geceye bir şiir bırak
evet, ağlamaklı oluyorum,
demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam,
nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
ahmed arif
demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam,
nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
ahmed arif
devamını gör...
wattpad
aslında bence yeni yazarlar, kendini geliştirmek isteyenler, yazmayı sevenler için müthiş bir platform ancak şöyle bir gerçek var ki herkes iyi olduğu işi yapmalı. bilmem kaç kişinin internet üzerinde kitabı okuması bunların edebi değeri olduğu anlamına gelmez ve internette tuttu diye bu kitapların basılması gerçek yazarlara karşı büyük bir saygısızlık bana göre. kafa dağıtmak için, birilerine seslenmek veya sadece hayal dünyanıza birilerini misafir etmek için wattpad de kitap yazmak kesinlikle çok güzel bir hobi olacaktır ancak hobileri basıp, edebiyat dünyasına sokmaya çalışarak o dünyaya daha fazla zarar vermeyelim.
devamını gör...
25 yaşında evini arabasını almış işini kurmuş erkek
biraz yatıp çıkar.
bu kadar para bu ülkede ve bu şartlarda hiç de öyle 3-4 senede kazanılmaz. kesin illegal yollara başvurmuştur.
bu kadar para bu ülkede ve bu şartlarda hiç de öyle 3-4 senede kazanılmaz. kesin illegal yollara başvurmuştur.
devamını gör...
kendin olmanın dayanılmaz hafifliği
psikolog ferhat jak içöz tarafından yazılmış, varoluşçu felsefe ve varoluşçu psikoterapi alanında türkçe'deki en iyi örneklerden olan kitap. yazarın kendisi de bir varoluşçu psikoterapisttir. kitabın kapağında da yazdığı üzere varoluşçu felsefe ve psikoterapiden öğrenebileceklerimizi derlemiş. toplam 40 bölümde varoluşçuluk bakış açısıyla hayata nasıl bakacağımızı, hayatımızı nasıl anlamlandırabileceğimizi, aile ilişkileri, sosyal ilişkiler, kendimize bakış açımız, yaşam amaçları, ölüm, duygular, düşünceler, yeme alışkanlıklarımız gibi bir çok konuya değinmiş. kesinlikle bir kişisel gelişim kitabı değil. bir varoluşçu psikoterapi kitabı. gerek psikoloji öğrencileri ve psikoterapist olmak isteyenler gerekse de kendini ve dünyayı tanımak isteyen diğer kişiler için mükemmel bir başlangıç kitabı. ben bana gelen danışanlara mutlaka öneriyorum her seansta. yazarıun aynı isimli podcastleri de bulunmakta. ve yine varoluşçu psikpoterapi eğitimleri de vermekte. varoluşçu felsefeye ve varoluşçu psikoterapiye ilgisi olanların mutlaka okuması gereken bir kitap. diğer kitaplar genelde çeviri kitaplar oluyor. bu kitabın farkı ise bir türk yazar tarafından yazılmış olması. anlaşılması çok kolay ve çok işinize yarayacak bir kitap.
devamını gör...
intihara teşebbüs eden sözlük yazarları veri tabanı
var mıdır bilmem. varsa öyle arkadaşlar allah deyin kitap deyin çocuğum. etmen, günah.
devamını gör...
keşke ablam olsa dediğiniz yazarlar
(bkz: arnella)
(bkz: yarasa seneca)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
ablam da olabilirler kardeşim dee. öyle bir şefkat var onlarda.
(bkz: yarasa seneca)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
ablam da olabilirler kardeşim dee. öyle bir şefkat var onlarda.
devamını gör...
ironi yapmaktan başka bir halt bilmeyen sözlük yazarları
ironi yapabilmek zeka ister yalnız anımsatayım dedim sadece. boş yapan o kadar kişiden rahatsız olmayıp da ironi yapan kişilerden rahatsız olmak da komik geldi.
devamını gör...
mubi
netflix'in büyük çoğunluğu fast food tarzı dizi ve filmlerinden bunalmış bünyeleri sanata doyuran bir film izleme platformudur.
devamını gör...
mutlu eden küçük şeyler
sizin hakkında hatırlanan minik detaylardır. neli pasta sevdiğiniz, favori filminiz, favori grubunuz gibi hoş detaylar biliniyorsa bu insanı mutlu eder.
devamını gör...
the platform
izlemesi çok keyifli olmamasına rağmen güzel mesaj veren filmdir.
kaynakların herkese yetecek kadar olduğu ortamda açgözlü davrananların ihtiyacı olandan fazlasını talep etmeleri, bazı kesimlerin yokluk, bazı kesimlerin ise bolluk içinde yaşamalarına sebep olmaktadır.
ayrıca üst kesim alt kesimi hiç umursamamaktadır. daha önce alt kesimde olsalar bile.
kapitalizmi eleştiren bir mesaj vermeye çalışmışlardır.
benzer bir film ise kar küreyicidir. o da trende geçmektedir.
kaynakların herkese yetecek kadar olduğu ortamda açgözlü davrananların ihtiyacı olandan fazlasını talep etmeleri, bazı kesimlerin yokluk, bazı kesimlerin ise bolluk içinde yaşamalarına sebep olmaktadır.
ayrıca üst kesim alt kesimi hiç umursamamaktadır. daha önce alt kesimde olsalar bile.
kapitalizmi eleştiren bir mesaj vermeye çalışmışlardır.
benzer bir film ise kar küreyicidir. o da trende geçmektedir.
devamını gör...
iş çeviremeyen kız arkadaş
bir kız kankanın en tehlikeli türüdür.
saflığından, heyecanından maalesef sizinle bir olup yalanlı dolanlı iş çeviremezler.
"bak şimdi şunu şunu diyeceksin." diye tembihlersin ama maalesef yalan yetenekleri pek iyi olmadığı için sizi bir yerden açık ederler.
napalım. bu kız arkadaşlarla yalnızca dedikodu yapabilirsiniz. iş çevirmek için yılan kızlar bulunmalıdır. *
saflığından, heyecanından maalesef sizinle bir olup yalanlı dolanlı iş çeviremezler.
"bak şimdi şunu şunu diyeceksin." diye tembihlersin ama maalesef yalan yetenekleri pek iyi olmadığı için sizi bir yerden açık ederler.
napalım. bu kız arkadaşlarla yalnızca dedikodu yapabilirsiniz. iş çevirmek için yılan kızlar bulunmalıdır. *
devamını gör...
seven samurai
orjinal adı shichinin no samurai olan 1954 yapımı film olup, japon yönetmen akira kurosawa'nın en iyi filmlerinden biridir. türkiye' de zamanında kanlı pirinç adıyla oynatılmıştır. epik film tarzının en iyi örneklerindendir. konusuna gelirsek:
--! spoiler !--
haydutların saldırdığı fakir bir köyü korumaya çalışan yedi samurayın hikayesini anlatır. köyün en yaşlısının tavsiyesi ile köylüler kendilerini savunacak samuraylar aramaktadırlar, ancak verecek doğru düzgün paraları yoktur. usta samurai kambei yi bulan köylüler önce onu ikna ederek, ustanın bulduğu altı samuray ile birlikte artık haydutlara karşı kendilerini korumayı öğreneceklerdir. filmin sonunda bu köylülerin aslında hiçte öyle gariban, sefil, beş parasız olmadıklarını, "tipik köylü kurnazlığı" ile hareket ettiklerini de anlarız. filmde her sahne özenle yaratılmış ve çekilmiştir. şu sahne gibi ikonik sahnelerin mevcut olduğu filmde zaten şu afiş filmin nasıl bir şey olduğu hakkında size fikir verebilir. "delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu" atasözününde bu filmin ana temalarından biri olduğunu, çokta spoiler vermeden belirtmekte fayda var, seyretmemişseniz fazla detay filmin tadını kaçırır, filmi seyrederseniz niye böyle yazdığımı zaten anlayacaksınız. bu arada toshiro mifune nin oynadığı aslen samurai olmayan "sahtekar" kikuchiyo karakteride filmin en dikkat çekici karakterlerindendir. spoilerda belirtme ihtiyacı duyuyorum.
--! spoiler !--
pek çok filme ilham kaynağı olmuş, sinema sanatını neredeyse her alanda etkilemeyi başarmış bir filmdir. günümüzde izlediğimiz hemen hemen her savaş filminin, her aksiyon filminin hatta o büyülenerek izlediğimiz uzun dövüş ve savaş sekansları içeren filmlerin hemen hemen hepsinde esintisi mutlaka vardır. ayrıca pek çok otorite ve sinema kuruluşunun yaptığı "en iyi yabancı dildeki film" sıralamalarında hep bir numaradadır.
alt tarafı samuray filmi, bundan ne çıkabilir ki diyebilirsiniz ancak film hiçte göründüğü gibi değildir. kurosawa pek çok kişinin hem fikir olduğu gibi tartışmasız gelmiş gelmiş en büyük yönetmenlerden biridir. her filminde olduğu gibi kameranın arkasında tam bir ustadır, lakabı "imparator" dur. bugün ayıla bayıla filmlerini seyrettiğimiz steven spielberg, george lucas, martin scorsese, brian de palma gibi yönetmenler bu adama taparlar. george lucas meşhur star wars filmi için "imparator" un orjinal adı kakushi-toride no san-akunin, daha bilinen adı ile the hidden fortress (1958) filminden ilham almıştır.
genelde, japon kovboyları olan ama aslında arkasında derin bir felsefe barındıran samurai filmleri ile ünlenen yönetmen , bu filmlerde sadece kılıç, dövüş, kan vaad etmez. aslına bakarsanız daha 300 senelik tarihi olmayan abd nin kovboyları aslında abd li samuraylardır*. babası eski samuray ailelerinden birinin üyesi olan yönetmen kurosawa bu filmi çekerken kovboy filmleri ile meşhur olan abdli yönetmen john ford' dan ilham aldığını hiç saklamaz.
aslında her ne kadar basit bir konu olsa da filmin işleniş şekli tüm önyargıları kırmaktadır. orjinali 3 saat 27 dakikalık bir filmden bahsediyorum. ancak öyle bir tempo ve anlatım var ki değil 3 saat 27 dakika, 7 saat olsa şahsen yine de sıkılmadan izlerdim. eşi benzeri olmayan bir akıcılık var filmde. oğlumu bu filmi seyretmeye zor ikna etmiştim. 207 dakika üstelikte siyah beyaz olan bir japon filmi olması nedeniyle ön yargılıydı ama filme başladığımız zaman film bir çırpıda bitti ve çok beğendi.
aynı zamanda gerçek anlamda kurosawa' nın samuray filmlerinin ilkidir. diğerleri yojimbo (1961) ve onun devam filmi sanjuro (1962) dur.
her kurosawa filminde olduğu gibi kostüm ve sanat yönetmenliği üst seviyededir, film 1954 de çekilmiş, 1957 yılında bu dallarda akademi ödüllerine aday olmuş ama kazanamamıştır. 1954 de çekilen filmin 1957 de akademi ödüllerinde aday gösterilmesinin sebebi ise abd de, çekildikten sonra ilk kez iki sene sonra gösterime girmiş olmasıdır. ancak abd pazarı için orjinali kısaltılmıştır*.
senaryoyuda yazan ekipte olan yönetmen kurosawa filmi en başta; bir samurayın sabah yataktan kalkması ile başlayan ve gün sonunda da kahramanın harakiri yapması ile bitecek bir şekilde tasarlamış olsa da , daha sonra köyü savunan "altı samurai" fikrine dönmüş, en sonunda yedinci samurai olarak toshiro mifune nin oynadığı kikuchiyo karakterinide filme ekleyerek takımı yediye tamamlamıştır. şimdinin süper kahraman filmlerinde "avengers, assemble" diyorlar ya gerçek manada "takım, toparlan" ilk kez bu filmde kullanılmıştır.
filmin sinema sektöründe etkileri o kadar çok olmuştur ki pek çok versiyonu ve onların devam filmi çekilmiştir. bir çok ülke, kendi sinemasında bu fimden esinlenmiştir diyebiliriz. .bu filmlerin başlıcaları;
- the magnificent seven (1960).
- the magnificent seven (2016) . yukarıdaki filmin remake dir.
- return of the seven (1966) .
- guns of the magnificent seven (1969) .
- the magnificent seven ride! (1972).
işin bokunu nasıl çıkartırız diyen hollywood durmamış, bilim kurgu olarak ;
- battle beyond the stars (1980) .
komedi olarak;
- the three amigos! (1986) .
gene bilim kurgu olarak;
- galaxy quest (1999) .
animasyon olarak;
- a bug’s life. (1998) . filmlerinide çekmiştir.
bizim yeşilçam durur mu, yılmaz güney'inde oynadığı türk filmi olan on korkusuz adam (1964). filmini çekmiştir.
bir de televizyon dizisi yapak mı demişler bunun üzerine the magnificent seven dizisi çekilmiştir.
sonuç olarak ;
amannnn çok uzun 3 saat 27 dakika dayanamam,
ıyyyy siyah beyaz fim katlanamam,
neee japon filmi mi ?
yok artık samuray mı ?
gibi filmden kendinizi soğutan önyargılarınızı kırıp seyrederseniz pişman olmayacağınız bir şaheserdir.
haa samurai felsefini anlatan en az bunun kadar iyi bir film arıyorum diyorsanız size birde orjinal adı seppuku (1962) olan şu filmi de öneririm.
--! spoiler !--
haydutların saldırdığı fakir bir köyü korumaya çalışan yedi samurayın hikayesini anlatır. köyün en yaşlısının tavsiyesi ile köylüler kendilerini savunacak samuraylar aramaktadırlar, ancak verecek doğru düzgün paraları yoktur. usta samurai kambei yi bulan köylüler önce onu ikna ederek, ustanın bulduğu altı samuray ile birlikte artık haydutlara karşı kendilerini korumayı öğreneceklerdir. filmin sonunda bu köylülerin aslında hiçte öyle gariban, sefil, beş parasız olmadıklarını, "tipik köylü kurnazlığı" ile hareket ettiklerini de anlarız. filmde her sahne özenle yaratılmış ve çekilmiştir. şu sahne gibi ikonik sahnelerin mevcut olduğu filmde zaten şu afiş filmin nasıl bir şey olduğu hakkında size fikir verebilir. "delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu" atasözününde bu filmin ana temalarından biri olduğunu, çokta spoiler vermeden belirtmekte fayda var, seyretmemişseniz fazla detay filmin tadını kaçırır, filmi seyrederseniz niye böyle yazdığımı zaten anlayacaksınız. bu arada toshiro mifune nin oynadığı aslen samurai olmayan "sahtekar" kikuchiyo karakteride filmin en dikkat çekici karakterlerindendir. spoilerda belirtme ihtiyacı duyuyorum.
--! spoiler !--
pek çok filme ilham kaynağı olmuş, sinema sanatını neredeyse her alanda etkilemeyi başarmış bir filmdir. günümüzde izlediğimiz hemen hemen her savaş filminin, her aksiyon filminin hatta o büyülenerek izlediğimiz uzun dövüş ve savaş sekansları içeren filmlerin hemen hemen hepsinde esintisi mutlaka vardır. ayrıca pek çok otorite ve sinema kuruluşunun yaptığı "en iyi yabancı dildeki film" sıralamalarında hep bir numaradadır.
alt tarafı samuray filmi, bundan ne çıkabilir ki diyebilirsiniz ancak film hiçte göründüğü gibi değildir. kurosawa pek çok kişinin hem fikir olduğu gibi tartışmasız gelmiş gelmiş en büyük yönetmenlerden biridir. her filminde olduğu gibi kameranın arkasında tam bir ustadır, lakabı "imparator" dur. bugün ayıla bayıla filmlerini seyrettiğimiz steven spielberg, george lucas, martin scorsese, brian de palma gibi yönetmenler bu adama taparlar. george lucas meşhur star wars filmi için "imparator" un orjinal adı kakushi-toride no san-akunin, daha bilinen adı ile the hidden fortress (1958) filminden ilham almıştır.
genelde, japon kovboyları olan ama aslında arkasında derin bir felsefe barındıran samurai filmleri ile ünlenen yönetmen , bu filmlerde sadece kılıç, dövüş, kan vaad etmez. aslına bakarsanız daha 300 senelik tarihi olmayan abd nin kovboyları aslında abd li samuraylardır*. babası eski samuray ailelerinden birinin üyesi olan yönetmen kurosawa bu filmi çekerken kovboy filmleri ile meşhur olan abdli yönetmen john ford' dan ilham aldığını hiç saklamaz.
aslında her ne kadar basit bir konu olsa da filmin işleniş şekli tüm önyargıları kırmaktadır. orjinali 3 saat 27 dakikalık bir filmden bahsediyorum. ancak öyle bir tempo ve anlatım var ki değil 3 saat 27 dakika, 7 saat olsa şahsen yine de sıkılmadan izlerdim. eşi benzeri olmayan bir akıcılık var filmde. oğlumu bu filmi seyretmeye zor ikna etmiştim. 207 dakika üstelikte siyah beyaz olan bir japon filmi olması nedeniyle ön yargılıydı ama filme başladığımız zaman film bir çırpıda bitti ve çok beğendi.
aynı zamanda gerçek anlamda kurosawa' nın samuray filmlerinin ilkidir. diğerleri yojimbo (1961) ve onun devam filmi sanjuro (1962) dur.
her kurosawa filminde olduğu gibi kostüm ve sanat yönetmenliği üst seviyededir, film 1954 de çekilmiş, 1957 yılında bu dallarda akademi ödüllerine aday olmuş ama kazanamamıştır. 1954 de çekilen filmin 1957 de akademi ödüllerinde aday gösterilmesinin sebebi ise abd de, çekildikten sonra ilk kez iki sene sonra gösterime girmiş olmasıdır. ancak abd pazarı için orjinali kısaltılmıştır*.
senaryoyuda yazan ekipte olan yönetmen kurosawa filmi en başta; bir samurayın sabah yataktan kalkması ile başlayan ve gün sonunda da kahramanın harakiri yapması ile bitecek bir şekilde tasarlamış olsa da , daha sonra köyü savunan "altı samurai" fikrine dönmüş, en sonunda yedinci samurai olarak toshiro mifune nin oynadığı kikuchiyo karakterinide filme ekleyerek takımı yediye tamamlamıştır. şimdinin süper kahraman filmlerinde "avengers, assemble" diyorlar ya gerçek manada "takım, toparlan" ilk kez bu filmde kullanılmıştır.
filmin sinema sektöründe etkileri o kadar çok olmuştur ki pek çok versiyonu ve onların devam filmi çekilmiştir. bir çok ülke, kendi sinemasında bu fimden esinlenmiştir diyebiliriz. .bu filmlerin başlıcaları;
- the magnificent seven (1960).
- the magnificent seven (2016) . yukarıdaki filmin remake dir.
- return of the seven (1966) .
- guns of the magnificent seven (1969) .
- the magnificent seven ride! (1972).
işin bokunu nasıl çıkartırız diyen hollywood durmamış, bilim kurgu olarak ;
- battle beyond the stars (1980) .
komedi olarak;
- the three amigos! (1986) .
gene bilim kurgu olarak;
- galaxy quest (1999) .
animasyon olarak;
- a bug’s life. (1998) . filmlerinide çekmiştir.
bizim yeşilçam durur mu, yılmaz güney'inde oynadığı türk filmi olan on korkusuz adam (1964). filmini çekmiştir.
bir de televizyon dizisi yapak mı demişler bunun üzerine the magnificent seven dizisi çekilmiştir.
sonuç olarak ;
amannnn çok uzun 3 saat 27 dakika dayanamam,
ıyyyy siyah beyaz fim katlanamam,
neee japon filmi mi ?
yok artık samuray mı ?
gibi filmden kendinizi soğutan önyargılarınızı kırıp seyrederseniz pişman olmayacağınız bir şaheserdir.
haa samurai felsefini anlatan en az bunun kadar iyi bir film arıyorum diyorsanız size birde orjinal adı seppuku (1962) olan şu filmi de öneririm.
devamını gör...
kısmet şov
kaan sezyum, deniz özturhan ve deniz alnıtemiz’in 2011 yılında açık mikrofon tarzında kurdukları stand-up kulübüdür. youtube kanallarını da bırakayım, muazzam konuşmacıları izleyebilirsiniz.
devamını gör...
sözlük yazarlarının bildiği diller
türkçe, c1 seviyesinde arapça, almanca, ingilizce, azıcık da farsça.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını

selamlar çok sayın ve bir o kadar da sevgili güzel sözlük yazarları, yarın gerçekleşecek olan yayında herhangi bir terso olmazsa -ki umarım olmaz- ilk konuğum müziğini ve karakterini çok sevdiğim p0g0'yu konuk olarak ağırlayacağım. geçtiğimiz günlerde yayınladıkları kısa çalardan, öncesinden ve sonrasından biraz sohbet edip o şekil bir yayın gerçekleştirme durumu söz konusu.
siz güzel insan evlatlarını da aramızda görmek hem p0g0 ve diğer emekçi arkadaşlar hem de benim açımdan çok mutluluk verici olacaktır.
yayına yine 22:30 sularında başlamayı düşünüyorum, bunlar zaten o zaman gelince yeniden daha temiz bir bilgi ile aydınlatılabilir.
meramım budur a dostlar, duyanlar duymayanlara lütfen.
devamını gör...
girişi güzel olan şarkılar
girişi güzel olduğu için şarkının tamamı güzel gelen şarkıdır. sagopa'nın istisnalar kaideyi bozmaz, bir kulaç atsam karadayım adlı parçaları ileee
aşşşkıınıı bir sırr gibiiiğğğ
aşşşkıınıı bir sırr gibiiiğğğ
devamını gör...






