insanın zoruna giden şeyler
benden esirgenen sevginin başkasına gani gani verildiğini görmek.
devamını gör...
uyuşturucu kullanan genci kınamak yerine ona ulaşmak gerek
niye ulaşıyoruz ki torbacı mıyız biz?
sonra da bunlar torbacı diye yaftalayın.
sonra da bunlar torbacı diye yaftalayın.
devamını gör...
aşık olunan kişi reddederse alınacak pozisyon
bozulduğunu çaktırma, şaka yaptım ayağına yat, yalandan gül. ağlamanı eve kadar sakla.
evde, slowtürk radyosunu aç, hep ağlayacak şarkılar çalar orda. yorulana kadar ağla. sonra da uyu. sabaha şiş gözlerle ama biraz rahatlamış uyanırsın.
unutana kadar bunu tekrarla.
bir hafta sonra olanlara gülersin.
o seni reddettiğine yansın. taş gibisin maşallah. önündeki maçlara bak.
evde, slowtürk radyosunu aç, hep ağlayacak şarkılar çalar orda. yorulana kadar ağla. sonra da uyu. sabaha şiş gözlerle ama biraz rahatlamış uyanırsın.
unutana kadar bunu tekrarla.
bir hafta sonra olanlara gülersin.
o seni reddettiğine yansın. taş gibisin maşallah. önündeki maçlara bak.
devamını gör...
8 mart dünya emekçi kadınlar günü
8 mart 1857 tarihinde abd'nin new york kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi.
26 - 27 ağustos 1910 tarihinde danimarka'nın kopenhag kentinde 2. enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (uluslararası sosyalist kadınlar konferansı) almanya sosyal demokrat partisi önderlerinden clara zetkin, 8 mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 mart'ın "ınternationaler frauentag" (ınternational women's day - dünya kadınlar günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
tarihin 8 mart olarak saptanışı 1921'de moskova'da gerçekleştirilen 3. uluslararası kadınlar konferansı'nda (3. enternasyonal komünist partiler toplantısı) gerçekleşti. adı da "dünya emekçi kadınlar günü" olarak belirlendi. buradan
26 - 27 ağustos 1910 tarihinde danimarka'nın kopenhag kentinde 2. enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (uluslararası sosyalist kadınlar konferansı) almanya sosyal demokrat partisi önderlerinden clara zetkin, 8 mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 mart'ın "ınternationaler frauentag" (ınternational women's day - dünya kadınlar günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
tarihin 8 mart olarak saptanışı 1921'de moskova'da gerçekleştirilen 3. uluslararası kadınlar konferansı'nda (3. enternasyonal komünist partiler toplantısı) gerçekleşti. adı da "dünya emekçi kadınlar günü" olarak belirlendi. buradan
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
acil durumlarda mutlaka haberdar etmemiz gereken yazarımız. çekilin ben geldim edasıyla ortama giriş yapabilir her an..keyifle yazdıklarını okuyoruz..
devamını gör...
seksli başlıklarda oy vermemek
beğenirsem oylarım, eğer o kişi mesaj kutuma gelip saçmalarsa da basarım engeli hiç acımam. misal durumumuz yoktu sevisemedik nikli yazarı oylardım arada lakin hiç terbiyesizlik yapmadı. böyle insanları oylarım kardeşim kimse kusura bakmasın.
devamını gör...
çocukların yetişkinlerden daha iyi yaptığı şeyler
vicdanlı olmak değildir. çocuklarda bu kavram gelişmemiştir, siz hiç mi küçükken akranlarınız tarafından zorbalığa uğramadığınız yahu? * çoğu çocuk fırsat bulduğu an zorbalık yapar ne yazık ki.
ve bence iyi oldukları şey hayal kurmaktır. çünkü tüm hayatı çocuğun önündedir, ciddi pişmanlıkları yoktur. daha ergenliği, yetişkinliği hakkında ciddi kararlar almak zorunda kalmamıştır. o yüzden hayal gücünü kullanarak kendilerine çok güzel bir gelecek hayal edebilirler.
ve bence iyi oldukları şey hayal kurmaktır. çünkü tüm hayatı çocuğun önündedir, ciddi pişmanlıkları yoktur. daha ergenliği, yetişkinliği hakkında ciddi kararlar almak zorunda kalmamıştır. o yüzden hayal gücünü kullanarak kendilerine çok güzel bir gelecek hayal edebilirler.
devamını gör...
kız kıza mesajlaşmak
en tatlı kız aktivitelerinden.
şöle bir sıralama öneriyorum:
1-en önce tatlı bir kız arkadaş edinilir,
a-çok öncelerden beri görüşülen bir kız olabilir,
b-yeni tanışılan ama çok ortak nokta bulunan bir arkadaş olabilir,
2-edinilen arkadaşın en kızdığı-en sevdiği insan öğrenilir,
3-edinilen arkadaşa en kızılan-en sevilen arkadaş söylenir,
4-gerekli dedikodu alt yapısı kurulur,
5-psikolojiye göre, kızılan arkadaş gömülür veya sevilen arkadaş hakkında kaynatılır ya da indirimlerden bahsedilir,
5-yazışmanın kesmediği yerde iletişime konuşarak devam edilir.
hadi, size-bize iyi yazışmalar.
şöle bir sıralama öneriyorum:
1-en önce tatlı bir kız arkadaş edinilir,
a-çok öncelerden beri görüşülen bir kız olabilir,
b-yeni tanışılan ama çok ortak nokta bulunan bir arkadaş olabilir,
2-edinilen arkadaşın en kızdığı-en sevdiği insan öğrenilir,
3-edinilen arkadaşa en kızılan-en sevilen arkadaş söylenir,
4-gerekli dedikodu alt yapısı kurulur,
5-psikolojiye göre, kızılan arkadaş gömülür veya sevilen arkadaş hakkında kaynatılır ya da indirimlerden bahsedilir,
5-yazışmanın kesmediği yerde iletişime konuşarak devam edilir.
hadi, size-bize iyi yazışmalar.
devamını gör...
irfan can kahveci
galatasaray'ın bitirmeye yaklaştığı yerli yıldız. fatih terim stadın da başakşehir yetkilileri ile yapılan görüşme olumlu geçmiş irfan galatasaray'a yakın gibi duruyor. şimdi kaldı geriye iyi bir regista.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
siyaset demek aynı zamanda da ahlak demektir. siyasetimizde ahlak arıyorsak ve bunun yanıtı "hayır" ise, toplumun başka kesimlerinde de ahlak arayamayız. yönetim de, eğitim de, adalet de, velhasıl her şey ahlak içermelidir.
devamını gör...
laf olsun torba dolsun diye başlık açıp tanım girmek
özellikle bugün baya bi örneğini görmüş bulunmaktayım.
ayrıca artık yok 800 tanım yok hediye kitap minvalinde başlık açmaktan vazgeçelim canım yazar kardeşlerim, sözlük bu tanımdan geçilmiyor çünkü.
ayrıca artık yok 800 tanım yok hediye kitap minvalinde başlık açmaktan vazgeçelim canım yazar kardeşlerim, sözlük bu tanımdan geçilmiyor çünkü.
devamını gör...
sabah kedi olarak uyanılsa yapılacak ilk şey
bizim bahçadaki çomara bi' pati atardım hem de tırnaklısından. az tırnaklarını geçirmedi şerefsiz, çok affedersiniz.
devamını gör...
tutankamonun laneti
bilgi dolu tanımlar giren ve artılarını esirgemeyen yazar büyüğümdür kendileri.
takipteyiz efendim.
takipteyiz efendim.
devamını gör...
babe i'm gonna leave you
led zeppelin'in led zeppelin albümünün 2. şarkısıdır. sevilen insandan vazgeçmeye çalıştığımız o çaresiz halimizi anlatır robert plant bu şarkıda. başlarda kendinden emindir, bırakacaktır artık onun peşini ve gidecektir buralardan. yaz gelince bırakacaktır, kesin bırakacaktır. ama şarkı ilerledikçe bu eminlik kendini karamsarlığa ve sonunda teslim oluşa bırakır. onu asla bırakamayacaktır.
birçok led zeppelin fanı tarafından bilinmeyen efsane mi efsane bir canlı performansı da vardır. led zeppelin'in daha ilk zamanlarında 1. albümün çıkışından kısa bir süre sonra daha robert plant 20 yaşındayken ve uyuşturucu, alkol ve stres gibi etkenlerden dolayı sesi tam kıvamında ve gencecik bir delikanlıyken o güçlü sesiyle söyler bu şarkıyı. bonzo (bkz: john bonham), jimmy page ve tabii ki john paul jones da inanılmazdır burada ama robert plant'in bu performansı bence verilebilecek en iyi canlı performanstır. gençliğin verdiği tecrübesizlikle detone olduğunda bir bakışı vardır ki en iyilerin bile hata yapabileceğini ve bunun normal olduğuna kanıt niteliğindedir.
işte o anlar
2:59 detone oluşu
3:12'yi de her duyduğumda iptal oluyorum zaten, bir insanın sesi nasıl bu kadar güçlü olabilir?
birçok led zeppelin fanı tarafından bilinmeyen efsane mi efsane bir canlı performansı da vardır. led zeppelin'in daha ilk zamanlarında 1. albümün çıkışından kısa bir süre sonra daha robert plant 20 yaşındayken ve uyuşturucu, alkol ve stres gibi etkenlerden dolayı sesi tam kıvamında ve gencecik bir delikanlıyken o güçlü sesiyle söyler bu şarkıyı. bonzo (bkz: john bonham), jimmy page ve tabii ki john paul jones da inanılmazdır burada ama robert plant'in bu performansı bence verilebilecek en iyi canlı performanstır. gençliğin verdiği tecrübesizlikle detone olduğunda bir bakışı vardır ki en iyilerin bile hata yapabileceğini ve bunun normal olduğuna kanıt niteliğindedir.
işte o anlar
2:59 detone oluşu
3:12'yi de her duyduğumda iptal oluyorum zaten, bir insanın sesi nasıl bu kadar güçlü olabilir?
devamını gör...
her şeyi kafaya takan kişilerin ortak özellikleri
(bkz: kronik depresyon)
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
cem adrian - kül.
devamını gör...
renklerin yazarlar için anlamı
bana göre mavi güzel olan her şeyi temsil eder. umudun, özgürlüğün ve sonsuzluğun rengidir. hâlâ gökyüzünü ve denizi izlerken mutlu hissediyorsanız umudunuz bitmemiş demektir.
mavi tedavi edicidir.
mavi tedavi edicidir.
devamını gör...
nadire kabinesi
rönesans döneminde avrupa'da yaygınlaşan, modern müzelerin temeli olarak kabul edilen koleksiyonlar. italya'da studiolo, fransa'da cabinet de curiosités, almanya'da kunstkammern** olarak biliniyor.
15. yüzyılda dünyada yeni yerlerin keşfedilmesiyle buralardan getirilen çeşitli objeler koleksiyonlara alınmaya başlandı. küçüklü büyüklü bir çok objenin bulunduğu kabinelerde elde edilen heykellerden, madalyalardan kurutulmuş bitkilere, pusula ve saatlerden çeşitli cüce ve canavarlara kadar ne kadar garip, ilginç, dikkat çeken şey varsa koleksiyonerler tarafından toplanıyordu. toplanan tüm objeler onlara özel ayrılmış olan geniş salonlarda ya da çekmecelerde, raflarda ve vitrinlerde sergileniyordu. aşağıdaki görseldeki gibi.
domenico remps - cabinet of curiosities (c. 1690)
bu koleksiyonların belli kategorileri vardı. bunların en bilinenleri naturalia* artificalia* scientifica* mirabilia* bibliotheca* ve exotica*.
peki kimdi bu koleksiyonerler? aristokrat ve burjuva kesiminden çeşitli gruplar, sanatçılar, şairler, rahipler, eczacılar ama özellikle imparatorlar ve hanedanlar topladıkları eşyalarla kendi nadireler kabinesini kuruyordu.
17. yüzyıla doğru avrupa'da popüler hale gelmiş kabineler imparatorlar tarafından güç gösterisi için kullanılıyordu. her imparatorluğun bir nadireler salonu bulunurdu. halil edhem'e göre topkapı hazineleri de nadireler kabinesine dahildir. topkapı'daki koleksiyonlarda 1530'larda venedik tarafından hediye edilen bir ''unicorn'' varmış mesela. ilginç.
johan zoffany - tribuna of the uffizi (1772-77)
belli kategorileri olsa da nadire kabinelerinde tasnif sistemi ve sistematik bir düzen yoktu. yukarıdaki tablodaki mekan uffizi galerisi, gördüğümüz üzere her yer her yerde. belli bir düzen yok modern müzelerdeki gibi. göze çok hoş geliyor ama.*
koleksiyon tamamen sahibinin zevkine göreydi ve herkes göremezdi, özel koleksiyonlar sonuçta. bu sebeple kabineler içinde barındırdıklarıyla sahibini, onun dünyaya bakış açısını ve özellikle gücünü de temsil ediyordu. imparatorların nadireleri ali artun'a göre ''hükümranların dünya üzerindeki egemenliklerini canlandırdıkları mikrokozmosları'' idi. imparatorların kendilerine özgü hayal mekanlarıydı. hayat imparatora güzel tabi.*
nadire kabineleri 19. yüzyılda açılan ilk müzelerin koleksiyonlarını oluşturdular. bizde de aynı dönemde müzeleşmenin öncüleri osman hamdi bey ve halil edhem olmuştur.
kaynaklar:
ali artun, “nadire kabineleri”, müze ve modernlik: tarih sahneleri–sanat müzeleri l, s. 25-43
kaynak 2 kaynak 3 kaynak 4
15. yüzyılda dünyada yeni yerlerin keşfedilmesiyle buralardan getirilen çeşitli objeler koleksiyonlara alınmaya başlandı. küçüklü büyüklü bir çok objenin bulunduğu kabinelerde elde edilen heykellerden, madalyalardan kurutulmuş bitkilere, pusula ve saatlerden çeşitli cüce ve canavarlara kadar ne kadar garip, ilginç, dikkat çeken şey varsa koleksiyonerler tarafından toplanıyordu. toplanan tüm objeler onlara özel ayrılmış olan geniş salonlarda ya da çekmecelerde, raflarda ve vitrinlerde sergileniyordu. aşağıdaki görseldeki gibi.
domenico remps - cabinet of curiosities (c. 1690)bu koleksiyonların belli kategorileri vardı. bunların en bilinenleri naturalia* artificalia* scientifica* mirabilia* bibliotheca* ve exotica*.
peki kimdi bu koleksiyonerler? aristokrat ve burjuva kesiminden çeşitli gruplar, sanatçılar, şairler, rahipler, eczacılar ama özellikle imparatorlar ve hanedanlar topladıkları eşyalarla kendi nadireler kabinesini kuruyordu.
17. yüzyıla doğru avrupa'da popüler hale gelmiş kabineler imparatorlar tarafından güç gösterisi için kullanılıyordu. her imparatorluğun bir nadireler salonu bulunurdu. halil edhem'e göre topkapı hazineleri de nadireler kabinesine dahildir. topkapı'daki koleksiyonlarda 1530'larda venedik tarafından hediye edilen bir ''unicorn'' varmış mesela. ilginç.
johan zoffany - tribuna of the uffizi (1772-77)belli kategorileri olsa da nadire kabinelerinde tasnif sistemi ve sistematik bir düzen yoktu. yukarıdaki tablodaki mekan uffizi galerisi, gördüğümüz üzere her yer her yerde. belli bir düzen yok modern müzelerdeki gibi. göze çok hoş geliyor ama.*
koleksiyon tamamen sahibinin zevkine göreydi ve herkes göremezdi, özel koleksiyonlar sonuçta. bu sebeple kabineler içinde barındırdıklarıyla sahibini, onun dünyaya bakış açısını ve özellikle gücünü de temsil ediyordu. imparatorların nadireleri ali artun'a göre ''hükümranların dünya üzerindeki egemenliklerini canlandırdıkları mikrokozmosları'' idi. imparatorların kendilerine özgü hayal mekanlarıydı. hayat imparatora güzel tabi.*
nadire kabineleri 19. yüzyılda açılan ilk müzelerin koleksiyonlarını oluşturdular. bizde de aynı dönemde müzeleşmenin öncüleri osman hamdi bey ve halil edhem olmuştur.
kaynaklar:
ali artun, “nadire kabineleri”, müze ve modernlik: tarih sahneleri–sanat müzeleri l, s. 25-43
kaynak 2 kaynak 3 kaynak 4
devamını gör...

