bir çeşit katı gibi davranan, normal olmayan gaz.

yıldız çekirdekleri gibi aşırı yoğun ortamlarda oluşan dejenere madde, normal gaz gibi davranmaz. bu maddenin oluşumu, sıcaklıktan bağımsızdır. oda sıcaklığında bile bir gaz dejenere olabilir.

bir atom çekirdeğini alıp sıkıştırabildiğinizi farz edin. bu sıkıştırmayı belli bir noktaya kadar yapabilirsiniz ama bu noktadan ötesinde çekirdek ve etrafındaki elektronlar, pauli dışarlama ilkesi nedeniyle belirli bir direnç göstermeye başlar. sıkıştırmaya devam eder ve maddeyi buna zorlarsanız, elektronlar dışarlama ilkesine uygun davranıp, bir araya gelmemek * için bir basınç oluşturur. dejenere madde basıncı dediğimiz bu basınç, maddenin normal şartlarda kaldırabileceğinden çok daha fazla basınca dayanıklı hale gelmesini sağlar. örneğin beyaz cücelerin ya da bir nötron yıldızının aşırı yoğun çekirdeğinin desteklenmesinin nedeni bu basınçtır.

bu basıncın bir sonu yok mu? elbette var. dejenere maddeyi bir miktar daha sıkıştırma şansınız olur. bu da madde içindeki elektronların hızının artması anlamına gelir. fakat sıkıştırma devam ettikçe, elektronların hızı ışık hızına yaklaşır. elektronlar ışıktan hızlı hareket edemeyeceğinden sıkıştırmanın bu noktasında dejenere basınç artık ortadan kalkar ve sıkıştırılan madde çöker. süpernovalarda ortaya çıkan çekirdek çökmesinin nedeni budur.
devamını gör...

" birine sahip olmak istiyorsan, ona kelepçe değil kanat takacaksın. uçabildiği halde hala yanındaysa senindir."
devamını gör...

büyük ihtimalle en görülmek istediğin insan tarafindan yok sayılırsın,bazılarımızda cocukluktan başlar baban görsün istersin,görmez. okulda en sevdiğin ögretmen görmez,büyürsün çok kıymet verdiğin dostum dediğin insanlar menfaati bitince görmez. ışin özeti hepimiz bir zaman bir yerlerde yok sayıldık. ve görülmek isteyen insanlari da yok saydik. ama eninde sonunda her çiçek uygun toprakta açar,büyür,renklenir. toprağinizi bulunca kaybetmeyin ve yok sayildiginizi hissettiginiz yerde var olmaya calısmayin. yok sayilmaktan daha çok yorani var olma çabası olur.
devamını gör...

düzenli olarak yediğim arkadaş kazığıdır.
devamını gör...

katıldığım tespit.

ülke vitesi boşa almış, yokuş aşağı salmış gidiyor her anlamda. hatta serbest düşüş yaşıyoruz desek daha doğru. covid salgınının yönetimi de bu sürecin sadece bir parçası.
devamını gör...

mükemmel süre bence okumak için. 5.senede çok bunalmıştım ben.
devamını gör...

ortadogu ulkelerinin halinden de anlaşılacağı üzere.
devamını gör...

açık ilişki türünde bir ilişki halkasını ifade eden terimdir. lakin açık ilişki kavramı ile aralarında bir fark vardır. burada çok aşklılıktan bahsedilebilir. yani, ilişki halinde olan a ve b kişisi var diyelim. aynı zamanda c ve d kişisi var. bunlardan örneğin a ve c'nin de kendi aralarında bir ilişki var ve taraflar bunun farkında. hepsi birbiriyle takılıyor. ortak bir ilişki zinciri oluşturuluyor. her birinin bu ilişki zincirinde bir konumu var ve hepsi bunu kabul ediyor. bir süreklilik söz konusu. yani, açık ilişkiden biraz farklı. buradaki ilişki türü, yalnızca cinselliği kapsamıyor. aynı zamanda duygusal bir birliktelik de söz konusu diye bilmekteyim.

(bkz: wtf) ama (bkz: herkesin hayatına kimse karışamaz)

aynı zamanda bir ekleme de yapmak istiyorum. çok eşlilik* ve çok aşklılık kavramı ile kendini özdeşleştiren bazı bireylerin kendilerini sırf dikkat çekmek için nemfomanyak olarak betimlemesi oldukça gülünçtür. nemfomani çok farklı bir durumdur. yapmayın yani böyle şeyler. havalı durmuyor.

(bkz: nemfomani)
devamını gör...

balık ürünleri dışında her yemeğin yanında güzel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şeyin kuramına göre genel görelilik ve kuantum mekaniğinin birleştirilmesi mümkün mü? eğer mümkünse bütün cevaplar burda mı yatıyor?
devamını gör...

sözlüğe bazı dargınlıkları olan yazar tanesi.

kendisiyle ilişkimiz benim bu yazar kardeşime olan nefretimle başladı. tam bir ilgi müptezeli. hiç tahammül edemem bu karaktere. dayanamayıp kendisiyle ilgili son derece alaycı bir enrty girdim nick altına. direk fiziksel özellikleriyle dalga geçtim. #483440 bana saniyesinde mesaj atıp teşekkür etti. inanmayacaksınız ama kendisi bu övgülerimi ciddiye aldı. evet bende inanamadım ama durum bu. gerçekten ironi olduğunu anlamadı. işte tam bu noktada kendisi hakkında bir kırılma yaşadım. hemen bahsedeyim.

kendisi herkesin bildiği üzere beğeni almak için her şeyi yapan bir yazarımız. tamam bir çoğumuz için bu durum çok itici. ama daddy ruhu çocuk olan bir insan. seviyor göz önünde olmayı. yazdıkları insanlar tarafından beğenilsin, okunsun istiyor. ben bunun kimseye zarar vereceğini düşünmüyorum. adam böyle takılmayı seviyor ve bizde sevmiyoruz. ama binlerce girdisi var. saatlerini harcamış bu sözlüğe. burayı hayatının bir parçası haline getirmiş. niyetinin kötü olduğunu düşünmüyorum. hatta burası için en büyük emekleri veren insanlardan biri. biliyorum hala sözlükte. sadece hesabına giriş yapmıyor. üzülmüş biraz.

kimseyi suçlamak için yazmıyorum, sadece bir şeylerin sebebini göstermek istiyorum. bu adamı kimse zorla göndermedi. kendi isteğiyle küstü gitti. gittiği gün benim onunla dalga geçtiğim gün. onunla dalga geçtiğim entryi 4 kişi favorilerine ekledi. lucifer, daddy ve iki moderatör favoverilerine ekledi. iki moderasyon ve bir troll. tekrar söylüyorum kimseyi suçlamıyorum zaten yapamam bende dalga geçmeye gelmişim. isteyen istediğini favoriler, beğenir, dalga geçer. sözlük yönetimi de istediği kararı alır kimseye de hesap vermek zorunda değiller tabi ki. ama iki moderatörün yazarla dalga geçtiğim entryi favorilemesi daddy'e garip hissettirmesini normal buluyorum. kendisi bu olayın üstüne bana özelden ''herkes eleştirdiğini dalga geçtiğini düşünüyor'' yazdı. *

tam bunların üstüne entryme süperlike atan moderasyon #484460 söyle bir girdi paylaştı. tabi ki karardır sözlüğün iyiliği içindir vs. oraları sorgulamak bunları düşünmek bana düşmez. ama daddy bunu üstüne alındığını düşünüyorum. kendisi ile ilgili bu konuda mini bir konuşmada yaptık. tekrar söyleyeyim bu adama şöyle yaptık böyle yaptık o yüzden gitti demiyorum. kendisinin burada istenemediğini hissetti sadece.

daddy senden hoşlanmıyorum. seni yapmacık buluyorum. bu benim şahsi fikrim. yazdıklarını hiç bir zaman okumayacağımı düşünmüyorum. sözlük sen olmadan da eksiksiz devam eder. ama her gün girdiğim şu sözlükte emeğinin olduğunu düşünüyorum. burada bir çoğumuz yokken emek harcamışsın yazarlarla sıkı bağlar kurmuşsun bir çok insanın sevgisini kazanmışsın. ben okumuyor olsam da severek takip eden bir çok insan var gördüğüm kadarıyla. buradan gitmiş olmana üzüleceğimi hiç düşünmezdim ama küçücük üzüldüm. eğer gitmende minicik bir payım varsa beni de affet.

moderasyon varlığından rahatsız mı oluyor. olsunlar. biz yazarlar senden rahatsız mı oluyoruz. olalım. sen pizza değilsin ki herkesi mutlu edesin. dön ve yaz!

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
denk gelen başlık ile belirtmek istediğimdir.
devamını gör...

vasco núñez de balboa 1475-1519 yılları arasında yaşamış ispanyol bir kaşif ve denizci idi. ispanyollar, kuzey ve güney amerika'yı birbirine bağlayan berzahın, atlas okyanusu kıyısına sahiptiler. balboa, aslında yeni keşiflerden çok altın ve gümüş ile ilgilenen bir maceracı idi. ve tarihe ismini büyük okyanus'un kaşifi olarak yazdırdı.

ailedeki dört çocuktan üçüncüsü olması dışında hakkında pek bilgi olmayan balboa, ispanya'da doğmuştu. yeni dünyaya keşifler yapan insanların yanında bulunarak bu seferlere katılan kaşif 1505 yılında karayipler'in ikinci büyük adası hispanyola'ya yerleşti. borca giren ve başarılı olamayan balboa, bir gemiye binerek gizlice ada hayatından kaçtı. san sebastián kolonisinde bulunan denizci, koloninin verimli topraklara; darien bölgesine kaydırılmasını önerdi. santa maría la antigua del darién'in kurulmasına ön ayak olan kaşif daha sonra veragua daki vali diego de nicuesa'yı alaşağı edecek ve yeni vali olacaktı.

vali olduktan sonra da keşiflerine durmayan balboa ormanlar, bataklıklar, tepeler ve kabileler geçmeye devam etti. diploması ve müzakere yetenekleri ile topraklarına toprak katan, köle ve zenginlik arayan denizci hızla ilerledi. bazen yerlilerin barışçıl tavrını suistimal ederek bazen de kabileleri birbirine katarak ilerleyen ve zorla, şiddetle kadınların süs eşyalarını, giysilerini; insanların hazinelerini çaldı. köpeklerini, yerli eşcinsel erkeklere saldırttığı italyan tarihçi peter martyr d'anghiera tarafından anlatılmaktadır.

yani her ne kadar kaşif ve denizci olarak tarihte yerini alsa da yeni kıta'nın keşfinde, aslında neler yaşandığının bir örneği dahadır vasco nunez de balboa. altına ve zenginliğe aç insanların, istilacıların, amaçlarına ulaşmak için yaptıklarına bir başka örnektir.

''öteki deniz'' terimini ilk kez comogre'nin topraklarında duymuştur. yerlilerin başında bulunan kişi, cacique, comogre (bazılarınca da bu kişi panquiaco'dur.) ispanyolların aç gözlülüğüne kızarak, batıdaki topraklardan bahsetmiştir. güneyde insanların altından tabak ve bardaklardan yiyip içtiklerini söyleyen yerlinin bu lafları balboa için yeni bir hedef oluşturmuştu.

balboa bu denizi görmeye kararlı bir şekilde 1 eylül 1513'ten yerli rehberlerden, zırhlı kişilerden 200 adamı (190 olduğu da söylenir.) ve köpekleri ile birlikte balta girmemiş ormanlara dalarak kıtanın batısına doğru hareket etmeye başladı. yol alırken bitkilerle, sıcakla ve yerliler ile çarpışan bu grup ormanın derinliklerine girdi. 25 eylül 1513 tarihinde, öğleden önce arkadaşlarından ayrı olarak balboa bir tepeye tırmandı ve karşısında bir okyanusun sonsuzluğa uzanan sularını gördü. nunez de balboa, büyük okyanus'u keşfetmişti.

okyanusu gördükleri yere taştan piramitler koyan, çevredeki ağaçlara haçlar çizen balboa ve ekibi keşiften sonra kıyıya indi ve yeni dünya kıyılarından pasifik okyanusu'nu geçen ilk avrupalılar oldular. tekrar söylemek gerekir ki balboa keşiflerle ilgilendiği kadar zenginliğini de düşünüyordu ve farklı yollardan topraklarını genişleterek varlığını büyütmeyi denedi. fakat bunların hiçbiri onu düzmece bir isyan ile suçlanarak sonu idam masasında bitecek erken ölümünden kurtaramadı.
devamını gör...

kendini pazarlamak, okuduklarını, yazdıklarını, giydiklerini hatta yardımlarını bile pazarladığın platform. beğeniyle orantılı da kendini tatmin hissini sağlar. özellikle şu devirde artık sevemediğim uygulama.
devamını gör...

seni sordum seni aradım seni anlattım

seni sordum gelene geçene
bak şu dağlara, uçan kuşlara
seni bilen, bilmeyen bütün insanlara.
ve aradım seni her mısrada
yazılmış her şarkıda.
ve anlattım seni her ağzımı açışımda
kimle konuşsam hep seni anlattım
bir seni söyledi dilim,
bir seni, bir de adın geçince sıkışan kalbimi.
seni sordum, seni aradım, seni anlattım
her yerde, her köşede
yokluğunla geçen her anımı
seni severek geçirdim her şeyden öte...
seni az sevdiğim bir an gibiydin,
hiç yoktun o gecelerde
dilim bir seni sordu, aradı, anlattı.
şimdi sen söyle
geçer mi bu sevda, biter mi hiç?
diner mi acısı, söner mi yangını
ben söyleyeyim öyleyse
ne geçer, ne biter, ne diner, ne söner...

bu şiiri dün yazdım. şiir denemez pek bir şeyler karaladım işte. gece bir anda aklımdan döküldü kelimeler ve ilk defa yazdım bir şiir. daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım. şiir tutkunuyumdur ama yazmak bana göre değil sanki demişimdir hep ama işte ilham perisi geldi bir anda. yazdım ben de ve sonuç tahminimden daha çok tatmin etti beni. sizlerle de paylaşmak istedim umarım siz de beğenirsiniz.
devamını gör...

insanlar bu konuda genelde yanlış bölümlere odaklanıyor. yazarların birbirini övmesi, nickaltı girmesi, onu bunu yalaması, muhabbetlerin özelden dönmesi, kadın taklidi yaparak erkeklerin dalgasını görmeye çalışması falan sorun değil.

bu konudaki yegane sorun yeni gelenler ve okuycular için oluşan "en beğenilen entrylerin öne çıkması" sorunu. hani o özellikle anasayfayı yenilediğimizde karşımıza çıkanlardan bahsediyorum.

mesela insanların anlam veremeyip başlık bile açıp tartıştığı "sarı bez" konulu bir entry var malum. tabii ki yazan da oylayan da burda suçlu değil ama insanların anlam verememesi çok doğal. ben de anlam veremiyorum.

insanların savunmaları standart: "bildirim geliyorum girip oyluyorum", "diğer entryleri okumuyorum", "sevdiğim bir yazarı seri oyluyorum" gibi. bunlardan yana da bir sorun yok. saçma olsa da özgürlük bu sonuçta.

sözün özü: dönem dönem kankacılığa, kankalara nefret kusmak sitem etmek çözüm değil. çözüm bence başlıktaki entryleri okuyup beğenimize hitap edenleri(yazardan bağımsız) oylamakta.
devamını gör...

vikinglerden kalan bir cenaze ritüelidir. ölen kişinin arkasından mezar birası yani gravöl içilir ve eğlenilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

netflix'de alakalı alakasız her filme bir gay bir de zenci karakter itelemekle hak savunuculuğu yapıldığını iddia eden komik akım. bir nevi azınlık faşizmi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim