bazı insanlar ne yazık ki çocukken hobi edinecek lükse sahip olmayabiliyorlar. enstrüman, resim, bale, basketbol vesaire kurslara gidip hobi edinerek, en masum yaşlarını güzelliklerle dolu dolu geçirmek yerine akla hayale gelmeyecek şeyler yaşıyorlar.
bu nedenledir ki kaç yaşında olursa olsun ve ne yapıyorsa yapsın bir insanı aa yaşına bak bir de yaptığına bak şeklinde yargılamamalıyız. enstrüman öğrenmenin yaşı olmaz. çünkü kaç yaşına gelirseniz gelin enstrümanla vakit geçirdikçe ruhunuzu dinlendirici bir etkisi var. fakat belirli bir yaştan sonra öğrenmek gittikçe zorlaştığı ve sorumluluklar epeyi arttığı için 30 yaşından sonra enstrüman çalmayı öğrenen insanı koskocaman tebrik etmek gerektiğini düşünüyor ve tebriklerimi iletiyorum. *
devamını gör...

insanların onay vermesini önemserseniz, onların mahkumu olursunuz.

lao tzu
devamını gör...

halife hz. ali ve hz. muaviye arasında yapılan, 657 tarihli savaş.

657 senesiydi, hz. ali'nin halifelik devriydi. cemel vakasından sonra hz. ali'nin halifeliğine muhalefet eden hz. muaviye ve taraftarları vardı. hz. muaviye ve taraftarları, hz. osman'ın intikamını alma davasında olduklarını iddia ettiler. onların iddiasına göre, hz. ali, hz. osman'ı şehid edenleri koruyor ve cezalarını vermiyordu.

fakat hz. ali, fitnenin giderilmesinden sonra suçlulara cezalarını vereceğini söylüyordu. hz. ali, kumandan sahâbî cerîr bin abdullah'ı hz. muaviye'ye gönderip, muhâcir ve ensârın kendisine bey'at ettiklerini, kendisinin de onlar gibi bey'at edip itaatini bildirmesini istedi. elçi olarak gönderilen cerir bin abdullah hz. muaviye'ye vardı, bunu bildirdi fakat hz. muaviye cerir bin abdullah'ı oyalayıp ünlü sahâbî hz. amr bin as'a danıştı.

hz. amr, hz. muaviye'ye, hz. ali'den hz. osman'ın kanını isteme konusunda ısrarcı olmasını, eğer katilleri hemen cezalandırmazsa o zaman suriye ordusunu alıp üzerine yürümesini söyledi. cerir bin abdullah da dönüp durumu hz. ali'ye bildirdi.

ki, hz. muaviye, medine'den şam'a getirilen hz. osman'ın kanlı gömleği ile hz. osman'ın hanımı nâile'nin kesik parmaklarını caminin minberine astı. nâile kendisini hz. osman'ın önüne attığı sırada eliyle durdurmaya çalıştığı kılıç darbeleri sonucu iki parmağını kaybetmişti. işte hz. muaviye kanlı gömlek ve kesik parmakları caminin minberine asınca askerler oraya toplanıp ağlıyorlardı.

orda toplananlar hz. osman'ın intikamını alıncaya kadar yataklarında uyumayacaklarına, yıkanmayacaklarına dair yemin ettiler. ayrıca hz. muaviye suriye ordusuna fazlaca maaş veriyordu. hz. muaviye orduyu tahrik ettikten sonra, 85.000 kişinin bulunduğu bir orduyla şam'dan yola çıktı.

hz. ali de 90.000 kişiden oluşan ordusuyla küfe'den sıffin'e doğru yola koyuldu. hz. muaviye karargâh kurdu. hz. ali'nin ordusu da karargâh kurmuştu, hz. ali'nin ordusunun karargâh kurmuş olduğu yer ile nehir arasında hz. muaviye'nin askerleri olduğu için ilk gece susuz kaldılar. fakat, bir saldırı yapıldı ve bu saldırıyla birlikte şam ordusundan olan birlikler nehirden uzaklaştırıldı.

ve hz. muaviye'nin ordusu susuz kaldı. bunun üzerine hz. ali'ye adam göndererek nehirden su almaları için izin istedi. hz. ali bunun üzerine su almalarına engel olmadı. hz. ali hz. muaviye'ye elçiler gönderip onu birliğe ve müslümanların topluluğuna girmeye davet ederek savaştan vazgeçirmeye çalıştı. fakat olumlu bir cevap alamamıştı.

iki ordu birlikleri arasında da birtakım küçük çarpışmalar yaşandı. daha sonra ateşkes yapıldı ve elçiler gidip geldi. fakat elçilerin gidip gelmeleri de bir barışı sağlamamıştı. sonra savaş tekrar başladı. ilk haftada iki taraftan da birer komutanın çarpışmaları yaşandı. sonrasında da hz. ali orduya toplu saldırma emri verdi. savaş birkaç gün tüm şiddetiyle devam etti. ilk müslümanlardan olan sahâbî hz. ammâr bin yasir şehid edilince hz. ali çok üzüldü ve hz. ali'nin şiddetli bir saldırısı ile şam ordusu dağılmaya kadar geldiler.

savaş nerdeyse kazanılacaktı fakat hz. amr bin âs, suriyeli askerlere şöyle dedi:

her kimin yanında mushaf bulunuyorsa onu mızrağının ucuna takarak yukarı kaldırsın.

askerler bu emri yerine getirdiler ve karşı tarafa şöyle seslendiler:

aramızda allah'ın kitabı hakem olsun.

hz. amr bin âs'ın gerçekleştirdiği bu hile işe yaramıştı. ıraklı askerler şöyle demeye başlamışlardı:

allah'ın kitabına yapılan çağrıya uyalım.

hz. amr bin âs bu hileyle şam ordusunu kesin bir yenilgiden kurtardı ve karşı tarafın gücünü kırdı. hz. ali bunun bir savaş hilesi olduğunu anlatmaya çalıştı ama başarılı olamadı. hz. ali şöyle diyordu:

bu bir hiledir. bununla sizin aranıza ayrılık düşürmek ve birliğinizi bozmak istemektedirler.

fakat ıraklılar isteklerinde diretip savaşa devam etmekte olan komutan eşter'e adam göndererek savaşmayı bıraktırmasını istediler.

hz. ali de mecburen eşter'e savaşı bırakması için adam gönderdi. eşter, gelen adama şöyle karşılık verdi:

şimdi mevziden ayrılacak bir an değildir. ben şimdi kesin zafere ulaşacağımı ummaktayım, acele etme.

gönderilen adam hz. ali'ye gelmeden eşter'in savaşan askerleri arasında sesler yükseldi. daha bir hevesle savaşı sürdürüyorlardı. bunun üzerine ıraklılar hz. ali'ye şöyle dediler:

vallahi biz, senin eşter'e bırakması için değil de, savaşa devam etmesi için adam gönderdiğini sanıyoruz.

hz. ali ikinci kesin emir gönderince eşter, mecburen savaşı bıraktı. hz. ali, hz. muaviye'nin ne düşündüğünü anlamak için sahâbî eş'as bin kays'ı hz. muaviye'ye gönderdi. hz. muaviye şöyle dedi:

aramızda allah'ın kitabını hakem kılmak isteriz. her iki taraftan birer hakem seçilmesini ve onlardan allah'ın kitabına uygun bir karar vereceklerine dair ahd alıp da tarafların onların vereceği karara uymalarıdır.

hz. ali'nin taraftarları bundan memnun oldular. şamlılar hakem olarak siyasi bir dehaya sahip hz. amr bin âs'ı seçtiler. ıraklılar ise sahâbî olan ebu musa el eş'arî'yi hakem tayin etmek istediler. hz. ali ise ebu musa'nın daha önce kendisine muhalefet ettiğini, halkı kendisinden ayırmaya çalıştığını, yani onun hakemliğine güvenilemeyeceğini söyledi. ancak ıraklılar onun hakem olması konusunda direttiler.

daha sonra da iki taraf arasında hakemlerin uyacağı kuralların belirlendiği metin (tahkimnâme) hazırlandı. buna göre bir araya gelecek iki hakem halifelik meselesini kur'an'a, kur'an'da bir hüküm bulamazlarsa sünnete başvurarak adil bir şekilde çözeceklerdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başta gördüğümde moderatörler tarafından uzaklaştırıldığını sandığım insanlar. profillerini ziyaret ederken mezar taşı okuyormuşum izlenimi veriyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
turnagagası
sanırım.
devamını gör...

fmf hastasıysanız ataklar sizi öldürmeyip süründürür. allah kimsenin başına vermesin,ağrıdan duvarları yumrukladığımı biliyorum.
devamını gör...

başkasının bacağından asılan koyun

biri alırsa, en iyi nick olacaktır.
devamını gör...

yan lianke kitabıdır.

vaz geçmek de devam etmek de sizin elinizde. kalıp savaşabilirsiniz de terk edip gidebilirsiniz de. yeni bir şeyler üretip yaşamı sürdürmek de her şeyi bırakıp yeni bir başlangıç yanılsaması yaşamak da sizin elinizde. ama seçim ne olursa olsun doğru olduğunu düşündüğünüz şeyi yapmaya gayret edin. ve doğanın size verdiği işaretleri asla göz ardı etmeyin.

çok yaşlı olmanız hiçbir şeyi değiştirmez. nazım ustanın dediği gibi bir zeytin ağacı dikin, belki siz büyüdüğünü görmezsiniz ama görenler olacaktır. ne zaman öleceğiniz belirsiz. o zaman her an ölecekmiş gibi yaşamaktansa hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak yeğdir.

yanınızda kimse olmayabilir. belki sadece sizin kadar yaşlı bir köpek. hatta bu köpek kör bile olabilir. onun sizin eşitiniz olduğunu aklınızda tuttuğunuz sürece asla yalnız kalmazsınız. onun da en az sizin kadar yaşama hakkı olduğunu unutmazsanız insan olma yolunda emin adımlar atıyor olacaksınız. kör bir köpek eğer sizin arkadaşınızsa o kurak köyde her şeye kafa tutabilecek kadar kalabalık olabilirsiniz.

size umut verecek hiçbir şey kalmamış olabilir. belki bir mısır fidesi. açlıktan ne yapacağınızı şaşırmış, susuzluktan kurumuş olabilirsiniz. ama içinizde bir gün o mısır fidesinin büyüyeceğine dair bir umut yeşermişse gücünüz arttıkça artacaktır. ve sizin o mısır fidesine verdiğiniz emek hiçbir şey olmayacaksa da kahramanlık dolu mezarınıza gölge yapacaktır bir gün.

günler, aylar, yıllar sonra tekrar okumak istiyorum bu kitabı. o günlerde, o aylarda, o yıllarda bana umut verdiğini düşünerek.
devamını gör...

1987 yılında yunanistan’ın atina şehrinde kurulmuş olan black metal grubudur. black metal diyorum çünkü bazıları death metal diyor yaptıkları müziğe sinirim bozuluyor adeta. metal camiası içinde sevilen gruplardan aynı zamanda. şarkılarını yunan mitolojisinden baz alarak yaparlar. ayrıca kendileri türkiye aşığı. her sene muhakkak türkiye’ye gelip konser verip giderler öyle de kral insanlardır. geçmişte çok albüm yapmışlardır, metal müziğe oldukça emek vermişlerdir.

o şahane albümlerden bazıları şunlardır; the heretics, khronos, a dead poem, kata ton daimona eaytoy, rituals, theogonia gibi gibi. gruptan ayrılanlar oldu katılanlar oldu ama rotting christ hiçbir zaman grup olarak tam anlamıyla dağılmadı, müzik yapmaya devam ettiler halen de ediyorlar şu an. şarkılarında sertlik ön planda olur, ekstremden hiçbir zaman kopmadılar. black metalciler bazen yeri geldi eleştirdi yeri geldi gömdü. başlangıçta amaçları black metaldi sonra death metale kayınca hayranları da doğal olarak tepki verdi. şimdi de ağır ağır özüne dönmek üzere.

grubun vokali sakis tolis’in konser videolarında gördüğüm kadarıyla aşırı güzel sesi var. brutal atarken kendinden geçiyor, gitar solosu atma konusunda da oldukça usta biri. grubun gitaristi olan yorgos bokos’a ayrı hayranlığım vardır, gitarı tutuşu, çalışı her zaman beni kendimden geçirmiştir. canım sıkılınca bu yunan’ların konser videolarını açıp izlerim, eskileri yad ederim. eskiden cidden çok kaliteli işler yapmış adamlar nasıl izlemem, dinlemem? çok seviyorum bu amcaları, türkiye’ye gelirlerse ilk işim konserlerine gitmek olacak şüphesiz ki.

sevgiler saygılar olsun size güzel insanlar, canlı canlı dinlemek dileğiyle sizleri…
devamını gör...

2009'da yılbaşı akşamını geçirdiğim oyun.* konser vardı hatta, havai fişekler patlamıştı. yeni yıla bilgisayar başında girmem dışında güzel bir akşamdı.*
devamını gör...

yananlara...
devamını gör...

80'li yılların sonlarında taze sebze-meyve ihracatı karşılığında macaristan'dan satın alınan otobüslerdir. uzun yıllar büyük şehirlerde, şehiriçi toplu taşımacılığına hizmet etmiştir.

kağıt biletlerin atıldığı çelikten bilet kutusunun içinde yakıldığı, ilk modellerinin egsoz borusunun otobüsün sol arka köşesinden tavana doğru yükselerek çıktığı (kış aylarında bu köşe çok kıymetliydi) , fazla sürat yaptığında (fazla dediğimiz 70-80 km civarı) her yanı dağılacakmış gibi titreyen, acayip sert çarpan otomatik kapısı olan, altı fazla yüksek olduğu için yaşlıların binmek için olimpik hareketler sergilediği, kabız ama dayanıklı otobüs markasıdır.

istanbul'dakilerinin gümrük vergisi belediye tarafından ödenmediği için plakasız ve ruhsatsız, geçici permiyle yıllarca kullanılmıştı.

mitolajik tanım: labirentten kaçmak için kendisine ve babasına balmumu kanatlar yaparak yükselen ama güneşe fazla yaklaştığı için kanatların sıcaktan erimesiyle ege denizine düşüp ölen karakterdir.
devamını gör...

başakşehir belediyesi sosyal yardım işleri müdürlüğü’nde görev yapan bir personelin, 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı’nda arkadaşları ile çektiği videodur.
kendi meşrebince komiklik yaptığını sanan videodaki o vicdansız genç kız 24 yaşını görmüş müdür acaba?
bak bir fidan intihar etmiş duymuş mudur acaba? zerre vicdanı sızlayıp düşünmüş müdür acaba niye böyle ? komik değilsiniz, sadece insanlarda tiksinme uyandırıyorsunuz..

antalya'da 24 yaşında bir genç, instagram hesabından, "diğer tarafta iki elim yakanızda akp hükümeti ve rte" diyerek intihar etti.

bana çürümüşlüğün videosunu çekebilir misin abidin?
buradan
devamını gör...

canınıza söyleyin gece gece huysuzluk yapmayı bıraksın. sabaha kadar dayanıversin.
onun yaptığı huysuzluğun bedelini biz ödüyoruz sonra.
devamını gör...

bayram hutbesini roketatarla okumasından daha tercih edilesidir.
devamını gör...

üşüyünce birini yanınıza ısınmak için çağırdığınız zaman ısınınca kalkıp hemen defolup gitmeyin, ona da bir sorun bakalım üşüyor mu?
devamını gör...

geçmiş ilişkileri hakkındaki olumsuz ve nahoş söylemleri.*
devamını gör...

1855 yılında gustav schwanhauber tarafından kurulan alman menşeili kalem markası.

ülkemizde hafif tuzlu olmasından mütevellit alınması biraz zordur ama kalemlerin uzun ömürlü olması bu tuzluluğu bir nebze hafifletir. *

ben illa kalem alınacaksa düzgün markalardan alınması taraftarıyım.
sonuçta ne demiş ingilizler "ucuz mal alacak kadar zengin değilim"
devamını gör...

şahsen benim elimde olmadan acıdığım insan tipidir. eğer güvenmiyorsan, ayrılırsın. yok ayrılamayacak kadar çok seviyorsan da alır karşına sorunu güzel güzel konuşur ve çözmeye çalışırsın. böyle şeyler yapmayın, manyak olursunuz vallahi.
devamını gör...

her yerden kalabilirim ama dünyadan uzak kalamam.
daimi fanıyım, süresiz destekçisiyim. güzelcim uyansın da bu başlığı görsün diye de inanılmaz sabırsızım. saatler geçmiyor...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim