az evvel başıma gelen hadise.

berenin kenarından ip sökülmüş dedim şunu yakayım, çakmağı çaktığım gibi bere alev aldı.

samandan mı yaptınız lan bu bereyi ? neyse ki alevler kafamı sarmadan söndürebildim.

yanıyosun fuat abi repliğini canlı yaşadım resmen.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devam ettirelim. tayber doğan yine beyaz ekranlara cikmis yargi dagitiyordu. konusmanin sonunda peace dedi ve zafer isareti yaparak barış mesajlari verdi. alkis kiyamet kapattim televizyonu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
↓↓
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yalan ifadesidir.
devamını gör...

otuz yaşımızdan sonra çocuk avutacak değiliz zaten bacım.
devamını gör...

umut sarıkaya'nın en güzel karikatür serilerinden birisidir. türk gözüyle avrupa insanını anlatan karikatürlerdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkçenin ta başlangıcından beri, coğrafya, din, kültür, etkileşimler... etkisinde geçirdiği dönemler vardır. ben de konuya kısa bir ekleme yapayım.

türk 'yazı dili'nin tarihi gelişimi:

-eski türkçe (örn: köktürk yazıtları'nın türkçesi. örn: 'sekiz yükmek' gibi uygur metinlerini düşünün; uygur metinleri çin'le
komşu olunduğu için hem dinî hem dil anlamında çince etkiler taşır.)

sonra coğrafya değişikliklerinden ötürü iki kolda gelişir:

-kuzey-doğu türkçesi, batı türkçesi

kuzey- doğu türkçesi yine iki kolda gelişir: kuzey türkçesi, doğu türkçesi

-batı türkçesi (bizi asıl ilgilendiren burası.)
azeri türkçesi, osmanlı türkçesi (batı türkçesi de iki kolda gelişiyor.)

-osmanlı türkçesi: (artık türkler anadolu'da, sonra osmanlı devleti kuruluyor. biz, bu coğrafyada onların torunlarıyız ve bu dönem de yine üç başlık altında inceleniyor -tabii yazılı eserler incelenerek-)

-eski anadolu türkçesi

-osmanlıca (insanlar türkçe konuşuyorlar ama yazı dili arap harfleriyle ve arapça+farsça+türkçe şeklinde, yani osmanlıca.
yalnız bu dediğim aydın kesim için geçerli, halk edebiyatı arap harfleriyle de yazıya geçirilse özbeöz türkçe.)

-türkiye türkçesi (şu anda konuştuğumuz türkçe. aslında bu dönem bile birkaç başlık altında inceleniyor; milli edebiyat
dönemi ve sonrasında yeni kurulan cumhuriyet ve günümüz türkçesi gibi.)

en basit şekliyle yazı dili için yukarıdaki liste doğrudur. bu konuda internette yüzlerce araştırma, yazı, şema vb. bulabilirsiniz.

not: bu yazıyı zamanla geliştirip daha yararlı bir hale getirmeyi umut ediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sanırım bir tek beni takip etmiyor. takibe değer görmediyse demek ki. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

...kesin bunu da en iyi erkekler bilip yorumlar, menstruasyonu bile onlar anlatıyor, allah aşkına ağalar doğum sancısının yüzde biriyle ölürsünüz, doktorlar susun dilinizi çekin ve doğum esnasında karınız tekme dahi atsa size; susup şükredin diye boşa demiyorlar...
devamını gör...

belki de mesaj atmamdan rahatsız oluyordur. olabilir tabiki. bazen insanlar kırmamak adına rahatsızlığını dile getiremeyebilir. önemli olan anlayışlı olmaktır ve bir daha mesaj atmamaktır.
devamını gör...

hicbir şey yapmasa da soğurum..o denli garip bir kişiliğim.
devamını gör...

sevip sevmediğini anlama yolları adı altında bir soru varsa ortada cevap çok net; sevmiyordur.

bir ilişkide sevgi ile alakalı kafada ve gönülde soru işareti oluşuyorsa eğer o kişi sizi sevmiyordur. seven insanın grisi olmaz. ya siyahtır. ya beyaz.
devamını gör...

başrollerinde al pacino ve keanu reeves'in oynadığı 1997 yapımı gerilim/korku filmidir. film muhafazakar kesim tarafından çokca eleştirilmiştir. filmi netfilix üzerinden izleyebilrsiniz.

--! spoiler !--

filmde al pacino şeytan , onun oğlu keanu reeves'tir.

“sana tanrı hakkında bir iki sır vereyim. tanrı seyretmeyi sever. o bir oyunbazdır. bir düşünsene, insana içgüdüler verir sana bu olağanüstü yetiyi verir, sonra ne yapar dersin? sırf kendi eğlencesi için, kendi özel kozmik komedi filmi için tam zıttı kurallar koyar. gelmiş geçmiş en büyük ahmak. bak, ama dokunma. dokun, ama tatma. tat, ama yutma. ve sen sekip dururken, o ne yapar? hasta, kahrolası kıçıyla güler! hasisin tekidir! sadisttir! görevi başında bulunmayan bir derebeyidir! buna tapmak mı? asla! ”

--! spoiler !--
devamını gör...

"ey iman edenler! kesinlikle şarap (her çeşit sarhoş edici içki ve uyuşturucu), kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal-şans okları (çekiliş oyunları; bunların tamamı), ancak şeytanın işinden birer pisliktirler. bunlardan (ve bu rezaletleri ülkenize bulaştıranlardan ve hâlâ uygulayanlardan) kaçınıp uzaklaşın ki, kurtuluşa eresiniz."
maide / 90

"şarapla sarhoş olmayın, bu sizi sefahate götürür. bunun yerine ruh'la dolun."
efesliler 5: 18

ve ayrıca;
"sizin dininiz size, benim dinim banadır."
kâfirûn/6

nasıl oluyor da resmiyette dini olmayan bir ülkede *, birtakım sözüm ona "bildiri dağıtan" güruh insanları tek bir çatı altında topluyor, buna dair baskı kuruyor ve kişisel haklarına müdahale ediyor? orada bulunan insanlardan hiçbiri mi rahatsız olmadı? hadi diyelim olmadı, hepsi bu durumdan çok memnun ve sonrasında vicdan azabı hissederek mekanı terk etti -ki amaç bu- mekan sahibi de mi rahatsız olmayacak?

bugün türkiye'de misyonerler çıkıp cami önlerinde broşür dağıtmak istese onları linç edip komaya sokmayacak mı bu insanlar? museviler sinagoglara davette bulunsa ve tevrat, zebur'dan örnekler sunsa ortalık kan gölüne dönmeyecek mi?

bildiri yayınlamak istersen ve buna gönül verdiysen gidip yazılı olarak bastırırsın, gördüğün insanlardan ricacı olursun. dileyen de bildiri örneğinden bir tane alır inceler. bu böyledir. anayasal olarak kabahatler kanunu'na göre kuvvetli suç ihtimali doğurmadığı sürece bildiri dağıtmak serbestken, bana göre bu durum insanları rahatsız etmekten ötesi değil.

şeyhlerin, hacı hocaların kuyruğundan düşüp atamızın layık olduğunu düşündüğü ve günbegün uzaklaşmakta olduğumuz muasır medeniyetler seviyesine erişmemiz dileğiyle.
devamını gör...

uyandı, şöyle bir gerindi. her zamanki gibi huzurlu uyumuştu. ne kadar şükretse azdı.
etrafına bakındı, kendine gelmesi zaman alacaktı.

evde dolaşmaya başladı. ev arkadaşları çoktan uyanmıştı.
açıkçası umurunda bile değildi. dengesiz uykularıyla mutluydu. zaten kendisine karışan da yoktu.
bir kez olsun erken yat, biraz kendine çeki düzen ver dememişlerdi.

onu en çok seven arkadaşı da kendisi gibiydi. ne zaman uyuyacağı ne zaman uyanacağı hiç belli olmazdı. sakindi.
ama bazen beklenmedik şeyler yapabiliyordu. ufak tefek şakalar falan işte. sanki çocuktu. koca adamın yapacağı şey miydi? ev birbirine giriyordu. sırf bu yüzden onunla kavga bile ediyordu. yumruklaşmalara varan kavgalar hem de. arkadaşının kanını akıttığı çoktu. kavga bittiğinde ise herkes köşesine çekiliyordu.
tabi sonra arkadaşı pişman olup ona en sevdiği tatlıdan ikram ediyordu. içinden 'sen tam bir türk'sün, ne olur maddi bir şeyle gönlümü alacağına düzgün davransan' diye geçiriyordu. ama onu değiştiremeyeceğini biliyordu. yine de seviyordu keratayı!

ısınma barında esneme hareketlerini yaptı. artık kendine gelmişti. köşesine çekilebilirdi.
pencere kenarında günün aydınlanışını seyretmeye bayılırdı. gözlem yapmayı pek severdi. saatlerce dışarıyı seyrederdi.
bir de pek bi yakışıklıydı.
karşı komşunun kızları onu gördüklerinde pencereye üşüşürlerdi. ne olurdu bir kere de onu yakından görselerdi. ama ne mümkün hiç pas vermezdi.

bir şeyler yese iyi olacaktı. kahvaltıyı yapayım biraz daha uyurum diye düşündü.
ama o da ne arkadaşı gülerek yanına yaklaşıyordu. bu işte bir iş vardı. göz bebekleri büyüdü, kaçsa iyi olurdu. nasıl olsa ondan hızlıydı.
hamlesini yaptı fakat nasıl olduysa arkadaşı onu birden yakalamıştı. böyle şans mı olurdu. kavga etmeselerdi bari.
ama daha kötüsü oldu. arkadaşı onu öpücük yağmuruna tutmuştu. ne anlıyordu şu öpücük işinden. neyse ki fazla uzatmadı da rahat bir nefes aldı. kahvaltısını yaptıktan sonra hemen uyku faslına geçti. allah'tan uykusunda rahat veriyorlardı.

uyku demişken uyuma işini kendisinden daha iyi yapan yoktu. arkadaşı onu ne zaman uyurken görse 'bir kere de ben böyle uyusam ne olur' diye iç geçirirdi. ama bu imkansızdan öte bir şeydi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1965 ile 1970 yılları arasında yayınlanan dizinin 2008 yılında peter segal tarafından filme çevrilmiş versiyonudur. benim çok sevdiğim bir komedi filmi olan get smart’ın başrol oyuncusu ise the office dizisi ile kendisine hayranlığım birkaç kat artan steve carell’dir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmde aynı zamanda güzeller güzeli shakespeare mirası anne hathaway, the rock lakaplı yeteneksiz oyuncu dwayne johnson ve büyük usta alan arkin de rol almaktadır.

control için çalışan ve kaos isimli terörist örgütün eylemlerini deşifre etmeye uğraşan maxwell’in asıl amacı saha ajanı olmaktır ama fiziksel olarak bu konuda pek de yeterli değildir. fiziksel olarak kendini geliştirdiğinde ise bir analist olarak kendisine ihtiyaç duyulduğu için saha ajanı olma hayalinden yine çok uzaklara düşer.

bir gün control’ün karargahı saldırıya uğrayıp saha ajanları deşifre olunca max’in aradığı fırsat gelir ve max bu fırsatı değerlendirmek için saçma sapan hallerinden de faydalanarak büyük bir mücadele içine girer.

özellikle chuck norris ustamızla ilgili yaptığı gönderme ile beni kendine bağlayan film kesinlikle gülme garantilidir.

get smart and watch this movie.
devamını gör...

sevgili dostlarım, sizlerden gelen önerileri ve fikirleri dikkate alarak, yeni bir etkinlik ile karşınızdayız.
kitap - dizi - film - bilgi kategorisindeki başlıklara, 1 mart tarihinden itibaren, 100 tanım giren, ilk 100 arkadaşımıza, d&r'dan 25 tllik hediye çeki veya bir aylık netflix üyeliği vereceğiz.

bazı temel kurallardan bahsettikten sonra kısaca birkaç konuya daha değineceğim.
1-) 1 mart tarihinden itibaren girilen total tanım sayınız içerisinden, sadece aşağıdaki şartları sağlayan tanımlarınız dikkate alınacaktır. (bu tarihten itibaren; 500 tanım da girseniz, içerisinden 100 tanım bu şartları sağlamıyorsa, listeye isminiz yazılmaz)

2-) girdiğiniz tanımlar en az 750 karakter olmalıdır. (yaptığınız alıntılar bu sayıya dahil edilmeyecektir.)

3-) başlıkları sizin açmanız veya halihazırda açılmış bir başlığa yorum atmanız arasında bir fark olmayacaktır.

4-) farklı sitelerden copy-paste tanım girmenin veya birkaç kelimeyi değiştirerek tanım oluşturmanın önüne geçmek adına, tanımlarınızı özgünlük testine sokacağız.

5-) tanımlarınızın aldığı beğeni yada favori sayıları göz önüne alınmayacaktır.

dikkate alacağımız temel husus, başlıklar yada içeriklerden bağımsız olarak, tanımlarınıza özen gösterip, emek harcamış olmanızdır. bu etkinliği hayata geçirmekteki temel amacımız, niceliği değil, niteliği biraz daha ön plana çıkartmaktır. burayı hep beraber güzelleştireceğiz.*

ayrıca :

(bkz: 8 binler kulübü)

(bkz: kafa sözlük t-shirtleri)

(bkz: kraliyet arması)
devamını gör...

ben pilli bebek'i imperactus sayesinde dinlemeye başladım.
bir diğer cahilliğimden bahsetmek istiyorum.
behzat ç. dizisini hiç izlemedim.
üniversite yıllarımda yayınlanmasına rağmen nedense hiç ilgimi çekmemişti.
ankaralılar if'in eski halini hatırlayacaktır. iç kısım çok çok küçüktü. her haftasonu tıklım tıklım olurdu.
2010 kışının bir haftasonunda if' e gitmişiz ve deli gibi bir kalabalık var. alkol tazelemek için bara yaklaştım. insanlar üst üste, sosyal mesafe yok tabi, herkes birbirini ezerek içki almaya çalışıyor. sıra bana geldi, bardağımı aldım, tam sırtımı dönecekken birinin dirseği bardağıma çarptı ve içkim döküldü. sinir küpüne döndüm, beyfendi özür diliyor fakat ben aşırı sinirliydim. sahnede en sevdiğim şarkı çalarken ben barda sıra beklemiştim üzerine bir de hepsi dökülmüştü. adama baktım ve salak mısınız biraz daha dikkatli olmalısınız dedim. adam eğilip yüzüme bakıyor ve saçma sapan bir şeyler söylüyordu, ittirdim onu, tekrar sıraya geçtim. yanıma yanaştı illa ben alacağım diyor. kardeşim bela mısın, bir diktir git dedim. ve gitti.
arkadaşlarımın yanına döndüm, salağın tekinin içkimi döktüğünü anlattım. gece keyifli bitti, eve döndük. facebook'un popüler olduğu zamanlardı tabi, gece uyumadan bilgisayara bakayım dedim. biri behzat ç. fotoğrafını paylaşmış, fotoğrafa bakınca içkimi döken ve küfür ettiğim adamın akbaba olduğunu öğrendim. behzat ç hayranı arkadaşımın triplerini çektim sabaha kadar.*
devamını gör...

saçma istektir.

bunlar yakında allah rozeti isterler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim