kısa saçlı kadın
saçlarımın oldukça kısa ve kıvırcık olması sebebiyle lahana bebeklere benzediğim söylenir. uzun süreler boyunca saçlarımı hep uzun kullandım. yine kafama estiği bir gün gecenin saat 3'ü. banyoda makası gördüm, aynada kendimle bakıştım ve hiç düşünmeden gögüslerime kadar olan saçlarımı kısacık kestim. tam 1 yıldır da bu şekilde kullanıyorum. saçlarım şu an tam olarak profil fotografimda olduğu gibi. kısa saç yakışana büyük rahatlıktir dostlar-bana yakışıp yakışmadığı tartışılır tabii-
devamını gör...
dikilitaş
genellikle bir kişiyi veya olayı anmak için yapılan, yükseldikçe incelen yapılardır.
devamını gör...
avm otoparkında araba bulmak sorunsalı
türev almak, integral almak kadar zor olan şeydir.
hangi kat, hangi harf, hangi rakam, hangi çıkış vb.
sırf bu kadar parametreye maruz kalmamak için, yazın bile açık otoparkta yer arıyorum. sonra bulamıyorum ve sonra, ver elini o bir dünya parametreler.
morkomedyenin abarttığı kadar var.
www.instagram.com/reel/CWV2...
hangi kat, hangi harf, hangi rakam, hangi çıkış vb.
sırf bu kadar parametreye maruz kalmamak için, yazın bile açık otoparkta yer arıyorum. sonra bulamıyorum ve sonra, ver elini o bir dünya parametreler.
morkomedyenin abarttığı kadar var.
www.instagram.com/reel/CWV2...
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
biz bir aileyiz*
devamını gör...
özlemek
bazen neyi özlediğini bile bilmeden duyduğun histir.
devamını gör...
how i met your mother'dan akılda kalanlar
zeytin teorisi.
devamını gör...
8 şubat 2021 alaattin çakıcı'nın boğaziçi tweet'i
bahsettiği lübnan'da bulunan okula girebilmek ciddi bilgi birikimi ve sağlam referans gerektiriyor. dünyanın en kaliteli okullarının başında geliyor, napsam niyet mektubuma misyoner olmak istiyorum mu yazsam?
şu adamın her olaydan sonra platonik aşka yazarmış gibi mektup yazması çok komik.
şu adamın her olaydan sonra platonik aşka yazarmış gibi mektup yazması çok komik.
devamını gör...
tardiye
divan edebiyatında beş dizelik bentlerden oluşan bir musammat türüdür.
her bendin ilk dört dizesi kendi arasında kafiyelidir. beşinci mısralar ise birbirleriyle uyaklıdır.
“mef’ûlü / mefa’îlün / faûlün" gibi aruzun belirli kalıbıyla yazılan tardiyeye tard u rekib de denir.
lise edebiyat derslerinden hatırlayacağımız üzere divan şiirinde tardiyenin en güzel örneklerini şeyh galip vermiştir.
hüsn-ü aşk isimli eserinde aşk, kalb şehri yolculuğunda bir sihirbazın büyüsü ile bir kuyuya düşmüştür. hüsn’den haber getiren sühan isimli ihtiyarı görünce
“mansur gibi (enelhak dediği için asılan mutasavvıf) darağacının üstüne çıktım. feryadım, israfil suru ile okunan bir ezan sesi gibidir. gam, boğazımı, boğum boğum olan bir ney haline getirdi. etrafımı belâ ordusu sardı. o padişahtan bir haber gelmeyecek mi” diye yakınmış ve
"hoş geldin eyâ berîd-i cânân
bahşet bana bir nüvîd-i cânân
cân ola fedâ-yı iyd-i cânân
bî-sûd ola mı ümîd-i cânân
yârin bize bir selâmı yok mu
ey hızr-ı fütâdegân söyle
bu sırrı idüp ıyân söyle
ol sen bana tercemân söyle
ketm etme yegân yegân söyle
gâm defterinin tamâmı yok mu
yâ rabb ne intizârdır bu
geçmez nice rûzgârdır bu
hep gussa vü hârhârdır bu
duysam ki ne şîve-kârdır bu
vuslat gibi bir merâmı yok mu
çıkdım ser-i dâra hem-çü mansûr
âvâzım ezân-ı nefha-i sûr
gal kıldı gülûmu şâh u mansûr
oldum sipeh-i belâya mahsûr
ol pâdişehin peyâmı yok mu
kâm aldı bu çarhdan gedâlar
ferdâlara kaldı âşinalar
durmaz mı o ahdler vefâlar
geçmez mi bu etdiğim duâlar
hâl-i dilin intizâmı yok mu
dil hayret-i gâmla lâl kaldı
gâlib gibi bî-mecâl kaldı
gönderdiğim arz-ı hâl kaldı
el’an bir ihtimâl kaldı
insâfın o yerde nâmı yok mu" demiştir.
günümüz türkçesi ile…
hoş geldin, ey habercisi cananın
gel de ver müjdesini cananın
bayramına canım feda cananın
ümidinde yok mu fayda cananın
yarin bize bir selamı yok mu
ey düşkünlerin hızır'ı, söyle
apaçık eyle bu sırrı, söyle
halime sen ol tercüman, söyle
teker teker saklamadan söyle
gam defterinin tamamı yok mu
nasıl bir bekleyiş, ya rahman bu
hiç geçmez mi, nasıl bir zaman bu
duydum düşkünlüğünü naza bunun
verdiği hep sıkıntı eza bunun
kavuşmak gibi bir meramı yok mu
keyf aldı talihden dilenenler
yarına kaldı iyi bilinenler
nerede o ahdler, o vefalar
geçmez mi bu ettiğim dualar
gönül halinin intizamı yok mu
gamla şaşkın gönül dilsiz kaldı
galip gibi mecalsiz kaldı
gönderdiğim arzıhal kaldı
şimdi bir tek ihtimal kaldı
insafın o yerde namı yok mu. hüsn-ü aşk eserini okurken bu beyitler alır götürür bizi farklı diyarlara...
şeyh galip’in şu tardiyesi de güzeldir .
yek nazrada kıldın ey yüzü gül
ayînemi âftâbe-i mül
geçti bana neş'e-i tegafül
hem eyle hem eyleme tenezzül
dil hânesi câ-yi işretindir
bir şu'lesi var ki şem'-i cânın
fânûsuna sığmaz âsmânın
bu sîne-i berk-âşiyânın
sînâ dahi görmemiş nişânın
efrûhte-i inâyetindir
şehbâl-i dil oldu evc-pervâz
kim sayd-i hümâya eyleyüp nâz
zülfünde de olmaz âşiyan sâz
affeyle ki ey şeh-i felek-tâz
perverde-i dest-i himmetindir
bir âleme olmuşum ki vâsıl
şebnemleri mihr ile mukâbil
yok, pertev-i mihre anda hâil
nezdîk ü baîdi özge menzil
kim firkatin ayn-i vuslatındır
açıldı der-i harîm-i ma'nâ
bir sûret olur hezâr da'vâ
esrâr-i hafâ hep oldu peydâ
bildim ki bu cümle şûr ü gavgâ
gavgâyı sever bir âfetindir
ey arş-kemâl ü meh-sitâre
olmak nola düşmen-i nezâre
galib sana oldu pâre pâre
bir hâne-harâb imiş ne çâre
dâm-i reh-i mihr-i tal'atindir.
“ey gül-i rana..! ömrün beş mevsimi var: aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün. sahi, sen hangi mevsimdesin? -” şeyh galip.
gül-i rana dışı sarı, içi kırmızı olan çok nadir rastlanan kıymetli bir güldür.
divan edebiyatında sarı taraf aşığın yüzünün sararıp solmasını, kırmızı taraf ise aşığın içinin kan ağlamasını anlatır. yüzünüz sararıp solmasın, içiniz kan ağlamasın...aşk mevsiminde ikinci bahar yaşayın. *
her bendin ilk dört dizesi kendi arasında kafiyelidir. beşinci mısralar ise birbirleriyle uyaklıdır.
“mef’ûlü / mefa’îlün / faûlün" gibi aruzun belirli kalıbıyla yazılan tardiyeye tard u rekib de denir.
lise edebiyat derslerinden hatırlayacağımız üzere divan şiirinde tardiyenin en güzel örneklerini şeyh galip vermiştir.
hüsn-ü aşk isimli eserinde aşk, kalb şehri yolculuğunda bir sihirbazın büyüsü ile bir kuyuya düşmüştür. hüsn’den haber getiren sühan isimli ihtiyarı görünce
“mansur gibi (enelhak dediği için asılan mutasavvıf) darağacının üstüne çıktım. feryadım, israfil suru ile okunan bir ezan sesi gibidir. gam, boğazımı, boğum boğum olan bir ney haline getirdi. etrafımı belâ ordusu sardı. o padişahtan bir haber gelmeyecek mi” diye yakınmış ve
"hoş geldin eyâ berîd-i cânân
bahşet bana bir nüvîd-i cânân
cân ola fedâ-yı iyd-i cânân
bî-sûd ola mı ümîd-i cânân
yârin bize bir selâmı yok mu
ey hızr-ı fütâdegân söyle
bu sırrı idüp ıyân söyle
ol sen bana tercemân söyle
ketm etme yegân yegân söyle
gâm defterinin tamâmı yok mu
yâ rabb ne intizârdır bu
geçmez nice rûzgârdır bu
hep gussa vü hârhârdır bu
duysam ki ne şîve-kârdır bu
vuslat gibi bir merâmı yok mu
çıkdım ser-i dâra hem-çü mansûr
âvâzım ezân-ı nefha-i sûr
gal kıldı gülûmu şâh u mansûr
oldum sipeh-i belâya mahsûr
ol pâdişehin peyâmı yok mu
kâm aldı bu çarhdan gedâlar
ferdâlara kaldı âşinalar
durmaz mı o ahdler vefâlar
geçmez mi bu etdiğim duâlar
hâl-i dilin intizâmı yok mu
dil hayret-i gâmla lâl kaldı
gâlib gibi bî-mecâl kaldı
gönderdiğim arz-ı hâl kaldı
el’an bir ihtimâl kaldı
insâfın o yerde nâmı yok mu" demiştir.
günümüz türkçesi ile…
hoş geldin, ey habercisi cananın
gel de ver müjdesini cananın
bayramına canım feda cananın
ümidinde yok mu fayda cananın
yarin bize bir selamı yok mu
ey düşkünlerin hızır'ı, söyle
apaçık eyle bu sırrı, söyle
halime sen ol tercüman, söyle
teker teker saklamadan söyle
gam defterinin tamamı yok mu
nasıl bir bekleyiş, ya rahman bu
hiç geçmez mi, nasıl bir zaman bu
duydum düşkünlüğünü naza bunun
verdiği hep sıkıntı eza bunun
kavuşmak gibi bir meramı yok mu
keyf aldı talihden dilenenler
yarına kaldı iyi bilinenler
nerede o ahdler, o vefalar
geçmez mi bu ettiğim dualar
gönül halinin intizamı yok mu
gamla şaşkın gönül dilsiz kaldı
galip gibi mecalsiz kaldı
gönderdiğim arzıhal kaldı
şimdi bir tek ihtimal kaldı
insafın o yerde namı yok mu. hüsn-ü aşk eserini okurken bu beyitler alır götürür bizi farklı diyarlara...
şeyh galip’in şu tardiyesi de güzeldir .
yek nazrada kıldın ey yüzü gül
ayînemi âftâbe-i mül
geçti bana neş'e-i tegafül
hem eyle hem eyleme tenezzül
dil hânesi câ-yi işretindir
bir şu'lesi var ki şem'-i cânın
fânûsuna sığmaz âsmânın
bu sîne-i berk-âşiyânın
sînâ dahi görmemiş nişânın
efrûhte-i inâyetindir
şehbâl-i dil oldu evc-pervâz
kim sayd-i hümâya eyleyüp nâz
zülfünde de olmaz âşiyan sâz
affeyle ki ey şeh-i felek-tâz
perverde-i dest-i himmetindir
bir âleme olmuşum ki vâsıl
şebnemleri mihr ile mukâbil
yok, pertev-i mihre anda hâil
nezdîk ü baîdi özge menzil
kim firkatin ayn-i vuslatındır
açıldı der-i harîm-i ma'nâ
bir sûret olur hezâr da'vâ
esrâr-i hafâ hep oldu peydâ
bildim ki bu cümle şûr ü gavgâ
gavgâyı sever bir âfetindir
ey arş-kemâl ü meh-sitâre
olmak nola düşmen-i nezâre
galib sana oldu pâre pâre
bir hâne-harâb imiş ne çâre
dâm-i reh-i mihr-i tal'atindir.
“ey gül-i rana..! ömrün beş mevsimi var: aşk, hasret, yalnızlık, vuslat ve hüzün. sahi, sen hangi mevsimdesin? -” şeyh galip.
gül-i rana dışı sarı, içi kırmızı olan çok nadir rastlanan kıymetli bir güldür.
divan edebiyatında sarı taraf aşığın yüzünün sararıp solmasını, kırmızı taraf ise aşığın içinin kan ağlamasını anlatır. yüzünüz sararıp solmasın, içiniz kan ağlamasın...aşk mevsiminde ikinci bahar yaşayın. *
devamını gör...
haklıyım ama mutlu değilim & bengaripsengüzeldünyaumutlu
yoldaş bunlara bayram temizliği yaptırıyor, kendisi dışarılarda gezmede. yetmez gibi heyecan yaratıyor. gözüm dışarıda, elim kamerada.
görürsem onları patlatacağım flaşı.
beklemede kalın, güzel günler yakın..
edit: temizliği bize yaptırıyorlarmış , hepsi gezmelerde. *
görürsem onları patlatacağım flaşı.
beklemede kalın, güzel günler yakın..
edit: temizliği bize yaptırıyorlarmış , hepsi gezmelerde. *
devamını gör...
trans yağ yoktur ibaresinin yasaklanacak olması
sağlıksız olan şeylerin hayatımızdan çıkarılması yerine sağlıksızlıklarını saklamaya yönelik olarak yapılacak olan icraat.
büyük ihtimalle zamanında amerika'nın bu ülkeye sokuşturduğu süt tozlarıyla başlayan gıda terörü son sürat devam ediyor. bizde bu kafa olduğu sürece monsanto'su da, cargill'i de, gdo'su da, trans yağı da bitmez. bizde ilk önce değişmesi gereken şey insanların kafa yapısı, zihniyeti. bu değişmediği sürece bizi daha çoook kazıklar, çok hasta ederler.
büyük ihtimalle zamanında amerika'nın bu ülkeye sokuşturduğu süt tozlarıyla başlayan gıda terörü son sürat devam ediyor. bizde bu kafa olduğu sürece monsanto'su da, cargill'i de, gdo'su da, trans yağı da bitmez. bizde ilk önce değişmesi gereken şey insanların kafa yapısı, zihniyeti. bu değişmediği sürece bizi daha çoook kazıklar, çok hasta ederler.
devamını gör...
hoşlanılan yazarın 04.47'de online olduğunu görmek
sizin online olmanıza aynı sebepten olabilir. endişe etmeyi gerektiren bir durum yok. ya da var mı? bilemiyorum
devamını gör...
modası geçmeyenler
sevmenin ve iyi bir kalbin modası hiç geçmiyor.
devamını gör...
annelerin garip huyları
hem cok baskici hemde cok rahat olmasi. bazi konularda babam bile daha anlayışlıyken annemin boyle olmamasi. ruh halinin bazen bi oyle bi boyle olmasi. ve benim bu tutarsizliklar karşısında napicagimi bilememem. neden yani neden diye sorguladigim durum ayni zamanda da..
devamını gör...
kendime saygım yok davranışları
yere tükürmek.
dedikodu yapmak.
dedikodu yapmak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
"gök kubbenin üstünde ne var acaba?" diye düşündü, düşüncesini tam algılayamadan bile kanatlarını açtı, havalandı. üzerinde uçtuğu şehrin kendisine ait, alışık olduğu yer olduğunu biliyor ve buradan ayrılmak için havalandığından duyduğu korkunun öğrenip açılmak için hissettiklerinden çok fazla olduğununun da farkındaydı. ne kadar uçtuğunu bilmiyor ama o koyu mavi'ye kavuştuğunu görebiliyordu, biraz daha yükselse "her şeyi" arkasında bırakacaktı. esinti kesildiğinde mavilik siyahi kıvama ermişti, bu onun hayatında ilkti, şaşırdı bunu yapabildiğine. renkler solmaya başladığında hayatının en mutlu anlarında olduğunu anladı ve bir daha da aşağı bakmadı"
devamını gör...
çalıntı tanım girmek
bünyesinde bir sürü e-kitap paylaşıldığı iddia edilen link ve web sayfası yönlendirmesi bulunan bir mecrada yapılması gayet normaldir. adam emek hırsızlığı yapıyor ya da buna ortak oluyor ses çıkmıyor tanım çalmış çok mu?
ayrıca selçukspordan maç izleyen, hdfilmcehenneminden film izleyen, torrente takla attıran, bilgisayarında yüklü uygulamaların hemen hepsi crackli olan, pdfarsivim ve türevi sitelerden telif hakkına konu kitapların pdfsini kovalayan insanların * "aaa bak bu tanımı şu web sayfasından çalmışlar" demesi de tuhaf.
şikayet et butonu ile ilgili linki de vererek moderasyona iletirsin iş biter. herkesin görebileceği şekilde insanları ifşa edip, "hırsızlık"la itham etmek bana pek sağlıklı gelmiyor.
ayrıca selçukspordan maç izleyen, hdfilmcehenneminden film izleyen, torrente takla attıran, bilgisayarında yüklü uygulamaların hemen hepsi crackli olan, pdfarsivim ve türevi sitelerden telif hakkına konu kitapların pdfsini kovalayan insanların * "aaa bak bu tanımı şu web sayfasından çalmışlar" demesi de tuhaf.
şikayet et butonu ile ilgili linki de vererek moderasyona iletirsin iş biter. herkesin görebileceği şekilde insanları ifşa edip, "hırsızlık"la itham etmek bana pek sağlıklı gelmiyor.
devamını gör...
1,5 yaşındaki bebeklerini komşuya bırakıp intihar eden çift
devamını gör...
söylemesi keyifli kelimeler
egzistansiyalizm
transandantal
kahretsin ki şu kelimeleri söyleyebileceğim havalı bir sohbetim olmadı öğrencilik hayatım boyunca. şimdi de hep kitap okurken içimden söyleyebiliyorum kendi kendime.
transandantal
kahretsin ki şu kelimeleri söyleyebileceğim havalı bir sohbetim olmadı öğrencilik hayatım boyunca. şimdi de hep kitap okurken içimden söyleyebiliyorum kendi kendime.
devamını gör...

