sık sık yaptığım icraat. sadece karşılamıyorum aynı seslerle uğurluyorum da kendilerini. bazen gitmiyorlar. sürekli beynimin içinde kıyılara çarpıp duruyorlar. dalgalanıyorum da durulamıyorum. ah müzeyyen abla ah.
devamını gör...

türlü hikayeleriyle ve yıllarına göre anıları çağrıştıran çeşitli eurovision şarkılarıyla su gibi akan bir yayın olmaktadır, keyifle dinliyoruz. * *


edit: eurovision tarihinin en şahane sahne performansına sahip, en sevdiğim şarkılardan zero gravity adlı müthiş eseri da çalarak mutlu etmiştir. *
devamını gör...

kimse bana yarın baksın diye dünyaya çocuk getirmez. bir çocuğu büyütmek, okutmak veya hayatının her döneminde destek sağlamak ne kadar zor. eğer bir anne baba çocuğunun en az 2-3 yıl altından alıyorsa, ateşlendiğin de sabahlara kadar başında bekliyor her türlü sefasıyla cefasına da anne- baba olduğu için zevkle katlanıyorsa ve eğitim hayatında, evlenip hayata atılırken ki her anında maddi manevi yanında oluyorsa kimse kusura bakmasın, o çocukda ebeveynleri yaşlanıp, bakıma muhtaç olduğunda paşalar gibi gururla ve sevgiyle bakacak.
devamını gör...

edit: yola geldi imansız (beni uçurursalar kendinize iyi bakın yoldaşlar)

kendimi tanrıyı görüp iman etmeyen ateist gibi hissetmeme sebep olan şey. nedense seni hiç sevemedim sayın çok sayın *benjamin.
devamını gör...

gregor samsa!
devamını gör...

çok düzgün yazan insanlarla karşılaşınca hissettiğim şey.

cümlelerin başı sonu belliyse, kelimeler yerli yerinde, anlamına uygun kullanılmışsa ve fikirler güzel ifade ediliyorsa, kadın ya da erkek olmaksızın karşımdakinin güzel ya da yakışıklı yahut da aşırı karizmatik olabileceği hissine kapılıyorum.

bunun, sözlük yazarlarında güzellik ya da yakışıklılık aramakla yahut beklemekle ilgisi yok aslında. sanırım bilinç arkasında "bu mükemmelse her şey mükemmel olmalı" gibi bir düşünceye indirgiyoruz durumu. yani bilinçli olarak düşündüğümüz bir şey değil bu. farkında olmadan aklımıza gelen bir yanılsama olduğunu düşünüyorum. derdimiz ona buna "yürümek" değilse, bu düşüncenin bir zararı da yok aslında kimseye.
devamını gör...

alchemilla vulgaris antik çağlardan beri kadınların pek çok sorununa deva olmuş bir bitkidir. doğada adeta kadınlar için yetişen bu bitki özellikle erken yaşta beklenmedik bir şekilde menopoza girme riski bulunan kadınlara tavsiye edilmektedir.



isviçre'de inme ve damar sertliği sorunlarında, macaristan'da diüretik ve yara tedavisinde kullanılan lady's mantle çayırlarda ve ormanlarda doğal olarak yetişen gülgiller familyasına ait yabani bir bitkidir.
ani yağmur alan bölgelerde yaşayan kadınlar yüzyıllardan beri çamaşır yıkamadan önce testere dişli aslan pençesinin yapraklarına bakarlarmış.
eğer yaprakları terlemeye başlarsa birkaç saat içinde yağmur yağarmış.
40 yaş üstü kadınlar cilde canlılık ve parlaklık kazandırdığı için bu bitkinin yapraklarını her yerlerine sürermiş. çillere, sivilcelere, cilt çatlaklarına da iyi gelen bu bitki zor kapanan yaralarda ve ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde kapanmasında uzun süre kullanılmış.

adet düzensizliği olan kadınlarda, kadınlık hormonlarının düzenlenmesinde, rahimdeki miyomların sebep olduğu kanamaların kontrol altına alınmasında, tüylenmenin azaltılmasında, fsh hormonu yüksekliğine karşı oldukça etkilidir. testere dişli aslan pençesinin kadınlara bu derece faydalı olmasının nedeni içeriğinde bulunan phlobaphene maddesidir.
ayrıca döl yatağını kuvvetlendirme, yağ yakma, meme, lenf ve prostat kanserini önleme ve tedavi etme, romatizmal ağrıların giderilmesi gibi önemli faydaları bulunan bu bitkiyi diğer şifalı bitkiler gibi mutlaka bir uzmana danışılarak kullanılması tavsiye edilir.
devamını gör...

güne bir anne terliği bırak.
devamını gör...

doğru olmayan önermedir. özellikle ilişkinin başında kadınlar kendilerini fazla kaptırırlar. arkadaşların görevi o kadını objektif düzleme çekerek sonrasında hırpalanmasını minimuma indirmektir. evet, konuşulur ve gerçekçi yorumlar yapılır. yani pigmeye selvi boylu denmez. genellikle de sonunda "mutluysan devam et canım, gittiği yere kadar" denir, olmazsa biz onu toplarız zaten.
devamını gör...

gerçek olamayacak kadar ironik olaylar yaşadığımız bu dönemde şaşırtmayan olaylar bütünlerinden sadece biridir.
(bkz: aklımızla dalga geçen açıklamalar)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

artık odun kıran erkeklerin kalmadığı dönemle aynı dönemdir.
devamını gör...

sevdiğin her şey senden yana olmuş
şehir bana kafa tutuyor
bazen bir şarkı, bazen bir sohbet
hayat boğazımdan geçmiyor.
kenan doğulu
gene yapmış yapacağını.
devamını gör...

bana anne deme!
devamını gör...


kapat gözlerini, fazla uzağa gitmem...
iyi geceler dostlarım, iyi geceler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

günaydın.. şantiyede bile meme peşindeyim. bol kazançlı bir hafta diliyorum herkese sısısıs
devamını gör...

birçok sebebe bağlı olmakla birlikte genelde;
*soğutma suyunun azalması ya da bitmesi
*motor ısısını ölçen termostatın bozulması,
*soğutma fanı arızası,
*devirdaim pompasında kaçak olması,
*motor yağı eksikliği,
*araç gösterge panelindeki göstergelerin çalışmaması.
* motor kapak ve silindir contalarının deforme olması,

eğer hararet yükselirse ve motordan buhar çıkıyorsa, mutlaka kazaya sebebiyet vermeyecek, güvenli bir yerde aracı sağa çekin.
radyatör kapağını kesinlikle açmayın, motor suyu çok sıcaktır,vücudunuzda ciddi yanıklar oluşabilir.
aracın soğumasını bekleyin. mümkünse eger servis çağırın.gozunuzle aracın su hortumlarını gözle kontrol edin. hararet yapmış bir aracı sürmek için ısrar etmeyin.
devamını gör...

öğrencilerimden gelecek sorular haricinde kimse bana hiçbir soru sormasın.
devamını gör...

latince kökenli sözcüktür. karşı tarafa hasetle ve imrenerek bakmak anlamına gelmektedir.

-genel olarak çevremizde çok fazla bulunan lakin kendilerini belli etmeyen insanlardır.
devamını gör...

biraz garip bir çocuktum. her şeye inanırdım çünkü her şeyin mümkün olma ihtimali vardı bana göre. bir şeye hayır, olmaz, yok öyle bir şey diyemezdim. bu da diğer çocukların müthiş ilgisini çeken bir özellikti. çocukluk boyunca, özellikle akşam saatlerinde beni tam ortaya alıp cinli şeytanlı hikayeler anlatırlardı. anlatılanların gerçekleşmesi ne kadar az mümkünse ben o kadar inanırdım. altıma işeye işeye, çığlık atarak ağlaya ağlaya eve gelirdim. cinler gelir diye kesinlikle uyumazdım, uyumak için sabah ezanını beklerdim.

beyin tüm bilgileri depoluyor. cinlerin ayaklarının ters olduğu, insan kılığına girdikleri, özellikle yurtlarda kalan kız çocuklarına yaptıkları falan tamamen aklımda. resmen bekliyorum bi cin gelecek çarpacak beni. başka bir ihtimal söz konusu değil bana göre.

derken abim bir gece seslendi. o da uyumuyordu, anında güven duygusu ile doldum. sonucunda koskoca abiydi, cindi şeytandı hepsini döverdi. ben abin değilim, cinim dedi. evet böyle dedi. bu aptalca oyuna o gece ve sonraki geceler devam etti. ben bu salağın gece beni ziyaret eden bir cin olduğuna emin olarak büyüdüm çünkü adam profesyoneldi. inanmayınca ayakları falan ters hale getirir odanın ortasında dolaşırdı. ona inanmazsam beni çarpacağı konusunda tehdit ederdi.

bak kaç yaşına geldim, hâlâ selamlaşmıyorum adamla. korkudan değil ha, cinlere falan inanmıyorum. acımasız olduğu için kendi türüm olarak göremiyorum adamı. çünkü normal değil bunlar. resmen danalık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim