psikiyatrik hastalıkların ana sebebi
travma(lar).
psikolojik hastalıklar bir süreçten oluşur. ana sebep vardır, çevresel faktörlerin etkisi ile bu sebep tetiklenir ve hastalıklara sebep olur.
ana sebep nedir sorusunun cevabı eğitimsizlik.
psikolojik hastalıkların sebebinin her zaman bebeklikten geldiğine (bkz: sigmund freud) inanıyorum.
eğitimsizlik dediğimiz kişinin eğitimsizliği değil, ailenin eğitimsizliği oluyor.
aile bazı önemli konularda; sevgi göstermemek, hayatının kontrolünü almak, çocuğunun birey olduğunun farkında olmamak, kararlarına saygı duymamak, fazla üstüne düşmek ya da hiç düşmemek, cesaretini kaybettirmek gibi konularda büyük hatalar ile yapıyor.
yukarıda yazdığım konularda yapılan hatalar hayat boyunca kişinin ruhunda gizli bir kanser hücresi gibi saklı kalıyor. zaman içinde kansere dönmesi beklenilecek sadece.
bebekliğinden sonra kötü bir olay yaşamasa içindeki gizli hastalıklar dışarı çıkar mıydı? bu bir döngü, çocukluğunda ana noktalarda hatalar yapıldığı için hayatı boyunca iyi ve düzgün kararlar alamıyor. alamadığı için de bebekliğindeki sorunlar hayatına eşlik etmeye devam ediyor. döngü...
sağlıklı bir toplum olmamızın ana koşulu güzel insanlar yetiştirmek. güzel insanlar yetiştirmek için de güzel çocuklar yetiştirmek gerekiyor. güzel çocuklar yetiştirmek için de güzel evebeynler olmamız gerekiyor.
şu an toplumda görülen en önemli sorunlardan biri kadın cinayetleri de çocukluğa dayanıyor.
kadın cinayetleri haberlerine baktığımız zaman büyük çoğunluğunun 30-50 yaş arası olduğunu görürüz.
erkek gibi erkek düşüncesi ile yetişen çocuklar, erkekliğini hayatı boyunca kanıtlamak için bir savaş veriyor. bu savaşta da masumlar, kadınlarımız canlarını kaybediyor.
bu bir savaş değil! bu bir cahil eğitimin kötü sonuçları. her sorunun doğduğu eğitimsizliğe dur dedikten sonra bu acı olaylarımız da bir gün bitecek. daha fazla geç kalmamamız dileğiyle.
psikolojik hastalıklar bir süreçten oluşur. ana sebep vardır, çevresel faktörlerin etkisi ile bu sebep tetiklenir ve hastalıklara sebep olur.
ana sebep nedir sorusunun cevabı eğitimsizlik.
psikolojik hastalıkların sebebinin her zaman bebeklikten geldiğine (bkz: sigmund freud) inanıyorum.
eğitimsizlik dediğimiz kişinin eğitimsizliği değil, ailenin eğitimsizliği oluyor.
aile bazı önemli konularda; sevgi göstermemek, hayatının kontrolünü almak, çocuğunun birey olduğunun farkında olmamak, kararlarına saygı duymamak, fazla üstüne düşmek ya da hiç düşmemek, cesaretini kaybettirmek gibi konularda büyük hatalar ile yapıyor.
yukarıda yazdığım konularda yapılan hatalar hayat boyunca kişinin ruhunda gizli bir kanser hücresi gibi saklı kalıyor. zaman içinde kansere dönmesi beklenilecek sadece.
bebekliğinden sonra kötü bir olay yaşamasa içindeki gizli hastalıklar dışarı çıkar mıydı? bu bir döngü, çocukluğunda ana noktalarda hatalar yapıldığı için hayatı boyunca iyi ve düzgün kararlar alamıyor. alamadığı için de bebekliğindeki sorunlar hayatına eşlik etmeye devam ediyor. döngü...
sağlıklı bir toplum olmamızın ana koşulu güzel insanlar yetiştirmek. güzel insanlar yetiştirmek için de güzel çocuklar yetiştirmek gerekiyor. güzel çocuklar yetiştirmek için de güzel evebeynler olmamız gerekiyor.
şu an toplumda görülen en önemli sorunlardan biri kadın cinayetleri de çocukluğa dayanıyor.
kadın cinayetleri haberlerine baktığımız zaman büyük çoğunluğunun 30-50 yaş arası olduğunu görürüz.
erkek gibi erkek düşüncesi ile yetişen çocuklar, erkekliğini hayatı boyunca kanıtlamak için bir savaş veriyor. bu savaşta da masumlar, kadınlarımız canlarını kaybediyor.
bu bir savaş değil! bu bir cahil eğitimin kötü sonuçları. her sorunun doğduğu eğitimsizliğe dur dedikten sonra bu acı olaylarımız da bir gün bitecek. daha fazla geç kalmamamız dileğiyle.
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
yönetim kadromuza katılmış, gücümüze güç katacak yeni taze kan yazarımız. hoşgeldiniz, sefa getirdiniz.
devamını gör...
üçüncü sayfa radyo yayını
keyifli ilerleyen yayın.
bir yandan sözlüğün sağı solu ile uğraşırken, bir yandan da kulak veriyorum.
tebriklerimi de iletmekteyim.
(bkz: kocaman alkış)
bir yandan sözlüğün sağı solu ile uğraşırken, bir yandan da kulak veriyorum.
tebriklerimi de iletmekteyim.
(bkz: kocaman alkış)
devamını gör...
türkiye'de binaların çok çirkin olması
google a dünyanın en çirkin binası yazıldığında kahramanmaraş il özel idare binası çıktığına göre haklılık payı olan başlıktır.
söz konusu bina:

söz konusu bina hakkında şahsi yorumum:
canlı canlı görmek de nasip oldu, ne hikmetse bana o kadar da çirkin gelmiyor bu bina. belki israf edilmiş çok fazla alanı olduğu için işlevsiz falan denilebilir ama çirkin demem yani ben. *
acaba dünyanın en güzel binası diye ünlense yine çirkin bir bina olduğunu düşünür müydük diye de merak etmiyor değilim.
sanırım hakkında yıkım kararı alınmış, bence hatalı bir karar. şöhretin iyisi çirkini olmaz kategorisinde bir durum bence bu.
düzeltme: yıkmaya başlamışlar bile. *
söz konusu bina:

söz konusu bina hakkında şahsi yorumum:
canlı canlı görmek de nasip oldu, ne hikmetse bana o kadar da çirkin gelmiyor bu bina. belki israf edilmiş çok fazla alanı olduğu için işlevsiz falan denilebilir ama çirkin demem yani ben. *
acaba dünyanın en güzel binası diye ünlense yine çirkin bir bina olduğunu düşünür müydük diye de merak etmiyor değilim.
sanırım hakkında yıkım kararı alınmış, bence hatalı bir karar. şöhretin iyisi çirkini olmaz kategorisinde bir durum bence bu.
düzeltme: yıkmaya başlamışlar bile. *
devamını gör...
ayrılığın ertesi
şu anda neredesin, ne yapıyorsun, nasılsın, bilmiyorum.
artık hayatında değilim ve seninle ilgili herhangi bir söz hakkım olduğunu düşünmüyorum. beni yoran bu değil.
beni yoran artık hayatımda olmamana rağmen aklıma gelip durman ve kafamın içinde seni izliyor olmam. *
artık hayatında değilim ve seninle ilgili herhangi bir söz hakkım olduğunu düşünmüyorum. beni yoran bu değil.
beni yoran artık hayatımda olmamana rağmen aklıma gelip durman ve kafamın içinde seni izliyor olmam. *
devamını gör...
depresyon hırkası
liseden taa universite bitimine kadar evde tüm gün onunla dolaştığım, eve ilk girdiğim an üzerime çektiğim hırka. nasıl kutsamışsam artk ,bütün bir ailemin hırka- i şerif diye benimle dalga geçtikleri hırka . (kutsal emaneti tenzih ediyoruz yanlış anlaşılmasın)
devamını gör...
a dog of flanders
ingiliz yazar quida'nın 1872 tarihli romanıdır.
nello ile kaderini bireştirip dost olan patrasche adlı köpeğin hüzünlü hikayesi anlatılmaktadır. hikayenin sonunda karlı ve soğuk bir gecede birlikte donarak can verirler.
anıtları belçika'nın lady antwerp katedralinin önündedir.

ayrıca çizgi film ve film olarak da yayınlanmıştır.
nello ile kaderini bireştirip dost olan patrasche adlı köpeğin hüzünlü hikayesi anlatılmaktadır. hikayenin sonunda karlı ve soğuk bir gecede birlikte donarak can verirler.
anıtları belçika'nın lady antwerp katedralinin önündedir.

ayrıca çizgi film ve film olarak da yayınlanmıştır.
devamını gör...
çubuk barajı
ankara'da bulunan ve cumhuriyet döneminde inşa edilen ilk betonarme baraj.
devamını gör...
tolere etmek
hoşgörmek, idare etmek, tahammül etmek, katlanmak, müsamaha göstermek, anlamına gelir. sık kullandığım kelimelerdendir. bu kelimeyi en güzel ifade eden sözcük benim nezdimde hoşgörmektir.
devamını gör...
özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun olan kölelerdir
güzel ülkemin şuan ki hali.
devamını gör...
meja (yazar)
tanımlarını akışta yakalayamayıp profiline girip tüm tanımlarını okuduğum yazardır. kendisi zeka küpü olmakla beraber gerçekten cok akıcı anlatış betimleme tarzı var. pohpohlamak için demiyorum girin bakın sadece tanımlarına. gerçekten bilgiyi nasıl aktaracağını bilen bir yazar. eksiklerimi çok güzel kapatır ayrıca müteşekkirim. kalemin güzelliklerle, başlıkların dolu dolu bilgilerle taşsın sevgili yazar.
devamını gör...
üç silahşor
asıl adı üç silahşor olan alexandare dumas kitabıdır. ve bu isim konusunda hataya düşmeyen tek gördüğüm yayınevi iş bankasıdır.
d'artagnan,athos,portos aramis muhteşem bir dostluk örneği gösterip maceradan maceraya koşuyorlar.
kitap 750 sayfa olmasına rağmen elinizde eriyip bitiyor.ne zaman bitti diye şaşırıyorsunuz.
peki dört kişi varken kitabın adı neden üç silahşor diyecek muzip arkadaşlara hemen açıklayayım çünkü d'artagnan adlı abi sonradan silahşor oluyor.
aşk cesaret entrika mücadele hırs azim gibi kavramları bize bu kadar akıcı ve edebi şekilde anlatan yazarı hayranlıkla buradan selamlıyorum.
mutlaka okunması gereken değerli bir eser. hala okumamış arkadaşlar varsa okumasını tavsiye ederim.
--! spoiler !--
kralın size hesap vermek gibi bir alışkanlığı mı var? hayır, size yalnızca 'beyler gaskonya'ya ya da flandres'e savaşa gidiliyor' der ve siz de gidersiniz. bunun nedenini düşünmezsiniz bile.
d'artagnan haklı, dedi athos. işte önümüzde nereden geldiğini bilmediğim üç yüz altın var. gitmemiz gereken yere gidip ölelim. hayat bu kadar soru sormaya değer mi? d'artagnan seni izlemeye hazırım.
ben de dedi porthos.
ben de dedi aramis. "hem paris'ten ayrıldığıma hiç üzülmüyorum. biraz eğlenceye ihtiyacım var.
tamam o zaman, içiniz rahat olsun, yolculuk fazlasıyla eğlenceli olacak. dedi d'artagnan.
peki ne zaman yola çıkıyoruz? dedi athos .hemen, diye yanıtladı d'artagnan. kaybedecek bir dakikamız bile yok.
--! spoiler !--
hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için! bu bizim parolamız, tamam mı?
okuyun sayın yazarlar.
d'artagnan,athos,portos aramis muhteşem bir dostluk örneği gösterip maceradan maceraya koşuyorlar.
kitap 750 sayfa olmasına rağmen elinizde eriyip bitiyor.ne zaman bitti diye şaşırıyorsunuz.
peki dört kişi varken kitabın adı neden üç silahşor diyecek muzip arkadaşlara hemen açıklayayım çünkü d'artagnan adlı abi sonradan silahşor oluyor.
aşk cesaret entrika mücadele hırs azim gibi kavramları bize bu kadar akıcı ve edebi şekilde anlatan yazarı hayranlıkla buradan selamlıyorum.
mutlaka okunması gereken değerli bir eser. hala okumamış arkadaşlar varsa okumasını tavsiye ederim.
--! spoiler !--
kralın size hesap vermek gibi bir alışkanlığı mı var? hayır, size yalnızca 'beyler gaskonya'ya ya da flandres'e savaşa gidiliyor' der ve siz de gidersiniz. bunun nedenini düşünmezsiniz bile.
d'artagnan haklı, dedi athos. işte önümüzde nereden geldiğini bilmediğim üç yüz altın var. gitmemiz gereken yere gidip ölelim. hayat bu kadar soru sormaya değer mi? d'artagnan seni izlemeye hazırım.
ben de dedi porthos.
ben de dedi aramis. "hem paris'ten ayrıldığıma hiç üzülmüyorum. biraz eğlenceye ihtiyacım var.
tamam o zaman, içiniz rahat olsun, yolculuk fazlasıyla eğlenceli olacak. dedi d'artagnan.
peki ne zaman yola çıkıyoruz? dedi athos .hemen, diye yanıtladı d'artagnan. kaybedecek bir dakikamız bile yok.
--! spoiler !--
hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için! bu bizim parolamız, tamam mı?
okuyun sayın yazarlar.
devamını gör...
rıfat ılgaz
hangi dilde ağlar çocuklar,
hangi dilde güler
ağlamak her dilde tek anlamda çince, ingilizce, türkçe...
burnunu çeke çeke ağlamak
belki biraz çocukça.
ağlamak, hüngür hüngür,
ağlamak, içini çeke çeke insanca!
saygı ve özlemle... ruhun şad olsun...
hangi dilde güler
ağlamak her dilde tek anlamda çince, ingilizce, türkçe...
burnunu çeke çeke ağlamak
belki biraz çocukça.
ağlamak, hüngür hüngür,
ağlamak, içini çeke çeke insanca!
saygı ve özlemle... ruhun şad olsun...
devamını gör...
normal sözlük ayetleri
şüphesiz ki biz her şeyi formata göre yarattık.
devamını gör...
akşemseddin
istanbul'un fethine katılarak padişahın yanında bulunan, (bkz: fatih sultan mehmet)'in o benim hocamdır, şehrin manevi fatihidir dediği büyük alim.
devamını gör...
karamazov kardeşler
fyodor mixayloviç dostoyevski'nin kendi yaşamından kırıntılar bulunan kitaptır. okumadan evvel dostoyevski'nin hayatını araştırmanızı öneririm, aksi takdirde tam olarak kitaba dahil olamazsınız.
fyodor pavloviç, dostoyevski'nin babasıdır. (adama kendi ismini vermiş. belki de "onu kötülüyorum ama benim de ondan farkım yok" demek istemiş olabilir) babasını hiç sevmemiş, hatta ölmesini bile istemiş dostoyevski, bu nefretini karamazov çocuklarında göstermiş. dört çocuk da babalarından nefret eder ve kabul etmeseler de babalarının ölümünü isterler.
kim bu kardeşler?
dmitri. dostoyevski'nin umursamaz, aklı havada, babasına benzeyen tarafı. bir zamanlar orduda görev yapmış ve dmitri de onun gibi askerdi.
ıvan. kardeşlerin en zekisi diyebiliriz. dini inancı yok, entelektüel, başarılı, içe kapanık ve pek konuşmayan birisi. her şeyi dert eden, karamsar, insanlıktan umudunu itirmiş halini bu karakterle ortaya koymuş yazarımız.
aleksey. en tatlış kardeş. zosima ile olan konuşmaları, koyla ile arkadaşlığı... dostoyevski'nin herkesin bildiği katı ortodoks kişiliğini alyoşa karakterinde görebiliriz. ama çoğu kişinin bildiğinin aksine, dostoyevski dini inançlı biri değildi. hep çelişkiler yaşamış. bu çelişkilere ivanla aleksey'in konuşmalarında yer vermiş.
semerdyakov. bu çocuğu çözemedim. içlerinden en yakın hissettiğim kardeş buydu ama ne yaşıyor anlamıyoruz. toplumda kabul edilmemişliğini döktüğü karakter mi acaba semerdyakov?
okumadan ölmeyin. tuğla gibi ama çabuk biter, ne olduğunu anlayamazsınız.
dostoyevski'nin son və en iyi eseri. (ne kadar iyi olsa da suç ve ceza'nın yeri başkadır)
fyodor pavloviç, dostoyevski'nin babasıdır. (adama kendi ismini vermiş. belki de "onu kötülüyorum ama benim de ondan farkım yok" demek istemiş olabilir) babasını hiç sevmemiş, hatta ölmesini bile istemiş dostoyevski, bu nefretini karamazov çocuklarında göstermiş. dört çocuk da babalarından nefret eder ve kabul etmeseler de babalarının ölümünü isterler.
kim bu kardeşler?
dmitri. dostoyevski'nin umursamaz, aklı havada, babasına benzeyen tarafı. bir zamanlar orduda görev yapmış ve dmitri de onun gibi askerdi.
ıvan. kardeşlerin en zekisi diyebiliriz. dini inancı yok, entelektüel, başarılı, içe kapanık ve pek konuşmayan birisi. her şeyi dert eden, karamsar, insanlıktan umudunu itirmiş halini bu karakterle ortaya koymuş yazarımız.
aleksey. en tatlış kardeş. zosima ile olan konuşmaları, koyla ile arkadaşlığı... dostoyevski'nin herkesin bildiği katı ortodoks kişiliğini alyoşa karakterinde görebiliriz. ama çoğu kişinin bildiğinin aksine, dostoyevski dini inançlı biri değildi. hep çelişkiler yaşamış. bu çelişkilere ivanla aleksey'in konuşmalarında yer vermiş.
semerdyakov. bu çocuğu çözemedim. içlerinden en yakın hissettiğim kardeş buydu ama ne yaşıyor anlamıyoruz. toplumda kabul edilmemişliğini döktüğü karakter mi acaba semerdyakov?
okumadan ölmeyin. tuğla gibi ama çabuk biter, ne olduğunu anlayamazsınız.
dostoyevski'nin son və en iyi eseri. (ne kadar iyi olsa da suç ve ceza'nın yeri başkadır)
devamını gör...
polinezya
pasifik okyanusunda ki üç büyük ada öbeğinden birisinin adıdır. diğer ikisinin adı malenezya* ve mikronezya*dır.
devamını gör...
daha iyi olmaz mıydı diyen şebnem ferah nahifliği
en zor durumlarda bile,nasıl duru bir kişilik olduğunu kanıtlayan naifliktir.
benim gözümde,yaptığı en iyi albümlerden biri olan"kelimeler yetse"albümünde yer alır "daha iyi olmaz mıydı?" parçası.
bu albümde şebnem aldatılmanın ona yaşattığı tüm sancıları ustalıkla anlatır.
bazen özler,bazen öfkelenir,bazen de sitem eder.
üniversal müzikten süha yavuz'la olan ilişkisi,ebru gündeş'le(aklımı koru yarabbim)aldatılmasıyla sonlanmıştır ve bunu televizyondan öğrendiği rivayet edilir.
"bir kahve içseydik,sarılarak ayrılsaydık
daha iyi olmaz mıydı?
kaldığın bir otelden ayrılır gibi gitmeseydin
daha iyi olmaz mıydı?
sözü hiç uzatmadan doğruları söyleseydin
daha kolay olmaz mıydı?
ayrılmak yeterince zor,bunu zaten biliyordun
ama hayatımın en kötü günü haline getirmeseydin daha iyi olmaz mıydı?"
benim gözümde,yaptığı en iyi albümlerden biri olan"kelimeler yetse"albümünde yer alır "daha iyi olmaz mıydı?" parçası.
bu albümde şebnem aldatılmanın ona yaşattığı tüm sancıları ustalıkla anlatır.
bazen özler,bazen öfkelenir,bazen de sitem eder.
üniversal müzikten süha yavuz'la olan ilişkisi,ebru gündeş'le(aklımı koru yarabbim)aldatılmasıyla sonlanmıştır ve bunu televizyondan öğrendiği rivayet edilir.
"bir kahve içseydik,sarılarak ayrılsaydık
daha iyi olmaz mıydı?
kaldığın bir otelden ayrılır gibi gitmeseydin
daha iyi olmaz mıydı?
sözü hiç uzatmadan doğruları söyleseydin
daha kolay olmaz mıydı?
ayrılmak yeterince zor,bunu zaten biliyordun
ama hayatımın en kötü günü haline getirmeseydin daha iyi olmaz mıydı?"
devamını gör...

