greta thunberg
çevre aktivisti, güzel bir insan. savunduğu fikirlerin altına imzamı atarım.
yok proje, yok soros, yok pkk... hepiniz büyük resim kursunu başarıyla tamamlamışsınız, tebrikler! bir yazar da çıkıp "geçen gün şöyle konuştu, bunu dedi, bu yüzden eleştiriyorum" demiyor. çünkü kimse ne dediğini umursamıyor, ihtimal ki hiç bilmiyor. ancak kulaktan dolma şeyleri iyice absürde indirgeyip laf sokmaya çalışın.
bu arkadaşımız otizm spektrumunda; evet sosyal becerileri sizler kadar iyi olmayabilir, yüz ifadelerini garipseyebilirsiniz. peki bunun dikkat çekmeye çalıştığı iklim kriziyle ne ilgisi var? ne kadar safsata varsa hepsine başvurularak kendisine saldırıya geçilmiş.
siz bu kıza zorbalık yapmaya devam edin isterseniz ama iklim krizi gerçek ve bu kızı sevmiyor olmanız iklimin umrunda değil.
cahil bir yazar arkadaşıma da not:
greta'nın okyanusu katettiği ve senin yat dediğin şey bir yelkenliydi. çelişkiyi fark etmişsin, iki saniye nefes alıp düşünsen o kadar salak olamayacaklarını anlayacaksın aslında. illa bir eleştiri yöneltmek istiyorsan şuradan yürüyebilirsin: yat ekibinden insanlardan bazılarının bu yolculuğa katılma amacıyla uçağa bindikleri ortaya çıkmıştı.
yok proje, yok soros, yok pkk... hepiniz büyük resim kursunu başarıyla tamamlamışsınız, tebrikler! bir yazar da çıkıp "geçen gün şöyle konuştu, bunu dedi, bu yüzden eleştiriyorum" demiyor. çünkü kimse ne dediğini umursamıyor, ihtimal ki hiç bilmiyor. ancak kulaktan dolma şeyleri iyice absürde indirgeyip laf sokmaya çalışın.
bu arkadaşımız otizm spektrumunda; evet sosyal becerileri sizler kadar iyi olmayabilir, yüz ifadelerini garipseyebilirsiniz. peki bunun dikkat çekmeye çalıştığı iklim kriziyle ne ilgisi var? ne kadar safsata varsa hepsine başvurularak kendisine saldırıya geçilmiş.
siz bu kıza zorbalık yapmaya devam edin isterseniz ama iklim krizi gerçek ve bu kızı sevmiyor olmanız iklimin umrunda değil.
cahil bir yazar arkadaşıma da not:
greta'nın okyanusu katettiği ve senin yat dediğin şey bir yelkenliydi. çelişkiyi fark etmişsin, iki saniye nefes alıp düşünsen o kadar salak olamayacaklarını anlayacaksın aslında. illa bir eleştiri yöneltmek istiyorsan şuradan yürüyebilirsin: yat ekibinden insanlardan bazılarının bu yolculuğa katılma amacıyla uçağa bindikleri ortaya çıkmıştı.
devamını gör...
çok eşlilik
içinde yaşadığımız ama kimsenin kendini ifşa etmediği bir türkiye gerçeği.
üniversitede bir ablamın bürosunda biri ile tanışmıştım. adam adli tıp kurumu başkanı bir doktordu. konuşması, görüntüsü hoş bir adamdı. balkan göçmeni idi. biri doktor biri hemşire iki eşi vardı.
küçücük bir şehirde iki eşli bir hayat yaşıyordu.
teyzem ondan uzak durun dedi.
sonradan eş sayısını üçe çıkardığını duydum.
en son bildiğim artık yalnız yaşadığı.
şehirler arası çalışıp, farklı şehirlerde eşleri olan adamları çok duydum.
kıt kanaat geçinip aynı şehirde iki evi olan bunu kızının fark ettiği adamlar duydum.
paraya, konuma endeksli bir durum değil tamamen fıtrata endeksli bir durum.
üniversitede bir ablamın bürosunda biri ile tanışmıştım. adam adli tıp kurumu başkanı bir doktordu. konuşması, görüntüsü hoş bir adamdı. balkan göçmeni idi. biri doktor biri hemşire iki eşi vardı.
küçücük bir şehirde iki eşli bir hayat yaşıyordu.
teyzem ondan uzak durun dedi.
sonradan eş sayısını üçe çıkardığını duydum.
en son bildiğim artık yalnız yaşadığı.
şehirler arası çalışıp, farklı şehirlerde eşleri olan adamları çok duydum.
kıt kanaat geçinip aynı şehirde iki evi olan bunu kızının fark ettiği adamlar duydum.
paraya, konuma endeksli bir durum değil tamamen fıtrata endeksli bir durum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aslında perşembeden beri canım çok sıkkın sevgili sözlük.
çocukluk ve gençlik arkadaşım yüksekten düşme sonucu bu hayata veda etti. yazdan beri görüşmemiştik ama haberi alınca sanki bir boşluk hissettim içimde, bayağı bildiğin bişeyler eksik hayatta. ne olduğunu bilemiyorsun ama hissediyorsun eksikliği... soğuk geldi dünya bana...
cuma günü cenaze töreni oldu ama gidemedim. birkaç toplantı ve saçma sapan işleri cumaya bırakmanın sonucu ona veda edememek oldu. aslında o törene katılmak kendi içimin soğumasını sağlayacaktı, yoksa o beni görecek veya hissedecek değil herhal... belki de gitmediğim iyi oldu ailesini görüp ne diyeceğimi bilmiyordum. ben sonra ziyaret etmeyi planlıyorum kendisini. yaza görüşürüz demiştik, olmadı. ne demiş sevgili erkan oğur ve asena akan biri yaz derken, kış gelir, bağırsam duymaz uzaklar
bunları düşününce ne kadar boş beleş şeylerle vakit geçirdiğimizi düşünüyor insan. cuma günü toplantılardaki yavanlıklar, yılışık tavırlar, yalanlar bi garip geliyor insana ama aslında hayat bu. bugün bir kayıp sebebiyle farkındalığın artıyor yarın o hayatın akışında kaybolup gidiyorsun.
neyse en azından içimden geçenleri anlattım ki gerçekten bir miktar faydası oldu. ben hayatın karmaşasına yine kaptıracağım kendimi ama en azından bugün neler hissettiğim burada kalacak. kendime hatırlatma notu gibi oldu, arada açıp okurum. tekrar okuduğumdaki hislerimi de editlerim sevgili sözlük.
çocukluk ve gençlik arkadaşım yüksekten düşme sonucu bu hayata veda etti. yazdan beri görüşmemiştik ama haberi alınca sanki bir boşluk hissettim içimde, bayağı bildiğin bişeyler eksik hayatta. ne olduğunu bilemiyorsun ama hissediyorsun eksikliği... soğuk geldi dünya bana...
cuma günü cenaze töreni oldu ama gidemedim. birkaç toplantı ve saçma sapan işleri cumaya bırakmanın sonucu ona veda edememek oldu. aslında o törene katılmak kendi içimin soğumasını sağlayacaktı, yoksa o beni görecek veya hissedecek değil herhal... belki de gitmediğim iyi oldu ailesini görüp ne diyeceğimi bilmiyordum. ben sonra ziyaret etmeyi planlıyorum kendisini. yaza görüşürüz demiştik, olmadı. ne demiş sevgili erkan oğur ve asena akan biri yaz derken, kış gelir, bağırsam duymaz uzaklar
bunları düşününce ne kadar boş beleş şeylerle vakit geçirdiğimizi düşünüyor insan. cuma günü toplantılardaki yavanlıklar, yılışık tavırlar, yalanlar bi garip geliyor insana ama aslında hayat bu. bugün bir kayıp sebebiyle farkındalığın artıyor yarın o hayatın akışında kaybolup gidiyorsun.
neyse en azından içimden geçenleri anlattım ki gerçekten bir miktar faydası oldu. ben hayatın karmaşasına yine kaptıracağım kendimi ama en azından bugün neler hissettiğim burada kalacak. kendime hatırlatma notu gibi oldu, arada açıp okurum. tekrar okuduğumdaki hislerimi de editlerim sevgili sözlük.
devamını gör...
warp motoru
ışıktan hızlı seyahat etmeye yarayan teorik araç. teorik fizikçi miguel alcubierre tarafından geliştirildiği için alcubierre sürücüsü olarak da bilinir.
basitçe şöyle işler: araç, uzay - zamanda bir bozulma ortaya çıkarır. bir "altuzay baloncuğu" oluşturarak içine girer. uzay - zaman sürekliliğini çarpıtarak onun ışıktan hızlı hareket etmesini sağlar ve baloncuğun içindeki aracınızla ışıktan hızlı seyahate yani bir anlamda geleceğe yolculuğa olanak tanır. bu biraz dalga sörfü yapmaya benzer; aslında bir evren dokusuna binerek ışıktan hızlı sörf yapıyormuş gibi düşünebilirsiniz.
bu fikir aslında star trek'ten çıkmadır. alcubierre bundan esinlenerek fikri geliştirmiştir. birçok bilim kurgu roman ve filminde de kendine yer edinmiş durumda warp motoru konusu.
star trek'te bu iş şöyle yürüyor: warp motorunun güç kaynağı, madde ve antimaddenin etkileşimi.bu etkileşimi sağlayan şey dilityum adı verilen kurgusal kristaldir. etkileşimi sağlayabilmesi için yüksek enerjili manyetik alana maruz bırakılır ki antimadde ile reaksiyona giremesin. bu maruz bırakılmanın sonucu elektroplazma adı verilen yüksek enerjili maddedir ve plazma kanalları aracılığıyla taşınır. plazma enjektörleri, bu elektroplazma adlı malzemeyi bir bobine aktarır ve bu bobin uzay - zaman dokusundaki çarpılmaları oluşturan sistemdir. tabii bu işin bilim kurgusal kısmı.
her ne kadar iş bilim kurgusallığın dibine vurmuş gibi görünse de son yıllarda alexey bobrick ve gianni martire adlı 2 bilim insanı bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. bu konu hakkında bir makale bile yayımladılar. normal şartlarda bahsettiğimiz ortamın oluşabilmesi için, imkânsız denecek kadar yüksek enerji gerekir. ancak ikiliye göre, uzayı çarpıtmak için yüksek "dozda" kütle çekim enerjisi
de kullanılabilir.
başka bilim insanlarının çalışmalarını temel alan teorilere bakılırsa, star trek'te olduğu kadar hızlı olmasa da yine de bir warp motoru yapmak mümkün. ilerleyen zamanlarda belki de bizim neslimiz bir warp motoruna şahitlik edebilir. şimdilik tek yapacağımız şey biraz daha beklemek gibi görünüyor.
basitçe şöyle işler: araç, uzay - zamanda bir bozulma ortaya çıkarır. bir "altuzay baloncuğu" oluşturarak içine girer. uzay - zaman sürekliliğini çarpıtarak onun ışıktan hızlı hareket etmesini sağlar ve baloncuğun içindeki aracınızla ışıktan hızlı seyahate yani bir anlamda geleceğe yolculuğa olanak tanır. bu biraz dalga sörfü yapmaya benzer; aslında bir evren dokusuna binerek ışıktan hızlı sörf yapıyormuş gibi düşünebilirsiniz.
bu fikir aslında star trek'ten çıkmadır. alcubierre bundan esinlenerek fikri geliştirmiştir. birçok bilim kurgu roman ve filminde de kendine yer edinmiş durumda warp motoru konusu.
star trek'te bu iş şöyle yürüyor: warp motorunun güç kaynağı, madde ve antimaddenin etkileşimi.bu etkileşimi sağlayan şey dilityum adı verilen kurgusal kristaldir. etkileşimi sağlayabilmesi için yüksek enerjili manyetik alana maruz bırakılır ki antimadde ile reaksiyona giremesin. bu maruz bırakılmanın sonucu elektroplazma adı verilen yüksek enerjili maddedir ve plazma kanalları aracılığıyla taşınır. plazma enjektörleri, bu elektroplazma adlı malzemeyi bir bobine aktarır ve bu bobin uzay - zaman dokusundaki çarpılmaları oluşturan sistemdir. tabii bu işin bilim kurgusal kısmı.
her ne kadar iş bilim kurgusallığın dibine vurmuş gibi görünse de son yıllarda alexey bobrick ve gianni martire adlı 2 bilim insanı bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. bu konu hakkında bir makale bile yayımladılar. normal şartlarda bahsettiğimiz ortamın oluşabilmesi için, imkânsız denecek kadar yüksek enerji gerekir. ancak ikiliye göre, uzayı çarpıtmak için yüksek "dozda" kütle çekim enerjisi
de kullanılabilir.
başka bilim insanlarının çalışmalarını temel alan teorilere bakılırsa, star trek'te olduğu kadar hızlı olmasa da yine de bir warp motoru yapmak mümkün. ilerleyen zamanlarda belki de bizim neslimiz bir warp motoruna şahitlik edebilir. şimdilik tek yapacağımız şey biraz daha beklemek gibi görünüyor.
devamını gör...
diploma sahibi olmayı eğitim sanmak
bırakın lisans derecesine sahip olanları, 'profesör' unvanına sahip nice cahillerle çalışıyorum bilemezsiniz. atalar boşuna "tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır" dememiş.
t: (türkiye'de) diploma sahibi olmanın eğitilmiş olmayı beraberinde getirmediği iması taşıyan ancak anlatım bozukluğuna sahip olan başlıktır.
olması gereken başlık, "diploma sahibi olmayı eğitimli olmak sanmak"tır.
t: (türkiye'de) diploma sahibi olmanın eğitilmiş olmayı beraberinde getirmediği iması taşıyan ancak anlatım bozukluğuna sahip olan başlıktır.
olması gereken başlık, "diploma sahibi olmayı eğitimli olmak sanmak"tır.
devamını gör...
fabrikatör
eskilerde oldukça itibarlı olan bir meslektir.
yerini müteahhitlik ve passat galericiliğine bırakmıştır.
yerini müteahhitlik ve passat galericiliğine bırakmıştır.
devamını gör...
kardeşi dövmek
hiç yaşamadığım hadisedir fakat benimki çok iyi bir abla olduğundan değil de daha yaratıcı yöntemleri olduğundandı sanırım. ben odaya girmek için koşmaya başladığımda kapıyı hızlıca kapatarak sülük gibi kapıya yapışıp "vıcıyk" sesiyle aşağı kaymama sebep oldurdu kendisi.
devamını gör...
coronavirüs'e yakalanmamış sözlük yazarları
elimizdeki güçlü kozu kullanıyoruz...yakalanmamak.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
adım adım afganistan.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
şimdi "az önce gitti" desem olmuyor, sıcaklığı baki. beraber ölelim dediğiniz bir insan "tamam ama yarın" diyorsa gitmemiş oluyordur di mi?
çok sıcak, sıcaklığı da baki.
hımm, demişim zaten bunu.
o iki çocuk beni anlıyor mu acaba? anladılar mı? daha önceki hiçbir şeye benzemediğini bunun? bunun diyorum çünkü komplike bişi bu, dallarına ayıramam, ben sen o diyemem, tümleşik bişi, kaos gibi ama daha hoş kokulusu.
böyle bi tuhaf, böyle bi bizlik.
neyse, yarın müsait olursak ölcez biz.
reenkarnasyon çok güzel sen de gelsene?
çok sıcak, sıcaklığı da baki.
hımm, demişim zaten bunu.
o iki çocuk beni anlıyor mu acaba? anladılar mı? daha önceki hiçbir şeye benzemediğini bunun? bunun diyorum çünkü komplike bişi bu, dallarına ayıramam, ben sen o diyemem, tümleşik bişi, kaos gibi ama daha hoş kokulusu.
böyle bi tuhaf, böyle bi bizlik.
neyse, yarın müsait olursak ölcez biz.
reenkarnasyon çok güzel sen de gelsene?
devamını gör...
normal sözlük beğeni şeması
t: bir beğeninin nelere kadir olabileceğini gösteren yazar beyanı.
neredeyse tüm tanımlara, aralıklı olarak yapılan bir beğeni türü de vardır. bu yazara "o kadar güzel yazmışsın ki; zamana böldüm, fırsat buldukça okuyorum" mesajını verir. adı "seni seçtim pikachu" beğenisidir.
şahsım birkaç gün evvel bunu yapmıştır. merak edin bakalım kim olduğunu. *
neredeyse tüm tanımlara, aralıklı olarak yapılan bir beğeni türü de vardır. bu yazara "o kadar güzel yazmışsın ki; zamana böldüm, fırsat buldukça okuyorum" mesajını verir. adı "seni seçtim pikachu" beğenisidir.
şahsım birkaç gün evvel bunu yapmıştır. merak edin bakalım kim olduğunu. *
devamını gör...
covid-19’u 30 saniyede tedavi eden ilacın müjdesi
ercüment ve oytun'u sahneye davet ediyoruz...
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
evden havaalanına gitmek için çıktığımda annemle göz göze geldik, "ağlama sakın, geri geleceğim zaten. en kısa sürede geleceğim cennetim." dedim. duygularımı kontrol ettiğim, annemi ayakta tutmaya çalıştığım o an büyüdüğümü fark ettim. hoş, o günden sonra hep güçlendirmeye çalıştım annemi ama asıl büyüdüğümü o gün hissettim.
ağlamadım, tuttum kendimi, uçağa biner binmez sessizce bir iki yaş düştü gözümden. elimin tersiyle sildim ve müziğimi dinlemeye devam ettim.
bence mantığı devreye koyup, duyguları özellikle de hüznü belli etmemeye başladığınızda büyüyorsunuz. bir süredir içimde vaveylalar kopsa da kahkahalarımla bastırıyorum, gizliyorum. büyüdüğümü hissediyorum niyeyse.
ağlamadım, tuttum kendimi, uçağa biner binmez sessizce bir iki yaş düştü gözümden. elimin tersiyle sildim ve müziğimi dinlemeye devam ettim.
bence mantığı devreye koyup, duyguları özellikle de hüznü belli etmemeye başladığınızda büyüyorsunuz. bir süredir içimde vaveylalar kopsa da kahkahalarımla bastırıyorum, gizliyorum. büyüdüğümü hissediyorum niyeyse.
devamını gör...
little big man
aslında filmin adına bakarak, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuştum* ve ateist kaplumbağa gibi biri niye bu işbirlikçi hainin filmini öneriyor demiştim. sonunda filmi izledim ve bugüne kadar izlemediğime pişman oldum. kızılderililerle ilgilenenler kesin izlemeliler.
devamını gör...
yazarların pişmanlıkları
o son evliliği yapmayacaktım. boşanma önemli değilde içinde heba olan yıllar vardı.
devamını gör...
normal sözlük’ün en fenomen yazarı
kullanıcı adımızı yazıyoruz'a dönmüş burası. ne megaloman insanlarsınız ya hu? *
tanım: sözlüğün en popüler yazarını seçmek için oluşturulan anket.
tanım: sözlüğün en popüler yazarını seçmek için oluşturulan anket.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
herkese artı oy verince yollu yazar olmuyorsunuz sayın yazarlar.*
hassas türk aile yapısı ve birkaç başka yazar dışında cömert olan da kalmadı zaten. seri olanı takip ediyorum şahsen. ona göre geri dönüt yaparım. tabii önce okuyup sonra oylamak gibisinden.
hassas türk aile yapısı ve birkaç başka yazar dışında cömert olan da kalmadı zaten. seri olanı takip ediyorum şahsen. ona göre geri dönüt yaparım. tabii önce okuyup sonra oylamak gibisinden.
devamını gör...
mckybo and me
1970 irlanda'sında katoliklerin ve protestanların arasındaki iç savaşı, yaşanan yıkımı iki çocuğun gözünden anlatan bir dönem filmi.
mckybo tam bir fırlama. maddi olanaksızlıkların, zorbalıkların arasında hayal dünyasına kaçan yaramaz bir çocuk.
jonjo ise görünürde mutlu ailesinin içinde, beyefendi olarak yetiştirilen ama maceraya aç bir çocuk.
köprü ile sınırları belirlenmiş şehrin iki yakasında biri protestan biri katolik iki ailenin çocuklarının karşılaşmaları, sinemada izledikleri bir kovboy filminin sonrasında - butch cassidy and the sundance kid- butch ve sundance olarak kendilerine bir çete kuran iki maceraperestin kendilerine zorbalık eden iki çocuğu korkutmak için çaldıkları bir silahı ateşlemeleri ve onlara birini öldürdüklerini söylemeleri sonucunda irlanda'da güvende hissetmedikleri için avustralya kaçış maceralarını anlatıyor.

bir savaş filmini dostluk temasının içinde - blood brothers- aktarmaları,her yaştan seyirci kitlesine hitap etmesi de oldukça başarılı.
izlerken gülümseten ve hüzünlendiren, çarpık ilişkileri ve masumiyeti aynı anda veren çatışmalar ile sentezlemesi filmi bir tık daha yukarıya taşımış.
ilk izlediğimde oldukça tesirinde kalmıştım filmin. bugün bir kez de 8 yaşındaki ozi'mle izledim.* film bittiğinde yorumu. "harikaydı teyze, çok hayal kuruyorlardı ama maceraları çok güzeldi." en sevdiği sahneyi sorduğumda ise "polislere yaklanmadan hemen önce ahırda mckeybo'nun atladığı ve jonjo'yu trollediği ve sonrasında ikisinin de kahkahalara boğulduğu an." dedi. sanırım benim de favori sahnelerimden biri. ilk önce bir yürek ağızda iyi mi diye merak ediyoruz, sonrasında kahkahaya dönüşüyor hissettiğimiz telaş.
biraz argo ve küfür var ama sanırım tolere edilebilir düzeyde. bu sebeple yetişkin ya da çocuk ortak paydada keyifle izlenebilir bir film.
mckybo tam bir fırlama. maddi olanaksızlıkların, zorbalıkların arasında hayal dünyasına kaçan yaramaz bir çocuk.
jonjo ise görünürde mutlu ailesinin içinde, beyefendi olarak yetiştirilen ama maceraya aç bir çocuk.
köprü ile sınırları belirlenmiş şehrin iki yakasında biri protestan biri katolik iki ailenin çocuklarının karşılaşmaları, sinemada izledikleri bir kovboy filminin sonrasında - butch cassidy and the sundance kid- butch ve sundance olarak kendilerine bir çete kuran iki maceraperestin kendilerine zorbalık eden iki çocuğu korkutmak için çaldıkları bir silahı ateşlemeleri ve onlara birini öldürdüklerini söylemeleri sonucunda irlanda'da güvende hissetmedikleri için avustralya kaçış maceralarını anlatıyor.

bir savaş filmini dostluk temasının içinde - blood brothers- aktarmaları,her yaştan seyirci kitlesine hitap etmesi de oldukça başarılı.
izlerken gülümseten ve hüzünlendiren, çarpık ilişkileri ve masumiyeti aynı anda veren çatışmalar ile sentezlemesi filmi bir tık daha yukarıya taşımış.
ilk izlediğimde oldukça tesirinde kalmıştım filmin. bugün bir kez de 8 yaşındaki ozi'mle izledim.* film bittiğinde yorumu. "harikaydı teyze, çok hayal kuruyorlardı ama maceraları çok güzeldi." en sevdiği sahneyi sorduğumda ise "polislere yaklanmadan hemen önce ahırda mckeybo'nun atladığı ve jonjo'yu trollediği ve sonrasında ikisinin de kahkahalara boğulduğu an." dedi. sanırım benim de favori sahnelerimden biri. ilk önce bir yürek ağızda iyi mi diye merak ediyoruz, sonrasında kahkahaya dönüşüyor hissettiğimiz telaş.
biraz argo ve küfür var ama sanırım tolere edilebilir düzeyde. bu sebeple yetişkin ya da çocuk ortak paydada keyifle izlenebilir bir film.
devamını gör...

