orhan pamuk herkes tarafından bilinen bir yazar. bizim orhan canım. okumadıysanız bile mutlaka adını duydunuz. şimdi size onun yazdığı ilk kitabı anlatacağım. yazar kendi kitabını çok beğenmediğini, anna karenina ve buddenbrooklar eserlerinden esinlendiğini söylüyor.

orhan pamuk ne kadar böyle düşürse düşünsün ben kitabı beğendim. kitap cevdet bey ve oğullarını anlatıyor üç kuşak boyunca. bu kuşakların en büyük önemi ise ülkemizin tarihi, onun değişimi ve bu değişim sırasında insanlarımızın durumlarına büyük ışık tutması. ilk kuşak tabii ki cevdet bey. cevdet bey çok zeki bir öğrenci olmasına rağmen tüccarlığa atılmak zorunda kalır. bundan sonra onun hayatta tek amacı başarılı bir tüccar olmak ve harika bir aileye sahip olmaktır. onun mutlu olması için bunlar yeterlidir. fazlasında hiçbir zaman gözü yoktur. hayatı ev ve iş arasında geçen, küçük mutluluklarla yetinen, dünyayı değiştirmeye çalışmayan, kendi işine bakanların kuşağındandır cevdet bey. bu kuşak da osmanlının son dönemlerine denk gelir. oğullarına gelecek olursak onlar ikinci kuşak oluyorlar. osman ve refik. osman babasına daha çok benzese de -asla tamamen değil- refik bambaşka bir insandır. o çabalamadan büyük bir zenginliğe kavuşmuş, en bilindik tabirle rahat batmış bir insandır. batan rahatı yüzünden kendini anadolu topraklarına atmış, orda köylüleri ve ülkenin halini görüp sürekli kendini ülkeyi düzeltmek için bir şey yapmaya mecbur hisseder. cumhuriyet gelmiş, inkilaplar yapılmış ama gidilecek daha çok yol olduğuna inanan refik sürekli tasarılar peşinde koşar ama elinden de bir şey gelmez. arkadaşları ömer ve muhittin de bu kuşağı özetleyen diğer iki önemli karakterdir ki onlara kitapta oldukça fazla yer verilip sinirlerimiz yeterince zıplatılmıştır. kitapta en kapsamlı anlatılan da bu ikinci kuşaktır. üçüncü kuşağı temsil eden ise ahmet. babası refik gibi o da ülkede bir şeyler değilsin ister ama ahmet ressamdır. sanat onun için her şey olmasına rağmen sanatın ülkesinde bir şeyleri değiştireceğine inanmaz. onun için her şeyi değiştirecek tek şey politika ve siyasettir. sanatını değersiz hisseden ama ondan kopamayan ahmet de ikilemler içinde yaşayan üçüncü kuşağı temsil eder.

bunların yanında kitap modernleşmeyle beraber değişen aile hayatlarını, kadın erkek ilişkilerini de çok güzel anlatıyor. değişim ve kuşak çatışması çok belirgin. üzücü olan tek şey ise bizim yıllar geçse de halk olarak bizim için en iyisinin değil en gözümüzü boyayana inanmamız. dünya değişiyor ama biz çok az değişiyoruz.

kitap 580 sayfa olmasına rağmen çok akıcı ve sıkılmadan okuyorsunuz. yazarı okumaya başlamak için doğru bir tercih olmasa da orhan pamuk severler bu kitabını da mutlaka okumalı.
devamını gör...

ozellikle cocuklarda olusan pisikler, gunes yaniklari, buhar yanigi gibi rahatsizlar icin kullanilan kremdir. hem antibakteriyel hem antiseptiktir. bu kremin en buyuk ozelligi iceriginde zinc oxide (cinko oksit) ve lanolin bulunmasidir. anti bakteriyel olmasindan oturu yeni olusmus sivilcelerinde kizarikligini kisa surede gecirmektedir.(sadece sivilcenin bulundugu lokal bolgeye kullanilmalidir) tum cildine maske olarak kullanan, nemlendirici niyetine yuzune bocalayan kisilere denk geldim, bu sekilde kullanimi ozellikle yuz bolgesi icin pek tavsiye etmem... kremin iceriginde bulunan lanolin maddesi cilt yuzeyi tarafindan kolay emilen bir madde degildir, yani krem sanilanin aksine gozenekleri tikayip sivilce yapabilir.
devamını gör...

çöpten alıp yere atması gerek.
devamını gör...

kafa sözlük jargonunda mesaj atmak anlamına gelir.
devamını gör...

severiss. ayrıca hakan taşıyan'ın uzun zaman aradan sonra, mayıs ayı gibi düet yaptığı sanatçımız. aynı zamanda şarkının klibinde de yer almaktadır hakan taşıyan, bıyrınn

devamını gör...

kimsenin yapmaması gereken bir eylemdir.

tutkuyla yaşa, tutluyla öl. tutkuyla sev, tutkuyla seviş. tutkuyla nefret et ve vs. vs. her şeyi tutkuyla yapmak gerektiğini söyleyen kimselere kanmayın; gerçekte hiçbir şeyi tutkuyla yapamıyorlar. dahası tutkuyla hareket edecek içselliğe sahip de değiller. tutkuyla instagram hikayesi paylaştıklarını öne sürerler veyahut tutkuyla aşık olduğunu, işe tutkuyla gidip geldiğini... lakin üzerine düşünülmesi gereken birkaç sorun var. birkaç gündür uyumuyorum ve bu sabah ansızın kafamda yer ediniverdi böyle sorucuklar.

tutku denilen şey bir derinliği ifade etmek zorundadır. seçimlik değildir bu. illaki derin olmak zorundadır ve bu bir geçmişe dayanabileceği gibi sizin içselliğinizle de doğrudan ilişkili olabilir. kesin konuştuğuma bakmayın... akıl yürütmenin bir ürünü yalnızca.

bir sonsuzluk evreninin içine girmek zorundadır tutku için. bu tutku dünyası aynı zamanda korkutucu ve yerinde dehşet verici olmak zorundadır. bir şeyi tutkuyla yapmak, ihtiras da diyebiliriz, o şeyi yaşamak anlamına gelir ki yaşamak da tam anlamıyla yaşamı ifade eder. yaşam ise içinde bulunduğumuz her şeyi. örneğin bir durumu, duyguyu, olayı vs. o halde tutku yaşamın ta kendisidir diyebilir miyiz? şüphesiz hayır. fakat yaşam tutkuyu ifade eder. tutku da yaşamı. birbirlerini çağrıştırırlar ve beslerler. beraber büyürler. tutku yaşam içerisinde var olur ve ondan beslenir. yaşam ise ikame edilemeyecek bir varlıktır.

pekala, ne diyorduk? tutku için bir sonsuzluk evrenine giriş yapmak gerekir demiştik. pasparlak gerçek bize o evrende görülür ama korkutucudur da. o evrenden çıkmak için çabalarız. tabii önce o evreni çok sever ve güzelliğinin gerçek hayatta bulunamayacağını anlarız. ne gibi? aşk ihtirası gibi. ancak gün gelir o evrenden çıkmak için didinir dururuz. kurtulmak isteriz o gerçekten, o tutkudan ve kendimizi yeni tutkulara bırakmak isteriz.

böylesine bir derinlik korkutucu değil de nedir? belki tanımlama konusunda biraz ileri gidiyorum ve genel tanımdan uzaklaşıyorum. ama benim tutku tanımımın tasviri az çok göze görünmüştür diye düşünüyorum. genellikle insanların ulaşamayacağı bir yerdir bu boyut. boyut dediğime bakmayın, gizemli konuşmaya çalışmıyorum.

her şeyi tutkuya dönüştürmek. bunu ancak budalalar yapabilse gerek. kendilerini derinliğin içine salıvermiş ahmaklar veyahut... kendilerine zarar vermekten başka ne yapıyorlar? yaşamın güzelliğini esen rüzgarın dokusundan anlayabilen bir insan - ki buna güzellik diyor- bir insan, evet, nasıl olur da diğerleri gibi yaşayabilir hayatı?

yaşayamaz! aşkı da sevgisi de nefreti de; hepsi tutkuyladır ve sonsuzluk evreninde ışıl ışıl parıldar! ama acıdır bu! insan parçalanır bu sonsuz bilinmezlikte! insan doğasının derinliklerine değin inen tutku insanı yer bitirir!

peki madem ne yapmalı? asla tutkuya kapılmamalı belki de. dahası her şeyi tutkuya dönüştürecek bir potansiyel zihinden acilen uzaklaşmalı. bakın, ben yapamıyorum. ne oldu? pek mutlu sayılmam.

her şeyi tutkuyla yaşamak tanrılara özgüdür. ve bizler hiçbir şeyi tutkuyla yaşamayıp körlükle ölmeliyiz.
devamını gör...

insanların bilmediği konularda konuşmaları, yazmaları. özellikle de twitter ve tartışma programları başta olmak üzere her tarafta sık sık kullanılan ‘konunun uzmanı değilim ama bence böyledir’ söylemi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

beni aydınlatan başlıktır.
siyah kalbi hep “zencilerden hoşlanıyorum” sanıyordum. öyle değilmiş.
devamını gör...

bizans'ın belki de tarihi boyunca yaptığı en büyük stratejik hatalardan birine konu olan kaledir. bilirsiniz ordunuz güçlü ise karadan boğazlara kadar ilerlemek kolaydır. ancak osmanlılar için orduları boğazdan geçirmek o dönemlerde çok çok zordur.

bizanslılar, sırp ve bulgar ordusuna karşı yaptığı yardımlara karşı osmanlı ordusuna bu kaleyi hediye etmiştir.

bu kale öyle bir stratejik yerdedir ki hem saroz körfezi'ni hem de çanakkale boğazı'nı gözleyebilirsiniz. o zamanki kuvvet dengesi düşünüldüğünde gelibolu ve balkanların anahtarını altın tepside sunmak gibidir. bu şekilde osmanlı da balkanları çok kısa bir sürede almış. istanbul'a giden yol açılmıştır.
kısacası osmanlı'nın avrupa kıtasındaki ilk toprağı ve hareket noktası olmuştur.

tarihte olsaydı, bulsaydı mantığı olmaz. osmanlılar belki avrupaya geçip istanbul'u yine fethedecekti. ancak süre hatırı sayılır biçimde uzayacaktı.

ben bu tanımı niye yazdım. tatil dönüşü yol üzerindeyken aniden direksiyonu sağa kırıp bolayır'a girerek çimpe kalesini canlı görme imkanı buldum. ayrıca kaleyi alan şehzade süleyman şah ile beraber namık kemal'in de mezarı buradadır. bolayır'ın denizi de muhteşemdir.

yol üzeri çimpe kalesinin görünüşü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

bugün diyete başlıyorum, yok kilo ile alakalı değil, zaten 65 kilo adamım mevzu o değil, mevzu derin, mevzu çok derin.
hadi vira bismillah!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok ilginç gelecek belki ama..kendimi sevebiliyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sıkça tanım gireceğimi önceden yazdığım başlık.
gökyüzü ankara'da, şu an böyle.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her türlü şiddete karşıyım ama bazen bazılarının kafasını duvara sürtmek, var gücümle çenelerini kırmak, pipetle çorba içmeye muhtaç bırakmak falan istiyorum. gerçekleştiremediğim için zihnimde bunları yapıyorum galiba şiddete eğilimim var belki de tedavi gerektiriyordur ama "bazıları" da beni insanlıktan çıkaracak hal ve hareketler sergileyip benim ayarlarımı bozuyor işte.
devamını gör...

uzun süredir takipte olduğum sözlüğe çok fazla şey kattığını aynı şekilde bana da çok şey kattığını düşündüğüm nadide yazar arkadaşlarımızdan bir tanesi.. umuyorum ki içinizdeki sözlük aşkı hiçbir zaman bitmez zira sizlerden daha öğrenecek çok şeyimiz var. iyi günler diliyorum güzel bir gün geçirmeniz dileğiyle sağlıcakla kalın..
devamını gör...

saffet güzel saçmalamış bu kez. neden kaçsın adamlar bizden ala salak millet var mı.? adamlar kuru bile sabitliyor anasını satayım. 500 milyon dolardan anlaşma yapıyor ödediği 400 bile değil. aynısını fransa da yada başka bir yerde yapabilir mi?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

atmosfer'de toz zerreciklerinin yanmasından meydana gelen gökyüzünde parlayan bir ışıktır.birçok meteor kum tanesinden daha küçüktür.herhangi açık bir gecede her saat birkaç meteor görülebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim