santur
ilk defa dinlediğim ve içimi huzurla dolduran enstrüman. dinlemek isteyenler için:
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hemen itiraflanalım mı desem yoksa acı bir durum mu bilemedim. ben de an itibariyle öğrendim ve bu durumu paylaşacağım yer olarak burayı seçtim. yakınlarıma bunu diyemiyorum çünkü ağlayabilirim.
allah herkese bir kader tayin etmiş ve kaldıramayacağı yükü vermezmiş, öyle diyorlar, ben de buna inanıyorum.
benimki ise benim elimde olmayan ebeveynlerimle başlamış. annem beni aldırmak istemiş. haklı da kadın. işte bunu kaç yıldır ilk defa öğrendim. ablalarımla aramda nerdeyse 3 yaş ve 15 ay fark var. daha onlar küçük ve bi de ben olmazmışım. öğrendiğimde çıldırdım, dedi. sonra vazgeçmiş tabi düşüncesinden. ama vazgeçtiği ilk başta istemediğini değiştirmez. ne olursa olsun evlat, bilmiyorum. annemin yerinde değilim ondan onu yargılayamam. ee babam boş durur mu? ben "erkek" değilim ya da kan uyuşmazlığı sebebiyle sarılık olduğum için tedavi olmasın ölsün dediği bir evladıyım. ama erkek olsaydım var ya tüm malını mülkünü beni iyi etmek için uğraşırdı. o zaman ölmemi istemezdi. hayattayım, ilk başta annemin babamın bile beni istemediği hayatta var olabildim. bu da yaratıcının gücü. ne olursa olsun onları yargılayamam, ailem. acı verici ama yapcak bir şey yok. ben onlar gibi olmayacağım ve bu hissettirdikleri için onlara kin beslemeyeceğim. ablalarım şanslı bu da güzel bir şey. hayat işte, değişik. şu an hiç üzülmedim ve ağlamıyorum çünkü bunları ben istemedim. allah ki bunlara inat beni var etti, keşke ölseydim keşke aldırsaydın demem, ne olursa olsun hayatta olmak güzel. hayatta olduğum için seviyorum, öğreniyorum, hissedebiliyorum, yemekler yiyorum, oğlakları, arkadaşlarımı, çiçekleri, gün batımını, denizi sevebiliyorum. daha nice şeyler olacak bilmiyorum. yine de her şeye rağmen hayatta olmak güzelmiş.
allah herkese bir kader tayin etmiş ve kaldıramayacağı yükü vermezmiş, öyle diyorlar, ben de buna inanıyorum.
benimki ise benim elimde olmayan ebeveynlerimle başlamış. annem beni aldırmak istemiş. haklı da kadın. işte bunu kaç yıldır ilk defa öğrendim. ablalarımla aramda nerdeyse 3 yaş ve 15 ay fark var. daha onlar küçük ve bi de ben olmazmışım. öğrendiğimde çıldırdım, dedi. sonra vazgeçmiş tabi düşüncesinden. ama vazgeçtiği ilk başta istemediğini değiştirmez. ne olursa olsun evlat, bilmiyorum. annemin yerinde değilim ondan onu yargılayamam. ee babam boş durur mu? ben "erkek" değilim ya da kan uyuşmazlığı sebebiyle sarılık olduğum için tedavi olmasın ölsün dediği bir evladıyım. ama erkek olsaydım var ya tüm malını mülkünü beni iyi etmek için uğraşırdı. o zaman ölmemi istemezdi. hayattayım, ilk başta annemin babamın bile beni istemediği hayatta var olabildim. bu da yaratıcının gücü. ne olursa olsun onları yargılayamam, ailem. acı verici ama yapcak bir şey yok. ben onlar gibi olmayacağım ve bu hissettirdikleri için onlara kin beslemeyeceğim. ablalarım şanslı bu da güzel bir şey. hayat işte, değişik. şu an hiç üzülmedim ve ağlamıyorum çünkü bunları ben istemedim. allah ki bunlara inat beni var etti, keşke ölseydim keşke aldırsaydın demem, ne olursa olsun hayatta olmak güzel. hayatta olduğum için seviyorum, öğreniyorum, hissedebiliyorum, yemekler yiyorum, oğlakları, arkadaşlarımı, çiçekleri, gün batımını, denizi sevebiliyorum. daha nice şeyler olacak bilmiyorum. yine de her şeye rağmen hayatta olmak güzelmiş.
devamını gör...
sorumluluktan kaçmak için yapılan şeyler
son dakikaya bırakılan işlerde daha başarılı olduğuma kendimi inandırdım.
işe yarıyor mu? çoğunlukla.
bazen yeterince üzerine düşünmediğim, iyi planlamadığımda hüsranla sonuçlanıyor. ama bunun da zaman hatası olduğunu düşünmüyorum.
işe yarıyor mu? çoğunlukla.
bazen yeterince üzerine düşünmediğim, iyi planlamadığımda hüsranla sonuçlanıyor. ama bunun da zaman hatası olduğunu düşünmüyorum.
devamını gör...
kafa sözlük
orta doğu ve balkanların en troll yazarı ile, sözlükler arası bilgi yarışmasında kafa sözlük'e altın madalya kazandıran bir yazarın, nickaltlarında civcivleştiği sözlüktür.
işbu saatten sonra "kafa sözlük çok sıkıcı yea" gibi söylemleri dikkate almayacağımızı belirtmek isterim *
işbu saatten sonra "kafa sözlük çok sıkıcı yea" gibi söylemleri dikkate almayacağımızı belirtmek isterim *
devamını gör...
uyuşturucu satıcısı uyuşturucu kullanmaz
tadına bakar.
devamını gör...
erdem beyazıt
asıl adı adil erdem bayazıt olan şairimiz 1940 yılında maraş'ta dünyaya gelmiş ve maalesef ki 2008 yılının bir temmuz ayı aramızdan ayrılmıştır. gençlik yılları güneydoğu taraflarında geçmiştir. cahit zarifoğlu gibi birçok ünlü şairle lise yıllarında aynı sırayı paylaşmıştır. ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi türk dili ve edebiyatı bölümünü bitirdi. bir süre milli kütüphane'de çalıştı ardından lise düzeyinde edebiyat öğretmenliği yapmaya başladı. 1987 yılında siyasetle haşır neşir olmuş olmalı ki maraş milletvekili seçildi. yazı ve şiirlerini 1960 yılında yani 20 yaşındayken yayınlamaya başladı. 1969 yılından itibaren ise uzun yıllar edebiyat dergiciliği yapmaya başladı. sebep ey ve risaleler iki tane şiir kitabıdır aynı zamanda ipek yolundan afganistan'a ise gezi yazılarındandır.
birçok şiirinde tasavvuftan çokça yararlanmıştır. hatta sebep ey adlı şiir kitabında her şeyin tek ve mutlak sebebinin allah* olduğundan bahseder. şiirlerinde şehrin doğallıktan uzak ortamından kaçışı, zulme haksızlığa başkaldırı gibi şeyler de bulunur. aynı zamanda ünlü şair çok az yazar çünkü şiirin zamanı geldiğinde kendiliğinden ortaya çıkacağına inanır. hiçbir vezine bağlı kalmayan sanatçı serbest bir şekilde şiirlerini yazar. 2. yeni şiir akımının anlatım olanaklarını islami ögelerle birleştirerek şiire mistik bir boyut katmıştır. islam estetiğinin biçimlendirdiği kapalı ve imgelerle dolu bir söylem ortaya koymuştur. şiirlerinde daha çok doğallıktan uzak beşerileşmiş endüstri toplumunun parçaladığı insanı dinsel duyarlılığa davet etmiştir.
risaleler adlı şiir kitabı sayesinde türkiye yazarlar birliği 1988 şiir ödülünü
ipek yolundan afganistan'a adlı gezi yazısı sayesinde ise tyb 1983 gazetecilik ödülünü
almaya hak kazanmıştır.
birçok şiirinde tasavvuftan çokça yararlanmıştır. hatta sebep ey adlı şiir kitabında her şeyin tek ve mutlak sebebinin allah* olduğundan bahseder. şiirlerinde şehrin doğallıktan uzak ortamından kaçışı, zulme haksızlığa başkaldırı gibi şeyler de bulunur. aynı zamanda ünlü şair çok az yazar çünkü şiirin zamanı geldiğinde kendiliğinden ortaya çıkacağına inanır. hiçbir vezine bağlı kalmayan sanatçı serbest bir şekilde şiirlerini yazar. 2. yeni şiir akımının anlatım olanaklarını islami ögelerle birleştirerek şiire mistik bir boyut katmıştır. islam estetiğinin biçimlendirdiği kapalı ve imgelerle dolu bir söylem ortaya koymuştur. şiirlerinde daha çok doğallıktan uzak beşerileşmiş endüstri toplumunun parçaladığı insanı dinsel duyarlılığa davet etmiştir.
risaleler adlı şiir kitabı sayesinde türkiye yazarlar birliği 1988 şiir ödülünü
ipek yolundan afganistan'a adlı gezi yazısı sayesinde ise tyb 1983 gazetecilik ödülünü
almaya hak kazanmıştır.
devamını gör...
mehmet akif ersoy
zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-boğamazsın ki!
-hiç olmazsa yanımdan kovarım.
üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
irticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?
favorimdir . ezgi olarak dinlemeyi de severim ..
gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-boğamazsın ki!
-hiç olmazsa yanımdan kovarım.
üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.
doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;
bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!
yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım.
çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
irticanın şu sizin lehçede ma'nası bu mu?
favorimdir . ezgi olarak dinlemeyi de severim ..
devamını gör...
ams
açılımı arbeitsmarktservice olan bu kurum avusturya’nın tüm şehirlerinde ve bir çok semtlerinde yer almaktadır. işverenler ve iş arayanlar için bir nimet niteliğindedir. buraya başvurup eleman/iş bulabilirsiniz.
eğer işsizseniz hayatınıza biraz destek olmak namına işsizlik maaşı veriyorlar. yaptığınız mesleğe, çocuğunuz olup, olmadığına göre belirleniyor verdikleri miktar.
her şeyin bi karşılığı olduğu gibi burda da bi şart var tabii. deyimi yerindeyse keklenmemek adına size önerilen iş yerine başvurup, 8 gün içinde bi geri dönüş yapmanız gerekiyor kuruma.
uzun zamandır iş bulamadıysanız eğer, size bi kurs teklifinde bulunuyor. ister kendi mesleğinizde, ister merak ettiğiniz bi alan’da belli bi süre eğitim alabilirsiniz. bunun değerini de ams karşılıyor.
kendinizi geliştirirken bir yandan da iş aramaya devam etmelisiniz. kursa başladığınız da geç kalıp nerde olduğunuza dair izin kağıdı vermezseniz maaşınızdan bir günlük değeri kesebiliyorlar. aynı şekilde kursu yarım bırakmanıza da sıcak bakılmıyor.
bu küçük şartları yerine getirmediğiniz taktirde anında kesiliyor işsizlik maaşınız. tekrar evrak toplayıp başvurursanız 6 haftalık bi “ceza” (parasızlık) sonrası yeniden şans veriliyor size.
kendim bizzat epeydir işsizim ve ams ile uğraşmaktansa* hardcore çalışmayı yeğlerim. kriterlerime uygun olan bi işe denk gelemedim henüz.
eğer işsizseniz hayatınıza biraz destek olmak namına işsizlik maaşı veriyorlar. yaptığınız mesleğe, çocuğunuz olup, olmadığına göre belirleniyor verdikleri miktar.
her şeyin bi karşılığı olduğu gibi burda da bi şart var tabii. deyimi yerindeyse keklenmemek adına size önerilen iş yerine başvurup, 8 gün içinde bi geri dönüş yapmanız gerekiyor kuruma.
uzun zamandır iş bulamadıysanız eğer, size bi kurs teklifinde bulunuyor. ister kendi mesleğinizde, ister merak ettiğiniz bi alan’da belli bi süre eğitim alabilirsiniz. bunun değerini de ams karşılıyor.
kendinizi geliştirirken bir yandan da iş aramaya devam etmelisiniz. kursa başladığınız da geç kalıp nerde olduğunuza dair izin kağıdı vermezseniz maaşınızdan bir günlük değeri kesebiliyorlar. aynı şekilde kursu yarım bırakmanıza da sıcak bakılmıyor.
bu küçük şartları yerine getirmediğiniz taktirde anında kesiliyor işsizlik maaşınız. tekrar evrak toplayıp başvurursanız 6 haftalık bi “ceza” (parasızlık) sonrası yeniden şans veriliyor size.
kendim bizzat epeydir işsizim ve ams ile uğraşmaktansa* hardcore çalışmayı yeğlerim. kriterlerime uygun olan bi işe denk gelemedim henüz.
devamını gör...
filiz akın
yeşilçam'ın büyük oyuncularından olandır. zarifliği bir başkadır.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
öz saygısını yitirmek. kendi kendine bu kadar zarar verebilecek başka bir şey yok.
devamını gör...
atlıkarınca
ismi ile kafalarımızı hayli karıştıran, göz alıcı renkleri ve ışığıyla çocukluk hayali olan lunapark oyuncağı.

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••
atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.
rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.

isminin kökeni napoliten olan oyuncak “carosello” kilden yapılmış topları ve onlarla oynanan eski bir oyundan gelmekte. şövalyelerin bindikleri atlar üzerinde çember oluşturarak, birbirlerini kil toplarla vurmaya çalıştıkları oyun, atlıkarınca'nın atası sayılıyor. oynun ilham kaynağı türk ve arap atlıları. *
•••
atlıkarınca'nın icadı konusunda bildiğim pek bir şey yok, hatta neredeyse kimsenin bir bilgisi yok. tarık tufan'ın deyimiyle o mistik bir oyuncak -ki kullanılmaya ilk başlandığında kimse oyuncak demiyordu.
rivayetlerden birine göre; insanlar bir gün uyandılar, boş arazilerden birinde bu mistik şeye rastladılar. kimse nereden geldiğini, kime ait olduğunu bilmiyordu. herkes ondan korktu. korkmayan tek kişi çocuklar oldu. onlar bu oyuncağa binip doyasıya eğlendiler. böylece dünya dışından gelen oyuncak, çocuklara ait kaldı.
devamını gör...
her el kaldıranı otostopçu sanmak
tır şoförlerinin genelindeki yargı.
an itibariyle yaşadığım olayı anlatmak istiyorum. tır önde ego arkasında şehirler arası fakat aynı zamanda yerleşim yeri de olan bir durakta beklerken, ego şoförü beni görsün diye kolumu sallayarak durmasını işaret ederken, tır şoförünün gündüz gözüyle selektör yapmasına ve el kol hareketleriyle tacizine maruz kalmış bulunmaktayım. şokun etkisiyle plakasını da alamadım, hoş alsam şikayet etsem delil yok kanıt yok bir şey çıkmaz o da ayrı.
bu kadar mı kudurdunuz! durakta otobüse binemeyeceksek nerede binelim illa yanımızda bir erkek mi olması lazım?
kökünüze kibrit suyu!
an itibariyle yaşadığım olayı anlatmak istiyorum. tır önde ego arkasında şehirler arası fakat aynı zamanda yerleşim yeri de olan bir durakta beklerken, ego şoförü beni görsün diye kolumu sallayarak durmasını işaret ederken, tır şoförünün gündüz gözüyle selektör yapmasına ve el kol hareketleriyle tacizine maruz kalmış bulunmaktayım. şokun etkisiyle plakasını da alamadım, hoş alsam şikayet etsem delil yok kanıt yok bir şey çıkmaz o da ayrı.
bu kadar mı kudurdunuz! durakta otobüse binemeyeceksek nerede binelim illa yanımızda bir erkek mi olması lazım?
kökünüze kibrit suyu!
devamını gör...
şaka maka havaların soğuması
doğalgaz sayacı ile aramızda manidar bir bakışma yaşanmasına vesile olmuştur.
fırıl fırıl dönüyor zalım...
fırıl fırıl dönüyor zalım...
devamını gör...
oneida
eskiden a.b.d'nin new york eyaletinde yaşayan, iroquoi dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
iroquoi'erin beş ulusundan biridir. ingiliz'lerle ittifak kurup diğer kabilelere karşı kürk savaşlarını yaptılar. güneyde ingilizlere karşı savaşan tuscarora kabilesi, yenilgiden sonra kuzeye geldiğinde, oneida'lar topraklarını onlarla paylaştılar. büyük ihtimal tuscarora'ların başlarına gelen olaylardan dolayı, amerikan bağımsızlık savaşı sırasında iroquoi birliğindeki diğer kabilelerin aksine, ilk defa ingilizlere karşı savaştılar.
tabi yeni a.b.d yönetimi için bu desteğin bir önemi olmadı ve çoğu michigan ve kanada'ya sürüldüler.
bugün a.b.d'nin new york, wisconsin ve kanada'nın ontario eyaletinde yaşıyorlar.
oneida'lar, türk kökenli olduklarını iddia eden bir kabiledir. hatta new york'ta her yıl yapılan türk yürüyüşüne katılıyorlar.
iroquoi'erin beş ulusundan biridir. ingiliz'lerle ittifak kurup diğer kabilelere karşı kürk savaşlarını yaptılar. güneyde ingilizlere karşı savaşan tuscarora kabilesi, yenilgiden sonra kuzeye geldiğinde, oneida'lar topraklarını onlarla paylaştılar. büyük ihtimal tuscarora'ların başlarına gelen olaylardan dolayı, amerikan bağımsızlık savaşı sırasında iroquoi birliğindeki diğer kabilelerin aksine, ilk defa ingilizlere karşı savaştılar.
tabi yeni a.b.d yönetimi için bu desteğin bir önemi olmadı ve çoğu michigan ve kanada'ya sürüldüler.
bugün a.b.d'nin new york, wisconsin ve kanada'nın ontario eyaletinde yaşıyorlar.
oneida'lar, türk kökenli olduklarını iddia eden bir kabiledir. hatta new york'ta her yıl yapılan türk yürüyüşüne katılıyorlar.
devamını gör...
georges braque
1882-1963 yılları arasında yaşamış fransız ressam. fovizmdeki ve kübizmin başlangıcındaki katkılarından dolayı 20. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olarak görülür.
ilk eserleri izlenimcilik akımının etkisindeydi, fakat henri matisse ve andre derain gibi ressamların eserlerini gördükten sonra fovizme yöneldi.
braque'ın 1908 - 1912 yılları arasında verdiği eserler geometri ve perspektife duyduğu büyük ilgi görülür.
"picasso ve braque'nin 1908 yılındaki çalışmalarının karşılaştırılması, picasso ile karşılaşmasının etkisinin, düşüncesini herhangi bir temel yoldan saptırmaktan ziyade, braque’ın cézanne’ın fikirlerini keşfetmesini hızlandırmak ve yoğunlaştırmak olduğunu ortaya koyuyor." braque'ın esas konusu, uzun zamandır bildiği sıradan nesnelerdir. picasso hareketi, braque düşünceyi kutluyor. böylece, kübizmin icadı picasso ve braque arasında ortak bir çabaydı. bu sanatçılar, stilin ana yenilikçileriydi. kasım 1907'de görüştükten sonra, braque ve picasso özellikle 1908'de kübizm'in gelişimi üzerinde çalışmaya başladılar. her iki sanatçı da tek renkli resimler ve şimdi analitik kübizm olarak adlandırılan karmaşık yönlü form desenleri üretti.
bottle and fishes

balustre et crane

landscape at la ciotat
ilk eserleri izlenimcilik akımının etkisindeydi, fakat henri matisse ve andre derain gibi ressamların eserlerini gördükten sonra fovizme yöneldi.
braque'ın 1908 - 1912 yılları arasında verdiği eserler geometri ve perspektife duyduğu büyük ilgi görülür.
"picasso ve braque'nin 1908 yılındaki çalışmalarının karşılaştırılması, picasso ile karşılaşmasının etkisinin, düşüncesini herhangi bir temel yoldan saptırmaktan ziyade, braque’ın cézanne’ın fikirlerini keşfetmesini hızlandırmak ve yoğunlaştırmak olduğunu ortaya koyuyor." braque'ın esas konusu, uzun zamandır bildiği sıradan nesnelerdir. picasso hareketi, braque düşünceyi kutluyor. böylece, kübizmin icadı picasso ve braque arasında ortak bir çabaydı. bu sanatçılar, stilin ana yenilikçileriydi. kasım 1907'de görüştükten sonra, braque ve picasso özellikle 1908'de kübizm'in gelişimi üzerinde çalışmaya başladılar. her iki sanatçı da tek renkli resimler ve şimdi analitik kübizm olarak adlandırılan karmaşık yönlü form desenleri üretti.
bottle and fishes

balustre et crane

landscape at la ciotat
devamını gör...
yaran başlıklar
iki gün önce hic gülmediysem bir saatten fazla gulmeme neden olan basliktir.*
(bkz: kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması)
(bkz: kafa sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması)
devamını gör...
şahin akdemir
marmaris’te yangın söndürme çalışmalarına gönüllü olmuş henüz 20 yaşında gencecik bu vatanın evladı. dünden beri çıkan yangınlara, yitip giden her bi’ canlıya ve kül olan yerleşim yerlerine içim giderken şahin’in acı haberi bardağı taşıran son damla oldu. göz yaşlarıma hakim olamadım. orda hiç olmayabilirdi. bu duruma diğerleri gibi kayıtsız kalıp hayatına devam edebilirdi. o yangın çalışmalarını sürdüren itfaiyecilere içilebilir su taşımayı kendisine görev edindi. şimdi ondan geriye kalan kenarı yanmış kimlik kartı ve son bi söz. “su taşımaya devam, yangıncılara su taşıyacağız yine, allah hayırlarımızı kabul eylesin”

ruhu şad olsun. sevenlerine sabır dilerim. umarım adın yaşatılır.
ruhu şad olsun. sevenlerine sabır dilerim. umarım adın yaşatılır.
devamını gör...
yazdıktan sonra vazgeçilip silinen tanım
yıldız tilbenin de yıllar öncesinde değinmiş olduğu konudur. ne tanımlar sildim gençler intihar etmesin diye...
devamını gör...
4 mayıs 2021 tramvayın önüne atlayarak intihar etme girişimi
çok yazık, çok... başlığı iddiası olarak da değiştirebiliriz. ama pek iddia gibi gelmedi bana, apaçık intihar değilse nedir bu. buradan
bu kaçıncı artık, neden kimse konuşmuyor bu insanlarla ilgili.. neden!?
kurtarma çalışmaları ise sürüyor. buradan
haberde fatih/haseki durağı olduğu söyleniyor.
bu kaçıncı artık, neden kimse konuşmuyor bu insanlarla ilgili.. neden!?
kurtarma çalışmaları ise sürüyor. buradan
haberde fatih/haseki durağı olduğu söyleniyor.
devamını gör...
namaz kılan insan hak yemez kötülük etmez
en korktuğum insan tipi dinin arkasına sığınıp dindar gözüktüğü halde her türlü pisliği yapan insandır.
devamını gör...