma bölgelerinde bulunan ve bombalı araç hazırlığı gibi eylemlere yardım ettiği tespit edilen "ibrahim" kod adlı deaş'lı terörist, istihbarat ve terör birimlerinin ortak operasyonuyla ankara'da saklandığı evde yakalandı. yakalanan teröristin çatışma bölgelerindeyken kalaşnikof tüfekle atış yaptığı görüntülere ve irtibatı bulunan çok sayıda deaş'lının fotoğraflarına ulaşıldı.

--- alıntı ---
buradan
devamını gör...

olduk olası kendimize ve etrafımızda olan bitene bir anlam bulmaya çalışmışız. merak ettikçe düşünmüş, düşündükçe hislenmiş, hislendikçe taşmışız. öyle ki içimizden türlü türlü parçalar kopar olmuş artık: bazen yazmışız, bazen de çizmişiz. kimimiz şarkılar söylemiş, kimimiz dans etmiş; kimimiz oynamış, kimimiz izlemiş... bu böyle sürmüş gitmiş.

günlerden bir gün, birimizin aklına göğe bakmak gelmiş, herhâlde sevinmek istemiş. ya da "bat dünya bat!" diye sitem etmiştir belki. orası meçhul.

artık her neyse, bütün bu meçhulatın içinde, bir şey görmüş yukarıda: kırmızı bir şey. adeta büyülenmiş. baktıkça bakmış, izledikçe izlemiş. gel zaman git zaman, vaktini onunla geçirir olmuş. en güzel dostu olmuş o. sanki yanındaymış çünkü, sanki "korkma, yalnız değilsin." dermiş gökyüzünden.

fakat bu keşfi pek de sır olarak kalmamış. diğerleri de keşfetmişler en sonunda; büyük, garip, kırmızı şeyi. ama kimse eski dostu gibi davranmamış. kimse anlamaya çalışmamış. herkes bakmış ama kimse görmemiş. o güzel kırmızısı kimsenin aklına güzel bir çiçeği ya da parlak bir elmayı getirmemiş mesela. kan görmüşler onda, savaş görmüşler: adına da mars demişler.

işte bugün, onca zaman ve onca insan sonra, bir mars daha varmış meğerse: son feci mars. içinden kopan türlü türlü parçayla keşfedilmeyi bekliyor ve alabildiğine parıldıyor. bize de iki seçenek bırakıyor: eski bir dost mu olacağız ona, yoksa "diğerleri" mi?

kim bilir, belki o da bize "korkma," der, "yalnız değilsin."
devamını gör...

umursamamazlık. öyle zamanlar oluyor ki, kıyamet kopsa umrumda olmaz.
devamını gör...

koyabiliyor musun adını
yokladığında
hissedebiliyor musun

sesleniyor sana
duy beni

inatçı çocuk vazgeç inadından
elini götür
kulağının önüne
vursun parmak uçlarına
kalbinin sesi...
devamını gör...

(bkz: domestic hıyar)

evet evet, aslan burcu mütevaziliği?
devamını gör...

hadi yaptın böyle bir şey lan nasıl yakalandın.
ne diyerek attın bu fotoları.
ulan en terbiyesiz dediğiniz lucifer sanırım sözlüğün en terbiyelisi.
edit: dış basına sözlüğümüz bu olayla yansıycak ya en çok buna üzülüyorum.
devamını gör...

2 yaz önce çalıştığım yerde kuzenim ve arkadaşlarımla kavurmalısını yediğim ve tadına bayıldığım pidedir. tabii ki her yerde aynı kaliteyi bulamazsınız. biz baya para vermiştik çünkü.

hatta o kadar güzel yapılmıştı ki başlığı okuyunca tadını anımsadım.
devamını gör...

ben yazarken nazım olsam bile ne fayda
çoğu insanın kılavuzu cehalet olduktan sonra diye düşündüren başlık .
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim