çocukken tacize uğramak
hayatının devamında canını daha fazla yakan çok az şey yaşayacaktır bu çocuk.
o yaşadığı çaresizliği, korkuyu, güvensizliği ömür boyu sürdürecek. asla kimseye güvenemeyecek, kimseyi sevemeyecek, sevildiğine, güzel duyguları hakettiğine inanamayacak.
bir çocuğun yüzündeki masumiyeti ve acizliği göremeyen o iğrenç insanları düşündükçe, iyiliğe, güzelliğe, sevgiye, merhamete dair hiç bir umudu kalmayacak.
sokakta kucağında küçük kız çocuğuyla dolaşan adamları her gördüğünde, 'acaba gerçekten bir çocuk gibi mi seviyor' diye düşünecek, aksi ihtimal daha ağır basacak ve o çocuk için de acı çekecek. büyüdüğünde etrafındaki herkes özlemle çocukluk anılarını anlatırken, o çocuk ölmek için dua ettiği geceleri, intihar etmek için halının altına sakladığı bıçağı hatırlayacak.
ve maalesef, kaç yaşına gelirse gelsin, kabuslarında bu kabusu yaşamaya devam edecek.
hiç çocuk olamamış olmasına rağmen, hep çocuk kalacaktır aynı zamanda. korkak, ürkek.
o yaşadığı çaresizliği, korkuyu, güvensizliği ömür boyu sürdürecek. asla kimseye güvenemeyecek, kimseyi sevemeyecek, sevildiğine, güzel duyguları hakettiğine inanamayacak.
bir çocuğun yüzündeki masumiyeti ve acizliği göremeyen o iğrenç insanları düşündükçe, iyiliğe, güzelliğe, sevgiye, merhamete dair hiç bir umudu kalmayacak.
sokakta kucağında küçük kız çocuğuyla dolaşan adamları her gördüğünde, 'acaba gerçekten bir çocuk gibi mi seviyor' diye düşünecek, aksi ihtimal daha ağır basacak ve o çocuk için de acı çekecek. büyüdüğünde etrafındaki herkes özlemle çocukluk anılarını anlatırken, o çocuk ölmek için dua ettiği geceleri, intihar etmek için halının altına sakladığı bıçağı hatırlayacak.
ve maalesef, kaç yaşına gelirse gelsin, kabuslarında bu kabusu yaşamaya devam edecek.
hiç çocuk olamamış olmasına rağmen, hep çocuk kalacaktır aynı zamanda. korkak, ürkek.
devamını gör...
rte’nin en kötü ihtimalle türkiye'deyim beyanı
diğer ihtimalleri merak etim ben...
en kötüsü bin odalı saray yani, kötü ihtimale bak sen...
en kötüsü bin odalı saray yani, kötü ihtimale bak sen...
devamını gör...
büşra kayıkçı
çok başarılı bir besteci ve aynı zamanda bir iç mimar. daha çok minimal tarzda eserler üretiyor ve bestelediği eserlerden bazıları new york theatre ballet dans okulunda kullanılmaya başlandı. kendisiyle gurur duyduğumuz ve eserlerini severek dinlediğimiz bir sanatçıdır. en sevdiğim eseri:buradan
devamını gör...
sözlük yazarlarının olmak isteyeceği ünlü yazarlar
sabahattin ali.
devamını gör...
ölmeden önce dinlenecek son parça
yaşamış olduğum hayatı film şeridi gibi hatırlayacağım ve sevdiklerime veda edeceğim o güzel parçadır.
devamını gör...
beden kitle indeksi
beden kitle indeksi, boyunuzun karesinin kilonıza bölünmesiyle hesaplanıyor. mesela ben 1.78 boy 75 kilo
1.78x1.78 = 3,1684
75 / 3,1684 = 23,67
beden kitle indeksi 20-25 arasında olanları normal, 25-30 arasında olanları hafif şişman, 30-35 arasındakileri şişman (obez) olarak tanımlanıyormuş. 35 ten yukarısı için durum çok ciddi kötü yönde.
1.78x1.78 = 3,1684
75 / 3,1684 = 23,67
beden kitle indeksi 20-25 arasında olanları normal, 25-30 arasında olanları hafif şişman, 30-35 arasındakileri şişman (obez) olarak tanımlanıyormuş. 35 ten yukarısı için durum çok ciddi kötü yönde.
devamını gör...
e-nabız
çok güzel bir uygulama, fakat bazı tahlil sonuçlarını göstermiyor
zaman zaman sıkıntı olabiliyor.
düzeltilmesi gereken hususlar epey fazla.
zaman zaman sıkıntı olabiliyor.
düzeltilmesi gereken hususlar epey fazla.
devamını gör...
simit bitince ortasındaki boşluk nereye gidiyor sorunsalı
gecenin şu mevhum saatlerinde perperişan olmuş zihnime zerk olan, aklımın ve havsalamın idrak ve izanda muvaffak olamadığı bir sorunsal. nereye gidiyo bu boşluk?
devamını gör...
regl ağrısı
çekilmez bir ağrı olduğunu söyleyebilirim
devamını gör...
miyamoto musashi (yazar)
sözlük'ümüzün değerli büyüklerinden biri* olan yazarımız. bakmayın büyük dediğime, kastım yaş değil. çok geniş yelpazede kitap ve film ve şarkı arşivi-bilgisi var. tanımlarından gördüğüm kadarıyla fantastik edebiyatla da oldukça ilgili.
aynı zamanda biricik radyomuz, sözlük radyosu'nda da cuma gecelerinde saatler gece yarısının yarısı* olduğunda birbirinden güzel şarkı seçkileriyle bize yayın yapıyor. daha ne yapsın*?
dilerim ki, sözlük ona, o sözlük'e hep iyi gelir; tecrübelerini, fikirlerini hep paylaşır. amaterasu'nun da dediği gibi, sağ olsun, var olsun.
aynı zamanda biricik radyomuz, sözlük radyosu'nda da cuma gecelerinde saatler gece yarısının yarısı* olduğunda birbirinden güzel şarkı seçkileriyle bize yayın yapıyor. daha ne yapsın*?
dilerim ki, sözlük ona, o sözlük'e hep iyi gelir; tecrübelerini, fikirlerini hep paylaşır. amaterasu'nun da dediği gibi, sağ olsun, var olsun.
devamını gör...
siteyi satın almak istiyorum admin bana ulaşsın
(bkz: ankara beni bulsun)
ustune de leblebi ister miyiz, birer drink alir miyiz?
ustune de leblebi ister miyiz, birer drink alir miyiz?
devamını gör...
ot gibi yaşadığı halde günlük tutan birey
nilgün marmara’nın ölümünden sonra eşi
“şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenara pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” demiş. işte bu kadar basit her şey. anlaşılmamak.
“şiir yazdığını bile bilmezdim, bir kenara pıtır pıtır bir şeyler yazardı.” demiş. işte bu kadar basit her şey. anlaşılmamak.
devamını gör...
akıcı konuşma teknikleri
en basit yöntem kitapları sesli okumak ve bunu yaparken çiçek koklar gibi (diyaframdan) nefes almaktır.
devamını gör...
theodor herzl
siyonizm'in kurucu babası. bazı kesimler israil'in kurucusu olarak anar. abdülhamid'in huzuruna çıkıp kudüs toprakları karşılığında osmanlı'nın borçlarının çok büyük bir kısmını ödeyeceğini söylemiştir. abdülhamid ise mezopotamya topraklarını verebileceğini söylemiştir. dizilerde gösterildiği gibi abdülhamid'in herzl'ı huzurundan kovduğu doğru değildir.
devamını gör...
güne bir söz bırak
kendisine köle olmaktan kurtulan kişi, gerçekten özgürdür.
seneca
seneca
devamını gör...
zeki insanların ortak özellikleri
tüm zeki insanların sahip olduğu ortak özelliklerin olmadığını düşündürten başlıktır. bir kısım zeki insan sessizdir, bir kısmı az uyur, bir kısmı da yüksek empati yeteneğine sahip olabilir. ancak hepsinin aynı tür özellikler taşıması mümkün gibi görünmemektedir.
devamını gör...
the return (kısa film)
bir keith rivers kısa filmidir.

philips parallel lines ve ridley scott işbirliği ile düzenlenen tell it your way isimli kısa film yarışmasının bir diğer finalistidir.
yarışmanın kurallarına uygun olarak sadece üç dakika süren bu kısa film yine aynı kurallar çerçevesinde içinde sadece şu altı cümleyi barındırmakta:
what’s that?
ıt’s a unicorn.
never seen one up close before.
beautiful.
get away, get away.
ı’m sorry.
aynı yarışmada finalist olan the void, lilicorne, ultimate unicorn ve yarışmayı kazanan porcelain unicorn gibi the return de bu cümlelerden yola çıkaran bir hikaye anlatmakta bize.
bu kısa filmde konu savaşa giden bir askerin gitmeden önce ve döndükten sonra yaşadıklarına odaklanmış. ancak bu bir savaş sonrası sendromu sayılmaz. ya da tam olarak öyle sayılmaz.
savaşın her şeyi değiştirme gücünün zaten hepimiz biliyoruz. ülkeleri yerle bir edip insanların hayatlarına kast eden savaş başlangıcından bitimine kadar her şeyi alt üst eder. bu olumsuz etkinin bitmesi ise savaşın bitmesiyle gerçekleşmez. bu çok uzun süren ve sona ermesi çok zor olan bir etkidir.
savaştan döndüğünüzde siz de savaşa giderkenki kendiniz olamazsınız ama belki de en kötüsü savaşa gitmek için bıraktığınız hiçbir şeyin bıraktığınız haliyle sizi bekliyor olmayacak oluşudur.
the return

philips parallel lines ve ridley scott işbirliği ile düzenlenen tell it your way isimli kısa film yarışmasının bir diğer finalistidir.
yarışmanın kurallarına uygun olarak sadece üç dakika süren bu kısa film yine aynı kurallar çerçevesinde içinde sadece şu altı cümleyi barındırmakta:
what’s that?
ıt’s a unicorn.
never seen one up close before.
beautiful.
get away, get away.
ı’m sorry.
aynı yarışmada finalist olan the void, lilicorne, ultimate unicorn ve yarışmayı kazanan porcelain unicorn gibi the return de bu cümlelerden yola çıkaran bir hikaye anlatmakta bize.
bu kısa filmde konu savaşa giden bir askerin gitmeden önce ve döndükten sonra yaşadıklarına odaklanmış. ancak bu bir savaş sonrası sendromu sayılmaz. ya da tam olarak öyle sayılmaz.
savaşın her şeyi değiştirme gücünün zaten hepimiz biliyoruz. ülkeleri yerle bir edip insanların hayatlarına kast eden savaş başlangıcından bitimine kadar her şeyi alt üst eder. bu olumsuz etkinin bitmesi ise savaşın bitmesiyle gerçekleşmez. bu çok uzun süren ve sona ermesi çok zor olan bir etkidir.
savaştan döndüğünüzde siz de savaşa giderkenki kendiniz olamazsınız ama belki de en kötüsü savaşa gitmek için bıraktığınız hiçbir şeyin bıraktığınız haliyle sizi bekliyor olmayacak oluşudur.
the return
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
şimdiki aklımla o yıllarda olsaydım keşke dedirten başlık.
aile evinde yaşamak.
aile evinde yaşamak.
devamını gör...

