ay o bana onu dedi, bu bana şunu yaptı yav kardeşim :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
niye başlığını açıyorsun ? kendi aranda hallet işte. dikkat çekme çabaları mı nedir? konu ile ilgisi olmayan insanları da muhattap yapıyorsunuz. hayır soruyoruz noluyor diye cevap veren de yok.
devamını gör...

lavinia
devamını gör...

çok tükettiğimden olacak; boğazıma düğümlenen nikotinin kekremsi acısını ve ağzımda dolaşan çamursu hissi, buruşturduğum paketle birlikte bir kaldırıma fırlattım bir tükürüğün arefesinde…

sana ‘sen’ diye ilk hitap edişimde, salıncakta en hızlı sallanmasını gerçekleştiren bir çocuk kadar şendim, birazdan yüzükoyun kuma uzanacağından habersiz… sen, çocukluğumun mahalle aralarında top peşinde koşarken, kollarıma aldığım faça izlerimdin benim. giydiğim ilk takım formamın sevinci, terliyken içip beni hasta edeceğinden endişe duyduğum, ama yine de dişlerimi ağrıtarak kana kana içtiğim soğuk suyumdun benim…

seninle bana ‘biz’ diye hitap edişimizin üstünden takribi bilmem kaç gün geçti. birbiri ardına geçen her gün kanatırken bir çocuğun dizlerini; dizlerinden öptüğüm ilk günü özlediğimi fark ettim… sen benim, geceleri altından geçmeye korktuğum incir ağacımdın, bir çocuğun düş evinin ocağına diktiği…

şimdi seninle, uzanıp çıplak ayaklarla yemyeşil çimenlere, güneşin batışını izleyerek çocukluğuma inmeyi düşlüyorum, ıslak bir sokağın kuytu bir kaldırımında son sigaramı içerken… sen, bana kötü yanlarımı hatırlatan karanlığımdın benim. tanıdım seni, sevdim. sevdim seni, aydınlandım. aydınlandım derken, söndü tüm ışıklar, perde kapandı. karanlıkta kaldım…

sen kadın, sen…
karanlıktan korkan bir çocuğun, korkarak içine yürüdüğü karanlık sokağımdın benim. sana gelen o karanlık yolu aşındırırken adımlarım, etmeyi becerebildiğim hiçbir dua kalmamış içimde. kim bilir, belki seninle korkmadığımdan unutmuş olmalıyım.
belki de, seni sevmekle şirk koşarken tanrıya, cebimden düşürmüş olmalıyım…
devamını gör...

(bkz: tarkan)
kuzukuzu diye başlasanız illa ki en az birisi tarafından işte kuzu kuzu geldım diye devam ettirilir, türk halkını tarkandan daha çok etkileyen bir siyasetçi bile olmamıştır.
devamını gör...

perdeleri güneş yıpratır çocuk, kızları ise babaları...
devamını gör...

öncelikle sindirim sistemine sahip her canlının, sindirim eylemi sonucunda ortaya birtakım gazlar çıkmaktadır, bu bilgiyi kenarda tutalım... bu gazların oluşmasındaki en büyük etkenlerden biri hava yutmaktır. aceleyle yemek, pipetle içecek içmek, gazlı içecek tüketmek hava yutmaya sebebiyet verir. buda halk ağzıyla 'osuruk' diye tabir edilen kavrama götürür bizi. biz yine de buna yellenme diyelim ve bu bilgiyi bir kenarda tutalım.

ejderyalarda da durum böyledir.
ejderyalar yemeklerini çok hızlı yerler. ayrıca pepsi max sevdiklerine dair safsatalar dolaşmaktadır. ejderyalar pepsi max sevmezler, cocacola zero severler. unikornlar pepsi max severler.
neyse, ejderyaların farkı, evrim süreci dahilinde insandan elflere kadar her şeyi yediklerinden, sindirim sistemlerinde bir anomali gelişmiş ve ilgili yellenme eylemini ağız yoluyla yapmaktadırlar...

şimdi benim ayıoğluayı bir çocukluk arkadaşım var, kendisi yaklaşık 173 boylarında ve 90 kilo falan. bu arkadaşımızın yaklaşık 6-8 saniye gürültülü bir yellenme yapabildiğini bilen biri olarak, ejderya gibi devasa bir hayvanın böyle elnino kasırgası gibi yellenebiliyor olması, üstüne birazcık düşündüğünüzde hiç de saçma gelmeyecektir...

şimdi bu yellenme dediğimiz gaz çıkarma olayı esnasında çıkan gazlar yanıcı olabiliyor. içerisinde birtakım yanıcı gazlar (metan, oksijen, hidrojen) barındırdığından alev oluşması için bir sebeptir.

peki nasıl alev oluşuyor.

işte mobydick'i yaratan yüce rab ejderyaları da yaratırken,kılıç gibi dişlerle bezenmiş ağzının içinde, gırtlaklarının hemen üstünde bulunan (küçük dil diyeceğim ama ortalama bir ortadünya cücesi boyundadır) yılan dili gibi birbirine çatal şekilde küçük dili, çakmaktaşından yaratmıştır.

ejderyamız efendimiz de ağzından yellenirken çıkan gürültülü gazın şiddetinden bu küçük dil birbirine çarparak kıvılcım çıkarır ve o kıvılcım ejderyamızın midesinden gelen o gazlan devyaraaaasa bir alev topuna dönüşür...

evet, işte böyle oluyor...
devamını gör...

aga bu hususta kimseye güvenme bence kapına polis dayanınca kimse bu benim yazarım falan demez.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
memleket güzel olunca (ordu)
devamını gör...

gidip lc waikiki'den ne bulursam alacağım. kasiyer yarım saat paketlemekle uğraşacak. sonra ödeyince de her elemana 1000$ da bahşiş atacağım.
devamını gör...

teoman'ın kır evinin verandasında rastladığı bir rüzgar gülüyle sohbetini bestelediği şarkı.
devamını gör...

doğa bir banka olsaydı, onu çoktan kurtarmışlardı. eduardo galeano
devamını gör...

ınstagram, twitter, facebook vs. kullanmıyorum.
türk sanat ve türk halk müziklerini dinlemeyi seviyorum.
akıllı telefonlarla uğraşmayı da pek sevmem.

daha neler neler var da bunlar yeterli bence, biraz daha yazarsam ilk gördüğüm boş mezarlığa atlarım artık.
devamını gör...

ingiliz bilim insanlarının açıklamasına göre 2021’de raflarda yerini alacak olan ilaç.

ilk kez ingiltere'de 60 yıl önce ortaya çıkan kadınlar için doğum kontrol hapının erkeklerdeki muadili için bilim insanları, son 25 yıldır aralıksız çalışıyor. son araştırmalar ise, erkeklerin jeller, günlük haplar, aylık enjeksiyonlar ve kalıcı olmayan kimyasal vazektomi gibi önleyici ilaçların bu yıl raflarda ve sağlık kuruluşlarında yerini alabileceğini gösteriyor. araştırmacılar, bazıları yüzde 97,3 oranına varan yüksek başarı düzeyi elde eden bu ilaçların, aile planlaması ve cinsel sağlık için dönüm noktası niteliğinde olacağını açıkladı. buradan
devamını gör...

8 şarkıdan oluşan stabil albümüdür.

7 dakika önce yayınlandı. albümün kapağını rezalet buldum. parçaları dinliyorum.
parçalar şu şekilde

stabilly the kid
bıllboard
nankör
karanlık
alıştım artık
nefret feat neva
mathılda feat ati 242
seke seke



albümü dinledim. beğendiğim parçalar oldu. beğenmediğim parçalar oldu. genel olarak iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum.
albümün iyi yanları beatler ve stabilin beğenilen tarzının tam gaz devam etmesi.
kendisinin flow matematiğini zaten çok eskiden beri seviyorum. sevmediğim yanı ise featlerin kısıtlı olması. iki adet feat var. bir tanesini çok beğendim. diğer feat berbat olmuş bence. piyasa işi yapmaya kalkmışlar. yapabilirler ama söylemlerle çelişince komik oluyor.
albüm genel olarak bir şeyler anlatmaya çalışıyor ama anlatılanlar çok ucuz. çok klasik. eskidi artık. sürekli aynı şeyleri anlatıyor. stabil gibi başarılı bir rapçinin wack mc olma adayı olması beni üzüyor.
tamam abi anladım. çocukluğun kötü geçti. apartman ve kömürlük gidip gelmesi tamam anlıyorum. hep rapçiydin sokakta zorluk çektin. yeter artık. yeni içerikler yeni şeyler denemen lazım. bayıyor bir süre sonra. bir diğer eleştirim ise albümün kapağı. bu nasıl bir kapak yahu. sene 2021 oldu. kapağı ekleyip yazımı sonlandırıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şu an yanımda olan şarkı.

akşam olsa da yerlerde yuvarlansam diye bekliyorum, öyle güzel..

kendim kadar sonsuzum, dertler içimde yanar döner!

zerre umurumda değilsiniz ve bunun bilincinde olmak harika bir duygu, valla bak? hayat içinde çok fazla insan barındıracak kadar uzun değil, onların kahrını çekecek kadar sabrım da yok?

kedilere ve yavru ördeklere yerim çok ama, hepsi buyursun çıkıp çıkıp girsinler hayatıma.
devamını gör...

bir ilkokul öğretmeninin öğrencilere ırkçılığı anlatabilmek için düzenlediği bir deneydir. lowa kasabasında öğretmenlik yapan jane elliot, 1968 yılının şubat ayında derste, dünya genelinde ırkçılığa karşı savaş vermiş martin luther king’i anlatmıştı. 4 nisan 1968 günü martin luther king aldığı otelin balkonunda silahla vurularak öldürülür. ertesi gün okula gittiğinde derste öğrencisi steven armsrong ”o kralı neden vurdular?’‘ diye sorar. jane elliot ''bunu anlatmamı istiyor musunuz'' diye sorar ve tüm sınıf da evet diye bağırır.

jane elliot, öncelikle sınıfına martin luther’in ırkçılık sebebiyle öldürüldüğünden bahsetti. ardından ırkçılığı benimsetmek için deneye başlamıştır. tüm sınıf beyaz tenli olduğu için onları göz renklerine göre ayırmaya karar verir. nazilerde mavi gözlüler üstün ırkı, kahverengi gözlüler ise yok edilmesi gerekenleri temsil ediyordu ve ölümleri göz renklerine göre karar veriliyordu. o da burdan yola çıkarak ırkçılığın göz rengine göre karar verildiğini anlatır.

deneyin ilk gününde elliot, sayıları az olan mavi gözlü öğrencileri diğerlerinden ayrılmak için onların koluna kahverengi bir kuşak bağladı ve onları sınıftaki ön sıralara oturttu. mavi gözlü öğrencilerin üstünlüğünün daha iyi anlaşılması için öğrencilerine mavi gözlülerin öğlende daha fazla yemek yiyebileceklerini, teneffüsü daha uzun yapabileceklerini, açılan orman spor salonuna girebileceklerini, onların daha temiz olduğunu söyledi. mavi göz rengine sahip çocuklar daha ilk günden havaya girmiş ve kendilerinin üstün oldukları düşüncesiyle diğer arkadaşlarından uzak durmaya başlamışlardı. günün sonunda öğrencilere bir sınav yaptı ve mavi gözlü öğrenciler daha yüksek notlar aldılar. mavi gözlülerin daha zeki olduğunu söyledi ama asıl önemli nokta özgüvendi.

diğer gün derse gelen öğretmen öğrencilere bir açıklama yapacağını söyledi. onlardan özür dileyerek bir hata yaptığını asıl üstün ırkın kahverengi gözlüler olduğunu söyledi. mavi gözlü çocukların kolundaki kuşakları topladı ve kuşakları kahverengi gözlü çocukların koluna bağladı. artık ayrıcaklı olanlar kahverengi gözlü öğrencilerdi.

jane elliot, cuma günü yaptığı deneyin ilk aşamasında mavi gözlü öğrenciler diğer arkadaşlarına karşı sert davranışlar gösterirken, deneyin ikinci kısmında kahverengi gözlü öğrencilerin mavi gözlü öğrencilere çok sert davranışlar göstermediğini gözlemledi. çünkü kahverengi gözlü çocuklar bu ayrımın ne kadar kötü hissettirdiğini biliyorlardı.

aynı gün jane elliot, öğrencilere bunun bir deney olduğunu açıkladı. göz renginin bir üstünlük olmadığını, üstünlük taslamanın ve ayrımcılık yapmanın ırkçılığın ta kendisi olduğunu öğrencilerine açıkladı ve öğrencilerinden birbirlerine sarılmalarını istedi. ardından sınıftan bu deney hakkında yazı yazmalarını istedi ve yazılan yazıları martin luther king’in eşine gönderdi.

bu deney, okul içerisinde kalmayıp gazete ve televizyonlarda yayınlandı. jane elliot bu deneyle bir çok ödül aldı. 1970 yılında ”bölünmüş sınıf deneyi” ardından 1996 yılında ”mavi gözler” adında bir başka belgesel filmi çekildi. ardından elliot, 2016 yılında bbc’nin ”dünyayı geliştiren 100 kadın” isimli listesine eklendi.
devamını gör...

güzel ve anlamlı mesajlarla başladılar. yayınları ve keyifli sohbetleri daim olsun.
devamını gör...

eğer bir yapay zeka kıyametiyle karşı karşıya kalırsak, insanlığın en büyük silahı olacak yazardır. bilgisiyle kötücül yapay zekayı dize getirebilir, dünyaya çarpacak olan meteoru geri yollayabilir nitelikte bir kişidir. hatta bir söylentiye göre de mahlasını tanrılardan ateşi çalmak uğruna feda etmiştir.
devamını gör...

ginepig'in bir diğer ismi ve evcil bir kemirgendir.
devamını gör...

kilosu 5 lira olan elma için cennetten peygamber kovan zat.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim