sözlükler aleminde gördüğüm en efso başlık olabilir jkljlqjwlkqkwljdlkqwjkljlqkwjlk

yazarların yönetimi trollediği çok olur da, yönetimin yazarları trollediğine ilk defa şahit oldum qwjkdlqwj
devamını gör...

sözlere dökülmedikçe güvenilmemesi gereken anlama yollarıdır. yüce yaradan konuşma becerisi vermiştir * hep zaman kaybı.
devamını gör...

malûm gazetede köşe yazarı idi ali ural. o sebeple kitap bana hediye edildiğinde ön yargı ile yaklaşmadım değil. birkaç ay süründürdüm kendisini, yüzüne bakmadım. en sonunda önce kapak yazısı dikkatimi çekti, sonra rastgele pasajlar okudum derken kapıldım gittim.
açar açar okurum arada hâlâ.
velhasıl kitap güzel.

arka kapaktaki yazıyı paylaşayım sizinle.

sevgili dost!

bu sabah kuş sesleriyle uyandım. ne güzel değil mi? hayır, güzel değil! açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi.

kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor?
acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?
devamını gör...

günaydıın sözlük. hava çok güzel ve yılın en sevdiğim zamanları yaklaşıyor. uyanıp yataktan çıkmadan sözlükte gezinmek adlı görevimi de yerine getirdim her zamanki gibi*. kulaklığımı taktım ve dışarıdaki güzel havayı izliyorum. benim için gerçekten güzel başlayan ve öyle devam edeceğine inandığım bugün için hep mutlu olmanızı, sokağa çıkma yasağından dolayı evinizde kaldığınız ama kendinize zaman ayırdığınız çok güzel ve verimli bi gün geçirmenizi dilerim. tekrardan*.
devamını gör...

iki gün önce sözlükte bir yazarın kaybıyla ilgili bir tanımını okumuş, epey etkilenmiştim. o an düşündüm aslında aynı şeyi yaşasam ne olurdu diye, aklımdan geçirmek bile çok güçtü. bazı cümleleri, sözcükleri yeniden yeniden okudum. sonra dün sabah o güzel arkadaşımın, aylar önce kucağıma ilk aldığımda bedeni bir kedi kadarken tanıştığım güzel dostumun cansız vücudunu buldum. gözümü her kapadığımda hala hayattaymış gibi uzandığı görüntüsünün tekrar tekrar fotoğrafı çekiliyor zihnimde. kedi tırmalamasın diye koruduğum canlıyı bir insanın kötü niyetinden, kirli zihniyetinden koruyamadım. bu kadar kötü olunabileceğini hesaba katmadım çünkü. gözümü her kapattığımda onu kıpırtısız gördüğüm an ve ona dair anılar var. kucağıma atlayıp kafasını bana yaslayarak sevmemi beklediği anlar var. eşlik ettiği adımlar, onunla oynadığımız oyunlar var. yani, o hayat dolu candan geride artık sadece anılar ve birkaç kare fotoğraf var.
devamını gör...

kişinin doğduğunda yapabildiği fakat sonrasında unutup, ancak tekrardan öğrenirse yapabileceği eylemdir.
devamını gör...

saat 9'da ders çalışmayı düşünüp saat 2:00'de bu başlığı görme dramı.*
7 saat 7 dakikadan kısa.
devamını gör...

bir şey yapmadan, sabit duramayan insan davranışıdır. diş fırçalarken aynanın karşısında sabit duruyorsam sanki saatler geçiriyormuşum gibi geliyor orada, illa dikkatimi dağıtacak bir şey olması lazım ya da hareket halinde olmalıyım aksi takdirde dediğim gibi zaman geçmiyor.
devamını gör...

sabun. gereğinden fazla sabun. bir sürü sabun. rengarenkler, kokuları da değişik değişik. çok güzel. sabun alma bağımlısıyım.
devamını gör...

durağa gelir gelmez otobüsün gelmesi.
devamını gör...

gezi parkı eylemlerinde hayli fazla kullanılmış, insanları esprili bir biçimde alanlara davet eden sözdür.
devamını gör...

feodalizm ve derebeyliği, kral ve kralcılık bitti artık yeni çağdayız bu çağda kölelik yok hepimiz özgürüz yaşasın özgür dünya.(!)

yersen.

muhtemelen orta çağ'da hiçbir derebeyinin bu kadar toprağı olmamıştır.
devamını gör...

sizi kullandığını anladığınız an
devamını gör...

aleyna tilki'nin bu konu hakkında yazacağı makaleleri sabırsızlıkla bekliyorum. acaba süper starımızın dayanakları neymiş?
devamını gör...

mustafa kemal atatürk *
devamını gör...

al buyur cevap:
devamını gör...


efsanevi büyük britanya kralı arthur'un taşıdığı, glaston gölü ve avalon adası'nın leydisi vivien tarafından kendisine verilmiş olan kılıcın ismidir.

ekskalibur hakkında iki efsane bulunur. ilkinde robert de boron'un merlin adlı şiirinde "sword in the stone" (taştaki kılıç) olarak geçer. kral arthur, kılıcı saplandığı taştan çekip çıkarır ve bu sayede gücünü ve hâkimiyetini ispatlar. sir thomas malory'nin kaleme aldığı kral arthur efsanesine göre ise kral arthur kral pellinore'la dövüşürken kılıcı kırılır. gölün hanımı tarafından kral arthur'a başka bir kılıç, yani ekskalibur verilir. kral arthur'un ölümüyle sir bedivere kılıcı göle atmış, gölden yükselen bir el de kılıcı kaparak kaybolmuştur.

kral arthur'un büyülü güçlere sahip kılıcı ekskalibur büyük britanya'nın haklı egemenliğiyle de iliştirilir. bu iki kılıç kimi yerde aynı kılıç olarak geçse de bazı kaynaklarda birbirlerinden farklı olduğu söylenir. söylenenlere göre bu kılıç, yeryüzüne düşen bir meteorun madeninden yapılmıştır. çekilir çekilmez otuz meşale yakılmış gibi düşmanların gözünü kamaştırması, güçlü kını sayesinde sahibinin ölümcül yaralar almasını önlemesi ve yaralanan yerin kanamamasını sağladığı gibi efsanevi özelliklerinin olduğu söylenir.
devamını gör...

dünya haritası üzerinde müzikal zaman yolculuğu yapabileceğiniz muhteşem bir web sitesi. istediğiniz dönemi, istediğiniz ülkeyi seçip zaman yolculuğuna çıkabilirsiniz.
buradan
devamını gör...

14 nisan 1912 tarihinde rms titanic nam-ı diğer "titanik"te başçarkçı olarak görev yaparken karşılaştığım teyzedir.

herkes canhıraş koşturuyordu. görenlerde korkuyla karışık bir şaşkınlık hali bırakacak denli bir keşmekeş vardı güvertede. tıpkı dante'nin cehennem tasvirindeki gibi korkunç bir kalabalık görmüştüm doğrusu... alt katlar iyice su bastığı için, boğulmamak için sancak tarafına doğru yönelmiştik. kemancılar bir yandan rachmaninoff'tan keman konçertosu çalarken gözüm yaşlı bir hanımefendiye ilişmişti. kadınlar için öncelikli olarak ayrılmış filikaya kadınlar panikle çığlık atarak atlıyorken, kendisi soğukkanlılıkla "bismilll" diye bindi. sanırım bu bir nevi kutsama sözcüğüydü. tanrı onu da kutsasın. kendisini şapkamla selamladığımda "napıverem ben gari, şu başımıza gelen örüğe bak" dedi, umarım o teyze hayattadır.
devamını gör...

"iki şeyi hiç hatırlama;
başkasına yaptığın iyilik ve başkasından gördüğün kötülük."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim