wigan iskelesi yolu
bir george orwell eseridir diyerek başlayalım. bu kitabı diğer kitaplarından biraz farklı. roman değil bir kere. siyasi romanlarıyla tanırız kendisini,ama bu sefer siyasi kitabın kendisini yazmıştır.bu kitap, george orwell’ın ingiltere’deki sanayi kesimin ve işçi yaşamını araştırması için gönderilmesine dayanır. orwell bu süreçteki yolculuğunu,işçilerin gelirlerini(özellikle maden işçilerinin),yaşadığı koşulları en ince ayrıntısına kadar kapsamlı şekilde araştırıp raporlaştırmıştır. bu sadece gözleme dayanan araştırma değildir. orwell’dan zaten kenarda durup not almasını bekleyemeyiz, ona haksızlık olur bu. işçilerin farklı koşullarındaki ,wc olmayan, küflü, bir odada 4/5 kişinin kaldığı evlerde onlarla birlikte yaşamış, maden işçilerinin çalışma koşulları için madenlere girmiş( ki o zaman daracık koridorlardan eğilerek bir mil ve daha fazlası gidilerek kazı alanına ulaşılırmış; gidiş-dönüş 3/4 saate ulaşırmış, evet sadece gidiş-dönüş) ve bunu tek bir kömür madeninde değil, bir çok madende yapmıştır. kitabın ilk bölümü bu raporu, kendi kişisel görüşleri ve yaşama koşullarının fotoğraflarından oluşmaktadır.
2.bölüm ise bir nevi otobiyografidir. görüşlerinin yıllar boyu nasıl değiştiğini(bir nevi ırkçıymış ilk zamanlar, ayrıca fakirleri de hor ve pis olarak görürmüş), burma’da yaşadıklarında bahseder. meşhur ve en sevdiğim kitaplarından olan ‘paris ve londra’da beş parasız’ adlı kitabının doğuş hikayesini anlatmış( bu kitabı okuduğumda hayal ürünü mü yoksa gerçekten yaşadıklarını mı anlattığından emin olamamıştım; zira o fakirliği ancak yaşayan birinin bu kadar güzel anlatabileceğini düşünmüştüm. bu kitapla ilgili ayrı başlık açacağım,o yüzden burda kesiyorum).
3.bölümde ise zamanın komünist,sosyalist kitaplarını ve görüşlerini eleştirmiş( bilindiği üzere kendisi aynı zamanda eleştirmendir). son olarak da makineleşme ve ileriki zamanlar için olabilecek sorunlar hakkında çıkarımlarda bulunmuş( etkilendiği yazarlardan yola çıkarak… wells, huxley).
yazarın zaten yazın diline hayranım. kitapta eleştirirken yine acımasız davranmış(hatta kendini eleştirirken bile). sade,örneklerle bezenmiş,akıcı ve esprili dille yazılmış bu kitap, aslında orwell’ı tam olarak anlatmaktadır.
2.bölüm ise bir nevi otobiyografidir. görüşlerinin yıllar boyu nasıl değiştiğini(bir nevi ırkçıymış ilk zamanlar, ayrıca fakirleri de hor ve pis olarak görürmüş), burma’da yaşadıklarında bahseder. meşhur ve en sevdiğim kitaplarından olan ‘paris ve londra’da beş parasız’ adlı kitabının doğuş hikayesini anlatmış( bu kitabı okuduğumda hayal ürünü mü yoksa gerçekten yaşadıklarını mı anlattığından emin olamamıştım; zira o fakirliği ancak yaşayan birinin bu kadar güzel anlatabileceğini düşünmüştüm. bu kitapla ilgili ayrı başlık açacağım,o yüzden burda kesiyorum).
3.bölümde ise zamanın komünist,sosyalist kitaplarını ve görüşlerini eleştirmiş( bilindiği üzere kendisi aynı zamanda eleştirmendir). son olarak da makineleşme ve ileriki zamanlar için olabilecek sorunlar hakkında çıkarımlarda bulunmuş( etkilendiği yazarlardan yola çıkarak… wells, huxley).
yazarın zaten yazın diline hayranım. kitapta eleştirirken yine acımasız davranmış(hatta kendini eleştirirken bile). sade,örneklerle bezenmiş,akıcı ve esprili dille yazılmış bu kitap, aslında orwell’ı tam olarak anlatmaktadır.
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
anadolu kız meslek lisesi.
devamını gör...
öğretmenlerin yarım gün çalışıp 3 ay tatil yapması
kafa sözlüğü, yavaş yavaş ekşi sözlüğün kötü bir kopyasına dönüştürmek isteyen başlık.
devamını gör...
peki
en sevdiğim laftır. eğer cehaletini kabul etmeyip, ısrarla kendi düşüncesini size kabullendirmeye çalışan bir odun kafalı ile tartışıyorsanız ona bu kelimeyi oldukça düz bir şekilde söyleyin. nasıl kuduracağını göreceksiniz. (bkz: peki canım)
devamını gör...
süleyman soylu
bakanlık ve devlet gücünü kaybettikten sonra muhtemelen hayatı boyunca kafasını yastığa huzurla koyamayacak. sokakta şöyle güneşli bir pazar günü keyifle yürüyüş yapamayacak. öyle kaba ve siyasi terbiyeden yoksun bir kişi ki nerede ne konuşacağını hiçbir zaman bilemedi. o kadar çok insanı terörizmle suçladı o kadar çok grubu karşısına aldı ki bir mafyayı bile insanlara sempatik gösterebildi. türkiye'nin en nefret edilen siyasetçileri sıralamasında muhtemelen ikinci veya üçüncü kişi olarak devran döndüğünde kendisini sütliman bir hayat bekliyor olmayacak.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
lan bir ergen dolu diyorsunuz bir fosil kaynıyor diyorsunuz, bir karar verin artık kafamız yandı. yolun yarısına geldik, kafamız kaldırmıyor. *
devamını gör...
piercing takan insanlar abdest alırken ne yapıyor sorunsalı
4 tane piercing sahibi olarak söylüyorum küpe takan insanlar nasıl abdest alıyorsa o şekilde alıyoruz.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
bugün şu yaşımda ilk iş görüşmesini yaptım.ihtiyaçtan değil ha, zevkine.işi aldıktan sonra çıkışta ilk seni aramak istedim anlatabiliyor muyum?
herkes seninle mutluluğu paylaşmaz denir ya,işte senin benimle sevineceğini biliyordum.sevincim kursağımda kaldı yine.
çok aptalız lan!
herkes seninle mutluluğu paylaşmaz denir ya,işte senin benimle sevineceğini biliyordum.sevincim kursağımda kaldı yine.
çok aptalız lan!
devamını gör...
uzağı görememek
yüksek miyopi ve astiğmata ek olarak gece kör noktada yoldaysanız tadından yenmez.
devamını gör...
artı oy vermede cömert olan yazarlar
herkese kendini sevdirmeye çalışan tiptir.
şahsen samimi bulmam, herkesi sevmek ve herkes tarafından sevilmek mümkün değildir. sahtelik vardır.
tabii bu benim kıt görüşüm.
(bkz: mavi boncuk dağıtmak)
şahsen samimi bulmam, herkesi sevmek ve herkes tarafından sevilmek mümkün değildir. sahtelik vardır.
tabii bu benim kıt görüşüm.
(bkz: mavi boncuk dağıtmak)
devamını gör...
kâfur
yüzyıllarca yıl yaşayabilen tropik bölgelerde yetişen kâfur ağacının henüz genç olanlarının gövdesinde ve yapraklarında bulunan yağdan elde edilen madde.
kâfur; akciğerde, solunum yolunda ve kalpte antiseptik etki yapar. saç dökülmelerine, kepek problemlerine , zeytin yağıyla karıştırılıp bele masaj eşliğinde uygulandığında bele, yağını su ile karıştırdıktan sürüldüğünde kaşıntıya ,akneye ve topuk çatlaklarına iyi gelir.
(bkz: zehir dozdadır), bunu unutmayın. kesinlikle sade kullanmayıp su yahut bal ile karıştırın. spesifik konuda ayrıntılı kullanım bilgisi için dm.
kâfur; akciğerde, solunum yolunda ve kalpte antiseptik etki yapar. saç dökülmelerine, kepek problemlerine , zeytin yağıyla karıştırılıp bele masaj eşliğinde uygulandığında bele, yağını su ile karıştırdıktan sürüldüğünde kaşıntıya ,akneye ve topuk çatlaklarına iyi gelir.
(bkz: zehir dozdadır), bunu unutmayın. kesinlikle sade kullanmayıp su yahut bal ile karıştırın. spesifik konuda ayrıntılı kullanım bilgisi için dm.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
"yok yaa ne alakası var, sana öyle gelmiştir"
sana neyle gelmişse öyle olmuştur hep...
sana neyle gelmişse öyle olmuştur hep...
devamını gör...
kahve falı bakanların klişeleri
göz var hanende.
seni düşünen biri var
uzak yol görünüyor vb. safsatalar. hiçbirine inanmıyorum.
seni düşünen biri var
uzak yol görünüyor vb. safsatalar. hiçbirine inanmıyorum.
devamını gör...
kırılmış kalbin ilacı
zamana bırakmak ve hobi edinmek. hiçbir şeyle uğraşmayıp sadece zamana bırakırsanız, unutmaya çalıştığınız şeyin aklınıza gelmesi kaçınılmaz olur. meşgul olmanız gerekiyor ki kalp ve beyin bu durumu aşabilsin.
devamını gör...
hastası olunan sözler
'neden bazı insanlar sizin denizinizde yaşayıp dereleriyle övünüyorlar'
(bkz: halil cibran)
(bkz: halil cibran)
devamını gör...
bir masum mor menekse
aktroll meler gelir
aktroll meler gelir
dağları deler gelir
aktroll meler gelir
dağları deler gelir
devamını gör...
mandalina soyarken utanan insan
hepiniz mi yaratıcısınız anlamadım ki. adının son harfini atıp nick alan tek saf ben miyim
devamını gör...


