ilginç etimolojik bağlantılar
ingilizce'deki 'bosh (n.)' sözcüğü türkçe'den geçmiştir. boş konuşma 'empty talk, nonsense' anlamında. j.j. morier'in 1834 tarihli 'ayesha' romanında kullanılmış ilk kez.
devamını gör...
solo leveling
2018 yılı çıkışlı olan bu manhwa * bugün itibariyle 152 bölümden oluşmaktadır. ayrıca novel olarak okuyabileceğiniz 270 bölüm mevcuttur. devam etmekte olan bir eserdir.
kısa özet isterseniz görsel ile açıklayayım. resimdeki karakterimizin sol taraftaki halinden sağ taraftaki haline geçişi diyebiliriz.

uzun özet isterseniz mangadenizi adlı site myanimelist adlı siteden çevirisini yapmış.
“on yıl önce gerçek dünyayı canavarların dünyasına bağlayan "geçit" açıldıktan sonra, insanlar canavarları avlamaya başladılar. canavarları avlayan insanlara "avcı" dendi. ancak tüm avcılar güçlü değildi. e-seviye bir avcı olan sung jin-woo, en düşük seviyeli zindanlarda hayatını riske atarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "dünyanın en güçsüz avcısı" olarak görülen sung jin-woo, d-seviye bir zindanın içinde en zorlu seviyeye sahip gizli bir zindana rastladıktan sonra tuhaf bir güç elde etti. bu güç, sadece kendisinin görebildiği bir görev ekranı ve onun sayesinde seviye atlayabiliyor. en güçsüz avcıdan s-seviye bir avcıya evrilme!”

anlatılacak çok şey var fakat çok derine girmeden özet kısmında geçen olayı anlatacağım.
sung jin-woo isimli ana karakterimiz e- seviye bir avcıdır. hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak ve okuluna devam eden kız kardeşine bakmak zorundadır. babası ortadan kaybolan eski bir avcıdır.ana karakterimizin diğer tüm işlere yeteneği olmadığı için avcılık yapması gerekmektedir. oluşan geçitlere girebilmek için kore avcı birliğinin bir kuralı vardır.geçite girecek grupta birliğin belirlediği sayıda ve seviyede avcılar olması gerekmektedir.günlerden bir gün yine zindana girmek üzere ekip ile toplanırlar. bizim ana karakter de bu sayıyı tamamlamak üzere çağırılan biridir ve bu kural için gerekli koşullar sağlandıktan sonra zindana girerler.


zindana girdikten sonra etrafı güzelce temizlerler. fakat geçit kapıları dönüş için açılmaz. “ikiz in” denilen farklı bir görev açılmıştır. görev içinde görev gibi bir durum söz konusudur. girip girmeme konusunda oylama yaparlar ve oylama sonucunu bizim ana karakterin oyu belirleyecektir. sebebi ise en güçsüz olduğu için oyu en sorulan olmasıdır. iki tarafında oyu eşittir ve bizim değersiz görülen avcımızın oyu artık çok değerlidir. annesi hastanede olduğu için para lazım diye düşünür ve girelim der. sonra ikinci görev için yeni zindana girerler.
bu arada "ikiz in" denilen zindan aşırı derecede tehlikeli bir zindandır.


zindan da onları şöyle bir manzara beklemektedir. sonrası için lütfen serisini okuyun.



eklemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle kimsenin öznel yargılarına güvenerek bir şeye karar vermeyin. bir iki bölüm okuyup ya da izleyip kendiniz karar verin. bu yazıyı yazmam için istemeden de olsa teşvik veren gandalfgillerden mahlaslı yazarımıza ayrıca teşekkür etmek isterim. birinci sezonun ardından okumaya ara vermiştim. kendisi ikinci sezona başlamam gerektiğini söyledikten sonra beklettiğim tüm bölümleri okudum ve keşke bekletmeseydim dedim. çizimler olsun, hikaye olsun ilk sezondan 2 kat daha iyiydi. kısaca ilk 110 bölüm sonrası bana yeter biraz bekleyeyim derseniz benim gibi çok güzel şeyler bekletiyorsunuz diyebilirim. bekletmeyin.
bazı kısa notlar vereceğim spoiler içermeden.
-evet, her ülkede avcı ve geçitler var
-her avcı bir loncaya üye ,tek başına geçitlere giremiyorlar çünkü tehlikeli
-loncalar arası çatışmalar mevcut
-avcı seviyeleri en güçlüden en güçsüze; “s-seviye,a-seviye,b-seviye,c-seviye,d-seviye,e-seviye”
-avcıların farklı klasmanları mevcut “ fighter,healer,mage,assassin,tank,ranger”
-karakterleri tanıtmıyorum çünkü okumanız gerekiyor yoksa spoiler vermiş olacağım.
aslında anlatılması gereken çok şey var fakat şu ana kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse okursunuz diye anlatmıyorum. okumak istemiyorsanız zaten yeteri kadarını anlattığımı düşünüyorum.
animesinin aslında bu yılın sonuna doğru hazırlanıp yayınlanması planlanıyordu fakat pandemi nedeniyle erteleme kararı aldılar. şu an için yayınlanma tarihi 2022 sonbahar veya 2023 ilk bahar olarak bilinmektedir. ayrıca fanlar daha erken yayınlanması için şu şekilde bir imza kampanyası başlattı.katılmak isterseniz linki bırakıyorum.
imza kampanyası linki:www.change.org/p/netflix-so...
manhwa okumak için link : mangadenizi.com/manga/solo-...
novel okumak için linkler: kisslightnovels.info/novel/...
www.epiknovel.com/seri/solo...
kaynaklar
myanimelist.net/manga/12149...
mangadenizi.com/manga/solo-...
kisslightnovels.info/novel/...
solo-leveling.fandom.com/wi...
kısa özet isterseniz görsel ile açıklayayım. resimdeki karakterimizin sol taraftaki halinden sağ taraftaki haline geçişi diyebiliriz.

uzun özet isterseniz mangadenizi adlı site myanimelist adlı siteden çevirisini yapmış.
“on yıl önce gerçek dünyayı canavarların dünyasına bağlayan "geçit" açıldıktan sonra, insanlar canavarları avlamaya başladılar. canavarları avlayan insanlara "avcı" dendi. ancak tüm avcılar güçlü değildi. e-seviye bir avcı olan sung jin-woo, en düşük seviyeli zindanlarda hayatını riske atarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "dünyanın en güçsüz avcısı" olarak görülen sung jin-woo, d-seviye bir zindanın içinde en zorlu seviyeye sahip gizli bir zindana rastladıktan sonra tuhaf bir güç elde etti. bu güç, sadece kendisinin görebildiği bir görev ekranı ve onun sayesinde seviye atlayabiliyor. en güçsüz avcıdan s-seviye bir avcıya evrilme!”

anlatılacak çok şey var fakat çok derine girmeden özet kısmında geçen olayı anlatacağım.
sung jin-woo isimli ana karakterimiz e- seviye bir avcıdır. hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak ve okuluna devam eden kız kardeşine bakmak zorundadır. babası ortadan kaybolan eski bir avcıdır.ana karakterimizin diğer tüm işlere yeteneği olmadığı için avcılık yapması gerekmektedir. oluşan geçitlere girebilmek için kore avcı birliğinin bir kuralı vardır.geçite girecek grupta birliğin belirlediği sayıda ve seviyede avcılar olması gerekmektedir.günlerden bir gün yine zindana girmek üzere ekip ile toplanırlar. bizim ana karakter de bu sayıyı tamamlamak üzere çağırılan biridir ve bu kural için gerekli koşullar sağlandıktan sonra zindana girerler.


zindana girdikten sonra etrafı güzelce temizlerler. fakat geçit kapıları dönüş için açılmaz. “ikiz in” denilen farklı bir görev açılmıştır. görev içinde görev gibi bir durum söz konusudur. girip girmeme konusunda oylama yaparlar ve oylama sonucunu bizim ana karakterin oyu belirleyecektir. sebebi ise en güçsüz olduğu için oyu en sorulan olmasıdır. iki tarafında oyu eşittir ve bizim değersiz görülen avcımızın oyu artık çok değerlidir. annesi hastanede olduğu için para lazım diye düşünür ve girelim der. sonra ikinci görev için yeni zindana girerler.
bu arada "ikiz in" denilen zindan aşırı derecede tehlikeli bir zindandır.


zindan da onları şöyle bir manzara beklemektedir. sonrası için lütfen serisini okuyun.



eklemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle kimsenin öznel yargılarına güvenerek bir şeye karar vermeyin. bir iki bölüm okuyup ya da izleyip kendiniz karar verin. bu yazıyı yazmam için istemeden de olsa teşvik veren gandalfgillerden mahlaslı yazarımıza ayrıca teşekkür etmek isterim. birinci sezonun ardından okumaya ara vermiştim. kendisi ikinci sezona başlamam gerektiğini söyledikten sonra beklettiğim tüm bölümleri okudum ve keşke bekletmeseydim dedim. çizimler olsun, hikaye olsun ilk sezondan 2 kat daha iyiydi. kısaca ilk 110 bölüm sonrası bana yeter biraz bekleyeyim derseniz benim gibi çok güzel şeyler bekletiyorsunuz diyebilirim. bekletmeyin.
bazı kısa notlar vereceğim spoiler içermeden.
-evet, her ülkede avcı ve geçitler var
-her avcı bir loncaya üye ,tek başına geçitlere giremiyorlar çünkü tehlikeli
-loncalar arası çatışmalar mevcut
-avcı seviyeleri en güçlüden en güçsüze; “s-seviye,a-seviye,b-seviye,c-seviye,d-seviye,e-seviye”
-avcıların farklı klasmanları mevcut “ fighter,healer,mage,assassin,tank,ranger”
-karakterleri tanıtmıyorum çünkü okumanız gerekiyor yoksa spoiler vermiş olacağım.
aslında anlatılması gereken çok şey var fakat şu ana kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse okursunuz diye anlatmıyorum. okumak istemiyorsanız zaten yeteri kadarını anlattığımı düşünüyorum.
animesinin aslında bu yılın sonuna doğru hazırlanıp yayınlanması planlanıyordu fakat pandemi nedeniyle erteleme kararı aldılar. şu an için yayınlanma tarihi 2022 sonbahar veya 2023 ilk bahar olarak bilinmektedir. ayrıca fanlar daha erken yayınlanması için şu şekilde bir imza kampanyası başlattı.katılmak isterseniz linki bırakıyorum.
imza kampanyası linki:www.change.org/p/netflix-so...
manhwa okumak için link : mangadenizi.com/manga/solo-...
novel okumak için linkler: kisslightnovels.info/novel/...
www.epiknovel.com/seri/solo...
kaynaklar
myanimelist.net/manga/12149...
mangadenizi.com/manga/solo-...
kisslightnovels.info/novel/...
solo-leveling.fandom.com/wi...
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
babam ne zaman küfür etse allah ona günah yazmasın diye dua ederdim.
devamını gör...
walkabout
aynı isimli romandan uyarlanan 1971 yapımı nicolas roeg filmi. film türkçeye sonsuz çöl adıyla çevrilmiş. walkabout bir aborjin geleneğidir. erkeklerin ergenlik döneminde çıktığı ve altı ay boyunca vahşi doğada tek başına yaşayarak manevi ve fiziksel olarak kendini kanıtladığı bir geçiş ritüelidir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
devamını gör...
bankaların çocuk dergilerini gören nesil
muhtemelen bu kumbarayı da görmüş nesildir:

görselin kaynağı
bazı eski şeylerin tadını yeniler kesinlikle vermiyor.

görselin kaynağı
bazı eski şeylerin tadını yeniler kesinlikle vermiyor.
devamını gör...
hayat ertelemeye gelmez
hayatta isteklerimizin duygularımızın tutkularımızın gerçekleşmesi için mücadele etmemiz gerektiğini bize söyleyen sözdür.
hayatı ertelemeden yaşamayı öğütler.
insan eskiden yapamadıklarını düşündükçe çıldıracak gibi oluyor.
keşke daha çok sevseydim diyor. keşke daha çok okusaydım diyor.
keşke biraz daha sarılsaydım diyor. keşke ailemi daha çok sevip daha çok vakit geçirseydim diyor.
keşkelerle boğuluyor.
hayat geçip gidiyor insan zamanının farkına geç varıyor.
hayat cidden ertelemeye gelmez.
hayatı ertelemeden yaşamayı öğütler.
insan eskiden yapamadıklarını düşündükçe çıldıracak gibi oluyor.
keşke daha çok sevseydim diyor. keşke daha çok okusaydım diyor.
keşke biraz daha sarılsaydım diyor. keşke ailemi daha çok sevip daha çok vakit geçirseydim diyor.
keşkelerle boğuluyor.
hayat geçip gidiyor insan zamanının farkına geç varıyor.
hayat cidden ertelemeye gelmez.
devamını gör...
sevilen radyocunun vefat etmesi
henüz başıma gelmemiş olaydır. gelirse de uzun bir süre radyo dinleyemem zannediyorum.
zekiiii, ölme sakın!
zekiiii, ölme sakın!
devamını gör...
nitimur in vetitum
yasaklanmış olana ulaşmaya çabalarız.
nietzsche felsefesinin şiarı, ecce homo eserinden.
nietzsche felsefesinin şiarı, ecce homo eserinden.
devamını gör...
avrupa'da olup türkiye'de olmayan şeyler
(bkz: tartışma kültürü)
devamını gör...
kısa cümleler kuran erkekler
geçen görüştüğümüz gün arkadaşım burcu yanımıza geldiğinde gözlerini kaçırman çok canımı sıktı. zira ben senin yanında iken gözlerin gözlerimde olsun isterim bu hareketini tekrarlamaman ilişkimiz ve geleceğimiz adına önemli bir adım olacaktır diye mesaj atan sevgiliye erkeğin "tm" veya "ok" cevabı en iyi örneklerdendir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
çocukluğuma ait bi dolu saçma anı var. saçma diyerek haksızlık ediyorum belki ama biri var ki, yeri gelmişken yıllar önce "ki" bağlacını sıklıkla kullanmanın samimiyetsizlik göstergesi olduğunu okumuştum bir yerde ve yazık ki kimin düşüncesiydi hatırlamıyorum. bu zehirli düşünce, yazarken arka planda çalışan engellerimden biri oldu. demek ki evet, "ki" bağlacını yine kullandım, söz, güçlü bir silaha dõnüşebiliyor, şeklindeki klişe ifadeyi tam olarak bu noktada kullanırsam, yazıma bir esneme payı verip okuyanı "bir çay kahve içsem iyi olur"seçeneğine yönlendirebilirim. yazarların mı yoksa cerrahların mı daha çok tanrı' yı oynadığını bilemem. bir zamandan sonra yazmamı onlara sınırlı-sınırsız hayatlar vermemi bekleyen kurgu ya da gerçek kişilerin beni bu konuda sıkıştırdıklarını hissediyorum. hiçbirinin bunu yapmakla ilgili baskısı yok aslında. bir önceki cümlemle ondan da öncekini çürütmüş oldum. sözcükler, dört nala bana doğru koşarken birilerini yakalıyorum. rakamlar da görünür hale gelmiyor değil. onları şimdilik saati sorduğumda, bir de tekrarlarda, ha bir de maaş günlerinde yakalıyorum. bir ki ses.
bir süredir ters çevrilmiş bir fincan benzetmesine sığındığım üzerime kapanan dünya vardı. bir ara vermiştim ya da koşullar gereğiydi. sözcükler geliniz ve göğümü çözünüz demek istiyorum.
çocukluk anım mı? sanıyorum dört-beş yaşlarımdaydım. başına patates bağlayan annemin şiddetli bu ağrı karşısında kıvrandığını görünce yüzümü tükürüklerim ile kaplamışım. yaptığımın farkında değildim, inanılmaz ilkel ve o oranda doğaldı. yüzümün o halini görünce dehşete düşen komşu teyze bu kadar tepki vermeseydi belki acı karşısında hissizleşen yanıma bir katkı yapmazdı. en azından mide bulandırıcı bile olsa bir çabam söz konusuydu. bunun gibi daha nice kendimi keşfetme öyküleri yazmalıyım. bunun için zehiri azaltmam gerek. başkaları ne düşünür zehirini, evet onu azaltmalıyım.
sakin ol küçük kız geçecek. yakıştı yüzüne hani, hala güzelsin.
bir süredir ters çevrilmiş bir fincan benzetmesine sığındığım üzerime kapanan dünya vardı. bir ara vermiştim ya da koşullar gereğiydi. sözcükler geliniz ve göğümü çözünüz demek istiyorum.
çocukluk anım mı? sanıyorum dört-beş yaşlarımdaydım. başına patates bağlayan annemin şiddetli bu ağrı karşısında kıvrandığını görünce yüzümü tükürüklerim ile kaplamışım. yaptığımın farkında değildim, inanılmaz ilkel ve o oranda doğaldı. yüzümün o halini görünce dehşete düşen komşu teyze bu kadar tepki vermeseydi belki acı karşısında hissizleşen yanıma bir katkı yapmazdı. en azından mide bulandırıcı bile olsa bir çabam söz konusuydu. bunun gibi daha nice kendimi keşfetme öyküleri yazmalıyım. bunun için zehiri azaltmam gerek. başkaları ne düşünür zehirini, evet onu azaltmalıyım.
sakin ol küçük kız geçecek. yakıştı yüzüne hani, hala güzelsin.
devamını gör...
mitridatizm
vücudun zehre karşı dirençli olmasını sağlamak için önceden azar azar zehir alıp vücudu zehre alıştırma işine verilen ad.
ismi kral mithridates'ten gelir. efsaneye göre romalılar tarafından zehirlenmeyi önlemek için bu yönteme başvurmuş ve başarılı olmuştur.
ismi kral mithridates'ten gelir. efsaneye göre romalılar tarafından zehirlenmeyi önlemek için bu yönteme başvurmuş ve başarılı olmuştur.
devamını gör...
zevkler ve renkler tartışılmaz
bu söz klasik hale gelmiş. sözde tartışılmaz ama özünde tartışılır. zevk bu kadar değil ama renk konusu tartışılır. mesela giyilen ceketi kahverengi, altındaki pantolon gri renk ya da ceket kahverengi pantolon lacivert renk giyenin renk seçimi tartışılır.
bu zevk ve renk meselesi ülkeden ülkeye de değişir. bazı şehir ve kasabalarda evlerin dış cephe rengini herkes istediği renge boyayamaz, ama evin iç mekanını istediği renge boyatmakta serbesttir. rönesans döneminde italya'da da bu kural böyleymiş. çünkü sokaklar tüm insanlığın malı kabul edilirmiş.
bu zevk ve renk meselesi ülkeden ülkeye de değişir. bazı şehir ve kasabalarda evlerin dış cephe rengini herkes istediği renge boyayamaz, ama evin iç mekanını istediği renge boyatmakta serbesttir. rönesans döneminde italya'da da bu kural böyleymiş. çünkü sokaklar tüm insanlığın malı kabul edilirmiş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en gıcık huyları
(bkz: laf arasında imalı sözler)
devamını gör...
yetiremediğiniz şeyler
tahammül seviyem.
devamını gör...
geceye yaşamak için bir sebep bırak
hayallerim ve gerçekleşme ihtimalleri.
devamını gör...


