neden bilmiyorum hiç aklımdan çıkmayan repliklerin başında gelir kendisi. (bkz: run forrest run)

şimdi düşünüyorum da aklımda beni umutsuzluğa sürükleyen, bir benzetme yapacak olursam forres'ta taş atıp,
bisikletle peşine düşen çocuklar gibi peşimi hiç bırakmayan kötü düşünceler var.
belki de forrest'ın ayağındaki demirler gibi kendi zihnimde oluşturduğum bir kalıba soktuğum şeylerin kalıbını söküp atmam gerek.
kısacası zihni özgür bırakmak gerek. belki benim de forrest gibi yapmam gerek.
kötü düşüncelerden kaçmam, var gücümle koşmam gerek. run forrest run.

o meşhur sahne:
devamını gör...

pro max'ı çıkana kadar beklemeye karar verdim.

madem hep bir üst modeli çıkıyor. hahah ay güzel başlık sevdim. hayaller alfa pro max hayatlar omega 3 hahah.

sigmadır o sigma alfa plus olsa duramazsınız.
devamını gör...

1. hayvan avcılığı,
2. hareket halinde iken sigara içilmesi ( özellikle insanların kalabalık olduğu yerlerde)
3. televizyondaki tüm ticari kayıtları olmayan firmaların reklam yapmaları ( 2 kavanoz bala 2 kavanoz bal hediye, ya da ücretsiz diye satılan saçma sapan bir ürünün kargo fiyatının 99 tl olması gibi, insanlarımızı kandıran tüm reklamların yasaklanması),
4. insan beynini uyuşturan, geriliğe yol açan saçma sapan tv programlarının, dizilerin, izdivaç programlarının,
5. ülkemin ormanlarının saçma sapan sebeplerle talan edilmesinin yasaklanmasını isterdim.
6. çocuk işilerin yasaklanması. onların yeri okul olması gerekiyor.
devamını gör...

trier'in golden heart triolojisinin ilk filmi, ayrıca dogma 95 hareketi sonrası da çektiği ilk filmdir. 1996.

emily watson'ın (bess) tanrıyla olan konuşmaları/hesaplaşmaları efsanedir. chapter geçiş müzikleri de harikadır.

bir dogville ya da epidemic ya da melancholia değildir. ağlamatmalı zırtlatmalı gözle bakıldığında bi dancer in the dark da değildir.


kilise, dolayısıyla toplumun kadına bakış açısı yansıtılırken çok göze sokuluyor verilmek istenen negatiflik. sal abi, alttan versen keşke böyle şeyleri avrupa üçlemesindeki filmlerin gibi. mesela köydeki kilisenin çana bile ihtiyacı olmamasından köylülerin aşırı derecede dindar oldukları anlaşılıyor. bunun gibi bir mevzu din (kilise) - kadın conflictini daha çarpıcı yansıtabilirdi. sen yapardın reis, niye yapmadın??

genel olarak ağlak bi film olduğu addedilmiş. bu kadar mı primitifsiniz diye soruyorum ben de. film lan. ayrıca bu aşka ağlanır mı, mide bulandırıcı ve hastalıklı anasını satıyım..

bess - hz isa benzerliği şu yönden sorunlu sanki, tamam bess ablamız da dindar, takva sahibi gibi gibi falan ama sonrasında o yoldan çıktığı çok net, her ne kadar kendisi bunu eşine iyilik yapar gibi düşünsene de öyle olmadığı açık, mallıktan başka bi şey değil.. galiba bi yerde de pişmanım tarzında bi cümle kuruyordu. isa babamız böyle değildi.

ayrıca bess'i bu kadar manyak yapan şeylerden biri de psikopatça dindar olmasıdır.
devamını gör...

bu sene bir ihtimal manita yaparım diye bugün vesikalığımı çoğalttım bunun için.. nasip olsun ya.. ama hemen de değil.
devamını gör...

sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorunda diyorsunuz da adam saygı duysa böyle bir başlık açmazdı. atatürk, kurucu cumhurbaşkanımız olarak milli bir değerimizdir. dolayısıyla onu sevmemek ve saymamak milli değerlerimizi yok saymaktır. bunu yapanlar da saygı beklememeliler. ayrıca atatürk’e ve atatürkçü’lere hakaret ise “toplumu kin ve düşmanlığa sevk etmek” suçunun kapsamına giren bir fiildir.
devamını gör...

ekmek arası domates, salatalık, peynir, zeytin, maydanoz. kaç yaşıma gelirsem geleyim vazgeçemeyeceğim kahvaltıdır.
sadece tek bir besin söyleyebiliyorsak ekmek hariç( ekmeksiz zaten doymam, klasik türk milletinin bir parçasıyım ne yapayım), ben oyumu peynire kullanıyorum. herşeye katık olur mu? neden olmasın, deneyin yeter ki.
devamını gör...

gıdaya ve temiz suya erişimin bu kadar kolaylaştığı 21.yüzyılda uzak coğrafyalarda insanların ve bilhassa çocukların aç ve susuz uyumaları. coğrafya kader mader değil, hepimizin ayıbı bu.
devamını gör...

sürekli sınıflandırma çabasında olan insanlar. ben şuyum, sen busun. nefret ederim.
devamını gör...

fizikte bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal enerjisini temsil eden termodinamik terimidir.
çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik (kaos) olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. sembolü s'dir.
devamını gör...

insanları dinliyorum sanarken dinlemediğimi anlıyorum, bu da sayılıyor mu?
devamını gör...

hava durumu başlığına dönmüş*
yerler kuru,hava güneşli.

şimdi birileri der,oroso ostonbolo dohol doğol diye.ne diyim kocaeli mi?
devamını gör...

istiklal marşımız bizzat 'türk' milletine ithaf edilerek yazılmıştır. her bir mısrasında milli duygular en güzel şekilde işlenmiştir.

kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
cânı, cânânı, bütün varımı alsın da hudâ,
etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ

yukarıdaki kıtalardan da açıkça belli bence bunu tartışmaya açmak abest ve hoş değil.mesela bu mısrada şöyle diyor : 'garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar' yani batının bizim ufkumuzu ,bağımsızlığımızı kısıtlamaya çalışmasından bahsetmiş mehmet akif daha sonraki mısrada ise batı medeniyetlerinin rezilliklerini şöyle dışa vurmuş:"medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar? yani sözde medeni olan batılıları gayet güzel yermiş.lütfen milli değerlerimizin kıymetini bilelim ,mehmet akifinde dediği gibi allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın.
devamını gör...

kafa sözlük yazarlarına e-kitap arşivi paylaşımında bulunmak istediğimden başlığı açmış bulunmaktayım. sayın yazarlar, okumayı seven lakin istediği kitabı bulamayan, fiyatından şikayetçi olan ya da mesleki kitapların çoğunun yayından kaldırılmış olması ve kaynak konusunda zorluk çekenler için elimden geleni yapmak istiyorum. arşivlerde aradığınız ve bulamadığınız kitaplar için portakallamanız yeterlidir. (ama gerçekten arayıp bulamadıysanız.) elimden geldiğince yardımcı olmak isterim.
(bkz: not)tarih/sosyoloji/felsefe/müze/sanal gezi/bilim/meslek kitaplarının linklerini başka başlık altında toplayıp liste halinde sizlerle paylaşacağım.

-yazarların adı ile klasör halinde arşivlenmiş kitaplar için; drive.google.com/drive/fold...

‪-karışık kitap arşivi; ‬disk.yandex.com.tr/d/xg9xj-...

‪-e-pub halinde alfabetik sıraya göre hazırlanmış kitap arşivi ; ‬disk.yandex.com.tr/d/VQrCrj...

-5000 yaklaşık kitap arşivi alfabetik ve klasör halinde olan arşiv; disk.yandex.com.tr/d/7zO3my...

-sesli kitapların bulunduğu arşiv; disk.yandex.com.tr/d/pJqMMG...

-pdf ve e-pub kaynakları; disk.yandex.com.tr/d/VQrCrj...

‪-412 adet kitaplık arşiv; ‬disk.yandex.com.tr/d/3gl7VT...

aradığınız veya arşivde bulamadığınız kitaplar için bir grupta önermek istiyorum telegram kullanan yazarlarımız için; t.me/kitapbol
aradığınız kitabı arama butonundan adını yazarak bakabilirsiniz eğer yoksa istekte bulunabilirsiniz. yine bulamazsanız portakallayın.

-arşiv için editleme yapacağım sayın yazarlar umarım işinize yarar bir başlık olur.
devamını gör...

kapanan normal sözlük müzik kulübü'nü bünyesine dahil edip daha da büyümüş olan, ayrıca müzik-paylaşım kanalında paylaşılan şarkılardan oluşan bir playlistle sözlük radyosunda yayın yapacak olan kulüptür.
devamını gör...

söylemekten asla gocunulmaması gerekilen kelimedir. bilgeliğin bir emaresidir bu kelimeyi kullanmak. kullanmaktan asla çekinmeyin.
devamını gör...

özdemir asaf demiş ya "benim söylemek için çırpındığım gecelerde siz yoktunuz... " diye işte bu cümle
devamını gör...

çünkü türkiye'nin yaklaşık %40'ı asgari ücretle çalışıyor, dolayısıyla devletin en kolay vergi cukkalayabileceği vatandaşın gelir kalemi bu.

bir diğer sabit gelir kalemi akaryakıt, alkol, sigara, araba alırken ötv var birde onun kdv'si var, var oğlu var. buralardan da kolayca alabiliyor zaten.

bir diğer neden kodaman iş insanlarından, kallavi şirketlerden vs olması gerektiği gibi vergi toplayamaması ya da doğru tabirle toplamaması. her fırsatta her yıl kar açıklayan bankaların ve büyük şirketlerin hatta futbol kulüplerinin vergilerini silmesi.

müslümanlık ve islamiyet kisvesi altında, halk nasıl gondiklenir, yandaşlar nasıl zengin edilir, bir büro çalışanı o lüks araçlara nasıl biner, nasıl kilogram fiyatı 250 bin euro (ki bu yüklü alınırsa fiyatı) olan kokaini nasıl çekebilir sorularının yanıtı da bu asgari ücret vergisinde gizli.

rahmetli aziz nesin türk halkının %60'ı aptaldır derken ne kadar doğru söylemiş, son 20 yıldır bu soyguncu ümmet tayfasının iktidarda kalabilmesi başka şekilde açıklanamaz.
devamını gör...

son isteği sorulduğunda;
-demli bir çay ve filtreli sigara dedi. ucuz diye filtresiz içmekten ellerimiz sarardı.
-ve rodrigo’nun gitar konçertosunu dinlemek istiyorum.
o an orada bulunan sıkıyönetim komutanları, idam kararı veren mahkeme heyeti, birkaç er ve gardiyanlar anlamamışlardı bu isteği.

peki ama 24 yaşında dar ağacına giden biri neden bu konçertoyu dinlemek istemişti?

üstte yazar arkadaş uzunca açıklamış ama ben bi özet geçeyim;
ispanya’da hitler ve musollini destegi ile iktidara franco gelir. o dönemde ispanya’da iç savaş başlar ve çoğunluğu sosyalist olan altyüzbin insan öldürülür.
rodrigo 1939 yılında bu savaşı anlatmak ister, gözleri görmedigi için eşine bölümler halinde yaptırır konçertoyu.
icrası en zor eserlerden biridir.

6 mayıs 1972 saat 05:30
demli çayını ve sigarasını içti. konçertonun bitmesini bekledi. sonra idam sehpasına yürümek için ayağa kalktı. ancak ayaklarında prangalar vardı. avukatı halit çelenk “prangalar açılsın, bu şekilde idama götüremezsiniz”. prangalar açıldı.

24 yaşında dağ gibi bir genç yere sağlam basa basa yürüdü. ulucanlar cezaevinde tüm mahkumlar ıslıklarla konçertoya devam etti...

ölüme giderken konçerto dinledi. öldürüldükten sonra onun için kitaplar, şiirler, şarkılar yazıldı.

ama yinede can yücel’in dediği gibi;
“aşk olsun be çocuk...”

edit: konçerto istenmiş. son görüntüleriyle ekliyorum.

denizegider
devamını gör...

ilginç bir adamdır, bu kadar ileri görüşlü ve türk toplumunu analiz edebilecek kadar kabiliyetli olmasına rağmen yine de bir ihtimal gözlerimiz açılır diye yazmaya devam etmiştir. kitapları kadar şiirleri de oldukça başarılıdır, dizeler bıçak gibi etinizi keser ve kemiğe dayanır.

"yok başka hiçbir umarın
en granit kayanın en ortasında
balta girmemiş karanlıklarında kıpırtısız
ya ölmektir kurtuluşun
yada şiir tutunmak

o en gergin tele şöyle bir dokun
son tınıyla tel kopsun
ayak sesleri duyulsun ölümün
her yanın her yönün çıkmaz
nereye baksan yok
hiç bile herşey sayılır o bulunduğun yerde
kurtarırsa kurtarır ancak
yine şiire tutunmak."
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim