zoruma gidiyor. ağlıyorum. düşündükçe daha da fena oluyorum.
o kadar sevdim seni o kadar özledim ki. bir kez olsun sarılamamak, seninle gülememek, elini tutamamak, gözlerine bakamamak içimi acıtıyor. seni üzen o kişileri yok etmek istiyorum, yok olsunlar. bir cesaret arkadaşına yazdım, senin haberin yok. nasıl, iyi mi, dedim. lütfen ona bir şey deme, üzülür, dedim. onu özledim, dedim. korkak demeyin lütfen. aşılamayan bazı durumlardan böyle olması gerekiyor,böyle oldu. bugün nedense ona o kadar çok sarılmak istiyorum ki sessizce de ağlamak istiyorum ama burda güzelim cem adrian ve ayıcığımla birlikteyim. onun da bir hayatı var benim de. onun istediği gibi olamam, ben olmuyorum o zaman. ben onu öyle kabul ettim ama o beni etmedi. olmaz ki, olmadı da. iyi ki varsın, mutlu ol. gülüşlerin eksik olmasın. 21.
devamını gör...

siz bu zehirsiz yılandan değil, asıl iki ayaklı yılanlardan korkun, of of özelikle akraba olanlarından.
bende bir yılanlık yaptım :)
devamını gör...

"yaz- " (eski türkçe "yas-": açmak, sermek) eyleminden evrilerek türetilmiş ve edebiyat ile anlamdaş sözcük.
devamını gör...

hayranlarına"cumberbitches" denilen aktör. 4 sezon üst üste sherlock izleyince ister istemez cumberbitch olabiliyor insan. bir arkadaşım diyor.
devamını gör...

dar falan amenna da bunun kırmızı tonları ve hardal rengi pantolon giyenleri var onlar biraz sorunlu gibi geliyor bana.
devamını gör...

iyiyi-kötüyü, zararlıyı-faydalıyı ayırt etmek için dinin emirlerine ihtiyacı olmayan insandır.
devamını gör...

durağa gelir gelmez otobüsün gelmesi.
devamını gör...

gözler çünkü ziyadesiyle fazla şey anlatırlar.
devamını gör...

iki çocuk doğuyordu: phobos'la demos, bozgun ve korku yaratan tanrılardır bunlar.
(ve su sekilde devam ediyor)
belalı, korkunç savaşlarda bu tanrılar
iter kakarlardı ordu birliklerini
yakıp yıkıcı ares'in yardımıyla.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şimdiki zamanların golfçüsü, bir zamanların tenis efsanesi, sabahın bir körü uyanıp tenis izlememe neden olan iki insandan biri - diğeri martina hingis- rekortmen bir sporcudur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


çok sayıda iyi tenisçi seyrettik, büyük keyif aldık, heyecanlandık, sinirlendik, birçok duyguyu yaşadık onları izlerken ama sadece birkaç tanesi derin ve kaybolmayan izler bıraktı hayatımızda. pete sampras o iz bırakanlardan biri.

1971 doğumlu amerikalı pete, diğer birçok amerikalının aksine çok düzgün bir aile hayatına sahip olan ve ailesi ile bağları kuvvetli olan bir insandır, antrenörü ile de böyle bir bağ kurar ve onun elinin değmesi ile de 19 yaşında şampiyonluğa ulaştıktan sonra düşüşe geçen kariyeri tekrar şahlanır. 14 şampiyonlukla rekoru majesteleri roger federer’e kaptırana kadar elinde bulunduran pete her zaman tenisin bir numaralarından biri olmayı başarmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

benim için sampras’ı unutulmaz yapan şey ise daha önce tenis kortunda hiç görmediğim bir şeyi alışkanlık haline getirmiş olmasıdır. pete sık sık karşıdan gelen topları uçarak karşılardı. bu benim için o kadar alışmadık bir durumdu ki her an gözüm ekranda pete’i zor durumda bırakması beklenen bir vuruşun gelmesini, pete’in de onu süpermen gibi uçup çıkarmasını beklerdim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

pete benim için şu sözün tam karşılığıdır:

bazı kahramanlar pelerin takmaz.
devamını gör...

#945837

kendi adıma konuşmam gerekirse birileri beni beğensin diye dekolte verip ona göre giyinmiyorum. her zaman kendimi güzel görmeyi isterim, aynaya baktığımda da beni iyi hissettirecek, kendimi güzel hissetmemi sağlayacak şeyler giyerim. fiziğimin beğenilmesi tabii ki hoş ama fikirlerimin beğenilmesi daha da hoşuma gider.
devamını gör...

buz devri, sid
devamını gör...

fişne suyudur.
devamını gör...

küçükçekmece sahil girişinde oturuyorum. bu sabah bir uyandım buram buram, leş gibi bir koku.
camdan kafayı çıkarıp baktım ki ne göreyim; her yer çöp yığını, gölün üstü pislik tabakası olmuş.
neyse yüzümü yıkiyim dedim, sular akmıyor. anneme "noluyo?" diye sorayım dedim annem evde yok. aradım, fırında ekmek kuyruğundaymış. yanına gitmek için evden çıktığımda mahalledeki
caminin ahıra çevrildiğini gördüm. meydan tam bir kaos yeriydi, ellerinde leğenler belediye tankerinden su almaya gelen insanlar birbirlerini eziyorlardı. o hengamede bir adam sırf başörtülü
olduğu için linç edildi. işte cehape zihniyeti budur a dostlar..
devamını gör...

çok çalışırsam her şeyi başarabilirim zannediyordum, halbuki şans faktörü hayatın her alanında varmış çok çalışınca her istediğimiz olmuyormuş.
devamını gör...

portekizce bir sözcüktür. toplum, edebiyat ve sanat kurallarına uymayan, bulutlarda yürüyen; hayal gücünün ve rüyalarının bulutlarında yaşayan kişi mânâsına gelir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kız istemedir. herkes için geçerli olmasa da temelinde sanki kadın alınacak verilecek bir eşyaymış, sahibi de babasıymış gibi bir sahipten başka sahibe veriliyormuşcasına yapılan eylemdir. hatta bazı yörelerde kadına maddi bir değer de biçilir ki satın alan kişi kadının sahibi oymuşcasına eş değil de evine eşya almış gibi davranır. temelinde kadının değerini sadece çocuk doğuracak bir bebek makinesi, ev işi yapacak bir hizmetçiye indirgeyen her türlü gelenek yok edilmelidir. o gelenekler bu zamanlara kadar gelmiş ama daha da gitmesin.
devamını gör...

stefan zweig'in yazdığı, 1922 yılında yayınlanan ve sevmenin ağızdan çıkan birkaç kelimeden çok daha öte olduğunu bize gösteren ince bir kitap.
orijinal adı: brief einer unbekannten

eğer isminden dolayı kitaba ön yargı duyuyorsanız kesinlikle bu yargıyı yıkıp okumaya başlamalısınız. kitap adından da anlaşılacağı üzere bir kadının, kendisini bilmeyen birine yazmış olduğu mektuptan oluşuyor. ismini dahi bilmediğimiz bir kadının acılarına, umutlarına, hayal kırıklıklarına, sevinçlerine ve en masum hayallerine eşlik ediyoruz. zweig şu noktada zor bir işi başarmış bence, bir erkek olarak, karşı cinsiyetin duygu ve düşüncelerini gerçekten empati yaparak yazıya aktarmış. gerçi psikoloji bilgi birikimini bilmeyen yoktur. eserlerinde başarıyla kullanır.
kitap bittiğinde böyle güzel bir hikayeye eşlik ettiğim için büyük bir hüzün duymuştum. tabii sonlara doğru yeşilçam'a da bağlamadı değil fakat hoş bir acı his* bırakıyor okuduktan sonra.

fark ettim de kitabı tekrar okusam belki de basit bir platonik aşk hikayesi olarak görürüm. bu yüzden sanırım asla tekrar okumayacağım, okuduğum ilk zamandaki ilk hislerimi ve düşüncelerimi kaybetmemek için.

kendisine ''iyi olan şey unutulmaz, seni unutmayacağım'' denmesine rağmen hiç tanınmamış ve hiç hatırlanmamış bir kadının mektubuna bir şans vermenizi öneririm.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


mahlasıma yakışır bir ekran.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim