lahmacunun keko yiyeceği olması
doğru tespit. bir keko olarak haftada iki kere yerim. keko olamayan bebeler de gitsin süt içsin, peeh!
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
devamını gör...
toplumcu gerçekçi sözlük yazarı eksikliği
(bkz: aradığınız istikametteki tüm hatlarımız doludur)
bıraktık o işleri biz, günahkar sokakların tövbekar delikanlısı olduk, hanım "şunu yaz" diyor, onu yazıyorum anca. kızıl yıldız'ı eskiciye sattım mandal aldım yerine. kırmızı tuborg yerine hat çaklıt mokka içiyorum artık. aklım çok karışık neriman, proleterya kokulu gömleğim nerede?
bıraktık o işleri biz, günahkar sokakların tövbekar delikanlısı olduk, hanım "şunu yaz" diyor, onu yazıyorum anca. kızıl yıldız'ı eskiciye sattım mandal aldım yerine. kırmızı tuborg yerine hat çaklıt mokka içiyorum artık. aklım çok karışık neriman, proleterya kokulu gömleğim nerede?
devamını gör...
salı günleri kimse seks yapmaz
yıllar evvel yine bir gece biraz gözlerim yorulsun da uyuyakalayım diyerek bu kitaba başlamış sonra tek oturuşta tamamını okumuştum. koronanın yeni çıktığı günlerdi...
kitap eski iki sevgilinin yıllar sonra bir şekilde yeniden bir araya gelip son kez seks yaptıktan sonra bunun bir hata olduğuna, bir daha görüşmemeleri gerektiğine karar vermeleriyle başlıyor. çünkü biri evli ötekininse sevgilisi var. bu geceden sonra kızımız hamile olduğunu fark ediyor fakat babanın kim olduğunu bilmiyor, tek gecelik bir ilişki yaşadığı eski sevgilisi mi yoksa mevcut sevgilisi mi? eski sevgiliyle görüşmemeye karar vermiş, aramıyor. aylar geçiyor, doğum yaklaşıyor, doğum için yabancı filmlerde görmeye alışık olduğumuz eğitim gibi bir etkinliğe katıldığında da eski sevgilisi ve karısını görüyor. onlar da bebek bekliyormuş! peki ortada iki baba iki bebek mi var yoksa tek baba iki bebek mi?
kitap esas kızımızın bu ikilemiyle romantik komedi tadında akıp gidiyor. bir de yanlış hatırlamıyorsam kitapta her romantik komedinin vazgeçilmezi olan bir eşcinsel en iyi arkadaş kadrosu da vardı. :d
çerezlik kitap okumak isteyenleri hayal kırıklığına uğratmayacak, tek oturuşta bitebilecek isminden anlaşıldığının aksine herhangi bir konuda kısıtlama amacı gütmeyen romandır.*
kitap eski iki sevgilinin yıllar sonra bir şekilde yeniden bir araya gelip son kez seks yaptıktan sonra bunun bir hata olduğuna, bir daha görüşmemeleri gerektiğine karar vermeleriyle başlıyor. çünkü biri evli ötekininse sevgilisi var. bu geceden sonra kızımız hamile olduğunu fark ediyor fakat babanın kim olduğunu bilmiyor, tek gecelik bir ilişki yaşadığı eski sevgilisi mi yoksa mevcut sevgilisi mi? eski sevgiliyle görüşmemeye karar vermiş, aramıyor. aylar geçiyor, doğum yaklaşıyor, doğum için yabancı filmlerde görmeye alışık olduğumuz eğitim gibi bir etkinliğe katıldığında da eski sevgilisi ve karısını görüyor. onlar da bebek bekliyormuş! peki ortada iki baba iki bebek mi var yoksa tek baba iki bebek mi?
kitap esas kızımızın bu ikilemiyle romantik komedi tadında akıp gidiyor. bir de yanlış hatırlamıyorsam kitapta her romantik komedinin vazgeçilmezi olan bir eşcinsel en iyi arkadaş kadrosu da vardı. :d
çerezlik kitap okumak isteyenleri hayal kırıklığına uğratmayacak, tek oturuşta bitebilecek isminden anlaşıldığının aksine herhangi bir konuda kısıtlama amacı gütmeyen romandır.*
devamını gör...
yazarların ruh halini anlatan şarkı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ses tonları
voca.ro/1lPDb1blaXzB
benim neyim eksik.
benim neyim eksik.
devamını gör...
ilk buluşmada kızı ciğerciye götüren varoş
devamını gör...
karıncayı bile incitmem
"karıncayı bile incitmem” deme. “bile”den incinir , karınca. söz söylemek irfan ister. anlamak , insan... (fuzuli)
“çok vicdanlı biriyim” anlamında kullanılan bir sözdür “karıncayı bile incitmem”.
kimseye zararı dokunmayan, çok merhametli, ince duygulu insanlar için karıncayı bile incitmez deriz. onlar. adım atarken bile dikkat ederler, karıncayı görünce üstüne basmazlar.
acı duyan hayvanların sesine insanlar üzülür. ayağımızın altında dolaşan kedimizin o narin patisine yanlışlıkla basınca onun o “miyaiiiivvv” sesi bizi üzer ama karıncanın acısının sesi duyulmaz ki.
karıncayı bile… derken bu cümlede geçen “bile” edatı, karıncayı aşağı ve hor gören bir anlam ortaya koyuyor esasında.
bazı insanların doğadaki karıncaların yuvasını talan ettiğine şahit olmuşuzdur. bu tür insanların her şeyi tüketmek arzusu doğaya büyük zarar verdi. doğanın intikamı acımasız oldu, kibirli insanoğlundan intikam aldı.
2020 yılında bu kadar çok artan felaketlerin hayatımızın bir parçası haline gelmesinin nedeni açgözlü insanoğludur.
insanoğlu bir virüs gibi hayatında sadece menfaatini düşündü. doğayı korumayanlar, tek kelime ile pervasızca yok edenler bindiği dalı kestiğini anlamazlar.
kanunî sultan süleyman hocası ebussuud efendi’ye sorar:
meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah var mı karıncayı kırınca?
ebussuud efendi cevap verir.
yarın hakk’ın divanına varınca
süleyman’dan hakkın alır karınca.
evlere dadanan karıncalara gelince…feromon izlerini (bir karınca kolonisinin diğer üyeleri ile iletişim kurmak için kullandığı koku işaretlerini) takip ederler. karınca tebeşiri ile çizgi çekince anlıyorlar ki burası yasak (fenomen izleri yok) girmiyorlar evin içine.
100 karınca bir damla suyu paylaşır da bizler koca dünyayı paylaşamayız.
“çok vicdanlı biriyim” anlamında kullanılan bir sözdür “karıncayı bile incitmem”.
kimseye zararı dokunmayan, çok merhametli, ince duygulu insanlar için karıncayı bile incitmez deriz. onlar. adım atarken bile dikkat ederler, karıncayı görünce üstüne basmazlar.
acı duyan hayvanların sesine insanlar üzülür. ayağımızın altında dolaşan kedimizin o narin patisine yanlışlıkla basınca onun o “miyaiiiivvv” sesi bizi üzer ama karıncanın acısının sesi duyulmaz ki.
karıncayı bile… derken bu cümlede geçen “bile” edatı, karıncayı aşağı ve hor gören bir anlam ortaya koyuyor esasında.
bazı insanların doğadaki karıncaların yuvasını talan ettiğine şahit olmuşuzdur. bu tür insanların her şeyi tüketmek arzusu doğaya büyük zarar verdi. doğanın intikamı acımasız oldu, kibirli insanoğlundan intikam aldı.
2020 yılında bu kadar çok artan felaketlerin hayatımızın bir parçası haline gelmesinin nedeni açgözlü insanoğludur.
insanoğlu bir virüs gibi hayatında sadece menfaatini düşündü. doğayı korumayanlar, tek kelime ile pervasızca yok edenler bindiği dalı kestiğini anlamazlar.
kanunî sultan süleyman hocası ebussuud efendi’ye sorar:
meyve ağaçlarını sarınca karınca
günah var mı karıncayı kırınca?
ebussuud efendi cevap verir.
yarın hakk’ın divanına varınca
süleyman’dan hakkın alır karınca.
evlere dadanan karıncalara gelince…feromon izlerini (bir karınca kolonisinin diğer üyeleri ile iletişim kurmak için kullandığı koku işaretlerini) takip ederler. karınca tebeşiri ile çizgi çekince anlıyorlar ki burası yasak (fenomen izleri yok) girmiyorlar evin içine.
100 karınca bir damla suyu paylaşır da bizler koca dünyayı paylaşamayız.
devamını gör...
babayani
yaşlı ve görmüş geçirmiş bir adama yakışır biçimde olan, özentisi ve gösterişi olmayan.
(bkz: google)
(bkz: google)
devamını gör...
dyre vaa
1903-1980 yılları arasında yaşamış norveç'li ressam - heykeltıraş.
norveç'in en saygı duyulan insanları arasında yer alıyor.
norveç'in en saygı duyulan insanları arasında yer alıyor.
devamını gör...
absürt renk tarifleri
(bkz: yavruağzı)*
devamını gör...
gördüğünüzde aklınıza bir film veya dizi getiren nesneler
ben ne zaman rulo yapılmış bir halı görsem aklıma hep mavi boncuk filmi gelir. içinden her an emel sayın çıkacak gibi gelir hep.
devamını gör...
yazlık kışlık kıyafet değişimi
arkadaş bu ne zulümdür. bazaları kaldır. bir sene boyunca pandemiden dolayı giyilmemiş kazakları yığ, bir sene boyunca giyilmeyecek yazlık kıyafetleri çıkar. iki tişört, iki şort ya da ne bileyim ne giyiyorsanız işte, minimum kıyafet olsun artık!
devamını gör...
insan nasıl yaşamalı sorusu
nasıl yaşanacağı konusu kişiden kişiye göre değişir belki ama nasıl yaşamamalı dersek sayılacak olan toplumsal gerçekler kesinlikle var...
toksik ilişkiler içinde asla yaşamamalı mesela
veya yalanlar cumhuriyetinde de olmamalı
hiçbir nefret ve öfkeyi sevgilerinden daha baskın hale getirmemeli vs vs vs
toksik ilişkiler içinde asla yaşamamalı mesela
veya yalanlar cumhuriyetinde de olmamalı
hiçbir nefret ve öfkeyi sevgilerinden daha baskın hale getirmemeli vs vs vs
devamını gör...
ya annen ya ben diyen eş
okuduğum tanimlardan bekara avrat boşamak deyimini hatırladığım başlık. bir kadın o soruyu bir günde sormaz. o soru aşamasına gelene kadar erkek kimbilir kaç defa (tarafsızlık ilkesini uygulayacagim aradan siyrilacagim derken ) iki kadını karşı karsiya getirmiştir. hadi kadın bilememiş , sinirine hakim olamamış, cahilliği ne tecrubesizligine yenilmiş bu soruyu sormuştur. peki başından evlilik geçmiş, muhtemelen kendisi de eşinin ailesi ile sorunlar yaşamış "oğlan anası" neden olayı bu noktaya getirecek kadar burnunu her halta sokmuştur ?
devamını gör...
fake hesaptan sevgilisini deneyen kadın
içinizde böyle saçmalıklar yapacak kadar büyük bir şüphe varsa hiç bu işlere kalkışmadan ilişkinizi bitirin hanımlar.
eğer gerçekten bir sadakatsizlik varsa bir karaktersizden kurtulmuş olursunuz. ortada bir aldatma yoksa, şüpheleriniz tamamen kuruntuysa da adam bir dengesizden kurtulmuş olur. her türlü win win.
eğer gerçekten bir sadakatsizlik varsa bir karaktersizden kurtulmuş olursunuz. ortada bir aldatma yoksa, şüpheleriniz tamamen kuruntuysa da adam bir dengesizden kurtulmuş olur. her türlü win win.
devamını gör...
alberobello kasabası
italya'nın puglia bölgesi’nde yer alan alberobella kasabası bildiğimiz italyan kasabaları gibi deniz kıyısında olmayıp otantik bir havaya sahiptir. küçük, beyaz ve koniye benzeyen trulli evleriyle ünlüdür ve bir masal kasabasını andırır. evlerin konik şekillerde olması bizdeki harran evlerine benzetilir.
1797'de napoli kralı ıv. ferdinand bu kasabaya “kraliyet şehri” unvanı vermiş. kasaba 1996’da unesco tarafından dünya mirası listesine girmiş.
şimdi trulli evleri hakkında birkaç bilgi verelim;
evlerin duvarları beyaz ve gri renklerle harmanlanmış olup taşların arasında harç bulunmamaktadır.
duvarların harçsız yapılmasının nedeni de bir rivayete dayanıyor. rivayet şöyle ki; dönemin hükümdarı kendisinden izinsiz yerleşim yeri kurmayı yasakladığı için halkı yüksek vergiye tabi tutuyor ve halk da yüksek vergiyi ödemek yerine harçsız duvarlara sahip evini yıkıyor. ortada sadece dört duvar kalınca da vergiyi ödemekten kurtuluyor.*
tabi böyle kalmamış, gel zaman git zaman evler sağlamlaştırılmış ve günümüze kadar uzanmış.
evlerin çatılarında yer alan farklı sembollere bakarak evlerin içerisinde yaşayan insanların mesleklerini anlaşılabiliyor. örneğin büyücü, din adamı gibi insanların evlerinin sembolleri birbirinden farklı oluyor.
kendi halinde tatlı bir kasaba olan alberobello kasabası şimdilerde turistlere ev sahibi yapmaktadır.




görsel ve bilgi kaynağı: alberobello alberobelloo
1797'de napoli kralı ıv. ferdinand bu kasabaya “kraliyet şehri” unvanı vermiş. kasaba 1996’da unesco tarafından dünya mirası listesine girmiş.
şimdi trulli evleri hakkında birkaç bilgi verelim;
evlerin duvarları beyaz ve gri renklerle harmanlanmış olup taşların arasında harç bulunmamaktadır.
duvarların harçsız yapılmasının nedeni de bir rivayete dayanıyor. rivayet şöyle ki; dönemin hükümdarı kendisinden izinsiz yerleşim yeri kurmayı yasakladığı için halkı yüksek vergiye tabi tutuyor ve halk da yüksek vergiyi ödemek yerine harçsız duvarlara sahip evini yıkıyor. ortada sadece dört duvar kalınca da vergiyi ödemekten kurtuluyor.*
tabi böyle kalmamış, gel zaman git zaman evler sağlamlaştırılmış ve günümüze kadar uzanmış.
evlerin çatılarında yer alan farklı sembollere bakarak evlerin içerisinde yaşayan insanların mesleklerini anlaşılabiliyor. örneğin büyücü, din adamı gibi insanların evlerinin sembolleri birbirinden farklı oluyor.
kendi halinde tatlı bir kasaba olan alberobello kasabası şimdilerde turistlere ev sahibi yapmaktadır.




görsel ve bilgi kaynağı: alberobello alberobelloo
devamını gör...
sanat kulübü çizim yarışması
çizim yarışmamız sonuçlandı!
bu haftanın kazananı içimdekibalina oldu, tebrikler!
"bu resim (ve okulun sergisine verdiğim diğer resimler için) resim öğretmenimle tartışmıştım (sert bir tartışmaydı). burada kavgayı uzun uzun anlatmayacağım ama başka bir resim öğretmenimden öğrendiğime göre bu resmi okul rehberlikçilerinden biri (adını hatırlamıyorum ama kim olduğunu tahmin edebiliyorum az çok) beğendiği için almak istemiş. bende resim öğretmenine (çok iyi hatırlıyorum) "keşke bana sorsaydınız, ben zaten verirdim. keşke haberim olsaydı" demiştim.
hoca resmi rehberlikçilerden biri aldığını söyleyince nasıl rahatladığımı size anlatamam. çünkü diğer ihtimaller:
a resimlerin parçalanması, ki bazı resimlerim parçalanmıştı (ilk başta yazdığım tartışmanın asıl nedeni).
b kaybolması
durum böyle olunca insan resmin bir başkasında olmasını istiyor tabi.
acaba hoca bu resmi ne yaptı? duvarına mı astı? hala asılı mı? yoksa resim zaman içinde ortadan kayıp mı oldu? vs. bu gibi sorular aklıma geliyor bu resme baktıkça.
fotoğrafın çekildiği tarih 19/05/2015, bu resmi çizmeyi bitirdim."
yeni yarışmamız da başladı, bu hafta konu sınırlaması yok, yarışmanın son tarihi 4 aralık cumartesi.
yarışmaya tüm kulüplerin üyeleri katılabilir. birbirinden yetenekli yazarlarımızın çizimlerini görmek ya da yarışmaya katılmak için discord linki.
bu haftanın kazananı içimdekibalina oldu, tebrikler!
"bu resim (ve okulun sergisine verdiğim diğer resimler için) resim öğretmenimle tartışmıştım (sert bir tartışmaydı). burada kavgayı uzun uzun anlatmayacağım ama başka bir resim öğretmenimden öğrendiğime göre bu resmi okul rehberlikçilerinden biri (adını hatırlamıyorum ama kim olduğunu tahmin edebiliyorum az çok) beğendiği için almak istemiş. bende resim öğretmenine (çok iyi hatırlıyorum) "keşke bana sorsaydınız, ben zaten verirdim. keşke haberim olsaydı" demiştim. hoca resmi rehberlikçilerden biri aldığını söyleyince nasıl rahatladığımı size anlatamam. çünkü diğer ihtimaller:
a resimlerin parçalanması, ki bazı resimlerim parçalanmıştı (ilk başta yazdığım tartışmanın asıl nedeni).
b kaybolması
durum böyle olunca insan resmin bir başkasında olmasını istiyor tabi.
acaba hoca bu resmi ne yaptı? duvarına mı astı? hala asılı mı? yoksa resim zaman içinde ortadan kayıp mı oldu? vs. bu gibi sorular aklıma geliyor bu resme baktıkça.
fotoğrafın çekildiği tarih 19/05/2015, bu resmi çizmeyi bitirdim."
yeni yarışmamız da başladı, bu hafta konu sınırlaması yok, yarışmanın son tarihi 4 aralık cumartesi.
yarışmaya tüm kulüplerin üyeleri katılabilir. birbirinden yetenekli yazarlarımızın çizimlerini görmek ya da yarışmaya katılmak için discord linki.
devamını gör...
sol frame'in bit pazarına dönmesi
sol frame zaten hali hazırda bütün başlıkların biriktiği yerdir.
yazarların ilgisine göre alt kategoriler oluşturulmuş durumda, kültür-sanat kategorisinde dilediğin kitap, film, şiir, dizi vb. içeriklere ulaşabileceğin gibi, bilgi kategorisini okuyarak liste dışı başlıklardan uzak kalabilirsin.
ya da dilersen takip seçeneğine tıklayıp ; takibe aldığın yazarlara ya da takip ettiğin başlıklardaki tanımlara göz gezdirebilirsin.
yazarların ilgisine göre alt kategoriler oluşturulmuş durumda, kültür-sanat kategorisinde dilediğin kitap, film, şiir, dizi vb. içeriklere ulaşabileceğin gibi, bilgi kategorisini okuyarak liste dışı başlıklardan uzak kalabilirsin.
ya da dilersen takip seçeneğine tıklayıp ; takibe aldığın yazarlara ya da takip ettiğin başlıklardaki tanımlara göz gezdirebilirsin.
devamını gör...
dinlenen ilk yabancı şarkı
my lady d'arbanville-cat stevens
yesterday-the beatles
imam hatipteki ingilizce öğretmenime saygılar.hala ezbere biliyorum garip saçlı adam.*
yesterday-the beatles
imam hatipteki ingilizce öğretmenime saygılar.hala ezbere biliyorum garip saçlı adam.*
devamını gör...