diyetin ilk günü
annem en güzel yemekleri yapmıştır.
devamını gör...
bim haftanın fantezi ürünleri kataloğu
hitap ettiği kesmi on numara analiz edip buna uygun ürünleri pörtföyüne ekleyen marketler zincirinin kataloğu...
siz herhalde sıradan vatandaşın geceleri ışığı kapatıp seviştiğini zannediyorsunuz? ne aksiyonlar dönüyor en az 3 çocuk için haberiniz yok...
siz herhalde sıradan vatandaşın geceleri ışığı kapatıp seviştiğini zannediyorsunuz? ne aksiyonlar dönüyor en az 3 çocuk için haberiniz yok...
devamını gör...
normal sözlük sedat kapanoğlu projesidir
(bkz: millet ne cuğaralar içiyor).
devamını gör...
tabnit lahdi
mö. 6. yüzyıla tarihlenen ve sidon (sayda) kralı tabnit'e ait olan, istanbul arkeoloji müzesi'nde bulunan lahit.
osman hamdi bey'in yürüttüğü sayda kral nekropolü'nden çıkan lahitlerin en eskisidir. diğerleri için (bkz: iskender lahdi) ve (bkz: ağlayan kadınlar lahdi)
kaynak: wikimedia
lahit üzerindeki mısır hiyeroglif yazısı bize bu lahdin daha önce başka birine, penephtah isimli bir mısır komutanına ait olduğunu söylüyor. lahdin ikinci sahibi sayda kralı tabnit. lahdin ayak ucunda bu lahdi çok ilginç kılan, fenike alfabesiyle yazılmış olan tabnit'in beddua yazıtını görüyoruz.
“ben astarte rahibi ve sidonluların kralı tabnit, bu lahdin içinde gömülüyüm. ey benim mezarımı bulan kimse her kim olursan ol benim lahdimi açma ve benim huzurumu bozma. çünkü yanımda ne gümüş ne altın ne de define vardır. bu lahitte yalnızca yatmaktayım. bana mezar olan bu lahdi açma, bu türlü hareket astarte'ye karşı büyük bir hakarettir. eğer tembihimin aksine bu lahdi açarsan ve benim huzurumu kaçıracak olursan, yaşayan insanlar arasında ve güneş altında nesilden ve nesepten mahrum kal ve ölüler arasında yatacak yer bulma!"
kral tabnit'in mumyası müzede cam fanus içerisinde sergilenmekte. bu bedduayı okuyup yine de mumyayı lahitten çıkarmak gerçekten ironik ama kimsenin başına bir şey gelmemiş, kimse lanetlenmemiş. yine de mumyaları açık olarak sergilemek gerçekten etik mi, düşündürücü.
kaynak: istanbul arkeoloji müzesi'nde bulunan eser etiketi.
osman hamdi bey'in yürüttüğü sayda kral nekropolü'nden çıkan lahitlerin en eskisidir. diğerleri için (bkz: iskender lahdi) ve (bkz: ağlayan kadınlar lahdi)
kaynak: wikimedialahit üzerindeki mısır hiyeroglif yazısı bize bu lahdin daha önce başka birine, penephtah isimli bir mısır komutanına ait olduğunu söylüyor. lahdin ikinci sahibi sayda kralı tabnit. lahdin ayak ucunda bu lahdi çok ilginç kılan, fenike alfabesiyle yazılmış olan tabnit'in beddua yazıtını görüyoruz.
“ben astarte rahibi ve sidonluların kralı tabnit, bu lahdin içinde gömülüyüm. ey benim mezarımı bulan kimse her kim olursan ol benim lahdimi açma ve benim huzurumu bozma. çünkü yanımda ne gümüş ne altın ne de define vardır. bu lahitte yalnızca yatmaktayım. bana mezar olan bu lahdi açma, bu türlü hareket astarte'ye karşı büyük bir hakarettir. eğer tembihimin aksine bu lahdi açarsan ve benim huzurumu kaçıracak olursan, yaşayan insanlar arasında ve güneş altında nesilden ve nesepten mahrum kal ve ölüler arasında yatacak yer bulma!"
kral tabnit'in mumyası müzede cam fanus içerisinde sergilenmekte. bu bedduayı okuyup yine de mumyayı lahitten çıkarmak gerçekten ironik ama kimsenin başına bir şey gelmemiş, kimse lanetlenmemiş. yine de mumyaları açık olarak sergilemek gerçekten etik mi, düşündürücü.
kaynak: istanbul arkeoloji müzesi'nde bulunan eser etiketi.
devamını gör...
erol büyükburç
ömrünün son dönemlerinde; saksı mevzuu, spermleri çalındı mevzuu, eşi ve kızı ile problemleri, sinirli yapısı, bazı tv programlarındaki hali ile gündeme gelip alay konusu olsa da; beğenin ya da beğenmeyin türkçe müziğe bir çok ilki getirmiş, çağ atlatmış sayılı sanatçılardandır.
(bkz: armağan çağlayan)'ın onunla ilgili anlattığı bi hikaye var kanalında. onu dinleyen/izleyen der ki ne kadar kötü tü kaka bi adam. belki haklı noktalar olabilir ama şunu göz ardı etmemek lazım. bu adam star kavramını türkiye'ye getiren adamdır. türkçe rock müziğin de, türkçe pop müziğin de ilk örneklerini dönemine göre aykırı sayılabilecek şekilde sergilemiş adamdır.
1960'lı yıllarda little lucy'i yapmış, saçıyla/tavrıyla/sesiyle/kıyafetiyle/şovuyla bu ülkeye star kavramını ve batı müziğini modern anlamda getirmiştir. ardından oyuncluk deneyimi, yaptığı diğer şarkılar vs belli bir süre türkiye'nin star boşluğunu doldurmuştur.
sonrasında yaptığı şarkılarla hem türk müziğini hem de hafif batı müziğini (bkz: hafif müzik) çok güzel bir araya getirmiştir. her daim büyük bir sanatçı olarak anılmak istemiş, ömrünün son yıllarında bu hırsına mağlup olmuştur. ancak ömrünün son 10 yılında adının geçtiği skandallar/komiklikler vs onun pes sesine ve müziğimize kattıklarına gölge düşüremeyecektir.
o; türkçe sözlü batı müziğinin temel taşlarını döşemiş, özellikle gençliğinde star kelimesini ülkeye getiren biri olarak sanat dünyamıza büyük hizmetleri olmuş biridir.
canlı da dinledim kendisini. ben o zamanlar 16 yaşında bir genç idim o kimbilir kaç yaşını devirmiş bir çınar idi. bunca yaş farkına rağmen çok etkilenmiştim onun sesinden, şovundan, sanatçılığından.
ruhu şad, mekanı cennet olsun kıymetli ve büyük sanatçımızın.
(bkz: armağan çağlayan)'ın onunla ilgili anlattığı bi hikaye var kanalında. onu dinleyen/izleyen der ki ne kadar kötü tü kaka bi adam. belki haklı noktalar olabilir ama şunu göz ardı etmemek lazım. bu adam star kavramını türkiye'ye getiren adamdır. türkçe rock müziğin de, türkçe pop müziğin de ilk örneklerini dönemine göre aykırı sayılabilecek şekilde sergilemiş adamdır.
1960'lı yıllarda little lucy'i yapmış, saçıyla/tavrıyla/sesiyle/kıyafetiyle/şovuyla bu ülkeye star kavramını ve batı müziğini modern anlamda getirmiştir. ardından oyuncluk deneyimi, yaptığı diğer şarkılar vs belli bir süre türkiye'nin star boşluğunu doldurmuştur.
sonrasında yaptığı şarkılarla hem türk müziğini hem de hafif batı müziğini (bkz: hafif müzik) çok güzel bir araya getirmiştir. her daim büyük bir sanatçı olarak anılmak istemiş, ömrünün son yıllarında bu hırsına mağlup olmuştur. ancak ömrünün son 10 yılında adının geçtiği skandallar/komiklikler vs onun pes sesine ve müziğimize kattıklarına gölge düşüremeyecektir.
o; türkçe sözlü batı müziğinin temel taşlarını döşemiş, özellikle gençliğinde star kelimesini ülkeye getiren biri olarak sanat dünyamıza büyük hizmetleri olmuş biridir.
canlı da dinledim kendisini. ben o zamanlar 16 yaşında bir genç idim o kimbilir kaç yaşını devirmiş bir çınar idi. bunca yaş farkına rağmen çok etkilenmiştim onun sesinden, şovundan, sanatçılığından.
ruhu şad, mekanı cennet olsun kıymetli ve büyük sanatçımızın.
devamını gör...
yks 2022
sınav zor değil de bu dönemde uğraşacağınız dış etkenler için allah yardımcınız olsun arkadaşlar.
devamlı kendi bebesini öven bir yenge, devamlı size ne yapmanız gerektiğini söyleyen büyükleriniz, devamlı sizi bir şeyleri doğru yapmadığınız için suçlayan hocalarınız, "o bölümü yazma, bu bölümü yazma, işsiz kalırsın, güçsüz kalırsın" diye darlayan çevreniz, kendi iç duygu yoğunluğunuz, size asıl sınav olacak. maalesef yks'den daha zor olacak bunlar.
devamlı kendi bebesini öven bir yenge, devamlı size ne yapmanız gerektiğini söyleyen büyükleriniz, devamlı sizi bir şeyleri doğru yapmadığınız için suçlayan hocalarınız, "o bölümü yazma, bu bölümü yazma, işsiz kalırsın, güçsüz kalırsın" diye darlayan çevreniz, kendi iç duygu yoğunluğunuz, size asıl sınav olacak. maalesef yks'den daha zor olacak bunlar.
devamını gör...
leyla ile mecnun'dan akılda kalanlar
ismail abi: o duvarlar o kadar üzerime geldi ki boğdu beni, böyle boğdu beni. ben de çıktım dedim bari magazinci olayım.
erdal baggal *: magazinci mi? oğlum sen ne anlarsın magazincilikten ya?
ismail abi: al işte, al işte, şimbillinin ağzından çıkanı kulaklarınıza geldi mi? duydunuz mu acaba şimbillinin ağzından çıkanı?
ya benim halalarım, teyzelerim hep magazinciydi be!
efsane magazinci hala
erdal baggal *: magazinci mi? oğlum sen ne anlarsın magazincilikten ya?
ismail abi: al işte, al işte, şimbillinin ağzından çıkanı kulaklarınıza geldi mi? duydunuz mu acaba şimbillinin ağzından çıkanı?
ya benim halalarım, teyzelerim hep magazinciydi be!
efsane magazinci hala
devamını gör...
az kişinin bildiği muhteşem kelimeler
bilmiyorum
bizim toplum maşallah herkes her şeyi bildiği için ülkede şu kelimeyi kullanan insan sayısı yok denecek kadar az hasbelkader biri söyleyince mutlu oluyorum. olay hakkında fikriniz yoksa bilmiyorum deyin bu sizi cahil göstermez.
bizim toplum maşallah herkes her şeyi bildiği için ülkede şu kelimeyi kullanan insan sayısı yok denecek kadar az hasbelkader biri söyleyince mutlu oluyorum. olay hakkında fikriniz yoksa bilmiyorum deyin bu sizi cahil göstermez.
devamını gör...
küçükkuyu
ege'nin başladığı yer.nusratlı diye tabir edilen virajlı dağ yolları geçildikten sonra görülen denizle birlikte her yaz içim kıpır kıpır olur.kucukkuyudan sonra sırasıyla altınoluk,akçay ve edremit gelir.akcayda bulunan yol kenarındaki "yasa outlet" seyahatlerinizde güzel bi dinlenme noktası olabilir.
devamını gör...
elde ettikten sonra erkeklerin kadınlara yaptığı şeyler
görmezlikten gelmek.. yok saymak.. hep bunu yaparlar.. menfaat dünyası erkekler için daha bir önemli..
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
kötü bir son, sonsuz umutsuzluktan iyidir.
böyle düşünmüş olma ihtimali yüksek sevgi bazı şeyleri güzelleştirir , ama her şeyi düzeltmez güzelleştiremez.
böyle düşünmüş olma ihtimali yüksek sevgi bazı şeyleri güzelleştirir , ama her şeyi düzeltmez güzelleştiremez.
devamını gör...
sanat kulübü çizim yarışması
beşinci çizim yarışmamız sonuçlandı!
oylamaya göre yarışmamızın kazananı güzel çizimiyle rofnak oldu, tebrik ederim!

yeni çizim yarışmamız da bugün itibariyle başladı. bu haftanın teması doğa, yarışmanın son tarihi ise 14 ağustos cumartesi. yarışmamız discord üzerinden yapılıyor ve tüm kulüp üyeleri katılabilir. katılım linkini de buraya iliştiriyorum.
çizimlerinizi bekliyoruz, herkese bol şans!
oylamaya göre yarışmamızın kazananı güzel çizimiyle rofnak oldu, tebrik ederim!

yeni çizim yarışmamız da bugün itibariyle başladı. bu haftanın teması doğa, yarışmanın son tarihi ise 14 ağustos cumartesi. yarışmamız discord üzerinden yapılıyor ve tüm kulüp üyeleri katılabilir. katılım linkini de buraya iliştiriyorum.
çizimlerinizi bekliyoruz, herkese bol şans!
devamını gör...
bengi dönüş
#1230130
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
ve böyle buyurdu; @kuzguncuktaki vişne ama ve fakat güzel buyurmuş.
yazı içerisinde sevdiğim iki konuya değinilmesi nedeniyle iki satır laf etme hakkını kendimde buldum. hem ne demişler? “hak verilmez, yazılır”
ilki beni finali ile hayal kırıklığına uğratan dizi dark ve diğeri tabii ki pos bıyıklarına maniler dizdiğimin filozofu nietzsche.
dark dizisi, niçe’nin “böyle buyurdu zerdüşt” kitabında anlattığı bengi dönüş veya edebi tekerrür bakışını ortaya koyduğu ama finali ile bu görüşten uzaklaştığı bir yapımdır. nedeni ise nietzsche’nin, bengi dönüş görüşünün olabilmesi için en büyük engel olarak gördüğü tanrı’yı ortadan kaldırmasıdır. tanrı varsa, bir tekerrür mümkün değildir. dolayısıyla nietzsche tanrı’yı öldürür.
ancak dizi içerisinde bir sahne vardır ki, bir tartışma konusu yaratır. diziyi izleyenler hatırlayacaktır. konu 33 yılda bir yaşanan ve tekrarlanan yaşamları anlatır. ancak konuyu götürüp “adam und eva” (adem ile havva) ya bağlamak işin tadını en azından benim için kaçırmıştır. dizi her ne kadar nükleer santraller ve büyük patlamaya göz kırpsa da, konu bir türlü oraya vardırılmaz.
efendim bahsettiğim sahne şudur; adam genç hali jonas ile buluşur. ve kendi genç haline sorar “insanlar neden bir tanrı’ya inanırlar?” bu soruya genç jonas cevap veremez. adam cevabı verir “çünkü insanlar bir yalana inanmak isterler.” de hadi buyrun tartışmaya.
efendim konu çok uzun, ancak karşı görüş koymadan bitirmeyelim. nietzsche bengi dönüş ile hayatın tekrarlardan ibaret olduğunu altını doldura doldura çizer. karl marx ise “değişmeyen tek şey değişimdir görüşünden, değişmez olan şey hareketin kendisidir” der. de hadi buna da buyrun. konu uzar dostlar benden bu kadar.
(bkz: karl marx)
(bkz: toplumsal değişme teorisi)
ve böyle bitirir yazısını ozgur1ey.
devamını gör...
guilty pleasure
yaptığını söyleyemediğin ama yapmaktan gizli gizli zevk aldığın şeydir.
bazen...bir arkadaşımla bilgisayar oyunu oynarken arkadan 1 saatlik pazar sürprizi çek çek müziği açıyoruz. ve o müziği 1 saat boyunca dinliyoruz.
offf imdat ya.
bazen...bir arkadaşımla bilgisayar oyunu oynarken arkadan 1 saatlik pazar sürprizi çek çek müziği açıyoruz. ve o müziği 1 saat boyunca dinliyoruz.
offf imdat ya.
devamını gör...
johari penceresi
bireyin kendini nasıl tanıdığı, başkalarının onu nasıl tanıdığı ile ilgilenen, 1955'te amerika'lı psikologlar joseph luft ve harry ingham tarafından ortaya çıkmış bir modeldir.
devamını gör...
hiyallamak
şüphelenmek anlamını taşır.
devamını gör...
sagittarius a
içerisinde bulunduğumuz samanyolu galaksisi'nin merkezindeki kara delik olduğu tahmin edilen cismin adı. aslında ismi sagittarius a* şeklinde yazılıyor. sgr a* olarak da kısaltılıyor. yay takımyıldızı olarak da bilinen sagittarius doğrultusunda olduğundan bu ismi aldı.
biliyoruz ki kara delikler doğrudan gözle görülemiyor. galaksimizin merkezini görmek de yine güç bir iş çünkü bu bölge oldukça yoğun. üstelik içeriği gaz kadar tozdan da oluşuyor ve bu yoğun ortam, merkezi görmemizi engelliyor. bu nedenle bu tür yerlere optik teleskoplarla değil, radyo, kızılöte, x-ışın ya da gama ışın teleskoplarıyla bakılır.
bu tür gözlemler sonucunda gördük ki, galaksi merkezinde yoğun radyo dalgaları yayan bir cisim var. burada doğu ve batı sagittarius a adlı birtakım yapılar var. doğu sagittarius a'nın bir süpernova kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. ancak bu kalıntının oluşabilmesi için son derece yüksek enerjili bir şeylerin varlığı söz konusu olmalı. zira bu, normal bir yıldızın ölümünden kalan süpernovalardan çok daha farklı ve güçlü.
batı sagittarius a ise yakınında bulunan genç yıldızlar nedeniyle iyonize olmuş bir gaz bulutu. bunun saniyede yaklaşık 1000 km gibi bir hızla bir yere doğru gittiği ve bu hareketin de onu spiral hale getirdiği hesaplandı.
sgr a*, bu bölgedeki 3. cisim. aslına bakarsanız her ne kadar kara deliğin adı bu demiş olsak da, aslında bu kara deliğin yakınındaki bir radyo dalgası kaynağının ismi. kara delik de bu isimle anılıyor.
***
sgr a*'ın etrafındaki yıldızların hareketleri ve yörüngeleri incelendi. bunlardan özellikle bir tanesinin bu radyo kaynağının yakınından geçerken hızlandığı ve saniyede yaklaşık 5000 km hızla hareket ettiği görüldü. burada teknik detaylarına girmeyeceğim birtakım hesaplama yöntemleri ile kütlesi hesaplanan cismin, güneş kütlesinin yaklaşık 4 milyon katı kadar kütleye sahip olduğu görüldü. bulunduğu bölgenin çapı da yaklaşık 44 milyon km. bu kadar bir hacim içerisinde bu kadar büyük kütlenin bulunmasının şu an için tek açıklaması bir kara delik. ayrıca radyo sinyallerinin de kara deliklerin kutuplarındaki jet akımı adlı madde hareketlerinden geliyor olabileceği tahmin ediliyor.
bölgenin radyo teleskop gözlemleri ile alınmış görüntüsü:
biliyoruz ki kara delikler doğrudan gözle görülemiyor. galaksimizin merkezini görmek de yine güç bir iş çünkü bu bölge oldukça yoğun. üstelik içeriği gaz kadar tozdan da oluşuyor ve bu yoğun ortam, merkezi görmemizi engelliyor. bu nedenle bu tür yerlere optik teleskoplarla değil, radyo, kızılöte, x-ışın ya da gama ışın teleskoplarıyla bakılır.
bu tür gözlemler sonucunda gördük ki, galaksi merkezinde yoğun radyo dalgaları yayan bir cisim var. burada doğu ve batı sagittarius a adlı birtakım yapılar var. doğu sagittarius a'nın bir süpernova kalıntısı olduğu tahmin ediliyor. ancak bu kalıntının oluşabilmesi için son derece yüksek enerjili bir şeylerin varlığı söz konusu olmalı. zira bu, normal bir yıldızın ölümünden kalan süpernovalardan çok daha farklı ve güçlü.
batı sagittarius a ise yakınında bulunan genç yıldızlar nedeniyle iyonize olmuş bir gaz bulutu. bunun saniyede yaklaşık 1000 km gibi bir hızla bir yere doğru gittiği ve bu hareketin de onu spiral hale getirdiği hesaplandı.
sgr a*, bu bölgedeki 3. cisim. aslına bakarsanız her ne kadar kara deliğin adı bu demiş olsak da, aslında bu kara deliğin yakınındaki bir radyo dalgası kaynağının ismi. kara delik de bu isimle anılıyor.
***
sgr a*'ın etrafındaki yıldızların hareketleri ve yörüngeleri incelendi. bunlardan özellikle bir tanesinin bu radyo kaynağının yakınından geçerken hızlandığı ve saniyede yaklaşık 5000 km hızla hareket ettiği görüldü. burada teknik detaylarına girmeyeceğim birtakım hesaplama yöntemleri ile kütlesi hesaplanan cismin, güneş kütlesinin yaklaşık 4 milyon katı kadar kütleye sahip olduğu görüldü. bulunduğu bölgenin çapı da yaklaşık 44 milyon km. bu kadar bir hacim içerisinde bu kadar büyük kütlenin bulunmasının şu an için tek açıklaması bir kara delik. ayrıca radyo sinyallerinin de kara deliklerin kutuplarındaki jet akımı adlı madde hareketlerinden geliyor olabileceği tahmin ediliyor.
bölgenin radyo teleskop gözlemleri ile alınmış görüntüsü:
devamını gör...
normal sözlük'ün sloganı ne olmalı sorunsalı
kafanıza göre sözlük.
kafası güzellerin sözlüğü.
kafa bulmak isteyenlerin buluşma yeri.
kafa yapanların mekanı.
küfürsüz, özgür, trolsüz aile sözlüğü.
kafası güzellerin sözlüğü.
kafa bulmak isteyenlerin buluşma yeri.
kafa yapanların mekanı.
küfürsüz, özgür, trolsüz aile sözlüğü.
devamını gör...
ayların hafta haftaların gün gibi geçmeye başlaması
gecmeyip napicakti, keyfinizin gelmesini mi bekleyecekti diye düşündüren başlık.
devamını gör...
peygamberler hakkında hiçbir arkeolojik kanıt olmaması
hoca come on, tutan come on!
tüm sözlükten özür diliyorum, tutamadım kendimi.
tutan beri gelsin! *
t:ilgilenmediğim önerme!
tüm sözlükten özür diliyorum, tutamadım kendimi.
tutan beri gelsin! *
t:ilgilenmediğim önerme!
devamını gör...