yazarların en son okuduğu kitap
yaklaşık yarım saat önce khaled hossaini'nin kitabı ''uçurtma avcısı''nı bitirdim. iyi ki okumuşum dedirtti bana.
tanım: en son okuduğumuz kitapları paylaştığımız başlıktır.
tanım: en son okuduğumuz kitapları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
kiosk kelimesi türklerin çinlilerden gördüğü bahçeli evlere verdiği köşk kelimesinden gelmektedir. (bkz: jean-paul roux)
devamını gör...
sarhoşken yapılan saçmalıklar
bir arkadaşım gözlerimin içine bakıp "ahmet seni çok seviyorum" demişti ve ben ne ahmet'tim ne erkek.
devamını gör...
çürümenin kitabı
hayatla, tarihle, varoluşla dalga geçen bir başka yazarın kitabı. ferdinant celine' le birlikte hayatın komedisi ve trajedisi üzerine yazan birkaç yazardan biri. ibret almak için değil, kahkaha atmak için okunması gereken yazarlardan. okuyun ama okurken alt metinde yer alan o muhteşem kahkahayı duyun.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazarın asıl amacı
profiline kendi fotoğrafını koymayan yazarla aynı amaçtır. burada anonim olunacak diye bir kural yok. bazı yazarlar çirkin, ezik, sosyal hayatta silik, sadece sözlükte muhatap gören tipler olduğu için anonimliği yıkılmasından çok korktukları bir tabu olarak görüyorlar. sırf sizin foyanız ortaya çıkmasın diye insanlar bu kadar anonimlik kasmak zorunda değil. isteyen anonim olur isteyen olmaz...
devamını gör...
sanat ve devrim
alman, romantik beste yazarı richard wagner’in 1849 yılında yazdığı uzun deneme.
wagner, 1849 yılındaki dresden devriminde bakuninci anarşistleri desteklediği için almanya’dan sürgün edilmiş ve bu denemeyi paris’te yazıp yayınlamıştır.
wagner, 1848 devrimleri‘ni sanata zarar verdiğini iddia ederek eleştiren sanatçıları eleştirmektedir. wagner’e göre sanat endüstriyel bir hale gelmiş; sanatçıdan çok satıcı olan sanatçıların elinde, para kazanmak için bir enstrümana dönüşmüştür. burjuvazi ise parası sayesinde bu endüstrinin efendisi olmuştur.
wagner’e göre günümüz toplumunda gerçek bir sanat eseri yaratmak mümkün değildir çünkü toplum, sanatı sanat olarak değil, bir eğlence olarak görmektedir. wagner, sanatı eski şanına kavuşturmanın tek yolunun ise devrim olduğunu savunur. lakin sanatsal bir devrim yeterli değildir. gerçek sanat, sosyal devrimin omuzlarında yükselecektir.
wagneryen devrim, medeniyeti reddeder ve insanın, doğaya dönmesi gerektiğini savunur. ancak bu “doğaya dönüş” bir ilkelleşme değil, gelişimdir. wagner, proletaryayı kölelikten kurtarıp bütün üretimi makinelere devrederek toplumu yaratıcı olmayan bir iş yapmaktan kurtaracaktır. böylece insan, yaratıcı özüne geri dönecek ve zamanını, gerçek sanat eserini yaratmaya ayırabilecektir.
wagner’in devrim fikri çok ütopist olarak yargılansa da, 20. yüzyıldaki komünist sanatçıları derinden etkilemiştir. özellikle de sovyetler birliği’nde.
wagner, 1849 yılındaki dresden devriminde bakuninci anarşistleri desteklediği için almanya’dan sürgün edilmiş ve bu denemeyi paris’te yazıp yayınlamıştır.
wagner, 1848 devrimleri‘ni sanata zarar verdiğini iddia ederek eleştiren sanatçıları eleştirmektedir. wagner’e göre sanat endüstriyel bir hale gelmiş; sanatçıdan çok satıcı olan sanatçıların elinde, para kazanmak için bir enstrümana dönüşmüştür. burjuvazi ise parası sayesinde bu endüstrinin efendisi olmuştur.
wagner’e göre günümüz toplumunda gerçek bir sanat eseri yaratmak mümkün değildir çünkü toplum, sanatı sanat olarak değil, bir eğlence olarak görmektedir. wagner, sanatı eski şanına kavuşturmanın tek yolunun ise devrim olduğunu savunur. lakin sanatsal bir devrim yeterli değildir. gerçek sanat, sosyal devrimin omuzlarında yükselecektir.
wagneryen devrim, medeniyeti reddeder ve insanın, doğaya dönmesi gerektiğini savunur. ancak bu “doğaya dönüş” bir ilkelleşme değil, gelişimdir. wagner, proletaryayı kölelikten kurtarıp bütün üretimi makinelere devrederek toplumu yaratıcı olmayan bir iş yapmaktan kurtaracaktır. böylece insan, yaratıcı özüne geri dönecek ve zamanını, gerçek sanat eserini yaratmaya ayırabilecektir.
wagner’in devrim fikri çok ütopist olarak yargılansa da, 20. yüzyıldaki komünist sanatçıları derinden etkilemiştir. özellikle de sovyetler birliği’nde.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
artık yaşın karşılığı görülen standartlar değişti.önceden 35 yaşındaysan evleneceksin şu kadar çocuğun olacak bıyık bırakacaksın gibi kalıplar varmış.artık öyle değil ki 40 yaşında adam 25 yaşındakinin yaptığı her şeyi yapabiliyor kimse de yargılamıyor.tecrübe iyidir parayla bile alamazsınız
devamını gör...
sisifos söyleni
(bkz: sisifos söyleni)
camus felsefi deneme türündeki bu kitabında yaşamın yaşamaya değip değmediğini ve intiharı kendi absurde felsefesi ile sorgular. kitaba ismini veren sisifos, yunan mitolojisinde zeus tarafından dimdik bir dağın eteğine bırakılan kaya parçasını dağın en tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştır. kayayı her çıkardığında kaya geri düşer ve sisifos her defasında bu döngüyü devam ettirir. insanlığın hikayesi ile sisifosun hikayesi arasındaki benzerlik buradadır. insanların var olmaya mahkum edildiği bir dünyada sisifos gibi ev araba aile iş gibi anlamsız döngülerle kayayı her defasında yukarı çıkarıyoruz. mutlak bir amaç yada kazanım olmadan. zaten dünyanın kendisi ve var oluş başlı başına saçmanın kendisidir. camusa göre bunun farkında olarak yaşamak başkaldırının ta kendisidir. intihar ise kaçış demektir. tıpkı sisifosun tanrılara meydan okurcasına kaçmadan ve vazgeçmeden kayayı her seferinde yeniden dağın tepesine çıkarması gibi. kitabın genel konusu intihardır lakin camus bu kitabında intiharı savunmaz. aşağıya kitaptan ilgimi çeken bir kaç kısmı bırakıyorum.
- çelişkin bir biçimde, kendileri için bir yaşama nedeni olan ( yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de) düşünceler yada düşler uğrunda ölüme giden başka insanlarda görüyorum. sy 22
-gene bir gün gelir , insan otuz yaşında olduğunu görür ya da söyler. gençliğini belirtir böylece. ama, aynı anda , zamana göre yerini de belirtir. zamanın içinde yerini alır. geçmesi gerektiğini söylediği bir eğrinin belirli bir anındadır. zamanın malıdır, içinin ürpertiyle dolması üzerine , en kötü düşmanı olarak görür onu. yarını istiyordu hep, tüm benliğinin bundan kaçınması gerekirken, yarının gelmesini diliyordu. etin bu başkaldırışı, uyumsuz budur işte. sy 32
- böylece chestova dönüyorum. bir yorumcu onun ilgiye değer bir sözünü anlatır. " tek çıkar yol insan yargısı için bir çıkış yolu bulunmayan yerdedir." der. " böyle olmasa tanrıyı ne yapacaktık? kişi ancak olanaksızı elde etmek için tanrıya yönelir. olabilene gelince, insanlar yeter onu bulmaya." sy 50
-her şey tek bir şeyle değil, her şey her şeyle açıklanır. ben bir ayrım görmüyorum arada. hiç kuşkusuz, bilinci her betimleme sonunda "gerçekleştirdiği" bu düşünlerin ya da bu özlerin kusursuz örnekler olmaları istenmiyor daha. ama algılamanın her verisinde doğrudan doğruya var oldukları söyleniyor. her şeyi açıklayan tek bir düşünce yok artık, sonsuz sayıda nesneye anlam veren, sonsuz sayıda öz var. dünya kımıltısızlaşıyor, ama aydınlanıyor da. sy 59-60
-uyumsuz insan yolunun belli bir noktasında kışkırtılmıştır. tarih ne dinden yoksundur ne peygamberden, tanrısızları bile vardır. ondan sıçraması isteniyor. verebileceği tek yanıt iyi anlamadığı, bunun açık olmadığı. kişi de yalnızca iyi anlamadığını yapmak ister. ona bunun gurur günahı olduğu, belki de işin sonunda cehennemin bulunduğu söylenir, ama bu ona önemsiz görünür. suçluluğu benimsettirilmek istenir ona. o kendini suçsuz bulur. doğrusunu söylemek gerekirse, yalnız bunu duyar, çaresiz suçsuzluğunu. her şeyi bu sağlar ona. böylece kendi kendinden istediği yalnızca bildiğiyle yaşamak, elindekiyle yetinmek, araya kesin olmayan hiçbir şey sokmamaktır. hiçbir şeyin böyle olmadığı söylenir ona. ama hiç değilse bu bir kesinliktir. işi onunladır: hiçbir şeye sarılmadan yaşanıp yaşanamayacağını bilmek ister. sy 67
- kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır. sy 119
- bu söylen "trajik"se, kahraman bilinçli olduğu içindir. gerçekten de, her adımda başarma umuduyla desteklenseydi, neden kederli olacaktı? bu günün işçisi yaşamının tüm günlerinde aynı işlerde çalışır, bu yazgıda uyumsuzlukta bundan aşağı kalmaz. ama ancak bilinçli olduğu ender anlarda "trajik"tir. sy 139
camus felsefi deneme türündeki bu kitabında yaşamın yaşamaya değip değmediğini ve intiharı kendi absurde felsefesi ile sorgular. kitaba ismini veren sisifos, yunan mitolojisinde zeus tarafından dimdik bir dağın eteğine bırakılan kaya parçasını dağın en tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştır. kayayı her çıkardığında kaya geri düşer ve sisifos her defasında bu döngüyü devam ettirir. insanlığın hikayesi ile sisifosun hikayesi arasındaki benzerlik buradadır. insanların var olmaya mahkum edildiği bir dünyada sisifos gibi ev araba aile iş gibi anlamsız döngülerle kayayı her defasında yukarı çıkarıyoruz. mutlak bir amaç yada kazanım olmadan. zaten dünyanın kendisi ve var oluş başlı başına saçmanın kendisidir. camusa göre bunun farkında olarak yaşamak başkaldırının ta kendisidir. intihar ise kaçış demektir. tıpkı sisifosun tanrılara meydan okurcasına kaçmadan ve vazgeçmeden kayayı her seferinde yeniden dağın tepesine çıkarması gibi. kitabın genel konusu intihardır lakin camus bu kitabında intiharı savunmaz. aşağıya kitaptan ilgimi çeken bir kaç kısmı bırakıyorum.
- çelişkin bir biçimde, kendileri için bir yaşama nedeni olan ( yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenidir de) düşünceler yada düşler uğrunda ölüme giden başka insanlarda görüyorum. sy 22
-gene bir gün gelir , insan otuz yaşında olduğunu görür ya da söyler. gençliğini belirtir böylece. ama, aynı anda , zamana göre yerini de belirtir. zamanın içinde yerini alır. geçmesi gerektiğini söylediği bir eğrinin belirli bir anındadır. zamanın malıdır, içinin ürpertiyle dolması üzerine , en kötü düşmanı olarak görür onu. yarını istiyordu hep, tüm benliğinin bundan kaçınması gerekirken, yarının gelmesini diliyordu. etin bu başkaldırışı, uyumsuz budur işte. sy 32
- böylece chestova dönüyorum. bir yorumcu onun ilgiye değer bir sözünü anlatır. " tek çıkar yol insan yargısı için bir çıkış yolu bulunmayan yerdedir." der. " böyle olmasa tanrıyı ne yapacaktık? kişi ancak olanaksızı elde etmek için tanrıya yönelir. olabilene gelince, insanlar yeter onu bulmaya." sy 50
-her şey tek bir şeyle değil, her şey her şeyle açıklanır. ben bir ayrım görmüyorum arada. hiç kuşkusuz, bilinci her betimleme sonunda "gerçekleştirdiği" bu düşünlerin ya da bu özlerin kusursuz örnekler olmaları istenmiyor daha. ama algılamanın her verisinde doğrudan doğruya var oldukları söyleniyor. her şeyi açıklayan tek bir düşünce yok artık, sonsuz sayıda nesneye anlam veren, sonsuz sayıda öz var. dünya kımıltısızlaşıyor, ama aydınlanıyor da. sy 59-60
-uyumsuz insan yolunun belli bir noktasında kışkırtılmıştır. tarih ne dinden yoksundur ne peygamberden, tanrısızları bile vardır. ondan sıçraması isteniyor. verebileceği tek yanıt iyi anlamadığı, bunun açık olmadığı. kişi de yalnızca iyi anlamadığını yapmak ister. ona bunun gurur günahı olduğu, belki de işin sonunda cehennemin bulunduğu söylenir, ama bu ona önemsiz görünür. suçluluğu benimsettirilmek istenir ona. o kendini suçsuz bulur. doğrusunu söylemek gerekirse, yalnız bunu duyar, çaresiz suçsuzluğunu. her şeyi bu sağlar ona. böylece kendi kendinden istediği yalnızca bildiğiyle yaşamak, elindekiyle yetinmek, araya kesin olmayan hiçbir şey sokmamaktır. hiçbir şeyin böyle olmadığı söylenir ona. ama hiç değilse bu bir kesinliktir. işi onunladır: hiçbir şeye sarılmadan yaşanıp yaşanamayacağını bilmek ister. sy 67
- kişi mutlu yaşamak için para kazanmak ister, sonra bir yaşamın tüm çabası ve en iyi yanı bu paranın kazanılmasında toplanır. mutluluk unutulmuş, araç da amaç sayılmıştır. sy 119
- bu söylen "trajik"se, kahraman bilinçli olduğu içindir. gerçekten de, her adımda başarma umuduyla desteklenseydi, neden kederli olacaktı? bu günün işçisi yaşamının tüm günlerinde aynı işlerde çalışır, bu yazgıda uyumsuzlukta bundan aşağı kalmaz. ama ancak bilinçli olduğu ender anlarda "trajik"tir. sy 139
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
artırılması gereken mutluluktur.
devamını gör...
türkiye'den defolup gitmek
gitmek isteyen, gidebilen arkadaşlara şimdiden şans diliyorum.
gittikten sonra 6 ay kendinizi idame edebilecek parayı ayırmadan sakın haa.
tecrübeyle sabittir.
gittikten sonra 6 ay kendinizi idame edebilecek parayı ayırmadan sakın haa.
tecrübeyle sabittir.
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
allice miller yetenekli çocuğun dramı
öz şefkatli farkındalık christopher k. germer
beden kayıt tutar bessel a.van der kolk
seninle başlamadı mark wolynn
pembe fili düşünme zeynep selvili çarmıklı
öz şefkatli farkındalık christopher k. germer
beden kayıt tutar bessel a.van der kolk
seninle başlamadı mark wolynn
pembe fili düşünme zeynep selvili çarmıklı
devamını gör...
türkiye'ye şeriat gelse olacaklar
şu anlık gelmesini istemediğim şey, ki recep denilen şahıs dahi getiremez, getirmez. ilk öncelikle tarikatçılık ve tasavvufun bitmesi gerek ve sahte islam anlayışının bitmesi gerek.
devamını gör...
kerkenez
kartalgiller familyasından, küçük memeliler ile beslenen yırtıcı bir kuş.
devamını gör...
beğeni sınırlaması
(bkz: hayvan gibi şey yapıyorsunuz)
e öyle ama gerçekten.
ben anlamıyorum ki hangi entry çok iyi hangisi sıradan...
ne entryler var, 3-5 beğenide takılıp kalmış.
illa popülizmin everest tepesinde bakış açıları mı sergilemek gerekiyor, beğeni bombardımanına tutulmak için?
peki ya, takipçi sayısını artırmak için önüne geleni takip etmek?
doğru bir şey mi?
bir yazarı yeni keşfetmişsindir, entryleri dikkatini çeker, girersin profiline 5-10 entrysine basarsın beğeniyi, bu olur...
peki, sol frame'de bir başlığı açıp, önüne gelen entryyi beğenmek ne demek?
biraz prensipli olun lütfen.
e öyle ama gerçekten.
ben anlamıyorum ki hangi entry çok iyi hangisi sıradan...
ne entryler var, 3-5 beğenide takılıp kalmış.
illa popülizmin everest tepesinde bakış açıları mı sergilemek gerekiyor, beğeni bombardımanına tutulmak için?
peki ya, takipçi sayısını artırmak için önüne geleni takip etmek?
doğru bir şey mi?
bir yazarı yeni keşfetmişsindir, entryleri dikkatini çeker, girersin profiline 5-10 entrysine basarsın beğeniyi, bu olur...
peki, sol frame'de bir başlığı açıp, önüne gelen entryyi beğenmek ne demek?
biraz prensipli olun lütfen.
devamını gör...
kulaç uzunluğu
boy ölçümü yapılan pozisyonda, iki kolun yere paralel şekilde iki yana açılması ve orta parmaklar arasindaki mesafenin ölçülmesi ile bulunur.
en iyi sonuç bir antropometre ile alınır.
küçük çocuklarda kuluç uzunlugu boy oranı 1 den küçükken ergenlik ile beraber oran 1 olur ve boy uzaması tamamlandığında genellikle kulaç uzunluğu boy uzunluğundan, kadınlarda 1-2 cm, erkeklerde ise 3-4 cm uzun olabilir.
basketbolcular ve yüzücüler için önemli bir vücut ölçüsüdür. birçok akademisyen tarafından sportif başarıya etkisi araştırılmıştır.
özellikle avustralyalılar bu konuda baya uğraşmış. kızlarda, erkeklerde, farklı yaş çocuklarda çeşitli kontrollü çalışmalar yapmışlar.
özellikle basketbolda uzun kollara sahip olmak rebound ve blok konusunda büyük bir avantaj sağlıyor. rakibin görüş alanını kapattığı için ise sporcunun savunma becerisini olumlu etkiliyor.
bazı nba oyuncularinda kulaç uzunluğu boy uzunluğundan 10-15 cm fazla olabiliyorken
popüler oyunculardan olan kevin durant hey maşallah dedirtiyor.
kulaç uzunluğu 225 cm.
boy 208 cm.
bu yıl nba draftlarında şimdikik 14. sırada gözüken (kendi pozisyonu olan pivot için en potansiyelli ikinci oyuncu olarak gösterilyor) (bkz: alperen şengün)'ün de kulaç uzunluğu dikkat çekici.
en iyi sonuç bir antropometre ile alınır.
küçük çocuklarda kuluç uzunlugu boy oranı 1 den küçükken ergenlik ile beraber oran 1 olur ve boy uzaması tamamlandığında genellikle kulaç uzunluğu boy uzunluğundan, kadınlarda 1-2 cm, erkeklerde ise 3-4 cm uzun olabilir.
basketbolcular ve yüzücüler için önemli bir vücut ölçüsüdür. birçok akademisyen tarafından sportif başarıya etkisi araştırılmıştır.
özellikle avustralyalılar bu konuda baya uğraşmış. kızlarda, erkeklerde, farklı yaş çocuklarda çeşitli kontrollü çalışmalar yapmışlar.
özellikle basketbolda uzun kollara sahip olmak rebound ve blok konusunda büyük bir avantaj sağlıyor. rakibin görüş alanını kapattığı için ise sporcunun savunma becerisini olumlu etkiliyor.
bazı nba oyuncularinda kulaç uzunluğu boy uzunluğundan 10-15 cm fazla olabiliyorken
popüler oyunculardan olan kevin durant hey maşallah dedirtiyor.
kulaç uzunluğu 225 cm.
boy 208 cm.
bu yıl nba draftlarında şimdikik 14. sırada gözüken (kendi pozisyonu olan pivot için en potansiyelli ikinci oyuncu olarak gösterilyor) (bkz: alperen şengün)'ün de kulaç uzunluğu dikkat çekici.
devamını gör...
sevgililer günü
ülkemiz için 15 şubat'ın daha anlamlı olduğunu söylemek isterim.
devamını gör...
martin eden
inanılmaz bir duygusal bağ kurduğum, kitabın hem ismi, hem de baş karakteri.
tam hatırlamamak ile birlikte kitapta şöyle bir cümle geçiyordu. hayalleriniz konusunda dikkatli olun. gerçekleşmez ise mutsuz olabilirsiniz, ama gerçekleşirse cok daha mutsuz olabilirsiniz. böyle bir şeydi sanırım ama inanılmaz doğru inanılmaz iyi bir tespit.
benimde bir hayalim vardı. baya uğraştım. vee gerçekleşti. ama işler beklediğim gibi olmadı. duygusal, hüzünlü yazmak istemiyorum. hele hele bugün çok uzak durmam gerekiyor.
ama siz bu kitabı okumadıysanız mutlaka okuyun derim. klasik, başyapıt diyebileceğim kitapların başında geliyor.
tam hatırlamamak ile birlikte kitapta şöyle bir cümle geçiyordu. hayalleriniz konusunda dikkatli olun. gerçekleşmez ise mutsuz olabilirsiniz, ama gerçekleşirse cok daha mutsuz olabilirsiniz. böyle bir şeydi sanırım ama inanılmaz doğru inanılmaz iyi bir tespit.
benimde bir hayalim vardı. baya uğraştım. vee gerçekleşti. ama işler beklediğim gibi olmadı. duygusal, hüzünlü yazmak istemiyorum. hele hele bugün çok uzak durmam gerekiyor.
ama siz bu kitabı okumadıysanız mutlaka okuyun derim. klasik, başyapıt diyebileceğim kitapların başında geliyor.
devamını gör...


