yoldaş ne demiş? "ancak bazen yeniden doğabilmek için kendini yakman gerekir???? sözlük için ölmeli sözlük o zaman sözlük" demiş...
anka sözlük, simurg sözlük falan olabilir bence.
devamını gör...

toprakta mı öğrenelim yüzmeyi?
devamını gör...

nedense ellere önem veriyorum ya. kendi elime de, yok şu nemlendirici yok şu yağ yok şu oje... uğraşır dururum. güzel ellere bayılıyorum. ben ne kadar uğraşsam da istediğim gibi olmuyor.*
edit: ve iltifatlarımı asla esirgemem. bazı insanlar buna alınıyor ama.*
devamını gör...

bir duygunun diğerlerinden daha belirgin hissedilmesi.

tüm düşüncelerin arasında bir tanesi parlayıverir. kafa karışıklığını ortadan kaldırır. her ne yapacaksanız, ne için ilhama ihtiyaç duyuyorsanız yolunuzu çizer.

ruhunuzu yoran hisler daha keskindir hatta. karanlıkmış gibi düşünülse de en çok onlar parlar. kalıcı değildir yalnızca. böylesi de daha iyidir.

hissetmeyi sevdiğimiz duygular ise biraz daha zorlar. sebebi yeterince güçlü olmaması değildir. kalabalık duygular olmasıdır. hangisinin en çok parladığını anlamak biraz zaman alır. işte bu noktada ilhamı bulabilmek için hislerin kaynağına ulaşmak gerekir.
devamını gör...

brooklyn nine-nine, komedi arayanlara önerebileceğim, en başarılı bulduğum yapımlardan birisidir. uzun zaman sonra izlediğim bir şeye kahkahalarla güldüm. kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...

ben de bu başlık ne zaman açılacak diyordum. bak yeğen 30 yaşına geldiğinde 30 yaşın aslında öyle amca, teyze denecek yaş olmadığını anlayacaksın.
devamını gör...

oğlan inkilap çalışıyordu.
-anne, atatürk annesinin sözünü dinlemeyip gizlice askeri okula gitmeseydi şu an belki de türkiye olmayacaktı.
bi de ekliyo. atatürk bile yeri gelmiş anasının sözünü dinlememiş.
devamını gör...

(bkz: ah ulan)

konu neydi radyo yayınından sonra tutkuyla takip ettiğim yayın bitti mi şimdi? ara verdik demeyin, yemem. ara verilen ilişkiler bitmeye mahkumdu, her bakarız diye cevaplanan sorular kadar. bitmesin isterim ama elden de bir şey gelmiyor. yolunuz daim olsun, karşılaşırız elbet bir dönemeçte yeniden.

neyse gelmişken bir şarkı bırakayım cenku balıma *

devamını gör...

adamın yaşadığı ihaneti bilince şarkı daha hüzünlü, daha anlamlı geliyor insana...
murat göğebakan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ahmet kaya sormuyorsa pek bir anlamı olmayan soru cümlesi. *

"siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz?"
devamını gör...

bakınız bu adam başka bir adam. değişik bir adam. karısının ölümünden sonra adam gibi almış eline gitarı. çalmış, sürekli çalmış, parmaklarını kanatana kadar çalmış. gitarla bütünleşene kadar durmadan çalmış. anlatılanlara göre bir kere duyduğu bir şarkıyı aradan zaman geçmiş olsa dahi hiç tereddütsüz çalar arkasından da şarkıya kendinden eklemeler yapar ve daha farklı şekilde yeniden yorumlarmış. adam cover işlerine o dönemde hızlı sürüm giriş yapmış anlayacağınız. sonrasında ilk iletide altının çizildiği gibi sırra kadem basmış. henüz öyle ahım şahım tanınmıyorken, bildiğiniz buhar olmuş adam. kimileri kayıp babasını aradığını söylemiş. kimileri hakkında başka başka dedikodular üretmiş. ama bilinen tek gerçek johnson'ın 1 sene kadar ortalardan kaybolduğu. sonrasında tekrar ortaya çıktığında herkesi hayretlere düşüren bir kalitede çalmaya başladığı fark edilmiş. adam bir senede virtüözlük mertebesine ulaşmış. hal böyle olunca mevzunun ortaya çıktığı yıllarda düşünülünce hakkındaki efsaneler almış yürümüş. derler ki; robert johnson bir gece yarısı canı sıkkınken ormanlık bir alana gitmiş, burada şeytanla karşılaşmış ve dünyanın en iyi blues virtüözü olabilmek için ruhunu şeytana satmış. bu antlaşma sonrası şeytan bey johnson'dan gitarını istemiş ve gitarı kendisi akort ederek, johson'a geri vermiş. bu akort etme stilini de johnson'a o gece bizzat kendisi öğretmiş. müzik şeytanın işi zaten. yani anlayacağınız johnson bu işleri temelden kapmış.

zaten şu dünyada farklı, yetenekli, üst düzey ne kadar adam/kadın varsa hepsi ruhunu şeytana satmıştır. ortalama değillerdir çünkü. başkadırlar, farklıdırlar ve bu farklılığın bir sebebi olmalıdır. ortalama insan içinse böyle adamlar tehlikelidir. bilineni, alışılmışı zorlayanı/aşanı yaftalarlar. çünkü bilmediklerinden ve farklılıklardan korkarlar. işte robert abimizin de başına bu gelmiştir. gitarını nasıl akort ettiğini çözemeyen diğer müzisyenler de, onun şeytanın müzisyeni olduğu şeklinde konuşmaya başlayıp, ipini çekmişler. tabi bunda robert abimizin de günahı yok değil. biraz kendine dönükmüş, kendisinin gitar çalışını dikkatle izleyen birini görünce çeker gidermiş. yeteneğinin/tekniğinin kopyalanmasını istemezmiş. bir de bazı şarkı isimleri faul. ''devil and me'' gibi * adam aslında ince görmüş ama kalın kafalara bir şeyleri sokmak zor olduğu için hakkında çıkan dedikodularda bu tarz şarkı isimleri referans olarak gösterilmiş.

neyse siz milleti boş verin ağızları torba değil ki büzesiniz. adam cidden büyük sanatçı. düşünün o dönemde şarkılarınızı kayıt etmeniz için şarkı başına 3 dakikanız var zira o dönemdeki kayıt cihazları daha fazla çalışırlarsa, aşırı ısınıp kendilerini imha ediyorlarmış. adam o zamana kadar yaptığı şarkıları bir otel odasında peşi sıra çalıp kayıt ediyor. tabi o zamanlar cepte para da pek yok. tek atımlık kurşunu var yani ve işi başladığı gibi bitiriyor. sekmez gitarından fırlayan en hızlısıymış hepsinin. bakın blues alemi onca büyük müzisyen gördü. john lee hooker, muddy waters, bb king, willie dixon vs. hepsi de büyük sanatçı. ama hiç birisi bu enteresan adamın ulaştığı efsane olma noktasına ulaşamadı. hepsi tanındı, hepsine saygı duyuldu ama robert johnson ismi kaldı bir şekilde tepelerde. hem de 27 yaşında ölmesine rağmen. deep purple,led zeppelin, bob dylan, zz top, b.b. king ve daha niceleri onun şarkılarını yeniden yorumladılar. yani dolaylı yoldan hepsi ruhunu şeytana sattı *

şuraya bir kaç şarkısını iliştirivereyim; yalnız bazı şarkı isimlerine dikkat *







devamını gör...

bu başlık için 3 adımlı bir merdiven hayal ettim ve 3 basamağa da şunları yazıyorum:

cemal süreya demiş ki:"ne çıkar yanımda olmasan /kalbim senden ibaret değil mi? /uzaktan sevmek zor demişsin /etme sevdam/görmeden sevmek ibadet değil mi?"

hatta bu diziler şairimize yetmemiş bir de şunu demiş:" uzaktan sevmediyseniz birini, hiç sevdim demeyin." burdaki uzaklık mesafe yani maddi bir şey mi yoksa manen uzaklık mı bilmiyorum.

son kalan yerimize de başta ben olmak üzere uzaktan sevenlerin gönlünü koyuyorum. sevginin gücüne inanıyorum. sevmek nimet adeta. ruhumun tatlısı. teşekkürler kalbim.
devamını gör...

kız arkadaş ne giyeceğini sevgilisine sormak mı zorunda?
devamını gör...

size güvenmiş bir insanı yarı yolda bırakmaktır.
çaresiz hisseder, terk edilmiş, kandırılmış.

beni kör kuyularda

güvenmemeyi, temkinli olmayı öğretirsiniz, yolların tek başına yürünmesi gerektiğini...
devamını gör...

ben gülersem, güzel yazmış falan dersem oylarım, ben de o yok. hiç sevmediğim bir yazara daha geçen bastım artı oyu çünkü tanım gibi tanımdı yani. hem hani oy yazara değil tanıma verilirdi melting? oldu mu bu şimdi sorarım sanaaa.
devamını gör...

ayağını yere terliksiz basman guzuum.
devamını gör...

zor geçen bir günün sonunda arkadaşına dönüp sorduğun soru.
devamını gör...

bir babanın kızına isim olarak verip devamı gelecek mesajı verdiği noktalama işaretidir.
devamını gör...

genellikle okuduğum kitapların içeriğini unuturum. sadece hissettirdiği duygu kalır. biri tavsiyede bulunmami isterse "şunu oku" derim. "aa ne anlatiyor" der. di di di diiii... 404 not found. "hatırlamıyorum ama çok güzeldi. ne kadar sevdiğimi ve ağladığımi hatırlıyorum". şaşkın bakışlar.. ve nedense insanlar her seferinde bu kadar güzel olsa ne anlattığını unutmazdı mantığı ile olaya baktıklarından tavsiye ettiğim kitabı okumak istemezler* sad story.. buna bir çare var mı arkadaşlar. yukarda bir arkadaş not almaktan bahsetmiş ama o da bir müddet sonra çok yorucu bir hal alıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim