aşık olunan kişi reddederse alınacak pozisyon
gençlik dertleri ne güzel hayat.
herhangi bir pozisyon almanıza gerek yok diğer yarışmacı da şansınızı deneyin.
herhangi bir pozisyon almanıza gerek yok diğer yarışmacı da şansınızı deneyin.
devamını gör...
the big lebowski
en sevdiğim film sorulduğunda verdiğim cevap. ilk türkçe dublajlı izlemiştim. dublajda (amatör işlerden bahsetmiyorum) zaten ülke olarak iyiyiz ama bu filmin türkçesi başka güzeldi.
ahbap'ın (bkz: the dude) askerleriyiz. taş devri'nin (bkz: the flintstones) çocukken verdiği keyfi, bu film yetişkinlikte verir.
hem komik olan hem de saçma olmayan, süper eğlenceli bir filmdir. genelde komedi filmi olarak geçer ama aslında çoğu komedi filminden farklıdır. güldürme taktikleri kullanılmaz yapıtta ama filmdeki kimi olaylar yerlere yatma sebebidir.
the dude'ın dostum olmasını istediğim bir dönemim bile olmuştu eskiden. abd, hiç gidip de yaşamak istediğim bir yer olmamıştır ama ahbap'ın yaşadığı hayat cidden de cazip. ha, kendisi olmak, walter ile dost olmak istemezdim ama onun bir dostu olmak isteyebilirdim. hehe. o hisler geçti artık elbette.
yani bu filmdekinden daha ideal bir kasting olabilir mi böyle bir film için, bilemiyorum. her karakter hem çok renkli hem de çok inandırıcı. sinematik bağlamda the big lebowski'nin, coen kardeşlerin en iyi filmi olmadığı söylenebilir belki lakin yapımın herhangi bir falsosunu da göremiyorum ben şahsen.
filmin diğer parladığı yönü de müzik kullanımı ve buradaki müziklerle harika giden sahneler. veya sahnelerle giden müzikler diyelim. ki burada gece ve gündüz, elmas bir yüzük ve bir teneke parçası kadar farklı sahnelerden ve buralarda kullanılan müziklerden bahsediyorum. muazzam bir başarı yakalanmış bence bu bakımdan, filmde.
bowling'in, temel aktivite olarak seçilmesi de çok iyi olmuş burada bence. belki de filmi böyle alışıp sevdiğimdendir ama mesela bir beyzbolu, basketbolu, bilardoyu falan düşünemiyorum onun yerine. bowling hiç oynamadım ama filmde iyi ki karakterler bowling oynuyorlar diyorum. haha.
filmin sayısız süper sahnesini şöyle bir gözlerimin önüne getiriyorum... başlarda ahbap'ın kafasının klozete sokulup, "para nerde lebowski?" denmesi ve baktı bu tekrar ediliyor ve böyle giderse boğulacak, adamın "burada bir yerlerde." demesi efsaneydi bence. adamın hiç parası yok ve öyle demek zorunda kalıyor. yani normal şartlarda paranın olmaması esas avantajlı durumdur ama yırtabilmek için zengin "büyük" lebowski olduğunu söylemiş oluyor the dude, bir bakıma. hahaha. zaten donny'nin küllerinin savrulma sahnesinden herkes bahsediyor. o da müthiş bir sahne gerçekten. hahaha!
büyük lebowski, hak ettiği değeri de gördü ve görüyor bence. helal olsun diyorum coen kardeşlere ve filmde emeği geçen herkese.
ahbap'ın (bkz: the dude) askerleriyiz. taş devri'nin (bkz: the flintstones) çocukken verdiği keyfi, bu film yetişkinlikte verir.
hem komik olan hem de saçma olmayan, süper eğlenceli bir filmdir. genelde komedi filmi olarak geçer ama aslında çoğu komedi filminden farklıdır. güldürme taktikleri kullanılmaz yapıtta ama filmdeki kimi olaylar yerlere yatma sebebidir.
the dude'ın dostum olmasını istediğim bir dönemim bile olmuştu eskiden. abd, hiç gidip de yaşamak istediğim bir yer olmamıştır ama ahbap'ın yaşadığı hayat cidden de cazip. ha, kendisi olmak, walter ile dost olmak istemezdim ama onun bir dostu olmak isteyebilirdim. hehe. o hisler geçti artık elbette.
yani bu filmdekinden daha ideal bir kasting olabilir mi böyle bir film için, bilemiyorum. her karakter hem çok renkli hem de çok inandırıcı. sinematik bağlamda the big lebowski'nin, coen kardeşlerin en iyi filmi olmadığı söylenebilir belki lakin yapımın herhangi bir falsosunu da göremiyorum ben şahsen.
filmin diğer parladığı yönü de müzik kullanımı ve buradaki müziklerle harika giden sahneler. veya sahnelerle giden müzikler diyelim. ki burada gece ve gündüz, elmas bir yüzük ve bir teneke parçası kadar farklı sahnelerden ve buralarda kullanılan müziklerden bahsediyorum. muazzam bir başarı yakalanmış bence bu bakımdan, filmde.
bowling'in, temel aktivite olarak seçilmesi de çok iyi olmuş burada bence. belki de filmi böyle alışıp sevdiğimdendir ama mesela bir beyzbolu, basketbolu, bilardoyu falan düşünemiyorum onun yerine. bowling hiç oynamadım ama filmde iyi ki karakterler bowling oynuyorlar diyorum. haha.
filmin sayısız süper sahnesini şöyle bir gözlerimin önüne getiriyorum... başlarda ahbap'ın kafasının klozete sokulup, "para nerde lebowski?" denmesi ve baktı bu tekrar ediliyor ve böyle giderse boğulacak, adamın "burada bir yerlerde." demesi efsaneydi bence. adamın hiç parası yok ve öyle demek zorunda kalıyor. yani normal şartlarda paranın olmaması esas avantajlı durumdur ama yırtabilmek için zengin "büyük" lebowski olduğunu söylemiş oluyor the dude, bir bakıma. hahaha. zaten donny'nin küllerinin savrulma sahnesinden herkes bahsediyor. o da müthiş bir sahne gerçekten. hahaha!
büyük lebowski, hak ettiği değeri de gördü ve görüyor bence. helal olsun diyorum coen kardeşlere ve filmde emeği geçen herkese.
devamını gör...
öğretici ve kaliteli yazarlığın yeterince ilgi görmemesi
başını meja, zülal_kalender1 gibi yazarların çektiği grubun açtığı başlıkların yeterince ilgi ve şuku görmeme durumudur. ezik çaylaklar minvalindeki sözde mizah başlıkları girdi ve beğeni dolup taşarken bu yazarların büyük emek ile yazdıkları girdiler ve başlıklar geri planda kalmaktadır. yazarlarımızı troll başlıklarla ilgilenmek yerine gerçekten bir şeyler öğrenebilecekleri başlıklara yönelmeye davet ediyorum.
devamını gör...
hipermetropi
hipermetroplar uzakta bulunan nesneye odaklanabilirler ancak yakında ki 100 ila 150 cm arasında bulunan nesneleri
görmek de sıkıntı çekerler.
özelikle okumak ve orta görüş alanı dediğimiz kısımda onlar için büyük bir sorun olabilir.
iki sebeple ortaya çıkar.
ilki genetik sebepler ki genetik noktada meydana gelen göz kusuru 2 yaş itibariyle belirlenebilir.
diğer sebebi presbiyopi olarak da bildirilebilir.
yaş ile ilgili olan göz kusuru,
50 ila 60 cm görüş aralığını kapsamakta olup özelikle 40 yaş ve sonrasında kendini hösterir.
bu kişiler okuma gözlüğü yada burun ucu gözlük kullanarak daha konforlu hayat sürebilirler.
yaş ile birlikte gözlerin odaklama becerisi değişir,
ancak merceklerle ileri derecedeki görüş problemi bile düzeltilebilir.
hipermetroplar da yakında bulunan nesneler bulanıktır.
bunun nedeni göz küresinin normalden daha kısa olması yada korneanın zayıf olmasıdır.
dışbükey mercek yakını görememe kusurunu düzeltmekte kullanılır.
ışığı göze ulaşmadan kırar,
böylece retinayı keskin bir görüntüye odaklar.
konveks lensler özünde taban tabana prizma sistemidir.bu nedenle konveks lense sonsuzdan(optik eksene) paralel gelen ışınlar, lensten geçtikten sonra bir odak noktasında birleşirler.
konverjan özellik gösterir yani ışığı toplarlar.
lense gelen ışınlar diverjan ise yani birbirinden uzaklaşarak geliyorsa lensten geçtikten sonra bu diverjan etki azalır veya diyoptrik güce bağlı olarak bir odak noktasında birleşir.gerçek ışınlar kesiştiği için; gücü pozitif diyoptri işareti (+)dır.
merkez kalınlıkları kenar kalınlıklarından büyüktür. bu özelliğinden dolayı konveks
lensler ince kenarlı lensler olarak da bilinir.
bir konveks lens gözden uzaklaştığında gücü artar, göze yaklaştığında gücü azalır.
hipermetropi ve prespiyopinin düzeltilmesinde kullanılır.
diyoptri değeri bütün meridyenlerde aynıdır.konveks lensten bir objeye bakarak sağa sola hareket ettirildiğinde;
görüntü, lensin
hareket yönünün tersi yönde hareket eder.
genetik faktörler sebebiyle meydana gelen hipermetropi göz kusuru;
6 ay dan ve 6 yaş a kadar 3 ayda bir düzenli kontrolleri yapmalı aktif diyoptri değerleri takip edilmelidir.

görmek de sıkıntı çekerler.
özelikle okumak ve orta görüş alanı dediğimiz kısımda onlar için büyük bir sorun olabilir.
iki sebeple ortaya çıkar.
ilki genetik sebepler ki genetik noktada meydana gelen göz kusuru 2 yaş itibariyle belirlenebilir.
diğer sebebi presbiyopi olarak da bildirilebilir.
yaş ile ilgili olan göz kusuru,
50 ila 60 cm görüş aralığını kapsamakta olup özelikle 40 yaş ve sonrasında kendini hösterir.
bu kişiler okuma gözlüğü yada burun ucu gözlük kullanarak daha konforlu hayat sürebilirler.
yaş ile birlikte gözlerin odaklama becerisi değişir,
ancak merceklerle ileri derecedeki görüş problemi bile düzeltilebilir.
hipermetroplar da yakında bulunan nesneler bulanıktır.
bunun nedeni göz küresinin normalden daha kısa olması yada korneanın zayıf olmasıdır.
dışbükey mercek yakını görememe kusurunu düzeltmekte kullanılır.
ışığı göze ulaşmadan kırar,
böylece retinayı keskin bir görüntüye odaklar.
konveks lensler özünde taban tabana prizma sistemidir.bu nedenle konveks lense sonsuzdan(optik eksene) paralel gelen ışınlar, lensten geçtikten sonra bir odak noktasında birleşirler.
konverjan özellik gösterir yani ışığı toplarlar.
lense gelen ışınlar diverjan ise yani birbirinden uzaklaşarak geliyorsa lensten geçtikten sonra bu diverjan etki azalır veya diyoptrik güce bağlı olarak bir odak noktasında birleşir.gerçek ışınlar kesiştiği için; gücü pozitif diyoptri işareti (+)dır.
merkez kalınlıkları kenar kalınlıklarından büyüktür. bu özelliğinden dolayı konveks
lensler ince kenarlı lensler olarak da bilinir.
bir konveks lens gözden uzaklaştığında gücü artar, göze yaklaştığında gücü azalır.
hipermetropi ve prespiyopinin düzeltilmesinde kullanılır.
diyoptri değeri bütün meridyenlerde aynıdır.konveks lensten bir objeye bakarak sağa sola hareket ettirildiğinde;
görüntü, lensin
hareket yönünün tersi yönde hareket eder.
genetik faktörler sebebiyle meydana gelen hipermetropi göz kusuru;
6 ay dan ve 6 yaş a kadar 3 ayda bir düzenli kontrolleri yapmalı aktif diyoptri değerleri takip edilmelidir.

devamını gör...
türbanın islamda olmadığı gerçeği
islamda türbanın olmaması durumudur.
edit: videoyu izlemeden yorum yapacaklara "yapmayın" diyorum.
edit 2: islam hakkımda bir şey bilmediğimi sananları özele davet ediyorum. onlara hz. muhammedin hayatını baştan sona anlatır sonra tecvid dersi bile verebilirim. kimse bilmeden laf atmasın.
edit: videoyu izlemeden yorum yapacaklara "yapmayın" diyorum.
edit 2: islam hakkımda bir şey bilmediğimi sananları özele davet ediyorum. onlara hz. muhammedin hayatını baştan sona anlatır sonra tecvid dersi bile verebilirim. kimse bilmeden laf atmasın.
devamını gör...
yazarların hayalleri
benim tek hayalim bir karavanla her yeri dolaşmak ama tek tabanca olacaksın yani çoluk çocuk olmayacak. paran bitince olduğun yerde kısa süreli çalışacak parayı cebine koyup yola devam edeceksin. hippi misali. gerçekleştirmek için çok geç kalınan bir hayal. şimdi 3 çocukla markete zor gidiyore..
ama adı üstünde hayal. kurması çok zevkli:)
ama adı üstünde hayal. kurması çok zevkli:)
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
sözlükte her şeyi ciddiye alan tip
ben burada pavyonda çalışan hanımefendilerimiz için duyar kasıldığını,bunun için de 5 sayfa yazanı bile gördüm.
tabi ki ciddiye alın ama biraz dozunda.
tabi ki ciddiye alın ama biraz dozunda.
devamını gör...
venüs heykelcikleri
venüs heykelcikleri olarak bilinen heykeller, kadın formunda, genellikle karınları şiş/hamile, göğüsleri ve kalçaları iri olarak tasvir edilmiş, taş, kil ve hatta mamut dişinden yapılmış paleolitik heykelcikler.
venüs heykelciklerinin birkaçında kolye, başlık, saç filesi, kemer, bilezik gibi unsurlar bulunsa da hepsi çıplaktır, yüzleri belirgin değildir; kaşlar, gözler, burunlar ve ağızlar yoktur. bu özellik onların kim olduklarının değil simgesel özelliklerinin altını çizer. hepsi küçük olan heykelciklerin yüksekliği 5 - 25 cm arasında değişir, bu onların kolay taşınabilir olduğunun işaretidir.
bildiğimiz en eski venüs heykelciği, 35.000 yıl öncesine tarihlenen güney almanya’daki hohle fels mağarasında bulunan fildişinden yapılmış 7 cm yüksekliğindeki venüs heykelciğidir.

1983 yılında rusya’nın kostenki bölgesinde bulunan 10 cm boyutlarında, 23.000 - 21.000 yıl öncesine tarihlenen, willendorf venüsü’nü andıran venüs mamut dişinden yapılmıştı; heykel kırmızı aşı boyası ile boyanmış ve üzerinde bazı süslemeler var.

17.000 - 12.000 yıl öncesine tarihlenen fransa’nın laugerie-basse kentinde bulunan, kolları ve başı olmayan ve fakat kalçaları, kasığı ve bacakları tanımlı fildişi/mamut dişinden yapılmış heykelcik de 7,5 cm yüksekliğinde idi. diğer venüslerden farklı olarak zayıftır, göğüsleri küçüktür, bu nedenle göğüsleri gelişmemiş genç kız olarak yorumlanır.

willendorf venüsü, 11.1 cm boyutundadır. 1908 yılında avusturya’da bulunmuştu. neredeyse hiç hasar görmeden günümüze ulaşmış, oolitik kireçtaşından yapıldığı düşünülen heykelcik günümüzden 28.000 - 25.000 yıl öncesine tarihlenir.

lausel venüsü, diğerlerinden oldukça farklı çünkü bu bir alçak kabartma. kırmızı aşıboyası ile boyanmış, düzgün ve omuzlara dökülen saçları, büyük memeleri vardır. sağ elinde yarımay şeklinde bir bizon boynuzu tutar. 42 cm boyundadır ve 25.000 yıllık bir geçmişi var.

lespugue venüsü, müthiş ekspresif ve sitilize bir venüs heykeli. yatay ve dikey olarak simetrik olan heykecik fildişindendir ve 26.000 yıllık olduğu düşünülür. 1922'de haute-garonne'de bir mağarada bulunmuştu şu anda paris musée de l'homme'de bulunuyor. 15 cm yüksekliğindedir.


fransa sınırında, balzi rossi mağaralarında bulunmuş minicik bir heykel; yarı değerli taştan yapılmıştı. 2,75 cmlik boyuyla bir kolye ucu olabileceği ihtimali var. tam 23.000 yıllık.

günümüzden 11 bin yıl öncesine tarihlenen monruz venüsü, üst paleolitik döneme ait. son derece sade ve stilize heykelcik,1991 yılında isviçre’nin monruz bölgesinde bir otoyol inşaatı sırasında bulunmuştu. oltu taşından yapılmıştır ve minicik; 1,8 cm yüksekliğindedir.

dünyada bilinen en eski seramik eserlerden biri olan dolni vestonice venüsü, günümüzden 29.000 - 25.000 yıl öncesine tarihlenir ve 11,1 cm dir. çekya'da, 1925 yılında moravia havzasında bulunmuştu.

yeşil serpantin taşından yapılmış galgenberg venüsü, avusturya'da bulundu, 30.000 yıllık geçmişi var.

şu ana kadar 200’den fazla venüs heykeli bulundu. fildişinden, kemikten veya kilden binlerce yıl önce yapılmış bu kadın figürler, doğurganlığın ve bereketin simgesiydiler.
kaynak
kaynak
kaynak
venüs heykelciklerinin birkaçında kolye, başlık, saç filesi, kemer, bilezik gibi unsurlar bulunsa da hepsi çıplaktır, yüzleri belirgin değildir; kaşlar, gözler, burunlar ve ağızlar yoktur. bu özellik onların kim olduklarının değil simgesel özelliklerinin altını çizer. hepsi küçük olan heykelciklerin yüksekliği 5 - 25 cm arasında değişir, bu onların kolay taşınabilir olduğunun işaretidir.
bildiğimiz en eski venüs heykelciği, 35.000 yıl öncesine tarihlenen güney almanya’daki hohle fels mağarasında bulunan fildişinden yapılmış 7 cm yüksekliğindeki venüs heykelciğidir.

1983 yılında rusya’nın kostenki bölgesinde bulunan 10 cm boyutlarında, 23.000 - 21.000 yıl öncesine tarihlenen, willendorf venüsü’nü andıran venüs mamut dişinden yapılmıştı; heykel kırmızı aşı boyası ile boyanmış ve üzerinde bazı süslemeler var.

17.000 - 12.000 yıl öncesine tarihlenen fransa’nın laugerie-basse kentinde bulunan, kolları ve başı olmayan ve fakat kalçaları, kasığı ve bacakları tanımlı fildişi/mamut dişinden yapılmış heykelcik de 7,5 cm yüksekliğinde idi. diğer venüslerden farklı olarak zayıftır, göğüsleri küçüktür, bu nedenle göğüsleri gelişmemiş genç kız olarak yorumlanır.

willendorf venüsü, 11.1 cm boyutundadır. 1908 yılında avusturya’da bulunmuştu. neredeyse hiç hasar görmeden günümüze ulaşmış, oolitik kireçtaşından yapıldığı düşünülen heykelcik günümüzden 28.000 - 25.000 yıl öncesine tarihlenir.

lausel venüsü, diğerlerinden oldukça farklı çünkü bu bir alçak kabartma. kırmızı aşıboyası ile boyanmış, düzgün ve omuzlara dökülen saçları, büyük memeleri vardır. sağ elinde yarımay şeklinde bir bizon boynuzu tutar. 42 cm boyundadır ve 25.000 yıllık bir geçmişi var.

lespugue venüsü, müthiş ekspresif ve sitilize bir venüs heykeli. yatay ve dikey olarak simetrik olan heykecik fildişindendir ve 26.000 yıllık olduğu düşünülür. 1922'de haute-garonne'de bir mağarada bulunmuştu şu anda paris musée de l'homme'de bulunuyor. 15 cm yüksekliğindedir.


fransa sınırında, balzi rossi mağaralarında bulunmuş minicik bir heykel; yarı değerli taştan yapılmıştı. 2,75 cmlik boyuyla bir kolye ucu olabileceği ihtimali var. tam 23.000 yıllık.

günümüzden 11 bin yıl öncesine tarihlenen monruz venüsü, üst paleolitik döneme ait. son derece sade ve stilize heykelcik,1991 yılında isviçre’nin monruz bölgesinde bir otoyol inşaatı sırasında bulunmuştu. oltu taşından yapılmıştır ve minicik; 1,8 cm yüksekliğindedir.

dünyada bilinen en eski seramik eserlerden biri olan dolni vestonice venüsü, günümüzden 29.000 - 25.000 yıl öncesine tarihlenir ve 11,1 cm dir. çekya'da, 1925 yılında moravia havzasında bulunmuştu.

yeşil serpantin taşından yapılmış galgenberg venüsü, avusturya'da bulundu, 30.000 yıllık geçmişi var.

şu ana kadar 200’den fazla venüs heykeli bulundu. fildişinden, kemikten veya kilden binlerce yıl önce yapılmış bu kadın figürler, doğurganlığın ve bereketin simgesiydiler.
kaynak
kaynak
kaynak
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
beslenme çantam, önlüğüm*
devamını gör...
29 nisan 17 mayıs arası tam kapanma
kongrelerde hacı hoca cenazelerinde fink atanlar diğer ülkeler normalleşmeye başlarken halkı yine parasız pulsuz evlere kapattılar. yine bir işi beceremediniz hayatımızı mahvettiniz.
devamını gör...
26 şubat 2021 rte'nin 67 yaşına girmesi
on katlı pastasını an itibariyle köşede bekletiyordur soru şu acaba neli seviyor ejder meyveli mi, çokemelli çikolatalı mı? tüm türkiye şu an bu karara kilitlendik.
devamını gör...
pick me girl
erkek onayı onlar için çok önemlidir. feministlere laf atarak feminist olmadıklarını belli etmek için yer ararlar. evlerden muhafaza.
devamını gör...
normal sözlük'teki yazar sayısı
toplam yazar sayısı yazanlar ve yazmayanlar ile beraber 7960 kişi. günlük uğrayanlar da 1200 kişi. kış günleri yazanlar 500 civarında, yaz günleri yazanlar da olsa olsa 300 kişi civarındadır. tam da bodrum'un mevsimlik nüfusu gibi oldu.
devamını gör...
vlora han
istanbul sirkeci'de, büyük postane'nin sokağında bulunan han.

günlerden bir gün amaçsızca eminönü'nde dolaşırken rastlamıştım bu binaya. öncelikle fotoğrafta binanın etrafındaki 32 tabelaya dikkat çekmek isterim. kokoreççi, dürümcü, kahveci ve kocaman noter tabelalarının arasında bina varolmaya çalışıyor. istanbul'un kaosunun özeti gibi.
20. yüzyıla tarihleniyor bu han ve art nouveau tarzında inşa edilmiş. döneminde büro han olarak kullanılmış, hatta bir dönem mimar kemaleddin'in ofisi de bu binadaymış. mimarı bilinmemekle birlikte, mimar kemaleddin ya da raimondo d’aronco olabileceği düşünülüyor.

insanın gül motifleriyle ve aslan figürleriyle bezenmiş bu çok zarif binaya boynu ağrıyana kadar bakası geliyor. istanbul'un keşmekeşinin ortasında, çirkin binaların arasında güzelliğini koruyor. istanbul'da görülmesi gereken önemli tarihi yapılardan birisi bana göre.
güzel olmasına güzel ama günümüzde binanın içi yıkık dökük, çoğu bölümü depo olarak kullanılıyor ve bakıma ihtiyacı var. 2018 yılında restorasyonunun yapılacağıyla ilgili haberler çıktıysa da hiç bir gelişme yok. bina kaderine terkedilmiş. bu kadar önemli tarihi bir binanın bekletmeden acilen restore edilmesi gerek.
binanın mimari yapısıyla ilgili detayları da içeren kaynak

günlerden bir gün amaçsızca eminönü'nde dolaşırken rastlamıştım bu binaya. öncelikle fotoğrafta binanın etrafındaki 32 tabelaya dikkat çekmek isterim. kokoreççi, dürümcü, kahveci ve kocaman noter tabelalarının arasında bina varolmaya çalışıyor. istanbul'un kaosunun özeti gibi.
20. yüzyıla tarihleniyor bu han ve art nouveau tarzında inşa edilmiş. döneminde büro han olarak kullanılmış, hatta bir dönem mimar kemaleddin'in ofisi de bu binadaymış. mimarı bilinmemekle birlikte, mimar kemaleddin ya da raimondo d’aronco olabileceği düşünülüyor.

insanın gül motifleriyle ve aslan figürleriyle bezenmiş bu çok zarif binaya boynu ağrıyana kadar bakası geliyor. istanbul'un keşmekeşinin ortasında, çirkin binaların arasında güzelliğini koruyor. istanbul'da görülmesi gereken önemli tarihi yapılardan birisi bana göre.
güzel olmasına güzel ama günümüzde binanın içi yıkık dökük, çoğu bölümü depo olarak kullanılıyor ve bakıma ihtiyacı var. 2018 yılında restorasyonunun yapılacağıyla ilgili haberler çıktıysa da hiç bir gelişme yok. bina kaderine terkedilmiş. bu kadar önemli tarihi bir binanın bekletmeden acilen restore edilmesi gerek.
binanın mimari yapısıyla ilgili detayları da içeren kaynak
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
başka şansı kalmayan insandır. sadece sevgi ile bazen hiçbir şey çözülmüyor. özellikle tek taraflı bir sevgi ile
devamını gör...




