ıv. mehmed
1642 - 1693 yılları arasında yaşamıştır. babası sultan ibrahimdir. oğullarından ikinci mustafa ve üçüncü ahmed padişah olmuştur.
devamını gör...
erkeklerin zeki kadın sevmemesi
zeki erkek değilse sevmemesi yerinde olur.
devamını gör...
ekşi sözlük
bana kafa sözlüğü hediye etmiş.. eski sözlüğüm..
devamını gör...
hulusi sayın
28 nisan 1926 elazığ doğumlu eski asker.askeri lise, kara harp okulu ve harp akademisini bitirdikten sonra orduya katıldı. 1974 yılında tuğgeneral, 1978 yılında tümgeneral ve 1983 yılında korgeneral oldu. 1989 yılında olağanüstü hal bölgesinde görev yaparken emekli oldu.
hulusi sayın başbakanlık müşavirliği görevini sürdürürken, 30 ocak 1991 tarihinde ankara'da evinin önünde dev-sol militanlarınca silahlı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti.
bu olay da bir çok suikast gibi 90'lı yılların faili meçhul cinayetleri arasında yerini almıştır.
hulusi sayın başbakanlık müşavirliği görevini sürdürürken, 30 ocak 1991 tarihinde ankara'da evinin önünde dev-sol militanlarınca silahlı saldırıya uğradı ve hayatını kaybetti.
bu olay da bir çok suikast gibi 90'lı yılların faili meçhul cinayetleri arasında yerini almıştır.
devamını gör...
duygusal halı yıkama
barney stinson’ın* tanımladığı deli gözleri* var adamda. işlerini ciddiye almaları güzel de halıya duygusallık beslemek trajikomik.
devamını gör...
taksim
1731 yılında istanbul şehrinin su ihtiyacını karşılamak için, şimdiki o meydana inşa edilen binadan ismini almış. taksim meydanı, yıllarca boş bir arazi olarak varlığını sürdürmüş. 19. yüzyıl başlarında topçu kışlası inşa edilince vakıf arazisi vasfını kaybetmiş.
devamını gör...
sağırlar
sağırlık sadece işitme kaybı ile alakalı olmayabilir. her insan biraz sağırdır aslında; duymak istemediklerine, farklı bir şekilde duymak istediklerine karşı. dünya üzerinde hüküm süren ve tam da iletişim çağı dediğimiz saçma sapan çağın kalbinde bir ritim bozukluğu gibi dengesizlik yaratan bu iletişimsizliğin kulakları sağır eden ölüm çığlıklarını işitmeye çalışıyoruz. ve maalesef sağır kulaklarımız sözcükler diye bildiğimiz işitme cihazlarından yoksun.
kitapla hiç alakası yok ama yazmak istedim. size kitabı anlatmasa da sağırlığı anlatacaktır. hem de sadece bireysel değil toplumsal bir sağırlık örneğidir bu. anlatacağım hikaye dilek özçelik’in hikayesi. her zaman söylediğim gibi “ meslektaşım kardeşimdir”. dilek de benim meslektaşımdı, henüz yeni mezundu ama yine de meslektaşımdı. artık aramızda değil ama yine de hala meslektaşım.
dilek, bir cuma namazı sonrası allah’ın evinden çıkan ama ev sahibiyle aslında hiçbir iletişimi olmadığı az sonra belli olacak bir bakanın yanına yaklaşıp derdini anlatmak ister. dilenci değildir dilek. derdim bir aliterasyon yaratmak değil bu cümleyle, sadece dilek’in onurlu bir cümle kurmadan önceki haklı talebine vurgu yapmak. dilek adını anmak bile istemediğim bir hastalıktan mustariptir ve ilaçlarını yaşadığı trakya kentinde bulamaz ve bunun için de bakandan yardım talep eder. bakan, bugüne kadar bakanlık yapmış çoğu bakan gibi aslında bakması gereken yere bir türlü bakmayan, onun baktığı yerde olmaya çalışanlardan gözlerini kaçıran bir adamdır. bakanımız elini cebine atar ve sadaka gibi bir para tutuşturmaya çalışır güzeller güzeli dilek kardeşimizin eline. daha ne yapayım demeyi de ihmal etmez. devletinden yardım isteyen bir gence bakanın cevabı budur işte tam o anda. ve dilek tokat gibi bir cevap verir: “ görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız.” yazarken bile tüylerim diken diken oldu. ben de bakana şunu söylüyorum ece’den alıntılayarak: “ siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz?” biz ne zaman bu kadar zalim olduk? dilek’i nasıl duymadık hiçbirimiz. dilek neden öldü? biz ne kadar sağırız ki el vermedik gencecik bir öğretmen adayına. yazıklar olmasın mı bize?
kitabı okuyun. çok iyi bir kitap ama benim anlattıklarımla alakası yok. ben gelişine vurdum. bu da mı gol değil?
kitapla hiç alakası yok ama yazmak istedim. size kitabı anlatmasa da sağırlığı anlatacaktır. hem de sadece bireysel değil toplumsal bir sağırlık örneğidir bu. anlatacağım hikaye dilek özçelik’in hikayesi. her zaman söylediğim gibi “ meslektaşım kardeşimdir”. dilek de benim meslektaşımdı, henüz yeni mezundu ama yine de meslektaşımdı. artık aramızda değil ama yine de hala meslektaşım.
dilek, bir cuma namazı sonrası allah’ın evinden çıkan ama ev sahibiyle aslında hiçbir iletişimi olmadığı az sonra belli olacak bir bakanın yanına yaklaşıp derdini anlatmak ister. dilenci değildir dilek. derdim bir aliterasyon yaratmak değil bu cümleyle, sadece dilek’in onurlu bir cümle kurmadan önceki haklı talebine vurgu yapmak. dilek adını anmak bile istemediğim bir hastalıktan mustariptir ve ilaçlarını yaşadığı trakya kentinde bulamaz ve bunun için de bakandan yardım talep eder. bakan, bugüne kadar bakanlık yapmış çoğu bakan gibi aslında bakması gereken yere bir türlü bakmayan, onun baktığı yerde olmaya çalışanlardan gözlerini kaçıran bir adamdır. bakanımız elini cebine atar ve sadaka gibi bir para tutuşturmaya çalışır güzeller güzeli dilek kardeşimizin eline. daha ne yapayım demeyi de ihmal etmez. devletinden yardım isteyen bir gence bakanın cevabı budur işte tam o anda. ve dilek tokat gibi bir cevap verir: “ görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız.” yazarken bile tüylerim diken diken oldu. ben de bakana şunu söylüyorum ece’den alıntılayarak: “ siz ne zaman bu kadar zalim oldunuz?” biz ne zaman bu kadar zalim olduk? dilek’i nasıl duymadık hiçbirimiz. dilek neden öldü? biz ne kadar sağırız ki el vermedik gencecik bir öğretmen adayına. yazıklar olmasın mı bize?
kitabı okuyun. çok iyi bir kitap ama benim anlattıklarımla alakası yok. ben gelişine vurdum. bu da mı gol değil?
devamını gör...
çaylak yazarların yakasından düşülsün kampanyası
çaylak yazarları sindirmeye çalışan eziklere ne kadar sinir olunduğunu gösteren başlık. cinlisophie yürüyedur ilk imza benden.
devamını gör...
feridun düzağaç şarkılarında geçen muhteşem sözler
dii'li geçmişten tek yaramsın sen..
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
kalbimde kalbine yok bile kinim
bence artık sende herkes gibisin
~nazım hikmet ran~
bence artık sende herkes gibisin
~nazım hikmet ran~
devamını gör...
helena paparizou
2005 eurovision'da yunanistan'ı my number one isimli şarkısıyla temsil ederek, birinci olmuş olan şarkıcıdır.
devamını gör...
obruk
obruk nedir?
yer altı suyunun, karbondioksit ile birleşimi sonucu karbonik asit oluşur. bu karbonik asit kireç taşının yoğun olduğu toprakları zamanla çözerek yer altında mağaralar oluşmasına neden olur, bir müddet sonra mağaranın üstünde bulunan toprak çöker işte bu çökme sonucu oluşan derin çukurlara obruk denir.
aşağıdaki link ruhi çenet tarafından hazırlanan obruklar hakkında bir video. ne yazık ki obruklar konya'nın üzücü bir gerçeği. umarım yetkililer elinden geleni yaparlar.
konya'nın köylerini yutan obruklar
devamını gör...
isimlerin kişiliğe etkisi
isimler, kişinin benmerkezci olmasına katkı sağlıyor. ismiyle ilgili konulara ilgi duymaya başlıyor. ve o isimdeki anlamı gerçekleştirecek pozisyonlar alıyor farkına varmadan. mesela; savaş, kader, yeter... bu isimler kişide hüzün, saldırganlık, elem, keder ve öfke uyandıran, negatif çağrışımlar yapar. kader, ismi kişiyi tembelleştirebilir mesela. yeter ismi, kişide motivasyon eksikliğine sebep olabilir. bu nedenle verilecek isimler, gelecekle ilgili iyi ve güzel çağrışımlar yaptırmalı.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
-iyi oyuncu olabilirsiniz, iyi insan olmak daha önemli. { zeki alasya}
-yaşadığın hayatı sev. sevdiğin hayatı yaşa.
{bob marley}
-tıpkı bulutlar gibi şekil değiştiren, rüzgar gibi anaforlar yaratan, elle tutulup gözle görülmez bir derdi nasıl anlatır insan?
{gustave flaubert}
-yaşadığın hayatı sev. sevdiğin hayatı yaşa.
{bob marley}
-tıpkı bulutlar gibi şekil değiştiren, rüzgar gibi anaforlar yaratan, elle tutulup gözle görülmez bir derdi nasıl anlatır insan?
{gustave flaubert}
devamını gör...
madalyalı yazarlar özelliğinin gelmesi
kafa sözlük' e yeni gelen bir özellik.
sevişme madalyası varsa hemen istiyorum.
sevişme madalyası varsa hemen istiyorum.
devamını gör...
bütün çaylaklara artı oy vermek
çaylak- yazar ayrımı yapmadan okursun. okuduklarında kayde değer bulduklarını oylar daha çok beğendiklerini favorilersin. oylamak için okumadan veya beğenmeden artı oy vermeyi doğru bulmuyorum. bana yapılması da hoşuma gitmiyor.
devamını gör...
her üyesi inatçı ve agresif olan aile
o aile muhtemelen bir çingene ailesidir. babadan oğula anadan kıza nesil gibidirler. gürültüleri arşa çıkar. bir şey desen ailecek saldırır.
devamını gör...
anneye söylenip babaya söylenmeyen şeyler
anneye söylendiyse baba kesin duyar. ama ne zaman onu bilemem.
devamını gör...
hayır diyebilmek
unutmayın! en ağır yük hayır demeyi bilmeyen insanın yüküdür. bir ömür başkalarını taşır sırtında.
devamını gör...
