uğruna güzel şarkılar yazılan metropol.

(bkz: empire state of mind, pt.2)
(bkz: nyc)
(bkz: new york, new york)
(bkz: englishman in newyork)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

oregon'daki bir orman. dikilen 200 karaçam ağacı her sonbahar geldiğinde gülümsüyor.
devamını gör...

kendine ait bir mizah dili olan efsane film serisidir.tabi serinin ilk filminin tadı bambaşkaydı yinede sonrakilerde fena sayılmaz.devre'den sonraki filmide beklemiyor değiliz hani.
devamını gör...

beyni ve zihniyeti 1400-1500 yıl geriden gelen erkektir.
devamını gör...

istenmediği yerde kalmaya çalışması*.
devamını gör...

an itibariyla 8 il 21 ilcede devam etmekte olan yanginlar. ne buyuk tesaduf ki durdu durdu 8 ilde 21 ilcede birden yanginlar basladi. hadi yanginlar hakkinda varsayimlar yapalim; bir bolgede rant oldugunu soyleyelim, bir bolgede havaii fisek gosterisinden cikmis diyelim*, bir bolgede vatandasin biri mangaldan yangin cikarsin*, ha birde oyun oynayan cocuklar yangin cikarmis onu da sayalim*. bunlarin hepsini soyleyelim ama kalles bir teror orgutu tarafindan (bkz: pkk) kundaklama yapildigini dile getirmeyelim. niye cunku bunu dile getirirsek alimallah fasist, irkci falan olunur ne luzumu var?

dusmanligin bile bir haysiyeti bir onuru var diye biliriz biz, yahu orman yakmak ne demek? icindeki canlilardan, agaclardan ne ister insan? ya evleri is yerleri kül olanlar? nasil bir serefsizlik, nasil bir nankorluk...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ustteki gorsel marmaris'te vatandasin birinin cektigi video'dan eklenti. dai.ly/x831awh (bu da linki). adam yangini cekerken tesadufi bir sekilde iki ayri noktada da alevlerin de yukseldigini goruyor. videoyu izlerseniz goreceksiniz, yangin alanindan olabildigince bagimsiz iki nokta. birileri tarafindan o alevlerin cikarildigi, o ormanin yakildigi asikar*. simdi devlet bunu arastira dursun, birileri de inkar etmeye. bu yanginlari cikaranlar kimse, bunlari destekleyenler, bunlari besleyenler, yardim ve yataklik yapanlar, kallesliklerinde bogulur umarim. giden her bir canin hesabini can cekiserek verirler.
devamını gör...

biraz cenk hepimize iyi gelecek. bu zamanlarda... slogan gibi oldu ama değil, bana güvenin. sıfır şaka. cenk iyidir. cenk her zaman iyi gelir.
akşam olsun. at bavuluna götür bizi. arka bahçen de muazzam güzellikte zaten...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ösys kalemlerinde yazan inanılası olmayan söz öbeği. hemen devamında random gülme efekti olsa gerçekçi olabilirdi aslında.
emeğiniz emanetimizdir asdadasfasdfsf.
devamını gör...

ben ilk regl olduğumda günahlarım yazılacak diye korkup ağlamıştım
devamını gör...

tom ve jerry çizgi filmindeki tom'dur. kedi olalı bir fare yakalayamadı.
devamını gör...

kısaca genel bilgilerden özel bilgilere ulaşmak olarak tanımlanabilir.
devamını gör...

müstakbel kayınbabam oluyor sevgili dostlar.

biliyorsunuz esra ile yıllardır süren düzenli bir ilişkimiz var. müstakbel kayınbabam murat bey ve eşi cevahir hanım teyze oldukça pimpirikli bir çift. barış manço'nun işte hendek işte deve şarkısındaki bedbaht damat adayı gibi sürekli farklı koşulları yerine getiremediğimiz için geri dönüyoruz. sürekli hendekler var fakat atlatamıyoruz deveyi. sürekli madlen çikolata götüre götüre boyuna eti'yi ülker'i zengin ettik anasını satim.

neyse işte bugün fabrikada vardiya bitti. yorgun argın eve geldim. akşamleyin esra'mı (yani ay çöreğimi) istemeye gideceğimden içimde hoş bir umut vardı. zaten iyi kötü bir mesleğim var, evim vs. var onlarda sıkıntı yok gül gibi yaşarız. cevahir teyze vegan olduğu için %100 polyesterden yapılmış takım elbisemi giydim. çünkü daha önceden ipek takım elbiseyi gördüğünde kriz geçirmişti. sütlü çikolata getirdiğimiz gün, evine polonyalı yahudi girmiş bir nazi subayı edasıyla sonsuz bir nefret + tiksintiyle karışık bir yüz ifades takınarak bakmıştı. çikolatalar da %100 vegan. tam takım hazırız yani.

babamcağızla, müstakbel kayınpederim arap baharından, türkiye'nin suriye sınırındaki söz hakkından, ali babacan'ın partisinden bahsederken; annemceğiz ile müstakbel kayınvalidem yeni aldıkları koltuklarından bahsedip birbirlerine caka satıyorlardı. oldum olası kadınların böylesine mobilya takıntısı olmasına anlam veremem. mobilya fetişizmi mi desem ne desem... mobilya yenileyip durmak zaten başlı başına saçmalık ötesi değil midir? o esnada chuck palahniuk'un fight club'ından bir aforizma patlattım; ​

"mobilya satın alırsınız. kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe... bir zamanlar sahip olduklarınız artık sizin sahibiniz olur"

bir süre yüzüne özel harekat feneri tutulmuş esenyurt torbacısı gibi mel mel baktılar, sonra:

cevahir teyze: bir şey mi istedin oğlum.
annem: susadın mı guzum?
ben: eheh yok bir şey siz devam edin.

esra'mın yanına gittim sonra. ona arkadan sinsice yaklaştım, az daha kahveyi dökecekti.

ben: aklından bile geçirme seni küçük tatlı şey.
esra: ya furkan ödümü patlattın! neyi geçirmeyeyim, ne diyorsun?
ben: tükürmek ya da tuz katmak gibi köylüce bir âdete teşebbüs etmeyeceksin değil mi söz ver.
esra: tabii ki de hayır furkan! ne alakası var hihi
ben: tamam ben yine de güvenmiyorum. tarkan arkası dönükken, yüzüğündeki zehri kadehe gizlice dolduran viking prensesi gibi iş yapmayasın sonra?
esra: furkan üçe kadar sayıyorum gitmezsen kahveyi suratına atacağım hah hah!
ben: ok... ok... i know i know

murat bey: furkan oğlumuz ne iş yapar?
babam: oğlum?
ben: kafa sözlük'te yazarım efendim.
murat bey: heh daha önce söylemiştin oğlum hatırladım. nasıl durumlar.
ben: çok şükür efendim. daha iyi günlerimiz oldu buna da şükür tabii.
murat bey: olsun olsun maaşallah. hangi rütbeliydin oğlum?

babam söze karıştı:

"aman efendim ne rütbesi... bedelli yaptı geçen sene. bakaya bu"

murat bey: biliyorum efendim onu sormadım. kafa sözlük'te yazıyor oğlumuz maaşallah ne güzel... yazarlık rütbesi neydi diye soruyorum.
ben: rütbe yok bildiğim kadarıyla efendim.
murat bey: var oğlum yeni geldi. hah hah ben senden iyi biliyorum demek ki, işe bak.

"hemen bakıyorum efendim" dedim. elime telefonumu aldım. yanıma sokulmuş telefonumu dikizliyor. arama geçmişi görünüyor orada. çok utandım ve sıkıldım bu duruma... "sagopa ile ceza neden küstü. van gogh neden kulağını kesti, caillou son bölüm, saddam'ın idam edilişi" vs. gibi absürt aramaların hepsini gördü. o an yer yarılsaydı da yerin dibine girseydim dedim. bunu gerçekten istedim dostlarım. allahtan daha ötesini görmedi diye kendimi teselli ediyorum.

bir de baktık ki herkes şövalye, para babası, filozof, ninja vs. diye rütbelenmişken bende bomboş bir ekran çıktı. bir iki saniye odaklanınca o ekranda nah çeken çocuk gifi çıkıyor. o bana baktı ben ona baktım. şaban oğlu şaban filminde kemal sunal ile onun kumandanı şener şen'in birbirlerine mel mel baktığı sahne gibi baktık birbirimize.

murat bey: öhöm.. efendim çocuklar birbirlerini sevmiş lakin onların biraz daha birbirlerini tanıması icap eder diye düşünüyorum. delikanlı henüz çok toy. bizim kız da fakülteyi yeni bitirdi, yeni işe girdi.. biraz bekleyelim isterim.

o anda tamamıyla yıkılmıştım. kafa sözlük yine bize giderayak yaptı yapacağını. sezercik gibi sesim ağlamaklı : "kıyak adammışsın.. helal olsun..." demek istedim o'na o an... yine avucumuzu yalayarak döndük 14. kere ...

bu iş burada bitmeyecek ama. dönüşüm fena olacak ve esra'mı bir romans şövalyesi olup kurtaracağım o derebeyinin evinden!
devamını gör...

merhabalar sevgili kelimelik turnuvası portakalları.*
ilk turun oyunları bugün bitmiş olursa bir üst tur için yeni kuraları çekebiliriz.
tabloda ismi geçen kullanıcılar eğer kelimelik kullanıcı isimlerini doğru vermedilerse daha önceden de söylediğim gibi karşılaşacağı oyuncuya bunu belirtip düzeltme yaparlarsa süper olur.
aynı grup içinde yer alan ve davet gönderildiği halde oynamayan oyuncularımız malesef hükmen yenik sayılacaktır.
yine aynı şekilde 12 saatlik hamle süremizi sonuna kadar kullanmamaya özen gösterirsek süper olur.
son olarak maçları yaptıktan sonra net sonuçlarınızı yine tanım olarak yazınız.
eğer takıldığınız bir durum olursa bir mesaj uzağınızdayım, iyi eğlenceler diliyorum.
devamını gör...

bir yandan yoldaşla rusya'ya, support girl ile istanbul'a, digitale ve kankası ile boşlukta, sonra paris'e gidip şimdi başka tınılar. babacım n'oluyor? lunaparka dönecek program, o kadar renkli ve enteresan.
devamını gör...

yıllardır severek takip ederdim bu vatandaşı ama sığırın önde koşanı bayrak sallayanı olduğunu anlamam çok uzun sürdü.
devamını gör...

mümkünse olmasın dediğim.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

osmanlı imparatorluğu’nda, kapıkulu askerlerine, saraydaki ve devlet örgütlerindeki kimi görevlilere üç ayda bir verilen ücret.
devamını gör...

hop. bir ki. hop. üç dört. hop ki, hop dört. son. ki. son dör dün.
devamını gör...

kendisi de ne yaptığını bilmeyen kargocudur.

geçtiğimiz günlerde gün içerisinde gelmesini beklediğimiz bir kargo vardı. zile basılmadı. tesadüfen başka bir şey için kapıyı açmamla kapının önünde duran kargoyu gördüm. kargocu kargoyu fırlatıp kaçmış resmen. kim bilir ne kadar zamandır orada duruyordu da anca gördük. ya biri alsaydı, yavrusunu kartal kapmış fatma girik gibi kalakalırdım ortada*
ya bi zile bas çok mu zor? ne bir haber ne bir ses. sanki broşür bırakıyor kapılara, parasını ödediğim kargoyu getiriyorsun yahu. neyse en azından apartmana girip kapıma çıkma zahmetinde bulunmuş, sağ olsun*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim