bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sıcacık insanın efsane olacak yayını. evet, önyargı ama güvenim tam. *
devamını gör...
şu an sözlükte kadın olması
hakikaten enteresan! 83 kusur milyonluk ulke nufusunda , 41 milyon kusurluk kadin nufusuna ragmen, sozlukte kizlarin da bulunmasi inanilir gibi degil...takipteyim, daha ne kadar enteresan basliklar acilacak merakla bekliyorum.
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
merhaba genç kafa'cılar,
kafa sözlüğün ilk katılımcılarından biriyim ben de, çoğunuz gibi.
burada geçen zamanda bir çok mesele gördük birlikte, çözülenler de oldu, görünen o ki, hala çözüm bekleyenler de var.
herkes, kendi görebildiği, düşünebildiği, algılayabildiği oranda isteklerle gündemde başlıklar açtı, tanımlar girdi. çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .
benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.
3-4 bin kişinin olduğu sözlükte, insanlar artık başlıklardan birbirini tanıyor duruma geldi ki, bu da katılımcı sayısının gerçekten az olduğunun bir göstergesi.
sözlük gündemine yön veren kişiler artık belli durumda. şu bir türlü alışamadığım skor listelerine bakıldığında, neredeyse aynı kisilerin olduğunu görmek zor değil.
doğrusunu söylemek gerekirse, ne etliye ne sütlüye muhabbetini güdüyorlarsa , burda ne işleri var demek geliyor ilk etapta içimden ama demiyorum bunu, çünkü kendi adıma bunu bir sorun olarak görmek istemiyorum.
klasik güncel türk halkının bir yansıması olarak görüyorum bu durumu ben ve bu düşüncedeki insanların, katılmamasının, katılmasından daha iyi olacağını düşünüyorum.
bireysel olarak benim en çok dikkatimi çeken durum, az sayıdaki katılımcının da, lütfen yanlış anlamasınlar, çok boş, fındık kabuğu doldurmayacak, gerçek yaşamdan oldukça uzak, lay lay lom bir havada birşeyler yapmya çalıştıklarını görüyorum.
ülkede işsizlik varmış, ekonomik sorunlar varmış, özgürlükler kısıtlanıyormuş, hukuk yerlerde
sürünüyormuş , vs.vs. hiiç bunlardan bi haber tarzda başlıklar, tanımlar...
önceki gün dü sanırım, akışın anlık fotosunu alıp, ' bunların hangisine ne yazalım ' diyerek başlık açtım, anında kaydoldu gitti .
yani aslında bu az sayıdaki katılımcı da herşeyin farkında, ne kadar boş işlerle uğraşıldığını görüyorlar ama tercihlerini yine o şekilde davranmaktan yana kullanıyorlar.
bazen gerçekten zaten az sayıdaki bu gündem belirleyen katılımcıların yaşlarını çok merak ediyorum .
çünkü, okulların kapalı olmasından
da mütevellit, evde oturan lise hatta ortaokul talebeleriyle aynı yerdeyiz, hatta onlar çoğunluktalar düşüncesine kapılıyorum.
bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.
ama, ucundan azıcık da olsa, ' yaa evet, burada hayata benim penceremden bakanlar da var ' demek istiyor insan bazen.
bazı yazarlar şimdi gelip, ' ya senin istediğin gibi siyaset mi, konuşalım, bize ne devlet işlerinden, biz kafa dağıtıyoruz burada ..' diyecekler veya düşünecekler ama , ne söylemeye çalıştığımı anlayacak az da olsa yazarın burada bulunduğundan da eminim doğrusu.
bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben, ama onlar da baktılar olmuyor, gerçek dünya kimsenin umurunda değil, gençler burada makara peşinde, bir çoğu yazmayı bıraktı. benim bildiklerim var ki, pes ettiler .
sözlük, şu anda sözlükten çok, liseli gençlerin muhabbet ortamı gibi, kafeler kapanınca kafa sözlük kafeye döndürülmüş durumda .
burayı biraz da yönetimin ilk başlardaki tutumu bu hale getirdi.
yok 800 tanıma kitap verecez dediler, yok adınızı süsleyip instagramda orda burda gösterip sizi meşhur edeceğiz dediler,
yok haftalık puan olacak, her hafta birinci seçip, boynuna çelenk takacağız dediler,
haa kötü mü ettiler, elbette kötü etmediler ama bizim toplumun bazı şeyleri anlaması için henüz zamana ihtiyacımız olduğu gerçeğini gözardı ettiler.
3 günde 1500 tanım giren yazarlar yarattılar. bunu başka yerde görmedim de duymadım da ben .
böyle olunca da, sözlüğe benim penceremden bakanlar için, burası çekilmesi güç bir yer haline geldi kısa sürede.
benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .
aralarda sürekli iyi niyetle gözlem ve düşüncelerimi paylaşıyorum dememe rağmen, yine de birilerinin gelip, tepkisel tavır göstereceğini biliyor , tüm yazarları biraz daha dikkatli, biraz daha kayda değer başlık ve tanımlar yapmaya davet ediyorum.
tüm yazarlara ve yönetime saygıyla.
edit: - yazımda defalarca yıkıcı değil, yapıcı düşüncelerle bunları yazıyorum, amacım kimseyi tektiplestirmek değil desem de, birileri yine karşı taarruza geçmekten geri kalmıyor nedense .
- ' ağbi ' kelimesinden rahatsız olan yazarlar olmuş, kendilerini tenzih ediyorum. tamamen iyiniyetle, gönülden gelen bir yaklaşım biçimiydi benim için.
- 600 tanımım varken gidiyorum deyip, üstüne 600 tanım daha yaptığımı araştırmışlar, bulmuşlar,
bazen kişide kalması gereken özel durumlar vardır, bu da onlardan biridir, evet gidiyordum, kalmama bana göre değerli olan bir gelişme vesile olmuştur.
- ismi önemli olmayan bir sözlükte daha önce bulunduğumu bulmuş bir yazar .
bunda sorun ne anlamadım.
buradaki bir çok kişi daha önce başka başka sözlüklerdeydiler zaten, suç mu bu ? hala farklı sözlüklerde yazmaya devam edenler bile var içimizde.
haa, o ekran görüntüsündeki amaç, söz konusu sözlüğün, gidenin arkasından terbiyesizce yapıştırdığı
' turkish airlines ' yazısına atıfta bulunmak ise, yanlış bir yerden girilmiş, çünkü o sözlükte kendi isteğiyle çıkıp gidenin arkasından herkesin profiline o ifade konuyordu zaten .
ayrıca söz konusu sözlükten de , yine burada görüp, bugün de paylaştığım kronik sorunlar yüzünden kendim ayrıldım.
- bu kadar uzun bir yazıda, bazı imla hatalarına dikkat çeken değerli yazarlar olmuş, affetsinler, hata hepimize mahsus bir durum.
- farklı fikirlerin çıkması son derece normal , ancak farklı fikirlerde amaç önemlidir sayın yazarlar .
ben amacımı defalarca açıkça söyledim, eksiğim, yanıldığım yerler olabilir, ama bu , sözlükte şu an sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmez.
mesele, sorunları görmezden gelip, hasır altı etmek mi , yoksa elbirliğiyle tedbir almak mı olmalıdır?
kafa sözlüğün ilk katılımcılarından biriyim ben de, çoğunuz gibi.
burada geçen zamanda bir çok mesele gördük birlikte, çözülenler de oldu, görünen o ki, hala çözüm bekleyenler de var.
herkes, kendi görebildiği, düşünebildiği, algılayabildiği oranda isteklerle gündemde başlıklar açtı, tanımlar girdi. çünkü farklı yaş, farklı eğitim, farklı kültürlerden insanlarız hepimiz .
benim söylemim diğer bir yazara ters gelebildi , başka bir yazarın söylemi isteği de bana ki bundan doğal birşey olamaz.
3-4 bin kişinin olduğu sözlükte, insanlar artık başlıklardan birbirini tanıyor duruma geldi ki, bu da katılımcı sayısının gerçekten az olduğunun bir göstergesi.
sözlük gündemine yön veren kişiler artık belli durumda. şu bir türlü alışamadığım skor listelerine bakıldığında, neredeyse aynı kisilerin olduğunu görmek zor değil.
doğrusunu söylemek gerekirse, ne etliye ne sütlüye muhabbetini güdüyorlarsa , burda ne işleri var demek geliyor ilk etapta içimden ama demiyorum bunu, çünkü kendi adıma bunu bir sorun olarak görmek istemiyorum.
klasik güncel türk halkının bir yansıması olarak görüyorum bu durumu ben ve bu düşüncedeki insanların, katılmamasının, katılmasından daha iyi olacağını düşünüyorum.
bireysel olarak benim en çok dikkatimi çeken durum, az sayıdaki katılımcının da, lütfen yanlış anlamasınlar, çok boş, fındık kabuğu doldurmayacak, gerçek yaşamdan oldukça uzak, lay lay lom bir havada birşeyler yapmya çalıştıklarını görüyorum.
ülkede işsizlik varmış, ekonomik sorunlar varmış, özgürlükler kısıtlanıyormuş, hukuk yerlerde
sürünüyormuş , vs.vs. hiiç bunlardan bi haber tarzda başlıklar, tanımlar...
önceki gün dü sanırım, akışın anlık fotosunu alıp, ' bunların hangisine ne yazalım ' diyerek başlık açtım, anında kaydoldu gitti .
yani aslında bu az sayıdaki katılımcı da herşeyin farkında, ne kadar boş işlerle uğraşıldığını görüyorlar ama tercihlerini yine o şekilde davranmaktan yana kullanıyorlar.
bazen gerçekten zaten az sayıdaki bu gündem belirleyen katılımcıların yaşlarını çok merak ediyorum .
çünkü, okulların kapalı olmasından
da mütevellit, evde oturan lise hatta ortaokul talebeleriyle aynı yerdeyiz, hatta onlar çoğunluktalar düşüncesine kapılıyorum.
bu kesinlikle birilerini yargılama sorgulama meselesi değil, lütfen yanlış anlamayın,
bu, kendimize, yaşımıza, düşüncelerimize daha fazla uyan bir yer arayışı meselesi .
yoksa, gençlerin çoğunlukta olduğu bir yerde, gelin sabah akşam ekonomi , siyaset vs konuşalım deme gibi bir lüksümüz zaten olamaz.
ama, ucundan azıcık da olsa, ' yaa evet, burada hayata benim penceremden bakanlar da var ' demek istiyor insan bazen.
bazı yazarlar şimdi gelip, ' ya senin istediğin gibi siyaset mi, konuşalım, bize ne devlet işlerinden, biz kafa dağıtıyoruz burada ..' diyecekler veya düşünecekler ama , ne söylemeye çalıştığımı anlayacak az da olsa yazarın burada bulunduğundan da eminim doğrusu.
bunu bir tercih, kültür, kuşak çatışması biçimine dönüştürmeden,
biraz daha dişe dokunur başlıklar açacak, tanımlar yapacak yazar kapasitesi var burada, bundan eminim ben, ama onlar da baktılar olmuyor, gerçek dünya kimsenin umurunda değil, gençler burada makara peşinde, bir çoğu yazmayı bıraktı. benim bildiklerim var ki, pes ettiler .
sözlük, şu anda sözlükten çok, liseli gençlerin muhabbet ortamı gibi, kafeler kapanınca kafa sözlük kafeye döndürülmüş durumda .
burayı biraz da yönetimin ilk başlardaki tutumu bu hale getirdi.
yok 800 tanıma kitap verecez dediler, yok adınızı süsleyip instagramda orda burda gösterip sizi meşhur edeceğiz dediler,
yok haftalık puan olacak, her hafta birinci seçip, boynuna çelenk takacağız dediler,
haa kötü mü ettiler, elbette kötü etmediler ama bizim toplumun bazı şeyleri anlaması için henüz zamana ihtiyacımız olduğu gerçeğini gözardı ettiler.
3 günde 1500 tanım giren yazarlar yarattılar. bunu başka yerde görmedim de duymadım da ben .
böyle olunca da, sözlüğe benim penceremden bakanlar için, burası çekilmesi güç bir yer haline geldi kısa sürede.
benim bu eleştirilerim yıkıcı değil, yapıcı eleştiriler, bu şekilde devam edemez, ederse de belli bir seviyenin üstüne çıkamaz diyorum bütün iyi niyetimle .
aralarda sürekli iyi niyetle gözlem ve düşüncelerimi paylaşıyorum dememe rağmen, yine de birilerinin gelip, tepkisel tavır göstereceğini biliyor , tüm yazarları biraz daha dikkatli, biraz daha kayda değer başlık ve tanımlar yapmaya davet ediyorum.
tüm yazarlara ve yönetime saygıyla.
edit: - yazımda defalarca yıkıcı değil, yapıcı düşüncelerle bunları yazıyorum, amacım kimseyi tektiplestirmek değil desem de, birileri yine karşı taarruza geçmekten geri kalmıyor nedense .
- ' ağbi ' kelimesinden rahatsız olan yazarlar olmuş, kendilerini tenzih ediyorum. tamamen iyiniyetle, gönülden gelen bir yaklaşım biçimiydi benim için.
- 600 tanımım varken gidiyorum deyip, üstüne 600 tanım daha yaptığımı araştırmışlar, bulmuşlar,
bazen kişide kalması gereken özel durumlar vardır, bu da onlardan biridir, evet gidiyordum, kalmama bana göre değerli olan bir gelişme vesile olmuştur.
- ismi önemli olmayan bir sözlükte daha önce bulunduğumu bulmuş bir yazar .
bunda sorun ne anlamadım.
buradaki bir çok kişi daha önce başka başka sözlüklerdeydiler zaten, suç mu bu ? hala farklı sözlüklerde yazmaya devam edenler bile var içimizde.
haa, o ekran görüntüsündeki amaç, söz konusu sözlüğün, gidenin arkasından terbiyesizce yapıştırdığı
' turkish airlines ' yazısına atıfta bulunmak ise, yanlış bir yerden girilmiş, çünkü o sözlükte kendi isteğiyle çıkıp gidenin arkasından herkesin profiline o ifade konuyordu zaten .
ayrıca söz konusu sözlükten de , yine burada görüp, bugün de paylaştığım kronik sorunlar yüzünden kendim ayrıldım.
- bu kadar uzun bir yazıda, bazı imla hatalarına dikkat çeken değerli yazarlar olmuş, affetsinler, hata hepimize mahsus bir durum.
- farklı fikirlerin çıkması son derece normal , ancak farklı fikirlerde amaç önemlidir sayın yazarlar .
ben amacımı defalarca açıkça söyledim, eksiğim, yanıldığım yerler olabilir, ama bu , sözlükte şu an sorunlar olduğu gerçeğini değiştirmez.
mesele, sorunları görmezden gelip, hasır altı etmek mi , yoksa elbirliğiyle tedbir almak mı olmalıdır?
devamını gör...
geronimo
beyaz adama karşı savaşan son kızılderili lideri olarak bilinen, gerçek adı "gokhlayeh" (esneyen adam) olan chiricahua apaçisidir. 1829 yılında doğup ,1909 yılında hayata gözlerini yummuştur.
ispanyolların işgali altında, amerikalıların da yerleşimci olarak bulunduğu bölgede yaşamaktaydı. eşi, annesi ve üç çocuğu ispanyol işgalciler tarafından kampları basılarak katledildi. intikam yemini etti.
binlerce askere az bir kuvvet ile kafa tuttu. inanılmaz savaş taktikleri ile yıllarca savaşını sürdürdü. defalarca yakalandı. her seferinde kaçmayı başardı. 1886 yılında geronimo'yu ölü ya da diri ele geçirmeye yemin etmiş henry lawton komutasındaki büyük bir abd birliğine kızılderili ailelerine yapılan kıyımların da etkisi ile arabuluculuk ile teslim oldu.
“her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki ben kötü biriymişim. hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. ben ne yaptım ki? ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”
-geronimo-
"kızılderililer, beyazlardan toplu yıkımdan başka bir şey görmeyi hak etmeyen vahşi hayvanlardır. kurtlardan pek farkı yoktur, en sonunda her ikisi de, biçim olarak farklı olsalar da av hayvanlarıdır."
-george washington- kaynak

bin ladinin öldürülmesinin amerikalılar tarafından "geranimo öldürüldü" şeklinde söylenmesi de yüzyıl geçmesine rağmen geronimo'ya bakışın hala değişmediğini göstermesi ile ayrıca ilginçtir
ispanyolların işgali altında, amerikalıların da yerleşimci olarak bulunduğu bölgede yaşamaktaydı. eşi, annesi ve üç çocuğu ispanyol işgalciler tarafından kampları basılarak katledildi. intikam yemini etti.
binlerce askere az bir kuvvet ile kafa tuttu. inanılmaz savaş taktikleri ile yıllarca savaşını sürdürdü. defalarca yakalandı. her seferinde kaçmayı başardı. 1886 yılında geronimo'yu ölü ya da diri ele geçirmeye yemin etmiş henry lawton komutasındaki büyük bir abd birliğine kızılderili ailelerine yapılan kıyımların da etkisi ile arabuluculuk ile teslim oldu.
“her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki ben kötü biriymişim. hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. ben ne yaptım ki? ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum.”
-geronimo-
"kızılderililer, beyazlardan toplu yıkımdan başka bir şey görmeyi hak etmeyen vahşi hayvanlardır. kurtlardan pek farkı yoktur, en sonunda her ikisi de, biçim olarak farklı olsalar da av hayvanlarıdır."
-george washington- kaynak

bin ladinin öldürülmesinin amerikalılar tarafından "geranimo öldürüldü" şeklinde söylenmesi de yüzyıl geçmesine rağmen geronimo'ya bakışın hala değişmediğini göstermesi ile ayrıca ilginçtir
devamını gör...
en iyi online alışveriş sitesi
(bkz: amazon.com.tr)
devamını gör...
zihin kontrolü deneyleri
fransa'nın güneyinde yer alan pont-saintesprit adlı köyde yaşayanlar 60 yıl önce başlarına gelen tuhaf olayların sebebini sonunda anladı. köylüler, yıllar önce bir gün aniden halisülasyonlar görmeye başlamış, bazılarının sonu akıl hastanesinde bitmiş, bazıları ise yaşamını yitirmişti. olayın arkasındansa abd istihbarat örgütü cıa çıktı.
amerikalı bir gazeteci tarafından yapılan bir araştırma sonucunda 60 yıl önce fransa'da meydana gelen ilginç olayın ardında cıa'in bir deneyi olduğu ortaya çıktı. araştırmaya göre, cıa, köylülerin ekmeğine halisünasyon ve histeriye yol açan lsd( lsd, medikal alanda bilinen en etkili uyuşturuculardan biridir. 25 milligram lsd, bir insanı yarım gün boyunca sersemletebilir.) katmış. 16 ağustos 1951'de yaşanan ve "lanetli ekmek" olarak tarihe geçen olayda beş kişi ölmüş ve yüzlerce kişi korkunç halüsinasyonlar görerek çıldırmıştı. gazeteci h.p albarelli yaptığı araştırma sonucunda elde ettiği belgelere dayanarak, cıa'in lsd'nin etkilerini test için bu olaya yol açtığını söylüyor. gazeteciye göre cıa'in suistimallerine dair 1975 tarihli bir beyaz saray raporunda bu olay atıfta bulunuluyor.
gazeteci, olayın cıa'in "zihin kontrolü" kapsamında yaptığı bir deney iddiasını ortaya attı. buna göre, cıa, köyün ekmeklerine bilerek lsd adı verilen sentetik uyuşturucu katmış ve neler olacağını görmek istemişti. albarelli'ye göre bu deney abd ordusunun özel operasyonlar birimi tarafından yapıldı. köylüler, o kadar etkilenmiş ki, biri yılanların onu yediğini düşündüğünü söylemiş. halk polise, sürekli ejderha gördüklerini, kendilerine saldırdığını söylüyormuş. bir çocuk bıçakla büyük annesine saldırmış. bir diğeri "ben uçağım" diyerek kendini ikinci kattan aşağı atmış. doktora koşan biri ise, "kalbim çıktı, ne olur yerine takın" diye yalvarmış. sokaklar çıldıran insanlarla dolmuş. olayda 5 kişi ölmüş, 300 kişi yaralanmış. uzmanlar o dönem, bu olaya, ekmeğin içindeki uyuşturucu etkisi yapan bir yaban mantarının neden olduğunu söylemiş.
mağdurlarsa daha fazla cevap istiyor. 71 yaşındaki charles granjoh, "neredeyse ölüyordum' nedenini bilmek istiyorum" diyor.
fil üzerinde yapılan lsd deneyi
bilim dünyası ve özellikle tıp alanında çalışanlar bir dönem lsd ile deyim yerindeyse kafayı bozmuşlardı. lsd'nin insan zihni üzerinde etkilerini çok merak eden bilimadamları olayı daha ileriye taşıyarak bunu hayvanlar üzerinde de denediler. fil tusko üzerinde şsd deneyi yapılan talihsiz hayvanlardan biriydi.
1962 yılında, oklahoma city'de bulunan lincoln hayvanat bahçesi direktörü, warren thomas, tusko isimli bir file bir insana verilebilecek lsd dozajının 3000 katını enjekte etti. aşırı dozda lsd enjekte edilen tusko, bu işlemden kısa bir süre sonra yere yıkıldı ve titreyerek öldü.
devamını gör...
iki trilyon iki yüz altmış altı milyar dolar
sen iki trilyon yüz atmış trilyar sen dolar sen ne yaptın.!
devamını gör...
eşkıya
trabzon'da, bir sinema filmi için gördüğüm en kalabalık seyirci ile merdivende izlemek zorunda kaldığım filmdir.
bir ay filmi konuşmuştuk okulda.
90lar güzel zamanlardı.
bir ay filmi konuşmuştuk okulda.
90lar güzel zamanlardı.
devamını gör...
muhammed'in çok zeki olması
hangi muhammed? dedirten, insanların inandığı dinin peygamberinden adıyla bahsederek aslında onun sıradan bir insan olduğunu, islam dininin de ilahi değil uydurma olduğunu iddia eden*, insanların dini inanç özgürlüklerine saygısı olmadığını açıkça ifade eden(yobazmışız!), kendi inandığı şeyin fanatiği haline gelmiş, inancın bir tercih meselesi olduğunu özümseyememiş insan beyanı.
inanmayabilirsiniz bu en doğal hakkınız. ama saygısızlık yapmak zorunda değilsiniz. tabi ben kime neyi anlatıyorum değil mi.
inanmayabilirsiniz bu en doğal hakkınız. ama saygısızlık yapmak zorunda değilsiniz. tabi ben kime neyi anlatıyorum değil mi.
devamını gör...
antonio vivaldi
çok severek dinlediğim (bkz: barok dönem) sanatçısıdır. en sevdiğim konçerto ise vivaldi'nin (bkz: four seasons)'ıdır. özellikle spring beni benden alır. 1000 yıl dinlesem bıkmam. four seasons yalan değildir zevktir bu arada :)
devamını gör...
covid-19 aşıları kısırlaştırıcı olabilir
tıpkı babası gibi büyük resmi gören fatih erbakan'ın yerel bir kanalda açıkladığı bilimsel hakikat. siyonizm müslümanların sayısını azaltacak sonra demedi demeyin. babası gibi fatih erbakan'da müthiş bilimsel bir akla sahip . www.cumhuriyet.com.tr/haber... .
devamını gör...
mafya polis hükümet ikinci bir susurluk mu geliyor
körler,sağırlar bunlar bir birini ağırlar.
3. dünya ülkesi olduğumuz için gayet normal ilişkiler, bunlar hep vardı ve hep var olacaklar, adaletin, demokrasinin, eşitliğin olmadığı yerde , böyle it ler çok olur.
3. dünya ülkesi olduğumuz için gayet normal ilişkiler, bunlar hep vardı ve hep var olacaklar, adaletin, demokrasinin, eşitliğin olmadığı yerde , böyle it ler çok olur.
devamını gör...
çiftlik bank
insan nasıl sağılır uygulamalı olarak herkese öğreten meşhur dolandırıcılık olayı. tosun kokain partilerinde, gününü gün ediyor.
devamını gör...
yazarların yirmi beş bin tl ile yapacakları
her ay kalifiye bir mühendisin günümüzde aldığı maaş olarak düşünürsek her ay başı hesabında 25bin tl ile uyanan binlerce mühendis ev araba kredilerini kredi kartı borçlarını ödüyordur.
devamını gör...
her sabah kahve içmek
+ günde bir kaç bardak içmek.
devamını gör...
3000 yıllık firavun mezar taşında yazılım öğrenin yazması
3000 yıl önce de işlerin pek farklı olmadığını gösteren durumdur. koskoca firavun da "yazılım öğrenin beyler" diyorsa oturup yazılım öğrenmekte fayda var.
devamını gör...
yatakta kahvaltı etmek vs mutfakta kahvaltı etmek
balkonda kahvaltı etmek diyerek arttırıyorum.
devamını gör...
sözlükte her gün yeni bir yazarın popülerleşmesi
nasıl buluyorsunuz, nasıl gelişiyor hadiseler bilmiyorum ama her gün yeni birinin övüldüğünü, allanıp pullandığını görmekteyim. biz-sözlüğün kurulduğu ilk 2 ayda kayıt olan yazarlardan bahsediyorum.- geldiğimizde kimse bizi böyle karşılamadı. 2 günde 1000 karma puana ulaşmış yazarlar görmekteyim, sistemin bugını bulduysanız bize de söyleyin ey sevgili yazarlar. zira bizim popişimiz çatlıyor 1000 puanı toplamak için.
devamını gör...
