solak olmanın zorlukları
tahtayı kullanırken yaşanan zorluk dışında pek bir zorluğu yok gibi.
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
sigaranin zararli olduguna inanilmayan donemi akla getiren cumle.
sigaranin zararsiz hatta az icilirse yararli oldugu yalanlari sigara sirketlerinin cabalari ile uzun yillar boyunca dunyanin buyuk kesimine yutturuldu. sigaranin zararli olduguna inanmiyorum diyen kisilerin bir kismi sigaraya bagli hastaliklardan oldu.
abartildigini dusunebilrsiniz ama toptan inkar baska bir sey.
umarim inanmak icin yakinlarinizdan birini kaybetmek zorunda kalmazsiniz.
sigaranin zararsiz hatta az icilirse yararli oldugu yalanlari sigara sirketlerinin cabalari ile uzun yillar boyunca dunyanin buyuk kesimine yutturuldu. sigaranin zararli olduguna inanmiyorum diyen kisilerin bir kismi sigaraya bagli hastaliklardan oldu.
abartildigini dusunebilrsiniz ama toptan inkar baska bir sey.
umarim inanmak icin yakinlarinizdan birini kaybetmek zorunda kalmazsiniz.
devamını gör...
boğaziçi'li akademisyenlerin yeni atanan rektöre sırt çevirmesi
her grubun nefretini nasıl kazanıyorsunuz dedirtendir. ülkenin belki de en apolitik üniversitelerden birini bu hale getirmek takdir-i şayandır.
devamını gör...
11 ocak 2021 fbi öngörüleri
şaşırmadığım öngörüdür. 2:47'ye dikkat edelim.
devamını gör...
ülkedeki en değerli şeyin vajina olması
muhakkak. her kadın genellikle vajinası olduğu için tecavüz edilene, dayak yiyene, öldürülene kadar belli bir müddet tanrıça muamelesi görür. kesinlikle katılıyorum.
devamını gör...
bir erkeği kırmadan ona tipsiz olduğunu söylemek
bu hadsizliği yapacaksanız, sende kendimi görüyorum diyebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okuduğunda ağladığı kitaplar
şeker portakalı
zeze’yi çoğumuz tanıyoruz zaten. onun çektiği acıları,yumuşacık yüreğinden gelen sözleri unutmak ne mümkün.
portakal kız
kanser babanın gelecekte yetişkin olacak oğluna yazdığı mektupla, annesini ve tanışmalarını anlatırken felsefi göndermeler de yapması üzerine yazılmış bir roman.bir seçme şansımız olsaydı kısacık bir hayatımız olduğunu bile bile yine de gelir miydik dünyaya, sorusunu sorar.
narenciye üzüyor beni, sesli sesli ağlatıyor hem de.siz siz olun kitabını okumayın gözyaşı istemiyorsanız.
zeze’yi çoğumuz tanıyoruz zaten. onun çektiği acıları,yumuşacık yüreğinden gelen sözleri unutmak ne mümkün.
portakal kız
kanser babanın gelecekte yetişkin olacak oğluna yazdığı mektupla, annesini ve tanışmalarını anlatırken felsefi göndermeler de yapması üzerine yazılmış bir roman.bir seçme şansımız olsaydı kısacık bir hayatımız olduğunu bile bile yine de gelir miydik dünyaya, sorusunu sorar.
narenciye üzüyor beni, sesli sesli ağlatıyor hem de.siz siz olun kitabını okumayın gözyaşı istemiyorsanız.
devamını gör...
geceye attila ilhan şiiri bırak
ayrılık sevdaya dahil
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın
rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan
ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
açılmış sarmaşık gülleri
kokularıyla baygın
en görkemli saatinde yıldız alacasının
gizli bir yılan gibi yuvalanmış
içimde keder
uzak bir telefonda ağlayan
yağmurlu genç kadın
rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan
ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili
telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
gittikçe genişleyen
yakılmış ot kokusu
yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
yansımalar tutmuş bütün sâhili
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
yalnızlık
hızla alçalan bulutlar
karanlık bir ağırlık
hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
eflatuna çalar puslu lacivert
bir sis kuşattı ormanı
karanlık çöktü denize
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
fena kan kaybedersin
kapını bir çalan olmadı mı hele
elini bir tutan
bilekleri bembeyaz kuğu boynu
parmakları uzun ve ince
sımsıcak bakışları suç ortağı
kaçamak gülüşleri gizlice
yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızıl gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek aşkımız
devamını gör...
otağ
ateş anlamına gelen ot/od sözcüğünden türemedir. tam olarak oda kelimesinin arkaik biçimidir. odak ve ocak kelimeleri de bu kelimenin evrilmiş hâlidir. tüm bu sözcüklerin tüketilmesindeki temel mantık ise eski türklerin yurtlarının (yurt=çadır) odağında (merkezinde) tüten ve yurda hayat veren ocağın odudur.
devamını gör...
eski sevgilinin hayatınızdaki önemi
yolu açık, ömrü güzel olsun.
devamını gör...
kadınları dış görünüşüne göre çekici bulan insan
normal bir insandır. insanları tanımadan onları başka hangi özellikleriyle çekici bulabiliriz ki? alınlarında karakter özellikleri yazmıyor. ayrıca biri tarafından çekici bulunmak güzel bir şey değil mi yahu?
devamını gör...
kafa sözlük muhalifleri
cinsiyetçiliğe karşı olduğunu söylerken, yollu yoldaş ifadesini kullanan bir garip oluşum.
ne diyim arkadaşlar takılın.
(bkz: ahiretlik olduk seninle) *
ne diyim arkadaşlar takılın.
(bkz: ahiretlik olduk seninle) *
devamını gör...
yazarlardan iç dökmeceler
böyle bir anım bir anımı tutmaz oldu. bazı günler uyanıyorum çok mutlu ve umutlu oluyorum sonra içimden nedenini bilmediğim bir keder akıyor, ya sanki beş dakika önce mutlu olan insan ben değilmişim gibi bir anda boşluğa düşüyorum bazen gelecek kaygısı geliyor aklıma bir anda yüzümdeki gülümseme kayboluyor. bazen de bu hassaslığımı kaldıramıyorum gerçekten hassas olmak pek de iyi bir şey değil bunu çok iyi anladım. birileri yanımdayken gülüyorum eğleniyorum ama işte ne oluyorsa yalnız kalınca oluyor. çok saçma sapan kuruntular yapıyorum mesela ama anlamı yok, bunlardan hemen kurtuluyorum yoksa insanın içini yiyorlar. bu zamanlarda gidip aynada kendi kendime konuşuyorum arada inanın çok iyi geliyor. içimi dökmek için genelde kağıda yazı da yazarım o anki ruh halimle kime ne yazmak istiyorsam alırım kalemi kağıdı kimi zaman gözlerimde yaşlarla doldururum sayfaları. bu sefer de buraya yazdım inanın yazmanın çok büyük bir gücü var şimdiden daha iyi hissediyorum bile.
devamını gör...
pic
son 48 saatin en beğenilen tanımlarını sıraladığımız alana verilen ad.
(bkz: portakallı içerik cenneti)
(bkz: portakallı içerik cenneti)
devamını gör...
annelerin her şeyi hissetmesi
ölseler bile mi? anneler ölmemeli bence.
devamını gör...
metropoll araştırma şirketinin aralık 2020 seçim anketi
--- alıntı ---
metropoll'ün 2020 yılının aralık ayına ilişkin "türkiye'nin nabzı" başlıklı araştırması tamamlandı. olası cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhurbaşkanı erdoğan ile ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş'ın yarışması halinde erdoğan yüzde 40.7 oy alırken, yavaş'ın oyu ise yüzde 43.9.
--- alıntı ---
buradan
metropoll'ün 2020 yılının aralık ayına ilişkin "türkiye'nin nabzı" başlıklı araştırması tamamlandı. olası cumhurbaşkanlığı seçiminde cumhurbaşkanı erdoğan ile ankara büyükşehir belediye başkanı mansur yavaş'ın yarışması halinde erdoğan yüzde 40.7 oy alırken, yavaş'ın oyu ise yüzde 43.9.
--- alıntı ---

buradan
devamını gör...
pazar sabahı kahvaltısı
pazar kahvaltısı denilince ilk akla gelen tabi ki kalabalık bir masadır. her manada tabi masanın üstü ve yanları kalabalık olacak. lakin uzun yıllardır nadir zamanlar dışında benim için bu durum söz konusu değil. ama yine de enerji emdiğini, mutluluk süpürdüğünü düşünmüyorum. insan kendiyle yaptığı bir kahvaltıdan neden böyle bahsetsin ki? hele de kendini seviyorsa. yani işin aslı kalabalık ya da yalnız olmakla bir problemim yok beden ve ruh sağlığımda sorun yoksa ben her türlü kendimle zaman geçirmekten keyif alırım. bu sabah kendime güzel bir sofra donattım, çay demledim terasımda manzaraya karşı harika bir kahvaltı yaptım.
kahvaltım serpmeydi ama siz yinede serperken dikkat edin. *
kahvaltım serpmeydi ama siz yinede serperken dikkat edin. *
devamını gör...
20 yaş
bu yaşa yeni girenler ikiye ayrılır: büyüdüğünü hissedenler ve bununla öz güven kazananlar, kendini çocuk hissedenler ve tecrübe kazanamadan hayatın ellerinden kayıp gideceğini düşünenler. genelde ortası olmaz. insanın içinde bulunduğu en garip yaştır, yirmili yaşlara geçmişsinizdir, biri sorarsa büyümüş olduğunuzu gösterircesine ''yirmi yaşındayım'' demek istersiniz ama daha dünkü çocuksunuzdur. üç sene önce bu yaşlar size çok büyük geliyormuştur ama artık siz de yirmi yaşındasınızdır. tuhaftır.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin'in nick renginin sürekli değişmesi
özel yeteneklere sahip olmasıdır. ruh haline göre sürekli değiştiren mega yazardır.
devamını gör...
manga'nın eurovision'da birinci olamaması
eurovision'a tekrardan katilmayacagimiz aciklandiktan sonra 11 yildir hala devam eden kanayan yaramiz tekrardan kanadi. sadece turk insanini degil, dunyayi da sarsan bir konudur manganin birinci olmasina izin verilmemesi. neredeyse her ay we could be the same acar, videoyu izler, altindaki turk yabanci yorumlari okurum. buyuk haksizlik. unutursak kalbimiz kurusun.
devamını gör...