bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar,
bu haftaya özgü olarak çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz madımak anma gecesi temalı yayınımız için kaybettiğimiz canlarımızın ve geceye anonsları ile katkıda bulunan yazarlarımızın yer aldığı afişi paylaşmaya geldim.
hep birlikte omuz omuza dinleyeceğimizi düşündüğüm bu yayın eminim ki hepimiz için çok anlamlı. bu nedenle tam saatinde yerlerimizi alalım mı? yayın saatimizde yani 22.00'da görüşmek üzere, umutla ve sevgiyle kalın.

afiş için sevgili gomercan'a ve şarkı seçimlerindeki yardımı için cenk'in arka bahçesi'ne çok teşekkürler.
bu haftaya özgü olarak çarşamba günü gerçekleştirdiğimiz madımak anma gecesi temalı yayınımız için kaybettiğimiz canlarımızın ve geceye anonsları ile katkıda bulunan yazarlarımızın yer aldığı afişi paylaşmaya geldim.
hep birlikte omuz omuza dinleyeceğimizi düşündüğüm bu yayın eminim ki hepimiz için çok anlamlı. bu nedenle tam saatinde yerlerimizi alalım mı? yayın saatimizde yani 22.00'da görüşmek üzere, umutla ve sevgiyle kalın.

afiş için sevgili gomercan'a ve şarkı seçimlerindeki yardımı için cenk'in arka bahçesi'ne çok teşekkürler.
devamını gör...
seni üzmüşler diyen psikolog
okumuş insan tabi hayatını ***ler diyememiş
devamını gör...
beyaz kaplan
hindistan yapımı netflix filmidir. oyuncuları tanımam, yönetmenini daha önce hiç duymadım. oyunculuklar da yönetmenlik de aynı kalitede ama hikayesi muazzamdı. hindistan alt tabakasında doğmuş balram, kendisinin de deyişiyle horoz kafeslerinde sıkışıp kalmıştır. horozlar kendilerinden önce kafesten çıkarılanların başından geçenlere şahit olsa da asla başkaldırmayıp aynı sonun kendilerini de yakalamalarını beklerler. peki balram için böyle mi olacak?
balram'ın ailesi aslında onu kırmızı ışıkta yakalayıp para dilenen bir çocuk gibidir. balram dayanamaz ve birkaç rupi sıkıştırıl bu çocuğun yani ailesinin küçülmüş avucuna. o şoför koltuğundayken firavun faresi dediği patronlarından biri neden böyle yaptığını, bunun yanlış bir şey olduğunu söyler ve hatta sadaka verdiği için ona çemkirir. bu, balram'ın neden ailesine para vermemesi gerektiğinin mesajıdır. ne kadar sadaka verirse versin o aile aynı o çocuk gibi sürekli ondan gelene medet eyleyecektir ve kendileri de yok olduktan sonra aynı ailesi gibi avuç açacak, para dilenecek birilerini doğuracak, yetiştireceklerdir.
kaza sonucu ölümüne neden oldukları ufak çocuk da balram'ın ailesi ve onun gibilerini temsil ediyor. kimileri 10,20 çocuk yapıp salıyorlar dışarı, bazılarının isimlerini bile hatırlamazlar der balram. aslında ismi hatırlanacak tek tip insan vardır o da balram gibi kendilerine uzanan ellere para kusup boş göndermeyenlerdir.
balram bir kafesteydi, kafesten çıkabilmesinin tek yolu sisteme karşı gelmesiydi. o da aynısını yaptı, kendisinden medet uman ailesini geride bıraktı. bu, bunu gerçekleştirebilmesinin tek yoluydu. çünkü onun da dediği gibi, kölelikten kurtulmanın 2 yolu vardır; ya suç işlersin ya da siyasete girersin. büyük sosyalist diye tanınan siyasetçinin aslında ne kadar da iki yüzlü olduğunu görmek, oylarının büyük çoğunluğunu aldığı fakit kesimi nasıl da umursamadığını görmek* bu iki yolun sonuca götürebileceğini de gösterdi. balram da seçimini yapabileceği tek tercihten yani suçtan yana kullanarak o horoz kafesinden çıktı. kendisinin de dediği gibi, kast sisteminde 2 sınıf vardır, açlar ve şişmanlar. bütün aç ailesini feda ederek şans eseri yanında bulunan bir akrabasıyla beraber şişman sınıfa geçiş yaptı.
balram'ın ailesi aslında onu kırmızı ışıkta yakalayıp para dilenen bir çocuk gibidir. balram dayanamaz ve birkaç rupi sıkıştırıl bu çocuğun yani ailesinin küçülmüş avucuna. o şoför koltuğundayken firavun faresi dediği patronlarından biri neden böyle yaptığını, bunun yanlış bir şey olduğunu söyler ve hatta sadaka verdiği için ona çemkirir. bu, balram'ın neden ailesine para vermemesi gerektiğinin mesajıdır. ne kadar sadaka verirse versin o aile aynı o çocuk gibi sürekli ondan gelene medet eyleyecektir ve kendileri de yok olduktan sonra aynı ailesi gibi avuç açacak, para dilenecek birilerini doğuracak, yetiştireceklerdir.
kaza sonucu ölümüne neden oldukları ufak çocuk da balram'ın ailesi ve onun gibilerini temsil ediyor. kimileri 10,20 çocuk yapıp salıyorlar dışarı, bazılarının isimlerini bile hatırlamazlar der balram. aslında ismi hatırlanacak tek tip insan vardır o da balram gibi kendilerine uzanan ellere para kusup boş göndermeyenlerdir.
balram bir kafesteydi, kafesten çıkabilmesinin tek yolu sisteme karşı gelmesiydi. o da aynısını yaptı, kendisinden medet uman ailesini geride bıraktı. bu, bunu gerçekleştirebilmesinin tek yoluydu. çünkü onun da dediği gibi, kölelikten kurtulmanın 2 yolu vardır; ya suç işlersin ya da siyasete girersin. büyük sosyalist diye tanınan siyasetçinin aslında ne kadar da iki yüzlü olduğunu görmek, oylarının büyük çoğunluğunu aldığı fakit kesimi nasıl da umursamadığını görmek* bu iki yolun sonuca götürebileceğini de gösterdi. balram da seçimini yapabileceği tek tercihten yani suçtan yana kullanarak o horoz kafesinden çıktı. kendisinin de dediği gibi, kast sisteminde 2 sınıf vardır, açlar ve şişmanlar. bütün aç ailesini feda ederek şans eseri yanında bulunan bir akrabasıyla beraber şişman sınıfa geçiş yaptı.
devamını gör...
istanbul normalleşmeye hazır
koronavirüsle mücadele sürecinde istanbul'daki son duruma ilişkin bilgi veren istanbul il sağlık müdürü prof. dr. kemal memişoğlu, "süreç olarak şu anda iyi bir pozisyondayız. hasta sayılarımız minimilimize edilmiş durumda hastanelerde yoğun bakımlarımız ve hasta yoğunluğumuz azalmış durumda inşallah böyle devam eder. salgın süreci şunu gösterdi ki türkiye hem sağlık alt yapısında hem teknoloji insan gücü anlamında çok güçlü olduğunu dünyaya da gösterdi. türkiye şu ana kadar çok başarılı bir süreci sürdürmekte. salgın şu anda türkiye'de azalmaya başladı. tabi ki bitmedi yükselme ihtimali her zaman var. onun için tedbiri elden bırakmamamız lazım. insanların da hem ekonomik hem de uzun süreçli böyle kapamaların ve kısıtlamaların psikolojik baskısını yaşadığının da farkındayız" dedi
haber linki
devamını gör...
kafa izni
genellikle askeriyede kullanılan bir deyimdir.
adından da anlaşılacağı üzere kısa süreli kafa dağıtmak için kullanılır.
adından da anlaşılacağı üzere kısa süreli kafa dağıtmak için kullanılır.
devamını gör...
bang bang
şüphesiz ki kill bill denilince akıllara gelen ilk şeylerdendir:
my baby shot me down
my baby shot me down
devamını gör...
yaşamaya nereden başlamalı
yaşamaya doğumdan itibaren başlıyoruz, ama bahar çağı bittikten sonra, sürünme devri başlıyor, ona da yaşama denmez .
devamını gör...
exxen
para verenin aklından şüphe edeceğim uygulama ulan biz enes baturu görmemek için youtube a girmiyoruz bunlar enes batur izletip para kazanmayı düşünüyor.
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
nevi şahsına münhasır. aşırı seviyorum.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
geziyi ilk 3 gün destekleyenlerin pasifist ataletlerine bahane olarak sunduğu pelesenktir.
devamını gör...
sicilya'da bir aşk hikayesi
ann radclıffe'ın kaleme aldığı 18. yüzyılda geçen gotik edebiyatının temsilcilerinden olan kitap ilk olarak isimsiz yayınlanmıştır. iki kız kardeş annelerinin vefatından sonra annesinin en yakın arkadaşına babası tarafından emanet edilip mazzini şatosunda yarı tutsak yaşamlarına başlar. babaları çok geçemden başka bir kadınla evlenir yanına oğlunu alır ve şatoya neredeyse hiç uğramaz. annesinin yakın arkadaşı olan madam de menon kızlara hem öğretmenlik hem arkadaşlık hem annelik yapar. onlarsız hayatları sırdan ve normal geçen emilia ve julia, babası ve üvey annesinin şatoya gelmesi ile birlikte hayatları bir daha düzelmemek üzere bozuluyor. güzelliği dillere destan olan julia babası ile gelen davetlilerden olan konta aşık oluyor. ama bu aşk beraberinde acı ve gözyaşını beraberinde getiriyor. üvey anneleri babalarına olan sadakatsizliğini ustaca saklamakla birlikte kızların hayatına sinsice dahil olmayı da ihmal etmiyor.
roman aşk romanı kategorisinde olsa da oldukça merak duygusu ön planda olan bir kitap. karanlık mahsenler geniş doğa tavsirlerini bol bol okuyorsunuz. eğer gotik türünde kitaplar sevmiyorsanız yine de bu kitaba bir şans vermenizi tavsiye ederim.
benim düşüncelerim ise kitap çok akıcı olmakla birlikte merak duygusunu ön planda tutan bir kitap. kitabın son sayfalarında beni sıkan şey artık bu da olmaz dedirten çok fazla lanse edilen tesadüf olaylar.
beğendiğim kitaptan alıntıları da hemen aşağıya serpiştiriyorum.
"...uzunca bir süre oturup aklını dertlerinden uzaklaştırabilmek için en sevdiği yazarı okumaya başladı. o sayfaların bir zamanlar kendisinde uyandırdığı duyguları yeniden yakalayabilmek istiyordu."
"duygularımızın rengi ne kadar da kısa süre içinde değişebiliyor, dün nefret ettiğimiz şey bugün arzulanır hale gelebiliyor."
roman aşk romanı kategorisinde olsa da oldukça merak duygusu ön planda olan bir kitap. karanlık mahsenler geniş doğa tavsirlerini bol bol okuyorsunuz. eğer gotik türünde kitaplar sevmiyorsanız yine de bu kitaba bir şans vermenizi tavsiye ederim.
benim düşüncelerim ise kitap çok akıcı olmakla birlikte merak duygusunu ön planda tutan bir kitap. kitabın son sayfalarında beni sıkan şey artık bu da olmaz dedirten çok fazla lanse edilen tesadüf olaylar.
beğendiğim kitaptan alıntıları da hemen aşağıya serpiştiriyorum.
"...uzunca bir süre oturup aklını dertlerinden uzaklaştırabilmek için en sevdiği yazarı okumaya başladı. o sayfaların bir zamanlar kendisinde uyandırdığı duyguları yeniden yakalayabilmek istiyordu."
"duygularımızın rengi ne kadar da kısa süre içinde değişebiliyor, dün nefret ettiğimiz şey bugün arzulanır hale gelebiliyor."
devamını gör...
phoolan devi
devi, hindistan’ın robin hood’ u , özellikle hintli kadınlarca kahraman kabul edilen bir kadın. 1963 yılında hindistan’da doğdu.
henüz 11 yaşındayken dedesi ve babaannesi ölünce , içinde tek bir yaşlı maun ağacı bulunan arazi miras kavgasına dönüşüyor. devi’nin amcası ağacı kesmek istiyor ama devi kardeşiyle ağacın altına oturarak ‘oturma eylemi’ yapıyor. tabi kadınların böyle asi davranışları hoş görülür mü hiç?11 yaşında kendisinden 20 yaş büyük bir adamla zorla evlendirilmiş. haksızlığa gelemeyip hakkını savunduğundan her allahın günü kocasından gördüğü şiddete dayanamayarak 16 yaşında evden kaçmış; sonra dağa kaçıp bir haydut çetesine katılmış. ama çete lideri ona tecavüz etmeye kalkınca, vikram adlı çetenin ikinci lideri onu kurtararak, ona tecavüze kalkan çete liderini öldürmüş. sonradan vikram ile sevgili oluyorlar.
yeni aşıklar, tren soygunları haydutlukla geçimlerini sağlarken, devi’nin aklına eski kocası ve uğradığı şiddet geliyor. vikram ile bir olup kocasının yaşadığı köyü basıp, kocasını bıçaklıyor ve üzerine şu notu asıyor: ‘yaşlı adamlara, küçük kızlarla evlenmemesi için uyarıdır’.
bu sıralarda öldürülen çete liderinin dahil olduğu kasttaki diğer çete üyeleri intikam almaya karar verip; isyan çıkartıyorlar. bu isyan sonucu vikram ölür ve devi’nin 3 hafta sürecek kabusu başlar. çete üyeleri devi’yi köylerine kaçırıp, 3 hafta boyunca işkence ve tecavüz ederler.
devi, köyden kaçmayı başarır ve kendi çetesini kurar. fırsat bulduğu ilk anda da behmai katliamı olarak anılan katliamı gerçekleştirir. kendisinr tecavüz eden köyü basarak, 22 adamı öldürür ve zenginden fakire yardım etmesinden ötürü ‘haydutlar kraliçesi’ ünvanını kazanır.
bu katliam sonrası polis peşindedir. bu kovalamaca devi 20 yaşına gelene kadar devam eder. sonra polisle anlaşma sağlar ve 10 bin polis ve 300 polis tanıklığında silahını teslim eder. davası 11 yıl ertelenen devi’ye bu sırada yumurtalık kisti teşhisi konuyor. rahmi alınması gerekmese de operasyonu gerçekleştiren doktor rahmini alıyor ve rivayete göre ‘phoolan devi’nin daha fazla phoolan devi dünyaya getirmesini istemiyoruz’ diyor.
31 yaşında serbest kaldıktan sonra halkın desteğiyle milletvekili seçilip meclise girdi.
henüz 37 yaşındayken behmai baskınının intikamını almak isteyen kişilerce suikasta uğrayarak hayatını kaybetti.
hayatının anlatıldığı ‘haydutlar kraliçesi’ adlı bir kitap da bulunmaktadır.
kaynakça: ekmekvegul.net/bellek/haydu...
en.m.wikipedia.org/wiki/Pho...
henüz 11 yaşındayken dedesi ve babaannesi ölünce , içinde tek bir yaşlı maun ağacı bulunan arazi miras kavgasına dönüşüyor. devi’nin amcası ağacı kesmek istiyor ama devi kardeşiyle ağacın altına oturarak ‘oturma eylemi’ yapıyor. tabi kadınların böyle asi davranışları hoş görülür mü hiç?11 yaşında kendisinden 20 yaş büyük bir adamla zorla evlendirilmiş. haksızlığa gelemeyip hakkını savunduğundan her allahın günü kocasından gördüğü şiddete dayanamayarak 16 yaşında evden kaçmış; sonra dağa kaçıp bir haydut çetesine katılmış. ama çete lideri ona tecavüz etmeye kalkınca, vikram adlı çetenin ikinci lideri onu kurtararak, ona tecavüze kalkan çete liderini öldürmüş. sonradan vikram ile sevgili oluyorlar.
yeni aşıklar, tren soygunları haydutlukla geçimlerini sağlarken, devi’nin aklına eski kocası ve uğradığı şiddet geliyor. vikram ile bir olup kocasının yaşadığı köyü basıp, kocasını bıçaklıyor ve üzerine şu notu asıyor: ‘yaşlı adamlara, küçük kızlarla evlenmemesi için uyarıdır’.
bu sıralarda öldürülen çete liderinin dahil olduğu kasttaki diğer çete üyeleri intikam almaya karar verip; isyan çıkartıyorlar. bu isyan sonucu vikram ölür ve devi’nin 3 hafta sürecek kabusu başlar. çete üyeleri devi’yi köylerine kaçırıp, 3 hafta boyunca işkence ve tecavüz ederler.
devi, köyden kaçmayı başarır ve kendi çetesini kurar. fırsat bulduğu ilk anda da behmai katliamı olarak anılan katliamı gerçekleştirir. kendisinr tecavüz eden köyü basarak, 22 adamı öldürür ve zenginden fakire yardım etmesinden ötürü ‘haydutlar kraliçesi’ ünvanını kazanır.
bu katliam sonrası polis peşindedir. bu kovalamaca devi 20 yaşına gelene kadar devam eder. sonra polisle anlaşma sağlar ve 10 bin polis ve 300 polis tanıklığında silahını teslim eder. davası 11 yıl ertelenen devi’ye bu sırada yumurtalık kisti teşhisi konuyor. rahmi alınması gerekmese de operasyonu gerçekleştiren doktor rahmini alıyor ve rivayete göre ‘phoolan devi’nin daha fazla phoolan devi dünyaya getirmesini istemiyoruz’ diyor.
31 yaşında serbest kaldıktan sonra halkın desteğiyle milletvekili seçilip meclise girdi.
henüz 37 yaşındayken behmai baskınının intikamını almak isteyen kişilerce suikasta uğrayarak hayatını kaybetti.
hayatının anlatıldığı ‘haydutlar kraliçesi’ adlı bir kitap da bulunmaktadır.
kaynakça: ekmekvegul.net/bellek/haydu...
en.m.wikipedia.org/wiki/Pho...
devamını gör...
hi my i run
hayırlı, uğurlu olmasını dilerim sevgili kardeşime. allah, bahtiyar etsin.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
sevi şiiri
ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili
ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
ben senin en çok gözlerini sevdim
kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini
ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
ümit yaşar oğuzcan
ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili
ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
ben senin en çok gözlerini sevdim
kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini
ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
listen
josh ortiz tarafından yazılan ve yönetilen motivasyon dolu güzel bir kısa filmdir.

bir sınıfa ilk kez derse giriyorsam eğer onlarla yaptığım o ilk konuşmada her zaman şunu söylerim: yazılı notlarınızı ciddiye almayın çünkü ben ciddiye almayacağım. benim dersimde mücadele eden hiç kimsenin zayıf alması söz konusu bile olamaz. ve bu güne kadar da bu sözümü hep tuttum, bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğim.
insanların öğrenmesi gereken şey başarılı olmak için ne yapacağı, ne kadar çalışacağı, kaçta kalkıp kaçta yatacağı, hayal kurmanın başarmanın yarısı olduğu değildir. yukarıda saydıklarım doğru olabilir ama yetersizdir.
onlara anlatmamız gereken şey başarısız olduklarında nasıl tepki verecekleridir. düştüğün yerde derman sendedir. her düşüşle daha güçlü kalkmak zaten başarılı olmaktır.
hayatım boyunca hiç pes etmedim, bundan sonra da etmeyeceğim. öğrencilerime de hep bunu anlattım. siz de anların çevrenizdekilere.
ben biliyorum ki o yağmur damlası eninde sonunda benim sakallarıma düşecek.
listen

bir sınıfa ilk kez derse giriyorsam eğer onlarla yaptığım o ilk konuşmada her zaman şunu söylerim: yazılı notlarınızı ciddiye almayın çünkü ben ciddiye almayacağım. benim dersimde mücadele eden hiç kimsenin zayıf alması söz konusu bile olamaz. ve bu güne kadar da bu sözümü hep tuttum, bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğim.
insanların öğrenmesi gereken şey başarılı olmak için ne yapacağı, ne kadar çalışacağı, kaçta kalkıp kaçta yatacağı, hayal kurmanın başarmanın yarısı olduğu değildir. yukarıda saydıklarım doğru olabilir ama yetersizdir.
onlara anlatmamız gereken şey başarısız olduklarında nasıl tepki verecekleridir. düştüğün yerde derman sendedir. her düşüşle daha güçlü kalkmak zaten başarılı olmaktır.
hayatım boyunca hiç pes etmedim, bundan sonra da etmeyeceğim. öğrencilerime de hep bunu anlattım. siz de anların çevrenizdekilere.
ben biliyorum ki o yağmur damlası eninde sonunda benim sakallarıma düşecek.
listen
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
mitosfer vişne'ye laf etmiş
modlarla çekirdek çıtlatıp, kiraz yemiş
bilmez ki buralar yazarlarla şenlenmiş
atışmayı herkes oyun zannetmiş.
modlarla çekirdek çıtlatıp, kiraz yemiş
bilmez ki buralar yazarlarla şenlenmiş
atışmayı herkes oyun zannetmiş.
devamını gör...
sözlük yazarlarının tanışmak istedikleri normal sözlük yazarları
bunu okuyan yazar.*
devamını gör...
normal sözlük'te küfrün yasak olması saçmalığı
"kaliteli bir sözlük istemenin nesi saçmalık olabilir" dedirten başlık. kaliteli ve dozunda trol içeriklerin olduğunu bir sözlük istiyoruz.
devamını gör...

