sürekli her yerim ağrıyor.
devamını gör...

ellerine sağlık iko. bu kez on numara bir şey olmuş bu. sözlük mükemmel ilerleyip gelişiyor.

inşallah, yazarlar da tanımları beğenme konusunda gelişir. *
devamını gör...

az önce, sözlüğün film-dizi kulübünde reklamını yaptığım dizi.
tam olarak şöyle yazdım;
------liar game veya ona benzer türde dizilere bayılıyorum. bugünlerde asya bize bir güzellik daha yapmış görünüyor. kanlı şiddet sahneleri ilk bölümden belli olan, +18 ,''kalamar oyunu'' şimdiden dikkatimi çekti. ilk bölümü ile beni sardı. şimdiden söyleyeyim netflix'te varmış.----
takibe aldığım yazarlar ne yazmış diye bakarken banu'nun diziyi çoktan izleyip bitirdiğini anladım.
maalesef ben daha birinci bölümdeyim. belki bitince buralara bir edit gelir.
gong yoo'mu konuk oyuncu etmişler, biraz içerlendim.


edit: çok sevemedim yaa, çok karanlık bir havası var bence... herkesin birbirini öldürmesi, ''oyun''luktan çıkarıyor her şeyi.. sevimli olmuyor o zaman. bence liar game kesinlikle bu diziye 10 basar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


davet

bekliyorum
öyle bir havada gel ki,
vazgeçmek mümkün olmasın

orhan veli kanık
devamını gör...

hamam kelimesinin eşanlamlısı olduğu halde etrafta hiç kullananına rastlamadığım sözcük.
halbuki güzel de çağrışımı var. insana buharı tüten sıcacık banyoya girip hem ısınma hem de çimme hayali veriyor.
devamını gör...

bu saatten sonra silivri falan korkutamaz insanları. korkutmamalı.
devamını gör...

''oooff! çok kral sucuk yapmış be.'' bob marley faruk
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olmadığınız kişi olmaya çalışmakla boşuna uğraşmayın. çünkü siz artık büyüdünüz. evrende hiçbir varlık, olduğunun dışına çıkamaz. aslında buna gerek de yoktur. zaten olduğunuz şey olduğunuzda, olmadığınız şey olmaya çalışarak elde edemediğiniz şeyleri kendiliğinden elde edersiniz.

ne kolay ve ne rahat değil mi?

bir de bunu deneyin ve zaten olduğunuz kişi olun!

kuantum olumlama - r. şanal.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hiçbir anne benim kadar kar seven çocuk doğurmamıştır.
devamını gör...

kaçınılmaz son.beni fazla uzak olmayan bir zamanda yakalamasını temenni ediyorum.
devamını gör...

paulina flores muhteşem öykü kitabıdır.

her yazarın, aslında her insanın hayatında geçmişten gelen travmalar vardır ve bu travmalar bir şekilde bugünlerine de yansır. bir yazar isteyerek ya da istemeyerek bu travmaları yazdığı satırlara yansıtır. ve siz onun gizli yaralarını cümleler halinde görür, tanır ve o yazarla bir nevi manevi bağ kurarsınız. dostoyevskikaramazov kardeşler”i yazdıktan sonra bir tür bunalım yaşamış çünkü bu romandaki baba katli hikayesinin nedeninin kendi babasını öldürme isteği olduğunu düşünmüş her zaman içten içe. kafkadönüşüm”de gregor samsa’yı babası tarafında fırlatılan bir elmanın öldürmesine izin vererek belki tepesinde dikildiğine inandığı baba figürüne isyan ederken bir yandan da ilk günaha bir atıfta bulunmuştur. jean-louis fournierasla kimseyi öldürmedi benim babam” ismini romanına, anlatısına bu ismi annesi yüzünden vermiştir, babasına çok yüklenmemek için.

ben bu öyküleri okurken paulina flores’in de böyle bir dertten mustarip olduğuna ikna oldum. hep gizliden gizliye, bazen de açıkça ortada olmayan, varlığı yokluğu bir baba çıkıp durdu karşıma. ve ne güzel yazmış dedim içimden, ne güzel anlatmış. bu kitabı okumamış olmak ne rezalet!
devamını gör...

düşünmemem gerektiğini düşünmemek
devamını gör...

kötü olduğumda kimsenin haberi olmaz.
devamını gör...

sözlüğe ilk geldiğim zamanlardan bu yana tanımlarını çok sevdiğim bir yazar. maalesef uzun süredir profilini baştan sona inceleme fırsatı bulamıyordum. bugün profiline girdim ve unvanının "mesen" olduğunu gördüm. ne çok yakışmış. hatta burada gördüğüm en uyumlu yazar-unvan eşleşmesi diyebilirim. sanatı, sanatçıyı en güzel şekilde destekliyor. anlayarak ve anlatarak.
devamını gör...

olsun olmasın hayal işte. olmasa da hayali de güzel olur bazen.
devamını gör...

insanı derinden yaralayan, inanmak istemediği halde içten içe gerçekliğini bildiği ve ne yazık ki bununla yüzleşmek zorunda olduğu acı tecrübe.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
vincent van gogh tarafından akıl hastanesinde çizilmiş olan bu tablo, en bilindik sanat eserlerinden birisidir.
yıldızlı gece tablosu için, ressamın kalmış olduğu akıl hastanesindeki odasından görülen saint-remy-de-provence şehrinin bir yorumu denilebilir. uzun araştırmalar sonunda, tablonun 25 mayıs 1889, saat 04:40’taki gökyüzünü gösterdiği tespit edilmiştir.

kardeşi theo van gogh’a yazdığı sayısız mektuplardan birinde resimle alakalı şöyle diyor: “demir parmaklıklı penceremde adeta bir buğday tarlası görüyorum. sabahları ise gün doğumunu tüm ihtişamıyla izliyorum.”

resimdeki manzara ressamın kalmış olduğu odanan görünen gerçek bir görüntüdür. köy ve kilise kulesi ise ressamın hayal ürünüdür. gerçekte öyle bir köy bulunmamaktadır.

sanat tarihçilerine göre yıldızlı gece tablosunun ölümü simgeliyor da olabileceği belirtilmiştir. van gogh şu sözleri bu bağlantıyı destekler nitelikte:

“yıldızlara bakmak beni daima hayal dünyasına daldırır. kendime sorarım, fransa haritasındaki noktalar arasında seyahat edip belli bir noktaya ulaşıyoruz da neden gökyüzündeki bu parlak noktalara ulaşamıyoruz? nasıl trene atlayıp tarascon’a ya da rouen’e gidiyorsak yıldızlara ulaşmak için de ölebiliriz.”
devamını gör...

şu anki bilgilerimize göre düz olan geometri. karıştırmayalım; düz olan dünya değil, evren.

evrenin tamamını göremiyoruz ve görebildiğimiz kadarına gözlenebilir evren diyoruz. bu nedenle konuştuğumuz birçok konu aslında evrenin tamamından ziyade görebildiğimiz kısmıyla ilgili. bu konu da öyle...

yerel bir ölçekte baktığımızda evren bize inişli çıkışlı, pürüzlü bir yapı olarak görülür çünkü içinde birçok kütle var ve bunlar uzay - zaman dokusunda dalgalanmalar oluşturuyor. mikro ölçekte baktığımızda da yine evren dalgalanmalar gösterir. ancak kozmolojik ölçekte baktığımızda bizi bekleyen sonuç farklıdır.

***

evrenin şekli neye bağlı? anahtar kelime: yoğunluk.

fizikçiler işin hesabını kitabını yapmış ve sonuçlar böyle çıkmış karşılarına:

1. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok yüksek olursa, evren pozitif eğriliğe sahip olur ve küresel bir şekil alır. kapalı olan bu evren modeli, genişlemesinin gittikçe yavaşlaması sonucu kendi üzerine çöker. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti bir yerlerde mutlaka kesişir.

2. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu çok düşük olursa, evren negatif eğriliğe sahip olur. hiperbolikuzay da denilen bu modelde evren, azalan bir değerle de olsa genişlemeyi sürdürür. böyle bir evrende paralel 2 ışın demeti gittikçe birbirinden uzaklaşır.

3. durum: eğer evrenin maddesel yoğunluğu, adına "kritik yoğunluk" denen dengeli bir değerdeyse, evren açık ve düz bir geometriye sahip olur. bu durumda evren genişlemeye devam eder ve paralel 2 ışın demeti sonsuza dek paralel kalır.

kozmik mikrodalga arka plan ışınımı gözlemleri ve başka bazı çalışmalar, evrenin 3. durumdaki kritik yoğunluk değerine sahip olduğunu gösteriyor. bu durumda, eğer bir gün aksini ispatlayacak kanıtlar ortaya çıkmazsa, evrenin düz olduğunu söylemeye devam edebiliriz.
devamını gör...

z kuşağı, toplumun geleceğidir. gazi paşa, "bütün ümidim gençliktedir" demiştir. "gençliğe hitap" etmiştir. z kuşağı içinde çıkıntılık yapanlar olduğu gibi x kuşağını cebinden çıkaracak olanlar da çoktur. olması gereken, z kuşağından çıkıntılık yapanları eğitmek ve ıslah etmektir. z kuşağını toplumdan, okuldan, sözlük'ten, hayattan çıkararak, sosyalleşmelerini engelleyerek varılabilecek bir liman yoktur.

t: asıl yasaklanması gereken, yasakçı zihniyettir. benim de ümidim gençliktedir.
devamını gör...

*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim