sabah sabah yine bizden kaçılıyor bismillah.
yine naaptık yav size, çay içiyorum ben masum masum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1950'li yılların başında kurulmuş kadın çorabı ve iç çamaşırı markası.

süper incesi müthiş olur. lisedeyken çok çabuk kaçıyor diye sinir olurdum. meğer sorun çorapta değilmiş ben hareketliymişim. e şimdi de giyiyoruz. oturup kalkmayı bilince çorap kaçmıyor.
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle, evin küçük oğluymuşsunuz ve her sabah abiniz/ablanız tarafından, türlü mel'unluklarla dürtüle dürtüle uykunuzdan uyandırılıp zorla ekmek almaya yollanmışsınız da; sinirle evden çıkıp ayağınıza hırsla geçirdiğiniz annenizin terliklerine takılıp, merdivenin son basamağında tökezleyip düşmüş, ve bakkala kadar uzanan ömrünüzün o en uzun yolunu, içinize doğru sızan gözyaşları ve sızlayan dizinizin acısı ile yürümüşsünüz gibi bir günaydın değil elbet...

fırın dönüşü sıcak ekmeğin kulağını koparıp, o ekmeği kemire kemire, sallana sallana eve doğru yürümüşsünüz gibi bir günaydın...

sevgilisiyle mesajlaşan abilerinizi ablalarınızı 'babama söylerim' tehdidi ile ( söylemeyeceğinizi o da biliyordur elbet) yüklü bir bahşiş vermeye zorlayarak sabahki yuvarlanışın intikamını almışsınız gibi bir günaydın...

fırsatçı bir günaydın...
kindar bir günaydın...
küçük zaferlerle dolu bir günaydın...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
fotoğrafı çeken: erdal yazıcı/1989 istanbul
devamını gör...

anlamsız dava. türkiye dünyada hiç olmadığı kadar yalnızken, bir muhalefet partisinin kapatılacağını zannetmem. milliyetçi tabanın gazını almak için hdp’ye ihtiyaçları var daha.
devamını gör...

isrâiliyat kaynaklarından hareketle hakkında bilgi edinilen şît (ar. şîs_, ibr. şet) hz. âdem’in hâbil’in ölümünden sonra doğan oğludur. ibrânîce şet isminin “belirlemek, yerleştirmek; bahşetmek” mânasındaki fiille ilişkili olduğu ifade edilmiştir (tubach, s. 187). ahd-i atîk’in tekvîn kitabına göre (4/25; 5/3) hâbil’in yerine âdem’e bahşedilen şît, âdem 130 yaşındayken babasına benzeyen bir çocuk olarak doğmuştur. şît 105 yaşındayken oğlu enoş dünyaya gelmiş, başka birçok oğlu ve kızı olmuştur. 912 yaşında vefat etmiştir (tekvîn, 5/6-8).

islâm literatüründe ise ibn abbas’tan gelen bir rivayete göre şît’e hibetullah adı verilmiş, cebrâil onun hâbil karşılığında tanrı’nın bir bağışı sayıldığını belirtmiştir. taberî ayrıca şît isminin süryânîce olduğunu ve “tanrı’nın bağışı” anlamına geldiğini kaydeder (târî, i, 152). islâmî kaynaklarda şît’in peygamber olduğu, babası âdem’e indirilen suhufu topladığı, allah’ın ona da sayfalar indirdiği rivayet edilir (ibn kuteybe, s. 22). taberî, âdem öldükten sonra allah’ın şît’e elli yaprak inzâl ettiğini yazar (târî, i, 153). kendisine indirilen suhufta hikmet, kimya, simya, riyâzî ilimler ve bazı sanatlardan bahsedildiği nakledilir. âdem’in çocukları arasında en güzeli, en faziletlisi, en sevileni ve kendisine en çok benzeyenidir (ibn kuteybe, s. 20). bu benzerliğin bir istisnası sakaldır. islâmî kaynaklarda âdem’in sakalsız olduğu ve erkekler için sakal geleneğinin âdem’in çocuklarıyla başladığı kaydedilir. babası âdem ona birçok şeyi öğretmiş, gelecekteki tûfan hakkında bilgi vermiş ve onu kendisine vâris kılmıştır. şît döneminde insanlığın yeryüzüne dağıldığı ve şît’in 1000 şehir kurduğu rivayet edilir. şît, mekke ve kâbe ile de ilişkilendirilir. onun mekke’de yaşadığı, kâbe’yi çamur ve taş kullanarak inşa ettiği, 912 yaşında vefat ettiğinde kâbe yakınındaki ebûkubeys’te defnedildiği anlatılır (taberî, i, 162).

şît’in hazura ile evlendiğine ve ondan yaniş adlı bir oğlu ile na‘mete adlı bir kızının doğduğu nakledilir (a.g.e., i, 163). şît’in soyu bu oğlu vasıtasıyla devam etmiştir. hz. âdem’in çocukları arasında hâbil’in zürriyeti olmadığı, kabil’in zürriyeti de nûh tûfanında ortadan kalktığı için insanlığın âdem’den sonraki ikinci atasının şît kabul edildiği bildirilir. müslüman âlimler hz. peygamber’in soy kütüğü içerisinde şît’e de yer verirler (ibn ishak, s. 2).
devamını gör...

allah arapça
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
devamını gör...

(bkz: molekül) ve (bkz: partikül)
dolayısıyla önce (bkz: teleportasyon) sorunsalını halletmek lazım.. ki o da yine sanal olmuyor.
yani kısaca (bkz: vuslat mahşere)
devamını gör...

eflatuna da aaa o renk değil midir diyen kızdır.
devamını gör...

bizim zamanımızda moderatör yoktu yeğenim.
devamını gör...

(bkz: iskender pala)’nın ocak 2019’da yayımlanan romanı.
bir fatih romanı..

fetih sonrası…
yani konstantiniyye’nin istanbul’a dönüştüğü yıllar…

işte o yıllarda ailesi öldürülen bir çocuk var…
büyük kartal’dan, yani fatih’ten ve tanrıdan alacağı intikamın alevi ile yanıp tutuşan inançsız bir çocuk…
ornio…

ve ornio’nun bu intikam yolunda can veren habersiz bir kurban.
molla lütfi…

iskender pala, bu kitabı ile yine muhteşem bir kurguyu kaleme alıyor.
kitabın tamamına ise ornio’nun yaptığı tüm kötülükleri yavuz sultan selim’e itirafı gözünden tanıklık ediyoruz…

bir solukta bitirdim…
bir solukta.

tarihi bir kurgu, evet, lakin günümüze çok fazla mesaj yollayan bir kitaptır itiraf.

yıllar boyu sırlı bir yükü taşımak oldukça zordur. hele bu yük sizin bile isteye yaşadığınız, yaşattığınız şeylerden ötürü omzunuza yüklenmişse eğer... gizlemeye çalıştığınız şey uğruna yaptığınız her şey, gizlenecek daha büyük şeyler doğurmaya başlıyor zamanla… bu zamanla öyle büyüyor, öyle büyüyor ki içinizde, ondan başka hiçbir şey olmayıncaya, içinizin her yanını sizden zerre kalmayıncaya kadar kaplıyor…

sonra bir sultan çıkıyor, yavuz sultan selim…
çıkıyor ve soruyor:

-karga, evladım, ne zamana kadar?

işte o zaman, o soruyla birlikte o yük bir itiraf olup akıyor dudaklarının arasından…

şiddetle tavsiyemdir. iskender pala ile tanışmamışsanız ve biraz da tarihe meraklıysanız, tanışmak için çok güzel bir tercih olacaktır.
devamını gör...

bir keresinde demiştim kendisine; bütün manyak tiplerin doluştuğu bir yerdir sözlük diye. bu manyak gruba pandemiyle birlikte masum vatandaş da katıldı, manyaklara gün doğdu diye.

işin çok zor. bol sabır. sendeki sabır bende yok. katliam yapar çıkardım bir gecede. cidden bol sabır, kolay gelsin tatlım.

aa tatlım yazdım, taciz ettim ayıp ettim sısısıs ya havle.
devamını gör...

istediği gibi istediğini yazma hakkı var bir yazarın. sözlük formatına aykırı olmadığı, küfretmediği sürece, hepimiz gibi kendi düşüncelerini, tercihlerini yazabilir. nasıl biz kadınlarla ilgili konularda yazıyorsak veya erkekler buna benzer birçok konuda kendi adlarına başlık açıyorsa evet eçcinsellerde bu yönde yazabilirler. “bu tarzda başlık görmek zorunda mıyız? yönetim nerede?” gibi tanımları anlayamadım ben. yönetim ne yapsın bu başlığa. yönetime ne. sözlükte görmediniz hadi, yönetim sildi veya kaldırdı eh ona da tamam da, arkadaşlar; biz hepimiz birlikte yaşıyoruz bu dünyada. iş hayatımızda, sosyal çevremizde belki ailelerimizin içinde.
beni zerre eğrelti etmeyen, rahatsızlık duymadığım bir konudur. erişkin iki insanın özgür iradesi ile seçtiği bir tercihede kimseye laf söylemek düşmez. illa söyleyecekseniz tecavüzcülere, çoluk çucuğa göz diken sapıklara söyleyin.
kınayan herkesin de tanım yazmazı gayet ironi olmuş o da ayrı bir mevzu.
devamını gör...

karşınıza çıkabilecek en cahil adamı düşünün.
şimdi o cahil adamdan kırk kat daha cahil birini düşünün. işte bu ve bunun gibi tiplerin oluşturduğu örgüt.

bu örgüte üye olmak kolay değil.
bir takım özellikleriniz olmalı.
bir kaç tanesini yazıyorum ki üye olmak isteyen mü’min kardeşler için kolaylık olsun. hem sevaptır.
1. teslimiyetçi olacaksın.
2. mantık denen şeye ihtiyaç olmadığından evde bırak.
3. sıkışınca “gerçek islam bu değil.” demesini öğren.
4. joker olarak kullanmak üzere “inanmasan da saygı duy.” demeyi unutma.
5. birisi bilim, fen, teknoloji hakkında konuştu ve sen anlamadan bön bön mü baktın?
korkma ve yapıştır lafını: “zaten kuran’da yazıyormuş.” de. şimdi o çıksın işin içinden.

not: ya hu el insaf.
ulan herkese kafir deyip bir de hassas ve alıngan olmuyorlar mı işte bu adamı deli ediyor.
yazdığımın arkasındayım.
asla silmem.
mahkeme orada.
devamını gör...

osmanlı devleti'nde yapay kanat takıp uçuş denemesi yapan ilk insandır. galata kulesi'den üsküdar'a kadar uçmuştur.
devamını gör...

“bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
uykudan uyandırsam seni:
ki, daha sisler kalkmamıştır haliç'ten.
vapur düdükleri ötmededir.
etraf alacakaranlık,
köprü açıktır henüz.
bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...

yolculuğum uzun sürmüş oldukça
gece demir köprülerden geçmiştir tren.
dağ başında beş on haneli köyler,
telgraf direkleri yollar boyunca
koşuşup durmuş bizle beraber.

şarkılar söylemişim pencereden,
uyanıp uyanıp yine dalmışım.
biletim üçüncü mevki,
fakirlik hali.

lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
sana sapanca'dan bir sepet elma almışım..

ver elini haydarpaşa demişiz,
vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,
hava hafiften soğuk,
deniz katran ve balık kokulu
köprüden kayıkla geçmişim karşıya,
bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu...

bir gün sabah sabah kapıyı vursam,
-kim o ? dersin uykulu sesinle içerden.
saçların dağınıktır, mahmursundur.
kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim,
bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,
uykudan uyandırsam seni,
ki, daha sisler kalkmamıştır haliç'ten.
fabrika düdükleri ötmededir.“

turgut uyar şiiri.
devamını gör...

marshmallow.
devamını gör...

bu z kuşağı ni övdük , gelip halıya pisledi ler;yapmayın böyle hareketler, siz bizim yaşadıklarımızı rüyanızda görseniz , bilim kurgu zan edersiniz, bizim geçtiğimiz yollardan asla geçemeyecek siniz , biz hayatı yaşayarak öğrendik, siz google amcaniza sorarak öğreniyorsunuz.
susun ve bizlerden bir şeyler öğrenin.
devamını gör...

hayal için umut lazım ilk önce.
devamını gör...

kendi gözünden diğer insanların hayatlarına bakıp neyin doğru neyin yanlış olduğunu kesin olarak söyleme, bir kıstas belirleme ve bununla övünme ihtiyacı...

benim eğlence anlayışım tam da budur. benim eğlence anlayışım bu olduğu için de bu doğrudur. sizin eğlence anlayışınız kılaplarda dans etmek ise sizin için odur doğrusu. başlığı görünce canım çekti yalnız. bugün çatıda bi mangal yapayım cızır cızır ohh!
devamını gör...

charlie chaplin'in
isminin bir gezegene verildiğini ve bunun "3623 chaplin" olduğunu,
mezar soyguncuları tarafından bedeninin mezarından çıkarılıp karşılığında fidye istendiğini,
"charlie chaplin'e benzeyenler yarışmasında" üçüncü olduğunu
biliyor muydunuz?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim