körlük- jose saramago
devamını gör...

erdal beşikcioğlu'nun ve nur fettahoğlu'nun başrollerinde oynadığı star tv dizisidir.

ilk bölümü olmasına rağmen çok uzun süre ekranlarda kalacağını düşünmüyorum. tipik bir erdal beşikcioglu dizi klasiği diyebiliriz. adı efsane dizisinde olduğu gibi ilk bölümler başarıyı yakalayıp sonradan birden bitti. keza yakin zamanda da çocukluk dizisinde de aynisi oldu.

kagit ev dizisine gelecek olursam yine karısını aldatan bir koca var. evlilikleri mutlu gibi görünse de aslında biten bir evlilik var. en azından koca da bitmiş.
karisini aldatan kart zampara koca,metresiyle bir gece geçiriyorlar. metres de her dizi de olduğu gibi hiç de gözünüzün tutamayacağı, sinsi bir tip (azra).

her şeyi başlatan ise sorunlu ve psikolojisi baya bozuk da bir evlat var. adı cemre.

babasının,annesini aldattığından şüphe ediyor. (telefon konuşmalarına şahit oluyor)


dizinin asıl konusu da burada başlıyor zaten. babasının, annesini aldattığını düşündüğü kadın ise evlerinde çalışan hizmetlinin kızı (ınci) . şüphe etmesinin nedeni babasının kiza yakin tavırları, aralarında muhabbet etmeleri ve kıza yardım etmesi.

ama halbuki babasının,annesini aldattığı kız o değil. psikopat evlat cemre ise "sen bunu anneme nasil yaparsın?" deyip inci'nin kafasını duvara çarpıyor ve en sonunda kızı itekleyerek kafasını yere çarpıyor.
daha da kötüsü anne (nur fettahoğlu) ve baba (erdal b) yerde öylece yatan kıza yardim etmektense bir depoya koyuyorlar. sirf kendi kızları hapse atılmasın, yargilanmasin diye olayın üstünü örtbas ediyorlar. daha da kötüsü var yerde yatan kızın babasıyla ilişkisi yok. yani b*k yoluna gitti inci. ayrica cemre'nin abisinin sevgilisi de ınci. anlayacaginiz durumlar karmakarışık.


masumiyet dizisi ile sadakatsiz dizisinin karışımı gibi bir şey olmuş. tutar mi ? maksimum 10 bölüm.
devamını gör...

boş versene biz aşık olmayalım birbirimize..
konserlere gidelim, maça gidip küfür edelim, uçurtma uçuralım, kumsalda uzanıp deli gibi içelim..
gecede yıldızlara bakabiliriz..
bisikletle gezerken yağmur yağsın, sırıl sıklam olalım..
bisikletin zinciri atsın, sen yine ellerini kirlet yaparken ben sileyim..
bana kek yap..
balık tutalım, sonra tekrar denize atalım.
boş ver aşık olmayalım biz bebeğim.
aşk korkutucu, aşk yorucu, aşk zarar verir..
beraber eğlenelim en iyisi, ama hep ve tek benimle uyu..

ah muhsin ünlü şiiri.
devamını gör...

öğrenme arzusu
devamını gör...

burhan'ın ofisteki yangın alarmını gizli kamera zannetmesiyle ortaya çıkan serzenişidir: sizin özel hayata hiç saygınız yok mu tirbiyisizlir? ben burda giyinip soyunuyorum. benim külotlu görüntülerimi mi çikiyosunuz orda tirbiyisizlir? nolcak yani internette mi yayınlanacak; amatör burhan, tokatlı fıstık burhan, tokatlı kumral burhan... tirbiyisizlir, insıfsızlar utanın bee utanın!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bırak çorbayla doymayı ana yemeğin yanında ekmek yada pilav/makarna olmayınca psikolojik olarak doymuyorum
devamını gör...

el altından moderasyona kimse bana fikir özgürlüğünden bahsetmesin diye ültimatom verilen yeni bir dinci saçmalamasıdır.
aksi takdirde diye paragrafı bağlamış.
tabi istediğin bu değilse diye yine tehdit ederek yazısını bitirmiş.

tam olarak istediğimiz bu,
''fikirlerimizi işid kafalılardan korkmadan ifade edebilmek.''

(bkz: kafa sözlük'ü aktrollerin örtülü tehdit etmesi)
devamını gör...

o da bir şey mi
beni yaparlarken ben babamın içindeymişim.
t: geniş bir aileye sahipseniz oğlum suyu açta ısınsın bile diyebilir.
devamını gör...

yönetmen richard linklater de bu durumun farkında varmış olmalı ki before sunset başta olmak üzere before trilogy'deki sahneleri bu yöntemle çekerek, serinin saatlik filmlerini hafızalarda 15 dakikalık tatlı sohbetler şeklinde hatırlamamıza imkan tanımıştır, iyi de yapmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhabalar kafa sözlük ailesi. ani gelişen osasuna atakları neticesinde robnaja hanımefendi ile gerçekleştirdiğimiz hızlı tiki-takalar sonucu olarak bir anda kendimizi kalenin önünde bulduk ve bu akşam itibariyle sizlerle birlikte bunu gole çevirmeyi planlıyoruz. gelin yayınımızı hep beraber yapalım ki hakime isyan edip “bu da mı gol değil be” diyen sadri alışık gibi kalmayalım, birlikte atalım golümüzü pazartesi sendromuna, ne dersiniz?
devamını gör...

trt'nin klasik, caz, blues müzikler yayınlayan radyo kanalı.
devamını gör...

5. sınıfta ilk kavgamı etmiştim burnuma vurunca oturup ağlamıştım ve hala birisi burnuma vursa oturup ağlarım heralde.
devamını gör...

şiddet uygulamak, güven vermemek,dinci davranmak...
devamını gör...

var bakın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mabel matiz-toy.
devamını gör...

3 madde için de soruyorum neden? baba otoritesinden kasıt nedir mesela ya da kadının kariyerinin kocasından yüksek olmasından ne zarar gelebilir. son maddeye gelince evlilik isteği kişiden kişiye değişebilir, niçin evlilik önermeyen birinin bu konuda başarısız olmuş olması gereksin ki?.

benim önerilerim: öncelikle kendinizi seven biri değilseniz evlenmeyin karşınızdakini de sevmeyi beceremezsiniz. kadının fikirlerine saygı duymayı, ona değer vermeyi oturup her konuda paylaşımda bulunup sohbet etmeyi bilmeniz gerekir.
devamını gör...

hatırlar mısın bilmiyorum ama ben o gün konuşulan her şeyi daha dün yaşamış gibi hatırlıyorum. işte o gün halil abinin evini ziyarete gitmiştik.
kapı açıldığında yemek sofrası ortadaydı. yer sofrası kurulmuştu. boncuk gibi dizilmişti herkes sofranın etrafına. açlığını dindirmeye çalışan çocuklar hızlıca aynı kaba kaşık sallıyorlardı. tek kap yemek vardı sofrada. doymadan kalktıkları ifadelerinden belliydi. soymadan üzerlerini iki kardeş iki gözlü evin diğer odasındaki yer yatağına girmişlerdi. duvarlarda derin çatlaklar oluşmuş, neredeyse boya kalmamıştı duvarların üzerinde. evin ağabeyi, halil abi uzun uzun öksürüyordu. yırtık çoraplarını gizlemeye çalışırken derinden bir of çekmişti. mahcup bir ifade ile çayımız bitti kusura bakmayın diyerek, konuşmaya başlamıştı. görüyorsunuz hastayım çok hastayım dermanım yok. hanım çalışıyor üç beş kuruş getirebilirse eve işte onunla geçiniyoruz. daha doğrusu karnımızı doyurmaya çalışıyoruz. allah ondan razı olsun. bunca yıl benimle ilgilendiği yetmezmiş gibi kardeşlerimle de ilgilendi. hayattaki tek şansım o benim. allah uzun ömür versin ona. önce küçükler doysun diyerek, aç uyuduğu günleri iyi bilirim. çok merhametlidir. ah hiç gücüm yok. keşke birazcık olsa da onu çalışmak zorunda bırakmasam. bu durum canıma okudu benim. beylerim kafanızı şişirdim özür dilerim sizden. ama içim kanıyor. görüyorsunuz halimi. yüreğim sızlıyor dostlar ah nasıl kötü günler yaşıyoruz.
sizleri iyi bilirim. yüreklerinizi görürüm de öyle konuşurum sizlerle. söyleyin bana neden geldiğinizi.
seni ziyarete geldik halil abi. herhangi bir şeye ihtiyacının olup olmadığını öğrenmek için.
devamını gör...

devlet bahçeli tarafından söylenmiştir. bu adam nasıl bir dünyada yaşıyor acaba merak ediyorum. ülkenin sorunlarını hiç mi görmüyor ya da görmezden mi geliyor. gerçekten bu zihniyeti anlamadım,anlamakta istemem doğrusu. çok şey demek isterdim ama değmez.
devamını gör...

nazım hikmet, kaçak olduğu ve polis tarafından aranıldığı günlerden bir gün sevgilisi piraye ile buluşmak ister. bu sebeple de güvendiği bir arkadaşı ile haber ulaştırır piraye’ye. fakat hikmet’in arkadaşı sanıldığı gibi güvenilir biri değildir. öyle ki, bu arkadaş polislere ”nazım, gülhane parkı’nda, en ulu ceviz ağacının altında olacak” diye haber uçurur.

gelgelelim buluşma günü gelip çatar, piraye’nin hasreti ile yanan nazım hikmet, gülhane parkı’na gelir. gelir gelmesine de, her yer polis kaynamaktadır. derken polislere görünmemek için meşhur ceviz ağacına tırmanıverir. nazım ağacın tepesindeyken, sevgilisi piraye ceviz ağacının altında belirir ve kendisini beklemeye başlar. polisler ise uzaktan piraye’yi gözetlemekte, nazım’ın onun yanına gelmesini beklemektedir.

polisler bir köşede, piraye ağacın altında, nazım ağacın tepesinde… herkes birbirini beklemektedir. bizim şair ne ağaçtan inebilir ne de sesini duyurabilir sevdasına. ve çaresiz çıkarıp kağıdını kalemini, o meşhur şiirini yazar: “başım köpük köpük bulut içim dışım deniz/ ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı’nda/budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz/ne sen bunun farkındasın ne polis farkında/ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı’nda/yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl/yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril/koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil/yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var/yüz bin elle dokunurum sana istanbul’a/yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım/yüz bin gözle seyrederim seni istanbul’u/yüz bin yürek gibi çarpar çarpar yapraklarım”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim