ruhu güzel, yardımsever ve yüreği kocaman bir yazarımızdır. olgun ve kaliteli bir dünya görüşü olduğu için ona ısınmanız zor değil. tanımları özgün ve sözlüğe değer katar niteliktedir.
devamını gör...

lan gerizekalı, bak birader gibi sevgi dolu sözcüklerle hitap ediyorum kendime.
devamını gör...

ne olduğunu anlamayan arkadaşlara sevap niteliğinde link paylaşmak istediğim faaliyetler silsilesidir.
buyurun


durumumuz yoktu okumadık editi: spawn mahlaslı ex yazar bu sözlükte 8000 tanımı olan bir yazar ile ters düşüyor ve sonra fake bir kadın hesabı ile hakkında bilgi alıp yazarı uçurtuyor. bununla yetinmeyip bir de 8000 tanımlı yazarı içirip nude istiyor, sonra sen olduğunu nereden bileyim diyip boydan nude istiyor.
alıyor da. ama ne işine yarayacağını düşündüğünü inanın bende bilmiyorum.
devamını gör...

sivrisinek.
devamını gör...

dönem dizilerini severek izleyen biri olarak mad men'e bir kaç ay öncesinde başlamam biraz benim ayıbım tabii ama izlediğim kadarıyla - 2. sezonun sonundayım - diyebilirim ki masters of sex'le çok benzer bir atmosferi var.

zaten araştırdım bunlar hep 1950 1960 amerika'sından bahsediyor hafif hafif zenci dokundurmalarıyla o dönem hakkında izleyiciye ortalama bir izlenim kazandırıyor.
dizinin akıcılığı bu tarzı sevmeyenler için uygun değil çünkü ağır ve ağdalı bir anlatımı var.

bir de sountracklarının hastasıyız.



(bkz: elle king) (bkz: masters of sex)
devamını gör...

kafa sözlük hesabımı hiç silmeyeceğim. torunlarıma miras bırakıcam. yavrucaklar çaylaklık derdiyle uğraşmasınlar. direkt yazar olarak yazsınlar tanımlarını.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

doğum günlerimde beni daha büyük bir hüzün kaplar. ölmeyi daha çok isterim nedense ve kendimi de ölüme çok yakın hissediyorum doğum günlerimde. bu güne bilinçaltımda nasıl bir anlam yüklediysem artık.
devamını gör...

kendisinin bu garson olduğundan şüpheleniyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
(tematik)

ilk işim (bkz: yazarların ilk girişimcilik denemeleri) başlığında da anlattığım gibi evimin önünde su satmaktı.

maaşım yoktu, freelance çalışıyordum*.

günlük 20 lira falan getirisi vardı, dondurma parası çıksa yeterdi zaten.
devamını gör...


insan evriminde alet kullanımının önemini hepimiz biliyoruz fakat, acaba dilin gelişiminde de bir rolü olabilir miydi? bazı paleonörobiyologlar beynin el becerisinden sorumlu nöronları ve konuşmadan sorumlu nöronları aynı bölgede olduğu için alet kullanımının dilin geliştirilmesine pozitif etkisi olduğunu iddia eder. karşıt görüş ise el becerisi ve dilin çok farklı mekanizmalara sahip olduğu ve evrimsel yönden ortak bir motivasyona sahip olamayacaklarını söyler. o zaman elimizdeki bilgileri tekrar ortaya dökelim ve kararı sizlere bırakalım.

daha önce belirttiğimiz gibi beynin konuşma ve dilden sorumlu alanları broca ve wernicke alanlarıdır. bu bölge çevresinde ayna nöronları dediğimiz nöron grupları bulunur. peki ayna nöronları nedir? bilim insanları maymunlar üzerinde deney yaparken, çeşitli video izletilen maymunların hareketsiz bir şekilde izledikleri halde beyinlerinde bazı motor nöronların aktif olduğunu gözlemliyorlar. bunu çok şaşırtıcı buldukları için daha farklı deneyler yapmaya karar veriyorlar.

el becerisi isteyen herhangi bir alet kullanımıyla ilgili bir videoyu "mesela el matkabı kullanan bir insan videosu" izleyen maymunların nöronları aktif olurken, otomatik çalışan bir makineyle ilgili "mesela otomatik bir dokuma tezgahı" video izleyen maymunlarda bu nöronlar aktif olmuyor. bilim insanları bu nöron gruplarını ayna nöron olarak adlandırıyorlar ve gözleme dayalı taklit ederek öğrenmeden sorumlu olduklarına karar veriyorlar.

ayna nöronların insanlarda da varlığı çok kısa bir süre önce keşfedilmiştir ve bilim açısından çok önemli bir keşiftir çünkü, insanı insan yapan öğelere ışık tutmaktadır. ayna nöronları özellikle görsel ve işitsel duyulara duyarlı nöron gruplarıdır. yanınızda birisi esnediğinde sizin de esnemeniz, birisi bıçakla bir şey doğrarken elini kestiğinde sanki siz de kendi elinizi kesmişsiniz gibi tepki göstermeniz, hüzünlü bir film izlerken gözlerinizden yaşların süzülmesi, başkasının söylediği şarkının sizin de dilinize dolanması, bir işin nasıl yapılacağını yapan kişiyi izleyerek öğrenmeniz, sürü psikolojisi ile çoğunluğun yaptığı şeye ayak uydurmak "otobüse binerken ya da bedava baklava dağıtılırken oluşan izdiham", hatta birisini topluca linç ederken hissedilen rahatlık gibi pek çok şeyden ayna nöronları sorumludur.

ayna nöronları el becerisine dayalı aktivitelerin gözlemi sırasında rol sahibiyse işaret diliyle iletişim sırasında da bir rolleri olabilir mi? çok büyük ihtimalle evet. daha önce işaret diliyle iletişim kuran işitme engelliler üzerinde yapılan deneylerde beyinlerinin broca ve wernicke alanlarının aktif olduğunu söylemiştik. dudak okuma becerisinin kazanılmasında da ayna nöronların görevli olduğunun gözlemlendiğini söylersek, sanırım taşlar yavaş yavaş yerine oturmaya başlamıştır.

her şeyin temelinde ayna nöronları vardı. ilk insansılar el becerisi kazanmaya başladıkça, ayna nöronları sayesinde bir birlerinden taklit ederek alet yapımını ve kullanımını öğrendiler. ilk insansıların yaptığı "hand axe", el baltası dediğimiz bazı taştan aletler var. bunların bir çoğu pratik kullanım için uygun ve ergonomik değildir, hatta çoğunda herhangi bir kullanıma dair bir iz bile yoktur. yani, "kullanma da yanında yat" mantığıyla yapılmış. 2 milyon yıl önce sanatsal atılımlar için henüz çok erken olduğunu göz önünde bulundurursak, atalarımız niçin bu aletleri yapma ihtiyacı duymuş olabilirler ki?

"hanım koş, hele bana bir taş getir, komşunun oğlu değişik bir şey yapmış, bakalım ben de yapabilecek miyim" psikolojisiyle, ne amaçla yapıldığını umursamadan ve ne işe yarayacağını bilmeden içgüdüsel duygularla yapılmış olabilir mi? peki sizce? evrimsel süreçte atılan her adımın bir amacı ve bu adımın ortaya çıkardığı bir sonucu vardır. hiçbir şey boşuna yapılmaz. peki bu arada alet yapımını ve kullanımını neden erkeğin üzerine indirgenmiş bir eylem olarak lanse ediyoruz?

alet yapımı kadın atalarımız tarafından önemli bir cinsel seçilim kriteriydi. yani aslında kim daha becerikli ise o daha fazla tercih ediliyordu. daha güzel ve simetrik alet yapabilen daha becerikli ve zekiydi. daha zeki ve becerikli olan daha iyi avlanma stratejisi uygulayabiliyordu. daha iyi strateji geliştirebilen klanın diğer üyelerine daha çok liderlik ediyor olmalıydı. evet atalarımız karşı cinsle sevişebilmek için kullanmadıkları bu aletleri yapmış olmalılardı. nitekim cinsel seçilimde karşı tarafı manipüle etmek ucuz değildir ve bedeli vardır. cinsel seçilim için masaya lüks bir arabanın anahtarını koymak ucuz ve ilkel bir davranıştır ama bedeli pahalıdır.

alet kullanımı direkt konuşma dilinin gelişimini tetikleyen bir süreç olmasa da dolaylı yoldan etkileri olmuştur. elleri daha becerikli ve zeki bireyler seçildikçe, kullanılan işaret dilinin de daha karmaşık ve gelişmiş bir hal alması gibi. ya da ilerleyen süreçte farklı aletler yapıldıkça bunların proto-dil ve sesler seviyesinde isimlendirilmesi gibi. el becerisi, taklit, öğrenme, empati gibi olgulardan sorumlu olan, dilin de gelişiminde önemli bir payı olan ayna nöronlara evrimsel gelişimimizde çok şey borçluyuz.

devam edecek...
devamını gör...

her buluşmamızda manit ödüyor. adam tutturmuş centilmen olacağım diye. ne gerek var? bırak bir sen bir ben ödeyelim, ne sana ne bana yük olmasın bu durumlar. vallahi bana batıyor elimi cebime attırmaması. eşitlik olmalı kardeşlerim.
devamını gör...

yarım gün çalışıp üç ay tatil yapmam ve sanırım şaka maka bir yıldır yatıyor oluşum. aslında genel olarak yatıyor oluşum mesleğimin en zor yanı diyebilirim. neredeydi bu başlıklar, bakalım hah tam şurada;
(bkz: şaka maka öğretmenlerin 1 senedir yatıyor olması)
(bkz: öğretmenlerin yarım gün çalışıp 3 ay tatil yapması)
ironiyi de yaptığımıza göre artık ciddileşebiliriz.*
branşım gereği çocukların gözlem yeteneğinin ve sosyal öğrenmelerinin en yoğun olduğu yaşa eğitim vermekteyim. hal böyle olunca ne yaparsam yapayım hemen alıcı gözle bakıp davranışımı model alıyorlar. yaptıkları şeyin savunması da aşırı mantıklı "ama sen öyle yaptın öğretmenim, öğretmenler yapınca doğru olur." şimdi çocuk otorite olarak anne babadan ziyade öğretmeni görüyor, "öğretmenim doğrusunu bilir, yaptıysa doğrudur" algısı mevcut ve bu algı neden bilmiyorum çocuğun programına yüklenmiş haliyle geliyor okula. kalkıp "çocuğum ben de insanım, yanlış yapabilirim sen benim yaptığımı yap gittiğim yoldan gitme" diyemiyorsun.*
bu nedenle mesleğimi yaparken hem söylediklerim hem davranışlarım konusunda ekstra özenli olmam gerekiyor. yanlış yaptığım herhangi bir davranış söylediğim herhangi bir yanlış kelime kalıcı olup çocukların model olarak içselleştirmelerine neden olabilir. bu düşünce bazen diken üstünde tutuyor beni. aksi takdirde sonra eve gel "bunu doğru yaptım mı acaba, verdiğim tepki doğru muydu?" diye vicdan muhasebesi yap.
keşke istediğimi yapıp tam şu karikatürdeki gibi "hayır çocuğum siz okuyacaksınız" diyebilsem.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkeyi kırmızıya boyayan akp kongrelerini tebrik eden sağlık bakanının açıklaması. harita kıpkırmızı olmuş bakan bey. hatta istanbul artık kırmızı bile değil siyah olmuş. aşı bulunalı, piyasaya sürüleli aylar olmuş, ingiltere, israil, amerika ve başka bir çok ülke nüfüsun büyük bölümünü aşılamış, kısmen maskesiz ve normal hayata geçmiş, vaka sayılarını bile yüzün altına düşürmüş ama bizde daha 55 yaşa ancak aşı sırası gelmiş. üllkenin sağlık bakanı diyor bunu. 55 yaş. ne büyük başarı. üstelik bu mutant virüslerin gençleri daha çok etkilediği ve genç hasta sayısında artış olduğu da söyleniyor. siz daha marifetmiş gibi 55 yaşa anca aşı sırası geldiğini açıklıyorsunuz.

öyle bahtsız bir nesiliz ki.
devamını gör...

surata yumruk yemek.
devamını gör...

bir arkadaşınızla aranız bozulduğunda önceden sizinle paylaştığı sırlarını başkalarına anlatmamalısınız. bu yazılı olmayan bir kuraldır ayrıca kendisine saygısı olan herkes bunu bilir.
devamını gör...

kendisi her ne kadar alman ırkını savunsa da teknik olarak alman değildir, almanya da değil avusturya'nın braunau am inn adlı bir kasabasında doğmuştur. babası gümrük memurudur ve hitlerin annesi, babasının yakın dereceden kuzenidir. böyle çarpık bir ilişkiden hitler gibi bir şahsın doğmasına şaşmamak gerek. kendisine saygı duyarım ama sevmem, nazi almanyasında sevilecek birisi varsa o da erwin rommel dir. bir adam düşünün; 1.dünya savaşından tamamen yenik çıkmışsın üstüne büyük buhran gelmiş ekonomik olarak çökük durumdasın,1933 ten 2. dünya savaşının başladığı 1939 yılına kadar şahlandırmış dünyanın süper gücü yapmıştır. bir ülke düşünün savaş sonrası bütün genç ve okumuş kesimi kaybetmiş, uluslararası alanda yenik statüde. 6

yıl gibi kısa sürede okuma yazma oranı %90 lara çıkmış, eksilerde olan ekonomi artılara geçmiş, silah endüstrisi çökmüş olan ülke dünyanın en hızla silahlanan ülkesi olmuştur.

eh belki de bunları yapabilmek için sadece akıllı olmak gerekmiyormuş azıcık deli olmakta lazımmış. en büyük hatası olarak rusya'ya saldırması görülebilir. keza berlin’e ilk girenler ruslardır. bunun dışında hitler almanya'nın başına belki de o yıllardaki en demokratik şekilde başa gelmiştir. mecliste hiçbir zaman ezici üstünlüğe sahip olamamıştır.
devamını gör...

1960 yılında hamilton lisesinde öğrenci olan ve on beş dakikalık ünlü olma hakkını bu yıl unutulmaz bir olayla elde eden kadındır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dünyanın gelmiş geçmiş en ünlü şarkıcılarından biri olan elvis presley askerlik görevini bitirip döndüğü almanya’dan kurtulmanın rahatlığıyla bir basın toplantısı düzenler. bu toplantı new jersey’deki fort dix askeri üssünde gerçekleşir.

basın toplantısında elvis presley heyecanlıdır çünkü asker boyunca her an bugünün gelmesini beklemiş, sürekli memleket hasreti çektiğini belirtmiş ve bu askerlik işinin bitmesinin müthiş bir şey olacağını söyleyip durmuştur.

basın toplantısında basın mensuplarının ve askeri görevlilerin yanı sıra kralı görmek için orada bulunan insanlar da vardır. bunlardan biri de elvis presley’den imza almak için elinde bir defter ve kalemle kralın yanına ulaşabilen patricia willert’tir.

patricia imza almak için elvis’e doğru eğilirken elinde bulunan bir parça kağıdı gizlice ama bütün fotoğraf makinesi ve kameraların önünde elvis’in ceketinin içine bırakır.

bunu fark eden elvis önce şaşırır, sonra gülümser. hatta bu durumun hoşuna gittiğini belli eden mimikler yapar. elbette notta ne olduğunu ya da bu notun daha sonra bir şeylere neden olup olmadığını bilmiyoruz ama patricia’yı cesaretinden ötürü kutluyorum.
devamını gör...

tüm annelerin günü kutlu olsun sözlükçüğüm. annesi hayatta olmayanlara da sabırlar diliyorum.
en azından senede bir günü, kendini özel hissetmek isteyen annelere çok görmeyin derim ben. her kadın eşit sartlarda değil bunu unutmayın. hiç bir şey yapmanıza gerek yok gidin sarılın annenize hala hayattaysa, azıcık mıncıklayın, iki şımartın..
her günü annenizle mutlu geçirmeniz dileğiyle.
devamını gör...

ötekileştirmeleriniz bir türlü bitmek bilmedi. devam böyle çok güzel kafalar yaşıyorsunuz. insanların inançlarını ve inanmayışını sorgulamak kimsenin haddine değil, herkes önüne bakacak. sizin inancınızdan bana ne, benim inanmayışımdan size ne. kimseyi alakadar bile etmez, bir ateist olarak o değerli insanın da cenazesine giderim, beni dini değil insanlığı ilgilendirir. din dediğiniz şey, basit bir kavramdır, herkesi bağlamaz. önemli olan insandır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim