kadın yazarların takipçi sayısının çok olması
pandemiden önce istanbul’da yazarlar ile söyleşiler olurdu. genelde üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının organize ettiği bu etkinliklerde yazarın cinsiyeti gözetilmeksizin söyleşinin konusuna göre katılımcı gelirdi.
gerçek hayatta hal böyle iken; sözlükler gibi anonim bir ortamda -hele erkeklerin kolaylıkla kadın nicki, kadınların da erkek nicki alması düşünüldüğünde- takipçi sayısı yazarın cinsiyetine bağlı değildir.
lakin videodaki liseli delikanlıların kızlara bakışından görüleceği gibi; liselilerin sözlüğe geldiğinde kadın yazarları daha çok takip etmeleri olasıdır. *
kadını "zayıf cins" olarak tanımlamak bir iftiradır ve erkeklerin kadınlara karşı yaptığı haksızlıktır. eğer güçten kastedilen kaba kuvvet ise elbette kadınlar erkeklerden daha az vahşidir. ancak güç eğer ahlaki bir güçse, o zaman kadınlar erkeklerden tarif edilemez derecede üstündür. kadınlar bizden daha fedakar, daha cefakar, zorluklara çok daha fazla dayanan, daha cesur insanlar değil mi? kadınlar olmadan erkekler olabilir mi? kim bir kadından daha fazla gönle hitap edebilir? mahatma gandhi.
gerçek hayatta hal böyle iken; sözlükler gibi anonim bir ortamda -hele erkeklerin kolaylıkla kadın nicki, kadınların da erkek nicki alması düşünüldüğünde- takipçi sayısı yazarın cinsiyetine bağlı değildir.
lakin videodaki liseli delikanlıların kızlara bakışından görüleceği gibi; liselilerin sözlüğe geldiğinde kadın yazarları daha çok takip etmeleri olasıdır. *
kadını "zayıf cins" olarak tanımlamak bir iftiradır ve erkeklerin kadınlara karşı yaptığı haksızlıktır. eğer güçten kastedilen kaba kuvvet ise elbette kadınlar erkeklerden daha az vahşidir. ancak güç eğer ahlaki bir güçse, o zaman kadınlar erkeklerden tarif edilemez derecede üstündür. kadınlar bizden daha fedakar, daha cefakar, zorluklara çok daha fazla dayanan, daha cesur insanlar değil mi? kadınlar olmadan erkekler olabilir mi? kim bir kadından daha fazla gönle hitap edebilir? mahatma gandhi.
devamını gör...
amyand hernia
fıtık kesesinin içerisinde apendiks bulunmasına verilen özel isimdir.
ismini ilk defa gören cerrah claudius amyand'tan almıştır.
ismini ilk defa gören cerrah claudius amyand'tan almıştır.
devamını gör...
örgü ören yazarlar veri tabanı
benim de içinde bulunduğum gruptur. bir şey izlerken falan bayağı akıyor. bölümüm nedeniyle elimin soğumaması, bir şeylerle uğraşmam gerek buna da yardımcı oluyor.
devamını gör...
yılbaşı ağacı geleneği
süslenen ağaç hayat ağacıdır. en uzun gece olan 21 aralık, 22 aralık gününe yenilince (yani gündüz geceyi yenince) ağacın altına hediyeler koyulurmuş. ağaç süslemek ise yeni yılda tanrı'dan bir şeyler istemek için yapılırmış.
kaynak
kaynak
devamını gör...
yazarların iyi ki dedikleri şeyler
hayatımda yaptığım her hatayı ve doğruyu iyi ki yapmışım, hayatıma aldığım her insan iyi ki hayatımda olmuş bana bi şey öğretmiş ya da zarar vermiş kısacası büyümemi kendimi bulmamı sağlayan her şey için çok çok iyi ki.*
devamını gör...
islam’da kadının yeri
müslümanların yine her zamanki gibi utanmadan sıkılmadan yalan söylemeye devam ettiklerini görüyoruz. gerçi çoğu cehaletten bunu yapıyor ve yine çoğu açıp kuran okumamış, "kuran hiç değişmedi çünkü değişmediği kuran'da yazıyor" ya da "islam en mükemmel din çünkü en son gönderildi" vb. şeyler söyleyecek seviyede insancıklar. hele bir de islam öncesi zart zurt diyenler yok mu. gidin bakın islam öncesi arap toplumunda kadına, evlatlığa vs. hani bi müslüman çıkıp taciz, tecavüz uyguladığında, cinayet işlediğinde vs. bi adamın yaptığını niye bütün müslümanlara genelliyorsunuz diye, o zaman siz neden islam öncesi üç beş arabın kızlarını gömmesini bütün araplara genelliyorsunuz. en çok güldüklerim de araştırın falan diyen çomarlar. zaten araştırdığımız için bu noktadayız. bu noktaya kuran, tefsir, hadis, fıkıh, tarih okuyarak geldik. ama pişmanım bu kadar zaman ayırdığıma çünkü inanmamak için temel mantık yeterli aslında.
devamını gör...
postmodern keko
fake hesap ve manipülasyon sebebi ile sonsuzluğa uğurlanmış rahmetli yazar.
(bkz: chucky)
(bkz: chucky)
devamını gör...
sözlükteki havalı yazarların nickinde kral yazması
benimkinde yazmıyor.
devamını gör...
suriyelileri istemeyen tipler
#105486 girişe istinaden.
suriyeliler yokken kim yapıyordu bu işleri arkadaşım.
biz bize yeteriz.
çok istiyorsan onlarla beraber çalışmayı sen gidiver suriyeye. emin ol kimse tutmaz seni..
suriyeliler yokken kim yapıyordu bu işleri arkadaşım.
biz bize yeteriz.
çok istiyorsan onlarla beraber çalışmayı sen gidiver suriyeye. emin ol kimse tutmaz seni..
devamını gör...
bugünkü hava durumu
devamını gör...
bir kızı aşık edip terk etmenin verdiği huzur
devamını gör...
maat yasası
maat antik mısır’ın adalet tanrıçasıdır. güneş tanrısı ra'nın kızıdır. başında bir tavus kuşu tüyü vardır. ölüleri yargılayan kurulun başkanıdır.
maat yasasına göre evrende bir denge söz konusudur. iyilik ve kötülük ilahi adaletin terazisini dengeleyen ölçülerdendir. maat adaleti simgeler.
bu nedenle firavunlar, adaleti sağlama konusunda oldukça dikkatli davranmaya çalışırlardı.
“maat” uyguladığı yasa ile yaratılan varlıklar arasında dengeyi sağlayan, her türlü etkiye bir tepki oluşturan bilinçli ve akıcı bir sistemdi. çünkü evrende yaratılmış bulunan her şey ruhsal düzeyde birbiriyle ilişkiliydi.
maat yasasısın koruyucu horus'tur. şahin başlı horus gök tanrısıdır. gözleri 24 saat açıktır ki, insanların hiçbir davranışını kaçırmayasın.
maat yasasına göre evrende bir denge söz konusudur. iyilik ve kötülük ilahi adaletin terazisini dengeleyen ölçülerdendir. maat adaleti simgeler.
bu nedenle firavunlar, adaleti sağlama konusunda oldukça dikkatli davranmaya çalışırlardı.
“maat” uyguladığı yasa ile yaratılan varlıklar arasında dengeyi sağlayan, her türlü etkiye bir tepki oluşturan bilinçli ve akıcı bir sistemdi. çünkü evrende yaratılmış bulunan her şey ruhsal düzeyde birbiriyle ilişkiliydi.
maat yasasısın koruyucu horus'tur. şahin başlı horus gök tanrısıdır. gözleri 24 saat açıktır ki, insanların hiçbir davranışını kaçırmayasın.
devamını gör...
savaş esnasında biz yeniçeriysek eskiçeriler kimdi lan diye sorgulayan yeniçeri askeri
savaşı soğutan yeniçeri askeridir. öyle hararetli bir durumda bu nasıl aklına geldi acaba diye düşündürür.
devamını gör...
amok koşucusu
stefan zweig 'in en etkileyici kitaplarındandır.kitabın ismindeki “amok”, aslında bir hastalık.önündeki her şeyi yakarak yıkarak kendi ölümünü hazırlayanlara böyle denir.
'söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz' cümlesi yazarın kitapta ne anlatmak istediğinin özeti niteliğinde olmuş.
sessiz kalırsak hepimiz suçlu oluruz.
'söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz' cümlesi yazarın kitapta ne anlatmak istediğinin özeti niteliğinde olmuş.
sessiz kalırsak hepimiz suçlu oluruz.
devamını gör...
felsefe hocalarının ortak özellikleri
erkek olanlar fularsız dolaşamazlar.
devamını gör...
yarının bugünün aynısı olacak olması
bilemeyeceğimiz bir durumdur efenim. belki de yarın hayatımızın dönüm noktasını yaşayacağız, kim bilir...
devamını gör...
big fish
tim burton filmi olduğu için izlememiş olanların kafasında muhtemelen fazla fantastik şeyler canlanıyordur. bence bu film izlediğim tim burton filmleri arasında en gerçekçi olanı.
bir filmin içinde baba ve çocuk ilişkisi olduğu zaman ister istemez kendimi hemen duygusal bir moda sokuyorum. bu da beni duygulandıran babalı ve çocuklu filmlerden biriydi. hatta ağlatan demem daha doğru olur.
film için birilerini tebrik etmek gerekirse başta tim burton değil de romanın yazarı daniel wallace gelirmiş gibi, ben böyle düşünüyorum en azından. yıllar evvel kitabını okuduğumda hissettiğim duyguları filmde de elbet hissettim, senaryo harika ama roman... yine de kitaptan uyarlama filmlerle kıyaslayınca çok güzel bir yerde olduğunu söyleyebilirim.
tim burton filmlerini sevenlerin zaten muhakkak izlemesi gereken bir film ama bence bu filmi izlemek için tim burton filmlerini sevmeye gerek yok gibi. bir de böyle hikayeye bakıp çocuklarla izlemeye kalkışmamanızı önerebilirim, izletmeyi denediğim çocukların sıkılmasına neden olan bir film maalesef. ha bir de bence önce romanı okunsa da sonra mı izlense?
bir filmin içinde baba ve çocuk ilişkisi olduğu zaman ister istemez kendimi hemen duygusal bir moda sokuyorum. bu da beni duygulandıran babalı ve çocuklu filmlerden biriydi. hatta ağlatan demem daha doğru olur.
film için birilerini tebrik etmek gerekirse başta tim burton değil de romanın yazarı daniel wallace gelirmiş gibi, ben böyle düşünüyorum en azından. yıllar evvel kitabını okuduğumda hissettiğim duyguları filmde de elbet hissettim, senaryo harika ama roman... yine de kitaptan uyarlama filmlerle kıyaslayınca çok güzel bir yerde olduğunu söyleyebilirim.
tim burton filmlerini sevenlerin zaten muhakkak izlemesi gereken bir film ama bence bu filmi izlemek için tim burton filmlerini sevmeye gerek yok gibi. bir de böyle hikayeye bakıp çocuklarla izlemeye kalkışmamanızı önerebilirim, izletmeyi denediğim çocukların sıkılmasına neden olan bir film maalesef. ha bir de bence önce romanı okunsa da sonra mı izlense?
devamını gör...
vikings
bugün final yaptım. izlediğime pişman değilim. fakat dizinin ilk bölümleri ile şu anki hali arasında alaka yok. özellikle sonradan uzatılan dizilerde hep görülen plansız karakter ekleyip çıkarma ve neden olduğu belli olmayan olaylar dizide fazlaca vardı. son sezon biraz saçma bitti tatmin eden bir final olmadı. rusları büyüttüler adamlar 2 savaşta telef oldu ki savaşların ilki yarım yamalak gösterildi ama ikincisi hiç gösterilmedi. ruslarla final yapabilecekken durduk yere ingiltereyi işin içine kattılar. ayrıca son sezonun ikinci yarısı birden karakterlerin hepsi "hadi ölekte gidek" kıvamına geldi. sonuç olarak yine aksiyon anlamında idare eder kıvamındaki dizi berbat bir final yaptı.
genel olarak diziyle ilgili eleştirilerim (ilk bölümleri izleyeli bayağı olduğu için detaylı hatırlayamıyorum)
vikinglerdeki ciddi sadakatsizlik sorunu. biri geliyor ben buranın reisiyim diyor hobaa herkes bir anda fedaisi oluyor. ertesi bölüm başkası geliyor bu sefer ona. aşırı rahatsız edici oluyordu.
önemli gibi gösterilip hiçbir halt olmadan birden ortadan kaybolan karakterler. şimdilik aklıma gelen sigurd (o kadar yılan gözlü bilmemne dediler hiçbir şey yapamadan telef oldu gitti), çinli kadın ve köye erkekler yokken gelip kadınlarla hasret gideren yarı tanrı kılıklı adam. ayrıca ingiltere bölümlerinde bir bishop çıkmıştı. adamın önceki sezondan haberini verdiler falan toplasan yarım sezon durmadan öldü gitti.
hvitserk kafayı yedi, ıvar sevdiği kızı yakınca kinlenmişti iyice kızı rüyasında falan görüyordu dedim bu ivarı fırsat bulunca gebertir cümle alem rahatlarız. herşeyi unuttu gitti yancısı olup çıktı herifin.
bjorn un yaptığı akdeniz turu, adam akıllı bir şey göremeden hiçbir şey yapmadan döndüler.
son sezonda bütün dizi boyunca umursamazca adam kesen herifler bir anda tövbe etti. hele ubbe ve floki izlanda meselesinde şu uyuz herifleri kesmedi ya sinir krizi geçirdim.
rusyadaki olaylar baştan savma oldu. prens oleg bir anda hiç savaşmadan şehri bıraktı gitti.
vikinglerin amansızca adam kesmekten ziyade ticari yönlerinide gösterseler hiç fena olmazdı.
ve daha birçoğu, izleyenlerin zaten farkında olacağı.
genel olarak diziyle ilgili eleştirilerim (ilk bölümleri izleyeli bayağı olduğu için detaylı hatırlayamıyorum)
vikinglerdeki ciddi sadakatsizlik sorunu. biri geliyor ben buranın reisiyim diyor hobaa herkes bir anda fedaisi oluyor. ertesi bölüm başkası geliyor bu sefer ona. aşırı rahatsız edici oluyordu.
önemli gibi gösterilip hiçbir halt olmadan birden ortadan kaybolan karakterler. şimdilik aklıma gelen sigurd (o kadar yılan gözlü bilmemne dediler hiçbir şey yapamadan telef oldu gitti), çinli kadın ve köye erkekler yokken gelip kadınlarla hasret gideren yarı tanrı kılıklı adam. ayrıca ingiltere bölümlerinde bir bishop çıkmıştı. adamın önceki sezondan haberini verdiler falan toplasan yarım sezon durmadan öldü gitti.
hvitserk kafayı yedi, ıvar sevdiği kızı yakınca kinlenmişti iyice kızı rüyasında falan görüyordu dedim bu ivarı fırsat bulunca gebertir cümle alem rahatlarız. herşeyi unuttu gitti yancısı olup çıktı herifin.
bjorn un yaptığı akdeniz turu, adam akıllı bir şey göremeden hiçbir şey yapmadan döndüler.
son sezonda bütün dizi boyunca umursamazca adam kesen herifler bir anda tövbe etti. hele ubbe ve floki izlanda meselesinde şu uyuz herifleri kesmedi ya sinir krizi geçirdim.
rusyadaki olaylar baştan savma oldu. prens oleg bir anda hiç savaşmadan şehri bıraktı gitti.
vikinglerin amansızca adam kesmekten ziyade ticari yönlerinide gösterseler hiç fena olmazdı.
ve daha birçoğu, izleyenlerin zaten farkında olacağı.
devamını gör...
kişinin eski fotoğrafına bakıp kendini özlemesi
aslında kendinden çok eski günleri özlemesidir.
devamını gör...
