sözlükte çatışma var
hakikaten öğlenden benim de hissettiğim gerilim.. her şey noktayla başladı: biri de bana mesaj attı: soru işaretinden sonra konan iki nokta ne anlama gelir, diye... ciddiye alıp tdk misali cevapladım haa*... ne dese beğenirsiniz: küfür ve tanışma teklifi... bastım engeli....
eleman bildiğin sarkmak için bahane bulmuş, deli*
ama size de kırgınım sözlükçüler. insan bi'uyarır: aman hincime bugün sözlükte bi gerilim var mesajlara cevap verme onlar bahane diye...
eleman bildiğin sarkmak için bahane bulmuş, deli*
ama size de kırgınım sözlükçüler. insan bi'uyarır: aman hincime bugün sözlükte bi gerilim var mesajlara cevap verme onlar bahane diye...
devamını gör...
ergenlik dönemi ritüelleri
ütü ile saç düzleştirmek. saç düzleştiricileri bu kadar yaygınlaşmamıştı o zamanlar, herkes ütü ile düzleştirirdi saçlarını.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
99 depreminden 1 ay sonra 1. sınıfa başladım.
devamını gör...
sözlükçülerin en büyük başarısı
üniversitede istatistik dersinden 100 almıştım hem de not ortalamasının 36 olduğu bir sınıfta, bence başarı.
devamını gör...
tarihte bugün
ressam, ilk türk müzeci ve arkeolog (bkz: osman hamdi bey)'in 111. ölüm yıldönümü.

osman hamdi bey, nemrut dağı kazılarında (1883)

osman hamdi bey, nemrut dağı kazılarında (1883)
devamını gör...
kadın şair olmaması sorunsalı
gülten akın, birhan keskin, didem madak, nilgün marmara, füruğ ferruhzad okumamış insan beyanı.
devamını gör...
sean connery
sinemanın ilk james bondu, karizmatik, seksi adam, koyu bir iskoç milliyetçisi yakın zamanda 90 yaşında terk-i diyar eyledi..
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
ufak tefek rollerle başladığı sinema hayatında 1962 de ilk kez dr. no filmi ile sinemada bond karakterini canlandırmıştır, kanaatimce gelmiş geçmiş en iyi james bond' dur.(ikinci sırada da roger moore gelir, geri kalan hepsi çöp, kimi tipsiz, kimi velet, kimi de cüce)
1963 de from russia with love filmi ile ikinci kez bu rolü oynamıştır, filmin bir kısmı istanbul'da geçer. artık james bond filmleri seriye bağlanmıştır her sene bir film çekilir.
1964 de goldfinger çekilir bunu 1965 de thunderball izler. 1962 den 1965 e kadar dört yılda peşpeşe dört bond filmi çekilir. sonra bir sene ara verilir 1967 de you only live twice çekilir. 1971 de diamonds are forever da son kez oynar 007 yi. bu filmde 6. kez bond rolünde oynamış ve “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir. ama hayatta hiçbir şey hakkında kesin konuşmamak lazım. rolü bir diğer efsane roger moore a devreder.
1983 yılına gelindiğinde never say never again ile gene son kez bond olur. yukarıda belirttiğim gibi “bundan sonra asla bond rolü oynamayacağım” demiştir; öyle mi der yapımcılar filmin adını never say never again yani "asla, asla deme" koyarlar.
bond denilince ; kültürlü, centilmen, sürekli "çalkala ama karıştırma" ile votka-martini içen , kadınları baştan çıkarmayı beceren, kumar masasında her zaman kazanan, boylu poslu yiğit bir delikanlı yani sean connery aklımıza gelir.
bond ile ilgili son not : rahmetli, 21 yaşında kelleşmeye başladığı için oynadığı tüm james bond filmlerinde peruk takmıştır.
iskoç milliyetçisi olduğu için braveheart filminde nasıl oynamadığı ya da oynatılmadığı benim için tam bir hayal kırıklığıdır. ayrıca lotr serisinde gandalf rolü önce sean connery'e teklif edilmiş ama sonra "fantezi hikayelerden pek anlamam" diye rolü reddetmiştir. ( 1986 ve 1991 de iki kez oynadığı highlander filmleri fantastik değil miydi ?) ian mc kellen da fena oynamadı gandalfı ama ne bileyim "you shall not pass" repliğini rahmetliden dinlemek daha iyi olurdu gibime geliyor.
genelde herkes onu bond filmleri ile tanır ama aşağıda belirteceğim seyrettiğim filmlerde oyunculuğu ve karizması ile öne çıkmayı başarmış, 1988 akademi ödüllerinde the untouchables ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü almıştır.
akılda kalan diğer iyi filmleri:
marnie (1964)
the hill (1965)
murder on the orient express (1974)
a bridge too far (1977)
der name der rose (1986)
indiana jones and the last crusade (1989)
the hunt for red october (1990)
devamını gör...
hastaneye yavrularını getiren kedi
hastane olması gerekeni yapmış ve kedinin tedavisini sağlayarak örnek bir davranış göstermiştir. hala iyi insanların olduğunu gösteren bir haber.
hayvanın davranışını ise kedinin insan gibi hastaneler hastaların tedavisi içindir tarzında bir düşünceye dayandırmak yanlıştır.
hastanedekiler arasında daha önce kediyi o çevrede besleyen, seven birilerinin olduğunu ya da o kedinin insanlardan kötü muamele görmediğini, iyi bir şekilde sosyalleştiğini gösterir. hayvanlar yardıma ihtiyaçları olduğunda daha önce güvene dayalı ilişki kurdukları insanlardan yardım isteyebilir.
bu hayvanın hastanenin ona yardım edebileceği düşüncesinden yola çıkarak değil ancak insanın ona yardım edebileceği düşüncesinden kaynaklı bir davranıştır.
hayvanın davranışı bu kedinin zeki, sosyal ve problem çözme yeteneği yüksek bir kedi olduğunun göstergesidir.
hayvanın davranışını ise kedinin insan gibi hastaneler hastaların tedavisi içindir tarzında bir düşünceye dayandırmak yanlıştır.
hastanedekiler arasında daha önce kediyi o çevrede besleyen, seven birilerinin olduğunu ya da o kedinin insanlardan kötü muamele görmediğini, iyi bir şekilde sosyalleştiğini gösterir. hayvanlar yardıma ihtiyaçları olduğunda daha önce güvene dayalı ilişki kurdukları insanlardan yardım isteyebilir.
bu hayvanın hastanenin ona yardım edebileceği düşüncesinden yola çıkarak değil ancak insanın ona yardım edebileceği düşüncesinden kaynaklı bir davranıştır.
hayvanın davranışı bu kedinin zeki, sosyal ve problem çözme yeteneği yüksek bir kedi olduğunun göstergesidir.
devamını gör...
klişe youtube yorumları
yaşıtlarım aleyna tilki bilmem ne dinlerken ben bunları dinliyorum.
devamını gör...
soğuk hali daha güzel olan yemekler
lahana sarması, mantı.
devamını gör...
çocukken sahip olmak isteyip sahip olamadığınız şeyler
kesinlikle paten. o kadar çok istiyordum ki rüyalarıma giriyordu.
devamını gör...
cogito
latince'de "düşün, düşünce, düşünüyorum" manasına gelen bir kelimedir. aynı zamanda 1994 yılından beri yapı kredi yayınları tarafından çıkartılan bir dergidir. üç ayda bir çıkar ama bazen iki sayı bir arada çıktığı da olur, felsefe, kültür ve düşünce dergisidir.
(bkz: cogito ergo sum)
(bkz: cogito ergo sum)
devamını gör...
höyük
bin yıllar boyunca, sevgili insanların aynı yerlere yerleşmesiyle yapı katmanları oluşur, o yapı katmanlarının oluştuğu suni tepedir.
devamını gör...
ince belli bardak
cam bardak, 1850'li yıllarda avrupa'da başlayan sanayi devrimi sonrası gelişen cam sanayi ile ortaya çıktı. sapı, ayağı, kulpu olan avrupa formundaki çay bardaklarının bu yüzden maliyeti de fazla oluyordu. beykoz'da 1900'lü yıllarda kurulan cam fabrikasında ilk kez sapsız, ayaksız, kulpsuz cam bardak üretildi ve bugünkü ince belli çay bardağı biçimine yakın bir bardak üretilmiş oldu.
ince belli bardak, türkiye'de çay demleme ile birlikte en temel hassasiyeti oluşturuyor. en nihayetinde türkiye'de çay tavşankanı olmalı, demlemeli ve ince belli bardakta içilmelidir. bardaklar jumbo, azman, xxl gibi isimler yanında ajda diye de anılmıştır. bu ajda ismiyle ilgili söylentiler ve kafa karışıklığı mevcuttur. bir söylentiye göre ajda pekkan, paşabahçe firmasından ince bellinin daha büyüğünü üretmesini istemiş ve kendisi için beş koli bardak imal edilmiş. sonra misafirleri de bu bardağa ajda bardağı ismini layık görmüşler. diğer söylentiye göre de ajda bardak tabiri tamamen asılsızdır. paşabahçe ürettiği bu bardağa aida ismini verir ama bunu okuyan harf benzerliği, belki de görmek istediği şekilde "ajda" diye okur.
edit : hikayenin gerçeği #1095703 no'lu tanımda yazılıdır.
ince belli bardak, türkiye'de çay demleme ile birlikte en temel hassasiyeti oluşturuyor. en nihayetinde türkiye'de çay tavşankanı olmalı, demlemeli ve ince belli bardakta içilmelidir. bardaklar jumbo, azman, xxl gibi isimler yanında ajda diye de anılmıştır. bu ajda ismiyle ilgili söylentiler ve kafa karışıklığı mevcuttur. bir söylentiye göre ajda pekkan, paşabahçe firmasından ince bellinin daha büyüğünü üretmesini istemiş ve kendisi için beş koli bardak imal edilmiş. sonra misafirleri de bu bardağa ajda bardağı ismini layık görmüşler. diğer söylentiye göre de ajda bardak tabiri tamamen asılsızdır. paşabahçe ürettiği bu bardağa aida ismini verir ama bunu okuyan harf benzerliği, belki de görmek istediği şekilde "ajda" diye okur.
edit : hikayenin gerçeği #1095703 no'lu tanımda yazılıdır.
devamını gör...
20 saat kuralı
elon musk ve mark zuckerberg gibi günümüzün en önde gelen isimlerinin de kullandığı öğrenme tekniği.
ünlü yazar josh kaufman'a göre, bir konu hakkında temelinizi sağlam atmanızın sadece 20 saatte gerçekleşebileceğini iddia ediyor.
bu 20 saatlik süreci, 45 dakikalık çalışma seanslarına ayırmanız ve günlere yaymanız gerekiyor. yani bir günde 20 saat aralıksız çalışarak o konu hakkında bir temel geliştirmeniz mümkün değil.
detay.
ünlü yazar josh kaufman'a göre, bir konu hakkında temelinizi sağlam atmanızın sadece 20 saatte gerçekleşebileceğini iddia ediyor.
bu 20 saatlik süreci, 45 dakikalık çalışma seanslarına ayırmanız ve günlere yaymanız gerekiyor. yani bir günde 20 saat aralıksız çalışarak o konu hakkında bir temel geliştirmeniz mümkün değil.
detay.
devamını gör...
fareler ve insanlar
john steinbeck'in dünya klasikleri arasına giren, açıkgöz biri olan george ve saf biri olan lennie isimli iki arkadaşın hazin biten maceralarını anlatan, ılkokul 4.sınıftayken okuduğum ve uzun süre etkisinden kurtulamadığım romanıdır.
devamını gör...
hiç yapılmadığı için gurur duyulan şeyler
devamını gör...


