ampule hapsedilmiş bir çocuk içerendir.
devamını gör...

erkekleri yolunacak kaz, maddi bir gelir kapısı olarak gören asalak yaşam formlarının hezeyanı. senin paran benim param, benim param benim param dimi.
devamını gör...

kızın kafa sözlükte gündeme düşen entrysi "bugün çaylağın biri kulağıma kafasözlük diye sapıkça fısıldadı" görülesi entry
devamını gör...

gerçekçi olalım, cin ali.
devamını gör...

degaj diken kafasız bir kalecidir.
devamını gör...

dış kapının mandalı, üzerine vazife olmayan, kendini uzaktan yakından ilgilendirmeyen, laf olsun-sohbet olsun diye konuyu açan ama başına kalmışsın gibi endişelere bürünüp, hatta zamanın gelip geçmesiyle ilgili kararı veren, ağzına yapıştırılası karakter.
devamını gör...

insanların ruh sağlığı , zaten iyi değildi; bu kapanma, yasaklar, evde aynı kişiler, aynı yüzler, ve geçmişte yaşananlar ile hesaplaşma için uygun zaman olması, cinnet için uygun koşullar oluşturdu.
bu kadın hasta , hasta olmasa mümkün değil öyle bir cinayeti işlemesi.
allah akıl sağlığımızı korusun, artık normal hayata bir önce dönmemiz lazım.
devamını gör...

akp düşmanlığının arkasına sığınıp aslında türkiye cumhuriyetine düşmanlık besleyen tipler.

sadece başkalarının nickaltına sallayarak var olan moruk tipler.
devamını gör...

ağlamayı pek sevmesem de bu aralar pek bir ağlar oldum. e ben ağlarım da sezen olmaz mı hiç? bir serçe ve bir kırlangıç oturur ağlarız.
genellikle de şöyle der sezen...

/küçüğüm, daha çok küçüğüm
bu yüzden bütün saçmalamam
yenilmem bu yüzden
bu yüzden kendime hâlâ güvensizliğim
/

open.spotify.com/track/3vDs...
devamını gör...

ella jane fitzgerald doğum tarihi: 25 nisan 1917, doğum yeri ise newport news, virginia, abd'dir.
amerikalı jazz vokalistidir. kariyerinde 13 grammy ödülü almıştır.
ölüm tarihi 15 haziran 1996 ve defnedildiği yer beverly hills, kaliforniya, abd'dedir.
devamını gör...

beğenenler hakkında da başlık açılmalı bence hatta psikolojik ve biyolojik analizleri yapılmalı.
devamını gör...

fatih murat arsal’ın ışıl ve harun’un talihsiz bir kaza sonucu yollarının kesilmesi ile başlayan aşk hikayelerini konu alan kitabı aynı zamanda okumadığım tek kitabı. en kıza zamanda seriyi tamamlamak gerek.(swh)


sorumsuzca yapılan bir kaza, neredeyse bir aileyi tamamen yok etmişti.geride kalan genç adamın yüreğine kazınan yaralar, vücuduna mühürlenenlerden çok daha fazlaydı.kaybettiklerinin büyüklüğü karşılığında, doğal olarak intikam istiyordu.ve karşısına cesurca çıkan bu güzel sarışın, onun öfkesinin hedefi oluverdi. genç kadın ailesine o kadar düşkündü ki hiçbir şart onu yolundan geri çeviremezdi.korkup geri adım atmadığı gibi, fedakârca intikamın yönünü değiştirdi.kardeşi için yapabileceklerinin sınırı her ikisi için de şaşırtıcıydı.
devamını gör...

yönetmenliğini galder gaztelu-urrutia'nın üstlendiği, başrollerinde ise iván massagu*, alexsandra massagkay* gibi isimlerin yer aldığı, tiyatro senaryosundan uyarlama ispanyol film.
kapağı böyle bir şey.

konusunu özet geçmek gerekirse; el hoyo denilen ve tabakalardan oluşan 333 katlı bir bina. bu bina bir hapishane ve "unvan almak" için giren de var, cezası hafiflesin diye girenler de. burada yaşam savaşı veren 666 kişi. kişiler her ay yeni bir katmanda, yeni bir kişiyle uyanıyorlar. burada yönetmen "hayat bizi her seferinde bir yere sürükler; ya düşeriz ya yükselir. yanımızdakiler de değişkenlik gösterir." diyerek ilk mesajı veriyor. daha sonra el hoyo'nun ortasından bir platform bırakılıyor aşağıya doğru, üzerinde çeşitli yemekler ancak 51. kattan sonraki katlara kalan yalnızca kırık tabaklar oluyor. buradaki mesaj ise izleyenlerin bildiği gibi "eğer herkes yeteri kadar alsaydı ve açgözlülük yapmasaydı toplumun geri kalanına da yetecekti."mesajı. 666 ve 333 sayılarında da göndermeler yapılıyor ama onu izlemeyen fakat izleyecek olan yazarlara bırakıyorum.
metaforlarla dolu, hıristiyanlıkla alakalı birçok ögenin olduğu film, açıklanması gereken birçok sırla bezeli. malulen emekli nickli yazarın da dediği gibi "sonu seyirciye bırakıldı." [#177270]
--
kişisel görüşe geçecek olursak; filmi beğendim açıkçası, goreng'in don kişot gibi toplum kahramanı olma cesaretine de bayıldım lakin toplum eleştirisini daha kibar sahnelerle de yapabilirlerdi gibime geliyor.

birbirlerini yemeleri, miharu'nun türü fark etmeksizin her canlıyı hapur hapur mideye yollaması çok iğrençti. bir de bunları detaylıca gösterdiler.

belki detaylara inilmeseydi çok daha dehşet bir film olabilirdi. zaten düşük bütçeyle hazırlanmış, masrafa girmemişler. madem öyleydi bari kanlı sahneleri azaltıp ince mesajlı yerler koysaydınız. korku filmi değildi ya? bir şeyler anlatmak istiyordu. zaten sonunu da çok anlayamadım.

bence küçük kızın vereceği mesaj; vicdanlı olun, mesajıydı.


yanisi onca gönderme olmasa izlememeyi tercih ederdim. hâlâ biri çıkacakmış da beni canlı canlı yiyecekmiş hissi var içimde. *
devamını gör...

en fazla karatı parmağında taşıyan değil miydi???*
devamını gör...

tarçın, layla, şila.
devamını gör...

yakın zamanda persepolis'i okudum çok güzeldi tavsiye ederim animasyon filmi de var hatta. şu cümleler hep aklımda:

"hayatın boyunca işe yaramayan birçok insanla karşılaşacaksın. eğer seni incitirlerse bunun onların aptallığından kaynaklandığını söyle kendine. bu seni onların acımasızlığına karşılık vermekten alıkoyar. çünkü zalimlik ve intikamdan daha kötü bir şey yoktur... her zaman onurunu koru ve kendine karşı dürüst ol."

bu sözler nasıl aklında kalıyor, nasıl unutmuyorsun diye sormayın lütfen. insan bazen bir şiirden etkilenir ya asla unutamaz aynı öyle işte bu sözler de beni çok etkiledi.
devamını gör...

1999 yılında cornell üniversitesinde görevli david dunning ve justin kruger adında iki sosyal psikoloğun bir ceza davasında karşılaştıkları durumu incelemesiyle ortaya çıkmıştır. mcarthur wheeler isimli kişinin yüzüne limon sürüp, banka kameralarına yakalanmadan soygun yapabileceği ön yargısından kaynaklanıyordu. ceza davasında görüşülen konuyu inceleyen ikili, “niteliksiz ve farkında olmama: kişinin kendi yetersizliğini tanımadaki zorluklar nasıl şişirilmiş öz değerlendirmelere yol açıyor?” isimli çalışmasında ele almıştır.
sendrom genel olarak az bilgi, çok abartı dengesine kurulmuştur. kişinin konu hakkındaki bilgisi ne kadar az ise kendini o kadar donanımlı hisseder. kendilerinde bulunmayan veya az bulunan özellikleri hakkında bu konuda yetkin olduklarına inanırlar. halk arasında kifayetsiz müderris olarak tanınırlar. cahil cesareti denilen özgüvene sahiptirler. nitekim türkçe'de bu sendrom öz güven zehirlenmesi olarak geçmektedir.
devamını gör...

pembesi mi? arkadaşlar bim'e ya da kafastore'a me zaman gelir tahmini? çunkü ben hala mesajınız var turuncusuyla idare ediyorum.
devamını gör...

benim için sohbet etme fırsatı bulduğum, güzel bir enerji yakaladığımı düşündüğüm tüm yazarlardır. genel olarak da tüm sözlük ahalisini severim. hepiniz benim bebeklerimsiniz..

sürekli iştahımı açan pastirmalicorekim, nükleer kraliçem umurumda bile olmaz nükleer denemelerim, sesiyle büyüleyen quinnim, avrupalı soydaşım kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası cancağızım, kedi anası elma kurdum, hepimizin üye olduğunu var saydığım yaprak sarma fan kılapcığım, naif sürpriziyle kalbimi ısıtan rujum olmadan asla arkadaşım, benim gibi ekşi olan kuzguncuktaki vişnem, merdumgiriz_ dostum bunlardan bir kaçı..
unuttuğum vardır elbet şimdiden affola.. ilk etapta akla gelenleri sıralamak istedim. bazen insan duymak, okumak ister..
devamını gör...

katil olmak işten değil rahatsızlığı.
en yakını bile olsa dayanamıyor insan.

ya sadece sus, biraz izin diyorsun hâlâ "ne var bunda" türü muhabbet!!!!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim