meseleye kelimeyi doğru yazmakla başlanabilir*
devamını gör...

ne demiş rahmetli neşet ertaş "kadınlar insandır, biz insanoğlu."
devamını gör...

favori romanımdır. bir selim pusat aramama sebep olmuştur. tabi gönlümüz selim'in hem ayşe'si hem güntülü'sü olmadan yana.(hem sevdiği hem sevildiği)
devamını gör...

akçaabat köftesi, kebap, iskender, döner sevmek.
çok lezzetli olmasalardı belki olabilirdim.
devamını gör...

beğeni ve fovori butonundan ziyade okundu butonuna ihtiyacı olan sözlüktür.
daha önce de söyledik bunu.
kabul ediyorum çok işe yarıyor bu durum sözlüğün çarkı çok iyi dönüyor, maşallah allah nazardan saklasın.
ama bu beğeni olayı milleti şaşkına çevirdi.
önemli olan tanımın kendisi bu noktada yazar değil.
söz konusu yazarın tanımıdır oylanmayı hak eden.

karma puana etkisi olmayan bir okundu butonu gelsin bakalım hangi yazar ne kadar okunuyor görelim.

upuzun tanım yazan yazarlarımız var, ben ne yapayım yazarın kendisini. sağlıklı huzurlu mutlu bir ömür geçirsin o ayrı ama ben tanımı için okuyorum.

geçenlerde bir yazar bana mesaj attı. sen nasıl benim tanımımı beğenirsin diyor bana. eleştirdiğim bir yazardı ve beğenim onu şaşırtmıştı.

sözlüğümüzde tanımlar hak ettiği değeri henüz bulmuş değil kanaatimce ve bir okundu butonu olsa işe yarayabilir.
devamını gör...

belirsiz.
devamını gör...

gemide'nin ekürisi leziz film. filmin sonunda çalan harika müziği tekrar dinlemek ve o son yedi dakikayı tekrar izlemek isteyenler için;
devamını gör...

kill bill - soundtrack - the lonely shepherd (gheorghe zamfir) /
devamını gör...

kafa store'a eklenmesi arzu edilen başlık, tanım engelleme kararı için kolaylık yaratacak rozettir.
olursa ben net överim, sözlük gibi sözlükten dev hizmet herkesin malı meydana çıkar. biz de engeller kurtuluruz. tek bakışta hiç tanımlarını okuyup sinirimizi bozmadan bakar, görür, başlıklarını tanımlarını engeller geçeriz.

mesela benim bu başlığı açanı engelleyeceğim gibi.

fikir hürriyeti şu bu, yok valla arkadaşlar.
ben etrafımda, gökte uçan kuşunun kanadının gölgesi bile akp'den yana düşen kimseyi istemiyorum.
bezdim anlıyor musunuz? bezdim. gençliğim çürüdü. ömrüme 2000 yıllık acılar nakışlandı.
artık sebeplerini anlatmak bile istemiyorum.
ama:
(bkz: mizojini)
(bkz: homofobi)
(bkz: 20 temmuz 2015 suruç katliamı) )
(bkz: soma katliamı)
(bkz: 10 ekim)
(bkz: istanbul sözleşmesi)
(bkz: ali ismail korkmaz)
(bkz: berkin elvan)
(bkz: ethem sarısülük)
(bkz: abdullah cömert)

neyse sözlük, neyse çok doluyum çok...
devamını gör...

hayatla inatlaşan bir adam ve köpeğinin öyküsü. evet tam anlamıyla böyle bir tanım yapmak gerekiyor zira amcamız ve köpeği adeta hayatla inatlaşıyorlar. sen mi galip geleceksin yoksa ben mi yarışına giriyorlar. şimdi hikayeyi biraz baştan alacak olursak buradan sonrası için yola spoiler uyarısı ile devam edeceğiz.



amcamız en başta köylüler ayrılırken biraz tembellik ediyor gibi geldi bana. şimdi kim kalkıp buradan gidecek teee o kadar yolu yahu der gibiydi sanki. yani o tarlada bulduğu bir fidan bana çok da gerçekçi gelmedi orada kalması adına üşengeçliğinin bir kılıfıydı sanki.

fakat sonra amcamızın samimiyetine inanmaya başladığımız bir dizi olaylar oldu ki yahu bu adam resmen hayatla inatlaşıyor ölüme meydan okuyor dedim kendime okuduğum her satırda. öykü ile ilgili benim canımı sıkan en büyük nokta çeviri oldu.

küfürler bana çok geçmedi açıkçası. şimdi tabii kitap çince, hal böyle olunca orjinal dilinden okuyamıyorum e çeviriyi yapan çevirmen de bu işin uzmanı bir itirazım yok. ama ne bileyim küfürler bana çok geçmedi kitapta. neyse çok küfür yoktu zaten.

kitapla ilgili en güzel şey şuydu kitap hayal satmıyordu. tamam inatçılığı, hayata tutunmayı, mücadeleyi vs öğretiyordu belki ama şunu da alt metin olarak kocaman puntolarla aslında yazıyordu zihnimize: "hayata karşı mücadelenizde kazanan hayat olur. kıçı ile inatlaşan altına sıçar."

nihayetinde de öyle oldu, mısır büyüdü ama mısırın büyüdüğünü kim gördü ki? bana geçmedi hikayenin sonu. şu eleştiriyi yapacaklar olacaktır bu entryimi okuyunca. yahu işte oldu adam kazandı mısır yetişti kendisi gübre oldu. oldu kardeşim olmadı demiyorum ama nihayetinde adam öldü. o mısır mahsulünü alıp köpeciği ile yiyebildi mi? hayır.



işte böyle bir öyküdür bu kitap. lianke yazı dili olarak betimlemelerinde çok başarılı değildi bence bu öyküsünde. bana öyle geldi en azından. betimlemeler bana pek geçmedi. daha düz bir anlatımı vardı zihnimde çok canlanmadı o öykü. ama inatlaşması bana geçti hoşuma gitti inatlaşan insanları severim.
devamını gör...

parçaları kaybolmuş puzzle gibi artık insanlar. kiminin kalbi , kiminin ruhu kiminin de beyni yok.
devamını gör...

sözleriyle eylemleri birbirini tutuyorsa, acayip atraksiyonlarla göz boyamaya çalışmıyorsa, sorun çözme becerisi gelişmişse, nerede ne yapacağını biliyorsa kısacası haddini biliyorsa..
devamını gör...

kendiside kitap okumayan tipdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istanbul üniversitesi profesörü ahmet murat sezenkişi'dir.

1926 yılında bir seminerde arka odada laflıyoruz herr freud'la. kendisi bir nörolog amma velakin aklı sürekli erkliğe çalışıyor. bir ara dayanamadım muhabbete dâhil oldum. "neden dimağ denilen karmaşık olguyu sürekli şeye bağlıyorsun?" diye sordum. "ehem, anlamadım herr sezenkişi? biraz daha açık olsanız kuzum." dedi. o anda cevvallenerek: "oğlum" dedim, "sen de eviriyon çeviriyon her şeyi o işe getiriyon" o anda anlayarak bir muzip kahkahadır patlattı. bereket versin bende oracıkta güldüm. ama yine de güvenmiyorum bu herife, müstehzi kahkahalar fırlatıyor oraya buraya.. bakalım göreceğiz."

kaynak: ist. üni. nürnberg 4. nürnberger doktorandenkonferenz / hatıratlar - 1926 pr. dr. a. m. sezenkişi
devamını gör...

şiirin yazılma nedeniyle ilgili iki ihtimalden söz edilmekte:

1) babasının sevdiği kadınla evlenmesine izin vermemesi sonrasında bu şiiri kaleme aldığı iddia edilir.

2) babasının, cemal süreya'nın istemediği, onaylamadığı bir kadınla evlenmesi sonucunda yazıldığı söylenir.

babasını şiirinde öldürmüştür cemal süreya, babası ise bu şiir yazıldıktan yıllar sonra göçmüştür.
devamını gör...

telefonla oynamak. iyice gözlerim gidene kadar oynuyorum. öyle ki bazen yazdığım şeyleri hatırlamıyorum bile. bağımlıyım...
devamını gör...

louis daguerre'in 1838 yılında paris'te çektiği fotoğraf. tarihte, ilk kez bir insanı barındıran fotoğraftır. dikkatlice bakarsanız, o insanı fotoğrafın sol alt köşesinde görebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gözleri kapatıp giyinmesini beklemek.
devamını gör...

on altıncı yüzyılda yaşamış ingiliz şair ve oyun yazarıdır.

üstün zekası daha doğru söyleyişle dehası çok küçük yaşlarda kendi göstermiş ve marlowe her zaman çok başarılı bir öğrenci olmuştur. bir ayakkabıcının oğlu olan marlowe dünyada iz bırakmak isteyen ama sınıf farklıları yüzünden geri bırakılan insanlar için örnek alınması gereken bir sanatçıdır.

her zaman shakespeare ile bir yarış içinde tutulmaya çalışılan marlowe için böyle bir rekabet fikri bence çok büyük bir hakaret sayılırdı.

shakespeare daha fazla eser bırakmıştır ama shakespeare 52 yaşında ölürken marlowe daha otuz yaşına gelmeden öldürülmüştür. shakespeare çok yeteneklidir tabii ki ama eserleri hep ingiltere dışındadır nedense, kimseye bulaşmamaya çalışır. marlowe ise ateism, eşcinsellik, yahudi karşıtlığı gibi konularda bile çekinmeden yazar ve bunun bedelini de öder.

marlowe bir barda kafasına aldığı kama darbesi ile öldürülür, shakespeare’in ölümü ile ilgili ise elimizde net bir bilgi yok.

dil kullanımı açısından ikisi de dünyada eşi benzeri görülmemiş bir başarı sergilemiştir.

işte tam bu noktada iki kişinin aynı insan olduğu iddiası ortaya atılır. söylentiye göre marlowe kendi ismini öldürüp shakespeare ismiyle yeniden ortaya çıkmıştır. zaten shakespeare ile ilgili bu kadar az bilgi olması da bu komplo teorisini güçlendirir.

ilginç noktalardan bir diğeri de iki yazarım doğum tarihleri arasında iki ay olmasıdır.

nasıl olduğu, ne olduğu pek mühim değil artık ama şurası kesin ki marlowe, shakespeare’in gölgesinde kalacak bir yazar değildir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim