sallama çay
yıllardır demleme çayın yerini tutmadığı söylenen ama inatla tüketilen çaydır.
ulan bu kadar tüketiliyorsa satılıyorsa bir bildikleri vardır bir alıcısı vardır.
şimdi sallama çayı icat eden herife ayıp değil mi ne zaman sallama çay muhabbeti geçse abi demleme çayın yerini tutmuyor yaaaa muhabbeti dönüyor.
ulan bu kadar tüketiliyorsa satılıyorsa bir bildikleri vardır bir alıcısı vardır.
şimdi sallama çayı icat eden herife ayıp değil mi ne zaman sallama çay muhabbeti geçse abi demleme çayın yerini tutmuyor yaaaa muhabbeti dönüyor.
devamını gör...
şeker veya glikoz fruktoz şurubu
çoğu zaman içtiğimiz meşrubatların içeriğinde şeker veya glikoz fruktoz şurubu ibaresi yazar. bununla ne demek istendiğini anlayamayız ve kafamız karışır. bunu anlayabilmek için meşrubatların teneke kutu olanlarının arka kısmında veya şişe olanlarının kapağındaki kod numarasının sonunda ( f) harfi varsa içeriğinde glikoz fruktoz, (ş) harfi varsa içeriğinde şeker var demektir.
aşağıdaki fotoğraftaki meşrubat kutusu içeriğinde şeker olduğunu gösteriyor.
aşağıdaki fotoğraftaki meşrubat kutusu içeriğinde şeker olduğunu gösteriyor.
devamını gör...
sorunlu kadınlardan hoşlanmak
hee ben de diyorum neden herkesler benden bu kadar hoşlanıyor. cevabı buldum şimdi.
devamını gör...
sevilen kişiden vazgeçme eşiği
hiç bir şekilde yazarak, söylerek veya başka bir şekilde belli edilen duyguları umursamaması.
maalesef vazgeçmek vuku buluyor, her ne kadar kalbe saplanan bir hançer misali olsa da.
maalesef vazgeçmek vuku buluyor, her ne kadar kalbe saplanan bir hançer misali olsa da.
devamını gör...
atama
türkiyede kelime kökü yanlış anlaşılmış kelime ,atamıyorlar insanları sonu bu oluyor işte.
devamını gör...
sıkça söylenen yalanlar
iyiyim
sonra arayacağım
bi ara kesin görüşelim
sensiz ben yapamam
seni seviyorum
seni sonsuza dek seveceğim...vb.
sonra arayacağım
bi ara kesin görüşelim
sensiz ben yapamam
seni seviyorum
seni sonsuza dek seveceğim...vb.
devamını gör...
sirius
bir çeşit bulut türüdür. yaklaşık 6000 metrede bulunurlar. jet akımların getirdiği nemin yoğunlaşması sonucu oluşurlar. buz kristallerinden oluşan bu bulutlar ganelde 1 ya da 2 gün sonra gelecek yağışı haber verirler.
devamını gör...
panik atak bozukluğu
panik atak nedir?
panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete bozukluğudur.
hemen herkes belli zamanlarda endişe ve panik hissi yaşayabilir. bu his gergin, stresli veya tehlikeli durumlara karşı verilen doğal bir tepkidir.
ancak panik atak bozukluğundan muzdarip bir kişi için anksiyete, endişe, panik ve stres duyguları hem düzenli olarak, hem de genellikle belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıkar.
panik bozukluğu ise panik atak ile ilişkili bir ruhsal rahatsızlıktır. beklenmedik şekilde tekrarlayan panik atakları, bu atakların gerçekleşmesi beklentisinin ortaya çıkardığı bir kaygı, ve panik atak sırasında gerçekleşen semptomlardan dolayı ölme ya da zarar görme kaygısı nedeniyle hayatın doğal akışına uyum sağlamakta güçlük çekme şeklinde gözlemlenir.
panik atak nedenleri nelerdir?
diğer birçok ruhsal rahatsızlık durumunda olduğu gibi, panik atağın da kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. ancak durumun muhtemelen yaşamda yas gibi travmatik veya çok stresli bir dönem, ya da beyindeki nörotransmitter dengesizliği veya benzeri faktörlerle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.
panik atak belirtileri:
panik atak esnasında kişi anksiyetenin yanı sıra çeşitli fiziksel ve zihinsel semptomlar ile karşılaşır. bu belirtiler belirgin bir sebep olmadan ve oldukça hızlı belirebilir ortaya çıkabilir. panik atak kişi için çok korkutucu ve stresli bir durum olabilir.
panik atak belirtileri arasında aşağıda verilen listedeki semptomlar gözlenir.
ani tuvalet ihtiyacı,
ateş basması,
baş dönmesi,
baygın hissetme,
boğulma hissi,
dehşet hissi ya da ölme korkusu,
genel titreme,
göğüs ağrısı,
hızlı kalp atışı,
kulaklarda çınlama,
kuru ağız,
mide bulantısı,
nefes darlığı,
parmaklarda karıncalanma,
terleme,
üşüme,
uyuşma veya iğne batması hissi,
vücuttan kopuk hissetmek.
bir panik atakta yukarıdaki semptomlardan en az dört tanesi aynı anda gözlemlenir. daha azının gözlemlendiği durumlara ise kısıtlı panik atak adı verilir. panik ataklar genellikle 5 - 20 dakika arasında sürse de, bunun bir saate kadar uzadığı vakalar gözlemlenmiştir.
durumun şiddetine göre panik atak sayısı değişebilir. bazı bireyler ayda bir defa bu duruma maruz kalırken, diğer bireyler haftada birkaç defa panik atak geçirebilir.
panik atak her ne kadar korkutucu olsa da tehlikeli değildir. görülen semptomlar kişiye doğrudan zarar vermez. aynı zamanda bu belirtilerin çoğu kolaylıkla başka şartlardan kaynaklanabilir. mesela düşük tansiyon kalp atışının hızlanmasına neden olabilir.
panik atak tedavisi nedir?
eğer bir birey panik bozukluğu ya da panik atak belirtileri yaşıyorsa bir doktora başvurmalıdır. doktor bireyin tıbbi geçmişini gözden geçirirken görülen belirtileri, atakların hangi sıklıkta meydana geldiğini ve ne kadar süredir devam ettiğini soracaktır.
aynı zamanda semptomların herhangi bir başka sağlık nedeni olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir fizik muayene yapacaktır. tekrarlayan panik ataklarda ise panik bozukluğu teşhisi konulabilir.
panik bozukluğu tedavi edilebilir ve tam iyileşme sağlanabilir bir durumdur. bunun için mümkün olduğunca erken tıbbi yardım almak en iyisidir.
tıbbi yardım olmadan panik bozukluğu yükselebilir ve baş etmek çok zor olabilir. aynı zamanda panik atak geçirilen mekanlardan kaçınma, agorafobi gibi diğer zihinsel sağlık durumlarını geliştirme riskini de ortaya çıkarabilir.
panik bozukluğu tedavisinde panik atak sayısının azaltılması hedeflenirken, panik atak tedavisinde belirtilerin hafifletilmesi amaçlanmaktadır. ana panik atak tedavileri psikolojik tedavi ile ilaçlardan meydana gelir. görülen belirtilere bakılarak bu tedavilerin biri, diğeri ya da bir kombinasyonu kullanılabilir.
psikolojik tedavi sırasında doğrudan bir terapist danışmana başvurarak bilişsel davranışçı terapiden faydalanılabilir. bu sırada terapist danışmana atak sırasında nasıl tepki verildiği ve ne düşünüldüğü anlatılabilir ve terapist tarafından bir atak sırasında sakin kalmaya yardımcı olacak nefes alma teknikleri önerilebilir.
eğer doktor ve hasta bir fayda sağlayacağını düşünüyorsa, reçeteli ilaçlara başvurulabilir. antidepresanlar, seçici serotonin geri alım inhibitörleri ve benzeri başka ilaçlar bu dönemde hastaya verilebilir.
antidepresanların etkilerini iki ila dört hafta arasında göstermeye başladığı ve tam etkisini sekizinci haftadan itibaren gösterdiği unutulmamalıdır. ilaçlar işe yaramıyor hissi gelse bile doktor tarafından ilacın bırakılması tavsiyesi gelmezse, kullanımı sürdürülmelidir.
eğer bilişsel davranışçı terapi ya da ilaç kullanımından sonra belirtiler düzelmezse, hasta doktor tarafından bir psikiyatrist veya klinik psikolog gibi bir akıl sağlığı uzmanına yönlendirilebilir.kaynak
panik atak, ani ve düzenli olarak bir panik ya da korku hissinin etkisi altında kalınan bir anksiyete bozukluğudur.
hemen herkes belli zamanlarda endişe ve panik hissi yaşayabilir. bu his gergin, stresli veya tehlikeli durumlara karşı verilen doğal bir tepkidir.
ancak panik atak bozukluğundan muzdarip bir kişi için anksiyete, endişe, panik ve stres duyguları hem düzenli olarak, hem de genellikle belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıkar.
panik bozukluğu ise panik atak ile ilişkili bir ruhsal rahatsızlıktır. beklenmedik şekilde tekrarlayan panik atakları, bu atakların gerçekleşmesi beklentisinin ortaya çıkardığı bir kaygı, ve panik atak sırasında gerçekleşen semptomlardan dolayı ölme ya da zarar görme kaygısı nedeniyle hayatın doğal akışına uyum sağlamakta güçlük çekme şeklinde gözlemlenir.
panik atak nedenleri nelerdir?
diğer birçok ruhsal rahatsızlık durumunda olduğu gibi, panik atağın da kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. ancak durumun muhtemelen yaşamda yas gibi travmatik veya çok stresli bir dönem, ya da beyindeki nörotransmitter dengesizliği veya benzeri faktörlerle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.
panik atak belirtileri:
panik atak esnasında kişi anksiyetenin yanı sıra çeşitli fiziksel ve zihinsel semptomlar ile karşılaşır. bu belirtiler belirgin bir sebep olmadan ve oldukça hızlı belirebilir ortaya çıkabilir. panik atak kişi için çok korkutucu ve stresli bir durum olabilir.
panik atak belirtileri arasında aşağıda verilen listedeki semptomlar gözlenir.
ani tuvalet ihtiyacı,
ateş basması,
baş dönmesi,
baygın hissetme,
boğulma hissi,
dehşet hissi ya da ölme korkusu,
genel titreme,
göğüs ağrısı,
hızlı kalp atışı,
kulaklarda çınlama,
kuru ağız,
mide bulantısı,
nefes darlığı,
parmaklarda karıncalanma,
terleme,
üşüme,
uyuşma veya iğne batması hissi,
vücuttan kopuk hissetmek.
bir panik atakta yukarıdaki semptomlardan en az dört tanesi aynı anda gözlemlenir. daha azının gözlemlendiği durumlara ise kısıtlı panik atak adı verilir. panik ataklar genellikle 5 - 20 dakika arasında sürse de, bunun bir saate kadar uzadığı vakalar gözlemlenmiştir.
durumun şiddetine göre panik atak sayısı değişebilir. bazı bireyler ayda bir defa bu duruma maruz kalırken, diğer bireyler haftada birkaç defa panik atak geçirebilir.
panik atak her ne kadar korkutucu olsa da tehlikeli değildir. görülen semptomlar kişiye doğrudan zarar vermez. aynı zamanda bu belirtilerin çoğu kolaylıkla başka şartlardan kaynaklanabilir. mesela düşük tansiyon kalp atışının hızlanmasına neden olabilir.
panik atak tedavisi nedir?
eğer bir birey panik bozukluğu ya da panik atak belirtileri yaşıyorsa bir doktora başvurmalıdır. doktor bireyin tıbbi geçmişini gözden geçirirken görülen belirtileri, atakların hangi sıklıkta meydana geldiğini ve ne kadar süredir devam ettiğini soracaktır.
aynı zamanda semptomların herhangi bir başka sağlık nedeni olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir fizik muayene yapacaktır. tekrarlayan panik ataklarda ise panik bozukluğu teşhisi konulabilir.
panik bozukluğu tedavi edilebilir ve tam iyileşme sağlanabilir bir durumdur. bunun için mümkün olduğunca erken tıbbi yardım almak en iyisidir.
tıbbi yardım olmadan panik bozukluğu yükselebilir ve baş etmek çok zor olabilir. aynı zamanda panik atak geçirilen mekanlardan kaçınma, agorafobi gibi diğer zihinsel sağlık durumlarını geliştirme riskini de ortaya çıkarabilir.
panik bozukluğu tedavisinde panik atak sayısının azaltılması hedeflenirken, panik atak tedavisinde belirtilerin hafifletilmesi amaçlanmaktadır. ana panik atak tedavileri psikolojik tedavi ile ilaçlardan meydana gelir. görülen belirtilere bakılarak bu tedavilerin biri, diğeri ya da bir kombinasyonu kullanılabilir.
psikolojik tedavi sırasında doğrudan bir terapist danışmana başvurarak bilişsel davranışçı terapiden faydalanılabilir. bu sırada terapist danışmana atak sırasında nasıl tepki verildiği ve ne düşünüldüğü anlatılabilir ve terapist tarafından bir atak sırasında sakin kalmaya yardımcı olacak nefes alma teknikleri önerilebilir.
eğer doktor ve hasta bir fayda sağlayacağını düşünüyorsa, reçeteli ilaçlara başvurulabilir. antidepresanlar, seçici serotonin geri alım inhibitörleri ve benzeri başka ilaçlar bu dönemde hastaya verilebilir.
antidepresanların etkilerini iki ila dört hafta arasında göstermeye başladığı ve tam etkisini sekizinci haftadan itibaren gösterdiği unutulmamalıdır. ilaçlar işe yaramıyor hissi gelse bile doktor tarafından ilacın bırakılması tavsiyesi gelmezse, kullanımı sürdürülmelidir.
eğer bilişsel davranışçı terapi ya da ilaç kullanımından sonra belirtiler düzelmezse, hasta doktor tarafından bir psikiyatrist veya klinik psikolog gibi bir akıl sağlığı uzmanına yönlendirilebilir.kaynak
devamını gör...
müdür yalakası
dili bir karış dışarda gezen bir güruh.
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
uzak durun, yanında bir şey konuşmayın.
ha birde açığını arayın, ilk fırsatta müdürün müdürüne ifşalayın, acaip zevkli oluyor.*
devamını gör...
bi bitmediniz dedirtenler
kendi gibi olmayan herkesi herşeyi ötekileştirip çirkinleştirenler
manipüle ile haklı duruma geçmeye çalışıp baskı kuranlar
olmadıkları kişiliklerle kimlik oluşturanlar
riyakar, yalancı, sahtekar, enerji emen toksik insanlar.
manipüle ile haklı duruma geçmeye çalışıp baskı kuranlar
olmadıkları kişiliklerle kimlik oluşturanlar
riyakar, yalancı, sahtekar, enerji emen toksik insanlar.
devamını gör...
iett çalışanını taciz eden kadın
bunu bir erkek, bir kadına yapsa n'olurdu acaba?
devamını gör...
coldplay
bi devlet kursam marşını clocks, hava kuvvetleri marşını viva la vida yaparım.
dile kolay, yukarıdakilere ilave trouble, yellow, scientist, in my place, paradise, dont panic, we never change, a rush of blood to the head diye uzayan liste.
tek bir grup için fazla sayıda güzel şarkıları var.
bir gün türkiye ye gelir misiniz diye beklemeyeceğim artık, ben gelecem konsere her neredeyse.
dile kolay, yukarıdakilere ilave trouble, yellow, scientist, in my place, paradise, dont panic, we never change, a rush of blood to the head diye uzayan liste.
tek bir grup için fazla sayıda güzel şarkıları var.
bir gün türkiye ye gelir misiniz diye beklemeyeceğim artık, ben gelecem konsere her neredeyse.
devamını gör...
seni seviyorum ile seviyorum seni arasındaki fark
"seni seviyorum"da vurgu sevgilidedir.
"seviyorum seni"de vurgu öznededir.
ilk tümce bana daha samimi geliyor. ikinci tümcede "hadi yine iyisin kerata" alt metni var sanki.
tabi ki bu benim kendi görüşüm. yanılıyor olabilirim.
"seviyorum seni"de vurgu öznededir.
ilk tümce bana daha samimi geliyor. ikinci tümcede "hadi yine iyisin kerata" alt metni var sanki.
tabi ki bu benim kendi görüşüm. yanılıyor olabilirim.
devamını gör...
hayvanların mesleği olsaydı kim ne olurdu sorusu
tembel hayvan psikolog olurdu.
sinekler ajan olurdu.
bukalemunlarda da bi star ışığı var bence.
sinekler ajan olurdu.
bukalemunlarda da bi star ışığı var bence.
devamını gör...
günün şiiri
ve güz geldi ömür hanım.
dünya aydınlık sabahlarını
yitiriyor usul usul.
insanın içini karartan bulutların seferi var
göğün maviliğinde.
yağmur ha yağdı ha yağacak. incecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin.
hüznün bütün koşulları hazır. nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı...
ve yüzüm ömrümün atlası; düzlükleri bunaltı,
yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir
engebeler atlası. yaşamak bir can sıkıntısı mıdır ömür hanım?
her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan,
umuttan, sevinçten ne anlar? göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu?
bir güz düşünün ki ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış,
böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı
aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe, alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?
yağmur yağıyor ömür hanım...gökten değil, yüreğimin boşluğundan ömrümün ıssız toprağına...
ve ben sonsuz
bir düzlükte bir küçücük, bir silik nokta gibi eriyip gidiyorum.
seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?
dönelim...
dönmek yenilmektir biraz da, yarım kalmasıdır
çıkışlarımızın, korkaklıktır, alışkanlıkların güvenli küflü kabuklarına sığınmaktır...
olsun dönelim biz yine de. bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var.
evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim.
ölçüsüz yaşamak bize göre değil ömür hanım.
büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim. küçücük
avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın
binlerce engeli yığıldı önümüze. hangi birini yenebilirdik
bunca olanaksızlık içinde.
umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece.
yaşama sevinci adına bir tutamağım kalmadı ömür hanım.
bir garip boşlukta çiviliyim günlerdir gözbebeklerimden.
sahi nedir yaşamın anlamı? geriye dönüyorum sık sık
yanıt aramak adına, yüreğimin silik izler bırakıp, ağır yükler aldığı zamanın derin denizlerine. bakıyorum umut karamsarlığın, sevinç acının azıcık soluk almasından başka ne ki?
yaşamsa gerçekle düşün umutsuz bir savaşı, her şeyi içine alan kocaman bir yanılsama...
değil mi yoksa?
öyle büyük umutlarım olmadı benim,
büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı.
koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum. herkes gibi yaşasaydım eğer, yaşamı onlar gibi görebilseydim çarşılar yeterdi avutmaya beni.
bir gömlek, bir ayakkabı, bir elbise; bir yemek lokantalarda;
televizyon, halı, masa ve daha nice eşya yeterdi yalnızlığı örtmeye, kendimi göstermeye, varolmaya, 'dar çevre yitikleri'nde önem kazanmaya...
oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim.
öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...
bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. kim kimi ne kadar anlayabilir
ömür hanım?
susmak yalnızlığın ana dilidir, ömür hanım, şiiridir, beni konuşmaya zorlama ne olur.
sözün sularını tükettim ben, kaynağını kuruttum. geriye bir büyük sessizlik kaldı yüreğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük...
yalnızım
ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün, yalnızım...
sularım toprağa sızıyor bak.
yüzümü geceler örtüyor.
binlerce taş saklanıyor içimde.
kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?
kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki...
bir söz insanın neresinden doğar dersiniz?
dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? düşlerinden mi yoksa gerçeğinden mi? ve kaç kapıdan geçip yerini bulur bir başka insanda? yerini bulur mu gerçekten?
sözü yasaklamalı ömür hanım yasaklamalı...
kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki? olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine,
her şey daha yalansız, daha içten
olurdu. aklı silmeli diyorum insan ilişkilerinden. yanılıyor muyum?
olsun. yanıldığımı biliyorum ya...
yeni bir şeyler söyle bana ne olur, yeni bir şeyler. kurşun aktı kulaklarıma hep aynı sözleri, aynı sesleri duymaktan.
belirsizlik güzeldir, de örneğin, kesinlik çirkin. sessizlik sesten -hele de güncel ve kof- her zaman iyidir; düş gücü, iç zenginliği verir insana.
dünyanın usul usul ağaran o puslu sabahları ve günün turuncu tülleriyle örtünen dingin akşamları bu yüzden etkiler bizi, duygulandırır, de.
anlık izlenimler sürekli görünümlerden her zaman daha güçlü, kalıcı ömürlüdür...
alışkanlıklar öldürür güzelliğimizi, bizi değişmek çirkinleştirir de.
kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrünün karşısında.
istemenin kuralı yoktur, de, açıklaması sınırı suçu yoktur; istemek yaşamın kendiliğinden sonucudur, ne haklı ne haksız, ne yerinde ne yersiz...
biz hepimiz dikenli tellerle sarılıyız, her ilişkide bir parçamız kalır ve bölüne bölüne biteriz de.
en büyük hünerimiz kendimize karşı olmak, aykırı yaşamaktır, acı kaynaklarımızı ellerimizle yaratarak...
kıyılarımız duygularımızın boyunda, derinliğimiz aklımızın ölçüsündedir; ufuklarımızsa sisler içinde...
o kıyısız gökyüzü nasıl sığar küçücük gözlerimize, bir bardak suya, demirli bir pencereye...
nasıl gizleriz ağız dil vermez bir geceye?
ve nedir ki gizi, daraldığımız her yerde bir genişlik duygusu verir içimize.
çözemeyiz, de, bu güdük bilinç, bu sığ yürek,
bu ezbere yaşamla.
dünya bir testidir, de, ömür hanım, ömür bir su...
sızar iğneucu gözeneklerinden zamanın, bir içim serinlik bir yudum mutluluk için. ve bir gün ölümün balkonundan...dökülür toprağa el içi kadar bir su. yerde birkaç damla
nem, bir avuç ıslaklık...
ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün
acıların anasıdır, de...
sars aklımın cılız ayaklarını, kuşat beni. değişik şeyler
söyle ne olur, yeni bir şeyler söyle.
yıldım ömrümün kalıplarından. beni duy ve anla.
yağmur dindi ömür hanım.
gökyüzü masmavi gülümsedi yine.
doğa aynı oyununu oynuyor bizimle.
umudun ucunu gösteriyor usulca, iyimserliğin ışığını süzüyor mavi atlasından.
ne aldanış!
bulutların rengi mavi-beyaz mıdır, kurşuni-külrengi mi yoksa?
gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım,
gözlerimle değil dudaklarımla.
yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan.
delilik mi dedin?
kim bilir...
belki de yerde sürünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi?
kim ne diyebilir ki?
kimseler görmedi ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim.
içimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım- benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına,
ben geçtim...
yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde,
ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek. beni cam kırıklarıyla anımsasın insanlar,
savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile...
yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.
ezilmiş bir gül hüznü var yüreğimde. saatlerce dayak yemiş bir sanığın çözülmesi içindeyim. ürperiyorum.
bir at kestanesi durmadan yaprak döküyor yalnızlığın sokaklarında, örtüyor ömrümün ilk yazını.
içimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru, binlerce kez yenilmiş umut ölülerini çiğneyerek. sahi yaşlılık, derin bir iç çekiş,
yanılmış bir çocukluk olmasın ömür hanım?
ömür hanımla güz konuşmaları/ şükrü erbaş
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaptığı mesleğin en zor yanı
insanların pinti olmasıdır. yahu insan kız arkadaşına çiçek almaz mı ayıptır.
devamını gör...
yeni nesildeki ateizm dalgası
dalga ve parçacık şeklinde ışık hızında yayılmakta olan değişim
devamını gör...
iticilikte çığır açan sözcükler
biiiirrraaaader , bu kadar yavşiya yavşiya söylenmesi kadar itici bir laf yoktur.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
aslında küfür etse , belki bu kadar sinir etmez beni.
devamını gör...
çiftlerin yanındaki üçüncü kişiler
benim muzdarip olduğum bir konu. sevgilimle 5 kere buluşsak 4'ünde abisi oluyor. gelmişsin 30 yaşına rahat bıraksana bizi.
sevgilimle abisinin yanında ben kendimi 3. teker gibi hissediyorum.
geçen hastaneye gitmem gerekti abisi de benim gideceğim güne randevu almaya falan çalıştı.
(bkz: ukde bırakmak yerine tanıma istek yazmak)
sevgilimle abisinin yanında ben kendimi 3. teker gibi hissediyorum.
geçen hastaneye gitmem gerekti abisi de benim gideceğim güne randevu almaya falan çalıştı.
(bkz: ukde bırakmak yerine tanıma istek yazmak)
devamını gör...
uykusuzkahve
yazmazsam gözüm açık giderdi. aman da aman, bizim minnoş, pofuduk kalpli modumuz. modluktan önce de takip ederdim mod olunca da çokça gururlandırdı. o güzel kalbi hep sıcacık kalsın, sabrı çok olsun, yolu denizlere, yıldızlara çıksın..
devamını gör...