bir yazarı tanımadan hakkında gereksizce ithamlarda bulunmak
üzerime alındığım bir konuya değinmek istiyorum.
bugün futbol üzerine başlıklar açmamdan dolayı, ön yargılı yazar(lar)ın "ekşici fanatiklerde geldi, aktrollerden sonra" gibi çirkince güzellemelerine maruz kalma durumudur. bir insanın hakkında bilginiz yoksa fikriniz de olmamalıdır. ben burada saygı çerçevesinde kimsenin inancına, değerlerine hakaret etmeden sözlüğün "küfürsüz sözlük" mottosuna uyarak da fikirlerimi özgürce yazıyor ve ifade ediyorum. başlıklarıma ve entryleme saygı çerçevesinde cevaben yazdığınız entryleri okumaktan mutluluk duyuyorum. insanlar birbirlerinin fikrilerini kabul etmek zorunda değildir ama saygı anlayışı daima kendini korumalıdır.
sevgilerimle; kalender.
bugün futbol üzerine başlıklar açmamdan dolayı, ön yargılı yazar(lar)ın "ekşici fanatiklerde geldi, aktrollerden sonra" gibi çirkince güzellemelerine maruz kalma durumudur. bir insanın hakkında bilginiz yoksa fikriniz de olmamalıdır. ben burada saygı çerçevesinde kimsenin inancına, değerlerine hakaret etmeden sözlüğün "küfürsüz sözlük" mottosuna uyarak da fikirlerimi özgürce yazıyor ve ifade ediyorum. başlıklarıma ve entryleme saygı çerçevesinde cevaben yazdığınız entryleri okumaktan mutluluk duyuyorum. insanlar birbirlerinin fikrilerini kabul etmek zorunda değildir ama saygı anlayışı daima kendini korumalıdır.
sevgilerimle; kalender.
devamını gör...
fizostigmin
santral sinir sistemine geçebilen atropin zehirlenmesinde kullanılan parasempatomimetik ajandır.
devamını gör...
kırk yaş üstü sözlük yazarları
buyur canım.
devamını gör...
ömür hanımla güz konuşmaları
her cümlesi birbirinden güzel bir eser. çoğu şeye değinilmiş, çoğu duyguyu işlemiş bir eser.
gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. delilik mi dedin? kim bilir...belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? kim ne diyebilir ki?
(en sevdiğim kısımlarından)
gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. delilik mi dedin? kim bilir...belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? kim ne diyebilir ki?
(en sevdiğim kısımlarından)
devamını gör...
yaran yazım yanlışları
bende ankastre bozukluğu var.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
sözlüğün değerli yazarlarından biridir. tanımlarını severek takip ediyorum. hep böyle devam etsin ve hep aramızda olsun.
kendisine musmutlu, huzurlu bir ömür diliyorum. *
kendisine musmutlu, huzurlu bir ömür diliyorum. *
devamını gör...
bazı insanların atatürk'ü sevmeme sebebi
birey olmaktan korktuğundan ya da hiç tatmadığından olabilir. el etek öpmek, badelenmek hosuna gidiyor da olabilir. her seyden öte aklını kiraya vermenin getirisi kârlı geliyor olabilir. stopajına tükürdüklerim..
devamını gör...
yaş ilerledikçe amatör sevgili bulmanın zorlaşması
başlığı ve tanımı okurken iliklerme kadar üzüldüm birini üzmenin hayata hazırlamak olduğunu düşünmek ve bunu yapmıyor olmanın eksiliğini hissetmek tarifsiz bir boşluk olmalı, allah kurtarsın.
devamını gör...
14 abisi olan kız
garip
devamını gör...
normal sözlük'teki sohbet edilesi yazarlar
ben değilim.
ben sevmiyorum fazla, hem heyecan yapıyorum hemde gereksiz geriliyorum. ufak tefek hoş muhabbetler her ne kadar güzel olsa da uzun soluklu muhabbet biraz sıkıntı yaratıyor, ve eninde sonunda yanlış anlaşılıyorum.
yazalım, okuyalım çıkalım. fazla kasmaya gerek yok.
ben sevmiyorum fazla, hem heyecan yapıyorum hemde gereksiz geriliyorum. ufak tefek hoş muhabbetler her ne kadar güzel olsa da uzun soluklu muhabbet biraz sıkıntı yaratıyor, ve eninde sonunda yanlış anlaşılıyorum.
yazalım, okuyalım çıkalım. fazla kasmaya gerek yok.
devamını gör...
bir gün sağcı bir gün solcu bir gün feminist bir gün komünist olan sözlük
(bkz: kafa sözlük)
devamını gör...
ankara'da aşık olmak
zuhal olcay*ın ankara'yı ve ankara'daki dostu özleten şarkısı. şarkının klibi de ankara'nın ruhunu anlatır şekilde siyah beyaz çekilmiş.
devamını gör...
taurin
yaşamsal öneme sahip bir tür aminoasit. bağışıklık sistemini güçlendirip bir çok işlev bozukluğunu gideriyor. daha da önemlisi kilo sorunu fazlasına çare oluyor. bu önemli maddeye yeterince sahip olabilmek için beyin, böbrek, karaciğer, kokoreç gibi sakatat ürünlerinden yemek gerekiyor.
devamını gör...
suspiria (1977)
dario argento tarafından çekilen, 1977 yapımı gerilim filmidir.
filmde susan bannion (jessica harper) adlı bir genç kız, new york'tan almanya'ya bir dans okuluna gider. okula gidişinin ilk gecesi korkunç bir fırtına ile karşılaşır. fırtına sırasında, okulun bahçesinde bir kızın koşarak kaçtığını görür. kızın dudaklarından dökülen iki kelimeye dikkat eder: sır ve süsen(bkz: çiçek türü). bu koşarak kaçan kızcağız gecenin ilerleyen saatlerinde vahşice katledilir. daha sonra anlaşılır ki bu okul, zamanında bir cadıya ait olan, mistisizm alanında ilerleyen bir okuldur. daha sonra dans okulu haline gelmiştir fakat cadılık okulda daimidir. sır ve süsen de cadıların saklandığı alana dair ipuçlarıdır.
filmi gaspar noe'nin climax'inde gördüğümde çok merak etmiştim. bu filmi izledikten sonra daha iyi anladım ki gaspar noe abimiz mükemmel bir insan. her iki filmi izlediğinizde ilhamın nereden, ne şekilde geldiğini çok iyi görüyorsunuz. renkler, sahneler, kadınlar, danslar, çocuklar ve içkiler, iki film arasındaki bağlantıyı kurmaya yetiyor.
2018 versiyonunu henüz izlemedim, fakat 1977'nin müzikleri dahi filmden etkilenmek için yeterli.
filmde susan bannion (jessica harper) adlı bir genç kız, new york'tan almanya'ya bir dans okuluna gider. okula gidişinin ilk gecesi korkunç bir fırtına ile karşılaşır. fırtına sırasında, okulun bahçesinde bir kızın koşarak kaçtığını görür. kızın dudaklarından dökülen iki kelimeye dikkat eder: sır ve süsen(bkz: çiçek türü). bu koşarak kaçan kızcağız gecenin ilerleyen saatlerinde vahşice katledilir. daha sonra anlaşılır ki bu okul, zamanında bir cadıya ait olan, mistisizm alanında ilerleyen bir okuldur. daha sonra dans okulu haline gelmiştir fakat cadılık okulda daimidir. sır ve süsen de cadıların saklandığı alana dair ipuçlarıdır.
filmi gaspar noe'nin climax'inde gördüğümde çok merak etmiştim. bu filmi izledikten sonra daha iyi anladım ki gaspar noe abimiz mükemmel bir insan. her iki filmi izlediğinizde ilhamın nereden, ne şekilde geldiğini çok iyi görüyorsunuz. renkler, sahneler, kadınlar, danslar, çocuklar ve içkiler, iki film arasındaki bağlantıyı kurmaya yetiyor.
2018 versiyonunu henüz izlemedim, fakat 1977'nin müzikleri dahi filmden etkilenmek için yeterli.
devamını gör...
james t. mangan
amerika’nın illinois eyaletinin cook bölgesinde yaşayan bir amerikalıdır.

bir halkla ilişkiler uzmanıdır ve çok ilginç hatta tuhaf bir adamdır. bu tuhaflık öyle bir raddeye getirmiştir ki bence okuyunca insana gayet doğal ve akılcı gelmektedir.
18 ocak 1949 günü bulunduğu bölgedeki tapu dairesine dava açar. muhtemelen başlarda kimsenin anlam veremediği bu dava biraz üzerinde düşünüldüğünde kabul edilebilir bile olabilir.
ucu bucağı olmayan arazisine celestia adını vermiş olan bu amerikalı bütün uzay üzerinde mülkiyet hakkı talep etmiştir. bu talebinde o kadar ciddidir ki bu iddiayı dünya üzerindeki bütün ülkelere bildirir ve onları aya yolculuk yapmamaları konusunda uyarır.
aynı zamanda bir kişisel gelişim kitapları yazarı da olan mangan kişisel olarak o kadar gelişmiş ve düşsel ülkesini o kadar geliştirmiştir ki birleşmiş milletlere üyelik işin başvuruda bile bulunur.
james t. mangan’ın yetmiş üç sene önce yaptığı bu başvuru manasız olduğu için kabul edilmedi elbette ama aynı girişimde buluna jeff bezos ve elon musk hayranlıkla izleniyor ve bu adamlar dahi sayılıyor. hayat çok tuhaf!

bir halkla ilişkiler uzmanıdır ve çok ilginç hatta tuhaf bir adamdır. bu tuhaflık öyle bir raddeye getirmiştir ki bence okuyunca insana gayet doğal ve akılcı gelmektedir.
18 ocak 1949 günü bulunduğu bölgedeki tapu dairesine dava açar. muhtemelen başlarda kimsenin anlam veremediği bu dava biraz üzerinde düşünüldüğünde kabul edilebilir bile olabilir.
ucu bucağı olmayan arazisine celestia adını vermiş olan bu amerikalı bütün uzay üzerinde mülkiyet hakkı talep etmiştir. bu talebinde o kadar ciddidir ki bu iddiayı dünya üzerindeki bütün ülkelere bildirir ve onları aya yolculuk yapmamaları konusunda uyarır.
aynı zamanda bir kişisel gelişim kitapları yazarı da olan mangan kişisel olarak o kadar gelişmiş ve düşsel ülkesini o kadar geliştirmiştir ki birleşmiş milletlere üyelik işin başvuruda bile bulunur.
james t. mangan’ın yetmiş üç sene önce yaptığı bu başvuru manasız olduğu için kabul edilmedi elbette ama aynı girişimde buluna jeff bezos ve elon musk hayranlıkla izleniyor ve bu adamlar dahi sayılıyor. hayat çok tuhaf!
devamını gör...
günün sözü
“sizi üzenlere hala selam veriyor olmanız vicdanınızın sadakasıdır.”
mevlana
mevlana
devamını gör...
gelecekteki sevgiliye not
ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol ve vaktinde gel. *
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bir koysam başımı omuzuna
belki de otursak bir sahil kenarına
hayran olduğumuz denizin dalgaları
eşlik etse bu müthiş vuslata
360 bin defa geliyorsun aklıma
yokluğunla konuşuyorum adeta
ne insanlar ne mekanlar
silemiyor seni aklımdan
soruyoruz istanbul'a
"şimdi mutlu musun?"
susuyor sadece
anlıyoruz ki yalnızız
binlerce kez daha...
belki de otursak bir sahil kenarına
hayran olduğumuz denizin dalgaları
eşlik etse bu müthiş vuslata
360 bin defa geliyorsun aklıma
yokluğunla konuşuyorum adeta
ne insanlar ne mekanlar
silemiyor seni aklımdan
soruyoruz istanbul'a
"şimdi mutlu musun?"
susuyor sadece
anlıyoruz ki yalnızız
binlerce kez daha...
devamını gör...
nasa'nın iklim değişikliği fotoğrafları
"doğa ile savaş halindeyiz, kazanırsak kaybedeceğiz."
durumun ciddiyeti her geçen gün daha da ortaya çıkarken, dünya resmen görmezden geliyor bu durumu. ormanları oteller için kestik, suları fabrikaların kirletmesine izin verdik, havayı geri dönülemez şekilde kirlettik. ve hala dünyanın, devletlerin bu konuda bir şey yapması gerekenlerin umrunda bile olmayan olay. insanlık olarak mahvettiğimiz doğanın, yavaş yavaş ölüyor oluşunu görmezden geliyoruz. ne zaman durumun ciddiyetini anlayıp; ekonomi, teknoloji, üretim çılgınlığından dönüp de doğaya bakacağız acaba?
durumun ciddiyeti her geçen gün daha da ortaya çıkarken, dünya resmen görmezden geliyor bu durumu. ormanları oteller için kestik, suları fabrikaların kirletmesine izin verdik, havayı geri dönülemez şekilde kirlettik. ve hala dünyanın, devletlerin bu konuda bir şey yapması gerekenlerin umrunda bile olmayan olay. insanlık olarak mahvettiğimiz doğanın, yavaş yavaş ölüyor oluşunu görmezden geliyoruz. ne zaman durumun ciddiyetini anlayıp; ekonomi, teknoloji, üretim çılgınlığından dönüp de doğaya bakacağız acaba?
devamını gör...
