tesadüf diye bir şey olmaması
sigaram ve çakmağım yok ama idare ediverin artık dostlarım. he bak sigara almaya gitmeli, unutmayayım. akşama cigara yok.

neyse bu başka başlığın konseptiydi, kusura bakmayın*? biz konumuza dönelim.
bugün 12 ağustos 2021. benim için oldukça önemli bir gün. kıymetlimin ellerimden kayıp gittiği gün. buna istinaden hem içimde hissettiğim kitap özleminden hem elimde çok fazla okumadığım kitap biriktiginden hem de kafamı dağıtmak istediğimden bir kitaba başlamak istedim. elime ulaştığından beri içimde aşırı derecede okuma isteği uyandıran tek bir kitap vardı. o da yukarıda fotoğrafını paylaştığım (bkz: bir gemide) isimli kitap. çok değer verdiğim bir deliye iki seçenek sunup onun seçtiği kitabı okuyacağımı söyledim ama hangisini seçerse seçsin istediğim kitabı okuyacağımı da adım gibi biliyordum.
o da aklımı okumuşcasına, kendinden çok emin bir şekilde "bir gemide"yi seçti. ilk saşkınlığım burada oldu ve bunu kendisine de söyledim. sadece güldük ve geçtik...
ardından telefonu kapattıktan sonra çayımı, kitabımı alıp köşeme çekildim ve okumaya başladım. daha ikinci sayfaya yeni geçmiştim ki bir cümle dikkatimi çekti.
/ geçtiğimiz ağustos aynının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti..."/
işte burada durakladım. bugün ayın on ikisi. benim için çok çok önemli bir gün. ardından onca olasılığa rağmen bir kitap seçmek geliyor içimden, yetmiyor bir başkasına daha seçtiriyorum ve o da bu kitabı seçiyor. seçtiğimiz kitabın ikinci sayfasında ise böyle bir cümle. kitaptaki olay ise ağustosun on ikisinde geçiyor.
olaylar bununla sınırlı kaldı mı? tabii ki hayır. çok sevdiğim bir dostum olan (bkz: mitosfer) aradı, konuşuyoruz. ona bu olaydan bahsetmeye başladım. daha " bugün ayın on ikisi" dememe kalmadan, "aaa bugün benim kardeşimin doğum günü" dedi. bir kez daha afalladım. öncelikle hayat geldi aklıma. ne garip, benim için bir yas günü, ölümün tarihi olan 12 ağustos; bir başkasının doğum günüydü. biri bugün için ağlarken diğeri büyük bir gülümseme ile kutlama yapıyordu. daha sonra bugün olan diğer şeyler geldi aklıma. ağustos ayının on ikisi...
belki de büyütülecek bir şey yok ama tesadüf diye bir şey de yok dostlar.

neyse bu başka başlığın konseptiydi, kusura bakmayın*? biz konumuza dönelim.
bugün 12 ağustos 2021. benim için oldukça önemli bir gün. kıymetlimin ellerimden kayıp gittiği gün. buna istinaden hem içimde hissettiğim kitap özleminden hem elimde çok fazla okumadığım kitap biriktiginden hem de kafamı dağıtmak istediğimden bir kitaba başlamak istedim. elime ulaştığından beri içimde aşırı derecede okuma isteği uyandıran tek bir kitap vardı. o da yukarıda fotoğrafını paylaştığım (bkz: bir gemide) isimli kitap. çok değer verdiğim bir deliye iki seçenek sunup onun seçtiği kitabı okuyacağımı söyledim ama hangisini seçerse seçsin istediğim kitabı okuyacağımı da adım gibi biliyordum.
o da aklımı okumuşcasına, kendinden çok emin bir şekilde "bir gemide"yi seçti. ilk saşkınlığım burada oldu ve bunu kendisine de söyledim. sadece güldük ve geçtik...
ardından telefonu kapattıktan sonra çayımı, kitabımı alıp köşeme çekildim ve okumaya başladım. daha ikinci sayfaya yeni geçmiştim ki bir cümle dikkatimi çekti.
/ geçtiğimiz ağustos aynının on ikisinde kişisel bir işimi izlemek için başkente gitmem gerekmişti..."/
işte burada durakladım. bugün ayın on ikisi. benim için çok çok önemli bir gün. ardından onca olasılığa rağmen bir kitap seçmek geliyor içimden, yetmiyor bir başkasına daha seçtiriyorum ve o da bu kitabı seçiyor. seçtiğimiz kitabın ikinci sayfasında ise böyle bir cümle. kitaptaki olay ise ağustosun on ikisinde geçiyor.
olaylar bununla sınırlı kaldı mı? tabii ki hayır. çok sevdiğim bir dostum olan (bkz: mitosfer) aradı, konuşuyoruz. ona bu olaydan bahsetmeye başladım. daha " bugün ayın on ikisi" dememe kalmadan, "aaa bugün benim kardeşimin doğum günü" dedi. bir kez daha afalladım. öncelikle hayat geldi aklıma. ne garip, benim için bir yas günü, ölümün tarihi olan 12 ağustos; bir başkasının doğum günüydü. biri bugün için ağlarken diğeri büyük bir gülümseme ile kutlama yapıyordu. daha sonra bugün olan diğer şeyler geldi aklıma. ağustos ayının on ikisi...
belki de büyütülecek bir şey yok ama tesadüf diye bir şey de yok dostlar.
devamını gör...
doğum sonrası depresyonu
lohusa depresyonu, postpartum depression olarak da bilinmektedir. genel tanimi; yeni dogum yapmis annelerin gecirdigi bir tur depresyon cesididir. ilk dogumlarda daha cok rastlanan bir durumdur. esasen bu depresyon durumu oldukca normaldir, yeni dogum yapmis her anne adayinda kaygi bozuklugu, endiseler, yorgunlugun getirdigi psikolojik degisim gorulebilir. ama tabii ki surecin uzamamasi kaydiyla. bu depresyon cesidinin gorulme donemi en fazla bir sene olarak kabul edilmektedir, bir seneden fazlasi ise lohusa depresyonundan daha farkli bir psikolojik sikintinin olduguna isaret edebilir. lohusa depresyonunun en temel nedeni, gebeligin sonlanmasiyla hormonlarin hizla degisikligidir. akabinde yorgunluk, stres, annenin "acabalari", duzensiz ve yetersiz uyku, desteksiz bebegin bakimini ustlenme ve hatta alinan kilolari annenin takinti yapmasi bile etken olarak sayilabilir. sureci atlatilmasinin en kolay yolu, anneye destek olmaktir (bu anneden cok cevrenin saglayacagi bir durumdur). bu gerek ev isleri ve bebegin bakimina yardimla, gerek psikolojik olarak anneye yapilacak destekle mumkundur ancak...
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
yolda yürürken koç çarpması. bir anda kendimi yerde bulmuştum.
devamını gör...
rachel green (yazar)
friends dizisinde jennifer aniston'un canlandırdığı karakter.
ayrıca kafa sözlük yazarı.
ayrıca kafa sözlük yazarı.
devamını gör...
17 mart 2021 hdp'nin kapatılması için aym'de dava açılması
an itibariyle gerçekleşen siyasi parti kapatma girişimi.
yargıtay cumhuriyet başsavcısı bekir şahin, hdp'nin kapatılması istemiyle anayasa mahkemesi'nde dava açtı. iddianame yüksek mahkeme'ye gönderildi.
iddianamede, hdp üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları öne sürüldü.
kaynak
yargıtay cumhuriyet başsavcısı bekir şahin, hdp'nin kapatılması istemiyle anayasa mahkemesi'nde dava açtı. iddianame yüksek mahkeme'ye gönderildi.
iddianamede, hdp üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları öne sürüldü.
devamını gör...
sözlüğün iyice wikipedia'ya dönmesi
siz de hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz. goygoy yapıyoruz "sözlükte bilgi içerikli tanım yok" diye ağlıyorsunuz. tersini yapıyoruz "sözlük wiki'ye döndü" diye ağlıyorsunuz.
devamını gör...
dead poets society
+kitap okur musunuz bay anderson?
-okumuyorum. eksikliğini de hissetmiyorum.
+ama biz hissediyoruz..
devamını gör...
kaliteli yaşam için ucuz öneriler
iyi havalandırılmış, temiz, düzenli bir odada, temiz ve sabun kokulu çarşaflarda uyumak.
devamını gör...
mayıs
gül mevsimidir.
yılın neredeyse tamamı açık çiçekli kalacak güllerin açmaya başladığı aydır.
sabahattin ali'nin yazdığı mayıs ayların gülüdür diye başlayan mayıs şiirini de böylece anlamak mümkündür.
yılın neredeyse tamamı açık çiçekli kalacak güllerin açmaya başladığı aydır.
sabahattin ali'nin yazdığı mayıs ayların gülüdür diye başlayan mayıs şiirini de böylece anlamak mümkündür.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
gülmeye değer bir şey her zaman vardır
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
kişisel iletisinde kalbimiz seninle yazıyor valla kral hareket. mevzuya ayana kadar harbiden uçuruldu sandım iyi trolledi beni.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
madonna-frozen.
devamını gör...
bu yazarı yakın zamanda çok fazla favorilediğiniz için favoriniz kaydedilmedi
sürekli karşıma çıkan kısıtlama.
sözlükteki okuma alışkanlığım bir şekilde denk geldiğim yazarın ilk yazısından başlayarak sırayla son yazısına kadar okunması şeklinde. bu şekilde hiç konuşmamış olduğum yazarlar hakkında bazen çok şey öğreniyorum. yazılarını okuduğum yazarı sanki yıllardır tanıyormuş hissiyatı oluşturuyor bende ve bu şekilde okumak hoşuma gidiyor. hatta bu şekilde okumayı sevdiğim için merak ettiğim fakat çok fazla tanımı olan yazarların tanımlarını okumayı sürekli ertelemek zorunda kalıyorum.
bazen bir kaç yazı okuyabilecek vaktim oluyor bazen ise saatlerce okuma yapıyorum. saatlerce okuma yaptığım zaman ise sürekli bu yasak ile karşılaşıyorum. şahsen karmaya veya beğenilere pek fazla önem vermiyorum ama belki saatlerce emek verilmiş ve #1224803 no'lu tanımda da belirtildiği gibi çeşitli sebepler ile favoriye kaydetmek istediğim tanımları okuyup geçmeye gönlüm el vermiyor. her ne kadar daha sonra kaldığım yerden devam etsemde bu kısıtlama ile karşılaştığımda sözlükte vakit geçirmeyi okuma hevesim kırıldığı için kısıtlama kalkana kadar bırakıyorum.
bu sitede bulunan çoğu kişinin amacının bir şeyler yazmak olduğu kadar bir şeyler okumakta olduğunu düşünüyorum. yönetimin yazar yapmaya ehil gördüğü insanları bu şekilde kısıtlanması bence doğru değil. yönetim eğer kötüye kullanım görüyorsa bu kişileri bireysel olarak cezalandırmalı. kısacası doğru bulmadığım kısıtlama.
sözlükteki okuma alışkanlığım bir şekilde denk geldiğim yazarın ilk yazısından başlayarak sırayla son yazısına kadar okunması şeklinde. bu şekilde hiç konuşmamış olduğum yazarlar hakkında bazen çok şey öğreniyorum. yazılarını okuduğum yazarı sanki yıllardır tanıyormuş hissiyatı oluşturuyor bende ve bu şekilde okumak hoşuma gidiyor. hatta bu şekilde okumayı sevdiğim için merak ettiğim fakat çok fazla tanımı olan yazarların tanımlarını okumayı sürekli ertelemek zorunda kalıyorum.bazen bir kaç yazı okuyabilecek vaktim oluyor bazen ise saatlerce okuma yapıyorum. saatlerce okuma yaptığım zaman ise sürekli bu yasak ile karşılaşıyorum. şahsen karmaya veya beğenilere pek fazla önem vermiyorum ama belki saatlerce emek verilmiş ve #1224803 no'lu tanımda da belirtildiği gibi çeşitli sebepler ile favoriye kaydetmek istediğim tanımları okuyup geçmeye gönlüm el vermiyor. her ne kadar daha sonra kaldığım yerden devam etsemde bu kısıtlama ile karşılaştığımda sözlükte vakit geçirmeyi okuma hevesim kırıldığı için kısıtlama kalkana kadar bırakıyorum.
bu sitede bulunan çoğu kişinin amacının bir şeyler yazmak olduğu kadar bir şeyler okumakta olduğunu düşünüyorum. yönetimin yazar yapmaya ehil gördüğü insanları bu şekilde kısıtlanması bence doğru değil. yönetim eğer kötüye kullanım görüyorsa bu kişileri bireysel olarak cezalandırmalı. kısacası doğru bulmadığım kısıtlama.
devamını gör...
anne ve babanın çocuğuna yapabileceği en büyük iyilik
çocuğu hiç dünyaya getirmemek.
devamını gör...
hafta sonu planları
temizlik yapacağım dostlarım.*
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
fazla düşünme sorunu olan insanların ortak yanları
kendilerini düşünmeye fırsatları kalmaz bazı bazı. bazen de çevresi sayesinde kendilerinin farkına varırlar.
devamını gör...
sabahattin ali
kendi ölüm şeklini de öngörmüş gibi kuyucaklı yusuf'u; yeşilçam absürtlüğüne kaynak oluşturacağını bilse yazmaktan vazgeçeceği kürk mantolu madonna'yı; psikolojik tahlilleri ile bizim toprakların dostoyevski'si diye nitelendirsek abartmış olmayacağımız içimizdeki şeytan isimli kitapların yazarıdır. ne yazık ki ölümü, bir başkaları tarafından tayin edilmiş; şahsi tarih yorumuma göre bu ülkenin tarihine kara leke olarak geçmiştir.
devamını gör...
afazi
beyinin, konuşma ve dil ile sorumlu bölgelerinin bir kısmı veya tamamının kalıcı veya kalıcı olmayan hasarı durumunda dil ve konuşma bozukluğu yaşayacağı durumdur. konuşmada güçlük ve anlamakta güçlük çekebilir bu tarz hastalar. dil ve konuşma terapistleri ile belirli tedavi sürecine girilip en aza indirme planlanır. kişinin daha iyi seviyeye gelebilmesi adına egzersizler sıklıkla yapılmaktadır.
devamını gör...
