ne zaman gitti tren (yazar)
nickaltı'ma girmiş olduğu şarkıyı tam o gün indirerek yaklaşık 5 gündür dinlediğim yazardır. tatlı düşünceleri ve farklı yapısı gerçekten dikkatleri üstüne çekiyor. mahlaslarının kaynağına atıfta bulunarak koyuyorum noktamı.
ne zaman gitti tren?
bir ben kaldım bir de gölgem
saatim mi geri kalmış, bilmem
ne zaman gitti tren?
ne zaman gitti tren?
bir ben kaldım bir de gölgem
saatim mi geri kalmış, bilmem
ne zaman gitti tren?
devamını gör...
post-truth
bu entry ortalama 2 dakika 25 saniyede okunacak uzunluktadır. vakti olmayanları uyarmak amacıyla bu bilgilendirme yapılmıştır.
post-truth kelimesinin oxford sözlüğü tarafından 2016 yılında yılın kelimesi seçilmesi ile önümüze sıkça gelen bu kavram yeni olduğundan dolayı sürekli tartışılmakta ve içi doldurulmaya devam etmekte. hatta olur olmaz yerde o kadar çok kullanılır hale geldi ki bazen öh dedirtti. okumalar yapanlar vardır muhakkak ama kendi anladığımı aktarmak isterim.
öncelikle kavramı daha iyi anlamak ve başka kavramlardan ayırt edebilmek için kavramın yeni bir dönemi mi (çağı mı) yoksa eski dönemleri de kapsayan bir durum mu olup olmadığına bakmak gerekiyor.
oxford sözlüğü tanım olarak şöyle diyor; “tarafsız gerçeklerin kamuoyunu etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden daha az etkili olması.” basitçe böyle bir tanım yapılırsa, bu eski dönemleri de kapsayan bir duruma yeni bir ad bulmaktan öteye gitmeyecektir. fakat bu olguya yeni bir isim bulunduğuna göre ve çoğu kaynakta post-truth çağı gibi bir tanımlama yapıldığına göre içinde bulunduğumuz yeni çağı anlatmak gibi bir dert edinildiği kesindir. bu durumda post-truth, popülist söylemin artması, yalan haberler ile insanları yönlendirmek ve gerçekliğin çarpıtılması diyerek açıklanamaz. çünkü bunlar yeni şeyler değiller. otoritenin gerçekliği çarpıtarak toplumu manipüle etmesi belki insanlık tarihine yakın yaşlardadır. içinde bulunduğumuz çağı ayıran faktör ise başat iletişim aracımızın sosyal medya olmasıdır.
dönemin önde gelen iletişim aracı toplumsal yapıyı fazlasıyla etkiler. yazıdan önce söz kitle iletişim aracıydı. sonra yazı sözün yerini, daha sonra görsel medya (fotoğraf, tv) yazının yerini aldı. buraya kadar dikkat edilirse toplumu yönlendirme aygıtı belirli bir kesimin ve otoritenin güdümündeydi. günümüzde ise asıl kitle iletişim aracı internet ile birlikte sosyal medya oldu. artık pasif kitle de aktif duruma geçerek bilgiyi yayma gücüne erişmişti. şu an yaptığımız gibi.
bu süreçte ise artık durum hakikatin çarpıtılması değil, gerçeği aramanın anlamsızlaşması ve hakikatin yitimi oldu. doğruluk arayışı gereksiz hale geldi. aramak isteyen kişi ise takip edilemeyecek hızla devam eden çılgınca veri akışında boğuldu. verilerde artık nitelik değil, nicelik ve hızlı olma çabası önem kazandığı için hakikat kayboldu. sosyal medyada anonim olan kişi ihtiyat zincirinden kurtuldu, hakikati yazma zorunluluğunu zamanla yitirdi. ayrıca takip ettiği ve geri bildirim aldığı başka veri kaynaklarını kendi benzerlerinden seçerek kendi “yankı fanusu” içerisinde, kendi gerçeğinde hapsoldu. o kişi için artık hakikati aramak manasızlaştı.
bu nedenlerle post-truth kavramını otoritenin yaptığı her türlü manipülatif söylemler için kullanmak doğru olmayacaktır. post-truth daha çok günümüz için, daha doğrusu internet ve sosyal medya çağı için kullanılan bir kavramdır. hakikatin çarpıtılması değil, artık onun yitirilmesidir.
post-truth kelimesinin oxford sözlüğü tarafından 2016 yılında yılın kelimesi seçilmesi ile önümüze sıkça gelen bu kavram yeni olduğundan dolayı sürekli tartışılmakta ve içi doldurulmaya devam etmekte. hatta olur olmaz yerde o kadar çok kullanılır hale geldi ki bazen öh dedirtti. okumalar yapanlar vardır muhakkak ama kendi anladığımı aktarmak isterim.
öncelikle kavramı daha iyi anlamak ve başka kavramlardan ayırt edebilmek için kavramın yeni bir dönemi mi (çağı mı) yoksa eski dönemleri de kapsayan bir durum mu olup olmadığına bakmak gerekiyor.
oxford sözlüğü tanım olarak şöyle diyor; “tarafsız gerçeklerin kamuoyunu etkilemede duygulara ve kişisel inançlara cazip gelen şeylerden daha az etkili olması.” basitçe böyle bir tanım yapılırsa, bu eski dönemleri de kapsayan bir duruma yeni bir ad bulmaktan öteye gitmeyecektir. fakat bu olguya yeni bir isim bulunduğuna göre ve çoğu kaynakta post-truth çağı gibi bir tanımlama yapıldığına göre içinde bulunduğumuz yeni çağı anlatmak gibi bir dert edinildiği kesindir. bu durumda post-truth, popülist söylemin artması, yalan haberler ile insanları yönlendirmek ve gerçekliğin çarpıtılması diyerek açıklanamaz. çünkü bunlar yeni şeyler değiller. otoritenin gerçekliği çarpıtarak toplumu manipüle etmesi belki insanlık tarihine yakın yaşlardadır. içinde bulunduğumuz çağı ayıran faktör ise başat iletişim aracımızın sosyal medya olmasıdır.
dönemin önde gelen iletişim aracı toplumsal yapıyı fazlasıyla etkiler. yazıdan önce söz kitle iletişim aracıydı. sonra yazı sözün yerini, daha sonra görsel medya (fotoğraf, tv) yazının yerini aldı. buraya kadar dikkat edilirse toplumu yönlendirme aygıtı belirli bir kesimin ve otoritenin güdümündeydi. günümüzde ise asıl kitle iletişim aracı internet ile birlikte sosyal medya oldu. artık pasif kitle de aktif duruma geçerek bilgiyi yayma gücüne erişmişti. şu an yaptığımız gibi.
bu süreçte ise artık durum hakikatin çarpıtılması değil, gerçeği aramanın anlamsızlaşması ve hakikatin yitimi oldu. doğruluk arayışı gereksiz hale geldi. aramak isteyen kişi ise takip edilemeyecek hızla devam eden çılgınca veri akışında boğuldu. verilerde artık nitelik değil, nicelik ve hızlı olma çabası önem kazandığı için hakikat kayboldu. sosyal medyada anonim olan kişi ihtiyat zincirinden kurtuldu, hakikati yazma zorunluluğunu zamanla yitirdi. ayrıca takip ettiği ve geri bildirim aldığı başka veri kaynaklarını kendi benzerlerinden seçerek kendi “yankı fanusu” içerisinde, kendi gerçeğinde hapsoldu. o kişi için artık hakikati aramak manasızlaştı.
bu nedenlerle post-truth kavramını otoritenin yaptığı her türlü manipülatif söylemler için kullanmak doğru olmayacaktır. post-truth daha çok günümüz için, daha doğrusu internet ve sosyal medya çağı için kullanılan bir kavramdır. hakikatin çarpıtılması değil, artık onun yitirilmesidir.
devamını gör...
gece modu kullanan sözlük yazarları
ben de gece modunu tavsiye ediyorum. gündüz modu hem gözü ağrıtıyor, hem de profil sayfasında arka fon olarak cılız bir kontrast ortaya çıkartıyor.
devamını gör...
ruh sağlığını olumsuz etkileyen alışkanlıklar
kafada kurmak
devamını gör...
kafa sözlük
arada sırada bu başlığa gelip bir şeyler yazıyorum çünkü daha çiçeği burnunda bir sözlük, bazı eleştirilere ihtiyaç var ehehe
gördüğüm kadarıyla sözlükteki eksiklik “bilen insan eksikliği”. yani sözgelimi picasso başlığına girince sahiden picasso’ya hakim birilerinin fikirlerini okumak istiyor insan. yani burada tabii ki makale okumuyoruz ama adı üstünde sözlük. bir şeyler de öğreniyor olmayı bekliyorum kendi adıma. şimdilik hiç görmedim bana bir şey düşündüren, öğreten entry. varsa yoksa geyik. yalnızca eğlenceli bir forumdaymışım gibi hissediyorum. cümlenin sonuna olandır yapandır diye ekleyince tanım olmuyor yani.
ps: yaptığım eleştiriler benden bağımsız değiller. yazdıklarımda bilgilendirici bir şeyler de yazmaya çalışıyorum fakat dediğim gibi eleştirilerim benden bağımsız değiller.
gördüğüm kadarıyla sözlükteki eksiklik “bilen insan eksikliği”. yani sözgelimi picasso başlığına girince sahiden picasso’ya hakim birilerinin fikirlerini okumak istiyor insan. yani burada tabii ki makale okumuyoruz ama adı üstünde sözlük. bir şeyler de öğreniyor olmayı bekliyorum kendi adıma. şimdilik hiç görmedim bana bir şey düşündüren, öğreten entry. varsa yoksa geyik. yalnızca eğlenceli bir forumdaymışım gibi hissediyorum. cümlenin sonuna olandır yapandır diye ekleyince tanım olmuyor yani.
ps: yaptığım eleştiriler benden bağımsız değiller. yazdıklarımda bilgilendirici bir şeyler de yazmaya çalışıyorum fakat dediğim gibi eleştirilerim benden bağımsız değiller.
devamını gör...
13 mayıs 2021 turizm bakanlığı'nın yayınladığı video
bir turizm çalışanı olarak, kuduz olmadığıma dair aşılanmış herkesin yaklaşıp sevebileceği bir köpek gibi hissediyorum tabii bunu yaparken de güler yüzlü oluyoruz sonuçta hizmet sektörü. hangi ülke kendi vatandaşını bu kadar aşağılayabilir bilemiyorum.
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
çocuğun hayatı boyunca üzerinden atamayacağı en büyük eksiklik olup geleceğini şekillendiren travma şeklidir.ah keşkelerin başlangıcı.
devamını gör...
meternik sistemi
adını avusturyalı diplomat klemens von metternich'den alan, fransız ihtilalinin doğurduğu fikir akımlarını yok etmek için viyana kongresinde toplanan avrupalı devletlerin aldığı kararlar bütünüdür. silah gücüyle korunmayı amaçlayan bir sistemdir.
metternich, milliyetçilik, özgürlük ve demokrasi gibi akımları önleyebilmek için bütün kralların dayanışma ve fiili yardımlaşma içinde bulunmasını istemiştir.
bu sisteme göre bir ülkede azınlık olarak belirtilen bir grup ayaklanırsa diğer ülkelerde bulunan krallar bu grubun ayaklanmasını bastırmak için o devlete yardıma gelecektir. böylece fransız devrimiyle birlikte yayılan fikirler engellenmiş olacaktır.
bu sistem 1848 devrimlerinden sonra çökmüştür.
*
ukde idi, doldu.
metternich, milliyetçilik, özgürlük ve demokrasi gibi akımları önleyebilmek için bütün kralların dayanışma ve fiili yardımlaşma içinde bulunmasını istemiştir.
bu sisteme göre bir ülkede azınlık olarak belirtilen bir grup ayaklanırsa diğer ülkelerde bulunan krallar bu grubun ayaklanmasını bastırmak için o devlete yardıma gelecektir. böylece fransız devrimiyle birlikte yayılan fikirler engellenmiş olacaktır.
bu sistem 1848 devrimlerinden sonra çökmüştür.
*
ukde idi, doldu.
devamını gör...
hülya avşar'ın rol arkadaşını hastanelik etmesi
(bkz: bu bana biraz abartı geldi)
devamını gör...
arthur stanley eddington
19. yüzyıl sonlarında birleşik krallık'ta doğan ve 22 kasım 1919 tarihindeki güneş tutulması gözlemlerine önderlik ederek genel görelilik kuramının deneysel ispatını sağlayan astrofizikçi.
bundan başka, yıldızlardaki ışınım gücüne ilişkin, kendi adıyla bilinen bir üst limit de hesaplamıştır.
bundan başka, yıldızlardaki ışınım gücüne ilişkin, kendi adıyla bilinen bir üst limit de hesaplamıştır.
devamını gör...
normal sözlük’ün yeni yaşını sesli kutlama mesajları
devamını gör...
de bağlacını doğru yazamayan yazar
çok basit bir dil bilgisi hatasının "ne olmuş yani böyle yazılmışsa?" minvalinde ya da olabildiğince alakasız örneklerle savunulduğunu görmek beni üzüyor. ana dilinizi, yıllarca süren yaşantınızdaki temel iletişim gerecini yanlış kullanmanın savunulacak tarafı yoktur. elbette kimse kimseden filolog olmasını, her kurala riayet etmesini, detay sayılabilecek dil bilgisi kurallarının hemen hepsini bilmesini beklemiyor ama en azından okuduğu metnin kaliteli yazılmasını (ve bu sayede kolayca okunabilmesini) beklemek herkesin hakkı.
zamanında anlattım: (bkz: bulunma hal eki).
zamanında anlattım: (bkz: bulunma hal eki).
devamını gör...
garam masala
hint mutfağına özgü olan, her eve ait baharat karışımının aldığı isim. bir ailenin karışımı, diğerine benzemiyor. o yüzden evde pişen yemeğin tadı diğer evde pişenden farklı olur. hint mutfağı'ndaki zenginliğin nedeni de baharat karışımıdır.
bu ülkedeki baharat kullanımı, kimsenin taklit edemeyeceği bir yetenektir.
bu ülkedeki baharat kullanımı, kimsenin taklit edemeyeceği bir yetenektir.
devamını gör...
kitap alıntıları
bulduğun şey, saf maddeden yapılmışsa hiçbir zaman çürümeyecektir ve oraya bir gün geri döneceksin. bir yıldız patlaması gibi bir anlık ışıktan başka bir şey değilse o zaman geri dönüşünde hiçbir şey bulamayacaksın. gene de en azından bir ışık patlaması görmüş olacaksın. yalnızca bu bile, yaşamış olmanın zahmetine değer.
simyacı.
simyacı.
devamını gör...
muhteşem quetzal kuşu
dünyanın en güzel kuşu olarak kabul edilen quetzal orta amerika'da yaşayan bir kuş türüdür. guatemala para birimine de adını veren bu kuş şöhretini parlak yeşil renkli gövde, kırmızı renkli göğüs ve lacivert, yeşil, sarı renklerden oluşan uzunluğu bir metreyi aşan kuyruğundaki tüylerine borçludur.
güzelliği pek çok efsaneye yansıyan quetzal kuşu bölge insanları arasında zenginlik, asalet, hürriyet ve bereketin simgesi olarak görülür.
tutsak olduğunda ölmesi nedeniyle özgürlüğün, tüylerinin ticari değeri nedeniyle servetin sembolü olan quetzal guatemala dilinde büyük parlaklık anlamına gelir. maya ve aztek kralları quetzal kuşlarını kutsal olarak kabul edip öldürülmesini yasaklamış, sadece bazı tüylerini alıp "başımın tacısın" diyerek başlarına takmıştır.
yurdumuzda ise bu güzel kuşa muhteşem lakabı takıldığından muhteşem quetzal olarak anılmaktadır.
güzelliği pek çok efsaneye yansıyan quetzal kuşu bölge insanları arasında zenginlik, asalet, hürriyet ve bereketin simgesi olarak görülür.
tutsak olduğunda ölmesi nedeniyle özgürlüğün, tüylerinin ticari değeri nedeniyle servetin sembolü olan quetzal guatemala dilinde büyük parlaklık anlamına gelir. maya ve aztek kralları quetzal kuşlarını kutsal olarak kabul edip öldürülmesini yasaklamış, sadece bazı tüylerini alıp "başımın tacısın" diyerek başlarına takmıştır.
yurdumuzda ise bu güzel kuşa muhteşem lakabı takıldığından muhteşem quetzal olarak anılmaktadır.
devamını gör...
yazarların ramazan planları
oruç tutmak ama asıl önemlisi orucun beni tutmasını planlıyorum.
gıybetten, dedikodudan öfkeden, kibirden, kabalıktan uzak bir ay geçirmeyi sonrasında da mümkünse bu hayat tarzının tüm yaşamıma yayılmasını diliyorum.
allah sağlıkla ulaştırsın.
gıybetten, dedikodudan öfkeden, kibirden, kabalıktan uzak bir ay geçirmeyi sonrasında da mümkünse bu hayat tarzının tüm yaşamıma yayılmasını diliyorum.
allah sağlıkla ulaştırsın.
devamını gör...
anın fotoğrafı

yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
yaşamayı ciddiye alacaksın,
hem de o derecede, öylesine ki,
meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
ınsanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.
diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, artık o beyaz masadan hiç kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu diye bakacağız pencereden,
yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
orda daha ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki de yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
diyelim ki, hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
biz yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,
ınsanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıyla
yani, duvarın arkasındaki dışarıyla.
yani, nasıl ve nerde olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
bu koskocaman dünyamız.
bu dünya soğuyacak günün birinde,
hattâ ölü bir bulut
yahut bir buz yığını gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
şimdiden acısı çekilecek bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
için, için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
için, için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
için, için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
için, için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
"yaşadım" diyebilmen için...
yaşadım..
devamını gör...


