oynamak için beyin lazım zaten.
devamını gör...

çok uzun zamandır yaşadığım durumdur. kiminle konuşsam aynı. insan hayattan bıkıyor.
devamını gör...

antik yunan edebiyatının en büyük tragedya yazarlarından biri olan sophokles’in yok olan kitaplarından bir tanesinde aşkı tanımlamak için kurduğu cümledir.

aşk, herkesin kendine göre tanımladığı ve bazen büyük mutluluklara yol açabilirken çoğu zaman da görkemli felaketlerin başlangıcı olan bir duygudur.

aşk çerçevesinde dönen onlarca tartışma vardır. aşık olmaktan çok aşk üzerinde konuşmayı sever gibi bir tavır içindedir insan ırkı. kaç kere aşık olunabileceğinden, aşkın ne kadar süreceğine, aşkın var olup olmadığından, insanın üzerinde nasıl etkiler uyandıracağına kadar onlarca konu tartışmaya vesile olmuştur.

herkes kendince aşık olur ve herkes kendince yorumlar aşkı. kimi aşkın ölümsüzlüğüne inanıp bulduğu gerçek aşka sıkı sıkı tutunurken kimi gün aşırı aşık olup aşk konusunda sürümden kazanmayı tercih edebilir.

sophokles’e ait olan akhilleus’un şarkıları isimli eser maalesef ki yıllara meydan okuyacak kudrette olamamış ve tamamen kaybolmuştur neredeyse. tek bir cümle hariç ve bu tek cümle sophokles’in aşk tanımını içerir:

aşk, çocukların elindeki buz parçasına benzer.

iki bin beş yüz yıl öncesinden bize seslenen büyük yazar kendi tanımını aşkın geçiciliği üzerinden yapmıştır. siz ister ona inanın, ister inanmayın. ben inanmamayı tercih ediyorum. *
devamını gör...

aşağıdaki açıklamayla nedeni gayet güzel anlaşılmaktadır.
rte sevdası bir hummadır. ezikliğin getirdiği intikam hissinin, cahilim ama güç bende diyebilmenin, kompleksine neden olan kendinden yüksek gördüğü güruha had bildirmenin kronikleşmiş halidir. en ufak rasyonel bir yani yoktur ve asla olmamıştır. erdoğancılık rövanş almanın ete kemiğe bürünmüş halidir. reyisciler özdeşleşme histerisine gark olmuş vaziyetteler. saray'da oturuyor, karısı 40bin euroluk çanta takıyor demek beyhude çünkü anlamazlar anlasalar dahi reisimizin eşi helal olsun diyebilme kapasitesine sahipler maalesef ki. erdoğan o sarayda oturmuş biz gecekondudayız hiç önemli değil milletin adamı çalışıyor karşılığı olacak, diğer devlet başkanları gelince ülkemizi kötü mü görsünler, hem oy hem de para çaldığını ve partisinin çaldığını söyleyince çalıyor ama çalışıyor hem hangisi çalmadı ki diyebiliyorlar komik bir şekilde. ekonominin kötüye gitmesi, eğitimin kevgire çevrilmesi, adalet duygusunun yok olması zerre umurlarında değil. o patates 20 lira olsa "dış güçlere inat reyisin yanındayız patates yiyen vatan hainidir" diyebilecek insanlar bunlar.

ekonomik kriz kendilerine getirir de demiyorum artık. ancak büyük bunalım ölçeğinde bir şey yaşanırsa belki. ama o durumda bile o hastalıklı sevgiden vazgeçmeyecek insanlar olacaktır ve bu da hiç küçümsenmeyecek kitleler demektir.

bu güçlü lider tutkusunun beslendiği bir kaynak da atatürk kompleksi. bizim de bir atatürk'ümüz, atamız olsun isteğiyle kendi süper kahramanlarını yaratmak. bu imajı heba etmemek için memleketin satılmasına bile aldırmazlar ve aldırmadılar öyle feci bir kompleks.

şimdi düşünün devir onların devri. fırsat ellerinde artık, reyisleri direksiyona geçmiş. öyle bir ekonomik kriz oldu diye giderler mi? bu manevi tatmin ağızları açlıktan koksa da uzun süre daha motive edecek onları ne yazık ki..
www.tahtapod.com/siyaset/ak...
devamını gör...

dünün aynısı.
devamını gör...

ilk iğneler, kemik veya ahşaptan yapılmıştır. modern olanları, yüksek karbonlu çelik tellerden yapılmış olup korozyon direnci için nikel kaplamalıdır. en kaliteli nakış iğneleri, üçte ikisi platin ve bir üçüncü titanyum alaşımı ile kaplanmıştır.
devamını gör...

nikola tesla'nın atlantik boyunca bedava ve kablosuz elektrik iletimi üretmek amacıyla new york'ta yaptırdığı 57 metre yüksekliğindeki laboratuvar.

tesla amerika'ya gittikten sonra uzunca bir süre oradan oraya savruldu. sonunda 1901 yılında, aklındaki devrimsel projeyi hayata geçirmek amacıyla harekete geçti. doğanın gücüne inancı oldukça fazlaydı. yıldırımların taşıdığı son derece yüksek enerjinin farkındaydı ve bunu insanlık yararına kullanmak istiyordu. özellikle colorado springs'teki çalışmalarından sonra bu isteği artık durdurulmaz bir hal almıştı. kararlıydı: atmosferdeki enerjiyi alarak iletişim için tüm dünyaya aktaracaktı.

bu proje için kapı kapı dolaştı, sponsor bulmaya çalıştı. sonunda iş adamı j.p. morgan'dan gerekli bütçeyi koparmayı başardı. ancak tesla'nın hayalleri çok büyüktü ve proje sürekli olarak nakit akışı gerektiriyordu. üstelik eğer bu işi başarabilirse, elektrik sektöründeki birçok zengin yatırımcı artık para kazanamayacaktı. böylece morgan desteğini projeden çekti. ne yazık ki kule, tamamlanamadan 1917 yılında hurdaya çıkarıldı.

tesla projenin devam edebilmesi için büyük umutlarla defalarca mektup yazdı morgan'a. ancak maalesef morgan bu mektuplara yanıt dahi vermedi. *

***

kulenin yer altında çeşitli tünellere sahip olduğu bugün biliniyor. belki de tesla bu tünelleri, kule aracılığıyla yıldırımlardan toplayacağı enerjiyi toprak yoluyla arazinin uzak kısımlarını aydınlatmak amacıyla kullanacaktı, kim bilir...

günümüzde, zamanında kulenin bulunduğu yer koruma altına alınmış durumda. şuradan görebilirsiniz.

bu arada, 2 rus fizikçi kardeş, tesla'dan geriye kalan notları ve günlükleri inceledi ve onun hayalini bugün gerçekleştirmeyi denemek için maddi kaynak arayışına girdi birkaç sene önce. ancak proje için gereken parayı toplayamadılar ve proje bir kez daha başlamadan bitmiş oldu. ayrıca eleştirmenler de bu 2 kardeşin planlarının hatalı olduğunu ve hayallerini gerçekleştirmek için yeterli olmadığını savunmuştu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

görselin kaynağı
devamını gör...

şu ana kadar sözlükte geliştirdiğim ilişkiler tamamen organik oldu. ben sevdikliklerimle iletişim kurdum ve beni sevdiklerini düşündüklerim de aynı şekilde bana yazdılar. bu şekilde oluşan sohbet ortamı ya da samimi gördüğüm yazarlara elbette zamanı gelince bir nick altı bırakıyorum. çünkü nick altında onlar hakkında bir fikrim ya da bir ısınmam olabilmeli. arada çaylak yazarlarımızın da nick altını açtığım oluyor. buradaki mesele içten gelmesi.

he ama güzel yazdığını düşündüğüm her yazarı illa ki beğeniyor ya da takip ediyorum. troll gibi başlıklar yerine böyle güzel içerik üreten yazarlar için nick altı bir değer belirleme kıstası değil zaten ve olmamalı da. bu sözlüpü seven herkese teşekkürler.
devamını gör...

amerikalı yazar. kısa öyküleriyle bilinir. iyi bir biyografi yazarı olmasının yanı sıra özellikle gotik hikayeler konusunda tartışılmaz bir yeteneği olduğunu düşünüyorum. zaten şüphesiz ününü de bu konuda yapmıştı.

gotik edebiyatı sevdirdiğini söyleyebilirim bana. ayrıca döneminin yazarlarının da gotik edebiyata yönelmesinde öncelik etmiştir ki bu isimler arasında edgar allan poe da vardır. ben alman öğrencinin başından geçen adlı kısa öyküsüyle tanışmıştım onunla. eğer ilgilenen olursa bu kısa yazıyı paylaşabilirim elbette. fakat söylemem gerekiyor: eserleri pek çevrilmemiş ne yazık ki. büyük bir kayıp olarak görülebilir bu. yalnızca uykulu kuytu söylencesi seçme öyküler ve muhammed peygamber biyografisi çevrilmiş. umarım tez zamanda çevrilir diğer eserleri de. çünkü belki de poe, melville gibi yazarları daha kolay duyumsamamızı sağlayacaktır.
devamını gör...

a.b.d'de kölelik bittikten sonra, siyahlara, alın size ülke denilerek gönderildiği ülkelerden biridir.
diğerleri liberya ve sierra leone.
devamını gör...

sözde astronomi dersleri de koyup sonra onları diğer derslerin yedeği yerine kullandıklarından, pek de önemsemediğim karar.

en son bana dert yanan öğrencilerden öğrendiğim kadarıyla fizik, din, matematik ve sair derslerin hocaları, sınava konu yetiştirmek amacıyla boş olan bu dersleri kullanıyorlardı. bu arada, okullarda bu dersin hocalarına ihtiyaç duyulurken, astronomi mezunlarına bu okullarda öğretmen olarak iş verilmediğini (formasyon vermiyorlardı en son ve birçok kişi bu uğurda mücadele vermişti) ve birçok astronomun işsiz gezdiğini de ekleyeyim.

bu nedenledir ki bu ülkede yapılan birçok şey göstermelktir. beni ne sevindirir ne heyecanlandırır.
devamını gör...

eğer bir gün duyarsanız ki sözlükten celebrant çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir. rabbim o günleri bize gösterir inşallah.*
devamını gör...

iktidar.
devamını gör...


tayland'ın başkenti bangkok'ta dün öğle saatlerinde markete giren monitör cinsi kertenkele korku ve paniğe neden oldu. markettekiler tarafından kaydedilen videoda, dev kertenkelenin raflara tırmandığı görüldü. market çalışanının, yetkilileri araması ile olay yerine gelen kurtarma ekipleri, mağazadan dışarı sürükleyerek çıkardıkları dev kertenkeleyi çevrede bulunan çalılıklara bıraktı.
tayland'ın başkenti bangkok'ta bir markete giren dev kertenkele, girdiği markette korku ve paniğe neden oldu.müşterilerden narimpa tangsin yaptığı açıklamada, "bir içecek almak istedim fakat hayvan içecek reyonuna çok yakındı. tehlikeli hayvanlar, özellikle de kızdıklarında. bu nedenle uzak durdum ve bunu telefonuma kaydettim. sanırım dükkanlarda kertenkeleler için bile her ürün var" ifadelerini kullandı.zehirli ısırıkları varbazen zararlı bakteriler taşıyan ve tehdit edildiğinde agresif olabilen hafif zehirli bir ısırığa sahip olan monitör kertenkelesinin, bölgede çok az yağan yağmurlar ve aylardır süren kuru hava şartları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanması sonucu markete girdiği tahmin ediliyor. genellikle tayland'da büyük şehirlerdeki kanallarda ve göletlerde yaşayan asya su monitör kertenkeleleri, balık, yılan ve kurbağaların yanı sıra insanların bıraktığı yiyecek artıklarıyla besleniyorlar.


buradan
devamını gör...

yaşamımız içerisinde en olası durum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sjw saçmalığı yüzünden mundar olacak diye hop oturup hop kalktığım dizi...

insanlar zamanında hobbit'i çok gereksiz gömdüler. oysa tüm o filtreler renk paleti tercihleri vs. şeyler, tıpkı hobbit'in masalsı havasını yansıtıyordu...
devamını gör...

makyaj yapan kadar olağandır
devamını gör...

bizde de yapılması gereken uygulamadır.

"ezan sesi 80 desibeli geçmeyecek" şeklinde diyanetin kendine ait genelgesi olmasına rağmen ülkemizde uygulanmamaktadır. ideolojik sebeplerle zorla dinletilen bir gürültü haline getirilmiş, deist, ateist sayısında artışa katkı yapılmaktadır.

arkadaşımın evinde yaptığım ölçümde 95 db. görmüşlüğüm vardır. 85 db. üstü gürültü olarak tanımlanmaktadır.

kaynak
devamını gör...

+ seni bizim evde, bizim yatağımızda, başka bir kadınla beraber gördüm.
- ve seni aldattığımı düşündün öyle mi?
devamını gör...

tabii tabii en bilinen bilgidir bu, ama darwin'i de ekleyin lütfen onu unutmuşsunuz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim