ara sira olur oyle, kul yapisi. google bot gelir, sunucu nazlanir falan.
devamını gör...

7 sene birlikte okuduğum ve mezuniyetten sonra üniversite falan derken ayrı düştüğüm, sonra da farklı şehirlerde yaşamaya başladığımız için görüşemediğim bir arkadaşıma, yıllar sonra, cunda’da bir sonbahar günü ara sokaklarda gezerken rastlamış, hem çok şaşırmış hem de bir o kadar sevinmiştim.
devamını gör...

işte türkiye’de şeriat olsa bu çiftler anında öldürülür. şeriat yokken bile milletin hayatına burnunu sokan şerefsizler var bir de olsa ne yaparlar kim bilir. bizim ülkemizin en büyük sorunu herkesin hayatına karışmamız, üstümüze vazife olmayan şeylere müdahale etmemizdir. sonra biz bunlara yobaz dediğimizde de bazıları kızıyor bize! nedir bu şimdi yobazlık değil midir kardeşim? bırakın hümanizmi, gerçekleri görün artık. yobaza yobaz, çomara da çomar dediğimizde kızmayın bizlere…
devamını gör...

telomer çift sarmal dna'nın uçlarında bulunan herhangi bir gen kodlamayan, özelleşmiş kromatin parçasıdır. bu yapı dna'nın parçalanmasını önler. telomeri, ayakkabı bağlarının ucunda bulunan plastik parçalara benzetebiliriz. vücudumuz genç kalabilmek için ve kendini yenilemek için hücre bölünmesine girer. ve hücre her bölünmeye girdiğinde telomerler sürekli kısalır. birçok çevresel etkende telomerlerin kısalmasına neden olur. stres, sigara, kötü beslenme gibi. anne rahmindeyken telomer uzunluğu 15.000 baz çiftiyken doğuma kadar embriyo o kadar hızlı hücre bölünmeleri geçirir ki bebek doğduğunda 10.000 baz çiftine kadar kısalır telomerler. genellikle yaşlandığımızda telomer uzunlukları 4.000-5.000 baz çifti uzunluğu kalır. ve bu hücreler işlev yapamaz duruma gelirler.
dolly doğduğunda telomerleri kısaydı – hücresel olarak yaşlı doğmuştu.
devamını gör...

asla verdiğim değeri hak etmedin çok yorucu bi insandın her zaman o yüzden baya mutluyum hayatımdan çıktığın için. ister her şeyi yok say, ister umrunda değilmiş gibi davran bana hava hoş. nasıl olsa kendimi baya iyi hissediyorum
devamını gör...

ingiltere'de yer alan ve dünyanın en eski kilisesinin yer aldığı bir kent... ayrıca kent üniversitesi de çok meşhurdur ve katedraline, her yıl yüzlerce turist ziyarette bulunmaktadır.

kendi öykülerini oluşturdukları bir de siteleri var ki, ingiliz edebiyatının ilk örneklerinden sayılan the canterbury tales'in devam etmesi ve turizm adına varlığını korumaktadır.

...ve bu bahar ve yaz boyunca şehrimizde, kıyılarımızda ve kırsalda, dört gözle bekleyeceğimiz olayların, deneyimlerin ve cazibe merkezlerinin hazinesi hakkında heyecanla dolup taşıyoruz! bizden hoşlanıyorsanız, kaybettiğiniz zamanı telafi etmek için sabırsızlanıyorsanız, işte rehberimiz canterbury, herne bay ve whitstable'da yaklaşan şeyler... diyerek bahar ve yaz etkinliklerini paylaştıkları sitelerine yer imimi ekledim ve ziyarete başladım bile..

şehrin ve şehirde yer alan nehrin efsanelerini anlattıkları gizem ve korku öyküleri de cabası. üstelik hepsi de, şehirde oturan, çalışan insanların sürdürdüğü yaşamdan kesitler niteliğinde ..
anladığım kadarıyla şehrin yalnızcayönetimi değil, insanları da bir o kadar ilgi çekici ve turizm adına, bakanlık ve kültür dernekleriyle yoğun, girift ve bilinçli bir çaba yürütmekteler. bu çaba bile insanı kendine hayran bırakmaya yetiyor...

gitmek istediğim şehirlere bir yenisini daha ekledim.. ahh canterbury bekle beni....
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

halil inalcık'ın da şüpheyle baktığı anadolu tarikatıdır. yüceltildiği kadar değerli birisi değildir. afganistan kökenlidir. moğollarla iş birliği yaparak anadolu'nun moğol istilasına su taşımıştır. moğollara karşı direnen ahi evren tarikatıyla düşmandır. konuyla ilgili bir kitap var kaynak olarak onu sonra yazarım.

afganistan kökenli olduğu için afganların oğlancılık geleneklerinden şaşmayan bir aşkı vardır.
afganistanda erkek çocuklar fuhuşa zorlanıyor

edit1: arkadaşlar afganistan kökenli yazdım hemen muhalefet olmuşsunuz. keşke fetö'ye de böyle muhalefet etseydiniz. ben bilmiyor muyum afganistan'ın kuruluş yılını sizce? o coğrafya'da küçük yaşta erkek çocukları yaşlı erkeklerin himayesine verilir. böyle bir kültür var yüzlerce yıldır. bu oğlan çocuklarına tarikat evlerinde kadın kıyafetleri giydirilir, dansöz gibi oynatılır, tecavüz edilir, sistematik şekilde bedeni ve emeği sömürülür. bizim türk tarihimizde ve geleneğimizde böyle bir adet var mıdır? bu saçmalıklar osmanlı devleti'ne işte bu mevlana gibi tarikatlerle sızmıştır. fatih sultan mehmet'in ilk yaptığı şey ordu ile tarikat ilişkisini kesmek oldu. kendi tarihinizi bilmeden bana ne idüğü belirsiz bir adamı savunmayın. halil inalcık bile bu tarihi kişiliğe şüpheli yaklaşıyor diyorum bana savunma mektubu yazıyorsunuz. herifin nerden gelip nereye gittiği beni ilgilendirmez, osmanlı'dan önce türk kadını savaşıyormuş. bacıyan- rum diye kadın örgütü varmış. her nasıl oluyorsa harem sistemi geliyor ve türk kadını ile birlikte türk kimliği yok edilmeye çalışıyor. bu gerçeğe eren mustafa kemal atatürk'ün devrimlerine bakın biraz.

mevlana, türkiye için bir kültür mirası, doviz geliri, turistin ilgisini çeken çıngıraklı bir oyuncaktan başka bişey değil. asyalılar falan bayılıyor böyle şeylere. adamlarda toplum kültürü yok, o kadar bireyseller ki özeniyorlar tarikatlara. fetö'nün asya yapılanmasını da biraz araştırın isterseniz.

edit2: mevlana'nın sözleri tabi ki ingilizceye çevrilecek. ingiltere'nin sömürge tarihini okursanız biraz anlarsınız. ingilizler, gittikleri yerlerde önce el yazmalarını ve parşomenleri toplar. bunları tercüme ederler ve kütüphanelerde saklarlar. bütün bueserle ingiliz aristokrasisi için neden çok önemlidir biliyor musunuz? koyunları gütmek için.
günümüzde yunus emre divanı'nın dünya'daki tek yazılı hali neden vatikan'da çıkıyor?
yunsu emre divanı vatikan arşivinden çıktı

hala tozpembe bakıyorsunuz dünya'ya. mevlana, ingilizce'ye çevrilmiş de insanları etkiliyormuş da falan filan. bu hristyan aristokratların arşivlerinde budizmin, maniheizmin, hinduizmin, kabalanın, antik mısır dininin, yahudiliğin, islamın en eski yazılı eserleri var. adamlar sizin dininizin geçmişini sizden daha iyi biliyor be. üstelik bu eserler hiç türkçe'ye çevrilmiyor. asrın lideri recep tayyip erdoğan döneminde kaç islami eser türkçe'ye çevrildi? bak ben size bir tanesini gösteriyim: #1671391 ali babacan'ın eşinin tercüme ettiği bir eser. bakın da öğrenin kimler kimlerle

edit 3: başlık altına kaynaklar akıyor.
mevlana moğol ilişkileri üzerine
devamını gör...

türkçeye gerekircilik olarak da çevrilen düşünce biçimi. bu düşünceye göre evrenin tüm bilgisini elde edip işleyebilirsek gelecekte ne olacağını hesaplayabiliriz.
devamını gör...

açılış müziği harika olan dizilerdendir. hatta içerdiği konular ve havası ile tek örneğidir diyebilirim. karakterlerin ağır dramlarını da konunun kendisine iyi yedirdiklerini düşünüyorum. bazen sırf uzatmak için bu dramları artırıyorlar ama her karakterin yaşadığı sıkıntı bir ucundan anlatılmak mesaj ile örtüşüyordu. rahip ile tanrı olduğunu iddia adam konuşması falan efsanedir mesela:
devamını gör...

okyanuslardan, büyük denizlerden korkma hali.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ama bu süper *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bahane? her şeyin ulu orta , açık saçık yaşandığı bu devirde bence naiflik çok fazla.

insanlar aldatıyor olmaları, fuckbuddy’leri olması ile övünüyor.. çirkinlik yıldızlardan kuş bakışı dünyayı izleyecek durumda.

gerçekten şu yukarıda tanımlanan grubun dışındaysanız, duygularınız varsa dümdüz “ seni görebilir miyim? “ yazın gitsin.
devamını gör...

jüpiter üzerinde uzun yıllardan beri var olan büyük fırtına.

leke ilk kez 1800'lü yıllarda gözlendi. son yıllarda gittikçe küçüldüğü gözlense de (ki daha önce büyüdüğü de gözlenmişti), tamamen kaybolup kaybolmayacağı, eğer kaybolursa bunun ne kadar süreceği tam bir muamma.

leke her zaman aynı enlem üzerinde bulunuyor ancak enlem üzerinde yer değiştirebiliyor. renk olarak da gittikçe turuncuya doğru dönmekte.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, universetoday. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...

yoğun bakımda takılan hasta bilekliği.
devamını gör...

nitelikli azınlık.
devamını gör...

italyanca spatola.
ev işleri, duvarcılık, boyacılık gibi alanlarda kullanılan, bir maddeyi kazımaya, yaymaya yarayan, küçük bir kürek veya ucu keskin olmayan, bükülebilen bir bıçak biçiminde metal, ağaç, kemik vb. maddelerden yapılmış araç.
devamını gör...

zor ama asıl önemli olan bu değil bence. karşılıklı sevgi ve saygı çok önemli. benim için sorun hep karşı tarafın benim ona değer verdiğim kadar değer vermemesi oluyor mesela.
devamını gör...

zihni çalıştırır diye duyduğum, en masum olanını yakın arkadaşla yapmanın tadına doyulmadığı, yanına çayın tatlının yakıştığı bol konuşmalı eylem.
devamını gör...

daniel defoe 'nin 1719 yılında ilk basımını yaptığı ve çocuk edebiyatının ilk romanı kabul edilen robinson crusoe kitabı, robinson adındaki bir maceracının yaşadıklarını anlatıyor. dünyayı gezme aşkıyla yanıp tutuşan robinson ailesinin ısrarlarına rağmen yolculuğa çıkıyor. ve serüven başlıyor. gemi kazası sonucunda 28 yıl bir adada kalışını, yaşamak için verdiği mücadeleleri çok akıcı bir şekilde aktarıyor. kitabın son kısmında adadan ayrıldıktan sonra yaşadığı maceraları anlattığı bir bölüm daha eklenmiş. ama diğer milletleri aşağılayıcı ve küçümseyici ifadeler olduğu için ada macerası kadar dikkat çekici değil.
yazar ayrıca kitap boyunca hristiyanlığın yüce bir din olduğunu, hristiyanların çok çok iyi ve medeni olduğunu açık veya gizli imgelerle anlatmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim