sessizliğini duymayan birine sevdanı verme. göynün incinir, uykuların ziyan olur.

neşet ertaş
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
akkuyruklu kartal.
devamını gör...

"duygularınızı değiştirmeleri olanaksızdı; siz kendiniz bile değiştiremezdiniz duygularınızı, isteseniz bile. yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz her şeyi en küçük ayrıntısına kadar açığa çıkarabilirlerdi; ama nasıl işlediğini sizin bile bilmediğiniz,yüreğinizin içi,sırrını korurdu."
devamını gör...

aslında çok fazla var ama aklıma ilk gelenleri paylaşayım.
bu grup genelde isminden de anlayacağımız üzere açık seçik şarkılar yapar ama öyle bir şarkısı var ki yaşadığım ülkeyi bu kadar güzel eleştirene daha denk gelmemiştim. klibi izledikçe derin bir nefes alıp sözlere kayıyor gözleriniz.
"kadınlar ve çocuklar
cinsi fikri başka olanlar
öğrenciyken aç kalıp canına kıyanlar, nerde bu kamu
yıllardır oyundayız bitmedi perdeler
yönetmende kusur çoktu gözlerini yumdu sefiller.."


bu grup da enerjisiyle beni her zaman çekmiştir. resmen punk dinletiyor size. ingilizce şarkılarının yanında non binary ve mtf trans marşı niteliğindeki şu şarkıya da bayılıyorum.
"annem etegimi vermedi, sen erkeksin olmaz dedi."


son olarak azeri, kürt, iranlı ve türk müzisyenlerin bir araya geldiği grup. azerice şarkılarını da çok sevmekle birlikte favorim olanı sizinle paylaşayım.
"sonbahar mı geldi sararırsın
hazan vaktinde dalından koparsın
düşersin bir güce sığınırsın
ama sen yine de düşünme kaybolursun.."
devamını gör...

"sen gittin ya yaşantımın bir anlamı kalmadı
sen gittin ya pencereme bir kez güneş doğmadı
sen gittin ya senden sonra mutluluğum olmadı
senle geçen günlerimin değerini bilmedim...…..kokusunu özledim" sözleri olan şarkılar dinleriz. bazen sevdiğimizin, bazen anne ve babamızın kokusunu özleriz. sevdiğimiz birinden uzak kalınca özleriz elbet…."kokunun izi" vardır o kişi gittikten sonra o ortamda kalan...sillage denir.
iyi insan hasretiyle dolduğumuz son zamanlarda kafa sözlük’te güzel insanların kokusunu duyuyoruz sillage nickli yazar gibi. bizler geçen sene sürekli üzülmüş olabiliriz ama profil resminde dünya tatlısı agnes bulunan yazar, yazıları ile bize “iyi insanlar da varmış” diye umut veriyor. özgün tanımları ile takip edilesi değerli bir yazar.
devamını gör...

bir rivayete göre yirmili yaşlar çitadan daha hızlıymış.

*
devamını gör...

ispanyolca’da görüşürüz bebeğim anlamına gelmektedir.1991 yılında yayımlanan (bkz: terminatör 2) filminde (bkz: arnold schwarzenegger)’in ölmeden önce söylediği bu replik, ikonikleşerek uzunca bir zaman hatırlarımızda kalmıştır.
devamını gör...

anti-trombotik, anti-enflamatuar ve profibrinolitik özelliklere sahip olan insan aktive protein c'nin rekombinant bir formudur. drotrecogin alfa (aktive), serin proteazlar sınıfına aittir.
septik şok tedavisinde mortaliteyi azalttığına dair çalışmalar bulunmaktadır.
devamını gör...

lotte'nin maalesef sözelci olduğunu anladığımız başlık.
devamını gör...

insanlar para verip sigara alıyorlar ve kendilerini zehirliyorlar işin kötüsü son zamanlarda dizilerin de etkisiyle sigara içmenin "cool" davraış olduğu algısı yayılıyor
edit: ne olur iki çikolata alıp yeseniz hepiniz yanlız kurt olmak zorundamısınız?
devamını gör...

kaos ve çikolata.
kan istiyorum anlıyor musunuz? ortalık cehennem yeri olsun ve ben çikolatamı alıp keyifle yiyeyim.
devamını gör...

ahmet ümit'in patasana veyahut kavim romanları kadar çarpıcı olmayan, "elimden bırakamadım!" diyeceğiniz kadar sürüklemeyen lakin keyifli zaman geçirmenize sebep olacak romanı.

spoiler vermeden ufak tefek detaylardan bahsetmek istiyorum, öncelikle mitoloji kısmı ciddi anlamda güzel bir özet biçimine yoğurulmuş, mitolojiye ilgisi olan lakin altyapısı olmayan biri için ideal bir özet mevcut.
sevgili yazar, kendi çapında sistemi eleştirdiği gibi ülkemizin de uzun yıllar belası olacak göç dalgalarını başka bir bakış açısı ile anlatmış, almanya'da yaşayan gurbetçilerin yaşadıklarından tutun, ülkemizde oy kullandıkları kısma kadar bir güzel eleştirip kendi yorumunu da katmış.

pergamon... pergamon antik kenti hakkkında bilgiler vermiş, o güzel zeus altarı hakkında bir güzel konuşmuş lakin doyucu olmasa da insanı merak ettirecek bir biçime eriştirmiş sevgili yazar lakin söylediğim gibi, eksik. insan eserlerin nasıl kaçırıldığı, nasıl sergilendiği hakkında daha doyurucu bilgiler bekiyor okurken, yazar da "balık yok, al sana olta!" demiş ve araştırmamızı istemiş belli ki.

daha da ilginç olan kısım ise karakterler. özellikle romanımızın baş kahramanı, başkomiser yıldız karasu o kadar tuhaf bir karakter ki, hem türk genlerini kaybetmemiş, hem de almanya'da doğup büyüdüğü için alman disiplininden nasibini almış, pratik türk zekası ile analitik alman zekası hoş bir biçimde birleşmiş gibi... ama n yazık ki çok sırıtıyor, yardımcısı bir alman ve ne yazık ki öyle bir durumda ilerliyor ki roman, yıldız'ın safkan alman, yardımcısının da tam anlamıyla türk olduğunu düşünebilirsiniz ki bu olabildikçe sırıtıyor.

hoş bir roman, okunmasa da olur. mitoloji-polisiye bezemeli çok daha iyileri mevcut zira, çok daha iyi doyuranlar da.
ama ahmet ümit yazmış, biz de okumuş olduk, güzel zaman geçirdik.
devamını gör...

hiç güzel bir şey değil. kışın sabahın köründe yakılması gerekir. zor tutuşur. tütmesin diye ayrı uğraştırır. kömürü, odunu masraf.

3-5 like uğruna güzelleme yapmayın.

(bkz: fakir edebiyatı)
devamını gör...

hellenistik ve roma dönemlerinde kullanılan küçük boyutlu ve dar boyunlu, çoğunlukla kokulu yağlar konulan şişe. pişmiş toprak ve camdan yapılırlardı.

gözyaşı şişeleri de denilen daha küçük boyutlu bir türleri de vardır. aynı zamanda lakrymaterium ya da balsamarium ismiyle de bilinirler.

gözyaşı şişelerini tek bir cinsiyet tarafından kullanıldığını söylemek imkansızdır. ölünün yakınları tarafından cinsiyet farketmeksizin kullanılırdı ve üzüntünün bir göstergesi olarak mezara bırakılırdı.
devamını gör...

tamamen şehir efsanesinden ibaret olan savdır. tarihçilerin kutbu halil inalcık da bu sava karşıdır. işin kötüsü ben de bir zamanlar buna inanıyordum. neyse ki geçmişe bir sünger çekmeyi başarabildim. bunu her kim uydurduysa artık, herkesi inandırmayı başarabilmiş.

tabii kendisinin öz türkçe isimlere sahip sungur, tekin, gündoğdu ve dündar adlarında kardeşleri; saru batu ve gündüz adlarında oğulları olması ve sadece kendisinin adının arapça ''osman'' olması da ilginç bir detay, kabul ediyorum. zaten bu savın, daha doğrusu savcığın, biricik dayanağı da bu: ''hepsinin adı öz türkçeyken bununkinin arapça olması mantıklı mı?''
devamını gör...

bir arkadaş ile hasbihal / istanbul / bostancı duvar üstü
/ 2017

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölüler de zannedermiş ki diriler her gün helva yiyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimde yaşadığım durumdur. kimlikte üç nisan ilginç bir şekilde kız kardeşiminde üç nisan, ne zaman doğum günleri merak edilse ayak üstü anneme sorarım

daye ez kija roj hatime dünyayê, te bîra te ? cevap: kuremîn tu weka çi dibeji tu saxi saxi. tu çi bikî bi roje xwo. gava tu hati dûnyaye havin bu dûnya zav germ bu. em vî çaxe decûn tutûne.
kürtçe bu cevabı verir.
bir yaz günü, tütün biçme zamanında doğduğumu söyler.
çok üstelediğim bir durum değil. genel olarak özel günleri sevmediğim için kutlamadığım gündür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim