duruma göre gayet de işe yarayabilen ingilizce.

devlet lisesi mezunuyum. kredili sistemin, yani süper lisenin ilk kurbanlarındanım. şu an alanımla ilgili ingilizce kaynakları ve makaleleri çoğunlukla gayet güzel okuyup anlayabiliyor, alt yazısız ingilizce filmleri izleyebiliyor, aradığım şarkıyı sözlerinden arayıp bulabiliyorum.

bir de özel lise mezunu arkadaşım vardı. tek kelime ingilizce bilmiyordu. dersleri genelde boş geçmiş çünkü.

bence ön yargı iyi bir şey değil.

edit: ünide eğitim türkçe idi.
devamını gör...

yıldızların en dış kısmında bulunan ve iç kısımlara kıyasla daha şekilsiz olan bölge.

birkaç katmandan oluşur.

güneş üzerinden anlatayım. en iç kısımda fotosfer bulunur ki ışığını görebildiğimiz katman budur. bu nedenle ışık küre de denir. sıcaklığı 5780 kelvindir.

fotosferin hemen üzerinde kromosfer bulunur. renk küre olarak da bilinir. tutulmalar sırasında gözlenebilir çünkü normal şartlarda fotosferin ışığı bu katmanın görünmesini engeller. burada sıcaklık katman boyunca değişir ve 20.000 kelvine kadar çıkar.

kromosferin üzerinde geçiş bölgesi yer alır. dar bir bölgedir ve sıcaklık burada yüksek bir sıçrama gösterir.

korona en üst katmandır. yine tutulmalar sırasında gözlenebilen bir bölgedir. burası atmosferin en dışı ve enerji üretilen merkeze en uzak bölge olduğu halde sıcaklığı 1 milyon kelvindir. bunun nedeni ile ilgili araştırmalar devam ediyor.
devamını gör...

"param olsada ben alsam" şeklinde bir serzenişte bulunmama sebep olan kur. 10 tl'yi rahat geçecek yaza kadar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seni tanıdığıma çok memnun oldum.
devamını gör...

kızımla oynadığım komik oyun.

oyun şöyle: iki veya daha fazla kişi oynar. biri bir süper güç seçer, onun yanındaki de bu süper gücün neye mâl olacağını söyler. sonra da kendi süper gücünü söyler.

for example:
-benim süper gücüm her şeyi kaldırabilmek.
+ama sadece 25cm kaldırabilirsin ve kaldırırken de yüksek sesle gaz çıkarırsın. benim süper gücüm görünmez olabilmek.
-görünmez olabilirsin ama etrafında seni görebilecek hiç kimse yokken.

gibi.

modların yüksek iznine sığınarak burada da bu oyunu oynamak istiyorum. benden sonra yazan süper gücümün neye mâl olacağını yazsın sonra da kendi süper gücünü yazsın. belli mi olur belki tutar.

benim süper gücüm düşünceleri okuyabilmek.
devamını gör...

ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın,
ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...

yarım bıraktığım kitap. çünkü köylünün o sefilliğine o zavallılığına o çaresizliğine katlanacak yürek yoktu bende. yaşar kemal köylünün açlığını öyle bir anlatmıştı ki benim de yediğim lokmalar artık boğazıma düğümlenir gibi oluyordu. her sefaleti bu kadar da olmaz canım diye yakınarak okuduğumu fark ettiğimde artık kitaba devam edemeyeceğimi de anlamıştım. bir gün kendimi hazır hissedersem yeniden, sabırla okuyacağım. bana göre yoksulluğun kitabıdır. insan bu kitabı okumaya başlarken yanına sarsıcı bir sefalete karşı dayanma iradesini de almalıdır.
devamını gör...

mahlasını beğendiğim ve benimsediğim yazardır kendisi. nickaltına yazılınca mutlu oluyormuş. durur mu hiç uykusuzkahve!! tanımlarına sık sık denk geldiğim, gayet şirin bir yazarımız. bal yerine reçel yapabilecek bir kapasiteye sahip olduğundan saygı duyuyorum ayrıca kendisine. *
devamını gör...

galeano muhalif bir yazar, hem de en ateşlisinden. galeano aynı zamanda uzlaşma bilmeyen bir yazar. onu ikna etmek mümkün değil. dik başlı. karşı çıkmaya karar verdiyse birine ya da bir şeye karşısında durmak mümkün değil. ne korku tanıyor ne de aman dileyene merhamet ediyor. galeano acımasız bir muhalif. ama bilenmesi gereken nokta şu ki galeano saçmasapan ideolojik düşünceler ya da siyasi çekişmeler peşinde değil. onun derdi bambaşka.

galeano, zulmetme heveslilerinin karşısında ama sadece kendin kanından olanlara yapılan zulmün değil genel anlamda zulüm kavramının karşısında. latin amerika’yı yerle yeksan eden barbar ispanyol be portekizlilerin de karşısında, bir zamanların mazlumu şimdinin zalimi yahudilerin de karşısında onlara zamanında zulmeden nazilerin de. doğaya işkenceyi yetenek bilen, hayvanları kendinden aşağı gören insanın da karşısında; insanları ezen, onları süründüren tanrılarında karşısında. sömürülen kara kıtanın, fakirlerin, zavallıların, kadınların, çocukların, bitkilerin, böceklerin, madencilerin, hayvanların yanında galeano.

galeano, zamanın ruhu. galeano, gezegenin vicdanı. galeano bir yazardan çok fazlası, o bizim abimiz, kardeşimiz, babamız, canımız, ciğerimiz. bizim yerimize acı çeken bir yalvaç o.
devamını gör...

bir maddenin özünü çıkardığınızda elde ettiğimiz şey tam olarak budur. fransızlar bunu somut maddeler için kullanabildiği gibi soyut kavramlar için de kullanabilmektedir. bir şeyin özünün çıkması için pek çok evreden geçmesi ve kendinden bir çok şeyi feragat etmesi gerekir. dolayısıyla öz yani, elde edilen madde yahut kavram o şeyin özelliklerinin en yoğun şekilde tasvirini sunar. bir nevi atomu da diyebiliriz. zorlu, daha doğrusu meşakkatli yorucu bir iştir.

bakmayın bizde sadece hacı yağıyla bağdaştırıldığına. bu safi arap medeniyet nefretinden ileri gelen bir olgudur. dünya üzerinde, parfüm ve koku konusuna hatta maddenin özüne ulaşıp ölümsüzlük noktasında araştırma yapmak ve bu konuyu incelemek noktasında çalışmalar yapan milletler ve bilim insanları çok iyi bilir ki öncelikle bu bir erdemdir. soyut anlamda işin özünü çıkaramayan maddeye salt dış özellikleriyle bakabilmektedir. zaten simyaya bağlı olarak kimya da, bir anlamda bu kavramdan hareketle ortaya çıkmıştır.

şimdi sormalı bir bireyin esansı yada özü nedir?.. kibir, iyimserlik, salt gerçeklik, nefret?.. nedir? sizce bireylerin de kendine has esansları var mıdır?.. evet elbette vardır. sürekli dalga geçilen tek gözle bağdaştırılan ancak hiçbir alakası olmayan bazı bilimsel illegal gruplar insan esansı noktasında da atılım yapmış ve yapmaktadır. şimdi buraya birkaç link bırakmak vardı ancak sıkça dentlenip kaldırılıyor. anlayacağınız kendileri de henüz yaptıkları işin legalliğini kanıtlayabilmiş değil. ki öyle de zaten. insan esansı elde etmenin legali mi olurmuş? ohoo neler dönüyor neler neler.... iyisi mi susalım ve dark webden uzak duralım.
devamını gör...

aile sorunlarıdır.
arkadaş olsa görüşmezsin. sevgili olsa ayrılırsın. akraba olsa küsersin aöa aile öyle bir şey ki sırt çeviremiyorsun. hep yükü omzunda oluyor.
devamını gör...

19:29 / bekleyiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insana saygı
doğa ve hayvan sevgisi.
devamını gör...

son zamanlarda izlediğim en iyi işlerden birisi. hatta büyük ihtimalle en iyisi.

koreliler gelse al şu bilmem kaç won parayı bizim diziyi öv dese ancak bu kadar övebilirim. harika lan harika.

şimdi ben bir insan olarak bir şeyler izlemeyi ve tüketmeyi çok severim. çerezlik dizilerde izlerim, entelektüel abilerin yarım saat üzerine düşündüğü filmlerde izlerim.
bir kaç diziyi aynı anda izlerken kardeşimi bir dizi izlerken gördüm. sokağa çıktım kaç saat sonra geri geldim hala aynı diziyi izliyor. çocuk bir günde diziyi bitirdi ve abi ne olur izle çok iyi dedi. lan velet dedim yürü git birkaç diziyi aynı anda takip ediyorum sonra izlerim dedim. yok dedi ne olur izle dedi dayanamadım bir bölüm açtım ve sonrası aktı gitti. ne izledim lan ben dedim. çok sürükleyici çok müthiş bir iş olmuş.

dizinin yönetmenini veya oyuncularını burada yazmayacağım. genelde yazarım ama bu sefer yazmayacağım yazan arkadaşlar olmuşlar bir an önce diziyi övmek istiyorum.

şimdi dizinin konusu acun ılıcalı tarzı bir abinin fakir ve borcu olan insanları bir yere toplayıp oyun oynatması. bütün fakirleri ve geçim sıkıntısı yaşayan insanları bir araya getirip oyun oynatıyor. onlara bir şans veriyor.
dizi başlıyor ilk 15 dakika klasik bir kore işi gibi ilerliyor. mahalleler, geçim sıkıntısı yaşayan insanlar tanıtılıyor. kore'nin içinde bulunduğu durumu rahat şekilde anlıyorsunuz. artık her şey tamam konuyu size yedirdikten sonra dizi başlıyor. bu insanların kaybedecek bir şeylerinin kalmayışı sizi oyuna inandırıyor.

izlerken çok fena keyif aldım bunun sebebi korelilerin, türk milletine benzemeleri. her anlamda bize benziyorlar. fakirlik anlamında bile bize benziyorlar.
dizide bol bol her insanın anlayacağı göndermeler yapılıyor. toplumsal sorunlar, kapitalist sistem falan derken bildiğimiz şeyler deyip kahroluyorsunuz ve izlemeye devam ediyorsunuz.
dizide kullanılan mekanlar, kostümler, müzikler, oyuncular hepsi mükemmel. özellikle mekanlar ve kostümler çok hoşuma gitti. yaratılan dünya çok başarılı ve merak ettirici.

dizi her seyirciye hitap etmeyecektir. mesela takıntılı insanlar varlar onlar bu diziyi sevmeyecekler. dizide bir sürü mantık dışı hareket ve olay oluyor ama bunları takmayan biriyseniz çok eğlenceli hale geliyor. ben takmıyorum şahsen. dedektif gibi bir şeyler izlerken mantıksızlık aramaya çalışanlardan değilim.
spoiler olan kısımlara geçmeden önce şunu söyleyeceğim. kesinlikle izlenmesi gereken harika bir dizi. ilk bölümü açın izleyin sonra gerisi gelecek.


dizinin bazı bölümleri dizinin gelişimi için mesajlar veriyordu bazı bölümleri ise dram içeriyordu. bazı bölümler haliyle dünyayı tanıtırken bazı bölümler yeter bu kadar tanıdığın artık kan vakti diyordu ve gerilim ile kanın bol olduğu bölümler izliyorduk. 6. bölüm ise tam anlamıyla içinde bulunduğumuz acımasız dünyayla ilgili tespitler ve gözlemlerden oluşuyordu. insan denen canlının zor durumlarda nasıl tepkiler verdiğini, kötü yaşamların insanlara neler yaptırdığı gibi konular müthiş gözlemlenmiş ve seyirciye aktarılmış.
oyunun en iyi niyetli ve en saf karakterli kişisi pakistanlı ali maalesef saflığı yüzünden kazanacağı oyunu kaybediyor. yaşaması için bir sebep kalmamış kız dostumuz kendini feda ediyor ve ölüyor. kalbi temiz olarak tanıdığımız dizinin başrol oyuncusu abimiz ise yaşlı bir amcayı kandırıyor. müthiş bir bölümdü ağladım ağladım durmadan ağladım.

dizinin son bölümü ve son sahneleri bence olmamıştı. küfür edeceğim şimdi. ulan adamlar hayvani bir organizasyon kurmuşlar. leblebi gibi adam öldürüyorlar. bin uçağa defol git. gerizekalı herif ne yapacaksın kocaman sistemi sen mi çökerteceksin. saf abim benim.
yaşlı amca kısmında ise harbiden acayip ters köşe oldum. bence yaşlı amca küçükken zor bir çocukluk geçirmiş ve oynayamadığı oyunları oynamak istemiş. kendisinin dediği gibi oyunları oynamak izlemekten daha keyifli.
ayrıca yukarıda bahsetmiştim pek böyle şeylere takılmam. mantıksızları görmem falan diyorum ama polis çocuğun şarjı nasıl bitmiyor ya. nasıl bitmiyor. iphone bide. o şarjın bitmemesi imkansız yahu. ulan bir sahneye telefonu şarj ettiği kısım falan ekleseydiniz. neyse izlediğim en iyi dizilerden biriydi. şimdilik. final kısmı devam edecekmiş gibi bitti. netflix bu dizinin ekmeğini çatır çutur yer. dizinin tadı kaçana kadar çekerler. yetmez aynı evrende geçen başka dizi çekerler.
devamını gör...

demir parmaklıklı ve girince de mutlaka sabahı beklemek zorunda olunan yer. tabi yanınızda horlayan, bağırıp çağıran biri yoksa sabahı edersiniz.
devamını gör...

kafa sözlüğün en kafa yazarı. zekasıyla bilgisini harmanlayıp okuyucularına çok gülmeli harika tanımlar yazarken umarım kabuğunda ters dönmüyordur. hoş dönüyorsa da o kıvrak zekasıyla kolayca düzeltiyordur kendisini.
burada yazmaktan keyif aldığı her halinden belli, ben de kendisini okumaktan aşırılı memnunum. çok yaşayın e'mi.
devamını gör...

akraba dedikodularının harika malzemesidir. hatta ülkenin büyük bir kısmında bu tabuyu yıkabilecek ailelerin çocukları çok azdır oysa internet gayet büyük bir alan buradan bulunan kadına erkeğe neden hep ayni muamele ile yaklaşılır anlamak zor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
öpeyim mii?
devamını gör...

"beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkınlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. bu sefer geride bir şey bırakmadım. tasımı tarağımı topladım geldim. neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim." *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim