domestic hıyar
hala mı domestos esprisi diye merak eden yazar...
olsun, sen yine de dene lütfen, vazgeçme.
elbet bir gün başaracaksın, sıkma canını..*
olsun, sen yine de dene lütfen, vazgeçme.
elbet bir gün başaracaksın, sıkma canını..*
devamını gör...
kadın düşmanlığı
geçmişin ünlü simalarında sıklıkla karşımıza çıkan bir durumdur.
bir arkadaşıma sormuştum schopenhauer neden kadın düşmanlığı yapıyor?
fark ettiysen adam baya çirkin biri. demişti.
tabi bu basit bir önerme ama şundan eminim; kadın düşmanlığının nedeni genellikle kadınlar tarafından sevilmemek oluyor. olmadı kötü bir kadın tanıdığı için bütün kadınlara karşı düşmanlık besleniyor.
edit: scopenhaur konusunda* verdiği bilgi için süngerbob çorabı giyen yiğit isimli yazarımıza teşekkür ediyorum.
bir arkadaşıma sormuştum schopenhauer neden kadın düşmanlığı yapıyor?
fark ettiysen adam baya çirkin biri. demişti.
tabi bu basit bir önerme ama şundan eminim; kadın düşmanlığının nedeni genellikle kadınlar tarafından sevilmemek oluyor. olmadı kötü bir kadın tanıdığı için bütün kadınlara karşı düşmanlık besleniyor.
edit: scopenhaur konusunda* verdiği bilgi için süngerbob çorabı giyen yiğit isimli yazarımıza teşekkür ediyorum.
devamını gör...
cezalar ağırlaştıkça suçun sıklığı azalır mı sorusu
istediğiniz kanunu ,reformu getirebilirsiniz ama önce toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek lazım.onun için toplumu nizam ve kanunlara ,topluma saygı duymayı öğretmeliyiz.
devamını gör...
anlatırken ağlarım diye anlatamadıklarımız
şükür anlattım kurtuldum , içimde tutarsam büyüyecek , çığ gibi olucak .. altında kalmaktan korkarım. anlatın duvarlara ,dağlara ,taşlara... ama susmayın. eğer bir gün susarsanız dökmediğiniz her bir göz yaşı hesabını tek tek soracaktır.
devamını gör...
türkilizce
devamını gör...
yağmur yağdığında yapılabilecek en iyi şey
çamaşırlar asılıysa onları toplamak
devamını gör...
eurovision saati radyo yayını
yine evi temizleyeceğim saatte dinleyeceğim müko yayın. allam n’olursun anonslar yüksek mi yüksek çıksın. bir yandan su akarken bir yandan omen tonrom nasıl güzel şarkı ismi, ne güzel şarkı, ellerimi yıkadıktan sonra tekrar açarım bunu ben ehe diyebileyim. inanın ki lüks bir şey istemiyorum.
iyi yayınlaaaaaaar. *
iyi yayınlaaaaaaar. *
devamını gör...
24 nisan 2021 kurucu unvanımızın alınması rezaleti
(bkz: bir gecede yazar kaldık)
(bkz: herkesin yatmasını beklediler)
(bkz: postmodern darbe)
(bkz: çevik 3)
(bkz: herkesin yatmasını beklediler)
(bkz: postmodern darbe)
(bkz: çevik 3)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yetmiş üç yaşındasın, kızının ölümünü gördün. akıl hastanesine kapatıldın. hayatını unuttun, ailen hatırında. diğer kızınla görüşmüyorsun, ayda yılda bir konuşuyorsun ama görüşmeden saymıyorsun onları. kızını meme kanserinden kaybettin. korkuyorsun. kendin için korkacak bir nedenin varmış gibi görünmüyor artık. korkularının da beterini yaşadın. böyle olsun istemezdin, bir şilte üzerinde dert ortağı bellediğin birine bir çırpıda hayatını anlatmak istemezdin. gıpta ile bakılan bir yerden tepe taklak düştün yere.
eğer hala yaşıyorsan, yetmiş altı. bir hayat bir şilteye sığarmış. bütün gökler senin olsun, bütün sabah denizleri senin. kabul et, bu senin bir yabancı olarak bir yabancıya bıraktığın hayatının, başka yabancılara yolculuğu olsun. balıkçılar ağlarını atmadan bir yolculuk. gün doğmadan, kilometreler süren bir yolculuk. eskimiş çerçevelerden gülümseyen insanlara bir yolculuk. ne zaman görsek, şaşıracağız.
kilometreler süren bir yolculuğa çıktığımda, vardığım yerde fark ettim hiçbir yere gitmediğimi. bir şilte üstünde, bir ömür artık. korkuyorsun. korkuyorum.
eğer hala yaşıyorsan, yetmiş altı. bir hayat bir şilteye sığarmış. bütün gökler senin olsun, bütün sabah denizleri senin. kabul et, bu senin bir yabancı olarak bir yabancıya bıraktığın hayatının, başka yabancılara yolculuğu olsun. balıkçılar ağlarını atmadan bir yolculuk. gün doğmadan, kilometreler süren bir yolculuk. eskimiş çerçevelerden gülümseyen insanlara bir yolculuk. ne zaman görsek, şaşıracağız.
kilometreler süren bir yolculuğa çıktığımda, vardığım yerde fark ettim hiçbir yere gitmediğimi. bir şilte üstünde, bir ömür artık. korkuyorsun. korkuyorum.
devamını gör...
hesap silme seçeneği
ulan adamlar akp zihniyetiyle ülke yönetiyor bu arkadaş sözlük yönetilmez diyor.
haykırdığım başlıktır.
haykırdığım başlıktır.
devamını gör...
endlösung
naziler'in imha politikası.
alman tarihi kültüründe martin luther'den beri yahudilere suçlu olarak bakan bir yaklaşım söz konusudur. bundan dolayı da antisemit örgütlenme en barbar haliyle almanya'da gerçekleşti ve benzerine rastlanmayacak bir imha siyaseti izlendi. bu tahribat, çingenelere de yönelmiştir. en nihayetinde işgal edilen ülkelerde, hiç rastlamadıkları, hayatlarında görmedikleri yahudi ve çingene topluluklarını kamplarda toplayacak derecede raydan çıkmışlardır.
alman tarihi kültüründe martin luther'den beri yahudilere suçlu olarak bakan bir yaklaşım söz konusudur. bundan dolayı da antisemit örgütlenme en barbar haliyle almanya'da gerçekleşti ve benzerine rastlanmayacak bir imha siyaseti izlendi. bu tahribat, çingenelere de yönelmiştir. en nihayetinde işgal edilen ülkelerde, hiç rastlamadıkları, hayatlarında görmedikleri yahudi ve çingene topluluklarını kamplarda toplayacak derecede raydan çıkmışlardır.
devamını gör...
abraham de moivre
kayıtlara, ölüm tarihini hesaplayan bilim adamı diye geçen, 1667-1754 yılları arasında yaşamış, fransız istatistikçidir. kumarbazlar için olasılık hesapları yaparak para kazanırken bir yandan da şansın doktrinleri adlı eseri kaleme almış ve olasılık teorisinin de temellerini atmıştır.
ona göre olasılık; en basit şekliyle oyunlarla hatırlanır. ancak eserinin aksine o, şans diye bir şeyin olmadığını, bütün problemin bizim bilmeyişimiz olduğunu iddia etmiştir.
ölümünden kısa süre önce şöyle bir olasılık geliştirmiştir: şayet her gece, bir gece öncesinden 15 dakika daha fazla uyursa ve silsileyi böyle böyle devam etttirirse, 24 saatlik bir uyku süresine ulaşacaktır ve bu 24 saatlik uyku süresi dolduğunda, öleceğini hesaplanmıştır. gerçekten de hesaplamaları doğrultusunda, tam da 24 saatlik uyku süresine ulaştığı gün, ölmüştür.
benim tahminim, bir şeyi ne kadar çok isterseniz ve olacağına inanırsanız o şey o derece kolay ve kısa sürede, gerçek olur. dolayısıyla ölümündeki sır da, bu inanç ve takıntının üzerine düşme halinden kaynaklanmıştır diye düşünüyorum.. .
peki ya değilse?
kim bilir?..
ona göre olasılık; en basit şekliyle oyunlarla hatırlanır. ancak eserinin aksine o, şans diye bir şeyin olmadığını, bütün problemin bizim bilmeyişimiz olduğunu iddia etmiştir.
ölümünden kısa süre önce şöyle bir olasılık geliştirmiştir: şayet her gece, bir gece öncesinden 15 dakika daha fazla uyursa ve silsileyi böyle böyle devam etttirirse, 24 saatlik bir uyku süresine ulaşacaktır ve bu 24 saatlik uyku süresi dolduğunda, öleceğini hesaplanmıştır. gerçekten de hesaplamaları doğrultusunda, tam da 24 saatlik uyku süresine ulaştığı gün, ölmüştür.
benim tahminim, bir şeyi ne kadar çok isterseniz ve olacağına inanırsanız o şey o derece kolay ve kısa sürede, gerçek olur. dolayısıyla ölümündeki sır da, bu inanç ve takıntının üzerine düşme halinden kaynaklanmıştır diye düşünüyorum.. .
peki ya değilse?
kim bilir?..
devamını gör...
mona roza
lisede okuldan bi çocuk bu şiiri okumuştu bir yarışmada, o kadar güzel okumuş ki günlerce konuşulmuştu, dinleyemedim diye çok üzülmüştüm.
çocuğun adını bilmiyorduk, monaroza çocuk diye kaldı ismi :)
çocuğun adını bilmiyorduk, monaroza çocuk diye kaldı ismi :)
devamını gör...
avuç içi kadar mutluluk
devamını gör...
clytie (yazar)
neşeli cıvıl cıvıl, adeta yağmur birikintisinde bir serçe kuş. nerede varsa orası bıcır bıcır, gençlik enerjisi saçıyor. tanımlarını okudukça içim açılıyor.
neşen daim olsun güzellik.
beyle
neşen daim olsun güzellik.
beyle
devamını gör...
lebdeğmez
içinde “dudak sessiz (ünsüz) harfleri” (b, f, m, p, v) diye tanımlanan harfler bulunmayan sözcüklerle yazılmış şiirlerdir. leb eski dilde dudak demek olduğundan dudakdeğmez adı da verilir. divan edebiyatında az başvurulmakla birlikte esas halk edebiyatımızda sıklıkla kullanılır. aşıklar dudaklarına ince bir çubuk veya iğne koyarak dudakların birbirine değmesini ve bu şekilde ağızdançıkabilen (b, f, m, p, v) harflerini kullanmadan atışırlar:
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ilk önce annemin gözleri gitti evimizden.
mesela kardeşim yastıkları yere attı, üstüne zıpladı.
annem hiç görmedi.
ben kış günü incecik giyindim, annem fark bile etmedi.
sonra elleri gitti annemin evimizden.
sessizce.
mesela kardeşimin unuttuğu resim defterini koymadı gece çantasına.
doğru dürüst toplamadigim saçlarımi da toplamadı.
sonra burnu gitti annemin.
insanın hiç burnu gider mi, annemin burnu gitti.valla.
yemek yandı, yanık kokusu dört bir yanı sardı. konu komşu telaslandı.kardesim korktu,ağladı.
ama annem fark etmedi.
sonra sesi gitti annemin evimizden.
"yavrum koşturma! kızım geç kalacaksın, hadi!!"
hepsi,bir anda.
ev sustu,
öylece.
ardından hiç utanmadan kulakları da gitti.
mesela kardeşim defalarca 'anne,anne! " dedi zor duydu annem.
ben on defa sordum kırmızı kazağım nerde, diye.
cevap bile vermedi.
en son aklı terk etti bizi.
en çok o,
sahipsiz bıraktı.
en çok o,
yaraladı.
geç kalsak bizde kalan,
kardeşimin okulda ne öğrendiğini merak eden aklı.
gitti.
kuş olup uçtu.
bugün tüm o gidişleri üstünden onca zaman da gitti.
ve ben ancak şimdi anlayabiliyorum.
annemin paramparça olduğunu.
ve herbir parçasının başka bir kadının arkasından giden babamın ardından gittiğini.
mesela kardeşim yastıkları yere attı, üstüne zıpladı.
annem hiç görmedi.
ben kış günü incecik giyindim, annem fark bile etmedi.
sonra elleri gitti annemin evimizden.
sessizce.
mesela kardeşimin unuttuğu resim defterini koymadı gece çantasına.
doğru dürüst toplamadigim saçlarımi da toplamadı.
sonra burnu gitti annemin.
insanın hiç burnu gider mi, annemin burnu gitti.valla.
yemek yandı, yanık kokusu dört bir yanı sardı. konu komşu telaslandı.kardesim korktu,ağladı.
ama annem fark etmedi.
sonra sesi gitti annemin evimizden.
"yavrum koşturma! kızım geç kalacaksın, hadi!!"
hepsi,bir anda.
ev sustu,
öylece.
ardından hiç utanmadan kulakları da gitti.
mesela kardeşim defalarca 'anne,anne! " dedi zor duydu annem.
ben on defa sordum kırmızı kazağım nerde, diye.
cevap bile vermedi.
en son aklı terk etti bizi.
en çok o,
sahipsiz bıraktı.
en çok o,
yaraladı.
geç kalsak bizde kalan,
kardeşimin okulda ne öğrendiğini merak eden aklı.
gitti.
kuş olup uçtu.
bugün tüm o gidişleri üstünden onca zaman da gitti.
ve ben ancak şimdi anlayabiliyorum.
annemin paramparça olduğunu.
ve herbir parçasının başka bir kadının arkasından giden babamın ardından gittiğini.
devamını gör...
am radyo yayını
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
market fişleri, konser, sinema, tiyatro biletleri bazen sadece aldığımız bir kıyafetin fişi sırf ne zaman nerdeydik bunu görüp hissetmek için. bir şey kazanamadığım kazı-kazanlar , baş harfleri olan cokomel ambalajları, alınan hediyelerin etiketleri, şıpsevdi sakızından çıkan bir sürü kağıt, gidilen kafelerden alınan peçeteler, kinderden çıkan oyuncaklar, peluş oyuncaklar, üniversite yıllarından kalan not hesaplama kağıtları, hayal edilen evin planlarının çizimleri, kuruttugum her türlü çiçek.. eminim daha çok şey vardı ama hatırlamıyorum çünkü artık hepsi herhangi bir çöplükte.
devamını gör...

