sözlükçülerin yaz tatili planları
covit servisinde florasanlar altında bronzlaşmak canım yaa
devamını gör...
10 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye çalışırken yakalanan kişi
şu ülkeden çok bir şey istemiyorum ya. insanları insan olsun yeter.
bu ve bunun gibi aşağılık tüm mahluklar umarım delik deşik geberirler.
bu ve bunun gibi aşağılık tüm mahluklar umarım delik deşik geberirler.
devamını gör...
tevekkel
yapılacak her şeyi allah'a havale eden kişi anlamına gelen arapça sıfat.
türkçede genel olarak halk arasındaki kullanımı yaygındır. anneannem örneğin, biraz saf buldukları için, kibarca hakaret ederek 'tevekkel' derdi.
bana da sık sık "tevekkel misin sen?" demişliği vardır. o zamanlar anlamını bilmesem de söyleyişinden kötü bir şey olduğunu anlayıp, "hayır anane." dediğim zaman da, mutlaka, her ne için söylediyse işte onu, ."....düzgün yapsana." benzeri bir cevap alırdım.
türkçede genel olarak halk arasındaki kullanımı yaygındır. anneannem örneğin, biraz saf buldukları için, kibarca hakaret ederek 'tevekkel' derdi.
bana da sık sık "tevekkel misin sen?" demişliği vardır. o zamanlar anlamını bilmesem de söyleyişinden kötü bir şey olduğunu anlayıp, "hayır anane." dediğim zaman da, mutlaka, her ne için söylediyse işte onu, ."....düzgün yapsana." benzeri bir cevap alırdım.
devamını gör...
nickaltı kilitleme hakkı
iyi, güzel de bazılarının nickleri bilgisel tanım girilecek şekilde de olabilir. örnek (bkz: koala)
o zaman bilgi içerikli tanım girilmesinin de önü kapanır. bana mantıksız geliyor.
o zaman bilgi içerikli tanım girilmesinin de önü kapanır. bana mantıksız geliyor.
devamını gör...
fotoğraf çekmeyi bilmeyen insan
devamını gör...
ayakkabısını giyerken belindeki tabancası ateş alan kişi
karadeniz tarafında -ve adana kısmında- bireysel silahlanma çok ciddi oranda yüksek. "oranın insanları öyle" lafını kabul etmiyorum. ne demek "oranın insanları öyle"? neden öyle? polisin, askerin kendisini koruyamayacağını mı düşünüyor? anlam veremediğim durum. yanlışlıkla kendini de vurur, başkasını da. 2 saniye haberde görürüz ve o can bu hayattan göçüp gitmiş olur. çok mühim değil*.
devamını gör...
aşk
ey aşk!
sen nelere kadirsin..
sen nelere kadirsin..
devamını gör...
filistin benim meselem değil
değil kardeşim. bilmem kaç km ötede benim ülkeme gram faydası dokunmayan insanlar benim meselem değil, kendi meselelerini kendileri çözsünler, insani yardım olarak bi yardım yapılırsa yapılır ona destek olurum. ama yok filistine asker gönderelim, yok israili prostesto edelim bilmem ne umrumda bile değil.kendileri rahat yerlerinde oturup,gariban çocukları filistine gönderecekler yemezler. yok neymiş osmanlıdan yadigarmış. banane lan osmanlıdan osmanlının torunlarının hepsi avrupanın en güzel şehirlerinde yaşıyorlar şuan isteyen gitsin girsin himayelerine, yok diyeceklerini sanmam. ben t.c vatandaşıyım, kimsenin ümmeti de değilim. benim meselem işsizlik, benim meselem aşı, benim meselem mitingler,zenginlere tatiller yapılırken eve tıkılıp kalmak,eğitim, hukuk... din zırvalarına karnımız tok, bi nesli böyle kandırmış ve kanını emmiş olabilirler ama artık kimse bu zırvayı yemeyecek. adaleti olmayan devlet zaten dinsizdir.
devamını gör...
procrastination
erteleme hastalığıdır. kişinin yapacağı işi ötelemesi, yapmaktan kaçınması ya da sürekli ertelemesi olarak tanımlanabilir.
devamını gör...
çeşme heykeli
marcel duchamp'ın *"hazır yapım heykeli"dir.

bana göre bu bir pisuvar.
evet, dalga geçmeyi amaçlamış ama
hiç de "olur mu? bu bir sanat, efendim." falan diyemem kusura bakmayın.
tanımı okurken de perdesini sıyırdığım bu pencereden bakacaksınız.
biz heykelin hikâyesine geçelim.
bir gün duchamp; hırdavatçıdan bir pisuvar alıyor, atölyesine gittiğinde aldığı pisuvarı baş aşağı çevirip imzalıyor ve bunun sanat olduğunu iddia ediyor. bu kadar.
daha sonrasında rahat durmayan duchamp, amerikan bağımsız sanatçılar topluluğu'nun sergisine başvuruyor, ama "bir sanatçı değil de bir tesisatçı tarafından yapılmış olduğu" gerekçesiyle reddediliyor.*
çeşme heykeli için "sanat dünyasında bazı soruların sorulmasına vesile olmuş*, sanat olduğu iddia edilen bir pisuvar." derim.
neden öyle düşündüğümü açıklamak isterim.
sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır...
pisuvarı ters çevirip imza atmak size yaratıcılık anlamına geliyorsa sanattır.
gelmiyorsa pisuvardır.
-ki gelmiyor.
tam tanımı bitirirken aklıma geldi, eğer bu sanat sayılırsa imza atılan bir kağıt, bir gelinin ayakkabıları* vs. onlara da anlam yükleyip sanat diyelim.
ee, o zaman her şey sanattır.
hayır!
bir değeri kötü niyet olmadan yok saymanın bir yolu onu genellemedir.
her şeye sanat dersek sanatı küçümser, yok ederiz. o zaman sanat bir hiç olur.
t: duchamp'ın hırdavatçıdan aldığı basit bir pisuvar.

bana göre bu bir pisuvar.
evet, dalga geçmeyi amaçlamış ama
hiç de "olur mu? bu bir sanat, efendim." falan diyemem kusura bakmayın.
tanımı okurken de perdesini sıyırdığım bu pencereden bakacaksınız.
biz heykelin hikâyesine geçelim.
bir gün duchamp; hırdavatçıdan bir pisuvar alıyor, atölyesine gittiğinde aldığı pisuvarı baş aşağı çevirip imzalıyor ve bunun sanat olduğunu iddia ediyor. bu kadar.
daha sonrasında rahat durmayan duchamp, amerikan bağımsız sanatçılar topluluğu'nun sergisine başvuruyor, ama "bir sanatçı değil de bir tesisatçı tarafından yapılmış olduğu" gerekçesiyle reddediliyor.*
çeşme heykeli için "sanat dünyasında bazı soruların sorulmasına vesile olmuş*, sanat olduğu iddia edilen bir pisuvar." derim.
neden öyle düşündüğümü açıklamak isterim.
sanat, en genel anlamıyla yaratıcılığın ve hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır...
pisuvarı ters çevirip imza atmak size yaratıcılık anlamına geliyorsa sanattır.
gelmiyorsa pisuvardır.
-ki gelmiyor.
tam tanımı bitirirken aklıma geldi, eğer bu sanat sayılırsa imza atılan bir kağıt, bir gelinin ayakkabıları* vs. onlara da anlam yükleyip sanat diyelim.
ee, o zaman her şey sanattır.
hayır!
bir değeri kötü niyet olmadan yok saymanın bir yolu onu genellemedir.
her şeye sanat dersek sanatı küçümser, yok ederiz. o zaman sanat bir hiç olur.
t: duchamp'ın hırdavatçıdan aldığı basit bir pisuvar.
devamını gör...
para konuşmaz küfreder
“para konuşur” sözünün yanlış yorumlandığını ifade eden bir deyiştir.
paran varsa insanlar seni tanır. paran yoksa sen insanları tanırsın.
1974 tarihli it’s alright, ma -i’m only bleeding adlı parçasında “money doesn’t talk, it swears” (para konuşmaz, küfreder) demişti bob dylan... şiddetin ve birçok toplumsal sorunun kaynağının para olduğunu vurgulamıştı.
çevremizde zenginliğin verdiği gururla yaşayan bazı insanları görürüz… geceleri paralarını saymaktan, gündüzleri de gariban işçileri ezmekten başka bir şey düşünemezler…gittikleri her yere önce paralarını sererler…“ye kürküm ye, ye kürküm ye” misali.
unuttukları bir şey vardır:
ingilizce’de para kelimesinin (money) kökeni para tanrısı olarak kabul gören mammon putudur. en belirgin özelliği ise konuşamaması sadece küfretmesidir.
günlük hayatımızda “para konuşur” desek de para bitince paranın gerçekte küfrettiğini anlarız. çevremizde dost gözüken 100 insandan 1 tane kalır.
para insanı avlamak için en iyi yemdir. (thomas fuller)
paran varsa insanlar seni tanır. paran yoksa sen insanları tanırsın.
1974 tarihli it’s alright, ma -i’m only bleeding adlı parçasında “money doesn’t talk, it swears” (para konuşmaz, küfreder) demişti bob dylan... şiddetin ve birçok toplumsal sorunun kaynağının para olduğunu vurgulamıştı.
çevremizde zenginliğin verdiği gururla yaşayan bazı insanları görürüz… geceleri paralarını saymaktan, gündüzleri de gariban işçileri ezmekten başka bir şey düşünemezler…gittikleri her yere önce paralarını sererler…“ye kürküm ye, ye kürküm ye” misali.
unuttukları bir şey vardır:
ingilizce’de para kelimesinin (money) kökeni para tanrısı olarak kabul gören mammon putudur. en belirgin özelliği ise konuşamaması sadece küfretmesidir.
günlük hayatımızda “para konuşur” desek de para bitince paranın gerçekte küfrettiğini anlarız. çevremizde dost gözüken 100 insandan 1 tane kalır.
para insanı avlamak için en iyi yemdir. (thomas fuller)
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
başta annem olmak üzere tüm kadınların ,kadınlar günü kutlu olsun.
hayatları boyunca huzur,sağlık, mutluluk onların peşini bırakmasın.
hayatları boyunca huzur,sağlık, mutluluk onların peşini bırakmasın.
devamını gör...
edebiyatçıların ilginç ölümleri
aleksandr puşkin düelloda hayatını kaybetmiştir. karısıyla dedikodusu çıkan baron d’anthès' i düelloya davet eder.ilk atış hakkına sahip olan d’anthès, puşkin’i karnından vurur. aldığı darbeden dolayı puşkin, rakibini ancak sol elinden yaralayabilir. puşkin, iki gün sonrasında ölür.
devamını gör...
in time
yönetmenliğini andrew niccol'un yaptığı 2011 yapımı bilim kurgu - gerilim filmi. başrollerinde amanda seyfried, justin timberlake, cillian murphy gibi isimler var.
--! spoiler !--
will salas, bir hata sonucu cinayetten hüküm giyer ve hapishaneden kurtulmak için, sistemi çökermek amacıyla şansını sonuna dek zorlayacaktır. sistem dediğim şey, zamanın satın alınabilir bir şey olduğu bir dünyadır. parası olanın zamanı satın alıp sonsuza dek genç kaldığı bu sistemde, fakir ve güçsüzler ölüme mahkûmdur. üstelik onların yaşayamadığı yıllara karşılık gelen zaman da başkalarının ömrüne eklenmektedir.
zamanın, hırsızlar tarafından çalınabilen bir şey olduğunu düşünün... işte salas, bu sisteme baş kaldırmayı kafasına koymuştur.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
will salas, bir hata sonucu cinayetten hüküm giyer ve hapishaneden kurtulmak için, sistemi çökermek amacıyla şansını sonuna dek zorlayacaktır. sistem dediğim şey, zamanın satın alınabilir bir şey olduğu bir dünyadır. parası olanın zamanı satın alıp sonsuza dek genç kaldığı bu sistemde, fakir ve güçsüzler ölüme mahkûmdur. üstelik onların yaşayamadığı yıllara karşılık gelen zaman da başkalarının ömrüne eklenmektedir.
zamanın, hırsızlar tarafından çalınabilen bir şey olduğunu düşünün... işte salas, bu sisteme baş kaldırmayı kafasına koymuştur.
--! spoiler !--
devamını gör...
halkımızın uzman olduğu konular
her konuda uzman(!) olduğumuzu düşünüyorum. uzman olmasak bile bir fikrimiz oluyor.
devamını gör...
guns germs and steel
francisco pizarro'nun inka imparatorluğu işgali ile ilgili çok güzel konulara değinmektedir. herkese güvenen ve dostça yaklaşan, gelişmiş silahları bulunmayan ve okuma-yazma bilmeyen amerikan yerlilerinin, teknolojik olarak üstün, okuma-yazma bilen ve daha zeki-kurnaz ispanyollar tarafından nasıl yenildiğini hayretle okuyor insan. düşünün 186 ispanyol 70.000'in üstünde amerikan yerlisini yenebiliyor. eğer olayları yazanlar abartmıyorlar ise durum bu.
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
sığır gibi yolun ortasından yürümemek sanki sahilde yürüyüşe çıkmışlar öyle keyifle gidiyorlar yapmayın bunu.
devamını gör...


