kürt
okul hayatlarını sümerlerin bile türk olduğunu öğrenerek geçirenler nihat doğan adlı cahil üzerinden algı yapıyor. birincisi ulan nihat doğan’ı ciddiye alman zaten senin zeka seviyene dair bir işaret. ikincisi nihat doğan söylediklerini fark etmese bile devletten kopya etmiş. küçükken türkler 1000000000 yıllık geçmişe sahiptir, sümerler türktür iskitler türktür etiler türktür tüm diller türkçeden çıkmıştır (bkz: güneş dil teorisi) şeklindeki saçmalıkları dinleyerek geçirmiş olan nihat doğan öğrendiği saçmalıklarda türk gördüğü yere sadece kürt koyuyor. dalga geçtiğiniz nihat doğan değil türk devleti hatta bizzat atatürk. kürtler on bin yıllık geçmişe sahip diyen biriyle dalga geçiyorsanız sümerleri türk ilan eden, türklerin mu kıtası adlı bir adadan çıkan egzantrik bir halk olduğunu iddia eden atatürkle dalga geçiyorsunuz demektir. ancak atatürk farklı çünkü o bir ulus inşa ediyordu, ingiliz ve fransız emperyalistler tarafından aşağılanmış türk halkına gaz veriyordu mu diyeceksiniz? bi düşünün belki nihat doğan hala kopya çekiyordur. üstelik nihat doğan’ın akıl ve bilim üzerine kurduğu bir ideoloji iddiası yok. üçüncü olarak bir devletin resmi politikası ile şarkıcıdan bozma şaklaban kıyaslanamaz.
tanım: yaşar kemal, selahattin demirtaş ve ahmet kaya gibi mütefekkirleri yetiştirmiş normal halk.
tanım: yaşar kemal, selahattin demirtaş ve ahmet kaya gibi mütefekkirleri yetiştirmiş normal halk.
devamını gör...
beyaz yakalı
beyaz yaka bedensel değil daha çok zihinsel gücüyle, masa başı çalışan işçilerdir.
memurdan yönetici pozisyonuna kadar geniş bir grup bu kapsam içinde yer alıyor.
el emeğine dayanmayan işlerde çalışan beyaz yaka daha çok idari ve araştırma geliştirme işlerinde faaliyet gösteriyor.
bu grup teknolojiyi de ağırlıklı olarak kullanıyor.
beyaz yaka için üretim planlama, mühendislik, üretim yönetimi, kalite yönetim ve kontrol, laboratuvar, ar-ge, bakım onarım, depolama, sevkiyat, pazarlama ve satış başta olmak üzere pek çok farklı pozisyondan bahsedilebilir.
memurdan yönetici pozisyonuna kadar geniş bir grup bu kapsam içinde yer alıyor.
el emeğine dayanmayan işlerde çalışan beyaz yaka daha çok idari ve araştırma geliştirme işlerinde faaliyet gösteriyor.
bu grup teknolojiyi de ağırlıklı olarak kullanıyor.
beyaz yaka için üretim planlama, mühendislik, üretim yönetimi, kalite yönetim ve kontrol, laboratuvar, ar-ge, bakım onarım, depolama, sevkiyat, pazarlama ve satış başta olmak üzere pek çok farklı pozisyondan bahsedilebilir.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
eski felsefelerinizi getirin, yenisini götürün adlı kampanyalara ihtiyaç var.
güncelleme şart. tek bir söz değil sözler zinciri olmalı. anca kesmeli. okuyup okuyup aynı şeylerle tekrara düşmemeli. düşünüyormuş gibi yapmamalı. her şey zoraki olmamalı. çok konuştum hayat felsefesi yapılacak en güzel söz aşağıdaki görseldedir.
güncelleme şart. tek bir söz değil sözler zinciri olmalı. anca kesmeli. okuyup okuyup aynı şeylerle tekrara düşmemeli. düşünüyormuş gibi yapmamalı. her şey zoraki olmamalı. çok konuştum hayat felsefesi yapılacak en güzel söz aşağıdaki görseldedir.
devamını gör...
kendini geliştirip eski sevgilinin karşısına çıkmak
eski sevgilinizin keyiflenmesine sebep olursunuz. zira kendinizi bir başkası için geliştirmeniz başlı başına çok komiktir. mesela karşısına çıkıp durkheim'in mekanik/organik dayanışmasındaki pozitivist paradigma paralelliklerinin epistemolojik açıdan değerlendirilmesi hakkında söyleceklerim var mı diyeceksiniz. bence çok pişman olur.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
sayılı mı gelmiştir gözyaşı
hayata kinli karışır bulutlara
alev alev topraklar
hemen buharlaşır
fendiyle gizler
ödetir yarınlara
bir başkaldırı gibiydi
kırık bir buse
ne kadar deneyebilirdi ki
anlamak istenmiyorsa
nafile
salındı ruhunun kanatları
istikamet bilinmez
bu son bir istirahattır.
dineceği yer görünmez.
hayata kinli karışır bulutlara
alev alev topraklar
hemen buharlaşır
fendiyle gizler
ödetir yarınlara
bir başkaldırı gibiydi
kırık bir buse
ne kadar deneyebilirdi ki
anlamak istenmiyorsa
nafile
salındı ruhunun kanatları
istikamet bilinmez
bu son bir istirahattır.
dineceği yer görünmez.
devamını gör...
ölenin arkasından helva dağıtmak
mevzunun ermeni kültürü kısmına hakim değilim ancak bunun eski bir türk geleneği olduğunu söyleyebilirim. zaten günümüzde islamiyet ile bağdaştırılan çoğu ölüm sonrası ritüel orta asya kökenlidir. misal vefat eden kişinin yedisinin çıkması mevzusu, bu tamamen eski türk gelenekleri ile alakalı ve tengricilik kökenlidir. çünkü bu inanışa göre vefat eden kişi ölümünün yedinci gününde tekrar otağına döner ve otağı tepeden izler. iş bu sebeple de kendisi otağında yad edilir. ha keza vefat edenin kırkının çıkması mevzusu da aynı kökten gelir. eski türk toplumları ölen kişinin cesedinin 40 gün boyunca kök tengri tarafından korunduğuna ve cesedin 41. günden itibaren bozulmaya başladığına inanırlardı. bunların sağlamasını roux'dan ve boratav'ın bu inanışların anadolu'daki yansımalarını aktardığı anlatılarda yapabilirsiniz. işte helva meselesi de tüm bunların tamamlayıcısıdır. aslı yuğ aşıdır. anadolu'daki yansıma ismi ise yağlaştır. eskiler halen ölünün arkasından kavrulan helvayı bu isimle nitelerler. köçkünov'da kırgızlar'la ilgili yazdığı eserde bu mevzuya ucundan biraz değinir. eski türk toplumlarında bu helva çövenç adıyla anılmaktadır. bu arada vefat eden kişi için verilen yemek mevzusunun kökenleri de aş toyuna dayanır. abdullah inan, ''tarihte ve bugün şamanizm'' adlı çalışmasında buna ayrıntısı ile değinmiştir.
başta da söylediğim gibi mevzunun ermeni kültüründeki yansımalarına hakim değilim ancak bu kavramın türk kültürünün ve tengricilik inancının bir parçası olduğu, yapılan çalışmalar ve yazılan eserlerle sabittir. tabi isteyen kendi araştırmasını kendi yapar ve mevzuyu daha ayrıntılı bir şekilde aktarırsa üzerine konuşma fırsatı doğar. neticede anadolu'daki ölüm sonrası ritüellerin büyük bir bölümü tengricilik kökenlidir. tabi biz bunları islami bağlamda bazı temellere oturtmaya çalışıyoruz lakin aslını inkar eden haramzadedir der kaçarım.
başta da söylediğim gibi mevzunun ermeni kültüründeki yansımalarına hakim değilim ancak bu kavramın türk kültürünün ve tengricilik inancının bir parçası olduğu, yapılan çalışmalar ve yazılan eserlerle sabittir. tabi isteyen kendi araştırmasını kendi yapar ve mevzuyu daha ayrıntılı bir şekilde aktarırsa üzerine konuşma fırsatı doğar. neticede anadolu'daki ölüm sonrası ritüellerin büyük bir bölümü tengricilik kökenlidir. tabi biz bunları islami bağlamda bazı temellere oturtmaya çalışıyoruz lakin aslını inkar eden haramzadedir der kaçarım.
devamını gör...
ölüm maskesi ile kız
frida kahlo'nun 'ölüm maskesi ile kız' adlı tablosu.bu tuhaf parça, çorak bir manzaranın önünde duran genç bir kızı tasvir ediyor. elinde bir adet sarı çiçek tutuyor ve yüzünde de kafatası maskesi bulunuyor.bu sayede kahlo, izleyiciyi ölümle ilgili temalar üzerine düşünmeye teşvik eder. son olarak, ayağının dibinde duran canavarca bir maske, tüyler ürpertici bu tabloya daha da fazla gizem katıyor.
tablo diego rivera ile dramatik boşanmasından bir yıl önce resmedilmiştir. bu dönemde yaptığı birçok resim gibi bu parça da kahlo’nun soyutlanma ve yalnızlık hislerinden esinlenmiştir.
tablo diego rivera ile dramatik boşanmasından bir yıl önce resmedilmiştir. bu dönemde yaptığı birçok resim gibi bu parça da kahlo’nun soyutlanma ve yalnızlık hislerinden esinlenmiştir.
devamını gör...
kıraç’ın milli takım için yaptığı marş
ben yine de kıraç'ı endamın yeter, bir garip aşk bestesi, gönül şarkılarının bestecisi olarak hatırlayacağım.yapılan o kadar güzel işleri varken kimse kusura bakmasın linçleyemeyeceğim. bir dönem gaza getirip bütün dizi müziklerinide kıraç'a yaptırmışlardı.ilk yaptıkları güzeldi sonrasında reaksiyon alamadı müzikler hep aynı tarz kendini tekrarladı. marş tarzı beste'de çok yaptı.hatta en son yaptığı 19 mayıs marşı gayet güzeldi. ama ülkedeki bütün marş'larıda sen yapamazsın kıraç.
hadi giy deri ceketi dön o yoldan.* en son bir tanrın bir gitarın vardı. şimdi ordu toplamışsın.
olmadı gülüm dönmedi şansın
olmadı yürek nasıl dayansın
bırak her şey kendince kalsın
altı üstü sen de insansın...*
hadi giy deri ceketi dön o yoldan.* en son bir tanrın bir gitarın vardı. şimdi ordu toplamışsın.
olmadı gülüm dönmedi şansın
olmadı yürek nasıl dayansın
bırak her şey kendince kalsın
altı üstü sen de insansın...*
devamını gör...
kaktüs beslemek
önce birer birer başlıyorsun almaya sonra bir bakmışsın bağımlılık yapmış evin içi bu dikenli canlılarla dolup taşmış. susuzluktan değil de çok sulamaktan ölen, çürüyen bu bitkicikler çok ilgiyi sevmezler. birazcık kendi hallerine bırakacaksın ki kafalarını dinlesinler. balkonumda her birine ayrı ayrı yer yapmışımdır. tehlikeli türleri de vardır. tavşan kaktüsün ince ve sivri dikenleri evcil hayvanlara (kedilere, köpeklere) alerji yapabilir. insanlar içinde bazı türler alerjik reaksiyon gösterebilirler. efenim bu dikenli canlıların dikenleri saksı değişimi sırasında ellerinize batabilir. bunun için gazete kağıtları, eldivenler veya kaktüs tutaçları ile tutulup rahatlıkla saksı değişimi yapabilirsiniz. her gün her birini sever, öper alıp bağrıma basardım. ama baktım ki çok ilgiden şımarıyorlar ilgi alakayı kesince bir tanesi dikkat çekmek için çiçek bile açmıştır. (bkz: ziyaa ziyaaaa) neyse velhasıl kelam kaktüs beslemek de bir sanattır, hobidir. herkesin rahatlıkla besleyebileceği bir
bitki türüdür. efenim eşiniz sinir mi etti sizi bol dikenli olanı fırlatın kafasına...
neyse evlatlarımdan birini atıp burayı terk ediyorum.
bitki türüdür. efenim eşiniz sinir mi etti sizi bol dikenli olanı fırlatın kafasına...
neyse evlatlarımdan birini atıp burayı terk ediyorum.
devamını gör...
çirkin kadınlara tavsiyeler
başlığı açan arkadaş bir süredir trollüklere doyamıyor.
aga alıştığınız platformlara gitseniz mi artık ya? hayır burada sökmez çünkü.**
aga alıştığınız platformlara gitseniz mi artık ya? hayır burada sökmez çünkü.**
devamını gör...
tadı hayal kırıklığına uğratan yiyecekler
avakado.ılk yedigimde el kremi yiyormuş gibi hissetmiştim.
devamını gör...
endüstri mühendisliği
yks sınavından aldığım sonuca göre tercih etmeyi düşündüğüm bölüm. bilgisi olanlar benimle iletişime geçerse gerçekten çok mutlu olurum.
şimdiden teşekkür ederiim*.
şimdiden teşekkür ederiim*.
devamını gör...
türkiye'de akıllı insanın çok zeki insanın çok az olması
zekanın doğuştan gelen bir özellik olduğu söylenir. insan salak iken sonradan akıllı olabilir. ama sonradan da zeki olunmaz.
devamını gör...
mihriban
kimsenin musa eroğlu kadar hisli ve güzel söyleyemeyeceği türkü. ayrıca; şu hayatta en çok gurur duyduğum şeylerden birine konu olan türküdür. hayatımda en çok gurur duyduğum şeylerden biri de şudur ki; bu türküyü, besteleyen kişi olan musa eroğlu'nun sazından, nefesinden, dilinden canlı olarak dinlemektir. hasan can'ın sorduğu cinsel olmayan fantezilerimden biriydi bu. gerçekleştirdim, çok mutluyum. işitsel bir şölendir. sözleriyle de, bestesiyle de.
devamını gör...
doğal bağışıklık
bireyin belli hastalıklara karşı doğuştan sahip olduğu direnç biçimi doğuştan bağışıklık tır.
devamını gör...
erdogan’s way
times dergisinin erdoğanı kapağına taşıdığı sayısında kapağın ortasına yazdığı yazı.

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)
devamını gör...
yazarların kişisel çöküşünün başladığı yıl
1994 yılıydı. bilen bilir 28 yaşındayım..
güzel bir bebekmişim. iddialara göre ne kadar güzel olduğumu duyan beni görmek için eve geliyormuş, teyzeler hamile gelinlerini getiriyormuş ki bana baksın, iç geçirsin çocuğun ağzı gözü bana benzesin. haliyle bunun getirdiği bir ilgi var. bilirsiniz bir çocuğu sevmek için güzellik ve uslu olması aranır bizim toplumda. bunun yanında müthiş çapkın bir çocuğum. en sevdiğin şey ne sorusuna bakkal, erkek ve para diye yanıt veriyormuşum. 2 yaşında bile böyle net bir insan olmuşum. mahallenin bir ucundan diğer ucuna yürürken tam 6 belki 11 abiye aşığım. hepsine aynı şekilde ilgi gösterebiliyorum. çohalata alıyorlar bana, yanağımı sıkıyorlar, gülüyorlar. aşırı mutluyum. mahallenin en güzel kızı kim sorusuna benim yanıtı veriyorum, öyle bir şımartılmışlık. öylesine kendine güven.
derken kardeşim doğdu. tam 1994 yılı. sarı saçlı, yeşil gözlü, kocaman yanakları var ve hiçbir şekilde ses çıkarmıyor. biblo gibi. koyuyorsun bir köşeye, orada sessizce geleni geçeni izliyor. bir anda tüm ilgi ona kayıyor. ben çünkü o kadar uslu değilim. müthiş meraklı, dediğim dedik, inatçı ve istediği olmadığı an ortalığı yıkan bir şeyim. bana yapılan her şeyin bedeli var. tokat atarsan halına işerim mesela. tam bir conoyum.
tüm ilgi üzerimden kayıyor, herkes onu seviyor, öyle mal gibi kalıyorum ortada. mahallenin en güzel kızı kim sorusuna büyük bir kabullenmişlik ile kardeşim diyorum. hayır sen daha güzelsin diyor mesela aşık olup evlenmek istediğim zaten evli olan abi, yok diyorum kaydeşim daha güzel, ben çiykinim.
sonra bir kabullenmişlik oluştu işte. hayatım boyunca hiç başka insanlar ile rekabet etmedim. kendimi kimseye zorla sevdiremeyeceğimi anladım. birinin benden daha güzel olması onun daha kolay sevilmesini tek başına sağlayabiliyor bunu anladım. bir zaman sonra ben daha güzel olsam bile karşı tarafın uslu ve söz dinleyen biri olması onun daha kolay kabul edilebilir insan haline getiriyormuş. birini çok sevmek ve çok benimsemek o kişinin seni sevmesini sağlamazmış.
biraz daha kafası çalışır bir tip olduğum için bunları kardeşin doğumu sonrası hızlı anladım. keşke mal olsaydım da edinilmiş 39 tecrübe sonrası 40 yaşlarının sonunda anlasaydım bunları. resmen 94 yılında hayatım kaydı. çabasız bir insan haline geldim. sahiden yasık bana. çok üzülüyorum.
güzel bir bebekmişim. iddialara göre ne kadar güzel olduğumu duyan beni görmek için eve geliyormuş, teyzeler hamile gelinlerini getiriyormuş ki bana baksın, iç geçirsin çocuğun ağzı gözü bana benzesin. haliyle bunun getirdiği bir ilgi var. bilirsiniz bir çocuğu sevmek için güzellik ve uslu olması aranır bizim toplumda. bunun yanında müthiş çapkın bir çocuğum. en sevdiğin şey ne sorusuna bakkal, erkek ve para diye yanıt veriyormuşum. 2 yaşında bile böyle net bir insan olmuşum. mahallenin bir ucundan diğer ucuna yürürken tam 6 belki 11 abiye aşığım. hepsine aynı şekilde ilgi gösterebiliyorum. çohalata alıyorlar bana, yanağımı sıkıyorlar, gülüyorlar. aşırı mutluyum. mahallenin en güzel kızı kim sorusuna benim yanıtı veriyorum, öyle bir şımartılmışlık. öylesine kendine güven.
derken kardeşim doğdu. tam 1994 yılı. sarı saçlı, yeşil gözlü, kocaman yanakları var ve hiçbir şekilde ses çıkarmıyor. biblo gibi. koyuyorsun bir köşeye, orada sessizce geleni geçeni izliyor. bir anda tüm ilgi ona kayıyor. ben çünkü o kadar uslu değilim. müthiş meraklı, dediğim dedik, inatçı ve istediği olmadığı an ortalığı yıkan bir şeyim. bana yapılan her şeyin bedeli var. tokat atarsan halına işerim mesela. tam bir conoyum.
tüm ilgi üzerimden kayıyor, herkes onu seviyor, öyle mal gibi kalıyorum ortada. mahallenin en güzel kızı kim sorusuna büyük bir kabullenmişlik ile kardeşim diyorum. hayır sen daha güzelsin diyor mesela aşık olup evlenmek istediğim zaten evli olan abi, yok diyorum kaydeşim daha güzel, ben çiykinim.
sonra bir kabullenmişlik oluştu işte. hayatım boyunca hiç başka insanlar ile rekabet etmedim. kendimi kimseye zorla sevdiremeyeceğimi anladım. birinin benden daha güzel olması onun daha kolay sevilmesini tek başına sağlayabiliyor bunu anladım. bir zaman sonra ben daha güzel olsam bile karşı tarafın uslu ve söz dinleyen biri olması onun daha kolay kabul edilebilir insan haline getiriyormuş. birini çok sevmek ve çok benimsemek o kişinin seni sevmesini sağlamazmış.
biraz daha kafası çalışır bir tip olduğum için bunları kardeşin doğumu sonrası hızlı anladım. keşke mal olsaydım da edinilmiş 39 tecrübe sonrası 40 yaşlarının sonunda anlasaydım bunları. resmen 94 yılında hayatım kaydı. çabasız bir insan haline geldim. sahiden yasık bana. çok üzülüyorum.
devamını gör...
muhammed'in çok zeki olması
ne kadar islamı kötülesek te bunu yaratan kişinin ne kadar zeki olduğunu yadırgayamayız.
mesela bir gün kabe yıkılacak ve bu kıyamet alamati gibisinden bişiler vardı. haklı çünkü bir gün insanlar bu safsatayı durdurmak için gidip kabe'yi yıkacaklar. o zaman diyecekler ki " bak peygamberimiz bunu söylemişti kıyamet yakındır ey cemaat-i müslimin!" gibisinden laflar edecekler. e tamam ben de diyorum ki anıtkabir bir gün yıkılacak. ee ben geleceği mi gördüm şimdi? hayır o bir bina ve bir gün yıkılacak.
ahir zaman dediği şey insanların azgınlığın çoğaldığı zamanmış ta kıyamet yakınmış. azgınlık her zaman toplumda vardı. böylece her zamandaki inananlar "bak insanlar terbiyesizleşti gençler dinsizleşiyor ahir zamadayız kıyamet yakındır!" laflarını edecekler. e tabi bilimde ilerleme kat edildikçe dinsizleşme artacak kuzum. bunun kaçarı yok.
bi de evren çok düzenliymiş bunun tesadüfen oluşması imkansızmış. canım birincisi evren sandığın kadar düzenli değil kaos içinde bile denebilir. ama o kadar büyük ki biz bunu hissetmiyoruz bile. ikincisi tanrının varlığı islamın kanıtı değildir bunu o aklına sok. en çok ta bundan müzdaripiz arkadaş adamlar youtubeda kitaplarda islamın gerçek olduğunu anlatmak için tanrının varlığını kanıtlamaya çalışıyorlar. diyelim ki tanrı var. peki bu islamı nasıl kanıtlayacak?
bu ve bunun gibi çok şey var ama ben çok yoruldum. şahsen en az* binlerce inançlı inançsız insanla tartıştım. ben anlatmaktan yoruldum onlar yobazlıktan yorulmadılar. neyse çok ciddi olsun bu yazı biraz cıvıklaştıralım.*
(bkz: yoldaş bizi pavyona götür)
edit 1: alkolik oldum sağolsun. kendisi ondan önceki peygamberlerin aklına gelmeyen dehşet bir şey yapmıştır. diğer tüm peygamberleri kendi dinine eklemek! bir kaç hristiyan arkadaşıma sordum incilde muhammed geçiyor mu diye geçmiyormuş. muhammed kendi mitini çok geliştirmiş ve isa,musa,ibrahim gibilerinin dinlerini de kendine bağlamıştır.
mesela bir gün kabe yıkılacak ve bu kıyamet alamati gibisinden bişiler vardı. haklı çünkü bir gün insanlar bu safsatayı durdurmak için gidip kabe'yi yıkacaklar. o zaman diyecekler ki " bak peygamberimiz bunu söylemişti kıyamet yakındır ey cemaat-i müslimin!" gibisinden laflar edecekler. e tamam ben de diyorum ki anıtkabir bir gün yıkılacak. ee ben geleceği mi gördüm şimdi? hayır o bir bina ve bir gün yıkılacak.
ahir zaman dediği şey insanların azgınlığın çoğaldığı zamanmış ta kıyamet yakınmış. azgınlık her zaman toplumda vardı. böylece her zamandaki inananlar "bak insanlar terbiyesizleşti gençler dinsizleşiyor ahir zamadayız kıyamet yakındır!" laflarını edecekler. e tabi bilimde ilerleme kat edildikçe dinsizleşme artacak kuzum. bunun kaçarı yok.
bi de evren çok düzenliymiş bunun tesadüfen oluşması imkansızmış. canım birincisi evren sandığın kadar düzenli değil kaos içinde bile denebilir. ama o kadar büyük ki biz bunu hissetmiyoruz bile. ikincisi tanrının varlığı islamın kanıtı değildir bunu o aklına sok. en çok ta bundan müzdaripiz arkadaş adamlar youtubeda kitaplarda islamın gerçek olduğunu anlatmak için tanrının varlığını kanıtlamaya çalışıyorlar. diyelim ki tanrı var. peki bu islamı nasıl kanıtlayacak?
bu ve bunun gibi çok şey var ama ben çok yoruldum. şahsen en az* binlerce inançlı inançsız insanla tartıştım. ben anlatmaktan yoruldum onlar yobazlıktan yorulmadılar. neyse çok ciddi olsun bu yazı biraz cıvıklaştıralım.*
(bkz: yoldaş bizi pavyona götür)
edit 1: alkolik oldum sağolsun. kendisi ondan önceki peygamberlerin aklına gelmeyen dehşet bir şey yapmıştır. diğer tüm peygamberleri kendi dinine eklemek! bir kaç hristiyan arkadaşıma sordum incilde muhammed geçiyor mu diye geçmiyormuş. muhammed kendi mitini çok geliştirmiş ve isa,musa,ibrahim gibilerinin dinlerini de kendine bağlamıştır.
devamını gör...
sahilde yürüyüş yapmak
üşenmeyip (tamam bazen üşeniyorum) her gün yaptığım aktivite.
devamını gör...