ucemak
beğenilerini eksik etmeyen nickiyle uyumlu olarak uçan yazar arkadaş.
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
dışarıdaki koca dünyayı keşfetmesini engelleyen iki şey vardır.
1-aile
2-para
bu yüzden odasında durarak konfor alanından çıkmaz.
1-aile
2-para
bu yüzden odasında durarak konfor alanından çıkmaz.
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
benimdir. kimseye muhtaç olmayı sevmem.
devamını gör...
26 aralık 2020 türkiye’de biontech şirketinin yer açması
uğur şahin’in yaptığı açıklamaya göre tubitak ile görüşmeler doğrultusunda türkiye’de de faliyet göstermesi için yer açılması durumu.
--- alıntı ---
corona virüse karşı yüzde 95 etkili pfizer/biontech aşısını geliştiren uğur şahin, "tübitak ile görüşmelerimiz var. türkiye’de de biontech şirketinin bir yerini açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
--- alıntı ---
kaynak
--- alıntı ---
corona virüse karşı yüzde 95 etkili pfizer/biontech aşısını geliştiren uğur şahin, "tübitak ile görüşmelerimiz var. türkiye’de de biontech şirketinin bir yerini açmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
geceye güzel bir erkek görseli bırak
bakınız sözlüğün derin yarası bu. deşeceğim burayı. (bkz: geceye güzel bir kadın görseli bırak) 130 larda fotoğraf. sürekli akışta. erkeğe bakıyoruz yok.
sözlük kadınlarına bir incelik olmasın mı?
fitili ateşliyorum.*
kendi zevk'ime göre derledim. güzellik göreceli bir kavram unutmayalım.
(bkz: joseph morgan)

(bkz: robert finster)

başlığını ben açmıştım. hey hey kimse'nin haberi yok bu şahıstan.
(bkz: mehmet günsür)

daha da aklıma gelmedi. hadi sizler de güncelleyin..
birden fazla güzel erkek görseli bıraktığım başlık. akşam bıraktım.
sözlük kadınlarına bir incelik olmasın mı?
fitili ateşliyorum.*
kendi zevk'ime göre derledim. güzellik göreceli bir kavram unutmayalım.
(bkz: joseph morgan)

(bkz: robert finster)

başlığını ben açmıştım. hey hey kimse'nin haberi yok bu şahıstan.
(bkz: mehmet günsür)

daha da aklıma gelmedi. hadi sizler de güncelleyin..
birden fazla güzel erkek görseli bıraktığım başlık. akşam bıraktım.
devamını gör...
biraz soluklan yiğidim
günün şiiri başlığına paylaşacağım şiir daha önce paylaşılmış mı diye göz atıp beğendiğim şiirleri oylarken karşıma çıkan ve boş bulunduğum için beni güldüren sözlük bildirimi. ne yalan söyleyeyim seviyorum bu sözlüğün verdiği ayarları .*
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
heh bir de profiterol diyin tam olsun. adananın üstüne güzel giderdi bak. off ben uyumaya gidiyorum.
devamını gör...
yazılımcı atasözleri
hatasız kod olmaz .
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
bizim köyümüz ne yazık ki yok. annemlerde de beni komşumuzun köyüne götürmüş tabi ben 4 5 ya varmışım ya yokmuşum hayvanları biraz sevdikten sonra annem beni otlara oturtmuş bende yerde bulduğum küçük siyah şeyleri tek tek yiyorum efenim.köyüne gittiğimiz kadın anneme kız bir şey yiyor bak istersen demiş annem koşarak yanıma gelince elime vurduğunu ve benim yumuşak zeytin diye elimden düşürdüğüm şey için ağlamam bir olmuş.sadece hastaneye gittiğimiz o kısmı çok net hatırıyorum.(u: )
devamını gör...
sen ağlama
badem (grup) in 2009 yılında çıkardığı harika ötesi şarkıdır. ses, melodi, sözler...hepsi o kadar nahif ve o kadar kalbe dokunuyor ki. tam da hıçkıra hıçkıra ağlarken dinleyebileceğimiz bir şarkı.*
sözleri:
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
güzel yüzün yanakların ıslanır
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
hüzün keder yüreğime yaslanır
sen ağlama
bir damla göz yaşın yeter
sen üzülme gülüm mmm
gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce
bahar gelir tüm çiçekler ıslanır
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
hüzün keder yüreğime yaslanır
sen aglama
bir damla göz yaşın yeter
sen üzülme gülüm
gamzende güllerin biter
yollarıma taş koysalar döneceğim
gözlerinden yaşlarını sileceğim
not:yukarıdaki videonun altında beni çok etkileyen bir yorum okudum. selin ve mert'in hikayesi. kopyala yapıştır yapamadım maalesef. tek tek yazmaya da fazla uzun olduğu için üşendim. ama siz videoya tıklayıp yoruma ulaşabilirsiniz. durumunuz varsa lütfen okuyun.*
sözleri:
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
güzel yüzün yanakların ıslanır
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
hüzün keder yüreğime yaslanır
sen ağlama
bir damla göz yaşın yeter
sen üzülme gülüm mmm
gece gökyüzünden bir damla yaş düşünce
bahar gelir tüm çiçekler ıslanır
kara gözlerinden bir damla yaş düşünce
hüzün keder yüreğime yaslanır
sen aglama
bir damla göz yaşın yeter
sen üzülme gülüm
gamzende güllerin biter
yollarıma taş koysalar döneceğim
gözlerinden yaşlarını sileceğim
not:yukarıdaki videonun altında beni çok etkileyen bir yorum okudum. selin ve mert'in hikayesi. kopyala yapıştır yapamadım maalesef. tek tek yazmaya da fazla uzun olduğu için üşendim. ama siz videoya tıklayıp yoruma ulaşabilirsiniz. durumunuz varsa lütfen okuyun.*
devamını gör...
sözlüğün en iyi yazarı
en'li başlıklardan gına gelmesi.
en iyi sizsiniz tamam. bugün de egoları ölçtüysek artık sade de gelebilir miyiz?
ne zaman bitecek ben deme sevdanız?
a'dan z'ye (w) dahil yine en sevilesi,en takip edilesi, en iyisi sizsiniz okey.
hadi dağılalım ve konu bitsin. kilittt.
en iyi sizsiniz tamam. bugün de egoları ölçtüysek artık sade de gelebilir miyiz?
ne zaman bitecek ben deme sevdanız?
a'dan z'ye (w) dahil yine en sevilesi,en takip edilesi, en iyisi sizsiniz okey.
hadi dağılalım ve konu bitsin. kilittt.
devamını gör...
babaların kızlarının odalarına destursuz girmemesi
aynı zaman da çocuk eğitiminin bir parçasıdır. 3.5 yaşındaki kızımdan onu da ilgilendiren konularda izin istiyorum ki hem bir birey olduğunun farkına varsın, hem de babasının bile izin istediği konular da başkası izinsiz birşey yapamasın.
devamını gör...
akp giderse her şey çok güzel olacak yanılgısı
kimsenin elinde sihirli değnek yok, anında herşey güllük gülistanlık olsun.
özellikle ekonomik çöküşün etkilerini çok uzun yıllar yaşayacağımız bir gerçek.
ancak şundan son derece eminim,
bu hükümetin yerine kim gelirse gelsin, halktaki korku, halktaki o sürekli birbirine karşı sergilenen düşmanca tavırlar, o kavgacı ruh hali,
özgürlükler anlamında sahip olunacak yetkinlikler çok kısa sürede değişecektir.
kısaca toplum yıllardır özlediği huzura oldukça kısa sürede kavuşacaktır.
özellikle ekonomik çöküşün etkilerini çok uzun yıllar yaşayacağımız bir gerçek.
ancak şundan son derece eminim,
bu hükümetin yerine kim gelirse gelsin, halktaki korku, halktaki o sürekli birbirine karşı sergilenen düşmanca tavırlar, o kavgacı ruh hali,
özgürlükler anlamında sahip olunacak yetkinlikler çok kısa sürede değişecektir.
kısaca toplum yıllardır özlediği huzura oldukça kısa sürede kavuşacaktır.
devamını gör...
geceye tek bir başyapıt film bırak
dogville
devamını gör...
40 gözaltı öyküsü ve diğerleri
bir sadık yalsızuçanlar kitabıdır.
bu kitap hakkında yazacak çok şeyim var. ve hepsini de yazacağım. öncelikle kitabın içeriğinden biraz bahsedip sonra yazarın kendisi hakkında söyleyeceklerimi söyleyip sonra da yazarla karşılaşmamdan bahsedeceğim ve bunların hepsini yaparken içimdeki devrim ateşi ile okuyan herkesi kucaklamaya devam edeceğim, sadık yalsızuçanlar dahil.
bu tanımı yazıp yazmamakta çok tereddüt ettim aslında ama sonunda yazmaya karar verdim. bu minicik kitabı ilk okuduğumda o kadar sevdim ki hemen kütüphanemdeki yeniden okunacak kitaplar arasına koydum kitabı. ve yıllar sonra yeniden okudum. etkisini kaybetmemişti. kitap adı üstünde gözaltı öykülerini anlatmaktaydı ve benim gözümde devrimci bir yazar canlandı okurken. ama değilmiş. ve bu benim hiç umrumda olmadı.
yazarın bu kitabını okuduktan sonra elbette her zaman yaptığım şeyi yaptım ve bütün kitaplarını aldım. ve çevremde edebiyat sever geçinen bazı arkadaşların ama o nurcu eleştirileri ile boğuşmak zorunda kaldım. her eleştiriye “ şu kitapları bir okuyun, sonra konuşalım” dediysem de olmadı. ama ben okumaya devam ettim. görüşlerimizin tamamen farklı olması bu yazarın çok iyi bir yazar olduğunu değiştirmedi, değiştirmeyecek.
yazarla karşılamam ise çok daha değişik bir andı benim için. üç entel insan üsküdar’da bir çay bahçesinde oturmuş, sıkıcı sıkıcı edebiyat konuşmaları yaparken konu sadık yalsızuçanlar’a geldi birden. üçümüz de hayranmışız yazara. birbirimize şu kitabı, o denemesi, bu öyküsü diye anlatırken yazar birden oturduğum açık hava çay bahçesine geldi ve bir iskemleye oturup çay söyledi.
tabii ki bizim aramızda hararetli bir tartışma çıktı yazarla konuşup konuşmama konusunda. onlar gidip konuşmaktan yana iken ben buna şiddetle karşı çıktım. çünkü yazarın umduğumuz gibi biri çıkmama ihtimali benim korkutuyordu. ve eğer düşündüğüm gibi olursa yazarı bir daha okuyamayacağımı da biliyordum. bir murat menteş vakası olabilirdi. biz kendi aramızda uzun uzun tartışırken yazar çayını içip gitti zaten. hala düşünürüm keşke gitse miydik yanına diye .
demem o ki aslında yazarın kim olduğu belki önemlidir ama neye inandığı iyi bir yazar olduğu sürece benim için mesele bile değildir ve bu bir tarafsızlık masalıdır.
bu kitap hakkında yazacak çok şeyim var. ve hepsini de yazacağım. öncelikle kitabın içeriğinden biraz bahsedip sonra yazarın kendisi hakkında söyleyeceklerimi söyleyip sonra da yazarla karşılaşmamdan bahsedeceğim ve bunların hepsini yaparken içimdeki devrim ateşi ile okuyan herkesi kucaklamaya devam edeceğim, sadık yalsızuçanlar dahil.
bu tanımı yazıp yazmamakta çok tereddüt ettim aslında ama sonunda yazmaya karar verdim. bu minicik kitabı ilk okuduğumda o kadar sevdim ki hemen kütüphanemdeki yeniden okunacak kitaplar arasına koydum kitabı. ve yıllar sonra yeniden okudum. etkisini kaybetmemişti. kitap adı üstünde gözaltı öykülerini anlatmaktaydı ve benim gözümde devrimci bir yazar canlandı okurken. ama değilmiş. ve bu benim hiç umrumda olmadı.
yazarın bu kitabını okuduktan sonra elbette her zaman yaptığım şeyi yaptım ve bütün kitaplarını aldım. ve çevremde edebiyat sever geçinen bazı arkadaşların ama o nurcu eleştirileri ile boğuşmak zorunda kaldım. her eleştiriye “ şu kitapları bir okuyun, sonra konuşalım” dediysem de olmadı. ama ben okumaya devam ettim. görüşlerimizin tamamen farklı olması bu yazarın çok iyi bir yazar olduğunu değiştirmedi, değiştirmeyecek.
yazarla karşılamam ise çok daha değişik bir andı benim için. üç entel insan üsküdar’da bir çay bahçesinde oturmuş, sıkıcı sıkıcı edebiyat konuşmaları yaparken konu sadık yalsızuçanlar’a geldi birden. üçümüz de hayranmışız yazara. birbirimize şu kitabı, o denemesi, bu öyküsü diye anlatırken yazar birden oturduğum açık hava çay bahçesine geldi ve bir iskemleye oturup çay söyledi.
tabii ki bizim aramızda hararetli bir tartışma çıktı yazarla konuşup konuşmama konusunda. onlar gidip konuşmaktan yana iken ben buna şiddetle karşı çıktım. çünkü yazarın umduğumuz gibi biri çıkmama ihtimali benim korkutuyordu. ve eğer düşündüğüm gibi olursa yazarı bir daha okuyamayacağımı da biliyordum. bir murat menteş vakası olabilirdi. biz kendi aramızda uzun uzun tartışırken yazar çayını içip gitti zaten. hala düşünürüm keşke gitse miydik yanına diye .
demem o ki aslında yazarın kim olduğu belki önemlidir ama neye inandığı iyi bir yazar olduğu sürece benim için mesele bile değildir ve bu bir tarafsızlık masalıdır.
devamını gör...
hiç gelmeyecek birini özlemek
umarim ahiret dedikleri yer gercektir ve orada kavusup bir sarilma ihtimali vardir. 5 sene gecmis.. zamanla gecer dediler ama gecmedi, ozlemim gun gectikce daha da cok artiyor..
devamını gör...
bir kadının gerçekten sevdiğini gösteren ince detay
kadınlar merak edip keşfetmek isterler.
zaten merak ettiğin insanı seversin, onunla ilgilenirsin.
sonra gelen en büyük sevme detayı ise kıskançlıktır.
kadınlar beş yaşındaki bir kız çocuğu gibidir , sevdiği şeyi paylaşmak istemez. asla.
zaten merak ettiğin insanı seversin, onunla ilgilenirsin.
sonra gelen en büyük sevme detayı ise kıskançlıktır.
kadınlar beş yaşındaki bir kız çocuğu gibidir , sevdiği şeyi paylaşmak istemez. asla.
devamını gör...
google scholar
tez yazan bir üniversite öğrencisi için can yeleği görevi gören akademik arama motorudur.
devamını gör...
yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler
boşa geçirilen zaman..
devamını gör...
