bir tinto brass filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin orijinal adı cosi fan tutte’dir ki bu wolfgang amadeus mozart’ın aynı isimli bir operasının adıdır. zaten film de bu operadan esinlenerek çekilmiştir. filmin senaryosunu yönetmen tinto brass, francesco costa ve bernardino zapponi yazmıştır. filmin başrollerinde ise claudia koll, paolo lanza ve franco branciaroli oynamıştır.

beş yıllık bir evliliği olan diana içindeki özgür olma isteğini uzun zamandır bastırmaktadır. bu özgürlük anlayışı eşini terk etmek anlamına gelen bir özgürlük değildir. sadece evliliğin getirdiği o tekdüzelik ve sıradanlaşmadan kurtulmak isteğidir bu.

diana da bunu sağlamak için çeşitli cinsel deneyimler yaşayarak hem içindeki cinsel özgürlük duygusunu dibine kadar hissetmek hem de artık monoton bir hal almış olan evliliğini renklendirmek ister. bu amaçla da yaşadığı deneyimleri eşinden gizleme gereği duymaz.

paolo eşinin bu iyi niyetli çabasını anlamakta güçlük çeker ve eşinin başka insanlarla yaşadığı fantezi dünyasının tek amacının evliliklerini daha heyecanlı bir boyuta taşımak olduğunu kabullenemez. ve elbette bu da kıskançlık krizlerine neden olur.

eğer bir operayı komedi erotik bir formda izlemek isterseniz ideal film budur.
devamını gör...

aslında "ensest" kelimesi o kadar muallak bir kavramdır ki, ucu bucağı yoktur. ister kökümüzü "adem" kabul edin ister "maymun" sonucunda en dibe vardığımızda akraba değil miyiz? hadi bunu geçtim, "ensest ilişki" bilindiği, "öğrenildiği" anda vardır. fazla uç olmayan bir örnek vereyim, sabahtan akşama kadar atv de yayınlanan bazı programlar var, kardeşler ayrılmış, çocuk esirgemeye verilmiş, kaybetmişler vs vs pok püsür, şöyle düşünün doğar doğmaz ayrılan ve dünyanın başka yerlerine yerleşmiş 2 kardeşi düşünün, nette falan tanışıyorlar, aşık oluyorlar falan fıstık, ve bunu kendileri de dahil hiç kimse bilmiyor, şimdi bu ensest bir ilişki midir? değil midir? ne anlatmaya çalıştım şimdi ben bile karıştırdım, hahhh tamam ensestin günahı bilinmesinden gelir...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

balıklar evcil hayvan değil mi kardeşim! hayret bişey! (bkz: swh)
devamını gör...

bir hafta öncesine kadar kendine özgü bir şekilde akan sol frame neredeyse ekşi sözlüğün aynısı olmaya başladı ve bunu yapanların çoğunluğu ekşi’nin şimdiki halinden memnun olmayıp buraya gelen kişiler( bazı istisnalar var). sözlük elbette sadece fuların yünlü kokusu altında ilerlemeye devam etmeyecek ama kadınların veya erkeklerin bir cinsel obje yerine konup saçma salak konulara malzeme olmasını görmek istemiyorum çünkü bu şeyleri diğer sözlüklerde çokça gördük, şimdi başlığı engelle veya yazarı engelleyebilirsin diyebilirsiniz ama hangi birini engellemeye kalkayım? bu böyle düzenli bir döngü içerisinde ilerleyip sonu bulunmaz bir problemden başka bir şey değil. iki gündür bir şey yazamıyorum en son yazdığım yazılarda sitemkâr yazılardı şimdi durum iyice ilerlemeye devam ediyor. birçok yazarın profiline girdiğimde hakettiği değeri görmediğini açıkça belirtmek isterim. hülya avşar gibi bir ilkel primatın dedikleri kadar adam akıllı bir şey gündem olamıyor, ilgi göremiyor. herhangi bir yazarın profiline girip acaba bugün ne yazdı diye bakındığımda yavaş yavaş uzaklaştıklarını görüyorum ve cidden çok üzülüyorum çünkü bu insanlar çok nitelikliler, amaçları ilgi görmekten ziyade diğer sözlüklerin düştüğü aynı durumlara şahit olmak istemiyorlar. umarım bir an önce çözüm yolu bulunur çünkü diğer çöp olan sözlüklerin düştüğü duruma burada da şahit olmak istemiyorum.
devamını gör...

iki yıl önce işçilerin işçi bayramında çalıştığını öğrendiğim günden beri bi şeylere bakış açım bi tık daha değişti, bi tık daha olgunlaştım.
her daim saygı duyduğum insanlar, bayramınız bayramımız kutlu olsun, daha adil bir dünyada buluşacağımız güne dek elimizden geldiğince yanınızdayız.
devamını gör...

başaklarla anlaşmak da yaşamak da çok zordur. kesin sınırları,kırmızı çizgileri vardır ama bunları bilip dikkat ettikten sonra fazla da bir şey istemezler aslında. sevdikleri için her şeyi yapmaya hazırdırlar ama karşılığında değersiz oldukları hissettirilirse de sessizce uzaklaşmayı bilirler. kıymetleri de kaybedilince anlaşılır zaten.
devamını gör...

yorucu.
devamını gör...

tatile gidiyorumm :)
devamını gör...

açıkçası ben de burada isim için yazmıyorum, aksine arada sırada ekşi sözlük gibi "olm kafa sözlük ismi ne kötü sözlük ismi la hehehehe" diye güldüğüm de oluyor, ben buradaki insanları, trolünden en ciddi insanına kadar sevdiğim için buradayım, bırakıp gitmek olur mu, olur mu öyle şey hiç? ailem gibi burası yani...

ek olarak, sevgili yoldaş, çok ama çok geçmiş olsun. gerçekten bu duruma çok üzüldüm, davalar, şunlar, bunlar... insanı çok strese sokup içten içe bitiren kısımlar, umarım en yakın zamanda bu kısmı geride bırakabiliriz.

hani şebelap sözlük de olsa, beleşül sözlük de olsa buradayız...
devamını gör...

sosyoloji toplum bilimidir. toplumsal anlamda her hareket; değişim, gelişim, toplumsal gruplar, cinsiyet, tarih, psikoloji, bilim, medya, din, suç, vb. sosyolojinin alanına girer. koca bir derya denizdir yani.

eğitim süreci kişiye farklı bakış açıları kazandırmayı hedefler ve sistemli düşünebilmeyi öğretir. fakat özellikle yaşadığı toplumu anlamak isteyen kişi için sosyoloji eğitimi almış olmak yeterli değil maalesef.

temellerini saint-simon'un attığı ve modern anlamda comte ile başlayan, durkheim, marx, weber, spencer, j.s. mill, ve günümüze kadar yaşamış daha bir çok sosyoloğu okuyup anlamak tabiri caizse hatmetmek gerek.

aynı zamanda iyi bir gözlemci olmak, günü gündemi iyi okuyabilmek, tarihi de iyi bilmek gerekir.

yani ilgi duymayan, merak etmeyen de okur bitirir bir şekilde ve bir diploma sahibi olur fakat sosyolog olmak bambaşka bir şey.
devamını gör...

(bkz: bir yer bulalım dünyadan uzak)
devamını gör...

küçüklüğümden beri biraz içli bir çocuktum. kimsenin arkadaşlık yapmak istemediği insanlara kıyamaz oyuna dahil etmek için elimden geleni yapardım.
birinin ağladığını gördüğümde hemen ben de hüzne kapılır iç çekmeye başlardım.
mesela bir gün tv başında haberleri izlerken 9 yaşında bir kız ile 13 yaşındaki ablasının soba gazından zehirlenerek öldüğünü dinlerken annesinin nasıl bir üzüntü içinde olduğunu düşünüp gözümden yaşların akmaya başladığını fark ettim. ve bu 99 depreminde, soma faciasında ve nicelerinde aynı şekilde devam etti.
başkasının derdini taşımak zor gelmese de kendi kırgınlıklarımı tek başıma atlamazdım bir türlü. bu yüzden canım ne zaman yansa koşup annemin kollarına sığınıyordum. ben ağlarken annem bir yandan sakinleştiriyor bir yandan da benimle göz yaşı döküyordu.
işte bir gün yine canım çok yandığında annemi aramak istedim. sonra düşündüm ki her kederim onu benden çok etkliyordu. kıyamadım. oturdum bir kaldırım kenarına, göz yaşlarım tükenene dek bekledim. sonra kalktım, yoluma devam ettim. üzüldüğümde başkalarının canını yakmamayı öğrendiğimde fark ettim ki 'evet, ben artık büyümüş tüm.'
devamını gör...

içerisine her gün onlarca kelime ve kelime öbeği almaya devam eden bir daire.
örnekler:
- aga be
- aşko
- bro
- bruh
- boş yapmak
- boomer
- bullshit
- bi salın
- buna düşmeyen de ne bileyim
- cringe olmak
- dewamke
- yargı dağıtmak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bugün deneyimlediğim karanlıklar içerisinde bir çocuğun fener tutan adamlardan gizlenmesi ve kaçması oyunudur.
doğal sesleri insanı içine çekiyor. karanlıkta yürümeyle birlikte yağmur sesi vs.
geceyarısı ormanda sanki bir doğa yürüyüşü gibi geldi bana. tabi koştuk, kaçtık da.

düzenleme: ilerleyen bölümlerde sizi daha distopik hava ve hikayesini oyunculara bırakan oyun bekliyor.

alternatif son için ışıklı tüplerin kablolarını kesmelisiniz.
devamını gör...

babacım, defterini buldum. bana lazım renklerin notunu almışsın ya hani... o boyaları kullanamadım ben, kutularından çıkartamadım bile.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam av blokta duyulan diyastolik üfürüme verilen isimdir.
devamını gör...

aslında omurgasız hayvanların bir sınıfıdır solucanlar.
diğerleri ile beraber basitten gelişmişe doğru omurgasızları şöyle sıralayabiliriz.

süngerler: vücut simetrisi olmayan bu canlılar deniz tabanına tutunarak sabit yaşarlar.
sölenterler: deniz anası, mercan vs.
solucanlar:
yumuşakçalar: ahtapot, salyangoz, midye
eklem bacaklılar: yengeç, kırkayak, akrep, çekirge, arı
derisi dikenliler: deniz yıldızı, deniz hıyarı vs.

kendi içinde üçe ayrılır solucanlar. evrimsel geçiş açısından oldukça önemli canlılardır. yine ilkelden gelişmişe göre:
1. yassı solucanlar: ilk merkezi sistem bu canlılarda var. kısacası beyni var diyebiliriz. ilk ilkel beyin. sindirim kanalları tek açıklıklıdır. ne demek bu, ağız ve anüs aynı yer. örnek: planarya
2. yuvarlak solucanlar: ilk kez çift açıklıklı sindirim sistemi görülen canlılar. örnek: kancalı kurt
3. halkalı solucanlar: segmentli vücutları vardır ve ilk defa tam bir sindirim sistemi bu canlılarda görülür. toprakta, tatlı-tuzlu sularda yaşayabilirler. karada yaşayanlar deri sonumu yapar. difüzyon hızını artırmak için derileri bol mukusludur. suda yaşayanlar solungaç solunumu yapar. en bilinen örneği toprak solucanıdır.
devamını gör...

zeka seviyesinden bağımsız olarak her türlü yalnız olmayı tercih edeceğim karşılaştırma.
devamını gör...

italyancadan dilimize gelmiş bu kelime dolandırıcılık manası taşımaktaymış.
bizim yöremizde ise sevgili anlamında kullanılıyormuş.
pek hoşlanmam bu kelimeden, lakayt gelir bana. ileride sevgilim olursa ve bunu kullanırsa bir dur derim, o derece.
devamını gör...

bu sabah gerginiz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim