leica
ürettiği lensleri toprak altında bekleten firma. 2. dünya savaşında amerika sadece fabrikayı değil bulunduğu bölgeyi de lensler sarsıntıdan zarar görmesin diye bombalamamıştır.
devamını gör...
evlenilen erkeğin gay çıkması
olabilir arkadaşlar. uygun bir dille konuşup anlaşır ve yolunuza nasıl devam etmek istiyorsanız o şekilde devam edersiniz.*
devamını gör...
mustafa fehmi kubilay
giritli türk göçmeni bir ailenin, kozan 1906 doğumlu öğretmen ve asker çocuğudur. şeriat isteyen yobazların başını keserek öldürdüğü bir devrim şehitidir. derviş mehmed denilen ve kendini mehdi ilan eden bugünkü işidçiler ile aynı kafa yapısına sahip bir şeriatçının hilafet sancağını menemen meydanına dikmesiyle başlayan olayları yatıştırmak için gönderilmiş ve kahpece yaralandıktan sonra sığındığı gazez camii'sinin avlusunda başı kesilerek öldürülmüştür. atatürk’ün bu olaya tepkisi sert olmuş, isyana karışan 100’den fazla yobazı divan-ı harp’te yargılatmış, 28 tanesini bizzat kubilay’ın şehit edildiği avluda astırmıştır.
devamını gör...
ünlü bir düşünür der ki
devamını gör...
karasu
relax isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
devamını gör...
günde kendi çocuğunu ballandıra ballandıra anlatan kadın
en iyisi senin çocuğun tamam demek isteyip saygıdan ötürü susmak zorunda kaldığım kişi.
devamını gör...
mindfulness
temeli budizm'e dayanan öğreti. esasında bu öğretiyle ilgili birçok soru işareti var kafamda. okudum ettim ama o sorular gitmedi. felsefi bir zemine oturtamıyorum anlatılanları. ve anlatılanlara göre de felsefi bir zemine oturtmam gerekmez.
bunu da kendimce batı ve doğu felsefelerine dayandırıyorum. batı'ya dönüp de nietzschevari bir kimse olabiliriz veyahut doğu'ya dönüp budavari biri... nietzsche olursak ne olur sizce? nietzsche ne derdi? sokrates'in güzel bir biçimde işleyen çarklara attığı taştan bahsederdi. nietzsche de aslında ne kadar eleştirirse eleştirsin sokrates'in bir uzantısı. her şey daha farklı olabilirdi. ve bir bakıma doğu felsefesi bunu başarıyor. daha farklı. çünkü doğu'da sezgi vardır. ruh vardır. batı'da ise mantık. ama mantık her zaman işe yaramaz. çünkü mantık, arkasından yeni bir mantık argümanını doğurur. bu da sonsuz bir zinciri oluşturur. bir sonuca varamayız, birkaç sonuca varırız ve aralarında seçimler yapmamız gerekir. neticede ideolojilerde bu gerçekliğe dayalı. ha bir albert camus olup da hepsini reddedebiliriz. yine de bu bile bir uzantıdır. bilmem anlatabildim mi...
o yüzden doğu'ya dönmek belki de akıl sağlığı için daha iyi olur, evet. çünkü batı'da sürekli bir yoldayız. yol bitmiyor. bitiş çizgisine vardığımızı düşündüğümüz an aslında yorgunluktan dizlerimiz üzerine çöküp öldüğümüz andır. doğu'da ise yolculuğa ara verilir. yolun kenarındaki bir hana girilir ve orada kalınır. o han, inanç hanı'dır.
bu metaforu geliştirmeye çalışıyorum zamanla, öyle ya da böyle. gerçi üzerine düşünmek gerek ve bu aralar, inanın, hiç düşünesim yok.
yine de sorum şu benim bu mindfulness ile ilgili. prof. dr. zümra atalay'a zamanında sormuştum da cevap vermemişti...
anda kalmak maske takmak mıdır? bireyselleştikçe yalnızlık artar madem, o halde anda kalınan süre boyunca da avuntu artmaz mı?
bu soruya öyle düzgün bir cevap bulamadım ama kendimce bir argüman geliştirdim. hatta bunu yazarken kafamda iyice belirginleşti.
anda kalmaktaki esas mesele sanırım şey... arkada maria callas çalıyor. sesini kısayım, geliyorum.
insan zihni kendi gerçekliğine göre yaşar. yani nasıl bir gerçeklik yaratırsanız zihin o gerçekliğe göre akıl yürütür. dolayısıyla avuntu denilen şey bir nevi safsata olabilir. olamaz mı? şu an çok mantıklı bir şey söyledim. mutluyum. en azından kendimce... neyse çok yazdım. bu kadar.
bunu da kendimce batı ve doğu felsefelerine dayandırıyorum. batı'ya dönüp de nietzschevari bir kimse olabiliriz veyahut doğu'ya dönüp budavari biri... nietzsche olursak ne olur sizce? nietzsche ne derdi? sokrates'in güzel bir biçimde işleyen çarklara attığı taştan bahsederdi. nietzsche de aslında ne kadar eleştirirse eleştirsin sokrates'in bir uzantısı. her şey daha farklı olabilirdi. ve bir bakıma doğu felsefesi bunu başarıyor. daha farklı. çünkü doğu'da sezgi vardır. ruh vardır. batı'da ise mantık. ama mantık her zaman işe yaramaz. çünkü mantık, arkasından yeni bir mantık argümanını doğurur. bu da sonsuz bir zinciri oluşturur. bir sonuca varamayız, birkaç sonuca varırız ve aralarında seçimler yapmamız gerekir. neticede ideolojilerde bu gerçekliğe dayalı. ha bir albert camus olup da hepsini reddedebiliriz. yine de bu bile bir uzantıdır. bilmem anlatabildim mi...
o yüzden doğu'ya dönmek belki de akıl sağlığı için daha iyi olur, evet. çünkü batı'da sürekli bir yoldayız. yol bitmiyor. bitiş çizgisine vardığımızı düşündüğümüz an aslında yorgunluktan dizlerimiz üzerine çöküp öldüğümüz andır. doğu'da ise yolculuğa ara verilir. yolun kenarındaki bir hana girilir ve orada kalınır. o han, inanç hanı'dır.
bu metaforu geliştirmeye çalışıyorum zamanla, öyle ya da böyle. gerçi üzerine düşünmek gerek ve bu aralar, inanın, hiç düşünesim yok.
yine de sorum şu benim bu mindfulness ile ilgili. prof. dr. zümra atalay'a zamanında sormuştum da cevap vermemişti...
anda kalmak maske takmak mıdır? bireyselleştikçe yalnızlık artar madem, o halde anda kalınan süre boyunca da avuntu artmaz mı?
bu soruya öyle düzgün bir cevap bulamadım ama kendimce bir argüman geliştirdim. hatta bunu yazarken kafamda iyice belirginleşti.
anda kalmaktaki esas mesele sanırım şey... arkada maria callas çalıyor. sesini kısayım, geliyorum.
insan zihni kendi gerçekliğine göre yaşar. yani nasıl bir gerçeklik yaratırsanız zihin o gerçekliğe göre akıl yürütür. dolayısıyla avuntu denilen şey bir nevi safsata olabilir. olamaz mı? şu an çok mantıklı bir şey söyledim. mutluyum. en azından kendimce... neyse çok yazdım. bu kadar.
devamını gör...
pamuk gibi yapan şeyler
uyandıktan sonra içilen ilk sigara.
devamını gör...
adalet bakanlığı'nın 13 bin yeni personel alım ilanı
o kadrolara kimlerin geçeceği daha şimdiden bellidir.
boşu boşuna umutlanmanın hiç anlamı yok.
torpil artık bir akp gerçeği.
boşu boşuna umutlanmanın hiç anlamı yok.
torpil artık bir akp gerçeği.
devamını gör...
toplu taşımada güneşin ne tarafa geleceğini hesaplayamamak
bu da ayrı bir çıkmazımdır.
paydos edip servise biniyorum şöyle güzel bir uyku çekicem kendime, düşünüp matematiksel hesaplar yaparak gidip bir yere oturuyorum.
arkadaş her seferinde mi yanlış yere oturur insan, o güneş yüzüme vurunca uyuyamıyorum.
bir de öyle bir şey ki dün bu konudan müzdarip oldum misal, bu sefer gidip diğer tarafa oturuyorum. sanki bana inat eder gibi şoför güzergahı değiştiriyor yine güneşli tarafa denk geliyorum bıktım yeminle.
paydos edip servise biniyorum şöyle güzel bir uyku çekicem kendime, düşünüp matematiksel hesaplar yaparak gidip bir yere oturuyorum.
arkadaş her seferinde mi yanlış yere oturur insan, o güneş yüzüme vurunca uyuyamıyorum.
bir de öyle bir şey ki dün bu konudan müzdarip oldum misal, bu sefer gidip diğer tarafa oturuyorum. sanki bana inat eder gibi şoför güzergahı değiştiriyor yine güneşli tarafa denk geliyorum bıktım yeminle.
devamını gör...
ağlatan klipler
budur...
devamını gör...
dişleri sıkmak
sinirli, stresli ve düşünceli olunan zamanlarda genelde farkında olmadan yapılan; çene ve diş eti ağrısına neden olan eylem.
özellikle son üç haftadır bunu sıkça yapıyorum ve sonrasında diş eti ağrısı çekmeye başladığımı fark ediyorum. dişlerimi sıktığımı fark ettiğimde iş işten geçmiş oluyor ve bir süre ağrı devam ediyor.
*
özellikle son üç haftadır bunu sıkça yapıyorum ve sonrasında diş eti ağrısı çekmeye başladığımı fark ediyorum. dişlerimi sıktığımı fark ettiğimde iş işten geçmiş oluyor ve bir süre ağrı devam ediyor.
*
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben öğretmen çocuğuyum. ilkokul zamanıma denk gelir. rahmetli babam sınav kağıtlarını eve getirir, bir iki gün içinde okur ve geri götürürdü. ben de bazı zamanlar e. s. isimli öğrencinin kağıdını sırf soyadına gıcık olduğum için alır. bazı cevaplarını yanlış olacak şekilde değiştirirdim. başka hiçbir öğrencinin kağıdına dokunmadım.
e. s. senden özür dilerim.
e. s. senden özür dilerim.
devamını gör...
sanık
umut_yazar isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sözlükte ''suçlu olduğu sanılan ve bu sebeple yargılanan kişi'' anlamına gelen sözcüktür.
sözlükte ''suçlu olduğu sanılan ve bu sebeple yargılanan kişi'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
nickaltında çirkeflik yapan yazar
devamını gör...
makar devuşkin
bilmem bu kızın bendeki değerini nasıl anlatırım size ya da kelimeler yeter mi anlatmaya? şu sözlükteki biriciğim, hemdemim, kıymetlim olan yazardır kendisi. yüreği o kadar güzeldir ki, ağzınızdan kötü bir şey çıkmaya dursun hemen endişeleniverir. kapısını çalıp gitsem yanına gecenin bir saati"bir kahve yapar mısın?" desem daha ben lafımı bitirmeden kahveyi yapıp koyar önüme. geçer karşıma, anlat der. gözlerinin içine bakmamla anlar sustuğum sözcüklerimi. şarkılarda susar benimle hiç bıkmadan, usanmadan. anlatamadıklarımı anlar bakışlarımdan. güzeldir, narindir, naziktir. ay ışığı gibidir. karanlıkta yalnız bırakmaz kimseyi. ben senin borcunu nasıl öderim hemdemim, bilmiyorum ama çok teşekkür ederim... iyi ki varsın, iyi ki benimlesin.
/bir sözlük, içinde dans eden sözcükler
ve derinlerinde güzel mi güzel bir yazar
ay gibi parlar karanlık gecemde
kalbinde tüm güzelliğini bir inci gibi saklar...
senden, benden, bizden...
güzel dostum, bu son olsun..
/bir sözlük, içinde dans eden sözcükler
ve derinlerinde güzel mi güzel bir yazar
ay gibi parlar karanlık gecemde
kalbinde tüm güzelliğini bir inci gibi saklar...
senden, benden, bizden...
güzel dostum, bu son olsun..
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
çok sevdiğim ve görünce mutlaka okuduğum yazar. arada "hele bakim ne yazmış bugün?" diye profilini de stalklamaktayım. *
eksik olmasın.
eksik olmasın.
devamını gör...
arada nickaltına girip bakmak
ara ara açıp, yeni gelinin altınlarına baktığı gibi bakıyorum onlara. her biri altın gibi çok değerli.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
bu haftaya özgü olarak çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz madımak anma gecesi temalı yayınımız için kaybettiğimiz canlarımızın ve geceye anonsları ile katkıda bulunan yazarlarımızın yer aldığı afişi paylaşmaya geldim.
hep birlikte omuz omuza dinleyeceğimizi düşündüğüm bu yayın eminim ki hepimiz için çok anlamlı. bu nedenle tam saatinde yerlerimizi alalım mı? yayın saatimizde yani 22.00'da görüşmek üzere, umutla ve sevgiyle kalın.

afiş için sevgili gomercan'a ve şarkı seçimlerindeki yardımı için cenk'in arka bahçesi'ne çok teşekkürler.
bu haftaya özgü olarak çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz madımak anma gecesi temalı yayınımız için kaybettiğimiz canlarımızın ve geceye anonsları ile katkıda bulunan yazarlarımızın yer aldığı afişi paylaşmaya geldim.
hep birlikte omuz omuza dinleyeceğimizi düşündüğüm bu yayın eminim ki hepimiz için çok anlamlı. bu nedenle tam saatinde yerlerimizi alalım mı? yayın saatimizde yani 22.00'da görüşmek üzere, umutla ve sevgiyle kalın.

afiş için sevgili gomercan'a ve şarkı seçimlerindeki yardımı için cenk'in arka bahçesi'ne çok teşekkürler.
devamını gör...
gece su içmeye gidip geldiğinde kendini uyurken görmek
yanına kıvrılır yatarım. bana benden zarar gelmez. kendimden biliyorum
devamını gör...