küfrediyormuşsunuz ettirtmem
yoldaş benjamin'in ellerini arkada birleştirip sözlükte dolaşırken attığı nara. ulan yoldaş, bize ettiğin hak mıdır?
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
profil fotoğrafı kedi olan yazarlar
bir kedileri bile olmadığı için profil resmine koymak istemişlerdir belki. (bkz: ben)
devamını gör...
polislerin sevilip askerlerin sevilmeme nedeni
ikisini de sevmeyenlerin daha azınlıkta olduğu bir gerçek de var ve o azınlıktan olmak mutluluk verici.
devamını gör...
nickaltı savaşları
kaos... seks getirir çocuklar.
bunu unutmayın.
bunu unutmayın.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
çözümü elinde değilse düşünmeyi bırak.
devamını gör...
türkiye'nin en güzel kadını
“güzellik” algısı bana göre doğal olmalıdır. yani bu başlığa gelip milyon estetik, dolgu yaptırmış; bıçak altında yatan insanları söylemeniz çok anlamsız geliyor bana. şişirilmiş insanların dışında olan doğal kadınlar vardır. ne makyaja gerek duyar ne de estetiğe. fakat örnek olarak aklıma hiç kimse gelmiyor. parayı bulan sonunu bıçak altında buluyor zaten.
devamını gör...
demokrasinin en büyük kusuru
"sayısal çoğunluğa" dayanmasıdır. başlığa konu olan "kusur" da çok oy alınması neticesinde "benim dediğim olur/olacak" durumunu dayatmakla başlamaktadır ve buna "demokratik yönetim" değil, "demokratik zorbalık" dendiğinin farkında olunmaması ile süreç devam etmektedir. görünüşte "çoğunluk ilkesi" ve "bireysel haklar ile azınlık haklarının korunması" birbirine aykırı gibi durabilir. ancak gerçekte bu ilkeler demokratik yönetimle kastettiğimiz şeyi ayakta tutan iki temel taştır.
(1) çoğunluk ilkesi bir çeşit baskı aracı değil hükümeti organize etme ve kamusal meselelerle ilgili karar verme yöntemidir. kendi kendini atamış bir grubun diğerlerine baskı uygulamaya hakkı olmadığı gibi, demokratik bir sistemde bile çoğunluk, azınlıkların ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerini göz ardı edemez.
(2) ister etnik köken, dini inanç, coğrafi konum, gelir düzeyi, isterse daha basit bir şekilde seçimleri veya siyasi münazarayı kaybedenler olsun azınlıklar hiçbir hükümetin ve çoğunluğun (seçilmiş ya da seçilmemiş) kaldıramayacağı temel insan haklarından yararlanır.
(3) azınlıklar, haklarının ve kimliklerinin korunması konusunda devlete güvenme ihtiyacı duyar. bu tür gruplar bu ihtiyaçları karşılandıktan sonra ülkelerinin demokratik kuruluşlarına katılabilir ve katkıda bulunabilir.
(4) demokratik bir yönetimin koruması gereken temel insan haklar arasında ifade ve konuşma özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, yasal haklar ve kanun önünde eşitlik, organize olma, konuşma yapma, muhalif olma ve toplumsal hayatın her kesiminde yer alma özgürlüğü bulunur.
(5) demokratik yönetimler kültürel kimliği, sosyal uygulamaları, kişisel vicdanı ve dini eylemleri desteklemek için azınlık haklarını korumanın başlıca görevlerinden biri olduğunun bilincindedir.
(6) çoğunluğun yadırgadığı yabancı etnik ve kültürel grupların kabul edilmesi herhangi bir demokratik yönetimin karşılaşabileceği en büyük zorluklardan biridir. ancak demokratik yönetimler çeşitliliğin sahip olunabilecek en büyük varlık olduğunun bilincindedir. demokratik sistemler kimlik, kültür ve değer bazındaki bu farklılıkları tehdit yerine toplumu güçlendiren ve zenginleştiren birer unsur olarak görür.
(7) azınlık gruplarının görüş ve değer farklılıklarının nasıl çözüleceğinin tek bir cevabı olamaz. toplumların sadece demokratik sürecin sağladığı hoşgörü, tartışma ve uzlaşma isteği aracılığıyla çoğunluk ilkesini ve azınlık haklarını iki temel taş olarak benimseyerek anlaşmaya varabileceği aşikârdır.
not: yukarıdaki maddelerde geçen "azınlık" kelimesi, lozan anlaşmasında bahsi geçen dini azınlığa değil, demokratik seçimler sonucunda çoğunluk oylarını alan iktidara oy vermemiş/sayısal üstünlüğü sağlayamamış 'azınlığa' gönderme yapar.
(1) çoğunluk ilkesi bir çeşit baskı aracı değil hükümeti organize etme ve kamusal meselelerle ilgili karar verme yöntemidir. kendi kendini atamış bir grubun diğerlerine baskı uygulamaya hakkı olmadığı gibi, demokratik bir sistemde bile çoğunluk, azınlıkların ve bireylerin temel hak ve özgürlüklerini göz ardı edemez.
(2) ister etnik köken, dini inanç, coğrafi konum, gelir düzeyi, isterse daha basit bir şekilde seçimleri veya siyasi münazarayı kaybedenler olsun azınlıklar hiçbir hükümetin ve çoğunluğun (seçilmiş ya da seçilmemiş) kaldıramayacağı temel insan haklarından yararlanır.
(3) azınlıklar, haklarının ve kimliklerinin korunması konusunda devlete güvenme ihtiyacı duyar. bu tür gruplar bu ihtiyaçları karşılandıktan sonra ülkelerinin demokratik kuruluşlarına katılabilir ve katkıda bulunabilir.
(4) demokratik bir yönetimin koruması gereken temel insan haklar arasında ifade ve konuşma özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü, yasal haklar ve kanun önünde eşitlik, organize olma, konuşma yapma, muhalif olma ve toplumsal hayatın her kesiminde yer alma özgürlüğü bulunur.
(5) demokratik yönetimler kültürel kimliği, sosyal uygulamaları, kişisel vicdanı ve dini eylemleri desteklemek için azınlık haklarını korumanın başlıca görevlerinden biri olduğunun bilincindedir.
(6) çoğunluğun yadırgadığı yabancı etnik ve kültürel grupların kabul edilmesi herhangi bir demokratik yönetimin karşılaşabileceği en büyük zorluklardan biridir. ancak demokratik yönetimler çeşitliliğin sahip olunabilecek en büyük varlık olduğunun bilincindedir. demokratik sistemler kimlik, kültür ve değer bazındaki bu farklılıkları tehdit yerine toplumu güçlendiren ve zenginleştiren birer unsur olarak görür.
(7) azınlık gruplarının görüş ve değer farklılıklarının nasıl çözüleceğinin tek bir cevabı olamaz. toplumların sadece demokratik sürecin sağladığı hoşgörü, tartışma ve uzlaşma isteği aracılığıyla çoğunluk ilkesini ve azınlık haklarını iki temel taş olarak benimseyerek anlaşmaya varabileceği aşikârdır.
not: yukarıdaki maddelerde geçen "azınlık" kelimesi, lozan anlaşmasında bahsi geçen dini azınlığa değil, demokratik seçimler sonucunda çoğunluk oylarını alan iktidara oy vermemiş/sayısal üstünlüğü sağlayamamış 'azınlığa' gönderme yapar.
devamını gör...
toplum mühendisliği
toplum mühendisliği sosyolojide toplumu bir fikre veya ideolojiye göre düzenlemek, yönlendirmek anlamına gelir.
buna farklı bir bakış açısı katan (bkz: kevin david mitnick) toplumu, mühendislerin yaptığı çözümlemeler nasıl sonuca gidiyorsa, aynı şekilde çözümleyip, sonuca ulaşmasıdır. bununla alakalı yazmış olduğu (bkz: aldatma sanatı) kitabında yapmış olduğu toplum mühendisliğini ve hayatından bir kaç kesiti burada anlatmıştır.
buna farklı bir bakış açısı katan (bkz: kevin david mitnick) toplumu, mühendislerin yaptığı çözümlemeler nasıl sonuca gidiyorsa, aynı şekilde çözümleyip, sonuca ulaşmasıdır. bununla alakalı yazmış olduğu (bkz: aldatma sanatı) kitabında yapmış olduğu toplum mühendisliğini ve hayatından bir kaç kesiti burada anlatmıştır.
devamını gör...
aylardır bana beğeni atmayan yazar arkadaşımın az önce beğeni atması
demin yeni girdiğim tanımı beğenmesi. burnuma kötü kokular geliyor sözlük, kendisine mesaj attım dönerse sileceğim başlıktır. birazdan morpheus odama girerse şaşırmam.
devamını gör...
asaf halet çelebi
en sevdiğim şiiri he olan şair. yazım tarzı sebebiyle çağdaşı olan şairler tarafından kendisiyle çok dalga geçilmiştir. bunak diyen mi dersin, hakkında fıkra yazan mı dersin, karikatür çizen mi...

yazdıklarını kültür şiiri sınıfına dahil edebiliriz. telmih sanatını ve tarihi/mitolojik/dini şahsiyetleri şiirlerinde çok kullanır. kullandığı kelimelerin anlamının didiklenmesine karşı tavrı şu şekildedir:
saf şiir parçalanmayan bir tek kelime halinde olunca ona ne bir şey ilave edebilmeğe, ne de ondan bir şey eksiltmeğe imkan olamaz. şiirde bazı kelimelerin lügat manalarını aramak da bence lüzumsuzdur. çünkü şiir kelimelerin bir araya gelmesinden hasıl olan büyük bir kelimeden başka bir şey değildir. bir tek kelime hecelere ayrıldığı zaman nasıl o heceler başlı başına bir mana ifade etmezse, şiirde de teker teker kelimelerin manalarıyla uğraşmak beyhudedir.

yazdıklarını kültür şiiri sınıfına dahil edebiliriz. telmih sanatını ve tarihi/mitolojik/dini şahsiyetleri şiirlerinde çok kullanır. kullandığı kelimelerin anlamının didiklenmesine karşı tavrı şu şekildedir:
saf şiir parçalanmayan bir tek kelime halinde olunca ona ne bir şey ilave edebilmeğe, ne de ondan bir şey eksiltmeğe imkan olamaz. şiirde bazı kelimelerin lügat manalarını aramak da bence lüzumsuzdur. çünkü şiir kelimelerin bir araya gelmesinden hasıl olan büyük bir kelimeden başka bir şey değildir. bir tek kelime hecelere ayrıldığı zaman nasıl o heceler başlı başına bir mana ifade etmezse, şiirde de teker teker kelimelerin manalarıyla uğraşmak beyhudedir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının asla unutmam dediği anıları
babamın ölümünden sonra eve geldiğimizde ayakkabılıkta duran ayakkabılarına baktığım an.
devamını gör...
rakı sofrası
güzel masadır be.ancak bir süre sonra herkesin gözleri hafif hafif kırmızılaşmaya başlar, kimse kimseyi dinleyemez hale gelir, herkes kendi sorununu diğer insanın sözüne atlayarak anlatmaya başlar.
bu "bir süre" çok kısa olabilir çok uzun da. lakin bence önemli olan işi bu raddeye getirmeyip, tatmin edici bir süre masada oturabilmek ve oturduğun gibi dimdik kalkabilmektir.
bu "bir süre" çok kısa olabilir çok uzun da. lakin bence önemli olan işi bu raddeye getirmeyip, tatmin edici bir süre masada oturabilmek ve oturduğun gibi dimdik kalkabilmektir.
devamını gör...
1995 yılından hafızada kalanlar
hayatın her alanını, hiç olmadığı kadar tarkan şarkılarıyla yaşamak. birbirimize şaşırdığımız anlarda veya iltifat etmek istediğimizde "a-acayipsin!" demek, ayrılık acılarını "dön çaresiz başım" eşliğinde sırılsıklam yaşamak, ilk şoku atlattıktan sonra da "yanlış zaman, yanlış insan" diye teselli bulmak ve daha niceleri. bir de fiko'nun** tam deniz'e* açıldığı sırada biten bir bölümün ardından neler olacağını merak etmekle geçirilen koca bir yaz mevsimi.**
devamını gör...
normal sözlük bug'ları
takip edilen başlıktan bildirim gelmemesi.
devamını gör...
laktoz
sütün kendi şekerinin ismidir. bu da glikoz ( üzüm şekeri) ile galaktoz birleşimidir. glikoz, süt asidine dönüşüyor ve bağırsak florası bundan yararlanarak kolay hazmedilmeyi sağlıyor.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çizgi filmler
bugs bunny.
sponge bob.
adventure time.
regular show.
kaç yaşıma gelirsem geleyim bunları izlemekten bıkmayacağım.
sponge bob.
adventure time.
regular show.
kaç yaşıma gelirsem geleyim bunları izlemekten bıkmayacağım.
devamını gör...
habertürk'te göğüs dekoltesi sansürü
(bkz: gereksiz duyarlarda bugün)
her seyin mukemmel, rayında gittigi ulkemizde yapilacak haber bulunamadigindan yapilan haberdir. bunun baska aciklamasi olamaz cunku...
her seyin mukemmel, rayında gittigi ulkemizde yapilacak haber bulunamadigindan yapilan haberdir. bunun baska aciklamasi olamaz cunku...
devamını gör...
cahile laf anlatmak
oldukça gereksiz olan ve insanı sinir edecek olan eylemdir. adı üstünde 'cahil' her şeyi biliyor yani.
imam şafii'nin de dediği gibi : ' bir delille kırk alimi yendim de kırk delille bir cahili yenemedim'.
hiç gerek yoktur.
imam şafii'nin de dediği gibi : ' bir delille kırk alimi yendim de kırk delille bir cahili yenemedim'.
hiç gerek yoktur.
devamını gör...

