lokmasını saymak
sofrasında yemek yiyen kişinin ne kadar yediğine dikkat etmek, çok yiyeceğinden korkmak.
devamını gör...
10 parmak klavye kullanmak
kanada'ya göçmen olarak gittiğimde, öğrendiğim tekniktir.
ülkeye girdikten sonra iş bulmak için önümdeki en büyük bariyer kanada'da iş tecrübemin olmamasıydı, şaka gibi ama gerçek. her iş başvurumda "canadian experience" soruyorlar, hangi firma hangi pozisyon hangi iş kolu hiç bir önemi yok, yeter ki daha önce kanada'da çalışmış ol.
azmedip iki ayda falan çözmüştüm, veri giriş operatörü olarak ilk işimi öyle buldum, kendi mesleğimle ilgili bir pozisyona ancak bir yıl sonra geçebilmiştim.
ınternet ortamında 10 parmak yazım için klavye egzersizi yapabileceğiniz bir çok kaynak bulabilirsiniz.
ülkeye girdikten sonra iş bulmak için önümdeki en büyük bariyer kanada'da iş tecrübemin olmamasıydı, şaka gibi ama gerçek. her iş başvurumda "canadian experience" soruyorlar, hangi firma hangi pozisyon hangi iş kolu hiç bir önemi yok, yeter ki daha önce kanada'da çalışmış ol.
azmedip iki ayda falan çözmüştüm, veri giriş operatörü olarak ilk işimi öyle buldum, kendi mesleğimle ilgili bir pozisyona ancak bir yıl sonra geçebilmiştim.
ınternet ortamında 10 parmak yazım için klavye egzersizi yapabileceğiniz bir çok kaynak bulabilirsiniz.
devamını gör...
gaz verip geri çekilmek
rahatsız ukdesi
biriyle aynı ortamda mağdur edildiğinizi düşünün. kendinizi yakmak istemiyorsunuz ama mevzunun da çözülmesi lazım. hemen arkadaşa gerekli gaz yüklemesini yapıp sessizce hiçbir şeyden haberi olmayan masum çocuk gibi yerimize geçiyoruz. arkadaş yaka paça oradan ayrılırken* 'aaaa,cık cık cık ayıp be!'falan demeyi de ihmal etmiyoruz. gerçi içeride bizi de yakmış olabilir mevzu değişir.
bir de bunun olumlu sonuç almış hali de mümkün. 'tüh keşke ben deseydim, bir aferin alırdım.'denir.
biriyle aynı ortamda mağdur edildiğinizi düşünün. kendinizi yakmak istemiyorsunuz ama mevzunun da çözülmesi lazım. hemen arkadaşa gerekli gaz yüklemesini yapıp sessizce hiçbir şeyden haberi olmayan masum çocuk gibi yerimize geçiyoruz. arkadaş yaka paça oradan ayrılırken* 'aaaa,cık cık cık ayıp be!'falan demeyi de ihmal etmiyoruz. gerçi içeride bizi de yakmış olabilir mevzu değişir.
bir de bunun olumlu sonuç almış hali de mümkün. 'tüh keşke ben deseydim, bir aferin alırdım.'denir.
devamını gör...
tesadüf diye bir şey olmaması
sigaram ve çakmağım yok ama idare ediverin artık dostlarım. he bak sigara almaya gitmeli, unutmayayım. akşama cigara yok.

neyse bu başka başlığın konseptiydi, kusura bakmayın*? biz konumuza dönelim.
bugün 12 ağustos 2021. benim için oldukça önemli bir gün. kıymetlimin ellerimden kayıp gittiği gün. buna istinaden hem içimde hissettiğim kitap özleminden hem elimde çok fazla okumadığım kitap biriktiginden hem de kafamı dağıtmak istediğimden bir kitaba başlamak istedim. elime ulaştığından beri içimde aşırı derecede okuma isteği uyandıran tek bir kitap vardı. o da yukarıda fotoğrafını paylaştığım (bkz: bir gemide) isimli kitap. çok değer verdiğim bir deliye iki seçenek sunup onun seçtiği kitabı okuyacağımı söyledim ama hangisini seçerse seçsin istediğim kitabı okuyacağımı da adım gibi biliyordum.
o da aklımı okumuşcasına, kendinden çok emin bir şekilde "bir gemide"yi seçti. ilk saşkınlığım burada oldu ve bunu kendisine de söyledim. sadece güldük ve geçtik...
ardından telefonu kapattıktan sonra çayımı, kitabımı alıp köşeme çekildim ve okumaya başladım. daha ikinci sayfaya yeni geçmiştim ki bir cümle dikkatimi çekti.
/ geçtiğimiz ağustos aynının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti..."/
işte burada durakladım. bugün ayın on ikisi. benim için çok çok önemli bir gün. ardından onca olasılığa rağmen bir kitap seçmek geliyor içimden, yetmiyor bir başkasına daha seçtiriyorum ve o da bu kitabı seçiyor. seçtiğimiz kitabın ikinci sayfasında ise böyle bir cümle. kitaptaki olay ise ağustosun on ikisinde geçiyor.
olaylar bununla sınırlı kaldı mı? tabii ki hayır. çok sevdiğim bir dostum olan (bkz: mitosfer) aradı, konuşuyoruz. ona bu olaydan bahsetmeye başladım. daha " bugün ayın on ikisi" dememe kalmadan, "aaa bugün benim kardeşimin doğum günü" dedi. bir kez daha afalladım. öncelikle hayat geldi aklıma. ne garip, benim için bir yas günü, ölümün tarihi olan 12 ağustos; bir başkasının doğum günüydü. biri bugün için ağlarken diğeri büyük bir gülümseme ile kutlama yapıyordu. daha sonra bugün olan diğer şeyler geldi aklıma. ağustos ayının on ikisi...
belki de büyütülecek bir şey yok ama tesadüf diye bir şey de yok dostlar.

neyse bu başka başlığın konseptiydi, kusura bakmayın*? biz konumuza dönelim.
bugün 12 ağustos 2021. benim için oldukça önemli bir gün. kıymetlimin ellerimden kayıp gittiği gün. buna istinaden hem içimde hissettiğim kitap özleminden hem elimde çok fazla okumadığım kitap biriktiginden hem de kafamı dağıtmak istediğimden bir kitaba başlamak istedim. elime ulaştığından beri içimde aşırı derecede okuma isteği uyandıran tek bir kitap vardı. o da yukarıda fotoğrafını paylaştığım (bkz: bir gemide) isimli kitap. çok değer verdiğim bir deliye iki seçenek sunup onun seçtiği kitabı okuyacağımı söyledim ama hangisini seçerse seçsin istediğim kitabı okuyacağımı da adım gibi biliyordum.
o da aklımı okumuşcasına, kendinden çok emin bir şekilde "bir gemide"yi seçti. ilk saşkınlığım burada oldu ve bunu kendisine de söyledim. sadece güldük ve geçtik...
ardından telefonu kapattıktan sonra çayımı, kitabımı alıp köşeme çekildim ve okumaya başladım. daha ikinci sayfaya yeni geçmiştim ki bir cümle dikkatimi çekti.
/ geçtiğimiz ağustos aynının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti..."/
işte burada durakladım. bugün ayın on ikisi. benim için çok çok önemli bir gün. ardından onca olasılığa rağmen bir kitap seçmek geliyor içimden, yetmiyor bir başkasına daha seçtiriyorum ve o da bu kitabı seçiyor. seçtiğimiz kitabın ikinci sayfasında ise böyle bir cümle. kitaptaki olay ise ağustosun on ikisinde geçiyor.
olaylar bununla sınırlı kaldı mı? tabii ki hayır. çok sevdiğim bir dostum olan (bkz: mitosfer) aradı, konuşuyoruz. ona bu olaydan bahsetmeye başladım. daha " bugün ayın on ikisi" dememe kalmadan, "aaa bugün benim kardeşimin doğum günü" dedi. bir kez daha afalladım. öncelikle hayat geldi aklıma. ne garip, benim için bir yas günü, ölümün tarihi olan 12 ağustos; bir başkasının doğum günüydü. biri bugün için ağlarken diğeri büyük bir gülümseme ile kutlama yapıyordu. daha sonra bugün olan diğer şeyler geldi aklıma. ağustos ayının on ikisi...
belki de büyütülecek bir şey yok ama tesadüf diye bir şey de yok dostlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
gak.
duydunuz mu?
elimde telefon varsa, yan ilçeden bile duyulabilecek, yüksek ama tabii ki tatlı bir ses tonu ile konuşuyorum.
ankara, bursa, trabzon, istanbul, izmit ikametgahı olan kesin duymuştur.
şurada bi iki gündür ebru gündeş gibi burnumdan konuşuyorum. çocuklar bu ses tonumu daha da beğenirler. bu sene bir albüm çıkartabilirim.
duydunuz mu?
elimde telefon varsa, yan ilçeden bile duyulabilecek, yüksek ama tabii ki tatlı bir ses tonu ile konuşuyorum.
ankara, bursa, trabzon, istanbul, izmit ikametgahı olan kesin duymuştur.
şurada bi iki gündür ebru gündeş gibi burnumdan konuşuyorum. çocuklar bu ses tonumu daha da beğenirler. bu sene bir albüm çıkartabilirim.
devamını gör...
atipik depresyon
maalesef atipik depresyon üstteki yazarın belirttiği gibi bir olgu değildir.
major depresif bozukluğun dsm-5 kriterlerine göre atipik özellikler gösteren kısmı, yani "atipik depresyon" diyeceğimiz hastalık türü, tanıdığımız depresyona göre bazı kriterler açısından farklılık gösterir.
atipik dendiğine da bakmayın, bu belirtiler bende varsa ben çok atipiğim, zor hastayım diye düşünenler olabilir, bu tarihsel bağlamda verilmiş bir isimdir. gelelim atipik depresyon kriterlerine;
ilk kriterimiz üstteki yazarı kısmen destekler belki de ama kişide aşırı mutlu olma hali yoktur. normal depresif kişi depresyonda olduğunda genel bir anhedoni, yani keyif almama durumu hissederken bu anhedoni hali durumsal değildir, yani her halde kişi keyifsiz, mutsuz, isteksizdir; atipik depresyonda ise arada gerçekleşen "olumlu" durumlara karşı kişi iyi tepki verebilir haldedir, arada duygudurum açılır, kişi birkaç gün keyifli hissedebilir haldedir. diyelim aldığı altcoin iyi kazandırdı, kişi üç beş gün mutlu gezebilir sonra yine kötüleşir.
diğer atipik depresyon kriterlerimizden biri ise hipersomni, yani fazla uyumadır; kişi depresif durumdayken "genellikle" uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük çeker hatta melankolik durumda çok erken uyanır ve bir daha da dalamaz. atipik depresyonda kişinin sürekli uyuduğunu görebiliriz. motor devinimdeki azalma belirgindir.
üçüncü kriterimiz hiperfaji veya kilo alımı. yani çok yer, çok kilo alır hasta. depresyonda genelde iştahta azalma beklenirken atipikte tam tersi.
dördüncü olarak kurşun paralizisi dediğimiz bir durum mevcut. kolları bacakları ağırlaşmıştır, hareket ettirmekte zorluk hissi yoğundur.
son kriterimiz de depresyon dönemleri dışında da, belki de geçmişten bu yana var olan bir durum olan bir şeydir, kişi genel toplumsal kabul ve işlevsellikle ilgili sorun yaşamaya devam edebilir, bu konuda duyarlılığı vardır.
herkese sağlıklı günler dilerim, saygılarımla.
devamını gör...
yemek pişirmenin püf noktaları
kısık ateş. harlı ateşte her şeyi kontrol edemezsiniz ama kısık ateşte yavaş pişirmeyle daha lezzetli yemekler yapabilirsiniz.
devamını gör...
akut farenjit
sesi yanlış kullanan, diyaframdan habersiz öğretmenlerin başına da gelir. karnınızdan nefes alırsanız ve devam ettirebilir, yani alışırsanız farenjit olma gibi bir riskiniz kalmaz. öyle daha iyi çıkar sesiniz.
hem sesinizi, tüm sınıfa bağırmadan da duyurabilirsiniz, hem de tiyatrovari olacağı için daha dikkat çeker ve etkili olur...bağırırken de boğazdan bağırmadığınız için yine sıyırırsınız…
bir de boğazlarınız kaşınmaya başladığında bir bardak tuzlu suya bir tatlı kaşığı tuz karışımını denizde su yutmuş gibi hem burnunuzdan çekerek hem de gargara yaparak bu rahatsızlığı yaşamadan atlatabilirsiniz...deneyin..
hem sesinizi, tüm sınıfa bağırmadan da duyurabilirsiniz, hem de tiyatrovari olacağı için daha dikkat çeker ve etkili olur...bağırırken de boğazdan bağırmadığınız için yine sıyırırsınız…
bir de boğazlarınız kaşınmaya başladığında bir bardak tuzlu suya bir tatlı kaşığı tuz karışımını denizde su yutmuş gibi hem burnunuzdan çekerek hem de gargara yaparak bu rahatsızlığı yaşamadan atlatabilirsiniz...deneyin..
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
erkek olmaları. suratlarında kıl çıkması. kaba ayı gibi cinsiz biz erkekler.
devamını gör...
gıda fiyatlarının yüzde 32 artması
son bir yıldaki artıştır. buradan
salgın sürecinin de etkisiyle halkın önemli bir bölümünün iş yapamadığı için gelirini tümüyle ya da büyük bir bölümünü kaybettiği bir dönemde temel gıda fiyatlarındaki artış da yoksulluğu hızla büyütüyor. temel gıda fiyatlarında geçen yılın son aylarında başlayan artış trendi bu yıl mayıs ayında da devam etti. mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artan gıda fiyatlarında bu yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 13,7, son bir yılda ise yüzde 32,5 oranında artış oldu.
birleşik kamu-iş konfederasyonun ar-ge birimi kamuar'ın, fiyatlarını ankara'daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının mayıs 2021 ayı sonuçları açıklandı.
araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor.
salgın sürecinin de etkisiyle halkın önemli bir bölümünün iş yapamadığı için gelirini tümüyle ya da büyük bir bölümünü kaybettiği bir dönemde temel gıda fiyatlarındaki artış da yoksulluğu hızla büyütüyor. temel gıda fiyatlarında geçen yılın son aylarında başlayan artış trendi bu yıl mayıs ayında da devam etti. mayısta bir önceki aya göre yüzde 1,8 oranında artan gıda fiyatlarında bu yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 13,7, son bir yılda ise yüzde 32,5 oranında artış oldu.
birleşik kamu-iş konfederasyonun ar-ge birimi kamuar'ın, fiyatlarını ankara'daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının mayıs 2021 ayı sonuçları açıklandı.
araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor.
devamını gör...
en azından denedik be abi
garibin teselli cümlesi. teskin etkisi hafif bir çekişle kendini gösterir.
devamını gör...
türkiye'de gençlerin yüzde 77'sinin işinden memnun olması
yahu he he ...
devamını gör...
tiktok hesabı olmayan ezik insan
tiktok esra erol'da çıkan kadınların tanımadıkları erkeklerle düet yaparak tanıştıkları, evden kaçmak için kullandıkları uygulamaydı değil mi? ben almayayım canım sağol..
devamını gör...
radyo tiyatrosu
çocukluğum radyo tiyatrosu dinleyerek geçti.
(gülmeyin, ben çocukken televizyon çoktan icat edilmişti)
çok güzel müzikleri ve seslendirmeleri olurdu radyo tiyatrolarının.şimdi storytel gibi uygulamalar bunu karşılayabilir belki, burada da sevdiklerim oldu.
keyiflidir,hayal dünyanızın kapılarını aralar.hele seri( arkası yarın) dinliyorsanız, bir sonraki bölümü dinlemek için hazır beklersiniz.
(gülmeyin, ben çocukken televizyon çoktan icat edilmişti)
çok güzel müzikleri ve seslendirmeleri olurdu radyo tiyatrolarının.şimdi storytel gibi uygulamalar bunu karşılayabilir belki, burada da sevdiklerim oldu.
keyiflidir,hayal dünyanızın kapılarını aralar.hele seri( arkası yarın) dinliyorsanız, bir sonraki bölümü dinlemek için hazır beklersiniz.
devamını gör...
apartheid
beyazların birinci, asyalıların ikinci, melezlerin üçüncü ve siyahların dördüncü sınıf olduğu bir yönetimdi. her ırkın takılabileceği yerler ayrılmıştı ki apartheid, aslında ayrı tutmak gibi bir anlamı var.
beyazlar kendilerini o kadar üstün görüyorki sahibi oldukları, para kazanacakları alışveriş merkezlerine bile siyah ve melezlerin haftada sadece iki saat gelmesine izin veriliyor.
her ırkın yaşayabileceği semt kanunlara göre ayrılmış, o yüzden akşam saat 7'den sonra beyazların semtinde gezen bir siyahı vursalar suç değilmiş. yaşlı bir teyze anlatmıştı, 5'te işten çıktıktan sonra minibüs, otobüs beklerlermiş ve eğer minibüs bulamazlarsa başlarlarmış yürümeye melez semtine doğru, en azından beyazların semtinden çıkalımda bizi vurmasınlar derlermiş.
beyazlar kendilerini o kadar üstün görüyorki sahibi oldukları, para kazanacakları alışveriş merkezlerine bile siyah ve melezlerin haftada sadece iki saat gelmesine izin veriliyor.
her ırkın yaşayabileceği semt kanunlara göre ayrılmış, o yüzden akşam saat 7'den sonra beyazların semtinde gezen bir siyahı vursalar suç değilmiş. yaşlı bir teyze anlatmıştı, 5'te işten çıktıktan sonra minibüs, otobüs beklerlermiş ve eğer minibüs bulamazlarsa başlarlarmış yürümeye melez semtine doğru, en azından beyazların semtinden çıkalımda bizi vurmasınlar derlermiş.
devamını gör...
bu vatan kimin
her türk evladının şiir defterinde ve yüreğinde yurt tutmuş bir şiir. nice bayramlarda bu soylu millet haykırmıştır orhan şaik gökyay'ın bu şiirini. ruhu şad mekanı cennet olsun.
bu vatan kimin
bu vatan toprağın kara bağrında
sıra dağlar gibi duranlarındır.
bir tarih boyunca onun uğrunda,
kendini tarihe verenlerindir.
tutuşup kül olan ocaklarından,
şahlanıp köpüren ırmaklarından,
hudutlarda gazâ bayraklarından.
alnına ışıklar vuranlarındır.
ardına bakmadan yollara düşen
şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
huduttan hududa yol bulup koşan
cepheden cepheyi soranlarındır…
ileri atılıp sellercesine
göğsünden vurulup tam ercesine,
bir gül bahçesine girercesine,
şu kara toprağa girenlerindir.
tarihin dilinden düşmez bu destan
nehirler gazidir, dağlar kahraman
her taşı bir yakut olan bu vatan
can verme sırrına erenlerindir.
gökyay’ım ne desem ziyade değil,
bu sevgi bir kuru ifade değil.
sencileyin hasmı rüyada değil,
topun namlusundan görenlerindir…
bu vatan kimin
bu vatan toprağın kara bağrında
sıra dağlar gibi duranlarındır.
bir tarih boyunca onun uğrunda,
kendini tarihe verenlerindir.
tutuşup kül olan ocaklarından,
şahlanıp köpüren ırmaklarından,
hudutlarda gazâ bayraklarından.
alnına ışıklar vuranlarındır.
ardına bakmadan yollara düşen
şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
huduttan hududa yol bulup koşan
cepheden cepheyi soranlarındır…
ileri atılıp sellercesine
göğsünden vurulup tam ercesine,
bir gül bahçesine girercesine,
şu kara toprağa girenlerindir.
tarihin dilinden düşmez bu destan
nehirler gazidir, dağlar kahraman
her taşı bir yakut olan bu vatan
can verme sırrına erenlerindir.
gökyay’ım ne desem ziyade değil,
bu sevgi bir kuru ifade değil.
sencileyin hasmı rüyada değil,
topun namlusundan görenlerindir…
devamını gör...
her şeyi eleştirdiğinde gelen farklıyım havası
yazılarını, konuşmalarını, latince,yunanca veya ingilizce kelimeler ile süsler, anlaşılmaz olmaya çalışırlar.
yani siz bilmesi niz,ben bilirim havası, filozof felsefesi ile konuşurlar.
yani siz bilmesi niz,ben bilirim havası, filozof felsefesi ile konuşurlar.
devamını gör...
pazar gecesine bir şarkı ve görsel bırak

"… bir cazibe, bir asalet
bir endam, bir nezaket
on parmağında marifet
tamam tamam.
...
yeter
bekledim yeterince gel
bişey olmaz gel gel
son verelim şansa
yol verelim aşka
… ver allah
onu bana ver allah
bak halimden anla
hiç bir şey istemem
senden başka
susamışım aşka
ne olurusun ver allah
günahıyla sevabıyla... "
devamını gör...
normal sözlük arama çubuğu fasiliteleri
-- amme hizmetidir --
bazı yazar arkadaşlarımızın bazı özelliklerini bilmediği için sözlüğü kullanırken zorlandığını farkettim. bu sebeple arama çubuğumuzdaki bazı özelliklerden bahsetmek istiyorum
başlık arama:
çubuğa dümdüz bir metin yazdığınızda sadece başlıkları arar ve yanında çıkan (12) şeklindeki ifade başlıktaki aktif tanım sayısını gösterir. tıkladığınızda ise başlığa gider. olmayan bir başlık aradığınızda;
- entera basarak
- büyüteç butonuna tıklayarak
- sonuç kutusunda 'başlık bulunamadığı, açmak için tıkla' kısmına tıklayarak
başlığa gidip, altına tanım girerek başlığı açabilirsiniz.
yazar arama:
arama çubuğuna bir mahlası başında @ işareti koyarak ararsanız (örn: @kafa), mahlası kafa ile başlayan yazarlar listelenir. tıklamanız durumunda da profil sayfasına yönlendirilirsiniz. parantez içindeki rakam yazarın aktif tanım sayısını göstermektedir.
tanım numarası ile tanıma gitmek:
bu tamamen gizli bir özellik olup şu şekilde kullanılır. numarasını bildiğiniz bir tanımı başına iki adet # koyarak yazıp, entera/büyüteç butonuna bastığınızda o tanıma ait adrese gidebilirsiniz.
örn: ##100
bazı yazar arkadaşlarımızın bazı özelliklerini bilmediği için sözlüğü kullanırken zorlandığını farkettim. bu sebeple arama çubuğumuzdaki bazı özelliklerden bahsetmek istiyorum
başlık arama:
çubuğa dümdüz bir metin yazdığınızda sadece başlıkları arar ve yanında çıkan (12) şeklindeki ifade başlıktaki aktif tanım sayısını gösterir. tıkladığınızda ise başlığa gider. olmayan bir başlık aradığınızda;
- entera basarak
- büyüteç butonuna tıklayarak
- sonuç kutusunda 'başlık bulunamadığı, açmak için tıkla' kısmına tıklayarak
başlığa gidip, altına tanım girerek başlığı açabilirsiniz.
yazar arama:
arama çubuğuna bir mahlası başında @ işareti koyarak ararsanız (örn: @kafa), mahlası kafa ile başlayan yazarlar listelenir. tıklamanız durumunda da profil sayfasına yönlendirilirsiniz. parantez içindeki rakam yazarın aktif tanım sayısını göstermektedir.
tanım numarası ile tanıma gitmek:
bu tamamen gizli bir özellik olup şu şekilde kullanılır. numarasını bildiğiniz bir tanımı başına iki adet # koyarak yazıp, entera/büyüteç butonuna bastığınızda o tanıma ait adrese gidebilirsiniz.
örn: ##100
devamını gör...
