kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kişisel ajanda kullanmak, illa defter türü olmasına gerek yok, tablet, telefon, bilgisayar gibi teknolojik ürünleri de kullanabilirsiniz.
devamını gör...

sohbet ortamı ya da kişiden kişiye değişmekle beraber;

genelde;
peki, tamam,
hayırlısı olsun,
oldu o zaman,
evet, anladım...
gibi cümleler en etkili sohbet bitirme yöntemidir...
 
haa! kimisi kafa atar, kimisi "el fatiha" der, kimisi de başka bir şey yapar; onu bilmem!..
devamını gör...

yunanca kökenli bir sözcüktür. bir şeyi çok isterken/arzularken istemiyormuş gibi davranmayı ifade eder.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanım : ateist kardeşler yine büyük bir keşif yapmış dedirten iddiadır.
devamını gör...

sozlukteki kimi tanimlari ve bilmiscesine yapilan yorumlari gordukce, buradaki yas ortalamasinin ne denli dusuk oldugu gercegi ve akabinde zihnimde beliren, “ben burada ne yapiyorum?” sorusu.
devamını gör...

sen niye o zaman bu başlığı canlandırdın? kasmayın diyorsun da kendin kasmışsın biraz. bu başlığa tanım girmek istemiyorum, canım öyle istiyor çünkü.
devamını gör...

dostoyevski'nin meşhur eseri suç ve ceza 'nın baş kahramanı. hatta romanı okuyanlar günlerce raskolnikov gibi dolaştım ortalıkta derler.
devamını gör...

akşamki radyo yayınını on dakika dinledim, o on dakikaya denk gelmiş yazardır. arkadaş muhtemelen onlarca kişiye sesleniyorsun, insan bi kendini tanıtır ya listede adı geçiyor, ses no name. olmadı. attım bi çızıh. bizimle deyılsın reyis. ha bunu yazmak aklıma nerden geldi?
(bkz: yunanistan'da gizemli ses paniği)
yunan'daki sesi duymadım ama sesin gizemli olması iki sesi de aynı sınıfa sokuyor. çok acayip. yunan'daki ses pavlov'un sesi olsa şu an şaşırmam mesela. olabilir derim.
devamını gör...

kalbimi bıraktığım yere* son kez bakıyorum. hoş kal...
devamını gör...

eskiden çok yalan söylerdim. kendimi tanıtabilmek için, sevilmek için, yalnız kalmamak için, kendimi gösterebilmek icin. daha sonra ne kadar acınası bir halde olduğumu gördüm. o kadar cok yalan söylüyordum ki artık söyledigim yalanlari bile hatırlamaz olmuştum. kendimden gittikçe uzaklaşıyordum. yalanın ne pis bir şey olduğunu anladıkça uzaklaştım ondan. artık ne yalan söyleyemeye gücüm var ne de isteğim. o kadar nefret eder oldum ki yalandan, bırakın duymayi, söylemekten bile tiksinir oldum. yalan söylememenin ve verdiğim sözleri tutmanın hafifliğini hissettikçe bağlandım dogruluğa. şu an ruhumun hafifliğini yaşıyorum. güzel bir duygu dostlar.
devamını gör...

krakow. yorgunluktan bi banka oturduğum sırada çektim bu güzellikleri.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çift kanatlılardan kan emici bir hayvan türü.

kan yoluyla hastalık taşıdığı için son derece tehlikeli bir yaratık sivrisinek. yılda yaklaşık 800.000 insanın ölümüne neden oluyorlar.

trthaber. com'dan alıntı:

tarihçi yazar timothy winegard, sivrisinekler üzerine kapsamlı bir çalışma yaptı. winegard'a göre bugüne kadar 52 milyar insan, sivrisineklerin taşıdığı hastalıklar yüzünden yaşamını yitirdi.


eğer mümkünse pencerelerimize sineklik taktırmak, alabileceğimiz en iyi önlemlerden biri. eğer dışarıda olmamız gerekiyorsa açık renk giysiler giymek, aromatik bazı çiçek ve bitkilerden faydalanmak gibi seçeneklerimiz var. aslında sivrisinek kovucular bu işi genellikle iyi becerse de, içlerindeki böcek ilaçları, insan teni için de sakıncalı olduğundan pek tavsiye etmem. limon, karanfil, fesleğen gibi bitkilerin kokusunu sevmedikleri söylenir.

bir yerde bir tavsiye okumuştum. biliyorsunuz, bu hayvanları odada tespit etmek biraz zor. tavsiye, odanın 2 duvarının kesiştiği bir köşede durup odayı gözünüzle taramak yönündeydi. geniş açı sağladığından ve arkanıza geçme ihtimali bırakmadığından bunun faydalı olduğu söyleniyordu. cep telefonu ışığı gibi, ampule kıyasla daha zayıf kalacak bir ışık aracılığıyla bunu yapabilirsiniz.

***

son olarak bir anı;
ortaokuldayım hatırladığım kadarıyla. gece bunun viz viz sesiyle uyandım. sinirle örtüyü kafama çektim. meğer örtünün içinde kalmış. kulağımın dibinde daha yüksek bir "iiii" sesi duyduğumda halimi görmeliydiniz. anlık "kulağıma kaçacak" korkusuyla fırlattığım örtü bir yana, ben bir yana, muhtemelen sinek bir yana... çok sinsi bir hayvan.
devamını gör...

dostoyevski bir kumarbazdı. ve hep bir kumarbaz olarak kaldı. bir derebeyinin oğlu olarak babasının tüm gücünü, nüfuzunu ve zenginliğini elinin tersiyle iterek dünyanın en büyük edebiyatçısı olacağı o yola çıkmaya karar verdiğinde de bir kumar oynamıştı ve başarılı oldu, en azından edebiyat konusunda. çünkü edebiyatta kazanan çoğu zaman hayatta kaybediyor.

kumarbaz 30 gün gibi çok kısa bir sürede yazılmış bir romandır. zira dostoyevski’nin yayımcısı ile yaptığı anlaşmaya göre eğer bu kitabı zamanında teslim edemezse o andan itibaren yazacağı her şey hiçbir ücret ödenmeden yayıncıya ait olacaktı.

dostoyevski bir steno tutup - ki daha sonra onula evlenecekti- bu romanı hızla yazıp teslim ederek edebi geleceğini kurtarmış oldu.

benim okumam da çok hızlı oldu bu romanı çünkü kitabı elime aldığımda yaklaşık 2 saat sonra trt 2 kanalını “ sinema edebiyat kuşağın”da bu kitaptan uyarlama filmin yayınlanacağını gördüm ve film başlayana kadar kitabı okudum ve bitirdim. ben de böylelikle dostoyevski’ye olan hayranlığımı perçinlemiş oldum. filmde kitabın yazılma aşaması ile konusu iç içe geçmiş olduğu için kumarbaz’ın aslında dostoyevski’nin kendisi olduğunu rahatlıkla düşünebiliriz.
devamını gör...

neee biri 90 lar mı dedi.
çıtır kızlar kontenjan'ından eğer yer kaldıysa bende gelebilirim.*

sahi o kızlar nereye giderler? bir neslin cevabını veremediği sorudur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir iki kız arkadaş bulup albüm fotosu konseptinde akşam yerimi alıyorum.kıvırcık saçlı ben mızıkçılık yapmayalım şimdiden söyleyeyim.

haydi oblomovreis bizi çocukluğumuza götür...
devamını gör...

beni bu güzel havalar mahvetti,
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden.
tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti.
devamını gör...

#1673906 gelmiş cemaat sever, tel gözlük, beyaz çorap, ince bıyık, mıymıy ses, maklube kokan, fikrini satmışlar cemaat savunmaya başlamış.
aldığınız nefes ziyan.
yazdıklarına bakılırsa din adı altında kitapsızlık yapan bunları salladıran, başbuğ atatürk'e örtülü olarak kin kusuyor. yüz metre öteden belli olan tipler bunlar işte.

neyse konuya gelirsek;

enes kara, henüz 20 yaşında, tıp fakültesi 2.sınıf öğrencisiydi. bugün intihar ederek yaşamına son verdi.

zorunlu olarak cemaat yurdunda kaldığını ve hayattan nasıl koparıldığını tek tek anlatıyor: "yaşama sevincimi kaybettim.”

risale-i nur denilen kürtçü, 'radyoyu çalıştıran meleklerdir' diyen türk düşmanı mezarsız iblis delinin saçmalıkları ile çocukların beyninin yıkandığı cemaat evleri yıkılmalıdır.

çocuklara zorla din adı altında baskı ile eziyet eden bu şer yuvaları ve onlara hizmet eden imansız p*çler yok edilmelidir.

bir çift sözümüz de bu gencecik yaşta solan evladın ailesine ve laftan anlamaz beyinsizce bu çocukları o yurtlara gönderen örümcek kafalı diğer ailelere;

sizde evlat sevgisi olsa çocuğunuza sahip çıkardınız.
siz evlatlarınızı değil tapındığınız imansız sözde şeyhlerin kulusunuz.
sizin ta aile gibi şerefinizi......

sizin allah belanızı versin.

sonra küfür yasak!
başka nasıl anlatsak!
devamını gör...

hiç bitmeyecek sanmıştım. *
devamını gör...

dans.

bacağıma kramp girdiğinde bile kalkıp devam etmişliğimi bilirim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim