kitaplardaki cümlelerin altını çizmek
severek yaptığım, kitapla haşır neşir olduğum, kitapla iletişime geçtiğimi hissettiren eylem. okuduğum kitapların olay örgüsünü bir süre sonra unutmaya başladığımı fark edince ben de bu yola başvurdum. çünkü, “tüm kitaplar eşittir ama bazıları daha eşittir” ve tekrar okunmayı hak ederler. bu yüzden de kitaplarımı evimde, kendi kütüphanemde bulundurduğum sürece açıp tekrar tekrar okuyup, her seferinde farklı hisler alabiliyorum kitabımdan.
ayrıca atatürk de sık sık yaparmış. anıtkabir müze bölümünde bu şekilde çalıştığı, üzerine işaretler koyduğu kitaplarının örnekleri de sergilenmektedir. gözlerimle görme şerefine nail olduğum için kendimi şanslı da sayarım.
atatürk’ün kitaplarına yaptığı eklemelere gelirsek; yeniçağ gazetesinin “kerrar esat atalay’la zaman tüneli” başlıklı köşesine bakalım:
- alıntı —
atatürk’ün okuduğu kitaplarda dikkatini çeken cümleler altına özel işaretler koyardı. şimdi bu işaretlerin anlamını açıklayalım:
"xx": önemli.
"xxx": çok önemli.
"müh.": mühim.
"ç. müh.": çok mühim.
"d.": dikkat.
"?": belirtilen fikri kabul etmiyor, ya da şüpheli görüyor.
cümlelerin altını bazen kırmızı, bazen da mavi kalemle çizmiştir. kırmızı kalemle çizdikleri fikri kuvvetli bulduğu ve kendisinin de katıldığı mavi kalemle çizdikleri ise o fikri beğenmediği anlamına gelir.
- alıntı —
ayrıca atatürk de sık sık yaparmış. anıtkabir müze bölümünde bu şekilde çalıştığı, üzerine işaretler koyduğu kitaplarının örnekleri de sergilenmektedir. gözlerimle görme şerefine nail olduğum için kendimi şanslı da sayarım.
atatürk’ün kitaplarına yaptığı eklemelere gelirsek; yeniçağ gazetesinin “kerrar esat atalay’la zaman tüneli” başlıklı köşesine bakalım:
- alıntı —
atatürk’ün okuduğu kitaplarda dikkatini çeken cümleler altına özel işaretler koyardı. şimdi bu işaretlerin anlamını açıklayalım:
"xx": önemli.
"xxx": çok önemli.
"müh.": mühim.
"ç. müh.": çok mühim.
"d.": dikkat.
"?": belirtilen fikri kabul etmiyor, ya da şüpheli görüyor.
cümlelerin altını bazen kırmızı, bazen da mavi kalemle çizmiştir. kırmızı kalemle çizdikleri fikri kuvvetli bulduğu ve kendisinin de katıldığı mavi kalemle çizdikleri ise o fikri beğenmediği anlamına gelir.
- alıntı —
devamını gör...
psikoloğun söylediği unutulmayan sözler
"senin senden başka kimin var ki?"
devamını gör...
açılan başlığa kimsenin tanım girmemesi
açtığım başlığa 4 tanım girilmiş, benim yazdığım tanımı 8 kişi beğenmiş. insanın kafasını karıştıran bir durum.
devamını gör...
köpeksiz sokaklar istiyoruz
köpeklerin sahiplenilmesi ve doğru bir şekilde kısırlaştırılması yapılacak en doğru eylemlerden biridir. böylelikle aç kalan hayvancağızlar kimseye saldırmazlar.eminim ki onlar da bizle uğraşmaya meraklı değildir.
(bkz: nickinin hakkını vermek)
(bkz: nickinin hakkını vermek)
devamını gör...
pame radyo yayını
sıra sıra tahta masalara kurulu sofraların en keyifli eşlikçisi melodilerin damla damla geceye dökülmeye başladığı yayın.
dip: gencecik anna vissi'nin selamıyla keyfimize keyif katmıştır.*
dip: gencecik anna vissi'nin selamıyla keyfimize keyif katmıştır.*
devamını gör...
tavşan jojo
filmi beğenmeyen olabilir, overrated bir film olabilir, bu filme dayanan çok sabırlıda olabilir, ama seyreden ve beğenen zevksiz, üstelikte berbat demek ?
film yorumu yaparken sadece filme değil filmin yönetmeninin tarzına da bakmak lazım. yönetmen taika waititi genelde alışıla gelmiş tarzın dışında absürd filmler çeken ve bunları komedi dalında süsleyen bir yönetmen, dolayısı ile adamın tarzı bu.
sinema ile epey ilgiliyim, tanımlarıma bakarsanız mümkün olduğunca detaylı tanımlar yazmaya çalışıyorum ama hiçbir zaman filmi beğenmesem bile beğenene veya beğenmeyene bir şey demem, zevkler ve renkler tartışılmaz, bu işin doğasında vardır.
benim puanım bu filme 7 / 10. daha önce bu yönetmenim bir kaç filmini seyrettiğim için tarzına alışığım.
senaryo olarak değişik bir film, çekimlerde güzel, oyunculukta bana göre yeterli. ne benimle aynı düşünene entel derim, ne de beğenmeyene dantel:)))
iş bu tanım herhangi bir hedef gösterilmeden, genel bir yorum olarak girilmiştir. filmlerde yazdığı gibi gerçek karakterle alakası yoktur, olsa bile bu alaka tamamen tesadüfidir.
film yorumu yaparken sadece filme değil filmin yönetmeninin tarzına da bakmak lazım. yönetmen taika waititi genelde alışıla gelmiş tarzın dışında absürd filmler çeken ve bunları komedi dalında süsleyen bir yönetmen, dolayısı ile adamın tarzı bu.
sinema ile epey ilgiliyim, tanımlarıma bakarsanız mümkün olduğunca detaylı tanımlar yazmaya çalışıyorum ama hiçbir zaman filmi beğenmesem bile beğenene veya beğenmeyene bir şey demem, zevkler ve renkler tartışılmaz, bu işin doğasında vardır.
benim puanım bu filme 7 / 10. daha önce bu yönetmenim bir kaç filmini seyrettiğim için tarzına alışığım.
senaryo olarak değişik bir film, çekimlerde güzel, oyunculukta bana göre yeterli. ne benimle aynı düşünene entel derim, ne de beğenmeyene dantel:)))
iş bu tanım herhangi bir hedef gösterilmeden, genel bir yorum olarak girilmiştir. filmlerde yazdığı gibi gerçek karakterle alakası yoktur, olsa bile bu alaka tamamen tesadüfidir.
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
sürekli geçmişi özlemek ya da geleceği düşlemek. şimdi iş bulsam ofiste kahve içsem süper olurdu ya da lisede ne çok arkadaşım vardı şeklinde düşünmek. kısaca anın içinde yaşamamak. geçmişin tatlı anıları, geleceğin şaşalı hayallerinde kaybolup gitmek.
devamını gör...
kedi vs köpek
köpekleri de çok severim ama kediler bi ayrı oluyor yahu, sevgili yazarlar.* kediler tam bir minnoştur, kendilerini nazlandırmayı, sevdirmeyi çok iyi bilirler. hele bir de yanınıza, koynunuza gelip sokulmaları yok mu, yerim onları. anladığınız üzere efenim, ben bir kediciyim.*
devamını gör...
çocukken düşülen yanılgılar
ezan allah'ın sesiymiş sanırdım. sonra öğrendim aslında öyle bir şey yokmuş.
devamını gör...
fakirlik belirten detaylar
tutumluluk ile fakirliği karıştırmayın. zenginlik de israf için bahane değildir. en barizinden, 200 liralık et söyleyip yarısını yememek zenginlik değil müsrifliktir. o yemediğin 100 gram et için harcanan doğal kaynaklar gezegenin geleceğinden çalınıyor.
devamını gör...
en iyi ikililer
tahin - pekmez
kahve - çikolata
çiğköfte - ayran
kahve - çikolata
çiğköfte - ayran
devamını gör...
pseudomonas foliküliti
sıcak su banyosu ve havuzlardan bulaşan bir hastalık olduğu için hot-tube folikülit olarak da isimlendirilmiş hastalıktır.
etken pseudomonas aeruginosa'dır.
lezyonlar kaşıntılı makül olarak başlayıp püstüle dönüşür.
genellikle 2-10 gün içerisinde tedavisiz iyileşir.
etken pseudomonas aeruginosa'dır.
lezyonlar kaşıntılı makül olarak başlayıp püstüle dönüşür.
genellikle 2-10 gün içerisinde tedavisiz iyileşir.
devamını gör...
burhan altıntop replikleri
seksenlerde çocuk olan şebnem ferah hayranı bıyıklı idare müdürleri grubuna davet ediyii... pııffsstt amaaann... ne biçim bi grup yaa buu!
devamını gör...
istiklal marşının 19:19’da okunamaması
yine ellerine yüzlerine bulaştırdıkları bir organizasyon rezilliğidir. insanın aklına kasıttan* başka bir şey gelmiyor..
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hala bir mucize olsun diye bekliyorum, aniden gelecek olan güzel şeyleri bekliyorum. çocuk musun kızım ne kandırıyorsun kendini, diye de kızıyorum arada kendime.
devamını gör...
şarkı isimlerini 128 milyar dolar ile değiştiriyoruz
devamını gör...
aşık mahzuni şerif
1964 yılında kahramanmaraşın afşin ilçesinde doğmuş ,asıl adı şerif cırık, çok değerli türk halk müziği sanatçılarımızdandır.
aşık mahzuni'nin 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 adet kitabı bulunmakla beraber bir çok değerli türk sanatçı ile ortak projeler yürüşmüştür, düetler yapmıştır.
aşık mahzuni'nin 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 adet kitabı bulunmakla beraber bir çok değerli türk sanatçı ile ortak projeler yürüşmüştür, düetler yapmıştır.
devamını gör...
izmir'e esnafa destek veriyoruz
yanında olduğum güzel yürekli esnaftır.
yapabileceğimiz ne varsa...
yapabileceğimiz ne varsa...
devamını gör...

