diyojen (yazar)
aynı zamanda formata uygun ve bilgi dolu tanımlarıyla sözlüğe renk veren yazar.
yeni keşfettim sevgili diyojen'i, ''kendisi hakkında'' nickaltı girilmemesine şaşırsam da, bu başlangıç olsun*.
keyifli sözlükler dilerim.
yeni keşfettim sevgili diyojen'i, ''kendisi hakkında'' nickaltı girilmemesine şaşırsam da, bu başlangıç olsun*.
keyifli sözlükler dilerim.
devamını gör...
sözlüğün 1.yılının gelip çatması
bana kattığı nice güzellikler için minnettar olduğum sözlüğün birinci yıl dönümü.
ara sıra bazı bazı okuduk. bazı bazı yazdık. kâh küstük, kâh köşemizde durduk. ama bir şekilde hep burada olduk. her şey için teşekkürler sözlük ailesi.
umuyorum ki her şey daha güzel olur.
nice mutlu yıllara...
ara sıra bazı bazı okuduk. bazı bazı yazdık. kâh küstük, kâh köşemizde durduk. ama bir şekilde hep burada olduk. her şey için teşekkürler sözlük ailesi.
umuyorum ki her şey daha güzel olur.
nice mutlu yıllara...
devamını gör...
sürekli olumsuz konuşan insan
sinir bozan insan tipi.
(bkz: ruh emici)
duvara toslarsınız bu kişilerle her konuştuğunuzda. etkisi böyledir söylediklerinin. siz sürekli "ama bak şöyle düşün..." diyerek kapı aralamaya çalışırsınız, o yine başka bir duvarı, örümcek çevikliğiyle örüverir fikrinizin karşısına.
ben artık -yaşlılıktan mıdır bilmem- tahammül edemiyorum bu tip insanlara. kimseyi polyanna saflarına katılmaya zorlamakla geçiremiyorum değerli vaktimi. herkes akıllı olsun, biraz da kendileri çabalasın düştükleri olumsuz potansiyel kuyularından kurtulmak için. benden bu kadar!..
(bkz: ruh emici)
duvara toslarsınız bu kişilerle her konuştuğunuzda. etkisi böyledir söylediklerinin. siz sürekli "ama bak şöyle düşün..." diyerek kapı aralamaya çalışırsınız, o yine başka bir duvarı, örümcek çevikliğiyle örüverir fikrinizin karşısına.
ben artık -yaşlılıktan mıdır bilmem- tahammül edemiyorum bu tip insanlara. kimseyi polyanna saflarına katılmaya zorlamakla geçiremiyorum değerli vaktimi. herkes akıllı olsun, biraz da kendileri çabalasın düştükleri olumsuz potansiyel kuyularından kurtulmak için. benden bu kadar!..
devamını gör...
uğursuzluklar
(bkz: batıl inançlar).
devamını gör...
sen kimsin
''bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen hiç ol. menzilin yokluk olsun. insanın çömlekten farkı olmamalı. nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.,,
şems-i tebrizi
şems-i tebrizi
devamını gör...
ilgi budalası kadın
bir insan çeşidi.
sadece sevdiğimin ilgisini istediğimden bu gruba girer miyim bilemedim. başkalarının ilgisi hem sıkar hem umurumda olmaz.
sadece sevdiğimin ilgisini istediğimden bu gruba girer miyim bilemedim. başkalarının ilgisi hem sıkar hem umurumda olmaz.
devamını gör...
beta hücreleri
pankreasda bulunurlar. insülin adlı hormonu salgılar.
devamını gör...
kumarbaz
dostoyevski'nin eşsiz üslubu sayesinde olayları karakterlerin gözlerinden gördüğünüz; tutkuyu, aşkı, çaresizliği, kibri, hırsı ve öfkeyi aynı anda içinizde deneyimlediğiniz tek solukta okunası mükemmel bir şaheser.
dostoyevski karakterlerin dünyasını öyle büyük bir ustalıkla ve doğallıkla tasvir etmiştir ki anlatılanlar bize hiç de uzak gelmez. hepimizin içinde zaman zaman yer eden hatta bizi ele geçiren hastalıklı hislerin kontrolünü yitirdiğimizde olabilecek her şey en saf anlatımıyla bu kitapta mevcuttur.
imkansız bir aşkın ele geçirdiği güçlü karakterli bir adam, bu aşka karşı koyamadıkça tüm benliğini ele geçiren içsel çelişkiler, her şeyin farkında olmak ama yine de kendini nehrin sert akıntısına bırakmak... fakat sonradan daha başka bir tutkuyla tanışır bu güçlü karakterli adam; kumar. tüm iradesini kazanma hırsına teslim ederken aşkından da uzaklaşır; uğrunda canını vermeye hazır olduğunu defalarca haykırdığı aşkından. güçlü bir karakterin ve güçlü bir aşkın, hastalıklı bir tutku olan kumar ve son derece tehlikeli bir his olan kazanma hırsı karşısında yerle bir oluşunu anlatır bize dostoyevski.
dostoyevski karakterlerin dünyasını öyle büyük bir ustalıkla ve doğallıkla tasvir etmiştir ki anlatılanlar bize hiç de uzak gelmez. hepimizin içinde zaman zaman yer eden hatta bizi ele geçiren hastalıklı hislerin kontrolünü yitirdiğimizde olabilecek her şey en saf anlatımıyla bu kitapta mevcuttur.
imkansız bir aşkın ele geçirdiği güçlü karakterli bir adam, bu aşka karşı koyamadıkça tüm benliğini ele geçiren içsel çelişkiler, her şeyin farkında olmak ama yine de kendini nehrin sert akıntısına bırakmak... fakat sonradan daha başka bir tutkuyla tanışır bu güçlü karakterli adam; kumar. tüm iradesini kazanma hırsına teslim ederken aşkından da uzaklaşır; uğrunda canını vermeye hazır olduğunu defalarca haykırdığı aşkından. güçlü bir karakterin ve güçlü bir aşkın, hastalıklı bir tutku olan kumar ve son derece tehlikeli bir his olan kazanma hırsı karşısında yerle bir oluşunu anlatır bize dostoyevski.
devamını gör...
göbek dansı
türk kültürüne sokulmaya çalışan danstır. ama yanlış yaparlar. bu dans, arap kültüründen gelmektedir. kadın vücudunun ne kadar güzel ve zarif olduğunu gösterir. gavurcası 'belly dance 'dır.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
athena-senden,benden,bizden.
devamını gör...
ağzı laf yapan insan
manipülasyon ustası ve en tehlikeli canlı türü.
bu tür insanlar mesela bir mal pazarlıyorsa, hiç aklında olmayan kişiye bir şekilde o malı satın aldırabilir.
eğer kadın ve erkek ilişkilerindeki bir tarafsa daha da kötü çünkü sizi, sizin çok özel olduğunuza ikna kabiliyetleri yüksektir. azıcık duygusal bir boşluğunuza denk gelirse kapılıp gidersiniz bir yalana.
bu tür insanlar mesela bir mal pazarlıyorsa, hiç aklında olmayan kişiye bir şekilde o malı satın aldırabilir.
eğer kadın ve erkek ilişkilerindeki bir tarafsa daha da kötü çünkü sizi, sizin çok özel olduğunuza ikna kabiliyetleri yüksektir. azıcık duygusal bir boşluğunuza denk gelirse kapılıp gidersiniz bir yalana.
devamını gör...
uçurtma avcısı
“ çok satan” kitaplarla aram hiç hoş olmadı çünkü biliyorum ki bu kitapları satın alan insanlar arasında giydiği kıyafetlere uyumlu olduğu için alanlar da, plaja giderken taşıması kolay olduğu için yanına alanlar da, okulda sınavda çıkacağı içim okumak için almak zorunda kalanlar da, evde dekoratif bir kitaplık kurmak için satın alanlar da var. ben mutlu azınlığa dahil olan bir müptela olarak bu insanlarla aynı konumda olmayı zul sayarım. ama bu kitabı okudum.
etkilenmedim dersem yalan söylemiş olurum. gerçekten içe dokunan bir hikaye. hasan ve emir’in dostluğunu okumak güzeldi ama aralarındaki sınıf farkını görmek o kadar da hoş bir şey değildi. dünya üzerindeki her coğrafyada arkadaşlıklar maddi bir bariyere çarpıp bölünmek zorunda kalıyor ve bunun mantıklı bir açıklaması yok elbette.
ortadoğu’nun içinde bulunduğu ve muhtemel bulunmaya devam edeceği durumu iki erkek çocuğunun hikayesini kullanarak anlatmış yazar. siz de okuyun ve değiştirmemiz gereken şeyler için harekete geçin.
etkilenmedim dersem yalan söylemiş olurum. gerçekten içe dokunan bir hikaye. hasan ve emir’in dostluğunu okumak güzeldi ama aralarındaki sınıf farkını görmek o kadar da hoş bir şey değildi. dünya üzerindeki her coğrafyada arkadaşlıklar maddi bir bariyere çarpıp bölünmek zorunda kalıyor ve bunun mantıklı bir açıklaması yok elbette.
ortadoğu’nun içinde bulunduğu ve muhtemel bulunmaya devam edeceği durumu iki erkek çocuğunun hikayesini kullanarak anlatmış yazar. siz de okuyun ve değiştirmemiz gereken şeyler için harekete geçin.
devamını gör...
evlenmeyi düşünmeyen kız
toplumdaki kalıplaşmış fikirlerin aksine evlenmemek değil evlenmek bir tercihtir . evlenmek ne kadar doğal ise evlenmemek de o kadar doğaldır . günümüz aile yaşantısına , ilişkilerine de bakıldığında evlenmemek tabii ki daha akla yatkındır
devamını gör...
sylvia plath
the bell jar isimli romanında mükemmel bir tanımlaması vardır. okuyun okutun.
kendimi ağacın altında oturup, sırf hangi inciri seçmeye karar veremediğim için açlıktan ölürken gördüm. incirlerin her birini istiyordum ama birini seçmek geri kalanının tamamını kaybetmek anlamına geliyordu ve ben orada karar veremeden oturdukça, incirler birer birer buruşmaya ve kararmaya başladı ve tek tek her biri ayaklarımın dibine düştü.
orjinali: tık
kendimi ağacın altında oturup, sırf hangi inciri seçmeye karar veremediğim için açlıktan ölürken gördüm. incirlerin her birini istiyordum ama birini seçmek geri kalanının tamamını kaybetmek anlamına geliyordu ve ben orada karar veremeden oturdukça, incirler birer birer buruşmaya ve kararmaya başladı ve tek tek her biri ayaklarımın dibine düştü.
orjinali: tık
devamını gör...
miko
bir gün, radyoya ilk başladığım sıralarda, god senden nefret edecekler rob demişti. anlamamıştım. insanlar kendilerinde olmayan mutluluğu gördüğünde böyle olur çünkü diye açıklamıştı. abartıyorsun demiştim. öyle oldu.
bir süre sonra da 'tenezzül edip konuşmayacağın insanların kanepesinde göbeğini kaşıya kaşıya seni rahatsız etmelerine izin verme, ne derlerse desinler umursayacağın insanlar değil.' demişti. hak verdim. sustum.
ama bugün değil. çünkü aksi bir durum olsa miko'm susmazdı. haaa yanıt, yine umursadığımdan değil. hala umrumda değil nefret yüklü kelimeleri. bu mesaj kankacılık lobisi diye azaltılmaya, küçümsemeye çalışılan değerlere sahip çıkma amacı ile yazılmıştır. çünkü bu insanlar ilk önce yazıları, sonra sesleri ve görüntüleri en son da kanlı canlı halleri ile hayatıma girdiler. ve oradalar. üstelik de çok güzel bir yeri kaplıyorlar.
nedeni anlattım. biraz da nasılına gelelim. nasıl bir yazar miko? yıllarca biriktiği entelektüel bir yanı olan, aynı zaman da sade ama sağlam yapılı cümleleri ile akıp giden bir üsluba sahip ve de çeşitli içerikleri ile sizleri şaşırtacak donanımda bir yazar. ki ben onu ilk, 'ne de güzel yazıyor' diyerek takibe almıştım. sohbet eder gibi sıcacık üslubu hemen çekmişti beni kendine. o gün bugündür de hep artmış hiç azalmamıştır bende.
özetle seviyorum bu kadının tarzını, yazdıklarını, dostluğunu, kendini. ve miko bir kez daha buradan da zikredeyim. ben /biz hep yanındayız!
bir süre sonra da 'tenezzül edip konuşmayacağın insanların kanepesinde göbeğini kaşıya kaşıya seni rahatsız etmelerine izin verme, ne derlerse desinler umursayacağın insanlar değil.' demişti. hak verdim. sustum.
ama bugün değil. çünkü aksi bir durum olsa miko'm susmazdı. haaa yanıt, yine umursadığımdan değil. hala umrumda değil nefret yüklü kelimeleri. bu mesaj kankacılık lobisi diye azaltılmaya, küçümsemeye çalışılan değerlere sahip çıkma amacı ile yazılmıştır. çünkü bu insanlar ilk önce yazıları, sonra sesleri ve görüntüleri en son da kanlı canlı halleri ile hayatıma girdiler. ve oradalar. üstelik de çok güzel bir yeri kaplıyorlar.
nedeni anlattım. biraz da nasılına gelelim. nasıl bir yazar miko? yıllarca biriktiği entelektüel bir yanı olan, aynı zaman da sade ama sağlam yapılı cümleleri ile akıp giden bir üsluba sahip ve de çeşitli içerikleri ile sizleri şaşırtacak donanımda bir yazar. ki ben onu ilk, 'ne de güzel yazıyor' diyerek takibe almıştım. sohbet eder gibi sıcacık üslubu hemen çekmişti beni kendine. o gün bugündür de hep artmış hiç azalmamıştır bende.
özetle seviyorum bu kadının tarzını, yazdıklarını, dostluğunu, kendini. ve miko bir kez daha buradan da zikredeyim. ben /biz hep yanındayız!
devamını gör...
ali atay
mecnun onun damarlarında... neeymiş?
devamını gör...
yazarların yarın için yaptıkları planları
okula gidilecek
ders çalışılacak
saygınlık
ders çalışılacak
saygınlık
devamını gör...
attila ilhan sözleri
"insan annesi ölünce anlar içindeki çocuğun hiç ölmeyeceğini.
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
aklına geldikçe kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini..."
devamını gör...

