yazarların itiraf köşesi
insanların haddini bilmezliğinden bıktım.
devamını gör...
çirkin bir kadının kendini güzel hissettiği anlar
sevildiğinde kendini güzel hisseder, gerçekten de güzelleşir.
devamını gör...
kin
az önce bitirdiğim ve bugün netflix platformunda yayınlanan filmdir.
filmin senaryosunda yılmaz erdoğan imzası bulunuyor. yönetmen koltuğunda türkan derya yer alıyor.
filmin başrol oyuncuları yılmaz erdoğan, ahmet mümtaz taylan, cem yiğit üzümoğlu, rüzgar aksoy ve duygu sarışın gibi başarılı isimler.
film uyarlama yapılan bir filmmiş bunu izledikten sonra öğrendim. dümdüz bizimkiler yapmış kafasıyla izledim. film bkm yapımı bir filmmiş. film severler ve bkm yapımı bilenler filmin ortalamasını bu söylemimden anlayacaklardır.
hiç sekmiyor hep ortalama film yapıyorlar. ne üste çıkıyorlar ne dibe batıyorlar. adamlar sürekli eh iştelik film yapıyorlar. eh işte bir filmdi.
keyif alarak ve merakla izledim. eh işte. filmde güzel taraflar var kötü taraflar var. zaten netflix işi olduğu için yakın zamanda bir sürü insan izleyip yorum yapacaktır sadece bana mı kötü geldi bu taraflar merak ediyorum.
tavsiye ederim izleyin. ortalama bir film olmuş.
film isminden anlaşıldığı üzere intikam duygusunu anlatıyor. kin, nefret gibi kavramların üzerinden ilerliyor. klasik baba evlat intikam hikayesi. işte çocukken babamın başına bir şeyler geldi ben büyüyünce hepinizin a koyacağım diyorlar. kin tutuyorlar kan kusturuyorlar.
filmde öyle şeyler oluyor ki neden bu kadar kin tuttuklarını anlayamıyorsunuz. intikam okey ama hikaye o kadar kin tutturacak bir olay değil. yedirememişler. ben yemedim. mantıklı gelmedi. yahu kardeşim senelerce polis olacaksın, vinçle asacaksın, kardeşinle anlaşacaksın nasıl bir kin bu anlamadım. sen başta bana öyle bir olay anlatacaksın ben haa adamlar kin tutmuş diyeceğim. senaryoda seyirciye bunu yediremezsen olmaz bence. eminim ben gibi düşünenler olacaktır.
yılmaz erdoğan profili daha doğrusu karakteri o cinayeti işledikten sonra nefsi müdafaa olduğunu bilmeyecek bir karakter değil. neden yani neden gizliyor. terfi meselesi mi ? eee sen öyle bir karakter yaratmamışsın ki adam kendi halinde takılıyor. kutlamaları bile sevmiyor. terfi için bir cinayeti saklayacak bir kişi değil.
yılmaz erdoğan'ın oyunculuğunu beğendim ama diyalogları beğenmedim. sürekli bir özlü söz kullanma çabası gibiydi. nasihat eder gibi cümleler yazmış. yılmaz abi neden böyle şeyler yaptın. daha karizmatik olmamış daha yapay olmuş. diyaloglar zorlamaydı bence. özellikle bunları kendine böyle yazmış.
filmden tam sıkılmaya başlıyorsunuz sonra sorgu sahnesi geliyor ve sonra biraz işler hızlanıyor film keyifli bir hale geliyor. kin tutan kız kardeş sorgu odasında şov yapıyor. oradan sonra film güzel ilerliyor. son sahneyi ise beğendim. çocuk kafasına sıktı güzel oldu. ha bide tuncay karakterinin filmin ilk başlarında uyarılması bir şeylerin mesajını veriyordu. orada bir şeyler düşünmeye başladım. hikaye akışının içinde manasızdı çünkü. izlenebilecek bir film. eh işte bir film.
filmin senaryosunda yılmaz erdoğan imzası bulunuyor. yönetmen koltuğunda türkan derya yer alıyor.
filmin başrol oyuncuları yılmaz erdoğan, ahmet mümtaz taylan, cem yiğit üzümoğlu, rüzgar aksoy ve duygu sarışın gibi başarılı isimler.
film uyarlama yapılan bir filmmiş bunu izledikten sonra öğrendim. dümdüz bizimkiler yapmış kafasıyla izledim. film bkm yapımı bir filmmiş. film severler ve bkm yapımı bilenler filmin ortalamasını bu söylemimden anlayacaklardır.
hiç sekmiyor hep ortalama film yapıyorlar. ne üste çıkıyorlar ne dibe batıyorlar. adamlar sürekli eh iştelik film yapıyorlar. eh işte bir filmdi.
keyif alarak ve merakla izledim. eh işte. filmde güzel taraflar var kötü taraflar var. zaten netflix işi olduğu için yakın zamanda bir sürü insan izleyip yorum yapacaktır sadece bana mı kötü geldi bu taraflar merak ediyorum.
tavsiye ederim izleyin. ortalama bir film olmuş.
film isminden anlaşıldığı üzere intikam duygusunu anlatıyor. kin, nefret gibi kavramların üzerinden ilerliyor. klasik baba evlat intikam hikayesi. işte çocukken babamın başına bir şeyler geldi ben büyüyünce hepinizin a koyacağım diyorlar. kin tutuyorlar kan kusturuyorlar.
filmde öyle şeyler oluyor ki neden bu kadar kin tuttuklarını anlayamıyorsunuz. intikam okey ama hikaye o kadar kin tutturacak bir olay değil. yedirememişler. ben yemedim. mantıklı gelmedi. yahu kardeşim senelerce polis olacaksın, vinçle asacaksın, kardeşinle anlaşacaksın nasıl bir kin bu anlamadım. sen başta bana öyle bir olay anlatacaksın ben haa adamlar kin tutmuş diyeceğim. senaryoda seyirciye bunu yediremezsen olmaz bence. eminim ben gibi düşünenler olacaktır.
yılmaz erdoğan profili daha doğrusu karakteri o cinayeti işledikten sonra nefsi müdafaa olduğunu bilmeyecek bir karakter değil. neden yani neden gizliyor. terfi meselesi mi ? eee sen öyle bir karakter yaratmamışsın ki adam kendi halinde takılıyor. kutlamaları bile sevmiyor. terfi için bir cinayeti saklayacak bir kişi değil.
yılmaz erdoğan'ın oyunculuğunu beğendim ama diyalogları beğenmedim. sürekli bir özlü söz kullanma çabası gibiydi. nasihat eder gibi cümleler yazmış. yılmaz abi neden böyle şeyler yaptın. daha karizmatik olmamış daha yapay olmuş. diyaloglar zorlamaydı bence. özellikle bunları kendine böyle yazmış.
filmden tam sıkılmaya başlıyorsunuz sonra sorgu sahnesi geliyor ve sonra biraz işler hızlanıyor film keyifli bir hale geliyor. kin tutan kız kardeş sorgu odasında şov yapıyor. oradan sonra film güzel ilerliyor. son sahneyi ise beğendim. çocuk kafasına sıktı güzel oldu. ha bide tuncay karakterinin filmin ilk başlarında uyarılması bir şeylerin mesajını veriyordu. orada bir şeyler düşünmeye başladım. hikaye akışının içinde manasızdı çünkü. izlenebilecek bir film. eh işte bir film.
devamını gör...
iş görüşmesinde sorulan saçma sorular
yaşanmış bir olaydır:
mezun olunacağı yaz, kendi halinde bir ofiste iş görüşmesine gidilmiştir, işveren bir mühendistir.
işveren: bu ofiste ben ne dersem o olur, bla bla bla..
youllthankmelater: (salla başı al maaşı modunda kafa sallamaktadır)
.
.
i: sen kaç yaşındaydın?
y: 87 liyim..
i: hmmm... 13 yaşındasın yani?
y: yani aslında 23 yaşındayım, ama isterseniz 13 de olabilirim yani..
sonrasında işi almıştım.. dokuz ay sonra da bırakmıştım, hesaplama yeteneği kıt mühendise fazla bile dayanmışım aslında.. hey gidi günler.
mezun olunacağı yaz, kendi halinde bir ofiste iş görüşmesine gidilmiştir, işveren bir mühendistir.
işveren: bu ofiste ben ne dersem o olur, bla bla bla..
youllthankmelater: (salla başı al maaşı modunda kafa sallamaktadır)
.
.
i: sen kaç yaşındaydın?
y: 87 liyim..
i: hmmm... 13 yaşındasın yani?
y: yani aslında 23 yaşındayım, ama isterseniz 13 de olabilirim yani..
sonrasında işi almıştım.. dokuz ay sonra da bırakmıştım, hesaplama yeteneği kıt mühendise fazla bile dayanmışım aslında.. hey gidi günler.
devamını gör...
buz devri replikleri
en sevdiğim.
devamını gör...
ağlamak isteyip ağlayamamak
hiç beceremediğimdir. ağlamayı hissettiğim anda, yolunu bilen gözyaşları gözü terk etmeye başlar. o yakıcı damlalar yanakta yaptığı izlerden usul usul aşağı iner.
devamını gör...
toplumcu gerçekçi sözlük yazarı eksikliği
toplumun gerçeklerinden bıkılıp usanıldığı için ortaya çıktığını düşündüğüm durum.
normal şartlarda bir grup insanla bir araya geldiğinizde büyük ihtimalle "ne olacak bu memleketin/insanların hali?" içerikli sohbetler döndürürsünüz. din, siyaset ve futbol en çok konuşulan konular olur. kimse kimseye şiir okumaz ya da kuantum mekaniği anlatmaz normal şartlarda. sanıyorum bunları yapabileceğimiz tek yer ancak ve ancak sanal ortamlar oldu artık. o yüzden hepimiz ayrı telden çalıyoruz ve toplumun sıkıcı ve yampiri gerçeklerinden kaçacak ve kafa dinleyecek yer arıyoruz.
tabii bu davranış doğrudur ya da değildir kısmını tartışmıyorum işin. sadece nedeninin bu olduğunu tahmin ediyorum.
normal şartlarda bir grup insanla bir araya geldiğinizde büyük ihtimalle "ne olacak bu memleketin/insanların hali?" içerikli sohbetler döndürürsünüz. din, siyaset ve futbol en çok konuşulan konular olur. kimse kimseye şiir okumaz ya da kuantum mekaniği anlatmaz normal şartlarda. sanıyorum bunları yapabileceğimiz tek yer ancak ve ancak sanal ortamlar oldu artık. o yüzden hepimiz ayrı telden çalıyoruz ve toplumun sıkıcı ve yampiri gerçeklerinden kaçacak ve kafa dinleyecek yer arıyoruz.
tabii bu davranış doğrudur ya da değildir kısmını tartışmıyorum işin. sadece nedeninin bu olduğunu tahmin ediyorum.
devamını gör...
seven sevdiğine sevdiğini söylemeli mi sorunsalı
kesssssinlikle söylemelidir, hem hayat çok kısa hem de çoğumuzun hayatında hiçbişey o kadar yolunda gitmiyor ki, belki güzel bişeylere vesile olur. olmazsa da içinizde kalmamış olur..
sevgili ahterbin ukdesidir. söyle kız, söyle kalmasın içinde..
sevgili ahterbin ukdesidir. söyle kız, söyle kalmasın içinde..
devamını gör...
ayrılsak da beraberiz
feridun bitir karakteri'nin yırttık abicim yırttık repliği meşhurdur.
devamını gör...
yoldaş benjamin'in alkolik olması
devamını gör...
sabah sabah tat kaçıran şeyler
bankadan gelen" kredi,k.kartı ya da ek hesap borcunuz gecikmededir" mesajı.
devamını gör...
alkollü paylaşım yapan pegasus çalışanının kovulması
yukarıdaki yazara katılıyorum. kesin o dingil bu dingilliği yapan. diğer başlığa da yazdım. isteyen istediği zaman alkol alır, istediği yerde de paylaşır kimse karışamaz. burası özgürlüktür. ancak kimse bir başkasının kutsalı ile alenen dalga geçemez bu da saygısızlıktır. ahlaksızlıktır. hülasa dingilliktir.
ve fakat suç ve ceza dengesi kovulmayı gerektirir mi, bilemiyorum. hukuken bir karşılığı var mıdır? bilemiyorum. emin de olamıyorum.
ancak bu durum o arkadaşın dingil, olayın da dingillik olduğu gerçeğini değiştirmez.
ve fakat suç ve ceza dengesi kovulmayı gerektirir mi, bilemiyorum. hukuken bir karşılığı var mıdır? bilemiyorum. emin de olamıyorum.
ancak bu durum o arkadaşın dingil, olayın da dingillik olduğu gerçeğini değiştirmez.
devamını gör...
legolas
kalkanla merdivenlerden kaydığı sahnesiyle kendine hayran bırakan yüzüklerin efendisi karakteri.
ne ara ok attığını görebilmek için sanırım elf gözlerine sahip olmamız gerek.
ne ara ok attığını görebilmek için sanırım elf gözlerine sahip olmamız gerek.
devamını gör...
yoldaşın kullanılabilir karma puanı
hesaplayan adamlarda bugünün konuğu benim efendim.
öncelikle sözlüğü kurmuş olmasına rağmen onun da bir kullanılabilir karma puanı var. aslında amacım arka planda karma yolsuzluğu yapılıp yapılmadığına bakmaktı. ve öğrendim ki yapılmıyormuş. şimdi hesap zamanı;
-kişisel ileti:500
-gizli gezinme:500
-takipçileri gör*:1500
toplam:2500
şimdi rozetlere gelelim.
-her şey çok güzel olacak:500
-snatch:500
-the doors:5000
-breaking bad:1500
toplam:7500
toplam karma:13301.5
kullanılmış karma puanı:10000
kalan:3301.5
yani kullanılabilir karma puanı 3301.5 muş.
bugünde hesapladık elham.
yoldaşın tepkisi ektedir*
öncelikle sözlüğü kurmuş olmasına rağmen onun da bir kullanılabilir karma puanı var. aslında amacım arka planda karma yolsuzluğu yapılıp yapılmadığına bakmaktı. ve öğrendim ki yapılmıyormuş. şimdi hesap zamanı;
-kişisel ileti:500
-gizli gezinme:500
-takipçileri gör*:1500
toplam:2500
şimdi rozetlere gelelim.
-her şey çok güzel olacak:500
-snatch:500
-the doors:5000
-breaking bad:1500
toplam:7500
toplam karma:13301.5
kullanılmış karma puanı:10000
kalan:3301.5
yani kullanılabilir karma puanı 3301.5 muş.
bugünde hesapladık elham.
yoldaşın tepkisi ektedir*
devamını gör...
köylü yazardan ironiler
çok samimi bir yazar. yazdıklarını okurken mutlaka bir yerden espri patlatıyor çok hoşuma gidiyor. profil fotosu favorim<3
devamını gör...
1986 dünya kupası
10 yaşındaydım. farkında olarak izlediğim ilk dünya kupasıydı. dünya kupaları 1 ay sürer ama sanki o dünya kupası bütün yaz sürmüştü. çok garip bir biçimde ben almanyayı tutuyordum maradona değil rummenige hastasıydım. unutamadığım maç ise yine herkesin aksine brezilya fransa maçıydı. uzatmalarda brezilya elenmişti çok dramatik gelmişti o maç bana, çok üzülmüştüm brezilyaya. yine unutamadığım birşey maç aralarında tom selleck in magnum dizisi yayınlanırdı. o kırmızı ferrari ye aşıktım. o dünya kupası galiba hayatımın en mutlu dönemini ifade ediyor benim için. çocukluğun son evreleri, birşeylerin farkındasın ama hiç bir sorumluluğun yok. sorumluluk yok hayatında gördüğün en adaletsiz olay brezilya fransa maçı, daha sonra yaşayacaklarının yanında hiç birşey değil bu adaletsizlik. şu an 45 yaşımdayım 7...8 sene öncesine kadar gunde sıkılmadan 3...4 maç izleyebilen ben 7...8 senedir bir maç dahi izlemedim. bırakın tuttuğum takımları bir çok takımın ilk 11 ini sayabilecek olan ben kimseyi tanımıyorum ve futbol diyince aklıma artık sadece o tertemiz duygularla izlediğim 1986 meksikadan başka hiç birşey gelmiyor, ne uefa kupası, ne 2002 yarı finali.
devamını gör...
mide bulantısı
hiç bir şeye benzemeyen rahatsızlık.
ne konuşabilirsin, ne bir yere gidebilirsin, ne uyuyabilirsin, ne bir şey yiyebilirsin.
başıma gelmesin de günlerce midem ağrısın tercih ederim.
bir iki yıldır uğramıyor yanıma elhamdulillah.
ne konuşabilirsin, ne bir yere gidebilirsin, ne uyuyabilirsin, ne bir şey yiyebilirsin.
başıma gelmesin de günlerce midem ağrısın tercih ederim.
bir iki yıldır uğramıyor yanıma elhamdulillah.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
"maaşlar yatmış"
"primin yattı"
"bugün erken çıkabilirsin" (bu nadiren olur)
"primin yattı"
"bugün erken çıkabilirsin" (bu nadiren olur)
devamını gör...

