şehir hastanelerinin rezil hali
başlıktaki tanıma sonuna kadar katılmakla birlikte genel anlamda ülkenin sağlık sisteminin bir bütün olarak rezil olmasından kaynaklandığını düşündüğüm durum.
üniversite hastaneleri de dahil olmak üzere, normal devlet hastanelerinin neredeyse tamamında aynı sorunla karşılaşmak mümkün. hatta diğerlerini bilmiyorum ama bulunduğum şehrin üniversite hastanesinin acil servisinde bile sıra bekliyorsunuz.
randevu almanın zorluğundan bahsetmiyorum bile ki başlığı açan saygıdeğer yazar durumu özetlemiş zaten.
tek kelimeyle kepazelik.
a unutmadan, ambulans çağırdığınızda da eğer bir mucize olur da ananız ağlamadan önce gelmeyi başarırsa hapı yuttunuz çünkü durumu belirli bir düzeyde ağır olmayan herkesi sözleşmiş gibi ebesinin şeyindeki şehir hastanelerine* götürüyorlar. sonra taburcu olunca da küfrederek şehir merkezine doğru 637477374 saatlik bir otobüs yolculuğuna çıkıyorsunuz.
küçük bir dipnot: yaşadığım yerdeki şehir hastanesinin mezarlık manzaralı olduğunu söylemiş miydim?*
özetle malum hastanelere yolu düşen herkese geçmiş olsun.*
üniversite hastaneleri de dahil olmak üzere, normal devlet hastanelerinin neredeyse tamamında aynı sorunla karşılaşmak mümkün. hatta diğerlerini bilmiyorum ama bulunduğum şehrin üniversite hastanesinin acil servisinde bile sıra bekliyorsunuz.
randevu almanın zorluğundan bahsetmiyorum bile ki başlığı açan saygıdeğer yazar durumu özetlemiş zaten.
tek kelimeyle kepazelik.
a unutmadan, ambulans çağırdığınızda da eğer bir mucize olur da ananız ağlamadan önce gelmeyi başarırsa hapı yuttunuz çünkü durumu belirli bir düzeyde ağır olmayan herkesi sözleşmiş gibi ebesinin şeyindeki şehir hastanelerine* götürüyorlar. sonra taburcu olunca da küfrederek şehir merkezine doğru 637477374 saatlik bir otobüs yolculuğuna çıkıyorsunuz.
küçük bir dipnot: yaşadığım yerdeki şehir hastanesinin mezarlık manzaralı olduğunu söylemiş miydim?*
özetle malum hastanelere yolu düşen herkese geçmiş olsun.*
devamını gör...
pkk'lı teröristlerin öldürüldüğünü görünce mutlu olan yazar
bir insanın öldürülmesinden kimse kolay kolay zevk alamaz zaten. lakin bu soysuz sürüsü ve türevleri için geçerli değildir. kimse kusura bakmasın terörist dahi olsa öldürülmesine karşı yım diyenler daha yakın çevresinden birini şehit olarak toprağa vermedikleri için böyle atıp tutuyorlar.
devamını gör...
meşşaiye
meşşaiye (yürüyenler), islam düşüncesi ve aristo felsefesini uzlaştırmaya çalışmışlardır. nitekim aristo felsefesini kendilerine rehber edinmişlerdir. akıl ile islam inançlarını açıklamaya çalışmışlardır. en önemli temsilcileri: farabi, ibn-i sina ve ibn-i rüşd’tür. aristo’nun izinde yürüdükleri için de bu felsefeye meşşai (yürüyen) felsefesi denilmektedir.
devamını gör...
normal people
30 dakikalık 12 bölümden oluşan aynı adlı romandan uyarlanan mini dizi. dizideki connell karakterini casey affleck'in manchester by the sea'de canlandırdığı lee chandler karakterine benzettim. tavırları konuşmaları falan baya benziyor.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
devamını gör...
normal sözlük’te tanıdık birilerine rastlamak
eski sevgilimin 8000 yazar arasından beni bulmasıyla gerçekleşmiş hadisedir.
devamını gör...
kocasının aldığı abur cuburları kıskanın kudurun yazarak paylaşan kadın
beni kıskançlıktan kudurtan kadındır.
devamını gör...
take me to church
nakaratıyla insanı uçuran hozier şarkısı.
" i'll tell you my sins and you can sharpen your knife" kısmında biraz burkulurum.
" i'll tell you my sins and you can sharpen your knife" kısmında biraz burkulurum.
devamını gör...
aşı vurdurmalı mıyız sorusu
(bkz: başlığa bak çay demle)
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
buraya kendimi girmek istiyorum. (bkz: mike)
devamını gör...
yeni biriyle tanışmak
belli bir yaştan sonra ister arkadaş ister sevgili, yoruyor. kendini anlat, seni tanımasına izin ver, güvenini kazan, daha önce yüzlerce kez başkalarıyla yaptığın yine aynı şeyleri onunla da yap.
of. bizde yürek, takat kalmamıştır. hatta mevcut tanıdıklarımın da bir bölümünü şutlasam, tam süper olacak.
güzelliğimle yalnız kalıp çile çekmek istiyorum.
belki de bir direğe çıkarım.
of. bizde yürek, takat kalmamıştır. hatta mevcut tanıdıklarımın da bir bölümünü şutlasam, tam süper olacak.
güzelliğimle yalnız kalıp çile çekmek istiyorum.
belki de bir direğe çıkarım.
devamını gör...
günde 12 saat çalışmazsan başaramazsın
bugün matematik hocamdan duyup şaşırdığım sözdür. zaten en umursamayanın bile uykularını kaçıran bu sistem,benim gibi çalışkanları da paniğe sürüklüyor. bi şey sormak istiyorum:biz savaşta mıyız? 11 yıldır geleceğim için canımı dişime taktığım halde son bir sene üstelik yazın dahil 12 saat çalışamazsam istediğim yere gelemeyeceğim söyleniyor. keşke şimdiye kadar hiç çalışmayıp son bir senenin verdiği coşkuyla 12 saat çalışabilseydim ama yapamıyorum. eğer başarı yok bin soru yok on iki saat gibi kıstaslara bağlıysa ve başımı kaşıdığım an elimden kayacaksa ipi tutmayı reddediyorum,şimdiye dek kangren olsam da
devamını gör...
mesaj alan yazar şaşkınlığı
girince alışıyorsun, korkma.
devamını gör...
2000'lere damga vurmuş dillerden düşmeyen şarkılar
gir kanıma!
hani bekarlık "sultantık" derdin
yetti canıma!
yaşarım ben senle, gir kanıma
hani bekarlık "sultantık" derdin
yetti canıma!
yaşarım ben senle, gir kanıma
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara tavsiyeler
balkonda neskafe sigara keyfi yapayım dedim bir baktım karşı apartmandan bağrışma sesleri geliyor.
hikayedeki baş kahraman bmw m3'e binen zengin adamın karısını aldatması, her akşam içmesi ve anladığım kadarıyla eşini dövmesi*.
şimdi vereceğim tavsiye çok klişe olacak ama evleneceğiniz adamı iyi seçin. keyfimin içine ettikleri gibi moralimi de bozdular çünkü.
hikayedeki baş kahraman bmw m3'e binen zengin adamın karısını aldatması, her akşam içmesi ve anladığım kadarıyla eşini dövmesi*.
şimdi vereceğim tavsiye çok klişe olacak ama evleneceğiniz adamı iyi seçin. keyfimin içine ettikleri gibi moralimi de bozdular çünkü.
devamını gör...
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
size olayı bu olayı daha basit bir şekilde izah edeyim
bu aynı gözlük kullanmaya benzer, gözlük sizi daha mükemmel yapmaz, sadece görme açığınızı kapatır ve sıradan bir insan ne kadar görebiliyorsa sizde o kadar görebilirsiniz. işte dehb de böyle, bizim eksikliğimiz görme değil dikkat sadece, ilaçlarda gözlüğümüz.
peki ben gözlük kullansam daha iyi daha net daha uzakları görebilirmiyim, cevap hayır çünkü gözün kapasitesi belli.
sizlerde bu ilaçları kullansanız tıpkı gözlük kullanmak gibi daha iyi odaklanamaz, daha zeki olamazsınız, bu sadece eksiklik giderici bir ilaç.
ilaçların oranları var 5mg/10-18-20-36-72 gibi bunlarda tıpkı gözlüğün numarları gibi
1.25 gözlük ihtiyacı olana 2.5 yada 0.5 gözlük yaramaz
36 mg ihtiyacı olana da daha az yada daha fazlası tam yaramaz, ne kadar eksiklik varsa ona göre kullanılmalı.
tüm olay aslında bu kadar basit
hayır bir modern çağ hastalığı değil, eskiden de vardı hep var olacak ama biz şuan bizim gözlüklerin yeni icat olmaya başladığı bir dönemdeyiz, hepsi bu kadar.
ilaçlar bağımlılık yapmaz ama devamlı kullanmaız gerekir, şöyle düşünün gözlük bağımlılık yaparmı, elbette hayır ama kişi hergün kullanma ihtiyacı duyar.
zararları da gözlük gibi yine, gözlük sizin kulaklarınız ağrıtır, ileride daha büyük numara kullanmanız gerekir gibi zararları var deniliyor, ama tüm bunlar var diye gözlük/ilaç kullanmayı bırakamazsınız.
amerikada vs uyuşturucu niyetine, sakız niyetine bu ilaçlar kullanılıyor, hayır bu da doğru değil.
biz metilfenidat yani amfematinin daha basit ve az oranda olanını kullanıyoruz, onlar direkt amfematin kullanıyor ve bu legal.
sizde taş çatlasa bu ilaç açlığınızı hissetmeme yapar, ilk 1-2 yıl, iştahsızlık gibi değil, yani yemeği yiyorsunuz ama sadece aç olduğunuz hissiyatı devamlı uyarıldığınızdan hissetmiyorsunuz. ama iştihanız azalmıyor yine eskisi kadar yersiniz. belli ilk aylarda belki azalır .
bu aynı gözlük kullanmaya benzer, gözlük sizi daha mükemmel yapmaz, sadece görme açığınızı kapatır ve sıradan bir insan ne kadar görebiliyorsa sizde o kadar görebilirsiniz. işte dehb de böyle, bizim eksikliğimiz görme değil dikkat sadece, ilaçlarda gözlüğümüz.
peki ben gözlük kullansam daha iyi daha net daha uzakları görebilirmiyim, cevap hayır çünkü gözün kapasitesi belli.
sizlerde bu ilaçları kullansanız tıpkı gözlük kullanmak gibi daha iyi odaklanamaz, daha zeki olamazsınız, bu sadece eksiklik giderici bir ilaç.
ilaçların oranları var 5mg/10-18-20-36-72 gibi bunlarda tıpkı gözlüğün numarları gibi
1.25 gözlük ihtiyacı olana 2.5 yada 0.5 gözlük yaramaz
36 mg ihtiyacı olana da daha az yada daha fazlası tam yaramaz, ne kadar eksiklik varsa ona göre kullanılmalı.
tüm olay aslında bu kadar basit
hayır bir modern çağ hastalığı değil, eskiden de vardı hep var olacak ama biz şuan bizim gözlüklerin yeni icat olmaya başladığı bir dönemdeyiz, hepsi bu kadar.
ilaçlar bağımlılık yapmaz ama devamlı kullanmaız gerekir, şöyle düşünün gözlük bağımlılık yaparmı, elbette hayır ama kişi hergün kullanma ihtiyacı duyar.
zararları da gözlük gibi yine, gözlük sizin kulaklarınız ağrıtır, ileride daha büyük numara kullanmanız gerekir gibi zararları var deniliyor, ama tüm bunlar var diye gözlük/ilaç kullanmayı bırakamazsınız.
amerikada vs uyuşturucu niyetine, sakız niyetine bu ilaçlar kullanılıyor, hayır bu da doğru değil.
biz metilfenidat yani amfematinin daha basit ve az oranda olanını kullanıyoruz, onlar direkt amfematin kullanıyor ve bu legal.
sizde taş çatlasa bu ilaç açlığınızı hissetmeme yapar, ilk 1-2 yıl, iştahsızlık gibi değil, yani yemeği yiyorsunuz ama sadece aç olduğunuz hissiyatı devamlı uyarıldığınızdan hissetmiyorsunuz. ama iştihanız azalmıyor yine eskisi kadar yersiniz. belli ilk aylarda belki azalır .
devamını gör...
galangal
"alpinia officinarum" ve "havlıcan" olarak da bilinen, zencefilgiller familyasından çok yıllık bir bitki. anavatanı güneydoğu asya ve hindistan olan bu bitkinin faydaları ise epey fazla.
sperm sayısında artış
mide ağrısı ve çeşitli mide sorunları
beyin sağlığı ve gelişimi
anti kanserojen
ve vücuttaki bir çok iltihap konusunda başarılı olduğunu söylemek mümkün.
sperm sayısında artış
mide ağrısı ve çeşitli mide sorunları
beyin sağlığı ve gelişimi
anti kanserojen
ve vücuttaki bir çok iltihap konusunda başarılı olduğunu söylemek mümkün.
devamını gör...
görüş günü
devamını gör...
sevdiğin bir insanı 3 kelimeyle anlat
itici-çekici,vurdumduymaz.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur.”
dostoyevski.
dostoyevski.
devamını gör...