vatandaşa tasarruf uygulayın diyen cumhurbaşkanlığının, reisin yeni sarayından yeni görüntüler. az önce kredi ödeyip geldim. şimdi bu sarayı görüyorum. içimden ne küfürler ediyorum keşke bilseler. hanımı da az yiyin diyordu kibarca geçtiğimiz günlerde. gerçi bu halka müstahak ama yine de zoruma gidiyor.
devamını gör...

almışım rütbemi. bi h.o. karşim diyen olmadı gjfjgj. bayıldım yalnız. çok teşekkür ediyorum.
devamını gör...

saygıdeğer yazar ve yazarlarımız, affınıza sığınarak biraz bir şeyler söyleyeceğim. sözlükler herkesin tercih ettiği yerler değildir. ayrıca herbirinin format dediği kurallar bütünü vardır. içeriği bellidir. kabul etmek ya da etmemek kişisel tercihtir. ama buraya gelip şu kural değişsin bu kural böyle olsun modlar o olsun kurucu şunu yapsın gibi sözlük içi başlıklar çok fazla olunca adama da sorarlar, başlarken formatı okumadın mı diye? ben soruyorum. beğenmediğin bir durum varsa kenara çekilmek zor değil. mağdur edebiyatına da gerek yok. sozluk yönetimine sallamak sizi anarşist yapmıyor dedem. özgürüm istediğimi söylerim diyorsan da cezanı alır kenara cekilirsin. ormancı adlı yazarımız sözlüğe kendini kabul ettirme çabası içine girmemeliydi. hatası burada idi. herkese bir cevap vermeye çalışarak mizahşör olmaya çalıştı. hata idi. cezası biter gelir gelmez keyfi bilir tabi. ama asıl mesele şu burada prangalar ile bağlanmış gibi hissetmeyin kendinizi çekip gidebilmek de bir erdem bence. birine öyle yapılmış da birine böyle yapılıyor hangi ülkenin vatandasisiniz oğlum siz? bugün uzay araştırma merkezi başkanlığına kim geldi biliyor musun? sözlükte ormancı kadar konuşulmadı ya. troll olmak da kalite gerektirir. bos konusan troll çok icraat yok. neyse çok uzattım yine.

t: bir yazar tanesi idi.
devamını gör...

insanların kısa sürede birçok sevgili değiştirip üzerine bunu marifetmiş gibi anlatması onların yerine beni utandırmalarına sebep oluyor .
canım cicim aylarından sonra ayrılıp teselli beklemeleri peki .


--- alıntı ---

ustam ne zaman o senin bildiğin zaman
ne sevda gördüğün masallardaki
eskiden halı tezgahında dokunurdu aşklar
nakış nakış körpe kız ellerinde şarkı sözleri
mendillere yazılırdı isimler yüreklere kazılırdı gizlice
sevdalılar asil ve de yürekli
sevdalar kavgalar iki kişilik
oysa şimdi;
oysa şimdi çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde
meşru sevdalardan gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara
o günahkar gecelerden
ustam…
ustam beni herkes sevdaya asi sanır
oysa aşk beni nerde görse tanır

--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendini paralayacak kadar sarhoş olmak.
devamını gör...

insan beyninin çalışma şeklinden yola çıkılarak geliştirilmiş olan bilgi işleme sistemi. tıpkı insan beyni gibi, kendi kendine öğrenebilmek üzerine tasarlanır. daha önce öğrendiği ve değerlendirdiği veriler üzerinden, yeni karşılaştığı durumlar hakkında yorumlar yaparak çıkarımlarda bulunur.

bağlantılı konular için
(bkz: makine öğrenimi)
(bkz: yapay zeka)
(bkz: derin öğrenme)
(bkz: teknolojik tekillik)
devamını gör...

ne yazık ki bir de "abi daha ne istiyorsun, kadın seni beğenmiş" benzeri tepkilerle durumun doğallaştırılması söz konusu olabiliyor. taciz hangi cinsiyete, kişiye uygulanırsa uygulansın tacizdir ve normalleştirilmemeli. ayrıca "ama kötü bir niyetim yoktu ki" benzeri savunmalar böyle bir durumda asla iyi niyet göstergesi olamaz. taciz, niyetler meselesi değildir.
devamını gör...

tüm hayatını halkı için harcamış ve doğru yolu göstermek için çabalamış yüce insan.
devamını gör...

bir sebastian thiery oyunudur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devlet tiyatroları tarafından sahnelenen oyunda oyunculukları çok beğenmemiş olsam da dekor tasarım ve ışık kullanımı oldukça başarılı idi.

tiyatro oyunun metnini ise özellikle çok beğendim. evlerinde mutlu mesut yemek yemekte olan belier çifti bir anda olağan dışı bir durum içinde olduklarını fark ederler. bu durum öncelikle duvardaki resimle dikkatlerini çeker çünkü resim onlara ait değildir. sonra yavaş yavaş kendi evlerinde olmadıklarını fark ederler, hatta zamanla anlarlar ki olduklarını düşündükleri şehirde bile değillerdir.

oyun ilerledikçe sahneye girip çıkan polis, doktor ve kapıcı ile sohbetleriyle daha korkutucu bir şeyin farkına varırlar. onlar bay ve bayan belier bile değillerdir. en azından konuştukları insanlara göre durum böyledir.

ve onlar da otoritenin onlardan istediği şeyi yapmaya karar verirler. aslında bu karar mevcut dünya düzeninde hepimizin aldığı ya da almaya zorlandığı kararın tıpa tıp aynısıdır. eğer istediğiniz kişi olamıyorsanız, size dayatılan kişi olmayı kabul edin. ve kafası karışmış çiftimiz de bu durumdan kurtulmak için tam da bunu yapar.
devamını gör...

atatürk fotoğrafına küfreden varsa zaten sıkıntılı bir tiptir.
atatürk ismini kullanarak küfreden biri varsa o da sıkıntılı bir tiptir.
yani sorun atatürk fotoğrafı değildir !
isteyen gururla taşıyabilir.
devamını gör...

muhtemelen çiftleşme dönemine girmiş kedidir. yazıktır, günahtır. bırak istediği kadar nara atsın, belki gece gece kısmeti açılır.
devamını gör...

ne kadar yeteneksizsem onu bile beceremiyorum. galiba yalnızlık kaderimiz olmuş. püh sana kör talih.buradan

(bkz: bile'den incinir karınca)
devamını gör...

fizikteki ifadesi için (bkz: nedensellik ilkesi)
devamını gör...

sevildiğinde kendini güzel hisseder, gerçekten de güzelleşir.
devamını gör...

planlarınızı, hedeflerinizi insanlara anlatmayın şeklinde katıldığım başlıktır.
devamını gör...

sözelciler cümle kurup, sürükleyici bir anlatıma sahip insanlardır. sayısalcılarla konuşmaktan daha keyif verir.
devamını gör...

sana doğru havlayarak geliyorsa çok yüksek bir sesle hayvana doğru var gücünle bağır, ne olduğunu anlamayıp apışıp kalacaktır hayvan.
tam o arada hayvan kendine gelene kadar topukla git.
devamını gör...

milattan önce 400 lü yıllarda italyan filozof zeno tarafından ortaya atılan bu paradoksa göre zeno hareket denen şeyin gerçekte olmadığı hareketin sadece bir ilüzyondan ibaret olduğunu savunur.

zeno, bu tezini ispatlayabilmek için ise şöyle bir örnek verir. siz a noktasından b noktasına gitmek istediğinizde her defasında kalan mesafenin yarısını adımladığınızda asla o hedefe varamayacaksınızdır dolayısıyla aslında gerçekte hareket etmemiş olacaksınızdır der.

10 metrelik yolun önce 5 ardından 2.5 sonra 1.25... metrelik kısmı derken o yolun asla bitmeyeceğini savunmuştur siz ne kadar hareket ettiğinizi düşünseniz de. dolayısıyla da hareketin olmadığını bunun aslında bir çeşit ilüzyon olduğuna inanır zeno. antik yunanda da benzer paradokslar var tabii ki de.

fakat binlerce yıl zaman geçtikten sonra planck sabiti ile bu paradoksun bir ayağı topal kalmıştır. zira planck sabitinde bir atomun minimum hareket değeri hesaplanmıştır.

yani işin aslı şuraya gelmiş olur ki siz aynı mesafeyi hep kalanın yarısı kadar ilerleyerek bitirmek isteseniz de artık adımlar planck sabitine kadar geldiğinde daha az bir ivme sağlayamazsınız ve bir şekilde hedefinize ulaşıyor olur zenonun o sonsuzluk sarmalinden çıkmış bulunursunuz.

tabii planck sabiti bu paradoksu çürütmek için hesaplanmadı o da başka konudur :)
devamını gör...

yağmuru karlı bir ankara sabahından günaydın sözlük.
mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
günleri gelmiş bulunmakta.
ne diyoruz o vakit
buda geçer dayanmalıyız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim