ben istiyorum.

(bkz: küfür yok cinsellik yok ne var lan)

wikipedia okumak isteseydim açar okurdum.
devamını gör...

süleyman demirel: ''türkiye'de petrol vardı da tankere ağzımızı dayayıp biz mi içtik?''( benzin yokluğunu söyleyen gazetecilere verdiği cevap)
devamını gör...

sevgiliniz aynı zamanda en iyi arkadaşınızsa ne yapsanız en güzeli, en keyiflisi olur.
devamını gör...

erciyes dağı ve mantı. ek olarak da ailemin burada yaşaması beni bu şehre bağladı.
devamını gör...

sanırım başıma gelen en berbat şeylerden birisin. her gün onca çocugu doverken hic mi utanmadin? ögretmen olacaksin bir de. senden hicbir sey ögrenmedim.
eğer o gün benim yüzümden ona tokat atmasaydın belki de hala hayatta olabilirdi. tamam tamamen senin suçun demiyorum ama bu domino taşlarının en başındaki taşı sen yıktın, bu felaketler zinciri senin yüzünden başladı.
devamını gör...

nietzsche'e göre sanat varoluşun getirdiği acı ve kederlerine tahammül edebilmemizin tek yoludur. varoluşu haklı çıkarabilecek yegâne şey sanattır. yaşamın anlamsızlığının bile sanatı güçlendirebileceğini savunur nietzsche. yaşam estetize edildiğinde değer kazanır. varoluşun dehşeti karşısında estetik bakış açısı insanı hiçlikten kurtarır.
devamını gör...

yıllardır kullandığım değişmez (bkz: ferhan şensoy) repliği "diyycekmiş gibi bi psikoz oldum"u bana kazandıran efsane muhteşör kara mizah filmimiz.
devamını gör...

"ayrılık ne biliyor musun? ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. ipi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. insanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. parmaklarını sözüne pınar edememek. uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. ışıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması... ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan"
ayrılık gerçekten de buymuş, okuyunca iliklerime kadar hissettim.
devamını gör...

ölen ölür kalan sağ'lar bizimdir uygulaması.

şimdi millet çıkıp biz boşuna mı aşı olduk dese haklı, aşı olmayanlar biz okul,iş vs. için bu zamana kadar boş yere mi test yaptırdık dese onlar da haklı. çünkü bu uygulama ile hepsi boşa gitmiş oldu. vaka sayıları desen tavan. dalgaaa dalgaaa. neyse girmeyecegim o muhabbete.

saldım çayıra mevlam kayıra.
devamını gör...

iyi niyetli saf anadolu çocuğu zannıdır.
selam dediği için savcılıkta görüşürüz cevabı gelince ümitlenmiştir.
neyse iyi yanından bakalım savcılıkta görüşürüz diyen kişi belki savcı bir hanımefendidir cıkamadığı icin ofise cagırmıştır.
devamını gör...

beni an itibariyle çıldırtan gelişmedir.*
devamını gör...

ilk olarak ölümden sonrası bir hiçlik, insanın bilincini kaybetmesi ise insanın ölümden korkması için bir neden yoktur. çünkü bilincini kaybettiği için hiçbir şeyin farkında olmayacaktır. ikinci olarak eğer ölümden sonra insanı başka bir hayat bekliyorsa, bu durumda ölümden korkmanın anlamı yoktur. çünkü, iyi bir insana ne hayatta ne de öldükten sonra hiçbir kötülük gelmez. onu ve onun gibileri tanrılar daima korur.

platon-sokrates'in savunması
devamını gör...

eğer yarın öbür gün akademisyen olursam öğrencilerime hep üst perdeden bakacağım. sınavlarda kolay sorup herkese düşük puan vereceğim. çünkü neden yapmayayım?
devamını gör...

neden olmayayım?
(bkz: soruya soruyla cevap veren insan)
devamını gör...

bir filmde görmüştük, arabanın egzozuna patates sıkıştırıp şaka yapıyorlardı, dedik ki biz de yapalım. kimse ailesinin arabasına kıyamadı, arkadaşlarla beraber bakkal aydın abinin arabayı gözümüze kestirdik. o zamanlar evimizin önünde pazar kurulurdu, oradan akşam patlıcan bulup arabanın egzoza soktuk, iyice de derinlere ittik.

bakkalın kapanma saatine yakın bizim balkona çıkıp olacakları izliyoruz ama tam ne olacağını da bilmiyoruz. aydın abi marşa basıyor ama araba boğulup çalışmıyor. bir deneme iki deneme derken meğer gaz ufaktan arabanın içine de doluyormuş. adam öksüre tıksıra çıkıyor arabanın önüne arkasına bakıyor, garip birşey yok.

en son gazı nasıl köklediyse büyük bir gürültüyle patlıcan o dumanla birlikte fırlayıp karşı duvara yapıştı. aydın abi indi arabadan, karşı duvarda sini büyüklüğünde karartıyı görünce koşarak kaçtı. bir süre sonra arabaya hızlıca binip gitti.

şimdi düşünüyorum da iyi ki zehirlenmedi adam ya.
devamını gör...

belki de çok eskimiş düşüncelerdir.

düşünceyi oluşturan anılar yitmiş geriye sadece nereden geldiği belli olmayan hisler kalmıştır. böyle hissediyorum çünkü neden böyle düşündüğümü hatırlamıyorum.
devamını gör...

dinsiz olması beni ilgilendirmez. yaptığı işlere bakarım.
devamını gör...

okul/sınıf whatsapp grupları. boş muhabbet, konuşmaları okumadan tekrar aynı şeylerin döne döne konuşulduğu, bazen de sorulan soruya ölüm sessizliği ile tepki verilmesi, çıkan gereksiz kavgalar. (bkz: yazarken gına geldi)
devamını gör...

çeşme. güzel güzel paylaştığıma bakmayın fotoğrafın çekildiği gün öyle bir rüzgar yemişim ki sonraki beş gün dikloron jel ile akraba oldum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fena üzen durumdur. herkes söyleyince bir şey olmaz da kendin bu durumu fark edince biraz tuhaf olur. kendinin kendine yalan söylemeyeceğini bilirsin çünkü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim