yulafı yiyilebilir hale getiren kombinasyon.
devamını gör...

erzurum şivesi. erzumlu ailede misafirlikteyiz.kız söylir misin edir misin diye konusuyo başlarda beynim bu seyleri algilamiyordu sonra yor ların yerine ir koyduğunu anladım arada öyle konuşuyorum istedikçe işin garibi hoşuma da gidiyir. ayrıyeten 3 4 yıl kaldigimz diyarbakırda oradakilerin konuştuğu gibi konusmakta hoşuma gidir... bilirsin?
devamını gör...

cura, yörük halk çalgılarından biridir. akdeniz ozanları tarafından çoklukla kullanılan bu çalgının uzunluğu 55–60 cm kadardır ve bağlama ailesinin en küçük çalgısıdır. cura genellikle altı, beş, dört ya da üç tellidir. iki telli curalar da vardır. bu curaların alt teli "la", üst teli "re" sesine ayarlanmıştır. curaların tekne derinlikleri ile göğüs genişlikleri 15 cm dolayındadır. sap uzunlukları ise 40 cm kadardır. sapın ucundaki burgu denen anahtarlarla çalgı akort edilir. dört telli curalarda üstteki tel ahenk telidir. öbür teller bu ahenk telinin sesine ayarlanır. sapları kısa olduğu için curalarda az sayıda perde bulunur.
cura mızrapla ya da tellere parmakla vurularak çalınır. ama genelde tek başına çalınan bir çalgı değildir. yaygın olarak öbür sazlarla birlikte çalınır.
curalar büyüklüklerine göre değişik adlar alır. curadan biraz büyük olanlara "cura bağlama" denir. sesi curadan daha kalın olan cura bağlama en yaygın kullanılan cura türüdür. "cura cura" ya da "cura zurna" adıyla bilinen tür ise curadan daha küçüktür ve sevimli görünüşü nedeniyle süs eşyası olarak çokça kullanılır.
devamını gör...

pnömonultramikroskopik silikovolkonyoz olarak türkçeye çevrilir. muhtemelen hastalığın tanısı, hastalığın adını söylerken nefesin yetip yetmemesine göre konuyor.
devamını gör...

belki de geçmez sayın yazar.
çağırma bence.
hem de birini bulmuşken.
acıların yazarına selam olsun.
devamını gör...

eserde kahramanın adı yoktur. yazarında küçük yaşta kemik rahatsızlığı geçirmesi nedeniyle otobiyografik kabul edilir. ahmet hamdi tanpınar eseri "acı ve ıstırabın yegane kitabı" olarak tanımlar.

--! spoiler !--

"nüzhet, bana yalan söyledi. (...) dünyanın hiçbir nüzhet'i yalan söylememelidir."

--! spoiler !--
devamını gör...

türkiye'de de bulunan soyu tükenmekte olan sevimli ama vahşi kedi (hoş hangi kedi öyle değil ki.). arka bacakları ön bacaklarına göre daha uzun ve kaslıdır bu sayede havaya 4-5 metre sıçrayabilir. iyi bir avcıdırlar; tavşan, tarla faresi ve sincap gibi kemirgenlerle beraber ceylan, antilop ve yavru deve kuşlarını avladığı görülebilir. aynı zamanda mükemmel bir işitme duyusuna sahip olan karakulak kedisi kulaklarında bulunan 20 çeşit kas sayesinde kulaklarını çeşitli yönlere hareket ettirerek avının en ufak sesini dahi duyabilir. buradan

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayatımın başrolünü oynadığım ömrümde
ölüm aklıma gelince,
rölanti de ki bekleme senelerim geliyor.
son sürat gitmem gereken yollarımı,
bi şekilde önünde durduğum kavşaklarım
ve yari yolda kalışlarım,
hayır..hayır..
rölanti beklemeleri isimli yıllarıma
kayıp zaman olarak madalya veriyorum.

ve sahne benim..ve rölanti yok.
devamını gör...

adalet.
devamını gör...

richard bach'ın "jonathan" isimli, özgürlüğü arayan bir martının hikayesini anlattığı kitabıdır. diğer martılar gibi yemeyi, içmeyi değil uçmayı seven, gerektiğinde yalnız kalarak öğrenen bir martının hayat hikayesi paylaşılmaktadır.*
devamını gör...

eyvah mahmut hoca!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hatay ilinin, yayladağ ilçesine özgü, herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan üretilen, muhteşem lokumlardır. .
ne kadar yerseniz yiyin, tabiri caiz ise asla kesmiyor.
şekeri, suyu ve nişastayı atıp 1,5-2 saatlik sürede kaynayıp, piştikten sonra tablalara dökülen lokumlar, ertesi gün kare kare kesilir.
bu basit tarifin bu kadar lezzetli olmasının sırrı ise; glikoz kullanılmamasından geçiyor.
tamamen doğal.
özellikle atom (badem, fındık, antep fıstıklı vs) denemenizi tavsiye ederim.

sadesi, çocukken gidilen mevlütlerde dağıtılır, 2 bisküvi arasına yayma sureti ile yenilirdi.

eskilerden kalma alışkanlıktan olsa gerek; evimde kare bisküvi eksik olmaz.
yayladağ' a giden birine sipariş verilmesi durumunda, lokum gelirse; şarjör daima dolu olmalı!
devamını gör...

"benim hastalığım yalnızca şu ki, tüm şehirde yirmi yılda sadece tek bir akıllı adam buldum, o da bir deli ! "
anton çehov - altıncı koğuş .
devamını gör...

idealisttir.
evlenmek çoluk çocuğa karışmak ona göre değildir.
bakmakla yükümlü olduğu ailesi vardır.
veyahut hayatını yaşamayı seviyordur.
manevi aşkı maddi aşka tercih etmiş olabilir.
devamını gör...

"ananı da al git" diyen sayın cumhurbaşkanımızın analara övgü ve saygı mahiyetindeki söylemi. anadolu isminin yunanca "anatolia"dan gelmiş olması dışında bir sorun yok.
devamını gör...

(bkz: hamidiye alayları)

türkiye "karşılıklı arşivleri tarihçilere açalım herkes ne olduğunu görsün" şeklinde bildirimde bulunmasına rağmen ermeni tarafının asla buna yanaşmadığı henüz yakın tarihte defalarca kez yaşanmışken ermeni soykırımı vardır demek biraz komik oluyor. neymiş adamları fizana sürmüşüz, e ne yapacaktık? her gün komşunuzun oğlunun katıldığı çetenin sizi boğazlamasıyla karşı karşıya kaldığınız bir ortamda yaşadınız mı hiç? ben yaşadım. gidin doğu'nun ücra köşelerinde görev yapmaya çalışan öğretmenlere sorun onlar size anlatır ki şimdi yaşadığımız bozuk da olsa bir devlet düzenine rağmen gerçekleşiyor. bilmem kaç cephede savaşan devletin topraklarında iç karışıklık çıkarıp, milletin evine, karısına, çocuğuna, ülkesine göz koyarsan değil deyrizor kuala lumpur'a sürülseniz sesinizin çıkmaması lazım.

ha ermeni devleti nefret üzerine kurulu bir devlettir, o yüzden bu iddialarından asla vazgeçmeyecekler. devletlerinin başka bir dayanağı yok, salt nefret ve ırkçılık ile ayakta duruyor. bizim ülkede yaşayanlar neden bu kadar ısrarcı bu olayların soykırım olduğu konusunda bir fikrim var da yeri değil.
devamını gör...

“nasıl etmeli de ağlayabilmeli
farkına bile varmadan?
nasıl etmeli de ağlayabilmeli
ayıpsız,
aşikare,
yağmur misali?”
devamını gör...

dönüşte aynı yerden geçicez o zaman alırız.

(almadı)
devamını gör...

cem adrian mark eliyahu ortak yapımı güzel bir şarkı.

içimde bir şey kanıyor
keskin bir vefanın yarası sızlıyor
yüzümde bir şey soluyor
aynı değil umudun rengi kayboluyor

kalbimde bir yerde bir orman yanıyor
bıraktığın şarkılar sahipsiz susuyor
şiirler hep dargın, dualar şifasız
ömrüme mıhlanmış bir cümle

kül olur kalbindeki zamanla
yana yana yana yana...

devamını gör...

başı pare pare dumanlı dağlar
firgat ile aşıp giden ben oldum
eller göçün çekip gider yaylaya
göçün çekip sarpa düşen gene ben oldum...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim