şahsen arap düşmanı değilim, hiç bir ırka karşı nefret duygum yok. ancak karşıma geçip arap seviciliği yapanlara da elbette cevap vermek gerek.

atatürk filistin cephesinde savaşırken karşısındaki düşmanın bayrağı acaba neydi? bildiniz filistin bayrağı. hani şu israil protestolarında bizim arapseverlerin taşıdığı bayrak.
devamını gör...

"etliye sütlüye karışmayan, kendi halinde, sessiz sakin." bu tam anlamıyla benim dünyadaki varlığım olabilir.
devamını gör...

cesur ve ne istediğini bilen, tuttuğunu koparan kızdır. helal olsun, varsa böyle kız beni de bulsun.
devamını gör...

benden önce kaç sevgilin oldu? en uzun ilişkin ne kadardı?

bunlara cevap vermesen ayrı bir dert,cevap versen ayrı ayrı dert,yalan söylesen ilişkinin ilerleyen evrelerinde pot kırma ihtimalin var.

kaç sevgilin oldu sorusuna sadece ciddi birkaç ilişkim oldu deyip ucu çok açık olmayan şekilde cevap verilebilir. en uzun ilişki içinde 1 seneyse 6 ay, 2 yıl ise 1 yıl, daha fazla ise hatırlamıyorum şeklinde kestirip atılabilir. ilişkinin hakimi gibi.

1 kere sorulur bu sorular zaten. karşı tarafı verilen cevaplarla tatmin edersen güzel. tatmin etmez ise deştikçe deşer.

ama en güzeli "senden öncesi seni ilgilendirmez"dir. kalkarsın masadan, alırsın tesbihi eline, arkada kurtlar vadisi cendere çalar. manita arkandan bakar adını feriha koydum dizisindeki koray'ın bok borusuna baktığı gibi.
devamını gör...

küfür yok diyorsunuz da burada ''tayt giyen kadının amacı'' başlığı var. kardeşim bu başlık küfürden de itici. bu tür başlıklar ve cinsiyetçi içerikler olduğu sürece ekşi'den farkı olmayacaktır. üzgünüm. özellikle kadınlar üzerinden açılacak, aşağılayıcı başlıkların kesinlikle engellenmesini rica ediyorum.
devamını gör...

atatürk'ün vefatından sonra, tan gazetesinin manşet attığı gibi " babamızı kaybettik"
saygı, sevgi ve sonsuz minnet ile anıyoruz.
devamını gör...

bir bar taburesi üstünde babamın öldüğü yaştayım.
siz hesaplayın.
devamını gör...

çünkü aşk; yaralıyken asla bulamayacağınız garip bir kan grubudur.

küçük iskender
devamını gör...

sen seversin diye düşündüm
devamını gör...

günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları derler ya yeşilçam filmlerinde, ben de ömrü kovalıyorum sanki. sanki normalden daha çabuk bitsin diye elimden geleni yapıyorum gibi geliyor. kader bu kadar mı sevmez bir insanı, bu kadar mı acımasız davranır ?
keşke cevaplarını bulabileceğim sorularım olsaydı ama maalesef vaziyet bunu gösteriyor.

ben insanlarla yakın olmaya çalıştıkça sanki bir güç yalnızlığımı olanca gücüyle besliyor, büyütüyor. ben bunları hak edecek ne yaptım diye sorduğumda ise cevap verecek bir nefes bile yok etrafımda.

çok şey istiyorum demek ki. bir el olsa da saçımı okşasa, bir çift göz gözlerime baksa, bir omuz, bir diz olsa. ama sadece boş hayaller ile hiç bir şey düzelmiyor maalesef. ne kadar hayal, ne kadar rüya, o kadar acı olarak geri dönüyor bana.
bu dünyada gülmeyi sadece ağzımla yapabildiğim bir durumdayım. ne mutlu gönülleri gülenlere...
devamını gör...

daha çabuk gideceğe yere varması ve geri dönmesi adına yolcuların arkasından yapılan uğurlama durumu. özellikle ben küçükken bayramlarda anneannemlerin yanıma gittiğimizde biricik anneannemin gözyaşlarıyla ve etraftaki komşularımızın uğurlamalarıyla çok yaparlardı bunu arkamızdan, o zaman anlamazdım pek ama daha sonradan sebebinin en kısa sürede geri dönmek olduğunu anlamıştım. tatlı bi şey ya bence*.
devamını gör...
(tematik)

okul öncesi, ilk ve orta dereceli okulların çevresinde bulunan ve öğrenci ve yayaların güvenle yolun karşısına geçmesi için ayrılan alandır.
devamını gör...

bilal zart zurt adlı yazarın yakın zaman önce tanım girdiği başlıktır.
kafa sözlüğe veda etmiş. az önce baktım bu başlığı okuyordu. vay ilgi meraklım benim.
hani veda ediyordun yahu. okuyorsan bunu artıla lütfen.

not: veda etmeyecekseniz şov yapmayın lütfen. hatta veda edecekseniz de şov yapmayın.
devamını gör...

katılmıyorum ve ben yeşillenmiş dostlara destek oluyorum. yazmış, vakit harcamış, düşünmüş, emek vermiş. ister yeşillendirir ister morartır.*
devamını gör...

dünyanın en saçma müracaat sistemidir.

10 tane tanımımız yok ki kardeşim. ben bu işlemi nasıl yapacağım ? ayıptır ayıp ! kaç tane tanım girmişim çoğunu unuttum bile ben bu işi nasıl yapacağım.
rezil saçma bir sistem olmuş.
devamını gör...

pandemi sacmaliginin basima bela ettigi, olmadik anlarda beni ele geciren hastaliga hadsizce kucuk notlar birakacagim.

oncelikle daralan nefes ya da agizda atan kalp olmeye isaret degil; sadece nabzin yukseldigini gosterir, kendimizi buna ikna etmemiz gerek. sonralikla, zor alinan nefesin sistematik sekle sokulmasi gerek. uzun ve derin nefes alip ayni sakinlikle geri vermek kalp atisini da ritme sokacaktir.

birazzzcik sakinlestikten sonra soguk su ile el bileklerini, kulak arkalarini, ense ve alin bolgesini tabir-i caizse buz kalibi haline getirmek. iste benim gizli silahim bu. sogugu yiyen bunyem zipkin gibi oluveriyor, iki dk once ortaligi yikan o degilmis gibi*.

mumkunse yalniz kalmamak en kestirmeden siyrilma yontemi. yan yana olmasa da telefondan veyahut mesajla destek gormek, yalniz olmadigini bilmek guc veriyor.

bol su tuketmek de vucuttaki sivi akisini hizlandiracagindan oldukca faydali, insan tuvaletteyken cisine odaklaninca cabucak sakinlesebiliyor**.

ve en onemlisi, ge ce cek. her sekilde geciyor cunku, gececek hatta haline guldurerek gececek. inan bana.

ukdeydim, doldum.
devamını gör...

bir ömür sessiz, sakin yaşayan ve kendine yapılan bir yığın haksızlığa ve hatta saygısızlıklara, görmezden gelinmesine bile asla ses çıkarmadan, sırf ailesinin huzuru için kendini silik bir karakter yapıp yaşamını sürdüren walter white’ın hikayesi.
başta mecburiyetlerle girdiği bir yolun içinde zamanla önce değerlerini, sonra ise tamamen kendini kaybeden bir adam ve yanında yeni yetme heyecanlı ve dengesiz öğrencisinin yaşadıkları.

walter başta karısı ve çocuğu ile olan yaşamında kendini kaybetti ve kenara çekilde. sonrasında kendi yaptığı ve adeta kralı olduğu işte kendini tekrar keşfetmişken ve tam da kendini bulmuş ve ne istediğini, yaşama nasıl tutunmak istediğini farketmişken, aç gözlülüğü ile yeniden ve daha derinden bir kayboluşun içine girer. demek ki kendini bulmak mesele değil hayatta! duracağın yeri ve yanına alacağın kişiyi bilmekte mesele.

bizi tüketen insanlardan ve güzel görünse dahi, tüketen işlerden zamanında uzaklaşmanın önemini anlatıyor aslında. zira zamanında uzaklaşmazsak, çıkması zor olan derinliklere batma ihtimali nüksediyor.

eleştireni çok olsa da, son iki sezonu “acaba bu bataklığın içinden çıkabilecek mi?” diyerek, adeta sır kapısı izliyormuşcasına bitirdim. * ne boş, ne de overrated bir dizidir. hayatın içinde iyi niyetle çıkılan yollarda, insanın kendini nasıl kaybedebildiğini anlatan ve ciddi dersler veren bir dizidir.
devamını gör...

bir realite.
eskiden neydi öyle ya hu, bir yağardı, ben diyeyim 60cm, sen de 1,5metre kar yağardı.
ama şimdi öyle mi? ya yağmıyor ya da minnacık, yerde tutmayacak şekilde bırt diye yağıyor.

iklimler değişiyor, hayat akıp gidiyor...

kar !!!
yağman lazım dostum, kardan adam yapacağız daha.
devamını gör...

gördüğüm kadarıyla sadece benim babama ait olmayan terörize hareket.
işin ilginç tarafı meyve-atlet kombin halde. biri varsa mutlaka diğeri de eşlik ediyor. koskoca meyve tabağııyla salona girilir. meyveler sırasıyla soyulur, doğranır, tabaklara dağıtılır. akabinde çocuklara meyve, vitamin, gelişme üzerinden nasihatler verilerek baskı başlar.
atlet versiyonu tam bir komedi. atleti giymek yetmez, eşofman içine sokulacak. belin açıkta kalmamalı çünkü.
böyle babaları üzmemek lazım. bunlardan yoksun o kadar çok çocuk var ki.
edit: yoğun talep üzerine " babaların çocukları üzerinde meyve, atlet ve çorap triatlonu başlığı çok yakında, kafa sözlükte.
devamını gör...

stefan zweig - satranç
victor hugo - bir idam mahkumunun son günü
ikisi de oldukça sürükleyici ve çok kısa yatırım tavsiyedir okuyun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim