kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

el alem terör örgütünün masum bir koludur. sen şeker atarken kenafir gözlerle sana bakar ve seni küçümserler.
devamını gör...

annemin yaşadığı durum. ne yaparsa yapsın mutlu olmayan iki ebeveyni var yaşları 90'a yakın durumda.
devamını gör...

'le ucemak' olurdu.
devamını gör...

namı diğer alman panzeri. beşiktaş'ta bir sezon oynamış olsa da, beşiktaşlıların unutamadığı futbolcular arasında yer alır. hele ki, dolmabahçeyi inletircesine kulakları sağır eden o muhteşem ''kuntz kuntz kuntz'' tezahüratı unutulmaz. şaka maka acayip bir ambiyans oluşturuyordu. tabi bizim çocukluk zamanlarımıza denk geldiği için mahalle aralarında çok sayıda kuntz'un top koşturduğuna şahitlik etmişliğimiz var. benim odamda da posteri vardı. o dönem yolu beşiktaş'a nasıl düştü? cidden hayreti mucip bir durum. zaten sezon sonu avrupa şampiyonasında gayet iyi top oynadı. yarı finalde ingilizleri avladı. milli takımla birlikte avrupa şampiyonu oldu ve bundesliga'nın yolunu tuttu. anımsadığım kadarıyla ceza sahası içerisinde tilki gibiydi. birde yoğun yağmur altında oynadığımız bir maç vardı. hangi maçtı hatırlayamıyorum ama kuntz'un o görüntüsü aklımdan çıkmaz. adam sırılsıklam olmuştu ama o çamur deryasında ayakta kalan tek adam oymuş gibi bir görüntü veriyordu. sonuç olarak 2 kere almanya gol kralı olmuş sağlam bir golcüden bahsediyoruz ve bu adam beşiktaş'ta oynadı. o dönemler böyle yıldızlar türkiye'ye pek uğramazdı. rüzgar gibi geldi geçti.

şuraya euro 96 çıkartma kitabındaki fotoğrafını iliştireyim;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bizim vizyonsuz basın umarım adamı biraz rahat bırakır ve milli takımla başarılı olma şansı elde eder. milli başına buyrukların biraz disipline ihtiyacı var. en azından fatih, şenol, mustafa, lucescu dörtlüsünden kurtulduk. ne zaman sıkışsak kutsal kitap hükmüymüş gibi hemen bu hocalara sarılıyordu kulüplerimiz ve milli takım. zinciri kırdık. bu bile gelişmedir.
devamını gör...

herkesin içinde yapılan bütün evlilik teklifleri
devamını gör...

mitolojik hikayesi şu şekildedir:

kral amyklos'un hyacinthus adında güzel bir oğlu vardır. yakışıklı bir genç olduğundan apollon onun güzelliğine hayran olmuş, ona candan bağlanmıştır. samimiyetleri ve dostlukları çok ileri gittiğinden boş zamanlarını eurotas'ın kıyılarında disk atmakla geçirirler. bir gün başı çelenklerle süslü kelebek kanatlı ve sarışın zephiros da apollon gibi, güzel hyakintos'a gönül vermiştir ve onun apollon'la görüşmesini kıskanmıştır. zephiros fırsattan yararlanarak, apollon'un diski hyacinthus'a attığı sırada bir hareketiyle diskin yolunu şaşırtır ve delikanlının kafasına çarptırır. zavallı hyakinthos hemen yere yığılır. başından,ağzından burnundan durmadan kan geliyordur. bu felaket karşısında apollon kalbinden vurulur. apollon hemen sağlık tanrısı asklepios'u çağırır ve ona en etkili ilaçları koymasını söyler ancak ilaçlar işe yaramaz ve hyakinthos can verir. kederinden ne yapacağını bilemeyen yaz mevsiminin kızgın tanrısı şöyle bağırır: ‘ey sevgili çocuk, ölüyorsun, senin taze ve güzel gençliğini ben kendi ellerimle yıktım, yok ettim. madem ki ben seninle mezara, yer altına gelemiyorum, madem ki benim yerim göklerdedir, istiyorum ki seni kendim gibi bir ölümsüz yapayım. istiyorum ki seni, neşeli ve kudretli olduğum zamanlarda görebileyim, ışıklarımla seni okşayayım, koklayayım. onun için seni çiçek yapacağım. sen yaşayacaksın. ben dünyaya yaklaştığım ve ilkbahar kara kışı bozguna uğrattığı zaman sen topraktan baş kaldıracak, fışkıracaksın...’apollon bu sözleri söyledikten sonra hyacinthus'un kanının düştüğü yerden sümbül çiçeği(hyacinthus) kendisini gösterir.
devamını gör...

bosa caba. yapariz. masturbasyon yapar, uyusturucu kullanir, icki icer, internette radyasyon yer, hobiler edinir, dizi izler, uyuruz.
kader filminde cok sevdigim bi sahne var. bekir kordonda gece tek basina oturur, caresizdir, kamera uzaktan ve tepeden ceker, bekir ufaktir, gecenin bi yarisi kimse yok, hava soguk ve ruzgarli, uzerine bayragin golgesi dusuyordu yanlis hatirlamiyorsam. o bekir'iz iste.
devamını gör...

(bkz: sen yenisin galiba)*
devamını gör...

günümüzdeki haline gelene kadar evrilmiş bir sazdır. günümüzdeki hali çok daha karmaşık olup ilk hali basitçe boru şeklindedir.

bu borudan günümüze sadece trompet, kornet, flugelhorn değil; korno, trombon ve hatta tuba( euphonium) da türemiştir.

alaşımın ana maddesi bakırdır. günümüzde genellikle üç (3) pistonludur. fakat etnik müzik icrası veya ses aralığını artırmak için ek piston eklenmiş şekilde de üretilmektedir.

trompet olmaksızın dudağın ağızlık üzerinde nefes yoluyla titreşmesi ile ses oluşur. ağızlık da trompete takılarak sesi trompete aktarır ve trompet, sesi şekillendirerek trompetin kalak denilen çıkış noktasından dışarıya aktarılmasını sağlar.

trompet icracıya geniş bir yorum yapma özelliği sunar. güçlü ve parlak icra edilebildiği gibi yumuşak da icra edilebilir. yorumcunun yeteneği belirleyicidir. yetenekli bir icracı ile çok yüksek perdelerde sesler çalınabilir. efektif sesler de çalınabilir. ağızlık ve trompetin yapısı efektif seslerin çalımına çok uygundur.

kullanım alanları yoğunlukla senfoni orkestraları, caz orkestraları, özellikle latin amerikada latin orkestraları, tüm dünyadaki askeri bandolar ve özel bandolar.

trompetin kullanım alanına göre çeşitleri mevcuttur. yaygın olarak si bemol trompet ve do trompet kullanılır. klasik orkestralarda esere göre mi bemol veya fa trompet kullanılabilir. daha tiz bir duyum için ve solo eserler için pikola trompet de kullanılabilir. ayrıca farklı bir duyum ve yorum için trompet ailesinden olan kornet ve flugelhorn da kullanılır.

trompet sanatçılarından örnek verecek olursak wynton marsalis, arturo sandoval, miles davis, fabrizio bosso, clifford brown, freddie hubbard, maynard ferguson, dizzy gillespie, lee morgan, allen vizzutti, håkan hardenberger.
devamını gör...

geldim nerede olduğunu hiç bilemeyeceğim bir parka. içimde sana dair ne varsa onunla oturdum banka. şimdi sana senin hiç merak etmeyeceğin şeyler anlatacağım. aç kulaklarını bana artık, duy beni.
çok özledim seni. hiçbir şeyi hiç kimseyi bu kadar özlemedim. her şeyi sana anlatmak istiyorum. leylim ben öğretmen oldum. ilk maaşımla sana ne alayım demek isterdim. çok yoruluyorum ama sesin yüzün yorgunluğuma ilaç gibi geliyor demek isterdim. kilo verme iddiamızı sen kazandın geç de olsa nesine girmiştik demek isterdim. bak bende veriyorum derdim sınıfım 4.katta. müdür biraz garip bir kadın bana söylenip duruyor tecrübesizim diye yakınırdım sen de elem sen biraz alıngansın unuttun mu bunlar normal derdin.

hiç sensizlik ne kadar zordu anlatmam. uzun zaman sonra sesini duyunca ne kadar ağladığımı söylemezdim. ah bir kere daha seni görmek için yanıp tutuştuğumu anlatmazdım. hep ellerimin senin ellerini aradığını, kalbime elimi koyunca hala senin benimle olduğunu hissettiğimi falan anlatmazdım.

derdim seni çok özledim aç kalbini ben evime geliyorum. hep derdim benim evim senin kalbin diye. ben kimsesiz evsiz yurtsuz kaldım leylim. hala bugünkü gibi ara ara ağlıyorum. düşünüyorum ne vardı seni bu kadar sevecek?

etme gel ay karanlık be çocuk!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
akrilik çalışması yapayım dedim. bu ikinci yapışım hehe.
*dipnot: bizim yazarlarda ne yetenekler varmış, şaşırttı.
devamını gör...

aklıma geldikçe gülüyorum.
bu dayanışma ancak paralel evrende olur, kadınlar birbirlerini sevmeyen varlıklar dayanışıyoruz derken uçurumdan aşağı iterler birbirlerini.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine ezik olduk oturduğumuz yerden.
(bkz: kafa'nın trollerinin biraz şey olması)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
uluslararası hukuktan bihaber israil oğullarının, 3000 yıl önce tanrılarının ona vadettikleri toprakların(arz-ı mev'ud) 3000 yıldır kendilerinde olduğu iddialarından ibaret tweettir.

israil, 14 mayıs 1948'de, david-ben gurion öncülüğünde tel-aviv'de toplanan yahudi millî konseyi kuruluşunu ilan etmiştir. yani uluslararası hukuk bazında taş çatlasa 73 yıllık bir devlet.

bağnaz olarak adlandırabileceğimiz israil yahudileri bu vaat edilmiş toprakları alamadıkları sürece lanetli olduklarına inanırlar, bin yıllar sonra bile hala... din gerçekten kitlelerin afyonudur. ayrıca yine belirtmek gerekir ki yahudilere indirilen 10 emirden bir tanesi öldürmeyindir. bu sadist ruhlu manyaklar o emri sadece '' yahudileri'' öldürmeyiniz olarak kabul etmişlerdir.

hitler'in gerçekleştirmiş olduğu yahudi katliamının temelindeki fikir ise klasik mağdur edebiyatı üstünden bugünün canisi israil devletini yaratmak ve hitlerden beter katliamlara dünyanın gözü önünde imza atmaktır.

kuran-ı kerim maide suresi 21-26 ayetleri arz-ı mev'ud ile alakalı olarak:

﴾21﴿ ey kavmim! allah’ın sizin için (vatan olarak) yazdığı kutsal topraklara girin, sakın geri dönmeyin, sonra kaybedenler siz olursunuz."

﴾22﴿ dediler ki: "ey mûsâ! orada zorba bir topluluk var, onlar oradan çıkmadıkça biz oraya asla giremeyiz. ama oradan çıkarlarsa biz hemen gireriz."

﴾23﴿ korkanlar arasından allah’ın kendilerine lutufta bulunduğu iki cesur adam şöyle dedi: "kapıdan üzerlerine hücum edin; oraya girdiğiniz an artık kesinlikle siz galipsiniz. eğer müminler iseniz ancak allah’a güvenin."

﴾24﴿ isrâiloğulları, "ey mûsâ! onlar orada bulundukları sürece biz oraya asla girmeyeceğiz. sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız!" dediler.

﴾25﴿ mûsâ, "rabbim! ben kendimden ve kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. artık bizimle bu yoldan çıkmış kavim arasında sen hükmet" dedi.

﴾26﴿ allah buyurdu ki: "öyleyse onlar yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşmak üzere oradan (kutsal topraklar) kırk yıl mahrum bırakılmışlardır. artık sen yoldan çıkmış toplum için üzülme

edit: katranı kaynatsan olur mu şeker aslını s... aslına çeker. (bkz: israil'in mescidi aksaya saldırması)
devamını gör...

ah el kapıları, ah!.. kapansın el kapıları!.. yakacaksın ki kapansın... başkaları da açılmasın namussuz dünyada! yokluklar yok olsun. yok olsun yoksulluklar! ille de kulun kula kulluğu kalksın!

fakir baykurt, yılanların öcü
devamını gör...

eylem yapabilirsiniz dedim, yaparsanız tutuklanmazsınız demedim.
devamını gör...

özellikle adana ve mersin şehirlerinde bulunan ağaçlardan gelen portakal çiçeği ve zakkum kokusu.
devamını gör...

brunoise doğrama şeklinin biraz daha irisidir. küçük parçalar jardinie de biraz daha net bir şekilde küpler halinde görülür.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim