sabaha enerjik uyanmak
arada bir oluyor bu. açıyorum hemen perdeleri, mis gibi güneş... bir yandan müzik açıyorum, başlıyorum odayı toplamaya. bir yandan şarkı söylemeler sonra kahvaltı hazırlamalar... arada bir geliyor hayatı sevme şeyi. sonra bu enerji gün içinde 2 olayla bitip gidiyor.
devamını gör...
entropi kütle çekimi
teorik fizikçi erik verlinde'nin öne sürdüğü, kütle çekiminin sürekli olarak var olmayan, ortamdaki şartlara bağlı olarak ortaya çıkan bir etki olduğunu söyleyen ilke.
doğada 4 temel kuvvet olduğunu söyleriz:
elektromanyetik kuvvet
güçlü ve zayıf çekirdek kuvvetleri
kütle çekim kuvveti
verlinde, kütle çekiminin temel kuvvetlerden biri olmadığını söyler. hatta şöyle der: "kütle çekimi bir illüzyondur". onun, kuantum dolanıklık dediğimiz olgu nedeniyle, bilgi etkileşimi sonucunda anlık olarak, yani bir başka deyişle entropi nedeniyle ortaya çıktığını öne sürer. bunun doğruluğu kanıtlanırsa, karanlık madde dediğimiz şeyin varlığını sorgulamamız gerekebilir.
verlinde'nin bu hipoteziyle hem uyuşan hem de çelişen farklı gözlem sonuçları var. o nedenle öne sürdüklerinin doğrulukları şimdilik tartışmalı durumda.
doğada 4 temel kuvvet olduğunu söyleriz:
elektromanyetik kuvvet
güçlü ve zayıf çekirdek kuvvetleri
kütle çekim kuvveti
verlinde, kütle çekiminin temel kuvvetlerden biri olmadığını söyler. hatta şöyle der: "kütle çekimi bir illüzyondur". onun, kuantum dolanıklık dediğimiz olgu nedeniyle, bilgi etkileşimi sonucunda anlık olarak, yani bir başka deyişle entropi nedeniyle ortaya çıktığını öne sürer. bunun doğruluğu kanıtlanırsa, karanlık madde dediğimiz şeyin varlığını sorgulamamız gerekebilir.
verlinde'nin bu hipoteziyle hem uyuşan hem de çelişen farklı gözlem sonuçları var. o nedenle öne sürdüklerinin doğrulukları şimdilik tartışmalı durumda.
devamını gör...
parfüm olup şişelense satın alınacak kokular
omo color parfüm olursa fransa’ ciddi bir krize girer. hristiyan birliğine bir darbe indirmeye ne dersiniz?
tühhh ya omo, amerikalılarınmış...... yine ve yeniden büyük oyunu bozamadık....
neyse efendim, ben deterjan haliyle bile parfüm etkisi yaratılacak bir sırrı paylaşayım.
omo color sıvı deterjanla yıkanmış kıyafetlerinizi, hafif nemliyken ütülerseniz eğer koku kıyafetlere tamamen hapsolur.
euro’nun arşa çıktığı bugünlerde temiz kokmak isteyenlere yatırım tavsiyesidir.
tühhh ya omo, amerikalılarınmış...... yine ve yeniden büyük oyunu bozamadık....
neyse efendim, ben deterjan haliyle bile parfüm etkisi yaratılacak bir sırrı paylaşayım.
omo color sıvı deterjanla yıkanmış kıyafetlerinizi, hafif nemliyken ütülerseniz eğer koku kıyafetlere tamamen hapsolur.
euro’nun arşa çıktığı bugünlerde temiz kokmak isteyenlere yatırım tavsiyesidir.
devamını gör...
değişen yıldızlar
birtakım iç ya da dış etkiler nedeniyle, parlaklığı periyodik olarak değişen yıldızlar. parlaklığın değişim miktarı ve değişme periyodu gibi özelliklere göre, çeşitli başlıklar altında incelenirler.
***
iç yapısı nedeniyle değişen yıldızların parlaklık değiştirme nedeni, hidrostatik dengelerinin bozulmasıdır. dış yapısı nedeniyle parlaklık değişimleri ise, yıldızın üzerindeki manyetik alan kaynaklı lekeler nedeniyle gerçekleşir ya da bu değişimler, yıldızın önüne periyodik olarak başka bir yıldızın geçtiği çift yıldızlar dediğimiz sistemlerde görülür.
***
bir takımyıldız içerisindeki değişen yıldızların isimlendirilmesi, yıldızların keşfedilme sırasına göre yapılır. yunan alfabesinden harflerle başlayan isimlere sahip yıldızların isimleri değiştirilmez. ancak yıldızın böyle bir ismi yoksa, isminin başına büyük r harfi getirilir. ardından keşfedilenlere r'den itibaren sırasıyla z'ye kadar alfabetik harfler eklenir. w uma, t tau gibi isimler, bu durumun sonucudur.
alfabedeki harfler biterse ve yeni değişen yıldız keşfedilirse ne olur? bu kez ismin önüne rr getilir (rr lyrae yıldızı gibi). bu kez de rr, rs, rt şeklinde z'ye kadar gidilir. eğer zz ismi de verildikten sonra yeni yıldız keşfedilirse aa'ya dönülüp buradan devam edilir. ancak j harfi bu isimlendirmelerde kullanılmaz.
peki neden böyle karman çorman bir isimlendirme sistemi var? çünkü bu sistem ilk çıktığında, a'dan r'ye kadar büyük harfler ve tüm küçük harfler, başka isimlendirme sistemleri için kullanılıyordu. teknoloji ilerleyip çok sayıda yıldız keşfi peş peşe gelince, sistem de tüm harfleri bazen 2'li kombinasyonlar şeklinde kullanmak zorunda kaldı.
***
buraya kadar anlattığım isimlendirme sistemi ile isimlendirilen 334 yıldız bulunuyor. ancak yeni değişen yıldızların keşfi devam ediyor. artık alfabedeki harflerle değil, ingilizcedeki değişen anlamına gelen "variable" kelimesinin baş harfi olan v ile başlıyor isimler. v335 gibi...
***
iç yapısı nedeniyle değişen yıldızların parlaklık değiştirme nedeni, hidrostatik dengelerinin bozulmasıdır. dış yapısı nedeniyle parlaklık değişimleri ise, yıldızın üzerindeki manyetik alan kaynaklı lekeler nedeniyle gerçekleşir ya da bu değişimler, yıldızın önüne periyodik olarak başka bir yıldızın geçtiği çift yıldızlar dediğimiz sistemlerde görülür.
***
bir takımyıldız içerisindeki değişen yıldızların isimlendirilmesi, yıldızların keşfedilme sırasına göre yapılır. yunan alfabesinden harflerle başlayan isimlere sahip yıldızların isimleri değiştirilmez. ancak yıldızın böyle bir ismi yoksa, isminin başına büyük r harfi getirilir. ardından keşfedilenlere r'den itibaren sırasıyla z'ye kadar alfabetik harfler eklenir. w uma, t tau gibi isimler, bu durumun sonucudur.
alfabedeki harfler biterse ve yeni değişen yıldız keşfedilirse ne olur? bu kez ismin önüne rr getilir (rr lyrae yıldızı gibi). bu kez de rr, rs, rt şeklinde z'ye kadar gidilir. eğer zz ismi de verildikten sonra yeni yıldız keşfedilirse aa'ya dönülüp buradan devam edilir. ancak j harfi bu isimlendirmelerde kullanılmaz.
peki neden böyle karman çorman bir isimlendirme sistemi var? çünkü bu sistem ilk çıktığında, a'dan r'ye kadar büyük harfler ve tüm küçük harfler, başka isimlendirme sistemleri için kullanılıyordu. teknoloji ilerleyip çok sayıda yıldız keşfi peş peşe gelince, sistem de tüm harfleri bazen 2'li kombinasyonlar şeklinde kullanmak zorunda kaldı.
***
buraya kadar anlattığım isimlendirme sistemi ile isimlendirilen 334 yıldız bulunuyor. ancak yeni değişen yıldızların keşfi devam ediyor. artık alfabedeki harflerle değil, ingilizcedeki değişen anlamına gelen "variable" kelimesinin baş harfi olan v ile başlıyor isimler. v335 gibi...
devamını gör...
türkiye’nin gizli cennetleri
lütfen söylemeyiniz. duyulur falan artık cennet olmaz.
devamını gör...
sizin hiç babanız öldü mü
bu şiiri ne zaman okusam ya da duysam, basıyorum küfürü. cemal süreyya'yı ya da şiiri sevmediğimden değil babamı çok sevdiğim için.
neden sonra sakinleşiyorum. kalbime saplanan ok çıkmış oluyor. ne yazmış adam diyorum. nasıl vermiş duyguyu, tam şairliğine şapka çıkarıyorum, bu seferde aklıma şiiri babası ölmeden önce yazdığı geliyor. yine basıyorum küfürü...
bu şiirle aramda sin kaflı ve dalgalı bir ilişki var.
neden sonra sakinleşiyorum. kalbime saplanan ok çıkmış oluyor. ne yazmış adam diyorum. nasıl vermiş duyguyu, tam şairliğine şapka çıkarıyorum, bu seferde aklıma şiiri babası ölmeden önce yazdığı geliyor. yine basıyorum küfürü...
bu şiirle aramda sin kaflı ve dalgalı bir ilişki var.
devamını gör...
sami şekeroğlu
türkiye'nin ilk sinema profesörleinden ve arşivcilerindendir.
1937 yılında elazığ'da doğdu. ilk ve ortaokul eğitimini elazığ'da tamamladı. liseyi, o zamanlarda siyasi sebeplerden dolayı doğuya sürülen önemli isimlerinin toplandığı elazığ lisesi'nde okudu. burada aldığı eğitimin çok kaliteli ve kendisi için de çok değerli olduğunu her fırsatta dile getirir.
istanbul devlet güzel sanatlar akademisi'nde resim eğitimi aldı. eğitimi esnasında sinemaya olan ilgisi günden güne arttı ve 1962 yılında türkiye'nin ilk sinema kulübü olan kulüp sinema 7'yi kurdu. akademi'deki bazı hocaların, sinemanın sanat olmadığını düşündükleri için kulübe karşı çıkmasına rağmen sami şekeroğlu, akademi içinde küçük bir odada kulübü açık tuttu. bu hareketlerinden dolayı birçok kez de okuldan atıldı.
kulüpte, sinema tartışmalarının yanı sıra sami şekeroğlu'nun ve arkadaşlarının kendi çabalarıyla arşiv çalışmaları da başladı. unutulmuş, bakımsız kalmış filmlerin de peşinden giderek bir arşiv kurdu.
1967 yılında kulüp, türk film arşivi adını aldı. arşivin kuruluş amacı, “sinema sanatının sürekliliğini sağlamak ve sinemanın tarihsel gelişim çizgisine yararlı olabilmek için her türlü sinematografik belgeyi derleyip gelecekte de seyredilip incelenebilmesi için titizlikle korumak, bu amaca bağlı olarak öncelikle türk sinemasına ait ürünleri derlemek korumak, böylece ulusal bir sinema arşivi kurulmasını sağlamak film gösterileri düzenleyerek sinemanın gelişimini izlemek ve bu gelişimi sağlayan belli başlı yapıtlar üzerinde inceleme imkânını açmak, sinemanın tarihi, estetiği, sosyolojisi üzerine yayınlar yapmak, türkiye’de ve diğer ülkelerdeki sinema kuruluşlarıyla yukarıdaki amaçlar çerçevesinde işbirliği yapmak” şeklinde belirlendi.
ciddi bir büyüklüğe ulaşan arşivi, 1969 yılında karşılıksız olarak akademi'ye devretti ve devlet güzel sanatlar akademisi film arşivinin kurucusu oldu. bu devirle artık arşiv, bir devlet kurumu oldu.
1967'de fıaf'a(uluslararası film arşivleri federasyonu) üye olan arşiv, 1973'de yetkili ve asil üye mertebesine kabul edildi.
1974 yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde, türkiye'deki ilk sinema eğitimini başlattı. yine sinema-tv merkezinde türkiye'nin ilk sinema müzesini kurdu. 1985 yılında toprak adamlar adında, hocası neşet günal'ı konu alan, deneysel bir belgesel film çekti.
bugün hala,84 yaşında, msgsü sinema-tv bölümünde, 1974 yılında balmumcu'da inşa edilen binada ders vermektedir. film arşivi ise yine aynı binada muhafaza edilmektedir.
1937 yılında elazığ'da doğdu. ilk ve ortaokul eğitimini elazığ'da tamamladı. liseyi, o zamanlarda siyasi sebeplerden dolayı doğuya sürülen önemli isimlerinin toplandığı elazığ lisesi'nde okudu. burada aldığı eğitimin çok kaliteli ve kendisi için de çok değerli olduğunu her fırsatta dile getirir.
istanbul devlet güzel sanatlar akademisi'nde resim eğitimi aldı. eğitimi esnasında sinemaya olan ilgisi günden güne arttı ve 1962 yılında türkiye'nin ilk sinema kulübü olan kulüp sinema 7'yi kurdu. akademi'deki bazı hocaların, sinemanın sanat olmadığını düşündükleri için kulübe karşı çıkmasına rağmen sami şekeroğlu, akademi içinde küçük bir odada kulübü açık tuttu. bu hareketlerinden dolayı birçok kez de okuldan atıldı.
kulüpte, sinema tartışmalarının yanı sıra sami şekeroğlu'nun ve arkadaşlarının kendi çabalarıyla arşiv çalışmaları da başladı. unutulmuş, bakımsız kalmış filmlerin de peşinden giderek bir arşiv kurdu.
1967 yılında kulüp, türk film arşivi adını aldı. arşivin kuruluş amacı, “sinema sanatının sürekliliğini sağlamak ve sinemanın tarihsel gelişim çizgisine yararlı olabilmek için her türlü sinematografik belgeyi derleyip gelecekte de seyredilip incelenebilmesi için titizlikle korumak, bu amaca bağlı olarak öncelikle türk sinemasına ait ürünleri derlemek korumak, böylece ulusal bir sinema arşivi kurulmasını sağlamak film gösterileri düzenleyerek sinemanın gelişimini izlemek ve bu gelişimi sağlayan belli başlı yapıtlar üzerinde inceleme imkânını açmak, sinemanın tarihi, estetiği, sosyolojisi üzerine yayınlar yapmak, türkiye’de ve diğer ülkelerdeki sinema kuruluşlarıyla yukarıdaki amaçlar çerçevesinde işbirliği yapmak” şeklinde belirlendi.
ciddi bir büyüklüğe ulaşan arşivi, 1969 yılında karşılıksız olarak akademi'ye devretti ve devlet güzel sanatlar akademisi film arşivinin kurucusu oldu. bu devirle artık arşiv, bir devlet kurumu oldu.
1967'de fıaf'a(uluslararası film arşivleri federasyonu) üye olan arşiv, 1973'de yetkili ve asil üye mertebesine kabul edildi.
1974 yılında mimar sinan güzel sanatlar üniversitesinde, türkiye'deki ilk sinema eğitimini başlattı. yine sinema-tv merkezinde türkiye'nin ilk sinema müzesini kurdu. 1985 yılında toprak adamlar adında, hocası neşet günal'ı konu alan, deneysel bir belgesel film çekti.
bugün hala,84 yaşında, msgsü sinema-tv bölümünde, 1974 yılında balmumcu'da inşa edilen binada ders vermektedir. film arşivi ise yine aynı binada muhafaza edilmektedir.
devamını gör...
normal sözlük'ün ekşi sözlük’ten farkı
beleş t-shirt dağıtması.
ekşi de anca zirveye giriş ücreti alsın.
yürü be yoldaş!
ekşi de anca zirveye giriş ücreti alsın.
yürü be yoldaş!
devamını gör...
probis
ben bunun içinde muz olduğuna inanmıyorum. daha doğrusu inanamıyorum. içinde muz olan bir şeyin bu kadar güzel ve tatlı olması çok garip geliyor. müthiş bir gıda. bünyede yersiz bağımlılık yaratmasıyla meşhurdur.
devamını gör...
sözlükte yaşlılara saygının kalmamış olması
bakın mesela bu başlığın sahibi boomer moomer ama sevecen bir dayı.
böyle boomerlarla bir derdim yok benim.
böyle boomerlarla bir derdim yok benim.
devamını gör...
her sabah kahve içmek
günlük rutinimdir.
uykumu açsın diye değil keyif aldığım için içiyorum. bu arada sanırım artık kafein bana etki etmiyor. günde en az 6-7 kupa sade şekersiz üstüne, (tabi yapan olursa) türk kahvesi. ne uykumu kaçırıyor ne de uykumu açıyor...
hatıralar köşesi: sadece bir kahve türü beni mahvetmişti. onu da afganistan’da görev yapan bir dostum getirdi. özellikle “abi bak yarım çay bardağı kadar içeceksin fazlasını sakın tek seferde içme” dedi.
tabi ben ne yaptım? kahve bana dokunmaz diyerek bir kupa hazırladım içtim. sonucunda da aşırı kalp çarpıntısı ile birlikte 2,5 gün hiç uyumadan geçirdim. aşırı enerjiktim ama baş ağrısı dayanılmazdı. ilginç bir deneyimdi.
uykumu açsın diye değil keyif aldığım için içiyorum. bu arada sanırım artık kafein bana etki etmiyor. günde en az 6-7 kupa sade şekersiz üstüne, (tabi yapan olursa) türk kahvesi. ne uykumu kaçırıyor ne de uykumu açıyor...
hatıralar köşesi: sadece bir kahve türü beni mahvetmişti. onu da afganistan’da görev yapan bir dostum getirdi. özellikle “abi bak yarım çay bardağı kadar içeceksin fazlasını sakın tek seferde içme” dedi.
tabi ben ne yaptım? kahve bana dokunmaz diyerek bir kupa hazırladım içtim. sonucunda da aşırı kalp çarpıntısı ile birlikte 2,5 gün hiç uyumadan geçirdim. aşırı enerjiktim ama baş ağrısı dayanılmazdı. ilginç bir deneyimdi.
devamını gör...
35-45 yaş arası insanların muhabbetinin çok iyi olması
(bkz: ben)
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
çok yanlış bir tespit tam tersine stresten saçımız dökülüyor.
devamını gör...
sevgili bir tatlı olsa ne olurdu sorunsalı
kaymaklı ekmek kadayıfı..
devamını gör...
iyi erkeklerin nerede olduğu problemi
iyi kadınların yanındalar merak etmeyin.
devamını gör...
v for vendetta replikleri
çünkü sözler yerine kaba kuvvet kullanılabilse de kelimeler kudretini hep koruyacaktır ! kelimeler anlama ulaşmanın yollarını ve dinleyenlere hakikatin teleffuzu gösterir.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
buradan
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim - pablo neruda
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim - pablo neruda
devamını gör...
alfa hücreleri
pankreasda bulunur. glukagon adlı hormonu salgılar.
devamını gör...
hayattan zevk alıyorum aktiviteleri
sahilde çıplak ayak yürümek. insana "yaşıyorum" dedirtiyor
devamını gör...
