ingilizce, almanca, fransızca öğretilmesinin sebebi bütün akademik makalelerin, araştırmaların çoğunlukla bu dillerde yayınlanması.
biz olabildiğince modern olalım gelişelim diyoruz bunlar hala kalkmış yok kürtçe yok zıkkımın köküce, kimse sizin ne konuştuğunuzla ilgilenmiyor isteyenler orta doğunun merkezlerindeki bok çukurlarına gidip istediği mükemmel eğitimi alabilir. istediğinizi konuşun ama güneydoğuda da türkçe konuşanlara avel avel de bakmayın.
ha ayrıca da süryanilerden, ermenilerden, farslardan, araplardan, türklerden aldığınız kültürleri de bizim kültürümüz, bize ait diye yutturmayın aq komik oluyor.
devamını gör...

siyasetten pek anlamam ama chp'nin mustafa kemal'in kurduğuyla uzaktan yakından alakası kalmadığını söyleyebilirim. tamamen iktidara gelmek için çırpınan üçkağıtçı bir topluluk.
devamını gör...

sayısalcı şarkı.

ama benim gibi kafası sözele bile doğru düzgün basmayan birini bile bir haftadır esir aldı, o ayrı.
yanılmıyorsam ümmüşen hanımefendi bu şarkıyı yazarken matematik veya muhasebe üzerine ( veya alakalı bir bölüm) eğitim alıyormuş, taktir ettim valla.

"sen bir bir incelemiştin
benle geleceğinin artısını eksisini yar
ben hesap yapmadım
çünkü bilirdim sensiz geçen dakikam zarar

yar.. yar..
o nasıl hesaptı yar
bir eksiği artılara çarp...
eksi sonuçlar..
yar.. yar..
bana uymuyor bu hesaplar
iki olumsuzluktan çıkan olumluluklar

gözlerin gözlerime dokunsa gördüğüm anlamlanırdı..
sözlerin sözlerimi okşasa dediğim nakışlanırdı..

yar.. yar...
ne zaman gördüysem seni yar
yürek salıncaklarda uçar
göklere konar
yar... yar...
ne zaman düşünsem seni yar
yürek alır başını çıkar
mavilik toplar..

sen toplayıp çıkarmıştın
benimle bir yaşamın girdisini cıktısını yar
ben hesap yapmadım
çünkü bilirdim
sen yoksan ben külliyen zarar

yar... yar...
şimdi denkleşmekte hesaplar
sen kardan etmektesin zarar
ben zarardan kar..

yar...yar...
yıllar sonra tuttu mizanlar
ne bende zarar ne sen de kar
elde sıfır var..

yollarım yollarına baglansa
kaf dağlarını aşardım
kollarım kollarına dolansa
dünyaları kucaklardım..

yar.. yar...
ne zaman gördüysem seni yar
yürek salıncaklarda uçar
göklere konar
yar... yar...
ne zaman düşünsem seni yar
yürek alır başını çıkar
mavilik toplar.."


spotify yanii, başka ne olacağıdı?
devamını gör...

bu mevsimde tam da şöyle olan meyve.
biz bu haline gumuş deriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün doğum günü olan yazarımızdır. kendisiyle kısa bir konuşma sonrası kaliteli ve iyi biri olduğunu düşündüğüm kişidir. doğum gününü ilk kutlayan kişi oldum bu arada. yeni yaşında tüm dileklerinin gerçekleşmesini dilerim. ayrıca doğum günü kimse tarafından hatırlanmamış ama yıkılmamış bir yazarımızdır. yıkılmadı ayakta. yola devam.
devamını gör...

klibinde oynadığım, gökçe kuran'ın müthiş muazzam parçası.

devamını gör...

rahmetli babam bir gün erkek evladın babası ölünce birden 10 yaş büyür demişti. kulağımda çınlıyor sözleri. o kadar haklıymış ki.
devamını gör...

özgün adı awakenings olan başrollerini robert de niro robin williams gibi usta oyuncuların paylaştığı 1990 yapımı dram filmdir. yönetmen koltuğunda penny marshall oturuyor.
film bitkisel hayatta yaşayan hastaların bulunduğu bir hastaneye çalışmaya gelen bir doktoru anlatır. onlarla dostluk kurup onları hayata döndürmeye çalışır.
kesinlikle izlenmesi gereken yeni izlediğim için çok üzüldüğüm harika bir filmdir.
izleyip ders çıkarmamız gereken bir klasikti mutlaka izlenmesi gerekir.
--! spoiler !--

hayatta bazı şeyler vardır ve o şeylerin kıymetini bilemeyiz farkında olmayız en basit olarak kitap okumak diş fırçalamak gibi olayların bile kıymetini bilmemiz gerektiğini anlatan müthiş bir eserdi çok etkilendim.

leonard (robert de niro) kitap okuyamıyorum diye ağladığında. 30 yıl sonra uyandığında yeni hayata adapte olmaya çalıştığında çok üzüldüm.
merdivenden inmeye çalışırken küçük bir kız çocuğunun merdivenden yukarı çıkmaya çalışma detayı gerçekten hayran bıraktı beni.
hayat dostluk aşk şefkat gibi kavramları çok güzel ifade eden başarılı bir film alın ailenizi izleyin.
ve bazı hastalıkların tek çözümü insan ruhunu beslemektir bunu bana öğreten bir eserdi. şefkat aşk iş sevgi gibi kavramlara ihtiyacı olan binlerce milyonlarca uyanık hasta var.
insan ruhu ne kadar hassas ve ne kadar kırılgan insanın yüzüne tokat gibi çarpıyor.

--! spoiler !--

ayrıca robert de nironun çok filmini izledim ama burada gerçekten aşmış bir oyunculuk sergilemiş kafayı yemiş çılgınlar gibi oynamış saygı saygı saygı!
bu kadar gerçek bu kadar ustaca kurgulanmış bu filmi izlemeyen yazar arkadaşlar mutlaka izlemelidir.
resimag.com/p1/12d597840f7a.jpeg
devamını gör...

gelse de mükemmel uyumu yakalayamadıktan sonra fıs!
devamını gör...

gayet zarif sayılabilecek bir harekettir. gerekirse ellerimde çiçekler kapısında sırılsıklam da olurum.

hep erkekler mi kadınlara çiçek alacakmış canım.
devamını gör...

gogol'un paltosu.
paltoların en meşhuru. en yenisisi, en havalısı, en güzeli...

akakiy akayiyeviç hikaye'nin baş kahramanı. meşhur palto'nun sahibi. bahtsız, kederli bir hayatın içinde altın gibi parlayan karakter. o örnek bir insan. o çok değerli. hayatın sildiği, insanların sadece dış görünüşe önem verdiği bir zamanda yaşamaya çalışan bir insan. mesleğine kendini adayan, yaptığı işin ehli, para ile yıldızı barışmayan akakiy. bayıldım bu karaktere. gogol onu ne kadar dibe soksa o kadar yukarı çıkarmış. akakiy her anlatımda kutsal bir varlığa büründü bir yıldıza dönüştü. sabrı, aza kanaatı, kimseye benzememesi onu iyi yaptı. biliyoruz ki bu hikayeler de iyiler kazanmaz ama gogol zorla kazandırttı. intikamını aldı.

rus edebiyat'ının mihenk taşı gogol'un anlatımındaki mizahi tat damağınızda uzun bir süre kalıyor. insanların vahşiliği, aşağılık kompleksi, güç deneylerini nefretle okuyorsunuz. o insanlardan tiksiniyorsunuz. vicdanı tartmadan yaşamanın yaşamak olmadığını o duyguyu hissettiğinde uykuların nasıl kaçıverildiğini şıp deyip anlayabiliyorsun. zavallı olan kadersiz akakiy değil zalim insanoğluydu. akakiy, yaşamındaki, ruhundaki eksikliği koca bir boşluk duygusuyla kapatmaya çalışıyordu. onun kimseye zararı yoktu.

kader bir paltoyu layık görmedi ona. hortlak değil de tolstoy'un insan ne ile yaşar hikayesindeki melek olsaydı bari. zalımlarrr

kitabın ciğerimi parçalayan haykırışı:
rahat bırakın, ne diye üzüyorsunuz beni?
devamını gör...

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iyi ki.
devamını gör...

(bkz: erasmus yapma fikrinden nefret etmeye başlamak)

"kadının amacı şu, erkeğin amacı şu" diye diye bir nesli erasmus'tan kopardınız be.
devamını gör...

hey güzel allahım sanayi ve teknoloji bakanının kültür bakanın milli eğitim bakanının ilgilendiği konulara bakıyorum işin içinden çıkamıyorum. diyelim ki soyumuz vikinge dayandı bunun sanayiye ve teknolojiye nasıl bir katkısı olacak. ha diyorsanız ki biz viking kültürümüzü hatırlamak için türk arkadaşlarımızı kalıcı olarak kuzey ülkelerine yollamak istiyoruz seve seve.
devamını gör...

ateistlik
devamını gör...

mor kurdele ile fiyonk yapılmış, kese kağıdına sarılmış,pembe şeritler ile süslenip, fosforlu kağıda not düşülmüş 1 kiloluk bergamot çay.

hayatımda aldığım en manidar hediye. yıllar sonra bana çayı sevdirdi çünkü. bana 1 kiloluk bergamot çay alanın 40 yıl hatrı vardır ben de.

içiyorum her gece
her gece başka bir aroma
içiyorum gönlümce
hayat güzel bergamot çayla.
devamını gör...

diyetisyen dawn jackson blatner tarafından ortaya çıkarılmış yemek alışkanlığı.

pesketaryenler vejetaryenlerin aksine eti hayatlarından tamamen çıkarmazlar. genelde denizden yakalanmış hayvanları yemeyi tercih ederler.

balıkların gelişmemiş sinir sistemi olduğunu düşünen fakat kırmızı et yemekten en az vejetaryenler kadar çekinen pesketaryenler süt peynir bal gibi besinleri de yiyebilirler. bu yüzden vejetaryenliğin alt dalı olduğunu söyleyebiliriz.

ismini esnek ve vejetaryen kelimelerinin birleşiminden alan beslenme şeklinin kalp sağlığını iyileştirdiği, diyabet rahatsızlıklarının önüne geçtiği, kilo vermeyi kolaylaştırdığı, karbon ayak izini ve kanser riskini azalttığı kanıtlanmıştır.

pesketaryen beslenen insanlarda b12 vitamini ,çinko, demir, kalsiyum, omega-3 yağ asitleri gibi besin eksiklikleri olabilir. fakat belli takviyeler ile bunun önüne geçebilmek mümkündür.


benim gibi kırmızı et ile arası olmayıp, balıksız da yaşayamayan insanlar için uygun olduğunu düşünüyorum. kendinizi vejetaryen olarak sınıflandıramıyorsanız pesketaryen olarak sınıflandırabilirsiniz.

çevrenizden ''o neymiş ya'' , ''daha neler duyacağız acaba ''gibi tepkiler alsanız da et yemediğinizi söylediğinizde gelen ''vejetaryen misin?'' sorusuna ''hayır pesketaryenim'' diyerek, oluşan kafa karışıklığını bir nebze azaltabilirsiniz.
devamını gör...

türkiye'nin durumunu gözler önüne seren olaydır. bu ülkedeki gençleri bu raddeye getirenler utansın. artık 13-14 yaşındaki çocuklar bile daha lisedeyken bir şekilde yurt dışına çıkıp kendini kurtarma hayalleri ile büyüyor.

"benim geleceğe dair umudum yok, hayalim yok. hayattan bir beklentim yok." okurken bile insanın boğazına bir şeyler düğümleniyor.
çok üzgünüm sözlük. genç kardeşimizin mekanı cennet olsun.

link
devamını gör...

eleanor fortescue-brickdale tablosu.
the little foot page, thomas percy’nin “child waters” ya da “burd helen” olarak adlandırılan ve zalim sevgilisi child waters’ın çocuğunu doğuran ellen’ın sadakatini anlatan geleneksel bir destanından bir sahneyi anlatır. adam, ellen’ın kendisine -sadece erkeklerin olduğu- “page” (hizmetçi/köle/koruma) olması konusunda ısrar eder. resimde ellen, erkek olarak kabul görebilmek için erkek kıyafeti giymiş, uzun saçlarını keserken görülür. yerde ise elbisesi ve şalını görebilirsiniz.
jan marsh ve pamela gerrish nunn kataloglarında ressamı 'pre-raphaelite women artists' adı altında gösterirler. resim, sergiye açıldıktan birkaç yıl sonra güzel sanatlar öğrencisi kadınların saçını “page boy” stilinde kestiği görülmeye başlanır, bu sebeple bu resmin az da olsa modaya yön verdiği düşünülüyor.
ressam detayları ve natüralist renkleri kusursuz bir özenle çizmiş. bu resimdeki yeşillik, ressamın her bir çim yaprağı dahil olmak üzere, her şeyin çok detaylı bir şekilde kopyalandığı “truth to nature” (doğaya sadık kalma) ilkelerine olan sarsılmaz bağlılığını göstermektedir. ressamın değeri ise 1902'de the ınstitute of painters in oils’in ilk kadın üyesi olduğu zaman anlaşıldı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak

edit: link çalışmıyor ama seneler önce o sayfadan okuduklarımdan yazmıştım bu yazıyı, yine de aynı siteden bu linke göz atabilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim