ghosting
birinin sizi beklenmedik bir anda ve ortada bildiğiniz bir sebep yokken yok sayarak, tüm iletişim kanallarını keserek sizinle bir daha görüşmemesidir. birinin hayatında varken birden yok olursunuz. varlığı sorgulatır. değersizlik hissiyatını tavan yaptırır. genelde narsistik kişilik bozukluğu olanlar tarafından sıkça uygulanır. maruz kalanlar ise yüksek empati kabiliyeti olan insanlardır. başınıza geldiğinde yapabileceğiniz en iyi şey, sanki o kişi hayatınıza hiç girmemiş gibi yolunuza devam etmektir. unutun gitsin. çünkü hayaletlerle konuşulmaz.
devamını gör...
ruh adam
ilk kez 1972 tarihinde yayımlanmış bir hüseyin nihal atsız romanıdır.
yazarın ideolojisini sevmediğim için başlama kararını almak oldukça zorlamıştı beni. neyse ki korktuğum başıma gelmedi ve ideolojik ögelerle dopdolu, bıktıran bir roman okumadım.
romanımızın baş kahramanı selim pusat, ordudan ihraç edilmiş bir subaydır. militarizm fetişisti bir adamdır üstelik. ordudan ihraç edilme sebebi de cumhuriyet yerine osmanlı'yı yeğlemesidir. oldukça karanlık ve depresif günler geçirmeye başlar. eşi dahil herkesi endişelendiren bir ruh hali vardır. sonra bir sevda çıkar gelir başına. buradan sonra psikolojik tahliller, gerçekle rüya arasında bir yaşam başlar. bir yanda selim pusat vardır, bir yanda osmanlı varisi olduğunu iddia eden leyla, bir yanda pusat'ın sevdalandığı, eşinin öğrencisi güntülü. ama her şey şimdiki zamanda bile yaşanmaz, orta asya'ya kadar uzanan bir kaygı vardır. sanki sevdalı olması orta asya'daki atalarını utandırmaktadır. bir ikilemde bulur kendini pusat.
iyi ki atsız'ı ideolojisinden bağımsız okumuşum dedim bitirdikten sonra yoksa ideolojisine takılıp bu kadar harika bir kitabı okumaktan eksik kalacaktım. aynı kaygıyı güden herkese kesinlikle okumaları gerektiğini söylemek isterim.
yazarın ideolojisini sevmediğim için başlama kararını almak oldukça zorlamıştı beni. neyse ki korktuğum başıma gelmedi ve ideolojik ögelerle dopdolu, bıktıran bir roman okumadım.
romanımızın baş kahramanı selim pusat, ordudan ihraç edilmiş bir subaydır. militarizm fetişisti bir adamdır üstelik. ordudan ihraç edilme sebebi de cumhuriyet yerine osmanlı'yı yeğlemesidir. oldukça karanlık ve depresif günler geçirmeye başlar. eşi dahil herkesi endişelendiren bir ruh hali vardır. sonra bir sevda çıkar gelir başına. buradan sonra psikolojik tahliller, gerçekle rüya arasında bir yaşam başlar. bir yanda selim pusat vardır, bir yanda osmanlı varisi olduğunu iddia eden leyla, bir yanda pusat'ın sevdalandığı, eşinin öğrencisi güntülü. ama her şey şimdiki zamanda bile yaşanmaz, orta asya'ya kadar uzanan bir kaygı vardır. sanki sevdalı olması orta asya'daki atalarını utandırmaktadır. bir ikilemde bulur kendini pusat.
iyi ki atsız'ı ideolojisinden bağımsız okumuşum dedim bitirdikten sonra yoksa ideolojisine takılıp bu kadar harika bir kitabı okumaktan eksik kalacaktım. aynı kaygıyı güden herkese kesinlikle okumaları gerektiğini söylemek isterim.
devamını gör...
bozuk kulaklık ile şarkı dinlerken şarkının iç yüzünü görmek
anlaşıldığı üzere kulaklığım bozuldu ama hâlâ kullanmaya devam etmek zorundayım çünkü şartlar.*
şarkıların müziği var sesi yok, öyle de garip bir şey. veee erkek şarkıcının sesini duyamazken arkadan bir kadın sesi duydum. vay be dedim, gizlilik ortaya çıktı.amaaan ne de kötü söylüyor.*
t: bozuk kulaklık ile şarkı dinlemek pişmanlıktır.
şarkıların müziği var sesi yok, öyle de garip bir şey. veee erkek şarkıcının sesini duyamazken arkadan bir kadın sesi duydum. vay be dedim, gizlilik ortaya çıktı.amaaan ne de kötü söylüyor.*
t: bozuk kulaklık ile şarkı dinlemek pişmanlıktır.
devamını gör...
zebun etmek
divan şairlerinin çok kullandığı bir kelime olup aciz bırakmak , güçsüz kalmak anlamlarında kullanılır.
devamını gör...
von economo nöronları
kisaltimiyla ven'ler. hatta diger adiyla iğ hucreleri. ilk kez 1926 yilinda avusturalyali norolog konstantin von economo tarafindan bulunmuslardir.
sadece insanlarda ve gelismis memelilerde (maymunlar, balinalar vs) bulunan bir tur sinir hucresi cesitidir. insan beyninin sadece on kisminda bulunmaktadirlar (ön singulat korteks ve ön insular korteks). sekilleri diger sinir hucrelerinden biraz farklidir ve sekli itibariyla da iğ hucreleri olarak da anilmaktadirlar.
vafizeleri oldukca muhimdir. insani insan yapan gelismis bilissel zihnin bu hucreler sayesinde gelistigi soylenir. ozellikle sayilarinin insan beyninde artmasiyla insan zihninin evrimlesebildigi de dusunulmektedir. cevremizi algilama, empati kurabilme, sosyal deneyimlerimizi beynin diger bolgelerine iletme, insani iliskilerimizi yonetme gibi meselelerde onemli rolleri vardir. ven'lerin bir diger ozellikleri de diger sinir hucrelerine nazaran bilgi iletiminde cok hizli olmalaridir. bunun temel nedenleri de aslinda yapilarinin farklarindan kaynaklanmaktadir.
zihinde gelisim/olusum donemleri, anne karninda 35 haftalik bir fetal doneme tekabul etmektedir. bu donemden yaklasik 8-9 aylik bebeklik donemine kadar da gelisimlerini surdurmektediler. asli gorevlerini ise 2 yasindan sonra (bebeklerin ebeveynlerinden sonraki cevreleriyle de iletisime acik olduklari donem icerisinde yani) gostermektedirler.
ven'lerin evrimimiz acisindan oldukca onemli hucreler oldugu soyleniyor ama zihnimizde fazla bulunmalari da ruhsal acidan ciddi sikintilar yasamamiza neden olabilecekleri dile getiriliyor. fazla yapida olmalari demek, ruhsal acidan fazla empatik insan demektir. yani fazla utanan, sucluluk duygusu fazla olan, hassasiyeti yuksek olan insan demektir bu... e burada da ruhsal buhrana meyillilik artiyor tabii. hatta yapilan arastirmalara gore intihara meyilli olan hatta intihar eden insanlarda bu sinir hucreleri yuksek miktarlarda bulunmaktaymis.
kaynak; insanin fabrika ayarlari 2 (sinan canan) syf; 82-83
bir diger; kaynak
sadece insanlarda ve gelismis memelilerde (maymunlar, balinalar vs) bulunan bir tur sinir hucresi cesitidir. insan beyninin sadece on kisminda bulunmaktadirlar (ön singulat korteks ve ön insular korteks). sekilleri diger sinir hucrelerinden biraz farklidir ve sekli itibariyla da iğ hucreleri olarak da anilmaktadirlar.
vafizeleri oldukca muhimdir. insani insan yapan gelismis bilissel zihnin bu hucreler sayesinde gelistigi soylenir. ozellikle sayilarinin insan beyninde artmasiyla insan zihninin evrimlesebildigi de dusunulmektedir. cevremizi algilama, empati kurabilme, sosyal deneyimlerimizi beynin diger bolgelerine iletme, insani iliskilerimizi yonetme gibi meselelerde onemli rolleri vardir. ven'lerin bir diger ozellikleri de diger sinir hucrelerine nazaran bilgi iletiminde cok hizli olmalaridir. bunun temel nedenleri de aslinda yapilarinin farklarindan kaynaklanmaktadir.
zihinde gelisim/olusum donemleri, anne karninda 35 haftalik bir fetal doneme tekabul etmektedir. bu donemden yaklasik 8-9 aylik bebeklik donemine kadar da gelisimlerini surdurmektediler. asli gorevlerini ise 2 yasindan sonra (bebeklerin ebeveynlerinden sonraki cevreleriyle de iletisime acik olduklari donem icerisinde yani) gostermektedirler.
ven'lerin evrimimiz acisindan oldukca onemli hucreler oldugu soyleniyor ama zihnimizde fazla bulunmalari da ruhsal acidan ciddi sikintilar yasamamiza neden olabilecekleri dile getiriliyor. fazla yapida olmalari demek, ruhsal acidan fazla empatik insan demektir. yani fazla utanan, sucluluk duygusu fazla olan, hassasiyeti yuksek olan insan demektir bu... e burada da ruhsal buhrana meyillilik artiyor tabii. hatta yapilan arastirmalara gore intihara meyilli olan hatta intihar eden insanlarda bu sinir hucreleri yuksek miktarlarda bulunmaktaymis.
kaynak; insanin fabrika ayarlari 2 (sinan canan) syf; 82-83
bir diger; kaynak
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
bir köy öğretmeninden aldığım mesaj.
çalıştığı okula hikaye kitapları yolladığımı haber verdim.o kadar mutlu oldu ve bunu o kadar güzel cümlelerle ifade etti ki,öğrencilerinin gözündeki ışığı binlerce kilometrelerce öteye gönderdi.
emeğiyle, severek işini yapan bu kardeşim bugünkü mutluluk sebebim.
o güzel insanlara, güzelim çocuklara ulaşmak isterseniz :
instagram.com/koyokullarige...
çalıştığı okula hikaye kitapları yolladığımı haber verdim.o kadar mutlu oldu ve bunu o kadar güzel cümlelerle ifade etti ki,öğrencilerinin gözündeki ışığı binlerce kilometrelerce öteye gönderdi.
emeğiyle, severek işini yapan bu kardeşim bugünkü mutluluk sebebim.
o güzel insanlara, güzelim çocuklara ulaşmak isterseniz :
instagram.com/koyokullarige...
devamını gör...
sevgiliyle aynı kitabı okuyup üzerine konuşmak
çok kişi bilmez ama orhan veli'nin güzel öyküleri de vardır. bu öykülerden birinin ismi ''işssizliktir''. orhan veli usta, bir gün sahil kenarında otururken kendi kendisiyle konuşmaya başlar. açtır ve işssizdir. ama anlattığı öykü asla açlığının dramı değildir. bol miktarda sıgarası vardır cebinde, ve manzara çok güzeldir. açlığının ızdırabı elbet vardır içinde ama bunu o kadar da dert etmez. geçenlerde aldığı bir iş teklifinden bahseder öyküde. taşrada açılacak bir petrol kuyusuna personel arıyorlarmış. yüklü miktarda bir maaşla orhan abi'ye de gel çalış demişler. kendisi rededmiş teklifi. öyküde, şayet teklifi kabul etseydi orada beraber çalışacağı insanlar hakkında fikirler yürütüyor. öyküden çıkardığım hususlardan biri, orhan veli çağında her meslekten insanın şiir hakkında iyi veya kötü, ilerici yahut gerici bir beğenisi var. bugün ben iş yerimde her hangi bir arkadaşımla şiir sohbeti yapsam adım ''gay''e çıkar. yahut olur olmadık yerde olur olmaz şeyler konuşan bir insana. veya en iyimser ihtimalle karşımdaki insanlar aval aval bakıp dinler beni. hayır canım, istemez eksik olsun. iyi ki şu sözlükler var diyorum bazen. kimsenin deli olup olmadığımı umursamaz bir şekilde, sanattan, bilimden, tarihten istediğim kadar bahsedebiliyorum.
karl marks dinler için, ''ruhsuz dünyanın vicdanıdır'' der. din meselesinin insanların bu kadar yaşamında önemli olmaya başladığı bir çağda, gündelik dertlerden çok uhrevi dertleri de olması lazım gelmez mi insanın? peki ben neden eser miktarda o kadar insan tanımıyorum? etrafıma bakıyorum da, herkes bir biçimde aşktan ölüyor. peki neden herkes, şiirden habersiz bu çağda? bir insan bir insanı şiirsiz nasıl sever yahu? kitapsız allaha tapmak gibi bir şey bu.
başlığı görünce düşündüm ki bu çağda kimse doğru dürüst kitap okumuyor ki. bir de sevgilisiyle aynı kitabı okuyup konuşssun. herkesin, sevdiğinin gözünü nasıl oyabileceğiyle ilgili daha önemli dertleri var bu zamanda. bir de insta story mi ne atıyorlar.
karl marks dinler için, ''ruhsuz dünyanın vicdanıdır'' der. din meselesinin insanların bu kadar yaşamında önemli olmaya başladığı bir çağda, gündelik dertlerden çok uhrevi dertleri de olması lazım gelmez mi insanın? peki ben neden eser miktarda o kadar insan tanımıyorum? etrafıma bakıyorum da, herkes bir biçimde aşktan ölüyor. peki neden herkes, şiirden habersiz bu çağda? bir insan bir insanı şiirsiz nasıl sever yahu? kitapsız allaha tapmak gibi bir şey bu.
başlığı görünce düşündüm ki bu çağda kimse doğru dürüst kitap okumuyor ki. bir de sevgilisiyle aynı kitabı okuyup konuşssun. herkesin, sevdiğinin gözünü nasıl oyabileceğiyle ilgili daha önemli dertleri var bu zamanda. bir de insta story mi ne atıyorlar.
devamını gör...
favlayan yazarın asıl amacı
benim açımdan destek amaçlı yapılan favdır. helal olsundur hiç esirgemem bir favın lafı mı olur? *
devamını gör...
herakleitos
mö. efes'te yaşamış olan yunan filozoftur. efes'in aristokrat bir ailesinden gelmektedir. heraklitos, metinlerine düşüncelerini açık bir şekilde ortaya koymaz. okuyucudan da aktif bir katılım bekler. bu yüzden kendisine "karanlık heraklitos" da denilmiştir. yaşadığı dönemde yöneticilerle ve halkla anlaşamadığı için insanlardan uzak yalnız bir hayat sürerek varlıkların özünü kavramaya çalışmıştır. ona göre yığınlar anlayışsızdır ve boş inançlar ile kendini avutur.
heraklitos'a göre evrenin temel maddesi ateştir. ona göre yaşadığımız dünya sonsuz bir ateşten meydana gelmiştir. ve gelecekte tekrardan ateşe dönüşecektir. ve bu akış sürekli devam edecektir. bu görüşten, heraklitos'un aslında en ünlü görüşü olan, değişim teorisine ulaşırız. ona göre evrende her şey değişir, akar, hiç durmaz bu değişim. "aynı nehirde iki defa yıkanamazsın" sözü de aslında buna en güzel örnektir. çünkü ikinci kez nehre girdiğimizde ya biz değişmişizdir ya da nehir. işte heraklitos bu değişime logos demektedir. logos, evrende egemen olan yasadır. "her şey değişir. değişmeyen tek şey değişimdir."
heraklitos'a göre evrenin temel maddesi ateştir. ona göre yaşadığımız dünya sonsuz bir ateşten meydana gelmiştir. ve gelecekte tekrardan ateşe dönüşecektir. ve bu akış sürekli devam edecektir. bu görüşten, heraklitos'un aslında en ünlü görüşü olan, değişim teorisine ulaşırız. ona göre evrende her şey değişir, akar, hiç durmaz bu değişim. "aynı nehirde iki defa yıkanamazsın" sözü de aslında buna en güzel örnektir. çünkü ikinci kez nehre girdiğimizde ya biz değişmişizdir ya da nehir. işte heraklitos bu değişime logos demektedir. logos, evrende egemen olan yasadır. "her şey değişir. değişmeyen tek şey değişimdir."
devamını gör...
normal sözlük meslek ve aylık gelir dağılımı
kafa sözlük diye isimlendirilen sözlükte sıradan yazarım.
işim başlık açmak, açılan başlıklara entry girmek, arada gariban yazarları sevindirmek adına yazdıklarını beğenmek, favlamak, moderasyonun iş yükünü azaltmak için hatalı başlık ve entry'leri bildirmek
alınan maaş sıfır "allah rızası için "
kendi zamanımızdan gidiyor.
yine zararına çalışıyoruz.
işim başlık açmak, açılan başlıklara entry girmek, arada gariban yazarları sevindirmek adına yazdıklarını beğenmek, favlamak, moderasyonun iş yükünü azaltmak için hatalı başlık ve entry'leri bildirmek
alınan maaş sıfır "allah rızası için "
kendi zamanımızdan gidiyor.
yine zararına çalışıyoruz.
devamını gör...
domuzu kırmak
bir etgar keret kitabıdır.
daha önce tanrı olmak isteyen otobüs şoförü kitabında da geçen domuzu kırmak öyküsüne eklenen yepyeni öykülerle hazırlanmış bir kitap. domuzu kırmak öyküsü için çizimleri ise waltz with bashir filminin yaratıcılarından biri olan david polonsky yapmış. muhteşem bir işbirliği olmuş.
etger keret kendine has bir tarzı olan yazarlardandır. bir öyküyü okuyunca bunu etgar keret yazmış diyebilir dikkatli okurlar. etgar keret okumak tam uykuya dalmakla uyanıklık arasındaki o düşsel anlarda görülen hayal meyal görüntülere benzer. ne gerçek olduğunu tam bir kesinlikle iddia edebilir insan ne de düş olduğuna emin olabilir. öyle bir alacakaranlık labirenti.
küçücük öyküler bunlar. ama hepsi can yakan öyküler ama can yakacak bir tarzda yazılmamış öyküler. öyle bir kurgu ki etgar keret’in yaptığı düşsel bir alemde insanın canını yakan gerçekleri göğsünde yumuşatarak anlatıyor sanki yazar.
ben inanmıyorum yazarın söylediği bir cümleye. o hala umutlu ortadoğu’ya barış ve huzurun geleceği konusunda, benim umutlarım ise dolduğu için kırılan bir domuz kumbarası gibi.
daha önce tanrı olmak isteyen otobüs şoförü kitabında da geçen domuzu kırmak öyküsüne eklenen yepyeni öykülerle hazırlanmış bir kitap. domuzu kırmak öyküsü için çizimleri ise waltz with bashir filminin yaratıcılarından biri olan david polonsky yapmış. muhteşem bir işbirliği olmuş.
etger keret kendine has bir tarzı olan yazarlardandır. bir öyküyü okuyunca bunu etgar keret yazmış diyebilir dikkatli okurlar. etgar keret okumak tam uykuya dalmakla uyanıklık arasındaki o düşsel anlarda görülen hayal meyal görüntülere benzer. ne gerçek olduğunu tam bir kesinlikle iddia edebilir insan ne de düş olduğuna emin olabilir. öyle bir alacakaranlık labirenti.
küçücük öyküler bunlar. ama hepsi can yakan öyküler ama can yakacak bir tarzda yazılmamış öyküler. öyle bir kurgu ki etgar keret’in yaptığı düşsel bir alemde insanın canını yakan gerçekleri göğsünde yumuşatarak anlatıyor sanki yazar.
ben inanmıyorum yazarın söylediği bir cümleye. o hala umutlu ortadoğu’ya barış ve huzurun geleceği konusunda, benim umutlarım ise dolduğu için kırılan bir domuz kumbarası gibi.
devamını gör...
sevgililer gününüz kutlu olsun
sevgili yazar arkadaşlarım, hepinizin sevgililer gününü enişten dileklerimle kutlarım swh.
devamını gör...
zamanın en yavaş işlediği anlar
hiç iyi olmadığın bir dersten, okul numara sırasına göre sözlü olmayı beklemek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının adını tahmin ediyoruz
anonim kalamayan yazarların toplanma başlığı olmuş.
tahmin konusunda iyi değilim mesela mantı açsam?
tahmin konusunda iyi değilim mesela mantı açsam?
devamını gör...
homeros (yazar)
sessizce gidip sessizce gelen, artık yazarımız olan kişidir. umulur ki, mizahını ve bilgilerini sözlükten mahrum etmez.
devamını gör...
kişisel ileti
hani alayım diyorum, ne yazsam onu bilemedim ondan almıyorum. yoksa yeterli kaymem var yani yeter.
devamını gör...
kâfi
yeterli.
örnek kullanım:
1) 2 şeker kâfi.
2) ahireti boşver, hayat kâfi.
örnek kullanım:
1) 2 şeker kâfi.
2) ahireti boşver, hayat kâfi.
devamını gör...



