dünyanın en gizemli olayları
(bkz: dyatlov geçidi olayı)
(bkz: tamam shud olayı)
(bkz: tarsus'taki gizemli kazı)
(bkz: young deneyi)
(bkz: tamam shud olayı)
(bkz: tarsus'taki gizemli kazı)
(bkz: young deneyi)
devamını gör...
ekşi sözlük nickiyle normal sözlük'ten nick alan insan
hayatı boyunca o nick ile her yere üye olduğu için normal insandır.
insanın ismi öyle kolay kolay değişir mi yahu?
insanın ismi öyle kolay kolay değişir mi yahu?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
ve söndü şehrin tüm ışıkları. ben hiç dokunamayacağım bir tenin özlemine, sen ise sana yazıldığının farkında bile olmadan bu dizelerin derin sözlerinde boğuldun.
devamını gör...
dünyanın en güçlü insanı
küçük çocuklara göre anneleridir.
köpeklerden çok korktuğum halde, çocuklar küçükken köpek görünce anlamasın korkmasın diye çaktırmamaya çalışmaktan köpek korkumu yendim.
köpeklerden çok korktuğum halde, çocuklar küçükken köpek görünce anlamasın korkmasın diye çaktırmamaya çalışmaktan köpek korkumu yendim.
devamını gör...
hayata yeniden başlayabilsen nereden başlardın sorunsalı
aynı şeyleri tekrar kaldıracak gücüm yok benim kalsın sağol
devamını gör...
üniversiteyi şehir dışında okumak
kesinlikle şehir dışında okunması gerektiğini düşünüyorum. 18 yaşına kadar ailenin yanında kalmak bile hayata geç atılmak demekken üstüne üniversiteyi de onların yanında okumak bence bir kayıptır. artık kendi sorumluluklarımızı üstlenmemiz gereken yaşta sorumlulukları aileye yüklemek gibi geliyor bana. maddi durumu olmayanları / ailesine bakmak zorunda olanları bunun dışında tutuyorum elbette.
devamını gör...
jim carrey
truman show filmi performansı üstüne, performans tanımam.
çocukluğumu derinden etkileyen bir film olması yönünden de bunu, bu kadar içselleştiriyor olabilirim.*
t: duygusal filmlerin kurgusal karakteri. romantizmi komediye, duygusalı ise eğlenceye, kendine has bir üslupla dönüştürmeyi, tip-karakter ayrımını, üst düzey mimikleriyle ustaca sunabilen aktör.
magazinsel yönüne gelecek olursak, uzun zaman, eski kız arkadaşının intiharı sonucu eve kapanmış ve yeni yeni toparlanmaya başlamıştır. hala eski ününe ve karakterine geri döndüğü de söylenemez. e yani. yaşlanma diye de bir gerçek var. mental, sosyal ve ruhsal açıdan insanı olgunlaştırıp büyütüyor. *
her neyse, yeri doldurulabilseydi çok güzel olurdu.
çocukluğumu derinden etkileyen bir film olması yönünden de bunu, bu kadar içselleştiriyor olabilirim.*
t: duygusal filmlerin kurgusal karakteri. romantizmi komediye, duygusalı ise eğlenceye, kendine has bir üslupla dönüştürmeyi, tip-karakter ayrımını, üst düzey mimikleriyle ustaca sunabilen aktör.
magazinsel yönüne gelecek olursak, uzun zaman, eski kız arkadaşının intiharı sonucu eve kapanmış ve yeni yeni toparlanmaya başlamıştır. hala eski ününe ve karakterine geri döndüğü de söylenemez. e yani. yaşlanma diye de bir gerçek var. mental, sosyal ve ruhsal açıdan insanı olgunlaştırıp büyütüyor. *
her neyse, yeri doldurulabilseydi çok güzel olurdu.
devamını gör...
beyaz gemi
cengiz aytmatov'un 1970 yılında yayımlanmış yürek yakan romanı.
annesiz babasız küçük bir çocuğun dağlardaki hikayesini anlatıyor. bir tek dedesi var bu çocuğa sahip çıkan, bu dedenin de başına gelmeyen kalmıyor. bir okul çantası gibi basit bir şeyle dünyalara sahip olmuş gibi hissedebilen bu çocuğun en yakın dostları dağlar, taşlar, bir de dürbünüyle uzaktan izlediği beyaz gemi. bu gemiyi öyle seviyor ki tüm kurtuluşu gemideymiş gibi geliyor ve kitabın sonunda ona ulaşmak için her şeyi yapıyor.
bu kitabın sonunda öyle bir ağladım ki... insanlığın acımasızlığı, kötü kalpliliği bir iki karakterle önünüze geliyor apaçık. bir yandan "kurgu sonuçta bu kadar kötü olamaz kimse" diyorsunuz ama bir yandan da aklınızın derinliklerinde daha da kötülerinin gerçek insanlar olduğunu, bu dünya üzerinde yaşadıklarını düşünüyorsunuz.
bir çocuğun masumiyetini, hayal gücünü, yalnızlığın ona neler yapabileceğini de görüyorsunuz okudukça. yanında olup çekip çıkarabilsem şu hayattan diye kendinizi yemenize sebep oluyor.
aytmatov'un yazarlığı zaten tartışılmaz benim gözümde. öyle bir anlatımı var ki sizi o kırgız dağlarına götürüyor. okumuyorsunuz, yaşıyorsunuz.
beklentilerinizi çok yükseltmiş olabilirim. gerçekçi, dram hikayeleri sevmiyorsaniz bu kitaba dair pek beklentiniz olmamalı aslında.
annesiz babasız küçük bir çocuğun dağlardaki hikayesini anlatıyor. bir tek dedesi var bu çocuğa sahip çıkan, bu dedenin de başına gelmeyen kalmıyor. bir okul çantası gibi basit bir şeyle dünyalara sahip olmuş gibi hissedebilen bu çocuğun en yakın dostları dağlar, taşlar, bir de dürbünüyle uzaktan izlediği beyaz gemi. bu gemiyi öyle seviyor ki tüm kurtuluşu gemideymiş gibi geliyor ve kitabın sonunda ona ulaşmak için her şeyi yapıyor.
bu kitabın sonunda öyle bir ağladım ki... insanlığın acımasızlığı, kötü kalpliliği bir iki karakterle önünüze geliyor apaçık. bir yandan "kurgu sonuçta bu kadar kötü olamaz kimse" diyorsunuz ama bir yandan da aklınızın derinliklerinde daha da kötülerinin gerçek insanlar olduğunu, bu dünya üzerinde yaşadıklarını düşünüyorsunuz.
bir çocuğun masumiyetini, hayal gücünü, yalnızlığın ona neler yapabileceğini de görüyorsunuz okudukça. yanında olup çekip çıkarabilsem şu hayattan diye kendinizi yemenize sebep oluyor.
aytmatov'un yazarlığı zaten tartışılmaz benim gözümde. öyle bir anlatımı var ki sizi o kırgız dağlarına götürüyor. okumuyorsunuz, yaşıyorsunuz.
beklentilerinizi çok yükseltmiş olabilirim. gerçekçi, dram hikayeleri sevmiyorsaniz bu kitaba dair pek beklentiniz olmamalı aslında.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
bir salın artık gençleri nerede vakit geçirmekten mutlu oluyorlarsa orada vakit geçirsinler. siz gençken emo gibi geziyordunuz ortalıkta, tripkolik dinleyip kollarınızı jiletliyordunuz bir halt sanmayın kendinizi.
devamını gör...
kahvaltının mutluluk ile ne alakası var ulan sorunsalı
hiçbir alakası yok, esasen kahvaltının günün en önemli öğünü olduğu fikri de hiçbir bilimsel dayanağı olmayan, amerika'daki
ünlü bir kahvaltılık gevrek firmasının reklamlarıyla yaygınlaşmış ve daha fazla kahvaltılık gevrek satmak amacıyla ortaya atılmış bir söylemdir. şahsen de aralıklı oruçla kahvaltıyı es geçip 1 ya da duruma göre 2 öğünle geçirdiğim günler, en mutlu olduğum günlerdir...
ünlü bir kahvaltılık gevrek firmasının reklamlarıyla yaygınlaşmış ve daha fazla kahvaltılık gevrek satmak amacıyla ortaya atılmış bir söylemdir. şahsen de aralıklı oruçla kahvaltıyı es geçip 1 ya da duruma göre 2 öğünle geçirdiğim günler, en mutlu olduğum günlerdir...
devamını gör...
efsane dizi replikleri
senin ağzından çıktığınla kulağının duyduğu aynı şey mi.
devamını gör...
tecessüs
tecessüs, arapça kökenli olup ,merak etmek ve herhangi bir şeyin gizli tarafını araştırmaktır.
tdk da ' kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma ' biçiminde anlatılır.
çevremizde tecessüs etmeyi görev haline getirmiş bir çok insan görmek mümkün. bu insanlar ,kötü niyetli ve hep bir kusur bulma niyetinde olup, birbirilerinin iç yüzünü araştırmaktan çekinmeyip , çekemeyen ve meraklarını gidermek için hep bir dedikodu halinde olurlar.
insan olma onuruna yakışan , kimsenin hak hürriyet ve haysiyetini ayaklar altına almamak, taciz etmemek ve kusurları açığa çıkarmamaktır. güzel özelliklerle diğer insanlardan farklı olmak zor olmasa gerek.
tdk da ' kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma ' biçiminde anlatılır.
çevremizde tecessüs etmeyi görev haline getirmiş bir çok insan görmek mümkün. bu insanlar ,kötü niyetli ve hep bir kusur bulma niyetinde olup, birbirilerinin iç yüzünü araştırmaktan çekinmeyip , çekemeyen ve meraklarını gidermek için hep bir dedikodu halinde olurlar.
insan olma onuruna yakışan , kimsenin hak hürriyet ve haysiyetini ayaklar altına almamak, taciz etmemek ve kusurları açığa çıkarmamaktır. güzel özelliklerle diğer insanlardan farklı olmak zor olmasa gerek.
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
yine genelleme yapılarak bu kez de gençlerin arkasından atılıp tutulan başlıktır.
o kadar çok genç var ki, sıradan bir üniversite okumanın hiç okumamış olmakla bir tutulduğunun farkında olan...
kazanıp üniversiteyi bırakan, lise son sınıf olup iyi bir üniversite kazanamayınca tekrar hazırlanan...
birgün ülkeyi bu gençler yönetecek işte. arkasından atıp tutulan gençler.
o kadar çok genç var ki, sıradan bir üniversite okumanın hiç okumamış olmakla bir tutulduğunun farkında olan...
kazanıp üniversiteyi bırakan, lise son sınıf olup iyi bir üniversite kazanamayınca tekrar hazırlanan...
birgün ülkeyi bu gençler yönetecek işte. arkasından atıp tutulan gençler.
devamını gör...
yazarların para için yapmayacağı şeyler
sağlığımi bozmam ailemi kötü duruma düşürmem.onun dışında gönder gelsin.
devamını gör...
sergen deveci
komedyen
devamını gör...
türkiye'de az abartılan şeyler
bilim
gerçek bir üniversite eğitimi
hak, hukuk, adalet
haluk levent
gerçek bireysel eşitlik
t: aslında değer vermemiz gereken ama asla değer vermediğimiz şeyleri yazdığımız başlık.
gerçek bir üniversite eğitimi
hak, hukuk, adalet
haluk levent
gerçek bireysel eşitlik
t: aslında değer vermemiz gereken ama asla değer vermediğimiz şeyleri yazdığımız başlık.
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
kimse kimseyi anlayamaz. çevrendekilerin zihninde tasavvur eden sene göre, kendi yakıştırdığı sıfatlar kadarsın. birilerinden seni anlamalarını beklemek tuhaf geliyor. ne kadar anlayacak, nasıl anlayacak? bunu bilemezsin. emin olamazsın. anlamasın daha iyi. neyi anlamadığını biliyorsun en azından.
devamını gör...


