şu sıralar tanımları sürekli karşıma çıkan, kendisini takibe aldığım ve beğendiğim yazarımız. açık sözlü samimi birine benziyor. devamını diliyoruz.
devamını gör...

tokat gibi yüzünüze çarpar efendim. kendine gel dedirtir.
devamını gör...

çok değerli olan balina kusmuğu. yapışkan bir formdadır ve deniz üzerinde yüzerken bulunabilir. eğer yeterince uzun süre deniz üzerinde kendi kendine yüzmemişse, leş gibi koktuğu da bilinmektedir. fakat "taze" haliyle leş kokan bu madde, parfümlerin yapımında kullanılıyor.

bulması zor olduğundan, son derece pahalıymış.

80 kilosuna 3 milyon dolar teklif edilmesiyle ilgili haber
devamını gör...

karşıdakini ikna etmezsek öleceğiz motivasyonuyla tartışmaya başladıkları için oluşmayan kültür.

tartışma kültüründen çok daha elzem ve oluşmasını destekleyecek, öğrenmemiz gereken şeyler var:
(bkz: dinlemek)
asla kimse birbirini dinlemiyor ki mantıklı argümanlar sunabilsin, tartışma ortamı yaratılabilsin. yalnızca aklından geçenleri aktarma, kabul ettirme derdinde olunca tartışma değil dayatma oluyor daha çok.
devamını gör...

psychology kursu yerine physiology kursu aldığım uygulama, daha da acısı bunu kursun yarısında fark etmiş olmam, neyse aldığım sertifika işime daha çok yarıyor en azından.

kurslar prestijli üniversiteler tarafından verildiği için yurtdışında baya bi geçerliliği oluyor.
sertifika almak da öyle kolay bir iş değil, gerçekten oturup çalışmanız gerekiyor. her videodan sonra bikaç soruluk quizler, her üniteden sonra da yaklaşık 30 soruluk quizler bulunuyor, geçmek için en az %70 doğru yanıt vermeniz lazım.
yabancı öğrencilerle bikaç soru tartışınca baya havalı hissettiren discuss kısmı da var :)

ben kursu baya bi uzattığım için ilk yaptığım financial aid başvurum iptal oldu, daha sonra tekrar başvuru yaptığımda yine kabul ettiler. her kursun belli bir süresi var ama deadline ları geçirince de bir şey olmuyor korkmayın.
yapılan başvuruların yüzde 80 ine olumlu cevap veriyorlar ve 15 gün içerisinde mailinize sonucu geliyor.

kişisel ve mesleki anlamda gelişim için faydalı bir platform.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insan da olsa hayvan da olsa minicik bir yavrunun ihtiyaçlarını karşılamak göründüğünden daha zordur. doğurmak, emzirmek, hiçbir karşılık beklemeden büyütmek bunlar kutsal şeyler.

doğurup sokağa atan da var 2 günlük bebekleri öldüren de var. bu yüzden her kadının harcı olduğunu sanmıyorum. herkes anne olamıyor maalesef.
devamını gör...

kafa dengi arkadaş bulmak kadar, kafa dengi olan arkadaşla aynı samimiyeti sürdürmek bile zorlaştı maalesef. lise, üniversite ve meslek yaşamında edindiğim iyi dostluklar zamana, hayat şartlarına ya da politik ayrışmalara kurban gitti. insan yaşamında yol ayrımları kaçınılmaz: kimi iş/eğitim gibi sosyal ve ekonomik sebeplere; kimi de ciddi ilişki/evlilik gibi kişisel sebeplere dayanıyor. hatta 6 aylığına askere gidersiniz, döndüğünüzde diğerlerinden farklılaşmış hisseder, ayrı düşersiniz. politik ayrışmadan kastım ise sadece a partisi b partisi muhabbetinden ibaret değil. türkiye'de hemen her gün yeni bir gündem patlak veriyor ve derhal yakın çevre ile münazarası yapılıyor. ülkeye dair temel değerlerde uzlaşılsa bile bu sefer (misal söylüyorum) futbol, nükleer santral, baraj, restorasyon, aşı/pcr gibi konularda ayrışma yaşanıyor. şu devirde her birimizi tek tek klonlasalar kopyamızla bile ters düştüğümüz bir konu mutlaka olacaktır. işin en acı tarafı, çok değil 5-10 sene önce -moda deyimle- ayrı mahallelerin mensubu arkadaşlarla orta yolu bulabilirken günümüzde şiddetli bir münakaşaya tutuşmak kaçınılmaz. bu durumun asıl kaynağı hepimizin malumu, fazla irdelemeye lüzum yok.

sanırım en iyisi kendi kendinin kafa dengi olabilmek. başkalarından kaçmak, yalnız kalmak mümkün. fakat insanın kendisiyle didişmesi, geçimsizlik yaşaması korkunç bir durum.
devamını gör...

aileden sonra bir çocuğun yetişmesinde en önemli faktörlerden biri olan öğretmenlere atılan çamurdur. öğretmenlerimin çoğu düşünceleriyle, düşünmeyi öğretmeleriyle yaşamıma anlam katmış bireylerdir. beni iyi kitaplarla tanıştırdılar, iyi düşüncelerden haberdar ettiler, güzel şeyler öğrettiler. yeri geldi ailem oldular, cesaretlendirdiler, arkamda durdular, yol gösterdiler. her öğretmenimin benim için yeri ve önemi başkadır. ayrıca genellemek haksızlıksa niçin genelleyici bir başlık açılıyor anlamış değilim. her meslek grubunda olduğu gibi öğretmenler arasında da görevini iyi yapmayan, mesleğinin gereklerini yerine getirmeyen insanlar vardır ve olacaktır. kimi insanlar sadece para kazanmak için öğretmen olmayı tercih ediyor, kimisi mesleğinden kimi çocuklardan hiç hoşlanmıyor. yine de her birey için önemi yadsınamaz olan öğretmenlerimizin bu kadar acımasızca eleştirilmesi hoşuma gitmiyor. üstelik hayatımda hiç 7/24 yatan bir öğretmenle karşılaşmadım.
devamını gör...

safinaz :)
devamını gör...

devamını gör...

kıymetli dostlar, sevgili yoldaşlar,

kendi nickaltıma küçücük de olsa bir veda mesajıyla uzaklaşıcam buralardan. hiç de sevmem oysa ki vedaları ama bazen olması gereken bu oluyor, sanırım vakti geldi ayrılığın.

ilk 1000 yazardan biri olmanın gururunu taşırken sözlükten ayrı kalmak beni üzse de bunu yapmak zorundayım. çok güzel arkadaşlar edindim, çok güzel zamanlar geçirdim, çok keyf aldım ben “kafa sözlük”ten.

ilk yazarlık deneyimimin olduğu benim için özel olan bu platformdan istemeyerek de olsa gidiyorum.

sözlüğe dair bir şikayetim yok. biz herşeyiyle kocaman bir aileyiz burada. herşey dozunda ve kararında olduğu sürece, işler hakaret ve nefret boyutuna olmadıktan sonra herşeyden, her farklı görüşten yazarlarımızın olması bence renk katar.

zaten aynı şeyler sıkıcı değil midir? her gün aynı işi yapmak, hep aynı yemeği yemek vs. kısaca tekdüzelik sıkmaz mı zaten? monotonluk değil midir yoran? o yüzden farklılık lazım. farklılık olsun ki anlamı olsun. kendimizi geliştirebilelim. her açıdan bakmayı öğrenebilelim. ve daha keyifli olmaz mı farklılıkların olması. hepimiz aynı insanlar olsaydık sıkıntıdan patlardık bence.

en başta da kısacık bir veda mesajı yazacam demiştim ama yine uzattım sanırım*

yazdığım tanımlara istinaden bana gerek beğenileriyle gerek de mesajlarıyla destek veren, güzel düşüncelerini ileten tüm yazar arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum efenim.

güzel dostluklar, arkadaşlıklar edindim. hepinize ayrıca bir kez daha teşekkür ediyorum.

ve ayrıca yoldaş benjamin franklin sana da ayrıca çok teşekkür ediyorum. bu platformu oluşturarak böyle kıymetli insanları tanımamı sağladığın için.

bazen hüzünlü bazen mutlu ama hep umutluyduk.

sizleri çok özlücem. kavuşmak mı belki, daha ölmedik*

umutla kalın, sevgiyle kalın, hoş kalın, hoşça kalın.

devamını gör...

hırs, başarıya giden yolda yakıp yıkmaktır. sadece sonuca odaklanıp, at gözlüğü takıp ilerlemektir. azimse her şeye rağmen adilce, başkalarına çelme takmadan, kendinden emin yürüyebilmektir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çizim ve çekim bana ait
devamını gör...

konu ikili ilişkilerse; sevgiden başka bağ kuracak hiçbir mefhum yoktur. çünkü: "sevmek de yetmiyormuş. çok önceden karşılaşacaktık." gibi acı bir gerçek vardır.

değilse; ortak acılar ve hayatlardır...

kur'an'a göreyse; ruhlar grup gruptur. birbirine benzeyenler tanışıp kaynaşır. benzemeyenlerse ayrışır... bu, daha galübelada meydana gelmiş bir husustur...
devamını gör...

öyle bir bildirim yağmuruna tuttu kiii. daha önce bilseydim profilimin üstüne halı atardım. koca gönüllü modumuz bizim. bildirimin ve tebessümün çok, derdin az olsun...
devamını gör...

mark manson
ustalık gerektiren gerektiren kafaya takmama sanatı kitabı, kişisel gelişim ve aynı zamanda kendi kendine terapi özelliği taşıyan bir kitaptır. mativasyon konusunda kendini sınırlarını aşma konusunda yetersiz kalan insanlar için yazmış olduğu kitaplardandır.
bulunduğu ülkede büyük yankı uyandırdığı gerçeğini 13 milyondan fazla satması kitaplarının birkaç kez baskı görmesinden ve aynı zamanda new york şehrinin elit ve entelektüel insanları tarafından "best teller" listesinde yer alması batı hayranlığı artan batılı yazarlara olan ilgiyi amerika'lı yazara birlikte getirmiştir.
eleştirmenler tarafından pozitif bir yaklaşım gördüğü gerçeği mark manson'un, negatif duyguları inkar etmenin daha derin negatif duygulara ve duygusal bozukluklara neden olduğunu vurgulaması. insan etrafında yaşanan kötü durumlar, kötü olayları bir bütün olarak ele alıp başa çıkması gerekliliğini savunur.
asıl olan konu bizlerin gündelik yaşamlarında değişik olaylar karşısında bir hayat felsefesi de olan "her negatif etki kendinde pozitifi doğurur."
mantığı ile kişilerin girmiş ve istemeden girilmiş olduğu gündelik yaşam ve yaşanmışlık buhranlıklarına dinsel anlamda
" her şerde bir hayır vardır"mantığıyla tezat oluşturmadığını gözler önüne seriyor
sevgili genç yazar.
uluslararası bağlamda pek çok trend kitap okuyucusun elinde gördüğümüz kitap, okunabilitesi olan ve herkesin hayatına birgün konu olabilecek fikir ve düşünce paylaşımınlarındaki süreçlerinde bağdaşıp muhakeme yetiniz ve yeteneğinizi geliştireceğinden kuşkunuz olmasın.
farklı dijital ortamlardan çevirilerden pdf olarak yükleyebilir, sesli olarak dinleyebilmek şansınada nail olabilirsiniz.
umutsuzluğa kapılan zor günler geçiren okur dostlarımızın yinede kitaplığında yerini alması gerekliliğinin önemsenmesini diliyor. alternatif bir bakışa sahip olan kişisel ataletlerinizi savuşturan bir savaşçılar ve yıpranmışlıklarınızı onaran tedavi eden doktorlar olmanız dileklerimi yine kitaptan alıntıyla sunuyor ve iyi okumalar diliyorum.
"daha iyi bir yaşamın anahtarı daha fazlasına sahip olmaya çabalamak değildir, daha aza önem vermektir , gerçekten doğru ve o anda önemli olana aldırmaktır ."
devamını gör...

bugün de günlük terorist yaftamızı aldık çok şükür.
devamını gör...

kaçıyoruz, ne kovalayanımız var ne yetişmeye çalıştığımız bir yer. üstünüze alınmayabilirsiniz, biraz içsel yergi yapacağım. asla duramadığım bir düşünce eylemi içindeyim. yatıyorum kalkıyorum ancak asla kapanmayan sonsuz hafızası olan bir makine var sanki… sürekli yine sonu olduğu dışında her şeyi planlıyor yapıp yıkıyor imgeleri. senaryolar kuruyor, mevcuttakileri tekrar oynatıyor. yolların haritasını çiziyor yeni yollar ekliyor. arada sıkılıyor da kendinden, başkalarının makinelerini izliyor, öğreniyor. bunca devamlı işi yaparken hem motivasyonu asla bitmiyor hem de kaçamaklar arıyor.

suyu çok severim her anlamda. sesinin ayrı bir güzelliği var. gece yarısı yağan yağmur damlalarının, gündüz deniz kenarında sahile vuran dalgaların ve daha fazlası… hep duru tanıdık bir hissi olur ve dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi dilde konuşursanız konuşun suyun sesi değişmez. işte sanıyorum ki bu sebepten olacaktır ki su sesine çok sığınıyorum. ne demek mi istiyorum? elbette yaptığınız bir şey var, en güzel fikirler duş alırken gelmez mi? icat noktası gibi. üzülerek söylüyorum ki yergim bununla sınırlı kalmıyor. çevreci bir insanım lütfen bir anlığına negatif düşüncelerinizi kaybedin. el yıkamak, bulaşıklarla uğraşmak gibi basit, monoton meşgalelerde düşünüyorum en çok. dalıp gidiyor ve hayattan kaçarken minik uyuşturucu seslere tutunuyorum. ama bizim makine durmuyor tabi en verimli dakikalarını yaşıyor. çok büyük bir tezatlık yok mudur bu durumda hem kaçış hem durma noktası… kaçma eylemi daha ağır gibi, düşününce ve yergiye dönüşünün ana sebebi de bu olsa gerek. bu yalnızca içsel bir yergi olmaktan çıkıyor bu durumda, hepimizin yetişmekte olduğu bir kaçış noktası var. sürekli bir şeylerden kaçmaya çalışıyor, bitmeleri için dakikalar sayıyoruz. çalıştığınız işi, gittiğiniz okulu, belki gündelik bir işinizi düşünün. yakın geçmişte yaşadığınız herhangi zaman donduran eylem. sürekli saate bakmaz mıyız? zaman geçse de bitirsek. tamamlama isteği… halbuki neye yetişmeye çalışıyorsak. bir sıkıcı görevi bitiriyor bir sonrakiyle hayatımızı sömürmeye devam ediyoruz. zaman geçiyor görevler tekrar ediyor ve biz sürekli kaçıyoruz. bir yere yetişeceğimiz de yok anladığım kadarıyla, akıntıda suyla sürükleniyoruz. akışın devamı için karşı konulamaz bir bacak çırpışı. anlamsız bir çırpış, akıntı zaten bizi götürecek. tamam bunca konuştuk, sizi de okurken bitirme (kaçma) isteği ile doldurmuş olabilirim. uzun lafın kısası bazen başınızı suya yaslayıp akıntıyı hissetmek, çevreye duyarlanmak, güzellik ve doğallığın tadını çıkarmalı. çok düşünmeden akışa kapılmalı. e böyle olunca doğru bir yol ya da yöntem benim nezdimde henüz yok. bulamadığımdan karalamaya yermeye geldim. iyi akışlar dilerim!
devamını gör...

arkadaş olmak istediğimiz kişinin montunun üstüne kendi montumuzu asarak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim