yahu radyomuz açılmış, açın orayı hep beraber pentagram-sonsuz dinleyelim*
devamını gör...

türkü dinleyen insandan zarar gelmez de bir diğer versiyonudur. bazı şeylerin değerini bilelim derken niye bu kadar yüceleştiririz bilinmez.
devamını gör...

böyle bir durum sahiden vardır. geç kaldığını uzun geceler kalbi sızlayarak, beyin hücreleri infilak ederek anlar insan. eğer nedamet* diye bir şey olmasaydı, biz bu ifadeyi tutup onun yerine kullanırdık. yahut başka bir deyişle birine geç kalmak nedametin vücut bulmuş halidir. o gün şunu deseydim, öteki gün şunu yapsaydım, evvelsi gün açılacaktım işte gibi binlerce keşke demektir aynı zamanda bu mesele.

bu durumun herkes için benzer olandan farklı bir anlamı da var benim için. benim aptallığımın karşılığı olan durumdur bu. evet birine geç kalmaktan daha kötü bir şey var bu hayatta: iki kişiye geç kalmak. insan kısacık ömrüne bunu iki defa sığdırıyorsa onu bir sığır olarak tanımlayabiliriz. *

kim söylemiş olursa olsun o afili cümleyi, birine geç kaldıysanız eğer bir diğeri için acele edin lütfen. ikinciden sonra hayata biraz aptal hissederek devam edebilirsiniz. *
devamını gör...

devamlı gördükleri kadınlara iç geçirmekten bu kafa yapısa evrilmiş insanların yaftası. kimlerden anne olup olmayacağı gözlemi yapcağına senden baba olur mu diye düşünmesi gereken insanlardır bunlar ayrıca ki bence olmaz.
devamını gör...

kağıt kalem, yok kardeşim tam telefonla konuşuyorsun not alacaksınız ama o her zaman çekmecede olan kağıt kalem yok oluyor.
devamını gör...

genç erişkinlik döneminde başlayan, aşırı dürtüsellik, duygulanımda ve kişiler arası ilişkilerde dengesizlik, benlik algısında yetersizlik ve terkedilmeye karşı aşırı hassasiyet ile karakterize bir sendromdur.
pa’nın dsm 5 sınıflandırmasına göre bkb tanısı koyabilmek için erken ergenliğin başından itibaren birçok bağlamda kendini gösteren aşağıdaki 9 kriterden 5’inin ya da daha fazlasının varlığı gereklidir:
1)terk edilmekten kaçınmak için çılgınca çaba gösterme
2)gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında giden, tutarsız ve gergin kişiler arası ilişkiler
3)kimlik karmaşası
4)kendine kötülüğü dokunacak en az iki dürtüsellik (para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, güvensiz araç kullanma vb.)
5)yineleyici intihar davranışları, girişimleri ya da göz korkutmalar
6)duygulanımda tutarsızlık
7)süreğen bir boşluk duygusu
8)uygunsuz yoğun
öfke, öfke denetiminde güçlük
9)zorlanmayla ilişkili gelip geçici kuşkucu
düşünceler ya da ağır çözülme belirtileri.
bkb çok faktörlü etiyolojiye sahip bir kişilik bozukluğudur.
tedavisi, birçok psikolojik sorunla kıyaslandığında uzun ve zahmetlidir. toplum
üzerindeki yansımaları da bkb’u farklı bir yere oturtmaktadır. bkb’nun tedavisi ve önlenmesi sadece ruh sağlığı uzmanlarının sorumluluğunda olmayıp, ailelerin, resmi kuruluşların, eğitimcilerin ve ilgili birçok kesimin de ilgi alanında olmalıdır.
ülkemizde çocuk yetiştirmede, anlamaya ve eşlik etmeye değil, itaat etmeye ve cezalandırmaya yönelik geleneksel ebeveyn tutumları göz önünde bulundurulduğunda; her ne kadar çocukluk çağı cinsel istismarının yaygınlığı konusunda net rakam olmasa da, oranın yüksek olduğu düşünüldüğünde,
uluslararası bkb oranından daha yüksek bir orana sahip olduğumuz tahmin edilebilir.
çocukluk döneminde duygu düzenleme sorunları ve dehb olan çocukların erken dönemde teşhis edilip, takiplerinin, bireysel tedavilerinin, aile eğitimlerinin yapılması önemlidir. bu çocuklar için özel eğitim programları ve kurumlarının yaygınlaştırılması sağlanabilir.
anne-baba okulları ile çocuk sahibi olmayı planlayan ailelere ön eğitim verilmesi de önleyicilik açısından önemli bir adımdır. yeniden mağduriyet kapsamında, bkb olan veya özellikleri taşıyan bireylerin ortamlarını değiştirmek, becerilerini zenginleştirmek, kendilerini mağdur edecek kişilerden uzaklaşmasını sağlamak veya uygun partner seçmeleri konusunda yol göstermek gerekir.
devamını gör...

denizcilikte rüzgarın gittiği değil, "geldiği" yöne verilen isimdir.

edit: işbu tanımlama, orsalesta anafor esas düzeltmeyi yaptığı için kendi kendini yok edecektir. yani umarım.*
devamını gör...

kitap dünyası favorimdir. her hafta sorduğu sorularla düşünmeye, araştırmaya sevk etmesi de kanalı ayrıca sempatik yapmaktadır. izleyicisi bol olsun.
devamını gör...

4 tane kadının istanbul sözleşmesi'nin feshini desteklemeleri. hatta biri "kuran'da erkeklerinize itaat edin yazıyor. kadınlar kuranı okusa istanbul sözleşmesi'ne gerek kalmaz. sen erkeklerle takılmak iste biri seni öldürünce de kadın hakları diye ağla." dedi.
devamını gör...

erdal erzincan - tekfen flarmoni orkestrası / sin sin halayı
enstrümantal eser
devamını gör...

yağmur, çamur, sis, heyelan demeden
sarp yolları aşıldı, tepelere çıkıldı.
oğlum kamera önünde, yeğenim kamera arkasındaydı. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir anglus oblong kitabıdır.

eskiden çocukların masallarla arası çok iyiydi. şimdi de öyle mi bilmiyorum. ama masalların çocuklara verdiği mesajların önemli olduğuna inanıyorum. la fontaine hikayelerini mesela oldum olası sevemedim. çocukken de sevmezdim, hala da sevmem. bütün kahramanlarında bir uyanıklık, kurnazlık, sahtekarlık. karganın zaafından faydalanıp rızkını çalan tilkiden, tilkiye düz tabakta çorba ikram edip intikam alan leyleğe kadar her kahramanda kötücül duygular baskın.

masalların daha yapıcı, çocukları daha iyi bir insan olmaya teşvik eden mesajlar vermesinden yanayım ben.

ancak bu kitap öyle bir kitap değil. burada anlatılan masallar annelerin çocuklara asla anlatamayacağı türden. debbiler tarafından zorbalığa uğrayan helga’nın intikamından, aptal bir vampire dönüşen betsy’nin hikayesine kadar her öyküde hayatın gerçek yüzünü gösteren ve okuyanın yüzüne tokat gibi çarpan masallar bunlar. annesine benzememek için uğraşan rosie’nin hikayesi ise benim favorilerimden.

angus oblong bu masallarda pedagojik bir uygunluk, ahlaki mesajlar ya da mutlu sonlar vaat etmiyor. gerçeğin keskin yüzünün teninizde dolşaması için elinden geleni yapıyor sadece.
devamını gör...

ben sana hiç o gözle bakmadım
devamını gör...

artık ülkemde görmek istemediğim insan tipi.

oruç tutmayan, gıcıklık olsun diye oruç tutmadığını milletin gözüne sokmuyorsa problem değil.

zaten böyle bir gıcıklık da söz konusu değil, bu kadar alıngan olmayın lütfen.

daha geçenlerde pelin akil yaptığı kahvaltıyı paylaştığı için dışlandı, bilindik tepkiler işte...

kadın açıklama yapmak zorunda hissetti. hiç hoş değil... buradan

işin bir de gerçekler kısmı var.

sen,
oruç tutmayanlara düşman gibi bakan, onları sürekli dönüştürmeye çalışan,
onları olduğu gibi kabul edemeyen sen,

sana sesleniyorum, sen onların
inanç özgürlüğüne,
içki içebilme özgürlüğüne,
kılık kıyafet özgürlüğüne
saygı duyuyor musun ki bir de saygı bekliyorsun?

kusura bakma ataların dediği gibi : iğneyi kendine çuvaldızı başkasına...
devamını gör...

ilaç olarak ilk başta gut hastalarında kullanılmış.sonradan çok çeşitli hastalıklarda kullanılmış tabii. bir dönem hipertansif hastalarda sofra tuzu yerine bile kullanılmış.1949 yılında da john cade tarafından bipolar bozuklukta etkili olduğu bulunmuş.yani hepimizin bildiği kullanım amacına gelene kadar baya bir süreçten geçmiş :) tabii eski yaygınlığı kalmadı artık birçok ilaç keşfedildi ama bipolar diyince hepimizin aklına direkt lityum geliyor
tekrarlayan depresyonda da kullanılabiliyor.
devamını gör...

karasevda

bir kere sevdaya tutulmaya gör;
ateşlerde yandığının resmidir.
aşık dediğin, mecnun misali kör;
ne bilsin alemde ne mevsimidir.

dünya bir yana, o hayal bir yana;
bir meşaledir pervaneyim ona.
altında bir ömür döne dolana
ağladığım yer penceresi midir?

bir köşeye mahzun çekilen için,
yemekten içmekten kesilen için,
sensiz uykuyu haram bilen için,
ayrılık ölümün diğer ismidir.


cumhuriyet dönemi şairlerindendir.
şiir dışında hikâyeler de yazmışıtır.
"sanat için sanat" anlayışıyla eserler vermiştir. en bilinen şiiri 'otuz beş yaş' şiiridir. ama ben bu şiirini daha çok severim.
cümlelerinde sevdayı gerçekten hissettiyor bu şiir. anlatmak istediğini çok da güzel anlatıyor.
çok sevmemin nedeni de içinde kendimden birçok cümle görmem. sanki benim duygularımı yazmış gibidir. o yüzden de benim için eşsizdir.
devamını gör...

öncelikle henüz 10 kat zam yapılması gibi bir durum söz konusu değil. başlığı açan yazar hadi heyecanla böyle açtı başlığı, tanım yazan yazarlardan hiçbiri de fark etmedi, modlar da mı ülke gündeminin ortasına düşen bu mevzuya hakim değiller? kafa sözlük için şu seviye sadece acınası, faşistlik mi değil mi diye herkes birbirine girmeye devam. sayın başkan önümüzdeki hafta 10 kat zam yapılmasını belediye meclisine teklif olarak getirecekmiş. yani ortada henüz yapılmış bir zam yok. öncelikle burdaki yanlış anlaşılmayı düzeltelim. sonrasında mülteci tartışmaları yapılmış, o da güzel. yalnız suriyeliler mülteci değildirler, geçici koruma altındadırlar. arasında ne fark var diyenler olacaktır -dağlar kadar fark var- ancak artık yazasım gelmiyor. son olarak, belediye meclisinden karar geçse dahi idare mahkemesinde önce yürütmesi durdurulacak ardından iptal edilecektir. ben hukukçuyum falan filan demiş sayın başkan ama su fiyatını yalnızca geçici koruma altındaki kişiler için artırmanın hukuki dayanağı yoktur.
bu mesele faşizanlık veya mülteci kardeşlerimiz edebiyatı ile tartışılacak bir husus değildir artık. suriyelilerin artık sosyolojik olarak bir sorun olduğu muhakkaktır. mülteci kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz edebiyatı yapanların artık bunu anlaması gerekiyor. öte yandan bu hususun idrakinde olduğu için veya sadece suriyeli nefretine sahip olduğundan* başkanın bu kararı karşısında göbek atan sevgili yazarlar, hiçbirinizin en ufak bir hukuksuzluğa çanak tutmaya hakkınız yok. yarın bir başkası bir hukuksuzluğu ama şöyle diyerek destekliyor, öbür gün diğeri ama böyle diyerek başka bir hukuksuzluğu destekliyor. günün sonunda hukuksuzluktan dem vurup ağlıyoruz. galiba söyledim ancak yineleyeceğim, hoşunuza ne kadar giderse gitsin hukuksuzluğa çanak tutamazsınız. bir hukuksuzluğun başka bir hukuksuzlukla, bir yanlışın başka bir yanlışla bertaraf edilmesine göz yumamazsınız. bu ülke, hukuksuzluklara birileri sürekli göz yumduğu için bu haldedir. herkes işine gelen hukuksuzluğa göz yumdukça böyle kalmaya da devam edecek. neyse çok daha kalp kırıcı şeyler yazmadan uyumak en iyisi.

edit: başlık değişmiş, o kadar racon kestik kalsaydı biraz
devamını gör...

'' geceler boyunca hangi kâbuslarla haşır neşir olduk ki güneşe düşman olarak kalkıyoruz? ''

devlet gibi kitaplardan biri olan, (bkz: çürümenin kitabı) / (bkz: emil michel cioran)
devamını gör...

ona karşı kendini nötr bi hale getirmek. sevgi nefret hiçbir olumlu yada olumsuz duyguyu hissetmezseniz her şey olur biter.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim