ele güne karşı
aynı zamanda gain medya'da izlenebilecek mfö belgeselinin adı.
devamını gör...
insan öldürmek
maide süresinin 32.ayetinde “kim bir canı, başka bir cana ya da yeryüzünde fesat çıkarmasına karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur.” ayetine konu olan büyük günah.
devamını gör...
güne bir söz bırak
mutluluğun ya da mutsuzluğun ne olduğunu bilmiyoruz.
bu yaşamda her şey karışık.
jean-jacques rousseau
bu yaşamda her şey karışık.
jean-jacques rousseau
devamını gör...
türkiye'nin en iyi dizisi
şahsiyet'tir kesinlikle. zamanında bitmesini bilmiş, gereksiz uzatmaları olmayan emmy ödüllü dizimiz.
devamını gör...
birhan keskin
devamını gör...
covid yalanına inanmıyorum
(bkz: bu akşam ölürüm)
devamını gör...
30 aralık 2020 bim’in covid-19 aşı reklamı
videonun teyzelere ninelere ulaşması sonucunda, o salı bim kapısının önünde oluşan kuyruğu hayal ettikçe sırıtıyorum.
t; bim hakkında yapılan sahte haber/video.
t; bim hakkında yapılan sahte haber/video.
devamını gör...
5 sene önceki kendine bir şey söyle
böyle ölmem füze at mı dedik acaba hayata. yaralayıcı ve bir şeyler öğretici serüven devam edecek. beklemede kal.
devamını gör...
frits thaulow


manzara resimleri ile bilinen norveçli ressam (1847 - 1906).
resimlerinde genelde ön planda bir akarsu, ırmak, dere olmalı. su üzerinde dalgalanma ve gölgeler olmalı. ressamın böyle bir takıntısı var. mümkün olduğu kadar ağaç ve evlerde bu tasvire eşlik etmeli. böylelikle ortaya baktıkça huzur veren, pastoral resimler ortaya çıkar.
devamını gör...
entry nick uyumu
devamını gör...
ihsan oktay anar
21 kasım 1960 doğumlu hikaye ve roman yazarıdır. şu ana kadar iletişim yayınlarından 7 kitabı yayınlanmıştır. aslen yozgatlı olan yazar ege üniversitesi felsefe bölümünden mezun olmuştur.
eserleri
(bkz: puslu kıtalar atlası)
(bkz: kitab-ül hiyel)
(bkz: efrasiyab'ın hikayeleri)
(bkz: amat)
(bkz: suskunlar)
(bkz: yedinci gün)
(bkz: galiz kahraman)
ilk olarak puslu kıtalar atlası kitabı ile kendisiyle tanıştım. ardından ise tüm kitaplarını okudum. eserleri detaylı betimlemeler, güçlü mizah anlayışı ve sürükleyici hikaye anlatımı ile adeta okuyucuyu kendisine bağlıyor. özellikle istanbul sokaklarına ve eski istanbula dair olan betimlemeleri o kadar detaylı ki okurken sanki sokaklarda geziyormuşum hissi uyandırıyor. ayrıca her eseri çok ilginç konulara değiniyor. bununla birlikte bu eserlerde tarih, bilim, tasavvuf ve benzeri pek çok farklı alanda detaylı bilgiler mevcut.
ihsan oktay anar’ın en beğendiğim eserleri puslu kıtalar atlası ve kitab-ül hiyel’dir. eğer roman okumayı seviyorsanız kesinlikle ihsan oktay anar’ın tüm eserlerini tavsiye ederim.
son olarak 2022 yılında everest yayınlarından yeni bir kitabı çıkacağında dair haberler çıkmıştır.
eserleri
(bkz: puslu kıtalar atlası)
(bkz: kitab-ül hiyel)
(bkz: efrasiyab'ın hikayeleri)
(bkz: amat)
(bkz: suskunlar)
(bkz: yedinci gün)
(bkz: galiz kahraman)
ilk olarak puslu kıtalar atlası kitabı ile kendisiyle tanıştım. ardından ise tüm kitaplarını okudum. eserleri detaylı betimlemeler, güçlü mizah anlayışı ve sürükleyici hikaye anlatımı ile adeta okuyucuyu kendisine bağlıyor. özellikle istanbul sokaklarına ve eski istanbula dair olan betimlemeleri o kadar detaylı ki okurken sanki sokaklarda geziyormuşum hissi uyandırıyor. ayrıca her eseri çok ilginç konulara değiniyor. bununla birlikte bu eserlerde tarih, bilim, tasavvuf ve benzeri pek çok farklı alanda detaylı bilgiler mevcut.
ihsan oktay anar’ın en beğendiğim eserleri puslu kıtalar atlası ve kitab-ül hiyel’dir. eğer roman okumayı seviyorsanız kesinlikle ihsan oktay anar’ın tüm eserlerini tavsiye ederim.
son olarak 2022 yılında everest yayınlarından yeni bir kitabı çıkacağında dair haberler çıkmıştır.
devamını gör...
patolojik
türkiye'yi bir bütün olarak en iyi şekilde tanımlayan tıbbi terim.*
bu ülke hastalıklı kardeşim. kaçın kurtarın kendinizi bu cehennemden.
bu ülke hastalıklı kardeşim. kaçın kurtarın kendinizi bu cehennemden.
devamını gör...
yazarlar olarak tuttu tutmadı oynuyoruz
tuttu.
30'lu yaşlardasın.
30'lu yaşlardasın.
devamını gör...
yaşam nedir
kimyacı addy pross'un yaşam nedir-kimyanın biyolojiye dönüşümü adlı abiyogenez üzerine yazmış olduğu bir kitap da vardır. yazar teleonomi, dinamik kinetik kararlılık gibi kavramlarla biyolojinin(daha ziyade evrim olgusunun ve canlılığın kökeninin) kimya dili ile açıklanması gerektiğini öne sürüyor. öte yandan başta darwin olmak üzere birçok bilim insanının görüşlerini harmanlıyor, bunu yaparken de canlılığın ortaya çıkışıyla ilgili bilgilerimizin ne denli yetersiz ve toy olduğunu hem tarihsel bir perspektifle hem de kullandığımız metotlar (indirgemecilik, bütüncülük, tümevarım, vs.) bakımından ele alıyor.
öznel olarak ise, yer yer spekülatif iddialar söz konusu olsa da yazarın genel yaklaşımını beğendiğimi ve kitabın akademik anlamda doyuruculuğunu yeterli bulduğumu söyleyebilirim. elbette bu konu hakkında yazılmış daha nice nitelikli eser mevcut, bunu da her konuda olduğu gibi göz ardı etmemek gerek.
okumak isteyenlere naçizane not: kitabın dili oldukça anlaşılır düzeyde (bu bağlamda çevirisinin de genel hatlarıyla iyi olduğunu düşünüyorum) fakat yer yer temel kimya, biyoloji, fizik bilgisi gerekli olabiliyor. özellikle de yazar termodinamiğin 2. yasasından ve evrimin genel işleyişinden oldukça sık yararlanıyor, bu nedenle okumadan önce bu konular hakkında bir altyapı olması okumanın verimini artıracaktır.
öznel olarak ise, yer yer spekülatif iddialar söz konusu olsa da yazarın genel yaklaşımını beğendiğimi ve kitabın akademik anlamda doyuruculuğunu yeterli bulduğumu söyleyebilirim. elbette bu konu hakkında yazılmış daha nice nitelikli eser mevcut, bunu da her konuda olduğu gibi göz ardı etmemek gerek.
okumak isteyenlere naçizane not: kitabın dili oldukça anlaşılır düzeyde (bu bağlamda çevirisinin de genel hatlarıyla iyi olduğunu düşünüyorum) fakat yer yer temel kimya, biyoloji, fizik bilgisi gerekli olabiliyor. özellikle de yazar termodinamiğin 2. yasasından ve evrimin genel işleyişinden oldukça sık yararlanıyor, bu nedenle okumadan önce bu konular hakkında bir altyapı olması okumanın verimini artıracaktır.
devamını gör...
baş ucu eserleri
neden aldığımı sorguladığım özelliktir. çünkü neredeyse her tanımımı başucu eseri yapıyorum. neyse bunu da yapayım bari, güzel ironi olur.
devamını gör...
asaf halet çelebi
adını yazmanın bile insana bir şiir gibi geldiği şairdir. şairliği bir yana bence insanlığı ile de bambaşka biri çelebi. sadece şunu sormak isterdim çelebiyi görsem: “ gönlümüzü put sanıp kıran kim?”
devamını gör...
sözlük radyosu dinleyici çalma listeleri
merhaba arkadaşlar. küçük bir liste hazırlamıştım bunu paylaşmak istedim sanırım bu başlığa da vesile oldum ve yürüyün arkadaşlar dalın gitsin.
19.45 sularında radyo programı öncesi küçük bir deneme var ilbi'den raşın taym.
bana uyuz olup da kıskanan bütün yazarlarımıza gelsin eminim hemen koşup ben de paylaşıcam hemen alın beni de radyo'da ben de duyulmalıyım diye mesaj kutularını dolduracaksınızdır. yapın efendim. en azından kötü kötü duygularınızı insanların iyiliği amaçlı kullanın, çıldırmayın kafi.
sevgi ve saygılarımla. iyi dinlemeler!
19.45 sularında radyo programı öncesi küçük bir deneme var ilbi'den raşın taym.
bana uyuz olup da kıskanan bütün yazarlarımıza gelsin eminim hemen koşup ben de paylaşıcam hemen alın beni de radyo'da ben de duyulmalıyım diye mesaj kutularını dolduracaksınızdır. yapın efendim. en azından kötü kötü duygularınızı insanların iyiliği amaçlı kullanın, çıldırmayın kafi.
sevgi ve saygılarımla. iyi dinlemeler!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bu aralar çok istasyon muamelesi görüyor kalbim. peronun sonundan yaklaşan yüzleri görüyorum ama aradığım bunlar değil. illa ki bir uyuşmazlık, bir aksilik çıkarıyor içimdeki memnuniyetsiz binnaz abla. *
hiçbir beklentimi karşılamayan, karşılayamayacak olan o gar sevdaları uğruyor hayatıma. ben öyle ilk görüşte aşkı bırakalı çok oldu. hem yalnız olmak daha iyi. kendi kendime yaptığım sohbetler, içtiğim kahveler, okuduğum kitaplar ve şiirler, söylediğim şarkılar.. bunların tadını bana benden çok verecek bir insanı bulamadım şu garip ömrümde, yolun başındayız belki buluruz ama iyidir yine de böyle sâfi olmak. kırılmaktan bezmişlik var üzerimde.
sonra ard arda yaktığım sigaralar.. dakikalarca döktüğüm gözyaşları...
farklı bir dönem bu, herhalde yirmili yaşların sancılı dönemleri.. ama düşünüyorum da ben doğduğumda yaşadığımı anlamaları için atılan o ilk tokattan beri ağlıyorum...
bir zaman ütopyama dalıyorum, sonra tutan nikotin krizimle çıkıyorum hemen.
sonra palyaço gibi herkesi güldürüp, yatağıma girdiğimde hüzün hırkamı giyiyorum..
değişik bir süreç.. işte "anlatmaya yetmiyordu literatür.."
hiçbir beklentimi karşılamayan, karşılayamayacak olan o gar sevdaları uğruyor hayatıma. ben öyle ilk görüşte aşkı bırakalı çok oldu. hem yalnız olmak daha iyi. kendi kendime yaptığım sohbetler, içtiğim kahveler, okuduğum kitaplar ve şiirler, söylediğim şarkılar.. bunların tadını bana benden çok verecek bir insanı bulamadım şu garip ömrümde, yolun başındayız belki buluruz ama iyidir yine de böyle sâfi olmak. kırılmaktan bezmişlik var üzerimde.
sonra ard arda yaktığım sigaralar.. dakikalarca döktüğüm gözyaşları...
farklı bir dönem bu, herhalde yirmili yaşların sancılı dönemleri.. ama düşünüyorum da ben doğduğumda yaşadığımı anlamaları için atılan o ilk tokattan beri ağlıyorum...
bir zaman ütopyama dalıyorum, sonra tutan nikotin krizimle çıkıyorum hemen.
sonra palyaço gibi herkesi güldürüp, yatağıma girdiğimde hüzün hırkamı giyiyorum..
değişik bir süreç.. işte "anlatmaya yetmiyordu literatür.."
devamını gör...
sevilen hakan günday sözleri
hiçbir şey yerinde durmuyor bu hayatta. hiçbiri memnun değil yerinden. belki de hiçbir şeyin yeri yok aslında. onun için sığmıyorlar bıraktığın çukurlara. halbuki sırf onlar için, boylarını ölçüp de ona göre kazmışsın. ama hiçbir halta yaramıyor! hepsi de gözünü kırpmanı bekliyor. kaçıp gitmek için. ya da yer değiştirip seni delirtmek için. özellikle de geçmişin.
hakan günday-daha
hakan günday-daha
devamını gör...
burun
gogol’un edebi kişiliğini anlamak üzerine;
hikaye, roman ve tiyatro yazarı gogol’un rusya halkının sorunlarını dile getirdiğini bunu yaparken de mizah unsurunu ustaca kullandığını belirtmek isterim. hikayelerinde absürtlük bu yüzdendir. sorunları eğlenceli bir tarz ile okuyucuya ulaştırır. burun adlı öyküsünde ise hiciv yeteneğini çok üst düzeyde kullanmıştır.
gogol’un eserleri ilk okunduğunda yok artık, bu kadar da olur mu diye tepki verilebilinir. fakat yazarı tanıdıkça özgün ve şaşırtıcı bir üslubu olduğunu anlamanız kısa sürecektir. daha sonraları gogol eserlerini kafanızda çok ayrı bir yere koyduğunuzu fark edersiniz.
artık gogol okuyucusu olmuşsunuzdur.
gelelim hikayeye..
burada ki burun simgesi, devlet yönetiminin demokrasi gücünü kötüye kullanması, memuriyette adam kayırma gibi anlamları taşır. burun, sahtekar bir kimliktir.
dünyada her şey geçicidir. hiçbir şey sonsuza dek sürmeyecektir. makam ve mevki hayata neşe katmaz. sonunda insanoğlu eski o dümdüz haline dönüşecektir. ve mukadderat.
o meşhur palto'dan çıkıp burun'a geldik bizde. hızımızı alamadık.
bu kapağı da çok beğendim. yaratıcı kapakların hastasıyız.

kitap içinde bu öykü dışında bir kaç öykü daha var. hepsi kısacık. uzun uzadıya okumaya vakti olmayanlar için ideal.
el kitabı.. yolda, orada, burada rahatlıkla okuyacağınız cinsten. kitap bitiyor yol bitmiyor, o şekil.*
hikaye, roman ve tiyatro yazarı gogol’un rusya halkının sorunlarını dile getirdiğini bunu yaparken de mizah unsurunu ustaca kullandığını belirtmek isterim. hikayelerinde absürtlük bu yüzdendir. sorunları eğlenceli bir tarz ile okuyucuya ulaştırır. burun adlı öyküsünde ise hiciv yeteneğini çok üst düzeyde kullanmıştır.
gogol’un eserleri ilk okunduğunda yok artık, bu kadar da olur mu diye tepki verilebilinir. fakat yazarı tanıdıkça özgün ve şaşırtıcı bir üslubu olduğunu anlamanız kısa sürecektir. daha sonraları gogol eserlerini kafanızda çok ayrı bir yere koyduğunuzu fark edersiniz.
artık gogol okuyucusu olmuşsunuzdur.
gelelim hikayeye..
burada ki burun simgesi, devlet yönetiminin demokrasi gücünü kötüye kullanması, memuriyette adam kayırma gibi anlamları taşır. burun, sahtekar bir kimliktir.
dünyada her şey geçicidir. hiçbir şey sonsuza dek sürmeyecektir. makam ve mevki hayata neşe katmaz. sonunda insanoğlu eski o dümdüz haline dönüşecektir. ve mukadderat.
o meşhur palto'dan çıkıp burun'a geldik bizde. hızımızı alamadık.
bu kapağı da çok beğendim. yaratıcı kapakların hastasıyız.

kitap içinde bu öykü dışında bir kaç öykü daha var. hepsi kısacık. uzun uzadıya okumaya vakti olmayanlar için ideal.
el kitabı.. yolda, orada, burada rahatlıkla okuyacağınız cinsten. kitap bitiyor yol bitmiyor, o şekil.*
devamını gör...
