emojiden ve hahaha gülüşünden daha samimi bulduğum gülüş. hatta çok komik bulduysam büyük harflerle random gülerim ki kahkaha attığım belli olsun.
devamını gör...

(bkz: osteoporoz)
devamını gör...

karizmatik falan değildir sadece saçmalıktır. en iyisi doğru düzgün araba kullanmaktır.
devamını gör...

arı kovanlarında arı kurtçuklarının albümin alamamaları sonucu ortaya çıkan hastalık. üreme sezonu, yeterli kadar çiçek tozu bulunmaması yüzünden iyi beslenemeyen larvaların ölmesiyle kendini gösterir.
devamını gör...

hiroshima mon amourfilminde geçen ve bence her şeyi özetleyen cümledir.

alain resnais’in 1959 yapımı filmi marguerite duras’nın muhteşem kitabından uyarlanmış muhteşem bir filmdir. hiroşimada geçmiş bir aşkın izlerini taşıyan bir aktrisle içinde hala hiroşima yangını taşıyan ve ailesini düşünen bir mimarın yatakta başlayan konuşmasının bize harika bir kurgu ile aktarılmasıdır.

bu cümle ise o kadar önemlidir ki anlatamam. ama anlatacağım. sen hiroşimada hiçbir şey görmedin. hiroşimada olan biteni izlediğini, okuduğunu, oralarda gezdiğini söyleyen fransız oyuncuya söyler bu sözü japon mimar. harika bir leitmotiftir bu söz.

biz dünyada hiçbir şey görmedik. ne dünya savaşları, ne atom bombaları, ne napalm yanıkları, ne yatılı okul önlerindeki toplu çocuk mezarları, ne de yerle yeksan edilen ortadoğu toprakları.

kadın aşağıya doğru akan bir su gibi kıvrılan dudakları ile konuşur. her şeyi gördüğünü söyler. adam içindeki mantar bulutu ile cevap verir. you saw nothing in hiroshima.

demem o ki we saw nothing on this cruel planet, either.
devamını gör...

the underdog project grubuna ait olan, iki bin yılında çıkmış şarkı. ayrıca akran grubunda kızılötesi ile birbirine atılmış, bol bol zil sesi yapılmış şarkıdır.
devamını gör...

yapılan bazı çalışmalar neticesinde, alet kullanma becerisine sahip olduğu görülen sevimli hayvan.

ilk kez 1997'de şişe burunlu yunuslarla keşfedilmiş bu durum. görülmüş ki yunuslar, denizdeki süngerleri kopararak uzun gagalarına koruyucu birer eldiven gibi takıyor ve bu şekilde avlanarak gagalarını yaralanmalardan koruyor. yakın zamanda da yine aynı türün farklı bir becerisi görülmüş: dev deniz salyangozlarına ait boş kabukları alıp küçük balıkları bunların içerisine hapseden bu yunuslar, sonra kabukları suyun üzerine çıkararak sallıyormuş. böylece hapsolan balıkların ağızlarına düşmesini sağlayarak besleniyorlarmış.
devamını gör...

şimdi yatayım, sabah kalkar yine yatarım.

(bkz: ders çalışmamak için uydurulan bahaneler)
devamını gör...


türk edebiyatı'nın en sevdiğim şairlerinden biri olan karakoç, türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şairlerden biri olarak kabul edilir. kendisinin pek sevdiğim şiirlerinden biri olan "balkon" şiirine yaptığım tahlili, başta şiiri paylaşarak aşagıya bırakıyorum. bu vesileyle bana şiiri anlamlandıran, daha çok sevdiren tahlil olayının başkalarına da sevdirmesini temenni ediyorum.

-balkon-

çocuk düşerse ölür çünkü balkon
ölümün cesur körfezidir evlerde
yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların
anneler anneler elleri balkonların demirinde

içimde ve evlerde balkon
bir tabut kadar yer tutar
çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen
şezlongunuza uzanır ölü

gelecek zamanlarda
ölüleri balkonlara gömecekler
insan rahat etmeyecek
öldükten sonra da

bana sormayın böyle nereye
koşa koşa gidiyorum
alnından öpmeye gidiyorum
evleri balkonsuz yapan mimarların


başlıktan da anlaşılacağı üzere incelemiş olduğum şiirin konusu, balkon; teması, modern mimari anlayışın insan üzerindeki etkisidir.

şiiri, sezai karakoç’un şiir anlayışını tanıdığım için bütünden parçaya giderek şiirdeki anlamı ve duyguyu kısa bir tahlille ifade etmeye çalıştım.

şair, ‘’çocuk düşerse ölür.’’ cümlesiyle şiire başlıyor. burada, çocukların bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını anlatıyor. hemen devamında, ‘’çünkü balkon, ölümün cesur körfezidir evlerde’’ diyerek evi, çocuğu tehdit eden unsuru trajik bir gerekçeyle açıklıyor.
‘’yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların’’ cümlesiyle de dilinin varamadığı çocuğun ölümünü, -ölüm ifadesini hiç kullanmadan- ustalıkla anlatıyor.
hemen sonra, ‘’anneler, anneler elleri balkonların demirinde’’ cümlesiyle çocuğun ölümüyle şoka uğramış bir annenin kederini ifade ediyor.
şair, ikinci dörtlüğün hemen başında, ‘’içimde ve evlerde balkon, bir tabut kadar yer tutar.’’ cümleleriyle balkonun onun nezdinde bir tabuttan farksız olduğunu anlatmaya çalışıyor, hemen sonraki,
‘’çamaşırlarınızı asarsanız hazır kefen, şezlongunuza uzanın ölü.’’ cümleleriyle de çamaşırların kurumadan o balkonlarda hazır kefen anlamı taşıdığını ve balkona uzanıp dinlenmenin ise mezara girip ölmekten bir farkının olmadığını anlatmaya çalışıyor.
üçüncü dörtlükte şair, ‘’gelecek zamanlarda, ölüleri balkonlara gömecekler.’’ cümleleriyle karamsarlık
yaratan vurgularla, geleceğin dünyasında ölüleri balkonlara gömeceklerini ve hemen sonra gelen,
‘’insan rahat etmeyecek öldükten sonra da‘’ cümleleriyle de, insanın bu dünyada olduğu gibi öteki dünyada da rahat edemeyeceğini ifade ediyor.
son dörtlükte şair, ‘’bana sormayın böyle nereye, koşa koşa gidiyorum. alnından öpmeye gidiyorum, evleri balkonsuz yapan mimarları.’’ diyerek bütün bu olumsuzluğu yok etmenin evleri balkonsuz inşa etmekten geçtiğini, felaketin böyle biteceğini, bunu yapacak olan mimarların ise kutlanması gerektiğini ifade
ederek şiiri noktalıyor.
devamını gör...

(bkz: stefan zweig) tarafından yazılmış mükemmel kitap. öncelikle şunu söylemem lazım ki iş bankası kültür yayınları modern klasikler serisinden okudum. ilk düştüğüm şey ise kapak tasarımıydı. tabi ki zweig'in hemen hemen bütün kitaplarını okumuşumdur. en beğendiğim kitabı (bkz: vicdan zorbalığa karşı ya da castellio calvin'e)
olağanüstü bir gece'ye dönecek olursak, evet zwieg'ın uzun öykülerinden birisi. sayfa sayısı az ve muhteşem akıcı anlatımından mütevellit tek seferde okunabilecek ve herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. kitap kalabalıklar içindeki yalnızlığı, aslında her şeyi olan zengin bir adamın dışarıdan bakıldığında mutlu gibi görünen hayatının pek de öyle olmadığını anlaması üzerine kurulu. yani diyor ki zweig her şey para pul zenginlik, partiler, danslar, eğlence değil. yaşamanın başka anlamları da var. ve kahramanımız bu anlamı kendince tarif ettiği o olağanüstü gecede fark ediyor. yine yeniden bütün büyük eserlerde ve yazarlarda olduğu gibi bu kitapta da varoluşçuluğun izlerini görüyoruz. yine konformist yaşam ve otantik yaşam arasındaki farkı görüyoruz. ve çıkardığımız anlam şu: bize sunulan hayatı yaşamak zorunda değiliz, bize sunulan senaryoya mahkum değiliz. konfor alanımızdan çıkmamız lazım. kendi tercihlerimizi kendi özgür irademizle yapmamız ve sorumluluğunu da kendimiz almamız lazım. kahramanımız da o yaşadığı olağanüstü geceden sonra yani konformizden kurtulduktan sonra o zamana kadarki bastırılmış duygularını özgürleştiriyor adeta zincirlerini kırıyor ve daha mutlu daha anlamlı bir hayat yaşamaya başlıyor. okuduğumuzda özdeşlik kurabileceğimiz bir hikaye. biz de kendi bastırılmış duygularımızı özgürleştirmek istiyoruz bu özdeşleşme üzerine. zweig en sevdiğim yazarlardan biri ve olağanüstü gece en iyi uzun öykülerinden biri
devamını gör...

bir boşluk yakalayınca hemen şunların tozunu alayım dedim. kutuda da olsa kıyamıyorum. bu da böyle bir hobi ne yapalım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adolf hitler kavgam kitabı gibi değerlenecek kitaptır.

şimdi gülüp eğleniyorsunuz ama 40 yıl sonra bu kitap çok satacak. nesilden nesile aktarılacak.
bir diktatörün başyapıtı gibi bir şey olacak.
devamını gör...

müzik sevdalısı, incelikli ve bilgili yazar. sayesinde italyan müziğinden sese dair teknik ayrıntılara dek birçok şey okuyup öğrendim, var olsun. *
devamını gör...

i
ş
s
i
z
devamını gör...

sofraya geç gelen pudra şekeri gibidir... pardon tuz muydu.
devamını gör...

yeşilçam'ın gerçekten sultanı olan oyuncu. özellikle anadolu kadını rollerinin hakkını sonuna kadar vermiştir.
devamını gör...

çektiği videolarda ortaya bir sürü iddia attı ve sağlam bir şekilde delillendirmedi. bu yüzden herhangi bir iddiası yanlışlandığı zaman diğer söyledikleri de çöpe gidecek gibi duruyor. ilgi toplayıp pazarlıkta elini güçlendirmek adına böyle bir şey yapmış olabilir fakat pazarlık yaptığı kimselerden istediği gibi karşılık alamadı. artık iddialarını daha da büyültüp delillendirme vakti geldi. aksi halde ilgiyi kaybeder.
devamını gör...

senaryosu sırrı abe*'ye ait 2008 yapımı film.
fazla bilinmeyen ama benim çok sevdiğim bir filmdir, belki de o...' lara ve gerçekten o... çocukları olan insanlara ayrı bir ilgim olduğundan, bilmiyorum.


o... çocukları, yönetmenliğini murat saraçoğlu'nun yaptığı, başrollerinde altan erkekli, demet akbağ, özgü namal, ipek tuzcuoğlu, sarp apak ve sezin akbaşoğulları gibi oyuncuların oynadığı dramatik/psikolojik bir filmdir.
ilk gösterim tarihi: 16 mayıs 2008
yönetmeni: murat saraçoğlu
senaryo: sırrı süreyya önder


bu filmin bendeki apayrı bir izi de müziği, bu film olmasa benim gibi küçük bir azınlık tarafından bilinen bir şarkı kıraç sayesinde geniş kitlelere ulaştı, o da yaşamam artık.
ali seven imzalı bu şarkı senelerce bilinmedi, anca jargonu / anca yaşamak / olan küçük bir kısım tarafından dinlendi. acılı mı, evet. arabesk mi, evet. basit sayılabilecek bir düzlükte mi, evet.
ama bizdendi ve bu filme de çok yakıştı. kıraç sırf bunun için bile ayrı bir teşekkürü hak eder benim gözümde.

kıraç yorumu, filmdeki hali ;



ali seven yorumu, orijinal hali;

devamını gör...

düşük iq'lu arkadaşlarla uğraşmak istemeyen yazar önerisi. mesaj atıp sonra engel falan da atıyorlar. ben bu internete para veriyorum para, böyle tiplerle zaman harcamak istemiyorum.

yetkililere duyurulur.
devamını gör...

tanımları hoşuma giden güzel,eğlenceli bir yazar. ayrıca bana burayı gösterdiği için de kendisine teşekkürlerimi sunuyorum*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim