(bkz: kullanım kılavuzunu çöpe atan yazarlar)

kutudan çıkmış olması gerek, çıkmadı mı?
devamını gör...

kitaba başlarken konusuyla ilgili hiçbir fikrim yoktu amiyane bir tabirle bodoslama daldım. hani bazen bilirsiniz, biriyle tanışırsınız ve ben bu insanı sevmeyeceğim ya da sevemeyeceğim dersiniz kendinize. hatta bazen fark edemezsiniz bunu, ufak bir rahatsızlık oluşur içinizde. bilinçaltınız bağırır oysa 'bu bireyden uzak dur' diye. hah işte! kitabın ikinci paragrafında bu kitap beni üzecek demiştim kendime ama daha çok çekilmiştim, okudum, okudum. okudukça bir zamanlar koşulsuz sevişim yüzüme tokat gibi çarparken, lütfen sonu kötü bitmesin diye düşünürken buluyordum kendimi cümle aralarında. bitti. ve ben belki de -şu an bile gözlerim buğulandı dostlar- hiç bu denli içten ağlamamıştım bir kitap için. zırlamalarım bittikten sonra bir çok kitabını okusam da karşı bir cinsin duygularını nasıl bu kadar hissedebilir bir bey diye düşünüp, kimdir bu (bkz: stefan zweig) dedim ve başladım tırtıklamaya. beyefendi ve eşi, nazi faşizmi iktidara geldiğinde karşıt görüşlü yazarlara da savaş açmaları sonucuna dayanamamış ve veronal ile intihar etmişler. önce kendisi içmiş sonra eşine uzatmış. minnoş letto (eşi) çiçekli elbisesiyle yanına uzanmış. ironik olansa üç yıl sonra hitler de eşiyle intihar etmiş ve nazilerden kurtulmuş almanya. insanın 'ah be zweig keşke üç yıl daha bekleyeydin de bize de birkaç kitap daha kalaydı' diyesi geliyor.
devamını gör...

"işte ben seni o ilk mısra gibi özledim." s. a.
devamını gör...

1984 yılında yayınlanmaya başlayan bir çizgi dizidir. yönetmeni john kimball olan çizgi dizi bir süre türkiye’de de yayınlandı.

biraz transformers ve knight rider karışımı bir hikaye olan turbo teen brett mathews’un yaşadığı talihsiz bir kaza sonucu başına gelen tuhaf bir olay ile başlıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

brett kırmızı spor arabası ile - yanlış hatırlamıyorsam bir pontiac - amerikalı tavırlarla takılırken bir yıldırım fırtınasına yakalanır ve bir ışıma sonucu ısındığı her an kendi arabasına dönüşmeye başlar.

elbette ki bu tür güçler kazanan her amerikalının yapacağı gibi o da bu gücünü iyilik için harcayan bir kahramana dönüşür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

benim aklımda kalan sahne de şöyle dizi ile ilgili. brett, arabaya dönüşebilmek için ya üzerine sıcak bir şey döker, ya da çok sinirlenmesi gerekir. bir bölümde bu ikisi de olmayınca hollywood sarışını tipli kız arkadaşı brett’i öper ve kızın ateşine yanan brett arabaya dönüşüp önce düz duvara tırmanır sonra da kötüleri yakalar. kolej bebesi olan brett sonraki ve önceki hikayelerde her bölüm ateşlenmek için başka bir yöntem kullanır. dizinin en heyecan verici anı brett’in bu sefer arabaya nasıl dönüşeceğini beklemekti.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok iyi bir çizgi dizi değildi belki ama benim için önemliydi o zamanlar.
devamını gör...

(bkz: durumumuz yoktu sevisemedik) nedense her karşılaştığım da bir gülme isteği geliyor..
devamını gör...

bir restoran veya kafede masadan kalkarken sandalyeleri yerine yerleştirmektir. gerçekten fark ettiriyor bu hareket.
devamını gör...

henüz kimseyi öldürmedim.
devamını gör...

gülümseyince "anime karakteri" falan diyorlar. vakti zamanında dedelerin, nenelerin koskoca orta asya'dan kalksın buralara göç eylesin, sonra sen "anime" falan. huh yani.
devamını gör...

kanadali psikolog albert bandura'nin yine kendine ait olan bandura'nın sosyal öğrenme kuramı'ni desteklemek amaciyla yaptigi deneyin adidir. deneyin amaci, siddet dogustan gelen ic gudusel bir durtunun sonucunda mi cikar yoksa cevreden mi ogrenilir bunun test edilmesiydi.

deney şöyle gelisir; 3-6 yas arasi 36 kiz cocuk ve 36 erkek cocuk ikiser gruba ayrilip, resim yapmak icin bir odaya alinirlar. birinci gruba ayrilmis cocuklar resimleriyle ilgilendigi esnada bir yetiskin iceriye girer odada bulunan bob adli haciyatmaz olarak bildigimiz oyuncak bebege siddet uygulamaya baslar. yaklasik 10 dakika boyunca bunu surdurur. bedensel darpla beraber sozlu olarakta siddet gosterir. 10 dakikanin sonunda da odadan cikar. ikinci gruptaki cocuklar ise yine resim yapmaktadir. iceriye giren yetiskin onceki davranisinin aksine bob oyuncaga siddet gostermez, 10 dakika boyunca nazik bir sekilde oyuncakla oynar ve yine odadan cikar. cocuklarin resim yapma isleminin bitimi sonrasinda oyuncaklarin bulundugu farkli bir odaya alinirlar. oyuncaga siddet gosteren yetiskinin bulundugu birinci gruptaki cocuklar boboya karsi siddet uygulamaya basladilar. hatta bunu yetiskinin yaptigindan cok daha acimasiz bir sekilde cekic vb. aletlerle yaparlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ikinci gruptaki cocuklar ise birinci gruptaki cocuklarin aksine oyuncaklara kesinlikle siddet egilimi gostermezler. bu deneyin sonucunda anlasilir ki siddet cevreden gozlenim sonucu olusan bir eylemdir. yani sonradan ogrenilir. bandura deneyinden cikardigi sonucu su sozleriyle de desteklemistir;


televizyonda şiddetli içeriklere maruz kalmanın 4 temel etkisi vardır:
-saldırgan davranış biçimlerini öğretir,
-saldırganlık üzerine kurulan davranışsal kontrolü azaltır,
-izleyen kişileri insanın acımasızlığına alıştırır,
-duyarsızlaştırır ve izleyenlerin gerçeklik algısını şekillendirir

deneyle ilgili su kisa videoyu da izlemenizi tavsiye ederim;
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erdem yoksunu insanimsi. bir zerre erdemi olan insan ben gaziyim. vücudumda 11 tane mermi var cumlesini duyduktan sonra kusura bakmayin ozur dilerim diyip kafasini one egip oradan uzaklasirdi.
devamını gör...

bazı insanların alerjisi olduğu besin maddesi. misal benim var. ne zaman bal yesem dudaklarım kaşınmaya başlar kaşıyınca da şişer. arkadaş doğal bir canlının doğal bir maddeye neden alerjisi olduğunu anlayabilmiş değilim. sorun balda mı yoksa bende mi?*
devamını gör...

yaşadığım her güzel anın tekrarını yaşarım ben geceleri. onları düşünüp mutluluğu tadarım yeniden oysa istediğim geçmiş anıları yaşatmak değil, yenilerini yaşamaktı. yoruldum geçmişte yaşamaktan, mutluluğu bugünümde yakalayamamaktan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tachypleus tridentatus. nal yengeci.
adı yengeç olsa da gerçekte yengeç değildir bu canlı. çok ilginç özellikleri ve güçlü, dayanıklı yapısı şaşırtıcı değildir, çünkü bu canlının ilk ataları 450 milyon yıl önce ortaya çıkmış, yani dinozorlardan 220 milyon yıl önce dünyada varlıklarını sürdürüyorlarmış. karadede mübarek. kadim hayvanlardan. lakabı ise yaşayan fosil.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ek : limulus amebocyte lysate adı verilen mavi renkte bir kana sahiptir. bu kan, çeşitli serumların, aşıların ve tedavilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır.
devamını gör...

yaramazlık yapan ya da kendisini sinirlendirip kızdıran çocuğuna karşı annenin kurduğu tehdit cümleleridir.

(bkz: geliyo beş kardeş)
(bkz: seni çingenelere veririm)
(bkz: alırım ayağımın altına)
devamını gör...

söyleyenin kim olduğuna göre değişir. iki gün önce tanışılan biri lan derse tabii ki garipsenir, hatta kınanır ama gel gelelim söyleyen(şaka babında, arkadaşça) kişi yakın olunca garip karşılanmaz.

arkadaşlar arasında birçok kelimenin yeri ayrıdır ve söylenmesi uygunsuz olmaz. başlığın ne kast ettiğini bilmiyorum ama düşüncem bu yönde.
devamını gör...

tabloda gördüğümüz erkek figürü osman hamdi bey’in kendisidir. çoğunlukla, resmini çizeceği ortamda, doğuya özgü kıyafetler giyip kendi fotoğrafını çektirir. sonra fotoğrafa bakarak yapar resimlerini. kaplumbağa terbiyecisi de bu şekilde çizilmiştir.
tablodaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumun kendisiydi. yaşlı dervişin kendisi olduğunu söylemiştik. bütün bu duruma kızan osman hamdi bey, derviş de olsa sabrının bir sonu olduğunu göstermiş oluyor.
yer: pera müzesi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bugün yakından görme fırsatım oldu.tablo'nun osman hamdi bey'in en ünlü eseri olarak özel bir yeri vardır.
devamını gör...

üroporfirinojen dekarboksilaz eksikliği sonucu oluşan, en sık görülen porfiria hastalığıdır.
ışığa hassasiyet vardır.
hastalarda üroporfirin düzeyleri yüksektir.
devamını gör...

osman hamdi bey'in 1906 ve 1907 yılında iki farklı versiyonunu çizdiği tablosu. osmanlı ressamlar cemiyeti tarafından tablonun ismi kaplumbağalar ve adam olarak belirtilmiş, daha sonra ise bugünkü ismini almış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim