orospu kırmızı
"kırmızı. sana, sadece kırmızı demeliyim. ben başaramıyorum kırmızı. hatırlamak dışında bir mucizem yok. bir şeye inandım. bir şeye ve sadece bir kere ağlayarak dans ettim. oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım."
(bkz: umay umay)
devamını gör...
sevilmediğini anlamak
hiç olmasa da bu aralar fark ettiğim şey. hayatımdan insanlar teker teker eksiliyormuş gibi geliyor, dönüp baktığımda ortada olan bi şey yok hatta sorsam bi sorun da yok ama elimde değil öyle hissediyorum hep. her zaman yakınımda olan birkaç kişi hariç insanlar beni sevmiyormuş, her an bi sorun yaşayacakmışım gibi geliyor**.
devamını gör...
canlı yayın açılış programı
yayında hale lale jale ve tüm mahalleye selam göndereceğim, madem meşhur olacağız kendi dakikalarımı eşe dosta selam göndererek kullanacağım a dostlar. vizyonumu sorgulamayın, selam göndermemi isteyen varsa portakallasın vitaminlendirsin ehehe. *
devamını gör...
pavlov'un göbeği
benim de tanımımı silmişliği olan mod.
devamını gör...
yeni nesildeki ateizm dalgası
dalga ve parçacık şeklinde ışık hızında yayılmakta olan değişim
devamını gör...
toplu taşıma araçlarında gıcık olunan tipler
tek koltuğa sığamadığı için sizi sıkıştıran teyzedir kesinlikle. *
devamını gör...
osmanlı döneminde olası normal sözlük başlıkları
devamını gör...
adalet bakanlığı'nın 13 bin yeni personel alım ilanı
o kadrolara kimlerin geçeceği daha şimdiden bellidir.
boşu boşuna umutlanmanın hiç anlamı yok.
torpil artık bir akp gerçeği.
boşu boşuna umutlanmanın hiç anlamı yok.
torpil artık bir akp gerçeği.
devamını gör...
elektrik yükü
atomda proton ya da elektron fazlalığında ortaya çıkan özellik. birimi coulomb'dur. eğer atom bir yerlerden bulup buluşturup normalde sahip olduğundan fazla elektron almışsa, eksi yüklü elektronlar, artı yüklü protonlardan sayıca fazla olur ve atomun yükü negatif olur. atom bir yerlere elektron vermişse, eksi yükü eksilir ve artı yükü fazlalaşmış olur. bu durumda da atomun yükü pozitif olur.
elektron ve proton sayısı birbirine eşit olan atomlar yüksüz, yani nötr atomlardır.
elektron ve proton sayısı birbirine eşit olan atomlar yüksüz, yani nötr atomlardır.
devamını gör...
bilgisayar alırken dikkat edilecek hususlar
bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. şu an karar verme aşamasındayım ve 10.000- 25.000 tl arasında bir bütçem var. önerilerinizi bekliyorum.
devamını gör...
şiki şiki baba
devamını gör...
anadolu efes
2021 euroleague şampiyonudur. bir fenerbahçeli olarak bizlere bu gururu yaşattığınız için teşekkürler. harikasın takım!
devamını gör...
aile evindeki saçma kurallar
kapı kapamayın diyor bizimkiler. soyunmuyak mı?
devamını gör...
çay ile en iyi giden bisküvi
alalala bir bu başlık vardı ben daha önce yazmıştım deja vu olayı daha. neyse bir daha yazalım elimizemi yapışır efenim. petibördür, petibör ikiye kırılır, yarısı çaya batırılır ve yımışayan püskevit kopup düşmeden ivedelikle ağza götürülür. bu fiyata bu lezzet bu heyecan başka abur cuburda yoktur. afiyet olsun.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
devamını gör...
kendini geliştirip eski sevgilinin karşısına çıkmak
eski sevgilinizin keyiflenmesine sebep olursunuz. zira kendinizi bir başkası için geliştirmeniz başlı başına çok komiktir. mesela karşısına çıkıp durkheim'in mekanik/organik dayanışmasındaki pozitivist paradigma paralelliklerinin epistemolojik açıdan değerlendirilmesi hakkında söyleceklerim var mı diyeceksiniz. bence çok pişman olur.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
tanımlarını okumaya bayıldığım karikatürleri bir harika olan ve beğenme konusunda da çok eli açık, cömert bir yazar.
devamını gör...
rütbesiz yazarların yaşama hakkının olmaması
10 binin üzerinde karma puanım olduğu halde rütbe yok bende. bundan kelli ben hiç hak etmiyorum yaşamayı. allah belamızı versin ya.
devamını gör...
platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer
felsefe çoğu insan için zor ve gereksiz bir konudur. ve elbette bir o kadar da sıkıcı. felsefeyi boş konuşma eylemi olarak görenlerin ya da hayatlarına uyguladıklarını iddia ettikleri saçma sloganların felsefe olarak görenlerin de sayısı ziyadesiyle fazla. en sevdiği filozof sokrates olanlardan tutun da, mağaranın duvarına yansıyan görüntülerden başka felsefe bilgisi olmayanlara kadar herkes felsefe hakkında yorum yapar. ama çoğu insan felsefi metinleri okumak, filozofların isimlerini ve söylediklerini bilmenin felsefe açısından bir şart olsa da yeterli olmayacağını düşünmemektedir. felsefe yapmak düşünmek ve yorumlamaktır. düşünüyorum o halde varım deyip, geçip gidebilirsiniz ya da bir nehirde iki kere yıkanmayı deneyip bir felsefi görüşü çürütebilir ya da kanıtlayabilirsin. ya da oturup okur, yorum yapar ve yeni fikirler üretebilirsiniz.
elbette yeni fikirler üretmek için ilk koşul okumak ve öğrenmektir. ancak hepimizin malumudur ki felsefi metinler zordur. anlaşılması güç metinlerdir. birçok yazar bu sıkıcılık mevzuuna kafa yormuş ve bunu gidermek için yöntemler denemişlerdir. mesela markus tiedemann’ın yazdığı felsefika, dünyanın felsefi yolculuğunu masalsı bir dille anlatarak insanları felsefeye çekmeye uğraşır ve bence fazlasıyla da başarılı olur. bir felsefe öğretmeni olan vittorio hösle’nin küçük bir kız çocuğu olan nora k. ile yaptığı mektuplaşmalardan oluşan “ölü filozoflar kahvesi” ise sokaklarda dolaşırken girdiği bir kahvede ölü filozflarla karşılaşan bir adamın hikayesidir ve kendi ağızlarından felsefelerini anlatma fırsatı tanır filozoflara. bu iki kitapta denenen yöntem oldukça başarılıdır.
harvard’da felsefe profesörü olan thomas catheart ve daniel klein’sa duruma aynı mantık ama farklı bir yöntemle yaklaşmıştır. ikili felsefi noktaları aydınlatmak için fıkraları kullanmıştır. (itiraf edeyim bazı sayfalarda kahkaha attım) tam duruma uygun fıkraları derlemişler ve felsefi metnin açıklaması olarak kullanmışlar. bu da insanı felsefe öğrenme konusunda harekete geçirebilecek bir yöntem. örneğin; dil felsefesi üzerine anlatılan şu fıkra beni çok güldürdü:
adamın biri günah çıkartma kabinine girer. “peder” der, “ben 75 yaşındayım ve dün gece iki tane yirmilik kızla seviştim, hem de aynı anda.”
rahip, “en son ne zaman günah çıkartmıştınız?” diye sorar.
“hiç çıkartmadım, peder. yahudiyim ben.”
“e, o zaman bana ne diye söylüyorsun be adam?”
“herkese söylüyorum!”
bu fıkra başka bakış açılarını göremeyen bir pederin durumunu anlatır ve dil felsefesi açısından çok önemli bir açıklamadır.
kitap büyük başarı kazanmıştır ve bence ister eğlenmek için isterse öğrenmek için, ya da her ikisi için okunmaya değer bir kitaptır. hiç bir şey için okumazsanız bile ismi için okuyun.
elbette yeni fikirler üretmek için ilk koşul okumak ve öğrenmektir. ancak hepimizin malumudur ki felsefi metinler zordur. anlaşılması güç metinlerdir. birçok yazar bu sıkıcılık mevzuuna kafa yormuş ve bunu gidermek için yöntemler denemişlerdir. mesela markus tiedemann’ın yazdığı felsefika, dünyanın felsefi yolculuğunu masalsı bir dille anlatarak insanları felsefeye çekmeye uğraşır ve bence fazlasıyla da başarılı olur. bir felsefe öğretmeni olan vittorio hösle’nin küçük bir kız çocuğu olan nora k. ile yaptığı mektuplaşmalardan oluşan “ölü filozoflar kahvesi” ise sokaklarda dolaşırken girdiği bir kahvede ölü filozflarla karşılaşan bir adamın hikayesidir ve kendi ağızlarından felsefelerini anlatma fırsatı tanır filozoflara. bu iki kitapta denenen yöntem oldukça başarılıdır.
harvard’da felsefe profesörü olan thomas catheart ve daniel klein’sa duruma aynı mantık ama farklı bir yöntemle yaklaşmıştır. ikili felsefi noktaları aydınlatmak için fıkraları kullanmıştır. (itiraf edeyim bazı sayfalarda kahkaha attım) tam duruma uygun fıkraları derlemişler ve felsefi metnin açıklaması olarak kullanmışlar. bu da insanı felsefe öğrenme konusunda harekete geçirebilecek bir yöntem. örneğin; dil felsefesi üzerine anlatılan şu fıkra beni çok güldürdü:
adamın biri günah çıkartma kabinine girer. “peder” der, “ben 75 yaşındayım ve dün gece iki tane yirmilik kızla seviştim, hem de aynı anda.”
rahip, “en son ne zaman günah çıkartmıştınız?” diye sorar.
“hiç çıkartmadım, peder. yahudiyim ben.”
“e, o zaman bana ne diye söylüyorsun be adam?”
“herkese söylüyorum!”
bu fıkra başka bakış açılarını göremeyen bir pederin durumunu anlatır ve dil felsefesi açısından çok önemli bir açıklamadır.
kitap büyük başarı kazanmıştır ve bence ister eğlenmek için isterse öğrenmek için, ya da her ikisi için okunmaya değer bir kitaptır. hiç bir şey için okumazsanız bile ismi için okuyun.
devamını gör...
