"çirkinlik güzellikten bir bakıma üstündür, çünkü * kalıcıdır."

(bkz: serge gainsbourg)
devamını gör...

kutlu olsun
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

umut , senin ve benim cayır cayır yanmamdır. göz göre göre, ulu orta ve çığlık çığlığa. çıt çıkarmadan, sessizce savaşmak.
devamını gör...

bazen annemin beni hatırlamıyor olma ihtimali çok üzüyor beni. ama orada mutludur diye buna da dayanabiliyor insan.
devamını gör...

bilerek yapıyorsa iletişimin kesilmesi gereken insan modelidir.
devamını gör...

eyluling ile youtube röportajı'nda da goruldugu uzere; speedy gonzales ile sidik yarisina girmek.

sacmalamaktan ziyade halihazirda hızlı konuşan insanim; agzim beynime yetisemiyor, ustune heyecanlandigim zamanlarda youtube hizim x3234 oluveriyor.
ben bir sekilde derdimi anlatiyorum da karsi taraf anlayabiliyor mu emin degilim.

-aziz yildirim edasiyla- beni heyecanlandirmayin*.
devamını gör...

"tam yavşak ya" vurgusuna göre değişir iltifat mı hakaret mi olduğu.
devamını gör...

(bkz: tıp)
devamını gör...

yok olmak
devamını gör...

"unuttum adlarını neydi? hüseyin mi yusuf muydu yoksa deniz miydi canım? örgütlemişler baharı." selam olsun!
tanım: geleceği astıkları bir gün.
devamını gör...

kalbimi kıranlar.
devamını gör...

bilim kurgu sinemasının mihenk taşlarından birisi olan 1927 yapımı ''fritz lang'' filmi.

metropolis insanlığın derin ve kesin çizgilerle birbirinden ayrılışını ele alırken, aslında önemli bir kehanette bulunuyor;

yeraltında zor şartlar altında makinelerle birlikte yaşayan ve sömürülen bir sınıf gün yüzü dahi göremezken, yukarıda mavilikleri sahiplenmiş, keyfinden ödün vermeyen, şatafat içerisinde yaşayan bir güruh...

çok tanıdık değil mi ? işin önemli kısmı da burası zaten. 1927 yılında günümüz dünyasının fotoğrafını çekebilmek her babayiğidin harcı değil. elbette burada filmin senaristi ''thea von harbou''nun hakkını vermek lazım. filmin yapım tarihini düşününce muazzam bir iş çıkardığını söylemek abartılı olmaz herhalde.

tabi burada enteresan bir tezatta var. o kısmı da aktarmadan olmaz. ''bilim kurgu edebiyat''ın alameti farikalarından biri sayılan, ''zaman makinesi'' kitabının yazarı h.g wells filmi neredeyse yerin dibine sokuyor. ve toplumun gittiği yönün kötücül bir aptallıkla aktarıldığını söylüyor.

işin insanı şaşırtan kısmı da burası. kurgu edebiyatın hayal gücünü temel aldığını, gelecekteki olasılıkları buna bağlı olarak şekillendirdiğini ve bu durumu sıçrama tahtası olarak kullandığını düşünürsek, wells ne yazık ki aslını inkar eden haramzade konumuna düşüyor. zira geldiğimiz noktada haklı çıkan harbau olmuş gibi.

metropolis ayrıca bilim kurgu sinemasında kendisinden sonra gelen ardıllarını da inanılmaz derece de etkilemiştir. misal ''star wars'' serisinin sevimli protokol robotu c-3po'ün atası, sahte maria robotu'dur. ha keza superman'deki metropolis vurgusu da filme göndermedir.

ez cümle; bir çıkış noktası olması, sonraki dönemi etkilemesi ve kehanetini hemen hemen tutturması açısından ''metropolis'' izlenmesi gereken bir filmdir. nereden nereye...

tabi filmin yapım yılına takılıp, aman bu ne yahu diyerek, es geçmeniz de mümkün. e siz kaybedersiniz, benden söylemesi.

ha birde size kötü bir haberim var. film hitler'in de en sevdiği filmmiş. bu da bir başka kara mizah örneği olsa gerek.

herkese iyi seyirler, izlemiş olanlara da selam olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

meja > 90'larda onlarca kupon biriktirilip alınan alfabetik bilim ansiklopedisi. change my mind
devamını gör...

nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsunuz hayret ediyorum. anneniz kadar normal bir kadındır. kendimi tanımlıyorum resmen bu başlığa. sizin tabirinizle "adam" gibi bir erkek bulamamakla hiçbir alakası yok bunun. ya da 35 yaşıma gelince isterim zaten diye de düşünmüyorum. belki öyle "adam" gibi bir erkek aramıyorumdur. belki hemcinsimden hoşlanıyorumdur (ki bu anne olmaya engel değildir.)belki de erkek arkadaşım olmasına rağmen kendim istemiyorumdur. illa altında bir sebep aramaya gerek yok. bu bir tercihtir ve istemek kadar istememek de normaldir. her kadın anne olmak istemez yani anlayacağınız.
devamını gör...

bir laf vardı: güçlü olucaz diye diye hamal hasan olduk diye. *
benim durumum tam olarak bu. bu benim tercihim elbette. böyle olmaya da devam edicem ama bakıyorum da değeri olmuyor böyle insanların. bak prenseslere, hayat onlara güzel.
devamını gör...

şıllık tatlısı(bkz: urfa)
devamını gör...

kenan doğulu'nun "belki de şarjın bitti" diyerek iyimserlik seviyesini gösterdiği, dokuz yıl önce (2012) festival albümüne eklediği şarkısıdır.
ayrıca şöyle eskilerden bir şey açayım denildiğinde akla gelinen ilk şarkılardan olması gerektiğini düşünüyorum.

devamını gör...

henri bergson tarafında ortaya atılmış, karl popper tarafından geliştirilmiş teori. açık toplum devletin bireylerin düşüncelerine baskı yapmadığı ve tek doğru belirlemediği bir toplum anlayışıdır. bu teori karl popper'in ortaya konan bilginin zaman içinde yenilendiği ve bunun değişmesi gerektiği fikri ile örtüşür. çünkü eğer bugünkü doğrularımız zaman içinde değişirse hali ile topluma bir doğruyu dayatamayız, saçma olur. açık toplumlara avrupa ve amerika toplumlarını örnek gösterebiliriz.
devamını gör...

sonuna kadar desteklediğim kampanyadır.
devamını gör...

ne olurdu yani,
bir sene de insanlık moda olsa.

ece ayhan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim