fedakar, arapça kökenli feda kelimesinin farsça - kar ekiyle birleşmesinden oluşmuştur. özverilidir.
fedakarlık, fedakar olma durumudur. sıkıntıya katlanarak başka birinin menfaati göze alınarak yapılan harekettir. (denir ya, fedakarlık asil ruhlu kimselere has bir özelliktir.)

başkasının iyiliğini kendi çıkarından üstün tutandır asıl fedakar olan. bazen iyi özelliklerin olması fayda sağlamayabiliyor. asil bir karakterin gelişmesidir. düşüncesi ve davranışı ile uyum içinde olan, asil ve yüreği sevgi dolu insanlardır. güzel yürekli oldukları için rahat bir yaşam sürmezler ve kendilerini feda ederler. bir süre sonra verilen fazla değer ağır gelir ve yorulurlar. bu yüzden insan kendisi ve sağlığını da düşünerek yaptığı özveri, her zaman ölçüsünde olmalıdır.
devamını gör...

boy ölçümü yapılan pozisyonda, iki kolun yere paralel şekilde iki yana açılması ve orta parmaklar arasindaki mesafenin ölçülmesi ile bulunur.

en iyi sonuç bir antropometre ile alınır.

küçük çocuklarda kuluç uzunlugu boy oranı 1 den küçükken ergenlik ile beraber oran 1 olur ve boy uzaması tamamlandığında genellikle kulaç uzunluğu boy uzunluğundan, kadınlarda 1-2 cm, erkeklerde ise 3-4 cm uzun olabilir.

basketbolcular ve yüzücüler için önemli bir vücut ölçüsüdür. birçok akademisyen tarafından sportif başarıya etkisi araştırılmıştır.
özellikle avustralyalılar bu konuda baya uğraşmış. kızlarda, erkeklerde, farklı yaş çocuklarda çeşitli kontrollü çalışmalar yapmışlar.

özellikle basketbolda uzun kollara sahip olmak rebound ve blok konusunda büyük bir avantaj sağlıyor. rakibin görüş alanını kapattığı için ise sporcunun savunma becerisini olumlu etkiliyor.

bazı nba oyuncularinda kulaç uzunluğu boy uzunluğundan 10-15 cm fazla olabiliyorken
popüler oyunculardan olan kevin durant hey maşallah dedirtiyor.
kulaç uzunluğu 225 cm.
boy 208 cm.
bu yıl nba draftlarında şimdikik 14. sırada gözüken (kendi pozisyonu olan pivot için en potansiyelli ikinci oyuncu olarak gösterilyor) (bkz: alperen şengün)'ün de kulaç uzunluğu dikkat çekici.
devamını gör...

ilkokul 2. sınıfa gidiyorum, daha yeni yeni matematik problemleri ile haşır neşirim ve klasik matematik korkusu bende de var.
kendi öğretmenimiz raporlu olduğu için sınıfımıza başka bir öğretmen giriyor geçici olarak.
verdiği ev ödevini yaparken takıldığım bir soru var ve babama soruyorum, babam soruda küçük bir eksiklik olduğunu öğretmenime ertesi gün bunu sormam gerektiğini söylüyor.
ertesi gün okula gidiyorum, elimdeki soru ile birlikte "öğretmenim, "bu soruda eksik mi var?" diyorum.
kağıdı eline alıyor, "sen önce adını düzgün yazmayı öğren sonra benim sorduğum soruda eksik bul, ne olmuş eksik varsa!" diyor.
sanırım hayatımda ilk defa o gün başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
ismimin bir harfini ters yönde yazmıştım ve sadece soruda eksik olduğunu söyledim diye egosu sarsılan öğretmenim bunu tokat gibi yüzüme vurmuştu. çocuğum yahu daha, 7-8 yaşındayım ne bekliyorduk ki?
her neyse, işte ben o günden sonra hiç "sınav kağıdımı görebilir miyim?" demedim.
ve yine ben o günden sonra bir öğrencinin neden özgüvenini zedelememeliyim ve nasıl bir öğretmen olmamalıyım'ı öğrendim.
devamını gör...

kibar ve naif biridir, yazarken kaleme abanmıyordur, aferimdir.
devamını gör...

kazıklı maria sağolsun okuyarak işkence çekmek zorunda kalmadan, hatta baya eğlenerek dinlediğim sarkastik kitap.
devamını gör...

6 ay boyunca poliklinikler kapalı iken polikliniklerine devam eden tek sağlık kuruluşları oldu. hastanelere olduğu kadar polikliniklere de kovid - 19 temaslı ve pozitif hastalar başvuruyor. şu anda da kovid aşılamasının yüzde 70 kadarı aile hekimliğinde yapılıyor.
devamını gör...

ilk olarak serenad adlı kitabını okuduğum, sürükleyici ve gerçekci romanlar yazarken aynı zamanda toplumu ironik bir şekilde eleştiren yazar, politikacı, müzisyen ve yönetmen. herkesin mutlaka müziklerini dinlemesi ve kitaplarını okuması gerekiyor.
devamını gör...

yürüyen köşk,mustafa kemal atatürk 'ün 1929 yılında ikamet etmesi için yalova sahilinde yapılan, iskelesi olan iki katlı ve ahşap , tarihi dokulardan biridir.

1930 yılında köşke giden atatürk 'e oradaki çalışanlar ,köşk ün yanında bulunan tarihi çınar ağacının çatıya zarar verdiğini ve dallarının kesilmesini iletmiş, izin istemişlerdir. doğa ve ağaç sevgisi olan mustafa kemal atatürk , " dal kesilmeyecek köşk kaydırılacaktır" emrini vermiş ve bunun üzerine bir çalışma başlatılmıştır.
istanbul dan getirilen tramvay raylı sistemi kurulmuş ve köşk 4,8 metre kaydırılmıştır. o günden sonra köşkün adı "yürüyen köşk" olmuştur.

şahane manzarası ve oldukça nezih bir ortamı olan tarihi köşk ata'mızın evi , yalova da gezip görülecek yerler arasındadır.
yürüyen köşk
devamını gör...

kadının akranı olan erkeklerin nispeten daha fazla saldırdığı ilişki biçimi. mesela 34 yaşında erkek ve 24 yaşında kadın ilişkisine en çok 24 yaş civarı erkekler bok atar, bin tane manasız laf eder. ne kadının gold digger'lığı kalır ne erkeğin karaktersizliği. fakat biri de efendi efendi çıkıp "o yaştaki adamın benim mıntıkamdan, benim menzilimden kadınla birlikte olmasını hazmedemiyorum" demez. diyemez. iki ucu bokluk değnek çünkü. fakat hocam o kafayı ilişkinin erkek tarafındaki şahıs biliyor, tanıyor. o adamın aslında ne demek istediği rahatça anlaşılıyor. kadın tarafından da anlaşılıyor ve anlaşıldıkça sizin çabanız daha da komik görünüyor.

yapman etmen. rahat olun biraz. kuğul olun.
devamını gör...

yağmur duası varken ses dalgası da neymiş? icat çıkarmayın küçük insanlar!
devamını gör...

yukarıda da bahsedildiği gibi tarih bilgisi vardır. ama tarih bilinci yoktur. bu ve bu tür kişiler tarihi bir bilim olarak değil, islamcı ve osmanlıcı propagandaları için bir araç olarak görürler. bu nedenle aydınlatıcı ve bilgilendirici değil, dini vaazlara ve ecdat övücülüğüne dayanan bir tarih anlatımını tercih ederler. onların atıf sistemlerinde veya herhangi bir akademik camiada ise zaten yeri yoktur. kendilerinden doğru ve dürüst bir tarihçilik beklenbilir. ama sorgulayıcı ve tarafsız bir tarihçilik beklenemez. tarihi hadiseleri, yaşandığı döneme göre değerlendirme konusunda çok başarısızdırlar. örneğin, şuan tanımını yaptığımız mevzubahis kişinin bir söylemi vardır; ona göre yüzyıllarca vali ile yönettiğimiz yunanları, kurtuluş savaşı'nda mağlup etmek bir başarı değilmiş. bak sen, kanuni dönemi'nde de fransa sadece bir vilayet olarak görülüyordu ama değil mi? sonra noldu peki? napolyon gibi biri geldi başlarına ve osmanlı yerinde sayarken onlar her alanda şahlanıp bizi kat kat geçtiler. bizi kendi dillerini öğrenmek zorunda bıraktılar neticesinde. istediği kadar bilgili olsun, 500 yıl önceki osmanlı'nın durumu ile kurtuluş savaşı'ndaki ankara hükümeti'nin durumunu ayırt edemeyecek kadar muhakemeden yoksundur bu zat. kale alınacak biri asla değildir.
devamını gör...

başkalarına zarar veren herhangi bir fikre saygı duyulmaması gerekir. onun haricinde, bize ne kadar ters olursa olsun fikir ve düşüncelere saygı duyulması gerektiğine inanıyorum. eğer bize ters gelen her fikre saygısızlık yapacak olsaydık dünyada saygı duyulan bir şey kalmazdı.
devamını gör...

kızkardeşim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"- benim bu hayatta rolüm ne?
- sen bir annesin.
- peki anne ne yapar?
-evlat yetiştirir ve sonra ölür."


filmde bir evin içinde klasik bir aile yaşantısı görmekteyiz. anne; çocuğun tüm sorumluluğunu üstlenmektedir. sevgi,oyun,eğitim, çocukla vakit geçirme tek bir kişidedir, annede. baba ise otoriter,sert,işler çığrından çıkana kadar müdahale etmeyip (sabır gösterme) sonrasında da şiddetle olaya dahil olan,acımasız bir rol üstlenmektedir.
çocuk ise teknolojiye bağımlı hatta hipnotize olmuş durumdadır. anne ve babasının saygılı ya da saygısız iletişimini doğrudan alır. adeta onları kopya eder.

burada ailenin çıkmazı şudur: saçma hevesler ve fazla anlam yüklenilen şeyler yüzünden tek düze bir yaşama mahkum olmuşlardır. her gün bir diğerinin aynısıdır. tıpkı bulutlar gibi.

karantinada yaşadığımız süreç aklıma geldi.bir rüzgarın esişi,güneşin insanı ısıtan sıcaklığı doğal, her zamanki gibi ama harika olan şeyler ve bunlara 'alıştığımız' için o anın güzelliğini önemsememeye başlıyoruz. bir yandan değerli olan bu küçük güzelliklerden uzaklaşmış oluyoruz. bu süreçte tek düze bir yaşam içinde bilgisayar oyunundaymış gibi yaşıyoruz. öte yandan da günümüzün aile,yetişkin,çocuk hayatı maalesef böyle. "yuva" kavramı adı altında çoğu şeyi soğuk,hissiz,sentetik yapmışız. doğal ve harika şeylere duyduğumuz hisleri kaybetmişiz. önemsiz detaylar olarak sınıflandırmışız. sonuçta "aile" dediğimiz kavram böyle olduğu sürece gökyüzündeki tüm bulutlar tıpkı filmdeki gibi sadece bulut şeklinde olacak.
devamını gör...

nesef alamıyom. (bkz: bye bye türkçe)
devamını gör...

benden esirgenen sevginin başkasına gani gani verildiğini görmek.
devamını gör...

özellikle diş ağrılarında etkili bir ilaç.
devamını gör...

kırmızı.
devamını gör...

1900 ve 1981 yılları arasında yaşamış, kalamış'ta adına bir cadde bulunan, sanatla yoğrulmuş bir hayatın içinden bize harika eserler bırakıp bu diyarlardan göçüp giden dev sanatçı. şahsi kanaatimce bu topraklardan gelmiş geçmiş en iyi sestir. bu vesile ile üstadı saygıyla anmış olalım;

işin ortası kalamış arasında da bir de gazel düşürebilirsek bakalım..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim