eğer biraz bütçe varsa bir müzik aleti edinip öğrenmeye çalışmak olabilir. kesinlikle kafayı çalıştırıp, başka şeyler düşünmenizi engelleyecektir.

ikinci önerim puzzle. bir de halısı alındı mı muhteşem bir deneyim olur. o parçalarla uğraşırken dünya kopsa aman dur şunu da koyayım dersiniz. hem halısı da varsa kolayca toplanır, sıkıntı çıkarmaz.

hiç param yok diyenler için de koşmayı öneriyorum. bir parkur belirleyin, bu yol nasıl bitecek diye düşünmekten başka şeyler düşünmeye zaman kalmaz.
devamını gör...

tanımlarıyla çeşitli konularda bilgilendiren nitelikli bir yazar kendisi.
eğlenceli ve sıcakkanlı. ayrıca nicki ve profil fotoğrafı çok güzel. *
devamını gör...

dünyanın en eski mesleklerinden biridir. sadece nikahla yapılan seks normal kabul edildiği bir toplumda ayıplanır. oysa seks evlilikten daha doğaldır. saçma sapan toplumsal ve ahlaki kurallar aracılığıyla yargılanır.

köle midir değil midir? köle deyince aklınıza gelen tanıma göre değişir. demokrasi ile gelişen uydurma özgürlük çağındaki halk kendinden önceki alt tabakanın, kölelerin, isim değiştirmiş halidir. alt-orta kısımdaki insanlar yaşamak için patronları için çalışmak zorundadır. eskiye göre tek farkı seçim yapabilmesidir. kendisini yöneteni seçer, genetiğiyle oynanmış yemeklerden isteğini seçer, yaşayacağı yeri seçer vb.

çalışma zorunluluğu olan alt tabaka insanlarından sürekli seks işçisi çıkmıştır, düzen devam ettikçe de çıkacaktır. çoğunluğunun hoşlanarak yapmadığı bu meslek de avukat, bankacı, garson, kasiyer vb. köleler tarafından ötekileştirip yargılanmaya devam edecektir.

durumu normal karşılayanlar çağdaş birey olmak için yapmaz. zaten çağdaş, modern insan dediğin alışverişte takas yerine kredi kartı kullanandır.
devamını gör...

günümüzde bir çok iş maalesef nakitten ziyade uzun vadeli çek ile dönmektedir. finansman ihtiyacı olan firmalar bu süreyi beklemek yerine faktoring firmasına belli bir kesinti karşılığı alacaklarını satarlar.

faktöring firması para kazanır. çeki veren firma da beklememiş olur.

burada asıl mesele kesintinin ne kadar olacağıdır. elinizdeki çekin görüntüsünü piyasada ne kadar bu işi yapan şirket varsa yollayacaksınız. bak onlar bu fiyatı veriyor diyerek hepsini yemleyip birbirine kırdırıp tasarruf edeceksiniz.
devamını gör...

varoluşçuluğun atası olarak bilinen danimarkalı filozof sören kierkegaard’ın varoluşçuluğun 3 aşmasından(estetik,etikve dini aşama) ilki olan estetik aşmayı ele aldığı kitabıdır.

yaklaşık 280 sayfadan oluşan kitap, baş karakter johannes’in cordelia’yı etkileme, nişanlanma ve ayrılma sürecini ele alan bir günlüktür.

johannes kendini bir “estet” olarak tanımlamaktadır. onun için estetik haz diğer tüm duygulardan öndedir.

cordelia ile ilk buluşmaları için beklerken şunlar geçmektedir aklından:


“mehtaplı bir gecede güzel göllerimizden birinde kayıkla açılmayı oldum olası sevmişimdir. yelkeni sarar, kürekleri toplar, dümeni çıkartır, boylu boyunca uzanırım ve gök kubbeyi seyrederim. tekne dalgaların kucağında sallandığında, bulutlar güçlü rüzgârın ardı sıra hızla geçip de ay bir an kaybolup sonra yeniden belirdiğinde bu huzursuzlukta huzur bulurum. dalgaların hareketi kucağında sallar beni, kayığa çarpışları tekdüze bir ninni gibi gelir. bulutların hızlı uçuşları, ışık ve karanlığın birbirini kovalaması beni öylesine sarhoş eder ki uyanık olduğum halde düş görürüm. aslında benim şimdi de yaptığım budur. fırtınalı bir gölde böyle bir aşağı bir yukarı inip çıkmak ne eğlencelidir. insanın içinde fırtınaların esmesi ne eğlencelidir.”


johannes cordalia’yı baştan çıkarmayı başarır ancak şimdi cordalia onunla nişanlanmak istemektedir. ancak johannes için nişanlanma, estetik hazzı bitirecek bir toplumsal baskıdır. burada cordalia’yı ikna etmeye çalışır:

“cordelia’cığım
[[alıntı]]
aşk gizliliği sever -nişan bir gizin açıklanmasıdır; aşk sessizliği sever- nişan herkese duyurudur; aşk fısıldamayı sever- nişan yüksek sesli bir ilandır. ama cordelia’nın sanatıyla nişan, düşmanı aldatmak için gereken şey olacak. karanlık bir gecede, öteki gemiler için, bir fener asmaktan daha tehlikeli bir şey yoktur, bu fener karanlıktan daha tehlikelidir.”

[[/alıntı]]

çabalaması nafiledir. cordalia ile nişanlanmıştır. johannes her ne kadar cordalia’yı çok sevse de onun estet prensibleri 6 aydan uzun bir ilişkiye izin vermez. bu aşamada cordelia’yı ayrılığa ikna etmeye çalışır, vicdani sorumluluğu üzerinden atmaya çalışır ve şu şekilde sonlandırır günlüğünü:


“onunla vedalaşmayacağım; hiçbir şey beni, her şeyi değiştiren ama sonucu etkilemeyen kadın gözyaşlarından ve kadın yakarışlarından daha fazla iğrendirmez. onu sevdim, ama şimdiden sonra ruhumu artık bağlayamaz. bir tanrı olsaydım neptün’ün bir su perisi için yaptığını yapardım ona: bir erkeğe dönüştürürdüm onu. yine de insanın kendini bir kızla şiirselleştirip şiirselleştiremeyeceğini; kızı, ilişkiden bıkanın kendisi olduğunu düşleyecek kadar gururlu kılıp kılmayacağım öğrenmeye değerdi gerçekten. oldukça ilginç bir epilog olabilir bu; kendi başına psikolojinin alanına girebilir, ayrıca inşam pek çok erotik gözlemle zenginleştirebilir.”
devamını gör...

dün şapşalın birinden aldığım tariftir. tabii ben yapacağımı yapıp ekstra bir malzeme de ekledim ama olsun. bence tadı gayet güzeldi. "ağız tadına s*çym" diye lafı da yiyince daha bir güzel oldu tabii. *

öncelikle efendim istediğiniz sayıdaki yumurtayı bir kaba kırıyorsunuz. içine birkaç damla sütle birlikte, istediğiniz baharatlardan ekleyip pofuduk pofuduk bir yapıya gelene kadar çırpıştırıyorsunuz.

o esnada önceden tavaya attığınız- atmadınız mı? e aferin onu da mı ben söyleyeceğim? şaka şaka, gülün diye. *
işte neyse, tavaya bir küp tereyağı atıyorsunuz, erimeye bırakıyorsunuz yumurta bulutumsu olurken. şimdi geldik benim mükemmel ötesi malzememe; yoğurt! evet, yoğurt! iki çay kaşığı yoğurt ekledim ben bu tarife, gayet de güzeldi. dilerseniz siz de ekleyebilirsiniz.

sonrası zaten pişirmek ve gömmek. yanına limonlu, zeytinyağlı baharatlı bir domates şeysi de önerildi de o yorucu. boş verin onu.
mars'la keyifli saatler'in sonuna geldik. yayında ve yapımında emeği geçen herkese teşekkürler, galp.
devamını gör...

eskisi gibi olmadığım bir arkadaşımın bir olay çıkartıp bana küsmesini bekliyorum. artık konuşmak için açtığı konular o kadar bayat geliyor ki, sanki ayıp olmasın diye mesaj atıyor, konuşuyormuş hissiyatı veriyor. konuşuyor da denemez, konuşmuş gibi yapıyor işin doğrusu. neden bilmiyorum bir anda aramızdaki yakınlığı olabildiğine uzaklaştırması canımı yakıyor. geçenlerde bu soğukluğun geçmesi amacıyla onu bir yere davet ettiğimde gelmemek için yalan söylemesi kadar gücüme giden bir şey olmamıştı dostluğumuzda. onun hakkında bir çok şeyi biliyorum, çünkü yakın bir arkadaşıydım. bir şey yapmak istemediği vakitlerde hep aynı yalanı söyledi mesela şimdiye kadar. oysa istemediğini o gün açıkça söylese üzülmezdim bile. belki de eskisi kadar ilgisini çekmiyorumdur ya da onu eğlendirmiyorumdur. bilemiyorum. yazarken farkettim de sanki eğlenceli biri gibi gözükmezsem arkadaş edinemeyeceğimi düşünerek hareket ediyormuşum. ki böyle olmayınca edinemiyorum da. sorun galiba benim o kadar da eğlenceli birisi olmadığımı, onun sıkıcı diye nitelendirdiği şeyleri yaparken keyif aldığımı fark etmesidir. bilemiyorum. isteğim eğer olacaksa ya eskisi gibi olmamız ya da aradaki garip arkadaşlık ilişkisinin tamamen bitmesi, böyle sahiden iyi hissettirmiyor.
devamını gör...

1928-2004 yılları arasında yaşamış psikiyatrist doktor. istanbul üniversitesi tıp fakültesi'nden mezun olduktan sonra abd de çeşitli eğitim ve çalışmalarını tamamladıktan sonra uzun yıllar hacettepe üniv. de profesör olarak çalışmaya devam etti ve dünya psikiyatri birliği'nin ruh sağlığı danışmanlığını yürüttü. 'çocuk ruh sağlığı'', ''değişen toplumda aile ve çocuk'', ''gençlik çağı'' isimli anne babalar ve eğitimciler icin başucu kitabı ve pek çok bilimsel kitabı bulunmaktadir. günümüzün ınstagram fenomeni anne baba koclarinin fındık fıstık kitapları yerine baskısı oldukça eski olan çocuk ruh sağlığı kitabıni okumak kişinin ufkunu daha çok genişletir.
devamını gör...

çizimlerimin çoğu telifli olduğu için burada paylaşamamaktan içim gidiyor, ama şöyle bir hızlı skeç yapabilirim herhalde.
buyurunuz çocukluğumun kahramanı

çizimi buraya koyma konusndaki yardımı için trevor philips ' e teşekkür ederim

( sigara içmek sağlığa zararlıdır gençler, içmeyin)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakın zamana kadar bizler sigara reklamları ile büyüdük. bu reklamlar macera, gözükaralık, serinkanlılık, özgürlük gibi temalar işliyordu. reklamları seyreden çocuk bireye de küçükken kendine bir anda büyük adam duygusu aşılayarak yavaştan bilincinin alt kısmına bunu yerleştiriyordu. hem sigaraya özendirip hem de sigara sağlığa zararlıdır demek ağır bir ikiyüzlülüktü.
devamını gör...

acısıyla tatlısıyla bir yılı bitirdik. klasik bir giriş yapayım dedim.

umutsuzlukların, haksızlıkların karşısında yılmış ama umudunu yitirmemiş, siz sevgili yazarlar. yeni yılınız nasıl geçer bilinmez. ama hayatın herkes için sürprizleri oluyor. kötü sürprizlerden daha güçlenerek çıkmanızı, iyi sürprizlerin de size daha güzel sürprizler müjdelemesini dilerim.

ayrılıkçısı, yasakçısı, doğukan’ı; uçanı konanı; nude’u, kankacısı; üzüleni,küseni; güleni güldüreni; aşkını bulanı, özelde fingirdeşme mevzuları; göbeğe, mod.a sataşanı, yoldaşa atarlananı; isyan edeni,çözüm üreteni; agresifi, sakini; madalyalısı, madalyasızı; kafa iznine gideni, döneni; copy-pastecisi, özgün yazanı; yerden yere vurulanı, sevileni ; y kuşağı, z kuşağı; laf sokanı, sataşanı ; tanımı silineni, takdir edileni; cezalısı, kalbimiz seninlesi derken bir yılı da bitirdik.

burada hala yazıyorsak, seviyoruz burayı demektir. olumsuz durumlar, böyle ortamlarda tuz- biber oluyor. ama yine olacaktır; tek dileğim dozunda kalması.

hepinizin emeğine sağlık; sayenizde çok şey öğrendim. hepinizin yeni yılını kutlarım.
devamını gör...

kimi zamanlarda da oldukça kötü olaylara neden olabilecek insan huyudur.

en iyisi her zaman dikkatli olmaktır.
devamını gör...

ilk sezonu harika olan bir dizidir. hatta öyle harika ki resmen senaryonun tüm güzel kısmını ilk sezona yığıp devamını sadece beğenildiği için çekmişler gibi. özellikle de 3. sezon 2. bölümde dayanamadım ve diziyi bıraktım. zamanla ilgili her teori mükemmel ve beyin sulandırıcıydı ancak farklı bir evren bir tık fazla olağandışıydı. eğer listenizdeyse kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim, hatta ilk sezonu büyük bir hız ve heyecanla bitireceğinize iddiaya bile girebilirim. tabii 3. sezonu bitirebilirseniz lütfen bana da sonunu söyleyin çünkü şahsen ben devamını izlemeye katlanadım.
devamını gör...

her dizide eşcinsel ve siyahi olmasından ve sevişme sahnesi olmasından ötürü, yuksek ihtimalle polat ve çakır aşk yaşardı. belki memati siyahi olurdu. hatta polat sadece yüzünü değil cinsiyetinide değiştirmiş olurdu.*
güllü zaten kesin trans olurdu. elif ve canan da arada kaçamak yapardı belki.*
hatta belki biraz bilim kurgu aksiyon da eklenir, abdülhey yarı robot olurdu.**

ibb.co/S708pYF
devamını gör...

hiç arakadaşım olmadığı için oynayamadığım oyun
devamını gör...

herkesin mübarek ramazan bayramını kutlarım. yaşasın dünya halklarının bağımsızlık mücadelesi. yaşasın marx, mao ve mesut bektaş'ın yüce ideolojisi.
devamını gör...

gelecek seçimlere tüm varlığıyla hazırlanmış muhtardır.
devamını gör...

müzik dinleyerek uzun yürüyüşler.en azından bana iyi geliyor.
devamını gör...

belçikalı polisiye roman yazarı (1903-1989).
eserlerini fransızca kaleme almıştır. yazar, 50'ye yakın kurşunkalemini açtırır, romanı onlarla yazarmış.
devamını gör...

kankacılıktan içeri atarlar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim