ciddi ciddi soru soruyorlar. adam cevaplıyor. muhteşem başlık lan. hayran kaldım.

t: hayran kaldığım başlıktır.
devamını gör...

kendini komik sanan birisidir, ailesinden göremediği ilgiyi başkalarından tatmin etmeye çalışan biri olması da olasıdır.
devamını gör...

bir türlü anlam veremediğim ısrarla sol frame’i meşgul eden konu içeriği. dört duvar ne güne duruyor anlayabilmiş değilim. biz sizin ne yaptığınızı bilmek zorunda değiliz.
devamını gör...

yasaklar insanların ilgisini her zaman daha fazla çeker. biz özgürlüğe doğuştan sahiptik şimdi şimdi aslında özgürlüğün ne kadar kısıtlandığını fark ediyoruz. atatürk’ün değerlerini de çoğu kişi bilmiyordu sadece saygı duyuluyordu şimdi şimdi yaptıklarının nedenlerini daha iyi anlıyoruz.
devamını gör...

özür dilemekten korkan, özür dileyince bir taraflarının eksileceğini sanan insanlardan evladır.
devamını gör...

(bkz: badem bıyık)
devamını gör...

herkesin böyle bir dönemden geçtiği olmuştur. bu dönem kendinle yüzleşme ve gözlerinizin daha iyi görmesini sağlayacaktır. çocukken yere düştüğümüzde bezen ebeveynler kaldırmadan ayağa kalkarsın ya dibe vurmadan da kendin kalkmalısın o zaman daha güçlü oluyorsun. ne yaşıyorsan sonuna kadar hakkını vereceksin.
devamını gör...

(bkz: gördüklerimi sil)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk zamanlarından beri gelişimini ilgi ile takip ettiğimiz mecradır. online sayısı arttıkça bir ikilem meydana geliyor. onu bir yazayım dedim. ilerleyen zamanlarda hangi noktaya gider, hep birlikte göreceğiz.

malumunuz üyesi bol, trafiği bol sözlükler yanında bir de az kişinin uğradığı küçük sözlükler var. büyük sözlüklerde kitlesel insan davranışları sonucunda bir takım yararlı bilgilere ulaşabiliyoruz. tabii bu kitlesel davranış hali bir yeden sonra bayıyor.

küçük sözlüklerde daha seçilmiş başlıklar ya da üyelerin meşreplerine göre ilginç bilgilere ulaşmak mümkün. bu sözlüklerin de en büyük açmazı az katılım, az etkileşim ve tabii yönetimin olası keyfi davranışları oluyor.

gelişmelere baktığımız zaman şu an kafa sözlük bu iki uç arasında bir yerlerde duruyor ama sanırım en büyük sorun da bu. yani ne tam olarak gündem ile gündemi takip edebiliyoruz ne de o küçük sözlüklerdeki ilginç başlıklar listede kalabiliyor. yani başlıklar açılıyor ama diğer başlıklar yüzünden akıp gidiyor. iki arada bir derede kalmış durumda, umarım bu aşama uzun sürmez.
devamını gör...

(bkz: kara para aklama yöntemleri)
devamını gör...

sözlüğün her geçen gün geliştiğini gösteren "yakında bunlar bizi uzaya da götürür" diye düşündüren güncelleme.
o değil de sözlükle ilgili ne zaman böyle bir gelişme olsa ben uyuyor oluyorum. en son hepimizin profilinde kurucu yazarken de günün sonuna yetişmiştim. şimdi de herkes yeni görünüme alıştı ben daha kendi profilimi bulamıyorum.
kullanım kılavuzu nerede bu güncellemenin?*
devamını gör...

ben örümcekten çok korkarım lütfen beni kurtarmak için birkaç nickaltı girer misiniz, teşekkürler.
devamını gör...

beyindeki dopamin 2 ve serotonin 5ht1 a reseptörlerine parsiyel agonist etki gösteren antipsikotik ajandır.
d2 parsiyel agonist etkisinden ötürü kusma oluşturan tek antipsikotik olma özelliğini kazanır.
devamını gör...

bir haftadır yoğun bir şekilde ekiple gecemizi, gündüzümüzü verdiğimiz projeyi sıfır hata ile bitirmek.
gün sonu pandemi nedeniyle tekrar home office çalışma koşulları. istediğin zaman uyuyup, kalmak, donla ev içinde gezmek daha ne olsun ?
bu özgürlüğe sonunda kavuştum.
devamını gör...

işitme engellilerce kullanılan, harflerin el işaretleriyle gösterildiği iletişim sistemidir.
devamını gör...

jorge semprun'un batılı sosyalistlerin geçirdiği dönüşümü, beş genç adamın * yaşamından kesitler sunarak aktardığı muazzam eserinin adıdır. kitap hesaplaşma adıyla da yayınlanmıştır. her ne kadar ''hesaplaşma'' adı kitap için uygun bir ad gibi gözükse de kitabın ana karakterlerinden birisi olan ''neçayev'' kod adlı roman karakterinin okurda bıraktığı iz, romana kattığı gizem ve sürükleyicilik sebebi ile ''neçayev dönüyor'' adı bana hem daha doğru hem daha çekici gelir.

romanın başlangıcında şöyle bir ifade yer alır; ''bir sabah, elie silberberg'in telefonu çalar. eski silah arkadaşı zapata'dır arayan, ''neçayev'le ilgili...'' der.

bu cümleyi okuduğunuz andan itibaren, kitap sizi içine alıyor. ondan sonra kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz.

bahsedilen 5 genç ''proleter öncü'' adıyla bir örgüt kurarlar. şiir, felsefe ve politik yakınlıklarıdır onları bir araya getiren. içerisinden geçtikleri karşı devrimci sürecin önünde durmak için militan bir tutum izlerler. ancak bu süreç çok sancılı ve güven kaybına yol açan bir şekilde son bulur. örgütü fesih etme kararı alırlar. neçayev kod adlı roman kahramanımız ise buna karşı çıkar.

aslında arkadaşlarının fesih kararının arkasında yatan temel gerçek korkudur. başlarına gelecek olanlardan çekinmektedirler. beyinlerinde idealize ettikleri mücadelelerini, kalplerinde oluşan korkuya kurban vermişlerdir. ve bu korkuyu kutsallaştırmak için de sisteme bir adak adamaları gerektiğinin farkındadırlar. ve kurban bulunur. örgüt'ün feshine karşı çıkan ''neçayev'' hain ilan edilir. vicdanlarını rahatlatmak için ona bir seçenek sunarlar. derler ki; ''ya ülkeyi ve mücadeleyi terk edeceksin. ya da ihanetin cezalandırılacak.''

bu olaydan sonra ise neçayev'in intihar haberi duyulur ve diğer karakterler kendi yaşamlarında bu habere göre vaziyet alırlar. zira neçayev'in ölümü ve örgütün feshi hepsini rahatlatmıştır. bir dostu ve yoldaşı feda etmenin ağırlığını yaşamadan yollarına devam ederler. tabii burada elie'ye haksızlık yapmamak lazım. o korkularının esiri olmuş olsa da, vicdanının sesini bir türlü susturamamıştır.

diğer üç kafadar ise karşı çıktıkları her şeyin kölesi olurlar. kapitalizme entegrasyon süreçleri gayet başarılıdır. öyle ki; piramidin en üst seviyelerine kadar tırmanmışlardır. güç, para ve şöhret...

hepsine sahiptirler. çünkü düşmanlarını ona karşı mücadele ettikleri dönemden çok iyi tanıyorlardır. eski düşmanlarının tüm inceliğini bildikleri içinde, doğru kartları oynayarak sistem içerisinde başarılı olurlar.

işte tüm bu yaşananların ışığında zapata'nın elie'ye açtığı telefonu değerlendirdiğinizde içinizi kaplayan merak romana öyle bir tutunmanıza sebep oluyor ki, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. işlenen ilk cinayet de cabası...

neçayev'in intikamı mı ? yoksa kafadarların kendi içlerindeki ahlaki hesaplaşması mı ön plana çıkacak ?

ne olacağını ziyadesiyle merak ediyorsunuz. yazarın olayları anlatımı, karakterleri analizi ve kendi içerisinde gizemi tutarlı bir şekilde koruyabilmesi de romana keyif katıyor. asıl önemlisi kendinizi bu arkadaşların arasındaymış gibi hissetmeniz. söz hakkı sahibi olmak, bir şeyler söyleyebilmek, duruma müdahale etmeye çalışmak istiyorsunuz. hele ki, felsefi ve edebi tartışmaların/sorgulamaların içine katılabilme isteği duymak yok mu? işte o muazzam bir his. semprun'un bu hisleri okuyucuya aktarıyor olabilmesi ve kitabın derinliklerine dalıyor olabilmek, bir okur için dünyanın en keyifli şeyi.

elbette kitabı överken kendi penceremden gördüklerimi dile getiriyorum. siz pencereyi kapatıp, arkanızı dönüp çekip gidebilirsiniz. netice olarak herkesin farklı bir penceresi var.

benim içinse gerçekleşen; kitabı ne zaman okusam veya kitap ne zaman aklıma gelse, pencerenin önünde kalıp, uzun uzun düşünmek oluyor.

şu ayrıntıyı da vermek lazım; neçayev karakteri rastgele seçilmiş bir karakter değil. sergey neçayev'e bir gönderme var.

şöyle der ''devrimcinin anahtar kitabı''nda sergey neçayev;

devrimci adanmış bir insandır. kişisel çıkarları, işleri, duyguları, bağlılıkları, kişisel eşyaları, hatta kendi adı bile yoktur. ondaki herşey, biricik tek bir çıkar, tek bir düşünce, tek bir tutku devrim tarafından özümlenmiştir.”

karakterimiz de mi öyle ? bilemeyeceğim. * belki, yazar sadece adını ona olan saygısına binaen kullanmıştır. okur görürsünüz.

unutmadan şunu da söyleyeyim; kitapla ilgili elimde sağlam bir kamuoyu yoklaması var. yıllar önce kitabı önerdiğim 4 arkadaşımdan ikisi kitaba bayıldılar. diğer ikisi ise kitabı yarıda bıraktı. yani bu kitabı ya çok seveceksiniz, ya da hiç sevmeyeceksiniz. ortası yok...
devamını gör...

32li monami boya takımı.
devamını gör...

mogan gölünü bünyesinde barındıran, şehre ortalama 20 km uzaklıktaki ankara ilçesi.
devamını gör...

an itibariyle sonunda 500 puanı toplamış oldum. sözlük içinde bir kişisel iletim bile yok diye zırlamıştım vakti zamanında bilenler bilir. kampanyalar başlatmıştım "brave'e kişisel ileti alacağız" kampanyası...

500 puan olduğunu görünce koşa koşa kafa store yollarını arşınladım. ancak ne mi oldu? eline 50 krş tutuşturulup dondurma alsın diye bakkala gönderilmiş bebe gibi kaldım orada. 50 kuruşumu çikolataya ve yumi yuma mı bölüştürsem yoksa en başından beri hedefim olan dondurmayı kazanmanın, başarmanın verdiği gurur edasıyla alıp toz mu olsam ikilemine düştüm. bütün özellikler çekici geliyor, tüm rozetler ışıl ışıl her yer sanki pavyon gözümde. nasıl da kıyıp harcayacağım puanımı bilemiyorum. her 0.001 biriminde kan var göz yaşı var, destek var, omuz vermiş yazar tanelerimin emeği var. normal hayatımda da hep böyle olmuştur, istediğim an elde edemediğim şeyler hep çok kıymetliydi. halbuki parası neyse verip alabilsek umrumda olmayacak.

yağdır mevlam kendime rozet alacağım deyip entry'i bitiriyorum.

not: çocuklar karma puan dilenmiyorum yanlış anlaşılmasın jdkd yalnızca duygularını uçlarda yaşayan bir çiçeğim. ayrıca dilensem karma puan mı dilenirim allasen. sizleri seviyorum. <3

(bkz: üzerinden 14 bin lira çıkan dilenci)
devamını gör...

felsefe,psikoloji,mantık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim