kuleli askeri lisesi ya da halk tabiriyle şanlı yuva kuleli. orduya birçok asker kazandırmış olan bu köklü okul maalesef fetöcülerin sızmasıyla birçok askeri öğrenciye uygulanan psikolojik şiddet sonrası çoğu askeri öğrenciye okulu bırakmalarını sağlamıştır. dünyaca ünlü bu askeri okul nasıl olurda bir tarikat mensuplarının hem soruları, mülakatları hem de okul içi yönetimi ele geçirmesi akıl mantık işi değildir. bütün askeri okullar geri açılmalı ve türk silahlı kuvvetlerine yakışır subay adaylarını orduya kazandırmalı. sadece harp okulu okuyarak subay olunamayacağını ve bununda bir başarı sağlamayacağını öğrenmeleri gerekir. askerlik bir ruhtur ve asla ölmez.
devamını gör...

son derece rahatsız edici. bir şeyler alma isteğimi götürür. orayı terk ettirir.
devamını gör...

okulun açılması ve okula gitmek. hiç böyle bir hayalim olmasını beklemezdim ama evde olmak aşırı sıktı ve bir miktar bağımsız olmayı özledim.
devamını gör...

çok mühim olan ancak ülkece eksik olduğumuz ve çokça üzerinde durulup, yaygınlaştırılması gereken bir konu doku ve organ nakli. her yıl binlerce insan uygun donör bulunamadığı için ne yazık ki hayatını kaybetmekte.

ülkemizde yapılan nakillerin %70'i canlı donörden, %30'u ise kadavradan yapılmakta. bu makasın bu kadar açık olması ve bağış oranlarının da bu kadar düşük olmasının sebebi yetersiz/yanlış bilgi. uzun uzun yazıp kimseyi yormak istemiyorum ilgilisine en sonda mevzuata ve tıbbi işlemlere dair detaylı bilgilerin yer aldığı linkleri bırakacağım. konu hakkında sorusu olanları da seve seve yanıtlarım.

18 yaşını doldurmuş ve akli dengesi yerinde olan herkes bağışta bulunabilir. bu işlemi en yakın sağlık kuruluşundan veya e-nabız üzerinden kolayca yapabilirsiniz. belki bir insanın hayatı tam şu an bizim parmaklarımızın ucundadır?
organ bağışı için; buradan

detaylı bilgi için; buradan ve buradan
devamını gör...

suçluluk, yetersizlik, eksiklik, aşağılık duygusu.
üstelik şimdilerde en çok para eden şey.
devamını gör...

(bkz: ah shit here we go again )
devamını gör...

bunun üzerine o kadar çok şey yazarım ki kitap olur.
kadıköy de otobüste okula giderken, laikliğin meşalesini elinde taşıdığını zanneden zavallı bir amcanın çarşaf giymiş bir kadını otobüsten zorla indirmesine şahit oldum. ben türban kullanan bir kızım ve benim ne giydiği zerre umurumda olmayan arkadaşlarım var.
laiklik laiklik diye yırtınan insanların, başörtü takan birini görünce bir kaşık suda boğmak istemelerine anlam veremiyorum. ama biri onların şortlarına bir laf etti mi kıyamet koparırlar.
laiklik bu değil arkadaş. sen çarşaf giyersin, ben şort giyerim, o çıplak gezer kime neeeee?
devamını gör...

21. cadde dizisi ile tanıdığım yakışıklı, yetenekli, komik, yaşlanmayan oyuncu.
devamını gör...

bir (bkz: bedri rahmi eyüboğlu) şiiridir.

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
en azından üç dil
birisi ana dilin
elin ayağın kadar senin
ana sütü gibi tatlı
ana sütü gibi bedava
nenniler, masallar, küfürler de caba
ötekiler yedi kat yabancı
her kelime arslan ağzında
her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
kök sökercesine söküp çıkartacaksın
her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
her kelime bir kat daha artacaksın

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
canımın içi demesini
canım ağzıma geldi demesini
kırmızı gülün alı var demesini
nerden ince ise ordan kopsun demesini
atın ölümü arpadan olsun demesini
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
insanın insanı sömürmesi
rezilliğin dik alası demesini
ne demesi be
gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin

en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernuş
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
devamını gör...

iyi pilavın sırrı kaliteli baldo pirinç ve tereyağında biter.
devamını gör...

platon'un menon diyaloğu, phaidros diyaloğu ama asıl ruhun doğasının, sokrates'in ölüm korkusu taşımaması üzerinden konu edinildiği phaidon diyaloğu'nda irdelenen kavramlardandır anamnesis. birçok diyaloğunda sokrates'i konuşturan platon burada da "ruhun ölümsüzlüğü"nü kanıtlamak üzere bilginin hatırlama olduğunu anlatan, öğrenmenin (mathesis) unutulanların hatırlanması olarak ele alındığı anamnesis kavramını sokrates ile ispata girişir.

özellikle epistemenin dünyadadaki deneyimlerimizle ve duyularımızla edinilemeyeceği savlanır. bu yollarla edinilen bilgiler ortha doksa (doğru kanı) olabilir en fazla. ideanın (eidosun) bilgisi değil. buradan hareketle anamnesis incelemelerinde iki türde hatırlama tanımlanır. bunlardan biri "dianoetik anamnesis" diğer ise "noetik anamnesis"tir. dianoetik anamnesis'in varacağı yer bilgi durumlarından biri olan pistis'tir (tam karşılık olmasa da bizde inanç diye karşılanıyor) ve böylelikle ortha doksa'ya ulaşılır. noetik anamnesis ise ideanın bilgisine, epistemeye yönelir ki, oldukça zor olan bu süreç sonunda noesis'e varılır.

özetle "bilgi hatırlamadır" demektir, doğuştan gelir ve tecrübelerle yeniden ortaya çıkar. demek ki daha önceki bir zamanda (proteron pote) edinilmiştir ve araştırma (zetein) ile öğrenme (mantanein) anamnesise giden yoldan başka bir şey değildir.
devamını gör...

dışarıda yürürken yere lap diye tüküren insan.
bazen yaşlı amcalar yapıyor onları kapsamıyor bu tanımım.
çünkü azıcık ömürleri kalmış yaşasınlar kürekle vurursak aceleye gelir.
devamını gör...

çoğunluğunun okumamasından ötürü genele gönderilen itham. e haliyle çok haklı bir tespit.
ilk emri “oku, kavra!” olan kitabı, “okuyup, üzerine düşünesiniz, anlayasınız diye gönderildi.” denen kitabı, nitekim son surelerinde “sen artık ( kolayına gelen ayetleri) okuyabilirsin. “ denmiş kitabı okumadan gereken sevgi ve saygıyı gösterdiğine inanmak olacak iş değil de, hadi hayırlısı gülüm be!

ve dahası türkçe oku demek, arapça okuma demek değildir. ikisini de yapar aklı olan, zira yine kur’an’da en çok tekrar eden ayetlerden biri “siz hala akletmeyecek misiniz?”dir. aklı kullanmak denilen şeyi zeka seviyesini tespit ettirip olduğu yerde saymayı marifet edinmişlere de anlatmaya çalışmak öyle zor ki! yine de belirtelim hafızlık bir mucizedir. akledilmiş en harika şeylerden biridir. yine de kur’an’ı anlamaya çalışmanın ve bunun üzerine sebat etmenin mükafatı da tahmin edilenin çok üstündedir. demedi demeyin!
devamını gör...

ameliyle (yaptıklarıyla) bir yere varamayan kimseyi, soyu sopu bir yere vardırmaz.
devamını gör...

grip, zatürre, hepatit gibi birçok aşı +2 - +8 derece arasında saklanır. sanılanın aksine bütün aşılar sıcağa değil donmaya karşı çok hassastır ve hemen bozulur.bunun dışında inaktif aşılar vücutta çok fazla yan etki yapmaz.

bakanlık birkaç yıl önce eczanelere aşıların soğuk zincir takibi için sistem kurulması ile ilgili çalışma yapmıştı ancak bu ne kadar uygulandı bilinmez. aşı ve soğuk zincir çok sıkı takip isteyen hayati derecede önemli bir iş.
24 saat ısı ve nem takibi yapan bir sistem kurmak şu an ki teknolojide çok kolay ancak bu en nihayetinde insan faktörüne dayanıyor. eczacının işini ne kadar ciddiye aldığı ile alakalı bir durum.

maalesef ülkemizde diplomasını kiraya veren, eczaneye ayda bir kez uğrayan insanlar var, bakkal gibi eczacı kalfasina emanet edilmiş birçok eczane mevcut. hal böyle iken aşıların ve saklama koşullarının ne kadar ciddiye alındığı konusunda endişe duymamak çok zor.
devamını gör...

benimdir. tanımı seversem beğenirim, üstüne üstlük bir de pişmiş kelle gibi sırıtırsam favlarım.
devamını gör...

aramıza hoşgeldiniz arkadaşlar. ortalama 20 senedir metal müzik dinliyorum, dinleyeceğim de. hell yeah *
devamını gör...

elif şafak hakkında söyledikleriyle ilgili yorum yapmayacağım ama orhan pamuk hakkındaki söylemleri gerçek bir dayanağı olmayan söylemlerdir. çünkü en haklı eleştiriler bile, ölçüyü kaçırıp düşmanca ve hissi bir tutuma dönüşünce haksızlaşır. ilber ortaylı da orhan pamuk da bu ülke için oldukça önem arz eden isimlerken böyle şeyler okumak beni üzüyor açıkçası.
orhan pamuk, dilini, bazı romanlarında (bkz: yeni hayat) farklı bir şekilde işlemiş olsa da türkçeyi gayet güzel kullanır. ilber ortaylı'nın, pamuk ile kişisel bir münasebeti olabilir.

belki de biz türkçe bilmiyoruzdur sevgili kafa sözlük sakinleri he ne dersiniz?
devamını gör...

bir sözlüğün olmazsa olmazlarından olan eylem. sözlüklerin herkesin erişimine açık olması ve farklı insanların bakış açılarından, hayat öğretilerinden, birikimlerinden kesitler sunabilmesi nedeniyle bilgi içerikli tanım girmenin önemli olduğunu düşünüyorum. bir başlık altında o konunun uzmanının görüşüne rastlamak da mümkün, dedikodulara ya da meraklısının ulaştığı bilgilere de. başka bir şekilde oluşturulması neredeyse imkansız bir bilgi ve iletişim ağı bu. benim, x, y ve z yazarının ulaştığı bir bilgiyi, değerlendirmeyi, yargıyı kişi, birkaç dakika içinde bir başlık altında okuyabiliyor.
devamını gör...

son zamanlarda pek ağlamıyorum ama bazen ağladığımda bir sebebi olmuyor, durup dururken ağlamak oluyor yani.


tanım: kimi zaman faydalı, kimi zaman zararlı olan eylemdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli portakal radyo renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim