önce yeni biri gibi geliyor. sonra unutamayacağın birine dönüşüyor. sevinmeli mi üzülmeli mi belli değil..
devamını gör...


bende eksik olan neydi? iyi bir yaşamım yok muydu? yaşamımın giderek daralan bir dehlize geri dönülmez bir biçimde dönüşmekte olduğunu kime anlatabilirdim? çektiğim işkenceyi, uykusuz gecelerimi, intiharla flört etmemi kim anlayabilirdi?

böyle harika bir paragrafa sahiptir. okunulan dönemin etkisiyle de böyle düşündürtmüş olabilir tabi.
devamını gör...

sayın doktor beye teşekkür ederiz.
devamını gör...

eşimi arkadaşım bulmuştu. arkadaş çevremde öyle geniş değildir. kısaca aramayın o sizi buluyor ve sosyal olmanıza da gerek yok. zaten işe girince her yerden görücülerde bitiveriyor. bu da bir tercih.
devamını gör...

aşil olabilir.
"achille" de olabilir, belki fransız biriyle evlenirim.*
neyse, yazılışının bir önemi yok. bu ismi iki nedenle seçtim.
birincisi; mesleğimle ilgili.*
ikincisi; yunan mitolojisinde, achille gelmiş geçmiş en büyük savaşçı olarak kabul edilir. ölümsüzdür fakat tek zayıf noktası aşil tendonudur. aşil tendonunun ismi de oradan gelmektedir.
bonus sebep: truva'da achille'i brad pitt'in canlandırması.
devamını gör...

nükleer kıyametin yakınlığını belirtmek için kullanılan ifade. aynı zamanda muhteşem bir iron maiden parçasının adı. şarkının sözleri şöyle:

--- alıntı ---

kill for gain, or shoot to maim
but we don't need a reason
the golden goose is on the loose
and never out of season
blackened pride still burns inside
this shell of bloody treason
here's my gun for a barrel of fun
for the love of living death

the killer's breed or the demon's seed
the glamour, the fortune, the pain
go to war again, blood is freedom's stain
don't you pray for my soul anymore?

2 minutes to midnight
the hands that threaten doom
2 minutes to midnight
to kill the unborn in the womb

the blind men shout "let the creatures out
we'll show the unbelievers"
the napalm screams of human flames
of a prime time belsen feast ... yeah!
as the reasons for the carnage cut their meat and lick the gravy
we oil the jaws of the war machine and feed it with our babies

the killer's breed or the demon's seed
the glamour, the fortune, the pain
go to war again, blood is freedom's stain
don't you pray for my soul anymore?

2 minutes to midnight
the hands that threaten doom
2 minutes to midnight
to kill the unborn in the womb

the body bags and little rags of children torn in two
and the jellied brains of those who remain to put the finger right on you
as the madmen play on words and make us all dance to their song
to the tune of starving millions to make a better kind of gun

the killer's breed or the demon's seed
the glamour, the fortune, the pain
go to war again, blood is freedom's stain
don't you pray for my soul anymore?

2 minutes to midnight
the hands that threaten doom
2 minutes to midnight
to kill the unborn in the womb

midnight
midnight
midnight
ıt's all night
midnight
midnight
midnight
ıt's all night

--- alıntı ---

kaynak: genius

devamını gör...

vallahi çok çeşidini gördüm. kimisinde kadın, kimisinde erkek yönetiyordu. kayınvalide, arkadaş, babanın yönettiği ilişkiler bile gördüm.

''he bu kurallı bir şey mi? yönetilir mi?'' diye soracak olursanız, hayır cancağızım saçmalamayın. sevin sevilin işte. sevginiz ve karakterleriniz, yaşam dinamiğiniz sizi nereye götürüyorsa onu yaşayacaksınız.
devamını gör...

son 10 gündür şimdiye dek gördüğümden fazla reklam görmeye başladım. sanırım hesabımı silip bir daha girmeyeceğim.
devamını gör...

sanırım ben paralel evrendeyim.
devamını gör...

ya başlığı açan yazar sanki durumun tam tersi olmadığını bilmiyor.* kuyuya taş atmış işte, uzun uzun yazmaya gerek yok. parmaklarınıza yazık.
devamını gör...

"yalnızsın. yalnız bir adam gibi yürümeyi, aylak aylak dolaşmayı, bakmadan görmeyi, görmeden bakmayı öğreniyorsun. saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun. bir gölge olmayı ve insanlara sanki hepsi birer taşmış gibi bakmayı öğreniyorsun."

georges perec - uyuyan adam
devamını gör...

hayattan ders alınmayı bekleyen dört hatanız bulunmaktadır. en kısa zamanda yüzleşmez iseniz gaflete düşebilirsiniz. eğer dersinizi aldıysanız bu tanımı görmezden gelebilirsiniz.
devamını gör...

brothers düğüm salonu iftiharla sunar!
biz bu hafta hayvanlık peşinde koşmak, sırasıyla evcil, yarı evcil ve vahşi hayvanlardan konuşmak, hayvanlarımızdan bahsetmek istiyoruz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yer : o ağacın altı
kalkış saati 21:00
çıkın çıkın gelin!
çalışkan görselci taşeronumuz bu hafta izinde, neyin izinde biz de bilmiyoruz, tembel hayvanı gibi yaydığımız için bu görseli bulduk yetindik, yedi gibi sanki ha?
devamını gör...

sokak röportajlarında milletin açım diye ağlaması, normal değil bu.
bu noktada bir sıkıntı bariz ortada.
devamını gör...

almanca olan bu kelime oldukça tanıdık bir hissi ifade ediyor. türkçe'ye tam olarak çevrilemeyen bu kelime, "uzağı özlemek, uzaklara gitmeyi istemek, daha önce gidilmeyen yerlere özlem duymak" anlamına geliyor.
bazen sadece gitmek isteriz, neresi olduğu önemli değildir sadece yolda olmak isteriz ya işte tam da bunu kasteden bir kelime.
devamını gör...

leyla ile mecnun deyince en yakın arkadaşımın aklıma gelmesi. kitabı vardı iki defa okumuştu hatırladığıma göre ondan sonra zaten okul bitti kim bilir ondan sonra kaç defa okumuştur.
devamını gör...

kıbrıs gibi denetlemelerin bitmek bilmediği bir yerde yapıyorsanız sık sık kilitlenir.
kişisel ihtiyaçlarınızı temin edemezsiniz.
devamını gör...

daha fazla kızın hayatı kararmadan acilen hayata geçmesi gereken proje.

ülkemizde ve dünyanın birçok yerinde milyonlarca kız çocuğu kendi istekleri dışında başlarını kapatmaya zorlanıyorlar. aile baskısı, toplum baskısı ve eş baskısı gibi etkenler yüzünden başlarını kapatmak zorunda kalıyorlar. zorla başları açılan kızların mağduriyeti konuşuluyor fakat çok daha fazla mağdur edilen bu kızların mağduriyetinden pek bahseden yok. konuyu açtığınızda pişkin pişkin cevaplar veriliyor.

zorla başları kapatılan birçok kızla konuştuğumda ne korkunç hayatları olduğunu bir kez daha anladım. özgüvenleri yok olmuş, yaşam enerjileri kaybolmuş, saçları dökülmüş, depresyona girmişler ve intihar etmeyi bile düşünenler vardı. bazıları evden kaçmak istediğini, sevmeseler bile birini bulup evlenip ailelerinden uzaklaşmak istediklerini anlattılar. o kadar bitmişler ki, resmen yaşayan ölü haline gelmişler. dinde zorlama yoktur deyip de her şeyi zorla yaptıran bağnaz tiplerde zerre kadar vicdan kalmamış. bu kızların yaşadıkları çilenin artık bitmesi gerekiyor.

hangi sebeple olursa olsun bir insana zorla bir şey yaptırmak ''tecavüzdür''. tecavüz ise dünyanın her yerinde suçtur. insan bedeninin dokunulmazlığı vardır ve kim olursa olsun buna müdahale edemez. devletin bile müdahale etme hakkı olmayan kişisel dokunulmazlık, bazı bağnaz kafalar yüzünden sonuna kadar ihlâl ediliyor.

devletimizin acilen zorla başı kapatılan kızlar için bir ihbar hattı oluşturması gerekiyor. hattı arayıp zorla başının kapatıldığını ihbar eden kızların ailelerine önce uyarı verilsin ve konunun titizlikle takip edileceği söylenilsin. şikayet devam ederse artık zorla başını kapattıran her kimse hakkında yasal işlem başlatılsın ve caydırıcı cezalar verilsin. hâlâ bir sonuca ulaşılamazsa kız zaten yaşamak istemediği ailesinden alınıp devlet tarafından yapılan yurtlara yerleştirilsin ve özgürce yaşamaları sağlansın. çok daha farklı çözümler de bulunabilir. bunlar sadece birkaç örnek.

başlarını tamamen kendi inisiyatifleri ile kapatanlara sözümüz yok. hepsine saygı duyuyoruz. fakat başları zorla kapatılan kızların hakkını da sonuna kadar savunuruz. gelişmiş ülkeler uzayın derinliklerinde milyonlarca, hatta milyarlarca kilometre uzaklarda cirit atıyorken bizim gibi ülkeler daha insan haklarını bile doğru düzgün koruyamıyor. 21'inci yüzyılda bu barbarlığın artık bitmesi gerekiyor.

insan, empati yapabilen bir varlıktır. düşünün, kendinizi onların yerine koyun. size zorla istemediğiniz bir şey yaptırılsa neler hissederdiniz...
devamını gör...

(bkz: hamdım piştim yandım)
devamını gör...

durumun turizm sezonuyla alakalı olduğunu düşünenler hem haklılar hem de haksızlar.
turizmciyim, 2019 kasım ayından beri sadece 60 gün çalıştık. diğer tüm sektörler ya full çalıştılar ya da aralıklı çalıştılar ama çalıştılar ve sofralarına yemek koyabildiler.
bizler kredi dahi alamıyoruz, bankalar yüksek risk grubunda görüyorlar. hibeler ise komedi gibi. para lazım, para için aşılanma lazım, aşılanma yoksa turist yok.

gelelim yanıldıkları kısma. ruslar şu an için gelmeyecek, birleşik krallıktan turist gelmesi ise şu an için imkansız. ruslar hem covid hem de politik sebeplerle ambargo uyguluyorlar. 9 milyon rus turiste elveda dedik diyeceğiz, bu durum otelcileri zor duruma sokacaktır. diğer esnaf için olsa da olur olmasa da olur.

birleşik krallıktan gelecek turistler için durum biraz vahim, birleşik krallığın bizi seyahat edilebilir ülkeler listesine alabilmesi için haftalık vaka sayısının yüzbin kişide, altmış beş kişinin altında olması gerekir (yanılmıyorsam). ingilterede bilim kurulu gibi bir kurul var, bunlar haftalık toplanıp yeşil ülkeler listesi hazırlıyorlar ve bu listeye bizim ağustostan önce girebilme şansımız yok.

gelelim turizm politikasında yaptığımız hataya. tüm ülkeyi aşıladığımızı varsayalım. gelen turistten aşı kartı ve pcr testi istemiyoruz. işte dananın kuyruğu burada kopuyor. biz covid çorbası bir ülke haline geliyoruz.
gelen turist, süper yayıcı mı, hasta mı, değil mi bilmiyoruz. varsayalım x ülkesindem süper yayıcı bir turist geldi. 1000 yataklı bir otelde konaklıyor, otelde de ingiliz, alman, hollandalı, ukraynalı, polonyalı, slovak turistler olsun.
bu x turist diğer turistlerle restoranda yemek yiyecek, aynı havuza girecek, aynı barda içecek, aynı şezlonga yatacak.
tamam türkü aşıladın biz yırttık varsayalım.
diğer turistler ne olacak?
hepsi birbirinden kapıp ülkesine taşıyacak.
sen daha sezonu açtım dediğin gün geri dönen ilk turist kafilesi içerisindeki bir tek covidli çıkması halinde herkes ülkelerini türkiyeye kapatacak.

turizm işi ciddi iştir, lakin bizim bakanlıklar sadece vatandaşı aşılayarak problemi çözeceğini zannedecek kadar sığ düşünüyorlar.

gelen turisten aşı kartı ve pcr testi istemek akıllarına gelmiyor.

çok basit bir örnek de vereyim, birleşik krallık hindistan varyantı için bizi suçluyor.
haklılar. neden haklılar?
mart nisan aylarında ingiltereden hindistana giden hint vatandaşlarına ingiltere dönüşte karantina uyguluyordu ama türkiyeden dönenlere karantina uygulanmıyordu. hintli de klasik kurnazlığını yapıyor, hindistandan dönerken türkiyede 10 gün konaklıyor, türkiyeden ingiltereye uçuyordu. dolayısıyla karantinaya girmeden ingiltereye giriyorlardı. böylece hindistan varyantını hem ülkemize taşıdık hem de ingiltere ile arasında köprü kurduk.
ingilterenin uyarısıyla hindistandan gelenlerden pcr testi istemeye başladık.

yani işler turizm için kötü, sığ adamlar önünü arkasını düşünmeden kararlar alıyorlar ve bu nedenle turizm falan olur mu bu sene kimse bilmiyor.
benim oyum bu önlemlerle turizm falan olmayacağı.
turizm için vatandaşları aşılıyorlar derken bir kez daha düşünün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim