attila ilhan'ın 1981'de çıkan kitabıdır. hep şair olarak anılıyor ancak fikri yönünün ne kadar kuvvetli olduğu "hangi" serisinde kanıtlanmıştır.

şimdiye kadar yüzlerce mustafa kemal atatürk biyografisi yazıldı , çizildi. birinden birini illaki görmüşüzdür. ama hangi atatürk kitabı onlardan farklı bir kitap. bir biyografi kitabı değil en başında. isminin "hangi atatürk" olması bizzat atatürk'ün etkisindendir. yüzlerce kitap yazılmış herkes kendi istediği veya istemediği yere çekmiş , kafasında kurduğu atatürk'ü anlatmış çünkü bunun için yeterince malzemeleri var. atatürk'ün fikir dünyasını , düşünce yapısını , neyi-niçin yaptığını , hangi etkilere kapıldığını hangi durumlar nasıl hareket ettiğini görüyoruz. atatürk'ü anlamak nedir , nasıl olur , nereden başlanır sorularının cevabı bu kitaptır.

özellikle bir kesimin ağzına yapışmış olan vitrin atatürkçülüğü nereden çıkmış , bile bile bir kesimi düşman edebilmek için kimler atatürk'ü put haline getirmeye çalışmış bunu görüyoruz kitapta. gerektiği yerde acımasızca gerçeği söylemiş ama bunu ondan soğutmak için değil aksine insanların daha gerçekçi bir bakış açısıyla onu tanıyıp izinden gitmeleri gerektiğini anlatmış. şekli atatürkçülük değil fikri atatürkçülük , millilik , yurttaşlık bilincini hedeflemiş.

kısaca onun hakkında kalıplaşmış düşüncelerden uzaklaşmak ve tanımak için bundan daha iyi bir kitap yok sanırım.
devamını gör...

ne zaman dinlesem gözlerimi yaşartan şarkıdır.
devamını gör...

eskiden iğrenerek bakılırken şimdi imrenerek bakılan şeyler.
- müstakil evde oturmak
- evin bahçesindeki ağaçlardan meyve koparıp yemek
- bahçede ufak tefek ekme biçme işleriyle uğraşmak
- soba etrafında ısınmak ve soba üzerinde bir şeyler kızartıp/pişirip yemek
- süt, yumurta, reçel, peynir gibi ürünlerin doğal yapım halleri
- mum ışığında ya da kandil lambası etrafında oturup sohbet etmek
- köy kahvaltısı
- sevişmek
devamını gör...

kınamak ne kelime azıcık içimden kınıyormuşum gibi bir his geçsin onun bile başıma geldiği durum.
devamını gör...

âdeme âdem gerektir âdem etsin âdemi
âdem âdem olmayınca âdem netsin âdemi.
(ziya paşa)
anlamı: insana insan gerekir, insan etsin insanı. insan, insan olmayınca, insan ne yapsın insanı?


her renge boyan da renk verme.
mirat-ı safaya jeng verme...
(şeyh galip)
anlamı: renkten renge gir de renk verme, berrak aynayı paslandırma.

güllü dîbâ giydin amma korkarım âzâr eder
nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni
(nedîm)
anlamı: ipekten gül desenli bir elbise giymişsin, ama kumaşın üstündeki gülün dikeninin gölgesi seni incitir diye korkuyorum.
devamını gör...

sizi erkekten alçak gören, erkeğin ekeneği olarak değerlendiren ve regl olduğunuzda pis olduğunuzu söyleyen bir dine inanmayı tercih ediyorsanız sizin bileceğiniz iş ama ben kocama beni dövme hakkının verilmesini kabul etmiyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

artırılması gereken mutluluktur.
devamını gör...

evet, sevgili romalılar tüm yoldaşlar, yazma sevdalıları, hayata farklı acilardan bakan eleştiri meraklıları bu vakti de gördük. ne güzler, yazlar ve baharlar göreceğiz daha. zamandan bir parça koparıp duygu ve düşüncelerinizi bu sayfalarda geleceğe yollarken her daim dostluktan, iyilikten, sevgiden, anlayıştan, insanlıktan asla kopmayın. hep birlikle nice güzel yarınlara.
devamını gör...

iyi geceler dilenmeyen yazarlara hediyemdir.

amerikan kovboyları donsuz gezerler
hem de her gördüklerine iş ederler
benim gözüm senden başkasını görmez
sen başkalarının kollarındasın.

iyi geceler ahali.
devamını gör...

kuan'dan dinlemeyi sevdiğim şarkıdır.

devamını gör...

yine ortalık karıştı
sanırım ihale bana kaldı
varsın olayım günah keçisi
yeter ki akmasın kardeş kanı
devamını gör...


bir bireyin bedensel ölümden sonra devam eden yönünün - bilinç, zihin, ruh ya da başka bir varlık - bir veya daha fazla ardışık varoluşta yeniden doğuşuna verilen isimdir. geleneğe bağlı olarak, bu varlıklar insan, hayvan, ruhsal veya bazı durumlarda sebze bile olabilir. *

dünya nüfusunun en az% 25'i reekarnasyona inanmaktadır. bu da, onu en yaygın manevi ilkelerden biri yapar. reenkarnasyona inanç, taş devri'ne kadar uzanır - bu çok eski bir bakış açısıdır ve herhangi bir ruhsal varoluş biçimini doğru kabul ederseniz, mükemmel bir anlam ifade eder. doğadaki her şey döngü halinde yaşar ve ölür. yapraklar her sonbaharda dökülür ve önümüzdeki ilkbaharda tekrar filizlenir, öyleyse neden mevsim doğru olduğunda insanlar da geri dönmesin?

karma hayatlarımız boyunca işlemeye devam eder ve bir etki-tepki sürecidir.
pek çok insan karma'yı yargılama ve cezalandırma ile karıştırır, ancak aslında sadece denge anlamına gelir. yaptığınız şey size geri döner, bu yüzden bir hayatta zalim iseniz, birbirini izleyen yaşamlarda bu zalimlik unutulmaz, ancak bu cezalandırılacağınız anlamına gelmez - daha ziyade dengeyi düzeltmeye çağrılıyor olacaksınız, mesela şifa, iyi işler ve benzeri şeyleri yaparak.

insanlar gruplar halinde reenkarne olma eğilimindedir.
sevdiklerinizin çoğu sizi daha önce eski yaşamlarında zaten tanıyorlardı. oğlunuz babanız olabilir, partneriniz çocuğunuz olabilir, en yakın arkadaşınız yakın bir akraba olabilir. bazen bir kişiyle tanışmanız ve hemen yakın hissetmenizin nedeni bu olabilir. bazı öğretiler, bir cinsiyeti veya diğerini tercih etme eğiliminde olduğumuzu, ancak hepimizin farklı zamanlarda erkek ve kadın olduğumuzu belirtir. hayvanlar olarak reenkarne olmamız pek olası değildir, çünkü bunlar ayrı bir evrimsel yol üzerindedir.

ruhların tek bir görevi vardır: evrilmek!
ruhlar, farklı doğumlarında yaşadıklarıyla büyür ve gelişir. bu evrim, onların daha yüksek sevgi, güç ve bilgelik seviyelerine ulaşmasını sağlar. kapasitelerdeki bu artış, nihayetinde onları her şeye kadir olanla birleşip özgürleşebilecekleri bir düzeye ulaştırır.

ruh, farklı deneyimlere yeniden reenkarne olma seçeneğine sahiptir.
ruhların hayatın her yönünü deneyimlemesi gerektiğine inanılıyor. hem erkek hem de dişi olarak reenkarne olmaları gerekir; hem mağdur hem de fail olarak; hem öğrenci hem de öğretmen olarak. böylesine farklı senaryolara girmek, ruhun tüm olası bakış açılarını ve ilişkileri ve bunların gerektirdiği tüm dersleri anlamasına yardımcı olacaktır.

ruh hiçbir şeye ait değildir
bir ruhun kastı, mezhebi veya dini yoktur. herhangi bir dünyevi mülke ve hiç kimseye ait olmayan bir şeydir. erkek ruh veya dişi ruh diye bir şey yoktur. cinsiyet manevi değil biyolojik bir fenomendir. insanlar iki cinsiyettedir ve bu nedenle, her yaşam başlamadan önce hangisinin olacağına karar veririz.

bir ruh önceden her şeyi planlar
ruh, doğmadan önce hangi duyguları ve doğum için hangi koşulları seçmek istediğine karar verir. buna bağlı olarak baştan sona kadar her şey önceden planlanmıştır. hayattaki büyük olayların çoğu önceden planlanmıştır: doğum, aile, okul, ilişkiler, kariyer vb. buna ölümler, kazalar ve hastalıklar dahildir. bununla birlikte, planlanmamış şeylerin meydana gelmesi için de bolca yer vardır.

not: bu maddelerdeki bilgiler inançtan inanca değişiklik gösterebiliyor.


kaynak 1, 2, 3
devamını gör...

gitmek için hevesli olunmayan, mecburen gitmek zorunda kalınan ortamlarda yaşanan his.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir dengesi olması bu işin diyerek kitap kurdu olmayı kurgu kitap okumaktan ibaret gören anlayışa hoş bakamadığımı belirteyim. benim için kurgu okuma-yazma becerisi kazanıldıktan sonra erişkinliğe dek okunmalı. kişi belli bir edebi donanıma sahip olduktan sonra zaten eline aldığı kurgu kitabın işleyişini tahmin edebilmeye başlayacaktır. bu da bir süre sonra zevk vermemeye başlar ve kişiyi başka arayışlara iter. akademik ve ilgi alanlarına dair bilgi edineceği türde kitaplar ise zamanla kişiyi standartların dışına çıkarıp farkındalıklarını yükseltmesini sağlıyor.
devamını gör...

mizah ile alakası olmayan dergi.

yaptıkları şey kara mizah bile değildir.

yalayarak nereye kadar gidebileceklerini ispatlama derdine düşmüş gibiler.
devamını gör...

korkulardır.
korku insanı olmamış ve muhtemelen hiç bir zaman olmayacak olasılıkların hayaline hapseder. zihni düşünceler ile doldurmanın sonucudur bu. fazla düşünce zihni yorar.
bu yüzden 8-10 saat uyuyoruz, hiç bir şeye halimiz yok, isteksiz, motivasyonsuz, tatsız, tuzsuzuz.
düşüncelerden kurtulanın yolu an içinde yaşamaktır.
düşünmemek, korkmamaktır.
zaten 70-80 senelik hayat, düşüne düşüne, dert ve sıkntı ile 10 yıl fazla yaşasan ne, keyifli bir şekilde yaşasan ne.
devamını gör...

sürekli aldatılan t.c başkanı.
devamını gör...

“göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten,
affet senden habersiz aldığım her nefesten…”

necip fazıl kısakürek şiiri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim