merakla beklenen ocak ayı enflasyon oranını tüik açıkladı. buna göre ocak ayında enflasyon oranı yıllık %14,97, aylık %1,68 olarak gerçekleşti.


kaynak.
devamını gör...

türkçeye görünmeyen misafir olarak çevrilen 2016 yapımı ispanyol film.
bu nasıl bir film, nasıl bir kurgu hayran olmamak elde değil.

hikayede gizli ilişkisi olan çiftin yolda yaşadıkları kaza sonucu öldürdükleri genç çocuğun cinayet süsünü ortadan kaldırmaya çalışması ve çocuğun ailesinin suçluyu bulmak için yaptıkları büyük çabaları konu alıyor.

filmde en beğendiğim şey bir kombinasyon sorusu gibi önce olayı a kişisi üzerinden daha sonra b kişisi üzerinden gösterip en sonda c kişisiyle noktayı koyuyor.
bir cinayet senaryosu için tatlı beyin yakan ve sonunda wow dedirten türden bir film olduğunu düşünerek şiddetle tavsiye ediyorum.
keyifli seyirler.
devamını gör...

sadece telle sınırlı değil elbette, neler neler var. sadece yemek yerken çıkarabileceğiniz lastikler mi verilmez, çenenizi genişletmek için aparatlar mı takılmaz.
uzun süren, acılı, sonunda inci dişlere kavuşacağınız, benim hala sonuna varamadığım ortodontik müdahale.
devamını gör...

kenan birkan tarafından dayının karşısına çıkarılmak üzere özel kuvvetlerde eğitim görmesi sağlanmış asker bir karakter.

devamını gör...

-ölen kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir.
-uyaklanışı aaab,cccb şeklindedir.
-7'li hece ölçüsü ile yazılır.
-dörtlükler halinde yazılır.
-halk edebiyatında ağıta, divan edebiyatında mersiyeye benzer.
-geleneksel bir çalgı aleti olan kopuz eşliğinde söylenir.
-yuğ denilen ölüm törenlerinde söylenir.
devamını gör...

erkin babadan akrebin gözleri'dir. gerek soloları gerekse erkin koray'ın enfes performansıyla -her zamanki gibi- türk rock'ının en sağlam parçalardan biridir.

devamını gör...

pide..
devamını gör...

ayağı kırık birine hadi koşalım demek gibidir.
devamını gör...

50 sene evli kalan bi insandan şöyle duymuştum: bizim zamanımızda bir şeyler kırıldığı zaman onu tamir etmek için uğraşılırdı. şimdi bir şeyler kırıldığında çöpe atılıyor ve yenisi alınıyor.

sebep sadece bu olmamakla beraber, insanların çok tahammülsüzleşmesi de büyük bi etken.
devamını gör...

uyanmadan hemen önce görülen güzel bir rüya, sonrasında özel birinden günaydın mesajı ardından kahvaltıda patates kızartması ve simit.
bayram günü gibi adeta*
devamını gör...

amerika birleşik devletlerinde kimliği belirlenmeyen kadın maktullere verilen isim. amerikalılar her şeyi metalaştırmayı ve etiketlemeyi sevdikleri, bu huyları ile kapitalizmi bir şekilde destekledikleri ve popüler kültür ateşini harladıkları için bu isimlendirme işine de bayılıyorlar.

zira bir şeyin popüler olabilmesi için havalı ya da gizemli bir isme ihtiyacı vardır. babsuhka lady’yi de aklımızda tutalım.

tabii kadın maktullere isim takan amerika ahalisi erkekleri de boş geçmemiş ve onlara da john doe ya da john q. demeyi ihmal etmemişler. ve de bu isimlerin kullanıldığı filmler de eksik olmayıp hemen mevzu üzerinden kapitalizm pompalanmaya başlamış.

ama jane doe sadece böyle bir takma isim değil. ayrıca toronto’da seri şekilde tecavüz suçu işleyen ve adı balkon tecavüzcüsüne çıkan bir caninin kurbanlarından birinin de adıdır.

bu kadın kolluk kuvvetlerine dava açmış ve gündemi uzun süre meşgul etmiştir haklı olarak. zira ilk dört tecavüz vakasından kimsenin haberi olmamış, kolluk kuvvetleri akıllarınca kimseyi galeyana getirmemek için olayları gizli tutmuştur.

jane doe kendisinin bu caninin yakalanması için bir yem olarak kullanıldığını iddia ederek açtığı davayı da kazanmıştır.

ayrıca jane doe, chuck palahniuk’un bir haz markası beautiful you kitabının 95. sayfasının altındaki çevirmenin notunda da anılmaktadır.
devamını gör...

deniz kabuğu.
devamını gör...

''geleceksen bir gün düşüp ardıma, kula değil yüreğine sor beni''
edit: alttaki yazar düello teklif etmiş... çıkışta görüşelim!!!
edit2: öpücük manyağı yaparım seni haa, kafamı bozma..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk türk kadın doktorumuz. (d. 1891, istanbul – ö. 1952, almanya).
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

--- alıntı ---

osmanlı döneminde çeşitli hizmetleriyle tanınmış bir aileye mensuptur. 6 kişilik ailenin en küçük ve en zeki kız çocuğudur. amerikan kız koleji’nde öğrenim görmesinin yanı sıra özel dersler almıştır.

balkan savaşları döneminde cepheden getirilen yaralıları gördü ve doktor olmaya karar verdi. ancak maddi yetersizlikler ve o dönemin şartları tıp okuma isteğini sınırladı. hangi kapıyı çalsa ‘’tıp fakültesine kadın öğrenci alamayız’’ sözüyle karşılaşsa da kafaya koymuştur bir kere doktor olacaktır.

buna rağmen yılmayarak çalışkanlığı ve başarısıyla dikkat çeken safiye ali, dönemin maarif vekili (milli eğitim bakanı) şükrü bey’in desteğiyle tıp eğitimi almak üzere almanya’ya gitti.

almanya’da kadın ve çocuk hastalıkları üzerine ihtisas yaptı. bu yıllarda açlık ve sefaletin en dibini gördü.

günlüğünde şu not vardır;

‘’çöpten çıkarıp geceleri yediğim ekmek hiç ağrıma gitmiyor.

ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam daha çok ağrıma gidiyor.

ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.’’

dediğini yaptı. kurtuluş savaşı’nın son günlerinde yurda döndü ve hemen işe başladı. cağaloğlu’nda açtığı klinikte; ayrıca süt ve bakımevlerinde hizmet verdi. fakat kadın olduğu için ilk zamanlar kimse gelmiyordu. halbuki kadın ve çocuk hastalıkları doktoruydu.

aşağılamalara, dışlamalara ve hakaretlere aldırmadan, pes etmeden devam etti.

fakir ailelerin kadınlarını ve çocuklarını evlerinde ücretsiz tedavi etti. eline geçen ilk parayla süt ve bakım evini açtı.

dönemin ünlü doktorlarından besim ömer paşa, akil muhtar, operatör emin bey gibi isimlerden büyük destek gördü. türkiye’yi yurtdışındaki tıp kongrelerinde temsil etti.

hasta ve zayıf çocuklar için hilal-i ahmer muayenehanesini kurdu. direnerek, kadınların tıp fakültesine alınmalarını sağladı. ülkenin tıp eğitimi veren ilk kadını oldu.

sağlık sorunları nedeniyle eşiyle birlikte gittiği almanya’da ikinci dünya savaşı yaralılarını tedavi etti.

yakalandığı kanser hastalığından kurtulamayan safiye ali, 1952’de hayatını kaybetti.

almanya’da tıp eğitimi aldığı hastanede ılık bir bahar günü hayata gözlerini yumarken şu sözleri söylemişti:

“kadınlar size emanet… “

işte safiye ali böyle bir yüce gönüllü kadındı.,

--- alıntı ---
devamını gör...

siz hiç insanların değişebileceğini düşündünüz mü? buna inanarak defalarca kez birine şans verip kendinizden, değerlerinizden ödün verdiniz mi? benim en büyük pişmanlıklarım kendime verdiğim değerin daha fazlasını karşı tarafa vermemden kaynaklı. insanların "o zaten gitmez, o affeder" diye düşünmesine sebep olduğum için pişmanım. insanlara beni kırma hakkını verdiğim için pişmanım. ama bu pişmanlıklarım, kimsenin benim mutluluğumdan daha önemli olmadığını öğretti.
insan düşmeden kalkmayı öğrenemiyormuş sonuçta.
devamını gör...

selim ışık (bkz: tutunamayanlar)
oysa, mesela selim ışık
anlatmadan anlaşılmaya aşık.
böyle adama
(darılma ama)
yaklaşmaz hiçbir güzellik,
doğduğu günden beri kalbinde bir delik,
almak için bütün sızıları içine.
devamını gör...

"cumhurbaşkanı tayyip erdoğan, isim vermeden, boğaziçi üniversitesi’ndeki bir sergide, kabe figürü etrafına lgbt bayrakları çizilmiş görsel yer almasına gönderme yaptı. erdoğan, ‘gençliği lgbt gençliği değil bu milletin şanlı tarihindeki gençlik olarak geleceğe taşıyacaklarını’ söyledi."

"ecdadınızın izindesiniz" demiş bide. daha osmanlı'da ki oğlancılığı bilmiyor heralde.*

kaynak
devamını gör...

belki ülkede böyle geri kafalılık olmazdı regl ile ilgili pedlere %18 vergi olmazdı
devamını gör...

edit : yalnız iyi yürüdü entry.
alın lan fotoğraf sizin köpeğiniz olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seveni kadar sevmeyeninin de oldukça fazla olduğu, akıllarda ‘run forrest run’ repliğiyle yer etmiş film. tom hanks her zamanki gibi oyunculuğunun hakkını vermiş. film yaklaşık iki buçuk saat olduğu için yer yer sıkıcı gelse de kesinlikle izlenmesi gereken filmlerdendir.* spoiler* jenny karakterine inanılmaz sinir oldum. sürekli git gelli ruh hali ve davranışlarıyla forrest’ı kullandığını düşünüyorum ancak filmin sonunda biraz üzdü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim