sağda solda sataşan yazarları bile kibar kibar sataşıyor. daha ne olsun?
devamını gör...

hakkında epey şey söylenmiş olan edebiyatın goethe'den sonraki eşiğini kırmış kitaptır. hangi eleştirmen hatırlamıyorum ama bunu söylemişti. ve o eleştirmeni hatırlayan olursa ne olur belirtsin yıllardır aklımdan çıkmıyor.

haliyle pek bir şey söylemeye cesaret edemiyorum bu kitap hakkında bir şeyler. yakın zamanda belki incelemesini yazabilirim lakin değer mi? yazarak değerini azaltacakmışım gibi geliyor bu kitabın. çünkü yazdıklarım bu kitabın yanında bir hiç olacak, bir hiç! dil insanı kısıtlar işte böyle. analitik felsefe saçmadır belki. ama fark eder mi?

edit: o eleştirmen dediğim şahsı büyük bir tesadüf eseri buldum. nasıl mutluyum anlatamam! joseph frank abimizdi. frankli bir şey diyorum da ney... meğerse josephmiş... *
devamını gör...

cat stevens'ın 1977 yılında müslüman olup yusuf islam adını almadan çok önce 1970 yılında çıkardığı tea for the tillerman albümünden bir şarkıdır. genelde her cat stevens şarkısında olduğu gibi basit ama duygulu bir müzik üzerine yazılmış, vurucu sözleri olan bir şarkıdır.

stavros georgiou olarak doğan daha sonra cat stevens sahne adını kullanan, en son yusuf islam isminde karar kılan sanatçımız bu şarkısında biraz da kendi babası ile arasında geçen olaylardan esinlenerek şarkıyı yazdığını belirtir. babası bir yunan restaurantı işleten cat stevens babasının tüm karşı çıkmalarına rağmen aile işini yapacağına şarkıcı olmaya karar verir. ancak hiçbir zaman baba ile oğulun arası bu olay yüzünden limoni olmaz, ikiside gene birbirini sever ve sayar.

aşağıdaki sözlerde normal harflerle yazılan kısımlar babanın evladına, kalın harflerle yazılanlar ise evladın babasına seslenişi/sitemidir, sözlerden sonra ise klibi mevcut, şarkıyı hiç dinlememişseniz bir şans verin, cat stevens'ın müziği sözleri ile birlikte her zaman çok şey ifade eder, keşke şarkıcılığına devam etseydi.:


it's not time to make a change,
just relax, take it easy
you're still young, that's your fault,
there's so much you have to know
find a girl, settle down,
if you want you can marry
look at me, i am old, but i'm happy

i was once like you are now, and i know that it's not easy,
to be calm when you've found something going on
but take your time, think a lot,
why, think of everything you've got
for you will still be here tomorrow, but your dreams may not

how can i try to explain, when i do he turns away again
it's always been the same, same old story
from the moment i could talk i was ordered to listen
now there's a way and i know that i have to go away
i know i have to go
.

it's not time to make a change,
just sit down, take it slowly
you're still young, that's your fault,
there's so much you have to go through
find a girl, settle down,
if you want you can marry
look at me, i am old, but i'm happy

all the times that i cried, keeping all the things i knew inside,
it's hard, but it's harder to ignore it
if they were right, i'd agree, but it's them you know not me
now there's a way and i know that i have to go away
i know i have to go



devamını gör...

an itibarı ile ilk bölümü yayınlanmış olan program.
bu bölümde, aynı zamanda yazarımız olan emin çelik sanat hakkında konuştu.
kendisi mahlasını paylaşmamı istemediği için yazmadım.

keyifli seyirler.

devamını gör...

dünyayı bembeyaz farz et.
bizler ise çam ağaçları.
bulunduğumuz her bir yer kapatır beyazlığı.
sonra zamanla işler değişir,
bizi de bulur beyazlıklar.
ama değişmez içimiz,
bizim beyazımız bir kamuflaj.
üzerimizi kapatsak da beyazla,
ait değiliz bu dünyaya.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erkeklerin küçüklüklerinde ve büyüklüklerinde sevdikleri tek ortak şey.
devamını gör...

epeydir sesi sedası çıkmayan dernektir.

napıyonuz lan, hâlâ gündüz burada ağır abi pozunda takılıp "ben onlardan çok farklıyım" diye bize bok atıp, geceleri ise "senin için kitap seslendirdim aşkım", "sana murathan mungan gülüşü getirdim", "dur senin için şiir seslendirdim, yollayayım ses kaydını", "sen uyuyana kadar sana masal anlatacağım" diye fark edilmeyecek gibi birden fazla sözlük kadınına mesaj atıyonuz mu?*

arada farklı bişiler deneyin, şiiii.*
devamını gör...

büyük ihtimal ile 57 yaşında emekli bir matematik öğretmeni olan şahsımdır.
devamını gör...

ankara pavyonlarını bilmem ama evde en büyü hayali pavyon açmak olan 9 yaşında bir veletle yaşıyoruz.
devamını gör...

bu tanım ile 1990'lı yılların başlarında tanıştığımı hatırlıyorum. apartmanımızdaki bütün teyzeler, ablalar hep beraber diyete başlarlardı. hatta sadece diyet ile olmaz deyip sabahın köründe hep beraber dışarı çıkıp yürüyüş yaparlardı. buraya kadar her şey normal görünüyordu. ancak işin garip kısmı bundan sonra başlıyordu.

bizim buddy teyzeler yürüyüş dönüşü her sabah farklı bir evde hep birlikte kahvaltı yaparlardı. ama kahvaltı dediysem öyle alelade bir kahvaltı gelmesin aklınıza. masada bir kuş sütü eksik olurdu.

bir saat boyunca muhtemelen dedikodu yaparak yavaş tempoda yapılan yürüyüşte yakılan 350 gr. bu kahvaltı sonunda 1500-2000 gr. olarak geri alınıyordu.

sizin iş buna dönmesin. ben uyarımı yapayım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

videonun sadece bir bölümünü izleme şansım oldu. orkun bey kimseye kötü davranmadığı halde çocuklar (belli ki ailelerince çok şımartılmışlar) kıyameti koparıyorlar... allah bunlara bakan öğretmenlere yardım etsin...
kızın biri durduk yere annemi istiyorum!!! diyerek avazı çıkana kadar bağırıyor. sanki kızı ortadan ikiye kesiyorlarmış gibi...
kendini yerden yere vurmak niye?

ben de yuvada kaldım. dilini bilmediğim bir ülkede italyan rahibelerin gözetiminde.
günün 13-14 saatini haftanın 6 günü olmak üzere o okulda geçiriyordum. 3 yaşından 6 yaşına kadar kaldım. bir kere çığlık basmadım.
annemi istiyorum! diye haykırmadım. ki bizim kaldığımız yer tam anlamıyla hapishane gibiydi. katı kuralları vardı. sevgi şefkat, duygusal bir iletişim yoktu. dayak da yoktu ama buna rağmen korkunçtu.
zorluklar ve özlem karşısında avrupa'daki çocuklar nedense birer yetişkin gibi davranır.
bağıran çağıran çocuğa nadiren rastlarsınız. çünkü orada çocuklar bağırarak bir şeyler yaptıramayacaklarını iyi bilirler.
fakat bizim ülkemizdeki çocuklar bunun işe yaradığını iyi bildiklerinden ağlar ve sızlarlar. bunu bir koz olarak kullanırlar.
çocuklarımız problemli çünkü çocukların anne ve babaları problemli.
çocuklarına ya tapıyorlar ya da hiç ilgilenmiyorlar... bunun bir ortası yok.

ayrıca anaokulu filan değil orası, orası cehennemin ortası...
vallahi o ağlayan zırlayan bütün gerzek çocuklardan iğrendim yine.
bunların anne babalarına da katlanamıyorum ben. çocuğundan yetişkinine herkesten nefret eder hale geldim...

ekleme: ayrıca bu kısa video çekimi için, ''çocukların hayatlarında telafisiz bir travma olarak kalabilir'' diye duyar kasan, bütün işi gücü abartmak olan terbiyesizlere de gülüyorum. hadi anam hadi...
devamını gör...

yeni nesil erkeklerde beyin olmaması daha büyük problemdir ve başlık açmayı daha çok hak etmektedir.
devamını gör...

#1582848 itiraf ediyorum berserk_gloria'yı kız sanıyordum. lanet gelsin hep yanılıyorum: #1404084.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

takvaya ulaşan değil, ahlaka ulaşan insan hak yemez.
devamını gör...

t: 1879'da bodrum'da doğmuş, 1953'te vefat etmiş, türk edebiyatının en özgün şairlerinden biri. en bilinen yönü ağır bir hicivci olmasıdır. zaten şiirinde kendisi de söyler: "kazanlara bir kulp takar geçerim." affı yoktur.
bir beytiyle başlayarak vira bismillah diyorum ve sözü üstada bırakıyorum: "ulu tanrım ölü müsün, diri mi? / isa gibi yoksa üçün biri mi?"

azab-ı mukaddes'ten kendi aktarımıyla:
"bir gün, kadıköy'den köprüye geçecektim. cebimde vapur bileti alacak kadar param yoktu. hamlet'i fenerbahçe'de beş kuruşa satarak yol parası edindim."

bir kıtası:
"kuru laflar ile endişemi ihmal etme,
kulak asmaz davula dinleyen elbette kösü.
bu mudur ahsen-i takvim* ile metheylediğin,
bu mu insan diye halk ettiğin eşek sürüsü." üstada çoğu zaman hak vermemek elde değil.

seyran adlı şiirinden:
"akıl dedikleri bu yırtık yelken
hava bekler, kim bu rüzgarı çeken?
sabahçılık, akşamcılık der iken
ayılmaya vakit, zaman kalmadı.
....
nuh gemiden vapura dedi peki,
duman tüttü attı yelken, küreği.
hacı bektaş bulut gibi dedi ki:
hangimizin işi duman olmadı?

ali deyip bir noktaya gittiler,
mevlana'nın neyzen'ine yettiler.
hepsi birden kalkıp sema ettiler
dediler ki: böyle devran olmadı."

bir şathiyesinden (değil mi? adlı):
"bozuktur düzenin, olmazsın akort,
tavşana kaç dersin tazıya aport*,
haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt
alay eder güler, isyan edersin."

meşhur "sahne-i ömrümden nefsi-i emmareye hitabım" adlı şiirinden yine meşhur bir dörtlük:
"feleğin uğradımsa vartasına*,
sıçayım ağzının ta ortasına;
bunu yazsın cihan da hartasına*;
kıtaat* u biharını* s**eyim!"

hayatından enstantaneler:
"borç g**ümden akıyor, lutf u kerem* ağzımdan,
menba u munsabını* anlamayan bir lağımım!
bir elim ağzımı tutsa, bir elim de kıçımı
birleşirdi o zaman belki sürurumla* gamım!"
devamını gör...

-hristiyanismail biraz da oradan kulaklarımızı tırlamasın ve onun da canı yansın *
-rahatsız içinde kalıp yazamadıklarını döksün
-meja *

daha sonra yine eklemeler yaparım.*
devamını gör...

ay yüzlü sevgili demiş hayyam rubayilerde.
devamını gör...

geçeli çok oldu.. bir milad mıdır? hayır..
devamını gör...

metal müziğin tanrıları olarak anılan, 1968'de kurulan, solistliğini rob halford'ın yaptığı ingiliz heavy metal müzik grubudur. metal müziğe deri kıyafetler giyme alışkanlığını öğreten gruptur.

en sevilen şarkıları breaking the law, living after midnight, painkiller'dır. ama benim favorim her zaman hellrider'dan yana olmuştur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim