domestic hıyar
sevgili domestic bir nickaltı sözüm vardı size. böylesi yakışık alır mı bilemedim. ama dönerseniz editlemek üzere şuraya bir tanım bırakıyorum.
ölenin ardından bile hoca "nasıl bilirdiniz?" dediği vakit aksini düşünenin sessiz kaldığı bir kültürün içinde yetişmiş bir toplumun çocukları, ne ara bu kadar acımasız oldu merak ediyorum.
her gidenin ardından bir linç kültürü. *
üstelik tanıyıp-tanımama endişesi bile gütmeden!..
ölenin ardından bile hoca "nasıl bilirdiniz?" dediği vakit aksini düşünenin sessiz kaldığı bir kültürün içinde yetişmiş bir toplumun çocukları, ne ara bu kadar acımasız oldu merak ediyorum.
her gidenin ardından bir linç kültürü. *
üstelik tanıyıp-tanımama endişesi bile gütmeden!..
devamını gör...
sözlük yazarlarının bugün öğrendikleri
ne anlatırsan anlat, karşındakinin gözlerinde o anlamsız boşluğu görmek kötü ve işe yaramaz hissettiriyormuş.
devamını gör...
insanın mutlaka yoluna çıkan duygular
butun duygulardir... yeryuzunde "su duyguyu henuz yasamadim" diyebilecek bir insan yoktur. yeri gelir birini severiz, yeri gelir ayni insandan nefret bile ederiz. hayatimizin bir donemi mutsuzlukla, bir donemi huzurla gecebilir. gun icerisinde bile duygu karmasasi yasayabiliriz. gune cok guzel baslamisken bir olay olur ofke patlamasi yasayabiliriz mesela. insaniz neticede her duyguyu tadarak, her aciyi deneyimleyerek buyuruz...
devamını gör...
nina simone
t: hayatı boyunca insanlık değerlerinin önde gelen savunucularından biri olmuş, arkasında birçok muazzam eser bırakmış olan abd'li şarkıcı. maalesef, ölümünden birkaç yıl önce meme kanserine yakalanmış, 2003 yılında fransa'da uykusunda vefat etmiştir. asıl ismi eunice kathleen waymon'dır. hakkında birçok kitap yazılmış, bir de belgesel çekilmiştir.
her ne kadar en bilineni olsa da ilk dinlediğim günden beri en sevdiğim parçası. bugünlerde daha bir anlamlı: ain't got no, i got life
ne me quitte pas yorumu da harikadır: buradan
tavsiye: gece dinlemeyin, dertsizi dert sahibi yapar.
her ne kadar en bilineni olsa da ilk dinlediğim günden beri en sevdiğim parçası. bugünlerde daha bir anlamlı: ain't got no, i got life
ne me quitte pas yorumu da harikadır: buradan
tavsiye: gece dinlemeyin, dertsizi dert sahibi yapar.
devamını gör...
dönüşüm
franz kafka'nın yazmış olduğu en güzel kitaplardan birisi diyebilirim. ilk başlarda kitabı elinize alıp okumaya başladığınız bir kaç cümle için hiçbir şey anlamayıp bırakmak isteseniz bile sakın böyle bir şey yapmayın derim. ilerleyen bir kaç cümleden sonra emin olun çok akıcı ve muhteşem bir eser olduğunu anlamanız çok kısa sürmeyecektir. öyle ki elinizden bırakamayıp şıp diye bitirebileceğiniz bir kitap olduğuna siz bile şaşıracaksınız.
kitabın konusuna gelecek olursak, romanın baş kahramanı olan gregor samsa bir sabah ne olduğunu anlayamadığı bir şekilde uyanır ve birden kendisini yatağında ufacık sert bir kabuğun içine sıkışmış bir böceğe dönüşmüş halde bulur. önce bir rüya olduğunu zannetse de aslında öyle değildir gerçekten bir böceğe dönüşmüştür. çevresindeki her şey ona o kadar yabancıdır ki en yakınları tarafından bile yok sayılacak bir raddeye gelmiştir artık bu "dönüşümü". tüm bunlar olurken bir anda ne olduğunu anlayamaz bile. spoiler olmaması adına en iyisi devamını siz okuyun.
ancak söylemeden geçemeyeceğim kitap her ne kadar hikayeleştirilmiş bir yaşamı anlatıyor olsa da alttan alta hepimizin zamanı geldiğinde ufacık bir kabuğa sıkışmış olduğu gerçeğini o kadar ustalıklı bir şekilde gün yüzüne çıkartıyor ki kitabın sonunda ne olduğunu anlamıyorsunuz bile. sadece bununla kalsa iyi franz kafka'nın hayatına ne kadar hakimsiniz bilmiyorum ama onun hayatını bir kez bile okumuşsanız aslında bu kabuğa sıkışmış olanın kendisi olduğunu anlamanız çok uzun sürmeyecektir. neyse ki en yakın arkadaşı franz kafka'nın vasiyeti üzerine yazılarının hiçbirini yakmayıp bastırmış yoksa bu gün ne bu güzel eserleri ne de franz kafka'yı tanımıyor olurduk. demem o ki franz kafka'nın herhangi bir eserini okumadan önce kısa da olsa yaşam öyküsüne bir göz atın derim.
kitabın konusuna gelecek olursak, romanın baş kahramanı olan gregor samsa bir sabah ne olduğunu anlayamadığı bir şekilde uyanır ve birden kendisini yatağında ufacık sert bir kabuğun içine sıkışmış bir böceğe dönüşmüş halde bulur. önce bir rüya olduğunu zannetse de aslında öyle değildir gerçekten bir böceğe dönüşmüştür. çevresindeki her şey ona o kadar yabancıdır ki en yakınları tarafından bile yok sayılacak bir raddeye gelmiştir artık bu "dönüşümü". tüm bunlar olurken bir anda ne olduğunu anlayamaz bile. spoiler olmaması adına en iyisi devamını siz okuyun.
ancak söylemeden geçemeyeceğim kitap her ne kadar hikayeleştirilmiş bir yaşamı anlatıyor olsa da alttan alta hepimizin zamanı geldiğinde ufacık bir kabuğa sıkışmış olduğu gerçeğini o kadar ustalıklı bir şekilde gün yüzüne çıkartıyor ki kitabın sonunda ne olduğunu anlamıyorsunuz bile. sadece bununla kalsa iyi franz kafka'nın hayatına ne kadar hakimsiniz bilmiyorum ama onun hayatını bir kez bile okumuşsanız aslında bu kabuğa sıkışmış olanın kendisi olduğunu anlamanız çok uzun sürmeyecektir. neyse ki en yakın arkadaşı franz kafka'nın vasiyeti üzerine yazılarının hiçbirini yakmayıp bastırmış yoksa bu gün ne bu güzel eserleri ne de franz kafka'yı tanımıyor olurduk. demem o ki franz kafka'nın herhangi bir eserini okumadan önce kısa da olsa yaşam öyküsüne bir göz atın derim.
devamını gör...
sigara böreği
en son tdk, ismini kalem böreği diye değiştirdi ama alışkanlıklar değişmiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
''sevgi kokuyorsun anne. ''
sevginin de kokusu varmış, mest olmuştum duyunca..
sevginin de kokusu varmış, mest olmuştum duyunca..
devamını gör...
seni üzenler neredeler sorunsalı
hepsi kendi cehenneminde.
devamını gör...
beyin
ağırlığı yaklaşık olarak 1400 gram olan %78'i su, %11'i yağ, %8'i protein, %1'i inorganik maddeler, kalan %1'ini de diğer besinlerin oluşturduğu ve günlük yaşamımızda bolca kullanılması gereken mucizevi organımızdır. ayrıca beyin bol suya ihtiyaç duyar. bu yüzden susuz kaldığınızda baş ağrısı gibi sorunlar yaşamanız mümkündür.
devamını gör...
kaza yapan çiftin üzerine su yerine rakı dökülmesi
izmir'in tere ilçesinde kaza yapan bir çiftin başına, çevre halkı tarafından su yerine, damacana ile ev yapımı rakı dökülmesi olayı.
devamını gör...
bir deliler evinin yalan yanlış anlatılan kısa tarihi
insanın devrelerini yakacak kadar çok sayıda karakter barındıran, kaderci yaklaşımla okura bol bol oh olsun, hak etmişti dedirten, bir deliler evinin tarihini anlatmaya çalışırken arka planda osmanlı'nın dağılma döneminden günümüze kadar gelen, 2009 yılında yayınlanan ayfer tunç kitabıdır.
kitabın kaderci yaklaşımı küçükken hepimizin çok duyduğu bu dünyada kötülük yapanın er geç cezasını çekeceği yalanı üzerine kurulu. ve bu kötü ya da talihsiz karakterleri öyle tuhaf ölümler bekliyor ki trafik kazası en masumu oluyor.
kitabı okurken çok yarıda bırakmayı düşündüm çünkü yok yere beynini meşgul ediyor yani 470 sayfada anlatmak zorunda değildi yazar daha kısa da anlatsa, biz yine aynı dedikodu çemberine girerdik. kitap bittiğinde 4 saat satranç oynamış kadar yorgundu zihnim. şu şunun ninesi bu bunun damadı derken arada geri dönüp bu kimdi ya deyip sayfaları karıştırmak, tam konuyu kaçırdım derken bir anda sarmalı çözmek zihnimi çok yordu.
turgut sunalp paşa'nın "faşizm komünizm kadar tehlikeli değildir" demesini zihnimin tozlu raflarında çıkarıp nerden nereye dedirtti ayrıca bu kitap.
not: siz siz olun ayfer tunç okumaya bu kitaptan başlamayın.
devamını gör...
yeni bir anayasayı tartışma vakti geldi
büyük ihtimalle kadın cinayetlerine herhangi bir önlem alınmaması, hayvan hakları yasasının bir türlü çıkarılmaması gibi olayların kendisine zemin olarak hazırlandığı eyleme konu olan cümle.
"mevcut anayasa ile bunları engellemek mümkün değil" yükleniyor...
"mevcut anayasa ile bunları engellemek mümkün değil" yükleniyor...
devamını gör...
bir kadının en güzel yanı doğurabilmesi
en güzel yanımız doğurgan olmamız mı gerçekten? alemsiniz.
devamını gör...
erkeklerin gizemli konuşma sebebi
belli bir sebebi yok aslında.
gizemli konuşma da sayılmaz, şimdi bende mesela şöyle oluyor, diyelim ki hatun kadın bayan hanımefendi ile telefonda konuşuyoruz..
o -..... sonra baktım x mağazasında daha ucuz, yani yerinde bakmadım da netten karşılaştırma yaptım, gerçi mağazası izmirin ta öbür ucunda o yol sıkıntısına girmeye değer mi bilmem, eğer bakalım dersen bu akşam alayım seni beraber gidelim, aaaaa dur bi dakkaaa benim kızın işi var bu akşam olmaz, yarın olur mu, haberleşiriz yine gerçi ama bugünden en azından gidip bakmaya değer mi diye netten bir de sen kontrol et fiyatları tamam mı domestic... domestic?
b - hı?
o - ya sen beni dinlemiyor musun, sanki ben kendi işim için bu kadar laf anlatıyorum, bla bla bla...................... bla bla bla tamam mı?
b - kelimeler kifayetsiz..
o - ne diyorsun ya? gizemli gizemli konuşma!!!
b - tv'de polonya - ukrayna kadınlar voleybol maçı var, polonyalı kadınlar tüm mitleri yalanlarcasına ukraynalı kadınlardan bin kat güzel.
o- allah belanı versin!! dıt!
ayni ile vakidir.. kısa konuşun, bizdeki dikkat kedi yavrusununki kadar, uçup gidiyor..
gizemli konuşma da sayılmaz, şimdi bende mesela şöyle oluyor, diyelim ki hatun kadın bayan hanımefendi ile telefonda konuşuyoruz..
o -..... sonra baktım x mağazasında daha ucuz, yani yerinde bakmadım da netten karşılaştırma yaptım, gerçi mağazası izmirin ta öbür ucunda o yol sıkıntısına girmeye değer mi bilmem, eğer bakalım dersen bu akşam alayım seni beraber gidelim, aaaaa dur bi dakkaaa benim kızın işi var bu akşam olmaz, yarın olur mu, haberleşiriz yine gerçi ama bugünden en azından gidip bakmaya değer mi diye netten bir de sen kontrol et fiyatları tamam mı domestic... domestic?
b - hı?
o - ya sen beni dinlemiyor musun, sanki ben kendi işim için bu kadar laf anlatıyorum, bla bla bla...................... bla bla bla tamam mı?
b - kelimeler kifayetsiz..
o - ne diyorsun ya? gizemli gizemli konuşma!!!
b - tv'de polonya - ukrayna kadınlar voleybol maçı var, polonyalı kadınlar tüm mitleri yalanlarcasına ukraynalı kadınlardan bin kat güzel.
o- allah belanı versin!! dıt!
ayni ile vakidir.. kısa konuşun, bizdeki dikkat kedi yavrusununki kadar, uçup gidiyor..
devamını gör...
son nefeste söylenecek söz
bu kadar sevildiğini bilmiyordum.
devamını gör...
internette en son aradığınız şey
(bkz: jonathan banks)
devamını gör...
tüm şehir aynı apartmanda yaşıyor
alaska’da bulunan 218 nüfuslu whittier kentinde herkes, 1950 yılında kışla olarak inşa edilen bir binada yaşıyor.
aşırı soğuk havası nedeniyle yaşamın bir hayli zor olduğu alaska’da bulunan whittier kentinde insanlar normal şehir yaşantısından farklı bir hayat sürüyor.
1950 yılında kışla olarak inşa edilen begich tower adlı 14 katlı binada yaşayan şehir sakinleri hayatlarını bir çatı altında devam ettiriyor.
öğrenciler bölgede kurulan okula yapılan tüneller vasıtasıyla gidiyor ve soğuk kış günlerinde sıkıntı yaşamaktan kurtuluyor.
bu kentte spor salonları ve parklarda kapalı alanlarda bulunuyor.

düşünsenize alt kat'ta marketiniz üst kat'ta kuaförünüz.. yan daire'ye evrak işi için giriyorsunuz.bütün işlerinizi asansör ve merdivenle hallediyorsunuz.
aşırı soğuk havası nedeniyle yaşamın bir hayli zor olduğu alaska’da bulunan whittier kentinde insanlar normal şehir yaşantısından farklı bir hayat sürüyor.
1950 yılında kışla olarak inşa edilen begich tower adlı 14 katlı binada yaşayan şehir sakinleri hayatlarını bir çatı altında devam ettiriyor.
öğrenciler bölgede kurulan okula yapılan tüneller vasıtasıyla gidiyor ve soğuk kış günlerinde sıkıntı yaşamaktan kurtuluyor.
bu kentte spor salonları ve parklarda kapalı alanlarda bulunuyor.

düşünsenize alt kat'ta marketiniz üst kat'ta kuaförünüz.. yan daire'ye evrak işi için giriyorsunuz.bütün işlerinizi asansör ve merdivenle hallediyorsunuz.
devamını gör...
avokado
çalınan yıllarımın hırsını çıkardığım meyvedir.
25 yaşında falan ilk defa yediğimi hatırlıyorum. daha önce hiç önüme gelmemişti. şimdi bilgi birikimim az olduğu için avokado seçemiyorum. alacağım avokadonun içini tahmin edemiyorum. ya beklediğimden sert çıkıyor ya yumuşak çıkıyor. bırak artık yakamı kırşehirlilik bırak lütfen. avokado yemeden geçirdiğim yılların intikamını almaya çalışıyorum artık. biri hemen nasıl avokado seçilir anlatsın. seri.
#1271500 bu tarifi bende uyguluyorum. omleti spagetti gibi doğramıyorum üstüne seriyorum. yayına bir domuz sosis yapıyorum. minicik yağda uzun uzun pişiriyorum efsane.
eeeee allahım beni kırşehir'e atadın ne oldu ? yemicem mi sandın bunları ? avokadolu kokteyl varmış onu da yapacağım bu hafta. o omzumdaki melekleri ağlatacağım sabahlara kadar. benim california ruhumu kırşehir'e hapsetmek ne demek ya. şuna bakın avokadoyu yeni keşfediyorum *mk.
25 yaşında falan ilk defa yediğimi hatırlıyorum. daha önce hiç önüme gelmemişti. şimdi bilgi birikimim az olduğu için avokado seçemiyorum. alacağım avokadonun içini tahmin edemiyorum. ya beklediğimden sert çıkıyor ya yumuşak çıkıyor. bırak artık yakamı kırşehirlilik bırak lütfen. avokado yemeden geçirdiğim yılların intikamını almaya çalışıyorum artık. biri hemen nasıl avokado seçilir anlatsın. seri.
#1271500 bu tarifi bende uyguluyorum. omleti spagetti gibi doğramıyorum üstüne seriyorum. yayına bir domuz sosis yapıyorum. minicik yağda uzun uzun pişiriyorum efsane.
eeeee allahım beni kırşehir'e atadın ne oldu ? yemicem mi sandın bunları ? avokadolu kokteyl varmış onu da yapacağım bu hafta. o omzumdaki melekleri ağlatacağım sabahlara kadar. benim california ruhumu kırşehir'e hapsetmek ne demek ya. şuna bakın avokadoyu yeni keşfediyorum *mk.
devamını gör...

