instagram'ın gereksiz bir uygulama olduğu gerçeği
filtreleri dışında hiç bir nanesi olmadığını düşünerek katıldığım gerçek. bir şekilde farklılık arayışı içindeki gençliğin facebooktaki yaşlı akrabalardan kaçmak amacıyla gittiği bir yerdi. facebook kendisini baltalaması konusundaki tehlikeyi zamanında doğru hamle yaparak yok etti ve instagramı satın aldı.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
bir soru da benden ,
dinin özünün iyi insan olmak olduğu varsayımından yola çıkarsak,
ıyi insan olmanın yolu sadece dinden , dindar olmaktan mı geçer.
eğer böyleyse, kendini dindar olarak tanımlayan kişi oranları,
norveç %21
ısveç %19
estonya %16
japonya %13
çin %7 olan ülkeleri nasıl açıklarız ki bu ülkeler de gerek gelişmişlik, gerek suç oranları, inançlı ülkelere göre kıyas bile götürmez...
edit : bu arada 'müslüman yazar ' tanımı yerine ,' bu konuları bilen yazar denebilirmiş. '
sanki iki farklı grup çatışması gibi bir algı vermekte ilk bakışta...
dinin özünün iyi insan olmak olduğu varsayımından yola çıkarsak,
ıyi insan olmanın yolu sadece dinden , dindar olmaktan mı geçer.
eğer böyleyse, kendini dindar olarak tanımlayan kişi oranları,
norveç %21
ısveç %19
estonya %16
japonya %13
çin %7 olan ülkeleri nasıl açıklarız ki bu ülkeler de gerek gelişmişlik, gerek suç oranları, inançlı ülkelere göre kıyas bile götürmez...
edit : bu arada 'müslüman yazar ' tanımı yerine ,' bu konuları bilen yazar denebilirmiş. '
sanki iki farklı grup çatışması gibi bir algı vermekte ilk bakışta...
devamını gör...
siz öğrenci misiniz yoksa terörist mi
seçim zamanı görürüz öğrenci mi terörist mi.
devamını gör...
gönülçelen
koyu kırmızı ve menekşe renkli, taneli, çekirdeksiz bir üzüm türüdür.
devamını gör...
seviştikten sonra erkeğin göğüs kıllarını burmak
devamını gör...
karantinada olması gerekirken cuma namazına giden adam
sultangazi'de koronavirüs temaslısı olduğu için karantinada olması gereken kişi cuma namazı için camiye gitti. şahıs polis zoruyla dışarı çıkarıldı.
camiye gelen kişiyi cemaatten tanıyanlar karantinada olması gerektiğini söyleyerek eve gitmesi yönünde uyarıda bulundu. camideki kişiyi cemaat eve gitmesi için ikna edemeyince durum polise bildirildi. ihbar üzerine camiye gelen polis, camide kalmakta ısrarcı olan kişiyi dışarı çıkardı.
eve gönderilen kişi ile ilgili yasal işlem uygulanmadığı öğrenildi.
şuna bakar mısınız? yasal işlem yok! ceza yok! neden mi? cumaya gitmiş çünkü...
t: bir haber
kaynak
devamını gör...
corona salgını geçtiğinde yapılacak ilk şey
müze müze gezmek. kadıköy eminönü vapuruna sabah binip vapurdan akşam inmek. eve asla girmemek. gezmek gezmek gezmek.
devamını gör...
tası tarağı toplayıp gitmek istenen yerler
devamını gör...
balans ve manevra
teoman'ın tam 500 bin dolar harcadığı ve sonrasında ciddi bir ekonomik kriz yaşadığı filmdir.
boşandıktan sonra, psikoloğunun tavsiyesi ile "yönetmencilik" oynamıştır.
boşandıktan sonra, psikoloğunun tavsiyesi ile "yönetmencilik" oynamıştır.
devamını gör...
öz güveni zedeleyen öğretmen
maalesef kendini eğitemeyen öğrenci psikolojisinden anlamayanı mevcuttur.lisede ve üniversitede başıma gelmiştir.-sizden bişey olmaz diyen eğitmenlik görevini almış ama kendini eğitememiş insandır.
küçüklükte yaşayanlar bilir farketmeden daha büyük tramvalar yaşatanları vardır.
küçüklükte yaşayanlar bilir farketmeden daha büyük tramvalar yaşatanları vardır.
devamını gör...
uygur devleti
merhabalar sevgili yazarlar.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
uygurlar, en önemli türk devletlerinden biridir, birçok alanda ilkleri gerçekleştirmişlerdir.
2. göktürk (köktürk) devletini karluk ve basmil boylarıyla birleşerek yıkmışlar ve 744 yılında kutluk bile kül kağan önderliğinde, karabalasagun merkezli olarak kurulmuşlardır.
en parlak dönemleri moyen çor dönemidir.
bagü kağan döneminde maniheizm dinini kabul etmişlerdir. maniheizm (mani) dinini kabul etmeleri, uygurların zayıflamasında en önemli etkenlerden biridir.
yerleşik yaşama geçen ilk türk devleti olan uygurlar diğer türk devletlerine nazaran tarımla daha fazla uğraşmışlardır.
aynı zamanda ticaretle de uğraşmışlardır. orta asya bölgesindeki önemli ticaret yolları üzerinde bulunduklarından dolayı ekonomik olarak oldukça gelişmişlerdir.
kağıdı, kalemi, mürekkebi ve matbaayı kullanan ilk türk devleti uygurlardır.
kütüphane açan ilk türk devleti uygurlardır.
uygurların kendilerine ait olan bir alfabeleri vardır.
uygurlar, moğolların türkleşmesinde etkili olmuşlardır.
edebi yönden de gelişmiş olan uygurlar, göç destanı'nın ve türeyiş destanı'nın sahibidirler.
askeri yönden diğer türk devletlerine göre daha zayıf olan uygur devleti, 840 yılında kırgızlar tarafından yıkılmışlardır.
devletlerinin yıkılışından sonra başka bölgelere göç etmişler ve bu bölgelerde sarı (kansu) uygur devleti'ni ve turfan uygur devleti'ni kurmuşlardır.
şimdi yazacağım şeylerin bazıları belki üstteki arkadaşlarım tarafından yazılmış olabilir lakin ben bu tanımımda özellikle benim gibi yükseköğretim kurumları sınavı'na girecek olan arkadaşlarıma yönelik, fazla detay içermeyen bilgiler paylaşmak istiyorum. bilgileri çeşitli kaynaklardan topladığım için kaynak olarak ''tarih notlarım'' yazacağım.
uygurlar, en önemli türk devletlerinden biridir, birçok alanda ilkleri gerçekleştirmişlerdir.
2. göktürk (köktürk) devletini karluk ve basmil boylarıyla birleşerek yıkmışlar ve 744 yılında kutluk bile kül kağan önderliğinde, karabalasagun merkezli olarak kurulmuşlardır.
en parlak dönemleri moyen çor dönemidir.
bagü kağan döneminde maniheizm dinini kabul etmişlerdir. maniheizm (mani) dinini kabul etmeleri, uygurların zayıflamasında en önemli etkenlerden biridir.
yerleşik yaşama geçen ilk türk devleti olan uygurlar diğer türk devletlerine nazaran tarımla daha fazla uğraşmışlardır.
aynı zamanda ticaretle de uğraşmışlardır. orta asya bölgesindeki önemli ticaret yolları üzerinde bulunduklarından dolayı ekonomik olarak oldukça gelişmişlerdir.
kağıdı, kalemi, mürekkebi ve matbaayı kullanan ilk türk devleti uygurlardır.
kütüphane açan ilk türk devleti uygurlardır.
uygurların kendilerine ait olan bir alfabeleri vardır.
uygurlar, moğolların türkleşmesinde etkili olmuşlardır.
edebi yönden de gelişmiş olan uygurlar, göç destanı'nın ve türeyiş destanı'nın sahibidirler.
askeri yönden diğer türk devletlerine göre daha zayıf olan uygur devleti, 840 yılında kırgızlar tarafından yıkılmışlardır.
devletlerinin yıkılışından sonra başka bölgelere göç etmişler ve bu bölgelerde sarı (kansu) uygur devleti'ni ve turfan uygur devleti'ni kurmuşlardır.
devamını gör...
adalet
hakkında ufak bir yazı kaleme aldığım başlıktır. sabırla okursanız sevinirim.
zamanın birinde yaz ayının ikisinde günün tam üçünde bize göre huzurun kalmadığı yöremizde, fısıltılar duyulmaya başlamıştı.
günler ilerledikçe fısıltılar artıyordu, sanki dağ, taş her taraf fısıldaşma ile doluyordu. yer yarılsında içine girsindi bu sesler. çığlıktan beterdi.
yeniden bir gemi yapmanın zamanı gelmişti. burayı terk etmedikçe fısıltılar tarafından boğulacağımızı düşünüyorduk. diğerlerini uyarmaya çalıştık ama fısıltılar çoktan yüreklerini bağlamıştı.
bir an önce gemiyi bitirmek tek isteğimizdi. şekli şemalı çok önemli değildi hatta gemiye benzemese de olurdu. yeter ki fısıltılara benzemesindi.
yoğun uğraşlar sonucu gemiyi tamamladık. ismini ruhun gemisi koyduk. son kez diğerlerini gemiye gelmeleri için ikna etmeye çalıştık. bunu yürekten istiyorduk.
orada kalmayı tercih ettiler.
biz ise çoktan harfleri toplamaya başlamıştık. ünlü ünsüz demeden, ayırt etmeden onları, tümünü almaya çalışıyorduk. kolay olmadı bu. her tarafı kapladıkları yetmezmiş gibi harfleri de etkileri altına almaktı amaçları. elimizden geldiğince gemimize topladık harfleri. rakamları almadık bıkmıştık artık küçük hesaplardan. sonra notaları topladık birer birer, sol anahtarını da ihmal etmedik, es işaretlerini de. notalar fısıltılardan sağırlaşmaya başlamışlardı artık hangi sesi çıkardıklarını bilemez haldelerdi. çok vaktimiz kalmamıştı. son olarak adaleti almaya karar verdik gemimize.
en çok zamanı da onu bulmaya çalışırken harcamıştık. adalet ortalarda görünmüyordu. fısıltılar tamamen örtmüştü üzerini. zorda olsa bulduk onu. bulduğumuzda hiç tanınmayacak haldeydi.
özenle topladığımız harfleri ve notaları ve işaretleri ve acınacak halde olan adaleti gemimizde tüm fısıltılardan arındırmaya çalıştık.
gemimiz suda değilde fısıltılar üzerinde yüzmeye çalışıyordu. balıklar bile fısıltı olmuştu.
günler belki de aylar boyunca ilerledik. artık sular üzerinde gittiğimizi fark eder olmuştuk.
temizlenmeye ve özüne dönmeye başlayan harfler sayesinde, tüm varlığını unutmuş olan ,adalet, var oluş amacını hatırlamaya çalışıyordu. gemideki herkes gibi o da çok gayretliydi.
ancak, adaletimiz tamamen temizlendiğinde kendimize yeni bir yaşam kurmaya cesaret edebilirdik. işimiz zordu ama bu yolun sonu aydınlıktı ve güzel günler bekliyordu bizi bunu hissedebiliyorduk.
zamanın birinde yaz ayının ikisinde günün tam üçünde bize göre huzurun kalmadığı yöremizde, fısıltılar duyulmaya başlamıştı.
günler ilerledikçe fısıltılar artıyordu, sanki dağ, taş her taraf fısıldaşma ile doluyordu. yer yarılsında içine girsindi bu sesler. çığlıktan beterdi.
yeniden bir gemi yapmanın zamanı gelmişti. burayı terk etmedikçe fısıltılar tarafından boğulacağımızı düşünüyorduk. diğerlerini uyarmaya çalıştık ama fısıltılar çoktan yüreklerini bağlamıştı.
bir an önce gemiyi bitirmek tek isteğimizdi. şekli şemalı çok önemli değildi hatta gemiye benzemese de olurdu. yeter ki fısıltılara benzemesindi.
yoğun uğraşlar sonucu gemiyi tamamladık. ismini ruhun gemisi koyduk. son kez diğerlerini gemiye gelmeleri için ikna etmeye çalıştık. bunu yürekten istiyorduk.
orada kalmayı tercih ettiler.
biz ise çoktan harfleri toplamaya başlamıştık. ünlü ünsüz demeden, ayırt etmeden onları, tümünü almaya çalışıyorduk. kolay olmadı bu. her tarafı kapladıkları yetmezmiş gibi harfleri de etkileri altına almaktı amaçları. elimizden geldiğince gemimize topladık harfleri. rakamları almadık bıkmıştık artık küçük hesaplardan. sonra notaları topladık birer birer, sol anahtarını da ihmal etmedik, es işaretlerini de. notalar fısıltılardan sağırlaşmaya başlamışlardı artık hangi sesi çıkardıklarını bilemez haldelerdi. çok vaktimiz kalmamıştı. son olarak adaleti almaya karar verdik gemimize.
en çok zamanı da onu bulmaya çalışırken harcamıştık. adalet ortalarda görünmüyordu. fısıltılar tamamen örtmüştü üzerini. zorda olsa bulduk onu. bulduğumuzda hiç tanınmayacak haldeydi.
özenle topladığımız harfleri ve notaları ve işaretleri ve acınacak halde olan adaleti gemimizde tüm fısıltılardan arındırmaya çalıştık.
gemimiz suda değilde fısıltılar üzerinde yüzmeye çalışıyordu. balıklar bile fısıltı olmuştu.
günler belki de aylar boyunca ilerledik. artık sular üzerinde gittiğimizi fark eder olmuştuk.
temizlenmeye ve özüne dönmeye başlayan harfler sayesinde, tüm varlığını unutmuş olan ,adalet, var oluş amacını hatırlamaya çalışıyordu. gemideki herkes gibi o da çok gayretliydi.
ancak, adaletimiz tamamen temizlendiğinde kendimize yeni bir yaşam kurmaya cesaret edebilirdik. işimiz zordu ama bu yolun sonu aydınlıktı ve güzel günler bekliyordu bizi bunu hissedebiliyorduk.
devamını gör...
eleştirilen insana dönüşmek
kınadığımız şeyi yaşamadan ölmeyeceğimiz için gerçekleşen durum.
basit bir eleştiri için bu durum geçerli olmayabilir tabi. fakat insanın verdiği kararlar, hayat tarzı yahut davranış şekilleri gibi bazı eylem ya da özellikleri eleştirenler, bunu genellikle kınamayla karışık yaparlar. ancak adına ister karma deyin, ister ilahi adalet, o dönüp dolaşıp sizi bulacaktır. bu nedenle birisi hakkında konuşacağınız zaman iki kez düşünün.
basit bir eleştiri için bu durum geçerli olmayabilir tabi. fakat insanın verdiği kararlar, hayat tarzı yahut davranış şekilleri gibi bazı eylem ya da özellikleri eleştirenler, bunu genellikle kınamayla karışık yaparlar. ancak adına ister karma deyin, ister ilahi adalet, o dönüp dolaşıp sizi bulacaktır. bu nedenle birisi hakkında konuşacağınız zaman iki kez düşünün.
devamını gör...
tebdili mekanda ferahlık vardır
yer değişikliğinin insan ruhu üzerindeki olumlu etkisini anlatan atasözüdür. ne yazık ki içinde bulunduğumuz pandemi ve yasaklar döneminde gerçekleştirmesi zor olan durumdur. tıkıldık kaldık dört duvar arasında.
devamını gör...
zihinde yer etmiş anonslar
''overlok makinesi ayağınıza geldi''.
devamını gör...
mutluluk
en büyük zenginliktir. bir dostumun dediği gibi; insan bir gün mutluysa geri kalan beş gün mutsuzdur. yani, mutluluk öyle kolay sahip olunabilen bir şey değildir.
devamını gör...
amok koşucusu
stefan zweig 'in en etkileyici kitaplarındandır.kitabın ismindeki “amok”, aslında bir hastalık.önündeki her şeyi yakarak yıkarak kendi ölümünü hazırlayanlara böyle denir.
'söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz' cümlesi yazarın kitapta ne anlatmak istediğinin özeti niteliğinde olmuş.
sessiz kalırsak hepimiz suçlu oluruz.
'söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz' cümlesi yazarın kitapta ne anlatmak istediğinin özeti niteliğinde olmuş.
sessiz kalırsak hepimiz suçlu oluruz.
devamını gör...
linç yerim korkusuyla düşünceleri özgürce söyleyememek
klasik edebi eserleri okumaktan nefret ediyorum mesela...
devamını gör...


