gündüz sefası
ingilizce adı morning glory olan güzeller güzeli çiçek. şu aralar coşma vaktidir.
en asil ve en doğal rengi lacivert/mor arası olandır.
en asil ve en doğal rengi lacivert/mor arası olandır.
devamını gör...
fyodor mihayloviç dostoyevski
dünyada psikanaliz kavramı yokken yazılarında ilk psikanaliz örneklerine yer veren, modern klasiklerin başında gelen stefan zweig tarafından “psikologların psikoloğu” olarak adlandırılan ve birçok toplumsal,bireysel tespitleri olan dünya klasiklerinin vazgeçinilmez rus yazarı.
devamını gör...
disleksi
hayatımın çoğu anında beni etkiliyor ve hayal ettiğim şeyleri söyleyemiyor onun yerine birbirinden bağımsız cümle demetleri savuruyorum etrafıma. dislektik olmayanlara göre disleksi çok havalı olabiliyor ama dislektik bir insan için bazen noksanlığa dönüşüyor bu durum. yine de beynimin çoğunluktan farklı çalıştığını bilmek güzel bir his*
devamını gör...
iki medeni insan gibi ayrılmak
tam bu gün konuştuğum arkadaşın* içinde olduğu hal.
arkadaşı her gün gördüğüm için, öylesine,
-nasılsın, diye sordum.
-çok iyi sayılmaz, bu gün boşandım,
deyince,
-hadi ya tüm profil resimlerinde yanyanasınız ama, dedim
-medeni bir şekilde ayrıldık, dedi
aynı evde kalacaklarmış adam ev buluna kadar.
arkadaşı her gün gördüğüm için, öylesine,
-nasılsın, diye sordum.
-çok iyi sayılmaz, bu gün boşandım,
deyince,
-hadi ya tüm profil resimlerinde yanyanasınız ama, dedim
-medeni bir şekilde ayrıldık, dedi
aynı evde kalacaklarmış adam ev buluna kadar.
devamını gör...
gelen moderatörlük teklifini reddetmiş olmam
teklifi yapan moderatör arkadaşıma buradan da teşekkür etmek istedim. online sürem yüksek, lâkin teknik olarak moderatörlük yapacak bilgi birikimimi yeterli görmediğim için reddetmeyi uygun gördüm.
şu an aktif arkadaşlardan başka bir aday bakılıyor. uygun birinin bulunması dileğiyle...
edit: lan bi küfür yemediğimiz kaldı trolldü lanet olsun bir daha yapmicam.*
şu an aktif arkadaşlardan başka bir aday bakılıyor. uygun birinin bulunması dileğiyle...
edit: lan bi küfür yemediğimiz kaldı trolldü lanet olsun bir daha yapmicam.*
devamını gör...
domestic hıyar
mahlası "yerli salatalık" anlamına geliyormuş. ben de mahlastaki ingilizce sıfattan dolayı af buyursun " evcimen, yani evine bağlı hıyar erkeği" gibi bir anlam düşünmüştüm.
bu arada son tanımında yaptığı açıklamada önceki urlalı mahlaslı yazar olduğunu itiraf etmiştir. ben de eskilerden kim eksik derken içime su serpti.
bu arada son tanımında yaptığı açıklamada önceki urlalı mahlaslı yazar olduğunu itiraf etmiştir. ben de eskilerden kim eksik derken içime su serpti.
devamını gör...
12 eylül 2021 yoldaş'ın yeni ismi unutması
kafa kağıdı çıkartılana kadar bebek diyelim bari. isimsiz kaldı yavrum ya.
devamını gör...
bağırta bağırta akdeniz belediyesini aldık kanırta kanırta da büyükşehri alacağız
okurken mideme yumruk yemiş gibi hissettim. sanki kendim demiş gibi utandım. böyle bir şey yapsam, kardeşlerimin, arkadaşlarımın ailemin yüzüne bakamazdım.*
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
massive attack- teardrop
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
z kuşağı nefretinizi algılayabilmiş değilim. ben z kuşağından biriyim, bizimle sürekli bağdaştırılan tik tok'u kullanmıyorum, instagram'ı kullanmıyorum. felsefe ve fotoğrafçılık ile ilgileniyorum ve fazlasıyla kitap okuyorum. kendimi geliştirmek için her geçen gün makaleler okuyup notlar alıyorum, çizimler yapıyorum, hayatımı dolu dolu yaşamak için elimden gelen her şeyi yapıyorum. yok z kuşağı böyle yok bunlar ahlaksız... bizim hakkımızda bir sürü yorum yapılıyor. ahlaksız olarak bahsettiğiniz kişiler yalnızca z kuşağında yok hatırlatırım. hepimizin düşünceleri var ve bunları yazma özgürlüğümüz de var.
devamını gör...
yazmak için girilen başlığa yazamadan çıkmak
yazalicagi zaman doğru cümleyi seçememektir. bazen bildiğim konularda bile bakıp çıkıyorum aynı arkadaşa bakıp çıkıyorum der gibi.
devamını gör...
anlık mutluluk veren şeyler
çamaşır sepetinin boş,yıkananların katlı şekilde yerinde olması.
devamını gör...
koronavirüsün bize öğrettikleri
ailemizle tanışmak .
devamını gör...
kadın düşmanlığı
geçmişin ünlü simalarında sıklıkla karşımıza çıkan bir durumdur.
bir arkadaşıma sormuştum schopenhauer neden kadın düşmanlığı yapıyor?
fark ettiysen adam baya çirkin biri. demişti.
tabi bu basit bir önerme ama şundan eminim; kadın düşmanlığının nedeni genellikle kadınlar tarafından sevilmemek oluyor. olmadı kötü bir kadın tanıdığı için bütün kadınlara karşı düşmanlık besleniyor.
edit: scopenhaur konusunda* verdiği bilgi için süngerbob çorabı giyen yiğit isimli yazarımıza teşekkür ediyorum.
bir arkadaşıma sormuştum schopenhauer neden kadın düşmanlığı yapıyor?
fark ettiysen adam baya çirkin biri. demişti.
tabi bu basit bir önerme ama şundan eminim; kadın düşmanlığının nedeni genellikle kadınlar tarafından sevilmemek oluyor. olmadı kötü bir kadın tanıdığı için bütün kadınlara karşı düşmanlık besleniyor.
edit: scopenhaur konusunda* verdiği bilgi için süngerbob çorabı giyen yiğit isimli yazarımıza teşekkür ediyorum.
devamını gör...
günün şiiri
ben alışılmamış bir insanım biliyorum
bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar
mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız
neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar.
herkes bir şey aldı götürdü benden
dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine
gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz
nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine
bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım
içimde biri ağlar güldüğüm zaman bile
gömerken kalbime bütün arzularımı
yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle
sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
garip akşamlarda yaşadığımı anlarım
çevremde kim varsa konuşur durmadan
ben hep bir heykel asaletiyle susarım.
gecenin bir yerinde teselliler biter de
dağıtır saçlarımı onun güzel elleri
kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde
doğan gün uzaklardan getiremez benliğimi
devamını gör...
hastası olunan sözler
anlatınca anlaşılacağını sanmak ne büyük yanılgı
devamını gör...
gereğinden fazla abartılan kitaplar
wattpad kitapları. bir kesim var fazlaca abartıyor. klasik türk dizilerinden farksızlar.
devamını gör...
güney kore sineması
küçük hollywood. nitelik açısından değil tabi, gördüğü destek bakımından.
güney kore siyaseten de amerika tarafından çok desteklenen bir ülke herkesin malumu.* güney kore sinemasının bu kadar büyük bütçelerle iş yapabiliyor olmasının da, güney koreli yönetmenlerin hollywood'da da tanınmasının da, filmlerin amerika'da gösterime girmesinin de bunda payı çok büyük. hatta 2019 yılında ingilizce olmayan bir film ile akademi ödüllerinde en iyi film oscarının bir güney kore sineması işi olan parasite (film)'e verilmesi de kesinlikle rastlantı değil. ne yapacaktı akademi, avrupa sinemasından bir filme mi verecekti bu ilkliği? geçelim.
ancak tüm bunları belirtmekle birlikte güney kore sinemasının süssüz, dolaysız ve son derece çarpıcı yönlerinden bahsetmezsek sinema tanrılarının gazabına uğrarız. her sinefil bilir ki güney kore son derece etkili ve bu etkililiği sonuna kadar hak eden bir sinema endüstrisine sahip bir ülke. ben anlatım dili bakımından tavrı iran sineması ile çok benzetiyorum. direkt duygu aktarımının eşsiz örnekleri olan bir çok film sayabilirim bir çırpıda.
çok bilinenleri kadar:
(bkz: oldeuboi)*
(bkz: yeopgijeogin geunyeo)*
(bkz: nae meorisokui jiwoogae)*
(bkz: bin-jip)*
(bkz: ajeossi)* (off bu filmi anlatacak kelime bulamıyor olabilirim)
o kadar bilinmeyenleri de son derece başarılıdır. buralar hep pazarlama.
denk geldikçe izleyin, okuyun araştırın derim. üzmez.
güney kore siyaseten de amerika tarafından çok desteklenen bir ülke herkesin malumu.* güney kore sinemasının bu kadar büyük bütçelerle iş yapabiliyor olmasının da, güney koreli yönetmenlerin hollywood'da da tanınmasının da, filmlerin amerika'da gösterime girmesinin de bunda payı çok büyük. hatta 2019 yılında ingilizce olmayan bir film ile akademi ödüllerinde en iyi film oscarının bir güney kore sineması işi olan parasite (film)'e verilmesi de kesinlikle rastlantı değil. ne yapacaktı akademi, avrupa sinemasından bir filme mi verecekti bu ilkliği? geçelim.
ancak tüm bunları belirtmekle birlikte güney kore sinemasının süssüz, dolaysız ve son derece çarpıcı yönlerinden bahsetmezsek sinema tanrılarının gazabına uğrarız. her sinefil bilir ki güney kore son derece etkili ve bu etkililiği sonuna kadar hak eden bir sinema endüstrisine sahip bir ülke. ben anlatım dili bakımından tavrı iran sineması ile çok benzetiyorum. direkt duygu aktarımının eşsiz örnekleri olan bir çok film sayabilirim bir çırpıda.
çok bilinenleri kadar:
(bkz: oldeuboi)*
(bkz: yeopgijeogin geunyeo)*
(bkz: nae meorisokui jiwoogae)*
(bkz: bin-jip)*
(bkz: ajeossi)* (off bu filmi anlatacak kelime bulamıyor olabilirim)
o kadar bilinmeyenleri de son derece başarılıdır. buralar hep pazarlama.
denk geldikçe izleyin, okuyun araştırın derim. üzmez.
devamını gör...

