naber lan ayrık otu
sevilen arkadaşa yöneltilen hâl hatır cümlesi. ha tabi nefret ettiğinize de söyleyebilirsiniz.
devamını gör...
sarı zeybek
atatürk'ün sevdiği eserler arasında eğil bir bak mor cepkene efem sözlerinin geçtiği türküdür.
devamını gör...
en sevilen balık
oltanın ucuna karpuz kabuğu, ayakkabı, pet şişe vs takılmadığı sürece hepsi olarak cevaplanabilecek balıklardır.
ha bir de babamı saymıyorum.*
ha bir de babamı saymıyorum.*
devamını gör...
çocukluk dönemi sanrıları
cig patatesi elma zannedip, gercek elma yedirmeye calistiklarina beni kandiriyorlar zannediyordum. kirmamak icin annem her gun cig patates yedirmis.
devamını gör...
sevgilisini döverken kayda aldıran çocuk
"medya insanları, insanlar da medyayı yansıtıyor"
t: olayla ilgili söylenebilecek tek söz.
t: olayla ilgili söylenebilecek tek söz.
devamını gör...
yazarların bedava olmasını istediği 3 şey
eğitim, sağlık, yemek
devamını gör...
tanrı'ya sorulacak tek soru
benim hesap ne kadar?
devamını gör...
yalnızlık güzellemesi yapan tip
her yerde karşımıza çıkan kişilerdir. kardeşler ne kadar yalnızlık zaman zaman insana iyi gelse de unutmayın biz insanlar sosyaliz ve birlikte olduğumuz için gelişebiliyoruz. iyi bildiğiniz bir şey varsa paylaşın sosyalleşin toplumun toksik insanlara değil sizin gibilere de ihtiyacı olduğunu bilesiniz.
devamını gör...
dünyanın en mutlu ülkeleri listesi'nde türkiye'nin gerilemesi
malûm kişiler gitmediği sürece bu böyle gerilemeye devam eder zaten.
devamını gör...
türk evlerindeki en gereksiz eşya
vitrin
devamını gör...
ilkay akkaya dinlemek
tanım girmekte zorlanıyorum dedirten bir başlıktır. onun adını bile duymak heyecanlandırıyor beni. o başlı başına çok güzel bir insan ve büyük bir sanatçıdır. onun her haline, sesine, yüreğine aşığım desem yeridir galiba. onu her dinlediğimde, inancımızı umutlarımızı diri tuttuğumuz güneşli günler özlemiyle yanıp tutuştuğumuz anlar gelir yüreğime.
devamını gör...
korku filmlerinde hayatta kalma rehberi
eğer attığınız oyuncak bebek eve geldiğinizde odanızdaysa lütfen ülkeyi terk edin. tek kurtuluş yolunuz bu.
sözlük yazarı (bkz: rastrel) ukdesini doldurmak için el attığım başlıktır.
sözlük yazarı (bkz: rastrel) ukdesini doldurmak için el attığım başlıktır.
devamını gör...
dünyanın en eski yalanı
"ben yemedim, o yedi."
devamını gör...
linç kültürü
''linç'' nedir diye sorsak, mağduriyet hikayesi ile cevap verecek, insanlar.
uzun zaman önce yanlışa yanlış dediğimiz için adımız, ''linç edene'' çıktı. çok insana mesaj yazıp '' kör müsünüz'' demek istedim fakat diyemedim. boş boş yazanlara laf anlatmak zordu fakat kalemine güvendiğim, çok sevdiğim, aklı başında insanlar dahi, yanlışı destekledi. yetmedi, bağzııı mod'lar tarafından çanak tutuldu. radyo programlarında bu konu konuşuldu. neyse, herkesin azıcıkta olsa zamanla utandığını var saymak istiyorum.
üzerinden çok vakit geçti, sakın ama sakın olayları harlayıp önüme sermek gibi bir hamlede bulunmayın, ciddiyetle uyarıyorum. bu konuda ne bir mesaj ne de bir yorum kabul etmiyorum!
sol'da, linç kültürünü görünce aylar önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
ali püsküllüoğlu, linç kelimesini, halktan bir topluluğun, bir suçluyu ya da kendilerine göre suç olan davranışta bulunmuş birini yumruk, taş, sopa gibi araçlarla döve döve öldürmesi olarak tanımlamıştır.
linç kültürü bugünlerde sıklıkla maruz kaldığımız ve şahit olduğumuz tepkiler silsilesidir.
linç kültürü sonucunda her daim mağdur/lar ortaya çıkar.
sürü psikolojisi ile hareket eden ve aklını kesinlikle kullanmamaya and içmiş kitlelerin zaman zaman linç yapan taraf, zaman zaman mağdur olan taraf olarak görmekteyiz.
sağduyulu insanlar* sorgular, düşünür evet evet düşünür ve tartışır. hatta en önemli özellikleri yanlışa yanlış demektir. yanlışa yanlış dememek gibi anlaşılması güç, kibarlık veya daha doğrusu duyar geliştiren insanlar hızla çoğalmaktadır.
empati yapayım derken ya da merhamet göstereyim derken ne yazık ki yapay mağduriyetlerin destekçileri olurlar.
her daim nezaketi ve saygıyı es geçmeden, insanların hata yapabilme paylarını hesaba katarak yaşamak zorundayız. çabamız bu yönde, en azından. kaostan özellikle uzak durmaya özen gösteren bir insan olarak
hayatta her insanın kırmızı çizgisi vardır, her duruma eyvallah çekemeyecek insanlar vardır. bazı yorumlarımız, bazı keskin tepkilerimiz gerçekten en hassas olduğumuz konuların sonucunda dökülür dilimizden.intihalbenim kırmızı çizgim, mesela, üzgünüm.....
aklımız-fikrimiz var, bir insanın izzeti nefsini, kendi egomuz uğruna kırmak gibi bir tutumumuz elbette olmayacak.
türkiye'de, nice linç hikayeleri ve mağduriyet hikayeleri dinleyerek seçimler yapıyoruz, liderler belirliyoruz.
herkese bir kitap tavsiyesinde bulunmak isterim, tanıl bora tarafından yazılmış olan (bkz: türkiye'de linç rejimi) kitabını okuyunuz efendim, okutunuz.
uzun zaman önce yanlışa yanlış dediğimiz için adımız, ''linç edene'' çıktı. çok insana mesaj yazıp '' kör müsünüz'' demek istedim fakat diyemedim. boş boş yazanlara laf anlatmak zordu fakat kalemine güvendiğim, çok sevdiğim, aklı başında insanlar dahi, yanlışı destekledi. yetmedi, bağzııı mod'lar tarafından çanak tutuldu. radyo programlarında bu konu konuşuldu. neyse, herkesin azıcıkta olsa zamanla utandığını var saymak istiyorum.
üzerinden çok vakit geçti, sakın ama sakın olayları harlayıp önüme sermek gibi bir hamlede bulunmayın, ciddiyetle uyarıyorum. bu konuda ne bir mesaj ne de bir yorum kabul etmiyorum!
sol'da, linç kültürünü görünce aylar önce yazdığım yazıyı paylaşmak istedim.
ali püsküllüoğlu, linç kelimesini, halktan bir topluluğun, bir suçluyu ya da kendilerine göre suç olan davranışta bulunmuş birini yumruk, taş, sopa gibi araçlarla döve döve öldürmesi olarak tanımlamıştır.
linç kültürü bugünlerde sıklıkla maruz kaldığımız ve şahit olduğumuz tepkiler silsilesidir.
linç kültürü sonucunda her daim mağdur/lar ortaya çıkar.
sürü psikolojisi ile hareket eden ve aklını kesinlikle kullanmamaya and içmiş kitlelerin zaman zaman linç yapan taraf, zaman zaman mağdur olan taraf olarak görmekteyiz.
sağduyulu insanlar* sorgular, düşünür evet evet düşünür ve tartışır. hatta en önemli özellikleri yanlışa yanlış demektir. yanlışa yanlış dememek gibi anlaşılması güç, kibarlık veya daha doğrusu duyar geliştiren insanlar hızla çoğalmaktadır.
empati yapayım derken ya da merhamet göstereyim derken ne yazık ki yapay mağduriyetlerin destekçileri olurlar.
her daim nezaketi ve saygıyı es geçmeden, insanların hata yapabilme paylarını hesaba katarak yaşamak zorundayız. çabamız bu yönde, en azından. kaostan özellikle uzak durmaya özen gösteren bir insan olarak
hayatta her insanın kırmızı çizgisi vardır, her duruma eyvallah çekemeyecek insanlar vardır. bazı yorumlarımız, bazı keskin tepkilerimiz gerçekten en hassas olduğumuz konuların sonucunda dökülür dilimizden.intihalbenim kırmızı çizgim, mesela, üzgünüm.....
aklımız-fikrimiz var, bir insanın izzeti nefsini, kendi egomuz uğruna kırmak gibi bir tutumumuz elbette olmayacak.
türkiye'de, nice linç hikayeleri ve mağduriyet hikayeleri dinleyerek seçimler yapıyoruz, liderler belirliyoruz.
herkese bir kitap tavsiyesinde bulunmak isterim, tanıl bora tarafından yazılmış olan (bkz: türkiye'de linç rejimi) kitabını okuyunuz efendim, okutunuz.
devamını gör...
fazla ciddiye alınan şeyler
“millet ne der ,ne düşünür”diye fazla ciddiye aldığın gereksiz insanlar zümresi
devamını gör...
girildiğinde rahatsız eden şeyler
insanların dip dibe yolculuk etmek zorunda kaldıkları toplu taşıma araçları ve bunun üzerine eklenen büyükşehir trafiği... :/
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
pikachu’nun elektrik şokuyla devam eden yayın
devamını gör...
endometrioid kistadenokarsinom
endometriozis kaynaklı over tümörlerinden biridir.
endometrium kanseri ile en sık birliktelik gösteren over tümörüdür.
endometrium kanseri ile en sık birliktelik gösteren over tümörüdür.
devamını gör...
kuyucaklı yusuf
ortaokuldayken anneanemlerden eve dönerken tam sonlarına doğru heyecanla arabada fener yakıp bir elimle feneri tutup öbür elimle zar zor okuduğum kitap. tadı hala damağımdadır o gecenin ve o kitabın.
devamını gör...
