ariana grande
benim sanatçı tanımıma uymayan popüler kültüre tutunmuş, insana hiçbir şey katmayan şarkıları olan şarkıcı. yok şöyle param var yok jetim var... say say bitmez. insanların ne dinlediği beni ilgilendirmez onların da benim kimi dinlediğim ilgilendirmez. fakat benim bu kadın hakkında görüşüm bu. boş boş övüldüğünü düşünüyorum. ki hayran kitlesi gözlemlediğim kadarıyla kindar. hep bi şarkıcıyı geçme peşindeler.
devamını gör...
eurovision saati radyo yayını
merhaba sözlük ahalisi,
bu akşam eurovision saati'nde (bkz: marikaki) ile ege'nin karşı kıyısından ezgiler dinleyeceğiz. komşu (bkz: yunanistan)'ın yarışma geçmişinden bahsedecek, güzel şarkılar dinleyeceğiz. akşam 20.30'da buluşmak üzere.
bu akşam eurovision saati'nde (bkz: marikaki) ile ege'nin karşı kıyısından ezgiler dinleyeceğiz. komşu (bkz: yunanistan)'ın yarışma geçmişinden bahsedecek, güzel şarkılar dinleyeceğiz. akşam 20.30'da buluşmak üzere.
devamını gör...
arkadaş
şarkısı bir klasik olan film.
devamını gör...
yıkın heykellerimi
süleyman apaydın'ın şiiridir.
ey milletim,
ben, mustafa kemal'im...
çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
kurusun damağım, dilim.
özür dilerim...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özgürlük hâlâ,
en yüce değer
değilse eğer...
prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
baş tacı edebiliyorsanız
sanatın içine tüküren adamı...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
anlamı kalmadıysa
yurtta sulh, dünyada barışın.
eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özlediyseniz fesi, peçeyi.
aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
hâlâ medet umuyorsanız
şıhtan, şeyhten, dervişten.
şifa buluyorsanız,
muskadan, üfürükçüden...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
kara çarşafa girsin diyorsanız,
yobazın gazabından ürkerek...
diyorsanız ki, okumasın
kadınımız, kızımız;
budur bizim alın yazımız...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet...
özlemini çekiyorsanız,
saltanatın, sultanın...
hâlâ önemini anlayamadıysanız,
millet olmanın...
kul olun, ümmet kalın,
fetvasını bekleyin, şeyhülislamın...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
rahat bırakın beni...
ey milletim,
ben, mustafa kemal'im...
çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
kurusun damağım, dilim.
özür dilerim...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özgürlük hâlâ,
en yüce değer
değilse eğer...
prangalı kalsın diyorsanız, köleler...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
baş tacı edebiliyorsanız
sanatın içine tüküren adamı...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
anlamı kalmadıysa
yurtta sulh, dünyada barışın.
eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
özlediyseniz fesi, peçeyi.
aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
hâlâ medet umuyorsanız
şıhtan, şeyhten, dervişten.
şifa buluyorsanız,
muskadan, üfürükçüden...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek...
kara çarşafa girsin diyorsanız,
yobazın gazabından ürkerek...
diyorsanız ki, okumasın
kadınımız, kızımız;
budur bizim alın yazımız...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet...
özlemini çekiyorsanız,
saltanatın, sultanın...
hâlâ önemini anlayamadıysanız,
millet olmanın...
kul olun, ümmet kalın,
fetvasını bekleyin, şeyhülislamın...
unutun tüm dediklerimi.
yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
rahat bırakın beni...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği yazar
hep değişiyor.
bu isim burda bir yazarın adı, onu biliyorum.
bir dönem psikiyatristlerdi, bir dönem tarih yazarlarıydı, bir dönem öykü yazarları oldu,kısa bir dönem roman yazarları oldu, bir dönem kadın yazarlardı şu an arayıştayım.
şöyle beni alıp götüren bir yazar arıyorum.
sanırım ömrümde bir geçiş dönemindeyim.
hayır olsun.
bu isim burda bir yazarın adı, onu biliyorum.
bir dönem psikiyatristlerdi, bir dönem tarih yazarlarıydı, bir dönem öykü yazarları oldu,kısa bir dönem roman yazarları oldu, bir dönem kadın yazarlardı şu an arayıştayım.
şöyle beni alıp götüren bir yazar arıyorum.
sanırım ömrümde bir geçiş dönemindeyim.
hayır olsun.
devamını gör...
kilolu kadınların çok itici gelmesi
başlığın ayrıştırıcı olmasına kesinlikle katılıyorum fakaaaat...
kimse de kendini kandırmasın fazla kilosu olan kadın ya da erkeklerden kimse hoşlanmıyor, beğenmiyor ve sevgili olmak istemiyor. olumlama yaparken çok da kaptırmamalıyız sanki. çevrenizde bu tarz ilişki yaşayan çok az insan vardır çünkü kadınlara ve erkeklere ince ince işlendi bu güzellik algısı o yüzden kimse kimseyi kandırmasın.
kilo problemi yemek yemekten değil psikolojik ya da hastalıktan ileri geliyor olabilir. bunun da tedavisini olursun daha sağlıklı insanlar olarak hayatına devam edersin. ben iki yüz kiloyum böyle mutluyum dersen olmaz.
önemli olan tek bir husus var kimse için değil sadece kendin için sağlıklı ve mutlu olmak.
kimse de kendini kandırmasın fazla kilosu olan kadın ya da erkeklerden kimse hoşlanmıyor, beğenmiyor ve sevgili olmak istemiyor. olumlama yaparken çok da kaptırmamalıyız sanki. çevrenizde bu tarz ilişki yaşayan çok az insan vardır çünkü kadınlara ve erkeklere ince ince işlendi bu güzellik algısı o yüzden kimse kimseyi kandırmasın.
kilo problemi yemek yemekten değil psikolojik ya da hastalıktan ileri geliyor olabilir. bunun da tedavisini olursun daha sağlıklı insanlar olarak hayatına devam edersin. ben iki yüz kiloyum böyle mutluyum dersen olmaz.
önemli olan tek bir husus var kimse için değil sadece kendin için sağlıklı ve mutlu olmak.
devamını gör...
sözlük mağazası
market fiyatlarına dönmüş*
sakız da alamayız, düz hesap da olmaz.ironi mi acaba?
sakız da alamayız, düz hesap da olmaz.ironi mi acaba?
devamını gör...
kanada
şu aralar yine kapadokya'da altın avına çıkmış olan şirketin mensup olduğu ülke.
devamını gör...
malazgirt savaşı başlarken meydanı bulamayınca komutanım whatsapp'tan konum atar mısınız diyen asker
malazgirt meydan savaşı'nın başlamasını geciktirmiş olan askerdir.
romalı komutan diyojen ve askerleri meydanda beklerken, sultan alparslan'ın başkomutanı çakır bey, asker sayımının yapılmasını ister. sayımda tamı tamına 199 bin 998 baş asker çıkmıştır. bunun üzerine çakır bey:
"nerede o iki münasebetsiz? bre akılsızlar! savaşa geç kalındığı nerede görülmüş! yüzbaşı! gel buraya! nerede bu iki akılsız!" diyerek yüzbaşı samed'i çağırır
yüzbaşı: "beyim yeri bulamamışlar whatsapp'tan konum atar mısınız diyor."
çakır bey: "bir gün önceden malazgirt fatihleri grubunda paylaştık ya yüzbaşı!! densizler!! grubu sessize almışlardır kesin!!"
yüzbaşı: "konumu attım beyim iki dakikaya geliyorlarmış."
bu sebeple malazgirt meydan savaşı, tamı tamına beş dakika gecikmeli başlamıştır. neyse ki bu iki askerin cezası, zafer coşkusundan dolayı arada kaynamıştır.
bazı ünlü tarihçilerin yorumları
danielle de'comp- university of massachusetts gerçekten inanılmaz bir andı! roma'lı diyojen saatine bakıp "erken gelmişiz" dediği rivayet ediliyor.
dimitri vazilesonicsky - lomonosov moscow state university alparsan gerçekten de üst düzey bir komutan. sadece 5 dakikalık rötardan bile mutlak zaferle ayrılmasını bildi. iki askerdeki bu anti-militarist hareket gerçtekten şaşırtıcı.
tatyana sedatova: savaşın seyrini değiştiren iki asker ve anadolu'nun sonsuza kadar açılan kapıları! türkler gerçekten kriz yönetiminde başarılılar. en kritik yerlerde bile, rüzgarı kendilerine çeviriyorlar!
romalı komutan diyojen ve askerleri meydanda beklerken, sultan alparslan'ın başkomutanı çakır bey, asker sayımının yapılmasını ister. sayımda tamı tamına 199 bin 998 baş asker çıkmıştır. bunun üzerine çakır bey:
"nerede o iki münasebetsiz? bre akılsızlar! savaşa geç kalındığı nerede görülmüş! yüzbaşı! gel buraya! nerede bu iki akılsız!" diyerek yüzbaşı samed'i çağırır
yüzbaşı: "beyim yeri bulamamışlar whatsapp'tan konum atar mısınız diyor."
çakır bey: "bir gün önceden malazgirt fatihleri grubunda paylaştık ya yüzbaşı!! densizler!! grubu sessize almışlardır kesin!!"
yüzbaşı: "konumu attım beyim iki dakikaya geliyorlarmış."
bu sebeple malazgirt meydan savaşı, tamı tamına beş dakika gecikmeli başlamıştır. neyse ki bu iki askerin cezası, zafer coşkusundan dolayı arada kaynamıştır.
bazı ünlü tarihçilerin yorumları
danielle de'comp- university of massachusetts gerçekten inanılmaz bir andı! roma'lı diyojen saatine bakıp "erken gelmişiz" dediği rivayet ediliyor.
dimitri vazilesonicsky - lomonosov moscow state university alparsan gerçekten de üst düzey bir komutan. sadece 5 dakikalık rötardan bile mutlak zaferle ayrılmasını bildi. iki askerdeki bu anti-militarist hareket gerçtekten şaşırtıcı.
tatyana sedatova: savaşın seyrini değiştiren iki asker ve anadolu'nun sonsuza kadar açılan kapıları! türkler gerçekten kriz yönetiminde başarılılar. en kritik yerlerde bile, rüzgarı kendilerine çeviriyorlar!
devamını gör...
ikinci bir mustafa kemal'in kurtuluş savaşı başlatamayacağı gerçeği
değil mustafa kemal, peygamber gelse yine olmaz.
devamını gör...
interaktif sözlükler mayıs 2021 sıralaması
demek böyle bir liste varmış. yazarın emeğine sağlık. benim de emeğim var. sevindirik oldum lan.
devamını gör...
ne güzel istanbul be
köprüden geçerken her defasında söylediğim cümle. gündüzü başka güzel gecesi başka... tabii bir de acı acı söylemek var. her şey çok kötü ama "ne güzel istanbul be"
devamını gör...
okuduğun bölümü söylediğinde sorulan garip sorular
-bizi mi işletcen ehuehue.
bi bitmediniz.
bi bitmediniz.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın ahali! havalar mı ısındı, ben mi gerginim, stres topu mu oldum bilmem ama acayip bir bombe halinde geziniyorum birkaç gündür! birader bakar mısın dese birisi ne biraderi alüminyum deyip dalabilirim o derce şişmiş haldeyim. ve bugün hala kahve içmediğimi işte bu kelamları ederken farkediyorum. neyse gidem az kafein alam da en azından kafein bağımlılığı gerginliğini egale edeyim. istanbul'da hava kapalı ve yağmurlu ama nedense çok hoşuma giden bir serinlikte var, iç karartmayan bir kapalılık hali. hani tam böyle galata, karaköy taraflarında berduş gibi tüm gün sokaklarda dolanıp salaş mekanların anasını ağlatmak, gündüz kahve akşama doğru da biraz şarap takılıp gece için huzur toplamak için doğmuş bir gün. sağlıcakla.
devamını gör...
peşin intikam
dünyanın yaşayan en büyük yazarı, bilimkurguyu bambaşka bir boyuta taşımış olan ve 2017 yılında nobel edebiyat ödülü kazanmış olan, önünde saygıyla eğildiğim kazuo ishiguro’nun gömülü dev isimli muhteşem kitabının yüz yirmi üçüncü sayfasında geçen bir kavramdır.
kazuo ishiguro “ intikamı gerektiğinde alamayanların kıymetini bildiği peşin intikam” diye yazar. daha önce, mensup oldukları topluluğun uğradığı büyük katliam, kıyım, işkence ve tecavüzlerden kurtulup bir kaleye sığınan insanların bu iğrenç suçların faillerinin bu kaleyi de kuşattıkları zaman hissettikleri duygudur peşin intikam.
kuşatma esnasında kıstırılan bir grup düşman askerinin delik deşik edilmesini izlemek için kıyamet artığı bu köylüler toplanıp bu kontra katliamı izlerler. bunu da büyük bir keyifle yaparlar. çünkü bilirler ki bu kale bir ya da iki hafta içinde düşecek ve şu an katliamı izlemek için toplanan bu köylüler katledilmekte olan askerlerin arkadaşlarının hışmına uğrayacaklar. işte o an hissettikleri intikam duygusunun peşin olmasının nedeni de budur. başlarına geleceği kesin olan musibetlerin peşinen intikamını alırlar ölmekte olan askerleri izlerken.
okurken tüylerimi diken diken eden bir cümle oldu bu. zaten kazuo ishiguro okumak beni her zaman çok etkiler ve duygudan duyguya savurur. ama sanki bu seferki biraz daha farklıydı. sanki kendimi peşin bir intikamın kurbanı olarak gördüm bir anlığına. sanki ileride yapma ihtimalim olan kötülüklerin kefaretini ödüyorum ben bu hayatta. sanki hepimiz aynı durumdayız.
belki de dünya diye bildiğimiz bu yer tanrının bizden peşin peşin intikam aldığı bir yerdir. belki de cennetin girişinde veresiyemiz yoktur yazısı karşılayacak bizi.
kazuo ishiguro “ intikamı gerektiğinde alamayanların kıymetini bildiği peşin intikam” diye yazar. daha önce, mensup oldukları topluluğun uğradığı büyük katliam, kıyım, işkence ve tecavüzlerden kurtulup bir kaleye sığınan insanların bu iğrenç suçların faillerinin bu kaleyi de kuşattıkları zaman hissettikleri duygudur peşin intikam.
kuşatma esnasında kıstırılan bir grup düşman askerinin delik deşik edilmesini izlemek için kıyamet artığı bu köylüler toplanıp bu kontra katliamı izlerler. bunu da büyük bir keyifle yaparlar. çünkü bilirler ki bu kale bir ya da iki hafta içinde düşecek ve şu an katliamı izlemek için toplanan bu köylüler katledilmekte olan askerlerin arkadaşlarının hışmına uğrayacaklar. işte o an hissettikleri intikam duygusunun peşin olmasının nedeni de budur. başlarına geleceği kesin olan musibetlerin peşinen intikamını alırlar ölmekte olan askerleri izlerken.
okurken tüylerimi diken diken eden bir cümle oldu bu. zaten kazuo ishiguro okumak beni her zaman çok etkiler ve duygudan duyguya savurur. ama sanki bu seferki biraz daha farklıydı. sanki kendimi peşin bir intikamın kurbanı olarak gördüm bir anlığına. sanki ileride yapma ihtimalim olan kötülüklerin kefaretini ödüyorum ben bu hayatta. sanki hepimiz aynı durumdayız.
belki de dünya diye bildiğimiz bu yer tanrının bizden peşin peşin intikam aldığı bir yerdir. belki de cennetin girişinde veresiyemiz yoktur yazısı karşılayacak bizi.
devamını gör...
kişisel gelişim kitapları zırvalığı
gerçek bilime, psikiyatri, psikoloji, fizik, matematik vs. önem verilmediği zamanlarda bunların yerine çıkan "sahte bilim" zırvalıklarıdır.
modern insanı inandırmak uğruna, kuantum fiziğini dahi kullanırlar.
modern insanı inandırmak uğruna, kuantum fiziğini dahi kullanırlar.
devamını gör...




