benimdir. allah belamı versin.
devamını gör...

#1185564 nolu tanım bugün bizi güzel yerlere sürüklemiştir. pos bıyıklımızın ne düşündüğü neyi savunduğu konumuz olmuştur. bu beni ayrıca sevindirdi.

bir de buradan bakalım;
nietzsche, nihilizmi bir yıkım olarak görmesinin yanı sıra, bir fırsat olarak da değerlendirmiştir.
çünkü nihilizmle birlikte “tanrı ölmüş” ve tüm batı metafiziğinin geleneksel ahlakı çökmüştür.
bu nedenle geriye hiçbir değer kalmamış ve kişi için kendisinin yaratabileceği yeni değerler söz konusu olmuştur. işte bu noktada nietzsche’nin bir nihilist olabileceği akla gelir. ancak kanımızca nietzsche şimdiye değin yaratılan değerleri kabul etmeyerek, batı metafizik anlayışını ve hristiyan ahlakını reddederek, aktif nihilizme ulaşmış ve yeni değerler üreterek nihilizmi aşmıştır. niçe nihilizmi aşmıştır

hem varoluşa karşı durur hem varoluşu reddededer. nietszche ne yapmak ister?
nihilizm'in iki anlamı vardır:
birinci anlam hiçlik değeri.
ikinci anlam bir tepkiyi ifade eder.

nietszche ,yaşama ilişkin bir değerin yeniden yorumlanması için nihilizm'den yardım almıştır sadece.
devamını gör...

değerli dostlar; barbizon bir köy.
konuya nereden başlayacağımı kestiremiyorum.
her şey şu ukdeyi doldurmamla başladı. #1189967

bu ukdede bahsettiğimiz gibi 19 yy'da fransız ressamlar her şeyi kurallara kanunlara göre yapmaktan sıkıldılar. sanat okulları bu konuda çok katıydı. ''hay böyle işin'' diyerek tuvallerini çizimlerini biraz nefes almak için ormanıyla doğasıyla çok güzel bir köy olan barbizona attılar. gün boyunca doğayı inceleyerek, hemde ''iki lafın belini kırarak'' vakit geçirmeye başladılar.
yaptıkları resimler, ''gerçek'ti.
ışık insanlar doğa... herşey çok gerçekçi bir şekilde çiziliyordu. romantikler gibi ''yüce'' likten ve yüceltmekten kaçındılar.
(bkz: romantizm)#515945
bu başkaldıraya bir çok ressam katıldı
köye ilk gelen ressam theodore rousseau idi.

sonrasında, diaz, milet jacque geldi.. daha sonra gelenlerin ardı arkası kesilmedi ve köyde ressamların barınmasını karşılamak için iki otel yapıldı. sabah kahvaltılarını birlikte yapmak kurallarıydı. sonra doğaya açılır ne görürlerse onu çizerlerdi. resimlerinde taslak yoktur. onlar ışık etkisini dikkate alırlar ve fırça darbeleri onlar için önemli değildir.
neyse ''o''dur kardeşim.
bu ''neyse o'' akımına barbizon ekolü denir.

(bkz: ekspresyonizm)
devamını gör...

y kuşağının verdiği oylar ile dünyaya geldiğimizden beri başımızda olan hükümetin etkisiyle oluşan gelecek kaygısı ile yaşamaya çalışan bir kuşak olarak özür diliyorum sizden kaliteyi düşürdüğümüz için
devamını gör...

ellerinin yüzlerinin boyunlarının acıması... yavruların tırnakları feci acıtıyo. yanıyor şu an tenim.
devamını gör...

buradanfırat d. adlı şahıs birisini öldüresiye dövmüş ve bunu da hiç çekinmeden ınstagram hesabından paylaşmış. yani ben ne diyeyim, gereken her şeyi söylerdim ama senin gibi pislikler için ağzımı kirletmeye değmez.
buradan
buradan
devamını gör...

"türkiye'de vallahi yaşayamam!"

bu defa kesin tutacak!
devamını gör...

"biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde
oysaki seninle güzel olmak var
örneğin rakı içiyoruz,
içimize bir karanfil düşüyor gibi
bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.

sen o karanfile eğilimlisin,
alıp sana veriyorum işte
sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
o başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
derken karanfil elden ele.

görüyorsun ya
bir sevdayı büyütüyoruz seninle
sana değiniyorum
sana ısınıyorum, bu o değil
bak nasıl,
beyaza keser gibisine yedi renk
birleşiyoruz sessizce. "
devamını gör...

ırkçılığı sadece türk faşistliği olarak değil kürt faşistliği olarak da düşünürsek ikisi de hastalıktır.
devamını gör...

çok minnak değil mi?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her geldiğinde de nickaltımı kirleten yazardır.
troll bana taktı ya!
bi daha geldiğinde nickin boomerang olsun kanka, yakışır sana.
devamını gör...

pandemi süreci ile neredeyse 1 yıldır işsiz kalan onca vatandaşına sadece bin(1000) lira yardım etmesine rağmen hala saraylarını düşünen devlet adamları, simülasyonun bölüm sonu canavarları olur umarım bir an önce canları tükenip önümüzden çekilirler biz de sonraki bölüme ışınlanırız.
devamını gör...

sonra aramıza şehirler girecek
hiç karşılaşmayacağız
tesadüfler bile bir araya getiremeyecek

sonra belki birimiz öleceğiz
diğerimiz hiç bilmeyecek.

nazımhikmet
devamını gör...

cinayettir. keşke daha gür sesle muhalefet edebilseydik. zaten kendimizi astığımız ipimizden başka kaybedecek neyimiz var ki?
devamını gör...

eğer bir gün ahlakı temellendirmeyi başarırsak bu soruya da cevap veririz dedirtendir.
(bkz: bir şey tanrı emrettiği için mi iyidir yoksa zaten iyi olduğu için mi tanrı tarafından emrediliyor?)
devamını gör...

askerliğimi yaparken farkettiğim bir gerçek. normalde çok severdim, ama bu çağrışım aklıma yerleştiğinden beri peynirli doritos yiyemiyorum.
devamını gör...

katılıyorum, daha istanbul bile fethedilmemişti bizanslılar izin verirse ekmek almaya gidebiliyorduk ama kaldırımdan yürümemiz yasaktı.
devamını gör...

bir bebek. severim kendisini. ki bunu çok sık söylemem açıkçası.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evvelden beri yaşatılan kültürel mimari örnekleridir. bu evler, varlıklısından yoksuluna herkesin ihtiyacına cevap verdiği için bugüne dek korunagelmiştir. kimi de büyüklü ve küçüklü, kimi de eklemeli konak biçimindedir. birbirlerinin havasını, güneşini, manzarasını kesmeyen tabiata saygılı yapılardır.
devamını gör...

resmi ismi orman muhafaza memuru olan mesleğin halk arasındaki ifade şekli.

bir dönemin kırsalda yaşayan halkı için en prestijli mesleklerden biridir. bu önemi ifade eden çok sevdiğim bir hikaye var:

köyde yaşayan bir adamın oğlu, okumak için şehre gitmiş. okumuş, okumuş, canını dişine takıp çalışmış. en sonunda kaymakam olunca gurur ve sevinç içinde babasını ziyaret etmek için köyüne dönmüş. babasının elini öpüp başlamış okuyup ettiklerini, çektiği emekleri anlatmaya. en sonunda da gurur içinde kaymakam olduğunu söylemiş babasına.

babası biraz buruk, uzaklara dalmış "ah oğlum, o kadar okumuşsun, accık daha okuyup ormancı olamadın mı?" diye sormuş, hafiften kederle.

farklı şehirlerdeki köylerde "olay, şu karşıdaki köyde yaşanmış ." diye anlatıldığını duydum çok kez, dilden dile dolaşmış bir halk öyküsü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim