avustralya'daki lanetli bebek
heeeeyyyy hey biz ki , enflasyon canavarına, yolsuzluk canavarına, dolandırıcılık canavarına, liyaksizlik canavarına, terör canavarına, eğitimsizlik canavarına, dört tarafı canavarlar ile çevrilmiş coğrafyada, şiddet, taciz canavarlarina , alışmış milletiz , lanet bebekte neymiş o lanetli bebek gelsin bir tarikatın yatılı kursuna verelim bak tecavüz ve tacizden nasıl hidayet e eriyor.
bunlar lanet görmemiş bre bre.
bunlar lanet görmemiş bre bre.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi'nden çekilmemizi onaylayan yüzde yirmi altılık kesim
%26 kabaca bu ülkede dindar nüfusun oranıdır.
nasıl bir kanserle yaşamaya çalıştığınızı bilin.
nasıl bir kanserle yaşamaya çalıştığınızı bilin.
devamını gör...
anal seks
normal sozlukte bir inci sozluk kanadi oldugunu dusunuyorum. zaman zaman cortlayan liselivari basliklarin ve entrylerin baska aciklamasi olamaz...
devamını gör...
aniden gelen çok büyük adam olucam hissi
böyle bir göğsün kabarır ben istersem her şeyi yaparım deyip hemen yarın ingilizce öğreniyorum bir ay sonra da her yerde çalışabilirim.
devamını gör...
ilkokul öğretmeniyle halen görüşmek
ilkokul öğretmenimin seneler sonra sosyal medyadan beni bulması ve istek göndermesi ile tekrardan kendisiyle görüşme fırsatım oldu. canım öğretmenim benim gibi bir çok öğrencisini unutmamış, sosyal medyadan arayıp bulmuş. ne kadar şanslıyız, bizler için bir onurdur. değerli bir hanımefendidir, saygımız sonsuzdur.
devamını gör...
kedilere verilecek isimler
mırmır.
devamını gör...
en sevilen dizi çifti
poyraz ve ayşegül.
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
bazen kendi kendine sorar insan,
bazen kendine bile cevap veremez.
söylemek bağırmak ister de bazen,
kendi bile dinlemez.
halbuki her an kaçmaya hazırdır dudakların arasından.
hatta kaçsın istersin.
ama kaçmaz.
belki de vakti gelmiştir artık, ne dersin arkadaş?
p.s: makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlık.
bazen kendine bile cevap veremez.
söylemek bağırmak ister de bazen,
kendi bile dinlemez.
halbuki her an kaçmaya hazırdır dudakların arasından.
hatta kaçsın istersin.
ama kaçmaz.
belki de vakti gelmiştir artık, ne dersin arkadaş?
p.s: makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlık.
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
merhabalarrr sevgili kafa sözlük sakinleri,*
ben hicligindansi, hidano ve undisputed'in de katkılarıyla online satranç turnuvası düzenlemeye karar verdik.
turnuvalar lichess.org üzerinden yapılacaktır.
katılmak isteyen herkesi, kendime güveniyorum herkesi ezer geçerim diyen veyahut amaç eğlenmek olsun diyen yazarlarımızı ve çaylaklarımızı turnuvaya davet ediyoruzzzz.**
bunun için tek yapmanız gereken bana ya da hidanoya mesajla belirtmeniz.
isimler alındıktan sonra gerekli açıklamalar eklenecektir.
ve de bu işi organize etmeye yardımcı olmak isteyen yazar arkadaşlarımız da bunu belirtirse aramıza katılabilirler.
ilk turnuvamız olduğundan dolayı hatamız olursa baştan affolaaa.*
bu turnuvadan sonra turnuva takımımız baki kalacak ve turnuvalar devam edecektir. satranç turnuvaları bir gelenek haline gelecektir. yönetici olanlar turnuva düzenleyebilirler. grubumuzda demokrasi vardır. tüm kararlar ortak alınır.
ha bu arada kendi çapımızda eğlenmek için oluşturduğumuz turnuvamıza hile katmayınız lütfen efenim. hile yaptığı belirlenenler uçurulacaktır.* amaç eğlenmek olsunnn.*
tabii ki yoldaş benjamin franklin'e
ve moderatör ekibine desteğinden dolayı teşekkür ederizzz.*
ateist kaplumbağa ve 0330 başta olmak üzere her konuda desteğini esirgemeyen yazar arkadaşlara da teşekkürlerimi sunuyorum.*
edit: alımlar devam etmektedir. telegram grubumuz vardır.**
lichess.org da takım oluşturulmuştur.
turnuva günü için duyuru yapılacaktır.
turnuva günü turnuvamızı izlemek isteyen kafa sözlük sakinleri için de link paylaşılacaktır. hatta onlar da lichess.org dan hesap oluşturup turnuva günü hem seyredip hem chat odasında hep beraber sohbet edebilirler.
edit2: 28 mart pazar 21:00 arena turnuvası olacaktır. turnuvadan sonra belirlenen ilk 8 kişi arasında sonraki pazar günü çeyrek final, yarı final ve final oynanacaktır. ve sonra birinciye ödülü takdim edilecektir. turnuva 7+0, 75 dk şeklinde olacaktır. izlemek isteyenler için link paylaşılacaktır. takipte kalınız efendim.
edit3: 28 mart'a kadar birkaç günde bir deneme turnuvaları olacaktır takipte kalınız.
gerekli açıklamaların devamı ikinci tanımdadır. ek tanımlarla da bilgilendirme sağlanmaktadır.
edit4: duyuru!!!
sözlük içi satranç turnuvası ile alakalı soruları, şikayetleri ve düşünceleri olan yazarlar ve çaylaklar bundan sonra yapılacak turnuvalar için 0330 ile iletişime geçmeniz yeterli olacaktır. kendisi ana sorumlu olarak darbe yapmış bizde kabul etmiş bulunuyoruz.* tabii hidano ve ben hala turnuvalarda yerimizi alacak, organize etmeye yardımcı edeceğiz elbet. davayı satmak yok.*
bir sonraki turnuva yakın bir zamanda yapılacaktır. takipte kalın. rakipler güçlü, çalışmalara başlayın şimdiden efenim. iyi günler dilerim.*
edit5: geleneksel 1. kafa sözlük online satranç turnuvası kazananı gondorov olmuştur.*
edit6: discord kanalımıza satrançseverleri bekleriz.
katılım sağlayanlar
sirma
gulliver
gomercan
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası
hidano
hicligindansi
undisputed
sırpski film
gülfiliz
devrin
rudorudo
jakstat
romada roman okuyan roman
bhara
psilosibin
gay bowser
hatay president
sekülerlesen çılgın hafız
novis
kırgın papatya
berkeley
coldboy
kanguruya yumruk atan adam
0330
düşünüyorum öyleyse yokum
mahsun bakışlı delikanlı
senden nefret ediyor olabilirim
vanderwaals
omerta
wonderwall
personanongrata
gitarist
antonius blockun silahtarı
sanyasi
asper
docytr
brave
nevermind
guardian
sidelya
gülyaylalı
bensenoha
bagermam
ysgo
mehlika cafer
canerik
gondorov
...
ben hicligindansi, hidano ve undisputed'in de katkılarıyla online satranç turnuvası düzenlemeye karar verdik.
turnuvalar lichess.org üzerinden yapılacaktır.
katılmak isteyen herkesi, kendime güveniyorum herkesi ezer geçerim diyen veyahut amaç eğlenmek olsun diyen yazarlarımızı ve çaylaklarımızı turnuvaya davet ediyoruzzzz.**
bunun için tek yapmanız gereken bana ya da hidanoya mesajla belirtmeniz.
isimler alındıktan sonra gerekli açıklamalar eklenecektir.
ve de bu işi organize etmeye yardımcı olmak isteyen yazar arkadaşlarımız da bunu belirtirse aramıza katılabilirler.
ilk turnuvamız olduğundan dolayı hatamız olursa baştan affolaaa.*
bu turnuvadan sonra turnuva takımımız baki kalacak ve turnuvalar devam edecektir. satranç turnuvaları bir gelenek haline gelecektir. yönetici olanlar turnuva düzenleyebilirler. grubumuzda demokrasi vardır. tüm kararlar ortak alınır.
ha bu arada kendi çapımızda eğlenmek için oluşturduğumuz turnuvamıza hile katmayınız lütfen efenim. hile yaptığı belirlenenler uçurulacaktır.* amaç eğlenmek olsunnn.*
tabii ki yoldaş benjamin franklin'e
ve moderatör ekibine desteğinden dolayı teşekkür ederizzz.*
ateist kaplumbağa ve 0330 başta olmak üzere her konuda desteğini esirgemeyen yazar arkadaşlara da teşekkürlerimi sunuyorum.*
edit: alımlar devam etmektedir. telegram grubumuz vardır.**
lichess.org da takım oluşturulmuştur.
turnuva günü için duyuru yapılacaktır.
turnuva günü turnuvamızı izlemek isteyen kafa sözlük sakinleri için de link paylaşılacaktır. hatta onlar da lichess.org dan hesap oluşturup turnuva günü hem seyredip hem chat odasında hep beraber sohbet edebilirler.
edit2: 28 mart pazar 21:00 arena turnuvası olacaktır. turnuvadan sonra belirlenen ilk 8 kişi arasında sonraki pazar günü çeyrek final, yarı final ve final oynanacaktır. ve sonra birinciye ödülü takdim edilecektir. turnuva 7+0, 75 dk şeklinde olacaktır. izlemek isteyenler için link paylaşılacaktır. takipte kalınız efendim.
edit3: 28 mart'a kadar birkaç günde bir deneme turnuvaları olacaktır takipte kalınız.
gerekli açıklamaların devamı ikinci tanımdadır. ek tanımlarla da bilgilendirme sağlanmaktadır.
edit4: duyuru!!!
sözlük içi satranç turnuvası ile alakalı soruları, şikayetleri ve düşünceleri olan yazarlar ve çaylaklar bundan sonra yapılacak turnuvalar için 0330 ile iletişime geçmeniz yeterli olacaktır. kendisi ana sorumlu olarak darbe yapmış bizde kabul etmiş bulunuyoruz.* tabii hidano ve ben hala turnuvalarda yerimizi alacak, organize etmeye yardımcı edeceğiz elbet. davayı satmak yok.*
bir sonraki turnuva yakın bir zamanda yapılacaktır. takipte kalın. rakipler güçlü, çalışmalara başlayın şimdiden efenim. iyi günler dilerim.*
edit5: geleneksel 1. kafa sözlük online satranç turnuvası kazananı gondorov olmuştur.*
edit6: discord kanalımıza satrançseverleri bekleriz.
katılım sağlayanlar
sirma
gulliver
gomercan
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası
hidano
hicligindansi
undisputed
sırpski film
gülfiliz
devrin
rudorudo
jakstat
romada roman okuyan roman
bhara
psilosibin
gay bowser
hatay president
sekülerlesen çılgın hafız
novis
kırgın papatya
berkeley
coldboy
kanguruya yumruk atan adam
0330
düşünüyorum öyleyse yokum
mahsun bakışlı delikanlı
senden nefret ediyor olabilirim
vanderwaals
omerta
wonderwall
personanongrata
gitarist
antonius blockun silahtarı
sanyasi
asper
docytr
brave
nevermind
guardian
sidelya
gülyaylalı
bensenoha
bagermam
ysgo
mehlika cafer
canerik
gondorov
...
devamını gör...
buna mı kırıldın derler diye anlatılamayanlar
en iyisi birbirine içini dökmektir yargıya varmadan.
yargılar devam ettikçe insanda bir süre sonra savunma mekanizması oluşturup anlatmamaya başlıyor veya geçiştirmeye çalışıyor. olan kişiye oluyor.
her bir yargı o yarayı daha da açıyor.
yani tecrübe bunlar ama her insanda böyle olduğuna eminim.
yargılar devam ettikçe insanda bir süre sonra savunma mekanizması oluşturup anlatmamaya başlıyor veya geçiştirmeye çalışıyor. olan kişiye oluyor.
her bir yargı o yarayı daha da açıyor.
yani tecrübe bunlar ama her insanda böyle olduğuna eminim.
devamını gör...
yazarların dibe vurduğunu hissettiği an
5 gün aç kalmıştım, param yoktu bir ekmek bile alacak. çok zoruma gitmişti.
devamını gör...
senjutsu
an itibarı ile içindeki şarkıları full dinlediğim iron maiden adındaki yüce metal grubunun albümü...
albüm ile alakalı diyeceğim ilk şey, ''olmuş''. şüphesi olan beyaz şov izlesin burda dikiş var dikiş... neyse şaka bir yana, albümde babalar enteresan bir kompozisyon izlemişler dolar misali kademeli olarak bir artış var albümün hızı ve temposunda... özellikle 2. disk ile beraber artık o daha alışık olduğumuz ultra melodik maiden havasını iyiden iyiye hissediyoruz. the time machine'i kesinlikle book of souls zamanı kaydetmişler midyenin yarısıyla tereyağında book of souls bestelenmiş kalanını da deep freeze'e atıp paneleriz deyip senjutsu'ya the time machine olarak eklemişler...
albümde ağır derecede bir smith/harris etkisi mevcut. gitar partisyonlarında artık adrian smith balıktan arta kalan zamanında daha değişik neler besteleyebilirim diye aksonometrik şeyler falan denemiş solo bestelerken dsfjgh zaten iron maiden'ın en güzel şeylerinden birisi de hangi soloyu kimin attığını anlıyorsunuz. adrian smith teknik solo atar. kolay görünür çalması adamı çıldırtan şeyler dener falan... murray harmonik şeylerin adamıdır melodik solo bundan sorulur. janick gers ise tam manası ile gitar çalan bir eddie... alabildiğine dağınık bir tarzı var. tıpkı eddie gibi...
allah'tan burda görmedim ancak bazı malum yeşil damla logolu yerlerde falan albümü beğenmeyen paşalar çıkmış gep gep yazmış... bu heriflerin yaşına geldiğinde hayatındaki en büyük atraksiyonu ziraat bankamatiğinde sıra bekleyip otobüste oturabilmek için gençleri spamleyecek adamlar iron maiden eleştiriyor... ahlaksız mankurt münafıklar sizi...
albüm güzel. book of souls'a göre çok daha oturaklı bir albüm olmuş ki book of souls'e de zaten bir şey diyemem adamın sağlık sorunu falan vardı...
ha maiden nerd'ü intibası verdik negatif eleştiri de yapmalıyız. albümdeki konsept danışmanları ya da illüstratörleri kimse bence değiştirmeliler... book of souls'da da aynı adamla çalışmışlardı... albüm kapağı ve concept art kısımları çok cılız kalıyor. iron maiden'ın albüm kapağı van gogh ya da ne bileyim goya tablosu gibi olur. iki albümdür kimse o zırtapoz siyah plan önüne eddie çiziyor. çok canım isterse ben de yeniçeri eddie ya da ne bileyim harbiyeli eddie falan çizebilirim... mevcut albüm kapağı çok cılız... samuray temasına ama hiçbir şey diyemem. sengoku jidai, şogunluk veya meiji restorasyonu dönemleri falan çok severim feodal japonya'yı...
editjutsu:
albümden öne çıkan parçaları yazıyorum:
stratego: nakaratı tam konserlik. biraz da kendimle özdeştirme fırsatım oldu son 6-7 senelik geçmişim sağ olsun
the writing on the wall: klasik orthodoks maiden fanları çok beğenmeyebilir ama ben klibiyle beraber özellikle bayıldım. arka planda belshazzar'a yapılan atıf falan çok hoş nüanslar
lost in a lost world: sonundaki epik outrosu çok güzel. tabi eğer ingilizce biliyorsanız dsfkljgh
days of future past: bildiğiniz iron maiden işte yani çogzel
death of the celts: yine bir harris epiği ile karşı karşıyayız.
the parchment: çok dark bir havası var. şarkının yarısı da solo... tabi üç lead gitarlı bir grup olduklarını düşünürsek de ha-ri-ka
son not: bu albümü beğenmeyen kendini bilmez münafıklar; sizin layığınız ben fero ya da ne bileyim kibariye falan. gidin onları dinleyin. biz metalciler olarak mutluyuz. 30 senelik hayatımda sevdiğim iki yüce şey var zaten. biri atatürk diğeri de iron maiden. kalbinizi kırarım. ağzınızı tuzlu suyla çalkalayın ''iron maiden'' demeden önce...
albüm ile alakalı diyeceğim ilk şey, ''olmuş''. şüphesi olan beyaz şov izlesin burda dikiş var dikiş... neyse şaka bir yana, albümde babalar enteresan bir kompozisyon izlemişler dolar misali kademeli olarak bir artış var albümün hızı ve temposunda... özellikle 2. disk ile beraber artık o daha alışık olduğumuz ultra melodik maiden havasını iyiden iyiye hissediyoruz. the time machine'i kesinlikle book of souls zamanı kaydetmişler midyenin yarısıyla tereyağında book of souls bestelenmiş kalanını da deep freeze'e atıp paneleriz deyip senjutsu'ya the time machine olarak eklemişler...
albümde ağır derecede bir smith/harris etkisi mevcut. gitar partisyonlarında artık adrian smith balıktan arta kalan zamanında daha değişik neler besteleyebilirim diye aksonometrik şeyler falan denemiş solo bestelerken dsfjgh zaten iron maiden'ın en güzel şeylerinden birisi de hangi soloyu kimin attığını anlıyorsunuz. adrian smith teknik solo atar. kolay görünür çalması adamı çıldırtan şeyler dener falan... murray harmonik şeylerin adamıdır melodik solo bundan sorulur. janick gers ise tam manası ile gitar çalan bir eddie... alabildiğine dağınık bir tarzı var. tıpkı eddie gibi...
allah'tan burda görmedim ancak bazı malum yeşil damla logolu yerlerde falan albümü beğenmeyen paşalar çıkmış gep gep yazmış... bu heriflerin yaşına geldiğinde hayatındaki en büyük atraksiyonu ziraat bankamatiğinde sıra bekleyip otobüste oturabilmek için gençleri spamleyecek adamlar iron maiden eleştiriyor... ahlaksız mankurt münafıklar sizi...
albüm güzel. book of souls'a göre çok daha oturaklı bir albüm olmuş ki book of souls'e de zaten bir şey diyemem adamın sağlık sorunu falan vardı...
ha maiden nerd'ü intibası verdik negatif eleştiri de yapmalıyız. albümdeki konsept danışmanları ya da illüstratörleri kimse bence değiştirmeliler... book of souls'da da aynı adamla çalışmışlardı... albüm kapağı ve concept art kısımları çok cılız kalıyor. iron maiden'ın albüm kapağı van gogh ya da ne bileyim goya tablosu gibi olur. iki albümdür kimse o zırtapoz siyah plan önüne eddie çiziyor. çok canım isterse ben de yeniçeri eddie ya da ne bileyim harbiyeli eddie falan çizebilirim... mevcut albüm kapağı çok cılız... samuray temasına ama hiçbir şey diyemem. sengoku jidai, şogunluk veya meiji restorasyonu dönemleri falan çok severim feodal japonya'yı...
editjutsu:
albümden öne çıkan parçaları yazıyorum:
stratego: nakaratı tam konserlik. biraz da kendimle özdeştirme fırsatım oldu son 6-7 senelik geçmişim sağ olsun
the writing on the wall: klasik orthodoks maiden fanları çok beğenmeyebilir ama ben klibiyle beraber özellikle bayıldım. arka planda belshazzar'a yapılan atıf falan çok hoş nüanslar
lost in a lost world: sonundaki epik outrosu çok güzel. tabi eğer ingilizce biliyorsanız dsfkljgh
days of future past: bildiğiniz iron maiden işte yani çogzel
death of the celts: yine bir harris epiği ile karşı karşıyayız.
the parchment: çok dark bir havası var. şarkının yarısı da solo... tabi üç lead gitarlı bir grup olduklarını düşünürsek de ha-ri-ka
son not: bu albümü beğenmeyen kendini bilmez münafıklar; sizin layığınız ben fero ya da ne bileyim kibariye falan. gidin onları dinleyin. biz metalciler olarak mutluyuz. 30 senelik hayatımda sevdiğim iki yüce şey var zaten. biri atatürk diğeri de iron maiden. kalbinizi kırarım. ağzınızı tuzlu suyla çalkalayın ''iron maiden'' demeden önce...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aşırı fedakar iyilik meleği pozlarında olan insanlardan hep korkmuşumdur.. çünkü o fedakarlıklar hiçbir zaman boşuna değildir. birini kontrol etmenin en kolay yolu, onun yapabileceği işleri bile hallederek ona bir konfor alanı oluşturmaktır, böylece o alan için kalmasını sağlayarak çizdiği sınırların dışına çıkamayacak kadar onu kendine bağımlı hale getirir. aşırı fedakarlık, egonun oyunlarından biridir. aşırı fedakar insan, belli bir süre sonra aşırı talepkar birine dönüşecektir. ettiği fedaların kârının beklentisi içine girecek ve beklentisi karşılanmadıkça karşısındaki kişiye hayatı zindan edecektir. zaten onun beklentisini karşılamak da mümkün değildir, çünkü yara çok derinlerdedir ve karşısındakinden asla yapması mümkün olmayan bir şeyi *istemektedir. hayatınızda böyle biri varsa, kendi yapabileceğiniz işleri onun yapmasına izin vermeyin, adım adım kendi işlerinizi yapmayı öğrenin, "dur ben yaparım" demesine bile müsaade etmeden kendi sorumluluklarınızı üstlenmeyi öğrenin. kendi hayatının kontrolünü/sorumluluğunu üstlenmeyenler, maalesef ki aşırı fedakar biri kılığındaki bu talepkarların elinde oyuncak oluyor... yani her şey dönüp dolaşıp kendi sorumluğunu üstlenmeye geliyor...
devamını gör...
beta karoten
provitamin a olarak da bilinir. aktivitesi retinole göre düşüktür.aynı zamanda antioksidan aktivitesi vardır.
a vitamininin antikanser etkileri vardır.eksikliğinde enfeksiyonlara eğilim,böbrek taşı oluşumuna eğilim artar.normal epitelin devamlılığı için de gereklidir.
eksikliğinin ilk belirtisi karanlığa adaptasyonun bozulması ve gece körlüğüdür
a vitamininin antikanser etkileri vardır.eksikliğinde enfeksiyonlara eğilim,böbrek taşı oluşumuna eğilim artar.normal epitelin devamlılığı için de gereklidir.
eksikliğinin ilk belirtisi karanlığa adaptasyonun bozulması ve gece körlüğüdür
devamını gör...
11 ocak 2021 papa francis'in tutuklandığı iddiası
devamını gör...
çöpçüler kralı
çok sevdiğim, sık sık izlediğim çok eğlenceli komedi filmidir. şimdi bu filmi inceleyeceğiz çünkü bu filmde dolaylı yoldan gördüğümüz bir takım kaypaklıkları yönetmenimiz bize net bir şekilde göstermiştir. inceleyeceğimiz kişi ise hacerdir, uzak durmamız gereken bir kadın tipidir.
hacer, zabıtanın(şener şen) evinde hizmetçilik yapan bir kadındır. zabıta, hacere hastadır, onu kuş sütüyle besleyecektir, evinin hanımı yapacaktır ancak annesi engel olmaktadır. hacerin ise ne zabıta şakir ne de kuş sütü umrunda değildir. ait olduğu sınıfı terk etmek isteyen, artık temizliklere gitmek istemeyen, evinin hanımı olmak isteyen, bunu da güzelliğini kullanarak yapabilecek olan bir kadındır. sınıf atlamak için de önündeki en iyi seçenek zabıta olduğu için yapar; bunu söylememin sebebini ilerde anlayacağız.
ülkedeki erkeklerin ısrarla görmek istemediği bir şey vardır; kendilerinde olduğu gibi kadına da sevginin yetmesi gerektiğini düşünürler. lakin gerçekler çok farklıdır. kadınlar genellikle, her insan gibi parayı da gücü de severler ve iyi bir eş, hayatta kadının önüne pek fazla çıkmayacak bir sınıf atlama basamağıdır. önlerine bu tip bir sınıf atlama imkanı doğarsa bunu değerlendirmekte müthiş soğukkanlı davranırlar. sözgelimi eli yüzü düzgün bir sayıştay hakiminin karşısında bir muhasebeci olarak durmak çok zordur. istisnalar elbette vardır ancak kadınlar bu konuda sevgiyi de hayalleri de harcamaktan çekinmezler. işte bunu bilen yönetmen, bu kaypaklığı hacer üzerinden anlatır.
hacer, zabıtayla evlenmek için muhteşem temiz bir adamı, yozgat'ın şefaatli ilçesinden doğma hakiki halk çocuğu, belediyenin 2548 yaka numaralı temizlik işçisi apti şakrak'ı kullanır. bunu da zabıtayla kavga ettikten hemen sonra, öfkeyle yapar. hiç umrunda değildir apti'nin duyguları, o bu blöf için duygularıyla oynanacak adamdır, salladır, nihayetinde bir çöpçü parçasıdır, kendi sınıfında bir insandır. bu hain karının aklından bunlar geçerken, apti şakrak hacer'in komşuyla konuşmasına kulak misafiri olmuştur ve o çok nahif, sevgi dolu yüreğiyle şu cümleleri söylemekte ve sevinçle koşturmaktadır: (bkz: parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği)
hacer vicdansızı, parkta tahteravalli ile sallanırken bile isteye apti'yle kesişir, kur yapar. zaten kendisi biliyordur ki apti ona aşıktır, istediği anda evlenecektir. kendi evlenme isteği de gerçekçi olsun, onu kullandığını, blöfe yem ettiğini anlamasın diye bu kesişmeyi yapar. neticede apti çocuklar gibi sevinerek el arabasını sürerken, bir paçavra gibi atılmadan önceki ipek kumaş değeri verilmişliği yaşar. apti istemeye gider, gelir, düğün için hazırlanır; bol bol yemek yer, guvvetli olması lazımdır. diğer taraftaysa hacer, zabıtay'a kavga ayağına iş atar. zabıta blöfü yemiştir ve anasıyla kavga etmiştir; yakında istemeye geleceklerdir. hacer amacına ulaşmıştır.
hacerin ailesi, hacerin özetidir adeta. kurnazdırlar, kaypaktırlar, hayatta bir duruşları yoktur; para neredeyse orada olmak isterler, tıpkı çoğumuz gibi. kızı zabıtaya verirken aptiyi ayazda bekletirler. apti şakrak ise tam olarak aşık bir türk erkeğidir. hahaha, evet tam olarak o salaktır çünkü "demek ki adet böyle, damadı ayazda kıçı donana kadar bekletiyorlar" der. bu, boku yediğini, çoktan kıçına teneke bağlandığını anlayan erkeğin son reddedişidir. giderken en azından çiçeğiyle çikolatasını ister, bu da üstüne içilen soğuk sudur.
apti şakrak daha sonra sahneye çıkar ve yıldızı parlar. artık apti şakrak'ın afişleri sokakları süslemektedir. işte hacer kancığı ve ailesinin tüm kaypaklığı, tüm pisliği bu afişleri gördükleri anda ortaya çıkar. önce hacerin babası ve kardeşleri görürler afişleri. daha iki gün öncesinde namussuz diye kovaladıkları, "koskoca zabıta varken çöpçü parçasına kız mı vereceğiz" dedikleri adam hakkında şunları söylerler: "baba, çöpçü şarkıcı olmuş" "eski eniştemiz buba, bir de vuracaktır herifi" babaları ise vurucu sözleri söyler: "vah vaaaah, bizim gızın da hiç şansı yokmuş be, şimdi bu ne para kırar biliyon mu. tüh be kaçırdık adamı elimizden" ve devam eder; (bkz: bayağı da güzel adammış bu eski damadım ya)
sonra arkalarından zabıta ve hacer gelmektedir, şakir "korkma artık, bir zabıta amirinin kolları arasındasın, çöpçü de kimmiş" derken hacer gururlu ve mutludur, ta ki afişleri görene kadar. haha, gerçekten harika bir sahnedir burası. ayşen gruda ise benim nazarımda muhteşem bir oyuncudur. sahnenin hakkını vermiştir doğrusu, buram buram kahpeliği hissedersiniz hacerin suratında. hacerin bir anda ağzı düğümlenir, dizlerinin bağı çözülür ve o korkunç cümleyi söyler: bak şu çöpçünün bana yaptığı işe.
peki bu lanet olası çöpçü hacer kancığına ne yapmıştır da böyle hüngür hüngür ağlamaktadır ? yaptığı şey şudur: hacer güzelliğiyle sınıf atlamak için bir seçim yaparken, o ait olduğu sınıfı terk etmiş ve hacerin seçtiği sınıftan daha yukarıda bir yere yükselmiştir. bunu nasıl yapmıştır, hacer buna inanılmaz içerler. yataklara düşer, eve erzakla gelen nişanlısını apar topar evden kovdurur ve "ben senin değerini bilemedim" diye ağlar. sonunda da yüz verilmeyince belediye zabıtasıyla evlenip hayatını mahveder.
hacer gibiler böyledir. paraya ve güce taparlar. bazı kadınların sosyal medyada, çevrenizde güce ve paraya olan sevgilerini, nasıl kelime oyunlarıyla sevgi, saygı, merhamet gibi kavramların altına gizlediklerini görebilirsiniz. evet olay budur. sevgi dediğiniz şey kadınların bir kısmı için hiçbir bok değildir. yalnızca daha iyi bir yaşama açılan kapının göstermelik anahtarıdır sevgi. bazı erkekler de buna inanırlar. apti şakraktırlar onlar.
velhasıl, yönetmen bize kadınların bir kısmının, uzak durulması gereken bir kısmının kısa bir özetini göstermiştir. harika bir filmdir gerçekten.
hacer, zabıtanın(şener şen) evinde hizmetçilik yapan bir kadındır. zabıta, hacere hastadır, onu kuş sütüyle besleyecektir, evinin hanımı yapacaktır ancak annesi engel olmaktadır. hacerin ise ne zabıta şakir ne de kuş sütü umrunda değildir. ait olduğu sınıfı terk etmek isteyen, artık temizliklere gitmek istemeyen, evinin hanımı olmak isteyen, bunu da güzelliğini kullanarak yapabilecek olan bir kadındır. sınıf atlamak için de önündeki en iyi seçenek zabıta olduğu için yapar; bunu söylememin sebebini ilerde anlayacağız.
ülkedeki erkeklerin ısrarla görmek istemediği bir şey vardır; kendilerinde olduğu gibi kadına da sevginin yetmesi gerektiğini düşünürler. lakin gerçekler çok farklıdır. kadınlar genellikle, her insan gibi parayı da gücü de severler ve iyi bir eş, hayatta kadının önüne pek fazla çıkmayacak bir sınıf atlama basamağıdır. önlerine bu tip bir sınıf atlama imkanı doğarsa bunu değerlendirmekte müthiş soğukkanlı davranırlar. sözgelimi eli yüzü düzgün bir sayıştay hakiminin karşısında bir muhasebeci olarak durmak çok zordur. istisnalar elbette vardır ancak kadınlar bu konuda sevgiyi de hayalleri de harcamaktan çekinmezler. işte bunu bilen yönetmen, bu kaypaklığı hacer üzerinden anlatır.
hacer, zabıtayla evlenmek için muhteşem temiz bir adamı, yozgat'ın şefaatli ilçesinden doğma hakiki halk çocuğu, belediyenin 2548 yaka numaralı temizlik işçisi apti şakrak'ı kullanır. bunu da zabıtayla kavga ettikten hemen sonra, öfkeyle yapar. hiç umrunda değildir apti'nin duyguları, o bu blöf için duygularıyla oynanacak adamdır, salladır, nihayetinde bir çöpçü parçasıdır, kendi sınıfında bir insandır. bu hain karının aklından bunlar geçerken, apti şakrak hacer'in komşuyla konuşmasına kulak misafiri olmuştur ve o çok nahif, sevgi dolu yüreğiyle şu cümleleri söylemekte ve sevinçle koşturmaktadır: (bkz: parka gidecekmiş iki gözümün çiçeği)
hacer vicdansızı, parkta tahteravalli ile sallanırken bile isteye apti'yle kesişir, kur yapar. zaten kendisi biliyordur ki apti ona aşıktır, istediği anda evlenecektir. kendi evlenme isteği de gerçekçi olsun, onu kullandığını, blöfe yem ettiğini anlamasın diye bu kesişmeyi yapar. neticede apti çocuklar gibi sevinerek el arabasını sürerken, bir paçavra gibi atılmadan önceki ipek kumaş değeri verilmişliği yaşar. apti istemeye gider, gelir, düğün için hazırlanır; bol bol yemek yer, guvvetli olması lazımdır. diğer taraftaysa hacer, zabıtay'a kavga ayağına iş atar. zabıta blöfü yemiştir ve anasıyla kavga etmiştir; yakında istemeye geleceklerdir. hacer amacına ulaşmıştır.
hacerin ailesi, hacerin özetidir adeta. kurnazdırlar, kaypaktırlar, hayatta bir duruşları yoktur; para neredeyse orada olmak isterler, tıpkı çoğumuz gibi. kızı zabıtaya verirken aptiyi ayazda bekletirler. apti şakrak ise tam olarak aşık bir türk erkeğidir. hahaha, evet tam olarak o salaktır çünkü "demek ki adet böyle, damadı ayazda kıçı donana kadar bekletiyorlar" der. bu, boku yediğini, çoktan kıçına teneke bağlandığını anlayan erkeğin son reddedişidir. giderken en azından çiçeğiyle çikolatasını ister, bu da üstüne içilen soğuk sudur.
apti şakrak daha sonra sahneye çıkar ve yıldızı parlar. artık apti şakrak'ın afişleri sokakları süslemektedir. işte hacer kancığı ve ailesinin tüm kaypaklığı, tüm pisliği bu afişleri gördükleri anda ortaya çıkar. önce hacerin babası ve kardeşleri görürler afişleri. daha iki gün öncesinde namussuz diye kovaladıkları, "koskoca zabıta varken çöpçü parçasına kız mı vereceğiz" dedikleri adam hakkında şunları söylerler: "baba, çöpçü şarkıcı olmuş" "eski eniştemiz buba, bir de vuracaktır herifi" babaları ise vurucu sözleri söyler: "vah vaaaah, bizim gızın da hiç şansı yokmuş be, şimdi bu ne para kırar biliyon mu. tüh be kaçırdık adamı elimizden" ve devam eder; (bkz: bayağı da güzel adammış bu eski damadım ya)
sonra arkalarından zabıta ve hacer gelmektedir, şakir "korkma artık, bir zabıta amirinin kolları arasındasın, çöpçü de kimmiş" derken hacer gururlu ve mutludur, ta ki afişleri görene kadar. haha, gerçekten harika bir sahnedir burası. ayşen gruda ise benim nazarımda muhteşem bir oyuncudur. sahnenin hakkını vermiştir doğrusu, buram buram kahpeliği hissedersiniz hacerin suratında. hacerin bir anda ağzı düğümlenir, dizlerinin bağı çözülür ve o korkunç cümleyi söyler: bak şu çöpçünün bana yaptığı işe.
peki bu lanet olası çöpçü hacer kancığına ne yapmıştır da böyle hüngür hüngür ağlamaktadır ? yaptığı şey şudur: hacer güzelliğiyle sınıf atlamak için bir seçim yaparken, o ait olduğu sınıfı terk etmiş ve hacerin seçtiği sınıftan daha yukarıda bir yere yükselmiştir. bunu nasıl yapmıştır, hacer buna inanılmaz içerler. yataklara düşer, eve erzakla gelen nişanlısını apar topar evden kovdurur ve "ben senin değerini bilemedim" diye ağlar. sonunda da yüz verilmeyince belediye zabıtasıyla evlenip hayatını mahveder.
hacer gibiler böyledir. paraya ve güce taparlar. bazı kadınların sosyal medyada, çevrenizde güce ve paraya olan sevgilerini, nasıl kelime oyunlarıyla sevgi, saygı, merhamet gibi kavramların altına gizlediklerini görebilirsiniz. evet olay budur. sevgi dediğiniz şey kadınların bir kısmı için hiçbir bok değildir. yalnızca daha iyi bir yaşama açılan kapının göstermelik anahtarıdır sevgi. bazı erkekler de buna inanırlar. apti şakraktırlar onlar.
velhasıl, yönetmen bize kadınların bir kısmının, uzak durulması gereken bir kısmının kısa bir özetini göstermiştir. harika bir filmdir gerçekten.
devamını gör...


