sivasta gerçekleşen hadise.
kişinin sokağa çıkma kısıtlamasına riayet etmediği için 3 bin 100 lira ceza kesilmesidir.
polisler ikna etmiş, hayatına son vermekten vazgeçmiş ama pandemi tedbirlerine uymadığı için fatura kesmişler.
adam öyle intihar vazgeçti bu cezadan sonra vazgeçer mi ?
buradan
devamını gör...

ayrımcı başlık. belki "adalet teyze"dir?

şakası bir yana, sevmediği yazarı bile + oylayabilen, sezar'ın hakkını sezar'a veren yazarlar bunlar. ben yapıyor muyum? genellikle evet. birkaç başlıkta görüşlerine hep zıt şeyler yazdığım insanlar oluyor. sonra bakıyorum gayet mantıklı bir şeyler yazmış, biniyorum üstüne vuruyorum kırba... öhm! basıyorum artıyı.

yapın. zarar görmezsiniz. adalet iyidir.
devamını gör...

aldırmaaaaa deliii gönlüüüm. giden gitsin sen şarkılar söyle içinden boş ver.
uzun yolda mutlaka açarım.
buradan ...
devamını gör...

yükçelik, yüklenek, doldurumluk, dolduranak...
devamını gör...

gerçekten öpülesi yazarın açtığı başlık. sinirden ekranı yumruklayasım geliyor artık ama laptop fiyatları malumunuz.
devamını gör...

diş ve kulak ağrısı.
devamını gör...

insan davranışlarını sadece biyolojik ve/veya genetik faktörlerlere dayandıran bir yaklaşımdır. erkek ve kadın özelliklerinin farklılığında kromozomların ve hormonların etkisi vurgulanır ve hem kendi cinsiyetleri arasındaki benzerlikler hem de diğer cinsiyet ile farklılıkları biyolojik nedenlere dayandırılır. bu yaklaşımda, kadının annelik yetisine (hormonlar) sahip olmasından dolayı sevecen, erkeklerinse annelik (biyolojik yeterlilik yok, duygu da ortaya çıkmıyor) duygusuna sahip olmadıkları için soğuk olabilmeleri gibi basit çıkarımlar söz konusudur.
devamını gör...

ne yaptıysam olmadı, bir türlü odaklanamıyorum diyorsanız, belki de sizin sorununuz da benimle aynı sebeplerden kaynaklanıyordur. sağlıksız beslenme ve d vitamini, b12 vitamini, demir gibi değerlerin düşüklüğü de odaklanmayı güçleştiren etkenlerdendir. değerlere baktırıp verilen ilaçları kullanmak, en az 21 gün boyunca* rafine şekerden, paketli gıdalardan uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve sonucunda bağırsak sağlığının iyileşmesi ile birlikte odaklanmanın arttığı görülecektir. *
devamını gör...

herhangi bir yerde ana avrat düz giden erkekten ne farkı olduğunu pek anlamadığım erkektir. ben şahsen edepli ve kibar erkek seviyorum, sadece yanımda değil her zaman düzgün konuşmalı. sinirlendiği haklı bir durum olduğunda sesini yükseltmek, hakkını korumak ile küfürbaz olmak birbirinden farklı şeyler.
devamını gör...

anlatmaya kelimelerin yetmeyeceği şahane bir film. kelimeler cidden yetmeyecektir çünkü herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği farklı yorumlayabileceği üzücü bir film.

filmin başrollerinde jim carrey ve kate winslet bulunuyor. ayrıca kirsten dunst , charlie kaufman , elijah wood gibi başarılı oyuncularda filmde karşımıza çıkıyor.
filmin yönetmeni michel gondry dir. çok güzel bir iş çıkarmış bayılarak izledim. sinematografi ve renkler nefis kullanılmış. anlatmak istenilen net bir şekilde anlatılmış. bazı sahneler rüya gibi hayal gibi hatta gerçek olamayacakmış gibi güzel çekilmiş.
filmin senaryosunu michel gondry, charlie kaufman ve pierre bismuth beraber yazılmış. ayrıca o dönem en iyi özgün senaryo oscarını kazanan senaryo olmuştur.

bu filmi bu kadar geç izlediğim için üzülmüyorum aksine seviniyorum. bazı şeylerin zamanı vardır ve bu öyle bir film. iyi ki aklım başımdayken veya aklımın başında olduğunu zannederken izlemişim.
geçmişte bu filmi izlesem bu ne biçim film lan gibi bir tepki verecektim eminim kendi aptal gençliğimden.

hayatınızın bir yerinde kesinlikle izlemeniz gereken harika bir film. tavsiye ederim.


film şu cümleyle başlıyor ve anlatacağı şey hakkında ipucu veriyor "bugün işi astım. trene atlayıp montauk'a gittim. neden bilmiyorum. ben aklına eseni yapan biri değilim aslında" aklına eseni yapan biri olmayan birisi neden böyle bir şey yapar diye düşünüyorsunuz.
film clem ve joel karakterinin iç dünyasına ve kişiliklerini anlatmaya başlıyor. bol bol joel karakterinin aklına eseni yapan biri olmadığını görüyoruz. kendisinin ilginç bir hayatı yok o yüzden konuşmayı pek tercih etmiyor. korkak heyecanı olmayan bir insan. clem karakteri ise aklına eseni yapan , heyecanlı , tutkulu , ne yapacağı belli olmayan bir tip. mesela bir ilişkiden çıkıp joel'i sildirmek istiyor. aslında joel karakterinin clem'e aşık olmasının sebebi kızın tam da böyle biri olması.
bu ikili birbirine aşık oluyor. klasik tabirle tencere yuvarlanıyor kapağını buluyor.

film ipuçları vererek ilerlemeyi tercih ediyor. joel mektubunun sayfalarının yırtık olduğunu görüyor. güzel bir ipucu.
clementhine hafızasını sildirince joel çok kızıyor ve aynısını yapmak istiyor ve bence film buradan sonra hayvani üzücü şekilde ilerliyor.
doktor git evine ve onu hatırlatan bütün eşyaları topla diyor. garibim joel evine gidiyor ve 2 çuval eşya toparlıyor. hayatında bu kadar fazla yer kaplamış bir insanı silmek istemesi beni çok üzdü. sonra silme işlemini yapan yere gidiyor ve diğer müşterilerin eşyalarının azlığına şaşırıyor.
joel hafızasını sildirirken canım çok yandı. ne olur burayı silme burası kalsın gibi bir cümle söylüyordu.
izlerken bol bol empati kurduğum bir film oldu.
acaba böyle bir imkanımız olsa sevdiğimiz insanı unutmak ister miydik? onu unutmak için acı çektiğimiz geceleri silmek ister miydik?
bir anıyı değerli yapan şey hatırlanması mıdır? sevdiğimiz insanlarla bizi birbirimize bağlayan şeyler hatıralarımız mıdır?
bol bol saçma ama hüzünlü soru sordum kendime.
filmi bütün detaylarıyla anlatmayı tercih etmiyorum. beni etkileyen hoşuma giden kısımlardan bahsediyorum. herkesi ayrı ayrı detayın etkileyeceğini de biliyorum.

bazen ikili ilişkilerde acı çekersiniz ve ilişkinin olmayacağını bilirsiniz. olmayacaktır. düzelmeyecektir. birbirinizi çok seversiniz ama birbirinizi tamamlayamazsınız. bunu çok iyi anlatan bir film.
son sahnede bütün olumsuzluklara rağmen çift birbirine "okey" diyor. tamam lan işte diyor. acı çekiyoruz uyumlu değiliz. kavga ediyoruz ama tamam.
aşk böyle bir şey işte. bütün olmamışlara olacak gibi yaklaşmak.
bazı anılar hatırlanmayı hak ediyorlar. üzücü olsa da hatırlanmayı hak ediyorlar.

devamını gör...

kaleci saçlı adam ve sarı bıyık unutulmaz.
devamını gör...

bazen çok mantıklı konuşuyor nomissiz.
devamını gör...

kusacağım galiba. *
devamını gör...

kendimiz olmanın önündeki engellerden biri de açıkça kendi fikrimizi söylemekten çekinmemiz/korkmamız ve kanıt olarak başkalarını göstermemiz mesela "uzmanlar diyor ki...", cem yılmaz'ın tabiriyle "hadi beni s..... et karacoğlan der ki". uzmanlar, karacoğlan kim yahu "ben böyle istiyorum, benim fikrim bu" diyebilme cesareti lazım bize...
devamını gör...

6 ay oldu gideli. içimdeki her şeyi ona söyledim. ama çok özlüyorum. umarım sen de beni özlüyorsundur baba. mekanın cennet olsun...
devamını gör...

ilk olarak louis pasteur tarafından geliştirilmiştir.

joseph meister adlı küçük bir çocuk, kuduz bir köpek tarafından ısırıldıktan sonra louis pasteur'e getirildi.

insan üzerinde hiç denenmeyen kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt eden pasteur'e; aşı olmazsa çocuğun kesin olarak öleceği, ancak aşı ile yaşama şansı olabileceği ve kuduz'a da çare olabileceği söylendi.

çocuk aşının sayesinde hayata tutundu. 64 yaşına kadar yaşadı ve pasteur enstitüsü'nde kapıcı olarak çalıştı. nazi saldırıları sırasında gaz zehirlenmesi ile hayatını kaybetti.

"artık kimse kuduz yüzünden ölmek zorunda değildi."
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

yıllar önce dünyaya gelişinin bugun seneyi devriyesi olan yazar.
devamını gör...

doğum saatine göre belirlenen burçtur. türkiye’de pek doğru bilinmez çünkü yaz saati uygulaması sabit değildir.

doğru bilgi için herhangi bir siteye değil bu işin ehli bir kişiye danışmakta fayda vardır.
devamını gör...

"- gözden ırak, gönülden de ırak olur mu efendimiz?
- hayır olric. yüreğinde bir yer açıp oraya oturttuğun her kimse, seninle birlikte gider her yere."
oğuz atay - tutunamayanlar
yine edebiyatımızdaki efsane yazarlardan biri. ölümü çok üzücüdür.
son gecesi şöyledir oğuz atay'ın:
bir dostlarının evindedirler.
oğuz atay bir ara banyoya gider.
bir süre çıkmaz. bir sessizlik olur.
dostları merak edip seslenirler
'nasılsın oğuz' diye. oğuz atay,
'sevinmeyin, daha ölmedim'
karşılığını verir banyodan.
sonra yine bir sessizlik olur.
ve yine bir merak başlar.
dostları banyoya koşarlar,
'nasılsın oğuz' diye seslenirler,
bu defa ölmüştür.
'sevinmeyin daha ölmedim'
oğuz atay'ın son sözleridir.
devamını gör...

yeni keşfettim seni. az önce baktım tatlış tanımlarına. ne güzel yazmışsın öyle hep kal bu sözlükte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim