yazarların unutamadığı film replikleri
ömer: "niye bu kadar zorluyorsun ya, ha? neden bu kadar zorluyorsun yani?
neden sürekli ne yapmam gerektiğini söylüyorsun bana? nasıl davranmam gerektiğini söylüyorsun?
biraz akışına bıraksana...beni olduğum gibi kabul et ne olur yani? sürekli yapmam gereken şeyleri söylüyorsun farkında mısın?
bırak. bazen öyle şeyler oluyor ki bana söylediğin, yapmamı istediğin şeyleri sadece sen söylüyorsun diye direnç oluşturuyorum ve yapmıyorum. bunu fark etmiyor musun ya? elif? ha? sürekli yanlış yapıyormuşum gibi hissediyorum. "ulan şu an acaba neyi yanlış yapıyorum" demekten o kadar yoruldum ki, bunun nasıl kötü bir şey olduğunu sana anlatamam elif..."
"benden özür dileyeceksin elif."
elif: "neden senden özür dileyecekmişim?"
ömer: "benden özür dileyeceksin. gözlerinin içinde görüyorum bunu. benden özür dileyeceksin.
bana yaptığın her şey için özür dileyeceksin. beni dönüştürdüğün bu hal için özür dileyeceksin.
hayatımın orta yerine koydum seni; orada duramadığın için benden özür dileyeceksin.
biz bu ilişkiyi bambaşka bir yere taşıyabilirdik. buna izin vermediğin için benden özür dileyeceksin.
beni sevebilecekken nefret ettiğin bir adama dönüştürdüğün için benden özür dileyeceksin.
ve o yüzüğü anında parmağından çıkardığın için benden özür dileyeceksin elif.
ben ne yapacağım biliyor musun? bütün özürlerini kabul edeceğim. çünkü ben böyleyim.
sana bir şey söylemiştim, hatırlıyor musun?
bizim ilişkimizi benim hoşgörüm kurtaracak elif."
sahne için;
benden özür dileyeceksin...
neden sürekli ne yapmam gerektiğini söylüyorsun bana? nasıl davranmam gerektiğini söylüyorsun?
biraz akışına bıraksana...beni olduğum gibi kabul et ne olur yani? sürekli yapmam gereken şeyleri söylüyorsun farkında mısın?
bırak. bazen öyle şeyler oluyor ki bana söylediğin, yapmamı istediğin şeyleri sadece sen söylüyorsun diye direnç oluşturuyorum ve yapmıyorum. bunu fark etmiyor musun ya? elif? ha? sürekli yanlış yapıyormuşum gibi hissediyorum. "ulan şu an acaba neyi yanlış yapıyorum" demekten o kadar yoruldum ki, bunun nasıl kötü bir şey olduğunu sana anlatamam elif..."
"benden özür dileyeceksin elif."
elif: "neden senden özür dileyecekmişim?"
ömer: "benden özür dileyeceksin. gözlerinin içinde görüyorum bunu. benden özür dileyeceksin.
bana yaptığın her şey için özür dileyeceksin. beni dönüştürdüğün bu hal için özür dileyeceksin.
hayatımın orta yerine koydum seni; orada duramadığın için benden özür dileyeceksin.
biz bu ilişkiyi bambaşka bir yere taşıyabilirdik. buna izin vermediğin için benden özür dileyeceksin.
beni sevebilecekken nefret ettiğin bir adama dönüştürdüğün için benden özür dileyeceksin.
ve o yüzüğü anında parmağından çıkardığın için benden özür dileyeceksin elif.
ben ne yapacağım biliyor musun? bütün özürlerini kabul edeceğim. çünkü ben böyleyim.
sana bir şey söylemiştim, hatırlıyor musun?
bizim ilişkimizi benim hoşgörüm kurtaracak elif."
sahne için;
benden özür dileyeceksin...
devamını gör...
boyalı da saçların
ağla ağla dur şarkısıdır.
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
30 yaşına gelmiş biri olarak tavsiyem o güzel yıllarınızı çok iyi değerlendirin.kendinizi sıkmadan güzel birikim yapmaya çalışın.erkenden evlenmeyin mevcut işinizde kendinizi geliştirin ve vucudunuzuda.30 lu yaşlar artık bir şeylerden bıkmanın eşiği gibi oluyor o yaşları değerlendirmek şart..
devamını gör...
gerçekle yüzleşmek
yalanlarla dolu olan hayatımızda insanı yıkabilecek şeylerden biridir. boşuna cahillik mutluluktur dememişler.
devamını gör...
kütleçekim kuvveti
kütleli her şeyin gezegenler, yıldızlar ve galaksiler de dahil olmak üzere birbirine doğru hareket ettiği verilen isimdir . enerji ve kütle eşdeğer olduğu için ışık da dahil olmak üzere her türlü enerji kütleçekime neden olur ve onun etkisi altındadır. gezegenlerin dönmesi bu konu altında açıklanıyor.
--- alıntı ---
https://img-s2.onedio.com/i...
--- alıntı ---
--- alıntı ---
https://img-s2.onedio.com/i...
--- alıntı ---
devamını gör...
hiçbir konuda yazacak bir bilgiye sahip olmadığı için sürekli kadınlar hakkında başlık açan yazarlar
gerçekleri söyleyen erkekleri de "meriçlikle" itham edecek kişi grubu.
neden böylesiniz siz arkadaşlar? neden hayatlarınız, başkasının hayatını konuşmaktan öteye geçmeyecek kadar boş? neden size yanlış gelen şeyleri yapan ya da doğruları söyleyen kişilere isim takma, sıfat yakıştırma zorunluluğunuz var gibi davranıyorsunuz?
ülke için iyi bir şeyler yapmak, insanlara olumlu bir şeyler verebilmek gibi işler dururken, çeşme başında su sırası beklerken dedikodu yapar gibi bomboş işlerle uğraşmaktan hiç mi yorulmuyorsunuz?
hakkında iyi konuşulan insanlar olmaya uğraşmak lazım.
trollük için yapanlara gelince... komik değil arkadaşlar bu konular; bıktırdı, eskidi, eğlenceli değil, zekice değil... anlayın artık yahu!
neden böylesiniz siz arkadaşlar? neden hayatlarınız, başkasının hayatını konuşmaktan öteye geçmeyecek kadar boş? neden size yanlış gelen şeyleri yapan ya da doğruları söyleyen kişilere isim takma, sıfat yakıştırma zorunluluğunuz var gibi davranıyorsunuz?
ülke için iyi bir şeyler yapmak, insanlara olumlu bir şeyler verebilmek gibi işler dururken, çeşme başında su sırası beklerken dedikodu yapar gibi bomboş işlerle uğraşmaktan hiç mi yorulmuyorsunuz?
hakkında iyi konuşulan insanlar olmaya uğraşmak lazım.
trollük için yapanlara gelince... komik değil arkadaşlar bu konular; bıktırdı, eskidi, eğlenceli değil, zekice değil... anlayın artık yahu!
devamını gör...
bremsstrahlung
yüklü parçacıkların, ortamdaki atom çekirdekleri nedeniyle saptırılarak ivmelenmesi sonucunda kazandığı enerjiyi, ışıma yoluyla geri vermesi. farklı isimlerle de bilinir; frenleme ışıması, frenleyici radyasyon, beyaz ışıma gibi...
radyoterapi ve yüksek enerji astrofiziği gibi alanlarda önemlidir.
radyoterapi ve yüksek enerji astrofiziği gibi alanlarda önemlidir.
devamını gör...
optimum outlet
izmir gaziemir'de bulunan, bir rivayete göre balkanların en büyük outlet merkezi. arka bahçesinde kral mezarı bulunmuştur. kış döneminde tıklım tıklım dolu olur. gormediyseniz hiç bir şey kaçırmayacağınız bir yerdir.
devamını gör...
ruh adam
hüseyin nihal atsız’ın ince ama dev romanıdır. ideolojik olarak yazara ve dolayısı ile bu esere önyargılı yaklaşanlar olacaktır. önyargılarını yıkıp okuyan türk edebiyat tarihinin en iyi psikolojik romanlarından birini okumuş olmanın hazzını duyacak, belki 2. kez okuyacak yada başucu kitabı yapacaktır. önyargılı olanlar ise okumadığı halde nihal atsız gibi dev bir yazara burun kıvıracaktır.
ayrıca romanda öyle güzel diyaloglar, öyle ince düşünce, fikir ve sözler yer almaktadır ki insan ezberlemek ister, arada aklına geldikçe açar okur.
selim pusat, güntülü, leyla mutlak gibi karakterlerin arasında, çevremde ki okurlardan gözlemlediğim kadarıyla geri planda kalan bir karakter var ki beni esas etkileyen karakter odur. ayşe pusat. yanımda öyle güçlü duracak bir kadın olduğunu düşünürüm de, ah ulan iradesiz selim derim, sen adam mısın diye kızarım.
+ niçin severiz güntülü.
- sevginin niçini olmaz ki efendim... düşünsem makul bir sebep bulabilirim. fakat bu hakiki sebep olmaz. çünkü biz önce severiz. sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. bu da hodbinliğimizden doğar.
ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar.
insanlar, babalarıyla analarının dağ gibi ümitleriyle dünyaya geldikten sonra denizler gibi ümitsizlikler içinde boğularak kaybolup gidiyorlardı.
-bazen bir sevgili için her şey bırakılır yüzbaşım.
insan bir öfke anında arkadaşını; bir buhran dakikasında kendini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, halini, mazisini, her şeyini feda edebilir.
pusat doktora istihkarla baktı:
+bunları iradesiz, karaktersiz ve zayıf adamlar yapar.
doktor büsbütün hüzünlenen bakışlarını pencereden ta uzaklara çevirerek cevap verdi:
-en kuvvetli insanların da zayıf anları olur
bana insanlardan mı bahsediyorsun? insanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.
tiyatro bitti, beklemeye lüzum görmüyorum.
roman kısmen hüseyin nihal atsız’ın otobiyografisidir. baş kahramanımız yzb.selim pusat en iyi subayların krallık rejimlerinde yetiştiğini savunması nedeniyle kralcılıkla suçlanarak ordudan atılmış bir subaydır.(romanda tarih geçmez ancak anlatılan yıllar tahminimce 1940 lardır.) selim pusat’ın babası ve dedesi de subaydır.
hüseyin nihal atsız tıbbiyeden arap kökenli olduğu için bir teğmene selam vermemesi nedeniyle atılmış bir subay namzetidir. onun da babası ve dedesi subaydır.
ayrıca romanda öyle güzel diyaloglar, öyle ince düşünce, fikir ve sözler yer almaktadır ki insan ezberlemek ister, arada aklına geldikçe açar okur.
selim pusat, güntülü, leyla mutlak gibi karakterlerin arasında, çevremde ki okurlardan gözlemlediğim kadarıyla geri planda kalan bir karakter var ki beni esas etkileyen karakter odur. ayşe pusat. yanımda öyle güçlü duracak bir kadın olduğunu düşünürüm de, ah ulan iradesiz selim derim, sen adam mısın diye kızarım.
+ niçin severiz güntülü.
- sevginin niçini olmaz ki efendim... düşünsem makul bir sebep bulabilirim. fakat bu hakiki sebep olmaz. çünkü biz önce severiz. sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. bu da hodbinliğimizden doğar.
ummadık yerden gelen iyilik ve nezaket insanları daha çok sarar ve sarsar.
insanlar, babalarıyla analarının dağ gibi ümitleriyle dünyaya geldikten sonra denizler gibi ümitsizlikler içinde boğularak kaybolup gidiyorlardı.
-bazen bir sevgili için her şey bırakılır yüzbaşım.
insan bir öfke anında arkadaşını; bir buhran dakikasında kendini öldürebildiği gibi, aşk denen hastalığın şiddetlendiği bir sırada da istikbalini, halini, mazisini, her şeyini feda edebilir.
pusat doktora istihkarla baktı:
+bunları iradesiz, karaktersiz ve zayıf adamlar yapar.
doktor büsbütün hüzünlenen bakışlarını pencereden ta uzaklara çevirerek cevap verdi:
-en kuvvetli insanların da zayıf anları olur
bana insanlardan mı bahsediyorsun? insanlar mazide ve tarihin yaprakları arasında kaldılar. bu gördüklerin birer karikatürden başka bir şey değildir.
tiyatro bitti, beklemeye lüzum görmüyorum.
roman kısmen hüseyin nihal atsız’ın otobiyografisidir. baş kahramanımız yzb.selim pusat en iyi subayların krallık rejimlerinde yetiştiğini savunması nedeniyle kralcılıkla suçlanarak ordudan atılmış bir subaydır.(romanda tarih geçmez ancak anlatılan yıllar tahminimce 1940 lardır.) selim pusat’ın babası ve dedesi de subaydır.
hüseyin nihal atsız tıbbiyeden arap kökenli olduğu için bir teğmene selam vermemesi nedeniyle atılmış bir subay namzetidir. onun da babası ve dedesi subaydır.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten başlık çalmak
kafa sporudur.
edit: başlığı çaldıktan sonra tanımını kendi yapsa gam yemeyeceğimdir. bari enpopüler tanımı çalma be yazar(ımsı). ss alıp ifşaladığımda itinayla entarisini alıp gitmektedir bu yazarımsılar. olsun. ss orada dursun. belki utanır. (sanmam)
büdüt: örnekler #319757 - #319631 - #110423 - #110547
edit: başlığı çaldıktan sonra tanımını kendi yapsa gam yemeyeceğimdir. bari enpopüler tanımı çalma be yazar(ımsı). ss alıp ifşaladığımda itinayla entarisini alıp gitmektedir bu yazarımsılar. olsun. ss orada dursun. belki utanır. (sanmam)
büdüt: örnekler #319757 - #319631 - #110423 - #110547
devamını gör...
soğansız bibersiz domatessiz ve yumurtasız menemen
sadece tava, ekmek, çatal var sanırım. menemene de laf etmeyin bee güzelim yiyecek.
devamını gör...
bactec kan kültürü testi
tüberküloz hastalığının hızlı tanısında kullanılan kültür testidir.
devamını gör...
kartaca
günümüzde libya'da bulunan antik kent.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
m.ö. 8. yüzyılda fenikelilerce koloni edilmiş. roma akdeniz'de yükselişe geçene kadar akdeniz ticaretini tekelinde bulunduran zengin bir devlettir. bulunduğu konum itibariyle deniz ticaretinde söz sahibi olmuştur. biri ticarî gemilere diğeri savaş gemilerine ait olmak üzere iki ayrı limana sahiplerdi. denizcilikte usta oldukları bilinmektedir. romalıların ilk gemilerini kartaca filosunu örnek alarak inşa ettiği söylenmektedir.
ordularında paralı asker ve filler kullandıkları bilinmekte. dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi kartaca'nın da yönetici sınıfı asil ve zenginlerden oluşmaktaydı. yerli halktan aldıkları acımasız vergiler ve diğer halkları köleleştirmelerinden dolayı "insan avcıları" lakabına mazhar olmuşlardır.
m.ö. 3. yüzyıl ortalarında roma ile çıkarları çatışınca ikili mücadeleler başlamış. bu mücadeleler aralıklı olarak 100 yıl kadar sürmüştür. sonuçta roma bu savaşlardan galip ayrılmış, kartaca'nın görkemli günlerinden geriye yakılmış, yıkılmış evler kalmıştır.
roma m.ö. 146'da burayı eyalet hâline getirince toprakları kutsal ilan etmiş ve işlenmesini, konut yapılmasını yasaklamış, eskinin bu görkemli topraklarını yıllarca çöl gibi kurutarak cezalandırmıştır.
devamını gör...
karanlıktan korkmak
yaşım kemale erdi, tek ayak çukura girdi gözler toprağa bakıyor ama hala korkarım karanlıktan.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
kucuk yaşta bilinçsiz aile bireylerinin mahalle abilerinin anlattığı hikayelerden olsa gerek.
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
doğum günün kutlu olsun sevgili yazar*
yeni yaşın musmutlu, gamsız, kedersiz, bol kahkahayla geçsin. hadi üfle bakalım *
yeni yaşın musmutlu, gamsız, kedersiz, bol kahkahayla geçsin. hadi üfle bakalım *
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
* sen hiç ateş böceği gördün mü
+ hayır, görmedim.
- göremezsin, göstermiyorlar ki. herkes de göremez zaten.
+ anlamadım?
- kıymetini bil. anlasaydın yalnızlık çekerdin.
devamını gör...
the rise of darkness
trollük konusunda eksik olmasın bana tam not veren yazardır * şaka bir yana severek okuyorum tanımlarını. sadece nickini okuyamıyorum.
devamını gör...
aşkınıza karşılık veremeyecek bir şeye aşık olmak
şey.. deyince insanoğlu akla gelmez..
masa.. sandalye.. buzdolabı gelir..
öyleyse karşılıksız sevgi olacak değil mi??
masa.. sandalye.. buzdolabı gelir..
öyleyse karşılıksız sevgi olacak değil mi??
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
sabah biontec aşısı vuruldum. alerjik bir yapım var kendimi dinliyorum. biraz ateşim var ve kulaklarım hassas. aşıdan değildir herhalde çünkü cuma günü 900 km yol yaptım aynı bir kamyon şoförü gibi. hala onun etkisi devam ediyor sanırım.
devamını gör...
