kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

cladophora topu, yosun topu veya göl topu olarak da bilinir. bir yeşil alg türünün (aegagropila linnaei) kadifemsi bir görünüme kavuşarak büyük toplar halinde büyümüş görüntüsüne verilen addır. japonya, kuzey avrupa ve izlanda'daki göl ve nehirlerde bulunur.

3 şekilde büyüyebilir: kayalarda büyüme, serbest yüzen filametler halinde veya top şeklinde. kayalardaki versiyonları genel anlamda kayaların gölgeli yüzlerinde büyür. serbest yüzen filamentler, küçük ve tutturulmamış lif kümeleri şeklinde çamurlu göl dibinde halı oluşturur. büyük topların ise çekirdekleri yoktur.

ekolojisi; düşük ışık koşullarına, rüzgarın neden olduğu akımlara göre değişkenlik gösterebilir. çoğunlukla kalsiyum açısından zengin ortamları tercih eder. ancak popülasyonu hızla azalmaktadır.

japonya'da ainu halkı her ekim ayında akan gölü'nde 3 günlük bir marimo festivali düzenler. marimonun sahiplerine şans ve aşk getirdiğine inanılır.



kaynakça
devamını gör...

katılıyorum ben de keşke sokaklarda hiç köpek olmasa. keşke hiç bir köpek soğukta sokaklarda kalmak zorunda olmasa, açlıktan ve bakımsızlıktan ölmese. haydi o zaman el ele verelim sokaklarımızı köpeklerden temizleyelim. her yazar bir köpek sahiplense bu iş tamamdır. ya da evde bakamam diyorsanız sokakta bakıma muhtaç köpekleri toplayıp imkansızlıklar içinde onları tedavi edip, onlara yuva olan dernekler var. bu gruplara 5, 10 demeden destek olabilir ya da bir köpeğin aylık ihtiyaçlarını üstlenebilirsiniz. bu gruplardan birkaçı; silivricanları, encander, kurtaranev, puppycity canlarıntutkusu, sohayko...
devamını gör...

artık kimsenin kimseye aşık olmadığını fark ederek açtığım başlık.
herkes eski aşkına dönerse piyasanın canlanacağını düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
istanbul arkeoloji müzesi bahçesinde sıradan bir gün.
devamını gör...

maalesef içinde bulunamadığım yazar grubudur. bir türlü bırakamıyorum sosyal medyayı ama eskiye nazaran oldukça azalttım, buna da şükür.
devamını gör...

türk-italyan ses sanatçısı. kendisi 50 yaşında olmasına rağmen benim gibi bir çok yağız delikanlının dikkatini çekiyor ama biz onu şarkıları için sevdik.
duvar
devamını gör...

dünya üzerindeki en tatlı kel soliste sahip, şarkılarıyla kişiye tokat atan çok güzel bir türk rock grubudur.

yıllar evvel çıkardıkları belki üstümüzden bir kuş geçer isimli şarkıyı 2020 yılında bile dinlemekteyim. resmen şarkı devir devir anlam kazanıyor.
devamını gör...

pandemi döneminde bir çok bireyin edindiği alışkanlık.
devamını gör...

2 metrekarelik bir film için yapılan bir fâciâ. aynısı susuz yaz filminde de olmuştur. tüfekle vurularak öldürülen köpek ve akabinde ödül alan filmler!
devamını gör...

saçlarımın oldukça kısa ve kıvırcık olması sebebiyle lahana bebeklere benzediğim söylenir. uzun süreler boyunca saçlarımı hep uzun kullandım. yine kafama estiği bir gün gecenin saat 3'ü. banyoda makası gördüm, aynada kendimle bakıştım ve hiç düşünmeden gögüslerime kadar olan saçlarımı kısacık kestim. tam 1 yıldır da bu şekilde kullanıyorum. saçlarım şu an tam olarak profil fotografimda olduğu gibi. kısa saç yakışana büyük rahatlıktir dostlar-bana yakışıp yakışmadığı tartışılır tabii-
devamını gör...

musevilik ve hristiyanlığa göre adem'in ilk eşi. belli mecralara göre ilk feminist, bazılarına göre ise kadın iblis.

efsanelere göre:

lilith adem'e eş olarak adem ile denk yaratılan yani kilden yaratılmış bir kadın. durum böyle olunca adem lilith ile eşit olmayı gururuna yediremiyor ve lilith'ten sevgisini esirgiyor. lilith de bir sinirle adem ve cenneti terk edip yeryüzüne iblisin yanına gidiyor ve iblisle ilişkiye girip her gün 100'er çocuk doğuruyor. lilith'in terk edişiyle birlikte yalnız kalan adem'e tanrı bu sefer başka bir kadın yaratıyor ama bu sefer aynı hatayı yapmıyor ve adem'in kaburgalarından türetiyor bu kadını. ve işte karşınızda havva.

havva ile adem'in mutlu olduğunu gören lilith yeryüzünde cinnet geçiriyor ve bir gün iblisin kılığına girerek cennete gidiyor. adem ile havva'nın aklını çelerek elma'yı yemelerini sağlıyor. adem ile havva cennetten atılınca lilith de intikam almanın vermiş olduğu hafiflikle yeryüzüne dönüyor.

ama yeryüzünde de adem ile havva'yı rahat bırakmıyor lilith, çocuklarını adem ve havva'nın çocuklarını öldürmeleri için görevlendiriyor. ama tanrı bu duruma müdahale etmek istiyor ve yeryüzüne 3 melek gönderiyor lilith'e de diyor ki "eğer onları rahat bırakmazsan bu melekler de her gün senin bir çocuğunu öldürecek."

lilith kabul etmiyor tabii ve kendisi de çocukları öldürmeye başlıyor bu sefer. erkek çocukları 8, kız çocukları 20 günde öldürüyor.
ve bazı geceler erkeklerin rüyasına girerek onların boşalmasını sağlıyor ve spermlerini çalıp onlardan çocuk doğuruyor.

istiklal marşı ve kapanış
devamını gör...

okuduğum her kitapta yaşıyorum.
devamını gör...

21 gün kuralı.
bir işi hiç ara vermeden 21 gün boyunca yaparsak artık bizim için alışkanlık oluyormuş.
ama ben de hiç atlamadan nasıl 21 gün dayanabileceğimizi bilmiyorum.
devamını gör...

bakınız sözlükte yazıp çizmek ve bir şeylere tepki vermek sadece vicdan rahatlatıcı bir eylemdir. yeri gelir yazarsınız içinizdekileri dökersiniz, yeri gelir yine mi bir ebleh çıkıp ortalığı karıştırmış der, içinizden sin kaf çeker başlıktan çıkar gidersiniz.

zaten bu tarz mecraların temel mantığı budur. bu mecralara özellikle siyasal anlamda olduğundan fazla anlam yüklerseniz hayal kırıklığı yaşamanız kaçınılmaz olur.

kıyasa gittiğiniz mecrada yazanlardan kaç tanesi bu adamı protesto edeceğiz denildiğinde o rahat koltuklarından kalkıp yola düşecek? siz ona bakın derim. sloganlar, süslü kelâmlar ve insanların içindekileri kusup vicdanlarını rahatlatmaları eylemselliğin önündeki en büyük engeldir.

oh bugünde görevimizi yaptık ülkeyi kurtardık daha ne yapalım kafasındaki adamları övüp, kafa sözlüğe yüklenmek haksızlık olur. sözlüğe yüklenilecek mevzular var lakin bu onlardan birisi değil.

örgütlü toplum olmaktan anladığı malum sözlüğe üye olmak olan insanların tepkilerini burada övmenin inanın hikmeti harbiyesi yok.

bakın size bir sır vereyim ülkeyi o malum sözlük kurtarmayacak.

siyaseti ve hak mücadelesini böyle yapılara indirgerseniz gerçeklikle bağınız kopsar. herkes rahat koltuklarında ülke kurtarırken ezilen kitleler daha çok ezilmeye devam edecek. hakkını arayanlar işin gerçeklik tarafında haksızlığa uğramaya devam edecek. yani devran olduğu gibi dönmeye devam edecek.

bu durumların karşısında demokratik ilkeler çerçevesinde, etiniz ile tırnağınız ile fikriyatınız ile durduğunuzda ancak mücadele edebilme kapasitesine sahip olursunuz. klavye ile ancak içinizdekileri döker ertesi günķü ülke kurtarma ritüeline kadar rahat bir uyku çekersiniz o kadar...
devamını gör...

peşin edit: işbu entry ile ilgili gelecek mesajlara cevap verilmeyecektir. cevaplarınızı entynin içinde eğer okursanız, bulacaksınız.

bugün nickaltımda bana yakıştırılan sıfat. daddyler, kızıl nelsonlar böyle böyle meşhur oldu işte. siz bilmezsiniz dutluktu o zaman buralar; sınırsızdı artı oy verme. buraya bunun için ağlayıp, zırlamaya, püü yazıklar olsun size demeye gelmedim. beni gördüğünüz pencereden size kendimi anlatacağım, bunun için buradayım.

söylediğiniz şeye zerre üzülmedim. üzülmem. fikir sizindir, yanlışı doğrusu olmaz. benim gocunduğum şey bunu söyleyenlerin benim tanımlarımdan bi'haber olması. elinize geçen tek veriyle bu sıfatı üstüme yapıştıramazsınız. ha, yapıştıracaksanız altını doldurun, ben de dizimi kırıp oturayım.

kimseye beni oyla, demedim demem. bir kaç yazarla bunun muhabbeti olmuştur, iki el atarsın demişimdir en fazla.*

size seri oy attığımı, oyunu kuralına göre oynadığımı daha önce söylediğim bir entry bırakıyorum ki zaten benim yaptığımı söylemekten çekinmediğimi anlayın. #970423 tanımların çoğu anket başlığı zatenokyyor bana ters değilse artılıyorum. lucifer'i agresif bulur artılamam mesela* eliniz değmişken artılar, favlar geri alınsın istenirse. ama önce okuyun sizde benimkileri.

sayın romalılar, kitap isteyen bir yazarı ki bu yazar tanesi istediklerini alabilir fakat işsiz güçsüz olduğundan, günlük bazı sıkıntılardan sıyrılıp kendine heves edinmiştir bu işi. alın işte küstürdünüz! gidiyorum ben. üğğ

yok be şaka yaptım, gitmiyorum. gitmem de babamın çiftliği gibi istediğim başlığa tanım girerim yoldaş beni uçurana dek.
size çok güzel bir şiirin anısı anlatatacaktım o kaldı sadece.
devamını gör...

ben hatırlıyorum ; çağlar öncesinde denizli'de, deniz vardı.
hatta anfi tiyatronun az ötesinde rıhtım vardı.
pamukkaledeki travertenlerin üstünde oturup, şarap içer, deniz manzarası seyrederdik.
böyle güzel bir deniz başka yerde yok diye konuşurduk.
en güzel deniz burada diyerek için için böbürlenirdik.
bu sebeple bu ilin adını 'denizli' koyduk.
fakaaat...
gel zaman, git zaman alüvyonlarla ve fay hareketleriyle o güzelim deniz bize uzaklaştı.
biz ise hala o güzel günlerin anısına ithafen ; ilimize ; hala ; 'denizli' demeye devam ederiz.
devamını gör...

nedense hiç yadırgamadığım uygulama.
her an başka yerlere de gelebilir. mesela...
devamını gör...

30-40 sene sonra olmayı planladığım.
devamını gör...

en büyük bahaneleri insan doğası gereği tek eşli değildir demektir ki bunu genelde erkekler söyler. öyle mi? tamam o zaman sen aldattığın gibi sevgilin de aldatacak seni. ilginç gerçekten. aldatmayı coolluk sanan 15 yaşındaki bad girl/boylar gibiler ancak aldatmayı güzel bir şey sanar.

aldatmak hayatınız boyunca yapacağınız en büyük şerefsizliklerden biridir.
devamını gör...

bohemian rhapsody
sonsuza kadar doğruyu söylemek mi yoksa sürekli yalan söylemek mi ?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim