tanıma oy vermeyip fav atan yazar
#1718858
mesela @lippiy bu yazarlardan.
algoritması şu şekildeydi:
beğeni oyu: beğendim
favori oyu: favoriledim
hem beğeni hem favori: fevkaladenin de fevki
ara edit: ama bu hem beğeni hem fav çok çok nadirdi yani. bayağı güzel yazdın aferin demek oluyor.
umarım doğru hatırlıyorumdur.
böyle bir ihtimal düşünülebilir.
ama hem beğenen hem favlayan bir yazar sadece fav oyu atıyorsa bu bir soru işareti olabilir.
mesela @lippiy bu yazarlardan.
algoritması şu şekildeydi:
beğeni oyu: beğendim
favori oyu: favoriledim
hem beğeni hem favori: fevkaladenin de fevki
ara edit: ama bu hem beğeni hem fav çok çok nadirdi yani. bayağı güzel yazdın aferin demek oluyor.
umarım doğru hatırlıyorumdur.
böyle bir ihtimal düşünülebilir.
ama hem beğenen hem favlayan bir yazar sadece fav oyu atıyorsa bu bir soru işareti olabilir.
devamını gör...
profiterol
sadece sosu için yediğim enfes tatlı
devamını gör...
oldie but goodie
ingilizcede "eski ama güzel" anlamına gelen bir deyimdir. oldies but goldies nereden çıktı bilmiyorum ama oldie but goodie ilk kez 1950' lerin ortalarında abd'de bir radyo dj'i tarafından geçmişte popüler olan ancak artık top ten listesinde yer almayan rock'n roll şarkılarına atıfta bulunmak için kullanılmış.
bugün, bu ifade, yeni olma noktasını geçmiş, ancak yine de zevk alınacak veya değer verilecek her şey için rahatlıkla kullanılabilir. aklıma ilk gelenler müzik, roman veya filmler, hatta insanlar veya fikirler.....
yaş aldıkça insanın eskiye ve eski güzel şeylere olan özlemi iyice artıyor, kim kendi çocukluğunu, o zamanki sınırlı imkanları özlemiyor ki? bizim için çoğu şey artık oldie but goodie.
bugün, bu ifade, yeni olma noktasını geçmiş, ancak yine de zevk alınacak veya değer verilecek her şey için rahatlıkla kullanılabilir. aklıma ilk gelenler müzik, roman veya filmler, hatta insanlar veya fikirler.....
yaş aldıkça insanın eskiye ve eski güzel şeylere olan özlemi iyice artıyor, kim kendi çocukluğunu, o zamanki sınırlı imkanları özlemiyor ki? bizim için çoğu şey artık oldie but goodie.
devamını gör...
millet aç diyorlar buyrun siz de doyuruverin
ee kardeşim sen imamoğlu ve yavaş'ın yardım kampanyalarına "bu iş sizin değil, devletin işi." diyerek el koymadın mı? bu nasıl bir r yapmak?
devamını gör...
dünyanın en korkunç hastalığı
düşünme hastalığı. kimi kimden koruyacaksın, kaçamıyorsun işte kendinden.
devamını gör...
sözlük radyosu
her programın görsel ve açıklamalarının yer aldığı bir web sitesi olan radyo.
şöyle bir önerim olacak; acaba altyapı buna izin veriyorsa şayet, alınan kayıtlar her bir programın kendi sayfasına yüklenerek bir site içi arşiv yaratılabilir mi? benim tekrar tekrar dinlemek istediğim yayınlar daha şimdiden oldu şahsen.
şöyle bir önerim olacak; acaba altyapı buna izin veriyorsa şayet, alınan kayıtlar her bir programın kendi sayfasına yüklenerek bir site içi arşiv yaratılabilir mi? benim tekrar tekrar dinlemek istediğim yayınlar daha şimdiden oldu şahsen.
devamını gör...
papatya
papatya, ilkbahardan başlayarak ağustosa kadar çiçek açabilen bilindik bir çiçek türüdür. baharın habercisi olarak tanınan bu çiçek, masum ve temiz sevgiyi temsil etmektedir. yüzyıllardır roma’da, mısır’da ve yunanlılarda ilaçların yapımında kullanılan papatyalar, günümüzde de şifa bulmak amacıyla ilk tercih edilen bitkiler arasındadır. evlerimizde yaptığımız, özellikle hastayken* löpür löpür içtiğimiz papatya çayı buna en güzel örnektir.

toplumda isimleri çok yaygın olmasa da bu güzel çiçeğimizin birçok türü var. kel papatya, köpek papatyası, alman papatyası, beyaz papatya,sarı papatya, dağ papatyası, çayır papatyası, büyük papatya (öküzgözü olarak biliniyor), mayıs papatyası, yalancı papatya. dediğim gibi birkaçı dışında çoğu duyulmamış isimler. çeşitlerini şöyle gösterebilirim;

"papatyalar diyorum bayım, neden bu kadar güzeller ki?
ve siz neden zihnime misafir olmaya geliyorsunuz aklınıza estikçe?"
çiçekleri çok seven biri olarak papatyaların bende yeri ayrıdır. orkide ve güller gibi gösterişli değiller bir kere. ama o kadar masum ve samimiler ki hayran kalmamak elde değil.
seviyor, sevmiyor, seviyor...papatyaları kim katletmemiştir ki bu şekilde. yıllar önceydi, daha dün gibi aklımda. okuldan dönerken çok sinirliydim, bir avuç papatyayı öldürüp eve getirdim. aldım elime bir kalem bir defter not ettim. başladım saymaya; seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor...düşünemedim basit bir sinir ve işe yaramaz bir sonuç için onları öldürdüğümü. çoğu insan yapmıştır bu (bana göre) hatayı. bilmiyorum, şahsen kıyamıyorum artık hiçbir çiçeğe. rica etsem siz de öldürmez misiniz onları? çünkü ölmeyi haketmeyecek kadar masum ve güzeller.

not: resimlerin kaynakları aşağıdadır.
kaynak 1
kaynak 2
edit: bilgi düzeltmesi.

toplumda isimleri çok yaygın olmasa da bu güzel çiçeğimizin birçok türü var. kel papatya, köpek papatyası, alman papatyası, beyaz papatya,sarı papatya, dağ papatyası, çayır papatyası, büyük papatya (öküzgözü olarak biliniyor), mayıs papatyası, yalancı papatya. dediğim gibi birkaçı dışında çoğu duyulmamış isimler. çeşitlerini şöyle gösterebilirim;

"papatyalar diyorum bayım, neden bu kadar güzeller ki?
ve siz neden zihnime misafir olmaya geliyorsunuz aklınıza estikçe?"
çiçekleri çok seven biri olarak papatyaların bende yeri ayrıdır. orkide ve güller gibi gösterişli değiller bir kere. ama o kadar masum ve samimiler ki hayran kalmamak elde değil.
seviyor, sevmiyor, seviyor...papatyaları kim katletmemiştir ki bu şekilde. yıllar önceydi, daha dün gibi aklımda. okuldan dönerken çok sinirliydim, bir avuç papatyayı öldürüp eve getirdim. aldım elime bir kalem bir defter not ettim. başladım saymaya; seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor...düşünemedim basit bir sinir ve işe yaramaz bir sonuç için onları öldürdüğümü. çoğu insan yapmıştır bu (bana göre) hatayı. bilmiyorum, şahsen kıyamıyorum artık hiçbir çiçeğe. rica etsem siz de öldürmez misiniz onları? çünkü ölmeyi haketmeyecek kadar masum ve güzeller.

not: resimlerin kaynakları aşağıdadır.
kaynak 1
kaynak 2
edit: bilgi düzeltmesi.
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
yıllar geçebilir ama sen bir türlü geçmedin
her aşk bitebilir ama sen
ahh... bi' bitmedin
hiç gitmedin
hep uyuduk biz
hayal değildik ikimiz
hayırlısı değil bu
inandırıcı değil
karşılaşmak hiç hoş değil
bi' geldin sanki zorla getirtmiş gibi
bi' baktın sanki hiç tanışmamış gibi
bi' öptün hiç darılmamış, hiç sarılmamış
sanki hiç sevişmemiş gibi.
her aşk bitebilir ama sen
ahh... bi' bitmedin
hiç gitmedin
hep uyuduk biz
hayal değildik ikimiz
hayırlısı değil bu
inandırıcı değil
karşılaşmak hiç hoş değil
bi' geldin sanki zorla getirtmiş gibi
bi' baktın sanki hiç tanışmamış gibi
bi' öptün hiç darılmamış, hiç sarılmamış
sanki hiç sevişmemiş gibi.
devamını gör...
kadınlarınızı hafifçe dövünüz
aslında kur'an-ı kerim'deki ayetlere ayrı ayrı değil bütüncül bakmak gerek.
örneğin ahzab suresi 35. ayette kadınlara ayrı, erkeklere ayrı bir seslenişle itaatkar olun buyrulmuştur. bunun aksi yapılınca bir yanlış olduğu vurgulanmış olabilir.
nisa suresi 34. ayete bakarsak, arapça zengin anlam içeren bir dil. ayette darabe kelimesinin bir anlamı da dövmek. bir diğer anlam olan ve kastedilense "uzak tutun, vazgeçirin". peki bu ne ifade ediyor? ayette belirtilen durum eşlerin ayrılmaya yakın olması durumunda yapılacaklar veya evlilik bitmeden evlilik hukukuna aykırı gelinmesi sonucu tavsiye edilenler. öğüt verin, yatakları ayırın ve evliliğin bitmemesi için vazgeçirmeye çalışın veya birinin evden gitme durumunu uzak tutun. aslında bu her iki taraf için de geçerli.
edindiğim bilgilerin kaynağı kesinlikle doğru, buna inanın demiyorum. herkes okuduğunu ya da araştırdığını belirtmiş. ben de öyle yaptım. yanlış ya da doğru.
hemen kötü eleştiriyi esas almaktansa kurcalamak, 'böyle değildir' diye düşünmek gerekebilir bazen.
malesef bazı tanımlar da eleştiri değil hakaret. konu dışında başka şeyler yazılmış. bilgisiz bir durum.
sözlükte bu tarz başlıklara hakaret içermeden, sadece bildiğimizi yazmak da hata sanırım. eğip bükülen bir şey söz konusu değil. her şey nasıl baktığınıza bağlı oluyor bi' yerden sonra. içinde bulunmadığınız ya da saçma bulduğunuz bir dini ve kitabını sürekli hakaretle eleştirmek(!) gülünç bir durum. açıklasak da işe yaramıyor, yine kabul edilmiyor. nail olmamak için bahane aranıyor gibi.
örneğin ahzab suresi 35. ayette kadınlara ayrı, erkeklere ayrı bir seslenişle itaatkar olun buyrulmuştur. bunun aksi yapılınca bir yanlış olduğu vurgulanmış olabilir.
nisa suresi 34. ayete bakarsak, arapça zengin anlam içeren bir dil. ayette darabe kelimesinin bir anlamı da dövmek. bir diğer anlam olan ve kastedilense "uzak tutun, vazgeçirin". peki bu ne ifade ediyor? ayette belirtilen durum eşlerin ayrılmaya yakın olması durumunda yapılacaklar veya evlilik bitmeden evlilik hukukuna aykırı gelinmesi sonucu tavsiye edilenler. öğüt verin, yatakları ayırın ve evliliğin bitmemesi için vazgeçirmeye çalışın veya birinin evden gitme durumunu uzak tutun. aslında bu her iki taraf için de geçerli.
edindiğim bilgilerin kaynağı kesinlikle doğru, buna inanın demiyorum. herkes okuduğunu ya da araştırdığını belirtmiş. ben de öyle yaptım. yanlış ya da doğru.
hemen kötü eleştiriyi esas almaktansa kurcalamak, 'böyle değildir' diye düşünmek gerekebilir bazen.
malesef bazı tanımlar da eleştiri değil hakaret. konu dışında başka şeyler yazılmış. bilgisiz bir durum.
sözlükte bu tarz başlıklara hakaret içermeden, sadece bildiğimizi yazmak da hata sanırım. eğip bükülen bir şey söz konusu değil. her şey nasıl baktığınıza bağlı oluyor bi' yerden sonra. içinde bulunmadığınız ya da saçma bulduğunuz bir dini ve kitabını sürekli hakaretle eleştirmek(!) gülünç bir durum. açıklasak da işe yaramıyor, yine kabul edilmiyor. nail olmamak için bahane aranıyor gibi.
devamını gör...
siyasilerin unutulmayan sözleri
meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
-süleyman demirel
-süleyman demirel
devamını gör...
seks yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar
devamını gör...
babaanne
tanıdığım en bilge kadın, ikonam.
her sıkıntımda yanımda olsa ne derdi diye düşünürüm.
benim için kurtlarla koşan kadınlar'dan biriydi.
bende onun gibi olmak isterim.
çoğu insana komik gelen fiziksel/mistik şeylerden korkup, yaşamın hakkını vererek yaşamayı ondan öğrendim.
yaşlıları sevmeyi ondan öğrendim.
yaşlıları dinlemeyi ondan öğrendim.
yaşlı olunca sevilmeyi ondan öğrendim.
yaşlı olunca dinlenilmeyi ondan öğrendim.
kendini çok sevip yalnız olmayı, insanları çok sevip sosyal olmayı, ayarlamayı ondan öğrendim.
her kadına ondan bir tane lazım.
bu bazen anneanne olur, bazen babaanne olur, bazen teyze olur, bazen hala olur, bazen anne olur, bazen abla olur.
biz kadınlar yalnız edemeyiz, yalnız bırakmayız birbirimizi.
illa koruyacaz, illa korunacaz.
ruhun şad olsun babannem.
mekanın cennet olsun.
yanında bana da yer tut.
her sıkıntımda yanımda olsa ne derdi diye düşünürüm.
benim için kurtlarla koşan kadınlar'dan biriydi.
bende onun gibi olmak isterim.
çoğu insana komik gelen fiziksel/mistik şeylerden korkup, yaşamın hakkını vererek yaşamayı ondan öğrendim.
yaşlıları sevmeyi ondan öğrendim.
yaşlıları dinlemeyi ondan öğrendim.
yaşlı olunca sevilmeyi ondan öğrendim.
yaşlı olunca dinlenilmeyi ondan öğrendim.
kendini çok sevip yalnız olmayı, insanları çok sevip sosyal olmayı, ayarlamayı ondan öğrendim.
her kadına ondan bir tane lazım.
bu bazen anneanne olur, bazen babaanne olur, bazen teyze olur, bazen hala olur, bazen anne olur, bazen abla olur.
biz kadınlar yalnız edemeyiz, yalnız bırakmayız birbirimizi.
illa koruyacaz, illa korunacaz.
ruhun şad olsun babannem.
mekanın cennet olsun.
yanında bana da yer tut.
devamını gör...
yarı cahil insan
tamamen cahil insandan daha tehlikelidir. her şeyi bildiğini sanar ancak hangi kaynaktan araştırdığına veya öğrendiği bilginin doğruluğuna dikkat etmez.
cahil insandan çok daha fazla teknolojiyle ilgilidir ve bunu sadece kendisi için kullanır. genelde de kullandığı programların çoğunluğu kaçaktır. lisanslı program kullanmazlar.
bildiği bir bilgiyi tabiri caizse ölümüne doğru kabul eder ve konuya mualif birisinin düşüncesini şiddete başvurabilecek derecede reddeder.
cahil insandan çok daha fazla teknolojiyle ilgilidir ve bunu sadece kendisi için kullanır. genelde de kullandığı programların çoğunluğu kaçaktır. lisanslı program kullanmazlar.
bildiği bir bilgiyi tabiri caizse ölümüne doğru kabul eder ve konuya mualif birisinin düşüncesini şiddete başvurabilecek derecede reddeder.
devamını gör...
yaşı geldiği halde evlenmeyen insan
yaşamayı seven insandır..toplumsal değer yargılarına takılmayan,aman toplum ne der olayını iplemeyen kafasına takmayan insandır.severim böyle insanları çok kafa olurlar kadınıda erkeğide...
devamını gör...
para kazanılan en saçma eylem
renkli elektrik tellerinden kolye, bileklik, yüzük gibi uyduruk şeyler yapıp oğlanlar annelerine hediye etsin diye satmıştım bikaç kez. bu işin ticaretini yapsaydım ilkokulda premsesler gibi yaşardım gaddemit.
devamını gör...
bu sıcakta başörtüsünü niye takıyorsun
sen sor diye?
al işte koca burunlarını insanların hayatından çekmeyi bilmiyorlar. inandığı dini yaşıyor kime ne?
benzer sorular;
çarşaflı kadının ekonomiyi eleştirmesi
neden şort giyiyorsun?
chp'li teyze neden saçını kızıla boyuyorsun?
neden bu saatte dışarıdasın?
o saatte orada ne işin vardı?
bu konular hakkında defalarca başlık açıldı.
hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz de başınızı önce sağa sonra sola çevirin.
kimse kimsenin hoşuna gitmek zorunda değil.
al işte koca burunlarını insanların hayatından çekmeyi bilmiyorlar. inandığı dini yaşıyor kime ne?
benzer sorular;
çarşaflı kadının ekonomiyi eleştirmesi
neden şort giyiyorsun?
chp'li teyze neden saçını kızıla boyuyorsun?
neden bu saatte dışarıdasın?
o saatte orada ne işin vardı?
bu konular hakkında defalarca başlık açıldı.
hoşunuza gitmeyen bir şey gördüğünüz de başınızı önce sağa sonra sola çevirin.
kimse kimsenin hoşuna gitmek zorunda değil.
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
söz nişan düğün yapmadım diye bütün akrabalarımdan linç yemişliğim vardır insanların amann insan bi kere evleniyor kisvesi altında gösteriş yapma uğruna para saçmalarına ,sonra yıllarca borç ödeyip "allah allah biz evlenince neden mutsuz olduk yahu"algısına ayar oluyorum
devamını gör...
askerlikte ilk sabah
acemilikte olduğunuz için 05.00 te koğuş kalk verilir.içinizi sıkar.benim gibi aralık ayında gittiyseniz 7.20 den önce gün ışığı da gözükmez.kahvaltınızı da karanlıkta yaparsınız.psikolojiniz tam yerinde olmaz başlarda.bir süre sonra tıraş,wc,giyinme sırası beklememek için 04.00 te uyanmaya alışırsınız.
devamını gör...

