aslında ben filmi v ve evey üzerinden ele almak istiyorum;

bağlayacağım yer aslında dövüş sporlarının üst seviyesi gene de olsun.

bundan sonrası ağır spoiler içerir baştan söyleyeyim;



evey' in ben güçlü olmak istiyorum isteğini yerine getirmek için olan sahnenin başında korkan ve kaybedecek çok şeyi olan bir evey görüyoruz ondan sonra v sazı eline alıp devlet görevlisi modunda evey e parça parça işkence yapmaya başlıyor bu süreçte evey de parça parça duygularını kaybetmeye ve baskıya karşı çıkmaya çalışıyor v bunu yaparken aslında yeniden doğuş' u ve evey i kendine benzetiyor dolayısı ile de kendi geçtiği yollardan geçerek evrimleşeceğini düşünüyor fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıyor haliyle bununla mücadele etmeyi öğrenen evey en büyük korkusu ile yüzleşiyor.

evey i serbest bıraktığında klostrofobik olan evey ile v nin aslında ortak noktası biri alevlerden kurtularak özgürlüğüne kavuşuyor diğeri ise yağmur altında. ikisi de yeniden doğuyor.

aslında baktığınız zaman alan moore un bir röportajında bazı savaş sanatlarında bulunan pain training (türkçeye acı antrenmanı olarak geçer ama aslında değildir yoksunluk ve irade antrenmanlarına verilen addır) olgusuna çok saygı duyduğunu ve v for vendetta da evey in gelişimini bunun üstüne kurduğunu söylemiştir.

aslında v for vendetta bana ağır bir sistem eleştirisinden ziyade bir intikam hikayesi gibi gelir etrafındaki herkesin bir karakter gelişimi vardır v nin sona giderken tereddüt etmesi (nefreti ile yüzleştikten sonra evey aşık olması), fischer ın sistemin köpeği olduğunu fark etmesi ve v nin başkanı uçurmasına izin vermesi, evey in korkularından arınması, dietrich in sisteme karşı olduğu halde sistemin korunmasına yardım ederken ölümü göze alıp ağır bir biçimde eleştirmesi, halkın sokağa dökülmesi ve yönetimi indirmesi, ordunun bir diktatörün değil halkın sesine kulak vermesi gibi. v for vendetta bir kahraman hikayesi değildir v for vendetta bir toplumun dönüşümünün hikayesidir.
devamını gör...

bir cafer modarres sadeghi romanıdır.

at kafası çizmek ya da sadece at kafası çizebilecek yeteneğe sahip olmak ya da aklına geldikçe at kafası çizimleri yaparak daha iyi at kafası çizmeye uğraşmak ya da başka hiçbir şey yapmadan yalnızca at kafası tabloları çizmek ya da at kafası karalamak biten bir hikayenin ardından ve beceriksizce. ya da sadece gerilla olmak için bin bir türlü oyuna başvurmak, ölüme ve aşka kafa tutmak, yerinden yurdundan olmak ve sırılsıklam ıslanmak tahran’dan çok uzakta bir şehirde.

cihan ile kesra’nın aşkı bir tahterevallinin önünde başlar ve aynı o tahterevalli gibi inip çıkar. gerilla olmak isteyen ve özerklik istiyorum diye yalvaran cihan ile özgürlüğünden başka bir şeyle ilgilenmeyen kesra’nın aşkı yağmurlu bir günde zirveye ulaşıp buz gibi bir suyun içindeki ayaklarının soğukluğu ile sona erer ya da yeniden başlar.

çocukların sesine karışan bir gerilla aşk hikayesi bu. sistematik bir savaş değil bu aşk, gerilla taktiği ile yürütülmeye çalışılmakta ve her savaşta nihai ve kesin olan tek şey ölümdür.

biz de ölüme ve aşka inanalım sadece.
devamını gör...

elektriksel bakımdan ne tam iletken ne de tam yalıtkan olan bir elemente, bir başka elementin eklenmesiyle oluşturulan yarı iletken türü.

bunun için özellikle kullanılan en yaygın yarı iletken, silikondur. nasıl yapıldığını anlatmadan önce ufak ön bilgiler vereyim.

değerlik elektronu dediğimiz bir kavram var. diğer başlığa gidip okumaya üşenenler için kısaca tanımlamak gerekirse; bir atom çekirdeğinin etrafında dolanan elektronların en dış kabukta bulunanları için kullanılan bir terimdir. bu elektronlar çekirdeğe en zayıf şekilde bağlı olan elektronlar olduğundan, atomdan koparılması en kolay olan ya da atomun başka atomlarla bağ yapmasında kullanılan elektronlar da bunlardır. bunlara valans elektronu da denir. elementin iletkenliğini belirleyen şey, valans elektronlarının sayısıdır.

silikonun 4 adet valans elektronu bulunur. atomun son kabuğunda en fazla 8 elektron bulunabileceğinden, silikonun son kabuğu yarı dolu ya da yarı boştur diyebiliriz. bu nedenle silikonun iletkenliği de ortalama bir seviyededir; ne çok iyi bir iletkendir ne de yalıtkandır.

silikona yüksek sıcaklık altında "katışıklık" adı verilen bir işlemle farklı bir element eklenebilir. doping adı da verilen bu süreç 2 şekilde yapılabilir. burada tabii ki sadece p tipi olanı anlatacağım.

silikona, valans elektron sayısı 3 olan bir başka element eklenir. örneğin bor elementi... silikon ve borun 3'er valans elektronu birbiriyle bağ yaparken, silikonun 1 valans elektronu açıkta kalır. bu durum ortamda oyuk ya da delik adı da verilen bir boşluk oluşturur. herhangi bir elektron bu boşluğu dolduracak şekilde katışık malzemenin valans bandına geçiş yapabilir ama bu kez bırakıp geldiği yerde bir boşluk oluşur. elektronların bu boşluklara kayması atom içerisinde bir hareket, dolayısıyla artan bir iletkenlik durumu oluşturur.

boşluklar pozitif yüklü parçacıklar gibi davrandığından bu malzemeye pozitif kelimesinin baş harfinden esinlenerek p tipi yarı iletken adı verilmiştir.

diğer doping süreci için (bkz: n tipi yarı iletken)

aşağıda, bahsettiğim olayı daha rahat anlamanızı sağlayacak bir görsel var:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

dsö bir susabilir mi artık? bu salgının bu kadar küresel boyuta taşınıp, milyonlarca insanın ölmesine sebep olan kendileri değilmiş gibi sürekli felaket tellallığı yapmalarından çok sıkıldım.
devamını gör...

1. yunan mitolojisinde miken kralı.
2. ingiliz kraliyet donanmasında görev yapmış gemi.
devamını gör...

genel olarak alayına gidemeyen erkek sözüdür. alayına gidebilmekten kasıt her hafta bir eskort çağırmak ise bu önermeyi doğru kabul edebiliriz. ama yok ben her türlü alayına giderim kızlar bana hasta ehü ehü falan gibisinden konuşuyorsa, "sektiriniz gidiniz efendim" diyerek defediniz, zira o gereksiz bir troldür sadece.
devamını gör...

(bkz: annelik)
devamını gör...

yaşadım.
devamını gör...

başka yerlerde hemcinslerimi haksız gördüğüm konularda eleştirdim diye defalarca linç yedim ama umrumda değil. gerçekten aklım almıyor bazen bazı kadınları. yapmayin ya. kadın her zaman haklı değil işte. ınsanlar seçimlerini yaşar. sen böyle birisinin yanında sadece para için bir kaç gün bulun, sonra dayak yedim vırt zırt diye ağla. o da öldürülmezsen tabii.
üzülmem işte sana. kimse üzülmez.
bunlar yüzünden kadın haklarının anlaminın içi boşalıyor. gerçekten haksız yere, sırf maddi manevi gücü yetmediği için öldürülen kadınların davasının içi boşalıyor.
bu kadar mı açsınız? ıki kiyafet, lüks bir kaç yemek için nasıl içiniz alıyor bu adamları?
yazık.
devamını gör...

son dizesi kayıplarla geçip giden ve umarım devam etmeyen bir yılın akabinde çalışma masamın üzerindeki beyaz tahtada yazılı.

ölüyoruz, demek ki yaşanılacak...
devamını gör...

avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. aborjinler, göçebedirler. avlanırken mızrak ve bumerang kullanırlar, ayrıca toplayıcıdırlar *. yazılı bir dilleri yoktur. tarihlerini şarkılar yoluyla ağızdan ağıza aktarmıştırlar. ingilizler 18. yüzyılda avustralya'ya geldiklerinde kıtada 300.000'den fazla aborjin yaşamaktaydı. ancak çoğu ingilizler tarafından öldürülmüş ya da topraklarından sürülmüşler ve 1900'lerin ortalarında nüfusları 45.000'e kadar düşmüştür. günümüzde 250.000 kadar aborjin vardır.
devamını gör...

çok gürültülü, çok kalabalık, çok samimiyetsiz ve zorunluluktan katılınan bir organizasyon olması.
devamını gör...

bach / marcello adagio - concerto in d minor

devamını gör...

yaşanmasaydı da olurdu.
devamını gör...

türkçe’ye ermenice’den geçmiş kelimedir. batı dillerinde latince crux köküne dayanan cross*, croix * ve kreuz * kelimeleri kullanılır. grekçe’si stavrosdur. dilimizde istavroz olarak anılır. grekçe’de 'direk, sivri uçlu kazık, sırık' anlamlarına gelen stavros sonradan haç anlamında kullanılmaya başlanmıştır. kelimenin ibranice’si talah, arapça’sı salib, farsça’sı çehar mihtır. bunların hepsi 'dört çivi' anlamına gelir. bu anlamdan dolayı dilimize çarmıh olarak yerleşmiştir.

hristiyanlar 4. yüzyıldan günümüze kadar haça inanç ve fedakarlığın bir sembolü olarak saygı göstermişlerdir. bizans imparatoru konstantin'in hristiyanlığı kabul etmesinden sonra hristiyanlara yapılan zulüm ve işkenceler bitmiş, geniş halk kitleleri arasında dinsel bir sembol olarak yaygınlık kazanmaya başlamıştır. tarih öncesi dönemlerden günümüze kadar bir çok din ve öğretide sembol halinde gelen haç bir çok şekilde tasvir edilmiştir.

grek haçı*; dört kolu da bir birisine eşit olan haçtır.
latin haçı*; üç kolu eşit, alt kolu diğerlerinden uzun olan haçtır.
tau haçı*; aziz antony haçı da denilmektedir. büyük 't' harfi şeklinde olan haçtır.
aziz andrew haçı*; bir birini çapraz kesen iki koldan oluşan haçtır.
kulplu haç*; latin haçına benzer fakat üst kısmı oval olan haçtır.
gamalı haç*; grek haçına benzemektedir ancak uç kısımları grek alfabesindeki gama harfine benzer.
malta haçı*; dört kolu eşit nacak uç kısımlar çentikli olan haçtır.
lorraine haçı*; yatayda iki kolu bulunan haçtır.
kelt haçı; latin haçı şeklindedir fakat kolların kesiştiği yer bir daire ile çevrilmiştir.
peter haçı; latin haçının tersi şeklinde olan haçtır.
papalık haçı*; yatayda üç kolu bulunan haçtır.
devamını gör...

"önce kendisi düşünülerek yaratılır, yapılır, sonra da insanlara yani topluma sunulur." şeklinde cevaplanası sorunsal.

ama ne var ki gerçek/saf/nahif/güdümsüz "sanat"ı sanırım asla bil(e)meyeceğiz.

çünkü "o"nlar asla yayınlanmayan ve de yayınlanmayacak; kimbilir kimin sevdasında, kiminin başucundaki defterde, kiminin tamburunun mızrabında, kiminin kestiği saçta, kiminin yaşattığı bir hatırada, fotoğrafta, kiminin özenle şekillendirdiği bir eşyada gizli kalacak ya da bilinmeden el değiştirip başkalarının hayatlarında birer nesne olacaklar.
devamını gör...

arada bir oluyor bu. açıyorum hemen perdeleri, mis gibi güneş... bir yandan müzik açıyorum, başlıyorum odayı toplamaya. bir yandan şarkı söylemeler sonra kahvaltı hazırlamalar... arada bir geliyor hayatı sevme şeyi. sonra bu enerji gün içinde 2 olayla bitip gidiyor.
devamını gör...

sadece, esnafa siftah için 50 kuruş dağıtan zihniyetin yapabileceği cinsten bir hareket.
devamını gör...

peki biz bu yazarı neden göremedik? bu kadar bilgi içerikli ve de okurken aynı zamanda fikren de aydınlatan, hayatın içinden de tanımlara sahip bu yazarı görmediysek bu da bizim ayıbımız olsun.

kafa sözlük yazarı. daim olsun.*
devamını gör...

yine sözlük yazarlarımızın amatör olmayan çekimleri ve benim kardelenler:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim