duyulunca mutlu eden sözler
doğum gününün hatırlanması, herhangi bir sosyal medyadan görmeden.
devamını gör...
tipsiz erkeği yakışıklı gösterecek bir şey
şey denen şeyi ayrı yazması.
devamını gör...
dr. doom
ilk defa 1962 yılında fantastik dörtlü'nün 5. sayısında yer alan hayali karakterdir. stan lee ve jack kirby tarafından yaratılmıştır. asıl adı ise victor van doom'dur. oldukça zorlu bir çocukluk geçiren dr. doom'un annesi bir büyücüdür, babası ise bir şifacıdır. büyü gücünü annesinden almaktadır kısacası. yaşadığı ülke olan latveria'nın hükümdarının * eşini babası tedavi edemediğinden dolayı baron'dan babasıyla kaçarken soğuktan dolayı babasını da kaybetmektedir. annesi de sanırsam mephisto'ya ruhunu sattığından ötürü kendi hayatına son vermek istiyordu galiba.
hem annesini hem de babasını kaybeden doom, haliyle intikam duygusu ile yanmaktadır. abd'de üniversitede reed richards ile tanışacaktır. bir süre oldukça iyi bir arkadaşlık ilişkisi kuran bu ikili bildiğiniz üzere bir süre sonra birbirlerinin en büyük düşmanı olacaktır. bunun sebebi ise annesini* kurtarmak için kendi tasarladığı makineyi çalıştırdığı anda makinede problem çıkmasından dolayı yüzünün büyük bir kısmının yanmasıdır. sonrasında ben grimm*'nin makineyi kurcaladığından dolayı bu problemin ortaya çıktığı anlaşılmıştır. buna bağlı olarak o meşhur zırhını kullanmaya başlar.
hem bir büyücü hem de bilimle oldukça içli dışlı olduğundan dolayı çok güçlü bir karakterdir ve yenilmesi oldukça zordur. öyle ki doombots gibi bir icadı vardır. adam kendisi ile eşit güce bir robot ordusu yapıyor öyle söyleyeyim.
bu kadar anlattıktan sonra latveria'nın diktatörü olacağını söylemek abesle iştigal kaçacaktır. buradan bu başlığı açmama esin kaynağı olan kendisine ait 2019-2020 yılları arasında 10 fasiküle sahip doctor doom çizgi romanına geçelim. çok kısaca anlatmak gerekirse latveria'da kendisine yönelik bir darbe girişimi vardır ve bu esnada da dünya tehdit altındadır. dr doom her bu darbe girişimi ile uğraşırken hem de dünya'yı kurtarmaya çalışmaktadır.
peki bu çizgi romanın önemi ne? dr. doom'un karakterini oldukça iyi yansıtan bir çizgi romandır. öyle ki buradan ve az önce bahsetmiş olduğum çizgi romanın 4. sayısından görebileceğiniz üzere:
kendisinin iyi versiyonu dr. doom'u iyiliğe ikna etmeye çalışırken adam buna ikna olmuyor ve iyi versiyonunu yok edip onun üzerine iyi versiyonun yaşadığı evreni de yok ediyor. kısacası ben hiçbir zaman iyi olmayacağım deyip evreni yok eden bir manyak. ayrıca bu çizgi romanda da cehennemde dr doom ile mephisto kavga ederken ölüm dr. doom'a en iyi hizmetkarı olacağını söylüyor. bundan dolayı da ölüm dr doom'u hayata geri gönderiyor.
spoilerdaki 2 olayı baz alırsanız kendisi delilik konusunda thanos'a rahmet okutur vallahi. ben çizgi romanı okurken çok zevk aldım. isteyenler ile bütün sayılarını paylaşabilrim. adamın en karizmatik fotolarından birkaçını da bırakayım şuraya:



kaynaklar:
doctor doom (2019-2020) çizgi roman serisi
lee, stan (w), kirby, jack (a). "origin of doctor doom" fantastic four annual 2 (1964), marvel comics
tanımdaki sitenin aynısı
dr doom'un kudreti ve yaşadıkları ile ilgili bir reddit başlığı
edit: bazı yerlerde darth vader'e esin kaynağı olduğu söylenmektedir.
edit 2: bazı bilgiler daha doğru bir şekilde aktarıldı.
hem annesini hem de babasını kaybeden doom, haliyle intikam duygusu ile yanmaktadır. abd'de üniversitede reed richards ile tanışacaktır. bir süre oldukça iyi bir arkadaşlık ilişkisi kuran bu ikili bildiğiniz üzere bir süre sonra birbirlerinin en büyük düşmanı olacaktır. bunun sebebi ise annesini* kurtarmak için kendi tasarladığı makineyi çalıştırdığı anda makinede problem çıkmasından dolayı yüzünün büyük bir kısmının yanmasıdır. sonrasında ben grimm*'nin makineyi kurcaladığından dolayı bu problemin ortaya çıktığı anlaşılmıştır. buna bağlı olarak o meşhur zırhını kullanmaya başlar.
hem bir büyücü hem de bilimle oldukça içli dışlı olduğundan dolayı çok güçlü bir karakterdir ve yenilmesi oldukça zordur. öyle ki doombots gibi bir icadı vardır. adam kendisi ile eşit güce bir robot ordusu yapıyor öyle söyleyeyim.
bu kadar anlattıktan sonra latveria'nın diktatörü olacağını söylemek abesle iştigal kaçacaktır. buradan bu başlığı açmama esin kaynağı olan kendisine ait 2019-2020 yılları arasında 10 fasiküle sahip doctor doom çizgi romanına geçelim. çok kısaca anlatmak gerekirse latveria'da kendisine yönelik bir darbe girişimi vardır ve bu esnada da dünya tehdit altındadır. dr doom her bu darbe girişimi ile uğraşırken hem de dünya'yı kurtarmaya çalışmaktadır.
peki bu çizgi romanın önemi ne? dr. doom'un karakterini oldukça iyi yansıtan bir çizgi romandır. öyle ki buradan ve az önce bahsetmiş olduğum çizgi romanın 4. sayısından görebileceğiniz üzere:
kendisinin iyi versiyonu dr. doom'u iyiliğe ikna etmeye çalışırken adam buna ikna olmuyor ve iyi versiyonunu yok edip onun üzerine iyi versiyonun yaşadığı evreni de yok ediyor. kısacası ben hiçbir zaman iyi olmayacağım deyip evreni yok eden bir manyak. ayrıca bu çizgi romanda da cehennemde dr doom ile mephisto kavga ederken ölüm dr. doom'a en iyi hizmetkarı olacağını söylüyor. bundan dolayı da ölüm dr doom'u hayata geri gönderiyor.
spoilerdaki 2 olayı baz alırsanız kendisi delilik konusunda thanos'a rahmet okutur vallahi. ben çizgi romanı okurken çok zevk aldım. isteyenler ile bütün sayılarını paylaşabilrim. adamın en karizmatik fotolarından birkaçını da bırakayım şuraya:



kaynaklar:
doctor doom (2019-2020) çizgi roman serisi
lee, stan (w), kirby, jack (a). "origin of doctor doom" fantastic four annual 2 (1964), marvel comics
tanımdaki sitenin aynısı
dr doom'un kudreti ve yaşadıkları ile ilgili bir reddit başlığı
edit: bazı yerlerde darth vader'e esin kaynağı olduğu söylenmektedir.
edit 2: bazı bilgiler daha doğru bir şekilde aktarıldı.
devamını gör...
basit insanların basit davranışları
kişinin basit olmasından dolayı karşısındakini de kendisi gibi sanmasında, karşısındakine "basit insan" yakıştırması yapabilecek kadar acizleşmesidir.
derler ki; kişi kendinden bilir işi.
yine derler ki; kişi kendisi ne ise karşısındakini de öyle bilirmiş.
birine bir konuda laf atarken, aslında attığı lafın niteliklerini taşıyor olduğunu unutmamalıdır.
karşısındakine basit diyorsa aslında kendisi basittir.
karşısındakine hakaret/küfür ediyorsa ettiği bütün hakaretleri/küfürlerin niteliklerini kendisi taşıyordur.
bunu da basit insanlar yapar, basit olmayan insan basit konularla ilgilenmez.
derler ki; kişi kendinden bilir işi.
yine derler ki; kişi kendisi ne ise karşısındakini de öyle bilirmiş.
birine bir konuda laf atarken, aslında attığı lafın niteliklerini taşıyor olduğunu unutmamalıdır.
karşısındakine basit diyorsa aslında kendisi basittir.
karşısındakine hakaret/küfür ediyorsa ettiği bütün hakaretleri/küfürlerin niteliklerini kendisi taşıyordur.
bunu da basit insanlar yapar, basit olmayan insan basit konularla ilgilenmez.
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
"we stopped looking for monsters under our bed when we realized that they were inside us."
belongs to charles darwin, but shared with joker photos on social media.
belongs to charles darwin, but shared with joker photos on social media.
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona çirkin olduğunu söylemek
her doğru her yerde söylenmez sözünü aklıma getiren eylemdir. ille de üslup, ille de üslup efendim.
devamını gör...
bütün kariyeri bir kenara bırakıp köye yerleşmek
yılardır yapmayı düşündüğüm ama bir türlü yapamadığım eylem. bilin bakalım ne eksik? kariyer...
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
lanet olsun size, lanet olsun bu zihniyete.
hayatımı mahvettiniz, ilk tanımda yazdığım gibi sizden ikinci bir hayat da istemiyorum. sadece çekin o kirli ellerinizi üstümden ve beni rahat bırakın.
her adımımı, her hareketimi, her isteğimi ve her yaptığımı size beğendirmek istemiyorum.
sizin doğrularınız benim doğrularım değil.
benim hayatım sizin hayatınız değil..
ben bir bebek değilim.
sizin bir uzantınız değilim.
akılsız ve bencil de değilim.
'iyiliğini düşünüyoruz' yaftasıyla beni gün ve gün pasifleştirdiniz. şimdi istediğim üniversiteye bile sırf başka şehirde ve ben erkek değilim, tek başıma gidemem diye göndermiyorsunuz.
mezuna kalayım, sizden kuruş para almam yemin ederim yük olmayacağım size diyorum, "seni bir sene daha mezuna bırakmayız" diyorsunuz.
gözyaşlarım, çığlıklarım, istediklerim ve hislerim hiç umrunuzda değil. hiç olmadı, onu da biliyorum.
eskiden bu zihniyetle savaşacağım kendi hayatımı kurup başka kızlara yardım edeceğim diyordum, artık ona da gücüm var mı bilmiyorum.
sadece ve sadece başımda "kapan, sesli gülme, düzgün otur, dışarı çıkma, çıkarsan uzaklaşma, tırnaklarını kes, oje sürme" diyen insanlar olmasın ve bunlar benim seçimime bıraksın istedim..
yaşamayı hep çok sevdim, seviyorum da. intihar etmek hiç istemiyorum. ama bir gün edersem ve hepiniz duyar da katil kim diye sorarsanız, katilimi uzaklarda aramayın.
benim katilim evimde, yanıbaşımdaki babamdır.
hayatımı mahvettiniz, ilk tanımda yazdığım gibi sizden ikinci bir hayat da istemiyorum. sadece çekin o kirli ellerinizi üstümden ve beni rahat bırakın.
her adımımı, her hareketimi, her isteğimi ve her yaptığımı size beğendirmek istemiyorum.
sizin doğrularınız benim doğrularım değil.
benim hayatım sizin hayatınız değil..
ben bir bebek değilim.
sizin bir uzantınız değilim.
akılsız ve bencil de değilim.
'iyiliğini düşünüyoruz' yaftasıyla beni gün ve gün pasifleştirdiniz. şimdi istediğim üniversiteye bile sırf başka şehirde ve ben erkek değilim, tek başıma gidemem diye göndermiyorsunuz.
mezuna kalayım, sizden kuruş para almam yemin ederim yük olmayacağım size diyorum, "seni bir sene daha mezuna bırakmayız" diyorsunuz.
gözyaşlarım, çığlıklarım, istediklerim ve hislerim hiç umrunuzda değil. hiç olmadı, onu da biliyorum.
eskiden bu zihniyetle savaşacağım kendi hayatımı kurup başka kızlara yardım edeceğim diyordum, artık ona da gücüm var mı bilmiyorum.
sadece ve sadece başımda "kapan, sesli gülme, düzgün otur, dışarı çıkma, çıkarsan uzaklaşma, tırnaklarını kes, oje sürme" diyen insanlar olmasın ve bunlar benim seçimime bıraksın istedim..
yaşamayı hep çok sevdim, seviyorum da. intihar etmek hiç istemiyorum. ama bir gün edersem ve hepiniz duyar da katil kim diye sorarsanız, katilimi uzaklarda aramayın.
benim katilim evimde, yanıbaşımdaki babamdır.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
telefon elindeyken telefonu aramak.
devamını gör...
ronnie james dio
gercek adi "ronnie james padavona" olan, rock-metal evreninin tek kisilik dev kadrosu, muthis muzik insani.
boyuna posuna bakmadan* rainbow, black sabbath ve kendi kurdugu grubu olan dio'da vokalistlik yapmis, yazdigi/besteledigi istisnasiz tum sarkilarla heavy metal dinleyicilerinin icinden gecmis buyuk usta.
ayrica devil horns işaretini metal muzige kazandirdigi icin ekstra bir sempatim de bulunmakta kendisine.
heybetini gizli tut yigidim:
boyuna posuna bakmadan* rainbow, black sabbath ve kendi kurdugu grubu olan dio'da vokalistlik yapmis, yazdigi/besteledigi istisnasiz tum sarkilarla heavy metal dinleyicilerinin icinden gecmis buyuk usta.
ayrica devil horns işaretini metal muzige kazandirdigi icin ekstra bir sempatim de bulunmakta kendisine.
heybetini gizli tut yigidim:
devamını gör...
ebu zer el-gıfari
müslüman olan ilk sahabilerden biri. ayrıca servet birikimi hakkındaki görüşleriyle ünlenmiştir. günümüzde en ünlü sahabilerden biridir. hz. ebu zer, diğer sahabelerin aksine kur'an-ı kerim'deki serveti biriktirip de allah yolunda sarfetmeyenleri bir azap bekliyor gibi ayetlere dayanarak, ihtiyaç fazlası olan malın allah yolunda harcanması gerektiğine inanırdı. fakat diğer bazı sahabeler bu görüşü reddeder ve az önce söylediğim tipte ayetlerin, zekât ayetlerinin indirilmesiyle beraber neshedildiğini söylerdi. fakat çoğunluk sahabeler ise, az önce söylediğim tipte ayetlerin, zekât vermeyenleri kastettiğini söylüyordu. fakat bazı rivayetlere göre, hz. ebu zer, resulullah'ın da kendisi gibi düşündüğünü söylüyordu. muaviye, ilgili ayetlerde kastedilenin ehli-kitap olduğunu söylerken, hz. ali, ilgili ayetlerin 4.000 dirhemden fazla malı olan kimsenin allah yolunda harcamayıp biriktirenler hakkında indiğine inanırdı. ki bu konu daha fazla araştırılmalıdır, bu anlattıklarım, konunun sadece bir kısmıdır.
günümüzde, hz. ebu zer, pek çok insanın dikkatini çeken bir sahabedir. ki kendi zamanında da dikkatleri üzerine çekmişti, bundan olsa gerek, bazen hakkında bazı haberler de uydurulmuştu.
resulullah'ın, hz. ebu zer'e, dünyaya hiç değer vermediği için, elinde bulunanla yetine bildiği için, "mesîh-ül-islâm" lakabını verdiği söylenir. hz. ebu zer, fakir ve yalnız yaşardı. resulullah, tirmizi ve ibn mace hadisine göre şöyle buyurmuştur:
"gökkubbenin altında ve yeryüzünün üstünde ebu zer'den daha doğru sözlü kimse yoktur." (tirmizi bu hadis'in hasen, yani sahih hadisle zayıf hadis arasında, fakat sahih'e daha yakın olan bir hadis olduğunu söylemiştir).
resulullah, tirmizi hadisine göre şöyle buyurmuştur:
"konuşma tarzı (lehçe) sahibi olarak, meryem oğlu isa'nın benzeri, ebu zerr'den daha doğru ve daha vefalı birini ne gök kubbesi altında barındırmış ne de yeryüzü sırtında taşımıştır." hz. ömer, imreniyormuşcasına, "ey allah'ın rasulü! onu bu şekilde tanıyor musun?" dedi. bunun üzerine resulullah, "evet" dedi ve ardından, "siz de onu öylece tanıyın." buyurdu. -- tirmizi bu hadis'in hasen garip olduğunu söylemiştir, fakat "hasen garip" ne demek, bunu açıklamamıştır, daha fazla bilgi için bkz.
bir tirmizi hadisine göre, resulullah şöyle buyurmuştur:
"ebu zer, yeryüzünde meryem oğlu isa'nın zahidliği gibi yaşayıp gitmiştir."
ayrıca tebük seferi ile ilgili şöyle bir olay da anlatılır,
"hz. ebu zer anlatıyor:
"devem yaşlı olduğu için, tebük seferinde arkada kaldım. onu biraz besledikten sonra resulullah'a yetişirim diye düşünmüştüm. birkaç gün besledikten sonra yola devam ettim. fakat yolda iyice benimle inatlaştı. yerinden hiç kımıldamadı. eşyalarımı sırtıma atıp şiddetli sıcaklara rağmen yaya olarak yoluma devam ettim. birgün öğle vakti resulullah'a yetişebildim. susuzluğumun son haddine varmıştım. gözcülerden biri beni görünce, resulullah'a şöyle dedi:
"ya resulullah! bir adam yol üstünde tek başına yürüyor!"
resulullah şöyle buyurdu: "ebu zer mi? ebu zer olmasını isterdim."
dedi: "ya resulullah! vallahi, ta kendisi!"
resulullah buyurdu: "allah ebu zer'e rahmet etsin! o yalnız başına yürür, yalnız başına ölür, yalnız başına diriltilir!"
resulullah'ın yanına vardım. neden geciktiğimi sordu. devemin durumunu anlattım. bana, "ey ebu zer! bana gelip kavuşuncaya kadar allah, senin attığın her adımına karşılık bir günahını bağışlasın!" diye dua buyurdu."
günümüzde, hz. ebu zer, pek çok insanın dikkatini çeken bir sahabedir. ki kendi zamanında da dikkatleri üzerine çekmişti, bundan olsa gerek, bazen hakkında bazı haberler de uydurulmuştu.
resulullah'ın, hz. ebu zer'e, dünyaya hiç değer vermediği için, elinde bulunanla yetine bildiği için, "mesîh-ül-islâm" lakabını verdiği söylenir. hz. ebu zer, fakir ve yalnız yaşardı. resulullah, tirmizi ve ibn mace hadisine göre şöyle buyurmuştur:
"gökkubbenin altında ve yeryüzünün üstünde ebu zer'den daha doğru sözlü kimse yoktur." (tirmizi bu hadis'in hasen, yani sahih hadisle zayıf hadis arasında, fakat sahih'e daha yakın olan bir hadis olduğunu söylemiştir).
resulullah, tirmizi hadisine göre şöyle buyurmuştur:
"konuşma tarzı (lehçe) sahibi olarak, meryem oğlu isa'nın benzeri, ebu zerr'den daha doğru ve daha vefalı birini ne gök kubbesi altında barındırmış ne de yeryüzü sırtında taşımıştır." hz. ömer, imreniyormuşcasına, "ey allah'ın rasulü! onu bu şekilde tanıyor musun?" dedi. bunun üzerine resulullah, "evet" dedi ve ardından, "siz de onu öylece tanıyın." buyurdu. -- tirmizi bu hadis'in hasen garip olduğunu söylemiştir, fakat "hasen garip" ne demek, bunu açıklamamıştır, daha fazla bilgi için bkz.
bir tirmizi hadisine göre, resulullah şöyle buyurmuştur:
"ebu zer, yeryüzünde meryem oğlu isa'nın zahidliği gibi yaşayıp gitmiştir."
ayrıca tebük seferi ile ilgili şöyle bir olay da anlatılır,
"hz. ebu zer anlatıyor:
"devem yaşlı olduğu için, tebük seferinde arkada kaldım. onu biraz besledikten sonra resulullah'a yetişirim diye düşünmüştüm. birkaç gün besledikten sonra yola devam ettim. fakat yolda iyice benimle inatlaştı. yerinden hiç kımıldamadı. eşyalarımı sırtıma atıp şiddetli sıcaklara rağmen yaya olarak yoluma devam ettim. birgün öğle vakti resulullah'a yetişebildim. susuzluğumun son haddine varmıştım. gözcülerden biri beni görünce, resulullah'a şöyle dedi:
"ya resulullah! bir adam yol üstünde tek başına yürüyor!"
resulullah şöyle buyurdu: "ebu zer mi? ebu zer olmasını isterdim."
dedi: "ya resulullah! vallahi, ta kendisi!"
resulullah buyurdu: "allah ebu zer'e rahmet etsin! o yalnız başına yürür, yalnız başına ölür, yalnız başına diriltilir!"
resulullah'ın yanına vardım. neden geciktiğimi sordu. devemin durumunu anlattım. bana, "ey ebu zer! bana gelip kavuşuncaya kadar allah, senin attığın her adımına karşılık bir günahını bağışlasın!" diye dua buyurdu."
devamını gör...
5 ocak 2021 katar ve suudi arabistan'ın sınır konusunda anlaşması
--- alıntı ---
kuveyt dışişleri bakanı ahmed nasır muhammed es-sabah, suudi arabistan ile katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının bu akşam itibarıyla açılması için anlaşmaya varıldığını söyledi.
dışişleri bakanı sabah, yaptığı televizyon konuşmasında, kuveyt emiri şeyh nevvaf el-ahmed el-cabir es-sabah'ın katar emiri şeyh temim bin hamed al sani ve suudi arabistan veliaht prensi muhammed bin selman ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini belirtti.
--- alıntı ---

buradan
kuveyt dışişleri bakanı ahmed nasır muhammed es-sabah, suudi arabistan ile katar arasındaki kara, deniz ve hava sınırlarının bu akşam itibarıyla açılması için anlaşmaya varıldığını söyledi.
dışişleri bakanı sabah, yaptığı televizyon konuşmasında, kuveyt emiri şeyh nevvaf el-ahmed el-cabir es-sabah'ın katar emiri şeyh temim bin hamed al sani ve suudi arabistan veliaht prensi muhammed bin selman ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini belirtti.
--- alıntı ---

buradan
devamını gör...
parmak arası terlikte kopya gizlemek
hindistan'da mümkündür.
biz türk insanı olarak kendimize uyanık der, mezun olduğumuzda çektiğimiz kopyalarla övünürüz. ama hindistan başka bir seviye.
öğretmen alım sınavında, kopya çekilmesinin önüne geçmek için devlet 12 saat interneti kesmiş yine durduramamış milleti.
adamlar plaj terliğini yarıp, ortasına kopya saklamış.
biz türk insanı olarak kendimize uyanık der, mezun olduğumuzda çektiğimiz kopyalarla övünürüz. ama hindistan başka bir seviye.
öğretmen alım sınavında, kopya çekilmesinin önüne geçmek için devlet 12 saat interneti kesmiş yine durduramamış milleti.
adamlar plaj terliğini yarıp, ortasına kopya saklamış.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi olayının çok abartılması
trollse kötü değilse daha kötü bir başlık.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
her ne kadar yeni sözlük olsa da insanlar birbirini tanımasa da bir kişinin yazmasını en çok şevklendirecek ve sözlükte kalmasını sağlayacak yegane hadise okunduğunu bilmesi ve oylanmasıdır. sözlükteki yazarlara bu konuda daha hassas olmalarını rica ediyor oylama konusunda biraz daha eli açık olmalarını naçizane öneriyorum.
böylelikle sözlüğün kemik yazar yapısı oluşur ve tanım sayısı bir düzene girer.
böylelikle sözlüğün kemik yazar yapısı oluşur ve tanım sayısı bir düzene girer.
devamını gör...
moderatörlerin kimseyi memnun edememesi
istekleri asla bitmeyen canlı türü olan insanla uğraşmak çok zordur. uğraşanın da insan olduğunu unutmamak gerekiyor. sözlük kimine göre bilgi kaynağı, kimine göre eğlence kaynağı, kimine göre sosyalleşme kaynağı olarak görülüyor. moderatörün görevlerini tam olarak bilmiyorum ama bugüne kadar sorduğum bütün sorulara anında cevap alabildim. tanımım silindi mi? evet. ama ağlamadım, çünki gerçekten formata uygun değildi. e ben şimdi kalkıp modlara “tü kaka” mı diyeyim? format belli, kurallar belli.
en büyük sıkıntı sanırım farklı insanları ortak paydada buluştururken, böylesine egolu, böylesine takıntılı ve hırslı yazarların olabileceğini düşünmemiştir hiç kimse. moderatörler arasında var mıdır bu türde insanlar bilemiyorum, tanımıyorum. en azından sık sık girdiğim sözlükte hiç bir mod tarafından sıkıntıya maruz kalmadım.
sözlükte bir kaç tartışmaya, okuyucu olarak şahit oldum. dünyanın en skandal savunma şekillerini ve fikirlerini okudum. arkadaşlar en nihayetinde hepimiz burada fikir veya bilgi paylaşıyoruz. bu kadar ciddiye alıp, bu kadar sinirlenmeye gerek var mı? herkesin sizi sevmesi veya fikirlerinize katılması mümkün müdür? değildir!
bir yazarın, bir mod ile fikir ayrılığına düşmesini, haksızlığa uğramasını elbette görebiliriz fakat bunun düzeltilmesi de gayet mümkündür. en azından haksızlığın süreceğine inanmıyorum. amma bir yazarın, bir mod ile yaptığı tartışma sonrasında aşırı sinirlenip saçma tanımlar girmesinin mantığını vallahi de anlamıyorum billahi de. hatta bazen tartışanların veya övenlerin yorumlarını okuyunca gözümün önüne bir partiden veya kişiden medet umanlar/nefret edenler geliyor. gruplaşmaya, ayrışmaya, nefret yaratmaya ne gerek var? aklınızı kullanmanızı ve mantıklı hareket etmenizi diliyorum. ilahlaştırıp, şeytanlaştırmadan; hayatımızda bir parçası olduğumuz belki de en huzurlu mecrayı kendimiz yaratabilir ve yazmaya devam edebiliriz.
hiç bir mod pizza değildir, herkesi memnun edemez.
en büyük sıkıntı sanırım farklı insanları ortak paydada buluştururken, böylesine egolu, böylesine takıntılı ve hırslı yazarların olabileceğini düşünmemiştir hiç kimse. moderatörler arasında var mıdır bu türde insanlar bilemiyorum, tanımıyorum. en azından sık sık girdiğim sözlükte hiç bir mod tarafından sıkıntıya maruz kalmadım.
sözlükte bir kaç tartışmaya, okuyucu olarak şahit oldum. dünyanın en skandal savunma şekillerini ve fikirlerini okudum. arkadaşlar en nihayetinde hepimiz burada fikir veya bilgi paylaşıyoruz. bu kadar ciddiye alıp, bu kadar sinirlenmeye gerek var mı? herkesin sizi sevmesi veya fikirlerinize katılması mümkün müdür? değildir!
bir yazarın, bir mod ile fikir ayrılığına düşmesini, haksızlığa uğramasını elbette görebiliriz fakat bunun düzeltilmesi de gayet mümkündür. en azından haksızlığın süreceğine inanmıyorum. amma bir yazarın, bir mod ile yaptığı tartışma sonrasında aşırı sinirlenip saçma tanımlar girmesinin mantığını vallahi de anlamıyorum billahi de. hatta bazen tartışanların veya övenlerin yorumlarını okuyunca gözümün önüne bir partiden veya kişiden medet umanlar/nefret edenler geliyor. gruplaşmaya, ayrışmaya, nefret yaratmaya ne gerek var? aklınızı kullanmanızı ve mantıklı hareket etmenizi diliyorum. ilahlaştırıp, şeytanlaştırmadan; hayatımızda bir parçası olduğumuz belki de en huzurlu mecrayı kendimiz yaratabilir ve yazmaya devam edebiliriz.
hiç bir mod pizza değildir, herkesi memnun edemez.
devamını gör...
atatürk düşmanlarını normal sözlük'te istemiyoruz
sadece sözlükte değil, ülke sınırları içerisinde istemediğim şahıslardır diyerek katıldığım kampanyadır. ne olursa olsun ülkenin kurucusuna bu kadar ihanet, hakaret edilmez ya.
devamını gör...
sma hastalarına yardım kampanyaları
moderasyon tarafından üstte tutulmasını rica ettiğim başlık.
daha yakın zamanda bir evladımızı kaybettik zaten; birini daha kaybetmeyelim lütfen.
(bkz: up)
daha yakın zamanda bir evladımızı kaybettik zaten; birini daha kaybetmeyelim lütfen.
(bkz: up)
devamını gör...
yavru kedi sahiplenmek
evde zaten bi hırtık var.. günün 11 saati çalışıyorum.. canı sıkılmasın ne bilim evde beraber koştursun diyerek çalıştığım yerde oyun alanına sıkışmış böceği aldım.. tekir ya bunlar siyam olsa tamam insan ister hayvan lüzumsuz dicem.. ama tekir..önce veterinere götürün.. sonra kapınızı açın.. zaten sürmeli hanım 8. kattan betona çakıldığından mütevellit borcu daha yeni bitti.. şimdide bu ufaklık arka bacaklarındaki kalıtsal hastalık ile başıma kaldı.. vicdan yaptırıyor *uşt.. bakıyoz artık aldık eve..
mümkün ise anne sütünden kesilmiş olsun.. önce annesi yol yordam öğretsin..yoksa ben gibi kıçından poh temizler yaş mamaya ayak basmadan yemeği öğretir.. kuma nasıl sıçılır eğitim vermeye çalışırsınız.. en önemlisi ömürlük bakacaksanız alın.. hee bide gidip yıkamayın.
sürmeli hanım

böcek
mümkün ise anne sütünden kesilmiş olsun.. önce annesi yol yordam öğretsin..yoksa ben gibi kıçından poh temizler yaş mamaya ayak basmadan yemeği öğretir.. kuma nasıl sıçılır eğitim vermeye çalışırsınız.. en önemlisi ömürlük bakacaksanız alın.. hee bide gidip yıkamayın.
sürmeli hanım

böcek
devamını gör...
