kişinin başkasına yaptığı haksızlık veya verdiği zarar karşısında duyduğu pişmanlık ve kendine kızma hali.
“vicdan, tanrı’nın tatlı bir fısıltısıdır”
devamını gör...

insanın karakterinin yüzündeki anatomik belirteçlerden okunabileceği fikridir. yunanca 3 kelimenin birleşimi ile oluşmuştur. physis yani tabiat; nomos yani yasa; ve gnomon yani yorumlayıcı. hepsini birleştirince kelimenin anlamı "tabiatı bilmek" olarak karşımıza çıkıyor.

bu anlayışın doğu'dan* geldiği söylense de eski yunan'da fizyonomiye inanan fizyonomlar bulunmakta. buna pisagor ve aristo gibi önemli kişileri örnek olarak verebiliriz.

batı ortaçağında işin içine astroloji, büyü ve kehanet gibi şeyler de karışınca iş karışmaya başlıyor ve fizyonomi, iktidar sahipleri tarafından tepki çekmeye başlıyor. çünkü halk, birilerinin bu gibi yetenekleri olduğuna inanmaya başlarsa egemenler, iktidarlarının sarsılacağını düşünüyorlar. vee fizyonomi ile uğraşanlar işkencelere tabi tutuluyorlar. ingiltere'de yasadışı ilan ediliyor hatta.

büyü ve kehanetler ile bir tutulan fizyonominin yıldızı aydınlanma çağı ile parlamaya başlıyor ve günümüzde modern fizyonominin adımları atılmış oluyor.
devamını gör...

josef breuer, psikanalizin oluşumunda çok önemli bir rol oynayan avusturyalı doktor ve fizyologdur.
breuer, sigmund freud'un çalışma arkadaşı(öğretmeni olarakta geçiyor) ve psikanaliz'in kurucularındandır. nietzsche ağladığında kitabı'nın baş karakteridir.
freud’un, psikanalitik yöntemi geliştirmek için kobay olarak kullandığı ve bu yüzden ünlü olan anna o.’yu ilk tedavi eden kişiydi. enterasan hikaye burada başlıyor:

breuer onu tedavi etmek için hipnoz kullandı iyi bir ilerlemede kaydetti ama anna o. doktora özellikle düşkündü ve bu durum breuer’i rahatsız ediyordu. profesyonel ilişkileri, bir hezeyan sırasında anna o., dr. breuer’in çocuğunu doğuracağını iddia ettiğinde sona erdi.

bu hasta üzerinde uygulanan bir diğer tedavi yöntemi serbest çağrışım bertha’nın(anna o.) aklına gelen şeyleri söylemesini istemiştir. semptomların bu yaklaşımlarla hafiflediği gözlemlenir.akla gelen kelimelerin bilinçaltının çağrışımları olduğu savunulur. ilerlemeler kaydedildiği noktada hastanın doktor'dan hamile kaldığı söylenimi yalancı gebelik psikolojik bozukluğun fiziksel bir yansıması olarak belirtilir hatta bu olaydan sonra freud, stefan zweig’a bir mektupta şu cümleleri kurar:işte tam da bu noktada, anna o., histerinin anahtarını breuer’in eline verdi, fakat o, onu tutamayıp yere düşürdü”


breuer, hastasını psikanalizin teorik gelişimi ve pratiği üzerinde yansımaları olan freud'a yönlendirmeye karar verdi. bu iki ünlü avusturyalı arasındaki dostluğu er ya da geç yok edecek olan da olaydı. anna o. ile işini bitirdiğinde, freud histeri hakkında kesin bir teori yayınlamaya hazırdı. ancak breuer, freud'un teorisine katılmıyordu.
teorik anlaşmazlık arkadaşlıklarına gölge düşürmüştür.fakat bu acı tatlı dostuk hikayesi psikanaliz alanda çok büyük katkılar sağlamıştır.
devamını gör...

(bkz: bime ne zaman gelir diye sorulan ürün.)
devamını gör...

sadece bir nedeni yoktur. ılgi cekmek istiyor olabilir, istedigini bu sekilde yaptirmayi ogrenmis olabilir. karakteristlik olarak aglamaya meyilli bir cocuk olabilir. bazi yas donemleri oldukca sancili gecer, buyume sendromu olabilir. kotu ihtimaller de soz konusu. aile yeterince ilgilenmiyor olabilir, istismara ugruyor olabilir.

ayrica hic bir anne baba bilhassa cocugunu aglatmaz, o yuzden bu gibi konularda cocuklu ailelere karsi ekstra anlayis gostermekte fayda var diye dusunuyorum.
devamını gör...

okumayanların çoğunlukta olduğu, çok okumayanların ise okuduğunu bile anlamadığı ülkelerin halini bizzat yaşayarak tecrübe ettiğimizden ne kadar abartsak azdır.
devamını gör...

batikon.
devamını gör...

anadilim
devamını gör...

içerik, yayınevi, yazar ve boy sırası.
mesela kurgu bölümü; yky rafı, amin maalouf bölümü, kitaplar boy ve alfabetik sıraya göre dizili.
mesela kurgu dışı bölümü; kadın araştırmaları rafı, metis kadın araştırmaları ve diğerleri olarak ikiye bölünmüş (çünkü metis'in bu konuda küçük 1 külliyatı var), önce boy sırasına ve yayınevine göre dizilmiş, bu dizimin içeriği yazar adlarına göre alfabetik.
devamını gör...

istanbul'da önümüzdeki bir hafta boyunca sıcaklıkların 15° ve üzerinde olduğu açıklanması üzerine aklıma gelen düşüncedir.

edit: istanbul aralık ayı sıcaklık ortalamasının olması.
devamını gör...

yazdığım öykü, editör tarafından onaylandı. ilk defa bir kitapta öyküm yayınlanacak, çok mutluyum, çok heyecanlıyım.
devamını gör...

psikolojik baskıdır, mahalle baskısıdır. bakışlar nefret doludur. ama her zaman olmayabilir. gelin size başımdan geçen bir hadiseyi anlatayım.

kızılay meşrutiyet caddesinden ego 541’e binmiştim. o zamanlar kızılay’a gidiyordu artık gitmiyor, öta mevcut. tıklım tıkış attım kendimi otobüse, neyse ki sırada ilerideydim, arkalara doğru oturacak koltuk buldum. şanslı hissettim kendimi çünkü donmuşum dışarıda, oh mis gibi geldi. sonra, gerçekten yaşlı ve hasta bir dede arkalara, benim oturduğum yere doğru geldi. ben de yer verdim. ama nasıl yorgunum. dede, biraz utanarak geçti oturdu. insanlar da ön taraftan geldiğinden ben iyice arkalara geçtim.

neyse, eskişehir yolu civarlarında dedenin yan koltuğunda oturan kişi indi. dede, oturmak için atak yapan insanlara karşı mücadele verip en arkada olmama rağmen ısrarla beni çağırdı. insanlara işaret ettirdi, seslenin gelsin diye. gittim, bana söylediği şey şuydu,
“sizler talebesiniz, okuyorsunuz, yoruluyorsunuz. oturmak sizin hakkınız.”

gerçekten bu sözler içime işledi ve böyle bir insanın ne kadar duyarlı olabileceğini orada gördüm.
devamını gör...

arapça kökenli bir kelimedir. arapça, huzn kelimesinden alıntılanmıştır. üzüntü manasına gelir.
tdk tarafından anlamına bakıldığında da gönül üzgünlüğü, sıkıntı manasına da gelir.

"biraz gülecek olsan, vay sen misin gülen ?
hemen yetişir hüzün."
- behçet necatigil
devamını gör...

edgar allan poe - kuzgun
devamını gör...

açtığı başlıkların yüzde doksanı başıboşlar kısmına düşen yazardır.
ben kendisini okumayı seviyorum. normal bir troll değil güldürüyor. tebessüm ettiriyor.
iyi yazar. sağ olsun.
devamını gör...

orman icinde olup denize 20 dk yürüme mesafeli olsa tadından yenmez. ama önceligim her zaman ormandır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


1937 yılında nazi uçakları ispanya'da guernica kasabasını bombalayarak yerle bir eder. 1500' den fazla sivil hayatını kaybeder.
bunun üzerine picasso bu olayı ölümsüzleştirir ve birkaç ay içinde guernica adlı bu tabloyu yapar.
tablo savaşın geride bıraktığı siyah ve kül rengiyle yapılmış, bazılarına göre 20. yüzyılın en büyük sanat eseridir. savaş karşıtı bir tablodur.
ayrıca söyle bir olay yaşanmış:

katıldığı bir sergide alman bir general picasso’ya yaklaşır ve sorar;

''bu tabloyu siz mi yaptınız''

picasso’da;

''hayır, siz yaptınız'' der.
devamını gör...

fenomenlikten anladığımızın ne olduğuna bağlı şekilde cevabı değişecek soru. yani aslında cevap herkese göre değişeceğinden, boş küme. hiç boşuna kendinizi yazmayın bence.

size göre en çok "boş yapan" ve sizi eğlendiren kişi fenomendir belki, bir başkasına göre her başlığa yorum yazan biri, bir başkasına göre ona bir şeyler öğretebilen biri... niye bunca karakterin olduğu ve herkesin farklı şeyleri önemsediği bir yerde, 1 kişiyi seçmek zorunda olalım ki?

yok arkadaş, amaç trollük de olsa dayanamayıp ciddi ciddi cevap yazıyorum. alın beni buradan, al al al!
devamını gör...

marksizm'in kuramsal açıdan eleştiricisidir.kuram'ların sadece yanlış olabileceğinin ıspatlanabileceğini savunur. objektif bilimin üstünlüğünü ve deneme yanılma gibi yollarla fikirlerin test edilmesi gerektiğini, bunun dışında bir durumun ise reddedilmesi gerektiğini öne sürmektedir.
devamını gör...

kafada yaza yaza kafayı yemişsiniz olm.o
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim