gözler hariç yıldız tilbe

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yoldaş benjamin franklin bey, hepsinden birer adet rica edeceğim.
puanlara gelecek olursak, 12 taksit yaparsak ilk taksidi peşin öderim. e malum ekonomimiz ortada öyle 20000 puan kolay kazanılmıyor bu devirde, bunun renkli mahlası, kişisel iletisi var daha ohooo.*
devamını gör...

beyhude.
devamını gör...

rasim ozan kütahyalı tarafından mario gomez'e armağan edilen ve ahmet çakar'ı ağlatan şarkıdır.
devamını gör...

mutlu olduğunuz şeyi yaparken kafanızda başka konulara yer bırakmayın.
mesela sigara içerken akciğerlerinize verdiği zararı düşünmeyin,bitirince düşünürsünüz.
sigara içmeyin.
devamını gör...

hamileliği ilerlemiş, doğumu yakın kadınlar için mecazen kullanılan bir söz.
devamını gör...

doğrusu

(bkz: bekara karı boşamak kolay)
devamını gör...

çevrenizde en az birisi için "hastalık hastası bu" dediğiniz olmuştur ancak burada bahsedilen sendroma sahip kişiler hastalık hastası tiplerden ziyade düşünceyi eyleme dökmüş versiyonlardır. açıkçası kafalarından tam olarak ne geçtiğini anlamamız pek mümkün değildir. kendilerini genellikle çok iyi çalışmış oldukları bir hastalıkla özdeşleştirebilirler hekim karşısında da rollerini çok iyi oynayabilmektedirler. biraz mevsimlik mahkumların davranışlarına benzetebiliriz tavırlarını. mevsimsel mahkumlar örnek verecek olursak kış mevsimini ceza evinde geçirmek için 4 5 aylık ceza alabileceği suçları işlerler ve emin olun benim diyen hukukçudan daha iyi bilirler yatarlarını* ancak farklı olan kısmı mevsimlik mahkumlar bu davranışlardan kendilerine belirli faydaları sağlamayı amaçlarken bu sendroma sahip kişilerin elde ettiği en küçük fayda bulunmamaktadır. defalarca gereksiz operasyon geçireninden, hekimi ikna için kendisini yaralayanına kadarı vardır. bildiğim kadarıyla tanı alıp uygun tedavi ile iyileşmiş olgu bulunmamaktadır zira uygun tedavisini nasıl yapabiliriz bunu bilmemekteyiz. yani oturt karşına telkinde bulun diyeceğim demesine de senin yanından ayrılıp bir başka yerden sağlık hizmeti alacağım diye anında transfer edebilir kendini.

edit : kış demek ay demek değildi, mevsimdi.
devamını gör...

yeşil.
devamını gör...

fatura kesim tarihinin son altı saatinde mobil veriyi kullanmak.
devamını gör...

çok çok sevdiğim kitap. bir oturuşta okunacak kadar da akıcı. şeytan heathcliff ile ondan geri kalmayan catherine'yi anlatmış bronte. nelly karakterini gözümde canlandırdığımda kendimi gülmekten alamıyorum çok hoş bir karakter. editleyerek şunu yazmak istiyorum ünlü bir eleştirmenin karakter analizini okudum dün, kitabın en kötü karakterinin nelly olduğunu yazmış. aslında çoğu olay nelly'nin verdiği kararlarla şekillenmiş. üşenmedim tekrar kitabı kabaca okudum gerçekten de nelly yüzünden o kadar çok şey olduğunu gördüm ki , zaten çoğu olayın içinde hep vardı. ama yine de kitabın en kötüsü diyemem cathy de hc de yeterince kötüydüler.

--! spoiler !--

heathcliff gerçekten kötü bir insan. şartlar falan etkilemiş evet ama içi kötü şeytanin ta kendisi.
catherine'e heathcliff'in de dediği gibi kendi etti kendi buldu. edgar linton ile mutlu olamayacaksan ne diye evlendin ? hem heathcliffi hem lintonu üzdü. linton hc gibi kaçık bir tutkuyla sevmedi ama sakince sevdi güzel sevdi. o yüzden onu çok sevdim çok da üzüldüm.
yine de hc ne kadar iğrenç bir herif olursa olsun -ki asla sempati duymadım adama şeytanın teki çünkü- aşkı yüzünden çektikleri için hem ona hem de catherine'ye üzüldüm.
sonunda hayaletlerinin birlikte dolaştığına da inandım. hep de inanacağım.
bu arada bir ara ısabella çıkıp edgar ile cathy'nin portresini öpmüştü o kısım da çok hoştu.
hc'nin cathy'nin mezarının yan tahtasını çıkarıp onun zerreleriyle birleşmek istemesine çok duygulandım.
ve en son küçük cathy ve heraton'un sonunda mutlu olmasına da çok memnun olmuştum.


--! spoiler !--
devamını gör...

ya ben kasiyer olmak istiyordum. küçükken, pos cihazından kart çekme hareketi aşırı havalı geliyordu bana. bir de önlerindeki barkod okutucudan "biiip, biiip" diye geçirirlerdi ya o ürünleri, umarsızca bırakırlardı hani yandaki bölmeye.. *
devamını gör...

hiç katılmadığım önerme.
ya da ben bir istisnayım diyomuşum.*
şaka bir yana, 3 kız kardeşiz aramızda az yaş farkı var. her birimiz farklı tondayız. en büyük benim.
kimi benim güzel olduğumu söylüyor, kimi ortancanın, kimi en küçüğün.
bizi en çok kıskanan da gelinimiz.
3 güzel görümceye nasip olmak, her gelinin bahşedebileceği bir durum değil.*
kizlar ne diyordum, mutlu olun güzel hissedin.
devamını gör...

21 (ya da 23) şubat 1830 tarihinde ilk kez perdelenmiş victor hugo oynu.

oynanacağı oda hugo'nun hem hayranları hem de düşmanları tarafından dolu imiş o gün. klasikler denen ve hugo'yu sevmeyen grup; onun cromwell oynunda da belirttiği şekilde tiyatroya getirdiği yeni kuralları reddetmekteydi. jean racine zamanlarının en önemli kuralı zaman-yer-hareket birliği yıkılmış ve yerini hayal gücüne, duyguya, hürriyete bırakmıştı.

birbirlerini dikkatle takip eden, izleyen, süzen seyirciler karşısındaki kişinin yeni akımı destekleyen biri mi yoksa ona karşı çıkan biri mi olduğunu anlamaya çalışıyormuş. perde açıldıktan sonra ilk anda alanı dolduran ''aaa!'' haykırışı adeta sahnenin barok dekoruna karşı hissedilen duygusunu ifade ediyordu.

ilk sahneler iki taraf için de olaysız ve sakin geçti. klasik tutumcuların bazı sahnelere gülmesi ve romantiklerin bunları susturmaya çalışmaları duyuluyordu sadece.

fakat beşinci perde... don ruy gomez de silva borusuna üfleyince klasiklerden sesler yükselmeye başladı. sahnenin saçmalığından, verdikleri paradan yakınan klasiklere, romantikler karşılık verdi. ağız tartışmaları yerini ev kavgalarına bıraktı ve olaylar gazete sayfalarına yansıyarak devam etti.
devamını gör...

bibliyofil unvanını baş üstünde layıkıyla taşıyan, kendi adıma burada bulunmasından çok mutlu olduğum biricik yazarımız. kendisine madalya takmaktan kollarım ağrısa da birbirinden güzel ve doyurucu tanımlarıyla sonuna kadar hak eden son madalya bükücüsü. kendisine seçtiği mahlas da pek bi hoş. çoğu zaman insanlığımızı unutmuş bizlere tekrar hatırlatıyor ve insan olmaya davet ediyor. adeta "insan olmak zor ama insan kalabilmek daha da zor" diyor. kitaplarla iyi kötü aranız varsa uğramanız gereken profillerin başında gelse de kitap harici girdiği analizleri ile de ufuk açıyor. e bize de "kitap okuyan insan bir başka oluyor" demek kalıyor haliyle. burada hep var olmasını ve girdiği birbirinden güzel tanımlarıyla bizleri aydınlatmaya devam etmesini temenni ediyorum.
devamını gör...

deniz, kum, güneş.
devamını gör...

sebepsizce imza denemeleri yapıyorum
devamını gör...

sıkışmışlık.
devamını gör...

canım çay istedi yerine, çaysadım diyerek kullandığımız kelime. bazen çaysıradım da diyorlar. anneannemlerden duyarak öğrendim ben de. yöresel bir fiil sanırım.


sa eski türkçe’de istemek anlamına gelmektedir. çaysamak da bu bağlamda çay istemek anlamına gelmektedir. aynı susamak filindeki gibi. oradan türetilmiştir.
devamını gör...

gustav klimt-öpücük 1908.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim