ismail türüt
kendisini "tarabya'da bizim uşaklar etiler'de yumuşaklar" sözüyle hatırladığım bir döneme damgasını vurmuş türkücüdür. tabi bu sözünden sonra epey tepki görmüş, yamulmuyorsam onun da topuğuna vurmuşlardı.
devamını gör...
piraye
piraye... nazım'ın sevgisine şahit olduğu kadar ihanetine de tanık olmuştur. bir zamanlar deli divane aşık olduğu kadın için oynattığı aynı kalemi sonrasında ayrılık mektubu için eline almıştır nazım.
üzülürüm ben piraye'ye. o kadar sene aşık olduğun adamı bekle ve bir mektupla terkedil.
üstelik bir olay daha vardır ki bu da artık nazım'ın yaptığı en büyük haksızlıktır; hastaneye düşüp piraye'yi çağırmıştır. gitmiştir piraye'de. tam çıkarken uğruna terk edildiği kadınla karşılaşır. sonra nazım yine çağırır piraye'yi.
hikayenin devamını duymuşsunuzdur artık zaten;
"piraye öldü de aşkından yine de dönmedi nazım'a."
dipnot: birde canan tan'ın yazdığı kitap olan piraye vardır. onun da kaderi aldatılmaktır. o kitabı okuduğumda gerçekten çok etkilenmiştim.
oysa ne güzel isim değil mi piraye...
üzülürüm ben piraye'ye. o kadar sene aşık olduğun adamı bekle ve bir mektupla terkedil.
üstelik bir olay daha vardır ki bu da artık nazım'ın yaptığı en büyük haksızlıktır; hastaneye düşüp piraye'yi çağırmıştır. gitmiştir piraye'de. tam çıkarken uğruna terk edildiği kadınla karşılaşır. sonra nazım yine çağırır piraye'yi.
hikayenin devamını duymuşsunuzdur artık zaten;
"piraye öldü de aşkından yine de dönmedi nazım'a."
dipnot: birde canan tan'ın yazdığı kitap olan piraye vardır. onun da kaderi aldatılmaktır. o kitabı okuduğumda gerçekten çok etkilenmiştim.
oysa ne güzel isim değil mi piraye...
devamını gör...
genesis
1967'de ingiltere'de peter gabriel ve avaneleri** tarafıdnan kurulan önce progresif rock, sonra da progresif pop? grubudur. 70'li yılların başında phil collins, mike rutherford ve steve hackett'ın katılımıyla orijinal kadrosu oluşmuş ve müzikalite açısından en iyi eserlerini bu dönemde vermişlerdir.
devamını gör...
nottingham forest
ingiltere liginin kurucu ekiplerinden birisidir. tabiri caizse geçmişin efendisidir. kulüp kurulduğu ilk zamanlarda bugün hepimizin yakından tanıdığı arsenal ve liverpool gibi takımlara babalık yapmıştır. giyecek forma dahi bulamayan rakiplerine formalar göndermiş, bulunduğu bölgenin şanına yakışır şekilde robin hood'luğa soyunmuştur. her iki takımın forma rengi de bu yüzden kırmızı beyazdır. babaları forest'a saygıda kusur etmemişler, gereken saygıyı göstermişlerdir. nottingham forest ismini sherwood ormanları'ndan alır. o yüzden takımın maskotu da, robin hood'dur.
maskot kardeşi şuraya iliştirelim;

ezeli rakipleri notts county ve derby county takımlarıdır. ancak bu rekabetlerde forest başarı ve tanınırlık anlamında açık ara öndedir. kaderin cilvesine bakınız ki; forest efsanesi brian clough ile başlar. clough ise derby'nin eski hocasıdır ve onlarla lig şampiyonluğu kazanmıştır. clough'un gelişi ile birlikte robin hood ayağa kalkar ve zenginden alıp, fakire vermeye yeniden başlar. öyle böyle bir başarı hikayesi değildir bu. tabiri caizse forest kasırga gibi eser ingiltere'de. herkesin yanağından makas alır. 1977-1978 yılları arasında 42 maçlık yenilmezlik serisi yakalar. bu tarihi başarıyı ancak 2002-2003 yıllları arasında, zamanında babalık yaptığı arsenal tekrarlayabilecektir. ama işin üzücü kısmı şu ki; diğer evlat hain çıkmıştır ve forest'ın bu serisi liverpool tarafından bozulmuştur.* forest kasırgası ingiltere ile sınırlı kalmaz. bugün, adı şampiyonlar ligi olan kupa 1'ide kazanırlar. hem de üst üste iki sene bu başarıyı tekrar ederek tüm avrupa'ya nanik yaparlar.
o robin hood parçalarını da şuraya iliştirelim;

bakın orada peter shilton var. adam 47 yaşında futbolu bıraktı. viv anderson var, bu adam ırkçılığı büküp, ingiliz milli takımına çağrılan ilk çikolata renkli futbolcu olmuştu. o kadroda daha kimler yoktu ki, futbolla ilgilenen herkesin kulak aşinalığı bulunan adamlar bunlar; orta sahanın maestrosu martin o'neill, forvette trevor francis gibi bir leblebici, kanatta uçanı kaçanı yakalayan adam john robertson. orta saha sigorta acentesi üyeleri archie gemmill ve kenny burns...
ve tabi pis pis sırıtan büyük hocamız brian clough! tabi onun adını zikredince yardımcısı peter taylor'ın adını zikretmezsek olmaz. çünkü clough demek peter taylor demektir. efsaneyi kafa kafaya verip yaratan bu ikilidir. heykeli dikilecek adamlardır ki, zaten heykelleri dikilmiştir! ama orada da enteresan bir durum oluşmuştur. heykellerini derby county dikmiştir *
efsane ikilinin meşhur fotoğrafını da şöyle iliştirelim.

the city ground stadı'dan gelen sese kulak verelim;
far have we travelled
and much have we seen
goodison, anfield are places we've been
maine road, old trafford still echo to the sounds
of the boys in the red shirts from city ground
city ground,
oh mist rolling in from the trent
my desire is always to be there
on city ground...
we are the best; nottingham forest! kırmızı formalı çocukların sesleri, yeniden premier ligde yankılanacak! mekanın sahibinin hasretle mekanını geri almasını bekliyoruz...
maskot kardeşi şuraya iliştirelim;

ezeli rakipleri notts county ve derby county takımlarıdır. ancak bu rekabetlerde forest başarı ve tanınırlık anlamında açık ara öndedir. kaderin cilvesine bakınız ki; forest efsanesi brian clough ile başlar. clough ise derby'nin eski hocasıdır ve onlarla lig şampiyonluğu kazanmıştır. clough'un gelişi ile birlikte robin hood ayağa kalkar ve zenginden alıp, fakire vermeye yeniden başlar. öyle böyle bir başarı hikayesi değildir bu. tabiri caizse forest kasırga gibi eser ingiltere'de. herkesin yanağından makas alır. 1977-1978 yılları arasında 42 maçlık yenilmezlik serisi yakalar. bu tarihi başarıyı ancak 2002-2003 yıllları arasında, zamanında babalık yaptığı arsenal tekrarlayabilecektir. ama işin üzücü kısmı şu ki; diğer evlat hain çıkmıştır ve forest'ın bu serisi liverpool tarafından bozulmuştur.* forest kasırgası ingiltere ile sınırlı kalmaz. bugün, adı şampiyonlar ligi olan kupa 1'ide kazanırlar. hem de üst üste iki sene bu başarıyı tekrar ederek tüm avrupa'ya nanik yaparlar.
o robin hood parçalarını da şuraya iliştirelim;

bakın orada peter shilton var. adam 47 yaşında futbolu bıraktı. viv anderson var, bu adam ırkçılığı büküp, ingiliz milli takımına çağrılan ilk çikolata renkli futbolcu olmuştu. o kadroda daha kimler yoktu ki, futbolla ilgilenen herkesin kulak aşinalığı bulunan adamlar bunlar; orta sahanın maestrosu martin o'neill, forvette trevor francis gibi bir leblebici, kanatta uçanı kaçanı yakalayan adam john robertson. orta saha sigorta acentesi üyeleri archie gemmill ve kenny burns...
ve tabi pis pis sırıtan büyük hocamız brian clough! tabi onun adını zikredince yardımcısı peter taylor'ın adını zikretmezsek olmaz. çünkü clough demek peter taylor demektir. efsaneyi kafa kafaya verip yaratan bu ikilidir. heykeli dikilecek adamlardır ki, zaten heykelleri dikilmiştir! ama orada da enteresan bir durum oluşmuştur. heykellerini derby county dikmiştir *
efsane ikilinin meşhur fotoğrafını da şöyle iliştirelim.

the city ground stadı'dan gelen sese kulak verelim;
far have we travelled
and much have we seen
goodison, anfield are places we've been
maine road, old trafford still echo to the sounds
of the boys in the red shirts from city ground
city ground,
oh mist rolling in from the trent
my desire is always to be there
on city ground...
we are the best; nottingham forest! kırmızı formalı çocukların sesleri, yeniden premier ligde yankılanacak! mekanın sahibinin hasretle mekanını geri almasını bekliyoruz...
devamını gör...
unutmak
kimi zaman bir lütuf.
kimi zaman bir lanet.
kimi zaman bir lanet.
devamını gör...
normal sözlük'ün reklam almaya başlaması
an itibarı ile yaşanan hadise.
sözlüğümüzün 1. yılına girmesine sayılı günler kaldı.
geçirdiğimiz 1 senede, sıfır gelir ve reklamsız bir gelişim modeli ile inanılmaz işler başardık.
ona yakın her birisi diğerinden kıymetli yardım organizasyonuna imza attık.
köy okullarına yardımlar ulaştırdık, sözlük yazarlarına burslar sağladık.
yüzlerce yazarımıza hediye kitaplar gönderdik; göndermeye devam ediyoruz.
enfes radyo yayınları yaptık, gerek görsel, gerek yazılı basında adımızdan epey söz ettirdik.
gelinen bu noktada, daha profesyonel bir işleyiş daha güçlü adım ve tanıtımlar için reklam gelirlerinden gelecek kaynağa ihtiyaç duyuyoruz.
sözlükler aleminin 11 eylülü olarak hatırlanan, yaşamış olduğumuz bürokrasi zorbalığı sonucunda, birkaç hafta içerisinde reklam alacağımızı, aslında buna biraz da mecbur olduğumuzu beyan etmiştik.
(bkz: 11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu)
uzun lafın kısası, normal sözlük artık kgb ve onun altın çocuğu putin'in denetiminden çıkarak, bağımsızlığını kazanıyor.
her ne kadar ankara pavyonlarında dansözlerle ruble yemekten oldukça memnun olsam da, sözlüğümüzün geleceği için çalgı çengiye ve pavyon dublelerine veda etmek zorundayım.
son olarak, emektar sözlükçülerimizi elbette unutmadık.
onları kapitalizmin sıcak kollarına atmaya gönlümüz el vermedi.
pek yakında, sözlük mağazasından reklamsız sözlük gösterimi özelliğini aktif edebileceksiniz.
sizleri pek seviyorum.
sözlüğümüzün 1. yılına girmesine sayılı günler kaldı.
geçirdiğimiz 1 senede, sıfır gelir ve reklamsız bir gelişim modeli ile inanılmaz işler başardık.
ona yakın her birisi diğerinden kıymetli yardım organizasyonuna imza attık.
köy okullarına yardımlar ulaştırdık, sözlük yazarlarına burslar sağladık.
yüzlerce yazarımıza hediye kitaplar gönderdik; göndermeye devam ediyoruz.
enfes radyo yayınları yaptık, gerek görsel, gerek yazılı basında adımızdan epey söz ettirdik.
gelinen bu noktada, daha profesyonel bir işleyiş daha güçlü adım ve tanıtımlar için reklam gelirlerinden gelecek kaynağa ihtiyaç duyuyoruz.
sözlükler aleminin 11 eylülü olarak hatırlanan, yaşamış olduğumuz bürokrasi zorbalığı sonucunda, birkaç hafta içerisinde reklam alacağımızı, aslında buna biraz da mecbur olduğumuzu beyan etmiştik.
(bkz: 11 eylül 2021 önemli sözlük duyurusu)
uzun lafın kısası, normal sözlük artık kgb ve onun altın çocuğu putin'in denetiminden çıkarak, bağımsızlığını kazanıyor.
her ne kadar ankara pavyonlarında dansözlerle ruble yemekten oldukça memnun olsam da, sözlüğümüzün geleceği için çalgı çengiye ve pavyon dublelerine veda etmek zorundayım.
son olarak, emektar sözlükçülerimizi elbette unutmadık.
onları kapitalizmin sıcak kollarına atmaya gönlümüz el vermedi.
pek yakında, sözlük mağazasından reklamsız sözlük gösterimi özelliğini aktif edebileceksiniz.
sizleri pek seviyorum.
devamını gör...
film seçerken geçen sürenin filmi izlerken geçen süreden fazla olması
bence filmi izlerken geçen ilk yarım saatin kıvranmasından bahsedelim. ben her filme ilk dakikalarında ısınamıyorum ve çok sıkılıyorum ama bazıları öyle ters köşe yapıyor ki iyi ki izlemişim diyorum.bazen de hüsran oluyor film baştan sona içine çekemiyor beni ve 2 saat o an çöp oluyor benim için. ilk dakikadan itibaren içine alanlar işte böylelerine şu sıra ihtiyacım var.
devamını gör...
kaşıkçı
bilimsel adı; platalea leucorodia olan, ak balıkçıla benzeyen kuş türü.
adını nerden aldığını, gagasını görünce anlıyorsunuz. kocaman, uzun ucuna doğru yassılaşmış bir gagaya sahiptir.
kanat açıklığı 120-140 cm olabilen, 1200-2000 gr ağırlığında olabilen devasa bir kuş arkadaşlar.
genelde sığ sularda bulunabilir. ben bemyeazdır. uzun uzun adımlar atar. gagası bu türe özeldir. gerdan ve tepesindeki tüylerin rengi üreme döneminde sararır. kışın ise normale döner.
sulak alanlarda görünebilecek bir kuştur. solucan, kurbaa, küçük balık, kabuklular gibi geniş bir besin yelpazesi vardır.
sevgili arkadaşlar; bu hayvanın gagasının kaşık kısmında, papilla denilen bir algılayıcı bulunur. bu bizim ağzımızdaki tat tomurcuklarına benzer. böylece balçıkta, çamurda avını kolayca hissedip, bulabilir. suyun içinde bir aşağı bir yukarı giderek, gagasını sağa sola oynatarak suyu tarar.
yemini bulunca, leblebi gibi havaya atıp, düşerken tutar.
koloniler halinde yaşarlar . yuva yapımında erkek malzemeyi getirir, dişi yuvayı yapar.
daha önce göç döneminde uçarını gördüğüm bu güzel kuş, geçenlerde ilçede bulunan milleyha sulak alanında misafir oldu. ve yakından görme fırsatı buldum. balıkçıllarla yanyana duruyordu ve onu kıyaslayarak inceleme şansına sahip oldum. güçlü ve kalın ayakları, ağır adımları ile tamamen balıkçıllardan ayrılıyordu.
gerçekten güzel hayvan.
adını nerden aldığını, gagasını görünce anlıyorsunuz. kocaman, uzun ucuna doğru yassılaşmış bir gagaya sahiptir.
kanat açıklığı 120-140 cm olabilen, 1200-2000 gr ağırlığında olabilen devasa bir kuş arkadaşlar.
genelde sığ sularda bulunabilir. ben bemyeazdır. uzun uzun adımlar atar. gagası bu türe özeldir. gerdan ve tepesindeki tüylerin rengi üreme döneminde sararır. kışın ise normale döner.
sulak alanlarda görünebilecek bir kuştur. solucan, kurbaa, küçük balık, kabuklular gibi geniş bir besin yelpazesi vardır.
sevgili arkadaşlar; bu hayvanın gagasının kaşık kısmında, papilla denilen bir algılayıcı bulunur. bu bizim ağzımızdaki tat tomurcuklarına benzer. böylece balçıkta, çamurda avını kolayca hissedip, bulabilir. suyun içinde bir aşağı bir yukarı giderek, gagasını sağa sola oynatarak suyu tarar.
yemini bulunca, leblebi gibi havaya atıp, düşerken tutar.
koloniler halinde yaşarlar . yuva yapımında erkek malzemeyi getirir, dişi yuvayı yapar.
daha önce göç döneminde uçarını gördüğüm bu güzel kuş, geçenlerde ilçede bulunan milleyha sulak alanında misafir oldu. ve yakından görme fırsatı buldum. balıkçıllarla yanyana duruyordu ve onu kıyaslayarak inceleme şansına sahip oldum. güçlü ve kalın ayakları, ağır adımları ile tamamen balıkçıllardan ayrılıyordu.
gerçekten güzel hayvan.
devamını gör...
osmanlıca
türkçenin ta başlangıcından beri, coğrafya, din, kültür, etkileşimler... etkisinde geçirdiği dönemler vardır. ben de konuya kısa bir ekleme yapayım.
türk 'yazı dili'nin tarihi gelişimi:
-eski türkçe (örn: köktürk yazıtları'nın türkçesi. örn: 'sekiz yükmek' gibi uygur metinlerini düşünün; uygur metinleri çin'le
komşu olunduğu için hem dinî hem dil anlamında çince etkiler taşır.)
sonra coğrafya değişikliklerinden ötürü iki kolda gelişir:
-kuzey-doğu türkçesi, batı türkçesi
kuzey- doğu türkçesi yine iki kolda gelişir: kuzey türkçesi, doğu türkçesi
-batı türkçesi (bizi asıl ilgilendiren burası.)
azeri türkçesi, osmanlı türkçesi (batı türkçesi de iki kolda gelişiyor.)
-osmanlı türkçesi: (artık türkler anadolu'da, sonra osmanlı devleti kuruluyor. biz, bu coğrafyada onların torunlarıyız ve bu dönem de yine üç başlık altında inceleniyor -tabii yazılı eserler incelenerek-)
-eski anadolu türkçesi
-osmanlıca (insanlar türkçe konuşuyorlar ama yazı dili arap harfleriyle ve arapça+farsça+türkçe şeklinde, yani osmanlıca.
yalnız bu dediğim aydın kesim için geçerli, halk edebiyatı arap harfleriyle de yazıya geçirilse özbeöz türkçe.)
-türkiye türkçesi (şu anda konuştuğumuz türkçe. aslında bu dönem bile birkaç başlık altında inceleniyor; milli edebiyat
dönemi ve sonrasında yeni kurulan cumhuriyet ve günümüz türkçesi gibi.)
en basit şekliyle yazı dili için yukarıdaki liste doğrudur. bu konuda internette yüzlerce araştırma, yazı, şema vb. bulabilirsiniz.
not: bu yazıyı zamanla geliştirip daha yararlı bir hale getirmeyi umut ediyorum.
türk 'yazı dili'nin tarihi gelişimi:
-eski türkçe (örn: köktürk yazıtları'nın türkçesi. örn: 'sekiz yükmek' gibi uygur metinlerini düşünün; uygur metinleri çin'le
komşu olunduğu için hem dinî hem dil anlamında çince etkiler taşır.)
sonra coğrafya değişikliklerinden ötürü iki kolda gelişir:
-kuzey-doğu türkçesi, batı türkçesi
kuzey- doğu türkçesi yine iki kolda gelişir: kuzey türkçesi, doğu türkçesi
-batı türkçesi (bizi asıl ilgilendiren burası.)
azeri türkçesi, osmanlı türkçesi (batı türkçesi de iki kolda gelişiyor.)
-osmanlı türkçesi: (artık türkler anadolu'da, sonra osmanlı devleti kuruluyor. biz, bu coğrafyada onların torunlarıyız ve bu dönem de yine üç başlık altında inceleniyor -tabii yazılı eserler incelenerek-)
-eski anadolu türkçesi
-osmanlıca (insanlar türkçe konuşuyorlar ama yazı dili arap harfleriyle ve arapça+farsça+türkçe şeklinde, yani osmanlıca.
yalnız bu dediğim aydın kesim için geçerli, halk edebiyatı arap harfleriyle de yazıya geçirilse özbeöz türkçe.)
-türkiye türkçesi (şu anda konuştuğumuz türkçe. aslında bu dönem bile birkaç başlık altında inceleniyor; milli edebiyat
dönemi ve sonrasında yeni kurulan cumhuriyet ve günümüz türkçesi gibi.)
en basit şekliyle yazı dili için yukarıdaki liste doğrudur. bu konuda internette yüzlerce araştırma, yazı, şema vb. bulabilirsiniz.
not: bu yazıyı zamanla geliştirip daha yararlı bir hale getirmeyi umut ediyorum.
devamını gör...
cehennemde söylenecek ilk söz
hi bitches!
devamını gör...
edebiyattan anlayan kız vs mantıdan anlayan kız
ikisinden de anlayan ben deyip tartışmayı sonlandırıyorum.. ikisinde de iyi olduğumu düşünüyorum çünkü..
devamını gör...
muhterem fethullah gülen hocaefendi hazretleri
zaman gazetesinde hayatını anlatırken, said nursi ile tanışacaktım ama kürt olduğunu duyunca vazgeçtim dediğinde, bu nasıl müslüman, bu adam ırkçı demiştik ama birileri bahaneler bulmuştu.
28 şubat döneminde başörtülü kızlar okuldan atılırken, başörtüsü teferruattır, başınızı açın, okula devam edin dediği için birilerinin sevdiği hocaydı.
demirel, tansu çiller, mesut yılmaz, ecevit, abdullah gül, tayyip erdoğan ... herkes onun için makul bir hoca, türkçeyi dünyaya yayıyor dedi.
kimsede bu adam bir cami imamı iken nasıl olduda dünyanın her yanına okul açıyor demedi.
mavi marmara baskını olduğunda israil otoritesini tanımaları gerekiyordu dediğinde, vay canına adam işini biliyor denildi.
zamanında sağcı solcu insanların çoğunun desteğini aldı.
28 şubat döneminde başörtülü kızlar okuldan atılırken, başörtüsü teferruattır, başınızı açın, okula devam edin dediği için birilerinin sevdiği hocaydı.
demirel, tansu çiller, mesut yılmaz, ecevit, abdullah gül, tayyip erdoğan ... herkes onun için makul bir hoca, türkçeyi dünyaya yayıyor dedi.
kimsede bu adam bir cami imamı iken nasıl olduda dünyanın her yanına okul açıyor demedi.
mavi marmara baskını olduğunda israil otoritesini tanımaları gerekiyordu dediğinde, vay canına adam işini biliyor denildi.
zamanında sağcı solcu insanların çoğunun desteğini aldı.
devamını gör...
coanda effect
supravalvüler aort stenozunda sağ koldaki basınçın sol koldaki basınçtan yüksek olması etkisine verilen isimdir.
devamını gör...
cennette söylenecek ilk söz
annem nerede?
devamını gör...
yazarların izlediği en iyi video
haribo azerbaycan reklamı
devamını gör...
normal sözlük profile tanım sabitleme özelliği
twitter'dan görmüş olsam da bizim sözlükte de olsa güzel olurdu.
devamını gör...
dinlenme tesisinde unutulma fobisi
bir dönem ciddi ciddi yaşadığım fobi..
hiç unutulmamıştım oysa ki.
10 dakika mola verildiyse eğer, telefonumu tam 7.5 dakika sonraya kurar otobüsten öyle inerdim.
çoğunlukla acaip yerler dinlenme tesisleri, insan çekinmiyor değil hani.
hiç unutulmamıştım oysa ki.
10 dakika mola verildiyse eğer, telefonumu tam 7.5 dakika sonraya kurar otobüsten öyle inerdim.
çoğunlukla acaip yerler dinlenme tesisleri, insan çekinmiyor değil hani.
devamını gör...
raman saçılması
monokromatik bir ışığın yarı geçirken bir maddeden geçerken dağılmasıdır.
devamını gör...

