sait faik abasıyanık
abası değil, kalbi yanık olan yazar.
devamını gör...
gezegen alırken dikkat edilmesi gereken hususlar
deniz manzaralı olması şart.
devamını gör...
sen şimdi kaça gidiyorsun sorusu
21 yaşına gelmiş bana hala sorulan ( şaka değil ) zaman zaman oflamaya sebebiyet veren soru.
devamını gör...
chocolate
yönetmenliğini prachya pinkaew yaptığı,
senaryosunu, napalee ve chookiat sakveerakul'un yaptığı,
başrollerini ise; hiroshi abe, pongpat wachirabunjong ve mükemmel performansı ile jee ja yanin'in yaptığı 2008 yapımı tayland filmi.
tay döğüş sanatlarının bütün inceliklerini görebiliyoruz filmde.
bu filmin döğüş koreografisini yapan kişinin de hakkını teslim etmek icap ediyor; panna rittikrai.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasınlar lütfen.
taylandlı gangster no. 8'in kız arkadaşı olan zin, gönlünü rakip yakuza patronu masashi'ye kaptırır. hal böyle olunca no:8 her ikisini ayırıp sürgüne gönderir ve görüşmelerini yasaklar. bu onların cezalarıdır.
zin, masashi'nin japonya'ya gitmesinin ardından bir bebek dünyaya getirir. ancak bebek otistiktir. gördüğü her şeyi kayıt altına alabilen bu bebek, gördüğü jackie chan, bruce lee filmlerindeki döğüş sanatlarını bile hafızasına alır.
taşındıkları yeni evleri bir döğüş okulunun bahçesini gören otistik çocuk, kendi kendine döğüş sanatları konusunda bir uzman haline gelir.
zin'in kanser olmasının ardından çocuklar annesinin masraflarıyla baş etmeye çalışırken, bir gün yanlışlıkla zin'e borçlu insanların listesini bulur ve borç tahsilatına başlarlar.
bu noktada bir dip not paylaşmam lazım:
ilk tahsilat ve ikinci tahsilatta ben diyorum ki ''bu filmi izledim sanırım hiç yabancı gelmiyor.'' meğersem; çocuğun tv den gördüğü filmlerin bire bir aynısını çekmişler, mekanlarda dahil olmak üzere... bruce lee ve jackie chan'ın...
sonrada onları yanyana koyup göstermişler. ancak telif sorunu nedeniyle ,maalesef o şekliyle göremedik. eğer görseydik çok daha mükemmel olacaktı eminim.
bundan sonrası tam anlamıyla döğüş sanatları festivali gibiydi. özellikle filmin sonunda kamera arkasındaki görüntülerde adamların gerçekten dayak yediğini kafalarından foşur foşur kanlar aktığını ve üçüncü kattan patır patır düştüklerini gördüm gerçekten filmi çekmek için canlarını ortaya koymuşlar.
döğüş sanatları filmlerini seviyorsanız eminim ki bu filmi izleyin mutlaka kamera arkasını da izleyin.
mükemmeldi.
''
''
senaryosunu, napalee ve chookiat sakveerakul'un yaptığı,
başrollerini ise; hiroshi abe, pongpat wachirabunjong ve mükemmel performansı ile jee ja yanin'in yaptığı 2008 yapımı tayland filmi.
tay döğüş sanatlarının bütün inceliklerini görebiliyoruz filmde.
bu filmin döğüş koreografisini yapan kişinin de hakkını teslim etmek icap ediyor; panna rittikrai.
bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasınlar lütfen.
taylandlı gangster no. 8'in kız arkadaşı olan zin, gönlünü rakip yakuza patronu masashi'ye kaptırır. hal böyle olunca no:8 her ikisini ayırıp sürgüne gönderir ve görüşmelerini yasaklar. bu onların cezalarıdır.
zin, masashi'nin japonya'ya gitmesinin ardından bir bebek dünyaya getirir. ancak bebek otistiktir. gördüğü her şeyi kayıt altına alabilen bu bebek, gördüğü jackie chan, bruce lee filmlerindeki döğüş sanatlarını bile hafızasına alır.
taşındıkları yeni evleri bir döğüş okulunun bahçesini gören otistik çocuk, kendi kendine döğüş sanatları konusunda bir uzman haline gelir.
zin'in kanser olmasının ardından çocuklar annesinin masraflarıyla baş etmeye çalışırken, bir gün yanlışlıkla zin'e borçlu insanların listesini bulur ve borç tahsilatına başlarlar.
bu noktada bir dip not paylaşmam lazım:
ilk tahsilat ve ikinci tahsilatta ben diyorum ki ''bu filmi izledim sanırım hiç yabancı gelmiyor.'' meğersem; çocuğun tv den gördüğü filmlerin bire bir aynısını çekmişler, mekanlarda dahil olmak üzere... bruce lee ve jackie chan'ın...
sonrada onları yanyana koyup göstermişler. ancak telif sorunu nedeniyle ,maalesef o şekliyle göremedik. eğer görseydik çok daha mükemmel olacaktı eminim.
bundan sonrası tam anlamıyla döğüş sanatları festivali gibiydi. özellikle filmin sonunda kamera arkasındaki görüntülerde adamların gerçekten dayak yediğini kafalarından foşur foşur kanlar aktığını ve üçüncü kattan patır patır düştüklerini gördüm gerçekten filmi çekmek için canlarını ortaya koymuşlar.
döğüş sanatları filmlerini seviyorsanız eminim ki bu filmi izleyin mutlaka kamera arkasını da izleyin.
mükemmeldi.
''
''
devamını gör...
pardon
zaman zaman açar izlerim.ince espriler,sisteme yapılan göndermeler hatta akıllıca edilmiş argo kelimeler hepsi ayrı güzel..şimdilerde böye kaliteli yapımlar görmek çok zorlaştı..işte 9 kere leyla misalen bunun en büyük örneği..demet akbağ ile haluk bilginerin adı afişte olsun tamam zaten 1m izleyici garanti..
devamını gör...
şu an hissettiğiniz burukluğun sebebi
geçmişteki benliklerimin çoktan öldüğünü ve benim onları gömmeyi akıl edemediğimi çakozlayıp inceden bi bırkıldım. şu şarkıları dinlerken heyecanlanan eski bir ben vardı ölmüş gitmiş haberim yok. şimdiki ben hiç tat alamıyorum bu şarkılardan. ve tabi diğer şeyler bir çok atmosfer ölüp gitmiş, hiç bir şeyin tadı kalmamış. aynı şeyle karşılaşmayı umuyorsun ama sen eskisi gibi değilsinki başka bir şeye dönüşmüş her şey.
tamam yenisi nerde yenisininde bir tadı tuzu olmak zorunda yeni bir kitabı eski kafayla okumaya çalışmak yada eski bir kitabı yeni bir kafayla okumaya çalışmak gibi bir şey daha daha ileri yaşlarda bu işin dozu artacak mı acaba? yoksa solan yaprakların tekrar yeşermesi mümkün müydü?
tamam yenisi nerde yenisininde bir tadı tuzu olmak zorunda yeni bir kitabı eski kafayla okumaya çalışmak yada eski bir kitabı yeni bir kafayla okumaya çalışmak gibi bir şey daha daha ileri yaşlarda bu işin dozu artacak mı acaba? yoksa solan yaprakların tekrar yeşermesi mümkün müydü?
devamını gör...
adnan yücel
çok sevdiğim şiiri "yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek" şiirinin sahibidir. şiirinden bir kıta ise şöyledir.
şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
haydar ertem, yaşar kemal'in cenazesinde de bu şiiri okumuştur. dinlemeye değer.
şiirler doğacak kıvamda yine
duygular yeniden yağacak kıvamda.
ve yürek,
imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
ey herşey bitti diyenler
korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
haydar ertem, yaşar kemal'in cenazesinde de bu şiiri okumuştur. dinlemeye değer.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
arama kimseyi mumla muhalif
buralarda olmalısın aktif
gerektiğinde lafı gediğine oturtacak
kişiler lazım bize aklı selim,arif.
buralarda olmalısın aktif
gerektiğinde lafı gediğine oturtacak
kişiler lazım bize aklı selim,arif.
devamını gör...
uyuyarak para kazanmak
eğer şirkete başvuruda bulunsaymışım şuan bir servet sahibi olabilirmişim çünkü uyumak en sevdiğim aktivite (maalesef).
devamını gör...
galiçyaca
galiçyaca veya galiççe -kendi dillerindeki şekilde galego-, ispanya'nın galiçya bölgesinde konuşulan bir romen dilidir.

koyu kısım çoğunluk, açık kısım azınlık tarafından konuşulan bölgeler
yaklaşık 3.5 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.
eo-navia bölgesinde, batı asturias'ta ve castilla ve león'un kuzeybatısındaki el bierzo ve sanabria bölgelerinin batısında farklı galiçya lehçeleri konuşulmaktadır.
bazı dilbilimciler ayrıca, extremadura'nın en kuzeybatısındaki jálama vadisinin üç kasabasının yerel olarak fala olarak adlandırılan veya her kasaba için yerel bir adla anılan konuşmasını galiçya dilinin bir parçası olarak kabul ederler.
galiçyaca, tüm romen dilleri gibi, eski roma eyaleti gallaecia'da -burası günümüzde portekiz'in kuzeyi, asturias, şimdiki leon ili ve zamora'nın bir bölümünü içerir- konuşulan halk latincesi'nden gelir.
batı roma imparatorluğu'nun çöküşünden sonra, farklı latin varyantları ortaya çıktı. bunlardan biri ortaçağ galiçyası veya galiçyaca-portekiz idi. bu yüzden de özellikle portekizce ile çok yakındır. aşağıda aynı cümlenin sırayla portekizce ve galiçyaca versiyonlarını karşılaştırarak benzerliği görebilirsiniz.
pouco a pouco você vai começar a entender o texto sem traduções ou explicações.
pouco a pouco comezarás a comprender o texto sen traducións nin explicacións.
kaynak

koyu kısım çoğunluk, açık kısım azınlık tarafından konuşulan bölgeler
yaklaşık 3.5 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır.
eo-navia bölgesinde, batı asturias'ta ve castilla ve león'un kuzeybatısındaki el bierzo ve sanabria bölgelerinin batısında farklı galiçya lehçeleri konuşulmaktadır.
bazı dilbilimciler ayrıca, extremadura'nın en kuzeybatısındaki jálama vadisinin üç kasabasının yerel olarak fala olarak adlandırılan veya her kasaba için yerel bir adla anılan konuşmasını galiçya dilinin bir parçası olarak kabul ederler.
galiçyaca, tüm romen dilleri gibi, eski roma eyaleti gallaecia'da -burası günümüzde portekiz'in kuzeyi, asturias, şimdiki leon ili ve zamora'nın bir bölümünü içerir- konuşulan halk latincesi'nden gelir.
batı roma imparatorluğu'nun çöküşünden sonra, farklı latin varyantları ortaya çıktı. bunlardan biri ortaçağ galiçyası veya galiçyaca-portekiz idi. bu yüzden de özellikle portekizce ile çok yakındır. aşağıda aynı cümlenin sırayla portekizce ve galiçyaca versiyonlarını karşılaştırarak benzerliği görebilirsiniz.
pouco a pouco você vai começar a entender o texto sem traduções ou explicações.
pouco a pouco comezarás a comprender o texto sen traducións nin explicacións.
kaynak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük fobisi
yalnızlık ve yalnız olarak ölmek.
devamını gör...
yazarların isimlerinin anlamı
güleç, güler yüzlü, gül gibi güzel, rahat ve huzur içinde yaşayan anlamına geliyor.
ısmimden mütevellit olsa gerek gülleri ve gülden olan her şeye aşığım*.
ısmimden mütevellit olsa gerek gülleri ve gülden olan her şeye aşığım*.
devamını gör...
likit radyo yayını
likitim hazır, bekliyorum heyecanla.*
devamını gör...
abdallar
anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yaşam süren, hayatlarını davul zurna çalarak sürdüren göçebe topluluk. kırşehir'de bulunan "abdallar köyü" de bu topluluktan oluşmuştur.
devamını gör...
cennette ilk gün yapılacak şey
şayet varsa ilk gün kadınları örgütleyip nuri talebi için ayaklanma başlatmaya çalışırım.
eşitlik tanrım, eşitlik.
eşitlik tanrım, eşitlik.
devamını gör...
dursun zaman
sevdiğim bir manga şarkısı. göksel'in sesiyle de çok güzel bir uyumları var.
devamını gör...
amerika birleşik devletleri
soğuk savaş yıllarında nevada çölleri üzerinde atom bombası denemeleri yapıp, hem atmosferde, hem de çölde yerin altında onlarca atom bombası patlatmak suretiyle her yeri zehirlemiştir. daha sonra bu bombaların yarattığı nükleer serpintiden neredeyse gece parlayacak hale gelen sütleri imha etmek yerine fakir mahallelerde okul çocuklarına dağıtmış, kendi vatandaşının üzerine yıllarca stronsium 90 ve sezyum 137 yağdırmıştır. abd'deki felaket boyutlardaki kanser salgınını bilen biliyor.
günümüzde ise kendisine vergi veren vatandaşı yerine kapitalist baronlara hizmet ettiğinden, dünyanın her yerinde kota konan, bazı yerlerinde yasaklanan yüksek fruktozlu mısır şurubu belasını bol kepçeden herkese yedirip nüfusun %60'ından fazlasının obez olmasına göz yummuş, japonya'nın fukushima radyasyonları bulaşmış diye çöpe attığı balıkları ithal edip kendi vatandaşına yedirmiş, 2008 mortgage krizinde milyonlarca kişi evinden ve bütün birikiminden olurken bu krizin baş mimarı olarak ceplerini dolduran dolandırıcı bankerleri 'bailout' programıyla adeta ödüllendirmiş, vatandaşın vergilerinden trilyon dolarları ceplerine koyup, o paralarla milyon dolarlık çılgın lüks partiler vererek kendilerinin yüzünden evinden barkından olan vatandaşla alenen alay etmelerine sesini çıkarmamıştır.
kendi vatandaşına bunları reva gören bir devletin elalemin vatandaşına nasıl muamele etmesini bekliyoruz ki?
günümüzde ise kendisine vergi veren vatandaşı yerine kapitalist baronlara hizmet ettiğinden, dünyanın her yerinde kota konan, bazı yerlerinde yasaklanan yüksek fruktozlu mısır şurubu belasını bol kepçeden herkese yedirip nüfusun %60'ından fazlasının obez olmasına göz yummuş, japonya'nın fukushima radyasyonları bulaşmış diye çöpe attığı balıkları ithal edip kendi vatandaşına yedirmiş, 2008 mortgage krizinde milyonlarca kişi evinden ve bütün birikiminden olurken bu krizin baş mimarı olarak ceplerini dolduran dolandırıcı bankerleri 'bailout' programıyla adeta ödüllendirmiş, vatandaşın vergilerinden trilyon dolarları ceplerine koyup, o paralarla milyon dolarlık çılgın lüks partiler vererek kendilerinin yüzünden evinden barkından olan vatandaşla alenen alay etmelerine sesini çıkarmamıştır.
kendi vatandaşına bunları reva gören bir devletin elalemin vatandaşına nasıl muamele etmesini bekliyoruz ki?
devamını gör...
aşk
aşk
işitin ey yârenler,
kıymetli nesnedir aşk.
değmelere bitinmez,
hürmetli nesnedir aşk.
hem cefadır hem safâ
hamza'yı attı kaf'a.
aşk iledir mustafa,
devletli nesnedir aşk.
dağa düşer kül eyler,
gönüllere yol eyler,
sultanları kul eyler,
hikmetli nesnedir aşk.
kime kim vurdu ok?
gussa ile kaygu yok.
feryad ile âhı çok,
firkatli nesnedir aşk.
denizleri kaynatır,
mevce gelir oynatır.
kayaları söyletir,
kuvvetli nesnedir aşk.
akılları şaşırır,
deryalara düşürür.
nice ciğer pişirir,
key odlu nesnedir aşk.
miskin yunus n'eylesin?
derdin kime söylesin?
varsın dostu toylasın,
lezzetli nesnedir aşk.
|yunus emre
işitin ey yârenler,
kıymetli nesnedir aşk.
değmelere bitinmez,
hürmetli nesnedir aşk.
hem cefadır hem safâ
hamza'yı attı kaf'a.
aşk iledir mustafa,
devletli nesnedir aşk.
dağa düşer kül eyler,
gönüllere yol eyler,
sultanları kul eyler,
hikmetli nesnedir aşk.
kime kim vurdu ok?
gussa ile kaygu yok.
feryad ile âhı çok,
firkatli nesnedir aşk.
denizleri kaynatır,
mevce gelir oynatır.
kayaları söyletir,
kuvvetli nesnedir aşk.
akılları şaşırır,
deryalara düşürür.
nice ciğer pişirir,
key odlu nesnedir aşk.
miskin yunus n'eylesin?
derdin kime söylesin?
varsın dostu toylasın,
lezzetli nesnedir aşk.
|yunus emre
devamını gör...
özgür
buyrun benim. sorularınızı yanıtlıyorum!
edit: tanımmış ya la bu! ben de neeeeyse. bari tanım yapalım: herhangi bir biçimde bir kısıtlamaya, bir zorlanmaya bağlı olmayan. bireyin kendisini özgür hissetmesi ve nickinin ozgur1ey olması durumudur.
edit: tanımmış ya la bu! ben de neeeeyse. bari tanım yapalım: herhangi bir biçimde bir kısıtlamaya, bir zorlanmaya bağlı olmayan. bireyin kendisini özgür hissetmesi ve nickinin ozgur1ey olması durumudur.
devamını gör...
reşit olma yaşının 18 olması
istisnaları saymazsak -bence- yanlış olan uygulama. birçok insan o yaşta zihinsel olgunluğa erişmiyor. birçok şeyden sorumlu tutulmak için çok erken bir yaş olduğunu düşünüyorum açıkçası.
devamını gör...