değersizlik hissi
etrafınızdaki insanların teker teker eksildiğini görmek bu hissi yaşamanıza sebep olabilir. bu kimine bir fırsattır kimine göre de çöküştür.
devamını gör...
füruğ ferruhzad
"kuş ölür, sen uçuşu hatırla!"
devamını gör...
kız kumu
t: marmaris merkez'deki orhaniye aracına binip yaklaşık 45 dakika içinde ulaşabileceğiniz bir yer. aynı zamanda plajdır.
mart-nisan aylarında gittik her zaman. kalabalık olsa bile aman aman değildi hiçbir zaman. akşam saatlerinde ise bomboş idi. parktaki bankalara oturup biranızı alıp keyfinize bakabilirsiniz rahatça. wertheimer onaylı.
manzarayı dibine kadar görüp ona karşı bir sigara yakmak için canımız pahasına çıktığımız yerden görüntüsü:
mart-nisan aylarında gittik her zaman. kalabalık olsa bile aman aman değildi hiçbir zaman. akşam saatlerinde ise bomboş idi. parktaki bankalara oturup biranızı alıp keyfinize bakabilirsiniz rahatça. wertheimer onaylı.
manzarayı dibine kadar görüp ona karşı bir sigara yakmak için canımız pahasına çıktığımız yerden görüntüsü:
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
devamını gör...
gece hazırlanıp sabaha kadar soğuduktan sonra sabah soğuk soğuk içilen nescafe
mideme saygım yok davranışlarından biridir.
devamını gör...
radarı selektör ile uyaran şoför
yurdum insanıdır. daha önce yediği ceza sebebiyle canı yanmıştır. ben yandım eller yanmasın derdindedir. etik değildir orası ayrı ancak 5 km mesafeye kadar canını dişine takarak selektör ısrarını sürdürür.
devamını gör...
mutluluk
gündüzü güzel yapan gecedir. iyiyi değerli kılan kötü.
mutsuzluk var ki mutlu anların kıymeti bilinsin.
bana bir mutluluk söyleyin ki, acı karşılığında elde edilmiş olmasın.*
mutsuzluk var ki mutlu anların kıymeti bilinsin.
bana bir mutluluk söyleyin ki, acı karşılığında elde edilmiş olmasın.*
devamını gör...
normal sözlük sermaye düşmanı yazarlar listesi
dahil olduğum liste.
şimdi merakla ve heyecanla yoldaş'tan gelecek olan "mars'cığım, hangi kitapları istemiştin?" mesajını beklemekteyim. kalan yazarlar acele edebilir mi lütfen? *
şimdi merakla ve heyecanla yoldaş'tan gelecek olan "mars'cığım, hangi kitapları istemiştin?" mesajını beklemekteyim. kalan yazarlar acele edebilir mi lütfen? *
devamını gör...
iki mehmet'in hikayesi: devletin 50 yıllık omurgası
biz eşek olduktan sonra , sırtımıza semer vuran çok olur, inanın halkın hâlâ %60'ı iktidarı deli gibi savunuyor , hâlâ yapılanları görmüyor, duymuyor, anlamıyor, daha dün durumları göstermeye , anlatmaya çalıştığım insanlar nerdeyse ,bütün muhalefeti terörist gördükleri için , teröristlere destek verenlermi gelsin iktidara diye konuşuyor.
yahu diyorum bakın , zamlara ,bakın halkın fakirliğine , yolsuzluk lara, yok kardeşim adamlar toz kondurmuyor.
ve bu söylediklerim , izmir gibi bir yerde oluyor, gerisini siz düşünün.
benim umudum azalıyor .
yahu diyorum bakın , zamlara ,bakın halkın fakirliğine , yolsuzluk lara, yok kardeşim adamlar toz kondurmuyor.
ve bu söylediklerim , izmir gibi bir yerde oluyor, gerisini siz düşünün.
benim umudum azalıyor .
devamını gör...
kültür emperyalizmi
bir emperyalizm yöntemi. kültür kalıpları, ekonomik, siyasal ya da toplumsal olsun bir toplumun ana değerlerinin göstergesidir. kültür emperyalizmi bir ülkenin kendi kültürel değerlerini ve ideolojisini başka bir ülkenin halkına benimsetmesidir. kitle haberleşme araçlarının gelişmesi ve yaygınlaşması üzerine her devlet kendi kültürel değerlerini başka devletlerin halklarına iletme olanağına kavuşmuştur. gerçekten de bir ulusun değerlerini ele geçirmek için etkin bir kontrol yöntemi olarak kabul edilebilir. kültür emperyalizmi diğer emperyalizm yöntemlerinin uygulanması için uygun zemini hazırlar, yani tamamlayıcı bir rol oynar. başarıya ulaşma şansı en yüksek ve en yumuşak görünen emperyalizm çeşididir. egemenliğine çok bağlı ülkeler, bu konuda abartılı davranarak, kendi dillerini isimlerini giysilerini değiştirerek batılı yaşam stilindenkendilerini kurtarabileceklerini ve dolayısıyla bağımlılıklarından kurtulabileceklerini düşünmüşlerdir. çağımızda bu konuya en büyük örnek olarak comintern'in bütün ülkelerdeki komünist partilerinin sovyet dışı politikasını desteklemek yolundaki çalışmalarını verebiliriz. bugün abd'nin geniş ölçüde kullandığı yöntemlerden biridir.
devamını gör...
küçükken inandığımız yalanlar
kötülerin bir gün mutlaka üzüleceğine inanırdım. safça.
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
(bkz: neremi neremi)
devamını gör...
kafa sözlük
içinden ayrıldığı dünya sözlük'ü online yazar sayısı olarak geçmiş ben olsam bunu bi düşünürdüm derviş kasıntısı senin olduğun yerde ot bitmiyor üç beş yağcıya kendini orada pohpohlatıp dur bakalım. kafa sözlük herkese açık olursa zamanla ekşi den bunalan yazarları buraya getirebilir diye düşünüyorum. yolu açık olsun.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
çay ve tea. hemen hemen bütün dillerde aynı şekilde telaffuz edilir ve aynı anlama gelir.
çayın anavatanı çin'dir. mandarin lehçesinde ç'a, amoy lehçesinde t'e olarak kullanılır.
çayın ipek yolu üzerinden ulaştığı ülkelerde çay vb. kelimeler kullanılırken, deniz yoluyla ulaştığı ülkelerde tea vb. kelimeler kullanılmıştır. hollanda doğu hindistan şirketi (the dutch east ındia company), çin'den avrupa’ya ilk çay ihracatını yapan şirket olarak biliniyordu. böylelikle avrupalılar bu bitkiyi daha çok tea ismiyle tanıdı. aşağıda ülkelere göre söylenişini görebilirsiniz.
afrikaans : tee
arnavutça : caj (telaffuz edilen chai)
arapça : chai veya şeytan
ermenice : te
azerice : caj (telaffuz edilen chai)
bask : çay
belarusça : harbatu
bengalce / bangla : cha
bulgarca : chai
katalanca : té
çince (kanton) : cha
çince (mandarin) : cha (ikinci ton / yükselen bir tonda "a" ile telaffuz edilir)
hırvatça : caj (telaffuz edilen chai)
çek : caj (telaffuz edilen cha-i)
danca : te
hollandaca : thee
ingilizce : tea
esperanto : teo
filipinli / tagalog : tsaa
fince : tee
fransızca : le thé (erkeksi)
galiçya : té
gürcüce : chai
almanca : der tee
yunanca : tsai
haiti kreol : té
ibranice : teh
hintçe : chai
macarca : çay (çoğul: tik ağacı)
irlandalı : tae
italyanca : te (telaffuz)
izlandaca : te
endonezya dili: teh
japonca : o-cha
korece : cha
letonca : teja (telaffuz edilen tay-ya)
lüksemburgca : téi
makedonca : chaj (telaffuz edilen chai)
malay dili : teh
malta dili : te
norveççe : te
farsça : chay (çoğu bölgede belirgin chai)
lehçe : herbata
portekizce : cha (brezilya aksanıyla telaffuz edilen shah)
romence : ceai
rusça : chai
sırp : caj (telaffuz edilen chai)
slovakça : caj (telaffuz edilen chai)
slovence : caj (telaffuz edilen chai)
somali : şaah
ispanyolca : el té (erkeksi; telaffuz edilen tay)
svahili : chai (telaffuz edilen cha-i)
isveççe : te
taiwanese : de
tamilce ( sri lanka ) : çay
tayland : chah (chah yen tay buzlu çay anlamına gelir)
tibet : cha veya ja
türkçe : çay
ukraynaca : chaj (telaffuz edilen chay)
urduca : chai
(kuzey) vietnam dili: che
(güney) vietnamlı : tra (bazen telaffuz edilen cha veya ja)
galce : te
yidiş : tey
zulu : itiye
kaynak
kaynak
çayın anavatanı çin'dir. mandarin lehçesinde ç'a, amoy lehçesinde t'e olarak kullanılır.
çayın ipek yolu üzerinden ulaştığı ülkelerde çay vb. kelimeler kullanılırken, deniz yoluyla ulaştığı ülkelerde tea vb. kelimeler kullanılmıştır. hollanda doğu hindistan şirketi (the dutch east ındia company), çin'den avrupa’ya ilk çay ihracatını yapan şirket olarak biliniyordu. böylelikle avrupalılar bu bitkiyi daha çok tea ismiyle tanıdı. aşağıda ülkelere göre söylenişini görebilirsiniz.
afrikaans : tee
arnavutça : caj (telaffuz edilen chai)
arapça : chai veya şeytan
ermenice : te
azerice : caj (telaffuz edilen chai)
bask : çay
belarusça : harbatu
bengalce / bangla : cha
bulgarca : chai
katalanca : té
çince (kanton) : cha
çince (mandarin) : cha (ikinci ton / yükselen bir tonda "a" ile telaffuz edilir)
hırvatça : caj (telaffuz edilen chai)
çek : caj (telaffuz edilen cha-i)
danca : te
hollandaca : thee
ingilizce : tea
esperanto : teo
filipinli / tagalog : tsaa
fince : tee
fransızca : le thé (erkeksi)
galiçya : té
gürcüce : chai
almanca : der tee
yunanca : tsai
haiti kreol : té
ibranice : teh
hintçe : chai
macarca : çay (çoğul: tik ağacı)
irlandalı : tae
italyanca : te (telaffuz)
izlandaca : te
endonezya dili: teh
japonca : o-cha
korece : cha
letonca : teja (telaffuz edilen tay-ya)
lüksemburgca : téi
makedonca : chaj (telaffuz edilen chai)
malay dili : teh
malta dili : te
norveççe : te
farsça : chay (çoğu bölgede belirgin chai)
lehçe : herbata
portekizce : cha (brezilya aksanıyla telaffuz edilen shah)
romence : ceai
rusça : chai
sırp : caj (telaffuz edilen chai)
slovakça : caj (telaffuz edilen chai)
slovence : caj (telaffuz edilen chai)
somali : şaah
ispanyolca : el té (erkeksi; telaffuz edilen tay)
svahili : chai (telaffuz edilen cha-i)
isveççe : te
taiwanese : de
tamilce ( sri lanka ) : çay
tayland : chah (chah yen tay buzlu çay anlamına gelir)
tibet : cha veya ja
türkçe : çay
ukraynaca : chaj (telaffuz edilen chay)
urduca : chai
(kuzey) vietnam dili: che
(güney) vietnamlı : tra (bazen telaffuz edilen cha veya ja)
galce : te
yidiş : tey
zulu : itiye
kaynak
kaynak
devamını gör...
hdp esenyurt parti binası
yola belediye araçlarıyla mayın döşeyen terör destekçisi partinin şaşırtmayan binasıdır.
devamını gör...
sema moritz
çok sevdiğim nahif bir sanatçı. sesi çok dinlendirir.
devamını gör...
methemoglobinemi
hemoglobin içerisindeki +2 demir iyonunun +3 değerlikli hale gelmesiyle oluşan klinik tablodur.
bu hemoglobinin oksijene ilgisi daha yüksek olduğu için dokuların oksijenlenmesi bozulur.
neden olarak sitokrom b5 redüktaz enzim eksikliği benzokain,lidokain gibi lokal anestezik ilaçlar,sülfonamid türevi ilaçlar örnek verilebilir.
hastalarda anemi ve hipoksemi olmadığı halde vücut uçlarında morarma ile karakterize psödosiyanoz görülür.
tanıda pulse oksimetre ile arteriyel kan gazı ölçümündenki uyumsuz oksijen basıncı tanıya yaklaştırır.
spektrofotometre tanı için kullanılan araçtır.
tedavisinde metilen mavisi ve askorbik asit (c vitamini) verilmektedir.
bu hemoglobinin oksijene ilgisi daha yüksek olduğu için dokuların oksijenlenmesi bozulur.
neden olarak sitokrom b5 redüktaz enzim eksikliği benzokain,lidokain gibi lokal anestezik ilaçlar,sülfonamid türevi ilaçlar örnek verilebilir.
hastalarda anemi ve hipoksemi olmadığı halde vücut uçlarında morarma ile karakterize psödosiyanoz görülür.
tanıda pulse oksimetre ile arteriyel kan gazı ölçümündenki uyumsuz oksijen basıncı tanıya yaklaştırır.
spektrofotometre tanı için kullanılan araçtır.
tedavisinde metilen mavisi ve askorbik asit (c vitamini) verilmektedir.
devamını gör...
kapitalizm
üstteki entry ile hatırlanan anı: ''no era depresion era capitalismo'' şili sokaklarında yazan versiyonu da buydu.
ayrıca, kapitalizmin en büyük silahı, insanlara kendisi hakkında derin, tafsilatlı ve uzun uzun düşünecek zamanı bırakmamasıdır; üzerinde doğru düzgün düşünemediğiniz, hakkında tahliller yapamadığınız bir şeyle mücadele edemezsiniz. eskiler, "duraksayış olmadan kavrayış olmaz" derler; şimdilerde kimsenin durmaya niyeti yok. hayat uçsuz bucaksız ve göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçen bir serâb, bir yarış halinde herkes. kapitalizm bize kendimize dair her şeyi; sevgiyi, saygıyı, doğumu, nefreti ve hatta en çok da ölümü unutturdu. tüm başarısını da oluşturduğu bu hayalî kozmosa borçlu.
ayrıca, kapitalizmin en büyük silahı, insanlara kendisi hakkında derin, tafsilatlı ve uzun uzun düşünecek zamanı bırakmamasıdır; üzerinde doğru düzgün düşünemediğiniz, hakkında tahliller yapamadığınız bir şeyle mücadele edemezsiniz. eskiler, "duraksayış olmadan kavrayış olmaz" derler; şimdilerde kimsenin durmaya niyeti yok. hayat uçsuz bucaksız ve göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçen bir serâb, bir yarış halinde herkes. kapitalizm bize kendimize dair her şeyi; sevgiyi, saygıyı, doğumu, nefreti ve hatta en çok da ölümü unutturdu. tüm başarısını da oluşturduğu bu hayalî kozmosa borçlu.
devamını gör...
ağlarken aynaya bakmak
ağlarken değil de sonrasında bakınca kendimi güçlü hissettiğim durum. çok acıdı canın ama bak hala ayaktasın, yürü be diyorum içimden.
devamını gör...