normal sözlük’te kankacılık
bazı kişiler var tabii birleşip üstlerine vazife olmayan konularda konuşmayı pek seven, yalan yanlış bilgiler yayan ama burası da neticede sosyal bir platform dostlar. görmezden gelip "he" diyip geçeceksin. he yakın arkadaşlık konusunu diyorsanız da tabii olacak. insanlar kendilerinden bir şeyler paylaşıyorlar burada. biri denk gelecek birine, kendinden bir şeyler bulduğu ya da bulamadığı. güzel dostluklar da kurulacak. olan şeyler bunlar dostlar. her zaman da olacak.
devamını gör...
küfreden insan
bugün sigara almaya çalışırken küfür yedim. acım henüz taze. şöyleki; sigaramatikin yanına park ettim. arabadan indiğim saniye ayakta zor duran zapzayıf bir kadın beni fark ediyor. dağa tırmanmalık çantası var yerde. bir eğiliyor, bir kalkıyor. bir şeyler arıyor çantasında. bulamadı, beni süzdü sonrasında bana sigara almamda yardımcı olur musun dedi. tamam dedim kartı tutuyorum, parayı sokun makineye diyorum, beceremiyor. bir daha denedik ve makine benim karttan ödemeyi gerçekleştirdi. aşağı düşen sigarayı aldı bana verdi tekrar deneyelim dedi.
zamanım yok, gitmem gerek dedim çünkü agresifleşiyordu sigaraya ulaşamadıkça. ya dur gitme, derdim bedava sigara almak değil, kartım evde kalmış, sen yine kartınla al, öde ben sana para vereyim diyor ve hayır, zamanım yok gerçekten dememle birlikte ben arabaya oturana kadar saydırıyor da saydırıyor. hem de hiç yaratıcı değil. anneli klişeler gönderiyor ağzı dolu dolu arkamdan. o da yetmiyor ve o meşhur şarküteri ürünü olmakla suçluyor beni.
eve yetişene kadar neler çektim bir ben biliyorum. o neydi ya? *
hiç bir şekilde cevap vermediğim kadın bana hiç hak etmediğim halde neler söyledi. ayıp sana.
zamanım yok, gitmem gerek dedim çünkü agresifleşiyordu sigaraya ulaşamadıkça. ya dur gitme, derdim bedava sigara almak değil, kartım evde kalmış, sen yine kartınla al, öde ben sana para vereyim diyor ve hayır, zamanım yok gerçekten dememle birlikte ben arabaya oturana kadar saydırıyor da saydırıyor. hem de hiç yaratıcı değil. anneli klişeler gönderiyor ağzı dolu dolu arkamdan. o da yetmiyor ve o meşhur şarküteri ürünü olmakla suçluyor beni.
eve yetişene kadar neler çektim bir ben biliyorum. o neydi ya? *
hiç bir şekilde cevap vermediğim kadın bana hiç hak etmediğim halde neler söyledi. ayıp sana.
devamını gör...
the handmaid's tale
basbayağı distopyadır efendim. uygulamalar yaşanacak olsa da bir zamanların distopyası olarak kalacaktır.
aynı isimli kitaptan uyarlanmıştır. başarılı bir uyarlama olup olmadığı hakkında bir fikrim yok çünkü kitabı okumadım. fakat dizi başarılıdır, hatta en çok sevdiğim dizilerden biridir. 4.sezonunu izlemeye kıyamıyorum. türkiye'de blue tvde yayınlanmakta.
dizimiz bize olmayan bir devletteki sosyal sistemi anlatır. sistem insanları hiyerarşik bir düzende parçalamış; bürokratlar, göz'ler, damızlıklar, hizmetliler...
damızlıklar doğurganlığı devam eden kadınlardır. bu kadınlar cinsel tercihleri, evli olup olmamaları vs önemsenmeden çocuğu olmayan bürokratlara verilir onlardan hamile kalması için. kadınların tek görevi hamile kalmaktır çünkü.
bürokratlar, sosyal düzeni bozup yeniden kuran yönetici kesimdir.çocukları olması uğruna damızlıklara her ay yanlarında karısı varken tecavüz eden varlıklar.
gözler ise damızlıkların kaçmasından, ihanet planları yapmamasından sorumlu gözetleyen kişiler.
dizi bu sosyal sistem içinde her kesime ışık tutuyor. herkesi sevebilir aynı zamanda nefret edebilirsiniz.
aynı isimli kitaptan uyarlanmıştır. başarılı bir uyarlama olup olmadığı hakkında bir fikrim yok çünkü kitabı okumadım. fakat dizi başarılıdır, hatta en çok sevdiğim dizilerden biridir. 4.sezonunu izlemeye kıyamıyorum. türkiye'de blue tvde yayınlanmakta.
dizimiz bize olmayan bir devletteki sosyal sistemi anlatır. sistem insanları hiyerarşik bir düzende parçalamış; bürokratlar, göz'ler, damızlıklar, hizmetliler...
damızlıklar doğurganlığı devam eden kadınlardır. bu kadınlar cinsel tercihleri, evli olup olmamaları vs önemsenmeden çocuğu olmayan bürokratlara verilir onlardan hamile kalması için. kadınların tek görevi hamile kalmaktır çünkü.
bürokratlar, sosyal düzeni bozup yeniden kuran yönetici kesimdir.çocukları olması uğruna damızlıklara her ay yanlarında karısı varken tecavüz eden varlıklar.
gözler ise damızlıkların kaçmasından, ihanet planları yapmamasından sorumlu gözetleyen kişiler.
dizi bu sosyal sistem içinde her kesime ışık tutuyor. herkesi sevebilir aynı zamanda nefret edebilirsiniz.
devamını gör...
dücane
naber kız diye mesaj atmasından belli. ben kimseyle bu denli samimiyet kurmadım. böyle de laubali bir insan değilimdir. şaşkınım. hatta nick altıma sövmesini falan bekledim. net troll.
devamını gör...
arthur schopenhauer
"doğuştan gelen bir kusurumuz var; hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz. bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer görünecektir. çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım, dünyanın ve insan hayatının, mutlu bir yaşam sürdürmeye olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız. işte bu yüzden bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür."
devamını gör...
minimal yaşam tarzı
minimal yaşam tarzı, son zamanlarda çağımızın sorunu olan tüketim çılgınlığına zıt bir yaşam tarzıdır. yeteri kadar almak, az olan ile yetinmek ve fazlalıklardan kurtulmak.
devamını gör...
ravza kavakçı'nın doktora parasını ibb'ye ödetmesi
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
küfür etmemeliyim.
devamını gör...
hz. muhammed
islam dininin son peygamberi. hayatı ve yaşantısıyla bir örnek.
peygamberliğini ilan ettikten sonra çok çileler çekmiştir.
peygamberliğini ilan ettikten sonra çok çileler çekmiştir.
devamını gör...
sözlük radyosunda sabah sabah müslüm baba çalması
an itibariyle kahvaltıda sütümü rakıymış gibi içmeme sebep olan olaydır. saat sabah 8.26 yahu oldu mu şimdi bu çok dertlendim.
hadi ben evde oturan bir kişiyim. peki bu saatte otobüste işe giderken sözlük radyosunu dinleyen bir kişi ne düşünür nasıl hisseder sabah sabah efkarlanacak insanlar yapmayın.
aynı değiliz ikimizde zaaflarına bir gece hatalarına bir nilüfer sevgisizliğine bir kalp verdim müslüm gürses.
hadi ben evde oturan bir kişiyim. peki bu saatte otobüste işe giderken sözlük radyosunu dinleyen bir kişi ne düşünür nasıl hisseder sabah sabah efkarlanacak insanlar yapmayın.
aynı değiliz ikimizde zaaflarına bir gece hatalarına bir nilüfer sevgisizliğine bir kalp verdim müslüm gürses.
devamını gör...
yoldaş sizi takip etmeye başladı
bence hepimizi takip etmeli.. biz büyük bir aileysek şayet ayrı gayrı yapmamak lazım..
devamını gör...
hastanede seks skandalı
(bkz: fake hospital)
devamını gör...
normal sözlük 800'ler kulübü
ooo kulübüm varmış da haberim yokmuş hell yeaah.(bkz: swh) ayrıca beni vip üye yapın arkadaşım 4. turu dönüyorum, skandal! dağıtırım lan bu kulübü.*
devamını gör...
erkeklerin kadınlardan nefret etmesi
diğer adıyla mizojini. başlığı bir erkek olarak açma nedenime gelince... açılan kadın düşmanı başlıkları görmekten bıktım. neymiş "yüksek puanlı bölümlerinin kızlarının çirkin olması" öncelikle yazdığın şey türkçe anlamlı bile değil. "kızların popom nasıl pozları", "varoş kızların ortak özellikleri", "kızların maskeyle çok güzel olması", "kızların espri yapmayı becerememesi"... bitmiyor... siz nesiniz biliyor musunuz. kadın düşmanısınız. birbirlerinden farklı milyar insanı alıyor, "kız" diye kategori yapıyor (ki onun adı kadın'dır) sonra da onlara bir başlık altında genelleme yaparak saldırıyorsunuz. nefret, nefreti teşvik etmek, körüklemek, bir kesimi toptan kategori haline getirip hor görmeye çalışmak, şiddetin ve buraya özelde kadına şiddetin en önemli sebeplerindendir. sözlüklerin de bu kadın düşmanı, cinsiyetçi söylemlere karşı önlem alması, homofobi, transfobi gibi şeyleri de dikkatle izlemesi gerekir. bir insanın hiç kimseye saygısı yoksa anasına saygısı olur.
devamını gör...
ikizdere'de eylem yapanlar marjinal gruplar
başıma bir şey gelmeyecekse iyi ki de yapılmış dediğim açıklamadır. solcular barışçıl eylem yaparken aynı kişiler “bunlar amerika maşası, terörist, fetöcü, din düşmanı” gibi iftiralar atmış mıydı? evet. anadolu insanımız kanmış mıydı? evet. reislerine bağlı kalmaya devam etmiş miydi? evet. biraz da onların başına gelsin bakalım sırf onlardan olmadığımız için yok sayılmak, iftiralara maruz kalmak.
devamını gör...
destek bekleyen yazarlar veri tabanı
kısa vadede desteklediğim, uzun vadede desteklemediğim öneri.
şimdilik kemik bir yazar kadrosu oluştu evet ama bunun ilerisinde, sırf kendi reklamını yapmak için kayıt olanları görürüz. bu da gereksiz bir veritabanı oluşturur.
bana faydası ya da zararı olan bir durum değil. şimdiki yazarlardan böyle bir destek bekleyen olursa, faydalı bile olabilir ama dediğim gibi ilerisi için gereksiz bir davranış.
belgesel kanalı örneği verilmiş. doğrudur. onun gibi organik duyulan bir şey olunca, mantıklı ve faydalı da bir şeyse zaten ses getirir.
lakin, özel olarak reklam yapılacak olması çokta matah bir şey olmaz.
şimdilik kemik bir yazar kadrosu oluştu evet ama bunun ilerisinde, sırf kendi reklamını yapmak için kayıt olanları görürüz. bu da gereksiz bir veritabanı oluşturur.
bana faydası ya da zararı olan bir durum değil. şimdiki yazarlardan böyle bir destek bekleyen olursa, faydalı bile olabilir ama dediğim gibi ilerisi için gereksiz bir davranış.
belgesel kanalı örneği verilmiş. doğrudur. onun gibi organik duyulan bir şey olunca, mantıklı ve faydalı da bir şeyse zaten ses getirir.
lakin, özel olarak reklam yapılacak olması çokta matah bir şey olmaz.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın kaymakla ballarım!
uzun zaman sonra dışarı çıkıp şöööööyle etrafın tozunu attırmanın heyecanı ile uyandım biraz.* kafayı artık nasıl dağıtmak istiyorsam... neyse ben bugün "sarı sarı, sarı çiçeeek. her şey yalan sensin gerçek.. " diye bağıran elbisemle tüm bakışları üzerime çekmeye gidiyorum. *ama önce küçük bir kahvaltı ve ev işi faslı... sonra kıvırcık saçlarımı yapar, 90'lar pop mix eşliğinde hazırlanırız.
herkeseee güüüzell bir günnn dilerimmmm!
uzun zaman sonra dışarı çıkıp şöööööyle etrafın tozunu attırmanın heyecanı ile uyandım biraz.* kafayı artık nasıl dağıtmak istiyorsam... neyse ben bugün "sarı sarı, sarı çiçeeek. her şey yalan sensin gerçek.. " diye bağıran elbisemle tüm bakışları üzerime çekmeye gidiyorum. *ama önce küçük bir kahvaltı ve ev işi faslı... sonra kıvırcık saçlarımı yapar, 90'lar pop mix eşliğinde hazırlanırız.
herkeseee güüüzell bir günnn dilerimmmm!
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
aşkın nur yengi - allah şahit /
devamını gör...
führe mich
ola ki kulaklıkla son ses dinlendiğinde insanlıktan çıkaracak melodiye ve bir adet manyak vokale sahip* rammstein şarkısı. aynı zamanda nymphomaniac filminde soundtrack olarak karşımıza çıkar. şarkı hakkında daha detaylı bilgiler için buradan yararlanabilirsiniz.
führe mich, halte mich
ich fühle dich, ich verlass dich nicht
-
yol göster bana, tut beni
seni hissediyorum, seni terketmeyeceğim
führe mich, halte mich
ich fühle dich, ich verlass dich nicht
-
yol göster bana, tut beni
seni hissediyorum, seni terketmeyeceğim
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
yüzme bilmeden havuza atlamak.
devamını gör...
4 luni 3 saptamani 2 zile
türkçesi ''4 ay 3 hafta 2 gün'' olan altın palmiye ödüllü roman yapımı film.
öncellikle filmi beğendiğimi ve önerdiğimi belirtmeliyim. kendimi realist bir insan olarak tanımlarım. genel olarak kurgu filmleri pek dikkatimi çekmez. bu filmde de kamera açısından mıdır, oyunculuklardan mıdır bilinmez, kendimi bir anda filmin içinde buluverdim.
uzun zamandır ilk defa bir filmi beğeniyorum. 2 kızın yarım günde yaşadıklarından 1.30-2 saatlik bir film çıkarmışlar ve film boyunca gerginliği, hissedilen hisleri diri tutmayı başarmışlar. bence asıl başarı budur.
film hakkında spoiler nitelikli düşüncelerim de var. onları en sonda anlatacağım. şimdilik o dönemin romanya'sı hakkında bilgi vereyim.
1969 yılında romanya hükümeti nüfus arttırma politikasıyla kürtajı yasaklamıştır.
25 yaşını geçmiş ve hâlâ çocuk sahibi olmayan kadınlara (kısırlar da dahil) %10-20 arası ek vergi koydurtmuş, 5 çocuk annesi kadınlara özel ayrıcalıklar tanımış, 10 çocuk ve fazlası için anneye madalya vermiştir. bu 1989'daki devrime kadar devam etmiştir. bu filmde de 1987 romanya'sına şahit oluyoruz.
özellikle dr. bebe'yle olan sahnede 3. arkadaş bendim. otilia erkek arkadaşının annesinin doğum gününde masada otururken bizzat ben de orada oturuyordum.
film boyunca gerildiğimi de itiraf etmeliyim. hep bir şey çıkacak diye bekledim. çıkmadı. bu da bana hayatın içinden geldi. sonuçta kaçımız filmlerde beklediğimiz şeyleri gerçek hayatta yaşıyoruz ki? üstelik film -evet aslında özellikle o masadaki konuşmada birçok mesaj içerse de- bu amerikan filmlerinde sonda karakterin hayatı tamamen değişir, yeni bir dünyada bulur ya kendini (hiç realist olmayan biçimde)... bu filmde o da yoktu ama sarsmayı başardı, gerçek hayatın ta kendisiydi çünkü.
öncellikle filmi beğendiğimi ve önerdiğimi belirtmeliyim. kendimi realist bir insan olarak tanımlarım. genel olarak kurgu filmleri pek dikkatimi çekmez. bu filmde de kamera açısından mıdır, oyunculuklardan mıdır bilinmez, kendimi bir anda filmin içinde buluverdim.
uzun zamandır ilk defa bir filmi beğeniyorum. 2 kızın yarım günde yaşadıklarından 1.30-2 saatlik bir film çıkarmışlar ve film boyunca gerginliği, hissedilen hisleri diri tutmayı başarmışlar. bence asıl başarı budur.
film hakkında spoiler nitelikli düşüncelerim de var. onları en sonda anlatacağım. şimdilik o dönemin romanya'sı hakkında bilgi vereyim.
1969 yılında romanya hükümeti nüfus arttırma politikasıyla kürtajı yasaklamıştır.
25 yaşını geçmiş ve hâlâ çocuk sahibi olmayan kadınlara (kısırlar da dahil) %10-20 arası ek vergi koydurtmuş, 5 çocuk annesi kadınlara özel ayrıcalıklar tanımış, 10 çocuk ve fazlası için anneye madalya vermiştir. bu 1989'daki devrime kadar devam etmiştir. bu filmde de 1987 romanya'sına şahit oluyoruz.
özellikle dr. bebe'yle olan sahnede 3. arkadaş bendim. otilia erkek arkadaşının annesinin doğum gününde masada otururken bizzat ben de orada oturuyordum.
film boyunca gerildiğimi de itiraf etmeliyim. hep bir şey çıkacak diye bekledim. çıkmadı. bu da bana hayatın içinden geldi. sonuçta kaçımız filmlerde beklediğimiz şeyleri gerçek hayatta yaşıyoruz ki? üstelik film -evet aslında özellikle o masadaki konuşmada birçok mesaj içerse de- bu amerikan filmlerinde sonda karakterin hayatı tamamen değişir, yeni bir dünyada bulur ya kendini (hiç realist olmayan biçimde)... bu filmde o da yoktu ama sarsmayı başardı, gerçek hayatın ta kendisiydi çünkü.
devamını gör...