günün şiiri başlığına paylaşacağım şiir daha önce paylaşılmış mı diye göz atıp beğendiğim şiirleri oylarken karşıma çıkan ve boş bulunduğum için beni güldüren sözlük bildirimi. ne yalan söyleyeyim seviyorum bu sözlüğün verdiği ayarları .*
devamını gör...

"benim hastalığım yalnızca şu ki, tüm şehirde yirmi yılda sadece tek bir akıllı adam buldum, o da bir deli ! "
anton çehov - altıncı koğuş .
devamını gör...

yanlış tespitler barındıran bir iddia.

birincisi; islamiyette tek kıble yoktur, iki kıble vardır*. diğer kıble, mescid-i aksa dır.

ikincisi; kabe nin içinde, islami hakimiyet öncesi, putların olması; kabe nin kutsallığına atfedilmiştir.

yani, kabe kutsallığını putlardan değil, bilakis putların kutsallığını, kabe'ye isnad etmiş olabileceği iddiası doğrudur.

üçüncüsü; kıble, tapınma ritüelinin muhattabı değildir. tapınma ritüelinin yönüdür. eğer yön tespit edilemiyor ise, herhangi bir yöne dönmek yeterlidir. bu durum bile, kabe nin tapınılan simge* olmadığının delilidir.
devamını gör...

kimsesizlerinkimiraikkonen ukdesi.
yazdığı çocuk öykü kitaplarıyla tanınan bir öğretmendir. çocuklar için yazılmış kitaplar gibi gözükse de aynı zamanda dönemin yönetimini eleştirdiği, eşitlik gibi konuları savunduğu yazılardır. hatta bu yüzden şüpheli ölümüyle suikasta uğradığı düşünülmektedir. en bilinen ve okunan kitaplarından biri küçük kara balık (kitap) tır.
daha ayrıntılı bakmak isteyenler için buradan
devamını gör...

bu acıyı burada nasıl tarif edeyim?
devamını gör...

duygu, düşünce ve hislerini, surat ifadesi ve mimiklerine yansıtmama sanatı. bir nevi harry potter evrenindeki zihnebend'in muggle dünyasındaki izdüşümü.

adını, ideal poker oyuncusunun sahip olduğu ifadesiz surattan alsa da, kişi yeterince kendisini geliştirirse sahip olmadığı ya da mevcut durumunda halihazırda sahip olduğu ancak baskın olmayan duygu ve düşünceleri de yansıtabilir. işte bunlar hep manipülasyon.
devamını gör...

(bkz: marcus aurelius)'un kendisiyle hesaplaşma içerisinde olduğu. mantığa uygun yaşamak, ölüm, hayat, eleştiriler vb. üzerine yazdığı aslında bir günlük gibi olan günlük notlardan oluşuyor.
kitaptan en sevdiğim sözler:
"kelimeler fikirdir, gerçek değil. tek gerçek eylemdir."
"eğer bir şey başkası için mümkünse, senin içinde mümkündür."
devamını gör...

bir ara, televizyon programının biri bunun tarlada yediği lahanalar gaz yapınca göle girip yüzen bir manda olduğunu ortaya çıkardı. bu daha inandırıcı gelmişti ama üzerinde durmadılar.
devamını gör...

bir anket sorusu.

bilimsel bir keşif ya da icat yaparak...
devamını gör...

daha önce depresyona girip sessiz sedasız giden bir yazar olarak katıldığım başlıktır.

aldım ceketimi çıktım gittim. kimseye basın toplantısı yapıp duyurmadım. kimim ulan ben böyle hareketler yapacağım.
devamını gör...

yaşamak için çalışmak yerine çalışmak için yaşıyor zorunda kalmak. bu modern çağın getirdiği illet bir hastalık. farkında bile olmadan zamanımız doluyor bu dünyada. ve kaçımız "yaşadık" diyebilir ki?
devamını gör...

almak istediğim kitapların pahalı olduğunu görünce ağlayarak söylediğim cümle.
devamını gör...

17. yüzyıl fransa’sında dönemin aristokrasisini, yönetici sınıfını simgeleyen peruk charles döneminde ingiltere mahkemelerine getirilmiştir, başlangıçta yaşlı ve ciddi kuşak peruktan uzak durmuşsa da bir sonraki kuşağın kürsü ve baro üyeleri tarafından benimsenmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. yargıçlar tarafından tercih edilen geniş peruklar, tabanları geniş olan türdendir ve sadece yargıçlar değil, barrister’lar tarafından da takılmaktadır. peruk esas olarak tıpkı cübbe gibi bağımsızlığı, tarafsızlığı ve eşitliği ifade etmek amacıyla kullanılır, saçlarda dahi bu algının oluşması istenmez.
-zamanla peruklar yargısal ikonografide kırmızı cübbelerin kazandığı statüyü kazanmıştır, yine zamanla ceza ve resmi davalarda olmak üzere kullanım alanı kısıtlanmış ve bu zorunluluk 2007 de tamamen kaldırılmıştır.
devamını gör...

bayramda köprü ve otoyolları ücretsiz kullanabilirsiniz ama o yolları kullanmak için dışarı çıkarsanız 3150 lira ceza ödersiniz.

tam bir olacak o kadar skeci.

buradan buyrun ücretsiz
devamını gör...

sinir uçlarımda bazı kelimeler duruyor görüş alanımın dışında. onları oradan çekip almak, girift bir sıralama yapmak çatı katının denizliğine oturup kahve içmek kadar kolay değil. bir şey eksik bu gün. çok iyi hissediyorum bunu. bir şeyim çok eksik..

sanki sabah sancılı kelimelere uyanacak gibiyim. sanki... hani o hep kavrayamadığım elimden kayıp giden bütün odağımı verdiğim zihnimin yaşadığını hissettiğim o kelimeleri uyandığım an kaybetmenin hüznüyle ağladığım sabahlara döneceğim. sanki..
devamını gör...

öğrenciler. biz nasıl oy veriyorsak çobanımızı seçmek için, onlar da oy kullanmalı. hak sahibi olmalı.
devamını gör...

kızılderililer kızıl bulut önderliğinde iki yıl boyunca savaşmış ve 1868' de amerikan askerlerini topraklarından kovmuş, kalelerini yakmışlardı. amerika barış istemiş, bu topraklarda hakkı olmadığını kabul etmiş, ama antlaşma için tek bir şart koşmuştu. antlaşma beyaz adamın başkenti washington'da imzalanacaktı. düşmana karşı ezici bir zafer kazanan reisler kendilerinden emindiler ve başkente gitme konusunda bir problem görmediler.
beyaz adamlarla beraber yola çıkan reisler en yakın kasabaya gittiler ve savaşırken saldırdıkları trene bindiler. tren, washington'a kadar her kasabada, her şehirde durdu. kasaba ve şehirlerde yaşayan insanlara, trende vahşi kızılderililerin olduğu haber verilmiş ve onları görmek isteyen müthiş bir kalabalığın oluşması sağlanmıştı. uzun süren yolculuktan sonra nihayet başkente geldiler ama amerikan gösterisi bitmemiş, antlaşma imzalamadan önce görmeleri gereken başka yerlerinde olduğu söylenmişti. deniz kuvvetlerinin gemileri top atışları eşliğinde gezdirildi, kara topçu birlikleri kulakları sağır eden silahları sergilediler. yüksek binalarla dolu kalabalık şehirler gezdirildi.
kızılderililer artık o zafer kazanmış, kendine güvenen insanlar değildi. kendi topraklarında iken sadece ticaret yapan beyazları, kürk avcılarını ve kalelerdeki beyaz askerleri görüyorlar ve eğer kaleleri ele geçirirsek, askerleri öldürür yada kovarsak ülkemizi kurtarırız diye düşünüyorlardı. ama artık görüyorlardı ki kendileri bir ağacın yaprakları kadarsa, beyaz adamlar ormandaki bütün ağaçların yaprakları kadar çoktu ve öldür, öldür bitecek gibi değildi.
bu kadar gösterinin yeterli olduğunu, kızılderililerin istenilen kıvama geldiğini anlayan amerikan yönetimi kızılderililere, eğer barış istiyorlarsa belirlenen rezervasyonlarda yaşamak zorunda olduklarını, çocuklarını okula göndermelerini, bizon avını bırakmalarını... istediler. kızılderililer antlaşmayı mecburen imzaladılar ve başları eğik ülkelerine döndüler.
devamını gör...

o gerçek miydi? ben onu robot sandım da cevap vermediydim. dur vereyim.
edit: cevap verdim ama kırılmış olmalı ki geri dönüş yapmadı.
devamını gör...

gayet medeni bir şekilde teşekkür edip kendinden ödün vermeyip hayatına devam etmelidir. illaki başlangıçta bir burukluk olur ancak hayatın normal gidişatında böyle durumların olduğu bilinciyle yaklaşılırsa daha rahat bir şekilde atlatılır.

hatta şöyle bir durumda mevcuttur ki bu davranışı gösteren erkekleri fark eden kadınlar daha sonradan gizliden gizliye ilgi duyabilmekte.
devamını gör...

b... gibi rüyalar görüyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim