genellikle 12-15 yaş arası genç insanların yazım yeteneklerini geliştirmek veya sadece eğlenmek için kullandığı hikaye yazma platformudur. kulağa çok hoş gelse de günümüz çağında güzel ve kaliteli içerikleri bulmak iğneyle kuyu kazmaya benzer ancak hiç yok demek de o yazarların hakkını yemek olur. bu nadir yazılar dışında olanlar ise ensest, pedofili gibi çeşitli psikoseksüel rahatsızlıklarla süslenmiş genç rüyalarını barındırır bünyesinde. eğer biraz zamanınız varsa ve gerçekten sıkıldıysanız güzel hikayeleri bulmak için uğraşıp onları okumanızı tavsiye edebilirim. tabii bunları bulmakla uğraşmak yerine kitapçılarda satılan çok daha özgün eserlere yönelmeniz daha akıl kârıdır.
devamını gör...

aldatmayacak biriyle olmaktır. * *
devamını gör...

zor zamanlar harici tanımanın pek inandırıcı gelmediği söylem. uygun koşullarda herkes insan çünkü.
devamını gör...

vazgeçtim bu dünyadan
tek ölüm paklar beni
değmez bu yangın yeri
avuç açmaya değmez.
devamını gör...

hayat bir kutu çikolata gibidir. içinden ne çıkacağını asla bilemezsin.
devamını gör...

1934'te nobel kimya ödülünü kazanmış bilim insanıdır. atom bombasının yapımında da görev almış kişilerden biridir. nobel kimya ödülünü aldıktan sonra yaşamın başlangıcıyla ilgilenmeye başlar. özellikle güneş sistemi ilk oluştuğunda neler olduğuyla ilgilendi. hatta dünya ilk oluştuğunda atmosferin muhtemelen oksijensiz olduğunu belirtti. bu düşünce çok önemliydi. çünkü o zaman bulunan hassas kimyasallar oksijenli ortamda yanabilirdi. verdiği derslerin birinde doktora öğrencisi olan stanley miller adlı öğrenci bu düşüncesini deneylerle test etmesini söyler ve urey'i ikna eder. böylece şimdiye kadar yapılan yaşamın başlangıcı deneyleri arasında en meşhur olan deney yapılır:(bkz: miller-urey deneyi)
devamını gör...

üst edit: uzunluk uyarısı.
zamansız bir denk gelme oldu.
kendi denklaşörümden en genci 5 yaşında olan 100 adetlik minik bir arşiv için yer ayırtmış olayım.
editlenecek.
bir
iki
üç
dört
beş favorilerimdendir
altı
yedi
sekiz yine enlerimden biri
dokuz
on
onbir
oniki
onüç
ondört
onbeş
onaltı denizden 1800 metre
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
edit: hani şu şimşekler ile ilgili bi konu geçmiş şurada #317828
devamını gör...

kim lan bu demek istediğim başlıktır.
eğer bahsettiğiniz gibi birisiyse bana da sövsün özelden çok merak ettim.
devamını gör...

nasıl olur da bütün enlerim tek bir radyoda sırayla çalar merak ediyorum doğrusu tepkisini verebileceğiniz radyodur.
devamını gör...

bir erkeğin çeşit çeşit yavsağı tek bir yerde aynı zamanda görebilmesine imkan sağlayan vatani görev. bu kadar yavsak nasıl bir araya geldi dedirten bir mecradır. teröristi vatan haini uğursuzu karı kiliklisi ana kuzusu tembeli yalancısı mızmızı kanı bozuk vb. en az 3-5 tanesini komalık etmek istersiniz yumrugunuzu kemirirsiniz ama askerlik uzayacak korkusuna bağlı mabad yemediği için o yumruğu cebe koyarsınız. onun dışında hayatınız boyunca dostluk edebilecek arkadaşlarda edinebileceginiz mecradır.
devamını gör...

bir nülüfer şarkısı. iki gündür ankaranın hali.
devamını gör...

2008 yılında yayınlanmış amerikan-iran yapımı dram filmi. fransız-iranlı gazeteci freidoune sahebjam'ın la femme lapidée adlı eserinden uyarlanan ve gerçek bir hayat hikayesine dayanan filmde hastalıklı zihniyetlerin iftiraya uğrayan bir kadını recmedişini izliyoruz.

her anımsadığımda canımı acıtan hikayeye sahip filmle ilgili yeşim yeşiloğlu'nun harika anlatımını buraya iliştiriyorum zira ben tek kelime dahi dökülemeyeceğim:



iran islam devrimi ile eski mahkûmlar bile molla olmuştur. mollaların keyfince yönetilen toplumda sorgulamak, karşı çıkmak yasaktır. kapalı bir toplum olma yolunda hızla ilerleyen iran’ın köyleri de aynı hızla kapanmakta katılaşmaktadır. dış dünyadan kopmuş durumdaki bu köylerde işlenen suçların gizli kalacağı, iletişim olmadığı için her günahın toprağa gömüleceği inancı ile masum kanı dökenler bu kez yanılmaktadır…



dört çocuk annesi soraya… dünyanın erkeklere ait olduğuna inanan kocasının isteklerini yerine getiren ama çocukları için ona karşı çıkmaktan çekinmeyen soraya… evlatlarının bir ömür boyu yarası olacak soraya…



erkek egemen toplumun en katı şeklini yaşayan iran’da hata yapmak, asi olmak, sorgulamak bile gerekmez öldürülmeniz için, kocanızın yeni bir eş istemesi yeterlidir. vicdanlarını sandıklara kaldırmış bir toplum içerisinde kimse öldürülmenize engel olmak için itiraz etmeyecektir.



soraya’nın kocası ali, bir idam mahkûmunun kızına göz koymuştur, kızı alması karşılığında idamı durduracaktır. karısına ve iki kızına bakmak isteyemeyen, kuma alması halinde soraya’nın sorun çıkaracağını düşünen, onun “fazla konuştuğunu” düşünen ali, köyün mollası ile birlikte soraya’dan kurtulmak için plan yapar. köyün muhtarı ibrahim’in planlanan oyuna “kanması” ile tüm köye yayılan yargılama başlar.



tek başınıza bir kişiyi öldürmeniz cinayettir. ama bu cinayete yanınızdakileri de ortak ederseniz artık kimse cezalandırılamayacaktır. kötülüğün kollektifleşmesi karşısında aslında cezanın da kollektifleşmesi gerekir ama bugüne kadar bunu hiç görmedik. öldürülenler toprağa, öldürenler evlerine... “medeni” dünya kanunları, linç kültürü karşısında her daim zayıf ve yetersiz kaldı.



dinsel dürtüler ile hareket ettiğini iddia etseler de aslında içlerindeki şeytanlarla hareket eden bir güruh var aramızda. tek başına harekete geçmekten korkan, topluluk haline gelince içindeki canavarı salan bir güruh. güzel, mutlu, huzurlu yaşamları öldürmekten keyif alan, kendisi dışında herkesin acı çekmesiyle tatmin olan bir güruh.



yeğeninin öldürülmesine engel olamayan zahra, bu kollektif kötülük karşısında sessiz kalmayacak, köye gelen gazeteci freidoune sahebjam'a her şeyi anlatacaktır. tüm dünya duymalı, tüm dünya bilmelidir bu acımasız cinayeti. tüm dünya bilmeli ki, bir daha hiçbir kadın, hiçbir insan şeytanlaşan insanların kurbanı olmasın.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendine değer vermek, kendine kaliteli bir şeyler katmak
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
instagramda karşıma çıkan bir tespit. bir arada şalvarlar modaydı.
kapitalizm>diğer tüm değerler
devamını gör...

eveeeeet herkese güüünaaaydınn ama en çok:
- dışarıdayken çöp kutusu bulana kadar çöpünü elinde taşıyanlara
- yerlere tükürmeyenlere
- yaşlılara ve çocuklara merhamet gösterenlere
- bir çiçeği dahi koparmaya kıyamayanlara
- işi düşen insanın işini elinden geldiği kadar halledenlere
- kalp kırmaktan imtina edenlere
- bulunduğumuz zamanın yanlışları arasında doğru kalmaya çalışanlara günaaaaaydıııın olsun.
çok güzel bir gün geçirin*
devamını gör...

istediği şey yoktur, dolaba trip atılmıştır..
devamını gör...

en içimizde olan saf halimize karşın etrafa oynadığımız roldür bu fark.
hepimiz yaparız bunu. kabuklara sarar, iyice derinlere gömeriz kendimizi. kimseyi umursamıyorum diyenimiz bile bir yerlerde, bir zamanda kendi gibi olmaktan çekinmiştir belki korkmuştur belki istemsizce kendi gibi olmamıştır.
bir de kendimize yabancılaşmış hissettiğimiz evre vardır ki en matah durum da budur. yaptığımız eylemleri kendimizin yaptığına inanamayız. bazen asla dediğimiz şeyleri yaparken buluruz kendimizi.
esasında her gün hatta her saat değişiyoruz ve kendimiz olmak dediğimiz şey sabit kalmıyor. onunla aramızdaki fark açıldıkça açılıyor. bir zaman sonra etrafta bize biçilen rolü oynamaktan kendimizi kaybediyoruz, unutuyoruz. kimdim ben?neydim ben? derken buluyoruz kendimizi.
sonrası zaten malum;
nedensiz mutsuzluklar silsilesi, gülümserken içimize akan gözyaşları.
devamını gör...

septik, basit olarak zararlı mikroorganizma demektir. antiseptik ise bu zararlı mikroorganizmaları yok eden, ortadan kaldıran bileşenlerdir. mikropsavarlardır.
devamını gör...

fas'ın kuzeyinde cebelitarık boğazında yer almaktadır. deniz kenarında baktığınızda, solunuz atlantik okyanusu, sağınız akdeniz ve önünüzde avrupa kıtası durmaktadır. 1940'ta general franco tarafından işgal edilmiştir. almanların yenilmesi ile franco şehirden çekilmiştir. fas'ın bağımsızlığını kazandığı 1956 yılına kadar tanca, stratejik konumu ve liman oluşu nedeniyle uyuşturucu, kaçakçılık ve casusluk trafiğinin kavşağı denilebilecek bir yer olduğu kayıtlarda geçmektedir. günümüzde turizm merkezi konumundadır. dünyanın farklı yerlerinden insanları kendine çekmektedir.

fas'ın karmaşasını, eski sokakları kültürünü yaşamak isteyenler için güzel bir tercih olabilir. yaz döneminde çok kalabalık olduğu, gece hayatının çok renkli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. moraccan whisky ( nane çayı) yudumlayarak cebelitarık boğazını izlemek, daracık sokaklarda kaybolmak güzel bir fikir olabilir.

ibni batuta'nın doğduğu şehirdir aynı zamanda. hava limanı da bu ismi taşımaktadır. bunun dışında george orwel, paul bowles gibi edebiyatçılardan hayatlarının bir dönemini burada geçirmiştir.

yaşayan insanlar ile , arapça, fransızca ( anadil), ingilizce ve karşı kıyı olması sebebiyle ispanyolca çok rahat iletişim kurulabilmektedir. ben ispanyolca ve yerler ingilizce kullandım. hatta cervantes ensitütüsünün bir şubesi dahi bulunmaktadır. türk olduğunuzu öğrendiğinizde insanlar sempati ile yaklaşmaktadır.

ben casablanca dan uçak ile geçtim oraya ama direk buraya gidecek iseniz thy ile gündüz gelip bütün gün havalimanında beklemek zorunda kalabilirsiniz. çünkü iç hat uçuları nedense gece yapılıyor. bu sebeple ya kazablanka da kaldıktan sonra gidilebilir veya araç yada taksi kiralayarak kazablanka'dan direk karayolu ile gidebilirsiniz. iki kişinin uçak bileti parasına oraya bir taksi ücreti kafa kafaya denk gelmektedir ( beklemem diyenler için küçük bir tavsiye). 3 saatlik kara yolculuğu sonunda da direk ulaşabilirsiniz.

bu güzide şehrin tarihi konusunda tarih bilen bir kafacı dan destek alabiliriz diye düşünüyorum.
devamını gör...

her şeyden önce insandır, doğu’nun kadim halklarından biridir. kim ne derse desin en misafirperver, samimi halktır. doğu’ya gelipte insanlardan şikayetçi kimse tanımadım. neredeyse tüm tanımları okudum bazı tanımlarda iq yerlerde vallahi üzüldüm. uyduruk bi millet değiliz dün de vardık yarın da var olacağız . yobaz , cahil vs vs tanımları da kesinlikle kabul etmiyorum. çoğumuz okuyoruz ve okumaya devam edeceğiz ve o korunmayı bilmiyor dediğiniz ailelerimizin göz bebeğiyiz biliyoruz hoşunuza gitmiyor ama gerçek bu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim