ilk tanışmamızdan daha yabancıydık , seni son gördüğümde.
devamını gör...

niye bu kadar mesele olduğunu anlamadığım eylem. sanal bir ortam arkadaşlar burası. gerçek değil yani. canınız isterse yazın. sıkılınca yazmayın bir daha. adam sanki boşanmaya karar vermiş. ilan ediyor herkese.
devamını gör...

tum insanlara saygı,merhamet,vicdan,durustluk gelse yeter. cok tatli yasanir. herkes sadece kendisiyle ilgilenir .
devamını gör...

gece 1'de darbe mi olur lan? herhalde enişteden haber gelince darbeyi erkene almak zorunda kaldılar.
devamını gör...

antik çağlarda insanların gök cisimlerinden nasıl etkilendikleri ve yeryüzündeki bazı büyük yapıları nasıl gök cisimlerine göre konumlandırdıklarını inceleyen bilim dalı. arkeoastronomi olarak da bilinir.

eski uygarlıklar genellikle gök cisimlerini tanrılar olarak görmüş, doğa olaylarını da "tanrıların duyguları"nı dile getirdiği araçlar olarak düşünmüştür. aynı zamanda gök cisimlerinin hareketlerinin insan hayatı üzerinde etkileri olduğuna inanmış, tarımla ilgili bazı hesaplamalarını doğa olaylarına göre yapmış ve astroloji adlı uğraşla ilgilenmişlerdir. bu tür durumların sonuçları da, bu uygarlıkların inşa ettiği yapılarda kendini göstermiştir. yine bu uygarlıklar gökyüzünde gördükleri süpernova, kuyruklu yıldız gibi normalden farklı görünen olayları kayıt altına almıştır. bu yönüyle bu uygarlıklar, astronomların eskiye dönük incelemeler yaparak yeni bilgileri daha öncekilerle birleştirmesi ve bazı önemli bulgular elde etmesi yolunda önemli bir miras bırakmıştır. bahsettiğim bu nedenlerden ötürü de astronomi ve arkeoloji bilimleri ortak bir paydada kesişmiştir.

mısır ve maya uygarlıklarına ait piramitler, nazca çizgileri, stonehenge, göbeklitepe gibi meşhur antik bölgeler, bu konudaki çalışmaların yapıldığı yerlerin başında gelir.
devamını gör...

2016 güney kore yapımı gerilim filmi.

film, annesini özleyen kızını eski eşinin yaşadığı yer olan busan'a trenle götürmeye karar veren bir babanın o sırada zombileşen yolculardan kızıyla beraber kaçmaya çalışmasını konu alıyor.
filmde 'insan kalmaya çalışmak' ve 'bencillik' çatışan iki düşünce.

bence rahatlıkla izlenebilecek zombi filmlerinden biri. hikayesi karmaşık değil ve çoğu zombi konulu film gerilimden çok uzak oluyor fakat bu film güzel dengelemiş gerilimi, araya biraz dram da serpiştirmiş, klişe olsa da yakışmış. oyunculuklar zaten enfes, başrolde gong yoo oynuyor. yan karakterlerden birinde ise parasite (film)'da evin oğlunu canlandıran choi woo shik var. bu iki enfes oyuncuyu, elbette ma dong seok'u yazmazsam haksızlık ederim, üç enfes oyuncuyu izlemek bana büyük keyif vermişti. her ne kadar filmde mantık hataları olsa da.

ilk çıktığı zamanlarda izlediğim ve fazla beklenti içinde olmadığım için baya beğenmiştim. genel olarak tek mekanda yani trende geçmesine rağmen insan izlerken uzun süre heyecan hissediyor ve merakla kalıyor. belki şimdi tekrar izlesem eleştirdiğim yönleri olurdu lakin tek mekan filmlere göre izlenebilir. son olarak trailer'ı da paylaşayım hemen.
devamını gör...

edebi eser yazarları için konuşursak, dönem dönem mesela ressamlara da olduğu gibi, ilham eksikliği ile açıklanabilecek olay.

sözlük yazarları için konuşuyorsak, herkesin kendi uzmanlık alanı ile ilgili bir şeyler yazması ile aşılacak sorun. trollük hep aynı konular etrafında döner ama mesleki konular derya deniz...
devamını gör...

şehir değiştirebilirsem şükür namazı kılarım ne ülkesi?
devamını gör...

öyle tabi sebat edelim, susalım. köklü devrim kendiliğinden gelir nasıl olsa. dünya tarihi "selamun aleyküm ben geldim." diyen köklü devrimlerle dolu.

mantıklı bulduğum önerme.
devamını gör...

lise 3'deyiz, matematik hocamız da sınıfa çalışın, test çözün deyip duruyor. haline de üzülmüyor değiliz, arkadaşımla ''hocam bundan sonra sıkı bir şekilde çalışalım değil mi, konular yetişir?'' gibisinden bir soru sorduk. hocanın gözleri parladı, ''evet tabii ki çalışın, yetişir'' dedi, biz de artık daha sıkı çalışacağız dedik ve zil çaldı. hoca sınıftan ayrılınca tahtaya ''ders çalışacağımızı söyledik ama nerede çalışacağımızı söylemedik, eve gidiyoruz'' yazmıştık*.
devamını gör...

yüksek sadakat - belki üstümüzden bir kuş geçer


nickimin esin kaynağı olan şarkı.
devamını gör...

hayatındaki olumsuzluklara takılı kalmak. olmuşsa olmuş, bırak önüne bak.
devamını gör...

her şey.
devamını gör...

sorgu...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: yuval noah harari)'nin hürriyet gazetesine yaptığı röportaj'dan enteresan satır başı cümle.

"covıd-19 insan doğasının temel özelliklerini değiştirmeyecek. veba değiştirmedi. 1918 salgını değiştirmedi. aıds değiştirmedi. bütün bu korkunç tecrübelerden sonra fiziksel teması seven sosyal hayvanlar olmaya devam ettik. seks, aıds’e rağmen hayatımızda kalmaya devam ettiyse sarılmak da covıd-19’a rağmen hayatımızda kalmaya devam edecektir."

röportaj
devamını gör...

öncelikle kappa nedir?

(başka yerde yazdığımı alıntılayacağım)
--- alıntı ---
chat'te "kinaye yapıyorum, ironi yapıyorum" tümcelerini ifade eder.
--- alıntı ---

birtakım malum yazarların, birtakım malum entrylerini okuduktan sonra "ne olur ironi yapmış olsun" demekteyim. bu çok mühim bir sorundur! sorunun çözüme kavuşması için de böyle bir şey düşünmüş bulunuyorum.

şöyle güzel bir kappa butonu gelsin de kim gerçekte ne diyor öğrenelim. aksi takdirde engel listemdeki kişi sayısı katlanarak artacak! *
destek bekliyoruz efendim.
devamını gör...

takım elbise giyip, önünü iliklemiştir o** ç**
kızı görünce insanlığımdan utandım be.
ibreti alem için bu o** ç** parça parça edecek bir yok mu ya !
devamını gör...

pizzaro isimli ispanyol kaşif tarafından ayak bastığı peru'da keşfedilmiş. o andan itibaren hızlı gelişen, kolay saklanabilen, doyurucu ve besleyici bir gıda olan patates, keşfe çıkacak olan gemilerin ambarlarını doldurmaya başlamış.

1840 senesinde rus hükümeti halkı patates ekmeye ikna etmeye çalışınca her allah'ın günü çavdar ekmeği yemeye alışık olan halk patates bize yabancı diye isyan etmeye kalkmış. şimdi artık geleneksel pek çok rus yemeğinde de bulunan bir gıda olmuş ve orada da seviliyor.

patatesin avrupa'ya yayılması ise otuz yıl savaşları (1618 - 1648) sırasında gerçekleşmiş. almanya'ya giden ispanyol askerler yanlarında patatesleri at yemi niyetiyle götürmüşler. o yıllarda yoksullukla cebelleşen alman köylüler, ispanyollardan bazen araklayarak bazen de dilenme yoluyla patatesi tatma fırsatı edinmişler. ama nasıl yiyeceklerini bilmedikleri için kabuğunu soymadan çiğ şekilde yemeye çalışmaları sonucu rahatsızlanmışlar. bundan şüphelenen almanlar, patatesi kolera, veba, humma gibi hastalık taşıyıcısı kabul etmişler ve patatesi fişlemişler. kendileri yemeyip hayvanlarına yedirmişler. bunun dışında da savaş esirlerine de yiyecek olarak vermişler.

işte bu almanlar'ın gayrı insanı tutumları olmasaymış, patates belki de tadının ne olduğunu bilmediğimiz bir hayvan yemi olarak kalacaktı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim