rus uyku deneyi
oldukca urpertici efsanevi bir deney. gercekligi gunumuzce tartisila dursun, sonucu ki gercekse eger bir hayli korkunc. hikayesi şöyle; ikinci dunya savasi sirasinda rusya insan icin uykusuzlugun ne gibi sonuclara yol acacaginin deneyini yapmak ister. bunun icin bes mahkum denek secilir ve oncesinde hazirlanmis bir odaya hapsedilir. efsaneye gore bu odadan sag cikacak mahkumlarin ozgurluklerine kavusma garantisi verilir. oncesinde hapsedilecekleri odaya her turlu ihtiyac duyacaklari yiyecek icecek kitap vs. temin edilir. odaya mikrofon ve hoparlor yerlestirilir daha da onemlisi uyumalarini engelleyecek turden gaz ve ihtiyac duyacaklari miktarda oksijen pompalanir. deney normal kosullarda 30 gun surecektir. ara ara mikrofonlardan mahkumlarla kontak kurulur. ilk iki uc gun her sey normal seyrindedir. 10 gun sonunda bes mahkum denek durtusel kontrollerini kaybetmis tipki bir akil hastasi gibi davranislarda bulunur. hatta deneklerden biri tum gun ciglik cigliga bagirir (ses tellerinin koptugu yine soylentiler arasinda). 12. gunun sonunda sesleri tamamen kesilip konusma yetilerinin kayboldugu farkedilir. 15. gune gelindiginde ise odanin tamamen sessizligini merak eden askerler odaya girip baskin yapar. sonuc korku filmi gibi. deneklerden biri oludur ve diger denekler tarafindan cesetin organlari cikarilip parcalanmistir. keza kendi vucutlari da kan revan icindedir, kendi etlerini koparip kendilerine de zarar vermislerdir. iceri giren rus askerlerinden birini saldirarak oldurmus, birinin bacagini parcalamislardir. kalan dort denekten birinin o an dalaginin patlayip ölür. geri kalan denekler hastane ortaminda tedavi edilir. denekler bir insandan cok kuduz olmus bir hayvan gibi davranir. hastane ortaminda turlu tedavilere ve ameliyatlara karsi duzelme gosteremezler. hatta ameliyatlar esnasinda morfin verildigi halde uykuya direnc gosterdikleri, acidan zevk aldiklari gozlenir. tedavileri sonucu olumsuz olunca kafalarina silahla sıkılarak öldurulurler. deney resmi hicbir kaynak tarafindan dogrulanmaz. dolayisiyla sehir efsanesinden oteye de gitmez.
devamını gör...
tek elle sütyen kopçası açmak
millet sütyen açacak noktaya geldi de tek elle açması kaldı
devamını gör...
trakyalıların ırkçı olması
trakyalılar ırkçıysa(değiller)diğer bölgelerdeki insanlar faşist veya diktatördürler.
devamını gör...
şarap
üzüm şırasının fermante edilmesiyle ortaya çıkan nefis içecek. şarabın insanlar tarafından tesadüfen keşfedildiğine inanılır çünkü bir miktar ezilmiş üzüm bile rahatlıkla kendi kendine fermante olur. ülkemiz bir üzüm cenneti olmasına ve şaraplık üzüm için harika koşullara sahip olmasına rağmen maalesef üretim pek azdır, kaliteli şarap bulmak zordur ve pahalıdır. dünyanın en büyük üreticileri olan fransa, italya, ispanya, abd, arjantin gibi ülkelerde çok uygun fiyatlara iyi şarap bulmak mümkündür. ülkemizde cabernet-sauvignon, chardonnay gibi üzümlerin varyantları olduğu gibi öküzgözü, boğazkere, kalecik karası gibi yerli cinsler de mevcuttur.
spirit tarzı alkollü içeceklere göre damıtılmadığından fenolik yani aromatik bileşenler daha önemlidir. şarapta üç adet tat bileşeni vardır: alkol, tanen ve asidite. bunların yanında ikincil bileşen olarak, üzümün yetiştiği toprağa ve iklime göre değişen fenolik bileşenler ve yıllandırmaya bağlı üçüncül aromalar da vardır. bunların birbiriyle uyum içinde olması beklenir. üretiminden tüketimine büyük bir kültür üretir. son olarak şarapseverlere güzel bir film önereyim.
spirit tarzı alkollü içeceklere göre damıtılmadığından fenolik yani aromatik bileşenler daha önemlidir. şarapta üç adet tat bileşeni vardır: alkol, tanen ve asidite. bunların yanında ikincil bileşen olarak, üzümün yetiştiği toprağa ve iklime göre değişen fenolik bileşenler ve yıllandırmaya bağlı üçüncül aromalar da vardır. bunların birbiriyle uyum içinde olması beklenir. üretiminden tüketimine büyük bir kültür üretir. son olarak şarapseverlere güzel bir film önereyim.
devamını gör...
one way ticket
bir adet gri pasaport ile alınması daha mantıklı olacak olan bilettir.
one way ticket to the grays....
one way ticket to the grays....
devamını gör...
#sendesöyle
tüyleri diken diken eden özünde ve yerinde bir klip olmuş. sen, ben ya da öteki yeter ki vazgeçmeyelim. yalnız değiliz bunu hep bilelim..!
devamını gör...
unesco listesindeki tarihi yoros kalesi'ne sprey boyayla yazı yazanlar
yoros kalesi, istanbul'da anadolukavağı sırtlarında, doğu roma döneminden kalma ve eski dönemlerde kutsal sayılan bir kaledir. adının antik çağ tanrılarından zeus'un sıfatı olan "uygun rüzgarlar" anlamına gelen ourios'tan geldiği iddia edilir. "dağ" anlamındaki oros'tan geldiği de düşünülmektedir. kalenin deposunda tutulan 661 tarihî eser 2 şubat 2015'te çalınmıştı.
tarihi kaleyi ziyaret eden bazı ziyaretçiler, duvarlara sprey boyalarla yazılar yazdı. kalenin içinde çöplerin oluşturduğu kirlilik göze çarparken, meşrubat kutuları, cam şişeler ve plastik atıkların fazlalığı tarihi alanın hoyratça kullanıldığını gösteriyor.kaynak haber ve video
sadece bu kaleye değil birçok tarihi esere yazı yazanlar madem ki yazı yazmaya meraklısınız sanal ortamda yazın. kalenin eski bir videosu.
tarihi kaleyi ziyaret eden bazı ziyaretçiler, duvarlara sprey boyalarla yazılar yazdı. kalenin içinde çöplerin oluşturduğu kirlilik göze çarparken, meşrubat kutuları, cam şişeler ve plastik atıkların fazlalığı tarihi alanın hoyratça kullanıldığını gösteriyor.kaynak haber ve video
sadece bu kaleye değil birçok tarihi esere yazı yazanlar madem ki yazı yazmaya meraklısınız sanal ortamda yazın. kalenin eski bir videosu.
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
erkek olursa arda kız olursa melis..ama tabi ilk öncelik hakkı 9 ay karnında taşıyıp doğuran kişiye ait.tek taraflı bir karar olamaz.
devamını gör...
yalnızlık
oldukça çarpıcı bir guy de maupassant öyküsünün adı.
"bana gelince, artık ruhumu kapattım. artık kimseye, neye inandığımı, ne düşündüğümü ve neyi sevdiğimi söylemiyorum. bu korkunç yalnızlığa mahkûm olduğumun bilincinde, herhangi bir fikir ileri süremeden bakıyorum olaylara. fikirler, kavgalar, zevkler, inançlar, hiçbiri umurumda değil! kimseyle bir şey paylaşmadığımdan, her şeye de ilgimi kaybettim. fikirlerimi göstermeden, keşfedilmeden yaşıyorum. günlük konuşmalar için sıradan cümlelerim ve konuşma ıstırabına bile katlanmak istemediğimde "evet" diyen gülüşüm hazır.
beni anlıyorsun ya?"
"bana gelince, artık ruhumu kapattım. artık kimseye, neye inandığımı, ne düşündüğümü ve neyi sevdiğimi söylemiyorum. bu korkunç yalnızlığa mahkûm olduğumun bilincinde, herhangi bir fikir ileri süremeden bakıyorum olaylara. fikirler, kavgalar, zevkler, inançlar, hiçbiri umurumda değil! kimseyle bir şey paylaşmadığımdan, her şeye de ilgimi kaybettim. fikirlerimi göstermeden, keşfedilmeden yaşıyorum. günlük konuşmalar için sıradan cümlelerim ve konuşma ıstırabına bile katlanmak istemediğimde "evet" diyen gülüşüm hazır.
beni anlıyorsun ya?"
devamını gör...
la bu islam ne etti size
sıkıntı islam değildi hala da değil. sıkıntı onu kullananlar da ya da kullanmaya çalışanlarda.
devamını gör...
cellat ile cemre'nin yeniden sevgili olmasını isteyenler
tik tok'da, cemcel adıyla gruplaşmış, tahminen 1 milyonun üstünde sayısı olan ve yaşları 10-15 aralığında ki popülasyondur. 2070 yılında ki türkiye'nin projeksiyonudur.
(bkz: ne işte ne de okulda olan 5,76 milyon genç)
(bkz: ne işte ne de okulda olan 5,76 milyon genç)
devamını gör...
pika sendromu
hamile kadınların %30'u, hamilelik sürecinde besin olmayan şeyler yemek istemektedir. bu durum pika sendromuna örnektir.
devamını gör...
güzel kadınlara tavsiyeler
başlık sahibine tavsiye vermek istiyorum. fazla sinir/stres vücuda hem içten hem dıştan zarar. sakin olun azıcık.
devamını gör...
steve harris
müzik dehası...
bas gitarın, vücudunun bir parçası olduğu rivayet edilir. gitarla o derece bütünleşmiş bir abimizdir.
grubun tüm mutfak işlerinde onu görürsünüz. elinin değmediği şarkı yoktur. ama buna rağmen tevazuyu elden bırakmaz.
herkes bruce abimize methiyeler düzerken, o hep işini yapar/yapmıştır.
adı geçtiğinde dahi bünyemde heyecan patlaması yaratıyor. başlığı gördüğüm gibi daldım. coşkun seller gibi yazmak istiyorum lakin devam edersem geceyi sabah ederim.
kendisini canlı izleme fırsatı verdikleri için ülgen, odin, zeus üçlüsüne teşekkürü borç bilirim. bir metin ali feyyaz olmasalar dahi onların da yeri ayrıdır bende.
bas gitarın, vücudunun bir parçası olduğu rivayet edilir. gitarla o derece bütünleşmiş bir abimizdir.
grubun tüm mutfak işlerinde onu görürsünüz. elinin değmediği şarkı yoktur. ama buna rağmen tevazuyu elden bırakmaz.
herkes bruce abimize methiyeler düzerken, o hep işini yapar/yapmıştır.
adı geçtiğinde dahi bünyemde heyecan patlaması yaratıyor. başlığı gördüğüm gibi daldım. coşkun seller gibi yazmak istiyorum lakin devam edersem geceyi sabah ederim.
kendisini canlı izleme fırsatı verdikleri için ülgen, odin, zeus üçlüsüne teşekkürü borç bilirim. bir metin ali feyyaz olmasalar dahi onların da yeri ayrıdır bende.
devamını gör...
göz
kaş yaparken çıkarılan organ.
devamını gör...
nutuk okumamış türk genci
insanın nutuk okuduğu için kutsanması kadar, okumadığı için yerilmesi de anlamsızdır. elbette ki bu mirasta faydalanmak türk veya değil her genç için önem arz etmektedir ancak sadece okumakla olmuyor; ülkeye faydalı icraat, atatürk ilkelerine bağlılık ve tabiki liyakat gerekir.
devamını gör...
ayrılık
"ayrılık diye bir şey yok.
bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
şimdi neredesin? ne yapıyorsun?
güneş çoktan doğdu.
uyanmış olmalısın.
saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
öyleyse ayrılmadık.
sadece özlemliyiz ve bekliyoruz."
ümit yaşar oğuzcan - beşinci mektup
ayrılık zordur. insanın içini acıtır sevdiğinin gidişi ya da sevdiğinden gidişi. ama işte seviyorsak ayrılık yoktur ki. bu sevenlerin yalanıdır. illaki tekrar bir araya gelinir. sevenlerin yüreği ayrılık görmesin bu da benim dileğim.
bu bizim yalanımız.
sevmek var aslında, özlemek var, beklemek var.
şimdi neredesin? ne yapıyorsun?
güneş çoktan doğdu.
uyanmış olmalısın.
saçlarını tararken beni hatırladın, değil mi?
öyleyse ayrılmadık.
sadece özlemliyiz ve bekliyoruz."
ümit yaşar oğuzcan - beşinci mektup
ayrılık zordur. insanın içini acıtır sevdiğinin gidişi ya da sevdiğinden gidişi. ama işte seviyorsak ayrılık yoktur ki. bu sevenlerin yalanıdır. illaki tekrar bir araya gelinir. sevenlerin yüreği ayrılık görmesin bu da benim dileğim.
devamını gör...
günlük yaşamda benliğin sunumu
erving goffman'ın 1959 yılında kaleme aldığı ve ilk dramaturjik analiz örneklerini görebileceğiniz sosyolojik-psikolojik çıkarımların kitabı.
kitapta goffman her bireyin aslında rol yaptığını, kendine en uygun rolü bulup o role girdiği ve buna sebep olan psikolojik sosyolojik unsurları ortaya koyuyor. kitapta tiyatro oyuncusu birey iken seyirci olarak işaret edilen kısım bireyin günlük yaşantısında iletişime ve etkileşime geçtiği insan gruplarıdır.
metis yayınlarının türkçe basımı : link
kitapta goffman her bireyin aslında rol yaptığını, kendine en uygun rolü bulup o role girdiği ve buna sebep olan psikolojik sosyolojik unsurları ortaya koyuyor. kitapta tiyatro oyuncusu birey iken seyirci olarak işaret edilen kısım bireyin günlük yaşantısında iletişime ve etkileşime geçtiği insan gruplarıdır.
metis yayınlarının türkçe basımı : link
devamını gör...
17 yaşındaki çocuğu imam nikahıyla evlendirip ölünce arkasından feryat etmek
evladına hayvan muamelesi yapanın umurdasığını mı sanıyorsunuz.
rol yapıyor.
rol yapıyor.
devamını gör...
