yunanistan doğumlu fransız yönetmen costa gavras' ın 1969 yapımı filmidir. komünist bir politikacının katıldığı bir miting sırasında saldırıya uğramasını ve ardından gelen komplo teorilerini anlatır. diğer gavras filmleri gibi politikanın karanlık yüzü ve yozlaşma ön plandadır. zaten politik film dediğinizde bana sorarsanız gavras bu işin piridir.

filmin adı olan z ise “o yaşıyor!” anlamına gelen yunancadaki “zei” den geliyor. (google çeviriye yunanca "zei" yazarsanız ingilizce karşılığı olarak "he lives" olarak gelecektir.)

film her ne kadar politikayla fazla içli dışlı olsa da bu hiçbir şekilde seyirciyi yormuyor. temponun ilk dakikadan son dakikaya kadar asla düşmediği filmde politikanın o kendine has kaos ortamı çok güzel yansıtılmış. filmde çok fazla karakter var, ilk başta takip etmek biraz zor olsa da yavaş yavaş herkes kafanızda oturmaya başlıyor. filmin sonunda ise acı gerçekler suratımıza vurunca etkilenmemek elde değil.

film eleştiri yaparken hiçbir şeyden çekinmez. ne kadar gerçek varsa tüm netliğiyle ortaya koyan etkileyici bir filmdir. politik tarzda film sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken bir film diyebilirim. oldukça tartışma yaratmış ve bize oldukça yakın bir coğrafyada yaşanmış gerçek olaylar anlatılıyor. zaten filmin başında açıkça " any similarity to real persons and events are not coincidental. it is intentional. " yazmış yönetmen. hangi ülke olduğu filmde belirtilmese de yunanistan’da 1963 yılında suikastle öldürülen solcu partinin milletvekili gregoris lambrakis’in öldürülmesini konu ediliyor. filmle ilgili ilginç notlar:

- oscar ödülleri tarihinde en iyi film ve en iyi yabancı dildeki film akademi ödülüne aynı anda aday olan ilk filmdir.

- aynı zamanda ingilizce olmayan bir dilde çekilip, en iyi film akademi ödülüne aday olan 1937 yapımı la grande illusion filminden sonraki ilk filmdir. (1937 de yabancı dildeki film ödülü henüz yoktu.)

- fritz lang' ın 1931 yapımlı m filmi ile birlikte en kısa ada sahip filmdir iki filmin adı da tek harften oluşur.

- müziği ünlü yunan müzisyen mikis theodorakis' e aittir. şuradan dinlenebilir.
devamını gör...

bir adet sakin şarkısıdır. girişi ve kapanışı ayrı güzeldir. tanımlayamadığım kadar değişik ama güzel bir müziği var.

(bkz: sulukule susmayacak)

devamını gör...

dinlemekten zevk aldığım bir sanatçı. güzel bulduğum bir şarkısını şuraya iliştireyim.
devamını gör...

pame'de bu hafta dilekler şarkılara dökülüyor.

yeni ayın ilk gününü, içimizde ve çevremizde her şeyin birazcık olsun iyiye gitmesi için en kalpten dileklerimizi dileyerek tamamlayacağımız, sakin ve huzurlu şarkıların da bizlere eşlik edeceği yunan müziği temalı programımız saat 22:30'da sözlük radyosunda. bekliyoruz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

getir yemek açıldığı günden beri hızla kan kaybeden yemek siparişi uygulaması.
devamını gör...

kahkaha atmak.
devamını gör...

o kadar üzüldüm ve gerildim ki maç boyunca anca bir şeyler yazabilecek duruma geldim.

teknik, taktik, beceri, tecrübe her anlamda fersah fersah üstün olduğumuz bir takıma karşı tek set voleybol oynayabildik; gerçekten inanılmaz... çok, çok üzücü...

4 sene lisanslı voleybol oynadım. türkiye'de voleybol altyapısının, kültürünün ne kadar doğru yönetildiğinin de gayet farkındayım. biz voleybol ülkesiyiz son derece doğru, yerinde bir slogan. zaten takımlarımızın aldığı sonuçlar da ortada uluslararası liglerde...

ancak gelin görün ki milli takım için iş başka.
voleybol iyi savunma yapanın, soğuk kanlı olanın kazandığı bir branş. biz takım olarak hem elemelerde, hem gruplarda ne kadar iyi savunma yapabildiğimizi defalarca kez kanıtlamış bir takımız. işler yolundayken bir sıkıntımız yok. olamaz da. iyiyiz abi. bitti, bu kadar basit. bu kızlar çok rahat bir şekilde madalyaya yürüyecek kadar yetenekli ve donanımlı sporcular. ancak ne yazık ki stres yönetimi, spor psikolojisi, konsantrasyon bunlar çok başka dinamikler gerektiriyor ve bizde de bu dinamikler doğru işletilemiyor. hal böyle olunca çeyrek final stresi, ülke gündemi, baskı, atipik bir voleybol anlayışı karşısında manşet alamayan, servis karşılamayan bir türkiye izledik. akdeniz insanları sizi! ne gezer bizde soğuk kanlılık abi... istatistiklere bakmadım, ama 2 set güney kore 50 sayı eder, tie break ile 65 diğer setlerden de 40 desek; 105 sayı'nın çok eminim ki en az 30'u bizim hata sayılarımızdır. etkili servis bile olmayan atışlardan ace verdik, inanılmaz... bizim en iyi yaptığımız şey savunma arkadaşlar. bu kızların oynadığı oyun kendi oyunları olmadı/olamadı maç boyunca. çok, çok yazık.

bakın çok net bir şey söyleyeyim, kuradan güney kore çıkmamış olsaydı dünkü oyunla o sahada rezil rüsva olurduk. allah korudu. bu, kızların rakipleriyle aralarındaki güç farkından, kötü yönetimden falan sebep değil. çünkü böyle bir güç dengesizliği yok takımlarla aramızda. biz stresi yönetmedik. çok yetenekli, iyi yetiştirilmiş ama sporcu gibi yaşatamadığımız oyuncularımız olduğu sürece de yönetememeye devam edeceğiz. sonuçlar da bu şekilde gelmeye devam edecek takım sporlarında.

hepimize geçmiş olsun. ne diyebilirim ki. gerçekten çok yazık oldu.
devamını gör...

eski bir mısır alfabesi. bu alfabenin kullanıldığı dil de ara-sıra "hiyeroglif dili" olarak anılır. bu alfabenin diğerlerinden farkı, olayları harflerle anlatmak yerine sembollerle anlatmasıdır. yani bu alfabede harfler yerine semboller kullanılır. bugün hala hiyeroglif dili ve alfabesi tam çözülememiştir. hiyeroglif alfabesinin zor olmasının sebebi, sembollerle okunmasıdır ayrıca antik mısır zamanında bile okuma-yazma bilenlerin sayısı çok düşük olduğu için, kendileri bile bu alfabeyi "anlayamıyorlardı" dersek yanlış olmaz. antik mısırlıların çoğunun okuma-yazma bilmemelerinin sebebinin bazıları tarafından hiyeroglif alfabesi olduğu da söylenir. çünkü bu alfabeyi ve dili öğrenmek epey zor olsa gerek.

bu resimde, hiyeroglif alfabesinin sembolleri görülüyor, her sembolün üzerinde günümüz harflerini görüyorsunuz. böylelikle sembollerin hangi harf anlamına geldiği açıklanmış:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu da başka bir örnek,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

alfabenin ingilizce anlamlarının yazıldığı bir versiyonu daha var, bu sefer semboller renkli bir biçimde,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

burda da, bir mısır hiyeroglif örneği görüyoruz,

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kaç ortak noktamız olsa bile aslında venüs dünya'nın bir çok konuda tersi özelliklere sahip.

venüs, güneş sistemi'nin güneş'e yakınlık bakımından ikinci sırada, sıcaklık bakımından ise ilk sırada bulunan gezegenidir. güneş'e en yakın gezegen olmamasına rağmen en sıcak gezegen olmasının nedeni acımasız atmosferidir. gezegen, atmosferinde bulunan dirençli mikroorganizmalar sayesinde içerisine aldığı güneş ışınlarının çoğunu içeride tutuyor ve gezegeni dev bir seraya çeviriyor. bu durum da gezegeni güneş sistemi'nin en sıcak gezegeni haline getiriyor. yüzey sıcaklığının ortalama olarak 470 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

dünya'ya ortalama mesafe açısından en yakın gezegen olan venüs boyut bakımından da dünya'ya çok yakın boyutlara sahiptir; bu özelliği sayesinde "dünya'nın ikizi" adını almıştır. öte yandan bu gezegen bizim gezegenin aksine kendi etrafında dönüşünü ters bir şekilde yapar; yani güneş batıdan doğar ve doğudan batar. (bize göre).

venüs'te yaşam: gerek sıcaklığı gerekse atmosfer şartları yüzünden venüs'te yaşam arayışları bir hayli ümitsiz ancak venüs gelecekte yaşam olabilecek bir gezegen olmaktan çok geçmişte yaşam olan bir gezegen olma ihtimali ile heyecan yaratıyor. peki venüs nasıl oldu da bu hale geldi? venüs'ün bu hale gelmesi dünya'nın geleceği hakkında bir ipucu olabilir mi?
devamını gör...

"bütün yaptıklarımdan ve bütün söylediklerimden
kimse anlamaya çalışmasın kim olduğumu
bir engel vardı, bir engel, bütün eylemlerimi
ve baştan aşağı tutumumu değiştiren
hep bir engel vardı tam konuşacağım sıra
susturuverirdi beni
en göze çarpmamış davranışlarımdan
en kapalı sözlerimden, yazdıklarımdan
yalnız onlardan anlaşılabilirim
ama belki de değmez bunca çabaya
bunca dikkate, gerçekte kim olduğumu bulmak,
daha güzel bir toplumda, ilerde
bir başkası tıpkı bana benzeyen
çıkar kuşkusuz, yaşar özgürce."

konstantinos kavafis, yürek yolcularına ithaf olunur
devamını gör...

bunun için dondurmacıya koşarak gitmektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mesela bu başlığa yazarken bile kendi kendime konuşuyordum. tenhada yapmak sorun olmuyor da kalabalık da yapınca "haa , bana mı dedin ? bir şey mi dedin?" gibi soruların yanında ayrıca tuhaf bakışlara maruz kalmaktır.
devamını gör...

tamamen can sıkıntısı ve meraktan açtığım bir başlık. ben kesinlikle wylde diyorum.
devamını gör...

eski türkiye'nin en akılda kalan sembollerinden, netflix ve türevlerinin atası, türk halkına yabancı dizi izleme kültürünü kazandıran eski tv kanalı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlükcüğüm.
günaydın canlarım.
günaydın güzellerim.
günaydın gençler, daima genç kalanlar ve genç kalmakta ısrar edenler.

yorgunluktan memduh bayraktaroğlu'na bağladım.
her şeye rağmen kuyruğumu dik tutmak maksadıyla kuyruğumu enseme bağlamış olsam da...

ben çok yorgunum ya. *
devamını gör...

bu tam olarak ben. hayatımdaki en alakasız insanların tavırlarında bile bir anlam arıyorum, tabii durum böyle olunca habire üzülmek kaçınılmaz oluyor.
devamını gör...

20 barfiks sonrası sakinleşme naçizane olacaktır.
devamını gör...

tatsuya tanaka'nın gözünden karpuz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim