vücutta 300den fazla reaksiyonda rol oynayan magnezyumun eksikliğidir ve baya sık görülür. magnezyum; protein sentezi, hücresel enerji üretimi,üreme, dna ve rna sentezi,sinir iletimi, kalp uyarılabilirliği, nöromüsküler(sinir-kas) ileti, kas kasılması, vazomotor tonu(damarların kasılıp gevşemesi), kan basıncı ve glikoz ve insülin metabolizması gibi çok fazla şeyde rol oynar.
devamını gör...

dudağımda son bir türkü gülpembe
hâlâ hep seni söyler, seni çağırır gülpembe...
devamını gör...

"nasıl bir plan hiç başarısız olmaz biliyor musun ki-woo? plansız olmak. plan yapmamak. neden biliyor musun peki? bir plan yaparsan, hayat o planı hep bozar. plan olmadığı sürece hiçbir şey ters gitmez."
(bkz: parazit)
devamını gör...

bir gün herkes gibi olmadığımı anlayacaksın.
işte o gün sen herkes gibi olacaksın...
-can yücel
devamını gör...

2021-2022 dönemi yıllık eğitim ücretinin ₺130,800 olduğu kolejdir. yatılı kalmak isteyen öğrenciler için ise 5 gün yatılı yurt ücreti ₺48,400 iken 7 gün yatılı yurt ücreti ₺70,800 olarak açıklanmıştır. ayrıcalıklı bir eğitim sonrasında neredeyse garanti edilen üniversite ve iş hayatındaki kademelerin bedelidir. kim ne derse desin dersaneler; robert koleji ile bağcılar lisesi arasındaki uçurumu kapatabilecek, ülkenin gariban çocuklarının da doğdukları bu topraklarda kendileri için çizilen makus kadere meydan okuyabilecekleri önemli bir imkan sağlıyordu. gelin görün ki birileri ne yapıp ne edip dershanelerin bir şekilde kapanmasını sağladı. öte yandan demokratik bir ülkede dersane olmalı mı kesinlikle hayır. bu durumun tek müsebbibi ise kendi tabanını yaratmak için iktidara geldiğinde öncelikli icraat olarak eğitim sistemini baştan aşağı değiştiren siyasi partilerdir. yani, milletin oyuyla iktidara geldiği halde millete rağmen kafasına göre milletin aleyhine karar alan, babadan oğula geçen siyaset müessesesinin daimi mirasçıları olan siyasilerdir.
devamını gör...

birçok yazarın, sözlüğü kendi istediği hale sokmak istemesi sonucunda, modların birçok yazarı memnun edememesi durumu.

sayın birçok yazar, sana göre doğru olan başkasına göre doğru olmayabilir. neden senin istediğin olsun ki? o zaman benim istediğim olsun.
(bkz: modlar göreve) benim istediklerimi yapacaksınız.
öyle büyük bir şey de istemiyorum ha.
isteğim: ana rek turuncu yerine mor olsun.
hadi bi el atın.
devamını gör...

parmak. özellikle intörn doktorların analdan rektal tuşe denemeleri hastaları korkutuyor. parmakları zarif olan arkadaşlar hastayı kazanırken , iri elleri olan arkadaşlar hastaya zulüm oluyor.
(bkz: rektal tuşe)
(bkz: vajinal tuşe)
edit : parmak organ değil uzuvdur diyen olabilir. el bir duyu organıdır der noktayı koyarım. hah.
devamını gör...

kendimden yola çıkarak rahatça söyleyebilirim. çok zor karar verir, her durumu düşünür, tüm olasılıkları hesaplar, sanatın her türüne ilgisi vardır, yeni deneyimleri sever, romantiktir, sevdiklerini kendinden önce tutar, her duruma ayak uydurabilir. hem kadını hem erkeği sevecen, duygusal ve efendi kişiliklidir. sanırım tek kötü yön aşırı kararsızlık.

son anda aklıma gelen edit: düzen ve temizlik takıntıları vardır.
devamını gör...

sorgulamak. nedeni bilinmez, büyüdükçe sorgulama arzusu azalıyor insanların.
devamını gör...

sabır ve öfke kontrolü. gerçi akdeniz ülkelerinin çoğunda bulunan sıkıntıdır bu. yine de her olumsuzluk bir şekilde buraya bağlanıyor.
devamını gör...

toparlayalım, şu ana kadar anladığımız; meriçler, karıncanın belini incitmeden, arkadaş ayağına içten içe yürüyen, ama dışarıdan belli olmayan, açılmaya, adım atmaya cesareti olamayacak kadar özgüvensiz tipler. bu yaptığının kendisi dahil, dünyada kimseye faydası olmamakla birlikte, ellerine zararı vardır. huh, migren krizinde bu kadar anlayabildim.
devamını gör...

o akaryakıt zammının marketten aldığı peynire dahi ulaşım masrafı olarak yansıdığından bihaber insan beyanı.
devamını gör...

galiba seni hep seveceğim. her ne kadar inkar etsem de. kendime bile itiraf edemiyor olsam da. yüzün hep burnumda tütmeye devam edecek, ömür boyu. ben sadece kendimi kandıracağım: hayatıma bir başkasını aldığımda, bir başkasının gözlerinin içine baktığımda "işte artık bir başkasını seviyorum" diyeceğim. ama aynı zamanda da hep "acaba?" diyeceğim, "acaba onunla olsaydı nasıl olurdu?"

biliyorum kariyerimde hedeflediğim o noktaya da geleceğim. kolay olmayacak ama tırmanacağım birer birer. ilk başarımı yaşadığımda, ilk paramı kazandığımda, ilk kez sevinçten ağladığımda, okuldan mezun olmanın gururunu yaşadığımda sen yanımda olmayacaksın.

bunların hepsinde senin hayatında ben vardım. bunların hiçbirinde benim hayatımda sen olmayacaksın. sen beni bu duyguları başkalarıyla yaşamaya mecbur bıraktın.
darma dağın edip toparlanmaya mecbur bıraktın.

neler verirdim seni hiç yaşamamış, hiç tanımamış olmak için. uykularından ağlayarak uyanmamak, rüyalarımda seni görmemek için.

keşke sana karşı olan bütün saygımı zedelemeseydin. eger öyle olsaydı, haklı olduğum halde yıllar sonra bile acı çekiyor olmazdım.

ben üzülüyorum hala bu dünyada paylaşamadığımız her şey için. el ele oturamadığımız her bank, birlikte dinleyemediğimiz her müzik, berber yşyemediğimiz her yemek ve paylaşamadığımız tüm güzellikler için. seninle yaşayamayacaksam tüm bunlar niye var?

keşke diyorum hep. keşke...en büyük keşkem olarak kalacaksın hep içimde. keşke seni hiç tanımasaydım

keşke anlatabilseydim sana, gücünü başkalarının zayıflıklarından alan insanların güçlü değil ancak ve ancak zalim olabileceğini.


biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yalnız seni, yalnız senin gözlerini

sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım
ben artık adam olmam bu derde düşeli

şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...

alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki

çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

peki sizinle neden sevişelim?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

işleve takılma, nesneleri üretildikleri amaç ile sınırlayarak, bir nesneyi sadece bir görev için belirleme ve kullanma olarak tanımlanan psikolojik yanılsamadır. örneğin, bir vidayı sökmek için bıçak kullanmayı reddedip illa ki tornavida aramak işleve takılmadır. ya da ders çalışırken, saçı toplamak için kalem kullanmak gibi bir çözüm düşünmek, toka aramak yerine kalemi kullanmak işleve takılmamadır. benzer şekilde çay tabağını kül tablası olarak kullanmak da işleve takılmamadır.

işleve takılma yaratıcılığı olumsuz etkileyen bir durumdur. örneğin bir sobayı, çamaşır kurutmak, kestane pişirmek, ekmek kızartmak gibi bir sürü nostaljik ve etkili durum için kullanmak, sobayı sadece bir ısıtıcı olarak görmeyip işleve takılmama sonucudur.

işleve takılmanın bir sebebi mükemmeliyetçiliktir. çünkü, esas ihtiyaç duyulan alet yerine durumu kurtaran bir alet kullanmak esas alet kadar etkili bir sonuç vermeyecektir, bu da kişileri işleve takılmaya itmektedir. örneğin, hiç bir kalem bir toka kadar iyi saç toplayamayacak veya bir bıçak tornavida kadar etkili bir şekilde vida sökemeyecektir.

naçizane görüşüm, türk milletinin (özellikle öğrenci evlerinde) işleve takılmama konusunda çok başarılı olduğu yönündedir. yoksa kettlelar makarna tenceresi, ütüler saç düzleştirici olur muydu hiç?
devamını gör...

dikkat edin!
bir millet her nesilde yeniden doğar.
yani bir nesili yaşatan kendi gelenekleridir.
örf ve adetleridir.
kendi kültüründen gelmiş süzme süzme kültürüdür.
kültür; hakkari’de bale gösterisi yapmak değildir.
kültür arada bir konsere gidip çekim yapmak, hava atmak değildir.
çağdaşlık moda’nın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir.
bizde böyle sahte aydın, sahte çağdaş sınıfı yetiştirilmiştir ve bunlar kendi kültüründen kopuk, kendi milletinden kopuk, kendi halkından tiksinen, kendi kültürüne yabancı, ama arada halkçılık edebiyatı yapan tipler yetişmiştir. türkiyenin başına da böyleleri bela edilmiştir.

prof. dr. oktay sinanoğlu
devamını gör...

maalesef ki hala çaylak olduğum için buraya bir tanım bırakamayacağım..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zor bulunan bir ettir. kuzunun sırt kısmında bulunan bonfilesidir.
küşlemeyi kalın jülyen şeklinde doğrarız ardında bir kap içine koyarız. kabın içine süt, tuz ve kabuğu soyulmamış sarımsakları ezerek atarız.
1 gün beklettikten sonra harlı bir ateşte en fazla 1 - 1.5 dk çevirerek pişiririz. ben az pişmiş tercih ederim doğal olarak ama zevke göre pişirilebilir. servis ederken de tane kekik ile tabaklanır. yanında da taneli hardal varsa güzel bir lezzet sizi bekliyor demektir.
afiyet olsun...
devamını gör...

insanlarda kahkayı, çocuklarda gamsız gülen bakışları, gençlerde umudu çoğaltmak lazım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim