whatsapp'ın kendi durum yapması
popüler whatsapp böyle olmamalıydı. kaybetmeye mahkumken son dakika da dönüş bu olsa gerek.
devamını gör...
ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
aşure
devamını gör...
güvende hissetmek için hiç kimseye güvenmemek
insanı çok yoran ve zorlayan, bazı durumlarda içinden çıkılamaz raddelere gelebilen ruh hali. gerçekten bu konuda psikolojik desteğin şart olduğu anlar olabiliyor. paranoyaklık noktasına ulaşmadan o desteğe ulaşmak en iyisi olacaktır. lakin yine de insanlara güven eşiğinin düşük olmasından yanayım. en benim diyen insanlar bile beklemediğiniz ya da ona yakıştıramadığınız hatalar yapar, yapmıştır ve yapacaktır da; çünkü hepimiz insanız ve her zaman, her koşulda doğru olduğunu bilsek bile doğru olanı yapmıyoruz ya da yapamıyoruz. tanıdıklarımıza bile güven konusunda temkinli yaklaşmamız gereken şu zamanda, tanımadığımız insanlara güveni, hiç güvenmemek noktasında tutmak bana göre doğrudur; lakin insan sosyal bir varlık ve bazen gülümsemek bile asgari derecede güven istiyor.
devamını gör...
güne psikolojik bir tespit bırak
geçmişte takılı kalmak depresyona, sürekli geleceği kurgulamak anksiyeteye yol açar.
devamını gör...
havza genelgesi
kurtuluş savaşı döneminde işgallere karşı yayımlanmış olan ilk ulusal bildiridir.
bu genelge ile mustafa kemal; işgalleri kınamak amaçlı mitinglerin düzenlenmesini, büyük devletlerin temsilcilerine ve istanbul hükümetine işgalleri kınamak amaçlı telgraflar çekilmesini, kimsenin silahını ve cephanesini teslim etmemesini ve azınlıklara karşı kötü davranılmamasını halktan istemiştir.
bu genelgeyi mustafa kemal'in yayımlama amacı milli bilinci uyandırmak ve bu ulusal mücadeleye katılımı artırmaktır.
bu genelge sonrası istanbul hükümeti mustafa kemal'i ilk kez geri çağırmıştır.
kaynak: tarih notlarım.
bu genelge ile mustafa kemal; işgalleri kınamak amaçlı mitinglerin düzenlenmesini, büyük devletlerin temsilcilerine ve istanbul hükümetine işgalleri kınamak amaçlı telgraflar çekilmesini, kimsenin silahını ve cephanesini teslim etmemesini ve azınlıklara karşı kötü davranılmamasını halktan istemiştir.
bu genelgeyi mustafa kemal'in yayımlama amacı milli bilinci uyandırmak ve bu ulusal mücadeleye katılımı artırmaktır.
bu genelge sonrası istanbul hükümeti mustafa kemal'i ilk kez geri çağırmıştır.
kaynak: tarih notlarım.
devamını gör...
başlık açıp başlığı tanımlamadan entry girmek
sırf başlık açmış olmak için başlık açanlarda görülen yetersizlik. bir başlık açıyor iseniz, o başlığı tanımlayın. ilk entry size ait çünkü.
devamını gör...
herhangi bir rahatsızlığı google'da aratmak
illaki sonuç kansere bağlanır.
devamını gör...
insan neyle yaşar
"birinden kötü bir söz işitirsen sessiz kal, kendi vicdanı rahat bırakmasın o kişiyi."
devamını gör...
sarı çiçeğe sorulabilecek alternatif sorular
gerçek sarışın mısın yoksa boya mı.
devamını gör...
fakirliğini tek cümleyle anlat
fakirim.
tek kelimelik özet budur bence arkadaşlar. fakirliğin kelime manasıyla buluşunca ortaya enfes bir şey çıkıyor.
tek kelimelik özet budur bence arkadaşlar. fakirliğin kelime manasıyla buluşunca ortaya enfes bir şey çıkıyor.
devamını gör...
yürüyen merdiveni ve yürüyen bandı yürüyerek kullanan insan
doğru yapan insandır. yürüyen merdivenin ve yürüyen bandın amacı üzerinde bekleyip bizi taşımasından çok gideceğimiz yöne daha hızlı gitmenizi sağlamaktır.
devamını gör...
koku: bir katilin hikayesi
2006 yapımı, patrick süskind’in kitabından uyarlanan film.
filmin , parfümün doğum yeri fransa’da geçmesi isabet olmuş. o dönem avrupa’sında banyo kültürünün olmadığı, yapılan dışkıların pencereden rasgele dışarı fırlatıldığını, şemsiyenin de aslında bu dışkılardan kurtulmak için icat edildiğini biliyoruz. parfüm de bu kokuları bastırmak için üretilmiş aslında.bilinen senede bir kere banyo yaptıkları ve hazırlanan banyo suyunda önce evin reisi, sonra karısı ve sırayla büyükten küçüğe çocuklar bu suda yıkanırlarmış. film, o dönemin bu pislik ve çöp dünyasını iyi yansıtmış.
ana karakterimiz jean. annesi pazarda balık satan bir kadın. o sırada doğum sancıları başlayınca oracıkta doğuruveriyor ama çocuğu oraya terkediyor. jean sonrasında yetimhanede büyüyor ama bir yeteneği vardır: olağanüstü koku duyusu. sonra bir parfüm imalatçısında iş buluyor. amacı, insan kokusunu hapsetmektir. bu nedenle de cinayetler işlemeye başlar. devamını getirmeyeyim ama sonu gerçekten şiirsel bitiyor. o son sahneleri şiire döksek, harika bir sanat eseri olur gerçekten.
film, 18.yy fransa’sını iyi yansıtmış. o tarihleri görmedik tabi ama o dönemde çekilmiş gibi bir hava veriyor. oyunculuklar fena değil. her şeyden önce konusu ilginç. değişik bir film arayanlar buyursun izlesin. iyi seyirler şimdiden.
filmin , parfümün doğum yeri fransa’da geçmesi isabet olmuş. o dönem avrupa’sında banyo kültürünün olmadığı, yapılan dışkıların pencereden rasgele dışarı fırlatıldığını, şemsiyenin de aslında bu dışkılardan kurtulmak için icat edildiğini biliyoruz. parfüm de bu kokuları bastırmak için üretilmiş aslında.bilinen senede bir kere banyo yaptıkları ve hazırlanan banyo suyunda önce evin reisi, sonra karısı ve sırayla büyükten küçüğe çocuklar bu suda yıkanırlarmış. film, o dönemin bu pislik ve çöp dünyasını iyi yansıtmış.
ana karakterimiz jean. annesi pazarda balık satan bir kadın. o sırada doğum sancıları başlayınca oracıkta doğuruveriyor ama çocuğu oraya terkediyor. jean sonrasında yetimhanede büyüyor ama bir yeteneği vardır: olağanüstü koku duyusu. sonra bir parfüm imalatçısında iş buluyor. amacı, insan kokusunu hapsetmektir. bu nedenle de cinayetler işlemeye başlar. devamını getirmeyeyim ama sonu gerçekten şiirsel bitiyor. o son sahneleri şiire döksek, harika bir sanat eseri olur gerçekten.
film, 18.yy fransa’sını iyi yansıtmış. o tarihleri görmedik tabi ama o dönemde çekilmiş gibi bir hava veriyor. oyunculuklar fena değil. her şeyden önce konusu ilginç. değişik bir film arayanlar buyursun izlesin. iyi seyirler şimdiden.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
benzer düşüncelere sahip insanların bir araya gelmesi. fikirlerin paylaşılması. tüm ötekileştirilmeye rağmen biz varız diye haykırmak. evett evett aynısını düşünüyorum sevinci... bugün bunun içindi mutluluğum. yarında buna benzer bir gün olabilir. alkış...
devamını gör...
27 mart 2021 hamile çocuğun dini nikahlı eşi tarafından öldürülmesi
başlığı okurken neye üzüleyim bilemedim. 2021 yılında olmamıza rağmen hala bir sürü kadın cinayeti olmasına mı, öldürülen 17 yaşında hamile bir çocuk olmasına mı, dini nikahlı eşi tarafından katledilmesine mi.. kaç defa daha yeter dememiz lazım.. ne yapmamız lazım bunların bitmesi için..artık masumlar ölmesin..zarar görmesin.
devamını gör...
antalya'da kadın polise sarkıntılık eden turist
uzun bir süredir artık ülke gündemini takip etmiyorum, zira takip ettiğim zaman küçük anksiyete krizlerinin önüne geçemiyorum, deliriyorum diyebilirim. ama bu haberi az önce tesadüfen görünce dikkatimi çekti, baktım okudum falan. rezillik paçadan akıyor derler ya o biçim.
bu turistin yaptığı eylemi, herhangi bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı yapsa, (genelleme yapmak istemiyorum arkası sağlam olan her türlü yırtar bu ülkede) sıradan bir vatandaş diyelim, o vatandaşı ilk başta bir güzel döverler, hem de öyle emniyete falan götürerek değil alenen sokak ortasında üzerine leş kargası misali çullanarak.. daha sonrasında o kişi emniyete götürülür ve sorguya alınır(sorgu diyorum işte, ama tam sorgu değil o) sorgu biter ve suçlamalar şu şekilde olur;
*görev başındaki memura hakaret
*görev başındaki memura sözlü cinsel taciz
*görev başındaki memura mukavemet
adama daha bir ızdırap olmak için ek gözaltı süresi istenir, avukat bile çağıramaz o adam öyle rezil ederler yani, avukatı anca mahkemede görür. sonra tutuklanma istemiyle savcılığa sevkini yaparlar(tabii bu arada bıçkın polislerimizin envai çeşit hakaret, tehdit gibi bilimum kötü muamelesine maruz kaldıktan sonra) arada doktor kontrolü olur illa ki ona da kılıf bulmak kolaydır zaten; mukavemet etti derler, kaçtı merdivenden düştü derler vs..
sonra olay bazı özgür gazetelerde gündeme getirilir, polislerin açığa alınması beklenir falan, tabii ortaya çıkmama ihtimali daha fazladır. muhteşem(!) süleyman soylu çıkar bu polisleri bir güzel savunur tüm türkiye'nin gözü önünde, arkanızdayım der, yine olsa yine yapın falan.
amaaaaaaaa...... ingiliz vatandaşlığı olunca işin içinde, o savundukları şeref, haysiyet gibi içini boşalttıkları değerler bir bir bir taraflarında patlıyor böyle. çok erkektiniz madem o turist'e yapsaydınız ya bunları ? yemedi mi yoksa? aa yememiş belli çok yazık çooooookkkkk..
ne güzel dünya değil mi? adam dışardan geliyor, senin polisine saatine 200 lira* verdiği escort muamelesi çekiyor, o arada kameraya çekip görüntü alıyor, arabada maskeyi takmayı reddediyor ve sadece 900 lira ceza ile paşalar gibi serbest... bu arada 900 türk lirası = 77.87 sterlin ediyormuş, onu da dipnot olarak buraya ekleyelim, fazla dokunmamıştır o ceza turist arkadaşa.
abarttığımı düşünen yazar arkadaşlar çıkabilir ama emin olun abartmıyorum. sene 2014 rutin bir trafik kontrolü için antalya da aracımızı durdurdular, 4 arkadaşız indik arama yaptılar falan. araba temiz üstümüz temiz vize sigorta gbt tamam, kimsenin aranması yok. sadece bir arkadaşımızın kimliği yanında değil onun için bekliyoruz ben elime telefonu aldım bir şeylere bakıyorum bir kadın polis benimle diyaloğa girdi o sırada; "telefonla oynama" şeklinde bir uyarı alınca ben şaşırdım ve dedim ki "sizi ilgilendirmez". vay efendim sen bana bunu nasıl dersin'e döndü mü olay, orada arbede çıkarıp bana kelepçeyi taktılar ve alenen işlem yaptılar usulsüz ve kanunsuz bir şekilde. tabii dosya takipsizlikle sonuçlandı birşey çıkmadı.
yani diyeceğim şu; eğer bu ülkede yaşayan bir ingiliz ya da abd vatandaşıysan, kadın polise rahatlıkla escort muamelesi yapabilirsin. tatlım ne kadar hoşsun bu gece beni biraz şenlendirmek ister misin gibi sözlerle şansını deneyebilir, tutmazsa eğer 900 lira ceza ile yırtar ertesi gün yine şen şakrak bir şekilde gezip denize girebilirsin.
yeni türkiye'de kadın polise sözlü tacizin bedeli; 77.87 sterlin.* döviz önemli hem de çok.
bu turistin yaptığı eylemi, herhangi bir türkiye cumhuriyeti vatandaşı yapsa, (genelleme yapmak istemiyorum arkası sağlam olan her türlü yırtar bu ülkede) sıradan bir vatandaş diyelim, o vatandaşı ilk başta bir güzel döverler, hem de öyle emniyete falan götürerek değil alenen sokak ortasında üzerine leş kargası misali çullanarak.. daha sonrasında o kişi emniyete götürülür ve sorguya alınır(sorgu diyorum işte, ama tam sorgu değil o) sorgu biter ve suçlamalar şu şekilde olur;
*görev başındaki memura hakaret
*görev başındaki memura sözlü cinsel taciz
*görev başındaki memura mukavemet
adama daha bir ızdırap olmak için ek gözaltı süresi istenir, avukat bile çağıramaz o adam öyle rezil ederler yani, avukatı anca mahkemede görür. sonra tutuklanma istemiyle savcılığa sevkini yaparlar(tabii bu arada bıçkın polislerimizin envai çeşit hakaret, tehdit gibi bilimum kötü muamelesine maruz kaldıktan sonra) arada doktor kontrolü olur illa ki ona da kılıf bulmak kolaydır zaten; mukavemet etti derler, kaçtı merdivenden düştü derler vs..
sonra olay bazı özgür gazetelerde gündeme getirilir, polislerin açığa alınması beklenir falan, tabii ortaya çıkmama ihtimali daha fazladır. muhteşem(!) süleyman soylu çıkar bu polisleri bir güzel savunur tüm türkiye'nin gözü önünde, arkanızdayım der, yine olsa yine yapın falan.
amaaaaaaaa...... ingiliz vatandaşlığı olunca işin içinde, o savundukları şeref, haysiyet gibi içini boşalttıkları değerler bir bir bir taraflarında patlıyor böyle. çok erkektiniz madem o turist'e yapsaydınız ya bunları ? yemedi mi yoksa? aa yememiş belli çok yazık çooooookkkkk..
ne güzel dünya değil mi? adam dışardan geliyor, senin polisine saatine 200 lira* verdiği escort muamelesi çekiyor, o arada kameraya çekip görüntü alıyor, arabada maskeyi takmayı reddediyor ve sadece 900 lira ceza ile paşalar gibi serbest... bu arada 900 türk lirası = 77.87 sterlin ediyormuş, onu da dipnot olarak buraya ekleyelim, fazla dokunmamıştır o ceza turist arkadaşa.
abarttığımı düşünen yazar arkadaşlar çıkabilir ama emin olun abartmıyorum. sene 2014 rutin bir trafik kontrolü için antalya da aracımızı durdurdular, 4 arkadaşız indik arama yaptılar falan. araba temiz üstümüz temiz vize sigorta gbt tamam, kimsenin aranması yok. sadece bir arkadaşımızın kimliği yanında değil onun için bekliyoruz ben elime telefonu aldım bir şeylere bakıyorum bir kadın polis benimle diyaloğa girdi o sırada; "telefonla oynama" şeklinde bir uyarı alınca ben şaşırdım ve dedim ki "sizi ilgilendirmez". vay efendim sen bana bunu nasıl dersin'e döndü mü olay, orada arbede çıkarıp bana kelepçeyi taktılar ve alenen işlem yaptılar usulsüz ve kanunsuz bir şekilde. tabii dosya takipsizlikle sonuçlandı birşey çıkmadı.
yani diyeceğim şu; eğer bu ülkede yaşayan bir ingiliz ya da abd vatandaşıysan, kadın polise rahatlıkla escort muamelesi yapabilirsin. tatlım ne kadar hoşsun bu gece beni biraz şenlendirmek ister misin gibi sözlerle şansını deneyebilir, tutmazsa eğer 900 lira ceza ile yırtar ertesi gün yine şen şakrak bir şekilde gezip denize girebilirsin.
yeni türkiye'de kadın polise sözlü tacizin bedeli; 77.87 sterlin.* döviz önemli hem de çok.
devamını gör...
lise son en arka sıra
eğitim hayatım boyunca hiç oturmadığım sıradır.
pek arkadaşım yoktu benim. genelde önde otururdum.
pek arkadaşım yoktu benim. genelde önde otururdum.
devamını gör...
sevgi eksikliği
sevgi arsızlarının asla ama asla dayanamayacağı durum. yazıktır günahtır insanları sürüncemede bırakmayın.
devamını gör...
paul eluard
devamını gör...

