ne demek çirkin kedi yok. büyüttüğüm en çirkin tatlı kedi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu sabah 08:00 sularıydı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

'kapitalizm size konfor verir, karşılığında sizden özgürlüğünüzü alır' demiştir', aldous huxley, o insan kimdir diye düşünürken...!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bon jovi'den gelsin o zaman
hey god hey god do you really think about me?
edit:tek kelime bulamadim.
devamını gör...

hem insanlık adına, hem müslümanlar adına lanetlenecek bir eylemdir. insanlar ibadetlerini yaparken onlara saldırmak, onları sakat bırakmak ki dünyadan çekindikleri için ateşli silah kullanmıyorlar yoksa siyonistler için kutsal olan yaşam sadece kendilerine aittir ve diğer insanların canları, malları, namusları önemsizdir ve istediklerinde alabilirler. insanların evlerini ellerinden alıp yahudi vatandaşlarını yerleştiriyorlar, şüphelendikleri insanları kadın, erkek, çocuk demeden vurup öldürüyorlar. kudüste yaşayan müslümanlara ambargo uygulanıyor, ilaç bile bulmakta zorluk çekiyorlar. kafalarına göre istedikleri evi, hastaneyi uzaktan bombalıyorlar. ve kudüs halkı doğumlarından ölümlerine kadar bu zulmü çekiyor. hakkaniyetli yahudiler dahi bu terörist eylemlere karşı durmaktadırlar.
“kılıç hakkı” denilmiş, “kuranı kerimde söyleniyor siyonistlere vaat edilmiş topraklar” denilmiş. belli ki konuyla alakanız yok. o zaman yorum yapmasanız daha iyi olur.
bir zümre müslümanlara olan nefretiyle “kim müslümanın karşısındaysa onu kutsarım” mantığı ile hakkaniyetten vazgeçiyor, insanlığını bir kenara bırakıp nefretinin esiri oluyor. bu zulümü hakkı göstermeye çalışanlar dilerim ki insanlıkları galip gelir hatalarından dönerler. bugün baktığımızda dünyaca ünlü yıldızlar bile israilin bu yaptığı zulmü alenen eleştiriyorlar, kınıyorlar, lanetliyorlar. çünkü tarafsız bir gözle bakınca ne olursanız olun eğer insanlık vasıflarınız gelişmişse ortada bir zulüm olduğu apaçık bellidir.
devamını gör...

o ayağı da kaldırması lazımdı ki iyice anlaşılsın.
devamını gör...

bir televizyon programına başvurdum bundan epey bir zaman önce. salak saçma bir form doldurdum kanalın websitesinden, fotoğraf yükledim vs. neden böyle saçma bir şey yaptım bilmiyorum ama yaptım. her neyse itirafım bu değil.

başvurum olumsuz bir dönüşe bile layık görülmedi. aranmadım.

ee ne var bunda değil mi? bence de öyle. öyleydi. ta ki başvurumdan bir süre sonra, günlerden bir gün mezkur yarışma programını izleyene dek.
söz konusu yarışma ülkenin en çok izlenen televizyon kanallarından birinde yayımlanan bir yemek yarışması.
yorgun argın yemek hazırladım kendime eve geldikten bir süre sonra. yalnız yemek yemekten nefret ettiğim için bir ses, bir hareket olsun diye televizyonu açayım dedim. aa baktım program. başladım izlemeye. güzelce bir kız ve bir aşçı abi yarışıyor. keyifli keyifli izledim. puanlama başladı, kız çok sempatik ama abinin yemeği daha güzel. kız kazanamayacak belli ama keşke kazansa diyorum. sevdim kızı. tatlı, bıcır bıcır bi' şey! bir de profesyonel aşçıların zaten böyle yarışmalarda zayi olmasına gönlüm razı gelmiyor falan. tahmin ettiğim gibi abi önde gidiyor ama, son jürinin puanı açıklanmadan en fazla 10 saniye önce…
o nasıl bir an! tarif etmesi çok güç, insan beyni çok acayip bir şey.
kızın, benim kazanmasını istediğim kızın, o sempatik, o şeker şeyin, sevgilimin eski sevgilisi olduğunu anlıyorum kavrayış anı dedikleri, o salisenin kaç milyonda biri olduğunu bilmediğim anda! büyük aşkı. yarası. benden çok uzun zaman öncesine ait bir hikaye. kızın fotoğrafını görmüştüm alakasız bir şekilde bir zamanlar. biraz değişmiş. ama adı, doğup büyüdüğünü söylediği şehir… kısa süreli bir şok yaşıyorum. en fazla 5 saniyemi alıyor kızın o kız olduğundan emin olmam. arıyorum sevgilimi, televizyonu açmasını söylüyorum. neden diye sorma, ben böyleyim. reklam başlıyor. reklam bitiyor. beni onuyor. kız o kız.

beni bırak çağırmayı, aramaya bile tenezzül etmedikleri programda yarışan kızın kaybedişini izliyoruz evlerimizde telefonu kapatmadan. dünyanın en saçma şeyi.
daha bitmedi.

tesadüf bu ya bahsi geçen kızla ilişkileri yaz aşkı olarak başlamış ve istanbul'dan 3 erkek arkadaş gitmişler kızın o zamanlar yaşadığı şehre. o arkadaşlardan biri de o esnada erkek arkadaşımın evinde. öyle her hafta görüşmezler hee, ayda yılda bir. işler güçler işte, klasik hepimizin bildiği hikayeler…
telefonu kapatıyoruz, arkadaşıyla kim bilir neler konuşuyorlar. eski defterlerin açılmamış olması mümkün değil. bok gibiyim. benim kendimi kötü hissettiğimi biliyor, sen bana yemek yapıyorsun, senin yemeklerin en güzeli o yüzden diyor. sinirleniyorum. ne alakası var? kavga ediyorum. ben ediyorum ama, o susuyor. daha da sinirleniyorum. tanıdıkları vardır öyle girmiştir yarışmaya falan diyor. "zaten sektörün içinde. biliyorsun." allahım rezillik...

her neyse itirafım bu da değil. şu;

bir süre geçiyor. sakinleşiyorum. duşa girip çıkıyorum. oturup bir sigara yakıyorum, halıya bakıyorum. ve soruyorum kendime; seni üzen ne miko? beni aramadıkları yarışmada sevgilimin eski sevgilisinin yarışması... bu cevap bir farkındalığa yol açıyor. üzüntü yerini çok daha güçlü başka bir duyguya bırakıyor. bu an en üzüldüğün anın değil. ama düşün bakalım kendinden daha çok utandığın bir anın var mı? yok. yoktu.
devamını gör...

minimalist bir tasarım yapmak istemişler gibi geliyor lakin birazcık olmamış gibi . göründüğü gibi firma akıllara gelmeyebilir.
devamını gör...

şu sözlük bu sözlükten daha iyi.
burası çok kötü.
arkadaş, silah zoruyla mı tutuyorlar sizi ?
herkes hür iradesiyle, istediği gibi takılır.
devamını gör...

okunmak için yazılan , ama üzerinde piknik yapılan , varlığıyla cam silinen, tirajı olan ve belirli günlerde veya hergün yayınlanan matbuat ürünü.
devamını gör...

babaannemin evinde kahve yaptım ama çekmeyi bekleyemeden içtim biraz... birazdan yengeme fal baktıracağım, heyecanlı.. bakalım bugün ne çıkacak..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

umuyorum ki troll başlıktır. bir öğretmen olarak maaş bordromu, borçlarımı, ev kiramı, giderlerimi paylaşmak isterim çünkü.
başlığı okuyunca ben;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: ha bir de bahsedilen meslek gruplarından düşük puan alıp en yüksek maaş alan denmiş, yooo gülmüyorum neden güleyim.*
devamını gör...

elli yaşındaki adamın yirmi yaşındaki kadına abla veya yenge demesi kadar gülünç değildir.
devamını gör...

kesinlikle katıldığım kampanya. naçizane 800 tanım yapan 100 yazar arasında olmam vesilesi ile bu hediye çekine hak kazandım. yoldaş'a da içeriği bu kampanya gibi olmasa da kazandığım bu çeki istemediğimi ve nasıl değerlendirebileceğimi sorduğum bir mesaj attım. ama henüz geri dönüş alamadım. ancak şahsi düşüncem bu kampanya yapılacaksa da yönetimin katkısı ile tek elden yürütülmeli.

şöyle bir sistemle ilerleyebiliriz. 50 tl'lik hediye çeki kazanmaya hak kazanan ve bu çeki bu kampanya bünyesinde değerlendirmek isteyen arkadaşlar çeklerin hesaba tanımlanması için istenen maile bu niyetini belirtilirse ortaya net bir sayı da çıkmış olur.

hem siteye yazar kazandırmak için yapılan bu kampanya başka bir sosyal sorumluluk projesine dönüşürse sözlüğe de tanınırlık anlamında muhakkak geri dönüşü olacaktır. hadi yine iyisiniz. *

ekleme: #458782 numaralı tanım ile yönetimin bu iş için bir hazırlığı olduğunu öğrendik. teşekkür ederiz.
devamını gör...

bir abi/abla cümlesidir.

ben abi olduğum için bu cümlenin abi versiyonun anlatacağım size. benim iki tane kardeşim var, allah bağışlasın. üç de kuzenim var ki onlar da kardeşim. yani beş kardeşi olan bir abiyim ben. ve bu abilik müessesesinin hakkını sonuna kadar verdiğimi düşünüyorum, elbette eksiklerim vardır ama ciddi bir çaba içerisindeyim.

ama küçükken durum pek böyle değildi. yine koruyan kollayan bir abi profiline sahip olsam da kendi çayımı kendimin aldığı zamanlar pek de sık olmuyordu. oturduğum yerden çay istediğimde eğer kardeşim kalkmıyorsa yerinden hemen şu cümle gelirdi:

- üçe kadar sayıyorum.

genelde saymaya başlamadan çay için bir hareketlenme başlardı. bazen bir ya da iki’de işlem başlardı. bazense kardeşlerim pek aldırış etmez ve devrimci bir tutum içine girerlerdi. o zaman sayma işlemi hem yavaşlar hem de şöyle bir hal alırdı:

- üçe kadar sayıyorum. biiiiiir, ikiiiiiiiii, iki yirmibeş, iki buçuk, iki yetmiş beş…

kardeşlerimle bu aritmetik ilişkim uzun zaman sürdü. sonra hepimiz büyüyünce artık üçe kadar saymamaya başladım.

şimdi sizden bu tanımı okumanızı istiyorum:

- üçe kadar sayıyorum!
devamını gör...

aralık ayını görebilmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

#707571 no'lu entry'de kendisini anlatmaya çalıştığım, heykeli yapılsa beton yetmeyecek abimizdir. "ilkokul terkim ama çalıp çırpmadım, kazandığım parayla kitap aldım.." diyen eli öpülesi insandır.

kendisini tanımıyorum. yıllar öncesi haberini okudum. ali uçar, onurlu bir insandır. teşhircilik ve önyargı insan olmayanların işidir.
devamını gör...

mutlaka yaşamışsınızdır. aynı olayı beraber yaşamış olan kişiler, üzerinden biraz zaman geçtikten sonra aynı hikayeyi farklı versiyonlarda anlatabiliyorlar. ilk akla gelen taraflardan birinin yalan söylüyor olduğudur elbette. ben de aynı hikayeyi iki kişiden farklı şekillerde duyduğumda, daha az güzel olanın yalan söylediğini düşünüyorum. güzel insanlara yalan söylemeyi hiç yakıştırmıyorum.

neyse işin aslı tarafların ikisi de yalan söylemiyor olabilirmiş. hafızamız geçmişten bir anı çağırdığı zaman, o anı yeniden yaşayıp baştan kurguluyor ve her defasında bazı detayları değiştirerek yeniden yerleştirdiği için, olayı olduğundan daha farklı hatırlıyor olabiliyoruz. uzmanı olmadığımdan uzatmıyorum buraları. sadece sevgiliniz ilk yemeğe çıktığımızda gary coleman çalıyordu dediğinde, hayır mahmut tuncer çalıyordu diye ısrar edip kavga çıkarmayın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim