ibre erkeklere döndü şimdi kadınlar olarak arkamıza yaslanıp gelişmeleri izleyeceğiz.
bugüne kadar hep ne giyildiğini sorun eden ama kendi giyimi sözkonusu edilmeyenler artık empati yapıp kadınları daha iyi anlayacaklar mı bakacağız.
devamını gör...

yazar arkadaşın müzisyen olarak cardi b’yi örnek vermesi bile, kendisinin müzikal anlamda olmasa da “cahillik” seviyesinde bir otorite olduğunu gösterir. sizlere bas gitar ile devleşen birkaç şarkı örneği vereyim;

queen - another one bites the dust
metallica - orion
the beatles - come together
ıron maiden - the clairvoyant
megadeth - peace sells
cem karaca - neredeyse tüm şarkıları
barış manço - dönence
levent yüksel - tuana

sanırım bu kadarı yeterli. daha fazla gömmeyelim yazar arkadaşı.
devamını gör...

babamla hep mesafe oldu aramızda. 13 yaşındaydım ayrıldıklarında.
uzun seneler hiç görüşmedik taki evlenene kadar.
evlendim bir kere gördü bebeğim oldu bir kere gördü.
en son 3 sene önce dgördüm kendisini bir tabutun içinde.
iyi miydi kötü müydü bilmiyorum.
tek bildiğim bir diyaloğumuz olmadı adam gibi 40 sene boyunca.
devamını gör...

bunu çeşitli mecralarda anlatmıştım burada da anlatayım :

babamın arabaları çok kıymetlidir. öyle böyle değil. ben ünv. 3. sınıfa kadar kendisinden araba istemedim öyle düşün. isteyemezsin yani arabasını.

o zaman da bir sevgilim var. dedim babamdan isteyeyim arabayı bi keyif yapalım. kafamda her türlü diyalog senaryosunu oluşturdum. boşluk bırakmadım. ne söylese cevabım hazır. fena karizma bi adam. babaannemden aurası hazır halde doğmuş. neyse bu salonda, elinde gazetesi, bi yandan da çayını yudumluyor. kendimden emin bir şekilde yaklaştım girdim konuya :

+ baba bana araba lazım

adam hiç gazeteden kafasını kaldırmadı. çayından bi yudum aldı, sayfayı çevirirken cevabını verdi :

- nasıl bi model düşünüyosun? peşinat falan hazır mı?

mal gibi kaldım tabi. bu tepki benim algoritmada yoktu. ahahah! tabi sonra güldük eğlendik, verdi arabayı.

velhasıl keşke daha önce söyleseymişim derim hep.
devamını gör...

bir gün çekip gideceğim ben bu şehirden
geride hiçbir anı bile bırakmadan
bindiğim trenler belki hiç bilmeyecek
bir küçük istasyonda nasıl indiğimi
yağmurlu bir gece hangi istasyonda
yitik yıldızlara bakacaksın ardımdan.

ne kadar acı varsa bırakacağım
söylenmemiş sözlerle yalan aşkları
paslı zincirleri, mahpus türkülerini
kara bir sis gibi çöken umutsuzluğa
bir gün çekip gideceğim ben bu şehirden.

kitaplarım, şiirlerim bekleyecekler
yürüdüğüm sokaklar bekleyecekler
her sabah selam verdiğim akasya
her sabah selam verdiğim taş duvar
ve uçsuz bucaksız bu keder denizi
bir gün elbet dönüşümü bekleyecekler.

(bkz: behçet aysan)
devamını gör...

(bkz: bakın benim parolam sevgidir)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

edit: hesabımdan çıkın kafadorlar. ıko'da kafa izninde, hesabım giderse ben ne yapacağım?

edit2: parolam sevgidir arasında boşluk yok. parolamın p'si küçük evet sayın yazar.

edit3: sevgi kim diye sormuş bir yazar. sen hesaba gir. biz sana kim olduğunu göstereceğiz.
devamını gör...

herkesin kullandığı ama kullanırken gömdüğü platformdur.
hem bedava oyunları alıyorlar hem gömüyorlar.
yahu adamların bir iddiası yok bedava oyun veriyor beğeniyorsan al oyna beğenmiyorsan oynama bu kadar basit.
devamını gör...

1971 doğumlu amerikalı oyuncu. madem bugün eeeeeooooo başlığıyla beetlejuice filmini andık, onu da anmasaydık olmazdı.

sinemaya adım atması lucas filmiyle olsa da biz onu ilk beetlejuice filmiyle tanıdık. sinemaya yeni adım atmış bir oyuncu için,michael keaton, alec baldwin, geene davis gibi oyuncularla oynaması büyük bir şans oldu. 1988 yılında çevrilmiş bu filmle , henüz 17 yaşındayken tüm dünyada tanındı.

1992 yılında dracula ve özellikle ,izleyenlerin bileceği gibi , 1994 yapımı küçük kadınlar filmindeki performansı harikaydı. daha önce oscar adaylığı olsa da eve oscarla dönemese de masumiyet çağı
ve cher ile oynadığı mermaids
filmiyle ne kadar harika bir oyuncu olduğunu göstermiştir. oyuncunun tüm filmlerini olmasa da, zirve yaptığı dönemlerdeki tüm filmlerini izlemişimdir. minyon yapısı, bebeksi yüzü, oyunculuğunun sadeliği ile başarıyı yakalamıştır.

kariyerini inişe geçiren olay da sanırım 2000’li yılların başında lüks bir mağazada yaptığı hırsızlık eylemi sonucu 480 saat toplum hizmetine çarptırılması oldu. sonradan verdiği röportajda , bu olayın üzerine yapıştığını ve herkesin hala kendisini hırsız olarak görmesinden yakınmıştır. hırsız değil de kleptoman deyip geçiyorum bu konuyu.

kendisini şimdilerle stranger things dizisinde izliyoruz. ama sanki oyunculuğu değişmiş de zorlama oynuyormuş gibi geldi. dizideki tepkilerindeki yapmacıklık da,performansının düştüğünü göstermektedir. yine peşin hükümlü olmadan, dizinin 4.sezonunda da bakalım oyunculuğuna.
devamını gör...

hayatımdan tamamen çıkarmama neden olmuştur.üzülüyor muyum tabi ki hayır.
devamını gör...

kedileri çok sevmeme rağmen hiç yapmadığım eylemdir.
devamını gör...

koskaca bir nesile yapacakları kötülüklerin en büyüklerini yapıyorlar. toplumu ne hâle getirdiklerinin farkına bile varamıyoruz. bu kadar insanın psikolojisini bozuyorlar. evet kadın cinayetleri politiktir. gereken adaleti sağlamazsan her şey senin suçundur. bu kadar cahil insanın başkanlık yaptığı bir ülkede yaşadığımıza şükür eder olduk. kadınların kıyafetlerinden tutun gülüşüne kadar kısıtlamaya çalışıyorlar. ben gece bir ses geldi diye rahatsız olmak zorunda değilim. kendimi nasıl savunurum diye düşünmek zorunda da değilim. önünden geçtiğim sokakta ölen kadının haberini duymak istemiyorum artık. bu durumu bu kadar basitleştirmek kimsenin korkmamasına neden oluyor. takım elbise ile gitse indirim alan mahkemelerde ölen binlerce kadının hakkını savunamıyoruz.
üstüne üstlük hâlâ kadınları suçlamak için bahaneler üretiyorlar. o saatte orda olmamalıymış, öyle giyinmemeliymiş, o insanla birlikte olmamalıymış...
iğrenç zihniyetiniz yüzünden nerdeyse hiçbir gencin hayallerinde yok bu ülke. siz değişmezsiniz ama sizi destekleyen insanların değişmesi dileğiyle.
devamını gör...

sanırım daha önceden takip ettiğin aklı başında bir fotoğraf paylaşım sayfası veya bir gezi- video sayfası hesabını saçma sapan kişilere satıyor. mevcut takipçilerle yola devam ediyor. takipçi durumu çok geç fark edebiliyor, aktif kullanıcı değilse hiç fark etmiyor. benim de başıma geldiği icin tahminlerim bu yönde. eyisa müthiş bilgiler kuşağından bildirdi.
devamını gör...

sozluk kizi sozluk kizidir cicek yoldastir.
devamını gör...

14 yaşımdayken karnımı doyurmak için bir parça ekmek çaldığımda beni zindana attılar ve orada tam 6 ay bedava ekmek verdiler. hayatın adaleti budur.
victor hugo

böylesine güzel bir gökyüzünün altında, bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu.
dostoyevski

kimin nasıl bir anısı haline geleceğimizi hiç birimiz bilemeyiz.
turgut uyar
devamını gör...

ideal devlete ulaşmak için üç aşamanın gerçekleşeceğini iddia eden ideolojidir.

1. proletarya diktatörlüğü
2. sosyalizm
3. komünizm
devamını gör...

denizci olmayanların az bildiği lakin denizcilerin bayrak devleti olarak kullandığı bir ada devletidir.
devamını gör...

bazı olaylara kendi pencerenizden bakamazsınız.

şiddet gördüğüm zaman evliliğime devam etmem. aldatırsam yine boşanırım. ancak şiddet gören ya da aldatılan bazı kadınların evliliğine devam ediyor olması hakkında herhangi bir olumsuz yorum yapamam. gurursuz, onursuz, şiddet görmek demek hoşuna gidiyor, diyemem.

yaşadığınız ülkeden haberiniz olsun. cihangir solculuğu yapmanın, varoşlardan, cehaletten, eğitimsizlikten tiksinmenin de bir sınırı olmalı.

4 çocuğu olan ve bir mesleği olmayan kadınları eleştiremeyiz. ona boşan baskısı yapamayız. o kadına çay taşıma işini yükleyip asgari ücretle al bakalım 4 çocuğuna bak diyemeyiz. o kadının kültürü, öldürülme korkusu, o..pu derler çekinmesi, güçsüzlüğü yeni bir başlangıç yapmasına izin vermiyor diye evliliğine devam etmesi, bu durumdan hoşnut olduğu anlamına da gelmez.

yeni evlenip ilk günden şiddet gören kadını yeni bir başlangıç yapmıyor diye yine suçlayamayız. bu eve bu noktadan sonra kefeninle dönebilirsin diyen bir ailenin içinde 19 sene geçirmiş bir kadını rahat koltuklarımızda oturup eleştiremeyiz.

türkiye'de toptan değişmesi gereken şeyleri mağdur ve güçsüz kadınların, çocukların ve erkeklerin üzerine yüklemek asıl cehalettir. siyasilerin değiştirmesi gereken bir sistemi, çoğunluğun oyları ile değişecek çoğu şeyi yoksul bir ülke içinde kadınlara yüklemenin altında da ciddi bir kadın düşmanlığı yatıyor. daha onemlisi bu iğrenç kendine güven ve kendini bir bok zannetmek benim anlayabileceğim şeyler değil.

genelin yaptığı yanlışları, kültürel saçmalıkları, sorunları konuşmak mümkün, hatta gerekiyor ama boşanma davası açtıktan sonra öldürülen bunca kadın haberi varken böyle şımarık bir bakış açısı geliştirmek çok ilginç geliyor bana. şiddet görüyor ve boşanmıyor mu, o zaman şudur! o zaman budur! altta yatan toplumsal sorunları konuşan kimse yok. memesini açıp, erkekler ölsün yazıp, orada 14 saat dikilerek kadın haklarını korumaya çalışan köyünden geleli 5 sene olmuş feminist kafasına sahibiz çoğumuz.

hayır isveç vatandaşı olsak anlayacağım sahiden. ortalık boşanma davası açıp öldürülen, yakılan, şiddet gören kadın dolu hâlâ olayları nerelere bağlıyoruz. pes.
devamını gör...

dizi tadında izlediğim filmdir. böyle iç gıcıklayıcı derecede güzel filmleri parça parça zamana yayarak izlemeyi seviyorum. henüz bitirmedim.

filmin en sevdiğim yönü ise içerdiği büyüklü küçüklü konuların evrenselliği gibi görünüyor. bu büyüklü küçüklü konuların aslında tek bir noktada birleştiği zaten filmin sonuna gelmeden kolaylıkla anlaşılabilir.

modern yaşam/şehir yaşamının insan ilişkilerine ve iletişimlerine yansımaları olarak anladım ben az önce bahsettiğim tek noktayı. böyle söyleyince de çok akademik oldu. *

spoiler vermeden nasıl anlatırım diye adeta kızgın kumlara çıplak ayak basan tatilci gibi bir o ayağımı bir bu ayağımı kaldırarak dans eder gibi anlattım filmi.

şahsiyet'i izleyen herkes agah beyoğlu ile kanji watanabe arasındaki benzerlikleri görecektir. amaçlarının benzerlikleri farklı olsa da süreçleri benzer görünüyor.

bir de filmin en hoşuma giden taraflarından biri japon kadınların belediye binasına şikayet için gittikleri sahne. o sahnede tüm memurlar kadınları birbirlerine yönlendirerek adeta onlara bir yıldırma politikası uygularlar. en son birisi boş bir güzelleme yaparak kadınlara boş vaatler verip gönderir. sahneyi izlerken aynen şöyle düşündüm bürokrasi denilen saçmalık her yerde aynıymış.
devamını gör...

1975 kayseri doğumlu fizikçi ve akademisyen. cambridge üniversitesi fizik bölümündedir. kuantum fiziği alanında çalışmaktadır. 2015 yılında, ölçülmesi imkânsız olarak kabul edilen ‘ışık seviyesinin gürültü ölçümü’nü gerçekleştirmiştir.
devamını gör...

dipsiz kuyudur. aldıkça daha çok alası gelir insanın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim