richter fıtığı
bağırsağın antimezenterik duvarının bir bölümünün fıtık kesesinde olduğu özel fıtık türüne verilen isimdir.
devamını gör...
ateist olmak
#420019 bu süperzeka hem böyle bir entry giriyor hem ateistlere sallıyor.
devamını gör...
psikolojik şiddet
her ne kadar küçümsense de oldukça ağır bir şeydir. insanın vücudundaki izler geçer belki ama ruhundakilerin geçmesi çok zor. psikolojik şiddete hepimiz bir yerlerde illa uğruyoruz. bunun adı bazen mobbing oluyor bazen aile baskısı oluyor bazen akran zorbalığı. isim değiştirse de sonuç aynı. bunun önemsenmemesi çok can sıkıcı oysaki çok zarar veren bir şey.
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
empati ve özel alana saygıdır.
devamını gör...
hani iyiler hep kazanırdı
yukarıda bir arkadaşımızın da değindiği gibi, kavram kargaşasından kaynaklanan bir sorgulamadır.
öncelikle, "kazanmak" nedir? birisine kazık atarak cebine bir miktar para atan kişi kazanmış mı olur örneğin? yoksa onurunu, yaşam amacını, benlik bütünlüğünü yitirdiği için asıl kaybeden midir? onur, direngenlik, mertlik, gönül ferahlığı; asıl bunlar değil midir insana kazandığını, mutlu olduğunu hissettiren? spartaküs mü kazandı, onu çarmıha gerenler mi? bunu düşününüz.
ikincisi, "kazanmak" denen şeyi hangi vadede değerlendirmek gerekir? beş bin metre yarışında dört bininci metreyi geride geçen yarışçı kaybetmiş denebilir mi? hadi onu da geçelim, bu yarışı kaybetse bile, yarışçının önünde daha onlarca yarış yok mudur? kazanmak denen şey, illaki girilen her yarışı kazanmak mıdır, yoksa belirlenmiş bir amaca doğru yene yenile ilerlemek midir?
üçüncüsü, "iyi" kimdir? işte bu soruya, epey kaba bir tarzda da olsa, brecht "iyi adama bir iki soru" şiiriyle yanıt vermiştir. bunu da düşününüz.
öncelikle, "kazanmak" nedir? birisine kazık atarak cebine bir miktar para atan kişi kazanmış mı olur örneğin? yoksa onurunu, yaşam amacını, benlik bütünlüğünü yitirdiği için asıl kaybeden midir? onur, direngenlik, mertlik, gönül ferahlığı; asıl bunlar değil midir insana kazandığını, mutlu olduğunu hissettiren? spartaküs mü kazandı, onu çarmıha gerenler mi? bunu düşününüz.
ikincisi, "kazanmak" denen şeyi hangi vadede değerlendirmek gerekir? beş bin metre yarışında dört bininci metreyi geride geçen yarışçı kaybetmiş denebilir mi? hadi onu da geçelim, bu yarışı kaybetse bile, yarışçının önünde daha onlarca yarış yok mudur? kazanmak denen şey, illaki girilen her yarışı kazanmak mıdır, yoksa belirlenmiş bir amaca doğru yene yenile ilerlemek midir?
üçüncüsü, "iyi" kimdir? işte bu soruya, epey kaba bir tarzda da olsa, brecht "iyi adama bir iki soru" şiiriyle yanıt vermiştir. bunu da düşününüz.
devamını gör...
arap
terörize olmaya bayılan bir millet. komşusunu boğazlamak için fırsat kollar. türkiye'nin güneyinden itibaren yaşayan araplardan uzak durmakta fayda vardır.
devamını gör...
oturan boğa
oturan boğa 1831 yılında "grand river vadisi"nde doğdu. babası "zıplayan boğa" hunkpapa kolunun reisiydi.
çocukluk döneminde içe dönük ve çekingen bir yapıya sahip olması sebebiyle, babası tarafından kendisine, yavaş adı verildi.
oturan boğanın ilk savaşı "crow" kabilesine yaptıkları bir baskındır.
bu baskına 14 yaşındayken katılmış ve hak edilmiş ismini, bu baskın sonrasında kazanmıştır. inatçılığı ve asla geri adım atmaması sebebiyle, kabilesindeki savaşçılar onu arka ayakları üzerine çökmüş inatçı bir boğaya benzetmişlerdi.
lakotalılar, beyaz yerleşimcilerin kullandığı ticaret yollarının ve kasabaların uzağında yaşadıkları için oturan boğa uzun bir müddet beyazlarla temas kurmamıştır. ta ki, general alfred sully, kildder dağındaki teton kampını top ateşine tutana kadar. oturan boğa o esnada teton yerleşkesindedir. bu kanlı saldırı sonrası oturan boğa, kabilesinin beyaz adamların dünyasından uzak kalması konusundaki fikrini netleştirmiş oldu.
ona göre kabilesinin ayakta kalabilmesi, beyazların önereceği hiç bir anlaşmanın kabul edilmemesine bağlıdır. rezervasyon alanları ile ilgili tüm antlaşmalar ret edilmelidir. aynı zamanda bufalo avlanma alanları korunmalıdır. özellikle yellowstone ve powder nehirlerinin arasında kalan bölge hem avlanmak, hem de yerleşim için uygun olduğundan, kabilesini bu bölgeye göç etmeye ikna etmiştir.
oturan boğa her ne kadar, beyazlarla teması en aza indirgemek istese de, amerikan süvari birlikleri lakotaların peşini bırakmaz. özellikle powder nehri yerleşkesine, düzenli saldırılar yapmaya başlar. aslında bu saldırılar, stratejik olarak, oturan boğa'nın süvari birliklerinin hareketlerini ve düzenlerini çözmesine katkı sağlamıştır.
yaklaşık olarak, aynı dönemlerde, bir diğer lakota reisi ''kızıl bulut'' abd hükümeti ile ''fort laramie'' antlaşmasını imzalamış ve kabilesinin kendi kolunun, rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir. bu durum lakotolar arasında, ''kızıl bulut''un sorgulanmasına ve nüfuzunun kaybolmasına yol açmıştır. benzer şartlardaki bir antlaşma oturan boğa'ya da önerilmiş, ancak oturan boğa hiç bir şartta rezervasyon alanlarına halkını götürmeyeceğini deklare ederek, lakotalar arasındaki saygınlığını iyice arttırmıştır.
beyaz adamla, küçük çaplı çatışmalar devam ederken, her geçen gün oturan boğa ve adamlarının başarısı artmakta, süvari birlikleri sıkıntılı durumlara düşmektedir. ancak dananın kuyruğu ''kara tepeler'de altın bulunmasıyla başlar. ''altına hücum'' dönemi olarak bilinen bu yıllarda işler iyice kızışır.
amerikan hükümeti beyaz yerleşimcilerin/madencilerin rahatça altın çıkarabilmesi için, tüm kızılderililerin rezervasyon alanlarında toplanmasına karar verir. bu karara uymayan tüm kabilelere karşı zor kullanılacağı duyurulur. oturan boğa bu kararı tanımadığını beyan eder ''çılgın at'' da aynı şekilde tepki verince, lakotalar için artık tek bir yol kalmıştır. savaşmak...
ve beklenen büyük savaş 1876 yılında yaşanır...
amerikan süvari birlikleri üç koldan oturan boğa'nın üzerine doğru ilerlemeye başlamıştı. savaştan 3 ay önce oturan boğa cheyenne ve arapaho kabilelerinin savaşçılarını, rosebud deresi yakınlarında yer alan kampına çağırmıştı.
burada hep birlikte wakan tanka'ya dualar ettiler. günlerce güneş dansı yaptılar. derler ki, oturan boğa adanmışlığını göstermek için aralıksız olarak 36 saat boyunca dans etmiştir ve transa girmiştir...
ve yine derler ki, bir rüya görür, amerikan askerleri gökten çekirgeler gibi lakota kampına düşmektedir.
bu durum üzerine oturan boğa kampını ''little bighorn''a taşıma kararı alır. ve 25-26 haziran 1876'da kızılderililerin asla unutmayacağı ''little bighorn savaşı'' yapılır. muharebe öncesi oturan boğa 10 binden fazla savaşçıya seslenir;
''ya birlik oluruz. ya da hepimizi tek tek avlarlar.''
7. süvari alayının ani baskını püskürtülür. neredeyse alayın tamamı yok edilir. ''george custer'' çılgın at tarafından takip edilir ve öldürülür. böylece amerikan ordusunun o tarihe kadar aldığı en büyük yenilgi tarih sayfalarındaki yerini alır. oturan boğa'nın rüyasında gördüğü çekirge sürüsü itlaf edilmiştir.
tabi, bu ağır yenilgi beyazları öfkelendirir. basın ''kana susamış vahşiler'' başlıklarıyla algı yönetimine katkı sunar. bu durum daha fazla gencin askere gönüllü olarak yazılmasına sebep olur.
sürek avı böylece başlar. çılgın at ve oturan boğa öldürülmeden beyaz adam durmayacaktır. çılgın at öldürülür. (bkz: çılgın at)
ancak oturan boğa bir türlü teslim olmamaktadır. kabilesi ile birlikte kanada'ya göç eder. amerikan ordusu oturan boğa'ya artık ulaşamamaktadır. amerikan hükümeti kendisine rezervasyon alanında yaşaması şartıyla af teklif eder. oturan boğa af teklifini de ret eder ve ekler oturan boğa ve kabilesi asla zulümlerinizi af etmeyecektir.
ancak göç ettikleri bölge soğuk ve kuraktır. avlanacak tek bir bizon dahi yoktur. halkı açlık ve soğuğun kıskacında kalmıştır. 4 yıllık direniş oturan boğa'nın kabilesi ile birlikte standing rock'taki rezervasyon alanına yerleşmesi ile son bulmuştur.
yates kalesinde yaşananlar ve ölümü için (bkz: hayalet dansı)
ve son olarak onun sözleri ile bitirelim;
"eğer büyük ruh benim beyaz adam olmamı isteseydi, beni öyle yaratırdı. ben onun izniyle yaşadım ve bir şef olarak burada dimdik duruyorum. biliyorum ki, wakan tanka beni gökyüzünden izliyor. beni görüyor ve ne söylediğimi işitiyor.
sizin kalbinizde kesin istekler ve planlar var, benim kalbimde ise sadece özgürlük düşü...
kartal her zaman için kartal gibi yaşamalıdır. onu kargaya benzetemezsiniz.
dünya güneşi kucakladı ve biz bu sevginin çocuklarıyız, şimdi biz yoksuluz ama özgürüz.
adımlarımızı beyaz adam kontrol edemez, eğer bizler öleceksek, doğrularımızla burada öleceğiz.
bana hırsız diyorlar, oysa topraklarımızı ve zenginliklerimizi çalan beyaz adamdır.
kim bana aç gelip de tok dönmemiştir ? ben hangi yasayı çiğnedim ? hangi beyaz kadın benim tarafımdan esir alındı ya da hakarete uğradı ? kim benim eşimi ya da çocuklarımı dövdüğümü gördü ? kendime ait olanları seviyor olmam yanlış mı ? babamın yaşadığı yerde lakota olarak doğdum, halkım ve topraklarım uğruna ölebileceğim için mi bana vahşi diyorlar..."
çocukluk döneminde içe dönük ve çekingen bir yapıya sahip olması sebebiyle, babası tarafından kendisine, yavaş adı verildi.
oturan boğanın ilk savaşı "crow" kabilesine yaptıkları bir baskındır.
bu baskına 14 yaşındayken katılmış ve hak edilmiş ismini, bu baskın sonrasında kazanmıştır. inatçılığı ve asla geri adım atmaması sebebiyle, kabilesindeki savaşçılar onu arka ayakları üzerine çökmüş inatçı bir boğaya benzetmişlerdi.
lakotalılar, beyaz yerleşimcilerin kullandığı ticaret yollarının ve kasabaların uzağında yaşadıkları için oturan boğa uzun bir müddet beyazlarla temas kurmamıştır. ta ki, general alfred sully, kildder dağındaki teton kampını top ateşine tutana kadar. oturan boğa o esnada teton yerleşkesindedir. bu kanlı saldırı sonrası oturan boğa, kabilesinin beyaz adamların dünyasından uzak kalması konusundaki fikrini netleştirmiş oldu.
ona göre kabilesinin ayakta kalabilmesi, beyazların önereceği hiç bir anlaşmanın kabul edilmemesine bağlıdır. rezervasyon alanları ile ilgili tüm antlaşmalar ret edilmelidir. aynı zamanda bufalo avlanma alanları korunmalıdır. özellikle yellowstone ve powder nehirlerinin arasında kalan bölge hem avlanmak, hem de yerleşim için uygun olduğundan, kabilesini bu bölgeye göç etmeye ikna etmiştir.
oturan boğa her ne kadar, beyazlarla teması en aza indirgemek istese de, amerikan süvari birlikleri lakotaların peşini bırakmaz. özellikle powder nehri yerleşkesine, düzenli saldırılar yapmaya başlar. aslında bu saldırılar, stratejik olarak, oturan boğa'nın süvari birliklerinin hareketlerini ve düzenlerini çözmesine katkı sağlamıştır.
yaklaşık olarak, aynı dönemlerde, bir diğer lakota reisi ''kızıl bulut'' abd hükümeti ile ''fort laramie'' antlaşmasını imzalamış ve kabilesinin kendi kolunun, rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir. bu durum lakotolar arasında, ''kızıl bulut''un sorgulanmasına ve nüfuzunun kaybolmasına yol açmıştır. benzer şartlardaki bir antlaşma oturan boğa'ya da önerilmiş, ancak oturan boğa hiç bir şartta rezervasyon alanlarına halkını götürmeyeceğini deklare ederek, lakotalar arasındaki saygınlığını iyice arttırmıştır.
beyaz adamla, küçük çaplı çatışmalar devam ederken, her geçen gün oturan boğa ve adamlarının başarısı artmakta, süvari birlikleri sıkıntılı durumlara düşmektedir. ancak dananın kuyruğu ''kara tepeler'de altın bulunmasıyla başlar. ''altına hücum'' dönemi olarak bilinen bu yıllarda işler iyice kızışır.
amerikan hükümeti beyaz yerleşimcilerin/madencilerin rahatça altın çıkarabilmesi için, tüm kızılderililerin rezervasyon alanlarında toplanmasına karar verir. bu karara uymayan tüm kabilelere karşı zor kullanılacağı duyurulur. oturan boğa bu kararı tanımadığını beyan eder ''çılgın at'' da aynı şekilde tepki verince, lakotalar için artık tek bir yol kalmıştır. savaşmak...
ve beklenen büyük savaş 1876 yılında yaşanır...
amerikan süvari birlikleri üç koldan oturan boğa'nın üzerine doğru ilerlemeye başlamıştı. savaştan 3 ay önce oturan boğa cheyenne ve arapaho kabilelerinin savaşçılarını, rosebud deresi yakınlarında yer alan kampına çağırmıştı.
burada hep birlikte wakan tanka'ya dualar ettiler. günlerce güneş dansı yaptılar. derler ki, oturan boğa adanmışlığını göstermek için aralıksız olarak 36 saat boyunca dans etmiştir ve transa girmiştir...
ve yine derler ki, bir rüya görür, amerikan askerleri gökten çekirgeler gibi lakota kampına düşmektedir.
bu durum üzerine oturan boğa kampını ''little bighorn''a taşıma kararı alır. ve 25-26 haziran 1876'da kızılderililerin asla unutmayacağı ''little bighorn savaşı'' yapılır. muharebe öncesi oturan boğa 10 binden fazla savaşçıya seslenir;
''ya birlik oluruz. ya da hepimizi tek tek avlarlar.''
7. süvari alayının ani baskını püskürtülür. neredeyse alayın tamamı yok edilir. ''george custer'' çılgın at tarafından takip edilir ve öldürülür. böylece amerikan ordusunun o tarihe kadar aldığı en büyük yenilgi tarih sayfalarındaki yerini alır. oturan boğa'nın rüyasında gördüğü çekirge sürüsü itlaf edilmiştir.
tabi, bu ağır yenilgi beyazları öfkelendirir. basın ''kana susamış vahşiler'' başlıklarıyla algı yönetimine katkı sunar. bu durum daha fazla gencin askere gönüllü olarak yazılmasına sebep olur.
sürek avı böylece başlar. çılgın at ve oturan boğa öldürülmeden beyaz adam durmayacaktır. çılgın at öldürülür. (bkz: çılgın at)
ancak oturan boğa bir türlü teslim olmamaktadır. kabilesi ile birlikte kanada'ya göç eder. amerikan ordusu oturan boğa'ya artık ulaşamamaktadır. amerikan hükümeti kendisine rezervasyon alanında yaşaması şartıyla af teklif eder. oturan boğa af teklifini de ret eder ve ekler oturan boğa ve kabilesi asla zulümlerinizi af etmeyecektir.
ancak göç ettikleri bölge soğuk ve kuraktır. avlanacak tek bir bizon dahi yoktur. halkı açlık ve soğuğun kıskacında kalmıştır. 4 yıllık direniş oturan boğa'nın kabilesi ile birlikte standing rock'taki rezervasyon alanına yerleşmesi ile son bulmuştur.
yates kalesinde yaşananlar ve ölümü için (bkz: hayalet dansı)
ve son olarak onun sözleri ile bitirelim;
"eğer büyük ruh benim beyaz adam olmamı isteseydi, beni öyle yaratırdı. ben onun izniyle yaşadım ve bir şef olarak burada dimdik duruyorum. biliyorum ki, wakan tanka beni gökyüzünden izliyor. beni görüyor ve ne söylediğimi işitiyor.
sizin kalbinizde kesin istekler ve planlar var, benim kalbimde ise sadece özgürlük düşü...
kartal her zaman için kartal gibi yaşamalıdır. onu kargaya benzetemezsiniz.
dünya güneşi kucakladı ve biz bu sevginin çocuklarıyız, şimdi biz yoksuluz ama özgürüz.
adımlarımızı beyaz adam kontrol edemez, eğer bizler öleceksek, doğrularımızla burada öleceğiz.
bana hırsız diyorlar, oysa topraklarımızı ve zenginliklerimizi çalan beyaz adamdır.
kim bana aç gelip de tok dönmemiştir ? ben hangi yasayı çiğnedim ? hangi beyaz kadın benim tarafımdan esir alındı ya da hakarete uğradı ? kim benim eşimi ya da çocuklarımı dövdüğümü gördü ? kendime ait olanları seviyor olmam yanlış mı ? babamın yaşadığı yerde lakota olarak doğdum, halkım ve topraklarım uğruna ölebileceğim için mi bana vahşi diyorlar..."
devamını gör...
soğuk hali daha güzel olan yemekler
patatesli börek.
devamını gör...
heyecanlanınca yapılan hareketler
hemen kalbim küt küt atmaya başlar, elim ayağım birbirine dolaşır, konuşmaya başlayınca dilim dönmez, kekelemeye başlarım.
devamını gör...
uzay yolculuğu
uzay yolculuğu, dünya'dan atmosfer dışına veya dış uzayda gerçekleştirilen yolculuktur. uzay yolculukları, insanlı veya insansız uzay araçları ile bilimsel, askerî veya ticarî amaçlarla gerçekleştirilir.
kozmosa ilk girişi yapmak, tek başıma onunla karşı karşıya gelmek, doğayla hiç görülmemiş bir düello yapmak, bundan daha ötesi hayal edilebilir mi? yuri gagarin uzaya çıkan ilk insan. 12 nisan 1961'de vostok uzay aracıyla uzaya çıktı.
insanlı uzay yolculuğu projeleri, 21. yüzyılda da keşif atılımlarının odağında yer alıyor.
nasa, yunan ay tanrıçası "artemis"in adı verilen yeni keşif görevi kapsamında 2024 yılına kadar ay'a insanlı seferler düzenlemeyi amaçlıyor. 2028 yılına kadar sürmesi planlanan seferlerin ardından ay yörüngesinde bir uzay istasyonu kurulması ve burayı basamak olarak kullanarak mars'a insanlı seferler düzenlenmesi hedefleniyor.
rusya "soyuz", çin "shenzhou" mekikleriyle insanlı yörünge yolculuklarını sürdürmeyi hedeflerken hindistan yeni geliştirdiği "gaganyaan" personel taşıyıcı uzay mekiğiyle 2021 sonunda yörünge seferi yaparak insanlı uzay yolcuğu gerçekleştiren dördüncü ülke olmayı hedefliyor.
öte yandan japonya, iran ve malezya da insanlı uzay programları başlattıklarını duyururken, spacex, virgin galactic, blue origin ve spaceshiptwo gibi şirketler yörünge ve alt-yörüngeye turistik amaçlı yolcu taşımak için mekikler ve uzay araçları geliştiriyor.
houston, burası apollo 11... penceremde dünya var. michael collins, apollo 11 astronotu
ay'dan bakarken uluslararası siyaset çok zavallı görünüyor. bir politikacıyı ensesinden tutup çeyrek milyon mil kadar uzağa götürüp 'şuna (dünya'ya) bir bak, seni o.. .. çuğu' diyesin geliyor. edgar mitchel, apollo 14 astronotu
insan türünün -uzaya yayılmadıkları sürece- bir sonraki bin yılda yaşayacağını sanmıyorum. tek bir gezegende yaşamı sonlandırabilecek çok fazla kaza gerçekleşebilir. ama ben iyimserim. yıldızlara ulaşacağız. stephen hawking
şimdiden yaşamı dünya'nın ötesine taşımamız oldukça önemlidir. bu dünya tarihinin dört milyar yıllık sürenin sonundaki ilk imkanımız ve bu pencere uzun bir süre boyunca açık kalabilir -ki öyledir diye umuyorum- yada kısa bir süreliğine de açık kalabilir. tedbirli olmalıyız ve şimdiden bir şeyler yapmalıyız. elon musk
dinozorlar yok oldu çünkü bir uzay programları yoktu. larry niven
gökyüzü sadece uçmaktan korkanların sınırıdır. bob bello
19. yüzyılda insanlar kuzeybatı geçişi'ni arıyorlardı. gemiler kayboldu ve cesur insanlar hayatlarını kaybetti, ama bu hiçbir zaman dünyanın bu bölgesine tekrar gitmedikleri anlamına gelmiyor. bunun uzay keşfi için de geçerli olduğunu düşünüyorum. jonh l. phillip
uzayın son değil ama bir sonraki sınır olduğunu ve fethedilecek bir şey olarak değil, keşfedilecek bir yer olarak görüyorum. neil degrasse tyson
sanki dışına çıkılmaması gereken sihirli bir çemberin içerisindeymişiz gibi bu gezegende insan ırkını susturmak isteyen dar görüşlü insanlara ait fikirlerin aksine, günün birinde liverpool'dan new york'a yaptığımız seyahat gibi aynı rahatlık, hız ve kesinlik ile ay'a, diğer gezegenlere ve yıldızlara seyahat edeceğiz. jules verne
uzun vadede her medeniyet uzaydaki etkilerden dolayı tehlike altında olacaktır. varlığını sürdüren her medeniyet uzay yolculuklarına çıkmak zorundadır, sırf romantik olduğundan yada keşfetme arzusundan dolayı değil, ama düşünülebilecek en mantıklı şey için: hayatta kalmak... eğer uzun-vadeli hayatta kalışımız tehdit altındaysa, türümüze olan temel sorumluluğumuz diğer dünyalara seyahat etmektir. carl sagan.
kozmosa ilk girişi yapmak, tek başıma onunla karşı karşıya gelmek, doğayla hiç görülmemiş bir düello yapmak, bundan daha ötesi hayal edilebilir mi? yuri gagarin uzaya çıkan ilk insan. 12 nisan 1961'de vostok uzay aracıyla uzaya çıktı.
insanlı uzay yolculuğu projeleri, 21. yüzyılda da keşif atılımlarının odağında yer alıyor.
nasa, yunan ay tanrıçası "artemis"in adı verilen yeni keşif görevi kapsamında 2024 yılına kadar ay'a insanlı seferler düzenlemeyi amaçlıyor. 2028 yılına kadar sürmesi planlanan seferlerin ardından ay yörüngesinde bir uzay istasyonu kurulması ve burayı basamak olarak kullanarak mars'a insanlı seferler düzenlenmesi hedefleniyor.
rusya "soyuz", çin "shenzhou" mekikleriyle insanlı yörünge yolculuklarını sürdürmeyi hedeflerken hindistan yeni geliştirdiği "gaganyaan" personel taşıyıcı uzay mekiğiyle 2021 sonunda yörünge seferi yaparak insanlı uzay yolcuğu gerçekleştiren dördüncü ülke olmayı hedefliyor.
öte yandan japonya, iran ve malezya da insanlı uzay programları başlattıklarını duyururken, spacex, virgin galactic, blue origin ve spaceshiptwo gibi şirketler yörünge ve alt-yörüngeye turistik amaçlı yolcu taşımak için mekikler ve uzay araçları geliştiriyor.
houston, burası apollo 11... penceremde dünya var. michael collins, apollo 11 astronotu
ay'dan bakarken uluslararası siyaset çok zavallı görünüyor. bir politikacıyı ensesinden tutup çeyrek milyon mil kadar uzağa götürüp 'şuna (dünya'ya) bir bak, seni o.. .. çuğu' diyesin geliyor. edgar mitchel, apollo 14 astronotu
insan türünün -uzaya yayılmadıkları sürece- bir sonraki bin yılda yaşayacağını sanmıyorum. tek bir gezegende yaşamı sonlandırabilecek çok fazla kaza gerçekleşebilir. ama ben iyimserim. yıldızlara ulaşacağız. stephen hawking
şimdiden yaşamı dünya'nın ötesine taşımamız oldukça önemlidir. bu dünya tarihinin dört milyar yıllık sürenin sonundaki ilk imkanımız ve bu pencere uzun bir süre boyunca açık kalabilir -ki öyledir diye umuyorum- yada kısa bir süreliğine de açık kalabilir. tedbirli olmalıyız ve şimdiden bir şeyler yapmalıyız. elon musk
dinozorlar yok oldu çünkü bir uzay programları yoktu. larry niven
gökyüzü sadece uçmaktan korkanların sınırıdır. bob bello
19. yüzyılda insanlar kuzeybatı geçişi'ni arıyorlardı. gemiler kayboldu ve cesur insanlar hayatlarını kaybetti, ama bu hiçbir zaman dünyanın bu bölgesine tekrar gitmedikleri anlamına gelmiyor. bunun uzay keşfi için de geçerli olduğunu düşünüyorum. jonh l. phillip
uzayın son değil ama bir sonraki sınır olduğunu ve fethedilecek bir şey olarak değil, keşfedilecek bir yer olarak görüyorum. neil degrasse tyson
sanki dışına çıkılmaması gereken sihirli bir çemberin içerisindeymişiz gibi bu gezegende insan ırkını susturmak isteyen dar görüşlü insanlara ait fikirlerin aksine, günün birinde liverpool'dan new york'a yaptığımız seyahat gibi aynı rahatlık, hız ve kesinlik ile ay'a, diğer gezegenlere ve yıldızlara seyahat edeceğiz. jules verne
uzun vadede her medeniyet uzaydaki etkilerden dolayı tehlike altında olacaktır. varlığını sürdüren her medeniyet uzay yolculuklarına çıkmak zorundadır, sırf romantik olduğundan yada keşfetme arzusundan dolayı değil, ama düşünülebilecek en mantıklı şey için: hayatta kalmak... eğer uzun-vadeli hayatta kalışımız tehdit altındaysa, türümüze olan temel sorumluluğumuz diğer dünyalara seyahat etmektir. carl sagan.
devamını gör...
yanlış okunan başlıklar
sevişilen şiirin en vurucu dizesi başlığını sevilen şiirin vurucu dizesi diye okuyup bide tanim girmiştim
devamını gör...
182
ulaşılması rahat ve hızlı olan, çalışanları oldukça kibar olan ; sağlık bakanlığına bağlı olarak işleyen hastanelerden randevu alma sistemidir.
mhrs yani merkezi hasta randevu sistemi olarak geçer.
mhrs yani merkezi hasta randevu sistemi olarak geçer.
devamını gör...
3 şubat 2021 uykusuz kapağı
kapak gibi kapak olmuş.
devamını gör...
11 kere üst üste fake hesap açan yazar
gel şu salonu süpür desem, işim var der.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
ah siz ergenler ve sizin anlayamadığım, işleriniz.
devamını gör...
hintlerin inatla akıllanmaması
halbuki sayıları düşük gösterseler bi şey kalmicak salak herifler..
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
ne zaman evleniceksin e yaşında gelmiş? sanane kardeşim sanane yahu!napıcaksın ben evlenince başın göğe mi erecek anlamıyorum ki..
devamını gör...
30 yaş üstü alkolik bekar erkek yazar tayfası
nedense kafa insan olurlar çoğunluğu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hiç kimseye ve hiç bir şeye yetmiyorum.
kimseyi mutlu edemiyorum, kimseye kendimi anlatmayı başaramıyorum. hayatımın her noktası tamamen başarısızlıkla dolu. hiç bir şeyi iyi yapamıyorum. her işi elime yüzüme bulaştırıyorum.
iyi değilim dediğimde iyi olmadığıma insanları inandırmayı dahi başaramıyorum.
iyi kalmayı da başaramıyorum zaten.
insanları mutlu etmeye, bu şekilde mutlu olmaya çalışırken bir çuval inciri berbat edip hem sevdiğim insanları hem kendimi üzüyorum.
çevremdeki insanların hepsi mi toksik insanlar yoksa ben miyim toksik olan bilmiyorum.
tek bildiğim kendim dahil kimseye iyi gelmiyorum.
sadece kaçıp gitmek istiyorum artık. kimsenin beni bilmediği, tanımadığı bir yerde tek başıma baştan başlamak istiyorum.
kimseyi mutlu edemiyorum, kimseye kendimi anlatmayı başaramıyorum. hayatımın her noktası tamamen başarısızlıkla dolu. hiç bir şeyi iyi yapamıyorum. her işi elime yüzüme bulaştırıyorum.
iyi değilim dediğimde iyi olmadığıma insanları inandırmayı dahi başaramıyorum.
iyi kalmayı da başaramıyorum zaten.
insanları mutlu etmeye, bu şekilde mutlu olmaya çalışırken bir çuval inciri berbat edip hem sevdiğim insanları hem kendimi üzüyorum.
çevremdeki insanların hepsi mi toksik insanlar yoksa ben miyim toksik olan bilmiyorum.
tek bildiğim kendim dahil kimseye iyi gelmiyorum.
sadece kaçıp gitmek istiyorum artık. kimsenin beni bilmediği, tanımadığı bir yerde tek başıma baştan başlamak istiyorum.
devamını gör...
düğünlerin olmazsa olmazları
gelin ve damat
devamını gör...









