yeni zelanda'daki taumatawhakatangihangakoauauotamateaturipukakapikimaungahoronukupokaiwhenuakitanatahu tepesi civarında oturmakla kombo yapabilecek kişinin adı.

resmi bir işlem esnasında:
- adınız?
- uvuvwevwevwe onyetenyevwe ugwemuhwem osas
- doğum yeriniz?
- eyjafjallajökull
- yaşadığınız yer?
- taumatawhakatangihangakoauauotamateaturipukakapikimaungahoronukupokaiwhenuakitanatahu
- alın bunu buradan!
devamını gör...

--- alıntı ---
kurgusal bir filmin tamamının ya da önemli bir bölümünün film ya da video kayıtlarıymış gibi sunulduğu film türüdür. türkçesi; buluntudur.
--- alıntı ---

kaynak için
devamını gör...

katherine matilda "tilda" swinton, en iyi yardımcı kadın oyuncu akademi ödülü ve bafta en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülü sahibi, 2 kez altın küre'ye aday gösterilmiş, ingiliz oyuncu.
60 yaşında olmasına rağmen ince ve uzun vücut yapısıyla şapka çıkarttırır. farklı hatları ve androjen görünümü nedeniyle enteresan filmlerde kolaylıkla rol alabilmiştir.cinsiyetsiz,soğuk ve ürkütücü çehresinin yanında ,victor and rolf adlı moda evinin aşırı kasvetli ve kendine has kıyafetlerini üzerinde çok iyi taşıdığını düşünüyorum. bana göre reeldeki kişiliğini rollerine de taşıyan oyuncunun; en etkilendiğim rolü ise kesinlikle (bkz: constantine) deki cebrail (bkz: gabriel) olmuştur.alta da bir fotosunu bıraktım.

encrypted-tbn0.gstatic.com/...
devamını gör...

hep konser alanında okuduğum için beni ilgilendirmeyen durum.
devamını gör...

kabul edilme arzusu,
özgüveni tam gelişmemiş
hayatının her alanında onay yada öngörü ile yasayan psikolojik özelliktir.
psikoterapiler ile sağlıklı bir bakış açısı kazandırılarak tedavi edilebilir.
özelikle sahiplik duygusundan dolayı evcil hayvanlarımız buna göre eğitilir.
kendin olmak, olmaya çalışmak iki başlıkta toparlanmalıdır.
ilki kendisini tanımaya çalışan insan,
diğeri kendisini tanımadan tanıtmaya çalışan insan.
bu da apayrı bir terapi alanına girmek ile beraber,
bu olguları yasayan insanların
belli travmalar sonucu aidiyetini ikinci ve üçüncü kişilere teslim ederek yaşamını sürdürmektedir.
her iki alanda tedavi gerektirir.
devamını gör...

şimdi size kesitten önce bir masal anlatacağım.
bir zamanlar bir sözlük varmış. büyümesi inanılmaz hızlı olmuş ve sürüyle limon hasatı yapılmıştır. çok fazla limon hasatının bakımı haliyle zor olmuş ve çürük limonlar ortaya çıkmaya başlamıştır. çürük limonların kronik rahatsızlıkları varmış. bu rahatsızlığın adı toksik. nedir bu toksiklik peki.
sürekli nefret kusan, daima olumsuz olan, kendi dışında diğer kişileri de dibe çekenlerdir.
bu çürük limonlar eskiden sorun çıkartmayacak kadar azınlıktaydı. çürük limonlar diğer sağlam limonlara bu hastalığı bulaştırmaya başlamış ve bu tarlada çürükleri görmemek imkansız olmuştur. inanılmaz bir toksik kitlesi oluşmuş ve önüne çıkan her başlığı ezerek yok etmişlerdir. bu durum artık kontrol edilecek durumda değildir. sonuçta çürük hasatlar için koca bir tarlayı feda edecek değillerdi.
—————————————————————-——
hikayemiz bittiğine göre şimdi kesit vakti. klavyelerinizi bırakın, arkanıza yaslanın, yorumlarınızı ihmal etmeyin. iyi seyirler.
buradan izleyebilirsiniz
devamını gör...

''en çok düşündüğümüz kelimeyi en az kullanmaya mecbur eden gururumuzu aldatmak için, sevmek fiiline sözden başka ifade şekilleri ararız.''

peyami safa, yalnızız romanı.
devamını gör...

şimdi ben buna nasıl küfürsüz tanım yazayım. “bu memlekette gezdirmem kimseyi rahat ol sen” demiş. doğru da demiş. seni, dışarı salıp rahat rahat insan öldürmene fırsat veren sisteme benim isyanım.
türkiye'de, insan öldürmenin ne kadar basit olduğunu gösteren haber.
devamını gör...

sizi bir hayal dünyasına götürüyorum, üstelik bedava!
devamını gör...

sürekli şikayet eden insan: ömür törpüsüdür. bu tip insanlar olumsuz duygulardan beslenirler. sürekli diğer insanları kendi başlarına gelen olumsuzluklar yüzünden suçlamakla kalmazlar; küçümseme, saldırganlık, hoşgörüsüzlük ve hatta şiddet içeren tutumlar da takınırlar.

bağırarak konuşan insanlar: bir de boş konuşuyorsa kesinlikle uzak durulması gereken insan tipidir. ağzına kürekle vurma isteği uyandırır.

sürekli kendinden bahseden insan: çoğunlukla narsist tiplerdir. yüksek özgüvene sahip gibi gözükseler de çok kırılgan bir özgüvene sahiplerdir. kendilerinden asla memnun değillerdir ve bu konuda kompleks geliştirmişlerdir. sürekli kendilerinden bahsetme sebepleri de budur. en küçük eleştiride bile sinirlenirler. iletişim kurmak işkencedir.
devamını gör...

elbet bunun da bir sonu gelir...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ve sonu genelde böyle biter.
o yüzden bu inceliği hissetmeyecek insanlar için kırılmamak lazım. onun kalbi varsa senin de kalbin var.
(cem güventürk'ün kaleminden)
devamını gör...

covid-19 maskesi.
devamını gör...

karma meslek lisesi ve erkeklerin sayıca fazla olduğu bir sınıfta okuyunca haliyle her günümüz olaylıydı. nöbetçi hocanın da yokluğunu fırsat bilip bölüm derslerinin dışında ki dersleri işlediğimiz sınıf parkedendi ve sınıfın kapisi da dandik çelik kapıdandı. ne yapsak da okul müdürümüzü şaşırtsak diye düşünürken birden "sınıfın çöp kovasının içine kağıt dolduralim yakalım da ısınalım " dedi biri. sıraları kenara çektik sınıfça, çöp kovasını ortaya koyduk." keşke yiyecek bir şeyler de olsaydı " dedi biri. tabi kimse de para da yok. oturduk kara kara yemek alacak parayı nasıl bulacağımızı düşünüyoruz. dedik bari sınıfın kapısını 2 sokak ötede ki eskiciye satalım, eskiciden aldığımız parayla da yol üstündeki ucuzcu donerciden yemek alır keyfimize bakarız dedik. elektrik -elektronik okumanın da vermiş olduğu el becerisinden dolayı,herkes takim çantasından tornavida pense ne kadar ıvır zıvır varsa çıkardı ve kapıya giriştik. 2 kişi koridorda gözetçilik yapıyor tabi. uzun uğraşlar sonucu kapıya zarar vere vere söktük. 25 kişinin arasından bir allahin kulu da çıkıp demedi ki "biz bu kapıyı okuldan nasil çıkaracağız?" diye. sınıfın zeka seviyesini düşünün. neyse, sınıfın penceresinden aşağı atalım nasıl olsa atacağımız yer çim çok ses çıkmaz dedik. bu arada eski lisemiz tarihi bir binaydi. önceden akil hastalarını da tedavi etmek amacıyla kullanılırken zamanla okul olmuştur. bu yüzden sınıfın penceresi tavana yakin yükseklikte ve geniştir. önce sınıfça herkes çelik kapiyi havaya kaldırmaya yardım etti tam sinif penceresinden atacağımız sırada, biri dedi ki" asagida biri varsa veya başka sınıfların beden dersi varsa yakalaniriz. en iyisi aşağıya telefonu olan 2 kişi insin baksin haber etsin " dedi. bu sırada bizim çöp kovası söndükce sınıftakiler mangal yapar gibi kağıt vs ne bulursa atmaya ateşi harlamaya devam ediyorlar. sınıfın ortasında yanan bir çöp kovası, camdan atılmayı bekleyen sınıf kapisi var. neyse aşağıya inen 2 arkadaş aradılar. "asagida kimse yok salın aşağıya emaneti" dediler. sınıfça abanıp aşağıya attığımız kapı güm diye yere düştü. oyle bir ses çıktı ki , tüm okulda bir sessizlik oldu size anlatamam. deprem olduğunu sanan mi dersin, sınıfın kapisi olmadığı için ve yanan çöp kovasından ötürü her yer dumanalti olduğu için yangın çıktı sanan mi dersin, üst kattaki öğrenciler panikle aşağıya inmeye çalışırken birbirini ezen mi dersin... ortalık bildiğin savaş alanı oldu.tabi bunun cezası da çok ağır oldu. yemek yemeden karnı doyan tek liseli bizdik.
devamını gör...

şubat ayının 2. haftasının son günüdür.
devamını gör...

ateistlerin toplandığı bir başlık değil de daha çok 15-16 yaş arası ergen toplantısı olmuş...
devamını gör...

bu mobbing olayı iyice çığrından çıktı.devletin kurumundaki her yönetici,müdür,müdür yardımcısı vb insanlar sanki kurum babasının malıymış gibi davranmaya başladı. kafasına göre altına emir vermek, altındakiyle istediği şekilde konuşabileceğini düşünmek gibi şeyleri rahatça yapabiliyorlar. burada sendikalara da önemli görev düşüyor ama sendikalar açıkçası hükümet yalakalığı yapmaktan görevdeki vatandaşı korumaya enerji bulamıyorlar.biatçılık ülkemizi sarmış durumda.kimi gücü yeten kendi adaletini sağlıyor bu sefer üste karşı şunu bunu yaptı diye mesleğinden atılıyor ya da sürülüyor.malesef bu düzenin değişmesi gerekir
devamını gör...

her şarkısı güzeldir elbet. ama insan anılarıyla bağdaşanları unutamıyor.

devamını gör...

yönetmen koltuğunda, daniel monzon'un oturduğu, 2009 yapımı hapishane filmi.
aksiyonu bol, dramı bol, oyunculuklar eh işte, verdiği mesajlar oldukça düşündürücü, mutlaka izlenmesi gereken bir film. yaw gel de ispanyol sinemasına hayran olma, ölme, bitme.
filmin içeriğine gelelim:
göreve yeni başlayan juan'ın ilk iş gününde hapishanede isyan çıkıyor ve kendisi bu hengamenin ortasında mahkummuş gibi davranmak zorunda kalıyor.
oyunculuğunu çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
filmdeki en dikkat çeken karakter ise şüphesiz "malamadre".
kötü biriymiş gibi görünen, başta gıcık kapacağınız ama sonra çoook seveceğiniz bir karakter, tam karizma.
haksızlığa göz yummayan, zeki ve cesur bir karakter kendisi.
filmin özeti niteliğinde olan şu cümlesini de eklemeden geçmeyeceğim:
"hayat farkında olmadan bazen s*k*yr seni
"
beni en çok üzen kısım ise şurası oldu:

moraon'un baş ağrısı onu burada öldürdü.
devamını gör...

(bkz: basmane)

çıkın gelin, herkesin kafa semaya varmak üzere.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olaylara verilen tepkiler tamamen kişiseldir. diğer bir deyişle olayların tek başlarına bir anlamı yoktur sizin o olaya verdiğiniz tepki o olayı önemli veya önemsiz kılar.

bir insan için hayatın sonu olan bir olay diğer bir insan için üzerinde düşünmeye bile değmeyecek bir ayrıntıdan ibaret olabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim