urbach-wiethe hastalığı
beynin korku merkezi, amigdalanın hasar görmesi ile ortaya çıkan urbach-wiethe hastalığı, korku duygusunun ortadan kalkmasına neden olur. uzmanlar bu hastalığa sahip insanların korkusuzluğunu ölçebilmek içim birçok çalışma yapmış. yılanlardan korkan bir hastayı, yılan dolu bir odaya koymuşlar. bir süre sonra hasta yılanları sevmeye onlara dokunmaya başlamış. bu da hayli tehlikeli bir durum ortaya çıkarır bu gastalığa sahip insanlar için. korku duygusunun da aslında insan için bir savunma mekanizması olduğu ve insan hayatı için olmazsa olmaz olduğu da gayet net bir şekilde gösterilmiş.
devamını gör...
erkeklerin zeki kadın sevmemesi
kendi kayıplarıdır.
devamını gör...
beyin yakan tramvay ikilemi
önce beş kişiyi öldürür daha sonra treni geri çevirip tek kişinin de üstünden geçerim. beni ikilemde bırakmayın arkadaşım. ya herkes yaşasın ya herkes ölsün. haksızlık olmasın.
devamını gör...
boşanan kadının davul zurna ile kutlama yapması
ohh sefası olsun..
darısı boşanmak isteyip de bosanamayanlarin başına..
darısı boşanmak isteyip de bosanamayanlarin başına..
devamını gör...
günümüz insanının evlenmeme sebepleri
ince eleyip sık dokuyan bir nesiliz.eskiden direkt evleniliyordu bazen bu durum sadece evlenmek için evlenmekdi. şimdi ölç,biç,tart düşün düşün.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kulaklığım çalışmıyor. çalışması için uğraşıyorum. çıldırcam şimdi...
devamını gör...
peyk
kelime anlamı olarak; bir şeyin etrafında ona tabi olarak dönen demektir.
aynı zamanda seyyare anlamına gelir.
aynı zamanda seyyare anlamına gelir.
devamını gör...
köyde hiç yaşamayanların bilemeyeceği şey
soğukta titreye titreye evin dışındaki tuvalete gitmek.
devamını gör...
leyla ile mecnun'dan akılda kalanlar
yavuz : ardına bakma mecnun
mecnun : kader almaya mı geldi beni benden?
yavuz : bunu bir daha sorma mecnun.
mecnun : neden at mı var arkamda?
işveren : ismail bey dağcılık tecrübeniz var mı?
ismail abi : ya sayın işveren senin ağzından çıkanla kulağının duyduğunun tutmadığının farkında mısın acaba? dağcılık benim genlerimde var, aileden gelir bizde dağcılık. benim halamı dağa kaldırmışlar.
mecnun : kader almaya mı geldi beni benden?
yavuz : bunu bir daha sorma mecnun.
mecnun : neden at mı var arkamda?
işveren : ismail bey dağcılık tecrübeniz var mı?
ismail abi : ya sayın işveren senin ağzından çıkanla kulağının duyduğunun tutmadığının farkında mısın acaba? dağcılık benim genlerimde var, aileden gelir bizde dağcılık. benim halamı dağa kaldırmışlar.
devamını gör...
sandıkları terk etmeyin
trafolara sahip çıkılsa daha iyi olur diye düşündüren başlık. (bkz: trafoya giren kedi)
devamını gör...
türkiye’nin bir cümlelik özeti
devamını gör...
çorapla ıslak terliğe basmak
okuyup yazarken bile beni zorlayan hadise.o şekilde bir saniye duramam.
devamını gör...
haydi gel içelim
yüksek sadakat'in bir şarkısı.
sözleri:
"bugün çok yorulmuşsan
her yerde arayıp yine de bulamamışsan
o seni unutmuş, sen unutamamışsan
kalbinin kuşu uçmuş, sen tutamamışsan
haydi gel
haydi gel içelim
derdini al da gel
haydi gel içelim
bu evrende bir tozsun
tarih seni unutsun
haydi gel içelim
topla da gel
haydi gel içelim
hepsini al da gel
haydi gel içelim
mazi kalbinde yaraysa
unut artık ne varsa
haydi gel içelim"
sözleri:
"bugün çok yorulmuşsan
her yerde arayıp yine de bulamamışsan
o seni unutmuş, sen unutamamışsan
kalbinin kuşu uçmuş, sen tutamamışsan
haydi gel
haydi gel içelim
derdini al da gel
haydi gel içelim
bu evrende bir tozsun
tarih seni unutsun
haydi gel içelim
topla da gel
haydi gel içelim
hepsini al da gel
haydi gel içelim
mazi kalbinde yaraysa
unut artık ne varsa
haydi gel içelim"
devamını gör...
eski sevgiliden gelen anlamsız mesajlar
bana en anlamsızı koca 3.5 senenin ardından “benimle evlensene” şeklinde gelen mesajdır. sonra arkadaş aynı sene içinde biriyle evlenir. demek acildi işi. *
devamını gör...
kız isteme cinsiyetçi midir sorunsalı
cinsiyetçidir. kız isteme yerine adını koyduk denilebilir. kahve içtik denilebilir.
devamını gör...
18 mart 2021 selahattin demirtaş'a siyaset yasağı istenmesi
anlamsız istek. hatırladığım son siyasi yasak konup cezaevine atılan kişi şu an cumhurbaşkanı. yasaklar, tecritler yalnızca kahramanlar yaratır.
devamını gör...
boy vermek
suyun, insan boyunu aştığını belirtmek için kimi zaman boğulmak anlamında da kullanılabilmektedir.
devamını gör...
yalnızlık
sabahın ilk ışıkları yansırken gözlerini açtı kadın. henüz dinlenemediği bir sabaha daha gözlerini açtı. uyumak istemiyordu ya da uykuya çok ihtiyaç duyan bedenine inat zihni her sabah erkenden tetikliyordu onu. bugün de olmadı, dedi. doğruldu yatağından. odanın kapısını açtı, temiz havayı çekti ciğerlerine. henüz ayılamamış bedenini sürükleyerek kahve makinesinin düğmesine bastı, bir sigara sardı sonra. ithal tütünün ekşimsi kokusu, kahvenin tazeleyeci kokusu ile harmanlanınca günün en güzel zaman dilimini yaşadığını düşündü. çıktı minik balkonuna kahvesini yudumlarken bir yandan günlük işlerini planladı. yapılması gerekenler ve yapmak istediklerini düşündü. sabahı çalışma zamanıydı. öğleden geceye dek olan zamansa onun.
ilk önce işlerini halletti. araya hızlı bir kahvaltı sıkıştırdı. kalan işlerini bitirdi. akşam için uzun zamandır ihmal ettiği keyifli bir yemeği hazırladı bir yandan mirgün cabas ve cem kozanoğlunu dinlerken. sporunu yaptı.
kapıya gelen sucu ile hasbihal ederken kapının önüne birikmiş olan çöpleri fark etti. darmadağın olmuş çöpler, onu bir şekilde huzursuz etti. topladı hepsini, çıktı dışarı. dışarıda gök boşanırcasına yağan bir yağmur vardı. ama canı eve girmeyi hiç istemiyordu. evinin hemen önündeki parka yöneldi. oluklardan hızla akan suyun sesi, debisi yüksek bir ırmağın yanında gibi hissettiriyordu. üzerine düşen yağmur damlaları montunu bile alıp çıkmadan çıktığı için sırılsıklam etmişti; saçlarından, yüzünden yağmur damlaları süzülüyordu. kızarmış yapraklar parkın her yanını kaplamasına rağmen ağaçlar hala çıplaklaşmamıştı. kış bir türlü gelmiyor, doğa da insanlar gibi değişiyordu günden güne. serin hava yağmurla birleşince üşümüştü. içeri girip tekrar sıcak bir duş aldı. telefonunu kontrol etti. birkaç arkadaşından gelen mesaja yanıt verdi.
içten içe görmek istediği bir mesaj vardı. çokça özlediği biri. neden aramıyor ya da yazmıyor, diye düşündü. sonra başladı kendini sorgulamaya "neden ben o kadar özlüyorum ya da o aramanın gelmesi niçin benim için bu kadar önemli?yaşayıp gittiğim iliklerime dek keyfini çıkardığım bu hayatta kimseye ihtiyacım yok. " diye düşündü. bir yanı buna inanıyor bir yanı eksik hissediyordu. kimse vazgeçilmez değildi de gitmeleri de sevmiyordu. ya da kendini kandırıyordu. belki de haklıydı adam" gelmek için de gitmek için de cesur değildi kadın. " ama yapayalnız hissederken bile mutlu olabiliyordu. ayna karşısında iç çamaşırlarınla dans edecek kadar mutluysan kimseye ihtiyacın da yoktu. telefonu çaldı o esnada arkadaşları oyun için arıyordu. biraz imposter olmak, gerçek hayatta da oyunda da neşelendiriyordu onu. oyununu oynadı. güldü, eğlendi çokça. bir bira daha açtı. biraz gerçek biraz hayal bir hayatı döktü kaleminden sonra.
ilk önce işlerini halletti. araya hızlı bir kahvaltı sıkıştırdı. kalan işlerini bitirdi. akşam için uzun zamandır ihmal ettiği keyifli bir yemeği hazırladı bir yandan mirgün cabas ve cem kozanoğlunu dinlerken. sporunu yaptı.
kapıya gelen sucu ile hasbihal ederken kapının önüne birikmiş olan çöpleri fark etti. darmadağın olmuş çöpler, onu bir şekilde huzursuz etti. topladı hepsini, çıktı dışarı. dışarıda gök boşanırcasına yağan bir yağmur vardı. ama canı eve girmeyi hiç istemiyordu. evinin hemen önündeki parka yöneldi. oluklardan hızla akan suyun sesi, debisi yüksek bir ırmağın yanında gibi hissettiriyordu. üzerine düşen yağmur damlaları montunu bile alıp çıkmadan çıktığı için sırılsıklam etmişti; saçlarından, yüzünden yağmur damlaları süzülüyordu. kızarmış yapraklar parkın her yanını kaplamasına rağmen ağaçlar hala çıplaklaşmamıştı. kış bir türlü gelmiyor, doğa da insanlar gibi değişiyordu günden güne. serin hava yağmurla birleşince üşümüştü. içeri girip tekrar sıcak bir duş aldı. telefonunu kontrol etti. birkaç arkadaşından gelen mesaja yanıt verdi.
içten içe görmek istediği bir mesaj vardı. çokça özlediği biri. neden aramıyor ya da yazmıyor, diye düşündü. sonra başladı kendini sorgulamaya "neden ben o kadar özlüyorum ya da o aramanın gelmesi niçin benim için bu kadar önemli?yaşayıp gittiğim iliklerime dek keyfini çıkardığım bu hayatta kimseye ihtiyacım yok. " diye düşündü. bir yanı buna inanıyor bir yanı eksik hissediyordu. kimse vazgeçilmez değildi de gitmeleri de sevmiyordu. ya da kendini kandırıyordu. belki de haklıydı adam" gelmek için de gitmek için de cesur değildi kadın. " ama yapayalnız hissederken bile mutlu olabiliyordu. ayna karşısında iç çamaşırlarınla dans edecek kadar mutluysan kimseye ihtiyacın da yoktu. telefonu çaldı o esnada arkadaşları oyun için arıyordu. biraz imposter olmak, gerçek hayatta da oyunda da neşelendiriyordu onu. oyununu oynadı. güldü, eğlendi çokça. bir bira daha açtı. biraz gerçek biraz hayal bir hayatı döktü kaleminden sonra.
devamını gör...
evanescence
"paspasın olayım çiğne beni amy" dedirten vokale sahip efsane grup.
(bkz: call me when you're sober)
(bkz: call me when you're sober)
devamını gör...
dört temel element
hava, insülin, roka, ateş...
devamını gör...