hakkari'de bir mevsim
hoca, benim kardeş hasta, diyor.
nesi var? diyorum.
ateşi var çok, diyor. ölecek.
ilaç vereyim mi? diyorum.
hayır, portakal ver, diyor.
portakal yememiştir hiç.
bu diyaloğu ile akılda kalmış ferit edgü romanı.
nesi var? diyorum.
ateşi var çok, diyor. ölecek.
ilaç vereyim mi? diyorum.
hayır, portakal ver, diyor.
portakal yememiştir hiç.
bu diyaloğu ile akılda kalmış ferit edgü romanı.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
karikatür içerikli tanımları ile güldüren yazar. o kadar çok karikatür içerikli tanım var ki
bir süre sonra tanımlara bakmayı yarına bırakayım da yarın da gülerim dedim. (gülücük)
bir süre sonra tanımlara bakmayı yarına bırakayım da yarın da gülerim dedim. (gülücük)
devamını gör...
bilim insanlarının şarkıcılar kadar değer görmemesi
bilimin önemini anlamayan toplumlarda rastlanan durum.
sanat önemsiz mi? tabi ki değil. bilime önem verip sanata boş vermek de olmaz. fakat dünya çapında söz sahibi olmak için önce bilim gerekir her zaman.
insanlar ev geçindirme derdinde, bilimi falan gören yok diyoruz. fakat bilimle uğraşan bir toplum olmak için cehaleti de, ev geçindirmek için bu durumlara düşmüyor olma evresini de çoktan atlatmış olmamız gerekiyordu zaten.
bugün insanların bu durumda olup da kafayı kaldırıp bilime bakamıyor olmalarının nedeni, "meleklerin bacaklarına bakılıyor" diye rasathaneler yıktırılırken, köy enstitüleri kapatılırken seslerini çıkarmadıkları gibi, yapılan bu eylemlere bir de alkış tutmalarıydı. cehaletlerine giden yola koyulan her taşa mutlulukla destek verdiler. bugün de bu tavrın değişmediğini görüyoruz.
bu ülkenin, bizi bu noktaya getiren şeyin bilimden uzak kalmak olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağını düşünüyorum açıkçası.
sanat önemsiz mi? tabi ki değil. bilime önem verip sanata boş vermek de olmaz. fakat dünya çapında söz sahibi olmak için önce bilim gerekir her zaman.
insanlar ev geçindirme derdinde, bilimi falan gören yok diyoruz. fakat bilimle uğraşan bir toplum olmak için cehaleti de, ev geçindirmek için bu durumlara düşmüyor olma evresini de çoktan atlatmış olmamız gerekiyordu zaten.
bugün insanların bu durumda olup da kafayı kaldırıp bilime bakamıyor olmalarının nedeni, "meleklerin bacaklarına bakılıyor" diye rasathaneler yıktırılırken, köy enstitüleri kapatılırken seslerini çıkarmadıkları gibi, yapılan bu eylemlere bir de alkış tutmalarıydı. cehaletlerine giden yola koyulan her taşa mutlulukla destek verdiler. bugün de bu tavrın değişmediğini görüyoruz.
bu ülkenin, bizi bu noktaya getiren şeyin bilimden uzak kalmak olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağını düşünüyorum açıkçası.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
pandemi ilanından beri hiç izin kullanmadan çalışıyorum. hiç kelimesi altı çizili. her gün testi pozitif olan ya da temaslı olup katantinada olması gereken insanlarla muhatap oluyorum. ekmek parası diyip sabretmeye çalışıyorum. az önce iş yaptığımız biri, sizin oraya gelemem orası sağlıksız diyor. ama gelmek zorundasın diyorum. hayır pandemi var gelemem diyor.
lan g.t pandemi bi sana mı var diyemiyorum. ya da ben sadece beden sağlığımı değil akıl sağlığımı kaybetme pahasına her gün geliyorum ya diyemiyorum. senin canın kıymetli de benimki kıymetsiz mi diyemiyorum...
susmaktan içimde yangınlar çıkıyor. dışımda yansın diye, benzin döküp kendimi yaksam diyorum. 5 dakika sonra unutulacak bir eylemden öteye gidemeyecek diyorum.
galiba deliriyorum.
lan g.t pandemi bi sana mı var diyemiyorum. ya da ben sadece beden sağlığımı değil akıl sağlığımı kaybetme pahasına her gün geliyorum ya diyemiyorum. senin canın kıymetli de benimki kıymetsiz mi diyemiyorum...
susmaktan içimde yangınlar çıkıyor. dışımda yansın diye, benzin döküp kendimi yaksam diyorum. 5 dakika sonra unutulacak bir eylemden öteye gidemeyecek diyorum.
galiba deliriyorum.
devamını gör...
termodinamiğin ikinci yasası
termodinamiğin birinci yasasından sonra gelen yasa.
devamını gör...
evde beslemek istenilen yabani hayvanlar
semender. yabani bir hayvan mı bilemiyorum lakin evde beslemek istediğim yegane hayvanlardan. gerek sevimli suratı gerek turuncu turuncu çizgileri ile evimde olmasını istediğim bir yaratık.
devamını gör...
temel reis sayesinde ıspanak yemek
ıspanağın içindeki demir oranının yanlış hesaplanması(bkz: 100 gramda 3.5 gram yazacakken 35 gram yazmak) ve bu yanlışın tam 67 yıl sonra fark edilmesi sonucu ortaya çıkan olaylar zinciridir. temel reisin ıspanak yedikten sonra güçlenmesinin altında da bu yanlış bilgi yatar. gerçekler öğrenildiğinde ise artık çok geçtir, koca bir nesil ıspanağın demir deposu olduğuna inanmıştır.*
devamını gör...
kelimelerin kökenleri
'çaydanlık'
"çaydanlık" kelimesinin kökeni "çay" kelimesidir. fakat bize gelirken baya baya ekler birbirine karıştırılmış.
farsça kökenli "çay"a eklenen "-dan" eki, farsçanın "-lık" ekine karşılık geliyor. yani "çaydan" demek farsça'da "çaylık" demek. benzer şekilde de "şamdan" kelimesi "mumluk" anlamına geliyor.
yani "çaydanlık" dediğimizde farsçadaki 'dan' ve türkçedeki 'lık' eklerinin birleşmesiyle anlam olarak "çaylıklık" oluyor.
aslında çaylık ya da çaydan olması gereken bu kelime günümüzde çaydanlık olarak kullanılıyor.
peki sizin kulağınıza çaylık mı çaydan mı daha hoş geliyor?
"çaydanlık" kelimesinin kökeni "çay" kelimesidir. fakat bize gelirken baya baya ekler birbirine karıştırılmış.
farsça kökenli "çay"a eklenen "-dan" eki, farsçanın "-lık" ekine karşılık geliyor. yani "çaydan" demek farsça'da "çaylık" demek. benzer şekilde de "şamdan" kelimesi "mumluk" anlamına geliyor.
yani "çaydanlık" dediğimizde farsçadaki 'dan' ve türkçedeki 'lık' eklerinin birleşmesiyle anlam olarak "çaylıklık" oluyor.
aslında çaylık ya da çaydan olması gereken bu kelime günümüzde çaydanlık olarak kullanılıyor.
peki sizin kulağınıza çaylık mı çaydan mı daha hoş geliyor?
devamını gör...
unnecessary (yazar)
kısa, öz ve güzel tanımları olan yazar arkadaşımız.
takibe aldım kendilerini. nice güzel tanımlara.
takibe aldım kendilerini. nice güzel tanımlara.
devamını gör...
çikolata
ilk olarak 1000 yıl önce mayalar tarafından yapıldığı düşünülüyor tarihçiler tarafından. kakao ağacının mayalar'dan önce o bölgede yaşayan olmekler tarafından da yetiştirildiği düşünülüyor ama olmekler'in çikolata yapıp yapmadığı kaynaklarda belirtilmemiş. olmekler, mayalar ve aztekler bunlar hep kuzey amerika'nın güneyi ve orta amerika'da yaşayan uygarlıklar. çikolata köken olarak bu coğrafyaya dayanıyor.
mayalar da, aztekler de çikolatayı baharatlı ve acı bir içecek olarak tüketmişler. çikolataya baharatların dışında kırmızı biber ve mısır unu katmışlar. çikolatayı katı değil sıvı tüketmişler. mayalar bu içeceği sıcak, aztekler ise soğuk içmişler. arkeolojik kazılarda bulunmuş olan kapların üzerindeki resimler ve kapların içinde kalmış olan çikolata kalıntıları da çikolatanın bu uygarlıklar tarafından sıvı olarak tüketildiğini doğrulamış. bu uygarlıklar bunu gündelik bir içecek olarak değil, özel gün ve törenlerde tüketmişler. ayrıca bu uygarlıkların kakao çekirdeklerini para olarak kullandığı da biliniyor.
gel gelelim avrupa nasıl tanışmış? 1500'lü yıllarda avrupa'dan aztek topraklarına gelen kaşifler ilk defa kakao diye bir şeyin varlığını gördüler. bu kakao çekirdeklerini ve çikolatayı avrupa'ya getirdiler ve buradan dünyaya tanıtıldı. azteklerin aksine avrupalı insanlar çikolatayı acı olarak beğenmemiş olsa gerek ki şeker katıp tüketmeye başlamışlar. ilk dönemler avrupa'da da sıvı olarak tüketilmiş çikolata. sonra katı formda üretilip sunulmuş. ardından farklı tarif denemeleri ile 1800'lü yıllarda sütlü çikolata üretimine başlanmış. 1945 daha yakın tarihimizde beyaz çikolata ve son yıllarda ruby çikolatası ile şu an 4 farklı çeşit ile çikolata varlığını sürdürüyor.
çikolata kadar tatlı olmayan ve üzücü olan ise kakao çiftliklerinde köle gibi çalıştırılan insanların olmasıdır. daha hayatında çikolata tadı almamış çocukların olmasıdır. adil değilsin dünya. değilsin. günlüğü 1 dolar bile etmeyecek ''bedava'' gibi çalıştırılıp kullanılan insanların ürettiği kakao ile üretim yapıp dünyaya pazarlayan dev şirketler olduğu sürece devam edecek bu süreç ne yazık ki. bazı çikolata firmaları var ki bu konuya dikkat çekiyorlar. tony's chocolonely firması çikolata üretiminde köleliğe karşı bir yol izleyerek bu drama dikkat çekiyor. umarım dünya çikolata kadar tatlı bir yer olabilir ileride. çok mu geç kaldık yoksa?
mayalar da, aztekler de çikolatayı baharatlı ve acı bir içecek olarak tüketmişler. çikolataya baharatların dışında kırmızı biber ve mısır unu katmışlar. çikolatayı katı değil sıvı tüketmişler. mayalar bu içeceği sıcak, aztekler ise soğuk içmişler. arkeolojik kazılarda bulunmuş olan kapların üzerindeki resimler ve kapların içinde kalmış olan çikolata kalıntıları da çikolatanın bu uygarlıklar tarafından sıvı olarak tüketildiğini doğrulamış. bu uygarlıklar bunu gündelik bir içecek olarak değil, özel gün ve törenlerde tüketmişler. ayrıca bu uygarlıkların kakao çekirdeklerini para olarak kullandığı da biliniyor.
gel gelelim avrupa nasıl tanışmış? 1500'lü yıllarda avrupa'dan aztek topraklarına gelen kaşifler ilk defa kakao diye bir şeyin varlığını gördüler. bu kakao çekirdeklerini ve çikolatayı avrupa'ya getirdiler ve buradan dünyaya tanıtıldı. azteklerin aksine avrupalı insanlar çikolatayı acı olarak beğenmemiş olsa gerek ki şeker katıp tüketmeye başlamışlar. ilk dönemler avrupa'da da sıvı olarak tüketilmiş çikolata. sonra katı formda üretilip sunulmuş. ardından farklı tarif denemeleri ile 1800'lü yıllarda sütlü çikolata üretimine başlanmış. 1945 daha yakın tarihimizde beyaz çikolata ve son yıllarda ruby çikolatası ile şu an 4 farklı çeşit ile çikolata varlığını sürdürüyor.
çikolata kadar tatlı olmayan ve üzücü olan ise kakao çiftliklerinde köle gibi çalıştırılan insanların olmasıdır. daha hayatında çikolata tadı almamış çocukların olmasıdır. adil değilsin dünya. değilsin. günlüğü 1 dolar bile etmeyecek ''bedava'' gibi çalıştırılıp kullanılan insanların ürettiği kakao ile üretim yapıp dünyaya pazarlayan dev şirketler olduğu sürece devam edecek bu süreç ne yazık ki. bazı çikolata firmaları var ki bu konuya dikkat çekiyorlar. tony's chocolonely firması çikolata üretiminde köleliğe karşı bir yol izleyerek bu drama dikkat çekiyor. umarım dünya çikolata kadar tatlı bir yer olabilir ileride. çok mu geç kaldık yoksa?
devamını gör...
müşteriyi gölge gibi takip eden tezgahtar
ışini yapmaya çalışan tezgahtardır. ınsanın kendisini hırsız gibi hissetmesine neden olurlar. bazıları teşekkür ederim yardıma ihtiyacım yok dedikten sonra peşinizi bırakırken bazıları hala peşinizden ayrılmadığı için mağazyı koşarak terk etmenize neden olurlar.
devamını gör...
eski bir majeste
uzun bi aradan sonra geri dönen birdemetpapatya herkese mutlu, sağlıklı, huzurlu yıllar diler *
devamını gör...
kele beylik vermişler önce tarağı yasaklamış
bulunduğu makamın hakkını veremeyen kişileri anlatan cümledir.
devamını gör...
babası tarafından zincirlenen 6 yaşındaki çocuğun ölmesi
ah be çocuk... ne desek boş.
t: eğitimsizlik ve kötü yaşam şartlarına kurban giden bir çocuk daha...
t: eğitimsizlik ve kötü yaşam şartlarına kurban giden bir çocuk daha...
devamını gör...
kız çocuğu babalarına tavsiyeler
nasıl adam gibi adam olunur ilk sizden öğrensin..
devamını gör...
yeni gelen yazarların sözlüğü sahiplenmesi
on numara ortam bulduklarından olağandır.
devamını gör...
yunanistan'ın 42 göçmeni soyup döverek türkiye'ye göndermesi
keşke aynı vatan savunmasını bizim aşırı uber milli savunma bakanlığı da yapabilseydi de sınırlarımız dust 2 ye dönmemiş olsaydı. helal size aslan yürekli leonidasın torunları.
devamını gör...
alp er tunga destanı
saka türklerinin büyük kahramanı alp er tunga'nın hikâyesinin anlatıldığı destandır.
en güçlü ve parlak devrini 7. yüzyılda yaşayan saka imparatorluğunun hakanı alp er tunga' nın iran'a savaş açmasını ve dehistan bölgesindeki savaşı anlatır. alp er tunga destanıhakkındaki bilgiler firdevsi’nin şehnamesine dayanmaktadır.
savaşta barmab adlı bir türk yiğidi teke tek savaş ilanı yapar, karşısına da iran kumandanının kardeşi kubad meydana çıkar. barmad, kubad'ı yener ve zafer kazanır. sonrasında iki ordu arasında kanlı bir savaş başlar ve türkler kazanır. iran padişahı tutsak edilir. bunun sonrasında iran'a bağlı olan kabil ülkesinin padişahı zâl, iranlılara yardıma gelir. çok sinirlenen alp er tunga esir olan iran padişahını öldürür. * kardeşi alp arız, diğer esirleri öldürmesine engel olur. aradan geçen zamanla esirler kaçar ve alp er tunga buna sebep diye kardeşi alp arız'ı da öldürür. *
iran tacını alp er tunga giyer, iranlılar da padişahlarının yerine zev'i getirir. iki ordu tekrar savaşır ve büyük bir kıtlık olur. insanlar meydanda savaşta, evde aç öldükleri için savaş ve kıtlık insanları bitirmesin diye yapılan barış sonucu iran'ın kuzey eyaletleri turan'ın olur. ama tabii ki zev ölünce barış yine bozulur. ve iranlılar yine zâl'dan yardım istediler. zâl'ın oğlu rüstem yardıma gelir ve alp er tunga'yı bozguna uğratır. iran tahtına da keykubad çıkar.
keykubad'dan sonra keykâvus tahata çıkınca oluşan karışıklık ile alp er tunga tekrar iran'a saldırır. ama gördüğü bir rüyanın etkisi ile barış imzalatır.
rüstem'in oğlu siyavuş iranlılar ile araları açılınca türk kağanına sığınır. bir süre her şey yolundadır, siyavuş kendini çok sevdirir hatta türk kahramanlarından birinin kızı ile evlenir ve keyhüsrev adını verdikleri bir oğlu olur. ancak bir süre sonra da alp er tunga'nın güzel kızı ferengis ile evlenir. * aradan geçen zamanla da türk töresine uymamaya ve siyasi teşebbüslere başlar. alp er tunga da siyavuş'u öldürtür. rüstem durur mu hemen bir ordu toplar ve alp er tunga' ya saldırır. savaşta kağan'nın oğlu sarka da ölür. alp er tunga da intikam için iran içlerine dek gider, asar, keser, ekinleri yakar. iranlılar yedi yıl kıtlık ile mücadele eder.
alp er tunga ve rüstem arasındaki savaş durup durup başlar. bir o, bir bu yener.*
uzun bir zaman geçtikten sonra keyhüsrev, ihtiyar aslan alp er tunga'yı teke tek dövüşe çağırır. ancak en güçlü çağında olan keyhüsrev'in karşısına çıkamaz. ordusunu da kaybeder. keyhüsrev ordusu ile takip eder. en sonunda da yakalayıp öldürür.
alp er tunga'nın ölümü üzerine tüm turan yas tutar. yuğ töreni'nde de ozanlar şu saguyu söyler:
alp er tunga öldi mü?
ısız ajun kaldı mu?
ödlek öçin aldı mu?
emdi yürek yırtılur.
begler atın urgurup
kadgu anı turgurup
mengzi yüzi sargarup.
korkum angar türtülür.
ödlek yarağı içine aldun mi?
oğrun tuzağ uzattı
begler begin azıttı
kaçsa kah kurtulur?
uluşıp eren börleyü’
yırtıp yaka urlayu
sıkrıp üni yırlayu
sığtap közi örtülür.
könglüm için ötedi.
yitmiş yaşıg kartadı
kiçmiş ödig irtedi
tün kün kiçip irtelür
felek yarar gözetti
gizli tuzak uzattı
beylerbeyini kaptı
kaçsa nasıl kurtulur
erler kurt gibi uludular
hıçkırıp yaka yırttılar
acı seslerle bağırdılar
ağlamaktan gözleri kapandı
beğler atlarını yordular
kaygı onları durdurdu
benizleri yüzleri sarardı
safran sürülmüş gibi oldular
divan-ı lügat'ıt türk'te yer aldığı için de günümüze orijinal metin ulaşır.
ayrıca :
kutadgu bilig’de “alp er tunga” hakkında şu bilgi verilir: “eğer dikkat edersen görürsün ki dünya beyleri arasında en iyileri türk beyleridir. bu türk beyleri arasında adı meşhur ikbali açık olanı tonga alp er idi. o yüksek bilgiye ve çok faziletlere sahip idi. ne seçkin, ne yüksek, ne yiğit adam idi ; zaten âlemde ferasetli insan bu dünyaya hâkim olur”.
iranlılar ona efrasiyap diyorlar; bu efrasiyap akınlar hazırlayıp ülkeler zaptetmiştir. dünyaya hâkim olmak ve onu idare etmek için pek çok fazilet, akıl ve bilgi gerekir. iranlılar bunu kitaba geçirmişlerdir. kitapta olmasa onu kim tanırdı.” bugünkü bilgilerimize göre alp er tunga ile ilgili en geniş bilgi iran destanı şehname’de tespit edilmiştir.
en güçlü ve parlak devrini 7. yüzyılda yaşayan saka imparatorluğunun hakanı alp er tunga' nın iran'a savaş açmasını ve dehistan bölgesindeki savaşı anlatır. alp er tunga destanıhakkındaki bilgiler firdevsi’nin şehnamesine dayanmaktadır.
savaşta barmab adlı bir türk yiğidi teke tek savaş ilanı yapar, karşısına da iran kumandanının kardeşi kubad meydana çıkar. barmad, kubad'ı yener ve zafer kazanır. sonrasında iki ordu arasında kanlı bir savaş başlar ve türkler kazanır. iran padişahı tutsak edilir. bunun sonrasında iran'a bağlı olan kabil ülkesinin padişahı zâl, iranlılara yardıma gelir. çok sinirlenen alp er tunga esir olan iran padişahını öldürür. * kardeşi alp arız, diğer esirleri öldürmesine engel olur. aradan geçen zamanla esirler kaçar ve alp er tunga buna sebep diye kardeşi alp arız'ı da öldürür. *
iran tacını alp er tunga giyer, iranlılar da padişahlarının yerine zev'i getirir. iki ordu tekrar savaşır ve büyük bir kıtlık olur. insanlar meydanda savaşta, evde aç öldükleri için savaş ve kıtlık insanları bitirmesin diye yapılan barış sonucu iran'ın kuzey eyaletleri turan'ın olur. ama tabii ki zev ölünce barış yine bozulur. ve iranlılar yine zâl'dan yardım istediler. zâl'ın oğlu rüstem yardıma gelir ve alp er tunga'yı bozguna uğratır. iran tahtına da keykubad çıkar.
keykubad'dan sonra keykâvus tahata çıkınca oluşan karışıklık ile alp er tunga tekrar iran'a saldırır. ama gördüğü bir rüyanın etkisi ile barış imzalatır.
rüstem'in oğlu siyavuş iranlılar ile araları açılınca türk kağanına sığınır. bir süre her şey yolundadır, siyavuş kendini çok sevdirir hatta türk kahramanlarından birinin kızı ile evlenir ve keyhüsrev adını verdikleri bir oğlu olur. ancak bir süre sonra da alp er tunga'nın güzel kızı ferengis ile evlenir. * aradan geçen zamanla da türk töresine uymamaya ve siyasi teşebbüslere başlar. alp er tunga da siyavuş'u öldürtür. rüstem durur mu hemen bir ordu toplar ve alp er tunga' ya saldırır. savaşta kağan'nın oğlu sarka da ölür. alp er tunga da intikam için iran içlerine dek gider, asar, keser, ekinleri yakar. iranlılar yedi yıl kıtlık ile mücadele eder.
alp er tunga ve rüstem arasındaki savaş durup durup başlar. bir o, bir bu yener.*
uzun bir zaman geçtikten sonra keyhüsrev, ihtiyar aslan alp er tunga'yı teke tek dövüşe çağırır. ancak en güçlü çağında olan keyhüsrev'in karşısına çıkamaz. ordusunu da kaybeder. keyhüsrev ordusu ile takip eder. en sonunda da yakalayıp öldürür.
alp er tunga'nın ölümü üzerine tüm turan yas tutar. yuğ töreni'nde de ozanlar şu saguyu söyler:
alp er tunga öldi mü?
ısız ajun kaldı mu?
ödlek öçin aldı mu?
emdi yürek yırtılur.
begler atın urgurup
kadgu anı turgurup
mengzi yüzi sargarup.
korkum angar türtülür.
ödlek yarağı içine aldun mi?
oğrun tuzağ uzattı
begler begin azıttı
kaçsa kah kurtulur?
uluşıp eren börleyü’
yırtıp yaka urlayu
sıkrıp üni yırlayu
sığtap közi örtülür.
könglüm için ötedi.
yitmiş yaşıg kartadı
kiçmiş ödig irtedi
tün kün kiçip irtelür
felek yarar gözetti
gizli tuzak uzattı
beylerbeyini kaptı
kaçsa nasıl kurtulur
erler kurt gibi uludular
hıçkırıp yaka yırttılar
acı seslerle bağırdılar
ağlamaktan gözleri kapandı
beğler atlarını yordular
kaygı onları durdurdu
benizleri yüzleri sarardı
safran sürülmüş gibi oldular
divan-ı lügat'ıt türk'te yer aldığı için de günümüze orijinal metin ulaşır.
ayrıca :
kutadgu bilig’de “alp er tunga” hakkında şu bilgi verilir: “eğer dikkat edersen görürsün ki dünya beyleri arasında en iyileri türk beyleridir. bu türk beyleri arasında adı meşhur ikbali açık olanı tonga alp er idi. o yüksek bilgiye ve çok faziletlere sahip idi. ne seçkin, ne yüksek, ne yiğit adam idi ; zaten âlemde ferasetli insan bu dünyaya hâkim olur”.
iranlılar ona efrasiyap diyorlar; bu efrasiyap akınlar hazırlayıp ülkeler zaptetmiştir. dünyaya hâkim olmak ve onu idare etmek için pek çok fazilet, akıl ve bilgi gerekir. iranlılar bunu kitaba geçirmişlerdir. kitapta olmasa onu kim tanırdı.” bugünkü bilgilerimize göre alp er tunga ile ilgili en geniş bilgi iran destanı şehname’de tespit edilmiştir.
devamını gör...
sözlüğe sadece okumak için kaydolup yazmadan duramayanlar
merak etme dostum, sözlükte ki arkadaşlar yazmaktan okumaya hiç vakit bulamıyorlar zaten, boyuna yazıyoruz.
devamını gör...
alt komşumun 2 araba büyüklüğünde kartopu yapması rezaleti
"karla kaplanmış 2 arabaya bakıyor olmayasın?" düşüncesini akla getiren durum.
devamını gör...