everybody wants to be a cat
gypsy jazz versiyonunu bayıla bayıla dinlediğim cover.
hot club du nax adlı gruptan geliyor
hot club du nax adlı gruptan geliyor
devamını gör...
30 yaşından fazla olup kendini genç gören insan
benim. geçen uçağa bindiğimde, yanımda oturan amca '' oğlum üniversite mi okuyorsun ? '' demişti. kafa kağıdı 36 diyor, görünümüm 25 diyor ama içim toprağa bakıyor...
devamını gör...
21 mayıs 1864
(bkz: karadeniz en çok bize karadır)
çarlık rusyasının "etnik temizlik" yapmak amacıyla sivil halka askerlerle saldırdığı gün. rivayet odur ki teknelerle halkı karadenizin anadolu kıyılarına götürmek üzere gelenler yolun yarısında teknedekileri denize atıp, geri dönüp yeni gruplar almışlardır. bu yüzden uzunca yıllar çerkesler balık yememişlerdir. uzun yıllar insan kemiklerinin sahili kapladığı söylenir.
çarlık rusyasının "etnik temizlik" yapmak amacıyla sivil halka askerlerle saldırdığı gün. rivayet odur ki teknelerle halkı karadenizin anadolu kıyılarına götürmek üzere gelenler yolun yarısında teknedekileri denize atıp, geri dönüp yeni gruplar almışlardır. bu yüzden uzunca yıllar çerkesler balık yememişlerdir. uzun yıllar insan kemiklerinin sahili kapladığı söylenir.
devamını gör...
yazarların istekleri
kafa sözlük ahalisi çok farklı, diğer hiç bir sözlük veya sosyal mecrayla kıyaslanmayacak kadar farklı hemde.
bu fark o kadar açık ve net biçimde görülüyor ki, bazen insanın içine ciddi bir karamsarlık düşmesi artık olağan hale geliyor.
ekonomi yazıyorsun, tık yok,
siyaset zaten öcü,
ınsan hakları, özgürlükler, eh işte,
güncel ülke dünya sorunları, bana ne,
ee, sonra , ne olacak böyle, geriye ne kalıyor, 3-5 goygoy başlığı.
valla bravo, ha bugün, ha yarın dedik, ama kafa ileri gideceği yerde geriye gidiyor.
az önce trakya ilahiyat dekanının boğaziçi'li öğrencileri tehdit ettiği haberini başlık yaptım.
6-7 kişi geldi, bir tepki koydu ortaya.
(benim başlık yapmam değil önemli olan, örnek o olduğu için bu vurguyu yapıyorum.)
bunun gibi o kadar çok konu ve başlık var ki , birazcık araştırsam yüzlerce böyle yok olup giden başlık bulur yazarım buraya.
hani o beğenmeyip, her firsatta yaftalama yapılan sözlükte, aynı konu başlık yapılmış, şu anda gündemde 3. sırada, sanırım 350 civarında girilen entry var.
bu adamlarla biz, farklı ülkelerde farklı dünyalarda mı yaşıyoruz acaba diyorum bazen .
bu kadar hayattan dünyadan gerçeklerden kopuk insan bir araya nasıl geldi, gerçekten anlamıyorum.
gördüğüm o ki, kafa bu şekilde iyiye gitmiyor. bir süre sonra 3-5 çocuğun oyun oynadığı bir yer olarak kalırsa doğrusu hiç şaşırmam.
belli bir süre sonra bu konulara duyarlı kişilerde, ciddi bir hayal kırıklığı, umutsuzluk ve bıkkınlık yaratıyor bu durum...
kimse kalkıp her zaman yaptıkları gibi, saçma sapan savunmalarla karşı saldırıya geçmesin lütfen.
konunun benim şahsımla hiç bir ilgisi yok, ben sizlerle varolan bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyorum sadece ...
edit; iki elin parmakları kadar sayıda olan duyarlı yazarı tenzih ediyorum.
onlar zaten kendilerini biliyorlar.
edit : değerli arkadaşlarım,
yukarıda da söyledim ama tam anlaşılmamış sanırım.
bu başlığa da çok az tepki olmasına rağmen, bunlardan birkaçının hala tam da benim tespitlerim doğrultusunda yorum yaptığını görüyorum.
bakın meselenin özünü daha iyi anlamanız için küçük bir araştırma yaptım.
geriye dönük 10 sayfa başlığı inceledim.
10 sayfa başlık demek, yaklaşık 600-650 adet başlık demek.
bunlardan 20 ve üzeri entry girilen başlıklar şunlar.
(bkz: geceye ingilizce bir söz bırak)
(bkz: ak parti ile ülkemiz 50 yıl ileri gitti)
(bkz: birden fazla kitabı beraber okumak)
(bkz: defalarca izlenen filmler)
(bkz: halkımızın uzman olduğu konular)
(bkz: dark (dizi))
(bkz: kırtasiyeye girince her şeyi alma isteği)
evet. 20 ve üzeri entry girilen başlık adeti sadece 7.
sonra 20-10 arası entry girilen başlıklara baktım. onlar da ;
(bkz: emekli olup sahil kasabasına yerleşmek)
(bkz: her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek)
(bkz: adana'da görülen 15 metrelik balina)
(bkz: yaş ilerledikçe artan şeyler)
(bkz: en sevdiğiniz dublaj sanatçıları)
(bkz: mirkelam)
(bkz: 33 metrelik dev vajina heykeli)
(bkz: sinirliyken kendini ifade edememek)
(bkz: hatalardan ders çıkarmak)
(bkz: yarın için yaşamak)
(bkz: testere’yi oynayabilecek türk oyuncu)
(bkz: sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap)
(bkz: uzaylı görülünce söylenecek ilk şey)
(bkz: uzun tanımları okumamak)
(bkz: bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz)
(bkz: ağırınıza giden sözler)
(bkz: alacakaranlık (film))
(bkz: kafa sözlük yazarlarının meslekleri)
(bkz: çaya şeker atmadan içen kişi)
(bkz: tik tok kullanmayan yazarlar veri tabanı)
(bkz: 2023'te ay'a gidiyoruz)
(bkz: ailenin kafa sözlük'te yazar olduğunu öğrendiklerinde tepkileri)
(bkz: mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi)
(bkz: ilahiyat dekanından boğaziçi'li öğrencilere tehdit)
bu başlıklar. toplam adet mi , 24 .
evet , 10 ila 20 arası tanım girilen başlık sayısı 24 adet .
ne oldu toplam ,31.
kafa sözlükte 650 adet başlıktan ortalama 20 entry girilen başlık sayısı sadece 31.
geriye kalan 620 başlıkta entryler 10'un altında. çoğunlukla da 1 veya 2.
bilemiyorum, bu durum benim ne anlatmaya çalıştığımla ilgili biraz daha farklı bir pencereden bakmanıza yardımcı oldu mu ?
ınanmayanlar, kısa bir incelemeyle bu başlıkları teyid edebilirler.
bu fark o kadar açık ve net biçimde görülüyor ki, bazen insanın içine ciddi bir karamsarlık düşmesi artık olağan hale geliyor.
ekonomi yazıyorsun, tık yok,
siyaset zaten öcü,
ınsan hakları, özgürlükler, eh işte,
güncel ülke dünya sorunları, bana ne,
ee, sonra , ne olacak böyle, geriye ne kalıyor, 3-5 goygoy başlığı.
valla bravo, ha bugün, ha yarın dedik, ama kafa ileri gideceği yerde geriye gidiyor.
az önce trakya ilahiyat dekanının boğaziçi'li öğrencileri tehdit ettiği haberini başlık yaptım.
6-7 kişi geldi, bir tepki koydu ortaya.
(benim başlık yapmam değil önemli olan, örnek o olduğu için bu vurguyu yapıyorum.)
bunun gibi o kadar çok konu ve başlık var ki , birazcık araştırsam yüzlerce böyle yok olup giden başlık bulur yazarım buraya.
hani o beğenmeyip, her firsatta yaftalama yapılan sözlükte, aynı konu başlık yapılmış, şu anda gündemde 3. sırada, sanırım 350 civarında girilen entry var.
bu adamlarla biz, farklı ülkelerde farklı dünyalarda mı yaşıyoruz acaba diyorum bazen .
bu kadar hayattan dünyadan gerçeklerden kopuk insan bir araya nasıl geldi, gerçekten anlamıyorum.
gördüğüm o ki, kafa bu şekilde iyiye gitmiyor. bir süre sonra 3-5 çocuğun oyun oynadığı bir yer olarak kalırsa doğrusu hiç şaşırmam.
belli bir süre sonra bu konulara duyarlı kişilerde, ciddi bir hayal kırıklığı, umutsuzluk ve bıkkınlık yaratıyor bu durum...
kimse kalkıp her zaman yaptıkları gibi, saçma sapan savunmalarla karşı saldırıya geçmesin lütfen.
konunun benim şahsımla hiç bir ilgisi yok, ben sizlerle varolan bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyorum sadece ...
edit; iki elin parmakları kadar sayıda olan duyarlı yazarı tenzih ediyorum.
onlar zaten kendilerini biliyorlar.
edit : değerli arkadaşlarım,
yukarıda da söyledim ama tam anlaşılmamış sanırım.
bu başlığa da çok az tepki olmasına rağmen, bunlardan birkaçının hala tam da benim tespitlerim doğrultusunda yorum yaptığını görüyorum.
bakın meselenin özünü daha iyi anlamanız için küçük bir araştırma yaptım.
geriye dönük 10 sayfa başlığı inceledim.
10 sayfa başlık demek, yaklaşık 600-650 adet başlık demek.
bunlardan 20 ve üzeri entry girilen başlıklar şunlar.
(bkz: geceye ingilizce bir söz bırak)
(bkz: ak parti ile ülkemiz 50 yıl ileri gitti)
(bkz: birden fazla kitabı beraber okumak)
(bkz: defalarca izlenen filmler)
(bkz: halkımızın uzman olduğu konular)
(bkz: dark (dizi))
(bkz: kırtasiyeye girince her şeyi alma isteği)
evet. 20 ve üzeri entry girilen başlık adeti sadece 7.
sonra 20-10 arası entry girilen başlıklara baktım. onlar da ;
(bkz: emekli olup sahil kasabasına yerleşmek)
(bkz: her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek)
(bkz: adana'da görülen 15 metrelik balina)
(bkz: yaş ilerledikçe artan şeyler)
(bkz: en sevdiğiniz dublaj sanatçıları)
(bkz: mirkelam)
(bkz: 33 metrelik dev vajina heykeli)
(bkz: sinirliyken kendini ifade edememek)
(bkz: hatalardan ders çıkarmak)
(bkz: yarın için yaşamak)
(bkz: testere’yi oynayabilecek türk oyuncu)
(bkz: sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap)
(bkz: uzaylı görülünce söylenecek ilk şey)
(bkz: uzun tanımları okumamak)
(bkz: bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz)
(bkz: ağırınıza giden sözler)
(bkz: alacakaranlık (film))
(bkz: kafa sözlük yazarlarının meslekleri)
(bkz: çaya şeker atmadan içen kişi)
(bkz: tik tok kullanmayan yazarlar veri tabanı)
(bkz: 2023'te ay'a gidiyoruz)
(bkz: ailenin kafa sözlük'te yazar olduğunu öğrendiklerinde tepkileri)
(bkz: mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi)
(bkz: ilahiyat dekanından boğaziçi'li öğrencilere tehdit)
bu başlıklar. toplam adet mi , 24 .
evet , 10 ila 20 arası tanım girilen başlık sayısı 24 adet .
ne oldu toplam ,31.
kafa sözlükte 650 adet başlıktan ortalama 20 entry girilen başlık sayısı sadece 31.
geriye kalan 620 başlıkta entryler 10'un altında. çoğunlukla da 1 veya 2.
bilemiyorum, bu durum benim ne anlatmaya çalıştığımla ilgili biraz daha farklı bir pencereden bakmanıza yardımcı oldu mu ?
ınanmayanlar, kısa bir incelemeyle bu başlıkları teyid edebilirler.
devamını gör...
spesifik bilgi tanımlarının neden akışa düştüğü sorunsalı
(bkz: celali isyanı)
devamını gör...
karşı cinste çekici gelen özellikler
mizah anlayışı eğlenceli olması dikkatimi çeker.
bakışlar, gülüş ve eller..
bakışlar, gülüş ve eller..
devamını gör...
tayyip erdoğan'ı sevmeyip ülkesinde gezmek
ben atatürk'ün ülkesinde, ülkemde geziyorum.
devamını gör...
üniversiteyi şehir dışında okumak
hayatta kendinize yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biri.
devamını gör...
buckethead
1969 yılında disneyland yakınlarında bir kasabada doğdu ve bir şeytan tarafından yönetilen tavuk kümesinde yetiştirildi. burada saman ipliklerini bir gitar teli gibi nasıl manipüle edeceğini öğrendi. insan topluluğuna yerleşmek için cesaretini topladıktan sonra, maskesiyle birlikte bir de kentucky fried chicken [kfc] kovası takmaya başladı. bu sayede manevi kardeşlerinin ruhani gücünü müziğine yansıtabilecekti. bu kovanın üzerinde "cenaze" yazıyordu.
hiç kimse buckethead'in tam olarak kaç eseri olduğunu bilmez. buckedhead hakkında sahip olduğumuz çoğu bilgi dolaylı yoldan elde edilmiştir. ancak şu bilgiyi yayınladığı eserlerin sıklığı ve kalitesi ile ifade edebiliriz: inanılmaz düzeyde üretken ve çalışkan bir müzisyendir.
kalp hastalığı olmasına rağmen yorucu turneler yapmıştır. birlikte müzik yaptığı ünlü sanatçılar tarafından övgü ile bahsedilir. konserlerinde hayranlarına koca bir torba dolusu oyuncak hediye eder. hayranları ile olan bağı beni her zaman etkilemiştir.
pek çok insan tarafından tüm zamanların en iyi gitaristi olarak görülür. teknik ve duyguyu, bir enstrüman üzerinde bu denli odaklı bir şekilde sentezlemiş çok az müzisyen vardır. buckethead'in müziğinde, içinde yaşadığımız dünyanın eleştirisini, ailesini kaybetmiş birinin karamsar düşlerini, varoluş krizlerini ve hayallerini dinleyebilirsiniz.
hiç kimse buckethead'in tam olarak kaç eseri olduğunu bilmez. buckedhead hakkında sahip olduğumuz çoğu bilgi dolaylı yoldan elde edilmiştir. ancak şu bilgiyi yayınladığı eserlerin sıklığı ve kalitesi ile ifade edebiliriz: inanılmaz düzeyde üretken ve çalışkan bir müzisyendir.
kalp hastalığı olmasına rağmen yorucu turneler yapmıştır. birlikte müzik yaptığı ünlü sanatçılar tarafından övgü ile bahsedilir. konserlerinde hayranlarına koca bir torba dolusu oyuncak hediye eder. hayranları ile olan bağı beni her zaman etkilemiştir.
pek çok insan tarafından tüm zamanların en iyi gitaristi olarak görülür. teknik ve duyguyu, bir enstrüman üzerinde bu denli odaklı bir şekilde sentezlemiş çok az müzisyen vardır. buckethead'in müziğinde, içinde yaşadığımız dünyanın eleştirisini, ailesini kaybetmiş birinin karamsar düşlerini, varoluş krizlerini ve hayallerini dinleyebilirsiniz.
devamını gör...
yazarların en iyi yaptığı iş
aşklarımı, hayal kırıklıklarımı, özlemlerimi, sevinçlerimi, üzüntülerimi, hayallerimi, olmazsa olmazlarımı, olduramadıklarımı, oldurduklarımı, öldürdüklerimi, coşkumu, en dibimi, en yükseğimi, korkularımı, nefretimi, vicdan azaplarımı şarkıların içine saklamak..
bir de sözlük içinde şifreli olarak çok ağır küfürlü tanımlar yazmak var ama onu saymıyorum.
bir de sözlük içinde şifreli olarak çok ağır küfürlü tanımlar yazmak var ama onu saymıyorum.
devamını gör...
zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü
varlıklı olduğu günlerinde giyimine özen gösteren kişi, eski durumunu yitirince mevsime, modaya uymayan şeyler giyer.
devamını gör...
amensalizm
aynı veya komşu komünitelerde yaşayan canlılar arasındaki bir ekolojik etkileşimdir.
bir simbiyoz (ortak yaşam) çeşididir.
amensalizmde etkileşim halinde olan canlılardan biri zarar görür diğeri olumlu ya da olumsuz etkilenmez.
google a sor, ilk örnek: antibiyotik üreten canlı ve antibiyotikten etkilenen canlı örneğini bulacaksın(vikipedi)
meb ve benzer kitaplara bak ceviz ağacı ve ürettiği salgı sonucu (juglon) zarar gören bitki örneğini bulacaksın.
bu iki örneğin de çok doğru olmadığını düşünüyorum.
evet zarar gören canlılar var ama yarar görenler de var. sonuçta bakteri antibiyotik ile ceviz juglon ile diğer canlının yaşamasını zorlaştırıyor, belki de öldürüyor. bu durum onu kaynaklardan daha rahat yararlanabilir haline getiriyor.
bu amensalizm ne biçim bir şey o zaman derseniz alın size daha güzel bir örnek:
bir su aygırı düşünün. afrika steplerinde takılyor. susadı ve nehir kenarına geldi. suyunu içerken tepindi durdu, bu sırada otu, çiçeği ezdi.
işte su aygırı ve ezdiği otlar arasındaki etkileşim amensalizm oluyor.
su aygırı ve ot aynı komünitede yaşıyorlar. etkileşim halindeler. su aygırı bu örnekte etkilenmezken, ot zarar görüyor.
zorlama bir tanım işte sonuçta.
toparlarsak amensalizmde etkileşim halinde olan canlılardan biri zarar görürken diğeri olumlu veya olumsuz bu etkileşimden etkilenmez.
bir simbiyoz (ortak yaşam) çeşididir.
amensalizmde etkileşim halinde olan canlılardan biri zarar görür diğeri olumlu ya da olumsuz etkilenmez.
google a sor, ilk örnek: antibiyotik üreten canlı ve antibiyotikten etkilenen canlı örneğini bulacaksın(vikipedi)
meb ve benzer kitaplara bak ceviz ağacı ve ürettiği salgı sonucu (juglon) zarar gören bitki örneğini bulacaksın.
bu iki örneğin de çok doğru olmadığını düşünüyorum.
evet zarar gören canlılar var ama yarar görenler de var. sonuçta bakteri antibiyotik ile ceviz juglon ile diğer canlının yaşamasını zorlaştırıyor, belki de öldürüyor. bu durum onu kaynaklardan daha rahat yararlanabilir haline getiriyor.
bu amensalizm ne biçim bir şey o zaman derseniz alın size daha güzel bir örnek:
bir su aygırı düşünün. afrika steplerinde takılyor. susadı ve nehir kenarına geldi. suyunu içerken tepindi durdu, bu sırada otu, çiçeği ezdi.
işte su aygırı ve ezdiği otlar arasındaki etkileşim amensalizm oluyor.
su aygırı ve ot aynı komünitede yaşıyorlar. etkileşim halindeler. su aygırı bu örnekte etkilenmezken, ot zarar görüyor.
zorlama bir tanım işte sonuçta.
toparlarsak amensalizmde etkileşim halinde olan canlılardan biri zarar görürken diğeri olumlu veya olumsuz bu etkileşimden etkilenmez.
devamını gör...
sirkümventriküler organlar
kan beyin bariyeri olmayan organlara verilen isimdir.
bunlar pineal bez,nörohipofiz,area postrema,subfornikal organ,organum vaskülozum lamina terminalis olmak üzere 5 adettir.
bunlar pineal bez,nörohipofiz,area postrema,subfornikal organ,organum vaskülozum lamina terminalis olmak üzere 5 adettir.
devamını gör...
islamcı romantizmi
sakalından akan abdest suyunu şalımla sileyim mücahidim
devamını gör...
lgbti birey
doğuştan gelen bir özellik. nasıl insanların ten rengi eleştiri konusu değilse, bu da değil. sonradan tercih edildiğini varsayalım. öyle bile olsa hiç kimseyi ilgilendirmez. bu insanlara yapılanlar yeter artık gerçekten! din konusuna gelince, herkes aynı inanca sahip değil. kimse kimseyi inanciyla degerlendiremez. ayrıca var mı dinin tüm gereklerini yerine getirebilen, hiç günah işlemediğiden emin olan?
devamını gör...
yazarların troll gibi davrandığı anlar
ciddi bir ortamda gergin konuşmalar mesela tutamıyorum kendimi gülmeye başlıyorum. biri kendini övmeye başlıyor ben gülmeye başlıyorum.
geçenlerde banka'nın çağrı merkezinden arama geldi nefes almadan ciddiyetle konuşuyor konuşmama fırsat vermiyor aldı beni bir gülme ama ben seninle konuşamam ki dedim kapattım... tabii fazla dikkat çekmemek lazım sonra trol değil deli derler. benimkiler genelde gülerek oluyor.
geçenlerde banka'nın çağrı merkezinden arama geldi nefes almadan ciddiyetle konuşuyor konuşmama fırsat vermiyor aldı beni bir gülme ama ben seninle konuşamam ki dedim kapattım... tabii fazla dikkat çekmemek lazım sonra trol değil deli derler. benimkiler genelde gülerek oluyor.
devamını gör...
geceye az bilinen bir şarkı bırak
devamını gör...


