- cenk, iyi ki bi radyoda yayına başladın, sürekli radyo entry’si giriyosun azıcık kürekle yazı at üzerimize de okuyalım artık boğulduk bu ne?

haklısınız canlar, ama bi iki gün böyle oldu idare edin, telafi edicem. üstelik reel hayatta da uzun yıllardır tanıdığım birbirinden orijinal ve dolu bu iki insanın bir araya geldiği yayına bi iki bir şey yazmasam çocuğumu keserdim. ister miydiniz bunu ha, keseyim mi yavrucağı? sakin sakin, kesemem zaten çocuğum yok.

ben şahidim, valla. bu ikili bir araya gelince ortalık bir sohbet düğümüne dönüşüyor, üçüncülerini aralarına almamışlar, tam bir düğün salonu ortamı olmasın diye, yani şey, ıı, sanırım öyle düşünmüşlerdir ben bilemenko.

akşam dinlemedeyim, zor bekliyorum. let’s go!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aslında atanan rektörden ziyade, tepeden inme atamalara ve üniversitelerin özerkliğine karşı alınan tavırlaradır eleştiriler.

fakat hilal kaplan gibi düşünenlerin bu durumu görmezden geldikleri bellidir. popülist söylemler ile “milleti” arkasına alma çabasıdır. ayrıca metnin altında “elit” kötülemesi de vardır.
devamını gör...

telefonun başında sevgilisinin aramasını çaresizce bekleyen bir twitter kullanıcısının acı feryadı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kuşların korkmadığını düşündüğüm makettir.

onun yerine iplere cd bağlayın ve bir çubuğa asın.

uzak duracaklardır. denendi ve onaylandı.
devamını gör...

tarihteki ilk kadın filozof olarak tanımlayabileceğimiz diotima'nın, rahibe ve kahin olduğu varsayılır.
ismi etimolojik olarak zeus-onurlu anlamına gelir.

sokrates ondan hocası olarak bahseder. platon'un şölen adlı eserinde diotima'yı andığı diyaloglar var. bazı kaynaklar diotima'yı platon'un hayal ettiği bir karakter olarak tanımlar. platon bir kadın figürü kullanarak felsefe'deki değişmeyi temsil etmiştir. burası tartışmalı işte, kişi gerçek mi yoksa kurgusal mı ikilemi çıkar karşımıza. fakat platon'un diyologlarında genelde gerçek karakterlere yer vermesi diotima'yı olası kılar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sokrates, aşk felsefesi konusunda diotima'dan eğitim gördüğünü belirtir.

bu felsefe'de aşağıdaki gibi bir sorgulamaya gidilir.

önemli olan merdiveni tırmanırken kadın-erkek, iyi-kötü, güzel-çirkin, bilge-cahil vb. şeklindeki karşıtlıklara vurgu yapmak değildir. bundan ziyade önemli olan her bir adımda neye ilerlediğimizi ve neyi geride bıraktığımızı sorgulamaktır.


diotima'nın aşk merdiveni:
birinci basamak:
fiziksel özelliklere duyulan bir arzudur.
ikinci basamak:
tüm güzel bedenlerin sevgisidir.
üçüncü basamak:
nefs sevgisidir.
dördüncü basamak:
kanunlara ve kurumlara duyulan aşktır.
beşinci basamak:
bilgiye duyulan aşktır.
altıncı basamak:
aşkın kendisine duyulan aşktır.

ister gerçek ister kurgusal bir karakter olsun zamanın en gizemli köşelerinde bilgi ışığıyla ortaya çıkarılan bir öğretinin kahramınıdır kendisi. konu aşk olunca erkek filozoflar temsili bir kadın figürü üzerinde düşüncelerini mi anlatmış yoksa gerçek bir kadın karakteri üzerinde öyle biri yok dedikodusu mu yaratılmış bilemiyorum. sokrates'in bile kurgusal bir karakter olduğunun söylendiği bazı yerler var. hiç buralara girmeden ne yazmışlar bu güzellikler onlara bakacağım.
devamını gör...

açık, dürüst iletişim kuran insanlardır. normalde olduğu gibilerdir. bir de gevezedir*. karşılarındakini de kendileri gibi varsayarlar. siz öyle değilseniz devam etmezsiniz. maalesef kandırılmaya da açıktırlar. onlara tavsiyem; somut kişisel bilgilerini paylaşmamalarıdır. onun dışında laflıyoruz işte, büyütecek bir şey yok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

akciğerleri örten çift katlı plevra zarının arasında biriken plevral sıvıyı en iyi gösteren grafi yöntemidir.
plevral sıvıyı en iyi gösteren görüntüleme yöntemi ise ultrasonografik görüntülemedir.
devamını gör...

(bkz: edward albee) ’nin 1958 yılında yazdığı tek perde absürt tiyatro ürünü bir oyundur. alt orta sınıfla, üst orta sınıfın arasındaki çizginin belirsizliği ve çelişkisini anlatıyor. bu anlatım, iki yalnız insan, peter ve jerry üzerinden somutlaşıyor. hayata karşı öfkeli, adaletsizliklere karşı gelen jerry ve düzene uyumlu hayat süren yayınevinde yönetici olarak çalışan peter arasında geçen bir dönüşüm hikâyesidir.
oyundan güzel bir replik burada dursun:

eğer birbirimizi bu kadar yanlış anlayabiliyorsak, neden sevgi diye bir sözcük icat ettik?
devamını gör...

2005'te prag'ta açılan ve (bkz: franz kafka)'nın hayatını anlatan müze.
müzede kafka'nın aldığı ve yolladığı mektuplar, fotoğraflar, kitaplarının ilk basımları, hayatına dahil olan önemli kişiler hakkında bilgiler, günlükleri, çizimleri ve kişisel eşyaları sergileniyor.
müze iki bölümden oluşuyor. ilk bölümde prag'taki kafka'yı, kafka'nın çocukluğundan itibaren kronolojik olarak hayatını, hayatına girmiş kişileri ve bu kişilerle olan mektupları sergilenmiş. müzenin ikinci bölümü, yaşadığı şehrin kafka'nın hayatındaki yerini anlatması için hazırlanmış. bu bölümde kafka'nın bazı eserlerine ayrılmış odalar var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
müze değil deneyim diyorum hemen. müzenin içi karanlık bir kere. her girdiğiniz odada sizi ortama ve kafka'nın hayatına dahil edecek, 3d sunumlarla, görsellerle ve en önemlisi müzikle karşılaşıyorsunuz. sanatçının hissettiği ait olamama, sıkışmışlık duygusunu ve yalnızlığı hissettiren, gezdiğinize değecek çok başarılı bir müze.
öğrenciyseniz giriş bedava bir de. müzede türkçe broşür bile var.

müze hakkında daha fazla fotoğraf görmek için buradan
kaynak
devamını gör...

aziz nesin'in sözüdür. adam geleceği ta 1990 yılında görmüş. haklılık payı son dönemlerde artmıştır bana göre.
devamını gör...

kendisi olmaktır, hele ki yaşadığımız kadınlara binbir yafta ülkesinde.
devamını gör...

bendim galiba o melek, sonradan bıraktım o işi insanlar sapık gibi algıladılar. amacım değerlendirme yapıp hakkını vermekti. yanlış anlaşılmak istemedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kırık mankenimin son hali.
devamını gör...

dedem alkolikti. dedemlerle yasiyordum o zamanlar. anneannem de alkol almasına çok kızardı. dedem bana anneanneme söylememem için para verirdi. o şekilde para alırdım. sarhoşken yürürken bazen cebinden düşerdi paralar bir de onları alırdım. anneannemden de sarap siselerinin yerini söylemem karşılığında para alırdım. allahtan anneannem hiçbir zaman dedeme benim söylediğimi söylemedi de tam 3 yıl boyunca bu şekilde zengin oldum.
devamını gör...

çocukluğumda babam sayesinde sık dinlediğim, aşık hüdai'ye ait bir deyiştir.aslında manası sadece sevgiliye yonelik olmasada değer yoksunu, fedakâr olmayan aşığa dokundurduğu şu dizeleri can alıcıdır.
gönül, çalamazsan aşkın sazını
ne perdeye dokun ne teli incit
eğer çekemezsen gülün nazını
ne dikene dokun ne gülü incit...
sevda sahrasından mecnun değilsen
ne leylayı çağır canım ne çölü incit ne çölü incit.
devamını gör...

1994 yapımı, daha jeneriğinde çalan muhteşem şarkıyla insanı etkisi altına alan ve defalarca izlemekten bıkmadığım, bana göre john carpenter'in en iyi filmi. sam neill' in muhteşem performansı başta olmak üzere kurgusu, sahneleri, diyologları, her şeyiyle harika. ayrıca, profil kapak fotoğrafim da bu filmin en sevdiğim sahnelerinden birine aittir.


did i ever tell you my favorite color is blue?


filmin başında çalan şarkı;
devamını gör...

benimde stresten saçlarımı dökmüş olan belgedir.
çıkarmak için bir ton uğraştım. ama maalesef bir kurumda çalışıyor olmam yetmiyor, polisler birde nöbet çizelgesi soruyorlar. yemin ederim işe gitmek çalışmaktan daha zor oldu.
devamını gör...

morfinle anca olacak gibi şu aralar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim