dağlar seni delik delik delerim
benim için çocukluğumu anlatan türküdür. çocukluğumun geçtiği evde pencerenin önünde duran bir divanimiz vardı. annem perdeyi açar, güneşe sırtını verir, siyah etamin üzerine kanaviçe islerdi. ben de yanına oturur küçük renkli yumaklar ile oynardım. annem o sırada bu türküyü söyler sonunda da mutlaka ela gözlerinden bir iki damlayi o işlediği renkli güllerin üzerine bırakırdı ki solmasinlar... hayatının 25 yılıni (anne babasindan uzakta, ablasının ve babasının cenazesine yetişemeden) gurbette hergun ölüm haberi gelecek sinirli bir eşin peşinde kuzu gibi meleyerek geçirmiş ve bu sürede hayattan tüm hıncını sinirini elişlerinden alan bir kadın için oldukça anlamlı bir türküdür. biz de belkıs akkale ve arif sağ ile olanı bırakalım çünkü 80'li yıllar trt demek, trt demek belkıs akkale demekti.
buradan
buradan
devamını gör...
prenses_aurora
bu yazarın yazılarını seviyorum. bazen tam o anki ruh halime karşılık gelen bir şiir paylaşıyor sonra beni kendime getiriyor. yazmaya devam ediniz efenimm. keyifli sözlükleerrr.*
devamını gör...
köy denilince akla gelenler
anneannem.*hayatta olmasa da benim için köy o demek. onun vefatından sonra köye hiç gidemedim. anneannemi orada yaşıyor bilmek ve öyle özlemek işime geliyor. mabel matiz'in sarmaşık şarkısı beni onunla geçen zamanlara götürüyor. seneye memlekete temelli göçeceğim, orada beni bekleyen 5 yıl öncesinden bir yas var. *
kuş uçmaz kervan geçmez kerbela
sana kolay gitmek, kalmak güçbela
yırtıldık kağıt gibi ortadan
satırlar sende, ben beyaz boşluklar"
kuş uçmaz kervan geçmez kerbela
sana kolay gitmek, kalmak güçbela
yırtıldık kağıt gibi ortadan
satırlar sende, ben beyaz boşluklar"
devamını gör...
jeep
arazi aracı ve suv üreten, fiat chrysler automobiles (fca) bünyesinde bulunan şirket.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
mutlu mu yoksa sinirli mi olduğumu anlayamadığım bir güne 'merhaba' dedim. haremlik selamlik diye karate kursuna kaydettiren babama ne desem kifayetsiz.
bari aikidoya kaydımı yaptırsaydın. aikido 2. seviye kahverengi kuşağım vardı. *
bu kursu tavsiye eden de bayburtlu bir komşumuz. kızları çarşaflı falan...
'baba onlar ninja kategorisinden direkt girmişlerdir' deyince; yarıla yarıla güldü bir de...
mutlu mu yoksa sinirli mi olduğumu anlayamadığım bir güne 'merhaba' dedim. haremlik selamlik diye karate kursuna kaydettiren babama ne desem kifayetsiz.
bari aikidoya kaydımı yaptırsaydın. aikido 2. seviye kahverengi kuşağım vardı. *
bu kursu tavsiye eden de bayburtlu bir komşumuz. kızları çarşaflı falan...
'baba onlar ninja kategorisinden direkt girmişlerdir' deyince; yarıla yarıla güldü bir de...
devamını gör...
yazarların evcil hayvanlarının fotoğrafları
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
çok övmeyin başımıza çıkmasın dediğim kişi.
devamını gör...
tanrım kötü kullarını sen affetsen ben affetmem
bergen ablamızın döktürdüğü şarkıdır.
devamını gör...
sahafların çakal oğlu çakal olması
doğru olan önermedir.fakat sahaflık da bir hayır kurumu değil neticede.kirası,calışanı,mezatı var.taş mı yesin adamlar.
istanbul'da hatrı sayılır bir sahaf dükkânında uzun süre mesaim oldu.dolayısıyla bahsi geçen çakallıklara bizzat şahit ve dahil olmuşluğum var.mağdur olma ihtimalinizi minimize etmek için tavsiyem nadir kitap.
nadirkitap.com türkiye genelindeki sahafların satış yaptığı online bir platform.eski ve baskısı tükenmiş kitapları,dergileri sahaf sahaf gezmeden inceleyip detaylı arama(baskı yılı,yayınevi,çevirmen vs.) yapabilir,yüzlerce sahaf içinde en uygun fiyatlı olanı bulabilirsiniz.piyasayi çok takmayan,kitap soruldukça etiketi güncellemeyen sahaflar da mevcut.şikayet sistemi efektif çalıştığı için çakallığa pek meyledilmiyor.buranın tek eksisi kargo maliyeti olabilir.toplu siparişlerinizi tek bir sahaftan vermeye dikkat ederseniz onu da halledersiniz.zaman zaman kampanyaları oluyor.
istanbul'da hatrı sayılır bir sahaf dükkânında uzun süre mesaim oldu.dolayısıyla bahsi geçen çakallıklara bizzat şahit ve dahil olmuşluğum var.mağdur olma ihtimalinizi minimize etmek için tavsiyem nadir kitap.
nadirkitap.com türkiye genelindeki sahafların satış yaptığı online bir platform.eski ve baskısı tükenmiş kitapları,dergileri sahaf sahaf gezmeden inceleyip detaylı arama(baskı yılı,yayınevi,çevirmen vs.) yapabilir,yüzlerce sahaf içinde en uygun fiyatlı olanı bulabilirsiniz.piyasayi çok takmayan,kitap soruldukça etiketi güncellemeyen sahaflar da mevcut.şikayet sistemi efektif çalıştığı için çakallığa pek meyledilmiyor.buranın tek eksisi kargo maliyeti olabilir.toplu siparişlerinizi tek bir sahaftan vermeye dikkat ederseniz onu da halledersiniz.zaman zaman kampanyaları oluyor.
devamını gör...
kitap alıntıları
"george orwell kitapları yasaklayacak olanlardan korkuyordu. aldous huxley ise kitapları yasaklamaya gerek kalmayacağından, çünkü hiç kimsenin kitap okumayacağından korkuyordu.
orwell bizi bilgisiz bırakacak olanlardan, huxley ise pasifliğe, narsistliğe, egoistliğe, paranoyaya sürükleyecek olan kirli bilgi yağmurundan...
aslında temelde orwell bizi nefret ettiğimiz şeylerin mahvetmesinden, huxley ise sevdiğimiz şeylerin mahvetmesinden korkuyordu."
(bkz: hakan akdoğan)
sizce hangisi haklı çıktı?
devamını gör...
vivarium
"- benim bu hayatta rolüm ne?
- sen bir annesin.
- peki anne ne yapar?
-evlat yetiştirir ve sonra ölür."
filmde bir evin içinde klasik bir aile yaşantısı görmekteyiz. anne; çocuğun tüm sorumluluğunu üstlenmektedir. sevgi,oyun,eğitim, çocukla vakit geçirme tek bir kişidedir, annede. baba ise otoriter,sert,işler çığrından çıkana kadar müdahale etmeyip (sabır gösterme) sonrasında da şiddetle olaya dahil olan,acımasız bir rol üstlenmektedir.
çocuk ise teknolojiye bağımlı hatta hipnotize olmuş durumdadır. anne ve babasının saygılı ya da saygısız iletişimini doğrudan alır. adeta onları kopya eder.
burada ailenin çıkmazı şudur: saçma hevesler ve fazla anlam yüklenilen şeyler yüzünden tek düze bir yaşama mahkum olmuşlardır. her gün bir diğerinin aynısıdır. tıpkı bulutlar gibi.
karantinada yaşadığımız süreç aklıma geldi.bir rüzgarın esişi,güneşin insanı ısıtan sıcaklığı doğal, her zamanki gibi ama harika olan şeyler ve bunlara 'alıştığımız' için o anın güzelliğini önemsememeye başlıyoruz. bir yandan değerli olan bu küçük güzelliklerden uzaklaşmış oluyoruz. bu süreçte tek düze bir yaşam içinde bilgisayar oyunundaymış gibi yaşıyoruz. öte yandan da günümüzün aile,yetişkin,çocuk hayatı maalesef böyle. "yuva" kavramı adı altında çoğu şeyi soğuk,hissiz,sentetik yapmışız. doğal ve harika şeylere duyduğumuz hisleri kaybetmişiz. önemsiz detaylar olarak sınıflandırmışız. sonuçta "aile" dediğimiz kavram böyle olduğu sürece gökyüzündeki tüm bulutlar tıpkı filmdeki gibi sadece bulut şeklinde olacak.
- sen bir annesin.
- peki anne ne yapar?
-evlat yetiştirir ve sonra ölür."
filmde bir evin içinde klasik bir aile yaşantısı görmekteyiz. anne; çocuğun tüm sorumluluğunu üstlenmektedir. sevgi,oyun,eğitim, çocukla vakit geçirme tek bir kişidedir, annede. baba ise otoriter,sert,işler çığrından çıkana kadar müdahale etmeyip (sabır gösterme) sonrasında da şiddetle olaya dahil olan,acımasız bir rol üstlenmektedir.
çocuk ise teknolojiye bağımlı hatta hipnotize olmuş durumdadır. anne ve babasının saygılı ya da saygısız iletişimini doğrudan alır. adeta onları kopya eder.
burada ailenin çıkmazı şudur: saçma hevesler ve fazla anlam yüklenilen şeyler yüzünden tek düze bir yaşama mahkum olmuşlardır. her gün bir diğerinin aynısıdır. tıpkı bulutlar gibi.
karantinada yaşadığımız süreç aklıma geldi.bir rüzgarın esişi,güneşin insanı ısıtan sıcaklığı doğal, her zamanki gibi ama harika olan şeyler ve bunlara 'alıştığımız' için o anın güzelliğini önemsememeye başlıyoruz. bir yandan değerli olan bu küçük güzelliklerden uzaklaşmış oluyoruz. bu süreçte tek düze bir yaşam içinde bilgisayar oyunundaymış gibi yaşıyoruz. öte yandan da günümüzün aile,yetişkin,çocuk hayatı maalesef böyle. "yuva" kavramı adı altında çoğu şeyi soğuk,hissiz,sentetik yapmışız. doğal ve harika şeylere duyduğumuz hisleri kaybetmişiz. önemsiz detaylar olarak sınıflandırmışız. sonuçta "aile" dediğimiz kavram böyle olduğu sürece gökyüzündeki tüm bulutlar tıpkı filmdeki gibi sadece bulut şeklinde olacak.
devamını gör...
sherlock holmes
bilmeyene anlatılmaz, bilmeyenle tartışılmaz sherlock.
devamını gör...
evde beslemek istenilen yabani hayvanlar
aslan.
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
erken kalkmak gerekmesi halinde uyuyamamak
devamını gör...
ilkokulun vazgeçilmezleri
tahtaya yazılan "konuşanlar" yazısına, başkan ve başkan yardımcıları tarafında acımadan çarpı atılması ve bu çarpı sayılarının gürültüyü çıkarana göre uzayıp gitmesi.
(fatma xxxxxxx
ahmet xx. )
(fatma xxxxxxx
ahmet xx. )
devamını gör...





