konfor alanının dışına çıkma gerekliliği. rahat olunan konumdan çok daha fazlası, hayat.
devamını gör...

evvel mahsus selam eder gözlerinizden öperim değerli kardeşim. malumunuz olduğu üzere uzun bir süredir sözlüğe girmiyordum. dönüşümle birlikte gördüm ki, yokluğumda bir davette bulunmuşsunuz. farkında olmasak dahi icabet etmiş bulunduk.* fakat görüyorum ki; şimdi de siz ortalarda yoksunuz. yani varsınız da yazmıyorsunuz gibi duruyor. bu durumda bir davette benden gelsin madem * yoksa durumunuz fena halde attila ilhan'ın sultan galiyev için yaptığı nitelemeye dönecek; ''avrasya'da dolaşan hayalet'' değil de ''normal sözlükte dolaşan anormal hayalet'' benzetmelerine maruz kalacaksınız. casper diyen bile çıkabilir ki, ben şimdiden uyarayım da üzerimdeki mesuliyeti atayım.

ez cümle; biz buralarda çok fazla özgün yazım tarzı ve farklı konulara değinen arkadaş görmüyoruz. varlar ama sayıları iyice azaldı. dinozordan hallice bir kaderi var bu tarz arkadaşların. azaldıkça azalıyorlar. o sebeple türü kurtarmak adına doğal habitatınız olan bilgi kategorisine bekleniyorsunuz. az okunsa da öz okunur. en temizi de odur. hatırlatmış olayım dedim. haydi bana eyvallah!
devamını gör...

çocuk işçiliğini güzelleyen saçma sapan bir başlık. çocukların yeri parktır, okuldur. koca koca insanların arası değil. kendi çocuğunuzu 13-14 yaşında verirsiniz denmiş yukarıda, yanlış. bir yanlışa tepki verirken diğer yanlışa göz yummak olmaz, tavsiyesi verilmez. çocukluk bir kere olur, hızlıca biter, tüm ömür o günleri mutlulukla hatırlayabilmek her insanın hakkı.
devamını gör...

az önce instagram'da gezerken gördüm.. o kadar ben ki..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ingiliz icadı olan futbolda yard ile belirlendiği için bizde çoğunlukla yanlış anlaşılmaya sebep olmuş ölçülerdir.

1 yarda=0,9144 metre
her şey bu yard yüzünden çıkıyor zaten.
şöyle başlayalım:,

altıpas çizgisi: kale alanının uzun kenarı olan bu çizginin kale çizgisine uzaklığı 6 yard. bize de 6 pas diye geçmiş. ilk kim kullanmış bilmiyorum? bu çizginin kale çizgisine uzaklığı yaklaşık 5,5 metredir. ancak coğu kişi 6 metre diye bilir.

penaltı noktası: yanlış bilinen ölçülerden biri de penaltı noktasının kale çizgisine olan uzaklığıdır. çoğu kişi 9,15 diye bilir. oysa penaltı noktası kaleye yaklaşık 11,0 metre uzaklıktadır. 12 yard kadar. tam olarak 10,97 metre.

ceza sahası çizgisi: futbol izleyicileri şu tarz konuşmalara çok şahit olmuştur: evet sayın seyirciler, dandun soldan bindirdi, çalımlarla ceza alanına yaklaştı tam 18 çizgisinden ters ayağı ile meşin yuvarlağı çatala astı. çoğu kişi bu çizginin kaleye dik uzaklığının 18,0 metre olduğunu sanıyor. oysa uzaklığı yaklaşık 16,50 metre. 18 yard kadar. tam olarak 16,4592 metre.

sonuçta ingilizler 6 yard uzunluğunu bir birim olarak almışlar. birinci 6 yard kale alanının çizgisini, ikinci 6 yard penaltı noktasını ve üçüncü 6 yard ise ceza sahası çizgisini belirlemiş.

bunun dışında tam saha ölçülerinin bir standardı yoktur.
eni şu şu aralıkta, boyu şu şu aralıkta olabilir diye geçer.
yine de uefa organizasyonlarında saha eninin 68 metre, boyunun 105 metre olmasını ister.

dikkatli gözlere son bir uyarı.
her stadyum zemininde bu yok ancak çimleri biçen arkadaşlar bazen işi kolaylaştırıyor. 6yard eninde bir yöne 6yard eninde diğer yöne biçiyor çimleri. biz de yeşilin tonlarından bunu anlayabiliyoruz.
devamını gör...

"komşunu sev ama aradaki duvarı kaldırma" george helbert
(bkz: mesafe mesafe mesafe)
devamını gör...

bikini atolü adı verilen bölgede 1946'da yapılan nükleer deneme.

patlama etrafında gemileri görebilirsiniz. * orada olmalarının nedeni, uzaklığa bağlı olarak ne kadar hasar alacaklarını görmek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsellerin kaynağı
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çok ciddi bir ortam düşünün ya da o kadar kasmayın arkadaş ortamı diyelim bir kaç kişi konuşuyor ve ben gevrek gevrek sırıtıyorum.
hayırdır soruları.
ardından ben ortamdaki durumu bana çağrıştıran karikatürü anlatırım.
onlarda bana bön bön bakar.
ve kapanış.

zihnimde sürekli karikatürler uçuşuyor arkadaşlar. ben nasıl eğlenmeyeyim ya da mutsuz olayım? hiç bilmiyorum.

tam mutsuz olacağım beni alıyor bir gülme. kimseyi olmasa da kendimi eğlendiriyorum bana yetiyor.

tabi genel olarak ben bana hep yetiyorum. kendimi alıp sinemaya götürüyorum. doğum günümde kendime çiçek alıyorum. bazen doğum günüm olmasa da alıyorum. mesela önümüzdeki ay kendimle tatile çıkacağım.
çevrem soruyor tek mi? (büyüyen gözlerle)
'kendi kendimle' cevabı bana yetiyor ama insanlar yetmiyor hayret.
neysem şimdi kalkıp güzel bir kahve yapayım da başbaşa içelim canım kendimle.

kendinizle eğlenin en önemlisi sevin. hadi ben kaçtım.
devamını gör...

kendilerine guvenmemelerinden kaynaklidir. kendine guvenmeyen partnerine de guvenemez. bir de allah askina hanimefendiler, dunyadaki tek malafatli canliyi siz kaptiniz da biz kadin surusuyle sizinkine goz mu diktik? sumugumu atmam nisanlina. tiplere bak.
devamını gör...

felsefe, tarih ve din konularında belgesel tadında videolar hazırlayan bir youtuber. kendisi youtube'da en başarılı bulduğum, en sevdiğim kanallardan birisi. öncelikle her konuyu oldukça detaylı bir şekilde ele alıyor. bunun için de uzun bir araştırma yaptığı da çok belli. videolar en az bir saatlik olsa da asla sıkmıyor ve video bittiğinde o konuda ciddi bir bilgi birikimine sahip oluyorsunuz. bu konulara ilgi duyan kişilere kesinlikle tavsiye edebileceğim birisidir kendisi. kanalın linkini de şöyle bırakayım:
buradan
devamını gör...

efsane alman pralinidir. 1984’te satışa sunulmaya başlanan, ferrari roşa diye telaffuz ettiğim, foodgazm yaşatan çiko. bayramlarda, kutlamalarda iyi gider.
devamını gör...

modasi geçmeyen tek şey kefen
devamını gör...

gerçek mucidi philipp lenard olan, şans eseri röntgen olarak varsayılan icat.

hatta tesla, röntgen'den çok daha önceleri x-ışınlarını kullanıyordu bile, fakat o dönemde ingilterede yanan labaratuvarındaki çalışmalar yarım kalmış, kurtarabildikleri çalışmalarını ise röntgen'e postalayıp, bu icadın yapılabilmesine ön ayak olmuştur.

o sıralar 2 kişiye nobel verilmeyişi sebebiyle ve verilen nobelin geri alınamayacağı sebebiyle, röntgen, röntgenin mucidi sayılmış, lenard'a ise gönlü olsun diye sonraki yıllarda nobel verilmiş.

lenard'dan da söz ederken; kendisinin bir nazi olduğunu da eklemek gerekir.
devamını gör...

kuralsızlıklar da kural sayılıyordur herhalde.
devamını gör...

değerli yazarlar,
kafa sözlüğün 800 tanım giren ilk 100 kişiye 50 tl. d&r hediye çeki kampanyası sonuçlanmış, yapılan bildiriyle bu çeklerin dağıtılacağı duyurulmuştur.

oturduğum yerde, kafa sözlüğün daha önce de yaptığı 'köy okuluna kitap ' yardımı gibi sosyal etkinlikler geldi aklıma. bence son derece güzel ve duyarlı etkinlikler bunlar.

bunu yönetim yaptı,
biz yazarlar neden yapmayalım, dedim birden kendime ve bu düşüncemi siz değerli sermaye düşmanı yazar arkadaşlarımla paylaşmak istedim.

toplam bedel kadar kitap, kırtasiye malzemesi, yine tespit edilecek ihtiyaç sahibi bir okula verilebilir diye düşündüm.

bilemiyorum, iyi mi ettim kötü mü ?

( konuyla ilgili bir çok başlıkta olduğu gibi sessiz kalınmayıp, olumlu veya olumsuz düşüncelerin paylaşılması, sürecin nasıl ilerleyeceğine katkı yapacaktır. )

edit: kabul edilmesi halinde, yönetimin bu konuda aktif rol alıp, ihtiyaç sahibi okul belirleme ve sureci ilerletme konusunda, yine aktif rol alacağına inanmak istiyorum.

edit: bu düşüncemi tamamen iyiniyetle attım ortaya, bu #462880 entry'de söylendiği gibi aptallık olsun diye değil.

tanımda, özellikle iki kez
' aptalca ' kelimesini kullanmışsınız.
doğrusu aptallık olsun diye düşünüp ortaya attığım bir mesele değildi.

anlamlı birşeylere imza atmaya hasret bir ülkede yaşıyoruz.
sözlük ilk kurulduğunda yönetim, köy okuluna kitap kampanyası yaptı, çok da güzel oldu, hepimiz destekledik.

benim de aklıma bu geldi ve, bireysel olarak hakkımdan vazgeçiyorum deyip, meselenin duyuna kalmasına sebebiyet vermek yerine, böyle birşey yapabiliriz dedim.
amacım 'aptallık ' yapmak değildi.
buna katılmayabilirsiniz, ancak keşke daha uygun bir lisan ile bu düşüncenizi ortaya koymayı deneseydiniz.
üzüldüm doğrusu.
devamını gör...

elimde olanlarla memnun olmak yerine, belki de hiçbir zaman ulaşamayacağım şeylerin acısını çekmekle meşgul olduğum için mutsuzum.denizde ne kadar kürek çeksem de sanki kıyıya ulaşıp dinlenemeyecek gibi hissettiğim için mutsuzum.
herkesin mutsuzluğu kendine tabi.

mutlu olmak için çırpınmak da zor,ne kadar etkili olduğu tartışılır.
devamını gör...

attila.
devamını gör...

dördünü de çektirdiğim sevimsiz diş türü.

tecrübelerimi yazayım çektirecek olanlar için. belki fikir verir.

herkeste aynı olmadığı gibi, kişinin her yirmilik dişi için de aynı olmuyor çektirme işi. 3 tanesi çok rahat çekildi bende. hatta doktor ağzıma bakarken "şunu tutar mısın 1 dakika" diyerek elime tutuşturduğu peçetenin içine koyuvermişti dişi bir keresinde. ben de daha dişim çekilecek diye bekliyorum. "bak içine" dedi, açtım diş orada... ne acı, ne sızı...

üstteki 2 tane eğri çıkmıştı, hafiften dışa doğru. ama tamamen çıktıkları için kesinlikle çok rahat çekildiler. alttakilerden biri de aynı şekilde... yani gömülü olmayanlar sorunsuz çekiliyor birkaç saniye içerisinde. anestezi sağ olsun... iğne fobiniz varsa ona bir şey diyemem tabi.

fakat attaki son diş yarı gömülüydü ve ameliyatla alındı. hafif sivri olan kenarıyla yanağımın iç kısmını oymuştu resmen. o nedenle önce antibiyotik yazıldı ki mikrop kapma falan gibi riskler olmasın. yara geçtikten sonra çektirmeye geldi sıra.

merak etmeyin, çekilirken hiçbir şey hissetmiyorsunuz anestezi nedeniyle. çekildikten sonra dikiş atıldığı için o süreç biraz sancılı olabilir ama dünyanın sonu değil elbette. boğaza doğru patates kadar şişme gerçekleşti. zaten doktor uyarmıştı şişecek, haberin olsun diyerek. bildiğiniz yamuldu sağ tarafım aşağıya doğru. bir de sinir bozucu bir boğaz ağrısı yaşattı birkaç gün.

tabi hepsinin çekilmesi sonrasında yeme içme fırçalama konusunda dikkatli olmalısınız bir müddet.

sonuca bakarsak, harika bir his! gerçekten ağız içindeki varlıkları sinir bozucu olabiliyor. dilinizle oynayıp duruyorsunuz dişin varlığını hissedince. ağız kokusu da yapabiliyor duruma göre. ağız içini aşındırıp yara eden epey zorlaştırmıştı benim hayatımı, yeme içme konusunda mesela. kocaman bir aft düşünün... öyle bir his.

varlığı nedeniyle sorun yaşamayan arkadaşlar dikkatli olsun. sinsi sinsi çürürse yine sıkıntı yaratır. ımkânınız varsa pandemi sonrasında çektirin derim.
devamını gör...

anlamanın bir yolu yoktur.
sevgi ne kadar gizlemeye çalışsan da dışarı fışkıran bir şeydir. her hücrene kadar hissedersin zaten.
sevgi anlaşılır değil hissedilebilir bişeydir dostlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim