kürtlerin ana dilde eğitim hakkı
öyle bir hakları yoktur, sebep;
türkiye cumhuriyeti içerisinde yaşandığı takdirde kabul edilen belirli yasalar vardır, bu cumhuriyetin kuruluşundan bu yana atatürk'ün türkçe olarak yeni bir dili oluşturması sebebiyle herkesin kabul gördüğü bir durumdur. eğer sen bu sınırlar içerisinde bir türk vatandaşı olarak kendini göremiyorsan ve kürtçe'yi anadil gibi öğrenmek talebinde bulunuyorsan, bu sınırlarda olman yersiz. neden fransızca, ingilizce var konusuna gelirsek, dil öğrenmenin çeşitli stratejik sebepleri vardır, iş birliği kurulan ülkeler ile yoğun trafikte olduğumuz için, gelecek dönemde öğrenen kişinin işine yarayacak bir dil olduğu için. dünyanın evrensel dili kabul edilen ingilizceyi öğrenmenin ingiliz seviciliği ile bir alakası yoktur, buradan herhangi bir yurtdışı seyahatinde iletişim halinde olabilmek için öğrenirsin. kaldı ki fransızca her üniversite bölümü ve lise için zorunlu değildir, seçilen bölümün stratejik sebepleriyle öğrenirsin. dolayısıyla kürtçe öğrenip kürdistan ile iş birliği içinde olmuyoruz, kürtlerin ana dil öğrenmek isteği gibi davranışları, türkleri kayırmaları asıl faşizmin kendisidir, çok fazla kürtçü davranış içerisinde toplumu kışkırtmaya devam edin siz bakalım nereye kadar, bu olayın da bir dava yüzü olacaktır.
türkiye cumhuriyeti içerisinde yaşandığı takdirde kabul edilen belirli yasalar vardır, bu cumhuriyetin kuruluşundan bu yana atatürk'ün türkçe olarak yeni bir dili oluşturması sebebiyle herkesin kabul gördüğü bir durumdur. eğer sen bu sınırlar içerisinde bir türk vatandaşı olarak kendini göremiyorsan ve kürtçe'yi anadil gibi öğrenmek talebinde bulunuyorsan, bu sınırlarda olman yersiz. neden fransızca, ingilizce var konusuna gelirsek, dil öğrenmenin çeşitli stratejik sebepleri vardır, iş birliği kurulan ülkeler ile yoğun trafikte olduğumuz için, gelecek dönemde öğrenen kişinin işine yarayacak bir dil olduğu için. dünyanın evrensel dili kabul edilen ingilizceyi öğrenmenin ingiliz seviciliği ile bir alakası yoktur, buradan herhangi bir yurtdışı seyahatinde iletişim halinde olabilmek için öğrenirsin. kaldı ki fransızca her üniversite bölümü ve lise için zorunlu değildir, seçilen bölümün stratejik sebepleriyle öğrenirsin. dolayısıyla kürtçe öğrenip kürdistan ile iş birliği içinde olmuyoruz, kürtlerin ana dil öğrenmek isteği gibi davranışları, türkleri kayırmaları asıl faşizmin kendisidir, çok fazla kürtçü davranış içerisinde toplumu kışkırtmaya devam edin siz bakalım nereye kadar, bu olayın da bir dava yüzü olacaktır.
devamını gör...
(tematik)
semra
sözlükte ''esmer, esmer güzeli'' anlamlarına gelen sözcüktür.
aynı zamanda bir kadın ismidir.
aynı zamanda bir kadın ismidir.
devamını gör...
the good place
öldükten sonra ne olacak sorusuna fantastik bir bakış açısı sunan amerikalı mizah dizisi. 13'er bölümden 4 sezon sürüyor ve her bölüm 20 dakika.
ölümden sonrasını telifli hikayesi yapmış bütün dini yazıtlardan daha somut bir öbür dünya evreninde ahlak ve etik felsefesiyle temellendirilmiş bir hikayeyi eğlenerek takip edebilirsiniz. ama bence asıl mevzusu başkadır efendim bu dizinin:
düşünün ki bir ilgi alanınız var. adı da fışırtı olsun. bu ilgi alanınızda kazandığınız kabiliyetler sizi daha iyi biri yaptı ve siz de bunu herkesin bilmesini istiyorsunuz. tabi ki fışırtı ilgi çekici bir konu değil ve arkadaşlarınız da sizin yemek ve içki sofralarında fışırtıyı anlatmanızdan bıktı. çünkü o anlayabilmek için çok emek harcanması gereken, özümsenmesi zor bir yol. aslında bir disiplin de denilebilir. siz de gidiyorsunuz fışırtıyı herkesin kolayca hazmedebileceği bir formatın dekoruna yerleştiriyorsunuz. artık sizi dinlemek istemeyen arkadaşlarınız o formatı sömürüp size "fışırtı neymiş abi yaa" demeye geliyorlar.
evet "the good place" de tam olarak böyle bir şey. aslında bir felsefe başlangıç paketi. 72 bölümde 70 tane felsefe kitabından bahsediliyor ve o kitapların kritiklerinin yapıldığı replikler var. biraz hikayeden sızdırdım ama olsun. rahat bir zamanımda diziyi tekrar izleyeceğim. ama ondan önce hızlı bir taramayla hangi bölümde hangi kitap konuşuluyor onun listesini tutacağım. önce kitap sonra bölüm. bölükpörçük felsefe okumalarından öteye gidemeyen bana felsefe disiplini kazandıracak olan bu diziye şükran borçluyum.
ölümden sonrasını telifli hikayesi yapmış bütün dini yazıtlardan daha somut bir öbür dünya evreninde ahlak ve etik felsefesiyle temellendirilmiş bir hikayeyi eğlenerek takip edebilirsiniz. ama bence asıl mevzusu başkadır efendim bu dizinin:
düşünün ki bir ilgi alanınız var. adı da fışırtı olsun. bu ilgi alanınızda kazandığınız kabiliyetler sizi daha iyi biri yaptı ve siz de bunu herkesin bilmesini istiyorsunuz. tabi ki fışırtı ilgi çekici bir konu değil ve arkadaşlarınız da sizin yemek ve içki sofralarında fışırtıyı anlatmanızdan bıktı. çünkü o anlayabilmek için çok emek harcanması gereken, özümsenmesi zor bir yol. aslında bir disiplin de denilebilir. siz de gidiyorsunuz fışırtıyı herkesin kolayca hazmedebileceği bir formatın dekoruna yerleştiriyorsunuz. artık sizi dinlemek istemeyen arkadaşlarınız o formatı sömürüp size "fışırtı neymiş abi yaa" demeye geliyorlar.
evet "the good place" de tam olarak böyle bir şey. aslında bir felsefe başlangıç paketi. 72 bölümde 70 tane felsefe kitabından bahsediliyor ve o kitapların kritiklerinin yapıldığı replikler var. biraz hikayeden sızdırdım ama olsun. rahat bir zamanımda diziyi tekrar izleyeceğim. ama ondan önce hızlı bir taramayla hangi bölümde hangi kitap konuşuluyor onun listesini tutacağım. önce kitap sonra bölüm. bölükpörçük felsefe okumalarından öteye gidemeyen bana felsefe disiplini kazandıracak olan bu diziye şükran borçluyum.
devamını gör...
sözlükteki hoşça kalın intihar ediyorum modası
intihar etmek için çatıya çıkana hadi atla diye aşağıdan bağıranlar olur ya hani. ona benziyor bu başlık.
devamını gör...
yazarların şu an duymak istediği söz
“çayı demle sana geliyoruz.”
çok sıkıldım evet. arkadaşlarımı da çok özledim. öyle böyle değil ağlicam şimdi.
çok sıkıldım evet. arkadaşlarımı da çok özledim. öyle böyle değil ağlicam şimdi.
devamını gör...
güzellik hariç erkekleri aşık ettirebilecek şeyler
hiçbir şey. güzel değilseniz pek şansınız olduğu söylenemez.
onun dışında sevip, sevilebilirsiniz belki fakat erkeğin sizden daha güzelini bulduğunda tekmeyi koyacağı gerçeğini değiştirmez.
onun dışında sevip, sevilebilirsiniz belki fakat erkeğin sizden daha güzelini bulduğunda tekmeyi koyacağı gerçeğini değiştirmez.
devamını gör...
yanan sobanın üzerine tükürmüş nesil
duştan çıktıktan sonra saçlarının ıslaklığını sobanın üstüne fırlatan nesildir.
devamını gör...
naci bostancı’nın oğlunun gece yarısı kararnamesiyle atanması
"resmi gazete’de yayımlanan atama kararlarından akp grup başkanı ve ankara milletvekili naci bostancı’nın oğlu çıktı. enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı’na bağlı nükleer enerji ve uluslararası projeler genel müdürlüğü’ne naci bostancı’nın oğlu afşın burak bostancı atandı."
biz de okuyup, yüksek lisans yapalım. sonrasında ise iş garantimiz dahi olmasın. yok ki şöyle badem bıyıklı bir babamız.
buradan
biz de okuyup, yüksek lisans yapalım. sonrasında ise iş garantimiz dahi olmasın. yok ki şöyle badem bıyıklı bir babamız.
buradan
devamını gör...
kadınların ayıp olmasın diye erkeklerin her esprisine gülmesi
bu kadın ya da erkek fark etmeksizin olan bir şeydir. karşıdaki üzülmesin diye yalandan gülmek cinsiyet değil karakter meselesidir.
devamını gör...
gizli değişken teorisi
fizikte, bir sistemin gelecekteki durumunu belirleyebilmek için var olması gereken ancak ölçümü yapan kişi tarafından bilinmeyen bazı değerler olduğunu iddia eden teori. kuantum mekaniğinde ölçüm sonuçları kesin olmadığından, kuantum teorisini eksik kabul eden bazı fizikçiler tarafından kullanılsa da kuantum mekaniğinde bu türden gizli değişkenlerin varlığı mümkün görülmemektedir.
schrödinger’in kedisi adlı düşünce deneyini ele alalım. bu deneyde gözlem yapmadan kedinin ne canlı ne ölü olduğunu söyleyebiliriz. kedinin canlı ya da ölü olduğunu belirleyecek şey, kutu içerisinde bulunan ve kediyi öldürecek olan maddenin, kutu içerisinde yayılıp yayılmamasıdır. biz bu durumu gözlem yapmadan bilemesek de, kutunun içerisinde durum açıkça bellidir. bunu, kutuya
bakmadan bilmiyor oluşumuz, değişkenin gizli ve bilinemez olduğu anlamına gelmez.
kuzey irlandalı fizikçi john stewart bell bazı eşitsizlikler elde ederek yerel gizli değişken teorilerinin sağlanması gerektiğini öne sürdü. ancak bell eşitsizlikleri, kuantum teorisi ile uyum içerisinde değildir. deneylerle de görülmüştür ki kuantum dünyası bu eşitsizlikleri sağlamaz, hatta ihlal eder. işte bu nedenle kuantum mekaniğinde yerel gizli değişkenlerin varlığı olası görünmemektedir.
schrödinger’in kedisi adlı düşünce deneyini ele alalım. bu deneyde gözlem yapmadan kedinin ne canlı ne ölü olduğunu söyleyebiliriz. kedinin canlı ya da ölü olduğunu belirleyecek şey, kutu içerisinde bulunan ve kediyi öldürecek olan maddenin, kutu içerisinde yayılıp yayılmamasıdır. biz bu durumu gözlem yapmadan bilemesek de, kutunun içerisinde durum açıkça bellidir. bunu, kutuya
bakmadan bilmiyor oluşumuz, değişkenin gizli ve bilinemez olduğu anlamına gelmez.
kuzey irlandalı fizikçi john stewart bell bazı eşitsizlikler elde ederek yerel gizli değişken teorilerinin sağlanması gerektiğini öne sürdü. ancak bell eşitsizlikleri, kuantum teorisi ile uyum içerisinde değildir. deneylerle de görülmüştür ki kuantum dünyası bu eşitsizlikleri sağlamaz, hatta ihlal eder. işte bu nedenle kuantum mekaniğinde yerel gizli değişkenlerin varlığı olası görünmemektedir.
devamını gör...
lord voldemort
kendini kurnaz sanan ama dumbledor ve snape’in tuzağına düşen bir zavallıdır.
edit: zavallı biraz ağır kaçmış. güç sarhoşu diyelim.
edit: zavallı biraz ağır kaçmış. güç sarhoşu diyelim.
devamını gör...
geceye bir türk filmi repliği bırak
durun! bu nikah kıyılamaz! siz kardeşsiniz!
edit: en az 15 ayrı filmde 25 kez yaşanmış olabilir.
edit: en az 15 ayrı filmde 25 kez yaşanmış olabilir.
devamını gör...
ikinci eş olmayı reddeden kızı vuran adam
bu törrre nomis bir tek kadına var. tecavüzcüyü davul zurna, halayla karşılarlar.
lanet olsun sizin törenize!
lanet olsun size!
lanet olsun sizin törenize!
lanet olsun size!
devamını gör...
simbiyotik
diğer bir adı ortak yaşam olan, iki canlının fayda-fayda(mutualizme)/fayda-etkilenmeme(kommensalizm) ve fayda/zarar (parazitlik) ilişkisiyle birlikte yaşama durumuna verilen ad.
bu ilişki, bitkiler arasında olabileceği gibi bir bitki bir hayvan ile veya iki hayvan arasında da mümkündür.
insan vücudunda bulunan bakteriler ile insan, balıkların derisine yapışıp birlikte yaşayan balıklar, mantar ve algler, beğeniye beğeni yapan yazarlar gibi örnekler mutualizme örnek teşkil edebilir.
kuşlar ve ağaç, yengeç ve istiridye, avcı hayvanlar ve leş yiyiciciler kommensalizme örnek teşkil edebilir.
tenya ya da şerit ve canlılar, virüsler ve canlılar, otlakçı insanlar ve diğer insanlar arasındaki ilişki de parazitliğe örnek verilebilir.
çoğunlukla tarafların ihtiyaçları dahilinde, istemli ya da istem dışı olarak gerçekleşir.
bu ilişkiye bir başka örnek de marvel evreninden venom ve eddie brock arasında olan konak ilişkisi verilebilir.
eddie'nin karanlık hislerini tatmin ederek, kendi açlığını doyuran venom her iki tarafın da bu durumdan hoşnut olmasını sağlar.
marvel evreninde şimdiye kadar bilinen 40 kadar simbiyot vardır.
bu ilişki, bitkiler arasında olabileceği gibi bir bitki bir hayvan ile veya iki hayvan arasında da mümkündür.
insan vücudunda bulunan bakteriler ile insan, balıkların derisine yapışıp birlikte yaşayan balıklar, mantar ve algler, beğeniye beğeni yapan yazarlar gibi örnekler mutualizme örnek teşkil edebilir.
kuşlar ve ağaç, yengeç ve istiridye, avcı hayvanlar ve leş yiyiciciler kommensalizme örnek teşkil edebilir.
tenya ya da şerit ve canlılar, virüsler ve canlılar, otlakçı insanlar ve diğer insanlar arasındaki ilişki de parazitliğe örnek verilebilir.
çoğunlukla tarafların ihtiyaçları dahilinde, istemli ya da istem dışı olarak gerçekleşir.
bu ilişkiye bir başka örnek de marvel evreninden venom ve eddie brock arasında olan konak ilişkisi verilebilir.
eddie'nin karanlık hislerini tatmin ederek, kendi açlığını doyuran venom her iki tarafın da bu durumdan hoşnut olmasını sağlar.
marvel evreninde şimdiye kadar bilinen 40 kadar simbiyot vardır.
devamını gör...
brawl stars
yan hesap açınca 3000 kupayım spike 8.seviye çok güzel oynuyorum roblox'da oynuyorum.ben halamın yeğeniyim.hi hı hı hı hı 8500 kupalık ana hesabım var.
d: yeğen 1
d: yeğen 1
devamını gör...
tatava yapma
öncelikle tatava nedir?
tdk tanımı: çok fazla söz.
argoda ise boş lakırdı, saçma sapan sözler kalabalığı.
bazı insanlara bunu ağız dolusu söylemek istiyorum ama işte kibar ve minnoş bir kız olduğum için söyleyemiyorum ama söylerim he beni sinir etmeyin.*
tdk tanımı: çok fazla söz.
argoda ise boş lakırdı, saçma sapan sözler kalabalığı.
bazı insanlara bunu ağız dolusu söylemek istiyorum ama işte kibar ve minnoş bir kız olduğum için söyleyemiyorum ama söylerim he beni sinir etmeyin.*
devamını gör...
alkol halka bedava dağıtılmalı
olması gerekendir. müslümanlar madem çok müslüman dayamalısın %2,5 zekat vergisini. sonuçta islam'ın şartı, öyle ben ödemem yok. buradan gelen parayla halk alkol büfeleri kuracaksın ve sübvansiyonlu alkol satacaksın. hem ülkenin katma değer üretmeyen kısmını vergilendirmiş olacaksın hem alkol sektörünü destekleyerek istihdam yaratacaksın. yok öyle seküler kesimin sırtına bineyim! gelecekte olacak olan budur zaten. terörle mücadele yasası, fetöyle mücadele, başkanlık sistemi, kontrolsüz emniyet derken islamcı hamam böcekleri için yaşaması zor bir memleket olacak türkiye.
selam ve dua lipa
selam ve dua lipa
devamını gör...
kız istemenin kadınları aşağılaması
yine gelenekselciler toplanmış. kız tarafı kilo kilo altın isteyince yine en çok bunlar ağlıyor. ben anlamıyorum bu ikiyüzlülüğü.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
- kızınızı oğlumuza istiyoruz.
- verdik gitti.
arkadaşlar neyi veriyorsunuz? bunun feminist olmakla ya da cihangir solcusu olmakla ilgisi yok. mal mı kadınlar?
bir kadın kiminle evleneceğine kendisi karar verir. sizlerin ya da sizlerin ailesinin o kadının kararına saygı duymuyor gibi bi de ailesinin onayını almanıza zaten gerek yoktur. kız istemiş ama o kim ya bi de size soralım istedik demeye gerek var mı? kızınız beyinsiz o yüzden bi de ailemize biz anlatalım, onun aklı yok çünkü o anlamaz, bakalım siz ne diyeceksiniz der gibi. bi de kızımıza soralım falan diyip biraz medeniyet gördüğünü sanıyor insanlar. sen kızının isteyip istemedigini bilmiyor musun da kızına soruyorsun ayrıca.
bu kadar şova gerek yok. iki aile biraraya gelip tanışabilir çiftler isterse. aileleriniz size saygı duyup oturup bir gün planlayıp yemek organize edemiyorsa ve birbirlerini bu tür cümleler olmadan tanışmıyorsa bunun adı gelenek değil, medeniyet bilmemektir.
hâlâ ben şeyi anlamıyorum. neden gidip aileler efendi gibi oturup tanışamıyor da bunu böyle gürültülü, tuzlu kahveli, gümüş tepsili falan yapıyor. sen çikolatayı gümüş tepsinin içinde götürmediğin için o aile tarafından lanetleniyorsun. bu gelenekse o zaman bu geleneği sorgulamak gerek. bu kadar şova gerek yok evlenmek için dediğim gibi.
kadınların eşlerini seçip ailelerinden izin almadan gidip evlendiği bir ailenin içinde büyüdüm. büyükannem, kızı ve birkaç farklı kadın böyle evlendi. 1980 yılında bile gayet normal görülüyormuş bu durum. hatta büyükannemden başka yılları hesaplayın. ben 5-6 yanındayken o 90 ortalarındaydı. ikinci eşiyle çok uzun yıllar flört edip evlenmiş.
ben mesela şimdi evlenmeye karar versem ailemden izin almadan gidip evlenebiliyorum ve dilersem evlendikten sonra getirip tanıştırıyorum adamı. ve o adam bana ailem seni istemeye gelecek diyor. 40 kişi eve gelecekmiş beni istemeye. ben bunu kabul etmek zorunda olmadigim gibi bir erkeğin benim kadar cesur olmasını istiyorum. benim evliliğim üzerinde herhangi bir insanın söz sahibi olmadığını, beni kimsenin kimseye veremeyeceğini, daha önemlisi bir mal gibi ailemden istenmeyecegimi düşünüyorum. bunu gelenektir diye önüme getiren insanların önüne ailem uzun bir liste koymayı konusuyor. madem gelenek al bakalım bunlar bizim göç ettiğimiz yerin adetleri diye. çünkü insanlar gelenektir geleceğiz diye tutturuyor ve başka kültürlere saygı duymuyor. saçma saçma inatlasiliyor sonra. ne gereksiz şeyler.
kendileri beni isteyince gelenek ama benim ailemin madem öyle al bakalım diyip önce sürdükleri gelenek değil. bu mantıklı geliyor mu size?
yani ikiyüzlülüğe gerek yok. bir insanla 50 yıl beraber yaşamayı planlıyorsunuz ama ailenizi her şeyin içine sokuyorsunuz. biraz dik durun, biriyle evlenmek istiyorsanız evlenin, aileleri çağırın evinize gelsin tanışsın. ailelerin anlaşması o kadar önemli değil. aşiret gibi yaşamanıza gerek yok.
valla bu gelenek diye tutturanlar sahiden az değil. kadın 18 yaşında ailesinin evinden cıkmış, kendi ailesini kurmuş, 6 çocuk doğurmuş, başka şehirde olan ailesini beş yılda bir görmüş ama kendi oğlunun aile kurmasını korku filmi gibi görüyor. gelip oğluyla yaşıyor resmen evliliği. ne kadar ucuz, ne kadar kötü şeyler. aile içinde aile. yemin ediyorum yoruyor bu ülke beni. 50 yıl önce millet görücü usulü evleniyormuş, bunların aileleri 5 yıldır sevişen çift için hâlâ böyle günler planlıyor. valla komiksiniz.
devamını gör...

