fakirliğini tek cümleyle anlat
bugün ayın 15'i.
maaş gününü dört gözle beklemek de fakirliğe dahil.
maaş gününü dört gözle beklemek de fakirliğe dahil.
devamını gör...
madina amin
inanılmaz bir sese sahip, özbekistan doğumlu ancak 20 yıldır new york'ta yaşayan ses sanatçısı. spente le stelle gibi bir şaheseri mükemmel söylemiştir.
my flame şarkısı hem sözleri hem de melodisi ile kalbinizi alır başka yerlere koyar. aşağıya bırakıyorum.
my flame şarkısı hem sözleri hem de melodisi ile kalbinizi alır başka yerlere koyar. aşağıya bırakıyorum.
devamını gör...
kusmak
daha kibar hali "istifra etmek" şeklinde tanımlanabilir. çok fazla alkol alındığında (özellikle tekila) görülmesi çok olası bir mide reaksiyonudur.
devamını gör...
mustafa kemal'e sevgi duymama özgürlüğü
onu sevebilmek yürek ister zaten. yüreği olmayan da sevemez.
devamını gör...
dağda çadırda kamp yapmak
asla yapamayacağım şey... dağda her yer böcek doludur şimdi. güzelim evimi bırakıp böceklerin içine mi gideyim?? tövbe.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
beklentiler, hep daha fazlasını istemek, anı yaşayamamak, varsa vicdan azabı, kendinden çok başkalarını düşünmek.
devamını gör...
doktora başvurusu
insanın sinirlerini yıpratan süreçtir.
yurt dışı ve yurt içi programlar bir arada düşünüldüğünde; en az 3-4 tane sınava girmek -ales, yds, toefl, ielts, gre; siz çoğaltın-, bunların her birinde başvurmayı planladığınız üniversitelerin şartlarını tutturmak, her üniversiteye ayrı motivasyon mektubu yazmak, her başvuru için utana sıkıla referans istemek, tonla belgeyi bir araya getirip istenilen formatta sunmak, mülakata girmek ve en acısı kimi başvuru için $100-200 para ödemek gibi birçok aşamadan oluşan uzun ve karmakarışık bir iştir. bunun haricinde kimi zaman çalışmak istediğiniz hoca tamam demiş üniversitede yeriniz bile hazırken burs peşinde koşturursunuz. başvuru süreci kimi zaman insana hayatın anlamını sorgulatır.
ben de şu anda bu süreçten geçmekteyim, aynı durumda olan kafacıları başlığa/sohbete bekliyorum efendim. henüz yalnızca birkaç üniversite/enstitüye başvuru yaptım. yakın gelecekte başvuru yaptığım yerlerden dönüş almaya başlayacağım. umuyorum bu tanımımı güzel bir haberle güncellerim.
edit: efenim güncellerim demişim ve unutmuşum. pek yakında boğaziçi üniversitesi'nde doktoraya başlıyorum.
yurt dışı ve yurt içi programlar bir arada düşünüldüğünde; en az 3-4 tane sınava girmek -ales, yds, toefl, ielts, gre; siz çoğaltın-, bunların her birinde başvurmayı planladığınız üniversitelerin şartlarını tutturmak, her üniversiteye ayrı motivasyon mektubu yazmak, her başvuru için utana sıkıla referans istemek, tonla belgeyi bir araya getirip istenilen formatta sunmak, mülakata girmek ve en acısı kimi başvuru için $100-200 para ödemek gibi birçok aşamadan oluşan uzun ve karmakarışık bir iştir. bunun haricinde kimi zaman çalışmak istediğiniz hoca tamam demiş üniversitede yeriniz bile hazırken burs peşinde koşturursunuz. başvuru süreci kimi zaman insana hayatın anlamını sorgulatır.
ben de şu anda bu süreçten geçmekteyim, aynı durumda olan kafacıları başlığa/sohbete bekliyorum efendim. henüz yalnızca birkaç üniversite/enstitüye başvuru yaptım. yakın gelecekte başvuru yaptığım yerlerden dönüş almaya başlayacağım. umuyorum bu tanımımı güzel bir haberle güncellerim.
edit: efenim güncellerim demişim ve unutmuşum. pek yakında boğaziçi üniversitesi'nde doktoraya başlıyorum.
devamını gör...
orgeneral
ankara'dan kara kuvvetleri komutanlığı denetlemesi için gelen korgeneralin kudretine şahit olmuş biri olarak orgenerali düşünemiyorum.batarya komutanı üsteğmenin tekmili gök gürültüsü gibiydi.
devamını gör...
dil
konuşmak, yemek, içmek gibi faaliyetlerimiz için aktif kullandığımız organdır.vücudumuzun en hızlı iyileşen organıdır. dil diğer kasların aksine asla yorulmaz. tıpkı parmak izi gibi dil izimizde sadece bize özeldir. dil şişmanlayabilir. ve dil rengi sağlığımızla ilgili bizlere ipucu verir.
devamını gör...
swallow the sun
the morning never came gibi oldukça başarılı bir albümle kariyerlerine başlayıp, ghosts of loss ile bu durumu devam ettiren ancak hope ve new moon ile zirveyi gören melodic doom/death metal grubu. yerlerinde saymayıp zamanla birlikte soundlarında değişiklik yapmışlardır, örneğin hope çok yoğun bir doom/death tınısı içerirken new moon ile birlikte black metal etkileri de görülebiliyor.
grubun frontman'i, gitaristi ve şarkı yazarı juha raivio'nun sevgilisi ve aynı zamanda grup arkadaşı, melek sesli insan aleah stanbridge'in songs from north albümünün çıkışından yaklaşık 1 yıl sonra kanserden ölmesi nedeniyle juha raivio oldukça sıkıntılı bir döneme girdi ve hallatar grubunu kurarak sevgilisinden geriye kalan şiirlerle no stars upon the bridge albümünü yazdı. aynı zamanda ikilinin birlikte kurduğu trees of eternity grubu da bu olay nedeniyle dağıldı tabii ki.
son olarak 2019 yılında çıkardıkları when a shadow is forced into the light grubun temel tarzından yoğun bir değişikliğe gidip extreme metal etkisini çoğunlukla bırakarak daha hafif bir albüm oldu ama duygusal açıdan bakıldığında dinlemesi oldukça zor, ağır ve yorgun bir albüm kesinlikle, özellikle de albümü ortaya çıkaran olayları göz önünde bulundurarak dinlendiğinde insanın boğazına yumru oturtabiliyor.
diskografileri şu şekilde:
the morning never came (2003)
ghosts of loss (2005)
hope (2007)
plague of butterflies (ep, 2008)
new moon (2009)
emerald forest and the blackbird (2012)
songs from north ı, ıı and ııı (2015)
when a shadow is forced into the light (2019)
grubun frontman'i, gitaristi ve şarkı yazarı juha raivio'nun sevgilisi ve aynı zamanda grup arkadaşı, melek sesli insan aleah stanbridge'in songs from north albümünün çıkışından yaklaşık 1 yıl sonra kanserden ölmesi nedeniyle juha raivio oldukça sıkıntılı bir döneme girdi ve hallatar grubunu kurarak sevgilisinden geriye kalan şiirlerle no stars upon the bridge albümünü yazdı. aynı zamanda ikilinin birlikte kurduğu trees of eternity grubu da bu olay nedeniyle dağıldı tabii ki.
son olarak 2019 yılında çıkardıkları when a shadow is forced into the light grubun temel tarzından yoğun bir değişikliğe gidip extreme metal etkisini çoğunlukla bırakarak daha hafif bir albüm oldu ama duygusal açıdan bakıldığında dinlemesi oldukça zor, ağır ve yorgun bir albüm kesinlikle, özellikle de albümü ortaya çıkaran olayları göz önünde bulundurarak dinlendiğinde insanın boğazına yumru oturtabiliyor.
diskografileri şu şekilde:
the morning never came (2003)
ghosts of loss (2005)
hope (2007)
plague of butterflies (ep, 2008)
new moon (2009)
emerald forest and the blackbird (2012)
songs from north ı, ıı and ııı (2015)
when a shadow is forced into the light (2019)
devamını gör...
prag baharı
ilk olarak 1967 yılı sonbaharında üniversitelilerin ''daha fazla ışık istiyoruz''sloganıyla başlattıkları, içine slovak ayrılıkçıları, çek sağcıları ile dini ve daha birçok çevrenin dahil olduğu ,en nihayetinde zamanın çekoslavakya komünist partisi genel sekreteri alexander dubçek'in önderliğinde çekoslavakyada yönetiminin belirlediği ve içinde ''sendikalara daha fazla hak, ''sansürün kaldırılması'', ''batı bloğu'' ile yakınlaşma gibi adımların atılmasına kadar varan, 20 ağustos 1968 günü 5 varşova paktı ülkesi askeri birliklerinin çekoslavakyayı işgal etmesi, devlet başkanı alexander dubçek'i tutuklayıp götürdükleri moskova'da nezarete almaları, öğrenci ve sendika önderlerinin tutuklanmaları, prag'da yer yer varşova paktı askerlerine karşı girişilen küçük çaplı silahlı direnişlerin ise çok sert bir şekilde bastırılmasıyla son bulan süreç.
birçok kişi tarafından romantik bir özgürlük hareketi olarak görülse de, içine dahil ettiği birçok görüşün(gençlik, dini çevreler, slovak milliyetçileri, sanatçılar, sendikalar) gelişmeleri kendi taraflarına doğru yontmaya çalışmasından ötürü kontrolsüz aynı zamanda hızlı gelişen, bu yüzden de tüm diğer doğu bloku yönetimlerini paniğe sürükleyen, beraberinde bir askeri müdahale getiren süreç olmuştur. süreç varşova paktı'nın askeri müdahelesi ile sonuçlanmamış olsa, tüm yukarıda sayılan grupların iktidarı ele geçirme kavgasına girişecekleri, yugoslavya örneğinde olduğu gibi sürecin birbirilerini yemelerine kadar gideceği gün gibi aşikardı.
kesinlikle romantik, masum, şirin bir gençlik hareketi değildi.
her ne olursa olsun, sovyet birliklerinin yabancı ve ''bağımsız''' bir ülke topraklarında verdiği kanlı tepkiyi hiçbir şey haklı çıkarmaz.
birçok kişi tarafından romantik bir özgürlük hareketi olarak görülse de, içine dahil ettiği birçok görüşün(gençlik, dini çevreler, slovak milliyetçileri, sanatçılar, sendikalar) gelişmeleri kendi taraflarına doğru yontmaya çalışmasından ötürü kontrolsüz aynı zamanda hızlı gelişen, bu yüzden de tüm diğer doğu bloku yönetimlerini paniğe sürükleyen, beraberinde bir askeri müdahale getiren süreç olmuştur. süreç varşova paktı'nın askeri müdahelesi ile sonuçlanmamış olsa, tüm yukarıda sayılan grupların iktidarı ele geçirme kavgasına girişecekleri, yugoslavya örneğinde olduğu gibi sürecin birbirilerini yemelerine kadar gideceği gün gibi aşikardı.
kesinlikle romantik, masum, şirin bir gençlik hareketi değildi.
her ne olursa olsun, sovyet birliklerinin yabancı ve ''bağımsız''' bir ülke topraklarında verdiği kanlı tepkiyi hiçbir şey haklı çıkarmaz.
devamını gör...
bursa'ya gideceklere tavsiyeler
demirtaşpaşa metro istasyonu yanındaki fırınlardan tahinli pide alıp ördekli kültür merkezinde osmanlı çayı ile yemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
rütbe müracaatları
şahsımın da sözlük sunucuları arasına sıkışmış bir rütbeciği vardı. onu gönderin. bak onu bana gönderin. rütbemi şahsıma doğru salın.
devamını gör...
atem tutem men seni
bu ünlü türkü günümüzde bebekleri uyuturken söylenen ninnilerin başında gelir. gece uykusuzluğu çekenler için birebirdir.
atem tutem men seni
şekere katem men seni
ağşem baben gelende oy
öğüne atem men seni
hop hopun olsun oğlum
gül topun olsun oğlum
sırali kavak dibinde oy
toyluğun olsun oğlum
ev süpüre toz ede
hemame gide naz ede
sevdiğini görende naz ede
altten altten göz ede
oğlan oğlan oğ getir
otur selamet getir
aman pilavı pişirdi oy
yığ yoldaşların getir.
atem tutem men seni
şekere katem men seni
ağşem baben gelende oy
öğüne atem men seni
hop hopun olsun oğlum
gül topun olsun oğlum
sırali kavak dibinde oy
toyluğun olsun oğlum
ev süpüre toz ede
hemame gide naz ede
sevdiğini görende naz ede
altten altten göz ede
oğlan oğlan oğ getir
otur selamet getir
aman pilavı pişirdi oy
yığ yoldaşların getir.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
eski elektronik eşyalarını bana satmaya çalışıyor*. evde ticaret yapabilirsiniz.
devamını gör...
ilhan berk
korkuyorum, birgün biri çıkıp "ey insanoğlu !" diyecek ve kimse üstüne alınmayacak. sözünün sahibi üstad.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
-iyi oyuncu olabilirsiniz, iyi insan olmak daha önemli. { zeki alasya}
-yaşadığın hayatı sev. sevdiğin hayatı yaşa.
{bob marley}
-tıpkı bulutlar gibi şekil değiştiren, rüzgar gibi anaforlar yaratan, elle tutulup gözle görülmez bir derdi nasıl anlatır insan?
{gustave flaubert}
-yaşadığın hayatı sev. sevdiğin hayatı yaşa.
{bob marley}
-tıpkı bulutlar gibi şekil değiştiren, rüzgar gibi anaforlar yaratan, elle tutulup gözle görülmez bir derdi nasıl anlatır insan?
{gustave flaubert}
devamını gör...
0.5 uç
olup da vermeyen, sevip de kavusamasin dedigim basliktir. insanı bagirtma. varsa ver. zaten gördüm ki teneffuste. ver yani. demek ses yok... dusman haritasi tekrar ciziliyor...
devamını gör...

