bad taste
1987 yapımı kült uzaylı temalı filmidir. ayrıca peter jackson'ın ilk filmi olma özelliği taşır. peter jackson, aşırı düşük bütçeli bu filmi arkadaş grubuyla birlikte 4 senede çekmiştir.
filmde çok fazla gore sahne mevcut midesi kaldirmayanlar pek hoslanmayabilir. bu arada peter jackson bu filmden kazandığı parayla, benim çok sevdiğim (bkz: braindead (dead alive))'i çekmiştir.
imdb
filmde çok fazla gore sahne mevcut midesi kaldirmayanlar pek hoslanmayabilir. bu arada peter jackson bu filmden kazandığı parayla, benim çok sevdiğim (bkz: braindead (dead alive))'i çekmiştir.
imdb
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
"keşke tost makinesi yerine gerçek kızıllığı gösteren bir cihazla çekseydim" denilenlerden bir tane, bu akşam, basmane
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
hani nerde, bir günlük ağalık.
devamını gör...
çayır köpeği
türkiye'de gelengi diye anılan cins.... kısaca yer sincabı ta olarak bilinir.
özellikle iç anadolu'da,
örneğin konya yolunda, yol kenarında, asfaltın başladığı tarla kenarına bakarsanız, bu canlıların kıpraştıklarını görebilirsiniz.
özellikle iç anadolu'da,
örneğin konya yolunda, yol kenarında, asfaltın başladığı tarla kenarına bakarsanız, bu canlıların kıpraştıklarını görebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
uykusuz gecelerimin talihsiz düşünceleri.
bağdaş kurduğumda kıvrılan küçük ayak parmağımın acınası hali.
sigaradan sararmış ellerimin kokusunu duymasın kimsecikler.
gözlerime çektiğim boyanın akmasıyla giden geleceğimin arkasından da ağıt yakacak değilim.
geçmişimin muhasebesini tutacak elemanı ise hapse attım. çağırın maliyeyi. defterler açılsın. sadece temiz bir şirket kurulumu. alt yapı hazır.
bütün pişmanlıklar yazıldı.
bütün başarılar sıralandı.
bütün sevgiler, kahkahalar ve gözyaşları tahtalara dizildi.
bir çiftlik evi hayali.
bir havuzun kenarında mojito içen ben.
oysa mojito sevmem.
şimdi
küçücük bir çocuğun gözlerindeki şaşırma ifadesi.
ve belki bu akşam…
ah belki bu akşam çikolatalı sütün rahatlığı gibi.
bağdaş kurduğumda kıvrılan küçük ayak parmağımın acınası hali.
sigaradan sararmış ellerimin kokusunu duymasın kimsecikler.
gözlerime çektiğim boyanın akmasıyla giden geleceğimin arkasından da ağıt yakacak değilim.
geçmişimin muhasebesini tutacak elemanı ise hapse attım. çağırın maliyeyi. defterler açılsın. sadece temiz bir şirket kurulumu. alt yapı hazır.
bütün pişmanlıklar yazıldı.
bütün başarılar sıralandı.
bütün sevgiler, kahkahalar ve gözyaşları tahtalara dizildi.
bir çiftlik evi hayali.
bir havuzun kenarında mojito içen ben.
oysa mojito sevmem.
şimdi
küçücük bir çocuğun gözlerindeki şaşırma ifadesi.
ve belki bu akşam…
ah belki bu akşam çikolatalı sütün rahatlığı gibi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydınlar olsun sevgili sözlük ahali. efil efil esen bir istanbul sabahından sevgiler saygılar efendim. *
devamını gör...
hayat
bazı bölgelerde köy evlerinde bulunan, üstü kapalı, bir ya da birkaç yanı açık yer anlamında kullanılan kelimedir.* yaygın anlam olarak ise insanın doğumu ile ölümü arasında geçen zamandır.
devamını gör...
küfürsüz sözlük
erkek egemenliğine bir nebze olsun "dur" diyen, her konuyu küfürsüz biçimde de mahalle ağzından işlememeye yarayan ve seviyeyi hep bel üstünde tutmasıyla sadece fikirleri ile varolan insanlar için çok güzeldir.
beyinlerimiz savaşsın isterdim ama silahsızsınız sözüne istinaden beyinsizlerin barınamadığı bir sözlük.
beyinlerimiz savaşsın isterdim ama silahsızsınız sözüne istinaden beyinsizlerin barınamadığı bir sözlük.
devamını gör...
hayatı boyunca rol yapmayan birey
imkansız bir şeydir. dünyamızda her insana bir rol belirlenir ve insan çoğunlukla buna uyuyor rolü yapar. eğer buna karşı çıkarsa zorlandığı dönemlerde ben demiştim diyecekleri engellemek için sorunlarını kapatacak rollere girişir. hayat bir tiyatro sahnesidir ve tüm insanlar da bu sahnede rol yapmaya zorlanır bence.
devamını gör...
kendini ifade etmeye üşenmek
hiç anlaşılmayacağını düşündüğün durum için harika bir çözüm.
devamını gör...
anne eli değmiş gibi sözlük
sabah uyandığımda farkettigim, menülerin anne eli değmiş dağınık oda gibi toplandığı, aniden gelen "anne, başıboşlar sekmesi nerde" diyerek seslenme isteği oluşmasına neden olan değişim.
devamını gör...
sözlük radyosu
radyoyu özledik. açılsa da havalar yumuşasa, sözlüğe bahar gelse...
devamını gör...
powhatan savaşı
1607'de a.b.d'nin bugünkü virginia eyaletine ilk çıkan ingilizler, jamestown yerleşkesini kurdular. bu bölge powhatan kabilesinin toprağıydı.
ilk gelenler altın aramaya geldiği için başlarda problem olmadı, hatta kızılderililer bu insanlara yardım ettiler ama beyazlar altın olmadığını anlayıp çiftlikler, yeni kasabalar kurmaya başlayınca 1610'da ilk savaş başladı.
kızılderili saldırısından korkan beyazlar kalelerinden dışarı çıkamadı, açlıktan ne buldularsa yediler, hatta bir ingilizi karısını öldürüp yediği için astılar ve gelenlerin % 80'i açlıktan, hastalıktan öldü. savaş 1614'de pocahontas john rolfe adlı ingilizle evlenince bitti.
1617'de pocahontas, birkaç yıl sonra babası öldü. yeni gelen beyazların ise sayıları 1200 olmuştu ve her yerde ormanları kesiyor yeni yerleşim yerleri kuruyorlardı. 1622'de yeni reis, başta jamestown olmak üzere bütün yerleşim yerlerine saldırı düzenletti. 400 civarı ingiliz öldürdüler, birçok yerleşim yerini tamamen yok ettiler ve onların korkup kaçacağını düşündüler.
ama devamlı yeni gemilerle insanlar geliyordu ve artık topraklarının çoğunu beyazlara kaptırmışlardı. 1644'de üçüncü ve son kez savaştılar ama beyazlar artık 8000 kişi olmuştu ve kızılderililerin öldürdüğü 400 civarı ingilizin yeri hemen doluyordu. 1646'da reisleri öldürüldü ve geri kalanlar bir antlaşma ile topraklarının çoğunu kaybettiler ama 1677'de son topraklarınıda kaybedip iç taraflara gittiler.
ilk gelenler altın aramaya geldiği için başlarda problem olmadı, hatta kızılderililer bu insanlara yardım ettiler ama beyazlar altın olmadığını anlayıp çiftlikler, yeni kasabalar kurmaya başlayınca 1610'da ilk savaş başladı.
kızılderili saldırısından korkan beyazlar kalelerinden dışarı çıkamadı, açlıktan ne buldularsa yediler, hatta bir ingilizi karısını öldürüp yediği için astılar ve gelenlerin % 80'i açlıktan, hastalıktan öldü. savaş 1614'de pocahontas john rolfe adlı ingilizle evlenince bitti.
1617'de pocahontas, birkaç yıl sonra babası öldü. yeni gelen beyazların ise sayıları 1200 olmuştu ve her yerde ormanları kesiyor yeni yerleşim yerleri kuruyorlardı. 1622'de yeni reis, başta jamestown olmak üzere bütün yerleşim yerlerine saldırı düzenletti. 400 civarı ingiliz öldürdüler, birçok yerleşim yerini tamamen yok ettiler ve onların korkup kaçacağını düşündüler.
ama devamlı yeni gemilerle insanlar geliyordu ve artık topraklarının çoğunu beyazlara kaptırmışlardı. 1644'de üçüncü ve son kez savaştılar ama beyazlar artık 8000 kişi olmuştu ve kızılderililerin öldürdüğü 400 civarı ingilizin yeri hemen doluyordu. 1646'da reisleri öldürüldü ve geri kalanlar bir antlaşma ile topraklarının çoğunu kaybettiler ama 1677'de son topraklarınıda kaybedip iç taraflara gittiler.
devamını gör...
bir günlüğüne tanrı olunsa yapılacak şeyler
tüm çocukları mutlu ederdim. dünya üzerindeki kötülüğü silerdim. herkesin mutlu ve eşit olmasını sağlardım. bir günlük de olsa.
ay bir de dünyanın her yerinde müzik çalmasını sağlardım. sokakta, evde her yerdee...
ay bir de dünyanın her yerinde müzik çalmasını sağlardım. sokakta, evde her yerdee...
devamını gör...
sumak'ın aşağı bakamıyoruz karikatürü
güce biat eden satılık bir kalemşörün çizdiği *ok karikatürü. şaşırtıcı birşey göremedim ben. tam olarak lağım medyasından ne beklenirse o.
devamını gör...
daddy (yazar)
bir anda beğeni yağmuruna tutan yazardır. bildirimleri, fikirleri bol olsun efenim.
devamını gör...
içine atmak
içimi açsalar katran akar oluk oluk. yıllardır bıkmadan yaptığım eylem.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
eda özülkü-yol ver aşka.
devamını gör...
