14 ocak 2021 fahrettin koca açıklaması
devamını gör...
togg
işin ekonomik tarafını bilmiyorum. modern dünyanın ekonomisi pek de aklımın aldığı bir alan değil. ama herhalde kafamın bastığı* teknolojik tarafından, bundan yola çıkarak da vizyonundan bahsedebilirim. hatta yeri gelmişken çok konuşulan bir iki konu üzerine naçizane görüşlerimi de belirteyim.
küçük bir çocukken öğrendiğim zamandan beri devrim projesi çok ilgimi çekmiştir. olabildiğince kısıtlı bir zamanda, olabildiğince yetersiz imkanlarla, olabildiğince aptal yöneticilerin varlığına karşın tamamen türk mühendisler tarafından yapılan bir otomobil. ve bütün bunlara rağmen gayet de hakkıyla gerçekleştirilen fakat yaşadığı talihsiz kaza sonucunda ölü doğmuş bir proje. hatta cemal gürsel'in meşhur bir sözü var ya: "garp kafasıyla araba yaptık ama şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk." herhalde memleketin gördüğü en saçmasapan şeylerden biridir.
işte ta o zamandan beri, içimizde bir ukte kalmış hep. malumunuz, siyaset de insanların içinde ukte kalanları manipüle ederek taraftar toplama sanatıdır. böylece de siyasi bir malzemeye dönüşmüş. belli bir zamandan sonra gerek ekonomide küreselleşmenin etkisiyle, gerekse yabancı şirketlerin türkiye'de yaptıkları yatırımlarla birlikte unutulup gitmiş. işte hortlatılması da "yerli ve milli" sloganlarını çokça görür olduğumuz bu zamanlara denk düştü.
togg, vizyonu ve misyonu bakımından tamamen alakasız bir proje olmasına karşın, devrim'in devamıdır. çünkü ortaya çıkış sebepleri, kökleri aynıdır. ikisi de "cumhuriyetin bilmemkaçıncı yılında yerli otomobilimizi üretmiş olalım" isteğinin bir sonucudur. tam da bu sebepten, devrim'in de hatrına, ilk günden beri destekliyor ve takip ediyorum togg'u.
öncelikle vizyonu bu kadar geniş bir projeye imza atabileceklerini hiç ama hiç zannetmiyordum. dünyada yeni yeni konuşulan ve kabullenilen teknolojilerin söz konusu olacağını hiç düşünmemiştim. bugün otonom sürüş, nesnelerin interneti ya da başlı başına elektrikli otomobil üzerine çalışan bir türk şirketinden bahsediyoruz. henüz sektörün koca koca devlerinin bile yeni yeni giriştiği bir meseleyi bu kadar önceden analiz edebilerek yatırım yapmak, araştırma ve geliştirmeye başlamak çok başarılı bir hamle. bence başlı başına bu bile övgüyü hak ediyor.
takdir edersiniz ki, bu çok meşakkatli bir süreç olacak. pek çok komplike iş, son derece üst düzey bir titizlikle yapılmak zorunda. sadece arabaları seri üretim bandına koyabilmekle de bitmiyor: bunun şarj ağı var, servis ağı var... var da var. bütün bunları (ne yazık ki yine) son derece kısıtlı bir zamanda* yetiştirebilmek zorundalar. dolayısıyla bu da, belli başlı şeylerde yardım almak zorundalar demek. hem dediğim gibi zamanları kısıtlı, hem de gerekli kaliteyi yakalamak zorundalar çünkü. yalnızca türk bir ekip tarafından geliştirildiği için dandik bir tasarım, dandik batarya teknolojileri ya da dandik her neyse kullanmamalılar da zaten.
bu sebepten yapılan "ama tasarımını italyan yapmış" ya da "bataryasını çinliler üretecekmiş" gibi eleştirileri yersiz ve hatta aptalca buluyorum. çünkü şimdiye kadar çalıştıkları ya da çalışacaklarını açıkladıkları firmaların hepsi de işlerini gayet düzgün yapan, alanlarında küresel çapta kabul ve değer görmüş firmalar. bu "küresel çapta değer" meselesi de ayrıca çok önemli. sonuçta togg yalnızca türkiye'ye değil bütün dünyaya hitap ediyor, edecek ve etmeli de. aksi takdirde rusların lada'sı gibi yalnızca kendi topraklarına hitap eden ve dünyada esamesi okunmayan bir marka olacaklarının onlar da farkındalar.
bununla ilgili ortada koca bir apple gerçeği de var. kesinlikle amerikan olan fakat mesela ekranını koreli, işlemcisini tayvanlı, kamera lenslerini japon şirketlerin ürettiği; bunların montajını da çin'de yaptıran bir şirket. ama amerikan şirketi sonuçta, değil mi? işte togg da hangi parçasını kimin ve nasıl ürettiğinden bağımsız olarak, türk mühendisler tarafından tasarlandığı sürece bir türk şirketi olacak. o sebepten bu yersiz "yerlilik" eleştirilerinizi başka alanlara yönlendirebilirsiniz, mesela %100 hissenin de rus şirketlerinde olduğu akkuyu nükleer enerji santrali'ne.*
velhasılıkelam, sezar'ın hakkı sezar'a, gayet de iyi düşünülmüş ve şimdiye kadar da iyi yönetildiği anlaşılan bir proje togg. esasen siyasete malzeme yapılması pek de anlaşılmaz şey değil fakat onu eleştirecekseniz laf etmem de bak.* daha da yazacaktım da yeter artık. çok uzun oldu be.
küçük bir çocukken öğrendiğim zamandan beri devrim projesi çok ilgimi çekmiştir. olabildiğince kısıtlı bir zamanda, olabildiğince yetersiz imkanlarla, olabildiğince aptal yöneticilerin varlığına karşın tamamen türk mühendisler tarafından yapılan bir otomobil. ve bütün bunlara rağmen gayet de hakkıyla gerçekleştirilen fakat yaşadığı talihsiz kaza sonucunda ölü doğmuş bir proje. hatta cemal gürsel'in meşhur bir sözü var ya: "garp kafasıyla araba yaptık ama şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk." herhalde memleketin gördüğü en saçmasapan şeylerden biridir.
işte ta o zamandan beri, içimizde bir ukte kalmış hep. malumunuz, siyaset de insanların içinde ukte kalanları manipüle ederek taraftar toplama sanatıdır. böylece de siyasi bir malzemeye dönüşmüş. belli bir zamandan sonra gerek ekonomide küreselleşmenin etkisiyle, gerekse yabancı şirketlerin türkiye'de yaptıkları yatırımlarla birlikte unutulup gitmiş. işte hortlatılması da "yerli ve milli" sloganlarını çokça görür olduğumuz bu zamanlara denk düştü.
togg, vizyonu ve misyonu bakımından tamamen alakasız bir proje olmasına karşın, devrim'in devamıdır. çünkü ortaya çıkış sebepleri, kökleri aynıdır. ikisi de "cumhuriyetin bilmemkaçıncı yılında yerli otomobilimizi üretmiş olalım" isteğinin bir sonucudur. tam da bu sebepten, devrim'in de hatrına, ilk günden beri destekliyor ve takip ediyorum togg'u.
öncelikle vizyonu bu kadar geniş bir projeye imza atabileceklerini hiç ama hiç zannetmiyordum. dünyada yeni yeni konuşulan ve kabullenilen teknolojilerin söz konusu olacağını hiç düşünmemiştim. bugün otonom sürüş, nesnelerin interneti ya da başlı başına elektrikli otomobil üzerine çalışan bir türk şirketinden bahsediyoruz. henüz sektörün koca koca devlerinin bile yeni yeni giriştiği bir meseleyi bu kadar önceden analiz edebilerek yatırım yapmak, araştırma ve geliştirmeye başlamak çok başarılı bir hamle. bence başlı başına bu bile övgüyü hak ediyor.
takdir edersiniz ki, bu çok meşakkatli bir süreç olacak. pek çok komplike iş, son derece üst düzey bir titizlikle yapılmak zorunda. sadece arabaları seri üretim bandına koyabilmekle de bitmiyor: bunun şarj ağı var, servis ağı var... var da var. bütün bunları (ne yazık ki yine) son derece kısıtlı bir zamanda* yetiştirebilmek zorundalar. dolayısıyla bu da, belli başlı şeylerde yardım almak zorundalar demek. hem dediğim gibi zamanları kısıtlı, hem de gerekli kaliteyi yakalamak zorundalar çünkü. yalnızca türk bir ekip tarafından geliştirildiği için dandik bir tasarım, dandik batarya teknolojileri ya da dandik her neyse kullanmamalılar da zaten.
bu sebepten yapılan "ama tasarımını italyan yapmış" ya da "bataryasını çinliler üretecekmiş" gibi eleştirileri yersiz ve hatta aptalca buluyorum. çünkü şimdiye kadar çalıştıkları ya da çalışacaklarını açıkladıkları firmaların hepsi de işlerini gayet düzgün yapan, alanlarında küresel çapta kabul ve değer görmüş firmalar. bu "küresel çapta değer" meselesi de ayrıca çok önemli. sonuçta togg yalnızca türkiye'ye değil bütün dünyaya hitap ediyor, edecek ve etmeli de. aksi takdirde rusların lada'sı gibi yalnızca kendi topraklarına hitap eden ve dünyada esamesi okunmayan bir marka olacaklarının onlar da farkındalar.
bununla ilgili ortada koca bir apple gerçeği de var. kesinlikle amerikan olan fakat mesela ekranını koreli, işlemcisini tayvanlı, kamera lenslerini japon şirketlerin ürettiği; bunların montajını da çin'de yaptıran bir şirket. ama amerikan şirketi sonuçta, değil mi? işte togg da hangi parçasını kimin ve nasıl ürettiğinden bağımsız olarak, türk mühendisler tarafından tasarlandığı sürece bir türk şirketi olacak. o sebepten bu yersiz "yerlilik" eleştirilerinizi başka alanlara yönlendirebilirsiniz, mesela %100 hissenin de rus şirketlerinde olduğu akkuyu nükleer enerji santrali'ne.*
velhasılıkelam, sezar'ın hakkı sezar'a, gayet de iyi düşünülmüş ve şimdiye kadar da iyi yönetildiği anlaşılan bir proje togg. esasen siyasete malzeme yapılması pek de anlaşılmaz şey değil fakat onu eleştirecekseniz laf etmem de bak.* daha da yazacaktım da yeter artık. çok uzun oldu be.
devamını gör...
yazarlardan çaylaklara tavsiyeler
troll olmayın yeter. ben engellemekten sıkıldım onlar türemekten sıkılmadı.
devamını gör...
özledim mesajı
görünce insanı garip duygular içine sokan mesajdır.
devamını gör...
inci sözlük'ün normal sözlük'ten daha iyi olması
hayırdır ufaklık? tarayıcın inci sözlüğü mü açmıyor ne bu tantana? dediğim iddia. bu yeni nesil cinsel organını özne yapmadan cümle kuramaz oldu yeminle.
devamını gör...
orta kafa gol radyo yayını
beni oldukça heyecanlandıran bir program daha ve perşembe günü de dizi izleyemeyeceğiz belli oldu*. son bir buçuk aydır süperligde oynanan bütün maçları takip etmek gibi hastalığa yakalandım. merakla ve ilgi ile takip edeceğim. programda ayrıca kazandıran iddaa tahminlerinin olmasını bir dinleyici olarak isterim*
devamını gör...
asistanının kalçasını okşayan azerbaycan milletvekili
devamını gör...
normal sözlük yönetiminin beni cehenneme yollaması
kafa sözlük yönetiminin domestic hıyar'ı yatağına göndermesi diye bir başlık gelecek şimdi sol akışa.
bu yönetim fena, yapar mı yapar; benden demesi.*
bu yönetim fena, yapar mı yapar; benden demesi.*
devamını gör...
küçük şeylerden mutlu oluyorum insanı
psikolojisi kolay kolay bozulmayacak olan insandır.
devamını gör...
gece uykuya dalarken boşluğa düşme hissi
bir yerde bu durumun biz uyurken gezintiye çıkan ruhlarımızın biz tam uyanacakken birdenbire bedenimize girmesiyle hissedildiğini okumuştum doğruluğu tartışılır evet ama beni korkutmaya yetmişti.
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
1- "gündüzleri odamda, geceleri balkonda çalışıyorum." (ders çalışmak) diyecekken "gündüzleri odamda, geceleri pavyonda çalışıyorum." dedim. babama...
2- renkli ışıkları yanıp sönen bir minibüste "viaportta ineyim." diyecekken "pavyonda ineyim." dedim.
pavyonlarla bir sıkıntım var galiba.
2- renkli ışıkları yanıp sönen bir minibüste "viaportta ineyim." diyecekken "pavyonda ineyim." dedim.
pavyonlarla bir sıkıntım var galiba.
devamını gör...
kopan bağ
"bu sevdaya düşeli
sen bir deli, ben bir deli
bu aşkın koptu teli
ne sen ağla ne de ben
ummandı sevgi bizde
kaybolduk o denizde
umut yok sevgimizde
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben
bu sevdaya düşeli
sen bir deli, ben bir deli
bu aşkın koptu teli
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben"
sözlerine sahip ezginin günlüğü şarkısı.
spotify
sen bir deli, ben bir deli
bu aşkın koptu teli
ne sen ağla ne de ben
ummandı sevgi bizde
kaybolduk o denizde
umut yok sevgimizde
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben
bu sevdaya düşeli
sen bir deli, ben bir deli
bu aşkın koptu teli
ne sen ağla ne de ben
boş harcandı aşk çağı
kurudu irem bağı
koptu bizde aşk bağı
ne sen ağla ne de ben"
sözlerine sahip ezginin günlüğü şarkısı.
spotify
devamını gör...
henceforth dance radyo yayını
27.03.2021 - 22:00 ' de melodic techno & tech house live dj set'i ile yayında olacak program.
kullanılacak ekipmanlar : technics sl 1210 mk2 turntable * 2 / pioneer djm 600 mixer / ableton live & mixmeister software
kullanılacak ekipmanlar : technics sl 1210 mk2 turntable * 2 / pioneer djm 600 mixer / ableton live & mixmeister software
devamını gör...
güçlü kadın
güçlü olmak çok yüceltilen bir kavram. bazen insan sadece hissettiği gibi davransa daha iyi olmaz mı diyorum.? sonra kendine gelip, çözmen gereken bir sürü sorunu görünce zorunlu olarak ayağa kalkıyorsun.
hayatta eyvallahı olmayan kadındır. çoğundan, toplumsal cinsiyet rollerine aykırı davrandiğı için korkulur.
hayatta eyvallahı olmayan kadındır. çoğundan, toplumsal cinsiyet rollerine aykırı davrandiğı için korkulur.
devamını gör...
kilo vermek
bu konuda dertlenmek ve üzüntü başı çeker. yemek istemezsin, mecburiyet olduğunu bilip zorla yersin, bu sefer de lokmalar boğazda düğümlenir. dertler, ruhu çektiği gibi o lokmaları da içine çekip bir güzel öğütür ve kilo verme sürecine katkıyı sağlar. o istenilen kilo verme eylemini en kötü ve istenmeyen şekilde yaşarsın. normal şekilde kurtulmuş olunan kilo zindeliğinden ziyade pörsümüş ruh gibi pörsümüş bir beden bakiyen olur. dilerim kimse yaşamaz.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
/bana seni unutturacak
bi yer yok bu dünyada
dayanmalıyım yaşamalıyım
senden kalanlarla/
bi yer yok bu dünyada
dayanmalıyım yaşamalıyım
senden kalanlarla/
devamını gör...
pernisiyöz anemi
pernisyöz anemide b12'nin emiliminde sorun vardır. b12 emilebilmesi için midenin paryetal hücrelerinden intrensek faktör salınması gerekir. pernisyöz anemide paryetal hücrelere veya intrensek faktöre karşı antikor gelişir otoantikor yani. bir nevi vücut kendine saldırıyor gibi oluyor ve b12 emiliminde sorun çıkıyor.
devamını gör...
bir baba sözü olarak bakarız
sen o işi unutun kalp kırmamak için evrildiği şeydir. arada ben de kullanırım.
devamını gör...

