himba kabilesi
kuzey namibya‘da, eski ismi kaokoland olan kunene yöresinde yaşayan kabiledir.zaten afrika'da birden çok sıra dışı kabileler olduğunu biliyoruz fakat bana çok ilginç gelen bu kabileden bahsetmek istiyorum size.

isimleri size tanıdık gelmemiş olabilir,bu kabilenin bir diğer ismi çıplak kadınlar kabilesidir.kunene nehri boyunca yaşarlar ve hayvanlarını burada otlatırlar.garip gelebilir ama cilt renkleri kırmızıya çalar.kabilede herkese düşen sorumluluklar vardır, sonuçta bizim de yaşadığımız bir toplum var ve üstümüze düşen sorumluluklar var bu yüzden bunu duymak size tuhaf gelmemiştir.

kabiledeki erkeklerin görevi hayvanları otlatmak iken,kadınlar gündelik işlerle ilgilenir.(bunu asla küçümsemek için demiyorum,fakat parantez açmadan duramazdım.erkeklerin sadece işlerle,kadınların ise (gündelik) ev işi olarak adlandırdığımız şeylerle ilgilenmesi toplumdan uzak kalmış ilkel kabilelerde kalmış bir gelenek,lütfen bu konularda ısrarcı olmayalım.)

parantezde bahsettiğim gibi,söz konusu kabilemiz toplumdan uzak kalarak geleneklerini korumuştur.
himba gelenekleri;
beni en etkileyen gelenekten bahsetmek istiyorum.
bu kabilede çocuklar doğumlarından itibaren yaşlarını almıyorlar,
annesiyle kurduğu telepatik iletişimden sonra başlıyor hatta çocuğun annesiyle kurduğu ilk iletişim,bir şarkıyla başlıyor!

bu değişik ve güzel geleneklere bir yenisini daha ekleyelim o zaman.
kabilenin geleneklerine göre,içe kapanık insan özellikleri,bireyin anti sosyal davranışlarını düzeltmenin yolu ,sevgiyle ve bireye gerçek kimliğini hatırlatmakla başlıyor.(keşke, bazen (!)beğenmediğimiz bu kabilelerin böyle ince davranışlarını örnek alsak toplum olarak... ne yazık.sürekli araya giriyorum farkındayım fakat bu benim,herkonuyamaydonoz .
bugünlük bilgi selimizin sonuna geldik,sevgilerle efenim...daha da yazardım ama gözlüğümü yanıma almamışım.)

isimleri size tanıdık gelmemiş olabilir,bu kabilenin bir diğer ismi çıplak kadınlar kabilesidir.kunene nehri boyunca yaşarlar ve hayvanlarını burada otlatırlar.garip gelebilir ama cilt renkleri kırmızıya çalar.kabilede herkese düşen sorumluluklar vardır, sonuçta bizim de yaşadığımız bir toplum var ve üstümüze düşen sorumluluklar var bu yüzden bunu duymak size tuhaf gelmemiştir.

kabiledeki erkeklerin görevi hayvanları otlatmak iken,kadınlar gündelik işlerle ilgilenir.(bunu asla küçümsemek için demiyorum,fakat parantez açmadan duramazdım.erkeklerin sadece işlerle,kadınların ise (gündelik) ev işi olarak adlandırdığımız şeylerle ilgilenmesi toplumdan uzak kalmış ilkel kabilelerde kalmış bir gelenek,lütfen bu konularda ısrarcı olmayalım.)

parantezde bahsettiğim gibi,söz konusu kabilemiz toplumdan uzak kalarak geleneklerini korumuştur.
himba gelenekleri;
beni en etkileyen gelenekten bahsetmek istiyorum.
bu kabilede çocuklar doğumlarından itibaren yaşlarını almıyorlar,
annesiyle kurduğu telepatik iletişimden sonra başlıyor hatta çocuğun annesiyle kurduğu ilk iletişim,bir şarkıyla başlıyor!

bu değişik ve güzel geleneklere bir yenisini daha ekleyelim o zaman.
kabilenin geleneklerine göre,içe kapanık insan özellikleri,bireyin anti sosyal davranışlarını düzeltmenin yolu ,sevgiyle ve bireye gerçek kimliğini hatırlatmakla başlıyor.(keşke, bazen (!)beğenmediğimiz bu kabilelerin böyle ince davranışlarını örnek alsak toplum olarak... ne yazık.sürekli araya giriyorum farkındayım fakat bu benim,herkonuyamaydonoz .
bugünlük bilgi selimizin sonuna geldik,sevgilerle efenim...daha da yazardım ama gözlüğümü yanıma almamışım.)
devamını gör...
wish you were here
pink floyd grubunun 1975 tarihli albümünün ve bir şarkısının adıdır. grubun en leziz albümlerinden olup albümdeki beş şarkıda çok güzeldir. grubun o zamanki beyni, sonradan ayrılarak grubun içine etmeye çalışacak ama david gilmour gibi bir kayaya çarpacak olan roger waters; ilham kaynağının pink floyd'un kurucu üyesi syd barrett ve onun şizofreni ile çektiği sıkıntı olduğunu belirtir.
grubun şarkı yazarları olan roger waters ve david gilmour'un bir şarkı üzerinde birlikte çalıştıkları ender şarkılardandır. gilmour şarkının açılış riffini yazmış, ama bu riff hızlıymış, roger waters ondan daha yavaş çalmasını istemiş ve bunun üzerine şarkı çıkmış.
her pink floyd albümünün kapağı kimine göre efsane, kimine göre garip, kimine göre komiktir, genelde anlaşılmaz. albüm kapağında olan "takım elbiseli" adamın gerçekten fotoğraf çekimi için ateşe verildiği söylenir. kapak resminden sonra şarkıyıda ekledim.

grubun şarkı yazarları olan roger waters ve david gilmour'un bir şarkı üzerinde birlikte çalıştıkları ender şarkılardandır. gilmour şarkının açılış riffini yazmış, ama bu riff hızlıymış, roger waters ondan daha yavaş çalmasını istemiş ve bunun üzerine şarkı çıkmış.
her pink floyd albümünün kapağı kimine göre efsane, kimine göre garip, kimine göre komiktir, genelde anlaşılmaz. albüm kapağında olan "takım elbiseli" adamın gerçekten fotoğraf çekimi için ateşe verildiği söylenir. kapak resminden sonra şarkıyıda ekledim.

devamını gör...
mesut süre ile ilişki testi
mesut süre' nin sunduğu ve çiftlerin tanışma hikayelerini ve yaşadıkları önemli olayları anlattıkları bir şov.
çok komik diyaloglar yaşanabiliyor. mesut süre' nin mizahi sunumu ve soruları ile harmanlanınca ortaya çok eğlenceli bir program çıkıyor.
çok komik diyaloglar yaşanabiliyor. mesut süre' nin mizahi sunumu ve soruları ile harmanlanınca ortaya çok eğlenceli bir program çıkıyor.
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
sağlık sorunum yok.turp gibiyim.
devamını gör...
cumartesi akşamı için aktivite önerileri
güldür güldür'deki gibi "otur evinde ya!" diyorum. her şey ateş pahası*
devamını gör...
galyum
son yıllarda mühendisler galyum metali ile bazı metalleri karıştırarak çok sağlam ve elastik bir madde elde ettiler. bu alaşımın ileride robotlarda deri olarak kullanılabilmesi söz konusudur.
devamını gör...
normal sözlük'ün gelişmesi için tavsiyeler
başlıklarda herhangi bir eksiklik, yazım hatası veya değişiklik önerisi olduğunda düzeltme için öneri getirmenin mümkün olduğu bir başlık fonksiyonu şahane olabilir. boş bakınız vermek pek hoş olmuyor her zaman. * *
devamını gör...
uzat sarı saçlarını rapunzel
tatlı dili ve ince davranışları ile tüm sempatimi üzerinde toplamış yazar. masalsı havasını yaşadığı gibi yaşatmaktadır. mahlasını her gördüğünüzde sizi çocukluğunuza sürüklemesi an meselesidir.
devamını gör...
atari 2600
70'li yılların sonunda piyasaya çıkmış ve döneminin en çok satan ürünlerinden olan oyun konsolu.
devamını gör...
fenotipik diyare
sendromik diyare olarak da isimlendirilen ttc37 mutasyonunun görüldüğü bir ishal hastalığıdır.
genellikle hayatın ilk 6 ayında çoğunlukla ilk ay başlar.
otozomal resesif kalıtımı vardır.
karaciğerde siroz veya fibröz görülebilir.
fenotipik olarak geniş alın,burun görülebilirken; vücutta cafe au lait lekeleri görülebilmektedir.
genellikle hayatın ilk 6 ayında çoğunlukla ilk ay başlar.
otozomal resesif kalıtımı vardır.
karaciğerde siroz veya fibröz görülebilir.
fenotipik olarak geniş alın,burun görülebilirken; vücutta cafe au lait lekeleri görülebilmektedir.
devamını gör...
mesajlaşarak konuşmak vs arayarak konuşmak
arayarak konuşmak iyidir.
yazmak her duygunun karşılığını göstermiyor bence, sonra günaydın yazmakla günaydınnn yazmak arasındaki abuk farkı tartışmak zorunda kalıyorsun.
çokta uzun konuşamam gerçi telefonda, o yüzden kısa ve sonuç odaklı konuşmanın hastasıyım.
yazmak her duygunun karşılığını göstermiyor bence, sonra günaydın yazmakla günaydınnn yazmak arasındaki abuk farkı tartışmak zorunda kalıyorsun.
çokta uzun konuşamam gerçi telefonda, o yüzden kısa ve sonuç odaklı konuşmanın hastasıyım.
devamını gör...
li po ve du fu
li tey po veya li po veya li bai (701-762)
du fu veya tu fu (712-770)
çin'in komşu devletler üzerinde etkisinin çok olduğu, çeşitli devletleri vergiye bağladığı, göktürk kağanlığı gibi devletleri de egemenliği altına aldığı, han hanedanı'ndan bile parlak geçen ve altın çağ olarak anılan tang hanedanı zamanında yaşamış ve çin edebiyatının gelişmesine büyük rol oynamış iki şair.
li po uçarı, derbeder, içkiye düşkün bir şairdi. özellikle pirinç rakısına olan düşkünlüğü, patavatsızlığı gibi konular yüzünden sarayla arası açılmıştır. ölümsüz şair olarak anılan li po'nun günümüze ulaşan yaklaşık 1000 den fazla şiiri vardır. merkür üzerinde ismine verilmiş bir krater bulunan ve kendisi gibi şair olan çoğu kişiyi etkilemiş bu şair genellikle zamandan kaçma, dostluk, şarap gibi konularını işlemiştir.
du fu ise görece ağırbaşlı ve filozof bir kişilik idi. li po da dahil olmak üzere kendisini yaşamış en büyük çinli şair olarak tanımlayan çok kişi vardır. tarih şairi, şair bilgini, çinli shakespeare, çinli hugo vb. olarak tanınan şair ne yazık ki yaşadığı dönemlerde ve yakın zamanlarında çok etkili olmamıştır, değeri bilinmemiştir, takdir görmemiştir. oysa birçok edebi eleştirmen eserlerini tüm zamanların en büyükleri arasında görmektedir. kargaşa, savaş gibi konuları ele alan du fu ünlü sinolog william hung tarafından ''etkisi zamanla artan tek çinli şair'' olarak tanımlanmaktadır.
bu iki şair 744 sonbaharında, seyahat, av, şiir gibi etkinlikleri paylaştıklarında bir dostluk kurmuşlardır. ertesi sene tekrar bir araya gelen şairlerden geriye kalan eserlerde de bu etkiyi görmek mümkündür. birbirlerine yönelik yazdıkları, birbirlerini konu aldıkları şiirlere bu dostluk yansır.
li po'nun ölümü hakkında garip bir efsane de bulunur. kendisinin sarhoş halde bir sal üzerinde yangtze nehrinde seyir halindeyken ayın suda yapmış olduğu yansımayı öpmeye (kucaklamaya) çalışırken düşüp boğularak öldüğü anlatılır.
du fu ise son yıllarını diyabet ve tüberküloz ile geçirerek yangtze nehri üzerinde bir gemide hayatını kaybetmiştir.
daha fazlası için: poets.org - li po, wikipedia - li bai, wikipedia - du fu, poetryfoundation.org - du fu, belki bazı ansiklopediler
du fu veya tu fu (712-770)
çin'in komşu devletler üzerinde etkisinin çok olduğu, çeşitli devletleri vergiye bağladığı, göktürk kağanlığı gibi devletleri de egemenliği altına aldığı, han hanedanı'ndan bile parlak geçen ve altın çağ olarak anılan tang hanedanı zamanında yaşamış ve çin edebiyatının gelişmesine büyük rol oynamış iki şair.
li po uçarı, derbeder, içkiye düşkün bir şairdi. özellikle pirinç rakısına olan düşkünlüğü, patavatsızlığı gibi konular yüzünden sarayla arası açılmıştır. ölümsüz şair olarak anılan li po'nun günümüze ulaşan yaklaşık 1000 den fazla şiiri vardır. merkür üzerinde ismine verilmiş bir krater bulunan ve kendisi gibi şair olan çoğu kişiyi etkilemiş bu şair genellikle zamandan kaçma, dostluk, şarap gibi konularını işlemiştir.
du fu ise görece ağırbaşlı ve filozof bir kişilik idi. li po da dahil olmak üzere kendisini yaşamış en büyük çinli şair olarak tanımlayan çok kişi vardır. tarih şairi, şair bilgini, çinli shakespeare, çinli hugo vb. olarak tanınan şair ne yazık ki yaşadığı dönemlerde ve yakın zamanlarında çok etkili olmamıştır, değeri bilinmemiştir, takdir görmemiştir. oysa birçok edebi eleştirmen eserlerini tüm zamanların en büyükleri arasında görmektedir. kargaşa, savaş gibi konuları ele alan du fu ünlü sinolog william hung tarafından ''etkisi zamanla artan tek çinli şair'' olarak tanımlanmaktadır.
bu iki şair 744 sonbaharında, seyahat, av, şiir gibi etkinlikleri paylaştıklarında bir dostluk kurmuşlardır. ertesi sene tekrar bir araya gelen şairlerden geriye kalan eserlerde de bu etkiyi görmek mümkündür. birbirlerine yönelik yazdıkları, birbirlerini konu aldıkları şiirlere bu dostluk yansır.
li po'nun ölümü hakkında garip bir efsane de bulunur. kendisinin sarhoş halde bir sal üzerinde yangtze nehrinde seyir halindeyken ayın suda yapmış olduğu yansımayı öpmeye (kucaklamaya) çalışırken düşüp boğularak öldüğü anlatılır.
du fu ise son yıllarını diyabet ve tüberküloz ile geçirerek yangtze nehri üzerinde bir gemide hayatını kaybetmiştir.
daha fazlası için: poets.org - li po, wikipedia - li bai, wikipedia - du fu, poetryfoundation.org - du fu, belki bazı ansiklopediler
devamını gör...
normal sözlük yazar kalitesi
iyidir tabiki. sözlüğün temel kuralı olan '' küfürsüz sözlük '' sayesinde bence gayet de iyidir. bundan daha iyi de olacaktır.
bakın hiç bir kuruluş hemen kalitesinde standardı yakalayamaz, bu süre alır.
bizler de hep beraber bu süreye kadar elimizden geldiğince seviyemizi koruyacağız.
insanlar telkinle, öneriyle bir yere, bir topluluğa katılmaz. katılanların da ömrü kısa olur zaten.
dolayısıyla biz özendireceğiz, burasının gerçekten farklı olduğunu hissettireceğiz.
işte o zaman gerçekten buraya katkı vermek isteyenler katılacaktır.
bir şey başarılacaksa hep beraber arkadaşlar, ne 1 eksik ne 1 fazla. *
bakın hiç bir kuruluş hemen kalitesinde standardı yakalayamaz, bu süre alır.
bizler de hep beraber bu süreye kadar elimizden geldiğince seviyemizi koruyacağız.
insanlar telkinle, öneriyle bir yere, bir topluluğa katılmaz. katılanların da ömrü kısa olur zaten.
dolayısıyla biz özendireceğiz, burasının gerçekten farklı olduğunu hissettireceğiz.
işte o zaman gerçekten buraya katkı vermek isteyenler katılacaktır.
bir şey başarılacaksa hep beraber arkadaşlar, ne 1 eksik ne 1 fazla. *
devamını gör...
anın fotoğrafı
geçenlerde trendyolda gezerken şöyle bir servislik* görmüştüm.

içimdeki "eneee ben bunu yaparım ki, ne var bunda?" diyen girişimci zihniyet uyandı, hemen keçe alıp denedim ve ortaya çıkan sonuç;

yaptım bence sözlük, ne dersin?
yemek yemek için bu şeylere ihtiyaç duymuyor, gerekli de görmüyorum ama yapıp hediye etme fikri mis.*

içimdeki "eneee ben bunu yaparım ki, ne var bunda?" diyen girişimci zihniyet uyandı, hemen keçe alıp denedim ve ortaya çıkan sonuç;

yaptım bence sözlük, ne dersin?
yemek yemek için bu şeylere ihtiyaç duymuyor, gerekli de görmüyorum ama yapıp hediye etme fikri mis.*
devamını gör...
uyurken boşluğa düşme hissi
fantastik bir boşluk ben seviyorum o durumu.arada güzel şeyler de yaşatıyor. geçen gün kalktığımda sanki biri ölmüş hissini yaşattı bana ertesi gün bilmediğim dağlık tepelik bir yerde özgürlüğün tadını..
devamını gör...
yalnız yaşamak
özenilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. aile bazen çok şeydir bazen de çok şeyin sebebi.
devamını gör...
duşakabin
duşakabinlerin çoğusunda su akıtma problemi vardır. bunun iki nedeni olabilir. ilk nedenin çözümü kolaydır ikinci nedenin çözümü biraz zordur.
1. sebep bağlantı noktalarına güzel silikon sıkılmamamasıdır. duşakabini yapan kişinin nerelere silikon sıktığına bakın sıkmadığı yerleri tespit edip silikonlayın. eskisinin üstüne sıkmayın çıkartın. sıktıktan sonra 24 saat banyo yapmayın veya temizlemeyin iyice kurusun.
2. nedenin çözümü birazcık zordur ama eli bu işleri hafiften yatkın birisi rahatlıkla yapabilir. şimdi duşakabinin altında duş teknesi sifonu denen bir parça var. şu şekilde bir parça:

bu parçanın 1 numaralı kısmına yanlış duşakabin kurulumunda ağırlık biner. yanlış kurulumda taşıyıcı ayaklar yükseltilmez ve onlara binmesi gereken yük borunun dirseğine biner. aşağıdaki fotoğrafta yanlış kurulumdan kırılmış ve değiştirilmesi gereken bir sifon gözükmekte. öndeki ayak açılmadığından kırılmış.

ilk olarak teknenin altını gizleyen kapağı çıkarın. iki ucunda kapaklı vida olan kısımlar vardır ve bunları açın sonrasında altından tutup kendinize doğru çekin. bu kapakları güzel bir yere koyun kaybetmeyin. 1 numarada görüldüğü gibi duş giderinin tam ortasında bir vida vardır bu vidayı açın çok uzun bir vidadır açması uzun sürebilir. sifonu 2 numaradan değiştirmeyin çünkü oraya eliniz ulaşamaz 1 numaralı yerden değiştirin. 1 numaralı kısım çevirmelidir oraya elinizle ayırın bu şekilde montaj yapın. işlemi yaparken boruyu yukarı kaldırın elinize pis su akmasın. contaların yerlerini karıştırmayın. hayırlı olsun işlem bitti zaten siz neler başardınız bu ne ki.
bu yazıyı yazmamın nedeni yaşadığım apartmanda herkesin duşakabinin yanlış kurulması ve su akıtmasıdır. usta çağırmışlar usta dairemiz hariç herkesten 300 lira almış tamiri yapmış gitmiş* ben parçayı 20 liraya aldım ve montaj 5 dakika sürdü. insanların kriz zamanı böyle kazıklanması kötü bir şey ama siz işi öğrendiniz sizi kazıklayamazlar.* farklı arızalar olursa youtube'de her arızanın videosu var izleyin yapın.*
1. sebep bağlantı noktalarına güzel silikon sıkılmamamasıdır. duşakabini yapan kişinin nerelere silikon sıktığına bakın sıkmadığı yerleri tespit edip silikonlayın. eskisinin üstüne sıkmayın çıkartın. sıktıktan sonra 24 saat banyo yapmayın veya temizlemeyin iyice kurusun.
2. nedenin çözümü birazcık zordur ama eli bu işleri hafiften yatkın birisi rahatlıkla yapabilir. şimdi duşakabinin altında duş teknesi sifonu denen bir parça var. şu şekilde bir parça:

bu parçanın 1 numaralı kısmına yanlış duşakabin kurulumunda ağırlık biner. yanlış kurulumda taşıyıcı ayaklar yükseltilmez ve onlara binmesi gereken yük borunun dirseğine biner. aşağıdaki fotoğrafta yanlış kurulumdan kırılmış ve değiştirilmesi gereken bir sifon gözükmekte. öndeki ayak açılmadığından kırılmış.

ilk olarak teknenin altını gizleyen kapağı çıkarın. iki ucunda kapaklı vida olan kısımlar vardır ve bunları açın sonrasında altından tutup kendinize doğru çekin. bu kapakları güzel bir yere koyun kaybetmeyin. 1 numarada görüldüğü gibi duş giderinin tam ortasında bir vida vardır bu vidayı açın çok uzun bir vidadır açması uzun sürebilir. sifonu 2 numaradan değiştirmeyin çünkü oraya eliniz ulaşamaz 1 numaralı yerden değiştirin. 1 numaralı kısım çevirmelidir oraya elinizle ayırın bu şekilde montaj yapın. işlemi yaparken boruyu yukarı kaldırın elinize pis su akmasın. contaların yerlerini karıştırmayın. hayırlı olsun işlem bitti zaten siz neler başardınız bu ne ki.
bu yazıyı yazmamın nedeni yaşadığım apartmanda herkesin duşakabinin yanlış kurulması ve su akıtmasıdır. usta çağırmışlar usta dairemiz hariç herkesten 300 lira almış tamiri yapmış gitmiş* ben parçayı 20 liraya aldım ve montaj 5 dakika sürdü. insanların kriz zamanı böyle kazıklanması kötü bir şey ama siz işi öğrendiniz sizi kazıklayamazlar.* farklı arızalar olursa youtube'de her arızanın videosu var izleyin yapın.*
devamını gör...
vur yüreğim
muhteşem bir sertab erener şarkısıdır. akustik versiyonunu ve sözlerini aşağı bırakıyorum;
gün gelir rüzgar, fırtına olur
dertleri gönül kendisi arar da bulur
her gülüş cevap, her cevap günah
olmuyor ne yapsan, içinde kopar bir isyan
tanrı unutmuş olsa da
vur durma vur yüreğim vur
olan olmuş ne olur
hayata bir daha vur
tanrı unutmuş olsa da
vur durma yüreğim vur
olan olmuş ne olur
hayata bir daha vur
gülümse ne olur
bu günler dün olur
hatıralarla yaşanmaz ki yazık olur
gün gelir rüzgar, fırtına olur
dertleri gönül kendisi arar da bulur
her gülüş cevap, her cevap günah
olmuyor ne yapsan, içinde kopar bir isyan
tanrı unutmuş olsa da
vur durma vur yüreğim vur
olan olmuş ne olur
hayata bir daha vur
tanrı unutmuş olsa da
vur durma yüreğim vur
olan olmuş ne olur
hayata bir daha vur
gülümse ne olur
bu günler dün olur
hatıralarla yaşanmaz ki yazık olur
devamını gör...

