bazal gangliyon bölümlerinde globus pallidus'un lezyonlarında görülen elde,kolda yılanvari hareketlerle karakterize rahatsızlıktır.
devamını gör...

bakın ikisi arasında uçurum var... kaç tane arkadaşım evlendiyse bir önceden sevgili oldukları çocuklara bakıyorum, ki bunlar yunan heykeli misali tipler... bir de evlendiklerine bakıyorum adam daha evlenmeden evli 3 çocuk babası doblolu enişte göbeği de default olarak gelmiş gibi.

yani bu işte bir hırtlık var. çözemedim.
devamını gör...

ulusal ve uluslararası hakemli dergilere makalelerimi gönderdim, yayımlandı. bir de dijital bir edebiyat dergisinin her sayısında edebî yazılarım ve makalelerim yayımlanıyor.*
devamını gör...

saltanatın kaldırılması - 1 kasım 1922
cumhuriyetin ilanı - 29 ekim 1923
halifeliğin kaldırılması - 3 mart 1924

bu üç büyük değişimle, türkiye cumhuriyeti'nin çağdaş devlet yolunda ilk adımı atılmıştı.


cumhuriyetin kuruluş devrinde bir asırdan beri devam eden medeniyet mücadelesinin kesin zaferi, medeni kanun ve laiklik ile kazanılmıştır.

devrim karşıtları, bir asırdan beri batılılaşmanın dinden ve milliyetten çıkmak demek olduğu fikrini yaymışlardı. atatürk devrimleri, bu masala son vermişti.

atatürk devrimleri'ne vurulmak istenen din düşmanlığı damgası, medeniyet düşmanlarının iftirasından ibarettir.

yeni türkiye'nin kuruluş devri yapılan devrimlerle "modernleşmenin" ilk adımı ile hayat bulmuştur. eski zaman ve eski nizam, adetleri ile, görenekleri ile, batıl itikatları ile devrim karşısında ayakta durmaya çalışıyordu. geniş ölçüde bir eğitim seferberliği ile halka ve halkın çocuklarına yeni zaman ve yeni nizam anlayışını benimsetmek ve öğretebilmek için devrimin getirdiği yenilikler eğitime de yansımıştı.

1923 neslinin vazifesi atatürk devrimleri'ni halka anlatmak, öğretmekti. bu durum zahmetli ve çok uzun sürecek zorlu bir yoldu ve her şey devletin modernleşmesi için yapılacaktı. ilk adımlar atıldı, devrimler bir bir devletin ruhuna işlemeye başladı ve bugünler geldi. bugün modern ve güçlü bir devlet isek bu atatürk devrimleri'nin, cumhuriyetin ruhu olmasıdır.

atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olmasının yanı sıra aynı zamanda büyük bir devrimciydi.

türkiye cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için modernize edilmesi çok önemli idi.

atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan ve türkiye'yi "çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacı güden devrimleri hayata geçirerek türk toplumunun yükselmesini sağlamıştır.

toplumsal devrimler

kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi - 1926-1934
şapka ve kıyafet devrimi - 25 kasım 1925
tekke zaviye ve türbelerin kapatılması - 30 kasım 1925
soyadı kanunu - 21 haziran 1934
lakap ve unvanların kaldırılması - 26 kasım 1934
uluslararası saat ve takvim - 1925 ve uzunluk ölçülerin kabulü - 1931


hukuk devrimi

türk medeni kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi - 1924 / 1937

eğitim ve kültür alanındaki devrimler

yeni türk harflerinin kabulü - 1 kasım 1928
türk dil ve tarih kurumlarının kurulması - 1931 / 1932
üniversite öğreniminin düzenlenmesi - öğrenimin laikleştirilmesi - 31 mayıs 1933


ekonomi alanında devrimler

aşarın kaldırılması, çiftçinin özendirilmesi, örnek çiftliklerin kurulması, sanayi teşvik kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması, 1. ve 2. kalkınma planları'nın - 1933 / 1937 - uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

atatürk'ün türk tarihi ile ilgili çalışmaları

kültürel alanda bir milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi sonrasında, atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında türk tarih kurumunu kurdu. burada, türkiye tarihi kapsamlı bir şekilde incelenmekte ve değerlendirilmektedir.

diğer devrimler

hafta sonu kanunu - 1924
borçlar kanunu ve ticaret kanunu - 1926


yapılan bu devrimlerle türkiye cumhuriyeti, kuruluşunu tamamlamış, medeni ve gelişmiş devletler seviyesine çıkarak, büyük bir başarıyla o günden bugüne güçlenmeye ve büyüme devam ediyor.

atatürk devrimleri bu ülkenin teminatıdır.
devamını gör...

aynı kararı ertesi gece alırken fark ediyorum karara uymadığımı.
devamını gör...

saçlarımla oynanmasını seviyorum.*
sanırım uykum geldi, biraz....
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye'de 1937-1948 yılları arasında kurulmuş 21 köy enstitüsünden göller yöresinde olanı.

ısparta'nın kuzeyindeki baladız ovasında yer alan bu okulun olduğu mahal, 1938'de köy öğretmen kursu için yer arayışını devam ettiren ismail hakkı tonguç'un burada kalması ve hem insanları hem de ovayı çok beğenmesi üzerine bulunur. önce köy camisinde (evet camiyi ahır değil de okul yapmış hain ceape) ve ilkokulda kurulan okul daha sonra kampüs inşaatı bittikçe peyderpey yapılır.

gül tarımı ve hayvancılığın yani sıra edebiyata önem verilen ve gönen adıyla bir dergi çıkarılan okulun öğrencileri burdur ve ısparta köylerinde göreve başladıkları zaman göller yöresi köy öğretmenleri derneği'ni kurarlar. bu kurum öğretmenlerin ilk örgütlenme çabalarından biri olup, daha 1950'lerde kurulması önemli. burdur yeşilovalı genç öğrenci tahir'in yazar fakir baykurt olması için ortam hazırmış yani.


1946'da demokrasiye geçildiği dönemde büyük zarar gören okulun rumen asıllı öğretmeni gheorge karanis (görgü karamuz) ülkemizdeki ilk soğuk savaş komplolarından birine kurban gider. "radyo dinlerken milli eğitim bakanlığında yangın çıktığını duyunca sevindi" diye görevden alınır, tutuklanır ve hüküm giyer. cezaevinde karısının bile ziyaret etmesine izin verilmeyen, tecrit altında tutulan hocayla haberleşmeyi deneyen öğrencilere de soruşturma açılır. onlardan biri de fakir baykurt'tur işte.az daha okuldan atılacaktır, zor kurtarır diplomayı.


köy enstitüsü döneminde fakir baykurt, ceyhun atuf kansu'nun dünyanın bütün çiçekleri şiirini ithaf ettiği şefik sınığ, öğretmen okulu dönemindeyse yönetmen zeki demirkubuz burada eğitim görmüşlerdir. tıpkı fakir baykurt gibi zeki abi de solcu olarak fişlenmiş, ama baykurt'un aksine o okulu bitirememiş.

kaynak: cemal türkmen'in mucizenin mimarları eseri, pakize türkoğlu'nun tonguç ve enstitüleri çalışması, ayrıca fakir baykurt'un 8 ciltlik özyaşam öyküsü.
devamını gör...

öncelikle hangi niyetle olursa olsun çocuk-yetişkin fark etmeksizin yalana karşı olduğumu belirtmek isterim ki sonrasında "yalana özendiren başlık, yalanın mizahı olmaz, yalanı normalleştirmek, yalanı komik göstermek" gibi tepkiler olmasın.*

tanım: "nasılsa çocuk, anlamaz" denilerek çocuklara söylenen yalanlardır.

vefat eden birinin haberini vermek için "o uzaklara gitti" demek.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ha bir de; seni çingenelere veririm.*
devamını gör...

hayır diyebilmek büyük fazilettir.
cemil meriç.
devamını gör...

#1160996

katılıyorum ve hatta;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biz mor karanfiller, en şirin kediler, en iç açıcı çay manzaraları koyalım günaydın mesajına, kimse yüzüne bakmasın..
melting döfelim kız şunu!

gerçi nolacağdı, adamın nicki "afillibirbey" benimki hıyar, böhü!*

akşam akşam sarasım geldi, oh be ahahahaj
devamını gör...

kafa sözlükteki 999999. tanımın sahibidir.

#999999
devamını gör...


yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
bugün pazar
daha uyanmadı komşular
damların üzerinde kuşlar
daha rahatlar
radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
yağmur da var
çok sevdiğim rüzgar da
daha uyanmadı komşular
bugün pazar
ve ben seni çok özledim
dışan çıkmak istiyor canım
tek başına haytalık etmek
islanmak pazar sabahında yağmurda
boş caddelerde dolaşmak
vitrinlerine bakmak mağazaların
sinemaların afişlerine
sokakların isimlerine
telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
bir merhaba demek sessizce
sahilde martılara simit atmak
otobüslerin ilk seferlerine binmek
gitmek istiyor canım
hayatın gittiği yere
islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
fırından taze ekmek alıp
buğusunu çekmek içine
ve ben seni çok özledim
tam böyle bir şey
çiçeğe su yürümesi
bebeğin ağlaması
toprağın uyanması
yağmurun yağması
ateşin sıcağı
bu pazar sabahı
tam böyle bir şey
bir sabahçı kahvesine uğramak
bir bardak çay
taze dem kokusu
hayatın atardamarlarında dolaşmak
bölmeden şehrin uykusunu
bir siir yazmak
pazar bulmacasının boş karelerine
şiirde tam da bunu anlatmak delice
tam böyle bir şey
hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
bir şiir yazmak
bir bardak çay içmek
sokaklarda gezmek
yağmurda ıslanmak
ve ben seni çok özledim


ibrahim sadri
devamını gör...

ödünç vermediğim için yaşamadığım sıkıntı.değerini bilen biriyse hediye ederim.
devamını gör...

"ısak danielson - ı am falling in love"
devamını gör...

yıkılma sakın

sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler
kelimeler, bazısı tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
kabzenin, çekicin ve divitin
tutulduğu yerden parlayan şiir.

zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi?

yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
halkın doğurgan dünyasına dalmakla
onların güneşe çarpan sesini anlamayan
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşmazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elinde mi?
boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza
yaşamak
bizim için dokunaklı bir şarkı değil ki.
bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere
ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına
yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir
ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana
öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar
sevgiyle hatırlansa bile hatta.
köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim
bütün devrimcilerin çektikleri
biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır
dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki
pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak
ama budandıkça fışkıran da bizleriz
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak...
devamını gör...

anlık 3. sezon 18. bölümdeyim

levi bebeğim eğer o enjektörü armine vurmazsan diziyi bırakıyorumm

armine vurdu tamamdır


o zaman şuana kadar yorumlamamı yapayım.

attack on titan yani orijinal adıyla shingeki no kyojin hajime adlı bi abimizin çizdiği manga/animedir.

anime şuana kadar akıcılık, karakter gelişimi, verdiği mesajlar, merak uyandırma vs açısından efsane gidiyor. özellikle 3. sezon resmen farklı bi boyuta taşıdı. anime ilk bölümlerinden itibaren sizi sürekli bi bilinmezliğe atıp elinize bi kutu kibrit veriyor. bebek adımlarıyla sırlar açığa çıkıyor resmen ama buna rağmen azıcık bile sıkılmıyor insan.

gerçi ben

krallığa darbe yapıp insan insana savaştıkları kısımda bi tık sıkıldım


savaş sahneleriyse gerçekten ayrı bir güzel ama karakterlerin iç seslerini, şok olmalarını, plan yapmalarını ve çevresindekileri ikna etme süreçleri ne kadar izleyicinin heyecanını arttırsada bana fazla zaman harcıyorlarmış gibi geldiği için savaşın artık diye ekrana bağırmamak için zor duruyorum.

neyse gözümde birkaç damla yaşla 3.sezonu bitirmeye gidiyorum. 4.sezonu da bitirince editlerim.

edit: birazcık unutmuşum burayı ama olsun devam edelim. en spoilersız anlatmaya çalışacağım. 3. sezonun son bölümüne kadar bilinmeyen çoğu şey yavaş yavaş açığa çıkıyor. buraya kadar armin ve jean karakter gelişimlerinde ilk sırayı alıyor benim için. eren'in ilk bölümden beri intihara meyilli olması beni biraz deli ediyordu tamam onu öyle sevdik ama insan azıcık akıllanmaz mı? akıllanmaaz. tamam dev oluyorsun anladık, özelsin, güçlüsün hepsi kabulüm ama azıcık düşün be diyordum da demez olaydım 4. sezonda kendisine bu kadar düşünme manyak olursun dememiş kimse. en azından artık kararsız değil. doğruluğu tartışılır ama artık ne istediğini biliyor ve bunun için her şeyi yapmaya hazır.

4. sezon 1. bölümü izlediğimde sanki 2. dünya savaşını izliyormuş gibi hissettim. başta bi nereye düştüm, ne izliyorum ben dedim. 4. sezonda artık anime 3 arkadaş maceralarından, silah arkadaşı, hadi erenin mabadını kurtaralımdan çıkıp bambaşka bir boyuta geldi. anime resmen büyüdü son sezonda.
devamını gör...

yeşilmişik, ne güzel sesmişik, teşekkür etmişik yazarı.

"senin için" gibi bişi dediğini okudum, onur duyarak kabul ettim ama ondan öte o nasıl sestir aman allah?

kuzguncuktaki vişne, robnaja filan çekilip az ötede gidip kumlarla oynasın, en güzel sesli sözlük kadını listemde ilk sıramda sen varsın artık.*

teşekkür ederim, tekrar ve tekrar!
devamını gör...

istanbul'un güneyindeki prens adaları'nı kapsayan adalar ilçesinin 5 mahallesinden biridir. adaya heybeliada denilmesinin sebebi, uzaktan bakıldığında adanın yere bırakılmış bir heybeye benzemesidir.
bizans dönemindeki ismi ise "halki" dir. antik çağlardaki yunan filozofu aristoteles, halki’de o zamanlarda bakır bulunduğunu ve adanın yunanca bakır anlamına gelen adını buradan kaynaklandığını söyler.
istanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir.
....öyle bir dönem düşünün ki, ufacık bir adada hüseyin rahmi romanlarını yazarken nurullah berk ilkokula gidiyor. aziz nesin henüz küçük bir çocuk...
rıhtımın hemen yanındaki bahriye mektebi'nde nazım hikmet ve necip fazıl üniformaları içinde öğrenim görüyorken yahya kemal ve hamdullah suphi okulun öğretmenlerinden...
karşı tepe üzerinde kurulan ruhban okulu ise, içlerinde şimdiki istanbul rum ortodoks patriği bartholomeus'un da aralarında bulunduğu birçok üst düzey din adamı yetiştiriyor."(kartpostallarla bir ada hikayesinden)
heybeliada
devamını gör...

yıldız tozu misafirliğe gelirse.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kız kıza takılıyoruz bugün. tostumuzu yiyeceğiz ama beklemeyeceğiz.
devamını gör...

yeşilin kızı anne 1908 yılında kanadalı yazar lucy maud montgomery tarafından yazılmıştır.
kitaptan bir alıntı;
"benim hayatım gömülü umutlarla dolu bir mezarlık."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim