kılıç hakkı aşağı yukarı şu demek: herhangi bir şekilde darülislam statüsüne kavuşturulan bir yerin geleceği üzerine kesin söz hakkı orayı fethedenindir.

ayasofya örneğinde her ne hikmetse hemen öncemizdeki kurtuluş savaşı değil, bilmemkaç yüzyıl gerisindeki istanbul'un fethi hadisesinden yola çıkılarak fatih sultan mehmed'in sözü baz alınıyor. halbuki bizzat fatih'in soyundan gelen bir padişahın* idaresinde, "saltanatıma dokunmayan kral bin yaşasın" düşüncesiyle, istanbul'un her köşesi bilfiil işgal altına alındığında; o istanbul'u düşman ahaliden kurtaran atatürk'tür. şehrin dört bir yanına dağılan, zafer sarhoşluğunun tesirinde memleketin her bir kutsalına sayısız terbiyesizlik gösteren düşman askerini kovan da odur, o kutsallara hak ettikleri değeri yeniden veren de.

o halde gayet net şekilde görüyoruz ki, istanbul'un kılıç hakkı eline aldığı ne idüğü belirsiz bir kılıçla şov yapan ali erbaş ve direkt bağlı bulunduğu recep tayyip erdoğan'ın değil; istanbul'u yeniden darülislam kılan rifat börekçi ve bağlı bulunduğu mustafa kemal atatürk'ündür.
devamını gör...

marmaris/çiftlik koyu
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şapşal ya, yemin ederim. iplerin mama olmadığını hâlâ anlamadı. ısır ısır nereye kadar minnoş? sence de anlama vakti gelmedi mi kızım?

edit: canlarım, ciğerlerim, bebeklerim! kitaplık bizim değil, teyzemin, sizce hepsini okuduktan sonra burada mı olurum? *
devamını gör...

ter kokusu.
devamını gör...

longoz, yunanca kökenli bir sözcükmüş: uzak, yoğun ve karanlık ormanlar anlamına geliyormuş.
2007’de 3 bin hektarı aşkın alan milli park ilan edilmiş.kendine has ağaçları, çeşit çeşit bitkileri ve hayvanları ile bir cennet köşesi gerçekten.bu orman örtüsünü zaman zaman su basması ağaçların çok farklı gözükmesine neden olmuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

nadir bulunan bir tür nilüfer ve göl kestanesini barındıran,sincaba benzetilen hamam gölü :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bunlar da oradaki yaşamın ev sahibi canlılar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak : atlas dergisi temmuz sayısı
devamını gör...

bugün bayram geç yatın portakallar
takalım en güzel kulaklıkları
elimizde taze ses kayıtları
üzmeyelim bugün adı uzun yazarımızı

arkadaşlar geldi yine 7 günün sultanı perşembe günü ve bugün çok güzel bir konseptle geldi hem de. bakın ben normalde 9 gibi uyku moduna doğru yukarı çekiliyorum ama biliyorsunuz perşembe günleri radyo yayınımız var. akşam bir şamata bir eğlence burada olacağız. sakın unutmayın.
devamını gör...

avrupa' nın en karanlık dönemlerinden biri olan engizisyon zamanında dünyanın güneş etrafında döndüğünü söylediği için yargılanan bilim insanı. o dönem güneşin dünyanın çevresinde döndüğü iddia ediliyordu. engizisyon mahkemeleri tarafından yargılandıktan sonra savından geri adım atsa da, mahkemeden çıkarken kısık sesle " her şeye rağmen dünya dönüyor" demiştir.

insanı ve dünyayı merkeze koyan görüşün yıkılmasında önemli bir adım atmıştır.
devamını gör...

a.b.d'nin boston şehrinde 1924 yılında doğmuş ve film yıldızı olmaya gittiği los angeles'da, 1947 yılında bedeni karın bölgesinden ikiye bölünmüş şekilde bulunan kadındır.
black dahlia adlı film onun hakkında yapılmıştır.
devamını gör...

bu insanların oldukça fazla türüyle haşır neşir olan, hatta mıknatıs gibi çeken biri olarak bu dev hizmeti ayaklarına getirdim...
birkaç türü mevcuttur bu insanların. bazısı hayatı sevmez, sürekli depresif ruh hali içindedir.
hep şikayet eder ve sen güzel şeyler anlattığında sana alaylı alaylı bakar.
sevincini yarım ağızla paylaşır ve yine dertlerine döner. hep anlatır ve asla sorunlarını çözmez. dramdan beslenir.
dedikoducu olanları vardır. kendisi hariç herkes, düzenbaz iğrenç yaratıklardır. kazara o bahsettiği insanlardan birini sevdiğini söylersen, önce bir güzel azarlar sonra da anlatmaya devam eder.
bir de eleştiri makineleri vardır ki ömür tüketir. yeni bir şeye başladığında seninle alay eder. biriyle tanışsan kusur bulur. her çabanı küçümser ama bunu "senin iyiliğin için" yapar. sonradan başarısız olup üzülmemen için uyarmıştır aslında.
yumuşak huylu ama her söylenene inanmayan bir insan değilsen benden daha çok yara alırsın bu insanlardan.
devamını gör...

e güzeliz tabii ne sandınız? kurban olun bize.
devamını gör...

fikret kızılok 'un akustik tınıdaki şarkılarından biri. hele bir de bunu 45'lik plaktan dinlemesi ayrı etkileyici olur.
devamını gör...

çok farklı faktörlere dayanır.

1) eğer yakınlarınızda bir teslimat noktası bulunuyorsa ve o teslimat noktasından almaya razıysanız kitap yurdu en iyi seçenektir.

2) eğer -varsa- tedarik süresi ve kargo süresi beklemeye sabrınız varsa bkm kitap gayet iyidir.
devamını gör...

"big bang'i ne tetikledi ?" " big bang'den önce ne vardı ? "
uzay ve zaman sonsuza doğru bükülüyordu. (bkz: singularity)

bilmediğin bir konuya açıklık getirmek için hakkında hiçbir şey bilmediğin varlıkları cevap olarak sunmak biraz anlamsız gibi. tıpkı bilimsel konular hakkında konuşurken, hiçbir kaynak göstermeden kendi anlamsız yorumlayış tarzını sunmaya benziyor.

link

lawrence krauss - hiç yoktan bir evren kitabı yine bu konular için güzel bir okuma önerisi olur diye düşünüyorum.
devamını gör...

90'lar batakliginin oncusu sertab erener'in ic acitan ama ayni zamanda dinleyene farkindalik kazandiran sarkisi.

kisinin kendine verdigi sozleri, yasadiklarinin biraktigi etkiyi; kaldigi yerden devam ederse ileride neler yasayabilecegini yuzune vurur, iyi de eder.
ayrica fikrimce sertab erener'in konserlerinde soylemeyi en sevdigi sarki olabilir, ne guzel soyluyor cicegim.

--- alıntı ---
artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem
--- alıntı ---
guce bak be.

bebeksi klibi:


ukdeydim, doldum.
devamını gör...

hz. muhammed'in en yakın arkadaşlarından biri, sahabe. ayrıca ikinci halife. çok başarılı bir komutandır. öyle ki, ırak'ı tamamen fethetmiştir. bugün kendisine düşman olan iran'ın büyük bir kısmını fetheden kişi de hz. ömer'dir. daha nereleri fethetti, anlat-anlat bitmez...
devamını gör...

demir parmaklıklı ve girince de mutlaka sabahı beklemek zorunda olunan yer. tabi yanınızda horlayan, bağırıp çağıran biri yoksa sabahı edersiniz.
devamını gör...

öncelikle ‘de-da’ ekinin nasıl kullanılması gerektiğini öğrenelim.
feminist denilen kişi, feminizm hareketinin savunucusudur. feminizm ilk olarak birinci dalga yani radikal feminizm olarak ortaya çıkmıştır. ilk feministler fazlaca radikal ve sertlerdir bu nedenle. erkek düşmanlığı olarak görülür fakat 19. yüzyılda kadının belirgin biçimde hukuken insan olarak dahi görülmeyip ikincil konumda olması, erkeğin ise antik yunan’daki anlayışla ‘vatandaş/yurttaş’ olduğu dönemde, bu radikal hareketin gerekliliğini gözler önüne sermektedir.
maalesef günümüzde çokça saçma olay dönmektedir feminizm adı altında. örneğin eşitlik istiyoruz deyip pozitif ayrımcılık bekleyen kadınlar, feminizmi 21. yüzyılda hala erkek düşmanlığı olarak algılayanlar gibi bir sürü içler acısı örnek verilebilir.
ayrıca ‘bayanlar ve baylar’ gibi bir kalıpta bayan kelimesinin kullanımı sorun teşkil etmez fakat birine cinsiyet olarak ‘erkek’ derken, karşı cinse ‘bayan’ diyemezsiniz. hala olayın basit bir ‘kadın-bayan’ kelimesinden ibaret olarak görülmesini de bilgi eksikliğine bağlıyorum. çünkü onun dışında ısrarcı bir cahilliktir, başka bir açıklaması yok.
devamını gör...

varoluşçu psikoterapi bireyin varoluşundan kaynaklanan kaygılara odaklanır. yaşamın bir gün sona erecek olması, tek başınalık, kendi hayatının belirleyicisi olmak ve tüm bunlara bir dayanak olarak yaşam için anlam oluşturmak kaygı yaratır. varoluşsal kaygılar olarak tanımlanan ölüm, yalıtılmışlık, özgürlük ve anlamsızlık, tükenmesi veya azaltılması gereken türden kaygılar değildir. aksine hayatta olduğumuz sürece varlığını sürdürecek olan ve yaşamı anlamlı kılan, hayattan ne istediğimizi belirlememize yardımcı olan türden kaygılardır. yalom, ölümün yaşamımızın bir parçası olduğunu ve kaygı olmadan ölümle yüzleşmenin mümkün olmadığını ifade eder. o halde kaygı yaşam boyunca sürmektedir. insan ölümlü bir varlık olduğu gerçeğiyle yüzleştiğinde de kendi istekleri doğrultusunda -otantik- bir yaşam sürer ancak kişinin kendi hayatını kendi seçimlerine göre yaşaması ürkütücüdür. çünkü bu durumda sorumluluk yalnızca kişinin kendisine aittir. böyle de olmalı aslında çünkü varoluş tek başına başlar ve tek başına sona erer. insan bu gerçekle yüzleşmediği ve kendisini bu kaygıdan başkalarının varlığıyla kurtarmaya çalıştığı sürece otantik benliğini keşfedemez. böylesi bir ihtiyaçla ilişkilere başlamak kısa süreli bir bütünleşme hissi yaşatır. ancak insan ihtiyaç odaklı etkileşimler kurduğunda, iletişim kurduğu insanla etkin bir şekilde ilgilenemez. yalnızlığına katlanamayan kişinin diğerleriyle ve kendisiyle sağlıklı etkileşimler kurabilmesi pek mümkün değildir. dolayısıyla varoluşçu psikoterapinin amacı otantik varoluştur.

bir soru: insan seçimlerinde özgürdür diyebilir miyiz?
devamını gör...

dışarıda usul usul rüzgar esiyor. ben çok severim rüzgarlı havaları. esen rüzgar sanki içimden bir şeyleri alıp kendisiyle uzaklara götürüyor. gelen uğultu benden gidenlerin çığlıkları. onların gidişiyle hafifliyorum, sakinleşiyorum, huzur buluyorum. beni de götürsen rüzgar, zerrem kalmasa buralarda...
devamını gör...

schindler'in listesi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim