bir james r. adams kitabıdır.

altıkırkbeş yayınlarının bilim kurgunun altın çağı serisinin üçüncü kitabıdır. daha önce tanımını yazdığım kızıl gezegenin altında ve tersine gezegen kitapları kadar güzel ancak beni o iki kitaptan daha çok etkileyen öykü kitabıdır.

ilk öykü, kitaba da ismini veren joe carson’ın gizli silahıdır. daha önceki tanımda marslılar diye anacağıma söz verdiğim ve öyle de yaptığım marslılar soylarının kurtuluşu için dünya gezegeninin işgalinin tek yol olduğunu anlarlar ve üstün zekaları ile bu gezegeni ele geçirmek için bir girişimde bulunurlar. ancak keşif için dünyaya gelen iki marslı joe carson adındaki bilimkurgu meraklısı ergenin elindeki gizli silahı görünce işlerin onlar için düşündükleri kadar kolay olmayacağını fark ederler. zira bu silah karşı durulabilecek bir silah değildir. ve eğer dünyanın yarısı bu silaha sahipse dünya evrenin en güçlü gezegeni sayılabilir.

ikinci öykü ise fetih formülü. gezegenler arası büyük bir savaşın çıkma arefesinde bir bilim adamı geliştirdiği formülle bu savaşı durdurmak için müttefikler aramakla meşgulken formülü düşman tarafından ele geçirilir. evren yok olmakla barış içinde yaşamak arasında bir arafta kalır. ve her şey dünyalı görünümlü bir marslının elindedir artık.

ben bu hacimsiz kitabı okurken büyük keyif aldım ve olası bir galaktik savaşa karşı da hazırlıklıyım. siz de ayak uydursanız iyi edersiniz.
devamını gör...

feci takıntılıyım, öyle ki takıntılarım yüzünden bu saate dek uykusuz kalabiliyorum.
devamını gör...

dönence desem gülpembe şarkısını demediğim için üzüleceğim.

anlıyorsun değil mi? desem nick the chopper aklımda kalacak.

kol düğmeleri desem sarı çizmeli mehmet ağa eksik kalacak.

aralarında seçim yapmak imkansız benim için. her şarkısı en sevdiğim şarkıdır.
devamını gör...


“bir insana onun kendine vermediği değeri verirseniz sizde bir kusur olduğunu düşünür. mesela satıcının on lira dediği fincana elli lira vermeyi teklif ederseniz ya sizin saf, yarım akıllı olduğunuzu ya da bu işte bir bit yeniği, art niyet olduğunu düşünür. sen neyin peşindesin diye sorar, kuşku duyar.

insanlara da iyi niyetle, sevdiğiniz, özlediğiniz, kıyamadığınız ya da zor bir dönemden geçtiklerini düşündüğünüz için, beklediklerinin, tahmin ettiklerinin ya da kendilerine layık gördüklerinin cok üzerinde taviz verir fedakarlık yaparsanız sizi samimi bulmazlar, iyi niyetinizden kuşku duyarlar ya da sizi cok değersiz ve kusurlu bulurlar. o yüzden insanların yaşadığı hayata, yaptıkları seçimlere bakarak kendilerine ne kadar değer biçtiklerini görün.

kimseye onun kendine biçtiği değerin üzerinde bir değer biçmeyin."
tülay kök
devamını gör...

bir anlamı "parlak olmayan",
bir başka anlamı "satrançta yenilgi",
ve bir diğer anlamı da "yoga yaparken el ve ayakların kaymaması için yere serilen bir çeşit kaydırmaz paspas" olan ve bu sonuncusu yoga matı olarak da bilinen kelime.
devamını gör...

kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren psikoanalitik kuram'ın kurucusu olan sigmund freud’un kitaplarından alıntılar…
kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan uygarlığın kurucusuydu.
henüz yanıtlanamamış ve kadın ruhuyla ilgili otuz yıl süren araştırmalarıma karşın benim de yanıtlamayı başaramadığım çok önemli bir soru var: kadın ne ister?
erkek çocuklarda saçma veya aptalca şeyler yapma eğilimi doğrudan doğruya anlamsızlıktan alınan hazdan kaynaklanmaktadır.
bilgi hazinelerine ulaşabilen insanların sayısı ne kadar artarsa, dini inançlardan kopuş da o kadar yaygınlaşır.
mutluluk, pantolona işemek gibidir. ıslaklığı herkes görür ama sıcaklığı yalnız sen hissedersin.
bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.
eğer öpecek bir şeyiniz yoksa, sigara içmeniz kaçınılmazdır.
tabu polenezya dilinde bir kelimedir. bizim için tercüme edilmesinin zorluğu, bu konseptin bizi artık etkileyemediğinden kaynaklanmaktadır.
hiçbir erkek birlikte olmak istemeyeceği bir kızla yakın arkadaş olmak istemez.
insanlar sizi eskisi gibi kullanamadığında, değiştiğinizi söylerler.
mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.
insanların çoğu özgürlüğü gerçekten istemezler; çünkü özgürlük sorumluluk gerektirir ve insanların çoğu da bundan korkar.
sinir hastalığı belirsizliğe tolerans gösterememektir.
bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.
elde ettiğimiz başarıların peygamber veya tanrıların başarılarıyla boy ölçüşebileceğini zannetmiyorum. nitekim meryem ana'nın mucizelerine inanan insan sayısı, bilinçdışının varlığına inanan insan sayısından çok çok daha fazla.
yetişkin bir kadının cinsel hayatı, psikoloji bilimi için “karanlık bir kıta”dır.
insan mutlu olmak ister; bu yüzden berbat haldedir.
birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. en çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.
aşk yoktur libido vardır.
din, toplumsal obsesyonlarımız; obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir.
erkek sevdiği zaman arzu yoktur; arzuladığı zaman ise, aşk yoktur.
kendini öldürme arzusu, daha derinde; başkalarını öldürme arzusunun projeksiyonudur.
dinler, kendilerini sevgi ve merhamet dini olarak tanımlasalar dahi, onlara inanmayan insanlara karşı sert ve acımasızdırlar.
sanat, çocukluk tecrübelerinin büyüklüğe aktarılmasıdır.
ismini unuttuğunuz kişi hakkında muhakkak olumsuz bir düşünceniz vardır.
eğer bir adam herhangi bir dini öğretinin öne sürdüğü tüm saçmalıkları sorgulamaksızın kabul ediyor ve hatta bunlar arasındaki çelişkileri görmezden geliyorsa, o zaman bu adamın zekasından şüphe edebiliriz.
her insan gördüğü rüyanın tabiridir.
hem psikolojik hem de biyolojik anlamda, insanlarda ne saf bir erkeksilik ne de saf bir kadınsılık vardır.
özgürlük medeniyetin insana bir armağanı değildir. hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdü.
dinlerin son zemini, insanın çocuksu çaresizliğidir.
kadınları çözmeye çalışmak, bir labirenti düz yola çevirmek gibidir.
zayıf noktalarınızdan güçlü taraflarınız doğacaktır.
bir puro, bazen sadece bir purodur. (gay olmakla alakası yoktur).
istediğin şeyi elde edemiyorsan, elde ettiğin şeyi isteyeceksin.
siz cevaplar bulmaya çalışıyorsunuz, biz ise daha çok soru sormak niyetindeyiz.
tüm kalbimle şuna inanmaktan kendimi alamıyorum: birkaç istisna dışında, sevgili insan kardeşlerim beş para etmez, değersiz varlıklardır.
insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların “tecrübe” dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana “tecrübeli” denir.
evrendeki en büyük gösteri, sen aklını keşfettiğin an başlar.
köpekler arkadaşlarını sever, düşmanlarını ısırırlar. insanlar ise tamamen farklıdır: saf ve karşılıksız sevgiyi beceremezler. kişisel ilişkilerindeyse sevgi ve nefreti karıştırıp dururlar.
mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir.
ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.
bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır.
vicdan dediğimiz şey, içimizde alevlenen belli bir arzunun, dış dünya tarafından reddedildiğinin iç dünyamız tarafından algılanmasıdır.
“söz” ile “sihir” başlangıçta aynı şeylerdi. kelimelerin sihirli güçleri vardı.
beklemesini bilen bir insanın hiç bir şeyden taviz vermesine gerek yoktur.
sevildiğinden emin olunca, insan ne kadar da cüretkar oluyor.
özür dilemek, sizin haksız olduğunuz manasına gelmez. karşınızdaki insana verdiğiniz değerin, egonuzdan yüksek olduğunu gösterir.
devamını gör...

çünkü türkiye'nin yaklaşık %40'ı asgari ücretle çalışıyor, dolayısıyla devletin en kolay vergi cukkalayabileceği vatandaşın gelir kalemi bu.

bir diğer sabit gelir kalemi akaryakıt, alkol, sigara, araba alırken ötv var birde onun kdv'si var, var oğlu var. buralardan da kolayca alabiliyor zaten.

bir diğer neden kodaman iş insanlarından, kallavi şirketlerden vs olması gerektiği gibi vergi toplayamaması ya da doğru tabirle toplamaması. her fırsatta her yıl kar açıklayan bankaların ve büyük şirketlerin hatta futbol kulüplerinin vergilerini silmesi.

müslümanlık ve islamiyet kisvesi altında, halk nasıl gondiklenir, yandaşlar nasıl zengin edilir, bir büro çalışanı o lüks araçlara nasıl biner, nasıl kilogram fiyatı 250 bin euro (ki bu yüklü alınırsa fiyatı) olan kokaini nasıl çekebilir sorularının yanıtı da bu asgari ücret vergisinde gizli.

rahmetli aziz nesin türk halkının %60'ı aptaldır derken ne kadar doğru söylemiş, son 20 yıldır bu soyguncu ümmet tayfasının iktidarda kalabilmesi başka şekilde açıklanamaz.
devamını gör...

korkmaktan yoruldum. gelecekten korkmaktan yoruldum, endişelenmekten , saçma sapan konuşmalardan yoruldum...
devamını gör...

yer türkiye, isim aykan gözeri.
bu amca sokaklarda yaşıyor. hikayesine göz atılası amcamızdır.
edit: hikayesi yerine ‘dramı’ demek daha uygun düşerdi belki ama başlığı açmış bulundum.

buradan ulaşabilirsiniz amcamızın videosuna
devamını gör...

geçen hafta eşyalarımı eve göndermek için kargo şubesine gittim. görevli "şurada mı yaşıyorsunuz?" diye sorunca ben de "evet." dedim. aradan birkaç dakika geçti, "sizde mi orada yaşadınız? bayağı iyi biliyorsunuz." dedim.. adam ne dese beğenirsiniz? "bergen hanım, sistemde ikamet adresinizi görüntüleyebiliyorum." yerin dibine girdim... o birkaç dakikayı ömrümden silmek istiyorum... kendimi hiç bu kadar aptal hissetmemiştim.. içimden "allah'ım beni yok etttt!" diye bağırdım...
devamını gör...

madem öyle sayın başkan sandıkta hak ettiğiniz teşekkürü vereceğimizden şüpheniz olmasın.
devamını gör...

bir gün de eşin alkolün etkisiyle aynısını yapar ödeşirsiniz. hani şeytana uymuşsun masumca bi tanı koymuşsun ya kendi kendime. eşin de şeytana uyar nolcak ki?
devamını gör...

bu sıra en çok yapmam gereken şey olduğunu düşünüyorum zira kiminle konuşsam yanımda olmak yerine akıl veriyor. insanın kendinden başka dostu yok sözünün karşılığı da olabilir.
devamını gör...

anne ve babaların kıymeti bilinmesi gerekir yoksa ileride çok pişman olursunuz. meyve yemek sağlık açısından çok ama çok önemli ve vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminleri doğal yollar ile karşılarsınız onun için sakınca görmediğim durum.sizi düşünen insanları her daim sevin ve kıymetini bilin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklıma istemsizce şu karakterin gelmesine sebep olan başlıktır.

"bazen kimimizin üzüntüsü kimimizin sevinci oluyo yani ,napacan" tabutçu recep

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

balkonumda geçici bir süre ikamet eden son derece vahşi bir yaratık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adam harvard üniversitesi beni kabul etti diyor,
millet adama mal diyor.
oğlum herkes türkiye’de yaşamıyor bunu artık anlayın.

aklı başında adamdır.
devamını gör...

erdoğanın yönettiği ülkede yaşıyormuşuz. ulan siz atatürk'ün kurduğu ülkede yaşıyosunuz??
devamını gör...

kimsenin beni tanımadığı bir yerde yeni bir hayata başlardım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim