eski yunan'da mezar taşı üzerine teatral sahneler
hellenistik döneme ait olan; çağının ötesinde, çok zekice bir buluş ve de sanattır.
düşünsenize 2000 yıl önce yaşamışsınız, ne tv, ne radyo nede fotoğraf makinesi var.
çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybettiniz, acınız büyük ve yas tutuyorsunuz. bir adam gelip, bir ücret karşılığında ölen ve çok sevdiğiniz bir insanın yüzünün resmini yaşadığınız sürece onu her gün görebilmeniz için bir taşa kazımayı teklif ediyor.
ve tabiki parası olan hemen herkes bu müthiş cazip teklifi kabul ediyor.
ve derken bu taş ressamı bir adım ileri gidiyor, ölen yakınınız ve geride kalan yakınlarını, sizleri aynı taşta resmederek buluşturmaya başlıyor, ve bunu bir teatral sahne eşliğinde yapıyor. örneğin bu sahnede yeni doğum yapıp ölen genç kadn küçük çocuğu ile buluşturulur, ölen baba yada anne de oğulları ve kızlarıyla buluşturulur. bu sahnelerdeki yas ve acı olgusu da insanların yüzlerine işlenir.
taşa işlenen bu teatral resimde kimin kim olduğunu anlamayı kolaylaştırmak için zamanla bazı kurallar oluşturulmuştur:
örneğin 1: ölen kişi daima oturur resmedilir, sağ olanlar ona saygı unsuru olarak ayakta resmedilir.
2: ölen birey, teatral temalı mezar taşında genellikle daha büyük resmedilir, bazan eşi yada anne babası onunla aynı büyüklükte çizilir.
3:: hizmetçiler, erosu andıran melekler ve ufak çocuklar genellikle ayak hizasında ve küçük çizilir.
4: ölen kişinin sağlığında kullandığı yada sevdiği bazı objeler teatral mezar taşında yer alır, amaç ölen kişiye sanal bir armağan verme çabasıdır: örneğin yün eğirme ipi, oyuncaklar, ayna, çapa, bıçak vs.
5: ölen kişiye doğru uzatılan el: sevgi ifadesidir, bazan ölen ile sağ yakını stelde el sıkışırlar.
6: ölen kişiye sunulan armağan: bu bazan onun hayatta kullandığı bir eşya, bir takı, mücevher kutusu, bazan bir üzüm salkımı bazan da küçük bir bebektir.
7: taş üzerindeki taratral sahnede ölen birey mutlu ve verilen değerden memnun bir ifade ile , sağ kalanlar ise mahcup, üzgün ve acılarını belli eder tarzda resmedilmişlerdir. örneğin bai hafif bükülüyken, sol yada sağ elin başa destek olur tarzda yanağa konması veya baş eğikken sol elin göğüs üzerinde tutulması günümüzde bile bir hüzün işaretidir.
8: bazılarında ölen yatağa yarı uzanmış, memnun bir ifadeyle bir elinde kadeh, diğer eli yanıbaşında duran eş yada aile yakınına uzanır resmedilmiştir.
özetle bu teatral temalı mezar taşları, 2000 yıl öncesinde ölen bireylerin geride bıraktığı yas içindeki insanları psikolojik olarak rahatlatması bakımından çok zekice ve önemli bir buluştur.
düşünsenize 2000 yıl önce yaşamışsınız, ne tv, ne radyo nede fotoğraf makinesi var.
çok sevdiğiniz bir yakınınızı kaybettiniz, acınız büyük ve yas tutuyorsunuz. bir adam gelip, bir ücret karşılığında ölen ve çok sevdiğiniz bir insanın yüzünün resmini yaşadığınız sürece onu her gün görebilmeniz için bir taşa kazımayı teklif ediyor.
ve tabiki parası olan hemen herkes bu müthiş cazip teklifi kabul ediyor.
ve derken bu taş ressamı bir adım ileri gidiyor, ölen yakınınız ve geride kalan yakınlarını, sizleri aynı taşta resmederek buluşturmaya başlıyor, ve bunu bir teatral sahne eşliğinde yapıyor. örneğin bu sahnede yeni doğum yapıp ölen genç kadn küçük çocuğu ile buluşturulur, ölen baba yada anne de oğulları ve kızlarıyla buluşturulur. bu sahnelerdeki yas ve acı olgusu da insanların yüzlerine işlenir.
taşa işlenen bu teatral resimde kimin kim olduğunu anlamayı kolaylaştırmak için zamanla bazı kurallar oluşturulmuştur:
örneğin 1: ölen kişi daima oturur resmedilir, sağ olanlar ona saygı unsuru olarak ayakta resmedilir.
2: ölen birey, teatral temalı mezar taşında genellikle daha büyük resmedilir, bazan eşi yada anne babası onunla aynı büyüklükte çizilir.
3:: hizmetçiler, erosu andıran melekler ve ufak çocuklar genellikle ayak hizasında ve küçük çizilir.
4: ölen kişinin sağlığında kullandığı yada sevdiği bazı objeler teatral mezar taşında yer alır, amaç ölen kişiye sanal bir armağan verme çabasıdır: örneğin yün eğirme ipi, oyuncaklar, ayna, çapa, bıçak vs.
5: ölen kişiye doğru uzatılan el: sevgi ifadesidir, bazan ölen ile sağ yakını stelde el sıkışırlar.
6: ölen kişiye sunulan armağan: bu bazan onun hayatta kullandığı bir eşya, bir takı, mücevher kutusu, bazan bir üzüm salkımı bazan da küçük bir bebektir.
7: taş üzerindeki taratral sahnede ölen birey mutlu ve verilen değerden memnun bir ifade ile , sağ kalanlar ise mahcup, üzgün ve acılarını belli eder tarzda resmedilmişlerdir. örneğin bai hafif bükülüyken, sol yada sağ elin başa destek olur tarzda yanağa konması veya baş eğikken sol elin göğüs üzerinde tutulması günümüzde bile bir hüzün işaretidir.
8: bazılarında ölen yatağa yarı uzanmış, memnun bir ifadeyle bir elinde kadeh, diğer eli yanıbaşında duran eş yada aile yakınına uzanır resmedilmiştir.
özetle bu teatral temalı mezar taşları, 2000 yıl öncesinde ölen bireylerin geride bıraktığı yas içindeki insanları psikolojik olarak rahatlatması bakımından çok zekice ve önemli bir buluştur.
devamını gör...
sabah yapılan ilk iş
yüzümü yıkayıp diş fırçalamak, 25 şınav çekip odayı 90sn'de terk etmek.
devamını gör...
annenin en iyi olduğu konu
vicdan azabı çektirmek.
devamını gör...
yazarların yaşayarak anlamını öğrendiği kelimeler
dar..
ilkokula gidiyodum. öğretmenim ders sırasında sınıfın dışına çağırdı, bi ayakkabı denetti. eski görmüş olacak ki ayağımdakini beni seçmiş. giydirdi ayağıma. rengide morlu beyazlı. çok rahattı tam oldu ayağıma. nasıl oldu iyi mi dar mı geniş mi vs vs sordu. okadar çekinmişim ki o kadar sevinmişim ayağıma tam oldu diyememişim de dar geldi demişim:).
neyse çıkarttırdı dar geliyo deyince. sınıfa geçebilirsin dedi. sanıyorum eve giderken vercek ayakkabıyı. sabırsızca bekliyorum zil çalsa da eve gitsem. sınıftan olabildiğince ağır alarak çıktım ogün. vermedi.
ertesi gün sabah sınıftan başka kızın ayağında gördüm ayakkabıyı. ona vermiş. bir bozuldum, bi kötü oldum. o günden sonra o kız bana ayakkabı getirdi. evlerinde giymedikleri bi ayakkabıymış. muhtemelen giyilmiş o sıralar kullanan yokmuş. giydim. ayağıma inanılmaz küçük geliyodu ama giydim. atıyorum 38 numara ayağın var 36 numara giymişin gibi. parmaklarımı bükmekten çoğunlukla zorlanıyodum ama çocuk aklı ayakkabım vardı. benimkinden daha yeniydi ya olsundu. tırnağım simsiyah olmuştu. velhasıl kelam 'dar' kelimesini öğrendim.
kendime kıssadan hisse; unutmamak lazım. doyumsuzluk çok fazla, yok topuklusu yok topuksuzu kaptırmış gidiyoken bunları görmüş yaşamışken kıymetini bilip yetinmek lazım.
ilkokula gidiyodum. öğretmenim ders sırasında sınıfın dışına çağırdı, bi ayakkabı denetti. eski görmüş olacak ki ayağımdakini beni seçmiş. giydirdi ayağıma. rengide morlu beyazlı. çok rahattı tam oldu ayağıma. nasıl oldu iyi mi dar mı geniş mi vs vs sordu. okadar çekinmişim ki o kadar sevinmişim ayağıma tam oldu diyememişim de dar geldi demişim:).
neyse çıkarttırdı dar geliyo deyince. sınıfa geçebilirsin dedi. sanıyorum eve giderken vercek ayakkabıyı. sabırsızca bekliyorum zil çalsa da eve gitsem. sınıftan olabildiğince ağır alarak çıktım ogün. vermedi.
ertesi gün sabah sınıftan başka kızın ayağında gördüm ayakkabıyı. ona vermiş. bir bozuldum, bi kötü oldum. o günden sonra o kız bana ayakkabı getirdi. evlerinde giymedikleri bi ayakkabıymış. muhtemelen giyilmiş o sıralar kullanan yokmuş. giydim. ayağıma inanılmaz küçük geliyodu ama giydim. atıyorum 38 numara ayağın var 36 numara giymişin gibi. parmaklarımı bükmekten çoğunlukla zorlanıyodum ama çocuk aklı ayakkabım vardı. benimkinden daha yeniydi ya olsundu. tırnağım simsiyah olmuştu. velhasıl kelam 'dar' kelimesini öğrendim.
kendime kıssadan hisse; unutmamak lazım. doyumsuzluk çok fazla, yok topuklusu yok topuksuzu kaptırmış gidiyoken bunları görmüş yaşamışken kıymetini bilip yetinmek lazım.
devamını gör...
intihar girişiminde bulunan sözlük yazarı
başlığın"intihar girişiminde bulunan kafa sözlük yazarı "olarak düzeltilmesi uygundur." intihar eden" diye yazılınca yazarın yaşamına son verdiği sanılıp bir korku ve şok duygusu ortaya çıkıyor. bu yazarımız kim bilemiyoruz. geçmiş olsun kendisine. umarım bu yola tekrar sürüklenmez.
edit : başlık intihar girişimi olarak düzeltilmiş.
edit : başlık intihar girişimi olarak düzeltilmiş.
devamını gör...
türk halkının cahil kalma nedeni
araştırmamaları. önlerine ne koysan alıyorlar. 'doğru mu? yanlış mı? bunu kim demiş? bu niye böyle olmuş?' diye sormuyorlar.
devamını gör...
çok sevmek
çok seviyorsanız ve sadık kalıyorsanız hayırlı olsun aşık olmuşsunuz demektir. insanları çok sevin.
devamını gör...
kemal sunal
defalarca izlenmesine rağmen her izlendiğinde ilk kez izliyormuşçasına tepki verilen komedi filmlerinin vazgeçilmez oyuncusu.
devamını gör...
en sevilen burç
oğlak. acaba neden!
devamını gör...
sevilmeyen insan davranışları
tanımadan yargılayan insanlar çok yaralar beni.
devamını gör...
ekşi sözlük'ün entry yorumu özelliği
normal bir ortamda sorun olmayacak olan ama ekşi gibi bir yerde neye yol açacağını kestiremediğim gelişme.
kulzos ve mega sözlük'te de var bu özellik ama ikisinde de ortam genel olarak nezih olduğundan sıkıntı yaratmıyor. ekşi'de hakaret edemeden konuşamayan çok kişi var. bu kişilerin yazılan herhangi bir yoruma doğrudan kişisel olarak cevap verebilmesi, en azından kendi adıma, çok da isteyeceğim bir şey değil. kendileri bilirler tabi. üye kaybetmeyi ne kadar umursa(ma)dıklarını "yenge olayı"nda görmüştük zaten.
kulzos ve mega sözlük'te de var bu özellik ama ikisinde de ortam genel olarak nezih olduğundan sıkıntı yaratmıyor. ekşi'de hakaret edemeden konuşamayan çok kişi var. bu kişilerin yazılan herhangi bir yoruma doğrudan kişisel olarak cevap verebilmesi, en azından kendi adıma, çok da isteyeceğim bir şey değil. kendileri bilirler tabi. üye kaybetmeyi ne kadar umursa(ma)dıklarını "yenge olayı"nda görmüştük zaten.
devamını gör...
öngörü
olmadan olacakları kestirebilme, anlayabilme anlamına gelen kelime.
“öngörü sahibi olmak başka şey, beklenti içinde olmak başka şey... öngörüde bilinç vardır, beklentide bilinçsizlik. öngörüde bilgi ve muhakeme vardır, beklentide mantıksızlık... öngörü olasılıktır, beklenti ısrar... bu yüzden beklenti içinde olmak insanı hareketsiz bıraktığı gibi mantıksızlaştırır, ısrarla bir sonuca saplı bırakır, ihtimallere kapatır, gelişimini engeller.”
kalbin temizse hikayen mutlu biter- hakan mengüç
“öngörü sahibi olmak başka şey, beklenti içinde olmak başka şey... öngörüde bilinç vardır, beklentide bilinçsizlik. öngörüde bilgi ve muhakeme vardır, beklentide mantıksızlık... öngörü olasılıktır, beklenti ısrar... bu yüzden beklenti içinde olmak insanı hareketsiz bıraktığı gibi mantıksızlaştırır, ısrarla bir sonuca saplı bırakır, ihtimallere kapatır, gelişimini engeller.”
kalbin temizse hikayen mutlu biter- hakan mengüç
devamını gör...
penis motifli 2000 yıllık değirmen taşı
bir 37 bin yıllık porno değildir.
devamını gör...
22 ekim 2021 sözlük mağazası indirim kampanyası
halkın sesini duymayanlar, isyan edenleri deli sanıyor. *
devamını gör...
lisede yaşanmış en garip olay
bir arkadaşımın yangın tüpünü sınıfta sıkması üzere sınıfımızın karlar ülkesine dönmesi.
''kardan adam yapsak senlee'' seslenişi, müdür gelince en son ''karlar düşer, düşer düşer ağlarım'' havasına bürünmüştü*.
''kardan adam yapsak senlee'' seslenişi, müdür gelince en son ''karlar düşer, düşer düşer ağlarım'' havasına bürünmüştü*.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
friedrich nietzsche, iyinin ve kötünün ötesinde(oda yayınları, 6. baskı), dördüncü bölüm: aforizmalar ve perde arası(sf:67), 81 no'lu aforizma: denizde susuzluk çekerek ölmek korkunç bir şeydir. gerçeğimizi böyle tuzlamamız şart mı artık, susuzluğumuzu gidermesin diye?
devamını gör...
geceye tatsız bir hayat kuralı bırak
tereyağlı ekmek yere düşerse, daima yağlı tarafı alta gelir.
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
para. şu dünyada ilişkiler arası köprüyü paradan daha iyi kuran yok. yemişim sevgiyi saygıyı aşkı.
devamını gör...
yeşil göz vs mavi göz
esmer ya da kumralsanız 2-0 önde başlayacağınız göz renkleri.
devamını gör...
sözlük yazarlarını şaşırtan şeyler
mevcut siyasi partinin hala iktidarda olması.
devamını gör...