yavaş seks mi hızlı seks mi daha iyi sorunsalı
yavaş-hızlı-hızlı-yavaş-hızlı.
konsoldan daha iyi tuşlara basabilirsiniz bilgisayar klavyesiyle laglanabilir.
üst alt üst alt sağ sağ üst. aynen.
konsoldan daha iyi tuşlara basabilirsiniz bilgisayar klavyesiyle laglanabilir.
üst alt üst alt sağ sağ üst. aynen.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
şimdiden iyi yayınlar diliyorum hanımlar.
kesinlikle dinlemede olacağım. *
edit: konuyla alakalı olarak; lütfen anlayışsız olduğumuzu düşünmeyiniz, ben çok anlayışlı, kibar erkek arkadaşlar tanıyorum. siz kadınların ne kadar değerli varlıklar olduğunuzun farkında olan ve elde duran bir serçe misali düşünüldüğünüzü unutmayınız. değer vereni bulmak aslında kolaydır hanımlar, yeter ki isteyin derim.
kesinlikle dinlemede olacağım. *
edit: konuyla alakalı olarak; lütfen anlayışsız olduğumuzu düşünmeyiniz, ben çok anlayışlı, kibar erkek arkadaşlar tanıyorum. siz kadınların ne kadar değerli varlıklar olduğunuzun farkında olan ve elde duran bir serçe misali düşünüldüğünüzü unutmayınız. değer vereni bulmak aslında kolaydır hanımlar, yeter ki isteyin derim.
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
hayatınızda görüp görebileceğiniz en güçlü karakterdir. böyle insanların çok canını sıkmayın çünkü genelde birinden vazgeçmezleri kolay olur. - kimseye ihtiyaçları yok. - ancak çıkar için kimseyle gezip tozmadıkları için eğer yanınızdaysalar gerçekten yanınızdadırlar...
devamını gör...
yargı
kanal d'de başlayan ilk bölümü yayınlanmış olan yeni dizi. başrollerini kaan urgancıoğlu ve pınar deniz paylaşıyor. ilk bölümünü izledim farklı bir konusu var, en azından şuan yayında olan diğer dizilerden farklı. dizinin geleceği var gibi şimdilik, açıkçası merak uyandırdı bende. kaan urgancıoğlu'nu emir kozcuoğlu rolünden sonra böylesine farklı bir rolde görmek hem şaşırttı hem de mutlu etti. psikopat emir kozcuoğlu gitmiiş yerine baş savcım ılgaz gelmiş, hoş gelmiş.
dizide ilk bölümden beni cezbeden iki detay var;
- dizinin müziklerini yapan kişinin toygar ışıklı olması,
- bölümün bir nietzshce sözüyle başlaması.
umarım reyting kurbanı olmaz diyor ve başarılar diliyorum.
dizide ilk bölümden beni cezbeden iki detay var;
- dizinin müziklerini yapan kişinin toygar ışıklı olması,
- bölümün bir nietzshce sözüyle başlaması.
umarım reyting kurbanı olmaz diyor ve başarılar diliyorum.
devamını gör...
likit radyo yayını
başlamasına 3 dakika kalan yayın, heyecanla beklemekteyim! özenle seçilmiş parçalarla harika bir yayın olacak. *
devamını gör...
roswell vakası
1947 yazında art arda gelen uçan parlak cisim ihbarlarından sonra 4 temmuz'da new mexico eyaletinin roswell kasabasında bir fırtına kopar. fırtına sırasında foster çiftliğinin sahibi william mac brazel ve komşuları patlamaya benzer bir ses duyarlar.
ertesi gün erkenden fırtınanın oluşturduğu hasarı tespit ederken geniş alana yayılmış olan bir enkaz bulurlar. enkaz parlak metal parçalar ve yanmaz, kesilmez üzerilerinde hiyeroglife benzer yazılar bulunan çubuklar gibi esrarengiz parçalardan oluşmaktadır. parçalar her şekle çok kolay girebilen fakat hiç bir şekilde işlenemeyen bir maddeden yapılmıştır.
