zümrüd-ü anka (yazar)
bunca zamandır hayatıma kattığı sayısız güzellik ve hiçbir koşulda eksik etmediği desteği için kendisine sonsuz teşekkürü borç bildiğim çok değerli ve bir o kadar da tatlış, bir tanecik yazar arkadaşım, minik kuşum, gece tanrıçası.*
uzun zamandır kendisine şöyle güzelinden bir nickaltı yazmak istiyordum. düşüncelerimi toparlamak ve ifade etmekte zorlanan biriyimdir genelde o yüzden de epeyce beklettim minik kuşumu.*
neredeyse sözlüğe geldiğim ilk zamanlardan beri yanımda kendisi. hiçbir zaman ve hiçbir koşulda eksik olmasın da.* hayatımın belki de en zor döneminde tanıdım minik kuşumu. hayata küstüğüm, hayatla bağlarımı koparmak istediğim bir zaman diliminde... sonra bir gün ansızın, güneşin doğuşuyla birlikte gelip büyüleyici ötüşüyle insanın içini yaşama sevinciyle dolduran o tatlı minik kuşlar gibi penceremde belirdi biricik kuşum.*
ve o günden sonra sevgili sözlük, hayatım tam anlamıyla güzelleşmeye başladı. hayaller kurmaya başladık kuşumla beraber. uzun bir yapılacaklar listemiz var mesela:*

minik kuşumla bir karara vardık; pes etmeyeceğiz ve hayallerimizi mutlaka gerçekleştireceğiz.
ama söz verdik. ilk işimiz, paris sokaklarında bisiklet sürmek olacak.*
ve yaşadığımız ve yaşayacağımız bütün zorlukları aşacağız birlikte.
güzel günler göreceğiz,
güneşli günler.

(bu arada umarım kendisine en kısa zamanda şöyle tam istediği gibi minnoş bir kediş bulur ve birlikte günaydın sözlük başlığını kedi fotoları ile istila ederiz kikikikiki)*
şöyle bişi:
hazır buraya kadar gelmişken, birkaç fotomuzu da paylaşmadan gitmeyelim di mi?*

uzun zamandır kendisine şöyle güzelinden bir nickaltı yazmak istiyordum. düşüncelerimi toparlamak ve ifade etmekte zorlanan biriyimdir genelde o yüzden de epeyce beklettim minik kuşumu.*
neredeyse sözlüğe geldiğim ilk zamanlardan beri yanımda kendisi. hiçbir zaman ve hiçbir koşulda eksik olmasın da.* hayatımın belki de en zor döneminde tanıdım minik kuşumu. hayata küstüğüm, hayatla bağlarımı koparmak istediğim bir zaman diliminde... sonra bir gün ansızın, güneşin doğuşuyla birlikte gelip büyüleyici ötüşüyle insanın içini yaşama sevinciyle dolduran o tatlı minik kuşlar gibi penceremde belirdi biricik kuşum.*
ve o günden sonra sevgili sözlük, hayatım tam anlamıyla güzelleşmeye başladı. hayaller kurmaya başladık kuşumla beraber. uzun bir yapılacaklar listemiz var mesela:*

minik kuşumla bir karara vardık; pes etmeyeceğiz ve hayallerimizi mutlaka gerçekleştireceğiz.
ama söz verdik. ilk işimiz, paris sokaklarında bisiklet sürmek olacak.*
ve yaşadığımız ve yaşayacağımız bütün zorlukları aşacağız birlikte.
güzel günler göreceğiz,
güneşli günler.

(bu arada umarım kendisine en kısa zamanda şöyle tam istediği gibi minnoş bir kediş bulur ve birlikte günaydın sözlük başlığını kedi fotoları ile istila ederiz kikikikiki)*
şöyle bişi:
hazır buraya kadar gelmişken, birkaç fotomuzu da paylaşmadan gitmeyelim di mi?*

devamını gör...
yee naaldlooshiit
navajo yerlilerinin inanışında, lanetlenmiş kötücül bir yaratık. açgözlülük ve zengin olma hırsı ile yaşayan yerlilerin bir yerden sonra bu yaratığa dönüşeceğine inanılır. yaratığın belden aşağısı çakaldır. elleri de çakal pençesi gibi tasvir edilmektedir. aynı zamanda kara şamanların, büyü yolu ile de insanları bu yaratığa dönüştürebileceğinden bahsedilir. yaratığın gece yarısı ortaya çıktığı ve insanların can ve mallarına kast ettiği anlatılır.
navajolar bu büyüye maruz kalmamak için tork adı verilen kolyeler takarlar. bu kolyeler ay şeklindedir. ve tılsımlı olduğuna inanılır. gecenin ve yaratığın gazabından korunmak için takılır. bazılarının ortasında ise yıldız bulunur. her ne olursa olsun etki icra edebilmesi için şamanın bu tılsıma elinin değmiş olması gerekir.
vakti zamanında navajo yerlileriyle teşrik-i mesaim olmuştu. güzel dostluklar kurdum. bu tarz hikayeleri onların ağzından dinlemek keyifli oluyor. hele geceyse ve size sadece ateş ve doğanın sesleri eşlik ediyorsa, tabiri caizse tadından yenmiyor. yıllar boyu dilden dile ve nesilden nesil 'e aktardıkları hikayeler gerçekten insanın bazen tüylerini diken diken edebiliyor. tork' unu kaybeden bir çocuğun hikayesini anlatmışlardı böyle bir ortamda bana. uzun zaman oldu çocuğun ismini hatırlamıyorum. ormana giriyor ve kayboluyor. günler sonra çocuğun tılsımlı kolyesi bulunuyor. sonra bölgede kayıplar ve ölümler artıyor. kabilenin yaşlılarından bir tanesi çocuğu gördüğünü ve çocuğun dönüştüğünü söylüyor. bebek çakal lakabı takılıyor bu yee naaldlooshiit'e.
tabi hikâyenin bütün ayrıntılarını hatırlayamıyorum. bu sebeple biraz kabaca anlatmış oldum. ortam, anlatım tarzı, mistik ögelerin havada uçuşması falan insanı çok temiz geriyor. ha birde o arada cayote sesleri falan duyuyorsunuz üzerine mis gibi sos oluyor. * neyse işte öyle! siz, siz olun öyle kafanıza göre ormanlara gece vakti dalmayın. *
navajolar bu büyüye maruz kalmamak için tork adı verilen kolyeler takarlar. bu kolyeler ay şeklindedir. ve tılsımlı olduğuna inanılır. gecenin ve yaratığın gazabından korunmak için takılır. bazılarının ortasında ise yıldız bulunur. her ne olursa olsun etki icra edebilmesi için şamanın bu tılsıma elinin değmiş olması gerekir.
vakti zamanında navajo yerlileriyle teşrik-i mesaim olmuştu. güzel dostluklar kurdum. bu tarz hikayeleri onların ağzından dinlemek keyifli oluyor. hele geceyse ve size sadece ateş ve doğanın sesleri eşlik ediyorsa, tabiri caizse tadından yenmiyor. yıllar boyu dilden dile ve nesilden nesil 'e aktardıkları hikayeler gerçekten insanın bazen tüylerini diken diken edebiliyor. tork' unu kaybeden bir çocuğun hikayesini anlatmışlardı böyle bir ortamda bana. uzun zaman oldu çocuğun ismini hatırlamıyorum. ormana giriyor ve kayboluyor. günler sonra çocuğun tılsımlı kolyesi bulunuyor. sonra bölgede kayıplar ve ölümler artıyor. kabilenin yaşlılarından bir tanesi çocuğu gördüğünü ve çocuğun dönüştüğünü söylüyor. bebek çakal lakabı takılıyor bu yee naaldlooshiit'e.
tabi hikâyenin bütün ayrıntılarını hatırlayamıyorum. bu sebeple biraz kabaca anlatmış oldum. ortam, anlatım tarzı, mistik ögelerin havada uçuşması falan insanı çok temiz geriyor. ha birde o arada cayote sesleri falan duyuyorsunuz üzerine mis gibi sos oluyor. * neyse işte öyle! siz, siz olun öyle kafanıza göre ormanlara gece vakti dalmayın. *
devamını gör...
yalnızlığın ilacı
boş sokaklarda gölgemi takip etmek. evet bu gece zifiri karanlıkta yaptığım eylemdir. yokuş yukarı çıkılan zifiri ve kimsesiz sakin sessiz sokaklarda gezmeyi özlemişim. yalnızlığımı daha çok sevdim. ilacı kendi içerisinde
devamını gör...
kitap okuma aşkını kazandıran kitabın ismi
harry potter serisi
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
ee peki laik özgür bir ülkeyse okulda da musevi hristiyan öğrenciler olmalıdır. onlar yoksa özgürlük değil mi ?
devamını gör...
gezegen x
öncelikle bu yakışıklının orijinal adı planet x. başlık orijinal adıyla ya da daha doğru bir türkçe çeviri olacak olan x gezegeni şeklinde açılabilirdi. böyle olunca "istanbul kanalı" demek yerine "kanal istanbul" demenin daha havalı olacağını düşünmek gibi olmuş. gerçi... neyse.
---
planet x, namıdiğer marduk ya da nibiru gibi bir zırva değildir. düpedüz hurafelerden beslenen astrologların ve komplo teorisyenlerinin ayağına düşmemesi gereken, gerçekte astronomlar tarafından ciddi ciddi tartışılan bilimsel bir meseledir.
bu tartışmaların kaynağıysa şu: bilim insanları, kuiper kuşağı'ndaki gök cisimlerinin, mesela plüto'nun da dahil olduğu cüce gezegenlerin, yörünge hareketlerinde bazı anomalilere rastlamışlar. en nihayetinde de orada dünya'dan katlarca büyük bir gezegenin var olma ihtimali düşünülür olmuş. işin garip yanı, yapılan hesaplamaların ve simülasyonların da bunun gayet mümkün olabileceğini göstermesi.
benim de severek takip ettiğim ayhan tarakcı, ilgili videosunda detayları güzelce açıklamış. izlemeye üşenenler için kabaca: önceleri orada bir kara delik, kahverengi cüce ya da neptün gibi bir gaz devi olma ihtimalinin düşünüldüğünden fakat bunların pek de mümkün görülmediğinden; dolayısıyla şu sıralar bir kayalık gezegenden şüphelenildiğinden fakat bunun da yeni birtakım sorunları beraberinde getirdiğinden bahsetmiş.
bütün bu sebeplerden, hakkında şimdilik en akıl kârı görünen açıklama da şu: kuiper kuşağı'nda henüz keşfetmediğimiz cüce gezegenler var ve anomalilerin sebebi de bu.
artık nihayet 2021 ekim'inde james webb uzay teleskobu'nu uğurlayabilirsek ve kazasız belasız çalıştırabilirsek, buradaki gizemi büyük olasılıkla çözecek. arkasından su dökeceğiz onun, "güle güle git" diyeceğiz, "dualarımız seninle." ve ekleyeceğiz gözyaşlarımızla, "seni çok özleyeceğiz ama hele şükür be."
---
planet x, namıdiğer marduk ya da nibiru gibi bir zırva değildir. düpedüz hurafelerden beslenen astrologların ve komplo teorisyenlerinin ayağına düşmemesi gereken, gerçekte astronomlar tarafından ciddi ciddi tartışılan bilimsel bir meseledir.
bu tartışmaların kaynağıysa şu: bilim insanları, kuiper kuşağı'ndaki gök cisimlerinin, mesela plüto'nun da dahil olduğu cüce gezegenlerin, yörünge hareketlerinde bazı anomalilere rastlamışlar. en nihayetinde de orada dünya'dan katlarca büyük bir gezegenin var olma ihtimali düşünülür olmuş. işin garip yanı, yapılan hesaplamaların ve simülasyonların da bunun gayet mümkün olabileceğini göstermesi.
benim de severek takip ettiğim ayhan tarakcı, ilgili videosunda detayları güzelce açıklamış. izlemeye üşenenler için kabaca: önceleri orada bir kara delik, kahverengi cüce ya da neptün gibi bir gaz devi olma ihtimalinin düşünüldüğünden fakat bunların pek de mümkün görülmediğinden; dolayısıyla şu sıralar bir kayalık gezegenden şüphelenildiğinden fakat bunun da yeni birtakım sorunları beraberinde getirdiğinden bahsetmiş.
bütün bu sebeplerden, hakkında şimdilik en akıl kârı görünen açıklama da şu: kuiper kuşağı'nda henüz keşfetmediğimiz cüce gezegenler var ve anomalilerin sebebi de bu.
artık nihayet 2021 ekim'inde james webb uzay teleskobu'nu uğurlayabilirsek ve kazasız belasız çalıştırabilirsek, buradaki gizemi büyük olasılıkla çözecek. arkasından su dökeceğiz onun, "güle güle git" diyeceğiz, "dualarımız seninle." ve ekleyeceğiz gözyaşlarımızla, "seni çok özleyeceğiz ama hele şükür be."
devamını gör...
gw ori
garip gök cismi "gw ori", 38 derecelik garip bir açıyla ikiye bölünmüş bir diske sahiptir. şöyle düşünün, sanki satürn'ün halkaları ortadan kırılmış ve eğilmiş gibi. bu iç halkalar, gezegenler oluşturmaya yetecek kadar, tahmini 30 dünya kütlesi kadar toz içermektedir. exeter üniversitesi'nden astrofizik profesörü stefan kraus, gezegenlerin etrafındaki disklerin çarpık ve uyumsuz hizalanmış olmaktan ziyade genellikle bir düzlemde bulunduğunu belirtiyor. yani stefan kraus'a göre gw ori'nin keşfi uzaycılık açısından "bir uç vaka" olarak nitelendirilmekte.
araştırma ekibinden alexander kreplin ise şu ifadeleri kullanmıştır; "uyumsuz hizalanmış halka içinde oluşan herhangi bir gezegen, yıldız etrafında oldukça eğik yörüngelerde dönecektir. gelecekteki gezegen görüntüleme çalışmalarında eğik ve geniş aralıklı yörüngelerde bir çok gezegenin keşfinin yapılacağını öngörüyoruz."
ekip, orion takım yıldızındaki bu garip gezegeni, yörüngesinde olduğu yıldızların yer çekiminin incelenmesini ve hareketlerinin haritalanmasını sağlayan çeşitli ölçüm araçları kullanarak 11 yıldır araştırmakta. bilgisayar simülasyonları, üç yıldızın birbiriyle çakışan yer çekimi kuvvetlerinin diski parçaladığını öne sürmüştü ancak sistemi inceleyen bir başka ekip, yaptığı araştırmayla farklı bir sonuç elde etti. kanada'daki victoria üniversitesi'nden jiaqing bi, "diskin parçalanma nedeninin izahı için bu halkaların arasında bir gezegen olması" gerektiğine inandıklarını belirtti.
söz konusu bilim insanları, üç yıldızın çekim gücünün diski parçalamak için yeterli olmadığına inanıyor. şili'deki alma teleskopu ve çok büyük teleskoplar aracılığı ile önümüzdeki bir kaç ay içinde yapılacak gözlemler, bilim insanlarını gerçeğe ulaştırabilir. ingiltere'deki leicester üniversite'sinden dr.alison young, the new york times'a "diskte bir gezegenin varlığına dair doğrudan bir kanıt" arayabileceklerini söyledi.
iki yıldızın yörüngesinde dönen bir kaç iki yörüngeli gezegen olsa da üç yıldızlı yörüngeye sahip bir gezegen hakkında neredeyse hiç bir bilgi bulunmamakta. yine de tüm yıldızların onda birinin bu şekilde kümelendiği tahmin edilmekte. bazı gezegenlerin daha da fazla yıldızın yörüngesinde dönüyor olması da mümkün olabilecek bir durum.
araştırma ekibinden alexander kreplin ise şu ifadeleri kullanmıştır; "uyumsuz hizalanmış halka içinde oluşan herhangi bir gezegen, yıldız etrafında oldukça eğik yörüngelerde dönecektir. gelecekteki gezegen görüntüleme çalışmalarında eğik ve geniş aralıklı yörüngelerde bir çok gezegenin keşfinin yapılacağını öngörüyoruz."
ekip, orion takım yıldızındaki bu garip gezegeni, yörüngesinde olduğu yıldızların yer çekiminin incelenmesini ve hareketlerinin haritalanmasını sağlayan çeşitli ölçüm araçları kullanarak 11 yıldır araştırmakta. bilgisayar simülasyonları, üç yıldızın birbiriyle çakışan yer çekimi kuvvetlerinin diski parçaladığını öne sürmüştü ancak sistemi inceleyen bir başka ekip, yaptığı araştırmayla farklı bir sonuç elde etti. kanada'daki victoria üniversitesi'nden jiaqing bi, "diskin parçalanma nedeninin izahı için bu halkaların arasında bir gezegen olması" gerektiğine inandıklarını belirtti.
söz konusu bilim insanları, üç yıldızın çekim gücünün diski parçalamak için yeterli olmadığına inanıyor. şili'deki alma teleskopu ve çok büyük teleskoplar aracılığı ile önümüzdeki bir kaç ay içinde yapılacak gözlemler, bilim insanlarını gerçeğe ulaştırabilir. ingiltere'deki leicester üniversite'sinden dr.alison young, the new york times'a "diskte bir gezegenin varlığına dair doğrudan bir kanıt" arayabileceklerini söyledi.
iki yıldızın yörüngesinde dönen bir kaç iki yörüngeli gezegen olsa da üç yıldızlı yörüngeye sahip bir gezegen hakkında neredeyse hiç bir bilgi bulunmamakta. yine de tüm yıldızların onda birinin bu şekilde kümelendiği tahmin edilmekte. bazı gezegenlerin daha da fazla yıldızın yörüngesinde dönüyor olması da mümkün olabilecek bir durum.
devamını gör...
rüyada görülen kişiye aşık olmak
20 sene önce yaşadığım durumdur. uyandığımda kalkıp resmini çizmeye başladım ki kızı unutmayayım. birkaç gün etkisinde kaldım sonra uçtu gitti her şey.
devamını gör...
normal sözlük'ün underrated yazarları
gerçek hayatta ne kadar değer görüyoruz? ya da gördüğümüzü sandığımız değer ne ölçüde gerçek? ayrıca bana neden değer versinler? gönüllü olarak yazdığım bir mecrada beklentimin sınırları ne olmalı? bu sorulara net cevaplar bulamadığımı hatırlattı bu başlık.
bilgi denizine kelimeler taşıyan dereler kadarız olsa olsa. bir kaç derenin kurumasının eksikliği elbette hissedilmeyecek. genel bir kuraklık olmadığı sürece de denize akacak yeni bir dere elbet kopup gelecek.
bilgi denizine kelimeler taşıyan dereler kadarız olsa olsa. bir kaç derenin kurumasının eksikliği elbette hissedilmeyecek. genel bir kuraklık olmadığı sürece de denize akacak yeni bir dere elbet kopup gelecek.
devamını gör...
kuran'daki matematiksel hata
asla hata falan yoktur. kutsal kuran mükemmel şekilde miras paylaşımını yaptırmaktadır ve avliyeye falan da gerek yoktur.
miras ayetlerinin her biri ayrı durumlar için ayrı matematiksel oranlar/formüller vermektedir.
nisa
11. allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: erkek için, iki dişinin payı kadar. ikiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın her biri için altıda bir hisse olacaktır. ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir. babalarınız var, oğullarınız var. siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. allah'tan bir buyruğu önemseyin. hiç kuşkusuz allah herşeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.
12. zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. kimseye zarar verilmemelidir. allah'tan bir öneridir bu. allah alîm'dir, halîm'dir.
176. fetva istiyorlar senden. de ki: "allah size, ana-babasız ve çocuksuz kişi hakkında şöyle fetva veriyor: 'çocuğu olmayan, bir kız kardeşi bulunan kişi öldüğünde, onun terekesinin yarısı kız kardeşindir. böyle bir kişi, çocuğu olmayan kız kardeşi öldüğünde, onun terekesinin tamamına mirasçı olur. eğer ölenin iki kız kardeşi varsa terekenin üçte ikisi onlarındır. eğer mirasçılar, kadın-erkek, birçok kardeşlerse bu durumda erkek kardeşe, iki kız kardeşin payı kadar verilir.' allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız. allah, her şeyi gereğince bilmektedir.
ilgili yazımda da anlattığım üzere 11. ayette eş yokken, 12. ayette eş varken, 176. ayette ise yalnızca kardeşler varken miras paylaşımının nasıl yapılacağı anlatılmakta…
ispatlarıyla şu yazımda gösterdim:
emre1974tr.blogspot.com/201...
miras ayetlerinin her biri ayrı durumlar için ayrı matematiksel oranlar/formüller vermektedir.
nisa
11. allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: erkek için, iki dişinin payı kadar. ikiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın her biri için altıda bir hisse olacaktır. ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir. babalarınız var, oğullarınız var. siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. allah'tan bir buyruğu önemseyin. hiç kuşkusuz allah herşeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir.
12. zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. kimseye zarar verilmemelidir. allah'tan bir öneridir bu. allah alîm'dir, halîm'dir.
176. fetva istiyorlar senden. de ki: "allah size, ana-babasız ve çocuksuz kişi hakkında şöyle fetva veriyor: 'çocuğu olmayan, bir kız kardeşi bulunan kişi öldüğünde, onun terekesinin yarısı kız kardeşindir. böyle bir kişi, çocuğu olmayan kız kardeşi öldüğünde, onun terekesinin tamamına mirasçı olur. eğer ölenin iki kız kardeşi varsa terekenin üçte ikisi onlarındır. eğer mirasçılar, kadın-erkek, birçok kardeşlerse bu durumda erkek kardeşe, iki kız kardeşin payı kadar verilir.' allah size açık-seçik bildiriyor ki sapmayasınız. allah, her şeyi gereğince bilmektedir.
ilgili yazımda da anlattığım üzere 11. ayette eş yokken, 12. ayette eş varken, 176. ayette ise yalnızca kardeşler varken miras paylaşımının nasıl yapılacağı anlatılmakta…
ispatlarıyla şu yazımda gösterdim:
emre1974tr.blogspot.com/201...
devamını gör...
üsküdar'da sabah oldu
benim çok sık kullandığım bir deyimdir, neden söylendiğini bilmeden kullanana çok rastladım. bence neden söylendiğini bilerek kullanmak daha anlamlıdır.
eskiden üsküdar’da deniz kıyısındaki valide sultan ve mihrimah sultan camilerinin müezzinleri, karşı tarafta yaşayan padişaha seslerini duyurabilmek ve ondan ihsan alabilmek, belki saray müezzinliğine yükselebilmek ümidiyle sabah ezanlarını mutlaka beşiktaş’taki cami müezzinlerinden önce okurlarmış.
bir şeyin zamanını geçirmek, geç kalmak anlamında bugün dahi kullanılmakta olan “üsküdar’da sabah oldu” deyimi vaktiyle aynı hat üzerinde olmalarına rağmen üsküdar’ın beşiktaş’tan önce okunan sabah ezanlarından kaynaklanmıştır.
eskiden üsküdar’da deniz kıyısındaki valide sultan ve mihrimah sultan camilerinin müezzinleri, karşı tarafta yaşayan padişaha seslerini duyurabilmek ve ondan ihsan alabilmek, belki saray müezzinliğine yükselebilmek ümidiyle sabah ezanlarını mutlaka beşiktaş’taki cami müezzinlerinden önce okurlarmış.
bir şeyin zamanını geçirmek, geç kalmak anlamında bugün dahi kullanılmakta olan “üsküdar’da sabah oldu” deyimi vaktiyle aynı hat üzerinde olmalarına rağmen üsküdar’ın beşiktaş’tan önce okunan sabah ezanlarından kaynaklanmıştır.
devamını gör...
türk insanının umutla değil inatla yaşaması
bugün türk insanı zorla yaşıyor hatta vadesi dolmadığı için yaşıyor.
devamını gör...
çaylak
başa gelen çekilir. sözlüğe ilk gelenlerden birisi olarak. biraz boşladıktan sonra tekrar geldiğimde çaylak olduğumu gördüm.
biraz zorlarsanız, bir günde yazar olabilirsiniz. kasmayın.
t: yazar olmadan önceki son adım.
biraz zorlarsanız, bir günde yazar olabilirsiniz. kasmayın.
t: yazar olmadan önceki son adım.
devamını gör...
ezberlenen en saçma şey
ce ceyli calaculalı camburleyli cap cup.
bu ne ya?
bu ne ya?
devamını gör...
futureme.org
gelecekteki kendinize mail atabildiginiz bir uygulama. bir iki sene sonraya mail atmayı seçerseniz varlığını unuttuğunuz bir anda geliyor mail, daha güzel oluyor bence. genelde ya doğum günüme ya da hatirlamayacagim bir güne mail atıyorum, önemli önemsiz ne yazarsam yazayım okuması her zaman çok ilginç oluyor.
sitenin adı yazıyor gerçi ama olsun. buradan
sitenin adı yazıyor gerçi ama olsun. buradan
devamını gör...
yazarların gece duası
yattım allah kaldır beni,
nur içine daldır beni.
can bedenden ayrılırken,
iman ile gönder beni.
nur içine daldır beni.
can bedenden ayrılırken,
iman ile gönder beni.
devamını gör...
b12 vitamini eksikliği
dikkat dağınıklığı, cümle kuramama, konuşmayı tamamlayamama , yorgunluk, sinirlilik, başarısızlık, kramplar, seğirmeler vb. gibi belirtilerin nedeni olabilen vitaminin eksikliğidir. ileride büyük sorunlara yol açabilecek bir durum. depresyon etkisi yapabildiği gibi, unutkanlık ve kansızlık en önemli sonuçlarıdır.
devamını gör...


