olsun, bizim de çayımız var diyeceğim başlık.
devamını gör...

sadece kendi seçiminiz olduğu zaman güzel olan bir şey.
devamını gör...

amatör hikayeler ve özellikle rus edebiyatı konusunda güzel mizah yapan yazar arkadaşım. aman çizgini bozma, böyle devam et.bizde okuyalım gülelim eğlenelim hep.
devamını gör...

“var böyle yazarlar” diyerek katıldığım başlık. ama benim katıldığım daha çok tdk’daki ikinci anlamındaki tahrik olmak, “harekete geçirmek, kışkırtmak” yani. resmen delleniyorlar. ama bazen kendilerine hak vermemek de elde değil. tamam ben de çok dikkat etmiyorum ama bazılarını okurken de gözler yamuşuyor be.
devamını gör...

danette gibi yarısı çikolatalı yarısı vanilyalı mod.*
devamını gör...

buradaki en dramatik nokta belirtildiği üzere ''küçük dev adam''ın ihanetidir.

rivayet odur ki, kara tepeleri ve bazı toprakları, amerikalılara satmak için robinson kalesi'nde toplanan diğer kızılderili şeflerine çılgın at tarafından şu mesaj gönderilir ; ''kara tepeler'i satmaya kalkışacak ilk reisi öldüreceğim.''

haberi taşıyan kişi ise bizzat ''küçük dev adam''dır. kendisine ne kadar güvendiği buradan anlaşılıyor. ne yazık ki, en güvendiği dostu ve yoldaşı ölümünde büyük rol oynadı.

aslında ''küçük dev adam''ın onu öldürmek istemediği, sadece kontrol altında tutmak istediği de söylenir. fakat her ne olursa olsun, çılgın at onun tarafından zapt edilmek istenirken öldürüldü. sanıyorum bu durum ihanetin boyutunu asla değiştirmeyecektir.

zaten o dönem özelinde duruma bakarsanız, benzer pek çok örnek görürsünüz. örneğin geronimo'nun en yakın dostlarından birisi olan ''naiche'' de daha sonra rezervasyon polisi olmuştur. onun durumu her ne kadar ''küçük dev adam'' kadar ibretlik olmasa da, kızılderili kabilelerinin bağımsızlıklarını sürdürebilmesi için savaşan büyük liderlerin beraber savaştığı pek çok savaşçının bu şekilde bir dönüşüme uğradığı ve beyaz adamın kaleyi içten ele geçirdiği rahatça görülebilir.

kara tepeler'de 1941'den bu yana yükselen ''rushmore dağı anıtı''her ne kadar lakota topraklarının ruhunu kirletiyor olsa da, çılgın at'ın ruhu ''sevgili yurdum benim. göz dikmeye kalkan sana, duyar sesini bu tüfeğin.'' nidaları ile o topraklarda dolaşıyor. ''çılgın at anıtı'' tam olarak tamamlanıp yükseldiğinde ise, çılgın at'ın işaret parmağı, o toprakların asıl sahibinin kim olduğunu, o 4 kafadara sonsuza dek hatırlatacak...

çılgın at'la ilgili türkiye'de rahatça ulaşabileceğiniz kaynak mike sajna'nın yazdığı ''çılgın at efsanenin ardındaki yaşam'' adlı kitaptır. genel manada biyografisini orada bulabilirsiniz. okunmaya değer bir kitaptır.
devamını gör...

tencere kapak, kral kraliçe şeklinde sevgili tişörtleri.
devamını gör...

abime bime kadar gidip gelicem demiştim ama aslında kargoya gittim. nerede kaldın diye sorunca da köpekler önüme çıktı bende kestirme yolundan geldim demiştim.
hayatında yediğin en büyük kazık nedir?
devamını gör...

latince'de "düşün, düşünce, düşünüyorum" manasına gelen bir kelimedir. aynı zamanda 1994 yılından beri yapı kredi yayınları tarafından çıkartılan bir dergidir. üç ayda bir çıkar ama bazen iki sayı bir arada çıktığı da olur, felsefe, kültür ve düşünce dergisidir.

(bkz: cogito ergo sum)
devamını gör...

beyin omurilik sıvısının tıkanıklığı, emilim dengesinin bozulması nedeniyle, beyin odacıklarında genişleme ve basınç artışıyla omurilik sıvısının birikmesi durumudur. çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. bu fetüslerin yarısına yakın kısmında sinir sisteminde ve diğer sistemlerinde başka sorunlar görülebilir. bu durum doğum eyleminin uzamasına veya eylemin durmasına neden olabilir.
devamını gör...

italyan romantizminin en önemli temsilcilerinden francesco hayez'in 1859 tarihli tablosunun adı.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel görsel kaynak: wikimedia
tabloya ilk bakışta merkezde iki sevgiliyi görüyoruz ancak detaylara dikkat ettiğimizde tablo anlam kazanıyor.
erkeğin tek ayağı merdivende, belli ki birazdan gidecek. kadın ona sıkıca sarılmış, hızlı bir vedalaşma öpücüğü bu. aslında ayrılmak üzere oldukları an resmedilmiş, belki de gizlice buluşmuşlar.
sol alt köşede ise onlara yaklaşmakta olan, onları dinliyor ya çoktan dinlemiş ve gidiyor olan kimliği belirsiz bir figür var. bütün bunlar tabloyu daha gizemli kılıyor.

minik bir tarihi bilgi vereyim. 1859'daki ikinci italyan bağımsızlığı savaşı'nda fransa ve italya, avusturya imparatorluğu'na karşı birleşerek zafer elde ettiler. bu zafer 1861'de italya'nın birleşmesinde etkili olmuştur.
işte bu tablonun aynı zamanda dönemin siyasi olaylarıyla ilgili sembolik bir anlam taşıdığı da düşünülüyor. erkeğin yeşil ve kırmızı, kadının mavi ve beyaz renkteki kıyafetleri, avusturya imparatorluğu'na karşı birlik olan italya ve fransa'yı simgelemektedir.
hayez bu tablonun üç versiyonunu yapmış. hemen bakalım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel sırasıyla 1859, 1861 ve 1867 yılında yaptığı tablolar. görsel kaynak
üç tabloda da mekan aynı ancak açının az çok değiştiğini farkedebiliriz. sol alttaki figürü tüm tablolarda çok belirgin olarak görebiliyoruz. göreceğini görmüş ve giden birini düşündürüyor bana.
1867 tarihli tabloda kıyafetlerin renkleri çok daha canlı ve diğer tablolardan farklı olarak yere düşmüş beyaz bir örtü var. arkaplanın kasvetli renklerine zıt olarak kadının mavi elbisesi ve beyaz örtü bu çift için umudu temsil ediyor olabilir. belki bu çift sonsuza dek ayrılmayacaktır. kim bilir.
kaynak
devamını gör...

eşi saray dogumlu olanlar da cemiyete katılabiliyor mu diye merak ettiğim dernek. orta okul ve liseyi kırklareli'nde okumuş olmam da cabası.
devamını gör...

neye maruz kaldığını, ne için canına kıydığına bakmaksızın "ergen, sosyal medyadan özenmiştir, sevgilisi terk etmiştir" etiketleriyle yaftalanmaları durumudur.
kimse hayatına öyle keyfe keder son vermez. sosyal medyadan görüpte kendimi şuradan atıp öleyim diyene henüz rastlamadım.
(bkz: bak yeğenim biz neler yaşadık kendimizi attık mı ?)
devamını gör...

cep telefonu ya da pc.
devamını gör...

7 tane kedimle patiliyoruz sizleri efenim. sorusu olanların kafama, gıcıma portakal fırlatmalarına çekinmemelerini rica ediyorum.
devamını gör...

neyse ki sevgilim yok olanlar düşünsün dediğim başlık.
devamını gör...

bir etkinlik sebebiyle 7-8 kişi buluşma kararı alır. mekan belirlenir, buluşma saati gelince toplaşılır. hiçbirimizin tanımadığı bir arkadaş ise geleceğim demesine rağmen bir türlü gelmez. bir saatin sonunda biz arkadaştan ümidi kesince sırıta sırıta bir adam çıkar gelir.

meğer bu arkadaş, biz olduğumuzu hesap ederek bir sözlük buluşmasına katılmış. doğru mu geldim, buluşma falan deyince haliyle kimse garipsememiş, kimsin necisin diye soran da olmamış. buyur etmişler, yemiş içmişler birlikte. adam her nasılsa ancak bir saatin sonunda yanlış masada olduğunu anlamış. sonra da el birliğiyle bizim masayı buldular zaten. sorduk nasıl fark etmedin diye, bir fark yok gibiydi dedi.
devamını gör...

buna mı üzüldün?

hem üzülmüşüm, hem üzüldüğüm şey beğenilmemiş. hemde küçümsendiğimle kalakalmışım. daha ne olsun, mahşerin üç atlısı mübarek.
devamını gör...

küçüklüğümden beri çok sevip yılda 2 defa maraton yaptığım filmin çekileceği dizisidir.
hem üzüldüğüm hem de sevindiğim bir haber oldu bu ne yalan söyliyeyim.

üzüldüm çünkü; lanetli çocuk ve fantastik canavarlar serisi gibi* bunun da berbat olmasından korkuyorum. yakın zaman örneği olarak winx çizgi dizisinin netflix tarafından tekrar çekilmesini verebilirim.

sevindim çünkü; çok özledim o büyülü ve hiçbir şeyin yerini tutamadığı harika evreni.

umarım, ama gerçekten umarım ki güzel bir çalışma olur...
devamını gör...

kimi zaman bir lütuf.
kimi zaman bir lanet.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim