şairliği, yazarlığı, alkolikliği, asosyalliği, ölüm nedeni, muazzam hayal gücü, akıl oyunları ve merak unsurunu tam ortasına yerleştirdiği hikayeleri ile bir üstattır.

edebi ya da sosyal kişiliği hakkında yazılmış, çizilmiş. ancak kimse bilgisayar oyunları ile ilgili bir şey dememiş. aslında poe hikayelerinin üzerine yapılmış oyunlar demeliydim.

"dark tales: edgar allen poe's ..." olan adlarıyla birlikte şu anda 8 adet oyunu bulunmaktadır. piyasadaki hidden object oyunları arasında belki de en iyileridir. malum ortamlardan edinebilirsiniz.
devamını gör...

hindulara göre tanrıların yeryüzünde aldıkları suretlerine deniyor. bugün akla hollywood filmlerindeki gibi mavi ve kuyruklu insanlar gelse de esas anlamı budur.
devamını gör...

ya şu geçmiş zaman romantikçiliğine ayar oluyorum. sen gel de o zamanları, yaşayanlarına sor! örneğin 1850-1900 yılları arasında doğmuş nesil, savaşlar silsilesinde kendini buldu. 93 harbi, 1. balkan savaşı, kuzey afrika savaşları, 1. cihan harbi (cepheden cepheye) ve kurtuluş savaşı. yokluk, salgın hastalıklar, tükenmişlik de cabası. arkasından gelen 1929 buhranı, faşizmin yükselmesi, italya ve almanya’nın tehditleri akabinde 2. dünya savaşı’nın patlak vermesi. ismet inönü savaş dışında kalmak için neler yaptı neler. insanlar taşlaşmış ekmekleri suda ıslatıp ıslatıp yedi, tabii çok güzel yıllar. 2 saat interneti, bir öğün yemeği olmasa ağlayacak insanlar, geçmiş romantizmi kasıyor.
devamını gör...

dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "türkiye'den çin'e gidecek ilk ihracat treni bugün istanbul'dan yola çıkmaktadır. marmaray'dan geçerek bakü-tiflis-kars demiryolu hattı ve hazar geçişli doğu-batı orta koridor üzerinden çin'e ulaşacak tren; 8.693 km yol alıp, 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek yükünü çin'e 12 günde ulaştıracaktır
yurt dışı parkurunda ise sırasıyla gürcistan-azerbaycan-hazar denizi geçişi-kazakistan ve çin'in xi'an şehrinde yolculuğu son bulacak tren, toplamda 42 konteyner içinde beyaz eşya (buzdolabı) taşıyacak.
devamını gör...

sanmıyorum. beni bu saatten sonra artık moderatör bile kesmez.
devamını gör...

genelde bunu benim karşımdaki insanlar çok yaşar, sorduğum sorulara verdikleri cevaplarla, aslında savundukları şeydeki mantıksızlığı, kendi seslerinden söyletirim, kendi seslerinden duyarlar,
en son bir arkadaşım, artık ben haksızım dan başka söyleyecek hiçbir bahanesi kalmadı, her bulduğunu sabırla çürüttüm, her açıdan her sorunun cevabı ben haksızım doğru söylüyorsun demesi gerekiyor, "sen bu konuda çok iyisin" dedi de sen haklısın demedi, ne yani ben haklı olmakdamı çok iyiyim dedim, yine kabul etmedi ona göre haklı çıkmakda iyiymişim,

ama tartışmanın en ateşli yerinde haksız olduğumu anlarsam, her zamanki gibi sesli düşündüğüm için, hmmm bi dakka, tamam tamam, diye bi uyanma cümlesi çıkar benden, zaten başka birşey söylememe gerek kalmaz, pes ederim, kabul ederim, yazması kolay, yapması çok zor ama, dişimi sıkar, ellerimi kaldırır teslim olurum, doğrusunu öğrendiğim için sevinirim, yani amacım hiçbir zaman üste çıkmak, hep haklı çıkmak değildir, fakat yenilgi ise bu bahsedilen şey, bunu yaşamamak için de olabilir, çok meraklı olduğum için de olabilir, ikna olmadığım bir sürü şey olduğu için olabilir, o kadar çok şey okuyorum ve araştırıyorumki, işte bu pes etme durumunu, artık başka bahane kalmayacak şekilde, herşeyi çürüterek filan, o kadar çok yaşatıyorumki insanlara, bazen aynı kişilere, eskiden sinirleniyordum, şimdi onuda hallettim, sakinliğim daha da eziyor karşımdaki kişiyi onu farkediyorum, hatta bu insanlarla tekrar karşılaştığımda, o anı hatırladıklarını hissediyorum, ve genelde benimle birşey tartışacaklarsa baya bir araştırma yapıyorlar gördüğüm kadarıyla :)
sanırım herhangi birşeyi öğrenme şeklim çok yönlü ve çok detaylı, çünkü bir konuda birisi birşey söylediği zaman, emin olduğum bildiğim bir konu ise röntgenini çizip bırakıyorum oraya, şöyle dişime göre ateşli bir tartışma yaşayamıyorum maalesef, öyle haksızlığını sana farkettirecek konuşmayı yapmak da herkesin kapasitesinin yeteceği birşey değildir, farketmek de aynı şekilde, çünkü bir konuda doğru bilgiyi bulmak, neyi bildiğini, bilmediğini, neyi merak ettiğini, öğrenip öğrenemeyeceğini anlamak bile hem zeka hem vizyon ister, ortalıkta o kadar çok iki üç satır okuduğuyla sana birde ders veren adam varki, bazılarıyla tartışmaya girmek bile gerçekten vakit kaybıymış.
devamını gör...

günaaydın sözlük ahalisi,
bugün sözlükte yeni birşeyler olmuş. sevdiğim bir yazarın tanımlarını okuyup beğeni yaparken ne gördüm; 3 oydan sonrasını sistem izin vermiyor.alıştım da bol keseden kullanmayı.. neyse aslında iyi olmuşda diyebilirim yazar bağlılığından çok tesadüf beğendiğin tanımlara yönelmeye çalışmış oluyorsun. durumlar nedir sericiler demek istiyorum.. ben oy veremeyince bir üzülmedim değil.
devamını gör...

aralıklı oruç şeklinde diyet programı da uygulayabilecek olan insandır.

büyük düşünürün de dediği gibi herkesin hayatına kimse karışamaz.
devamını gör...

(bkz: sözlük yazarları buna hazır değil)
devamını gör...

ya da karşı cinsi çabasız bir şekilde etkileyen kişilere de söylenen tabir. (bkz: herseyeaydım)
devamını gör...

1. baba otoritesi diyo çünkü kendi de ezecek ya alışkın olsun diyo çakal
2. asla bir kadının erkekten daha başarılı olabileceğine inanamak istemeyen bunu kaldıramayan özgüvensiz ezik erkek düşüncesi
3. böyle ezilecek birini bulursanız mutlaka evlenin çünkü onlar bulamamıştır diyo.

nerden bakarsan bak rezil düşünceler bütünü nerden tutarsan tut elinde kalıyor. allah hepimizi sizin gibi vasıfsızlardan korusun.
devamını gör...

ilk olarak 1967 yılı sonbaharında üniversitelilerin ''daha fazla ışık istiyoruz''sloganıyla başlattıkları, içine slovak ayrılıkçıları, çek sağcıları ile dini ve daha birçok çevrenin dahil olduğu ,en nihayetinde zamanın çekoslavakya komünist partisi genel sekreteri alexander dubçek'in önderliğinde çekoslavakyada yönetiminin belirlediği ve içinde ''sendikalara daha fazla hak, ''sansürün kaldırılması'', ''batı bloğu'' ile yakınlaşma gibi adımların atılmasına kadar varan, 20 ağustos 1968 günü 5 varşova paktı ülkesi askeri birliklerinin çekoslavakyayı işgal etmesi, devlet başkanı alexander dubçek'i tutuklayıp götürdükleri moskova'da nezarete almaları, öğrenci ve sendika önderlerinin tutuklanmaları, prag'da yer yer varşova paktı askerlerine karşı girişilen küçük çaplı silahlı direnişlerin ise çok sert bir şekilde bastırılmasıyla son bulan süreç.

birçok kişi tarafından romantik bir özgürlük hareketi olarak görülse de, içine dahil ettiği birçok görüşün(gençlik, dini çevreler, slovak milliyetçileri, sanatçılar, sendikalar) gelişmeleri kendi taraflarına doğru yontmaya çalışmasından ötürü kontrolsüz aynı zamanda hızlı gelişen, bu yüzden de tüm diğer doğu bloku yönetimlerini paniğe sürükleyen, beraberinde bir askeri müdahale getiren süreç olmuştur. süreç varşova paktı'nın askeri müdahelesi ile sonuçlanmamış olsa, tüm yukarıda sayılan grupların iktidarı ele geçirme kavgasına girişecekleri, yugoslavya örneğinde olduğu gibi sürecin birbirilerini yemelerine kadar gideceği gün gibi aşikardı.

kesinlikle romantik, masum, şirin bir gençlik hareketi değildi.

her ne olursa olsun, sovyet birliklerinin yabancı ve ''bağımsız''' bir ülke topraklarında verdiği kanlı tepkiyi hiçbir şey haklı çıkarmaz.
devamını gör...

her yazarın ezberlemesi gereken and.

kafa sözlük yazarlık andı

kafa sözlük formatı ve kurallarına ve yoldaş benjamin franklin'in ilke ve inkılaplarına sadakatla bağlı kalacağıma, tanımlarımın sonuna nokta koyacağıma, entry değil tanım gireceğime, kafa sözlük'e karşı görev ve sorumluluklarımı bilerek bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.
devamını gör...

bu tür siteler pek tabii vardır, genellikle yandex üzerinden ulaşımı daha garantilidir, çünkü yayınevleri yandex üzerinden şikayette bulunamazlar. ancak lütfen kitap bulmak için bunlara başvurmayınız. vaktinde değerli işlere imza atmış, bir zamanlar zirvede olan pek çok yayınevi şimdi ciddi sıkıntılar yaşıyorlar, tükenen kitaplarını yeniden basmaya bile çekiniyorlar. sadece çökmemeye, varlıklarını sürdürebilmeye odaklanmış vaziyetteler. elinizden geldiğince yayınevlerini destekleyiniz, korsan aracılığa başvurmayınız. bu düpedüz emek hırsızlığıdır.

edit: arkadaşlar, girdiğiniz bir mağazada bir ürünü fazla pahalı bulduğunuzda, siz genelde hırsızlığa mı başvurursunuz? çalıp, cebe atıp eve mi götürürsünüz? bunlar ne temelsiz söylemler?
devamını gör...

2001 yılında remzi kitapevi'nden çıkan ömer zülfü livaneli kitabı. aynı yıl yunus nadi roman ödülünü almış.

kitabın kurgulanışı benim daha önce rastlamadığım bir biçimde tasarlanmış. önsözünde yazarın kitabın bazı bölümlerini yeniden yazdığını anlattığı bir yer var. yaptığım çıkarım farklı bulduğum kurgulanış eklemesi olduğuydu. aynı hikayeyi bir yaşayandan bir de yaşayanı dinleyen yazardan sunuluyor hikaye okuyucuya. dışarıdan ve içeriden olayların nasıl göründüğünü net bir şekilde okuyucuya gösteriyor bu özellik.

ben yazarın okuduğum iki romanına göre bu kitabı çok daha sevdim. sevdim dediysem de yazarı kendi yazdıkları içinde sevdim. fakat yukarıda bahsettiğim kısım bana çok farklı bir okuma deneyimi sunduğu için başarılı ve tavsiye edebileceğim bir nitelikte. beni livaneli kitaplarında asıl rahatsız eden ise geçmişte yaşanmış şeylerin anlatılana kadar laf kalabağı içermesi. (bkz: serenad) bu kitapta ise asıl anlatılana ulaşma arzusu hissetmedim. hikaye yaşanmış bitmiş değil devam ediyordu, geçmişten gelen izler geleceğide belirleyecekti çünkü, bitip tükenmiş bir hikaye değildi anlatılan. akıp giden devam eden bir hikaye idi.

benim gibi sevmemiş ama yeniden livaneli'ye şans tanımak isteyenlere, kurgulanışı ve yazımı konusunda farklı bir deneyim yaşamak isteyenlere akıcı, sürükleyici bu kitabı tavsiye ederim naçizane.
devamını gör...

sekiz tane bacağı olan kafadanbacaklı. bunu bilenler bu kafadanbacaklıların üç tane kalbe sahip olduğunu bilmezler. bu üç kalp, o ahtapotlara has mavi kanı koca kafalarına ve bacaklarına pompalayıp dururlar.
devamını gör...

modern dünyanın yeniliklerine karşı oldukça kapalı olmaları.
teknolojiyi düşman bellemeleri.
sürekli kıyas peşinde olmaları.*
devamını gör...

yol verdiğiniz diye teşekkür beklemeniz de ayrı olay, zaten mecburi olan bir şey için teşekkür beklemek kadar saçma bir şey olamaz. avrupa ülkelerinde yol vermezsen cezayı yersin. doğrusu türkiye'de yaşıyoruz ama olsundur. bu arada yayanın yaptığı ekstra bir terbiyesizlik varsa onu bilmem ama ben yol verdiğim hiç bir yayadan herhangi bir teşekkür beklentisi olmadan yapıyorum, yapmam gereken bir hareket için niye teşekkür bekleyeyim.
devamını gör...

atmosferini ve verdiği hissi o kadar telaşlı bir olgunlukla arıyormuşum ki bu sabah başladığım otobüs yolculuğum sona erdiğinde kitap da sona ermişti.

yine bir yığın (philip k. dick tarzı) ağır paranoyak varlık sorunu ve tanrı sorgusu... cyberpunk'ın belki de en yoğun ve soğuk anlatımı... içe doğru akan ve yarısından sonra dışa taşan hissizlik... soylar, tükeniş, arayış, bekleyiş, beklemeyiş, dünya, açılış, taşlar, muazzam bir ikilemler serisi...

androidler elektrikli koyun düşler mi, bilmiyorum. ancak ben ikinci kez okudum ve ikinci kez düşledim.

asıl soru; elektrikli koyunlar herhangi bir şey düşler mi?

"ölüm kesindir, yaşam şüpheli"
devamını gör...

Normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
portakal radyo & dergi renk modu sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan puan tablosu sıkça sorulan sorular yönetim kadrosu istatistikler iletişim