çalınan yıllarımın hırsını çıkardığım meyvedir.

25 yaşında falan ilk defa yediğimi hatırlıyorum. daha önce hiç önüme gelmemişti. şimdi bilgi birikimim az olduğu için avokado seçemiyorum. alacağım avokadonun içini tahmin edemiyorum. ya beklediğimden sert çıkıyor ya yumuşak çıkıyor. bırak artık yakamı kırşehirlilik bırak lütfen. avokado yemeden geçirdiğim yılların intikamını almaya çalışıyorum artık. biri hemen nasıl avokado seçilir anlatsın. seri.

#1271500 bu tarifi bende uyguluyorum. omleti spagetti gibi doğramıyorum üstüne seriyorum. yayına bir domuz sosis yapıyorum. minicik yağda uzun uzun pişiriyorum efsane.

eeeee allahım beni kırşehir'e atadın ne oldu ? yemicem mi sandın bunları ? avokadolu kokteyl varmış onu da yapacağım bu hafta. o omzumdaki melekleri ağlatacağım sabahlara kadar. benim california ruhumu kırşehir'e hapsetmek ne demek ya. şuna bakın avokadoyu yeni keşfediyorum *mk.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocuklar ne yaşadığını muhtemelen uzun süre anlayamamıştır bile. kalbim sıkışıyor. neyin yüzü suyu hürmetine kıyamet kopmuyor merak ediyorum.
devamını gör...

tanım, youtube'da pek göremediğimiz ama görmek isteyeceğimiz içeriklerdir. mesela şahsım 3-4 saatlik editsiz kod yazma videosu görmek istiyor. bu zaten var diyebilirsiniz doğru canlı yayın açıp yapanlar var ancak bunlar senior yazılımcı. iki kıstas gerek burada, önceden yazdığı bir kod olmayacak, az bildiği bir yapı olacak ve yazılımcı olarak nispeten tecrübesiz olacak. bu iki kombinasyon sonucu bir yerde patlayacak tabii kod, orası mı hatalı metot mu yanlış doğru kütüphane mi, tırnak içindekini mi yanlış yazdım deyip yavaş yavaş sinirlenmesini izleyeceğiz. class'ları,dosyaları, paketleri teker teker açıp bakacak. tam düzeltecek gene patlayacak, küfredecek. bir sigara yakacak stackoverflow'da gezecek copy paste yapacak gene çalışmayacak sinirden yastık yumruklayacak bir bira açacak tara babam tara. evet böyle bir içerik görmek istiyorum. bu nereden geldi dartvader derseniz, youtube'da udemy'de yazılımla alakalı video izleyenler bilir. anlatan bir yerde takılınca düzeltemezse video'yu durdurur geri bir gelir 2 saat geçmiş. sen o iki saatte ne yaptın he? ben orayı da görmek istiyorum. amaç ne derseniz hem problem çözme metodolojisi görmek hem yazılımcı delirmesi izlemek, evet.
devamını gör...

hoca ile bektaşi birlikte yola çıkmışlar, bir süre sonra hoca:
-namaz saati! demiş, başlamış kılmaya.
rekat üstüne rekat, selam üstüne selam.
bektaşi’nin beklemekten canı sıkılmış, hoca namazı bitirince sormuş:
-yahu bu ne uzun namaz böyle?
-kazaya kalmış namazlarım vardı, onlarıda kıldım! demiş hoca.
yola koyulmuşlar, bir müddet sonra mola verdiklerinde bu kez namaz kılmak için bektaşi müsaade istemiş ve başlamış namaza.ama ne namaz, bitmiyor! sonunda hoca dayanamamış :
-erenler, senin namaz da uzun sürdü!
-önümüzdeki haftanın namazını kıldım! diye cevaplamış bektaşi.
hoca şaşırmış:
-yahu olur mu böyle şey?
bektaşi gülmüş:
-yukarıdaki senin veresiyeni kabul ediyor da, benim peşinimi niye kabul etmesin?
kynk
devamını gör...

şüphesiz insan doğuştan yok oluşa kadar ki zaman diliminde, hayatı boyunca hep bir merak içerisindedir. hayatı anlamlama, tanıma ve ve topluma kazanılmış bir benliği yetiştirme temelinde sorgulamak yatar
bu olgu diğer canlılardan ayıran yegane temeldir "sorgulamak".

1. 21. yüzyılda çocukken - daha önce daha mı iyiydi?

"eskiden her şey daha güzeldi." belki bu cümleyi anne babanızdan veya büyükanne ve büyükbabanızdan duymuşsunuzdur. ebeveynlerimiz internet ve akıllı telefonlar olmadan büyüdü. bizim için neredeyse imkansız, değil mi? z kuşağı iseniz, muhtemelen internet, tv ve cep telefonları gibi şeylerle büyüdünüz. bazı araştırmacılar elektronik medyayla (örneğin akıllı telefonlar, tabletler, oyun konsolları) erken temasın çocuğun gelişimi için zararlı olduğuna inanmaktadır. sosyal içerme, akran ilişkileri ve çocukların özgüvenleri etkilenebilir. bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

2. genler veya çevre - kişiliğimiz nereden geldi?
zeka ve kişilik doğuştan mı yoksa ergenlik döneminde çevreden mi etkilenirler? bilim adamları bunun her ikisinin bir kombinasyonu olduğu konusunda hemfikir. ama sizce hangi faktörün kişiliğimizin gelişimi üzerinde daha önemli bir etkisi var?

3. ölüm bizi ayırana kadar - sonsuz aşk var mı?
bugünlerde daha az düğün ve daha fazla boşanma var. hayatının geri kalanında biriyle mutlu olmak hüsnükuruntu mu yoksa gerçek mi?

4. sosyal medya bizi hasta ediyor mu?

facebook, ınstagram, tiktok, twitter. sosyal medyanın olumlu yanlarını hepimiz biliyoruz. eğlenceli çünkü dünyanın her yerinden insanlarla bağlantınız var ve hatta kariyer yapma şansınız bile var. ama dezavantajları nelerdir? sosyal medya bir yük olabilir mi?

5. ötenazi ahlaki olarak kabul edilebilir mi?
avrupa'da ötenaziye izin verilen sadece dört ülke var: belçika, lüksemburg, isviçre ve hollanda. avrupa'nın geri kalanında “talep üzerine öldürmek” ceza gerektiren bir suçtur. görüşler ötenazinin ahlaki gerekçesi konusunda bölündü.

6. insanlığın en büyük sorunu nedir?

bu soruya iki farklı şekilde cevap verebilirsiniz. ya insanlık için sorun yaratan çevresel koşullara (örn. iklim değişikliği) ya da insanların kişilik özelliklerine (örn. nefret, kıskançlık) olarak odaklanırsınız.

7. bir simülasyonda mı yaşıyoruz?
dünyamız sadece daha karmaşık bir uygarlığın yarattığı bir bilgisayar simülasyonudur. yani biz yokuz. biz sadece kendimiz simülasyonuz. bu, modelleme hipotezinin basitleştirilmiş bir açıklamasıdır. bu çok daha karmaşıktır ve üç hipotezi vardır. ancak temel fikir aynı kalıyor: bir simülasyonda yaşıyoruz. sizce bu teori ne kadar olası?

8. tanrı'ya mı yoksa evrendeki en yüksek güce mi inanıyorsun?
tanrı her şeyin kaynağı mı yoksa sadece insan yapımı bir yapı mı?

9. bir veya iki çocuk için aşırı kalabalıklaşmayı önleme politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
insanlara kaç çocuğa sahip olabileceklerini söylemek etik mi yoksa denetimli aile planlaması insan hakları ihlali midir? aşırı nüfusa karşı koymak için daha iyi stratejiler var mı?

10. özel silah sahipliği yasaklanmalı mı?
silah sahipliği temel bir hak mı yoksa toplum için bir tehdit mi? özellikle amerika birleşik devletleri'nde bu konuda hararetli bir tartışma var. ne de olsa amerikalılar, tahmini 393 milyon küçük silahla en ağır silahlı nüfustur (karp, 2018, küçük ordu araştırması: küresel sivil tutulan ateşli silahların tahminleri). başka hiçbir ülke ateşli silahlardan bu kadar çok ölüm görmedi.

11. yapay zeka (aı) insanlık için bir tehdit mi?
yapay zeka söz konusu olduğunda, görüşler farklıdır. bazıları bunu büyük bir tehlike olarak görüyor ve er ya da geç insanlığı yok edeceğinden korkuyor. stephen hawking, ölümünden kısa bir süre önce, aı araştırmalarının insanlık için fırsatlar açtığını belirtti. ancak, kötüye kullanım riski göz ardı edilemez. elon musk ayrıca aı araştırmalarının tehlikeleri konusunda da uyarıyor. ancak, yapay zekanın olumlu katkı yapabileceği çok fazla potansiyel uygulama var. hala aı geliştirmenin en başındayız. bakalım gelecek neler gösterecek. ne düşünüyorsun?

12. kadın ve erkek eşit midir?
feminizmin tarihine bakarsanız, şimdiden çok şey oldu. ama toplumsal cinsiyet eşitliğinden bahsedebileceğimiz noktaya geldik mi?

13. insanlar neden ırkçıdır?

herkes ırkçı değildir ama herkesin önyargıları vardır (kabul etmek istemesek de). çok sayıda araştırmanın gösterdiği gibi, çoğu zaman önyargılarımızın farkında bile değiliz. bunun farkında değilsek, ondan kurtulmamız zor. yapabileceğimiz şey, önyargılarımızı kabul etmek, onları kabul etmek ve onları kontrol etmektir. ancak bu, insanların neden ırkçı olduğu sorusuna cevap vermiyor. insanların yabancılardan bu kadar nefret etmesini sağlayan şey nedir? dünyada hiçbir çocuk önyargılı doğmaz. bu kalıp yargılar ve önyargılar hangi noktada ve nasıl karşımıza çıkıyor?

14. imkanınız olsa ölümsüz olmak ister miydiniz?

birçok insan ölümden korkar. sınırsız bir yaşam fikri birçokları için arzu edilir. dünyada ölümsüzlüğü mümkün kılmak için çeşitli yollar üzerinde çalışan araştırmacılar var. rus milyarder dmitry ıtskov, insanları 2045'e kadar ölümsüz yapabileceğine inanıyor. ancak onun düşüncesine göre insanlar artık kendi bedenlerinde var olmayacaklardır. projesi işe yararsa insan bilincini çevrimiçi bir avatara aktarmak istiyor. buna katılır mısınız? ölümsüz olsaydın ne yapardın? şu anki hayatınız nasıl değişirdi?

15. fedakarlık gerçek mi, efsane mi?
fedakarlık, başkalarının yararına sosyal yanlısı, özverili davranış olarak tanımlanır. karşılık beklemeden karşınızdaki kişi için iyi bir şey yaparsınız. buna bir örnek, evsizler barınağında gönüllü olmaktır. gönüllüler, dezavantajlı insanlara para almadan yardım ediyor. ama bu özverili davranış mı? gönüllü, işini tanınmak ya da kendini iyi hissetmek için yapmaz mı? o zaman bencillikten bahsedebilir miyiz?

16. hayvan hayatı insan hayatı kadar değerli mi?

toplumumuzda insan ve hayvan yaşamının eşit görülmediği çok açıktır (bkz. endüstriyel tarım, ganimet avcılığı vb.). sadece insanlarla hayvanlar arasında değil, hayvanlarla hayvanlar arasında da fark vardır. işte bir örnek: evcil hayvanınızı düşünün. muhtemelen evcil hayvanınızı seviyorsunuz ve onu eşit sayıyorsunuz. sonra tavuğu düşün. tavuğun hayatı, toplumumuzda çiftlik hayvanı olarak görüldüğü için mi daha kötü? ımmanuel kant, insan hayatının hayvan hayatından daha değerli olduğuna inanıyordu. argümanları: hayvanların ahlaki olarak akıl yürütme ve düşünme yeteneği yoktur. bu nedenle, ahlaki olarak insanlardan daha az değerlidirler. bu konudaki fikriniz nedir?

17. vatanseverlik iyi mi yoksa tehlikeli mi?
vatanseverliğin tanımlarından biri: "(coşkulu) vatan sevgisi." bazıları vatanseverlik konusunda olumluyken, diğerleri vatanseverlik konusunda daha eleştireldir. eleştirmenler genellikle vatanseverlik ve milliyetçilik arasındaki çizginin nerede olduğunu tartışırlar. milliyetçilik abartılı bir milli bilinçtir. milliyetçiler kendi milletlerini abartırlar ve diğer milletleri değersizleştirirler. aşırı derecede abartılı milliyetçiliğin tehlikeli sonuçları olabilir (nasyonal sosyalizmin gösterdiği gibi). vatanseverlik gerçekten milliyetçiliğin habercisi mi yoksa sadece anavatanınızdaki sağlıklı gurur mu?

18. evrensel temel gelir hakkında ne düşünüyorsunuz?
evrensel temel gelirin arkasındaki fikir, tüm vatandaşların karşılığında hiçbir şey yapmadan her ay hükümetten belirli bir miktar para almasıdır. devlet tüm insanlara geçim kaynağı sağlamalıdır. koşulsuz temel gelir lehine ve aleyhine argümanlar var. bazıları çalışma motivasyonunun azalacağından korkar. diğerleri bunun çalışma motivasyonunu artıracağını düşünüyor. varoluşsal korkular ortadan kalkacak. insanlar yaratıcılıklarını keşfedecek ve hayata geçirecekler. koşulsuz temel gelir hakkında ne düşünüyorsunuz?

19. insanlar neden kıskanç?
kıskançlık, başka birine pandering yapmama ve aynısına sahip olmayı isteme duygusudur. bir insanı bir insanı kıskandıran nedir? kendi hayatınızdan memnuniyetsizlik mi yoksa adalete açık bir ihtiyaç mı?

20. dünyada herkesin güzel olduğunu düşündüğü bir şey var mı?
devamını gör...

yenilik ve memleket partilerine chp’den toplu geçiş bekleyen başlık sahibi, haberin önemli bir kısmını yazmayı unutmuş!
önemli kısım ne mi?
başkanın, chp tarafından kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edildikten sonra partisinden ayrılmış olması.
akp’ye geçmesi yine de ilginç tabii.
devamını gör...

neye niyet , baldıza kısmet miş.
devamını gör...

din öğretilir ateizm öğrenilir. tüm dünyada bilim anlamında önemli çalışmalar yapan kişilerin çoğunluğu ateisttir. düm dünyada yobaz davranışlarda bulunanların tamamı bir dine inanmaktadır.

din ve ahlakın aynı şey olduğunu zannedenler tüm ateistleri ahlaksız olarak düşünmektedir. oysa kişi budist olsa aynı yaftalamayı yememektedir.

--- alıntı ---

bazı dinler semavi, yani kutsal, tek tanrılı ve bi kutsal kitaba sahip olan dinlerdir. bildiğimiz gibi bu şekilde üç din vardır. ama farklı inanışlar ve diğer mezheplerle birlikte dünyada tam olarak 4.300 adet din olduğu kabul ediliyor.

--- alıntı ---

neticede bu 4300 dinden birisine inanıp 4299 adedini inkar edersem fazla sıkıntı yok ancak o bir tanesini de inkar ettiğimde ahlak elden gidiyor. (bu sadece islam coğrafyası için geçerli bir genelleme değildir). din konusunu tartıştığınız birisi size ineğe taptığını söylese gülersiniz, "olur mu öyle şey" dersiniz ama ahlakını sorgulamazsınız. neden? çünkü o kişi en azından bir şeye inanmaktadır. hiçbirşeye inanmamak kavramı ise kişiyi korkutur. insanlığın dürtülerine esir olmasını engelleyen şey ahlak olmalıdır ancak bu işe yaramadığından (ceza yok ucunda) bu görevi din üstlenmiştir. kişiyi ahlaklı davranmaya zorlamıştır. kendisindeki bu baraj kalktığında yapabileceklerini karşısındakinde de potansiyel olarak görmektedir. bu yüzden neye inanırsa inansın yeter ki bir şeye inansın diye bağırmaktadır iç ses. oysa ahlak dine bağlı (müfredatımızın aksine) değildir. ateist bir terör örgütü yoktur. ateist bir demagog yoktur kitleleri peşinden sürükleyen. ateistler, bir dine inananları aşağılamaz. onlar için endişe duymaz. onlar adına (kendi kararlarının doğru olduğundan hareketle) karar vermeye çalışmaz. manipüle etmez.

"inanmıyorsan da saygı duy" doğru bir söylemdir fakat eksiktir. ancak ve ancak peşinden " inanmamana saygı duyduğum gibi" ifadesi gelirse bir anlam teşkil eder.

dinlerin tamamında "hoşgörü" kavramı vardır ancak içi boştur. bunu görmek için ise dine mensup kişilerin davranışlarını gözlemlemek yeterlidir. ateizmde böyle bir kavram yoktur ancak bir dine mensup olanların o dinin gerekliliklerini yerine getirmeye çalışmalarına hoşgörü göstermeyecek tek bir ateist yoktur.

(bkz: kişi kendinden bilir işi)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kütüphanemden aldığım bir kitap bazen,
bazen okuduğum bir şiir...
baharın gelmiş olması.
güneş doğarken uyanmak bazen,
bazen kuşların uyanışına kadar uyumamak ve onlarla şenlenmesi tüm sokağın...
annenin sesini şen şakrak duymak,
annenin eline dokunmak...
bazen yazmak,
bazen çizmek,
bazen okumak,
bazen söylemek...
anı yaşamak, yaşayabilmek...
andan keyif almak...

benim eşiğim çok düşük dostlar.
bir kelebeği gördüğümde, bir papatyaya dokunduğum da bile mutlu olabilirim ben.
peki ya sizden ne haber?
devamını gör...

batman’in dekoltesinde yarasa varken, safiye hanımınkine kalp kondurmuşlar.

joker’ in de bir fikrini almak lazım:

acıma bir isim verdim ve bu safiye...
devamını gör...

şarkılara dair tanım girerken sözlerin içerisinde beni etkileyen kısmı paylaşmayı seviyorum genelde. bu şarkıya dair tanım gireceğim zaman fark ettim ki bu şarkının sözlerini genel olarak seviyormuşum. benim anlatmak istediklerimin bir kısmını pek güzel derleyip yazmış jehan barbur.

pinhani grubunun vokalisti sinan kaynakçı ile söyledikleri versiyonu şööööyleyken,


akustikhane bünyesinde barbur'un söylediği versiyonu böööyledir:


uyumaya vakit bulamadığım bir yaz geçirdikten sonra şarkıyı söylerken en çok kendime söylüyorum:
bi' durup dinlenme zamanı bu yaz
oturup düşünme anları bu sabah
süzülen uçurtma günleri gökyüzü
serilip yok olma mevsimi bu örtü


sonra şarkının şu kısmı geliyor,
bi' düşün kendinle nerede en son yürüdün içinde huzurun şehrinde ve diyorum ki, iyi yoruldun ama bu şehirde huzurla yürüdün hep be kaptanların merdumu. işbu sebeple tam gaz devam.
devamını gör...

upuzun bir aradan sonra canım sözlüğüme döndüm. *
hepinizi çok özlemişim ya*.
çok mutluyum çok..
devamını gör...

en çok dünya yıkılsa bile kendi dünyamı yaşayabilmeyi özlüyorum ben. şimdi çevremdeki hemen herkesin dünyasında bir görevim var, bende bana kalan yer azaldı.
devamını gör...

bir zamanlar her genç kızın hayali singer dikiş makinesi ondan sonraki hayalleri tayfun duygulu ve tarkan , bunları peşi sıra da bendim.

hadi yine iyisiniz kızlar.*

tutucu babam#636798">#636798 bana facebook hesabı açmam için izin vermiyordu. ona göre "kız kısmının ne işi var böyle yerlerde?"

on sekiz yaşındayken *hala ne var ne yok diye kardeşlerimin hesabindan bakıyordum.

yakın arkadaşım bir teklifle geldi;
- bu böyle olmaz kızım, sana hesap açalım.
+ıyi açalım ama babam izin vermiyor.
-o kolay, sana bir erkek hesabi açarız. şifren kardeşlerinde, bende, kim ısterse onda olur. böylece bir sorun olmaz.
+izin verirler mi dersin?
-o iş bende, merak etme.

hakikaten kardeşlerimi ve babamı bir şekilde ikna etti. bana bir erkek hesabı açtık. adımı da ters düz edip kurdu elma yaptı. profil fotoğrafım kayaların üzerinde güneşe doğru kollarini acmis bir erkek silueti idi...
...

birlikte dini gruplardayiz bizim gibi binlerce genç var. sabahlara kadar dini, mizahi her konuda tartışıyoruz. kızlar ise bana bayılıyor. medrese gecmişimi, espiri kabiliyetimi sonuna kadar kullanıyordum. özelime kizlardan gelen isteğin haddi hesabı yoktu.
hepsine "bacımsın" diyordum. bu sefer bana daha da çok tutuluyorlardı.

o kızları reddedecek erkek annesinden doğmamıştı. çok güzel kızlardı yalan yok. ben de erkek değildim reddettim.*

bana yazdıkları kadarıyla; kadın ruhundan anlayan, esprili ve naif bir erkektim.
öyle ki isteklere tek tek cevap vermemek için gruplarda post bile açmıştım. "arkadaşlar bana flört niyetiyle istek atmayın. hepiniz benim kardeşlerimsiniz."*

velhasıl kelam erkeğin kadın ruhundan anlaması istisnalar dışında cok nadirdir. eğer bir kadınsanız ve yüz yüze konuşmuyorsanız,karşınızdaki de sizi çok iyi anlıyorsa o kişi %80 kadındır. *
devamını gör...

"şiirde büyü vardır, onun gücü mehtabı aşağı çeker. güneşi tersine çevirir. yılanları parçalara ayırır ya da ırmakları yukarı akıtır. kapılar büyüye karşı duramaz. en sert kilitler cazibeyle açıl susam olur. "
ovidius

taşın içinde titrersin, ağacın dalında... gökten kayan yıldız kalbine düşer de kalbin titrer. işte o titremeyi söze döker şiir.
devamını gör...

kendine değer vermek. akabinde de kendine yatırım yapmak. bu harika varlığı bir üst noktaya çıkarabilecek şey her neyse onu yapmak.

ve en önemlisi bu kaliteyi düşürecek insanları hayatından çıkarmak.
devamını gör...

resim yaparken, en zorlandığım şey, kesinlikle imza atmak...
resmin altına imza atmaya çalışırken, resim hocam çilemi görüp, yav lokum, hepi topu 3 harflik ismin var deyip gülüyordu.
her resim bitiminde, istisnasız yaşadığım imza gerginliği, kursta dalga konusu oluyordu...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olmak ya da olmamak. oğuz atay'ın tutunamayanlar kitabında; selim ışık'ın notlarında ölmek ya da yaşamak olarak da yer alır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim