benimle çıkar mısın sorusu
hayır bir de 6 ay takıldıktan sonra ortamda bir arkadaşına o kişiden bahsederken "sevgilim" tarzı bir ima yaparsan bozulanlar var. kardeşim biz 6 aydır ne yapıyoruz ? dibimde yapışmış her gittiğim yere geliyorsun da tur şirketi miyim ben kız arkadaşın değilsem ?
devamını gör...
ateist olma sebepleri
olman öyle şeyler! sonra üç harfliler çarpar.
(bkz: ben)
(bkz: ben)
devamını gör...
yazarların telefon rehberindeki kişi sayısı
benim de 16 kişiymiş. 15 + yoldaş.*
devamını gör...
pargalı ibrhm ve ebussuud efndi karışımı
çaylak olmuş gidiyorsun
bize veda ediyorsun
sakın evlenmezlik yapmayın diyorsun
evlenmek elde değil.*
bize veda ediyorsun
sakın evlenmezlik yapmayın diyorsun
evlenmek elde değil.*
devamını gör...
bir bilen'in modluktan alınması
kendisine geçmiş olsun dileklerimi ieltiyor, bundan sonraki yazarlık hayatında başarılar diliyorum.
devamını gör...
yargıç
"suçlunun beraat ettiği yerde, yargıç hüküm giyer" aforizmasına da hayat veren hukuk terimi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
merak etmeyince sormuyor
sormayınca bilmiyorsun.
bilmeyince her şey yolunda sanıyorsun.
ama hiçbir şey yolunda değil bilmiyorsun...
sormayınca bilmiyorsun.
bilmeyince her şey yolunda sanıyorsun.
ama hiçbir şey yolunda değil bilmiyorsun...
devamını gör...
interstellar
henüz izlemediğim bir filmdir.
çevremdeki insanların çoğu izlemiş bu sebeple merak ediyorum, üniversite sınavı sonrası izleyeceğim.
çevremdeki insanların çoğu izlemiş bu sebeple merak ediyorum, üniversite sınavı sonrası izleyeceğim.
devamını gör...
insan
basit gibi gözüken fakat en karmaşık canlıdır.
ayrıca fazıl say'ın bir şiirden bestelediği insan insan eserinde de geçer.
--- alıntı ---
insan, insan derler idi
insan nedir şimdi bildim
can can deyu söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim.
--- alıntı ---
ayrıca fazıl say'ın bir şiirden bestelediği insan insan eserinde de geçer.
--- alıntı ---
insan, insan derler idi
insan nedir şimdi bildim
can can deyu söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim.
--- alıntı ---
devamını gör...
nazar değmesi
herhangi hayranlık duyulan durum karşısında
maşallah-süphanallah-barekallah
deyip engellenebilecek bakıştır.
nas ve felak sûreleri okumak da engeller.
nazar boncuğunun engellediğini düşüncesi eski bir türk alışkanlığıdır. *
maşallah-süphanallah-barekallah
deyip engellenebilecek bakıştır.
nas ve felak sûreleri okumak da engeller.
nazar boncuğunun engellediğini düşüncesi eski bir türk alışkanlığıdır. *
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği takıntıları
yapacağım her işi bölümlere ayırıp numara numara yapıyorum.
1.uyan
2.duş al
3.tıraş ol
4.dişlerini fırçala
5.giyin
6.kahvaltı
7.yeniden dişlerini fırçala
8.kapanış.
1.uyan
2.duş al
3.tıraş ol
4.dişlerini fırçala
5.giyin
6.kahvaltı
7.yeniden dişlerini fırçala
8.kapanış.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
bu ülkenin unutamadığı şey yok.
devamını gör...
karambol (yazar)
haber sunumlarındaki başarısıyla dikkatleri üstüne çeken karambol, önceden peaky blinders dizisinde shelby ailesinin lideri thomas olarak karşımıza çıkmıştı. sert görünümlü, zeki, politik yönü güçlü, duygusal yönünü açığa vurmayan ama sık sık aşık olan bir liderdi. plan yapıp işleri yoluna koyma noktasında bir numara idi. karambol’un dizideki repliklerini şuraya bırakayım.
en son ise kafa sözlük’e yapılacak darbeyi başlamadan önce bitirdi. lanetlenmiş uruk-hailer yoldaşa darbe yapmak için toplandıklarında isildur'un varisi olarak elinde kralın kılıcıyla belirdi. uslu dururlarsa üzerlerindeki laneti kaldıracağını söyledi. onlar da isildur'un varisine söz verdi ve ait oldukları yere geri döndüler. namerde pabuç bırakmayan delikanlı bir kraldır.
en son ise kafa sözlük’e yapılacak darbeyi başlamadan önce bitirdi. lanetlenmiş uruk-hailer yoldaşa darbe yapmak için toplandıklarında isildur'un varisi olarak elinde kralın kılıcıyla belirdi. uslu dururlarsa üzerlerindeki laneti kaldıracağını söyledi. onlar da isildur'un varisine söz verdi ve ait oldukları yere geri döndüler. namerde pabuç bırakmayan delikanlı bir kraldır.
devamını gör...
yaş ilerledikçe azalan şeyler
saçlar.
devamını gör...
baraka (1992)
herhangi bir yorum veya seslendirme içermemesine rağmen 96 dakikalık bu şaheser esnetmeden, uyuklatmadan bir solukta izlettiriyor kendisini. bunun en büyük etkisinin ron fricke'de olduğunu söylemek gerek. hızlandırılmış görüntüleri çekerken kameranın gerçek zamanlı hareket etmesi aşırı estetik. bunu yapabilmek için kamerayı bir düzeneğe bağlayıp milimetrik hareketler yapmış olmalılar ki bu muhtemelen çok uzun sürmüştür. fricke'in bu başyapıtı sanki hitchock'un "sanat filminin tanrısı yönetmendir, belgeselin yönetmeni tanrıdır" sözünü çürütmek istercesine planlı, düşünülmüş ve tesadüfilikten uzak.
kesinlikle ve kesinlikle izlenmeli, izlettirilmeli.
kesinlikle ve kesinlikle izlenmeli, izlettirilmeli.
devamını gör...
risale-i nur
bediüzzaman'ın kitabı. öncelikle nurcu değilim bunu belirteyim; fakat kötü bir kitap değildir. bediüzzaman'ın yazdığı bu kitabın çoğunluk tarafından beğenilmemesinin sebebi; bediüzzaman bu kitapla sanki ayetleri ve hadisleri açıklamıyor gibi. yani bediüzzaman kitabında besmele ile ilgili bile uzun-uzun yazmış bir adam. yani imanı üstün bir adam, bu yüzden kendisini çoğunun anlayamayacağını düşünüyorum. ben de risale-i nur okumak istedim bir dönem, fakat kaldıramadım. herkesin kolay-kolay kaldırabileceğini de düşünmüyorum. besmele ile ilgili bile uzun-uzun yazan bediüzzaman'dan bahsediyoruz! bediüzzaman'ın gözünde, bismillahir-rahmanir-rahim demek, dünyalara bedeldir. biz bediüzzaman gibi düşünmedikten sonra, kitaplarını anlayamayacağız ve boş-boş, saçma sapan bir kitap! demekle yetineceğiz. fakat insafla soruyorum, bu kitabı kaçımız okudu? ya da kaçımız bu kitabı anlamaya çalışarak okudu. bir kitabı okurken anlamak için, yazar gibi düşünmek lazım. bir kitabı hata bulmak için, veya kötülemek için okursanız, o kitabı nasıl sevebilirsiniz ki? mümkün mü böyle bir şey? bakın, ben de risale-i nur okumuş biri değilim, fakat doğruya doğru. bu kitabı iman gözü ile okumak lazım diye düşünüyorum şahsen.
diğer bir nokta, bediüzzaman, risale-i nur kutsal kitaptır demedi. evvelâ; nurcu kardeşlerim de bediüzzaman'ın bunu demeye hakkının ve gücünün olmadığını gayet iyi biliyorlar. risale-i nur'un bir kutsal kitap mahiyetinde olmadığını da çok iyi biliyorlar. aksini savunmak kimsenin haddi değil zaten.
bediüzzaman'ın vahiy aldığını söylediğini iddia edenler, bediüzzaman okumamışlar. çünkü bediüzzaman okuyan, hem de okumayan, en azından birazcık araştıran bir insan onun böyle bir iddiada olmadığını bilir. bediüzzaman, risale-i nur'a muazzam diyebilir hem, belki öve-öve bitiremez, fakat bu, risale-i nur'un kutsal kitap olduğunu söylediğini göstermez. diğer bir husus ise, bana yazdırıldı meselesidir.
bediüzzaman, yaşarken de, yazdırıldı ifadesi dolayısıyla eleştirilmiş ve bu iddiaya şöyle cevap vermiştir;
elcevap: haşa, bin kere hâşâ... benim haddim değildir ki, o kerametleri benliğime mal edeyim. belki benim pek çok kusurlarımla beraber risâle-i nur ile îmân hizmetinde çalışmamıza bir ikram-ı ilahi ve o hizmetin makbuliyetine dair bereketten gelen bir emâreyi göstermek ve "ne ile yaşıyor, nasıl geçiniyor?" diyenlere karşı da, bereket-i ilâhiye bu hizmetimizi dünya maîşetine âlet etmeye mecbur etmiyor demektir. hem bu yazdığım hakîkatler benim fikrim, malım değil; belki herkesin kalbinin bir köşesinde bulunan bir lümme-i şeytânî ve vesveseci bulunduğu gibi, bir lümme-i ilhâm ve melekî bulunduğuna ehl-i hakîkat ve diyanetin hükümlerine binâen, benim kalbimde dahi herkes gibi, bâzen ihtiyarım haricinde ve fikrimin fevkinde hatrıma bir hakîkat hutur eder. yani, kur'ân'dan mânevî bir canibden bir nevî ilhâm hükmünde, bir güzel nükte ifhâm edilir, demektir.
ayrıca şöyle de cevap vermiştir;
yalnız eskiden beri ehl-i hakîkat mabeyninde carî ve üstâdına karşı fart-ı muhabbetten gelen fevkalhad hüsn-ü zanları ta'dil etmek ve nimet-i ilahiyeye karşı küfran ve inkâr etmemek niyetiyle, müceddidlik vazîfesi olabilir. fakat benim değil, risâle-i nur'undur. belki bu zamana bakan kur'ân'ın bir cilve-i hakîkatıdır. risâle-i nur onu temsil eder. ben neci oluyorum ki, kendim dâvâ edeyim.
diğer bir nokta, bediüzzaman, risale-i nur kutsal kitaptır demedi. evvelâ; nurcu kardeşlerim de bediüzzaman'ın bunu demeye hakkının ve gücünün olmadığını gayet iyi biliyorlar. risale-i nur'un bir kutsal kitap mahiyetinde olmadığını da çok iyi biliyorlar. aksini savunmak kimsenin haddi değil zaten.
bediüzzaman'ın vahiy aldığını söylediğini iddia edenler, bediüzzaman okumamışlar. çünkü bediüzzaman okuyan, hem de okumayan, en azından birazcık araştıran bir insan onun böyle bir iddiada olmadığını bilir. bediüzzaman, risale-i nur'a muazzam diyebilir hem, belki öve-öve bitiremez, fakat bu, risale-i nur'un kutsal kitap olduğunu söylediğini göstermez. diğer bir husus ise, bana yazdırıldı meselesidir.
bediüzzaman, yaşarken de, yazdırıldı ifadesi dolayısıyla eleştirilmiş ve bu iddiaya şöyle cevap vermiştir;
elcevap: haşa, bin kere hâşâ... benim haddim değildir ki, o kerametleri benliğime mal edeyim. belki benim pek çok kusurlarımla beraber risâle-i nur ile îmân hizmetinde çalışmamıza bir ikram-ı ilahi ve o hizmetin makbuliyetine dair bereketten gelen bir emâreyi göstermek ve "ne ile yaşıyor, nasıl geçiniyor?" diyenlere karşı da, bereket-i ilâhiye bu hizmetimizi dünya maîşetine âlet etmeye mecbur etmiyor demektir. hem bu yazdığım hakîkatler benim fikrim, malım değil; belki herkesin kalbinin bir köşesinde bulunan bir lümme-i şeytânî ve vesveseci bulunduğu gibi, bir lümme-i ilhâm ve melekî bulunduğuna ehl-i hakîkat ve diyanetin hükümlerine binâen, benim kalbimde dahi herkes gibi, bâzen ihtiyarım haricinde ve fikrimin fevkinde hatrıma bir hakîkat hutur eder. yani, kur'ân'dan mânevî bir canibden bir nevî ilhâm hükmünde, bir güzel nükte ifhâm edilir, demektir.
ayrıca şöyle de cevap vermiştir;
yalnız eskiden beri ehl-i hakîkat mabeyninde carî ve üstâdına karşı fart-ı muhabbetten gelen fevkalhad hüsn-ü zanları ta'dil etmek ve nimet-i ilahiyeye karşı küfran ve inkâr etmemek niyetiyle, müceddidlik vazîfesi olabilir. fakat benim değil, risâle-i nur'undur. belki bu zamana bakan kur'ân'ın bir cilve-i hakîkatıdır. risâle-i nur onu temsil eder. ben neci oluyorum ki, kendim dâvâ edeyim.
devamını gör...
pasifik ateş çemberi
pasifik okyanusu'nun kıyılarını takip eden, dünyadaki en büyük depremlerin %80'inin gerçekleştiği, volkanik aktivitelerin ise %75'ine ev sahipliği yapan, at nalı benzeri hat. ring of fire ya da ateş çemberi olarak da bilinir. uzunluğu hemen hemen ekvatorun uzunluğuna, yani 40.000 km'ye eşit.
bölgedeki sismik hareketlerin nedeni genellikle dalma bata zonu denilen bölgeler. yani okyanusal litosferin karasal litosfer altına kaydığı ve büyük volkanik patlamaların da üretildiği bölgeler.
bölgedeki sismik hareketlerin nedeni genellikle dalma bata zonu denilen bölgeler. yani okyanusal litosferin karasal litosfer altına kaydığı ve büyük volkanik patlamaların da üretildiği bölgeler.
devamını gör...
eylül
devamını gör...

