çok zor bir soru ama 'hazar' koyardım.

tanım: tek bir çocuğumuz olsa ismini ne koyardık sorusuna cevap verdiğimiz başlıktır.
devamını gör...

karı sensin kedi fotosuda sana gelsin duvara asarsın.
devamını gör...

birini sinir etmek istediğimde yaptığım şeydir. gayet etkili bir yöntem bence.
devamını gör...

“dünya gözümde kerbeladır.”

sanırım, yaşanan bir acı karşısında söylenecek en acı sözdür. hiç kimsenin dünyası, kerbela olmasın.

nemrudun kızı türküsünde geçen cümledir. kazancı bedih yorumu dinlenir.


yalvardım yakardım yol bulamadım.
devamını gör...

valiz şeklinde , altındaki plastiği sert olan pembe beslenme çantası, açıkça söylemediğim için onu istediğimi hiçbir zaman bilemediler.
ve bahçevan gibi askıları olan kot jile.

şimdi alsalar da mutlu olmam.
insan istediklerini çocukken alınca mutlu oluyormuş.
büyüdükten sonra sahip olmanın hiçbir anlamı kalmıyor.
devamını gör...

bebekler için üretilen ama bebekler için önerilmeyen bisküvidir. içerisindeki şeker oranı oldukça yüksektir. o yüzden bebeklere ek gıda niyetine ya da atıştırmalık olarak verirken tekrardan düşünülmelidir.

ayrıca biz büyük bebekler içinde oldukça güzel tadı vardır. gece yatmadan önce yenildiği taktirde kilo almak isteyenlerin hedeflerine yaklaştığı gözlemlenebilmektedir. müptelâlarına duyruluuuur.
devamını gör...

güne bir nazım, bir necip gibi başlayan yazarların yaptığı eylemdir. biz de anca yataktan sürüklenerek çıkalım..
devamını gör...

merhaba genç kafa'cılar,

kafa sözlüğün ilk katılımcılarından biriyim ben de, çoğunuz gibi.
burada geçen zamanda bir çok mesele gördük birlikte, çözülenler de oldu, görünen o ki, hala çözüm bekleyenler de var.

herkes, kendi görebildiği, düşünebildiği, algılayabildiği oranda isteklerle gündemde başlıklar açtı, tanımlar girdi. çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .

benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.

3-4 bin kişinin olduğu sözlükte, insanlar artık başlıklardan birbirini tanıyor duruma geldi ki, bu da katılımcı sayısının gerçekten az olduğunun bir göstergesi.

sözlük gündemine yön veren kişiler artık belli durumda. şu bir türlü alışamadığım skor listelerine bakıldığında, neredeyse aynı kisilerin olduğunu görmek zor değil.

doğrusunu söylemek gerekirse, ne etliye ne sütlüye muhabbetini güdüyorlarsa , burda ne işleri var demek geliyor ilk etapta içimden ama demiyorum bunu, çünkü kendi adıma bunu bir sorun olarak görmek istemiyorum.
klasik güncel türk halkının bir yansıması olarak görüyorum bu durumu ben ve bu düşüncedeki insanların, katılmamasının, katılmasından daha iyi olacağını düşünüyorum.

bireysel olarak benim en çok dikkatimi çeken durum, az sayıdaki katılımcının da, lütfen yanlış anlamasınlar, çok boş, fındık kabuğu doldurmayacak, gerçek yaşamdan oldukça uzak, lay lay lom bir havada birşeyler yapmya çalıştıklarını görüyorum.
ülkede işsizlik varmış, ekonomik sorunlar varmış, özgürlükler kısıtlanıyormuş, hukuk yerlerde
sürünüyormuş , vs.vs. hiiç bunlardan bi haber tarzda başlıklar, tanımlar...

önceki gün dü sanırım, akışın anlık fotosunu alıp, ' bunların hangisine ne yazalım ' diyerek başlık açtım, anında kaydoldu gitti .

yani aslında bu az sayıdaki katılımcı da herşeyin farkında, ne kadar boş işlerle uğraşıldığını görüyorlar ama tercihlerini yine o şekilde davranmaktan yana kullanıyorlar.

bazen gerçekten zaten az sayıdaki bu gündem belirleyen katılımcıların yaşlarını çok merak ediyorum .
çünkü, okulların kapalı olmasından
da mütevellit, evde oturan lise hatta ortaokul talebeleriyle aynı yerdeyiz, hatta onlar çoğunluktalar düşüncesine kapılıyorum.
bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.
ama, ucundan azıcık da olsa, ' yaa evet, burada hayata benim penceremden bakanlar da var ' demek istiyor insan bazen.

bazı yazarlar şimdi gelip, ' ya senin istediğin gibi siyaset mi, konuşalım, bize ne devlet işlerinden, biz kafa dağıtıyoruz burada ..' diyecekler veya düşünecekler ama , ne söylemeye çalıştığımı anlayacak az da olsa yazarın burada bulunduğundan da eminim doğrusu.

bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben, ama onlar da baktılar olmuyor, gerçek dünya kimsenin umurunda değil, gençler burada makara peşinde, bir çoğu yazmayı bıraktı. benim bildiklerim var ki, pes ettiler .
sözlük, şu anda sözlükten çok, liseli gençlerin muhabbet ortamı gibi, kafeler kapanınca kafa sözlük kafeye döndürülmüş durumda .

burayı biraz da yönetimin ilk başlardaki tutumu bu hale getirdi.

yok 800 tanıma kitap verecez dediler, yok adınızı süsleyip instagramda orda burda gösterip sizi meşhur edeceğiz dediler,
yok haftalık puan olacak, her hafta birinci seçip, boynuna çelenk takacağız dediler,
haa kötü mü ettiler, elbette kötü etmediler ama bizim toplumun bazı şeyleri anlaması için henüz zamana ihtiyacımız olduğu gerçeğini gözardı ettiler.

3 günde 1500 tanım giren yazarlar yarattılar. bunu başka yerde görmedim de duymadım da ben .

böyle olunca da, sözlüğe benim penceremden bakanlar için, burası çekilmesi güç bir yer haline geldi kısa sürede.

benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .

aralarda sürekli iyi niyetle gözlem ve düşüncelerimi paylaşıyorum dememe rağmen, yine de birilerinin gelip, tepkisel tavır göstereceğini biliyor , tüm yazarları biraz daha dikkatli, biraz daha kayda değer başlık ve tanımlar yapmaya davet ediyorum.

tüm yazarlara ve yönetime saygıyla.

edit: - yazımda defalarca yıkıcı değil, yapıcı düşüncelerle bunları yazıyorum, amacım kimseyi tektiplestirmek değil desem de, birileri yine karşı taarruza geçmekten geri kalmıyor nedense .

- ' ağbi ' kelimesinden rahatsız olan yazarlar olmuş, kendilerini tenzih ediyorum. tamamen iyiniyetle, gönülden gelen bir yaklaşım biçimiydi benim için.

- 600 tanımım varken gidiyorum deyip, üstüne 600 tanım daha yaptığımı araştırmışlar, bulmuşlar,
bazen kişide kalması gereken özel durumlar vardır, bu da onlardan biridir, evet gidiyordum, kalmama bana göre değerli olan bir gelişme vesile olmuştur.

- ismi önemli olmayan bir sözlükte daha önce bulunduğumu bulmuş bir yazar .
bunda sorun ne anlamadım.
buradaki bir çok kişi daha önce başka başka sözlüklerdeydiler zaten, suç mu bu ? hala farklı sözlüklerde yazmaya devam edenler bile var içimizde.
haa, o ekran görüntüsündeki amaç, söz konusu sözlüğün, gidenin arkasından terbiyesizce yapıştırdığı
' turkish airlines ' yazısına atıfta bulunmak ise, yanlış bir yerden girilmiş, çünkü o sözlükte kendi isteğiyle çıkıp gidenin arkasından herkesin profiline o ifade konuyordu zaten .
ayrıca söz konusu sözlükten de , yine burada görüp, bugün de paylaştığım kronik sorunlar yüzünden kendim ayrıldım.

- bu kadar uzun bir yazıda, bazı imla hatalarına dikkat çeken değerli yazarlar olmuş, affetsinler, hata hepimize mahsus bir durum.

- farklı fikirlerin çıkması son derece normal , ancak farklı fikirlerde amaç önemlidir sayın yazarlar .
ben amacımı defalarca açıkça söyledim, eksiğim, yanıldığım yerler olabilir, ama bu , sözlükte şu an sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmez.
mesele, sorunları görmezden gelip, hasır altı etmek mi , yoksa elbirliğiyle tedbir almak mı olmalıdır?
devamını gör...

proceedings of the national academy of science dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, 2012 yılında facebook psikolojik deney kapsamında 689,003 kullanıcısının ana sayfa haber akışını manipüle etti. kimi kullanıcılara pozitif haberler daha ön planda tutulurken, kimilerine negatif ya da duygusal içerikler gösterildi. bunun farkında olmayan kullanıcıların, yaptığı paylaşımlar da değişmişti. facebook kullanıcılarının 'duygusal durumları' üzerinde ciddi etkiler yapabiliyordu.

facebook'un veri mühendisleri tarafından gerçekleştirilen deneyde, sosyal ağda dolaşan olumlu ve olumsuz etkilerin anlaşılmaya çalışıldığı ifade edilmiştir. deneydeki nihai amacın ise 'duygusal etkileşimlerin yayılması için gerekli olmayan insan etkileşimleri ve sözlü olmayan ifadelerin tespiti' olarak belirtildi.

analizlerde, değiştirilen duygusal içeriklerle bağlantılı değerlere sahip diğer içeriklerin göz ardı edilme olasılığı, yüzde 10 ile 90 arasında değişim gösterdi. facebook, değiştirilen içeriklerin kullanıcıların arkadaşlarının listesinde bulunabildiğini, ayrıca mesajlaşmalara müdahale edilmediğini belirtti.

sosyal medyada duyguların nasıl yayıldığını’ tespit etmeyi amaçlayan deneyde, kullanıcıların ekranında beliren reklamların sayısı ve fotoğrafların büyüklükleri de onlardan habersiz değiştirildi.

sonuçlar, kullanıcıların ne kadar az olumsuz paylaşıma maruz kalırsa, olumlu paylaşımlarının da o kadar arttığını gösterdi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"ay'ı seven kişi" anlamına gelir.
devamını gör...

çok iyi anladığımı belirtmek istiyorum. gün içinde artık sürekli kadınlara ilişkin can sıkıcı başlıklar görünce bu düşüncedeki yazarları ve başlıklarını engelledim. mesela bugün sözlükte oldukça çok vakit geçirmeme rağmen hiç böyle bir başlığa denk gelmedim. demek ki doğru kişileri engellemişim. bu yazarların özellikle psikolojik savaşa girdiğini düşünüyorum. laf anlatsak anlayacak insan öyle şeyler yazmaz zaten. bizim güzel beyinlerimiz bilimsel araştırmalar, sanatsal çalışmalar, faydalı işler için yorulacağına, neden bu gereksiz yazarlar yüzünden yorulsun ki. attığımız ileriye dönük her adım onlara gereken cevabı verecektir.
devamını gör...

muhafazakar erkeklerle ilgili hiçbir sorunumuz yok fakat kendisi muhafazakar olduğu için çevresindeki kadınların yaşam tarzlarını kısıtlamaya çalışan "yobaz" erkeklerle ciddi problemimiz var.
devamını gör...

öncelikle joker karakteri iyi ve kötünün ötesinde anlamsızlığa vurgu yapar. onun nihilist bakış açısına göre hiçbir şey doğru yada yanlış değildir. joker kötü karakterden ziyade iyiliğe karşı radikal bir kayıtsızlık içerisindedir." one bad day " tek bir kötü gün sayesinde bütün insanların aynı dönüşümü yaşayacağına inanır. sevgi ahlak dürüstlük gibi değerlerin bir yalandan ibaret olduğu " one bad day " sayesinde herkesin, toplumun bu ahlaki iki yüzlülüğünü fark ederek onun gibi iyi veya kötüye tamamen kayıtsız kalabileceğidir. joker diğer "kötü" adamlar gibi iyileri ve masumları gelişi güzel öldürmez. tam tersine onlara tek bir kötü gün vererek kendi yaşadığı dönüşümün benzerini yaşatmaya çalışır. geleneksel ahlak anlayışının ne kadar kırılgan olduğunun farkında olduğu için hep bu noktaya baskı yapar.
" why so serious"
schopenhauer kahkahanın nedenini bir bağlam ile gerçek objeler arasındaki tutarsızlığın aniden algılanması, kahkahanın kendisini ise bu tutarsızlığın dışa vurumu olarak tanımlar. kahkahaya sebep olan şeyler işte bu paradokslardır. joker nihilizminde bu " absurde" yi bulmuştur. camusun felsefesinde "absurde" anlam ve amaçtan yoksun olan dünyaya insanların anlam yükleme çabalarının saçmalığı olarak tanımlanabilir. ışte why so serious ve o meşhur kahkahaların ifade ettiği paradoks tam olarak budur. tüm saçmalığıyla gülünç olan bu kozmik dramanın bir nevi kahkahalar yoluyla dışavurumu. yani jokerin amacı, toplumun kendini tanımladığı gibi ahlaklı erdemli ve iyi niyetli yapısıyla, her bireyin özünde çıkarcı bencil vahşi yönünü ve bu ikisi arasındaki saçmayı ortaya çıkarmak. bunu yaparken de son derece keyif alır. çünkü jokere göre geleneksel ahlak çerçevesinde şekillenen toplum yapısı son derece kırılgan fikirlerle ayakta durur. bunu ortaya çıkarmak için ise " one bad day " yeterlidir. jokerin bütün hikayesi diğer insanların onun gibi olması için o gereken " one bad day" i verme üzerinedir.

filmi gayet başarılı buldum. özellikle arthurun jokere dönüşüm sürecindeki o tek kötü gün, absurd ile her yüzleştiğinde o kayıtsızlık ve kahkahalar, üstüne üstlük joaquin phoenixin muazzam performansı bize jokerin felsefesindeki alt metinleri sunmakla kalmıyor insanı iyi ve kötü kavramlarını sorgulamaya da itiyor. trende vurduğu üç eleman, thomas wayne yada kafasından vurduğu murray karakterlerinin ölmesine üzülen var mı bilmem. ışte film baştan sona toplumun bu iki yüzlülüğü ve ahlak paradokslarıyla bizi baş başa bırakırken bunların tam ortasında şekillenen joker karakteriyle yakınlaşmamızı hatta empati kurmamızı sağlıyor. hatta bütün gotham halkı bu gerçeklerle yüzleşerek kahkahalar eşliğinde toplumsal düzeni ve gothamı yerle bir ediyor. son sahnedeki kaosta herkesin yüzünde joker maskesi olması, anlamsız ahlak kodlarıyla köleleştirilmiş sefil hayatlar süren gotham halkının gereken baskıyla tek tek zincirlerinden kurtulmasını simgeliyor. jokerin arabanın üzerine çıkarak bu absurdun farkına varması, devamında gelen olana bitene kayıtsız dansı ve kahkahaları ile bu mesaj seyirciye de veriliyor. ben filmden beklediğimi aldım. beklentiniz uçmalı kaçmalı bir aksiyon filmi yada abd askeri üstlerinde yapılan deneylerde mutasyon geçiren super evil karakterin sağı solu amaçsızca yakıp yıkması değilse çoğu kişininde seveceğini düşünüyorum.
devamını gör...

kral adamdır. "herkese merhaba arkadaşlar ben dj dikkat" repligi hafızalara kazınmıştır.
devamını gör...

umursamıyormuş gibi davranabilmek.
devamını gör...

bana çok kekoca gelen bir tarz.
hadi bir iki tane güzelinden çikolata alırsın anlarım da ramazan kolisi gibi doldurmak da bilemiyorum altan.
devamını gör...

vizontele serisinin ikinci filmi. ilkinin yerini tutmasa da iyi filmdir. belediye reisi ile kütüphane müdürü, kütüphane için bina ararken adamın biri; “olmaz reis bey, oğlum evlenecek burası da onundur.” diyor. söz konusu sahnede oynayan dayı, yılmaz erdoğan’ın gerçek babasıdır. bu bilgiden sonra yılmaz erdoğan’ın “hangi oğludur acaba?” diye sorması ayrı bir komiktir.
devamını gör...

ghajini.
yıldızlar arası.
yeşil yol.
forrest gump.
leon.
incir reçeli
delibal
7. koğuştaki mucize.
hunger games.
esaretin bedeli.
hacker.
uyumsuz.
devamını gör...

geçen yıl ağustos ayında samsun'un vezirköprü ilçesinde su kanalı kazısında meydana gelen göçük sonrası iki kardeş toprak altında kaldı. il merkezinden yola çıkan afad ekibinin olay yerine 3-5 kilometre kala namaz ve ihtiyaç molası verdiği ortaya çıktı. afad ekibi geldiğinde ise 20 yaşındaki kenan ak ile 25 yaşındaki hayati ak hayatını kaybetti.

--- alıntı ---

“ezan okunuyor, durmamız gerek”

– personel, kavak ilçesi civarlarında, akşam ezanının okunduğunu belirterek namaz kılmak üzere mola vermemiz gerektiği hakkında konuşmalar yaptı. ancak şahsıma aracın durdurulmasına yönelik bir talimat verilmediğinden, konuşma ve talepleri dikkate almayarak yola devam ettim. olay yerine 3-5 kilometre kala aracı durdurarak namaz kılma hususunda daha yüksek sesli konuşmalar gerçekleşti.

--- alıntı ---

www.sozcu.com.tr/2021/gunde...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim