ilyada roman olsun
".... ister çamurdan olsun" diye devam eden homeros eseri. bu dava uğruna çok mücadele vermiştir. saygıyla anıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kırgınlığım yok kimseye!
kendime de kızmıyorum, kızamıyorum artık...
öyle bir zamandayım öyle bir demle acıyor ki yüreğimin köşeleri hislerimin hissizliğiyle sınanıyorum...
keşke birilerine kızabilsem, keşke üzülebilsem bana şunu da şunu da yaptılar diyebilsem, keşke kendime söylenebilsem hep senin eserin bu, hanımefendi diyebilsem... ama yok nafile tek bir duygu kırıntısı bile yok içimde... özleyebilsem mesela, mesela ağlayabilsem, mesela saatlerce gevezelik yapabilsem yine telefonlarda, mesela umut etsem yeniden, mesela... bu hissizlik mahvediyor beni... boğazımda bir düğüm, kalbimde bir sızı, nefes alırken içime içime saplanan bir neşter gibi...
yeniden nefret edebilsem birilerinden, yeniden özlem duyabilsem sevdiklerime, yeniden umut edebilsem yarınlara... bu hissizlik günden güne siliyor beni... günden güne yeni bir ben doğuyor belkide bilemiyorum... hayatın hem ne kadar değerli hem ne kadar değersiz olduğunu öğretti bu hissizlik bana. takıldığımız, gece boyu düşündüğümüz şeylerin ne kadar anlamsız olduğunu işaret etti. hele ki kırgınlıklarımızın, küskünlüklerimizin ne boş ne faydasız olduğunu gösterdi. bize nefretin, kırgınlıkların yarardan çok zarar verdiğini ve çok klasik olacak ama üç günlük dünyada bunlarla uğraşıp yüreğimizde bunları taşıyarak bunları yük ederek zaten zor olan hayatlarımızı daha da zorlaştırdığımızı gösterdi. ben tüm sırların çözüldüğü, perdelerin aralandığı zamanlardayım dostlar. ben yarına erememenin, kaybetmenin, sevdiklerime ulaşamamanın kaygısındayım. ben nefes almayı bile unutturan gerçekle bir kez daha yüzleştim! #ölüm siz siz olun kapınıza dayanmadan, canınızdan can almadan, tüm hislerinizi kaybetmeden fark edin bazı şeylerin kıymetini. ruhunuzu hafifletin, kalbinizi temizleyin, bedeninize huzur verin, yüklerinizden arının...
sevin, sevilin, sevdiğinizi söyleyin. özür dileyin, affedin... sevgiyle, huzurla, hoşça... kalın...
kendime de kızmıyorum, kızamıyorum artık...
öyle bir zamandayım öyle bir demle acıyor ki yüreğimin köşeleri hislerimin hissizliğiyle sınanıyorum...
keşke birilerine kızabilsem, keşke üzülebilsem bana şunu da şunu da yaptılar diyebilsem, keşke kendime söylenebilsem hep senin eserin bu, hanımefendi diyebilsem... ama yok nafile tek bir duygu kırıntısı bile yok içimde... özleyebilsem mesela, mesela ağlayabilsem, mesela saatlerce gevezelik yapabilsem yine telefonlarda, mesela umut etsem yeniden, mesela... bu hissizlik mahvediyor beni... boğazımda bir düğüm, kalbimde bir sızı, nefes alırken içime içime saplanan bir neşter gibi...
yeniden nefret edebilsem birilerinden, yeniden özlem duyabilsem sevdiklerime, yeniden umut edebilsem yarınlara... bu hissizlik günden güne siliyor beni... günden güne yeni bir ben doğuyor belkide bilemiyorum... hayatın hem ne kadar değerli hem ne kadar değersiz olduğunu öğretti bu hissizlik bana. takıldığımız, gece boyu düşündüğümüz şeylerin ne kadar anlamsız olduğunu işaret etti. hele ki kırgınlıklarımızın, küskünlüklerimizin ne boş ne faydasız olduğunu gösterdi. bize nefretin, kırgınlıkların yarardan çok zarar verdiğini ve çok klasik olacak ama üç günlük dünyada bunlarla uğraşıp yüreğimizde bunları taşıyarak bunları yük ederek zaten zor olan hayatlarımızı daha da zorlaştırdığımızı gösterdi. ben tüm sırların çözüldüğü, perdelerin aralandığı zamanlardayım dostlar. ben yarına erememenin, kaybetmenin, sevdiklerime ulaşamamanın kaygısındayım. ben nefes almayı bile unutturan gerçekle bir kez daha yüzleştim! #ölüm siz siz olun kapınıza dayanmadan, canınızdan can almadan, tüm hislerinizi kaybetmeden fark edin bazı şeylerin kıymetini. ruhunuzu hafifletin, kalbinizi temizleyin, bedeninize huzur verin, yüklerinizden arının...
sevin, sevilin, sevdiğinizi söyleyin. özür dileyin, affedin... sevgiyle, huzurla, hoşça... kalın...
devamını gör...
yazarların cumhurbaşkanı olduklarında yapacakları şeyler
maddi açıdan sıkıntı yaşayan tüm öğrencilere okul hayatı başladığı günden itibaren ilerlemek istediği öğrenim düzeyine kadar* karşılıksız, brüt asgari ücret tutarında burs vermektir.
krediyi falan da kaldırırdım. güçlü olduğu iddiasını taşıyan bir devlet banka denen tefeci kurumlar misali kendi vatanının evlatlarını (üstelik de boru gibi bir faizle) borca sokmasın bir zahmet.*
olmaz demeyin, her yıl milyarlarca liralık yıllık bütçesini itinayla ezip üstüne yıl bitmeden yenisini isteyen kurumlara ayrılan kaynağın yanında bu hiçbir şey.
krediyi falan da kaldırırdım. güçlü olduğu iddiasını taşıyan bir devlet banka denen tefeci kurumlar misali kendi vatanının evlatlarını (üstelik de boru gibi bir faizle) borca sokmasın bir zahmet.*
olmaz demeyin, her yıl milyarlarca liralık yıllık bütçesini itinayla ezip üstüne yıl bitmeden yenisini isteyen kurumlara ayrılan kaynağın yanında bu hiçbir şey.
devamını gör...
regl ağrısının sebebi
regl ağrısının sebebi anatominin vicdansızlığıdır.
regl döneminde ; rahimin içindeki ; bir önceki doğuma hazırlık döneminden kalan endoterm tabakası anatominiz tarafından parçalanıp, sökülür.
işte ağrının sebebi rahimin iç duvarlarındaki yaralı endoterm tabakasından kaynaklanır. rahim içindeki yaralı endoterm ağrı verir.
ve bu ölü endoterm tabakası bir şekilde vücuttan atılması gerekir. aksi takdirde rahim içinde kalan ölü dokular enfeksiyona ve iltihaba sebep olurlar.
bu olayda vakitsiz ölmeleri sebebiyle kadın nüfusunu azaltır. kadın kıtlığı sebebiyle abaza erkekleri birbirine düşman eder.
dünyayı aybaşı kanı değil, erkek cinayetlerinin kanları şekillendirir.
işte bu konuyu çözmek için allahın ve dolayısıyla anatominin müthiş bir çözümü devreye girer.
içerdeki ölü endoterm tabakası ; sıvı yardımıyla yıkanır ve atılır.
nedir bu sıvı ?
elbetteki vücutta bol miktarda bulunan kan !
kan yardımıyla içerdeki ölü endoterm tabakası ; rahim içi yıkama işlemiyle dışarı atılır.
adet kanı sıvı bir kan değildir.
içinde pıhtı şeklinde pürüzler barındırır. işte bu pıhtı parçacıkları parçalanmış, ölü endoterm tabakası kalıntılarıdır.
ayrıca regl kanı çok pis kokar. aslında normal kan pis kokmaz.
bu pis kokunun sebebi ; rahim içinde beklemiş ve çürümüş ölü tabakanın çürümesinden kaynaklanan kokudur.
bu ölü doku dışarı atılınca ; bir sonraki döllenmeye hazırlık olarak ; vücut yeni bir endoterm tabakası oluşturur.
ve regl olayı biter.
regl döneminde ; rahimin içindeki ; bir önceki doğuma hazırlık döneminden kalan endoterm tabakası anatominiz tarafından parçalanıp, sökülür.
işte ağrının sebebi rahimin iç duvarlarındaki yaralı endoterm tabakasından kaynaklanır. rahim içindeki yaralı endoterm ağrı verir.
ve bu ölü endoterm tabakası bir şekilde vücuttan atılması gerekir. aksi takdirde rahim içinde kalan ölü dokular enfeksiyona ve iltihaba sebep olurlar.
bu olayda vakitsiz ölmeleri sebebiyle kadın nüfusunu azaltır. kadın kıtlığı sebebiyle abaza erkekleri birbirine düşman eder.
dünyayı aybaşı kanı değil, erkek cinayetlerinin kanları şekillendirir.
işte bu konuyu çözmek için allahın ve dolayısıyla anatominin müthiş bir çözümü devreye girer.
içerdeki ölü endoterm tabakası ; sıvı yardımıyla yıkanır ve atılır.
nedir bu sıvı ?
elbetteki vücutta bol miktarda bulunan kan !
kan yardımıyla içerdeki ölü endoterm tabakası ; rahim içi yıkama işlemiyle dışarı atılır.
adet kanı sıvı bir kan değildir.
içinde pıhtı şeklinde pürüzler barındırır. işte bu pıhtı parçacıkları parçalanmış, ölü endoterm tabakası kalıntılarıdır.
ayrıca regl kanı çok pis kokar. aslında normal kan pis kokmaz.
bu pis kokunun sebebi ; rahim içinde beklemiş ve çürümüş ölü tabakanın çürümesinden kaynaklanan kokudur.
bu ölü doku dışarı atılınca ; bir sonraki döllenmeye hazırlık olarak ; vücut yeni bir endoterm tabakası oluşturur.
ve regl olayı biter.
devamını gör...
siddhartha
--- alıntı ---
siddhartha; hermann hesse'nin, 1922 yılında yayımlanan, gautama buddha zamanında siddhartha adlı bir adamın kendini keşfetmesinin ruhani yolculuğunu ele alan romanı.
en.wikipedia.org/wiki/Siddh...
--- alıntı ---
bence, bu roman, bir insanın belirli aralıklarla tekrar tekrar okuması gereken bir roman. her okuduğunuzda farklı bir siddhartha olduğunuzu keşfediyorsunuz. farkındalığınızı arttıracak, bakış açınızı genişletecek, hatta huzur verecek bir kitap. belki okuduğunuz için sağda solda hava bile atarsınız ama bence yine de yapmayın. kısacası iyi ki yazılmış dedirten türden bir kitap.
siddhartha kendi yolculuğuna çıkmış bir insan. buddha'nın hayatını anlatan bir kitap değil. spoiler vermemek için çok detaya giremiyorum fakat bazı yanlış anlaşılmalar oluyor. kitapta siddhartha'nın yolculuğunu okuyacaksınız, buddha'nın değil.
siddhartha; hermann hesse'nin, 1922 yılında yayımlanan, gautama buddha zamanında siddhartha adlı bir adamın kendini keşfetmesinin ruhani yolculuğunu ele alan romanı.
en.wikipedia.org/wiki/Siddh...
--- alıntı ---
bence, bu roman, bir insanın belirli aralıklarla tekrar tekrar okuması gereken bir roman. her okuduğunuzda farklı bir siddhartha olduğunuzu keşfediyorsunuz. farkındalığınızı arttıracak, bakış açınızı genişletecek, hatta huzur verecek bir kitap. belki okuduğunuz için sağda solda hava bile atarsınız ama bence yine de yapmayın. kısacası iyi ki yazılmış dedirten türden bir kitap.
siddhartha kendi yolculuğuna çıkmış bir insan. buddha'nın hayatını anlatan bir kitap değil. spoiler vermemek için çok detaya giremiyorum fakat bazı yanlış anlaşılmalar oluyor. kitapta siddhartha'nın yolculuğunu okuyacaksınız, buddha'nın değil.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
bildirimi üstten görüp tıkladığımda kırık ekranla karşılaşınca korkmuştum.
devamını gör...
ne ekersen onu biçersin
nasıl davranırsan eninde sonunda bulacağın odur, iyilik edersen iyilik, kötülük edersen kötülük anlamına gelen atasözü
devamını gör...
tanımları gezerken yanlışlıkla artı oy vermek
aranızdan bazıları yanlışlıkla beğeni verip geri çekiyorlar. ama o bildirime düşüyor.
hepinizi yazdım oğlum.
hepinizi yazdım oğlum.
devamını gör...
hani benim nickaltım
benim nickaltıma yazan arkadaşlar arasında da böyle düşünerek yazan kişiler varsa kusura bakmasınlar, illa yazdı diye gidip, samimi olamayacağım bir şey yazamam nickaltlarına. aynısı beğeni için de geçerli. bunu coolluk olsun diye yapmıyorum. zaten benden ne kadar cool olur yahu?
sadece ve sadece yapmak istediğimi yapar, yazmak istediğimi yazarım.
ayrıca bu şekilde nezaketsiz birisi olduğumu da düşünmüyorum. iyi kötü kim yazarsa yazsın beğenirim ki bu benim için seni önemsiyorum, teşekkür ederim demektir.
bunları da başlık sahibi yazar arkadaşa, yapmayanları nezaketsiz buluyorsun demek için yazmadım. sadece bir iki defa buna benzer bir şeyler yazmaya niyet edip vaz geçmişken, bu nokta atışı konu olduğu için yazmak istedim.
sadece ve sadece yapmak istediğimi yapar, yazmak istediğimi yazarım.
ayrıca bu şekilde nezaketsiz birisi olduğumu da düşünmüyorum. iyi kötü kim yazarsa yazsın beğenirim ki bu benim için seni önemsiyorum, teşekkür ederim demektir.
bunları da başlık sahibi yazar arkadaşa, yapmayanları nezaketsiz buluyorsun demek için yazmadım. sadece bir iki defa buna benzer bir şeyler yazmaya niyet edip vaz geçmişken, bu nokta atışı konu olduğu için yazmak istedim.
devamını gör...
trofik düzey
besin piramidindeki basamaklara verilen ad.
devamını gör...
hanzala
baba adı: önemli değil.
annesinin adı: nakba (filistinliler işgalin ardından filistin topraklarında israil devleti’nin ilan edildiği 15 mayıs 1948′i nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar.)
kız kardeşinin adı: fatıma.
ayakkabı numarası: bilinmiyor. çünkü hanzala hep yalın ayak dolaşır.
hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez. çünkü naci el-ali, filistin'i bu yaşta terk etmek zorunda kalmıştır.
hanzala'nın sırtı okuyucuya dönüktür, elleri arkada birleşmiştir. bu duruşuyla ülkesinin işgalini protesto etmektedir.
hanzala bir küskünlüğü temsil eder. insanlığın sessiz kalışına karşı küskünlüğü.
hanzala bir direnişi simgeler. bitmeyen umudu ile seyreder filistini. ve ülkesi işgalden kurtulduğu gün dönecektir yüzünü bize.
naci el ali tarafından yaratılan çizgi karakter hanzala budur işte. o filistin direnişinin vücut bulmuş halidir.
varlığında ve yokluğunda bilincimizi aydınlatan hanzala'ya selam ile
(altta yazan yazının türkçesi:
arap ihtilafları
ne kadar çok bize benziyor değil mi? )
annesinin adı: nakba (filistinliler işgalin ardından filistin topraklarında israil devleti’nin ilan edildiği 15 mayıs 1948′i nakba yani büyük felaket günü olarak tanımlar.)
kız kardeşinin adı: fatıma.
ayakkabı numarası: bilinmiyor. çünkü hanzala hep yalın ayak dolaşır.
hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez. çünkü naci el-ali, filistin'i bu yaşta terk etmek zorunda kalmıştır.
hanzala'nın sırtı okuyucuya dönüktür, elleri arkada birleşmiştir. bu duruşuyla ülkesinin işgalini protesto etmektedir.
hanzala bir küskünlüğü temsil eder. insanlığın sessiz kalışına karşı küskünlüğü.
hanzala bir direnişi simgeler. bitmeyen umudu ile seyreder filistini. ve ülkesi işgalden kurtulduğu gün dönecektir yüzünü bize.
naci el ali tarafından yaratılan çizgi karakter hanzala budur işte. o filistin direnişinin vücut bulmuş halidir.
varlığında ve yokluğunda bilincimizi aydınlatan hanzala'ya selam ile
(altta yazan yazının türkçesi:
arap ihtilafları
ne kadar çok bize benziyor değil mi? )
devamını gör...
leblebi tozu
benim yaşım çok da büyük olmadığı için en popüler olduğu zamanlara yetişemediğim yiyecektir.
ha tabii ki leblebi tozu yedim ama kolay olmadı bulmak. açık konuşayım tadı pek hoşuma gitmedi.
ha tabii ki leblebi tozu yedim ama kolay olmadı bulmak. açık konuşayım tadı pek hoşuma gitmedi.
devamını gör...
en iyi ikililer
tahin ve pekmez.
devamını gör...
muhsin yazıcıoğlu
1993 sivas katliamındaki can'lar üzerinde ahı olan zat.
devamını gör...
yahşi cazibe
kadına da şiddete haaayır!! ve barış keki ye, keki ye barış keki ye replikleri ile zihnime kazınmış dizi. gayet basit, başı sonundan tahmin edilebilecek bir dizi olmasına rağmen o dönem için gayet eğlenceli ve vakit geçirmelik bir diziydi.
devamını gör...
uykusuzkahve
bir admine sormuşlar.
"ıssız bir adaya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olur?" diye.
admin ;
"- 3 şeye gerek yok yanıma uykusuzkahve'yi alırım o her işimi halleder. " demiş.
öyle bir moddur uykusuzkahve.
anlatılmaz.
yaşanır...
"ıssız bir adaya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olur?" diye.
admin ;
"- 3 şeye gerek yok yanıma uykusuzkahve'yi alırım o her işimi halleder. " demiş.
öyle bir moddur uykusuzkahve.
anlatılmaz.
yaşanır...
devamını gör...
bunca yıl
can kazaz'ın, ben sizden kaçtım albümünden çok sevdiğim bir parçası.
"maviler saçına düşer
toprağı kanatır,
budanır kanatların
anlaşılmaz bunca yıl
nasıl rüzgara kapıldığım."
"maviler saçına düşer
toprağı kanatır,
budanır kanatların
anlaşılmaz bunca yıl
nasıl rüzgara kapıldığım."
devamını gör...


