sıcaklardan oldukça etkilenen sözlük.
kavurucu sıcakların gelmesi ile, bütün interaktif platformlarda etkinlik oldukça azaldı, kafa sözlük de bundan bir nebze nasiplenmiş gözüküyor.
ben bile bilgisayar başında oturmakta güçlük çekiyorken insanları düşünemiyorum.

kitap dağıtacağımıza klima mı dağıtsak acaba*
devamını gör...

"ikinci bir yaşam düşüncesi beni korkutup yıpratıyordu. ben daha bu dünyaya alışamadım, ikincisini ne yapayım?" s. 68

"evet, ikinci bir hayat düşüncesi beni korkutup yıpratıyor. bu mide bulandırıcı dünyayı, onun itici sakinlerini tekrar görmek istemiyordum." s. 69
devamını gör...

erkekleri bilmem ama kızların şaşmaz, 3c.

çikolata, kedi ve charlie chaplin.
devamını gör...

bu durumu yaşayıp göreceğiz sanırım.şimdi şöyle bi şey var,diğer sözlüklerde yazar olmak meşakatli işler olduğu için burdan acısını çıkaran bi kesim de var, acısını çıkaran derken her başlığa bi şey yazmak zorunda hisseden falan(kişi kendinden bilir işi),ya da zırt pırt başlık açan foruma dönmüş başlıklar yüzünden falan böyle bi ekşime olabilir. ama her bizim hoşumuza gitmeyen duruma da böyle ekşidi falan demek de hoş olmaz, sonuçta burası sözlük, değişik değişik düşünceler kaynıyor ortalıkta. bence 2-3 seneye falan kemik bi yapı oturur, yani olur öyle ya arada... takılmamak lazım
devamını gör...

kadın olmak yetmiyormuş demek ki, yazmak gerekiyormuş, gece gündüz!
sabah beşte ukde doldurmadan yazar olunmuyor...
devamını gör...

beklediğim haber.

yani meclise yıldırım düşsün diye beklemiyordum. "bir yere düştü ama nereye?" sorusunun cevabını bekliyordum çünkü evin camları zangır zangır titredi. gök gürültüsünü söylemiyorum bile...
devamını gör...

ben, seninle mutsuzluğa da varım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

izlediğim anime dizileri ve yorumlarım:

erased: izlediğim ilk anime dizisi. yanlış anlaşılma durumuna düşen polisler tarafından aranan esasoğlanımız her bir şey olduğunda geçmişe gider. çocukluğunda bir kız arkadaşını öldüren ve devamlı hale getiren çocuk katilini bulma peşine düşer.

monster: psikolojili, gerilimli ve biraz da aksiyonlu anime serisi. ana tema ana karakter harici diğer karakterlere de etki ettiği ve onların da hikayesini ele aldığı için tek yönlü diyemeyeceğim, kısa masal kitapları bile tasarlanmış anime dizisi.
holywood filmlerine taş çıkarır, öyle diyeyim.

fullmetal alchemist brotherhood: dünyanın enerjisini kullandıkları bir simya konusu geçiyor. eşit takas prensibi animede sıkça geçen bir deyim. bir hata sonucu vücudunu kaybeden alphonse ve sol kolunu ve sağ bacağını kaybeden abisi edward bir arayış içinde maceraya atılırlar. açılış ve kapanış şarkıları bayağı güzel ve ortaya karışık anime yapmışlar. hayat dersleri veriyor, aksiyon da var, o aile sıcaklığı hissiyatını da veriyor.

death note: adaleti sorgulatan bir anime. animelerin klasiğidir ve başyapıtlarından üste oynar. animeye yeni başlayanlar için psikoloji ve zeka seviyorsanız kesinlikle öneririm. kalbime işlemiş ilk animedir kendileri.*
sırf canı sıkıldığından animeyi başlatan troll ryuk için dahi izlenir.

death parade: death note'dan sonra boşluğa düşüp ona yakın bir anime arayışına girdiğimde izlediğim mini dizidir. hayat dersleri veren bir anime dizisi. spoiler yemeyin, izleyince bölümün sonunda nerde geçtiğini anlarsınız.

terror in resonance: kesinlikle başyapıt ama hızlı bitmesiyle tadı damağımda kaldı(az ve öz). çizimleri harika ve yunan mitolojisini esas alan psikolojik eser. sonunda ağlatabilir.

another: korku filmi tadında bir tür. bir kasabada her sene lise 3-3 sınıfında kendisinin ölü olduğunu bilmeyen bir öğrenci yerleşir. kimse ölmesin diye öğrenciler her 3-3'e geldiğinde bir kişiyi ölü olarak oylayıp görmezden gelirler. bana göre opening şarkısı bayağı güzel, telefonuma indirdim.

mirai nikki: 12 günlük kullanıcısının birbirleriyle mücadelesini anlatan içerisinde bir tane yandere kızımızı bulunduran anime. içerisinde çıplaklık ve çokça kan var, 18 yaş altı iseniz tavsiye etmem.

hellsing ultimate: mirai nikki'ye kan ve aksiyonda fark atan dracula'lı animemiz. vampir ve zombi avcısı olan hellsing yanındaki alucard ile ve onun vampir yaptığı kızımızla işbirliği içinde nazi zombilerle mücadele ediyor. çok kan ve dehşet istiyorsanız izlediğim tüm animeleri sollayan bir dizi. animenin ayrıntıları için bayağı süre harcamışlar. yine kan görmeyi kaldıramıyorsanız önermem.

guilty crown: ne yalan söyliyim başlarda beni sarmadı. sonlara doğru biraz odaklanabildim diyebileceğim bir anime. en çok canımı sıkan hala saf karakterle takılan esasoğlanımızın teee son bölümlere doğru aklı başına gelmesidir. esasoğlanımız kralın gücü diye adlandırılan bir gücü yanlışlıkla elde ederek insanların kalbinden onların karakterlerine göre alet alabiliyor ve salgın bahanesiyle ülkenin içine edenlere karşı bir grubuyla mücadele içine giriyorlar. (tabi aşık olduğu bir kızımız da var, yanında savaşıyor.)

one punch man: komedi ve ironi sevenler için kesinlikle önerebileceğim bir anime. tüm sezonlarını izleyebilirsiniz. diğer animelerdeki dağları, taşları aşarak olağanüstü güç elde eden karakterlerle baya dalga geçmiş. çok güçlü olması tek yumruğuyla rakiplerini indirebilmesi karakterimizi sıkıyor ve daha güçlü rakipler aramaya başlıyor. genellikle son zamanlarda gelmesiyle ünlüdür.

mob psycho 100: one punch man havası olan psişik güçleri konu alan anime serisi, one punch man'deki aynı mangaka tarafından çıkan ürün. siz de farklı bir konu arıyorsanız size göre, ben sevdim.

arakawa under the bridge: komedinin ve deliliğin dibine vurmuş bir anime dizisi.
ailecek borçlanmama prensibiyle yaşayan esasoğlanımız şirketin başına geçecek veliahtken kendini köprüaltında buluverir. çünkü hayatını bir kız kurtarır ve borcunu ödemek ister. o günden sonra iyice onlardan olmaya başlar. ki kendisi de öyle diye oraya çekilme ihtimali var. başlarda sarmasa da ortalarda beni içine çekmeye başardı. sonlara doğru iyice gülmekten ağzım kulaklarıma gelmişti. tabi borçlandığı kızımıza aşıktır.
arakawa under the bridgexbridge de serinin 2. sezonudur. efektli olmasıyla ve yeni karakterlerin eklenmesiyle biraz farklı bir hava vermişler.
"gezo"ya arakawa under the bridge anime önerisi için teşekkür ederim.*

izlediğim anime filmleri ve yorumlarım:

spirited away: hayao miyazaki şaheseri. küçük kızın ruhlar bölgesine girmesiyle başlayan macerasına tanık olacak ve o harikulade sanattan, manzaralardan gözlerinizi alamayacaksınız.
eğer vaktiniz yoksa animeye spirited away'den başlayabilirsiniz. kendileri de benim ilk anime filmim olur.

prenses mononoke: hayao miyazaki'nin yine harikulade manzaralı bir anime filmidir. doğa ve insanların savaşını anlatan filmde kızımız doğadan yanadır.

a whisker away: bir netflix anime filmidir. arada bir maske takmasıyla kediye dönüşür ve
sevdiği oğlanın bir kedisi olur. sonraları insanlığını kaybeden kız bir maceraya atılır.

your name: bir sanat eseri daha. çok güzel manzaraları olan japon kültürü ve inanışı ile ilgili bağlantılı olayları olan bir anime filmi.
mutlaka izlemeniz gerekiyor. iki kişi hem beden değiştiriyor hem de spoiler olacağı için söylemiyorum. izleyince anlarsınız.
devamını gör...

fal bakan sözlük yazarlarından çok fal baktırmak isteyen sözlük yazarlarını bir araya toplayan başlık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daire içine aldığım yerde raphael hayatına aşkı ve merhameti yeniden sunmak için adeta diz çökmüş.bu erkek melek omzunda taşıdığın tüm yükleri almak için sabırsızlanıyor.
hayatına çektiğin setler (seni ne kadar kötülüklerden uzak tutmak için çekilmiş görünse de) güzel şeylerin akıp gelmesini engellemiş.şubat ayının son haftasına kadar alman gereken kararları sakin ve inanarak almalısın.acaba mı dediğin şeylere bir şans vermen gerekiyor. (bkz: birazsiyahbeyaz)
devamını gör...

öyle hocaları asıl öğretmen yapmamak lazım.
devamını gör...

profiterol hamuru için:

1 su bardağı su

1 su bardağı un

1/2 paket margarin(125 gram)

3 adet büyük boy yumurta

kreması için:

500 ml. süt

1,5 çay bardağı toz şeker

3 yemek kaşığı un

1 adet yumurta

1 paket vanilin(veya vanilya çubuğu)

çikolata sosu için:

220 gram bitter çikolata

200 gram krema

püf noktası için;

yumurtaların kesilmemesi için; hazırladığınız şu hamuru soğuduktan sonra yumurtaları tek tek ekleyin ve hızlıca karıştırın. hazırladığınız profiterol hamurlarını tabanını yağlı kağıt ile kapladığınız fırın tepsisine kabarma payı bırakacak şekilde aralıklı olarak yerleştirin. hamurların büyüklükleri piştikten sonra farklılık gösterebilir. kremayı soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.

profiterol tarifi nasıl yapılır?

kremasını hazırlamak için, bir sos tenceresine 2,5 su bardağı süt, 1,5 çay bardağı toz şeker ekleyin.

3 yemek kaşığı un ve 1 adet yumurta ekleyip orta ateşte koyu bir kıvam alana kadar sürekli olarak karıştırın.

koyulaşana kremaya 1 paket vanilin ekleyip tekrar karıştırın ve ocaktan alıp, oda sıcaklığına geldikten sonra sıkma poşetine doldurup, en az 1 saat buzdolabında bekletin.

profiterol hamurunu hazırlamak için, 1 su bardağı suyu ve 125 gram margarini bir tencerede kaynatın.

ardından 1 su bardağı unu da ekleyerek 3-4 dakika sürekli olarak karıştırın. toparlanan hamuru ozaktan alın ve oda sıcaklığında 15 dakika dinlenmeye bırakın.

3 adet büyük boy yumurtayı birer birer ekleyerek dinlenmiş olan hamura yedirin.

hamur, yumurtalarla tamamen karıştıktan sonra 15 dakika daha dinlendirin.

1'er tatlı kaşığı hamuru pişirme kağıdı serili fırın tepsisine arada boşluk kalacak şekilde kaşık yardımıyla dökün.

önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.

pişen profiterol hamurlarını oda sıcaklığında dinlendirin.

sonrasında alt kısımlarından bıçak yardımıyla delik açın.

içini hazırladığınız kremayla doldurun.

çikolata sosu için; küçük parçalara ayırdığınız bitter çikolatayı, küçük bir sos tenceresinde krema ile tamamen eriyene kadar karıştırın ve ocaktan alıp ılımaya bırakın.

üst üste dizdiğiniz profiterollerin üzerine hazırladığınız çikolata sosu ve file antep fıstığı gezdirip servis edin. afiyet olsun!..
devamını gör...

annemin kardeşi mi sanmadilar? şöför öğrenci olduğuma mi inanmadi? beni üst sınıf sananlar mi olmadı? neler gördü bu gözler, neler duydu bu kulaklar a dostlar. he işime yarayan noktalar oldu mu? çok ama insan bi üzülmuyor da değil.
devamını gör...

t: aynı anda hem eğitim görüp hem de sigortalı/sigortasız bir işte çalışan bireyin hâlini ifade eden tanım.

altı aylık bir ara sonrası hem okuyup hem çalışmaya yeniden başladım, haftanın dört günü 12 ila 13 saat arasında çalışıp diğer üç gün de okumaya çalışıyorum, mâlum son dönemde çalışmadan okumak imkansıza yakın.

bu durumun artı ve eksileri bulunmakta, bunları sıralayacak olursak:

artıları:
- standarta göre daha fazla paranın olması,
- bir şeylerle meşgul olmanın verdiği huzur,
- sosyalleşme ihtiyacının marjinal insanlarla(iş yerine göre değişir) giderilmesi,
- ekonomik özgürlük,
- iş hayatı deneyimi ve bu yönde becerilerdir.

eksileri:
- ayaklarda ya da diğer eklemlerde geçmeyen ağrı ya da şişkinlik,
- paranın harcanmaya zamanın bulunamaması,
- iş temposuna göre değişen enerji düzeyi, (genelde düşük)
- kendine harcayacak zamanın olmamasıdır.

mutlu olduğum konular hayatımı belirli bir düzene oturtmuş olmam, kırk elli kişilik arkadaş ortamını 6 - 7 kişiye indirmiş olmam gibi etkenlerin sağladığı huzur ve yalnızlık, mükemmel.

evden 1000 km uzakta geçirdiğim altı ay sonucunda yalnızlığın benim hayat tarzım olduğunu ve vaktimin %70 gibi bir dilimini yalnız başıma kendimi geliştirerek harcamak dışında bir şey yapmak istemediğimi anladım.

dramalardan ve insanlardan uzak, bakılan 7 - 8 sokak köpeği, haftalık alınan maaş, satın alınan 10 yeni kitap ile mutluyum.
devamını gör...

gözlemlediğim kadarıyla, şu an genel bir kitle tarafından sevilmeyen iki yazar var.

lucifer,
psg
devamını gör...

diyorum ya sayfalarca şiirlerce anlatmak istiyorum seni
ama yetmiyor kelimeler dökmeye içimdekileri
sahi ne var benim içimde ?
yahu söylüyorum ya işte
"ben de bilmiyorum "diye
insan anlatabilir mi bilmediğini?
bilmediğini nasıl hissediyor o zaman?
hissettikçe öğreniyor demek ki.
kafam karışık altan
sanırım biliyorum artık bazı şeyleri
diyorum ya " garip her sey"
bunu sen de biliyorsun
sen görüyorsun en çok beni
tüm çıplaklığımla hem de
en çok maaleseflerimi
bir de keşkelerimi
tutup kolumdan dans ettiriyorsun
bak görüyor musun?
artık daha da kafam karışık
neyse susmalıyım artık
biraz sana izin.
devamını gör...

(bkz: ykk) bir fermuar markası. bu fermuarı kullanan hangi marka ürün alıyorsam o ürün bana güven hissi veriyor.
devamını gör...

ay'a gitmek he mi ?
devamını gör...

"beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir."

büyük önder gazi mustafa kemal atatürk'ü sevgi, saygı, özlem ve minnetle anıyoruz.
devamını gör...

agnostisizm'in alt dallarından birisi.
tanrının varlığı ya da yokluğunun bizi hiçbir şekilde etkilemeyeceğini, bu yüzden tanrı kavramını tartışmanın bile gereksiz olduğunu düşünür.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim