kendimizle aramızdaki fark
en içimizde olan saf halimize karşın etrafa oynadığımız roldür bu fark.
hepimiz yaparız bunu. kabuklara sarar, iyice derinlere gömeriz kendimizi. kimseyi umursamıyorum diyenimiz bile bir yerlerde, bir zamanda kendi gibi olmaktan çekinmiştir belki korkmuştur belki istemsizce kendi gibi olmamıştır.
bir de kendimize yabancılaşmış hissettiğimiz evre vardır ki en matah durum da budur. yaptığımız eylemleri kendimizin yaptığına inanamayız. bazen asla dediğimiz şeyleri yaparken buluruz kendimizi.
esasında her gün hatta her saat değişiyoruz ve kendimiz olmak dediğimiz şey sabit kalmıyor. onunla aramızdaki fark açıldıkça açılıyor. bir zaman sonra etrafta bize biçilen rolü oynamaktan kendimizi kaybediyoruz, unutuyoruz. kimdim ben?neydim ben? derken buluyoruz kendimizi.
sonrası zaten malum;
nedensiz mutsuzluklar silsilesi, gülümserken içimize akan gözyaşları.
hepimiz yaparız bunu. kabuklara sarar, iyice derinlere gömeriz kendimizi. kimseyi umursamıyorum diyenimiz bile bir yerlerde, bir zamanda kendi gibi olmaktan çekinmiştir belki korkmuştur belki istemsizce kendi gibi olmamıştır.
bir de kendimize yabancılaşmış hissettiğimiz evre vardır ki en matah durum da budur. yaptığımız eylemleri kendimizin yaptığına inanamayız. bazen asla dediğimiz şeyleri yaparken buluruz kendimizi.
esasında her gün hatta her saat değişiyoruz ve kendimiz olmak dediğimiz şey sabit kalmıyor. onunla aramızdaki fark açıldıkça açılıyor. bir zaman sonra etrafta bize biçilen rolü oynamaktan kendimizi kaybediyoruz, unutuyoruz. kimdim ben?neydim ben? derken buluyoruz kendimizi.
sonrası zaten malum;
nedensiz mutsuzluklar silsilesi, gülümserken içimize akan gözyaşları.
devamını gör...
köylülerin depresyona girmemesi
o kadar çok yapılacak iş var ki anam ne depresyonu modudur
devamını gör...
björk
''tanrı izlandalıları korusun'' dileğimin baş meleği. * gençliğinde insanı histerilere sürükleyecek kadar rahatsız edici bir güzelliği varmış.
bu hatunun parçaları kirli manyetik bass hastası bünyeme birazcık hafif geldiğinden maalesef ki düzenli olarak remix'li işlerini sömürüyorum. mesela play dead sound anlamında bana fazla feminen geldiği için tim simenon 12 inch remix'i tüketiyorum. ya da joga dub mix... come to me black dog mix... gibi.
bu hatunun parçaları kirli manyetik bass hastası bünyeme birazcık hafif geldiğinden maalesef ki düzenli olarak remix'li işlerini sömürüyorum. mesela play dead sound anlamında bana fazla feminen geldiği için tim simenon 12 inch remix'i tüketiyorum. ya da joga dub mix... come to me black dog mix... gibi.
devamını gör...
9.90
bir frederic beigbeder kitabıdır.
frederic beigbeder’in aslında bir reklam yazarı olduğunu daha önce tanımını yaptığım aşkın ömrü üç yıldır kitabını anlatırken yazmış ve o tanımda da bu kitaptan bahsetmiş ancak adını hatırlayamadığımı yazmıştım.
kitabın şu anki ismi 9.90. türkiye’de ilk kez yayınlandığında kitap 3.900-tl adıyla çıkmıştı. ancak yazar reklamcılık kültüründen geldiği için bir pazarlama stratejisi uygulayarak kitabın ismini her baskıda fiyatına göre değiştirme kararı almıştır.
kitabın son adı 9.90’dır. ve 99 francs adıyla da 2007 yılında jan kounen tarafından sinemaya aktarılmış ve başarılı olmuştur.
kitap ve elbette film de özgüveni yüksek bir reklam yazarının hikayesini anlatmakta. bu yazar ışıltılı dünya içinde hızla yükselir ve kendine kadınlar, lüks ve şatafat dolu bir dünya yaratır. benim anladığım kadarıyla içinde frederic beigbeder’in şahit olduğu ve eleştirdiği birçok şey var bu hayatın. elbette hiçbir şatafat sonsuza kadar sürmez.
kitap çok harika bir edebi eser değil ama bence okunmaya değer. bir şans verin derim ben.
frederic beigbeder’in aslında bir reklam yazarı olduğunu daha önce tanımını yaptığım aşkın ömrü üç yıldır kitabını anlatırken yazmış ve o tanımda da bu kitaptan bahsetmiş ancak adını hatırlayamadığımı yazmıştım.
kitabın şu anki ismi 9.90. türkiye’de ilk kez yayınlandığında kitap 3.900-tl adıyla çıkmıştı. ancak yazar reklamcılık kültüründen geldiği için bir pazarlama stratejisi uygulayarak kitabın ismini her baskıda fiyatına göre değiştirme kararı almıştır.
kitabın son adı 9.90’dır. ve 99 francs adıyla da 2007 yılında jan kounen tarafından sinemaya aktarılmış ve başarılı olmuştur.
kitap ve elbette film de özgüveni yüksek bir reklam yazarının hikayesini anlatmakta. bu yazar ışıltılı dünya içinde hızla yükselir ve kendine kadınlar, lüks ve şatafat dolu bir dünya yaratır. benim anladığım kadarıyla içinde frederic beigbeder’in şahit olduğu ve eleştirdiği birçok şey var bu hayatın. elbette hiçbir şatafat sonsuza kadar sürmez.
kitap çok harika bir edebi eser değil ama bence okunmaya değer. bir şans verin derim ben.
devamını gör...
james franco
11.22.63 gibi harika bir mini dizide başrol oynayan başarılı aktördür kendileri. izlerken çokça duygulandırmıştır.
devamını gör...
edebiyattan anlayan kadın
şarap gibidir. hanımefendi özen ister saygi ister sevgi ister. edebiyat bir hayat alışkanlığı bir yaşam zevkidir. bunu bilen anlayan ve böylesine dikkatli bir tutumda olan hanımefendi onun dilinden anlayan ve onun hassasiyetlerine saygi gösteren bir bey ile denk gelirse şiir gibi ilişki yaşarlar. anlamak hissetmekle birleşir ifadelere özgürlük katar ruh katar hayata tat katar siyah beyaz iken her yer renkli olur. cümleler kanina karışır mazallah başını kitaplara çarpar üstünü başını şiir yaparsin. bir o kadar tatlı görünürsün hanımefendinin gözüne. öğle uykulari gibi sessiz tatli aksama doğru baslayan hafif yağmur gibi serin ve naiflesir dünya.
aksamlari bir kadeh sarapta kaybolur, geceleri ayisiginda sevisirsin. edebiyat bilen anlayan hanımefendi dünyayı dünyan kılar. selam olsun şehrin yalniz ve güzel hanımefendilerine...
aksamlari bir kadeh sarapta kaybolur, geceleri ayisiginda sevisirsin. edebiyat bilen anlayan hanımefendi dünyayı dünyan kılar. selam olsun şehrin yalniz ve güzel hanımefendilerine...
devamını gör...
karma puan formülü
büyük bir kısmını çözdüğüm formül.
toplanın, anlatıyorum.
1 artı oy= 0,75 karma puan
1 favori= 1 karma puan
1 takipçi= 15 karma puan
(formülü değiştirdiler, kanıtlara gerek kalmadı.)
kanıt isteyen yazarlara:
yazarın bir tanımını artılamadan önce yazarın karma puanı:

yazarın bir tanımını artıladıktan sonra yazarın karma puanı:

yazarın bir tanımını artıladıktan, favladıktan ve takip ettikten sonra yazarın karma puanı:
toplanın, anlatıyorum.
1 artı oy= 0,75 karma puan
1 favori= 1 karma puan
1 takipçi= 15 karma puan
(formülü değiştirdiler, kanıtlara gerek kalmadı.)
kanıt isteyen yazarlara:
yazarın bir tanımını artılamadan önce yazarın karma puanı:

yazarın bir tanımını artıladıktan sonra yazarın karma puanı:

yazarın bir tanımını artıladıktan, favladıktan ve takip ettikten sonra yazarın karma puanı:
devamını gör...
sabahın erken saatlerinde duyulan kumru sesi
hâlâ hayattasın cümlesinin kuş dilinde sana aktarılmasıdır.
devamını gör...
yazarların asla yapmam dediği bir şey
asla tiktok kullanmam.
devamını gör...
hoşlandığın yazarın ukdelerini seri doldurmak
öyle bir şey mi varmış,ilk defa duydum.
bileydim hiç girişmezdim zamanında bu işlere*
bileydim hiç girişmezdim zamanında bu işlere*
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
bayramdan önce beklediğim tüm ödemelerin bugün gelmesi beni çok mutlu etti. şükürler olsun, çocuklarıma bayram harçlığı verecek ve yeğenlerime ıban ile * harçlık gönderecek kadar param var.
devamını gör...
bir yakınını kaybetmek
her sabah yaşadığım endişe. 4 yıldır aileden uzakta yaşamaktayım. her akşam wassaptan konuşsak da iyi olduklarını bilsem de yakamı bırakmayan korku. bir yazı okumuştum:"birisiyle son defa konuşacak, son defa sarılacak ama bunun son olduğunu bilmeyeceksiniz." ne doğru diyordu. bu yüzden kimle isem sonmuş gibi yaşamaya, üzmemeye ve mutlu ayrılmaya çalışıyorum.
devamını gör...
ölçülülük erdemi
ölçülülük, tdk sözlüğüne göre "ölçülü, dengeli olma durumu, ılım, itidal." demektir. tdk sözlüğü ile işimiz bu kadardı. tek sözlüğümüz o değil ya. bir de bizim erdemler sözlüğümüz var. çok pardon tdk sözlük ile küçük bir işimiz daha varmış? erdemin tanımını soralım bir de canım sözlüğe. sözlüğe göre erdem, "ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet" olarak tanımlanmıştır. ancak sevgili sözlük bu tanımı yaparken, ahlak yerine etik kelimesini kullansaydı daha doğru olurdu diye düşünüyorum. çünkü ahlak dediğimiz şey, toplumdan topluma değişebilen, kişilerin uyması gerekli davranışlar ve kurallar bütünüdür. etik ise daha evrensel ve kadimden gelen kolay kolay değişiklik göstermeyen bir yapıdadır. her neyse, işte bu erdemlerden biri de ölçülülüktür. kendisi, en önemli erdemlerdendir. diğer erdemlerin insanlar üzerindeki etkilerini de doğrudan şekillendirir. diğer erdemler demişken toplum tarafından az bilinen erdemleri de paylaşmak isterim. asalet, tatlı dilli olmak, araştırma, boş şeyleri umursamamak, güler yüzlü olmak, zaman ve mekan hakimiyeti, çaba, sessizlik, doğaya uygun yaşamak, dostluk, gözlemlemek, hayal kurmak, sır tutmak, heyecanların kontrolü, istikrar, kusur aramamak, mücadeleci olmak, neşeli olmak, harekete geçmek, telafi etmek, yakınmamak.
ölçülülük konusuna tekrar gelelim. hayatın her alanında kullanabileceğimiz bir erdemdir. yokluğu her daim bizleri zor durama sokabileceği gibi diğer erdemlerin yararlarını da ortadan kaldırabilir. örneğin bir insana karşı fazla merhametli olursak, o insana yararımızdan çok zararımız dokunabilir. kendisini iyice acınacak bir durumda hissedebilir. yaşadığı durumdan çıkması daha zor olabilir. aynı şekilde bir insana çok fazla iyilik edip o kişiye sürekli destek olursak, o kişinin kendi gelişiminin önüne geçmiş olabiliriz. örnekleri çoğaltabiliriz. erdemlerin, hayatı daha yaşanılabilir bir hale getirdiğini unutmayalım. sevgiyle.
ölçülülük konusuna tekrar gelelim. hayatın her alanında kullanabileceğimiz bir erdemdir. yokluğu her daim bizleri zor durama sokabileceği gibi diğer erdemlerin yararlarını da ortadan kaldırabilir. örneğin bir insana karşı fazla merhametli olursak, o insana yararımızdan çok zararımız dokunabilir. kendisini iyice acınacak bir durumda hissedebilir. yaşadığı durumdan çıkması daha zor olabilir. aynı şekilde bir insana çok fazla iyilik edip o kişiye sürekli destek olursak, o kişinin kendi gelişiminin önüne geçmiş olabiliriz. örnekleri çoğaltabiliriz. erdemlerin, hayatı daha yaşanılabilir bir hale getirdiğini unutmayalım. sevgiyle.
devamını gör...
içinde saygı olmayan sevgi
bir toplumdaki düzeni sevgi olmasa da insanların kendinden farklı olana duyduğu saygı ayakta tutar.ikili ilişkilerde ise saygı sevginin guclenmesini sağlar.illaki catismalar yaşanacak ancak öfke anında kontrolsüz olan, sadece kendi duygusal ihtiyaçları ile iliskiyi yuruten taraf digerini yorar ve uzaklaşmasına neden olur.
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
inşaatı izlemek.
devamını gör...
akrabadan utanmak
sık sık başıma gelen şey.
amcam ne kadar insan (!) olduğunu göstermek için engelli bir vatandaşla selfie yapmış, facebook'a koymuş. altına da "sakatlarda* insan" yazmış. bastım hemen engeli tabi ki. böyle yaratıklarla aynı genleri taşıyor olmak ne kadar üzücü.
amcam ne kadar insan (!) olduğunu göstermek için engelli bir vatandaşla selfie yapmış, facebook'a koymuş. altına da "sakatlarda* insan" yazmış. bastım hemen engeli tabi ki. böyle yaratıklarla aynı genleri taşıyor olmak ne kadar üzücü.
devamını gör...





