hayvanların insanlardan farkı
ego tabanlı vahşet yönünden insanlarla kıyaslandığında kat be kat masum kalacak canlılardır.
hayvan, kendi canına, yavrularına, barınağına ve beslendiği alanlara açık tehdit olmadıkça saldırmaz. açlık haricinde -birtakım istisnalar hariç- avlanmaz ya da kendi türünden bir canlıyı öldürmez.
insan ise sırf kendi zevki uğruna doğayı katleder, savaşlar çıkarır, kendi türü de dahil olmak üzere her tür canlıya "zevkine" işkenceler yapar. belli ve yeterli bir alanı değil, tüm dünya alanlarını kendine ait bilir…
hayvan, kendi canına, yavrularına, barınağına ve beslendiği alanlara açık tehdit olmadıkça saldırmaz. açlık haricinde -birtakım istisnalar hariç- avlanmaz ya da kendi türünden bir canlıyı öldürmez.
insan ise sırf kendi zevki uğruna doğayı katleder, savaşlar çıkarır, kendi türü de dahil olmak üzere her tür canlıya "zevkine" işkenceler yapar. belli ve yeterli bir alanı değil, tüm dünya alanlarını kendine ait bilir…
devamını gör...
en mutlu olunan zaman
hayalin gerçekleştiği zamandır.
devamını gör...
kıvırcık saç
duştan henüz çıkıp kendi kendine kurumaya bırakıldığında çok güzel olan ancak tek gecelik uyku sonucunda kabaran saç tipidir. ne çektim sizden be lülelerim?
devamını gör...
söve
yapıların, evlerin dış cephelerinde bulunan, kapı ve pencere yüzeylerinin etrafını çerçeve şeklinde kaplamak ve mimari açıdan estetik görünüm sağlamak amacıyla kullanılan yapı malzemelerine verilen isim.
devamını gör...
paramanyetik madde
manyetik alan etkisindeyken geçici olarak mıknatıslık özelliği gösteren madde.
devamını gör...
çocuk kabul etmeyen restoranlar
nasıl ‘ aile otelleri’ varsa +16 restoran ya da kafelerin olması derece normaldir kanımca.
etrafta ağlayıp bağıran, zaman zaman tepinen çocukların , bir lokma yedireceğim yavruma diye masa masa gezen annelerin, iyi temizlenmemiş mama sandalyelerinin, top havuzunda bağırışıp dövüşenlerin var olduğu yerlere alternatif bir ortam.
ebeveynler de bir gün olsun böyle bir yere gidip kafa dinlemelidir hatta.
*
etrafta ağlayıp bağıran, zaman zaman tepinen çocukların , bir lokma yedireceğim yavruma diye masa masa gezen annelerin, iyi temizlenmemiş mama sandalyelerinin, top havuzunda bağırışıp dövüşenlerin var olduğu yerlere alternatif bir ortam.
ebeveynler de bir gün olsun böyle bir yere gidip kafa dinlemelidir hatta.
*
devamını gör...
nişasta bazlı şeker
şekerlerin en zararlısı ve medyatik olanı. kan şekerini jet hızıyla yükseltir. ürün etiketlerinde hmcs yani high maltose corn syrup, yani yüksek maltozlu mısır şurubu olarak da karşımıza çıkar. diğer şekerlere nazaran hem tatlı hem de maliyeti düşük. yiyeceklerin raf ömrünü uzatıyor. yiyen için ölümcül, gıda endüstrisi içinse mükemmel bir ürün.
devamını gör...
çağlar çorumlu
(bkz: eşofmanlı şevket hoca) karakterine can veren oyuncudur.
devamını gör...
ankara'nın efsane olmuş mekanları
ankara’ya özgü mekanlardan tek bildiğim aspavadır. sipariş verdiğiniz yemeklerden gelmeden önce, ikramlarıyla karnınızı tıka basa doyururmuşsunuz. rivayetlere göre bu ikramlar insanı kendinden geçirirmiş. ankara’ya gidince uğramak istediğim mekanlardan biri olarak not edilmiştir. aspavaların çeşit çeşit yerleri varmış en güzel ikramı olanı bulmamız gerekecek.
aspavanın açılımı ise; allah sağlık, para, aşk (afiyet)’ versin amin.
aspavanın açılımı ise; allah sağlık, para, aşk (afiyet)’ versin amin.
devamını gör...
aurum
altın'ın latince ismi."ışıldayan-parlayan" anlamına geliyor. ayrıca element sembolü olan "au" kısaltması burdan geliyor.
devamını gör...
çekilişle kitap kazanan insan
eğer kitap okumayı seven bir kimseyse yaşadığı mutluluğu tanımla falan tarif edemeyeceğim insandır.
devamını gör...
klişe youtube yorumları
"ilk yorum" sanki ilk yorumu yazınca madalya takıyorlar. en nefret ettiğim klişe yorumdur.
devamını gör...
cocos adaları
diğer ismi keeling adaları olan cocos adaları, güneydoğu asya'da hint okyanusu'nda bulunan ve avustralya'ya bağlı olan adalar grubudur.
14 km²'lik bir alana sahiptir. 2009 nüfusu 596'dır.

cocos adaları bayrağı;
14 km²'lik bir alana sahiptir. 2009 nüfusu 596'dır.

cocos adaları bayrağı;
devamını gör...
dizilerde unutulmayan ölüm sahneleri
spoiler gizleme özelliğinin bolca kullanılması gereken başlık.
lütfen kullanınız
lütfen kullanınız
devamını gör...
türk dizilerinin saçmalığı
-yakışıklı zengin erkek
-fakir gururlu kız
-holding ama ne b.ka yaradığı asla bilinmez
-yakışıklı erkeğin eski manitası
-yakışıklı erkeğin daha az yakışıklı ama karizmatik arkadaşı
-fakir kızın kankiştosu
-yakışıklı erkeğin annesi ve babası
-fakir kızın sadece annesi veya babası çünkü biri kayıp ilerleyen bölümde gelecek
aklıma ilk gelenler bunlar.bir kere de bunun dışına çıkın be abi. aslında çok güzel bazı diziler vara fakat değer görmedi. mesela *.düşük reyting dolayısı ile ilk sezon final oldu ne yazık ki.
-fakir gururlu kız
-holding ama ne b.ka yaradığı asla bilinmez
-yakışıklı erkeğin eski manitası
-yakışıklı erkeğin daha az yakışıklı ama karizmatik arkadaşı
-fakir kızın kankiştosu
-yakışıklı erkeğin annesi ve babası
-fakir kızın sadece annesi veya babası çünkü biri kayıp ilerleyen bölümde gelecek
aklıma ilk gelenler bunlar.bir kere de bunun dışına çıkın be abi. aslında çok güzel bazı diziler vara fakat değer görmedi. mesela *.düşük reyting dolayısı ile ilk sezon final oldu ne yazık ki.
devamını gör...
vurguncular
senaryosunu sinemanın çirkin kralı yılmaz güney, yönetmenliğini ise büyük yönetmen şerif gören yapmıştır.

film yılmaz güney’in siyasi olmayan, tamamen maceraya ve polisiyeye dayalı, biraz amerikan macera filmleri özentisi olan gangster filmlerinden biridir. güzel ve izlenebilir bir film olmasına rağmen izlemeye başlamadan önce büyük bir beklenti içinde olmamanızı öneririm.
başrollerde yılmaz güney, fikret hakan, orhan günşiray, hayati hamzaoğlu, bilal inci gibi oyuncular bulunurken türk sinemasında karakter oyuncusu olarak boy gösteren birçok kötü adamı da görmek mümkündür.
filmde iki yakın arkadaş robin hood benzeri bir hikayenin kahramanıdırlar ancak mafya ile başları derde girer. sonrası zaten ateş ve barut, kan ter ve gözyaşı. eğlenceli bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
film aynı zamanda yılmaz erdoğan’ın yazıp yönettiği vizontele’de babasına sürekli o işin ne olduğunu soran veli’nin arabayla dolaşarak yaptığı anonstan da hatırlanabilir. lale sinemasında gösterilen o film 2001 yılında gösterime giren vizontele’den tam otuz sene önce yayınlanmıştır.

hatırladınız mı? baba akü yok.

film yılmaz güney’in siyasi olmayan, tamamen maceraya ve polisiyeye dayalı, biraz amerikan macera filmleri özentisi olan gangster filmlerinden biridir. güzel ve izlenebilir bir film olmasına rağmen izlemeye başlamadan önce büyük bir beklenti içinde olmamanızı öneririm.
başrollerde yılmaz güney, fikret hakan, orhan günşiray, hayati hamzaoğlu, bilal inci gibi oyuncular bulunurken türk sinemasında karakter oyuncusu olarak boy gösteren birçok kötü adamı da görmek mümkündür.
filmde iki yakın arkadaş robin hood benzeri bir hikayenin kahramanıdırlar ancak mafya ile başları derde girer. sonrası zaten ateş ve barut, kan ter ve gözyaşı. eğlenceli bir film olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
film aynı zamanda yılmaz erdoğan’ın yazıp yönettiği vizontele’de babasına sürekli o işin ne olduğunu soran veli’nin arabayla dolaşarak yaptığı anonstan da hatırlanabilir. lale sinemasında gösterilen o film 2001 yılında gösterime giren vizontele’den tam otuz sene önce yayınlanmıştır.

hatırladınız mı? baba akü yok.
devamını gör...
normal sözlük kelimelik turnuvası
etkinlikten etkinliğe yetişemez oldum yahu.*
yaz yaz beni de yaz.*
edit: kullanıcı adım hicligindansi.
yaz yaz beni de yaz.*
edit: kullanıcı adım hicligindansi.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
benim bir arkadaşım vapurda sanırım hani eskiden bir şeyler satan işportacılar vardı, onun söylediklerini ezberlemiş zamanında, o geldi aklıma. her bu taklidi yaptığında çok gülerdim. bir de sesini, konuşmasını da taklit ederdi...*
"vatandaş! çakı çakmak, ayna tarak, ustura bıçak, çek sündür don lastiği bi milyoon..."
"vatandaş! çakı çakmak, ayna tarak, ustura bıçak, çek sündür don lastiği bi milyoon..."
devamını gör...
gri rengin tadı olsaydı nasıl olurdu sorunsalı
kül tadında olurdu.
devamını gör...
