kız kulesi
1827 yılında almanya'nın brandenburg kentinde karl adında bir çocuk dünyaya gelir. babası müzik öğretmeni olan karl, aile içinde baş gösteren huzursuzluklardan dolayı bir fransız yetimhanesine gönderilir. daha sonra gemilerde miço olarak çalışır. hamburg'tan kalkan bir gemiyle istanbul'a giderken henüz 12 yaşındadır.
gemi istanbul'a geldiğinde denize atlayan karl, kız kulesi'ne yüzerek kaçar.
kendisini kurtaran kız kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler. iki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. ama osmanlı sadrazamı ali paşa sorunu çözer ve karl'ı korumasına alır. karl, mehmet ali adını alır. mehmet ali, kırım, bosna ve karadağ savaşlarından sonra 2. abdülhamit döneminde paşa unvanını alır. mehmet ali paşa, 1878 yılında imzalanan berlin antlaşması'nda osmanlı'yı temsil eden üç kişiden biri olur.
almanca, fransızca, yunanca, farsça ve arapça dillerinde şiirler yazan mehmet ali paşa'nın dört kızı olur. paşa'nın leyla adındaki kızının da bir kızı olur; celile.
celile bir erkek çocuk doğurur: şair nâzım hikmet!
görüldüğü gibi karl'dan nazım'a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, kız kulesi'nin her zaman hikâyeleri vardır. eğer kız kulesi karl'ı kurtarmasaydı, nazım olmayacaktı. (sunay akın)
www.hurriyet.com.tr/kelebek...
edit : #459882 tanımda hikayenin devamını okuyabilirsiniz.
gemi istanbul'a geldiğinde denize atlayan karl, kız kulesi'ne yüzerek kaçar.
kendisini kurtaran kız kulesi'nin bekçisine gemiye geri dönmek istemediğini söyler. iki ülke arasında küçük bir politik sorun yaşanır. ama osmanlı sadrazamı ali paşa sorunu çözer ve karl'ı korumasına alır. karl, mehmet ali adını alır. mehmet ali, kırım, bosna ve karadağ savaşlarından sonra 2. abdülhamit döneminde paşa unvanını alır. mehmet ali paşa, 1878 yılında imzalanan berlin antlaşması'nda osmanlı'yı temsil eden üç kişiden biri olur.
almanca, fransızca, yunanca, farsça ve arapça dillerinde şiirler yazan mehmet ali paşa'nın dört kızı olur. paşa'nın leyla adındaki kızının da bir kızı olur; celile.
celile bir erkek çocuk doğurur: şair nâzım hikmet!
görüldüğü gibi karl'dan nazım'a uzanan hikâyenin gösterdiği gibi, kız kulesi'nin her zaman hikâyeleri vardır. eğer kız kulesi karl'ı kurtarmasaydı, nazım olmayacaktı. (sunay akın)
www.hurriyet.com.tr/kelebek...
edit : #459882 tanımda hikayenin devamını okuyabilirsiniz.
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
allahım bu kadın nasıl tatlı bir kadın, nasıl güzel bir yazar? girdiği tanimları, samimiyeti ve güzelligi ile sözlüğün vazgeçilmez, biricik yazarı. daha sözlüğe girdiğim ilk andan beri bana kız kardeşi gözüyle bakan, tatlı mı tatlı, güzel mi güzel yazar. sen hep yaz, hep var ol.
devamını gör...
ya normal sözlük ya ben diyen sevgili
sözlüğü kendiyle kıyaslayan sevgili de ımmm bilemedim.
devamını gör...
nükleik asit
en çok bilinenleri deoksiribonükleik asit (dna) ve ribonükleik asit (rna)'dır.
genetik bilginin saklanmasını sağlayan, hücrelerin ne yapacağını ve ne olduğunu yapılarında bulunduran moleküllerdir.
genetik bilginin saklanmasını sağlayan, hücrelerin ne yapacağını ve ne olduğunu yapılarında bulunduran moleküllerdir.
devamını gör...
isveç diyeti
2 haftada 14-20 kg verdirmeyi amaçlayan bir diyet, 6-14 gün uygulanmaktadır. iskandinav ülkelerin obezite oranını düşürmeyi hedeflemesi üzerine çıkardıkları beslenme şekline dayanır. sonuca her ne kadar hızlı ulaşılsa da diyabet ve kardiyovasküler sistem hastalığı olanlar için önerilmemektedir. ayrıca uygulayanlarda b vitamini eksiklikleri de görülmektedir
devamını gör...
sahibinin güzel olduğu hissi veren kadın isimleri
milletteki kafaya bak isimden güzel olduğu belli olan diyor. yokluk millette spiritüel inkişafa sebep olmuş. çizmişsiniz olum siz, aynı dünyada yaşamıyoruz bu kesin.
+ismin ne?
-merve
+hmmm çok güzelsin.
+ismin ne?
-merve
+hmmm çok güzelsin.
devamını gör...
feylesof (yazar)
tanımlarını beğendiğim bir yazar genel kültürümü tazeleyip çıktım tanımlarını okuyunca. yolu açık olsun.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en güzel duvar yazısı
benim bir tane kötü hatam yok, hepsi harika hatalar
devamını gör...
kendimizi gerçekten tanıyor muyuz sorusu
önemli bir soru.
fakat önemi evet şu şu şu durumlarda şöyle davranıyorum veya davranmıyorumdan ziyade ne kadar doğru tanıdığımız gerçeğini de barındırması. bazen sahte bir ben' e hapsediyoruz kendimizi. gerçeği gizliyoruz.
farkındalığımız ve hayat deneyimlerimiz geliştikçe de olaylara farklı gözlerle bakabilir duruma geliyoruz.
birinde gördüğümüz bizi rahatsız eden bir davranışı düşündüğümüzde bizim de bu davranışı yaptığımız ve bunu göz ardı ettiğimiz gerçeği ile karşılaşıp şoka girebiliyoruz. kendi riyakarlığımızı gizleyip başkalarını eleştirmek daha kolay gelebiliyor. işte tüm bunları fark edebiliyorsak kendimizi doğru tanımaya başladık demektir. ve bu özellikleri iyi olana, güzele yaklaştırmak için de çalışmaya başlanır. bu kendini sevme kısmı da burada devreye girer.
deniyoruz...
fakat önemi evet şu şu şu durumlarda şöyle davranıyorum veya davranmıyorumdan ziyade ne kadar doğru tanıdığımız gerçeğini de barındırması. bazen sahte bir ben' e hapsediyoruz kendimizi. gerçeği gizliyoruz.
farkındalığımız ve hayat deneyimlerimiz geliştikçe de olaylara farklı gözlerle bakabilir duruma geliyoruz.
birinde gördüğümüz bizi rahatsız eden bir davranışı düşündüğümüzde bizim de bu davranışı yaptığımız ve bunu göz ardı ettiğimiz gerçeği ile karşılaşıp şoka girebiliyoruz. kendi riyakarlığımızı gizleyip başkalarını eleştirmek daha kolay gelebiliyor. işte tüm bunları fark edebiliyorsak kendimizi doğru tanımaya başladık demektir. ve bu özellikleri iyi olana, güzele yaklaştırmak için de çalışmaya başlanır. bu kendini sevme kısmı da burada devreye girer.
deniyoruz...
devamını gör...
ömer hayyam
yaratıcıya sitem etmek isteyen her bünyenin rubailerine sığındığı şairdir hayyam.
neden ateist düşünceye sahip olanlar ve de dine karşı olanlar hayyamı sever genellemesi araştırılmaya değer midir bilmem ama doğruluk payı vardır. hayyam onların sesi gibi olmuştur.
rubailerinin durumu biraz karışıktır çünkü hayyam'ın yazdığına inanılan pek çok rubai aslında onun olmayabilir. kendisinden sonraki dönemde yazdıkları yüzünden başı derde giren şairler "ben yazmadım hayyam yazdı!" diyerek postu kurtarabilmiştir.
neden ateist düşünceye sahip olanlar ve de dine karşı olanlar hayyamı sever genellemesi araştırılmaya değer midir bilmem ama doğruluk payı vardır. hayyam onların sesi gibi olmuştur.
rubailerinin durumu biraz karışıktır çünkü hayyam'ın yazdığına inanılan pek çok rubai aslında onun olmayabilir. kendisinden sonraki dönemde yazdıkları yüzünden başı derde giren şairler "ben yazmadım hayyam yazdı!" diyerek postu kurtarabilmiştir.
devamını gör...
islam'ın evrimle çelişmemesi
ıslam evrimle celisir, celismez olur mu? taban tabana zitliklar mevcut. bu insanin hangi turden evrildiginin cok cok otesinde...
ıslamda insan uc ogede tanimlanir, ruh, beden ve nefistir. ruh ve nefis birbiriyle baglantili tanimlamalardir, beden ise anotomik yapisina verilmis adlandirmadir. islam inancina gore, cenin anne karninda olusum icerisindeyken ruhu uflenir, kaderi yazilmaya baslar. ınsanin yaratilis evresi bu sekildedir.(hz adem haric). evrim teorisine gore de ruh kavrami yoktur, sadece bilinc vardir. bilinci ise "beyindeki norolojik faaliyetlerin butunu" olarak aciklarlar. yani bu iki inanc birbirlerinden bu noktada kesin kez ayrilirlar. bunun disinda islamda, insan yaratilanlarin en mukemmelidir, insana yuklenen anlam diger canlilardan onu ayirmakta. ınsan yaptigi her eylemin hesabini vermekle yukumludur ama hayvanlarda boyle bir durum soz konusu degildir. dunyanin merkezi insandir kisacasi... evrim teorisinde ise insan doganin merkezinde degil, dogal seleksiyon icerisinde sadece doganin bir parcasidir. diger canlilardan fiziksel ve algisal ayristirmalar disinda bir farkliligi yoktur. ıste bu iki maddelik farkliliklar, iki inanci birbirinden siyah ve beyaz gibi ayristirmaktadir. kesistikleri noktalar yokmu kesinlikle vardir. ornegin hayvanlarin yasamlarini surdurebilmeleri icin zamanla turlerinin degisim gecirdigini soylemek islama aykiri degildir. hatta cok bilinmez ama darwin'in evrim teorisindeki bir cok iddiasini 1000 yil oncesinde islam dusunurleri zaten teorilemislerdi...sozun ozu diyebiliriz ki;
-her iki inanc aslinda bir varsayimdir, henuz ispatlari tam manasiyla gerceklestirilemez.
-her iki inancin zitliklari da mevcuttur,
-her iki inancin onaylayabilecegi ortak goruslerde bulunmaktadir. ama islam inancini benimseye bir musluman evrim teorisini tam manasiyla kabul edemez, ederse musluman olmaz. bu bir gercektir.
ıslamda insan uc ogede tanimlanir, ruh, beden ve nefistir. ruh ve nefis birbiriyle baglantili tanimlamalardir, beden ise anotomik yapisina verilmis adlandirmadir. islam inancina gore, cenin anne karninda olusum icerisindeyken ruhu uflenir, kaderi yazilmaya baslar. ınsanin yaratilis evresi bu sekildedir.(hz adem haric). evrim teorisine gore de ruh kavrami yoktur, sadece bilinc vardir. bilinci ise "beyindeki norolojik faaliyetlerin butunu" olarak aciklarlar. yani bu iki inanc birbirlerinden bu noktada kesin kez ayrilirlar. bunun disinda islamda, insan yaratilanlarin en mukemmelidir, insana yuklenen anlam diger canlilardan onu ayirmakta. ınsan yaptigi her eylemin hesabini vermekle yukumludur ama hayvanlarda boyle bir durum soz konusu degildir. dunyanin merkezi insandir kisacasi... evrim teorisinde ise insan doganin merkezinde degil, dogal seleksiyon icerisinde sadece doganin bir parcasidir. diger canlilardan fiziksel ve algisal ayristirmalar disinda bir farkliligi yoktur. ıste bu iki maddelik farkliliklar, iki inanci birbirinden siyah ve beyaz gibi ayristirmaktadir. kesistikleri noktalar yokmu kesinlikle vardir. ornegin hayvanlarin yasamlarini surdurebilmeleri icin zamanla turlerinin degisim gecirdigini soylemek islama aykiri degildir. hatta cok bilinmez ama darwin'in evrim teorisindeki bir cok iddiasini 1000 yil oncesinde islam dusunurleri zaten teorilemislerdi...sozun ozu diyebiliriz ki;
-her iki inanc aslinda bir varsayimdir, henuz ispatlari tam manasiyla gerceklestirilemez.
-her iki inancin zitliklari da mevcuttur,
-her iki inancin onaylayabilecegi ortak goruslerde bulunmaktadir. ama islam inancini benimseye bir musluman evrim teorisini tam manasiyla kabul edemez, ederse musluman olmaz. bu bir gercektir.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
göz makyajımı silmek için pamuğa aseton döküp gözüme bastırdım....
devamını gör...
eş cinselliğe karşı çıkanları aşağılamaya kalkmak
doğadan bahsediyorsun da eşcinsellik diğer canlılarda da mevcut. 'çoğalmama' gibi bir sorun da yaratmıyor, hetero nüfusa göre oranı belli ve dünyada çiftleşmeyi bekleyen son pandalar değiliz. aşağılamaktan dem vurmuşsun ancak bu tarz başlıkların ters psikoloji icerdigini düşünüyorum. sözlükte sürekli islama hakaret edildiğini iddia eden bir başlık okumuştum ve onu görene kadar dine hakaret eden bir yazı grubu görmemiştim. şimdi de sizi aşağılayan bir yazı göremiyorum, acaba 20 yıllık mağdur iktidarına özenmiş olabilir misiniz?
devamını gör...
çok mutsuzum diyen kişiye verilebilecek cevaplar
bi çay koy da içelim derseniz cevap vermiş olmazsınız belki ama ikinize de iyi gelir. çay içerken sohbet etmek rahatlatır.
kim bilir bu sohbet sayesinde karşınızdaki kişi belkide bir çıkar yol bulur kendi ruhunun derinliklerinde.
paylaşmak ve dertleşmek güzel şeydir vesselam.
kim bilir bu sohbet sayesinde karşınızdaki kişi belkide bir çıkar yol bulur kendi ruhunun derinliklerinde.
paylaşmak ve dertleşmek güzel şeydir vesselam.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
takvim yapraklarından çıkarılması gereken gündür 2 eylül. hani biri, üçü kalsın ama takvim yapraklarından çıkarılması gereken gündür 2 eylül.
benim için son “bahar” bugün başlar. yapraklarımı döktüğüm, giden bir otobüsün arkasından canını, cananını uğurlarcasına gözyaşı döktüğüm gündür. bir türlü denize varamayan bir nehirin maviye hasreti, yavrusunu kaybetmiş bir turna’nın avaz avaz feryadı, bir kız çocuğunun gözünden süzülen yaştır...
“bugün çabuk geçse ya” derim hep içimden. geçmeyen bana geçit vermeyen gündür.
takvim yapraklarından çıkarılması gereken gündür.
ve eylül‘dür.
benim için son “bahar” bugün başlar. yapraklarımı döktüğüm, giden bir otobüsün arkasından canını, cananını uğurlarcasına gözyaşı döktüğüm gündür. bir türlü denize varamayan bir nehirin maviye hasreti, yavrusunu kaybetmiş bir turna’nın avaz avaz feryadı, bir kız çocuğunun gözünden süzülen yaştır...
“bugün çabuk geçse ya” derim hep içimden. geçmeyen bana geçit vermeyen gündür.
takvim yapraklarından çıkarılması gereken gündür.
ve eylül‘dür.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
benim asıl servetim
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
senin tarafından sevilişim
yitirsem de sevgini bir gün
ben zaten bir kez sevilmişim her gün
o devlet bana yeter.
devamını gör...
kamp yapacaklara tavsiyeler
arzu ettiğiniz biçimde kamp yapabileceğiniz çok fazla seçeneğiniz var. belki toz toprak içinde kalmak veya vahşi hayvanlar arasında uyanmak istemiyorsunuz, bu durumda tercihinizi buna göre yapabilirsiniz. kamping yerine glamping belki de sizin için daha iyi bir seçenektir. tesissiz kamp yerine ilk kampınızı tesisi olan bir alanda yapıp ihtiyaçlarınızı buna göre belirleyebilirsiniz. bütün bu tercih aşamasını geçtikten sonra aklınızdaki ilk soru şu olacak:
hangi çadırı ve neden almalıyım? bu tamamen sizin bir kamptan beklentilerinize ve kullanım amacınıza bağlı. sadece yaz festivalleri için kullanacağınız bir çadırın 4 mevsim olmasına gerek yok. çadırla birlikte yürüyüş yapmayacaksanız yani ağırlık sizin için önemli olmayacaksa hafif bir çadır almak pek akıl kârı olmayabilir. bazı markalarda hafiflik arttıkça kurulum zorlaşabilir, bu da keyif kampı yapacakların işine gelmez. yerine göre sizin işinizi balıkçı çadırı da görebilir. yine de çadır için en önemli önerim çift tente tercih edilmesi. ayrıca eğer iki kişi kamp yapacaksanız eşyalarınızın da bir kişilik yer kaplayacağını göz ardı etmeyin. tabii çadırınızın bagajı varsa gereksiz büyük bir çadır almanıza gerek yok. su geçirmez çadır alacaksınız fermuar yerlerini iyi kontrol edin, oradan su almaya müsait oluyorlar. çadırınızın nefes alması gerek yoksa güneşin alnında boğularak uyanabilirsiniz.
gelelim mat konusuna. askeri mat da tercih edilebilir şişme yatak da. yalnız şişme yatak kullanacaksınız çadırın altını bir güzel temizleyin ki patlamasın. altına farklı bir şey sermek mümkündür. askeri mat daha pratik ve kamp ruhuyla daha uyumlu bence, kendinize uygun kalınlığı seçebilirsiniz. acaba? diyenler için: yoga matı çok ince geliyor, denedim. iki günden sonra insanın beli tutuluyor.
uyku tulumu konusu tamamen öznel yorumlarımdan ibaret olacak. ihtiyaç duyduğunuz derecenin biraz üstündeki derece için üretilmiş tulumları almayı ben daha mantıklı buluyorum. terlerseniz çaresi var, açıp yatarsınız ve battaniye gibi kullanırsınız. üstünden kasıt 20 derece yerine 25 derece için uygun tulum almak değil, dikkat. tam tersi olacak. kış kampı için mumya tipi bir tulum tercih edilebilir.
çanta yine ihtiyacınıza bağlı tercih edebileceğiniz bir ürün. uzun süre taşıyacaksanız vücudunuza, kalçanıza iyi oturması gerek. çanta ile gezerken, çantayı gezdiren insan konumuna düşmemek için bu önemli. fermuar ve perlonların kullanışlı olması gerek. çantaya yerleştirdiğiniz ürünler kolay ulaşılabilir olmalı. mesela sadece üstten açılan bir çanta hem yerleştirmede hem de çanta açıldığında ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşmakta zorluk yaşatabilir. çok ağır eşyaları sırta yakın, ortaya yerleştirin.
ilkyardım göz ardı edilmemesi gereken bir konu, basit ilkyardım malzemeleri mutlaka bulunmalı. sık kullanılan ilaçlar, antibiyotikli krem, sirke, ağrı kesici, sinek kovucu, güneş kremi gerekli olabilir. doğada kamp yapacaklar için şırınga almakta da fayda var.
kıyafetler ter tutmayan cinsten tercih edilirse iyi olur. ayakkabı trekking ayakkabısı, çorap orta konçlu trekking çorabı olursa yürüyüş oldukça rahat geçer. lakin arabadan inip kamp yerine ulaşacaksınız giyersiniz sandaleti, elbiseyi kurarsınız çadırı. eğer bu şekilde kamp yapacaksınız, kamp sizin için konaklama hizmeti olacaksa dediğim gibi bunları dikkate almanıza gerek yok. kamp yapacağım diye ilk sırada magnezyum çubuğu ve paraşüt ipi almaya gerek yok ama çakı işlevsel bir tercih olacaktır. çöp poşeti, çok yararlı oluyor. tesiste de olsanız doğada da olsanız çok faydasını görürsünüz. yine doğada olacaksınız şampuan yerine sabun tercih edebilirsiniz. ateş yakmak yerine ihtiyacınıza uygun kamp tüpü ve kartuş alabilirsiniz. tabak çanağı çok işlevli kullanılabilen dayanıklı ürünlerden tercih ederseniz daha iyi olur, hem kaşık hem çatal olarak kullanılabilen ürünler gibi.
hangi çadırı ve neden almalıyım? bu tamamen sizin bir kamptan beklentilerinize ve kullanım amacınıza bağlı. sadece yaz festivalleri için kullanacağınız bir çadırın 4 mevsim olmasına gerek yok. çadırla birlikte yürüyüş yapmayacaksanız yani ağırlık sizin için önemli olmayacaksa hafif bir çadır almak pek akıl kârı olmayabilir. bazı markalarda hafiflik arttıkça kurulum zorlaşabilir, bu da keyif kampı yapacakların işine gelmez. yerine göre sizin işinizi balıkçı çadırı da görebilir. yine de çadır için en önemli önerim çift tente tercih edilmesi. ayrıca eğer iki kişi kamp yapacaksanız eşyalarınızın da bir kişilik yer kaplayacağını göz ardı etmeyin. tabii çadırınızın bagajı varsa gereksiz büyük bir çadır almanıza gerek yok. su geçirmez çadır alacaksınız fermuar yerlerini iyi kontrol edin, oradan su almaya müsait oluyorlar. çadırınızın nefes alması gerek yoksa güneşin alnında boğularak uyanabilirsiniz.
gelelim mat konusuna. askeri mat da tercih edilebilir şişme yatak da. yalnız şişme yatak kullanacaksınız çadırın altını bir güzel temizleyin ki patlamasın. altına farklı bir şey sermek mümkündür. askeri mat daha pratik ve kamp ruhuyla daha uyumlu bence, kendinize uygun kalınlığı seçebilirsiniz. acaba? diyenler için: yoga matı çok ince geliyor, denedim. iki günden sonra insanın beli tutuluyor.
uyku tulumu konusu tamamen öznel yorumlarımdan ibaret olacak. ihtiyaç duyduğunuz derecenin biraz üstündeki derece için üretilmiş tulumları almayı ben daha mantıklı buluyorum. terlerseniz çaresi var, açıp yatarsınız ve battaniye gibi kullanırsınız. üstünden kasıt 20 derece yerine 25 derece için uygun tulum almak değil, dikkat. tam tersi olacak. kış kampı için mumya tipi bir tulum tercih edilebilir.
çanta yine ihtiyacınıza bağlı tercih edebileceğiniz bir ürün. uzun süre taşıyacaksanız vücudunuza, kalçanıza iyi oturması gerek. çanta ile gezerken, çantayı gezdiren insan konumuna düşmemek için bu önemli. fermuar ve perlonların kullanışlı olması gerek. çantaya yerleştirdiğiniz ürünler kolay ulaşılabilir olmalı. mesela sadece üstten açılan bir çanta hem yerleştirmede hem de çanta açıldığında ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşmakta zorluk yaşatabilir. çok ağır eşyaları sırta yakın, ortaya yerleştirin.
ilkyardım göz ardı edilmemesi gereken bir konu, basit ilkyardım malzemeleri mutlaka bulunmalı. sık kullanılan ilaçlar, antibiyotikli krem, sirke, ağrı kesici, sinek kovucu, güneş kremi gerekli olabilir. doğada kamp yapacaklar için şırınga almakta da fayda var.
kıyafetler ter tutmayan cinsten tercih edilirse iyi olur. ayakkabı trekking ayakkabısı, çorap orta konçlu trekking çorabı olursa yürüyüş oldukça rahat geçer. lakin arabadan inip kamp yerine ulaşacaksınız giyersiniz sandaleti, elbiseyi kurarsınız çadırı. eğer bu şekilde kamp yapacaksınız, kamp sizin için konaklama hizmeti olacaksa dediğim gibi bunları dikkate almanıza gerek yok. kamp yapacağım diye ilk sırada magnezyum çubuğu ve paraşüt ipi almaya gerek yok ama çakı işlevsel bir tercih olacaktır. çöp poşeti, çok yararlı oluyor. tesiste de olsanız doğada da olsanız çok faydasını görürsünüz. yine doğada olacaksınız şampuan yerine sabun tercih edebilirsiniz. ateş yakmak yerine ihtiyacınıza uygun kamp tüpü ve kartuş alabilirsiniz. tabak çanağı çok işlevli kullanılabilen dayanıklı ürünlerden tercih ederseniz daha iyi olur, hem kaşık hem çatal olarak kullanılabilen ürünler gibi.
devamını gör...
bilim insanlarından mars vebası uyarısı
bilim insanları, mars'a gerçekleştirilmesi planlanan insanlı seferlerin ardından, kızıl gezegen'in yüzeyinden dünyaya getirilecek taş parçaları ve tozların salgın hastalıklara sebebiyet verebileceği konusunda uyarılarda bulundu. getirilmesi muhtemel numunelerin 'mars vebası'na yol açabileceği öne sürüldü.
bilim insanlarından yeni muhtemel bir salgın hastalık konusunda uyarı geldi. ancak bu sefer hastalığın merkezinin dünya değil, dünya'ya milyonlarca kilometre uzaklıkta bulunan mars gezegeni olabileceği ifade edildi.
abd ulusal havacılık ve uzay dairesi (nasa) ve avrupa uzay ajansı (esa), kızıl gezegen'deki değerli kayaları ve toprağı ayrıntılı testler için dünya'ya getirme projesi üzerinde çalışıyor. bu yüzden, şubat ayında mars'a iniş yapan perseverance aracının topladığı örnekleri almak için 2026 yılında bir kara aracının gezegene fırlatılması planlanıyor.
proje neticesinde mars'taki toprakların ve kayaların, muhtemel bazı mikro organizmalarla birlikte önümüzdeki 10 yıl içinde dünya'da var olabileceği düşünülüyor.
öte yandan nasa tarafından yapılana bir açıklamada, "mars'ın yüzeyinden bozulmamış örnekleri dünya'ya getirmek, nesillerdir gezegenimizdeki bilim insanlarının hedefi konumundadır" ifadeleri yer alıyor.
'bu konuda hevesli değilim'
dr. gilbert levin ise bu konuda pek hevesli olmadığını söylüyor. nasa'nın 1975'ten 1983'e kadar süren viking programında yer alan dr. levin, kızıl gezegen'den getirilecek herhangi bir parçanın dünya üzerinde bir salgın hastalığa yol açmasının yüksek bir ihtimal olduğunu belirtti.
dr. levin, "mars'tan getirilecek güvenli bir numunenin, son derece korunaklı kaplarda getirilmesi durumunda bile bir tehlikeye yol açabileceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
'çok büyük biyolojik hasara yol açabilir'
nasa ve esa'nın yürüttüğü projeden bazı bilim insanları da benzer uyarıyı yaptı. gökbilimciler, bu projenin dünya açısından yıkıcı sonuçlar ve çok ciddi sorunlar doğurabileceğine değindi. yapılan uyarıda, 1973'teki kitabında mars'tan numune getirmenin sonuçları hakkında uyarıda bulunan dünyaca ünlü gökbilimci carl sagan'a atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi:
"kızıl gezegen biyolojik açıdan büyük ilgi uyandıran bir ortama sahip. mars'tan getirilecek olası numunelerin içeriğinde, gezegenimizde çok büyük bir biyolojik hasara yol açabilecek patojenler, organizmalar olabilir bulunabilir ve hatta bu organizmalar bir mars vebası'na yol açabilir".
buradan
devamını gör...
ilginç bilgiler
neil armstrong ve onunla beraber olan apollo 11 ekibi, ailelerini maddi destekten mahrum bırakarak, aydan sağ salim dönmemeleri gibi gerçek bir riskle karşı karşıya kaldılar. karşılaşacakları aşırı tehlike nedeniyle hiçbir sigorta şirketi hayat sigortası yaptırma taleplerini kabul edemedi. bunun yerine, eve dönemezler ise ailelerinin satabileceği, kendi el yazılarını kullanarak imzaladıkları kâğıt parçaları oluşturdular. bu kâğıtlar günümüzde bile uzay hatıraları müzayedelerinde satışa sunuluyorlar ve 30.000 dolara kadar satılıyorlar.
devamını gör...
eş cinsel sözlük yazarları
efendim canım? allahına kadar biseksüeliz, hamdolsun.
biseks seven kızlar eklesin hele bi memleket meselelerinden bahsederiz azıcık.
biseks seven kızlar eklesin hele bi memleket meselelerinden bahsederiz azıcık.
devamını gör...