romantik bir ilişki içindeki kadın ve erkekten bahsediyorsak: "hesabı ortadan ikiye bölelim" yahut: "ya sen ayran içtin ben kola içtim herkes kendininkini ödesin." tarzı konuşmalar rezalettir sevgili userlar.

kadın kendi parasını kazanıyor olsa bile yemeğin parasını erkek ödemelidir. sonrasında içilecek kahveyi, yenecek tatlıyı pekala kadın ödeyebilir. kadın ille de ödemek istiyorsa restoranın orta yerinde tartışmaktansa sonrasında bir hediye alarak bu işi çözebilir.

eşitliğin her zaman adalet anlamına gelmediği başka bir alan. erkeğin güç göstermesine izin vermek gerekiyor. bunu haksızlık olarak algılayacak erkekle yahut sürekli erkekten bekleyen kadınla görüşmek de sizin tercihiniz pek tabi.
devamını gör...

kürtçe kuş yuvası, ingilizce ışık, yunanca parlayan ışık, latince dünya'nın en güzel kadını demektir.
ayrıca agire jiyân'ın aynı isimde şarkısı vardır. dinlemek için :

edit:türkçesi:
ey esmer ve güzel kız
kara gözlü alaca
kara gözlü alaca

ey esmer ve güzel kız
kara gözlü alaca
kara gözlü alaca

ey keklik, nedir bu telaş bu acele ?
neden gidiyorsun kimseyi beklemeden
gündüzler sahtedir
sensiz gecelerse çok karanlık

dağı taşı gökyüzüne vursam
yaşam toprağını darmadağın etsem
yersiz yurtsuz kalıp yok olsam

geçmişin rüzgarlarında
yüzümü kavurucu sıcaklara döndüm

gel artık gitme deli divane
yazın sıcağında gel
senin gibi gitti niceleri de
gidişin bir başlangıçtır

dağı taşı gökyüzüne vursam
yaşam toprağını darmadağın etsem
yersiz yurtsuz kalıp yok olsa
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir adanalı olarak...
devamını gör...

pidgin, ana dilleri birbirinden farklı olan insanların, daha çok ticaret yapma ve gündelik konuşmalar için yarattıkları dillerin genel adıdır. türkçe'ye "karma dil" olarak geçmiştir.
bu diller, gramer açısından oldukça basit, çekim eki bulunmayan, sözcük haznesi de oldukça düşük dillerdir. (çin-pidgin dilinde sadece 700 kelime vardır örneğin.) çok komplike kelimeler bulunmamaktadır. örneğin nijerya pidgin'inde 'talk' konuşmak, 'talktalk' information yani bilgi anlamına gelmektedir. bu şekilde bir kelimenin ikilenmesine sıkça rastlanılmaktadır. cümleyi negatif yapmak için ise sadece fiilin başına "no" eki konmaktadır.
bu dilleri anadil olarak konuşan insanlar yoktur. genellikle kolonize edilmiş bölgelerde rastlanır.
pidgin'lerde, dile en çok kelime veren dil "lexifier" olarak adlandırılmaktadır. ingilizce tabanlı olan tam tamına 35 tane pidgin bulunmaktadır. buradan bile yola çıkarak ingilizlerin koloni politikaları anlaşılabilmektedir. ingilizce'den sonra gelen dil ise tahmin edilebileceğiniz üzere 15 pidgin ile fransızcadır.

alttaki görselde nijerya pidgin'ine ait cümleler bulunmaktadır:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

pidgin, birinin anadili olduğu anda creole diye adlandırılmaktadır. günümüzde hala pidginler bulunmaktadır. her pidgin zamanla creole'a dönüşmemekte, sadece oluşma amacıyla kullanılmaya devam edebilmektedir.
devamını gör...

üniversiteden sonraki ilk işimi bulduğum sitedir. ben de çok fazla yere başvurmuştum bir umut, cv'mi görüntüleyenler olmuştu hatta başka bir yerle mülakat aşamasına bile gelmiştim ama bir türlü bir yere girememiştim. sonra gerçekçi davranıp benim istediğime en yakın olana değil de alınma ihtimalim en yüksek olan işe başvurdum ve 1-2 saat sonra arandım, 1 hafta sonra da işe başladım.

orada çalışırken de ben hiçbir başvuru yapmadığım halde 4-5 yerden arandım, firmalar özgeçmiş havuzundan sizin özgeçmişinize ulaşabiliyor çünkü. hatta oradan bulduğum ilk işte çalışırken şu anki iş yerimden aranmıştım ve o şekilde yine kariyer.net sayesinde yeni işime başladım.

eğer siz de birçok yere başvurup hiçbir dönüş alamıyorsanız muhtemelen cv'niz çok etkileyici değildir. ne yazık ki gerçekleri göz önünde bulundurup standartlarınızı düşürmeniz ve bir yerden başlamanız gerekiyor. bu konuda sinirlenmek, inat yapmak hiçbir işe yaramıyor. ben buradaki ilk işime başvururken 1 yıl civarı iş tecrübem vardı üniversitede çalıştığım için. onun dışında kendi meslektaşlarımdan ayıracak özelliklerim vardı.

bir de özgeçmişinizi güncellemeniz de önemli bir faktör. orayı her gün güncelledikçe bakılma şansı artıyor. ben bir süre önce yeni almış olduğum bir sertifikayı girmiştim, o yüzden özgeçmişim otomatik olarak güncellenmişti ve aynı gün bir yerden aradılar. teşekkür edip şu an iş tekliflerine açık olmadığımı söyleyince, "bugün özgeçmişinizi güncellediğiniz için aradım," tarzında bir açıklama yapmışlardı. ben o zamana kadar bunun önemini bilmiyordum açıkçası, muhtemelen birçok kişi de bilmiyordur. o yüzden her gün özgeçmişinizi güncellemeyi unutmayın derim.
devamını gör...

virüslerin yol açtığı, süt çocukluğu döneminde görülen hafif seyirli bir enfeksiyon hastalığı. 6 ay - 3 yaş grubu çocuklarda sık görülür. 2-3 gün süren ateş, en fazla 8 güne kadar uzar. özel bir tedavisi ve aşısı olmayan bir hastalıktır. hastalık bir haftada kendiliğinden iyileşir.
devamını gör...

sözlüğün yeni ismi.

hayırlara vesile olmasını, cem karaca'nın şu meşhur parçasıyla dilediğim isimdir.



buradan
devamını gör...

sonradan edindiğim bir alışkanlık oldu ama artık çoğu bilgiyi makale veya akademik araştırmalar üzerinden okuyorum.

not: bir taktik olarak "arama terimi" filetype:pdf şeklinde yazarsanız genellikle araştırdığınız konuyla ilgili makalelere daha kolay ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

internet tarihinde hiç hatırlanmayacak bir tartışmanın ara yerinde “your eyes are amazing...” diyerek olaya müdahil olan diego, internet tarihinin en çok hatırlanacak cevaplarından birisini alır.

link.
devamını gör...

doktor ölüm adıyla da anılan ermeni asıllı bir patologdur.

ötenazi hakkında ne düşünürsünüz bilemem hatta ben ne düşünüyorum ondan da çok emin değilim. ne yönden yaklaşırsa yaklaşsın insan bir sonuca varmak çok güç. dinler açısından yaklaşırsak ötenazinin intihardan bir farkı yok, hukuk açısından bakarsak uzman yardımlı ötenazi ikinci dereceden cinayetle cezalandırılabiliyor ancak tamamen insani açılardan bakınca dayanılmaz acılar çeken bir insanın ölümü tercih etmesi ve bunun için yardım almak istemesi canı yanmayanların anlayış seviyesinin çok ötesinde. hangi empati ulaşabilir boynunda aşağısı felç kalmış bir insanın çaresizliğinin boyutuna?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yıllar önce javier bardem izlemek için güle oynaya girip film bittikten sonra salya sümük çıktığım the sea inside filmi bana bu konuda düşünmek için çok büyük fırsatlar sağladı ama hala işin içinden çıkabilmiş değilim.

alejandro amenabar’ın yönettiği bol ödüllü filmde javier bardem’in canlandırdığı ramon sampedro kübalı bir yazardır ve gençliğinde geçirdiği bir deniz kazası sonucunda boynundan aşağısı felç kalır. böyle yaşamaktansa ölmeyi tercih eden ve içindeki denize ulaşmak için çaba harcayan ramon intihar bile edemeyecek durumdadır. film ötenazi konusunda geniş bir bakış açısı kazandırıyor insana ve gerçek bir öykü olması da cabası.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gelelim kevorkian’a. kevorkian 1990 yılında alzheimer hastası bir kadına zehir enjekte ederek acılarına son verdiğini iddia etmiş ve bundan sonra başlayan ötenazi seansları 130 kişiye daha uygulanmıştır. hatta kapitalist amerikan dünyası bu ötenazi seanslarını canlı yayınlama fikrini bile öne sürmüştür. ve insan acımasızlığının bir haddi hududu olmadığı için 1998 yılında bu yayın gerçekleşti ve 20 milyona yakın insan tarafından izlendi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

jack kevorkian’ın lisansı iptal edilse de o ötenazi seanslarına devam etti. aynı yıl kevrokian tutuklandı ve sekiz sene hapis yattı. doktor ölüm sonuna kadar ötenazi hakkını savunurken şunları söyledi:

“ hastaya yardım ederkenki amacım ölüme neden olmak değildi. benim amacım acıyı dindirmekti. bu suç olmaktan çıkarılmalı. “

mahkeme başkanı ile konu üzerinde yapılan tartışma hapis cezası ile son bulduktan sonra kevorkian destekçileri de ellerinden geleni yaptılar onu savunmak için.

al pacino, jack kevorkian’ın hayatını anlatan you don’t know jack filmiyle kazandığı ödülleri alırken salonda bulunan kevorkian’ı ayağa kaldırıp alkışlatırken film çekimi esnasında her şeyi iliklerine kadar hissettiğini söyledi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kevorkian 2011 yılında mide kanserinden öldüğünde amerika’nın bazı eyaletleri ve 8 farklı ülkede ötenazi yasallaşmıştı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ancak kevorkian sadece bir doktor değildi, aynı zamanda da bir jazz müzisyeni, besteci ve ressamdı. anadolu’dan göç eden bir ailenin devamına mensup olan kevorkian türklerin ermenilere yaptıklarının yahudi katliamından çok daha büyük olduğunu iddia edip bunu da her fırsatta dile getirmiştir. kendi kanın damladığı genocide isimli bir tablosu da bulunan kevorkian ölümünden sonra da tartışılmaya devam eden bir insandır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

önce takip edip geri takibi görünce takipten çıkan bir yazar. ne gerek var böyle ergen tavırlara anlam veremedim.3-5 takipçiniz de az oluversin.
devamını gör...

(bkz: soğuk yerel rüzgarlar)dan biridir.

fransa'dan akdeniz'e doğru eser.
devamını gör...

menemen aşığı biri olarak kesinlikle soğanlı olur. soğanları yağda kavuracaksın, sonra biberleri ekleyip biraz daha kavuracaksin, sonra kabukları soyulmuş domatesleri küçük küçük doğrayıp ekleyeceksin, karıştırdıktan sonra kapağını kapatıp 3 dakika kendi halinde pişireceksin, ondan sonracıma 2 diş sarımsak, bir tatlı kaşığı salça, pul biber, kuru nane, karabiber ve tuz ekleyip güzelce karıştırdıktan sonra kapağını kapatıp 2 dakika daha kendi halinde pisireceksin, ve en son final olarak 1 yada 2 yumurtayı bir kapta iyice çırptıltan sonra menemenin üzerinde gezdirerek dökeceksin, missssss gibi menemen hazır. yanına çay demlemeyi de unutmayın tabi.
devamını gör...

içinde tek tek isimlerin açıkça yazıldığı bir mektup yazmak istiyorum. her isme ayrı bir görev atfedilmiş olacak. herkes ayrı bir şeyden sorumlu tutulacak. öyle şeyler yazacağım ki en derin uykularından bile kabuslarla uyanıp saatlerce duvara boş boş bakacaklar. öyle şeyler yazacağım ki son nefeslerini verene dek en mutlu oldukları anda bile kalplerinde bir sızı gibi akıp geçeceğim. yaşıyorsam bir sebebi var, nefes alıyorsam hiçbiri plansız değil. bir gün gelecek, işte o zaman dünyada kafalarını vuracak taş bulamayacaklar, öyle kötü ve öyle felaket. bir mektup yazacağım ve onlarca hayata dokunacak, onları yakıp yıkacak. onları harap etmek istiyorum çünkü.

bir mektup yazacağım ve bu da son olacak.
devamını gör...

müzik videolarına .... dan gelenler yazan yorumlar. bu gelenler sevmediğim/doğru bulmadığım bir yerden geliyorsa şarkıdan biraz soğuyorum hatta.
devamını gör...

demek vakit geldi.
olmaz ya, hadi olsun bakalım.

devamını gör...

sevgiliye ne bir dil, ne bir söz yeter. ama şimdilik ben olsam rüştü şardağ'ın o güzel nağmesini söylerdim: '' bahçende safa hükmediyorken solayım.''
devamını gör...

evet bir sözlük bir tespit daha, biliyorsunuz cimri bir sözlükteyiz, bunun üstüne bir de beğeni karma puanını düşürüp fav karma puanını yükselttiler. yahu tamam da fav atmayı bilen var mı sözlükte hakkıyla demezler mi adama? insanlar fav.ı çeyrek altın 800 lira iken çeyrek altın takmak olarak görüyor.(bkz: sısısısı) sözlük biraz, yaz 150 lik tanımı al madalyayı durumuna oynuyor da çoğu insan buraya az gülmeye kafa dağıtmaya geliyor. gençler bir rozet olsun, efenim bir takipçi görme olsun alınca mutlu oluyor, yoksa benim karmam olmuş maşukiye banane alüminyum!(bkz: sısısısı) biraz ket vurmuş durumdasınız bence buna. özgün, yaratıcı tanımlara biraz daha hakkı verilmeli kelime sayısına takılmadan. ayrıca çöp başlıklara da karma cezası fikrindeyim hala.
devamını gör...

tanıtım videosunun karanlığı ve müziği bile yeter. tim burton ın çektiği batman ve batman returns filmlerinin karanlığı bu geceye en çok yakışmış filmlerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim