hyalin kıkırdak
embriyo iken vücudumuzun neredeyse tamamı hiyalin kıkırdaktan oluşur. büyüdükçe bu kıkırdaklar sertleşir. ama vücudumuzda hala hiyalin kıkırdak olan yapılar vardır. burnumuz ,soluk borumuz ve bronşlarımız hiyalin kıkırdaktan oluşur.
devamını gör...
norveçli balıkçılar
(bkz: el kremi)
devamını gör...
uyku kalitesini düşüren şeyler
benim için kesinlikle sinirli olmak.
devamını gör...
kılıçdaroğlu'nu tehdit eden çakıcı'nın ifadesi
devamını gör...
küfürbaz olan insanların kafasının çalışmaması
hayır, araştırmalar küfrün rahatlatıcı olduğunu söylüyor, demek ki rahatlamak istemeyenler mal.
devamını gör...
30 yaşından sonra anlaşılanlar
peşinden koşulan birçok şeyin bomboş olduğu gerçeği.
devamını gör...
kilosierra
tanımlarının bir kısmını okuduğum ve çok beğendiğim yazar arkadaşımızdır kendileri.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
devamını gör...
16 şubat 2021 hindistan'da 40 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazası
hindistan'da olmasa kiminle yarışır'dık.
devamını gör...
islam'ı bilmeyen yazarların islam'ı kötüleyici başlıklar açması
kimse kimsenin kutsalına karışmamalı.
olay aslında bu kadar basit.
yurtdışına gittiğimizde karşılaştığımız ters tepkiler o kadar zorumuza gitmiyor.
ama aynı yerde yaşadığımız, yeri geldiğinde lokmamızı paylaştığımız, paylaşmaktan da asla imtina etmediğimiz insanlar böyle tepki verince gücümüze gidiyor.
saygılarımla...
olay aslında bu kadar basit.
yurtdışına gittiğimizde karşılaştığımız ters tepkiler o kadar zorumuza gitmiyor.
ama aynı yerde yaşadığımız, yeri geldiğinde lokmamızı paylaştığımız, paylaşmaktan da asla imtina etmediğimiz insanlar böyle tepki verince gücümüze gidiyor.
saygılarımla...
devamını gör...
yanlış telaffuz etmekten hoşlanılan kelimeler
bööörek
fortmanto
maşrafa
saahur.
fortmanto
maşrafa
saahur.
devamını gör...
çift olarak birbiriyle uyumlu olabilecek meslek grupları
doktor - eczacı.
devamını gör...
sana değmezmiş
yaptığı iyiliklerin boşa gittiğini anlayan kişi serzeniş'idir.
devamını gör...
still alice
bir roman uyarlaması olan ve columbia üniversitesi'nde dilbilim profesörü olan alice howland'ın gerçek yaşam öyküsünü anlatan bu çarpıcı bağımsız filmin yönetmen koltuğunda richard glatzer ve wash westmoreland oturuyor. richard glatzer als tanısı konduğunda 59 yaşında bir yönetmen olarak bu filmi çekmeye başlıyor. başrolde müthiş iş çıkaran ve bu performansı ile oscar dahil birçok ödül alan julianne moore oscar ödül konuşmasında alzheimer ve als hastalığı ile ilgili farkındalık yaratacak bir konuşma yaparken ödül töreninden 16 gün sonra richard glatzer'ın vefat edeceğini hissetmiş miydi bilinmez ama hem filmin kendisini hem bu üzücü hadiseyi hem de alice howland'ın hikayesini izleyenlerin zihinlerine kazıdığını bugün biliyordur bence...
bazı filmlerde gerçekle oyun arasındaki mesafe hayli daralıyor. filmlerde gördüklerimizin, gerçek yaşamlarımızda olduğundan daha ilgi çekici halde anlatılması çoğumuzun hoşuna gidiyor olsa da 2, maksimum 3 saatlik sürenin sonunda yaşamlarımıza geri dönüyoruz ve her defasında bir filmin başrolünde olmadığımız gerçeği ile tekrar tekrar yüzleşiyoruz. farkında olunsa da olunmasa da bu "önemsiz miyim ben?" duygusunun bilinçaltına işleyişi bizi daha hırçın, daha depresif insanlara dönüştürüyor. işte bu yüzden bazen bu film gibi "gerçek oyunlu" filmler izlemek lazım sıfırlamak adına zihni. izlemek lazım ki hayal dünyasında yaşamayalım. insanlar sanat filmlerini de bu yüzden sevmezler. zaten yaşıyorlardı o sıkıcı, renksiz, büyük olayların olmadığı, sıradan yaşamlarını. neden bir de üstüne zaman ve para harcayıp izlesinler ki? gerçek hayat tüm gerçekliği ile anlatılır farklı perspektiflerden gişe kaygısı olmayan sanat filmlerinde. sonra "bir tren iki saatte gidiyor, onu çekmiş, adına da film diyor" der insanlar. düşünmez hiç e bir tren gerçekten de 2 saatte gidiyor benim yaşamımda diye. sıkıcı olan sanat filmleri değil, sıkıcı olan hayatlarımız. bunu ara ara kendimize hatırlatmalı. en önemlisi de bununla barışmalı.
bazı filmlerde gerçekle oyun arasındaki mesafe hayli daralıyor. filmlerde gördüklerimizin, gerçek yaşamlarımızda olduğundan daha ilgi çekici halde anlatılması çoğumuzun hoşuna gidiyor olsa da 2, maksimum 3 saatlik sürenin sonunda yaşamlarımıza geri dönüyoruz ve her defasında bir filmin başrolünde olmadığımız gerçeği ile tekrar tekrar yüzleşiyoruz. farkında olunsa da olunmasa da bu "önemsiz miyim ben?" duygusunun bilinçaltına işleyişi bizi daha hırçın, daha depresif insanlara dönüştürüyor. işte bu yüzden bazen bu film gibi "gerçek oyunlu" filmler izlemek lazım sıfırlamak adına zihni. izlemek lazım ki hayal dünyasında yaşamayalım. insanlar sanat filmlerini de bu yüzden sevmezler. zaten yaşıyorlardı o sıkıcı, renksiz, büyük olayların olmadığı, sıradan yaşamlarını. neden bir de üstüne zaman ve para harcayıp izlesinler ki? gerçek hayat tüm gerçekliği ile anlatılır farklı perspektiflerden gişe kaygısı olmayan sanat filmlerinde. sonra "bir tren iki saatte gidiyor, onu çekmiş, adına da film diyor" der insanlar. düşünmez hiç e bir tren gerçekten de 2 saatte gidiyor benim yaşamımda diye. sıkıcı olan sanat filmleri değil, sıkıcı olan hayatlarımız. bunu ara ara kendimize hatırlatmalı. en önemlisi de bununla barışmalı.
devamını gör...
aferinle kaldım kapıda yenlerim döndü çaputa
aşırı övgü sonucunda yapabileceğinin ve yeteneğinin üzerinde iş yapmaya çalışan kişilerin, yaşadığı pişmanlığı anlatan bir atasözü.
devamını gör...
anadolu'nun önemli arkeolojik eserleri
(bkz: nysa antik kenti)
(bkz: efes antik kenti)
(bkz: milet)
(bkz: priene)
(bkz: sagalassos antik kenti)
(bkz: afrodisias antik kenti)
(bkz: efes antik kenti)
(bkz: milet)
(bkz: priene)
(bkz: sagalassos antik kenti)
(bkz: afrodisias antik kenti)
devamını gör...
özgün tanım
sözlükte kendi tanımlarım dahil dikkat ettiğim durumdur. özgünlük kalitedir. çaylaklara ya da yeni yazarlara en çok söylediğim tavsiyedir. ama sözlükte buna pek dikkat edilmiyor kopyala yapıştır tanımlar veya biraz değişiklikle tanım giren onlarca yazara denk geldim. ne diyeyim böyle devam edin sonra niye tanımlarım tutmuyor demeyin.
tanım: bir tanımın kalitesini belirleyen en büyük etkendir.
tanım: bir tanımın kalitesini belirleyen en büyük etkendir.
devamını gör...
kadın yazarların daha aktif olması
bir eril kişilik olarak beni son derece rahatsız eden durum ortamdaki östrojen kokusundan burnumun direkleri sızladı.
devamını gör...
türkiye'nin giderek batı'dan uzaklaşması
bizler, doğu'nun ipini bırakmış, batı'nın ipini yakalayamamış bir milletiz.
devamını gör...


