cumhurbaşkanı'nın marmaris'te de çay dağıtması
devamını gör...
birçok yazarın siyasi başlıklara değinmemesi
'sen yanmazsan ben yanmazsam biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa ' demiş nazım.
haa, kimse yanmasın, insanlık olması gerektiği gibi kardeşce yaşasın, ama bu çoğu kez mümkün olmuyor maalesef.
birileri düşünmeli ve konuşmalı arkadaşlar, ama bu birileri hep başkaları oluyor nedense.
peki normal mi bu durum , o konuşan, haksızlık karşısında, yanlış karşısında cesurca fikrini söyleyen kişinin hayatı, sorumlulukları, geleceği, sizinkinden daha mı değersiz ?
ya da şöyle bakarsak yanlış mı olur ,
bana göre herşeyi göze alıp, iyilik güzellik eşitlik özgürlük için fikrini açıkça söyleyen kişi, 'silivri soğuktur ' esprisini şiar edinmiş kişiye 10 basar.
ınandığı doğrunun peşinde mücadele eden kişidir o, diğeri gibi oturup ne ayranım dökülsün muhabbetini gütmeyen kişidir.
sizce hangisi daha anlamlı ve kıymetli ?
hakaret etmeden, yalan yanlış bilgi vermeden, önemli haber ve gelişmelerde kaynak vererek yazmak konuşmak çok da zor değil, hatta toplumsal bir gelişim, daha iyi, daha güzel, daha özgür, daha insanca yaşama sahip olmak için, demokratik rejimlerde durum değerlendirmesi yapıp , bunu seni yönetme görevine talip olmuş siyasi erge göstermek, duyurmak, hissettirmek de bana göre sadece benim senin değil, bu topraklarda insanca yaşam isteyen her vatandaşın görevi.
sen konuşmaz, ben konuşmazsam, değerli yöneticilerimiz nasıl görecek anlayacak yanlışlarını ?
haa, burada bilerek bir silah verdim okuyana , 'demokratik rejimlerde' dedim yukarıda,
bunu okuyan bazı yazarlar,
' ülkede demokrasi mi kaldı ' diye düşünüyor olabilirler,
demokrasi, kağıt üzerinde dökümü yapılmış bir yönetim anlayışıdır.
ancak önemli olan kâğıtta ne yazdığı değil, bireyin gerçekte ne yaşadığıdır.
bunun da sağlanması bazen ve genellikle toplumun gösterdiği tepkide gizlidir. yönetimler bu tepkilere göre izledikleri yolu dizayn ederler.
bu açıdan konuşmak, fikrini uygun zemin ve şekilde ortaya koymak aslında her vatandaşın bir görevidir.
haa, kimse yanmasın, insanlık olması gerektiği gibi kardeşce yaşasın, ama bu çoğu kez mümkün olmuyor maalesef.
birileri düşünmeli ve konuşmalı arkadaşlar, ama bu birileri hep başkaları oluyor nedense.
peki normal mi bu durum , o konuşan, haksızlık karşısında, yanlış karşısında cesurca fikrini söyleyen kişinin hayatı, sorumlulukları, geleceği, sizinkinden daha mı değersiz ?
ya da şöyle bakarsak yanlış mı olur ,
bana göre herşeyi göze alıp, iyilik güzellik eşitlik özgürlük için fikrini açıkça söyleyen kişi, 'silivri soğuktur ' esprisini şiar edinmiş kişiye 10 basar.
ınandığı doğrunun peşinde mücadele eden kişidir o, diğeri gibi oturup ne ayranım dökülsün muhabbetini gütmeyen kişidir.
sizce hangisi daha anlamlı ve kıymetli ?
hakaret etmeden, yalan yanlış bilgi vermeden, önemli haber ve gelişmelerde kaynak vererek yazmak konuşmak çok da zor değil, hatta toplumsal bir gelişim, daha iyi, daha güzel, daha özgür, daha insanca yaşama sahip olmak için, demokratik rejimlerde durum değerlendirmesi yapıp , bunu seni yönetme görevine talip olmuş siyasi erge göstermek, duyurmak, hissettirmek de bana göre sadece benim senin değil, bu topraklarda insanca yaşam isteyen her vatandaşın görevi.
sen konuşmaz, ben konuşmazsam, değerli yöneticilerimiz nasıl görecek anlayacak yanlışlarını ?
haa, burada bilerek bir silah verdim okuyana , 'demokratik rejimlerde' dedim yukarıda,
bunu okuyan bazı yazarlar,
' ülkede demokrasi mi kaldı ' diye düşünüyor olabilirler,
demokrasi, kağıt üzerinde dökümü yapılmış bir yönetim anlayışıdır.
ancak önemli olan kâğıtta ne yazdığı değil, bireyin gerçekte ne yaşadığıdır.
bunun da sağlanması bazen ve genellikle toplumun gösterdiği tepkide gizlidir. yönetimler bu tepkilere göre izledikleri yolu dizayn ederler.
bu açıdan konuşmak, fikrini uygun zemin ve şekilde ortaya koymak aslında her vatandaşın bir görevidir.
devamını gör...
evlenince kocanın kütüğüne geçmek
acilen yok olması gereken bir sistem
devamını gör...
1 milyon dolar vs sevdiğin kız
1 milyon dolar için hepinizi, sevdiğim kız için dünyayı yakarım.
devamını gör...
her tür müziği dinleyen kişi
aryasından arabeskine hoşuma gidiyorsa dinlerim.
tanım:ben
tanım:ben
devamını gör...
özlem duygusuyla baş edemeyince hırçınlaşmak
şahsiyet dizisinde dendiği gibi hınçla sevilmez hınçla özlenmez.
o yüzden kötü bir durumdur.
o yüzden kötü bir durumdur.
devamını gör...
sözlükte beni kimsenin oylamaması
sözlükteki kankiciliğin vardığı nokta. tanınmış ve kurabiye gibi oy dağıtıyorsan ne yazarsan yaz oyluyorlar yav. ulan ben muhteşem espriler yapıyorum zero zero null null. hhoooağğğk tuuuu.
devamını gör...
türkiye'nin gençleri harcaması
türkiye de genç olmak gerçekten çok zor. ne çocukluğunu yaşayabilirsin ne gençliğini. hayatının en verimli dönemlerini dershane, okul, sınav üçlemesiyle geçiyor. ne bir hobi, ne kafa dağıtacak bir şey yok. okul bitti üniversiteye geldin kendi kendine zar zor yetiyorsun. çoğu kişi hem okuyup hem çalışarak para kazanmaya çalışıyor.
üniversite bitiyor işsizlik bu sefer. yani yine kurtuluş yok. mutlu olamıyorsun, her şey üst üste geliyor kısacası gençliğimiz harcanıyor
üniversite bitiyor işsizlik bu sefer. yani yine kurtuluş yok. mutlu olamıyorsun, her şey üst üste geliyor kısacası gençliğimiz harcanıyor
devamını gör...
abbas kiyarüstemi
genellikle senarist, yönetmen ve yapımcı olarak tanınmakla birlikte, şair, fotoğrafçı, ressam, çizer ve grafik tasarımcı olarak da bir çok işe imza attı.
filmlerinde şiirsel diyaloglar ve politik & felsefi konularla ilgili sembolik hikaye tarzını kullanır. en belirgin özelliği sabit kamera kullanımı olduğu söylenir. iran sinemasını bir üst sınıfa taşımayı başarmıştır. 2016 yılında hayata gözlerini yumdu.
filmlerinde şiirsel diyaloglar ve politik & felsefi konularla ilgili sembolik hikaye tarzını kullanır. en belirgin özelliği sabit kamera kullanımı olduğu söylenir. iran sinemasını bir üst sınıfa taşımayı başarmıştır. 2016 yılında hayata gözlerini yumdu.
devamını gör...
kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanır sorunsalı
babasıyla ilişkisine göre cevaplanacak sorunsal.*. mesela babadan yeterli ilgi alaka guven aidiyat duygularını alamamış kızlar depresif,sorunlu bireyler olmakla kalmayıp at hırsızı dedigimiz kekovari tiplerde bu eksiklerini karşılamak eğilimindedirler.*.gerekli ilgi ve desteği görmüş kız da genellikle babasına benzer adamı seçiyor. *
sonuç olarak bir kadının babasıyla ilişkisinin nasıl olduğunu söyleyin ben de nasıl tiplerden hoşlandığını söyleyeyim*
sonuç olarak bir kadının babasıyla ilişkisinin nasıl olduğunu söyleyin ben de nasıl tiplerden hoşlandığını söyleyeyim*
devamını gör...
delik balonu şişirme çabası
delik kovaya su doldurmak ile aynı olan çabadır.
devamını gör...
sözlükte hiç arkadaşının olmaması
benim normalde de yok alışkınım
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
derune-enderune *
devamını gör...
borderline kişilik bozukluğu
öncelikle border = sınır
borderline kişilik bozukluğu; uçlarla kendini gösteren bir kişilik bozukluğudur. en temel anlamıyla benlik algısında, duygulanımında, kişilerle olan ilişkilerinde tutarsızlık vardır. benlik algısında şöyle bir şey olur. kişi bir anda kendisini çok güvende hissederken bir anda (1 dk içerisinde) çok güvensiz hissedebilir. bir anda kendisini çok güzel bulurken bir anda çok çirkin bulabilir. bir anda çok başarılı bulurken bir anda çok başarısız, işe yaramaz bulabilir.
aynı şey duygulanım için de geçerlidir. bir anda çok mutlu hissederken, mutlu bir an yaşıyorken 1-2 dk içerisinde hoşuna gitmeyen bir şeyden dolayı aniden ciddi anlamda bir çöküş yaşayıp mutsuz hissedebilir. çok sevgi doluyken aniden nefret duygusu besleyebilir.
kişisel ilişkilerinde de karşısındaki kişiyi bir an göklere çıkarırken başka bir an yerin dibine sokabilir. karşısındaki kişi en sevdiği kişiyken bir davranış sonucunda en nefret ettiği kişiye dönebilir. genel olarak şöyle bir şey var: ya hep ya hiç. güzel-çirkin, iyi-kötü, başarılı-başarısız. bunlar arasında çok çok hızlı geçişler yaşanıyor. ortası yok.
ps: tanımda çok fazla bir anda kalıbını kullanmış olabilirim. mazur görün.*)
borderline kişilik bozukluğu; uçlarla kendini gösteren bir kişilik bozukluğudur. en temel anlamıyla benlik algısında, duygulanımında, kişilerle olan ilişkilerinde tutarsızlık vardır. benlik algısında şöyle bir şey olur. kişi bir anda kendisini çok güvende hissederken bir anda (1 dk içerisinde) çok güvensiz hissedebilir. bir anda kendisini çok güzel bulurken bir anda çok çirkin bulabilir. bir anda çok başarılı bulurken bir anda çok başarısız, işe yaramaz bulabilir.
aynı şey duygulanım için de geçerlidir. bir anda çok mutlu hissederken, mutlu bir an yaşıyorken 1-2 dk içerisinde hoşuna gitmeyen bir şeyden dolayı aniden ciddi anlamda bir çöküş yaşayıp mutsuz hissedebilir. çok sevgi doluyken aniden nefret duygusu besleyebilir.
kişisel ilişkilerinde de karşısındaki kişiyi bir an göklere çıkarırken başka bir an yerin dibine sokabilir. karşısındaki kişi en sevdiği kişiyken bir davranış sonucunda en nefret ettiği kişiye dönebilir. genel olarak şöyle bir şey var: ya hep ya hiç. güzel-çirkin, iyi-kötü, başarılı-başarısız. bunlar arasında çok çok hızlı geçişler yaşanıyor. ortası yok.
ps: tanımda çok fazla bir anda kalıbını kullanmış olabilirim. mazur görün.*)
devamını gör...
bütün işlerin üst üste gelmesi
birini yapıp diğerini aksatırsanız çekeceğiniz vicdan azabı da bir o kadar artar. ertelememek en güzel yöntemdir. biraz plan program ile her şey düzene koyulabilir.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
bu düşen bir toplumun hikayesi.. düşerken kendini rahatlatmak için sürekli şunu tekrar edermiş: buraya kadar her şey yolunda. buraya kadar her şey yolunda. buraya kadar her şey yolunda. önemli olan düşüş değil, yere çarpıştır
la haine
la haine
devamını gör...
inayet
etimolojik olarak arapça ˁny kökünden gelen ˁināyat عناية "birini düşünme, ilgi ve ihtimam gösterme, hastaya bakma" sözcüğünden alıntı kelimedir. arapça sözcük arapça ˁany عنى "kasdetme, anlam ifade etme" sözcüğü ile eş kökenlidir.
ne günlük konuşmada ne de yazılı dilde neredeyse hiç karşılaşmadığım, yeni öğrenmiş olduğum bir kelimedir. kendisinin yerine eş anlamlısı olan ihsan, iyilik, lütuf ve yardım kelimeleri çok daha fazla kullanılmaktadır.
ne günlük konuşmada ne de yazılı dilde neredeyse hiç karşılaşmadığım, yeni öğrenmiş olduğum bir kelimedir. kendisinin yerine eş anlamlısı olan ihsan, iyilik, lütuf ve yardım kelimeleri çok daha fazla kullanılmaktadır.
devamını gör...


