parlamenter sistemden yanayım her zaman. ama öyleyken de sorunlar vardı. parlamenter sistemle birlikte yargı kurumlarının bağımsız olması gerektiği düşüncesindeyim.
devamını gör...

"... gel, eritir demirleri bendeki ateş... "

"gün bizim, güneş bizim."
devamını gör...

-kaç yaşındasınız?
-46, kırk altı
-göstermiyorum ama değil mi?
-vallahi göstermiyorsunuz.
-biliyorum.
devamını gör...

insanlarla olan mesafeyi korumaktır.

sosyal ilişkiler ne kadar kontrol altında olursa, olumsuzluklar da o kadar azalır.
devamını gör...

(bkz: oo kaos alırım bir dal)
yakın zamanda, canım kaos çekiyor dedim, zihinimi okuyan google reklamları gibi, sözlük imdadıma yetişti. şaka bir yana dövüşmen guzum.
bazı yazarların aksine, burada sadece(!) fikirlerimizle var olduğumuzun bilince olarak, yorum yapmadan edemedim.
bal porsuğu, takip ettiğim, okuduğum ve kendi halinde bilgi yazıp duran bir yazar olarak gördüğüm birisiydi. fakat, tabiri caizse sessiz atın çiftesi pek olur gibi bir şaşkınlık yaşadım. kendisiyle bir kelime dahi yazışmam olmadığı için özelinde bir şey demiycem, tanımıyorum. fakat uzun uzun yazmış bir sürü kişi. ağır işsiz olarak, üşenmedin okudum. her türlü görüş var pek tabii ama ben de okuduklarımdan, az buçuk anlam çıkartabilecek kadar yaşadım bu hayatta.
çıkartığım anlam: porsuk haksız.
objektif olarak söylüyorum ki, bir sözlük yönetimi, sözlük girdilerle ayakta kalırken, bilgi(!) ıçerikli girdi yazan birisini fantezi olsun diye banlamaz. belli ki olayların perde arkası var ve yönetim ss mevcut diyor.
kaldı ki benim haklı bir davam olsa, sessiz kalarak ya da bir kaç yazara mesaj atarak vakit harcamam. aleni herkesin görebileceği yere yorumumu yazarım.
ayrıca bunu sadece porsuk özelinde söylemiyorum, bir kısım yazarlar çook fazla her şeyi kişiselleştiriyor. gündemleri sadece troll. troll kelimesinden kusucam az kaldı. 5000 yazar var, 10 tane troll sayarım. hadi sizin güzel hatrınıza 20 olsun. geri kalanlar neden meydanı onlara bırakıyor peki? yazın dostum sizde. her yer sizin yazınızla dolsun ama yok. gündem sabit sizde.
neyse bal porsuğu'na döneyim. hayatında istemediğin bir şeyi, sen istemedin diye, o şeyin hayattan yok edilmesini beklemenin pembe bir rüya olduğunu deneyimlemiş oldun.
sözlükten bir bal porsuğu geçti.
devamını gör...

blobfish olarak da bilinen bu tür avustralya açıklarında 600 ile 1200 metre derinlikte yaşar. tamamen rengi ve görüntüsü nedeniyle bu ismi almıştır. ağırlığı 4 ile 6 kilogram arasında değişir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

su, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi israf ettiğimizi düşünüyorum.
devamını gör...

kalp ve damar ağlarından oluşan sistemdir. temel fonksiyonu kanın organizmanın bütün bölümleri arasında etkin bir şekilde dolaşmasını sağlamaktadır. kalp tarafından oksijence zenginleştirilmiş kanı vücuda, sindirim sisteminden emilen besinleri hücrelere, akciğerlerden alınan oksijeni dokulara, metabolizma ürünü karbondioksit'i akciğerlere ve diğer atıkları böbreklere iletmekle görevlidir.
devamını gör...

allah verdikçe veriyor. hey maşallah.
devamını gör...

o kadar izlemiyorum ki bundan dolayı yorum yapabilme hakkımın bulunmadığını düşündüğüm konu.

ikinci bahar
tatlı hayat
yedi numara....
dönemlerinden sonra dizileri ve hatta tvyi bir köşeye bıraktım. açıkçası bir nedeni yok. yani tv izlemedim de atom mu parçaladım? insanlık için çok önemli bir konuyu sonuca mı bağladım? yoo öyle bildiğin boş boş dolandım.

şu etkili olmuş olabilir. ben biraz fazla hassas ve duygusal insanım ve sanırım izlediğim dizi, program vs konularını iyi seçmezsem beni aşağı çektiğini gördüm. yahu zaten şu memlekette psikolojiyi toparlamak pek zor birde bu işkenceyi kendime neden yapıyorum demiş olabilirim.
devamını gör...

günaydın dostlar.
iyi sabahlar.
devamını gör...

ilkokul kitaplarından , girişiyle zihnime kazınmış sarsıcı bir sait faik hikayesi. bir ritim var adeta şiir gibi:

"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."


(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
devamını gör...

kesinlikle gerçek olan durum. dün uzun yazılmış bir bilimsel yazı gördüm. lan bir yerden hatırlıyorum. yazının bir paragrafını arattım, hop bir google sonucu. ikinci paragrafını arattım, yine bir google sonucu. part part alıp, hiç değiştirmeden birleştirip, kendisininki gibi copy - paste yaparak koymuş sözlüğe arkadaş. gammazladık, silindi direk.

yapmayınız. özellikle bilimsel yazılarda kontrol edenler var, kelime değiştirseniz bile bulunuyor, haberiniz olsun.
devamını gör...

80’lerde çocuk olmak
seksenli yıllara ait anılar,sayısı seksenin üzerinde şair, yazar, besteci, drama eğitmeni, senarist gibi çeşitli sanat dalları mensuplarınca yazılıp kadir aydemir tarafından yayına hazırlanmış .
sadece 80’li yıllarda değil, 90’lı yılllarda da yaşayan o günlerin kendine has tarihsel zamanıyla olgunlaşmış bir nesli anlamak için okunacak çok da eğlenceli, herkesin kendisinden ya da anne babasından bir şeyler bulacağı yazılar bunlar.
o dönemin siyasi yapısını, gündelik yaşantısını, sözü sohbetini, şarkılarını, filmlerini,reklamlarını hatta yiyecek içeceğinin neler olduğunu yazarların gözüyle yeniden anımsayabiliriz.
kitabın sonunda bir de ‘gün gün 80’ler ‘ bölümü bulunuyor.bu bölümün içinde bir gelenler bir de gidenler (aramızdan ayrılanlar) var.
keyifli okumalar dilerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

demek ki yıllarca abuk subuk sebeplerden paşaları içeri attıklarında göz bebekleri ve manevi değer taşımıyormuş ordumuzun kendi bakış açılarında. ay g.tüm.
devamını gör...

insan; yarası yarasına denk geleni sever ancak.

ece ayhan
devamını gör...

"şimdi beni uçurumdan atsan, yere düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu." diye bir söz varya aynen öyle işte..
devamını gör...

bir youtuber. takipçileri, işlenen konular hakkında o kadar cahildir ki, bu herifi bilim adamı sanarlar. oysa, bilimsellikten fevkalade uzaktır. ''şeyh uçmaz mürid uçurur'' sözü takipçileri için biçilmiş kaftandır.
devamını gör...

bir gözün diğerinden az görmesi, şaşılık göz bebeği kayması gibi durumları olan her 10 çocuktan 1 inde görülebilen, tedavisinin ancak 3 yaşına kadar anlaşılırsa yapılabildiği(nispeten) hastalık türü.
ekledim: birazdaha açmakta fayda var göz tembelliği göz sinirlerinde doğuştan gelen eksiklikten dolayı beyne az sinyal göndermesinden mütevellit oluşan hastalık göz tembelliği ilerlemez gerilemez diğer gözü çok yorar baş ağrısı yapar uzman hekimlerin söylediği kritik 3 yastır. ameliyat çizdirme v.s yoktur. çok araştrdım zamanında lakin bulamadım işin uzmanı hekimlerimiz daha ayrıntılı bilgilendirmw yapabilir. askerlikyen muafiyet sebebidir. normal şartlarda görme keskinliğine göre ehliyet dahi alamazsınız engel oranınız yüzde 10 15 civarıdır. ırsi olabilmektedir.
devamını gör...

çin işkencesinden beterdir.

oblomov denen kanserojen naneyi bitirebildim güçlükle de olsa ama kaybettiğim beyin hücrelerini nasıl geri alacağımı bilmiyorum.

elbette buradaki sıkıcı olma durumu eserin kötü olmasından kaynaklanmıyor. tam aksine karakterlerin psikolojik yapısının okuyucuya oldukça güçlü ve başarılı bir şekilde hissettirilmesi kitabı "sıkıcı" yapan ana unsur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim