doğalgaz kesintisinin sebebi muhalefettir
bence de kilisdar vanayi kapatmis olabilir.
devamını gör...
açık unutulmuş ıslak mendil gibi olmak
hayatımızda yer yer ne kadar da ihtiyacımız olan bir tabirmiş.
kimi kez o hisleri yaşatanları kaldırıp çöpe atmalı, kimi kez de ‘belki de mendilin kapağını açık bırakan benimdir’ özeleştirisiyle yola devam edebilmektir bence.
başlığı açan yazarın fikrine sağlık.
kimi kez o hisleri yaşatanları kaldırıp çöpe atmalı, kimi kez de ‘belki de mendilin kapağını açık bırakan benimdir’ özeleştirisiyle yola devam edebilmektir bence.
başlığı açan yazarın fikrine sağlık.
devamını gör...
kafa sözlük'ün tahmini değeri
yoldaşın kalbini hüpletecek tahminlerdir. yapmayın şöyle şeyler, zaten alkolizmin dibine vurmuş adam. yok para mara.
devamını gör...
en güzel çiçek
en güzel çiçek şudur diye ayırım yapamam. bitki ve çiçeklerin arasında olduğumdan buna cevap vermek çok zor. kimi güzel kokar, kimi güzel görünür, kimi çiçek açar, kimi saksıda, kimi dış mekanda yetişir. her biri ayrı bir güzel, ayrı bir özeldir.
devamını gör...
suriyelileri istemeyen tipler
edit: başlığı açan lavuk maalesef kaçmış. din kardeşiyiz tabiki elimizden geleni yapacağız gibi bie şeyler zırvalıyordu. fitneyi sokup kaçamazsın arap yalaması seni.
benim. 40 milyar dolar harcandı bu adamlara. hiç bir ülke bu kadar mülteciyi ülkesine almaz. bu aleni bir demografik savaş hamlesidir. kontörsüz şekilde üreyen bu güruh yakın gelecekte ülkede söz sahibi olacak kadar nüfusa sahip olacaktır. karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi görmemek için cahil değil art niyetli olmak gerekir.
biz arap değiliz biz türküz ve hiç bir zaman araplardan bize hayır gelmemiştir. arap sevdalısı iseniz buyrun (bkz: yallah arabistana)
benim. 40 milyar dolar harcandı bu adamlara. hiç bir ülke bu kadar mülteciyi ülkesine almaz. bu aleni bir demografik savaş hamlesidir. kontörsüz şekilde üreyen bu güruh yakın gelecekte ülkede söz sahibi olacak kadar nüfusa sahip olacaktır. karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi görmemek için cahil değil art niyetli olmak gerekir.
biz arap değiliz biz türküz ve hiç bir zaman araplardan bize hayır gelmemiştir. arap sevdalısı iseniz buyrun (bkz: yallah arabistana)
devamını gör...
60 percent
tanışma hikayemizi eksik anlatmış yazardır.
kendisi çok başarılı bir mühendisken ben de yedek parçacı olarak sanayide kendi halinde, aç bırakmayan bir dükkanın sahibiydim. albay emeklisi dedemin adam olması için zorla gönderildiği sanayi aynı zamanda. kendisini çok sever, saygı duyarım hâlâ. dedemin bir sözünü hiç unutmam “sanayide içtiğin çayın tadını hiçbir starbucks’ta arama torunum.”
dedemin bu sözlerinin de etkisiyle franchising üzerinden starbucks açmaya çalışsam da bütçem yetmedi, hem çocuğuz daha o zamanlar, nerede gezer o kadar para? ben de ilerleyen zamanlarda sanayide, hem sanayi çayının tadını unutmamak adına hem de dedeme olan saygımdan dolayı yedek parçacı açtım. bir de küçük bir atölyem var, orada da zor bulunan parçaların dökümünü yapıyorum.
hafta sonu saat 4-5 civarı evimde uzanırken hükümet kanadından sevdiğimiz bir ağabey aradı. “yardım göndereceğimiz kargo uçağının bir parçası eksik, eğer mümkünse bugün içerisinde dökebilir misin?” diye bir ricada bulundu. parçaya ait verileri gönderirseniz neden olmasın diyerek o gün açmadığım dükkana gidip, kalıbı çıkartıp dişliyi bir güzelce döktüm. 3-4 saat içerisinde de hazır edip dişliyi benden isteyen kişiyi aradım. gece 11’den sonra kadife sokak karga’ya bir mühendislerini göndereceklerini söyleyip bir de fotoğrafını gönderdiler. ben de dişliyi kaybetmemek adına anahtarlığıma taktım ve aç olan karnımı doyurmak için bir yere gittim. saat yaklaşmıştı ve hemen karga’nın yolunu tuttum. nihayet erkenden gelebilmiştim.
karga’ya girip gözlerimle mühendisi bir yokladım ama yok, daha gelmemişti. barda oturup bir şeyler içerken anahtarlığı da elimde bir o yana bir bu yana sallamaya başladım. derken beklenildiğinden tamamen habersiz, fotoğrafından çıkarttığım mühendis geldi. dönüp selam verdim ve oturabileceğini söyledim. yaptığı işlerden, gezdiği yerlerden ve ayakkabılarımdan bahsetti. sonra da dişliye gözü takılıp içerisinde bulunduğu sorundan bahsetti. zaten haberimin olduğundan, dişliyi bu sabah döktüğümden ya da ülkenin imkansızlıklarından bahsetmedim. dedemin hikayesini ve bu dişlinin de onun bir anısı olduğunu söyledim. ödünç istedi ama ben zaten o dişliyi kendisi için, hediye olarak yapmıştım. dişliyi verdim ve kalkması gerektiğini söyleyerek kalktı. tekrar görüşmek için sözleştik fakat gelemeyeceğini zaten biliyordum. hükümet kanadındaki ağabeyden sürekli kendisi hakkında bilgileri alıyordum. ara sıra karga’ya da uğruyordu ama sürekli düşünceliydi. hepsinden haberdardım.
işte tanışma hikayemizin aslı budur kendisiyle. eğer dedemi dinlemeyip starbucks açsaydım hem sanayi çayının tadını hem de böyle bir insan olmam gerektiğini unuturdum. sanayi çayı tadında, samimi ve iyi niyetlerle dolu bir tanışmaydı bizimkisi.
kendisi çok başarılı bir mühendisken ben de yedek parçacı olarak sanayide kendi halinde, aç bırakmayan bir dükkanın sahibiydim. albay emeklisi dedemin adam olması için zorla gönderildiği sanayi aynı zamanda. kendisini çok sever, saygı duyarım hâlâ. dedemin bir sözünü hiç unutmam “sanayide içtiğin çayın tadını hiçbir starbucks’ta arama torunum.”
dedemin bu sözlerinin de etkisiyle franchising üzerinden starbucks açmaya çalışsam da bütçem yetmedi, hem çocuğuz daha o zamanlar, nerede gezer o kadar para? ben de ilerleyen zamanlarda sanayide, hem sanayi çayının tadını unutmamak adına hem de dedeme olan saygımdan dolayı yedek parçacı açtım. bir de küçük bir atölyem var, orada da zor bulunan parçaların dökümünü yapıyorum.
hafta sonu saat 4-5 civarı evimde uzanırken hükümet kanadından sevdiğimiz bir ağabey aradı. “yardım göndereceğimiz kargo uçağının bir parçası eksik, eğer mümkünse bugün içerisinde dökebilir misin?” diye bir ricada bulundu. parçaya ait verileri gönderirseniz neden olmasın diyerek o gün açmadığım dükkana gidip, kalıbı çıkartıp dişliyi bir güzelce döktüm. 3-4 saat içerisinde de hazır edip dişliyi benden isteyen kişiyi aradım. gece 11’den sonra kadife sokak karga’ya bir mühendislerini göndereceklerini söyleyip bir de fotoğrafını gönderdiler. ben de dişliyi kaybetmemek adına anahtarlığıma taktım ve aç olan karnımı doyurmak için bir yere gittim. saat yaklaşmıştı ve hemen karga’nın yolunu tuttum. nihayet erkenden gelebilmiştim.
karga’ya girip gözlerimle mühendisi bir yokladım ama yok, daha gelmemişti. barda oturup bir şeyler içerken anahtarlığı da elimde bir o yana bir bu yana sallamaya başladım. derken beklenildiğinden tamamen habersiz, fotoğrafından çıkarttığım mühendis geldi. dönüp selam verdim ve oturabileceğini söyledim. yaptığı işlerden, gezdiği yerlerden ve ayakkabılarımdan bahsetti. sonra da dişliye gözü takılıp içerisinde bulunduğu sorundan bahsetti. zaten haberimin olduğundan, dişliyi bu sabah döktüğümden ya da ülkenin imkansızlıklarından bahsetmedim. dedemin hikayesini ve bu dişlinin de onun bir anısı olduğunu söyledim. ödünç istedi ama ben zaten o dişliyi kendisi için, hediye olarak yapmıştım. dişliyi verdim ve kalkması gerektiğini söyleyerek kalktı. tekrar görüşmek için sözleştik fakat gelemeyeceğini zaten biliyordum. hükümet kanadındaki ağabeyden sürekli kendisi hakkında bilgileri alıyordum. ara sıra karga’ya da uğruyordu ama sürekli düşünceliydi. hepsinden haberdardım.
işte tanışma hikayemizin aslı budur kendisiyle. eğer dedemi dinlemeyip starbucks açsaydım hem sanayi çayının tadını hem de böyle bir insan olmam gerektiğini unuturdum. sanayi çayı tadında, samimi ve iyi niyetlerle dolu bir tanışmaydı bizimkisi.
devamını gör...
galileo galilei
doğruların elbet bir gün ortaya çıkacağını hikayesiyle bizlere tekrar hatırlatan çok önemli bir bilim insanıdır.
devamını gör...
geçmişin tozları
seni büyüten tozlardır...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
bir yanda tezgah diğer yanda masa olan koridor şeklindeki mutfakta karşı yönden gelen birbirinden habersiz iki insanın çarpışıp birbirlerinden azıcık uzaklaşmaları.*
devamını gör...
1990 doğumlu teyzeler
yaşamlarının en seksi ve hormonlarının en tavan olduğu yaşa ulaşan kadınlardır. bizim daha var biraz. haha. kadınlarda 30-40 yaş arası baya iyi.
devamını gör...
aşk
"halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur"
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
normalleşmiş garip olaylar
maskesiz* insanların yanıma yaklaşmasıyla kendimi silah doğrultulmuş gibi hissetmem.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
kendinizi nasıl bir insan olarak tanımladığınızı hiç düşündünüz mü? ben kendimi her güzel şeyi mahvedişimle tanımlıyorum. bir şey içimi kıpır kıpır etmeye görsün, onu uzaklaştırmayı nasıl da başarıyorum kendimden. bana sıcak ve samimi yaklaşmayıversin bir insan, hemen suistimal ediveriyorum o içtenliğini. güzel birkaç an yaşayıvereyim bir insan tanesiyle hemen anlamsız sorgulamalarla felfena ediyorum bütün yaşanmışlıkları. mutlu anlara daima kuşkuyla bakıyor, mutsuzluk daima ensemde soğuk bir revolverle beni bekler hissediyorum. anın büyüsünü yok ediyorum böylece. güzellikleri solduruyor, iyi hisleri çürütüyorum.
lafa gelince hep süslemeler hep kafiyeler hep duyulmak istenen albenili sözler. yaşamaya gelince nasıl da tökezliyorum.
güzel anları mahvedişim biraz da benim mahvım işte, kendimi kendi kuyumu kazmakla tanımlıyorum. böylece bütün güzel şeylere rağmen kalbimi uçsuz bir kuyuya çeviriyorum.
“ellerime gökyüzünü doldurup beklesem de kalbim hep kuyu”
lafa gelince hep süslemeler hep kafiyeler hep duyulmak istenen albenili sözler. yaşamaya gelince nasıl da tökezliyorum.
güzel anları mahvedişim biraz da benim mahvım işte, kendimi kendi kuyumu kazmakla tanımlıyorum. böylece bütün güzel şeylere rağmen kalbimi uçsuz bir kuyuya çeviriyorum.
“ellerime gökyüzünü doldurup beklesem de kalbim hep kuyu”
devamını gör...
albay chabert
bir honore de balzac romanıdır.
insanlık komedyasının bir parçası olan kısa romanlardan bir tanesi olan albay chabert honore de balzac’ın çok iyi romanlarından biridir. honore de balzac çok büyük bir yazar olmasına rağmen, bir an önce ünlü ve zengin olabilmek için çalakalem romanlar da yazmış ve bu romanlar vasatın bile altında kalmıştır bazen ama albay chabert kesinlikle usta işi bir romandır.
albay chabert öldüğü düşünülerek bir çukura atılan ve daha sonra ölülerin arasında kendine bir yol yaratıp toprak altından yeniden dünyaya dönen bir askerin hikayesi. ölmediği halde gömülen ve kendi çabaları ile bu durumdan kurtulan, bir anlamda mezar kaçkını olan albay için bu kaçış işin kolay yanıdır ancak o bunun farkında değildir.
çünkü yaşadığı şehre dönünce eşinin yeniden evlendiğini ve kimsenin onu hatırlamadığını ve de öldüğü düşünüldüğü için artık var olduğunu kanıtlamak için savaşması gerektiğini öğrenir. dünyaya var olduğunu yeniden kanıtlamak için hukuki bir mücadeleye giren albay’ın hikayesi tam bir gülsek mi ağlasak mı hikayesidir.
insanlık komedyasının bir parçası olan kısa romanlardan bir tanesi olan albay chabert honore de balzac’ın çok iyi romanlarından biridir. honore de balzac çok büyük bir yazar olmasına rağmen, bir an önce ünlü ve zengin olabilmek için çalakalem romanlar da yazmış ve bu romanlar vasatın bile altında kalmıştır bazen ama albay chabert kesinlikle usta işi bir romandır.
albay chabert öldüğü düşünülerek bir çukura atılan ve daha sonra ölülerin arasında kendine bir yol yaratıp toprak altından yeniden dünyaya dönen bir askerin hikayesi. ölmediği halde gömülen ve kendi çabaları ile bu durumdan kurtulan, bir anlamda mezar kaçkını olan albay için bu kaçış işin kolay yanıdır ancak o bunun farkında değildir.
çünkü yaşadığı şehre dönünce eşinin yeniden evlendiğini ve kimsenin onu hatırlamadığını ve de öldüğü düşünüldüğü için artık var olduğunu kanıtlamak için savaşması gerektiğini öğrenir. dünyaya var olduğunu yeniden kanıtlamak için hukuki bir mücadeleye giren albay’ın hikayesi tam bir gülsek mi ağlasak mı hikayesidir.
devamını gör...
parol ve parol plus arasındaki fark
parol hamileler tarafindan bebege etkisi olmadan gebe kadinlar kullanilabilen nadir agri kesici/soguk alginligi ilaclarindan biri. hamile bir kadinin kafein almasi tavsiye edilmedigi icin kafeinli versiyonunu plus olarak satiyorlar tahminimce. hamile olanlar normal parol almaya devam edebilir boylece.
devamını gör...
moderatörün artı oy vermesi
ne zaman başıma gelse içimde köy düğünü kurulup sabah kadar eğleniliyor.
eli beğen butonuna değdi/
hem ben yandım hem kendi
eli beğen butonuna değdi/
hem ben yandım hem kendi
devamını gör...
yazarların telefonda en uzun konuşma süresi
4.5 saat.uzun zaman önceydi.
şimdi bir kaç dakikayı geçmez.
şimdi bir kaç dakikayı geçmez.
devamını gör...
günün sözü
“bir başkasını düşünmek, zindanımızın kapısını aralamak demektir.”
cemil meriç
cemil meriç
devamını gör...

