türkiye'de bilimin ilgi görmeme nedeni
bilim insanı olmak isteyenler maddi yönden bir belirsizliğin içine düşüyor ülkemizde. torpille kadro bulamazsa aç kalacağından doktora, yüksek lisanstan vazgeçip memur hayatına mecbur bırakılıyor. torpili olan ise kendini kanıtlama derdi, araştırma hevesi olmadığından ya da sadece rütbe hevesinden geldikleri akademide tıkanıklığa sebep oluyor. aslında bilime önem veren birçok hevesli genç var ülkemizde ama bu senaryo değişmediğinden bilime ilgisiz bir imaj çiziyor ülkemiz.
devamını gör...
game of thrones finali
olması gerektiği gibi gerçekleşen finaldir. bu kadar gerçekçi bir senaryodan ne bekleniyordu gerçekten anlamıyorum.
finale giden yolda taşlar kötü dizilmişti derseniz ona hiçbir şey demem. çünkü o kadar şey bir sezonda anlatılmamalıydı.
şöyle iki sezon daha devam etseydi muhteşem olurdu. ama final tam da game of thrones finaliydi.
finale giden yolda taşlar kötü dizilmişti derseniz ona hiçbir şey demem. çünkü o kadar şey bir sezonda anlatılmamalıydı.
şöyle iki sezon daha devam etseydi muhteşem olurdu. ama final tam da game of thrones finaliydi.
devamını gör...
ikinci dünya savaşı
almanların dünyanın geri kalanına karşı yapmış oldukları savaştır.
devamını gör...
kitap kokusu
severim o kokuyu. farklı dünyaların kokusudur.
devamını gör...
çiçekleri neden sevdiğini bilmeyen kadın
sevgi bilinmez ki bilinirse sevgi olmaz. nedeni olmaz sevginin severiz işte çiçekleri. çiçek açan, çiçek açmayan, renkli, renksiz demeden severiz...
bir de emek var azizim emek... öyle çiçek bakmak kolay iş değildir mesela şiir yazmak gibidir. bir kitabın dilini çözüp içerisine girip tüm karakterlerini tahayyül etmek gibidir çiçek bakmak...
bir de emek var azizim emek... öyle çiçek bakmak kolay iş değildir mesela şiir yazmak gibidir. bir kitabın dilini çözüp içerisine girip tüm karakterlerini tahayyül etmek gibidir çiçek bakmak...
devamını gör...
yamyamlık
#596348
her boy, her oba kendini insan görüyor dıştakileri insan olarak görmüyor.* kendi boyları dışındaki toplulukları aşağlayan isimler takılıyor, ötekileştiriliyor ve onlara insan gözüyle bakılmıyordu.
bundan dolayı başkalarını yemek çok eski dönemlerde gayet normal ve olağan bir şeydi. tıpkı hayvan eti yemek gibi. çünkü kendileri dışındakileri insan olarak görmüyorlardı.
bunun getirisi ile şekllenen değerler bütünü ve onun getirisi olan örfler de yamyamlığı doğuruyordu.
bize iğrenç gelen yamyamlık olayının temeli bunlara dayanıyor.
şuan bize yamyamlığın kötü ve inanılmaz aşağlık bir hareket olarak gelmesinin temel sebebi ise bağlı olduğumuz din veya başka değerler bütünüdür*. çünkü yamyamlık insan doğasına aykırı bir durum değildir.
nietzsche'nin söylediği gibi "ahlak, insanla doğanın arasına girmektir."
inandığımız değerler günümüzde yamyamlığın sebeplerini değişime uğrattı.
şuan bir insan insan eti yiyorsa bunun sebebi eski çağlardaki sebeplerle aynı değil tabiki.
mesela sovyetlerde 1921-1922 yılları arasında yaşanan kıtlık ölen insanların diğer insanlar tarafından yenmesine sebep oldu bunun sebebi eski çağlardakiyle aynı değil.
veya akli ve psikolojik bozukluklar sebebiyle öldürülen insanların katilleri tarafından yenmesi.
her boy, her oba kendini insan görüyor dıştakileri insan olarak görmüyor.* kendi boyları dışındaki toplulukları aşağlayan isimler takılıyor, ötekileştiriliyor ve onlara insan gözüyle bakılmıyordu.
bundan dolayı başkalarını yemek çok eski dönemlerde gayet normal ve olağan bir şeydi. tıpkı hayvan eti yemek gibi. çünkü kendileri dışındakileri insan olarak görmüyorlardı.
bunun getirisi ile şekllenen değerler bütünü ve onun getirisi olan örfler de yamyamlığı doğuruyordu.
bize iğrenç gelen yamyamlık olayının temeli bunlara dayanıyor.
şuan bize yamyamlığın kötü ve inanılmaz aşağlık bir hareket olarak gelmesinin temel sebebi ise bağlı olduğumuz din veya başka değerler bütünüdür*. çünkü yamyamlık insan doğasına aykırı bir durum değildir.
nietzsche'nin söylediği gibi "ahlak, insanla doğanın arasına girmektir."
inandığımız değerler günümüzde yamyamlığın sebeplerini değişime uğrattı.
şuan bir insan insan eti yiyorsa bunun sebebi eski çağlardaki sebeplerle aynı değil tabiki.
mesela sovyetlerde 1921-1922 yılları arasında yaşanan kıtlık ölen insanların diğer insanlar tarafından yenmesine sebep oldu bunun sebebi eski çağlardakiyle aynı değil.
veya akli ve psikolojik bozukluklar sebebiyle öldürülen insanların katilleri tarafından yenmesi.
devamını gör...
mandalina kabuğu
doğramak stres için bire birdir.*
devamını gör...
erkeğimin malı olmaktan mutluyum
şu kadının bu kadar gündeme gelmesi kadar saçma bir şey yok.
devamını gör...
obruk
obruk nedir?
yer altı suyunun, karbondioksit ile birleşimi sonucu karbonik asit oluşur. bu karbonik asit kireç taşının yoğun olduğu toprakları zamanla çözerek yer altında mağaralar oluşmasına neden olur, bir müddet sonra mağaranın üstünde bulunan toprak çöker işte bu çökme sonucu oluşan derin çukurlara obruk denir.
aşağıdaki link ruhi çenet tarafından hazırlanan obruklar hakkında bir video. ne yazık ki obruklar konya'nın üzücü bir gerçeği. umarım yetkililer elinden geleni yaparlar.
konya'nın köylerini yutan obruklar
devamını gör...
gidelim buralardan
hikayesi olan bir nazan öncel şarkısıdır. nazan öncel, kız kardeşinin eşine aşık olup onlar boşandıktan sonra onunla evlenmiştir.
“beni geçirmeye kardeşim gelmesin, annesinin bir tanesini kimseler üzmesin.”
“beni geçirmeye kardeşim gelmesin, annesinin bir tanesini kimseler üzmesin.”
devamını gör...
regular show
gelmiş geçmiş en iyi 3 cizgi dizi arasına girer.
devamını gör...
gibi
feyyaz yiğit'in aziz kedi ile senaristliğini üstlendiği metaforlarin bolca olduğu muazzam bir kara komedi. keske on bölüm daha olsa yine izlesem.muhtesem.
feyyaz yigit'e özgü olan 'bir olayı yeterince uzatirsan komik olur' espri anlayışı dizide çok güzel işlenmiş. konu seçimleri çok güzel,oyunculuklar çok iyi, yan karakterler bile tutarlı, diyaloglar akıcı ve doğal.
aşırı güzel.
feyyaz yigit'e özgü olan 'bir olayı yeterince uzatirsan komik olur' espri anlayışı dizide çok güzel işlenmiş. konu seçimleri çok güzel,oyunculuklar çok iyi, yan karakterler bile tutarlı, diyaloglar akıcı ve doğal.
aşırı güzel.
devamını gör...
insanı en sakin anında bile sinir eden şeyler
belirgin bir cinsiyetçilik ve hak yenmesi.
devamını gör...
ermolettin
#450300 kısırlı günden bildiriyorum dolma güzel olmamış, kısırın nar ekşisi az tek yiyebildiğim patetesli börek birazda ermolettini övek.
devamını gör...
head and shoulders
en son 6 sene önce kullandığım bir şampuandır. kendisi ayrıca şampuanı bırakıp zeytinyağlı sabun kullanmama vesile olmuştur.
devamını gör...
ingilizce
9 yıl dersini aldığım ama hiçbir şey anlamadığım sistemsiz eğitimin parçası.
devamını gör...
limonluekşilisalata
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)nun sayesinde tanıştığım, değerli yazarımızdır. radyoda sesini duyduktan sonra "ben bu yazarı nasıl bilmiyorum ya?" diye düşünerek profiline girmiş ve çıkmamıştım. ardından mesaj yazmadan durduramadım kendimi. kısa ama güzel bir sohbetimiz oldu. çok kibar, nazik, sıcakkanlı, tatlı mı tatlı bir yazar kendileri. tanımlarını begenmemek ve takip etmemek elde değil. yazılarınızın devamını diliyor ve sıkı bir şekilde takip ediyorum yazar dostum. iyi sözlükler dilerim. *
devamını gör...
teminat mektubu
berat albayrak isimli vasıfsız eski bakan'ın kaçmasına sebep olan mektuptur.
bedeli ise 18 milyar euro.. vergileriniz nereye gidiyor görün işte, ak koyunlar.
bedeli ise 18 milyar euro.. vergileriniz nereye gidiyor görün işte, ak koyunlar.
devamını gör...
romeo ve juliet
william shakespeare'in gençlik yıllarında kaleme aldığı bir oyundur.
bu oyun için çoğunluktan farklı bir düşünceyi benimsemeye başladım sanırım. herkes romeo ve juliet'in hikayesinin ilk görüşte aşk olduğunu düşünür. öyle ki birbirleri için ölen, diğerinin nefesinin içinde bulunmadığı bir havayı içine çekmeye değer görmeyen iki aşık... peki, ya hikaye aslında bu kadar trajik değilse ya shakespeare sadece aşkla dalga geçiyorsa? kitabın başında ana karakterlerimizden biri olan romeo, rosaline adlı bir kadına kafayı taktığını dile getiriyor. ancak yakın bir zamanda, capuletlerin evinde olan bir maskeli baloda juliet'le tanışıp ona sırılsıklam aşık oluyor. aşk dediğimiz kavram bu kadar basit mi? dün aşkından kederlendiğin bir kadını unutmak ve bir anda tarihe adını yazdıracak bir hikayeye dönüşmek bu kadar kolay mı? hiç sanmıyorum. gerçi "yarayla alay edermiş yaralanmamış olan." belki bu yüzdendir yazarı ve milyarlarca insanı anlamıyor olmam.
bu oyun için çoğunluktan farklı bir düşünceyi benimsemeye başladım sanırım. herkes romeo ve juliet'in hikayesinin ilk görüşte aşk olduğunu düşünür. öyle ki birbirleri için ölen, diğerinin nefesinin içinde bulunmadığı bir havayı içine çekmeye değer görmeyen iki aşık... peki, ya hikaye aslında bu kadar trajik değilse ya shakespeare sadece aşkla dalga geçiyorsa? kitabın başında ana karakterlerimizden biri olan romeo, rosaline adlı bir kadına kafayı taktığını dile getiriyor. ancak yakın bir zamanda, capuletlerin evinde olan bir maskeli baloda juliet'le tanışıp ona sırılsıklam aşık oluyor. aşk dediğimiz kavram bu kadar basit mi? dün aşkından kederlendiğin bir kadını unutmak ve bir anda tarihe adını yazdıracak bir hikayeye dönüşmek bu kadar kolay mı? hiç sanmıyorum. gerçi "yarayla alay edermiş yaralanmamış olan." belki bu yüzdendir yazarı ve milyarlarca insanı anlamıyor olmam.
devamını gör...
