öyleyse kendi gezegenime (venüs) dönüş yapmalıyım.
devamını gör...

ancak kafası son derece karışık bir güruha dahil olan bir kişinin yapacağı türden eylem.

sevgili dostlarım, romalılar;
bazı insanlar ciddi ciddi neyin kul hakkı olduğu hakkında en ufak bir fikre sahip değiller. kısacık bir örnek anlatayım.

belediyemiz, eski başkanının yolsuzlukları ile ünlü. bir arkadaşım vardı, başı örtülü (bu arada ben de inançlı biriyim ama bu arkadaş biz kapanmadığımız için bizim doğrudan cehennemlik, kendisinin de cennetlik olduğundan emin), iyi de anlaştığım bir kız. bir gün bu başkan hakkında konuşurken "ben de onun yerinde olsam ben de yerdim" dedi gayet pervasızca.

kıssadan hisse; insanlar cennetlik olmanın şartlarını o kadar yanlış biliyor ki, işi gücü bırakıp bunlara laf anlatmaya kalksak, en az 30 senemiz bununla geçer.
devamını gör...

çocuğunun adını aziz ata koyan kadar normaldir.
çocuğunun adını mustafa kemal atatürk koyan kadar normaldir.
çocuğunun ismini fatih sultan mehmet koyan kadar normaldir.
isim mevzusu çok değişik, en az çocuk sahibi olmak kadar değişik.
ne kadar çocuk sahibi olan varsa o kadar da isim meraklısı var
normal başlıklara ironi yapıp ironik başlıklara normal tanım giren benim gibi bir yazar kadar normaldir.*
devamını gör...

go girl give us nothing
ne veriyorlarmış acaba bize, çıkarsınlar göstersinler.
devamını gör...

bilgi dolu tanımlarıyla sözlüğümüze kendi rengini katmayı ihmal etmeyen yazarımız. nickaltını canlandıralım lütfen efenim, tanımları daha fazlasını hak ediyor.
keyifli sözlükler dilerim.
devamını gör...

edgar allan poe şiiridir.

sustu, sonra ben konuştum: "dostlarım kaçtı yanımdan
umutlarım gibi yarın sen de kaçarsın yanımdan."
dedi kuzgun: "hiçbir zaman."

"ölüm hayatın perdesi ardında sürekli olarak sesini duyurmakta ve yaşantı ve davranış üzerinde büyük etkide bulunmaktadır." der yalom.

şiiri christopher frank carandini lee'den dinleyebilirsiniz.
devamını gör...

salgına karşı elimizde çok büyük bir koz var; yakalanmamak.
devamını gör...

doğru olmasını istesemesem de çoğu zaman kendini bana hatırlatan ve haklı çıkan sözdür. bu dünyaya gelip de sahip olunan en yorucu karakter hassas kalpli olmak desem abartmış olur muyum? belki. ama yine de kendisinin en ile yarışacağına eminim. hassas kalpten kastımın ne olduğundan da biraz bahsetmek isterim aslında. sürekli ağlamaya müsait bir çift göz, kırmızı bir burun, fazla düşünen bir beyin, başkalarının acısını fazlasıyla içselleştirip kendini sürekli yoran ve sevdiklerine aşırı bağlı bir kalp ve takma ya çok duygusalsın diyenlere karşı sıkılmış bir adet yumruk..
devamını gör...

ben küçükken madonna ile maradona'yı kardeş sanıyordum, sonradan hayal kırıklığına uğramıştım.
devamını gör...

büyümenin ayıdır. doğanın canlandığı, koyunların kuzuladığı, ineklerin buzağıladığı, sütte verimin en yüksek olduğu, ağaçların yapraklandığı, yaprakların yeşillendiği, en körpe yaprakların çıktığı, tarladaki ekinin boy attığı, yemyeşil başakların arasından kan kırmızı gelinciklerin salındığı bir dönemdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üç kilo almış olan benim beyanımdır
dramdır hep yiyorsun yiyorsun kilo almiyorsun diyenlerin nazarı deymiştir
devamını gör...

felsefe öğretmenimizin kulakları duymazdı. çok ağır işitirdi duysa bile. sınavlarda bir kişi hep öğretmeni oyalar, diğerleri bağıra çağıra kopya çekerdi ve öğretmenimizin ruhu duymazdı. o zamanlar zevk alırdık bu durumdan çalışsak geçebileceğimiz derslerden katakulliyle geçerdik. şimdi utanıyorum açıkçası o zamanlar eğlence gibiydi. haylazlık yıllarım 3 yaşların da başladı 17-18 civarında bitti. herkes tarafından falancanın akıllı, hanım kızlarından biriydim ama aslını çok az insan bilirdi. mahallede ailemin çok sevilmesi okulda ise derslerimin iyi olmasından dolayı hep tolere edilirdim. aslında güzel bir çocukluk geçirdim. tam bir mahalle kültürüyle büyüdüm. yaşıtım çocukların korkulu rüyası olmam dışında bir sorun yoktu şimdi acaba kimin ahını aldım diye düşünüyorum. hani travmalarınızı bulup çözmek için çocukluğunuza inin diyorlar ya sanırım bu ah konularını çocukluğuma inerek çözebilirim. kusura bakmayınız canım çocukluk arkadaşlarım ve mahallemizin güzide sakinleri.
devamını gör...

atmosfer'de toz zerreciklerinin yanmasından meydana gelen gökyüzünde parlayan bir ışıktır.birçok meteor kum tanesinden daha küçüktür.herhangi açık bir gecede her saat birkaç meteor görülebilir.
devamını gör...

david lynch günümüzde sinemada sürrealizm bayrağını taşıyan 3-5 kaliteli yönetmenden biri. sinemanın yanında müzisyen ve ressamdır da hatta sinemaya başlaması da güzel sanatlar okurken yaptığı kısa filmin(bkz: six man getting sick) beğenilmesiyle başladı. daha sonra benzer bir kısa film çekmesi için para verilmiş ve biriktirdiği paralarla ilk uzun metrajını (bkz:eraserhead ) çekti. eraserhead üzerine küçük bir ekip olarak 5 yıl uğraşmış ve bence cidden şaheser. film protagonistinin gözünden zamansız gelen bebeği ve bebeğin yarattığı etkiyi anlatıyor kısaca.david lynch'in en kişisel filmi olabilir bu, protagonistle acayip benzemesi ve filmi çekmeye başladığı zaman çocuğu olması tesadüfi değil yani.
anthony hopkins'in oynadığı oscar adayı ilk uzun metraj filmi (bkz: elephant man).fiziksel hasarlı birinin toplum tarafından dışlanmasını işliyor film.
daha sonraki uzun metraj filmi (bkz: dune).david lynch'in sevmediği tek filmi ki haklı da yönetmen olarak adama filmin sonunu değiştirmesine ve filme tat katmasına izin verilmemiş prodüktörlerce. bu filmle ilgili daha fazla yorum yapamıycam filmin çok kötü olduğunu duydum ve david lynch'e bakışım değişmesin diye izleyemedim.
(bkz:blue velvet ):david lynch filmleri arasında çok sevdiğimi söyleyemem ama çok güzel-garip sahneleri var ve eleştirmenlerce ciddi beğenilen bi film.
(bkz: wild at heart):nicolas cage'in , laura dern in ve wilem dafoe nin oynadığı bizarre yol filmi.
(bkz: twin peaks):amerikada küçük bir kasabada geçen mistik bir detektiflik hikayesi.
(bkz: lost highway):david lynchin şaheseri. fred karakterinin bilinçaltına yolculuk.müzikleri harikadır,(bkz: angelo badalamenti)mükemmel iş çıkarmış ayrıca çokca rammstein çalıyor filmde.david lynch izlememiş olanlara ilk bu filmi öneririm.
(bkz: the straight story):david lynch filmlerine hiç benzemeyen bir david lynch filmi, düşününce hoşuma gitti bu film benim öneririm.
(bkz: mulholland drive):hollywood eleştirisi ve figüranlık yapan bir kızın bilinçaltında geçen hikayesi.
(bkz: ınland empire): david lynch'in jubile filmi, aklına gelen hertürlü bizarre öğeyi yerleştirmiş filme.diğer filmlerini izlemeden izlemeyin derim.
ayrıca (bkz: tekinsizin sineması)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

türkiye'nin kanayan yarasıdır, güldüren insanlardır.
bunları işsizlik protestolarında görürüz, siyasilerin canlı yayınına katılıp bize çare bulun derken görürüz.
gıda mühendisliği okuyup turşu fabrikasında işçi olmayı kabul etmezler mesela. tabi canım ceo yapacağız hepsini.
yazık siyasiler de bunlara ümit satar. gençlerin dertlerine deva olacağız deyip bunları gazlarlar.
söylesenize yarım milyon öğretmenin atanmasını nasıl çözeceksiniz ?
işletme okuyan birine ne vaat edeceksiniz ?
güldürmeyin. bu siyasi tiranlara inananda 4 yılını boşu boşuna yakmamıştır gerçi.
bakarsın meslek lisesinden kaynakçılık mezunu bir genç hemen iş bulur. bakarsın iç geçirirsin ama kendine yediremezsin mesl*k lisesini değil mi ? 4 yıl okudun diye kendini elit zannedersin değil mi ?
türkiye'de ara elaman açığı var. ipini koparan üniversite okursa olacak olan buydu.
edit: imla.
edit 2: duyarcılar toplanmış yine. bölümleri açan ben değilim ama geleceği olmadığı halde ısrarla tercih eden sizsiniz arkadaşlar. gelip neye göre kime göre boş beleş demeyin şimdi. arkeoloji okuyan on binler var mesela. kaçı iş bulabilecek ? işsiz kalmayı ama avrupa'da bu bölümlere gösterilen değer şu kadar diyerek normalleştirmeyin. avrupa'da bizimki gibi her şehre üniversite kurulmuyor. ihtiyaç kadarı mezun oluyor. iyi iq'lar.
edit 3: devletin kimseye iş bulma zorunluluğu yok. oldu o zaman tüm özel kurumları kapatalım herkesi atayalım bir yerlere*. siz kendinizi geliştirip geleceğe adapte etmediğiniz müddetçe bir şey olmaz. hani bazı yerler vardır mezun olduğun gün bizimle çalışmak ister misiniz diye ararlar. buna da aranan adam denir. başıma geldi mi ? aslında evet. fakat bazı sebeplerden ötürü kabul edemedim. yıl olmuş 2021 hala devlet bize bahmiyr diye ağlamayın be. yetenekli adamı piyasa kendisi bulur. öyle tek diploma+ ingilizce olup iş bulmayı hayal etmeyin o devir doksanların sonunda kapandı.
devamını gör...

dolaylı yoldan (bkz: rimbaud) sayesinde keşfettiğim müzik grubudur. ilk "anatolia" şarkısı ile keşfettim onlari, daha sonra da bağımlısı oldum. dinleyin,dinletin dostlar.
devamını gör...

şahsen ben (bkz: kafa sözlük yazarlarının şu andaki manzaraları) (bkz: kafa sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar) başlıklarında, pandemiden dolayı dışarıya pek çıkamadığım için başkalarının gözünden manzaralar görmekten haz alıyorum.

yahut (bkz: kafa sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitap) (bkz: kafa sözlük yazarlarının dinlemekten asla bıkmayacağı şarkı) (bkz: kafa sözlük yazarlarının izlediği en iyi film) gibi başlıklardan film-müzik-kitap önerileri alıyorum.

ayrıca (bkz: kafa sözlük yazarlarının çizimleri) başlığında da başkalarının kaleminden-fırçasından çıkan eserleri görmeyi seviyorum.

yazarlar kendilerini sergilemek için yapsalar dahi* bunda bir zarar yok, aksine gayet eğlenceli ve güzel başlıklar bunlar, severiz bizi güzel şeylerle karşılaştıran başlıkları.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim