kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu modda ödevlerimin kendi kendine yapılmasını bekliyorum.
devamını gör...

verilebilecek en değerli hediye.
hiçbir zaman eskimez değeri düşmez yeter ki hediye edilen kişi kıymetini bilsin.
devamını gör...

inanmak istiyorum. zira bu hayat heba oldu.
devamını gör...

italyanların dünyaya kazandırdığı, yoğun olarak pizza ve lazanya yaparken kullandıkları çok değerli bir peynir türü. o kadar değerli ki manda sütünden yapıldığı için de pizzanın maliyetini yükseltir. özellikle de peynir düşkünleri tarafından merak ve ilgi duyulmaktadır. taze olduğu sürece beyaz renklidir. sütünün elde edildiği veya tazeliğine göre de sararabilmektedir. yüksek yağ oranı nedeniyle yarı yumuşak bir peynirdir. süngerimsi yapıda ve top şeklinde olan bu peynirin en lezzetli hali yapıldıktan bir gün sonra sofraya konanıdır. mozarella, sadece pizza restoranları mönülerinde görülen bir peynirdi. sonra büyük marketlerin raflarına da düştü ama onlar orta kalite mozzarella peynirleri. tek bir çeşit peynir olarak da sunulmuyor. o top şeklindeki mozzarelladan daha başkaları da varmış.

mozzarella, napoli ve civarında beslenen mandaların sütünden yapılıyor. ikinci dünya savaşı sırasında bir katliam olmuş ve 1940 yılında nazi askerleri napoli civarındaki tüm mandaları katletmiş. sofraları ve pizzaları peynirsiz kalan napolililer, çareyi hindistan'dan manda getirmekle bulmuşlar. böylelikle film koptuğu yerden devam etmiş.
devamını gör...

akım haline gelen kedi besleme modası beraberinde de büyük bir sektör oluşturdu. hayvan satan mağaza sayılarında artış var. bir cins kedinin fiyatı bin lira ile 5 bin lira arasında değişiyor. hem satılıyor, satılırken de mama sektörünü besliyor. kilosu 50 tl ile 100 tl arasında değişen farklı çeşitte mamalar, kedi besleyenler tarafından kapışılıyor.

mamalara ilgi ve istek artınca, mama türleri de çeşitlenmiş. öyle türleri var ki isimleri bile şaşırtıyor. hamsili kedi maması, yaban mersinli düşük tahıllı kısırlaştırılmış kedi maması, kuzu etli kedi maması, tavuklu ve balıklı renkli taneli kedi maması, somonlu ve sebzeli kısırlaştırılmış yetişkin kedi maması vs. bunlar gibi yüzlercesi satılıyor.

artık, sokaklarda ve kaldırımlarda, hayvanseverler tarafından serpiştirilmiş kedi mamaları gözümüze çarpıyor. bu tabiki kedilerin aç kalmaması için sevindirici bir durum. ama dikkat edilirse çeşitlenen bu kedi mamaları, kedilerin de genetiğini biraz bozdu. nasıl kedi fareyi kovalıyor ve fare kaçıyorsa, şimdi artık, son dönem videolarda da görüldüğü üzere fare, kediye saldırıyor. eskiden fare ve farklı doğal yiyeceklerle beslenen kediler, şimdi bu tür mamalara alıştıkları için genetik zincirleri kırıldı ve fareden korkar oldular. kediler de mama bekleyip, bu mamalar verilmezse açlıktan ölecek hale geldiler. mamaya alışmış kedi de avlanmayı ve kendi iradesi ile beslenmeyi öğrenemez duruma düşer.
devamını gör...

descartes'ın sözü de referans alınarak; düşünüyorum, öyleyse arıyorum denilmesi gereken yazılı olmayan kuraldır.
devamını gör...

kimi kovmuşuz dediğim başlık.
yahu kendiniz yazıp kendiniz çiziyorsunuz sevgili yazarlar. bizim bir müdahalemiz yok.


bizi eleştirdi diye kime yaptırım uyguladık.
diğer yazarlar, bir yazarın bize yaptığı eleştiriye katılmıyorsa bizim suçumuz nedir?
eleştiriye katılmayanları mı uzaklaştıralım, anlamadım ki
devamını gör...

kanımca beşiktaş'ın ligin fişini çektiği maç olmuştur. sergen yalçın'ın özellikle rize maçı sonrası; ''cumartesi günü olacakları hep birlikte göreceğiz!'' diye göz dağı vermesi sonrası bu skorun yaşanması benim gözümü korkuttu. bundan sonra sergen yalçın hakkında tek bir olumsuz kelam dahi etmem. sonumun hatayspor gibi olmasını istemiyorum * bu skor aslında önümüzdeki sezonlar içinde bir ders niteliğinde. rakip takımların sergen hoca'yı asla ve kata kızdırmaması gerekiyor. takımı öyle bir motive etmiş ki, takım kırmızı pelerin görmüş boğa gibi saldırdı. ilk yarı 5-0 bitti ama izlemeyenler için söylüyorum; bu nasıl kaçar diyeceğiniz en az 5 pozisyon daha vardı. kartal resmen parçaladı geçti. şampiyon gibi oynayan bir beşiktaş izledik.

bir kaç kelam da hazımsızlık yaşayan rakip takım taraftarları için söylemek lazım; alanyaspor maçının açıklamasını alanyaspor'un bizzat kendisi fenerbahçe maçında yaptı. davidson da luz pereira namı diğer davidson altı pastan bomboş kaleye gol nasıl kaçırılır gösterdi. kaldı ki, alanyaspor - beşiktaş maçının ilk çeyrek diliminde beşiktaş'ın 3 tane direkten dönen topu var. işe bakın ki alanyaspor fenerbahçe maçında da alanyaspor'un üç topu direkten döndü * neyse bunlar işaretler. göklerden gelen bir karar vardır muhakkak * bahsettiğiniz takım beşiktaş yeri geldi trabzon'u 7-1 yendi. veselinoviç eliyle 5 işareti yaptığında beşiktaşımız veysel hocamızı kırmadı gitti kadıköy'de fenerbahçe'ye 5 attı. kalecisiz deplasmanda ezeli rakibine gerekli dersi verdi vs vs. yeni kuşak iki büyük masalına inandırıldığı için beşiktaş kendine geldiğinde fabrika ayarları bozulup mavi ekran veriyorlar. önce takımlarınızın kadro değerine bakacaksınız. lig genelinde oynadığınız kötü futbolu göreceksiniz, şapkayı önünüze koyacaksınız ve ondan sonra beşiktaş'a laf edeceksiniz. alanyaspor'da hatay'a 6 tane gol attı bu sezon. bilenmiş, hırslanmış şampiyonluğa yürüyen beşiktaş mı ''pamuk prenses ve yedi cüceler masalı''na nazire yapmayacak? bu kadar sıkmayın canınızı an itibarı ile hak eden şampiyon olmak üzere. hazımsızlık varsa beypazarı soda şu an dertlerinizi bitirmek için bire bir olur.

rize maçından neredeyse iki gün sonra sahaya çıkacaksınız. herkes pusuda puan kaybınızı bekleyecek, bu arada rakip takımın hocası covid olacak ve oyuncular için test yapılması talebi geri çevrilecek buna rağmen kalkıp siz şu türküyü söyleyeceksiniz;

biz tam 7 cüceyiz on dört kollu bir deviz. var mı bize yan bakan hey yan bakan hey yan bakan...

bu her babayiğidin harcı değil. ne zaman iyi olanı hak edeni alkışlamayı öğrenirsiniz işte o zaman işler güzelleşir. sodalarımızı içelim keyfimize bakalım değerli dostlar. ha bu arada lafım sadece hazımsızlığı olan arkadaşlara daha öncesinde beşiktaş'ın bu sezonu tartışmasız hak ettiğini söyleyen pek çok rakip takım taraftarı yazar arkadaşımız oldu. onlara da objektif ve aklı selim duruşlarından ötürü teşekkür ederiz.

adettendir;

siyah ulan!
devamını gör...

havacılık tarihinin titanic faciası da diyebileceğimiz, tarihteki en büyük zeplin kazası.

kaza new jersey'de, 1937'de gerçekleşti.

zeplinin resmi adı lz 129 hindenburg ve bir alman zeplini. bugüne dek inşa edilmiş olan en büyük uçan araçtır hindenburg. "boeing ne o zaman?" diyecekleriniz olacaktır. hindenburg, bir boeing 747'nin 3 katı uzunluğundaydı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zeplinin içinde personelin ve yolcunun kalması için ayrı bölmeler, kargo bölümleri, dinlenme salonu gibi birçok bölüm vardı. hatta salonda, 400-500 kg ağırlığındaki normal piyanolardan farklı olarak, 200 kg bile gelmeyen alüminyumdan yapılma özel bir piyano bile vardı.

***

normalde, zeplinin sahip olduğu 16 gaz bölmesinin helyumla doldurulması gerekiyordu. fakat dönemin helyum sağlayıcısı amerika'ydı ve almanya'ya helyum satmıyordu. bu nedenle bölmeler hidrojenle doldurulmuştu. hidrojen çok hafif ama yanıcı bir gaz.

***

hindenburg, kazanın olduğu gün frankfurt'tan gelerek lakerhurst donanma hava üssü'ne inmek için hazırlandı. ancak iniş sırasında alevler içinde kalıverdi ve sadece 30 saniye içerisinde 35 kişi hayatını kaybetti. 62 kişi faciadan sağ olarak kurtulmuştu. bunlar da pencere bölgelerine yakın olup atlayarak kaçabilenlerdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

***

hidrojenin neden yandığına dair birçok iddia sürüldü öne. statik elektrikten kaynaklandığı iddiasından, zeplini boyamada kullanılan karışımın sebep olduğu iddiasına kadar... yangından önce etrafın benzin koktuğunu söyleyenler de vardı. alevlerin, zeplinin üzerindeki kumaş kaplamalar nedeniyle hızla yayıldığı söyleniyordu. fakat bu iddiaların hiçbiri, olayı tek başına açıklayacak kadar yeterli değildi.

***

ne olmuşsa olmuş ve hindenburg'dan geriye sadece bu görüntü kalmıştı:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir de herbert morrison'ın kazanın görüntüleri eşliğindeki ses kaydı kaldı:

devamını gör...

gözleri ömre bedel, yönetmenliğini ülkü erakalın, yapımcılığını metin bükey, senaryosunu suavi sualp ve sadık şendil'in yazdığı 1964 yılı yapımlı sinema filmidir. cüneyt arkın, türkan şoray, ekrem bora başrolleri paylaşırlar bu filmde ekrem bora efsane bir kötü adam profili sergiler filmin konusuna gelirsek:

karanlık işler çeviren bir adam olan turgut(ekrem bora), zengin bir piyanist olan suat’ın(cüneyt arkın) evini soymayı planlamaktadır. turgut, bunun için de sevgilisi leyla’yı(türkan şoray) kullanmaya karar verir. leyla, turgut’un isteği üzerine kendisinden etkilenen suat ile görüşür. ancak beklenmeyen bir durum gelişir ve suat ve leyla arasında büyük bir aşk başlar. geçmişinden utanan leyla, kendisini suat'a fakir ve yalnız bir kadın olarak tanıtır. mutlu çift bir süre sonra ilişkilerini evlilikle taçlandırır. ancak leyla’nın geçmişi peşini bırakmayacaktır bu geçmiş ise turgut'un ta kendisidir.

bu filmi izlerken cüneyt arkın'ın oynadığı suat karakterinin saf aşkına aşık olmamak elde değil. hele türkan şoray'ın güzellği bu filmde bir başkadır. gözleri aşka gülen şarkısı ise filme ayrı bir tat katmaktadır.
devamını gör...

uzaklaşmak. gitmek. sessizce yok olmak.

çevrendeki insanlar için önemliysen bu eylemi gerçekleştirdiğinde çok aranırsın. seni özlerler. masada hala bi tabağın bile olabilir.
ama değilsen gittiğini bile fark etmezler. ha varsın ha yoksun kimsenin umrunda değil.
devamını gör...

yurdum insanından yine müthiş bir girişimcilik fikri.

antalya'da kabir bakım ve mezar yapımı firması sahibi mehmet çetin, 5 yıl önce müşterilerine sunduğu karekodlu mezar taşı hizmetini yeniden başlatmış. mezarı ziyaret edenler karekod sistemiyle yakınının öz geçmişi, soyağacı, fotoğrafları, video görüntülerini kolaylıkla cep telefonundan izleyip, hatıralarını canlandırabiliyormuş. (bizim millete yeter ki para de para. ölüden bile para kazanır. her neyse...)


mezar taşına yerleştirilen karekod sistemi, cep telefonuyla tarama yapıldıktan birkaç saniye sonra vefat eden kişinin kişisel bilgilerini ekrana taşıyor. mezarı ziyaret edenler karekod sistemiyle yakınının öz geçmişi, soyağacı, fotoğrafları, video görüntülerini kolaylıkla cep telefonundan izleyip, hatıralarını canlandırabiliyor.

isteğe göre karekod sistemindeki kişisel sayfada dualar de yer alıyor. vefat eden kişinin yakınının paylaşmak istediği bilgilere, telefonunda karekod uygulaması bulunan herkes ulaşabiliyor.


kaynak: bundle.app/mRbebjEV
devamını gör...

oyunlarından yansıyan bir gülüşü vardır ki hala o'nu seyreden, canlı performansını gören herkesin belleğindedir. bunun haricinde gizli bir ıstırabı vardır, 16 yaşındaki oğlunu kaybetmiştir, bunun acısını yüreğinde taşımıştır. trt'nin o'na program vermesi ve çocuklarla buluşturması, hem çocuklar için hem de kendisi için bir iyilik olmuştur.
devamını gör...

tabi olmaz çünkü hayalini kurduk.
devamını gör...

içtiğin ot senin olsun bana gördüklerini anlat. o elindeki ile ne yapıyordun? sana şaman olduğunu diyen oldu mu? o kostümler sana çok yakışıyor bence...
devamını gör...

dünyada kalan son insanın kapısı çaldı.
devamını gör...

üç şekilde yapılabilen olay.
1) ergence "höhöh tonro borodo hoto yopmoş" diyebilmek için iz sürmek.
2) mantıklı gelen yerleri alıp istenilmeyeni almamak. bunu her dinden insan yapıyor, hristiyanlar da müslümanlar da öncüllerinden hoşlarına gidenleri kanıt gösteriyor, sevmeyince "bura tahrif edilmiş" oluyor.
3) mitolojik eser gibi.
devamını gör...

bu türde binlerce seçenek sunulmasına rağmen kişisel gelişemediğim için beni üzmüş kitaplardır.
devamını gör...

tabiatla kardeş, saygıyı, şefkati barındıran anlayıştır.

kimi sözleri eseflendirir, hayıflandırır, günümüz tablosuna bakınca:


"neden ben insanlara güvenmemeyi öğrenip ruhumu kirleteyim. onlar güvenilir olmayı öğrensinler"
devamını gör...

yurtdışında yaşayıp türkiye milliyetçiliği yapan güruhun tatlı su milliyetçilikleri hiçbir zaman bitmeyecektir zannımca. söylenecek çok şey vardır fakat hiçbir şey söylemeye lüzum yoktur. artık bunlara bu konunun ciddiyetini anlatmak için sadece kahkaha atıyorum. benim de çok akrabam var maalesef bu şekilde konuşan. rotterdam’da milyonları basan şirketi olup da türkiye’ye gelince havasından geçilmez. giderken de buraların değerini bilin der. sana ne ya? sen git oraların değeri bil önce. kendini gerçekleştirdiğin, hayallerine ulaşabildiğin ülkeye niye sahip çıkmıyorsun? hasretinden yanıp tutuştuğunuz canınız ülkenize dönün demiyorum asla, herkes en iyi ülkelerde yaşasın ama bizi de bir salın ya.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim