melisho (yazar)
yaratıcı ve çılgın fikirlere sahip yazarımız. kafa sözlük’e renk vermekte.
her seferinde de ön yargılı ve suçlayıcı olmasını çılgın oluşuna verip kızmayacağım. *
hiperaktif, deli dolu ve yazma enerjisiyle dolup taşan biri olduğu aşikar. çılgın fikirlerinin devamını sözlük ahalisi olarak bekliyoruz. *
her seferinde de ön yargılı ve suçlayıcı olmasını çılgın oluşuna verip kızmayacağım. *
hiperaktif, deli dolu ve yazma enerjisiyle dolup taşan biri olduğu aşikar. çılgın fikirlerinin devamını sözlük ahalisi olarak bekliyoruz. *
devamını gör...
geceye bir şarkı sözü bırak
"...
alıyorsun insanın aklını başından
kaybolurum gülüşünde en güzelinden
ah, sordum bir bilene, dedi "yok ki bi' çare"
öylece kaldım, düştüm yine derde
...
karıştın kanıma, dolaşır hep içimde
ve sen duman olsan, çeksem bi' nefeste. "
alıyorsun insanın aklını başından
kaybolurum gülüşünde en güzelinden
ah, sordum bir bilene, dedi "yok ki bi' çare"
öylece kaldım, düştüm yine derde
...
karıştın kanıma, dolaşır hep içimde
ve sen duman olsan, çeksem bi' nefeste. "
devamını gör...
burhan altıntop replikleri
-benim bu güzel feysim hiç gülmeyecek mi?*
- ay bayılazaam
- gülmedi şu güleç yüzüm.
- ay bayılazaam
- gülmedi şu güleç yüzüm.
devamını gör...
feministlerin genelde kedili ve yalnız kadınlar olması
nerde ulan benim kedim? kim çaldı kedimi. ha birde yalnız kalmam lazım. eşe dosta söyleyim de defterden silsinler madem beni.
devamını gör...
bayılmak
kısa süreli bilinç kaybıdır.
beyne giden kan akışının azalması sonucu oluşur.
(bkz: senkop) olarak da geçer.
beyne giden kan akışının azalması sonucu oluşur.
(bkz: senkop) olarak da geçer.
devamını gör...
ıssız adam
çağan ırmak'ın genelde filmlerini severim ama nedense bunu sevemedim. ilk yayınlandığı gün filmin konusu hakkında hiçbir fikrim olmadan girmiştim sinemaya konusu sarmadığı için ara ara dışarı çıkmıştım. salona döndüğümde arkadaşım hüngür hüngür ağlıyordu bir anlam verememiştim. film bayağı ses getirince dur bir daha izleyeyim kaçırdığım bir şey vardır belki dedim ama yok ben bir türlü sevemedim.
devamını gör...
melike şahin
sesine aşık olduğum kadın.o kadar içten söylüyor ki .. tutuşmuş beraber/geri ver/hepsi geçti/kimin ızdırabı favori şarkılarım.bir de “diva bebe şov” adı altındaki videolarına bakmanızı öneririm.adamlar grubuyla şu dağlarda kar olsaydım söylemiş ve ciğer miğer bırakmamıştır.buradan
devamını gör...
gülümsemek
mutluluğu paylaşmak, mutluluk dağıtmaktır.
devamını gör...
türk halkının cahil kalma nedeni
her söylenene inanması, bir şeye körü körüne bağlanması, araştırmayı gerekli görmemesi.
devamını gör...
hangi normal sözlük yazarıyla ne yapmak isterdiniz sorusu
tüm trolleri aziz sancar'a dönüştürmek, sadece lucifer'ı aynı zamanda evinin erkeği yapmak, kadın yazarlarla dedikodu yasak olmak koşuluyla toplaşıp muhabbet etmek, patagonyalı ile bir türlü yapamadığımız şu bilimsel sohbetleri yapmak, iko'dan yazılım tüyoları almak, en yakışıklı 4 sözlük erkeğini kuma şeklinde eve depolamak, kalanlarla da topluca deniz kenarında bir otele tatile gitmek...
bak bunu yapalım bence; birkaç yıl içerisindeki etkinliğimiz bir otel kapatmak olsun. sonra kim kiminle ne istiyorsa yapsın orada. sözlüğe de 9 ay sonra ufak troll ve enteller kazandırmış olursunuz.
bak bunu yapalım bence; birkaç yıl içerisindeki etkinliğimiz bir otel kapatmak olsun. sonra kim kiminle ne istiyorsa yapsın orada. sözlüğe de 9 ay sonra ufak troll ve enteller kazandırmış olursunuz.
devamını gör...
anatolian rock revival project
türkçesi "anadolu rock'ı diriltme projesi" olan bir youtube kanalı. 70-80'lerin anadolu rock plak kayıtlarını toparlayıp bunlara harika illüstrasyonlar üreterek mükemmel bir iş çıkartmaktadır.
youtube kanalı
ayrıca
(bkz: bir eylül akşamı)
youtube kanalı
ayrıca
(bkz: bir eylül akşamı)
devamını gör...
işsizlik
işsizliğin sebebi devlet..
hiç düşündünüzmü, iş arayan herkesin işe girdiğini.. ya da bu mümkünmü? bilen varmı.. herkes işe girmesede en azından kısmen rahatlatsalar milleti.. bizi nelere razı olmak zorunda bırakıyorlar ya..
iş yok.. çünkü insanlar para kazanamıyor, esnaf bir şey satamıyor, parayla temizlik yapan, manikür yapan, boya badana yapan, iş yapamıyor, parası az olan bir halk var ortada.. iyi yaşamak için, parası yetmeyen bir halk, kendine bakmak için, evine bakmak için, karnını doyurduktan sonra, yaşadığını hissetmesi için, sadece kendisi istediği için hiçbir şey yapamıyor, işin kötüsü daha önceden yapmaya alıştığı şeylerden de, belkide yediği bazı besinlerden bile vazgeçmek zorunda kaldığı bir dönem yaşıyor..
yani insanların paraya ihtiyacı var, en etkili çözüm, bari belli bir yaş grubunu emekli etseler, piyasaya çok güzel etkileri olacaktır, ama yok sevgili sözlük maalesef yok...
bu iktidar yemin etmiş dibine kadar almaya, hep almaya, hepsini almaya, yoksa borca girip almaya ama vermemeye, vermek yok, gram vermek yok kimseye, ne para.. ne rahat.. işe de kendi adamları giriyor.. yazarken içime fenalık geldi, gittikleri günü görürüz inşallah...
hiç düşündünüzmü, iş arayan herkesin işe girdiğini.. ya da bu mümkünmü? bilen varmı.. herkes işe girmesede en azından kısmen rahatlatsalar milleti.. bizi nelere razı olmak zorunda bırakıyorlar ya..
iş yok.. çünkü insanlar para kazanamıyor, esnaf bir şey satamıyor, parayla temizlik yapan, manikür yapan, boya badana yapan, iş yapamıyor, parası az olan bir halk var ortada.. iyi yaşamak için, parası yetmeyen bir halk, kendine bakmak için, evine bakmak için, karnını doyurduktan sonra, yaşadığını hissetmesi için, sadece kendisi istediği için hiçbir şey yapamıyor, işin kötüsü daha önceden yapmaya alıştığı şeylerden de, belkide yediği bazı besinlerden bile vazgeçmek zorunda kaldığı bir dönem yaşıyor..
yani insanların paraya ihtiyacı var, en etkili çözüm, bari belli bir yaş grubunu emekli etseler, piyasaya çok güzel etkileri olacaktır, ama yok sevgili sözlük maalesef yok...
bu iktidar yemin etmiş dibine kadar almaya, hep almaya, hepsini almaya, yoksa borca girip almaya ama vermemeye, vermek yok, gram vermek yok kimseye, ne para.. ne rahat.. işe de kendi adamları giriyor.. yazarken içime fenalık geldi, gittikleri günü görürüz inşallah...
devamını gör...
henry onyekuru
uzun süre galatasaray'da oynuyormuşcasına gidiyor, geliyor ve gollerine kaldığı yerden devam ediyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir izahı vardır muhakkak, olanın, olmuşun, olacağın, beklenenin, şüphenin bazen savrulmanın, sürüklenmenin, bir yola gidecekken başka bir yola sapmanın hele o yolda pek ışık yoksa sıkı orman örtüsünden ibaret bir çatının gökyüzüne aman vermediği bir yol bahsettiğim. kelebekler uçuyor belli ki ama nasıl derler bi cılız kanat sesi, o narin kanatlardan çıkan sese güveneceksin. ışık yok, bilinen hiçbir şeyin emaresi yok. adımların bile sana ait değil sanki.
dönüştüğünün, şimdiye kadar tanıdığını sandığın varlığının sanki çok eskilerden unuttuğun yanının cenin halin diyelim ona, işte varlığının o nüvesi uzun süredir ilk kez nefes almış da uzun bir aradan sonra hızlanıyor her şey değişiyor bilmediğine. engeller geçen selde yıkılmış ve birazdan önümüzden geçecek bir ceylanın kalbi heyecandan biz olacak gibi. izahı yok bu yolun, biliyorduk. yürüyelim yürüyelim.
dönüştüğünün, şimdiye kadar tanıdığını sandığın varlığının sanki çok eskilerden unuttuğun yanının cenin halin diyelim ona, işte varlığının o nüvesi uzun süredir ilk kez nefes almış da uzun bir aradan sonra hızlanıyor her şey değişiyor bilmediğine. engeller geçen selde yıkılmış ve birazdan önümüzden geçecek bir ceylanın kalbi heyecandan biz olacak gibi. izahı yok bu yolun, biliyorduk. yürüyelim yürüyelim.
devamını gör...
blackeyes
tanımlarını okudum.
işin gerçeği gözlerime, gördüklerime ve okuduklarıma inanamadım.
karşımda nasıl bir insan var yaaaa....
diyerek, hayretler içinde kaldım.
kafa sözlükte böyle insanlarda varmıymış diyerek, kendisiyle aynı ortamda birlikte olmaktan ötürü kıvanç duydum.
bilgi makinası...
başka bir terim gelmiyor aklıma.
ayrıca saygılı, efendi, hayatın imbiğinden geçmiş bir insan.
mutluluklar onunla olsun...
allah yolunu açık etsin, inşallah, amin.
işin gerçeği gözlerime, gördüklerime ve okuduklarıma inanamadım.
karşımda nasıl bir insan var yaaaa....
diyerek, hayretler içinde kaldım.
kafa sözlükte böyle insanlarda varmıymış diyerek, kendisiyle aynı ortamda birlikte olmaktan ötürü kıvanç duydum.
bilgi makinası...
başka bir terim gelmiyor aklıma.
ayrıca saygılı, efendi, hayatın imbiğinden geçmiş bir insan.
mutluluklar onunla olsun...
allah yolunu açık etsin, inşallah, amin.
devamını gör...
hastası olunan sözler
''başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. çünkü başkasına verdiğin acının zehiri er ya da geç sana geri döner..''
*
*
devamını gör...
kafa sözlük
yazmayayım, yazmayayım diyorum ama yaşanan şaka gibi gelişmeleri görünce de insan yazmadan duramıyor. gerektiği kadar yazdık çizdik aslında, dilimizde tüy bitti ama insanların akıllanacağı yok gibi duruyor. yahu güzel insanlar, romalılar, yurttaşlar, psikopatlar, sapıklar, yalakalar, ballı lokma tatlıları, ego tanrıları, kibir budalaları; bazı şeyleri neden anlamak istemiyorsunuz? burası sözlük! tekrar yazıyorum sözlük! burada kendinize has üslubunuzla yazı yazarsınız, diğerlerinin yazdıklarını okur ve değerlendirirsiniz. sonra çıkış butonuna basar ve gerçek yaşamınıza dönersiniz. o buton var ya işte onu benjamin butonun hikayesi haline getirdiniz. adam bu saatten sonra ne yapsın ne etsin? yaşanan şeylerin tek müsebbibi bu sözlüğü kullananlar, kendi profilinin önünü temiz tutmayanlar! yönetimin hataları üzerine de defalarca yazdık çizdik lakin artık gelinen noktada adamlar yazarların haline ahvaline bakınca melaike kalıyor.
şu yalakalık işini, yıkama yağlama işini bırakın, enerjinizi insanlara bir şeyler katmaya ya da onlardan bir şeyler kapmaya harcayın dedik, inatla daha fazla yaladınız. bakın bu kankacılık işi sakat, gruplaşırsınız, gruplaştıkça sözlüğe zarar verirsiniz dedik, gurubu olmayan yazar kalmadı. siz gruplaşırsanız karşınızda başkaları da gruplaşır. sizin halinizi, ahvalinizi, tavrınızı onaylamayan insanlar da size karşı tavır alır. başlarsınız sonra birbirinizi yemeye, birbirinize karşı kin gütmeye, hakaretamiz sözler söylemeye. ahanda hepsi teker teker oluyor. bunu öngörmek için müneccim olmaya gerek yok! hakikaten anlamsız yahu. düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum. ben 30 yıllık tanıdığım, sevdiğim, çocukluk arkadaşlarımı bile tam olarak tanıyamamışken siz nasıl bu kadar çabuk birbirinizi tanıyıp, kanka olup, sonra bozuşup, arkasından da birbirinizi yiyebiliyorsunuz? bakın bu cidden büyük başarı. yani şunu yapabilmek için kafayı peynir ekmekle yemek lazım. eni topu sözlük burası yahu! adam küfürsüz güzel bir ortam hazırlayayım demiş ama tanımlarınızda küfür olmaması bir şeyi değiştirmiyor. sözlükte yaşananlar başlı başına küfür gibi.
önce birbirinizi yıkayıp, yağlayıp, şişiriyorsunuz. sonra bu muameleye maruz kalanlar kendilerini zeus'un baş parmağının ucundaki nasır zannetmeye başlıyor. arkasından biraz ilgi alaka kesilince üzerlerine basılmış gibi depresifleşiyorlar. basıyorlar çığlığı. ilgi maymunu ettiğiniz bu insanlara yeterli yemlemeyi yapmadığınızda da ortalık maymunlar cehennemine dönüşüyor. trolleri beslemeyin olayı var ya aslında ilgi budalalarını beslemeseniz, herkesle canım cicim tatlım muhabbetine girmeseniz. mahlas altlarında yıkamanın yağlamanın kralını yapmasanız. şu yaşananların binde biri anca yaşanacak ama insan işte! duramıyor. tabi burada insanların, tanımları ve yazdıkları üzerinden olumlu değerlendirmeler yapan veyahut onları analiz edip değerlendirmeler yapanları tenzih ederim. onlar işin doğrusunu yapıyorlar esasen.
her şeye rağmen burada sözlüğü ayakta tutmaya çalışan insanlar var. hepsini yazdıkları ve verdikleri emek kadar tanıyorum. emeklerine de saygı duyuyorum. o insanları okumayı seviyorum. aynı zamanda yazmayı da seviyorum ve kendimce aynı şekilde yazmaya devam ediyorum. ha huzurumuzu biraz kaçırıyorsunuz ama olsun. çıkış butonuna bastığım anda kaybolup, gidiyorsunuz. şu benjamin'in butonunu kullanın arkadaşlar, burada kalmasın aklınız fikriniz. burası olmasın yaşamınız. yazın, çizin, okuyun, oylayın ve o butona basın. yoksa daha çok mevzular yaşarsınız/yaşatırsınız. black mirror bölümlerinden birisi olma yolunda ilerliyorsunuz haberiniz olsun. şurada birbirinize kumpas kurmakla geçireceğiniz vaktinizi biraz daha değerli kullansanız hepiniz canavar gibi vatana millete faydalı insanlar olacaksınız. ya da olmayacaksınız ama kafanız rahat olacak *
tanım: şu aralar dallas çekim setine dönen sözlük. böyle olmasının tüm suçu ve günahı da bizatihi yazarlardadır.
şu yalakalık işini, yıkama yağlama işini bırakın, enerjinizi insanlara bir şeyler katmaya ya da onlardan bir şeyler kapmaya harcayın dedik, inatla daha fazla yaladınız. bakın bu kankacılık işi sakat, gruplaşırsınız, gruplaştıkça sözlüğe zarar verirsiniz dedik, gurubu olmayan yazar kalmadı. siz gruplaşırsanız karşınızda başkaları da gruplaşır. sizin halinizi, ahvalinizi, tavrınızı onaylamayan insanlar da size karşı tavır alır. başlarsınız sonra birbirinizi yemeye, birbirinize karşı kin gütmeye, hakaretamiz sözler söylemeye. ahanda hepsi teker teker oluyor. bunu öngörmek için müneccim olmaya gerek yok! hakikaten anlamsız yahu. düşünüyorum işin içinden çıkamıyorum. ben 30 yıllık tanıdığım, sevdiğim, çocukluk arkadaşlarımı bile tam olarak tanıyamamışken siz nasıl bu kadar çabuk birbirinizi tanıyıp, kanka olup, sonra bozuşup, arkasından da birbirinizi yiyebiliyorsunuz? bakın bu cidden büyük başarı. yani şunu yapabilmek için kafayı peynir ekmekle yemek lazım. eni topu sözlük burası yahu! adam küfürsüz güzel bir ortam hazırlayayım demiş ama tanımlarınızda küfür olmaması bir şeyi değiştirmiyor. sözlükte yaşananlar başlı başına küfür gibi.
önce birbirinizi yıkayıp, yağlayıp, şişiriyorsunuz. sonra bu muameleye maruz kalanlar kendilerini zeus'un baş parmağının ucundaki nasır zannetmeye başlıyor. arkasından biraz ilgi alaka kesilince üzerlerine basılmış gibi depresifleşiyorlar. basıyorlar çığlığı. ilgi maymunu ettiğiniz bu insanlara yeterli yemlemeyi yapmadığınızda da ortalık maymunlar cehennemine dönüşüyor. trolleri beslemeyin olayı var ya aslında ilgi budalalarını beslemeseniz, herkesle canım cicim tatlım muhabbetine girmeseniz. mahlas altlarında yıkamanın yağlamanın kralını yapmasanız. şu yaşananların binde biri anca yaşanacak ama insan işte! duramıyor. tabi burada insanların, tanımları ve yazdıkları üzerinden olumlu değerlendirmeler yapan veyahut onları analiz edip değerlendirmeler yapanları tenzih ederim. onlar işin doğrusunu yapıyorlar esasen.
her şeye rağmen burada sözlüğü ayakta tutmaya çalışan insanlar var. hepsini yazdıkları ve verdikleri emek kadar tanıyorum. emeklerine de saygı duyuyorum. o insanları okumayı seviyorum. aynı zamanda yazmayı da seviyorum ve kendimce aynı şekilde yazmaya devam ediyorum. ha huzurumuzu biraz kaçırıyorsunuz ama olsun. çıkış butonuna bastığım anda kaybolup, gidiyorsunuz. şu benjamin'in butonunu kullanın arkadaşlar, burada kalmasın aklınız fikriniz. burası olmasın yaşamınız. yazın, çizin, okuyun, oylayın ve o butona basın. yoksa daha çok mevzular yaşarsınız/yaşatırsınız. black mirror bölümlerinden birisi olma yolunda ilerliyorsunuz haberiniz olsun. şurada birbirinize kumpas kurmakla geçireceğiniz vaktinizi biraz daha değerli kullansanız hepiniz canavar gibi vatana millete faydalı insanlar olacaksınız. ya da olmayacaksınız ama kafanız rahat olacak *
tanım: şu aralar dallas çekim setine dönen sözlük. böyle olmasının tüm suçu ve günahı da bizatihi yazarlardadır.
devamını gör...
türkiye'den defolup gitmek
her yaştan herkesi ama en çok da gençleri dört bir koldan öyle bıktırdılar, öyle umutlarını kemirip bitirdiler ki düşman istese bu kadar başarılı yapamazdı bunu. arzu edene de, edip gerçekleştirmiş olana da hak verdiğim eylem.
devamını gör...
queer
queer kelimesinin anlamı normalden farklı demektir. cis gender ve heteroseksüel olmayanları iğnelemek, aşağılamak için kullanılmaya başlanmış terimdir. 1980'lere gelindiğinde queer nation bu aşağılama sözünü almış ve gururla mevcut sisteme, normal olarak adlandırılana, ayrımcı heteroseksüel politikalara karşı başkaldırışın ve özgürlüğün simgesi ve politik duruş anlamında kullanmaya başlamışlardır.
queer lgbtq topluluğunda q kelimesine işaret eden ve şemsiye niteliği taşıyan bir tanımlamadır. kendini binary cinsiyet gruplarına ait hissetmeyen, non binary bireyler, hepsi ya da hiçbiri seçeneklerini tercih eden kişileri tanımlamakta kullanılır.
queer kelimesi geçmişte aşağılama amacıyla kullanıldığı için bugün lgbt toplumunda queer tanımlamasından hoşlanmayan pek çok kişi vardır. bu nedenle hassas bir konudur ve kişi kendini queer olarak tanımlamadığı ve size kendisini queer olarak tanımlamak için izin vermediği sürece kullanılmaz.
bu queerin genel kullanımı olmakla birlikte başlıktaki ilk tanımda belirtildiği gibi queer aslında bundan çok daha fazlasıdır. queer teori sosyal olarak inşa edilmiş bir cinsiyet ve cinsellik konseptinin ve klasik kimlik politikasının reddidir.
90'larda film yapımcıları queerlerin sürekli heteroseksüel sinemanın bakışıyla gündeme gelmesine karşı renkli underground queer sinemanın temellerini atmışlardır. lgbt topluma olumlu yaklaşımıyla tanınana kanada queer sinemanın oluşmasında önemli rol oynamıştır. gregg araki, alexis arquette, todd haynes gibi yönetmenlerin filmleriyle queer topluluk seslerini duyurma imkanına kavuşmuştur. ilerleyen yıllarda lgbt toplumun , queer bireylerin eşit haklarla toplumda temsili ve açık bir şekilde kendi kimliklerini yansıtma şansını yakalamalarıyla queer sinemaya gerek kalmamıştır.
queer bireylerin toplumdaki görünürlüğünün ve kabul edilebilirliğinin artmasında andy warhol gibi sanatçıların etkisi büyüktür.
queer lgbtq topluluğunda q kelimesine işaret eden ve şemsiye niteliği taşıyan bir tanımlamadır. kendini binary cinsiyet gruplarına ait hissetmeyen, non binary bireyler, hepsi ya da hiçbiri seçeneklerini tercih eden kişileri tanımlamakta kullanılır.
queer kelimesi geçmişte aşağılama amacıyla kullanıldığı için bugün lgbt toplumunda queer tanımlamasından hoşlanmayan pek çok kişi vardır. bu nedenle hassas bir konudur ve kişi kendini queer olarak tanımlamadığı ve size kendisini queer olarak tanımlamak için izin vermediği sürece kullanılmaz.
bu queerin genel kullanımı olmakla birlikte başlıktaki ilk tanımda belirtildiği gibi queer aslında bundan çok daha fazlasıdır. queer teori sosyal olarak inşa edilmiş bir cinsiyet ve cinsellik konseptinin ve klasik kimlik politikasının reddidir.
90'larda film yapımcıları queerlerin sürekli heteroseksüel sinemanın bakışıyla gündeme gelmesine karşı renkli underground queer sinemanın temellerini atmışlardır. lgbt topluma olumlu yaklaşımıyla tanınana kanada queer sinemanın oluşmasında önemli rol oynamıştır. gregg araki, alexis arquette, todd haynes gibi yönetmenlerin filmleriyle queer topluluk seslerini duyurma imkanına kavuşmuştur. ilerleyen yıllarda lgbt toplumun , queer bireylerin eşit haklarla toplumda temsili ve açık bir şekilde kendi kimliklerini yansıtma şansını yakalamalarıyla queer sinemaya gerek kalmamıştır.
queer bireylerin toplumdaki görünürlüğünün ve kabul edilebilirliğinin artmasında andy warhol gibi sanatçıların etkisi büyüktür.
devamını gör...
kumpir
dünyanın bize vermiş olduğu en güzel nimetlerden olan patates ile yapılan bir yiyecek.
aklımdan ortaköy’e gitme fikri çıkkkk
not: aklımdan çıkacağı yok dedim geldim yemeye.
aklımdan ortaköy’e gitme fikri çıkkkk
not: aklımdan çıkacağı yok dedim geldim yemeye.
devamını gör...