sene-i devriyesi şerefine biramı şerefime kaldırdığım büyük üstad. fıstık da var. bugünü daha anlamlı kıldı üstadın sene-i devriyesi. bir bira fazla içeceğim bugün.
devamını gör...

sabah kahve içerken şeker-kahve-süt dengesini iyi ayarlayabilirsem keyiften dört köşe oluyorum.* bir de yanında sevdiğim bir şarkı varsa offf offff değmeyin bana.

hadi siz de sizi mutlu eden şeyleri yazın. bakalım kimler nelerden mutlu oluyor?
devamını gör...

braindead (bazı yerlerde dead alive olarak da geçer) 1992 yapımı korku-komedi tadında, bol kanlı bir peter jackson filmi. midesi hassas olanlar bu filme hiç bulaşmasın, çünkü aşırı derecede gore sahne mevcut. kanın, yağmur gibi yağdığı o son yarım saatlik kısım sebebiyle bir ara "dünyanın en kanlı filmleri" listelerinde zirveye oynamışlığı vardır. sadece, peter jackson'un (bkz: lotr)'dan önce ne kadar manyak bir herif olduğunu görmek için bile izleyebilirsiniz.

imdb
devamını gör...

her oyuncunun canlandıramayacağı,hugo
weawing'in altından başarıyla kalktığı karakter.
devamını gör...

ramazan'da atv'de program yayınlayan
butik oteli olan profesör.

65 yaşındadır, gaziantep islam bilim ve teknoloji üniversitesi'ne rektördür.

kendisi hakkındaki iddialar:
1. 13 yaşında ermeni hristiyan bir çocuğu ailesinden izin almadan (programında) müslüman yaptığı iddia edildi.
nihat hatipoğlu ailesinden izin aldığını söyledi. çocuğun ailesi ise aile çocuğunun arkadaşlarının sözüyle yemek yemek için açık havada yapılan programa gittiğini söyledi.

2. butik otelinde içki satıldığı iddia edildi, kendisi reddetti.

3. havuzlu bir villada yaşadığı iddia edildi,
kendisi reddetti.
kaynak:

tr.m.wikipedia.org/wiki/Nih...

ben ilk iddia ve 3. iddiadan emin değilim ancak 2. iddianın gerçek olmadığını düşünüyorum. (iddiaların hepsi gerçek ya da hepsi yalan da olabilir.)
devamını gör...

bence yok.
tüm iktidar sahiplerinin en iyi kullanandığı alan din istismarı.
sağın da solun da en büyük kozu.
milletçe dinsiz olsak ne kullanacaklar acaba?
devamını gör...

kocaeli'nde çağrı merkezini arayan , kar topu oynayabilmek için masum bir istekte bulunan yüzleri güldüren çocuk .

--- alıntı ---

iyi akşamlar abla. şimdi bizim buraya kar yağdı. arabalar gelip yolları açıyor. açmamaları için bir yol var mı ?

--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...

salonum da müzik dinliyor.. sozlukle dertlesiyorum..
devamını gör...

bernis: baharda açan ilk tomurcuk

sen benim gönlümdeki bernissin.
devamını gör...

kader oynadı bizimle
ne bir başlangıcı vardı bu hikayenin
ne de bir sonu
ne kazanani
ne de kaybedeni
biz kader ile kumar oynayan
iki aciz ruh iken
kader oynadı yine son kozunu
ve biz kaybettik...
devamını gör...

sabahattin ali'nin kuyucaklı yusuf ve içimizdeki şeytan gibi kültleşen romanlarından biri olan mükemmel eseri.


raif efendi belli bir amaç için babası tarafından apar topar almanya'ya yollanır. gerek kaldığı oteldeki çevresi gerekse kendi umarsızlığıyla amacını unutur ve resim sergilerine, tiyatrolara vs. dadanır.

her şey gittiği bir resim sergisinde karşısına çıkan kadın portresiyle başlar. portre maria puder ismindeki bir kadına aittir ve raif efendi  resmi görür görmez ondan oldukça etkilenir. bu kadında onu kendine çeken bir şey vardır. günler sonra saçma bir anda tablodaki kadınla karşılaşır. ertesi günden itibaren ise neredeyse her gün görüşüp konuşmaya başlarlar. olay üzerine olay yaşanırken tahmin edildiği gibi mutlu bir son olmaz maalesef.


iki kez okudum, ikisinde de aynı etkiyi hissettim. sabahattin ali kelimeleri kullanırken "nasıl ruhlarına dokunurum?" diye mi düşünüyor acaba? gün içinde belki de on kez aynı kelimeleri kullanıyor, belki benzer cümleleri kullanıyoruzdur, fark etmiyoruz hiç ama bu adam yazınca cidden bir başka oluyor.

ayrıca maria puder bana fakat müzeyyen bu derin bir tutku filmindeki müzeyyen'i hatırlattı nedense. hayatlar farklı, evet lakin sevgiye olan inançsızlıkları aynıydı. bir de böyle kadınlar aramızda da var.
eğer çok sevgili kürt mantolu madonna'mız biraz daha erken fark etseydi raif'i sevdiğini, belki de araya yıllar* girmezdi. onu da anlıyorum, raif'i daha çok anladığım doğru olsa da. velhasıl okumalısınız. aşk romanları kategorisinde zirvedir bana göre.

not: alıntı cümle bırakılacaktır.
devamını gör...

ey tatilde olmak isteyip olamayanlar,
ey paylaşım yapmaktan tatil yapamayanlar,
ey 11 ay + 3 hafta hemencecik biten 7 gün için çalışanlar,
ey sineğin kanadından yağ çıkaran, bira diye arpa suyu kakalayan her şey dahil otel mağdurları,
sen... ben... o... hepimiz! kardeşlerim!

bu hafta dışınızdaki irlandalı cağnımla tatilde olmak ya da olmamak konuşacağız çünkü bu sıcakta tabi ki bütün mesele bu!

şuraya muazzam bir şarkı iliştiriyorum konuya binaen.
aşağıya da tabi ki tam bizlik bir görsel çalışan cenk'in arka bahçesi imzalı afişimizi.

o şemsiyenin altında buluşalım mı bu akşam 9'da? zaten şunun şurasında kaç kişiyiz ki...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hak etmeyen insanlar,hak edilmeyen yerlere geldiler.bu gençler okudular,düşündüler kafalarına bir türlü yerleştiremediler,gittikleri yerlerde değer görmediler.şimdi bu gençlere umursayın diyorsunuz da onlar umursamadıkları zaman sadece mutlu olabiliyorlar.
ben kaygı hissinden bıktım artık o da beni bıraksın gitsin..
devamını gör...

kesin olan bir gerçek varsa o da sahip olmadıklarımızı bir başkasına veremeyeceğimiz gerçeğidir. çünkü herhangi bir şeyi verebilmemiz için öncelikle bunun bizden taşması lazım. tabii bu duruma; alınması mecburi ruhsuz hediyeler hariç tutuyorum.

bu minvalde hediye vermek, hele kitap hediye etmek çok daha fazla incelik gerektirir, nezaket barındırır. elbette ki karşınızdaki insanın ilgi alanları, kendi hayatında kitabı yerleştirdiği mevki vb. açılardan iyi bir gözlem yeteneğini de beraberinde getirir.

hediye edilen kitabın bir de altı çiziliyse eğer işte o zaman karşı tarafın gözündeki, gönlündeki değerinizi bir kat daha anlarsınız. çünkü insanlar altını çizdiğini satırlardan ibarettir. vurguladığı cümlelerde gizler hislerini.
devamını gör...

lütfen türkiye diye konum belirtelim. başka ülkeden biri görüp wtf öyle bişi yok demesin.
devamını gör...

mantı.
devamını gör...

fatih erkoç'un ellerim bomboş adlı albümünde yer alan unutulmaz şarkısı.

"oynatmaya az kaldı doktorum nerde
bir güzel kız yüzünden çıldıracağım..."
devamını gör...

bana bu yayından iyi ekmek çıkar gibi...

işimi gücümü bitireyim de geçeyim radyo başına.
devamını gör...

sözlüğü sadece okuyup yazmamayı düşünenlerin yapamadığı davranıştır. yazın arkadaşlar yazın özellikle bir süre sonra ulan bunları ben mi yazdım ne güzel düşünüyormuşum dersiniz . size daha önce yazma fırsatı verilmediği için kendinizi yeniden tanımış olursunuz. sevdiğim bir yazar olan hakan günday diyor ya yazmak düşünmenin en iyi yolu aynen öyle işte yazın bol bol kendinizi tanıyın keşfedin.
devamını gör...

bir çeşit gök cismi.

uluslararası astronomi birliği, cüce gezegenin tanımını şu şekilde yapar:
1- güneş etrafındaki bir yörüngede dolanan
2- kendi kütle çekimi nedeniyle yuvarlak bir şekil alacak kadar kütleye sahip olan
3- yörüngesinin yakın komşuluğunu temizlememiş olan cisimler

plüto'nun cüce gezegen kategorisine alınmasının nedeni, 3. madde. plüto, gravitasyonel olarak bulunduğu bölgeyi temizleyebilecek baskınlığa sahip değil. yani kütle çekimi bunun için yetersiz. bu nedenle etrafı irili ufaklı birçok cisimle dolu ve bu onu bir gezegen değil, cüce gezegen yapıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim