amerikalılar birini övüyorsa düğün değil bayram değil ne oluyor diye düşünmek lazım. a.b.d ordusu vietnam'dan çekilirken, onlarla işbirliği yapanlar bizide alın diyorlardı ama amerikalıların umurunda olmadı. a.b.d ordusuyla beraber savaşan kızılderililere madalya verdiler ama savaş bitince hadi bakalım sizinle işimiz bitti, oklahoma'ya gidin dediler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

intihar edip başaramadığınız an.
18 ve 20. yaş günleri.
anne baba olduğunuz an
sınavı bir puanla kaybettiğiniz an
sevdiğiniz bir şairi öldükten sonra tanıdığınız an
her şeyin aslında boşa gittiğini , bir gün o yataktan cansız bedeninizin çıkacağını anladığınız an.
kedinizin doğum yapıp size dünyanın en güzel duygularını yaşattığı an.
o treni kaçırdığınız an.

vs.
devamını gör...

geçtiğimiz ay başıma gelmiş olay.

henüz karantinada yok. kızla uzun zamandır whatsapp'tan yazışıyoruz, buluşalım dedik. oturduk bir kafede. muhabbet epey ilerledi.

"yaa işte böyle emre.... ben sırf dini düşüncelerim yüzünden babam tarafından dışlandım."
"anladım tatlımm... ama işte annelerimiz babalarımız bizim kadar açık görüşlü değil inanç konusunda."
"maalesef öyle. ee senin dinlerle aran nasıl, pek bu konuya girmedik *))"

o esnada bir ezan sesi duyduk. lan allah allah diyom bu ses nerden geliyo. kız sonra:

"hmm emre sanırım senin telefonundan geliyor bu ses ama *"
"nas-nasıl?"
"baksana"
"aa evet.. anaa öğle ezanı okunuyor baksana heh-heh.. neyse..."
"...."

ben de ezanı dışarılarda falan okunuyo sanıyom lan. meğer ezanmatik pro uygulamasından geliyormuş. ilk date'te elendik tabii.
devamını gör...

ben ne ara geldim bu yaşa diye sorgulamaktır. daha dün lisede uzun eşek oynuyorduk.
devamını gör...

hadi oradan dediğim başlık kemalistler olmasa şeriatçılar yüz yıl önce kellenizi keserdi sizin. sanki fransız devrimi yaptık da kemalizmi beğenmiyoruz. biz demokrasiyi de laikliği de savaşarak almadık biz milli mücadeleyi kazandık o sarı saçlı mavi gözlü dev verdi bize bunları.

türkiye'nin 100 sene önce olduğu gibi bugünkü kurtuluş reçetesi de kemalizmdir. fransız devriminde rus devriminde kaç kişinin öldüğünü bilmeyenler kemalizmi antidemokratlıkla ve katliam yapmakla suçluyor. iyi kafaymış ne diyim.
(bkz: kemalizmin bu toprakların gördüğü en güzel şey olması)
not: atatürkçü falan değilim direkt olarak kemalistim.
devamını gör...

birçoğumuzun şahit olduğu durumdur ve can sıkar. bu durum yazarın yazdığı yazıda kullanmadığı noktalama işaretlerinden de doğar, okuyan yazarın anlamak istememesinden de. bunların bir de 'yazılanı başka yerlere çeken'leri de vardır. onlar daha beterdir. karşılaşmamanız ümidiyle...
devamını gör...

bu kitapta cemal süreya'nın hastanede tedavi gören eşine 13 gün boyunca yazdığı mektupları yer almaktadır. kitaptan en sevdiğim yeri sizlerle de paylaşmak isterim.
"sevgilim ben şimdi

sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
o gülün yüzü gülmüyor sensiz
o köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
hepten hüzünlü bu günlerde
gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
masada tabaklar neşesiz
koridor ıssız
banyoda havlular yalnız
mutfak dersen - derbeder ve pis
çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
vantilatör soluksuz
halılar tozlu
giysilerim gardropda ve şurda burda
memo'nun oyuncak sepeti uykularda
mavi gece lambası hevessiz
kapı diyor ki açın beni kapayın beni
perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
radyo desen sessiz
tabure sandalyalardan çekiniyor
küçük oda karanlık ve ıssız
her şey seni bekliyor her şey gelmeni
içeri girmeni
senin elinin değmesini
gözünün dokunmasını
ve her şey tekrarlıyor
seni nice sevdiğimi"
devamını gör...

bence biz müzik konusunda oldukça kıymetleri eserlere sahibiz. burda hangi birisini yazsak diğeri içimize kalacak. var olsun türk müzik sanatçıları ♡
devamını gör...

(bkz: don't feed the troll)
devamını gör...

insanın içini burkan nazım hikmet ran şiiri. inanılmaz bir öfke, insanın boğazına dizilen bir üzüntü ve adını koymaya cüret edemediğim pek çok şey içeriyor bu şiir. cümleler insanın etine kendi tırnağını geçirdiği bir noktada öylece havada asılı duruyor.


buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz.
biliyorum, ben uyurken
hücreme pencereden girdiniz.
ne ince boyunlu ilâç şişesini
ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
başucumda durup el ele verdiniz.
buyrun, oturun dostlar
hoş gelip sefalar getirdiniz.

neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
osman oğlu hâşim.
ne tuhaf şey,
hani siz ölmüştünüz kardeşim.
istanbul limanında
kömür yüklerken bir ingiliz şilebine,
kömür küfesiyle beraber
ambarın dibine...


şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız
simsiyah başınızı.
kim bilir nasıl yanmıştır canınız...

ayakta durmayın, oturun,
ben sizi ölmüş zannediyordum,
hücreme pencereden girdiniz.
yüzünüzde yıldızların aydınlığı
hoş gelip sefalar getirdiniz...

yayalar-köylü yakup,
iki gözüm, merhaba.

siz de ölmediniz miydi?
çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
çok sıcak bir yaz günü
yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?

demek ölmemişsiniz?

ya siz?
muharrir ahmet cemil?
gözümle gördüm
tabutunuzun toprağa indiğini.

hem galiba
tabut biraz kısaydı boyunuzdan.

onu bırakın ahmet cemil,
vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
o ilâç şişesidir
rakı şişesi değil.
günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapyalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...

ben sizi ölmüş zannediyordum.
başucumda durup el ele verdiniz,
buyrun, oturun dostlar,
hoş gelip sefalar getirdiniz...

bir eski acem şairi:
«ölüm âdildir» — diyor, —
«aynı haşmetle vurur şahı fakiri.»

hâşim,
neden şaşıyorsunuz?
hiç duymadınız mıydı kardeşim,
herhangi bir şahın bir gemi ambarında
bir kömür küfesiyle öldüğünü?


bir eski acem şairi:
«ölüm âdildir» — diyor.
yakup,
ne güzel güldünüz, iki gözüm.
yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
fakat bekleyin, bitsin sözüm.
bir eski acem şairi:
«ölüm âdil...»
şişeyi bırakın ahmet cemil.
boşuna hiddet ediyorsunuz.
biliyorum,
ölümün âdil olması için
hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...


bir eski acem şairi...
dostlar beni bırakıp,
dostlar, böyle hışımla
nereye gidiyorsunuz?
devamını gör...

yara kabuğu soymak.

laa alttaki entrylere baktim, ne kadar masummuşum ben ya.
millet kafayi yemiş.
devamını gör...

varlığıyla kabul görememiş, onaylanan davranışlar sergilediğinde sevilebilmiş bir çocuğun, bir yetişkin olduğunda sürdürmesi pek mümkün davranıştır. insanlara hayır demek, onları kırmak ama daha da önemlisi yalnız kalmak anlamına gelebilir. belki de yalnız kalınmalıdır. hayır dediğinde senden uzaklaşacak insan, her ne olursa olsun uzaklaşacaktır çünkü.
devamını gör...

yol şartlarına göre değişebilir bir durumdur. misal, rampa yukarı çıkarken yüksek devirde yürümek araca tork sağlar, motor zorlanmadan o rampayı çıkar. ama rampanın ortasında vites yükseltirsen motordan verim alamazsın.
devamını gör...

tecavüzcü pedofilinin ilk 6 ay içerisinde şikayette bulunulmadığı için beraat etmesi haberi. aldığı güçle bir de gidip çocuğun ailesine tehditler savurmuş ''bana bir şey olmaz'' diyerek.

15 yaşındaki e.ö.'ye tecavüz etmesine rağmen, 6 ay içinde şikayetçi olunmadığı için serbest bırakılan arzık, e.ö.'nün ailesinin yaşadığı köye gidip aileye "devlet beni serbest bıraktı, dava düştü, kimse bana bir şey yapamaz" diyerek aileyi tahrik etmeye çalıştı. ifadesi alınan arzık, serbest bırakıldı.
kilis’te mehmet arzık adlı erkeğin cinsel istismarına maruz bırakılan e.ö.’nün zamanında şikayette bulunmadığını gerekçe gösterilerek istismar yerine “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan devam eden dava, e.ö’nün “sanık beni tehdit ederek tecavüz etmiştir. kendisinden korktuğum için şikayetçi olmadım” beyanına rağmen düşürülmüştü.

buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaderci insanlarız, her şeyi allah'tan biliyoruz, ve allah'tan bekliyoruz, çalışmadan, emek sarf etmeden hep gelsin, aksın isteriz.
bir birimize hava atmak için, her türlü fırsatı kaçırmayız , bizim için dolandırıcılık açıkgöz luk demektir.
iyi taraflar imiz yok mu? var aslında vicdanliyiz , pek kin tutmayız, ama her şart ta birlik olmayı biliriz , kolay kolay bir birbirimize düşmeyiz.
devamını gör...

°ukala
°kibirli
°küçümseyici tavırları
tahamüllüm yok.
devamını gör...

nokia 8310.
devamını gör...

sinemada oyunculuk tekniklerinden birisidir. genellikle seyredilirken çok beğenilen oyunculuk türüdür çünkü oyuncu tamamen rolün içine girer, karakterine bürünür. olaya sadece rol yapmak olarak bakmamak lazım, oyuncu karakterin fiziksel özelliğinide sahiptir, ya tekerlekli sandalyeye mahkum birini oynar yada rolü için aşırı kilo alır veya verir. mezbahada çalışan birini canlandıracaksa gider bir veya iki ay orada bizzat çalışır, havasını koklar. seyircide doğal bir şey seyrettiği için kendini o karakter ve dolayısı ile oyuncu ile de özdeşleştirir.

metot oyunculuğunu kullanan oyuncular, genellikle çekimlerde set ortamını ve ekibi unuturlar, rollerine o kadar dalmışlardır ki gerçek hayatta olan bitenle ilgilenmezler, tamamen o karakter ve onun bulunduğu ortamdadırlar.

bu oyunculuk türünün mucidi rus tiyatro oyuncusu ve yönetmen konstantin stanislavski dir. metodu oluştururken düşündüğü şey sanatçıların gerek tiyatroda gerekse sinemada abartılı jestler ve mimiklerle seyiricinin gözünü kanatacak biçimde rol kesmelerini önlemek, seyirciyide karakterle bütünleştirerek daha doğal bir katılım sağlamak istemesidir.

metodun bir okul haline gelmesi ise elia kazan, cheryl crawford ve robert lewis ' in 1947 de kurduğu actors studio ile olmuş, okulun direktörlüğüne 1951 de lee strasberg in getirilmesi ile birlikte iyice ekol olmuştur. lee strasberg kim derseniz the godfather: part 2 filmindeki hyman roth derim. bu filmle en iyi yardımcı erkek oyuncu akademi ödülü ne aday olmuş ama ödülü aynı filmde don vito corleone' nin gençliğini oynayan robert de niro' ya kaptırmıştır.

okulun kurulması ile birlikte marlon brando, james dean, marilyn monroe gibi o zamanın yeni yetme oyuncuları hep burada eğitim almışlardır. zamanla pek çok ünlü oyuncu bu tedrisattan geçmiştir.

bu oyunculuğa örnek olarak hem erkek hem de kadın oyuncudan örnek verelim:
robert de niro, raging bull filminde jake lamotta rolünde kariyeri boyunca değişen görünüşünü yansıtabilmek için 27 kilo almıştır.

charlize theron monster filmindeki aileen wuornos rolü için 14 kilo olmuş -o bomba gibi hatun- rolü için pasaklı ve bakımsız bir şekilde kamera karşısına geçmiştir.

günümüz sinemasında bu metodu arşa çıkartan oyuncu ise daniel day-lewis olmuş ve hep bu metodla oynadığı üç filmi ile en iyi erkek oyuncu akademi ödülü nü hakederek almıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim