m.cricoarythenoideus posterior
mizmar aralığı'nı genişleterek nefes almaya yardımcı olan kastır.
devamını gör...
aşırı okuyan biriyle sohbet etmek
çoğu yorumun aksine ben çok okuyan kişinin sohbetin büyük bir bölümünde sessiz olan taraf olduğuna inanırım. çünkü çok okuyan kişi çok bilen ve aynı zamanda bilginin her konuda fikir beyan edemeyecek kadar fazla olduğunun farkında olan kişidir. yani çok bilen az konuşur çok dinler. bu karşıdaki kişi için de bir artıdır çünkü sohbet edilen kişi fazlasıyla duyarlı ve anlayışlı olur.
yani boş tenekeden çok ses çıkar arkadaşlar.
yani boş tenekeden çok ses çıkar arkadaşlar.
devamını gör...
glastnost ve perestroyka
rusça glastnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılandırma) demektir.
1917 yılında kurulan sscb'de 1927 yılında stalin iktidara gelince önce büyük temizlik adı altında yetişmiş elit kesimi tasfiye etmeye, daha sonra da ikinci dünya savaşı nedeniyle ülkeyi diktatörlükle yönetmeye başlar.
stalin'den sonra yönetime gelen kruşçev, brejnev, andropov ve çernenko liderliğinde genelde stalin döneminin yıkımlarını düzeltmek için küçük çaplıda olsa reform hareketleri izlenmeye çalışılmış ama abd ile girilen soğuk savaş, uzay yarışı, sscb'nin dünyaya rejim ihraç etmek istemesi (küba, angola, vietnam vs..) gibi etmenler durumu daha da kötüye götürmüştür. en son sscb'nin afganistan'ı işgali ve seneler süren savaşta bir netice elde edememesi de üzerine eklenince (kısaca) sscb'de olmayan para bitmiştir.
mart 1985 de mikhail gorbaçov iktidara gelince ilk olarak perestroyka “yeniden yapılanma” adını verdiği ekonomik reformu uygulamaya başlamıştır. ekonomide bir nevi liberalleşme uygulamaları yapılmaya çalışılmış, eski katı merkeziyetçi yapıyı değiştirmek adına daha ılımlı adımlar atılmaya başlanmıştır.
gorbaçov, glasnost “şeffaflık” politikasınıda daha sonra devreye almış, halkın devlete ve yöneticilere karşı güven duyulmasını sağlamaya çalışmıştır.
ancak bu iki politikada işe yarayacağına hemen hemen herkesin üzerinde birleştiği gibi hızla sovyetlerin yıkılışının zeminini hazırlamıştır. demokratikleşme adına atılan adımlar başta milliyetçilik olmak üzere pek çok muhalif düşünceyide tetiklemiş ve 1991 yılında sscb'nin dağılıp, bağımsız devletler topluluğuna dönüşmesine neden olmuştur.
1917 yılında kurulan sscb'de 1927 yılında stalin iktidara gelince önce büyük temizlik adı altında yetişmiş elit kesimi tasfiye etmeye, daha sonra da ikinci dünya savaşı nedeniyle ülkeyi diktatörlükle yönetmeye başlar.
stalin'den sonra yönetime gelen kruşçev, brejnev, andropov ve çernenko liderliğinde genelde stalin döneminin yıkımlarını düzeltmek için küçük çaplıda olsa reform hareketleri izlenmeye çalışılmış ama abd ile girilen soğuk savaş, uzay yarışı, sscb'nin dünyaya rejim ihraç etmek istemesi (küba, angola, vietnam vs..) gibi etmenler durumu daha da kötüye götürmüştür. en son sscb'nin afganistan'ı işgali ve seneler süren savaşta bir netice elde edememesi de üzerine eklenince (kısaca) sscb'de olmayan para bitmiştir.
mart 1985 de mikhail gorbaçov iktidara gelince ilk olarak perestroyka “yeniden yapılanma” adını verdiği ekonomik reformu uygulamaya başlamıştır. ekonomide bir nevi liberalleşme uygulamaları yapılmaya çalışılmış, eski katı merkeziyetçi yapıyı değiştirmek adına daha ılımlı adımlar atılmaya başlanmıştır.
gorbaçov, glasnost “şeffaflık” politikasınıda daha sonra devreye almış, halkın devlete ve yöneticilere karşı güven duyulmasını sağlamaya çalışmıştır.
ancak bu iki politikada işe yarayacağına hemen hemen herkesin üzerinde birleştiği gibi hızla sovyetlerin yıkılışının zeminini hazırlamıştır. demokratikleşme adına atılan adımlar başta milliyetçilik olmak üzere pek çok muhalif düşünceyide tetiklemiş ve 1991 yılında sscb'nin dağılıp, bağımsız devletler topluluğuna dönüşmesine neden olmuştur.
devamını gör...
şer
"kötü, kötülük" gibi anlamlara gelen arapça sözlük.
dinen kötü sayılan, yapılmaması gereken davranışlar için de "şer" kelimesi kullanılır.
dinen kötü sayılan, yapılmaması gereken davranışlar için de "şer" kelimesi kullanılır.
devamını gör...
kitap okuma aşkını kazandıran kitabın ismi
edmondo de amicis tarafından yazılan çocuk kalbi isimli yapıttır.
ah enrico, hüzünlü kekim.*
ah enrico, hüzünlü kekim.*
devamını gör...
cep telefonunu bozulana kadar kullanan insan
hayat şartları..
devamını gör...
3 adet biraya 52 lira vermem
sen hep 50 liralık alıyorsun. bi de böyle düşün.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
hunter x hunter
gon freecss ve killua zoldyck adındaki iki arkadaşın avcı olmak için girdikleri sınavda tanışmasıyla başlayan ve birlikte atıldıkları maceraları konu alan sürükleyici anime. ana karakterleri çocuk olmasına rağmen kesinlikle çocukça bir anime değil.
günün birinde kendisi öldürebilsin diye insanların hayatta kalmalarına izin veren ve pedofili eğilimleri bulunan bir güçseksüelin; bir kardeşini kendi istekleri doğrultusunda kontrol etmeye, bir diğer kardeşini öldürmeye çalışan bir suikastçının; vizyonunu henüz anlayamamış olduğum, sırf keyfi için koca bir kabileyi katlettiren ve diğer nen kullanıcılarının yeteneklerini çalan bir çete liderinin olduğu anime ne kadar çocukça olabilir?
özellikle the chimera ant arc' ında yaşananlar da seriyi daha farklı* bir boyuta taşıdı.
gon' un kite' ın öldüğünü anladığı an, kite' ın öldüğü sahneden bile daha fazla içimi acıtmıştı. gon' un yaşadığı hayal kırıklığını ve suçluluğu iliklerime kadar hissetmiştim. o sıcakkanlı ve iyimserlik abidesi gon' un, kendi ölümüyle sonuçlanabileceğini umursamaksızın tüm nefretini pitou' nun üzerine kusmasını izlerken bu seri nereye gidiyor diye sorgulamıştım. tam da serideki favori karakterimi buldum derken kite' ın ölümü zaten büyük hayal kırıklığı olmuştu.*
günün birinde kendisi öldürebilsin diye insanların hayatta kalmalarına izin veren ve pedofili eğilimleri bulunan bir güçseksüelin; bir kardeşini kendi istekleri doğrultusunda kontrol etmeye, bir diğer kardeşini öldürmeye çalışan bir suikastçının; vizyonunu henüz anlayamamış olduğum, sırf keyfi için koca bir kabileyi katlettiren ve diğer nen kullanıcılarının yeteneklerini çalan bir çete liderinin olduğu anime ne kadar çocukça olabilir?
özellikle the chimera ant arc' ında yaşananlar da seriyi daha farklı* bir boyuta taşıdı.
gon' un kite' ın öldüğünü anladığı an, kite' ın öldüğü sahneden bile daha fazla içimi acıtmıştı. gon' un yaşadığı hayal kırıklığını ve suçluluğu iliklerime kadar hissetmiştim. o sıcakkanlı ve iyimserlik abidesi gon' un, kendi ölümüyle sonuçlanabileceğini umursamaksızın tüm nefretini pitou' nun üzerine kusmasını izlerken bu seri nereye gidiyor diye sorgulamıştım. tam da serideki favori karakterimi buldum derken kite' ın ölümü zaten büyük hayal kırıklığı olmuştu.*
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
yeni keşif, taze çıktı.
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün serbest olması gerekliliği
bu kadar küfür seviyorsan git kıraathaneye ya da meclis tv aç sen de eşlik et.
devamını gör...
30 yaş üstü alkolik bekar erkek yazar tayfası
nickim başlıkta sayılan tüm özelliklerin teminatıdır.
devamını gör...
ataması yapılmayan öğretmenin inşaatta çalışırken ölmesi
bir insanın inşaatta çalışırken ölümü her şeyden önce iş ve işçi güvenliği ile ilgili bir konu. bir iş yerinde ölümlü iş kazası olması uluslararası çalışma örgütü kriterleri ile alındığında oldukça önemli bir olay ama ülkemiz açısından bu tip durumlar dünya ölçeğinde ele alınan halinden epeyce uzakta.
türkiye ucuz emek ile büyümek istiyor. bu hem işçilere ödenen ücretin yasal olarak belirlenen asgari ücretin de altında olması ile sağlanıyor hem de iş veren tarafının katlanması gereken güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmemesini göz ardı ederek ortaya çıkıyor.
bu sistem kamuda uygulanan personel rejiminde de kendini gösteriyor. okul ve öğretmen açığı oldukça fazla olmasına rağmen atama sayısını düşük tutarak kadrolu yerine sözleşmeli / geçici öğretmen alımını tercih ediyor.
bu şekilde hem daha az ücret veriyor hem istediği zaman başkalarını ücretli öğretmen olarak istihdam ederek siyasi rant sağlıyor hem de sosyal güvenlik harcamalarını azaltıyor.
memurların sayıca en önemli kısmı öğretmen olduğu için onlara düşük ücret vermek hem en büyük kamu giderini düşürüyor hem de asgari ücret, enflasyon gibi ayarlamalarda bu düşük ücret, ücretlere yapılacak zamları daha düşük tutma imkanı veriyor.
türkiye ucuz emek ile büyümek istiyor. bu hem işçilere ödenen ücretin yasal olarak belirlenen asgari ücretin de altında olması ile sağlanıyor hem de iş veren tarafının katlanması gereken güvenlik yükümlülüklerini yerine getirmemesini göz ardı ederek ortaya çıkıyor.
bu sistem kamuda uygulanan personel rejiminde de kendini gösteriyor. okul ve öğretmen açığı oldukça fazla olmasına rağmen atama sayısını düşük tutarak kadrolu yerine sözleşmeli / geçici öğretmen alımını tercih ediyor.
bu şekilde hem daha az ücret veriyor hem istediği zaman başkalarını ücretli öğretmen olarak istihdam ederek siyasi rant sağlıyor hem de sosyal güvenlik harcamalarını azaltıyor.
memurların sayıca en önemli kısmı öğretmen olduğu için onlara düşük ücret vermek hem en büyük kamu giderini düşürüyor hem de asgari ücret, enflasyon gibi ayarlamalarda bu düşük ücret, ücretlere yapılacak zamları daha düşük tutma imkanı veriyor.
devamını gör...
kendini evleneceği insana saklayan insan
evleneceği kişi de kendisini ona saklamışsa gayet olağan bir durumdur. tercih meselesi, kişi nasıl mutlu olacaksa artık ona kalmıştır.
devamını gör...
duman şarkılarındaki mükemmel sözler
geceler benim geceler bana, uçasım gelir kanadım yara.
devamını gör...
aile evindeki saçma kurallar
neymiş efendim, anne baba her zaman haklıymış.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
kendini değersiz görmek ve kendini anlamaktan kaçmaktır bence.
devamını gör...





