herhangi bir sohbetimiz olmamasına rağmen sevdiğim bir yazardı. gitmesine üzüldüm. umarım döner.
devamını gör...

en acilinden etkili bir ağrı kesici.
başka türlü ağrı geçmiyor. bol suyla yüz yıkamakmış, göz kenarları ve şakakları ovmakmış bunlar çare etmiyor. çıldırtacak ve yerinde durutmayacak ağrı nöbetlerine dayanması zor.
devamını gör...

sağlıksız atıştırmalık kategorisinde bulunan bir tatlı.

bizim evde genelde bazı tatlıların imitasyonu, çakması, yan sanayisi yapılır. eti puf da bu kategoridedir. tarifi nereden bulmuşsak bulmuşuz. arada yaparız. geçen hafta pazar günü teyzeme gidildi. annem de oraya götürdü. tabii yapan kişi ben oldum.

yapmak, denemek isteyenler için görselli anlatımını paylaşacağım.

malzemeler:

* 3 adet yumurta
* 1 su bardağı şeker
* 1 su bardağı süt
* 1 su bardağı sıvı yağ
* 1 paket vanilya
* 1 paket kabartma tozu
* 1 paket kakao
* 1 - 2 tatlı kaşığı nescafe
* 1 su bardağı un

keki ıslatmak için:
* 1,5 su bardağı süt
* göz kararı toz şeker

üzerine:
* 1 paket krem şanti
* 1 su bardağı süt

yapılışı:

eti puf’un alt tabanı için tüm malzemeleri sırasıyla çırpıcı yardımıyla güzelce çırpalım. yumurta ve sütü keki çırpmaya başlamadan önce buzdolabından çıkarmakta fayda var. oda sıcaklığında olan yumurta daha iyi kabarıyor, kıvam alıyor. yine yumurta ve şekeri iyice çırpmak ve çırparken bir çimdik tuz katmak da işe yarayabilir.

tarifte tepsiyi yağlamamız gerektiği yazıyor; lakin devir tasarruf, pratiklik ve kolaylık devri. tepsiyi yağlamak yerine tepsiye yağlı kağıt serelim ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında kontrollü bir şekilde 25 dk pişirelim. bu aşamada her fırının kendine göre pişirme süresi olduğunu unutmayalım. *

kekimiz pişerken dolapta olan buz gibi sütle krem şantimizi iyice çırpalım. iyice hacimlensin. çırptıktan sonra dolaba kaldıralım ve soğuk kalmasını sağlayalım.

kekimiz pişince fırından çıkaralım ve soğumaya bırakalım. soğuyan keke şekil verme aşamasına geçelim. orta genişlikte ağzı olan bir çay bardağı yardımıyla kekten parçalar çıkaralım. bence bu aşamada tepside kalan kekten biraz tırtıklayabiliriz. çok zevkli oluyor. eheh *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çıkardığımız parçaları farklı bir kaba sıralayalım. kekin sıcaklığı tam geçmemiş olursa kek bardaktan düşmeyebilir. böyle bir sorunla karşılaşılırsa kürdan yardımıyla kekin bardakla bütünleşen bir kenarından pıt pıt hava aldırarak keki rahatlıkla bardağın esaretinden kurtulabiliriz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kekten bir sürü yuvarlak çıkardıktan sonra sütümüzü ve az şekeri cezveye koyalım, ılıtalım. aslına bakarsanız şekere gerek yok. karar size kalmış. ilk etapta her kek parçasını 1 yemek kaşığı ılık süt ile ıslatalım ve süt bitene kadar bu işlemi tekrar edelim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dolapta dinlendirdiğimiz krem şantiyi alalım ve iki adet tatlı kaşığı yardımıyla keklerimizin üzerine krem şantiden koyalım. bu noktada krem şantiyi sıkma torbasına koyup daha biçimli eti puf’lar yapılabilir. ben sonlara doğru fazlaca sıkılıp yorulduğumdan uğraşmak istemedim. pıt pıt koydum. *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

krem şantiyi paylaştırdıktan sonra tepside kalan kek parçalarını elimizle ufalayalım ve krem şantilerin üzerine kek kırıntılarını serpiştirelim. bir gece dolapta dinlendirdikten sonra hapur hüpür yiyebiliriz. afiyet olsun *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devletin kasasında olması gerekirken buhar olup uçan 128 milyar doların nerede olduğu.
devamını gör...

bir zamanlar sözlüğün çok “kafa” olduğu, oldukça az sayıda yazara sahip küçük ama tatlı zamanlarıdır.

ne zaman ki bu kadar çok yazar alındı bu sözlüğe, yazarların çoğunun birbirini tanıdığı küçük ama huzurlu ortam da o zaman bozuldu. bol bol gürültünün, nickaltı yağlamaların ve yermelerinin, ergenlerin birbirini linçlediği bir sözlük haline geldi. bu yüzden bu sözlük de zamanla orijinalliğini ve farklılığını kaybetti, zaten halihazırda mevcut olan popüler diğer sözlüklerin ufak bir kopyası olmaktan kurtulamadı.

diyeceğim şudur ki: sözlüğün eski güzel günleri ve bekası için artık yazar alımını durdurun lütfen sayın sözlük yetkileri. benden demesi, dikkate almak veya almamak tamamen size kalmış…*
devamını gör...

diyalizin iki çeşiti vardır:

- hemodiyaliz: en yaygın uygulanan tedavi şeklidir. hemodiyaliz işlemi için bir ön hazırlık gerekir. hemodiyaliz işlemi için hastanın
uygun bir damar yolunun olması gerekir. genelde hastaların aktif olarak kullanmadığı koluna (solak bireyler için sağ kol gibi) daimi olarak diyaliz yolu açılır. o koldan kan alma, tansiyon ölçmek gibi işlemler yapılmaz. açılan damar yolu iki yollu gibi düşünülebilir. bir damardan kirli kan alınarak diyaliz makinasına aktarılıp kan temizlenir diğer damarla da temiz kanın vücuda dönmesi sağlanır. hemodiyaliz genelde haftada 3 kez 4-6 saat süre ile uygulanır. bu tedavi hastanede ya da bir hemodiyaliz merkezinde uygulanır. hemodiyalizin yaşam kalitesini düşürdüğü, işlem sonrası komplikasyonların ve bulaşıcı hastalık yönünden de riskli olduğu kanıtlanmıştır.

-periton diyalizi: periton diyalizi uygun hastalarda iyi bir alternatiftir. özellikle yeni diyalize başlayan hastalarda periton diyalizi tercih edilirse adaptasyon süreci daha kolay olur. aktif çalışma hayatı olanlar, öğrenciler, bakımını kendileri karşılayabilecek bireyler işlerini aksatmadan periton diyalizi yapabilirler. periton diyalizinin uygulanabilmesi için hastanın karnına önce bir kateter yerleştirilir. kateter ve diyaliz sıvısı arasındaki bağlantı sayesinde sıvı değişimi yapılır. periton diyalizinin avantajları ise hasta evinde kendi kendine diyaliz işlemini yapabilir ya da yine evinde bir makine vasıtasıyla bu işlemi tamamlayabilir. ayrıca enfeksiyon riski hemodiyalize göre daha düşüktür. periton diyalizi daha yavaş olduğu için komplikasyon gelişme riski de düşüktür.
devamını gör...

veletlere bak gta oynamışlar resmen.
devamını gör...

üslubuna, ağzına dikkat etmesi gereken. çiğ haliyle pişmiş kelle gibi davranmaması gereken. şimdilik engelli listemde kalacak olandır.
devamını gör...

yoooo benimki gayet yansıtıyor.
devamını gör...

çelik - hercai
gülşen - be adam
emel müftüoğlu - hovarda
devamını gör...

devamını gör...

ıyilik yapar, ne yapıp edip kötülük bulurum. bu beni ben yapan yegane özelliğim.
devamını gör...

august schreitmüller tarafından yapılan heykelidir. heykel dresden belediye binasının üzerinde bulunmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
heykelin elbette sanatsal değeri üst düzeydir ama bu heykelin önemi richard peter tarafından çekilen bir fotoğraftan gelmektedir. ve birçok muhteşem ve acı veren tesadüf içerir.

dresden bombardımanından sonra şehrin halini göstermek için çekilmiş fotoğraf benim gördüğüm en etkileyici, en ikonik, en çarpıcı fotoğraflardan biridir. heykelin heybeti ise fotoğrafa bambaşka bir ağırlık katar.

dresden bombardımanı 13-15 şubat 1945 tarihleri arasında gerçekleşti ve bu zaman dilimi içinde dresden’e üç bin dokuz yüz ton patlayıcı bırakıldı, ki bu da bombardımanı bir doygunluk bombardımanı haline getirir.

heykelin şehre acıyarak bakışı hissedilir. sanat savaştan aldığı yaralar ile hüzünlenmiştir sanki. heykelin adını güte, yani the goodness, yani iyilik olması ise bambaşka bir boyut kazandırır sahneye. iyilik sanatla buluşup savaşın yerle yeksan ettiği bir savaşa bakmakta.

savaştan çektiklerimiz sanatın iyileştirici gücünü bile yok edecek kadar güçlüdür bazen.
devamını gör...

dune serisinin ilk kitabıdır, kocaman bir hikayenin girişidir.
bir evrenle tanışmanın ilk durağı olan dune frank herbert tarafından yazılmıştır. kitap 1965 yılında çıkmıştır ve bilimkurgu romanıdır. tabii kendisine sadece bir bilimkurgu romanı demek haksızlık olur. çok fazla felsefi ve dini mesajlar veren bir eser.

ben bu seriye başlamaya film sayesinde karar verdim. sinemaya gittiğimde seri hakkında pek bir bilgim yoktu. izledim ve çok sevdim, seriye başladım ve severek okudum. ikinci kitaba yakın zamanda geçeceğim ve çok heyecanlıyım.

benim elimdeki kitap ithaki yayınlarından. kitap ekler ile birlikte 688 sayfa. kitabın çevirisini dost körpe yapmış.
okuyacaklara kitap bittikten sonra ekler kısmını okumalarını öneririm. birçok şey hakkında bilgi veriyor ve dünyayı daha iyi anlamamızı sağlıyor, bir giriş için olması gereken şekilde koymuşlar. dune ekolojisi, dune dini, bene gesseritlrerin saikleri ve hedefleri üstüne rapor, soylu hanedanlara dair seçme alıntılar eklenmiş. bunlar bittikten sonra imparatorluk terminolojisi eklenmiş. en sona harita konmuş ve bunlar hakkında notlar koyulmuş.

bunlar bilmediğim şeyler hakkında bol bol bilgi verdi ve çok hoşuma gitti.

okuyacaklara, başlamak isteyenlere bilgi verdiğimi zannederek yazımı bitiriyorum, gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. gerçekten iyi bir şeye başladığınızı hissettiren bir kitap.
devamını gör...

kadın evde otursun, çocuk büyütsün diyen zihniyetle erkeksin çalışmak zorundasın, evi geçindirmek senin görevin diyen zihniyet aynı halbuki.
sizinki algıda seçicilik.
devamını gör...

önsemektir. insan önemsediği şeylere değer verir, hayatında üst sıraya koyar, ona emek verir, merak eder, düşünür ve saygı duyar.
devamını gör...

bir konu üzerinde yalnız başına düşünürken, o konu üzerinde düşünen ve o konuyu düşünürken yalnız olduğunu sanan insanlarla karşılaşmak.
devamını gör...

gülerken durduk yere ağlayabilen veya ağlarken aynı zamanda gülebilen bir insanım.

birinden bir şeyi bir kere istediğimde vermezse 2. sefer diye bir şey olmuyor. küsüyorum durduk yere. dünya hassas kalpler için...

sevemediğim insanı sevmediğimi- onu sevemediğimi pat diye yüzlerine karşı söylüyorum. patavatsızım biraz.

bi ara da çiğnediğim sakızları biriktirme özelliğim vardı. sonra herhangi bir müzede sergilerler diye vazgeçtim bu huyumdan. ıstifçi değilim ben.

küçükken de peçete yerdim. ağır bir çocukluk geçirdim. travmalarım var. geçen çocukluğumu bana geri verin sosyal hizmetler kurumu...
devamını gör...

bazen yanlışlıkla yaptığım eylem. bazen elim çarpıyor, malum telefon ekranı. mesela geçen çok sevdiğim bir yazar olan rimbaud'u engellemişim.* yanlış anlamayınız lütfen.
devamını gör...

ayaz 2,5 yaşında ve kardeşi deniz doğalı daha 2 ay olmuştu. bizde birlikte dolaşmaya çıkmıştık.

-ayaz bak deniz görünüyor burdan. çook güzel demi? kuşlarda uçuyor bissürüü.
-teyseee, denis evde.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim