din kitlelerin afyonudur
(bkz: din kitlelerin iphone'udur)
devamını gör...
o saatte orada ne işi varmış
2016 ocak saat 23:00'da ankara'da otobüsüne binen kadına tecavüz edip, çıplak fotoğraflarını çekerek tehdit eden şoförün mahkemede yaptığı savunmadır.
mahkeme sonucunda bu savunma reddedilmiş, sanığa indirimsiz olarak en üst sınırdan 37 yıl hapis cezası verilmiştir.
mahkeme sonucunda bu savunma reddedilmiş, sanığa indirimsiz olarak en üst sınırdan 37 yıl hapis cezası verilmiştir.
devamını gör...
insanın kendi kendine yetmesi
bir insanın kendine yetmesi kendini sevmesiyle alakalı bir durumdur. eğer bir insan kendini sevmiyorsa kendine de yetemez. mutluluğu başka yerlerde arar. oysa ki mutluluk içimizde.
devamını gör...
kitap okuyan sevgili
normal dümdüz sevgilidir.
kitap okumayı seven bir insandır. saçma sapan edebiyat yapmaya gerek yok. dergi okumayı seven sevgiliyle aynıdır.
kitap okumayı seven bir insandır. saçma sapan edebiyat yapmaya gerek yok. dergi okumayı seven sevgiliyle aynıdır.
devamını gör...
insanların mutlu anılarını ağlayarak hatırlaması
mutlu olduğun anılarına duyduğun özlemdir, bir fotoğraf karesindeki o mutlu anlara tekrar dönemeyeceğinin bilinci ve acısıdır. hayatımız boyunca da bu durum böyle sürüp gidecektir. belki daha mutlu olduğumuz anlarımız da olacaktır ama bir süre sonra o anları da ağlayarak hatırlamanın acı gerçeğiyle yüzleşeceğiz.
"insan ağladığı anıları gülerek, güldüğü anıları ağlayarak hatırlar."
bu o kadar doğru ki, hayatımız bu tezatlık içerisinde sürüp gidiyor.
gülmenin ve ağlamanın arasında bambaşka bir ilişki var. mesela çok fazla gülersen gözlerinden yaş gelir, çok fazla ağlarsan bir yerden sonra gülmeye başlarsın. anlamsız görünen bu tezatlık aslında bizim var oluşumuzu ifade ediyor.
zaten mutlu anlarımızda içimizde hep bir korku yok mudur? "çok güldüm aman ağlamasam bari, çok gülen çok ağlar" gibi. hep bir bedel ödeme korkusundan bastırılmış sevinçlerimiz var. buna 'batıl inanç' diyoruz ama bir yanımız da gülümsememizin yerini acılar doldurursa diye hep bir endişe duyuyor.
"insan ağladığı anıları gülerek, güldüğü anıları ağlayarak hatırlar."
bu o kadar doğru ki, hayatımız bu tezatlık içerisinde sürüp gidiyor.
gülmenin ve ağlamanın arasında bambaşka bir ilişki var. mesela çok fazla gülersen gözlerinden yaş gelir, çok fazla ağlarsan bir yerden sonra gülmeye başlarsın. anlamsız görünen bu tezatlık aslında bizim var oluşumuzu ifade ediyor.
zaten mutlu anlarımızda içimizde hep bir korku yok mudur? "çok güldüm aman ağlamasam bari, çok gülen çok ağlar" gibi. hep bir bedel ödeme korkusundan bastırılmış sevinçlerimiz var. buna 'batıl inanç' diyoruz ama bir yanımız da gülümsememizin yerini acılar doldurursa diye hep bir endişe duyuyor.
devamını gör...
dolu gibi görünen bomboş laflar
ülkü tamer bireyden özür dilerim ama ‘çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen’ demek istiyorum. bir de ‘hayat kısa, kuşlar uçuyor’
ne abi bunlar?
*
ne abi bunlar?
*
devamını gör...
öz güveni artıran şeyler
kendini tanımaktır. en ince ayrıntısına kadar tanımak.
tanımak için ne yapmak gerekir diye soracak olursanız kendinizi merak etmelisiniz.
insan kendiyle sürekli iletişim halinde ama onu tanımaya hiç çalışmıyor anca onu tanıtmaya çalışıyor.
biraz kendini merak edip kendi hakkında düşünürse özgüveni yükselecektir.
çünkü kendini tanıdıkça eksikliklerini görecektir.
tabi objektif olmak lazım ay canım kendim ne kadar zekisin dersen bu iş olmaz.
tanımak için ne yapmak gerekir diye soracak olursanız kendinizi merak etmelisiniz.
insan kendiyle sürekli iletişim halinde ama onu tanımaya hiç çalışmıyor anca onu tanıtmaya çalışıyor.
biraz kendini merak edip kendi hakkında düşünürse özgüveni yükselecektir.
çünkü kendini tanıdıkça eksikliklerini görecektir.
tabi objektif olmak lazım ay canım kendim ne kadar zekisin dersen bu iş olmaz.
devamını gör...
iyi pazarlar bayım
aşırı tanıdık gelen cümle. son 10 dakika içinde kullanmış olabilirim. oldum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
devamını gör...
alttaki yazara bir şarkı bırak
barış manço - bal böceği*
devamını gör...
summer queen
ne zaman bir yerim ağrıyor diye yazsam, bir durumundan bahsetsem, özelden halimi hatırımı soran, duyarlı çok tatliş kızkardeş gibi yazar.
ablası kurban olsun ona.
ablası kurban olsun ona.
devamını gör...
cemaat ve tarikatların ülkemiz için büyük bir sorun olması
15 temmuz bunu kanıtlar nitelikte zaten. lakin akıllanmayan, halen cemaat ve tarikatlara allah gibi tapan güruh var bu ülkede. gerçi yöneticilerde aynı şekilde tapıyor zira nurcular, menzilciler, süleymancılar şu anda paraya para demiyor bunun da kaynağı pek tabii ki türkiye’nin hazinesidir. garibanlara, düşük gelirli insanlara harcama yapılacağı yere bunların hazinesine hazine katılıyor.
bakın her şeyi geçtim bu ülkeyi şu an bir zamanlar fetönün öğrencisi yönetiyor. varın gerisini siz düşünün artık. fetöyü saf dışı bıraktılar bu seferde üstte yazdığım tarikatları şahlandırdılar. sonra vay efendim ülke neden bu halde? seküler biçimde ülke yönetmek varken siyasal islamı tercih ediyorlar bu da ülke için büyük bir kayıptır.
sen böyle zihniyete ne diyebilirsin kardeşim? biz boşuna atatürk’ü baş tacı yapmıyoruz, ilke ve inkılaplarına bağlı kalmıyoruz. cemaat ve tarikatlara rağmen her zaman duruşumuz böyledir. sayımız azaldı lakin daha ölmedik henüz…
bakın her şeyi geçtim bu ülkeyi şu an bir zamanlar fetönün öğrencisi yönetiyor. varın gerisini siz düşünün artık. fetöyü saf dışı bıraktılar bu seferde üstte yazdığım tarikatları şahlandırdılar. sonra vay efendim ülke neden bu halde? seküler biçimde ülke yönetmek varken siyasal islamı tercih ediyorlar bu da ülke için büyük bir kayıptır.
sen böyle zihniyete ne diyebilirsin kardeşim? biz boşuna atatürk’ü baş tacı yapmıyoruz, ilke ve inkılaplarına bağlı kalmıyoruz. cemaat ve tarikatlara rağmen her zaman duruşumuz böyledir. sayımız azaldı lakin daha ölmedik henüz…
devamını gör...
hz. hatice
resulullah efendimizin ilk hanımı. hz. hatice, mekke'deki en zengin tüccarlarından birisiydi. varaka bin nevfel'in kuzeniydi. 2 kez evlenmişti. 40 yaşına gelmişti. ikinci kocası öldüğünden beri kendi adına ticaret yapacak bir adam görevlendirmek, adeti haline gelmişti. hz. muhammed, mekke'de el-emîn yani güvenilir, şerefli olarak tanınıyordu. hz. hatice de, suriye'ye gidecek kervanını yönetmesi için ona haber gönderdi. ona ücret olarak, o zamana kadar bir kureyşliye ödediği fiyatın iki katını ödemişti. daha sonra hz. muhammed ticaret için gitti ve geri döndü. daha sonra hz. hatice, hz. muhammed'in yolculuğunu ve yaptığı alışverişleri anlatışını dinledi. çok kâr etmişti. fakat hz. hatice, şimdi bunları düşünmüyordu. çünkü hz. hatice şu an olayı değil, olayı anlatanı * düşünüyordu. hz. muhammed çoğu kaynağın bildirdiğine göre orta boyluydu(bazı kaynaklara göre orta boyludan biraz uzun), başı büyüktü, ince, geniş omuzluydu, vücudundaki organları orantılı bir biçimdeydi, saç-sakalı siyah ve sıktı ve dümdüz değildi, hafif dalgalıydı. saçları, omuzları ile kulak memesi arasına kadar uzuyordu. sakalı nerdeyse saçlarının uzunluğuna kadar iniyordu. gözünün yuvarlakları genişti, alnı genişti, kirpikleri uzundu, kaşları geniş ve biraz çatıktı(hilal kaşlı da denir). eski kaynakların çoğunluğuna göre gözleri siyahtı, fakat bazı kaynaklara göre kahverengi, açık kahverengidir. ağzı geniş ve güzel şekilliydi. burnu kemerliydi(ya da uzaktan bakınca hafif kavisli gözüküyordu). bıyıklarını hiç üst dudağına kadar uzatmazdı, bu yüzden dudaklarının güzelliği açık bir şekilde gözükmekteydi. güneşin bronzlaştırmış olduğu beyaz cildi vardı(kaynaklara göre nuranî beyazdı, yani ne kırmızı tenli, ne de beyaz tenli olarak tarif edilebilir, nur saçıyordu, buna nuranî beyaz denir). ve hz. hatice de 40 yaşındaydı, ama hâlâ güzeldi. hz. muhammed sanırsam 25 yaşında bulunuyordu.
hz. muhammed gidince, hz. hatice hemen, bir arkadaşına danıştı. arkadaşı, aralarını yapmaya söz verdi. hz. hatice'nin arkadaşı hz. muhammed'e gitti ve neden evlenmediğini sordu. hz. muhammed şöyle buyurdu:
maddi imkânlarım yetersiz.
hz. hatice'nin arkadaşı(nufeyse) şöyle sordu:
fakat eğer sana imkân verilirse; güzelliğin, zenginliğin, soyluluğun varolduğu bir anlaşmaya çağırılsan ne dersin?
hz. muhammed şöyle sordu:
o kim?
nufeyse şöyle dedi:
hatice.
hz. muhammed şöyle sordu:
ben böyle bir evliliği nasıl yapabilirim?
nufeyse şöyle dedi:
orasını bana bırak!
hz. muhammed şöyle buyurdu:
o halde benden olan taraf tamam.
nufeyse konuştuklarını hz. hatice'ye iletti. o da hz. muhammed'e gelmesi için haber gönderdi. geldiğinde ona şöyle söyledi:
ey amcamoğlu! seni akrabam olman sebebiyle yahut o ya da bu gruba bağlanmadan orta yolda yer aldığın için seviyorum; seni güvenilirliğin, doğru sözlü ve güzel huylu olduğun için seviyorum.
sonra da ona evlenme teklif etti.
hz. hatice vefat edince de, hz. muhammed, hz. hatice'yi övmüştür ki hz. aişe kıskanıp şöyle demiştir:
o yaşlı kadını ne anıp duruyorsun? allah onun yerine sana daha iyisini verdi.
bunun üzerine hz. muhammed şöyle buyurdu:
allah bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. çünkü herkes beni inkar ederken, o bana iman etti. herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti. insanlar mallarını esirgerken bana arka çıktı. ve allah teala bana ondan çocuklar nasib etti.
bunun üzerine hz. aişe şöyle dedi:
bir daha hatîce hakkında kötü söz söylemeyeceğim.
hz. muhammed gidince, hz. hatice hemen, bir arkadaşına danıştı. arkadaşı, aralarını yapmaya söz verdi. hz. hatice'nin arkadaşı hz. muhammed'e gitti ve neden evlenmediğini sordu. hz. muhammed şöyle buyurdu:
maddi imkânlarım yetersiz.
hz. hatice'nin arkadaşı(nufeyse) şöyle sordu:
fakat eğer sana imkân verilirse; güzelliğin, zenginliğin, soyluluğun varolduğu bir anlaşmaya çağırılsan ne dersin?
hz. muhammed şöyle sordu:
o kim?
nufeyse şöyle dedi:
hatice.
hz. muhammed şöyle sordu:
ben böyle bir evliliği nasıl yapabilirim?
nufeyse şöyle dedi:
orasını bana bırak!
hz. muhammed şöyle buyurdu:
o halde benden olan taraf tamam.
nufeyse konuştuklarını hz. hatice'ye iletti. o da hz. muhammed'e gelmesi için haber gönderdi. geldiğinde ona şöyle söyledi:
ey amcamoğlu! seni akrabam olman sebebiyle yahut o ya da bu gruba bağlanmadan orta yolda yer aldığın için seviyorum; seni güvenilirliğin, doğru sözlü ve güzel huylu olduğun için seviyorum.
sonra da ona evlenme teklif etti.
hz. hatice vefat edince de, hz. muhammed, hz. hatice'yi övmüştür ki hz. aişe kıskanıp şöyle demiştir:
o yaşlı kadını ne anıp duruyorsun? allah onun yerine sana daha iyisini verdi.
bunun üzerine hz. muhammed şöyle buyurdu:
allah bana ondan daha hayırlısını vermemiştir. çünkü herkes beni inkar ederken, o bana iman etti. herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti. insanlar mallarını esirgerken bana arka çıktı. ve allah teala bana ondan çocuklar nasib etti.
bunun üzerine hz. aişe şöyle dedi:
bir daha hatîce hakkında kötü söz söylemeyeceğim.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
tahminimce bir kaç aslan pataklamaya gitmiş olabilir. veyahut bal kovanının başına oturmuş, keyifle yediği balın tadını çıkarıyordur. olmadı bir ağaç kovuğunun içerisine gizlenmiş şekerleme yapıyordur. bilemedim şimdi. hepsini birden yapmış olma olasılığı da çok yüksek.
endişeye mahal yok diye düşünüyorum. neticede bahsettiğimiz kişi bal porsuğu bir nevi yalnız kovboy. aslanlar, yılanlar falan düşünsün başına gelecekleri. gelir tekrar yazar bizlerde güzel güzel okuruz. aksini düşünmek bile yersiz.
endişeye mahal yok diye düşünüyorum. neticede bahsettiğimiz kişi bal porsuğu bir nevi yalnız kovboy. aslanlar, yılanlar falan düşünsün başına gelecekleri. gelir tekrar yazar bizlerde güzel güzel okuruz. aksini düşünmek bile yersiz.
devamını gör...
bombadil (yazar)
kayıt olduğu zamandan beri takip ettiğim kafa sözlük üyesi. sohbet etme şansım oldu, gerçekten kaliteli bir insan.
devamını gör...
küt saç
yakışan kadın görüldüğü zaman o kadın için başka model düşünemediğim mükemmel saç modeli. çok hoş duruyor efendim.
devamını gör...
meb'in lgs'ye girmeyin okulun başarısı düşüyor açıklaması
kırıkkale il milli eğitim müdürlüğü, ilde bulunan okul müdürlerine "sınavda herhangi bir hedefi olmayan öğrencilerin lgs'ye katılmamasını sağlayın” mesajı gönderdi.
kırıkkale il milli eğitim müdür yardımcısı hamza aygün tarafından gönderilen yazıda şöyle denildi:
"kıymetli ortaokul müdürlerimiz biliyorsunuz ki önümüzdeki hafta sonunda lgs sınavı var. daha önce de paylaştığımız gibi bu sınavda herhangi bir hedefi olmayan ya da ders durumu istenmeyen durumda olan öğrencilerimizin velileri ile istişare edilerek sınava katılmamaları yönünde yönlendirme çalışmalarımızı ivedilikle takip edelim, çünkü sene boyu verilen emekler hedefsiz öğrencilerimizin sınava katılımı ile ortalamalarınız oldukça aşağılara düşmektedir. bundan dolayı 8. sınıf öğrenci sayımız ve bu konu ile ilgili görüş yapılan öğrenci veli görüşmelerinin her okul müdürümüz tarafından hassasiyet ile üzerinde durulması ve bir liste halinde tarafımıza bildirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.”
eğitim-sen: öğrencileri gözden çıkarmışlar
il milli eğitim müdür yardımcısı aygün'ün yazısına eğitim-sen genel merkezi tarafından yapılan açıklamayla da tepki gösterildi. eğitim-sen açıklamasında şöyle denildi:
"görevi eğitimin niteliğini arttırmak ve öğrencilerin eğitim hizmetine eşitçe erişimini sağlamak olması gereken bir yöneticinin, “sınavda herhangi bir hedefi olmayan öğrencilerin sınava katılmamasını sağlamak” olarak kendine ve okul müdürlerine biçtiği görev açıkça suçtur!
hamza aygün’ün hedefi, acil uzaktan öğretimin sorunlarını gizlemek ve liselere geçiş sistemi’nin amacına uygun biçimde yoksul ailelerin çocuklarını imam hatip, meslek lisesi ve açık liselere yönlendirmektir. hamza aygün’ün sözleri, siyasi iktidar ve kadrolarının, yarınlarına güvenle bakamayan öğrencileri nasıl gözden çıkardığının resmidir!
eğitim sen olarak meb’e çağrımız, hamza aygün hakkında gerekli yasal işlemleri derhal başlatmasıdır. öğrencilerimizin eğitim hakkı için, gençlerimizin yarınlara güvenle bakabilmeleri için tüm örgütlü gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir."
buradan
kırıkkale il milli eğitim müdür yardımcısı hamza aygün tarafından gönderilen yazıda şöyle denildi:
"kıymetli ortaokul müdürlerimiz biliyorsunuz ki önümüzdeki hafta sonunda lgs sınavı var. daha önce de paylaştığımız gibi bu sınavda herhangi bir hedefi olmayan ya da ders durumu istenmeyen durumda olan öğrencilerimizin velileri ile istişare edilerek sınava katılmamaları yönünde yönlendirme çalışmalarımızı ivedilikle takip edelim, çünkü sene boyu verilen emekler hedefsiz öğrencilerimizin sınava katılımı ile ortalamalarınız oldukça aşağılara düşmektedir. bundan dolayı 8. sınıf öğrenci sayımız ve bu konu ile ilgili görüş yapılan öğrenci veli görüşmelerinin her okul müdürümüz tarafından hassasiyet ile üzerinde durulması ve bir liste halinde tarafımıza bildirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.”
eğitim-sen: öğrencileri gözden çıkarmışlar
il milli eğitim müdür yardımcısı aygün'ün yazısına eğitim-sen genel merkezi tarafından yapılan açıklamayla da tepki gösterildi. eğitim-sen açıklamasında şöyle denildi:
"görevi eğitimin niteliğini arttırmak ve öğrencilerin eğitim hizmetine eşitçe erişimini sağlamak olması gereken bir yöneticinin, “sınavda herhangi bir hedefi olmayan öğrencilerin sınava katılmamasını sağlamak” olarak kendine ve okul müdürlerine biçtiği görev açıkça suçtur!
hamza aygün’ün hedefi, acil uzaktan öğretimin sorunlarını gizlemek ve liselere geçiş sistemi’nin amacına uygun biçimde yoksul ailelerin çocuklarını imam hatip, meslek lisesi ve açık liselere yönlendirmektir. hamza aygün’ün sözleri, siyasi iktidar ve kadrolarının, yarınlarına güvenle bakamayan öğrencileri nasıl gözden çıkardığının resmidir!
eğitim sen olarak meb’e çağrımız, hamza aygün hakkında gerekli yasal işlemleri derhal başlatmasıdır. öğrencilerimizin eğitim hakkı için, gençlerimizin yarınlara güvenle bakabilmeleri için tüm örgütlü gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir."
buradan
devamını gör...
commonwealth
yanılmıyorsam ingiliz milletler topluluğu gibi bir anlamı ifade eden sözcük.
devamını gör...



