diyet dedin çektirdin canımı
bir kuş sütü eksik çilingir sofrasını
lafların sökmez bana bilesin
iki tek atmak keser ancak iflahımı
devamını gör...

henüz kullanılmaya başlanmayan uçak ya da benzeri hava araçlarında meydana gelmesi olası arızaları araştıran kişi.
devamını gör...

6. yy arapçasına hakim bir insandır. başka bir şey söylemeye gerek yok hakkında.
merak edenler için denizin ötesindeki sesler adlı kanal turan dursun'u anlatan güzel bir podcast sunmaktadır.
devamını gör...

dizilerde ve filmlerde bolca denk geldiğim ve her denk geldiğimde sinilerimi alt üst eden saçmalığın dik alası olaydır. anlıyorum elbette kameraların yerleşimi, stüdyonun imkanları ve başka bir sürü neden olabilir arkasında ama bu saçmalık olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

olay genelde şöyle cereyan ediyor: iki kişi bir odada ve elbette ayakta derin bir tartışmaya girerler. bir tanesi söylememesi gereken bir şey söyler. diğeri zaten kapıya daha yakındır çoğu zaman ve hemen kapıya yönelir. ağzı torba olmayan arkadaş da peşinden gider ancak onuru zedelenen kişi çoktan kapıdan çıkmıştır. diğeri ise o kapıdan çıkamaz nedense. sadece eşiğe kadar gelip bağırır: samantha, samantha diye.

ya da şöyle bir versiyon mümkündür. genç kız eve gelir. annesi ve babası olduğunu düşündüğü kişiler tam da kapı ağzında aslında onun evlatlık olduğunu ve bunu ona söylemenin zamanı geldiğini konuşuyorlardır. çünkü bu kadar hassas bir konu tam salonun ortasında konuşulur. kız onları duyar, gözleri dolu dolu “ all this time, you lied to me” gibi bir şey söyler ve çıkar kapıdan. anne baba ise kapıya kadar koşar ve yine tam da eşikte ya da kız kapıyı çarpmışsa kapıya yüzünü yaslayarak “ i am sorry” içeren cümleler kurar.

işte bu anlarda içimden şunlar geçer hep: çıksana kardeşim kapıdan, deli misiniz siz! aç kapıyı koş peşinden. daha koridorun köşesini dönmemiştir ki çıkan. asansöre ulaşmamıştır daha. sizin üzerinizde nasıl bir büyü var! eşik cinleri mi sardı evinizi! koşsana oğlum dışarı.

ama bu sözler boğazımda düğümlenir kalır, öfkeyle kapıya bakarım. serde erkeklik var, çıkamam o kapıdan dışarı.
devamını gör...

keşke elin mültecisini korumak yerine, kendi vatandaşı, geleceği, en kıymetli hazinesi olan kadınları korumak için bu kadar çaba gösterseler. nerede boş beleş iş var onun peşindeler. elin afgan iti 17 yaşında gencecik bir fidanın aylarca ölmeyi beklemesine sebep oldu, çıkıp da demediler ki biz bu itleri geri göndereceğiz, bunu yapan iti geldiği yere geri gönderip kaderine terk edeceğiz. ne lan bu mülteci sevicilik?
devamını gör...

kendisi vazgeçilmez bir çalışma arkadaşıdır. tam bir görev adamı.

ara sıra gıybet yapıp fikir alışverişinde de bulunduğumuz aşikardır. yanınızda daima bulunmasını isteyeceğiniz biri. aman ha karşınıza almayın.

idol olmaya yakın. * ayrıca mükemmel bir detay olduğunu belirtmiş miydim ? *
devamını gör...

dağ başında immortel
sürüyor transporter
şiir yazarım diyorda
dilinde hep helikopter.
devamını gör...

akla mfö'nün güzel bir parçasını* getiren eylem, durum.

buradan
devamını gör...

7 kasım 1971


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"3 deyince dalıyoruz cemal!"

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aslında erkeklerde pek anlamıyor. anlasalar 90 dakika süren bir maçın pozisyonlarını 1 hafta tartışmazlardı.
devamını gör...

bu covid-19 zenginleri daha zengin fakirleri daha fakir yaptı. ben bu tür ayaklanmaları kısmen destekliyorum. biz fakirler güvende değilsek siz zenginler de güvende değilsiniz mesajı verilmeli. yoksa bundan daha ölümcül bir virüste para babaları insanların mq'tır.
devamını gör...

iki cevap da eşit salaklıkta olduğu için oy verilmeyen ankettir. "hiçbiri" seçeneği bile koyulmamış.

olay direk provokasyon. zaten uludağ'dan da biliyoruz ilgili arkadaşı.
devamını gör...

sanırım insanların dönemleri var.
o dönemler geçildiğinde, o duraklara uğrandığında fark etmeden değişiyorsun.

yaşadıklarının hiç mi etkisi yok? galiba var.
hayatına giren ve çıkan veya durmaya devam eden her insan sana bir şeyler öğretiyor.

iyi kötü herkes bir şeyler katıyor insana. bunu zamanla daha iyi anlıyorsun. değişiyorsun değişirken anlamıyor ama zamanla 'bana ne oldu böyle?' yahu diyorsun.

önce kabullenmiyor sonra kabullenmemenin yararının olmadığını anlıyorsun. ve en çok o zaman değişiyorsun.

ben hala direnenlerdenim. değişimi akışına bırakmayı öğrenemedim. hep ayak sürüyorum. hee eskisi eski tadı veriyor mu? yoo, ama ben inatla yine de değişmemek için uğraşıyorum.

hoş çok yollar katettim. nerelerden buralara geldim bir bilseniz. değişimin içinden geçip beş tur attım.

değişmek güzeldir aslında bunu fark etmek kabul etmek daha da güzel.

bu duyguyu daha sakin yaşamayı bilene ne mutlu. ben bu durumla savaş halindeyim. kazanan mı? hep o oluyor. iyi ki de o oluyor.
devamını gör...

bin sekiz yüz altmış dokuz yılında sibirya’da doğan rus şeytanı.
“ra ra rasputin” diye şarkısını söylediğimiz, gerçekten de “lover of the russian queen” olan zat. kehanetleriyle rus sarayına kadar girmiş, dokunarak yaraları tedavi edebilen rasputin’in sonu da bir garip. prens yusufov tarafından önce siyanürle zehirlenip, sonra da kafasından ve gövdesinden vuruluyor. akabinde, detayları araştırırsınız, ingiliz ajanlar tarafından nehire atılıyor. herifin otopsisinde ölüm nedeni boğulma çıkıyor. garip bir hikayesi var bu rus mistiğin.
devamını gör...

günümüz de her şey kolay erişebilir hale geldi. netflix ve bir çok platform film ve dizileri yasal olmayan platformlar da paylaşılıyor. neyse ki netflix paketi ile netflix'in keyfini sürüyoruz.
devamını gör...

tulum peyniri, bakır, terzi baba*
devamını gör...

türkçe ismi foucault sarkacı olan umberto eco romanı. benim için bu romanı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği, çok kapsamlı bir roman olması ve 3 sayfa okuyup 2 saat gibi minik bir zaman dilimini araştırma isteğinize ayıracak olmanız.

kutsal kase efsanesi, tapınak şövalyeleri, yuvarlak masa şövalyeleri, ezoterizm, okultizm, kabala derken bir anda kelime ve kavram oyunlarına kendinizi kaptırıyorsunuz lakin bir okuyuş bırakın kitabı anlamayı, o kelime oyunlarını anlamaya bile yetmiyor.

kısacası, sarkacı görmek için okuyun, okutturun.


haa, durun durun, burada okumayı bırakmayın bunu. saint germain kontundan da bahsediyor, bir yerlerde denk gelmiş iseniz, mutlaka merak etmişsinizdir, zira araştırmaya kalktığınızda türkçe kaynak çok az bu amcamız hakkında.

kitapta tatmin edecek kadar var!
devamını gör...

bizim orda lokma derler, annem yaparkene tepside lokmalar çoğaldıkça sıcak sıcak alınıp elde yanmamak için zıplatılarak sıcakken yenir ve mide duvar çeperine yapışması sağlanır, olsundur.
devamını gör...

beğenmeme durumu “hiç” ise başlamaması gereken bir ilişkidir, dışını beğenmediğinin içini de merak etmiyor insan . mutlu olmak bir yana ilişki bile sürdürülemez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim