tanımı artı almadı diye sözlüğe küsen yazar
tanımım artı almadı diye değil ama karmam gıdım gıdım artıyor diye üzülüyorum.bir halka filmi rozeti almak istiyorum bütün gün online ım ha keyfimden yazıyorum o ayrı ama bu ne arkadaş. neden bu kadar zavallı bir karmaya sahibim ben.
devamını gör...
sabır
acı, haksızlık gibi üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi.
devamını gör...
ısırıkla sevgilinin koluna saat yapıp bu saatten sonra benimsin demek
bir kişinin, bir başka kimsenin hiçbir şayet de ne mülkiyetine ne de duygusal yükümlülük altında boyunduruğuna giremeyeceğini anlatmak için 8 saat ders verebileceğim kişinin gerçekleştireceği eylem.
kasten yaralamada var bir de.
olası eylem.
kasten yaralamada var bir de.
olası eylem.
devamını gör...
alevi olanlar parmak kaldırsın
tanım: hangi mezhebe mensupsun? diye sorsan, şafii veya hanefi diyecek olan, hoca görünümlü cahil birinin, küçücük çocukları fişlemesi.
bilmez ki, imam şafii'nin*;" ehlibeyt'i sevmek rafızilik ise eğer, tüm dünya duysun rafiziyim ben!" dediğini.
imam şafii ye ehlibeyt sevgisi sorulduğunda; "ehlibeyti namazda anmadan, namaz kabul olmaz!" dediğini.
bilmez ki;
imam hanefi* nin alevilerin altıncı imamı caferi sadık (as) a öğrencilik yaptığı dönemi kastederek; "son iki yılım olmasaydı, numan helak olurdu!" dediğini.
bilmez ki, imam şafii'nin*;" ehlibeyt'i sevmek rafızilik ise eğer, tüm dünya duysun rafiziyim ben!" dediğini.
imam şafii ye ehlibeyt sevgisi sorulduğunda; "ehlibeyti namazda anmadan, namaz kabul olmaz!" dediğini.
bilmez ki;
imam hanefi* nin alevilerin altıncı imamı caferi sadık (as) a öğrencilik yaptığı dönemi kastederek; "son iki yılım olmasaydı, numan helak olurdu!" dediğini.
devamını gör...
yoldaş yoldaşa yürümez
sözlükten birine yürümeyi düşünen yazarların önüne duvar engeli koyan yoldaş sözü.
devamını gör...
ah müjgan ah
sadri alışık'tan dinleyince insanın içine daha da işleyen bir şiiri vardır bu filmin. *
semtimizin bir tanesiydi müjgan.
saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür
elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
öyle bir sevdim ki müjgan'ı, dünyamı şaşırdım,
haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana.
evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
fakir soframız kurulur gibi geldi.
sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
sonra da çarşılara giderdik.
eşya beğenirdik elden düşme;
aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı.
müjgan'ın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti.
nereye mi ? paraya gitti abicim paraya
nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni
her akşam bekledim yollarını
elbet bir gün biz yuva kurarız derken
duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın
nikah resimlerimizi de çektirdik.
sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
ama müjgan takmadı bunu takamadı uçuverdi elimden.
meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
müjgan'ın gelinliğini hususi diktirmişler,
benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar.
öyle sevindim ki. mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim.
müjgan gibi ben de birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum.
bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
unuttum ben de. hiç aklıma gelmedi.
hatırlamıyorum bile müjganı. hatırlamıyorum
öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
para için açar mı sevişenler arayı
madem para mühimdi al koluna parayı
çantana da koy aldığın o kocayı
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın...
semtimizin bir tanesiydi müjgan.
saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür
elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
öyle bir sevdim ki müjgan'ı, dünyamı şaşırdım,
haddimi bilemedim, evleniriz gibi geldi bana.
evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
fakir soframız kurulur gibi geldi.
sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
sonra da çarşılara giderdik.
eşya beğenirdik elden düşme;
aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı.
müjgan'ın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti.
nereye mi ? paraya gitti abicim paraya
nasıl da sevmiştim yıllarca ben seni
her akşam bekledim yollarını
elbet bir gün biz yuva kurarız derken
duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın
nikah resimlerimizi de çektirdik.
sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
ama müjgan takmadı bunu takamadı uçuverdi elimden.
meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
müjgan'ın gelinliğini hususi diktirmişler,
benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar.
öyle sevindim ki. mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim.
müjgan gibi ben de birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum.
bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
unuttum ben de. hiç aklıma gelmedi.
hatırlamıyorum bile müjganı. hatırlamıyorum
öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
para için açar mı sevişenler arayı
madem para mühimdi al koluna parayı
çantana da koy aldığın o kocayı
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın...
devamını gör...
günaydın sözlük
devamını gör...
kendini anlatamamak
karşındaki kişinin seni dinlemiyor ve anlamak istemiyor olması ile yakından ilişkili olan durumdur.
devamını gör...
intihar etmemek için sebepler
benim için meraktır.
sadece yarın sabah uyandığımda neler olacağını merak ettiğim için bile yaşamaya devam edebilirim.*
sadece yarın sabah uyandığımda neler olacağını merak ettiğim için bile yaşamaya devam edebilirim.*
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
kenan doğulu-yaparım bilirsin.
devamını gör...
nickaltı savaşları
akışta kaos yaratan olaydır.
hayır merakta ediyorum 'ne olmuş acaba?' diye girip girip okuyorum nickaltlarına ama bir şey anlamıyorum. farklı görüşlere saygılı olmak ona göre konuşmak ya da hiç konuşmamak en doğrusudur kanımca. sakin kalın arkadaşlar üzmeyin birbirinizi.
'dedikodu kulübü işi ne oldu bu arada?' ben pek severim kendilerini. birileri turunculandırabilir beni olaylara yetişemiyorum malumunuz.
huzurla kalın efem.
hayır merakta ediyorum 'ne olmuş acaba?' diye girip girip okuyorum nickaltlarına ama bir şey anlamıyorum. farklı görüşlere saygılı olmak ona göre konuşmak ya da hiç konuşmamak en doğrusudur kanımca. sakin kalın arkadaşlar üzmeyin birbirinizi.
'dedikodu kulübü işi ne oldu bu arada?' ben pek severim kendilerini. birileri turunculandırabilir beni olaylara yetişemiyorum malumunuz.
huzurla kalın efem.
devamını gör...
54 kilonun üstündeki kadın
74 kilonun üstündeki erkek diye başlık açsak altında ağlayacak yazarlar gelmiş selülit melülit diyor ya bana bir gülme geliyor.
t: normal bir kadındır.
t: normal bir kadındır.
devamını gör...
girişi güzel olan şarkılar
jane maryam - evgeny grinko.
cheers darlin - damien rice.
where is my mind - pixies.
no roots - alice mertoon.
red lipstick murders - seven day slip.
ludens - bring me the horizon.
cheers darlin - damien rice.
where is my mind - pixies.
no roots - alice mertoon.
red lipstick murders - seven day slip.
ludens - bring me the horizon.
devamını gör...
türk yazarlardan çaresizliği en iyi anlatan sözler
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
ama artık yani kim giydi yine benim gömleğimi?
devamını gör...
günde 5 saat yürüyerek 250-300 tl kazanmak
istanbul'da pandemideki işsiz gençler için yeni iş kapısı olarak nitelendirilen iş.
sırtlarına 6 kiloluk bir hareketli reklam panosu asıyorlar ve günde 5 saat yürüyorlar caddelerde. bunun karşılığında ise günlük 250-300 lira kazanıyorlar.
buradan
çok güzel bir uygulama hem bedenen spor amaçlı hemde ihtiyacı olan bir çok birey için ihtiyaç kapısı.
sırtlarına 6 kiloluk bir hareketli reklam panosu asıyorlar ve günde 5 saat yürüyorlar caddelerde. bunun karşılığında ise günlük 250-300 lira kazanıyorlar.
buradan
çok güzel bir uygulama hem bedenen spor amaçlı hemde ihtiyacı olan bir çok birey için ihtiyaç kapısı.
devamını gör...
asla derdi bitmeyen arkadaş
''dert ayak gibidir herkes en büyüğünü kendinde sanır'' denmesi gereken arkadaştır.
devamını gör...
the atomica project
chicago'lu trip-hop, downtempo müzik grubu.
sanıyorum yaklaşık 5 senedir adı bile aklıma gelmemiştir. hayatımın bir döneminde tango ile hem dans hem müzikal anlamda ilgili olduğum zamanlar, hem de trip-hop'u fazlasıyla içselleştirip efsane muamelesi yaptığım dönemlerdi. bu ikisi bu sebeple birbirini fazlasıyla çağrıştırmaktadır. insan bilincinin altı, çok katlı... hiçbir şeyi unutmuyor açıkçası.
sanıyorum yaklaşık 5 senedir adı bile aklıma gelmemiştir. hayatımın bir döneminde tango ile hem dans hem müzikal anlamda ilgili olduğum zamanlar, hem de trip-hop'u fazlasıyla içselleştirip efsane muamelesi yaptığım dönemlerdi. bu ikisi bu sebeple birbirini fazlasıyla çağrıştırmaktadır. insan bilincinin altı, çok katlı... hiçbir şeyi unutmuyor açıkçası.
devamını gör...
george orwell
lisenin başlarında yazarın paris ve londra'da beş parasız kitabını okuyarak sadece sevdiğim işi yapmak istediğime karar vermiştim.
bi sözü çok etkilemişti. ''eğer yeterince istersen, zengin de olsan fakir de olsan aynı hayatı yaşayabilirsin.'' yazar olmak istiyordum, sonra bi baktım ki ben türkiye'de yaşıyormuşum.
bi sözü çok etkilemişti. ''eğer yeterince istersen, zengin de olsan fakir de olsan aynı hayatı yaşayabilirsin.'' yazar olmak istiyordum, sonra bi baktım ki ben türkiye'de yaşıyormuşum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
(bkz: kamp yapmak)
(bkz: sahilde yürümek)
gerçekte olan;
(bkz: buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak)
(bkz: hayatım ellerimden kayarken çay demlemek)
(bkz: sahilde yürümek)
gerçekte olan;
(bkz: buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak)
(bkz: hayatım ellerimden kayarken çay demlemek)
devamını gör...
