kesinlikle yoktur. misal bi tanım giriyoruz anında nikaltımıza gelip ahkam kesenler oluyor. ilk önce gelip siz bu tanımınızda şunu belirtmişsiniz, gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz, bu konu hakkında ironi mi yapıyorsunuz yoksa kendi fikriniz mi diye soran olmuyor. dümdüz bodoslama dalanlar oluyor hemen. kardeşim yargısız infaz yapmadan önce gel yazarın mesaj kutusuna, gerçek niyetini öğren sonra gider onun nikaltına ahkam kesersin.

bir de okuduğunu anlamama sıkıntısı çekenler var, bakın onlarla uğraşmak cidden insanı yoruyor. dün gomercan nikli yazar kimseye aldırış etmeden yazmaya devam et dedi. halbuki o türk milliyetçisi ben ise solcuyum. bunu o türk milliyetçisi olan insan söyledi. böyle insanlara hakikaten saygım sonsuz. evernevergreen nikli editörüm ise sakinleştirmeye çalıştı, o da yazdıklarımda suç unsuru olmadığını söyledi hatta elimden ne gelir söyle onu yapayım diye destek oldu.

burada güzel insanlar olduğu kadar leş insanlar da var, bence bunlara karşı dikkatli olmak gerekir anında adam fişlemeye müsait durumdalar. linç kültüründen beslenenlere lanet olsun diyorum başka da bir şey söylemiyorum.
devamını gör...

kaldırımda ya da yolda yürürken, merdiven ya da yürüyen merdivenden çıkarken/inerken hep sağ tarafı kullanmak. böylece kimseye engel olmamış, karışıklığı gidermiş oluruz.

(bu söylediğim sanırım trafiğin akış yönüne göre belirlenmiş, gittiğiniz yerde de ona göre belirleyebilirsiniz yani ya da insanları gözlemleyerek. ama kullanılan bir yön mutlaka vardır.)
devamını gör...

gökhan kırdar-serseri mayın.
devamını gör...

2,3 kez dinleyince gercekten rahatlıyorsun.
bu evrende bir tozsun,tarih seni unutsun...
devamını gör...

acıları yarıştırmanın doğru olmadığı gerçeği bir yana dursun, böylesi bir gerçekle karşılaşan hiç kimseyi anlayamazdım. kaderimde korkutucu bir gerçek saklıymış meğer ve bunu iliklerime kadar hissediyorum. artık sadece yaşamaya çalışıyorum, öylesine uzak ki içten bir gülüşün fikri bana, asla gülemeyeceğime eminim. ruh ikizim, ruhumun hükümdarı, hani her kadın güzeldir ama, benim için dünyadaki en güzel, en kusursuz, en bana yakın kadını kaybettim. zavallı bile olamayacak bedenim hariç herşeyimi de yanına alarak bu hayattan koptu.

şimdilerde artık sürekli ve hiç azalmayan acılarla doluyum. üzüntümü belli etmemek mi, olmuyor maalesef. yapamıyorum. evet akşam gün batımlarında kimsenin görmeyeceği, gözyaşlarımla kimseyi rahatsız etmeyeceğim yerlerde hıçkırarak, için için ya da tanımlayamadığım şekillerde ağlamak benim rutinim. ama insanların içindeyken maske takmayı zar zor öğrendim. eğer kalabalıklar içindeysem ve gülüşü geliyorsa aklıma, koyu camlı gözlüklerim iyi birer kalkan oluyor bana. gündüz gece demeden, ağlama özgürlüğümü veriyorlar. hiç çekinmeden ağlıyorum, ağlamak o'nu zihnimde kaplamama sebep oluyor ve sonucu daha fazla ağlamak oluyor.

şikayetçi miyim, asla. insanlar umurumda mı, hayır. ben geceleri çok seviyorum artık, rehabilite ediyorlar beni. bir hayalet gibiyim o kimsesiz düş sokaklarında, rahatlıkla ağlayabiliyor, kendimi daha çok acıyla terbiye edebiliyorum. üzüntüm sadece benim namahremim.
devamını gör...

açıklayayım da belki artık kız zannedilmem :d 2015-16 yıllarında bir hevesle başladığım fantastik kitap yazma isteği ile kahramanıma isim ararken aklıma gelen "berserk" ismi ve onun kartalının ismi olan "gloria" nın birleşimiyle kullanmaya başladığım nicktir. senelerdir her platformda aynı nicki kullanırım ve artık adım gibi bir şey oldu. daha senelerce de kullanırım.

-sonradan öğrendim ki berserk diye bir anime ve iskandinav mitinde berserker diye savaşçılar varmış. ben ismi kullanırken bunlardan haberim yoktu.
devamını gör...

tükenmişlik sendromunun bilimsel adı.


(bkz: geçenlerde yine ukde dolduruyorum abi)
devamını gör...

bir kaç gün önce annem hastaneden çıktı ve aramızda. bu beni biraz sevindirdi. ama hala yaşamaktan nefret ediyorum. beni motive edecek hiçbir şeyim yok. her an ölmek istiyorum. insanlar sürekli linç manyağı, aşk düşmanı, ırkçı tipler olmuş. hepsinden nefret ediyorum. bu kadar...
devamını gör...

-birçok konuda net olabilmek, ne istediğini bilmek ve bunu karşıdaki kişiye ifade edebilmek.
-farklı görüşlere karşı hoşgörünün artması.
-karşındaki kişiyi olduğu gibi kabullenebilmek.
devamını gör...

az önce denk geldiğim insandır. 900 takipçisi 1300 tane de takip edileni bulunan bir arkadaş biosuna "az insan çok huzur" yazmış. oksimoron zirvesi budur.
devamını gör...

evlilik yüceydi, evlilik görkemliydi. fakat insanlar onu bitirdi, tahrip etti. neticede seks için, ailesi için, toplum için evlenen insanların çoğaldığı bir toplum ortaya çıktı. fakat gerçeği neydi? sevginin paylaştıkça çoğaldığı, acının paylaştıkça azaldığı bir bütünlüğü ifade ederdi. aşkın insanda bıraktığı bağımlılık duygusundan soyuttu belki. ama asla bağımsız da değildi. insan doğası gereği tek kişi olamazdı zaten. yalnızlıktan, mutsuzluktan korkan insanın anlam arayışının sonlandığı ve insanın bir noktada huzura erdiği bir kurumdu. olması gerekenden bahsediyorum elbette. yoksa şu an olandan değil pek, her ne kadar olması gerektiği gibi olan evlilikler olsa da.

yorulmuş ruh, dinginleşmek ister. tüm hayatı boyunca (özellikle günümüz yüzyılı içerisindeki insanın bireysel gelişme çabasını göz önüne alırsak) öğrenmeye, bilgiye olan açlığını gidermeye çalışan insan, zaten yalnızdır, yalnızlaşır. geçmişinde acı çekmiştir zaten. ve bir noktada bu acılardan, mutsuzluktan uzaklaşayım derken; zihninin derinleşmesiyle beraber kendisini daha da derin bir çukurun içerisinde bulur. insanlarla arasına duvar çeker, insan doğasından nefret eder, tiksinir. bir noktada kendine de nefret duyar bu yüzden. çünkü kendisi de aslında bir insandır. kendisi sadece ötekileşmiştir. bu noktada insan sıradanlığının farkına varırsa eğer, daha da büyük bir buhran içerisine girer. kurtuluş yolu nedir o halde? kimisi inançta bulur kendisini, kimisi acısını şekillendirir, kimisi de aşık olur. ya kurtuluşa ermeye başlamıştır ya da daha da beter olmaya. evlilik hayatına başlama nedeni insanın bütün bu yalnızlık düşüncesinden kurtulma ihtiyacından da kaynaklanır. "ben yapayalnızım. insanlardan ötekileştim. sıradanım ama aynı zamanda sıra dışıyım. bedbahtım ama görkemliyim de. seviyorum birisini evet, o da benim gibidir belki. hem evliliği gerçekleştirirsem eğer, işte o zaman daha da çok sevebilirim. sevgim büyür gittikçe. ve yorulmam da artık. kurtuluşa ererim."

her insan evlenmemelidir. benim az önce tarifini yaptığım spesifik insan modeli aramızda yaşıyor olmalı. fakat herkes böyle değildir. o yüzden de zaten evlilik müessesesi tahrip oluyor. toplumun ortaya çıkardığı evlilik müessesesinin temel gayesi nedir? bu sorunun cevabını vermek az önce bahsettiğim şeylerin aksini ispatlayacakmış gibi gözükebilir. fakat aslolan daha makul: sistem içerisinde şekillenmiş bir kurum olan evlilik, insanın mutluluğuna ve dolayısıyla eşlerin mutluluğuna hizmet etmelidir. bir amaç değildir yahut. bir araçtır.

fakat aşk tehlikelidir. çok tehlikeli. o yüzden böyle bir şey için beklemek gerekir. beklemek ve görmek. hem evlilik olmasa da mutluluk olabilir pekala eşler için. bu yalnızca bize dayatılan bir paradigma. önemli olan sevginin paylaşılması, isteklerin belirginleşmesidir. özünde dürüst olmaktır.
devamını gör...

kitaplığımı düzenlerken fark ettiğim gerçek. altını çizmişim demek o zaman ben de derin bir anlam oluşturmuş. şimdi okuyorum aynı derin cümle değil.
bizim sözcüklere yüklediğimiz anlamlar, geçmişimizle, dünümüzle, bugünümüzle o kadar bağlantılı ki, zaman içinde bir cümlede kendimize farklı gelen anlamlar varken, başkalarının da bizimle aynı bakış açısına sahip olmasını istememiz ilginç.
devamını gör...

kitapların odamda bulunması bile huzur veriyor bana. hani yakın arkadaşınızla aynı şehirdesinizdir ve uzun süre görüşemeseniz bile onunla aynı şehirde olma düşüncesi rahatlatır ya içinizi, kitaplığımda bekleyen kitaplarım da öyle rahatlatıyor içimi. bu sahip olma duygusundan çok öte bir durum.

kitaba dokunmalıyım önce, yüreğime dokunan cümlelerinin altını çizmeliyim. çizmeliyim ki ileride kitabı elime tekrar aldığımda o cümleleri tekrar okuyayım, hem ilk okuduğumdaki düşüncelerimi hatırlayayım hem de şu an okuduğumda neler hissedip düşündüğüme karar verebileyim.
devamını gör...

+15 yaşla şut ve gol dediğim eleman. buradaki daha birçok kişi daha bebekken veya namevcut iken, 2400'lük modemlerle bbs'lere bağlanan biri olarak bekirçavuş' un yanında buralarda yer almayı gayet hakkım görüyorum.

(bkz: destur var mı çavuş)*
devamını gör...

biz insanlık olarak güzel dünyamızı yaşanamayacak bir hale getirmişiz, bu nedenle mars’ta kolonileşmişiz. ama bu kolonide sosyalist bir düzen işliyor. bu önemli bir detay. her şeyimize karışılıyor. 1984 vari bir ortamdı yani. big brother’dan başka kimseyi sevemezsin bile, o kadar. anneciğime sarılamadım bile, yasak diye uyardılar beni. berbat bir ortam kısaca. yaşadığımız yere gelince, kocaman apartmanlar içindeki minnacık dairelerden bir tanesindeydik. sonra deprem olacağı anonsu geçti, herkeste bir telaş, apartman kocaman ve çok katlı olunca insan da boldu tabi, koşuştura koşuştura depremden korunacak bir yerler aramaya başladık. bir yer bulup çömeldim sonunda, deprem olsun diye bekliyorum ama bir stres oldum, yani o depremi yaşamış kadar oldum. o kadar korktum ki anlatamam. sonra etrafta bir aydınlık gördüm, bir baktım apartman en alt kattan yanmaya başlamış. ben de bizi kandırıyorlar, yanacağız diye bağırıp en üst katlara doğru kaçmaya başladım. altlar alev içindeydi çünkü. kaçıyorum kaçıyorum yol bitmiyor anacım. o yangın olayı da tatbikatmış, hiçbir şeycikler olmadı bana. ama olmuş kadar korkuttu beni şu rüya.
devamını gör...

doğuşu, gelişimi ve çöküşü açısından tam bir ak partidir.
2008 top noktalarıydı, ben de pek keyif alarak yazar çizerdim. 2011'e kadar yine fena değildi, ana akım medyada kendine ciddi yerler bulmaya başlamıştı.
bu döneme kadar açılın ben ekşi sözlük yazarıyım nidalarıyla az ekmek de yemedik hani.
sonraları sözlük gitgide büyüyen ve ciddi rakamlara ulaşan dijital reklam pastasından daha çok nemalanmak istedi, yazar kadrosunu genişletip arama motorlarından daha çok ziyaretçi kazanıp bannerlarının reklam değerini arttırmak istedi. büyümeyi de
e hali ile büyüdükçe de kalite düştü. vasıfsız aptal saptal yazarlarla doldu taştı sözlük. sonra trollere müsade edildi, cinsiyetçi başlıklar, ırkçılık o bu derken şimdi tamamen rezil rüsva bir halde. aykut kocaman ersun yanal sözlükteki en büyük bilimsel tartışma halini aldı.
parayla tanım satın alan mankenler, oyuncular, şirketler, her başlıkta fink atan marketing hesapları falan cidden kusası geliyor artık insanın.
devamını gör...

şahsen ferdi özbeğen'den dinlemeyi tercih ederim. kaybedenler klübü isimli film ile tanıdığım efsane bir şarkı.

devamını gör...

yabancılarda, özellikle anglo sakson taraflarından insanlarda türklerde komik buldukları şey türklerin aşırı kasıntı, kendine sürekli bir kimlik çizmeye çalışan imajıdır. özellikle yurtdışına gittiğinizde türklerin çoğunluklu olduğu yerlere ; elit bir zümre veya bir varoş dönerci mahallesi olsun fark etmez ; baktığınızda daima ortak nokta olarak "biz böyleyiz" "biz buyuz", "bizim şöyle büyük bir benlik duvarımız var" tarzı kasıntı, yapmacık, iğreti hareketleri ve ilkel komünalleşme eğilimleri olduğunu göreceksiniz. ingilizce konuşup yabancılarla temel düzeyde dahi anlaşmaya çalışırken bile ; kendisine ilkokuldan itibaren aşılanan mükemmel olma, dik durma, hata yapmama gibi insanlıktan çıkma katı süperego zehrinin etkileri davranışlarında kolayca görülebilir türklerin. hani şu meşhur cem yılmaz esprilerinde olduğu gibi, tabi o biraz abartır ama aslında bu şakalarının trajik bir gerçekliği de var: maalesef türkiye özellikle ingilizce konuşulan memleketler ve insanlarına karşı ciddi bir aşağılık psikolojisiyle yetiştirilmektedir.

kural tanımazlık, kabalık gibi özellikler zaten araplarla karıştığımızdan beri genlerimize işlenen şeyler olduğu için onlar fix, onlara girmiyorum bile.
devamını gör...

işte bu dediğim özelliktir. test edip onaylandı.
devamını gör...

"şüphesiz ki allah'tan geldik, yine allah'a döneceğiz." anlamına gelen arapça ifade. verilen sela duyulduğunda söylenmesi müslümanlarca teşvik edilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim