deli yürek-savaş doğan
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatım kusura bakma ya, trafikteydim kızım, trip yapma. iyi küs. muhattap olmuyorum, ben içeri arkadaşlarımın yanına gidiyorum. sana da süre
devamını gör...

babil uygarlığının sosyopat kralı. 2. nebukadnezar veya buhtunnassır olarak da bilinir. sarı rengi çok sevdiği için sarayını antimonla boyatmış, ağır metal zehirlenmesi yüzünden balataları sıyırınca ömrünün son dönemlerinde sarayın bahçesinde otlamıştır. *
devamını gör...

çok havalı bulduğumu söylemeliyim. özgün bir tasarım olmuş.
devamını gör...

garip, gureba, gurup, gurbet hep garp'tan türemiştir.
garp kelime anlamı olarak batı anlamına gelmektedir.
-gurup: gün batımı.
-ğu-re-ba: ayrıldı,uzaklaştı.
-garip: yabancı.
-gureba: garipler.

gurbet: ayrı olma,yabancı kalma, uzak kalmak.


yurt bellediği yüreklerden sürgün, yeryüzünde mülteci ve garip. kendinin gurbetinde olana varmak da neymiş?
devamını gör...

bakışlarından arzusunu anlamak.
mimiklerinden ruh halini bilmek.
gururunun onun ayakların altında olduğunu hissettirmek.
inat, kıskançlık ve asabiliği ona karşı tamamen duygudan öte mantık içinde yok etmek.
her konuda ona karşı net olmak.
haklı haksızlık eyleminde tamamen tarafsız olayın iç çekirdeğini çıkartıp karşı tarafı kendin ile birlikte mantığını açmak "sakin anlatarak"
güven... güvence..... vermek "sadık olmak"

tanım: bütün bu eylemler, aşkın sendeki kutsal değerini biçer, senin için "seni seviyorum" kelimesi sıradan olmadığını tanımlar.
devamını gör...

delilik ;duyguların hassaslaşması,özgür bir zihin,kontrolsüz bir başkaldırış.
devamını gör...

comte sponville'e göre tevazu, hakikati kendinden daha çok sevmek anlamına gelmektedir.
devamını gör...

(bkz: wordup vocabulary) ingilizce kelime haznenizi geliştirmek istiyorsanız önerebileceğim bir uygulama.

(bkz: daily art) günlük olarak size sanat eserleri -genellikle tablolar- ve onların tarihçesini gösteren bir uygulama.

(bkz: facetune) fotoğraf düzenlemek için güzel bir uygulama.

(bkz: atom: build a habit of meditation) eğer benim gibi karamsar biriyseniz veya herhangi bir alışkanlığınızdan kurtulmaya çalışıyorsanız kullanabileceğiniz bir uygulama. meditasyon sayesinde bu düşüncelerinizden bir süreliğine ayrılmanızı sağlıyor.

(bkz: mindfocus) doğa, orman, yağmur vb. sesleri ders çalışırken odaklanmamı sağlıyor bu yüzden odaklanmak için ideal!
devamını gör...

modern türk edebiyatının önemli isimlerinden yusuf atılgan’ın adeta demir leblebi romanı. kitabı bir hevesle elinize alırsınız, “kısacıktır iki saatte okurum” diye düşünürsünüz. ama bu roman çiğnenmesi, yutulması, hazmı zor demir leblebi gibi oturur içinize. bu sebepledir ki yazarın bir diğer eseri olan aylak adam’ın aksine sosyal medya postlarına fazlaca konu olmaz anayurt oteli.

metinler yer yer kopuk olduğu için acaba hatalı bir basım mı okuyorum diye düşünebilirsiniz. ancak sizi temin ederim ki hem can yayınları’nın hem yapı kredi yayınları’nın baskısını okudum. yazarın tarzı böyle, hatalı basım söz konusu değil. kitabı okuyup bitirdikten sonra aklıma direkt, yıllar evvel izlediğim ve beni gerim gerim geren alfred hitchcock filmi psycho geldi. film de aslında robert bloch’un aynı adlı romanından uyarlanmış. roman dilimize “üç ruhlu adam” adıyla çevrilmiş ve 1962 yılında ülkemizde basılmış. anayurt oteli’nin ise ilk baskısı 1973 yılında yayınlanmış. anayurt oteli romanı da yine ismi değiştirilmeden 1987 yılında ömer kavur yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarılmıştır. norman bates ile zebercet arasındaki bu benzerlik muhakkak başkasının da ilgisini çekmiştir diye düşünürken aslında amerika’yı yeniden keşfetmediğimi anladım. konuya ilişkin, linkini aşağıya bırakacağım makale bile yazılmış.

iki romanda da mekân olarak otel seçimi yapılmış. tüm hayatı boyunca, çocukluğunda, okulda, arkadaşları içerisinde, askerlikte ve otelin dışına ne zaman çıksa çarşıda başkaları tarafından dışlanan alay edilen, hakarete uğrayan zebercet, kendini sadece otelde güvende hissettiğinden otele, anayurt oteli adı verilmiştir. bu otel, zebercet ’in anavatanıdır. bu otel dışında zebercet her daim mültecidir.

gerek psycho’nun norman’ı gerekse anayurt oteli’nin zebercet’i annelerinden inanılmaz derecede etkilenmiş karakterler. izleyenler bilir; norman cinayet işlerken annesinin kıyafetlerini giyer ve peruk takar. anayurt otelinin 6 numaralı odasında kalan konuğun adı saide’dir ve bu zebercet’ in annesinin de adıdır. zebercet merdivenlerden çıkarken kadını seyretmiş ve hatta gece bu öğretmen çiftin sevişmelerini dinlemiştir. annesi ile aynı ismi taşıyan konuk sevişirken kocasına “oh bırakma, hiç bırakma beni…ohh…nasıl seninim” demektedir.
zebercet sembolik zamanlarda babasının yerine geçmektedir. örneğin sinemada tanıştığı ekrem’e kendisini babasının ismi ile tanıtmış ya da işi sorulduğu zaman babasının bir zamanlar çalıştığı nüfus müdürlüğünden bahsetmiştir. aynı zamanda zebercet’in babası ile olan fiziksel benzerliği için romanda “şıp demiş babasınınkinden düşmüş” ifadesi kullanılıyor. yine zebercet kendisini babası gibi bıyıklı hayal etmektedir.

üç ruhlu adam romanında bates, motel’e gelen mary için 6 numaralı odayı vermiştir: 6 numara kızın kaldığı odaydı. uzun bir müddet, orayı kimseye vermemek niyetindeydi. yine zebercet de gecikmeli ankara treniyle gelen kadının kaldığı odayı başka kimseye kiralamamış, soranlara da odanın dolu olduğunu söylemiştir. zebercet, gecikmeli ankara treni ile gelen kadına babasının vasiyet ettiği odayı veriyor. hatırlarsanız babası kitabın bir yerinde zebercet’e her otelde böyle bir oda olması gerektiğini söylüyor. odada kalan kadın geri gelmeyince iyice boşluğa düşen zebercet, ortalıkçı kadını öldürmenin verdiği suçluluk ile intihar ediyor. intihar ederken kullandığı ipi de bir nevi babası yerine koyduğu, aynı ortak hazzın peşine düşmüş emekli subayın odasından alıyor. iki roman veya iki film arasındaki mükemmel benzerlikleri daha fazla yazarak makaleye haksızlık etmek istemiyorum.

mükemmel alt metinler barındıran büyük bir eser, anayurt oteli. alayım günde 20 30 sayfa okurum diyorsanız uzak durun. kesinlikle sağlam bir konsantrasyon ve tek seferde bitirilecek şekilde zaman istiyor bu kitap. kitabı okuduktan sonra daha bir anlam kazanacak olan “beyaz perdede oidipus kompleksi: norman bates ve zebercet karakterlerinin metinsel okuması” adlı sırrı serhat serter makalesini de buraya bırakıyorum.makale
devamını gör...

ağzı açık bırakan tüm hikayelerin yazarı hayattır dedi kukla. bunu kukla mı söyledi, kuklacı mı? bilmiyorum.
devamını gör...

rastlamazsin. ya sen onu cagirirsin ya da o seni cagirir. cok gormek istersin, ihtiyac dahilidir. varligin onu hatmeder-hatmedilirsin.
gorursen omrunden omur gider, cirpinir yurekler. ne konusursan konus hafifleyemezsin. daha da hancerlesir kelimeler.
bittigin de.. yine yuvaya donersin.. iki evliden "dram" cikar onu izlersin..
devamını gör...

cinsiyetçilikten usandıran bir başlık daha.
devamını gör...

tanımlarını ve tabiki de profil fotoğrafını çok beğendiğim bana çook güzel ve coşkulu şarkılar dinleten gecemi neşelendiren her gün girip acaba ne yazmış diye baktığım yazardır.
devamını gör...

bir yerden sonra çok da takılmaması gereken şey. hayat herkese nazik davranmıyor mesela bazen.
devamını gör...

-miyaav.
+come here damn cat.
-miyav miyav miyav.
+shut the fuck up and dont move.
-miyaaaaaav.
devamını gör...

hayatı kolaylaştıran web sitelerini bu çatı altında toplayalım yoldaşlar,

1 - elimizde ki malzemeler ile nasıl bir yemek yapacağımızı bize söylüyor,

tık

2 - özel bir mesaj gönderip geride iz bırakmak istemiyor musun ? bu site mesajı gönderdiğin kişi okuduktan sonra kuş olup uçuyor,

tık

3 - bu site youtube da seçtiğiniz videonun istediğiniz saniye aralığını gif yapıyor,

tık

4 - özel karakter havuzundan istediğini al,

tık

5 - makaleleri hızlı okumanın keyfine var

tık

6 - bilgisayarınızdan hangi programları silmenizi gerektiğini bulun

tık

7 - hayatından çıkarmak istediğin eşyaları ihtiyacı olan birine vermek ister misin ?

tık

8 - yatacak yere çok para vermek istemiyorsan bu site tam sana göre olabilir

tık
devamını gör...

büyüleyici bir sese ve yeteneğe sahip sanatçı.

eşi loga ramin torkian ile beraber çalışır. eşi de bir çok enstrümanı çalabilme yeteneğine sahiptir.
iranda doğup devrimden sonra hindistan'a gidip ilk gençlik yıllarını orada geçirir. daha sonra abd' ye gider ve hala orada yaşamaya devam ediyor.
şarkı söylemediği dil yoktur desem abartı olmaz sanırım. türkçe, kürtçe, farsça, ingilizce, hindistanda konuşulan bilumum dil ve hatta ölü diller.
etnik şarkıları elektronik öğelerle birleştiren bir tarzı var.
türkiye'de defalarca konser vermesine rağmen hep kaçırdım. konserine en çok gitmek istediğim sanatçıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

morihei ueshiba tarafından geliştirilen bir japon savaş sanatıdır.

"uyum" anlamındaki ai, "ruh" anlamındaki ki ve "ahlâk, yol" anlamındaki do kelimelerinden gelir. aikido sanatının icra edildiği alanlara (bkz: dojo), aikido ile uğraşanlara aikidoka, bu sanatı dojo'da aikidokalara öğreten üstatlara sensei, sensei'nin yardımcısı kıdemli aikidokalara ise senpai denilmektedir. aikido'yu geliştiren morihei ueshiba'ya ise o'sensesi denilmektedir. o'sensei yalnızca ueshiba için kullanılır ve isminin başına getirilir: o'sensei morihei ueshiba.

kökeni her savaş sanatı gibi budo felsefesine dayanmaktadır. eskiden japonya'da bir asker ve soylu sınıf olan samuraylar egemenmiş ve samurayların da yüzyıllar boyunca süren savaşçılık tecrübelerinden budo felsefesi doğmuş. daha sonra meiji restorasyonu ile samuraylar ve samuraylık tasfiye edilmiş* ama bu tasfiyeye rağmen budo felsefesi unutulmamış ve samuray kökenli ailelerden gelen sensei'ler felsefelerini yaşatmak için samurayların ölümcül tekniklerini törpüleyerek her biri kendi yollarını oluşturmuş. her bir sanattan bir yenisi türemiş. aikido da bunlardan biri.

aikido rakibinin gücünü manipüle ederek minimum zararla maksimum sonuç almayı hedefler. felsefesi itibariyle barışçıldır. hatta esprisine en etkili aikido tekniğinin kaçmak olduğu söylenir. sokakta işe yaramadığı her zaman söylenegelir. zaten amacı sokakta dövüşmek olanların adresi aikido kesinlikle değildir. ancak ben yine de sokakta işe yaramadığını pek düşünmüyorum. örneğin bir barda elinde bira şişesiyle ya da trafikte levyeyle üzerine yürüyen birine doğru teknik doğru zamanda uygulandığı takdirde kimse zarar görmeden etkili sonuçlar alınabilir. bunun için uzun yıllar çalışmak ve teknikleri refkleks hâline getirmek zorunludur. aikido kas kütlenizi gözle görülür bir şekilde arttırmaz ama vücudunuza inanılmaz bir esneklik ve çeviklik kazandırır.

aikido felsefesi itibariyle her iki tarafın kazanmasını hedefler. dolayısıyla kaybeden yoktur. kaybeden olmadığı için de musabık bir spor değildir. musabık olmadığı için de turnuvası yapılmamaktadır. yani bir gün "ben aikido türkiye şampiyonuyum" diyen birine denk gelirseniz bilin ki yalan söylemektedir. turnuva yerine türkiye'de "seminer", yurtdışında ise "demonstration" denilen toplantılar, gösteriler icra edilir. bir aikido seminerinden kesit:




aikido'nun dünyadaki merkezi, yani binevi fifa'sı, japonya'da bulunan bir vakıf olan aikikai foundation'dur.

aikido türkiye'de süper baba dizisi sayesinde herkesçe bilinir bir hâl almıştır:





devamını gör...

bu nası tamlama hocam. nası bi acı yaşadın sen. bence sen sevme ya sana da yazık.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim