14 şubat yalnızlığı
bir garip yalnızlıktır.
yazdırır ve direniyor işte gece. sıkıntılarımızı paylaşamadık sayfalarca yazmamıza rağmen. sözcükler birer hayalet kenarlardan taşan. bu gecenin şerefine birkaç gözyaşı mı lazım? bu gecenin şerefine hep seveceklerimizin ama yanımızda olmayanların kollarında aşkı yaşıyormuş gibi mi yapalım? yalnızlığımıza methiyeler. ezgilerde kaybolmuş. olması gerektiği gibi ezelden beri. sevgisizliğin sürüngen yaşamında haykırsak bulutlara. dağılan bulutlara. dağılan umutlara. oysa sabahı gelecek bu kırmızı gecenin. sonra sığdıramadığımız o balkonların geniş sokaklarında bir sigara tüttüreceğiz kuşlar bizden utanarak öterken. siyahtan tiz maviye dönen gökyüzünün altında derin bir nefes alacağız ve her şey işte yeniden başlayacak saliselerin ve nefes alıp vermenin umuduyla
yazdırır ve direniyor işte gece. sıkıntılarımızı paylaşamadık sayfalarca yazmamıza rağmen. sözcükler birer hayalet kenarlardan taşan. bu gecenin şerefine birkaç gözyaşı mı lazım? bu gecenin şerefine hep seveceklerimizin ama yanımızda olmayanların kollarında aşkı yaşıyormuş gibi mi yapalım? yalnızlığımıza methiyeler. ezgilerde kaybolmuş. olması gerektiği gibi ezelden beri. sevgisizliğin sürüngen yaşamında haykırsak bulutlara. dağılan bulutlara. dağılan umutlara. oysa sabahı gelecek bu kırmızı gecenin. sonra sığdıramadığımız o balkonların geniş sokaklarında bir sigara tüttüreceğiz kuşlar bizden utanarak öterken. siyahtan tiz maviye dönen gökyüzünün altında derin bir nefes alacağız ve her şey işte yeniden başlayacak saliselerin ve nefes alıp vermenin umuduyla
devamını gör...
karşı cinsle konuşma denemesi yapmak
böyle bir şey mi varmış?
t: o an gelince pek yararlı olmayacağından zaman kaybıdır.
t: o an gelince pek yararlı olmayacağından zaman kaybıdır.
devamını gör...
kıtlama çay
çayı şekerli içmesem de nasıl oluyor diye merak ettiğim, denediğim ama hiçbir zaman başarılı olamadığım eylem.
küp şekerin ısırılarak tüketilmesi ve üzerine çay içilmesi hadisesidir.
genelde doğu bölgemizde popülerdir bu tarz.
(bkz: erzurum şekeri) de deniyor fakat bilmiyorum hikayesini.
küp şekerin ısırılarak tüketilmesi ve üzerine çay içilmesi hadisesidir.
genelde doğu bölgemizde popülerdir bu tarz.
(bkz: erzurum şekeri) de deniyor fakat bilmiyorum hikayesini.
devamını gör...
uğur mumcu
selda bağcan'ın arkasından şöyle bir ağıt yaktığı güzel ve cesur adam. nur içinde yatsın.
devamını gör...
çaylaklara oy verirken gelen his
sevinsin kerata.
devamını gör...
rafadan tayfa
favorim kamil. hem psikolojik, hem de fiziksel olarak bana en çok benzeyen karakter. ayrıca uzun zamandır bozmamış olması takdire şayan. karşıma çıktığı zaman zevkle izliyorum.
devamını gör...
yıkıma giden adam
alfred bester tarafından 1952 yılında kaleme alınmış ve parça parça yayınlamaya başlamış bir hikayedir. sonrasında kitaplaştırılmıştır. dilimize ilk olarak 1973 yılında ''anarşist'' adıyla sonrasında ''24. yüzyılda cinayet'' ve en nihayetinde 6:45 yayıncılık tarafından ''yıkım’a giden adam'' olarak çevrilmiştir. yani anlayacağınız bizim dilimizde bol isimli bir romandır *
bilim kurgu edebiyatı açısından önemli eserlerden biri olarak değerlendirilebilir. hikâyenin baş kahramanı ben reich kapitalist dünya içerisinde saygıda kusur etmeyeceğiniz (!) önemli abilerden birisidir. herkesler onu çok sever. zira patrondur. parası gani, kendisi fani aynı zamanda efendi ve kibar bir adamdır. bir de pek yardımseverdir. yemez yedirir, içmez içirir. yani dışarıdan baktığınızda ideal insan tipinin vücut bulmuş halidir. kimseye nanik yapmayan ünü ve gücü dünyayı bile aşan bu adam sizi biraz hayrete düşürebilir, o yüzden sakin kalmanızda fayda var * mevzu 24. yüzyılda geçiyor ki o yüzyılda artık cinayet diye bir şey yok. bunun sebebi de düşünce polisleri. aklınızdan cinayet düşüncesi geçtiği an pat diye enseye şaplağı koyuveriyorlar. bunlara esper adı verilmiş. locaları bile var. masonik polis örgütü gibi bir şey * bu hikâye minority report'un babası olarak da nitelendirilebilir.
tabi hikayenin akışı, çekişmeler, tasarılar ve sanrılar hakkında ipucu vermeyeceğim ki, tadınız kaçmasın. bilim kurgu severlerin muhakkak okuması gereken bir kitap. özellikle philip efendinin azınlık raporunu okumuşsanız ve vay be falan demişseniz, babasını muhakkak okumanız lazım ki o hikâyenin de nesebi belli olsun * *
şu güzel alıntıyı da koyup yolumuza bakalım;
“eğer bir adamın topluma karşı gelecek yeteneği ve cesareti varsa, o, kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir. onu durdurmak istersiniz. onu düzeltir ve daha değerli bir hale döndürürsünüz, kazandırırsınız. ondan kim vazgeçebilir? bunu yapmayı yeterince sürdürürseniz, geriye sadece koyunlar kalır.”
bilim kurgu edebiyatı açısından önemli eserlerden biri olarak değerlendirilebilir. hikâyenin baş kahramanı ben reich kapitalist dünya içerisinde saygıda kusur etmeyeceğiniz (!) önemli abilerden birisidir. herkesler onu çok sever. zira patrondur. parası gani, kendisi fani aynı zamanda efendi ve kibar bir adamdır. bir de pek yardımseverdir. yemez yedirir, içmez içirir. yani dışarıdan baktığınızda ideal insan tipinin vücut bulmuş halidir. kimseye nanik yapmayan ünü ve gücü dünyayı bile aşan bu adam sizi biraz hayrete düşürebilir, o yüzden sakin kalmanızda fayda var * mevzu 24. yüzyılda geçiyor ki o yüzyılda artık cinayet diye bir şey yok. bunun sebebi de düşünce polisleri. aklınızdan cinayet düşüncesi geçtiği an pat diye enseye şaplağı koyuveriyorlar. bunlara esper adı verilmiş. locaları bile var. masonik polis örgütü gibi bir şey * bu hikâye minority report'un babası olarak da nitelendirilebilir.
tabi hikayenin akışı, çekişmeler, tasarılar ve sanrılar hakkında ipucu vermeyeceğim ki, tadınız kaçmasın. bilim kurgu severlerin muhakkak okuması gereken bir kitap. özellikle philip efendinin azınlık raporunu okumuşsanız ve vay be falan demişseniz, babasını muhakkak okumanız lazım ki o hikâyenin de nesebi belli olsun * *
şu güzel alıntıyı da koyup yolumuza bakalım;
“eğer bir adamın topluma karşı gelecek yeteneği ve cesareti varsa, o, kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir. onu durdurmak istersiniz. onu düzeltir ve daha değerli bir hale döndürürsünüz, kazandırırsınız. ondan kim vazgeçebilir? bunu yapmayı yeterince sürdürürseniz, geriye sadece koyunlar kalır.”
devamını gör...
normal sözlük'ün gelişmesi için tavsiyeler
beğenmedim butonunun gelmesi, el emeği göz nuru tanımların ayrıyeten bir portalda sergilenmesi. rakı seven kadın, sevgiliye nude atmak gibi zırva başlıkların engellenmesi ve bu tarz başlık açan yazarların uçurulması.
devamını gör...
hayatı düzene koyma yolları
(bkz: zorunlu askerlik)*
devamını gör...
yaran fıkralar
3 komutan aralarında konuşurlarken konuşma konuşmayı açar vede alevlenir.
komutanlar iddiaya girerler. iddianın konusu askerlerin cesaretleridir. komutanlar kendi askerinin daha cesur olduğunu kanıtlayan komutan iddiayı kazanacaktır.
karacı komutan başlar ve askerini çağırır.
askerine tankın paletlerinin altına yatmasını söyler ve tankada hareket etmesini emreder. komutanın emri olduğu gibi uygulanır ve komutan diğerlerine dönerek askerlerinin gözü kapalı ölüme gidebilecek kadar cesur olduğunu gururla anlatır.
sıra havacı komutandadır.
o da askerine havadaki uçaktan paraşütsüz atlamasını emreder. komutanın emri aynen uygulanır ve diğerlerine dönerek kendi askerlerinin ölüme karşı olan bu cesaretini gururla anlatır.
en son denizci komutana sıra gelmiştir.
askerine gemiden köpekbalıklarının gezdiği denize atlamasını emreder. asker bir denize bakar bir komutanına bir denize bir komutana ve döner komutanına der ki;
- yiyiyosa sen atla .mınakoyim!
askerin bu cevabından sonra karacı ve havacı komutanlar gülmekten ve dalga geçmekten kendilerini alıkoyamazlar.
ancak denizci komutan bu cevaptan sonra kahkahayı patlatır ve der ki;
- işte asıl cesaret budur.
komutanlar iddiaya girerler. iddianın konusu askerlerin cesaretleridir. komutanlar kendi askerinin daha cesur olduğunu kanıtlayan komutan iddiayı kazanacaktır.
karacı komutan başlar ve askerini çağırır.
askerine tankın paletlerinin altına yatmasını söyler ve tankada hareket etmesini emreder. komutanın emri olduğu gibi uygulanır ve komutan diğerlerine dönerek askerlerinin gözü kapalı ölüme gidebilecek kadar cesur olduğunu gururla anlatır.
sıra havacı komutandadır.
o da askerine havadaki uçaktan paraşütsüz atlamasını emreder. komutanın emri aynen uygulanır ve diğerlerine dönerek kendi askerlerinin ölüme karşı olan bu cesaretini gururla anlatır.
en son denizci komutana sıra gelmiştir.
askerine gemiden köpekbalıklarının gezdiği denize atlamasını emreder. asker bir denize bakar bir komutanına bir denize bir komutana ve döner komutanına der ki;
- yiyiyosa sen atla .mınakoyim!
askerin bu cevabından sonra karacı ve havacı komutanlar gülmekten ve dalga geçmekten kendilerini alıkoyamazlar.
ancak denizci komutan bu cevaptan sonra kahkahayı patlatır ve der ki;
- işte asıl cesaret budur.
devamını gör...
eyluling ile youtube röportajı
tebessümle seyrettiğim röportajdır.
vay vay sözlük büyüyor yahu tepkileriyle izledim çok güzel düşünülmüş.
vay vay sözlük büyüyor yahu tepkileriyle izledim çok güzel düşünülmüş.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
3-5 yazar yazsam, unuttuğum olacak, yazmadığım olacak sonra içim cız edecek.
o yüzdeenn;
a'dan z'ye (w'da) dahil tüm sözlük üyeleri.
ınsan ailesini sevmez mi? sözlük neydi? aileydi eşti-dostu. ayrışmayın- ayrıştırmayın böyle.
ben bu aileden değil miyim ya ? bir kişi de çıkıp whis dememiş! *
neyse tanımı gönderdikten sonra "sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir" şarkısını dinleyip kulaklarınızı çınlatacağım.
o yüzdeenn;
a'dan z'ye (w'da) dahil tüm sözlük üyeleri.
ınsan ailesini sevmez mi? sözlük neydi? aileydi eşti-dostu. ayrışmayın- ayrıştırmayın böyle.
ben bu aileden değil miyim ya ? bir kişi de çıkıp whis dememiş! *
neyse tanımı gönderdikten sonra "sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir" şarkısını dinleyip kulaklarınızı çınlatacağım.
devamını gör...
cezayir
osmanlıya gönüllü katılmış ve hala tunus ile beraber türklere sempati duyan arap ve berberi ülkesidir.
tunus ile beraber fransa işgaline uğramış, uzun yıllar ve milyonu bulan şehidlerle bağımsız olabilmişlersede, fransa'nın etkisi hala büyüktür.
türkiye'ye sevgileri var ama fransa ne zaman ermeni soykırımından bahsetse, türkiye'nin, ama sizde cezayir'de katliam yaptınız demesi onları üzüyor. ya cezayir katliamını tanıyın yada tanımıyorsanız bizi başka olaylara bahane göstermeyin diyorlar.
tunus ile beraber fransa işgaline uğramış, uzun yıllar ve milyonu bulan şehidlerle bağımsız olabilmişlersede, fransa'nın etkisi hala büyüktür.
türkiye'ye sevgileri var ama fransa ne zaman ermeni soykırımından bahsetse, türkiye'nin, ama sizde cezayir'de katliam yaptınız demesi onları üzüyor. ya cezayir katliamını tanıyın yada tanımıyorsanız bizi başka olaylara bahane göstermeyin diyorlar.
devamını gör...
dövme sanatçısı
oldukça zor ve riskli bir iş ile uğraşan sanatçılardır.
kolaylıklar dilerim hepsine.
kolaylıklar dilerim hepsine.
devamını gör...
partly cloudy
(bkz: peter sohn) tarafından yazılan ve yönetilen tadından yenmez bir kısa animasyon filmidir.

bulutlar çok güzeldir ve güzel insanlar tarafından çok sevilirler ama çok. bulutları izlemenin ve izlerken onları bir şeylere benzetmenin tadını yaşamayan bilmez. size inanılmaz bir özgürlük ve sonsuzluk duygusu verir bulutlar.
ama bulutların gökyüzünde bulunmasının belli bir nedeni da vardır. aslında net görevleri vardır bulutların. mesela yağmur yağdırmak. bu eğlenceli görevlerden biridir. küçük çocuklar gibi havada çarpışmaları ya da sadede hüzünlenip ağlamaları yeterlidir.
ya da güneşin amansız saldırılarına göğüslerini siper edip bizi o yakıcı sıcaklıktan ve acımasız güneş ışıklarından korumak. kahramanca verdikleri bu mücadele alkışlanmaya ve saygı duyulmaya değer bence.
bulutlar güzel ve anlamlıdır. ama kimsenin bilmediği çok daha önemli bir görevleri de vardır. bu görev onların en kıymetli hazineleridir. sevimli yardımcıları ile dünyanın olduğu gibi devam etmesine yardımcı olurlar. kimse bilmez bunu, belki de bilmek istemez. bir bulut parçalı ise bükün mutlaka ve mutlaka bir anlamı vardır. parçalı bulutlara iyi davranın.
partly cloudy

bulutlar çok güzeldir ve güzel insanlar tarafından çok sevilirler ama çok. bulutları izlemenin ve izlerken onları bir şeylere benzetmenin tadını yaşamayan bilmez. size inanılmaz bir özgürlük ve sonsuzluk duygusu verir bulutlar.
ama bulutların gökyüzünde bulunmasının belli bir nedeni da vardır. aslında net görevleri vardır bulutların. mesela yağmur yağdırmak. bu eğlenceli görevlerden biridir. küçük çocuklar gibi havada çarpışmaları ya da sadede hüzünlenip ağlamaları yeterlidir.
ya da güneşin amansız saldırılarına göğüslerini siper edip bizi o yakıcı sıcaklıktan ve acımasız güneş ışıklarından korumak. kahramanca verdikleri bu mücadele alkışlanmaya ve saygı duyulmaya değer bence.
bulutlar güzel ve anlamlıdır. ama kimsenin bilmediği çok daha önemli bir görevleri de vardır. bu görev onların en kıymetli hazineleridir. sevimli yardımcıları ile dünyanın olduğu gibi devam etmesine yardımcı olurlar. kimse bilmez bunu, belki de bilmek istemez. bir bulut parçalı ise bükün mutlaka ve mutlaka bir anlamı vardır. parçalı bulutlara iyi davranın.
partly cloudy
devamını gör...
mekone
ya da ''mekone hilesi'' ismi ile anılan olay. şair hesiod tarafından milattan önce 700 yılında yazılmış theogony şiirinde anlatılır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
titanları yenen olimposlular ile insanlar, anlaşmazlıkları çözmek adına mekone denen yerde toplanmışlar. insanlar ve tanrılar arasında kesilen kurbanlardan pay hesabı yapılıyormuş. prometheus zekice bir oyun ile, kestiği öküzün etini bir yana koyarak iç organları ile örtmüş ve diğer yarısını, kemiklerini diğer yana koyarak üzerini yağı ile kapatmış. eğer zeus yağ kaplı olanı seçerse verilen kurbanlarda kemikler tanrılar için yakılacak, et insanlara kalacaktır.
buradan sonra olaylar iki türlü gelişir. bir söylenişe göre zeus hileyi görmesine rağmen yağ-kemik olan tarafı seçer. öfkesini insanlardan çıkarmak için bunu mazaret olarak kullanmayı düşünmüştür. fakat bu anlatışta tanrı zeus'un iyi gösterilmesi, aldatılmaz aktarılması esas da olabilir. diğer senaryoda zeus, prometheus'un hilesine kanar ve çok öfkelenir.
öfkesinden dolayı zeus ateşi insanlardan saklar. ama prometheus ateşi çalarak insanlığa verir. (hephaistos'un (demirci, ateş tanrısı) ocağından bir kıvılcım çaldığı ve bir rezine sapına [ateşin kaynağı bu da olabilir.] onu saklayarak insanlığa verdiği söylenir.) bu sefer prometheus'un cezası ağır olur. bir kayalığa zincirlenir ve karaciğeri her gün bir kartal tarafından yenir. herkül (herakles) onu bu ızdıraptan kurtarır.
bu olaya sinirlenen zeus, ilk kadını pandora'yı hephaistos'a su ve balçıktan yaptırır ve içine ruh yerine prometheus'un çaldığı ateşten bir parça koyar. pandora'yı, prometheus'un kardeşi epimetheus'a gönderir. amacı insanlığı cezalandırmaktır. prometheus'un çabalarına rağmen epitmetheus pandora ile evlenir. zeus evlilik hediyesi olarak bir çömlek gönderir. hepimizin pandora'nın kutusu olarak bildiği bu hediye asla açılmamalıdır. içinde tüm kötülükler ve acılar vardır.
meraklarına yenilemeyerek kutuyu açarlar ve tüm kötülürken dünyaya yayılır. çeşitli varyasyonları olan hikayede, son anda kapatılan kutu içinde umut kalır ya da kutu en son pandora'yı hapseder. zeus intikamını almıştır.
devamını gör...
özelden küfür yiyenlerin hep masum olması
katiyyen doğru olan önerme.
sözlükte iki kere başıma geldi.
ikisine de cevap yazmadım, ikisinide şikayet etmedim, ikisinide üstüme alınmadım.
yolda da oluyor her saçmalayana dönüp bakmaya gerek yok.
allah onların layığını versin.
sözlükte iki kere başıma geldi.
ikisine de cevap yazmadım, ikisinide şikayet etmedim, ikisinide üstüme alınmadım.
yolda da oluyor her saçmalayana dönüp bakmaya gerek yok.
allah onların layığını versin.
devamını gör...
köpek korkusu olan yazarlara tavsiyeler
bir veteriner hekim adayı olarak; şiddet gören, aç ve susuz kalan hayvanların siz yaklaştığınızda size nasıl sevgi gösterisi yapsın? uyuduğu yerde durup dururken tekme atanlar var sizce rahat uyuyabiliyor mudur? başına bir sarhoş dikilir ya vurur ya tecavüz etmek ister. özellikle sokak köpekleri üzerinden tavsiyem; yaklaşırken eğer korkaksa yaklaşmayın veya illa yaklaşacaksanız eğilin elinizi uzatıp önce koklamasına izin verin, sizi izin verin, ona karşı elinizi havadan yaklaştırmayın çünkü vuracağınızı düşünüyorlar ve kendini savunmaya geçiyorlar. tabii bir köpek size hırlamışsa o hayvanın üstüne gitmenizin pekte bir anlamı yoktur. ayrıca yemek verirken korkak köpeklere onların uzağına koyun ve oradan uzaklaşın emin olun cesaretini toplayıp gelecektir. en önemlisi hiçbir köpeğe ısıracak bu beni düşüncesiyle yaklaşmayın sesinizi yumuşatın ona yaklaşırken, bağırmayın, el kol hareketleri yapmayın taş falan atabileceğinizi düşünür. en önemlisi onları hep sevin, hep besleyin, hiç korkmayın...
devamını gör...
zeki insanların ortak özellikleri
gereksiz tartışmalardan uzak dururlar. insanların ne düşündüklerini umursarlar, hiçbirini uygulamazlar.
devamını gör...


