acı. bolca acı. çokça acı.

aşı vurulan sol kolumu kürek niyetine kullanıp, kazdığım yere kendimi gömesim var.
devamını gör...

yeni isimle vuku bulmuş olay.
ikinci nesle sıcak davranın, misafirperver olun ; onları bağrınıza basın, sevin.

unutmayalım ki, bu devirde normal olmak bile başlı başına bir mesele! *
devamını gör...

#458620 genel hatları ile çok güzel açıklanmış mevzu.

bir kaç şey eklemek isterim. yazarların nickaltlarına yazılmasına karşı değilim zaman zaman bunu bende yapıyorum zira doz aşımı yaşandığını gördüğüm anda başlıktan kaçıp, bir süre başka başlıklarda saklanmak zorunda kalıyorum.

bir yazar size özlediğiniz bir şeyleri hatırlatmıştır., yazarsınız...

sizi gülümsetmiştir, kayıtsız kalmak istemezseniz, yazarsınız...

ufkunuzu açıyordur, bakış açınızı değiştiriyordur, yazarsınız..

heybenize yeni bilgiler eklemenize vesile oluyordur, yazarsınız...

liste uzar gider.

ama sırf aranız iyi olduğu için, kişisel sohbetiniz olduğu için yazmaya başlarsanız işin samimiyeti ortadan kaybolur gider. nickaltları yazarların sözlükte yazıp çizdiklerine binaen kullanılması gereken alanlardır.

sözlüğe yeni gelenlere rehber olması gerekir.

hususi ilişkilerinizdeki hislerinizi bu alana börtülü böcekli, kuşlu kelebekli, minnaklı yazarsanız olay başka yerlere evrilir. ha keza nefretinizi sin kaflı bir şekilde kusarsanız da aynı şey olur.

işin cılkını çıkarmamak lazım. tek tornadan çıkmış gibi duran methiye ve sövgü sözcüklerinin kimseye faydası olmaz. nickaltlarını sözlüğe katkısı olacak şekilde doğru kullanmak en güzeli...
devamını gör...

deryadır, denizdir. yüzmeyi bilen bile boğulabilir. elit bir zevktir, seveni sevmeyeni çoktur.
en sevdiklerimden birini bırakayım.
bonus
devamını gör...

kişinin iltifat aldığında utanıp ne diyeceğini bilemediğinden verdiği karşılıktır. iyi niyetle yapılmıştır fakat bir iltifat sonrası hemen karşıdaki kişiye iltifat etmek samimi karşılanmayabilir. ya da laf olsun torba dolsun gibi görülebilir. bence iltifat alındığında her ne kadar zor da olsa sadece samimi şekilde teşekkür etmek daha makul olacaktır.

insan sadece teşekkür ettiğinde mütevazı davranmayıp kibirli görüleceğini düşünebilir fakat samimi teşekkürünüz, iltifat ettiğiniz kişinin iltifatını kabul ettiğinizden kişiyi mutlu edecektir. tek dikkat etmeniz gerçekten samimi bir şekilde karşılamanız.
devamını gör...

tuvaletten sonra elini yıkamayan aşçı ve personeller vardır.
yere düşen ekmekler müşteriye tekrar servis edilir.
yarım kalan bazı ürünler müşteriye yeni gibi servis edilir.
organik diyerek satışı yapılan yan ürünler asla organik değildir.
devamını gör...

günümüzde o kadar yanlış insanların dilinde dolaşan bir tabir oldu ki okuyup araştırmayan bir neslin sadece bayan değil kadın ibaresinden feminizm hakkında bilgileri olduğunu sanması içler acısı. ha bir de bunun dalga konusu olduğu bir zamandayız tabi ki. lütfen biraz okuyun
devamını gör...

kanadımı kırdılar uçamadım anne
savaşa soktular koşturdum
kalbini açamayan herkesin aklına
eğriyi doğruyu ben soktum
sonbaharda dökülen yapraktım
ilkbaharda geri geldim ben
aileme dostuma selamlar olsun
gökkuşağındaki bir rengim ben
devamını gör...

her zaman ve daima hüzünlü söz yazarı ve müzisyenimiz sevgili emre aydın 02 şubat 1981 ısparta doğumludur.
ben ne zaman emre aydın dinlesem derdim sanki azmış gibi daha da üzülürüm. çok sevmekle beraber bitmek bilmeyen bir karanlıklara sürüklenme, bir melankoli hali gibi geliyor bana ki ben de genel olarak biraz hüzünlü bir insanım. tamam biraz değil epey hüzünlü olabilirim ama konumuz ben değilim emre aydın.

bizi hüzünlere gark eden adam olan emre aydın ilk olarak 6.cadde isimli grubuyla 2002 yılında "sing your song" beste yarışmasına katıldı ve türkiye birincisi oldu. tarihler ekim 2003'ü gösterdiğinde hem solistliğini hem de sarkı yazarlığını üslendiği grubu ile yalnızca bir albüm yaptılar ve devamında emre aydın gruptan ayrılarak internet üzerinden "belki bir gün özlersin" isimli şarkısını yayınladı.

solo kariyerinin ilk albümünü ise ekim 2006'da "afili yalnızlık" ismiyle sony music 'ten çıkarttı.
kariyerine afili yalnızlık, kağıt evler (2010) ve eylül geldi sonra (2013) albümleri dışında bir çok single ve düet de sığdıran emre aydın;
nilüfer ile "son perde",
model grubu ile "bir pazar kahvaltısı",
çağan şengül ile "beni anla" ve
çelik şarkıları albümünde de "hercai"şarkısını seslendirmiş ve özellikle bu şarkı seçimiyle bizi hiç mi hiç şaşırtmamıştır.

2019 yılında 6.cadde ile ortak "uyut beni" albümünü yapmıştır.

en son çalışması ise daha çok yeni, 08 ekim tarihinde yayınlanmaya başlayan "söz müzik onur can özcan" albümünde yer alan "hırka" isimli parçadır. hırkan ömrüme asılı hala...

şarkılarını severim ama yukarıda da bahsettiğim gibi uzun süre dinleyince karanlıklara düşüyorum ve oradan çıkmam gerçekten zor oluyor o yüzden ara ara dinlemeye çabalıyorum. yok yok gerçekten çabalıyorum çünkü dinlemeye başlayınca sıyrılmak gerçekten zor oluyor.
bence herkesin bir emre aydın limiti olmalı ve o limit aşılmamalı!

benim en sevdiğim ilk üç şarkısı sanırım şu şekilde;
1- "dayan yalnızlığım" mutlu muyduk ki? sade nefes aldık...
2- "çocuğum belki" bana beni geri ver...
3- "soğuk odalar" aynı gökyüzünde ayrıydı güneşin...


bu satırlarla bitirmek istiyorum sanırım bu tanımı...

çocuğum belki, elimde tahtadan bi kılıç
ve kırgınım sana ben, haberin de olmayacak...
devamını gör...

oldukça popüler bir sabahattin ali romanı. şahsım da tek bir soluk da okuyup bitirmiştir. fakat sonradan izlemiş olduğum bir tiyatro uyarlaması, farklı bir açıdan bakma imkanı yarattı. bakın şimdi anlatıyorum.

ana karakter genç yaşında küçük bir beldeden, berlin gibi bir şehre gidiyor. aynı, yurt içinde anadolu'nun ücra köşelerinden şehre gelen bir genç gibi.

berlin de bir gece kulübüne gidiyor ve orada çalışan kızlardan birinden oldukça etkileniyor. aynı genç yurt içinde de bir turistik bar yada kabaca pavyona gidip de benzer bir şekilde kendini kaptırabilir ki bu aslında çok da nadir bir durum değil. genç ve tecrübesiz bir erkek, böyle bir ortama ilk defa girdiğinde etkilenmesi çok normal.,

maria, raif in saflığından etkileniyor ve kendini ona daha da yakınlaşırken buluyor. bu da gayet normal. yurt içinde de konsomatris olarak çalışan bir kadın genel olarak oldukça kaba erkekler ile vakit geçirmek zorunda kalırken, saf ve naif bir erkekte daha farkı bir rahatlık, güven bulabilir.

tek bir seferliğine birlikte oluyorlar ve olaylar burada başlıyor işte. çocuğun ilk seferi bu. tabi ki kadına aşık olacak. maria dediğin kadında öyle alelade bir kadın değil ki. görmüş geçirmiş, güzel ve kadınlığını kullanmayı bilen biri.

asıl saçma olan ise, bir şekilde memlekete dönüyorsun tamam ama bunca yıl böyle bir aşkın acısı ile yaşıyorsun ama hiç bir fırsat yaratıp da gidip soruşturmuyorsun, ne oldu bu kadına diye.

sabahattin ali öyle bir anlatmış ki, okurken aklına bunlar gelmiyor insanın. göz yaşları sel oluyor gidiyor ama en temeline inildiğinde "köyden geldim şehre, konsomatrise aşık oldum. kalbim kırıldı."
olayın özeti bu kısaca.

daha uzun uzun yazmak lazım tabi ama öyle fazla şey yapmamak lazım.
devamını gör...

bir balinanın beni yutması, çok uzak yerlere götürmesini, ben oralarda gezip tozduktan sonra da beni evime geri götürmesini hayal ederdim.
devamını gör...

ulan şeref yoksunu insanlar her yerde var tamam. bu hakimler nasıl bu kararları verip rahat uyuyabiliyor? nasıl eve gidip çocuklarını sevebiliyorlar? hukuku geçtim bunlar nasıl insanlar?
devamını gör...

hijyen ve terliklerdir. adam gibi bir terlik verin kardeşim. bir terlik giyiyoruz taban kalınlığı 0,00000001 mm.
devamını gör...

deniz temalı pame radyo yayını'nın sonuna geldik. gelenlere, dinleyenlere, bir tatlı huzur almaya gelenlere gönülden teşekkürlerimle...

programın çalma listesine şu linkten erişebilirsiniz:
youtube.com/playlist?list=P...

bir sonraki pame'de görüşmek dileğiyle.
devamını gör...

yeni türkiye'den bir manzaradır. eski türkiye'de ayçiçek yağı 5 litrelik tenekeyle rahatça alınır, tüketilirdi. şimdi bunun 10'da 1'ine gücümüz yetiyor. ayçiçek yağı, kolonya gibi yarım litrelik şişede satılmaya başlandı. yeni türkiye'ye hoş geldiniz.
(almanya'da 1 litre ayçiçek yağı 1,99 euro. https://translate.google.com/translate?sl=de&tl=tr&u=https://shop.rewe.de/productlist?search%3dsonnenblumen%25c3%25b6l%2520 )
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu

madde 216 (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
devamını gör...

yoğun kırmızı et görmeye dayanamam.ekranda ya da yazılı basında karşılaşırsam hemen sayfayı-kanalı değiştiririm.mezbaha,et deposu gibi yerlere bırakın girmeyi, yanına yaklaşamam. çocukluktan gelen bir korku.bazen rüyalarıma da girer.haliyle kurban bayramlarımdan tiksinirim.kasap önünden geçmem,mecbursam camekana bakmadan hızlıca geçerim.dışarıdan bakınca saçma,komik gelebilir ama sıkıntısını yaşayan bilir.
devamını gör...

yine her şeyi yazmışsınız, size kalsa insanlar birbirine hitap edip diyalog başlatamaz. işaret diline de dönelim ister misiniz acaba? kardeşim, sen gibi kelimeler insanı nasıl rahatsız eder acaba? biri de hocam dışında hitap etmesinler demiş, oldu sayın cumhurbaşkanım da desinler mi?

itici gelen ağızdan çıkan kelimelerden çok ses tonu ve söyleme şeklidir. samimiyetsiz birinin yapmacıkça hanımefendi/beyfendi demesi bile itici gelebilir.
devamını gör...

+15 yaşla şut ve gol dediğim eleman. buradaki daha birçok kişi daha bebekken veya namevcut iken, 2400'lük modemlerle bbs'lere bağlanan biri olarak bekirçavuş' un yanında buralarda yer almayı gayet hakkım görüyorum.

(bkz: destur var mı çavuş)*
devamını gör...

tek güzel getirisi, artık fetullah gülen ile ilgili espri yapabilme özgürlüğüdür. hoca bu durur mu, yapıştırmış kalkışmayı.* *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim