hedef kitlenin iknasını, direncini kırarak gerçekleştirme stratejisidir. burada ürünü parlatmak yerine duygu ve düşünceyi etkileyerek davranış değişikliği oluşturulur.

insanları yönlendirmek amacıyla sadece "şunu yap" veya "bunu asla yapma" demek çoğu kez yarar sağlamaz. kişi ya da kitle söylediğinizi yapmaya mecbur değilse ikna etmede bir geçerliliği ve insanlar üzerinde bir etkisi yoktur. biri zaten yapacağımız bir şeyi yapmamızı söylediğinde yapmamanız ya da cinnet geçirerek yapmamız gibi. yine de emir kipini en çok reklamlarda görürüz; "hemen tıkla" "fırsatı kaçırma" "şimdi dene" vesaire. bunlar alıcıyı harekete geçirmek ve aksiyon almak amacıyla kullanılan ifadelerdir ve belli bir plan dahilinde sunulurlar.

bu nedenle daha planlı bir yol izlemek gerekir ki istenen davranış değişikliği yaratılsın. omega stratejilerinde bu plana duygular dahil edilir.

korku, hedef kitleyi harekete geçirmede en etkili yollardan biridir. çağlar boyunca kah yırtıcılardan kah karanlıktan kah tanrıların gazabından korkup durmuşuz, bizi daha iyi ne yönlendirebilir ki? bununla ilgili oldukça sıradan bir örnek vereceğim: bir diş macunu reklamı. bu reklamda hedef kitleyi satın alma davranışına ikna etmek için diş kaybı vurgulanıyor. kişi ister istemez korku duyup o ürüne yönelebilir. fakat bu sadece bazı insanlarda işe yarar ve kişiyi satın almaya yönlendirir ama kayıtsız kalanlar için daha gelişmiş bir yöntem gerekir.

bunun için korkunun üzerine pişmanlık eklenir ki davranış değişikliği kaçınılmaz olsun. insanlar bir davranışı yapmadıklarında duyacakları pişmanlığı göz önünde bulundururlarsa eylemlerinde değişikliğe daha yatkın olurlar. o pişmanlık duygusu elbette bir kurgudan ibarettir ve kişi hiçbir pişmanlık duymayabilir ancak bu düşünceye yönlendirildiği andan itibaren bu pişmanlığı içinde yaşatma potansiyeli taşır ve davranış değişikliği buna bağlı gelişir. hedef kitle o pişmanlığı yaşamaktan kaçınmaya çalışacaktır.

insanların pek çoğu geçerli bir dayanakları olmasa bile bir şeylere inanırlar ve bazı şeyleri reddederler. bu inancı kırabilecek şey kitlenin ürünü deneyimlediğinde neler hissedeceğini hayal ettirmektir. hassas dişlerimiz olduğunu farz edelim. televizyonda bizimle aynı sorundan muzdarip biri var ve x macunu kullanınca birden buzlu suyu dahi rahat rahat içebiliyor. aniden biz de hayal ediyoruz: "ben de x'i kullandığımda bir bardak buzlu suyu çatır çutur içsem, nasıl güzel olurdu." diye iç geçiriyoruz, olayı zihnimizde canlandırıyoruz ve bu da bizi satın almaya yönlendiriyor.

elimde iki zarf var, zarflardan birinde 100 diğerinde ise 10 tl var, sadece ikisinden birini seçebilirsiniz. eğer hiçbir seçim yapmazsanız size 50 tl vereceğim. 50 tl garanti para ve elde etmek için şansa ihtiyacınız yok. 100 tl kazanmak için ikide bir şansınız var. neden şans oyunu oynamayı tercih edersiniz?
1) 100 tl kazandığınızda yaşayacağınız mutluluğu hayal edebilirsiniz.
2) daha da önemlisi, bir tercih yapmadığınızda 100 tl'nin seçmeyi düşündüğünüz zarfta olmasının size yaşatacağı pişmanlığı göz önünde bulundurursunuz. adeta o pişmanlık içinize çöreklenir ve bundan kaçınmaya çalışırsınız.

omega stratejileri bu ve benzeri birçok yöntemle hedef kitlenin direncini kırar ve davranışta değişiklik yaratmayı hedefler. bu strateji, herhangi bir ürün, durum ya da kişi ile ilgiliyi iknayı sağlamak için sıklıkla tercih edilir.
devamını gör...

ırak bağdat.
devamını gör...

ekmekle yenmediği sürece bence bir sorun yok.
devamını gör...

nazım hikmet'in annesi ressam celile hikmet için yahya kemal tarafından yazılmış şiirdir ama siz yine ölümle ilgili olduğunu düşünebilirsiniz.
devamını gör...

benim de sicilim hâlâ tertemizdir efendim.
devamını gör...

profil fotoğrafı buldum.*
devamını gör...

nusr-et'e alternatif aradığımız et lokantalarının isimlerinin bulunduğu başlıktır.
(bkz: işte cesar-et işte feras-et işte fazil-et)
devamını gör...

oidipus kompleksinin modern zamanlar uyarlaması olarak gördüğüm filmdir.
konusu: başka hiçbir ev ile yakınlığı olmayan arsa üzerinde iki katlı taş bir eve taşınmış çift çocuk sahibi olamıyor. adam ressam, kadın sanıyorum çevirmen. evlerindeki odalardan biri bir tür lamba cini-üç boyutlu yazıcı işlevi görüyor. bu durumla eğleniyorlar fakat evin elektrik tesisatı şüpheli geliyor ve yerel bir tamirci çağırıyorlar, tamirci onlara bu evin eski sahiplerinin evde öldürüldüğünü söylüyorlar. zanlının adı john doe olarak söyleniyor. eğer bu ismin (erkek ise john doe/ kadınsa jane doe) kimliksiz ya da kimliği tanımlanamayan birine verilmiş bir etiket olduğunu bilmiyorsanız film boyunca ne oluyor diyebilirsiniz.
john doe’nun söylediği tek cümle filmi anlatmaya yeter: “hayatta hiçbir şey elde edemeyen insandan daha tehlikeli tek şey her istediğini elde eden insandır.” iktisatta bunu azalan verimler kanunu olarak tanımlarız. çok aç iken yediğiniz ilk pizza diliminin tatmini ile altıncısının tatmini aynı değildir. bir şeye hiç çabalamadan veya birden fazla sahip olmak haz duygusunu azaltır.
son olarak nietzche’nin tanrının ölümü ile özgürleşen insan atfı her ne kadar yoğunlukla işlenmese de filme derinlik katmıştır.
devamını gör...

"komple paha biçemez ama anca kısa bir süre kiralayabilir" şeklkinde mümkünü olabilecek önerme, koşul.
devamını gör...

28 yaşındayken trendyol'u kuran türk iş insanı ve girişimci. new york university economics mezunudur. harvard business school'da master yaptığı sırada şirketini kurmuştur. türkiye'de pek ismini bilen olmasa da dünya ekonomik forumu, financial times zirvesi gibi bir çok yerde konuşmacı olarak yer aldığı için dünya'da bilinen bir isimdir.

devamını gör...

iki dakikalık alışverişin tüm tadını tuzunu kaçıran moderatördür.

belki ben sadece bakmak için bakıyorum olamaz mı yani?

hem dükkanın sahibi kasada otururken nedir bu sıkboğaz etme isteği?

olmaz böyle...
devamını gör...

karizmanın vücut bulmuş hali.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kernel panic isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

yapması da oynaması da keyifli olan, herkesin yapmayı beceremediği uçaklardır.

ben de kağıttan uçak yapmayı beceremeyen kısımdanım.

arkadaşlarım çok güzel yapar ve uçururlardı ancak ben yapamazdım.

eğer isteyen varsa intenette kağıttan uçak yapımı ile ilgili videolar var.
devamını gör...

herkes bana bişi diyor, anlar gibi oluyorum ama valla hiç bir bok anlamıyorum?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mevsimin romantizmine hiç giremeyeceğim, deri ceket ve botlarıma beni kavuşturan ay.
devamını gör...

söylemenize gerek yok, herkes ne b*k olduğunu biliyordur.
devamını gör...

fotoğraf linki aşağıda ,sadece bir kaç saniye bakmanızı rica ediyorum. sonrası allah kerim...
yerin dibi
devamını gör...

"konuşsak da kuş uçmuyor içimizdeki ormana"

şükrü erbaş

kuşlar uçmuyor, ormanlar yanıyor.
devamını gör...

-maddi imkani yeterli olmayan bir birey olabilir
-hayat anlayisina benzer birine denk gelmemis olabilir
-gecelerin adami olabilir
-"yemisim aileyi ben boyle guzelim" diyebilir
-hayatini baska bir amaca indirgemis olabilir
-farkli tercihleri olabilir
-saglik sikintilari olabilir...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim