cumhurbaşkanı'nın bayram sonrası için açıklamaları
aç kapa aç kapa artema
devamını gör...
araba
mustafa sandal'ın söylediği ve klibinde kişiyi gülümsetecek hareketler yaptığı şarkı.
"...
onun arabasi var guzel mi, guzel
soforu de var ozel mi, ozel
basti mi gaza gider mi, gider
maalesef ruhu yok
onun icin hic mi hic sansi yok."
"...
onun arabasi var guzel mi, guzel
soforu de var ozel mi, ozel
basti mi gaza gider mi, gider
maalesef ruhu yok
onun icin hic mi hic sansi yok."
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
galina zhiganova - a woman cuts the hem of a kimono so as not to wake a cat (2007)adı üzerinde, uyuyan kediyi uyandırmamak için kıyafetinden bir parça kesmeyi tercih etmiş bir kadının resmi. bir kedim bile yok ama kendisine çok hak veriyorum. bu eseri pek beğendim o yüzden bu geceye bırakayım.
devamını gör...
10 dil bilen 70’den fazla ülke gezmiş adamın dramı
yer türkiye, isim aykan gözeri.
bu amca sokaklarda yaşıyor. hikayesine göz atılası amcamızdır.
edit: hikayesi yerine ‘dramı’ demek daha uygun düşerdi belki ama başlığı açmış bulundum.
buradan ulaşabilirsiniz amcamızın videosuna
bu amca sokaklarda yaşıyor. hikayesine göz atılası amcamızdır.
edit: hikayesi yerine ‘dramı’ demek daha uygun düşerdi belki ama başlığı açmış bulundum.
buradan ulaşabilirsiniz amcamızın videosuna
devamını gör...
bahçıvan şukkalituda
sümer mitolojisinde ve eski tabletlerde adı zikredilen bir bahçıvan. ama öyle basit bir bahçıvan değil. muazzez ilmiye çığ, bereket kültü ve mabet fahişeliği adlı kitabında onun hikayesine yer veriyor. kabaca şöyle bir hikayesi var;
bu bahçıvan bey, bahçesine bayağı bağlıymış. en güzel meyveleri ve bitkileri yetiştirebilmek için ziyadesiyle mesai harcarmış. ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın, güneşin delici ışınlarının bahçesindeki meyveleri kurutmasına engel olamazmış. bu durum adamda takıntı haline gelmiş. oturmuş bütün gökyüzünü, yıldızları incelemiş. konumlarını vesairelerini belirleyip notlar almış. artık notları nasıl aldı bilemiyorum. koca koca kil tabletlere kazımış olabilir. yani bayağı meşakkatli bir iş. nihayetinde bahçeyi kurtaracak fikre ulaşıyor. yaprakları geniş büyük bir ağaç yetiştirmeyi başarıyor. ağacı yerleştiriyor bahçenin ortasına. gel zaman git zaman bahçe günden güne güzelleşiyor.
tanrıça inanna bir gün gezintiye çıktığı esnada, bu bahçe kendisinin dikkatini çekiyor. bayılıyor bahçeye ve büyük ağacın altında dinlenmek üzere uzanıyor ve uyuyakalıyor. işte mevzu da burada başlıyor. ırz düşmanı bahçıvan, tanrıçaya uykusunda usulca yaklaşıyor ve tecavüz ediyor. inanna uyandığında tecavüze uğradığını anlayınca doğal olarak sinirden köpürüyor ve bahçıvanın yediği herzenin hesabını tüm insanlığa çıkarıyor. yeryüzündeki bütün kuyu sularını kana çeviriyor. yani ben bu kısmı anlamıyorum açıkçası. tamam bu haysiyetsiz ırz düşmanı bir halt yemiş bunun cezasını niye tüm insanlığa çıkarıyorsun ablacım. bu hergeleyi iğdiş et, olsun bitsin. ondan sonra bu hergele de yandım anam deyyu ortada arzı endam etsin. hem böylece sümer tabletlerindeki kayıtlarda adı hadım şukkalituda diye geçerdi de, belki millet biraz akıllanırdı. neyse artık olmuşla ölmüşe çare yok. tabi inanna'nın şukkalituda'yı bulmadığı için böyle yaptığı anlatılır ama ben bunları yemem! koskoca tanrıça aciz bir insanoğlunu nasıl bulamıyor arkadaş? fare deliğine girse bulup çıkarması lazım. yani o kısım bana pek inandırıcı gelmiyor. * *
peki bu hikâye niye önemli? bu hikâye biraz farklı versiyonları ile hem tevrat'ta hem kuran'da yer alıyor. yani benzerlikler ziyadesiyle fazla. kalkıp şimdi o sorgulamalara vesairelere girmeyeceğim zaten. merak eden kendisi açar okur. benim derdim ırz düşmanı şukkalituda ile! söz uçuyor, yazı ise kil tablete kazınsa bile kalıyor. samuel noah kramer senin gibi bir ırz düşmanını 1964 yılında bile ifşa edebiliyor. sonra bizde muazzez ilmiye çığ sayesinde senin şerefsizliklerini öğrenebiliyoruz. bu yüzden yazı mühim. mühim yani. yazın o yüzden elinizi korkak alıştırmayın.
bu bahçıvan bey, bahçesine bayağı bağlıymış. en güzel meyveleri ve bitkileri yetiştirebilmek için ziyadesiyle mesai harcarmış. ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın, güneşin delici ışınlarının bahçesindeki meyveleri kurutmasına engel olamazmış. bu durum adamda takıntı haline gelmiş. oturmuş bütün gökyüzünü, yıldızları incelemiş. konumlarını vesairelerini belirleyip notlar almış. artık notları nasıl aldı bilemiyorum. koca koca kil tabletlere kazımış olabilir. yani bayağı meşakkatli bir iş. nihayetinde bahçeyi kurtaracak fikre ulaşıyor. yaprakları geniş büyük bir ağaç yetiştirmeyi başarıyor. ağacı yerleştiriyor bahçenin ortasına. gel zaman git zaman bahçe günden güne güzelleşiyor.
tanrıça inanna bir gün gezintiye çıktığı esnada, bu bahçe kendisinin dikkatini çekiyor. bayılıyor bahçeye ve büyük ağacın altında dinlenmek üzere uzanıyor ve uyuyakalıyor. işte mevzu da burada başlıyor. ırz düşmanı bahçıvan, tanrıçaya uykusunda usulca yaklaşıyor ve tecavüz ediyor. inanna uyandığında tecavüze uğradığını anlayınca doğal olarak sinirden köpürüyor ve bahçıvanın yediği herzenin hesabını tüm insanlığa çıkarıyor. yeryüzündeki bütün kuyu sularını kana çeviriyor. yani ben bu kısmı anlamıyorum açıkçası. tamam bu haysiyetsiz ırz düşmanı bir halt yemiş bunun cezasını niye tüm insanlığa çıkarıyorsun ablacım. bu hergeleyi iğdiş et, olsun bitsin. ondan sonra bu hergele de yandım anam deyyu ortada arzı endam etsin. hem böylece sümer tabletlerindeki kayıtlarda adı hadım şukkalituda diye geçerdi de, belki millet biraz akıllanırdı. neyse artık olmuşla ölmüşe çare yok. tabi inanna'nın şukkalituda'yı bulmadığı için böyle yaptığı anlatılır ama ben bunları yemem! koskoca tanrıça aciz bir insanoğlunu nasıl bulamıyor arkadaş? fare deliğine girse bulup çıkarması lazım. yani o kısım bana pek inandırıcı gelmiyor. * *
peki bu hikâye niye önemli? bu hikâye biraz farklı versiyonları ile hem tevrat'ta hem kuran'da yer alıyor. yani benzerlikler ziyadesiyle fazla. kalkıp şimdi o sorgulamalara vesairelere girmeyeceğim zaten. merak eden kendisi açar okur. benim derdim ırz düşmanı şukkalituda ile! söz uçuyor, yazı ise kil tablete kazınsa bile kalıyor. samuel noah kramer senin gibi bir ırz düşmanını 1964 yılında bile ifşa edebiliyor. sonra bizde muazzez ilmiye çığ sayesinde senin şerefsizliklerini öğrenebiliyoruz. bu yüzden yazı mühim. mühim yani. yazın o yüzden elinizi korkak alıştırmayın.
devamını gör...
annesinin yakışıklı oğlum dediği çocuğun tipsiz olması
çok kez karşılaştığım durumdur.gariban anacığım beni yakışıklı oğlum diye seviyor,seviyor.ben bi özgüvenle doluyorum,anlatamam.sonra ayna karşısına geçiyorum. bi bakıyorum ki kendimden tiksiniyorum.ilerde evlenir de baba olursam,çocuğumda benim gibi olursa ona bunu düzgün bi şekilde anlatacağım ve tipin,yakışıklılığın bu kadar önemli olmadığını anlamasını sağlayacağım.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlükçüm,
bu sabah norm ender'den mekanın sahibi türküsüyle giriş yapıyorum. uzun bir süredir (kaç gün oldu yahu?) (benim için uzun abicim benim için uzun) yoktum. yokluğumu fark edip mesaj yağmuruna tutan canım arkadaşlarıma (öyle bir şey yok ühüüü) (şaka şaka üj bej kişi var yok, belki de yok(u: hahaha) ) buradan teessüflerimi sunuyorum.
neysem efem dilimde mekanın sahibi elimde değil elimde değil uzun süre yapmadığım her nevarsa geri dönüşte dilime bu zımbırtı pelesenk oluyor.
ey! ey! hadi bakalım
gucci gang, gucci gang nası' yapalım?
mekânın sahibi geri geldi
bebeleri pistten alalım, alalım
ey! ey! hadi bakalım
mary jane, mary jane nası' yapalım?
mekânın sahibi geri geldi (kalkın lan!)
bebeleri pistten alalım, alalım
yoldaş pardon yani mekan senin ama bizde sahiplenmişik işte kendimize göre. üstümüze yapsan tapuyu sırıtmaz yani o derece. *
bu arada alt tarafı 3, 5 gün yoktuk arkadaş hemen ne takipten çıktınız öyle? ölsek helvamızı kavurmadan takip çık yapacaksınız yahu ayıp valla. hahah yok be ya ben de olsam ben de çıkardım beni takipten sıkıntı yok takılın kafanıza göre. (bkz: şimdi bana kaybolan takipçilerimi verseler)
neyse efem bir kaç gün tamamen can sıkıntısından uzaktım mekandan. malum son günlerdeki olaylar vs detay vermiyeceğim ama beni çokça hırpaladı. ülke gündemi hatta dünya gündemi. yahu her seferinde daha n.... (daha ne olabilir ki?) diyemeden canım dünyam beni şaşırtıyor. tamam kapadım zaten çok gergin günler geçirdim az sakin kalmakta yarar var.
efendim sabah kahvemi yaptım misler gibi yudumlarken az girip kendimi hatırlatayım merak eden, telaşlanan, helva kavurmaya hazır bekleyen canım arkadaşlarıma bir cee deyip kaçayım dedim. pek uzaklaşmam hastaneye kadar gidip geleceğim. öptüm bebişler hadi piste. *
bu sabah norm ender'den mekanın sahibi türküsüyle giriş yapıyorum. uzun bir süredir (kaç gün oldu yahu?) (benim için uzun abicim benim için uzun) yoktum. yokluğumu fark edip mesaj yağmuruna tutan canım arkadaşlarıma (öyle bir şey yok ühüüü) (şaka şaka üj bej kişi var yok, belki de yok(u: hahaha) ) buradan teessüflerimi sunuyorum.
neysem efem dilimde mekanın sahibi elimde değil elimde değil uzun süre yapmadığım her nevarsa geri dönüşte dilime bu zımbırtı pelesenk oluyor.
ey! ey! hadi bakalım
gucci gang, gucci gang nası' yapalım?
mekânın sahibi geri geldi
bebeleri pistten alalım, alalım
ey! ey! hadi bakalım
mary jane, mary jane nası' yapalım?
mekânın sahibi geri geldi (kalkın lan!)
bebeleri pistten alalım, alalım
yoldaş pardon yani mekan senin ama bizde sahiplenmişik işte kendimize göre. üstümüze yapsan tapuyu sırıtmaz yani o derece. *
bu arada alt tarafı 3, 5 gün yoktuk arkadaş hemen ne takipten çıktınız öyle? ölsek helvamızı kavurmadan takip çık yapacaksınız yahu ayıp valla. hahah yok be ya ben de olsam ben de çıkardım beni takipten sıkıntı yok takılın kafanıza göre. (bkz: şimdi bana kaybolan takipçilerimi verseler)
neyse efem bir kaç gün tamamen can sıkıntısından uzaktım mekandan. malum son günlerdeki olaylar vs detay vermiyeceğim ama beni çokça hırpaladı. ülke gündemi hatta dünya gündemi. yahu her seferinde daha n.... (daha ne olabilir ki?) diyemeden canım dünyam beni şaşırtıyor. tamam kapadım zaten çok gergin günler geçirdim az sakin kalmakta yarar var.
efendim sabah kahvemi yaptım misler gibi yudumlarken az girip kendimi hatırlatayım merak eden, telaşlanan, helva kavurmaya hazır bekleyen canım arkadaşlarıma bir cee deyip kaçayım dedim. pek uzaklaşmam hastaneye kadar gidip geleceğim. öptüm bebişler hadi piste. *
devamını gör...
son nefeste söylenecek söz
peygamberimiz maa'r-refîkil-a'lâ" (en yüce dosta) demiştir. umarım ağlayarak geldiğim bu dünyaya mesut bir şekilde veda ederim. söze gelince hiç bir şeyi sona bırakmayın arkadaşlar.
devamını gör...
çocukluğu hatırlatan yiyecekler
yumiyum
sulugöz
cino
patlayan şeker( yedikten sonra avare gibi ağız açık gezilir veya çıtır çıtır seslerle ağız açık vaziyette bir arkadaşın üzerine koşulur.)
sulugöz
cino
patlayan şeker( yedikten sonra avare gibi ağız açık gezilir veya çıtır çıtır seslerle ağız açık vaziyette bir arkadaşın üzerine koşulur.)
devamını gör...
rakı
yanında zibilyon tane mezeye gerek olmayan anadolu kökenli içki türü. bana göre kavun ve peynir varsa, bir de dostlar varsa sofra tamamdır.
yapım tekniğinden kadeh ölçüsüne, bardak seçiminden meze çeşitliliğine, sofra adabından tüketim adabına, eşlik müziğine kadar bir cilt kitap yazılabilir üzerine.
kadeh ölçüsü demişken şuraya güzel bir link bırakalım, herkes faydalansın.
rakı kadehi ölçüsü
yapım tekniğinden kadeh ölçüsüne, bardak seçiminden meze çeşitliliğine, sofra adabından tüketim adabına, eşlik müziğine kadar bir cilt kitap yazılabilir üzerine.
kadeh ölçüsü demişken şuraya güzel bir link bırakalım, herkes faydalansın.
rakı kadehi ölçüsü
devamını gör...
topkapı sarayı
fatih sultan mehmet’in isteğiyle 1460'ta yapımına başlanıp 1478'de yapımı tamamlanan, 19. yüzyıla kadar eklenen yapılarla genişletilen en güzel konuma sahip saraylardan biridir.
cumhuriyet kurulduktan sonra müze haline getirilen saray cumhuriyet'in ilk müzesi olma özelliğini taşır ve koleksiyon/arşivleriyle dünyanın en büyük saray müzeleri arasında yer alır.
marmara denizi, istanbul boğazı ve haliç arasında kalan tarihî istanbul yarımadası’nda yer alan topkapı sarayı istanbul'un ikonik yapılarındandır.
fatih sultan mehmet'ten abdülmecid'e kadar toplamda 31 padişahın evi, osmanlı imparatorluğu'nun ise sanat/eğitim/idare merkezi olmuştur.
.jpg)
saltanat kapısından içeri girildiğinde dört ayrı avluya ayrılmış ve birbiriyle geçişli saray yapıları görülmektedir. genel olarak bu yapıların çevresinde bahçe ve meydanlar bulunmaktadır.

.jpg)
sarayın birinci avlusunda alay meydanı, ikincisi avlusunda devlet yönetiminin gerçekleştiği divan meydanı diğer adıyla adalet meydanı, üçüncü avlusunda içerisinde saray okuluna ait yapıların bulunduğu enderun avlusu, dördüncü avlusunda padişaha ait asma bahçeleri ve köşkler yer almaktadır. bu köşklerin estetik açıdan en gelişkini bağdat ve revan köşkleri olup iftariye kameriyesi de burada bulunmaktadır. alt kısımlarda ise mecidiye köşkü ve esvab odası görülür.

milli saraylar sitesinden hem topkapı sarayı hem de diğer saraylar ve müzeler hakkında bilgi alabilir, harika bir arşive ulaşabilirsiniz.
milli saraylara gider
topkapı sarayı'na gider
cumhuriyet kurulduktan sonra müze haline getirilen saray cumhuriyet'in ilk müzesi olma özelliğini taşır ve koleksiyon/arşivleriyle dünyanın en büyük saray müzeleri arasında yer alır.
marmara denizi, istanbul boğazı ve haliç arasında kalan tarihî istanbul yarımadası’nda yer alan topkapı sarayı istanbul'un ikonik yapılarındandır.
fatih sultan mehmet'ten abdülmecid'e kadar toplamda 31 padişahın evi, osmanlı imparatorluğu'nun ise sanat/eğitim/idare merkezi olmuştur.
.jpg)
saltanat kapısından içeri girildiğinde dört ayrı avluya ayrılmış ve birbiriyle geçişli saray yapıları görülmektedir. genel olarak bu yapıların çevresinde bahçe ve meydanlar bulunmaktadır.

.jpg)
sarayın birinci avlusunda alay meydanı, ikincisi avlusunda devlet yönetiminin gerçekleştiği divan meydanı diğer adıyla adalet meydanı, üçüncü avlusunda içerisinde saray okuluna ait yapıların bulunduğu enderun avlusu, dördüncü avlusunda padişaha ait asma bahçeleri ve köşkler yer almaktadır. bu köşklerin estetik açıdan en gelişkini bağdat ve revan köşkleri olup iftariye kameriyesi de burada bulunmaktadır. alt kısımlarda ise mecidiye köşkü ve esvab odası görülür.

milli saraylar sitesinden hem topkapı sarayı hem de diğer saraylar ve müzeler hakkında bilgi alabilir, harika bir arşive ulaşabilirsiniz.
milli saraylara gider
topkapı sarayı'na gider
devamını gör...
normal sözlük yazarlarını kaygılandıran şeyler
gelecektir. herkesin toplu olarak kaygılandığı asıl şey bu değil midir?
devamını gör...
netflix dizi önerileri
the valhalla murders. izlemediyseniz kesinlikle önereceğim bir izlanda polisiyesi. karmaşık ve güzel bir konusu var.
devamını gör...
the lord of the portakals
(bkz: at bordagalları)
devamını gör...
bir japon inanışına göre
bir kadın kin tuttuğunda, mayıs ayında bile kar yağarmış.
üstelik gözlerimle gördüm. kadınları delirtmeyin...*
üstelik gözlerimle gördüm. kadınları delirtmeyin...*
devamını gör...
yüzüklerin efendisi'ndeki trolleri kenara çekip trollüğün de bir adabı var trollük bu değil demek
kitapta geçen ancak filmde anlatılmayan durumdur.
moria madenlerinde aragorn, legolas, gimli ve hobbitler savaşırken rivayet olunur ki, aragorn birebir, yüzyüze savaştığı bir trolle uğraşırken, bir diğerinin arkadan demir gürz sallamıştır. yere devrilen aragorn, bu sıcak çatışmayı bir anlığına durdurarak, avazı çıktığı kadar bağırır:
"beyler! troller! durun bir dakika yaww!"
o esnada troller bu sese dikkat kesilerek "hıwwrrsss" diye uğuldarlar.
"gelin buraya! sizin bu yaptığınız trollük mü şimdi!! trollüğün de bir adabı, bir usulü var. her yaptığınız saçmalığa trollük yaftası yapıştırıyorsunuz ama sizin bu yaptığınız düpedüz ahmaklık!!"
trollerin efendisi seslenir:
"kusura bakma birader. don't feed the troll bkz'ı ver istersen. diğerleri de beslemesin bu saygısızları..."
aragorn ikna olmuştur. bundan sonra hiçbir yüzük kardeşi, trolleri beslememiştir ve o gün olaysız dağılmışlardır.
moria madenlerinde aragorn, legolas, gimli ve hobbitler savaşırken rivayet olunur ki, aragorn birebir, yüzyüze savaştığı bir trolle uğraşırken, bir diğerinin arkadan demir gürz sallamıştır. yere devrilen aragorn, bu sıcak çatışmayı bir anlığına durdurarak, avazı çıktığı kadar bağırır:
"beyler! troller! durun bir dakika yaww!"
o esnada troller bu sese dikkat kesilerek "hıwwrrsss" diye uğuldarlar.
"gelin buraya! sizin bu yaptığınız trollük mü şimdi!! trollüğün de bir adabı, bir usulü var. her yaptığınız saçmalığa trollük yaftası yapıştırıyorsunuz ama sizin bu yaptığınız düpedüz ahmaklık!!"
trollerin efendisi seslenir:
"kusura bakma birader. don't feed the troll bkz'ı ver istersen. diğerleri de beslemesin bu saygısızları..."
aragorn ikna olmuştur. bundan sonra hiçbir yüzük kardeşi, trolleri beslememiştir ve o gün olaysız dağılmışlardır.
devamını gör...
bir kitaptan vurucu bir söz
demir olsam çürürdüm, toprak oldum dayandım.
- ince memed.
- ince memed.
devamını gör...


