normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
sevilmek. sevilince süt dökmüş kedi oluyorum, sevmeyin beni.
devamını gör...
yokuş aksanı
bir mizgin bulut kitabıdır.
on iki öyküden oluşan bu kitap gerçekten okuduğum diğer birçok öykü kitabından çok farklı. beklenmedik şeyler oluyor öykülerde, öyküler ummadığı şekilde son buluyor okuyucunun.
bir devoğlan öyküsü var ki öykünün gidişi barcelona atakları gibi. gece barcelona maçı izlerken barcelona yetmiş üç bininci pasını yapar da spiker artık peş peşe futbolcu isimlerini sıralamaktan sıkılmış bir sesle anlatır da siz de göz kapaklarınızın alçalmasına engel olmaya çalışırsınız ve tam o anda savunma arkasına bir top atılır ve spiker bir anda sesini yükseltir ve nefis bir gol gelir. işte öyle bir öykü devoğlan.
bir de makasla yürümek öyküsü var. korkunç bir öykü. yanlış ifade ettim. korku veren bir öykü. belki bu ifade de doğru değil. insanı tedirgin eden bir öykü. hatta ibret alınası bir öykü. ya da ne bileyim işte; dümdüz bir öykü. alelade. siz karar verin ama okumadan önce kendi makasınızı getirmeyi unutmayın.
yokuş aksanına aşinaysanız bu kitaptan büyük keyif alabilirsiniz. değilseniz kitap sizi çok etkileyecektir.
on iki öyküden oluşan bu kitap gerçekten okuduğum diğer birçok öykü kitabından çok farklı. beklenmedik şeyler oluyor öykülerde, öyküler ummadığı şekilde son buluyor okuyucunun.
bir devoğlan öyküsü var ki öykünün gidişi barcelona atakları gibi. gece barcelona maçı izlerken barcelona yetmiş üç bininci pasını yapar da spiker artık peş peşe futbolcu isimlerini sıralamaktan sıkılmış bir sesle anlatır da siz de göz kapaklarınızın alçalmasına engel olmaya çalışırsınız ve tam o anda savunma arkasına bir top atılır ve spiker bir anda sesini yükseltir ve nefis bir gol gelir. işte öyle bir öykü devoğlan.
bir de makasla yürümek öyküsü var. korkunç bir öykü. yanlış ifade ettim. korku veren bir öykü. belki bu ifade de doğru değil. insanı tedirgin eden bir öykü. hatta ibret alınası bir öykü. ya da ne bileyim işte; dümdüz bir öykü. alelade. siz karar verin ama okumadan önce kendi makasınızı getirmeyi unutmayın.
yokuş aksanına aşinaysanız bu kitaptan büyük keyif alabilirsiniz. değilseniz kitap sizi çok etkileyecektir.
devamını gör...
iç mimarlık
bir binanın iç bitirme, donatım ve mobilya işlerini tasarlayıp gerçekleştirme meslek ve sanatı. üniversiteler, öğrencileri bu bölüme önceden yetenek sınavları ile alırken şimdi üniversite sınavında barajı geçmek yeterli oluyor iç mimarlık okumak için. yine de herkesin devam edemediği, sabır gerektiren, ilk seneden hatta ilk dönemden patır kütür bölümü bırakan çok öğrenci de vardır. buraya büyük bir aşkla gelip hayal kırıklığına uğrayan çok kişi tanıdım. meslek gerekli değeri görmediği için bölümü bırakanlar da pek haksız sayılmaz. bu bölüm hem cepten yer hem de ömrünüzden. aşkla, şevkle yapılmadığı sürece de okumanın bir anlamı yoktur. okuyacak arkadaşlara sabırlar ve bol kafeinli geceler dilerim.
devamını gör...
celebrant
paparazziler tarafından köşe bucak aranan günün ünlüsü olmayı başarmış yazarımız.
(bkz: günün ünlüsü yazarımız)
(bkz: günün ünlüsü yazarımız)
devamını gör...
ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü
mahlası okumak bir dert olan yazar.
devamını gör...
23 yaşında üniversiteye başlamak
35 yaşında doktoralarda sürünen şahsım için çıtır bir yaştır.
devamını gör...
dilek taşı
şarkının bestesi gülden karaböcek'e aittir.
ayrıca aynı isimle bir de film vardır, başrollerini gülden karaböcek, tuğrul meteer, erol taş, diler saraç, sümer tilmaç ve muharrem gürses'in paylaştığı.
ayrıca aynı isimle bir de film vardır, başrollerini gülden karaböcek, tuğrul meteer, erol taş, diler saraç, sümer tilmaç ve muharrem gürses'in paylaştığı.
devamını gör...
yazarların aynı gün doğduğu ünlü
sezen aksu.
devamını gör...
ilk gece kanının bulaştığı çarşafı sergileyen oluşumlar
buradan görülebilecek oluşumlardır.
insanın midesine ağrılar giriyor.
düşünebiliyor musun şu çağda bu insanlarla yaşıyorsun.
bu insanlara en ufak bir şey söylesen seni kınarlar.
sen bu insanları küçümseyemezsin diye seninle kavga bile ederler.
işin kötü tarafı bu insanların oy kullanma hakkı bile var.
insanın midesine ağrılar giriyor.
düşünebiliyor musun şu çağda bu insanlarla yaşıyorsun.
bu insanlara en ufak bir şey söylesen seni kınarlar.
sen bu insanları küçümseyemezsin diye seninle kavga bile ederler.
işin kötü tarafı bu insanların oy kullanma hakkı bile var.
devamını gör...
cartel
1995 yılında kurulan rap müzik grubudur.
grup almanya’da kurulmuştur. bu abilerimiz üç grupta aslında sonradan birleşiyorlar ve tek bir grup oluyorlar. birleşmelerini sağlayan isim erci e oluyor.
birleştikten sonra çığır açacak bir albüm yaptılar ve albümün adı carteldi. avrupa’da yayınlandı ve çok ses getirdi. grup mtv de röportajlar falan derken sesini türkiye’ye duyurdu.
cartel 1995 de gelip türkiye’de televizyonlara çıkmaya başladı. konserler verdiler. hemen hemen herkesin kulaklarına ulaştılar.
bu efsane albümden sonra ara verdiler ve 3 grup olarak kariyerlerine devam ettiler. karakan ve erci e solo albüm çıkardılar ama beklenen etkiyi yaratamadılar. erci e sonrasında bir albüm daha çıkardı ama sesini duyuramadı.
grup 2009 yılında tekrar birleştiler. 15 yıllık suskunluğun ardından tekrar albüm çalışmalarına başladılar. 2011 yılında “bugünkü neşen cartelden” isimli albümü çıkardılar ama bekleneni veremediler. albümde konuk olarak ferman akgün ve efsun bulunuyordu.
grup efsane şarkılar yaptı ve türkiye’de dönüm noktası oldu. hemen hemen her türk rapçi cartel sayesinde bu işi yapmaya karar verdi. sagopa kajmer, ceza, fuat ergin, dr fuchs gibi isimler cartelden bayrağı alıp türkçe rapin gelişmesinde büyük rol oynadılar.
onların yaptığı müziği daha ileri taşıdılar. özellikle o dönemden sonra ortaya çıkan nefret albümü çok büyük fark yaratmıştı.
cartel albümü türkiye’de 543.000 adet satılmıştır ve bu sayı türkçe rap tarihinde rekordur. ayrıca grup stadyum konseri veren ilk rap grubu olmuştur. inönü stadyumunda konsere çıkan grup tarihe geçmiştir.
türkiye’de michael jacksondan sonra en çok izleyici çeken konsere çıkmışlardır. bu başarının ardından amerikan time dergisine konu olmuşlardır.
grubun üyeleri erci e, alper ağa, m.ali, olcay, babaludur.
grubun eski üyeleri ise kabus kerim, dj tan, ıncefee, bektaş ve capman hakandır.
carteeelll bir numara en büyük diyerek yazımı sonlandırıyorum.
grup almanya’da kurulmuştur. bu abilerimiz üç grupta aslında sonradan birleşiyorlar ve tek bir grup oluyorlar. birleşmelerini sağlayan isim erci e oluyor.
birleştikten sonra çığır açacak bir albüm yaptılar ve albümün adı carteldi. avrupa’da yayınlandı ve çok ses getirdi. grup mtv de röportajlar falan derken sesini türkiye’ye duyurdu.
cartel 1995 de gelip türkiye’de televizyonlara çıkmaya başladı. konserler verdiler. hemen hemen herkesin kulaklarına ulaştılar.
bu efsane albümden sonra ara verdiler ve 3 grup olarak kariyerlerine devam ettiler. karakan ve erci e solo albüm çıkardılar ama beklenen etkiyi yaratamadılar. erci e sonrasında bir albüm daha çıkardı ama sesini duyuramadı.
grup 2009 yılında tekrar birleştiler. 15 yıllık suskunluğun ardından tekrar albüm çalışmalarına başladılar. 2011 yılında “bugünkü neşen cartelden” isimli albümü çıkardılar ama bekleneni veremediler. albümde konuk olarak ferman akgün ve efsun bulunuyordu.
grup efsane şarkılar yaptı ve türkiye’de dönüm noktası oldu. hemen hemen her türk rapçi cartel sayesinde bu işi yapmaya karar verdi. sagopa kajmer, ceza, fuat ergin, dr fuchs gibi isimler cartelden bayrağı alıp türkçe rapin gelişmesinde büyük rol oynadılar.
onların yaptığı müziği daha ileri taşıdılar. özellikle o dönemden sonra ortaya çıkan nefret albümü çok büyük fark yaratmıştı.
cartel albümü türkiye’de 543.000 adet satılmıştır ve bu sayı türkçe rap tarihinde rekordur. ayrıca grup stadyum konseri veren ilk rap grubu olmuştur. inönü stadyumunda konsere çıkan grup tarihe geçmiştir.
türkiye’de michael jacksondan sonra en çok izleyici çeken konsere çıkmışlardır. bu başarının ardından amerikan time dergisine konu olmuşlardır.
grubun üyeleri erci e, alper ağa, m.ali, olcay, babaludur.
grubun eski üyeleri ise kabus kerim, dj tan, ıncefee, bektaş ve capman hakandır.
carteeelll bir numara en büyük diyerek yazımı sonlandırıyorum.
devamını gör...
whisper (yazar)
çok keyifli tanımları olan yazar. imla kurallarına da uyuyor, daha ne olsundur.* önerileri doğrultusunda, kaktüs yetiştirebilmeye dair içimdeki umudumu arttırmıştır. ilgi alanımdaki filmlere yönelik yazdığı tanımlarını okudum, izlemediğim filmleri de sırayla izleyeceğim. umarım bir film başlığı altında karşılaşırız demek istediğim yazardır. tanımları daim olsun...
devamını gör...
tüberküloz
bazı mikobakteri türlerinin sebep olduğu hastalık. daha çok bilinen adıyla verem. taş devri zamanında hayvanlarda görülmüş. tüm tarih çağlarında da insanlarda görülmüş. hatta tarih öncesi çağlarda incelenen bazı insanlarda tüberküloz hasarlarına rastlanılmış. milattan önce 3000li yıllarda mısırlılar tüberkülozlu insan figürleri çizmişler. mö 2500li yıllarda hintliler tüberkülozu anlatmışlar yazılarında. insanlık tarihinin en eski hastalıklarından birisidir. insanlığı da fazlasıyla etkilemiş ḥāliyle. sanatçılar özellikle. romanlarda,şiirlerde,türkülerde,tablolarda...
''bahçelerde mor meni
verem ettin sen beni
nasıl verem olmayım
eller sarıyor seni'' çok sevdiğim bir türküden sözler. aslında bu hastalığa olan bakışı da özetliyor bir noktada çünkü insanın yaşadığı kederlerin onu verem yaptığı anlayışını birçok romanda var. hatta iyi insanların verem olduğuyla ilgili bir akım bile olmuş zamanında verem olmak kutsal bir olay gibi olmuş. birçok sanatçı da veremden ölmüş zaten. benim bu konuda en çok sevdiğim şiirlerden birisinin sahibi olan muzaffer tayyip uslu da 24 yaşında veremden ölmüş :(
kan adlı şiiri:
önce öksürüverdim
öksürüverdim hafiften
derken ağzımdan kan geldi
bir ikindi üstü durup dururken
meseleyi o saat anladım
anladım ama, iş işten geçmiş ola
şöyle bir etrafıma baktım
baktım ki yaşamak güzeldi hala
mesela gökyüzü
maviydi alabildiğince
insanlar dalıp gitmişti
kendi alemine''
'la miseria'
https://www.researchgate.net/profile/dr_yatish_agarwal/publication/320882628/figure/fig8/as:557853556645890@1510014060896/venezuelan-painter-cristobal-rojas-poleos-famous-work-la-miseria-the-misery-which-the_q640.jpg
'güneş girmeyen eve doktor girer' atasözünde de tüberkülozun etkisini göz ardı edemeyiz asla çünkü bu bakteri sıcağa ve neme karşı çok hassas. zaten eski dönemlerde verem hastaları tedavi altındayken bunlara çok dikkat edilmiş.güneş görmesine,havası temiz bir yer olmasına. sanatoryum denilen özel hastanelerde tedavi görmüşler. bunun ülkemizde de en güzel örneklerinden birisi heybeliada sanatoryumu'dur. atamızın isteğiyle kurulmuştur ama tabii o binaya da ihanet edilmiştir,diyanete peşkeş çekilmiştir.
https://listelist.com/wp-content/uploads/2020/09/dfg-750x375.jpg
dünyadaki her üç insandan birisine bu bakterinin bulaştığı düşünülüyor. her yıl 3 milyon kişi ölüyor. özellikle çeşitli sağlık sorunları olan hassas kişileri etkiliyor bu hastalık. yaşlılar,çocuklar,diyabet gibi kronik hastalığı olanlar,alkolikler,madde bağımlıları,kötü beslenenler vs.. bir başka sorunlardan birisi de gelişmemiş ülkelerde yan etkisi fazla olan ucuz ilaçların kullanılması.
en önemli bulaşma yolu damlacık covid19 gibi. bu bakteriler o kadar küçük ki direkt akciğerlere iniyorlar alveollere. orada alveoler makrofajlar var bunları yok etmeye çalışıyor hemen. makrofaj fagositoz yapıp içine alıyor. sonrasında lizozomla birleşmesi lazım ki bakteriyi yok edebilsin ama bu bakteri lizozomla birleşmesini engelliyor. böylece makrofaj bakteriyi öldüremiyor bakteri de o ortamda çoğalıp makrofajı öldürüp yayılıyor. tabii makrofaj kendi öldüremese bile t lenfositleri uyarır ona bu bakteriyi tanıtır antijen sunma denilen işlemle. t lenfosit de çok güçlü olan hücresel bağışıklık cevabını oluşturur. bu da durduramazsa insanı kan kusarak nefes alamadan ölüme götürebilecek bir hastalık bu. çoğu insanda hastalık oluşmuyor ama her şeye rağmen dünyada 3 milyon insan ölüyor korkunç bir sayı. birde bu hastalık öyle bir şey ki tabiri caizse uyuyup sonra uyanıp insanı ölüme götürebiliyor.
artık verem tedavisinde çok güçlü antibiyotikler kullanılıyor. hatta sadece bu bakteriye etki eden antibiyotikler var. aşısı da 1921 yılında bulunmuştur. bcg( bacillus-calmette-guerin) aşısı olarak geçer. bacillus bakterinin biçimini belirtir. calmette ve guerin de bulan kişiler. mycobacterium bovis bakterisinin hastalık yapma gücü yok edilerek hazırlanmış canlı bir aşı. tabii şimdi burada solunumla bulaşan şekline yol açan bakterinin adı mycobacterium tuberculosis. mycobacterium bovis hayvanlardan insana bulaşan versiyonu ve sütlerin pastörize edilmesiyle birlikte çok azalmıştır. bu aşıyla ilgili benim ilginç bulduğum bir nokta bu aşı mesane(idrar kesesi) kanserinde kullanılıyor. bağışıklık sistemini güçlendirip tümöre karşı etkili oluyor.
özellikle küçükken beni de çok fazla etkilemiş bir hastalıktır. çok korkardım,verem olacağımı düşünürdüm.
''bahçelerde mor meni
verem ettin sen beni
nasıl verem olmayım
eller sarıyor seni'' çok sevdiğim bir türküden sözler. aslında bu hastalığa olan bakışı da özetliyor bir noktada çünkü insanın yaşadığı kederlerin onu verem yaptığı anlayışını birçok romanda var. hatta iyi insanların verem olduğuyla ilgili bir akım bile olmuş zamanında verem olmak kutsal bir olay gibi olmuş. birçok sanatçı da veremden ölmüş zaten. benim bu konuda en çok sevdiğim şiirlerden birisinin sahibi olan muzaffer tayyip uslu da 24 yaşında veremden ölmüş :(
kan adlı şiiri:
önce öksürüverdim
öksürüverdim hafiften
derken ağzımdan kan geldi
bir ikindi üstü durup dururken
meseleyi o saat anladım
anladım ama, iş işten geçmiş ola
şöyle bir etrafıma baktım
baktım ki yaşamak güzeldi hala
mesela gökyüzü
maviydi alabildiğince
insanlar dalıp gitmişti
kendi alemine''
'la miseria'
https://www.researchgate.net/profile/dr_yatish_agarwal/publication/320882628/figure/fig8/as:557853556645890@1510014060896/venezuelan-painter-cristobal-rojas-poleos-famous-work-la-miseria-the-misery-which-the_q640.jpg
'güneş girmeyen eve doktor girer' atasözünde de tüberkülozun etkisini göz ardı edemeyiz asla çünkü bu bakteri sıcağa ve neme karşı çok hassas. zaten eski dönemlerde verem hastaları tedavi altındayken bunlara çok dikkat edilmiş.güneş görmesine,havası temiz bir yer olmasına. sanatoryum denilen özel hastanelerde tedavi görmüşler. bunun ülkemizde de en güzel örneklerinden birisi heybeliada sanatoryumu'dur. atamızın isteğiyle kurulmuştur ama tabii o binaya da ihanet edilmiştir,diyanete peşkeş çekilmiştir.
https://listelist.com/wp-content/uploads/2020/09/dfg-750x375.jpg
dünyadaki her üç insandan birisine bu bakterinin bulaştığı düşünülüyor. her yıl 3 milyon kişi ölüyor. özellikle çeşitli sağlık sorunları olan hassas kişileri etkiliyor bu hastalık. yaşlılar,çocuklar,diyabet gibi kronik hastalığı olanlar,alkolikler,madde bağımlıları,kötü beslenenler vs.. bir başka sorunlardan birisi de gelişmemiş ülkelerde yan etkisi fazla olan ucuz ilaçların kullanılması.
en önemli bulaşma yolu damlacık covid19 gibi. bu bakteriler o kadar küçük ki direkt akciğerlere iniyorlar alveollere. orada alveoler makrofajlar var bunları yok etmeye çalışıyor hemen. makrofaj fagositoz yapıp içine alıyor. sonrasında lizozomla birleşmesi lazım ki bakteriyi yok edebilsin ama bu bakteri lizozomla birleşmesini engelliyor. böylece makrofaj bakteriyi öldüremiyor bakteri de o ortamda çoğalıp makrofajı öldürüp yayılıyor. tabii makrofaj kendi öldüremese bile t lenfositleri uyarır ona bu bakteriyi tanıtır antijen sunma denilen işlemle. t lenfosit de çok güçlü olan hücresel bağışıklık cevabını oluşturur. bu da durduramazsa insanı kan kusarak nefes alamadan ölüme götürebilecek bir hastalık bu. çoğu insanda hastalık oluşmuyor ama her şeye rağmen dünyada 3 milyon insan ölüyor korkunç bir sayı. birde bu hastalık öyle bir şey ki tabiri caizse uyuyup sonra uyanıp insanı ölüme götürebiliyor.
artık verem tedavisinde çok güçlü antibiyotikler kullanılıyor. hatta sadece bu bakteriye etki eden antibiyotikler var. aşısı da 1921 yılında bulunmuştur. bcg( bacillus-calmette-guerin) aşısı olarak geçer. bacillus bakterinin biçimini belirtir. calmette ve guerin de bulan kişiler. mycobacterium bovis bakterisinin hastalık yapma gücü yok edilerek hazırlanmış canlı bir aşı. tabii şimdi burada solunumla bulaşan şekline yol açan bakterinin adı mycobacterium tuberculosis. mycobacterium bovis hayvanlardan insana bulaşan versiyonu ve sütlerin pastörize edilmesiyle birlikte çok azalmıştır. bu aşıyla ilgili benim ilginç bulduğum bir nokta bu aşı mesane(idrar kesesi) kanserinde kullanılıyor. bağışıklık sistemini güçlendirip tümöre karşı etkili oluyor.
özellikle küçükken beni de çok fazla etkilemiş bir hastalıktır. çok korkardım,verem olacağımı düşünürdüm.
devamını gör...
yazmaktan keyif almak
keşke keyif olsaydı. ama mecburiyet bu. yazmaktan keyif alanlar arada yazar. simli kalemlerle , renkli yapışkanlı kağıtlara. yazmadan da yaşayabilir onlar. ama mecburiyet olanlar her gün her an yazarlar.
peçeteye, toprağa, suya, her yere yazarlar. yazmaktan keyif almak hem kolay hem zordur.
peçeteye, toprağa, suya, her yere yazarlar. yazmaktan keyif almak hem kolay hem zordur.
devamını gör...
yakından görülen en ünlü kişi
hırvatistan cumhurbaşkanı kolinda grabar-kitarović.
devamını gör...
sevilen insanla kitapçıda tanışmak
oldu olucak bir de aynı kitabı seçerken tanışalım
devamını gör...
dünyanın en iyi konserleri
ıron maiden - rock ın rio 2001
keşke bi 4k kaydı olsa...
keşke bi 4k kaydı olsa...
devamını gör...
kaza masrafını ödeyemem deyip kafaya sıkmak
yazık olmuş çok yazık. insanları bu noktaya getiren siyasi düzenden sormamız gerekir hesabını. yarın haberini yapmaya kalksalar hemen yayın yasağı getirirler koştur koştur.
devamını gör...

