eren bülbül
allah rahmet eylesin. bu pkk'ya da destek verenlerin belasını versin. iyi ki varsın eren.
devamını gör...
kitapların kitaplıktaki diziliş şekli
yayınlarına göre diziyorum, can yayınları bir yerde, yky bir yerde, kırmızı kedi yayınları bir yerde.
hem böyle gözüme daha estetik geliyor.
hele can yayınlarının kitaplarındaki kalp, kalp ben.
hem böyle gözüme daha estetik geliyor.
hele can yayınlarının kitaplarındaki kalp, kalp ben.
devamını gör...
there will be blood
en iyi filmler değil de en iyi oyunculuk denince aklıma gelen ilk filmdir bu film. ben bir karakterin bu kadar iyi yansıtıldığını sadece bu filmde gördüm. hele bir kilise sahnesi var ki tam bir ustalık eseri.
devamını gör...
yarın seçim olsa yazarların oy verecekleri parti
-sosyal demokrat
-her türlü dini görüşe saygısı olan
-laik devlet anlayışını benimsemiş
-terör gruplarıyla alakası olmayan
-toplumun her kesimini kucaklayan
bir parti.
böyle bir parti görürseniz haber edin de gidip oy atayım.
-her türlü dini görüşe saygısı olan
-laik devlet anlayışını benimsemiş
-terör gruplarıyla alakası olmayan
-toplumun her kesimini kucaklayan
bir parti.
böyle bir parti görürseniz haber edin de gidip oy atayım.
devamını gör...
içi boşaltılmış kavramlar
benim aklıma gelen milliyetçilik,terörist,vatan haini.bu kavramların içi fena halde boşaltıldı.
devamını gör...
kitap alıntıları
düşünceler göklere yükseliyor, fakat vücut toprağa bağlı. tek tek koparılması kolay olan milyonlarca iplikle bağlı.*
oğuz atay- tutunamayanlar
oğuz atay- tutunamayanlar
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
devamını gör...
en sevilen nazan öncel şarkısı
(bkz: erkekler de yanar)
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
avustralya'da yayımlanan oceanographic dergisinin düzenlediği ocean fotoğraf ödülleri'ni kazanan fotoğrafa addedilen isim.

yaşanılan anı ölümsüzleştiren fotoğrafçı nasıl çektiğine ait açıklamalarda bulundu.
--- alıntı ---
"bir gönüllü bana yaklaştı ve beyaz olanın eşini kaybeden yaşlı bir dişi olduğunu; soldaki genç erkeğin de eşini kaybettiğini söyledi. o vakitten beri düzenli olarak buluşuyorlar ve birbirlerini teselli ediyorlar. şehrin ışıklarını izleyerek saatlerce ayakta duruyorlar."
--- alıntı ---
kaynak
şu minnak hayvanlar gibi birbirimizi sevip, yaralarımızı beraber sarsaydık biraz daha dünya katlanılabilir yer olabilirdi.

yaşanılan anı ölümsüzleştiren fotoğrafçı nasıl çektiğine ait açıklamalarda bulundu.
--- alıntı ---
"bir gönüllü bana yaklaştı ve beyaz olanın eşini kaybeden yaşlı bir dişi olduğunu; soldaki genç erkeğin de eşini kaybettiğini söyledi. o vakitten beri düzenli olarak buluşuyorlar ve birbirlerini teselli ediyorlar. şehrin ışıklarını izleyerek saatlerce ayakta duruyorlar."
--- alıntı ---
kaynak
şu minnak hayvanlar gibi birbirimizi sevip, yaralarımızı beraber sarsaydık biraz daha dünya katlanılabilir yer olabilirdi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydıın sözlük. hava çok güzel ve yılın en sevdiğim zamanları yaklaşıyor. uyanıp yataktan çıkmadan sözlükte gezinmek adlı görevimi de yerine getirdim her zamanki gibi*. kulaklığımı taktım ve dışarıdaki güzel havayı izliyorum. benim için gerçekten güzel başlayan ve öyle devam edeceğine inandığım bugün için hep mutlu olmanızı, sokağa çıkma yasağından dolayı evinizde kaldığınız ama kendinize zaman ayırdığınız çok güzel ve verimli bi gün geçirmenizi dilerim. tekrardan*.
devamını gör...
8 binler kulübü
bu listeye girebilmek için dörde falan katlanmam gerekiyor. bu da imkansız olduğu için siz devam edin sevgili yazarlar *. tabiki de şaka yaptım, sonuna kadar savaşıyorum. yok öyle pes etmek falan.
devamını gör...
polyushka polye
kashgar khanate adlı youtube kanalı türkçe altyazı eklemiş; türkçesini okuyarak dinlemek ayrı bir haz veriyor.
devamını gör...
en sevdiğiniz hukuk terimi
devamını gör...
palto (öykü)
gogol'un bir delinin güncesi isimli eserinde yer alan 3 öyküden biridir.
dostoyevski, bu öyküye dair rus edebiyatının yazarları adına hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık demiştir.
dostoyevski, bu öyküye dair rus edebiyatının yazarları adına hepimiz gogol'un palto'sundan çıktık demiştir.
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
neden bu kadar cool ve narsist bir kedisin?
ben mi senin sahibinim yoksa sen mi beni sahiplendin hala anlamış değilim.
abi biraz daha alçak gönüllü olur musun lütfen?
anladım aslan da senin soyundan ama az biraz mütevazi ol lütfen üzüm bey.
ben mi senin sahibinim yoksa sen mi beni sahiplendin hala anlamış değilim.
abi biraz daha alçak gönüllü olur musun lütfen?
anladım aslan da senin soyundan ama az biraz mütevazi ol lütfen üzüm bey.
devamını gör...
rock you like a hurricane
almanya'nın gururu scorpions grubunun 1984 tarihli love at first sting albümünden güzel bir şarkıdır. unutmayın heavy metale giden yol hard rocktan geçer. iki ayrı yorumunu paylaşalım:
önce 2012 tarihli berlin philharmonic orchestra kaydı, şarkının başındaki kemanlara dikkat lütfen:
bu da orjinal klibi:
önce 2012 tarihli berlin philharmonic orchestra kaydı, şarkının başındaki kemanlara dikkat lütfen:
bu da orjinal klibi:
devamını gör...
sütyen takmak
sıcaklarda göğüs arasını terletir ve o destekli sütyenin demirleri batar. acı içinde kıvranırsın fakat o meret hep takılmak zorunda. ayrıca birçok kadının amacı göğüslerim dik olsun değil ucu görünüp de erkekler tahrik olup yemesinler bakışlarıyla diyedir.
siz bakmasanız şerefsizim kimse takmak istemiyor. istemiyoruz.
siz bakmasanız şerefsizim kimse takmak istemiyor. istemiyoruz.
devamını gör...
yalnızız
türk edebiyatının yapı taşlarından olan çok önemli bir eserdir "yalnızız". peyami safa'nın oturduğu sandalye her ne kadar üç bacaklı ve kişilik düzleminde güven vermeyen bir durumda olsa da, edebi yönden eşsiz sayılabilecek eserler sunmuştur her daim.
esasen, türk okurları olarak (başta ben olmak üzere) bir eseri okumadan önce, yazarının politik duruşunu es geçmeyi, gözlerimizi kişiliğine kapamayı beceremiyoruz. fakat şahsım adına peyami safa ile bu önyargımı yıkmış olmaktan çok ama çok mutluyum.kendimle de çok çeliştiğim üzere bir dostoyevski, tolstoy veya modern avrupa klasikleri yazarlarının birçoğunun nobran, yobazlık derecesinde mutaassıp olduğunu bildiğimiz halde, eserlerini okurken kendimizden geçiyoruz. fakat konu türk edebiyatı olunca, roman düzleminde bu objektifliği yakalayamıyoruz. iskender pala'nın, nihal atsız'ın edebi yönden çok kıymetli romanlarının hala daha yakınlarından geçmiyor oluşum da bu şahsi bağnazlığımın bir tezahürüdür.
yalnızız'a gelirsek; gerçekten bir dostoyevski kurgusu, schopenhauer tahlilleri ile karşılaşıyor okur. üstadın diğer eserlerini de okuduktan sonra, yazarın kendi kişisel tarihinde kadın / erkek ilişkileri üzerinden ciddi bir darbe yediğini düşünmekten geri kalamıyor insan. batı felsefesi ile ilgili çekincelerini, özellikle tanzimat dönemi sonrası "batılılaşma" hareketlerine eleştirilerini de alt başlıklarda cesurca sergiliyor. sonuç olarak, benim de kişisel okurluk tarihimde ayrı bir yere koymama sebep olmuş, öneriler listemin başlarına yerleşmiştir.
(bkz: peyami safa)
esasen, türk okurları olarak (başta ben olmak üzere) bir eseri okumadan önce, yazarının politik duruşunu es geçmeyi, gözlerimizi kişiliğine kapamayı beceremiyoruz. fakat şahsım adına peyami safa ile bu önyargımı yıkmış olmaktan çok ama çok mutluyum.kendimle de çok çeliştiğim üzere bir dostoyevski, tolstoy veya modern avrupa klasikleri yazarlarının birçoğunun nobran, yobazlık derecesinde mutaassıp olduğunu bildiğimiz halde, eserlerini okurken kendimizden geçiyoruz. fakat konu türk edebiyatı olunca, roman düzleminde bu objektifliği yakalayamıyoruz. iskender pala'nın, nihal atsız'ın edebi yönden çok kıymetli romanlarının hala daha yakınlarından geçmiyor oluşum da bu şahsi bağnazlığımın bir tezahürüdür.
yalnızız'a gelirsek; gerçekten bir dostoyevski kurgusu, schopenhauer tahlilleri ile karşılaşıyor okur. üstadın diğer eserlerini de okuduktan sonra, yazarın kendi kişisel tarihinde kadın / erkek ilişkileri üzerinden ciddi bir darbe yediğini düşünmekten geri kalamıyor insan. batı felsefesi ile ilgili çekincelerini, özellikle tanzimat dönemi sonrası "batılılaşma" hareketlerine eleştirilerini de alt başlıklarda cesurca sergiliyor. sonuç olarak, benim de kişisel okurluk tarihimde ayrı bir yere koymama sebep olmuş, öneriler listemin başlarına yerleşmiştir.
(bkz: peyami safa)
devamını gör...
neonikotinoid
tek doz uygulamadan aylar, hatta yıllar sonra bile toprakta kalabilen bir pestisit türü. bu tarım zehri, arıların merkezi sinir sistemine toksik etki yapıp ölümlerine sebebiyet vererek arı katili bir ilaç kimliği kazandı. trakya ve çukurova'da toplu arı ölümlerinin de olağan şüphelisi.
devamını gör...
