bir ömer hayyam rubaisi bırak
"niceleri geldi, neler istediler;
sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler."
sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
o gidenler de hep senin gibiydiler."
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
bakır, 3 lira değerinde bir bileklik.
ama görmelisin sözlük nasıl güzel bir bileklik.. geçen sene son paramla mum almak için bir ucuzcuya gitmiştim. ucuz bilekliklerin olduğu standda çook arkalarda bakır bir bileklik duruyordu. pis görünümlüydü, paslanmış gibi. sadece 3 liraydı ancak alamadım. çünkü sadece muma yetecek kadar param vardı. epey de içimde kaldı bileklik. gerçekten görür görmez aşık olmuştum.
bugün ucuzcuya girdim yine. alacaklarımı aldıktan sonra bileklik standı gözüme takıldı. aklıma bakır bileklik gelmedi bile. öyle bakarken arkalarda buldum bilekliğimi. lan dedim nasıl.. satılmamış! nasıl heyecanla aldım ve hemencecik taktım anlatamam.
tüm gün bilekliğime bakıp sevdim onu. cidden çok mutlu oldum sözlük. böyle parmağımla filan oynadım, çevirdim ara sıra, bileğimi uzatıp nasıl durduğunu izledim. hala da bakıyorum güzelime. inanın çok çok mutluyum sözlük. bu bileklik beni 1 sene arka rafta bekledi biliyorum.
ama görmelisin sözlük nasıl güzel bir bileklik.. geçen sene son paramla mum almak için bir ucuzcuya gitmiştim. ucuz bilekliklerin olduğu standda çook arkalarda bakır bir bileklik duruyordu. pis görünümlüydü, paslanmış gibi. sadece 3 liraydı ancak alamadım. çünkü sadece muma yetecek kadar param vardı. epey de içimde kaldı bileklik. gerçekten görür görmez aşık olmuştum.
bugün ucuzcuya girdim yine. alacaklarımı aldıktan sonra bileklik standı gözüme takıldı. aklıma bakır bileklik gelmedi bile. öyle bakarken arkalarda buldum bilekliğimi. lan dedim nasıl.. satılmamış! nasıl heyecanla aldım ve hemencecik taktım anlatamam.
tüm gün bilekliğime bakıp sevdim onu. cidden çok mutlu oldum sözlük. böyle parmağımla filan oynadım, çevirdim ara sıra, bileğimi uzatıp nasıl durduğunu izledim. hala da bakıyorum güzelime. inanın çok çok mutluyum sözlük. bu bileklik beni 1 sene arka rafta bekledi biliyorum.
devamını gör...
yakını ölmüş birine teselli verme yöntemleri
"üzülme, ağlama, yapma böyle, daha çok uzun bir hayat var önünde.." gibi ifadeler yerine o kişiye onu anladığınızı hissettirmeniz gerekir. çoğu zaman sözlerden ziyade gözler konuşmalı zannımca. gözlerinizle onun acısını hissettiğinizi o kişiye anlatabilirseniz işte bu dünyanın en etkili teselli yöntemidir. "ağla, dök içini.. bak burada her zaman yaslanacağın bir çift omuz olacak" demek insana kendini gerçekten iyi hissettirir.
(bkz: empati)
(bkz: empati)
devamını gör...
meja ve folloş baksır ile tanımsız saatler radyo yayını
geçmiş olsun folloş baksır a bir an önce iyileşsin bomba gibi dönsün.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
ay beni sevenler varmış. cidden mutlu oldum.... duygusal bi honki ponkiyim şu an... ben hepinizi seviyorum ki.
devamını gör...
savunma mekanizmaları
freud'a ve kızı anna freud'a göre kaygılı ego yaşadığı rahatsızlıkları bir nebze de olsa azaltabilir. egoyu kaygıdan korumak için bilinçsiz olarak devreye sokulan stratejilere de savunma mekanizmaları denir. bazı savunma mekanizmaları şunlardır:
bastırma: egoya yabancı olan ya da onun tarafından kabul edilemez olan dürtülerin bilinçaltına itilmesidir.
yansıtma: bireyin bilinçli farkındalığının kabul edemeyeceği ama yine de sahip olduğu bazı özelliklerin, arzuların sanki kendisine ait değilmiş gibi, bir başkasına/başkalarına atfedilmesidir.
yer değiştirme: tepkiyi olası tehlikeli nesneden başka bir nesneye yöneltmektir.
karşıt tepki geliştirme: bir duyguyu onun aksine çevirip o şekilde algılamaktır.
regresyon: saplanmayla bağlantılı olarak daha önceki dönemin/yaşın davranış örüntülerine geri dönmektir.
rasyonalizasyon: mantığa uymayan davranış, duygu ve düşüncelere mantıklı gerekçeler bulmaktır.
yüceltme: cinsel veya saldırgan dürtülerin toplum tarafından değer verilen, beğenilen sosyal davranışlara dönüştürülmesidir.
*
bastırma: egoya yabancı olan ya da onun tarafından kabul edilemez olan dürtülerin bilinçaltına itilmesidir.
yansıtma: bireyin bilinçli farkındalığının kabul edemeyeceği ama yine de sahip olduğu bazı özelliklerin, arzuların sanki kendisine ait değilmiş gibi, bir başkasına/başkalarına atfedilmesidir.
yer değiştirme: tepkiyi olası tehlikeli nesneden başka bir nesneye yöneltmektir.
karşıt tepki geliştirme: bir duyguyu onun aksine çevirip o şekilde algılamaktır.
regresyon: saplanmayla bağlantılı olarak daha önceki dönemin/yaşın davranış örüntülerine geri dönmektir.
rasyonalizasyon: mantığa uymayan davranış, duygu ve düşüncelere mantıklı gerekçeler bulmaktır.
yüceltme: cinsel veya saldırgan dürtülerin toplum tarafından değer verilen, beğenilen sosyal davranışlara dönüştürülmesidir.
*
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
vergi alınmayan şey
sevişme vergisi.
devamını gör...
sözlük yazarlarının fotoğrafları
geçen sözlükte birine attım, buraya da atam da eksik kalmasın spöfms.
arkadaki bavulları görmezden gelin ltfn.
aşırı canım sıkkınken çekip atmıştım bunu.
arkadaki bavulları görmezden gelin ltfn.
aşırı canım sıkkınken çekip atmıştım bunu.
devamını gör...
marina abramovic
1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının (body art) önemli bir temsilcisidir. abramović performanslarıyla fiziksel ve zihinsel potansiyelin sınırlarını zorlayan ve araştıran bir sanatçıdır. bir vücut sanatçısı olarak, kendini parçalara ayırmış, kırbaçlamış, buz kütleleri üzerinde vücudunu dondurmuş, psikoaktif ürünler ve hafıza kaybına uğramasına yol açan kas kontrol ürünleri almıştır. performanslarının birinde alev alan bir perdenin altında boğularak ölme tehlikesi atlatmıştır.
en bilinen performansı (bkz: rhythm 0) beni en çok etkileyendir.


abramoviç’in bu gösteriyi tasarlamasındaki amacı insan ırkının sınırlarını keşfetmek ve o sınırları zorlamak. gösterinin başlangıcında abramoviç sahnede cansız heykel gibi duruyor. önceden yanında duran masaya, kendisine serbestçe uygulanmak üzere birtakım nesneler bırakıyor. masada gül, tüy, bal, kek, şarap gibi korkutucu olmayan nesnelerin yanı sıra bıçak, makas, neşter, zincir, jilet, silah ve kurşun gibi işkence aletleri de bulunuyor.
bu aletlerin kendisi üzerinde serbestçe uygulanabileceğini ve asla hareket etmeyeceğini seyircilere söylüyor. seyirciler ilk iki saat herhangi bir objeyi kullanmadan yalnızca abramoviç’ i seyrediyorlar. yaklaşık iki saatin sonunda sanatçının gerçekten de hareket etmediğini gören izleyiciler nesneleri yavaş yavaş kullanmaya başlıyorlar. başta sanatçıya nazik ve utangaç davranan seyirciler, ona gül veriyor ve saçını okşuyorlar.
saatler ilerledikçe bu utangaçlık yerini vahşete bırakıyor. bir seyircinin sanatçıya tokat atması ve hiçbir karşılık almaması üzerine diğer seyircilerin bir kısmı abramoviç’ in kıyafetlerini yırtmaya başlıyor. yarı çıplak hale getirdikleri sanatçıyı taciz etmeye başlıyorlar. artık abramoviç’ i bir insan olarak görmektense obje olarak gören izleyiciler, sanatçıya zarar vermekten çekinmiyorlar. vücuduna jilet yardımıyla çeşitli kesikler atıyor, hatta kanayan yerlerini emmeye çalışıyorlar. başlarda nazik davranan seyircilerden eser kalmıyor. şiddet, taciz, işkence ve daha birçok korkutucu davranışlara maruz kalan abramoviç, gözyaşlarını tutamasa da hareketsiz kalmaya devam ediyor.
masada duran fotoğraf makinesiyle sanatçının fotoğraflarını çekiyorlar ve eline tutuşturarak kendi vahşet eylemlerini ölümsüzleştiriyorlar. seyircilerden birisinin masada duran dolu silahı abramoviç’ e doğru dayaması üzerine işler iyice çirkinleşiyor. insanların sınırlarını keşfeden sanatçı artık performansın başındaki haline hiç benzemiyor, bedenindeki kesikler adeta vahşeti simgeliyor. abramoviç’in gözlerinden akan yaşlara dayanamayan bir kadın, sanatçıya yaklaşıyor. cebinden çıkardığı mendille gözyaşlarını siliyor ve ona sarılıyor. yapılanlardan rahatsız olan birkaç seyirci de araya giriyor. azınlık kesim sanatçının yaralarını temizliyor, üstünü örtüyor ve ona sigara ikram ediyor.
6 saatlik süren bu performansın ardından abramoviç, salonda hareket etmeye başlıyor. izleyiciler karşılarındaki savunmasız bir objenin hareket etmesi üzerine yaptıklarıyla yüzleşemedikleri için alanı kaçarak terk ediyorlar. güçsüz gördükleri bir nesnenin yeniden insan formatına dönüşmesi onları korkutuyor.
kötülüğün bulaşıcı olduğunu ve insanların birbirlerinden cesaret aldığını kanıtlayan performans sanatçısı abramoviç, insanlığın içinde yatan acımasızlığı gözler önüne seriyor. aslında basit bir performansmış gibi gözüken bu gösteri çarpıcı bir sosyal deneye dönüşüyor. abramoviç performansın ardından bir röportajında bizlere şunları söylüyor:
“gösterinin başında herkes çok utangaç ve yumuşaktı, bana güller veriyorlardı. daha sonra kıyafetlerimi makasla ile yırtmaya, bıçakla boğazımı kesip kanımı içmeye başladılar. herkes delirmişti. 6 saat sonra gösteri bitmişti, performansımdan çıkıp kendim olmaya başladım. yarı çıplaktım, her yerimde kan vardı. gözlerim yaşarmıştı. izleyicilerin arasında hareket etmeye başladım. kaçtılar. hepsi kaçtı. artık kendim olmama katlanamıyorlardı. otele gidip aynaya baktığımda kendi kendime "halk seni öldürebilir, gerçekten" dediğimi hatırlıyorum."
kaynak
şu linkten olayın görüntülerini izleyebilir abramoviç'in kendi ağzından olaylar dinleyebilirsiniz.
vimeo.com/channels/67720/71...
inanılmaz bir karakter. gördüğüm en etkili sosyal deney. (bkz: rhythm 0) bana hep karşılık vermediğinde tepki göstermediğinde insanların sana neler yapabileceğini hatırlatıyor. o yüzden hiç aklımdan çıkaramadığım bir gösteri. içime işledi. yapılan şey çok saçma geliyor ama sonuca bakınca insana çok şey öğretiyor.
en bilinen performansı (bkz: rhythm 0) beni en çok etkileyendir.


abramoviç’in bu gösteriyi tasarlamasındaki amacı insan ırkının sınırlarını keşfetmek ve o sınırları zorlamak. gösterinin başlangıcında abramoviç sahnede cansız heykel gibi duruyor. önceden yanında duran masaya, kendisine serbestçe uygulanmak üzere birtakım nesneler bırakıyor. masada gül, tüy, bal, kek, şarap gibi korkutucu olmayan nesnelerin yanı sıra bıçak, makas, neşter, zincir, jilet, silah ve kurşun gibi işkence aletleri de bulunuyor.
bu aletlerin kendisi üzerinde serbestçe uygulanabileceğini ve asla hareket etmeyeceğini seyircilere söylüyor. seyirciler ilk iki saat herhangi bir objeyi kullanmadan yalnızca abramoviç’ i seyrediyorlar. yaklaşık iki saatin sonunda sanatçının gerçekten de hareket etmediğini gören izleyiciler nesneleri yavaş yavaş kullanmaya başlıyorlar. başta sanatçıya nazik ve utangaç davranan seyirciler, ona gül veriyor ve saçını okşuyorlar.
saatler ilerledikçe bu utangaçlık yerini vahşete bırakıyor. bir seyircinin sanatçıya tokat atması ve hiçbir karşılık almaması üzerine diğer seyircilerin bir kısmı abramoviç’ in kıyafetlerini yırtmaya başlıyor. yarı çıplak hale getirdikleri sanatçıyı taciz etmeye başlıyorlar. artık abramoviç’ i bir insan olarak görmektense obje olarak gören izleyiciler, sanatçıya zarar vermekten çekinmiyorlar. vücuduna jilet yardımıyla çeşitli kesikler atıyor, hatta kanayan yerlerini emmeye çalışıyorlar. başlarda nazik davranan seyircilerden eser kalmıyor. şiddet, taciz, işkence ve daha birçok korkutucu davranışlara maruz kalan abramoviç, gözyaşlarını tutamasa da hareketsiz kalmaya devam ediyor.
masada duran fotoğraf makinesiyle sanatçının fotoğraflarını çekiyorlar ve eline tutuşturarak kendi vahşet eylemlerini ölümsüzleştiriyorlar. seyircilerden birisinin masada duran dolu silahı abramoviç’ e doğru dayaması üzerine işler iyice çirkinleşiyor. insanların sınırlarını keşfeden sanatçı artık performansın başındaki haline hiç benzemiyor, bedenindeki kesikler adeta vahşeti simgeliyor. abramoviç’in gözlerinden akan yaşlara dayanamayan bir kadın, sanatçıya yaklaşıyor. cebinden çıkardığı mendille gözyaşlarını siliyor ve ona sarılıyor. yapılanlardan rahatsız olan birkaç seyirci de araya giriyor. azınlık kesim sanatçının yaralarını temizliyor, üstünü örtüyor ve ona sigara ikram ediyor.
6 saatlik süren bu performansın ardından abramoviç, salonda hareket etmeye başlıyor. izleyiciler karşılarındaki savunmasız bir objenin hareket etmesi üzerine yaptıklarıyla yüzleşemedikleri için alanı kaçarak terk ediyorlar. güçsüz gördükleri bir nesnenin yeniden insan formatına dönüşmesi onları korkutuyor.
kötülüğün bulaşıcı olduğunu ve insanların birbirlerinden cesaret aldığını kanıtlayan performans sanatçısı abramoviç, insanlığın içinde yatan acımasızlığı gözler önüne seriyor. aslında basit bir performansmış gibi gözüken bu gösteri çarpıcı bir sosyal deneye dönüşüyor. abramoviç performansın ardından bir röportajında bizlere şunları söylüyor:
“gösterinin başında herkes çok utangaç ve yumuşaktı, bana güller veriyorlardı. daha sonra kıyafetlerimi makasla ile yırtmaya, bıçakla boğazımı kesip kanımı içmeye başladılar. herkes delirmişti. 6 saat sonra gösteri bitmişti, performansımdan çıkıp kendim olmaya başladım. yarı çıplaktım, her yerimde kan vardı. gözlerim yaşarmıştı. izleyicilerin arasında hareket etmeye başladım. kaçtılar. hepsi kaçtı. artık kendim olmama katlanamıyorlardı. otele gidip aynaya baktığımda kendi kendime "halk seni öldürebilir, gerçekten" dediğimi hatırlıyorum."
kaynak
şu linkten olayın görüntülerini izleyebilir abramoviç'in kendi ağzından olaylar dinleyebilirsiniz.
vimeo.com/channels/67720/71...
inanılmaz bir karakter. gördüğüm en etkili sosyal deney. (bkz: rhythm 0) bana hep karşılık vermediğinde tepki göstermediğinde insanların sana neler yapabileceğini hatırlatıyor. o yüzden hiç aklımdan çıkaramadığım bir gösteri. içime işledi. yapılan şey çok saçma geliyor ama sonuca bakınca insana çok şey öğretiyor.
devamını gör...
cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden
sevdiğin bir arkadaşın ile hem spor hem sohbet 11k yürümek harika bir neden mesela.
hele 05:45'te kalkmak paha biçilemez, ona hiç deginmiyorum bile * *
o zaman erken kalkıp yol alan herkese günaydın*
hele 05:45'te kalkmak paha biçilemez, ona hiç deginmiyorum bile * *
o zaman erken kalkıp yol alan herkese günaydın*
devamını gör...
normal sözlük'ü beğenmeyenler sessizce gitsinler artık
en ufak bir şey desen anında yalaka yaftasını yapıştırıyolar. bazı başlıklar olmasın diyorsun sansürcü diyorlar. gerçekten bu zihniyet gitsin artık bende çok istiyorum. yani gitsinler uluya falan ne güzel her taraf trol. haftada bir bamya çük fotoğrafları ortada dolanıyor. arada bir onedio'ya falan manşet olabilme ihtimalleri mevcut.
gidin abi sizi buraya bağlayan ne anasını satayım? sevmiyorsan çek git yani tutan mı var? ama amaç üzüm yemek değil amaç bağcıyı dövmek. amaç bozgunculuk yapmak. nasırlı elleriyle tatmin edemediği taraflarını ahrazca başlıklarla tatmin etmeye çalışmak.
edit: bu yüzden mesaj kutumu yeşillendirenler, şimdiden muhattap olmayacağımı bilin.
gidin abi sizi buraya bağlayan ne anasını satayım? sevmiyorsan çek git yani tutan mı var? ama amaç üzüm yemek değil amaç bağcıyı dövmek. amaç bozgunculuk yapmak. nasırlı elleriyle tatmin edemediği taraflarını ahrazca başlıklarla tatmin etmeye çalışmak.
edit: bu yüzden mesaj kutumu yeşillendirenler, şimdiden muhattap olmayacağımı bilin.
devamını gör...
yıldız tilbe
türk işi amy winehouse.
devamını gör...
kadınlardan kadınlara tavsiyeler
kadın kadının yurdudur. sizi seviyorum.
devamını gör...
the lord of the portakals
#471918 sözlük sinemasına yeni yapımların kazandırılması elzem. emek veren herkesin şimdiden eline sağlık.
elbette melisho sözlük sinemasının ilk örneğini vererek tarihe geçmiştir lakin ardıllarını da bekliyoruz.
7. sanatın sözlükteki yükselişi hepimizi ziyadesi ile memnun eder. yalnız bütçelerinizi iyi ayarlayın, sonra ben sanat filmi yaptım siz anlamadınız diye üzerimize fular fırlatmayın. *
elbette melisho sözlük sinemasının ilk örneğini vererek tarihe geçmiştir lakin ardıllarını da bekliyoruz.
7. sanatın sözlükteki yükselişi hepimizi ziyadesi ile memnun eder. yalnız bütçelerinizi iyi ayarlayın, sonra ben sanat filmi yaptım siz anlamadınız diye üzerimize fular fırlatmayın. *
devamını gör...
anın fotoğrafı
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...





