kahvesiz okunamayan kitaplar
kitapları aksesuar haline getiren tipin, zaten okuyacağından değil de sırf şekil olsun diye yanına kahvesini hazırlayıp fotoğrafını çektiği kitaplardır.
haydi başlayalım:
(bkz: kürk mantolu madonna)
(bkz: dönüşüm)
(bkz: satranç)
haydi başlayalım:
(bkz: kürk mantolu madonna)
(bkz: dönüşüm)
(bkz: satranç)
devamını gör...
keşke
her duyduğumda bana şu güzel sözü hatırlatan bir kelimedir.
"-keşke nedir olric?
+hatalarımız efendimiz.
-çok mu hata yaptık?
+keşke diyecek kadar efendimiz."
oğuz atay
"-keşke nedir olric?
+hatalarımız efendimiz.
-çok mu hata yaptık?
+keşke diyecek kadar efendimiz."
oğuz atay
devamını gör...
90'lı yıllara dair akılda kalanlar
bir çok unutulmayacaklar vardır elbette.en önemlisi de, çoğu insanı etkileyen, kolay kolay da unutulmayacak olan 17 ağustos 1999 gölcük depremi dir. allah bir daha yaşatmasın.
devamını gör...
oğuz atay
tutunamayanlar'ı bize kazandıran yazar.
selim ışık'ın da dediği gibi;
“yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
selim ışık'ın da dediği gibi;
“yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
devamını gör...
lisenin son cuması
kalbime bir şeyler batmıştı. o yurtta bir daha kalamayacaktım,o sıralarda bir daha oturamayacaktım,hep hapishane gibi gelen o bahçeden belki de bir daha hiç içeri giremeyecektim,belki de o şehre bir daha hiç gelmeyecektim. tüm kötü şeyleri alıp güzel olan her şeyi de orada bırakıp gidiyordum sanki. o bahçeden çıkarken hep mutlu olurdum da o an çıkarken canım çok acıdı. o tüm kötü şeylerin yükü de üzerimdeydi. bazı şeylerin değerini de kaybedince anlıyor tabii insan. insanlara pek anlatabildiğim şeyler değil sözlük bunlar,abartılı bağ kuruyorum hep.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
"sen ava çık, ben mağarayı temizleyeyim" diyen ilk kadın.
devamını gör...
kötü yapmana rağmen keyif aldığın şey
kesinlikle futbol oynamaktır.
125 kilo biri olarak hiç koşamasam da şut çekmekten çok zevk alırım.
kilolarımı verip bu zevkimi katlamayı düşünüyorum.
125 kilo biri olarak hiç koşamasam da şut çekmekten çok zevk alırım.
kilolarımı verip bu zevkimi katlamayı düşünüyorum.
devamını gör...
dead poets society
senaristliğini tom schulman'ın üstlendiği, peter weir yönetiminde 1989 yılında çekilen film. türkçeye ölü ozanlar derneği olarak çevrilmiştir. robin williams başrolde olduğundan izlenmediyse hemen izlenmelidir, hatta tekrar tekrar izlenmelidir.
sonunda bir sanat eserinin güzelliğinin verdiği hüzünden dolayı ağlatabilir, bu yüzden peçeteler hazırlanmalıdır.
ailelerin çocuklarını doktor, avukat, mühendis yetiştirsin diye katı kurallar ve sıkıcı derslerle çevrili okula vermesini, o okulda öğrencilerin gerçek öğretmenle tanışmasını konu alıyor diyebiliriz en basit haliyle. muhafazakar ve katı bir şekilde yetiştirilmeye çalışan çocukların şiirle, edebiyatın güzelliğiyle ve anın değeriyle tanışması da gerçek öğretmen john keating sayesinde olur. film elbet bu kadar basit değildir, içerisinde sistem, aile, yönetim eleştirisini de bulundurur. ailelerin yanlış tutumu çocuğunun hayallerini, hislerini ve hayatını mahvedebilir.
bu katı yönetimler bir yana dursun, okulda geçmiş yıllarda öğretmenleri keating'in daha bir öğrenciyken kurduğu ''ölü ozanlar derneği'' keating'in öğrencilerinin dikkatini çeker ve tekrar aktif hale getirilir. geceleri gizlice toplanıp şiirler okuyup konuşmalar yaparak birbirlerine içlerini açarlar.
hayatta asıl yapmak istediğini bulması bir insan için en zor ama belki de en değerli şeydir. keyifli izlemeler.

görsel kaynak.
--- alıntı ---
size neler söylendiğinin önemi yok, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.
--- alıntı ---
sonunda bir sanat eserinin güzelliğinin verdiği hüzünden dolayı ağlatabilir, bu yüzden peçeteler hazırlanmalıdır.
ailelerin çocuklarını doktor, avukat, mühendis yetiştirsin diye katı kurallar ve sıkıcı derslerle çevrili okula vermesini, o okulda öğrencilerin gerçek öğretmenle tanışmasını konu alıyor diyebiliriz en basit haliyle. muhafazakar ve katı bir şekilde yetiştirilmeye çalışan çocukların şiirle, edebiyatın güzelliğiyle ve anın değeriyle tanışması da gerçek öğretmen john keating sayesinde olur. film elbet bu kadar basit değildir, içerisinde sistem, aile, yönetim eleştirisini de bulundurur. ailelerin yanlış tutumu çocuğunun hayallerini, hislerini ve hayatını mahvedebilir.
bu katı yönetimler bir yana dursun, okulda geçmiş yıllarda öğretmenleri keating'in daha bir öğrenciyken kurduğu ''ölü ozanlar derneği'' keating'in öğrencilerinin dikkatini çeker ve tekrar aktif hale getirilir. geceleri gizlice toplanıp şiirler okuyup konuşmalar yaparak birbirlerine içlerini açarlar.
hayatta asıl yapmak istediğini bulması bir insan için en zor ama belki de en değerli şeydir. keyifli izlemeler.

görsel kaynak.
--- alıntı ---
size neler söylendiğinin önemi yok, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir.
--- alıntı ---
devamını gör...
akışta birçok kitap başlığı olması
ilgimi çeken hede. neredeyse tüm başlıkların yanında (kitap) yazıyor.
edit: artık kitap simgesi var.
edit: artık kitap simgesi var.
devamını gör...
chivas regal etkisi
adını da chivas regal markalı viskiden alır. ürün, piyasaya çıktığında ucuz diye tercih edilmemiş. chivas kardeşler de içerikte değişiklik yapmadan fiyatı arttırmışlar. fiyat artınca satışlar da artmış.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği yazar
beni tereddütte bırakan bir soru. şimdilik stefan zweig veya goethe diyebilirim
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
benim cesaretimin birazcığı sende olsaydı şu anda "biz" çok güzel olabilirdik. sen o cesareti gösteremedin o yüzden "ben" tek başıma çok güzel olmak zorunda kaldım
devamını gör...
akineton
firavun akhenaton ile arasında bir türkü ilişki kuramadığım antiparkinson ilacı. çoğu zaman ekstrapiramidal yan etki oluşturan antipsikotiklerin bu etkilerini aza indirmek için reçete edilir.
devamını gör...
helyum parlaması
küçük kütleli yıldızlarda gerçekleşen helyum yanması.
ilişkili olarak (bkz: hidrojen yanması)
önce bir ön bilgi iliştireyim şuraya;
bir yıldızın çekirdeğinde, normal şartlarda bol miktarda hidrojen bulunur. bu hidrojen nükleer füzyon tepkimeleriyle helyuma dönüştürülür. bir süre sonra çekirdekte artık hidrojen değil, helyum birikir. biriken bu helyumun çok büyük bir kısmı, normal helyumdan farklıdır ve buna dejenere madde deriz. dejenere helyumda durum normal gazlarda olduğu gibi değildir. az sonra anlatacağım bunun sonucunu.
gelelim sürecin kendisine...
kütlesi yeterince büyük olan bir yıldız, çekirdekteki hidrojeni bitirince, bu kez helyumu karbona dönüştürmeye ve buradan enerji elde etmeye başlar. fakat yıldızın kütlesi küçükse bu süreç bu şekilde işlemez. ağır ağır karbona dönüşmesi ve enerji üretmeye devam etmesi gereken helyum, bir anda "tutuşur". fakat artık çekirdekte, yukarıda bahsettiğim dejenere helyum bulunmaktadır. normal şartlarda, ani ve patlamalı bir enerji kaynağı olan bu tutuşma, normal bir gazın ısınıp genleşmesine ve soğumasına neden olur. fakat dejenere madde bunu yapmaz. sadece ısınır. genleşmediği için soğuyamaz. bunun sonucu, aşırı derecede ısınmış bir çekirdek ve bu yüzden de hızlanan nükleer füzyondur.
helyum parlamasının sonucunda, güneş'in yaklaşık 200 milyon yılda ürettiği enerji, sadece birkaç dakika içerisinde açığa çıkar ve helyum çekirdekteki malzemenin bir kısmı, deyim yerindeyse "buharlaşır". çekirdek kısa bir süreliğine normal gaza döner ve aniden genişleyerek soğur. tabii ki artık yıldızın başlangıçtaki hidrostatik dengesinden eser kalmamıştır ve kısa bir süreliğine helyum yanmaya devam etse de yıldız için bu olay sonun başlangıcıdır.
ilişkili olarak (bkz: hidrojen yanması)
önce bir ön bilgi iliştireyim şuraya;
bir yıldızın çekirdeğinde, normal şartlarda bol miktarda hidrojen bulunur. bu hidrojen nükleer füzyon tepkimeleriyle helyuma dönüştürülür. bir süre sonra çekirdekte artık hidrojen değil, helyum birikir. biriken bu helyumun çok büyük bir kısmı, normal helyumdan farklıdır ve buna dejenere madde deriz. dejenere helyumda durum normal gazlarda olduğu gibi değildir. az sonra anlatacağım bunun sonucunu.
gelelim sürecin kendisine...
kütlesi yeterince büyük olan bir yıldız, çekirdekteki hidrojeni bitirince, bu kez helyumu karbona dönüştürmeye ve buradan enerji elde etmeye başlar. fakat yıldızın kütlesi küçükse bu süreç bu şekilde işlemez. ağır ağır karbona dönüşmesi ve enerji üretmeye devam etmesi gereken helyum, bir anda "tutuşur". fakat artık çekirdekte, yukarıda bahsettiğim dejenere helyum bulunmaktadır. normal şartlarda, ani ve patlamalı bir enerji kaynağı olan bu tutuşma, normal bir gazın ısınıp genleşmesine ve soğumasına neden olur. fakat dejenere madde bunu yapmaz. sadece ısınır. genleşmediği için soğuyamaz. bunun sonucu, aşırı derecede ısınmış bir çekirdek ve bu yüzden de hızlanan nükleer füzyondur.
helyum parlamasının sonucunda, güneş'in yaklaşık 200 milyon yılda ürettiği enerji, sadece birkaç dakika içerisinde açığa çıkar ve helyum çekirdekteki malzemenin bir kısmı, deyim yerindeyse "buharlaşır". çekirdek kısa bir süreliğine normal gaza döner ve aniden genişleyerek soğur. tabii ki artık yıldızın başlangıçtaki hidrostatik dengesinden eser kalmamıştır ve kısa bir süreliğine helyum yanmaya devam etse de yıldız için bu olay sonun başlangıcıdır.
devamını gör...
hematemez
kan kusma olayıdır. hemoptizi ile karıştırılmaması gerekir.
devamını gör...
hayko cepkin
sevdiğimiz başarılı,samimi müzisyen.yaşamını köyde devam ettirmekte.
devamını gör...
spontane radyo yayını
bi süre “entry girme orucu”mu bozduran haber. süprizli, spontane gerçekten. radyoya, bana, bize, mahalleye, vatana millete, ahaliye, tüm dünyaya ve uzaylılara hayırlı olsun. eminim döktürceksiniz. hepimize iyi gelecek o aranan kan bulunmuş gibi hissediyorum. mikrofonunuza toz gelmesin efem. yarın görüşmek üzere.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın ama en normalinden,
içinde ev hali olandan.
iki saattir kızım beni uyandırmamaya çalışıyor, sorsan.
odaya giriyor, balkona giriyor, banyoya giriyor, gardıropu açıyor. *. bende uyur numarası yapıyorum.
sonrası kapı çarpması.
normal normal okula gitti.
birazdan ortanca da kalkar.
seviyorum ben bu okul işini.
evdeki rutüni, okul normalini.
hayatın normalini.
normal hayatı seviyorum.
sevilmez mi?
bu arada, pavlov kardeşin normal ismine ayar olanlara girdiği, cevap videosuna bayıldım. hem işini yapıyor hem komik. *. senin karşılamanda iyiydi kuzguncuk vişnesi. en iyisi tabii ki teoman.
neyyyse, ben de kalkayım, hazırlanayım.
kesin mis gibi bir gün beni bekliyordur.
bir demet tiyatro 'da lütfiye abla gibi hadi size iyi günlerrrr diyorum.
içinde ev hali olandan.
iki saattir kızım beni uyandırmamaya çalışıyor, sorsan.
odaya giriyor, balkona giriyor, banyoya giriyor, gardıropu açıyor. *. bende uyur numarası yapıyorum.
sonrası kapı çarpması.
normal normal okula gitti.
birazdan ortanca da kalkar.
seviyorum ben bu okul işini.
evdeki rutüni, okul normalini.
hayatın normalini.
normal hayatı seviyorum.
sevilmez mi?
bu arada, pavlov kardeşin normal ismine ayar olanlara girdiği, cevap videosuna bayıldım. hem işini yapıyor hem komik. *. senin karşılamanda iyiydi kuzguncuk vişnesi. en iyisi tabii ki teoman.
neyyyse, ben de kalkayım, hazırlanayım.
kesin mis gibi bir gün beni bekliyordur.
bir demet tiyatro 'da lütfiye abla gibi hadi size iyi günlerrrr diyorum.
devamını gör...
aziz nesin şiirleri
çok merak ediyorum kendimi
başıma bir şey mi geldi
öldüm mü kaldım mı
hiçbir haber yok kendimden
bu sabah kapımı çaldım
kapıyı açan kendim
bir süre kendime baktım
bu güleç yüz bendim
oh ne güzel bir sabah
bugün de yaşıyorum demek
benden başka yok kimsem
beni merak edecek.
başıma bir şey mi geldi
öldüm mü kaldım mı
hiçbir haber yok kendimden
bu sabah kapımı çaldım
kapıyı açan kendim
bir süre kendime baktım
bu güleç yüz bendim
oh ne güzel bir sabah
bugün de yaşıyorum demek
benden başka yok kimsem
beni merak edecek.
devamını gör...
sözlüğün iyice wikipedia'ya dönmesi
direk kopyala yapıştır yaptıkları için bende karşıyım. kendi fikirleri , bildiklerini ve konu hakkında yorumlarınızı yazsalar zaten bu kadar hızlı başlık açılmaz . hatta bazıları kopyalayıp yapıştırdığı şeyleri okuduğunu bile düşünmüyorum.
devamını gör...