her günün bir öncekinin aynısı oluşu.
devamını gör...

kıbrıs barış harekatı'nın türk deniz kuvvetleri tarafından icra edilen, abd de dahil olmak üzere tüm ülkelerin harp akademilerinde eğitim verdikleri kurmay subay adaylarına ders olarak anlattığı, denizden karaya çıkarma harekatıdır.

amfibi görev grup komutanlığı çıkarma gemileri ile amfibi deniz piyade tugay komutanlığı askerleri tarafından çıkarma yapılmıştır.

standart bir çıkarma harakatında yüzde 70 kayıp* başarılı olarak değerlendirilir. bu nedenle kıbrıs çıkarma harekatı hazırlıkları, istihbarat, istihbarata karşı koyma ve icrası mükemmel olarak nitelenir ve harp akademilerinde ders olarak anlatılır.*
devamını gör...

alerji aşımı satan firma.tekel olduğu için kalitesizlik zirvede.aşının fiyatını yanlış söylemişlerdi.tam komedi.tekelleşmenin zararlarını sağlık sektöründe bile görüyoruz.
13.30dan beri hatlarına bağlıyım.hala bekliyorum.rezalet başka bir şey değil.paranızla bile ilacınıza ulaşamıyorsunuz!hala ulaşabilmiş değilim!
1 saat 15 dakika bekledim ve yüzüme kapandı telefon.yorum bile yapamıyorum!
nerdeyse bir günümü ayırdım ulaşamadım.şikayet var'a yazdığım için döneceklerdir.başka seçenek bırakmadınız.
devamını gör...

ifşa edenin, bunu zafer kazanmak zannettiği, alkışlanacak hareket yapmayıp bilakis gözlerden düştüğü, bu yaptığıyla da farkında olmadan kanunen suç işlediği eylem.
devamını gör...

erdal bakkal çünkü çay erdal bakkal'da içilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olsaydı hoşlanmayacağım buton. insanlar kendi fikirlerini paylaşmışlar.

aynı fikirde olmayabilirim.
like atmam. benim için yeterli olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düzgün yapmaya çalışırsanız da enayi yerine koyuluyorsunuz. herkes haksız kazanç peşinde. patronu ayrı işçisi ayrı.
devamını gör...

yol,geçmişin izlerine dönemeyecek kadar katilastığında, yolculuk da bitiyor. pek çokları bu telafi edilmez yenilginin ağırlığından kurtulmak için, kendilerine bir müze kurmaya girişir: çocukluk ve gençlik müzesi. *
devamını gör...

bu başlık bana bir anımı hatırlattı. ne zaman baba sevgisi gibi muhabbetler geçse zaten o anımı hatırlarım.
ortaokulda o zamanlar çok yakın olduğum bir arkadaşım vardı, tüm gün okulda beraber takılır okuldan sonra da yine ayrılmazdık. genel olarak neşeli görünen, şakacı bir kızdı. beş kardeşler dördü kız, en küçüğü erkek, el üstünde tutulan da o. annesi çalışmaktan hasta düşmüş bir kadındı, babasıysa duvar gibi suratsız bir adamdı. birde gece çalışıp gündüz evde uyuduğu için onlara gitmeye çok çekinirdim. aman ses olmasın, babam uyanırsa çok kızar gibi şeyler duya duya farkında olmadan adamdan korkmaya başlamıştım galiba. neyse işte bir gün arkadaşım okula acayip mutlu geldi. hala o gülümsemesi bile aklımdadır. ki nerdeyse on yıl olmuş. o mutluluğunun sebebi babasının önceki akşam odasına gelip güzel bir iki şey söylemesi ve başını okşamasıymış.
çok şaşırmıştım o an. uzun yıllardır da hep bu anı düşünüp duruyorum. babam dışarıdan sert görünse de bize karşı her zaman elinden gelenin fazlasını yapmayı dener, her zaman sevgisini fazlasıyla gösterir. yani ben başka türlüsünü bilmiyordum. başka türlüsü olabileceğini o arkadaşımdan öğrendim. o günden itibaren de sahip olduğum şeye daha sıkı tutundum.
başkalarının yaralarını görüp de bu bende yok diye şükretmeyi bilmiyorum sizler nasıl yorumluyorsunuz. ama babamın bana gösterdiği sevgi, hayatımda şükredilmeyi hak eden en değerli şeylerden birisidir. ve öğrendiğim en değerli şeylerden biri de hangi sıfatla olursa olsun; anne, baba, arkadaş, sevgili.. hiç fark etmez insan sevgisini göstermekten çekinmemeli, yarın bir kez daha sarılma fırsatı bulamayacak kadar sıkı sarılmaktan korkmamalıdır.
devamını gör...

yutkunma korkusudur.

bu korkuya sahip olan kişilerin yutkunmayı önleyen fiziksel bir sıkıntısı olmadığı halde yutkunmaktan korktukları bilinmektedir.
devamını gör...

bulaşıkları ortaklaşa yıkayalım mı?
devamını gör...

oldukça gereksiz olan ve insanı sinir edecek olan eylemdir. adı üstünde 'cahil' her şeyi biliyor yani.

imam şafii'nin de dediği gibi : ' bir delille kırk alimi yendim de kırk delille bir cahili yenemedim'.

hiç gerek yoktur.
devamını gör...

-hijyene önem vermeyen,
-kişisel zevklerime saygı duymayan,
-her sözün altında farklı anlam arayan,
-sürekli negatif biri ise...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

annelerdir efenim. evet sen haklısın dediğini hiç duydunuz mu? evet, o terliği boşa fırlattım kusura bakma dediğine de şahit olmamışsınızdır. her koşulda her şartta haklı konumundadırlar. şaşmaz.
devamını gör...

anlamsız dava. türkiye dünyada hiç olmadığı kadar yalnızken, bir muhalefet partisinin kapatılacağını zannetmem. milliyetçi tabanın gazını almak için hdp’ye ihtiyaçları var daha.
devamını gör...

...kesin bunu da en iyi erkekler bilip yorumlar, menstruasyonu bile onlar anlatıyor, allah aşkına ağalar doğum sancısının yüzde biriyle ölürsünüz, doktorlar susun dilinizi çekin ve doğum esnasında karınız tekme dahi atsa size; susup şükredin diye boşa demiyorlar...
devamını gör...

insanların bu dünyadan gelmediklerini öne süren ellis silver kitabı.

güneşin gözlerimizi acıtması,
kürk benzeri yapılara sahip olmadığımız için güneşin zararlı ışınlarından bizzat korunamamamız,
yer çekimi yüzünden sırt ağrıları çekmemiz,
doğada başka hiçbir canlıda bulunmayan genler taşımamız,
doğaya diğer canlılara nazaran daha geç ayak uydurmamız, (kürk vb.)
dünya ekolojisinin bize uymaması ve bunun sonucunda geliştirdiğimiz hastalıklar, (astım, ateş vb.),
bu dünyaya ait değilmiş gibi hissetme, depresyon vb. ruh halleri, psikolojik problemler
insanların, kalan canlılardan daha erken -gelişmemiş- şekilde doğmaları
dini inanışların ve efsanelerin çoğunda insanın dünya dışı bir yerden dünyaya gönderilmesi

gibi farklı açılardan bu konuyu ele almaktadır. şahsi fikrim bazı düşüncelerin mantıklı gelebilecek kadar yaratıcı olması ama bazıları da absürt bir bilimsel espri gibi. o yüzden tam olarak değerlendiremedim kitap. ait olunan dünyada hastalıksız, besin zincirinin üstünde kalabilen, en güçlü, en çok korkulan, en iyi adapte olmuş ve hiçbir sorunu olmayan canlılar olmamızı bekliyor gibi.

güneşin zarar verdiği tek canlının insan olmaması, yaşadığı bölgeye adaptasyon sağlamış hayvanların bir kısmında kürk benzeri yapılar görülmesi, sırt ağrılarının dört ayak üzerinden iki ayak üzerine kalkmış omurganın vücut ağırlığını var olandan farklı bir yük olarak taşımasından kaynaklanması vb. bir sürü olay ile çürütülebilir bu varsayımlar.

en dikkat çeken ve doğruya yakın olan ''diğer canlılara nazaran gelişmemiş doğmak'' maddesini de sapiens kitabında yuval noah harari tarafından güzel bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. gelişen insan vücuduyla birlikte büyüyen kafa doğum esnasında anneyi de çocuğu da öldürmeye başladığından, erken doğumlar -tam gelişmemiş bebekler- hayatta kalarak popülasyondaki adaptasyonu sağlayarak sıklıklarını arttırmıştır kitapta yazılanlara göre. yani evet, doğar doğmaz ayaklanabilen zebra, at gibi hayvanların aksine insan daha gelişmemiş, yardıma muhtaç bir şekilde doğmaktadır fakat bunun da sebebi evrimsel gelişimdir.

bunlar dışında karbondioksite verdiğimiz tepki, aşırı popülasyon, rh - (negatif) kanın kaynağının bilinmemesi, aşırı etkili yaşlanmamız, cinsiyet problemlerimiz, kafatası şeklimiz gibi daha farklı fikirleri de vardır bu kitabın içinde. ilgilenen ya da böyle teorileri seven kişiler için okunmasını önerebileceğim kitaptır.
devamını gör...

sesinin tinisina dustugum, durusunu da begendigim bir muzisyen. sarkilarinin guzelliginden bahsetmeme gerek yok sanirim, ozellikle her an gidebilirim, insan gelir insan gecer ve sendin dusmanim sarkilarinin yeri bende ayridir...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim