başkasının ödevini yapıp kazandığım paradır. halbuki, ödevin parasal bir karşılığı yoktur. ödev, yapanın konuyu daha iyi anlaması için verilir.
devamını gör...

müzik, beden, fizik.
devamını gör...

alarko kombi gerçek kombi gerçek konfor
arkadaşımın tc kimlik numarası ve seri numarası.
devamını gör...

bu sözlüğün de ekşi sözlük gibi ayrıştırıcı, kışkırtıcı, troll başlıkları ile dolmaya başladığını gösteren başlık.
devamını gör...

bir iken iki olmuşlardır.

(bkz: etten duvar örmek)
devamını gör...

nitel araştırma tekniklerinden biri.

geçmişi normal ve somut bir biçimde ortaya koyma amacı vardır. veri kaynakları, kişi ve tarihi eserlerdir. burada veri toplama uzun ve titiz bir çalışmayı gerektirir.

iki çeşit geçerliliği bulunur:
- dışsal geçerlilik; verilerin orjinal olup olmaması.
- içsel geçerlilik; söylemlerin gerçek olup olmaması.
devamını gör...

büyük ihtimalle yakın zamanda yapacağım hareket.

yok, öyle "ortam bozdu şu bu" derdinde değilim. dikkat falan çekmeye de çalışmıyorum. çabuk sıkılan biri olarak sıkıldım aynı şeylerden sadece, o kadar. bir yandan zaten yaptığım başka işler var, onlara zaman ayırmak daha mantıklı geliyor. bir de malum yaz geliyor, yerimde duramam ben şimdi. pc başında pineklemek istemiyorum.

belki bir blog açıp yazacaklarımı oraya yazarım. zaten aslında sözlük, tam da onu yapmayı düşündüğüm bir zamanda açılmıştı. blog yerine buraya yazıp bir yandan da kafa dağıtıyordum. o noktaya geri döndüm gibi bir şey.

bu arada tek tek insanlara mesaj atmaktansa, böyle şeyleri buradan duyurmak daha kolay ve mantıklı. takip eden herkes sizin bıraktığınızı bu şekilde topluca öğreniyor. yani insanların buradan duyurmasına şahsen karşı değilim.

neyse, belirsiz bir yakın zamana kadar şimdilik devam...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zihinsel işlevlerde kavramsal sosyal ve uyumsal becerilerde anlamlı sınırlılıklar ile belirgin 18 yaşından önce başlayan yetersizliktir.
devamını gör...

evdeki en güzel yerdir,televizyon var ve televizyon önünde uyuya kalmak en güzeli.
devamını gör...

her sabah değişmeyen iki rutinim vardır.
ilki sevgilime “günaydın” demek.
ikincisi sabah kahvesini içmek. kahveyi içtikten sonra ayılıyorum ve bir sevgilim olmadığını anlıyorum. (ulen ben her sabah kime günaydın diyorum?)

güne ayılarak, dost ile içilince kırk yıl hatır bırakacak olan kahvenin yolculuğuna bakalım;

kahvenin anavatanı etiyopya'nın kaffa bölgesidir. kaffa'daki ormanlarda yetişen arabika kahve ağaçları, çekirdekleri işlenen ilk kahveler olarak bilinir. ilk keşifin 8. yy olduğu söylenir. iki ayrı bilgi vardır kahvenin ilk keşfi için. ilki “kaldi” adında bir çobanın, hayvanları otlatırken kırmızı renkli bir meyveyi yedikten sonra düz duvara tırmanacak kadar hareketli olmalarını görmesidir.

diğeri ise; (bana daha mantıklı gelen)

etiyopya'da o dönem köle ticareti yapılan yol üstünde yaya olarak yolculuk eden ve yorulan köleler, yol kenarındaki kahve ağaçlarının kırmızı meyvelerini çiğneyerek tükürürdü. çiğnenen bu kırmızı meyve, kölelere enerji verir ve yolculuklarına devam etmelerini sağlardı. bu durumu gören bazı tüccarlar da ağaçlardaki meyveleri ve meyvenin içindeki kahve çekirdeklerini toplayarak ticaretini yapmaya başlamalarıdır.

bakınız kırmızı;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


demek ki kahvenin keşfi, benim durumumla aynı. mesele ayılmak!

kahvenin osmanlı’ya gelişi

kaffa kelimesi arapça'ya qahwah olarak geçer. 15. yüzyılda yavuz sultan selim döneminde yemen valisi olan özdemir paşa, yemen'de içtiği ve çok sevdiği kahveyi istanbul'a getirir. kahve, burada çok sevilir. öyle ki sarayda 'kahveci başı' rütbeli bir çalışan bile olur. padişahın kahvesini pişirmekle görevli olan kahveci başı, sır tutmasını bilen bilge kişiler arasından seçilirdi. bugün ki anlamıyla bilinen “kafe” ilk olarak 16.yy istanbul’da açılmıştır. sonrasında venedik, londra ve viyana.

kahvenin avrupa’ya göçü

bu konu hakkında iki bilgi mevcut.
1600'lü yıllarda türkiye'ye gelen venedikli tüccarlar, kahveyle tanışır ve kahvenin avrupa'ya taşınması bu şekilde gerçekleşir. diğeri ise ikinci viyana kuşatmasında geri çekilmek zorunda kalan osmanlının bıraktığı kahve çuvallarıdır. viyana kayıtlarında 500 çuval kahve çekirdeğinden bahsedilir. viyanalılar kahveyi ilk defa içtiklerinde “bu biraz acı mı? içine süt koysak ya” derler ve ilk defa sütlü kahve 17. yy viyanasında yapılır. o döneme kadar kahveye şeker ya da süt katılmazdı.

bundan sonrasını zaten biliyorsunuz. kahve çekirdeği aynı, ama kapitalizm rahat durur mu? capicino dedi, espresso dedi, püsküresso (tam kahveyi hüpletirken kişinin püskürtmesi) dedi, latte dedi, içine karamel koydu, çikileta koydu, beni koydu.
adına ne denirse densin, hepsi aynı kahve çekirdeğinden yapılır. ister soğuk için ister ideal sıcaklık olan 70-80 derecede için, malzeme aynı.

hüpletin efendim!

kaynak: bilgilerin bir kısmı, yazar stewart lee allen “kahvenin hikayesi” kitabındandır.
türkçekaynak
gavurcagaynak
devamını gör...

yılmaz erdoğan, benim çok sevdiğim ve ara ara açıp izlediğim bir oyunu için bir cümle yazmıştır. bu kitabı okurken zihnimde bu cümle eşlik etti bana kitabın sonuna kadar. “ her suç bir cezadır, her ceza biraz da suç.” cümleyi kelimesi kelimesine hatırlamıyor olabilirim ama yaklaşık olarak böyle bir cümle idi.

bu kitapta okuduğumuz hikayede bir gizli polis arzı endam etmekte ama bize seslendiği yer zamanında suçlu mu suçsuz mu bakılmadan, içinde bulunduğu teşkilatın gizli kanadının insanları içeri tıktıkları yer. o bir itirafçı, belki de değil.

suçunuzun kefareti anlatmaktır. anlatınca suç kavram olarak niteliklerini yitirmese de en azından hafifletici nedenler bulur kendine.

her ülkede polis halkın bir kısmının hayranlığını bir kısmının da nefretini üzerine çeker. bu yazılı olmayan bir kuraldır. yazarın zihninde yarattığı bu ülkede de durum hemen hemen böyle.

düşman gördüğünüz kişiye bir sıç isnat etmek çok kolaydır, eğer güçlüyseniz. bunu da mevcut bütün sistemler de görüyoruz. ama devran döndüğünde kahramanlar suçlu, suçlular kahraman olur.

kitabı okumanızı gerçekten tavsiye ederim.
devamını gör...

gündemi takip etmek, okumak, araştırmak her konu en azından bir çok konu hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar. betul mardin belgeselleri izledim mesela ben bugün. 90 küsür civarlarında halkla ilişkiler uzmanı bir kadın. ona sordular buna benzer bir soru. okuyun dedi ne olursa okuyun gündemi hep takip edin. betul hanımın diksiyonunu, bilgi birikiminin görünce hayran kaldım.
devamını gör...

radyoda çıktı domestic karşıma
vişne lafı soktu dalıyla bana
siz hepiniz, ben tek ellam
iki kadeh içeyim, yoldaşı da alırım karşıma.
devamını gör...

ikisi bir arada nescafe
müzik
deniz esintisi
sarılmak
öpmek
gülmek
ormanda yürüyüş
hayvan kardeşlerimizle vakit geçirmek
çocukların masumiyetini hissetmek
devamını gör...

elimde olan imkanlar dahilinde çıkıp balkona oturuyorum. hafif serin de zaten hava. gökyüzünü seyrediyorum.. hafif müzik çalıyor.. ama içeri geçtim şimdi. hasta olmazsam iyidir.
devamını gör...

almanya'nın magdeburg şehrinde bulunan yetimhaneden kaçan ludwig karl friedrich detroit adındaki çocuk daha sonra gemilerde çalışmaya başlar. henüz 12 yaşında istanbul boğazında gemiden atlayıp kız kulesine kadar yüzer. mehmed emin ali paşa kendisine getirilen bu çocuğu pek sever ve ismini mehmet ali yaparak himayesinde tutar. harbiye'de okuyan mehmet ali bir çok savaşta verdiği katkılar neticesinde paşa rütbesine kadar yükselir. öyle ki osmanlı'nın en değerli paşalarındandır.

paşa'nın torunlarından biri türkiye'nin ilk ressamlarından biri olan ayşe celile hanım'dır. o da bir erkek çocuk doğurur.
işte o çocuk nazım hikmet'tir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
"en güzel deniz:
henüz gidilmemiş olandır.
en güzel çocuk:
henüz büyümedi.
en güzel günlerimiz:
henüz yaşamadıklarımız.
ve sana söylemek istediğim en güzel söz henüz söylememiş olduğum sözdür...
"

nazım hikmet

kaynak 1 kaynak 2 foto kaynağı
devamını gör...


çok abartmaya gerek yok böyle bir kararı sen düşüncelerini ülkenin cumhurbaşkanına hakaret etmeden dile getiremiyorsan zaten okumak en fazla cahilliğini alır.


demiş siyasal islamın ne olduğunu , ifade özgürlüğünü , cumhurbaşkanlığı makamının kutsal olmadığını bizim için yani halk için var olduğunu ve halkın vergileriyle ayakta durduğunu , 128 milyar doların nereye gittiğini bile sormanın cumhurbaşkanına hakaret kapsamına girdiğini bilmeyen polyyannayı s.kmiş gibi iyimser adam. bakın z kuşağı olarak bu abimiz gibi hiçbir şeyi sorgulamadan kabul edip uslu olursak belki şirinleri bile görebiliriz.
devamını gör...

sözlükte gündemde ve yukarıda tutulmamasını rica ettiğim gündür. annesi hayatta olmayan insanlar için kutlama değil yokluğunu anımsama günü olduğu için duyarlı davranmamız gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...

(bkz: nolursun gitme)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim