gecenin kaçı oldu. her zamanki gibi karanlık ve yalnızlık esir almışken beni, bu gece bir yük daha yükledi üzerime. neden başladığı belli ama neden bitmediği belli olmayan bir ağlama. hüngür hüngür, ciğeri parçalarcasına bir ağlama, gözleri yakarcasına bir ağlama.
kader, lütfen bu kadar acımasız olma diyeceğim sana ama sen bana hiç acımadın ki...
devamını gör...

şuraya geç uyuyup erken uyanan bir yazar çizelim, şuraya da güneşli bir günaydın... * *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pestisit gibi doğaya zararlı olan maddelerin, canlı organizmalarda birikerek canlıya da zarar verecek seviyeye yükselmesi.

besin piramidinin en altındaki, vücudunda pestisit bulunan canlılar, piramidin üst kısmına doğru gidildikçe başka canlılar tarafından tüketildiğinde, pestisit zincirin en üstündeki canlılara kadar iletilir. bu madde vücutta parçalanıp atılamadığından birikir ve piramidin en üstündeki canlılarda zararlı olacak bir konsantrasyona ulaşır. canlılar tarafından tüketilip vücuttan atılamayan benzer türdeki tüm maddelerin neden olduğu sonuç bu şekildedir. böylece çeşitli hastalıklar ortaya çıkar.
devamını gör...

karikatürleri çok sevdiğim için daha aktif olmasını dilediğim başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gençliğim.
devamını gör...

kaç yaşımda olursam olayım evde tek kaldığımı fark edince içime garip bir mutluluk ve özgürlük hissi dolar.
devamını gör...

kamiller cumhuriyetiyle sınır komşusudur.
devamını gör...

böyle başlıkların bile hala açılabiliyor olması.... ne zaman sadece insan gözüyle bakabilme seviyesine erişilebilecek işte o zaman bir şeyler gerçekten değişecek...
nerden tutsan elinde kalacak, tartışılması bile saçma durum....
devamını gör...

türk tiyatrosuna kabare anlayışını getiren ekibin bence en önemli üyesi olan ve gerçekten duayen bir tiyatrocu olduğunu düşündüğüm ancak birkaç filmi dışında filmlerini hiç beğenmediğim metin akpınar’ın erken dönem filmlerinin neredeyse tamamında gerçekleştirdiği tuhaf ama kendine has eylemdir.

metin akpınar yukarıda bahsettiğim filmlerde genellikle yakışıklı ve çapkın ve de bıçkın erkek rollerinde oynar ve daha romantik ve saf olan zeki’ye göz kulak olur. kadınlara ayırdığı zaman müsaade ettikçe elbette.

kadınlara ayırdığı bu zaman ise genellikle sevişme eylemi ile geçer ki hiçbir filmde asla şaşmadan, önce uzun bir öpüşme izleriz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ama bu öpüşmelerin hepsinin ortak birkaç özelliği vardır. bir kere çok ateşli öpüşmeler olur bunlar. metin, sevgilisine bir avmış gibi yaklaşır ve birkaç saniye içinde mideye indirecekmiş gibi öper.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ancak en önemli noktayı en sona sakladım. metin, asla öpüşmeye dudaklarla başlamaz. önce karşısındaki kadına onu sevdiğini belli etmek, bu öpüşmenin sadece tensel bir şey olmadığını, derinlerde daha büyük başka duyguların da bulunduğunu belli etmek için önce sevgilisinin burnuna bir öpücük kondurur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
evet, sevgili sözlük ahalisi. işsiz ve hayatsız bir insan olarak oturup bu filmleri izledim ve böyle ibretlik bir tespitte bulundum. en az on filmde bu sahneye rastladım. metin abi burna bir buse kondurmadan öpüşmeye başlamaz.

sizin de aklınızda olsun ön sevişme burundan başlar. o burun mutlaka öpülecek.
devamını gör...

ingilizce intern kelimesinden türkçeye geçmiş, stajyer anlamına gelen, halihazırda tıp fakültesi son sınıf öğrencileri için kullanılan terimdir. lakin ilk tanimda da yazıldığı gibi stajyer yerine amele kelimesi daha uygundur.
devamını gör...

şöyle bir tweet görmüştüm. daha iyi anlatılamazdı sanırım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkede ömür boyu gece hayatı yasaklandı. bu bahaneyle tekrardan, bunlara oy veren herkesin allah bin türlu belasını versin..
devamını gör...

çok sevdiğim bir şiirini bırakmak istediğim bence türkiye'nin en büyük şairlerinden biridir.

"ey benim iyimser hallerim,
çabuk aldanışlarım,
hep inanışlarım,
alttan alışlarım,
hatayı hep kendimde buluşlarım,
değmeyecekleri kafama takışlarım,
yoktan yere, akıp giden gözyaşlarım,
herkesi, insan yerine koyuşlarım,
hepinize elveda...
artık ben kimsenin,
hiç kimsesi olmayacağım !"
devamını gör...

güldüren güldürürken düşündüren başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
aynı ben. özellikle kedileri hep kendim gibi sanıyorum. herkeslere iyi, güzel, tatlış geceler efem.
devamını gör...

bari bunları favlayında yüzümüz gülsün
devamını gör...

benim de birkaç yıldır fark ettiğim bir durumdur.

ara ara görüyorum ama eskiye nazaran baya azalmış.
devamını gör...

içinde bulunduğum ve gurur duyduğum durum. sabahları, andımızı okumak için yarış halinde olurduk. okul görevlimiz, çerçeve içinde ki andımızı, koridorda bulunan masanın üzerine bırakırdı. sabah erken kim gelirse o kapar okurdu.
varlığım türk varlığına armağan olsun.
ne mutlu türküm diyene.
devamını gör...

bir yazar alt tarafı sevmediğini ifade etmiş. bi dayak yemediği kaldı.

ben de sevmiyorum. bitip bitmemesi umurumda mı? hayır. zaten dinlemiyorum. bir kere dinleyeyim dedim bir buçuk dakika zor katlandım. gördüğüm en samimiyetsiz şeylerden biri.

edit: varsa hakaret/küfür/aşağılama şikayet edebilirsiniz. tekrar söyleyeyim. samimiyetsiz. benim kendi görüşüm. bireysel yani. dünyadaki diger samimiyetsiz şeyleri gordugumde de ayni tepkiyi veriyorum.

nasil bi tarikate denk geldik ben anlamiyorum ki. ya kendimi anlatamiyorum, ya anlamak istemiyolar. neyse ne anlatiyorum ben yatayim uyuyayim.
devamını gör...

kesinlikle konuşma isteği.
devamını gör...

eve ait olsa da sanki değilmiş gibi davranan bölümdür.

herkes sevmez balkonu nedense. balkon bazılarının işgalci ruhlarıyla mutfağa kattıkları bir savaş mahkumu, zavallı bir esirdir. mutfağa katılan balkon, yemek kokularına bulanmış bir zavallıdır artık.

bazıları ise balkonun namahrem olduğunu düşünür ki bu insanlar balkonu kapatma derdine girer hemen. onlara göre açık bir balkon seyirliktir ama seyretmek için değil seyredilmek için. kapalı bir balkon, balkon değildir. odadır o. kime sorsak evinde bir oda eksiktir ya şaire göre, işte bu müdahaleci balkon kapatıcılar o eksiği tamamlayan sahte dahilerdir.

bir de balkona sinirli sezai karakoç vardır, der ki:

bana sormayın böyle nereye
koşa koşa gidiyorum
alnından öpmeye gidiyorum
evleri balkonsuz yapan mimarların


sevmez şair balkonları çünkü çocuklar balkondan düşünce ölürler. iyi kalplidir şair ama yanlış yerde aramaktadır suçu.

ama balkon güzeldir bence. balkon evin devrimci ruhudur. isyankardır. dik başlıdır balkon. sigara içilecek yerdir. sokağı izlemek için idealdir.

keşke zihnimizin de balkonu olsa.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim