az önce kardeşim geldi."al şunu ya,kafadan bir sürü bildirim var" diyerek telefonu tutuşturdu elime.telefon neden onda diye garipsemedim*sonra efendim 'off neler olmuş böyle yaa' diyerek hepsine bakmaya çalışırken offflayarak uyandım.nerede bu telefon diye devam ediyorum ama düştü mü ne oldu,niye bulamıyorum?* sonra bir baktım telefon başucumda yerinde duruyor,meğer hepsiiii rüya imiş. tabii ki kimseye anlatamam bunu, kafayı bozmuş derler.*
devamını gör...

metin akpınar’ın katıldığı bir tv programında cem yılmaz için;

"zeki çok belki ama iyi konuşan yok. cem yılmaz da dahil. çok beğeniyorum. çok zeki çocuk, mükemmel işler yapıyor. ama aktör kumaşı zayıf. olmak zorunda değil. stand-up'da aktörlük gerekmiyor. ama iyi konuşmak, tonlama da daha büyük başarılar bekliyor insan."

sözlerini sarfetmesi olayıdır.
bunun üzerine cem yılmaz twitter hesabından;

kıymetli büyüğümüz metin akpınar beni bir söyleşisinde değerlendirmiş. sağolsun,teşekkür ederim. 6 yaşındayken ilk izlediğim performans devekuşu kabarenin “insanlığın lüzumu yok” oyunuydu.her işini pür dikkat izledim.bir gün o da beni sahnede izlerse çok mutlu olurum.

şeklinde cevap vermiştir.
devamını gör...

boyamasını bilemem fakat çizmesi inanılmaz huzur vericidir. sadece ince uçlu bir kalem, beyaz bir kağıt ve uçuşan hayallere ihtiyacınız vardır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nik vererek birini digerinden ayirmak istemem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sigmund freud tarafından ortaya atılan psikolojik savunma mekanizmalarından biridir. bastırma anlamına gelir.
[diğer savunma mekanizmaları: denial, reaction formation, projection, regression, rationalization, displacement, ve sublimination]

bir şeyin (hoş olmayan olayla ilgili anı, duygu vb.) bilinçli farkındalıktan istemsizce çıkarılmasıdır. bu duygu ve anılar bastırılır çünkü hatırlamak, insanda yoğun acı, anksiyete, suçluluk, utanç, korku gibi duygular uyandırır. yani amaç, kaygı uyandıran düşünceyi bilinçdışından uzak tutmaktır.
savunma mekanizması işlerken bilinçsiz unutma görülebilir - hoş olmayan deneyimler bilinçdışının derinliklerinde saklanır ve bilinçli zihin yoluyla erişilemez.

suppression yani bilinçli bastırma ile karıştırılmamalıdır çünkü suppression'da yukarıda açıkladığım hoş olmayan duygu ve anılar bilinçli olarak zihinden uzaklaştırılmaya çalışılır. repression ise tamamıyla istemsiz ve bilinçsiz gerçekleşir.

örnek:
- işkence mağdurunun olayla ilgili detayları hatırlamaması.
- seans esnasında danışanın, evdeki erken yaşam atmosferini (çocukluğundaki) tasvir edememesi/açıklayamaması. çünkü anılar bilinçli farkındalıktan istemsizce çıkarıldı.
- düşmanca ve saldırgan duygular beslediğiniz tanıdık bir kişinin adını sistematik olarak unutmanız.
- sevmediğiniz ya da kızgın olduğunuz biriyle olan buluşmayı unutmanız.
devamını gör...

"çocuğunu bende unutmuşsun "

(bkz: based on a true story)
devamını gör...

(bkz: dokunma yanarsın)
devamını gör...

girdik de ne oldu ? ne oldu !*

üstünde mahlasımız olan bir kupa, bir tişört mü giydik?
*
devamını gör...

yeni yılın ülkemize yurtta barış ve dünyada barış getirmesi, siz değerli sözlük arkadaşlarınada sağlık ve gönlünüzden geçen güzellikleri getirsin.
iyi senelere
devamını gör...

sinemaya gidip, arka arkaya filmler izlemek. o kadar özledim ki. film izlemek değil mesele tabi. film izlemek için bir yerden baska bir yere gitmeyi, heyecanlanmayı, belki öncesinde bir kahve içmeyi, karanlıkta o koca ekranın içinde kaybolmayı, biten filmden sonra sokaklarda o filmle dolaşmayı vs. bu ritüeli çok özledim.
devamını gör...

bu katillerin çocukluğuna inip yetiştirilme şekillerini incelemek gerekiyor topu her zamanki gibi kadına atıp ''yanlış seçim'' demektense. aile içi şiddeti görerek ya da cinsiyet rolleri kendisine yüklenerek (erkekler ağlamaz, erkekler silahla, arabayla oynar gibi) büyütülen erkek çocuklarında, ileride karşısındaki güçsüz birine kaba kuvvet uygulama olasılığı çok yüksek. neden? çünkü şiddeti görerek veya deneyimleyerek büyüdü.

aile içi şiddet deyince sadece erkekler suçlanmamalı. evet, erkeğin kadına ya da çocuğa uyguladığı şiddet oranı fazla fakat kadının da erkeğe şiddet uyguladığı ya da çocuğuna şiddet uyguladığı örnekleri de yok değil. bu konuda cinsiyetçi olmamak gerekiyor ve çocuğun yetişmesinde anne ve babaya eşit sorumluluk yüklenmeli.

aynı şekilde sosyolojik faktörler de çok önemli. örnek vermek zor değil; bir amca, yeğenine tecavüz ediyor ve ceza almadı diye ailesi kutlama yapıyor. bu ailenin tecavüzcüden bir farkı var mı? ya da ''kocamdır, döver de söver de'' gibi bir anlayışın doğruluk payı olabilir mi? bir kadın neden kendisini döven birine ''kocamdır'' der ki? nedenini hemen söyleyeyim: çünkü bu şekilde yetiştiriliyor! çevresinden bu mesajları alıyor ister istemez.
devamını gör...

gökyüzünün yeryüzüne bir üstünlüğü yoktur! göğün bahçesinde yıldızlar yetişirken, yeryüzünde ağaçlar yetişmiyor mu?

yedi milyarımız çocuk, geceyle birlikte…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben senden daha fazla maaş aldığım için senden daha çok vergi verip daha önce vergi dilimine giriyorum asıl sen benim vergimle maaş alıyorsun diyerek karşılık verdiğim tiptir. sonrada arkamda bırakarak pis pis sırıta sırıta giderim. kahrolur.
devamını gör...

er ryan'ı kurtarmak-normandiya çıkarması.
devamını gör...

kaç yaşındasın
hiç evlendin mi
neden evlenmedin
*
devamını gör...

"sevgi" sözcüğüyle alakası yokmuş gibi görünen sözcük.

arapçada sawdā kara "safra", "melankoli", "akıl dışı arzu", "tutku"; āswad ya da esved "siyah", "kara" anlamında.

hipokrat'a göre melanḥolia/sevda/kara safra, vücudumuzdaki 4 sıvıdan biri idi, bir karaciğer salgısı idi çünkü; o zamanlar karaciğerin duyguları yöneten organ olduğu düşünülürdü.
devamını gör...

çay içer
devamını gör...

kadrosunda müthiş isimler barındıran, unutulmayan yılmaz erdoğan filmi.
devamını gör...

ergen annesi olmak, 15 yaşındaki oğlunuz ben kendi paramı kazanmak istiyorum dediğinde şok olmak demektir. aslında şok olmamam lazım ama biraz kaygılıyım. evet, maddi sıkıntısı olmamasına rağmen çocukluktan beri ticarete merakı vardı, biz de ebeveyn olarak hep onu destekledik. ilk olarak 7-8 yaşlarındayken sitedeki marketin önünde bir arkadaşıyla birlikte tezgah açarak okuduğu kitapları 1-2 liraya satmaya başladı. uzaktan takip ediyorduk ama o tabi bunu bilmiyordu. sonra, bir ara bileklik yapmaya merak sardı, erkek çocuğu olmasına rağmen takı yapmaya eli yatkındı. kırtasiyeden bileklik yapma seti aldık, o malzemelerden bileklik yapıp tanesi 1 liraya sattı. iskoç bir arkadaşı vardı, annesi iskoç kurabiyesi yapıyordu, bir yaz da o kurabiyeleri sattılar. ıhlamur zamanı geldiğinde de birlikte ıhlamur topladık, 100'er gram ıhlamuru buzdolabı poşetlerine koyduk, onları da 5 tl'ye sattı. şimdi böyle bir ticaret geçmişi olan 15 yaşındaki oğlum, işlek bir caddede soğuk su satmaya başladı. 75 kuruşa aldığı suyu 2 liraya satıyor. gün içinde aradım, "anne çalışıyorum şimdi konuşamam" dedi. * sabah verdiğim 10 lirayla su almış, yaptığı satıştan 55 lira kazanmış. paranın bir kısmıyla arkadaşıyla yemek yemiş. 25 lirasıyla yarın su alacağım, o benim sermayem dedi. eve geldiğinde çok yorgundu, "para kazanmak zormuş" dedi. işte bir ergenle geçen günümün özeti bu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim