mustafa kemal'in ne işi var burada diyen şey
atatürk olmak da zor iş vesselam. sen tut yoktan bir ülke var edilmesine önderlik et, bir sürü yenilik getir, sata sata anca bitirilen fabrika kur, "muasır medeniyet" düsturuyla tüm hayatını bir ülkeye ve onun yurttaşlarına harca, sen öldükten 83 sene sonra dangalağın biri çıkıp sana laf etsin. atatürk olmak zor iş vesselam.
devamını gör...
ezgi mola'nın saygı duymayı it gibi öğreneceksiniz demesi
elbarto adlı yazarımızın dediği gibi itlere saygısızlık edilmiştir. ama göz önünde bulunan insanların artık yüksek sesle bir şeylere tepki göstermeye başlaması çok güzel. ağzına sağlık ezgi mola.
öbür konuya gelirsek başlığı açan arkadaş kimin tepki gösterip kimin göstermediğine iyi bakamamış sanırım. ya da takip ettiği bir iki hesabın yanlış ya da tepkisiz davranışını koca bir gruba yaymaya çalışıyor. genelleme yapmanın mantıksızlığı
mor halka diye bahsettiği grupların paylaşımları

öbür konuya gelirsek başlığı açan arkadaş kimin tepki gösterip kimin göstermediğine iyi bakamamış sanırım. ya da takip ettiği bir iki hesabın yanlış ya da tepkisiz davranışını koca bir gruba yaymaya çalışıyor. genelleme yapmanın mantıksızlığı
mor halka diye bahsettiği grupların paylaşımları

devamını gör...
hırsızın penisini koparan kadın
hırsız sadece hırsızlıkla yetinseydi, penisinden olmayacaktı. penisin kopmasına neden olan eylem hırsızlık değil tecavüz olduğu için hırsızın değil tecavüzcünün penisini koparan kadındır. kendini koruma kapsamında yapılmış haklı bir eylemdir.
devamını gör...
öyle birine aşık ol ki
...seni her şeyinle kabul etsin.
devamını gör...
sevgilinin biseksüel olduğunu öğrenmek
hiçbir şey değiştirmeyecek bilgidir. bazı insanlar ısrarla cinsel yönelim ile sadakat arasında doğrudan bir bağ kuruyor ve bu aşırı yanlış. arkadaş, heteroseksüel seni aldatmayacak da, biseksüel mi aldatacak? sen erkeksin, ya da kadınsın. hemcinslerinle, karşı cinsle arkadaş olamıyor musun? oluyorsun. sevgilin de mervelere ya da ahmetlere diye gidip arkadaşım dediği kişiyle yatmıyor merak etme.
lütfen bunları çok acil aşalım arkadaşlar.
lütfen bunları çok acil aşalım arkadaşlar.
devamını gör...
oidipus kompleksi
oidipus doğduğunda babası laios'u öldüreceğine ve annesiyle evleneceğine dair bir kehanet verilir, babası kehanetin gerçekleşmemesi için oğlunu öldürtmeye karar verir. çocuğu öldürmek üzere görevlendirilen kişi çocuğu öldürmez ve dağa bayıra salar. bir çoban çocuğu bulur ve büyütür. (bazı rivayetlerde çocuğu corinth kralının büyüttüğü söylenir) aradan yıllar geçer. oidipus'un yolu laios'un krallığına düşer. kral oğlunu tanımaz oğlu kralı ve oidipus laios'u öldürür sonra da laios'un karısıyla yani annesiyle evlenir. (bkz: kahramanın doğuş miti)
sevgili freud'umuz bu durumu (her durumu bağladığı gibi) cinselliğe bağlar ve bu durum oidipus sendromu olarak literatüre geçer.
aynı durumun kadın versiyonu ise (bkz: elektra kompleksi)'dir.
sevgili freud'umuz bu durumu (her durumu bağladığı gibi) cinselliğe bağlar ve bu durum oidipus sendromu olarak literatüre geçer.
aynı durumun kadın versiyonu ise (bkz: elektra kompleksi)'dir.
devamını gör...
yazarların eş cinsel çocuğu ile yapacağı ilk konuşma
onu ne kadar çok sevdiğim. ötesi berisi mühim değil.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kimse bilmiyor. içimde neler yaşıyorum, hayata karşı neler hissediyorum, hayallerim ve düşüncelerim neler, kimse bilmiyor. hayatımın orta yerine koyacak kadar çok sevdiğim insan bile bilmiyor hislerimi. yaşamak zulüm gibi geliyor, bunu bilmiyor kimse. bir dakika bile durmak istemeyip kendimi aşağı salmak istediğimi kimse bilmiyor. ben nasıl dayanıyorum, içimde neleri tek başıma kaldırıyorum kimsenin haberi yok. bazen kendimden beklemediğim kadar iyi oynuyorum hayatı, kimse durup da içten bir nasılsın diyecek kadar görmüyor beni. oynamak istemiyorum aslında. birileri ben göstermeden beni görsün istiyorum. ben göstersem zaten daha önce görmediği için beni anlamayacak, biliyorum. gülüyorum, eğleniyorum, yaşıyor gibi gözüküyorum. neden görülmüyor içim, illa çıkıp birilerine ben iyi değilim mi demem gerek bilmiyorum. hiçbir zaman böyle bir insan olmadım. bazı anlık duygu taşkınlıkları haricinde içimde sürekli yaşattığım hisler yüzünden biri sormadan ben kötüyüm diye gidip derdimi açamadım. çok yalnızım. hayatımda beni en çok tanıyan kişi bile beni tanımıyor, en ufak bir hüznümden haberi yok. açmak istiyorum, artık kusup rahatlamak istiyorum ama bazen neden kötü olduğumu bile bilmiyorum. üzgünüm. iyi değilim. yaşama dair en ufak bir heves, çaba yok içimde. kurtulmak bile istemiyorum, sadece içim boşalsın istiyorum. hafif hissetmeyi özledim sözlük. çok yorgunum.
devamını gör...
çılgın at
orijinal adı tashunka wıtko olan oglala sioux kabilesinin savaş reisidir. 1842 yılında doğduğu tahmin ediliyor. ilk delikanlılık yıllarında düşman kızılderili kabilelere yapılan baskınlarda cesaretini gösterdi. 1866'da kızıl bulut'un savaşında a.b.d ordusuna karşı savaştı. fetterman kıyımında pusu kuran ekibin başındaydı. savaştan sonra rezervasyonda yaşamayı kabul eden kızıl bulut, benekli kuyruk gibi reislere uymayarak kendisi gibi özgür yaşamak isteyenlerle birlikte yaşamaya devam etti. 1874'de sioux topraklarında altın çıktığı için toprak satışı isteyen a.b.d'ye karşı yeniden savaşmaya başladı. 1876'da little bighorn savaşında, a.b.d ordusunun 7. süvari alayını ve alayın komutanı general george armstrong custer'ı yok eden kızılderililere önderlik etti. savaş sonrası yeni gelen birliklerin sürekli saldırı ve baskısı karşısında açlık, soğuk... gibi sebeplerle kabilesi zor duruma düştü ve kendisine eski topraklarında yaşama sözü verilince teslim oldu. birkaç ay sonra söz verilen topraklar verilmediği için kızgınken, bazı sioux savaşçılarının a.b.d ordusuna paralı asker olduğunu görünce kaçıp eski topraklarına gideceğini söyledi. ama muhbirler beyaz adama haber vermişti ve söz verilen topraklar hakkında general seninle konuşacak denilerek beyazların kalesine götürüldü. kaledeyken önüne götürüldüğü binanın içinde demir parmaklıkları görünce hapise atılacağını anladı. kaçmaya çalışırken, eski yakın arkadaşı ve savaşçısı ama artık a.b.d paralı askeri küçük dev adam kollarından tutup, boğuşmaya başladı. o sırada bir amerikan askeri süngüsünü reisin karnına soktu. revire götürüldü ve o gece ölene kadar sioux ölüm şarkısını söyledi. 5 eylül 1877'de öldü. ailesi kanada'ya kaçarken cesedini yaralı diz denilen bölgeye gömdüler, o yüzden bugün mezarı belli değildir. dini sebeplerden dolayı fotoğraf çektirmeyi kötü gördüğünden fotoğrafı yoktur.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
bu şehir kadar kalabalıktır, bazılarının yalnızlığı
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
kırmızı hap mı mavi hap mı ?
devamını gör...
yatak odasına evlilik fotoğrafını asan çiftler
12 yıllık evliyim, yatak odamda da mevzubahis fotoğraf asılı. hiçbir sosyal medya hesabım da aktif değil.
gayet de güzel oluyor. ne güzel gülmüşüz, mutluyuz işte. 12 yıldır da mutluyuz, her gün mutlu başlıyoruz.
ne alaka vizyonla şunla bunla. tavana ayna yaptıran pornhub aktörü hayali kuran çiftlere gömün siz. başlığı da açayım.
edit: o ne la öyle poster moster. 20x30 bir foto bizimkisi. bahsigeçen öyle abartıysa olmamış tabi.
gayet de güzel oluyor. ne güzel gülmüşüz, mutluyuz işte. 12 yıldır da mutluyuz, her gün mutlu başlıyoruz.
ne alaka vizyonla şunla bunla. tavana ayna yaptıran pornhub aktörü hayali kuran çiftlere gömün siz. başlığı da açayım.
edit: o ne la öyle poster moster. 20x30 bir foto bizimkisi. bahsigeçen öyle abartıysa olmamış tabi.
devamını gör...
her günü son günmüşçesine yaşamak
t: yarın yokmuşçasına yaşamak.
hayatımı bu şekilde yaşıyorum ya da geçmişte bu şekilde yaşadım diyen birtakım insan tanıdım. bu kişilerde fark ettiğim bazı ortak özellikler vardı; kendilerini tamamen bu düşünceye adadıklarını iddia eder (ben şahsen kimsenin "yarın yok" fikrine tamamen inanarak yaşayacağını sanmıyorum.) , ara sıra uyuşturucu kullanır(esrar,kokain) ve hayatlarını çok hızlı bir biçimde yaşamaya çalışırlardı.
bu tanıdıklarım arasında, geçmişte bu şekilde yaşamış olanlar zirveyi ve dibi görmüştü. henüz dibi görmemiş olanlar ise hayatın her nimetini tüketmeye çalışır ancak ironik bi şekilde kendilerini tüketirlerdi. bununla kalmayıp beraber oldukları insanları da tüketmeye çalışırlardı. sürekli bir şeyler yapmak, bir aktivite içerisinde bulunmak isteyen , ceplerinde 200 lira varsa o 200 lira bugün bitmeli diyen insanlardı bunlar. maalesef ben de tüketilmeye çalışılan insanlar arasında yer aldım bir kez. çoğu istediği şeyi reddetmek mecburiyetinde kalıyordum ve bu da doğal olarak ilişkinin bitmesini sağladı.
bu ilişkinin öncesinde hayat nasıl yaşanmalı sorusunun cevabını hiç düşünmemiştim. ailemi üniversiteden mezun etmeye çalışırken bir gerçeğin var olduğuna inanır ve sık sık bunu düşünürdüm. planlarım vardı ve bu planlarımı gerçekleştirdiğimde gerçeği bulacağımı, artık mutlu bir insan olacağımı düşünürdüm. bu tecrübeyi edindikten sonra bir şeyler fark etmeye başladım dostlar. sürecin kendisinden keyif almak yerine bir sonuçta gerçeği bulacağıma inanmak ve bu sonuçtan tatmin olma beklentisi ahmaklıkmış. çünkü asıl gerçek, sürecin ta kendisiymiş. hayat, zamanı yavaşlatabildiğimiz sürece güzelmiş.. insan her anın tadını çıkarırken bir yandan da geleceğe yönelik planlar yapmalı, yarını düşünmeli. her şey, dengede olduğu sürece güzelmiş dostlar.
bahsettiğim insan tipinden kaçınız lütfen. ayrıca the queen's gambit(dizi)'sindeki beth karakteri gibi de yaşamayın bu hayatı. çünkü isaac asimov der ki: “ hayat, satrancın aksine şah-mattan sonra da devam eder.”
john ruskin'in bu konu üzerine bir alıntısını da bırakayım.
"saatte yüz mil katederek yer değiştirmek, gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile arttırmayacaktır. daha fazla şey görebilmek için yavaş yürümek gerekir, hızlı yürümek bize bir şey kazandırmaz. asıl değerli olan düşüncedir ve bakıştır, hız değildir. gerçek insan olmak isteyenler, yavaş gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir, çünkü insanın zaferi gitmekte değil, var olmaktadır."
hayatımı bu şekilde yaşıyorum ya da geçmişte bu şekilde yaşadım diyen birtakım insan tanıdım. bu kişilerde fark ettiğim bazı ortak özellikler vardı; kendilerini tamamen bu düşünceye adadıklarını iddia eder (ben şahsen kimsenin "yarın yok" fikrine tamamen inanarak yaşayacağını sanmıyorum.) , ara sıra uyuşturucu kullanır(esrar,kokain) ve hayatlarını çok hızlı bir biçimde yaşamaya çalışırlardı.
bu tanıdıklarım arasında, geçmişte bu şekilde yaşamış olanlar zirveyi ve dibi görmüştü. henüz dibi görmemiş olanlar ise hayatın her nimetini tüketmeye çalışır ancak ironik bi şekilde kendilerini tüketirlerdi. bununla kalmayıp beraber oldukları insanları da tüketmeye çalışırlardı. sürekli bir şeyler yapmak, bir aktivite içerisinde bulunmak isteyen , ceplerinde 200 lira varsa o 200 lira bugün bitmeli diyen insanlardı bunlar. maalesef ben de tüketilmeye çalışılan insanlar arasında yer aldım bir kez. çoğu istediği şeyi reddetmek mecburiyetinde kalıyordum ve bu da doğal olarak ilişkinin bitmesini sağladı.
bu ilişkinin öncesinde hayat nasıl yaşanmalı sorusunun cevabını hiç düşünmemiştim. ailemi üniversiteden mezun etmeye çalışırken bir gerçeğin var olduğuna inanır ve sık sık bunu düşünürdüm. planlarım vardı ve bu planlarımı gerçekleştirdiğimde gerçeği bulacağımı, artık mutlu bir insan olacağımı düşünürdüm. bu tecrübeyi edindikten sonra bir şeyler fark etmeye başladım dostlar. sürecin kendisinden keyif almak yerine bir sonuçta gerçeği bulacağıma inanmak ve bu sonuçtan tatmin olma beklentisi ahmaklıkmış. çünkü asıl gerçek, sürecin ta kendisiymiş. hayat, zamanı yavaşlatabildiğimiz sürece güzelmiş.. insan her anın tadını çıkarırken bir yandan da geleceğe yönelik planlar yapmalı, yarını düşünmeli. her şey, dengede olduğu sürece güzelmiş dostlar.
bahsettiğim insan tipinden kaçınız lütfen. ayrıca the queen's gambit(dizi)'sindeki beth karakteri gibi de yaşamayın bu hayatı. çünkü isaac asimov der ki: “ hayat, satrancın aksine şah-mattan sonra da devam eder.”
john ruskin'in bu konu üzerine bir alıntısını da bırakayım.
"saatte yüz mil katederek yer değiştirmek, gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile arttırmayacaktır. daha fazla şey görebilmek için yavaş yürümek gerekir, hızlı yürümek bize bir şey kazandırmaz. asıl değerli olan düşüncedir ve bakıştır, hız değildir. gerçek insan olmak isteyenler, yavaş gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir, çünkü insanın zaferi gitmekte değil, var olmaktadır."
devamını gör...
atopik dermatit
özellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkan alerjik rahatsızlıktır.
majör kriterleri:
kaşıntı (en önemlisi),ailede atopi öyküsü,tipik morfoloji ve dağılım,infantlarda(bebeklerde) ekstensör kısımlarda likenifikasyon ve kronik tekrarlayan dermatit
minör kriterleri:
iktiyozis vulgaris,ıg e yüksekliği,keratokonus,anterior subkapsüler katarakt'tır.
majör kriterleri:
kaşıntı (en önemlisi),ailede atopi öyküsü,tipik morfoloji ve dağılım,infantlarda(bebeklerde) ekstensör kısımlarda likenifikasyon ve kronik tekrarlayan dermatit
minör kriterleri:
iktiyozis vulgaris,ıg e yüksekliği,keratokonus,anterior subkapsüler katarakt'tır.
devamını gör...
sir came a lot
akrep burcu olması kendi suçu olmayan şüvaliye. moderasyondan ricam; burcumu şöyle havalı bir burç yapın. jaguar, kartal gibi.
devamını gör...
normal sözlük
çok fazla kişisel ve cinsel içerikli başlık açanların uçurulması gerektiğini ve yazar alımlarının kapatılarak yol geçen hanına döndürülmemesi gerektiğini düşündüğüm sözlük.
devamını gör...
fikrimiz sorulmadan yorum yapmamamız gereken şeyler
karşınızdaki insanı ilgilendiren, onun özeli olan herhangi bir şey adına o fikrinizi sormadıkça yorum yapmamak en doğrusu.
evliyse çocuk doğuracağı yaş, işsizse ne zaman iş bulacağı, mezuna kalmış ise sınavı ne zaman kazanacağı, üniversiteyi biteremediyse ne zaman ve nasıl bitireceği o kişiye ait sorunlardır. fikriniz sorulmadıysa yorum belirtmeye gerek yoktur.
evliyse çocuk doğuracağı yaş, işsizse ne zaman iş bulacağı, mezuna kalmış ise sınavı ne zaman kazanacağı, üniversiteyi biteremediyse ne zaman ve nasıl bitireceği o kişiye ait sorunlardır. fikriniz sorulmadıysa yorum belirtmeye gerek yoktur.
devamını gör...


