asterizm
takımyıldız olmadığı halde öyleymiş gibi desen oluşturan ve bu özelliğiyle tanınan yıldız grubu.
takımyıldızlardan farkı, resmi olarak isimlendirilip kataloglanmamış olması ve insanların gökyüzüne baktığında iyi kötü yön belirlemede kullandıkları genel bir kavram olmasıdır.
takımyıldızlardan farkı, resmi olarak isimlendirilip kataloglanmamış olması ve insanların gökyüzüne baktığında iyi kötü yön belirlemede kullandıkları genel bir kavram olmasıdır.
devamını gör...
ey erenler
şah hatayi deyişi.
"aman hey erenler mürüvvet sizden
öksüzem garibem amana geldim
şu benim halime merhamet eylen
ağlayu ağlayu meydana geldim
şah'ın bahçesinde men garip bülbül
efkarım artmakta halim pek müşkül
koparmadım asla kokladım bir gül
kafir oldum ise imana geldim
ikilik perdesi yoktur özümde
birliktir muradım özüm süzümde
gece gündüz daim hak niyazımda
kıblegahım şah-ı merdan'a geldim
gönül şahinini saldım havaya
akıl sefinesin vermişim zaya
yüzüm süregeldim men hak-i paya
server muhammed'e selman'a geldim
muhammed ali'nin kullarındanım
al-i aba nesl-i hayderidenim
imam-ı ca'fer'in mezhebindenim
derdimend hatayi dermana geldim"
spotify
"aman hey erenler mürüvvet sizden
öksüzem garibem amana geldim
şu benim halime merhamet eylen
ağlayu ağlayu meydana geldim
şah'ın bahçesinde men garip bülbül
efkarım artmakta halim pek müşkül
koparmadım asla kokladım bir gül
kafir oldum ise imana geldim
ikilik perdesi yoktur özümde
birliktir muradım özüm süzümde
gece gündüz daim hak niyazımda
kıblegahım şah-ı merdan'a geldim
gönül şahinini saldım havaya
akıl sefinesin vermişim zaya
yüzüm süregeldim men hak-i paya
server muhammed'e selman'a geldim
muhammed ali'nin kullarındanım
al-i aba nesl-i hayderidenim
imam-ı ca'fer'in mezhebindenim
derdimend hatayi dermana geldim"
spotify
devamını gör...
istanbul havalimanı'nda kargo terminalinin çatısının çökmesi
o havalimanı yapım aşamasındayken 14 ay çalışmıştım.
orada daha çok olaylar olacak "oluyor da" eğer iktidar değilde başka bir parti tarafından yapılsaydı çoktan atıl duruma terk edilmişti, projesinde yer alan herkes yargılanırdı.
orada daha çok olaylar olacak "oluyor da" eğer iktidar değilde başka bir parti tarafından yapılsaydı çoktan atıl duruma terk edilmişti, projesinde yer alan herkes yargılanırdı.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
hem izliyor hem dinliyorum.. söyleyen sağolsun şekerimi yükseltiyor.
devamını gör...
kitap satın alma hastalığı
dipsiz kuyudur. aldıkça daha çok alası gelir insanın.
devamını gör...
kıyamet ambarı
svalbard küresel tohum deposu olarak da bilinen ve dünyanın her yanından getirilen tohumların muhafaza edildiği depo.
proje, norveç hükümetince desteklenir. bir kömür yatağının içine inşa edilen ve nükleer patlamalara, küresel ısınma kaynaklı su yükselmelerine karşı bile dayanıklı şekilde tasarlanan bir yer. içeriye girildiğinde yaklaşık 1600 metreküp hacimli 3 ayrı ambardan oluştuğu görülüyor.
deponun sıcaklığı -18 derecede sabit tutuluyor ve içerisinde 1 milyondan fazla tohum numunesi yer alıyor. tohum çeşidine göre dayanma süreleri de farklılık gösteriyor. eskiyen tohumlar sürekli olarak yenileriyle değiştiriliyor.
1983'ten beri faaliyette olan deponun amacı, herhangi bir küresel felakette yiyecek ve bitki örtüsü kaybından kaynaklanacak zararlardan korunmak. ancak deponun varlığı bazı spekülasyon ve komplo teorilerine de konu oluyor. rockefeller fonu depoya düzenli olarak bağış yaptığından, olası bir felaket sonrasında bu tohumlardan sadece belirli bir kesimin faydalanacağına ilişkin iddialar var.
bu linkten, hangi ülkelerden ne tohumu getirildiğine ilişkin bilgileri görebilirsiniz.
bu linkte de türkiye'den giden tohumlar görülebiliyor.
oraya buraya tohum yollayıp, kendimiz israil'den tohum alıp ekiyoruz. insan, cevabını bilse de bazı soruları sormadan edemiyor...

proje, norveç hükümetince desteklenir. bir kömür yatağının içine inşa edilen ve nükleer patlamalara, küresel ısınma kaynaklı su yükselmelerine karşı bile dayanıklı şekilde tasarlanan bir yer. içeriye girildiğinde yaklaşık 1600 metreküp hacimli 3 ayrı ambardan oluştuğu görülüyor.
deponun sıcaklığı -18 derecede sabit tutuluyor ve içerisinde 1 milyondan fazla tohum numunesi yer alıyor. tohum çeşidine göre dayanma süreleri de farklılık gösteriyor. eskiyen tohumlar sürekli olarak yenileriyle değiştiriliyor.
1983'ten beri faaliyette olan deponun amacı, herhangi bir küresel felakette yiyecek ve bitki örtüsü kaybından kaynaklanacak zararlardan korunmak. ancak deponun varlığı bazı spekülasyon ve komplo teorilerine de konu oluyor. rockefeller fonu depoya düzenli olarak bağış yaptığından, olası bir felaket sonrasında bu tohumlardan sadece belirli bir kesimin faydalanacağına ilişkin iddialar var.
bu linkten, hangi ülkelerden ne tohumu getirildiğine ilişkin bilgileri görebilirsiniz.
bu linkte de türkiye'den giden tohumlar görülebiliyor.
oraya buraya tohum yollayıp, kendimiz israil'den tohum alıp ekiyoruz. insan, cevabını bilse de bazı soruları sormadan edemiyor...

devamını gör...
ak parti'nin z kuşağının aileleriyle iletişime geçmesi
yanlış stratejidir.
akpli aileler, akpli olmayan çocuklarıyla iletişime geçseler kendileri de akpye oy vermekten vazgeçer.
çocukların elinde artık internet diye bir mecra var. akp o mecraya inemez. inerse de 15 temmuz, sahabe, osmanlı'dan öte gidemez. bunlarla ancak 50 yaş üstü vatandaşı etkileyebilir. gençlerin ilgisini en çok eğlence ve bilim çekiyor. akıl ve bilimin olduğu yerde akp olmaz. bu yüzden de gençler akpnin sirayet edemediği mecralarda akpnin ne denli yozlaşmış bir yapı olduğunu görüyor.
umarım bu işe bulaşırlar da +50 yaş akp seçmenini kaybederler.
akpli aileler, akpli olmayan çocuklarıyla iletişime geçseler kendileri de akpye oy vermekten vazgeçer.
çocukların elinde artık internet diye bir mecra var. akp o mecraya inemez. inerse de 15 temmuz, sahabe, osmanlı'dan öte gidemez. bunlarla ancak 50 yaş üstü vatandaşı etkileyebilir. gençlerin ilgisini en çok eğlence ve bilim çekiyor. akıl ve bilimin olduğu yerde akp olmaz. bu yüzden de gençler akpnin sirayet edemediği mecralarda akpnin ne denli yozlaşmış bir yapı olduğunu görüyor.
umarım bu işe bulaşırlar da +50 yaş akp seçmenini kaybederler.
devamını gör...
türbanlıların kaldırımda yürürken zinhar yol vermemesi
bende bir türbanlıyım. genelleme yapılarak başlık açılması çok yanlış. yapmadığım şey yüzünden bu genellemenin altına bende alınıyorum. yazarları daha dikkatli davranmaya davet ediyorum. umarım cevabım yanlış anlaşılmaz. hoş zaten yanlış anlayanın görüşü bellidir ve umrumda olmaz. saygılarımla.
devamını gör...
kandırıldık
saf ve masum bir burukluğun kelimesi. ancak biraz özeldir, çünkü yalnız mevki sahiplerinin kandırılma hakkı vardır, dünya o mevkiler hatrına dönüyor.
devamını gör...
akşamüstü şarap battaniye film ve sevgili
sadece akşamüstü, battaniye ve film ile yetindiğimi hatırlatıp üzülmeme sebep olmuş beşlemedir. kahrolsundur.
devamını gör...
veda edememek
dönüşü olmayan bir yere gidiyorsa giden çok ağır olandır.
sabah denize gidiyorum akşam görüşürüz diye çıkıyorsa mesela evden.
üzerinden 2 saat geçiyor geçmiyor 'o kayboldu' diyen bir telefon alıyorsanız.
6 saat sonra bulundu başka bir sahilde karaya vurmuş diyorlarsa. (sahi karaya vurmak ne demekti? günlerce kulağımda yankılandı bu cümle. kayboldu telefonu geldiğinde koca adam nasıl kaybolur yahu demiştim iyi baksınlar sağa sola diye. gözümü her kapadığımda biri kaybolmuş diye bağırıyordu. başka biri karaya vurmuş. günlerce hatta aylarca devam etti bu böyle.)
akşam eve yığınla insan geliyorsa ve içlerinde bir tek o olmuyorsa.
veda edememek...
o zaman hiç düşünmemiştim bunu.
veda edemedik sahi değil mi?
veda etmeden gittin ve üstüne üstlük akşama geleceğim dedin.
işte veda edememek benim için budur.
birinin geleceğim deyip bir daha hiç gelmeyişidir.
sen hep beklersin... ben hep bekledim...
sabah denize gidiyorum akşam görüşürüz diye çıkıyorsa mesela evden.
üzerinden 2 saat geçiyor geçmiyor 'o kayboldu' diyen bir telefon alıyorsanız.
6 saat sonra bulundu başka bir sahilde karaya vurmuş diyorlarsa. (sahi karaya vurmak ne demekti? günlerce kulağımda yankılandı bu cümle. kayboldu telefonu geldiğinde koca adam nasıl kaybolur yahu demiştim iyi baksınlar sağa sola diye. gözümü her kapadığımda biri kaybolmuş diye bağırıyordu. başka biri karaya vurmuş. günlerce hatta aylarca devam etti bu böyle.)
akşam eve yığınla insan geliyorsa ve içlerinde bir tek o olmuyorsa.
veda edememek...
o zaman hiç düşünmemiştim bunu.
veda edemedik sahi değil mi?
veda etmeden gittin ve üstüne üstlük akşama geleceğim dedin.
işte veda edememek benim için budur.
birinin geleceğim deyip bir daha hiç gelmeyişidir.
sen hep beklersin... ben hep bekledim...
devamını gör...
nedir bu kadar zor olan sorusu
yaşamak herhalde.
sürekli bir enerjiye ihtiyaç duyuyoruz yaşamak için.
enerjiyi bulması dert, saklaması dert.
konuyla alakalı sevdiğim bir punk şarkısını da paylaşmak isterim.
sürekli bir enerjiye ihtiyaç duyuyoruz yaşamak için.
enerjiyi bulması dert, saklaması dert.
konuyla alakalı sevdiğim bir punk şarkısını da paylaşmak isterim.
devamını gör...
bazı kadınların yemek yapmayı hizmetçilik olarak görmesi
bazı erkeklerin "yemek yapma"yı kadın işi olarak görmesinden ötürüdür.
devamını gör...
kafa terlemesi
bende şükür ki olmayandır ama dudak kısmı çok terliyor doğal olarak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ruhum takılı kaldı. küçücük bir sadelikte, önemsiz bir basitlikte. çimenliklerde oturmuşum, dizlerimin üzerine ellerimi kemetlemişim, karşımda deniz. hava kapalıya yakın. deniz sakin. koyu mavi ılık ılık akan bir su var önümde. ne soğuk ne sıcak. üzerimde ince bir ceket. saçlarım arada uçuşuyor yavaş yavaş.
düşünüyorum, düşünüyorum.
bu sıralar yalnız kalmaya, böyle bir yerde oturup uzun uzun düşünmeye ihtiyacım var.
içimde eksik olan yarım kalan o kadar çok şey var ki.
hiçbirinin adını bilmiyorum veya unuttum. hissediyorum ama içimdeler. bu hisler günlük hezeyanlar değil. günlerdir düşünceli, dalgın ve keyifsizim. çok boşladım kendimi. öyle boşladım ki.
sorgulamaz, konuşmaz, çabalamaz oldum.
insan umudunu kesince eylemini de kesiyormuş.
kabuğuma minik adımlarla çekiliğimi biliyorum. fark etmemek için farkındalığımın kör olması gerek.
neye kime dönüşüyorum böyle bilmiyorum.
doğru bulduklarım yanlışa, yanlış bulduklarım doğruya verilmeye başladı. ben mi seçtim peki? hayat mı beni sürüklemeye, mecbur etmeye başladı?
dönüşmek böyle bir şey mi?
hayatın iteklemesi bu mu?
lisede felsefeyle, edebiyatla ilgilenirdim. ne mesuttum ne özgürdüm. zihnimin içi tarlamdı. yasaklanan, konuşulmaması, düşünülmemesi gereken her şeyi düşünür tartardım. güzel beyitler, dörtlükler okudum. ruhum inceldi. anlam dünyam genişledi.
sorgulardım, merak ederdim.
lise biteli ne kadar oldu? on yıllar mı? orta yaşlarımda mıyım?
lise biteli sadece üç yıl olmuş.
o çocuk nerede? öldü mü? raf ömrü mü doldu?
ne mesuttum. kimsenin bana bahşedemediği mutluluk, sakinlik, güven duygusunu zihnimin içinde yaşardım. şimdi her şey belirsiz, buğulu.
gençken çoğu insan gelecek kaygısı yaşar, ben de böyleydim demesin kimse. bu öyle bir durum değil.
içimde başka haller var. adlarını bilmediğim haller.
düşünüyorum, düşünüyorum.
bu sıralar yalnız kalmaya, böyle bir yerde oturup uzun uzun düşünmeye ihtiyacım var.
içimde eksik olan yarım kalan o kadar çok şey var ki.
hiçbirinin adını bilmiyorum veya unuttum. hissediyorum ama içimdeler. bu hisler günlük hezeyanlar değil. günlerdir düşünceli, dalgın ve keyifsizim. çok boşladım kendimi. öyle boşladım ki.
sorgulamaz, konuşmaz, çabalamaz oldum.
insan umudunu kesince eylemini de kesiyormuş.
kabuğuma minik adımlarla çekiliğimi biliyorum. fark etmemek için farkındalığımın kör olması gerek.
neye kime dönüşüyorum böyle bilmiyorum.
doğru bulduklarım yanlışa, yanlış bulduklarım doğruya verilmeye başladı. ben mi seçtim peki? hayat mı beni sürüklemeye, mecbur etmeye başladı?
dönüşmek böyle bir şey mi?
hayatın iteklemesi bu mu?
lisede felsefeyle, edebiyatla ilgilenirdim. ne mesuttum ne özgürdüm. zihnimin içi tarlamdı. yasaklanan, konuşulmaması, düşünülmemesi gereken her şeyi düşünür tartardım. güzel beyitler, dörtlükler okudum. ruhum inceldi. anlam dünyam genişledi.
sorgulardım, merak ederdim.
lise biteli ne kadar oldu? on yıllar mı? orta yaşlarımda mıyım?
lise biteli sadece üç yıl olmuş.
o çocuk nerede? öldü mü? raf ömrü mü doldu?
ne mesuttum. kimsenin bana bahşedemediği mutluluk, sakinlik, güven duygusunu zihnimin içinde yaşardım. şimdi her şey belirsiz, buğulu.
gençken çoğu insan gelecek kaygısı yaşar, ben de böyleydim demesin kimse. bu öyle bir durum değil.
içimde başka haller var. adlarını bilmediğim haller.
devamını gör...
tungsten
1784 yılında keşfedilen ve volfram olarak da bilinen bu metal dayanıklılığı sebebiyle eski ampul tellerinde kullanılıyordu. x ışın cihazlarında ve hava teknolojilerinde de olmak üzere pek çok sektörde kullanılmaya devam eden bu metal ayrıca erime noktası en yüksek olan metaldir. 3422°c erime noktasıdır. simgesi "w" dir.
devamını gör...



