başlığı görünce 2002’de falan açılmış zannettim.
şu an 3500- 4000 liradan aşağı düzgün bir gelinlik bulabilirseniz bu gelin kızımızı linç edersiniz.
gelinliği oluşturan her parçaya zam geldiği için artık maalesef çok normal bu fiyatlar.

ayrıca da anladık herkes artık minimal, bohem bilmem ne yaşıyor hatta bir yandan da kapitalizmin baş düşmanı falan filan ama madem düğün yapma girişiminde bulunulmuş öyle bir günde ne gelini ne damadı bir kırmayın bir üzmeyin ya. heves bükücüler. imkanı olan 5.000 tl de verir 10.000 tl de verir.
devamını gör...

benimdir. akşam vurulucam sözlük olarak bizi kör kara cahil, bilim fakiri,halk düşmanı yaptınız.
itekleyip öbürsüleştirdiniz.
alın işte gidiyorum, mutlu musunuz?
yarın sırtımda göz çıkarsa sorumlusu sizsiniz.
devamını gör...

önceden tanışıklığın olan biriyle üniversitenin ilk günü karşılaşmak sayılıyorsa eski kocam.
yine, yeniden bir anıyla karşınızdayım sevgili kafadaşlarım. hazır mıyız?

şimdi efendim, sanki ben, şu lise bitsin bir daha kapısından geçmeyeceğim bu okulun diyerek 4 yıl boyunca gün saymamışım, sanki öss sonuçları açıklandıktan sonra yaz tatilinin bitmesini sabırsızlıkla beklememişim, büyümeye aceleci, üniversiteli olmayı erişilebilecek en havalı makam addetmiş bir insan evladı değilmişimcesine okul 2 ekim 2006 pazartesi günü açılmış olmasına rağmen çarşamba günü okula "teşrif edecek" kadar coolluğu saçma kurgulamış bir insandım ergenken, evvela onu söyleyeyim. burnum beş karış havada, bahçede çömez olduğumu belli etmeyeceğim diye tripten tribe hunharca savrulacak tutum ve davranışlar içerisinde, güneşli bir çarşamba öğleden sonrası banka çöküzlemiş sigara içmekteyken ben, birinin size gözünü dikmiş bakarken yaşadığınız o garip hissiyat vardır ya hani, heh işte onun içimde büyüdüğünü fark ettim. okuduğum kitaptan kafamı kaldırdım, sağa sola bakındım ve göz göze geldik. yani, tamam yakışıklı adamdı. ama açıkçası o esnada odaklandığım "ohooo dakka bir gol bir" g.t kalkmasıydı, itiraf ediyorum. döndüm kitabıma, hiç renk vermediğimi düşünerek, ama nabız hızlandı bir kere. miko durur mu? tekrar baktım o yana asla anlamadığım 3-5 satır daha okuduktan sonra; hala bakıyor. tek başına oturuyor, sigara içiyor ve o da ne, şimdi de gülümsüyor! o esnada, iç sesimin "allahım yarappim yaa" nidasını mı, yoksa yüz kaslarımın bana oynadığı "oha lan ben de mi gülümsüyorum acaba şu an" oyununu mu daha çok dert ettim tam anımsayamıyorum ama ok yaydan çıkmıştı artık yani, orası çok net. elimi ayağımı nereye koyacağımı falan karıştırdım bir süre. 3. sınıf kantin kahvesini banktan yere düşürdüm gibi gibi şeyler. bir daha baktım ki artık gülümsemiyor bildiğin gülüyor herif. sinirlendim tabi bu defa. asla pas vermeyeceğime, o gülümsemeyle kahkaha arasında, pisliğe çok da yakışan gerçek gülücük esnasında karar verdim. dedim bu ilk gün bakışması ile sınırlı kalacak adama son bir kez dikkatli bakayım bakalım neye benziyormuş ve fark ettim ki o anda, tanıyorum ben bir yerden bunu. haa mevzu buymuş. o da beni bir yerden tanıyormuş da bakıyormuş. ohh içim rahatladı diye telkinler telkinler üstüne, kalktım banktan yürümeye başladım buna doğru. o bana bakıyor, ben ona. yürüyorum dimdik. dümdük? aramızda 3-5 mt kaldı, o oturduğu yerde bi' toparlandı, ben yürümeye devam ediyorum, yana döndü, profilden baktım bir daha alıcı gözle, cıks değil. en son en az 6-7 yıl önce paten kaydığım, bizim sitedeki çocuk değil bu. çok benziyor ama değil yani. iş attı, ben de oltaya geldim, şimdi de tanışmaya gidiyorum. vazgeç kızım miko dedim ve hiçbir şey olmamış gibi önünden geçtim gittim yanındaki allahtan boş olan banka oturdum. saçmalığın dik alası. döndü bana baktı ne yapıyorsun der gibi, ben de ona tabi, ya sen o musun diye sordum, hahah o'yum sen de miko'sun dedi, gülüştük, kalktı yanıma geldi.

2 gün sonra sevgili olduk. 7 yıl sonra evlendik. 6 yıl sonra da boşandık. 4 ekim 2006'da açılan çember 18 haziran 2020'de kapandı. büyükmüşse demek.
devamını gör...

katılmadığım önermedir. metallica, metal müziğe giriş 101’in bel kemiğidir. sonradan başka gruplar metallica’nın önüne geçebilir ama bu metallica’nın kötü olduğu anlamına gelmez.

ayrıca james hetfield’ın abartılan bir sesi, lars ulrich’in abartılan bir yeteneği olduğunu düşünüyorsanız siz de haklısınız, metallica şişirilmiş bir balon.
devamını gör...

adının sözlük olmasından mütevellit gerekliliği kati olan durumdur.
devamını gör...

aziz nesin üstadım tarafından ortaya atılmış doğru önerme.
devamını gör...

eskiden başkalarının dayatmaları sonucu kabullendiğim düşüncelerin çoğunu sorguladıktan sonra hayatımdan çıkarttığımda.
devamını gör...

meyve diyen yazara katılmakla beraber sebzeleri de işin içine katıyorum. öyle bir hale geldik ki 10 liradan aşağı sebze kalmamış neredeyse. şu zamanda evine pazar alışverişi yapıyor olabilmek zenginlik ölçüsü benim için. zira bir hafta alabilse diğer hafta alamıyor memleketimin insanı.
devamını gör...

gazete aldığımda bulmacasını ve eklerini kontrol etmek.
promosyonlu market ürününü satın almak.kolaya yapıştırılmış bardak,çayla birleştirilmiş küp şeker gibi.
park ücreti ödemek yerine dörtlüleri yakmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ciddi ciddi, ciddi yazacak kadar ciddi olamadım şu hayatta.
devamını gör...


hanna-barbera yapım şirketi tarafından üretilen prime-time’da yayınlanan bir çizgi dizidir.
ilk olarak 1962’den 1963 yılına kadar pazar günleri abc kanalı’nda yayınlanmıştır.
taş devri çizgi filmi gibi jetgilller de çağdaş amerikan kültürünün ve yaşam stilinin başka bir zamana uyarlanmış bir aile sitcom'udur.
jetgiller; robotların, uzaylıların, hologramların ve enteresan buluşların olduğu bir gelecek zaman ütopyasında yaşamaktadır.
devamını gör...

babamdır zira babamdan başka kimseye bu söz öbeğini kullanma hakkını vermem. verene de saygı duymam.
devamını gör...

insanın bilinçaltında depoladığı (yaptıkları, yaşadıkları, duygu ve düşünceleri, beş duyu organlarıyla algıladıkları) tüm tecrübelerin uykunun rem evresinde, beyin tarafından yeniden hesaplanmasıdır.

şahsıma bugs bunny ile evlenip düğüne bekir bozdağ’ın gelmesi gibi fantastik anlar yaşatmıştır. ayrıca (bkz: görülen saçma rüyalar)
devamını gör...

yardima muhtac, duskun durumdaki yasli bireylere destek olurken kullanilan hadi seni yatagina yatiralim anlami tasiyan cumle.

son zamanlarda, ozellikle twitter’daki capslerde gozumuze carpmakta kendisi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafa sözlüğün en troll yazarı.

ama işe bakın ki kafa sözlüğün şanından olsa gerek en troll yazarımız bir entel!
evet evet tam bir entel!

şimdi onun entel olduğunu ispat ederim ama hiç halim yok.

yeni gelen yazarlar bi zahmet okuyuverin bütün tanımlarını anlarsınız ne demek istediğimi.
devamını gör...

japonların somei-yoshino diye de hitap ettiği, çiçek verişi ülkenin dört bir yanında festivaller eşliğinde kutlanan kiraz çiçeği ağacı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kendisi yılın belirli bir döneminde açıyor ve malesef ki meyve vermiyor. meyve vermeden bu kadar güzelse, iyi ki meyve vermiyor diyorum ben de. *
en başta japonya'da, daha sonra ise uzak doğu'nun birçok kültüründe kutsal olarak görülüyor. öyle ki; evlenecekler, işe girecekler, ev alacak şanslılar işleri yaver gitsin diye (çoğu turistin de yaptığı üzere) bu ağacın çiçek vermesini, yani mart ayını bekliyor.

ağaç, uzak doğu insanına göre tam anlamıyla hayatın kendisi; yavaş yavaş güzelliklerini hazırlıyor, bir anda o güzelliği yaşatıveriyor ve bitiyor.
mükemmel bir tanımlama.
devamını gör...

okumayanlar sevmiyor genelde. cehaletten.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

öyle diyince aklıma bir şey gelmiyor. ama zaten babam eve ne getirse mutlu olurdum. elinde poşetlerle kapıda olsun o heyecan yeterdi, ne olduğunun çok da önemi yok.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim