jacob=yakup
devamını gör...

nasıl ki yazmak eyleme geçmeyi engelliyorsa, fazla düşünmek de, kafada halihazırda gerçekleştirilmiş diyaloglar, yaşanmış anlar yanılsamasına neden olduğundan hayatı yaşamanın önüne geçen bir özellikten muzdariptirler.
devamını gör...

japonlar taze balığı hep çok sevmişlerdir. balıkçılar, japon nüfusu doyurabilmek için büyük tekneler yaptırıp uzaklara açılmak zorunda kaldılar. uzaklardan dönüş bir-iki günden daha uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktadır. japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetini sevmemişlerdir.

bu problemi çözebilmek için balıkçılar teknelerine soğuk hava depoları kurdurup balıkları dondurmaya başladılar. ancak japon halkı taze ile donmuş balık lezzet farkını hissedebiliyorlardı ve donmuş olanlara fazla para ödemek istemiyorlardı.

balıkçılar bu defa teknelerine balık havuzları yaptırdılar. bu defa balıklar canlı kalıyordu. fakat sıkışık ortamda, hareketsiz, uyuşmuş vaziyette günlerce yol gelen balığın, canlı, diri, hareketli taze balığa göre lezzeti kötüydü.

japonlar, balıkları ülkelerine taze ve lezzetli bir şekilde getirmek için, alışılmadık bir çözüm yolu buldular: balıkları yine teknelerindeki havuzlarda tuttular, ancak içine küçük bir de köpekbalığı attılar. bir miktar balık, köpekbalığı tarafından yutulmuştu, ama geride kalanlar son derece hareketli ve taze kalabilmişlerdi.”

japon balıkçıların bu hikâyesinden çıkarılabilecek ders şudur: çok fazla hasar/zarar vermeyen (üstelik kontrol edilebilen ve yönetilebilen) bir düşman veya rakip, verdiği zarardan çok dinamizm ve canlılık gibi, faydalar sağlayabilir.

işbu tespit, devletler, kurumlar ve bireyler için de aynen geçerlidir.
devamını gör...

daha 10lu yaşlarındayken başka çocuklara gitar dersi vermeye başlamış, öğrenecek bir şeyi kalmadığı için müzik okulunu bırakmış aşırı yetenekli gitarist.

quiet riot'da çalmasının ardından ozzy osbourne'nun seçmelerine katıldı. ozzy'o an tanrıyla tanıştım'diye anlatır bu olayı. ve ozzy ile çalmaya başlar. ozzy'nin bitmiş müzik kariyerini kurtarır, hatta büyük ihtimalle hayatını da kurtarmıştır ozzy'nin.

randy diğer rockstarların aksine egosu olmayan, alkol uyuşturucu asla kullanmayan, utangaç biriydi.

heavy metal tarihinin (belki de tüm rock tarihinin) en iyi 2 gitar solosu yazmıştır. (mr crowley ve crazy train)

maalesef çok gençken, trajik bir şekilde 26 yaşında hayatını kaybetti.

mekanın cennet olsun randy, her zaman en iyisi olarak kalacaksın.
devamını gör...

bir henry bean filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
henry bean filmin hem yazarı hem de yönetmenidir ve filmin başrol oyuncusu tim robbins’tir.

gürültüye kesinlikle tahammülü olmayan bir insan olarak gürültü yapan insanlara karşı içimde büyüyen öfkeyi dizginlemekte zorlanıyorum. bundan beş sene önce yan komşum olan adam işten eve gece on iki gibi geliyordu. ve saat tam birde kendisi, eşi, üç çocuğu ve annesi ile birlikte evde başka oda yokmuş gibi ortak duvara bitişik olan yatak odasında eğlenceli ve bağırış çağırışlı bir sohbete girişiyorlardı. kendilerini uyardım kibarca, sonra duvara vurdum birkaç kez. ama sonuç alamadım. bunun üzerine de yine gürültü yaptıkları bir gecenin sabaha karşı dördünde ses sistemini yatak odasına taşıdım ve mehter marşını açarak kendilerine güzel bir günaydın demiş oldum. ondan sonra nedense bir daha böyle bir gürültü yapmadılar. insanlar tuhaf.

bunu yaptığım ve olumlu sonuç aldığım günden sonra bu filme ne kadar büyük bir minnet duyduğumu anladım. çünkü filmdeki avukat david owen da araba alarmları ile baş etmek için benzer bir yöntem uyguluyordu.

gürültü yapan insanlara ne kadar rahatsız edici olduklarını göstermenin yolu gürültü yaparak onları rahatsız etmektir.
devamını gör...

beşiktaş sana yemin olsun, bitmeyecek sevdan, mezarımda bile! *
devamını gör...

şiddete eğilimi olması ve okuduğunu, duyduğunu anlamaması...
devamını gör...

alo fatih vardı bir aralar. o bitti alo ahmet oldu sanırım.
devamını gör...

ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...

o zaman bir teoman iyi gider.
devamını gör...

arkadaşlarımızla geleneksel buluşmalarımızdan birine bir bey eklenmişti. şehir dışından memleketine dönmüş olan beyimiz çok hoş ve kibardı. ortamda herkesle aram çok iyiydi ve her biriyle saatlerce muhabbet edebilme yeteceğime rağmen ''beğendiğim bey'' ile iletişim kuramıyordum. heyecanlanıyordum, tıkanıyordum yapabildiğim tek şey, o konuşurken saçma ama en gereksiz laf oyunlarıyla espri yapmaktı. kimyam ile oynayan bu çocuğa karşı saçmalıklarımı farkeden bir kız arkadaşım hemen olaya el koydu. ''yahu neden bu kadar saçma hareketler yapıyorsun ki?'', ''normal davran, sağlıklı iletişim kur'', ''konuşurken gözlerinin içine bak'' dedi. bir dahakine diyerek geçiştirdim.
bir doğum günü etkinliğinde ve bir araya gelişimizin üçüncüsünde artık kendimi belli etme kararı almıştım, aslında niyetimi belli etme kararı almıştım. mekan zifiri karanlık, alkol alıyoruz ve sadece çocukla nasıl iletişim kurarız diye düşünüyordum. sigara içmek bahanesi ile dışarıda hava almaya çıkarmayı düşündüm. saatler geçti, cesaretimi topladım, ayağa kalktım ve çocuğa doğru eğilip elimi uzatacakken bir anda o da kalktı ve parmağım çocuğun gözüne girdi. parmağımın temas ettiği o gözbebeğini hissettim, resmen gözünü oydum. çocukcağızın gözünde lens varmış, hemen bir kaos ortamı oluştu, tek gözü kapalı olarak lavaboya koştu. arkasından bir kaç arkadaşım gitti. olayın şokuyla olduğum yerde kalakaldım. geri döndüğünde gözü küçülmüş ve kıpkırmızıydı. çocuğu o halde görünce çok utandım, o mahcubiyetle 5393005 kere özür diledim. beyimiz, bana doğru eğilip ''ben de tam senin yanına gelip seninle konuşmayı düşünüyordum fakat gözüme giren parmağın sebebiyle lensimi çıkarmak zorunda kaldım, gözüm çok yanıyor, eve gitmek zorundayım'' dedi. işte tam o anda yerin yarılmasını ve içine süzülmeyi istedim .
devamını gör...

28 takipçim ve ben şuraya biyere kıvrılırız.
size hiç rahatsızlık vermeyiz.
keyfinize bakın siz.
size yetişmek için 40 fırın ekmek gerek.
devamını gör...

normal bir davranış olsa da türkiye şaşırtan bir olaydır.
devamını gör...

son yıllarda izlediğim en iyi film olan parazite filminin de yönetmeni olan bong joon ho’nun bir filmidir.

bong joon ho’nun bütün filmlerini izledim ve çok büyük hayranıyım. derdi olan yönetmenler özeldir. var olan derdini kendine has bir şekilde anlatan yönetmenler ise daha da özeldir. bong joon ho böyle bir yönetmen.

bu filmde bir satış stratejisi olarak özel yetiştirilen ve devasa bir hayvan olan okja ile ona bakmakla yükümlü olmasının yanı sıra arkadaşı da olan mija’nın arkadaşlığı ve birbirleri için yaptıkları fedakarlıklar anlatılıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tüketim toplumunun hayvanlara karşı nasıl bir bakış açısına sahip olduğunu göstermekle birlikte modern dediğimiz bu ilkel çağda bazı özel duyguların ne kadar önemsiz görülebileceğini de izliyoruz film boyunca.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
insanlar satın aldıkça insanlıklarıyla ödeme yapmaya başladıkları için değer vermeleri gereken şeyler de belli ölçüde bir dönüşüm gösterdi. can kaybı olmadı dediğimiz yangınlarda onlarca hayvan ölürken umursamadık mesela. konudan sapmayacağım. bence filmi bir an önce izlemelisiniz. siz kendi çıkarımlarınızı yapacaksınız elbette. doğrusu da bu zaten. ama benim yazdıklarım da aklınız da olsun çünkü insan olmak için çabalayan bir yazarın pinokyo yalnızlığı ile yazdığı bir tanımdır bu.
devamını gör...

derste saçını çekmek.
devamını gör...

emlakçı - müteahhit.
devamını gör...

birisi sizden yardım istiyorsa zenginsiniz demektir.
markette çocuğunuza istediğin bir şey varsa alabilirsin. diyebiliyorsanız zenginsinizdir.
devamını gör...

var mı ki!?!?
devamını gör...

boomer bir kuşağı ifade eder. 1946-1964 döneminde doğmuş insanlar baby boomers olarak adlandırılır. bebek patlaması adlandırmasının nedeni ise bu kuşağın ikinci dünya savaşından hemen sonra yaşanan nüfus patlamasının yeni bireyleri olmalarıdır. yani tutup da 30 yaşındaki insana ok boomer demek abes oluyor, söz konusu nesilden oldukça uzak bir yaş grubunda çünkü. baby boomer kuşağının kuralcı ve sıkıcı tavrına tepki içeren bir ifade "ok boomer".

tabii internet dilinin sözcükleri kontrolsüzce anlam genişlemesine uğrayıp dillere pelesenk olabiliyor.
devamını gör...

sürekli makyajlı gezilebilir.
sonuçta cilt sorunu yaşayacak olan da o kimsedir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim