tanrı'ya sorulacak tek soru
ne için yeryüzündeyim?
kocaman evrende küçücükte olsa bir görevim var mı? yoksa öylesine mi? hiç mi yani...
(bkz: allah affetsin dedirten şeyler)
kocaman evrende küçücükte olsa bir görevim var mı? yoksa öylesine mi? hiç mi yani...
(bkz: allah affetsin dedirten şeyler)
devamını gör...
sineklerin tanrısı
adaya düşen bir uçak, ve bu kazadan sağ kurtulan çocukların burada çok eğleneceklerini düşündükleri bir serüven kitabı olarak başlar. hatta bu noktada yazarın bu algıyı daha da pekiştirmek için kitabın başrollerindeki çocuklara mercan adası'ndaki çocuklardan aldığı ralph ve jack isimlerini verdiği biliniyor.
yazarı william golding'in sineklerin tanrısı basılır basılmaz büyük bir üne kavuştuğu da söylenir.
zaman zaman akıcı bulmasam da okunması tavsiye ettiğim bir kitaptır.
--! spoiler !--
daha önce spoiler yiyerek başladığım için olayların bir noktada kötüleşmeye başlayacağının bilinciyle okudum kitabı. ve gerçekten spoiler yediğim kadar varmış! kanım dondu bazı kısımlarını okurken.
en üzücü yanı ise ralph'in beklediği gemi gelecektir bir gün ama ada çoktan cehennem yeri olacaktır.
--! spoiler !--
yazarı william golding'in sineklerin tanrısı basılır basılmaz büyük bir üne kavuştuğu da söylenir.
zaman zaman akıcı bulmasam da okunması tavsiye ettiğim bir kitaptır.
--! spoiler !--
daha önce spoiler yiyerek başladığım için olayların bir noktada kötüleşmeye başlayacağının bilinciyle okudum kitabı. ve gerçekten spoiler yediğim kadar varmış! kanım dondu bazı kısımlarını okurken.
en üzücü yanı ise ralph'in beklediği gemi gelecektir bir gün ama ada çoktan cehennem yeri olacaktır.
--! spoiler !--
devamını gör...
son feci mars
emek veren, araştıran, okuyan benim için çok değerli bir yazar. kendisini biraz geç keşfettim ama ne derler bilirsiniz geç olsun güç olmasın.*
devamını gör...
biten şişeye atılan izmarit
üniversitede öğrenci evinde biraz üşengeçlikten, biraz serkeşlikten, bir şişeye yarısına kadar su koyup, onu doldurana kadar izmaritleri ona atardık. kokusu burnuma geldi. off, ne pis bir şeydi o. ne pismişiz. gençlik işte, yoksa şimdi çok mecbur kalmazsam, yapmam.
devamını gör...
deep throat
devamını gör...
sevgiliyi aldatmanın en büyük hak olması
"nasıl da güzel geliyor insana, sırtından vurmak insanı."
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
demiş şair.
o sırtından vurulan sen olunca da böyle konuşabiliyor isen, adil olduğunu düşünürüm. ama hiç bir insan aldatılmayı hak etmez. yol ayrımı olabilir. sevgi bitmiş olabilir. ama sırtından vurmak çok acımasızca. çok adice.
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
insan bastırdığı duyguların esiri olur ve öyle bir an gelir ki hiç beklemediğiniz bir şekilde gün yüzüne çıkar.
tıpkı kirli çamaşır sepetine attığınız giysileri alta iteklemeniz ve bir zaman sonra sepetin kapağının kapanmaması gibi.
ifade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan daha korkunç şekillerde tezahür ederler. - sigmund freud
tıpkı kirli çamaşır sepetine attığınız giysileri alta iteklemeniz ve bir zaman sonra sepetin kapağının kapanmaması gibi.
ifade edilmemiş duygular asla ölmez; sadece diri diri gömülür ve sonradan daha korkunç şekillerde tezahür ederler. - sigmund freud
devamını gör...
parra for cuva
1991 göttingen doğumlu alman elektronik müzik yapımcısı ve dj. ilk başta natur-klang ismiyle sahne alıyor ama bu sahne adından pek hoşnut olmuyor. kendi ad soyadıyla da sahne almanın pek ilginç olmayacağı düşüncesiyle alıyor eline ispanyolca portekizce sözlük ve sayfa sayfa didikliyor. sonunda da aslında bir anlamı olmadığını söylediği parra for cuva sahne adı ortaya çıkıyor. ama aslında parra ve cuva kelimeleri bir şekilde şarapla ilintili kelimeler.
anna naklab ile yaptıkları wicked game çalışmasının hikayesi de şöyle: yeni zelenda'da bir yıl geçirdikten sonra evine dönüyor ve üç hafta boyunca eve kapanıyor. evde de artık yatağın altında, orda burda ne bulursa (analog kamera, oyuncak piyano, çelik davul, falan filan) bir şeyler çalıyor ve binlerce kayıt yapıyor. sonra anna ile bir araya gelerek bu güzel cover'ı ortaya çıkartıyorlar.
anna ile olan bağları ise çok çok eskiye çocukluklarına dayanıyor. zaten göttingen'den komşular. anna nicolas'ın piyano çaldığını öğrenince bir gün elinde gitarı ile nicolas'ın kapısına dadanıyor. nicolas "hııırdir?" diye soruyor ama tabi ki anna'nın beraber müzik yapma isteğini anlıyor ve müzikal beraberlikleri "nian" grup adı altında şarkılar yaparak başlıyor.
bir de back street boys hikayesi var bu arkadaşın. o da şöyle: bir gün bir partiye dj olarak çağrılıyor ve gidiyor. sonra görüyor ki ortalık çok şenlikli bir swinger partisi. iş iştir deyip çalıyor ama ikide bir "back street boys'tan bir şeyler çalar mısın?" diye yanaşıp yanaşıp duruyorlar. "abla işinize bakın siz, salın beni, tarzım değil, saygı gösterin yaptığım işe, ben sizin işinize karışıyor muyum" deyip, tersleyerek gönderiyor hepsini. tabi ki sözlü tacize ve hakarete de uğruyor. nedir arkadaş bu swingercıların back street boys takıntısı? var mı sebebini bilen?
bu özel bilgiler nicolas'ın trndmusik ile yaptığı bir röportajdan edinilmiştir, bunu da belirtelim. anlamı şarapla ilintili dediğimiz parra for cuva'ya ait, şarap etkisi yaratan bir şarkıyla yazıyı tamamlayalım ve geceye de bir şarkı bırakalım.
anna naklab ile yaptıkları wicked game çalışmasının hikayesi de şöyle: yeni zelenda'da bir yıl geçirdikten sonra evine dönüyor ve üç hafta boyunca eve kapanıyor. evde de artık yatağın altında, orda burda ne bulursa (analog kamera, oyuncak piyano, çelik davul, falan filan) bir şeyler çalıyor ve binlerce kayıt yapıyor. sonra anna ile bir araya gelerek bu güzel cover'ı ortaya çıkartıyorlar.
anna ile olan bağları ise çok çok eskiye çocukluklarına dayanıyor. zaten göttingen'den komşular. anna nicolas'ın piyano çaldığını öğrenince bir gün elinde gitarı ile nicolas'ın kapısına dadanıyor. nicolas "hııırdir?" diye soruyor ama tabi ki anna'nın beraber müzik yapma isteğini anlıyor ve müzikal beraberlikleri "nian" grup adı altında şarkılar yaparak başlıyor.
bir de back street boys hikayesi var bu arkadaşın. o da şöyle: bir gün bir partiye dj olarak çağrılıyor ve gidiyor. sonra görüyor ki ortalık çok şenlikli bir swinger partisi. iş iştir deyip çalıyor ama ikide bir "back street boys'tan bir şeyler çalar mısın?" diye yanaşıp yanaşıp duruyorlar. "abla işinize bakın siz, salın beni, tarzım değil, saygı gösterin yaptığım işe, ben sizin işinize karışıyor muyum" deyip, tersleyerek gönderiyor hepsini. tabi ki sözlü tacize ve hakarete de uğruyor. nedir arkadaş bu swingercıların back street boys takıntısı? var mı sebebini bilen?
bu özel bilgiler nicolas'ın trndmusik ile yaptığı bir röportajdan edinilmiştir, bunu da belirtelim. anlamı şarapla ilintili dediğimiz parra for cuva'ya ait, şarap etkisi yaratan bir şarkıyla yazıyı tamamlayalım ve geceye de bir şarkı bırakalım.
devamını gör...
hipnik seğirme
uykuya dalmadan önce yaşanılan düşme hissinin sebebi.
hipnik seğirme genellikle bacak kaslarında görülmesine rağmen, genel olarak kasların istem dışı ani seğirmesi ya da kasılması olarak tanımlanabilir. her ne kadar tanımını yapabilsek de bu durumun sebebinin kesin bir şekilde ne olduğunu anlamak çok da kolay değil. bu durumu evrimsel bakış açısı ile ele alan bilim insanlarının önermesine göre hipnik seğirme, en az iki tane önemli fakat birbiriyle ilişkili fonksiyona hizmet ediyor olabilir.
ilk olarak; ani bir şekilde uyanık hale geçmemiz, çevremizi son bir kez kontrol etmemizi sağlayarak etrafımızın güvenli olup olmadığını anlamamızı sağlıyor. bu durumu evrimsel açıdan ele aldığımızda, güvenli olmayan bir çevreden gelebilecek tehditlerin uykuya dalmadan önce algılanması oldukça önemli olabilir. muhtemelen atalarımız, mağaralarında uyumadan önce avcılara yem olmamak için çevre güvenliğine çok önem veriyorlardı.
evrimsel fonksiyonlardan diğeri ise vücut pozisyonunun stabilitesinin uyumadan önce kontrol edilmesini sağlıyor. bu durum şu anki modern yaşantımız için pek bir anlam ifade etmese de ağaçların üzerinde ve düz olmayan zeminlerde uyuyan atalarımız için oldukça önemliydi. yani bu seğirme sayesinde uykudaki bilinçsizlik durumuna geçmeden önce uyunan yerin ne kadar güvenilir olduğu ve yaslanılan yerin ne kadar sağlam olduğu anlaşılabiliyor.
bir diğer ana teorinin önermesine göre ise hipnik seğirme yalnızca bizim aktif psikolojik sistemimizden de kaynaklanıyor olabilir. aktif ve iradeli motor kontrolden, gevşeme ve nihayetinde paralize olmaya geçiş sırasında bu durum yaşanıyor olabilir. esas itibarıyla hipnik seğirme, beynin retiküler aktivasyon sistemi ve ventrolateral preoptik çekirdek arasındaki geçişin bir sinyali olabilir. özetle, vücudumuz kendi ayarlarıyla oynayarak kontrolü yavaş yavaş bırakırken bu durumla karşılaşıyor olabiliriz.
hipnik seğirme genellikle bacak kaslarında görülmesine rağmen, genel olarak kasların istem dışı ani seğirmesi ya da kasılması olarak tanımlanabilir. her ne kadar tanımını yapabilsek de bu durumun sebebinin kesin bir şekilde ne olduğunu anlamak çok da kolay değil. bu durumu evrimsel bakış açısı ile ele alan bilim insanlarının önermesine göre hipnik seğirme, en az iki tane önemli fakat birbiriyle ilişkili fonksiyona hizmet ediyor olabilir.
ilk olarak; ani bir şekilde uyanık hale geçmemiz, çevremizi son bir kez kontrol etmemizi sağlayarak etrafımızın güvenli olup olmadığını anlamamızı sağlıyor. bu durumu evrimsel açıdan ele aldığımızda, güvenli olmayan bir çevreden gelebilecek tehditlerin uykuya dalmadan önce algılanması oldukça önemli olabilir. muhtemelen atalarımız, mağaralarında uyumadan önce avcılara yem olmamak için çevre güvenliğine çok önem veriyorlardı.
evrimsel fonksiyonlardan diğeri ise vücut pozisyonunun stabilitesinin uyumadan önce kontrol edilmesini sağlıyor. bu durum şu anki modern yaşantımız için pek bir anlam ifade etmese de ağaçların üzerinde ve düz olmayan zeminlerde uyuyan atalarımız için oldukça önemliydi. yani bu seğirme sayesinde uykudaki bilinçsizlik durumuna geçmeden önce uyunan yerin ne kadar güvenilir olduğu ve yaslanılan yerin ne kadar sağlam olduğu anlaşılabiliyor.
bir diğer ana teorinin önermesine göre ise hipnik seğirme yalnızca bizim aktif psikolojik sistemimizden de kaynaklanıyor olabilir. aktif ve iradeli motor kontrolden, gevşeme ve nihayetinde paralize olmaya geçiş sırasında bu durum yaşanıyor olabilir. esas itibarıyla hipnik seğirme, beynin retiküler aktivasyon sistemi ve ventrolateral preoptik çekirdek arasındaki geçişin bir sinyali olabilir. özetle, vücudumuz kendi ayarlarıyla oynayarak kontrolü yavaş yavaş bırakırken bu durumla karşılaşıyor olabiliriz.
devamını gör...
sözlükte takipçi kasma taktikleri
kassan ne olacak? takip edenlerin 3'te 1'i bile oylamıyor. ne yapacaksın sadece sayıları?
gereksiz bir eylem.
gereksiz bir eylem.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
ömrünü mustafa kemal ve onun inkılaplarına bağlı idame ettiren bir birey olarak, elbette ki var olduğunu düşündüğüm özgürlüktür.
ancak aslı astarı olmayan, tarihi belge niteliği taşımayan 'mesnetsiz' ve içi boş ifadeler ile provokasyona varacak eleştirilerde bulunulduğu takdirde kafa sözlük yönetimi olarak gereken neyse saniye tereddüt etmeden yapılacağını da bildirmek isterim.
ancak aslı astarı olmayan, tarihi belge niteliği taşımayan 'mesnetsiz' ve içi boş ifadeler ile provokasyona varacak eleştirilerde bulunulduğu takdirde kafa sözlük yönetimi olarak gereken neyse saniye tereddüt etmeden yapılacağını da bildirmek isterim.
devamını gör...
ben koşarken de seni seviyorum
bu başlık aklıma aşağıdaki diyalogu getirdi yazmadan geçemedim.
h- ben seni istiyorum.
e- alkollüsün sen.
h- ne alkollüğü ya? ne alkollüğü? ben alkollüyken de istiyorum, çay içerken de istiyorum ne biliyim kahve içerken de istiyorum, meyveli soda içerken de istiyorum ben seni hep istiyorum.
behzat ç.'den alınmıştır.
ekleme: evet dostlar bende birisini istiyorum ama kimi istediğimi bilmiyorum. bu da bu başlığın anısına itiraf olsun benden.
h- ben seni istiyorum.
e- alkollüsün sen.
h- ne alkollüğü ya? ne alkollüğü? ben alkollüyken de istiyorum, çay içerken de istiyorum ne biliyim kahve içerken de istiyorum, meyveli soda içerken de istiyorum ben seni hep istiyorum.
behzat ç.'den alınmıştır.
ekleme: evet dostlar bende birisini istiyorum ama kimi istediğimi bilmiyorum. bu da bu başlığın anısına itiraf olsun benden.
devamını gör...
hiç aramıyorsun sormuyorsun hayırsız diyen insan tipi
çevremde çok vardır. kötü niyetle söylemez ama bunaltan cinstendir. ulan o kadar özlediysen bugüne kadar sen arasaydın!!! derim ben de.
devamını gör...
köpek gezdiricileri
3'ten fazla köpeğin bir arada gezdirilmesi pek çok ülkede yasaktır.sürekli olarak öncelikli güvenlik alanı işgal edilen köpekler stres sinyalleri verirler. köpek psikolojisi ve davranışları açısından olan zararlarının yanı sıra çevre güvenliği açısındanda tehlikelidir. en eğitimli köpeğin bile eğitilmediği bir şey vardır. yolda bir kaza olur, biri bağırarak koşar vb., böyle bir durumda tek bir köpeğin tepki vermesi diğer köpeklerinde tepki vermesine neden olur. 6 köpeğin yaklaşık ağırlığı en az 120kg olarak hesaplanırsa, 120 kglık bir kas gücünün tüm hışmıyla çektiğini ya da köpeklerden birinin tasmadan kaçmayı başardığını düşünün. tahmin edilenden daha sık yaşanan bir durumdur.
ideal olan köpeği tek yürütmek ya da birbirini çok iyi tanıyan ve iyi ilişkiye sahip iki köpeği yürütmektir. 3 köpek kabul edilebilir ancak fazlası kesinlikle yasaklanmalıdır.
türkiye'de olduğum dönemde maçka parkı rus köpek gezdiricilerle doluydu. parktaki sözde köpek parkı olan ufacık alana köpekleri doldururlardı. park dolu olduğunda ise genelde köpeklerle birlikte köprü altında hiç bir aktivitede bulunmadan beklerlerdi.
köpek gezdirecek kişilerin en azından köpek eğitimi ve davranışları alanında temel eğitim almaları ve devlet tarafından sertifikalandırılmaları gerek diye düşünüyorum. ancak mevcut şartlarda her istene köpek yürütebiliyor. köpek yürütücüler olası kazalara karşı sorumlu tutulabilmeli ve mutlaka evcil hayvan sigortası olmalı.
adam gibi kontrat hazırlamadan, sizden köpeğinizin temel sağlık bilgilerini istemeden ve pet sigortası olmadan gelin köpeğinizi yürüteyim diyenlere güvenmeyin.
dünya genelinde köpek yürütücülerinin dahil olduğu o kadar korkunç olaylar yaşanıyor ki, evcil hayvanınızı birine yürütmesi için vermeden önce mutlaka kim olduğundan ve bilgisinden emin olun.
ideal olan köpeği tek yürütmek ya da birbirini çok iyi tanıyan ve iyi ilişkiye sahip iki köpeği yürütmektir. 3 köpek kabul edilebilir ancak fazlası kesinlikle yasaklanmalıdır.
türkiye'de olduğum dönemde maçka parkı rus köpek gezdiricilerle doluydu. parktaki sözde köpek parkı olan ufacık alana köpekleri doldururlardı. park dolu olduğunda ise genelde köpeklerle birlikte köprü altında hiç bir aktivitede bulunmadan beklerlerdi.
köpek gezdirecek kişilerin en azından köpek eğitimi ve davranışları alanında temel eğitim almaları ve devlet tarafından sertifikalandırılmaları gerek diye düşünüyorum. ancak mevcut şartlarda her istene köpek yürütebiliyor. köpek yürütücüler olası kazalara karşı sorumlu tutulabilmeli ve mutlaka evcil hayvan sigortası olmalı.
adam gibi kontrat hazırlamadan, sizden köpeğinizin temel sağlık bilgilerini istemeden ve pet sigortası olmadan gelin köpeğinizi yürüteyim diyenlere güvenmeyin.
dünya genelinde köpek yürütücülerinin dahil olduğu o kadar korkunç olaylar yaşanıyor ki, evcil hayvanınızı birine yürütmesi için vermeden önce mutlaka kim olduğundan ve bilgisinden emin olun.
devamını gör...
kızlar karşısındaki erkeğin ilgisini anlar mı sorunsalı
cevabı kişiden kişiye asla değişmez. kadın anlar. hatta bazen erkekten önce anlar. erkek kişisi kendine ‘lan bu kızdan hoşlanıyorum ben’ demeden dişi kişisi anlayabilir.
devamını gör...
freud purosu
ünlü yazardır.
ınstada beğendim geçtim tanımını hayırlı uğurlu olsun.
imzalı tanımı bekliyorum hediye olarak.
ınstada beğendim geçtim tanımını hayırlı uğurlu olsun.
imzalı tanımı bekliyorum hediye olarak.
devamını gör...



