telefon önerileri
telefon almayi dusunenlerin aklini daha cok karistiricak bir baslik olmus. aklimda 2 model varken artik 5 model var. yazar arkadaslara tesekkur ederim.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugün öğrendikleri
fazla takmamak lazım, boşver beyaaa.
devamını gör...
savurgan
umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
çok fazla para harcayan, çok fazla tüketim yapan insanlar için kullanılan sıfattır.
çok fazla para harcayan, çok fazla tüketim yapan insanlar için kullanılan sıfattır.
devamını gör...
efsanevi yeşilçam replikleri
- dinleyin ulan develer!
istanbul'da en büyük benim!
baba takımının da haracını kestik, bize posta koyacak kimse kalmadı. benim attığım dikişi kimse sökemez, o kadarrr !!!
- arnavut !!
- buyur abi.
- votkamla errriği çalıştır ulenn !
istanbul'da en büyük benim!
baba takımının da haracını kestik, bize posta koyacak kimse kalmadı. benim attığım dikişi kimse sökemez, o kadarrr !!!
- arnavut !!
- buyur abi.
- votkamla errriği çalıştır ulenn !
devamını gör...
sinekli bakkal
halide edip'in ne kadar dolu olduğunu ortaya koyan, o zamanları çok güzel tarif eden, dili zengin olan, karakterleri renkli olan, yazı yazmak isteyene mihmandar olabilecek kitap.
devamını gör...
sevgiliyi özlemek
içindeki özlemin saatler ve günler geçtikçe arttığını hissetmek.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
her şeyi ölçüyle paylaşmaktır. evet çikolatayı cetvelle kesen biziz.
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
kulaklarimi dikip dinliyorum sizi, bakalim fis cekilecek mi cekilmeyecek mi?*
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
dinsiz ya da değil. eğer bunlardan herhangi bir ihtimal sizi atatürk'ten uzaklaştırıyorsa ve ona olan sevginizi azaltıyorsa siz onu hiç anlamamışsınız demektir.
devamını gör...
forrest gump
baştan bir uyarı yapmak isterim, spoiler içeren uzun bir yazı okuyacaksınız. filmi izlemeyen kişiler lütfen okumasın, teşekkürler.
yılların eskitemediği, birden çok izlenebilecek nadir filmlerden biri.
filmi izlemeye başladığım ilk anda, yani filmle ilgili henüz hiçbir fikrim yokken, o minik kuş tüyünün forrest'ın ayağının ucuna düşmesi ve onu alıp elindeki çantasına koyması bana kendi anı kutumu hatırlatmıştı. bir gün ben de önüme çıkan her şeyi saklayan biri olur muyum diye düşünmüştüm. o kuş tüyünün neyi ifade ettiğini filmin sonunda anladım, üzücüydü.
jenny ile arasındaki ilişki bana herkesin herkese öğretebileceği bir şeylerin olabileceğini düşündüren ilk deneyimlerimden biriydi sanırım, deneyim denirse tabii. herkes birilerinden bir şey öğrenebilir ve bence insanlar bir şeyler öğrendikleri ve öğretebildikleri kişilerin yanında daha huzurlu ve mutludur.
forrest'ın koşmaya başladığı ilk anda insanların hayatında her zaman var olan ama farkında olamadıkları engeller geliyor akla. bu engelleri görmek bazen uzun yıllar sürüyor, bazen hiç göremiyoruz. engellerden kurtulmak, özgür olmak için bazen çok sevdiğimiz ya da bizi çok seven birinin iki kelimesi ya da minicik bir dokunuşu yeterli olabiliyor.
jenny'nin forres'ta sen sevgi nedir bilmiyorsun dediği an sevgiyi bilmeyen forrest mı yoksa kendini normal olarak addeden bizler miyiz diye düşünmeden edemiyor insan. çünkü sanırım çoğu insan saf sevgiyi genç yaşında unutmaya başlıyor. hem zeki bir adam olmasa da sevginin ne olduğunu çok iyi biliyor forrest.
forrest'ın bubba'yı bulmak için koşup durması, hedefe kitlenme şekli ve çoğu insanın herhangi bir hedefinin bile olmaması. bubba'nın son sözleri... "eve gitmek istiyorum."
forrest'ın kendisine yapılan zorbalıkları algılamıyor olması, dünya üzerinde kötü denen şeyden haberdar olmaması ne kadar güzel ama hüzünlü. keşke ben de bazı kötülükleri anlamasaydım, keşke kötü diye bir şey hiç olmasaydı.
kaçımız verdiğimiz sözleri gerçekten tutabiliyoruz hayatta? forrest tuttu, forrest her şeye rağmen karides teknesi kaptanı olmayı başardı, forrest pek çok şey başardı.
"hayat bir kutu çikolataya benzer forrest, içinden ne çıkacağını bilemezsin." annesi gerçekten de bir şeyleri forrest'ın anlayacağı şekilde anlatmayı çok güzel başarıyordu.
tüm bunlar olurken, hayatı değişirken, bir sürü paranın içinde yüzerken bile her şeye rağmen jenny'yi düşünmeye devam etmek. sevgi ya da aşk, adı neyse işte, sanırım böyle bir şey.
bazen yeterince taş bulunmuyor...
neden döndüğünü bilmiyordum ama umurumda değildi diyor ya forrest, bunun sevince olduğundan çok eminim.
'beni neden sevmiyorsun jenny? zeki bir adam değilim ama sevmenin ne olduğunu biliyorum.'
koşmak, koşmak ve koşmak. her şeye rağmen hiçbir şey bilmeden ve bir sürü insana umut olarak koşmak. "hayatta devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir."
"babasının adı da mı forrest" saflık böyle bir şey mi? çocuğuyla ilgili sorduğu ilk sorunun "zeki mi yoksa..." diye başlaması...
annesinin yattığı o yatakta aynı şekilde jenny'yi görmek kim bilir neler hissettirmiştir. ölüm de hayatın bir parçası ve jenny bir kuş olmayı başardı sonunda. bir tüy olup ayakucuna kondu ve bir tüy hafifliğinde savrulup gitti.
yılların eskitemediği, birden çok izlenebilecek nadir filmlerden biri.
filmi izlemeye başladığım ilk anda, yani filmle ilgili henüz hiçbir fikrim yokken, o minik kuş tüyünün forrest'ın ayağının ucuna düşmesi ve onu alıp elindeki çantasına koyması bana kendi anı kutumu hatırlatmıştı. bir gün ben de önüme çıkan her şeyi saklayan biri olur muyum diye düşünmüştüm. o kuş tüyünün neyi ifade ettiğini filmin sonunda anladım, üzücüydü.
jenny ile arasındaki ilişki bana herkesin herkese öğretebileceği bir şeylerin olabileceğini düşündüren ilk deneyimlerimden biriydi sanırım, deneyim denirse tabii. herkes birilerinden bir şey öğrenebilir ve bence insanlar bir şeyler öğrendikleri ve öğretebildikleri kişilerin yanında daha huzurlu ve mutludur.
forrest'ın koşmaya başladığı ilk anda insanların hayatında her zaman var olan ama farkında olamadıkları engeller geliyor akla. bu engelleri görmek bazen uzun yıllar sürüyor, bazen hiç göremiyoruz. engellerden kurtulmak, özgür olmak için bazen çok sevdiğimiz ya da bizi çok seven birinin iki kelimesi ya da minicik bir dokunuşu yeterli olabiliyor.
jenny'nin forres'ta sen sevgi nedir bilmiyorsun dediği an sevgiyi bilmeyen forrest mı yoksa kendini normal olarak addeden bizler miyiz diye düşünmeden edemiyor insan. çünkü sanırım çoğu insan saf sevgiyi genç yaşında unutmaya başlıyor. hem zeki bir adam olmasa da sevginin ne olduğunu çok iyi biliyor forrest.
forrest'ın bubba'yı bulmak için koşup durması, hedefe kitlenme şekli ve çoğu insanın herhangi bir hedefinin bile olmaması. bubba'nın son sözleri... "eve gitmek istiyorum."
forrest'ın kendisine yapılan zorbalıkları algılamıyor olması, dünya üzerinde kötü denen şeyden haberdar olmaması ne kadar güzel ama hüzünlü. keşke ben de bazı kötülükleri anlamasaydım, keşke kötü diye bir şey hiç olmasaydı.
kaçımız verdiğimiz sözleri gerçekten tutabiliyoruz hayatta? forrest tuttu, forrest her şeye rağmen karides teknesi kaptanı olmayı başardı, forrest pek çok şey başardı.
"hayat bir kutu çikolataya benzer forrest, içinden ne çıkacağını bilemezsin." annesi gerçekten de bir şeyleri forrest'ın anlayacağı şekilde anlatmayı çok güzel başarıyordu.
tüm bunlar olurken, hayatı değişirken, bir sürü paranın içinde yüzerken bile her şeye rağmen jenny'yi düşünmeye devam etmek. sevgi ya da aşk, adı neyse işte, sanırım böyle bir şey.
bazen yeterince taş bulunmuyor...
neden döndüğünü bilmiyordum ama umurumda değildi diyor ya forrest, bunun sevince olduğundan çok eminim.
'beni neden sevmiyorsun jenny? zeki bir adam değilim ama sevmenin ne olduğunu biliyorum.'
koşmak, koşmak ve koşmak. her şeye rağmen hiçbir şey bilmeden ve bir sürü insana umut olarak koşmak. "hayatta devam edebilmek için geçmişi arkada bırakmak gerekir."
"babasının adı da mı forrest" saflık böyle bir şey mi? çocuğuyla ilgili sorduğu ilk sorunun "zeki mi yoksa..." diye başlaması...
annesinin yattığı o yatakta aynı şekilde jenny'yi görmek kim bilir neler hissettirmiştir. ölüm de hayatın bir parçası ve jenny bir kuş olmayı başardı sonunda. bir tüy olup ayakucuna kondu ve bir tüy hafifliğinde savrulup gitti.
devamını gör...
unutulmaya yüz tutmuş yazım kuralları
hoş geldin ayrı yazılır.
devamını gör...
doğru söylüyor dedirten şarkı sözleri
ahmak olmasaydın insan tüm zaferler dostça kazanılırdı.
devamını gör...
uzun tanımlarını görsellerle destekleyen yazarlar
olması gereken yazarlardır.
mesela film tanımı giriyorum hemen afişi ekliyorum. görsel önemli. bazı bilgileri görsellerle desteklemek daha önemli.
yazının yetmediği yerler olabiliyor. görsel dozunda kullanılırsa acayip oluyor.
haa tabii siteye ayak atanlar. siteye tatlı olmayan ama tatlı zannedilen evcil hayvanını atanlar var. onları kast etmiyorum.
mesela film tanımı giriyorum hemen afişi ekliyorum. görsel önemli. bazı bilgileri görsellerle desteklemek daha önemli.
yazının yetmediği yerler olabiliyor. görsel dozunda kullanılırsa acayip oluyor.
haa tabii siteye ayak atanlar. siteye tatlı olmayan ama tatlı zannedilen evcil hayvanını atanlar var. onları kast etmiyorum.
devamını gör...
normal sözlük’te 18 20 yaş aralığında 15 kişinin bulunması
hele hele, kumda pipinizle oynayın demiş bir de.
hani sözlükte yaşımızı değil, yaşantımızı ortaya koyuyorduk?
tanım: ne kadar güzel tanım girersemiz girin doğum tarihinizden yargılanacağınız başlık.
hani sözlükte yaşımızı değil, yaşantımızı ortaya koyuyorduk?
tanım: ne kadar güzel tanım girersemiz girin doğum tarihinizden yargılanacağınız başlık.
devamını gör...
dardanel'in instagram paylaşımı
malumunuz turkey = hindi. italyan bir hindi eti üreticisi reklam yapsa ‘bu akşam tüylerini yoluyoruz’ diye gubarak hindi resmi koysa, şu anda sokaklarda pizza parçalayıp kafamızdan aşağı balsamic sirke döküyor olurduk
devamını gör...
normal sözlük'te pozitif şeylerden rahatsız olan yazarlar
yazar arkadaşıma noktası, virgülüne kadar katıldığım başlıktır.
ı am melting lannn melting
ağanın lafı üzerine laf olmaz diyor.
sevgi pıtırcıklarımı kendisine iletiyorum.
yalnızzzz özelden bana 'bu başlığa yaz' dememiş olmana kırıldım açıkçası. madem böyle bir şey vardı beni de dürtmeliydin. birazdan gelip nickaltına savaş açacağım. *
formatın içinden geçtim ya laaa.*
ı am melting lannn melting
ağanın lafı üzerine laf olmaz diyor.
sevgi pıtırcıklarımı kendisine iletiyorum.
yalnızzzz özelden bana 'bu başlığa yaz' dememiş olmana kırıldım açıkçası. madem böyle bir şey vardı beni de dürtmeliydin. birazdan gelip nickaltına savaş açacağım. *
formatın içinden geçtim ya laaa.*
devamını gör...
sherlock holmes
sir arthur conan doyle tarafından yaratılan kurgusal karakter.
devamını gör...
kuchisabishii
canınız istemese bile alışkanlıktan dolayı bir şeyler yiyip içmeyi ve sürekli atıştırmayı istemek manasına gelen japonca sözcük.
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
* sen hiç ateş böceği gördün mü
+ hayır, görmedim.
- göremezsin, göstermiyorlar ki. herkes de göremez zaten.
+ anlamadım?
- kıymetini bil. anlasaydın yalnızlık çekerdin.
devamını gör...
brad pitt vs leonardo di caprio
di caprio'yu seçiyorum ben. di caprio'suz titanic düşünülemez.
devamını gör...