osmanlıca
kendisine osmanlı türkçesi diyerek sevimlileştirmeye çalışıyorlar fakat gayet de başlı başına bir dil, hatta olabildiğince de sevimsiz bir dildir. her ne kadar türkçe unsurlar barındırsa da, bir o kadar arapça ve farsça unsur da içerir. ayrıca arap alfabesinin (üzerine fars alfabesinden eklemeler yapılmış bile olsa), türkçe'ye uygun olmadığının da başlı başına kanıtıdır.
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
örneğin:
اون
yukarıda orijinal olarak "avn", ama aslında "on" (10), "ön" ("arka"nın zıttı olan), "un" (hani şu ekmeğin yapıldığı) ya da "ün" (şöhret) yazıyor. birinden biri. aynı zamanda hepsi. artık hangisi olursa. böyle bir şey olabilir mi ya?
devamını gör...
félix vallotton
1865-1925 yılları arasında yaşamış, isveçli-fransız post-empresyonist ressam.
dindar ve orta halli bir ailede büyüyen sanatçı, 17 yaşında sanat eğitimi alabilmek için paris'e taşındı ve hayatının geri kalanını fransa'da geçirdi. jules lefebvre ve gustave boulanger gibi sanatçılarla aynı dönemde okudu. bu dönemde resim eğitimiyle beraber gravür ve taşbaskı gibi alanlarda da kendini geliştirdi.
1885 ve 1889'da ilk eserlerini sergiledi. 1890'larda tahta oymacılığına merak salarak bu alanda çalışmaya başladı.
1892'de fransız sanatçıların oluşturduğu bir sanat akımı olan nabiler grubuna dahil oldu. bu akımın etkisiyle tahta oymacılığında sembolizmden ve japon baskıcılığından etkilenmiştir.
1900'lerde matbaacılıktan uzaklaşarak yağlıboyaya yönelmiştir. özellikle bayıldığım manzara ve gün batımı resimlerine, çıplak kadınlara ve portrelere rastlıyoruz.
sanatçı 1925 yılında kanser sebebiyle hayatını kaybetti.
kendisine ''huzursuzluğun ressamı'' deniyormuş ancak gün batımı resimleriyle kendisini keşfettiğim ve adeta bayıldığım bir sanatçı kendisi, bu yüzden katılamadım pek. özellikle portrelerinde ve eserlerinin çoğunda donuk tonlar kullandığını görmekle beraber gün batımı resimlerine ve renklerine insan bakmaya doyamıyor. renklere bayıldığımı söylemiş miydim?
bir kaç eserini iliştireyim:
the patient (1892)
sunset (1918)
coucher de soleil jaune et vert (1911)
diğer eserlerini incelemek için buradan
kaynak
dindar ve orta halli bir ailede büyüyen sanatçı, 17 yaşında sanat eğitimi alabilmek için paris'e taşındı ve hayatının geri kalanını fransa'da geçirdi. jules lefebvre ve gustave boulanger gibi sanatçılarla aynı dönemde okudu. bu dönemde resim eğitimiyle beraber gravür ve taşbaskı gibi alanlarda da kendini geliştirdi.
1885 ve 1889'da ilk eserlerini sergiledi. 1890'larda tahta oymacılığına merak salarak bu alanda çalışmaya başladı.
1892'de fransız sanatçıların oluşturduğu bir sanat akımı olan nabiler grubuna dahil oldu. bu akımın etkisiyle tahta oymacılığında sembolizmden ve japon baskıcılığından etkilenmiştir.
1900'lerde matbaacılıktan uzaklaşarak yağlıboyaya yönelmiştir. özellikle bayıldığım manzara ve gün batımı resimlerine, çıplak kadınlara ve portrelere rastlıyoruz.
sanatçı 1925 yılında kanser sebebiyle hayatını kaybetti.
kendisine ''huzursuzluğun ressamı'' deniyormuş ancak gün batımı resimleriyle kendisini keşfettiğim ve adeta bayıldığım bir sanatçı kendisi, bu yüzden katılamadım pek. özellikle portrelerinde ve eserlerinin çoğunda donuk tonlar kullandığını görmekle beraber gün batımı resimlerine ve renklerine insan bakmaya doyamıyor. renklere bayıldığımı söylemiş miydim?
bir kaç eserini iliştireyim:
the patient (1892)
sunset (1918)
coucher de soleil jaune et vert (1911)diğer eserlerini incelemek için buradan
kaynak
devamını gör...
metal müzik
dinlemeyene veya önyargılı olana gürültü gelen seven insanın ise alıştıktan sonra vazgeçemeyeceği müzik türüdür.
devamını gör...
çenesiz balık
şu balığı ifade eden terim;

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.

çene ve diş yapısına sahip değildirler. (varmış efendim, vikipedi öyle diyor.)
edit: meraklısına.
devamını gör...
kampüsü iyi olan üniversiteler
çukurova üniversitesi.
devamını gör...
istisnasız herkesin sevdiği şey
antep fıstığı alerjisi olmayan herkes için fıstık sarmadır.
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
yahu bildiğin terapi bu.
tanım : haftalar sonra tekrar yerimizi aldığımız yayın.
tanım : haftalar sonra tekrar yerimizi aldığımız yayın.
devamını gör...
mizah
çok şükür anlamadığım şeydir.
ortalık mizahtan geçilmiyormuş, öyle diyorlar. bol neşeli günler herkese...
ortalık mizahtan geçilmiyormuş, öyle diyorlar. bol neşeli günler herkese...
devamını gör...
günaydın sözlük
uykunun en güzel yerinde uyanıp çay koyanlara ,hazırlanıp işe gidecek olanlara,evinde mışıl mışıl uyuyanlara herkese günaaydınn.
devamını gör...
wasting love
iron maiden'in fear of the dark albumunden muhtesor loopa alinasi agiti.
yer yer saclarina kurban oldugum bruce'cumun tears of the dragon'inini akillara getirse de; kendi tarzindan oldukca uzak olup bu kadar maidenlik olan baska bir sarki daha yok zannediyorum.
her dinleyiste ah ulan dedirtme garantili ustelik.
ilik esen ruzgarda, evin goge bakma duraginda, cila niyetine:
yer yer saclarina kurban oldugum bruce'cumun tears of the dragon'inini akillara getirse de; kendi tarzindan oldukca uzak olup bu kadar maidenlik olan baska bir sarki daha yok zannediyorum.
her dinleyiste ah ulan dedirtme garantili ustelik.
ilik esen ruzgarda, evin goge bakma duraginda, cila niyetine:
devamını gör...
temel karamollaoğlu'nun lgbt açıklaması
güzel bir açıklama olmuş. bazı şeylerin pohpohlanıp şişirilerek servis edildiği bizlerin de gözünden kaçmıyor temel başkan.
devamını gör...
birine söylenecek en kötü söz
seni gozumde çok büyütmüşüm
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
çay içmeyince başım ağrıyor.
devamını gör...
zülfü livaneli
ilk olarak serenad adlı kitabını okuduğum, sürükleyici ve gerçekci romanlar yazarken aynı zamanda toplumu ironik bir şekilde eleştiren yazar, politikacı, müzisyen ve yönetmen. herkesin mutlaka müziklerini dinlemesi ve kitaplarını okuması gerekiyor.
devamını gör...
çocuklar masum değildir
bir gencin ahlaklı, çalışkan, bilgili, kültürlü, özetle iyi ve başarılı insan olmasının ilk temeli ailesidir. 7 yaşına kadar ilk terbiyeyi aileden alır veya alamaz.
sonra ilköğretim çağına gelir. burası çok önemlidir ki tüm iyi veya kötü gelişmeler bu 12 yaşına kadar ve de en fazla ortaöğretim sonu olan 15 yaşına kadar olan dönemde gelişir. ondan sonra artık aldığı bu temele göre de kaderi iyi ya da kötü ortaya çıkar.
sonra ilköğretim çağına gelir. burası çok önemlidir ki tüm iyi veya kötü gelişmeler bu 12 yaşına kadar ve de en fazla ortaöğretim sonu olan 15 yaşına kadar olan dönemde gelişir. ondan sonra artık aldığı bu temele göre de kaderi iyi ya da kötü ortaya çıkar.
devamını gör...
neşe tertaş
üstad neşet ertaşın isminin ulama isimli başbelası bi dil kavramına kurban gittiğinin kanıtı olan söz öbeği.
ikinci t: bir kadın ismi.
ikinci t: bir kadın ismi.
devamını gör...
akhisar
sen aydınlatırsın geceyi (film) isimli filmin çekildiği manisa ilçesidir. yönetmen onur ünlü, "akhisar öyle berbat bir yer ki her sokakta ayrı intihar etmek, her elektrik direğine yeniden kendini asmak istiyorsun." söyleminde bulunmuş.
devamını gör...
güzel kitap isimleri
devamını gör...

