türkten ateist olmaz diyorlar da çevremde ateist türkler var, şimdi onlar ateist değil mi? adama gidip, sen ateist değilmişsin desem, güler. neye göre türkten ateist olmaz diyorlar ki hiç anlamıyorum. buna itiraz edenler kabullenmeseler de türkiye'de yüz binlerce ve dünyada milyonlarca türk ateist var. elde veri olmadan bol keseden atıp da türkten ateist olmaz demekle olmuyor.

şuraya bkz bir başlık bırakıyorum:

türkiye'de ateizm yüzde kaç artmış, başlık içeriğinde yazıyor.

(bkz: türkiye yüzde 99 müslüman bir ülke değildir)
devamını gör...

yavuz çetin - yaşamak istemem
devamını gör...

flört edilecek her yer bitti, bir burası kalmıştı.
devamını gör...

'kafacıların çocukluk kafası' olarak tanım girdiğim başlık. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabah uyanır uyanmaz akışta nickini 'hırdavatı ben yalamadım' olarak okuduğum yazar. bir iki dakika 'neden bu nick?' demiştim.

az önce yine akışta gördüm 'aa sabah ki yazarı taklit eden bir yazar' dedim. nickaltına girdim sabah bir iki tanımını okuyup beğenmiştim. oradan hemen hatırladım. 'aa demek nicki değişmiş' dedim. inatla kabul etmedim inatla beynimin uydurduğu hırdavata bağlanmıştım.

peki ya hırdavatı kim yalamıştı?
hırdavatın suçu neydi, o yalanmayı haketmiyor muydu?*sonra bir şekilde kabul ettim. evet hırdavat burada konu dışıydı. hırdavatın minik kalbini üzmüşlerdi.

asıl konumuz, yazarımıza gelirsek malum nickaltını baya işgal ettik. keyifli, değişik, enteresan tanımları var. biraz isyankar gibi ama olsun ona da ihtiyacımız var. hoş gelmiş. daim olsun. kızmasın, küsmesin bol bol yazsın. sevgiler...
devamını gör...

kim resim kağıtlarımın üstüne kahve döktü? şaka mısınız siz ya sanata bile saygınız yok resmen!
devamını gör...

hayatımdaki yakın çevrem bana efsun der bazen ayrıca sihir anlamına gelir.bundan bi iki sene bana öyle seslenilmeye başlanmasına rağmen ikinci adım gibi oldu ve çok sevdiğim bi kelime gerçekten.
devamını gör...

dilimizde hamdolsun, şükürler olsun anlamina gelir. leonard cohen'den dinlemeyi sevenin çok olması üzen bir efsane sarkıdır. ben bu şarkıyı jeff buckley'den severim.


her beauty and the moonlight overthrew you dediği yerde bitirici bir melodisi vardır.
ayışığı ve onun güzelliği seni yerle bir etti manası taşır.
devamını gör...

inan ben de çok merak ediyorum diye cevap verilebilir.
devamını gör...

gerek yoktur. bir tane çıkmıştır, o da gerekeni yapmıştır. bundan sonra yapılacak iş yeni bir atatürk çıkarmaya çalışmak değil, atatürk'ün devrimlerine sahip çıkarak onun izinde gidecek nesiller yetiştirmektir.
devamını gör...

melektir melek. (bkz: seri artı oy veren melek)
devamını gör...

ölü evinde insanlara yemek dağıtılmasından daha saçma değildir. ulan orda millet yakınını kaybetmiş gelene geçene ayran dürüm çay falan dağıtmaktan insanlar acılarını yaşayamıyor. damada tuzlu biberli kahve ikram edilme davası gibi bu da zamanla saçma sapan bir hale dönüşmüş rezil adetlerden birisidir. eskiden ölü evine konu komşu yemek getirirdi o telaşede adam birde yemekle falan uğraşmasın diye şimdi ise milletin karnını doyurmaya uğraşıyoruz. en yakınım olarak kız kardeşimi ve babanemi kaybettiğim dönemde de aynı saçmalıklar yaşandı. durumu olan var olmayan var. kredi çekip mevlüt yemeği dağıtan biliyorum. bu bedavacı şeref yoksunları ayrı bir mevzu konuşmaya gerek duymuyorum.
devamını gör...

yaşlıyız diye ölelim mi
devamını gör...

moderasyon sizden bir hareket bekliyoruz lütfennn
devamını gör...

bu insanların en büyük zaafları hiç kaybetmeyeceklerini düşünmeleri, romalılar gibi. bu arsızlığın, vicdansızlığın başka bir açıklaması yok çünkü. eğer ki bu devranın döneceğine dair endişeleri başlarsa emin olun bir anda bizim olduğumuz yere gelecekler.

beyaz tv ye yakışan bir açıklama ama bu. oğul gökçek'in anamuhalefet liderine saldırdığı bir kanaldan da bu beklenir. az kaldı.
devamını gör...

sözlerini aşağıya bıraktığım nazım hikmet ran şiiri.

“yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
'yaşadım' diyebilmen için..."
devamını gör...

severek yemek yapınca tadından yenmiyor. yemek yapmak, bana terapi gibi geliyor, çok seviyorum. * bugün yeşil mercimek, kabak ve havuç kızartması üzerine sarımsaklı yoğurt, karışık yeşil salata ile makarna yaptım. eşim de "yemekler, muhteşem olmuş, elinin lezzeti var" dedi. afiyet olsun, elime sağlık. *
devamını gör...

çağan şengül-ilk göz ağrım
devamını gör...

o bir klasik. elbette beypazarı.
devamını gör...

eskiden çocuk dergilerinde bir bölüm yer alırdı.

iki resim arasındaki yedi farkı bulun diye. şöyle bir göz gezdirdik mi , tak diye buluverirdik o farkları.

sıkıntı şu ki; bu mevzuda o yedi farkı bulmak mümkün değil.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim