ilginç genel kültür bilgileri
queen 1987 yılında konser vermek için afyon'a gelmiştir.
(bkz: şaka değil)
(bkz: şaka değil)
devamını gör...
tolstoy vs dostoyevski
dostoyevski ruh çözümlemeleriyle daha öndedir. ve isyankârdır.
tolstoy ise hayatının bir döneminde dine merak salmış ve bunu eserlerine yansıtmıştır. ikisi de yaşadıkları ülkenin yaşadıkları zamanı, o günkü olayları , kendi kelimeleriyle ve muhteşem bir gözlemle , eser haline getirip kalıcı olabilmişlerdir.
kıyaslanmaları bir işe yaramaz, ikisi de devdir, ikisi de ölümsüzdür. ikisi de rustur.
tolstoy ise hayatının bir döneminde dine merak salmış ve bunu eserlerine yansıtmıştır. ikisi de yaşadıkları ülkenin yaşadıkları zamanı, o günkü olayları , kendi kelimeleriyle ve muhteşem bir gözlemle , eser haline getirip kalıcı olabilmişlerdir.
kıyaslanmaları bir işe yaramaz, ikisi de devdir, ikisi de ölümsüzdür. ikisi de rustur.
devamını gör...
depresyon hırkası
arada salya sümük ağlarken, mendil bulamayınca koluna burun da silinir.(swh)
devamını gör...
haklıyım ama mutlu değilim
zaman zaman şahsıma:yazarcıım diye başlayan tatlı sert uyarılarda bulunan,çok değerli sevdiğim bir moderatör. aynı zamanda bir kedisever kendisi.
devamını gör...
kitap alıntıları
"böylesine alçalmış bir kadın olmasaydım ben de senin gibi düşünürdüm. alçalmışlığım hani şu mahvolmuş denilen kadınlardan olduğumdan değil, çektiklerimden, katlanmak zorunda kaldığım acılardan, bedenimin aşağılanmasından değil... tembelliğe lükse alışmaktan! kendi gücümle tek başıma yaşayamamaktan, hep başkalarının yardımına gereksinim duymaktan, sürekli olarak istemediğim şeyleri yapmaktan! alçalmışlığım bundan benim!" (s. 65)
nikolay çernışevskiy-nasıl yapmalı
nikolay çernışevskiy-nasıl yapmalı
devamını gör...
bim'in eskisi gibi ucuz olmaması
kacirdigimiz nokta olay bim değil. memlekette herşey yukarı doğru koşuyor, bim ne yapsin.
devamını gör...
arama motoru
tembellik gibi geliyordu "ne var ya yukarı adresi yazıp istediğim siteye girerim" diyordum (20 sene önce). sonra tabi adres çubuğundan arama başlayınca kaptırdım kendimi, özgürlüğümü, hür irademi. motor.
devamını gör...
ezilenler
nobel ödüllü, mısırlı, 70 yıllık yazarlık kariyeri boyunca 340’tan fazla hikaye, 30’dan fazla roman yayımlamış, yeri gelmiş hakkında ölüm fetvaları verilmiş usta yazar (bkz: necib mahfuz)’un bir kitabıdır.
kitap, odaklanma problemi olanlar için takip edilmesi zor bir kitap çünkü; baştan sona ilerleyen bir hikaye içerisinde çok fazla karakter girip çıkıyor hikayeye. bazıları kısa ömürlü oluyor bu karakterlerin, bazıları sayfalar boyu devam edebiliyor. ama yine de tüm bu zorluğuna rağmen çok beğendiğim bir eserdir ezilenler.
kalemine hakim olduğum bir yazar necib mahfuz. misal; daha öncesinde okuduğum (bkz: cebelavi sokağı’nın çocukları) isimli kitabı da bunun gibiydi. hatta birbirine çok benzettiğim iki kitaptır bu iki kitap.
her biri farklı huyları, farklı mizaçları olan bir sürü karakter geliştirip dahil ediyor hikayelerine. yani kitabın başıyla sonu arasına düz bir çizgi çeksek; bu çizgi üzerinde hiç değilse 30’dan fazla karakter okuyacaksınızdır kitabın sonuna kadar, çok garip…
kitap bir derviş tekkesinin önüne bırakılan kundakta bir bebekle başlıyor. hiçbir karakterini ebediyete kadar yaşatmamaya yemin etmiş yazarımızın kitaptaki bir çok karakteri de , işte bu bebeğin soyundan geliyor.
özetle biz de kitap boyunca bu sülalenin başından geçen destansı, acınası, zenginlik, açlık ve yoksulluk ihtiras, hırs vb. gibi bir sürü durumun olduğu olayların içine giriyor, çözümlemelerde bulunuyor, derdiyle dertleniyor, sevinciyle gülüyoruz. bazen sürgün oluyoruz, bazen sürgün ediyoruz. kabilelerle savaşıyoruz, dostluklar kuruyoruz.
okuyucusundan okuyucusuna farklılık gösteren bu kitap yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü çok çabuk sıkılmaya meyilli kimselere tavsiye etmeyeceğim türden bir kitaptır.
ilgilisi ise kesinlikle beğenecektir…
kitap, odaklanma problemi olanlar için takip edilmesi zor bir kitap çünkü; baştan sona ilerleyen bir hikaye içerisinde çok fazla karakter girip çıkıyor hikayeye. bazıları kısa ömürlü oluyor bu karakterlerin, bazıları sayfalar boyu devam edebiliyor. ama yine de tüm bu zorluğuna rağmen çok beğendiğim bir eserdir ezilenler.
kalemine hakim olduğum bir yazar necib mahfuz. misal; daha öncesinde okuduğum (bkz: cebelavi sokağı’nın çocukları) isimli kitabı da bunun gibiydi. hatta birbirine çok benzettiğim iki kitaptır bu iki kitap.
her biri farklı huyları, farklı mizaçları olan bir sürü karakter geliştirip dahil ediyor hikayelerine. yani kitabın başıyla sonu arasına düz bir çizgi çeksek; bu çizgi üzerinde hiç değilse 30’dan fazla karakter okuyacaksınızdır kitabın sonuna kadar, çok garip…
kitap bir derviş tekkesinin önüne bırakılan kundakta bir bebekle başlıyor. hiçbir karakterini ebediyete kadar yaşatmamaya yemin etmiş yazarımızın kitaptaki bir çok karakteri de , işte bu bebeğin soyundan geliyor.
özetle biz de kitap boyunca bu sülalenin başından geçen destansı, acınası, zenginlik, açlık ve yoksulluk ihtiras, hırs vb. gibi bir sürü durumun olduğu olayların içine giriyor, çözümlemelerde bulunuyor, derdiyle dertleniyor, sevinciyle gülüyoruz. bazen sürgün oluyoruz, bazen sürgün ediyoruz. kabilelerle savaşıyoruz, dostluklar kuruyoruz.
okuyucusundan okuyucusuna farklılık gösteren bu kitap yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü çok çabuk sıkılmaya meyilli kimselere tavsiye etmeyeceğim türden bir kitaptır.
ilgilisi ise kesinlikle beğenecektir…
devamını gör...
yazarların istekleri
bakınız sözlükte yazıp çizmek ve bir şeylere tepki vermek sadece vicdan rahatlatıcı bir eylemdir. yeri gelir yazarsınız içinizdekileri dökersiniz, yeri gelir yine mi bir ebleh çıkıp ortalığı karıştırmış der, içinizden sin kaf çeker başlıktan çıkar gidersiniz.
zaten bu tarz mecraların temel mantığı budur. bu mecralara özellikle siyasal anlamda olduğundan fazla anlam yüklerseniz hayal kırıklığı yaşamanız kaçınılmaz olur.
kıyasa gittiğiniz mecrada yazanlardan kaç tanesi bu adamı protesto edeceğiz denildiğinde o rahat koltuklarından kalkıp yola düşecek? siz ona bakın derim. sloganlar, süslü kelâmlar ve insanların içindekileri kusup vicdanlarını rahatlatmaları eylemselliğin önündeki en büyük engeldir.
oh bugünde görevimizi yaptık ülkeyi kurtardık daha ne yapalım kafasındaki adamları övüp, kafa sözlüğe yüklenmek haksızlık olur. sözlüğe yüklenilecek mevzular var lakin bu onlardan birisi değil.
örgütlü toplum olmaktan anladığı malum sözlüğe üye olmak olan insanların tepkilerini burada övmenin inanın hikmeti harbiyesi yok.
bakın size bir sır vereyim ülkeyi o malum sözlük kurtarmayacak.
siyaseti ve hak mücadelesini böyle yapılara indirgerseniz gerçeklikle bağınız kopsar. herkes rahat koltuklarında ülke kurtarırken ezilen kitleler daha çok ezilmeye devam edecek. hakkını arayanlar işin gerçeklik tarafında haksızlığa uğramaya devam edecek. yani devran olduğu gibi dönmeye devam edecek.
bu durumların karşısında demokratik ilkeler çerçevesinde, etiniz ile tırnağınız ile fikriyatınız ile durduğunuzda ancak mücadele edebilme kapasitesine sahip olursunuz. klavye ile ancak içinizdekileri döker ertesi günķü ülke kurtarma ritüeline kadar rahat bir uyku çekersiniz o kadar...
zaten bu tarz mecraların temel mantığı budur. bu mecralara özellikle siyasal anlamda olduğundan fazla anlam yüklerseniz hayal kırıklığı yaşamanız kaçınılmaz olur.
kıyasa gittiğiniz mecrada yazanlardan kaç tanesi bu adamı protesto edeceğiz denildiğinde o rahat koltuklarından kalkıp yola düşecek? siz ona bakın derim. sloganlar, süslü kelâmlar ve insanların içindekileri kusup vicdanlarını rahatlatmaları eylemselliğin önündeki en büyük engeldir.
oh bugünde görevimizi yaptık ülkeyi kurtardık daha ne yapalım kafasındaki adamları övüp, kafa sözlüğe yüklenmek haksızlık olur. sözlüğe yüklenilecek mevzular var lakin bu onlardan birisi değil.
örgütlü toplum olmaktan anladığı malum sözlüğe üye olmak olan insanların tepkilerini burada övmenin inanın hikmeti harbiyesi yok.
bakın size bir sır vereyim ülkeyi o malum sözlük kurtarmayacak.
siyaseti ve hak mücadelesini böyle yapılara indirgerseniz gerçeklikle bağınız kopsar. herkes rahat koltuklarında ülke kurtarırken ezilen kitleler daha çok ezilmeye devam edecek. hakkını arayanlar işin gerçeklik tarafında haksızlığa uğramaya devam edecek. yani devran olduğu gibi dönmeye devam edecek.
bu durumların karşısında demokratik ilkeler çerçevesinde, etiniz ile tırnağınız ile fikriyatınız ile durduğunuzda ancak mücadele edebilme kapasitesine sahip olursunuz. klavye ile ancak içinizdekileri döker ertesi günķü ülke kurtarma ritüeline kadar rahat bir uyku çekersiniz o kadar...
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
eskiden çok sevdiğim bir arkadaşım, ‘seni de biliyoruz ama susuyorum neyse’ demişti. o günden beri hiçbir şeyim değil kendisi. insan seni de biliyoruz diyebileceği biriyle arkadaş olmasın bence.
devamını gör...
regl
türkçe'de yaygın kullanımı "adet görmek/olmak" şeklindedir.
tıbbi terminolojisi menstruasyon'dur. her ay kadının yumurtlamasıyla rahmin buna hazırlığı ve akabinde döllenme olmazsa rahmin yaptığı hazırlığı dışa atması şeklinde gelişir.
21 günden kısa yahut 35 günden uzun süren kanamalar sağlıklı kabul edilmez.
(bkz: pcos)
tıbbi terminolojisi menstruasyon'dur. her ay kadının yumurtlamasıyla rahmin buna hazırlığı ve akabinde döllenme olmazsa rahmin yaptığı hazırlığı dışa atması şeklinde gelişir.
21 günden kısa yahut 35 günden uzun süren kanamalar sağlıklı kabul edilmez.
(bkz: pcos)
devamını gör...
normal sözlük'ten sevgili bulmak
sevgili olmayı bir kenara koydum da. tanışmak nasıl oluyor acaba ? yüzünü görmediğiniz, sesini duymadığınız, oturup bir bardak karşılıklı çay içmediğiniz biriyle nasıl tanışmış oluyorsunuz ?
insanlığı bu kadar sanallaştırmayalım lütfen, bizler insanız en nihayetinde. lütfen insanlığımızı icra edelim.
insanlığı bu kadar sanallaştırmayalım lütfen, bizler insanız en nihayetinde. lütfen insanlığımızı icra edelim.
devamını gör...
sadece zeki insanların anlayabileceği espriler
newton, einstein ve pascal birlikte saklambaç oynarlar, einstein ebe olur. 50 ye kadar sayan einstein dönüp bakar ki newton bir metre geride yere çizilmiş bir karenin önünde oturuyor. einstein gülerek : seni gördüm newton ebesin, çok bi kolay oldu heh heh der.
newton: hayır der. dikkat edersen sen metre kare başına bir newton u buldun, bu da pascal ı verir, bu durumda ebe pascal' dır.
(alıntı).
newton: hayır der. dikkat edersen sen metre kare başına bir newton u buldun, bu da pascal ı verir, bu durumda ebe pascal' dır.
(alıntı).
devamını gör...
yanlış anlamayın amacım rahatsız etmek değil
avcının avını ürkütmeme metodu.
yer mi anadolu kadını?
edit : yuh ulan hepiniz mi yürüme faaliyetindesiniz? vay anasını yahu. yoldaş da sizlerden bilgilendirici, ufuk açıcı tanımlar beklesin.
kafa sözlük çok bozdu.
yer mi anadolu kadını?
edit : yuh ulan hepiniz mi yürüme faaliyetindesiniz? vay anasını yahu. yoldaş da sizlerden bilgilendirici, ufuk açıcı tanımlar beklesin.
kafa sözlük çok bozdu.
devamını gör...
gece 03:00’te 43 kişinin basılması
taksim’de parti yapan 43 kişinin polis baskınında yakalanması. covid var diyoruz, herkes kırsın dizini otursun evinde deniyor ama bazıları sınırı zorladıkça zorluyor.
bu gibi durumlarda kesilen ceza tutarı farklı olmalı mesela.
beyoğlu'nda koronavirüs tedbirleri kapsamında yasaklanmasına rağmen bir mekanda eğlence yapanlara polis baskın yaptı. mekanda bulunan 40 kişiye yaklaşık 120 bin tl ceza kesildi.
kaynak
bu gibi durumlarda kesilen ceza tutarı farklı olmalı mesela.
beyoğlu'nda koronavirüs tedbirleri kapsamında yasaklanmasına rağmen bir mekanda eğlence yapanlara polis baskın yaptı. mekanda bulunan 40 kişiye yaklaşık 120 bin tl ceza kesildi.
kaynak
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
** sayın yönetim. stop. rica ediyorum. stop. rozet önerilerini inceleyiniz. stop.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının mal varlıkları
kendim. biraz malim ben, evet.
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında kitap okumak
güzel bir eylemdir. özellikle zamanın farkında olunca daha güzel hale gelir. hayatımızın her gününde farketmesekde o kadar boş zamanımız oluyor ki bu zamanlarda kitap okumak yararlıdır. toplu taşıma da kitap okuyan insanlar genelde zamanının değerini bilen insanlardır.
devamını gör...
erkek çocuk doğurmayan kadını boşayan erkek
tükür ulan babanın suratına!!
önce kendisini tebrik ettiğim erkektir. biraz geç kalmıştır ama adım atmış olması da bir şeydir. bu adımı ile başta eşinin, sonra kız çocuğunun ve ileride doğacak olan çocuklarının hayatlarını kurtarmıştır. böyle bir babanın erkek evladı da kendisi gibi yetişecekti muhtemelen. bu aktarılmış düşünceleriyle aramızda dolaşıyor olacaktı. sayıları azalmış oldu sayesinde. umarım bu genetik yapı azalarak tükenecektir. ha kız çocuğunu da örümcek beyniyle yetiştireceği için, kızı da on sekiz yaşına geldiğinde belki de babası gibi biriyle kaçacak, sonra biz onu esra erolun programında izliyor olacaktık. bizi bunlardan kurtardığı için teşekkür ediyorum. en güzeli de şu; eşi yetersizlik ve değersizlik duygularından arınmış olacak. belki de gerçek sevgiyi öğrenecek ve kendi kızına da bunları öğretebilecek ileride. yani güzel şeylerin başlangıcı olabilir bu hareketi. ben çghb diyorum!
önce kendisini tebrik ettiğim erkektir. biraz geç kalmıştır ama adım atmış olması da bir şeydir. bu adımı ile başta eşinin, sonra kız çocuğunun ve ileride doğacak olan çocuklarının hayatlarını kurtarmıştır. böyle bir babanın erkek evladı da kendisi gibi yetişecekti muhtemelen. bu aktarılmış düşünceleriyle aramızda dolaşıyor olacaktı. sayıları azalmış oldu sayesinde. umarım bu genetik yapı azalarak tükenecektir. ha kız çocuğunu da örümcek beyniyle yetiştireceği için, kızı da on sekiz yaşına geldiğinde belki de babası gibi biriyle kaçacak, sonra biz onu esra erolun programında izliyor olacaktık. bizi bunlardan kurtardığı için teşekkür ediyorum. en güzeli de şu; eşi yetersizlik ve değersizlik duygularından arınmış olacak. belki de gerçek sevgiyi öğrenecek ve kendi kızına da bunları öğretebilecek ileride. yani güzel şeylerin başlangıcı olabilir bu hareketi. ben çghb diyorum!
devamını gör...
