sevgilinin ölmesi
aradan yıllar geçse de bir gece vakti aklına düşünce çiçeklerine fısıldayarak onu anlattıracak bir etki bırakabiliyor bu ölüm. insan bu acıyı unuttuğunu sanarken, hayat çok normal ilerlerken ansızın rüyana girmesi, bir yer, bir müzik, okunan bir kitap cümlesi, bir dizi ya da film sahnesi ölümünün acısını aniden tazeleyebiliyor. ölenle ölünmüyor ama acısıyla bir şekilde yaşanıyor işte.
"çiçeklerime fısıldadım bugün
19 yaşım diyebilirim ona
beni çocuk gibi avutuşuna
'tipitip' adımı takışına
her seferinde ayağıma takılıp
düşeyazdığımda kurtarışına
ve adamlığına hasret artık
ben ve dünya..".
"çiçeklerime fısıldadım bugün
19 yaşım diyebilirim ona
beni çocuk gibi avutuşuna
'tipitip' adımı takışına
her seferinde ayağıma takılıp
düşeyazdığımda kurtarışına
ve adamlığına hasret artık
ben ve dünya..".
devamını gör...
üç kelimelik hikayeler
yaşandı bitti saygısızca.
devamını gör...
müge anlı ile tatlı sert
programın formatını faydalı buluyorum. çünkü yıllardır kapalı olan dosyaları bile, basın yoluyla, mağdurların etkileşimini sağlayıp çözüme kavuşturuyor.
devamını gör...
melih bulu'nun boğaziçi'ne atanması devrimdir
mevcut cumhurbaşkanı ve yetkileri göz önünde bulundurularak yapılan atamanın devrim olmayacağının kanıtı, zaten bir lafıyla bir insanı rektör yapabilmesidir. şayet devrim yapmak istiyorsa buyursun yök’ü kapatsın, üniversitelerin de özerkliğine karışmasın.
devamını gör...
yazılı olmayan kurallar
evin en küçüğünün sabah ekmek almaya gitmesi...
devamını gör...
adalet
hakkında ufak bir yazı kaleme aldığım başlıktır. sabırla okursanız sevinirim.
zamanın birinde yaz ayının ikisinde günün tam üçünde bize göre huzurun kalmadığı yöremizde, fısıltılar duyulmaya başlamıştı.
günler ilerledikçe fısıltılar artıyordu, sanki dağ, taş her taraf fısıldaşma ile doluyordu. yer yarılsında içine girsindi bu sesler. çığlıktan beterdi.
yeniden bir gemi yapmanın zamanı gelmişti. burayı terk etmedikçe fısıltılar tarafından boğulacağımızı düşünüyorduk. diğerlerini uyarmaya çalıştık ama fısıltılar çoktan yüreklerini bağlamıştı.
bir an önce gemiyi bitirmek tek isteğimizdi. şekli şemalı çok önemli değildi hatta gemiye benzemese de olurdu. yeter ki fısıltılara benzemesindi.
yoğun uğraşlar sonucu gemiyi tamamladık. ismini ruhun gemisi koyduk. son kez diğerlerini gemiye gelmeleri için ikna etmeye çalıştık. bunu yürekten istiyorduk.
orada kalmayı tercih ettiler.
biz ise çoktan harfleri toplamaya başlamıştık. ünlü ünsüz demeden, ayırt etmeden onları, tümünü almaya çalışıyorduk. kolay olmadı bu. her tarafı kapladıkları yetmezmiş gibi harfleri de etkileri altına almaktı amaçları. elimizden geldiğince gemimize topladık harfleri. rakamları almadık bıkmıştık artık küçük hesaplardan. sonra notaları topladık birer birer, sol anahtarını da ihmal etmedik, es işaretlerini de. notalar fısıltılardan sağırlaşmaya başlamışlardı artık hangi sesi çıkardıklarını bilemez haldelerdi. çok vaktimiz kalmamıştı. son olarak adaleti almaya karar verdik gemimize.
en çok zamanı da onu bulmaya çalışırken harcamıştık. adalet ortalarda görünmüyordu. fısıltılar tamamen örtmüştü üzerini. zorda olsa bulduk onu. bulduğumuzda hiç tanınmayacak haldeydi.
özenle topladığımız harfleri ve notaları ve işaretleri ve acınacak halde olan adaleti gemimizde tüm fısıltılardan arındırmaya çalıştık.
gemimiz suda değilde fısıltılar üzerinde yüzmeye çalışıyordu. balıklar bile fısıltı olmuştu.
günler belki de aylar boyunca ilerledik. artık sular üzerinde gittiğimizi fark eder olmuştuk.
temizlenmeye ve özüne dönmeye başlayan harfler sayesinde, tüm varlığını unutmuş olan ,adalet, var oluş amacını hatırlamaya çalışıyordu. gemideki herkes gibi o da çok gayretliydi.
ancak, adaletimiz tamamen temizlendiğinde kendimize yeni bir yaşam kurmaya cesaret edebilirdik. işimiz zordu ama bu yolun sonu aydınlıktı ve güzel günler bekliyordu bizi bunu hissedebiliyorduk.
zamanın birinde yaz ayının ikisinde günün tam üçünde bize göre huzurun kalmadığı yöremizde, fısıltılar duyulmaya başlamıştı.
günler ilerledikçe fısıltılar artıyordu, sanki dağ, taş her taraf fısıldaşma ile doluyordu. yer yarılsında içine girsindi bu sesler. çığlıktan beterdi.
yeniden bir gemi yapmanın zamanı gelmişti. burayı terk etmedikçe fısıltılar tarafından boğulacağımızı düşünüyorduk. diğerlerini uyarmaya çalıştık ama fısıltılar çoktan yüreklerini bağlamıştı.
bir an önce gemiyi bitirmek tek isteğimizdi. şekli şemalı çok önemli değildi hatta gemiye benzemese de olurdu. yeter ki fısıltılara benzemesindi.
yoğun uğraşlar sonucu gemiyi tamamladık. ismini ruhun gemisi koyduk. son kez diğerlerini gemiye gelmeleri için ikna etmeye çalıştık. bunu yürekten istiyorduk.
orada kalmayı tercih ettiler.
biz ise çoktan harfleri toplamaya başlamıştık. ünlü ünsüz demeden, ayırt etmeden onları, tümünü almaya çalışıyorduk. kolay olmadı bu. her tarafı kapladıkları yetmezmiş gibi harfleri de etkileri altına almaktı amaçları. elimizden geldiğince gemimize topladık harfleri. rakamları almadık bıkmıştık artık küçük hesaplardan. sonra notaları topladık birer birer, sol anahtarını da ihmal etmedik, es işaretlerini de. notalar fısıltılardan sağırlaşmaya başlamışlardı artık hangi sesi çıkardıklarını bilemez haldelerdi. çok vaktimiz kalmamıştı. son olarak adaleti almaya karar verdik gemimize.
en çok zamanı da onu bulmaya çalışırken harcamıştık. adalet ortalarda görünmüyordu. fısıltılar tamamen örtmüştü üzerini. zorda olsa bulduk onu. bulduğumuzda hiç tanınmayacak haldeydi.
özenle topladığımız harfleri ve notaları ve işaretleri ve acınacak halde olan adaleti gemimizde tüm fısıltılardan arındırmaya çalıştık.
gemimiz suda değilde fısıltılar üzerinde yüzmeye çalışıyordu. balıklar bile fısıltı olmuştu.
günler belki de aylar boyunca ilerledik. artık sular üzerinde gittiğimizi fark eder olmuştuk.
temizlenmeye ve özüne dönmeye başlayan harfler sayesinde, tüm varlığını unutmuş olan ,adalet, var oluş amacını hatırlamaya çalışıyordu. gemideki herkes gibi o da çok gayretliydi.
ancak, adaletimiz tamamen temizlendiğinde kendimize yeni bir yaşam kurmaya cesaret edebilirdik. işimiz zordu ama bu yolun sonu aydınlıktı ve güzel günler bekliyordu bizi bunu hissedebiliyorduk.
devamını gör...
sinirli kadınları sakinleştirme yolları
bir tartışma esnasında gecistirilmeyi ve bir süre yalnız bırakilmayi sevmiyorum*. o anki tartışma esnasında olayları çözelim ve kapatalım. yalnız kaldığım ve düşündüğüm süre zarfında sakinleşmek yerine daha cok sinirleniyorum. onun yerine problemleri ne olursa olsun konuşmak ve çözmeye çalışmak daha iyi geliyor bana.
devamını gör...
hayatın akışında başımıza gelen küçük mutluluklar
sabah kahve içerken şeker-kahve-süt dengesini iyi ayarlayabilirsem keyiften dört köşe oluyorum.* bir de yanında sevdiğim bir şarkı varsa offf offff değmeyin bana.
hadi siz de sizi mutlu eden şeyleri yazın. bakalım kimler nelerden mutlu oluyor?
hadi siz de sizi mutlu eden şeyleri yazın. bakalım kimler nelerden mutlu oluyor?
devamını gör...
kadınların beğenilme arzusu
kendini beğenmeyi başarınca-kendini sevmeye başarınca bir numarası kalmayan arzudur.
aynada gülen yüzünü gören-kendini beğenen kadın için
hayat ışıl ışıldır.
o kendinde ki ışığı görür
ve onu yansıtır.
aynada gülen yüzünü gören-kendini beğenen kadın için
hayat ışıl ışıldır.
o kendinde ki ışığı görür
ve onu yansıtır.
devamını gör...
normal sözlük'te tüm yazarların evli olması
kocamı gören oldu mu ya? *
t: yanlış genellemelerden birini içeren başlık.
t: yanlış genellemelerden birini içeren başlık.
devamını gör...
turab
yazarın mahlasının anlamını açıkladığı için teşekkürlerimi iletiyorum.herkes gibi ben de "hey hat hey hat" diye okumayı denemiştim ilk sonra birazcık saçma gelmişti. tersten deneyim belki anlamlı bir şey çıkar dedim thy diye okuyunca türk hava yolları ise geri kalan hthyh ne lan o zaman diye saatlerce kafa yormuş, sonra kimsenin mahlası kimseyi ilgilendirmez deyip resti çekmiştim.
devamını gör...
koronaya türk çözümleri
aşı içmek olabilir.
devamını gör...
tek başına tatile çıkmak
çanakkale ve bodrum tatillerimde gerçekleştirdiğim süper aktivite.kafa dinlemek için birebir.
devamını gör...
süleyman çakır'ın zam yorumu
süleyman çakır'ı okuyunca kurtlar vadisi'nden bir sahne göreceğimi sanmıştım. linke tıklayınca öfkeli şirine denk gelmek bir miktar üzdü.
eminim bu dayı 20 yıldır kendine don dahi almıyordur. sadece fatura ödeyip, gıda alışverişi yapmayı falan geçinmek sanıyor bunlar. sadece ihtiyaçları karşılayıp, isteklerine gücün yetmiyorsa çalışmanın, yaşamanın ne anlamı var ki? hayvanlar da bu şekilde yaşıyor. dönelim o zaman özümüze. avcı toplayıcı devam edelim hayatımıza. hem mülk edinmek de yok. yer içer yatarız yani!
bin yıldır aynı şeyleri anlatmaktan da bıkmadılar. 50 sene önce kuyruk varmış da hastanede sıra bekliyorlarmış da birilerini asıyorlarmış da... geçti kardeşim o dönemler. seme oldu 2022. sen o yapraklı takvimi okumayı bırak artık her şey dijital. sen de ölüsün aslında ama sadece gömmeyi unutmuşlar!
eminim bu dayı 20 yıldır kendine don dahi almıyordur. sadece fatura ödeyip, gıda alışverişi yapmayı falan geçinmek sanıyor bunlar. sadece ihtiyaçları karşılayıp, isteklerine gücün yetmiyorsa çalışmanın, yaşamanın ne anlamı var ki? hayvanlar da bu şekilde yaşıyor. dönelim o zaman özümüze. avcı toplayıcı devam edelim hayatımıza. hem mülk edinmek de yok. yer içer yatarız yani!
bin yıldır aynı şeyleri anlatmaktan da bıkmadılar. 50 sene önce kuyruk varmış da hastanede sıra bekliyorlarmış da birilerini asıyorlarmış da... geçti kardeşim o dönemler. seme oldu 2022. sen o yapraklı takvimi okumayı bırak artık her şey dijital. sen de ölüsün aslında ama sadece gömmeyi unutmuşlar!
devamını gör...
virgin galactic
ticari uzay yolculuğu* seferleri düzenlemek için richard branson* tarafından kurulmuş. 350 den fazla şirketi bulunan virgin şirketler grubununa dahil şirkettir. dünyanın ilk ticari uzay hattı ve dikey olarak entegre edilmiş havacılık şirketi olan virgin galaktic yeni nesil uzay araçları geliştiriyor ve işletiyor.
şirketin amacı, tıbbı kontrol programı ve uçuş öncesi eğitim programına tabi tuttukları profesyonel olmayan astronot*ları atmosferin dışında 100 kilometre yüksekliğe çıkararak uzay gezisi yaptırıp, 6 dakika kadar yer çekimsiz ortamı tecrübe ettirmek ve uzaydan dünyayı izlemeleri sağlamak.
şirketin amacı, tıbbı kontrol programı ve uçuş öncesi eğitim programına tabi tuttukları profesyonel olmayan astronot*ları atmosferin dışında 100 kilometre yüksekliğe çıkararak uzay gezisi yaptırıp, 6 dakika kadar yer çekimsiz ortamı tecrübe ettirmek ve uzaydan dünyayı izlemeleri sağlamak.
devamını gör...
regl
çok güzel bir şey bence ben seviyorum. regl olmazsam birini kesebilirim, içimden canavar çıkıyor, 1 hafta kala hele off nasıl agresifim, her şeyden nefret ediyorum. oh oldum kurtuldum diyorum nasıl rahatlıyorum, mutlu oluyorum. mis gibi çikolatalar yiyorum amaann.
devamını gör...
kadın arkadaşımın dövülerek hastanelik edilmesi
"boyum kısa diye benim gibi efendi adama bakmazsan al böyle dayağı yersin" alt metinli bir olay.
acaip çirkin karakterlersiniz oğlum.
acaip çirkin karakterlersiniz oğlum.
devamını gör...
ibo show'dan oryantal didem'e sansür
bülent serttaş'ın bakmayarak tepki gösterdiği sansürdür.
devamını gör...
evde civciv beslemiş normal sözlük yazarları
babam alıp getirdi 3 tane civciv, ilkokula gidiyorum o zaman. bunlar büyüdü tavuk oldu ama kocamanlar. babam iş yerinden arkadaşına verdi bakamıyoruz çünkü artık. arkadaşı da çağırdı ailecek bizi yemeğe, bi gittik tavuğa dair bütün yemekler var ama benim aklıma gelmiyo. bahçede saydım tavukları aa bi baktım 2 taneler, ulan meğerse adam birini kesip bana yavrumu yedirmişler. ben sonrasını hatırlamıyorum en son sinir krizi geçiriyodum.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yavaş salla düşerim
gezegenden geçerim
hanchinanski’ye kalem yok
ben salata yapmaya giderim
gezegenden geçerim
hanchinanski’ye kalem yok
ben salata yapmaya giderim
devamını gör...