3310-- böyle ölmem nadir füze at
devamını gör...

mustafa kemal atatürk’ün son 1 yılda hastalık yüzünden nasıl mum gibi eridiğini görünce. 20 farklı doktorun neredeyse 20 farklı teşhis koyduğunu duyunca. atam“ bunlar bilerek beni daha da hasta ediyorlar “ diyince. ona cıvalı ilaçlar ( ki cıva zehirlidir ) verdiklerini bir gün başka , bir gün başka şey söylediklerini öğrenip içimden “ lan acaba ?! “ diye geçirince....
devamını gör...

yoldaş ve iko başlığı görünce tırnaklarını kemirerek ve soğuk terler içinde hemen tıkladılar.

girdiyi okuduktan sonra "aman allah'im şimdi ne yapacağız" diye homurdanarak, orta doğu ve balkanların en iyi yazılımcısı iko "hay aksi!" dedi, "hay aksi, bir bu eksikti!"...

yoldaş tüm moderasyonu acil toplantiya çağıran o kırmızı butona var gücüyle yüklendi, tekrar tekrar bastı. tüm moderasyonun evlerinde özel döşenmiş kırmızı ampuller yüksek sesler çıkararak dönmeye başladılar. kimisi uyuyor, kimisi asna fisne peşinde, kimisi bayram nedeniyle akraba ziyaretindeydi. acil durumlar için daha önce organize edilen jetler havalandı, moderasyon ekibini yer altındaki gizli ve antik bir tapınakta topladılar.

toplantı yoldaşın boğa boynuzundan damıtılmış özel sinek kanını icmesiyle başladı. iko gergedan hayalarını boynuna dolamış şekilde hazır bekliyordu...

"bakın" dedi yoldaş. "isyan başlamak üzere"...

-- to be continued --

edit: devamını bekleyenler -> #1147389

buna da isyan etmeyin be. mantikli bir açıklaması var bunun ama parmaklarım yoruldu *
sırf edit sınırı var diye protesto etmek nedir? canınız mı sıkılıyor sizin?

(bkz: derdini seveyim) butonuyum.

edit: mantıklı ne açıklaması var diyenler ağzından akan damıtılmış sinek kanıyla açıklama yapan yoldaşa kulak versinler : #11530
entry'i bulan aşağıdaki yayladağ lokumu'una teşekkürler.
devamını gör...

hiç uyuşturucu kullanmadım.
devamını gör...

kutlu ve mutlu olsundur hepimize efendim. *
devamını gör...

dan schykulski adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıkılan, bunalan, saçmalayan insanlara verilen tavsiyedir.
devamını gör...

nisa suresi 34 ayette de geçen cümledir.
ayette;
(evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. şüphesiz allah, çok yücedir, çok büyüktür.'' yazar...
devamını gör...

bir yazar başka yerden aldığı bilgiyi (wiki, başka sözlükler vs.) aynen buraya da yazıyor ve hiçbir kaynak belirtme ihtiyacı hissetmiyorsa en hafif tabiriyle ''intihalci'' olarak anılmayı göze almalıdır. çünkü en iyi kendisi biliyordur o bilgiyi pervasızca kullanıp hırsızlık yaptığını. şahsen böyle durumlarda yazarı ilk olarak kaynak göstermeye davet ediyorum. hala umursamıyorsa özelden yazarak bilgi aşırması yaptığı yerin linkini atıyorum. hala anlamıyorsa -ki hiç yapmadım ama- nickaltına bilgi hırsızlığı yaptığı bilgisini düşmeyi düşünüyorum. bugüne değin 3 yazara denk geldim bu şekilde.. birisi bir roman'ın önsözünden duyguların ön planda olduğu bir tasviri kendisinin gibi yazmıştı.. yazara yazdıklarından çok etkilendiğimi söyledim ve kendisi bana ''beni utandırıyorsunuz'' şeklinde bir yanıt verdi.. o yazara açıkçası daha fazla bir şey diyemedim, zira kendisi de inanıyordu o sözlerin kendisine ait olduğuna ve hatta ironik övgülerin altında ezilecek bir utanma duygusuna sahipti. bir diğeri kıyıda köşede kalmış bir siteden parça parça aşırma yapıp kendisine ait gibi yazmıştı ki komik olanı da bir moderatörün bu kişinin nickaltına sürekli övgüler dizip yazdıklarının özgünlüğüne atıf yapmasıydı. o yazarı da uyardım ve entrisini sildi. ki beklenti yazdıklarını silmesi değil basitçe kaynak göstermeyi öğrenmesi aslında ama beyefendi ya da hanımefendiler o kadar gururlu ki kaynak göstermek yerine aman kimse anlamasın diye yazdıklarını silmeyi yeğliyorlar. en ilginç olanı da google translate ile bir siteden çeviri yaptırıp buraya kendi özgün tanımı gibi giren arkadaştı. o resmen zirveydi. kendisiyle konuştuğumda sözlüğe ''türkçe içerik'' kazandırmak istediğini söyledi. o da sonradan sildi yazdıklarını. bu arkadaşlarda ortak olan şey de şu: yakalandıklarında bir süre sözlüğe bakmamayı ve yazı yazmamayı tercih etmeleri.. bu da böyle bir anı işte.
devamını gör...

filipe pinhas adlı sanatçının gözünden.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir şeyin garip olması için bir şeyle kıyaslanabilir olması gerekir. misal biri için garip davranıyor derseniz bu, o kişinin alışılagelmiş hareket tarzının dışında davrandığını ifade eder.

kedilerin bir standardı yoktur. velhasıl kedilere özgü bir gariplik olsa olsa vejetaryen olması olabilir. doğasına aykırı olarak.

bize garip gelen kedi davranışları olarak bakarsak ben en çok şunu merak ediyorum. sizi dişliyor ama o kadar ayarında dişliyor ki, az daha batırsa delecek.

acaba nasıl anlıyor sensör mü var hayvanda. önce ısırıp sonra yalaması da ayrı bir ilginç.
devamını gör...

pika sendromu (yabancı madde yeme alışkanlığı) olarak adlandırılan toprak, kağıt, saç, boya, kül, kil vb. gıda olmayan maddeleri bir aydan uzun süre boyunca yeme alışkanlığıdır. kimi zaman gerçekten vücuttaki bir vitamin eksikliğinden kimi zaman da psikolojik sorunlardan kaynaklanıyor. ancak nörolojik şikayetlerde pika sendromunun sebepleri arasında yer alıyor.
devamını gör...

saki mahlası ile öyküler yazan ve okuduğum her öyküsü ile hayranlığımı kat kat artıran h.h.munro’nun insanlar hayvanlar ve yırtıcı hayvanlar isimli muhteşem öykü kitabının yedinci öyküsü tobermory’de adı geçen kedi türüdür.

öte-kedi türünün dünya üzerindeki tek örneğinin tobermory olduğu düşünülür. elimizde aksini iddia eden bir delil olmasa da biz tobermory’nin yalnız olmadığını hissediyoruz içten içe.

tıpkı insanlar arasında olduğu gibi kediler arasında da dahiler vardır. milyonda bir olsa da dahi kedilere rast gelmek mümkündür.

tobermory dahi olduğu kanıtlanmış bir kedidir ve konuşmayı bilmektedir. cahil papağanlar gibi parça parça konuşmaz öte-kedi, o tıpkı bir insan gibi kusursuz bir yetkinlikle konuşur.

cornelius appin’in en büyük keşfi olan tobermory aynı zamanda fazlasıyla da açıksözlüdür ve bu açıksözlülük bir şekilde başına bela olacaktır.

çünkü kediler her şeyi görür ve her şeyi bilir. konuşmadıkları sürece bunun kimseye bir zararı yoktur ancak konuşmaya başladıkları anda büyük hasarlara neden olabilirler.

tobermory ahlaki bir tavra da sahiptir. ahırların oradaki alacalı kedi ile yaşadıklarını kimse ile paylaşmaz. bunun çok özel bir konu olduğunu düşünür ve kendine saklar.

evinizde sizinle birlikte yaşayan kedinizin yanında her şeyi konuşmasanız iyi edersiniz. zira tobermory’nin ruhu hala buralarda olabilir.

söz gümüşse sükut altındır, tobermory!
devamını gör...

bu örtüleri sıraya sabitlemek için iki ucu birbirine düğümlenmiş uzun bir don lastiği kullanırdık.
devamını gör...

keşke gerçek olmasaydı diyorum babam hala yanımda olsaydı diyorum. hala gittiğine inanamıyorum. keşke kapıyı çalıp gelsen bakın ben gitmedim desen. allah kimseye yaşatmasın.
devamını gör...

filmlerinde bir çok imge, anlam bulunduran inanılmaz yönetmen. belki bu cümle tanımlamaya yetmeyecek, ki öyle. tarihin en iyi yönetmenlerindendir kendisi. her filmi bir sanat eseri değerindedir. filmlerini izledikten sonra sayfalarca analiz okuyup ağzımın açık kalmasına sebebiyet vermiştir.
devamını gör...

burhan doğançay'ın tablosunun ismi. müzisyen kamran ince de aynı isimli beste ile birbirlerini destekleyerek güzel sanatlardaki farklı disiplinlerin işbirliğine güzel bir örnek oluşturmuştur.
devamını gör...

farklı bir bakış açısını ifade etmeyen düşünce biçimi.

insanlar -en azından ezici çoğunluğu- yapılan gereği güvenilmezdir. üzerine düşünülecek pek bir şey yok. benim asıl merak ettiğim güvenilir insanlar.
devamını gör...

ssbc tarafından kurulmuş çalışma kamplarıdır. burada yatma sebepleri çok farklı nedenlere dayanabilmektedir.
söz konusu kamplarda sayılar net olmamakla birlikte binlerce insanın öldüğü düşünülmektedir. ssbc tarafından varlığı reddedilsede, dağıldıktan sonra evrakları ortaya çıkmıştır ancak sayıları tarafına göre aşağı-yukarı şekilde manipüle edilmiştir.

şartlarının ağır olduğu bilinmek kaydıyla kimi kaynaklarda "yemeksiz" kimi kaynaklarda ise "geçimlik yemek" ya da 10 saat-20 saat gibi çalışıldığına dair çok farklı ve uzak bilgiler bulunmaktadır.

sözün özü net olan şey, sebepleri farklı olsa da ve şiddet-zulüm dozajları farklı olsa da aşkale gibi ya da holokost gibi rezil-rüsva uygulamalar oluşmuştur.

son olarak bu sorunlar bitti mi?
-çin'in çalışma-eğitim kampları,
-abd'nin cia (guantanamo en ünlüsü) gizli hapishaneleri ve ırak-afganistan hapishanelerindeki zulüm olarak devam etmektedir. (ırak-afganistan görece yeni sonlandırıldı).

dahası 1970'li yıllarda fransız hapishaneleri'ndeki durum ve tutumlar literatür'e girmiş olsa da benzer karmaşa sömürge ülkelerinde batılılıların yaptığı tutuklamalar, işgaller ve dünya savaşları üzerinde de kayda geçmiştir. sözün özü şiddet ve zulüm zannetiğimizden daha güncel ve daha karanlık ancak yaygındır.

edit: alttaki arkadaşın iddialarına göre 1930-50 arasında savaş olduğunu öğrendiğimiz, parti içi/bürokrasi içi çatışmaların (troçkist ve/veya kapitalist) iddialarının/suçlamalarının ve/veya troçkist olmanın "burjuva" olmak olduğunu son olarak da başta ispanya iç savaşı'ndan sağ kurtulan devrimcilerinin bir kısmınında "burjuva" olduğunu öğrendiğimiz kurumlardır.
devamını gör...

latince kökenli çok beğendiğim bir deyiştir.
ıssız yerlerde kendin için bir evren ol anlamına gelmektedir. kendi kendine yetebilen insanların benimseyeceği deyişlerdendir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim