en sevdiğim kitapçı.

kitapları zaten insanın kendisini kaybetmesine neden oluyor da, bir de yapbozları, büyüklere de hitap eden değişik oyunları falan var ya alt katında... resmen harikalar diyarında gibi hissetiriyor. yalnız o bilgisayar ve mühendislik kitaplarını daha havasız olan alt kata taşımaları hiç iyi olmadı bu dönemde.

bir ara kredi kartına 6 taksit yapıyorlardı. annemin kartıyla alıp çok rahat şekilde ödüyorduk, aylık taksit ucuza geldiği için. son gittiğimizde "bu karta taksit yapamıyoruz." dedikleri için bir daha eskisi kadar sık kitap alamam büyük ihtimalle. vallahi ayıp ettiniz ayıp! benim gibi kitap kurdunu kaybederek iyi yapmadınız.

yine de bana, son birkaç yıldır yaşadığım güzel buluşmaları hatırlattığı için dost'un yeri her zaman ayrı olacak benim için.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ye çikolatanı salla hayatı!

mayalar tarafından, tanrının yiyeceği olarak adlandırılmış.
çikolatanın kokusu bile beyinde mutluluk hormonu olan serotonini artırır. bitteri antideprasan etkisinde. mutluluk,canlılık, zindelik hepsi o an hizmetinde. benim serotonini çok fazla kaçırdığım zamanlar oluyor. bütün gülme krizlerim o ana denk geliyor. geçen arkadaşım bir şey anlatıyor. tür biraz trajik ama sanki komedi oyunu oynatılıyor önümde. bir cümleyi bile başka bir yere çekiyorum.gülüyorum, güldürüyorum. ne oluyor öyle? özellikle kadınlar üzerinde çok etkili. yani bir buket çicek yerine bir paket çikolatadır işin sırrı. markette çikolata reyonunun önünde aptallaşanlardanım. ne güzel çikolatalar var be!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayatıma neşe saldın
bırakıp gitmedin kaldın
bir anda gönlüme daldın
sen benim çikolatamsın
*

çikolatayla tatlı düşler programından bugünlük bu kadar. haftaya yeni çikolatalar gelecek haberiniz olsun...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gemlik/bursa
devamını gör...

benim için tüm bölümleri bitirdiğim üstüne de bölüm sonu canavarını bile yendiğim bir yaş gibi hissettiren güzellik idi.
ama kızlar canavarlar bitmiyor her bölümde yeni bir canavar karşınıza çıkacak.cephaneniz sağlam olsun.okuyun,gezin,dinleyin,yaşamaya çalışın.23 yaşınıza kadar olamadıysa bile geç değil o yaştan sonra olsun.kendinizi sevin. çünkü ben bizi tutuyorum.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sonunda yakaladım. dün gece “sylvan lake” alberta/kanada
devamını gör...

insanı mutlu eden bulutsuzluk özlemi şarkısıdır.

devamını gör...

8 sene önce falandı. yoldaş benjamin franklin'in tam tersi istikamette -- warsaw to riga -- 20 kişilik de olabilir bilmiyorum ayni uçakmı ama tahminim 35 40 kişilik vardır, pırpır pervaneli uçaklardan..

ilk defa böyle bir uçağa bindim. eski görünmüyordu ama yeni de değildi. bu uçakların kullanıldığını bile bilmiyordum.

hava gerçekten berbat, neyse alman bi kadinla oturuyorum, orta yaşlı, uçak kalktı o konuşmaya çalıştıkça ben geriliyorum. uçak zaten hiç güven vermiyor.

gergin olduğumu anladı, sordu ve bende itiraf ettim... etmez olaydım.
azılı bir hristiyan çıktı kadının içinden, dua etmemiz gerektiğinden jesusa guvenmemiz gerektiğinden bi başladı, rigaya vardığımızda elimde incil vardi*

inişteyse ilk seferde pisti mi tutturamadi nasil olduysa tekrar yükseldik,ancak 15-20 dakika kadar sonra tekrar inişe geçebildik. gerim gerim gerildim, avuc iclerim terledi şuan bile. indikten sonra da yağışlı zemin nedeniyle çok zor durduğunu hatırlıyorum. ve finalde pilota koca bi alkış tabi.

berbat bir havada külüstür pırpır uçakla uçmanın, inerken ölümden döndüğünü hissetmenin gerginliği ve dinci/dırdırcı/evengelist/misyoner bir alman. daha korkunç çok az hikaye vardır*
devamını gör...

yazayım bu kez. düşünmeden, goygoya vurmadan, ağlamadan da. belki yazdıkça ağlarım bilmiyorum. muhtemelen. evet sözlükten ayrılacağıma dair yazdım geçen ve evet pek burada değilim ve gerçekten temelli gideceğim şu sıra açık duruyor öyle. ne olacağımı zerre bilmiyorum. sağlığıma kavuşamıyorum. burada intihar gibi can sıkıcı mevzular arttı son zamanlarda biliyorum, insanlar öyle bi duruma geldi ki şu an bu satırları yazarken ‘dikkat çekmek için intiharvari söylemlerde bulunmak’ konusuna değinmeden olmuyor. ben bu konulardan yaklaşık üç senedir çok sıkıldım. majör depresyon sürecinde fazlasıyla hayatım intiharın eşiğindeydi. bu yüzden bahsetmek konuşmak öyle yorucu ve sıkıcı ki. insanlar buraya intihar etmeden önce yazamazmış bilmem neymiş. aptal. tek kelimeyle aptalsın bunu söylediğin için her kimsen. daha önce sosyal medyaya ben ve tanıdıklarım dahil yazıp da intihara teşebbüs eden kişiler tanıyorum. aslında her gün haberlerde görüyoruz. sosyal medya profilleri intihar günlükleri gibi. artık eskisi gibi gizli saklı bir şey değil intihar mevzusu. yok kimseyle bir süre konuşmazmış bilmem neymiş. yaşamak böyle bir şey değil ki. “yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor halkın doğurgan dünyasına dalmakla” ve ufacık bi hareketin intihara ittiğini bilmemekten kaynaklanıyor bu ukalaca söylem. insan sandığımız kadar güçlü bir varlık değil. tamamen komik bi yapıya da sahip. her şey insanla iç içe ve öyle anlamsız ki. sağlıklı insanın bile hareketlerinde mantık ibaresi göremiyoruz ki sağlıksız bireylerin düşünce dünyasını tahmin bile etmek zor. ufacık yeğenimin bir olumsuz sözü bile beni aşağı çekiyor. bütün ruh halim alt üst oluyor. bu ne demek biliyor musun sen? (kime seslendiğimi bilmiyorum, belki ukala insanlara, yine de çok kızmıyorum) bu hayatı yaşamak kolay değil bana da olmadı. şu an ne durumdayım diye bahsedecek olursam işte bunu bilmiyorum. önceden sadece ölmek istiyordum, ölüm hep benimleydi, hep. şimdi dünyanın aptalca güzelliklerine inanmaya başladım ve hala sağlıklı olamıyorum. eziliyorum hayatın güzelliğine meylederken. kötü ufacık bir şeyde öfkemi kontrol edemiyorum. halbuki kırdaki zambak ve gökteki kuşu örnek almalıydım. bazen susmayı bilmeliydim. ve bir kapı olarak ölüm hep yine benimle duruyor orada. güzellikle ölüm arasında sıkıştım kaldım sanki. şunun bilgisine sahibim; ölümüm elimden olacak. ne zaman olduğunu şu an bilmiyorum. inandığım güzellikler beni bi gün yüz üstü bıraktığında ben de bırakacağım bu hayatı. okuyan var mı buraya kadar bilmiyorum ama boşuna korkmasın. yastığa koyduğum başım açtı sözlüğe içini döküyor. keşke korkulan başıma gelse fakat. allah’a inanıyorum, hep inandım, hep ona bıraktım, o hep benimleydi. onun beni bıraktığını hissettiğimde sanırım ben de bırakacağım hayatı. annemi çok özledim. yaşadığım şehri değiştireceğim annemin mezarı burada kalacak. nasıl hissedeceğimi hiç bilmiyorum. tanıdığım kimseyle aram eskisi gibi değil. akrabalarım, arkadaşlarım kimseyle yakın değilim artık. kendimi yapayalnız hissediyorum. kedilerim ölüyor elimde, ufacıktı bir aylıktı. hepsi gidiyor ben kalıyorum. üstelik niye bilmiyorum. yok ben konuşmaktan da yazmaktan da bıkmışım devam edemeyeceğim. şuradan gidene kadar kendi halimde takılırım. şimdi ağlayarak uyuyakalacağım.
devamını gör...



"bir gülüşün bile yeterdi...
...
her yer karanlık ama korkma sarıl bana!"

<3 seni seviyorum ve keşke burda olsan demekten yoruldum, iyi ki burdasın demek istiyorum. her şeye rağmen iyi ki varsın. seni seviyorum yaaa:)
devamını gör...

mehdi olduğunu sanıp stüdyoda yuvarlanarak bakın nasıl uçtum diyen bir herif vardı sanki.
devamını gör...

türünün en iyi örneklerinden biri olan 1984 yapımı amerikan filmi. o dönemin meşhur oyuncularından val kilmer, ömer şerif gibi isimler var başrollerde.

üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen hâlâ aklıma estikçe izler ve gülerim. günümüzde komedi maksatlı yapılan birçok filmden birkaç adım önde olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

sabah sabah, hele pazar sabahı hava çok güzel oluyor. insanın balkona çıkıp kuş cıvıltılarını dinleyesi geliyor.
devamını gör...

iyi ki varsın iyi ki bizimledir bitanem
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir süre sonra unutulacağım, birkaç kuşak sonra adımı dahi bilmeyecekler, her vesairenin kaderidir bu.

siz öldükten sonra insanlar yaşamaya devam eder. ömer hayyam'ın da dediği gibi;
gerçekten bu çemende şimdi biz gezmekteyiz
bizden bitecek çemende kimler gezecek?
devamını gör...

bol köpüklü tarçınlı türk kahvesi.
devamını gör...

kedi sahibi yazarların ya da sokaklardaki kedicanları beslemeyi sevenlerin deneyip, kedilerin memnun kaldığını ve iştahla yediğini gördüğü mama markalarının tavsiye edilebileceği başlık.

hayvansever yardımlaşması güzel. pamuk eller klavyeye.

not: mamaları kendiniz yiyip memnun kalıyorsanız bu bilgiyi kendinize saklayabilirsiniz tabii.

***
ironika ukdesidir.
devamını gör...

eveet yine birileri bir şeylere karar veriyor.. paramızla enayi oluyoruz ya komik olan da bu. evet, diyelim ki bu platforma para vermek bizi enayi yapıyor, parasıyla enayi olmuş insanlara laf atmak sana ne kazandırıyor?
açıkçası diğer sitelerden beleşe izleyeceğim diye onca zahmetini çekemem. netflix'in arayüzünü seviyorum, istediğim gibi zahmetsiz bir şekilde dil seçeneğini değiştirip dublaj ve alt yazı seçeneklerini kullanabiliyorum, üstelik görüntü kalitesi de çok iyi. ama diğer platformlardan izlerken sürekli reklamlarla boğuşup, saçma sapan bir altyazıya maruz kalıyorsun ve bir de üstüne çamur gibi bir görüntü kalitesiyle izliyorsun. bu şekilde izlediğinden keyif alabilen varsa diğer platformları tercih etsin tabii, ben izlediğim diziden keyif alamayacaksam enayi olmayı tercih ederim.
devamını gör...

gerçekten çok güzel tanımları olan yazar. keyifle okuyoruz efendim.

takipteyiz, nice güzel tanımlara...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim