allah başka dert vermesin. dertlerimi yarıştıralım ne yapalım.
devamını gör...

küfür eden erkekten farkı yoktur. küfür eden erkeği itici görüyorsanız kadını da o şekilde görebilirsiniz sorun olmaz.
devamını gör...

doğru insan diye bir şey yoktur, biraz yakından bakınca herkes biraz sorunludur.

alain de botton
devamını gör...

zeynep & ozan.

1k1e.
devamını gör...

a rh +
bursadayım.
kan vermeye. uygunum.
lazım olursa bir turuncu.
devamını gör...

ortak bir edebi bakışımız olan, keyifli okunası, beğenilesi tanımlar giren, benim jenerasyondan olan yazar.
jenerasyon başka.
devamını gör...

bir fotoğrafa aşık olan kahramanımız gerçekle hayal dünyası arasında bocalıyor ve aşkın kederinden kaçmaya çalışıyor.

zaman zaman hak verdiğim zaman zaman da yadırgadığım çok karakteristik bir yapım.
mücadele de var kabulleniş de. siyah-beyaz bir aşk hikayesi.
devamını gör...

olay avustralya'da geçtiği için baba değil istismarcı tutuklanmış.
devamını gör...

tarikatlara laf etse bir çocuğun ölümünü siyaset malzemesi yapıyor algısı yapacak başta cb. olmak üzere onlarca insan olduğu için, gayet makul bir açıklama yapmış.
ayrıca o tarikatlara laf edecek, denetleyecek kişi kendisi değil. siz alışmışsınız işi olmadığı halde her duruma burnunu sokan siyasetçilere bu tabi garip gelir size.
devamını gör...

"beni de bir günlüğüne seçin, kalan 363 gün istediğiniz kişiyi seçebilirsiniz" diyerekten desteklediğim kampanya.

ama beni de seçeceksiniz, söz mü?
devamını gör...

birçok yazarın, sözlüğü kendi istediği hale sokmak istemesi sonucunda, modların birçok yazarı memnun edememesi durumu.

sayın birçok yazar, sana göre doğru olan başkasına göre doğru olmayabilir. neden senin istediğin olsun ki? o zaman benim istediğim olsun.
(bkz: modlar göreve) benim istediklerimi yapacaksınız.
öyle büyük bir şey de istemiyorum ha.
isteğim: ana rek turuncu yerine mor olsun.
hadi bi el atın.
devamını gör...

öncelikle sanal kimliğin tanımı ile başlayalım:
sanal kimlik, yaşanılan değil yaşanılması hayal edilen kimliktir. ayrıca baudrillard sanal kimliği "var olan benlik değil olumlu bilgilerin aktarıldığı kimlik" olarak tanımlamıştır.

benim bahsedeceğim konu ise sanal kimliklerin tehlikeleri ve anonim platformlar(kafa sözlük gibi) üzerinde sanal kimliklerin sahiplerinin üzerinde oluşturduğu tehlikeler.

hepimiz zaman zaman facebook, instagram gibi sosyal ağlarda "-mış gibi" davranan insanlar görüyoruz. çok eğleniyormuş gibi davranan, çok duyarlı gibi davranan, çok duygusal gibi davranan diye uzar gider bu liste. genelde şahısları tanıdığımız için bu tip şeyler var olan ve bilinen kimlik üzerine küçük dokunuşlar olarak kalıyor.

anonim platrfomlarda ise durum tamamen farklı. bir avatar ve isim seçmeyle başlayan süreç tamamen yeni bir kimlik yaratma üzerine kurulu. bu yüzden kimsenin de bizi tanımadığı bir ortam düşünürsek tamamen sıfırdan bir kimlik oluşturmak neredeyse mümkün. bu noktadan sonra genelde hayal edilen ya da var olan ama parlatılmış/ekleme yapılmış kimlikler/özellikler meydana çıkıyor.

kimi zaman bir troll, kimi zaman bir şair, kimi zaman bir bilge, kimi zaman bir aşk insanı, kimi zaman bir seks makinesi, kimi zaman da bir nezaket abidesi görüyoruz. gerçekte ne oldukları ile ilgili ise hiçbir fikrimiz yok. işte sorun tam olarak bu noktada başlıyor. sanal kimliklerin başka insanlardan ziyade kimliğin sahibi üzerine etkileri ise artık bilim insanlarının üzerine epey çalıştığı bir konu.

sanal kimlik sahipleri (belki biraz da pandemi etkisiyle) sanal kimlik - gerçek kimlik çatışması yaşıyorlar. hayal ettikleri/kurguladıkları karaktere bürünürken bazen işin ayarı kaçıyor ve tehlike sinyalleri çalmaya başlıyor. sanal kimliklerinde ego gerçek kimliklerinden daha kırılgan oluyor. çünkü platformda gördükleri saygıyı, sevgiyi ve diğer pozitif şeyleri gerçek kimlikleri değil sanal kimlikleri topluyor. gerçek benliklerini gizleyerek oluşturdukları bu kimlikler bazı duygular için tam bir beslenme noktası oluşturuyor. ihtiyaç duyduğu beslenmeyi oluşturdukları bu kimlikler en kırılgan noktaları haline geliyor. çünkü neredeyse tüm duygusal beslenme yaratılan kimlik üzerinden gideriliyor.

şimdi isim vermeye gerek yok ama birkaç örnek vermekte fayda var. mesela uçurulan bir yazar var çoğu kişinin tanıdığı. nickaltına yazılan ironik bir entry'e bile tahammülü olmadığı açıklanmıştı. yani onlarca entry içinde bir tane ironi içeren entry nelere sebep oldu? işte tam olarak bahsettiğim kırılganlık bu. çünkü o kimlik ve onu tanımlayan unsurlar(birisi de nickaltı bu platform özelinde) mükemmel olmalı. en ufak bir çiziğe ya da toz zerresine bile tahammül yok. çünkü epey mesai harcanarak oluşturulan bu kimlik bir beslenme merkezi haline gelmiş.

yakın zamanda skandala imza atmış eski bir yazarla yukarıda bahsettiğim yazarın nickaltlarına bakarsanız sayfalarca övgü görürsünüz. tam bir besleme ve beslenme düzeni. aslında bir yaşam döngüsü var. karşılıklı olarak birbirini besleyen sanal kimlikler ve giderilen duygusal ihtiyaçlar.

kendi adıma son sözü bir tavsiye vererek bitireyim. sanırım hepimiz için en sağlıklısı sanal kimliklerimizi gerçek kimliğimize en yakın durumda oluşturmak.

ek olarak yakın zamanda yapılmış güzel bir çalışmayı linkliyorum:
buradan
devamını gör...

2008 yılında murat şeker tarafından çekilen ve senaryosu murat dişli tarafından yazılmış olan filmdir. filmin başrollerine sarp apak, gürgen öz ve tuba ünsal oynamaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
senaryo orijinal olmaktan çok ama çok uzaktır. onyıllardan beri türk sinemasında defalarca çekilen some like it hot uyarlamalarından sadece bir tanesidir.

çok da yetenekli olmayan iki vasat aktörün ne hikmetse başı mafya ile belaya girer. çünkü ortalamanın altındaki bütün türk komedi filmlerinde insanların başı mafya ile belaya girmek zorundadır.

bu iki vasat aktör yapılabilecek en iyi şeyi yapar ve elbette ki her mantıklı insanın düşünebileceği kamuflaj yöntemini düşünüp kadın kılığına girerler. böylelikle mafyadan saklanmış olurlar ama başları başka türlü belalara girer.

tabii ki kadın kılığına girmiş olan bu gençlerin bu haldeyken aşık olmaları da kaçınılmazdır. ve bu durumda içinden çıkılmaz başka durumlara neden olacaktır.

filmde beni gerçekten güldüren iki bölüm vardı yine de. bunlardan biri ikilinin kadın olmak için ağda yapmak zorunda kaldıkları sahneydi ki bu sahne aktörler gerçekten ağda yaparken çekildiği için çok gerçekçi ve aktörlerin çektikleri acı ve verdikleri tepkiler gerçek olduğu için de ziyadesiyle komikti.

ikincisi ise daha önce tanım olarak da yazdığım çölde su arasam ütü bulurum sözünün sarp apak tarafından kullanıldığı sahnedir. geri kalan her şey ise sulu komedi.

eğer bolca zamanınız varsa ve izleyecek daha iyi bir şeyiniz yoksa bir göz atabilirsiniz.
devamını gör...

malesef öyleyim. malesef diyorum çünki bu normal algılanmıyor. ne buluyorsun dediklerinde beyin diyemiyorum vampir gibi oluyorum.
devamını gör...

gerçekten kitap okuyanlar kitap okuduklarını pek belli etmezler (konuşma, kelime haznesi vs hariç) ama arada 1 -2 kitap okuyan insan sürekli kitap okuduğundan bahseder.
devamını gör...

kadın düşmanı.
kendisini bir halt sanan kafa sözlükte tanıdığım "en boş" yazar.

bir imza kampanyası düzenleyip uçurma taraftarıyım.
devamını gör...

metrobüste oturmak. köprüden geçerken hele insan şöyle bir denize bakar ve fakirliğini elbette unutur.
devamını gör...

kısımın doğum günüsü pastasııı.
devamını gör...

hala nickaltına yazmamış olduğumu fark ettiğimde şaşırdığım yazar. başlıkların altında konuyla alakalı olarak iliştirdiği karikatürleri gördüğümde adeta günüm güzelleşiyor. gartic etkinliğinde sergilemiş olduğu resim yeteneğini de yok sayamayız. çok sevdiğim bir yazardır kendisi. umarım neşesi daim olur.*
devamını gör...

cemal süreya şiiridir.

...
"iktidarın baskılarından bunalan gençlik, 5 mayıs’ta bir protesto gösterisi yapmayı kararlaştırır. eylemin parolası “555k”, kulaktan kulağa fısıldanarak yaygınlaştırılır. parola, “5’inci ayın 5’inci günü saat 5’te kızılay’da” demektir. o gün çok büyük bir gösteri gerçekleşir.

başbakan adnan menderes, öfkeli kalabalığın elinden güçlükle kurtarılır ve bir gazetecinin otomobiline bindirilerek alandan kaçırılır…

cemal süreya, yedek subay olarak içinde yer aldığı bu olayın şiirini yazar ve papirüs dergisinin ilk sayısında “555k” adıyla yayımlar:"


şimdi bursa’da ipek çeken kızlar
bir karasevda halinde söylemektedir:
görmeğe alıştığımız nice yazlar
kimleri alıp götürdüler ama kimleri
karanfil bıyıklı genç teğmenleri
ak saçlı profesörleri, öğrencileri
adları şuramıza işlemektedir
ah dayanmaz dayanmaz bakmaya gözler
bir karasevda halinde söylemektedir
şimdi bursa’da ipek çeken kızlar

şimdi erzurum’da çift sürenlerin
geçit vermez kaşlarının altında
derindir, ıssızdır, korkunçtur gözleri
sabanın demiri girdikçe toprağa
hınçlarını gömmektedir içine yerin.
çünkü millet hayınları ankaralarda
çünkü izmirlerde, çünkü istanbullarda
çünkü başka yerlerinde memleketin
kanına girdiler masum gençlerin
işte onun için karanlıktır gözleri
şimdi erzurum’da çift sürenlerin.

şimdi saat sekizdir başlar gecemiz
gündüzü kısalttılar geceyi uzattılar
şimdi acının ve hüznün göklerinde
umudun yıldızı sarı yıldız mavi yıldız
uykumuzun bir ucunda bombalar
bir ucunda hürriyet inancı sabaha kadar
ingiliz usulü piyade tüfekleriyle
insanca yaşamanın onuru arasında
milletcek bir gidip bir geliyoruz
şimdi saat sekizdir başlar gecemiz

şimdi ay doğar bulutlar arasından
kavat derebeyleri yüreksiz bolu beyleri
hırsızlar, yüzde oncular, kumar erleri
cebren ve hile ile haklarımızı alan
zulmü ve alçaklığı yöneten murdar üçgen
biliyor musunuz bir orman gelişiyor şimdi
türküleri duyuyor musunuz nice derin
yakılmış çoban ateşleriyle dağlarda
karanlığı tutuşturup bir köşesinden
geceyi gündüze çevirenlerin

biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
anamız çay demliyor ya güzel günlere
sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
bu, böyle gidecek demek değil bu işler
biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz.
(papirüs, ağustos 1960)


kaynak

eniyisipencere ukdesi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim