şimdi değil ise ne zaman düşüncesi
konfor alanımızdan çıkmaya cesaret edebildiğimiz zaman. o cesaret nasıl gelir, onu bulmak lazım önce. bunun için belki bir motivasyon kaynağı şarttır. bir de sonrası için yol haritası çizmek lazım. yoksa konfor alanını terk edip, amacım ne benim, nereye gidicem, ne yapıcam derken var olanı da bozma durumu olabilir.
devamını gör...
güneş almayan evde yaşamak
güneş sadece aydınlık, sıcaklık değil, ruh sağlığı için kesinlikle gereklidir.
kuzey ülkelerinde,alaska, sibirya gibi coğrafyada intiharın çok olma nedeni güneş ışınlarının az olmasından kaynaklı olduğunu bilimsel olarak araştırılıp kanıtlanmıştır.
bol güneşli, aydınlık günler dilerim.
kuzey ülkelerinde,alaska, sibirya gibi coğrafyada intiharın çok olma nedeni güneş ışınlarının az olmasından kaynaklı olduğunu bilimsel olarak araştırılıp kanıtlanmıştır.
bol güneşli, aydınlık günler dilerim.
devamını gör...
debra morgan
dexter morgan'ın üvey kız kardeşi. koşu bandında koşarken klasik müzik dinlemişliği vardır.
söylentiye göre koşarken chopin - nocturne no. 2 in e-flat dinliyormuş.söylenti
en sevdiğimiz özelliği ise aşağıdaki videoda da görebileceğimiz üzere elbette nezaketi.*
söylentiye göre koşarken chopin - nocturne no. 2 in e-flat dinliyormuş.söylenti
en sevdiğimiz özelliği ise aşağıdaki videoda da görebileceğimiz üzere elbette nezaketi.*
devamını gör...
haklıyım ama mutlu değilim
hayat felsefemi nick olarak almış olan yazar.* yazmaları daim olsun.
devamını gör...
küpe takan erkek modeli
içinde bulunduğum model.
çirkinim ama küpe takmanın bana yakıştığını düşünüyorum.
çirkinim ama küpe takmanın bana yakıştığını düşünüyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilham aldığı bilim insanları
walter white.
tahin ile pekmez karıştırırken bu adama dönüşüyorum , hele bira yaparken kovadaki karışım esnasındaki titizliğime olan dikkatime bakıp 'heisenberg burada olsa beni takdir ederdi ' diyerek işimi sanata dönüştürüyorum.
tahin ile pekmez karıştırırken bu adama dönüşüyorum , hele bira yaparken kovadaki karışım esnasındaki titizliğime olan dikkatime bakıp 'heisenberg burada olsa beni takdir ederdi ' diyerek işimi sanata dönüştürüyorum.
devamını gör...
kısa şiirler
gelsene dedi bana
kalsana dedi bana
gülsene dedi bana
ölsene dedi bana
geldim
kaldım
güldüm
öldüm
nazım hikmet, 1963
kalsana dedi bana
gülsene dedi bana
ölsene dedi bana
geldim
kaldım
güldüm
öldüm
nazım hikmet, 1963
devamını gör...
aşırı gerekli bilgiler
türkiye cumhuriyeti'ni atatürk kurdu ve kurtardı. ona ihanet etmek net bir şekilde vatan hainliğidir. atatürk'e düşmanlık beslemenin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. hiçbir bahane kabûl edilemez. atatürk'e düşmanlık, aynı zamanda türk milleti'ne ve türkiye cumhuriyeti'ne düşmanlıktır.
devamını gör...
akış bölümünde yakın zamanda tanım girilmemiş başlıkların görülmesi
efendim zaman zaman dikkatimi çeken hadise. sol tarafta bir başlık beliriyor ve bilmem kaç tane tanım yapılmış gözüküyor. kim neden bu kadar tanım yapmış diye bakıyorum. o da ne? o gün, o saat ilgili başlığa tanım girilmemiş. madem öyle bu başlık buraya neden geldi? ne işler çeviriyorsunuz? *
örnek: rafadan tayfa başlığı. en son tanım 09.01.2021'de yapılmış. o zaman aşağıdaki görseldeki durumun mantığı nedir?

ekleme: başlık daha önce varmış diye buraya geldik. bu başlığın da sola gelmesi yasak sanırım. nereye düştük biz? nasıl bir tarikatsınız siz böyle? *
örnek: rafadan tayfa başlığı. en son tanım 09.01.2021'de yapılmış. o zaman aşağıdaki görseldeki durumun mantığı nedir?

ekleme: başlık daha önce varmış diye buraya geldik. bu başlığın da sola gelmesi yasak sanırım. nereye düştük biz? nasıl bir tarikatsınız siz böyle? *
devamını gör...
hüseyin nihal atsız
1940'ların dünya siyasetinde komünist rusya'nın etkileri kadar nazi almanyası'nın fikirleri de kendine taraftar bulmuştur. ırkçılık o zamanın konjonktüründe siyasi bir akımdır. atsız'ın ırkçı olduğu doğrudur ama bunu pespaye şekilde yapmamış makaleler ile bilimsel zemine yaymaya çalışmıştır.
atsız kendi sözleriyle ırkçılığı şöyle tarif etmiştir;
--- alıntı ---
"ırkçılık, birtakım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kan tahlîl etmek, kafatası ölçmek veya yedi ced saymakla alâkalı değildir. ırkçılık, yabancı hiçbir şuuru benimsememek, ona sâhip çıkmamak dâvâsıdır!"
--- alıntı ---
türk tarifi ise şudur;
--- alıntı ---
"türk soyundan gelenlerle kendini bir türk kadar türk hissedenlere türk denilir."
--- alıntı ---
atsız, ilk zamanlar manevi babası rıza nur'un etkisiyle kemalizm'e eleştiriler getiren, siyasal islamcı menderes ve demokrat parti iktidarının izlediği politikaları görünce aksine mustafa kemal atatürk'ü yücelten yazılar kaleme almıştır.
atsız, görüşleri nedeniyle hayatı sürgünde geçen bir akademisyen, ırkçılık turancılık davası'nda yargılanmış bir dava adamı, türk edebiyatının en güzel aşk şiirini ''geri gelen mektup'' yazacak kadar usta bir şair, seküler bir türk milliyetçisi ve fikir adamıdır.
ırkçılığından önce konuşulması gerekenler bunlardır.
kaynak 1
kaynak 2
kaynak 3
atsız kendi sözleriyle ırkçılığı şöyle tarif etmiştir;
--- alıntı ---
"ırkçılık, birtakım şarlatan maskaraların ileri sürdüğü gibi kan tahlîl etmek, kafatası ölçmek veya yedi ced saymakla alâkalı değildir. ırkçılık, yabancı hiçbir şuuru benimsememek, ona sâhip çıkmamak dâvâsıdır!"
--- alıntı ---
türk tarifi ise şudur;
--- alıntı ---
"türk soyundan gelenlerle kendini bir türk kadar türk hissedenlere türk denilir."
--- alıntı ---
atsız, ilk zamanlar manevi babası rıza nur'un etkisiyle kemalizm'e eleştiriler getiren, siyasal islamcı menderes ve demokrat parti iktidarının izlediği politikaları görünce aksine mustafa kemal atatürk'ü yücelten yazılar kaleme almıştır.
atsız, görüşleri nedeniyle hayatı sürgünde geçen bir akademisyen, ırkçılık turancılık davası'nda yargılanmış bir dava adamı, türk edebiyatının en güzel aşk şiirini ''geri gelen mektup'' yazacak kadar usta bir şair, seküler bir türk milliyetçisi ve fikir adamıdır.
ırkçılığından önce konuşulması gerekenler bunlardır.
kaynak 1
kaynak 2
kaynak 3
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta kadim anadolu kültüründen izler var.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
devamını gör...
saça şekil vermeden evden çıkmak
kısa saçlı olmanın avantajlarından biridir.
rahatlıktır.
rahatlıktır.
devamını gör...
hafıza sarayı
bilinen tarihi antik yunan dönemine kadar izlenebilen, loci metodu olarak da bilinen, bilgiyi depolayıp, gerektiğinde geri çağırmak ve doğru kullanmak için geliştirilen bir hafıza tekniği. bilgiyi depolama alanı olarak kullanacağınız hayali bir kütüphane yaratmak gibi de düşünülebilir. kütüphane benzetmesini anlamlı buluyorum zira bir metafordan ziyade tekniği neredeyse her aşamasıyla somutlaştırıp netleyen özet bir tarif diyebiliriz.
zira, bilgiyi zihne gelişi güzel tıka basa doldurmaktansa, seçe eleye ve en önemlisi sınıflayarak yerleştirmeyi öğrenmek bu tekniğin en temel aşamalarından biri. başlangıç aşamasında seçeceğiniz yer mekan en önemli unsurmuş gibi tınlasa da tekniği öğrendikten sonra bu mekanın genişleyebilirliği, eklemlenebilirliği esasında zihninizdeki depo alanının bir kas gibi geliştirilebilirliği söz konusu.
asıl mesele bilgiyi sınıflamayı öğrenmek çünkü,
tekniğin amacı bilgiyi depolamak değil, bilgiyi daha sonra kullanmak için depolamak. bir kütüphanede yolunuzu bulmak için en azından temel seviye düzeyinde dewey ondalık sistemi ya da diğer bir adıyla dewey onlu sınıflama sistemi biliyor olmanız gerekir. yoksa raflar ve kitap sırtlarında size yol göstermek için var olan etiketler kafanızı karıştırmaktan başka bir işe yaramaz ve bir kaosun içinde bulursunuz kendinizi. hafıza da bu yönüyle kaotik bir çağrışım sistemiyle gelişi güzel yerleşmiş türlü bilgiyle dolar hayat boyu. oysa rastlantısal bir çağrışım sistemi değildir o, bilinçaltınızın sizin için oluşturduğu bir kodlama sistemidir. tekniği öğrenmeye başladığınızda kendinize hafıza sarayı diye seçtiğiniz mekanın bu çağrışımlarla size oynayacağı oyunlar komik ve sürükleyici olabildiği gibi psikolojiyi alt üst eden bir serüvene de dönüşebilir. tüm bu çetrefiller aşıldıktan sonra -gözünüzde büyütmeye gerek yok yahu yaptıkça oluyor- ister kendi hazır kod sisteminize uyumlanabilir -çok zaman alır bence, tüm kodları çağırmak yıllar alabilir- isterseniz yeni bir kodlama sistemi ve el yordamıyla kendi zihninizde yollar bulabilirsiniz.
az ve kolay bilgilerle başlamanızı öneririm. mekanda göz önünde olan şeyleri depo olarak kullanın başlarda, geliştikçe detaylı eklemelerle depo alanınızı genişletebilirsiniz.
dev alanlara ihtiyacınız olacağını sanmıyorum, her detayını bildiğiniz bir odanın size sunabileceği depo alanları gerçekten çok zengin olabiliyor. bu mekanı kendiniz kurgulayabileceğiniz gibi geçmişinizden bir yer, çocukluk odanız, yaşadığınız bir ev, ya da çok iyi bildiğiniz bir sokak mahalle şehri bile seçebilirsiniz. ben küçük başlayıp yavaş yavaş ilerlemekte fayda görüyorum ama bu bir tercih elbette, hayal gücünün sınırı yok.
loci tekniği ya da bilinen adıyla hafıza sarayı insanın kendi kendine rahatlıkla öğrenebileceği bir teknik. metodu öğretmek ve siz süreçleri deneyimlerken rehberlik etmek üzere yazılmış çok iyi kitaplar var, ben hiç kötüsüne denk gelmedim açıkçası. çok nesnel bir teknik olmakla birlikte öğrenimi çok öznel bir süreç olduğundan dolayı her kitap başka bir virgül başka bir sayfa başka bir fikir başka bir dille yeni bir yol açabiliyor. cümlenin ögeleri yer değiştirdiğinde bile insan kendi süreciyle ilgili aydınlanma yaşıyor. üşenmeyip araştırmak faydalı olacaktır.
zira, bilgiyi zihne gelişi güzel tıka basa doldurmaktansa, seçe eleye ve en önemlisi sınıflayarak yerleştirmeyi öğrenmek bu tekniğin en temel aşamalarından biri. başlangıç aşamasında seçeceğiniz yer mekan en önemli unsurmuş gibi tınlasa da tekniği öğrendikten sonra bu mekanın genişleyebilirliği, eklemlenebilirliği esasında zihninizdeki depo alanının bir kas gibi geliştirilebilirliği söz konusu.
asıl mesele bilgiyi sınıflamayı öğrenmek çünkü,
tekniğin amacı bilgiyi depolamak değil, bilgiyi daha sonra kullanmak için depolamak. bir kütüphanede yolunuzu bulmak için en azından temel seviye düzeyinde dewey ondalık sistemi ya da diğer bir adıyla dewey onlu sınıflama sistemi biliyor olmanız gerekir. yoksa raflar ve kitap sırtlarında size yol göstermek için var olan etiketler kafanızı karıştırmaktan başka bir işe yaramaz ve bir kaosun içinde bulursunuz kendinizi. hafıza da bu yönüyle kaotik bir çağrışım sistemiyle gelişi güzel yerleşmiş türlü bilgiyle dolar hayat boyu. oysa rastlantısal bir çağrışım sistemi değildir o, bilinçaltınızın sizin için oluşturduğu bir kodlama sistemidir. tekniği öğrenmeye başladığınızda kendinize hafıza sarayı diye seçtiğiniz mekanın bu çağrışımlarla size oynayacağı oyunlar komik ve sürükleyici olabildiği gibi psikolojiyi alt üst eden bir serüvene de dönüşebilir. tüm bu çetrefiller aşıldıktan sonra -gözünüzde büyütmeye gerek yok yahu yaptıkça oluyor- ister kendi hazır kod sisteminize uyumlanabilir -çok zaman alır bence, tüm kodları çağırmak yıllar alabilir- isterseniz yeni bir kodlama sistemi ve el yordamıyla kendi zihninizde yollar bulabilirsiniz.
az ve kolay bilgilerle başlamanızı öneririm. mekanda göz önünde olan şeyleri depo olarak kullanın başlarda, geliştikçe detaylı eklemelerle depo alanınızı genişletebilirsiniz.
dev alanlara ihtiyacınız olacağını sanmıyorum, her detayını bildiğiniz bir odanın size sunabileceği depo alanları gerçekten çok zengin olabiliyor. bu mekanı kendiniz kurgulayabileceğiniz gibi geçmişinizden bir yer, çocukluk odanız, yaşadığınız bir ev, ya da çok iyi bildiğiniz bir sokak mahalle şehri bile seçebilirsiniz. ben küçük başlayıp yavaş yavaş ilerlemekte fayda görüyorum ama bu bir tercih elbette, hayal gücünün sınırı yok.
loci tekniği ya da bilinen adıyla hafıza sarayı insanın kendi kendine rahatlıkla öğrenebileceği bir teknik. metodu öğretmek ve siz süreçleri deneyimlerken rehberlik etmek üzere yazılmış çok iyi kitaplar var, ben hiç kötüsüne denk gelmedim açıkçası. çok nesnel bir teknik olmakla birlikte öğrenimi çok öznel bir süreç olduğundan dolayı her kitap başka bir virgül başka bir sayfa başka bir fikir başka bir dille yeni bir yol açabiliyor. cümlenin ögeleri yer değiştirdiğinde bile insan kendi süreciyle ilgili aydınlanma yaşıyor. üşenmeyip araştırmak faydalı olacaktır.
devamını gör...
insanlığa güncelleme gelse ilk istenecek özellik
kesinlikle "bilgin yoksa fikrin de olmayacak" mekanizması. düşünsenize, b olayı hakkında tam atıp tutacaksınız, öyle mal gibi kalıyorsunuz. hem fikir oluşması için teşvik edici de olur* kötü yanı, boş yapmanın önüne geçilirdi. vazgeçtim, olmasın.
devamını gör...
sessizlik kuleleri
zerdüşt inanışına göre,yaşamda en kutsal olan şeyler toprak, hava, su ve ateş. bu nedenle ölü bedenlerin toprağa karışıp toprağı kirletmesini ya da yakılarak havayı kirletmesini uygun görmüyorlarmış.bu düşünceyle de bu kuleleri inşa etmişler.
ölmüş insanların bedenlerini kulenin tepesine çıkarıp kadın, erkek ve çocuklar olarak ait oldukları bölümlere yatırıyorlarmış.kuşlar cesedi kemikler kalıncaya kadar parçalayıp yedikten sonra geriye kalan kemikler bulundukları yerde bir çukura atılır, iyice kuruyunca tutkal vs. yapmakta kullanılırmış.
ölmüş insanların bedenlerini kulenin tepesine çıkarıp kadın, erkek ve çocuklar olarak ait oldukları bölümlere yatırıyorlarmış.kuşlar cesedi kemikler kalıncaya kadar parçalayıp yedikten sonra geriye kalan kemikler bulundukları yerde bir çukura atılır, iyice kuruyunca tutkal vs. yapmakta kullanılırmış.
devamını gör...
hadi bakalım
sezen aksu'nun türkçe pop patlamasına öncülük eden şarkısı. daha sonra mesut yılmaz liderliğindeki anavatan partisi için seçim şarkısı olarak uyarlandı.
devamını gör...
uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans
çeşitli üniversiteler bu imkanı sunuyor. hadi bakalım diyerek başvurdum. benim tercihim anadolu üniversitesi insan hakları uzaktan eğitim tezsiz yüksek lisans oldu hadi hayırlısı diyerek başvurdum. dua edin güzel enerji gönderin sözlükdaşlar lüttffeeeen
devamını gör...
3 idiots
ezberci eğitim sistemi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. bu sistemin getirdiği sonuçlar nakış gibi işlenmiş.
1 dakika bile sıkılmayacağınız uzun metraj film.
1 dakika bile sıkılmayacağınız uzun metraj film.
devamını gör...
ebu cehil
küçükken ebu cehil müslümanlara şöyle eziyet yaptı böyle eziyet yaptı diye okulda anlatılırdı, çizgi filmlerde gösterilirdi.
ama büyüyünce ebu cehil in aslında haklı taraf olduğunu anladım.
aynı küçükken batman filmlerindr batmani haklı bulurken, büyüdükçe jokerin aslında haklı olduğunu fark etmek gibi.
you die as a hero or you whoop dee doo.
ama büyüyünce ebu cehil in aslında haklı taraf olduğunu anladım.
aynı küçükken batman filmlerindr batmani haklı bulurken, büyüdükçe jokerin aslında haklı olduğunu fark etmek gibi.
you die as a hero or you whoop dee doo.
devamını gör...