enkaz
çevrelerinin yönlendirmesiyle olayı kasabanın şerifi george wilcox'a bildirirler. evlerine getirilen parçaları gören şerif ve ailesi parçaların bir uçan daireye ait olduğunu düşünürler. şerif, yardımcılarını olay yerine gönderir. bölgeye giden şerif yardımcıları toprağın eriyip karardığı yuvarlak geniş bir alanla karşılaşırlar.
bu sırada şerif'le görüşen yerel muhabir frank joyce bu haberi duyuran ilk kişi olur. muhabirin tavsiyesiyle olayı o sırada dünyadaki tek atomik grup olan 509. bomba grubu’nun merkezi durumundaki roswell ordu hava kuvvetleri üssüne iletirler.
buradan gelen hava istihbarat görevlileri bulunan parçalara inceleme amacıyla el koyarlar. fakat olay onları da aşar ve gelen emir üzerine araştırmayı pentagon'a devrederler. pentagon'dan gelen yetkililer bulunan parçalar üzerinde radyoaktivite ölçümleri yapar. sonuçlar yüksek çıkınca enkazın tam yerinin tespiti için bölgeye uçaklar gönderilir.
havadan yapılan araştırma sonucunda roswell’in 65 km kuzeydoğusunda bir uçan dairenin enkazı bulunur. enkaz inceleme ve kaldırma çalışmaları için hazırlık yapmak üzere bölgeye bir arama-kurtarma ekibi gönderilir.
o döneme ait gazete
bu sırada, şerif ve ekibi ilk tespit edilen yanık izinin yakınlarında tanımlayamadıkları cansız yaratıklar bularak önemli bir keşif yaparlar. olayın şahitleri yaratıkları büyük kafalı ve gümüş rengi üniformalı olarak anlatır. keşfin üzerine kasabada aniden güvenlik kontrolleri arttırılır, bütün giriş-çıkışlara barikatlar kurulur.
bölgede konuşulan tek konu uzaylılar olur. bunun üzerine dedikoduları engellemek ve halkın ilgisini "ölü uzaylılar"dan başka bir yöne çevirmek için yerel yetkililer yazılı bir basın açıklamasını radyo istasyonlarına verir.
uzaylı
"uçan dairelerle ilgili söylentiler dün gerçeğe dönüştü" başlıklı açıklamada düşen ve ele geçirilip incelemeye alınan bir uçan daireden bahsedilirken bulunan bedenlerden tek kelime bahsedilmez. radyo istasyonları haberi associated press’e iletir; haber buradan tüm dünyaya yayılır.
olay önce amerika'da ve sonra da tüm dünya büyük ses getirir. roswell hava üssü, şerif'in ofisi ve yerel radyolar londra'dan tokyo'ya telefon yağmuruna tutulur. olay kontrolden çıkınca washington olaya el koyar.
washington, yeni bir açıklama hazırlayarak ilk açıklamayı yalanlar ve bulunan parçaların aslında bir meteoroloji balonu olduğunu açıklar. esrarengiz parçalar meteoroloji balonu parçalarıyla değiştirilip fotoğraflanır ve kanıt diye bu fotoğraflar yayınlanır.
bölgedeki radyo ve televizyon kanalları baskı ve tehditle görgü tanıkları ile yapacakları röportajlardan vazgeçirtilir. olayı ilk duyuran kanala konuyu kapatmak için 24 saatleri olduğu, yoksa bir daha radyo işletemeyecekleri söylenir.
enkaz kaldırma ve araştırma operasyonlarında görev alan tüm askerlere olayın ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğu ve çok gizli tutulması gerektiği söylenir ve kimseyle bu konu hakkında konuşmamaları emredilir ve resmi bir sessizlik başlar.
hava balonu
30 yıl süren sessizlik nükleer fizikçi araştırmacı s.friedman’ın tanıklarla yaptığı röportajlarla sona erer. bunu takip eden 16 yıl içinde 300’ü aşkın tanığın ifadelerini temel alan 5 kitap yazılır. kitaplardaki tanıklardan otopsiye katılan bir hemşire şunları söyler "varlıkların çok büyük başları, çukur gözleri ve sadece dört parmakları vardı, insan değil yabancı bedenlerdi".
friedman
1995'de hava kuvvetleri, meteoroloji balonu yalanını kabul eder ve bir başka yalanla enkazın aslında mogul adlı gizli bir hükümet projesinde kullanılan bir balonun olduğunu söyler. ama inandırıcı bulunmaz.
1997 yılında dönemin radyo programı olan coast to coast am sözde eski bir 51.bölge çalışanı tarafından aranır ve telefon görüşmesi kısa bir süre sonra garip bir şekilde kesilir.
telefon konuşması video linki
2011'de fbı'ın açtığı arşivinde olayın, “araçlarda insan vücuduna benzer cesetler bulduk. bulunanlar 90 cm boyunda ve metalik kıyafetler giyiyor. vücutları pilotların giydiği kıyafetlere benzer bandajlarla kaplı.” diye kaydedildiği ortaya çıkar.
tüm yaşananlardan, konuşmalardan ve resmi açıklamalardan sonra olayın herkesten gizlenen, insanlığın kaderini değiştirebilecek bir gerçek mi yoksa aşırı heyecan ve hayal gücünün ürünü profesyonel bir kurgu mu olduğu hakkında bugün dahi kesin bir sonuca varılamıyor.
ertesi gün erkenden fırtınanın oluşturduğu hasarı tespit ederken geniş alana yayılmış olan bir enkaz bulurlar. enkaz parlak metal parçalar ve yanmaz, kesilmez üzerilerinde hiyeroglife benzer yazılar bulunan çubuklar gibi esrarengiz parçalardan oluşmaktadır. parçalar her şekle çok kolay girebilen fakat hiç bir şekilde işlenemeyen bir maddeden yapılmıştır.
enkaz
çevrelerinin yönlendirmesiyle olayı kasabanın şerifi george wilcox'a bildirirler. evlerine getirilen parçaları gören şerif ve ailesi parçaların bir uçan daireye ait olduğunu düşünürler. şerif, yardımcılarını olay yerine gönderir. bölgeye giden şerif yardımcıları toprağın eriyip karardığı yuvarlak geniş bir alanla karşılaşırlar.
bu sırada şerif'le görüşen yerel muhabir frank joyce bu haberi duyuran ilk kişi olur. muhabirin tavsiyesiyle olayı o sırada dünyadaki tek atomik grup olan 509. bomba grubu’nun merkezi durumundaki roswell ordu hava kuvvetleri üssüne iletirler.
buradan gelen hava istihbarat görevlileri bulunan parçalara inceleme amacıyla el koyarlar. fakat olay onları da aşar ve gelen emir üzerine araştırmayı pentagon'a devrederler. pentagon'dan gelen yetkililer bulunan parçalar üzerinde radyoaktivite ölçümleri yapar. sonuçlar yüksek çıkınca enkazın tam yerinin tespiti için bölgeye uçaklar gönderilir.
havadan yapılan araştırma sonucunda roswell’in 65 km kuzeydoğusunda bir uçan dairenin enkazı bulunur. enkaz inceleme ve kaldırma çalışmaları için hazırlık yapmak üzere bölgeye bir arama-kurtarma ekibi gönderilir.
o döneme ait gazete
bu sırada, şerif ve ekibi ilk tespit edilen yanık izinin yakınlarında tanımlayamadıkları cansız yaratıklar bularak önemli bir keşif yaparlar. olayın şahitleri yaratıkları büyük kafalı ve gümüş rengi üniformalı olarak anlatır. keşfin üzerine kasabada aniden güvenlik kontrolleri arttırılır, bütün giriş-çıkışlara barikatlar kurulur.
bölgede konuşulan tek konu uzaylılar olur. bunun üzerine dedikoduları engellemek ve halkın ilgisini "ölü uzaylılar"dan başka bir yöne çevirmek için yerel yetkililer yazılı bir basın açıklamasını radyo istasyonlarına verir.
uzaylı
"uçan dairelerle ilgili söylentiler dün gerçeğe dönüştü" başlıklı açıklamada düşen ve ele geçirilip incelemeye alınan bir uçan daireden bahsedilirken bulunan bedenlerden tek kelime bahsedilmez. radyo istasyonları haberi associated press’e iletir; haber buradan tüm dünyaya yayılır.
olay önce amerika'da ve sonra da tüm dünya büyük ses getirir. roswell hava üssü, şerif'in ofisi ve yerel radyolar londra'dan tokyo'ya telefon yağmuruna tutulur. olay kontrolden çıkınca washington olaya el koyar.
washington, yeni bir açıklama hazırlayarak ilk açıklamayı yalanlar ve bulunan parçaların aslında bir meteoroloji balonu olduğunu açıklar. esrarengiz parçalar meteoroloji balonu parçalarıyla değiştirilip fotoğraflanır ve kanıt diye bu fotoğraflar yayınlanır.
bölgedeki radyo ve televizyon kanalları baskı ve tehditle görgü tanıkları ile yapacakları röportajlardan vazgeçirtilir. olayı ilk duyuran kanala konuyu kapatmak için 24 saatleri olduğu, yoksa bir daha radyo işletemeyecekleri söylenir.
enkaz kaldırma ve araştırma operasyonlarında görev alan tüm askerlere olayın ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğu ve çok gizli tutulması gerektiği söylenir ve kimseyle bu konu hakkında konuşmamaları emredilir ve resmi bir sessizlik başlar.
hava balonu
30 yıl süren sessizlik nükleer fizikçi araştırmacı s.friedman’ın tanıklarla yaptığı röportajlarla sona erer. bunu takip eden 16 yıl içinde 300’ü aşkın tanığın ifadelerini temel alan 5 kitap yazılır. kitaplardaki tanıklardan otopsiye katılan bir hemşire şunları söyler "varlıkların çok büyük başları, çukur gözleri ve sadece dört parmakları vardı, insan değil yabancı bedenlerdi".
friedman
1995'de hava kuvvetleri, meteoroloji balonu yalanını kabul eder ve bir başka yalanla enkazın aslında mogul adlı gizli bir hükümet projesinde kullanılan bir balonun olduğunu söyler. ama inandırıcı bulunmaz.
1997 yılında dönemin radyo programı olan coast to coast am sözde eski bir 51.bölge çalışanı tarafından aranır ve telefon görüşmesi kısa bir süre sonra garip bir şekilde kesilir.
telefon konuşması video linki
2011'de fbı'ın açtığı arşivinde olayın, “araçlarda insan vücuduna benzer cesetler bulduk. bulunanlar 90 cm boyunda ve metalik kıyafetler giyiyor. vücutları pilotların giydiği kıyafetlere benzer bandajlarla kaplı.” diye kaydedildiği ortaya çıkar.
tüm yaşananlardan, konuşmalardan ve resmi açıklamalardan sonra olayın herkesten gizlenen, insanlığın kaderini değiştirebilecek bir gerçek mi yoksa aşırı heyecan ve hayal gücünün ürünü profesyonel bir kurgu mu olduğu hakkında bugün dahi kesin bir sonuca varılamıyor.
devamını gör...
ya arş-ı aladayız ya yerin yedi kat dibinde
ne halde olduğuma tam anlam veremediğim zamanlarda kullanmaktan keyif aldığım ve içinde bulunduğum o anları en iyi şekilde anlattığını düşündüğüm sözdür.
kanımı alkolle seyreltip pembeleşinceye kadar ateşte beklettiğim tek boynuzlu at zamanlarımda çok kullanırım bu cümleyi. ama kafam nasıl güzel olur! yerimi yurdumu bilmem, zaten hiç bilemedim. gökyüzüne çıkıp alemi seyrettiğim de olur yeryüzüne inip kimsenin bana bakmadığını anlayarak hüzünlendiğim de.
alkol damarlarımda en hızlı tur zamanını elde edip poll pozisyonu kazandığında yağış yüzünden ağırlaşan zeminde ilk kazayı ne zaman yapacağımı düşünmeye başlarım hemen. çünkü tek kazada parçalanmam ben kolay kolay.
bazen de öyle nostaljik bir melankoli vurur ki beni alkol bir tercih nesnesi bile olmaz. kendiliğinden sarhoş portatif bir ruhla işporta tezgahında gelmeyecek alıcıları bekleyen çağın gerisinde kalmış plastik bir oyuncak şekline bürünürüm.
arş-ı alada ya da yerin yedi kat dibinde olmaklığım kurduğum saçma cümlelerde belli eder en çok kendini. bu akşam yerimi biliyorum çünkü yukarıda hiç saçmalamadım. burası başta çok serindi ama girince alıştı bedenim. boy veriyorum. jules verne abiyi saygıyla selamlayarak.
kanımı alkolle seyreltip pembeleşinceye kadar ateşte beklettiğim tek boynuzlu at zamanlarımda çok kullanırım bu cümleyi. ama kafam nasıl güzel olur! yerimi yurdumu bilmem, zaten hiç bilemedim. gökyüzüne çıkıp alemi seyrettiğim de olur yeryüzüne inip kimsenin bana bakmadığını anlayarak hüzünlendiğim de.
alkol damarlarımda en hızlı tur zamanını elde edip poll pozisyonu kazandığında yağış yüzünden ağırlaşan zeminde ilk kazayı ne zaman yapacağımı düşünmeye başlarım hemen. çünkü tek kazada parçalanmam ben kolay kolay.
bazen de öyle nostaljik bir melankoli vurur ki beni alkol bir tercih nesnesi bile olmaz. kendiliğinden sarhoş portatif bir ruhla işporta tezgahında gelmeyecek alıcıları bekleyen çağın gerisinde kalmış plastik bir oyuncak şekline bürünürüm.
arş-ı alada ya da yerin yedi kat dibinde olmaklığım kurduğum saçma cümlelerde belli eder en çok kendini. bu akşam yerimi biliyorum çünkü yukarıda hiç saçmalamadım. burası başta çok serindi ama girince alıştı bedenim. boy veriyorum. jules verne abiyi saygıyla selamlayarak.
devamını gör...
ülkenin halini bir roman ismiyle anlatmak
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
'nereye gittin yahu?' yazarı.
#1137118 sanırım tatile gitti. dönüşte bize anılarını anlatacak. kah güldürecek kah düşündürecek.
detaylı tanımlar yapıp uzun uzun anlatacak ne yapmış ne etmiş. öyle değil mi sayın yazar?
ara ara dinlenmek iyi gelir diye düşünüyorum. güzelce dinlenip geri gelecektir.
pek severiz kendisini, enerjik, sevgi dolu, hayatı dolu dolu yaşayan mükemmel bir hanımefendidir kendileri.
hadi hoş gel!
#1137118 sanırım tatile gitti. dönüşte bize anılarını anlatacak. kah güldürecek kah düşündürecek.
detaylı tanımlar yapıp uzun uzun anlatacak ne yapmış ne etmiş. öyle değil mi sayın yazar?
ara ara dinlenmek iyi gelir diye düşünüyorum. güzelce dinlenip geri gelecektir.
pek severiz kendisini, enerjik, sevgi dolu, hayatı dolu dolu yaşayan mükemmel bir hanımefendidir kendileri.
hadi hoş gel!
devamını gör...
başarısız erkeğin arkasındaki kadın
kendi önünü arkasını kollamayı öğrenmiş kadındır.
devamını gör...
uçan baloncu
helyum ile şişirilen balonları satan kişi.
devamını gör...
yazarların en çok para harcadığı şeyler
kulaklık ya. mağazaya girdiğimde deliriyorum. yok dış kulaklık yok iç kulaklık, ohaa bu çok iyi ses veriyomuş falan. aa bak bunda dışarıdaki sesleri duymuyosun falan derken kendimi kaybediyorum.
devamını gör...
27 mayıs kafa sözlük karma puanlarının yükselmesi
aga benimki niye düştü o zaman?
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
bir insanın ölümü, güçlü bir ulusun düşmesi gibidir:
geçmişte kalmıştır yiğit orduları, kaptanları,
yalvaçları, görkemli limanları, denizlerde egemen gemileri, ama artık o ulus, kuşatılmış kentleri kurtaramaz, antlaşma yapamaz başka uluslarla; kentleri boşalmıştır, halkı darmadağın, devedikeni kaplamıştır eskiden ekin dolu topraklarını, ülküsü unutulmuş, dili yitip gitmiştir: bir köy ağzı kalmıştır ta yükseklerde, dağ başlarında...
czeslaw milosz
geçmişte kalmıştır yiğit orduları, kaptanları,
yalvaçları, görkemli limanları, denizlerde egemen gemileri, ama artık o ulus, kuşatılmış kentleri kurtaramaz, antlaşma yapamaz başka uluslarla; kentleri boşalmıştır, halkı darmadağın, devedikeni kaplamıştır eskiden ekin dolu topraklarını, ülküsü unutulmuş, dili yitip gitmiştir: bir köy ağzı kalmıştır ta yükseklerde, dağ başlarında...
czeslaw milosz
devamını gör...
mezar taşı yazısı
zairim ağla bana, dâr-i cihandan bıktım / şimdi âsüdegi hâl kendime hemdem buldum.
ey kabrimi ziyaret eden, ağla halime, ben dünya yurdundan bıktım. şimdi ise huzurluyum, kendime bir arkadaş buldum.
bu yazıyı eski mardin seyahatim sırasında sabancı kent müzesinde denk gelmiştim. diğer sergilenen mezar taşları arap harflerle yazılmış olmasına rağmen bu latin harflerle yazılmış.
ey kabrimi ziyaret eden, ağla halime, ben dünya yurdundan bıktım. şimdi ise huzurluyum, kendime bir arkadaş buldum.
bu yazıyı eski mardin seyahatim sırasında sabancı kent müzesinde denk gelmiştim. diğer sergilenen mezar taşları arap harflerle yazılmış olmasına rağmen bu latin harflerle yazılmış.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
mğslum gğrses.
devamını gör...
uzun zamandır yoktum biri demiş öldü şimdi de yazsınlar kral geri döndü
bir süre ortalarda görünmeyip, öldüğüyle ilgili mesnetsiz iddialar dolaşan kralın bir anda ortaya çıkıp halkına verdiği demeçtir.
ayrıca ben de 1(bir) tam gün sözlüğe girmemiştim. bu da böyle bilinsin.
ayrıca ben de 1(bir) tam gün sözlüğe girmemiştim. bu da böyle bilinsin.
devamını gör...
suç ve ceza
bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin.hayatın ipleri senin elinde.
akılda kalan guzel sözlerinden biri.
akılda kalan guzel sözlerinden biri.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
büyük bir hayal kırıklığını taşıyorum yüreğimde
kapanmış yaramın, acı bir hançer saplandı üzerine
hiç bilmediğim ve beklemediğim bir anda
hissettim acı veren soğukluğu tenimde
ellerin hançerin üzerinde tüm acımasızlığıyla
gövdem, ruhum kanlar içinde
gözlerinde gördüğüm acımasızlık
şeytanca işledi ruhumun derinliklerine
sen, beni bitirmeye ant içmiş bir ruh
ben ise çoktan tükenmiş bir insan
bedenim alevler içerisinde yanıyor
yalvarırım ilya, kurtar beni bu yangından!
kapanmış yaramın, acı bir hançer saplandı üzerine
hiç bilmediğim ve beklemediğim bir anda
hissettim acı veren soğukluğu tenimde
ellerin hançerin üzerinde tüm acımasızlığıyla
gövdem, ruhum kanlar içinde
gözlerinde gördüğüm acımasızlık
şeytanca işledi ruhumun derinliklerine
sen, beni bitirmeye ant içmiş bir ruh
ben ise çoktan tükenmiş bir insan
bedenim alevler içerisinde yanıyor
yalvarırım ilya, kurtar beni bu yangından!
devamını gör...
