tabi ya manyak mısın? ne fotoğraflar hem de ooo.
devamını gör...

hem benden yaprak sarma tarifi isteyip hem de beğenmeyip nickaltımda atarlanmış yazardır kendisi. yine de kibar biri. yaşı konusunda beni kandırdığını düşünüyorum. daim olsun.
devamını gör...

insan ait olmadığı insanın yatağında sürgünde ve ait olmadığı insanın hayatında rehindir...
devamını gör...

duygusal olarak bir şey hissetmediği birini arzu etmeyen, kalben bağlı olmadığı biriyle arasında cinsel çekim oluşmayan insanlardır.
kendini yıllarca aseksüel sanan insanlar duygusal olarak bir şeyler hissettikleri birine karşı, cinsel çekim olduğunu fark edince, "aaa ben demiseksüelmişim" derler.
devamını gör...

*
mangadan çevirilip dizi haline dönüştürülmüş bir animedir. ilk bölümünden başladığınızda kapatmak isteyebilirsiniz ama bekleyin, son anda sizi yakalayacak ve saracaktır. dizi, nana ve kyoya adında iki öğrencinin insan dünyasından izole edilmiş bir yetenekliler okuluna gelmesiyle başlar. bu okulda ergenlik çağına girmiş, yetenekli öğrenciler yetişiyordur. öğrencilerin yetenekleri doğaüstü bir haldedir. bu doğaüstü güçlere sahipler eğitilerek 'insanların düşmanları' adlı varlıklarla savaşmak için yetiştirilirler. kyoya ölümsüzlük yeteneğine sahipken nana'nın zihin okuma yeteneği vardır. ama bir gerçek vardır ki, kyoya buraya ait bir öğrenciyken nana tuhaflıkla dolu bir kızdır. bunun en büyük sebebi, iki öğrencinin gelmesiyle okulda başlayan ölümlerdir. ölümlerin sebebinin ardındaki gerçeği okulda sadece bir kişi bilir ve o da nana'dır. bu gerçek ise, bahsedilen 'insanların düşmanları' adlı varlıkların bizzat bu okulda yetişen yetenekli çocukların kendisi olmasıdır.

bu ölümler ilk başta ciddiye alınmaz ama kyoyu'nun dikkatini çeker. kyoyu okuldaki birçok öğrenciye kıyasla oldukça zekidir. iyi bir gözlemci olduğu gibi doğaüstü gücü de onu avantajlı kılar. onun bu şüpheci ve her an gözlem yapan hali, nana'ya ulaşmasını sağlar. ama her seferinde bir şeyleri atlar ve nana'yı suçlamaktan geri durur. çünkü nana okuldaki diğer öğrenciler gibi değildir, herhangi bir doğaüstü gücü yoktur, sadece yeteneklileri öldürmek görevi adına okula sızmıştır. ama bunu kimseye fark ettirmez. çünkü her şeyden önce ince bir zekaya ve kyoyu'dan bile daha iyi bir gözlem yeteneğine sahiptir. bu yüzden yeteneklileri kolayca zihin okuduğuna inandırmıştır. önüne her zaman çıkan kyoyu'yu bir şekilde atlatmış olsa da onun büyük bir tehdit olduğunun farkındadır ama daha büyük bir tehlike varsa o da amacından uzaklaşmasıdır. nana, michiru adlı bir kızla tanıştıktan sonra ne sebeple bu göreve kendini adadığını sorgulamaya başlar. geçmişine döner ve hatalarını, travmalarını fark eder. daha önce kimsenin yapmadığı bir şeyi yapar michiru. nana'nın başına gelenlerden kendisinin sorumlu olmadığını, iyi bir insan olduğunu dile getirir ve ona güvenir. nana bu andan sonra kendisine biçilen kimliğinden uzaklaşmaya başlar, manipülatif kişiliğinden yavaş yavaş soyunur. ama yine de görevi bir zorunluluktur ve kendisi bu dünyada büyük mücadeleler vermesi gereken biridir.
*
devamını gör...

çünkü üzüm üzüme baka baka kararır ve kurunun yanında yaşta yanar.
eşit: başlık bana kitlenmiş
devamını gör...

ne zaman görsem aklıma bu komik görseli getiren anıt:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlığı görünce yoldaş;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şehir olarak ankara, daha da özelinde anneciğimin uyuduğu yerdir. insan kaç yaşına gelirse gelsin, annesizliğin çaresi yoktur.
devamını gör...

insanların öbürsüleştirilmediği yüksek bir seviyedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adile naşit, münir özkul, halit akçatepe tayfasının oynadığı bütün filmler beni mutlu ediyor. yaşlıyım evet.
devamını gör...

ouzo, dodeka se parakalo!

efharisto,

bunu çalmayaydın eyiydi puh :/
panagia mou diyo yaf, böhü
devamını gör...

başlığı açan yazarımızın dediği gibi ağaca çıkın. leoparlar avlarını ağaçta daha büyük bir keyifle yerlermiş.
devamını gör...

işin gücün olunca.
yazmıyorsam anlayın ki çok işim var.
az işim olunca yazabiliyorum.
devamını gör...

son mobil güncellemesinden sonra acaba bir tek bende mi oluyor diye merak ettiğim durum. tıklıyorum tıklıyorum kaybolmuyor.

ovalıyorum ovalıyorum çıkmıyor, bıktım!
devamını gör...


devamını gör...

en spoilersız şekilde animeyi genel olarak tarif edeyim.
"bir dağa tırmandığınızı düşünün ve tepedeki gizemleri öğrenmek istiyorsunuz tabi ki de tırmanırken bazen tuttuğunuz kayalar kayıyor ve bir adım geriye düşüyorsunuz. ve tam tepeye vardığınızı düşünüyorsunuz ama aslında aşağıdan bakınca görülmeyen bir dağ daha çıkıyor. her seferinde kayan taşlar artıyor ve dağa tırmanmak zorlaşıyor fakat o dağa da tırmanınca bir dağa ile daha karşılaşıyorsunuz."

açıkçası başlamadan önce sadece devlerle savaşılan hiçbir derinliği olmayan basit mainstream bir anime sanıyordum. ama izlediğim, konusu en derin olan, hikayesi asla sıkmayan, bir süre sonra çok karışsa da mükemmel şekilde açıklanmış, dağın tepesindekini tırmanmadan asla göremeyeceğiniz bir anime. ilk sezonu ilk izlediğinizde zaten bağlanacaksınızdır fakat bütünü izledikten sonra ilk sezon aşırı basit gelecek o yüzden sadece ilk sezon hakkında değil bütün sezonları kapsayan bir şekilde anlatmak istedim zaten böyle bir animeyi ilk sezondan değerlendirmek aptallık olur.
devamını gör...

kaybolma korkusu zamanla damarlarıma yayıldı. kalabalıkta kaybolmak, gideceğim yeri karıştırmak kadar basit bir olay değildi bu. kendimi kaybediyor gibiydim. tanıyamadım, kıyafetlerimden tırnaklarıma kadar farklı biriydim, sesim benden çıkmıyordu, kalbim vücudumun dışında atıyordu o an. sevmediğim renklerde onlarca kalemim vardı, sevmediğim kupalardan kahve içmiştim, sevmediğim erkeklerin elini tutup, sıkıcı romanlar okumuştum. ben bendim ama bu ben değildim. benlik pek bir fayda sağlamadı diye ben'in içine bağımsız bir ben oymuş, ruhumdaki dalları bencillikle budamıştım. ben'den öyle uzaklaşmıştım ki omuzlarımdan aşağısı ve omuzlarımdan yukarısı başka biriydi. zihnimdeki plastik hayalleri bir bir kırmanın vakti gelmişti. salaklığımla ben, arsızlığımla ben, şanssızlığımla ben, ben olmayı özlemiştim. direnmenin vakti gelmişti atıp tutan dillere, saçlarımı çeken ellere ve uzanamadığım hayallere. dizlerimde birkaç yara oluştu düşmekten. ellerim soyuldu kalkarken. yüzümde çizikler, kalbimde kırıklar oluştu çokça, ama sen bir de onları görecektin. sevilmedik yeri kalmamış balonları tırnaklarımla patlattım. çıkan sesten korktum ama sonradan alıştım. bana dokunanın soyunu sopunu küfürledim. dokunmayanın sadece sopunu. her an beni izleyen ve yargılayan gözleri, gururumu inciten; kalp kırıcı sözleri. çıkmaz sokaklarımda saatlerce beklettim. ve izledim uzaktan; geceyi güne eklettim. tırnak etlerim kanadı ve kalçalarımda morluklar vardı. morluklar yeşildi. yeşillik demek ıspanağa haksızlık olurdu. ıspanak yeşillenirken acı çekmiş miydi? dünyadaki bütün ıspanakların çektiği acıyı ben çekmek isterdim. aslında yeşil olan morluklarıma birkaç kez yumruk attım. acıtsa da üstlerine yattım. acıyla büyüdüm ben, boyum pek uzamadı. bağırma dediler bağırmadım, yine de susamadım. gözlerimin altındaki morluklar cidden mordu. kızarmış gözlerim konuşmadan saati sordu. konuşmadan söyledim, duyduğunu sanmıyorum. ayrıca söylediğimi ve sorduğunu sanmıyorum. ben bendim artık ama ben bende değildim. dökülen saçlarıma bakıp, korkuyla yere eğildim. bende olan benimdir, yerdekiler değildi. bende olmayan bana ben denmezdi değil mi?
devamını gör...

sahip olması gereken ekonomik olanaklara sahip olamadığı için, gereksinimlerini elde edebilmek veya dinlenmeyi bir yaşam tarzı olarak kabul ettiği için, ekonomik gücü olanlardan söz veya yazı aracılığıyla para veya yardım isteyen kişidir. dilenci kişisi, bu isteğin yerine gelmesi için, para veya yardım isteyeceği kişinin dini duygu ve vicdanına hitap edecek sözler kullanır. en çok kullandıkları " allah rızası için bir sadaka " cümlesidir. pek tabi dini duyguları güçlü kişiler de bu yakarış karşısında kayıtsız duramazlar. bunun farkında olan dilenciler de cuma namazı çıkışı camilerin önünde beklerler. namazdan çıkan pek çok kişi de para verme konusunda bir sorumluluk besler. cami kapısı bu yüzden dilenciler için yağlı bir gelir kapısı olmuştur.

kiminin eli ayağı tuttuğu, bedenen sağlıklı olduğu halde numaradan sakat, kolsuz, bacaksız, kör numarasına yatar. kimi parasız kaldığını, yol ve yemek parası isteyerek dilenme yöntemine başvurur. ama yemek parası isteyen dilenci, karnını doyurması teklif edildiğinde de oradan sıvışır. onların esas niyeti sıcak para toplamaktır.

haber bültenlerinde dilencilere karşı yürütülen polis ve zabıta operasyonlarında, üstlerinden çıkan yüksek miktar para ve bankada bulunan kallavi hesapları ortaya çıkardı. hatta gayrimenkulleri bile olduğu öğrenilirdi. bunlar dilenciliği meslek olarak sürdüren kişilerdir. dini duygu ve vicdanları istismar etmek için de sakat, engelli ve çocuk bireyleri kullanırlar. kendilerine merhamet ettirmek için de para toplamaya çalışırlar. bunların arkalarında mutlak surette başka birileri vardır. çocukları kaçırıp dinlendiren şebekelerin varlığı da bilinmektedir.
devamını gör...

dün annem abimin evinde, bugün ben kendi evimde çekmece dolap düzeltirken
sahibine göre çok büyük anlamlar ifade eden ama bize göre çöp olan
bir dünya eşya attık. en iyi olduğumuz konu derleyip toplayıp atmak sanırım. pişman mıyız? hayır !!
tanım: annenin en iyi olduğu konu istifçilerle savasmaktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim