gereksiz abartılan şeyler
kerem bürsin ve demet özdemir kişilerine ek olarak mine tugay diyorum.
devamını gör...
abartılan tatlı
vezir parmağı. bildiğin tulumbanın parmak halinde olanı. başka bir numarası yok.
tanım: abartılan tatlıların anlatıldığı başlık.
tanım: abartılan tatlıların anlatıldığı başlık.
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
üst edit: tanımı yazarken radyo programının konusu olduğunu bilmiyordum, dolayısıyla formata pek uygun bir tanım olmayabilir.
bu bizim çok karmaşık ruh halimizden mi kaynaklanıyor? çevremizdeki insanların vurdumduymazlığından mı? anlaşılmasını istediğimiz meselelerin çetrefilliğinden mi? şahsen insanların beni anlamadıklarına ilişkin sarsıntılar hissettiğim bir leveli anımsamıyorum kendi hayatımda.
anlatmak istemediğim çok oldu. anlaşılmak istemediğim de çok oldu. ama böylesini pek tecrübe etmedim. hep orda bir yerde anlayan birisi vardı, bir mevzuyu biri anlardı ötekini diğeri. bazen orada öyle durmasıyla ortada anlaşılması gereken mevzular bırakmayan insanlar da girdi hayatıma.*
insanın çevresinin insanın aynası olduğu, arkadaşını söylediğinde sana kim olduğunu söyleyecek öğretileri bir yana bırakarak düşünüyorum. bizle benzer hislere, benzer bilinç düzeyine, benzer önceliklere, benzer hassasiyetlere sahip insanlarla iletişim kuruyoruz çoğunlukla. yahut en yakınımızda bulunan insanlar çoğunlukla bir şekilde belirli ortak noktalara sahip olduğumuz kimseler.* aslında ister istemez bizi en çok anlayacak insanları toplayıp getiriyoruz kıyımıza köşemize ve onlara yakın çevremiz falan diyoruz. peki insan buna rağmen neden anlaşılmadığını hisseder? bence bu insanın kendini beğenmemesi, kimsenin kendisini sevmediğini düşünmesi gibi zaman zaman gelen bir his. veya bazen hiçbir şey yapmak istemediğimiz, hiçbir şeyin bize keyif vermediği anlar gibi ansızın kafamıza çöreklenen bir düşünce.
burada kendi tercihi veya farklı sebeplerle sınırlı bir çevreye sahip olan insanları hariç tutuyorum. sahiden çevresinde böyle bir insana sahip olmayan kimseler olabilir. kaldı ki belki bu meselenin çevremizde sahip olduğumuz insanlarla da bir alakası olmayabilir ve ben yine tamamen üfürüyor olabilirim. ancak anlatılamayan/anlatılması mümkün olmayan hisler olduğu gibi bazen anlaşılması güç hisler de yaşayabiliriz. bence bu kimsenin bizi anlamadığı anlamına gelmemeli.
bu bizim çok karmaşık ruh halimizden mi kaynaklanıyor? çevremizdeki insanların vurdumduymazlığından mı? anlaşılmasını istediğimiz meselelerin çetrefilliğinden mi? şahsen insanların beni anlamadıklarına ilişkin sarsıntılar hissettiğim bir leveli anımsamıyorum kendi hayatımda.
anlatmak istemediğim çok oldu. anlaşılmak istemediğim de çok oldu. ama böylesini pek tecrübe etmedim. hep orda bir yerde anlayan birisi vardı, bir mevzuyu biri anlardı ötekini diğeri. bazen orada öyle durmasıyla ortada anlaşılması gereken mevzular bırakmayan insanlar da girdi hayatıma.*
insanın çevresinin insanın aynası olduğu, arkadaşını söylediğinde sana kim olduğunu söyleyecek öğretileri bir yana bırakarak düşünüyorum. bizle benzer hislere, benzer bilinç düzeyine, benzer önceliklere, benzer hassasiyetlere sahip insanlarla iletişim kuruyoruz çoğunlukla. yahut en yakınımızda bulunan insanlar çoğunlukla bir şekilde belirli ortak noktalara sahip olduğumuz kimseler.* aslında ister istemez bizi en çok anlayacak insanları toplayıp getiriyoruz kıyımıza köşemize ve onlara yakın çevremiz falan diyoruz. peki insan buna rağmen neden anlaşılmadığını hisseder? bence bu insanın kendini beğenmemesi, kimsenin kendisini sevmediğini düşünmesi gibi zaman zaman gelen bir his. veya bazen hiçbir şey yapmak istemediğimiz, hiçbir şeyin bize keyif vermediği anlar gibi ansızın kafamıza çöreklenen bir düşünce.
burada kendi tercihi veya farklı sebeplerle sınırlı bir çevreye sahip olan insanları hariç tutuyorum. sahiden çevresinde böyle bir insana sahip olmayan kimseler olabilir. kaldı ki belki bu meselenin çevremizde sahip olduğumuz insanlarla da bir alakası olmayabilir ve ben yine tamamen üfürüyor olabilirim. ancak anlatılamayan/anlatılması mümkün olmayan hisler olduğu gibi bazen anlaşılması güç hisler de yaşayabiliriz. bence bu kimsenin bizi anlamadığı anlamına gelmemeli.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar canım portakallar!
umarım hepiniz iyi, mutlu, huzurlu ve hepsinden de önemlisi sağlıklısınızdır.* dün akşam yaptığımız kış şarkıları temalı harika yayınımız için herkese tekrar tekrar teşekkür edip bir yandan da vakit kaybetmeden önümüzdeki haftanın konusunu duyurmak istiyorum.
eveeet, günler birbiri ardına geçip giderken yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız ve yaşamak istediğimiz her şey de bizimle birlikte günlerin akışına bırakıyor kendini. biz de bu hafta yaşadıklarımızdan yola çıkarak anılarımızı konu alacağız. ne demek şimdi bu bengaripsengüzeldünyaumutlu sadede gelsene!
hemen geleyim efendim, önümüzdeki haftanın yayın teması anısı olan şarkılar. biraz daha açmak gerekirse dinlediğinizde bir anınızı anımsatan, sizi o ana götüren şarkıları istiyorum efendim. mesela "bu şarkıyı ilk dinlediğimde kar yağıyordu ve ben karda tek başıma yürürken bu şarkı vardı kulağımda, kendimi hiç yalnız hissetmedim" ya da "bu şarkı sevgilimle yemek yaparken dinlediğimiz bir şarkı, ne zaman dinlesem yemek yapmalarımız gelir aklıma" veya "bu şarkıyı bir akşam fenerbahçe maçında stadyumda taraftarlarla birlikte söylemiştik çok güzel bir andı" gibi gibi gibi artık anılar size kalmış.*
istediğiniz şarkıyı her zamanki gibi ses kaydı alarak siz anons ediyor, mail ya da discord üzerinden bana gönderiyorsunuz efendim. anons göndermek için son günümüz salı akşamı.
yayın konusunu söyleyip gerekli bilgileri verdiysek sıra geldi afişimize!

ps: 5 dakikada böyle anlamlı ve çok sevdiğim bir afiş yaptığı için canım gomercan'a çokça fazlaca bolca teşekkürler. *
umarım hepiniz iyi, mutlu, huzurlu ve hepsinden de önemlisi sağlıklısınızdır.* dün akşam yaptığımız kış şarkıları temalı harika yayınımız için herkese tekrar tekrar teşekkür edip bir yandan da vakit kaybetmeden önümüzdeki haftanın konusunu duyurmak istiyorum.
eveeet, günler birbiri ardına geçip giderken yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız ve yaşamak istediğimiz her şey de bizimle birlikte günlerin akışına bırakıyor kendini. biz de bu hafta yaşadıklarımızdan yola çıkarak anılarımızı konu alacağız. ne demek şimdi bu bengaripsengüzeldünyaumutlu sadede gelsene!
hemen geleyim efendim, önümüzdeki haftanın yayın teması anısı olan şarkılar. biraz daha açmak gerekirse dinlediğinizde bir anınızı anımsatan, sizi o ana götüren şarkıları istiyorum efendim. mesela "bu şarkıyı ilk dinlediğimde kar yağıyordu ve ben karda tek başıma yürürken bu şarkı vardı kulağımda, kendimi hiç yalnız hissetmedim" ya da "bu şarkı sevgilimle yemek yaparken dinlediğimiz bir şarkı, ne zaman dinlesem yemek yapmalarımız gelir aklıma" veya "bu şarkıyı bir akşam fenerbahçe maçında stadyumda taraftarlarla birlikte söylemiştik çok güzel bir andı" gibi gibi gibi artık anılar size kalmış.*
istediğiniz şarkıyı her zamanki gibi ses kaydı alarak siz anons ediyor, mail ya da discord üzerinden bana gönderiyorsunuz efendim. anons göndermek için son günümüz salı akşamı.
yayın konusunu söyleyip gerekli bilgileri verdiysek sıra geldi afişimize!

ps: 5 dakikada böyle anlamlı ve çok sevdiğim bir afiş yaptığı için canım gomercan'a çokça fazlaca bolca teşekkürler. *
devamını gör...
ölen kişinin ardında bıraktığı yürek burkan şeyler
hemen hemen her şeyi. bana en çok dokunanlardan biri, rahatsızlığı ağırlaşmadan evvel yarım kalan hatimiydi. tamamladık çok şükür. tesbihi, yüzükleri, takkesi* nüfus cüzdanı, vesikalıkları ve daha bir kaç parça eşyasını bir kutuya koyup kendime sakladım.
devamını gör...
mesaj alımını kapatan yazar
derdini tanımları ile anlatan özelde takılmayı sevmeyen yazardır.
devamını gör...
heidi
2015 yapımı bir sinema filmi versiyonu var heidi'nin. alain gsponer yönetmiş. bir kitap sinemaya nasıl uyarlanır sorusuna şahane bir örnek olmuş bu film. en küçük ayrıntısına dek ilmek ilmek işlenmiş, şahane oyunculukların izlendiği bir yapım olmuş. heidi rolündeki anuk steffen müthiş yetenekli bir genç oyuncu. bonus olarak bir de niki reiser tarafınfan bestelenen film müzikleri öyle güzel bir soundtrack albümü oluşturmuş ki, ne zaman dinlense insanı hem içten içe bir hüzne, hem de çocuksu bir neşeye sevkediyor.
film de albüm de en az birer kere mutlaka deneyimlenmeli...
film de albüm de en az birer kere mutlaka deneyimlenmeli...
devamını gör...
nizamülmülk
"adem aleyhisselamdan şimdiye dek her zaman, her millet ve memlekette adaleti şiar etmeleri sayesinde mülk kendi hanedanları elinde baki kalmıştır." sözünün sahibi olan selçuklu veziridir.*
devamını gör...
23 ocak 2021 ekrem imamoğlu’nun vatandaşa cevabı
kendisine “iyi misiniz?” diye hal hatır soran belediye başkanına “size korona yok mu?” diye çıkışan çomara verilmiş haklı cevaptır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
10. yıl marşı
gerek sözleri, gerek bestesi ile "10" numero marştır.
devamını gör...
omnivor
hepçil canlılardır.
et, ot ne bulursa yer.
insan, ayı gibi.
ama bunların kralı tavuktur. tavuk tam bir geri dönüşüm uzmanıdır. solucan, tırtıl, buğday tanesi ne bulursa yer.
etçiller karnivor,
otçullar herbivor oluyor.
et, ot ne bulursa yer.
insan, ayı gibi.
ama bunların kralı tavuktur. tavuk tam bir geri dönüşüm uzmanıdır. solucan, tırtıl, buğday tanesi ne bulursa yer.
etçiller karnivor,
otçullar herbivor oluyor.
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
bu konuda geniş bir yelpazeye sahibim herhalde*.o zaman sıralayalım:
-bakkalda "yoğurt bulunur" yazısını okuyup yoğurdun kaybolduğunu zannetmek. milletin bakkala gidip beraber yoğurdu aradıklarını sanmak.
-pişmaniyeyi koyun yünü sanmak.
-yeşil jel deterjanı renginden ve görüntüsünden dolayı pis zannedip annemin detarjanla yıkadıkları malzemelerden yemek yememeye gayret göstermek.
-televizyonda siyah beyaz filmlere denk gelince eskiden bütün hayatın siyah beyaz olduğunu sanmak.
-meyvenin çekirdeğini yiyince mideden ağza doğru bir ağaç çıkacağını sanmak.
-gece arabada giderken yıldızların ve ayın beni takip ettiğini sanmak.
-bakkalda "yoğurt bulunur" yazısını okuyup yoğurdun kaybolduğunu zannetmek. milletin bakkala gidip beraber yoğurdu aradıklarını sanmak.
-pişmaniyeyi koyun yünü sanmak.
-yeşil jel deterjanı renginden ve görüntüsünden dolayı pis zannedip annemin detarjanla yıkadıkları malzemelerden yemek yememeye gayret göstermek.
-televizyonda siyah beyaz filmlere denk gelince eskiden bütün hayatın siyah beyaz olduğunu sanmak.
-meyvenin çekirdeğini yiyince mideden ağza doğru bir ağaç çıkacağını sanmak.
-gece arabada giderken yıldızların ve ayın beni takip ettiğini sanmak.
devamını gör...
yoldaş'ın sesi
hitabet yeteneği kuvvetli, aman nazar değmesin.*
devamını gör...
moral bozukluğuna iyi gelen şeyler
iç monologdur. kendinizle sohbet moralinizi düzeltebilir. ama moralinizi darmadağın da edebilir. risk barındırır.
devamını gör...





