birinin evini barkını dağıtmak ve birinin varlığına ya da saygınlığına zarar vermek gibi anlamlarda kullanılan bir deyimdir. deyimin ortaya çıkışıyla ilgili farklı hikayeler vardır.

incir ağacının kökleri yayılma eğiliminde ve çok güçlü olduğundan, önüne ne çıkarsa parçalar. bir evin yakınına dikilirse evin temellerine zarar verebilir. bu sebeple eskiler bu 'ocağımı incir ağacı diktin' deyimini kullanmıştır.
bir halk hikayesi anlatılır. zalim bir devlet erbabı yaşarmış zamanın birinde.
sarayının bahçesini temizletirken emrindekilere bahçedeki incir ağaçlarını söktürüyormuş. oradan geçen bir derviş derebeyine seslenmiş: "söktürme o ağaçları, birinin ocağına dikmek, hayatını söndürmek istersen lazım olur sana..."
bilinir ki; incir ağacı viraneleri, harabeleri, terk edilmiş evleri, kuytuları pek sever ve oralarda boy sürer. hep fakir fukaranın malına göz diken, zalim bir adama incir ağacıyla zulmünün hatırlatılması bundandır.
bir diğer inanış da; incir ağacından düşenin mutlaka bir yeri kırılır, çünkü incir ağacı cinlerin uğrak yer ve evidir.
farklı bir yorum olarak; incir ağacı kesmek uğursuzluk getirirmiş...
bu sebeple incir ağacı dikildiği yerden asla kesilemezmiş. eğer birisi ocağınıza incir ağacı dikti ise onu kesemeyeceğinize göre artık ocağınızı da yakamazsınız. yani ailenizin, yuvanızın ocağı sönmüş anlamına gelir.

devamını gör...

risk almaktır.
onun gülüşü için çaba sarf etmektir.
sağlığına dikkat etmesi için uyarmaktır.
bazen hayallerden vazgeçmektir.
onu üzüp canını sıkanları tokatlamak istemektir.
sevdiği yemeklerden yapıp yeyince mutlu olduğunu hissettmektir.
sabır göstermektir.
sadakatli, saygılı davranmaktır.
huzuru hissetsin diye uğraşmaktır.
yalnız olmadığını onu seven, yanında olan, destekleyen, üzüldüğünde ağlayacak omzu, mutlu olduğunda paylaşacak kişiyi bilmesini sağlamaktır.
ve bunları sırf onu sevdiğimiz için yaptığımızı bilerek mutlu olduğumuzu bilmesidir.
devamını gör...

günümüz ilişkilerini çok güzel bir şekilde özetleyen bir film olmuş.

bir tarafta evliliği baş tacı görüp evli olmayanları hayvana çeviren algı;diğer tarafta tam tersi birlikteliğin yasak bireyselliğin ön planda olduğu bir benimseyiş.

insanların beraber olmak ya da olabilmek için diğer kişiye benzemesi ya da benziyor gibi sahte görünme çabası da filmde çok güzel bir şekilde işlenmiş.

burnu spontan kanayan kızla hayvan olmamak için birlikte olan adamın kendisinin de kanadığını söyleyerek çift olmaları


ayrıca filmdeki karakterlerin her iki tarafta da çok soğuk, donuk,ruhsuz olması gerçekten can sıkıcı. sanki gerçekten robotize edilmiş insanlar gibi.
sanki bir mesaj bundan 50-100 sene sonra olabilecek olaylar silsilesi için.

bir diğer algı da çiftlerin ilişkilerinde bir sorun olduğunda bunun çocukla çözülebilecek anlayışı ancak ben buna katılmıyorum.
böylelikle geçimsizlik devam ederse olan o yeni bebeğe daha konuşmayı bile öğrenmemişken yapılan bir haksızlık olduğunu düşünüyorum.

beni etkileyen bir diğer an ise

sevdiği kadın âmâ olduğu için kendi gözlerini de kör eden baş rolümüz gönlümü fethetmiştir.
devamını gör...

belçika doğumlu haritacı ve coğrafyacıdır.

ilk modern atlas olarak kabul edilen ve 70 adet harita içeren (bkz: theatrum orbis terrarum) eseri ile ünlüdür.
devamını gör...

hiç beklenmedik bir yerde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çiçeğin renkli, kokulu ve güzel görünümlü kısmıdır. bu özelliğiyle pek çok böcek, kuş, arı, sinek ve insanın ilgisini çiçek üzerine çekerek tozlaşmaya yardım eder.
devamını gör...

tayland'da şeker kamışı tarlasına giren fil, insanların geldiğini görünce elektrik direğinin arkasına saklanmış.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben de diyorum n’oluyor, değişti bir şeyler yine sanki, meğersem tanımlar kutucuk içine alınmış. bakın bunu sevdim. sağ olasın iko. çok yaşa yoldaş!
devamını gör...

çamaşırları,bulaşık makinesine,tabakları da çamaşır makinesine atmak..
devamını gör...

bazen bir kıyafet gibi üzerimde taşıdığım..
hatta çıkarınca üşüdüğüm hırkam gibi.
(bkz: kanıksamak)
devamını gör...

evin çocuğu tarafından "anne ben neden bu fotoğrafta yokum, senin karnında mıydım burada, beni neden götürmediniz düğüne?" sorularına maruz bırakılmaya neden olan fotoğraflardır.
devamını gör...

trakya üniversitesi ilahiyat fakültesi dekanı prof. dr. cevdet kılıç, boğaziçi üniversitesi öğrencilerine hitaben ,


boğaziçili misiniz, boğazdışılı mısınız onu bunu bilmem, biz eylem falan yapmayız. biz gece vakti işi bitirir ertesi gün işe gideriz bilin istedim.


şeklinde bir paylaşım yapmış.

adama sorarlar, hoca sen akademisyen misin, nesin ?

buradan
devamını gör...

kendine yabancılaşmanın sonucudur, hayatın bütün yoğunluğu içerisinde kendini tanımaya vakit ayıramayan zavallı insan kendi ile baş başa kaldığında içini bir yabancıyla aynı odada kalmaya zorlanmışçasına bir korku bürür. dakikalar geçtikçe bu korku yerini her şeyin anlamsız olduğu gerçeğine bırakır. ne yazık ki aynanın karşısından çekilince bu evraka anı da son bulur.
devamını gör...

uzun süredir takipte olduğum, tanımlarını güzel ve samimi bir üslupla yazdığını düşündüğüm yazar. tanımlarından anladığım kadarıyla eğlenceli biri.*

9 ay sonra gelen edit: tam bir yıldır takipteyim. daha cizgisini bozdugunu gormedim. gercekten cok dogal yaziyor. hâlâ samimi.
madalyali tanimlari da okunmaya değer. takip edilmesini siddetle tavsiye ettigim bir yazar.*
devamını gör...

karşıdaki kişinin konuşmasını engellemesi.
devamını gör...

yoğun geçen günün ardından sözlüğe girebildiğimiz zaman söylenen cümledir. plajda uzanıp denizi seyretmeye benzer.
devamını gör...

aptalların hepsi ünlü mü, yalnızların hepsi zeki mi diye yeni bir sorunsala kapı açan başlık. ya da ünlülükten kasıt nedir?
ve bunu düşünmeme gerek var mıdır? bence yoktur. düşünmüyorum öyleyse zeki miyim, aptal mı? e hiçbiri. bence ben benim, sen sensin. o hepimiz.
devamını gör...

insanın oturduğu toprakların altında ölüleri yoksa, o adam o toprağın insanı değildir.
gabriel garcia marquez
devamını gör...

bohemian rhapsody.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arkadaşlarla bir alkol meclisinden dönüyoruz, takside şoförle beraber dört kişiyiz. bir ara yan koltuğumdaki arkadaş dışarı bakıp "aha... ben lan. dışarda kalmışım" dediydi. biz de onu almak için taksiyi durdurmuştuk.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim