bayramda sözlükte takılan asosyal tip
pandemide ne yapmasını bekliyorsunuz anlamadım dışarı çıkıp otobüs demiri mi yalasın.(bkz: swh)
devamını gör...
paulo coelho
yazdıklarıyla onulmaz yaralara pansuman olmuş, 1947 doğumlu brezilyalı roman yazarıdır. kitapları, gabriel garcia marquez'den sonra en çok okunmuş latin amerikalı büyük üstattır.
simyacı, veronika ölmek istiyor ve hippi gibi muazzam eserlerle tüm dünyanın saygısını kazanmıştır.
simyacı, veronika ölmek istiyor ve hippi gibi muazzam eserlerle tüm dünyanın saygısını kazanmıştır.
devamını gör...
unutulmak
bir yaşamın, o yaşamın anılarının, düşüncelerinin, yaşadığı zorlukların ve başarılarının, bir başka kişinin zihninde artık yer etmemesi durumudur. çoğu zaman ölmek korkutmaz insanı, unutulmak korkutur, yani bir kişinin düşüncelerinde ölüp artık var olmamak incitir.
--- alıntı ---
bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü yetmiyor. bir duvarda iki satır yazı, bir albümde soluk bir resim, bir hafızada silik bir hayal olarak kalıyor istemese de. bütünüyle unutulmak gibi acıklı bir oyuna kimsenin yüreği dayanamıyor.
--- alıntı ---
bütünüyle unutulmaya kimsenin gücü yetmiyor. bir duvarda iki satır yazı, bir albümde soluk bir resim, bir hafızada silik bir hayal olarak kalıyor istemese de. bütünüyle unutulmak gibi acıklı bir oyuna kimsenin yüreği dayanamıyor.
devamını gör...
zafer hep kötülerin midir sorunsalı
“zafer inananlarındır”
devamını gör...
vaka kontrol çalışması
latent dönemi uzun, toplumda seyrek görülen hastalıklarda ideal olan araştırma yöntemidir.
öldürücülüğü yüksek hastalıkların neden-sonuç ilişkilerinin incelenmesine dayanır.
bu araştırma yönteminin dezavantajı ise araştırma yapan kişinin taraf tutma ihtimalinin yüksek olmasıdır.
bu çalışmayla tahmini rölatif risk hesaplanır.
öldürücülüğü yüksek hastalıkların neden-sonuç ilişkilerinin incelenmesine dayanır.
bu araştırma yönteminin dezavantajı ise araştırma yapan kişinin taraf tutma ihtimalinin yüksek olmasıdır.
bu çalışmayla tahmini rölatif risk hesaplanır.
devamını gör...
normal sözlük yazarları mutlu mu sorunsalı
"yalan da olsa içimden bir bulut akıp gidiyor
yalan da olsa mutluyum, bu bana yetiyor
yalan da olsa mutluyum ya, bu bana yetiyor"**
yalan da olsa mutluyum, bu bana yetiyor
yalan da olsa mutluyum ya, bu bana yetiyor"**
devamını gör...
sadece cahillerin kuracağı cümleler
ben duymadım/bilmiyorum.
sanki her şeyden haberin var, duymadığın bir şeyin olması imkansız (tip) yazarken sinirlendim.
sanki her şeyden haberin var, duymadığın bir şeyin olması imkansız (tip) yazarken sinirlendim.
devamını gör...
geceye neşeli bir şarkı bırak
devamını gör...
ay'ın ikiye bölünmesi mucizesi
keşke insanların kutsallarıyla dalga geçilmese. her din için geçerli bu dediğim. müslümanın inancıyla da dalga geçmeyin, ineğe ibadet eden hindistanlı ile de. insanlar yaşamını bunun üzerine dizayn ediyor, bir çoğu psikolojisini dayandığı maneviyat üzerinden sağlam tutuyor benim çok okumuş çok entelektüel her şeyin en doğrusunu bilen arkadaşım geliyor burada bu kutsalları sözlüğe gülmek için meze yapıyor. ifade özgürlüğü falan değil düpedüz saygısızlık bu yapmayın arkadaşlar. gerçekten inanmamanıza saygı duyarım ama dalga geçilmesi çok çirkin ve kimseye bir şey kazandırmıyor gram faydası yok ne geçiyor elinize mutlu mu oluyorsunuz rahatsız etmekten.
devamını gör...
açlık
knut hamsun'un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük romanidir.
ünlü bir yazar olmakla yanıp tutuşan fakat bir yandan da ciddi bir fakirlik ve açlık ile cebelleşen bir gencin, duygulu öyküsünü içerir bu kitap.
dünya edebiyatının başyapıtlari arasında yer almaktadır.
ince bir kitaptır.
ünlü bir yazar olmakla yanıp tutuşan fakat bir yandan da ciddi bir fakirlik ve açlık ile cebelleşen bir gencin, duygulu öyküsünü içerir bu kitap.
dünya edebiyatının başyapıtlari arasında yer almaktadır.
ince bir kitaptır.
devamını gör...
vakanüvis
osmanlı devleti’nin resmî tarihini yazmakla görevli tarihçiye verilen isimdir.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
potansiyelinin farkına varamamak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
kendini kandırmak.
saçma sapan şeylere kafa yormak.
devamını gör...
elflerde isim kullanımı
elfler bilindiği üzere dış etmenler olmadıkça ölümsüzdürler ve uzun çok uzun bir hayat sürerler. bu uzun hayatları boyunca birden fazla isim kullanırlar.
eflere ilk isimlerini, doğduklarında babaları verir. bu isme quenya lisanında baba-ismi anlamına gelen ataressë denir.
ilerleyen zamanlarda elfler kendi ismini alacak kadar büyümemişken elflere anneleri tarafından da bir isim verilir. bu isme quenya lisanında anne-ismi anlamına gelen amilessë denir.
yeterli yetişkinliğe gelen elf kendi ismini seçer ve bu isme quenya lisanında seçilmiş isim anlamına gelen cilmessë denir.
zaman zaman elfler üçüncü bir isim tercih edebilirler. bu isme ise quenya lisanında isimden-sonra anlamına gelen epessë denir.
örneğin leydi galadriel’in ataressë’si (fn)* soylu kadın anlamına gelen artanis’tir.
amilessë’si(mn)* ise güçlü kuvvetli anlamına gelen nerwen’dir.
leydi galadriel cilmessë (tn)* olarak annesinin verdiği isim olan nerwen’i kullanmıştır.
epessë’si (an) * ise kocası celeborn* tarafından verilen, ışıltılı kadın anlamına gelen alatáriel’dir. lord celeborn, galadriel’e saçlarının muazzam ışıltısı dolayısıyla bu ismi vermiştir.orta dünya’ya geldikten sonra alatáriel’in sindarin lisanındaki karşılığı olan galadriel’i kullanmıştır.
eflere ilk isimlerini, doğduklarında babaları verir. bu isme quenya lisanında baba-ismi anlamına gelen ataressë denir.
ilerleyen zamanlarda elfler kendi ismini alacak kadar büyümemişken elflere anneleri tarafından da bir isim verilir. bu isme quenya lisanında anne-ismi anlamına gelen amilessë denir.
yeterli yetişkinliğe gelen elf kendi ismini seçer ve bu isme quenya lisanında seçilmiş isim anlamına gelen cilmessë denir.
zaman zaman elfler üçüncü bir isim tercih edebilirler. bu isme ise quenya lisanında isimden-sonra anlamına gelen epessë denir.
örneğin leydi galadriel’in ataressë’si (fn)* soylu kadın anlamına gelen artanis’tir.
amilessë’si(mn)* ise güçlü kuvvetli anlamına gelen nerwen’dir.
leydi galadriel cilmessë (tn)* olarak annesinin verdiği isim olan nerwen’i kullanmıştır.
epessë’si (an) * ise kocası celeborn* tarafından verilen, ışıltılı kadın anlamına gelen alatáriel’dir. lord celeborn, galadriel’e saçlarının muazzam ışıltısı dolayısıyla bu ismi vermiştir.orta dünya’ya geldikten sonra alatáriel’in sindarin lisanındaki karşılığı olan galadriel’i kullanmıştır.
devamını gör...
diş dolgusu
düşebilen bir şeydir.
edit: dolgu sadece çürük varlığında yapılmaz. çürüksüz lezyonlar dediğimiz; abrazyon, erozyon, abfraksiyon veya kırık durumlarında yaşanan form kaybında da dolgu bir tedavi seçeneğidir.
edit: dolgu sadece çürük varlığında yapılmaz. çürüksüz lezyonlar dediğimiz; abrazyon, erozyon, abfraksiyon veya kırık durumlarında yaşanan form kaybında da dolgu bir tedavi seçeneğidir.
devamını gör...
islam barış dinidir
kuran'da savaş fiilinin kökünden (q-t-l) türetilmiş 170 kelime bulunmasına rağmen barış kelimesinin kökünden (s-l-m) türetilmiş 140 kelime bulunmaktadır. affetmek fiilinin kökünden (ğ-f-r) türetilmiş 234 kelime bulunmasına rağmen cezalandırmak fiilinin kökünden (a-z-b) türetilmiş 373 kelime bulunmaktadır. cihadı saymadım bile.
bakara 191: onları nerede yakalarsanız öldürün. sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. yalnız, mescid-i haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. sizinle savaşırlarsa onları öldürün. kâfirlerin cezası böyledir.
nisa 74: o hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, allah yolunda savaşsınlar. kim allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
nisa 89: arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. bu sebeple, onlar allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
nisa 91: diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. işte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.
tevbe 5: haram aylar çıkınca bu allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. şüphesiz allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
muhammed 4: inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). artık bundan sonra ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. savaş sona erinceye kadar hüküm budur. eğer allah dileseydi, onlardan öç alırdı. fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. allah yolunda öldürülenlere gelince, allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
maide 33: allah’a ve resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
ahzap 61: andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. onlar da orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
bakara 193: hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
bakara 244: allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.
nisa 76: iman edenler, allah yolunda savaşırlar. inkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar. o hâlde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.
nisa 84: artık allah yolunda savaş! sen ancak kendinden sorumlusun! mü’minleri de savaşa teşvik et. umulur ki allah inkâr edenlerin gücünü kırar. allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
enfal 39: baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. eğer vazgeçerlerse, şüphesiz ki allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
tevbe 14: onlarla savaşın ki, allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
tevbe 123: ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. bilin ki, allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
saffat 4: hiç şüphe yok ki allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
bakara 216: savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. allah bilir, siz bilmezsiniz.
enfal 65: ey peygamber! mü’minleri savaşa teşvik et. eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. eğer içinizde yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
gibi buram buram barış kokan ayetler de "kitab-ı mukaddestedir" zaten.
bakara 191: onları nerede yakalarsanız öldürün. sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. yalnız, mescid-i haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. sizinle savaşırlarsa onları öldürün. kâfirlerin cezası böyledir.
nisa 74: o hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, allah yolunda savaşsınlar. kim allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
nisa 89: arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. bu sebeple, onlar allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
nisa 91: diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. işte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.
tevbe 5: haram aylar çıkınca bu allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. şüphesiz allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
muhammed 4: inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). artık bundan sonra ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. savaş sona erinceye kadar hüküm budur. eğer allah dileseydi, onlardan öç alırdı. fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. allah yolunda öldürülenlere gelince, allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.
maide 33: allah’a ve resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. ahirette de onlara büyük bir azap vardır.
ahzap 61: andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. onlar da orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.
bakara 193: hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.
bakara 244: allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.
nisa 76: iman edenler, allah yolunda savaşırlar. inkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar. o hâlde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.
nisa 84: artık allah yolunda savaş! sen ancak kendinden sorumlusun! mü’minleri de savaşa teşvik et. umulur ki allah inkâr edenlerin gücünü kırar. allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
enfal 39: baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. eğer vazgeçerlerse, şüphesiz ki allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
tevbe 14: onlarla savaşın ki, allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
tevbe 123: ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. bilin ki, allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.
saffat 4: hiç şüphe yok ki allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.
bakara 216: savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. allah bilir, siz bilmezsiniz.
enfal 65: ey peygamber! mü’minleri savaşa teşvik et. eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. eğer içinizde yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.
gibi buram buram barış kokan ayetler de "kitab-ı mukaddestedir" zaten.
devamını gör...
altı şapkalı düşünme tekniği
düşünme eğitimi konusuna öncülük eden edward de bono'ya göre, bireyler genel olarak 6 tip düşünce biçimini kullanmaktadır. bunlar altı renk şapkayla ilişkilendirildiği için "altı şapkalı düşünme tekniği" denilmektedir, edward de bono'ya göre insanların yaygın kullandıkları düşünme biçimleri şöyledir. beyaz şapka; beyaz tarafsız ve objektiftir. bu şapka objektif olgular ve rakamlarla ilgilidir. kırmızı, öfke, tutku ve duyguyu çağrıştırır. kırmızı şapka; duygusal bir bakış açısı verir. siyah şapka; siyah karamsar, olumsuz ve kötümserdir. sarı şapka; sarı güneş gibi aydınlık ve olumludur. iyimser, umutlu ve olumlu düşünme ile ilgilidir. yeşil bereket ve verimli büyüme demektir. yeşil şapka; yaratıcılık ve yeni fikirler ile ilgilidir. mavi şapka; mavi serinkanlılığı temsil eder ve her şeyin üstündeki göğün rengidir. düşünme sürecinin düzenlenmesi ve kontrolü ile uğraşır. edward de bono, bu 6 renk şapkayı kullanarak düşünme biçimlerini ve becerilerini geliştirmeye, doğru düşünmeyi öğrenmeye dikkat çekmektedir.
düşünme teknikleri 6'ya ayrılır;
- beyin fırtınası
- scamper
- nitelik listeleme
- morfolojik sentez
- sinektik
- altı şapka düşünme
devamını gör...
günün sözü
devamını gör...
ışınlanmış eritrosit süspansiyonu
immunsupresif hastalarda graft versus host reaksiyonunu önlemek için uygulanan reaksiyon sonucu oluşan eritrosit süspansiyonuna verilen isimdir.
devamını gör...

