kavga esnasında dolu damacana fırlatan kadın
mavi gözlü siyah saçlı ise (bkz: zeyna) olabilir.
devamını gör...
laf olsun torba dolsun diye başlık açıp tanım girmek
bunaltandır. tamam kitaplar sizin olsun. kitap kaygısı güden nokta koysun, virgül koysun 800e tamamlasın. yoluna baksın. ama bir şeyler okumak, birazcık ekşi iticiliğinden uzaklaşmak isteyenlerin kalacağı bir yer olsun. çabamız da bununçün.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
yengeye elif dedin usta.
devamını gör...
türk gencinin ömrünü mahveden üç şey
hükümet, boomerlar, siyasetçiler
devamını gör...
erkeklerin eşlerinin çalışmasını istememeleri
artık bu kafa gitti tam tersine erkekler eşlerinin çalışmasını istiyor.tek başına geçinmenin zor olduğu bu günlerde bu tez'de kendiliğinden çürümüş oluyor.
devamını gör...
seks yapmanın sağlığa faydaları
1-mutlu eder: seks sırasında yüksek miktarda salgılanan ve mutluluk hormonu olarak adlandırılan endorfin sayesinde libidoda artış olur, yani diğer bir deyişle seks insanı mutlu eder. düzenli seks eşlerin mutlu olmalarını sağlamanın yanı sıra birbirlerine karşı aşk, güven ve bağlılık duygularını da artırır ve böylece ilişkide yaşanabilecek sorunların daha kolay üstesinden gelinebilir.
2- uyku sorunlarını giderir: seksten sonra salgılanan hormonlar rahatlama ve gevşemeyi sağlayarak vücudun uykuya geçişi kolaylaştırır. bu sayede de düzenli seks uyku sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.
3- stresi azaltır: modern yaşamın getirdiği streslerden kurtulmanın en iyi ve keyifli yolu sekstir. düzenli seks ile günlük koşturma ve yoğunluğunuzun üzerinizde yarattığı baskı ve stresten kurtulabilirsiniz.
4-bağışıklık sistemini güçlendirir:
iyi bir cinsel hayat, fiziksel olarak da güçlenmek anlamına geliyor. öyle ki, haftada bir ya da iki kez seks yapmak vücutta soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olan antikorlarla savaşa yardımcı oluyor.
2- uyku sorunlarını giderir: seksten sonra salgılanan hormonlar rahatlama ve gevşemeyi sağlayarak vücudun uykuya geçişi kolaylaştırır. bu sayede de düzenli seks uyku sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.
3- stresi azaltır: modern yaşamın getirdiği streslerden kurtulmanın en iyi ve keyifli yolu sekstir. düzenli seks ile günlük koşturma ve yoğunluğunuzun üzerinizde yarattığı baskı ve stresten kurtulabilirsiniz.
4-bağışıklık sistemini güçlendirir:
iyi bir cinsel hayat, fiziksel olarak da güçlenmek anlamına geliyor. öyle ki, haftada bir ya da iki kez seks yapmak vücutta soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olan antikorlarla savaşa yardımcı oluyor.
devamını gör...
tarifi olmayan duygular
hani birine çok güvenirsiniz diğer insanlara olan bütün güveniniz bile o insandan gelir ya sonra o insan sizin asla yapmaz diyeceğiniz şeyi yapar o anki hayal kırıklığının tarifi yoktur.
devamını gör...
etzel
avrupa'da tanrının kırbacı olarak bilinen hun imparatoru attila'nın almanlar'ın nibelungen destanı nda geçen ismidir. çünkü hunlar, asya bozkırlardan kalkıp tuna boylarına kadar varmışlar. germenler ile savaşmışlardı.
devamını gör...
rıfat ılgaz
üç odalı ev kiraladığım gün
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
bir kitaplığım olacak tabanı
halı döşeli
benden söz açıldım önce onların
sayısı söylenecek
bense herşeyden uzak.
kitaplarımın arasında kendimi unutacağım
evde bulunmadığım günler,
"meşgul " diyecek beni soranlara
güleryüzlü hizmetçim
başka bir gün.
en kalın kitabımı okur görünürken
bastıracak misafirlerim
en yakın dostumun bile
dalgın dalgın bakıp yüzüne
adını soracağım.
çıkarırken gözlüğümü
"nerede tanışmıştık " diyeceğim
"yabancı gelmiyor yüzünüz"
dalgınlığım onları güldürmeyecek.
sorarlarsa dünyanın gidişini
duvardaki büyük adam resimlerine bakarak
eflatun" dan satırlar okuyacağım.dize'lerinin sahibidir.
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
bir kitaplığım olacak tabanı
halı döşeli
benden söz açıldım önce onların
sayısı söylenecek
bense herşeyden uzak.
kitaplarımın arasında kendimi unutacağım
evde bulunmadığım günler,
"meşgul " diyecek beni soranlara
güleryüzlü hizmetçim
başka bir gün.
en kalın kitabımı okur görünürken
bastıracak misafirlerim
en yakın dostumun bile
dalgın dalgın bakıp yüzüne
adını soracağım.
çıkarırken gözlüğümü
"nerede tanışmıştık " diyeceğim
"yabancı gelmiyor yüzünüz"
dalgınlığım onları güldürmeyecek.
sorarlarsa dünyanın gidişini
duvardaki büyük adam resimlerine bakarak
eflatun" dan satırlar okuyacağım.dize'lerinin sahibidir.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
10.
bu son, dedi. defteri, kalemi bir kenara attı. titreyen elleri ile kağıdı aldı, bir filtre koydu önce içine, paketteki tütünü nazikçe birbirinden ayırdı, ince düz bir çizgi haline getirene dek düzeltti sonra. kağıdı itina ile rula haline getirdi.
sabah olmak üzereydi gökyüzündeki karanlık yerini hafif bir aydınlığa bırakıyordu. yavaş yavaş uyanacaktı şehir birazdan. kalabalık evlerde çatal, kaşık sesleri ile bağrışlar dolacaktı.
uzun zamandır düşünüyordu bunu. içinde bir yerde bir istek vardı ama bir türlü kabul etmiyordu. kalabalıklardan kaçıyor, kaçtığı sokakları arıyordu bir yanı da.
bir an düştü aklına. eskiden henüz bu kadar kabuk bağlamadan önceki kendinden bir an.
.....
gülüşü güzel yanındaydı. mayıs ayının tatlı sıcaklığı arada bir esen bir rüzgarla birleşip serin bir his bırakıyordu insanın teninde.
- duyuyor musun? evlerden dolup taşan sesleri. dinle. bak, bak şu karşıdaki eve. minik çocuk birazdan kıyameti koparacak. muhtemelen annesinden yemek öncesi bir çikolata istiyor. kadın dönüp içeriye yolluyor. o tekrar geliyor. sabrı az kaldı, hissediyorum birazdan velveleye verecek ortalığı.
aynı anda bir çığlık ve bağıran çocuk sesi doluyor sokağa.
- nasıl anladın?
- çünkü ilk öğrendiğimiz şey bu. dikkat çekmek istiyorsak sesimiz daha gür çıkmalı.
gülüyor sonra.
-felsefe yapmıyorum ya takılıyorum sana. hemen her oturuşumuzda kadın bu saatlerde yemek hazırlıyor. acele ile bir şeyler yaparken arkasında beliren çocuğu oyalıyor. en sonunda yaramaz koyveriyor çığlığı.
- ben hiç bağırmazdım biliyor musun? hatta çoğu zaman istemezdim bile. ne verirlerse o. olmayınca en fazla küser, otururdum bir kenarda.
uzanıyor. öpüyor yanağımdan sonra.
- biliyorum. sen istersin ama istemeyi bile hak görmezsin kendine. hayat ne sunduysa, o. tutup alsan başkasının gibi gelir. bir yanın ister ama beklersin. bak gördüm, geldim. sen konuşmadın ama ben bildim.
.....
bilmişti. yaralarımı da görmüştü. sarmıştı minik ellerinle. evin sesi olmuştu. kahkahaları çınlatmıştı her bir köşeyi. boktan hayatımın rengi olmuştu. her rengi. bir yanı başıbozuktu, kolay öfkelenir küfürleri savururdu ortalığa. bir yanı merhametliydi, sarıp sarmalardı acıyanları. bir yanı şehvetliydi, yakardı. çoktu. çok fazla hissediyordu onunla.
şimdi hissetmiyordu...
....
yazdıklarını okudu. kağıdın üzerine kocaman bir çizik attı. yine olmadı, dedi. mutlu hissetmiyorsan mutlu yazamıyorsun. hüznü hissetmiyorsan acıyı da veremiyorsun. yaşamıyorsan öykü de anlatamıyorsun.
bu son, dedi. defteri, kalemi bir kenara attı. titreyen elleri ile kağıdı aldı, bir filtre koydu önce içine, paketteki tütünü nazikçe birbirinden ayırdı, ince düz bir çizgi haline getirene dek düzeltti sonra. kağıdı itina ile rula haline getirdi.
sabah olmak üzereydi gökyüzündeki karanlık yerini hafif bir aydınlığa bırakıyordu. yavaş yavaş uyanacaktı şehir birazdan. kalabalık evlerde çatal, kaşık sesleri ile bağrışlar dolacaktı.
uzun zamandır düşünüyordu bunu. içinde bir yerde bir istek vardı ama bir türlü kabul etmiyordu. kalabalıklardan kaçıyor, kaçtığı sokakları arıyordu bir yanı da.
bir an düştü aklına. eskiden henüz bu kadar kabuk bağlamadan önceki kendinden bir an.
.....
gülüşü güzel yanındaydı. mayıs ayının tatlı sıcaklığı arada bir esen bir rüzgarla birleşip serin bir his bırakıyordu insanın teninde.
- duyuyor musun? evlerden dolup taşan sesleri. dinle. bak, bak şu karşıdaki eve. minik çocuk birazdan kıyameti koparacak. muhtemelen annesinden yemek öncesi bir çikolata istiyor. kadın dönüp içeriye yolluyor. o tekrar geliyor. sabrı az kaldı, hissediyorum birazdan velveleye verecek ortalığı.
aynı anda bir çığlık ve bağıran çocuk sesi doluyor sokağa.
- nasıl anladın?
- çünkü ilk öğrendiğimiz şey bu. dikkat çekmek istiyorsak sesimiz daha gür çıkmalı.
gülüyor sonra.
-felsefe yapmıyorum ya takılıyorum sana. hemen her oturuşumuzda kadın bu saatlerde yemek hazırlıyor. acele ile bir şeyler yaparken arkasında beliren çocuğu oyalıyor. en sonunda yaramaz koyveriyor çığlığı.
- ben hiç bağırmazdım biliyor musun? hatta çoğu zaman istemezdim bile. ne verirlerse o. olmayınca en fazla küser, otururdum bir kenarda.
uzanıyor. öpüyor yanağımdan sonra.
- biliyorum. sen istersin ama istemeyi bile hak görmezsin kendine. hayat ne sunduysa, o. tutup alsan başkasının gibi gelir. bir yanın ister ama beklersin. bak gördüm, geldim. sen konuşmadın ama ben bildim.
.....
bilmişti. yaralarımı da görmüştü. sarmıştı minik ellerinle. evin sesi olmuştu. kahkahaları çınlatmıştı her bir köşeyi. boktan hayatımın rengi olmuştu. her rengi. bir yanı başıbozuktu, kolay öfkelenir küfürleri savururdu ortalığa. bir yanı merhametliydi, sarıp sarmalardı acıyanları. bir yanı şehvetliydi, yakardı. çoktu. çok fazla hissediyordu onunla.
şimdi hissetmiyordu...
....
yazdıklarını okudu. kağıdın üzerine kocaman bir çizik attı. yine olmadı, dedi. mutlu hissetmiyorsan mutlu yazamıyorsun. hüznü hissetmiyorsan acıyı da veremiyorsun. yaşamıyorsan öykü de anlatamıyorsun.
devamını gör...
asansörde bir erkek varsa binmeyen kadın
ben artık kadın varsa da binmiyorum. malum korona devrindeyiz...
kendimi seviyor ve onaylıyorum...canım kendim.
kendimi seviyor ve onaylıyorum...canım kendim.
devamını gör...
kalp ritmini hızlandıran şeyler
- kitapçıdaki akşap kokusu
- banyoda ki beyaz sabun kokusu
- yazın duyulan ilaçlama arabası motor sesi
- film gibi izkerken (fonda gülpembe) kapı açılınca birinin gelmesi
- alamancı akrabaların çikolata getirmesi
- mario ile prensesi kurtarmak
- snake oynarken kendi kuyruğuma çarpmak.
- fifa 2005 oynarken orta sahadan gol atmak.
- ışıklı ayakkabılarımın pilinin bitmesi.
dipçe. senelerdir kalbim hızlanmıyor demek ki.
- banyoda ki beyaz sabun kokusu
- yazın duyulan ilaçlama arabası motor sesi
- film gibi izkerken (fonda gülpembe) kapı açılınca birinin gelmesi
- alamancı akrabaların çikolata getirmesi
- mario ile prensesi kurtarmak
- snake oynarken kendi kuyruğuma çarpmak.
- fifa 2005 oynarken orta sahadan gol atmak.
- ışıklı ayakkabılarımın pilinin bitmesi.
dipçe. senelerdir kalbim hızlanmıyor demek ki.
devamını gör...
ukde doldurmak
yeni sözlük eğlencem. kokpitten açıyorum ukte kısmını, bakıyorum başlıklara. varsa güzel bir şeyler, yazıyorum.
devamını gör...
erkekler neye aşık olur sorunsalı
devamını gör...
dooku's lightsaber
star wars evreninin en önemli karakterlerinden biri olan darth tyranus veya bilinen ismiyle kont dooku'nun kendisi ile özdeşleşmiş kabzası kavisli ışın kılıcı. ışın kılıcının kabzasının kavisli olması aslında hem karakterin kendisi hem de karakteri oynayan oyuncu christopher lee ile ilgili.
bu alışılmadık kılıcın kullanımı eski bir jedi tekniğine dayanıyor. kont dooku yedi jedi tekniğinden ikincisi olan form ii: makashi'nin ustalarından biridir. bu teknik daha düello odaklı, fiziksel güçten ziyade zamanlama, zeka ve çeviklik üzerine bir teknik bundan ötürü dooku tekniği tam anlamı ile kullanabilmek için ve kabzanın eline tamamen oturabilmesi için kavisli bir kabza kullanıyor. kılıcın tasarımı yüksek ihtimalle eskrim'de kullanılan italyan floresinden etkilenmiş. bu noktada işler christopher lee ile bağlanıyor aslında. lee oldukça iyi bir kılıç ustası olmanın yanında aynı zamanda şampiyon bir eskrimci. önceki hikayelere bağlansa bile kont dooku'nun silahı onu oynayan oyuncuya göre de şekillenmiş durumda yani. bu kılıç tipinin özel bir ismi de var aynı zamanda; lightfoil. ne kadar ağıza alınmayacak laflar edilesi bir karakter olsa bile kılıcı tutan elin güçlü olmasındansa o kılıcı nasıl kullanacağına karar veren beynini daha ön planda tutması ve kılıcını bile buna göre şekillendirmesi ile muhtemelen tarihin gördüğü en klas sith lordlarından biri kendisidir.
zaman zaman nadir de olsa farklı lightsaber tipleri görüyoruz ama artık kılıçların zamanı değil. ateşli silahların yaygınlaşmasıyla nasıl samuraylar dağılıp gittiyse - gerçi onlar da zaman zaman kullanmışlar siz last samurai filmine aldanmayın- star wars evrenindeki bu kılıçlar da artık teknoloji ile başa çıkamıyor. yine de düellocu ruhunu kaybetmeyip kont dooku izleyenlere görsel şölen yaşatmıştır.
bu alışılmadık kılıcın kullanımı eski bir jedi tekniğine dayanıyor. kont dooku yedi jedi tekniğinden ikincisi olan form ii: makashi'nin ustalarından biridir. bu teknik daha düello odaklı, fiziksel güçten ziyade zamanlama, zeka ve çeviklik üzerine bir teknik bundan ötürü dooku tekniği tam anlamı ile kullanabilmek için ve kabzanın eline tamamen oturabilmesi için kavisli bir kabza kullanıyor. kılıcın tasarımı yüksek ihtimalle eskrim'de kullanılan italyan floresinden etkilenmiş. bu noktada işler christopher lee ile bağlanıyor aslında. lee oldukça iyi bir kılıç ustası olmanın yanında aynı zamanda şampiyon bir eskrimci. önceki hikayelere bağlansa bile kont dooku'nun silahı onu oynayan oyuncuya göre de şekillenmiş durumda yani. bu kılıç tipinin özel bir ismi de var aynı zamanda; lightfoil. ne kadar ağıza alınmayacak laflar edilesi bir karakter olsa bile kılıcı tutan elin güçlü olmasındansa o kılıcı nasıl kullanacağına karar veren beynini daha ön planda tutması ve kılıcını bile buna göre şekillendirmesi ile muhtemelen tarihin gördüğü en klas sith lordlarından biri kendisidir.
zaman zaman nadir de olsa farklı lightsaber tipleri görüyoruz ama artık kılıçların zamanı değil. ateşli silahların yaygınlaşmasıyla nasıl samuraylar dağılıp gittiyse - gerçi onlar da zaman zaman kullanmışlar siz last samurai filmine aldanmayın- star wars evrenindeki bu kılıçlar da artık teknoloji ile başa çıkamıyor. yine de düellocu ruhunu kaybetmeyip kont dooku izleyenlere görsel şölen yaşatmıştır.
devamını gör...
kelimeler
bazı kelimeler ve anlamları:
tufeyli: başkasının sırtından geçinen, asalak yaşayan kimse.
nefha: güzel koku.
istiskal: hoşlanmadığını, rahatsız olduğunu soğuk davranarak belli etmeye ya da birini yük olarak görüp kovar gibi davranmaya denir.
filhakika: gerçekten, doğrusu, hakikaten.
vaveylâ: çığlık. çaresizce bağırmak ve pişmanlık içinde haykırmak. feryat, figan.
sümmettedarik: son dakikada düşünülürek yapılan.
dilhûn: içi kan ağlayan. büyük bir üzüntü içinde olan.
teçhil: bir kimsenin bilgisizliğini ortaya koyma, yüzüne karşı söyleme.
âlicenap: yüce gönüllü, mert.
cefâpîşe: üzmeyi huy edinmiş, cefa eden, aşığını üzen sevgili.
tufeyli: başkasının sırtından geçinen, asalak yaşayan kimse.
nefha: güzel koku.
istiskal: hoşlanmadığını, rahatsız olduğunu soğuk davranarak belli etmeye ya da birini yük olarak görüp kovar gibi davranmaya denir.
filhakika: gerçekten, doğrusu, hakikaten.
vaveylâ: çığlık. çaresizce bağırmak ve pişmanlık içinde haykırmak. feryat, figan.
sümmettedarik: son dakikada düşünülürek yapılan.
dilhûn: içi kan ağlayan. büyük bir üzüntü içinde olan.
teçhil: bir kimsenin bilgisizliğini ortaya koyma, yüzüne karşı söyleme.
âlicenap: yüce gönüllü, mert.
cefâpîşe: üzmeyi huy edinmiş, cefa eden, aşığını üzen sevgili.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
girizimin bendeki özel yeri, bengaripsengüzeldünyaumutluya ve programina olan sevgim, kafa sözlük ekibine katılma isteğim ve orkide sevdam bakidir arkadaşlar. herkes bir gün orkide edinecek.
gerçekten çok keyifli bir program oluyor ve bunlar hepinizin sayesinde (ama ismi uzun yazarımız en önemli faktör). hepinzii tek tek kucaklıyorum.
gerçekten çok keyifli bir program oluyor ve bunlar hepinizin sayesinde (ama ismi uzun yazarımız en önemli faktör). hepinzii tek tek kucaklıyorum.
devamını gör...
8 şubat 2021 alaattin çakıcı'nın boğaziçi tweet'i
ne olur ne olmaz diye bütün -de'leri, - da'ları ayrı yazmak.
bu kim ki ulusa seslenir gibi kamuoyuna açıklama yapıyor*.
tanrım neden ya? gerçekten neden onca dönem, onca lokasyon, onca seçenek arasından tam olarak burası!? nasıl bir sınanmaktır yahu..
bu kim ki ulusa seslenir gibi kamuoyuna açıklama yapıyor*.
tanrım neden ya? gerçekten neden onca dönem, onca lokasyon, onca seçenek arasından tam olarak burası!? nasıl bir sınanmaktır yahu..
devamını gör...
babun
habeş maymunu adıyla bilinen iri bir maymun cinsi. köpeklere benzeyen burunları ile bazı kaynaklarda köpeksi maymun ismini de almıştır. aile bağları çok gelişmiş olup, dişiler yavrularını hiç bırakmazlar. sürüler halinde dolaşan bu maymunlar etçildirler.
devamını gör...
