bu soruya verebilecek bir cevabım yok. zihnimi zorladım ama çıkmadı bir şey. siz nasıl zihninizi zorladınız da böyle bir şey merak ettiniz anlayamıyorum.
devamını gör...

hayatımı gözden geçirmeme sebep olan başlık. 21 yıllık hayatımda hiç aşık olmadım lisede de olmadım üniversite de olmadım. biraz buruk hissetmeme sebep oldu çünkü ben insanların bu duyguyu bir kere de olsa yaşaması gerekenlere inananlardanım
devamını gör...

ikinci ele düşmüş rozettir. iade değil eskiyi getir yeniyi götür olur o da işte üstüne para isterler. yok burası yamulmuş, yok çok hırpalamışsınız, yok tak çıkar yalama olmuş vs vs çok sıkıntı çıkarırlar.

ben desteklerim, bence uygundur. *
devamını gör...

annem beni her kandilde olduğu gibi bu kandilde de camiye gitmeye zorlardı.

bende evden çıkar beş-on tur atar eve geri gelirdim.
devamını gör...

kevin guilfoile tarafından yazılan inanılmaz akıcı bir roman.

bir tarafta insanlar hakkında esrarengiz sezgileri olan ve sayılarla şaşırtıcı bir etkileşim kurmasını sağlayan, yalnızca bilgisayarlara özgü bir yetenekle donatılmış canada gold ya da herkesin bildiği adıyla nada. parmaklarınızın hareketlerinden yazdığınız mesajı kolayca çözebilir, görür görmez bir insanı en ince detayına kadar sıfır hatayla analiz edebilir. bu onun hem bir özel dedektif hem de las vegas'ın pek çok kumarhanesinde izlenenler listesinin ilk sıralarında yer alan bir poker ve 21 oyuncusu olarak basamakları tırmanmasını kolaylaştıracaktır.

diğer tarafta, kendilerine 'bin' diyen çok tehlikeli bir grup...pisagor öğretilerinin günümüzdeki mirasçıları olan bin, kimsenin sahip olmadığı matematiksel bilgilere sahip...çok zengin ve çok güçlüler. bir hesap makinesiyle uçak düşürebilecek donanımdalar. sayılarla ilgili en büyük sırları ise dünyanın nasıl ve ne zaman yok olacağını bilmeleri.
devamını gör...

zaten bir enkaz kalacak üstümüze bari altında nefessiz kalmayalım, madem yardımcı olmayacaklar rahat bıraksınlar da kaldıralım.
devamını gör...

ben de '' nerede kaldın diye merak ediyordum '' diyeceğim yazardır. passat'ı satmış olabilir.
devamını gör...

2013 yapımı dram tarzındaki, düşsel gerçekçi, fantastik onur ünlü yapımı filmdir.
ülkemizde çekilen ilk film noir örneğidir. başrollerinde ali atay, demet evgar ve serkan keskin bulunmaktadır.

film, siyah beyazdır. bu konuyla alakalı onur ünlü, verdiği röportajda "siyah beyaz olursa daha ucuz olur diye düşündük ama öyle değilmiş." şeklinde konuşmuştur.

ayrıca niçin akhisar'da çekildiği sorulduğunda da "akhisar öyle berbat bir yer ki her sokakta ayrı intihar etmek, her elektrik direğine yeniden kendini asmak istiyorsun." beyanatında bulunmuştur.

filmin mreyte ya mreyte isimli arapça soundtrack'ini mutlaka buradan dinleyiniz.

sen aydınlatırsın geceyi, william shakespeare'e ait bir soneden alıntıdır:
"yarayla alay eder yaralanmamış olan. bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden. sen çok daha parlaksın çünkü. sen tüm göklerdeki yıldızların ilki. sen aydınlatırsın geceyi.”
devamını gör...

her insanın hayat süresi içinde gerçekten mutlu olduğu zamanları gösteren etikette yazan fiyat.
devamını gör...

kibirden korkarım. iltifat duyunca ilk aklıma gelen bu oluyor ve hemen yangın alarmını çalıştırıp, en yakın acil çıkışından kaçıyorum.
devamını gör...

ikinci köyde dolunay'ın düşürüldüğü , maymunlar cehenneminde metin taşının kesildiği, birinci köyün ortasında pvp atılan bir zamanların popüler mmorpg oyunu.
devamını gör...

insanın başına gelebilecek en güzel şeylerden biridir.
içimizdeki eksiklik ve yetersizlik duygularının çoğunu öldürür bu durum.
sizi hayata, yaşama tekrar bağlar.
ben de varım ve hissediyorum varlığımı dersiniz.

çocukken hele değer alma kotanız dolduysa hayatta kolay kolay duygusal olarak zorluk çekmesiniz.
doğduğunuz evde aileniz en savunmasız, küçük ve yardıma muhtaç halinizle bile size değer verdiyse işte o zaman değerli bir varlık olduğunuz zihninize kazılır.
yetişkinlik döneminde - özellikle duygusal yönden. meslek, iş, aşk, dostluk vs- tercihleriniz daha sağlıklı ve tutarlı olur.
kendinize olan inancınız daha yüksektir.
değersiz hissettiğiniz hiç bir ortamda zorunluluk olmadığı sürece fazla kalmazsınız.
işte bu yüzden çok önemlidir değer görmek.

eğer hayatınızda kendinizi değersiz hissettiren kişiler var ise
umarım en kısa zamanda kurtulursunuz.

umarım bizi iten, döven, söven, hakaret eden insanlar yerine yüzümüzü okşayan, saçımızı koklayan, varlığımıza saygı duyan ve çizgilerimizi geçmeyen, sırtımızı sıvazlayan insanlarla hayatımızın her alanında, her yaşımızda karşılaşırız.
devamını gör...

sözlüğümüzde her şey bitti buna mı takıldık dediğim konu. vakti zamanında bilinçsizce sözlükte hissettiğimiz soruların her birine tek tek başlık açtık, her birine çözüm ürettiler. artık bunları aşalım konuları birebir yönetimle paylaşalım. tabiri yerindeyse yazar yemiyorlar, her soruna mutlaka çözüm üretiyorlar. dm'lerine yazacağınız bir kaç açıklayıcı cümle; ben bunu yanlış buluyorum, bunu doğru bulmuyorum gibi düşüncelerinizi onlarla paylaşmak, bu kadar. onlar da mutlaka bunu istişare edip yanlış olduğunu düşündüğünüz konuya bir çözüm üretip mutlaka daha iyi olması için çaba harcayacaklardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ivan alivazovsky, mehtaplı kıyıdaki figürler, 1858
devamını gör...

albüm oluşturup arada bakarsın anlarım. geçmişi yad etmek iyidir. ama çerçeveletip duvara asmak o öldüğü ve sen yaşadığın için kendinden utanmak gibi bir şey olur. sürekli aklında bu olur.
devamını gör...

beyaz zenciler norveç doğumlu ingvar ambjornsen isimli yazarın en ünlü ve kültleşmiş kitaplarından birisinin adıdır.bu kitap uzun süre boyunca, jack kerouac'ın "yolda" isimli beat kuşağının kültleşmiş kitabının 90'lardaki karşılığı olarak ele alınmış denilebilir.
bu kitap toplumdan dışlananları değil toplumun dışında olmayı seçmiş beyaz zencileri anlatır. eğer şuana kadar bir şeylere ses çıkarmamış ve çıkarmak istemiyorsanız okumayın yahut eğer oksijen yerine azotun tadına bakmak istiyorsanız kesinlikle okuyun.

bir de yeraltı edebiyatını sadece palahniuk'tan ibaret sananlara okutulması/gözlerine sokulması gereken kitap.

--! spoiler !--

''konuşamadıktan sonra insanlarla biraraya gelmenin, karda kışta kilometrelerce yol gidip, bir sürü yakınma ve duygusal sözler dinlemenin anlamı neydi? yoktu. hiçbir anlamı yoktu!''

--! spoiler !--
devamını gör...

itibarı ile yazılarak kurtulunabilecek sorun. *
devamını gör...

hep gömülmüş ama belki haklı sebepleri olan insandır. tabii attığınız mesajın içeriği ve nasıl hitap ettiğiniz de önemlidir. yazdığınız mesajın üslubunu beğenmeyip cevap vermemeyi tercih etmiş olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özel göreliliğe göre paradoks olmayan ve zamanın gözlemciye göre değiştiğini gösteren düşünce deneyi.

görelilikte, referans sistemi kavramı önemlidir. referans sistemleri eylemli ya da eylemsiz olabilir.

***

eylemsiz referans sistemini, newton'ın 1. yasası ile tanımlamak mümkündür. fakat önce 2. yasayı kısaca hatırlayalım.

2. yasa f = m.a olarak özetlenebilir. yani bir cisim üzerine uygulanan kuvvet, cismin kütlesi ile, hareket ederken sahip olduğu ivmenin çarpımına eşittir. cisme etkiyen kuvvet 0 oldukça (f = 0) formül gereği cismin ivmesi de sıfır demektir. zira kütlesi sıfır olamaz. bunun anlamı; eğer cisim duruyorsa, üzerine bir kuvvet etkimedikçe durmaya, hareket ediyorsa da hareket etmeye devam edecek demektir ve bu hareketin hızı, ivme 0 olduğundan, sabit olacaktır. bu da zaten bizi 1. yasaya götürür.

özel görelilikteki tüm referans sistemleri eylemsizdir.

eylemli referans sistemi, ivmeli hareket eden sistemdir. genel görelilikte eylemli sistemler de bulunur.

***

gelelim paradoks olmayan paradoksumuza.

ali ve ayşe adlı ikizlerimiz var. ali'yi ışık hızının %99'u ile uzaya gönderelim. kardeşi dünyada kalsın. ali uzayda bu hızla 7 sene dolaşıp döndüğünde, kardeşi ayşe, ali'ye göre 50 yıl yaşlanmış olur.

önce işe ayşe'nin, yani dünyada kalan kardeşin gözünden bakalım. ona göre ali, kendisinden hızlı bir şekilde uzaklaşmıştır. şimdi ali'nin gözünden düşünelim. ona göre de ayşe, kendisinden yüksek bir hızla uzaklaşmış gibi görünmektedir. yani hangi kardeşin gözünden, daha doğrusu hangi referans sisteminden olaya baktığınız önemlidir. paradoksal durum bu noktada ortaya çıkar. zira hangi kardeşin gözünden baktığınıza bağlı olarak, yaşlanma durumunun da değişeceğini düşünebilirsiniz.

***

yukarıda bahsettiğim önemli bir nokta vardı: ikizler paradoksu, özel görelilikle ilgili bir düşünce deneyidir ve özel görelilikte yalnızca eylemsiz referans sistemleri bulunur. bu paradoksu çözmek için, ali ve ayşe'nin bulunduğu sistemlerin, birbirine göre sabit hızla hareket eden referans sistemleri olduğunu düşünmemiz gerekir. dolayısıyla dünyada kalan ayşe'nin eylemsiz bir sistemde olduğunu düşünebiliriz.

ali ise ışık hızına yakın şekilde seyahat ettiğinden, onun bulunduğu sistem eylemsiz değildir. bu nedenle olaya, eylemsiz sistemdeki ayşe'nin gözünden bakmamız gerekir. ali, yüksek bir hızla seyahat ettiğinden, zaman onun için daha yavaş akacaktır. bu nedenle de ali daha yavaş yaşlanacaktır. ancak her iki kardeş, olaya kendi referans sistemi içinden baktığından, iki taraf da yaşadıkları her şeyi normal zamanlı yaşadıklarını algılayacaktır. yani 2 kardeşin gözünden de kendileri için zaman, aynı şekilde geçmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim