kafiyeli olmasına rağmen yine de zor ezberlenen dualardır. küçük tatlı bir mümin adayı iken kuran kursunda bu duaları ezberleyene kadar alnımın damarı çatlamıştı. oysa ezberim iyiydi tabii kunut dualarını görene kadarmış meğer.
devamını gör...

yakınlarda sokakta gördüğüm bir kedinin rengi siyah, gri, beyaz üçlemesinden oluşuyordu. hayatta gördüğüm en güzel kedi rengiydi.
devamını gör...

(bkz: aman aman nereye geldik bir anda)
devamını gör...

recep tayyip erdoğan'ın yerine akp'den birisi gelir fazla heyecanlanmayın.

(bkz: siz bu halkın cahilliğini hafife alıyorsunuz)
devamını gör...

bu logoyu paint'ten yapmışlar demek paint'e hakarettir.
devamını gör...

son isteği sorulduğunda;
-demli bir çay ve filtreli sigara dedi. ucuz diye filtresiz içmekten ellerimiz sarardı.
-ve rodrigo’nun gitar konçertosunu dinlemek istiyorum.
o an orada bulunan sıkıyönetim komutanları, idam kararı veren mahkeme heyeti, birkaç er ve gardiyanlar anlamamışlardı bu isteği.

peki ama 24 yaşında dar ağacına giden biri neden bu konçertoyu dinlemek istemişti?

üstte yazar arkadaş uzunca açıklamış ama ben bi özet geçeyim;
ispanya’da hitler ve musollini destegi ile iktidara franco gelir. o dönemde ispanya’da iç savaş başlar ve çoğunluğu sosyalist olan altyüzbin insan öldürülür.
rodrigo 1939 yılında bu savaşı anlatmak ister, gözleri görmedigi için eşine bölümler halinde yaptırır konçertoyu.
icrası en zor eserlerden biridir.

6 mayıs 1972 saat 05:30
demli çayını ve sigarasını içti. konçertonun bitmesini bekledi. sonra idam sehpasına yürümek için ayağa kalktı. ancak ayaklarında prangalar vardı. avukatı halit çelenk “prangalar açılsın, bu şekilde idama götüremezsiniz”. prangalar açıldı.

24 yaşında dağ gibi bir genç yere sağlam basa basa yürüdü. ulucanlar cezaevinde tüm mahkumlar ıslıklarla konçertoya devam etti...

ölüme giderken konçerto dinledi. öldürüldükten sonra onun için kitaplar, şiirler, şarkılar yazıldı.

ama yinede can yücel’in dediği gibi;
“aşk olsun be çocuk...”

edit: konçerto istenmiş. son görüntüleriyle ekliyorum.

denizegider
devamını gör...

kalitesizlik, iğrençlik akıyor. kendine saygısı yok başkasına da yok.
devamını gör...

evet arkadaşlar hiç aram olmadığı halde işyerinde çay molasında uzuun aradan sonra yediğim 9 kat tat sonrası pes dediğim durumdur. sevgili yazarlar 9 kat bu değil bu olmamalı, bu 9 katın hormonlu gıdalarla beslenmiş torunu. tadını iyi hatırladığım bir atıştırmalıktır fakat adamlar resmen kakaoyu %90 azaltıp yerine şeker tadı veren artık neyse o ondan basmışlar. zam yapmamak için insanın ağız tadının içine etmekte yani bilemedim sözlük.
devamını gör...

salgınla mücadele ettiğimiz bu günlerde dünyanın başından geçen salgın hastalıklardan birkaçı.

kara veba: 1346-1353 yılları arasında meydana gelen kara veba salgınının 75 - 200 milyon arasında insanın ölümüne sebep olduğu düşünülüyor. özellikle avrupa nüfusunun bu yıllarda %30 ila % 60 arasında bir oranla azaldığı düşünülüyor.

cocoliztli salgınları: 16. yüzyılda bugünkü meksika sınırlarında görülen birkaç farklı hastalığın aynı dönemde oluşmasıyla yaşanmış salgın felaketidir. 1520-1576 yılları arasında toplamda 15 milyona yakın insanı öldürdüğü, maya uygarlığı için sonun başlangıcı olduğu ve yıllar içerisinde günümüz venezuela'sından kanada'ya kadar yayıldığı sanılıyor.

üçüncü veba salgını: 1855-1859 yılları arasında çin'de başlayarak dünyaya yayılan ve sadece çin'de ve hindistan'da bile 12 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur.

1918 ispanyol gribi: birinci dünya savaşı'nı takip eden yıllarda influenza virüsünün neden olduğu yüksek ateş ile dünya genelinde 50-100 milyon arasında insanın ölümüne sebep oldu. ilginç tarafı şudur ki bu virüsü diğerlerinden ayıran özellik bünyenin bağışıklık sistemi ne kadar güçlüyse ateşin de o kadar yüksek meydana gelmesiydi.

1957 asya gribi: çin'de başlayan influenaz-a virüsünün ördeklerde mutasyona uğrayarak insana geçen bir hastalık sebebiyle yaşanan salgın hastalıktır. 4 milyona yakın insanın ölümüne sebep olmuştur.

hiv(aids) virüsü: 20. yüzyılın ortalarında maymunlardan insana geçtiği anlaşılan hiv virüsünün saptanabilen ilk örneği 1959'da kongo'da görüldü. son 30 yılda 36 milyon insanın hayatına mal olmuştur.

koronavirüsü hepimiz maalesef biliyoruz.
devamını gör...

kediler hiçbir şey yapmayıp sadece uyusa bile çok sevimli buluyoruz.* her halleri ayrı güzel.
devamını gör...

türk toplumunun en büyük ihtiyaç duyduğu mesleklerdendir.
zira birçok insanın ben dahil ihtiyaç duyduğu ancak kendilerinin bile farkında olmadığı,tolumun huzur ve mutluluk içinde hayat bulmasını sağlayan kişilerdir.
saygı duymuş olduğum mesleklerin başında gelir.
devamını gör...

hayat devam ediyor. bir türlü şahsiyete anlam yüklemenin, koca bir ahmaklık olduğunun farkına varılamıyor, dünya durmaz dostlar.

yaprak düşer, rüzgar süpürür, yeni bir yaprak düşer, yerini doldurur taaaki yeni bir esintiye kadar. bu işlerin doğası bu.

kimleri yuttu bu piyasa, ne yazarlar unutuldu gitti, seni mi unutamayacak? kaç gün? gün içinde bile önemsizleşiyor bazı şeyler, yeni bir yazar keşfine bakar.

kimse kimsenin umrunda değil. olmamalı da. anı yaşayıp takılmalı. uzatmamalı, şov g.tte patlar.

saf saf offline kim ne yazmış nickaltıma diye bakarken 1 haftaya kalmaz nickaltına bir kişi bile yazmaz olur.

farkına varın durumun bence.
devamını gör...

yayın yankı yapıyor çünkü eyluling yok!
eyluling'siz kaçak yayın istemiyoruz. duy sesimizi canımız olay yöneticimiz.
hadi bekliyoruz.

ekleme: biliyordum geleceğini... yanına bi de yoldaşı almış. cansın eyluling. başladı yine şampiyonlar ligi.
devamını gör...

duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme
başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme
sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme
çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme
ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme
ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme
sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme
bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme
aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme
ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme
şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme
bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme
harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme
isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme
devamını gör...

özellikle bir derdin olduğunda, telefon rehberinde arayacak kimsenin olmadığını gördüğünde bir kez daha vurur o gerçeğin soğukluğu. bunu kimseye yaşatmayın dostlar. kimseye.
devamını gör...

yolda giderken kendime rastlamıştım bir gün. ama tanımamazlıktan gelmiştim.

(bkz: bu herifi de hiç sevmem)
devamını gör...

üslup
üslup ve yine üslup.
devamını gör...

öğrenciler, hakları olanı almak için prostesto yaptılar ve evleri basılmadı mı bu öğrencilerin? basıldı. keyfi olarak gözaltına alınmadılar mı? alındılar.

ayrıca sorun ne dediği değil ki kullandığı üslup. polis diye yolunda yürüyen öğrenciyi itip kakması iyi bir şey mi? siz de gelip bu polisleri savunuyorsunuz.
devamını gör...

benim sonuç da ortada! gayet mesudum, hadi anam başka kapıya!
devamını gör...

hava değişiminden olsa gerek.. gram uykum yok.. beraber sabahlayacagiz sevgili sözlüğüm..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim