neredeyse tüm devlet okullarının bilgisayarlarında, özellikle akıllı tahtalarda bulunan virüs.

windows'un başlatılabilir olarak kabul ettiği uzantıları (exe, scr, com gibi) suistimal ederek çalışır. windows bu tip dosyalara kendi simgelerini belirleme hakkı tanır.

nasıl çalışır:
- etkin olduğu bilgisayardaki disklerde, yetkisi olduğu tüm klasörleri gizli ve sistem klasörü olarak işaretler.
- bu klasörleri windows'un kabul ettiği bir boşluk karakteri isimli bir klasöre koyar.
- yerine aynı isimde ve klasör simgesiyle bir başlatılabilir dosya oluşturur.
- bu dosyalar, kullanıcı tarafından başlatıldığında, çalışılan sistemde virüsün yaşayıp yaşamadığını kontrol eder.
-- yaşamıyorsa, system32 klasörüne kendini koyar. o bilgisayardaki yetkisi neye yetiyorsa o seviyede başlatma emri oluşturur.
-- yaşıyorsa, es geçer.
- kontrol sonrası, virüs, klasörün kendisini windows komutuyla açar [explorer.exe %klasör_yolu%]

nasıl tespit edilir:
- virüs, eskiden yapıldığından, hala windows xp klasör simgesini kullanır.
- bir klasör açılırken sistem bir süre bekler ve imleciniz arka planda çalışıyor veya meşgulü simgeler.
- klasörler, yeni bir pencerede açılır.

nasıl kurtulunur:
- virüs olan diskleri biçimlendirerek (bkz: format).
uyarı: virüsü yazanın yazdığı iddia edilen temizleme aracı, düzgün çalışmamaktadır. kullanılması tavsiye edilmez.

virüslü diskteki dosyalarınıza güvenli bir şekilde nasıl erişilir:
eğer usb ile bağlanan bir disk, enfekte olduysa:
- aygıtınızı, klavyenizdeki shift tuşuna basılı tutarken bağlayın.*
- dosya gezgininden bu bilgisayar'a girin ve diskin harfini tespit edin.*
- adres çubuğuna x:\ yazın*, sonra alt tuşuna basılı tutarak, sayısal tuş takımınızdan* 255 tuşlarına basın ve alt'ı bırakın. enter tuşuna basın.
- gördüğünüz orijinal dosyalarınızı güvenli bir diske ve yeni klasörlere aktarın.
uyarı: klasörleriniz hala gizli ve sistem klasörü olarak işaretli olacaktır. eğer klasörlerinizi görmüyorsanız, klasör seçeneklerinden "gizli dosyaları göster"i açıp, "sistem dosyalarını gizle"yi kapatın.*

dipnot: burada belirtilen tüm bilgiler, kendi deneyimlerim sonucunda elde edilmiştir.
devamını gör...

türkiye cumhuriyetinin kurucusu, mimarıdır. çok zeki bir liderdir ayrıca. savaşlar kazanmış, ilke ve inkılaplarıyla adeta devrim yapmıştır. şu an türkiye cumhuriyetinde özgürce yaşıyorsak kuşkusuz bu ulu önder sayesindedir. kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.

sevgi ve saygıyla atam. unutmayacağız, unutturmayacağız seni hiçbir zaman. huzurla uyu…
devamını gör...

1250 - 1382 yılları arasındaki türk, kıpçak kökenli yönetim zamanında devletüt türkiyye adıyla geçerken, 1382 - 1517 yılları arasında ise çerkes kökenli yönetim olmuş ve bu yüzden devletül çerakise adıyla anılmıştır.
devamını gör...

fizikte, bir sistemin gelecekteki durumunu belirleyebilmek için var olması gereken ancak ölçümü yapan kişi tarafından bilinmeyen bazı değerler olduğunu iddia eden teori. kuantum mekaniğinde ölçüm sonuçları kesin olmadığından, kuantum teorisini eksik kabul eden bazı fizikçiler tarafından kullanılsa da kuantum mekaniğinde bu türden gizli değişkenlerin varlığı mümkün görülmemektedir.

schrödinger’in kedisi adlı düşünce deneyini ele alalım. bu deneyde gözlem yapmadan kedinin ne canlı ne ölü olduğunu söyleyebiliriz. kedinin canlı ya da ölü olduğunu belirleyecek şey, kutu içerisinde bulunan ve kediyi öldürecek olan maddenin, kutu içerisinde yayılıp yayılmamasıdır. biz bu durumu gözlem yapmadan bilemesek de, kutunun içerisinde durum açıkça bellidir. bunu, kutuya
bakmadan bilmiyor oluşumuz, değişkenin gizli ve bilinemez olduğu anlamına gelmez.

kuzey irlandalı fizikçi john stewart bell bazı eşitsizlikler elde ederek yerel gizli değişken teorilerinin sağlanması gerektiğini öne sürdü. ancak bell eşitsizlikleri, kuantum teorisi ile uyum içerisinde değildir. deneylerle de görülmüştür ki kuantum dünyası bu eşitsizlikleri sağlamaz, hatta ihlal eder. işte bu nedenle kuantum mekaniğinde yerel gizli değişkenlerin varlığı olası görünmemektedir.
devamını gör...

büyük tepkiler alacak olsam da simyacı... asla kötü bir kitap demiyorum ama biraz abartılmıyor mu?
devamını gör...

coracias caudatus ismi ilede bilinen güzel bir kuş türü. afrika ve arap yarımadası'nın güneyinde ağaçlık savan bölgelerde bulunur. ağaç kovuklarına yuva yapan dişi alakargalar her yumurtlamada 2 ile 4 arasında yumurta bırakırlar. erkek ve dişiler birlikte kuluçkaya yatar. genel olarak akrep, kertenkele, salyangoz ve küçük kuşlarla beslenirler. bunun yanında kemirgenleri de yerler. kenya ve botswana'da ulusal kuş türü ilan edilmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel kaynak
devamını gör...

isa'nın kudüs'e girmesi sonrası başlayan passion* siklusunun son halkarından birini temsil eden söz.

isa, kudüs'e bir sıpa üzerinde, halkın alkışları eşliğinde girmiş ve sadece birkaç gün sonra yusuf bin kayapas liderliğindeki yahudi büyükleri tarafından zeytin dağı'nda yakalanıp vatana ihanet* suçlamasıyla çarmıha gerilmek üzere roma'nın judea valisi pontius pilate'ye teslim edilmişti. bunun sebebi ise isa'nın yahudilerin kralı* olduğunu iddia etmesiydi. ancak (benim algıma göre) pilate, mesih'in dünyeviden ziyade ruhani bir krallıktan bahsettiğini ve kayapas'ın isa'yı sadece kendi çıkarı için suçladığının farkında olacak kadar zeki bir adamdı. ayrıca bazı rivayetlerde pilate'nin eşinin de bir gece öncesinde isa'yı rüyasında görerek isa'nın müritlerinden biri olduğu söylenir. ne şekilde olursa olsun, pilate isa'yı idam etme konusunda çekingendi. bu sebeple gelenek olduğu üzere hamursuz bayramı'nda bir esiri serbest bırakacağında halkın isa'yı seçeceğini ummuştu ama birkaç gün önce isa'yı ellerinde palmiye dallarıyla kudüs'ün kapısında karşılayan ve tanrı kentlerine geldiği için mutluluktan uçan halk isa'nın değil, azılı bir katil olan barabbas'ın serbest bırakılmasını istedi. pilate bunun üzerine yahudi halkına isa'yı göstererek "ecce homo" dedi, işte o adam. "istediğiniz bu adamın kanı mı?" evet dedi yahudiler, çarmıha ger onu. bunun üzerine pilates halkın karşısında elini yıkadı, "bu adamın kanından ben sorumlu değilim, benim gözümde bu adam masumdur." dedi ve isa'yı yahudilere teslim etti.

edit: çarmıh siklusu demişim, passion olacaktı.
devamını gör...

" oğlum ! sen de bir gün baba olunca o zaman beni anlarsın "
devamını gör...

kaynak

ülkede herkesin ahlaksız olduğunu yine yine yine kanıtlayan olay.

sizin tek bir işiniz var; yemek yapmak. bu da alışveriş ile başlayıp, yemeğin yenmesine kadar devam eden bir süreç. her şeyi tek tek yıkayacaksınız, malzemeyi koruyacaksınız, hepsi bu. sokacaksın bunların kafalarını saç dolu, tırnak dolu, böcek dolu tencerelere, kusturana kadar çıkarmayacaksın, müdür dahil.

aldığınız bir lira bile haram olsun.
devamını gör...

merakı dindirecek araştırma konusu, commonwealth.
devamını gör...

arapça kökenli bir isimdir. çakıl taşı anlamı taşır ve isim islam dünyası için cennette yükseklik manasına gelmekte.
devamını gör...

uzun süredir küfür yerine iyi kötü bir şeyler okuyup yazmak, büyükşehirden yaylalara kaçıp oksijen solumak gibi.
devamını gör...

şebnem paker/dinle
devamını gör...

hdp'nin, sosyalistlerin, solun, işçi sınıfının olmadığı bir yerde sen trol maaşını ya da mamanı almaya devam edebileceğini mi sanıyorsun su yalağı? sende o çap olsa zaten burada yazmaz, ihale falan kovalardın.

insanlar katlediliyor, bu yine üç kuruşluk menfaatinin peşinde yalamaya devam ediyor. yok sana tanım manım.
devamını gör...

özellikle geceleri yaşanan fobidir.
hep düşünür insan ulan unutur giderlerse ne yaparım buralarda dinlenme tesisi soğuğuna karşı nasıl hayatta kalırım diye düşüncelere dalar.

tabi bu düşünce insan zihnine ulaştığı anda bayat çay hızla yudumlanır sigara hızla içilir ve otobüse koşulur erkenden oturulur.
devamını gör...

kekik. güzel kokusuyla cezbeder. tadı da güzeldir ama fazlası acıdır. dahil olduğu şeyin tadını bozar.
devamını gör...

edebiyat ve okuma kulübü ile beraber okuduğumuz harper lee romanıdır.

kitap yürek burkan ciddi ve vahim olayları çocukların gözünden anlatıyor. burada önemli ve asıl vurgulanmak istenen nokta çocukluk ve çocuk saflığı.
bülbül masumiyeti anlatıyor. hiç bir şeye hiç kimseye zararı olmayan bülbülü öldürmek günahtır.

harper lee sosyal hiyerarşi, ırk ayrımcılığı, çocuk eğitimi gibi konuları insanın içini burkacak bir şekilde anlatmış.
kitap anlatmak istediği meseleyi çok net şekilde anlatıyor ve bunu masumiyet, çocukluk gibi kavramlar üzerinden yapıyor. zaten ödül almış bir eser.

bu kitabı dönemine göre ele almak gerekiyor bence. haksızlık ırkçılık gibi konuları bir sürü anlatan klasik hikaye vardır ama bülbülü öldürmek çok çarpıcı bir eser. kitaptaki bülbüller metni daha çarpıcı kılıyor.
harper lee kendisi hukukçu birisi olduğu için kitaptaki matematiği mantıklı ve sağlam bir şekilde ele almış.

ayrıca kitapta hoşuma giden bir detay önsözü oldu. kendisi şöyle bir önsöz eklemiş.

bülbülü öldürmek’te giriş bölümü yok çok şükür. bir okur olarak giriş
bölümlerinden nefret ederim. bana göre, önsözler ancak, yazarın ölümünden
ve eserin yayımlanmasından çok uzun yıllar sonra yeniden basılan romanlara
yakışır. her ne kadar bülbülü öldürmek yazılalı çok zaman geçmiş olsa da,
51 yıldır baskısı hiç tükenmedi ve geçen yıllar içinde çok sessiz kalmış
olsam bile, ben de henüz hayattayım. önsözler kitaptan zevk almayı engeller,
beklentinin heyecanını öldürür, insanı hayal kırıklığına uğratır. önsözlerin
tek iyi yanı, bazı durumlarda romanın yaratacağı şoku ertelemesidir. bülbülü
öldürmek anlatması gereken şeyleri hâlâ tek başına anlatıyor; yıllardır
herhangi bir başlangıca ihtiyaç duymadan yaşamayı da başardı.


bence bu kitap ve pal sokağı çocukları kardeş kitap olmalı ve herkes okumalı okutturmalı. herkese tavsiye ederim.
not: edebiyat kulübündeki arkadaşlar henüz bitirmediler ama bitirdikleri zaman bu başlığın altı panayır olacak panayır.
devamını gör...

hypnogaja'nın 'here comes the rain again' parçasını dinlemem ve hangi türe ait olduğunu araştırmam dolayısıyla öğrendiğim müzik türüdür.
progressive,'ilerleyen,gelişen' anlamındadır.1960'ların sonu ve 1970'lerden itibaren gelişmiştir.70'lerin sonunda popülerliğini yitirmişse de günümüze kadar ulaşabilmiştir.hem enstrümantal olarak hem de sözleri açısından yaratıcı ve karmaşıktır.sözleri sofistike olabilmekte ve anlamlarını kavramak zor olabilmektedir.enstrümanlar ise tipik bir rock grubunda yer alanlardan daha fazlasıdır. örneğin kilise orgu, çello,piyano,keman dahi içerebilmektedir.
ayrıca bu türün müzisyenlerinin klasik rock'takilere göre biraz daha yüksek becerili ve daha teknik olduğu söylenmektedir(en azından prog rock'çılar tarafından).
devamını gör...

her ihanet sevgiyle başlar
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim