devi, hindistan’ın robin hood’ u , özellikle hintli kadınlarca kahraman kabul edilen bir kadın. 1963 yılında hindistan’da doğdu.

henüz 11 yaşındayken dedesi ve babaannesi ölünce , içinde tek bir yaşlı maun ağacı bulunan arazi miras kavgasına dönüşüyor. devi’nin amcası ağacı kesmek istiyor ama devi kardeşiyle ağacın altına oturarak ‘oturma eylemi’ yapıyor. tabi kadınların böyle asi davranışları hoş görülür mü hiç?11 yaşında kendisinden 20 yaş büyük bir adamla zorla evlendirilmiş. haksızlığa gelemeyip hakkını savunduğundan her allahın günü kocasından gördüğü şiddete dayanamayarak 16 yaşında evden kaçmış; sonra dağa kaçıp bir haydut çetesine katılmış. ama çete lideri ona tecavüz etmeye kalkınca, vikram adlı çetenin ikinci lideri onu kurtararak, ona tecavüze kalkan çete liderini öldürmüş. sonradan vikram ile sevgili oluyorlar.

yeni aşıklar, tren soygunları haydutlukla geçimlerini sağlarken, devi’nin aklına eski kocası ve uğradığı şiddet geliyor. vikram ile bir olup kocasının yaşadığı köyü basıp, kocasını bıçaklıyor ve üzerine şu notu asıyor: ‘yaşlı adamlara, küçük kızlarla evlenmemesi için uyarıdır’.

bu sıralarda öldürülen çete liderinin dahil olduğu kasttaki diğer çete üyeleri intikam almaya karar verip; isyan çıkartıyorlar. bu isyan sonucu vikram ölür ve devi’nin 3 hafta sürecek kabusu başlar. çete üyeleri devi’yi köylerine kaçırıp, 3 hafta boyunca işkence ve tecavüz ederler.

devi, köyden kaçmayı başarır ve kendi çetesini kurar. fırsat bulduğu ilk anda da behmai katliamı olarak anılan katliamı gerçekleştirir. kendisinr tecavüz eden köyü basarak, 22 adamı öldürür ve zenginden fakire yardım etmesinden ötürü ‘haydutlar kraliçesi’ ünvanını kazanır.

bu katliam sonrası polis peşindedir. bu kovalamaca devi 20 yaşına gelene kadar devam eder. sonra polisle anlaşma sağlar ve 10 bin polis ve 300 polis tanıklığında silahını teslim eder. davası 11 yıl ertelenen devi’ye bu sırada yumurtalık kisti teşhisi konuyor. rahmi alınması gerekmese de operasyonu gerçekleştiren doktor rahmini alıyor ve rivayete göre ‘phoolan devi’nin daha fazla phoolan devi dünyaya getirmesini istemiyoruz’ diyor.

31 yaşında serbest kaldıktan sonra halkın desteğiyle milletvekili seçilip meclise girdi.

henüz 37 yaşındayken behmai baskınının intikamını almak isteyen kişilerce suikasta uğrayarak hayatını kaybetti.

hayatının anlatıldığı ‘haydutlar kraliçesi’ adlı bir kitap da bulunmaktadır.

kaynakça: ekmekvegul.net/bellek/haydu...

en.m.wikipedia.org/wiki/Pho...
devamını gör...

iyi ki varsın kafa sözlük ,bu mutluluk hepimizin .umarım nice organizasyonlara daha imza atarız.emeği geçen herkese teşekkürler.
devamını gör...

selection serisi ile algidanın her türlü alacağını düşünüyorum. ama golf'te keçi sütlü dondurmaları ile diğer taraftan göz kırpmıyor değil hani.
devamını gör...

rengin - aldatıldık
devamını gör...

toplumun içindeki bir gurubu hakir görmek.
devamını gör...

stat-3 mutasyonu ile ilişkili, romatolojik hastalıklarla birlikteliği sık lösemidir.
örnek olarak felty sendromuna bağlı görülebilir.
devamını gör...

(bkz: jim moriarty)
(bkz: joker) ama heath ledger'ın oynadığı
devamını gör...

hahahah gününün 15 saatini pc ekranına bakan insanın gözlük takması! nasıl bir tespit bu nasıl bir ıq yiğidim deyip yazara hayran kaldığım başlık.
devamını gör...

ne dedin sen? *
asosyallik mi, ben mi, güleyim bari?
olan sosyal medyalar+ sözlük yetiyor bana.
ben, işinin gücümün arasında tanım girmeyi seviyorum. vakfedemem kendimi sözlüğe.
geceleri de uyumam lazım.
kakara kikiri seviyorum, ama online veli toplantısı gibi boşlukla değil. sanal sanal da nereye kadar?
seven yapsın, kolaylıklar dilerim, ben böyle iyiyim.
devamını gör...

tam da benden bahseden başlık. bilenler bilir. bir gece, gece olmadı sabah, o da olmadı ikindi, daha da olmadı bir akşam ansızın gelebilirim. öğle vakti pek beklemeyin yalnız, zamanım müsait olmuyor.
devamını gör...

dönüp dolaşıp akla takılan şarkının en can alıcı cümlesi.

olmazdık kelimesinin olabilecek en kısa ve en saçma açılımı, yarım kalamayacak kadar içe çökmüş pes etmek hissiyatı, bir hafta sonu hiç görmediğin ve göremeyeceğin evinin duvarına yazılacak iç kanaması, biraz kabulleniş çokça celali isyanı, dünyanın tüm kedilerinin gözündeki bana bakışın, adında saklı cennet bahçesinin en güzel / en ağır / en özlenen kokusu, oltanın ucundaki balığın son çırpınışı, bir adamın asırlardır duymayı beklediği tek ses, içi hep didem madak dolu karalama defteri, vira demir diyen ferhan şensoy sesi, tüm filmlerin bitiş sahneleri, tüm şarkıların saçma olmasını kabullenmek, nerede boğulacağımı bilmeden soluksuz içilen her yudum alkolün iç açılarının toplamı, hiç kimsenin onu andırmadığı rüya ve dualar, bu dünyada cennetinde yanmak.

*
devamını gör...

cebindeki telefonu çıkar.
devamını gör...

şu an neşem yerine geldi*. en sevdiğim barış manço şarkılarından biri çalıyor*.
devamını gör...

bir tarjei vesaas kitabıdır.

unn ve siss’in hikayesi norveç’in doğal arka planını oluşturan bir kış mevsiminde geçiyor. birbirlerinden her anlamda çok farklı olan iki kız çocuğu aniden gelişen ve çok derinlere kök salan bir arkadaşlık salıncağında bulurlar kendilerini ancak bu git gelli salıncak çok dayanmaz bu yüke ve kızlardan biri kaybolur ve arkadaşlık daha da güçlenir.

her kaybı bir arayış takip ettiği için ve her arayışın içinde bir şekilde insan kendine dönmek zorunda kaldığı için kaybolan ile arayan arasında bir foucault sarkacı gider gelir. dünyanın dönmeye devam ettiğini kanıtlamak için kayıplar bulunmalı, arayanlar artık dinlemeye çekilmelidir.

norveç edebiyatının soğuğunu seviyorum. içime işliyor her okuduğum kitapla. keşfettiğim her yazar içimdeki kışa bir kürek kar daha atıyor.

bence arkadaşlıklar da aşklar da kışın daha derin yaşanır. zira sıcak, insanlar arasına mesafe koyarken; soğuk, insanları hem ruhsal hem fiziksel açıdan yakınlaştırır.

eğer aşık olacaksanız ya da yakın bir arkadaş istiyorsanız kendinize bir buz sarayı bulun. sarayınız eriyene kadar arayışınız son bulamayacaktır.
devamını gör...

"bir insana başkalarının yanında verilen öğüt, öğüt değil hakarettir."
devamını gör...

bulmacada bir geyik türü olarak sorulur, 3 harfli boşluğa ren yazılır.
devamını gör...

leyla ile mecnun dizisi izleyenlerin genelde "mecnun hırkası" olarak bildiği sünmüş uzun kollu hırka.
devamını gör...

asit yağmuru veya asit birikmesi, ıslak veya kuru formlarda atmosferden toprağa düşen sülfürik veya nitrik asit gibi asidik bileşenlerle herhangi bir yağış formunu içeren geniş bir terimdir.
buna yağmur, kar, sis, dolu ve hatta asitli toz dahildir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

asit yağmuru, sülfür dioksit (so2 ) ve nitrojen oksit’in (no) atmosfere yayılarak rüzgar ve hava akımları ile atmosferde taşınımı. so 2 ve no sülfürik ve nitrik asitler su, oksijen ve diğer kimyasal maddeler ile reaksiyona girer.
bunlar daha sonra yere düşmeden önce su ve diğer malzemelerle karıştırılır.
kükürt ve nitrojen doğal yollarla (volkanlar olduğu gibi), fosil yakıtların yanması ile de gelir.
atmosferdeki başlıca sülfür so 2 ve no x kaynakları şunlardır:

elektrik üretmek için fosil yakıtların yakılması. sülfür oksit’in’ üçte ikisi ve nitrojen oksit’in dörtte biri atmosfere elektrik jeneratörlerinden gelir. taşıtlar ve ağır ekipman. imalat, petrol rafinerileri ve diğer endüstriler.
rüzgarlar so 2 ve no değerlerini uzun mesafelere ve sınırların ötesine taşıyabilir.
bu nedenle asit yağmurları sadece bu kaynaklara yakın yerlerde yaşayanlar için değil, herkes için sorun teşkil etmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

asit yağmuru ölçümü

asitlik ve alkalilik
7.0 değeri nötr olan bir ph ölçeği kullanılarak ölçülür.
bir maddenin ph’ı (7’den az) ne kadar düşükse o kadar asidiktir; bir maddenin ph değeri (7’den büyük) ne kadar yüksekse, o kadar alkalidir.
normal yağmur yaklaşık ph 5.6’dır; .
asit yağmuru genellikle 4.2 ila 4.4 arasında bir ph’a sahiptir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

asit biriktirme formları
ıslak biriktirme
ıslak birikme en çok asit yağmuru olarak düşündüğümüz şeydir . atmosferde oluşan sülfürik ve nitrik asitler yağmur, kar, sis veya dolu ile karışarak zemine düşer.

kuru biriktirme
asidik parçacıklar ve gazlar, kuru birikim olarak yani nem olmadığında atmosferden de birike bilirler .
asitli parçacıklar ve gazlar yüzeylere (su kütleleri, bitki örtüsü, binalar) hızlı bir şekilde birikebilir ya da insan sağlığına zarar verebilecek daha büyük parçacıklar oluşturmak için atmosferik taşıma sırasında reaksiyona girebilir.

biriken asitler bir sonraki yağmurda bir yüzeyden derine sızarak yer altı sularına karışarak, böceklere ve balıklara ve diğer bitkilere ve vahşi hayvanlara zarar verebilir.
atmosferde, kuru birikim ile toprağa biriken asitlik miktarı, bir bölgenin aldığı yağış miktarına bağlıdır.
örneğin çöl alanlarında, kuru ve ıslak birikintilerin oranı, her yıl birkaç santim yağmur alan bir alandan daha yüksektir.
devamını gör...

kitap bölüm bölümdür, hayatını aylaklık ederek ve türlü zevk alemlerinde sürdüren racinin aynalı baba ismini taşıyan ve şapkasına kirik ayna parçaları taşıyan biriyle tanışmasıyla başlar. bana gore bu şapkadaki aynalar , kişinin aynalı babaya baktığında gülmesini sağlasa da aslinda güldükleri, alaya aldıkları kisi özbenlikleridir. çünkü insan bir hiçtir. kendini ehemmiyetli sansa da, kürkler giyip, saraylarda otursa da varacağı yer hicliktir. aynalı baba ile racinin zaman geçirdiği yer de mezarlık olması bundandir ki raci türlü yerlere ney eşliğinde gider. (bkz: astral seyahat)e benzer. ılk bölümünde budayla tanışır ve hiçlik tepesine (bkz: nirvana)ya ulaşmaya çalışır. ama hickimse ilk elden oraya ulaşamamıştır. ıkinci bölümde ise insanın içindeki duyguların savaşına tanık oluruz. ve iyi olanlar kotu olanları yenebilecek mi yenemeyecek mi onu düşündürür. tam kötüler kazanacakken aşk kazanır. tabi buradaki aşk ilahi bir anlam içermektedir. kitap fazla metaforiktir. bir bölümünde gözlerinde soğan siskasi olan bir evde dogar. herkes görüyordur ama aslında kördür, ama deryanın icinde olup deryayı bilmeyen balık gibi farkında degillerdir kör olduklarının. bu ve bunun gibi bir-çok bölümden oluşur. ve her bölümde felsefe-din ağırlıklı tasavvufi bir yolculuk geçirir raci. ve dönüşümünü tamamlar.
aynalı baba diye birinin gerçekte olması ve filibeli ahmetin otobiyografisine benzemesi bana hep kitabın bir tarafının gerçekle iliskisi oldugunu düşündürmüştür.
devamını gör...

ben sevemiyorum artık kimseyi. sevemiyorum. aslında sevmek de sevilmek de istiyorum ama olmuyor. bir kere kırılınca, devamı gelmiyor bazı şeylerin.

hayallerinin başındaki kişi değişmek zorunda kalınca o hayaller tekrar kurulmuyor, üstüne yıkılıyor. altında kalıyorsun..

kalbim acıyor bi de böyle olunca o nasıl hayatına devam ediyor, sen de etsene, durma diyorum ama yapamıyorum.

ona karşı olan sevgim geçti aslında ama kalp kırıklığım asla geçmiyor. birini sevmek istediğim anda düşünceler içerisinde boğulmaya başlıyorum. korkuyorum aslında aynı şeyleri yaşamaktan, ya da birini seviyorum sanıp sevmediğimi farketmekten. çünkü bu duyguyu yaşadım başkası yaşamasın istiyorum. ben öyle yapacak biri değilim, biliyorum diyorum ama o da değildi..

sevgi aslında insana iyi hissettirir ama ben kötü hissetmeye başladım. o neden öyle oldu ki? ben böyle hissetmeyi cidden haketmiş miydim?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim