evanescence'ın her hüzünlü parçası gibi harikulade bir parça.* amy lee'nin sesi ve vokalinin apayrı bir yerde olduğu zaten malum, muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi kadın vokallerden biri. ergenliğimde çok ciğerimi soldurmuştur bu parça. ergen parçasıdır nitekim, çünkü gerçek metalciler/rockçılar* falan linkin park, metallica, evanescence gibi gruplar dinlemezler. metallica harici komplike bir müziği yoktur evet, ne evanescence'ın ne de linkin park'ın ama mükemmel duyguları vardır. çok komplike, çok efsane müzikler, riffler yazan bazı adamlardan daha güzel duyguları vardır. müziğin de bir sanat dalı olduğunda hem fikirsek sayın bunlar ergen grubucular, milyonlarca insana dokunabilmiş bu gruplarında bir şeyi vardır ha belki, belki de sen anlamıyorsundur.* o yüzden ağlamayı bırakın lütfen. anlıyorum cool olmak istiyorsunuz, en metalci, en rockçu, en gitarist sizsiniz ama lütfen susun da müzikten bi' ... anlamadığınız belli olmasın.*

hızını alamamış edit: hayır anasını satayım, madem hüzünle, öfkeyle, duyguyla işin yok neden metal, rock dinliyorsun git demet ablamızı dinle kırıt. bodruma falan git, istanbul'da da yaşa yani.
devamını gör...

aynı kişiye ikinci kez küsme nedenidir. gerçi muhtemelen onu da fark etmeyecektir. adam sizi zerre umursamıyor. bence kafasına taşla vurun, belki anlar öküz.
devamını gör...

(bkz: bak bunu burdan alın)
devamını gör...

nasıl insanlarsınız aklım almıyor gerçekten. umarım yaşattığınızı yaşamadan ölmezsiniz.
devamını gör...

ağzının ortasına kürekle vurulması gereken kişilerin yaptığı rahatsız edici eylem.
devamını gör...

80’lerdeki gibi çıkıp sokakta ülkücü, komünist taraftarlar oluşturup birbirimizin belinde sopalar kırmıyoruz diye apolitik ilan ediliyoruz şaka gibi.

mevcut siyasi ortamda z kuşağı çıkıp sokakta anayasal hakkının getirdiği yanlışı eleştirme hakkını dahi kullansa ters kelepçeyle hapse tıkılacağını biliyor. böyle bir ortamda sesini çıkaranlara kimsenin destek dahi olmayacağını biliyor. ben 19 yaşındayım. çok konuştum, çok uğraştım ama değmez. gerek yok. kimse de konuşmasın artık. yapabileceğimin en iyisi; beynimi yoran, zihnimi körelten bu düzenden kurtulup hayatımı kurtarmak olabilir.

x, y, boomer bilmem ne kuşaklarının bizi sürüklediği felaketi temizlemek bize kalmadı. kim yaptıysa o düzeltsin. ben hayatımın en verimli yıllarını siyaset denen çukurda heba edemem hiç kusura bakmayın.
devamını gör...

aşırı komik gelen durumlarda, emojilerin yahut (: türünden ifadelerin insanı kesmemesi sonucu başvurulan tarz.

bazen o kadar fazla gülüyorum ki bir şeye, ne yazsam, ne şekli koysam yetmiyor. öyle oldu mu, klavyede ne bulduysam basasım geliyor. ancak o şekilde çok güldüğümü ifade edebiliyormuşum gibi geliyor bana.
devamını gör...

sahibini arayan mektuplar

tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...

ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...

hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.

git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!

bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.

bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.

yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
devamını gör...

kompulsif biriktirme hastalığıdır.
dispozofobi de denir. pınar dündar'ın da dediği gibi bir nevi eşyanın kölesi olmak şeklinde adlandırabiliriz. evet, hepimiz bir şeyleri hatıra olsun ya da zamanı gelir lazım olur diye saklarız, biriktiririz. ama o gerekli zaman asla gelmez.*

ee bu durumu bazı insanlar abartmışlar.. biriktirmişler de biriktirmişler ve olay içinden çıkılamaz bir hale gelmiş. hastalık derecesinde bir biriktirme takıntısı oluşmuş bu insanlarda. ve asla bunun kötü bir şey olduğunu kabul etmezler, tedavi olmak da istemezler kompulsif biriktirme hastalığına sahip insanlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu hastalık 1990'lı yıllara kadar akıl sağlığı literatüründe çalışılmamış bir konu.* son yıllara kadar da obsesif kompulsif bozukluk* olarak görülen istifleme bağımlılığı artık tek başına ele alınmaya karar verilmiş.

*

bu istifçi kardeşler bize istifçi demeyelim deee toplayıcı veyahut koleksiyoncu diyelim diyorlar imiş.*


ayrıca istifleme bağımlılığı ve okb kalıtsal olarak da farklı yapıda hastalıklar. bulgulara göre istifleme bağımlılığı çekinik bir kalıtsal özellik olarak aktarılırken okb'ler arasında en yaygın görülen kontrol etme ve planlama takıntılarının baskın kalıtsal özellik olarak aktarıldığı biliniyor.


ha bu aradaa istifçiler demek değildir ki asosyal ve tembeller. değiller fakat insan ilişkileri hastalıkları dolayısıyla hayli karışık bir hale gelebiliyor.*

öyle şeyler istifliyorlar ki aklınız hayaliniz durur. giysiler, kalemler, faturalar, kalemler, tebrik kartları.. hadi bunlar normal.. bazıları isee kestikleri tırnak parçaları, saçları.. durun durun. buna şok olacaksınız. ölmüş kedileri dondurucuya atıp yaşayan birisi var! 100'den fazla canlı kedisi ve 67 ölü kedisi varmış 50 yaşında new york'ta yaşayan irene vandyke'nin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bu hastalıkla baş etmenin diğer yolu da hastaların, bir şeyi elde etme isteğine karşı durma konusunda dirençlerin artmasını sağlamak.


tedavi yöntemlerinden biri de bilişsel davranışçı terapi. hastalar evlerdeki yığınlarına bir şey eklemek istedikleri anda kendilerine birtakım sorular sormaları gerekir. istifçilerden "bütçem bunu almaya uygun mu?", "evde bunu koyabileceğim uygun bir yer var mı?", "buna gerçekten ihtiyacım var mı?" gibi sorulardan oluşan bir liste hazırlayıp her zaman yanlarında taşımaları gerekiyor ve ne zaman elleri bir şey uzansa bu listeyi çıkarıp mantıklı bir karar vermelerine yardımcı olmak için dürüstçe soruları yanıtlamaları gerekiyor. böylece tedavi adım adım gerçekleşiyor.



uzmanlar istifçileri bu tedavi sürecini hızlı değil adım adım yaşaması gerektiğini özellikle vurguluyor. örneğin gereksiz nesnelerden birer birer kurtulmanın evin önüne bir kamyon çekip her şeyi tek seferde dışarı atmaktan çok daha etkin ve doğru bir çözüm olacağını öne sürüyorlar. çünkü sahip oldukları her şeyi aniden kaybetmenin istifçileri ağır bir depresyon sokabileceğin ya da kaybettiklerini yerine koymak için çok daha fazla eşya almaya yöneltebileceğini söylüyorlar.


istifçiler için bu alışkanlıktan kurtulmak oldukça zor olsa gerek. siz de biriktirme huyunuzun hastalığa dönüşmemesini istiyorsanız biriktirmekten vazgeçiniz sevgili okuyucular.. kim bilir? aramızda vardır belki de istifçiler.. bugün ki yazımızın da sonuna geldik. sevgiyle kalın, esen kalın..

kaynak: tübitak bilim ve teknik dergisi 2016 eylül* sayısı pınar dündar syf. 58-65.
devamını gör...

kadına şiddet uygulanırken öküzün trene baktığı gibi bakan başlığı vardı nerde başlığı açan o arkadaş bir bulun bakalım!
devamını gör...

gıda sektöründe türlü pislik dönüyor. açıkta bırakılan soğuk zincir ürünleri, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin üzerine ileri tarihli bir etiket yapıştırmak, ürünlerin içinden böyle şeyler çıkması ne ararsan var.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bizi yine elalemin sitelerine muhtaç etmedi,yoldaş gibi yoldaş yahu, teşekkürler.
devamını gör...

coen kardeşlerin yönettiği 1998 yapımı kült diyebileceğimiz bir film. aslında konusuna göz attığımızda basit bir konu gibi. bir isim karışıklığı, arkasından yaşanan olaylar silsilesi. ancak öyle mükemmel oyunculuklar vardır, konuyu öyle bir işlemiştir ki yönetmenler karşımıza yıllarca unutulmayacak bir hikaye çıkmıştır.
film bir çok açıdan değerlendirilebilir ancak ben varoluşçuluk açısından değerlendirmek istiyorum ve sizlerin de bu bakış açısıyla yeniden izlemenizi isterim. varoluşçu felsefenin önemli kavramları olan otantik yaşam ve konformist yaşam filmde çok açık bir şekilde işlenmiş. ve tabi ki hayatım anlamı veya anlamsızlığı (burada tabi albert camus'ye göndermeler yapılmış) yine filmde çok bariz bir şekilde işleniyor.
kahramanızmız (gerçi filmin başında lebowski tanıtılırken "bir adam vardır, buna kahraman demeyeceğim, zaten kahraman nedir ki" deniliyor) lebowski hayatı ciddiye almayan, toplumsal normları reddeden, otantik yaşamaya çalışan bir kişilik. elalem ne der başkaları nasıl yaşar diye düşünmeyen, aslında çok zeki ve iş bilir bir adam olmasına rağmen "boş beleş" yaşayan biridir. onun dışındaki herkes kendisini "bir şey" olarak gösterir veya görür. diğer lebowski zengin olarak tanıtır kendini oysa ki karsıdır zengin olan ve kızının vakıfından gelen parayla geçinir. lebowski'nin kankası walter film boyunca şabat gününden bahseder (yahudilikte kutsal günlerden biri) ancak anlarız ki yahudi bile değildir. yine film boyunca yaşamın ve ölümün anlamsızlığı absürdlüğü gözümüze sokulur.
the big lebowski sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
devamını gör...

1997'de antalya bakırlıtepe'de kurulmuş olan rasathane. birçok yer adayı içerisinden en uygunu burası olarak seçilmiştir. rus-türk ortak çalışmaları yapılmaktadır ve hd 208897 b adlı öte gezegenin keşfi de bu rasathanedeki teleskopla yapılan çalışmalarla gerçekleşmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

foto için alternatif link
devamını gör...


hem içe dönüklük hem de dışa dönüklük nitelikleri sergileyen ve ruh hallerine, bağlamlarına ve hedeflerine bağlı olarak ikisine birden dönüşebilen kişilerin gösterdiği özelliktir. insanların yaklaşık %38'i bu kişilik özelliğine sahiptir.

ambivert'ler daha önce şu şekillerde de adlandırılmıştır:

dışa dönük içe dönükler: belirli durumlarda, belirli kişilerin etrafında veya kesinlikle ihtiyaç duyduklarında dışa dönük olabilen içe dönük kişiler.
antisosyal dışa dönükler: sosyalleşmeden önce yeniden canlanmak için zamana ihtiyaç duyan veya tipik bir dışa dönük olmaktan çok yalnız kalmayı seven dışa dönükler.
sosyal içe dönükler: ihtiyaç duyulduğunda dışa dönüğe dönüşebilen içe dönükler.

ambivert'ler genelde dinlemeyi seven ve iyi iletişim kurabilen insanlardır. empati ve sosyal hayatı dengeleme konusunda iyidirler. sosyal ortamları severler, ancak yalnız kalmaya da ihtiyaç duyarlar. birçok konuda esnektirler. gözlem yetenekleri çok iyidir, birçok kişinin fark etmediği minik detayları kolayca görebilirler.

insanlarla çok fazla zaman geçirdikten sonra gerçekten yorulurlar.
herkesle etkileşime girmeyi severler. farklı insanları tanımak onları mutlu eder çünkü çeşitlilik konusunda çok açık fikirlidirler. ancak insanlarla çok fazla sohbet etmek enerjilerini tüketir. belli bir süre için kullanabilecekleri diyalog sayısında bir sınır vardır. bazen çevrelerindeyken kaybettikleri enerjiyi geri kazanabilmek için kendilerini herkesten uzaklaştırmaları gerekir.

arkadaşlarıyla birlikteyken farklı insanlardır
nerede olduklarına ve kiminle olduklarına bağlı olarak farklı kişilikleri vardır. yetişkinler tarafından çevrelenmişlerse, olgun bireyler olabilirler. arkadaşlarıyla vakit geçiriyorlarsa, biraz gevşerler ve gerçekten oldukları kişi olabilirler. kendini içe dönük veya dışa dönük olarak tanımlamayan insanlar, kendilerini içinde buldukları her türlü ortama kolayca uyum sağlayabilirler. farklı kişiliklere sahip insanlarla kaynaşmaları onlar için hiç de zor değildir.

konuşmadan önce düşünürler
kendilerini konuşkan ya da sessiz olarak görmediklerinden, sözlerine nasıl dikkat edeceklerini bilirler. akıllarından geçenleri kayıtsız bir şekilde söylemezler, ancak aynı zamanda istediklerini söylemekten kendilerini alıkoymaya da çalışmazlar. sadece paylaşmak istedikleri düşünceleri veya fikirleri düşünmek ve ifade etmek için kendilerine zaman verirler. kelimelerin ne kadar güçlü olduğunun farkındadırlar, bu yüzden onları kullanırken farkındalıkları yüksektir.


kaynak 1, 2, 3
devamını gör...

oyuncu kişilikler olarak da adlandırılmaktadırlar. bu kişiler fazla dramatik, duygusal, etkileyici davranır. ilgi odağı olma beklentisi, baştan çıkarıcı davranma, fiziki görünümüne aşırı dikkat ve insanları kullanma, hızlı değişen duygular, gösteriş onlar için fazlasıyla ön plandadır.

aslında içlerinde kendilerinin zayıf olduğu düşüncesi yatar. dünyayla baş edebilmek için zayıf ve güçsüz olduklarını düşündüklerinden çeşitli oyunlarla (olayları dramatize etme, etkileyici davranma vb.) insanları etkilemeye ve kendilerine bağlamaya çalışırlar.

zor kişiliklerle yaşamak adlı kitapta bulunan histriyonik kişilerle baş etme yollarından önemli gördüklerimi açıklayacak olursam:

- dramatik ve aşırı durumlara karşı hazırlıklı olun: histriyonik kişiliğe sahip olduğunu anladığınız kişinin yaptıkları size garip ve saçma gelebilir fakat bu onların karakteridir, ona göre kendisi aşırıya kaçmaz veya kapris yapmaz. bu yüzden yaptıklarına sinirlenmek yerine karakterlerinin böyle olduğunu kabullenmek gerekir.

- her normal davranışından sonra ona ilgi gösterin: tüm o oyuncu davranışlarına rağmen kısa bir süre de olsa normal (bize göre) davrandığında samimi ilgi onlara iyi gelecektir.
''çoğunlukla rahatsızlık veren bir davranışı önlemenin en iyi yolu, tersi davranışları alabildiğince desteklemektir.'' (lelord and andre, 1996).

- onunla alay etmeyin: alay, kişinin benliğine zarar verir. alay edildiğini hisseden histiyonik kişilikler daha fazla ilgi çekmek için tehlikeli girişimlerde bulunabilir (intihar etmeye kadar tehlikeli bir girişim).

- çok yumuşak olmayın: çocuksu oyunlarına karşı şefkat duysanız da ani tutum değişikliklerinden dolayı sizleri oyunun bir parçası haline getirebilirler.

kaynak: lelord f., & andre c. (1996) ''zor kişilikler''le yaşamak, iletişim yayınları, pp. 91-97.
devamını gör...

trollükten hackerlığa adım adım..
devamını gör...

yalan yok aşırı zeki kadın demek disipline etmek demektir hayatı. sürekli bi memnuniyetsizlik-dırdır-açık arama mekanizması ıyy koşarak uzaklaşmalı.

eğlenceli ve basit bir hayatı arzulayan her aklı başında erkek gibi ben de aşırı zeki kadın yerine uyum sağlayan kadınlarla ilişki kuruyorum. zeka falan hikaye hayatı kolaylaştıran , bir olabilmenin zekayla değil de kalple olduğunu keşfedebilmiş kadınlarda iş var. birbirimize muhtaç olalım daha doğru olur. birbirimizden güç alalım. gerisi gelir.

enteller de sapseksüşş falan yazıp babayı alırlar genelde 10 iqlarıyla.
devamını gör...

cidden emek var belli. bu güzel mini diziyi oluşturan, seslendiren kim aşırı merak içerisindeyim..*
devamını gör...

dobralıkla patavatsızlık arasındaki çizgiyi hiç anlayamayan, iyimser, şanslı, jüpiterin kolladığı neşeli insanların mensup olduğu burç. onlarla her şey yapılır çünkü bir yay burcu insanı yapamazsın sözüyle ateş yutmuş gibi gaza gelir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim