sözleri şöyledir,
ben gamlı hazan sense bahar dinle de vazgeç.
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç
olmaz meleğim böyle bir aşk bende vakit geç
sen kendine kendin gibi bir taze bahar seç.

şiiri yazan sıtkı angınbaş, bestesini yapan melahat pars'tır. bu şarkı'nın hikayesi belki bir şehir efsanesi belki gerçek ama hüzünlü bir hikayesi vardır. neyse efendim ben bu parçayı rahmetli kemal sunal'ın meraklı köfteci filminde kısacık yorumlaması ve kendi kendine konuşmasından güldürmesiyle paylaşmak istedim.
buradan
devamını gör...

müge anlı'nın programında şu anda konuşulan otopsi raporu açıklanmış olan, cinayete kurban gitmiş olan genç kadın.

raporda, incelenen 2 ayrı dna örneğinin aynı erkeğe ait olduğu ve aleyna'nın ölüm nedeninin iple asılmak olduğu yazıyormuş.

yorum yapmak istemiyorum, sinirlerim bozuluyor.
devamını gör...

demekki evde bir açıklama metni yazsam(ki bundan daha iyi bir metin yazabileceğime eminim) ve ardından bunu bir twitter hesabından paylaşsam inanacak bi dünya dolusu insan varmış. hiç kimse sormuyor; madem propaganda için orman yaktın, niye görüntülerini paylaşmıyorsun? bu durumda bende çıkıp desemki “ben yaktım o ormanları, ağaçları sevmediğim için canım sıkıldı yaktım” hakikaten ben mi yakmış olacağım sizin gözünüzde. allah izan versin.
devamını gör...

yazarları akıştan ziyade rastgele sekmesinde gezmeye iten durumdur. forumsal ve kopyala-yapıştır yapılan haber başlıklarından kaçmak için şu an en iyi yol bu görünüyor.
devamını gör...

ekşi mi ekşi fakat iyi gelmez mi boğaz havası..
devamını gör...

kedi, köpek sevmek.
devamını gör...

haklı olan mı, güçlü olmalıdır?
güçlü olan mı, haklıdır?

bu soruların cevabı; siyasal islam ile, islami siyaset arasındaki farkı ortaya koyar.

eğer muktedir güç, dinin emrettiği kural ve yasakları, kendi menfaati doğrultusunda kontrol ediyorsa, şekillendiriyorsa; bu siyasal islamdır.

eğer muktedir güç, dinin emrettiği kural ve yasaklara boyun eğiyorsa, menfaati ile, islami kanunlar karşı karşıya gelince, menfaatini ikinci planda tutuyor ise; bu islami siyasettir.

kısacası siyasal islam; dinin, iktidar güce hizmet etmesidir. islami siyaset ise; iktidar gücün, dinin emrinde olmasıdır.
devamını gör...

buraya kilolu olmanın tanımını yapmam mümkün lakin ben kişilerinin tercih/mecburiyet durumlarından ötürü aldıkları sıfat yada tanımların hakaret olarak kullanılmasından bahsetmek istiyorum bir miktar izniniz ile.

bir arkadaşınız ile tartıştığınız vakit ona; "spastik misin?" , "otistik misin?" şeklinde hakaretler yağdırdığınız zamanlarda gerçekten otizmli birini gördüğünüzde vicdanınızı rahatsız ediyor bu durum ve ifadeleri yumuşatmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. otizmli demek yerine özel gereksinimli gibi gibi bir sürü ifade uyduruyorsunuz bir çoğuda itiraf etmeliyim ki saçma sapan ifadeler oluyor ve kişinin durumu ile örtüşmüyor. kilo konusunu da aynı şekilde hakaret olarak gördünüz için karşınızda gerçekten kilolu bir insan olduğunda ne yapacağınızı ne söyleyeceğinizi şaşırıyorsunuz. bu konuda insanların ciddi manada şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor. üslup herşey değildir ama çok şeydir

son derece yaratıcı olan insanların bu konuda bu kadar kıt zihniyetli olması gerçekten beni çileden çıkartıyor.

ve son olarak eklemek isterim;

bu memleketi kurtaracak 3 kutsal soru;
bana ne?
sana ne?
kime ne?
devamını gör...

lise yıllarında sevgilim olmayan bir kızla sevişmiştim. küçük yer olduğu için de her yerde duyulmuştu haliyle.

sırf bu sebepten bir gün dershanenin önünden yürürken dershane önünde takılan kız erkek kim varsa yaklaşık kırk kişi hepsi muhabbeti kesip birden bana bakmıştı. içimden yanlış bir şey mi yaptım deyip utanmıştım.

şimdi böyle bir şey olsa şeyimde olmaz herhalde. duygusallık da kalmadı artık.
devamını gör...

minibüsteyim. ineceğim durak yaklaştı. tam o ara telefonum çaldı. tam da müsait bi yerde diyecektim. ama ne dedim. aloo... diye şeklindeki salaklıklarin paylaşıldığı başlıktır.
devamını gör...

devamını gör...

ulaşılmak istenen, çaba ve ulaşılan üçgenini çok güzel anlatan bir roman bence.
jack london'ın okuduklarımdan en sevdiğim romanı.
devamını gör...

osmanlı devleti'nde yapay kanat takıp uçuş denemesi yapan ilk insandır. galata kulesi'den üsküdar'a kadar uçmuştur.
devamını gör...

göründüğü kadar rahat olmayan bir saç tıraşı. evet rahattır, evet yataktan kalktığın halinle ortada dolanmak mükemmeldir ama. her zaman bir ama vardır.

düzenli aralıklarla bakım ister. öyle bi kere üçe vurdum saçı oh mis takılayım diye bi dünya yok eğer er kişi bakımlı olmak istiyorsa. amacınız sürekli üç numara takılmaksa özellikle ilk tıraştan sonraki bir haftada yanları ve enseyi tekrar düzeltmelisiniz. ve sonraki süreçte haftada bir, 10 günde bir tüm kafayı tekrar tıraşlamalı düzenlemelisiniz zira üzgünüm ama saçlarınınız düzgün uzamıyor, kimsenin uzamıyor.

yok eğer bi üçe vurayım hafif hafif uzarken de bakımlı olayım diyorsanız yine yanları ve arkayı (ve kulak arkasını) düzenli tıraş etmeniz lazım yoksa gerçekten aşırı özensiz görünürsünüz sayın er kişiler.

cenk'le haftalık xy kromozomlu kişisel bakım önerileri için takipte kalınız. kanalıma abone olup zile tıklamayı unutmayınız. gazilere yaşlılara ve çocuklu kadınlara yer veriniz.
devamını gör...

şiddetten ve şiddet içerikli durumların içersinde bulunmaktan hoşlanmadığından ötürü yumruk yememiş erkek de olabilir o; çok da şey yapmamak lazım.

hay alüminyum, ne raconmuş bu ya? yok racon, yok erkek adam, yok ebesinin...
insanlar şu saçma sapan kalıplara gireceğim diye ne tür dertler açıyor başlarına kim bilir...
devamını gör...

yunanca kökenli bir sözcüktür. kadınlara karşı nefret duygusu çok fazla olan, kadın düşmanlığı anlamına gelmektedir.
-gündem içerisinde sıklıkla gördüğümüz haberlerden yola çıkarak belki bunu hastalık derecesinde yapan şahsiyetlere örnek verebiliriz.
devamını gör...

roman veya hikâye ise tasvirlere bakarım. ne kadar derin tasvir anlatımı varsa kitap o derece içine çeker beni. öyle ki, kahramanların gezdiği sokak, cadde, ev gibi mekânlar, gözümün önünde hâtıralarım gibi canlı olmalı. anlatılan kişilerin farklı özellikleri, fizikî ve ruhî halleri, onların eşgâlini kafamda çizebileceğim oranda güzel anlatılmalı. pek tabi ki, anlatım da su gibi akmalı, duyguları seller gibi coşturmalıdır.

fikir kitabı ise yazarından samimiyet beklerim. kitâbî klişelerden hiç hazzetmem. fikri anlatan adam, onu ne kadar benimsemiş, niye benimsemiş, anlamak isterim. öğretmen edâsıyla, tepeden bindirilmiş didaktik, soğuk cümlelerle fikir kitabı yazılmaz da okunmaz da... fikir sâhibi, fikrini anlatıp, okuyucusunu bir düşünceye yönlendirmek isterse samimi sohbet üslûbu kullanmalı; ancak bu samimiyeti yârenlik seviyesine de düşürmeden okuyucusunun aklına ve gönlüne seslenebilmelidir.
devamını gör...

“erkekler sarhoşken, kadınlar aşıkken özler”

peki ya bir erkek hem sarhoş hem aşıksa?
(bkz: vay başıma)
devamını gör...

gözleridir, şaşırdım kimse dememiş. çok güzel gözleri vardır.
sırtıdır, yumşacıktır.
yavrusu da çok tatlıştır, koynuma alıp uyumak isterim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gün itibariyle ılgın'da bir sokak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim