günaydın sözlük
burda gün bu kadar aydınlanıyor
dumanlı dumanlı oy bizim eller
modundayız ister istemez
oturup ağlayamayacam
işler var işlerrrr.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

safiyane:hiç kötülük düşünmeden, temiz bir kalple.
saf hâlde, safça.
safiyane okur ise " saf halde okuyan"
devamını gör...

uzay ve zamana ilişkin ölçümlerin, gözlemci ve gözlenen arasındaki göreli hareketten nasıl etkilendiğini açıklayan kuram. albert einstein tarafından 1905 yılında yazılan bir makale ile tanımlandı. izafiyet teorisi olarak da bilinir.

özel görelilik ya da genel görelilik konusu incelenirken belki de en önemli kavram, referans sistemleridir. bir cismin hareket ettiğini söyleyebilmek için başka bir cismi referans almamız gerekir. hiçbir şeyin bulunmadığı bomboş bir uzayda bir uzay aracının hareket ettiğini söylemek zordur. fakat yol kenarında dururken yanınızdan geçen bir araba için "hareketli" kavramını kullanabilirsiniz. araba size göre hareketlidir. bu durum sizin ve arabanın birer referans sistemi içerisinde olduğunuzu ifade eder.

***

referans sistemleri 2 türlüdür:

1- eylemsiz referans sistemleri

isaac newton der ki: eğer bir cisim, herhangi bir dış kuvvetin etkisinde değilse, bu cisim duruyorsa durmaya, hareket ediyorsa sabit hızla hareket etmeye devam eder. bu kurala uyan referans sistemleri, eylemsiz referans sistemleridir.

özel görelilikte referans sistemleri eylemsizdir.

2- eylemli referans sistemi

ivmeli hareket eden sistemlerdir.

***

bize göre sabit hızla konum değiştiren bir cismi düşündüğümüzde, hareket eden cisim mi yoksa biz miyiz sorusu anlamsızdır çünkü sabit hızlarla yapılan hareketler görelidir. buna göre, evrende, her yerde kullanabileceğimiz türden geçerliliği olan bir evrensel referans sistemi yoktur. buradan yola çıkarak özel görelilik, ilk olarak şu sonuca ulaşır:

"fizik yasaları tüm eylemsiz referans sistemlerinde aynıdır."

2. sonuç ise şudur:

"ışığın boşluktaki hızı, tüm eylemsiz referans sistemleri için aynıdır."

***

eğer incelenen sistemdeki hızlar, ışık hızından çok düşükse, özel göreliliğin ulaştığı sonuçlar, klasik newton mekaniğinin ulaştığı sonuçlarla aynıdır. ancak ışık hızına yaklaştıkça klasik mekaniktense, göreliliğin yorumları geçerli olmaya başlar. örneğin ikizler paradoksu gibi düşünce deneyleri, özel göreliliğin konusu olduğundan ve eylemsiz sistemler için incelenmeleri gerektiğinden, aslında paradoks değildir.
devamını gör...

bir tık üstü yatılı olarak kuran kursuna gitmek ve 3 ay orada geçirmektir. şahsımın 2 yaz üst üste yaşayıp lanet getirdiği ve dinden diyanetten tamamen soğuduğu bir gerçektir..velhasıl insanın içinde olacak efendim,olmadımı olmuyor.
devamını gör...

dün sipariş vermiş olduğum kitap. bu kitabı öneren değerli yazar arkadaşım (bkz: ruyaymis) 'a da ukte mi doldurduğu için ayrıca teşekkür ediyorum.
devamını gör...

semavi dinlerine göre hz. havva ile başlayan dini olmayan kaynaklara göre lilith ile başladığı düşünülen insan cinsi.
devamını gör...

bi avukat arkadaş nasıl midilli çalınabilir onu uzun uzun anlatmıştı, o çok ilginçti. midilli çalma yöntemlerini tamamen hukuki bir bakış açısı ile incelemiş, resmen suça teşvik etmişti beni. hiç aklımda midilli çalmak bile yokken "kamera olmayan bir çiftliğe gece girip nasıl midilli çalınabilir" üzerine çok işe yarar bilgiler vermişti.

içimde gram hırsızlık isteği, midilli sevgisi, suça bulaşma yokken aldığım bu mesaj nedeniyle çok başka bir insan oldum. zor her şey.
devamını gör...

tartışan taraflar sofrayı terketmeli diğerleri mutlu mesut yemeklerine devam etmelidir.çünkü hep tartışma içinde olmayanlar sofrayı terk ediyor.ben çocuklar duymasındaki meltem haluk sistemini benimsiyorum.tartışanlar lütfen mutfak..
devamını gör...

erkekler zamanında bu kadar yerin dibine sokmasaydı bu olayı şimdi kadınlar da farkındalık ve normallik algısı yaratmak için böyle spesifik şeyler yapmak zorunda kalmazdı.

misal dışkılamak. kimse bunu ayıplıyor mu? normal bir olay değil mi? sadece ulu orta konuşulmaz o da 'normal' olmadığı için değil tiksinç bulunduğu için.

yylardır başımızı eziyorsunuz, baskılayıp kontrol altına almaya çalışıyorsunuz yetmiyor aşağılayıp hor görüyorsunuz.
kim bunların bedelini ödedi? kim bu kadar adaletsizliğin bu kadar gözyaşının bedelini ödedi? kimse.
hala da eşitsizliğe ve ayrımcılığa devam ediliyor, reglye yapacağın duyarı sevgili arkadaşım bunlara da yapsana!
devamını gör...

bahtın açık olsun..
devamını gör...

sergey brin : 21 ağustos 1973'te moskova'da dünyaya gelmiştir. brin'in hem anne hem babası moskova eyalet üniversitesi'nden matematikçi olarak mezun olmuşlardır.

brin altı yaşındayken ailesi amerika'ya göç etmiş ve maryland'a yerleşmişlerdir.
brin ilk ve orta eğitimini maryland'de almış ayrıca maryland üniversitesi'nde matematik prefesörü olan babasından yüksek matematik eğitimi almıştır. daha sonra maryland üniversitesi'ne giden sergey burada matematik ve bilgisayar bilimleri dersleri almış.

ve larry gibi onur derecesiyle mezun olduktan sonra stanford üniversitesi'nden bilgisayar bilimleri dalında master derecesi almıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
larry page: 26 mart 1973'te michigan'da dünyaya gelmiştir.

larry dünyaya geldiğinde babası michigan eyalet üniversitesi'nde yapay zeka üzerine doktora çalışmaları yapmaktaydı, annesi ise aynı üniversitede programlama dersleri vermekteydi. larry ilk ve orta öğrenimini michigan'da yaptıktan sonra michigan üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünü onur derecesiyle bitirmiştir.

ayrıca stanford üniversitesi'nde bilgisayar bilimleri hakkında master derecesi almıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
google'ın kurucularından olan bu iki genç, para peşinde koşan iş adamları değildi. sadece iyi bir arama teknolojisi oluşturmak isteyen iki hackerdı. yapılandırdıkları google'ın nasıl sonuçlanacağı hakkında en ufak bir fikirleri yoktu. içleride sadece yeni bir şey üretme ve üst düzey bir teknoloji geliştirme isteği vardı. 90'larda popüler olan ve ağırlığını piyasaya koymuş olan yahoo ve lycos gibi birçok arama motoru zamanında ciddiye almadıkları google tarafından sönük bırakıldı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-spoiler içerir-

1985 yapımı, abd menşeili, absürd komedi tarzında çekilen martin scorsese filmidir. başrolü giriffin dune oynar. rosanna arquette, linda fiorentino, teri garr, catherine o'hara ve jhon heard gibi isimler eşlik eder. aynı zamanda scorsese de filmde yer almıştır.

ilk başta, paul adında başrolümüzün sıkıcı hayatına odaklanırız. kendisi bir bilgisayar programcısıdır, iş çıkışında rastgele gittiği bir kafede okuduğu kitap (henry miller - yengeç dönencesi) sonucu bir kadınla tanışır. ayrılmalarının ardından evine gider ve kadından aldığı numarayı arar. davet edilmesi üzere yola çıkar. daha yola koyulduğunda bile ilk talihsizliğini yaşar. parasını rüzgara kaptırması sonucu taksiye parasını ödeyemez. ardından, yeni tanıştığı kadının evine gider. orada kendisini tanıştığı kadının arkadaşı karşılar. heykaltıraş olan bu kadın, pek de normal biri değildir. paul bu tuhaflığı başından sezmiştir fakat sonunda beklediği kişi geldiğinde bunun üzerinde durmaktan vazgeçer. tanıştığı kadının adı marcy'dir. fakat paul bu kadının da çok tuhaf, gelgitlerle dolu olduğunu anlamıştır. bir süre dayanmaya çalışır, onunla bir ilişki yaşamak istemektedir. fakat bunun olmayacağını anladığında kaçar ve metroya gider. kendini nasıl dışarı attığını bilmediği için yağmurun farkında değildir. ıslanarak metroya koşar, ama bir talihsizlik daha onu bulmuştur. evine dönmek için parası yeterli değilidir. bu yüzden kendini bir bara bırakır. orada işinden memnun olmayan bir kadın yardım ister ama paul buna kulak asmaz. sonradan, barın sahibi kendisine evine dönmesi için para ödeyeceğini söyler, fakat bunun için adamın evinden anahtarı alması gerekmektedir. paul bunu da yapar, anahtarı alırken hırsız olduğundan şüphe edilse de bundan sıyrılır. fakat yolda ilerlerken bir olaya şahit olur, kendini yine marcy'nin evinde bulur. marcy'nin arkadaşının uyarısı üzerine kendini affertirmek üzere marcy'nin karşısına geçer ancak kadın intihar etmiştir. paul polisi aradıktan sonra evden ayrılır ve yolda yürürken barda gördüğü kadının işten ayrıldığını öğrenir. bu kadının da evine davet edilir. fakat oyalanmak istememektedir, biraz kalıp bara geri döner. barın sahibine anahtarını verir ancak kendi anahtarını alamaz, çünkü adam aldığı haberle yıkılmıştır. sevgilisinin intihar haberi gelmiştir. ne yazık ki, bu kişi paul'un takılmak istediği marcy'dir. bunun üzerine oradan ayrılır.

oradan sonra bir kadınla daha tanışır. bu sefer bu kadın, paul'u evine götüreceğini söyler ancak bir yanlış anlaşılmayla tüm mahalle paul'un peşine düşer. bardaki kadın ondan intikam almaktadır. paul kaçarken kendini oradan oraya atar, sonunda bir kadın daha bulur. film boyunca tanıştığı tüm kadınlar sarışındır. tanıştığı son kadın sayesinde pek de iyi bir şekilde olmasa da kurtulur. ve kendini filmin başladığı ilk yerde, iş ofisinde bulur.

-spoiler içerir-
devamını gör...

düşündüm de, herkesten ısrarla istediğim açıksözlülük ve dürüstlüğü,

tam da istediğim şekliyle ancak kendimden gördüğümde..

dayanabilirmiydim...
devamını gör...

bir şey söylemeye gerek yok. biten bitmiş.
devamını gör...

keşke bakma şansınız olsaydı. sosyal medyada sahiplendirme sayfalarında paylaşmaya çalışabilirsiniz. umarım yuva bulabilir eğer belli bir dönem kalırsa sizinle, elbette onu terkettiğinizi düşünüp depresyona girebilir.
devamını gör...

çocukluğumda sinek ilaçlama araçları gürültülü bir motor sesi ile berber arkasında kimsenin birbirini göremediği beyaz bir duman bırakırdı. nedense ne kadar çocuk varsa peşinden koşardı.

tabi çocuk olarak ben de koşar, gözün gözü görmediği ortamı fırsat bilerek önüme gelene allah ne verdiyse tekme tokat dalardım. tarif edilmez keyif alırdım. canınızı yakmış olabilirim. büyümüşsünüzdür şimdi. affediverin beni.

peşinden ne kadar koşup solumuşsam hala üzerime sinekler konmaz.
devamını gör...

çocukluğumun kadıköy de geçmesi..
elbette fenerbahçeliyim..
devamını gör...

küba' da 1960 yıllarında cehalet %60 lardaydı. fidel castro öğrencilerden oluşturduğu ekiple birlikte halkın çoğunluğunu okur yazar hale getirmiş, daha sonra okumayı öğrenen çoğunluğu çiftçilerden oluşan yardım severlerin yaptığı bağışlarla bu öğrencilere burs vermiştir. ayrıca küba' daki genelevleri kapattırıp, yerlerine çocuklar için rehabilitasyon merkezleri açtırmıştır. devrim gibi devrim açıkçası. komünist, sosyalist, sakallı bilmem ne... yaptığı takdire şayan işlerle takdirleri kazanmıştır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ilk kadın muhtarımız
devamını gör...

satın alınamayan şeyleri severim ben.
deniz gibi,
gökyüzü gibi,
ay ve güneş gibi,
ve sevgi gibi..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim