güzel bir kadını çirkin gösteren detaylar
gözümde her iki cins için geçerli olan detay sigara içmesi, iddiaa oynaması ve bir spor takımının fanatikliğini yapması
devamını gör...
üniversite bölümlerinin halk arasındaki karşılıkları
ıngiliz dili ve edebiyatı = ingilizce öğretmeni
devamını gör...
koyunun melediğini kuzu melemez
anne ve babaların çocuklarına gösterdiği ilgi, şefkat, fedakarlık ve özveriyi, zamanı geldiğinde çocuk anne ve babasına göstermez anlamındaki atasözü.
bunu söyledikten sonra annemiz tarafından seni doğuracağıma taş doğursaydim sözünü işitmek muhtemel.*
annemiz babamız hayattaki en önemli kişiler o yüzden vefakâr olmaya özen göstermeliyiz.
bunu söyledikten sonra annemiz tarafından seni doğuracağıma taş doğursaydim sözünü işitmek muhtemel.*
annemiz babamız hayattaki en önemli kişiler o yüzden vefakâr olmaya özen göstermeliyiz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
yastığa kafamı koyduğum anda uyuyabiliyorum. oturduğum yerde gözüm açık uyuyabiliyorum, otobüs metrobüs gibi toplu taşıma araçlarında ayaktayken de düşmeden uyuyabiliyorum. düşününce süper güçten çok hastalık gibi geldi, pandemi bitince bir doktora görünsem iyi olur..
devamını gör...
ölünce yaptıklarınızın izletilmesi
biraz can sıkıcı olacağı kesindir.
devamını gör...
insanın acısını insan alır
kırmızı kedi yayınevi tarafından insanın acısını insan alır (bütün yazıları-1) ismiyle şükrü erbaş'ın deneme türünde eserlerini bir araya toplayan kitaptır. bu kitapta bir gün ölümden önce, insanın acısını insan alır, gülün sesi gül kokar adlı eserler bir araya getirilmiştir.
"kalabalık, anlamı ve gereği üzerinde en küçük bir kuşku duymadan söyleneni yapmanın ruhsuz huzuru ile trafik ışıklarında durup, taşları yerinden oynamış kaldırımlara kişiliksiz bir öfkeyle söylenerek, akşama dek bir kez bile kullanmadığı, ne işe yaradığını çoktan unuttuğu aklının sağır uğultusuyla, başı sonu belirsiz günlük yalnızlığını akıyordu."
ayrıca,
bütün yazıları-2: çekilme suları, bütün yazıları-3: eşik burcu.
"kalabalık, anlamı ve gereği üzerinde en küçük bir kuşku duymadan söyleneni yapmanın ruhsuz huzuru ile trafik ışıklarında durup, taşları yerinden oynamış kaldırımlara kişiliksiz bir öfkeyle söylenerek, akşama dek bir kez bile kullanmadığı, ne işe yaradığını çoktan unuttuğu aklının sağır uğultusuyla, başı sonu belirsiz günlük yalnızlığını akıyordu."
ayrıca,
bütün yazıları-2: çekilme suları, bütün yazıları-3: eşik burcu.
devamını gör...
yamoussoukro
afrika'nın batısında bulunan fildişi kıyısı ülkesinin başkentidir.
devamını gör...
taşa yazılmış yaşım 12 tecavüz ediliyorum yazısının gerçek çıkması
gerçektende tüylerim diken oldu bunu görünce taciz olaylarında ailelere çok görev düşüyor ve gerekli eğitim ailelerinde yok tacizden nasıl korunmaya çalışılmalı böyle bir durumda ailene hemen anlatman gerektiğini vb. bircok konuda aileler çoçuğunu bilgilendirmeli eğer bu çoçuk konuda bilgilendirilmış olsa ilk andan ailesini anlatıp bu durumu erkenden engelleyebilirdi çocuga cinselilikle ilgili seyler anlatılmamalı ama taciz nedir gerçekten bilgilendirilmeli çünkü daha ufak yaşta çoçuklar taciz edilse bile tacizin ne demek olduğunu bilmediği için bu maduriyetlerin önüne geçilemiyor.
devamını gör...
güne iyi başlatan şarkılar
siz bununla başlayın, ben uyuyorum.
ezginin günlüğü - martı
ezginin günlüğü - martı
devamını gör...
sözlükte cahil yazar artışı
başlık ve entrynin bir kısmı fazla üst perdeden bence, herkes alimse sözlükte ne yapılıyor?
trollere yönelik eleştirilerin yüzde yüz arkasındayım, nerede bir kadın düşmanı, cinsiyetçi, rahatsız edici türde cinsel içerikli başlık var alayının altında aynı isimler. komik olduğuna kim inandırdı bilmiyorum ama buradan sadece sinir bozucu gözüküyor. sonra da hepsine "sözlüğümüzün güzide trolü ayy yeriz abisi" şeklinde bir de nickaltı tanım giriliyor. ne diye sırt tıpışlanıyor bro?
çelişmeyelim arkadaşlar rica ediyorum.
trollere yönelik eleştirilerin yüzde yüz arkasındayım, nerede bir kadın düşmanı, cinsiyetçi, rahatsız edici türde cinsel içerikli başlık var alayının altında aynı isimler. komik olduğuna kim inandırdı bilmiyorum ama buradan sadece sinir bozucu gözüküyor. sonra da hepsine "sözlüğümüzün güzide trolü ayy yeriz abisi" şeklinde bir de nickaltı tanım giriliyor. ne diye sırt tıpışlanıyor bro?
çelişmeyelim arkadaşlar rica ediyorum.
devamını gör...
yarın seçim olsa yazarların oy verecekleri parti
bu arada bu başlığın altına gelip "ben oy vermeyeceğim verilecek hiçbir parti yok" diye saçmalayanları seçim gecesi göreceğim ben. sanki norveç'te isveç'te yaşıyormuş gibi sandığa gitmiyorlar. bu ülke bir kuzey ülkesi değil. dolayısıyla çocukça kaprisleri bırakıp sandığa gelip oy kullanmanız gerekiyor
devamını gör...
mindfulness
kişinin kasıtlı, sürekli ve yargısız "bilinçli farkındalık" deneyimine mindfulness diyebiliriz. mindfulness olumlama ya da tam tersi değildir, olayları olduğu gibi görebilme pratiğidir. meditasyonlarla ilgili çok kez duyduğunuz zihni boşaltma pratiği değildir, zihninizden geçenleri yargısızca gözlemleme pratiğidir. nefes, duyular ve duygular gibi farklı şekillerde mindfulness pratiği yapabilirsiniz.
mindfulness kelimesi budizm’de aydınlanmanın 7 faktöründen ilki olan sati kelimesinin çevrimidir. fakat pali (hint) dilinde kelimeler bizim dilimizde olduğu gibi tek ve net bir manaya gelmezler. sati kelimesi pali dilinde "hafıza" manasına gelir ancak sürekli, dikkatli ve düşünceli ifadeleri ile beraber kullanılır. bu kelimeyi ilk olarak thomas william rhys davids 1881 yılında çevirmiştir.
mindfulness doğuda hinduizm’den bu yana uygulanmaktadır. orada bir din, bir inanış ritüeli, uygulaması olarak uygulanmaktayken, batı’da dinden bağımsız bir uygulama ve hatta “tedavi” yöntemi olarak uygulanmaya başlanmıştır.
amerikalı bir profesör olan john kabat-zinn, zen budistleri philip kapleau, thich nhat hanh ve seung sahn’dan eğitimler almış ve bu eğitimler neticesinde 1979 yılında stres azaltma kliniğini kurmuştur. budist öğretilerini bu klinikte uygulamaya başlayıp, daha sonra bu uygulamalara mbsr (mindfulness-based stress reduction) ismini vermiştir. budizm ile mindfulness’ın bağını kopararak mbsr’yi bilimsel bir bağlama oturtmuştur. “anlık farkındalık” ile hastalara stres, ağrı ve hastalıkla başa çıkarken yardımcı olmayı amaçlar. bu şekilde mindfulness batıda tanıtılmış, ünlenmiş ve uygulanmaya başlanmıştır.
eğer merak ediyorsanız, öğrenmek istiyorsanız; yakın zamanda zeynep aksoy’un bağış usülü ile katılabileceğiniz online kursu başlayacak. kaçırmamanızı tavsiye ederim.
eğitim
mindfulness kelimesi budizm’de aydınlanmanın 7 faktöründen ilki olan sati kelimesinin çevrimidir. fakat pali (hint) dilinde kelimeler bizim dilimizde olduğu gibi tek ve net bir manaya gelmezler. sati kelimesi pali dilinde "hafıza" manasına gelir ancak sürekli, dikkatli ve düşünceli ifadeleri ile beraber kullanılır. bu kelimeyi ilk olarak thomas william rhys davids 1881 yılında çevirmiştir.
mindfulness doğuda hinduizm’den bu yana uygulanmaktadır. orada bir din, bir inanış ritüeli, uygulaması olarak uygulanmaktayken, batı’da dinden bağımsız bir uygulama ve hatta “tedavi” yöntemi olarak uygulanmaya başlanmıştır.
amerikalı bir profesör olan john kabat-zinn, zen budistleri philip kapleau, thich nhat hanh ve seung sahn’dan eğitimler almış ve bu eğitimler neticesinde 1979 yılında stres azaltma kliniğini kurmuştur. budist öğretilerini bu klinikte uygulamaya başlayıp, daha sonra bu uygulamalara mbsr (mindfulness-based stress reduction) ismini vermiştir. budizm ile mindfulness’ın bağını kopararak mbsr’yi bilimsel bir bağlama oturtmuştur. “anlık farkındalık” ile hastalara stres, ağrı ve hastalıkla başa çıkarken yardımcı olmayı amaçlar. bu şekilde mindfulness batıda tanıtılmış, ünlenmiş ve uygulanmaya başlanmıştır.
eğer merak ediyorsanız, öğrenmek istiyorsanız; yakın zamanda zeynep aksoy’un bağış usülü ile katılabileceğiniz online kursu başlayacak. kaçırmamanızı tavsiye ederim.
eğitim
devamını gör...
1984
üzerimde oldukça derin etkiler bırakmış kitap. yazılalı yıllar olmuş, 1984 geçeli bile yıllar olmuş ancak vermek istediği mesaj her gün tazeliğini koruyor. zamanın çok ötesinde bir eser..
devamını gör...
karadereli panda
sohbeti ve tanımları da kendisi gibi tatlı olan sevimli, kibar yazar. umarım sözlükte her daim bulunur ve kendisini bizden eksik etmez.
devamını gör...
her on yazardan dokuzunun aynı entryi girmesi
insanların çoğunun kendi fikirleri dışındaki fikirleri pek önemsememesi nedeniyle ortaya çıkan sinir bozucu durum. önemsemedikleri için başlıklara sadece yazma odaklı giriyorlar. "benden önce yazan olmuş mu?" diye merak edip okumuyorlar. bu yüzden mesela yanlış bildikleri bir şey varsa ve birisi doğrusunu yazmışsa onu da okumadıkları için yanlış bilgi üzerinden yorum yapmaya devam ediyorlar.
can sıkıcı...
can sıkıcı...
devamını gör...
yoldaş bakkal rozet önerileri
atatürk rozeti.
devamını gör...
eş cinsel olmadığımı ispat edeceğim diyen milletvekili
akıllara çıkar göster'in daha yerinde olacağı bir tartışma getirmiştir.
devamını gör...
piyano pasta
isminin piyano pasta olmasının nedeni, siyah ve beyaz renkli olmasından kaynaklanıyor.(yani en azından ben öyle düşünüyorum )
hazırsak malzemeleri sayıyorum,
keki için:
- 3 tane yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı un
- yarım su bardağı süt
- yarım su bardağı sıvı yağ
- 2 yemek kaşığı kakao
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
kreması için:
- 3 su bardağı süt
- 4 yemek kaşığı un
- 4-5 yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket vanilya
- 1 kutu krema
keki ıslatmak için:
- 1,5 su bardağı süt
- 2 tatlı kaşığı kakao
- 1 tatlı kaşığı kahve
ve en son üzerine serpmek için:
2 yemek kaşığı kakao
eveeettt yumurta ve toz şekerimizi iyice çırpıyoruz. valla benim mikserim yoktur onun için de bileğine kuvvet hobaaa3434 diyerekten başladım tel çırpıcıyla çırpmaya.
önce sıvı malzelerimizi, sonra da kuru malzemelerimizi ekleyerek çırpma işlemine devam ediyoruz.
yeterince çırptıktan sonra; yağlanmış orta boy fırın tepsimize döküp, kendilerini pişmek üzere 175 derecelik fırınımıza gönderiyoruz.
kekimiz fırında pişmeye dursun, biz kremamızı hazırlamaya başlayalım.
un, süt ve şekeri tenceremize alıyor ve kaynayana kadar karıştırıyoruz.(topaklanmasını istemeyiz değil mi )
hafiften kaynamaya ve göz göz olmaya başlayınca; kendilerini ocaktan alıyor ve bir paket vanilyayı ekliyoruz.
ara ara karıştırarak ılımasını bekliyoruz.
ılıdıktan sonra; 1 kutu kremamızı ekliyor ve tekrardan bileğine kuvvet diyerekten 5-6 dakika karıştırıyoruz.
e artık kekimiz pişmiştir. kekimizi fırından alıyor ve çatalla deliyoruz.
kekimizi ıslatmak için; süt, kakao ve kahveyi karıştırıyoruz. sonra bir güzel kekimizi ıslatıyoruz.
biraz soğuyunca, kremamızı kekimizin üzerine spatula yardımıyla güzelce yayıyoruz. (neyse ki spatulam var)
sonra iki yemek kaşığı kakaomuzu şeritler halinde serpiyoruz.
buzdolabında ne kadar çok dinlenirse, o kadar lezzetli oluyor kendileri ama ben biraz sabırsız olduğum için yarım saat ancak bekleyebiliyorum.
siz en az 3-4 saat bekletin efendim.*
bu aşamadan sonra ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz o kadarını da söylemeyeyim yani.
afiiiyeett olsun*
yalnız yazmak, yapmaktan daha zor oldu.*
hazırsak malzemeleri sayıyorum,
keki için:
- 3 tane yumurta
- 1 su bardağı toz şeker
- 1 su bardağı un
- yarım su bardağı süt
- yarım su bardağı sıvı yağ
- 2 yemek kaşığı kakao
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
kreması için:
- 3 su bardağı süt
- 4 yemek kaşığı un
- 4-5 yemek kaşığı toz şeker
- 1 paket vanilya
- 1 kutu krema
keki ıslatmak için:
- 1,5 su bardağı süt
- 2 tatlı kaşığı kakao
- 1 tatlı kaşığı kahve
ve en son üzerine serpmek için:
2 yemek kaşığı kakao
eveeettt yumurta ve toz şekerimizi iyice çırpıyoruz. valla benim mikserim yoktur onun için de bileğine kuvvet hobaaa3434 diyerekten başladım tel çırpıcıyla çırpmaya.
önce sıvı malzelerimizi, sonra da kuru malzemelerimizi ekleyerek çırpma işlemine devam ediyoruz.
yeterince çırptıktan sonra; yağlanmış orta boy fırın tepsimize döküp, kendilerini pişmek üzere 175 derecelik fırınımıza gönderiyoruz.
kekimiz fırında pişmeye dursun, biz kremamızı hazırlamaya başlayalım.
un, süt ve şekeri tenceremize alıyor ve kaynayana kadar karıştırıyoruz.(topaklanmasını istemeyiz değil mi )
hafiften kaynamaya ve göz göz olmaya başlayınca; kendilerini ocaktan alıyor ve bir paket vanilyayı ekliyoruz.
ara ara karıştırarak ılımasını bekliyoruz.
ılıdıktan sonra; 1 kutu kremamızı ekliyor ve tekrardan bileğine kuvvet diyerekten 5-6 dakika karıştırıyoruz.
e artık kekimiz pişmiştir. kekimizi fırından alıyor ve çatalla deliyoruz.
kekimizi ıslatmak için; süt, kakao ve kahveyi karıştırıyoruz. sonra bir güzel kekimizi ıslatıyoruz.
biraz soğuyunca, kremamızı kekimizin üzerine spatula yardımıyla güzelce yayıyoruz. (neyse ki spatulam var)
sonra iki yemek kaşığı kakaomuzu şeritler halinde serpiyoruz.
buzdolabında ne kadar çok dinlenirse, o kadar lezzetli oluyor kendileri ama ben biraz sabırsız olduğum için yarım saat ancak bekleyebiliyorum.
siz en az 3-4 saat bekletin efendim.*
bu aşamadan sonra ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz o kadarını da söylemeyeyim yani.
afiiiyeett olsun*
yalnız yazmak, yapmaktan daha zor oldu.*
devamını gör...


