devletin en korktugu sey ekmek fiyatlarinin yukselmesi, bu yuzden ekmege bagli seyler genelde cok yakin markaj altinda tutulur.
edit: buarada ben konu hakkinda bilgi goremedim, belki gozumden kacmistir, bu zamlar geri cekilmis mi? yoksa ayni sekilde devam mi ediyor?
devamını gör...

hiçbir zaman öğrenemeyeceğim dezavantajlar.

üstteki cümlemden pay çıkarmadan, kendimle alakasız olarak şunu da söylemek isterim ki zeki bir insanın zeki olduğunu iddia ettiğini hiç görmedim. genellikle başkalarından takdir görürler zaten otomatikman. zeki geçinenlerin ise sürekli zekâları üzerinden takdir edilme çabasında olduğunu ve insanların gözüne gözüne "nasıl ama? nasıl anladım hemen olayı..." gibisinden cümlelerle bunu sokuşturmaya çalıştıklarını çok gördüm.
devamını gör...

1.keman
2.kanun
3.ud
4.ney.
bu dört enstrüman sesi olmazsa olmazımdır. gerçekten özelikle keman sesine hastayım, keşke her hangi bir enstrüman kullana bilseydim, gençlere öğütüm enstrüman kullanmayı muhakkak öğrenin, yeri gelir dert ortağınız olur, yeri gelir sizin yerinize dert anlatır, neşenize ortak olur.
devamını gör...

cahil, anlattığını anlamak istemeyen insanla muhatap olmak.
devamını gör...

show haberden sonrasını okumadım. saçma sapan haberlerinden sadece bir tanesi.
devamını gör...

bu ülke tarihinin en büyük dram ve utançlarından biridir. mezhepçi yobazlar tarafından insanlığın yakılmasıdır.

olay da değildir,

provokasyon da değildir.

katliamdır.
devamını gör...

cüzdan olarak kullanılmış erkek beyanı.

erkeklerin kadınları cinsel obje olarak görmesi durumuyla yarışacak bir başlık.
sabah sabah ne kafalar yaşıyor insanlar beee.

he birde bazı erkekleri erkek olarak bile görmüyorum onu napcaz ?
devamını gör...

çok çabaladım olmuyor. anlamaya çalıştım, mücadele ettim. üstadın dediği gibi yaşadım diyebiliyorum. tüm bunlara rağmen anlaşılamadım. belki uzun bir son bizi anlaşılır kılacaktır.
devamını gör...

biraz terslese, naz yapsa kezban, sağlıklı bir insan gibi hoşlandığı kişiye karşılık verince de basit diyorsunuz dediğim başlıktır.

kadınların bazı davranışlarını eleştiriyoruz ama bu konuda biz erkekler sanki ne istediğimizi bilmiyor gibiyiz.
devamını gör...

#743217 her bir maddeden bir kitap cikacagini dusundugum sorulardir...

1-aslinda birden fazla duyunun ayni hassasiyette islevi kulaga hos gelse de fazla algi gucune neden olacaktir. dolayisiyla dunyayi algilama orani cok daha yogun ve karmasik olabilir, bu da bence iyi bir sey degil...
2- aklima ilk gelen sey, cok guzel bir yilki ati olarak dunyaya gelmek isteyecegim oldu...
3-once merak...bilime merakli bir toplum degiliz ne yazik ki, bunun da bir cok nedeni var. bilim aslinda hayatimizin ta kendisi, ozellikle fizik ve matematik. biz bu alanlari sadece formullerden ibaret biliyoruz ki yanlis bir algi... esasen gunluk rutinlerimizin icerisinde olup bizim farkedemedigimiz kanunlar. bizim bu gercekten bir haber olmamizin temel nedeni de bize bunu gosterememis ogretmenlerin elinden gecmemiz. (bunu ikinci neden olarak ilistirebilirim) ve isin bir de maddi olanak kismi var tabii ki, yeteri kadar fon saglanmadigi surece, bilimde gelisme saglanamaz...
4- su an okudugum kitapta sikca gecen iki olgu. var yada yok diyemem ki bu konu binlerce yildir sorulmakta ve henuz net bir cevabi bulunmamis. sanirim ben iki dusuncenin ortasindayim. var diyemem cunku akip giden zaman degil de gerceklesen degisimler de neden olabilir, bu da zaman kavramini ortaya cikarmistir diyebiliriz. ama madem durum boyleyse, yasadigimiz olaylar neyin nesidir? mesela benim suraya yazmam bir algi midir? (sorunun soruyu acmasi durumu)...her iki ihtimalin disinda emin oldugum bir gercek var ama, bu iki varsayim da kucuk kiyametin kapiya gelip dayandigi ana kadar gecerlidir, sonrasinda her sey sifirlanir...
5- delilik davranislarin mantiksal suzgecten gecirilmeden icten geldigi gibi yapilmasi durumudur bir tur sinirsel hastaliktir zaten...
6- felsefenin ve bilimin yolunun kesistigi sorulardandir "varlik-yokluk" meselesi. nihilist bir dusunce de degilim acikcasi. dusunuyorum o halde varim mantigi benim icin cok daha kabul goren bir dusunce tarzi. dusunuyorsam, zihnim algilayabiliyorsa, uretebiliyorsam, bunlarla beraber hislerim olusuyorsa bence alginin cok otesinde biz variz. yokluk kavrami ise varligin kabul gordugu noktada onaylanmis bir kavram. her seyin zittiyla var oldugu dusuncesiyle cikmis diyebiliriz. sicak varsa sogukta vardir, karanlik varsa isikta vardir gibi...
7-sadece icinde bulundugumuz toplum degilde evrensel acidan baktigimizda insanoglu olarak karamsar bir yapiya sahibiz. oznel bir takim sebeplerin disinda, icinde bulundugumuz toplumun sorunlari, kisisel ihtiyaclarin giderilmemesinden olusan doyumsuzluk (bunun icine yeterli beslenmeme de, sevgi yoksunlugu da girebilir), maddi kaygilar, gelecek endisesi vb. konularda neden olabilir. karamsarliktan kurtulamama nedeni olarak da, karsilasilan sorunlarin biraktigi olumsuz etki kaynakli olabilir diye dusunuyorum...
8- delilik ve dahilik kavramlarindaki sozde o ince cizgiyi kabul etmiyorum. birbirinden oldukca uzak kavramlar olarak goruyorum hatta. az once de belirttigim gibi delilik sinirsel bir rahatsizliktir. bu rahatsizlikta ic gudusel davranma soz konusu olabilir, cunku mantiksal bir dusunce yoktur, kisi icten geldigi gibi eylem gerceklestirilebilir. gecenin bir koru evinden cikip kilometrelerce uzaklasabilir mesela. dahilik ise ortalama zekanin cok uzerinde olmasindan mutevellit alisila gelmis dusunce bicimlerinden siyrilma durumudur. bu demek degildir ki ic guduleriyle davranirlar. hayir yaptiklari her eylemde mantiga dayalidir, dolayisiyla ikisinin arasindaki benzerlik, siyahla beyaz kadardir.
9-bu soruya katilmamakla birlikte oldukca da sacma buluyorum. sorudaki verilen sosyal mesaj sudur, kisi bilimin sundugu mantiksal aciklamalari ogrendigi takdirde, allah'in varliginin ne kadar gercek disi oldugunu kavrayacaktir. esasen bilim allah'in varligi yada yokluguyla ilgilenmez. bilim var oldugumuz gunden bu zamana nasil geldigimiz, dunyanin ve evrenin nasil olustugu, maddenin nasil var oldugu gibi konulari ele alir. dini yalanlamak yada ateizmi yaymak gibi bir dava ile var olmaz, ilerlemez. bilim yapabilmek icin allah'i inkar etmeyi, dindar olmak icin de bilimden uzaklasmaya luzum yoktur. bu sacma algoritma, insanoglunun urettigi en ahmakca dusuncedir. bence ne din bilimsellestirilmelidir ne de bilim dinsellestirilmelidir. yani insanin kafasini yormasi gereken asil mesele tarafini secmesi degil de,her iki meselenin cakistigi noktada takinilacak tavir nasil olmalidir once bunu dusunmelidir. acikcasi bu sorunun cevabini netlestirmek din- bilim ayristirmasini yapmaktan daha mantikli geliyor. sahsen ben bu sorunun cevabini hala bulmus degilim, ortada kalmis durumdayim...
devamını gör...

hollanda başta olmak üzere bir çok bölgede başlayan, covid19 kısıtlamalarına karşı olan ayaklanmalardır.
buradan

virüsün yayılma hızını durdurmak ve insanların sağlığını korumak için tüm dünyada bu kadar sıkı önlem alınırken hangi kafayla bu tarz eylemlere başvurduklarını merak ediyorum. hollanda da araçlar yakılıyor bildiğiniz dükkanlar yağmalanıyor. umarım bu kaos hali daha fazla büyümeden engellenir.
devamını gör...

arkadaşımla mekana gitmiştik. bira söylemişti ve aşırı berbat gelmişti tadı.

yine de içmiştim. iflah olmayız biz, zarar veren şeylerin kölesiyiz.
devamını gör...

başyapıt denebilecek derecede güzel film.
devamını gör...

amacı "hatalarımızın düşündüğümüz kadar dikkat çekmediği" gerçeğini kanıtlamak olan bu etkiyi, cornell üniversitesi'nden bir grup psikolog deney olarak yapmıştır.

psikologlar, deneklere üzerinde utanacakları bir resim olan tişörtler giydiriyor ve onlardan dışarı çıkmalarını, insanlar arasında dolaşmalarını istiyor. öncesinde de kaç kişinin göreceğine dair bir tahminde bulunmalarını söylüyor. denekler istenileni yapıyorlar.

sonuç; tişörtü fark edenlerin sayısı, deneklerin söylediği sayının çeyreği kadar. bu da bize gösteriyor ki; gün içerisinde yaptığınız ve de pişmanlığından kıvrandığımız birçok hata kimsenin umrunda değil. *
bu nedenle sevgili yazarlar, hataların için pişman duymayın. muhtemelen sizden başka kimsenin haberi yok! *

edit: imla.
devamını gör...

peki te bunu biliyor mu?
devamını gör...

insanın bir tanrı figürüne veya dine inanmadığını söylemesi için her dini okuyup araştırmasına gerek yok. din ve tanrı fikri aklına yatmıyorsa bunu hangi din değiştirebilir ki? mantık aynı sonuçta. her dinde bir veya birden fazla tanrı var, her şeyi o yaratmış, bir de üstüne kurallar yollamış. bunu bildikten sonra oturup her dini okumaya ne gerek var şimdi?
devamını gör...

ilk izlediğimde endorfin hhormonlarımı oryantel didem'e çeviren bir reklamdı alın siz de izleyin
uşaq ya da böyük ol
devamını gör...

amerika birleşik devletleri'nin georgia eyaletinde bulunan, 4 parçadan oluşan taş anıt. 1979'da yapılmıştır ancak kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


üzerinde yazılanlardan özellikle "insan nüfusunu 500 milyonun altında, doğayla değişmeyen bir dengede olacak şekilde sabit tut" maddesi, çeşitli spekülasyonlara neden olan anıtın, 8 modern ve 4 eski dil olmak üzere toplam 12 dilde yazılmış olan diğer maddeleri şöyle:

- farklılıkların ve uygunluğun gelişiminin çoğaltılmasını bilgece idare et.

- insanlığı yaşayan yeni bir dil ile birleştir.

- tutku, inanç, gelenek ve her şeyi yönet.

- insanları ve ulusları, adil yasalar ve sadece mahkemeler ile koru.

- bütün anlaşmazlıkları ülkeler üstü bir mahkemeye bağla.

- küçük yasalar ve kullanışsız protokollerden kaçın.

- kişisel hakları, sosyal görevler ile dengele.

- gerçeği, güzelliği, aşkı, sonsuzlukla ahenk kurma arayışını takdir et.

- dünyada bir kanser olma, doğaya yer bırak, doğaya yer bırak.
devamını gör...

o zamanlar çocuk kafasıyla anlayamadıydım, senin ne kadar adi karaktersiz bir kadın olduğunu! öğrencileri arasında babasının gelir durumuna göre ayrım yapan aşağılık bir mahluksun sen!
devamını gör...

izmirin en güzel ilçelerinden biri. izmire uzaklığı 45 kilometre.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim