normal people
30 dakikalık 12 bölümden oluşan aynı adlı romandan uyarlanan mini dizi. dizideki connell karakterini casey affleck'in manchester by the sea'de canlandırdığı lee chandler karakterine benzettim. tavırları konuşmaları falan baya benziyor.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
dizi görsel açıdan çok güzeldi cidden. dizinin akıcı olmasının sebebi sadece kurgusunun iyi olması değil görsel olarakta çok özenli hazırlanmış olmasaydı.
kurguya gelecek olursak özünde aslında öyle çok kompleks, ahım şahım olmayan bir hikayeyi detaylarda ve duygusal anlamda o kadar iyi işlemişler ki dizi a plus bir seviyeye çıkmış. tabi kitabı okumadığım için bunda kitabın yazarının mı dizinin senaristlerinin mi daha çok payı var bilmiyorum.
dizinin duygusal olarak müthiş olmasında en önemli pay başroldeki ikiliye ait. aslında bana göre birbirlerini fiziksel açıdan aşırı iyi tamamlayan bir çift değillerdi ama mental açıdan o kadar uyumluydular ki dizi boyunca aralarında geçen diyalogları zevkle izledim.
dizi ilk 6 bölümden sonra biraz kendini tekrar etmeye başladığını hissettim ama sonra baş karakterlerin psikolojik bunalımlarını tahlil eden iki enfes bölümü izleyince fikri. değişti. (9 ve 10. bölümler sanırım). o diziye bir puanlama yapacak olsam 10 üzerinden 8.8 falan veririm. baya sağlam bir iş olmuş.
bu arada connell karakteri ile ilgili bir iki kelam edeceğim. yoksa içimde kalır valla.
ulan connell sen ne gelgitleri bitmez ne dengesiz ne zibidi bir adamsın la. kızla sevgili olurken aman arkadaşlarıma söylemiyelim beni dışlarlar sonra dedin. kız gıkını çıkarmadan kabul etti. senin yanında kıza hem sözlü hem fiziksel tacizde bulundular. arkadaşların ilişkini anlayacak diye hiçbir müdahalede bulunmadın. kız buna da gıkını çıkarmadı.
sonra gittin birde üstüne üstlük kıza mezuniyet balosuna seni değil başkasını davet ediyorum dedin.
sen nasıl bir angutsun lan cidden? anan bile az daha seni doğuracağıma taş doğursaydım ne biçim adamsın la sen diyecekti. neyse aradan zaman geçti kız yine seni affetti (ben kızın, bu angut connell'ı affettiği sahneyi izlerken hayretler içinde kaldım. bu kız ya mal ya da melek ortası yok dedim.) sonra bunlar tam bir araya geldiler. bu connel hıyarı evinden çıkmak zorunda kaldı. kıza adam gibi bir süre sende kalabilir miyim diyemedi. saçma sapan şeyler söyledi. o kadar anlamsızca şeyler söyledi ki kız connel'ın kendinden ayrılmak istediğini sandı. bu şekilde ayrıldılar. hayatımda gördüğüm en saçma ayrılık sebeplerinden biriydi. neyse connel hıyarı sonlara doğru biraz duruldu da sinirim geçti. yoksa daha sövecektim.
devamını gör...
pame radyo yayını
ummadığım bir şekilde bünyemde bağımlılık yaratan yayın.
önümüzdeki pazar için hatırlatıcı oluşturdum telefonuma.
teşekkürler.
önümüzdeki pazar için hatırlatıcı oluşturdum telefonuma.
teşekkürler.
devamını gör...
aşka aşık olmak
hiçbir şeye aşık olmamak derim. *
devamını gör...
bir erkekten asla duyulamayacak şeyler
bu gece olmaz .
devamını gör...
sisifos çatlatan
h.h.munro’nun kendine has mizahı ile kurguladığı muhteşem öykü kitabı insanlar hayvanlar ve yırtıcı hayvanlar isimli kitabının tobermory öyküsünde geçen yapay ve mitolojik sıfattır.
sisifos mitolojideki mafyatik oluşuma kafa tutup yeraltı dünyasındaki mitoloji, seks, mafya üçgenine ağır darbeler vurunca tanrıların gazabına uğramıştır.
bu gazap mitolojik tanrıların sadece acımasız değil aynı zamanda yaratıcı ve de muzip olduklarını da gösterir bize. zira sisifos boyundan büyük bir kayayı bir tepeye ite ite çıkarmaya mahkum edilmiştir. ama zirveye her varışta kaya tekrar geri yuvarlanır. ve sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır. bu ceza günümüzde boş çabaları anlatmak için kullanılan bir deyim haline de gelmiştir. zavallı sisifos!
munro’nun kitabında ise bambaşka bir sıfat olarak çıkar karşımıza ve bu sıfat munro’ya olan hayranlığımı bir üst seviyeye taşır. sisifos-çatlatan diye nitelenen şey bir arabadır çünkü.
bahsedilen külüstür araba kendinden o kadar vazgeçmiştir ki gitmek, ilerlemek için insani bir yardıma ihtiyaç duyar. hele de yokuşlarda. eğer bu tırmanışlarda onu birisi itmezse ilerlemeye niyet bile etmez. öyle bir arabadır ki bu, sisifos bu arabayla uğraşmaya kalksa kayasını özler.
sisifos mitolojideki mafyatik oluşuma kafa tutup yeraltı dünyasındaki mitoloji, seks, mafya üçgenine ağır darbeler vurunca tanrıların gazabına uğramıştır.
bu gazap mitolojik tanrıların sadece acımasız değil aynı zamanda yaratıcı ve de muzip olduklarını da gösterir bize. zira sisifos boyundan büyük bir kayayı bir tepeye ite ite çıkarmaya mahkum edilmiştir. ama zirveye her varışta kaya tekrar geri yuvarlanır. ve sisifos her şeye yeniden başlamak zorunda kalır. bu ceza günümüzde boş çabaları anlatmak için kullanılan bir deyim haline de gelmiştir. zavallı sisifos!
munro’nun kitabında ise bambaşka bir sıfat olarak çıkar karşımıza ve bu sıfat munro’ya olan hayranlığımı bir üst seviyeye taşır. sisifos-çatlatan diye nitelenen şey bir arabadır çünkü.
bahsedilen külüstür araba kendinden o kadar vazgeçmiştir ki gitmek, ilerlemek için insani bir yardıma ihtiyaç duyar. hele de yokuşlarda. eğer bu tırmanışlarda onu birisi itmezse ilerlemeye niyet bile etmez. öyle bir arabadır ki bu, sisifos bu arabayla uğraşmaya kalksa kayasını özler.
devamını gör...
yazarların yağmur yağarken hissettikleri
eklem ağrıları..
devamını gör...
ilk defa bir sözlük ortamına girenlere tavsiyeler
tanım girerken emoji kullanmayı acilen bırakın
devamını gör...
kadınlar camiye giremez
kuran kitabında yazmayan bir görüştür. abbasi ve emevilerden gelen dini yozlaşmanın ve kadının rolünün geriye atılması için yapılan bir eylemdir.
devamını gör...
normal sözlük 1. ankara zirvesi
benimde,büyük olarak gelenlere göz kulak olacağım zirve.
anne babalarınıza söyleyin gencolar.*
anne babalarınıza söyleyin gencolar.*
devamını gör...
koyu akp’lilerin bile akp’ye oy vermeyeceği gerçeği
öyle derler, sen onlara bakma. oy günü gelince de sandığa koşarak gidip lambaya basarlar. 3 ay sonra da geçen verdim ama bir daha vermeyeceğim deyip yine verirler ve bu döngü devam eder gider böyle.
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
aşkı nateşi yakarmı şateşi
devamını gör...
sözlük yazarlarının şu anda içtikleri şey
çok içmeyi sevmem ama şu an bira+cin *
devamını gör...
büyük ev ablukada
istanbul'da 2008 yılında kurulan, afordishman salihins ve bartu çağlayan (canavar banavar) ile başlayan grup daha sonraları başka isimlerinde katıldığı bir müzik grubudur.
alternatif rock,bağımsız rock ve saykodelik rock türlerinde müzik yapan bu grubun: "full faça"
"ay şuram hala ağrıyo"
"fırtınayt" adlarında üç albüm yayınlamışlardır.
alternatif rock,bağımsız rock ve saykodelik rock türlerinde müzik yapan bu grubun: "full faça"
"ay şuram hala ağrıyo"
"fırtınayt" adlarında üç albüm yayınlamışlardır.
devamını gör...
insan kaçakçılığı yapan belediyeler sıralı tam liste
tam liste dendiğine bakmayayın, şimdilik ortaya çıkarılan belediyeler.
malatya yeşilyurt belediyesi aracılığıyla almanya’ya gidenlerin türkiye’ye dönmediğinin ortaya çıkması ile başlayan “insan kaçakçılığı” iddiası, diğer akp’li belediyelere de sıçradı.
elazığ arıcak, akçakiraz, baskil,
ordu korgan,
tokat erbaa,
bursa yıldırım,
kocaeli dilovası,
ankara kızılcahamam.
şimdilik bunlar.
malatya yeşilyurt belediyesi aracılığıyla almanya’ya gidenlerin türkiye’ye dönmediğinin ortaya çıkması ile başlayan “insan kaçakçılığı” iddiası, diğer akp’li belediyelere de sıçradı.
elazığ arıcak, akçakiraz, baskil,
ordu korgan,
tokat erbaa,
bursa yıldırım,
kocaeli dilovası,
ankara kızılcahamam.
şimdilik bunlar.
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
ardınaaa bakma yolcuğğğ.
ne iyi geldi, yeni transferimiz sayesinde sözlük ahalisi olarak topluca hop oturup kalkmaktayız efenim.
ne iyi geldi, yeni transferimiz sayesinde sözlük ahalisi olarak topluca hop oturup kalkmaktayız efenim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okuduğunda ağladığı kitaplar
didem madak-ah’lar ağacı ve grapon kağıtları.bu iki kitabın her dizesi ağlatır beni.
“acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna.”
“acıyı hangi dile tercüme etsek şimdi yalan olur pollyanna.”
devamını gör...



