yazdığım saçmalıkları tekrar tekrar okuyorum. 3 5 yıl sonra bunları okuduğumda kendime çok gülerim. *

lisede yazdığım şiirler komik geliyor. aşağı örnek bırakıyorum.




sanki bir başka sevmiştim seni
nefes alır gibi içime çekmiştim
kaybedecek neyim vardı ki
oturdum tekrar kumar masasına
attım zarları bir umutla
belki bu sefer şans güler dedim
denedim ve olmadı, bir daha denedim
tekrar tekrar attım zarları bir umutla

belli ki fazla çekmişim seni içime
içmeden hoş olmuşum
kaybetmişim kendimi
olmayacak senle dolu hayallere dalmışım..
devamını gör...

ben boşluğa düşerim sizi bilmem. hee beraber düşelim diyeniniz olursa bir drink alırız.

o zaman dağılacağız ve herkes başının çaresine bakacak çocuklar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gelir gelmez girdiği güzel tanımlarla yazarlığa terfi etmiş hukukçu bir arkadaştır. varlığıyla sözlüğe çok şey katacağından eminim. kendisini şimdiden sevdirdi bile. zekasıyla, mizahıyla her daim burada olması dileğiyle.
devamını gör...

elbet bir gun kavusucaz derken sonsuza kadar ayrildik.
devamını gör...

ucuz olduğundan ve kolay bulunur olduğundan en çok kullanılan tatlandırıcı. ilacın etken maddesini içeren çözelti formülasyonlarında oral yoldan kullanımı kolaylaştırmak amacıyla sıkça kullanılır.
devamını gör...

herkesin bildiği dede korkut hikayelerindeki bamsı beyrek'in beşik kertmesidir. oğuz boylarında kadının yerini, önemini ve gücünü anlatan, örnekleyen ve kadınların eşit haklara sahip olduğunu gösteren en önemli karakterdir.

banı/banu kelimesi fars kökenlidir ve "hanım" anlamına gelmektedir yani bir çeşit unvandır. ismin diğer bir yarısını oluşturan "çeçek" kelimesinin ise türk-moğol kültüründe önemli bir yeri vardır. orhun ve yenisey yazıtlarında geçen bu kelime güzellik, alımlılık anlamı taşır; bir de banı/banu yanına eklenince "güzel hanım" ya da "kral hanımı" anlamlarını oluşturur. çiçeğe bandırılmış anlamına da gelir.
devamını gör...

"kafanıza vura vura eğiteceğim sizi" diyerek tekme tokat döve döve eğiteceğin tipler var da, bunlar ne senin şiddet uygulamana değerler ne de şiddet sonrası iyileşme eğilimi göstermeyi hak ederler.

yukarıdaki bir arkadaşın kendince haklı serzenişi, benim 1 ay önce bu özelliği öğrenmem ile beraber aynı zamanda burada kalıcı olacağımı da anladığım özellik oldu; uçurulduktan sonra yazıların silinmeden kalması durumu ki bu durum sayesinde sözlüğün değerini tekrar fark etmiş oldum.

aslında bu başlığa ilk önce gelmemi sağlayan şey, dün gece bir kabus gördüm, sözlükten uçuruluyordum. mail yoluyla gördüğüm mesaj ile beraber bu durum teyit edilmiş oluyor ve stres altında kalıyorum. sonra uyanıp telefonumdan tekrar sözlüğe girerken uçurulduğumu fark ediyorum. yine aynı stresi yaşarken bu sefer gerçekten uyanıyorum ve bunun rüya olduğunu fark ediyorum. neden kabus olduğunu da anlamamakla beraber, bunları yazmak için geldiğimde arkadaşın serzenisini gördüm.

sonra ekşi sözlük'teki normal sözlük başlığına baktım. işte ilk satırdaki bahsettiğim geri zekalı, ekşi sözlük'teki başlıkta olan geri zekalı. aklınca bu özellik üzerinden normal sözlük'le ilgili bir aşağılama yapıyor. neden aşağılama yapıyor? çünkü yazdıklarının kendi de biliyor ki bu dünyada bir değeri yok, herkesi de bu açıdan değerlendirip dalgasını geçerken "uçurulunca bile yazdıkların kalıyor ehuehuehu" diyor. bunun aslında olumlu bir şey olduğunu bilmeyecek kadar cahil.

ohio'da yaşıyorsunuz. sözlük yazarlarının arasında gelecekte ohio'da yaşamak isteyen ya da henüz farkında olmasa da hayatın onu sürüklemesiyle ohio'ya gidecek olan kişilerin burası ile ilgili bilgi alıp almaması, size kafayı takmış olan aptal birinin elinde. sizin uzun uzun yazdığınız tecrübeler bir anda tuzbuz oluyor. sebep? sebep aslında yok. nasıl yok? sözlükten uçurulma sebebi modlarla ilgili değil. modlar sizin yazdıklarınızı okumuyorlar, onlar şikayet varsa ve geçmişte de iki tane cezanız varsa sizi direkt şekilde sözlükten uçuruyorlar.

sizin belki dakikalar belki saatler harcadığınız her bir yazı, önemsiz bir paçavra gibi bir anda silinip gidiyor. kimse de dönüp "acaba bunu yazarken neler hissetti" demiyor. bunun kanlı canlı örneği benim. petersburg ile ilgili yaklaşık 40 dakikada anca okuyacağınız 2-3 tane yazım artık yok. sebebi beni bir başka konudan dolayı yazdıklarımdan memnun olmayan kişi ya da kişilerin şikayet etmesi, bu kadar. sayfalarca yazdığım ve sözlük yazarlarından teşekkür ya da övgü alan o bütün yazı artık internette yok. aynı şekilde bir başka başlık, bir başka başlık, bir başka başlık derken toplamda 3000 civarı entryden bir metin olarak değerlendirilecek olan yaklaşık 300 tane entry kayıplara karıştı.

buradaki fark ise, sözlük yönetimi senin olup olmamanla ilgilenmeden, senin efsaneni yaşatıyor. söyle bakalım bana hangisi daha insancıl? insanlara tecrübelerini bazı bilgilerle birleştiren ve bütün iyi niyeti ile sözlüğe yazan kişinin yazdıklarının bir çöp gibi silinip atılması mı, yoksa yazarın gelecekte yazacağı girdiler engellenmiş olsa bile, geçmişteki bütün o anıları ve yazdıklarının kalması mı?

anlıyorum tedirginliğinizi ama elinizde yazmamak gibi bir seçenek var. ha diyelim yazmaya karar verdiniz o halde neden "girdiğim entryler silinsin" mücadelesi içine giriyorsunuz? orada yazılan her bir yazı birçok insanın beğendiği, onlara belki de bir şeyler katan yazılar. böylelikle gelecekte de belki onlarca insanın siz burada olmasanız da arkanızdan güzel konuşmalarını sağlayacak.

şu sözlükte çöp gibi takılan tipler bir kenara, sözlüğü bir şeyler yazmak ve insanlara olumlu ya da olumsuz intiba bırakmak için belirli metinlerle dolduran insanların arkalarında bıraktıkları yazılar ileride bazılarının hoşuna gidecek. hal böyle olunca sözlükten uçurulan herhangi bir yazarın yazdıklarının sözlük var oldukça orada kalması, onun adına bir hatıra oluşturmuş olacak. işim soyisim bilmenize gerek yok, sonuçta internette fiziken görmeseniz de fikirlerini beğendiğiniz bir insanın var olduğunu bilmek güzel bir duygu.
devamını gör...

3 saniye falan düşündüm zaten beynimin bir köşesinde hazırmış
devamını gör...

tayfun pirselimoğlu'nun senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde erdem şenocak ve jale arıkan'ın yer aldığı 2021 yapımı yerli film.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

film, can'ın bir cinayete tanık olmasıyla başlıyor. ancak filmde arka planda bir kasabanın nasıl delirdiğini konu alıyor.

kerr, 58. antalya altın portakal film festivali'nde en iyi yönetmen ve en iyi müzik ödüllerini aldı. şimdi de çıkan haberlere göre türkiye'nin en iyi uluslararası film dalında oscar aday adayı olmuş. ilgili haber için buradan

filmi ilk izlediğimde çarptı desem yanlış olmaz. ama oscar jürisinin beğeneceğini pek zannetmiyorum. ödül alan son filmlere bakıldığında genellikle ajitasyon içeren yapımlar heykelciği kazanıyor. kerr, bu topraklarda beğenilen bir film, eli boş döndüğü ödül töreni yok neredeyse. ama uluslararası arenada jüriyi etkileyebilir mi pek emin değilim.

filmin sarsıcı etkisi var. ağır ve akmayan sahneler pirselimoğlu filmlerini bilen kişiler için pek şaşırtıcı değil aslında. ancak son sahneden sonra ben ne izledim moduna girilebiliyor, en azından ben girdim.*

özellikle geçen seneki sevda dem.. pardon, will smith tokadından sonra iyice prestij kaybeden oscar töreninde bol şans diliyorum. ihtiyacı olduğundan değil, kerr zaten kendini kanıtlamış bir film.
devamını gör...

çok basitçe insanı, insana, insanca ve insanla anlatan sanat dalıdır diye tanımlanır. hem oyuncuları hem de izleyicileri için bir hobiden , keyiften ziyade statü göstergesi olarak da bilinir. oysa ki, en klasiğinden en modernine yazılan tiyatro oyunlarının en temel dertlerinden biri de toplumdaki bu statü farkının insanları nasıl ayrıştırdığıdır.
devamını gör...

her ebeveynin bir gün yüzleşeceği korku dolu bir dönemdir. maalesef ki tamamen çocuğun karakterine huyuna kalmış bir durum. hiç uğraşmadan 3 günde halleden de oluyor 3 ayda beceremeyen de oluyor. bu konuda yazılmış çizilmiş yabancı dilden türkçeye çevirilmişler dahil bir çok kitap var. 200 sayfalık kitabı okuduk ama hiç birisini uygulamaya fırsat/gerek kalmadan bizim ufaklık 3 günde halletti bu işi büyük ölçüde.

tamamlandıktan sonra ebeveyn büyük ölçüde rahatlıyor. sürekli bez/ıslak mendil taşıma derdi ortadan kalkıyor. günde 2 kez boklu bezi açıp her seferinde burnunuzun çürümesi gibi dertler ortadan kalkıyor. bez masrafı da ortadan kalkıyor.

gece ıslatması ise bu eğitimin dışında bence. çocuğun bunun bilincine varması ve gece çişini tutması 1-2 yıl alabiliyor.
devamını gör...

dindarlara hedef tahtası olmak.
devamını gör...

hayırlı olsun muhteşem olmuş. emeğinize sağlık.
devamını gör...

kyosuke kuromaru tarafından çizilmiş supernatural ve slice of life etiketli, gözümde shounen ile shoujoarasında kalmış bir manga ve anime film. seriyi ingilizce adıyla da bulabilirsiniz: a whisker away
konusu: aile sorunları olan miyo adlı kızımızın aşık olduğu hinode adlı çocuğumuzun ilgisini çekmeye çalışması, ona ulaşmaya çalışması ve bunları yaparken başına gelenler. eğer kedileri, kedili animeleri-mangaları seviyorsanız bol bol kawaii diyeceğinizi garanti ediyorum.
mangası 3 cilt toplam 13 bölümden oluşmaktadır.
animesi netflix tarafından yayınlanmıştır. netflix animelerini sevmeyen ben anime filmi oldukça beğendim. bir anime film sizi ne kadar eğlendirebilir ve mesaj verebilirse o kadar güzeldi. anime filmi miyazaki ya da takahata ile kıyaslarsanız çok yavan gelecektir ama objektif bir gözle izlerseniz eğlenceli bulacaksınız. çizimleri güzel, renklendirmesi güzel, müzikleri güzel. biraz özensiz yapılmış gibi gelebilir ama ben bu tarz anime çizimlerini de seviyorum.
netflix çevirisi olduğu için bolca çeviri hatası mevcut.
hikayesi biraz çocuksu bu sebepten herkes tarafından severek izleneceğini düşünmüyorum.
devamını gör...

hiçbir şeyi kafaya takmıyormuş gibi umursamaz davranmaları. asla tahammül edilemiyor.
devamını gör...

finlandiya'yı yönetiyorlar şu anda. merak ediyorsanız bir inceleyin derim.
devamını gör...

antik dönemin tengrici türklerinin bir diğer erdemli özelliği de ormanlara, ağaçlara ve doğaya çok saygı duymalarıydı.
ormandaki her bir ağacın ruhu olduğuna inanırlardı. aslında tengrici türklere göre her şeyin bir ruhu vardı. tüm ruhların kaynağı olan ve her şeyi kapsayan tengri, yaratığı tüm canlılara kendi ruhundan bir parça vermişti. buna inanan türkler, ormanlara girip hayvan avlayacakları vakit “tayga” adı verilen ve tüm ormanları kapsayan ruhlar birliğinden izin alır, ona teşekkürlerimi sunar ve sadece ihtiyaçları ölçüsünde hayvan avlarlardı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çünkü ormanın ruhunun tüm canlıları koruduğuna inanırlardı ve buna göre hareket ederlerdi.
bu durum ağaçlar için de böyleydi. ihtiyaçları olan ağaçları kesmeden önce onlara teşekkürlerini sunar ve dua ederlerdi. orman tüm canlıları ile bir bütün ve kutsaldı. insan doğası gereği et yediği ve keresteyi kullandığı için türkler, bu alışı telafi etmek için sıklıkla kayın, çam, kavak, ardınç be çınar ağaçlarından oluşan “koruluklar” meydana getirmişler ve hayvanlara kesinlikle dokunulmamış ve ölümüne korunmuştur.
geyiklere de yine korunduğu anlamına gelen “sırın geyik” denilmiştir.
korkuların bu kadar korunmasının sebebi tengrici türklerin kesilen ağaçların ve öldürülen hayvanların ruhlarının koruluklarda korunduklarına inanmalarıydı.
bu koruklarda bulunan birtakım ağaçlar kutu olarak kabul edilirdi. yapraklarını dökmeyen, dış yapısıyla farklılık gösteren, tenhada bulunan, büyük, yaşlı ve güzel olan meyveleriyle şifa veren ağaçlar kutsal olarak kabul edilmiştir. çünkü bunların ruhlar dünyasına ve tengri ile bir çeşit köprü olduğuna inanmışlardır. böyle ağaçların altında kurbanlar verilir, kesilen hayvanların deriler ağaçlarına asılırdı.
devamını gör...

çelik adam josef staline ait bir söz ve savaş stratejisidir.

savunma yapmanın saldırıdan daha iyi ve etkili olduğunu anlatır.
devamını gör...

tierra del fuego adalarında yerli halkın kullandığı yagan dilinde bir kelimedir.

iki kişinin keskin bir sessizlik içinde , aynı duygularla göz göze gelip, her ikisinin de istedikleri bir şeyi başlatmak için dayanılmaz bir istek duymalarına rağmen ilk adımı karşısındakinden beklemesine denmektedir.
devamını gör...

@yoldaş beni tanıdılar sen kaç kendini kurtar
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim