içimizi hunharca döktüğümüz başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kapasite meselesi bazı şeyler!
herkesin kendi kalıbı, kendi içinde şekillendiği bir kabı var... sen oturdun dünyanın en muaazzam kelimeleriyle en can alıcı cümlelerini kurdun mesela yine de karşındakinin anladığının ötesine geçebilir misin? fikri kadar anlar seni! sonra diyoruz ki neden çıktı bu anlaşmazlıklar? çünkü kendi ringinde oynamadın. kendi seviyende seçmedin rakibini de, eşini de, dostunu da, arkadaşını da... ahlar vahlar boşa dostlar en başından belirleyecektiniz kime ne kadar yakınlaşıp kimle ne denli bağlar kurabileceğinizi... iletişim tabi güzel.herkesle selamlaşmak hemen bağ kurmak, herkesle arkadaş olmak... ama devamında hazırsan hırpalanmaya, hayal kırıklığına uğramaya,... gerçeği tüm çıplaklığıyla görüp yahu ben kimlerle muhattap olmuştu mu kısa sürede sindirebileceksen aç hayatının kapılarını tüm insanlığa! yani uzatmadan şunu demek isteyeceğim muhattabın her kimse hayatının en derin yerlerine kabul etmeden bir ölç tart bakalım seninle yarı yolda nefes nefese kalıp seni yarı yolda yüzüstü bırakabilir mi? herkimse irtibat kuracağın kişi seni senin vasıflarınla kaldırabilecek mi? tabi bazı yol ayrımları olacak ama yolun ayrıldığında kendini daha değersiz hissediyorsan orada bir düşün derim!
yahu banuca şu fotoya bakıp bunlar mı geldi alklına diyebilirsiniz. vallahi geldi. gece gece idare edi verin artık.
herkeslere iyi geceler.
devamını gör...

youtube'da düzenli olarak takip ettiğim ender kanallardan biri.
hak ettiği ilgiyi göremediği için de üzülüyorum.
"keşke daha önce keşfetseydim" dediğim eserleri gün yüzüne çıkarıyorlar; hem de restore edilmiş haliyle, kalitesi harika.
illüstrasyonlarına değinmeden geçemezdim. her biri ayrı bir duygu yaşatıyor insana, çok başarılı.
sahip çıkılması gerekir, daha çok keşfedilmesi dileğiyle.

kanal linki
devamını gör...

türk'ün başbuğu gazi mustafa kemal ve yiğit silah arkadaşlarnı saygı ve minnetle anıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

waoow dostum siz naptınız, nasıl kral bir karşılık bu? cehape artık dobarlanamaz bıragır gendini ben size diyeyim.
bulvar: ya bi sektirip gidin alüminyum.
devamını gör...

rüzgarlı ve oyunbaz
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

endonezce olan bu kelime, yapılan esprinin komikliğinden değil de kötü olmasından dolayı gülmemizi anlatır.
devamını gör...

şu kadının çıkışlarına bayılıyorum.
devamını gör...

günümüzde ciddi anlamda yaygın bir hastalıktır.
insanların %15'i en az bir defa majör depresyon geçirir.
genellikle kadınlarda sıklık oranı daha fazladır. sıkı bir tedaviyle atlatılabilir. terapi ve ilaç desteği iyi bir öneridir.
ve genelde bir nedene bağlı olarak depresyona girilmez çoğu zaman birkaç sorun- travmalar dahilinde ortaya çıkar.
devamını gör...

kızartma yaparken yağın fazla ısınmasından dolayı tencereden deli gibi duman çıkması.
devamını gör...

hasretle gozlerinden öperim.. iç ısıtıyor..
devamını gör...

şarap gibidir. hanımefendi özen ister saygi ister sevgi ister. edebiyat bir hayat alışkanlığı bir yaşam zevkidir. bunu bilen anlayan ve böylesine dikkatli bir tutumda olan hanımefendi onun dilinden anlayan ve onun hassasiyetlerine saygi gösteren bir bey ile denk gelirse şiir gibi ilişki yaşarlar. anlamak hissetmekle birleşir ifadelere özgürlük katar ruh katar hayata tat katar siyah beyaz iken her yer renkli olur. cümleler kanina karışır mazallah başını kitaplara çarpar üstünü başını şiir yaparsin. bir o kadar tatlı görünürsün hanımefendinin gözüne. öğle uykulari gibi sessiz tatli aksama doğru baslayan hafif yağmur gibi serin ve naiflesir dünya.
aksamlari bir kadeh sarapta kaybolur, geceleri ayisiginda sevisirsin. edebiyat bilen anlayan hanımefendi dünyayı dünyan kılar. selam olsun şehrin yalniz ve güzel hanımefendilerine...
devamını gör...

babamın çalıştığı şehirden geri dönmesi beni hep ağlatırdı mutluluktan yine gelse şehir dışında yine aynısı yaparım çünkü baba bir başkadır, evin direğidir.
devamını gör...

william shakespeare'in gençlik yıllarında kaleme aldığı bir oyundur.

bu oyun için çoğunluktan farklı bir düşünceyi benimsemeye başladım sanırım. herkes romeo ve juliet'in hikayesinin ilk görüşte aşk olduğunu düşünür. öyle ki birbirleri için ölen, diğerinin nefesinin içinde bulunmadığı bir havayı içine çekmeye değer görmeyen iki aşık... peki, ya hikaye aslında bu kadar trajik değilse ya shakespeare sadece aşkla dalga geçiyorsa? kitabın başında ana karakterlerimizden biri olan romeo, rosaline adlı bir kadına kafayı taktığını dile getiriyor. ancak yakın bir zamanda, capuletlerin evinde olan bir maskeli baloda juliet'le tanışıp ona sırılsıklam aşık oluyor. aşk dediğimiz kavram bu kadar basit mi? dün aşkından kederlendiğin bir kadını unutmak ve bir anda tarihe adını yazdıracak bir hikayeye dönüşmek bu kadar kolay mı? hiç sanmıyorum. gerçi "yarayla alay edermiş yaralanmamış olan." belki bu yüzdendir yazarı ve milyarlarca insanı anlamıyor olmam.
devamını gör...

"fazladan ağırlık taşımak" çirkin bir tabir olmakla birlikte doğum yapmak kadının göreviymiş gibi lanse etmektir ve tamamıyla yanlış bir düşüncedir.

"bir insanın bu dünyaya gelip yaşamış olması bile kendisine saygı duyulmasını gerektirir" diye bir söz var ve ben buna da katılmıyorum mesela.
evet insanların düşüncelerine, yaptıklarına, söylediklerine saygı göstermeliyiz fakat bunun bir sınırı var, kendimizi kandırmayalım. mesela neden genç bir insan genelin yanlış gördüğü bir şey yaptığında eleştirilirken aynı şeyi yaşlı bir birey yaptığında "o büyük, saygı göster" oluyor? saygı, yaşa göre artıp azalan bir kavram mı? o kişi kendisine saygı gösterilmesi için çabalamadı ki, sadece uzun süre hayatta kaldı.

kısaca, birine sadece cinsiyeti ya da yaşından dolayı saygı duymak bana düşüncesizce bir hareket olarak geliyor. normal konularda ve insanların hassasiyetine dokunmayan alanlarda zaten saygı göstermek zorundayız fakat dediğim gibi her şeyin bir sınırı var. sınırı geçen kişilere saygı gösteremem. saygı göstermeme hareketim de o kişileri dinlememek ve söylediklerini, yaptıklarını önemsememektir.
devamını gör...

eskiden kendimi zeki hissederdim, sadece zekamla bir şeyleri değiştirebileceğime inanırdım. artık hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimi biliyorum. şimdi, tesadüfen geldiğim şu dünyada lütufsuz yaşamaya devam ediyorum.
devamını gör...

tekrar aidiyet hissedememek değil de herkesin kendi hayatını şekillendirmesi ve birbirinin kararlarına, görüşlerine saygı duymaması. 6 yıldır ailemden uzakta yaşıyordum fakat pandemi sürecinde geri dönmek zorunda kaldım. 1 yıldır evde olmama rağmen hala varlığıma alışamadılar, bense yıllardır yalnız yaşamanın verdiği özgürlüğü, kendi kararlarını kendin verme alışkanlığımdan vazgeçemedim. (vazgeçilmemesi de gerekiyor) ilk geldiğim dönemler de alışma süreci diyerek kendimi motive ediyordum fakat işler öyle değil, sanırım ailelerimiz artık büyüdüğümüzü ve birer birey olduğumuzu kabullenemiyorlar. evden çıkarken 19 yaşındaydım döndüğümde ise 26, aradan geçen onca zamanda sanki hiç büyümemiş ve hiç kendi kendimi idare edememişim gibi davranma sürecini aşabileceğimizi düşünmüştüm, olmadı. aidiyet hissetmediğimiz nokta tam olarak burada başlıyor işte, ailelerimiz bizlerin birey olduğunu ve onlara sevgiden başka bağlılığımızın kalmadığını kabullenmek istemiyorlar. evde artı bir olmak onlara yeniden çocuk büyütüyormuş sorumluluğu getiriyor sanırım. koskoca insanlara çocuk muamelesi yapılması, kendini yetersiz hissettirilmesi hali hazırda evde bunalıma girmiş olan bireyler için iyice uzaklaşma ve kaçıp kurtulma isteği uyandırıyor. aile bireyleri birbirlerinin kararlarına, hayatlarına saygı duyup kabullenseler belki de çıktığımız eve geri döndüğümüzde oraya ait hissetmemizi sağlayabilirdi.
devamını gör...

sürekli şikayet ettikleri "z kuşağını" yetiştiren nesildir.
devamını gör...

hacı bayram üniversitesi’nden prof. dr. adnan bülent baloğlu, diyanet aylık dergisi’ndeki “liberal piyasanın milenyum bebekleri” başlıklı makalesinde “z kuşağı” gençlerini kapitalizmin oyuncağı olmakla suçladı. yazıda gençler için, "gördükleri şeyleri tanıma özürlüsü" dendi.
link
z kuşağına burda hakaret edilmesinin sadece bir tek sebebi var. z kuşağı koyun bi nesil olmadığı için her şeyi sosyal medyadan takip edip televizyonda ahaber, beyaz tv, 360 tv,cnn türevi kanalları izlemediği için z kuşagının büyük bi kısmı (yüzde seksenden fazlası muhtemelen) akp'ye oy vermeyecek. hükümet kendisine karşı olan herkesi ötekelişterip sonradan terörist ilan ettiği gibi z kuşağınıda diyanet yoluyla aba altından sopa göstermeye başlamış. büyük ihtimal hükümetin bu hamlesi de elinde patlayacak. z kuşağını bu kadar karşılarına alarak kendi gidişlerini hızlandırlar sadece.
devamını gör...

sizi ayakta karşılayamadığım için özür dilerim.
- murat menteş.
devamını gör...

felsefenin önemli filozoflarından birisidir. hocası takiyettin mengüşoğlu'nu örnek almaktadır. günümüz insanlık durumu ve etik değerlerini felsefi açıdan değerlendiriyor videoda.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim