büyük ihtimalle şu an kendini bilen kendini tanıyan mutlu mesut yaşayan azınlıktır.

bir çocuğun şiddet ve mutsuzluk dolu bir evde veya ortamda büyümesi o kadar tehlikeli bir durum ki tarifi yok bence.

odanda bağırmalardan gürültüden kaçmak istersin kaçamazsın mutsuz olursun sesin çıkmaz. her an tetikte beklersin acaba ne zaman bir olumsuzluk olacak ne zaman mutsuz olacağım diye yaşarsın.

mutlu ve bilinçli kişilerle büyüyen azınlık çok ama çok şanslı azınlıktır.
devamını gör...

ilk defa işsiz olduğuma seviniyorum.
devamını gör...

ilk röportajın heyecanıyla olur o kadar şeyler diyeceğim röportajdır. en sevdiğim moderatör olan ( eyluling ) çok tatlı ve içten cevaplar vermiştir. hate adlı moderatörümüzün hafif yusuf güney'e olan benzerliği, "bir moderatör olaloak ololakk, bir moderatör olarrrakkk klorak bir moderatör klorakkt ( anneannesinin gece içtiği su ile bilim yapan çocuğun su molası ) vitamini suııçmakk uçmak ya ben konuşamıyorum beni kim buraya koydu?" ile kamera arkası görüntülerin röportajın bi tık ilerisine geçse de iki moderatörümüzü de tebrik edopp edippp (yazar su molası) tekbir edip ya ben konuşamıyorum beni kim üye etti buraya *sansür.
devamını gör...

maaşı falan bilmiyorum ama şuanda bir lisans öğrencisinin aldığı kyk bursu yaklaşık 70 dolar etmektedir.

emekli öğretmen olan annemin aldığı maaş 300 dolar civarında.

ortalama bir evde bakım maaşı 150 dolara falan denk geliyor sanırım.

t: söylenecek sözün olmadığı durum.

şuan bizimle aynı durumda olan ülkeler kongo, nijerya, endonezya falandır herhalde.

ortalık birbirine girdi editi: başlık durum olay rezalet hepsi çorba oldu şuan.

edit 2: arkadaşlar maaş hesabından sonra bana bişiler oldu sanırım. acile sakinleştirici yaptırmaya gidiyorum şuan.
devamını gör...

kendimi sevemiyorum çünkü her seferinde dönüp dolaşıp karanlığa park ediyorum. ruhum mutsuzluğun saatinde durmuş sanki ve benim yeni bir pil alacak iradem yokmuş gibi. hey dostum toparlansan iyi olur!
devamını gör...

bir şeyin sonuna çoğul eki -ler getirilerek belirsizleştirilmesi.

"bir şey var" derken o şey bilinirken
"bir şeyler var."da bir bilinmezlik, yerine oturmamışlık havası esmektedir.
devamını gör...

mağazalarda müşteriye adeta yapışan, arkasında dolanan, müşteriyi gerginliklere sürükleyen tezgahtarların sebep olduğu ve ismini satış eğitmenlerinin koyduğu bir sendrom çeşidi.
devamını gör...

chippewa * inancında yer alan mitolojik yaratık. çok çetin bir mücadele geçmiş nanahboozhoo ile aralarında. pukaneh nanahboozhoo'yu tazı gibi kovalamış. bakmayın dev olduğuna kerata ziyadesiyle atik. tavşan çıkışlı bir yarı tanrıyı kovalamak maharet ister. tavşan kaç tazı tut derken, bizim yarı tanrı iyice arttırmış vitesi ama bakmış dev peşini bırakacak gibi durmuyor, bir hinlik geliyor aklına, bölgeyi iyi tanıdığı için sarp kayalıklarından birisinin arkasına saklanıyor. tabi bizim gariban dev, kıymetlisi tütün torbasını geri alabilmek aşkıyla yanıp tutuştuğu için nanahboozhoo'nun saklandığını fark etmiyor bile. aşk ile şevk ile yoluna devam ederken, hoop cumburlop. tavşan çıkışlı yarı tanrı, tütün aşığı devi aşağıya yuvarlayıveriyor. bir tepeden diğer tepeye atlayan koca yaratık yeri öptükten sonra kalkmakta bir hayli zorlanıyor. kalktığında da kör topal ilerleyip, arada sek sek oynamak zorunda kaldığı için nanahboozhoo'nun gözüne çekirge gibi gözüküyor ve bizim muzır yarı tanrı onu çekirgeye çeviriveriyor. sonra da insanolunbiraz'ın söylediği gibi gelsin tütünlere özgürlük! chippewa'lar bildiğiniz bayram yapıyorlar tabi.

bu hikâyeden de anlaşılacağı üzere nanahboozhoo kötücül bir yaratık değildir. her daim alongonquin dili konuşan kabilelere yardımcı olmuştur. ** bak yine sinirlerim hopladı. onu navajo mitlerindeki çakal/kurt kırmaları ile karıştıranlar utansın. bu kadar yardımsever bir yarı tanrıya yapılan karalama çalışmalarını esefle kınıyorum! neyse sağ olsun insanolunbiraz sayesinde iki seferdir iade-i itibar yazıları yazma fırsatı bulduk iyi oldu.* bu arada alongonquin efsaneleri genel olarak keyiflidir. masal tadındadır. bu kültüre ilginiz varsa bulup okumanızı salık veririm.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
manyas gölü/bandırma
devamını gör...

sözlük kurallarından sıkılmış yazar(lar)ın ortaya koyduğu tepki. ama gerçekten film adı gibi olmuş. hatta seri bile yapılabilir. *

mevzuya gelecek olursak kurallardan şikayetçiyiz, kendimizi baskı altında hissediyoruz ve sıkıştırılıyoruz argümanı savunuluyor. ama buna neden hangi kurallar olduğundan bahsedilmemiş. dolayısıyla hangi kuralların değişmesi gerektiği konusunda bir eleştiri yapılmamış. eleştiriyi yuvarlak cümlelerle yapmak eleştiri yapmak değil.

kendimden örnek vermem gerekirse, birkaç haftadır aktif olarak kullanıyorum sözlüğü ama kendimi hiç baskı altında hissetmedim ya da kısıtlandığım hissine kapılmadım. aklıma geleni yazdığım için bir yazar arkadaş tarafından yazarımsı ve troll olarak bile nitelendirildim ancak amacım asla trollük yapmak değil. sadece bilgim olan bir konuda bilgimi paylaşıyorum. arada eğleniyorum, fikrimi beyan ediyorum falan. ama bugüne kadar bir tane tanımım dahi silinmedi.

demem o ki kendini baskı altında hissedip özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler ne konuda olduğunu da söylerse mantıklı ise beraber savunalım. ama burada çok kural var diye hayıflanıyorlarsa biraz öz eleştiri yapmaları gerek sanırım.
devamını gör...

buraya atilacak muhtesor bir gorselim var, kendime sakladigim icin ayip ediyor gibi hissediyorum.


* %50’yi zor tutuyorum benjo, vallahi 155’i ararun.
devamını gör...

en ünlü sahabilerdendir. yahudi alimken, müslüman olmuştur. hz. yusuf neslinden olduğuyla ilişkin rivayetler vardır. ayrıca, medine'deki 3 yahudi kabilesinden, en fitne-fesat çıkaranı olan beni kaynuka kabilesine mensuptu. tahmin edersiniz ki, kendi adı abdullah değildi, husayn idi. fakat müslüman olunca, hz. muhammed, kendisine abdullah adını vermiştir. hz. abdullah bin selam'ın babası da kendisi gibi yahudi bir alimdi. islam'ı seçmesiyle ilgili birkaç rivayet olsa da, aralarında en kabul göreni, hz. muhammed'e bazı sorular sorması ve cevabını alınca da, bunları ancak bir peygamberin bilebileceğini söyleyerek iman etmiş olmasıdır. josef horovitz bu rivayetin, daha sonraları müslüman olmuş olan yahudiler tarafından uydurulduğunu söyler. horovitz, hz. abdullah bin selam'ın son dönemlerde müslüman olabileceği fikrini ortaya atar ve hz. abdullah bin selam'ın erken dönemde müslüman olduğunu söyleyen birtakım kaynakların da asılsız olduğuna inanır. yine horovitz, hz. abdullah bin selam'ın cennetle müjdelendiği rivayetlerinin de sonradan ileri sürüldüğünü söyler. tüm bunların üzerine, yahudi olan horovitz'in, önceleri büyük bir yahudi alim olan hz. abdullah bin selam'ın sonradan müslüman oluşu fikrini kabullenemediği düşünülmüştür. tevrat ve talmud'u okumuş, bundan ilave incil'i de iyi bilen hz. abdullah, müslümanlar arasında da bir âlim olarak saygı görmüştür.

hz. abdullah, hz. peygamber'den 25 hadis rivayet etmiştir. bir uzun, ama güzel hadis var, onun son kısmı şöyledir;

...melekler dediler,
"ya rabbi! arştan daha büyük bir şey yarattın mı?"
allah buyurdu: "evet, aklı yarattım."
melekler sordular: "ya rabbi! o ne kadar büyüktür?"
allah buyurdu: "kumların sayısını bilir misiniz?"
melekler dediler, "hayır ya rabbi! bilemeyiz..."
allah buyurdu: "işte aklın da büyüklüğünü bilemezsiniz. ben, aklı kum taneleri gibi sınıflara ayırdım. kimine bir, kimine iki, kimine 3-4, bazısına da bir farak(eski bir ölçü), bazısına bir vesk(eski bir ölçü) bazılarına da daha fazlası verilmiştir." (bu rivayet, gazzali tarafından da aktarılmıştır fakat ben sıhhatini bilmiyorum)
devamını gör...

muş'un malazgirt ilçesindeyim. evimin yanında birsürü adam bağırıp çağırıp duruyor henüz ne olduğunu anlayamadım ve korkuyorum. takkıdı tukkudu sesler, patlamalar duyuluyor. beyaz masaya kaç kere yazmış olmama rağmen. hala geri dönüş alamadım. üstelik 3-4 gündür sürüyor bu durum. buradaki halk gürültüden artık çıldırma noktasına geldi. nasıl olacak bilmiyoruz. rezalet gibi rezalet.
devamını gör...

ahlaksızlar ahlak dersi verir olmuş. pisliğinizde boğulun e mi? kız tepki göstermeseydi o öyle bakıp duracaktı eminim. ahlaksız olduğu gün yüzüne çıktı ya hemen hakaret ediyor.
devamını gör...

kendisini üzenleri değil ama sevdiklerini üzenleri çok fena üzen yazar.
devamını gör...

ne yazık ki, afrika'daki bazı siyahların kullanmayı sevdikleri kesici alet. ateşli silahı olsa bile, yakaladıkları birini bununla öldürüyorlar.
devamını gör...

teşekkürler.

acı olduğu kadar komik bir cevap, üzgünüm sevenler.
devamını gör...

yanlış insanlar yoruyor. bakın burada birbirimizle anlaşıyoruz , fikir alışverişi yapıyoruz bazen goy goy yapıyoruz , çoğumuz birbirimiz gerçek hayatta tanımıyoruz . buraya gelen insanların anlayışlı olduğunu fiziksel özelliklere değil de fikirlere önem verdiğini gösterir elbette arada var öyleleri çoğunluk böyle . sizde ne yapacaksınız gerçek hayatta fikirlere önem veren arkadaş edinmek ile bu sorunu çözeceksiniz , kendinizi yıpratan insanlar ile birlikte olmayın bu çok zor biliyorum söylemekle olmuyor ama çabalayin .
devamını gör...

eski kitapların ve dergilerin alınıp satıldığı bir dönem içinde kendimi kaybetmekten alamadığım şimdi gördüğümde ise içimde dört yanlışın bir doğruyu götürdüğü mekanlardır.

eskiden sahaflar çarşısı denilince içimde tatlı bir kıpırdanma olurdu. çünkü sahaflar çarşısı benim için ikinci el bir cenneti. yazımı okuyan bazı yazarların kelimelere yüklenen anlamlar konusunda hassas olduklarını bildiğim için açıklama gereği duyuyorum: ikinci el sözünü olumsuz bir anlam yükleyerek kullanmadım. aksine çok olumlu bir yönden yaklaşarak içinde bir yaşanmışlık barındıran kitapları ve benden önce kitabı okuyup kendi yaralarının altını çizmiş olan insanları kast ettim.

bir sahafın kokusu hiçbir şeye benzemezdi o zamanlar. eski kitapların tozlu kokusu olurdu sadece. ve kitapların üzerinde çıkmaz izler bırakan çay ve kahvenin kokusu, bazı sayfalarda okuyanın parmaklarına bulaşmış tütünün kokusu.

şimdi sahaflar çarşısı ösym tarafından fonlanan soğuk ve rahatsız edici kokusu poşetler içine hapsedilmiş test kitaplarının satıldığı bürokratik bir engel gibi uzanıyorlar önümde.

artık sahaflar çarşısına gitmiyorum, teknoloji bir nostaljiyi daha alt ederken bir yarış atı çaresizliğine düşmüş öğrenci milletini de yanına aldı.
devamını gör...

kendini isim arama telaşından kurtaran kişidir, tembelin önde gideni. birde bunun muhabbet kuşu versiyonu var kuş mavi ise maviş sarı ise limon.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim