güne psikolojik bir tespit bırak
devamını gör...
ilkokulda babanın mesleğini soran öğretmen
bir eğitimcinin ne kadar “eğitimsiz” olduğunun kanıtı. sonuçta bunlar daha çocuk birbirlerini ailelerinin mesleği üzerinden bile ayrıştırabilirler veya en kötüsü o çocuğun babası ya da annesi ölmüş olabilir. bu onun için nasıl bir acı farkında mısınız? umarım öğretmenler bu soruyu sormayı bırakır.
devamını gör...
sevgilisi olmayan bireylerin yaptıkları
kendinizi geliştirin. kütüphanenizde okunmadık kitap, listenizde izlenmedik film bırakmayın. araştırın, belgesel izleyin.
kendinize bir sevgilinin katamayacağı şeyleri katın dediğim başlıktır.
kendinize bir sevgilinin katamayacağı şeyleri katın dediğim başlıktır.
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
başka sözlüklerde 16 yı gördük, doğukanın performansını düşük buldum o yüzden, bizimle deyılsın doukan
devamını gör...
iki çeşit insan vardır
--- alıntı ---
iki çeşit şeytan vardır: rütbesi alınmış melek, atanarak terfi etmiş insan.
--- alıntı ---
aforizmalar-franz kafka
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır yalnızca: her şeyi bilenler ve hiçbir şey bilmeyenler.
--- alıntı ---
dorian gray'in portresi-oscar wilde
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır; zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen, zaman geçtikçe hatalarıyla yüzsüzleşen
--- alıntı ---
mehmet akif ersoy.
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır, gürültüye alışanlar, başkalarını susturmaya çalışanlar...
--- alıntı ---
mutlu olma sanatı -alain
iki çeşit şeytan vardır: rütbesi alınmış melek, atanarak terfi etmiş insan.
--- alıntı ---
aforizmalar-franz kafka
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır yalnızca: her şeyi bilenler ve hiçbir şey bilmeyenler.
--- alıntı ---
dorian gray'in portresi-oscar wilde
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır; zaman geçtikçe hatalarıyla yüzleşen, zaman geçtikçe hatalarıyla yüzsüzleşen
--- alıntı ---
mehmet akif ersoy.
--- alıntı ---
iki çeşit insan vardır, gürültüye alışanlar, başkalarını susturmaya çalışanlar...
--- alıntı ---
mutlu olma sanatı -alain
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
en masumane salaklıklardır. insanlara büyüyünce tavşan olacağımı söylüyodum. çünkü öyle olacağını zannediyodum. salak olmak da mı suç?
devamını gör...
tek çocuk olmak
dünyaya v.i.p. gelmektir. cumhuriyetin ilk yıllarını ömrünce yaşamaktır. tek söz tek hükümdür. mührün sen de olmasından dolayı süleyman olmandır.
devamını gör...
yazarların starbucks’a gitmeme nedenleri
2 liralık kahveye 20 lira verecek kadar aklımı yitirmedim. cimrilik değil. kat kat kalitelisini sahilde denize karşı içebiliyorum. ek olarak pelinsuların ağızlarını yayarak konuşmalarından da uzak kalabiliyorum.
devamını gör...
30 yaşına gelip de dişi hiç çürümemiş insan
diş patojenleri iki farklı temel gruba ayrılabilir. bir grup çürük oluşturur ve diş tedavi edilmediği takdirde pulpal enflamasyona yol açıp, dişin kanal tedavisine gitmesine sebep olurken; diğer grup ise diş taşı oluşumuna sebep olur, tedavi edilmediği takdirde diş eti çekilir ve dişin etrafındaki kemiğin yıkımı, dolayısıyla dişlerde sallanma gözlenir. bu patojenlerin varlığı ağız bakımıyla ve doğru diyetle minimalize edilebilir ancak genetik yatkınlığınız sizi daha şanslı veya daha şanssız yapacaktır. bu bakterilerin ağzınıza yerleşmesi tükürük akış hızınız, tükürüğünüzün niteliği, dişlerinizin yapısı gibi birçok genetik faktöre bağlıdır. ağzınızda hem çürük hem de yoğun tartar oluşumu da gözlenebilir, böyle bir durumda bakıma diğer insanlardan çok daha fazla önem vermeniz gerekir. ama genel olarak çürük olan ağızda diş eti problemleri, diş eti problemi gözlenen ağızda da çürük oluşumu neredeyse hiç gözlenmeyebilir çünkü etkenleri farklıdır.
devamını gör...
ben seni çok sevdim
cem adrian'ın baya ayten alpman sanılmasını sağlayan şarkı.
devamını gör...
islam ve kadın
din konuşmayı ve dinleri kötülemeyi hiç sevmem. lakin islamda kadının yerini hiç beğenmiyorum. ayetler beni oldukça rahatsız ediyor. kadın adeta bir obje konumunda. üstelik kadın erkek eşitliğinden bahsetmek de pek mümkün değil. kadınlar kapanmak zorunda, kadınlar tek eşliyken erkekler birden fazla kadınla evlenebiliyor. üstelik ne kadar evirilip çevrilmeye çalışılsa da bir ayette erkeklere eşlerini dövebilecekleri söyleniyor. cennette erkeklere verilecek olan "göğüsleri yeni tomurcuklanmış" hurilerden bahsetmiyorum bile. müslüman arkadaşlar lütfen alınmasın. sadece benim fikrim.
devamını gör...
konseri izlemeyip video çekmeye çalışan insan
anı yaşamayı bilmeyen insandır. ne amaçla geldiğini unutmuştur, instagram da üç beş like peşinde koşar.
devamını gör...
tedavisi olmayan türk hastalıkları
akrabalık.
devamını gör...
mercimek köftesi
mercimek köftesi diye bilirdim.
devamını gör...
en derin duyguları açık ettikten sonra çöken pişmanlık hissi
hz ali der ki; "sır dilden dökülmeden senin esirindir.döküldükten sonra sen onun esiri olursun."
devamını gör...
biz
her devrin zındığı yevgeni ivanoviç zamyatin tarafından 1920 yılında yazılmış ve dilimize “biz” adıyla çevrilmiş distopik roman. hem çarlık rusyası’na hem de sovyet rusyası’na muhalif olan zamyatin, neden her devrin zındığı olduğunun cevabını kendisi veriyor; "asıl mesele şu ki gerçek edebiyat ancak onu akıl yoksunu münzeviler, zındıklar, hayalperestler, isyankârlar ve şüpheciler yaptığında olur, sadık memurlar ve icra ediciler yaptığında değil.”
distopya edebiyatına gönül verenlerin bildiği üzere bu türün en kıymetli dört kitabı vardır. “biz”, bu kara dörtlemenin babası, ilham kaynağıdır. diğerleri için; (bkz: 1984), (bkz: cesur yeni dünya), (bkz: fahrenheit 451)
kurgusal olarak ardıllarından zayıf kalmasına, günlük tarzında yazıldığı için okumakta zorlanmamıza rağmen 1920 yılında yazıldığı ve ilham kaynağı bir kitap olduğu için kıymetlidir. “kısa süre öncesinde dikdörtgen çöllerden ibaret bu sayfaları sizlerle dolduran ben değil miyim? bensiz hanginiz bu satırların daracık patikalarında peşimden gelip gördüklerinizi görebilirdiniz?” diyor kitapta yazar. salt bu cümleler bile orwell’a, huxley’ye, ursula’ya selam çakıyor. eser, baştan sona bolşevik devrimle ortaya çıkan yeni devleti ve yönetim sistemini eleştirmektedir. insanı insan, modern toplumları da modern yapan tüm özelliklerin yok sayıldığı, bireyselliğin, kişiliğin tamamen ortadan kaldırıldığı, komün bir yaşam ve yönetim anlayışını benimseyen zihniyetin güçlü bir şekilde eleştirildiği eser, 1988 yılına kadar rusya'da basılmamıştır.
tek devletin var olduğu, tek yönetici velinimet ’in hüküm sürdüğü, insanların bir adının bile olmadığı ve sayılarla ifade edildiği, özgür cinselliğin söz konusu olmadığı, çocukların devletin malı sayıldığı bir evrende geçiyor hikâye. birey diye bir şey söz konusu değildir. "biz tanrı'dan, ben şeytan'dan gelir" gelir diyor zamyatin. özgürlük, hayal gücü ve insan ruhu bu evrenin son derece tehlikeli düşmanlarıdır. özgürlük konusu ile ilgili olarak en çarpıcı bölümlerden biri özgürlük - mutluluk kavramlarının ilişkisi ve kıyaslamasının yapıldığı bölümdür. bu bölümde cennet hakkındaki bir efsaneden bahsedilmektedir. insanoğlunun mutluluk ve özgürlük seçimi hz. havva ve hz. adem'in yaşam öyküsü hakkındaki bilinen efsaneye gönderme yapılarak anlatılmaktadır. "cennet'le ilgili şu eski efsane... o, bizim hakkımızda, tam bugünle ilgili. evet! bir düşün. cennet'teki o iki kişi... onlara seçenek sunulmuştu: özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük. o kadar. avanaklar özgürlüğü seçti. ya sonra? sonra çağlar boyunca zincirlerini özlediler. dünya bu yüzden böyle sefil, anlıyor musun? zincirlerini özlediler. çağlar boyunca!”
son olarak eğer bu kitabı okuyacaksanız yanınızda cümlelerin altını çizmek için bir kırmızı kalem bulundurun.
distopya edebiyatına gönül verenlerin bildiği üzere bu türün en kıymetli dört kitabı vardır. “biz”, bu kara dörtlemenin babası, ilham kaynağıdır. diğerleri için; (bkz: 1984), (bkz: cesur yeni dünya), (bkz: fahrenheit 451)
kurgusal olarak ardıllarından zayıf kalmasına, günlük tarzında yazıldığı için okumakta zorlanmamıza rağmen 1920 yılında yazıldığı ve ilham kaynağı bir kitap olduğu için kıymetlidir. “kısa süre öncesinde dikdörtgen çöllerden ibaret bu sayfaları sizlerle dolduran ben değil miyim? bensiz hanginiz bu satırların daracık patikalarında peşimden gelip gördüklerinizi görebilirdiniz?” diyor kitapta yazar. salt bu cümleler bile orwell’a, huxley’ye, ursula’ya selam çakıyor. eser, baştan sona bolşevik devrimle ortaya çıkan yeni devleti ve yönetim sistemini eleştirmektedir. insanı insan, modern toplumları da modern yapan tüm özelliklerin yok sayıldığı, bireyselliğin, kişiliğin tamamen ortadan kaldırıldığı, komün bir yaşam ve yönetim anlayışını benimseyen zihniyetin güçlü bir şekilde eleştirildiği eser, 1988 yılına kadar rusya'da basılmamıştır.
tek devletin var olduğu, tek yönetici velinimet ’in hüküm sürdüğü, insanların bir adının bile olmadığı ve sayılarla ifade edildiği, özgür cinselliğin söz konusu olmadığı, çocukların devletin malı sayıldığı bir evrende geçiyor hikâye. birey diye bir şey söz konusu değildir. "biz tanrı'dan, ben şeytan'dan gelir" gelir diyor zamyatin. özgürlük, hayal gücü ve insan ruhu bu evrenin son derece tehlikeli düşmanlarıdır. özgürlük konusu ile ilgili olarak en çarpıcı bölümlerden biri özgürlük - mutluluk kavramlarının ilişkisi ve kıyaslamasının yapıldığı bölümdür. bu bölümde cennet hakkındaki bir efsaneden bahsedilmektedir. insanoğlunun mutluluk ve özgürlük seçimi hz. havva ve hz. adem'in yaşam öyküsü hakkındaki bilinen efsaneye gönderme yapılarak anlatılmaktadır. "cennet'le ilgili şu eski efsane... o, bizim hakkımızda, tam bugünle ilgili. evet! bir düşün. cennet'teki o iki kişi... onlara seçenek sunulmuştu: özgürlükten yoksun mutluluk veya mutluluktan yoksun özgürlük. o kadar. avanaklar özgürlüğü seçti. ya sonra? sonra çağlar boyunca zincirlerini özlediler. dünya bu yüzden böyle sefil, anlıyor musun? zincirlerini özlediler. çağlar boyunca!”
son olarak eğer bu kitabı okuyacaksanız yanınızda cümlelerin altını çizmek için bir kırmızı kalem bulundurun.
devamını gör...
asya'daki tuzak fergana vadisi
çin'in orta asya'ya açılan kapısı olan ve rusya'nın bölgeyi etkisi altında tutmak için kullandığı fergana vadisi özbekistan, kırgızistan ve tacikistan sınırlarının kesiştiği bölgededir. yaklaşık 17 milyon nüfusu barındıran fergana vadisi orta asya'daki etnik çeşitliliğinin de en fazla olduğu bölgelerdendir. orta asya, kırım ve ahıska türkleri yaşadığı fergana vadisi kesişen sınır sorunları ve su sorunu bölgedeki problemlerin ana kaynağıdır.
sınır sorunları:
sovyetlerin yapay sınırlar çizdiği bölgelerden biridir aslında fergana vadisi. ileri zamanlarda bu bölgedeki devletlerin sınırları çatışma yaratacak şekilde çizilmiştir. sovyetler tarafından sınırlar net şekilde belirlenmemiştir. örneğin, özbekistan'da yaşıyorsunuz ve ülkenizin bir başka yerindeki şehre gitmek istiyorsunuz, bazı yerlerde öyle sınırlar çizilmiş ki kendi ülkenizde bile şehir değiştirirken kırgızistan toprağından geçmek zorundasınız. tabi bu da çeşitli sınır çatışmalarına dönüşüyor.
su sorunu:
bir başka sorun da su sorunu. özellikle kırgızistan'ın bölgenin en zengin su kaynaklarına sahip olması ve özbekistan'ın bu sulara ihtiyacı olması herhangi bir çatışmada suyu kapatma tehditlerine dönüşüyor.
bir örnek olarak 1989'da özbek-ahıska etnik çatışması da büyük kayıplara ve acılara sebep olmuştur. sovyetler, milli direniş gündemini değiştirmek ve özbeklerin rus düşmanlığını ahıska türkleri üzerine yönlendirmek için kardeşi kardeşe düşman etmiştir.
sınır sorunları:
sovyetlerin yapay sınırlar çizdiği bölgelerden biridir aslında fergana vadisi. ileri zamanlarda bu bölgedeki devletlerin sınırları çatışma yaratacak şekilde çizilmiştir. sovyetler tarafından sınırlar net şekilde belirlenmemiştir. örneğin, özbekistan'da yaşıyorsunuz ve ülkenizin bir başka yerindeki şehre gitmek istiyorsunuz, bazı yerlerde öyle sınırlar çizilmiş ki kendi ülkenizde bile şehir değiştirirken kırgızistan toprağından geçmek zorundasınız. tabi bu da çeşitli sınır çatışmalarına dönüşüyor.
su sorunu:
bir başka sorun da su sorunu. özellikle kırgızistan'ın bölgenin en zengin su kaynaklarına sahip olması ve özbekistan'ın bu sulara ihtiyacı olması herhangi bir çatışmada suyu kapatma tehditlerine dönüşüyor.
bir örnek olarak 1989'da özbek-ahıska etnik çatışması da büyük kayıplara ve acılara sebep olmuştur. sovyetler, milli direniş gündemini değiştirmek ve özbeklerin rus düşmanlığını ahıska türkleri üzerine yönlendirmek için kardeşi kardeşe düşman etmiştir.
devamını gör...
montesquieu
fransız bir barondur. kuvvetler ayrılığı'ndan bahsettiği söylense de louis althusser okumalarında aslında bahsetmediği yönünde epey eleştiriye tutulur. temelde bunun sebebi ise bir baron olan montesquieu'nun yürütme ve yasama erklerine gücü devretmesi ve yargıyı silikleştirmesidir. daha doğrusu yasama ve yürütme arasında bir dengeyi sağlamaya çalışırken yargıyı yok saymasıdır. halbuki günümüzde kuvvetler ayrılığı dediğimiz zaman aklımıza bu üç erkin birbirinden ayrıştığını görmeyi bekleriz.
montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?
althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:
öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.
bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?
althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:
öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.
bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
devamını gör...
geceye latince bir söz bırak
benim gençliğimden beri favorim, juvenalin (bkz: quis custodiet ipsos custodes) sözü olmuştur.
yaklaşık çevirisi "koruyuculardan kim koruyacak" şeklinde olan cümle, günümüzde sosyal medyadan bazı haberleri görmemizin ardından söylendiğinde, gaipten gelen "cuk" sesi ile irkilmemize neden olabilir.
sorgucuları kim sorgulayacak?
görevi kötüye kullananları denetleyenlerin görevlerini kötüye kullanmalarını kim denetleyecek? * ve benzeri şekillerde anlamca açılabilir.
yaklaşık çevirisi "koruyuculardan kim koruyacak" şeklinde olan cümle, günümüzde sosyal medyadan bazı haberleri görmemizin ardından söylendiğinde, gaipten gelen "cuk" sesi ile irkilmemize neden olabilir.
sorgucuları kim sorgulayacak?
görevi kötüye kullananları denetleyenlerin görevlerini kötüye kullanmalarını kim denetleyecek? * ve benzeri şekillerde anlamca açılabilir.
devamını gör...
30'unda metalci olmak
eee alma metalcinin ahını çıkar aheste aheste demişler. orada burada metalcilere salladınız salladınız şimdi imana geldiniz değil mi ? sizi köftehorlar sizi...
devamını gör...