memlük devleti
1250 - 1382 yılları arasındaki türk, kıpçak kökenli yönetim zamanında devletüt türkiyye adıyla geçerken, 1382 - 1517 yılları arasında ise çerkes kökenli yönetim olmuş ve bu yüzden devletül çerakise adıyla anılmıştır.
devamını gör...
oyun teorisi
oyunlar birçok kişiyle oynanır ve kazanmak için rakiplerin stratejilerini çözmek, çıkarlarınızı korumak için doğru kararlar almak gerekir. ismi buradan gelir. birçok uygulanma alanı vardır zira hayat bir oyundur. sürekli rekabet ederiz, bazı insanlarla ihtiyacımız varsa müttefik oluruz, bazı insanlarla da rakip oluruz. örneğin sevgilinize mi aşıksınız yoksa sevgilinizin sizde yaşattığı duygulara mı aşıksınız? o duygulara ihtiyacınız olduğu için mi sevgilisiniz acaba? neyse konudan çok sapmayalım.
iki tür modeli vardır:
1-)sıfır toplamlı model: bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına sebep olacak olaylardır. savaşlar buna güzel bir örnektir.
2-) sıfır toplamlı olmayan model: taraflar yine rakiptir ancak iki tarafın da kazanç sağlayacağı denge durumları mevcuttur.
denge bu teori için anahtar kelimedir. oyun teorisi akıl öncülüğünde kazançları maksimumda tutacak denge durumları sağlamaya çalışır. bu denge durumlarından en ünlüsü nash dengesidir. nash dengesi, getirisi en fazla olan stratejiyi yapmaktır. bir örnekle açıklamaya çalışalım. 100 kişilik bir grubumuz var ve herkesin bir sayı tutmasını istedik, maksimum söylenebilecek sayı 100 ve tam sayı söylemek zorundayız. söylenen sayıların ortalamasının 1/2’sine en yakın cevabı veren kişi kazanacak dedik. mesela ortalama 60 olsun, 30’a en yakın cevabı veren kazanacak. şimdi düşünelim. maksimum ortalama 100’dür dolayısıyla akıllıca davranan herkes 50’den fazla bir sayı söylemez. gördüğünüz gibi maksimum ortalama 50’ye düştü. 100 kişinin de zeki olduğunu varsayarsak kimse 25’in üstünde bir sayı söylemez çünkü kimsenin 50’den fazla bir sayı söylemeyeceğini anladık. gördüğünüz gibi her aşamada maksimum ortalama 1/2’sine düşüyor. böyle bir durumda nash dengesi 1 sayısını söylemektir.
başka bir örnek vereyim. ben ve arkadaşım hırsızlık yaparken yakalandık. eğer suçu ona atarsam ve o benim masum olduğumu söylerse tüm suç ona yıkılmış olur ve ben hiç ceza almazken o 5 yıl ceza alır. ikimiz de suçu birbirimize atarsak suç paylaşılır ve ikimiz de 3 yıl ceza yeriz. ikimiz de birbirimizin masum olduğunu söylersek 1’er yıl ceza alırız. şimdi karşı tarafın ne yapacağını göz önünde bulundurarak davranalım. farzedelim ki bizi ispiyonlamış olsun. eğer biz de ispiyonlarsak 3 yıl yiyeceğiz ama ispiyonlamazsak 5 yıl yiyeceğiz. bu durumda suçu ona atmak daha mantıklı. farzedelim ki suçu bize atmamış olsun. eğer biz ispiyonlarsak hiç ceza yemeyeceğiz ispiyonlamazsak 3 yıl ceza yiyeceğiz. gördüğünüz gibi burada da suç atmak daha mantıklı. suç atmak bu durumun nash dengesidir. iki kişinin de zeki olduğu bir durumda 3’er yıl ceza yiyeceğiz.

peki karşıdaki kişi kardeşimizse ne olur? gördüğünüz gibi duygularımız çıkarlarımıza çoğu zaman terstir.
iki tür modeli vardır:
1-)sıfır toplamlı model: bir tarafın kazancının diğer tarafın kaybına sebep olacak olaylardır. savaşlar buna güzel bir örnektir.
2-) sıfır toplamlı olmayan model: taraflar yine rakiptir ancak iki tarafın da kazanç sağlayacağı denge durumları mevcuttur.
denge bu teori için anahtar kelimedir. oyun teorisi akıl öncülüğünde kazançları maksimumda tutacak denge durumları sağlamaya çalışır. bu denge durumlarından en ünlüsü nash dengesidir. nash dengesi, getirisi en fazla olan stratejiyi yapmaktır. bir örnekle açıklamaya çalışalım. 100 kişilik bir grubumuz var ve herkesin bir sayı tutmasını istedik, maksimum söylenebilecek sayı 100 ve tam sayı söylemek zorundayız. söylenen sayıların ortalamasının 1/2’sine en yakın cevabı veren kişi kazanacak dedik. mesela ortalama 60 olsun, 30’a en yakın cevabı veren kazanacak. şimdi düşünelim. maksimum ortalama 100’dür dolayısıyla akıllıca davranan herkes 50’den fazla bir sayı söylemez. gördüğünüz gibi maksimum ortalama 50’ye düştü. 100 kişinin de zeki olduğunu varsayarsak kimse 25’in üstünde bir sayı söylemez çünkü kimsenin 50’den fazla bir sayı söylemeyeceğini anladık. gördüğünüz gibi her aşamada maksimum ortalama 1/2’sine düşüyor. böyle bir durumda nash dengesi 1 sayısını söylemektir.
başka bir örnek vereyim. ben ve arkadaşım hırsızlık yaparken yakalandık. eğer suçu ona atarsam ve o benim masum olduğumu söylerse tüm suç ona yıkılmış olur ve ben hiç ceza almazken o 5 yıl ceza alır. ikimiz de suçu birbirimize atarsak suç paylaşılır ve ikimiz de 3 yıl ceza yeriz. ikimiz de birbirimizin masum olduğunu söylersek 1’er yıl ceza alırız. şimdi karşı tarafın ne yapacağını göz önünde bulundurarak davranalım. farzedelim ki bizi ispiyonlamış olsun. eğer biz de ispiyonlarsak 3 yıl yiyeceğiz ama ispiyonlamazsak 5 yıl yiyeceğiz. bu durumda suçu ona atmak daha mantıklı. farzedelim ki suçu bize atmamış olsun. eğer biz ispiyonlarsak hiç ceza yemeyeceğiz ispiyonlamazsak 3 yıl ceza yiyeceğiz. gördüğünüz gibi burada da suç atmak daha mantıklı. suç atmak bu durumun nash dengesidir. iki kişinin de zeki olduğu bir durumda 3’er yıl ceza yiyeceğiz.

peki karşıdaki kişi kardeşimizse ne olur? gördüğünüz gibi duygularımız çıkarlarımıza çoğu zaman terstir.
devamını gör...
akın dil eğitim merkezi
"akin to yakın to" akademiye gidenler beni anlayacaklardır. özellikle yds ingilizcesi için tavsiye edebileceğim bir kurumdur. kurucusu ahmet akın, hacettepe üniversitesi ingilizce dilbilimi bölümü mezunudur. ayrıca eşinin başında olduğu vakıf ile birçok köy okuluna yardım kampanyası yürütülmektedir. güzel insanların, deneyimli ve donanımlı hocaların varlığı, eğitimi de kursta geçirilen vakti de kaliteli kılmaktadır. kafeteryasında her vakit sıcak çorba bulunması da öğrencilerin ihtiyaçlarını bilen bir kurum olduklarını gösterir bana kalırsa.
devamını gör...
pseudoscience
bilimsel olduğu iddia edilen ama bilimsel olmaktan uzak olan iddia ve uygulamalar.
(bkz: sözdebilim)
(bkz: sözdebilim)
devamını gör...
volvo
kaç yıl önce, kazalarda insanların güvenli bir şekilde araçtan çıkabilmesi için bunu yapan, bu gün ne yapmaz, diye sorduktan otomobil markası.
www.instagram.com/reel/CN8I...
www.instagram.com/reel/CN8I...
devamını gör...
tam kapanma günlükleri
7. gün
ben sabah insanıyım. öyle geç ayılan, afyonu sonradan patlayan insanlardan değilim. sabahları çok dinç oluyorum. kafam gün içerisinde bir daha hiç sabah çalıştığı kadar iyi çalışmıyor. iş hayatımda da en zor işleri, en karmaşık, en sıkıntılı sorunları hep öğleden önce ele alırım. en çok sabahları çalışırım. beni çocuk gibi heyecanlandırdığı için sabahın köründe uyandıran ve gün içerisindeki diğer seanslara kıyasla en çok parçayı yerleştirdiğim puzzle balkonumda olmasa açık havayla hiç temas etmemiş olacaktım bu 7 gün boyunca. 7 gündür evdeyim, market dahil hiç dışarı çıkmadım gibi basit bir cümle kurmak yerine 77 kelimelik 7 cümle kurmuşum, bu da bana dert olsun. ne çok 7 var yahu...! üç nokta, ünlem. dikkat isterim.
10 gün daha var. bir bu kadar, üstüne bir de üstüne 72 saat. düşündükçe delirecek gibi oluyorum. bir noktada elime poşet alıp muhakkak ki çıkacağım dışarı o belli bir şey de bu kısıtlanma haline, bu yasaklara, bu beceriksizliğin bedelini saçma sapan uygulamalarla bizim ödüyor oluşumuza sinirlenmekten kendimi alıkoyamıyorum. ömrümüzden 1 sene 2 ay çalındı daha şimdiden. daha ne kadar ödememiz gerekiyor? bu topraklarda doğmanın diyeti, ederi ne kadar? gitmek istiyorum. gitmek için bir şeyler yapıyor musun diye sor, yapmıyorum! oturduğum yerde sövüyorum çocuk gibi. saçmalığın dik alası.
her şey o kadar da boktan değil tabi. dün ilk radyo yayınımı yaptım mesela burada. bir garip heyecan, bir akıl tutulması hali. sesim falan titredi. noktalama işaretleriyle dans eden ergen miko büyümüş ve düzey, düzlem, evrilmek kelimeleriyle dans etmeye başlamış onu fark ettim. bir insan aynı kelimeleri hemen her cümlesinde kullanır mı yahu? olabiliyormuş demek. yasakladım bu kelimeleri bir süreliğine kendime. biraz çıkarmam lazım günlük dilimden. sonra bir yerde dönerim nasıl olsa.
annemi özledim. tabi anneler gününün yaklaşıyor olmasının da hüznü çöktü galiba biraz. babamı kaybettiğimizden beri kadın bir orada, bir burada. bana gelmedi, ilginç. yani aslında değil de, ilginç diyerek hafifletiyorum sebeplerini. ne yapayım?
dün karmakarışık rüyalar gördüm. hatta bir yerde, artık nevermore mahlasını kullanan yazarımız cjuufs'un bir ülke adı olduğunu falan gördüm rüyamda. ne demek ki cjuufs diye googlelamış, bir şey bulamamış, çok şahsi bir şey olabileceğini, sorulan bir soruyu yanıtsız bırakma yükünü karşı tarafa yüklemek istemediğimi düşünüp sormaktan vazgeçmiştim öncesinde. ama bugün mesajını yanıtlarken artık değiştirdiğine göre pek de öyle düşündüğüm gibi bir anlamı olmayacağını tahmin ederek sordum. merak edeniniz varsa siz de sorun. pek bir tatlıymış anlamı. zaten buraya kadar pek az kişi okumuştur nevermore'cum. meraklanma patlamaz mesaj kutun.*
m1: yahu bir kağıt kalem alsan ya eline kadın. neden gerçekten günlük gibi kullanıyorsun bu başlığı? deli misin?
m2: soruyor musun?
m3: gerçekten soruyor.
ben sabah insanıyım. öyle geç ayılan, afyonu sonradan patlayan insanlardan değilim. sabahları çok dinç oluyorum. kafam gün içerisinde bir daha hiç sabah çalıştığı kadar iyi çalışmıyor. iş hayatımda da en zor işleri, en karmaşık, en sıkıntılı sorunları hep öğleden önce ele alırım. en çok sabahları çalışırım. beni çocuk gibi heyecanlandırdığı için sabahın köründe uyandıran ve gün içerisindeki diğer seanslara kıyasla en çok parçayı yerleştirdiğim puzzle balkonumda olmasa açık havayla hiç temas etmemiş olacaktım bu 7 gün boyunca. 7 gündür evdeyim, market dahil hiç dışarı çıkmadım gibi basit bir cümle kurmak yerine 77 kelimelik 7 cümle kurmuşum, bu da bana dert olsun. ne çok 7 var yahu...! üç nokta, ünlem. dikkat isterim.
10 gün daha var. bir bu kadar, üstüne bir de üstüne 72 saat. düşündükçe delirecek gibi oluyorum. bir noktada elime poşet alıp muhakkak ki çıkacağım dışarı o belli bir şey de bu kısıtlanma haline, bu yasaklara, bu beceriksizliğin bedelini saçma sapan uygulamalarla bizim ödüyor oluşumuza sinirlenmekten kendimi alıkoyamıyorum. ömrümüzden 1 sene 2 ay çalındı daha şimdiden. daha ne kadar ödememiz gerekiyor? bu topraklarda doğmanın diyeti, ederi ne kadar? gitmek istiyorum. gitmek için bir şeyler yapıyor musun diye sor, yapmıyorum! oturduğum yerde sövüyorum çocuk gibi. saçmalığın dik alası.
her şey o kadar da boktan değil tabi. dün ilk radyo yayınımı yaptım mesela burada. bir garip heyecan, bir akıl tutulması hali. sesim falan titredi. noktalama işaretleriyle dans eden ergen miko büyümüş ve düzey, düzlem, evrilmek kelimeleriyle dans etmeye başlamış onu fark ettim. bir insan aynı kelimeleri hemen her cümlesinde kullanır mı yahu? olabiliyormuş demek. yasakladım bu kelimeleri bir süreliğine kendime. biraz çıkarmam lazım günlük dilimden. sonra bir yerde dönerim nasıl olsa.
annemi özledim. tabi anneler gününün yaklaşıyor olmasının da hüznü çöktü galiba biraz. babamı kaybettiğimizden beri kadın bir orada, bir burada. bana gelmedi, ilginç. yani aslında değil de, ilginç diyerek hafifletiyorum sebeplerini. ne yapayım?
dün karmakarışık rüyalar gördüm. hatta bir yerde, artık nevermore mahlasını kullanan yazarımız cjuufs'un bir ülke adı olduğunu falan gördüm rüyamda. ne demek ki cjuufs diye googlelamış, bir şey bulamamış, çok şahsi bir şey olabileceğini, sorulan bir soruyu yanıtsız bırakma yükünü karşı tarafa yüklemek istemediğimi düşünüp sormaktan vazgeçmiştim öncesinde. ama bugün mesajını yanıtlarken artık değiştirdiğine göre pek de öyle düşündüğüm gibi bir anlamı olmayacağını tahmin ederek sordum. merak edeniniz varsa siz de sorun. pek bir tatlıymış anlamı. zaten buraya kadar pek az kişi okumuştur nevermore'cum. meraklanma patlamaz mesaj kutun.*
m1: yahu bir kağıt kalem alsan ya eline kadın. neden gerçekten günlük gibi kullanıyorsun bu başlığı? deli misin?
m2: soruyor musun?
m3: gerçekten soruyor.
devamını gör...
türk müzik tarihinin en iyi klipleri
levent yüksel- bi daha. adeta bir film gibi olan klip. tabi o zamanlar çok güzel bir kadın olan ceyda düvenci'nin hakkını teslim etmek gerek.
devamını gör...
ervah-ı ezelde
(bkz: grup abdal)ın mükemmel bir şekilde yorumladığı, sözleri anlayana çok anlamlı olan türküdür. sözleri şöyledir:
ervahı ezelden levhi kalemden, levhi kalemden
bu benim bahtımı kara yazmışlar
bilirim güldürmez devri alemden
birgünümüzü yüz bin zara yazmışlar
bilirim güldürmez devri alemden
birgünümüzü yüz bin zara yazmışlar
dünyayı sevenler veli değildir, canım değildir
canı terkedenler deli değildir
insanoğlu gamdan hali değildir
her birini bir efkara yazmışlar
insanoğlu gamdan hali değildir
her birini bir efkara yazmışlar
nedir bu sevdanın nihayetinde, nihayetinde
yadlar gezer yarın vilayetinde
herkes diyarında muhabbetinde
bilmem bizi ne civara yazmışlar
herkes diyarında muhabbetinde
bilmem bizi ne civara yazmışlar
olaydım dünyada ikbali yaver, hey can yaver
el etsem sevdiğim acep kim neder
bilemem tecelli mi yoksa ki kadar
beni bir vefasız yara yazmışlar
bilemem tecelli mi yoksa ki kadar
beni bir vefasız yara yazmışlar
yazanlar leyla yı mecnun kitabın
sümmani yi bir kenara yazmışlar
yazanlar leyla yı mecnun kitabın
sümmani yi bir kenara yazmışlar.
ervahı ezelden levhi kalemden, levhi kalemden
bu benim bahtımı kara yazmışlar
bilirim güldürmez devri alemden
birgünümüzü yüz bin zara yazmışlar
bilirim güldürmez devri alemden
birgünümüzü yüz bin zara yazmışlar
dünyayı sevenler veli değildir, canım değildir
canı terkedenler deli değildir
insanoğlu gamdan hali değildir
her birini bir efkara yazmışlar
insanoğlu gamdan hali değildir
her birini bir efkara yazmışlar
nedir bu sevdanın nihayetinde, nihayetinde
yadlar gezer yarın vilayetinde
herkes diyarında muhabbetinde
bilmem bizi ne civara yazmışlar
herkes diyarında muhabbetinde
bilmem bizi ne civara yazmışlar
olaydım dünyada ikbali yaver, hey can yaver
el etsem sevdiğim acep kim neder
bilemem tecelli mi yoksa ki kadar
beni bir vefasız yara yazmışlar
bilemem tecelli mi yoksa ki kadar
beni bir vefasız yara yazmışlar
yazanlar leyla yı mecnun kitabın
sümmani yi bir kenara yazmışlar
yazanlar leyla yı mecnun kitabın
sümmani yi bir kenara yazmışlar.
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
harry harding adlı liseye kayıt olan ilk siyahi öğrencilerden biri olan dorothy counts ve onu taciz eden okul arkadaş(!)ları. yıl 1957.
taciz dediysem, olay sadece laf atıp dalga geçmekten ibaret değil. ne yazık ki öğrenciler dorothy kayıt olur olmaz hemen işe koyulmuş ve okulda yürümeyi bile işkence haline getirmişler onun için. üzerine bir şeyler fırlatmak ve tükürmekten, ailesini tehdit etmeye kadar gitmiş işler. hatta onunla arkadaş olan başka kızlar da tacizlerden nasiplenince, arkadaşlıklarını bitirmek zorunda kalmışlar. maalesef aile kızlarını daha 4. günde okuldan almak zorunda kalmış. dorothy daha sonra farklı bir eyaletteki bir okuldan mezun olmuş.

taciz dediysem, olay sadece laf atıp dalga geçmekten ibaret değil. ne yazık ki öğrenciler dorothy kayıt olur olmaz hemen işe koyulmuş ve okulda yürümeyi bile işkence haline getirmişler onun için. üzerine bir şeyler fırlatmak ve tükürmekten, ailesini tehdit etmeye kadar gitmiş işler. hatta onunla arkadaş olan başka kızlar da tacizlerden nasiplenince, arkadaşlıklarını bitirmek zorunda kalmışlar. maalesef aile kızlarını daha 4. günde okuldan almak zorunda kalmış. dorothy daha sonra farklı bir eyaletteki bir okuldan mezun olmuş.

devamını gör...
leyla aydemir'in öldürülmeden önce cinsel istismara uğraması
nasıl bir çağa denk geldik? her gün farklı ve çok daha iğrenç bir haberle karşılaşıyoruz. el kadar çocuktan ne istediniz?
devamını gör...
eski türk filmlerinin huzur verici olması
sebebi, eski türkiye'nin daha huzurlu olmasıdır.
devamını gör...
eski sevgiliden gelen anlamsız mesajlar
"bizi yoktan var eden, varlığından haberdar eden, yaratıp imtihan eden, imtihan edip sabır veren allah'ın müminlerini bağışlaması dileğiyle. hayırlı cumalar." bu şekilde neredeyse her cuma mesaj atıyor..
devamını gör...
borsa için banka önerileri
genelde aylık hacminin büyüklüğüne göre komisyon oranı düşer dostum. atıyorum 25.000 çevirirsen bir miktar daha düşer. 500.000 çevirirsen çok daha cüzi ödersin böyle düşün.
devamını gör...
zebellah
'iriyarı, uzun ve biçimsiz kimse' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
bir ara mutlaka görüşelim
genelde "tamam haberleşelim" diyip yalana yalanla karşılık verilerek konuşma sonlandırılır.
devamını gör...
shekil cocuq
kıro, keko, hırbo, zonta, maganda.
devamını gör...
ölü taklidi yapmak
tehlikeli bir durum veya olaydan kurtulmak için yapılan rol.
en belirgin örneği ayı- insan ilişkisi ya da meriçlerle olan ilişkilerdir.*
(bkz: bir meriç ile karşılaşıldığında yapılması gerekenler)
en belirgin örneği ayı- insan ilişkisi ya da meriçlerle olan ilişkilerdir.*
(bkz: bir meriç ile karşılaşıldığında yapılması gerekenler)
devamını gör...
nothing else matters
yeni gitar çalmaya başlayanların çok sevdiği, herkese çalmak istediği metallica parçası.
1992 wembley performansları ayrı bir lezizdir
1992 wembley performansları ayrı bir lezizdir
devamını gör...
