kendini you dizisindeki joe goldberg sanarak sözlükteki tüm üyeleri takıntı haline getirip stalklayacak ve edindiği bilgilerle hepimizi ifşalayacak olan şahıstır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

eğer pencereden bakmaya devam edersem kar utanır ve yağmaz.
devamını gör...

sevdiklerinizle iletişim halinde ve mutlu olduğunuz bi gün geçirmeniz dileğiyle. günaydıınn sözlük. *.
devamını gör...

sadece bana mı saçma geliyor bu acaba? doğum esnasında yüzlerce kare fotograf çektirmek için binlerce lira ödemek çok saçma.
doğum sırasında bırak fotograf çektirmeyi düşünmek ben kendi sesimi bile duymaktan nefret edecek kadar öfkeliydim. kendimi o an aynada bile görmeye tahammül edemezdim. ne fotografı.
ya doğumlar kolaylaştı ya da ben eski kafalı demode bir insanım.
devamını gör...

onur: honoré de balzac'ın da ismi olan onur, insan ismi olarak kullanılacak kadar türkçeleşmiş ve fransızcadan geçmiş olma ihtimali türk insanının aklına gelmeyecek kadar bizdenleşmiş bir kelimedir.

türkçemizdeki en eski yazılı örneği şemseddin sami'nin 1905 yılında yayımlamanan kamus-ı fransevi adlı sözlüğündedir. orada 'onör' diye geçer, oradan da bugünkü biçimine evrilmiştir.

--- alıntı ---

honneur [fr.]: ... şeref, şan, şöhret, itibar, haysiyet, onör اونور

--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kapitalizm = modern kölelik mesajını verdiğini düşündüğüm baş yapıt.

analiz edersek;

*anime, ruhların ve köleleştirilmiş insanların çalıştığı "bathhouse" denilen başka boyuttaki büyülü bir yerde geçiyor. burası bir işletme.

*bathhouse parası olan ruhlar için hizmet veren otel-hamam karışımı bir yer, ve kuvvetli cadı-ruh yubaba tarafından yönetiliyor. yubaba patron.

*yubaba, bir şekilde o mekana gelen ve kendisinden iş isteyen herkese iş vermek zorunda. yani işletmesini büyütüyor, mavi yakalı işçilerden oluşan ordusuyla sürekli daha çok ve daha çok para kazanıyor.

*bu işletmede yolunu kaybetmiş insanlar kadar, diğer ruhlar da çalışıyor. yani din dil ırk önemli değil. önemli olan işletmenin para kazanması ve büyümesi.

*çalışanların çoğu bencil. 2 parça altın görünce götü başı dağıtıyor, birbirlerini eziyorlar. mavi yakalının yükselme hayalinden dem vuruluyor.

*yubaba, müşteriler altın dağıttığı zaman bile bunların çoğunu "masraflar" bahanesi ile çalışanlarından geri topluyor. ne olursa olsun patron aslan payını alıyor. işçiler saklayabildikleriyle kalıyorlar.

*bathhouse'a varmadan önce terkedilmiş karnavaldaki büyülü yiyecekleri gören chihiro'nun ebeveynleri yemeye başlıyor ve durmuyorlar. gittikçe hızlanıyorlar, oburlaşıyorlar, insanlıktan çıkıyorlar ve domuza dönüşüyorlar. sonraki zamanlarda öğreniyoruz ki, bu şekilde domuza dönüşen bir çok insan var. burda tüketim kültürüne dair çok güzel bir mesaj veriliyor. birileri para harcayacak ki bu çark dönsün. ve bu olgu "yemek yiyerek" gösteriliyor. hızlı, aç gözlüce ve silip süpürerek.

*chihiro bathhouse'a vardığında iş bulana kadar herkes kendisine kötü davranıyor. itiliyor, kakılıyor, garipseniyor, kovalanıyor. ne zaman ki yubaba kendisine iş veriyor, o zaman düzen yerine oturuyor. chihiro o garip dünyadaki yerini buluyor. anime bize diyor ki; eğer zengin değilsen bu düzen için çalışacaksın. eğer patron değilsen işçisin. ikisi de değilsen hiçbir şeysin. ya paran olacak, ya da bu makinenin bir parçası olmak zo-run-da-sın.

*yubaba, iş verdiği kişilerin gerçek isimlerini büyü ile çalıyor ve onlara yeni bir isim veriyor. bu bir kontrat yerine geçiyor. mesela chihiro'ya "sen" ismi veriliyor. ismi çalınan kişi, mucizevi bir şekilde ismini hatırlayana kadar sonsuza kadar bathhouse'da yaşamak ve çalışmak zorunda. burada bireyselliğin önemsizliğini ve işçi kimliğiniz olduğu sürece adam yerine konulabileceğinizi, kim olduğunuzun sistem için önemi olmadığını görüyoruz. tarih boyunca isimlerini hatırlayarak bu kölelikten kurtulabilen 2 kişi var, bunlar da haru ve chihiro. ve bunu sadece birbirlerine yardımcı olarak yapabiliyorlar. burda işçi sınıfının birleşirse daha çok hak elde edebileceği ima ediliyor.

*bathhouse'da her şey altın ile dönüyor. çünkü para dünyanın bir numaralı gücü, tek amacı. parası olan müşteri ne kadar iğrenç olursa olsun etrafında pervane olunuyor. hatta en zenginlerini bizzat yubaba karşılıyor. bir gün bathhouse'a gelen balçık ve kir içindeki ruh (stink spirit) buna çok güzel bir örnek.


parasını fazlasıyla ödüyor ve kendisini temizleme çalışmaları başlıyor. en sonunda chihiro'nun büyük çabalarıyla içindeki inanılmaz büyüklükteki pislik ve hurda kütlesi çıkarılıyor. ruh hemen ardından özgür oluyor ve uçmaya başlıyor. tüketimin ruhumuzda yarattığı çürüme ve pislik birikimine bir gönderme yaparken, aynı zamanda doğayı çürütmemiz de anlatılıyor bize.

*en sonunda chihiro ismini geri alıyor ve bu olduğu anda serbest bırakılıyor. çünkü bireyselliğini yeniden kazanan bir insan olarak artık üretim bandında yeri kalmıyor. chihiro ailesini kurtarıyor, ve gerçek dünyaya geçiş yapıyor.

*10 yaşında ulaştığı bu nirvana sonrasında ailesi ile giderken bir şeyi daha farkediyoruz. en baştan beri ev almaya gidiyorlar. kendileri küçük orta halli bir aile. ilk evlerini alacaklar. klasik bir amerikan (japon) rüyasına doğru giderlerken yolculuğumuz sona eriyor.

2 kere izledim, her seferinde yeni bir şeyler buldum kendisinden. kimsenin kaçırmamasını tavsiye ediyorum efendim.
devamını gör...

bugün final yaptım. izlediğime pişman değilim. fakat dizinin ilk bölümleri ile şu anki hali arasında alaka yok. özellikle sonradan uzatılan dizilerde hep görülen plansız karakter ekleyip çıkarma ve neden olduğu belli olmayan olaylar dizide fazlaca vardı. son sezon biraz saçma bitti tatmin eden bir final olmadı. rusları büyüttüler adamlar 2 savaşta telef oldu ki savaşların ilki yarım yamalak gösterildi ama ikincisi hiç gösterilmedi. ruslarla final yapabilecekken durduk yere ingiltereyi işin içine kattılar. ayrıca son sezonun ikinci yarısı birden karakterlerin hepsi "hadi ölekte gidek" kıvamına geldi. sonuç olarak yine aksiyon anlamında idare eder kıvamındaki dizi berbat bir final yaptı.

genel olarak diziyle ilgili eleştirilerim (ilk bölümleri izleyeli bayağı olduğu için detaylı hatırlayamıyorum)

vikinglerdeki ciddi sadakatsizlik sorunu. biri geliyor ben buranın reisiyim diyor hobaa herkes bir anda fedaisi oluyor. ertesi bölüm başkası geliyor bu sefer ona. aşırı rahatsız edici oluyordu.

önemli gibi gösterilip hiçbir halt olmadan birden ortadan kaybolan karakterler. şimdilik aklıma gelen sigurd (o kadar yılan gözlü bilmemne dediler hiçbir şey yapamadan telef oldu gitti), çinli kadın ve köye erkekler yokken gelip kadınlarla hasret gideren yarı tanrı kılıklı adam. ayrıca ingiltere bölümlerinde bir bishop çıkmıştı. adamın önceki sezondan haberini verdiler falan toplasan yarım sezon durmadan öldü gitti.

hvitserk kafayı yedi, ıvar sevdiği kızı yakınca kinlenmişti iyice kızı rüyasında falan görüyordu dedim bu ivarı fırsat bulunca gebertir cümle alem rahatlarız. herşeyi unuttu gitti yancısı olup çıktı herifin.

bjorn un yaptığı akdeniz turu, adam akıllı bir şey göremeden hiçbir şey yapmadan döndüler.

son sezonda bütün dizi boyunca umursamazca adam kesen herifler bir anda tövbe etti. hele ubbe ve floki izlanda meselesinde şu uyuz herifleri kesmedi ya sinir krizi geçirdim.

rusyadaki olaylar baştan savma oldu. prens oleg bir anda hiç savaşmadan şehri bıraktı gitti.

vikinglerin amansızca adam kesmekten ziyade ticari yönlerinide gösterseler hiç fena olmazdı.

ve daha birçoğu, izleyenlerin zaten farkında olacağı.
devamını gör...

fransız simyacı (bkz: nicolas flamel) tarafından bulunduğuna inanılan iksirdir.

flamel'in mezarının kazılması ama cesedinin mezarda olmaması da bu iddiayı güçlendirmiştir.
devamını gör...

(bkz: yigityilmaz) zaten ilgili şahsın nickaltına bakınca sebebi açıkça belli. paylaşımları da hakeza aynı şeklde.
devamını gör...

dikkat edilmezse düşmekle sonuçlanabilir. hele okunan kafa sözlük ise ve o esnada tökezlenirse, sözlük bu duruma bir hayli üzülebilir.
devamını gör...

yolumuzun kesiştiği kişinin kim olduğuna bağlı olarak güzel veya kötü olarak yorumlanabilecek olan başlıktır.
devamını gör...

politikacılardan korkma durumudur.
devamını gör...

(bkz: islam)

edit: (bkz: arap kültürü)
devamını gör...

"bahçe düzenlemesi ve bakım işlerini yapan kişi" anlamına gelen bahçıvan farsça’dan dilimize önce bağçeban olarak girmiş, sonra bağçevan olarak çeşitli eserlerde yer almıştır.
anadolu halkı bahçevan olarak söylemeyi doğru bulurken; tdk “bahçıvan” olarak kullanımının doğru olduğunu açıklamıştır.
alttaki videoda 1963 yılında zeki müren’in oynadığı bahçevan filminde
sanat güneşimize "kızı öpüş tarzından görüleceği gibi" biraz zampara rolü vermişler.



bahçevan şarkısı...
elmayı alan bilir
şeftaliyi satan bilir
güzel kızın kıymetini
kimsesiz yatan bilir

deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
ayvalarım sarardı oyy oyy
deli gönlüm karardı oyy oyy
yarime nar yolladım oyy oyy
içinde kalbim vardı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar bizim olsa oyy oyy
yaprağı üzüm olsa oyy oyy
yarim uykusu gelmiş oyy oyy
yastığı dizim olsa oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül
şu dağlar olmasaydı oyy oyy
çiçeği solmasaydı oyy oyy
ölüm allahın emri oyy oyy
ayrılık olmasaydı oyy oyy
bahçevan geldi
bahçevan geldi
deh deh düldül
deh deh düldül
sen düldülsün ben bülbül.

insanları sevmek çok güzel. ama riyasız sevmek... yalandan dolandan uzak, şımarmadan sevmek... şımarmadan yaşamak... kundakla doğduk kefenle öleceğiz noktasından yürüyüp din, ırk ve renk ayrımı yapmadan tüm insanları sevmek... böylesi güzel bence” - zeki müren.
devamını gör...

önceden ben de olmaz diyordum ama eski sevgilin ile doğru düzgün ayrılmışsanız yani ortada gerçekten sevgi kalmamışsa ve belli bir zaman geçmişse gayet de arkadaş olabilirsiniz. lise yıllarında sevgili olduğum çocukla 7 yıl sonra tekrar karşılaştık ve şuan çok güzel arkadaşız yepyeni bir arkadaş edinmekten daha iyi bence zaten iki tarafta kendini tanıyor. bu sayede ortaya çok eğlenceli konuşmalar oluyor
devamını gör...

hiç çıt kırıldım olmadık mesela. diğer kadınlar gibi kapımız açılmadı. sandalyemiz çekilmedi. çiçek dalında güzel dedik çiçek istemedik. buluşacağımız zaman sen adresi ver ben gelirim dedik. sen gel al demedik. ağzımız dolusu küfür ettik yeri gelince. salaş bir kafede keyifle çay içtik. lüks restoranlara ne gerek var deyip özel günlerimizde evimizde bir kase şarap yeter dedik.
sonra ne mi olduk?
fazla doğallıktan,
zamanla görülmez olduk
ve unutulduk...
devamını gör...

cinayet büro başkomiseridir. masa başında oturmaz, sinirlendiğinde masayı alıp kızdığı kişinin kafasında kırma potansiyeline sahiptir. amatör ligde top tekmelerken bazı sorunlardan dolayı eski hobisini ve işini bırakıp karısını doğrayan katilleri, çocuklara el uzatan tecavüzcüleri tekmelemeye başlamıştır. belki iyi bir adam olamamıştır, ama kimsenin adamı da olmamıştır.

ukdeydim doldum.
devamını gör...

sıvı, akışkan anlamında yabancı kökenli bir sözcük.
devamını gör...

şaşırmamak lazım. tomografide çalışıyorum, soda şişeleri , kavanozlar üff daha neler neler * artık şaşıramıyorum bu tarz olaylara
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim