milletin midesine kuru ekmek giriyorsa o zaman aç değildir
bütçe görüşmeleri sırasında söz alan chp’li engin altay’ın “millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.” söylemine akp’li şahin tin’in kullandığı bir ifade.
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
“ölüyorum anlasana. gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar. ben işkenceler içinde kıvrılırken onların mutluluğundan ölüyorum”
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
burda da yokum. bugün yeterince üzüldüm. tabi ya çobanık diye bizi beğenmezler.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
bir parça hüzünlendiren başlık.
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
ben yazmam böyle başlıklara kimseyi, nedenini daha önce anlatmıştım.
fakat madem siz yazıyorsunuz, bir allah kulu da meja demez mi vicdansızlar! boşuna mı yazıyoruz o kadar *
devamını gör...
uyku kalitesini düşüren şeyler
sivrisinek.
devamını gör...
tinder
olmadığım/olmayacağım sosyal mecra.
olsam ne levellar aşacak ama olmaz.
beni seven instagrama gelsin bi zahmet.
olsam ne levellar aşacak ama olmaz.
beni seven instagrama gelsin bi zahmet.
devamını gör...
17 şubat 2021 uludağ'da intihar eden doktor
üzücü bir durum. keşke buradan uzak bir ülkeye gitseydi.
devamını gör...
hipermetropi
hipermetroplar uzakta bulunan nesneye odaklanabilirler ancak yakında ki 100 ila 150 cm arasında bulunan nesneleri
görmek de sıkıntı çekerler.
özelikle okumak ve orta görüş alanı dediğimiz kısımda onlar için büyük bir sorun olabilir.
iki sebeple ortaya çıkar.
ilki genetik sebepler ki genetik noktada meydana gelen göz kusuru 2 yaş itibariyle belirlenebilir.
diğer sebebi presbiyopi olarak da bildirilebilir.
yaş ile ilgili olan göz kusuru,
50 ila 60 cm görüş aralığını kapsamakta olup özelikle 40 yaş ve sonrasında kendini hösterir.
bu kişiler okuma gözlüğü yada burun ucu gözlük kullanarak daha konforlu hayat sürebilirler.
yaş ile birlikte gözlerin odaklama becerisi değişir,
ancak merceklerle ileri derecedeki görüş problemi bile düzeltilebilir.
hipermetroplar da yakında bulunan nesneler bulanıktır.
bunun nedeni göz küresinin normalden daha kısa olması yada korneanın zayıf olmasıdır.
dışbükey mercek yakını görememe kusurunu düzeltmekte kullanılır.
ışığı göze ulaşmadan kırar,
böylece retinayı keskin bir görüntüye odaklar.
konveks lensler özünde taban tabana prizma sistemidir.bu nedenle konveks lense sonsuzdan(optik eksene) paralel gelen ışınlar, lensten geçtikten sonra bir odak noktasında birleşirler.
konverjan özellik gösterir yani ışığı toplarlar.
lense gelen ışınlar diverjan ise yani birbirinden uzaklaşarak geliyorsa lensten geçtikten sonra bu diverjan etki azalır veya diyoptrik güce bağlı olarak bir odak noktasında birleşir.gerçek ışınlar kesiştiği için; gücü pozitif diyoptri işareti (+)dır.
merkez kalınlıkları kenar kalınlıklarından büyüktür. bu özelliğinden dolayı konveks
lensler ince kenarlı lensler olarak da bilinir.
bir konveks lens gözden uzaklaştığında gücü artar, göze yaklaştığında gücü azalır.
hipermetropi ve prespiyopinin düzeltilmesinde kullanılır.
diyoptri değeri bütün meridyenlerde aynıdır.konveks lensten bir objeye bakarak sağa sola hareket ettirildiğinde;
görüntü, lensin
hareket yönünün tersi yönde hareket eder.
genetik faktörler sebebiyle meydana gelen hipermetropi göz kusuru;
6 ay dan ve 6 yaş a kadar 3 ayda bir düzenli kontrolleri yapmalı aktif diyoptri değerleri takip edilmelidir.

görmek de sıkıntı çekerler.
özelikle okumak ve orta görüş alanı dediğimiz kısımda onlar için büyük bir sorun olabilir.
iki sebeple ortaya çıkar.
ilki genetik sebepler ki genetik noktada meydana gelen göz kusuru 2 yaş itibariyle belirlenebilir.
diğer sebebi presbiyopi olarak da bildirilebilir.
yaş ile ilgili olan göz kusuru,
50 ila 60 cm görüş aralığını kapsamakta olup özelikle 40 yaş ve sonrasında kendini hösterir.
bu kişiler okuma gözlüğü yada burun ucu gözlük kullanarak daha konforlu hayat sürebilirler.
yaş ile birlikte gözlerin odaklama becerisi değişir,
ancak merceklerle ileri derecedeki görüş problemi bile düzeltilebilir.
hipermetroplar da yakında bulunan nesneler bulanıktır.
bunun nedeni göz küresinin normalden daha kısa olması yada korneanın zayıf olmasıdır.
dışbükey mercek yakını görememe kusurunu düzeltmekte kullanılır.
ışığı göze ulaşmadan kırar,
böylece retinayı keskin bir görüntüye odaklar.
konveks lensler özünde taban tabana prizma sistemidir.bu nedenle konveks lense sonsuzdan(optik eksene) paralel gelen ışınlar, lensten geçtikten sonra bir odak noktasında birleşirler.
konverjan özellik gösterir yani ışığı toplarlar.
lense gelen ışınlar diverjan ise yani birbirinden uzaklaşarak geliyorsa lensten geçtikten sonra bu diverjan etki azalır veya diyoptrik güce bağlı olarak bir odak noktasında birleşir.gerçek ışınlar kesiştiği için; gücü pozitif diyoptri işareti (+)dır.
merkez kalınlıkları kenar kalınlıklarından büyüktür. bu özelliğinden dolayı konveks
lensler ince kenarlı lensler olarak da bilinir.
bir konveks lens gözden uzaklaştığında gücü artar, göze yaklaştığında gücü azalır.
hipermetropi ve prespiyopinin düzeltilmesinde kullanılır.
diyoptri değeri bütün meridyenlerde aynıdır.konveks lensten bir objeye bakarak sağa sola hareket ettirildiğinde;
görüntü, lensin
hareket yönünün tersi yönde hareket eder.
genetik faktörler sebebiyle meydana gelen hipermetropi göz kusuru;
6 ay dan ve 6 yaş a kadar 3 ayda bir düzenli kontrolleri yapmalı aktif diyoptri değerleri takip edilmelidir.

devamını gör...
pembe göl
içinde barındırdığı algler (su yosunları) ve bazı bakterilerin yardımıyla bu isme sahip olan göldür. özellikle yaz mevsiminde algler, güneşin de zararlı etkilerinden korunmak amacıyla, sıcaklık ve tuzluluğun artmasıyla birlikte beta-karoten adlı kırmızı bir madde üretirler. aynı dönemde zaten pembe renkli olan bazı bakterilerin sayısı da hızla artar ve göl rengine kavuşmuş olur.*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
45 derece sıcakta, emekli ve cehapeli yazlıkçı teyzemlerimle çay içip okey oynamak. korona bunu da baltaladığı için biraz zor geçti bu sene.
devamını gör...
sevgilisizlik anormal bir durum mudur problemi
değildir, sen hayatında bir nüans huzur yakalamaya çalışırsın; kısmen veya tamamen yakalarsın da bunu kişiliğine göre. karşına çıkan kişi bu huzurun stabilitesine negatif etki yapmıyorsa hatta huzurunu katlıyorsa ve sen de onda aynı etkiyi yarattığına inanıyorsan ortaya dolu dolu 9 şiddetinde depreme dayanıklı bir birliktelik çıkması muhtemel. yoksa kendi yağında kavrulmak misali tutturduğu dikişle devam etmelidir insan, zorlama iş yavan olur.
devamını gör...
zaman mekan ilişkisi
not : bu tanımda (a) , (b) gibi yazının içinde ve en altında belirtilen şeyler başka konulardan okunmalıdır.
zaman-mekan ilişkisi denildiği zaman öncelikle bu ikiliyi iyi tanımak gerekir. önce kolay olan mekandan başlayalım
mekan: bildiğimiz yer , gök , sen, taş , gezegen , güneş , yıldızlar vs vs. kısaca görebildiğimiz her şey. (karadelik hariç. çünkü ışığı bile kendine çeker , yansıtmaz dolayısıyla biz de göremeyiz.
şimdi gelelim asıl olayın cortladığı yere : zaman! zamanı anlamak için önce maddeye ihtiyacımız var. çünkü bomboş bir evrende zaman hiçbir şey ifade etmez. lise fizikten hatırlarsa v=x(alınan yol)/t(zaman). bu denklemde zamanı yalnız bırakırsak ; t=x/v olur. yani formül bize ne diyor. zaman eşittir mesafe bölü hız. burada bize iki değişken lazım. yani uzunluk lazım. uzunluk ise iki yer arasındaki doğrusal yoldur. ( uzayda doğrusallık yoktur fakat o ayrı konu) yani iki yer diyor. yani yer , mekan , madde lazım.
şöyle örnekleyelim: istanbuldan ankaraya 1 saatte giden uçak rahatça iniş yaptı. ..... bu cümlede ''rahatça'' zarf tümle... şaka şaka. :) / bakın istanbul ve ankara bir kara parçası , sonuç olarak madde. biz ise buradaki 1 saat kavramını açıklamaya çalışıyoruz. öncelikle ''si'' ölçü birimlerinden metre cinsinden arasındaki uzaklık. istanbul ankara arası uzaklık. bölü hız.
hız kavramı ise en basit tabiriyle bir işi yapabilme kapasitesi gibi düşünebiliriz. misal bir zeytin kırma makinası zeytinleri 3er 3er kırıyorsa buna yavaş, 20 şer 20 şer kırıyorsa buna hızlı diyebiliriz. hız içinde bu geçerli. tam tanımlamaya kalkarsak çok uzun olabilir. örneğimizde ise uçağın hızı gidebilme kabiliyet. heh işte bu mesafeyi bu kabiliyete sayısal olarak bölersek ortaya matematiksel olarak zaman çıkıyor. ama yeterli mi ? değil. gelin fiziksel olarak zamana bakalım ama önce ışık yani fotonu inceleyelim.
foton: en kısa haliyle enerji parçacığı paketçiği. yoğunlaşmış enerji. ama ne enerji! bunlar birleşir birleşir, demet halini alır ve biz buna ışık deriz. hem dalgacık hem tanecik etkisi gösterir (a). ışığın hızı c=299.792.458 m/s'dir. ağızlara pelesenk olmuş haliyle saniyede 300.000 km. peki zamanla fotonun ne ilgisi var??? yok demi? neyse bir şey demiyorum.
dünyamızdaki yüksek iqlu abiler birleşmiş ve zamanı bir şeyle ilişkilendirelim ama sabit olsun sürekli aynı olsun değişmez ve mutlak olsun demişler. ve ne bulmuşlar? 6.62606957(29)×10-34: j·s. ee peki bu ne? tanıştırayım efendim planck ''sabiti''. adı üzerinde sabit. ee bilim adamları da böyle muazzam bir sayı (b) bulmuşlar. demişler ki : '' neden zamanı bununla ilişkilendirmeyelim buna göre ayarlamayalım''. evet burası biraz karışık ''planck'' , '' foton'' , ''zaman''. burası ayrı konu.
sonuç olarak zamanımız, hepimizin (!) kolundaki rolexler ışığa göre , fotona göre ayarlanıyor bir bakıma, dolaylı yoldan.
gelelim asıl konumuzaaaa. ışık bilinçsizdir. eee bu da ne demek? yani şu demek efenim. siz ışık hızına çıkarsanız ''momentum, ve enerji '' (c) denklemlerine göre artık ''siz'' , siz olmazsınız. yani etrafı gözlemleyemezsiniz. çünkü artık sizin için zaman yoktur. çünkü zamanı oluşturan sizsiniz! burası için güzel bir video:ışık zamansızdır!
ee bu kadar anlattık kütle çekimsiz olur mu efenim? olmaz! kütle çekim atomların içindeki birkaç lanet parçacığın birbirini etkileyip , birbirlerine doğru gelmelerini sağlayan garip bir kuvvet. bkz: yer çekimi. sen, evet evet sen o telefon yada mouse u bir kaldırıp bırak bakayım ne oluyor? düştü değil mi? aslında dünya onu çekti. teknik olarak telefon yada mouse un da dünyayı çekti ama , dünya için süratle giden kamyona çarpan sinekten farkı olmadı. basit momentum. kütlesi büyük olanın ivmesi yavan (az) olurmuş ehehe ben bunu niye anlattım peki?
zamanı , çok aptalca basitçe ışık oluşturuyor dedik ( teknik olarak yarı doğru yarı yanlış ama kolay anlaşılıyor.)( karanlık odada zaman yoktur diyemiyoruz hayır. ee ondan yarı yanlış zaten) şimdi bu kütle çekimi foton için bile ( bile diyorum çünkü o kadar hızlı bir şeyin bile bu etkiye maruz kalacağı derecede büyük kütleler var. (bkz: karadelik) bazen aramızda başka galaksilerin bir duvar gibi engel oluşturduğu başka yıldızların galaksilerin ışığı bize gelmekte. ee nasıl oluyor bu ? ahanda böyle (d)
demek ki neymiş ışıkta bükülebiliyormuş.
ikizler paradoksunu duymuşsunuzdur. uzaya giden ikiz için zaman yavaş akıyormuş da bir dönüyormuş ikizi ölmüş 500 sene geçmiş halbuki uzaydaki ikiz için çok kısa süre geçmişti( tam olarak böyle değil süreleri abarttım anlayın diye). hızlanan cisim için yani ışık hızına yaklaşan cisimler için zaman yavaşlıyor. zaman bükülüyor. ee karadelik ne alaka o da aynı etkiyi yapıyor zamanı büküyor efenim (e) yani bir yerde kütle varsa tıpkı fotodaki gibi orada zamanı büküyor. ışığı bile! zamanı yavaşlatıyor. kısaca ne kadar büyük kütle = o kadar yavaş zaman. ne kadar hız = o kadar az kütle (bknz ışığın kütlesinin olmaması ve ışık için zamanın olmaması, ışık hızına yaklaşan cisimin kütlesinin olmaması.) bunu şuna benzetebiliriz. aramızda hızlı araç kullanan veya içinde bulunan olmuştur. yol nasıl incelir görüntüler silikleşir. ha bunu ışık hızına çıkartın. pufffff etrafınızda ( sadece sizin için) bir şey yok. hani demiştik ya ışık yani foton bilinçsizdir. tam olarak bu.
reklamlar: diğer bir başlığım fotoelektrik olay
özet geç **ç diyenler için ( bunuda en sona koymam peki?): mekan yani kütle zamanı büker. ışık zamansızdır. karmaşık ama olsun.
bu yazı kendini güncelleyecektir.
resimler:
a

b

c

d

e
zaman-mekan ilişkisi denildiği zaman öncelikle bu ikiliyi iyi tanımak gerekir. önce kolay olan mekandan başlayalım
mekan: bildiğimiz yer , gök , sen, taş , gezegen , güneş , yıldızlar vs vs. kısaca görebildiğimiz her şey. (karadelik hariç. çünkü ışığı bile kendine çeker , yansıtmaz dolayısıyla biz de göremeyiz.
şimdi gelelim asıl olayın cortladığı yere : zaman! zamanı anlamak için önce maddeye ihtiyacımız var. çünkü bomboş bir evrende zaman hiçbir şey ifade etmez. lise fizikten hatırlarsa v=x(alınan yol)/t(zaman). bu denklemde zamanı yalnız bırakırsak ; t=x/v olur. yani formül bize ne diyor. zaman eşittir mesafe bölü hız. burada bize iki değişken lazım. yani uzunluk lazım. uzunluk ise iki yer arasındaki doğrusal yoldur. ( uzayda doğrusallık yoktur fakat o ayrı konu) yani iki yer diyor. yani yer , mekan , madde lazım.
şöyle örnekleyelim: istanbuldan ankaraya 1 saatte giden uçak rahatça iniş yaptı. ..... bu cümlede ''rahatça'' zarf tümle... şaka şaka. :) / bakın istanbul ve ankara bir kara parçası , sonuç olarak madde. biz ise buradaki 1 saat kavramını açıklamaya çalışıyoruz. öncelikle ''si'' ölçü birimlerinden metre cinsinden arasındaki uzaklık. istanbul ankara arası uzaklık. bölü hız.
hız kavramı ise en basit tabiriyle bir işi yapabilme kapasitesi gibi düşünebiliriz. misal bir zeytin kırma makinası zeytinleri 3er 3er kırıyorsa buna yavaş, 20 şer 20 şer kırıyorsa buna hızlı diyebiliriz. hız içinde bu geçerli. tam tanımlamaya kalkarsak çok uzun olabilir. örneğimizde ise uçağın hızı gidebilme kabiliyet. heh işte bu mesafeyi bu kabiliyete sayısal olarak bölersek ortaya matematiksel olarak zaman çıkıyor. ama yeterli mi ? değil. gelin fiziksel olarak zamana bakalım ama önce ışık yani fotonu inceleyelim.
foton: en kısa haliyle enerji parçacığı paketçiği. yoğunlaşmış enerji. ama ne enerji! bunlar birleşir birleşir, demet halini alır ve biz buna ışık deriz. hem dalgacık hem tanecik etkisi gösterir (a). ışığın hızı c=299.792.458 m/s'dir. ağızlara pelesenk olmuş haliyle saniyede 300.000 km. peki zamanla fotonun ne ilgisi var??? yok demi? neyse bir şey demiyorum.
dünyamızdaki yüksek iqlu abiler birleşmiş ve zamanı bir şeyle ilişkilendirelim ama sabit olsun sürekli aynı olsun değişmez ve mutlak olsun demişler. ve ne bulmuşlar? 6.62606957(29)×10-34: j·s. ee peki bu ne? tanıştırayım efendim planck ''sabiti''. adı üzerinde sabit. ee bilim adamları da böyle muazzam bir sayı (b) bulmuşlar. demişler ki : '' neden zamanı bununla ilişkilendirmeyelim buna göre ayarlamayalım''. evet burası biraz karışık ''planck'' , '' foton'' , ''zaman''. burası ayrı konu.
sonuç olarak zamanımız, hepimizin (!) kolundaki rolexler ışığa göre , fotona göre ayarlanıyor bir bakıma, dolaylı yoldan.
gelelim asıl konumuzaaaa. ışık bilinçsizdir. eee bu da ne demek? yani şu demek efenim. siz ışık hızına çıkarsanız ''momentum, ve enerji '' (c) denklemlerine göre artık ''siz'' , siz olmazsınız. yani etrafı gözlemleyemezsiniz. çünkü artık sizin için zaman yoktur. çünkü zamanı oluşturan sizsiniz! burası için güzel bir video:ışık zamansızdır!
ee bu kadar anlattık kütle çekimsiz olur mu efenim? olmaz! kütle çekim atomların içindeki birkaç lanet parçacığın birbirini etkileyip , birbirlerine doğru gelmelerini sağlayan garip bir kuvvet. bkz: yer çekimi. sen, evet evet sen o telefon yada mouse u bir kaldırıp bırak bakayım ne oluyor? düştü değil mi? aslında dünya onu çekti. teknik olarak telefon yada mouse un da dünyayı çekti ama , dünya için süratle giden kamyona çarpan sinekten farkı olmadı. basit momentum. kütlesi büyük olanın ivmesi yavan (az) olurmuş ehehe ben bunu niye anlattım peki?
zamanı , çok aptalca basitçe ışık oluşturuyor dedik ( teknik olarak yarı doğru yarı yanlış ama kolay anlaşılıyor.)( karanlık odada zaman yoktur diyemiyoruz hayır. ee ondan yarı yanlış zaten) şimdi bu kütle çekimi foton için bile ( bile diyorum çünkü o kadar hızlı bir şeyin bile bu etkiye maruz kalacağı derecede büyük kütleler var. (bkz: karadelik) bazen aramızda başka galaksilerin bir duvar gibi engel oluşturduğu başka yıldızların galaksilerin ışığı bize gelmekte. ee nasıl oluyor bu ? ahanda böyle (d)
demek ki neymiş ışıkta bükülebiliyormuş.
ikizler paradoksunu duymuşsunuzdur. uzaya giden ikiz için zaman yavaş akıyormuş da bir dönüyormuş ikizi ölmüş 500 sene geçmiş halbuki uzaydaki ikiz için çok kısa süre geçmişti( tam olarak böyle değil süreleri abarttım anlayın diye). hızlanan cisim için yani ışık hızına yaklaşan cisimler için zaman yavaşlıyor. zaman bükülüyor. ee karadelik ne alaka o da aynı etkiyi yapıyor zamanı büküyor efenim (e) yani bir yerde kütle varsa tıpkı fotodaki gibi orada zamanı büküyor. ışığı bile! zamanı yavaşlatıyor. kısaca ne kadar büyük kütle = o kadar yavaş zaman. ne kadar hız = o kadar az kütle (bknz ışığın kütlesinin olmaması ve ışık için zamanın olmaması, ışık hızına yaklaşan cisimin kütlesinin olmaması.) bunu şuna benzetebiliriz. aramızda hızlı araç kullanan veya içinde bulunan olmuştur. yol nasıl incelir görüntüler silikleşir. ha bunu ışık hızına çıkartın. pufffff etrafınızda ( sadece sizin için) bir şey yok. hani demiştik ya ışık yani foton bilinçsizdir. tam olarak bu.
reklamlar: diğer bir başlığım fotoelektrik olay
özet geç **ç diyenler için ( bunuda en sona koymam peki?): mekan yani kütle zamanı büker. ışık zamansızdır. karmaşık ama olsun.
bu yazı kendini güncelleyecektir.
resimler:
a

b

c

d

e
devamını gör...
kara delik
evrende matematiksel denklemlerle varlığı kanıtlanan, sonsuz yoğunlukta çok büyük bir kütlenin, olabilecek en az hacimdeki halidir. (en basit tanımı)
devasa kütleli yıldızların enerjilerini kaybettikten ve süpernova olarak patlamasından sonra kendi içine çökmesiyle oluşur. bizim güneşimiz enerjisini tükettiğinde bir karadeliğe dönüşmeyecek çünkü yeteri kadar kütlesi yok.
karadelikler kendi etraflarında çok hızlı döner. bu açısal momentumun korunumuyla alakalıdır. nedir açısal momentumun korunumu? şöyle düşünün; altınızda sürtünmesi az bir ortam var, mesela buz... kollarınızı açıp kendi etrafınızda dönmeye başlıyorsunuz. kollarınızı vücudunuza yaklaştırdıkça dönüş hızınız artar. aynı şekilde çok büyük kütleli yıldızlar da göreceli olarak kendi etrafında çoook yavaş döner ama kütlesini koruyup hacmini küçülttüğümizde (ki güneşten milyonlarca kat büyük bir kütlenin dünyadan çok daha küçük bir alana sığdığını düşünün) bu dönüş hızı ışık hızına yakınlaşabilir.
peki karadelikler neden bu kadar yoğun? bildiğiniz gibi atomların büyük bir kısmı boşluktur. yanlış hatırlamıyorsam atomun yüzde 0.0000000009'u maddeden oluşur. geri kalanı boşluktur. bu boşlukları ortadan kaldırdığımızda atom ağırlığını korur ama hacmini kaybeder. eğer dünyadaki bütün atomlar arası boşluğu kaldırabilseydik dünya bir çay kaşığına sığardı ve ağırlığı hâlâ aynı olurdu.
devasa kütleli yıldızların enerjilerini kaybettikten ve süpernova olarak patlamasından sonra kendi içine çökmesiyle oluşur. bizim güneşimiz enerjisini tükettiğinde bir karadeliğe dönüşmeyecek çünkü yeteri kadar kütlesi yok.
karadelikler kendi etraflarında çok hızlı döner. bu açısal momentumun korunumuyla alakalıdır. nedir açısal momentumun korunumu? şöyle düşünün; altınızda sürtünmesi az bir ortam var, mesela buz... kollarınızı açıp kendi etrafınızda dönmeye başlıyorsunuz. kollarınızı vücudunuza yaklaştırdıkça dönüş hızınız artar. aynı şekilde çok büyük kütleli yıldızlar da göreceli olarak kendi etrafında çoook yavaş döner ama kütlesini koruyup hacmini küçülttüğümizde (ki güneşten milyonlarca kat büyük bir kütlenin dünyadan çok daha küçük bir alana sığdığını düşünün) bu dönüş hızı ışık hızına yakınlaşabilir.
peki karadelikler neden bu kadar yoğun? bildiğiniz gibi atomların büyük bir kısmı boşluktur. yanlış hatırlamıyorsam atomun yüzde 0.0000000009'u maddeden oluşur. geri kalanı boşluktur. bu boşlukları ortadan kaldırdığımızda atom ağırlığını korur ama hacmini kaybeder. eğer dünyadaki bütün atomlar arası boşluğu kaldırabilseydik dünya bir çay kaşığına sığardı ve ağırlığı hâlâ aynı olurdu.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
#1182878 no'lu tanımda resmedilen manzaradan mütevellit benim gibi en azılı hunililerden birisine bile yoldaş'ı savundurttunuz ya pes diyorum artık.*
kendisi için bilmem ne ilkokulundan 5a sınıfı öğrencisi sünger kardeşiniz şu şiiri paylaşmakta bir beis görmemektedir:
öcü gibi korkuyorlar yoldaşımdan
gün geçtikçe ürküyorlar yoldaşımdan
kim saldırdı hele bakın
adi muhalif akın
kaçıyorlar takım takım yoldaşımdan
burjuva mevki düşkünü
yoldaş'a kin güdüşünü
korka korka ürküşünü yoldaşımdan
bir de sana yollu diyorlar
yolun yolumuzdur yoldaş!
yoldaş zulme korku saldı
beynimizde bilinç kaldı
savaşarak ilham aldı
benjamin franklin'den
yazarlar savaşacak
tüm safalar yıkılacak
muhalifler de örnek alacak yoldaşımdan!
nereden esinlendin ey sünger diye sorarsanız, ozan rençber "mao zedong yoldaşım" türküsüne bir göz atabilirsiniz.
kendisi için bilmem ne ilkokulundan 5a sınıfı öğrencisi sünger kardeşiniz şu şiiri paylaşmakta bir beis görmemektedir:
öcü gibi korkuyorlar yoldaşımdan
gün geçtikçe ürküyorlar yoldaşımdan
kim saldırdı hele bakın
adi muhalif akın
kaçıyorlar takım takım yoldaşımdan
burjuva mevki düşkünü
yoldaş'a kin güdüşünü
korka korka ürküşünü yoldaşımdan
bir de sana yollu diyorlar
yolun yolumuzdur yoldaş!
yoldaş zulme korku saldı
beynimizde bilinç kaldı
savaşarak ilham aldı
benjamin franklin'den
yazarlar savaşacak
tüm safalar yıkılacak
muhalifler de örnek alacak yoldaşımdan!
nereden esinlendin ey sünger diye sorarsanız, ozan rençber "mao zedong yoldaşım" türküsüne bir göz atabilirsiniz.
devamını gör...
sözlüğe kitap almak için üye olmak
baştaki amacım kitap almaktı. oğuz atay'ın tutunamayanlar kitabını almak istiyordum. bir nevi emeklerimin sonucunda bu kitap benim için ödül olacaktı. sonra burdaki samimi, düşünceleriyle ufkumuzu açan, tatlı yazar arkadaşlarımı görünce iyi ki burdayım dedim. teşekkürler kafa sözlük, sen eğer kitap için beni buraya çekmeseydin burdaki ortamı bilmeyecektim.
devamını gör...
gurur kırıcı şeyler
yalandan yere kırılmayayım diye ilgileniyor, önemsiyor gibi yapılması. sadaka misali alakadar olunmaktansa; yalnızlığı yeğlerim.
devamını gör...
dubaracı
kibar ve nahif bir yazarımız.
devamını gör...




