ne mobbingtir ne baska bir sey. bu dupeduz adiliktir. umarim yetkili mercilere sikayet edilip hakkinda saglam bir sorusturma acilir. ınsanin onurunu kirmak bu kadar kolay olmamali...o degil de su haber bir daha gosterdi ki, ulkemin okumusu bile cahil.
devamını gör...

bu güne kadar bir çok sözlük açıldı kapandı. burası ilk açıldığında instela ve dünya sözlüğe bile rakip olmaz diyordum ama online kişi sayısında uludağ sözlüğü bile geçti geçen ay uludağ sözlüğe göre iki kat fazla tanım girildi. yeni başlayan bir sözlük için çok garip bir sıçrama doğrusu. bu aşamaya 10 yıllık sözlükler gelemezken sözlüğün arkasında paralı bir adam var hissi uyandırdı bende. sözlükte reklam bile yok.

edit: bir de eksi oy olmaması da burayı çekici kılıyor. yazarlarının da yüzde 70 i istemiyor. eksi oy sakın gelmesin.
devamını gör...


o da biliyordu ki, herkesin ruhunu bedeninin çarmıhına gerdiği, bırakın acıyı, sevincin bile paylaşılamadığı bir dünyada, kimse boyunu incelik ve derinlikle ölçmeye kalkmazdı. ama yine de ‘insanın acısını insan alır’ sözüne inanıyordu bütün yüreğiyle.

insanın acısını insan alır isimli kitabından bir alıntıdır.
devamını gör...

muharem ince, prof. dr. melih bulu’nun boğaziçi üniversitesi rektörlüğü’ne getirilmesiyle başlayan protestolara ilişkin demeç verdi.sayın ince'nin açıklamaları şu şekilde ;
--- alıntı ---
bu çocukları anlamak lazım. üniversite özgürlük ister. özgürlük olmadan üniversitede bilim olmaz, üretim olmaz. bunu anlayamıyorlar. boğaziçi üniversitesi, dünyanın sayılı üniversitelerinden biridir. ak parti milletvekili aday adayı olan birini neden rektör atarsın ki? toplumu bu kadar germeye gerek yok. türkiye'nin üretmeye, barışmaya ihtiyacı var. türkiye'nin büyümeye ihtiyacı var. türkiye’de bu gerginliklerle, iktidarlar veya muhalefetler oy kazanabilir ama yarın bunun bedeli ağır olur. o yüzden bu çocukları, anlamak lazım. yüreğim, desteğim, gönlüm boğaziçi üniversitesi'ndeki öğrencilerle birlikte. bu tür yerlerde provokatörler olur. bunlara dikkat etmek lazım. bu her zaman olur ve olacaktır. onun için öğrencilere sağduyulu bir şekilde, yasalara uyarak protesto hakkını kullanmalarını tavsiye ederim. içlerindeki provokatörlere de dikkat etmelerini öğretmen ağabeyleri olarak tavsiye ederim.

--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

şirin kızlardır. uzunlar da şirindir. boy önemsiz yani tabi perde asmıyorsanız.
devamını gör...

genelleme yapmak tabiki doğru olmaz.

fakat tanık olduğum kadarıyla; mutsuz evliliği olan ya da aşk evliliği yapmamış olan "annelerin" bu ilgi veya sevgi ihtiyaçlarını oğullarından karşılayıp; onu sevgi ve ilgi kaynağı olarak görüp; "paşalarını " paylaşmak istemediklerini geline hissettirmeleridir.

- "el kızı" kavramı çok irrite edici değil mi? bunu bana da birisi laf altından soksa ben de "kayınvalide" kişisinden pek hoşlanmazdım.

-e seninki de el oğlu. ama neden kız tarafı sarıp sarmalıyor damadı; hatta kendi oğulları yerine koyuyorlar?

bunu bi düşünmek lazım.

sal artık şu oğlunu bir sal....
devamını gör...

dünyanın en güzel olayıdır, başınıza gelebilecek en harika şeydir çocuk sahibi olmak.

ben baba olunca anladım, evlat ne demek.
devamını gör...

tamamen sanal olduğu için riskli ve tarafların birbirini çok iyi tanımaları pek mümkün olmadığından doğru bir ilişki değildir.
devamını gör...

teessüre kapılan, etkilenen. üzülmüş.
teessür--> etkilenme, tesir etme. üzüntü.
eser--> ayak izi, iz. sanat eseri, yapıt.

o halde teessüre kapıldığı şey kişide bir iz bırakmış oluyor diyebiliriz.

kelime anlamları sozluk.gov.tr ve www.nisanyansozluk.com sitelerinden alınmıştır.
devamını gör...

almanya'da başbakan angela merkel'in liderliğinde hristiyan demokrat birlik partisi (cdu) tarafından yönetilmek kadar zor değil sanki. bak hristiyan, diyorum.
ha bir de alman hükümeti çifte vatandaşlık olmaz deyince , türk vatandaşlığından çıkmak için kuyruklara koşan vatandaşların bunu pek sorun edeceğini sanmıyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aşk bir kere olduğundan dolayı aşk demeyelim de birinden hoşlanma diyelim biz ona. 2 defa başıma geldi. ilki 9.sınıfta çömezken, ikincisi de 12.sınıfta kalfa iken ... sanılanın aksine derslerimi olumsuz değil olumlu etkiledi birinden hoşlanmam. çünkü mesela derste hocayı iki kişilik dinlerdim ve özenle not alırdım çünkü eğer eksiği olursa benden alsın, benden istesin diye. ders çalışırken iki kişilik çalışırdım mesela, eğer anlatmamı isterse rezil olmayayım da tam anlatayım konuyu anlasın diye. ama ne benden not istedi ne de ders anlatmamı istedi. ama yine de kendisine teşekkür ediyorum çünkü okulumda son 2 eğitim yılı boyunca 85 ortalamayı geçen olmamıştı, ben 86 küsür ortalama ile bunu başardım:). ayrıca övünmek gibi olmasın okul müdürümüzün 10 öğrenciden oluşan onur listesine girdim.

ikincisi ise dediğim gibi 12. sınıfta oldu. sayısaldan eşit ağırlığa geçmiştim ve yeni sınıf ortamındaki çoğu kişiyi tanımıyordum. nasıl olduğunu ve ne zaman olduğunu hatırlamadığım bir şekilde hoşlandım ondan. bir süre sonra onun çok yakın arkadaşına söyledim durumu, o da anlamış zaten. ama dedi ki onun sevdiği biri var. yıkıldım tabii ama vazgeçmedim. sessiz biriydi pek konuşmuyordu. bazen dersler hakkında sorular soruyordum ama çok kısa cevaplar veriyordu. bazen okula diğer arkadaşları ile birlikte gelmiyordu bazen de geç geliyorlardı. eğer bu arada hocalar bir not, bir test falan dağıttılarsa bir tane de onun için istiyordum. geldiklerinde gizlice arkadaşına veriyordum onun emanetini. bir gün arkadaşına benden rahatsız olduğunu, ona notları testleri vermemi istemediğini söylemiş. sağolsun arkadaş da bana söyledi anında. sonra başka bir arkadaşı(benim de samimi olduğum birçocuktu ve onuna kardeş gibiydiler) benimle bir köşede konuştu. bu durumun gayet normal olduğunu ama onun sevdiği biri olduğunu bana söyledi. ben de kendimi ondan uzaklaştırmaya çalıştım. ne yapsaydım ki. pandeminin de baş göstermesiyle okullar da kapandı zaten ve zor da olsa aklımdan çıkarmayı başardım. ona da çok teşekkür ediyorum çünkü eşit ağırlık olarak sadece 1 sene okumamam rağmen eşit ağırlık alanında okul birincisi oldum.

işte böyle sayın yazarlar. buraya kadar okuyan varsa çok teşekkür ederim.
devamını gör...

nikola tesla gelene kadar işime yaramayacak yenilik.

yine de emek verenlerin eline sağlık.
devamını gör...

şu günlerde merkür retrosunun etkileri der giderim.
devamını gör...

tam adı beşiktaş jimlastik kulübü olup ülkemizin yegane değerlerindendir.
çarşı gibi avrupaya nam salmış bir taraftar grubuna da sahiptirler.
devamını gör...

eksik girilmiş başlık.

oraya ayaklarımın da 48 numara olduğunu girmen gerekirdi sayın yazar. anlatabildim mi?
devamını gör...

içinin doluluğunu minimalist şekilde anlatmaya çalışanlar.harbiden kim çıkartıyor lan onları?
devamını gör...

2017 yapımı güney kore gizem/gerilim filmi. recall the night, night of memory isimleriyle de bilinir.
orijinal adı: 기억의 밤 (gi-eok-ui bam)'dır. türkçeye çevirdiğimizde anıların gecesi, hatıra gecesi gibi bir anlamı var.

filmin başrollerinde kang ha neul'ı gördüğünüzde o filmi gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz. kendisi bu filmde jin seok karakterine can veriyor.

film, ailenin yeni bir eve taşınmasıyla başlıyor. fakat ana karakterimiz evde bazı garip şeyler hissediyor. bu garipliğinin üstüne bir de abisi yağmurlu bir günde kaçırılıyor. tabii bu arada bazı şeyler yaşanıyor fakat sonrasında bir de bakıyor ki aynı yatağında yatmaya devam ediyor ve ailesi ona aslında abisinin kaçırılmadığını, kendisinin rüya- halisünasyon gördüğünü belirtiyorlar. filmin burasına kadar hafif spoiler'lı bilgi verdim fakat üzülmeyin, zaten film de bundan sonra başlıyor.

lütfen filmi izlemeyenler okumasın, spoiler olacağı için bundan sonrası keyfinizi kaçırabilir:

abisindeki garipliğin peşine düşüp en güvendiği kişi annesine bu olayları anlattığında, aslında annesinin yani ailesinin de güvenilmez olduğunu anladığında ufak çaplı bir şok geçirmiştim. film o kadar akıcı işlenmiş ki, ne olduğunu merak ediyorsun, bir yandan çözmeye çalışıyorsun ama diğer bir yandan da psikolojik olarak gerildiğin için ana karakterin bir an önce oradan çıkması için şekilden şekle giriyorsun*
tabii sonu biraz drama bağlanmış ama hiç rahatsız etmedi, iki aile de yok olmuş, sırf cani bir eş yüzünden. ne acı.
devamını gör...

fakirliğin nedeni ekonomik, varoşluğun nedeni sosyolojiktir.
devamını gör...

"sır gibi seversen eğer, muradın gerçekleşir. çünkü tohum, toprağa gizlenirse yeşerir"
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim