küçükken teravih namazlarında başıma gelirdi.
her ramazan ayında arkadaşlarla teravih namazına giderdik. imam fatiha suresini okurken sonlarına doğru bir harfi uzatarak okurdu, nedense çok komiğimize giderdi. ben başlardım sırıta sırıta gülmeye arkadaşlar da dayanamayıp gülerdi, en sonunda namazı bitiremeden cami'den çıkardık.
her gittiğimizde bakın bu sefer gülmek yok derdik ama imam o harfi uzatınca yine dayanamayıp gülerdik.
devamını gör...

(bkz: çarpılma garantili başlıklar)*
devamını gör...

kararsız kaldığım önerme.
şimdi hayır deyip meriç ilan edilebiliriz ya da evet deyip muhtelif sıfatlarla etiketlenebiliriz.

''çirkin kafa sözlük kadını yoktur az içilmiş portakal suyu vardır .''
devamını gör...

(bkz: turnike)
devamını gör...

bir şey yazmayı düşünmüyordum aslında ama bazı yazılan şeyleri görünce yazmaktan alıkoyamadım kendimi. yukarıda biri yazmış 3/10’luk kız talep yoğunluğundan neymiş burnunda kıl aldırmıyormuş. neyiz biz arkadaş mal mıyız? ben çirkinim diye benimle konuşmaya çalışan ama beğenmediğim, hoşlanmadığım kişilerle konuşmak zorunda mıyım? dış görünüşüm standartlara uymuyor diye elimden seçme hakkım alınıyor mu? istersem konuşurum istemezsem de konuşmam. canım istemiyorsa seninle konuşmam 10/10’luk erkeklerle konuşmayı beklerim ömrüm boyunca. sana ne.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu teoriyi çürütün de siz de biz de rahatlayalım. ama oturduğunuz yerden çürütemezsiniz. zira bilimsel çalışmalar bu şekilde yapılmıyor.
tez-antitez-sentez,ispat, makale, intihal, hakemli dergi...
bu gibi kavramlar sizin için bir şey ifade etmiyor ise ancak elmayı çürütürsünüz.

muhafazakar, islami hassasiyeti olan ve evrim teorisinden hazzetmeyenlere şunu söyleyeyim; varsa bir bilimsel çalışmanız lütfen bizimle de paylaşın. bir de korkmayın bu kadar. bilmediğiniz, bilmediğimiz o kadar çok şey var ki...
hem ne diyor kitapta okuyun, akledin, düşünmez misiniz, ilim çinde de olsa gidin alın. değil mi?

o halde fen bilimleri açısından önce evrim teorisinin ne anlattığını anlamanız ondan sonra da varsa deliliniz ortaya koymanız gerekir. biyoloji, genetik, arkeoloji gibi bilim dalları bu konuda yardımcı olabilir.

islam ilimleri açısından da islam dininin evrenin oluşumu, türlerin kökeni ve gelişimi hakkında ne söylediğini, evrim teorisi ile islam dinin çelişip çelişmediğini ortaya koymanız, bunun için de sarf, nahiv, tefsir, kelam gibi ilimlerde söz sahibi olmanız gerekir.
sonuç olarak fenni ve islami ilimlere hakim olmadan bu konuda bir şey söyleyemezsiniz.
içeriğine vakıf olmadığınız konular hakkında konuşmak zorunda değilsiniz.
saygılar.
devamını gör...

öğretmen falan değilim ama şunu diyen tayfa cidden sıktı. biraderim adam eşşek gibi çalışmış olmuş öğretmen mis gibi. sende lisede yaban eşeği gibi yan gelip iki seksen uzanıp milletin üstüne atlayan, millet üni sınavına hazırlanırken kafasına şaplak atıp "lan inekler puhhaswasadf mal mısınız olm çalışmayın aw" diyen, futbolda takım kurarken adam seçen pembe kramponlu hırçın tembel çocuk olmasaydın sen de şuan öğretmen olmana gerek kalmamakla beraber bulunduğun kurum ya da şirkette yattığın yerden paranı çalışmasan dahi alıyor olurdun. ama sen hayatının o döneminde yatmayı seçtin.
devamını gör...

kandırmak mı? üstüme iyilik sağlık. programın adı ortada.
akıllara ne geliyor? tabii ki zamanda yolculuk. ee buyrun o zaman absürt diyarlardan alice bugünlere hangi şarkılarla geldi dinleyelim bakalım. bu yayının çalma listesi bana hayatıma aldığım birçok insandan daha çok faydası dokunan şarkılardan oluşacaktır. bugün miyamoto musashi'nin şansına nedense boğuklaşan, bir garipleşen sesimle konuk olacağım bu programa. sokağa çıkma yasakları kalkmadan önceki şu son cuma gecesinde görüşmek üzere.
devamını gör...

benim hiç yabancı düşmanım olmadı, hepsiyle kahve içmişliğim var.

yeşim salkım
devamını gör...

senin yüzüne nolmuş?
nolmuşş!!!
saygı ve sevgiyle anıyorum.
devamını gör...

hayatımın en büyük hayal kırıklıklarından biri olarak yerini almış kişi. o gece sabaha kadar bekledim. artık konuşmayacağını bile bile. sabaha kadar. gözümü kırpmadan. o gece yıktığı güveni tekrar inşa edebilir mi? benim için asla.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

%100.
devamını gör...

benim de çok sevdiğim aktivitedir. hele ki bazı mezarlarda şiirler ve sözler yazar ya, o anda çok duygulanırım.
devamını gör...

keyifle izledim. fikir çok hoş ve iyi işlenmiş. kumar oyunlarına ve psikolojisine ilgisi olan biri olarak yer yer çok etkiledi beni. dış dünyada her türlü ayrımcılığa ve eşitsizliğe mâruz kalan "loser'lara çok yönlü kurgulanmış ıssız bir yerde fair play vaat ediliyor. kaybedecek bir şeyi olmayan insanlar gibi görünüyor pek çok oyuncu başlangıçta. sonradan bunun böyle olmadığı görülüyor. özellikle baş oyuncuların kaybedecek ve biri haricinde nihayetinde hepsinin kaybettikleri şeyleri olduğu anlaşılıyor. hepsinin farklı bir hikâyesi var. pakistan'tan para kazanmaya gelmiş müslüman ali, kuzey kore'li cool göçmen kız, 47 yaşında yaşlı annesiyle yaşayan ve onu söğüşleyen baş karakter, onun dibe vurmuş "dâhi" kardeşi, sonradan her şeyin ardında olduğu anlaşılan yaşlı adam... bence iyi işlenmiş karakterler bunlar. oyunlar insanın en temel içgüdüsü olan hayatta kalma savaşımlarına yönelik. insanın binlerce süslü tanımı yapılabilir. bunu felsefî bir biçimde yapabilirim. ama çalıyı dolanma bana açık ve net biçimde insanı tanımla deseniz size insan hayatta kalmaya çalışan varlıktır derim. üstelik öleceğini bilerek yaşayan bir varlık olarak bu mücadeleyi verir. tam bir jungle aslında oyun alanı ve oyunlar. homo homini lupus, insan insanın kurdudur. herkesin herkesle sürekli savaşı. ama bu bitimsiz savaş sırasında kalbe dokunan şeyler de yok değil. baş karakterin uyuyan "dâhi" yi kuzeyli kızın telkiniyle öldürmemesi ve dâhinin zaten yaralı olan kızı öldürmesi bunun ardından... sonra baş karakterin kızın başında acıyla bezenmiş çığlıkları... bunlar bir kurgunun olmazsa olmaz çatışmaları. oyunlar sırasında pek çok şeyi öngördüm ben. bilye oyununda özellikle. iki kızdan birinin vazgeçerek diğerinin yaşamasını sağlamasını, yaşlı adamın oyunun başından itibaren bunak rolü yaptığını ve pakistan'lı ali'nin kazanıp öleceğini bildim. ali'nin durumuna romantik bir bakışla yaklaşsaydım herhalde hüngür hüngür ağlamam gerekirdi. saflığı ve iyi niyeti yüzünden karşısındaki kurda yem oldu derdim. ama böyle bakmıyorum. bu tamamen doğal seçilim. inanmaması ve kanmaması gerekirdi o durumda. aptal biri de değildi o sahne biraz zorlama olmuş bence. pakistan'lı müslüman bir göçmen olarak onu öldürmek en kolayıydı. dizinin ingilizce altyazısında ciddi hatalar ve eksikler olduğu söyleniyor. ayrıca ingilizce konuşulan sahnelerde ingilizce altyazı yoktu. polis her zamanki gibi bir kahraman yaratma telaşıydı bence. öyle bir mekânda bir türlü bulunamaması filan olacak şey değil.
devamını gör...

ne kadar doğalsan o kadar kendini yansıtırsın. kasmamak en güzelidir.
devamını gör...

benim için her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek, fazla kafa yormak.
devamını gör...

çocukken tuvalet penceresinden korkardım. binanın içine açılıyordu. orada yaratıklar var sanıyordum.
devamını gör...

büyük olmak için, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin. hiç kimseyi aldatmayacaksın. ülke için gerçek amaç ne ise, onu görecek, o hedefe yürüyeceksin.

“herkes senin aleyhinde bulunacaktır. herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. fakat sen, buna karşı direneceksin. önüne sonsuz engeller yığacaklardır. kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın.

bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin.”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim