sahiplenelim de 1 saat falan sürmüyor mu çaylaklık? ben fark edemem bile.
devamını gör...

kek çırparken malzemelerin oda sıcaklığında olması bir çok kişi tarafından bilinen bir tavsiyedir. buna ek olarak çırpma yönünü değiştirmeden hep aynı yöne doğru çırpmak gerekir. bu şekilde hamuru söndürmemiş olursunuz.

zeytinyağlı yemeklere muhakkak en az 1 tatlı kaşığı şeker eklenir. bunun amacı zeytinyağının asidini dengelemektir. eğer zeytinyağınız kaliteli ve doğru asit oranında ise şeker tadı yemeğinizde baskın olmayacaktır. ancak kalitesiz ya da çok düşük asit oranlı bir yağ ise o durumda yemekte şeker tadını hissedebilirsiniz.

zeytinyağıyla ilgili başka bir ipucu: yüksek asit içerikli yağlar salatalarda kullanılmaya uygun olup pişirme için kullanırsanız istenen sonucu vermeyecektir.

et kavururken ya da ızgara yaparken tuzunu pişmeye yakın ilave etmeniz etlerinizin kurumadan pişmesine yardımcı olacaktır.

dana etinin kısa sürede, kurumadan yumuşacık kavrulmasını istiyorsanız; tencereye aldığınız etin üzerine: her yarım kilo et için 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi ve 1 silme tatlı kaşığı toz şeker ekleyip kapağı kapalı olarak suyunu çekene kadar pişirmenizi öneririm. sonuçta yumuşacık pişmiş etleriniz olacak, sirke ve şeker tadı hissedilmeyecektir.
devamını gör...

keserim; sararan mandalinaları, kuruyan dalları, çok konuşanların dilini! *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

istiklal caddesi, 2013.
fotoğraf : namık toprakçı.
devamını gör...

kitap kulübüne katılıp okuduğumuz kitabı tartışmak
sinemaya gitmek
tiyatroya gitmek
route’a gidip bira içmek
devamını gör...

tanesini elli kuruşa, bir liraya gönülsüzce aldıkları kitapları, müşterisi çıkınca kitapçıdaki etiket fiyatına çok yakın bir fiyattan satmaya çalışan çok sayıda sözde sahaf gördükten sonra inandığım hakikat. gidin yeni kitap alın. çok bozdunuz siz.
devamını gör...

antidiüretik hormonun v1a reseptörüne selektif olan reseptör blokör ajandır.
uygunsuz adh sendromu tedavisinde endikasyonu mevcuttur.
devamını gör...

arkadaşların yazdığı gibi maalesef üreticiler işletmelerini, yem fiyatlarından dolayı yavaş yavaş kapatıyor. bu durumun ilerde geri dönüşlerinin çok ağır olacağı ortada. üreticiden 1 'e alıp 5' e satmak tarım ve hayvancılıkta yaygın bir durum ve artık azalan alım gücüyle, şehre göçler daha da artıyor. doğal kaynakların çok kıymetli olduğu bu dönemde, üreticiyi desteklememek intihardır.
devamını gör...

gündüzüm seninle
gecem seninle
beyhude geçti bu
ömrüm derdinle

aşkını bir sır gibi
senelerdir sakladım
geceleri rüyada
ismini sayıkladım
devamını gör...

bilmiyorum canım daha ne kadar yanabilir?
ya da bilmiyorum içimde ayak basılmamış bir hüzün,
çekilmemiş bir acı kaldı mı?
en dibi gördüm mü?

dıştan normal benim ama içimde sönmeyen bir volkan var gibi,
etrafında dolanıp duruyorum.
patladı patlayacak diye sessizce çekiyorum canımı yakan offf'ları.
gözyaşlarımı arka odalara sakladım,
başka bir şey için ağladığıma ikna etmeye çabalıyorken buluyorum kendimi
olmadık bir anda aslında sana, bize ağlarken.

bütün hüzünlü şarkılar bana yazılmış gibi geliyor,
acı çekmekten hoşlanır gibi döne döne dinliyorum bazılarını,
o ateş çemberinin dışına çıkmak istemiyorum ilginç şekilde,
acımla baş başa yanmak istiyorum içinde.

ben artık bu kadar sevdiğim sen misin?
yoksa ben içimde senden bağımsız sevilecek bir sen yarattım da onu mu seviyorum?
niye seviyorum? neden seviyorum? bilmiyorum.
ve ben öznesi "biz" olmayan bir cümlenin herhangi bir kelimesi olmak istemiyorum artık..*
devamını gör...

ben de buraya yazayım istedim. tanımlarımı okuyan, okurken keyif alan herkese çok teşekkürler.
kırıp incittiğim varsa da özürlerimi bir borç bilirim.
nice 1000 entry'ye.
devamını gör...

kapısına yunan dayansa, "oww enişte sen miydin ya, buyur geç iki lokma atıştır" diyebilecek insanların beyanı. katılmıyoruz tabii ki. tarihi biraz açar okursanız görürsünüz, işgal mi yoksa fetih mi doğru kelime.

o işgal dediğin şey, belçika'nın kongoya yaptığı gibi olur. hollanda'nın surinam'a yaptığı gibi. ha buna sömürmek de diyebiliriz. lakin türkler tarih boyunca fethettikleri hiçbir bölgeyi yahut kıta'yı sömürge haline getirmemişlerdir. aksine yapılaşmaya önem vermiş, dini inançların serbestçe yaşanmasını sağlamış, mümkün olduğunca yağmadan kaçınmışlardır. dil dayatması yapmamışlardır, fethettikleri yerlerin gelişimine katkıda bulunmuşlardır. bugün balkanlara giderseniz osmanlı döneminin eserlerini halen dimdik ayakta görebilirsiniz.
devamını gör...

bir araştırmaya göre; insan mutluluğunun %50'si genlere, %40'ı hayata bakış açısına, %10'u ise dış koşullara bağlıymış.
devamını gör...

ben kıskanç biri değilim.
devamını gör...

bana ondan bi tane lütfen.

t: sporu yaşam felsefesi haline getirmiş, sağlıklı yaşam bilincine sahip akıllı, uslu ve fit sevgilidir.
gece içmeye gidelim diyen sevgiliden kat be kat daha iyidir.
devamını gör...

termometrelerin eksi 21 dereceyi gördüğü, havaya atılan sıcak suyun donup kristalleştiği doğu anadolu kenti.
devamını gör...

şeytan sanıyordum eskiden onları korkuyordum
devamını gör...

çalışanın yerinde olsaydım ben de ona kafa atardım...

savunmam da şu olurdu, ağırıma gitti. kendimi tutamadım. bir anda böyle bir tepki verdim.
ama öyle bir kafa atmak değil. öylesine bir kafa geçirirdim ki, o puştu oturduğu koltuktan 2 saat kaldıramazlardı. gözünü belki hastanede bile açamazdı bir daha...

gençlerimiz kendilerini ezdiriyorlar. sokayım işine de parasına da.. ekerim biçerim yine karnım doyar. bu kölelik ne be abicim!
muharrem'in narin narin konuşmaya kaldığı yerden devam etmesi, fatma şahin'in de hiçbir şey olmamış gibi konuşması...

fatma şahin hanım! sen koskoca yetkileri olan bir insansın. ne yapıyorsunuz muharrem bey! çabuk kendinize gelin ve çalışanınızdan özür dileyin ve bu röportaja da burada son veriyoruz. diye saydırması gerekirdi...

bu herifin işine son verilmesi gerekiyor.
devamını gör...

iskitlerin (bkz: saka) icat edip dünyaya kazandırdığı bir icattır. bu günümüzde de biraz daha farklılaşarak kullanılan atların üzerinde dengede durabilmek için kullandığımız alettir.

bahsettiğim üzengi, savaşçı bir toplumun icat edip diğer toplumlara kazandırdığı çok önemli bir icattır. üzengi deyince aklınıza günümüzdekiler gibi gelmesin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu günümüzde bildiğimiz üzengidir. mantığı atın üzerinde dengede durmayı sağlamaktır.
sakaların üzengisi tam bir savaş icadıydı. bu üzengi ayakları tamamen demirin içine alıyor, savaş esnasında vücudun ağırlığını aşağı çekerek tamamen ata sabitliyordu. at üzerinde savaşırken dengeyi kaybetmemeleri gerekiyordu. ayrıca ok atmaları gerekiyordu. hem ok atıp hemde atı kontrol etmek oldukça zor olmalıydı. işte bu üzengi tamamen ayakları sarıyor, vücudun alt kısmını bir nevi atın bedenine sabitliyordu. bu sayede at üzerinde savaşırken dengeyi kaybetmiyorlardı. hatta bunu size şöyle anlatayım. atın üzerindeyken askerin kellesini uçursalar dahi o bedenin attan düşme imkanı yoktu. bir demirin içine kilitlenmiş iki ayaktan bahsediyorum. alt bedeni ata nasıl sabitlediğini hayal edin. bozkırın kuyumcuları bu icadıyla hiç şüphesiz ki dünya savaş tarihini epeyce etkiledi. savaş teknikleri konusunda diğer milletleri de etkiledi.

hatta iskitlerin üzengisi öyle bir aletti ki, başka milletler bir atın üzerinde sabit kalıp iki eliyle ok atan iskitleri atla bütünleşmiş bir adam olarak hayal etmişler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görselin kaynağı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim