abitur
alman ortaöğretim bitirme diplomasıdır.türkiye'de az sayıda lisede de yapılan ve birden fazla aşamadan oluşan bir sınav ile alınır.almanca konusunda ileri düzeyde eğitim veren liselerdeki son sınıf öğrencileri için yoğun stres sebebidir.
diploması ise sadece almanya'da değil, birçok avrupa ülkesi ve abd'de denkliğe ve geçerliliğe sahiptir.
puanlaması biraz farklıdır.1 den 6 ya dek puan olup en yüksek puan 1 olmakta,4 ve daha fazla puan alanlar diploma hakkı elde edememektedirler.
bu sınav türkiye'de sadece alman lisesi ve istanbul erkek lisesi tarafından yapılır.
diploması ise sadece almanya'da değil, birçok avrupa ülkesi ve abd'de denkliğe ve geçerliliğe sahiptir.
puanlaması biraz farklıdır.1 den 6 ya dek puan olup en yüksek puan 1 olmakta,4 ve daha fazla puan alanlar diploma hakkı elde edememektedirler.
bu sınav türkiye'de sadece alman lisesi ve istanbul erkek lisesi tarafından yapılır.
devamını gör...
şarkı olmuş şiirler
nazım hikmet'in "karlı kayın ormanında" şiiri. zülfü livaneli tarafından seslendirilmiştir.
buyrunuz
buyrunuz
devamını gör...
fas
hoş bir akdeniz ülkesidir.
"tutun kolumdan beni fas'a götürün."
"tutun kolumdan beni fas'a götürün."
devamını gör...
batıya gitme hayali kurup suriyeli istemeyen tip
batıya gitmek isteyen oranın özgürlüğü ve rahatlığı için gitmek istiyordur yani oraya uyum sağlamak için. bize gelenlerin insanların huzurunu bozmaktan başka bi şey yaptıklarını görmedim daha.
devamını gör...
bekaret
20 yaşından sonra erkekler arasında pek umursanmayan "şey." şey çünkü o kadar anlamsız. benim çevremde böyle oldu en azından. 20 yaşımdan sonra hiçbir arkadaşımın bekaret ile ilgili bir takıntısı yoktu. ya da bu kafada insanları seçtim arkadaş olarak belki ondandır.
fakat ciddi anlamda 20-25 yaşından sonra hala bu boş şeyleri konuşan insan varsa çevrenizde uzaklaşın. bomboş biridir o.
fakat ciddi anlamda 20-25 yaşından sonra hala bu boş şeyleri konuşan insan varsa çevrenizde uzaklaşın. bomboş biridir o.
devamını gör...
ateistlerin sevilmemesi
neden olduğuna dair bir fikrim yok gercekten.
yani inanmıyor ama iyi bir karakter ise neden sevilmesin? var mesela ateist arkadaşlarım ama kimseye zararı yok hatta iyi bir bilgi ile gidersen iman bile edecek kadarda açık.
yani inanmıyor ama iyi bir karakter ise neden sevilmesin? var mesela ateist arkadaşlarım ama kimseye zararı yok hatta iyi bir bilgi ile gidersen iman bile edecek kadarda açık.
devamını gör...
kitap önerileri
zülfü livaneli=huzursuzluk
zülfü livaneli=serenad
khaled hosseini=uçurtma avcısı
khaled hosseini=bin muhteşem güneş
reşat nuri güntekin=çalıkuşu
sabahattin ali=kürk mantolu madonna
john verdon=aklından bir sayı tut
john verdon=gözlerini sımsıkı kapat
adam fawer=olasılıksız
adam fawer=empati.
zülfü livaneli=serenad
khaled hosseini=uçurtma avcısı
khaled hosseini=bin muhteşem güneş
reşat nuri güntekin=çalıkuşu
sabahattin ali=kürk mantolu madonna
john verdon=aklından bir sayı tut
john verdon=gözlerini sımsıkı kapat
adam fawer=olasılıksız
adam fawer=empati.
devamını gör...
türkiye'deki en güvenli ulaşım aracı
tabanvay.
devamını gör...
duygular ve biz
"süreksiz bir süreklilik gibidir duygular. yaşarken sonsuzluk hissi verip
birdenbire, ne olduğunun farkına bile varmadan bitiverirler."
çok mutlu olduğunuz bir ânı düşünün. ilk saniyeler sanki bir boşluktaymışsınız hissi sanki bir sonsuzluk hissi sonra bir bakarsanız her şey bitmiş. sonra aklınızdan; zaman ne çabuk geçmiş? gibi sorular dolaşır durur.
mutsuz ve kötü bir an yaşadığınızı düşünün. mesela topluluk önünde konuşma gibi bir fobiniz olsun ve bir anda bu durumla karşı karşıya
kaldınız diyelim. o an yine hiç bitmeyecekmiş hissi gelir sanki o zamanda tıkılıp kalmışsınız hissi. ne olur bitsin, sona ersin diye söylenir durursunuz ama bir yandan da hiç bitmeyecek hissi gelir ve endişeye kapılırsınız. zaman geçer sonra bir bakarsınız o da bitmiş.
az önce neler yaşandı diye düşünür durursunuz. içinde bulunduğunuz durumda yaşadığınız, hiç bitmeyecek hissi geçip gitmiştir. bu hissin yaşanmasında durumun olumlu ya da olumsuz olması fark etmez muhakkak ki yaşanır. peki bunun farkına varmak bize ne sağlar?
gelip geçiciliğin farkında olduğumuzda, olumsuz bir durumda kendimizi emin olun büyük bir stresin içine sürüklemeyiz. geçecek sonuçta niye kendini bir endişeye düşüresin ki?
olumlu bir durumda bunun farkında olmak o an da yaşadığın mutluluğa daha fazla değer katar. geçecek sonuçta keyfini çıkarmalısın ve geçeceğini bildiğin için o mutluluk sona erdiğinde kendini şaşkın bir halde bulmazsın. çünkü bunun farkındasındır. ama ben olumlu bir durumda bunun farkında olmamayı tercih ediyorum o an da kaybolup gitmek daha güzel.
birdenbire, ne olduğunun farkına bile varmadan bitiverirler."
çok mutlu olduğunuz bir ânı düşünün. ilk saniyeler sanki bir boşluktaymışsınız hissi sanki bir sonsuzluk hissi sonra bir bakarsanız her şey bitmiş. sonra aklınızdan; zaman ne çabuk geçmiş? gibi sorular dolaşır durur.
mutsuz ve kötü bir an yaşadığınızı düşünün. mesela topluluk önünde konuşma gibi bir fobiniz olsun ve bir anda bu durumla karşı karşıya
kaldınız diyelim. o an yine hiç bitmeyecekmiş hissi gelir sanki o zamanda tıkılıp kalmışsınız hissi. ne olur bitsin, sona ersin diye söylenir durursunuz ama bir yandan da hiç bitmeyecek hissi gelir ve endişeye kapılırsınız. zaman geçer sonra bir bakarsınız o da bitmiş.
az önce neler yaşandı diye düşünür durursunuz. içinde bulunduğunuz durumda yaşadığınız, hiç bitmeyecek hissi geçip gitmiştir. bu hissin yaşanmasında durumun olumlu ya da olumsuz olması fark etmez muhakkak ki yaşanır. peki bunun farkına varmak bize ne sağlar?
gelip geçiciliğin farkında olduğumuzda, olumsuz bir durumda kendimizi emin olun büyük bir stresin içine sürüklemeyiz. geçecek sonuçta niye kendini bir endişeye düşüresin ki?
olumlu bir durumda bunun farkında olmak o an da yaşadığın mutluluğa daha fazla değer katar. geçecek sonuçta keyfini çıkarmalısın ve geçeceğini bildiğin için o mutluluk sona erdiğinde kendini şaşkın bir halde bulmazsın. çünkü bunun farkındasındır. ama ben olumlu bir durumda bunun farkında olmamayı tercih ediyorum o an da kaybolup gitmek daha güzel.
devamını gör...
büyük saray mozaikleri müzesi
istanbul'da, sultanahmet camii külliyesi'nde yer alan, bugün arasta çarşısı'nın içinde bulunan mozaik müzesi.
i. konstantin istanbul'u kurup başkent ilan ettikten sonra, burada ayasofya ve hipodrom'dan sahil çizgisine kadar uzanan yapılar bütünüyle büyük saray'ı inşa etti. 1935'te başlayan kazılarla, büyük saray'ın güneyindeki sütunlu avluda ortaya çıkarılan ve m.s. 450-550 yıllarına tarihlenen mozaikler bu müzede sergileniyor.

müze iki kattan oluşuyor. fotoğrafta da görülebileceği üzere mozaiklerin büyük parçaları yerde, diğerleri ise duvarda sergileniyor. üst kattan aşağı bakıldığında mozaikleri çok iyi görebildiğimiz için güzel olmuş. sadece koridorlar çok dar, ayrıntılı inceleyebilmek için koridorların daha geniş olması lazım gibi.
mozaikler 90 farklı tema içeriyor, 150 insan ve hayvan figürü bulunuyor. av sahneleri, mitler, savaşan hayvanlar ve günlük hayattan sahneler görüyoruz. mozaiklerin hiç birinde dinsel konulardan bahsedilmiyor.
aslanla fil mücadelesi (solda), geyik ile yılanın mücadelesi (sağda)
mozaiklerde görebileceğimiz figürlerin, temaların neleri anlattığı ayrıntılı bir şekilde bilgi etiketlerinde anlatılmış. örneğin sağdaki mozaikte geyik ve yılanın savaştığını görüyoruz: erkek geyik yılanın en ezeli rakibiymiş çünkü nefesiyle yılanı deliğinden çıkarabilir ve zehrinden de etkilenmezmiş.
kadın başı (solda), ayva ağacı ve kenger yaprağı içinde sakallı baş mozaiğinden detay (sağda)
müze titiz bir restorasyon sürecinden sonra 1997'de son halini almış. fotoğraflarda da görebileceğimiz üzere mozaiklerin zamanla yok olmuş kısımlarına müdahale edilmemiş, olduğu gibi bırakılmış ve renkleri de hala capcanlı.
müzeye girdiğimde istanbul'un ortasında olmasına rağmen içeride kimse yoktu. doğu roma'ya kısa bir yolculuk yapmanızı sağlayacak çok değerli eserlerin bulunduğu, kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir müze.
kaynak: müzedeki bilgi etiketleri ama bir de site bırakayım.
görsel kaynak: ben.
i. konstantin istanbul'u kurup başkent ilan ettikten sonra, burada ayasofya ve hipodrom'dan sahil çizgisine kadar uzanan yapılar bütünüyle büyük saray'ı inşa etti. 1935'te başlayan kazılarla, büyük saray'ın güneyindeki sütunlu avluda ortaya çıkarılan ve m.s. 450-550 yıllarına tarihlenen mozaikler bu müzede sergileniyor.

müze iki kattan oluşuyor. fotoğrafta da görülebileceği üzere mozaiklerin büyük parçaları yerde, diğerleri ise duvarda sergileniyor. üst kattan aşağı bakıldığında mozaikleri çok iyi görebildiğimiz için güzel olmuş. sadece koridorlar çok dar, ayrıntılı inceleyebilmek için koridorların daha geniş olması lazım gibi.
mozaikler 90 farklı tema içeriyor, 150 insan ve hayvan figürü bulunuyor. av sahneleri, mitler, savaşan hayvanlar ve günlük hayattan sahneler görüyoruz. mozaiklerin hiç birinde dinsel konulardan bahsedilmiyor.
aslanla fil mücadelesi (solda), geyik ile yılanın mücadelesi (sağda)mozaiklerde görebileceğimiz figürlerin, temaların neleri anlattığı ayrıntılı bir şekilde bilgi etiketlerinde anlatılmış. örneğin sağdaki mozaikte geyik ve yılanın savaştığını görüyoruz: erkek geyik yılanın en ezeli rakibiymiş çünkü nefesiyle yılanı deliğinden çıkarabilir ve zehrinden de etkilenmezmiş.
kadın başı (solda), ayva ağacı ve kenger yaprağı içinde sakallı baş mozaiğinden detay (sağda)müze titiz bir restorasyon sürecinden sonra 1997'de son halini almış. fotoğraflarda da görebileceğimiz üzere mozaiklerin zamanla yok olmuş kısımlarına müdahale edilmemiş, olduğu gibi bırakılmış ve renkleri de hala capcanlı.
müzeye girdiğimde istanbul'un ortasında olmasına rağmen içeride kimse yoktu. doğu roma'ya kısa bir yolculuk yapmanızı sağlayacak çok değerli eserlerin bulunduğu, kesinlikle ziyaret edilmesi gereken bir müze.
kaynak: müzedeki bilgi etiketleri ama bir de site bırakayım.
görsel kaynak: ben.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük! umarım hepinizin günü güzel ve musmutlu geçer.
devamını gör...
fenerbahçe'nin şike takımı olması
3 temmuz’da başlayan şike kumpasının bir feto komplosu olduğu ayyuka çıktığı için olmayan önermedir. fenerbahçe’nin sicilinin temizliği beraatlerle ve düşen davalarla ispatlanmıştır. bu saatten sonra böyle iddialarda bulunmak art niyetlilikten başka bir şey değildir.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
akşam için yemek alacağım parayı kitaba verip aç aç onu okumuşluğum olduğundan benim de içinde olduğum hastalık türü.
devamını gör...
türk kızı
avrupa'da başka türkiye'de başka davranan kızlardır. avrupa'da ki erkeklere kral muamelesi yaparken türkiye'de ise kendilerini prenses zannederler ve türk erkeklerinin burunlarından getirirler. o yüzden türk erkekleri tarafından çok sevilmezler.
devamını gör...
canını acıtan en kötü şey
sevdiğiniz birini son görüşünüzün o an olduğunu bilmeden onu görmeniz ve akabinde gelen, yıllarca peşinizi bırakmayan keşkeler...
devamını gör...
napster
aslında eskiden oldukça efsane olan ve günümüzdeki pek çok internet platformunun* öncüsü olan bu platform ile ilgili başlığı açmaya karar vermemdeki en önemli sebeplerden birisi çalıntı tanım girmek başlığındaki #857515 no'lu tanımdır çünkü az önce bahsetmiş olduğum gibi bu tanımda sözü edilen pek çok platformun öncüsü olmuştur.
peki napster'ı bu kadar sansasyonel yapan şey neydi? metallica'nın kendilerine 2000 yılında açmış olduğu davadır. metallica'nın bu platforma dava açmasının sebebi ise 300.000 civarı kullanıcının metallica'nın şarkılarını bu platform üzerinden indirmesi ve paylaşması idi. davayı kazanan metallica oldu ama bu şarkı veya dijital içeriklerin internet üzerinden paylaşılmasını hiçbir zaman engelleyemedi. aynı zamanda bu dava metallica'nın imajına ciddi zarar vermiştir.
günümüzde selçuksports, netflix, sci-hub gibi platformları kullanabiliyorsak çoğu şeyi napster'e borçluyuz.* napster, yıllardır süregelen telif hakları savaşının da bir öncüsü olmuştur. napster aslında sorunun kapitalistlerin, ağababaların ve tiranların kar hırsı olduğunu gösteren ilk vakadır. bu yazıdan da görebileceğiniz üzere makul bir yol bulunduğunda #857515 no'lu tanımda bahsedilmiş olan hırsızlıkların (!) önüne geçilebileceği oldukça açık bir şekilde bellidir. yani bu konu kesinlikle çalıntı tanım girmek ile bir tutulmamalıdır.
sonuç olarak, pek çok kişi gözardı etse de napster günümüzü şekillendiren en önemli şeylerden birisidir.
peki napster'ı bu kadar sansasyonel yapan şey neydi? metallica'nın kendilerine 2000 yılında açmış olduğu davadır. metallica'nın bu platforma dava açmasının sebebi ise 300.000 civarı kullanıcının metallica'nın şarkılarını bu platform üzerinden indirmesi ve paylaşması idi. davayı kazanan metallica oldu ama bu şarkı veya dijital içeriklerin internet üzerinden paylaşılmasını hiçbir zaman engelleyemedi. aynı zamanda bu dava metallica'nın imajına ciddi zarar vermiştir.
günümüzde selçuksports, netflix, sci-hub gibi platformları kullanabiliyorsak çoğu şeyi napster'e borçluyuz.* napster, yıllardır süregelen telif hakları savaşının da bir öncüsü olmuştur. napster aslında sorunun kapitalistlerin, ağababaların ve tiranların kar hırsı olduğunu gösteren ilk vakadır. bu yazıdan da görebileceğiniz üzere makul bir yol bulunduğunda #857515 no'lu tanımda bahsedilmiş olan hırsızlıkların (!) önüne geçilebileceği oldukça açık bir şekilde bellidir. yani bu konu kesinlikle çalıntı tanım girmek ile bir tutulmamalıdır.
sonuç olarak, pek çok kişi gözardı etse de napster günümüzü şekillendiren en önemli şeylerden birisidir.
devamını gör...
nefes
“dağın uykusuna, kuşun gözüne,
sabahın sesine, taşıdım seni.
kerem’in yaralı, ince dizine,
ırmağın yasına taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.
elma kabuğunda, nar tanesinde,
gizlenen mermere taşıdım seni.
gecenin ördüğü, gün kafesinde,
dolaşan kedere taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.
arının yazına, kışın otuna,
yaprağın güzüne taşıdım seni.
yürekten yüreğe mekik dokuyan,
sevginin göçüne taşıdım seni.
canın içinden, canımı duyan,
canımın içine taşıdım seni.”
bir ülkü tamer şiiri.
devamını gör...
asansör sessizliği
vakti zamanında hiç tanımadığım ve sırf susuyorum diye dayak yediğim için başkası ile asansöre bindiğimde yüreğim bin beş yüz atıyor.
durumu olan okuyabilir #647791.
durumu olan okuyabilir #647791.
devamını gör...
sifon kullanmayan insan modeli
unutmak dışında kasten kullanmayan var ise insan dışı bir model kıvamındadır veyahut ciddi psikolojik sorunları mevcuttur.
devamını gör...
