dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
bon jovi - it's my life
devamını gör...
benim oğlum yapmaz
devamını gör...
ölmüş birini özlemek
bedeninde tek eksik olan şey kalbinmiş gibi gelir.
devamını gör...
kayıp şeyler dükkanı
yitirdiklerimizi bulabileceğimiz fakat onları bulmak istediğimizde başka şeyleri yitirmemiz gerekebileceğini gösteren bir radyo tiyatrosu, kayıp şeyler dükkanı. belki de kaybettiklerimiz bugünkü bizi yaratmıştır. kaybettim sanarken aslında başka şeyler kazanmışızdır.
bende yeri çok başkadır, ilk dinlediğim radyo tiyatrosu olmakla birlikte şu ana kadar çok çok az kişiyle paylaştığım bir cevherdir. fakat artık bu güzelliğin farkına herkes (tanımı görüp merak eden herkes) varsın diyorum. kayıp şeyler dükkanını ziyaret etmek isteyen sadece ben olmayayım diye düşünüyorum. bir şey ne kadar çok insanın kalbine dokunursa, o kadar değerlidir. belki de değerli şeyleri saklandıkları köşeden çıkartmak gereklidir.
radyo tiyatrosu, genç bir kızın iş bulmak amacıyla kayıp şeyler dükkanına gitmesiyle başlıyor. dükkanın sahibiyle konuşurken birçok hayata tanıklık etme fırsatı buluyor.
tiyatroyu dinlerken ve bittikten sonra düşünürken kendime ''acaba kaybettiğim neyi bulmak isterdim bu dükkanda?'' diye sordum. gerçekten sahip olup kaybettiğim ne vardı? sonra aklıma anılarım geldi. anılarımı unutmak yani kaybetmek istemiyordum. fakat onlara gerçekten sahip miydim? sahiptim diyelim, karşılığında vermem gereken ne olacaktı acaba, vaktim mi? fakat zaman insanlara ait değildi ki.
bir şeyi hatırlamak için önce unutmak ve bir şeyi kaybetmek için önce sahip olmak gerekir. umarım bunun farkına varabiliriz. gerçekten sahip olup da kaybettiklerimizi bilirsek, neler kazandığımızın daha kolay farkına varabileceğimizi düşünüyorum.
duygular varsa vardır; yoksa da yoktur.
var olduklarını kanıtlamak için başka şeylere gereksinim duymaz onlar.
sevginin ispata ihtiyacı var mı?
bende yeri çok başkadır, ilk dinlediğim radyo tiyatrosu olmakla birlikte şu ana kadar çok çok az kişiyle paylaştığım bir cevherdir. fakat artık bu güzelliğin farkına herkes (tanımı görüp merak eden herkes) varsın diyorum. kayıp şeyler dükkanını ziyaret etmek isteyen sadece ben olmayayım diye düşünüyorum. bir şey ne kadar çok insanın kalbine dokunursa, o kadar değerlidir. belki de değerli şeyleri saklandıkları köşeden çıkartmak gereklidir.
radyo tiyatrosu, genç bir kızın iş bulmak amacıyla kayıp şeyler dükkanına gitmesiyle başlıyor. dükkanın sahibiyle konuşurken birçok hayata tanıklık etme fırsatı buluyor.
tiyatroyu dinlerken ve bittikten sonra düşünürken kendime ''acaba kaybettiğim neyi bulmak isterdim bu dükkanda?'' diye sordum. gerçekten sahip olup kaybettiğim ne vardı? sonra aklıma anılarım geldi. anılarımı unutmak yani kaybetmek istemiyordum. fakat onlara gerçekten sahip miydim? sahiptim diyelim, karşılığında vermem gereken ne olacaktı acaba, vaktim mi? fakat zaman insanlara ait değildi ki.
bir şeyi hatırlamak için önce unutmak ve bir şeyi kaybetmek için önce sahip olmak gerekir. umarım bunun farkına varabiliriz. gerçekten sahip olup da kaybettiklerimizi bilirsek, neler kazandığımızın daha kolay farkına varabileceğimizi düşünüyorum.
duygular varsa vardır; yoksa da yoktur.
var olduklarını kanıtlamak için başka şeylere gereksinim duymaz onlar.
sevginin ispata ihtiyacı var mı?
devamını gör...
14 şubat için antik öyküler
yerimizi aldık şimdilik, sabırsızlıkla bekliyoruz.
edit: yayının bitmesini bekleyemedim, etkileyici bir hikaye anlatış tarzı var. anlatırken kokteyl yapar gibi hikayeyi harmanlıyor * bir sonraki yayınını da sabırsızlıkla bekleyeceğim.
son hikaye'de didim'e apollon tapınağına kehanet almaya gidiyor. * buradan
teşekkürler sözlük radyosu ekibi.
edit: yayının bitmesini bekleyemedim, etkileyici bir hikaye anlatış tarzı var. anlatırken kokteyl yapar gibi hikayeyi harmanlıyor * bir sonraki yayınını da sabırsızlıkla bekleyeceğim.
son hikaye'de didim'e apollon tapınağına kehanet almaya gidiyor. * buradan
teşekkürler sözlük radyosu ekibi.
devamını gör...
kadın cinayetlerinde yanlış tercih gerçeği
yeni tanıştığımız insanlar "ben psikopatım, katil olma potansiyelim var" demiyor. e bu adamlar kavun değil ki koklayalım. zaman geçtikçe psikopatlıkları da ortaya çıkıyor. kadın da o zaman uzaklaşmaya çalışıyor ve uzaklaşmak, ilişkiyi bitirmek istediği için de öldürülüyor. yoksa biz manyak mıyız da öldürüleceğimizi bile bile devam edelim?
devamını gör...
enerji ve tabii lan manyak mısın bakanlığı
sürekli iftiraya uğrayan ülkenin yüz akı olan bakanlıktır. neymiş efendim zamanında seçim günü sayım yapılırken elektrikler kesilmişmiş. e olabilir efendim. elektriği veren de allah, alan da allah. bakanlık ne yapsın ?
devamını gör...
yoldaş benjamin’i tatile yolluyoruz kampanyası
görüyor ve arttırıyorum;
bütün moderasyon tatile gitsin.
ben ve bi kaç arkadaşım sabahları açarız sözlüğü, akşamları kaparız.
güvenin bize.
az rahatlayın.
yemin ediyorum geldiğinizde sözlüğü yerli yerinde bulacaksınız.
belki sınırlarımızı bile genişletiriz; ne bileyim malum sözlüğe sefere çıkıp toprak bile alabilriz.
bütün moderasyon tatile gitsin.
ben ve bi kaç arkadaşım sabahları açarız sözlüğü, akşamları kaparız.
güvenin bize.
az rahatlayın.
yemin ediyorum geldiğinizde sözlüğü yerli yerinde bulacaksınız.
belki sınırlarımızı bile genişletiriz; ne bileyim malum sözlüğe sefere çıkıp toprak bile alabilriz.
devamını gör...
halil cibran
yıllar önce çok severek okuduğum düşünür, yazar, şair, ressam. o kadar yoğun okudum ki, güçlü şiirsel dili, şiirlerime, denemelerime sızmaya çalışmıştır yer yer.* yazma işi ile ilgili iseniz aralıklı okumanızı öneririm efenim.
aldığım notlardan bir kaçı;
"o sessizlik gözyaşlarının ve feryatların üstüne çıkar, yüceliğiyle talihsizliğe daha fazla saygı ve ıstırap katar; o sessizlik ruhların dağların tepesinden uçurumların dibine düşmesine neden olur. o sessizlik fırtınanın gelmekte olduğunu ilan eder. ve fırtına gelmez, çünkü sessizlik fırtınadan da güçlüdür."
"güzelliğin şarkısını söylersen eğer, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır. "
"ve ceviz gibiyiz, kırılıp açılmamız gerekiyor. zımpara kağıdı da aynı işi görür ama uzun zaman alır! yumuşak bir dokunuş uyandırmaz insanları."
"ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
aşk diye seslendiğimiz şey nedir? söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
yaşam 'dan ve ölüm 'den, yaşam 'dan daha acayip, ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
söyleyin bana dostlar, içinizde yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?"
"dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise. benim içimdeki ‘ben’, sessizlik içinde oturur, sonsuza dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle baş başa kalayım. senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir. çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin. görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle baş başa kalayım."
"ruhum bana vazetti ve ne cücelerden daha büyük, ne de devlerden daha küçük olduğumu gösterdi.
ruhum bana vazedene kadar insanlığı iki kişi olarak görürdüm: biri acıdığım güçsüz, diğeri izlediğim ya da direndiğim güçlü.
ama şimdi her ikisi de olduğumu ve ikisinin aynı maddeden yapıldığını biliyorum. kaynağım, onların kaynağı; bilincim, onların bilinci; kavgam onların kavgası; haccım, onların haccı.
onlar günahkarsa, ben de günahkarım. onlar iyiyse bundan ben gurur duyarım.yükselirlerse onlarla yükselirim. hareketsiz kalırlarsa tembelliklerinden utanırım.
ruhum benimle konuştu ve dedi ki, ''taşıdığın fener senin değildir, söylediğin şarkı senin yüreğinde bestelenmedi, ışığı taşısan bile ışık olmazsın, lutun tellerini titreterek lut çalamazsın.''
ruhum bana vazetti, kardeşim ve çok şey öğretti. çünkü sen ve ben biriz, benim içimdekileri hemen ortaya dökmem ve senin içindekini bir sır gibi gizlemen dışında, aramızda bir fark yok. ama senin sır saklamanda bir çeşit erdemdir."
aldığım notlardan bir kaçı;
"o sessizlik gözyaşlarının ve feryatların üstüne çıkar, yüceliğiyle talihsizliğe daha fazla saygı ve ıstırap katar; o sessizlik ruhların dağların tepesinden uçurumların dibine düşmesine neden olur. o sessizlik fırtınanın gelmekte olduğunu ilan eder. ve fırtına gelmez, çünkü sessizlik fırtınadan da güçlüdür."
"güzelliğin şarkısını söylersen eğer, çölün ortasında tek başına olsan bile bir dinleyicin olacaktır. "
"ve ceviz gibiyiz, kırılıp açılmamız gerekiyor. zımpara kağıdı da aynı işi görür ama uzun zaman alır! yumuşak bir dokunuş uyandırmaz insanları."
"ruhumu kavrayan bu yumuşak ve kaba gizli eller nedir; yüreğimi kaplayan bu acı sevinç ve tatlı keder şarabı nedir?
baktığım bu görünmeyen, merak ettiğim açıklanamayan, hissettiğim hissedilemeyen şey nedir? hıçkırıklarımda kahkahanın yankısından daha güzel, sevinçten daha mutluluk verici bir keder var.
neden kendimi beni öldüren ve sonra şafak sökene kadar tekrar dirilten, hücremi ışığa boğan bu bilinmeyen güce veriyorum?
uyanıklık hayaletleri kurumuş gözkapaklarımın üstünde titreşiyor ve taştan yatağımın etrafında düş gölgeleri uçuşuyor.
aşk diye seslendiğimiz şey nedir? söyleyin bana, bütün anlayışlara sızan ve çağlarda gizli olan o sır nedir?
başlangıçta olan ve herşeyle sonuçlanan bu anlayış nedir?
yaşam 'dan ve ölüm 'den, yaşam 'dan daha acayip, ölüm 'den daha derin bir düş oluşturan bu uyanıklık nedir?
söyleyin bana dostlar, içinizde yaşam 'ın parmakları ruhuna dokunduğunda yaşam uykusundan uyanmayan biri var mı?"
"dostum, göründüğüm gibi değilim. görünüş sadece giydiğim bir elbisedir. senin sorgularından beni, benim kayıtsızlığımdan seni koruyan, özenle örülmüş bir elbise. benim içimdeki ‘ben’, sessizlik içinde oturur, sonsuza dek kalacak orada, doyulmaz, erişilmez.
ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim çünkü sözlerim senin aklından geçenlerin dile getirilmesinden, yaptıklarımsa umutlarının eylemleştirilmesinden başka bir şey değildir. denizlerde gezen düşüncelerimi anlayamazsın, zaten anlamanı da istemem. bırak denizimle baş başa kalayım. senin için gündüz olduğu zaman dostum, benim için gecedir. çünkü sen ne karanlığımın türkülerini duyabilir, ne de yıldızlara çarpan kanatlarımı görebilirsin. görmemenden, duymamandan hoşnudum ben. bırak gecemle baş başa kalayım."
"ruhum bana vazetti ve ne cücelerden daha büyük, ne de devlerden daha küçük olduğumu gösterdi.
ruhum bana vazedene kadar insanlığı iki kişi olarak görürdüm: biri acıdığım güçsüz, diğeri izlediğim ya da direndiğim güçlü.
ama şimdi her ikisi de olduğumu ve ikisinin aynı maddeden yapıldığını biliyorum. kaynağım, onların kaynağı; bilincim, onların bilinci; kavgam onların kavgası; haccım, onların haccı.
onlar günahkarsa, ben de günahkarım. onlar iyiyse bundan ben gurur duyarım.yükselirlerse onlarla yükselirim. hareketsiz kalırlarsa tembelliklerinden utanırım.
ruhum benimle konuştu ve dedi ki, ''taşıdığın fener senin değildir, söylediğin şarkı senin yüreğinde bestelenmedi, ışığı taşısan bile ışık olmazsın, lutun tellerini titreterek lut çalamazsın.''
ruhum bana vazetti, kardeşim ve çok şey öğretti. çünkü sen ve ben biriz, benim içimdekileri hemen ortaya dökmem ve senin içindekini bir sır gibi gizlemen dışında, aramızda bir fark yok. ama senin sır saklamanda bir çeşit erdemdir."
devamını gör...
kabuğuna çekilmek
yaklaşık bir senedir korona yüzünden bazılarımızın yapmış olduğu eylem. umarım güneşli günler yakındır!
devamını gör...
sözlük yazarlarının duaları
allah'ım, neye ihtiyacım varsa
senden onu istiyorum.
senden onu istiyorum.
devamını gör...
imkansız aşk
kavuşamayınca aşk oluyor derler ya gercekten de oyle. bazen en buyuk engel gururun oluyor. ezip gecemiyorsun çünkü ya buna degmezse diye düşünüyorsun. gerçi üç gunluk dünya. en fazla ne kaybedebilirizki?
devamını gör...
spideryoldaş
yoldaş benjamin franklin ’in paralel evrendeki hali olan spideryoldaş’ın bu zorlu yolda insanları bir araya toplaması ,sözlüğü kurmasına şahit olacağız. bu zorlu süreçte insanların freni patlamış bir trendeymişçesine bok yoluna”soyut anlamda” doğru giderken yoldaş sözlüğü kurmuş ve ışık olmuştur. bizim evrendeki yoldaşta aynı şekilde bu zorluklara göğüs germiş ve sözlüğü bugünlere getirmiştir.
yoldaş evrenine girmek istiyorsan;
buradan
edit: yorum yapmayı unutmayalım .başlığı uplayalım ki herkes görsün.
yoldaş evrenine girmek istiyorsan;
buradan
edit: yorum yapmayı unutmayalım .başlığı uplayalım ki herkes görsün.
devamını gör...
27 kasım 2020 berat albayrak'ın türkiye varlık fonu'ndaki görevinin sona ermesi
iletişim başkanlığı'ndan yapılan son dakika açıklaması.
--- alıntı ---
iletişim başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görevlerinden aflarını talep eden sayın dr. berat albayrak ve sayın arda ermut'un türkiye varlık fonu yönetim kurulu üyelikleri sona ermiş, türkiye varlık fonu yönetim kurulu üyeliğine sayın ahmet burak dağlıoğlu sayın cumhurbaşkanımız tarafından atanmıştır.
--- alıntı ---
buradan
--- alıntı ---
iletişim başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, görevlerinden aflarını talep eden sayın dr. berat albayrak ve sayın arda ermut'un türkiye varlık fonu yönetim kurulu üyelikleri sona ermiş, türkiye varlık fonu yönetim kurulu üyeliğine sayın ahmet burak dağlıoğlu sayın cumhurbaşkanımız tarafından atanmıştır.
--- alıntı ---
buradan
devamını gör...
erkeklerin hoşlanma belirtileri
küçük alametler aramanıza gerek yok. eğer hoşlanıyorsa gözünüze sokacaktır
devamını gör...
koç holding'in evden çalışma kararı
"esnek çalışma" saatleri yöneticiler tarafından suistimal edilmeyecekse elbette çok güzel bir karar.
ama gecenin 2'sine kadar insanın canını çıkaran işkolik müdürler, yalnız yaşayıp canı sıkıldıkça zoom dan toplantı gönderen direktörler insanı ürkütmüyor değil. bazı insanlar için işi, kendini yegane var etme şekli nihayetinde.
ama gecenin 2'sine kadar insanın canını çıkaran işkolik müdürler, yalnız yaşayıp canı sıkıldıkça zoom dan toplantı gönderen direktörler insanı ürkütmüyor değil. bazı insanlar için işi, kendini yegane var etme şekli nihayetinde.
devamını gör...
kıtlama çay
çayı şekerli içmesem de nasıl oluyor diye merak ettiğim, denediğim ama hiçbir zaman başarılı olamadığım eylem.
küp şekerin ısırılarak tüketilmesi ve üzerine çay içilmesi hadisesidir.
genelde doğu bölgemizde popülerdir bu tarz.
(bkz: erzurum şekeri) de deniyor fakat bilmiyorum hikayesini.
küp şekerin ısırılarak tüketilmesi ve üzerine çay içilmesi hadisesidir.
genelde doğu bölgemizde popülerdir bu tarz.
(bkz: erzurum şekeri) de deniyor fakat bilmiyorum hikayesini.
devamını gör...
yazarların sahur menüleri
bir adet kaşarlı tost, biraz çay, bir adet de salatalık*.
devamını gör...
yazarların kendileri hakkındaki düşünceleri
bu dünya'da bir yerim olmadığına, bir yararım olmadığına yıllar yıllar önce kanaat getirmiştim de bunu tasdik etmenin vaktini geldiğini yeni yeni anlıyorum.
devamını gör...
muhafazakar gençlerin sözlüklerde azınlık olması
sadece sözlüklerde değil bütün platformlarda azınlıktadırlar.
ve bu insanlara olan umudumu tekrardan yeşertiyor. umarım hep böyle kalır hatta bir gün bittiğini bile görebiliriz inşallah.*
ve bu insanlara olan umudumu tekrardan yeşertiyor. umarım hep böyle kalır hatta bir gün bittiğini bile görebiliriz inşallah.*
devamını gör...