dünyanın da ayıbı sayılan, en utanç verici olaylardan biri de sahilde yüz üstü yatarak hayatını kaybetmiş aylan bebektir. o günden sonra bir daha dünyanın eskisi gibi olmayacağını düşündüm artık.
devamını gör...

maddi kanıt yok mu? diğer peygamberlerden ziyade, son peygamber muhammed'in bizans'a, sasani imparatorluğu'na ve iskenderiye patrikhanesi'ne gönderdiği mektuplar yaşadığının kanıtıdır. gönderilen mektuplar hitap kısmı hariç birbirlerinin aynısıdır. hatta bu mektuplara cevaplar da vardır. ortada devletler arası bir yazışma, arşiv ve dolayısıyla bir tarih mevcuttur.
ayrıca, iran, mısır ve suriye, halife ömer zamanında fethedildiğinde, bu fetihlerin peygamber muhammed tarafından müjdelendiğini belirtmiştir. demek ki bu insan yaşamış. ki ona referanslar yapılmış. ayrıca bu insanın gömüldüğü yer belli.

bu kadar büyük bir iddia ortaya atmadan önce biraz düşünmek gerekmez mi?

edit: başlığı açan arkadaş benden dolaylı da olsa bahsetmiş :)) yalnız mektuplar işin en basitiydi. konuyla ilgili başka tarihi kaynaklar okumak isteyenler için, şu adamı araştırmalarını öneririm: (bkz: thomas the presbyter). suriye ortodoks kilisesinin papazıdır kendileri.
devamını gör...

çizim yarışmamız sonuçlandı!
bu haftanın kazananı içimdekibalina oldu, tebrikler!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel "bu resim (ve okulun sergisine verdiğim diğer resimler için) resim öğretmenimle tartışmıştım (sert bir tartışmaydı). burada kavgayı uzun uzun anlatmayacağım ama başka bir resim öğretmenimden öğrendiğime göre bu resmi okul rehberlikçilerinden biri (adını hatırlamıyorum ama kim olduğunu tahmin edebiliyorum az çok) beğendiği için almak istemiş. bende resim öğretmenine (çok iyi hatırlıyorum) "keşke bana sorsaydınız, ben zaten verirdim. keşke haberim olsaydı" demiştim.
hoca resmi rehberlikçilerden biri aldığını söyleyince nasıl rahatladığımı size anlatamam. çünkü diğer ihtimaller:
a resimlerin parçalanması, ki bazı resimlerim parçalanmıştı (ilk başta yazdığım tartışmanın asıl nedeni).
b kaybolması
durum böyle olunca insan resmin bir başkasında olmasını istiyor tabi.
acaba hoca bu resmi ne yaptı? duvarına mı astı? hala asılı mı? yoksa resim zaman içinde ortadan kayıp mı oldu? vs. bu gibi sorular aklıma geliyor bu resme baktıkça.
fotoğrafın çekildiği tarih 19/05/2015, bu resmi çizmeyi bitirdim."


yeni yarışmamız da başladı, bu hafta konu sınırlaması yok, yarışmanın son tarihi 4 aralık cumartesi.
yarışmaya tüm kulüplerin üyeleri katılabilir. birbirinden yetenekli yazarlarımızın çizimlerini görmek ya da yarışmaya katılmak için discord linki.
devamını gör...

acun medya ekibinin iddiası.

--! spoiler !--

tüm dünya tarafından büyük bir beğeni ve heyecanla takip edilen la casa de papel dizisinin 5. sezonu için ortaya flaş bir iddia atıldı. söylentilere göre dizinin 5. sezon kadrosuna kıvanç tatlıtuğ dahil oldu

--! spoiler !--

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

belki de yüce aşklar gerçekten böyle bir dramı paylaşır birbiriyle, dediğim tom odell şarkısı. aşkın ne olduğunu ve ne olmadığını çok güzel anlatıyor. ve bir yandan bizlere yapılması gereken doğru şeyin ne olduğunu söylüyor. yorgun düşmüş insan, ona sığınmalıdır ama yorgundur, yani ağlayamaz bile. ama ayağa kalkmalı ve hareket etmelidir. gerçek olan şey, asla yok olmaz. çünkü ancak tatmin edilen bir aşk gizlenebilir.

"i brought you daffodils in a pretty string
but they won't flower like they did last spring
and i wanna kiss you, make you feel alright
i'm just so tired to share my nights
i wanna cry and i wanna love
but all my tears have been used up"
devamını gör...

pek evcil sayılmaz ama.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

23 ekim doğumlu ve türünün son gün temsilcisi olarak ;

öncelikle çok çaktırmasak da aslında çok basit adamlarız. lakin siz kadınlar her zaman içerik yerime ambalaja tav olduğunuz için, gayet zoruz. alın size paradoks, çözün ulen beni.

sonrasında, her şeyimiz çok şeffaftır ve gerçektir. yapmacıklık yakışmaz bize. evet yalan söyleriz götümüz sıkışınca o ayrı dava ama samimiyetsiz, riyakar asla olmayız. üzüntümüz de gerçektir, flörtümüz de, aşkımız da, sevgimiz de, öfkemiz de, tribimiz de.

içimizde aslında 7 yaşında şebek bir çocuk vardır ama o çocuğu asla herkese göstermeyiz. çünkü gösterirsek o çocuğu bol bol ağlatacağınızı biliriz. o yüzden iyi bir kadın olursanız, belki bir gün o çocuğu görebilirsiniz ehehe.

çok güzel ikna eder, manipüle ederiz ve ruhunuzun en hassas zerresi bile farkında olmaz. ağzımız güzel laf yapar, daima kendimizi "derin" bir insan olarak yetiştirme konusunda dörtnala koşarız. hatta bunu kendimize dert ediniriz ve bunun derdiyle ayrı bir dertleniriz. asla entelektüel olmayacağımız gerçeğiyle..

en sert öz eleştirileri kendi kendimize yaparız. hatta öyle ayarsız yaparız ki, kendi kendimizi mahvederiz.

estetik, sanatsal zevklerimize güvenebilirsiniz. zira bunlara hem kafa yorarız, hem kafa patlatırız, eh biraz kadınları etkilemek için de yaptığımız oluyor ana genellikle biz de mutlaka sanatın birkaç koluyla hobi olarak ilgili oluyoruz.

ilgi ve sevgi manyağıyız. bize verildikçe, biz büyütüp karşıya tatlı bir ikram yaparız. tabağı asla boş götürmeyiz ama bizim tabaklar "ciddi bir süre" boş gelirse, başka kadınlarla flört etmeyi severiz. güzel de flört ederiz. mutlaka o kadından bir şey ya da bir şeyler almış oluruz, her anlamda.

çok küçük şeylerle gerçekte mutlu olabiliriz ve kesinlikle objektif, adiliz. tamam arada dengesiz oluyoruz ama kendi halimize azıcık bırakırsınız, fabrika ayarlarımıza zaten döneriz.

inatçı, bazen geri kafalı, bazen haddinden fazla hırslı, eğer bizi cidden üzerseniz bazen inanılmaz sadist ama mutlaka başarılı olan dominant ama dominantliğini gayet nazik bir şekilde yapan adamlarız. siz yönetiyorum zannederken yönetildiğiniz farkında bile olmazsınız.

ara ara varoluşsal kaygılarla dertlere gark oluruz. bazıları ben gibi depresyon atlatır hatta.

eğer gerçekten şarteri atarsa da, geri vitesi yoktur. bam bam gider. eğer bir adam seveceksiniz, bir adamla dost olacaksanız, hatta bir adamla düşman bile olacaksınız. terazi olsun. en azından delikanlı olur, hem tavırlarında, hem duygularında, hem de davranışlarında.

eh bu hayatta düşmanın bile delikanlısı makbul.

ama siz yine de bizi sevin. çok güzel aile kurarız len biz. yeter ki bizi sevgisiz, sevişmesiz, şefkatsiz, merhametsiz ve ilgisiz bırakmayın. zor görünümlü, bazen gerçekten zor, bazen de gerçekten şifresi "1234" kredi kartı gibi basit adamlarız.

sevgi adamıyız biz. ne sevmeye, ne sevilmeye, ne de sevişmeye doyarız. laf aramızda, çok temiz ve güzel sevişiriz. neticede yetişkiniz hepimiz, sansüre gerek yok.

romantizmin dibi biz de. siz farkında değilken uyuyuşunuzu seyreder, siz uyurken sizi sayısız kez öperiz. kendi içimizde bazen dengesiz olsak da, biz düzen, rutin ve denge adamıyız. bize istediğimizi veren kadını öyle bir severiz ki, diğer kadınların onunu gibi sevilmediği için heriflere çatır çatır trip atar.

samimiyiz len işte. sevin bizi.
devamını gör...

"tanrı öldü" sözünün hep yanlış değerlendirildiğini düşündüğüm pos bıyıklı, nihilist filozof. adam diyor ki: tanrı öldü, onu sizler öldürdünüz. sonra herkes çıkıp aha adam tanrı öldü diyor diye bas bas bağırıp yorumlamalara girişiyor. yav siz tanrıyı öldürmediniz mi? şu an (hadi o zamanı baz alalım, 20.yy başlarında) tanrı ölmemiş gibi davranan mı vardı? öldürdünüz işte, sözlerinizle, eylemlerinizle, kapitalist protestan düşüncenizle, sadece kendinizi düşündüğünüz katolik kilisenizle, şu din bu din diye acı çektirdiğiniz insanlarla öldürdünüz. tanrı'yı öldürürseniz kendiniz tanrı olacaksınız sandınız. tanrı'yı sizler öldürdünüz. nietzsche değil.

bu yüzdendir ki bu sözü hep dinî anlamda değil, avrupa toplumunun o dönem içinde bulunduğu sosyal-ahlaki çöküşle yorumlamak gelir içimden (o zamanki çöküş bizim son 20 yıldaki ahlaki çöküşün önünde diz çöker tövbe ister). insanlar isa mesih'in dediği gibi düşmanını sevse, kurt sürüsü içindeki koyun olsa, diğer yanağını dönse ne tanrı ölürdü ne de ışığıyla aydınlatan tek kilise alevler içindeki kilise olurdu. he nietzsche bu kez de siz kölesiniz derdi ama olsun, en azından tanrı ölmezdi.
devamını gör...

kendini ezdirmeyen ve silik tipler gibi sıkıcı olmayan birer değerli parça olmalarıdır.
ekstra olarak, yamuk yapmazlar.
devamını gör...

(bkz: gereksiz abartılan şeyler)
devamını gör...

bir a haber değildir.
devamını gör...

seri olarak benim top 5 im şöyledir; (bebeleri pistten alalım hardcore seriler geliyor)

1- samurai champloo
2- berserk
3-ergo proxy
4- monster
5- shingeki no kyojin

film olarak;
1- spirited away
2-princess mononoke
3- howls moving castle

köpppek gibi bir miyazaki faniyimdır.
devamını gör...

attığım seste ciyaklamışım resmen yaaa. buna karşılık bol bol yaşar çalar umarım.. ilk yayınında başarılar bengaripsengüzeldünyaumutlu. sabırsızlıkla bekliyorumm.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
puma ile olan sponsorluk anlaşmasından dolayı mı yoksa gerçekten gay pride desteği için mi giymiş bilmiyorum öncelikle.
dün akşam turgay demir ve emre bol isimli skor yorumcuları aaa yanlış yazmışım, spor olacaktı, bir daha milli takıma çağırılmamasını arzu etmişler. şaka değil.
bir futbolcu,
eşcinsel olamaz mı?
olabilir.
eşcinsellere destek veremez mi?
verebilir.
milli takıma seçilmenin kriteri heteroseksüel olmak mıdır?
değildir.
spor yorumcusunun işi kişisel tercihlere laf etmek midir?
hayır.
eeeee o zaman?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

diğer adlarıyla üç yıllık felaket ya da üç yıllık büyük kıtlık. 1959-1961 yılları arasında çin'de gerçekleşen kıtlık olayı. insanlık tarihinin en ölümcül kıtlığıdır. aynı zamanda dünya tarihinde insanın sebep olduğu en büyük felaketlerden biridir.

resmi rakamlara göre 15 milyon, bazı araştırmacılara göreyse 55 milyon insan hayatını kaybetmiştir. bu da, en iyi ihtimalle, hiroşima ve nagasaki'ye atılan atom bombalarının sebep olduğu toplam ölümün 66 katı kadar insanın ölmesi demek. en kötü ihtimal ise, insanlık tarihinin en kanlı savaşı olan 2. dünya savaşı'nda bütün dünyanın vermiş olduğu kaybın yarısından fazlasına tekabül ediyor.

kıtlığın en büyük sebebi, çin komünist partisi'nin (çkp) 1958 ile 1962 yılları arasında güttüğü büyük ileri atılım* politikalarıdır. bu politikalara paralel olarak, rus tarım uzmanı trofim lysenko'nun fikirlerine dayanarak tarımcılık organizasyonunda zararlı birtakım değişiklikler yapılmıştı. bu değişiklikler de aslında büyümeyi durduracak ve daha düşük verimle sonuçlanacaktı. üzerine, aşırı kuraklık ve seller gibi doğal afetler de yaşanacaktı. neticede 1962'de çin halk cumhuriyeti'nin ikinci başkanı olan liu shaoqi kıtlığın sebebini "%30 doğal afetler, %70 insan yapımı hatalar" olarak değerlendirirken; bir süre sonra çkp de kıtlığın ana sebebinin büyük ileri atılım politikaları olduğunu, sağcı karşıtı hareket, çin-sovyet ayrılığı ve doğal sebepler gibi birkaç diğer gerekçeyle birlikte, resmen itiraf edecekti.

büyük ileri atılım sırasında çiftçilik halk komünlerinde organize edilmeye çalışıldı ve özel mülkiyete ait arazinin ekilmesi ve çiftlik sahibi olmak yasaklandı. bu halk komünleri arasında rekabet özendirildi. bu da beklenen tahıl üretimi rakamlarının olabileceğinden fazla astronomik rakamlarla gösterilmesiyle sonuçlandı. bu da bir çeşit aşırı bolluk yanılsamasına sebep olacaktır. hatta bu aşırı bolluk yanılsamasının etkisiyle; demir ve çelik üretimi ekonomik büyüme için bir gereklilik olarak görüldüğünden, milyonlarca köylüye demir-çelik üretiminde çalışmaları ve tarım işlerinden uzak durmaları emredilmiştir. bazı tarihçiler bu yanılsamayı kıtlığın ana sebebi olarak değerlendirir.

ek olarak o tarihlerde başlatılan dört haşere harekatında vatandaşlardan tarlaları korumak için serçeleri ve mahsul yiyen diğer yabani kuşları imha etmeleri istendi. kuşlar tükenene kadar vuruldu ya da yere inmekten korkutuldu. neticesinde özellikle serçelerin yok edilmesi, şiddetli bir ekolojik dengesizliğe ve çekirge gibi ekin yiyen böceklerin patlamasına sebep oldu. 1960 yılında mao zedong serçelere karşı eylemi durduracak ve dördüncü haşerat olarak tahtakurularını gösterecekti.

esasen, kıtlık çin'in her bölgesinde aynı zamanda ve aynı şiddette gerçekleşmedi. ama normalde gıda üretiminin gerçekte düşmediği yerleşimlerde bile maoist yönetim kıtlık sebebiyle gıda ürünlerine el koyduğu için şaşırtıcı bir gıda bulunabilirliği kaybı yaşandı. öyle ki, kişi başına daha fazla gıda üreten bölgelerde şaşırtıcı şekilde daha fazla ölüm rapor edilecektir.

felaket sırasında hükümet tarafından örtbas etme yoluna gidildi. doktorların ölüm raporlarında açlıktan bahsetmesi ve raporlaması yasaklandı. propaganda amaçlı üretimin yolunda olduğunu gösteren afişler ve reklamlar yayınlandı. bütün bunların yanında kuraklık ve seller gibi doğal afetlerin varlıklarının ya da etkilerinin çin hükümeti tarafından gizlenmesi ve bu afetlere verilen reaksiyonların başarısızlıklardan bahsetmeden, direkt başarı olarak lanse edilmesi; kıtlığa karşı hızlı cevap verebilmeyi de imkansız kılacaktı.

takvimler 1962'yi gösterdiğinde ise tarihin en başarısız kalkınma planlarından biri olan büyük ileri atılım nihayet sonlandırılacaktır. sonraki zamanlarda da tarım ve sanayi sistemlerini kökten değiştirecek olan "reformlar ve açılma programı" başlatılacaktır. zaman geçtikçe devlet bazı demografik verileri paylaşmaya başlayacak ve kıtlık üzerine akademik çalışmalar da böylece başlamış olacaktır.

büyük çin kıtlığı'nın insanlık tarihine bıraktığı en çarpıcı gerçek, görülen yamyamlık vakalarıdır. insan yamyamlığının çeşitli şekillerde yaşandığına dair birtakım resmi belgeler ve raporlar, bunu, "20. yüzyılda görülmemiş bir ölçekte" olarak değerlendirir. buna göre; insanlar önce kendi hayvanlarını, sonra sokak hayvanlarını, bitkileri, ağaçları ve son çare olarak da insanları yemeye başladılar. önce mezarları kazdılar ve tamamen çürümemiş cesetleri yediler. daha sonra ise savunmasız konumdaki çocuklar ikincil hedefler oldu. genelde komşu çocukları ve ailesi ölmüş olan çocuklar tercih ediliyordu. hatta bazı kişiler, kendi aile üyelerine dahi kastetmişlerdi.

---

ve okuyanlara sonsuz teşekkürler! bitti.

işbu giri; zamanında kendi kendime sorduğum "ya bu çinliler neden yarasa yiyor?" sorusu üzerine, yani tamamen kişisel merakım üzerine yaptığım üstünkörü bir araştırmaya dayanıyor. türkçe pek derli toplu kaynak bulamamış; tek tük yaptığım bir iki okuma dışında, ilgili ingilizce wikipedia sayfasını okumuş, kendimce özetlemiş, notlar almıştım. bu giri üzerindeki emeği büyüktür, herhalde bahsetmesem olmazdı. akademik bir amaç gütmediği için de kaynak olarak wikipedia'yı göstermekte beis görmüyorum. hatta içimde hep ukte kalmıştı.*
devamını gör...

edebi eser yazarları için konuşursak, dönem dönem mesela ressamlara da olduğu gibi, ilham eksikliği ile açıklanabilecek olay.

sözlük yazarları için konuşuyorsak, herkesin kendi uzmanlık alanı ile ilgili bir şeyler yazması ile aşılacak sorun. trollük hep aynı konular etrafında döner ama mesleki konular derya deniz...
devamını gör...

sözlükte yetkili olmak zordur. sürekli kontrol altında tutman gerekir. neredeyse yazılan her yazıya bakman lazımdır. sürekli çoklu ip kontrolü gerektirir. ve bütün bunlar yetmezmiş gibi mesajla gelen şikayetler de cabası. şu yazar saçımı çekti. şu gaz çıkardı gibi şikayetlerle uğraşmak gerekir.
tabi birde yazarlar tarafından dışlanma söz konusudur. sevmezler sizi. halbuki sadece görevini yapıyorsundur. o başlığı yada o yorumu niye sildin lan diye bir mesajla adrenalin tavan yapar. halbuki sadece görevini yapmıştır.
bunların dışında sözlüğün daha kaliteli hale gelmesini sağlamaya çalışırlar. sürekli fikir üretmek zorundadırlar. daha geniş kitlelere ulaşma çabası da cabasıdır.

kolay gelsin sizlere
devamını gör...

1974'ten itibaren afrika ülkeleri ile suudi arabistan arasında charter hac seferleri işletmeciliği yapan çetin birgen tarafından 1988'de kuruldu. 1991 yılında türk sivil havacılık tarihinde ilk defa dünya turu yapan, faaliyette olduğu dönemde türk hava yolları ile karşılaştırılacak kadar adından söz ettiren şirketin 6 şubat 1996 tarihinde yaşanan 189 kişinin ölümüne sebep olan uçak kazasının ardından kaderi değişmiştir. kazada benim ilgimi çeken kısım uçağın, başka bir şirketin uçağında meydana gelen arızanın ardından kiralanmış olması ve başka bir garip detay ise 20-25 gün uçuşsuz beklemiş olan uçağın, karayip coğrafyasına özgü bir arı türünün uçakta bulunan 4 pitot tüpünden birine yuva yapması nedeniyle hız göstergelerinin bozulmasından kaynaklanmıştır.
ancak elbette sadece doğanın teknolojiden intikamı gibi değerlendirilemez bu kaza. hız göstergelerinin uyumsuz olduğunu fark eden pilotların uçuşu ertelemek yerine kalkışa devam etmesinin de etkisi yadsınamaz.
bu kazanın ardından havacılık sektörü daha fazla kontrol mekanizması geliştirmiş ayrıca boeing şirketi de bir çok yeni uyarı sistemi eklemiştir. elbette giden can'lar geri gelmemiştir.
birgenair, uçağın bakımlarının zamanında yaptırılmadığı iddialarından beraat etse de aynı yıl batmaktan kurtulamamıştır.
şirketin kurucusu çetin birgen ise kaynak bulmak için gittiği fransa'da beyin kanaması geçirip tek başına ölmüş ve günler sonra ölü bulunmuştur.

kaynak : 1 2 3 4 5
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ah benim güzel oğluş'um.
oğluş aslında kız. kaşını sevdiğiminin kızı. üç ay önce kayboldu. insandan çok korkardı. sadece benim yanıma gelirdi. yanıma gelince de elimi, kolumu yalardı. sahilde çok içtik beraber. biraz kafayı bulunca sarılırdım ona, üstüm başım leş gibi kokardı. ya bir köpek bu kadar mı pis kokar ya? kokusunu bile özledim.
oğluş üç aydır yok. umarım sıcacık bir eve almışlardır seni.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim