"üzülme, ağlama, yapma böyle, daha çok uzun bir hayat var önünde.." gibi ifadeler yerine o kişiye onu anladığınızı hissettirmeniz gerekir. çoğu zaman sözlerden ziyade gözler konuşmalı zannımca. gözlerinizle onun acısını hissettiğinizi o kişiye anlatabilirseniz işte bu dünyanın en etkili teselli yöntemidir. "ağla, dök içini.. bak burada her zaman yaslanacağın bir çift omuz olacak" demek insana kendini gerçekten iyi hissettirir.
(bkz: empati)
devamını gör...

konik ve dallı bir görünümü olan odunsu çam ağacı meyvesidir. meyve derken çatır çutur yiyebildiğimiz değil de özünden faydalanabildiğimiz türündendir. tüketildiğinde birçok ilacın vermeyeceği doğal faydayı size verecektir, emin olabilirsiniz.

- daha minnak ve yeşil halde iken vitamin ve mineral değerleri yüksek olduğu için kaynatılıp suyu içildiğinde özellikle alt ve üst solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelmektedir. bronşları temizler, astıma iyi gelir, öksürüğü hafifletir.

- yine minnak halde toplayıp reçel yapan babannelerimiz sene içinde tüketilecek hale getirebilmektedir. reçel yaparken fazla şeker katmıyoruz doğallığını bozmamak adına, fakat tadı pek acı oluyor bu haliyle.

- bazı yörelerin alışkanlığında kozalağı öğüterek tüketmek de mümkünmüş, ama ben hiç bu formuyla denemediğim için bu madde uzman tavsiyesi değildir*.

bahar başlarken ya da sonlanırken çam ağaçlarından yeşil halini toplayabileceğiniz bu faydalı meyvenin kuru ve olgunlaşmış hali aslen soba yakmak için kullanılmaktadır. yaşam standartlarının değiştiği bu devirde sobalar artık dekorasyon ürünü haline gelmeye başlayınca kozalaklar da dekorasyon amaçlı kullanıma evrilmeye başlanmıştır. onlar artık her yerde; masanın üstünde, lambanın köşesinde, çerçevenin içinde, vazonun önünde...
devamını gör...

alman amerikalı siyasi teorisyen hannah arendt’in terminolojiye kazandırdığı şiddetin ve bürokrasinin özetle tanımı mahiyetindeki kavramdır.

yol göstericim, ebedi nişanlı, ezeli mağlup ve dünya edebiyatının en büyük ve en çok ilham alınan yazarlarından biri olan kafka ile ilgili bir belgesel izlerken çıktı bu kavram karşıma. her nitelikli okur bilir ki işçi kaza sigortasında çalışan kafka’nın en büyük kavgası bürokrasinin insanların önüne koyduğu engeller ile idi.

bürokrasi büyüdükçe kendi kendini yutmaya çalışan bir yılana, ateşin içinde kalıp kendi kendini sokan bir akrebe, kuyruğunu kovalayan bir köpeğe dönüşür. bu döngüsel saçmalık insaları öyle bir hapseder ki bürokratik gereklilikleri yerine getirmek yapılması beklenen eylemi yapmaktan daha önemli bir hal alır.

sonunda kadastrocu k. şatoya varamaz, josef k. suçunu hiçbir zaman öğrenemez, gregor samsa kendini kimseye sevdiremez, poseidon evrak işleri yüzünden denizlerin altındaki hükümdarlığı ile ilgilenemez.

bürokrasi son gücüne ulaştığında artık yapılacak bir şey yoktur. kimse kimse ile tartışamaz bile. artık bürokratik bir örümcek ağında debelenen devcileyin bir böcekten bir farkımız kalmaz.

tiransız tiranlık devrimiz hayırlı, gazamız mübarek olsun.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beynim hala uyuyor kepenkleri kapalı, ders dinliyor gibi davranacağım birazdan. günaydın dünya.
devamını gör...

tanım girdikten, beğendikten sonra ve akışı yeniledikten sonra dönen logodur. bugün değiştirmişler galiba. artık logo hem dönüyor hem de kafasını çöp kutusuna atıyor.*
devamını gör...

bu ve bunun gibi olaylar intihar değil birer cinayettir. bu duruma sürükleyen iktidar ve o iktidara oy verenler de birer katildir.
devamını gör...

geliştiği için eleştirilen site.
bu zamana kadar çok farklı eleştiriler aldık, ancak böylesi de olmamıştı *

yolculuk esnasında inenler de binenler de olacaktır. velhasıl kafa sözlük treni durmaz, yoluna hız kesmeden devam eder.

doğunun ayısı durmaz. *
devamını gör...

bu olayın sebebinin ön yargı olduğunu düşünüyorum. tanıdığım çoğu insana karşı ilk başta ısınamam, ilk defa dinlediğim şarkıları eğrelti bulurum ve bunun gibi birçok örnek daha. bazen bakmanın sadece bir eylem olmaması gerektiğini hatırlıyorum. bunu birçok kez hatırlamam, hayatıma uygulamam gerek, ancak ön yargıların çok tatlı geldiği yadsınamaz. ön yargılar kırılamaz belki, ama önüne geçilebilir. bu hareket de kazanılmış bir reflekse dönüşebilir ve başka ön yargılar için farkındalık sahibi olmanın önü açabilir.
devamını gör...

sabah iş yerinde yazılımcıdan duyduğu terimlere ekleme yapıp paylaşmış birinin iddiası gibi duruyor.
itiraf etmek gerekirse bugüne kadar sakladık ama artık söyleme zamanı geldi; bir açığımız var o da kapımızdır ve herkese açıktır oradan rahatça giriş yapılabilir.
devamını gör...

ruh hekimliğidir. tdk doğru kullanımını psikiyatr olarak kabul etmiştir. tıp eğitiminden sonra tus ile girip uzmanlaşabileceğiniz bölümlerden biridir. önceden ülkemizde 'deli doktoru' şeklinde ön yargıyla yaklaşılırken son yıllarda yükselişe geçmiştir. gerek ilaçla, gerek terapiyle hekim tarafından tedavi gerçekleştirilir. beden sağlığınız kadar ruh sağlığınız da çok önemlidir. ruh sağlığınız bozulursa beraberinde biyolojik birtakım problemleri de getirir.
devamını gör...

getiir bi mutluluk getir bi mutluluk
devamını gör...

olur olmadık aşağılık insanlarla muhatap olmaktan o kadar sıkıldım, o kadar üzgünüm ki... anlatamam. bunca emeğimin karşılığı bu mu olacaktı?
devamını gör...

gerçek adı mirza hüseyin ali olan bahailik dininin kurucusu ve peygamberi. iran'ın tahran kentinde doğmuştur. babası mirza abbas nuri vezirken, bahaullah saray hayatını terk edip peygamberliğini ilân etti. tüm uluslar, ırklar ve dinler arasında evrensel barış ve birliği savunuyordu. olay şöyle gerçekleşir, ilk önce 1844 yılında beklenen mehdi olduğunu iddia eden bab lakaplı seyyid ali muhammed'e ilk inananlardan biri olur. bunun sebebi, bab'dan bir mektup almış olmasıydı.

bab, tanrının yakında hz. musa, hz. isa ve hz. muhammed benzeri bir peygamber göndereceğini vaaz eden iranlı bir tüccardı. o ve binlerce takipçisi, inançları nedeniyle iranlı yetkililer tarafından idam edilmiştir. 1863 yılında ise, bahaullah sürgün edildi ve bağdat'ta bab'ın önceden bildirmiş olduğu peygamber olduğunu ilan etti. böylece, yeni din olan bahailik kurulmuş oldu.

bahaullah, osmanlı yetkilileri tarafından, önce edirne daha sonra akka'da hapis cezasına çarptırıldı. bahaullah pek çok kitap yazmış olup bunların yaklaşık yüzde 11'i ingilizceye çevrilmiştir. hatta, bahaullah'ın tespit edilen, yazmış olduğu 15.000 metin vardır. tabii bunların hepsi kitap değil, çeşitli mektuplar falan. eserlerinin toplam hacmi, kur'an'ın 70 katı ve eski ahit ile yeni ahit'in toplamının 15 katı büyüklüğündedir.

1890 yılında, cambridge profesörü ve oryantalist edward granville browne, bahaullah ile bir röportaj yapmıştır. bahaullah hakkında şöyle yazmıştır:

....bu yolculuğumun doruk noktasına ulaşan olay hakkında en azından birkaç söz söylemek isterim. bahji'ye yerleşmemden sonraki günün sabahı, behá'nın küçük oğullarından biri oturduğum odaya girdi ve onu takip etmem için bana işaret etti. bunu yaptım ve hatırladığım kadarıyla (aklım başka düşüncelerle doluydu) bir mermer mozaikle kaplı geniş bir salona bakmaya neredeyse hiç zaman bırakmayan geçitlerden ve odalardan geçtim. bu büyük bekleme odasının duvarına asılı bir perde önünde, ben ayakkabılarımı çıkarırken çocuk bir an durakladı. sonra hızla geri çekildi ve ben geçerken perdeyi düzeltti, daha sonra kendimi büyük bir yerde buldum. üst tarafı alçak bir sedirle çevriliydi, kapının karşısındaki tarafa ise iki veya üç sandalye yerleştirilmişti. nereye gittiğimden ve kimi göreceğimden belli belirsiz şüphe duysam da (çünkü bana açık bir şey söylenmemişti), bu şüpheye rağmen, bu odanın önemsiz olmadığının kesinlikle bilincindeydim. divanın duvarla buluştuğu köşede, tepesinde keçe bir başörtü bulunan ve dervişler tarafından táj adı verilen (ancak alışılmadık kadar yüksek) olan keçeli bir baş elbisesi ile taçlanmış muhteşem ve saygıdeğer bir kişi oturuyordu. baktığım kişinin yüzünü tarif edemememe rağmen asla unutmam. o delici gözler sanki kişinin ruhunu okuyordu; güç ve otorite sanki geniş kaşları üzerine oturmuştu; alnındaki ve yüzündeki derin çizgiler, neredeyse beline kadar ayırt edilemez biçimde akan siyah saç ve sakal, yalan gibi görünen bir yaşı ima ediyor gibiydi.... kralların gıptayla bakabileceği ve imparatorların iç çektiği bir adanmışlığın ve sevginin varlığı olan birinin önünde eğilirken, kimin huzurunda durduğumu sormaya gerek yok!

bahaullah'ın günümüze ulaşan fotoğrafları varsa bile, bahailer bu fotoğrafların kullanılmasına pek hoş bakmazlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bana ermeni kökenli bir "vali" gösterin, yada alevi bir kaymakam. yada üst düzey bir bürokrat. hemen yawww milletvekili bile oluyorlar, başbakan, cumhurbaşkanı bile olmuşlar demeyin, onlar seçilmiş, atanmış değil. rum kökenli bir emniyet müdürü gösterin yada? yoktur. 2 kez kaymakamlık sınavına girdim, kazanamadım eyvallah, benim okulumdan tanıdığım bir çocuk sınavı 90 alarak geçti, mülakatta elendi... niye mi? sivaslı bir aleviydi çünkü. ırkçılığı uzaklarda aramayın, çok yakınınızda o. yukarda bazı yazarlar bir kaç ermeni ismi vermiş. örneğin ara güler... hep fotoları ile anıldı, konuşuldu, eğer ara güler bir kaç cümlesinde, ben ermeniyim falan fıstık deseydi itin götüne sokulurdu. türkiyede ırkçılığın çizgisi ırkını söyleyene kadardır. söylemez isen sorun olmaz. turgut özal'ın hiç; ben kürdüm dediğini duydunuz mu? demez, diyemez.
devamını gör...

1993 yılında finlandiya’da kurulan melodik death metal grubudur. melodik death metal denilince akla gelen gruplar arasında yer alır. ben de yeri ayrı olan gruplardan çünkü lisede kendilerini sürekli dinleyen biriydim. grup hakkında çok şey yazılır çünkü bazen death metal yaptılar, bazen de thrash metal o da olmadı ekstrem metal bile yaptılar. zaman zaman çizgilerinden koptukları oldu lakin hiçbir zaman kalitelerinden ödün vermediler.

grubun yanılmıyorsam 19 tane albümü var, ben bazılarını şuraya koyayım ki children of bodom hayranlarının maziye gitmesini sağlayayım; are you dead yet?, hate crew deathroll, follow the reaper,blooddrunk, hatebreeder, ı worship chaos gibi gibi. grup hangi kafayla yapmış ki bu albümleri her biri altın değerinde be. etkileyici gitar sololarıyla, muhteşem şekilde atılan brutallerle, rifflerle, geçişlerle, ahenklerle beni her zaman kendilerine hayran bırakan bir grup olmuşlardır.

grubun beyni, yani alexi laiho bir dönem özel hayatıyla gündeme gelen şahane gitarist, söz yazarı ve de vokalisttir. children of bodom’u children of bodom yapan şüphesiz ki alexi’dir. yalnız onu da 2020’nin aralık ayında uyuşturucu ve alkol bağımlısı olması sebebiyle vücudunda oluşan çoklu hastalık yüzünden kaybettik, yani children of bodom beyni olmadan nasıl sürdürecek kariyerini inanın hiç bilemiyorum. erken ölüm oldu alexi’nin ya, bazen aklıma gelir de ciddi anlamda hüzünlenirim. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

sabah uyanınca çaylak olduğumu gördüm. şuan da hala yazıyor. tabii bir hüzünlendik ama tuttuk kendimizi ağlamadık :') boynuz kulağı geçer demişler ;)


edit: geçti ;)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şaka maka hala duyurmadığımız yayın.
kendi gününde, kendi saatinde.

kurtlar vadisi olsa hatırlarsınız.
ne konuşacağız falan yazmıyım ben şimdi hiç, iki tane kafası dağınık insanız konuşuruz dediğimiz şeyler konuşulmaz da bambaşka şeyler söylenir bazen.

bir de sürprizli şarkılar..
devamını gör...

konudan bağımsız, bir ağrıyı yaşamadıysan başka bir ağrı ile nasıl kıyas edebilirsin?

aynen öyle! en büyük acı, senin acın.
devamını gör...

kuzey ülkerinin erkekleride kadinlarıda güzel oluyor kanımca. sarı saç, mavi göz bende algıda seçicilik yaratıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim