özellikle adana ve mersin şehirlerinde bulunan ağaçlardan gelen portakal çiçeği ve zakkum kokusu.
devamını gör...

birbirinden guzel iki ceviri daha...videolar bir yana sanirim yoldas icin el acip rizik duasi etmemin vakti geldi, cevirilerde bile hediye ceki dagitir oldu, yazik gunah... (yalniz gelene gecene cek dagitti helal olsun). ikinci videoya ne demeli ya? (bkz: hayatima nono dedi). kufurlu entry girenlerin sonu da fena, yani bu kadari bana biraz agir geldi. agiz burun gitti yazarin ama gercekten cok cok eglendim emeginize saglik...
devamını gör...

mutlaka kurumsal hatta çok uluslu olan global şirketlerden kiralayın. rent a car adı altinda yarı mafya yarı esnaf takılan tiplere kesinlikle güvenmeyin senet falan imzalayıp verme gafletinde bulunmayın.allah korusun kaza kaza yaparsınız fazlasıyla borçlu çıkarır sizi bu insanlıktan nasibini almamış, iyi aile çocuklari(!)
devamını gör...

okuma yazma bilmeyene verilen isim. mektep görmemiş mürekkep yalamamış.
devamını gör...

birinci sınıftaydım. evet evet ilk okul bir...bir çocuk vardı ve hayatımda ilk defa birine onu sevdiğimi söyleyecektim. e söyledim de. ne mi oldu dersiniz? çocuk bana tekme atmıştı.hem de burnuma. çok acımıştı.

işte kızlar onlardan önce sevdiğinizi söylerseniz böyle yapıyorlar. ben çok erken öğrenmiş bulundum ama sonraki süreçte tecrübe oldu. o çocuğa şimdi ne olduğunu bilmiyorum, umarım ‘seni seviyorum’ dediği kız da ona tekme atmıştır.
devamını gör...

yoldaşın söylediğine göre yakında çıkacak dergimiz.
edit:karambol tarafından yazılackmış.
devamını gör...

reklam ajansı sağlam çalışıyor demektir bu. acun akıllı adam, reklamı nerde yaptıracağını iyi biliyor.
devamını gör...

güzel günler göreceğiz çocuklar
motorları maviliklere süreceğiz
çocuklar inanın inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz güneşli günler.
(bkz: nazım hikmet ran) şiiridir.
devamını gör...

bağlanmak. her şey için geçerli.
devamını gör...

çin medeniyetinin değerler sisteminin düşünce babasıdır. günümüze uyarlayabileceğimiz sevdiğim bir sözü vardır bu sevimli amcamızın. özellikle çeşitli kademelerde yer işgal eden işgüzarlara gelsin o halde.
“hiçbir şey karanlık bir odada, siyah bir kedi aramak kadar zor değildir. hele odada siyah bir kedi yoksa !
devamını gör...

sis var.
koca bir şehre sis çökmüş her şeyi yutmuş gibi.
devamını gör...

göz göze gelmek.
devamını gör...

öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
ölüme erken, sevgiye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
sevgiye on kala, ölüme beş.
(aziz nesin)
devamını gör...

görünüşte olan ama fırsat bulamadığım için son zamanlarda kullanmadığım hesaptır.
devamını gör...

ne alaka alüminyum dediğim başlıktır. sevgili ile zekayı nasıl kıyaslıyorsunuz siz allaaasen.

başlık açmış olmak için başlık açmak
devamını gör...

çünkü tanımadığın kişi objektif bakar, çok da sallamaz zaten ama önemli değil orada anlatma ihtiyacını gideriyor insan. bazı sorunları insan sadece anlatmak istiyor, çözüm bulmak değil. yakınlarına anlattığında bir sonraki aşamaya geçmek icap ediyor. ya çözmek istemiyorsan, öylece kalsın istiyorsan, durum senin için o kadar da sorun değilse.. her neyse. karşındakinin sana eskilerden hatırlatmalar yapması ya da şimdiki durumu aleyhine kullanması da mümkün değil çünkü tanımıyor bilmiyor. azıcık yük yüklemiş olabilirsin ama karşıdaki için çok da önemli olmadığından atıverir o yükleri devam eder.
devamını gör...

kış ışığı, ingmar bergman'ın oda üçlemesinin ikinci filmi. hayat, tanrı, din gibi konular üzerinde yuvalanan filmde, sınıf öğretmeni martha'nın uzun bir mektup okuma sahnesi var ki karanlıklaşan gözleri söylediklerinden daha çok şey anlatır durumda.


film süresince tanrı'nın sessizliği gösteriyor kendini. bazı sorunların içinden çıkamayan rahip, balıkçıyı ikna etmek durumunda olmasına rağmen bu güçten yoksun. neden intihar etmemesi gerektiğine bir açıklama getirmek isterken rahip kimliğinden sıyrılıp kendi fikirlerini açık ediyor. rahip, martha'yı ölen eşine benzemeye çalışmakla suçlarken martha'nın o kadını tanımadığını bile öğrenince okların yönü değişiveriyor.

ilk kayıtsızlığı, eylem ve fikir uyuşmazlığını nerede gördüm tereddütlüyüm. piyanoyu çalan görevlide mi, inanmadığı bir dinin törenine ısrarla katılan martha'da mı? martha bütün inançsızlığına rağmen duanın ardından kutsamaya koşan ilk kişi. bir sebepten rahibin yanında olması gerektiğine inanıyor ve rahibin yaşayacağı acıları önceden sezdiği fikrini oluşturuyor.

martha'yı hayatından çıkarma girişiminde rahibin sayıp döktüğü nedenlerin hemen ardından bunları bir hamlede süpürüp yerine gerçekleri koyuyor. ona böyle öğrettikleri için söyleyemedikleri ondan beklentileri nedeniyle olduğu rahip kimliği gibi.

son sahnede kilise görevlisi ile konuşmasında terlemiş şakaklarıyla görülen rahibin kendini isa yerine koyup koymadığını bilmek güç. yine de bilinen bir şey varsa, o da tanrı'nın suskunluğu.


devamını gör...

sokak hayvanlarını beslemek.
devamını gör...

insan vücudunu istila eden parazit,mikroorganizma , bakteriler ve neoplazmaların (kanser hücresi) yaptığı hastalıkların tedavisi ile uğraşır.
devamını gör...

iki kere okudum ne okudum ben diye. yok doğru okumuşum.
kaçıncı seviye yokluk bu?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim