29 aralık 2020 aylin sözer cinayeti
ülkenin günden güne daha da kötüye gittiğini gösteren korkunç bir haberdir.
--- alıntı ---
maltepe'de kemal delbe isimli şüpheli, eski sevgilisi olduğu iddia edilen özel bir üniversitede öğretim görevlisi aylin sözer'in üzerine yanıcı madde döktükten sonra ateşe verdi. kadın yanarak, feci şekilde hayatını kaybederken, şüpheli ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine de saldırdı.
--- alıntı ---
haber kaynağı
haber kaynağı 2
--- alıntı ---
maltepe'de kemal delbe isimli şüpheli, eski sevgilisi olduğu iddia edilen özel bir üniversitede öğretim görevlisi aylin sözer'in üzerine yanıcı madde döktükten sonra ateşe verdi. kadın yanarak, feci şekilde hayatını kaybederken, şüpheli ihbar üzerine olay yerine gelen polis ekiplerine de saldırdı.
--- alıntı ---
haber kaynağı
haber kaynağı 2
devamını gör...
oğlan
bir güzel gök oğuz* türküsü.
bozkırın kokusunu alıyor musun?
bozkırın kokusunu alıyor musun?
devamını gör...
uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans
çeşitli üniversiteler bu imkanı sunuyor. hadi bakalım diyerek başvurdum. benim tercihim anadolu üniversitesi insan hakları uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans oldu hadi hayırlısı diyerek başvurdum. dua edin güzel enerji gönderin sözlükdaşlar lüttffeeeen
devamını gör...
olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu
ingilizcesi çok şahanedir; to be or not to be.
devamını gör...
libido ve narsisizm
uzatmamaya çalıştım..*
insanın fizyolojik ve ruhsal enerjisini yansıtan bir terim olan libido ile kişinin idealize edilmiş öz imajına ve niteliklerine egoist bir hayranlıkla tatmin olma arayışı olarak nitelendirilebilen narsisizm arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya çalıştığım bir başlıktır.* biraz da melankoliye girebilirim.* sizden gelecek fikirleri sabırsızlıkla bekliyor olacağım.*
şimdi siz de diyeceksiniz ki, taktı bu lanet tutankamonun libido da libido. her şeyle libido arasındaki ilişkiyi yazıp duruyor*. ee ne yapayım, yaşamımızı ve benliğimizi yönettiğimiz nükleer enerji kıvamında bir şey değil mi bu libido?* nevrozların* kaynağı, iyilik ve kötülüklerin temeli gibi bir şey.*
ego denen kavram, id* ile superego* arasındaki bir mekanizma gibi. heh şimdi, içimizdeki enerji dediğimiz libidoyu bir ahtapot gibi düşünelim. bunun kolları var. nereye sararsan oraya yönlendiriyor egoyu. bu yönlendirilen libidoya da obje libidosu deniyor.* mesela #361144 no'lu tanımda bahsettiğimiz bilim insanları obje libidolarını buluşlarına, eserlerine yönlendirmişler. benim gibi sıradan insanlar da bunu bazı özel insanlara ve eh biraz da işine yönlendiriyor. işte bunu bir insana yönlendirdiğimizde bunun adı aşk oluyor. amaa bu kolları kendi egomuza gönderdiğimizde bunun adı narsisizm oluyor. narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler libidolarını diğer kişilere yöneltemiyor. o yüzden aşık olmazlar. enerjilerini sürekli egolarını beslemek için kullanırlar.* onları beslemeyi bırakırsanız aslında onlar için hiçbir anlam ifade etmediğinizi anlarsınız. gerçekten çok tehlikeli kişilikler olduğunu düşünüyorum.
melankolide de şu şekilde oluyor mesela. kişi, obje libidosunu birine yönlendirmiştir ama o kişiyi kaybettiğinde bu sefer o insana yönelttiği kollarını kendi egosu içine yönlendiriyor. değer görmediğini düşünüyor. böylece aşık olduğu objenin kendisini kendi egosu içinde yapılandırmaya başlıyor ve ortaya depresyon, intikam ve belki intihar gibi düşünceler çıkmaya başlıyor. yani kişi egosu yüzünden kendine zarar veriyor.
ooooo çok uzatmışım. sonunu bağlayamadım şimdi heheh. eğer buraya kadar okuduysanız teşekkür ediyorum.*
insanın fizyolojik ve ruhsal enerjisini yansıtan bir terim olan libido ile kişinin idealize edilmiş öz imajına ve niteliklerine egoist bir hayranlıkla tatmin olma arayışı olarak nitelendirilebilen narsisizm arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya çalıştığım bir başlıktır.* biraz da melankoliye girebilirim.* sizden gelecek fikirleri sabırsızlıkla bekliyor olacağım.*
şimdi siz de diyeceksiniz ki, taktı bu lanet tutankamonun libido da libido. her şeyle libido arasındaki ilişkiyi yazıp duruyor*. ee ne yapayım, yaşamımızı ve benliğimizi yönettiğimiz nükleer enerji kıvamında bir şey değil mi bu libido?* nevrozların* kaynağı, iyilik ve kötülüklerin temeli gibi bir şey.*
ego denen kavram, id* ile superego* arasındaki bir mekanizma gibi. heh şimdi, içimizdeki enerji dediğimiz libidoyu bir ahtapot gibi düşünelim. bunun kolları var. nereye sararsan oraya yönlendiriyor egoyu. bu yönlendirilen libidoya da obje libidosu deniyor.* mesela #361144 no'lu tanımda bahsettiğimiz bilim insanları obje libidolarını buluşlarına, eserlerine yönlendirmişler. benim gibi sıradan insanlar da bunu bazı özel insanlara ve eh biraz da işine yönlendiriyor. işte bunu bir insana yönlendirdiğimizde bunun adı aşk oluyor. amaa bu kolları kendi egomuza gönderdiğimizde bunun adı narsisizm oluyor. narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler libidolarını diğer kişilere yöneltemiyor. o yüzden aşık olmazlar. enerjilerini sürekli egolarını beslemek için kullanırlar.* onları beslemeyi bırakırsanız aslında onlar için hiçbir anlam ifade etmediğinizi anlarsınız. gerçekten çok tehlikeli kişilikler olduğunu düşünüyorum.
melankolide de şu şekilde oluyor mesela. kişi, obje libidosunu birine yönlendirmiştir ama o kişiyi kaybettiğinde bu sefer o insana yönelttiği kollarını kendi egosu içine yönlendiriyor. değer görmediğini düşünüyor. böylece aşık olduğu objenin kendisini kendi egosu içinde yapılandırmaya başlıyor ve ortaya depresyon, intikam ve belki intihar gibi düşünceler çıkmaya başlıyor. yani kişi egosu yüzünden kendine zarar veriyor.
ooooo çok uzatmışım. sonunu bağlayamadım şimdi heheh. eğer buraya kadar okuduysanız teşekkür ediyorum.*
devamını gör...
artık görüşülmeyen yakın arkadaş
canlı ve cansız herşeyin bir ömrü olduğu gibi; duyguların, arkadaşlıkların da bir ömrü var. kimisi 1 ay, kimisi 4 yıl, kimisi iki taraftan biri ölene kadar...
her gece sabaha; her yaz da kışa ulaşıyor, ne hüzne ne mutluluğa ne de herhangi bir kavrama bağlanmamak, onun da bir müddet sonra yerini zıttına bırakacağının farkında olmak gerek.
ister dargın şekilde olsun isterse de araya zaman girsin, fark etmez. ölümün sadece canlılar için olmadığını en çok duygular sayesinde fark ederiz. hayat bu, tek mutlak gerçeğin sadece bize özel olduğunu düşünecek kadar bencil olmamak lazım.
ve bazen bazı arkadaşlarla görüşmemek, görüşmekten çok daha hayırlıdır...
her gece sabaha; her yaz da kışa ulaşıyor, ne hüzne ne mutluluğa ne de herhangi bir kavrama bağlanmamak, onun da bir müddet sonra yerini zıttına bırakacağının farkında olmak gerek.
ister dargın şekilde olsun isterse de araya zaman girsin, fark etmez. ölümün sadece canlılar için olmadığını en çok duygular sayesinde fark ederiz. hayat bu, tek mutlak gerçeğin sadece bize özel olduğunu düşünecek kadar bencil olmamak lazım.
ve bazen bazı arkadaşlarla görüşmemek, görüşmekten çok daha hayırlıdır...
devamını gör...
mutlu olduktan sonra sırada ne var sorunsalı
eğer mutlu olduğunuz şeyi dozunu kaçırmadan ve istikrarlı olarak yaparsanız eminim ki karşınıza daha çok mutluluk çıkacaktır. dozu ayarlayamazsanız maalesef olumsuza kayacaktır.
bilirsiniz, ilaç ile zehri ayıran şey dozdur.
bilirsiniz, ilaç ile zehri ayıran şey dozdur.
devamını gör...
iyi insan olmaya çalışmak
zoraki olmayacak tek şey.
devamını gör...
tsk'de din işleri subaylığı için kadro açılması
ben kuleli de öğrenciyken (90' lı yıllar) zaten fetöcü subaylar "onlardan" olmadığımız için canımıza ot tıkamıştı.
asker dediğinin dini,ideolojisi olmaz asker askerdir bize öğretilen buydu. 25 yılda orduyu ne hale getirdiler...
şimdi birileri başlayacak şanlı türk ordusu diye. bir ordunun gücü caydırıcılığından gelir tarihinden gelmez. en güçlü ordu hiç savaşmadan bürokrasi tarafından sopa olarak kullanabilen ordudur. eğer ordu sahaya inmek zorunda kalıyorsa bürokrasin dolayısı ile ordun da caydırıcı değildir.
edit: kuleliden atıldım. asker falan değilim yani.
asker dediğinin dini,ideolojisi olmaz asker askerdir bize öğretilen buydu. 25 yılda orduyu ne hale getirdiler...
şimdi birileri başlayacak şanlı türk ordusu diye. bir ordunun gücü caydırıcılığından gelir tarihinden gelmez. en güçlü ordu hiç savaşmadan bürokrasi tarafından sopa olarak kullanabilen ordudur. eğer ordu sahaya inmek zorunda kalıyorsa bürokrasin dolayısı ile ordun da caydırıcı değildir.
edit: kuleliden atıldım. asker falan değilim yani.
devamını gör...
the dreamers
eva green'in cüretker sahneleriyle boy gösterdiği bertolucci yapımı.
türkçe'ye düşler,tutkular ve suçlar olarak çevrilmiştir.
türkçe'ye düşler,tutkular ve suçlar olarak çevrilmiştir.
devamını gör...
sabah sabah dinlenen şarkı
yeni keşif arkadaşlar, taze çıktı. çok beğendim. mutlaka dinleyin. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
özne yok, özne!
özne olsa sanki kafamdaki her şey pırıl pırıl olacak, çakralar nirvanalar el çırpacak ama özne yok özne! puh!
bostancı oto sanayi / şanzımanı dağıttığımda / 2017
https://i.ibb.co/nffm1vn/jpeg.jpg
özne olsa sanki kafamdaki her şey pırıl pırıl olacak, çakralar nirvanalar el çırpacak ama özne yok özne! puh!
bostancı oto sanayi / şanzımanı dağıttığımda / 2017
https://i.ibb.co/nffm1vn/jpeg.jpg
devamını gör...
en son alınan iltifat
erik gibisin.
en yakın arkadaşım mesaj atmış.
en yakın arkadaşım mesaj atmış.
devamını gör...
hastası olunan sözler
toprağa basınca bir rahatlama gelir. hele bir de içine girsem kim bilir nece rahatlarım
devamını gör...
bir kedinin öğrenmesi gereken şeyler
güvenmeyi öğrenmesi lazım.sanki hep tetikteler.bir de şey biraz umursa bir şeyleri eyyy shakespeare efendiii sana diyorum!
devamını gör...
en mutlu olunan zaman
benim henüz öyle bir zaman dilimim olmadı. olduğu zaman güncelleyeceğim.
(bkz: kişinin mutluluk anı)
(bkz: kişinin mutluluk anı)
devamını gör...
ölünün arkasından helva yemek
eski bir türk geleneğidir.
o zamanlar helvaya "çövenç" denilmiş, sağlamlığın ve diriliğin kaynağı sayılmıştır.
temel unsurlardan olan ateş, su ve unun bir araya gelmesi, yeniden dirilişi ifade eder. bu nedenle helva kavururlarmış.
hep beraber yenildiği için de birleştiriciliği sembolize etmektedir.
aslında ölüye saygı amaçlı yapılan bir ritüeldir.
o zamanlar helvaya "çövenç" denilmiş, sağlamlığın ve diriliğin kaynağı sayılmıştır.
temel unsurlardan olan ateş, su ve unun bir araya gelmesi, yeniden dirilişi ifade eder. bu nedenle helva kavururlarmış.
hep beraber yenildiği için de birleştiriciliği sembolize etmektedir.
aslında ölüye saygı amaçlı yapılan bir ritüeldir.
devamını gör...
günü kendinden bir cümle ile sonlandır
bir mezarlıktır yüzüm.
sevdiklerimin gömüldüĝü.
sevdiklerimin gömüldüĝü.
devamını gör...

