bazı insanların atatürk'ü sevmeme sebebi
birey olmaktan korktuğundan ya da hiç tatmadığından olabilir. el etek öpmek, badelenmek hosuna gidiyor da olabilir. her seyden öte aklını kiraya vermenin getirisi kârlı geliyor olabilir. stopajına tükürdüklerim..
devamını gör...
heteroseksüel
normal kabul edilmesinin çoğunluk veya azınlıkla alakası olmayan cinsel eğilim.
normal kabul edilmesinin nedeni insanların sağlıklı birey meydana getirmesi için heteroseksüel ilişki yaşamalarının gerekmesidir.
normal kabul edilmesinin nedeni insanların sağlıklı birey meydana getirmesi için heteroseksüel ilişki yaşamalarının gerekmesidir.
devamını gör...
şeker portakalı
brezilyalı bir yazar olan josé mauro de vasconcelos'un bu ölümsüz eseri ilk 1968 yılında yayıma girmiştir. normalde on iki günde yazdığı kitabı tam yirmi yıl sonra okuyucularına ulaştırır. bunu da şu sözlerle ifade eder. "ama onu yirmi yıldan fazla yüreğimde taşıdım," der yazar.
dünyada büyük bir ses uyandırmış olan bu kitap her ne kadar çocuklar için yazılmış gibi görünse de, aslında yazılanların çok derin ve anlam yüklü olduğunu görebiliriz okuduğumuzda. çünkü bu kitap bir çocuğun hayal gücünün sınırsız olduğunu ve yaşanılan zorlukların bir çocuğu nasıl büyüttüğünü gösterir bize. içinde bir sürü anlamlı ve güzel ifadeler var. insan, bu kitabı okuduğunda duygulanıyor ve ister istemez çocukluğuna dair buruk anıları canlanıyor beyninde. bu yüzden tekrardan okumak istesem de, okuyamıyorum. çünkü zeze'de kendi çocukluğumu görüyorum. hüzünlerimi, içime atışlarımı, pişmanlıklarımı, sevdiklerimi kaybedişimi, anlaşılmayışımı...
konusu, yoksul bir ailenin çocuğu olan zeze'nin hüzün dolu hayat hikayesini ele alıyor. zeze, hayal gücü yüksek ve çok derin yaşayan bir çocuk. aynı zamanda çok yaramaz ve herkesin kendisinden nefret ettiği birisi. bu yüzden herkes ona “şeytanın vaftiz oğlu” diye hitap eder. gerçekten de zeze, bazen ipin ucunu fazlaca kaçırabiliyor. okuldayken çok uslu ve çalışkan bir çocukken, sokakta ve evde çok yaramaz ve hiperaktiftir. bundan dolayı babasından dayak yese de, ablası onu korur ve kollar. aslında zeze'yi anlayan ve yardımcı olan tek kişi de ablasıdır.
bir gün maddi imkansızlıklardan dolayı taşınmak zorunda kalırlar. zeze, her ne kadar alıştığı yerden ayrılmak istemese de bunu kabullenmek zorunda kalır. taşındıkları yerde hayatını değiştirecek olan bir insandan da habersizdir. burada adını minguinho verdiği bir şeker portakalı ağacı olur. onunla hayaller kurar ve konuşur. tam bir dost olurlar. bir gün sokakta arkadaşlarıyla oynarken bir adam hedeflerindedirler. bu adama portekizli lakabını takarlar. zeze, bu adamın arabasının arkasına binerek adamı kızdırır ve bundan dolayı dayak yer. gururuna yediremeyen zeze, yolda giderken portekizliyle karşılaşır ve onu öldürmekle tehdit eder. adam ise onu affeder ve arabasına alır. ilk defa bu adamın arabasına binen zeze ise, artık onu bir düşmandan ziyade bir dost, bir yoldaş ve bir baba olarak görür. portekizliyle sıkı bir dostluk kuran zeze, onu çok sever ve babası olmasını ister. çünkü zeze, bir baba şefkatinden yoksun olarak büyümüştür. ama bir gün hiç beklemediği bir anda tren yolunda portekizlinin olduğu araba kaza yapmıştır ve onun öldüğünü görür. o günden sonra zeze'nin hayatı çok daha kötüleşir. portekizlinin ölümü üzerine yataklara düşer ve yaşama amacını kaybeder.
hüznün ve acının, mutluluğun ve sevginin bir arada olduğu, bir çocuğun içinde neler biriktirebileceği ve görünenden ziyade ne kadar güçlü ve zeki olduğunu gösteren bir kitap. bence çocuklara olan bakış açısının değişebileceğinin kanıtıdır şeker portakalı.
ayrıca bu serinin devamı olan güneşi uyandıralım ve delifişek kitaplarının da okunmasını tavsiye ederim. böylelikle zeze'nin çocukluğundan, gençliğine kadar hayatını öğrenebileceksiniz.
son olarak kitaptan bazı alıntılar eklemek istiyorum.
- neden hiç mutlu değilsin zeze ?
- neden mutlu olmalıyım ?
- çünkü dünyaya bir kere geliyoruz.
- iyi ki bir defa geliyoruz portuga.
- neden ?
- ikinci bir hayatı kaldıramazdım.
- - -
- acılarım kaç gün sürecek portuga?
- 40 gün.
- 40 gün sonra geçecek mi?
- hayır, alışacaksın...
- - -
"etrafımda konuşulanları işitiyordum. her şeyi anlıyordum, ama cevap vermek istemiyordum. konuşmak istemiyordum. tek düşündüğüm, gökyüzüne gitmekti."
- - -
onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.
dünyada büyük bir ses uyandırmış olan bu kitap her ne kadar çocuklar için yazılmış gibi görünse de, aslında yazılanların çok derin ve anlam yüklü olduğunu görebiliriz okuduğumuzda. çünkü bu kitap bir çocuğun hayal gücünün sınırsız olduğunu ve yaşanılan zorlukların bir çocuğu nasıl büyüttüğünü gösterir bize. içinde bir sürü anlamlı ve güzel ifadeler var. insan, bu kitabı okuduğunda duygulanıyor ve ister istemez çocukluğuna dair buruk anıları canlanıyor beyninde. bu yüzden tekrardan okumak istesem de, okuyamıyorum. çünkü zeze'de kendi çocukluğumu görüyorum. hüzünlerimi, içime atışlarımı, pişmanlıklarımı, sevdiklerimi kaybedişimi, anlaşılmayışımı...
konusu, yoksul bir ailenin çocuğu olan zeze'nin hüzün dolu hayat hikayesini ele alıyor. zeze, hayal gücü yüksek ve çok derin yaşayan bir çocuk. aynı zamanda çok yaramaz ve herkesin kendisinden nefret ettiği birisi. bu yüzden herkes ona “şeytanın vaftiz oğlu” diye hitap eder. gerçekten de zeze, bazen ipin ucunu fazlaca kaçırabiliyor. okuldayken çok uslu ve çalışkan bir çocukken, sokakta ve evde çok yaramaz ve hiperaktiftir. bundan dolayı babasından dayak yese de, ablası onu korur ve kollar. aslında zeze'yi anlayan ve yardımcı olan tek kişi de ablasıdır.
bir gün maddi imkansızlıklardan dolayı taşınmak zorunda kalırlar. zeze, her ne kadar alıştığı yerden ayrılmak istemese de bunu kabullenmek zorunda kalır. taşındıkları yerde hayatını değiştirecek olan bir insandan da habersizdir. burada adını minguinho verdiği bir şeker portakalı ağacı olur. onunla hayaller kurar ve konuşur. tam bir dost olurlar. bir gün sokakta arkadaşlarıyla oynarken bir adam hedeflerindedirler. bu adama portekizli lakabını takarlar. zeze, bu adamın arabasının arkasına binerek adamı kızdırır ve bundan dolayı dayak yer. gururuna yediremeyen zeze, yolda giderken portekizliyle karşılaşır ve onu öldürmekle tehdit eder. adam ise onu affeder ve arabasına alır. ilk defa bu adamın arabasına binen zeze ise, artık onu bir düşmandan ziyade bir dost, bir yoldaş ve bir baba olarak görür. portekizliyle sıkı bir dostluk kuran zeze, onu çok sever ve babası olmasını ister. çünkü zeze, bir baba şefkatinden yoksun olarak büyümüştür. ama bir gün hiç beklemediği bir anda tren yolunda portekizlinin olduğu araba kaza yapmıştır ve onun öldüğünü görür. o günden sonra zeze'nin hayatı çok daha kötüleşir. portekizlinin ölümü üzerine yataklara düşer ve yaşama amacını kaybeder.
hüznün ve acının, mutluluğun ve sevginin bir arada olduğu, bir çocuğun içinde neler biriktirebileceği ve görünenden ziyade ne kadar güçlü ve zeki olduğunu gösteren bir kitap. bence çocuklara olan bakış açısının değişebileceğinin kanıtıdır şeker portakalı.
ayrıca bu serinin devamı olan güneşi uyandıralım ve delifişek kitaplarının da okunmasını tavsiye ederim. böylelikle zeze'nin çocukluğundan, gençliğine kadar hayatını öğrenebileceksiniz.
son olarak kitaptan bazı alıntılar eklemek istiyorum.
- neden hiç mutlu değilsin zeze ?
- neden mutlu olmalıyım ?
- çünkü dünyaya bir kere geliyoruz.
- iyi ki bir defa geliyoruz portuga.
- neden ?
- ikinci bir hayatı kaldıramazdım.
- - -
- acılarım kaç gün sürecek portuga?
- 40 gün.
- 40 gün sonra geçecek mi?
- hayır, alışacaksın...
- - -
"etrafımda konuşulanları işitiyordum. her şeyi anlıyordum, ama cevap vermek istemiyordum. konuşmak istemiyordum. tek düşündüğüm, gökyüzüne gitmekti."
- - -
onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.
devamını gör...
sadri alışık
en çok güldürenler aynı zamanda en çok ağlatanlardır.ah müjgan ah filminde"etme müjgan bırakma beni nolur" sahnesi üzer, oyunculuğunun kalitesini gösterir.
turist ömer yamyamlar adasında ise"tanrı mıyız karaköy'de trafik polisi miyiz"repliği ile güldürür.
turist ömer yamyamlar adasında ise"tanrı mıyız karaköy'de trafik polisi miyiz"repliği ile güldürür.
devamını gör...
başlarım böyle hayata deyip 1 kilo baklava yemek
yeter be. o mutsuz, bu sinirli, bunlar bik bik bik...hayatın keşmekeşine, arkadan vuranlara, sevip de sevmeyenlere, sevip de sevişmeyenlere inat bir isyan, bir baş kaldırı.
devamını gör...
normal sözlük'e giriş serüveni
ekşi sözlük'teki sıkıntılı tiplerin burda olmadığını umarak geldim. şimdilik yok gibiler.
- memur düşmanı ezik fukaralar. bu adamlar hayattaki ezikliğini başkalarının 3 kuruş maaşına laf ederek unutmaya çalışıyor.
- kürtçü ve ermeni faşistlerin saçma sapan argümanları.
- feminist ve meriçler.
- futbol konuşan kahvehane dayıları.
- muhalifliği lise seviyesine indirgemiş siyaset bağımlısı tipler.
bu gruplardan nefret ediyorum.
- memur düşmanı ezik fukaralar. bu adamlar hayattaki ezikliğini başkalarının 3 kuruş maaşına laf ederek unutmaya çalışıyor.
- kürtçü ve ermeni faşistlerin saçma sapan argümanları.
- feminist ve meriçler.
- futbol konuşan kahvehane dayıları.
- muhalifliği lise seviyesine indirgemiş siyaset bağımlısı tipler.
bu gruplardan nefret ediyorum.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
"find what you love and let it kill you"
charles bukowski'ye ait olduğu söyleniyor ama bununla ilgili net bir kaynağa ulaşamadım. bilen birileri varsa kime ait olduğunu ekleyebiliriz.
neyi sevdiğini bul ve seni öldürmesine izin ver, diyor.
charles bukowski'ye ait olduğu söyleniyor ama bununla ilgili net bir kaynağa ulaşamadım. bilen birileri varsa kime ait olduğunu ekleyebiliriz.
neyi sevdiğini bul ve seni öldürmesine izin ver, diyor.
devamını gör...
yalova
küçük ve minik olmakla beraber artık öyle çokta emekli yeri olmayan bir şehirdir. sürekli göç alır. arap ve iran kökenli insanların oldukça yoğun olduğu bir yerdir. doğulu özellikle van, diyarbakır ve muş ağırlıklı bir yapıdadır. hatta içerisinde bir muş mahallesi mevcuttur. şehrin önemli birçok yeri ve işletmesi bu insanların elindedir. tembel yerleri halka nazaran oldukça çalışkan olan bu kesim zamanla yalova’da mal mülk sahibi olmuştur. fiyat performans olarak inanılmaz vasat bir şehirdir. yerlisi oldukça tembel ve yobazdır. oldukça çarpık ilişkilere ev sahipliği yapar. ihanetin başkenti olarak adlandırılır. bu şehrin orta yaşlı erkeklerinin akıl almaz bir genç kız merakı vardır. sugar daddy arayan arkadaşların muhakkak uğraması gereken bir şehirdir. onun dışında olumlu yanlarından bahsedecek olursak çok hoş bir kordona sahiptir. sahil de yürümesi oldukça keyiflidir. balıkçılar lokalinde sıcacık simit ile çayı soba başında mideye indirmek insana motivasyon kaynağı olabilir. biri ile buluşacaksanız en ideal yer kesinlikle koton’dur. son yıllarda barış sokak -yanlış hatırlamıyorsam- açılan mekanlardan ötürü oldukça popüler olmuştur. küçük bir karaköy gibi düşünebiliriz burayı. kahve içmek için tercihim daniel’s coffe idi benim, şimdi ne durumdadır bilemem. yine sahilde sandal balık en nezih restorandı. iki tek atıp bir şeyler atıştırmak için tercih edilebilirdi, mezeleri nefisti. bir de yine sahilde shot bar’ımız vardı... kapattılar sonradan çay bahçesi yaptılar. yalova’nın en güzel yerlerinden biriydi.
şehir içi ulaşım pembe dolmuşlar ile sağlanır. toplam 3 avm vardır ve bu avm’ler sinemalara ev sahipliği yapar. ama her zaman her istediğiniz filmi bulamayabilirsiniz.
her ne kadar olumsuz ve kötü bir tanım olsa da hala içten içe sevip özlediğim bir şehirdir. şehrin her yerinde atatürk’e rastlama ihtimaliniz bu şehri güzel kılar. bu arada bu şehrin suyunu içen bu şehirden gidemez, gitse de hep içinde ukte kalır.
şehir içi ulaşım pembe dolmuşlar ile sağlanır. toplam 3 avm vardır ve bu avm’ler sinemalara ev sahipliği yapar. ama her zaman her istediğiniz filmi bulamayabilirsiniz.
her ne kadar olumsuz ve kötü bir tanım olsa da hala içten içe sevip özlediğim bir şehirdir. şehrin her yerinde atatürk’e rastlama ihtimaliniz bu şehri güzel kılar. bu arada bu şehrin suyunu içen bu şehirden gidemez, gitse de hep içinde ukte kalır.
devamını gör...
sözlük radyosu
bugüne özel müslüm gürses eserleri çalınmasını istiyorum.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
(bkz: hi my tequila)
devamını gör...
abdülhamid ibn türk
dokuzuncu yüzyılda yaşamış bir bilim insanı ve matematikçidir. özgeçmişi hakkında maalesef fazla bir bilgi bulunmamaktadır. (bkz: harezmi)nin çağdaşıdır. o da (bkz: cebir) üzerine bir çalışma yapmıştır. "katışık denklemlerde mantıki zaruretler" olarak adlandırılan karesel ikinci dereceden denklemlerin çözümü üzerine olan bu çalışmanın sadece bir bölümü geriye kalabilmiştir. burada, özel tipler halinde gruplandırılmış ikinci derece denklemlerinin çözümleri, harezmi'ninkilerden daha ayrıntılı olarak verilmiştir.
görsel
detaylı bilgi için
görsel
detaylı bilgi için
devamını gör...
selectra
anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilaç.
ne zaman içsem duygularım körelir, ama bana ağırlık veren düşünceler de puf oluverir.
ne zaman içsem duygularım körelir, ama bana ağırlık veren düşünceler de puf oluverir.
devamını gör...
muhafazakar ailenin kızı olmak
sizi de kendi yaşadıkları baloncuğun içine çekmeye çalışırlar. büyük yıkımlar yaşansa bile aile kavramını kutsal görmekten vazgeçemedikleri için sizin de bu düzene sadık kalmanızı beklerler. okumayı 'kocanın eline bakma' diye teşvik ederler gelişin öğrenin cahil kalmayın diye değil. dilediğin gibi giyinmek, gezmek, arkadaş edinmek vb. diğer insanların oldukça normal olarak yaptığı şeyler sizin için hayaldir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
düşününce aklıma ortaokuldaki hocamın söylediği geldi. bana " sen gökyüzündeki en parlak yıldızsın" demişti. en sevdiğim hocamdı.**
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
sevgi kelebeğidir, sevgi pıtırcığı. ufak şeylerle mutlu olacak kadar ufku geniştir...diyor benim emmolu.
devamını gör...
ismi bilinmeyen bir şarkıyı arayıp durmak
öyle şarkılar vardır ki melodisi çok hoşumuza gider ama adını sanını bilmeyiz, hatırlamayız. işte bu durumda yaptığımız arama eylemidir. örneğin ben katy perry'nin dark horse isimli şarkısını 'haha ha ha ha ha ha' şeklinde aramıştım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
biri bana dedi ki, "geçmişe takılı kalıyorsun, bunu yapma"
oldu, pekala, tamam, right, haklısın!
sonra dön düşün, o kahredici baş ağrısının ortasında bir de bunu düşün, öyle düşün, böyle düşün, olmadı uyu uyan yine düşün.
sonuç?
kadın haklı.
peki ne yapmalıyım?
git desem de gitmiyorsun ki hayatımdan ve hayasızca hayallerimden?
yav niye her şarkı senin adınla başlıyor hem?
niye türkan dahil her kedinin gözünde sen varsın?
niye adını, o cennetten çıkma ve beni cennete alıştırma yolundaki adını her yerde okuyorum ben?
ben senden gitsem de sen benden niye gitmiyorsun?
gel bak, şunu bana bir kez mantıklı bir şekilde anlat vallahi unutacağım, billahi unutacağım seni.
ama yapamıyorsan, cevabı sende de yoksa bana artık bu kadar yüklenme lütfen.
düşün, biraz daha buradayım ben.
en azından çok azına kadar buradayım yani, öptüm...
imza
salak bir balıkçı.
oldu, pekala, tamam, right, haklısın!
sonra dön düşün, o kahredici baş ağrısının ortasında bir de bunu düşün, öyle düşün, böyle düşün, olmadı uyu uyan yine düşün.
sonuç?
kadın haklı.
peki ne yapmalıyım?
git desem de gitmiyorsun ki hayatımdan ve hayasızca hayallerimden?
yav niye her şarkı senin adınla başlıyor hem?
niye türkan dahil her kedinin gözünde sen varsın?
niye adını, o cennetten çıkma ve beni cennete alıştırma yolundaki adını her yerde okuyorum ben?
ben senden gitsem de sen benden niye gitmiyorsun?
gel bak, şunu bana bir kez mantıklı bir şekilde anlat vallahi unutacağım, billahi unutacağım seni.
ama yapamıyorsan, cevabı sende de yoksa bana artık bu kadar yüklenme lütfen.
düşün, biraz daha buradayım ben.
en azından çok azına kadar buradayım yani, öptüm...
imza
salak bir balıkçı.
devamını gör...
yayın önerisi
-türkülerin, şarkıların hikayeleri anlatılıp bir parça dinlerken kalbe, akla daha çok işlemesi sağlanabilir.
- sinema, tiyatro, dizi, dijital oyunlar üzerine sohbet yapılabılır.
- sınavlara hazırlıkla ilgili bir program olabilir. lgs, yks, dgs, kpss, ales, yös falan derken milyonlarca gencin günlük hayatında yol gösterecek bir yıldız olur. bak programın adı da çıktı "gençlerin yıldızları"
- otomobil, motorsiklet, karavan, yat, paraşüt, bisiklet, uçak, planör gibi farklı tutkuların insanlarına seslenilebilir.
- yayıncılar diye bir program oluşturulup gazete, kitap, dergi, youtube, ınstagram, twitch, twitter, wattpad gibi farklı alanların temsilcilerine ulaşılıp dünyaya bakışları, yaşadıkları gibi mevzulara değinilebilir.
-akademi dünyasına girilip türkiye'de yahut dünyada yaşadıkları, hayalleri, umup buldukları, tecrübeleri aktarılabilir.
-ticaret sahasından insanlara ulaşılarak baklavacı, çiĝ köfteci, ayakkabı tamircisi, kaportacı, mermer satıcısı, çiçekçi, eczacı, bankacı, anahtarcı fotokopici, kuruyemişçi, dondurmacı, kuru temizlemeci, halı satıcısı vs. gibi farklı sektörlerdeki insanlardan sohbeti hoş, kendini dinletip tecrübeleriyle farklı bakış açıları sunacak insanlara ulaşılabilir.
kısacası kafa sözlük'ün radyosu yahut youtube sayfası çok renkli bir dünya kurabilir.
- sinema, tiyatro, dizi, dijital oyunlar üzerine sohbet yapılabılır.
- sınavlara hazırlıkla ilgili bir program olabilir. lgs, yks, dgs, kpss, ales, yös falan derken milyonlarca gencin günlük hayatında yol gösterecek bir yıldız olur. bak programın adı da çıktı "gençlerin yıldızları"
- otomobil, motorsiklet, karavan, yat, paraşüt, bisiklet, uçak, planör gibi farklı tutkuların insanlarına seslenilebilir.
- yayıncılar diye bir program oluşturulup gazete, kitap, dergi, youtube, ınstagram, twitch, twitter, wattpad gibi farklı alanların temsilcilerine ulaşılıp dünyaya bakışları, yaşadıkları gibi mevzulara değinilebilir.
-akademi dünyasına girilip türkiye'de yahut dünyada yaşadıkları, hayalleri, umup buldukları, tecrübeleri aktarılabilir.
-ticaret sahasından insanlara ulaşılarak baklavacı, çiĝ köfteci, ayakkabı tamircisi, kaportacı, mermer satıcısı, çiçekçi, eczacı, bankacı, anahtarcı fotokopici, kuruyemişçi, dondurmacı, kuru temizlemeci, halı satıcısı vs. gibi farklı sektörlerdeki insanlardan sohbeti hoş, kendini dinletip tecrübeleriyle farklı bakış açıları sunacak insanlara ulaşılabilir.
kısacası kafa sözlük'ün radyosu yahut youtube sayfası çok renkli bir dünya kurabilir.
devamını gör...
