müneccimbaşı
osmanlı devletinde gelecekle ilgili tahminde bulunan kişilere verilen isimdir.
devamını gör...
kabe'yi gaza gelip yanlışlıkla 8 kez tavaf etmek
kabeyi hayatında bir kez görmemiş insanları ilgilendirmeyen bir konu. siz oraya gidecek düzeye bir gelin, o zaman zaten ne yapacağınızı bilirsiniz.
devamını gör...
mermerşahi
ilk duyduğumda kuş cinsi sandığım pamuklu kumaş türü. genellikle bebek için kullanılacak ürünlerde tercih ediliyormuş.
devamını gör...
köyde yaşamak
ağustos ayında burdan 10 kişiyi alabilirim.
3 öğün yemek veririm. fındıklıkların otunu keseriz önce. sonra fındığı toplarız. kurutur satarız. işler bitene kadar avarelik tembellik istemem. sabah 7 işbaşı akşam 7 paydos.*
köy demek iş demek.
yatmalık olanların adı tatil köyü.
3 öğün yemek veririm. fındıklıkların otunu keseriz önce. sonra fındığı toplarız. kurutur satarız. işler bitene kadar avarelik tembellik istemem. sabah 7 işbaşı akşam 7 paydos.*
köy demek iş demek.
yatmalık olanların adı tatil köyü.
devamını gör...
evcil hayvanların sahiplerinin sağlık sigortasından yararlanması
uygulamaya geçirilmesinin mümkün olup olmadığını merak ettiğim durum.
işin duygusal boyutu açısından bakacak olursak halihazırda evcil hayvanlar sahipleri açısından kendi çocukları gibi ancak; diğer açıdan böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi yoluyla hayvan bakım maliyetleri bir nebze olsun hafifletilerek daha çok hayvanın sahiplenmesinin önü açılabilir gibi geliyor bana. tabii işin bürokratik boyutunu bilmiyorum, sadece bir fikir bu.
bunun dışında veterinerlik hizmetlerinin de en azından belirli bir ölçüde devlet destekli hâle getirilmesi sağlanabilir. aynı devlet hastaneleri gibi hayvanlar için de bu tür devlet destekli klinikler açılabilir diye düşünüyorum. aslında hayvan barınakları gibi yerlerde belediyelere bağlı olarak zaten var sanırsam ancak; bu benim bahsettiğim koşulları karşılamak için çok yetersiz.
işin duygusal boyutu açısından bakacak olursak halihazırda evcil hayvanlar sahipleri açısından kendi çocukları gibi ancak; diğer açıdan böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi yoluyla hayvan bakım maliyetleri bir nebze olsun hafifletilerek daha çok hayvanın sahiplenmesinin önü açılabilir gibi geliyor bana. tabii işin bürokratik boyutunu bilmiyorum, sadece bir fikir bu.
bunun dışında veterinerlik hizmetlerinin de en azından belirli bir ölçüde devlet destekli hâle getirilmesi sağlanabilir. aynı devlet hastaneleri gibi hayvanlar için de bu tür devlet destekli klinikler açılabilir diye düşünüyorum. aslında hayvan barınakları gibi yerlerde belediyelere bağlı olarak zaten var sanırsam ancak; bu benim bahsettiğim koşulları karşılamak için çok yetersiz.
devamını gör...
kafası yastığa değer değmez uyuyabilen kişi
başıma bir şey gelmeyecekse beni anlatan tanım. tüm gün her ne yaşıyorsam onun stresini zaten çektiğim için kafamı yastığa koyup 87 saniye falan düşündükten sonra uyuyorum. ancak uyurken beynim susuyor şükür.
devamını gör...
defne hanımın evinde kim kalp krizi geçirdi
şimdi özel hayat diye anıracak aktrollere ve muhaliflere gelsin;
devamını gör...
kazıklı maria
çoğu düşüncesini kendi düşüncelerime benzettiğim ve sinir olduğum konularda konuşurken içimin yağlarını eriten şahane youtuber. ayrıca bu sözlüğü keşfetmemi sağladığı için kendisine teşekkür ediyorum.
devamını gör...
terapi yerine geçebilecek şey
müzik eşliğinde makyaj yapmak ya da sahil kenarında elinde kahven ve azıcık müzik ile denizi izlemek.
devamını gör...
(tematik)
atardamar kanaması
kanın açık renkli olduğu ve kalp atımına uyumlu şekilde fışkırdığı görülen kanamalardır.
devamını gör...
here comes the rain again
bir dönem ergenlerinin marşıdır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
.
devamını gör...
merdumlar baskında radyo yayını
dikkat dikkat!!!
"baskın basanındır" mottosu ile yaptığımız merdumlar özel radyo yayını için önemli açıklamalar, tarikatımızın şeyhi (bkz: merdumkaptan) tarafından zaten yapılmış bulunmakta.
peki biz bu yayında ne hakkında konuşacağız?
sizlerden merdum tarikatı hakkındaki sorularınızı , teorilerinizi, varsayımlarınızi bu başlık altına yazmanızı rica ediyoruz. sorduğunuz sorular tarikat ile ilgili ya da tarikatın üyelerine özel sorular olabilir. konu sınırlamamız da yok. aynı zamanda tavsiyelerinizi de (bkz: merdumgiriz yazarlara tavsiyeler) başlığında bekliyor olacağız.
yayınımızda da bizim hakkımızda açılan dosyalardan, hakkımızda üretilen komplo teorilerinden, bize sorduğunuz sorulardan konusacağız. süpriz konuklarımızla, bol kahkahalarımızla, güzel şarkılarımızla saat 23.45'de sözlük radyoda sizlerleyiz.
merdumler tarikatı üyesi
merdumgiriz_
"baskın basanındır" mottosu ile yaptığımız merdumlar özel radyo yayını için önemli açıklamalar, tarikatımızın şeyhi (bkz: merdumkaptan) tarafından zaten yapılmış bulunmakta.
peki biz bu yayında ne hakkında konuşacağız?
sizlerden merdum tarikatı hakkındaki sorularınızı , teorilerinizi, varsayımlarınızi bu başlık altına yazmanızı rica ediyoruz. sorduğunuz sorular tarikat ile ilgili ya da tarikatın üyelerine özel sorular olabilir. konu sınırlamamız da yok. aynı zamanda tavsiyelerinizi de (bkz: merdumgiriz yazarlara tavsiyeler) başlığında bekliyor olacağız.
yayınımızda da bizim hakkımızda açılan dosyalardan, hakkımızda üretilen komplo teorilerinden, bize sorduğunuz sorulardan konusacağız. süpriz konuklarımızla, bol kahkahalarımızla, güzel şarkılarımızla saat 23.45'de sözlük radyoda sizlerleyiz.
merdumler tarikatı üyesi
merdumgiriz_
devamını gör...
doktora yapmak
aşırı stresten kronik baş ağrısı, kaygı düzeyinizdeki ani değişikliklerden kalp aritmisi, sürekli kahve tüketmekten ülser gibi rahatsızlıklar yaşayacağınız için süreç içinde hastanelerin pek çok polikliniğini ziyaret etmenize vesile olan eğitim basamağıdır.
ancak tüm bu yaşanan rahatsızlıklara değecektir, kendinizi tebrik edebilirsiniz, hiç kimsenin okumayacağı (buna jüri üyeleriniz de dahil) nur topu gibi bir teziniz oldu!
ancak tüm bu yaşanan rahatsızlıklara değecektir, kendinizi tebrik edebilirsiniz, hiç kimsenin okumayacağı (buna jüri üyeleriniz de dahil) nur topu gibi bir teziniz oldu!
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
şükrü erbaş
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
şükrü erbaş
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
ilk 200’e girdiğim için çok mutluyum * *
devamını gör...
tbt
bir sosyal medya kısaltması. açılımı throwback thursday'dir.
perşembeye dönmek gibi bir anlamı var.
flashback gibi de düşünebilirsiniz.
#tbt hashtag ile görürüz.
#tbt hashtagi yalnızca instagramda dahi 500 milyondan fazla defa kullanılmış.
perşembeye dönmek gibi bir anlamı var.
flashback gibi de düşünebilirsiniz.
#tbt hashtag ile görürüz.
#tbt hashtagi yalnızca instagramda dahi 500 milyondan fazla defa kullanılmış.
devamını gör...
maymunlar cehennemi
fransız yazar pierre boulle'un la planète des singes kitabından uyarlanan film ve dahi film serisi.
orijinal serinin bütün filmleri kronolojik sırayla: planet of the apes* (1968), beneath the planet of the apes* (1970), escape from the planet of the apes* (1971), conquest of the planet of the apes* (1972) ve battle for the planet of the apes* (1973) şeklindedir.
bu serinin ardından 2000'li yıllarda yeniden yapılan bir ikinci serisi de vardır. ayrıca televizyon dizisi, animasyonu ve bilgisayar oyunları dahi var imiş.
(girinin geri kalanında 1968'de yayınlanan ilk filmden bahsedilecektir.)
planet of the apes, bir uzay görevi için bilinmedik bir gezegene iniş yapan bir grup astronotu konu edinir. bu astronotlar, gezegende konuşamayan ilkel insan kabileleri ile bilişsel yetenekleri gelişkin ve böylece kendilerine bir uygarlık inşa edebilmiş olan maymunlarla karşılaşırlar. fakat bir sorun vardır: maymunlar her ne hikmetse insanlardan hiç hazzetmemektedirler.
aslında, film, muhteşem bir hiciv örneğidir. gözlerinin önündeki evrim gerçeğini kabullenemeyen (ya da kabullenmek istemeyen) zamane bilim insanlarına ve yöneticilerine alenen saldırılır. inançlarının gerekliliklerini yerine getirecekler diye bilim insanlığı niteliklerini unutan ve mevzubahis her neyse aksini kanıtlamaya çalışmak yerine çocukça görmezden gelmeyi seçen sözde bilim insanlarını hedef alır. zira bilim, inancınız her ne olursa olsun, gözünüzün önünde bir gerçek varsa öncelikle görmek, kabullenmek ve açıklamak; ancak bundan sonra aksini ispat etmeye çalışmaktır. zaten bütün bunların maymunlar üzerinden anlatılması da ister istemez çok eğlenceli bir alegoriyi beraberinde getirir.*
bununla ilgili olarak, filmin en güzel sahnesini de takdim edeyim: üç maymun!

peki anlatmaya çalıştığı şey bununla mı sınırlıdır? hayır değildir.
filmin ilerlemesi ve finaliyle birlikte, aslında çok da uzaklarda bir gezegende olmadığımızı, şu bizim soluk mavi nokta'da olduğumuzu anlarız. meğerse hep korktuğumuz şeyi nihayet başarmış ve nükleer bir felaketle türümüzü yok etmiş, kalanları da insanlıktan çıkarmışız. maymunların yöneticileri ise bunu başından beri bilmekteymiş. insan denen hayvandan korkulması ve olabildiğince kontrol altında tutulması gerektiği, tam da bu yüzden dinlerine tesir etmiş.
böylece çıkarımlarımıza bir yenisini daha ekleriz: filmin başından beri "ulan şu maymunlara bak ya ahaha" diye dalga geçtiğimiz maymunlar aslında haklıdır. biz insanlara acıyıp, onların tarafını tutarken; aslında yanlış tarafta saf tutuyoruzdur.
bitti mi? bitmedi!
linda harrison (nova) pek güzel. nazar değmesin. gerçi değmiştir şimdiye kadar.*
ve son olarak da, bir konuyu çözelim: bu film dikkat çekici miktarda hollywood klişesi içerir. hâlâ izlememiş olan varsa*; eski filmlerden hoşlanmıyorsanız* ve özellikle bünyeniz klişeye karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsa* izleyip izlememek size kalmış. "ya una nocte, bize bir film önerdin, bu nedir böyle be kardeşim?" demeyin sonra.
orijinal serinin bütün filmleri kronolojik sırayla: planet of the apes* (1968), beneath the planet of the apes* (1970), escape from the planet of the apes* (1971), conquest of the planet of the apes* (1972) ve battle for the planet of the apes* (1973) şeklindedir.
bu serinin ardından 2000'li yıllarda yeniden yapılan bir ikinci serisi de vardır. ayrıca televizyon dizisi, animasyonu ve bilgisayar oyunları dahi var imiş.
(girinin geri kalanında 1968'de yayınlanan ilk filmden bahsedilecektir.)
planet of the apes, bir uzay görevi için bilinmedik bir gezegene iniş yapan bir grup astronotu konu edinir. bu astronotlar, gezegende konuşamayan ilkel insan kabileleri ile bilişsel yetenekleri gelişkin ve böylece kendilerine bir uygarlık inşa edebilmiş olan maymunlarla karşılaşırlar. fakat bir sorun vardır: maymunlar her ne hikmetse insanlardan hiç hazzetmemektedirler.
aslında, film, muhteşem bir hiciv örneğidir. gözlerinin önündeki evrim gerçeğini kabullenemeyen (ya da kabullenmek istemeyen) zamane bilim insanlarına ve yöneticilerine alenen saldırılır. inançlarının gerekliliklerini yerine getirecekler diye bilim insanlığı niteliklerini unutan ve mevzubahis her neyse aksini kanıtlamaya çalışmak yerine çocukça görmezden gelmeyi seçen sözde bilim insanlarını hedef alır. zira bilim, inancınız her ne olursa olsun, gözünüzün önünde bir gerçek varsa öncelikle görmek, kabullenmek ve açıklamak; ancak bundan sonra aksini ispat etmeye çalışmaktır. zaten bütün bunların maymunlar üzerinden anlatılması da ister istemez çok eğlenceli bir alegoriyi beraberinde getirir.*
bununla ilgili olarak, filmin en güzel sahnesini de takdim edeyim: üç maymun!

peki anlatmaya çalıştığı şey bununla mı sınırlıdır? hayır değildir.
filmin ilerlemesi ve finaliyle birlikte, aslında çok da uzaklarda bir gezegende olmadığımızı, şu bizim soluk mavi nokta'da olduğumuzu anlarız. meğerse hep korktuğumuz şeyi nihayet başarmış ve nükleer bir felaketle türümüzü yok etmiş, kalanları da insanlıktan çıkarmışız. maymunların yöneticileri ise bunu başından beri bilmekteymiş. insan denen hayvandan korkulması ve olabildiğince kontrol altında tutulması gerektiği, tam da bu yüzden dinlerine tesir etmiş.
böylece çıkarımlarımıza bir yenisini daha ekleriz: filmin başından beri "ulan şu maymunlara bak ya ahaha" diye dalga geçtiğimiz maymunlar aslında haklıdır. biz insanlara acıyıp, onların tarafını tutarken; aslında yanlış tarafta saf tutuyoruzdur.
bitti mi? bitmedi!
linda harrison (nova) pek güzel. nazar değmesin. gerçi değmiştir şimdiye kadar.*
ve son olarak da, bir konuyu çözelim: bu film dikkat çekici miktarda hollywood klişesi içerir. hâlâ izlememiş olan varsa*; eski filmlerden hoşlanmıyorsanız* ve özellikle bünyeniz klişeye karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsa* izleyip izlememek size kalmış. "ya una nocte, bize bir film önerdin, bu nedir böyle be kardeşim?" demeyin sonra.
devamını gör...

