çoğu insanın yaşadığı pazartesi sendromunu bir nebze de olsa azaltan, insana çok ayrı bir keyif veren banyodur.
devamını gör...

can sıkıntısı bünyede haddinden fazla olduğu zamanlarda zuhur eden istektir. böyle durduk yere tanımları okuyup özel mesaj yoluyla ''bruh'' tepkisi vermeyi ister insan. ama utancından yapamaz ve hevesi kursağında kalır, sessizce oturduğu yerde büzülür...
devamını gör...

yazar ahalisinin dert serme mekanı.

diyecekler ki kafa sözlük için öneriler başlığına yaz. hayır efendim, buraya yazacağım. neden biliyor musun sevgili moderasyon? çünkü her şeyi, her entryi, her başlığı kafanıza göre taşımanızdan sıkıldım. eğer o işin cılkı çıkmamış olsa emin olun kafa sözlük için öneriler başlığına yazardım. dine karşı din.

rahatsız olmaya başladım. bakın, küfürsüz yazmayı artık hemen hemen herkes kabullendi ve onayladı. dahası zaten bunu kabul etmeyenin burada ne işi var? fakat benim ve benim gibi düşünenlerin takıldığı nokta argo ve hafif bel altı muhabbetlere adeta 35 yaşında çılgın bakireler gibi yaklaşmanız. arkadaşım ben buraya bir şeyler öğrenmek,okumak için geldiğim gibi biraz da makara yapmaya geliyorum. hatta ve hatta kız ayarlayacağım ulan. sana ne?
devamını gör...

milli yas günü.

saat gelip de siren başladığı zaman ata'yı sevip de içi ürpermeyen kaç kişi vardır, ben bilmiyorum. ben o sesi duyduğumda buz gibi bir rüzgâr eser içimde hep. hava güneşli olsa bile, kasım ayı güneşinin verdiği o buruk, donuk, hüzünlü tatla bir araya geldiğinde başka, yağmurlu bir günse yağmurun da bizimle birlikte ağladığını düşündüren hüzünle bir araya geldiğinde başka...

yazmayacağım tek tek neler yaptığını, neden sevdiğimizi, neden saygı duyduğumuzu... bilen biliyor zaten. sadece biliyorum ki yaşasaydı espri yapanları, mizahı severdi bizim gibi. o yüzden saygıdeğer anısının affına sığınarak, biraz espriyle karışık, biraz da gerçek olduğunu düşünerek diyorum ki:

"bu maskenin altında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez."

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

pakize barışta ile fotoğrafı.
ikisinin nikah şahidi ali poyrazoğlu, çikolatalarını alan da engin ardıç imiş.

not : fotoğraf ve bilgi @kulturistan instagram sayfasından alıntıdır.
devamını gör...

ben bu tasarrufu sıkça yapmaktayım. size de tavsiye ederim. her yıl milyonlarca nokta gereksizce israf ediliyor.
devamını gör...

herkes özenir bazen böyle şeylere, ama bunları gerçek hayata aktarmak sakıncalı sanki..
devamını gör...

ömrümm, kurt bakışlım, aslan yelesi saçlım shjsds

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tuzlayım da kokma bari. *
yenilerden bir yazar.
devamını gör...

(bkz: klaus mikaelson) maşşallah şuna bak.
devamını gör...

bir şeyin başlangıcındaki küçücük bir değişimin bile çok büyük sonuçlara zemin hazırlamasıdır.* öyle ki kafaya takmış olduğum ve hayatıma enjekte etmeye çalıştığım etkidir. fiziksel, karakteristik minik değişiklikler... şimdi 10 ay öncesine göre çok farklıyım.
devamını gör...

yine tutuklanmayacak kesin diye içimden geçirdiğim itiraftır. adam takılıyor istediği gibi tik tok çekiyor uyuşturucu içerken video atıyor ama ne hikmetse hiç bir şey olmuyor.
sağ olsun geç oldu güç olmadı.
bu adama bir küfür ediyorum var ya duymanız lazım.
devamını gör...

hep beraber bir beyin jimnastiği yapalım.
herkesin yıllardır kullandığı grip aşısını düşünelim.
bunun, sürekli değişen formları üretilmekte ve herkeste aynı sonucu vermemekte.
yüzlerce farklı formda grip virüsü var.
eğer kullandığınız aşı, karşılaştığınız virusle uyumluysa, etkili oluyor, fayda sağlıyor, aksi halde siz tekrar grip olmaktan kurtulamıyorsunuz.
duyarız çevremizde, 'aşı oldum ama yine de grip oldum.'
ışte bu virüsün çeşitliliğiyle alakalı bir sonuç.
covid-19'la ilgili hızlandırılmış biçimde yapılan aşı çalışmaları da, mevcut virüsün formu baz alınarak yapılan çalışmalar.
haa, belki bunun birbirine yakın birkaç formunda da etkin sonuç alınabilecek.
peki ya virüs çok farklı bir forma dönüştüyse ? o zaman üretilen aşı nasıl etkili olacak ?

ıs adeta falcılığa dönüşmüş durumda. bilim adamları bile ikiye bölünmüş, kimisi işe yarar derken, bir grup da bizim yazdığımız sebeplere bağlı olarak etkili olamayabileceğini söylüyor.
ınsanoğlu, adeta şansa bağlı bir yaşam mücadelesinin içinde, oradan oraya savrulmaya devam ediyor .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

günaşırı gelirim.
devamını gör...

yunan mitolojisi'nde bir büyücü'dür.
devamını gör...

koca ülkede balon olmayan üniversite mi var?

al hacettepe'nin tıp harici bölümlerini vur diğerlerini.

aynısının laciverdi.
devamını gör...

1984 yılında yayınlanmaya başlayan bir çizgi dizidir. yönetmeni john kimball olan çizgi dizi bir süre türkiye’de de yayınlandı.

biraz transformers ve knight rider karışımı bir hikaye olan turbo teen brett mathews’un yaşadığı talihsiz bir kaza sonucu başına gelen tuhaf bir olay ile başlıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

brett kırmızı spor arabası ile - yanlış hatırlamıyorsam bir pontiac - amerikalı tavırlarla takılırken bir yıldırım fırtınasına yakalanır ve bir ışıma sonucu ısındığı her an kendi arabasına dönüşmeye başlar.

elbette ki bu tür güçler kazanan her amerikalının yapacağı gibi o da bu gücünü iyilik için harcayan bir kahramana dönüşür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

benim aklımda kalan sahne de şöyle dizi ile ilgili. brett, arabaya dönüşebilmek için ya üzerine sıcak bir şey döker, ya da çok sinirlenmesi gerekir. bir bölümde bu ikisi de olmayınca hollywood sarışını tipli kız arkadaşı brett’i öper ve kızın ateşine yanan brett arabaya dönüşüp önce düz duvara tırmanır sonra da kötüleri yakalar. kolej bebesi olan brett sonraki ve önceki hikayelerde her bölüm ateşlenmek için başka bir yöntem kullanır. dizinin en heyecan verici anı brett’in bu sefer arabaya nasıl dönüşeceğini beklemekti.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok iyi bir çizgi dizi değildi belki ama benim için önemliydi o zamanlar.
devamını gör...

bir kitap fuarinda kandirip eve atmisligim olan insan.

yok lan, oyle degil. abi bize aksam yemegine gelir misiniz demistim. kirmadi sagolsun. adresi alip geldi. universitedeyiz o zaman. saatlerce konustuk ordan burdan. sene 90'larin basi.

kral adamdi.
devamını gör...

beynimizin ürettiği dost kimyasallara adenozin deniyor. uyanık kaldığımız süre ne kadar uzunsa beynimizde biriken adenozin miktarı o ölçüde artıyor. adenozin rezervi arttıkça da uyuma isteği, zirve noktasına ulaşıyor. uyku uzmanları, adenozinin oluşturduğu bu yoğun uyuma isteğine uyku baskısı adını veriyorlar.
devamını gör...

bizler hep güçsüze, mağdura yardım etme eğilimi içindeyiz ama ya ömrü boyunca güçlü olmak zorunda bırakılan ama bir gün olsun yardım istemeye bile hakkı olmadığını düşünen, hep kuyruğu dik tutmak zorunda olanların da aslında en çok yardıma ihtiyacı olabileceğini gözden kaçırıyoruz. özellikle iki kardeş düşünün, mesela ben ve kardeşim... ben 11 yaşında yurda bırakılan, bu yaşına* kadar her şeyi kendi yapmış biri olduğumdan ailem kendi başımın çaresine bakabileceğimi bildiğinden bana hiç yardım etmez iken, kardeşim bankada hesap açacakken bile kalkıp köyden gelip ona yardım ederler... son bir haftadır yatak döşek yatmama rağmen beni bir kez bile aramamaları ama kardeşimin böyle saçmasapan ufak şeylerinde yanında olmaları gerçekte akıl almaz bir şey...tamam benim hayat mottom: "hiç kimseye muhtaç olmamak, kendi başına yetebilmek" eyvallah ama ben de insanım ya bir de hastayım yani benim de sevgiye, şefkate, merhamete ihtiyacım var ama maalesef bizimkilerde o yok ya da var da bana yok, zaten olsaydı 11 yaşında beni yurda bırakmazlardı neyse ya ben hasta olunca çok duygusallaştım, ömrüm boyunca hissedemediğim anne şefkatini bekledim ama olmayınca olmuyor demek ki....
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim