güvenmek. güvenmediğin bir insanın yaptığı hiç bir şey yıpratamaz. ama sevdiğin güvendiğin bir insanın en ufak hatası bile canınızı çok yakar. o yüzden en çok sevdiklerimize küseriz. o yapmaz dediğimiz kim varsa önce onlar yapıyor. kırıla kırıla güven kalmadı.
devamını gör...

olga kostyantynivna kurylenko.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

modern köleliğe ilk resmi geçiş ilanıdır, günün belli bir zaman diliminde dış dunyadan soyutlayıp geri kalan zamanda bir tek şahısın iki dudağı arasında olan (kural, kanun, emir, tanım, istek, arzu)r.
fakirler winrar32 gibi toplu taşıma araçlarına doluşturulup, orta sınıf insanların kıç kadar ofiste burun buruna çalışıp, üst sınıfın uzaktan çalışıp, işletmeler sadece %10 zarar etsin, kendisinin bile anlamlandıramadığı amaçsız gerekçesiz sebepsiz kuraldır.
devamını gör...

edebiyatta olmaması gereken olması mümkün olmayan şeylere rastlamaktır.

mesela osmanlı zamanında taksiyle birisi yanınıza yanaşıverir ve buna şaşırmazsınız. büyücüler fantastik olaylar anlatılır ve sizi şaşırtmaz.
uzun ihsan efendi bunu çok iyi yapar. (bkz: ihsan oktay anar)

ayrıca şu an okuduğum yüzyıllık yalnızlık kitabı bu şekilde bir kitaptır. okurken aşırı zorlanıyorum o ayrı.
devamını gör...

sevin arkadaşlar, kör kütük aşık olun. *
devamını gör...

türk dizi tarihinin belki de en iyi dizisidir. o yayınlandığı zaman sokakta kimse kalmazdı. en büyük farkı büyük tiyatro emekterlarını bünyesinde bulundurmasıydı.
devamını gör...

sinema dalında çağ atlasa da ülke olarak istenilen refah düzeyi ve siyasi ortama sahip değil. ortamı değerlendiren insanlar çıkmış ki kültürel anlamda çıtası yüksek bir halk olmanın gururu içerisindeler. bu da sinemada yeni anlayış, yeni perspektif, yeni sinema adamlarını ve yönetmenlerini ortaya çıkarmış. yazar neslihan acu, iran sineması hakkında şu tarifi yapmış :

bütçesi küçük ama insanlığı büyük samimi, dürüst filmler.
devamını gör...

turkiye'de fransa'ya karsi duyulan nefreti çok ilginç buluyorum çunku iki ulke birbirine çok ciddi derecede benziyor.

oncellikle fransa'daki ucuncu cumhriyet yani 1871 ve 1941 arasinda kullanilan ucuncu anayasa, turkiye'ye baskanlik sistemi gelmeden onceki sisteme çok benzerdi.

ıkinci olarak, turkiye'deki laiklik anlayisi, fransiz laiklik modelinin aynisi. cogu ulkenin sekulerlik anlayisi fransa'nin ve turkiye'nin laiklik anlayisi yaninda cocuk oyuncugi gibi kaliyor. turkiye'deki laiklik anlayisi, fransa'da oldugu gibi devletin din uzerinde bir soz hakki edinmesine yol aciyor. ayrica iki ulkede de, bu laiklik anlayisi cok tartisiliyor.

ucuncu olarak milliyetcilik. fransa, avrupa'da solun en guclu oldugu ulkelerden biri. ancak turkiye'de oldugu gibi çogu solcuda bile bir milliyetcilik var. ılk duydugunuzda kulaga garip gelebilir. soyle anlatayim, milliyetcilik cumhuriyetci degerlerin icine islemis durumda cunku fransa ulus devletin dogdugu yer. modern turk devleti kurulurkan, ataturk fransiz ulus devleti modelini kullandigindan mutevellit, bizdeki cumhuriyetci milliyetcilik anlayisi fransa'dakine cok benziyor.

son olarak tarıh. fransa da, turkiye de cok cesitli bir tarihi gecmise sahip. ıki ulke de tarih boyunca askeri basarilari ile taninmis ulkeler. ayni zamanda iki ulke tarihi olarak birbirlerine bagli ulkeler. fransa ve osmanli imparatorlugu 16.inci yuzyildan 19.uncu yuzyila kadar muttefiklerdi. bati avrupada, doguyla en fazla iletisime gecen ulke tarih boyunca fransa'ydi, islam dunyasin da ya da doguda en fazla batiyla icice yasiyan ulke ise turkiye.
devamını gör...

- öncelikle iş bulmak
- yeni bir eğitime başlamak
- 30 yeni kitap bitirmek
- konfor alanımdan çıkıp, yeni ortamlara korkmadan girebilmek
- şimdiki evimden taşınmak
- zayıflamak
- yıllardır hayalini kurduğum piano’yu almak ve çalabilmeyi öğrenmek
- 2 yeni dövme yaptırmak
- bardağın dolu tarafından bakmaya alışmak
- ertelediğim tatile gitmek

edit: hem çalışıyorum hem de yeni eğitimimin içindeyim. 30 kitaptan sadece 3 tane okuyabildim. piyano işini mecburen seneye erteleyeceğim. tatil konusunda çok kararsızım. taşınmak için param yok. yeni ortamlara korkmadan girebildim, o kısım da tamam. zayıfladım bir de. bakalım geri kalan 4 ayda ne kadarını daha halledebilirim, göreceyiz. *
devamını gör...

sakallı maymun olarak da bilinen bu tür güney amerika’da, peru’nun doğusunda amazon havzasında yaşamakta olan; henüz yok olma tehlikesi olmayan bir maymun türüdür. bolivya ve brezilya’nın bazı bölgelerinde de görülmüştürler.

adının alman imparatoru ikinci wilhelm'den ilham alınarak konulduğu düşünülmektedir. tamarinler en küçük maymun türlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

çoğunlukla kılları gri renktedirler, göğüslerinde ise sarı benekler bulunur. elleri ve ayakları siyah, kuyruğu ise kahverengidir. boyları 30-40 cm arasında değişir ve ortalama olarak 500 gr ağırlığındadırlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

onların asıl ilginç özellikleri ise dişileri çekmek için kullandığı ve son derece ilgi çekici olan sakalları ve bıyıklarıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

4 ila 20 kişiden oluşan sosyal bir grup içerisinde yaşarlar ve grubun içerisinde baskın olan dişi, diğer erkeklerle çiftleşir. bunun sonucunda yaklaşık olarak 145 gün süren gebelik meydana gelir. gebelik sonunda dişi, ikiz yavru doğurur.

ormanlarda, ağaçlar üzerinde çok atik bir şekilde hareket edebilirler. çeşitli bitkiler, bitki nektarları ve böcekler sayesinde beslenirler.

pençeleri ve elleri nesneleri tutma ve yakalama konusunda oldukça profesyoneldirler. mesela pençeleri yardımıyla bitki gövdelerini parçalayabilirler ve içlerinden çıkan sakızı yiyebilirler.
devamını gör...

''güzeşte''zaman bakımından geçmiş, geride kalmış demek ve çoğulu ''güzeştegân'' geçmiş olanlar anlamındadır. farsça bir kelimedir.
devamını gör...

(bkz: balon)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2017-2018 benim için iplerin kopma dönemleri, zor zamanlarım yani. hep evimde olsam odamdan çıkmasam kedim bile yanıma gelmese modundayım.

o dönem kısa süreliğine değişik bir itim çekim yaşadığım biriyle kısa süreli bir arkadaşlık yaşıyoruz. neyse efem ilk gün geldi bana o dönem o da kocasından ayrılıyor bari yanında durayım sana destek olayım modlarında. işte ilk gün geldi kaldı ikinci gün ortak bir arkadaşımızı çağırmak istedi. benim yok mok dememe kalmadı onu da çağırdı. oturdular bayağı falan ben ama artık gözlerine bakıyorum en son gece olmuş 00.30 ki ben o dönemler yoğun çalışıyorum ve erken yatıyorum zaten psikolojim darmaduman. bekliyorum gidecekler yok. dedim siz gitmeyi düşünmüyor musunuz? zaman geçsin yanında olalım diye geldik diyorlar ama birbirlerine kırıtıyorlar.

bir daha sordum yarım saat geçti geçmedi 'banu sen de alemsin biz olmasak ne yapacaksın? sana desteğe geldik' dedi erkek olan. 'arkadaşım siz olmasanız uyuyacağım, sabah işe gideceğim ben. erken yatıyorum biliyorsunuz bunu.neyse ben geçiyorum odama, oynaşmanız bitince kapıyı çeker çıkarsınız' dedim. nasıl dedim bilmiyorum ama o kadar sinirliyim ki yahu iyi değilim ben değil sizle mi uğraşacağım yok arkadaş yüzsüzler gitmediler.

o sıralar insan kaynaklarında personel sorumlusuyum ve çok yoğun işe alımlar var. ekip olarak pek kalabalık değiliz ve ben bile evrak işleriyle uğraşıyorum ciddi ciddi mesaiye kalıyorum yani bu işler için. saat 17.00 oluyor aramaya başlıyorlar. bir kadın arıyor bir erkek. bakın meşgule bile atmıyorum, açmıyorum direk öyle çalıyor. bir iki gün bu böyle devam etti. açtım bir gün evet dedim. 'banu ayıp ediyorsun' dedi erkek olan 'biz seni merak edip arıyoruz yanında olmaya çalışıyoruz' dedi. bakın 'ben geç saatlere kadar çalışıyor ve eve gider gitmez uyuyorum' dedim. yok inatla hala akşam gelelim bir şeyler içelim rahatlarsın diyor. kapadım suratına.

andaval mısınız evladım siz? bu nasıl bir yokluk evde ev yuh artık. yalnız yaşayanlar bilir bazıları sırf siz yalnız yaşıyorsunuz diye yanaşırlar size. değişik bir kafadır bu. evime birini atma kıvılcımını bazen görüyorum kadın olsun erkek olsun insanların gözlerinde. çok ilginç değil mi yahu? sadece bana mı denk geliyor ya bu tipler? ben evime kolay kolay kimseyi davet etmem bu yüzden. kahvemi dışarıda içer evime gelirim. biri sizin evinize girdi mi hele ki bir iki kere geldi mi değişiyor. ben bunu fark ettim. bir laubalilik, bir yılışıklık.. host neyse gece gece çok sinirlendim bak şimdi.

sonra banu insan sevmiyor açık söyleyeyim mi? gerçekten had bilmeyen, laubali insanları sevmiyorum. sınırları olmayan insanlar sizinde sınırlarınızı tanımıyorlar sonra elinize sopayı alıp kovalamak zorunda kalıyorsunuz. sınır iyidir sınır candır. *
devamını gör...

daha önce bu başlığa yazdım mı bilmiyorum ama kendisi 2-3. tanımı gayet de hak ediyor bence*.

arada nickaltıma uğrayıp mükemmel gifler bırakıp gidiyor ve hepsine bayılıyorum. gerçekten gülmekten ağlayacak hale getiriyor beni her seferinde. iyi ki var, uzun süre gifleriyle ve tanımlarıyla sözlüğümüzü renklendirmesi dileğiyle*.
devamını gör...

neşet baba zayıf noktam, gönül yaram, kelimelerle ifade edemeyeceğim en derin duygularımın tercümanıdır. anadolu nun, binlerce yıllık bozlak, bektaşi vb. kültürünün zirve hali, saf halidir. tabir için özür dilerim ama yazmaya kalksak kelimelerimiz, anlatmaya kalsak sözlerimiz, heykelini diksek betonunmuz kifayetsiz kalır. nur içinde yat neşet baba, mekânın cennet olsun.
devamını gör...

sokak hayvanları için kirletilmemiş mama ve su kapları.
devamını gör...

vallahi çok ciddi söylüyorum, "kim? ne?" diye hiçbir şekilde özellikle bakmadığım yazar. arada denk gelip okuduysam da artılamışımdır en fazla o?

ama dün ( kimdi hatırlamıyorum şimdi) birilerinin "en iyi sözlük yazarı" başlığına adını yazdığını gördüm, gaza geldim ben de yazdım iyi mi?*
şimdi de öyle bir hale geldim ki biri "en iyi asker arkadaşım" diye başlık açsa altına "summer queen!!" yazasım var.

muhakkak ki iyi yazar, iyi insandır ondan şüphem yok. şimdi dikkatlice okuyacağım yazdıklarını, kusura bakmasın. *

sevgiler, saygılar.*
devamını gör...

evet gittiler.
geldikleri gibi de değil üstelik, kaçarak gittiler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bayramımız kutlu olsun şimdi bi'kuple ozan-kenan doğulu kardeşlerden 10. yıl marşı demlenelim.

tık tık
devamını gör...

kimseye demedim size mi gelip anlatcam aw dediğim dertlerdir. kalorifere yaslanıp mandalina yememe neden olan dertlerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim