yazarların göz renkleri
mor.
devamını gör...
spontane radyo yayını
dinazorlar kırmızı çizgimizdir!!!
devamını gör...
sana deliler gibi aşığım diyen sara’nın scofield öldü sandıktan sonra hemen evlenmesi
bu başlığın koca bir spoilerdan oluşması... hoş olmamış.
devamını gör...
8 cm topuklu giyen kapalı kadın
ortamlarda sorarlarsa tesettürlüyüm falan der ama sadece başı kapalıdır.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
burada kapalı olmak eleştirilen şey değildir, asıl eleştirilen şey kapalı olduğu halde dikkat çekeceğini bilip o topukluları giymesi ve tak tak diye ses yaparak gezmesi.
devamını gör...
orta doğu insanının en karakteristik özelliği
mutlaka tapacak bir şey bulması.
devamını gör...
benlik duygusu için ayna tekniği
bebeklerde benlik duygusunun gelişimini incelemek psikologlar ve araştırmacılar için zordur. bebeklerin kendini tanımasını test etmek için kullanılan stratejilerden biri, ayna tekniğini kullanmaktır.
bu teknikte anne veya baba, bebeğin burnunu göze çarpan renkteki bir boya ile boyar. gözlemci, bebeğin burnuna ne sıklıkla dokunduğunu görmek için onu izler. bu izleme, bebeğin önüne ayna koymadan önce gerçekleşir. daha sonra bebek aynanın karşısına yerleştirilir, burnuna değme sayısının artıp artmadığını görmek için çocuk gözlemlenir. burun temasının artması, bebeğin aynadaki benliğinin farkında olduğunu, ancak bir şeylerin doğru olmadığını (burnundaki boya) anladığını gösterir.
araştırmacılar, bebeklerin 1 yaşından önce kendilerini aynada tanımadıkları sonucuna ulaşmıştır. kendini tanıma işaretleri 15 ila 18 ay arasında görülmeye başlanır (bazı kaynaklarda 12-18 ay olarak verilmiş). benliğimizle ilk nasıl tanışmıştık acaba? yabancı onlarca yüzün arasında kendi yüzümüzü ilk gördüğümüzdeki tepkimiz ne olmuştu? şaşkınlık, korku, sebepsiz mutluluk.. bunlardan hangisiydi, ve şu an kendimizi aynada gördüğümüzde neler hissediyoruz? pek mühim sorular doğrusu. ilk soruyu hatırlamıyoruz, diğerini ise cevaplayacak cesaretimiz var mı acaba?
bu teknikte anne veya baba, bebeğin burnunu göze çarpan renkteki bir boya ile boyar. gözlemci, bebeğin burnuna ne sıklıkla dokunduğunu görmek için onu izler. bu izleme, bebeğin önüne ayna koymadan önce gerçekleşir. daha sonra bebek aynanın karşısına yerleştirilir, burnuna değme sayısının artıp artmadığını görmek için çocuk gözlemlenir. burun temasının artması, bebeğin aynadaki benliğinin farkında olduğunu, ancak bir şeylerin doğru olmadığını (burnundaki boya) anladığını gösterir.
araştırmacılar, bebeklerin 1 yaşından önce kendilerini aynada tanımadıkları sonucuna ulaşmıştır. kendini tanıma işaretleri 15 ila 18 ay arasında görülmeye başlanır (bazı kaynaklarda 12-18 ay olarak verilmiş). benliğimizle ilk nasıl tanışmıştık acaba? yabancı onlarca yüzün arasında kendi yüzümüzü ilk gördüğümüzdeki tepkimiz ne olmuştu? şaşkınlık, korku, sebepsiz mutluluk.. bunlardan hangisiydi, ve şu an kendimizi aynada gördüğümüzde neler hissediyoruz? pek mühim sorular doğrusu. ilk soruyu hatırlamıyoruz, diğerini ise cevaplayacak cesaretimiz var mı acaba?
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
üniversitede ilk gün
mal gibi aşık olmuştum, hey gidi hey.
devamını gör...
cebimde bozukluk yok deyip 200 lira uzatan insan
sadece gerçekten üzerimde bozuk para olmadığında utana sıkıla yaptığım saçma ötesi eylem.
hatta babacığım olayı daha da ileri boyuta taşıdı: adam kasiyere kavanozla bozuk para götürüyor arada.
hatta babacığım olayı daha da ileri boyuta taşıdı: adam kasiyere kavanozla bozuk para götürüyor arada.
devamını gör...
türk gencinin ömrünü mahveden üç şey
kültür şoku, kimlik bunalımı ve terbiyesizlik.
devamını gör...
tevfik fikret
kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr-ü-bâl
kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
inhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.
kimseden bir fayda ummam
kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat.
kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim
sadeleştiren: ahmet muhip dıranas
daha iyi tanımamız gereken devrimci şair.
böyle değerleri tanımadığımız için bugün bu hallerdeyiz.
kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim,
inhinâ tavk-ı esâretten girandır boynuma;
fikri hür, irfanı hür, vicdânı hür bir şâirim.
kimseden bir fayda ummam
kimseden bir fayda ummam ben, dilenmem kol kanat.
kendi boşluk, kendi gökkubbemde kendim gezginim.
bir eğik baş bir boyunduruktan ağırdır boynuma;
fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim
sadeleştiren: ahmet muhip dıranas
daha iyi tanımamız gereken devrimci şair.
böyle değerleri tanımadığımız için bugün bu hallerdeyiz.
devamını gör...
sözlüğün en zeki ve güzel kadını
sözlüğün en zeki kadını , kendinden zeki kadınların var olabileceğini her zmaan hesaba katan ben demekten kaçınan kadındır.
güzellik mi çok göreceli ..
güzellik mi çok göreceli ..
devamını gör...
deniz feneri ve fırtınalı deniz
isveç'in en önemi ressamlarından simeon marcus larson tarafından yapılmış eserin ismidir.
bazen her şey ortadadır. çok şey anlatmaya gerek yoktur. kötü zamanlar yaşarız, tıpkı güzel zamanlar yaşadığımız gibi. iyi günlerimizde gülmek kolaydır. kötü günlerimiz elbet biter. önemli olan nasıl bittiğidir. kendi acılarımızın, canımızı yaktığı sırada; bir çocuk gülümsemesi, bir kedi miyavlaması, bir kaktüs, bir arkadaş ilgisi mutlu edebiliyorsa bizi, ya da o haldeyken bile başkasının derdi dert oluyorsa bize işte bu bizim güçlenmeye başladığımız anlamına gelir.
fırtına elbet diner. önemli olan o fırtınanın bitmesi değil, bizim o fırtınayı nasıl geçirdiğimizdir. bak fener var orada görebiliyorsun onu.
o zaman bu kahır neden?
bazen her şey ortadadır. çok şey anlatmaya gerek yoktur. kötü zamanlar yaşarız, tıpkı güzel zamanlar yaşadığımız gibi. iyi günlerimizde gülmek kolaydır. kötü günlerimiz elbet biter. önemli olan nasıl bittiğidir. kendi acılarımızın, canımızı yaktığı sırada; bir çocuk gülümsemesi, bir kedi miyavlaması, bir kaktüs, bir arkadaş ilgisi mutlu edebiliyorsa bizi, ya da o haldeyken bile başkasının derdi dert oluyorsa bize işte bu bizim güçlenmeye başladığımız anlamına gelir.
fırtına elbet diner. önemli olan o fırtınanın bitmesi değil, bizim o fırtınayı nasıl geçirdiğimizdir. bak fener var orada görebiliyorsun onu.
o zaman bu kahır neden?
devamını gör...
wilhelm wundt
almanya leipzig'de 1879 yılında ilk psikoloji laboratuvarını kurarak deneysel psikolojinin adımlarını atmıştır. zihnin yapısını incelemeye alan yapısalcılık ekolünün kurucusu sayılır. almanya'da leipzig üniversitesi'nde kurulan bu laboratuvar sayesinde insan davranışlarının sebepleri bilimsel ortamda araştırmaya tabi tutulmuştur. wundt özellikle "kby" olarak bilinen "konfüzyonel beden algısı" isimli konuda yaptığı çalışmaları ile kendisinden söz ettirmiştir. şu an bu çalışmaların psikolojik alanda geçerliliği bulunmamaktadır.
kaynak.
kaynak.
devamını gör...
salona demlikle gelirken çayı yarım olan herkesin aynı anda fondip yapması
istisnasız her türk evinde gözlemlediğim durumdur. kime sorsam "aynen biz de yapıyoruz bunu" diyor. doğal ortamında herkes böyle.
az önce tekrar başıma geldi bu. ablamla eniştem olacak kılıklı şahıs gelmişler misafire. babamla oturmuş falanca partiden falanca siyasetçinin liderlik vasfını tartışıyor. oldum olası siyasi konulara ilişmem. eniştem de bilhassa siyasi konulardan bahseder. o böyle anlatırken kendimi tarık akan'ın ah nerede filminde anarşik takılan ortanca oğlanın annesi gibi hissediyor, "siyasete garışman guzum" diyesim geliyor bu herife... neyse babam bana seslendi "yunus emre hadi kalk eniştenle bize bir çay dök oğlum." o anda da tez yazıyorum word'te söve söve kalktım gittim mutfağa. çaydanlıkla içeri girdiğimi gören ev ahalisi bir anda yüzüne fener tutulmuş değirmen tavşanı gibi kalakaldılar. sonra hemencecik herkes çay bardaklarına davrandı. kazak ören babaannem yarım bardakla "bisssmm" diyerek shot yaptı. annemle, ablam tokuşturarak fondiplediler. babam normal fondipledi. kulağına 39 yıl önce üç kere "senin adın sezai" diye fısıldanan eniştem olacak kişi, henüz soğumamış olan bardağını -çay tazeydi ve farkında değildi- komple kafaya dikti ve "iyeaaavvv" diyerek boğazını tuttu. gözlerinden yaş geldi hıyarağasının ben içimden nasıl gülüyorum ama. şimdi mutfakta soğuk yoğurt yediriyo ablam buna. iyi olsun lan, bir de yüzüme bakarak "nasıl çayı içtim ama" der gibi diktiydi kafaya.
bizim milletin genetiğinde var galiba. kalkıp iki adım atamıyor.. sanki yaprak dökümü'ndeki ali rıza bey gibi felçli anasını satim. ne insanlar var ya..
az önce tekrar başıma geldi bu. ablamla eniştem olacak kılıklı şahıs gelmişler misafire. babamla oturmuş falanca partiden falanca siyasetçinin liderlik vasfını tartışıyor. oldum olası siyasi konulara ilişmem. eniştem de bilhassa siyasi konulardan bahseder. o böyle anlatırken kendimi tarık akan'ın ah nerede filminde anarşik takılan ortanca oğlanın annesi gibi hissediyor, "siyasete garışman guzum" diyesim geliyor bu herife... neyse babam bana seslendi "yunus emre hadi kalk eniştenle bize bir çay dök oğlum." o anda da tez yazıyorum word'te söve söve kalktım gittim mutfağa. çaydanlıkla içeri girdiğimi gören ev ahalisi bir anda yüzüne fener tutulmuş değirmen tavşanı gibi kalakaldılar. sonra hemencecik herkes çay bardaklarına davrandı. kazak ören babaannem yarım bardakla "bisssmm" diyerek shot yaptı. annemle, ablam tokuşturarak fondiplediler. babam normal fondipledi. kulağına 39 yıl önce üç kere "senin adın sezai" diye fısıldanan eniştem olacak kişi, henüz soğumamış olan bardağını -çay tazeydi ve farkında değildi- komple kafaya dikti ve "iyeaaavvv" diyerek boğazını tuttu. gözlerinden yaş geldi hıyarağasının ben içimden nasıl gülüyorum ama. şimdi mutfakta soğuk yoğurt yediriyo ablam buna. iyi olsun lan, bir de yüzüme bakarak "nasıl çayı içtim ama" der gibi diktiydi kafaya.
bizim milletin genetiğinde var galiba. kalkıp iki adım atamıyor.. sanki yaprak dökümü'ndeki ali rıza bey gibi felçli anasını satim. ne insanlar var ya..
devamını gör...
merdumgiriz_
kafa sözlük çocuk korosu'nun adına gerçek manada yakışan yegane değerlimizin doğum günüymüş bugün.
iyi ki doğmuş, iyi ki sözlüğe girmiş, iyi ki hayatımızda kocaman bir yer edinmiş.
mutlu yıllar fasulye!
iyi ki doğmuş, iyi ki sözlüğe girmiş, iyi ki hayatımızda kocaman bir yer edinmiş.
mutlu yıllar fasulye!
devamını gör...
deistlerin genelde boş insanlar olmaları
devamını gör...







