ikisini birbirine ayarlayarak işin içinden çıkılabilecek ikilem.

derdini sevmek için buton da yaptırılabilir tabii, o da olumlu.
devamını gör...

güvenmek salaklıktır. anlık trade için deneyenleri kar marjından dolayı anlayabiliyorum ama tüm varlığının %50'sinden fazlasını buraya yatırmak ahmaklıktır. risk ne kadar yüksekse kar almakta o kadar yüksek olur genelde ama bu risk bir kaç günlük ve saatten fazlası kusura bakmayın aptallıktır. henüz ülkelerde denetimi dahi olmayan aracı kurumlara güvenerek paranızı yatırıyorsunuz sonra millet bizi dolandırdı diyorsunuz.
devamını gör...

scorsese dedemin son filmidir.
çıktığı günden beri 3 kere izleyen birisi olarak çok ama çok sevdiğim bir filmdir.
üç efsane oyuncuyu izlemek paha biçilemez bir his büyük bir sevinç.
müzikler kurgu senaryo hepsi çok güzeldi.
--! spoiler !--

ayrıca son sahnede al pacinonun tek güvendiği insan tarafından arkası dönükken öldürülmesi içimi cız etmiştir.

--! spoiler !--
devamını gör...

haliç kongre merkezi'nde düzenlenen, ekonomi reformları tanıtım toplantısı'nda yapmış olduğu açıklamadır. saray'ın günlük gideri 10 milyon tl'yi bulurken ne desek anlamsız olacak bir açıklama.

buradan
devamını gör...

artık çok geç yalvarma,
dönüş yok o yıllara.
yanlış zaman, yanlış mekan.
devamını gör...

insani guzellestiren ne varsa onu yaymak mesela...sahi bundan guzel amac mi olur yasamak icin? bir omurluk sebeptir hem, insan hayatinin her donemine hitap edebilir de genclige, yetiskinlige, yasliliga. dolu dolu yasama hissi verir insana, umutlari yesertir, kalbi genc tutar, iyi niyeti kalici kilar. kendini de etrafini ciceklendirmesine olanak saglar...
devamını gör...

insan merak ediyor. cidden bu düşünceler, fikirler kimden diye. varsa doğru düzgün bir profiliniz koyun gitsin. yoksa da koyun.
devamını gör...

her şeyin başlangıcını merak eden insan sorusu. çok güzel örnekler vermiş. örneğin pek çok dindarın koz olarak kullandığı "mükemmel tasarım" konusunda, doğada bütün canlıların birbirini yemek ya da düşmanlık sebebiyle öldürmesi gerçeği var. eğer doğa kendi başına mükemmel ise, tanrı neden her şeyin barış içinde yaşadığı bir dünya yaratmamıştır? mesela herkes fotosentez yapabilirdi, ya da minerallerle beslenebilirdi. ama hayır. nereye baksak, şartlara uyum sağlamış, bulunduğu ortam gereği hayatta kalabilmek için çevresindeki şeyleri tüketen, yok eden varlıklar var.

yani bir mükemmellik aranıyorsa bu gezegende aranmamalı. bilmem kaçbin yıl önce bir uzaylının kurduğu deney ortamı olamaz mıyız? bence mümkün. zira bizim güneşimizden milyon kat daha büyük yıldızlar var. ışıktan daha hızlı hareket eden galaksiler bile var. evrende aklımızın alamayacağı şeyler oluyor ve biz henüz güneş sisteminin dışına çıkamadık. bırak onu, uzayda ay hariç başka bir nesneye bile ayak basamadık. kardaşhev ölçeğinde tip-1 medeniyet bile değiliz. hala birbirimizi çıkar için öldüren ilkel varlıklarız. oyuncaklarımız modern bile olsa kafa olarak çok gerideyiz.

kısaca, bu soruya vereceğimiz cevabı, henüz 1. sınıfa başlamış çocuğun diferansiyel denklemler hakkında verdiği bir yanıta benzetiyorum. çok yolumuz var, çok.
devamını gör...

zeki müren-bir gülü sevdim.
devamını gör...

keşke her şey daha farklı olsaydı.
devamını gör...

günümüzden yaklaşık 160.000 yıl önce afrika'da yaşamış olan atalarımızdır.
avlanma konusunda neandertallerden farklı bir yol izlemişlerdir.
neandertaller güçlü kollarıyla mizrağı avının gövdesine çivi çakar gibi saplıyordu , homo sapienslerse genellikle uzaktan ok yardımıyla avlanırdı.
devamını gör...

genellikle iş görüşmelerinde sorulan gıcık soru.

(bkz: işkur önü)
devamını gör...

günaydın dostlar.
devamını gör...

aynı türden bireyi yeme eylemidir. hayvanlarda da görülmekle birlikte insanlarda da görülmektedir. hayvanlarınki gıda eksikliği gibi elzem durumlarda görülse de insanlar için bu durum çoğunlukla farklıdır.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).

bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.

seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.

kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).

kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
devamını gör...

mobildeki stabilizasyonuyla ciddi dusundugum, desktop kullanimda arayuzu degisince sacma sapan bir hal alan canimin ici muzik uygulamasi.

kullanimi cesitlendirecegiz, cafcafli gosterecegiz, bak cogzel olacak hehehe diye diye sadelikten ne kadar uzaklasilirsa o kadar boktanlasiliyor, bunu markalarin anlamasi gerekiyor artik ama ya.

mis gibiydi mis, geri cekin guncellemeyi saaad.*
devamını gör...

puro silindir şeklinde sarılmış tütün yapraklarından oluşan bir üründür. ortasında, içinde tütün parçaçıkları bulunan bir tutucu yaprak ve bunun etrafında spiral şeklinde sarılmış sarıcı yaprak bulunur. puronun en pahalı kısmını oluşturan bu sarıcı yaprak sağlam, esnek ve yumuşak bir yapıda olmalı, güzel bir aromaya ve düzenli yanmayı sağlayacak yanıcı özelliğe sahip olmalıdır. daha çok küba, dominik cumhuriyeti gibi ülkelerin bulunduğu iklim kuşağında yetişen, fermente edilmiş tütünlerin elde veya makinede sarılmasıyla yapılan bir mamüldür. puro sözcüğü türkçe’ye ispanyolcadan geçmiştir. bu dile de latince “pürus” (saf temiz katkısız) sözcüğünden girmiştir. burada “saf tütünden yapılmış” anlamında kullanılmıştır. puro sözcüğüne ilk kez tdk sözlüğünün 1955 yılındaki baskısında rastlanmıştır.

puro, son dönemlerde oldukça yüksek miktarda abd, brezilya, dominik cumhuriyeti, endonezya, honduras, kamerun, küba, meksika ve nikaragua gibi ülkelerde üretilmektedir.
küba’da üretilen purolar, dünya çapında en iyi purolar olarak nitelendirilseler de birçok uzman honduras ve nikaragua purolarının küba purolarına rakip olduğundan bahsetmektedir.
devamını gör...

şöyle 10-15 gün kafa dinlemek için, internetten uzak ağacın kuşun böceğin içinde paso kitap okumayı düşünerek geldiğim anneannemin evinde bugün ikinci günüm ve 150 kilo kırmızı biber temizledik salça yapmak için, şu an hiç iyi değilim. benim annem neden adanalı arkadaşlar ya imdat.
devamını gör...

pandemi sebebiyle üzerine konuşulmaya başlasa da yeterince bilinmeyen ve hakettiği değeri görmeyen bölümümdür. tıbbın mutfağı olarak da tanımlanabilir. birçok hastalığın mekanizmasının tanımlanmasını, moleküler düzeyde incelenmesini ve ilaç ya da alternatif tedavilerinin geliştirilmesini biyologlara borçluyuz halbuki.
devamını gör...

gurur duymuyoruz da sağlıklı olduğumuzu düşünüyoruz.
ayrıca kirli kanı değil rahim duvarını kanla döküyoruz. yanlış bilgilendirmeyin insanları.


kadın üreme hücresi olan yumurtanın, yumurtalık rezervinde olgunlaşmasıyla birlikte rahmin iç dokusu da kalınlaşmaya başlar. döllenmenin olmaması durumunda kalınlaşan doku, dökülür ve bir miktar kanla birlikte vajinal yoldan vücut dışına atılır. 


morumsugibi'nin #178056 tanımını okuyabilirsiniz.

edit: ekleme.
devamını gör...

bakirim diye dolaşan erkekler genelde topluma faydası olmayan, kendisiyle bile barışık olmaktan uzak sürekli agresif ve kavgacı tipler olur genelde.

bakirliği kafasına takan kadın eğer müslümansa özgüvensiz veya zayıf değildir. çocuklarının babasınım zinadan uzak durmuş saf temiz namuslu bir kişi olmasını istemektedir.

lokal anestezi ile 10 dakika süren bir dikiş nakış işlemi ile yeniden doğan türk erkeği bu fikri çok sever. rahatlıkla gerine gerine anlatır ben bakirim diye. karşısındaki kadın da bakire değildir ama kimin umrunda. kendimizi kandırarak yaşamlarımıza devam etmek genetiğimizde var ne de olsa.

misal ben asla yapmam, geniş olan yapabilir.

benim kesinlikle tercih etmediğim evliliktir. bakir olmayan erkekle sevişirsin, evlenmezsin.

allah muhafaza evlenirseniz ortamlarda dalga konusu olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim