mehmet güreli - kimse bilmez diyen olmamış hayret.

bulut geçti
gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap
içilmez mi böyle günde


devamını gör...

bulgar'a afiyet olsun. asıl hasar 2002-2013 arasında yaratıldı. 2002'de 1,5 olan kur 2008'de 1,2'ye kadar gerilemişti. bu dönemde türkiye'ye her sene 100 milyar dolar civarında yabancı sermaye giriyordu. sıcak para getiren yabancı ortalama %10 net faizini alıyor üstüne düşen kur sayesinde daha da kar ederek çıkıyordu. ballı kaymaklı oluyordu yani. ülkemiz değerli para birimi yüzünden üretemez hale gelmişti. o dönemi hatırlayanlar, kan ağlayan ihracatçı haberlerini anımsayacaktır. değerli tl daha çok tüketmeyi cazip hale getirmişti. ithalatımız her sene artıyor, cari açığımız rekor üstüne rekor kırıyordu. açığı da yabancının getirdiği sıcak parayla kapatıyorduk.

tabii bunun bir borç para hüviyetinde olduğu unutulmasın. adam 100 dolar getiriyorsa, 130 dolarla çıkıyordu. ali babacan'a ülkeyi sıcak paraya teslim ettiği için bu dönemde çok eleştiri getirildi. kendisi bu eleştirileri "siz anlamazsınız" şeklinde alaycı bir üslupla bastırıyordu. ekonomimizin bugün bu durumda olmasının sebebi o dönemde izlenen bu yanlış politikaydı. halbuki ekonomistlerin önerdiği gibi o dönem mb rezervleri daha çok artırılabilirdi. bu sayede hem tl olması gerektiği değere iner, hem cari açık azalır hem de ihracat teşvik edilmiş olurdu. ama günü kazanmak uğruna kim uğraşacaktı bunlarla. dibine kadar hamaset dibine kadar popülizm yapıldı ve sonuçta bu durumdayız.
devamını gör...

farklı biri mümkün değil.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğru söylemiş adam, aşıyı hayriye’nin altın gününde yediğin börek mi sandın tarif istiyon denyo. adam zaten tübitak’la görüşmüş, tübitak şimdi başlasak 2022 sonuna yetişir diyor, kaynak. ne sanıyorsunuz, bir fiske tuz iki nitrojen çalkalayıp şırıngaya mı koyacaktınız, altyapın var mı, üretim kapasiten uygun mu, gereken standardı sağlayabilecek misin, neyine güvenip patent çığırtkanlığı yapıyon hayret bi şey ya.

artı, üretim hızlandırması için bazı avrupa ülkesi firmalarıyla da görüşmüş, lisans veriyormuş haziran gibi üretime başlanacakmış. derdiniz sayı yetersizliğiyse ben ürettiriyorum diyor işte, sen bulsaydın sen üretseydin birader, adam hayrına iş yapmak zorunda mı? şu kadar milyon kazanmış da yetermiş artık hayrına versinmiş toplum sağlığıymış. kimse para kazanmak için çıktığı yolda, tepeye ulaşmak için yıllarını verdiği bir konuda hayrına iş yapmak zorunda değil, vicdan yaptırma çabası çok komik geliyor bana.
devamını gör...

(bkz: #653143">#653143)

bu tanımda benzer bi başlıkta açıklamıştım daha önce, tekrardan aynı şeyleri yazmamak adına burdan bakabilirsiniz. yardımcı olur umarım*.
devamını gör...

idealimdir eşim çalışsın ben ev işlerini yapayım böyle oluyorsa. çocuğu emzirmek dışında her işin altından kalkabileceğimi düşünüyorum.
devamını gör...

dostoyevski'nin gregor samsa olmak isteyen yalnız ve kararsız kahramınıdır yeraltı adamı. belki de kafka'nın dönüşümü yazarkenki amacı onun şu cümlelerini gerçeklemekti: "dinlemek isteseniz de, istemeseniz de, şimdi size niçin bir haşere bile olamadığımı anlatmak istiyorum baylar. tamamıyla ciddi olarak söyleyeyim ki, böcek olmayı çoğu zaman arzuladım. yazık ki buna bile layık olamadım." "nihayet şuna geliyoruz baylar: en iyisi hiçbir şey yapmamak! bilinçli tembellik hepsinden iyi!"
devamını gör...

günaydın dostlar.
istanbul'a da yaz geliyor yavaş yavaş .
sağlıklı günler görünüz.
devamını gör...

"duvara yazı yazmak yasaktır" yazardım, al sana mis gibi paradoks
devamını gör...

kendisine teşekkür etme ihtiyacı hissettiğim bir başka yazar. teşekkürler.
devamını gör...

memleketim.
battaniyesi, tarhanası, eşme kilimi, sivaslı çileği ile meşhurdur.
ulubey kanyonu dünyanın 2. büyük kanyonudur.
tanım: ege bölgesi şehri
devamını gör...

basın özgürlüğünün anasının bellendiği 5.sınıf afrika ülkesinde sıradan olaydır.

bizde böyle tanım yaparak protesto ediyoruz işte...
devamını gör...

deprem.
devamını gör...

(bkz: çaydanlık devirme şakası)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yukarıda yazılanlardan bağımsız bir sonraki yazar arkadaşa ithafen,
yol seni nereye götürüyorsa oraya gitme, yol olmayan yerden git ki ; iz bırakasın.
devamını gör...

kalitesizlik, iğrençlik akıyor. kendine saygısı yok başkasına da yok.
devamını gör...


newton başına düşen elmayı, elma olmak haysiyetiyle mütalaa etseydi belki çürümüş diye atabilirdi. fakat o öyle yapmadı. şu elmadan nasıl istifade edebilirim?.. diye kendine sordu. azamî istifadem ne olabilir?.. dedi. siz de öyle yapın!

kitapta en çok dikkatimi çeken halit ayarcı karakteri'nin hayri iradal'a söylediği sihirli cümlelerdi. halit ayarcı bir motivasyoncuydu umut vaadeden kişiydi. hangimiz işin içinden çıkamadığımız zaman yardım istemeyiz ki? tam çaresizliğe batmışken sizi çekip kurtaracak o kişilik ömür boyu unutmayacağınız hayatınıza altın harflerle adını yazdıran o kişilik.. işte hayri'nin vefasıda böyle bir şey.
baş kahramanımız geçmiş'in şansızlığını bir kenara bırakıp o malum kişiyle tanışıyor hikaye burada başlıyor.
yazar kitabın başından beri övgülerle bahsedilen karakteriyle okuyucuya merak uyandırmıştır. benim de kim bu halit ayarcı dememe sebep oldu.
1954 de yayınlanan bu eserde yer yer osmanlı ve farsça kelimelere denk geliyorsunuz. sık sık behelmahal kelimesini duydum. kelime hafızama hemen ittim. trajikomik hikayelerde var içinde aslında kara mizah havasında ilerliyor her şey. kefen yırtan zarife karakterini oldukça gülünç buldum mesela. pakize'siydi ramiz'iydi sanki hepsi baş karakterimiz hayri irdal ile alay eder gibiydi. psikanaliz'e değinildiği yerler oldukça dikkat çekiciydi. yeni yeni hastaların üzerinde denenen metotların acemiliği gözler önüne serilmişti.
osmanlı'nın gelenekselci yapısının cumhuriyet'in çağdaş, cesur ve güvenli kollarına bıraktığına şahit olacağınız nadide bir kitap. bir de kitaba adı verilen saatler var. biri mübarek diye anılıyor öyle bir zamandan sesleniyor yazar bize. hemen her yerde muhakkak okunmalı denilen kitaplardan. üzerine de uzun uzun yazmak gerektirdi bana.

hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?

bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer. ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.'
devamını gör...

dünyaya diğer kız çocuklarına nazaran daha şanslı gelen, babasının uğruna 2 milyon dolar yaktığı kızdır.

yanılmadınız; ünlü mafya pablo escobar'ın kızı kendisi.
devamını gör...

fiziksel bi ağrın yok, yorgunluğun yok ama yorgun ve bitkin hissediyorsun. heh işte o depresyon ya da büyük ihtimalle depresyon başlangıcı. uzmanı dışında kimse doğru teşhis edemez elbette ama dikkat etmekte fayda var.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim