big reset
great reset olarak da bilinen, yeni dünya düzeni denen baş belası nanenin büyük sıfırlama adı altında insanlara kaktırılması için uydurulmuş bol yalan soslu terim.
aslına bakarsanız bu tür konuları komplo teorisi çukuruna düşmeden konuşmak oldukça zor. çok fazla unsuru bir araya getirdiğiniz zaman iş komplo teorisi olmaktan çıkıp burnumuzun dibindeki gerçeğe dönüşse bile, birçok kişinin bu tür konulara bakış açısı maalesef ciddiyet içermiyor.
yeni dünya düzeni dediğimiz şey, ulus devletlerin ortadan kalkması temeline dayanıyor. bu nedenle bu düzeni kurmak isteyenler (artık siz adına ne derseniz deyin), öncelikle ülkeleri bir arada tutan kültürel ve milli değerleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapıyorlar. en basitinden ülkemizde milliyetçilik, atatürkçülük, din gibi ortak toplumsal paydalarda günümüzde bulunduğumuz noktaya bakarsanız, birçoğunun feci şekilde yıpratıldığını rahatlıkla görebilirsiniz.
böyle bir düzeni kurup insanları tek elden kontrol etmek tabii ki bugün dünyanın içinde bulunduğu koşullarda tam olarak mümkün değil. yukarıda bahsettiğim toplumsal dejenerasyon dışında da bazı değişiklikler gerekiyor. insan nüfusunun biraz daha az olması, o az nüfusun en iyi şekilde takip ve kontrol edilebilmesi gibi gibi... georgia guidestones'un üzerini incelerseniz "insan nüfusunu
500 milyondan düşük tut" diye bir ibare görürsünüz mesela.
büyük sıfırlama olayı, pandemi ile beraber gündeme geldi. burada şöyle bir "tesadüf" var: pandemiler insan nüfusunu azaltabilecek olaylar. bu nedenle bu virüsün çin'de insan eliyle üretildiğini ve büyük sıfırlama'ya bilerek zemin hazırlandığını düşünen birçok insan var. * ardından yan etkileri ve insan vücuduna müdahale olup olmadığı konusunda, hakkındaki tartışmalar ayyuka çıkan aşı olayları patlak verdi. biliyorsunuz, dünyanın birçok ülkesinde "küreselcilerin yeni dünya düzenine geçiş oyunu" gerekçesi ile aşı karşıtı gösteriler yapılıyor. tüm bunlar birbirinden bağımsız olarak düşünülmemesi gereken olaylar.
farkındaysanız bitcoin gibi kriptopara olayları da özellikle son yıllarda bir yayılım gösterdi dünya çapında. bu da genel olarak yeni dünya düzenine geçişin bir simgesi olarak görülüyor. bireylerin elindeki mal varlıklarının bir gecede anlamsız hale getirilmesinin ve bir anda hiçbir şeysiz kalacak insanların daha rahat kontrol edilmesinin önünü açacağı düşünülen bir şey dijital para. senelerdir insanları sömüren zengin sınıfı nedeniyle, eskiden ortadirek adı verilen kesim yavaş yavaş yok oluyor/oldu. insanların çok büyük bir kısmı gittikçe fakirleşiyor. bakmayın siz "cebinde telefonun var ya!" diyen enine çizgili tişört giymiş malum kafalı dayılara! ne yazık ki işin gerçeği bu. üstelik sadece bizim ülkemiz için de geçerli değil bu durum.
sözde iyiliğimizi düşünen bu zengin sınıfı "her şeyiniz olacak ama hiçbir şeyiniz olmayacak ve mutlu yaşayacaksınız" diyor. yani gerçekte size ait olan hiçbir şey olmayacak; ne oturduğunuz ev ne kullandığınız araba ne de başka bir şey... bunları yaşadığınız müddetçe devletten (ya da o yönetimin adı artık her neyse ondan) kiralamış gibi olacaksınız. sözde amaç, kaynakları adilce bölüşmek olacak ama düşünün bir kez; bugüne dek dünyada gücü elinde bulunduran odakların, halklar lehine adil bir bölüşüm yaptığına kaç kez şahit oldunuz? görünürde kapitalizmi resetliyormuş gibi olsanız da aslında aynı elin farklı bir oyununa figüran olacaksınız sadece. bu tıpkı deccal'in cennet dediği sahte yerin gerçekte cehennem olması gibi. bu durumda deccal gerçekten varsa, bu düzeni deccal olarak görmenizde hiçbir sakınca yok gibi görünüyor.
malum, insanları kontrol etmek konusu açıldığında çip mevzusuna değinmezsek olmaz. bunu daha önce jose manuel rodriguez delgado başlığında anlatmıştım * ama burada da kısaca anlatayım. cep telefonlarımız, dijitale geçmenin ilk adımlarından olan yeni kimliklerimiz bizi takip etmek konusunda kullanılır ama kontrol etmek için kullanılamaz. delgado'nun 1960'larda yaptığı beyin ve uzaktan kumanda + çip deneyi, herhangi bir canlının kontrol edilebilmesini de sağlıyor. bu durumda düşünün: 1984 romanındakine benzer bir dünya kurup, insanları hiçbir şeyi sorgulamayıp her şeye tamam diyen birer robota dönüştürmek gibi manyakça bir planınız olsaydı, son yıllarda çok ilerleyen nanoteknoloji ve çipleri kullanmaz mıydınız? evet; eğer öyle bir planınız olsaydı, bence de çipler biçilmiş kaftan olurdu o iş için. itiraz etme, itaat et! hangi yönetici bunu istemezdi ki?
her neyse... yukarıda da değindiğim gibi, bu tür konular çoğu kişi için paranoyak insanların uydurup takıntı haline getirdiği asılsız komplo teorileri. ancak ben size yine de "ya doğruysa?" sorusunu sormanızı öneririm.
aslına bakarsanız bu tür konuları komplo teorisi çukuruna düşmeden konuşmak oldukça zor. çok fazla unsuru bir araya getirdiğiniz zaman iş komplo teorisi olmaktan çıkıp burnumuzun dibindeki gerçeğe dönüşse bile, birçok kişinin bu tür konulara bakış açısı maalesef ciddiyet içermiyor.
yeni dünya düzeni dediğimiz şey, ulus devletlerin ortadan kalkması temeline dayanıyor. bu nedenle bu düzeni kurmak isteyenler (artık siz adına ne derseniz deyin), öncelikle ülkeleri bir arada tutan kültürel ve milli değerleri ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yapıyorlar. en basitinden ülkemizde milliyetçilik, atatürkçülük, din gibi ortak toplumsal paydalarda günümüzde bulunduğumuz noktaya bakarsanız, birçoğunun feci şekilde yıpratıldığını rahatlıkla görebilirsiniz.
böyle bir düzeni kurup insanları tek elden kontrol etmek tabii ki bugün dünyanın içinde bulunduğu koşullarda tam olarak mümkün değil. yukarıda bahsettiğim toplumsal dejenerasyon dışında da bazı değişiklikler gerekiyor. insan nüfusunun biraz daha az olması, o az nüfusun en iyi şekilde takip ve kontrol edilebilmesi gibi gibi... georgia guidestones'un üzerini incelerseniz "insan nüfusunu
500 milyondan düşük tut" diye bir ibare görürsünüz mesela.
büyük sıfırlama olayı, pandemi ile beraber gündeme geldi. burada şöyle bir "tesadüf" var: pandemiler insan nüfusunu azaltabilecek olaylar. bu nedenle bu virüsün çin'de insan eliyle üretildiğini ve büyük sıfırlama'ya bilerek zemin hazırlandığını düşünen birçok insan var. * ardından yan etkileri ve insan vücuduna müdahale olup olmadığı konusunda, hakkındaki tartışmalar ayyuka çıkan aşı olayları patlak verdi. biliyorsunuz, dünyanın birçok ülkesinde "küreselcilerin yeni dünya düzenine geçiş oyunu" gerekçesi ile aşı karşıtı gösteriler yapılıyor. tüm bunlar birbirinden bağımsız olarak düşünülmemesi gereken olaylar.
farkındaysanız bitcoin gibi kriptopara olayları da özellikle son yıllarda bir yayılım gösterdi dünya çapında. bu da genel olarak yeni dünya düzenine geçişin bir simgesi olarak görülüyor. bireylerin elindeki mal varlıklarının bir gecede anlamsız hale getirilmesinin ve bir anda hiçbir şeysiz kalacak insanların daha rahat kontrol edilmesinin önünü açacağı düşünülen bir şey dijital para. senelerdir insanları sömüren zengin sınıfı nedeniyle, eskiden ortadirek adı verilen kesim yavaş yavaş yok oluyor/oldu. insanların çok büyük bir kısmı gittikçe fakirleşiyor. bakmayın siz "cebinde telefonun var ya!" diyen enine çizgili tişört giymiş malum kafalı dayılara! ne yazık ki işin gerçeği bu. üstelik sadece bizim ülkemiz için de geçerli değil bu durum.
sözde iyiliğimizi düşünen bu zengin sınıfı "her şeyiniz olacak ama hiçbir şeyiniz olmayacak ve mutlu yaşayacaksınız" diyor. yani gerçekte size ait olan hiçbir şey olmayacak; ne oturduğunuz ev ne kullandığınız araba ne de başka bir şey... bunları yaşadığınız müddetçe devletten (ya da o yönetimin adı artık her neyse ondan) kiralamış gibi olacaksınız. sözde amaç, kaynakları adilce bölüşmek olacak ama düşünün bir kez; bugüne dek dünyada gücü elinde bulunduran odakların, halklar lehine adil bir bölüşüm yaptığına kaç kez şahit oldunuz? görünürde kapitalizmi resetliyormuş gibi olsanız da aslında aynı elin farklı bir oyununa figüran olacaksınız sadece. bu tıpkı deccal'in cennet dediği sahte yerin gerçekte cehennem olması gibi. bu durumda deccal gerçekten varsa, bu düzeni deccal olarak görmenizde hiçbir sakınca yok gibi görünüyor.
malum, insanları kontrol etmek konusu açıldığında çip mevzusuna değinmezsek olmaz. bunu daha önce jose manuel rodriguez delgado başlığında anlatmıştım * ama burada da kısaca anlatayım. cep telefonlarımız, dijitale geçmenin ilk adımlarından olan yeni kimliklerimiz bizi takip etmek konusunda kullanılır ama kontrol etmek için kullanılamaz. delgado'nun 1960'larda yaptığı beyin ve uzaktan kumanda + çip deneyi, herhangi bir canlının kontrol edilebilmesini de sağlıyor. bu durumda düşünün: 1984 romanındakine benzer bir dünya kurup, insanları hiçbir şeyi sorgulamayıp her şeye tamam diyen birer robota dönüştürmek gibi manyakça bir planınız olsaydı, son yıllarda çok ilerleyen nanoteknoloji ve çipleri kullanmaz mıydınız? evet; eğer öyle bir planınız olsaydı, bence de çipler biçilmiş kaftan olurdu o iş için. itiraz etme, itaat et! hangi yönetici bunu istemezdi ki?
her neyse... yukarıda da değindiğim gibi, bu tür konular çoğu kişi için paranoyak insanların uydurup takıntı haline getirdiği asılsız komplo teorileri. ancak ben size yine de "ya doğruysa?" sorusunu sormanızı öneririm.
devamını gör...
acaba sadece bana mı oluyor diye düşünülen şeyler
gerçek hayatta konuştuğum kelimelerle ilgili sosyal medya üzerinden reklamların anında karşıma çıkması, bazen aklımdan düşünürken daha konuşmadan oluyor.(google vs üzerinden arama yapmadan, hiç pc, telefona dokunmadan oluyor bu arada soran olur diye cevaplıyım baştan)
devamını gör...
depresyondan çıkmak için öneriler
bu bahsedeceklerim hafif ve orta şiddetli depresyon içindir ağır depresyon için bir uzmandan yardım alınız.
depresyon, sizin kıramadığınız duygusal bir kısır döngüdür bu duygusal döngüyü kırmanız içinse gereken yine sizin iradenizdir. içinizden bir şey yapmak gelmiyor ve siz de içinizi(duygularınızı) bir tarafa bırakıp iradenizle hareket etmiyorsanız yani eyleme geçmiyorsanız bu döngüyü asla kıramazsınız.
ilk kural irade. peki bu irade ile ne yapacaksınız.
hormonel dengenizi düzene oturtacaksınız. depresyon genelde beynin veya vücudun hormonel dengesizliklerinden meydana gelir.
anti-depresan haplarının geneli beyninizin (bkz: serotonin) salgılamasına sebebiyet verir.
ilk yapmanız gereken şey spor. bunu yapmadan döngünüzü kırmanız çok zor olacaktır.
spor, size (bkz: endorfin) salgılatacaktır. endorfin, bir mutluluk hormonudur. acıyı daha az hissetmenize ve mutlu olmanıza yarar. zamanında atalarımız yırtıcı bir hayvandan kaçarken eğer vücudunun bir yerine darbe veya kesik aldıysa beyin endorfin salgılayarak o kesiğin daha az hissedilmesini ve kişinin motive şekilde kaçmasını sağlamak amacıyla endorfin salgılardı bu da onun hayatta kalmasına sebebiyet verirdi. ayrıca (bkz: eroin) kullanan kişiler endorfin patlaması yaşar eroin bağımlılığının temel sebebi endorfinin verdiği mutluluktur. spor'da endorfin salgılanmasının sebebi ise şöyledir:
kas gelişimi için temel kaide sizin kas liflerinizi yırtmanızdır. yırtılan bu kas liflerini daha az hissetmeniz için aynı yırtıcı hayvan mantığıyla vücut endorfin salgılar.
bunların yanında ayrıca vücut cinsiyet hormonlarını da salgılar (bkz: testosteron) (bkz: östrojen) kısa süreli yükselen bu cinsiyet hormonları da sizin daha motive biri olmanızı sağlar. cinsiyet hormonlarına en iyi örnek kısırlaştırılan kedilerdir. kısırlaşmadan önce sağa sola atlayan kediler kısırlaştıktan sonra durgunlaşır, uysallaşır gün boyu uyur.
sporun hormonlar dışında size uzun vadede kattığı vücut gelişimi, disiplin de sizin özgüveninizi arttıracaktır.
ikinci mühim olan konu ise uykudur. eğer siz gece saat 4'de yatıp öğlen 2'de uyanıyorsanız depresyondan çıkamazsınız. gece uykularında vücut (bkz: melatonin) salgılar. melatonin, sizin (bkz: dopamin) ve seratonin dengenizi düzenler.
yeni nesil anti-depresanlarda bu mantıkla piyasaya sürülmüştür (bkz: valdoxan).
sizin için ideal uyku saati 22.00-05.30 arası olacaktır.
ardından size dopamin patlaması yaşatan bağımlılıklarınızdan kurtulun. sigara, alkol, porno, pc oyunu, telefon vs. bu bağımlılıkların beyninizi mahveder. bunlardan o kadar cok dopamin salgılar ki beyniniz artık gündelik işleri yapmanız için salgılanan dopamin kırıntıları ile mutlu olamazsınız ve onları sürekli ertelersiniz,erteledikçe de daha dibe batarsınız.
(bkz: meditasyon)un temel amacı budur sizin boşluğa veya durgun başka bir şeye uzun süre odaklandırarak gündelik yapacağınız işlerden zevk almanızı sağlar. yani bilgisayar oyunlarının tam tersini yapar.
bu üç durumu düzelttikten sonra yapacağınız şeyler basit günlük ödevler belirleyip onları ertelemeden yapmanız olacaktır. mesela yatağınızı toplamak, günlük 30 dakika kitap okumak vs.
bu basit görevler giden özgüveninizi size geri getirip daha motive bir insan olmanızı sağlar.
bu kısmı da atladıktan sonra artık kısmen de olsa motive bir şekilde sosyalleşebilirsiniz istemeseniz de bunu yapmak zorundasınız çünkü insanlar sosyal canlılardır ayrıca sosyalleştikçe beyniniz (bkz: oksitosin) salgılar akabinde karşı cinsle bunu yaparsanız cinsiyet hormonları da salgılar.
bu kısmı da atladıktan sonra önünüzde duran yapmanız gereken ve ertelediğiniz şeyleri yapmanız gerekiyor. okul, tez, iş vs...
burayı da hallettikten sonra muhtemelen depresyondan çıkmış ve kısır döngünüzü kırmış olacaksınız. umarım bu yazılanları okuyup pratiğe dökebilirsiniz. kendinize iyi bakın çünkü yine kendinizden başkası sizi bu durumdan kurtaramayacak.
depresyon, sizin kıramadığınız duygusal bir kısır döngüdür bu duygusal döngüyü kırmanız içinse gereken yine sizin iradenizdir. içinizden bir şey yapmak gelmiyor ve siz de içinizi(duygularınızı) bir tarafa bırakıp iradenizle hareket etmiyorsanız yani eyleme geçmiyorsanız bu döngüyü asla kıramazsınız.
ilk kural irade. peki bu irade ile ne yapacaksınız.
hormonel dengenizi düzene oturtacaksınız. depresyon genelde beynin veya vücudun hormonel dengesizliklerinden meydana gelir.
anti-depresan haplarının geneli beyninizin (bkz: serotonin) salgılamasına sebebiyet verir.
ilk yapmanız gereken şey spor. bunu yapmadan döngünüzü kırmanız çok zor olacaktır.
spor, size (bkz: endorfin) salgılatacaktır. endorfin, bir mutluluk hormonudur. acıyı daha az hissetmenize ve mutlu olmanıza yarar. zamanında atalarımız yırtıcı bir hayvandan kaçarken eğer vücudunun bir yerine darbe veya kesik aldıysa beyin endorfin salgılayarak o kesiğin daha az hissedilmesini ve kişinin motive şekilde kaçmasını sağlamak amacıyla endorfin salgılardı bu da onun hayatta kalmasına sebebiyet verirdi. ayrıca (bkz: eroin) kullanan kişiler endorfin patlaması yaşar eroin bağımlılığının temel sebebi endorfinin verdiği mutluluktur. spor'da endorfin salgılanmasının sebebi ise şöyledir:
kas gelişimi için temel kaide sizin kas liflerinizi yırtmanızdır. yırtılan bu kas liflerini daha az hissetmeniz için aynı yırtıcı hayvan mantığıyla vücut endorfin salgılar.
bunların yanında ayrıca vücut cinsiyet hormonlarını da salgılar (bkz: testosteron) (bkz: östrojen) kısa süreli yükselen bu cinsiyet hormonları da sizin daha motive biri olmanızı sağlar. cinsiyet hormonlarına en iyi örnek kısırlaştırılan kedilerdir. kısırlaşmadan önce sağa sola atlayan kediler kısırlaştıktan sonra durgunlaşır, uysallaşır gün boyu uyur.
sporun hormonlar dışında size uzun vadede kattığı vücut gelişimi, disiplin de sizin özgüveninizi arttıracaktır.
ikinci mühim olan konu ise uykudur. eğer siz gece saat 4'de yatıp öğlen 2'de uyanıyorsanız depresyondan çıkamazsınız. gece uykularında vücut (bkz: melatonin) salgılar. melatonin, sizin (bkz: dopamin) ve seratonin dengenizi düzenler.
yeni nesil anti-depresanlarda bu mantıkla piyasaya sürülmüştür (bkz: valdoxan).
sizin için ideal uyku saati 22.00-05.30 arası olacaktır.
ardından size dopamin patlaması yaşatan bağımlılıklarınızdan kurtulun. sigara, alkol, porno, pc oyunu, telefon vs. bu bağımlılıkların beyninizi mahveder. bunlardan o kadar cok dopamin salgılar ki beyniniz artık gündelik işleri yapmanız için salgılanan dopamin kırıntıları ile mutlu olamazsınız ve onları sürekli ertelersiniz,erteledikçe de daha dibe batarsınız.
(bkz: meditasyon)un temel amacı budur sizin boşluğa veya durgun başka bir şeye uzun süre odaklandırarak gündelik yapacağınız işlerden zevk almanızı sağlar. yani bilgisayar oyunlarının tam tersini yapar.
bu üç durumu düzelttikten sonra yapacağınız şeyler basit günlük ödevler belirleyip onları ertelemeden yapmanız olacaktır. mesela yatağınızı toplamak, günlük 30 dakika kitap okumak vs.
bu basit görevler giden özgüveninizi size geri getirip daha motive bir insan olmanızı sağlar.
bu kısmı da atladıktan sonra artık kısmen de olsa motive bir şekilde sosyalleşebilirsiniz istemeseniz de bunu yapmak zorundasınız çünkü insanlar sosyal canlılardır ayrıca sosyalleştikçe beyniniz (bkz: oksitosin) salgılar akabinde karşı cinsle bunu yaparsanız cinsiyet hormonları da salgılar.
bu kısmı da atladıktan sonra önünüzde duran yapmanız gereken ve ertelediğiniz şeyleri yapmanız gerekiyor. okul, tez, iş vs...
burayı da hallettikten sonra muhtemelen depresyondan çıkmış ve kısır döngünüzü kırmış olacaksınız. umarım bu yazılanları okuyup pratiğe dökebilirsiniz. kendinize iyi bakın çünkü yine kendinizden başkası sizi bu durumdan kurtaramayacak.
devamını gör...
yazarların dinlediği podcastler
deniz dülgeroğlu - merdiven altı terapi
umarım annem dinlemez
nilay örnek - nasıl olunur?
beyhan budak - kendine iyi davran
bunu ben de yaparım
serdar kuzuloğlu - zihnimin kıvrımları
arada bir çerez niyetine oitheblog -gülünecek bir şey göremiyorum
umarım annem dinlemez
nilay örnek - nasıl olunur?
beyhan budak - kendine iyi davran
bunu ben de yaparım
serdar kuzuloğlu - zihnimin kıvrımları
arada bir çerez niyetine oitheblog -gülünecek bir şey göremiyorum
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi öğrencilerinin keyfi bir biçimde gözaltına alınması
istikbal göklerdedir..o çocuklar yukarı baktıkları için senelerce ders çalışıp kimsenin alamadığı puanları alıp boğaziçili oldular..şimdi sen o çocuklara 'aşağıya bak' diyorsun ya onların fıtratın da yok o. onlar senin tahmin edemeyeceğin kadar ufku açık, başları helal puanlarla dik..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yaşadığım her güzel anın tekrarını yaşarım ben geceleri. onları düşünüp mutluluğu tadarım yeniden oysa istediğim geçmiş anıları yaşatmak değil, yenilerini yaşamaktı. yoruldum geçmişte yaşamaktan, mutluluğu bugünümde yakalayamamaktan.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
güzel bir gün güzel bir hafta olsun dilerim cümlemize.
ankara, hala karar veremedi havasına.
gök yıktı ortalığı sabah, gürleye gürleye.
dolsun barajlar o vakit.
güne ankara gibi bir şarkı gelsin.
gidelim 90'lara.
should ı stay or should ı go
güzel bir gün güzel bir hafta olsun dilerim cümlemize.
ankara, hala karar veremedi havasına.
gök yıktı ortalığı sabah, gürleye gürleye.
dolsun barajlar o vakit.
güne ankara gibi bir şarkı gelsin.
gidelim 90'lara.
should ı stay or should ı go
devamını gör...
kitap okuyoruz
mükemmel düşünülmüş, harikulade bir etkinlik.
zaten uzun zamandır aklımdaydı bülbülü öldürmek. okunacak tarih kitapları, girilecek sınavlar, bilmemneler derken bir türlü rast gelmemişti. vesileyle artık (bir zahmet!) okuyayım, tartışmaya naçizane katkıda bulunayım ben de. çok iyi denk geldi hakikaten.
yukarıda arolium sağ olsun e-kitap olarak paylaşmış ama pek de sevmiyorum öylesini, gözümü yoruyor. elbet çeşitli sebeplerden benim gibi düşünenler de vardır. o yüzden ateist kaplumbağa'nın düşüncesine hak vermiş olayım ve tedarik süresini de hesaba katarak sürenin 2 haftaya çıkartılması yönünde görüşümü paylaşayım. mesela d&r tahmini teslim süresini en geç 9 mart olarak gösteriyor. çok büyük bir dert değil ama yavaş yavaş, sindire sindire okumayı sevenler de vardır herhalde.
helal olsun!
(bkz: sahalarda görmek istediğimiz hareketler)
zaten uzun zamandır aklımdaydı bülbülü öldürmek. okunacak tarih kitapları, girilecek sınavlar, bilmemneler derken bir türlü rast gelmemişti. vesileyle artık (bir zahmet!) okuyayım, tartışmaya naçizane katkıda bulunayım ben de. çok iyi denk geldi hakikaten.
yukarıda arolium sağ olsun e-kitap olarak paylaşmış ama pek de sevmiyorum öylesini, gözümü yoruyor. elbet çeşitli sebeplerden benim gibi düşünenler de vardır. o yüzden ateist kaplumbağa'nın düşüncesine hak vermiş olayım ve tedarik süresini de hesaba katarak sürenin 2 haftaya çıkartılması yönünde görüşümü paylaşayım. mesela d&r tahmini teslim süresini en geç 9 mart olarak gösteriyor. çok büyük bir dert değil ama yavaş yavaş, sindire sindire okumayı sevenler de vardır herhalde.
helal olsun!
(bkz: sahalarda görmek istediğimiz hareketler)
devamını gör...
dibe vurmuş insanlara tavsiyeler
sizinle aynı durumu yaşamamış insanların düşüncelerini umursamayın.
devamını gör...
bana soğuk bir yer söyle
unutmayın ki ankara şehriyle ünlü bir soğuktur.
devamını gör...
kadınların abi diyeyim de yavşamasın mantığı
birincisi, yavşamak kadar itici bir kelime yok.
ikincisi, tuhaf bir mantıktır. ve saçma.
ikincisi, tuhaf bir mantıktır. ve saçma.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
mahalle yanarken saçını taraması.
devamını gör...
emanet kuşun yem değiştirirken kaçması
zalim kuşun arkasına bakmadan pırrr diye giderken elinde yemle gidişine bakakalınan durum.
kuş için iyi de.. ne diyeceğim la ben şimdi düşüncesi fena. aynısından alıp koysam? nerden anlıcaklar ki? kuş kuştur. harikasın epsilon.
(zil calar)
-kuşu alalım biz geldik teşekkür ederiz
-hangi kuş.heee kuş.
-buyumus iyi bakmissiniz.
-iyi bakarım. kuş bakmak benim işim.
-tekrardan tesekkurler iyi gunler.
kuş için iyi de.. ne diyeceğim la ben şimdi düşüncesi fena. aynısından alıp koysam? nerden anlıcaklar ki? kuş kuştur. harikasın epsilon.
(zil calar)
-kuşu alalım biz geldik teşekkür ederiz
-hangi kuş.heee kuş.
-buyumus iyi bakmissiniz.
-iyi bakarım. kuş bakmak benim işim.
-tekrardan tesekkurler iyi gunler.
devamını gör...
lahmacun vs iskender
biri aşk diğeri sevda.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
hindistan cevizi ya da içersinde hindistan cevizi bulunan herhangi şeyin kokusu
yeni yıkanmış yastık, çarşaf, kıyafet kokusu
kitap kokusu
yeni yıkanmış yastık, çarşaf, kıyafet kokusu
kitap kokusu
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...



