cinsel içerikli başlıklardan midesinin bulandığını söyleyen kadın yazar
haklıdır. tamam her şeye anlayış göstermemiz gerekiyor lakin burada bazıları işin şeyini çıkarıyor, resmen fantezilerini buraya yazıyor. ben bu internete para veriyorum kardeşim mecbur muyum ergenlerin fantezilerini okumaya be? bir de yapamadıklarını anlatıp yapmış gibi gösterenler var onlar daha sıkıntılı kanımca.
devamını gör...
tamer karadağlı onurumuzdur
durduk yere onurunu riske attın.
insan neden kendine bunu yapar ki?
şu adama “onurumuzdur” diyen kişi otomatik olarak “onursuzluğu” seçmiştir.
alınmaca darılmaca yok.
madem ki bu adam bir takım şeyler iddia ediyor peki;
neden o zaman “ben bu kadına ödül vermem arkadaş, ödülü başkası versin” demedi?
demez çünkü öyle bir şey yoktu ortada.
herif baktı işin içine etti,
baktı ki haksız durumda.
en kolay yolu seçti ve hamaset yapmaya başladı.
işin içine hdp’yi kattı ki çomarlar çıkıp “ onurumuz” desinler diye.
gayet de başarılı oldu!
insan neden kendine bunu yapar ki?
şu adama “onurumuzdur” diyen kişi otomatik olarak “onursuzluğu” seçmiştir.
alınmaca darılmaca yok.
madem ki bu adam bir takım şeyler iddia ediyor peki;
neden o zaman “ben bu kadına ödül vermem arkadaş, ödülü başkası versin” demedi?
demez çünkü öyle bir şey yoktu ortada.
herif baktı işin içine etti,
baktı ki haksız durumda.
en kolay yolu seçti ve hamaset yapmaya başladı.
işin içine hdp’yi kattı ki çomarlar çıkıp “ onurumuz” desinler diye.
gayet de başarılı oldu!
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
herkesin sürdürebileceği bir ilişki türü değildir. gerçekten sevmek gerekir, çaba gerekir.
devamını gör...
yehova şahitleri
islam terminolojisine göre hıristiyanlık içindeki "hariciler". kiliseye, haç ve ruhban sınıfına karşı olan, itikadî anlamda birçok görüşlerinin diğer hıristiyan mezheplerine göre aykırı bulunan bu oluşum, dini ritüellerini konferans salonu benzeri yerlerde gerçekleştirir ve misyonerlik faaliyetlerini kişisel kontak üzerinden yaparlar. diğer mezhepleri putperest olarak tanımlar, kiliseleri putperestlik mabedi olarak görür, vatikan ve benzeri ekümenik sınıfları iblis olarak tanımlarlar.
devamını gör...
dış güzelliğin önemini yitirdiği an
yazmayayım yazmayayım diyorum konuşturacaksın adamı sözlük!
dış güzelliğin önemini yitirdiği an, beraber şiir okuyabildiğin vakitlerle başlar. sonra, tüm marjinalliği kenara atıp fularları çıkarıp beraber saçmalayabildiğin anlar gelir, beraber saçmalayıp beraber eğlenebildiğin gülebildiğin zamanlar. birbirine anlayış gösterebildiğin o vakitler... beraber ağlayıp beraber gülebildiğin, birlikte dik durup birlikte düştüğün... dik dururken birbirinden güç aldığın; düştüğünde yargılamadığın, düştüğünde yargılanmayacağın sonra. bir olursun sevdiğin insanla, katışırsın. vakit gelir sevmek yetmez, hayran olursun. akıl hocan olur bazı, bazı sen onun akıl hocası olursun. sen sararsın onu bazı, bazı o seni sarar.
dış güzelliğin önemini yitirdiği an, beraber şiir okuyabildiğin vakitlerle başlar. sonra, tüm marjinalliği kenara atıp fularları çıkarıp beraber saçmalayabildiğin anlar gelir, beraber saçmalayıp beraber eğlenebildiğin gülebildiğin zamanlar. birbirine anlayış gösterebildiğin o vakitler... beraber ağlayıp beraber gülebildiğin, birlikte dik durup birlikte düştüğün... dik dururken birbirinden güç aldığın; düştüğünde yargılamadığın, düştüğünde yargılanmayacağın sonra. bir olursun sevdiğin insanla, katışırsın. vakit gelir sevmek yetmez, hayran olursun. akıl hocan olur bazı, bazı sen onun akıl hocası olursun. sen sararsın onu bazı, bazı o seni sarar.
devamını gör...
özdemir erdoğan'ın zeki müren'le ilgili açıklamaları
kişinin içinde biriktirdiği nefretin,bünyesinde var olan cehaletin ve doğuştan gelen yetersizliğin dışa vurumu olduğu belli olan bir açıklamadır.ilgili kişinin insanların yönelimleri ile en ufak bir bilgisi dahi yoktur.eşcinsellik başka bir arkadaşın belirttiği gibi sonradan ulan dur her kuşu hallettik bi bu kaldı diyip hoop oldum diye olabileceği birşey değil.
zeki müren bu ülkeye gelmiş nadir yeteneklerden biridir.öyle bi sesin bir daha olabileceğini bile sanmıyorum.kaldı ki zeki müren kendi yaşantısında ben eşcinselim diye de hiçbir zaman ilan etmedi.arkasından konuştular falan,ama o hiçbir zaman kabu etmedi.ölmüş ve kendini savunamayacak insanların arkasından atıp tutacağınıza biraz şerefli olmayı deneseniz hiçde fena olmaz.
ha son birşey,o i**e demeye getirdiğiniz zeki müren tüm mal varlığını mehmetçiğe bağışladı,sahip olduğunuz zihniyet gibi bu ülkenin iliğiini damarını sömürmedi.serçe parmağı dahi etmezsiniz onun.
zeki müren bu ülkeye gelmiş nadir yeteneklerden biridir.öyle bi sesin bir daha olabileceğini bile sanmıyorum.kaldı ki zeki müren kendi yaşantısında ben eşcinselim diye de hiçbir zaman ilan etmedi.arkasından konuştular falan,ama o hiçbir zaman kabu etmedi.ölmüş ve kendini savunamayacak insanların arkasından atıp tutacağınıza biraz şerefli olmayı deneseniz hiçde fena olmaz.
ha son birşey,o i**e demeye getirdiğiniz zeki müren tüm mal varlığını mehmetçiğe bağışladı,sahip olduğunuz zihniyet gibi bu ülkenin iliğiini damarını sömürmedi.serçe parmağı dahi etmezsiniz onun.
devamını gör...
aileni seçebilseydin aynı aileyi mi seçerdin sorusu
onları her ne kadar çok sevsem de seçmezdim. evet bugün kü ben olmama sebep katkıda bulanan en büyük etmenlerdendir. ama ben onlardan uzaklaştıkça kendimi buldum. onlarda ki eksikliği yada yanlışlığı gördükçe uzaklaştım. herşey çok farklı olabilirdi. onlara hasret kalmadan, onların desteğinin, sevgisinin verdiği güven içerisinde yol alabilirdim. hem o zaman içimdeki savaşlarla mücadele etmezdim. savaşım kendimle olmaz, gardımı sadece çevreye karşı alırdım. çok güzel insanlar var görüyorum, çok güzel anne babalar var. bir gün onlardan olmak dileğiyle...
devamını gör...
ilk mesaj nasıl atılmalı sorunsalı
"yazmasaydım deli olacaktım."
devamını gör...
dile takılan şarkı sözleri
sen arada sırada uğraaaa baaaana... hovardayım diye kıymaaaa banaaaaa... fikri firardayım uymaaa banaaa...
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
sözlüğe çok girmediğimden yazıp çıktığımdan farketmemiştim. sanırım butik bir sözlük olduğu için online sayısına nispeten hep aynı yazarlar yazıyor.
gözlemlediğim kadarıyla kücük bir topluluk oldugu icin yazılandan cok, takip ve begeni ugruna birbirlerine yalakalık yapan ya da popülerite uğruna sacma sapan triplere giren tektipleşmiş profiller sürekli olarak aktif.
kendi kulvarında kaliteli yazarları kesfetmek bu durumda güçleşiyor. her konudaki fikrini merak edicegim bi profile de denk gelmedim şu ana kadar. bu durum yazma ve okuma şevkimi kırıp sözlüğü sıkıcı kılmaya başladı.
edit: bunları dile getirmek icin binlerce tanım mı girmem gerekiyordu? çapsız tavsiyelerinizi kendinize saklayın, tşkrlrr.
gözlemlediğim kadarıyla kücük bir topluluk oldugu icin yazılandan cok, takip ve begeni ugruna birbirlerine yalakalık yapan ya da popülerite uğruna sacma sapan triplere giren tektipleşmiş profiller sürekli olarak aktif.
kendi kulvarında kaliteli yazarları kesfetmek bu durumda güçleşiyor. her konudaki fikrini merak edicegim bi profile de denk gelmedim şu ana kadar. bu durum yazma ve okuma şevkimi kırıp sözlüğü sıkıcı kılmaya başladı.
edit: bunları dile getirmek icin binlerce tanım mı girmem gerekiyordu? çapsız tavsiyelerinizi kendinize saklayın, tşkrlrr.
devamını gör...
demet akalın'ın skandal paylaşımı
cahil bir insanın paylaşımı, paylaştığı yer bile tutarsız.
devamını gör...
otuz yaşında hala ailesiyle yaşayan tip
parası yoktur
devamını gör...
isyan etmek
hayatı acılarla dolu müslüm gürses, bir söyleşisinde şöyle diyor; "her şey insanlar için. acı varsa göreceksin, neşesi de varsa yaşayacaksın. isyan etmeye gerek yok."
devamını gör...
15 temmuz 2021 melih bulu'nun görevden alınması
cumhurbaşkanı kararnamesi ile görevden alınmış, atanmış rektör(idi).
görevden alınan birinin yerine, göreve istediğini atayabilen şahsım karar verecek.
aklımda bir aday var, boğaziçi üniversitesinin taptaze fakültesi olan hukuk fakültesinin dekanı, (bkz: selami kuran).
kendisi aylardır, pardon, fakültenin kurulduğu o skandal günden beri o kanal senin, bu kanal benim dolanıp duruyor. bir kanal istanbul’a çıkmadı, allah’ın izni ile kanal istanbul yapıldığı vakit oraya da gocunmadan çıkar ve gelen geçen gemilere türk hukukunu, yine çok pardon, türk tipi başkanlık sisteminin mükemmelliğini ve akp başrı hikayelerini* ballandıra ballandıra anlatır.
adam sürekli yahu her gün yorulmadan saçmalıyor.
bir o, bir de (bkz: yaşar hacısalihoğlu). üniversitede araştırma yapması gereken adamlar, esra erol’dan çok televizyondalar.
neden mi esra erol, katıldıkları programların sunucuları dahi, haftada en fazla 2 kere program yapabiliyorlar, fakat bu iki yüce profesör, her gün televizyondalar.
neden mi esra erol, çünki ikiside esra erol kadar gerçeklikten öte olayları anlatıyorlar.
selami bey atanırsa şaşırmam. yaşar’ı da atayabilirler…..
hilal kaplan’ı atarlarmış bir de, neyse şaşırmayız.
bugün boğaziçi rektörünün görevden alınması ülkede güzel şeyler de oluyor demekten çok uzakta bir gelişmedir. biliyoruz ki, daha skandal bir isim atanacaktır.
umarım yanılırım, umarım şaşırırız!
görevden alınan birinin yerine, göreve istediğini atayabilen şahsım karar verecek.
aklımda bir aday var, boğaziçi üniversitesinin taptaze fakültesi olan hukuk fakültesinin dekanı, (bkz: selami kuran).
kendisi aylardır, pardon, fakültenin kurulduğu o skandal günden beri o kanal senin, bu kanal benim dolanıp duruyor. bir kanal istanbul’a çıkmadı, allah’ın izni ile kanal istanbul yapıldığı vakit oraya da gocunmadan çıkar ve gelen geçen gemilere türk hukukunu, yine çok pardon, türk tipi başkanlık sisteminin mükemmelliğini ve akp başrı hikayelerini* ballandıra ballandıra anlatır.
adam sürekli yahu her gün yorulmadan saçmalıyor.
bir o, bir de (bkz: yaşar hacısalihoğlu). üniversitede araştırma yapması gereken adamlar, esra erol’dan çok televizyondalar.
neden mi esra erol, katıldıkları programların sunucuları dahi, haftada en fazla 2 kere program yapabiliyorlar, fakat bu iki yüce profesör, her gün televizyondalar.
neden mi esra erol, çünki ikiside esra erol kadar gerçeklikten öte olayları anlatıyorlar.
selami bey atanırsa şaşırmam. yaşar’ı da atayabilirler…..
hilal kaplan’ı atarlarmış bir de, neyse şaşırmayız.
bugün boğaziçi rektörünün görevden alınması ülkede güzel şeyler de oluyor demekten çok uzakta bir gelişmedir. biliyoruz ki, daha skandal bir isim atanacaktır.
umarım yanılırım, umarım şaşırırız!
devamını gör...
normal sözlük su tasarrufu hareketi
suyun çok büyük bir kısmı yanlış sulama yoluyla ya da üretim tesislerinde israf ediliyor ancak sırf bunlar yapılıyor diye tasarruf etmekten geri durmak kadar da saçma bir kafa yapısı yok.
siz tasarruf edin. çevrenizdekileri de teşvik edin. basit önlemlerle yıl içerisinde tonlarca suyu israf etmekten kurtulabilirsiniz.
musluklarınıza tasarruf aparatlarından takın. suyun daha tazyikli çıkmasını sağlayarak daha az tüketmenize yardımcı oluyorlar. atıyorum dakikada 10 litre su akıtıyorsanız bunu 7'ye düşürüyor bu aparatlar. amazon linki
evinizde bitki besliyorsanız meyve ve sebzeleri yıkadığınız; pirinç baklagil ısladığınız suları çiçeklere verebilirsiniz. inanın gübre gibi coşturuyor da bitkileri.
sifon içerisine 2 tane yarım litrelik içi dolu pet şişe koyarsanız sifon başı bir litre tasarruf edersiniz. rezervuarlar genelde 5-6 litre alıyor. 4-5 litre de size yeterli olacaktır. imkanınız varsa küçük büyük hazneli rezervuarlardan yaptırın.
imkanınız varsa bulaşık makinesi alın.
su ısınırken boşa akıtmak yerine 5 litrelik şişede veya kovada biriktirip temizlikte kullanabilirsiniz.
siz tasarruf edin. çevrenizdekileri de teşvik edin. basit önlemlerle yıl içerisinde tonlarca suyu israf etmekten kurtulabilirsiniz.
musluklarınıza tasarruf aparatlarından takın. suyun daha tazyikli çıkmasını sağlayarak daha az tüketmenize yardımcı oluyorlar. atıyorum dakikada 10 litre su akıtıyorsanız bunu 7'ye düşürüyor bu aparatlar. amazon linki
evinizde bitki besliyorsanız meyve ve sebzeleri yıkadığınız; pirinç baklagil ısladığınız suları çiçeklere verebilirsiniz. inanın gübre gibi coşturuyor da bitkileri.
sifon içerisine 2 tane yarım litrelik içi dolu pet şişe koyarsanız sifon başı bir litre tasarruf edersiniz. rezervuarlar genelde 5-6 litre alıyor. 4-5 litre de size yeterli olacaktır. imkanınız varsa küçük büyük hazneli rezervuarlardan yaptırın.
imkanınız varsa bulaşık makinesi alın.
su ısınırken boşa akıtmak yerine 5 litrelik şişede veya kovada biriktirip temizlikte kullanabilirsiniz.
devamını gör...
uyuyup uyanmamak
ölmektir. insanın kendini mezarda bıraktığı eylemdir.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
yine öğle uykusuna yattığım anlardan birinde çok iyi hatırlıyorum arkada (bkz: erol evgin)den "söyle canım " çalıyor. şarkı kesildi telefonum çalıyor. arayan en yakın arkadaşlarımdan biri,ali. aldım açtım telefonu. telefonda bir yabancının sesi.
" merdum merhaba ben kerem. senden bir şey rica edecektim, o yüzden rahatsız ettim seni" diyor. kerem arkadaşımın çok yakın bir arkadaşı. daha önce hiç konuşmuşluğumuz da olmadığı için şaşırdım tabii.
"ya merdum biz sevgilim damla'yla ayrıldık da. onun gönlünü almam lazım. duydum ki sen bir şeyler karalamayı seviyormuşsun bizimki söyledi. küçük bir şeyler karalaybilir misin?" dedi. ben de kıramadım tabii ama çok bir beklentisinin olmamasını söyledim.
ardından ise bu küçük şiiri yazıp gönderdim.
/ seni arıyorum
denizin mavisinde
bir inci tanesinin mazisinde
rüzgarın sesinde
yürüdüğüm sokaklarda
ellerim acı çekiyor yokluğunda
ruhum seni istiyor yalnızca
gitme sakın, kal!
kalbimin gizli köşelerinde
taht kurdum sana
gir kanıma
sen ol her bir "damlam"
nasıl oluyor bu anlatsana?
nasıl aşık oluyorum
her nefesimde sana?/
uyku sersemi, 5 dakikada yazdığım aslında çok da güzel olmayan birkaç dizeydi bu yazdığım. ama onları barıştırmaya yetmiş anlaşılan. yazdığım iki üç küçük dizeyle insanların hayatına etki etmek ve benden böyle bir şey rica edilmesi beni o kadar çok mutlu etti ki. onlar barıştıkları için mutlu olsalar da ben hem onlar için hem de böyle bir olaya tanıklık ettiğim için daha da mutlu oldum. hala mutluyum...*
" merdum merhaba ben kerem. senden bir şey rica edecektim, o yüzden rahatsız ettim seni" diyor. kerem arkadaşımın çok yakın bir arkadaşı. daha önce hiç konuşmuşluğumuz da olmadığı için şaşırdım tabii.
"ya merdum biz sevgilim damla'yla ayrıldık da. onun gönlünü almam lazım. duydum ki sen bir şeyler karalamayı seviyormuşsun bizimki söyledi. küçük bir şeyler karalaybilir misin?" dedi. ben de kıramadım tabii ama çok bir beklentisinin olmamasını söyledim.
ardından ise bu küçük şiiri yazıp gönderdim.
/ seni arıyorum
denizin mavisinde
bir inci tanesinin mazisinde
rüzgarın sesinde
yürüdüğüm sokaklarda
ellerim acı çekiyor yokluğunda
ruhum seni istiyor yalnızca
gitme sakın, kal!
kalbimin gizli köşelerinde
taht kurdum sana
gir kanıma
sen ol her bir "damlam"
nasıl oluyor bu anlatsana?
nasıl aşık oluyorum
her nefesimde sana?/
uyku sersemi, 5 dakikada yazdığım aslında çok da güzel olmayan birkaç dizeydi bu yazdığım. ama onları barıştırmaya yetmiş anlaşılan. yazdığım iki üç küçük dizeyle insanların hayatına etki etmek ve benden böyle bir şey rica edilmesi beni o kadar çok mutlu etti ki. onlar barıştıkları için mutlu olsalar da ben hem onlar için hem de böyle bir olaya tanıklık ettiğim için daha da mutlu oldum. hala mutluyum...*
devamını gör...
kayıp tanrılar ülkesi
ahmet ümit'in patasana veyahut kavim romanları kadar çarpıcı olmayan, "elimden bırakamadım!" diyeceğiniz kadar sürüklemeyen lakin keyifli zaman geçirmenize sebep olacak romanı.
spoiler vermeden ufak tefek detaylardan bahsetmek istiyorum, öncelikle mitoloji kısmı ciddi anlamda güzel bir özet biçimine yoğurulmuş, mitolojiye ilgisi olan lakin altyapısı olmayan biri için ideal bir özet mevcut.
sevgili yazar, kendi çapında sistemi eleştirdiği gibi ülkemizin de uzun yıllar belası olacak göç dalgalarını başka bir bakış açısı ile anlatmış, almanya'da yaşayan gurbetçilerin yaşadıklarından tutun, ülkemizde oy kullandıkları kısma kadar bir güzel eleştirip kendi yorumunu da katmış.
pergamon... pergamon antik kenti hakkkında bilgiler vermiş, o güzel zeus altarı hakkında bir güzel konuşmuş lakin doyucu olmasa da insanı merak ettirecek bir biçime eriştirmiş sevgili yazar lakin söylediğim gibi, eksik. insan eserlerin nasıl kaçırıldığı, nasıl sergilendiği hakkında daha doyurucu bilgiler bekiyor okurken, yazar da "balık yok, al sana olta!" demiş ve araştırmamızı istemiş belli ki.
daha da ilginç olan kısım ise karakterler. özellikle romanımızın baş kahramanı, başkomiser yıldız karasu o kadar tuhaf bir karakter ki, hem türk genlerini kaybetmemiş, hem de almanya'da doğup büyüdüğü için alman disiplininden nasibini almış, pratik türk zekası ile analitik alman zekası hoş bir biçimde birleşmiş gibi... ama n yazık ki çok sırıtıyor, yardımcısı bir alman ve ne yazık ki öyle bir durumda ilerliyor ki roman, yıldız'ın safkan alman, yardımcısının da tam anlamıyla türk olduğunu düşünebilirsiniz ki bu olabildikçe sırıtıyor.
hoş bir roman, okunmasa da olur. mitoloji-polisiye bezemeli çok daha iyileri mevcut zira, çok daha iyi doyuranlar da.
ama ahmet ümit yazmış, biz de okumuş olduk, güzel zaman geçirdik.
spoiler vermeden ufak tefek detaylardan bahsetmek istiyorum, öncelikle mitoloji kısmı ciddi anlamda güzel bir özet biçimine yoğurulmuş, mitolojiye ilgisi olan lakin altyapısı olmayan biri için ideal bir özet mevcut.
sevgili yazar, kendi çapında sistemi eleştirdiği gibi ülkemizin de uzun yıllar belası olacak göç dalgalarını başka bir bakış açısı ile anlatmış, almanya'da yaşayan gurbetçilerin yaşadıklarından tutun, ülkemizde oy kullandıkları kısma kadar bir güzel eleştirip kendi yorumunu da katmış.
pergamon... pergamon antik kenti hakkkında bilgiler vermiş, o güzel zeus altarı hakkında bir güzel konuşmuş lakin doyucu olmasa da insanı merak ettirecek bir biçime eriştirmiş sevgili yazar lakin söylediğim gibi, eksik. insan eserlerin nasıl kaçırıldığı, nasıl sergilendiği hakkında daha doyurucu bilgiler bekiyor okurken, yazar da "balık yok, al sana olta!" demiş ve araştırmamızı istemiş belli ki.
daha da ilginç olan kısım ise karakterler. özellikle romanımızın baş kahramanı, başkomiser yıldız karasu o kadar tuhaf bir karakter ki, hem türk genlerini kaybetmemiş, hem de almanya'da doğup büyüdüğü için alman disiplininden nasibini almış, pratik türk zekası ile analitik alman zekası hoş bir biçimde birleşmiş gibi... ama n yazık ki çok sırıtıyor, yardımcısı bir alman ve ne yazık ki öyle bir durumda ilerliyor ki roman, yıldız'ın safkan alman, yardımcısının da tam anlamıyla türk olduğunu düşünebilirsiniz ki bu olabildikçe sırıtıyor.
hoş bir roman, okunmasa da olur. mitoloji-polisiye bezemeli çok daha iyileri mevcut zira, çok daha iyi doyuranlar da.
ama ahmet ümit yazmış, biz de okumuş olduk, güzel zaman geçirdik.
devamını gör...
sözlükten uzaklaşmak isteyen yazarı sözlük kapısında elinde terlikle bekleyen mod
tek nefeste yazdım! yazarlara karşı anaçlık duygusunu bastıramayan tatlı sert moddur. eli maşalı değildir ama 40 numara terliklidir. yine de siz bilirsiniz tabi.
devamını gör...
