çekingenlikle karıştırılan psikolojik rahatsızlıktır. sosyal fobisi olan kişiler (ben) kalabalık ortamlarda izlenip yargılandıklarını, sürekli eleştirildiklerini, rezil olabileceklerini ve dahası kuruntuyu düşünerek kendilerini gergin bir hal içerisine istemsizce sokarlar. odak noktası olduklarında kızarır, heyecanlanır ve sesleri titrer (özellikle sunum, konuşma gibi etkinliklerde). içedönük yaşamayı sevenleri olduğu gibi (yine ben) dışadönük olup sosyal fobisi olan kişiler de olabilir. bu kişiler her ne kadar sosyal olmak isteseler de rahatsızlıkları yüzünden sosyallikten, kalabalıktan kaçmak durumunda kalırlar. öte yandan içedönükler kendi başlarına vakit geçirmeyi sevdiklerinden kabuklarından çıkma gereği duymayabilirler ama çıktıklarındaysa sosyal fobileri gereği kuruntu, gerginlik, yerilme ve rezil olma korkusu duyarlar. muhtemelen gerekçeleri değersizleştirilme, başarısızlıkların başa kakılması, psikolojik ve fiziksel şiddet, rezil olma anları ve benzeri olaylardır.
devamını gör...

gayet güzel bir serinin başlangıcı olan podcast. zaman içinde yine kalite artarak devam edecek.

sorulan soruların net olması ve karşılıklarının alınması, samimi bir dialog olması açısından ayrıca beğendiğim bir podcast olmuş.
devamını gör...

yakın bir arkadaşla konuşurken, herhangi bir sözünüzün kendisini kırmış olabileceği ihtimaline karşı duyulan kaygı esnasında dile getirilir.

bir ticaret veya alavere sonunda dile getirilir.

başka birinin dut, kiraz ya da başka bir meyve ağacından iki üç tane koparılıp yeneceği zaman dile getirilir.

manav tezgahında mandalina, kayısı, üzüm gibi meyvelerin tadına bakıldıktan sonra dile getirilir.

güzel de davranıştır. hak hukuk adalet duyarlılığını hatırlatır. insan ruhuna moral verir.

ama bir de karşıdaki kişiye ağır olmuş, hem madden hem de ruhen zarar vermiş büyük haksızlık ve yıkımlar vardır. eğer ki böyle bir haksızlık ve yıkıma sebep olunmuşsa ve bundan dolayı büyük bir vicdan azabı ve tedirginlik yaşanıyorsa gerektiğinde zararı karşılamak, hatayı telafi etmek, yol yakınken affedilmek, yalvar yakar duruma gelmek icap edebilir. öncelikle de helallik alınacak muhataba ulaşmak gerekir. ulaşıldığında da tabi zarar gören helallik istenecek muhatabın insafına kalmışsa. bunun en kötüsü tarafı da eğer bir de o muhataba hiç ulaşılmıyorsa...
devamını gör...

beni hayata bağlayan en sağlam halattır kendisi. en iyi olduğu alan akşama bi tencere yemek pişirmek değil , hayata vicdanlı , mülayim, iyi insanlar yetiştirmektir. iyiki varlar!
devamını gör...

toksik insanlar
devamını gör...

kendimi bir karınca kadar küçük ve görünmez hissettirir. başka büyük bir sözlük yazarı olarak yazdıklarımın değerinin bu sözlükte daha iyi anlaşıldığını düşünüyorum.
devamını gör...

az önce uyanmamla birlikte bir atağını daha savuşturmuş olduğum migren türü. ağrının kalıntıları hala minik minik devam etse de uyumadan önceki cehennem azabının yanında hiç kalır. emareler başladığı an uyudun uyudun, yoksa ibrahim tatlıses'in kafasına kalaşnikof mermisi yediği o saliselik anı saatlere yayılmış loop şeklinde tekrar tekrar yaşıyorsun.

ön belirtiler herkeste farklı seyrediyor. bir üstteki arkadaşın söylediği gibi kiminde ışık çakmaları, tat ve koku hassasiyeti, zihin sisi ve konuşma bozuklukları şeklinde kendini gösterirken, kiminde geçiçi körlük ya da tarifi imkansız görme bozuklukları olarak ortaya çıkıyor. o korkunç görme bozukluğunu yaşamış biri olarak dilim döndüğünce anlatmaya çalışayım.

biraz geriden başlayayım... ilk atağımı yediğimde sanıyorum 18 yaşında falandım. öğle vakti evimize yakın bir parkta koşu yapıyordum. dinlendiğim bir sırada önümü geveze bir dede kesti. "ben de senin yaşında böyleydim" diye lafa girip kendi gençliğini anlatmaya başladı. ben de ne yapayım, nekazeten dinlemek zorunda kaldım. fakat bir süre sonra dünyanın en acayip şeyi oldu: dedenin yarısı yok oldu! bunu tarif etmek çok zor. çünkü bu göz kaynaklı bir bozukluk değil, beynin gözden gelen verileri nedense yanlış işlediği algısal bir bozukluk.

bir insanın sadece sol tarafını gördüğünüzü hayal edin, ortadan ikiye ayrılmış gibi... işte dedenin sağ tarafı öyle kayboldu. ama nereye kaybolduğu hakkında hiçbir fikrim yok. şimdi bir yağlı boya tablosu hayal edin. hayalinizde onu üç parçaya ayırın. orta parçayı kaldırıp atın ve ilk ve son parçaları yeniden birleştirin. anlatabiliyor muyum? çünkü adamın sağ tarafı bulanık ya da karartılı değildi, komple yoktu! korkudan hemen çevreme bakınmaya başladım tabi... nereye bakarsam bakayım baktığım şeyin yarısı yoktu. mesela, karşıdan gelen araba tek farlıydı, market tabelalarının yarısı kesilmişti, altı kişlik arkadaş grubunun üçü kayıptı vs... en sonunda iki elimi açıp baktım ve ne göremedim dersiniz? evet, sağ elim yoktu... sadece sağ elime odaklandığımda da sağ elimin üç parmağı yok oluyordu...

bu arada ben korkudan canımı vermek üzereyken dede hala bir şeyler anlatıyordu. hiçbir şey demeden arkamı dönüp yürümeye başladım. böyle bir durumda yürümek de zorlaşıyor. biraz sonra bir yere oturup ölmeyi bekledim.

ya nedense bu bozukluğu iyi ifade edemedim gibi geliyor. bu yüzden bir örnek daha vermek istiyorum. şimdi eğer çevreniz karanlık değilse sağ gözünüzü kapatın. şu an teknik olarak etrafın yarısını simsiyah görmeniz gerekiyor değil mi? ama sağ gözünüzdeki siyahlığı göremezsiniz. çünkü beyniniz sağ taraftaki karanlığı görmezden gelerek sadece sol gözünüzden gelen ışığı ana ekran haline getiriyor. aslında görüş alanınızda olan burnumuzu beynimizin görmezden gelmesi de aynı şekilde...

neyse, daha fazla uzatmayayım... ben bir şekilde eve gittim. bu yaşadığımı aileme anlatmaya çalıştımsa da anlatamadım. zaten o zamana kadar yavaş yavaş her şey normale dönmüştü. ama sonrasında gelecek olan kalaşnikof mermili baş ağrısından haberim yoktu. o zaman daha auralı migrenim olduğunu ve her şeyin yarısının yok oluşuna şaşmak yerine hemen uyumaya çalışmam gerektiğini bilmiyordum.

aynı atağı daha sonra bir kere daha yaşadım. o kadar paniklemesem de yine ürtütücüydü. başka yaşamadım. genelde ışık çakmaları ya da buna benzer basit ön belirtiler oluyor. her seferinde de ardından baş ağrısı gelmiyor. ama tabii ne olur ne olmaz yine de en mantıklısı hemen uyumak. çünkü migrenin uyumaktan başka çaresi yok. varsa da ben bilmiyorum.
devamını gör...

her duyduğumda bana şu güzel sözü hatırlatan bir kelimedir.
"-keşke nedir olric?
+hatalarımız efendimiz.
-çok mu hata yaptık?
+keşke diyecek kadar efendimiz."

oğuz atay
devamını gör...

(bkz: fargo)
(bkz: better call saul)
(bkz: the haunting of hill house)
(bkz: vikings) (ilk 4 sezonu)
(bkz: dexter)
devamını gör...

bence sözlük sahibi bu konulara bulaşmamalı. haklı veya haksız kısmından bağımsız olarak sözlük sahibinin böyle polemiklere bulaşmasına gerek yok. entry'ler aba altından sopa kokuyor. fazla amatörce yaklaşıyorsunuz. haksızlık varsa vardır yoksa yoktur böyle amatörlüklere gerek yok. sözlük sahibi burada her yazardan ve dahi sözlükten de bağımsız olarak profesyonelce yaklaşmalı, işe duygularını karıştırmamalı, herkesin gönlünü hoş tutmak zorunda olmadığı gibi herkese katı da davranmamalı. yazdın zaten bir önceki başlıkta gerekeni boş yere uzatmak ayrıca amatörlük.

ilk entry bambaşka bir amatörlük zaten ona müsaade etmem buna şöyle yaptırmam bir daha kendisiyle çalışmam aramızda şunlar oldu bunlar geçti bu nedir abi? kime kendini kanıtlıyorsun? ayrıca yönetim içi aranızda geçenleri burada anlatmak da ayrıca amatörlük.

not: bahse konu olan yayın sahibini tanımam etmem. objektif yaklaşmaya çalışıyorum ve sözlük yöneticilerinin bu amatör davranışları epey can sıkıcı duruyor. yoldaşı tenzih ederek konuşuyorum, yoldaşı yönetim kadrosundan saymıyorum.

yoldaşa da naçizane tavsiyem kendisinin patron olduğunu unutmaması. patron yöneticileri yönetendir. bu işlere karışırsa ortaya böyle şeyler çıkar işte.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-dilozof
-tarih obası
-evrim ağacı
-flu tv
ayrıca:
-anatolian rock revival project
-grafson
devamını gör...

kurması çok zor bir cümleyi kurmuş olan insandır. insanlara nasıl güvenebiliyorsunuz ya? kimseye güvenemiyorum, güvenilir olanları varsa onları da kaybediyorum.
kısacası helal olsun dediğim insandır.
devamını gör...

sözlüğü bırakmak isteyen yazarların yaptığı, "bakın ben gidiyorum" ana fikirli, uzuuunn bir entryle süslenmiş şovdur.

üzgünüm ama kimse sana lütfen gitme demeyecek sayın yazar dostum, gidene bay bay kalan sahalar bizimdir.

bir de cidden bu tür platformlara gereksiz fazla değer veriyorsunuz. sözlük fazla kullanıcısı olsun bir etkileşim olsun diye açıldı, 5 yazar aralarında paslaşsınlar diye değil. bilgilenmek istiyorsan bilgi başlıklarına gir; iki gırgır şamata istiyorsan interaktif başlıklara gir. basic.
devamını gör...

beni varoş olarak niteleyebilirsiniz ama müslüm demek istiyorum. beni kocaman halimle sinemada çocuklar gibi ağlatmıştı. belki bir daha izlesem o kadar ağlamayabilirim. sanırım duygusal olarak yoğun bir dönemde olmamla da ilişkiliydi.
devamını gör...

benden kısa.
benden uzun olsaydı da şansı yok. sonuç olarak e*kek.
t: kadın avındaki varlık. ezerim olm sizi.
devamını gör...

"ve bazen iyi şeyler biter ki, daha iyileri başlayabilsin."
marilyn monroe
devamını gör...

1-kazıklı maria kim
2-izlemeyenin başı belaya mı giriyor
devamını gör...

"one, two, freddy's coming for you
three, four, better lock your door
five, six, grab your crucifix
seven, eight, gonna stay up late
nine, ten, never sleep again"
tekerlemesi geliyor direkt olarak aklıma.
devamını gör...

ezbere yorum yapanların aksine, inanarak başarıya giden yolun yarılandığı anlamına gelmeyen, ancak başarı için de doğru bakış açısı sunan güzel ve doğru bir sözdür.

bir kaç da söz bırakayım size;

"yapabileceğime inanırsam, başlangıçta sahip olmasam bile onu yapacak gücü kendimde bulurum."
mahatma gandhi

"zafer, zafer benimdir diyebilenindir. başarı ise, başaracağım diye
başlayarak sonunda, başardım diyebilenindir."

mustafa kemal atatürk

bir seyin imkânsiz olduguna inanirsanız, aklınız beyniniz bunun neden imkânsiz oldugunu size ispatlamak üzere çalısmaya baslar. ama bir seyi yapabileceginize inandıgınızda, gerçekten inandıgınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardim etmek için çalısmaya baslar.
dr. david j. schwartz
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim