wilhelm genazino’nun jaguar yayınlarından çıkan romanıdır.

ayakkabılar hayatımızda çok önemli bir yer tutar. onlar olmadan yapamayacağımız kesin. ama ayakkabılar zorunluluk değil bir zevktir. yeni bir ayakkabı aldığınızda onu ilk kez giyip dışarı çıktığımız gün kendimizi çok farklı hissettir. eski bayram sabahlarına uyanmış bir çocuk gibi pırpır bir mutluluk dolar içimize ve bu mutluluk zamanla bütün vücudumuzu sarar. yeni bir ayakkabıyla yürümek uçmaya eşdeğer bir deneyimdir. ancak kötü ve rahatsız bir ayakkabı giydiğimiz zamansa sırat köprüsünden düşeceğimize emin bir şekilde yürür gibi oluruz. cehenneme bir adımdır ayağımızı sıkan bir ayakkabı.

ve giydiğimiz ayakkabılar bizim hakkımızda çok şey anlatır. canım ciğerim forrest’ın annesinin de söylediği gibi ayakkabılar bizim hakkımızda çok şey anlatır; nereden geliyor nereye gidiyoruz. ayakkabılarına bakarak bir insan hakkında çok şey öğrenebiliriz.

kitapla ilgili hiçbir şey anlatmadığımın farkındayım elbette ama bağlayacağım kitaba bir şekilde. en azından öyle umuyorum. çünkü kitabımızın kahramanı bir ayakkabı denetçisi. yeni çıkacak ayakkabıları deneyip bunlarla ilgili raporlar yazan bir adam. yolun yarısını geçmiş, çok başarılı olamamış, insan ilişkilerinde zayıf, bıkkın ve de sıkkın bir adam.

biteviye yağmurlu bir güne uyanıyor belki. belki de o sonsuz gün için bir şemsiye o. bilemiyorum. siz kendiniz okusanız daha iyi olur belki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şahsiyet dizisinde bu tablo ile harika bir replik geçer. yazıma başlamadan önce ilk olarak o sözü paylaşmak isterim sizlerle.
‘’aslında bu tablo diyor ki: eğer bir suç işlemek istiyorsan ama suçlanmak istemiyorsan, tek yapman gereken etrafına bir kalabalık toplamak. çünkü bir suçu yeterince büyük bir kalabalıkla birlikte işlersen o artık suç değildir.”

1872 yılında jerome tarafından çizilen bu tablo döneminin toplum yapısını harika bir şekilde aktarıyor bizlere. bilindiği üzere antik roma döneminde insanlar collesium'u doldurarak adeta kendilerinden geçerek gladyatör dövüşlerini izliyorlardı. dönemin en büyük eğlence organizyonu olan bu dövüşlerde insanlar birbirlerine karşı ya da vahşi hayvanlara karşı dövüştürülüyordu. gladyatörler genel olarak savaş esiri ve kölelerden oluşmaktaydı. ilerleyen zamanlarda ise kendi isteği ile gladyatör olan kişiler de olmuştur. bu gladyatörlerin seçim şansı yoktu. hayatta kalmak için yapması gereken şey dövüşü kazanmaktı. işte bu noktada gladyatörün hayatını tek bir parmak hareketi belirliyordu. dövüş sırasında imparator baş parmağını yukarı kaldırırsa, gladyatörün hayatı bağışlanıyordu. eğer baş parmağını aşağı indirirse bu gladyatör için ölüm demekti. tabii bu hareketi aynı zamanda seyirciler de yapmaktaydı. yani halk gün içinde onlarca insanın ölümüne karar verip daha sonra hiçbir şey yokmuş gibi evlerine dönmekteydi. yani kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verecek bir toplum. eğlence için çok sıradan bir şekilde insanların hayatını sonlandıran bir toplum. kim bilir belki de modern dünyadan da izler bulabiliriz bu tabloda.
devamını gör...

yolcuklarda mutlaka bakar, hatta kendimce çeşitli kıyaslamalar yapardım. *

artık onu da yapamayacağız.
devamını gör...

çarpım tablosunu ezberlemiş! onu haber vermek için geri dönüyormuş!.
devamını gör...

durduk yere uzaklara dalıp gitmek. şaka lan şaka dalıyorsanız aşıksınızdır.

devamlı geçmişten bahsediyorsanız yaşlanıyor olabilirsiniz.
devamını gör...

o zaman yazarlari da çaylak yapıyoruz diyeceğim başlıktır. hadi bakalım yok mu arttıran? odalarda ışıksızım, yazarsızım, çaylağın biriyem.
devamını gör...

ahmet hamdi'ye ait olduğu iddiasını ilk kimin ortaya attığını ve bu karışıklığın nasıl ortaya çıktığını çok merak ettiren şiirdir. şiirde yer yer iç bayan klasik cümleler olsa da, şiir pek beğenmediğim serbest tarzla yazılmış olsa da, sadece 'sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam' kısmı için bile defalarca okutur kendini. şiirin tam hali şöyledir:

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç.
devamını gör...

akşamları salamura tuzla gargara yapanlara, sağlam psikolojisi olanlara, sosyal kalabilenlere, bolca gülenlere bulaşmıyormuş.
devamını gör...

canlı yayında hocaya hakaret eden tuğba
devamını gör...

alice. harikalar diyarına gitmek günümüzde çok kolay değildir.
devamını gör...

dönüşüm, yabancı, yer altından notlar, martin eden; sadece hayata bakışımı değiştirdiler, ne yazık ki ben onlar kadar cesur olamadım.
devamını gör...

yıllardır para verip almadığım için pek sallamadığım pahalılıktır.
devamını gör...

.........
sende yalnız kalmayı başarabilen bir ruh olgunluğu var. çünkü yalnızlık insanın en zor mesleğidir. ve sen daima yanında en sevdiğin insan olsa bile hiç bir zaman bu yalnızlıktan kurtulamayacaksın. bunun da bedeli bu galiba...
.........

2004- hatıra defterim

edebiyat öğretmenim
mehmet bademli

nasıl güzel anlatmış beni canım öğretmenim. 2015 yılından beri izine ulaşamasamda kendisini aramayı hiç bırakmadım. hatta malum sözlüğe sırf onun onun adına başlık açılmış olduğunu gördüğüm için katıldım. oradan da bir ses çıkmadı. 2015 dönemlerini bilen bilir. özellikle gözde anadolu ve fen liselerinde büyük çalkantılar oldu. görevden alınanlar, içeri tıkılanlar...

mehmet öğretmen de kadıköy anadoludaydı o dönem. sonra ne oldu bilmiyorum. mükemmel, idealist, öğrencilerini her konuda destekleyen onların ufkunu açan bir öğretmendi. benim ben olmamda katkısı çok büyük. bugün ki fikirlerimin ve hayat görüşümün temellerini atan kişidir.

çok aradım eski öğrencilerine, eski öğretmen arkadaşlarına hatta abartıp eski eşine bile sordum. belki de dinlenmeye almıştır kendini kim bilir?
siz iyi olunda gerisi hallolur.

saygı ve özlemle...
devamını gör...

bakımlı, hoş ve dogal görünümlü saçlar.. o yoksa her şey eksik.
devamını gör...

topluluk içerisinde yer alan en yaşlı bireyin otorite sahibi olduğu, kimi kaynaklarda yaşlılar yönetimi olarak da geçen hiyerarşik otorite biçimi.
antropolojik kökenli bu kavram, topluluk içerisinde en yaşlı olanın ya da olanların topluluk üzerindeki hiyerarşisini ifade etmek için kullanılmaktadır. özellikle kan bağına bağlı olarak soy ve klan ilişki biçimlerinde belirgin olan gerontokrasi günümüz toplumlarında da varlığını sürdürmektedir.
yazılı bilginin olmadığı ve sözel bilginin varolduğu ilkel topluluklarda yaşça büyük olanlar; yaşadıkları tecrübe ve bilgi birikimi bakımından yol gösterici ve sorun çözücü olarak topluluk içerisinde yönlendirici ve karar verici doğal bir otorite ve bilgi sahibidir. en basit örneğiyle bir hayvanın nasıl avlanacağına, hangi bitkilerin yenebileceğine, hangi hastalıkların nasıl tedavi edileceğine dair doğru bilgi, topluluk içerisinde en tecrübeli olan bireye aittir ve dolayısıyla yaşamsal bilgilerin onda ya da onlarda toplanması kendilerini doğal bir otorite durumuna getirmektedir. tıpkı karşılaştığımız bir sorunu babamıza ya da annemize sormamız gibi. işin garip tarafı bu doğal otoritenin günümüzde hala geçerliliğini koruması ve kısmen bazı uygulama ve kavramlarda kendini göstermesidir.
örneğin köy yönetim teşkilatında ihtiyar heyeti, osmanlı son dönemlerinde kullanılan ekber ve erşed sistemi ve türkiye'de meclis seçimleri sonrası meclis başkanı seçilene kadar en yaşlı meclis üyesinin meclise başkanlık etmesi gibi uygulamalar gerontokrasinin birer yansımasıdır.
devamını gör...

cumartesi gecesi alkol kullanan ve kendinden geçen kişilerde üst ekstremitenin aşırı ekstansiyonunda(örnek olarak bankta uzanıp kolların aşağı sarkıtılması) n.radialis'in hastalanmasıyla olur.
tüm ekstremite ekstensörleri(kol ve ön kol arka grup kaslar) felçlidir.
buna aynı zamanda balayı sendromu ismi de verilir.
devamını gör...

bir dalda belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimsedir. bu kişi işin çeşitli bölümlere ayrılması sonucunda işin en iyi yapılmasını sağlayacak uzmanlığa ulaşmıştır.
devamını gör...

(bkz: summer queen)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: uzat sarı saçlarını rapunzel)
(bkz: kalender)
(bkz: honki ponki çok sıkıcı)
(bkz: hazall)
(bkz: gomercan)
(bkz: kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası)
not: bu listeye ekleyemediğim daha birçok yazar var. buradan onlara da selam olsun.
devamını gör...

kış ayından çıkışın müjdesi kiraz, vişne ağaçlarının çiçek açmasıdır kanımca. bu yazar da öyle nokta atışı artılar atıyor ki, bahar geldi sanıyorum. *

var olsun, saygılar.
devamını gör...

ön edit: bir rastrel ukdesi efendim.

acısıyla tatlısıyla 1 seneyi devirdik. kimler geldi kimler geçti tabi bu sürede.
ben şahsım olarak moderatör olarak başladığım sözlük hayatıma hali hazırda yazar olarak devam ediyorum.
ne günler yaşadık tabi, sözlüğün orijinal ismine bile tahammül edemeyenler yüzünden kafa sözlük ismini değiştirdik.

tabi yazılacak çok şey var, yazacak da çok değerli yazarlar var.
bir anı niyetine sizlerden de paylaşımlar bekliyorum.

saygılarımla...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim