gülmenin faydaları
oxford üniversitesi bilim insanlarına göre gülme ve kahkaha, yalnızca mutlu olmamızı sağlayan endorfinin salgılanmasına yol açmıyor, aynı zamanda ağrıyı ve stresi de azaltıyor. alman dr. heiner uber, ”gülme prensibi” adlı kitabında bu faydalardan geniş bir biçimde bahsetmiştir.
kalp damar hastalıklarının daha az görülmesi, hafızanın iyi durumda olması gülme ile yakından ilişkilidir.
güler yüzlü olmak kendinize güvendiğinizi gösterir, etrafınızdaki insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz.
içinizde tuttuğunuz duyguları serbest bırakmanın en iyi yolu iyi bir kahkaha atmaktan geçer. kahkaha doğal antihistaminikler salgılaması için vücudu uyarır. ayrıca, vücutta üretilen doğal bir antibiyotik gibi görev yapan t-hücrelerini aktive eder. bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.
gülmenin hipertansiyon sorunu yaşayan insanlar için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. kan basıncını normale düşürmeye yardımcı olur. gülmek kan dolaşımını artırır, böylece oksijen ve gerekli besinler vücudun tüm parçalarına dağılır.
gülmek karın, sırt, bacak ve yüz kasları için iyi bir egzersizdir. bağırsakları ve iç organları çalıştırır, karın kaslarını güçlendirir. bu aktivite sindirim ve besin emilimi için avantajlıdır.
gülmek kalori yakmaya da yardımcı olur. bir kişi günde 10 dakika kahkaha atarsa 30 kalori yakar.
güçlü bir gülümseme diyaframı titreştirir, derin nefes almak da daha fazla oksijen almayı sağlar bu nedenle gülmek en iyi solunum egzersizlerinden biridir.
uzun yıllar genç ve güzel görünmek için bol bol kahkaha atmak uzmanların önerileri arasında yer alır. yaşlılığa bağlı kırışıkları azaltan kahkaha, cildin çok daha pürüzsüz görünmesini sağlar.
gülmek, kasları gevşettiği için uyku sağlığını da olumlu etkiler, şeker hastalığına karşı korur, öfke duygusunu ortadan kaldırır,
japonya'daki doktorlar bir keresinde yaşlı insanlara hem fiziksel çalışmalar hem de gülme terapisi içeren kapsamlı tıbbi programlar sağladılar. faydalananlardan yaklaşık %92'si programa katıldıktan sonra yıllık tıbbi harcamalarının %30 oranında düştüğünü bildirdi.
gülmek beynin çok daha yaratıcı olmasını sağlar ve sanatsal üretimi destekler, cinsel yaşamda başarı sağlar.
insanların acıyla başa çıkmasına, kötü huylu tümörlerin yok edilmesine yardımcı olur.
samimiyet, yakınlık gibi hisleri harekete geçirir. güleryüzlü insanlar, karşı cins tarafından çekici bulunur.
her şey siz gülümsedikten sonra, gözünüze, daha iyi ve daha kolay görünecektir.
gülmek insanın ”en iyi doktoru” dur.
güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer. lev tolstoy.
kalp damar hastalıklarının daha az görülmesi, hafızanın iyi durumda olması gülme ile yakından ilişkilidir.
güler yüzlü olmak kendinize güvendiğinizi gösterir, etrafınızdaki insanlarla daha sağlıklı ilişkiler kurabilirsiniz.
içinizde tuttuğunuz duyguları serbest bırakmanın en iyi yolu iyi bir kahkaha atmaktan geçer. kahkaha doğal antihistaminikler salgılaması için vücudu uyarır. ayrıca, vücutta üretilen doğal bir antibiyotik gibi görev yapan t-hücrelerini aktive eder. bu bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.
gülmenin hipertansiyon sorunu yaşayan insanlar için çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır. kan basıncını normale düşürmeye yardımcı olur. gülmek kan dolaşımını artırır, böylece oksijen ve gerekli besinler vücudun tüm parçalarına dağılır.
gülmek karın, sırt, bacak ve yüz kasları için iyi bir egzersizdir. bağırsakları ve iç organları çalıştırır, karın kaslarını güçlendirir. bu aktivite sindirim ve besin emilimi için avantajlıdır.
gülmek kalori yakmaya da yardımcı olur. bir kişi günde 10 dakika kahkaha atarsa 30 kalori yakar.
güçlü bir gülümseme diyaframı titreştirir, derin nefes almak da daha fazla oksijen almayı sağlar bu nedenle gülmek en iyi solunum egzersizlerinden biridir.
uzun yıllar genç ve güzel görünmek için bol bol kahkaha atmak uzmanların önerileri arasında yer alır. yaşlılığa bağlı kırışıkları azaltan kahkaha, cildin çok daha pürüzsüz görünmesini sağlar.
gülmek, kasları gevşettiği için uyku sağlığını da olumlu etkiler, şeker hastalığına karşı korur, öfke duygusunu ortadan kaldırır,
japonya'daki doktorlar bir keresinde yaşlı insanlara hem fiziksel çalışmalar hem de gülme terapisi içeren kapsamlı tıbbi programlar sağladılar. faydalananlardan yaklaşık %92'si programa katıldıktan sonra yıllık tıbbi harcamalarının %30 oranında düştüğünü bildirdi.
gülmek beynin çok daha yaratıcı olmasını sağlar ve sanatsal üretimi destekler, cinsel yaşamda başarı sağlar.
insanların acıyla başa çıkmasına, kötü huylu tümörlerin yok edilmesine yardımcı olur.
samimiyet, yakınlık gibi hisleri harekete geçirir. güleryüzlü insanlar, karşı cins tarafından çekici bulunur.
her şey siz gülümsedikten sonra, gözünüze, daha iyi ve daha kolay görünecektir.
gülmek insanın ”en iyi doktoru” dur.
güzel bir gülüş, karanlık bir eve giren güneş ışığına benzer. lev tolstoy.
devamını gör...
konya'da bile göğsü göbeği bacağı açıklar türedi
göz kapağınız bin yıllardır var oysa. görmek istemezseniz kapatırsınız yok ben bakarım ama aynı zamanda da rahatsız olurum diyorsanız o zaman da çenenizi kapatırsınız. kimse sizin zihniyetinize maruz kalmak zorunda değil.
her durumda kapatacak bir şeyiniz var. deneyin, hoşunuza gidecek.
her durumda kapatacak bir şeyiniz var. deneyin, hoşunuza gidecek.
devamını gör...
konstrüktivizm
fransızcada constructivisme denilmektedir. 1920-30 yılları arasında sovyet rusya'da yeşeren, ancak stalin rejiminin baskılarıyla sindirilen modern sanat ve mimarlık akımı. sanatçı vladimir tatlin'in soyut geometrik resim kabartmalarıyla başlattığı ve rus asıllı ressam ve heykelci antoine pevsner'in, kardeşi gabo ile birlikte, ilkelerini 1920'de "manifeste réaliste" (gerçekçi bildirge) ile ortaya koydukları bu estetik öğreti şöyle özetlenebilir:
a. sanat gerçek yaşama yanıt vermek üzere iki temel öğeye dayanır: zaman ve mekân.
b. hacim, mekânın yegâne anlatımı değildir.
c. gerçek zamanın anlatımı, statik ritimler dışında, kinetik ve dinamik ritimler gerektirir.
ç. kitlenin ve mekânın hacmi somut ve ölçülebilir iki ayrı malzemedir.
d. mekân yapıtın bütünleyici parçası durumundadır.
e. yeni biçimler bulmak için, sanat taklitçi olmaktan kurtulmalıdır.
tatlin'e göre, "sanatçı dünyanın değişmesine katkıda bulunacak şekilde toplumsal işlevi olan bir üretici-mühendistir."
konstrüktivizm sözcüğü mimarlıkta daha geniş bir anlamda, geometrik eğilimleri anlatmakta da kullanılmıştır. a. pevsner'in deyişiyle g. eiffel ilk konstrüktivisttir.
bir refah simgesi olarak görülen makinenin güzelliği ile mimarlığın yararlı işlevinden yola çıkan bu akımla ilgili çok sayıda proje vardır, buna karşılık uygulama azdır. yaratılan ürünlerde saf olmayan geometrik düzenler ve dışa yansıtılmış strüktürel biçimler gözlenir. sovyet konstrüktivizminin ünlü mimarları arasında golossov, guinzburg, melnikov tatlin ve vesnin kardeşler sayılabilir. 1930'dan başlayarak konstrüktivistler yabancı ideolojileri rusya'ya ithal etmekle suçlandılar ve çalışmalarını bu yolda sürdürmeleri engellendi. rus konstrüktivistlerine rus avangardistleri de denir.
a. sanat gerçek yaşama yanıt vermek üzere iki temel öğeye dayanır: zaman ve mekân.
b. hacim, mekânın yegâne anlatımı değildir.
c. gerçek zamanın anlatımı, statik ritimler dışında, kinetik ve dinamik ritimler gerektirir.
ç. kitlenin ve mekânın hacmi somut ve ölçülebilir iki ayrı malzemedir.
d. mekân yapıtın bütünleyici parçası durumundadır.
e. yeni biçimler bulmak için, sanat taklitçi olmaktan kurtulmalıdır.
tatlin'e göre, "sanatçı dünyanın değişmesine katkıda bulunacak şekilde toplumsal işlevi olan bir üretici-mühendistir."
konstrüktivizm sözcüğü mimarlıkta daha geniş bir anlamda, geometrik eğilimleri anlatmakta da kullanılmıştır. a. pevsner'in deyişiyle g. eiffel ilk konstrüktivisttir.
bir refah simgesi olarak görülen makinenin güzelliği ile mimarlığın yararlı işlevinden yola çıkan bu akımla ilgili çok sayıda proje vardır, buna karşılık uygulama azdır. yaratılan ürünlerde saf olmayan geometrik düzenler ve dışa yansıtılmış strüktürel biçimler gözlenir. sovyet konstrüktivizminin ünlü mimarları arasında golossov, guinzburg, melnikov tatlin ve vesnin kardeşler sayılabilir. 1930'dan başlayarak konstrüktivistler yabancı ideolojileri rusya'ya ithal etmekle suçlandılar ve çalışmalarını bu yolda sürdürmeleri engellendi. rus konstrüktivistlerine rus avangardistleri de denir.
devamını gör...
normal sözlük'ün underrated yazarları
lucifer. dünyada arasan bulamazsın...
devamını gör...
yadigar ejder
aynı isimli kişiye ithaf edilmiş bir the ringo jets parçası.
"herkesin yabancı olduğu bir dünyada yaşıyoruz
kimsesiz ve de garip
gidiyorum, evet, gidiyorum!
ama bir gün hiç kimsenin haberi olmadan gideceğim bu dünyadan
o zaman, kimse bulamayacak beni, hiç kimse!"
"herkesin yabancı olduğu bir dünyada yaşıyoruz
kimsesiz ve de garip
gidiyorum, evet, gidiyorum!
ama bir gün hiç kimsenin haberi olmadan gideceğim bu dünyadan
o zaman, kimse bulamayacak beni, hiç kimse!"
devamını gör...
e devlette ileti yönetim sisteminin erişime açılması
sözlük ahalisi şimdi size yani bilmeyen arkadaşlara önemli bir bilgi vereceğim sonra teşekkürlerinizi alırım :) e-devlette iys yani ileti yönetim sistemi kullanıcı erişimine açılmıştır. yani size hangi firmaların sms yada e-posta atabileceğini seçebiliyorsunuz. eğer istemediğiniz firmalardan sms ler geliyorsa e-devlete girip bu izinleri kaldırabilirsiniz .
devamını gör...
eritre
1993 yılında etiyopya'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş ve ülke olmuştur. nüfusunun büyük çoğunluğu kırsal alanlarda yaşar.
devamını gör...
pornografik siteleri yasaklayan zihniyet
porno izlemek özgürlük değildir arkadaşlar. mesela kız arkadaşınızla el ele yürümek de özgürlük değildir. kadınların başını açması hele hiç özgürlük sayılmaz. neden mi? çünkü öyle. bu konuda mantıksal bir argüman sunmak bile lüzumsuz. ped mi dediniz? sakın ha! ped denen şey kapitalist sistemin sizi sömürmek için ortaya çıkardığı bir üründür. ya da haçlıların müslüman toplumumuzu dejenere etmek için uydurduğu bir şey de olabilir. nereden baktığınıza göre değişir. aslolan ortadoğulu bir sığır olmaktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okuduğunda ağladığı kitaplar
(bkz: şeker portakalı)
devamını gör...
normalleşmiş garip olaylar
şu an benim bunu 10 metrekare kapalı bir alandan yazıyor olmam ve sizin görebilmeniz.
devamını gör...
banucabirhayat
çogayıp ettiğim yazar.
taaa ne zamandır yazacağım, yazamadım.
öncelikle ben kendimi 1 ölçü kedi babası gibi hissediyorsam banu 1000 ölçü kedi annesi, üstelik en hakikisinden, en bi gerçeği ve öz, önce kamil koç vardı! yok bu değildi, kaptırdım yine kendimi.*
rahatsız olan bi ufaklık sayesinde tanıdım ben bu adı geçen şahsı, sonra da ara ara yazıştık, baktım ki benden daha tuhaf, daha kedisel biri sevdim ben bunu, komple ama full+full kedili halini özellikle!
bu aralar ikimiz de dışarıya kapattık kendimizi ama bu ona ve kedilerine ve dahi yazdıklarına ve dahi dahi karikatürlerine bağımlı olmadığım anlamına gelmez..
kııız, bi sabah erken geleyim de beni de o sabah yürüyüş yaptığın sahile götür, çok güzel gözüküyor, valla söz sabah kahveleri benden!
bak karikatür, hem de tam benlik!
taaa ne zamandır yazacağım, yazamadım.
öncelikle ben kendimi 1 ölçü kedi babası gibi hissediyorsam banu 1000 ölçü kedi annesi, üstelik en hakikisinden, en bi gerçeği ve öz, önce kamil koç vardı! yok bu değildi, kaptırdım yine kendimi.*
rahatsız olan bi ufaklık sayesinde tanıdım ben bu adı geçen şahsı, sonra da ara ara yazıştık, baktım ki benden daha tuhaf, daha kedisel biri sevdim ben bunu, komple ama full+full kedili halini özellikle!
bu aralar ikimiz de dışarıya kapattık kendimizi ama bu ona ve kedilerine ve dahi yazdıklarına ve dahi dahi karikatürlerine bağımlı olmadığım anlamına gelmez..
kııız, bi sabah erken geleyim de beni de o sabah yürüyüş yaptığın sahile götür, çok güzel gözüküyor, valla söz sabah kahveleri benden!
bak karikatür, hem de tam benlik!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
annem.
devamını gör...
rimbaud
burada tanıdığım en değerli insan. direkt söylüyorum en değerli. yaptığı şey sonucuna varmadığı için ne kadar şükretsem az galiba. bir daha öyle bir hataya düşmemesi dileği ile. burada seviliyorsun bunu unutma. birkaç kişinin saçma sapan söylemini kafana takma lütfen.
devamını gör...
başörtüsü
her yönüyle üzücü bir konu.
düşünsene harika saçların var. elidor görse direk reklamlarda oynatacak seni ama inancın gereği kimse görmüyor saçlarını. diğer akranların her gün saçlarını süsleyip püsleyip etrafta geziyor. senin en fazla yapabildiğin beymen'den başörtüsü almak. mezuniyetin, düğünün özel bir günün yada iyi hissettiğin bir gün saçlarını yapıp/yaptırıp gezemiyorsun. depresyona girip saçını değiştiremiyorsun. karşı cinsten bir çok insanın ilgisini kaybediyorsun. başörtün var diye seninle konuşmuyor bile. saçlarının kokusuna kimse aşık olamıyor. yağmur yağdığında saçların ıslanmıyor. sana bütün dünyada örümcek kafalı olarak bakılıyor. öyle olsan da olmasan da. yaz kış takmak zorunda olduğun bir örtü var.
diğer tarafta müslüman olup başörtüsü takmayan kadınlar var. bu tarafta da dram bitmiyor. haklı olarak başörtüsü takmak istemiyorsun. ama inancın gereği yanacağını düşünüyorsun. tam bir çıkmaz. muhtemelen ''neyse az yanarım çünkü inanıyorum'' diye insan içini biraz rahatlatabilir diye tahmin ediyorum. *
ama takanların derdosu daha büyük. bir de başörtüsü takıyorum cennete gideceğim ama marie curie takmıyor cehenneme gidecek diye 60 yıl yaşamak.
tanım: saçlarını kimseye göstermemek ve cennete girmek için kullanılan örtü.
cevap editini hemen şöyle bırakayım: takan şöyledir, takmayan böyledir. şu sınıftır, bu sınıftır diye bir şey belirtmedim. hakaret var mı? * yok. o yüzden beni hedef alan politik doğrucu göz damlalarınızı biraz uzağa bırakmanızı rica ediyorum. fikir belirttim, doğal hakkımız değil mi? sözlük bunun için vardı değil mi? yoksa bana ne isterse insan inancı için kafasına sofra bezi koysun inançtır derim saygımı gösteririm. *
düşünsene harika saçların var. elidor görse direk reklamlarda oynatacak seni ama inancın gereği kimse görmüyor saçlarını. diğer akranların her gün saçlarını süsleyip püsleyip etrafta geziyor. senin en fazla yapabildiğin beymen'den başörtüsü almak. mezuniyetin, düğünün özel bir günün yada iyi hissettiğin bir gün saçlarını yapıp/yaptırıp gezemiyorsun. depresyona girip saçını değiştiremiyorsun. karşı cinsten bir çok insanın ilgisini kaybediyorsun. başörtün var diye seninle konuşmuyor bile. saçlarının kokusuna kimse aşık olamıyor. yağmur yağdığında saçların ıslanmıyor. sana bütün dünyada örümcek kafalı olarak bakılıyor. öyle olsan da olmasan da. yaz kış takmak zorunda olduğun bir örtü var.
diğer tarafta müslüman olup başörtüsü takmayan kadınlar var. bu tarafta da dram bitmiyor. haklı olarak başörtüsü takmak istemiyorsun. ama inancın gereği yanacağını düşünüyorsun. tam bir çıkmaz. muhtemelen ''neyse az yanarım çünkü inanıyorum'' diye insan içini biraz rahatlatabilir diye tahmin ediyorum. *
ama takanların derdosu daha büyük. bir de başörtüsü takıyorum cennete gideceğim ama marie curie takmıyor cehenneme gidecek diye 60 yıl yaşamak.
tanım: saçlarını kimseye göstermemek ve cennete girmek için kullanılan örtü.
cevap editini hemen şöyle bırakayım: takan şöyledir, takmayan böyledir. şu sınıftır, bu sınıftır diye bir şey belirtmedim. hakaret var mı? * yok. o yüzden beni hedef alan politik doğrucu göz damlalarınızı biraz uzağa bırakmanızı rica ediyorum. fikir belirttim, doğal hakkımız değil mi? sözlük bunun için vardı değil mi? yoksa bana ne isterse insan inancı için kafasına sofra bezi koysun inançtır derim saygımı gösteririm. *
devamını gör...
planck uzunluğu
bu uzunluk takriben 10 üzeri -35 mm dir efenim. kuantum fiziğinde temel uzunluk birimidir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının favori normal sözlük yazarları
bi sammır quin olamadık anasını stym.. o kadar pp’mize de taç maç koyduk... şu an ağlıyorum gidip günlüğüme yazıcam.
devamını gör...
nüzhet gökdoğan
türkiye'nin ilk kadın gökbilimcisi ve ilk kadın dekanıdır.
türkiye'nin ilk bilim kadınlarından olan gökdoğan, 1954-1956 ve 1978-1980 yılları arasında istanbul üniversitesi fen fakültesi dekanlığı yapmıştır. 1958 yılından itibaren 22 yıl astronomi kürsüsü başkanlığı yapmıştır. aynı zamanda istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi kürsüsü'nün ilk türk doçenti olma unvanını da taşır. fen fakültesi kayıtlarındaki bir numaralı doktora tezi nüzhet gökdoğan'a aittir.
nüzhet gökdoğan, tübitak ulusal gözlemevi'nin kuruluş aşamasında aktif rol almıştır. yaşamı boyunca 6 ders kitabı çevirip 3 ders kitabı da yazmıştır. akademik yaşamında 13 bilimsel makalesi yayınlanmıştır.
24 nisan 2003 tarihinde vefat etmiştir.
türkiye'nin ilk bilim kadınlarından olan gökdoğan, 1954-1956 ve 1978-1980 yılları arasında istanbul üniversitesi fen fakültesi dekanlığı yapmıştır. 1958 yılından itibaren 22 yıl astronomi kürsüsü başkanlığı yapmıştır. aynı zamanda istanbul üniversitesi fen fakültesi astronomi kürsüsü'nün ilk türk doçenti olma unvanını da taşır. fen fakültesi kayıtlarındaki bir numaralı doktora tezi nüzhet gökdoğan'a aittir.
nüzhet gökdoğan, tübitak ulusal gözlemevi'nin kuruluş aşamasında aktif rol almıştır. yaşamı boyunca 6 ders kitabı çevirip 3 ders kitabı da yazmıştır. akademik yaşamında 13 bilimsel makalesi yayınlanmıştır.
24 nisan 2003 tarihinde vefat etmiştir.
devamını gör...
beyaz zambaklar ülkesinde
finlandiya'nın günümüzde eğitim, demokrasi, sanayi ve ekonomik gelişmişlik seviyesine bakınca kitabın önemi bir kez daha artmaktadır. o yüzden okuyun okutturun özellikle eğitimin ne kadar önemli olduğunun farkına varın.
devamını gör...
ebeveynlerin çocuklarını birileriyle kıyaslaması
ailelerin çocuklarına yaptığı psikolojik şiddettir. küçücük yaşta başlayan bu kıyaslamalar çocuklarda derin yaralara yol açabilir. ayrıca daha tam olarak tanımadığı akranından sırf kıyaslanma durumu olduğu için nefret bile edebilir.
çocuklarının iyiliğini düşünürken dozu kaçıran ebeveynler; onların geleceğin yetişkinleri olduğunu unutup istedikleri yöne doğru yuvarlarlar.
herkesin mutlaka kıyaslandığı bir çocuk vardır küçüklüğünde.
komşunun çocuğu, kuzen, okuldan bir arkadaş ya da herhangi birinin çocuğu..
ebeveynlerin her durumda o çocukları örnek gösterip kendi çocuklarını adeta işe yaramaz olarak görmeleri akla mantığa sığmayacak derecede komik.
oysaki çocuklarının, kıyaslandığı çocuklarla eşit şartlara sahip olmadığını düşünebilecek bir zekâya sahipken, bunları es geçip çocuğu sözde yüreklendirmek adına kıyaslamalara devam ederler.
bu yüzden bir konuda kendimizden daha başarılı insanları çekemez olduk en iyisi ben olacağım diye. vakti zamanında yanlış yöntemlerle büyütülen onca çocuk şimdilerin ebeveyni. ve onlarda hâlâ aynı hatayı yapıp küçücük yaşta evlatlarına rakip çıkarıyorlar. bu kıyaslama durumu onları daha başarılı yapmıyor ne yazık ki. keşke yanlışlarının farkında olabilseler. koca bir nesil yetişiyor bu zırvalıklarla.
çocuklarının iyiliğini düşünürken dozu kaçıran ebeveynler; onların geleceğin yetişkinleri olduğunu unutup istedikleri yöne doğru yuvarlarlar.
herkesin mutlaka kıyaslandığı bir çocuk vardır küçüklüğünde.
komşunun çocuğu, kuzen, okuldan bir arkadaş ya da herhangi birinin çocuğu..
ebeveynlerin her durumda o çocukları örnek gösterip kendi çocuklarını adeta işe yaramaz olarak görmeleri akla mantığa sığmayacak derecede komik.
oysaki çocuklarının, kıyaslandığı çocuklarla eşit şartlara sahip olmadığını düşünebilecek bir zekâya sahipken, bunları es geçip çocuğu sözde yüreklendirmek adına kıyaslamalara devam ederler.
bu yüzden bir konuda kendimizden daha başarılı insanları çekemez olduk en iyisi ben olacağım diye. vakti zamanında yanlış yöntemlerle büyütülen onca çocuk şimdilerin ebeveyni. ve onlarda hâlâ aynı hatayı yapıp küçücük yaşta evlatlarına rakip çıkarıyorlar. bu kıyaslama durumu onları daha başarılı yapmıyor ne yazık ki. keşke yanlışlarının farkında olabilseler. koca bir nesil yetişiyor bu zırvalıklarla.
devamını gör...
