ayakkabısını kendi bağlayabilen çocuğun ileride olması muhtemel insandır.

hayata karşı 1-0 önde, ya da en az bir "b", hatta "c" planı cepte olandır.
devamını gör...

ürün kalitesini, içeriğini değiştirmeden fiyatını arttırmanın sonucunda satışlarının artması durumuna denir.
devamını gör...

kişi yoğun bir şekilde ölüm, herşeyin mahvolduğu (ailesinin yok edildiği, parasız ortalıkta bırakıldığı gibi), vücudunun çalışmadığı (hatta organlarının çürüdüğü) düşünceleri içindedir. ağır depresyonlar ve psikoz durumlarında gözlenir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yapılan iyilikler.
devamını gör...

ay'ın çapı güneş'in çapının 400'de 1'i kadardır. şaşırtıcı şekilde dünya'ya da güneş'ten 400 kat daha yakındır. bu yüzden dolunay zamanlarında ay ve güneş'in gökyüzündeki büyüklükleri tam olarak aynı görünür. ve tam güneş tutulması esnasında ay ile güneş birbirini tam olarak kapatır, mükemmel bir örtüşme sağlarlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hiç bir şeye benzemeyen rahatsızlık.
ne konuşabilirsin, ne bir yere gidebilirsin, ne uyuyabilirsin, ne bir şey yiyebilirsin.
başıma gelmesin de günlerce midem ağrısın tercih ederim.
bir iki yıldır uğramıyor yanıma elhamdulillah.
devamını gör...

kitap okurken, o dünyada kaybolduğu andır.
devamını gör...

gyftissa ton evizakse adlı manos loizos bestesinin türkçe sözlü versiyonudur.

edit: "ya bu şarkıyı bir kadın sesinden hatırlıyordum ben" diyeniniz vardıysa benim gibi, yanılmıyorsunuz, 1995'te gülay seslendirmişti aynı şarkıyı.
devamını gör...

aileme bu akşam itibariyle açıkladığım durumdur. daha önceki yazarlık tecrübelerimin farkında oldukları için “küfür yok değil mi? “ dediler. “aman oğlum siyaset yapma” dediklerinde ise merak etmeyin burada her şey çiçek böcük, burası siyasetten, ayrımcılıktan uzak bir mecra diyerek içlerine birazda olsa su serptim. *
devamını gör...

başkasının hayatı sorun değil de insan kendi hayatında yan karakter gibi hissediyorsa işte o zaman sıkıntıdır.
devamını gör...

varlığı tam anlamıyla anlayamamışken, yokluğu tartışmak okyanusta atılan küçük kulaçlardan daha manalı değil gibi.
devamını gör...

misafire kapıyı kapatmaktır.
hele hele örnek vatandaş geldi kapıyı çaldı. tanrı misafiri geri çevrilir mi?
hatta örnek vatandaş'ın bulunduğu ortamda mesaj kapatılır mı hiç?
devamını gör...

duygularımı yavaş yavaş yitirdiğimi ve donuklaştığımı, hiçbir şeyden eskisi kadar zevk alamadığımı düşündüğüm yani hüzünlenmenin bile içimden gelmediği bir dönemde tanıştım zweig'in olağanüstü bir gece'si ile. içimde bir şeyler yapma isteği varsa bile, yani o ışık varsa bile bir türlü karanlığa süzülmeyi başaramamıştı. karşıma olağanüstü bir gece çıksın istiyordum, beni eski duygulu zamanlarıma götürmesi için. hiçbir şey hissetmemek öyle korkunç bir durumdu ki...

"bu olağanüstü gecenin ansızın karşıma çıkarttıkları, kapanıp kalmış ruhumun birdenbire açılması, geçmişimin en karanlık yanlarının, en gizli dürtülerimin şimdi apaçık karşımda duruyor olması tuhaftı." diyor kitap karakteri. kitabın başından itibaren o geceyi merak ediyorsunuz elbette. fakat o geceye kadar karakterimiz kendisinden bahsediyor. zweig'in psikolojik, nahif ve yerinde betimlemeleri o kadar kalbime dokundu ki. ve karakterle ortak yönlerimiz olduğunu görünce daha bir bağlandım kitaba.

kısa bir kitap olduğundan bir oturuşta bitecek olsa da sonrasında insanı düşünceler ve sorularla baş başa bırakıyor. bazen kısa kitaplar birçok uzun kitaptan daha uzun olabiliyor. olağanüstü bir gece tam olarak öyle bir kitap. bir insanın iç dünyasını bu kadar ayrıntılarıyla işleyip zihnimde müthiş bir canlandırma uyandırdığı için rahatlıkla önerebilirim.
devamını gör...

(bkz: milf)
bir ara dernekleri bile vardı.şimdi ne oldu bilmiyorum.
devamını gör...

sen onu bir de bana sor..
devamını gör...

(bkz: sözlüğe veda eden yazarlar) şeklinde bir başlık açılıp, ayrılacak yazarlarımızın bu hazin haberi oradan vermesini önerdiğim başlıktır. yolunuz açık olsun.
devamını gör...

bunca açılmışı dururken sıkıntı edilmemesi gereken durum.

çok mu sıkıştınız? hemen zaten açılmış bir başlığın türevlerini açın. bazıları öyle yapıyor.

"tatlıyı seven sözlük yazarları" açılmış mı mesela? siz gidin "tatlı sevmeyen sözlük yazarları"nı açın. o da mı açılmış? "sözlük yazarlarının tatlı sevmemesi"ni açın. o da mı var? "tatlı sevmeyen sözlük yazarları neyi seviyor? e what are you?" başlığını açın... sonra sözlük iyice rezil olsun ve biz de bir umutla yeni açılacak bir başka sözlüğe yelken açalım "belki bu sefer birileri bozmaz" diyerek. nasıl fikir?
devamını gör...

yaşadığım ve çok zor olan bir durumdur.
çevredeki fikirlerden kendini sıyırıp, sorgulamak ve bunun sonucunda insanın kendi fikirlerinin oluşması kişiye benliğini kazandırır. ne yazık ki yaşadığınız insanlar sizden farklı düşünen insanlar olunca kendiniz olmak için çok uğraşmanız gerekiyor, çok yorucu. bazı şeyleri anlatmak istersiniz ama "nasıl olsa yargılamadan dinlemeyecekler" diye vazgeçersiniz. dayatılan doğruları ayıp olmasın diye yapmaya çalışırsanız benliğinize saygısızlık yapıyor gibi hissedersiniz. çevrenizde "ne kadar isyankar ve bencilsin" diye yargılanmaya alışırsınız. anlaşılmak ister ama yargılanırsınız. hep içinizde "anlaşılma" umuduyla yaşarsınız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim