yol soran insana bilerek yanlış yol tarif etmek
insanlara inanmayıp gideceğim yeri farklı birkaç kişiye sormama neden olan insanlardır. bundan nasıl bir zevk alıyorlar anlamıyorum. ben yanlış gitsem de doğru gitsem de sana bir faydası yok ki. tek yaptıkları insanların birbirine olan güvenini kırmak.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
kimseler görmedi ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim.
ömür hanımla güz konuşmaları/şükrü erbaş
ömür hanımla güz konuşmaları/şükrü erbaş
devamını gör...
kazıklı maria
devamını gör...
münir özkul
onu hep ya mahmut hoca veya yaşar usta olarak hatırlayıp güzel insanlardan biri diye anacağız.
devamını gör...
meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
beni çok etkileyen ve 5 yıldır unutamadığım bir sahnedir.
insan yıllar geçtikçe alışıyor tabi artık normal geliyor ama ben o zamanlar henüz öğrenciyim. o yüzden belki de zihnime yerleşmiş bir sahne var, hiç çıkmıyor ve hala merak ediyorum onu.
7 yaşında bir kız çocuğu, rahim kanseri. çok sevdiği saçları gitmiş. oldukça zayıf ve güçsüz. işte hiç unutamadığım o sahne: parlak rugan kırmızı ayakkabıları var. belli yeni alınmış. ya da hayatı hastanede geçtiğinden eskimemişler. kulak muayenesi yapıyoruz. onun yaşındaki çocuklar kıyameti koparır. ama onun gözlerinden sadece sessizce yaşlar akıyordu. o kadar acılara maruz kalmış küçük bedeni için o kulak muayenesi onun için hiçbir şeydi. o çoktan olgunlaşmış. o 7 yaşındaki kız bana dirayetli olmayı öğretti.
ne oldun küçük kız? öldün mü, yaşıyor musun? eğer bu dünyada değilsen, hiç tanımadığın birinin zihninin bir köşesinde hala yaşıyorsun.
insan yıllar geçtikçe alışıyor tabi artık normal geliyor ama ben o zamanlar henüz öğrenciyim. o yüzden belki de zihnime yerleşmiş bir sahne var, hiç çıkmıyor ve hala merak ediyorum onu.
7 yaşında bir kız çocuğu, rahim kanseri. çok sevdiği saçları gitmiş. oldukça zayıf ve güçsüz. işte hiç unutamadığım o sahne: parlak rugan kırmızı ayakkabıları var. belli yeni alınmış. ya da hayatı hastanede geçtiğinden eskimemişler. kulak muayenesi yapıyoruz. onun yaşındaki çocuklar kıyameti koparır. ama onun gözlerinden sadece sessizce yaşlar akıyordu. o kadar acılara maruz kalmış küçük bedeni için o kulak muayenesi onun için hiçbir şeydi. o çoktan olgunlaşmış. o 7 yaşındaki kız bana dirayetli olmayı öğretti.
ne oldun küçük kız? öldün mü, yaşıyor musun? eğer bu dünyada değilsen, hiç tanımadığın birinin zihninin bir köşesinde hala yaşıyorsun.
devamını gör...
profiterol
profiterol hamuru için:
1 su bardağı su
1 su bardağı un
1/2 paket margarin(125 gram)
3 adet büyük boy yumurta
kreması için:
500 ml. süt
1,5 çay bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 paket vanilin(veya vanilya çubuğu)
çikolata sosu için:
220 gram bitter çikolata
200 gram krema
püf noktası için;
yumurtaların kesilmemesi için; hazırladığınız şu hamuru soğuduktan sonra yumurtaları tek tek ekleyin ve hızlıca karıştırın. hazırladığınız profiterol hamurlarını tabanını yağlı kağıt ile kapladığınız fırın tepsisine kabarma payı bırakacak şekilde aralıklı olarak yerleştirin. hamurların büyüklükleri piştikten sonra farklılık gösterebilir. kremayı soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
profiterol tarifi nasıl yapılır?
kremasını hazırlamak için, bir sos tenceresine 2,5 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı toz şeker ekleyin.
3 yemek kaşığı un ve 1 adet yumurta ekleyip orta ateşte koyu bir kıvam alana kadar sürekli olarak karıştırın.
koyulaşana kremaya 1 paket vanilin ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp, oda sıcaklığına geldikten sonra sıkma poşetine doldurup, en az 1 saat buzdolabında bekletin.
profiterol hamurunu hazırlamak için, 1 su bardağı suyu ve 125 gram margarini bir tencerede kaynatın.
ardından 1 su bardağı unu da ekleyerek 3-4 dakika sürekli olarak karıştırın. toparlanan hamuru ozaktan alın ve oda sıcaklığında 15 dakika dinlenmeye bırakın.
3 adet büyük boy yumurtayı birer birer ekleyerek dinlenmiş olan hamura yedirin.
hamur, yumurtalarla tamamen karıştıktan sonra 15 dakika daha dinlendirin.
1'er tatlı kaşığı hamuru pişirme kağıdı serili fırın tepsisine arada boşluk kalacak şekilde kaşık yardımıyla dökün.
önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.
pişen profiterol hamurlarını oda sıcaklığında dinlendirin.
sonrasında alt kısımlarından bıçak yardımıyla delik açın.
içini hazırladığınız kremayla doldurun.
çikolata sosu için; küçük parçalara ayırdığınız bitter çikolatayı, küçük bir sos tenceresinde krema ile tamamen eriyene kadar karıştırın ve ocaktan alıp ılımaya bırakın.
üst üste dizdiğiniz profiterollerin üzerine hazırladığınız çikolata sosu ve file antep fıstığı gezdirip servis edin. afiyet olsun!..
1 su bardağı su
1 su bardağı un
1/2 paket margarin(125 gram)
3 adet büyük boy yumurta
kreması için:
500 ml. süt
1,5 çay bardağı toz şeker
3 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
1 paket vanilin(veya vanilya çubuğu)
çikolata sosu için:
220 gram bitter çikolata
200 gram krema
püf noktası için;
yumurtaların kesilmemesi için; hazırladığınız şu hamuru soğuduktan sonra yumurtaları tek tek ekleyin ve hızlıca karıştırın. hazırladığınız profiterol hamurlarını tabanını yağlı kağıt ile kapladığınız fırın tepsisine kabarma payı bırakacak şekilde aralıklı olarak yerleştirin. hamurların büyüklükleri piştikten sonra farklılık gösterebilir. kremayı soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
profiterol tarifi nasıl yapılır?
kremasını hazırlamak için, bir sos tenceresine 2,5 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı toz şeker ekleyin.
3 yemek kaşığı un ve 1 adet yumurta ekleyip orta ateşte koyu bir kıvam alana kadar sürekli olarak karıştırın.
koyulaşana kremaya 1 paket vanilin ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp, oda sıcaklığına geldikten sonra sıkma poşetine doldurup, en az 1 saat buzdolabında bekletin.
profiterol hamurunu hazırlamak için, 1 su bardağı suyu ve 125 gram margarini bir tencerede kaynatın.
ardından 1 su bardağı unu da ekleyerek 3-4 dakika sürekli olarak karıştırın. toparlanan hamuru ozaktan alın ve oda sıcaklığında 15 dakika dinlenmeye bırakın.
3 adet büyük boy yumurtayı birer birer ekleyerek dinlenmiş olan hamura yedirin.
hamur, yumurtalarla tamamen karıştıktan sonra 15 dakika daha dinlendirin.
1'er tatlı kaşığı hamuru pişirme kağıdı serili fırın tepsisine arada boşluk kalacak şekilde kaşık yardımıyla dökün.
önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.
pişen profiterol hamurlarını oda sıcaklığında dinlendirin.
sonrasında alt kısımlarından bıçak yardımıyla delik açın.
içini hazırladığınız kremayla doldurun.
çikolata sosu için; küçük parçalara ayırdığınız bitter çikolatayı, küçük bir sos tenceresinde krema ile tamamen eriyene kadar karıştırın ve ocaktan alıp ılımaya bırakın.
üst üste dizdiğiniz profiterollerin üzerine hazırladığınız çikolata sosu ve file antep fıstığı gezdirip servis edin. afiyet olsun!..
devamını gör...
yazarların vatan için yaptıkları
3000 metre rakımda aylarca nöbet tuttum, çatışmaya girdim, haftalarca dağlarda kaldım, kelle koltukta gezdim. yine olsa yine yapardım.
devamını gör...
show me the monet
anonim sokak sanatçısı (bkz: banksy) tarafından 2005'te yapılan tablo. buradan
(bkz: claude monet)'nin kendi bahçesini farklı zamanlarda resmettiği bir seriye ait olan bridge over a pond of water lilies (1899) eserini yeniden yorumlamış.

tablonun orijinalinden eksiği yok, iki alışveriş arabası ve bir trafik dubasıyla fazlası var.
toplumsal sorunlara karşı dikkat çekmek amacıyla yaptığı ironik eserleriyle bilinen banksy, tablodaki sakin, hoş bahçe manzarasına modern zaman uyarlaması yaparak tüketimin ve bence dünyanın kontrolden çıktığına dikkat çekmek istemiş. günümüzde gördüğümüz manzaralar monet'nin bakmaya doyamadığımız bahçesi kadar güzel olmayacak artık, eğer insanlar hızlı bir şekilde dünyayı mahvetmeye devam ederse.
eser 2020'nin ekim ayında yapılan bir müzayedede 9,8 milyon dolara satılarak, sanatçının satılan en pahalı ikinci eseri oldu.
kaynak
(bkz: claude monet)'nin kendi bahçesini farklı zamanlarda resmettiği bir seriye ait olan bridge over a pond of water lilies (1899) eserini yeniden yorumlamış.

tablonun orijinalinden eksiği yok, iki alışveriş arabası ve bir trafik dubasıyla fazlası var.
toplumsal sorunlara karşı dikkat çekmek amacıyla yaptığı ironik eserleriyle bilinen banksy, tablodaki sakin, hoş bahçe manzarasına modern zaman uyarlaması yaparak tüketimin ve bence dünyanın kontrolden çıktığına dikkat çekmek istemiş. günümüzde gördüğümüz manzaralar monet'nin bakmaya doyamadığımız bahçesi kadar güzel olmayacak artık, eğer insanlar hızlı bir şekilde dünyayı mahvetmeye devam ederse.
eser 2020'nin ekim ayında yapılan bir müzayedede 9,8 milyon dolara satılarak, sanatçının satılan en pahalı ikinci eseri oldu.
kaynak
devamını gör...
la bu islam ne etti size
" hoşgörü dini safsatası "
kendisi ile aynı olmayan herkese düşman olduğu gerçeği. örnekler saymakla bitmez. yaşam biçimi, dini tercih, cinsel yönelim, ırksal durum vs vs... geçelim bunları, kendi içinde dahi, mezhep mevzusundan dolayı, sayısız insanın/topluluğun ölümüne sebebiyet vermesi. ve ayrıca binlerce sebep bulunabilir. ( çok küçük bir örnek : türkiye de örtünme özgürlüğü konusu, türkiye de toplum nezdinde örtünme/kapanma hiçbir zaman sorun olmamıştır. hatta desteklenmiştir. sorun örtünmek istememe özgürlüğünün olmamasıdır.) ayrıca islam da dahil, hiçbir din, inanış, körü körüne tapınma, sorgusuz bağlanma, asla hoşgörülü değildir.
kendisi ile aynı olmayan herkese düşman olduğu gerçeği. örnekler saymakla bitmez. yaşam biçimi, dini tercih, cinsel yönelim, ırksal durum vs vs... geçelim bunları, kendi içinde dahi, mezhep mevzusundan dolayı, sayısız insanın/topluluğun ölümüne sebebiyet vermesi. ve ayrıca binlerce sebep bulunabilir. ( çok küçük bir örnek : türkiye de örtünme özgürlüğü konusu, türkiye de toplum nezdinde örtünme/kapanma hiçbir zaman sorun olmamıştır. hatta desteklenmiştir. sorun örtünmek istememe özgürlüğünün olmamasıdır.) ayrıca islam da dahil, hiçbir din, inanış, körü körüne tapınma, sorgusuz bağlanma, asla hoşgörülü değildir.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
ya hu...
bunun doğru yazılışı yahu şeklinde, yani bitişik. teyit için link burada.
"bunu yapmak içten bile değil."
bunun doğrusu da işten değil şeklinde çünkü bu "çok kolay, işten bile sayılmaz" gibi anlamlara geliyor. içtenlikle, samimiyetle bir ilgisi yok. teyit için yine yukarıdaki linki kullanabilirsiniz.
bunun doğru yazılışı yahu şeklinde, yani bitişik. teyit için link burada.
"bunu yapmak içten bile değil."
bunun doğrusu da işten değil şeklinde çünkü bu "çok kolay, işten bile sayılmaz" gibi anlamlara geliyor. içtenlikle, samimiyetle bir ilgisi yok. teyit için yine yukarıdaki linki kullanabilirsiniz.
devamını gör...
15 ocak 2021 takvim'in çöpçüler kralı manşeti
devlet devlet olsa bu manşete halkı kin ve düşmanlığa sevketmek ayrıca,belirli bir meslek grubunu küçümsemekten dava açması gerekir, ama nerdeee.
devamını gör...
ahlak ve etik farkı
sıklıkla birbirinin yerine kullanılan, ayrı ayrı başlıklarda hakkında bolca yazılmış iki sop-soyut kavram..
aristoteles'de nomos*ve themis* kavramlarının temelini oluşturan ayrımdır. moral ve ethic kavramları nomos ve themis'i birebir karşılamasa da akla yaklaştırmak için geçerli bi örnek olarak kullanılabilir. ahlak-nomos, themis-etik olarak... bu tanımlar özellikle batı'da oldukça farklı yorumlara sebep olur. özellikle emmanuel levinas- zygmunt bauman'ın etik anlayışları son yıllarda farklı ekollere ilham vermekte.
genel anlamda ahlak afaki(toplumsal), etik ise enfüsi(vicdani) olandır.
ahlak, ''iyi'' kavramı üzerine toplumsal bir uzlaşı içerirken*; etik, ''iyi''nin kaynağını ve 'ne'liğini konu eder.
ahlak en neticesinde bir uzlaşı olması sebebiyle rasyonelleşebilir* en azından rasyonelleştirmek için çabalanabilir. çünkü etik kuralları çiğnendiğinde asgari olarak bağlı kalınması gereken bi kurallar bütünü olması gerekliliği aşikar. bu kurallar temeli itibariyla irrasyonel olsa da düzenlenişi itibariya rasyoneldir.
ancak etiğin konusu 'iyi'nin ne olduğudur. bunun için hiçbi rasyonellikten söz edilemez* 'iyi' kavramıyla birlikte etik, ahlaktan daha mutlaktır. akıl kavramını tüm hatlarıyla kuşatır. iyi'nin ne'liğine dair akıl kifayetsizdir. kısaca 'etik', hakkında konuşulması en zor olan ve kavramsallaştırılamayacak olandır.
son olarak ahlak öğretilebilir ve öğrenilebilir iken, etik öğrenilebilir, ancak öğretilemezdir.
aristoteles'de nomos*ve themis* kavramlarının temelini oluşturan ayrımdır. moral ve ethic kavramları nomos ve themis'i birebir karşılamasa da akla yaklaştırmak için geçerli bi örnek olarak kullanılabilir. ahlak-nomos, themis-etik olarak... bu tanımlar özellikle batı'da oldukça farklı yorumlara sebep olur. özellikle emmanuel levinas- zygmunt bauman'ın etik anlayışları son yıllarda farklı ekollere ilham vermekte.
genel anlamda ahlak afaki(toplumsal), etik ise enfüsi(vicdani) olandır.
ahlak, ''iyi'' kavramı üzerine toplumsal bir uzlaşı içerirken*; etik, ''iyi''nin kaynağını ve 'ne'liğini konu eder.
ahlak en neticesinde bir uzlaşı olması sebebiyle rasyonelleşebilir* en azından rasyonelleştirmek için çabalanabilir. çünkü etik kuralları çiğnendiğinde asgari olarak bağlı kalınması gereken bi kurallar bütünü olması gerekliliği aşikar. bu kurallar temeli itibariyla irrasyonel olsa da düzenlenişi itibariya rasyoneldir.
ancak etiğin konusu 'iyi'nin ne olduğudur. bunun için hiçbi rasyonellikten söz edilemez* 'iyi' kavramıyla birlikte etik, ahlaktan daha mutlaktır. akıl kavramını tüm hatlarıyla kuşatır. iyi'nin ne'liğine dair akıl kifayetsizdir. kısaca 'etik', hakkında konuşulması en zor olan ve kavramsallaştırılamayacak olandır.
son olarak ahlak öğretilebilir ve öğrenilebilir iken, etik öğrenilebilir, ancak öğretilemezdir.
devamını gör...
eski kafa radyo yayını
her telden, illa ki eskilerden bol sürprizli şarkılarla dinleyenlerini eski kafa radyo yayınının ikinci bölümünde yalnız bırakmamıştır. programcımıza acil şifalar diliyoruz, müzik iyileştirsin, şifa versin tez elden.
devamını gör...
üstad kadir mısıroğlu'nun tedrisatından geçmemiş güruh
keşke yunan yenseydi diyen adam müsveddesinin tedrisatindan gececegime azgın eşek sürüsünün arasından geçerim daha iyi. bade bağımlısı biatcilar sizi.
devamını gör...
ayak fetişizmi
göğüs, bacak, dudak ve daha nice popüler kültür vücut parçası... bu saydıklarımın hepsi, aslında cinsellik ile alakası olmamasına rağmen, "cinsellik" kavramı içerisinde rahatça değerlendirliyor, arkadaş ortamında bahsi açıldığında ortamı şenlendiriyor. peki ya ayaktan bahsedildiğinde neden farklı gözle bakılıyor insana? e ayak pis kokan, çokça kirlenebilen bir vücut parçası da ondan dediğinizi duyar gibiyim ancak gerekli bakımı yapılmadığına yukarıda saydığım vücut parçaları da çok rahat bir şekilde kirlenip kokabiliyor. yani demem şudur aslında; göğüs, bacak, dudak, kalça ve diğerleri, şuan her ne kadar popüler olsalar da bir zamanlar belirli bir kitlenin takipçisi olduğu fetişizm türüydü. o yüzden herhangi bir fetişizme sahip bir inanı yargılamadan önce kendinizin hoşuna giden "vücut parçaları" nın da zamanında bir fetişizm türü olduğunu unutmayın:)
devamını gör...
tanımadığın biriyle sohbet etmek
hayatta zevk alarak yaptığım aktivitelerden biridir. insana bambaşka hayatlarının kapısını aralar, bazen öyle hikayeler çıkar ki 'vay be' dersiniz. hiç tanımadığınız o insan bir anda hayatınızı sorgulatır ya da dönüm noktanız oluverir belki de tam tersi siz bir insanı etkiler ve hayatında ne yapması gerektiğine karar vermesinde yardımcı olursunuz. en güzeli de bir daha karşılaşma ihtimalinizin olup olmadığını bilmeden iyi dileklerde bulunup ayrılırsınız, sanki başka bir günde tekrar oturup sohbet edecekmişçesine.
devamını gör...
türkiye’de obezitenin giderek artması
kilo almayan bir ben varım sanardım, ben de almışım. önceki gece iki gün süren stres ve üzüntüye müteakip mide ağrısının meyvesi olarak; gece birden uykumdan nefes alamaz halde boğazım yanarken uyandım. güç bela kardeşlerim ve babamın yardımı ile nefes boruma kaçan kusmuktan kurtulup kendimi acile atınca acilde kaç kilo olduğumu merak etti işgüzarın biri; neyse çıktım ki ben diyeyim 2 sız deyin 4 kilo almışım.* ne ara aldım dersem cevabı da basit. pandemi dolayısı ile kardeşlerimden biri olmazsa ikisi 7/24 sürekli evde, annem olacak örümcek beyinli 'kardeşlerin varken koşma koşu bandında ayıp koca kızsın' diye tutturunca hareketsizlikle beraber almışım haliyle...
endokrinim* ve dahiliyeci el ele bir liste verdiler. akşam bir leğen semizotunu otladım. gözümde büyüyor bu 4 kilo, ilk defa bu kadar aldım. tuhaf olan iştahım da öyle açık ki, bugün boğazım tahriş olduğu halde* bir kilo salatalığı yemişimdir. *
neyse ki balık-tavuk- yeşillik şeklinde beslenince kolay kilo veriyorum da o balık fiyatları ne allahsızlar?
neyse; bu kilolar daha çooook ot kaldırır.
endokrinim* ve dahiliyeci el ele bir liste verdiler. akşam bir leğen semizotunu otladım. gözümde büyüyor bu 4 kilo, ilk defa bu kadar aldım. tuhaf olan iştahım da öyle açık ki, bugün boğazım tahriş olduğu halde* bir kilo salatalığı yemişimdir. *
neyse ki balık-tavuk- yeşillik şeklinde beslenince kolay kilo veriyorum da o balık fiyatları ne allahsızlar?
neyse; bu kilolar daha çooook ot kaldırır.
devamını gör...
suizan
kötü zan, anlamına da gelen ”su-i zan” kötümserlik ve hiçbir şeyi beğenmeme durumudur.
yani insanların her zaman kötü bir iş yaptığını düşünme hali.
bir bakıma insanı temelsiz kaygı, kuruntu ve kuşkulara sürükleyen, toplumsal ilişkileri mahveden tehlikeli ve sinsi bir hastalık.
bu bakış açısı çoğu zaman subjektif ve yanlıştır.
fakat bazen insanların da hata yapabileceğini akıldan çıkarmamak lazımdır. bu da çok abartılı olmamalıdır.
zira ne hayat, ne insanlar hiçbir zaman çok temiz ya da çok kirli değildir.
hayat bir sınanma yeridir. insan da bu sınanmanın içerisindedir.
yine de negatif düşünen bir kimsenin negatif sonuçlar alması gibi kötü zandan olabildiğince kaçınmak gerekir...
yani insanların her zaman kötü bir iş yaptığını düşünme hali.
bir bakıma insanı temelsiz kaygı, kuruntu ve kuşkulara sürükleyen, toplumsal ilişkileri mahveden tehlikeli ve sinsi bir hastalık.
bu bakış açısı çoğu zaman subjektif ve yanlıştır.
fakat bazen insanların da hata yapabileceğini akıldan çıkarmamak lazımdır. bu da çok abartılı olmamalıdır.
zira ne hayat, ne insanlar hiçbir zaman çok temiz ya da çok kirli değildir.
hayat bir sınanma yeridir. insan da bu sınanmanın içerisindedir.
yine de negatif düşünen bir kimsenin negatif sonuçlar alması gibi kötü zandan olabildiğince kaçınmak gerekir...
devamını gör...



