febril nötropeni hastalarında düşük riskli grubu belirlemek ve hastane yatışını azaltmak için önerilen uzun hali (multinational association for supportive care in cancer :mascc) olan risk skorunu ölçeğidir.
skorun 21'in altında olması hastaneye yatış endikasyonu iken 21 üzerinde ise ayaktan tedavi edilebilmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
resim bu siteden alıntıdır.
devamını gör...

bir annie ernaux kitabıdır.

bu benim annie ernaux'nun okuduğum ilk romanı. 2022 yılında nobel edebiyat ödülünü kazandığını öğrendiğim zaman aldım iki kitabını. alır almaz da bitirdim babamın yeri isimli romanını. roman dediğime bakmayın, kitabın üzerinde öyle yazdığı için roman dedim. aslında bu bir anlatı.

bu anlatıda annie ernaux babasını anlatmış. babası annie ernaux öğretmen olduktan hemen sonra hayatını kaybeder. annie ernaux da onun için bir saygı duruşunda bulunur.

annie ernaux'nun babası işçilikten kurtulmak için çabalayan basit ama namuslu ve dürüst bir adam. sürekli çalışıp hayatını bu şekilde anlamlandırmaya ve hayatın içinde kendi yerini bulmaya çalışmış.

işte babamın yeri ismi de burdan geliyor biraz. annie ernaux'nun babasının kendini koyduğu yer, diğer insanların onu layık gördüğü yer ve annie ernaux'nun onu konumlandırdığı yer.

kitabı büyük bir keyifle okudum. zaten neredeyse iki oturmada bitti kitap. pek hacimli bir kitap değildi zaten ama dolu dolu bir kitap olduğunu iç rahatlığıyla söyleyebilirim.

okurken siz de kendi babanızın yerini canlandıracaksınız gözünüzde.
devamını gör...

bi buçuk kelle paça
kelle paça
az kelle paça
devamını gör...

şu an sadece ben oy kullandığımdan %100 gözüken oran. tek adamlık bunu gerektirir.
devamını gör...

aykut değil de, geriye kalan herkes olabilir.
yoksa aykut mu? hayır olamaz, aykut’un olduğunu iddia edersem direkt objeksiyon kaybı yaşadığım gözlemlenebilir.
ya da kendisi sözlükte makam mevkiii sahibi oldu diye yalakalık yaptığımı düşünebilir.
artık kendisi güç sahibidir. bir sabah çaylak olarak uyanmaktan korkmuyor değilim…..*
devamını gör...

sadece erkeklere has bir özellik değildir. kendi hemcinsine psikolojik şiddet ve sözel şiddet uygulayıp; bazı özel günlerde, sempozyumlarda vb. şiddeti kınadığını, şiddete karşı olduğunu vb. dile getiren kadınlar hatta kadın akademisyenler gördüm. kadınlar kendi aralarında bu şiddet sorununu çözemedikleri için erkeklerin kadınlara yaklaşımı hakkında çok bir şey söylemek istemiyorum.
devamını gör...

başlıksız acı

bazılarımız şiirlere tutunuyor,
bazılarımız şarkılara,
bazılarımız filmlere tutunuyor,
bazılarımız kitaplara.
sanırım artık insan,
tutunamıyor insana
*

insanlar artık güvenemiyor, inanamıyor, sevemiyor bile gönlünce. çünkü çok fazla darbe almış ya da almak istemiyor. şiirlere, kitaplara ve başka aktivitelere tutunmak daha kolay geliyor. sonuçta sizi üzmezler. güveninizi kırmazlar. onlardan beklediğiniz şeyi size verirler.

yani bu kadar yalnızız çünkü artık insanlara tutunamıyoruz. kendi dünyamızda yaşamak ve konforlu alanımızdan çıkmamak daha kolay ve güzel geliyor. ama işte bunun bizi ne kadar mutlu ettiği tartışılır. sonuçta insan bazen konuşacak, dertleşecek, gülüp eğlenecek, o şiirleri, kitapları, filmleri ve diğer eğlenceli şeyleri yapacak birisini/birilerini istiyor. ama işte kendi dünyasındaki mutlu yaşamından uzaklaşmak da bir o kadar zor görünüyor.

seçim size kalmış. ya yalnız, risksiz ve bir yere kadar mutlu olabilir ya da birisiyle, riskli ve değişen duyguları barındarın ama en azından gerçek olan bir şeyler yaşayabilirsiniz.
devamını gör...

tipik pazartesi sendromudur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

allahtan şu görseli hep galeride tutuyorum, olur olmaz yerde lazım oluyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

(bkz: ahmed arif)
devamını gör...

ortaokuldayken öncel isimli arkadaş vardı. okul bitimi eve geldiğimde de radyo açık olurdu. iki ya da üç kere her geldiğim saatte radyoda ümit besen'in nikah masası çalardı. şarkıda geçen at artık imzanı git bir an önce kısmını, öncel'in ismini devamlı bellediğim için at artık imzanı ihtiyar öncel diye algılardım.
devamını gör...

bak batıııyooooor yiiineee akşam güüüüneeşiiiiii ahahshhd.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

annem, babam ve iki amcam.
anneme "doğumda ölme riskin olduğunu bile bile ilaçlarını neden içmedin?"
babama "annem öldükten sonra neden sahip çıkmadın?"
amcalarıma "öldürmekten beter edecek kadar kötü yaşattınız?" diye soracağım enfes bir kahvaltı olurdu. düşünsene yıllardır acı çekmişsin, her pazar yalnız ve başkasına hizmet ederek.
bu kez de hayat sana bir pazar vermiş felekten. bu pazar sana güzel ötekilere cehennem.
var bir hayalimiz anamı mezardan kaldırabilirsem. :d
devamını gör...

ilişkide ilk adımı erkek atmasidir. bu kural sanki tescil edilmis gibi davranılır çok garip.
devamını gör...

ülkemizde diyanet personeli sayısı 130 bini bulmuş durumda. neredeyse doktor sayısını yakalamak üzere. kaynak hiçbir üretim faaliyetine katılmayan, devletten memur maaşı alan 130 bin kişi. camilerin zaten cuma haricinde bomboş olduğunu biliyoruz.

iktidar imam hatipleri desteklemeye devam etmek için diyanet istihdamını sürekli arttırıyor. muhalefetin ise olası bir zaferde söz konusu modele geçmesi on binlerce imamın ve müezzinin işsiz kalması anlamına gelir.

eğer muhalefet bu diyanet personelini üretime, ekonomik faaliyetlere katmanın yolunu bulursa alman modeli en adil yöntem olacaktır. diğer türlü kapanan camiler ve işsiz kalan imamlar, siyasal islamcılar için yeni bir mağduriyet kapısı açmaktan öteye gitmeyecektir.
devamını gör...

şarkı alpay ın şarkısı olarak bilinse de aslında sözüyle bestesiyle komple bir bora ayanoğlu eseridir.

1969 larda tam da 68 kuşağının dünyayı etkisi altına aldığı yıllada, b.ayanoğlu istanbul aksaray da yaşıyor. cibali tütün fabrikasındaki işçilerin işe başlama ve paydos zamanları, unkapanı köprüsünden geçme anlarına denk geldiği için kimbilir nasıl bir hayatları vardır bu emekçi insanların diyerek bu eseri ortaya çıkarıyor. eserin sözlerinin bir hikaye gibi sıralanmasındaki amacı ise, görsel olarak henüz o dönemde video kliplerin bilinmemesi yüzünden bu yolla şarkıyı dinleyenlerin şarkıdaki hikayeyi hayal edebilmelerini sağlamakmış.

bu konuda sol çevrelerden de bayağı eleştiri almıştır. neden bir kadını evde içen bir adama mahkum gibi tasvir ediyorsundan tutalım da, ne demek evde yün ören ezik bir kadına kadar kendini ifade etmesini gerektiren bir linçe maruz kalmıştır. açıklamalarında elbette ki kadınlar şöyledir böyledir yücedir gibi demek zorunda kalmıştır.

sanatçı kadar kendini ifade edemememin baskısını yaşayan başka bir meslek erbabı var mıdır bilmiyorum. keşke bu kadar her şeyi sorgulamadan sadece müzikse dinlesek, resimse bakıp anlamaya çalışsak olamaz mı?

yukarıdaki yazarlar elbet linkler bırakmışlardır ancak bir tane de benim eklememde sanırım sakınca olmaz.

benim sevdiğim yorumlardan birisi de cem karaca & erol evgin düetidir.
devamını gör...

kim konuşuyor, neler çalınıyor, neler oluyor kafamın içine girmiyor bu gece. düşünceler bin türlü, kafamdaki tilkilerin kuyrukları arap saçına dönmüş durumda ama eminim her şey çok güzeldir. bu gece benim yerime de dinlenin, dinleyin dostlar..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“aynı daldaydık, aynı daldaydık.
aynı daldan düşüp ayrıldık.
aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.

yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.”

dizeleriyle anmak istediğim, 58 yıl önce aramızdan ayrılan türk şiirinin en büyük ismi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim