her şey bitti derken çıkagelen insan
hayattan ümidi kestiğiniz o anda, artık ölsem bile arkamda bırakacağım bir şey yok acı çekmekten kurtulurum en azından diye düşündüğünüz hayatınızın o en dip döneminde ortaya çıkar. sizi hayata bağlar. hoş gelmiştir.. iyi ki gelmiştir. hiç gitmesindir.*
devamını gör...
lc waikiki
diğer markaların izlediği fiyat politikası ve ülkemiz ekonomisinin bugünkü gidişatına bakarak yakında herkesin kendilerinden giyineceğini düşündüğüm marka. *
devamını gör...
en güzel reddetme cümlesi
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum.
(bkz: attilâ ilhan)
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum.
(bkz: attilâ ilhan)
devamını gör...
organize işler filminden akılda kalanlar
hani bir şarkı vardı. bay bay hepinis bay bay loolınıs beni takip edin hepiniz.
devamını gör...
kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
adı üstünde haktır. doğru bir eğitim sistemiyle iş bölünmeye varmadan da halledilebilir. herkesin kendi dilini öğrenme, dilinde eğitim görme hakkı olduğuna inanıyorum.
devamını gör...
juliette binoche
'64 doğumlu fransız oyuncu. sanatçı bir aileden geliyor. heykeltıraş ve yönetmen bir baba, yönetmen ve oyuncu bir anne. paris'te oyunculuk eğitimini tamamladıktan sonra henüz 23 yaşındayken philip kaufman yönetmenliğinde the unbearable lightness of being gibi kült olmuş bir filmde başrolü oynayabildi. evet oynayabilmek bu. kitabı okuduysanız ya da en azından filmi izlediyseniz anlıyorsunuz beni eminim. hikaye de karakterler de öyle zorlayıcı ki oyuncunun tek filmi bu olsaydı bile, altından hakkıyla kalktığı için adını sinemaseverler hiçbir zaman unutmazlardı. evet iddialıyım.
milan kundera'nın ünlü romanı varolmanın dayanılmaz hafifliği'nden uyarlanan ve otoritelerce iyi kitap uyarlamalarından biri olarak kabul edilen bu filmde daniel day lewis ile birlikte oynadıktan sonra kariyer basamaklarını tırmanmaya devam etti juliette binoche. üç renk üçlemesi'nin ilk filmi olan trois couleurs bleu'da psikanalitik bir kadın hikayesi ile karşımıza çıktı ve performansı ile öyle gözler doldurdu ki film gösterime girdikten çok kısa bir süre sonra kendisine alınabilecek tüm ödülleri kazandıracak the english patient filminin başrolü hanna teklif edildi. oscar, bafta, altın ayı ve daha birçok uluslararası ödülü kaptığı bu rolüyle tüm dünyada tanındıktan sonra da durmadı. juliette binoche en çok kazanan fransız oyunculardan biri olarak güzelliğinin ve kariyerinin zirvesinde olduğu dönemde bir mükemmel filmde daha oynayarak filmografisini taçlandırdı; chocolat.
ben bir de clouds of sils maria'daki performansından söz etmek istiyorum yalnız. filmi zaten çok severim ancak maria o kadar katmanlı bir karakter ki bu filmin kastında juliette binoche gibi çok yönlü bir oyuncunun tercih edilmiş olmasının asla rastlantı olmadığına inanıyorum.
böyle oyuncuları çok görmüyoruz. aslında çok da lazım değil. iyi oyuncu demek belli bir kalıba sahip olmamak, her filminde başka biri olabilmek veya "çok juliette olmamak" demek değil. ancak işte bazıları böyle. her bir hikayede, canlandırdığı her karakterde vücut dili, enerjisi, mimikleri bile farklı. seviyorum. başlığın ilk entrysini yazmış olmanın ve bu entrynin kadının güzelliği ile alakalı olmamasının haklı gururunu yaşıyorum. yalan yok benim de bahsedesim geldi bundan bir ara ama çaktırmayın.
milan kundera'nın ünlü romanı varolmanın dayanılmaz hafifliği'nden uyarlanan ve otoritelerce iyi kitap uyarlamalarından biri olarak kabul edilen bu filmde daniel day lewis ile birlikte oynadıktan sonra kariyer basamaklarını tırmanmaya devam etti juliette binoche. üç renk üçlemesi'nin ilk filmi olan trois couleurs bleu'da psikanalitik bir kadın hikayesi ile karşımıza çıktı ve performansı ile öyle gözler doldurdu ki film gösterime girdikten çok kısa bir süre sonra kendisine alınabilecek tüm ödülleri kazandıracak the english patient filminin başrolü hanna teklif edildi. oscar, bafta, altın ayı ve daha birçok uluslararası ödülü kaptığı bu rolüyle tüm dünyada tanındıktan sonra da durmadı. juliette binoche en çok kazanan fransız oyunculardan biri olarak güzelliğinin ve kariyerinin zirvesinde olduğu dönemde bir mükemmel filmde daha oynayarak filmografisini taçlandırdı; chocolat.
ben bir de clouds of sils maria'daki performansından söz etmek istiyorum yalnız. filmi zaten çok severim ancak maria o kadar katmanlı bir karakter ki bu filmin kastında juliette binoche gibi çok yönlü bir oyuncunun tercih edilmiş olmasının asla rastlantı olmadığına inanıyorum.
böyle oyuncuları çok görmüyoruz. aslında çok da lazım değil. iyi oyuncu demek belli bir kalıba sahip olmamak, her filminde başka biri olabilmek veya "çok juliette olmamak" demek değil. ancak işte bazıları böyle. her bir hikayede, canlandırdığı her karakterde vücut dili, enerjisi, mimikleri bile farklı. seviyorum. başlığın ilk entrysini yazmış olmanın ve bu entrynin kadının güzelliği ile alakalı olmamasının haklı gururunu yaşıyorum. yalan yok benim de bahsedesim geldi bundan bir ara ama çaktırmayın.
devamını gör...
utanılarak dinlenilen şarkılar
teoman-duş. tabi yaşımız daha ufakken utanıyorduk şaun da değil.
devamını gör...
cumhurbaşkanlığı başdanışman şoförünün uyuştucuyla yakalanması
hepsinin kafasının güzel olduğu belliydi 20 senedir.
devamını gör...
düğünlerden nefret etme sebepleri
akrabaların olması, bu bile yeter nefret etmek için..
devamını gör...
yeni gelen yazarların sözlüğü sahiplenmesi
belirli bir mecrada, kişisel görüşlerini veya bireysel bilgi/birikimlerini paylaşabilme olanağı bulan yazarların, bu mecrayı özellerinde sahiplenmesi durumudur.
devamını gör...
sevmediğin biri tarafından sevilmek
bug'a sokan bir durum.
ünlü düşünür ismail yk' nin da dediği gibi: "beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim ise beni beğenmez yoksa ben tipsiz miyim he?"
ünlü düşünür ismail yk' nin da dediği gibi: "beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim ise beni beğenmez yoksa ben tipsiz miyim he?"
devamını gör...
yazarların iyi ki okudum dediği kitaplar
gurur ve önyargı (aşk ve gurur) - jane austen
devamını gör...
ömer bin abdülaziz
emevi hanedanında sıra ona geldiği için devlet başkanı seçildiğinde, "ben raşid halifeler gibi biat (seçme) olmadan başkanlığı kabul etmem" demiştir ve insanlar biat edince devlet başkanlığını kabul etmiştir.
devletin malını yiyenlerin musluğunu kesip, halkı faydalandırmıştır. zaten bu yüzden kısa sürede düşmanlar edinmiş ve zehirlenerek vefat etmiştir.
devletin malını yiyenlerin musluğunu kesip, halkı faydalandırmıştır. zaten bu yüzden kısa sürede düşmanlar edinmiş ve zehirlenerek vefat etmiştir.
devamını gör...
erdoğan'ın kitap çıkarması
düşünsene ağaçsın ve bu kitap için kesiliyorsun. kahrından ölürsün lan.
devamını gör...
kız çocuğuna şantajla 1 yıl boyunca tecavüz eden aşağılıklar
tecavüz edenlerin ve ailenin yargılanarak ağır şekilde cezalandırılması ve çocuğun bu travmayı atması için desteklenmesi gerekir. sevgi dolu bir koruyucu aile veya daimi ailesi olmalı ve psikolojik destek verilmeli.
bir aile çocuğunun tecavüze uğradığını fark edemiyorsa o aile ya umursamıyordur ya da olayın içine dahildir. tecavüze uğrayan çocuklarda anksiyete, depresyon, fobiler ve daha pek çok sorun görülür. tecavüz sosyal yaşamlarını ve genel davranışlarını değiştirir. çocuk tecavüzlerinde çocuğun ailesinin kesinlikle soruşturmadan geçirilmesi ve bu olayda olduğu gibi 1 yıl süren durumlarda çocuğun o aile güvenli bir yaşama sahip olamadığı ispatlanmış olduğundan çocuğun aileden alınması taraftarıyım.
gerçi buradaki sorun türkiye'de aileden alınan çocuğun özellikle 12 yaşındaki bir kızın sevgi dolu bir aile bulma ihtimalinin yokluğu. koruyucu aile ve evlat edinme bu toplumda yaygınlaştırılmalıdır. çocukların davranışlarında değişiklik olduğunda bu öğretmenler tarafından yetkililere bildirilmeli ve aile hakkında (ister öz aile, ister koruyucu aile ya da evlat edinen aile ) araştırma yapılmalıdır. çocuk refahı devletin en önemli sorumluluklarından biri olmalıdır.
bir aile çocuğunun tecavüze uğradığını fark edemiyorsa o aile ya umursamıyordur ya da olayın içine dahildir. tecavüze uğrayan çocuklarda anksiyete, depresyon, fobiler ve daha pek çok sorun görülür. tecavüz sosyal yaşamlarını ve genel davranışlarını değiştirir. çocuk tecavüzlerinde çocuğun ailesinin kesinlikle soruşturmadan geçirilmesi ve bu olayda olduğu gibi 1 yıl süren durumlarda çocuğun o aile güvenli bir yaşama sahip olamadığı ispatlanmış olduğundan çocuğun aileden alınması taraftarıyım.
gerçi buradaki sorun türkiye'de aileden alınan çocuğun özellikle 12 yaşındaki bir kızın sevgi dolu bir aile bulma ihtimalinin yokluğu. koruyucu aile ve evlat edinme bu toplumda yaygınlaştırılmalıdır. çocukların davranışlarında değişiklik olduğunda bu öğretmenler tarafından yetkililere bildirilmeli ve aile hakkında (ister öz aile, ister koruyucu aile ya da evlat edinen aile ) araştırma yapılmalıdır. çocuk refahı devletin en önemli sorumluluklarından biri olmalıdır.
devamını gör...
normal sözlük'e üye olmak isteyenlere nick tavsiyeleri
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
giderlerin pedden ve ıslak mendilden tıkanması,
erkeklerin kızlar koğuşunda basılması,
saç baş kavga eden kızların çığlık seslerinin yurtta yankılanması,
ağalık sistemi kurulup yeni gelen çömezlere diş geçirme operasyonu,
örgütlenme,
erkekler tarafına geçme planları yapan kızların başarısız girişimleriyle yurttan tasviyesi,
şehrin magandaları tarafından yurttan kaçırılma,
sevgilileriyle ortak kantinde dera çalışma ayağına yiyişme,
okuma odasında seks skandalı,
yemeklerden saç çıkınca senindi benimdi diye kavga çıkarma,
su kesilince ortak salona bornozla inip "suları kim kesti alooooğ" diye müdüreye bağırma,
pembemsi çiçekli donla ortak alanlarda fink atma,
duvarlardan erkekler bloğunu dinleyip dedikodu yapma,
son olarak da olmazsa olmaz yurt binası altında ki yatır, türbe muhabbetleri...
bunlar benim 4 ay ikamet ettiğim üniversite yurdunda ki olanlardı. kadınlarla aynı binada karışık kalıyorduk. onlar a blok merdiveni biz b blok merdivenini kullanıyorduk. odalarımıza çıkınca sesleri duvardan duyuluyordu aramızda bir duvar olunca haliyle. her şeye hakimiz. hwhdhsn
bu arada bizimkisi yarı vakıf yurduydu da biraz elit tayfa vardı. anlatılanlara göre kyk'da kalan kızlar bıyık falan alıyormuş iple.
erkeklerin kızlar koğuşunda basılması,
saç baş kavga eden kızların çığlık seslerinin yurtta yankılanması,
ağalık sistemi kurulup yeni gelen çömezlere diş geçirme operasyonu,
örgütlenme,
erkekler tarafına geçme planları yapan kızların başarısız girişimleriyle yurttan tasviyesi,
şehrin magandaları tarafından yurttan kaçırılma,
sevgilileriyle ortak kantinde dera çalışma ayağına yiyişme,
okuma odasında seks skandalı,
yemeklerden saç çıkınca senindi benimdi diye kavga çıkarma,
su kesilince ortak salona bornozla inip "suları kim kesti alooooğ" diye müdüreye bağırma,
pembemsi çiçekli donla ortak alanlarda fink atma,
duvarlardan erkekler bloğunu dinleyip dedikodu yapma,
son olarak da olmazsa olmaz yurt binası altında ki yatır, türbe muhabbetleri...
bunlar benim 4 ay ikamet ettiğim üniversite yurdunda ki olanlardı. kadınlarla aynı binada karışık kalıyorduk. onlar a blok merdiveni biz b blok merdivenini kullanıyorduk. odalarımıza çıkınca sesleri duvardan duyuluyordu aramızda bir duvar olunca haliyle. her şeye hakimiz. hwhdhsn
bu arada bizimkisi yarı vakıf yurduydu da biraz elit tayfa vardı. anlatılanlara göre kyk'da kalan kızlar bıyık falan alıyormuş iple.
devamını gör...


