1998/ankara
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazısız bir görgü kuralıdır bu, birine sormadan numarasını bir başkasına vermezsiniz.
bu yüzden bunu yapanlar kendini eğitememiştir maalesef.

üniversitede çok geldi başıma. mecburiyetten gruplarda oluyorsunuz, başka bölümlerdeki insanlara numaranız alakanızın olmadığı insanlar tarafından iletilebiliyor.

ama benim anlamadığım eşşek kadar patronum numaramı niye arkadaşına vermişti mesela?
devamını gör...

halen iyilik yapıyor ve merhamet edebiliyorum.
devamını gör...

ekonomik insandır..
fakat arkadaş çevresinde çokça dalgaya konu olmuş, azıcık da aşağılanmaya maruz kalmış kişidir. kendimden biliyorum.
yahu bırakın amaç sarhoş olmak değil mi zaten? siz üç beş sekiz taneyle o kafaya gelirsiniz, bir başkası bir iki taneyle.. kıskanıyorsunuz diye gitmeyin bu insancıkların üzerine.
en fazla bir köşede uyur kalır, kimseye de zararı olmaz bu garibimlerin..
devamını gör...

demlik denebilir mesela.
devamını gör...

kadın yalakalığından ziyade yazarın yazara yaptığı kayırmadan kaynaklanır. kankacılık falan. bu kişiler tanımın içeriğinden ziyade yazarların mahlaslarına bakıyorlar.

(bkz: tanıma değil yazara oy vermek)
devamını gör...

çok severek takip ettiğim yazarlardan. yaşlarımız da yakın, belki o yüzden de hayata bakışımız benzeşiyor.

bazen bir başlığa tanım girecek olduğumda, yazacaklarımı zaten yazmış olduğunu görüyorum.

uzay ile ilgili tanımlarını ayrıca beğenmekle birlikte, çoğunlukla sade bir dil kullanmasından dolayı diğer tanım içeren başlıklarını da severek okuyorum.

yüzü hep gülsün.
devamını gör...

sabırlı olmam. özellikle sıcakta serada oruç tutarken iş yaptığım zamanlar sabrımın nirvanası.
devamını gör...

got dizisinde 8 sezon boyunca devamlı söylenen ama sonunda şu anlama geldiği anlaşılan söz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün arabayla ilgili bir sıkıntı için sanayi bölgesine gittim.ilk girdiğim tamircide üç çalışan da maskesizdi.diğer girdiğim yerdeki beş kişinin tamamı maskesizdi.yazın da aynı görüntülere şahit oldum.onlarca iş yeri,yoğunluğun bitmediği bir nokta.şaşkınlıkla izledim o kadar.aylardır değişen bir şey olmamış.
devamını gör...

standardizasyon, seri üretim ve taylorizmi temel alan üretim yaklaşımı. bunlara ek olarak sosyal bir misyonu da vardır. işçilerin kendi ürettikleri ürünleri satın alabilecek kadar kazanmasını amaçlar. henry ford, fabrikasında çalışan bir işçinin ford t alabilecek kadar kazanmasını hedeflemiştir.

marksist düşünürler bu sosyal misyonu "ağza bir parmak bal çalma" olduğu gerekçesiyle eleştirirler. bu düşünürlere göre işçilerin kendi ürettikleri ürünleri alabilmesi onları konformizme itmekte ve bir proletarya devrimi olmasını engellemektedir. böylece patron hep patron, işçi de hep işçi olarak kalacaktır.
devamını gör...

(bkz: gta vice city)
devamını gör...

ilkokulda deli gibi anadolu lisesi sınavlarına hazırlanan küçük ama yaşından evvel olgunlaşmış bir çocuk olmak. yaz girerken karne gününden önceki eğlencede sahneye çıkabilmek için yapılan elemeye emel'in o sene çıkmış "hovarda" adlı şarkısıyla katılmak, kazanınca dışarıdan belli etmemek ama içeride eurovision kazanmış kadar mutlu hissetmek, eve gidip olanları okul dönüşü anneye ballandıra ballandıra anlatmak, dolaptaki yeşil eriği bir kaseye doldurup tuzla kemirmek, televizyonda dönen klipleri izleyerek yeni şarkıları iyice zihne almak, mis gibi çiçek kokan bir akşamüstü sokakta bir saat oynayarak geçirmek ve sonrası biraz çalışıp mutlu bir uykuya dalmak... bir avuç çocukluk işte...
devamını gör...

m.ö.99 - m.ö.55 yılları arasında yaşayan, epikurosfelsefesini benimsemiş ve batı dünyasının tanımasında öncü olmuş romalı düşünür ve şairdir. ölümü kendi elinden olmuştur. yazılarını tamamlayamadan aklını yitirmiş, kılıcın üzerine atlayarak yaşamına son vermiştir.

felsefesini benimsemiş olduğu epikuros'un görüşlerinin üzerine katarak, günümüzde bilinen tek eseri, evrenin yapısı (de rerrum natura)nı yazmıştır. insanın, ölüm ve tanrı korkusundan arınıp, anda mutlu olarak yaşaması gerektiğini savunarak;ölüm düşüncesinin, tanrı korkusunun mutluluğa engel olduğunu düşünür.
devamını gör...

sago' nun halatının 27 boğum olduğu zamanlar, o zamanlar yaptığı şarkılarda gençlik dinamizmi, adalet arayışı hüküm sürerken şimdiki şarkılarında yalnızca yorgun bir adam görmek üzüyor. türkçe rap' in rap olduğu zamanlar. sago' nun halatı artık 44 boğum. inanılır gibi değil...
devamını gör...

yakışıklı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

küfür içeren cümlelerin yasak olmasına anlam verilememesine anlam veremiyorum ben de.
küfürlü konuşmayı övünce okan bayülgen gibi marjinal görünmüyorsunuz arkadaşlar.
basit küfür nedir yahu?
sosyal medyanın her yerinde insanlar artık yerli yersiz her cümlenin sonuna güya komik görünmek için küfür kısaltmaları eklemiyor mu zaten ?
bu alan temiz kalsın işte burda da yazmayıverin küfür falan.
neyin mücadelesi bu?
küfürsüz de gayet güzel ifade edilebilir düşünceler.
tabi yeteri kadar olgun fikirleriniz varsa.
devamını gör...

yıllardır anlata anlata dilimde tüyün bittiği, iddia ile uzaktan yakından bir ilgisi olmayan rasyonel gerçekliktir.
izninizle bir de burada açıklayayım.

endüstriyel hayvancılık, gezegenimiz için kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın en büyük pay sahiplerinden birisidir. benim et tüketmememin tek sebebi elbette bu değildir, ama ekolojik yıkım da bunun bir sebebidir.

size şu açıklıkla ifade edeyim, kapitalizmin üretim ilişkilerinin tümü, enerji üretim yolları ve endüstriyel hayvancılık sürdüğü sürece insan ve insan dışı bütün türler ve varlıklar için bir yaşam, sürdürülebilir bir şey değildir. fakat bunun çözümünün bill gates'in yapay eti olduğu kanaatinde değilim. bunu savunmak gülünç olurdu.

niye mi?
çünkü gezegenimizi yok eden şey, tek başına endüstüriyel hayvancılık değildir. gezegenimizi yok eden şey kapitalizmdir.
zira kapitalizm, özgür bilimin ve yaşamın önüne sermayeyi ve burjuvazinin çıkarlarını koymak gibi var oluşsal bir eğilime sahiptir.

aşı adaletsizliği ve patent sistemi buna en yakın çeperden kanıt olarak sunulabilir. zira covid 19 pandemisi sürecinde aşının bulunduğu ilk günden bu güne milyonlarca insanın ölümüyle devam eden süreç de bunu kanıtlar niteliktedir.
çünkü kapitalizm sermayeyi yaşamın önünde tutmak zorunda olan üretim ilişkileri ile var olur.

şöyle açık olarak bir kere daha ifade edeyim bill gates'in yapay eti yaygınlaşsa dahi yalnızca dünyanın ayrıcalıklı bir azınlığı için ulaşılabilir olmaktan uzağa düşemeyecektir.

fakat kapitalizmin bütün üretim ilişkilerinin tarumar edildiği, yani yeryüzünde cenneti yarattığımız bir yarında bilimin önünden sermayenin boyunduruğu çekildiğinde elbette endüstüriyel hayvancılığın terk edilmesi için alternatif proteinler yaratılabilir ve ulaşılabilir kılınabilir.

peki yeniden endüstüriyel hayvancılığın gezegende yarattığı tahribata ve iklim değişikliği, suların tükenişi, ormanların yok oluşu ve ekolojik talan noktasındaki payına dönersek, siz sevgili yazarlarımıza bilimsel verilerle bir miktar daha bu konuyu açıklamak sorumluluğunda olduğumu düşünüyorum.

sera gazlarını kısmından başlarsak, hayvancılık ve yan ürünlerinden kaynaklanan karbondioksit (co2) yıllık 32.000 milyon ton ve bu miktar dünya çağındaki sera gazı emisyonunun %51’ini oluşturmakta.
ayrıca 20 yıllık çerçevede, metan gazı, karbondioksit gazından 86 kat daha fazla küresel ısınmaya sebep olma potansiyeline sahip. ve ineklerin tümü her gün 150 milyar galon (567 milyat litre) metan gazı üretiyor. bu ortalama dünya çapında günlük 150 milyar galon methan gazı (ch4) demek.
ve biz endüstüriyel hayvancılıkla bu rakamı her gün daha çok arttırıyoruz.
fakat daha korkunç olanıysa hayvancılık, insan kaynaklı diazot monoksit gazı (nitroz oksit-n2o) emisyonun %62’sinden sorumlu. diazot monoksit gazı, karbondioksitten 296 kat daha fazla iklim değişikliğine sebep olabilecek bir sera gazı çeşidi ve atmosferde kalış süresi 150 yıl.

son olarak bütünüyle fosil yakıtların vazgeçsek dahi, endistüriyel hayvancılığın bu boyutlarıyla 565 gigatonluk karbondioksit limitini hayvan yetiştirme ile 2030 yılında geçmiş olacağız.

su bahsindeyse tablo yine aynı korkunçlukla devam ediyor. hayvansal tarım için kullanılan su yıllık 34-76 trilyon galon.
bunun oransal dağılımını yapmak gerekirse, hayvancılık için kullanılacak yemler için yapılan ekim, amerika’nın su harcamasının %56’sını oluşturuyor. abd’nin su harcamasında kişisel ev kullanımları ise %5’ten ibaret.

şöyle özetleyelim, 450 gram etin üretimi için 2.500 galon suya ihtiyaç duyuluyor.
450 gram yumurta için 477 galon, 450 gram peynir içinse yaklaşık 900 galon suya ihtiyaç var. 1 galon süt için 1.000 galon suya ihtiyaç duyuluyor.

bu korkunç tabloyu şöyle bağlayabiliriz; bugün dünyadaki temiz su harcamalarının %20-33’ünün sebebi, hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık sektörü.

tarım alanları bahsinde ise hayvancılık ve hayvancılık için yem üretimi, yeryüzünün donmamış buzsuz alanının 3’te 1’i, yeryüzü toprağının ise %45’i gibi rakamlara tekabül ediyor.

ve canlı türlerinin yok olmasının, okyanus ölü alanlarının oluşmasının, su kirliliğinin ve habitat bozulmasının başlıca nedeni de yine hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık. zira hayvansal tarım, ağaçları yok ederek hayvancılıkta kullanılacak yemlerin ekimi için alanlara, otlaklara, meralara dönüştürüyor.
bu gelinen nokta ise gezegenimizin 65 milyon yıldır yaşadığı en büyük soy tükenişi.
tarım alanlarının kullanımı basinde şu netlikte ifade etmem gerekirse, her inek için 2-5 dönüm arazi kullanılıyor.
ve örneğin abd’nin neredeyse sınırlarının yarısı hayvansal tarıma tahsis edilmiş durumda. oysa herhangi bir toprakta, bitki temelli kaynaklardan elde edilecek protein miktarı, etten elde edilecek miktarın 15 katı kadar.

türlerin yok oluşu noktasında ise okyanuslardan her yıl 90-100 milyon ton balık çıkarılıyor. halbuki okyanuslardan her yıl çıkarılan canlı miktarı 2.7 trilyon.
bu; yakalanan her 450 gram balık için, yaklaşık 2.5 kilo hedef olmayan deniz canlısı da yakalanıyor ve ıskartaya çıkıyor ve üretim fazlası olarak atılıyor, demek.
bu bakımdan gezegenimizdeki tür çeşitliliğindeki azalmanın ve büyün yok oluşların sebeplerinden birisi de balıkçılık sektörü.

bir diğer büyük yok oluşu ve türlerin tükenişini yaratan faktör de hayvansal tarımcılık ve endüstriyel hayvancılık kaynaklı yağmur ormanlarının yok edilişi.
şöyle rakamlandırabiliriz; hayvansal tarım, amazon katliamının %91 kadarından sorumlu. ve her saniye yağmur ormanlarından 1-2 akre yok olmakta.
yağmur ormanlarının yok edilmesinin sebebi de yine endüstriyel hayvancılık ve hayvancılıkta kullanılan yemlerin üretimi için ortaya çıkan tarım alanı ihtiyacı.
ve yağmur ormanları katliamına bağlı olarak her gün yok olan tür sayısı ise 137.
son olarak hayvansal tarım nedeniyle bugüne kadar yok edilen yağmur ormanı 136 milyon dönüm gibi korkunç bir rakama ulaşmış bulunmakta.

buraya kadar okumayı sürdüren olur mu bilmem ama, bu karanlık tabloyu dönüştürmek için size son bir kaç kıyas vereyim sevgili sözlük. * belki aklınızda bazı şeyler netleşir.

1 kişiyi 1 yıl beslemek için ihtiyaç duyulan toprak, hayvansal ürün tüketmediğinde 650 metrekare. hayvansal ürün tüketildiğinde ise bu oran bunun 18 katı.

şöyle de ifade edilebilir, 1.5 akrelik bir arazide 16.700 kilo bitki bazlı yiyecek üretilebilirken, aynı büyüklükte bir arazide üretebilecek et miktarı 170 kilo.

daha da uzatılabilecek bu kıyasları şöyle özetleyeceğim;
bütün bu tablodaki faktörleri toptan değerlendirirsek, hayvansal ürün tüketmeyen bir kişi, hayvansal ürünlerle beslenen bir kişiden %50 daha az karbondioksit üretiyor, 11’de 1’i kadar fosil yakıtı tüketiyor, 13’te 1’i kadar su tüketiyor ve 18’de 1’i kadar toprak kullanıyor.

yani uzun lafın kısası, evet endüstüriyel hayvancılığın gezegene zarar verdiği bir iddia değildir. ayan beyan bir gerçekliktir.

şimdi buraya geniş bir kaynakça havuzu da bırakayım da laf olmasın. hem belki gerçekten bu upuzun tanımı okuyup gerisini merak edenler de olur.

pandemi ve endüstriyel hayvancılık ilişkisi
vegan yaşamak hangi yok oluşu önler
hayvancılık endüstrisi
iklim ve çevre
değişim tabaktan başlar

elbette kaynak metinler daha da genişletilebilir. samimiyetle daha fazlasını merak eden varsa bir mesaj uzağınızdayım. *
devamını gör...

bayat çay içmek.
devamını gör...

nickini her gördüğümde malum kişinin ses tonu ve vurgusuyla okuduğum yazar. bir gülümsemeye yol açıyor o nedenle.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim