bandılları aldığınız yere koyun.
devamını gör...

11 aralık 2020 günün ünlüsü yazarımız armysuzy oldu.
instagram postumuz
devamını gör...

ne hikmettir ki, (bkz: breaking bad'deki sinekli bölüm) bu başlıktan daha önce açılmıştır.

işi için fazla kalifiye olan bir kimya hocası, kanser olduğunu öğrenir ve olaylar gelişir.

drama türündeki bu dizi, imdb'ye göre en sevilen dizidir.
devamını gör...

aynen.
devamını gör...

insanın normalde yememesi gereken toprak, kil, kül, saç, boya gibi maddeleri en az bir ay kadar süreyle ısrarla yeme durumu. daha çok çocuklarda görülse de yetişkinlerde de görülebilen, ucundan döndüğüm sendrom. zira yağmur yağdığındaki toprak kokusunu duyduğumda bana bir haller oluyor. birkaç defa yediğimi söyleyebilirim fakat sağlığımı bozma korkusu ağır basmış olacak ki bir daha ağzıma sürmedim.

cıva zehirlenmesi, libido düşüklüğü, nörolojik bozukluklar gibi sağlıksal sorunlara yol açan sendromun tedavisi farklı yöntemlerle yapılabilmektedir.

halk arasında toprak yeme alışkanlığı olarak bilinen sendromun neden oluştuğu konusu ise muammadır. bazı doktorlara göre kansızlığın toprak yeme sendromuna neden olduğu düşünülse de, bazı doktorlar ise toprak yeme alışkanlığının kansızlığa neden olduğunu savunmaktadır.

belirtileri ise şu şekildedir;
karın ağrısı
kabızlık, ishal, bağırsak tıkanması veya yırtılması
dışkıda kan görülmesi
yenilen maddeye göre oluşabilecek enfeksiyonlar
kurşun zehirlenmesi

latincede saksağan anlamına gelen ''pika'' saksağanların bulduğu her şeyi yemeleri nedeniyle hastalığın ismine ilham olmuştur.

kulağa garip gelse de pika sendromuna sahip insanlar için instagramda kil ve toprak satışı yapan bir sayfa bile var. incelemek isteyenler için
buradan
devamını gör...

aklıma hep "beyaz zambaklar ülkesinde" adlı kitabı getiren ve bir zamanlar ülkeye fazla katkı sağlamış ama kısa sürede kapatılmış eğitim kurumudur.

günümüzde belki finlandiya bunu uygulamıyordur fakat türkiye cumhuriyeti'nin mutlaka uygulaması gereken bir eğitim sistemidir. verimli topraklarımız var. hayvancılığımız var... ülkemizdeki bir çok zanaat ve sanat yok oluyor. herkes şehirlerde yaşıyor ve büyük bir işsiz ordusu var.

bu işsizler ordusu eğitimli, bir konuda eğitim almış ve o mesleği icra etmek istiyor; fakat herkes aynı şeyi yapmaya çalışıyor. herkes aynı mesleklere sahip artık. en son ne zaman bir ipek böcekciliği yapan biriyle tanıştınız?

halbuki, bölgesel olarak ipek böcekciliği eğitiminin bile verildiği kurumlarmış.

aşağıdaki fotoğraflarda kız çocuklarını da görüyoruz, demek ki köylerimizde yaşayan kız öğrencilere bile ulaşmış eğitimdir. bir kadın olarak bu kurumdan mezun olmayı yeğlerdim. işsiz kaldığım bir mühendislik diplomam var elimde ama sırf "mühendis" olabilmek için bir zanaat veya sanat öğretilmedi bizlere.

galeri1

dersler
devamını gör...

1984 yılında wes craven tarafından ilk filmi çekilmiş teen slasher serisi. aslında seri wes craven's new nightmare ismi ile anılan new nightmare (1994) filmi ile sonlanıyor ve yedi filmden oluşan efsane seri bu film ile olabilecek en iyi finali veriyor daha sonra çekilen iki film wes craven imzası taşımadığı gibi rezilce bir kopya olmaktan da öteye geçememiş. teen slasher filmleri yapısı gereği korkmak için izlenilecek filmler kategorisine girmez; kendi klişelerine sahiptir hatta bu klişeler ile beslenir ve tüm film bu klişeler etrafında şekillenir bundan dolayı bu filmler korkutucu olmaktan ziyade kendi tekrar komedisini içinde barındırır. ( burada ayrı bir parantez açmak gerekir çünkü the cabin in the woods filmi bu klişeleri belirli bir mantığa oturtuyor ve farklı bir yol izliyor) ek olarak; özellikle wes craven imzalı olan teen slasher'lar korku filmi klişelerini kendi klişeleri ile alaya alır. teen slasher'ın tanımı bu değil elbette; düşük bütçeli, daha çok gençlerin sırayla ve mümkünse vahşi bir şekilde katledildiği filmler olarak ele alabiliriz ama onları komik yapan zaten budur; daha izlemeden kimin öleceğini bile sırayla tahmin edebiliyor olmak. bu tahmin edilebilirlik özellikle insanı germesi ve korkutması gereken çoğu tür için bir handikap sayılırken teen slasher filmleri için izlenebilirlik kazandırıyor ve wes craven'da bunu sonuna kadar kullanıyor aslında. nancy'nin dediği gibi; don't fall asleep!*



seriye adını vermiş olan ilk filmin (a nightmare on elm street) daha açılış sekansında craven izleyiciyi nasıl bir kâbus'un içine çektiğinin sinyallerini veriyor. seride ilk tanıdığımız karakter tina -ki kendisinin başrol olmadığı saçının renginden bile bariz belli çünkü herhangi bir teen slasher filminde sarışınların hayatta kalması çoğu zaman söz konusu bile değildir- ve film özünde tina üzerinden şekilleniyor gibi görünüyor çünkü kâbus onunla başlıyor ama filmin odak noktası ne tina ne de nancy; filmin odak noktası freddy krueger. film boyunca nancy karakteri başrol gibi sunulsa bile son sahnede craven yanlış yere bakıyorsunuz aptallar der gibi freddy'nin yok olup gitmediğini ve devam filmi geleceğini açıkça gösteriyor. craven ilk filmde freddy'nin kimliğine dair bir şeyler sunuyor aslında ve bu katliamları yapmasının altındaki motivasyonu bir parça görebiliyoruz ( freddy'nin çocuklarını taciz ettiğini ve öldürdüğünü düşünen ebeveynler tarafından canlı canlı yakılmış olması) ama esas hikayeyi devam filmlerine saklamış. ayrıca ikonik telefondan çıkan dil sahnesi de yine bu filmdedir.

1985 yılında ikinci film freddy's revenge çekiliyor. bu filmle beraber hem a nightmare on elm street seri hâlini alıyor hem de craven freddy'nin asıl başrol olduğunu kesinleştiriyor yine de hikaye nancy karakterinden tamamen kopmuş değil çünkü hikaye kaldığı yerden yani nancy'nin evinden devam ediyor. film yine bir rüya sahnesi ile başlıyor ve hiç tanımadığımız bir karakteri (jesse) izliyoruz fakat burada esas nokta şu; ilk film tina karakterinin rüya sahnesi ile başlamıştı ve biz ilk onun ölümünü izledik ama film jesse karakterinin rüyası ile başlasa bile craven onu öldürmek yerine başka bir yol izliyor yani daha filmin başında ilk filmin kötü bir kopyasını izlemeyeceğimiz ortada. burada bir noktaya değinmek gerek; freddy çoğu teen slasher filmlerindeki evil karakterlerden farklı tasarlanmış, rüyaları kontrol edebilen bir karakter oradaki tüm gerçekliği eğip bükebilir bundan ötürü herhangi bir seri katil -ölümsüz olması bir şeyi değiştirmez- freddy kadar çok yönlü olamaz çünkü bir kaç tanesini çiğneyebiliyor olsa bile belirli fizik kurallarına uymak zorundadır ama freddy karakteri mantığın bize sunduklarını tamamen ezip geçebildiği için craven onu özgürce istediği noktaya çekme hakkını akıllıca kullanmış durumda. bunun en bariz örneği; freddy'nin yeniden güç kazanmak ve bir bedene bürünmek için jesse karakterinin vücuduna el koyması.

1987 yılında üçüncü film (dream warriors) çekiliyor ve seri kaldığı yerden devam ediyor. bu filmi önemli noktaya taşıyan iki detay var:

1- daha sonraki filmlerde karşımıza çıkacak olan kristen karakteri seriye bu film ile giriyor. kendisinin insanları rüyaların içine çekebiliyor olması zaten bu ve bundan sonraki iki filmin ana konusunu belirliyor aynı zamanda.

2- freddy krueger'ın geçmişine yolculuk ediyoruz ve kötülüğün kaynağına iniyoruz. yine bir klişe olan kötü kan muhabbeti de burada ortaya çıkıyor zaten. ek olarak hikayeye değinmek gerekirse; rahibe mary helena, rehabilitasyon merkezine ait azılı suçluların tutulduğu ek binada üç gün boyunca mahsur kalıyor ve bu süreçte onlarca suçlu tarafından tecavüze uğruyor. tamamen perişan ve yarı delirmiş hâlde oradan kurtarılıyor fakat dokuz ay sonra freddy doğuyor. filmde sık sık onun kötü kana sahip olduğu ve onlarca suçlunun çocuğu olduğuna değiniliyor.

bu filmin güzel yanı hayatta kalan çok fazla karakter olması. normalde ilk iki filmde neredeyse herkesi öldüren craven istisna yaparak çoğu karakteri hayatta bırakmayı -sonraki filmde öldürmek için- tercih ediyor. normalde rüyalarda sonsuz bir güce sahip olan freddy çoğu kurbanını hızlıca öldürüp geçiyordu ve onların uykuya direnmek dışında yapabilecekleri pek bir şey yoktu ama bu film ile beraber tek taraflı bir katliamdan ziyade bir mücadele de başlamış oldu.
son olarak craven burada ufak bir şaşırtmaca yapmak için nancy'nin ilk filmdeki evinin önemli bir detay olduğu fikrini iyice izleyicinin kafasına sokuyor (kristen karakterinin düzenli olarak hiç görmediği bu evin maketini yapması ve aniden rüyalarında bu evde uyanmaya başlaması)


sonraki iki film (dream master ve dream child) ise serinin yavaş yavaş düşüşe geçtiği ve vasat olarak değerlendirebileceğimiz filmler. 1988 yılında çekilen dream master tamamen kristen karakteri üzerine ilerlerken 89 yapımı dream child filmi daha çok kristen'ın oğlu üzerine şekillenmiştir. önceki filmde karşımıza iyi niyetli bir ruh olarak çıkan rahibe mary helena (freddy'nin annesi) bu iki filmde de yer alıyor. daha çok freddy karakterinin kendine has mizahı ve öldürme biçimleri için katlanılabilecek filmler.

91 yapımı altıncı film (final nightmare) muhtemelen serinin en komedi unsuru barındıran filmi yine de bu durum filmi kurtarmaya yetmiyor çünkü serinin açık ara en kötü filmi. her şeye rağmen craven tarafından çekilmemiş iki elm street filminin bu filmden daha berbat olduğu da ortada.


serinin son filmi olma özelliğini taşıyan yedinci film (new nightmare) ise craven'ın sert mizahından nasibini alıyor. filmin kadrosunda nancy karakterini oynayan heather langenkamp ismini görünce; "craven muhtemelen ağır saçmalıyor bu kadın üçüncü filmde ölmemiş miydi?" diye düşünüp filmi izlemeyi bir süre reddettim ama craven böyle bir seriyi olabilecek en iyi şekilde sonlandırmış.

heather langenkamp bu filmde karşımıza nancy olarak değil a nightmare on elm street serisinin yıldızı parlayan oyuncusu yani kendisi olarak çıkıyor. heather'ın yeni bir film projesi için çağrılmasından sonra craven'ın yeni bir a nightmare on elm street filminin senaryosu üzerine çalıştığı söyleniyor ve heather bu durumdan rahatsızlık duymaya başlıyor. daha sonra oğlunun gördüğü rüyalar ve etrafında şekillenen tanıdık ölümler yüzünden heather freddy'nin gerçek olduğunu düşünmeye başlıyor ve craven ile irtibata geçiyor. burada oldukça hoş bir detay var; seri boyunca freddy korkulardan beslendi ve onu tamamen yok etmenin tek yolu damnatio memoriae'ydi. heather freddy'nin gerçek olduğuna inandıkça ve craven senaryoyu yazmaya devam ettikçe gerçek hayattaki saf kötülük büyük korkuların şeklini almaya başladı. yani seri boyunca korkulardan beslenen freddy, beyaz perdeden dışarı yine bu korku sayesinde çıkmış oldu.


bu kadar güzel bir finalden sonra wes craven imzası olmayan sekizinci film freddy vs. jason - friday the 13th - çekildi. bu film yine biraz tahammül edilebilirdi çünkü hem freddy'nin çarpık mizah anlayışı korunmuştu hem de teen slasher izleyicisi zaten bu iki karakteri bir arada izlemek istiyordu ama daha sonra 2010 yılında çekilen film tam olarak fiyaskodan başka bir şey değildi; freddy karakterinin komedi unsurunu yok sayıp tamamen korkutucu bir figür yaratmak isteyerek ucuz bir kopya yapmaktan öteye geçemediler çünkü bu seri freddy'nin çarpık mizah anlayışından besleniyordu. bu detayı bile isteye yok sayarak basit bir korku filmi ortaya çıkarmaları bir yana daha iyi efektler kullanmak bile kurtarıcı etken olamadı.





kincaid: see you in hell!
freddy krueger: tell them freddy sent you.

- a nightmare on elm street 4: the dream master
devamını gör...

geçen gece bu derdin muzdaripliğiyle başıma giren ağrı ve kramp gece 5'e kadar uyutmamış idi. çok zordur, kalabalığa girdiği zaman nereye bakacağını dahi şaşırır insan. kasılır, nefesi sıkışır. hep huzursuz hisseder. yeni ilişkiler kurmak zorlaşır git gide, ruhunu emer bu durum. kendini kimselere açamaz. terapi almalıdır. alacaktır.
devamını gör...

ne zaman gece tıklasam aynı manzarayı sunan liste.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözleri şair abdurrahim karakoç'a ve bestesi edip emre'ye ait duygu dolu manidar şarkı.

"... aşk diyoruz, hani nedir?
boyu nedir, eni nedir?
**
denenmiş kaç bin senedir
sevgi yetmiyor, yetmiyor.
**
sebepler var ağır basar
seneler arayı keser
**
sevilenler çabuk küser
sevgi yetmiyor, yetmiyor..."

grup laçin yorumuyla da hoştur hislere tercüman. *

devamını gör...

(bkz: dahili bedhah)
devamını gör...

"biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde
oysaki seninle güzel olmak var
örneğin rakı içiyoruz,
içimize bir karanfil düşüyor gibi
bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.

sen o karanfile eğilimlisin,
alıp sana veriyorum işte
sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
o başkası yok mu? bir yanındakine veriyor
derken karanfil elden ele.

görüyorsun ya
bir sevdayı büyütüyoruz seninle
sana değiniyorum
sana ısınıyorum, bu o değil
bak nasıl,
beyaza keser gibisine yedi renk
birleşiyoruz sessizce. "
devamını gör...

buraya nasıl denk gelmedim ben ya!
fellik fellik ders çalışacak yer arardık halbuki. çok da güzel bi mekanmış. işe bak arkadaş!
artık yolum düşerse uğrayacağım yerdir. maçı kaçırmış da özeti seyrediyormuş gibiyim!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

safkan olmayan hiçbir büyücünün hogwarts cadılık ve büyücülük okulunda eğitim görmesini istemediğinden, kendisi için sihir dünyasının hitler'i diyebiliriz. büyücülük kariyerinin oldukça büyük bir kısmı başarılarla dolu olmasına rağmen kendisi kötülüğün tarafında olmayı seçmiş, bu alanda hiç kimsenin cesaret dahi edemeyeceği işler başarmış ve büyücülük dünyasına korku salmıştır.

ayrıca böcürtünün kendi cesedi olması, kendisiyle ilgili en enteresan bilgilerdendir.
devamını gör...

heyecanla sırasını bekleyen kafacılara selam olsun. bu stresi ilkokulda aşı sırasında yaşamıştım. bal gibi gidiyor yayın, gözümden yanağıma akan yaşlarlan dinliyorum.*
devamını gör...

basketbolda, serbest atışları sıkıntılı oyuncuları faul çizgisine getirmek için yapılan bir basketbol hilesidir.

zamanında, kötü bir faul atıcısı olan shaquille o'neal'ın pota altı dominasyonunu engellemek için yapıldığından hack a shaq denilmiştir.
bu hilenin varlığı basketbol kurallarını değiştirmiş, topsuz oyunda yapılan faulun yaptırımı artırılarak sportmenlik dışı faul* seviyesine çıkarılmıştır.
devamını gör...

--- alıntı ---

sağlık bakanı fahrettin koca, bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında, 85 yaş üzeri vatandaşların yarından itibaren aşılanmaya başlayacağını duyurdu.
sağlık bakanı fahrettin koca, bugün düzenlenen bilim kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı. koca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"bugün gerçekleştirdiğimiz bilim kurulu toplantımızda aşı programındaki gelişmeleri ele aldık. şu ana kadar yapılan aşı programı kapsamında 1 milyondan fazla vatandaşımız aşılanmış bulunmaktadır. aşı programının 1. aşaması bildiğiniz gibi sağlık çalışanlarımızla başladı ve 980 binden fazla sağlık çalışanı aşı oldu. salı günü itibariyle de huzurevlerinde ve bakım evlerinde kalan vatandaşlarımızla bu vatandaşlarımızın bakımında görev alan personelin aşılanmasına başlandı.

ayrıca 90 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına dün itibariyle başlandı. 90 yaşından büyük vatandaşlarımız için sağlık ekipleri evlerine giderek aşı uygulamasını yaptılar. aşılama kapasitesinin her geçen gün artacağını bilmenizi isterim.

bilim kurulumuzun yaptığı değerlendirme ile yarından itibaren 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımızın da aşılanmasına başlanacaktır. 85 yaş üzerindeki vatandaşlarımız da evlerinde aşı olacaklar. evlere aşı için giden ekibimizde hekim ve uzman sağlık personeli tam teçhizatlı olarak hazır bulunmaktadır. aşı uygulama süresini artırsa da bu gruptaki vatandaşlarımız için en uygun şartlarda aşı yapılmasından yanayız.

tüm dünyada aşı programlarını yürüten ve başlatmaya çalışan ülkeler doğru tedarik planlaması yapmaya çalışmaktadır. biz de vatandaşlarımız için bir tedarik ve aşı programı planlamasını erkenden yaptık.

aşı programımızdaki hedef gruplara göre aşı uygulaması ile uyumlu olarak tedarik planlaması yapıldı ve bu programa uygun olarak uygun dozlarda aşı tedarik edilmektedir. her bir aşamada aşı programına ara vermeden sürekli aşılama yapılabilecek bir plan çerçevesinde aşı lojistiği devam edecektir. mümkün olan en kısa sürede en çok vatandaşımızın aşıya ulaşmasını temin edebilmek için tüm şartları zorluyoruz.

yaşadığımız devirde bilgiye ulaşmanın kolaylığı yanında gerçek dışı bilgilerin yayılımı da çok yüksek hızda gerçekleşmektedir. yanlış ve yönlendirici bilgilere itibar etmemenizi, resmi açıklamalarımızı takip etmenizi rica ederim."

--- alıntı ---onedio haberi kaynak buradan
devamını gör...

önce kendinizi mutlu edin, mutlu olan mutlu da eder. eğer olmuyorsa ve mutlu olmamaya programlanmış bi insansa selamet edin, yolunuza gidin.
devamını gör...

freud purosu, bal porsuğu, tenturdiyot tam gaz devam arkadaşlar...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim