çok para tutar uğraşamam.(bkz: swh)
devamını gör...

yine benim. eleştiri dinlemem. hatta eleştiren insanla görüşmeyi kestiğim görülmüş şeydir.

kendimi bildim bileli hep bir şeyleri sorguluyorum. bir kalem üzerine bile uzun süre düşündüğüm oldu. daha ergenlik döneminde sosyal ilişkiler konusunda kendime belirli kurallar koyup onları madde madde yazmıştım. dışına çıkmaya yeni başladım. hep kurallarım oldu. onlara uyacak kadar iradeli oldum. kendimi çok eleştirdim, düzeltmeye çalıştım, bazılarını düzeltemedim. kafamın iyi çalıştığını düşünüyorum. her şeyi ama her şeyi sorguluyorum.

ve tuvaletten çıkmadan önce elini yıkamayı bilmeyen biri gelip bana bir şeyler öğretmeye çalışıyor. daha çocuğuna fayda sağlayamamış, çocuğunun bile nefretini kazanmış biri bana ilişkiler üzerine akıl veriyor. 3. kez boşanmış bana flört üzerine ahlak dersi veriyor. erkeklerle konuşma günah diyor. sanki kocaları gökten nur içinde önüne düştü kadının.

böyle hadsizleri çekemiyorum. kibirli biriyim zaten, bunu da kabul ediyorum. istiyorum ki karşıma benden daha çok sorgulamış, daha zeki biri çıksın, desin ki bu doğru değil. oturup doğru ve yanlış üzerine konuşalım. eleştiri yaptığı konu hakkında hayır öyle değil dediğim zaman savunma yapamayacak bir tip ile neyi paylaşabilirim? daha önemlisi neden tartışmalıyım?

yıllar önce bir arkadaşım civciv dedi hayat korkarak yaşanmaz. böyle korkak gibi kaçıp duramazsın. ona o gün daha çok saygı duyup daha yakın davranmaya başlamıştım. çünkü benimle ilgili sahiden doğru, değiştiremediğim bir şey üzerine yorum yapmıştı. korkmadan yaşıyordu hayatı, ondan öğrenecek çok şeyim olduğu için peşine takıldım. çok soru sordum, kendi cevaplarımı onun cevapları yüzünden epey sorguladım.

böyle insanlar az. beni eleştirdiği şeyi kendileri yapıyor insanlar. sonra benden anlayış bekliyorlar. ya da onları dinlememi istiyorlar. bu yanlış.

bizim türk insanı her şeyi doğru bilir. bi de şunu düşünmek lazım. ben başkalarını eleştiricek haddi kendimde neden buluyorum? ben kendimi düzeltmek yerine neden başkalarını düzeltmeye çalışıyorum? kimse mükemmel değilse ben yine mükemmel değilim, o zaman neden kendi yanlışlarım gözüme batmıyor, başkaları gözüme batıyor?

herkes eleştiri kabul etmeyen insanı sorguluyor çünkü kimse kendini sorgulamıyor. durum bu.
devamını gör...

allah kimseyi siyasal islam yalayıcısı bir kansız olacak; kendi evladının ölümünden dahi yalaklık yapacak kadar mundar etmesin denilesi beyan.
geride kalan 2 kız kardeşe çok üzülüyorum.
devamını gör...

dikkat ederseniz filmin başından sonuna kemal sunal hakime ifade veriyor. lakin bir defa bile hakim gösterilmiyor. filmin sonunda da şöyle bir cümle geçiyor :
" siz söyleyin hakim bey burada suçlu kim ?" yani aslında en başından beri hakim biz izleyicileriz. doğru yada yanlışın taktiri de bize bırakılıyor.
devamını gör...

resmedilenin, bursa yeşil camii'nin üst katında olduğunu çoğu bursa'lının dahi bilmediği tablodur.
devamını gör...

denizli, 1988 doğumlu türk rapper, daha çok mc. asıl adı can bozok.

hayatı bir evreye kadar cidden iğrençmiş. zorla albüm bileti sattırmalar, çalıntı mikrofonlar... camide bile yatmış herif. şarkılarının bazı sözlerine "söz" deyip geçiyoruz ama adam ne yaşamışsa onu yazıyor. her bir parçası güzel, yemin ederim hatta ispatlarım; böyle iyi, çiçeklerde bir telaş var, dünya gül bana, bu benim hayatım, tekel mavisi... hissediyor, yazıyor, sonra da yaşatıyor.

kimileri "istanbul trip'e katılmasaydı daha iyi olurdu" vay efendim "no.1'i bozan heja ve tayfasıydı" diyor ama gidin heja'nın purplehej programındaki can'ı izleyin. istanbul trip deyince gözleri parlıyor resmen hatta heja "istanbul trip" deyince şak diye "aile" diyor sarhoş kafasıyla. ayık gezdiği yok zaten de* neyse.

içki yüzünden de bitirmiştir kendini ayrıca. karaciğer, göz, mide gibi bir sürü rahatsızlığı var. tüm rapseverler toplandık adamın şaheserler bırakarak gidişini izliyoruz işte. yanılmıyorsam manitası var şu an, o da olmasa boynundaki silah dövmesi gerçeğe dönerdi herhalde.

şunu bırakmadan gitmek olmaz;


"sahneye ilk çıktığımda 300 kişi vardı,
yarısından fazlası da sonra bilet aldı,
ben hiç bi' bok içmiyorken 9 albüm yaptım,
iki senede bi' o kadar albüm çöpe attım!
"
devamını gör...

toplumların dahiyane buluşu, büyük kandırmaca. muazzam bir emeğin göz boyayan rahatlatıcı karşılığı.

biyolojik bir olay olan doğurma eylemi, beraberinde kadına çocuğu büyütme yükünün büyük kısmını veriyor. belki evrimsel açıdan bakıldığında birçok memeli türü de bu görevi anneye bırakıyor. aslında buraya kadar bir sorun görünmüyor. fakat insan, içgüdüleriyle savaşmaya başlayan bir bilince sahip olunca, işler insansı atalarının izinde kalamıyor.

evin içini çekip çeviren bir kadın ve dışarıda çalışan, maddi yükü sırtlayan bir erkekten oluşan ailede kadın görünmez oluyor, tek gayesi çocukları yetiştirmeye yöneliyor. aile, toplum ve devlet, yolunda gibi görünen bu düzenin bozulmaması adına müthiş bir kavram üretiyor. anneliğin kutsallığı. bu öyle bir kavram ki, en çok inanan, emeğine karşılık arayan anneler oluyor. bir çeşit savunma mekanizması. değerini yüceltecek bir tanım.

kutsiyet ağına düşmüş ve bunu içselleştirmiş olan kadın yüceltilirken, anne olamayan veya olmayan, kutsal mertebesine ulaşamayan kadın bunun baskısı altında eziliyor. baskının altından kalkamayan kadın üreyerek döngünün devamını sağlıyor. artık hayatını adaması gereken bir varlığa sahip olduğunda ise bu kandırmacanın devamını sağlayan role bürünüyor. çünkü buna ihtiyacı var ve emeğin bir karşılığı olmalı. böylece kutsallık kendini yeniden üretiyor.

üremeyi teşvik etmek devletin en önemli uğraşlarındandır. işçi, asker ve vergi ihtiyacı bitmeyecektir. cumhurbaşkanı “en az üç çocuk” diye boşuna bağırmıyor. dikkat edilirse bu konuşmaları da genellikle kadın kollarına yapıyor. onlara diyeceği şeyler bellidir. annelik kutsaldır. cennet annelerin ayakları altındadır.

anneliğin içgüdüsel olduğu tezi ise türümüz için artık tek gerçek değildir. tercihin olduğu bir yerde sadece içgüdüden bahsedemeyiz. eğitim ve üremenin ters orantılı bağıntısını kabul etmek durumundayız. eğitim arttıkça kutsallık azalmaya mahkumdur.

annelik kutsal değildir. cennet de anaların ayakları altında değildir. sadece biyolojik bir olaydır. fakat şu bir gerçek ki; yaşamını başka bir canlıya adamaya rıza kazandıran “kutsallık” buluşu büyük başarıdır.
devamını gör...

prometheus sağlam heykeltıraşmış. şu balçık işinde de bayağı bayağı ustalaşmış. derler ki, beyzade boş zamanlarında oturup, insan ve hayvan figürleri yaparmış, sonrada bunlara ruh üflermiş. hani bilinen bir fıkra var ya, tam da o misal! balçık katmış, göz yaşı katmış, ruh katmış insan yapmış. işin içine göz yaşını niye karıştırmış orası muamma. belki de insanoğlunun sulu gözlü olmasının tek müsebbibi prometheus'tur. neyse asıl mevzu şu; prometheus içince biraz sapıtan bir abimizmiş. yani haddini hududunu pek bilmiyormuş. alkol abimizi fena çarpıyormuş. sen titan çocuğu da olsan, bu meret şişede durduğu gibi durmuyor. ağzınla içemiyorsan uzak duracaksın. her ne kadar zeus'a pabucunu ters giydirecek zekaya bile sahip olsan alkolizm adamı bitiriyor işte.

günlerden bir gün dionysos elinde birkaç şişe köpek öldüren ile dayanmış prometheus'un kapısına. gel demiş içelim güzelleşelim. bizim ateş hırsızı kayıtsız kalamamış bu davete. balıklama atlamış hemen, icabetin kralını yapmış. bak işte insan hayret ediyor, birader gelen zaten şarap tanrısı zıkkımın kökünü bile içse arkadaşı çarpmaz. sen onunla niye aynı masaya oturursun? azıcık aklı selim ol değil mi? yok işte, içmiş de içmiş. içtikçe de sapıtmış. dionysos gidince de oturmuş heykellerin başına. eh o kafa ile yapılan heykellerden kime ne hayır gelecek. gelmemişte zaten. insan denen kusurlu varlığın bütün arazlarının sebebi procan'ın alkol düşkünlüğü. ayık kafa ile yapsaymış bizi böylede illet yaratıklar olmazdık herhalde. titan çocuğu da olsan, meslek ahlakına sahip değilsen yarattığın yıkımlar büyük oluyor. sonra lunapark yakan manyaklarla aynı havayı solumak zorunda kalıyoruz. iyi halt etmişsin procan aferin sana!
devamını gör...

bir çorumlu olarak tanımları okumaya geldim .
devamını gör...

bu şapşik, tatlı mı tatlı martıyı bugün çektim... diğer kuşlar ben onlara yaklaşır yaklaşmaz kaçarken bu pek kale almadı. ya beni bir tehdit olarak algılamadı ya net görmüyor ya da sağ kanadının düşük olmasından anladığım kadarıyla daha önce yaralanmış belki de bir sıkıntısı var.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

zibilyon insan var dünyada. çekici bulduğun bir ünlüye bile aşık olabilecekken sen git teyze kızına tutul. bana garip geliyor.
devamını gör...

mehdi olduğunu sanıp stüdyoda yuvarlanarak bakın nasıl uçtum diyen bir herif vardı sanki.
devamını gör...

insan tanımayı sevmektir. herkesin bir hikayesi var, her insan bir mikrokozmoz. bilinmeyi hak ediyor.
devamını gör...

yanakları mıncırılası, sözlük içi etkileşimi yüksek, moral deposu yazardır. böylece hem okur, yeni fikir edinir; hem de şevklendirip, sosyalleşir.

edit: 4 mesaj aldım ayıptır günahtır yapmayın.*
devamını gör...

çift anadilli olmak anlamına gelen bir kavramdır. birey, çocukluk döneminde iki dile birden eş zamanlı maruz kalarak ikisini de anadil olarak edinir.

bir çoğumuzda olduğu gibi tek anadilli olma durumuna da monolingualizm denir.
devamını gör...

2 sn sonra öpücük atarak sonlanır.
devamını gör...

''her şey ben araya giremeden olup bitiyordu. kaderim benim fikrim alınmadan yazılıyordu. bazen içimden herkesin sözünü kesip, 'bir dakika burada sanık kim? sanık olmak önemli bir şey. benim de söyleyeceklerim var!' demek geliyordu ama şöyle bir düşününce söyleyecek bir şeyim yoktu aslında.''

albert camus-yabancı
devamını gör...

adımla çağırılınca tenezzül etmeyip anlamsız kelimelerle çağırılınca çıkıp gelirdim.
devamını gör...

hoşgörüden bihaber kökten dinci yobazların, ülkenin başına açtığı derdin dışa vurumu olan düşünce.
devamını gör...

erkeğin alın teri ile çalışıp kazandığının bu kadar küçümseyici bir ifadeyle dile getirilmesine hayret ediyorum. bu durumu sorun eden kadın başkalarının parasını yeme arzusunda olan, kendi ayakları üzerinde durmayı bilmeyen ya da istemeyen aciz kadındır. bunu sorun ediyorsa da asla "hoşlanma" ya da "sevme" duygularının bilincinde değildir. bu dünyada her şey para mı lan? günümüz hayat şartlarına bakılırsa evet, belki öyle.. ama iki yetişkin birey birbirine destek olursa bu durumun her türlü üstesinden gelebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim