üzerinden koskoca 480 yıl geçmiş osmanlı tarihine dair pek bilinmeyen bir olaydır.


université de paris'te öğretim üyesi pierre rosette 1991 yılında munchen'de yaptığı bir sempozyumda açıklar.

şimdiye kadar ne bizans'ta ne de kutsal roma cermen imparatorluğunda böylesine sarsıcı bir olay görülmemiştir. osmanlı'nın kadim tarihine dair bilmemiz gereken çok husus var!

olaya gelirsek

bundan tam 480 yıl önce sultan süleyman, vezir-i azam'ı pargalı ibrahim paşaya "paşa paşa kurasun bakalum bir vatsap gurubu. elin frankofonundan moskofundan ne farkumuz var bizum paşa!" demiştir hiddetle. pargalı da "ferman sizindir hüdevandigâr" diyerek divan-ı hûmayun-ı devlet-i osmani grubunu kurarak bütün kubbealtı vezileri ve deniz paşalarını eklemiştir.

gelgelelim bir vakit sonra lütfi paşa ile piri mehmet paşa arasında tartışma çıkar.

lütfi paşa: ha bu kalinlerin ötesinde düşman mevzilerinün ucu bucağı yoktur.
pargalı ibrahim paşa: doğrudur paşa, derhal kapıkulu askerlerini yerleştirmeliyiz.
kanuni sultan süleyman ibrahim paşa
pargalı ibrahim paşa hünkar hazretleri
kanuni sultan süleyman mühim bir mevzu olursa bana malumat veresun. ben grubu 8 saatliğini sessize alacağum. bildirim gelmesun.
pargalı emredersiniz hünkarım.
lütfi paşa kapıkulu askerlerü ulufeleri beğenmiyorlar.
piri mehmet paşa ne yapalım devletlüm. enflasyon ortada. hazinede para kalmadu. aha iskender paşaya sorasun!
defterder iskender paşa kalmamıştır paşam.
lütfi paşa rumeli kazasundan yeni vergi alınmıştur?
piri mehmet paşa meseleyi uzatmayasun. senin o vergi dediğün hatunların keten kumaşlaruna yetmez!

lütfi paşa ayrıldı
pargalı ibrahim paşa, lütfi paşayı tekrar gruba ekledi

lütfi paşa: böyle yapılacaksa bu çerilerün isyanlarını nasıl bastırıruz paşa!
lütfi paşa: her zaman böyle yaparsun.
lütfi paşa: hesap veren bizüz nasıl olsa!...
pargalı: efendiler kesin lakırdıyı. icabına bakacağız. grubu kurduğuma pişman ettiniz!
piri reis: paşalar size müjdem vardur.
pargalı paşa sen de bi dur zaten allahasen ortalık karışıktur.
piri reis haritam bitmiştür efendüler!! yeni kıtayı fethedeceğüz evellallah.
şeyhülislam ebussud efendi maaş'allah! maaş'allah!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o kişi benim. gittiği yere kadar yalnızlığı severim.
devamını gör...

en sevmediğim insan tiplerinde başa oynayan kişiler.
bunun bakkalı, çakalı, meslek ayrımı yok aslında. iyi günler, teşekkürler, hayırlı işler vs dediğinde öküz gibi (öküzlere de ayıp oldu şimdi ya neyse, ne diyorduk) cevapsız bırakan insanı insan yerine koymam.
böyle ayıları (bak şimdi de ayılara ayıp oldu) siz de adam yerine koymayın derim. verin ellerine bir top, sektirsin gitsinler.
devamını gör...

tam adı james eugene carrey 1962 doğumlu komedyen ve sinema oyuncusu olan müthiş bir yetenek.
devamını gör...

çoğunlukla genç yaşlarda görülsede ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilen pigment anomalisi. bireyi psikolojik yönden etkilemenin yanında, başka hiç bir zararı olmayan durum. psikolojik olarak da etkilememesi gereken, hatta kişiye farklı bir hava katan görüntüye sebep olur. (bkz: winnie harlow)
devamını gör...

doğa, yeşillik ve su sesi.
devamını gör...

arabesk'i ilk yapanlardan zamanında almanya'ya gidip gelen sanatçımız aynı zamanda ilk cd çıkartan türk sanatçıdır. dilek taşı gibi insanı kahreden bir parçası da vardır.
devamını gör...

her şeyi yıl ve ayıyla beraber aklımda tutmam lazım, yoksa hatırlayamam. kafamda kronolojik sırayla klasörlere koyuyorum her şeyi çünkü. uygun olan her konuda ''bu şu yılda olmuştu, hatta o zaman şöyle de olmuştu bak'' gibi gereksiz bilgiler saçıyorum. hangi şarkı kaç yılında çıkmış, kendi kendime tahmin ediyorum falan. tarihlerle kafayı bozdum yani. evet.
devamını gör...

en sevdiğim şiir.

voca.ro/1czosNZg1KGh

they fuck you up, your mum and dad.
they may not mean to, but they do.
they fill you with the faults they had
and add some extra, just for you.

but they were fucked up in their turn
by fools in old-style hats and coats,
who half the time were soppy-stern
and half at one another’s throats.

man hands on misery to man.
ıt deepens like a coastal shelf.
get out as early as you can,
and don’t have any kids yourself.
devamını gör...

ilk sezonu geçen sene yayınlanan ve ikinci sezonu bugün yayınlanan türk yapımı netflix dizisidir.

ilk sezonu izleyip keyif almıştım hatta yeni sezonu heyecanla beklemiştim bugün çıkar çıkmaz hayatsız gibi sekiz bölüm izleyerek bitirdim.
dizinin senaryosu meriç acemi tarafından kaleme alınmış, yönetmenliğini ahmet katıksız ve deniz yorulmazer'in birlikte yapmışlar.
dizinin oyuncuları alina boz, mert yazıcıoğlu, pınar deniz, müfit kayacan, kubilay aka, ipek filiz yazıcı, selahattin paşalı, bade işçil, kaan urgancıoğlu, tuba üstün gibi başarılı isimler.

dizi bir gençlik dizisi doksanlarda geçiyor ve dönemi iyi yansıttığını söyleyebilirim. kostümler, mekanlar, üslup olarak gayet başarılı bir iş olmuş.
ilk sezonu çok beğenmiştim ama ikinci sezon maalesef ilk sezon kadar iyi değildi. iyiydi ama ilk sezon kadar iyi değildi. ellerinde bol ve iyi malzeme varken ortalama bir sezon çıkarmışlar. sebeplerine spoiler kısmında geleceğim.

dizi sürekli güzel mesajlar vermeye çalışıyordu bu hoşuma gitti. o mesajları verdi mi vermedi mi den ziyade mesaj vermek gayreti hoşuma gitti. özellikle sınavla ilgili olanlar nefisti. her öğrenci o durumlara sokuldu her öğrenci o ailelere maruz kaldı. dizi bir süre sonra şöyle ilerledi. diyalog diyalog güzel bir müzik. diyalog ve güzel müzik. bir süre sonra sıkmaya başladı.
genelde dizilerde ve filmlerde müzik kullanımı sahneyle uyumlu olur ama burada böyle değildi. sahnelerle uyumlu olan sadece iki müzik duydum gerisi güzel parça diye konulmuş.
bazı sahnelerde ve diyaloglarda sosyal medya ağzıyla konuşmak gerekirse cringe oldum. çok gereksiz ve çok boktan diyaloglar vardı. hikaye iyi bir çizgide ilerliyordu ama diyaloglar çok basitti. hikayenin çizgisini beğendim. bence iyi başladılar iyi bitirdiler iki sezon olarak düşünüyorum.

dizideki kötü ve iyi çelişkisi güzeldi karakterler dozundaydı. dönemin gözlemlenmesi ve seyirciye aktarılması güzeldi. her şeye rağmen güzel ve keyifli bir diziydi. eksikleri vardı ama olsun. ellerinde olan malzeme ve hikayeden daha iyi bir şey beklerdim.


oyuncuların büyüklük hallerini beğendim. hepsi iyi oyuncular ve yakışan oyunculardı. ayar olduğum ve sinirlendiğim konulara gelirsek. diyaloglar çok ucuzdu. aşırı sinirlendiğim kısımlar oldu. son bölümdeki isyan sahnesi tamamen gereksizdi. gördüğüm en kötü sahnelerden biriydi. tepki koysalar okey ama okulu yıkmak ne alaka lan.
dizide birbirlerine ilgi duyan gençlerin birbirleriyle oturup konuşmamasına sinir oldum. ulan seviyorsunuz işte neden birbirinize köpek çekiyorsunuz.
müzik kullanımı ve popüler müziklerin ortaya saçılması hoşuma gitmedi. twitter tayfa övsün diye yapmışlar gibi bir sezon izledim. hikaye iyi sonlanmasaydı iyice berbat olurdu ama iyi final yaptıkları için sevdim.
öğrencilerin aileleriyle olan ilişkileri ve sorunları güzel yansıtılmıştı. iyi göndermeler ve mesajlar vardı. sevdim. burcu hoca ve kırmızı elbisesi arkaya yatırdığı saçları kırmızı ruju derken tanımı sonlandırıyorum. ha bir de tadını kaçırmadan iki sezonda bitirdiğiniz için teşekkür ederim.
devamını gör...

evet, bence bu mükemmeliyetçilikten oluyor.

düdüt: bu tanımını da düzenlemişsin gözümden kaçmadı.
devamını gör...

bu sabah ağlayarak uyanmama sebebiyet verendir. kalbim çıkıyordu sanki, ellerim titriyordu, kafam zonkluyordu uyandığımda. içime taş oturdu sanki sözlük, çok gerçekçi bir kâbustu.

rüyamdaki herkes ve her şey gerçek gibiydi. herkes mutsuzdu, bana bakıyordu arkadaşlarım, berbat asık suratlarla, mutsuz mutsuz. üniversiteden eski hocam bağırarak bir şeyler anlatıyordu derste. ne olduğunu anlamıyordum. sonra bir an dışarıdaydım, elimde gazete. baktım, bir kadın siyasi bir cinayete kurban gitmiş, birisi analiz kasmış konuyla ilgili, sevdiğim kızın adı ve resmi. inanamıyorum, deli gibi ağlamaya başlıyorum ve koşuyorum. en son bir tepeden aşağı ağlayarak son hız koşuyordum. o acıyı çektim bir an gerçekten. etkisinden çıkamadım, kendime gelemedim. hemen mesaj attım ona. sordu ama anlatamadım tabii, buralara içimi dökmek istiyorum, zaten okuyan pek yok. bir an gerçek olmadığı için çok sevindim. sonra onu gerçekten bir gün kaybedeceğim için, bu kayıp acısını gerçekten yaşayacağım için çok endişelendim.

dün halbuki ne güzel mutlu mutlu uyumuştum, ne güzel konuşmuştuk. bu kâbuslar hep mutlu zamanlarda gelir zaten, insanı olmadık durumlara sokar. neyse, sevdiklerinizin kıymetini bilin. allah ani ölümlerden korusun. ölüm eninde sonunda gelecek. o gelene kadar sevdiklerimizin değerini bilelim, daha çok zaman ayıralım onlara...
devamını gör...

gözlüğümmmm
aşk yaşıyorum, çok seviyorum, dünyamı berraklaştırıyor, bir tanem, onsuz yapamam.
kulaklığım
kitaplarım
kalem, kağıt.
devamını gör...

yetheeerrr
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayküsü en fazla 56 falandır.

burçlara inanmayan insanlar zekidir gençler. bu böyledir. mesela çoğuna dikkat ediyorum topluma faydalı insanlar. muasır medeniyet seviyesine ulaşmamızın en büyük sebepleri olarak görüyorum bu arkadaşları. çoğuna dikkat ediyorum, kapatıyorlar kendilerini çalışma alanlarına, bilimsel çalışmalar yapıyorlar. hepsine sorun size anlatsınlar topluma faydaları ne.

bi de burçlara inanan bir tanıdık var. eğlenceli buluyor bu konuyu. çocuk ölümlerini engelleyecek 2 farklı projenin yanında otizmlileri çalışma hayatına katabilecek bir proje daha ortaya çıkarmış durumda. yetmemiş birçok farklı icat yapmış. neden? çünkü başkalarının üstüne basıp kendi zekasını ortaya çıkarmaya çalışmak yerine sahiden bir şeyler ortaya çıkarmak için çalışıyor.

bakınız ne zaman fanatizme dair alışkanlıkları bırakırız, o zaman başkalarının zeka seviyesi hakkında yorum yaparız. mesela bir insan astroloji için 90 dakika ayırıyorsa ve bir diğeri 90 dakika 22 adamın bir topun pesinde koşmasını izliyorsa hangisi daha zekidir? bilemeyiz. bir insan 2 saatlik belgesel izlemek yerine 2 saatlik ona hiçbir şey katmayacak popiş bir film izliyorsa hangisi daha zekidir? bana sorarsanız yine bilemeyiz.

her insan günlük mecburiyetlerinden kaçmaya çalışır. kimi maç izleyerek kaçar, kimi film izler, kimi insanları 12 farklı şekilde kategorize ederek kaçar. hiçbirinin bir diğerinden farkı yoktur.

ha biz günün 14 saati hiç durmadan toplumu ve kendimizi geliştirmek adına ortaya sahiden elle tutulur başarılar çıkarıyorsak o zaman insanların aptallık seviyesi hakkında konuşma hakkına sahip olabiliriz. yoksa boş boş şeylerle zaman geçirme konusu tartışmaya açılır ki ne gerek var?
devamını gör...

hiç beklenmedik bir yerde ve zamanda olanı güzeldir.
devamını gör...

beğendiklerimi kullanırım, beğenmediklerimi başkalarına hediye ederek değerlendiririm ama geri iade etmem. sonuçta ilişkimiz varken güzel günlerde alınmış niye geri gönderiyim ki. ha kendim olsam geri ister miyim, bana geri vereceğine çöpe atmasını tercih ederim.
devamını gör...

hayatım çok fazla şey değişti ve şuanda değişmek üzere.kafam allak bullak tedirginim ve her şeye geç kalmış hissediyorum.
devamını gör...

"çikiğleeta yemeliyim"
burhan altıntop
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim