ben robot değilim testinden geçememek
robot muyum diye düşündüren olay
devamını gör...
diyanet’in yağmur duasına başlaması
allah’ın bulutlardan challenge accepted yazıp diyaneti dumura uğratması ile biterse ne gülerim.
devamını gör...
küfürbaz olan insanların kafasının çalışmaması
tam aksini düşünüyorum. o yaratıcı küfürlerin çıktığı beyinler kesinlikle daha fazla çalışıyor olmalı.
devamını gör...
beni siz delirttiniz
cem karaca'nın haklı serzenişidir.
beni siz delirttiniz,evet, evet evet siz delirttiniz.beni hic kuskum yok eminim,darılmaca yok ben bir deliyim ama beni siz delirttiniz..gelin sizde katılın bize,bizde herkese yer var..
beni siz delirttiniz,evet, evet evet siz delirttiniz.beni hic kuskum yok eminim,darılmaca yok ben bir deliyim ama beni siz delirttiniz..gelin sizde katılın bize,bizde herkese yer var..
devamını gör...
pazar banyosu
90'larda çocuk olanların bildiği alışkanlıktır.
devamını gör...
ne zaman gitti tren (yazar)
çok tatlı, gönlü geniş, artı yönünden eli açık tatlış bir yazar. geç fark ettim, hatta artı oyları olmazsa belki daha geç fark ederdim. kusuruma bakmayın efendim, benim hatam. bazen yazmaya başlayınca akışa falan hiç bakamıyorum.
umarım bana küsmemiştir. değerlidir. *
umarım bana küsmemiştir. değerlidir. *
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
siz benim neden sustuğumu
nereden bileceksiniz..
nereden bileceksiniz..
devamını gör...
yurt ortamının olmazsa olmazları
gecenin bir yarısına kadar çekirdekli kolalı koyu sohbetler
devamını gör...
toplum baskısı
toplumun büyük bir çoğunluğunun özellikle kendinden farklı düşünen, farklı bakan, farklı gören, farklı duyan, farklı giyinen, farklı yaşayan bireyleri kendilerine uydurma çabasıdır.
neymiş inandıkları gibi yaşayacakmışız. arkadaşım neden inanmak istemiyorsunuz biz sizinle aynı memlekette yaşıyoruz diye sizin inancınıza inanmak zorunda mıyız? dönüp bir de saygı duy diyorlar? saygı duymadım da ne yaptım söyler misin bana? camine mi çöp attım? sana mı hakaret ettim? kıyafetine mi dil uzattım? 'ama şort giyiyorsun diyor, alkol alıyorsun diyor, dinin emirlerini yerine getirmiyorsun diyor'
hangi din? senin dinin yahu bu senin dinin benim inanmadığım ama saygı gösterdiğim ki aksi düşünülemez zaten. banane isteyen müslüman olur, isteyen hristiyan, isteyen deist, isteyen ataist beni bağlamaz.
bakın toplumda şuan çok ciddi bir ezemiyorum ezildim propagandası var. bir şekilde dizginleniyor ipin ucu bir kaçarsa sokakta bile rahat rahat dolaşamayacağız artık. hoş zaten pek dolaştığımız söylenemez. garip gurup bakışlar. işte o bakışlar toplum baskısı. kendileri gibi olmayışımı bir şekilde bana yansıtıyorlar.
yani ben neden size ayak uydurmak zorundayım anlamıyorum ki? hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz ve bir şekilde yıllarca uyumlu yaşadık. şimdi ne değişti? ne oldu da bu kadar tahammülsüz olduk birbirimize. he tabi bu tam aksi istimakettede yapıyor yapılmıyor mu? kadının başörtüsüne müdahale etme hakkını kendinde buluyor birileri. ya da adam sadece namaz kılıyor diye hakaret ediyor. neden yahu ne istiyorsunuz insanlardan? isteyen istediğine inansın istediği gibi yaşasın kime ne? nedir bu ahlak bekçiliği siz kendi ahlakınızı koruyun da kusur kalsın onun bunun yaşantısı.
yani çoğunluktan kastım sadece inanmayanlara yapılan baskılar değil ya da toplumdan aykırı davranan birine yapılan. her kesimin içinde malesef var kendi gibi olmayana nefret kusma ve saldırı geliştirme. eskiden böyle değildik biz bu kadar değildik. hem bir tahammülsüzlük artışı hem ayrıştırma çabasının mahsulleri bunlar. kimin yararına bu durum, kimin işine gelir böylesi bir ayrışma? bir durup düşünmek gerek. tabi eğer hala düşğnebiliyorsak?
saygılar...
neymiş inandıkları gibi yaşayacakmışız. arkadaşım neden inanmak istemiyorsunuz biz sizinle aynı memlekette yaşıyoruz diye sizin inancınıza inanmak zorunda mıyız? dönüp bir de saygı duy diyorlar? saygı duymadım da ne yaptım söyler misin bana? camine mi çöp attım? sana mı hakaret ettim? kıyafetine mi dil uzattım? 'ama şort giyiyorsun diyor, alkol alıyorsun diyor, dinin emirlerini yerine getirmiyorsun diyor'
hangi din? senin dinin yahu bu senin dinin benim inanmadığım ama saygı gösterdiğim ki aksi düşünülemez zaten. banane isteyen müslüman olur, isteyen hristiyan, isteyen deist, isteyen ataist beni bağlamaz.
bakın toplumda şuan çok ciddi bir ezemiyorum ezildim propagandası var. bir şekilde dizginleniyor ipin ucu bir kaçarsa sokakta bile rahat rahat dolaşamayacağız artık. hoş zaten pek dolaştığımız söylenemez. garip gurup bakışlar. işte o bakışlar toplum baskısı. kendileri gibi olmayışımı bir şekilde bana yansıtıyorlar.
yani ben neden size ayak uydurmak zorundayım anlamıyorum ki? hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz ve bir şekilde yıllarca uyumlu yaşadık. şimdi ne değişti? ne oldu da bu kadar tahammülsüz olduk birbirimize. he tabi bu tam aksi istimakettede yapıyor yapılmıyor mu? kadının başörtüsüne müdahale etme hakkını kendinde buluyor birileri. ya da adam sadece namaz kılıyor diye hakaret ediyor. neden yahu ne istiyorsunuz insanlardan? isteyen istediğine inansın istediği gibi yaşasın kime ne? nedir bu ahlak bekçiliği siz kendi ahlakınızı koruyun da kusur kalsın onun bunun yaşantısı.
yani çoğunluktan kastım sadece inanmayanlara yapılan baskılar değil ya da toplumdan aykırı davranan birine yapılan. her kesimin içinde malesef var kendi gibi olmayana nefret kusma ve saldırı geliştirme. eskiden böyle değildik biz bu kadar değildik. hem bir tahammülsüzlük artışı hem ayrıştırma çabasının mahsulleri bunlar. kimin yararına bu durum, kimin işine gelir böylesi bir ayrışma? bir durup düşünmek gerek. tabi eğer hala düşğnebiliyorsak?
saygılar...
devamını gör...
birini gözünde çok büyütmek
sonu koca bir hayal kırıklığı olur genelde. o yüzden çok da şey yapmayın...
devamını gör...
sürekli isyan eden çilekeş tip
hayat enerjimi sömüren tip. ekseriyetle, negatiflikten beslenerek yaşar. tabii ki hepimizin moralinin bozuk olduğu, olumsuz şeyler yaşadığımız, depresif olduğumuz dönemler olmuştur, olacaktır. fakat bunları yaşarken, bir noktada kendimizi toparlamak için çaba gösterir, amaan koy rahvan gitsin moduna geçebiliriz. ama o geçemez. geçmek istemez. teselli etmeye çalışırsın, çözüm üretmeye çalışırsın, mütemadiyen red eder. en sonunda, ne halin varsa gör dedirtir. ruh sağlığı açısından bir miktar mesafeli durmakta fayda var.
devamını gör...
yazarların üşengeçlik seviyeleri
az önce mutfağı toplarken kalan yemeği küçük tencereye almaya üşendim, buzdolabında da büyük tencereye yer yoktu. ne buzdolabında yer açtım ne tencereyi boşalttım oturup yedim.
devamını gör...
eski fotoğraflara bakarken hissedilenler
hüzün ve özlem. o zamanı ve o zamanda hissettiklerini asla bir daha yaşayamayacağından emin olursun ama yine de bunu çok istersin. özellikle uzun süre görmediğin biriyle olan bir resimse daha çok hüzünlendirir.
devamını gör...






