hayat bazen çok güzel. insan mutluyken ölmek istemiyor. sonunda ne olacaĝı belirsiz bir yolculuĝa kimse çıkmak istemez ki. hayat da ölüm de, bir yolculuktur. bizler yolcu. stop oldu mu ineceğiz. bitti.
devamını gör...

yasam koçları olabilir...
devamını gör...

sahur var guzum. yiyip yatacaz
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok sevdiğim arkadaşlarımla güzel bir gündü. güldük, güldürdüm, güldürdüler. iyi ki varsınız.
mutlu olunca mutluluğumu burda paylaşmak istiyorum çünkü burası benim için özel bir yer. canım yazar arkadaşlarım iyi ki varsınız.
devamını gör...

bülent ablanızdan mesaj geldi:


(bkz: ablan kurban olsun sana)
devamını gör...

günde 4 litre içerek aştığım limittir, kanı sulandırır, cildi temizler, eklemlerde kireçlenmeyi engeller, sizi koronaya karşı daha sağlıklı kılar, bağırsakları çalıştırarak kabızlığı önler.
devamını gör...

ya benim damak zevkim gelişmiş değil ya da bu bisküvi çok şişirilmiş. bildiğin bisküvi işte. negro varken elim uzanmaz almaya. bir ara fiyatları da çok fahişti. son durumundan haberim yok. canım milka çikolata bile bunlusunu çıkarmış. merak edip, bu bari güzeldir, deneyeyim dedim; cık cık olmamış.
devamını gör...

(bkz: volkswagen passat)
devamını gör...

küçükçekmece sahil girişinde oturuyorum. bu sabah bir uyandım buram buram, leş gibi bir koku.
camdan kafayı çıkarıp baktım ki ne göreyim; her yer çöp yığını, gölün üstü pislik tabakası olmuş.
neyse yüzümü yıkiyim dedim, sular akmıyor. anneme "noluyo?" diye sorayım dedim annem evde yok. aradım, fırında ekmek kuyruğundaymış. yanına gitmek için evden çıktığımda mahalledeki
caminin ahıra çevrildiğini gördüm. meydan tam bir kaos yeriydi, ellerinde leğenler belediye tankerinden su almaya gelen insanlar birbirlerini eziyorlardı. o hengamede bir adam sırf başörtülü
olduğu için linç edildi. işte cehape zihniyeti budur a dostlar..
devamını gör...

''babalar alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır...''

yaklaşık 1,5 sene önceydi...

bir gece yarısı, sarsılarak uyandığım uykunun ertesinde, hızlı adımlarla yalpalayarak evin balkonuna atıp kendimi, titreyen ellerimle beceriksizce yaktığım 2-3 sigarayı içene kadar hüngür hüngür ağlamıştım...

eşim, dolu dolu gözlerle bana sarılıp “n’oldu” “ne gördün” gibi sorularıyla kulaklarımdan beynimi deliyor; kafamın içinde yankılanan sorularına cevap verecek kudreti bulamıyordum kendimde...hıçkırıklara karışan nefesimin arasına iki kelime sıkıştırıp cümle haline getiremiyordum ne yazık...

bir müddet sonra, hıçkırıklarım kesilip sakinleşince; ağlamaya devam ederek anlatmaya başlamıştım rüyamı.

rüyamda eşim hamileydi ve doğum için hastaneye gelmiştik. eş, dost, akraba ve çok samimi olduğum arkadaşlarımla birlikte kahkahalar atarak bebeği bekliyorduk.
derken, hastane kapısına sirenlerini çala çala bir ambulans yanaştı acı bir frenle. ambulansın içinden sedyeyle bir adam çıkardılar. hastane kapısından içeri girip, yanımdan tam geçerlerken; sedyede bilinçsizce yatan adamın babam olduğunu gördüm...

6 sezonluk bir dizi kadar uzun bir rüyaydı.
bebeğimi beklerken, babamın ölüm haberini alıyordum...

hayatımda bu kadar üzülüp, bu kadar gözyaşı döktüğüm an olmamıştı o geceye kadar.

bu kitap o gece ne hissettiysem, aynı duyguları her satırında tekrar hissettirdi bana.

dağıldım.
darmadağın oldum.

kitap hakkında söyleyeceklerim bu kadar...

okumamışlara şimdiden iyi okumalar...
devamını gör...

keşke öyle bi şey olsa.8 milyar insan mı olur lan.
devamını gör...

oy benim mis kokulum, oy bahar kokulum oy benim pis kokulum diyerek araya sıkıştırıp subliminal verebilirsiniz.
devamını gör...

arkadaşlarımla geçirdiğim dolu dolu zamanları,
çocukluğumda yediğim ekmek arası domatesi,
çocukluğumda erkenden uyanıp çizgi film izlemeyi,
sokakta sabahtan akşama kadar arkadaşlarla oynadıktan sonra eve koştur koştur gelip uyumayı.
devamını gör...

vura vura dip oldum
ona buna dert oldum
yana yana söndüm
çelindi gönlüm
yaşamadan öldüm.
devamını gör...

mevcut şartlarda yemez. ama gelecek ne gösterir bilinmez. ancak bu halk kendisine yapılan zulmü çabuk unutur ama yapılan iyilikleri unutacak karakterde değildir. o yüzden istedikleri kadar uğraşsınlar bir grup kendini bilmezin inancından öteye gidemeyecek insanlar arasında yaymaya çalıştıkları "atatürk düşmanlığı".

bu vesile ile milli eğitim bakanlığı ve kadrolarının nasıl kokuşmuş olduğunu da bir kez daha görmüş olduk. kıyısından köşesinden bildiklerimiz ağzımızı açık bırakır cinsten. içerideki hocaların bildikleri bizim bildiklerimizin fersah fersah üstündedir elbette.

son olarak mansur yavaş'a bir çağrıda bulunmak isterim. gerçi pandemi döneminde öğrenci bulmak zor ama adı geçen ilçedeki tüm okullara öğrencilere dağıtılmak üzere koli koli nutuk gönderilmesi fikrini hayata geçirebilecek yegane insan sizsiniz.

ekleme: haber okunmuyor sanırım. resmi belge diye paylaşılan fotoğrafı şuraya koyalım da bahaneler daha net gözüksün.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.

nilgün marmara
devamını gör...

sözlüğe hemen hemen aynı zamanlarda girmişiz fakat çok sonradan karşılaştık birbirimizle. çok güzel sohbetlerimiz oldu, ki daha önce de kendisine bir nickalti girmiştim.önce editörlük ardından da moderatörlük yaptı ve ne zaman kapısını çalsam çok yardımcı oldu, teşekkür ederim. yakın bir zaman önce moderatörlüğü bırakıp dinlenmeye çekilmişti, yazdığı her şeyi büyük bir zevkle okuyan biri olarak dönmesini dört gözle bekliyordum ki az önce dönmüş sevgili yazarımız. yazdığı tanımla da hemen kendisini belli etti zaten. hoş geldiniz sevgili yazar.
devamını gör...

+burası kar amacı taşımaz, ekşi kar amacından başka bir amaç taşımaz.

+ekşide bilgi içerikli giriler girince özelden sövüyorlar, burada teşekkür ediyorlar.

+ekşide yazdıkça yazma yeteneğiniz geriliyor, burda yazdıkça gelişiyor.

+ekşide içerikler küfür dolu, yazarken küfür etmek de çok garip zaten ben daha önce hiç bir kitapta "a.q" yazarak bir şeyler anlatmaya çalışan bir yazar görmedim, burada küfür yok.

+ekşide herkes beğeni, karma vs peşindedir, burada öyle bir amaçla girilen tanım görmedim.

+ekşide herkes düşmanken burada sevgi pıtırcığı.

+ekşi'de bir şeyler okurken agresifleşirsiniz, burada sadece mutlu olursunuz.

+ekşide karşıt görüşlere saygı duyulmaz, burada herkes birbirine saygı duyar.

+ekşi bir forum sitesidir, burası bir sözlüktür.

+kafa sözlük adildir, hakkınızı kimsenin yemeyeceğinden şüpheniz olmaz, ekşide bir sürü adaletsizlik döner.

+burası kedi köpek için mama toplar, ekşi bir hayır için up yazarsanız size 1 ay ceza verir.

+ekşi uyarısız ceza verir, kafada önce uyarılırsınız.

not:12 senelik bir ekşi yazarı.
devamını gör...

su aygırı olarak da bilinirler. su aygırıgiller* familyasından memeli iri cüsseli ot obur bir hayvan. sütlerinin rengi pembedir. yunanca nehir atı demektir. su aygırı, atlardan ziyade balinalara ve yunuslara daha yakın akrabadır.
devamını gör...

kişinin zekasını, zevkini fikirlerini rahatca sergileyebilecegi her türlü meslek diyeceğim ama favorim mühendislik ve sanatın herhangi bir dalı olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim