buz dansı, artistik buz pateni (figure skating) disiplinidir. bir kadın ve bir erkek sporcu ile yapılan buz dansı genelde ayak oyunlarına, dans tutuşlarına ve müzikle uyuma yoğunlaşır.
kural farklılıkları nedeniyle diğer artistik buz pateni disiplinlerinden ayrılan buz dansı, spordan ziyade bir sanat gösterisi gibidir.
yarışmaların en zevkli kategorilerinden biri olan buz dansı 1952 yılında dünya artistik patinaj şampiyonaları kapsamına alınmıştır.
paganini’nin caprice 24 eşliğinde 2009 yılında gelen avrupa şampiyonluğu.

devamını gör...

kimse kimseyi kandırmasın. çocuk sahibi olmak istemeyen insan yoktur. ben bir kadın olduğum için konuyu annelik üzerinden ele alacağım. anne olmayı tercih etmeyen, duruma göre tercih edemeyen kadın vardır. sebepleri ise başka başkadır. bazen kendiyle ilgili bazen kendinden bağımsız sebepler. tek tek yazılamayacak kadar çok ve çeşitliler. yine de birkaçı aşağıda.

karşısındaki adamla kurduğu ilişkinin yeterince sağlam olmadığını düşünüyor olabilir.
kendine güvenmiyor, iyi bir anne olabileceğine inanmıyor olabilir.
çocukla birlikte hayatına girecek sorumlulukları istemiyor olabilir.
bu dünyaya çocuk getirip ne yapacağım diye düşünen biri olabilir.
tehlikeli bir aile ortamında ya da çevrede bulunuyor olabilir.
kaybetme korkusu olan biri, bu duyguyu sağlıklı bir şekilde yönetemeyeceğini bilen biri olabilir.
maddi sorunları olan biri olabilir.
aile kurumuna inancı olmayan biri olabilir.
ruhsal ya da fiziksel rahatsızlıkları olan biri olabilir.
vazgeçmiş, bıkmış, mutsuz biri olabilir.
yaşamı, işi, vazgeçemediği ya da "sadece" vazgeçmek istemediği şartları, bir çocuk dünyaya getirmeye uygun olmayan biri olabilir.
ve daha başka birçok kişi olabilir...

çocuk sahibi olmak kendinden çok çocuğu düşünmek demek. mutsuz, sorunlu bir ebeveyn olacağına, ebeveyn olmamayı tercih etmenin denklemini kurabildin mi? doğurmadığın çocuğu düşünüyorsun. yep. günaydın.

anne olmak istenecek/istenmeyecek bir şey değil. doğal akışında anne olmayan her kadının bunu gerçekleştirmemeyi tercih etmesinin bir sebebi olur kısacası.

ne yapacaktı, sana mı soracaktı?
devamını gör...

hemen hemen her gün. içim, gözlerimle nöbetleşe devam ediyorlar sağolsunlar.
devamını gör...

eski bir yunan tarihçi. ne kadar eski? şu an yaşasa, yaşı 2112 olacak kadar eski. yani m.ö. 91 doğumlu. ne kadar iyi hesaplamışımdır bilemeyeceğim artık. o değil de bu adam, şimdi o dönemde bilebilir miydi, ölümünden 2000+ yıl sonra, birisinin ondan bahsedeceğini. ben de bu soruyu 2011 yılında düşünmüştüm sokakta yürürken. dedim ki, ulan acaba, öldüğümde kimse beni hatırlamasa bile, bir gün mesela 10.000 yıl sonra, biri çıkıp kemiklerimi bulup "aha da 10.000 yıllık insan" diyerekten müzede sergileyecek mi. ya da şimdi artık ne zaman yeni bir insan görsem, diyorum ki olm belki de bu insanın kemikleri 20.000 yıl sonra bir müzede sergilenecek. ya da 2000 yıl sonra kendisinden bahsedilecek. şimdi bu diodorus abinin de başına bu geldi yani. şu an birisi ondan bahsediyor normal adam zaten ünlü bir tarihçi, fakat şuanda kendisinden bahseden kişi yani ben, adama abi çekiyorum. garip.

neyse, diodorus bibliotheke historike denen kitabıyla ünlenmiştir. fakat, bana göre bu kitapla değil eski bir yunan olduğu için ünlendi. çünkü eski yunanlar, bir gün ünlenmeye mahkumdur. bu doğanın kanunudur. hele ki o kişi atinalıysa, demek ki kendisinden binlerce yıl bahsedilecektir. bi ankaralı olmak vardır (iskenderiyeli yunanlar) bir de istanbullu olmak vardır (atinalı yunanlar). iskenderiyeliler pek ünlü değiller fakat atinalılar 7'den 70'e filosoflar. filosof değillerse bile filosoflar. hani günümüzde profesör doktor olmayıp da profesör doktor olanlar var ya, işte bu atinalılar da öyle.

diodorus, bildiği herşeyi mısırdan öğrendiğini yazar. ne var ki, ben yine eski bir yunan tarihçi olan herodot'un da benzer ifadelerini biliyorum. herodot'u bilirsiniz zaten, fenerbahçede mesut özil ne ise, tarihte de herodot odur. bir sitede, 2-3 yıl önce sanırsam herodot'un "ben en zeki insanları mısır'da gördüm" dediğini söyleyen bir ifadeye denk gelmiştim. artık ne kadar doğrudur bilemeyeceğim. doğrusunu söylemek gerekirse, umrumda da değil. banane antik mısır'dan. gerçi benim için bugün en güzel ülke mısır. napsam, ben de mi tarihçi olsam acaba? ama şaka değil cidden öyle. çünkü hiç gündemde mısır'ı görmedim ben. adamların muhteşem tarihi var, ama kendi hallerindeler. arda turan gibiler, salmışlar hayatı. şimdi konumuzla alakası yok ama, babam, anneme balayı için mısır'a gidelim demişti. annem kabul etmeyince babam boşanmak istemişti. ki babam da tarihçi. şaka tarihçi falan değil. ama mısır'a gitmek istediğine göre, olabilir evet.

diodorus, birçok yer gezmiş ve başına gelmeyen kalmamıştır. size doğrusunu söyleyeyim, diodorus hakkında türk kaynaklarda çok az bilgi bulabilirsiniz fakat, yazdığı şeyler arasında ilginç bilgiler var. ve size 2 tane çok güzel bilgi vereyim, kabe'den ve stonehenge'den ilk kez diodorus bahsetmiştir. diodorus, tüm arapların saygı duyduğu çok kutsal olan bir tapınağın kuruluşundan bahseder. bazı tarihçiler (ki aralarında önemliler de var) çıkıp der ki, bu bahsedilen yer kabe'dir. tabii nasıl bu sonuca ulaşmışlar bilmiyorum. arapların saygı duyduğu bir tapınak kabe olmak zorunda mı. bundan ilave, herodot, kabe'den bahsetmediği için bazı çevreler, diodorus, kabe'den bahseden ilk kişi, herodot kabe'den bahsetmez, demek ki kabe m.ö. 90-larda yapıldı bile demişlerdir. sanırsın herodot, her yıl kabe'yi ziyaret eden bir hacı.

stonehenge olayına gelelim. stonehenge'yi bilen vardır, tarih öncesinde yapılmış bir anıt. dikili taşlar. tarih öncesi ne demek, yani yazının bulunmasından önceki dönem (m.ö. 3.000'den önce). işte bu stonehnege de o dönemlerde yapılmış. ve bu anıttan bu dikili taşlardan da ilk diodorus söz etmiştir. ilk önce stonehenge bazı teorilere göre evrenin merkezi bazı teorilere göreyse uzaylıların yapmış olduğu bir yerdir. fakat evrenin merkezi ne yani? evrenin merkezi dikili taşlar mı diye de düşünüyor insan. veya evrenin merkezi dünya gezegeninde mi olma zorunda? bundan ilave uzaylılar yani hep böyle iddialar var, işte bunu uzaylılar yaptı şunu uzaylılar yaptı. ya bakın abiler-ablalar, uzaylılar dünya gezegenine gelebilecek kadar, yani dünyaya gelmelerine yardım edecek araçları bulunabilecek kadar, dünyada bir yaşamın var olduğunu keşfetmiş olabilecek kadar gelişmişlerse, neden dünyaya gelip, taşları alıp bir anıt yapsınlar? veya diyorlar ki bunlar piramitleri yaptı. neden? gelip burda birbirlerine, abi bak taş var gel anıt yapak falan mı dediler. bakın, biz insanlar da uzaylıyız. yani biz başka bir gezegende yaşam bulsak o gezegende farklı canlılar yaşasa, biz o gezegene gitsek onlar bize aa uzaylı diyecekler. madem diğer gezegenlerde yaşam var, onların bizler gibi "acaba uzaylılar var mı? acaba bizi ziyarete gelecekler mi?" gibi düşünmediklerini nerden biliyoruz yani. o yüzden bu iddialar komik. 2 dikili taş görüp aha da gizem aha da korkunç diyerek anında farklı-farklı şeyler düşünmek, teoriler üretmek de komik. bir şeyin sebebini açıklayamıyorsak, tarihini bilmiyorsak, kesin uzaylılar yapmıştır demek de komik. ki bunu bilim adamları da yapıyor. araştırmacılar, uzmanlar da yapıyor. belki de bir uzaylının deneyiyizdir diyen kaç tane araştırmacı, uzman var yani. elon musk bile piramitleri uzaylılara bağladıysa, yani halkı suçlayamayız.

diodorus, tarih öncesinde yapılmış olan bu anıtın, güneş tanrısı apollon için yapıldığını kaydeder. daha sonraları başkaları, sezar için ve bazı diğerleri de augustus için yapıldığını söyler. stonehenge'yi gizemli yapan bir detay da, antik insanlar şu koskocaman taşları nasıl taşımışlar. bu bilinmiyor fakat bazı görüşler ortaya atılmış durumda. şunu da söylemem lazım ki, stonehenge 70 yıl öncesinde bile tekrar-tekrar inşa edilmiş ve hatta tarihin birçok döneminde birçok kez değiştirilmiştir. yani orjinal stonehenge değiştirilmiştir. stonehenge'yi yapan toplum, medeniyet kimlerdi? bu insanlar hakkında hiçbir yazılı kaynak bulunmadığı için bilinmiyor.

ve ilginç bir bilgi daha; diodorus, bir gün mısır'a gezintiye çıkar. orda, bir romalı, yanlışlıkla bir kediyi öldürür. yanlışlıkla kediyi öldürmek nasıl oluyor derseniz, ben de zamanında, öğrencilik dönemimde kalemi gözüme soktum yanlışlıkla. işte bu nasıl olduysa, o da öyle olmuştur. bunu gören mısır halkı, romalı idam edilsin demişlerdir. çünkü, kediler, antik mısır'da kutsal sayılırlardı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne kadar seri beğeni yapsam da beğendiğim her tanımı okuyorum. o yüzden ben beğenince okumamıştır kesin diye düşünmeyin pek sevgili yazarlar.
devamını gör...

samimi değilseniz konuşacaklarınız iki kelimeyi geçmez.medeni durum,çocuk hatır sorulur sadece.eski sohbetler mazide kalmıştır.
devamını gör...

maneviyat dersinde hocam şöyle bir şey demişti : "maneviyat içinde iyimserliği de barındırır. insan için en elzem şeylerden biri de iyilik görmektir."
gerçekten de öyle. birilerinin hayatına damla kadar da olsa dokununca içim ilkbahara döner. gülüşümü yansıttığım yüzlerin gülüşünü görmek çekilen çoğu çileye bedeldir. bu yüzden çok" merhaba "geçti hayatımdan, bundan sonra da geçecek gibi..
devamını gör...

henüz denk gelmediğim hareket. aksine söz konusu olan bir "sözlüğe karı kız için geldim" iticiliği var bence ortada.

etiketler her zaman hazır. sadece üzerine yapıştırılacak insanları bekliyorlar:

- "karı kız için gelmedim" mi dedin? şovmensin, geç!
- uzun tanım mı yazdın? kasıntısın, ilerle!
- profil fotosu koydun ama ilgi çekmeye çalışmadığını mı söylüyorsun? yalancısın, bekleme yapma!
- laf sokana cevap mı verdin, lafı yiyip oturmadın mı? hazımsızsın, eleştiri kaldıramıyorsun, ikile!

vesaire vesaire...

sana şovmenlik gibi gelen şey birinin hayat felsefesi olabilir. sana yalan gibi gelen şey başkasının normalidir. senin hoşlanmadığına ben bayılıyordumdur. kafanızda çizdiğiniz sınırlara uymak zorunda mı yahu herkes!
devamını gör...

"migros değildi ama bir aydınlar bakkaliyesi de değildi. ne bir şehirliydi ne de tam köylü. arada kalmış acı çeken insanların mekanıdır bim." vb. tespitlerin sahibidir. doğum günün kutlu olsun umut sarıkaya.
1980, sivas doğumlu karikatürist. bunların yanı sıra yazar ve gemi inşaat mühendisidir.
kendine has taklit edilemeyecek bir mizah anlayışına sahiptir umut. bir yandan gülümsetirken bir yandan valla aynısı diyeceğiniz on ikiden vurduğu tespitleri mevcuttur. hemen hemen herşeyle ilgili bir karikatürü vardır.
kariyerine leman' ın amatör çizerler köşesinde başladı. 2002 yılında yapmakta olduğu mühendisliği bırakıp çizerliğe kemik dergisinde devam etti. ardından penguen' de işimdeyim gücümdeyim isimli karikatür köşesinde çizdi. aynı zamanda 'benim de söyleyeceklerim var' başlıklı yazılarıyla ismini duyurdu.
2007 yılında penguen' den ayrılarak uykusuz dergisinin kurucularından biri oldu. 2014-2015 yılları arası uykusuz' dan ayrılarak çizerliğe ara verdi. 2015 te tek başına 3 aylık yayınlanan naber dergisini çıkardı. bir süre çıkarmaya devam etti dergiyi. bir dönem dört gözle beklendi dergi, halen de bekliyoruz.
benim de söyleyeceklerim var başlıklı yazıları ve işimdeyim gücümdeyim karikatür köşesinin karikatürleri derlenerek 3 er set halinde bastırılmıştır. 10 adet te naber serisi çıkmıştır. şu an piyasada kara borsada ızcık yüksek bir maliyetle sahip olabilirsiniz. çünkü hepsi uzun zaman önce tükendi, yeni basımları da çıkmadı. bekliyoruz...
devamını gör...

türk insanının değerini yabancıların gözünden bakarak ölçen garip bir açıklama. e ben yabancı görmezsem, turistle temasım yoksa aşılanmasam da olur mu yani? benim canımın değerini turist mi belirleyecek? bu ne saçma sapan bir laf yav.
devamını gör...

gomercan ile türkü saati'nden sonra hala alkole düşmeyen kalmasın diye olsa gerek kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına ile açılış yapan radyo yayını.
devamını gör...

theodore kaczynski'nin üniversitedeki profesörlük görevinden istifa etmesiyle - bir ormanda küçük bir kulübede yaşayarak bomba üretmesi ve ürettiği bu bombalarla bir dizi saldırı düzenlemesi arasındaki benliğinde kullandığı lakap.

kardeşi tarafından ihbar edilene kadar işin içine fbi ve uluslararası güvenlik örgütleri dahi girmiş olsa da yakalanamamıştı. dolayısıyla da unabomber'ın theodore olduğu da bilinmemekteydi. lakabın açılımı ise "university and airline bomber"dır.

kurbanları arasında bilgisayar firması sahipleri, havayolları gibi dönem uygarlığının teknolojik ayakları bulunmaktadır.

ayrıca (bkz: unabomber manifesto)
devamını gör...

rüşvetin her yerde olduğunun göstergesi.


samsung’un varisi ve genel müdür yardımcısı lee jae-yong’un yolsuzluk iddiaları nedeniyle uzun süredir devam etmekte olan yargılanma sürecinde karar verildi. 52 yaşındaki lee, eski başkan park geun-hye’nin bir arkadaşına rüşvet vermekten suçlu bulunmuş ve 2017’de beş yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

suçu kabul etmedi ve temyiz üzerine ertelendi. bir yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılan lee jae-yong’un yeniden görülen davasında 30 ay hapis cezası verildi. böylece yeniden cezaevinin yolları gözüktü.

buradan
devamını gör...

korkarak.
devamını gör...

arada kalanlar, alçalanlar, yükselenler, şeytanlar ve türevleri... filmin çok farklı bir atmosferi var.
konu olarak özel bir görü yeteneğine sahip birinin yaşadığı mücadeleyi anlatan fantastik bir filmdir.
devamını gör...

çok çabuk sinirlenen bir abimizdir.

ekrem abiye olan saygısı ile ve ani gelişen şeyler karşısında dindar bir adam oluvermesi en büyük özelliğidir.

her şeyi başına açan tayfundur, o ne güzel umreye gidecektir.

ekrem abisine pamuk tıkattırmaz, gerekirse bo***u yer.
devamını gör...

milli değerimiz ajdar'ın özgün bir yapımı;
şurup gibiyim şurup
turp gibiyim turp turp
ben ateş sen barut hmmmm
öptüm seni şap şup (haşaaap haşuuuup)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçek ismi "niyazi birinci" olan yazar.
devamını gör...

iyi o zaman hepimiz fiziksel olarak hastayız. zira hepimiz birileri için çok güzelken birileri için çok çirkiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim