lahana sarması, mantı.
devamını gör...

whatsapp’in şaibeli kararlar aldığı böylesi bir dönemde; portakal kokulu yazarlarımızı kgb ajanlarımızla koruyup, üzerine de grubun girişine kale gibi 4 kgb ajanı diktiğimiz kafa sözlük grubudur. portakallı link daha çıkmadı tahmin edeceğiniz üzere. değişen ve gelişen dünya düzeninin bir gereksinimi olarak nüksetmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zafer cınbıl'a ait, birsen tezer'in seslendirdiği en harika şarkıdır.
hikayesini okuduktan sonra dinleyince daha bir anlamlı gelir.

"birsen tezer ve eşi izmir'de bir organizasyondan dönerken, balıkesir'de kaza geçirir ve eşi vefat eder. aradan zaman geçer, bir gün tezer kadıköy sahilde iki bira içerken ağlayarak şarkı söylemeye başlar. tesadüf bu ya o sırada zafer cınbıl da orada oltasıyla balık tutmaktadır. sesi duyar ve etkilenir. gider kadının yanına, anlat der. kadın anlatır zafer yazar ve ortaya balıkesir şarkısı çıkar..."

en sevdiğim kısmı;
yanaklarıma değmeden düşer gözümün yaşı,
bakarım kendim gibi kel kalmış selvilere.
devamını gör...

yakın zamanda yapmaya kalkışacağım şeylerden bir tanesi.
sanat tarihi dedikoduları, antik çağ ve orta çağ gizemleri, tabloları yorumlamalar, filmlerdeki mitoloji ayrıntıları gibi oluşumları ele alacağım.

kimse dinlemese de ben açar açar dinlerim kendimi lksdmflkmsdf
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

itlerin hoşuna gitmeyecek bir durum. bizim gibi itler ne eyleyecek iki entelle dalaşamayınca..

artık aramızda sadece dikenli tel yok, kalın duvarlar var.. ben o duvarlara çarpa çarpa yosun tutmaz mıyım, sorarım..

bir insanın gençliğini söndürdünüz kafa sözlük bayım.. hiç hoş olmadı bu.
devamını gör...

güzel bir üniversiteden mezun olmuş bir şekilde. tabii ondan sonra işsiz kalacak mıyım, buraları şimdilik düşünmemeliyim.
devamını gör...

kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır.
ne mutlu bilgi için, bilgece yaşayanlara...
devamını gör...

ortaokulda ingilizce öğretmenimiz kanada da bir okulla anlaşmıştı. bütün sınıfın kanada da bir mektup arkadaşı vardı artık. mektubu beklemek bile keyifliydi. hala görüşürüz o arkadaşlarla. bir ara urfada çalışmıştım. çok merak edip urfaya bile gelmişlerdi. hey gidi günler.
devamını gör...

çok sinirlenince midem bulanıyor.
devamını gör...

madde ile dolu bir ortamda, moleküllerin titreşim hareketleri aracılığı ile ortaya çıkan, kulak zarı aracılığı ile beynimize ulaşarak ses olarak algılanan mekanik dalga. ses dalgalarının ilerleme ve yayılma doğrultuları birbirine paraleldir. bu özellikleri dolayısıyla boyuna dalga olarak da bilinirler.

***

ses dalgasının yayılma hızı, içinde bulunduğu ortamın yoğunluğuna, sıcaklığına ve cinsine bağlı olduğundan, yüksek yoğunluktaki ortamlarda, sıcak ortamlarda ve katı cisimler içerisinde bu dalgalar daha hızlı yayılır.

ses dalgasının havadaki yayılma hızı 343,2 m/s'dir.
devamını gör...

hayatı kötüye giden yazar arkadaşımız. başarılar dileriz. tek güzel olan : konuşaaaanlarrrr.
devamını gör...

okb'nin içinde bulunan lanet sese duyarlılık hastalığıdır. çocukluğumdan beri pençesindeyim. öğretmen tahtaya bir şeyler yazarken çıkan tık tık sesi, klavyede yazı yazarken çıkan tuş sesleri, ağız şapırdatma, çekirdek çitleme, nefes sesleri beni en çok rahatsız edenler arasında. senelerdir tedavi görüyorum. ilaçlarla biraz dindirebildim ancak hala bazı zamanlar beni deli ediyor. kulak tıkacı takmaktan kulaklarımda yara çıkarttırdığı dönemlerde olmuştur. umarım en az rahatsızlık seviyesine tüm hastalar olarak ulaşabiliriz.
devamını gör...

sevgilim, söyle anneme
bir daha doğursun beni

nöbette kalp çiçeğim
eskidim
yüzyıllarca eksildim

çok doğurmalı beni annem, çok

bilsen gözlerimin gözlerinden geçemediğini
fakat biz
sevgilim
bizim olmayan gecelerden geçmiştik

kızıl şaraptan, ıslak tenden
sesinden bir karıncanın
soğuktan da geçmiştik
yıkarak duvarları tek tek

ellerimiz ak
iki kaçak bıçak
bana aşk’tan söz et
beni aşk’la gözet

ışığı kör şehrayin çocuğu
zaman
o kara delik
örtemedi yüzünü

sevgilim, anneme söyle
hiç terbiyesi yok kalbimin!

bilsen, başımda dönüp duran imden geçemediğimi
fakat sevgilim biz,
bizim olmayan sabahlardan geçmiştik

kazaklardan, kitaplardan
gülüşünden bir çocuğun
kurttan
kuzudan
kendimizden geçtik sevgilim
içinden boşluk geçen her şeyin içinden

karanlıktı
aynı değildik
karanlıktı
kapıların eşiğindeydik

ne kadar az’dık, ne kadar çok!
gündüze yumduk gözlerimizi

unutma diye bu şiir
şiir’den de geçmiştik
hiç biri
öylece değildi.


yedinci dem şiiridir *
devamını gör...

istemem.. yan cebime koy..
devamını gör...

"bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. bir şeyin birkaç şekilde ters gitme olasılığı varsa, hep en kötü sonuç doğuracak şekilde ters gidecektir. bir şeyin ters gidebileceği olasılıkları engelleseniz bile, anında yeni bir olasılık ortaya çıkacaktır." *
devamını gör...

beni dövdüler abi dediğin zaman pe****klerin elinden gittim aldım!
devamını gör...

anlattığınız fıkraya kimsenin gülmemesi, kestirdiğiniz/ boyattığınız saçlarınızı kimsenin farketmemesi, zayıfladığınız da kimsenin; “ aaa ne kadar zayıflamışsın.” dememesi ile eşdeğerdir benim nazarımda.
devamını gör...

tek taraflı düşünerek değerlendirilmemesi gereken insandır. bazen herkes öylece olduğu yerde kaldığında da mesafe açılabiliyor. sosyal ilişkileri bir dengede tutabilmek çok zor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim