hak etmeyen biri için yapılan en büyük şey
aşık oldum. daha ne yapayım.
devamını gör...
aşk gül bahçesi hikayesi
kasabanın birinde, güzelliği dillere destan bir kız yaşarmış. kendisiyle evlenmek isteyen uzak ülkelerden gelen nice prensi, asili, zengini, yakışıklı delikanlıyı reddetmiş. kimseleri kendine layık görmüyormuş. kıza aşk besleyen, aynı kasabada yaşayan genç bir delikanlı da bu kızı istemiş. ama kız onu da beğenmemiş. bizim delikanlı günün birinde kasabadan ayrılmış. başka birine aşık olup evlenmiş, çocukları olmuş, yeni bir hayat kurmuş.
uzun zaman sonra yolu yaşadığı güzel, şirin kasabaya düşmüş. aklına bir zamanlar aşık olduğu kız gelmiş, ona ne olduğunu merak etmiş. tanıdık bir yaşlı adam, güzel, büyük bir gül bahçesi olan evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş. kimseleri beğenmeyen güzel kızın kiminle evlendiğini görmek istemiş. kocasını evden çıkarken görmüş. kızın kocası şişman, kel, çok çirkin ve kaba bir adammış. üstelik zengin de değilmiş. nasıl oldu da böyle biriyle evlendiğini merak eden adam, kızın kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış. kız kapıyı açınca adamı tanımış. adam sormuş:
– sen ki hiç birimizi beğenmedin, nice kısmetlerini geri çevirdin, nasıl oldu da böyle biriyle evlendin demiş?
kız da ona:
sana cevabı vereceğim fakat önce gül bahçemdeki en güzel gülü koparıp getireceksin, yalnız tek şartım, bahçede ilerlerken geriye dönmeyeceksin.
adam peki demiş ve çok güzel güllerin olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. önce çok güzel sarı bir gül görmüş. en güzel gül bu derken biraz ilerde daha güzel kocaman pembe bir gül daha görmüş. tamam budur işte diye düşünürken daha ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası gözüne ilişmiş. bir türlü karar verememiş, en güzel çiçeği bulacağım derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş, geriye dönemeyeceği için bahçenin sonunda yaprakları solmuş cılız bir gülü mecburen koparıp kıza götürmüş.
kız gülü almış ve adama demiş ki:
– bak gördün mü? her zaman daha iyisini bulacağını düşünürken ömür geçer de sonunda en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. bu yüzden gençlik bitmeden elindekinin değerini bilip, yetinebilmeyi öğrenmek gerekir.
buradan anlıyoruz ki bazen tamah etmek, yetinebilmek, fazla hırstan kendimizi arındırmak daha mutlu olmamıza katkıda bulunabilir, bizlere daha huzurlu bir yaşam sunabilir.
uzun zaman sonra yolu yaşadığı güzel, şirin kasabaya düşmüş. aklına bir zamanlar aşık olduğu kız gelmiş, ona ne olduğunu merak etmiş. tanıdık bir yaşlı adam, güzel, büyük bir gül bahçesi olan evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş. kimseleri beğenmeyen güzel kızın kiminle evlendiğini görmek istemiş. kocasını evden çıkarken görmüş. kızın kocası şişman, kel, çok çirkin ve kaba bir adammış. üstelik zengin de değilmiş. nasıl oldu da böyle biriyle evlendiğini merak eden adam, kızın kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış. kız kapıyı açınca adamı tanımış. adam sormuş:
– sen ki hiç birimizi beğenmedin, nice kısmetlerini geri çevirdin, nasıl oldu da böyle biriyle evlendin demiş?
kız da ona:
sana cevabı vereceğim fakat önce gül bahçemdeki en güzel gülü koparıp getireceksin, yalnız tek şartım, bahçede ilerlerken geriye dönmeyeceksin.
adam peki demiş ve çok güzel güllerin olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. önce çok güzel sarı bir gül görmüş. en güzel gül bu derken biraz ilerde daha güzel kocaman pembe bir gül daha görmüş. tamam budur işte diye düşünürken daha ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası gözüne ilişmiş. bir türlü karar verememiş, en güzel çiçeği bulacağım derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş, geriye dönemeyeceği için bahçenin sonunda yaprakları solmuş cılız bir gülü mecburen koparıp kıza götürmüş.
kız gülü almış ve adama demiş ki:
– bak gördün mü? her zaman daha iyisini bulacağını düşünürken ömür geçer de sonunda en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. bu yüzden gençlik bitmeden elindekinin değerini bilip, yetinebilmeyi öğrenmek gerekir.
buradan anlıyoruz ki bazen tamah etmek, yetinebilmek, fazla hırstan kendimizi arındırmak daha mutlu olmamıza katkıda bulunabilir, bizlere daha huzurlu bir yaşam sunabilir.
devamını gör...
bilmeyen biri için normal sözlük’ü özetlemek
ekşi sözlüğün eski halini özleyenlerin bulunduğu sözlük.
devamını gör...
yazarların en sevdiği çocuk kitabı
tom sawyer
defalarca okudum yine olsa yine okurum.
defalarca okudum yine olsa yine okurum.
devamını gör...
cheomseongdae gözlemevi
7. yüzyılda inşa edilen cheomseongdae gözlemevi, asya'nın ayakta kalan en eski gözlemevidir. kraliçe seon-deok hükümdarlığında (632-647) inşa edilmiş ve hava tahminlerinde bulunmak amacıyla yıldızları gözetlemek için kullanılmıştır. bu taştan yapıt düz çizgilerin ve kıvrımların güzel bir kombinasyonudur. 9.17m yükseklikte olup zemin taşı her iki tarafta da 5.35m’dir.
buradan
buradan
devamını gör...
kinyas ve kayra
hakan günday'ın ilk kitabıdır. ilk eser olmasına rağmen oldukça etkileyicidir. kitap bittikten sonra uzun bir süre kinyas ve kayra akla gelir. bir yerlerde yaşayan bir karakterler olarak varlığını sürdürürler. kitabı 2016 yılında okudum. benim için yeri oldukça farklı. diğer kitapları gibi birçok dile de çevrilmiştir.
--- alıntı ---
sorarlarsa, 'ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: yalnız kaldım. kalabildim! altı milyar insanın arasında doğdum. ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun. ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. dünyadan haberi olmayan bütün geri zekalılar gibi.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
sorarlarsa, 'ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtını: yalnız kaldım. kalabildim! altı milyar insanın arasında doğdum. ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
--- alıntı ---
--- alıntı ---
mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun. ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. dünyadan haberi olmayan bütün geri zekalılar gibi.
--- alıntı ---
devamını gör...
yazarların sevmediği kitaplar
wattpad'ten çıkan kitaplar.
hiçbir vasfı olmadan önüne gelenin yazarlığa kalkıştığı kitaplar. (şeyma subaşı, barış murat yagci)
popüler diye çok satan kitaplar. genelde bunların birçoğu "okumasaydım da olurdu" dedirtir.
hiçbir vasfı olmadan önüne gelenin yazarlığa kalkıştığı kitaplar. (şeyma subaşı, barış murat yagci)
popüler diye çok satan kitaplar. genelde bunların birçoğu "okumasaydım da olurdu" dedirtir.
devamını gör...
telefonla konuşmayı sevmeyen insan
benim ben bu insan.
bu huyum yüzünden telefonları açmıyorum ve insanlar bana kızıyor ya da küsüyor. sevmiyorum telefonda konuşmayı. yüz yüze saatlerce oturup muhabbet eden ben, telefonla konuşurken rahatsız oluyorum. lüzumu üzerine gelenlere bakıyorum diğerlerini açmıyorum.
nasıl ayırt ediyorsun diyenlere cevabım: mesaj atarlar ben de dönüş yaparım.
bu huyum yüzünden telefonları açmıyorum ve insanlar bana kızıyor ya da küsüyor. sevmiyorum telefonda konuşmayı. yüz yüze saatlerce oturup muhabbet eden ben, telefonla konuşurken rahatsız oluyorum. lüzumu üzerine gelenlere bakıyorum diğerlerini açmıyorum.
nasıl ayırt ediyorsun diyenlere cevabım: mesaj atarlar ben de dönüş yaparım.
devamını gör...
dini inancın zayıflama nedenleri
sevgili yazarlar, ben tüm inançlı insanları bir kenara bırakarak sadece ayetleri, hadisleri, sünnetlerini okuyarak inançsızlaşmış biriyim. müslümanların yaşayışına da kutsallık atfedilen metinlere de baksanız zayıflıyor. boşuna dememişler akıl evvel nakil müevveldir diye.
ayrıca devletin din politikası yüzünden de böyle bir düşünce hakim. bunun için de boşuna dememişler, eğer bir toplumu yukarıdan aşağıya doğru dindarlaştırmaya çalışırsanız toplum da aşağıdan yukarıya doğru dinsizleşir diye.
edit:ben niye her konuya söylenebilecek uygun bir söz biliyorum ya?
ayrıca devletin din politikası yüzünden de böyle bir düşünce hakim. bunun için de boşuna dememişler, eğer bir toplumu yukarıdan aşağıya doğru dindarlaştırmaya çalışırsanız toplum da aşağıdan yukarıya doğru dinsizleşir diye.
edit:ben niye her konuya söylenebilecek uygun bir söz biliyorum ya?
devamını gör...
kadın kadına küfredebilir ama erkek kadına edemez
yaa nasıl da denk geldi bak. biraz önce hümanist eczacı bir arkadaşımla tartıştım ve kimsenin kimseye küfür etmemesi gerektiği kararına vardık.
devamını gör...
okuduğunu anlamamak
birçoğumuzun şahit olduğu durumdur ve can sıkar. bu durum yazarın yazdığı yazıda kullanmadığı noktalama işaretlerinden de doğar, okuyan yazarın anlamak istememesinden de. bunların bir de 'yazılanı başka yerlere çeken'leri de vardır. onlar daha beterdir. karşılaşmamanız ümidiyle...
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
lahmacun dediğin 6 lira.
kereviz bakmaz para pula.
mani yazdım, nasip etmez her kula.
evde besliyorum tarantula.
kereviz bakmaz para pula.
mani yazdım, nasip etmez her kula.
evde besliyorum tarantula.
devamını gör...
normal sözlük seni seviyorum mesajı etkinliği
gaza getiren etkinlik. 10 kişiye mesaj attım, geri dönüşleri bekliyorum. teşekkürler abdul. belki de 10 kişi tarafından engellendim sayende. ona da teşekkürler abdul.
devamını gör...
gece gelen hüzün
melatonin kaynaklı olabilir. uyumazsanız melankolik bir tavır takınmanız muhtemel.
devamını gör...
sevgili ile fuckbuddy'yi tanıştırmak
devamını gör...
başlık açarken dikkat edilmesi gereken kurallar
araştırmaktır.
o başlık var mı diye iyice kurcalamaktır.
aynı başlıktan varsa veya aynı başlığın farklı isimli olanı varsa başlık açmamaktır.
o başlık var mı diye iyice kurcalamaktır.
aynı başlıktan varsa veya aynı başlığın farklı isimli olanı varsa başlık açmamaktır.
devamını gör...
yazarların en çok para harcadığı şeyler
kitap almak ya. okumak istediğim kitaplar kitaplığımda durunca onları illaki bir gün okuyacağımı bildiğim için okumadığım 20 kitabım olsa yine o alışverişi yapıyorum.
devamını gör...
normal sözlük'ün yavaşlaması
bir ara bilgisayarımdan şüphe duymama sebep olan yavaşlama. teknoloji katili olmama ramak kalmıştı ki sözlüğün yavaşladığını anladım.
devamını gör...

