bir hastalığın, hastalık belirtilerini sağlam bir insanda ortaya çıkabilecek maddelerin çok düşük dozlarda hastaya verilmesi şeklinde uygulanan bütüncül alternatif tıp yöntemidir.

2 temel ilkesi vardır:
- hastalığın nedeni bulup belirtilerini ortadan kaldırarak tedavi etmek,
- bir bütün olarak vücudu güçlendirmek.

kullanılan ilaçlarsa tamamen doğadaki kaynaklardan elde edilir. ilaçların %70 i bitkilerden, %20 si minerallerden, geri kalanı ise hayvan, bakteri gibi kaynaklardan elde edilir. ilaçların hazırlanışı ise özel bir eczacılık yöntemidir.

dünya sağlık örgütü nün verilerine göre en sık kullanılan alternatif tıp yöntemidir. avrupa da halkın %50 de fazlası hemopatik tedavi görmektedir.

yine doktor kontrolünde tercihi yapılmalıdır.
devamını gör...

erişkinlerde görülen d vitamini eksikliği veya direncine bağlı kemikte mineralizasyon defekti ile karakterize tablodur.çocuklarda görülen bu duruma raşitizm adı verilir.
bu hastaların kemik kitlesi genellikle normaldir.
en sık nedeni d vitamini eksikliği olmakla beraber şikayet olarak genellikle yaygın ağrı,kas güçsüzlüğü görülür.

laboratuvar bulgularında 25-oh vitamin d düzeyi düşük belirlenir.d vitamini düşüklüğüne bağlı hipokalsemi ve hipofosfatemi görülür.bu iyonların düşüklüğünü düzeltmek için parathormon(pth) düzeyi artar ve kalsiyum atılımını azaltırken fosfor atılımını arttırır.

radyografide yalancı fraktürler ve bunun bir özel formu olan milkman fraktürü tipik bir bulgudur.

tedavisi d vitamini takviyesidir.
devamını gör...

sürekli olarak farklı kişilere aşık olma durumudur. küçükken ben de her teneffüs başkasını şıplıyordum. şimdilerde kimseye tahammülüm yok şıplayacak ve iyi ki yok.
devamını gör...

çingene kızı mozaiği ,gaziantep ili nizip ilçesinde , zeugma antik müzesi içinde 1998 yılında yapılan kazı çalışmaları sonucunda çıkarılmış olup, gaziantep'in simgesi haline gelmiş olan bir eser.

mozaikte, özel bir teknik üç çeyrek bakış tekniği( 'üç çeyrek bakışı' hangi yönden bakılırsa bakılsın gözlerini sizden ayırmayan bakış) kullanılmıştır. yüzde sevinç ve hüznü aynı anda yansıtması ile mimiksiz, tepki vermeyen bir bakış...
ünlü ressam leonarda da vinci'nin de mona lisa resmi 'üç çeyrek bakışı ' teknik ile yapılmış örnektir.

buradan


çingene kızı

mainad villası’nın yemek odasının taban mozaiğidir. bu mozaik parçasındaki figür sağına doğru bakmaktadır. kabarık saçları alnının üzerinde ortada ikiye ayrılmış olup arkadan bir eşarpla bağlanmıştır. dar alınlı, elmacık kemikleri hafifçe belirgin ve dolgun yüzlüdür. iri gözlerinde mahzun ve anlamlı ifade vardır. kulaklarında iç içe geçmiş iri halka küpeler görülmektedir. bu sebeple ilk bulunduğunda “çingene kızı” olarak isimlendirilmiştir. başının yanındaki asma yapraklarından dolayı dionysos şenliklerinde yer ala ve bu tanrının müritlerinden olan bir “ mainad” olduğu düşünülmektedir.

devamını gör...

ön edit: (bkz: larktwain_123_) nasıl da unutmuşum.
işte güzel yazarların çoğunun olduğu liste. (bkz: ölmedim hafif sürünüyorum), (bkz: hi i my run), (bkz: bir bilen) gibi modları zaten eklemedim.
(bkz: lucifer)
(bkz: uranüs)
(bkz: summer queen)
(bkz: armullah)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: rimbaud)
(bkz: beyzuq)
(bkz: duvarlar kadar)
(bkz: elbarto)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: illetileziyet)
(bkz: kalender)
(bkz: ermolettin)
(bkz: ice)
(bkz: wylde)
(bkz: _mor)
(bkz: pegasus_1996)
(bkz: baklavalinico35)
(bkz: son samuray)
(bkz: son feci mars)
(bkz: maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim)
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdibaşlayandövüşçü)
(bkz: kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası)
devamını gör...

üzerine şeker serpiştirilmiş bisküvi. çocukluğumun bisküvileridendir. eski türkiye'yi hatırlatır. hala üretiliyor sanırım ama o eski tadını bulacağımıza ihtimal vermiyorum.
devamını gör...

hep aynı başlıkların bi benzeri açılması ve akışta hep aynı tarzda başlıkların bulunması.
devamını gör...

çok bir şeye de gerek yoktur çoğu zaman. yaşanan ufacık bir şey bile onunla o kadar eğlencelidir ki. sadece yaşarken onun yanınızda olması bile gülümsetir.
devamını gör...

ülkeye genel olarak bakardı ve ben size bir şey öğretememişim deyip utanmamızı beklerdi. tabi utanacak yüzümüz varsa.
devamını gör...

hani eleştirmeye değmeyen bir konu yada durum vardır eleştirdikten sonra pişman olup gereksiz bulursun ...
devamını gör...

iban vereyim 3-5 atarsınız belki?
devamını gör...

yunan resmi tv kanalı ert'nin pandemi döneminde başlayan şahane ötesi, kaliteli müzik programı. kasım 2020'den bu yana ikişer saatlik toplamda 30 kadar bölümü olan, her bir üyesi son derece maharetli bir orkestra eşliğinde kalender abimiz nikos portokaloglou ve güzeller güzeli rena morfi'nin sunup konuklarla birlikte şarkılar söylediği program. her hafta farklı konuklar oluyor ve hem müziğin tarihine hem de yunan müziğini var edenlerin hayatlarına doğru bir yolculuk sunuyor izleyenlere. iş güç sonrası içeceği alıp bazen sakince bazen eller havaya izlemek çok keyifli oluyor. her seferinde farklı müzik türlerinin birbirini nasıl beslediğini, yeni füzyonların olanaklılığını görmek mümkün, öyle ki eski bir rock'n roll şarkısı ile laiko türünde bir şarkının birlikte var olabileceğini gösterebiliyorlar. ayrıca programın içerisinde sesini duyurmak isteyen, piyasada yeni adımlarını atmakta olan genç sanatçılara da yer veriliyor. yunan müziği hakkında pek fikriniz yoksa ancak nedir ne değildir tanımak istiyorsanız bu programı takip etmek konuya dair iyi bir başlangıç sunacaktır meraklılara.

her çarşamba akşamı saat 22:00'de yayınlanan bu program an itibariyle www.ertflix.gr/ert1-live/ adresinden canlı izlenebilir.
ayrıca büyün bölümlerine de www.ertflix.gr/category/psy... adresinden erişilebilmektedir.
devamını gör...

bir zamanlar çok düşündüm 6 ay falan tüm kıyafetlerimi çöp poşetlerine doldurdum. ailem benden sonra kolay atsın diye kıyafetlerimi çöp poşetlerinin içinden kullandım. aile içi şiddet yaşıyordum. kemiklerim falan kırılıyordu o derece, üzüntüden iki kere zona oldum ve bir sürü hastalığı yaşadığım iki yılın sonunda artık dayanacak gücüm de kalmamıştı.
sonra bir manevî ağabeyim * beni bırakmadı kendi halime... bırakmadı gecelerce telkin etti. ben o halden kurtuldum. ben niye ölüyorum ya, onlar ölsün kafasına geldim.
şimdi yine mutsuzum zaman zaman hayat zorluyor lakin her şeyi bir kazanç görüyorum. intihar çözüm değil bunu biliyorum. siz de bir şeylere sarılın, çok zor farkındayım lakin bunu sizden başka yapacak kimse yok. kendinize en kolay meşguliyetler bulun, ben karikatürlere sardım siz baska şeyle eğlenirsiniz bilemem ama pes etmeyin.
bu hayat sizin biricik hayatınız. elbette her an mutlu olamayız; küçük küçük mutlu anlar bile yetiyor bana.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kettle’daki su hala fokurdarken doldurmayınız. suyun sakinleşmesini bekleyiniz. sabırsızlığımdan, elimi yakmıştım doldururken. baya baya asit mi döktüm? derim mi soyuluyor? elim öldüüüüüü. gibi ciyaklamalarım olmuştu. bi tür travma gibi. bir düdüklü tencere, bir de sıcak su torbasına güvenim sıfır. beni yeniden tavlamaları gerekiyor aksi takdirde sonsuza dek küsüm bu ikisine.

edit: ayrıca bir yazarımızmış. * tanımlarına aşina olduğumda editleyeceğim.
devamını gör...

kimse gül bahçesi beklemesin, öyle bir vaadde bulunmadım.
devamını gör...

iniş ve çıkışlar, yükselişler ve düşüşler…
ara ara çocuk halimi düşünürüm, yaşadıklarımdan çok durumlara bakış açım, hayattan beklentim gibi hayata olan gözlemimi hatırlamaya çalışırım. biraz beyin fırtınasının ardından aydınlık sayfalar canlanır kafamda, düşünmeye devam edince ise simsiyah anılar. o yeni yoğrulmaya başlamış zihnimin gri bir bölgesini pek hatırlayamıyorum. günler ve geçirdiğim vakitler ne heyecanlı ve mutlu geçerdi. her şeye karşı sonsuz bir istek, geleceğe karşı verilmiş devasa sözler. merakım asla doymuyor ve daha ufacık olan dünyamda her şeye karşı bir öğrenme güdüsü gösteriyordum. inanılmaz bir yaşam arzusu ancak her şeyin toz pembe olduğunu düşünmeyin lütfen. bu arzu üzgün olduğum zamanlarıda kapsıyor. o kadar beyaz bulutların üstünden simsiyah bi denize çakılıyordum aksi durumlarda. ufacık bir ipliğim tutuşsa hayatımın bağlı olduğu halatlar kül olmuşcasına bir aşırılık kaplıyordu içimi. ee, bir bakıma çocuk olmanın tanımına da uyuyor sanırsam bu. doruklarda yaşamak ve inanılmaz bir devam etme gayreti. sonra şimdiyi düşünüyorum, bu büyümüş olan beni ve belki de içimde bir nebze de olsa kalmış olan küçüğümü. doruklara ulaşmak hala çok kolay, mutluluk ve hüzün. peki ya merak ve ilerleyiş? burada iki ayrı monoloğum var birisi artan merakım ve sınırsız tecrübe edilecek bilginin çokluğu karşısında ezilme, bir diğeri ilerleyişin ağırlığı, sebebini arama ve ilerleyişin geçmesini bekleme. evet, günlerle beraber sona doğru ilerliyoruz ve ayakta tutanda o merak oluyor. öğrenmek, öğrendikçe cebe konanın miktarının küçüklüğünü fark etmek. daha ağır ağır ilerlemek ve elimden geldiğince renkli bir süreçle yol almak. ne için tüm bunlar? kaçınılmaz bir son karşısında bir bekleyiş? ya da içten içe bilinen tüm bu durumlar karşısında yavaşlayan adımlarla durana kadar devam edip sonunda yine bekleme pozisyonuna varmak?
devamını gör...

friends dizisinde jennifer aniston'un canlandırdığı karakter.
ayrıca kafa sözlük yazarı.
devamını gör...

londra'da her yıl yapılan gelenekselleşmiş "pantolonsuz metro günü" canım ülkemde asla yaşanmaz.
devamını gör...

derlemesini hürriyet yaşar’ın yaptığı bir darbe kitabıdır.

kitap nereden, nasıl ve nereye isimli üç başlıktan oluşur. belki de kitabın en çarpıcı yanlarından biri mutluluğun resmini yapan abidin dino’nun işkenceyi anlatan resimleridir. ve tabii ki o dönemi yaşamış olan şairlerin tanıklıkları.

ben darbeyi yaşamadım ama darbe sonrası döneme de çok uzak bir tarihte doğmadım. yani çocukluğum sürerken darbenin etkileri de tüm ağırlığı ile “ yalnız ve güzel ülkem”in üzerine çökmeye devam ediyordu. 12 eylül’de gerçekleşen darbe ülkeyi perişan etmekten başka işe yaramadı, o kesin. buna itiraz eden çok insan tanıyorum. darbenin sokakları temizlediğini söyleyen insanlar. o temizlik nasıl bir şeydi acaba? nelere mal oldu o temizlik? düşünen insanlardan temizlenen sokakların tadını çıkartabiliyor muyuz yıllar sonra gerçekten?

12 eylül öykülerini okurken boğazıma oturan yumru halen orda durmaktadır. yutkunamam hala. siyasi görüşüne bakmaksızın herkese üzülürüm. sadece bir şeye inandığı için öldürülen insanlar. kimler kimler öldü gitti, bembeyaz atlara binerek. ne işkenceler gördü düşünen insanlar. ve daha neler neler!

yazıktır ülkeme....
devamını gör...

hocam belimde bir ağrı var ama yok gibi, yok ama var gibi. yıldırım gibi çarpıp duruyor.

tanım:şikayetini doktora tuhaf şekilde anlatma örnekleri paylaştığımız başlık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim