iltifattan çok, muhatabın önemli olduğu söz ya da sözler grubudur.

mesela; vardır herkesin, o ne söylese, iltifattır dediği, bir üçüncü tekil şahısı.
devamını gör...

yok artık şaka gibi dediğim özellik. aga iyi gelmiş aklına.
(bkz: çoh iyi olmuş çoh da güzel olmuş)
bir üstteki yorumu çift tıklayarak beğendim.

sürekli tıkladığınızda beğeniyi alıp alıp veriyor. stres atmak için kullanılabilir.
devamını gör...

y:arkana bakma mecnun
m:kader almaya mı geldi beni benden?
y:bunu bir daha sorma mecnun
m:niye at mı arkamda?
devamını gör...

bir şeyler dinlemeden uyuyamamak.
devamını gör...

umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. ben hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. şayet bir gün çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin kurtarıcı kendiniz olun diyen atatürk'ün ülkeye bakıp hmmm kötü ya ben ölim madem diyeceğini sanmıyorum.
savaş ortasında bile eğitime vakit harcayan odalarca kitap okuyan atamızın ilk olarak eğitime ve sürekli önemini vurguladığı özgürlüğümüze engel olan her şeye el atacağını düşünüyorum.
devamını gör...

kgb ajanı mısınız?
devamını gör...

kimseye ihtiyacı olmayan kişidir. ya da rutin bir kontrolle gidiyordur. bir çok sebebi olabilir ama ya kimsesi olmadığı için tek gidiyorsa.. bakın işte bu hüzündür.
mr çekilecektir tek gelmeyin derler ama eşlik edecek kimse yoktur. hastane koridorunda herkes eşi dostu ile beklerken o tek beklemek zorundadır.
devamını gör...

aynı anne-babadan doğan iki kardeş bile farklı karakterdeyken, eşiniz olacak kişinin sizin karakterinize uygun şekilde değişeceğini, sizin istediğiniz kalıba gireceğini düşünmeyin.

hayatı paylaştıkça belki ortak zevkleriniz oluşacaktır ama "evlenince düzelir, değişir" beklentisi kesinlikle büyük beklenti.
devamını gör...

bir çeşit bulut türüdür. yaklaşık 6000 metrede bulunurlar. jet akımların getirdiği nemin yoğunlaşması sonucu oluşurlar. buz kristallerinden oluşan bu bulutlar ganelde 1 ya da 2 gün sonra gelecek yağışı haber verirler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

profile sabitleme olmasa da şöyle bi vitrin bölümü falan dizayn edilip 10-15 tanımımızı seçerek sergileyebilsek çok şükela olur.

düşünüyorum da, ben bir yazarın profiline bakınca en çok bunun eksikliğini duyuyorum. çünkü ben o yazarı okuyabildiğim kadar tanıyabilirim. ama kendisi nasıl tanınmak isterse vitrinine o türden tanımlarını koyar.

en azından nasıl tanınmak istediğini beyan etmiş olur. söz hakkı fena değildir hani…
devamını gör...

mükremin çıtır, laz bakkal, tirbişon, feriştah yenge ve en önemlisi saldıray abi ("çıkar şu üstündekileri ne dediğin anlaşılmıyor!" gibi replikleri olan) gibi kült karakterlerin hayat bulduğu güzel bir tiyatro/dizi konseptiydi.

şimdi bkm nin geldiği duruma bakıyorum da nereden nereye.
devamını gör...

mansur başkan bir günlüğüne gitti, hemen kar başlamış. olmuyor böyle sayın ankara.*
devamını gör...

yüzüklerin efendisi hikayesinde çok önemli bir rol oynayan, benim kalbimde de sıcak bir yer tutan kurgusal bir karakter. üstte de yazıldığı gibi orta dünya üzerinde yürüyen en eski varlık, bir ağaç gardiyanı.

saruman'ın taraf değiştirmesi ile kadim ve bilge ağaçların evi olan fangorn ormanı yoğun hasar almıştır ancak dünyadaki rolleri git gide sönükleşen bu ağaçlar durumun farkında değildir. merry ve pippin, en kadim ağaç olan ağaçsakal'a neler olduğunu gösterdiklerinde ağaçsakal birden sinirlenir; kesilen, yakılan ağaçlar için üzülür, kuvvetli ve tok sesiyle tüm ormana çağrıda bulunur.

çağrı ile tüm orman hareketlenecek, ağaçlar var olan son güçleri ile saruman'ın ağır sanayisi üzerine yürüyecek, ağaçsakal bunu türünün son yürüyüşü, kıyamete doğru son bir kez yürüyüş şeklinde betimleyecek, destansı bir müzik eşliğinde ısengard'ı hiç beklemediği anda vuracaklar, isengard'ın yarattığı doğa yıkımına çok sert bir müdahalede bulunacaklardır.

şu yangın günlerinde tekrardan hatırladım.
devamını gör...

sizinle aynı düşüncede değil diye bir insanın uğradığı haksızlığa sevinmek, bunca yıldır yaşananlardan hiçbir ders almadık demektir.

aklınızda bulunsun işinize gelince yok sayabildiğiniz bu hukuk belki bi gün size de lazım olur.*

adama terörist demeden de birkaç kere daha düşünün derim. kendisinin gerçek teröristlikle *yakından uzaktan alakası yoktur.
buradan
veya buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

umitcan uygun'un an itibariyle aleyna çakır'ı "onunla barışmak istemediği için öldürdüğünü" itiraf ettiği olay.

edit: sosyal platformlarda ya da internetteki herhangi bir haber sitesinde henüz var olmadığından kaynak ekleyemedim. ben ntv yayınında gördüm. umarım gerçektir.
edit2: haberin üzerinden 15 dk geçmesine rağmen internette hiçbir haber sitesinde göremiyorum.
edit3: henüz gözaltına alındığı ve uyuşturucuyu özendirmekten hakkında işlem yapılacağı söyleniyor. internet kaynaklarında "cinayet itirafı" gibi bir durum söz konusu değil gibi.
kaynak 1 kaynak 2
devamını gör...

üzerimde yorgunluk, yılgınlık ve bıkkınlık olarak etkisini gösteren özelliktir.
devamını gör...

adı liste olan ama liste namına bir şey barındırmayan başlık.

bana yürüyenleri yazsam ortalık karışmaz. muhtemelen bana yürüyenlerle size yürüyenlerin büyük kısmı aynı kişiler. yoksa kendinize özel mi sanıyorsunuz? eğer öyleyse erkekleri hiç tanımamışsınız demektir.
devamını gör...

hiç kimsenin sizi görmediği, hiçbir hareketinizin ayıplanmadığı, tamamen karanlık bir dünyada yaşasaydınız ne kadar süre insan kalabilirdiniz? hayatta kalmak için, cinayet işler, hırsızlık yapar veya tecavüz eder miydiniz?
jose saramago'nun ilk kez 1995 yılında yayınlanan eseri, yukarıdaki sorulara nispeten yanıtlar bulmanıza yardımcı olabilir. kitapta hiçbir karakterin ve mekânın adı zikredilmediği için kurgulanan dünya, tarihin herhangi bir döneminde yaşamış veya yaşayacak tüm insanlık için olasıdır. dış dünyayı göremediğimiz zaman değil, dış dünyaya görünmediğimiz zaman yani; genele yayılmış bir körlük salgınında yaşanacakları anlatan bu eser, “insan insanın kurdudur” sözüne nazire yapmaktadır. insan içinde bir şeytan ile mi doğar, yoksa erdem, iyilik, ahlak gibi kavramlara doğuştan sahip miyiz? gözlerimizi kapatıp, bizi kendi içimize doğru gezintiye çıkaran güzel bir eser.

kitapta başta konuşma çizgisi olmak üzere nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanılmamış, diyaloglar sıralı cümleler şeklinde aktarılmıştır. bu durum okumayı biraz zorlaştırsa da mükemmel kurgu, okuyucuyu hemen cezbediyor.


kitabın sonlarına doğru, doktorun karısının kiliseye gidip tüm ikonaların gözünün kapatıldığını görmesinden sonra, tanrının da körleştiği ve yaşananları görmediği sonucuna varılır. tanrının bu körlüğü karşısında şoke olan ve kiliseden koşarak kaçanlardan sonra, kendi başına kalan insanoğlunun salgını atlatması manidardır.
devamını gör...

ilk kez 1795'te filolog frederic august wolf tarafından prolegomena ad homerum isimli kitabıyla ortaya atılan sorun.
wolf'a göre ilyada ve odysseia bir bütün olarak tek bir ozan tarafından yaratılmadı, bu destanlar birbirine eklenmiş şarkılardı ve homeros diye birisi hiç yaşamadı.

bu sorun hala çözülebilmiş değil. sebepleri is çok açık; m.ö 7. yy'dan beri filozof, ozan ve tarihçiler homeros hakkında doğduğu yerden başlayarak kör olup olmamasına kadar hep çelişkili şeyler söylediler. homeros hakkındaki ilk yazılı kaynaklar da bu çelişkili ifadeler olduğu için tarihte gerçekten böyle bir ozanın yaşayıp yaşamadığı hep muamma olarak kalacak.

aslında bu sorunun ortaya çıkmasının temelinde heirich schliemann'ın çanakkale'ye gelerek ilyada'da geçen troya'yı aramaya başlamasıdır. nitekim bulur da troya'yı. bu haber elbette çok ilgi görür ve herkes gözünü homeros ve eserlerine diker. herkes bu ozan ve eserleri ile isimlerinin beraber anılması için bir şeyler yapmaya çalışır.

o dönemin ozanları festival ve bayramlarda mitolojik hikayeleri şarkılar şeklinde söylerdi. nitekim büyük ihtimalle homeros da böyle bir ozandı. zaten ona atfedilen iki destan da kendisinden çok sonraları kaleme alındı. bu iki destan ilk kez peisistratos'un emriyle düzenlenip kaleme alındı. şu an okuduğumuz bu iki kitap onun düzenlediği şekildedir.

bir kişinin çıkıp ta sözlü gelenekten toparladığı toplamda 28.000 dizelik iki destanın sözlü geleneğe mensup tek bir ozan tarafından ezbere bilindiğini ve okuduğunu iddia etmek yeterince abartılı bir iddiadır. muhtemelen her ozan destanın belirli konularına hakimdi ve ve bayramlarda okurdu. bu ozanlar da itibar kazanabilmek için okudukları şarkılar için o dönemin en ünlü ozanı olan homeros'u referans gösterdiler. söylentiler birleşince de ihale homeros'a kaldı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim