aurora (yazar)
şu sözlüğe geldiğimden beri takip ettiğim yazar. sayesinde tablolara bakışım değişti. sanat dolu tanımlarından çok şey öğreniyorum.
devamını gör...
üst komşuya söylemek istenen şeyler
hiç gücenmem gider kapı yağı alırım. yeter ki o kapıları yavaaaş yavaş açıp, kapatarak gıcırdatmayın. mobilyalarınızı düzenlemek için iç mimar tutayım yeter ki artık geceleri takır tukur uğraşmayın koltuklarınızla. kavgalarınızı azaltın, ya da ayrılın. siz birbiriminize iyi gelmiyosunuz. son olarak: yaşlı başlı insanlarsınız lütfen balkonda esrar içmeyiniz. dışarda sigara içerken leş gibi yanık kokusu çekmek zorunda değilim ben. benim zehrim bana yetiyor.
devamını gör...
rte'yi sevmeyip köprüsünü tünelini kullanan tip
ironi nedir nasıl yapılır başlığının altına yazılacak olan entry. şayet gerçekse hiç komik değil.
devamını gör...
entropi
bir sistem içerisinde kullanılmayan termal enerjinin bir ölçüsü.
örnek:
bir kabımız ve içinde helyum gazımız var. kabın hemen yanında da kağıttan yapılmış bir pervane duruyor ve kaba açtığımız delikten çıkan gaz bunun dönmesini sağlayacak. bu mekanizma çalıştığında gazın enerjisinin bir bölümü mekanik bir işe dönüşür, bir kısmı ise helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji olarak kalır.
aynı miktardaki ve sıcaklıktaki gazı bu kez daha büyük bir kaba aldığımızı düşünelim. aynı şekilde açtığımız delikten çıkacak helyum, bu defa pervaneyi çok daha yavaş çevirir. yani mekanik işe dönüşen enerji miktarı düşer. ancak bu kez helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji artmış olur.
buradan çıkan sonuç şudur: bir maddenin düzensizliği artıyorsa, kullanılmayan termal enerjisi, bir başka deyişle entropisi artar.
örnek:
bir kabımız ve içinde helyum gazımız var. kabın hemen yanında da kağıttan yapılmış bir pervane duruyor ve kaba açtığımız delikten çıkan gaz bunun dönmesini sağlayacak. bu mekanizma çalıştığında gazın enerjisinin bir bölümü mekanik bir işe dönüşür, bir kısmı ise helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji olarak kalır.
aynı miktardaki ve sıcaklıktaki gazı bu kez daha büyük bir kaba aldığımızı düşünelim. aynı şekilde açtığımız delikten çıkacak helyum, bu defa pervaneyi çok daha yavaş çevirir. yani mekanik işe dönüşen enerji miktarı düşer. ancak bu kez helyum taneciklerinin delikten çıkarak havaya dağılması sırasında hiç kullanılmayan enerji artmış olur.
buradan çıkan sonuç şudur: bir maddenin düzensizliği artıyorsa, kullanılmayan termal enerjisi, bir başka deyişle entropisi artar.
devamını gör...
kadınlara çekici gelen meslekler
biscolata erkeği.
devamını gör...
tantuni
tantuuuuğniii yiyesim geldiii. en son artıkparlamayanyıldız ile yemiştik. canım çektiii. mükemmel ötesi bir yiyecek.
devamını gör...
nefesin kesildiği anlar
tek şeritli yolda viraja 120 km ile girerken.
devamını gör...
yoğunluk parametresi
evrendeki gözlemlenen madde yoğunluğu ile kritik yoğunluk değerinin birbirine oranı. omega harfiyle gösterilir.
bu oran için 3 ihtimal bulunur:
1) omega 1'den küçükse, evrenimiz açık bir evren olmalıdır.
evrenin açık olması, negatif bir eğriliğe sahip olması anlamına gelir. aşağıdaki şekilde ortada gördüğünüz eyer benzeri şekil, açık bir evreni temsil eder. hiperbolik uzay da diyebiliriz bu şekle. genellikle boyut olarak sonsuz olduğu kabul edilir. diğer evren türlerine kıyasla daha fazla karanlık madde içerir. kapalı veya düz evrenlere oranla daha hızlı genişler ve belirli bir noktadan sonra genişlemesi ışık hızını aşacağından kendi kendini "yırtarak" parçalanır.
2) omega 1'den büyükse, evrenimiz kapalıdır.
evrenin kapalı olması, küresel olduğu anlamına gelir. aşağıdaki resmin ilk şeklinde görüldüğü gibi... bu evren tipi pozitif eğriliğe sahiptir ve küresel biçimde kendi üzerine kapanır. boyutları sonludur. bu evrende, kütle çekiminin genişlemeyi yavaşlatmasına yetecek kadar madde bulunur. diğer 2 tip evrenin aksine, genişlemenin merkezi bir noktası vardır * ve dışarıya doğru bu merkezden uzaklaşarak genişler. yine diğer evren tiplerinin aksine, genişlemesi daha yavaş gerçekleşir ve sonunda kütle çekimi her şeye baskın gelerek, evrenin kendi üzerine çökmesine neden olur. tıpkı kara delikler gibi...
3) omega 1'e eşitse evren düzdür.
evrenin düz olması, herhangi bir eğrilik değerine sahip olmadığı * anlamına gelir. genellikle boyut olarak sonsuz olduğu kabul edilir. bu tip evrenlerin sonu, sahip olduğu karanlık enerji durumuna göre değişir: ya sonsuza dek genişlemeyi sürdürürler ancak genişlemeleri zamanla yavaşlar ve "ısı ölümü" denen noktaya kadar evrendeki her nokta birbirinden uzaklaşmış olur ya da ivmelenerek genişler ve büyük yırtılma ile sona ererler.
yapılan çalışmalar, en azından gözlemlenebilir evren için durumun omega = 1 olduğunu yani evrenin düz olduğunu göstermektedir.
ayrıca (bkz: evrenin şekli)

görselin kaynağı
bu oran için 3 ihtimal bulunur:
1) omega 1'den küçükse, evrenimiz açık bir evren olmalıdır.
evrenin açık olması, negatif bir eğriliğe sahip olması anlamına gelir. aşağıdaki şekilde ortada gördüğünüz eyer benzeri şekil, açık bir evreni temsil eder. hiperbolik uzay da diyebiliriz bu şekle. genellikle boyut olarak sonsuz olduğu kabul edilir. diğer evren türlerine kıyasla daha fazla karanlık madde içerir. kapalı veya düz evrenlere oranla daha hızlı genişler ve belirli bir noktadan sonra genişlemesi ışık hızını aşacağından kendi kendini "yırtarak" parçalanır.
2) omega 1'den büyükse, evrenimiz kapalıdır.
evrenin kapalı olması, küresel olduğu anlamına gelir. aşağıdaki resmin ilk şeklinde görüldüğü gibi... bu evren tipi pozitif eğriliğe sahiptir ve küresel biçimde kendi üzerine kapanır. boyutları sonludur. bu evrende, kütle çekiminin genişlemeyi yavaşlatmasına yetecek kadar madde bulunur. diğer 2 tip evrenin aksine, genişlemenin merkezi bir noktası vardır * ve dışarıya doğru bu merkezden uzaklaşarak genişler. yine diğer evren tiplerinin aksine, genişlemesi daha yavaş gerçekleşir ve sonunda kütle çekimi her şeye baskın gelerek, evrenin kendi üzerine çökmesine neden olur. tıpkı kara delikler gibi...
3) omega 1'e eşitse evren düzdür.
evrenin düz olması, herhangi bir eğrilik değerine sahip olmadığı * anlamına gelir. genellikle boyut olarak sonsuz olduğu kabul edilir. bu tip evrenlerin sonu, sahip olduğu karanlık enerji durumuna göre değişir: ya sonsuza dek genişlemeyi sürdürürler ancak genişlemeleri zamanla yavaşlar ve "ısı ölümü" denen noktaya kadar evrendeki her nokta birbirinden uzaklaşmış olur ya da ivmelenerek genişler ve büyük yırtılma ile sona ererler.
yapılan çalışmalar, en azından gözlemlenebilir evren için durumun omega = 1 olduğunu yani evrenin düz olduğunu göstermektedir.
ayrıca (bkz: evrenin şekli)

görselin kaynağı
devamını gör...
ferda anıl yarkın
beni bu sanatçıya benzetirlerdi sürekli bir ara dediğim harika ses sahibi.
devamını gör...
ziya selçuk
pandemi öncesinde göreve geldiğinden bu yana bazı noktalarda anlamlı çalışmaları oldu. öğretmenlere karşı iadesi itibar çalışması yapmak, bürokratik bir üslup yerine çoğu zaman samimi bir dil kullanmak, basarisizliklardan çok başarıya odaklanmak, mesleki eğitime katkı sağlayacak projelere öncelik vermek ve öğrenci psikolojisine odaklanmak gibi. 90'li ve 2000'li yıllarda "bugün git yarın gel" tarzı çalışan memurlara alışık biz orta yaş bünyesi için ebanin uzaktan eğitime yetiştirilmesi ve milli eğitimde kurum standartları konusunda yaptıkları ve hatta ilkokullarda tatil kitabı hediye etmesi bile yadsınamaz bir başarı.
ancak ne şiş yansın ne kebap yönünde orta karar açıklamaları, her durum için birden fazla öngördüğümüz planımız mevcut açıklamalarına rağmen gece 12.00 den sonra okul açıp kapatması, velilerin ve özel okul temsilcilerinin memnun olacağı kararlara sıcak bakması ile bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminde zaten tüm inandırıcılığını yitirmişti.
kendisi göreve başladığında babası bakan olmuş gibi sevinen bazı öğretmen arkadaşlarıma hayretle baktığımı hatırlıyorum. yok efendim kendisi de egitimciymis de,bizi en iyi o anlarmis da... yıllarca müfettişlerin öğretmenleri neden hiç anlamadiklarını dusunup sonunda pek çok müfettişin sınıfta başarılı ve mutlu olmadığı için müfettiş olduğuna kanaat getirmiştim. ziya selcuk da ne kadar başarılı bir akademisyen olursa olsun bakanlık gibi siyasetin odağında olan bir konumda başarılı olamayacagi gün gibi asikardi. şimdi aynı ogretmen arkadaşlarımın kimisi okullari açtığı kimisi de okulları açmadığı için adama pandemi sürecinde ana avrat küfür ettiğini görünce siyasetin bulasilmamasi gereken bir yer olduğunu tekrar anlamış oldum.
ancak ne şiş yansın ne kebap yönünde orta karar açıklamaları, her durum için birden fazla öngördüğümüz planımız mevcut açıklamalarına rağmen gece 12.00 den sonra okul açıp kapatması, velilerin ve özel okul temsilcilerinin memnun olacağı kararlara sıcak bakması ile bu eğitim öğretim yılının ikinci döneminde zaten tüm inandırıcılığını yitirmişti.
kendisi göreve başladığında babası bakan olmuş gibi sevinen bazı öğretmen arkadaşlarıma hayretle baktığımı hatırlıyorum. yok efendim kendisi de egitimciymis de,bizi en iyi o anlarmis da... yıllarca müfettişlerin öğretmenleri neden hiç anlamadiklarını dusunup sonunda pek çok müfettişin sınıfta başarılı ve mutlu olmadığı için müfettiş olduğuna kanaat getirmiştim. ziya selcuk da ne kadar başarılı bir akademisyen olursa olsun bakanlık gibi siyasetin odağında olan bir konumda başarılı olamayacagi gün gibi asikardi. şimdi aynı ogretmen arkadaşlarımın kimisi okullari açtığı kimisi de okulları açmadığı için adama pandemi sürecinde ana avrat küfür ettiğini görünce siyasetin bulasilmamasi gereken bir yer olduğunu tekrar anlamış oldum.
devamını gör...
cemal süreya'nın dediği gibi
okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur...
devamını gör...
şeriat devletinde eğlence anlayışı nasıl olur sorunsalı
afganistan'da 8 yaşında çocukları dedelerle evlendirip 10 yaşında oğlanları kadın kıyafeti giydirip dans ettiriyorlar. sokakta tek buldukları oğlanlara "gelenek" adı altında toplu tecavüzler var. uluslararası kuruluşların raporları sabit.
eğlence diye anlatıyorlar bunları.
şimdi kimse konduramıyor ama bizdeki köçek nedir mesela? erkekler neden kadın kıyafeti giyip oynar erkekler karşısında? ha bizde yetişkin insanlar o yüzden korkunç değil, sadece ilginç.
bu gerçek şeriat mıdır, nedir bizi ilgilendirmez. şeriatçılar onu kendi arasında tartışır, öz eleştirisini yapar, kendi adamına çıkışır ya da "aferin" der. bizim için şeriat, şeriatçı ne yapıyorsa odur.
eğlence diye anlatıyorlar bunları.
şimdi kimse konduramıyor ama bizdeki köçek nedir mesela? erkekler neden kadın kıyafeti giyip oynar erkekler karşısında? ha bizde yetişkin insanlar o yüzden korkunç değil, sadece ilginç.
bu gerçek şeriat mıdır, nedir bizi ilgilendirmez. şeriatçılar onu kendi arasında tartışır, öz eleştirisini yapar, kendi adamına çıkışır ya da "aferin" der. bizim için şeriat, şeriatçı ne yapıyorsa odur.
devamını gör...
sistematik duyarsızlaştırma
hemen hemen hepimizin gündelik yaşamda karşılaştığımız kötülüklere karşı tepkisiz kalmamızın nedeni olan durumdur.
herhangi bir haksızlık, yanlışlık doz doz artılırak verildiği için duyarsızlaşıyoruz. komplo teorisyenleri gibi ahkam kesmek istemiyorum ancak farkındaysanız birçok yanlış durumu kolayca kanıksayabiliyoruz. kadına şiddet, çocuk istismarı, intihar, yolsuzluk ve sayabileceğimiz birçok olumsuzluk olağanlaşmış durumda. şundan bahsetmiyorum elbette içimiz cız ediyor, üzülüyoruz ama bu durumu, toplumun düzelmeyeceğini kabul etmiş bir haldeyiz. yani bakınca "bal tutan parmağını yalar." diye bir atasözümüz var. birileri hak yiyor. yiyor. onlar yiyor. biz izliyoruz.
herhangi bir haksızlık, yanlışlık doz doz artılırak verildiği için duyarsızlaşıyoruz. komplo teorisyenleri gibi ahkam kesmek istemiyorum ancak farkındaysanız birçok yanlış durumu kolayca kanıksayabiliyoruz. kadına şiddet, çocuk istismarı, intihar, yolsuzluk ve sayabileceğimiz birçok olumsuzluk olağanlaşmış durumda. şundan bahsetmiyorum elbette içimiz cız ediyor, üzülüyoruz ama bu durumu, toplumun düzelmeyeceğini kabul etmiş bir haldeyiz. yani bakınca "bal tutan parmağını yalar." diye bir atasözümüz var. birileri hak yiyor. yiyor. onlar yiyor. biz izliyoruz.
devamını gör...
akustik nörinom
tümör, 8. kraniyal sinirin akustik tarafında meydana gelirse akustik nörinom, vestibüler kısmında meydana gelirse vestibüler schwannom olarak isimlendirilir. iki tümörün semptomları çeşitli evrelerde çeşitlilik gösterir ve birbirinden gösterilen semptomlar ve radyolojik görüntüleme ile ayrılırlar.
devamını gör...
yolda yürürken durduk yere gülen insan
kafada kuruyordur bir senaryo ona gülüyordur. gülmek için başkalarına gerek duymaz. kendi keyfini kendi hoş eder.
bir de aşık olunca böyle oluyor ama ben o işe pek bir yabancıyım uzun zamandır.
bir de aşık olunca böyle oluyor ama ben o işe pek bir yabancıyım uzun zamandır.
devamını gör...
bir şey sorulmadıkça asla konuşmayan kişiler
eskiden saygı duyduğum şimdi ise asla tahammül edemediğim insan türü.
eskiden her lafa atlamadan, sorulan soruya cevap veren kişiler cool gelirdi gözüme. simdi ise 70 yaşındaki neneler/dedeler gibi geliyor bu tarz insanlar. hayattan gönlü geçmiş, iki lafı bir araya getirip konuşmamaları dellendiriyor beni. hayır muhabbete gir,konu aç, hiçbir şey yapamiyorsan dinle, mimiklerinle tepki ver.
beyaz show'a konuk olmuş,kafayı çekip gelmiş, tüm program sıfır mimikle ve hareketsiz oturan teoman gibi dolaşıyorlar etrafta.
eskiden her lafa atlamadan, sorulan soruya cevap veren kişiler cool gelirdi gözüme. simdi ise 70 yaşındaki neneler/dedeler gibi geliyor bu tarz insanlar. hayattan gönlü geçmiş, iki lafı bir araya getirip konuşmamaları dellendiriyor beni. hayır muhabbete gir,konu aç, hiçbir şey yapamiyorsan dinle, mimiklerinle tepki ver.
beyaz show'a konuk olmuş,kafayı çekip gelmiş, tüm program sıfır mimikle ve hareketsiz oturan teoman gibi dolaşıyorlar etrafta.
devamını gör...
şu an duymak istediğiniz söz
haydi kalk gidelim bu şehirden...
devamını gör...

