nikorandil
nitrik oksit salınımına yol açan ayrıca k(potasyum) kanal açıcı etkisi olan antianjinal ajandır.
devamını gör...
namazda gülmek
ben çocukken... (evet ne yapayım yahu ben de aynı ülkede çocuk oldum.)
bizde kafası takılan ben değil ablam olurdu. ben güler, kahkaha atardım, dayağı komşunun ufak oğlu yerdi. hah teyzeler delirirdi.
neden çocuk gülüşüne tahammül edemez insanlar? neyse olayın ucu başka yerlere dayanmadan ben konuyu kapatayım.
bizde kafası takılan ben değil ablam olurdu. ben güler, kahkaha atardım, dayağı komşunun ufak oğlu yerdi. hah teyzeler delirirdi.
neden çocuk gülüşüne tahammül edemez insanlar? neyse olayın ucu başka yerlere dayanmadan ben konuyu kapatayım.
devamını gör...
arkadaşlık kesme sebepleri
yedi kişi bir araya gelip arkadaşlık kesme şeysi. bir nedeni olmaz bazen sadece sıkılırsın.
bazılarını kafam kaldırmıyor bir süre sonra ve ben sanki hayatıma hiç girmemişler gibi davranıyorum. önce minik minik sitem ediyorlar benden hala karşılık alamayınca alışıyorlar sonra. kafam rahat ohh miss.. eskisi gibi ne ruhum ne bedenim ne zihnim ne de kalbim her insanı kabullenmiyor. o kadar anlamsız geliyor ki bazen yıllarca görüşmüş olduğum insanlar bile ve ben bir an da buz kesiyorum... bu güncelleme son bir, iki senede geldi ama çok iyi geldi öncesi karanlık öncesi hep gereksiz samimiyet şimdi nasıl tatlı bir sessizlik tatlı bir uyum anlatamam...
bazılarını kafam kaldırmıyor bir süre sonra ve ben sanki hayatıma hiç girmemişler gibi davranıyorum. önce minik minik sitem ediyorlar benden hala karşılık alamayınca alışıyorlar sonra. kafam rahat ohh miss.. eskisi gibi ne ruhum ne bedenim ne zihnim ne de kalbim her insanı kabullenmiyor. o kadar anlamsız geliyor ki bazen yıllarca görüşmüş olduğum insanlar bile ve ben bir an da buz kesiyorum... bu güncelleme son bir, iki senede geldi ama çok iyi geldi öncesi karanlık öncesi hep gereksiz samimiyet şimdi nasıl tatlı bir sessizlik tatlı bir uyum anlatamam...
devamını gör...
katlanılamayan insanlar
eleştirdiği davranışın aynısını yapanlar. konu ne olursa olsun.söylediğinle yaptığın birbirini tutmuyor.
başkasının düşüncesine,paylaşımına saygı duymayan ve bunun üstünden prim yapmaya çalışanlar.hoşlanmıyorsan engelle,kendini göstermene gerek yok.
başarıya çamur atanlar,dudak bükenler.çekememezlik ne kötü.
başkasının düşüncesine,paylaşımına saygı duymayan ve bunun üstünden prim yapmaya çalışanlar.hoşlanmıyorsan engelle,kendini göstermene gerek yok.
başarıya çamur atanlar,dudak bükenler.çekememezlik ne kötü.
devamını gör...
merlin
izlediğim en kötü sondu. bir diziyi bu kadar berbat bitirmemeliydiler.
devamını gör...
yazarların kendini ararken bakacakları ilk yer
hazır gitmiş. bakacağım tek şey sanırım kapının kilitli olup olmadığı.*
devamını gör...
normal sözlük belgesel veri tabanı
lektionen in finsternis
mein liebster feind - klaus kinski
grizzly man
encounters at the end of the world
burden of dreams
man on wire
aklıma gelenler bunlar, bulabildiğinizi izleyin derim.
bulamazsanız link konusunda yardımcı olabilirim.
mein liebster feind - klaus kinski
grizzly man
encounters at the end of the world
burden of dreams
man on wire
aklıma gelenler bunlar, bulabildiğinizi izleyin derim.
bulamazsanız link konusunda yardımcı olabilirim.
devamını gör...
yeni bir anayasayı tartışma vakti geldi
darbe anayasasının bile reisi kesmediğini görmemizi sağlamış konuşma. ne yapalım reis heykeline mi tapınak artık? toplanıp allah mı diyek?
devamını gör...
yazarların en sevdiği 5 çorba
beşine de mercimek çorbası diyorum, geç.
devamını gör...
zili çaldıktan sonra kim o sorusuna ben diye cevap vermek
ben ''aç aç!!'' diye kızıyorum, açıyor yine de canım ailem.
öyle de bir durumdur yani, cevabını bildiğin soruyu sorar, ne denirse kabullenirsin.
öyle de bir durumdur yani, cevabını bildiğin soruyu sorar, ne denirse kabullenirsin.
devamını gör...
asla mutlu olamayacak insanlar
hala şiir okuyan insanlar veya yüreği hassas olanlar. empati kurabilenler de olabilir. ki zaten şiir okuyan insanda nicesi bulunur.
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
sözlüğün en uzun nickine sahibim. sayılır mı?
devamını gör...
evrenin şekli
şu anki bilgilerimize göre düz olan geometri. karıştırmayalım; düz olan dünya değil, evren.
evrenin tamamını göremiyoruz ve görebildiğimiz kadarına gözlenebilir evren diyoruz. bu nedenle konuştuğumuz birçok konu aslında evrenin tamamından ziyade görebildiğimiz kısmıyla ilgili. bu konu da öyle...
yerel bir ölçekte baktığımızda evren bize inişli çıkışlı, pürüzlü bir yapı olarak görülür çünkü içinde birçok kütle var ve bunlar uzay - zaman dokusunda dalgalanmalar oluşturuyor. mikro ölçekte baktığımızda da yine evren dalgalanmalar gösterir. ancak kozmolojik ölçekte baktığımızda bizi bekleyen sonuç farklıdır.
***
evrenin şekli neye bağlı? anahtar kelime: yoğunluk.
fizikçiler işin hesabını kitabını yapmış ve sonuçlar böyle çıkmış karşılarına:
1. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok yüksek olursa, evren pozitif eğriliğe sahip olur ve küresel bir şekil alır. kapalı olan bu evren modeli, genişlemesinin gittikçe yavaşlaması sonucu kendi üzerine çöker. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti bir yerlerde mutlaka kesişir.
2. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok düşük olursa, evren negatif eğriliğe sahip olur. hiperbolikuzay da denilen bu modelde evren, azalan bir değerle de olsa genişlemeyi sürdürür. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti gittikçe birbirinden uzaklaşır.
3. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu, adına "kritik yoğunluk" denen dengeli bir değerdeyse, evren açık ve düz bir geometriye sahip olur. bu durumda evren genişlemeye devam eder ve paralel 2 ışın demeti sonsuza dek paralel kalır.
kozmik mikrodalga arka plan ışınımı gözlemleri ve başka bazı çalışmalar, evrenin 3. durumdaki kritik yoğunluk değerine sahip olduğunu gösteriyor. bu durumda, eğer bir gün aksini ispatlayacak kanıtlar ortaya çıkmazsa, evrenin düz olduğunu söylemeye devam edebiliriz.
evrenin tamamını göremiyoruz ve görebildiğimiz kadarına gözlenebilir evren diyoruz. bu nedenle konuştuğumuz birçok konu aslında evrenin tamamından ziyade görebildiğimiz kısmıyla ilgili. bu konu da öyle...
yerel bir ölçekte baktığımızda evren bize inişli çıkışlı, pürüzlü bir yapı olarak görülür çünkü içinde birçok kütle var ve bunlar uzay - zaman dokusunda dalgalanmalar oluşturuyor. mikro ölçekte baktığımızda da yine evren dalgalanmalar gösterir. ancak kozmolojik ölçekte baktığımızda bizi bekleyen sonuç farklıdır.
***
evrenin şekli neye bağlı? anahtar kelime: yoğunluk.
fizikçiler işin hesabını kitabını yapmış ve sonuçlar böyle çıkmış karşılarına:
1. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok yüksek olursa, evren pozitif eğriliğe sahip olur ve küresel bir şekil alır. kapalı olan bu evren modeli, genişlemesinin gittikçe yavaşlaması sonucu kendi üzerine çöker. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti bir yerlerde mutlaka kesişir.
2. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok düşük olursa, evren negatif eğriliğe sahip olur. hiperbolikuzay da denilen bu modelde evren, azalan bir değerle de olsa genişlemeyi sürdürür. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti gittikçe birbirinden uzaklaşır.
3. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu, adına "kritik yoğunluk" denen dengeli bir değerdeyse, evren açık ve düz bir geometriye sahip olur. bu durumda evren genişlemeye devam eder ve paralel 2 ışın demeti sonsuza dek paralel kalır.
kozmik mikrodalga arka plan ışınımı gözlemleri ve başka bazı çalışmalar, evrenin 3. durumdaki kritik yoğunluk değerine sahip olduğunu gösteriyor. bu durumda, eğer bir gün aksini ispatlayacak kanıtlar ortaya çıkmazsa, evrenin düz olduğunu söylemeye devam edebiliriz.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"kuşkonmaz dallarına astım kendimi
sedir ağaçlarına gül yapraklarına
başımı taşlara vurdum
göz bebeklerimde büyük camlar parçalandı
tanrısal duygular içindeydim
bütün tanrısızlığımdan uzakta
bir kemiklerinin sertliğini aldım
bir teninin aklığını
sonra sıcaklığını dudaklarının
gel bak
sana bir tanrı getirdim
gel bak
bir tanrı yarattım senden."
ümit yaşar oğuzcan
sedir ağaçlarına gül yapraklarına
başımı taşlara vurdum
göz bebeklerimde büyük camlar parçalandı
tanrısal duygular içindeydim
bütün tanrısızlığımdan uzakta
bir kemiklerinin sertliğini aldım
bir teninin aklığını
sonra sıcaklığını dudaklarının
gel bak
sana bir tanrı getirdim
gel bak
bir tanrı yarattım senden."
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
el ayasında allah yazması
akla binali yıldırım’a yapılan hoçça ğalın gidiyom ben caps'ini getirmiştir.
devamını gör...
monoteizm
tanrı'nın varlığına ve birliğine, eşinin, benzerinin olmadığına duyulan inanç.
(bkz: bahailik)
(bkz: dürzilik)
(bkz: hristiyanlık)
(bkz: islam)
(bkz: kaodaizm)
(bkz: rastafarianizm)
(bkz: sihizm)
(bkz: yahudilik)
(bkz: zerdüştlük)
(bkz: atenizm)
(bkz: çendoizm)
(bkz: ekankar)
bilinen tek tanrılı dinlerden bazılarıdır.
(bkz: bahailik)
(bkz: dürzilik)
(bkz: hristiyanlık)
(bkz: islam)
(bkz: kaodaizm)
(bkz: rastafarianizm)
(bkz: sihizm)
(bkz: yahudilik)
(bkz: zerdüştlük)
(bkz: atenizm)
(bkz: çendoizm)
(bkz: ekankar)
bilinen tek tanrılı dinlerden bazılarıdır.
devamını gör...
sinema tarihinin en iyi oyunculuk performansları
devamını gör...
fırından yeni çıkmış ramazan pidesine tereyağı sürmek
kalp damar hastalıklarına "gel oğlum gel, pılını pırtını toplamadan gel" demektir.
devamını gör...
seni seviyorum diyemeyen insanlar
yazan olmuştur diye düşündüm ama kimse yazmamış. ilgili alıntıyı paylaşmak yine bana düştü.
"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem..."
turgut uyar
"gizlenen, gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevginin zerre değeri, kıymeti yok gözümde.
bu duvar da beni çok seviyor olabilir, bilemem..."
turgut uyar
devamını gör...
