kitap satın alma hastalığı
şahsımda bulunan hastalık. (şahsım diyince çok havalı oluyor fark ettiniz mi?)
neyse efendim yıllarca kitap almasam bana yetecek kitaplarım var ama duruyor muyum?
durmuyorum, duramıyoruz efendim.
almak okumaktan bile daha zevkli oluyor bazen.
neyse efendim yıllarca kitap almasam bana yetecek kitaplarım var ama duruyor muyum?
durmuyorum, duramıyoruz efendim.
almak okumaktan bile daha zevkli oluyor bazen.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
sözlüğün meşhur yazarları sıraya girsin.
devamını gör...
27 mart dünya tiyatro günü
dünya tiyatro günü 1961'de uluslararası tiyatrolar birliği tarafından kuruldu. her yıl 27 mart günü dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır.
sahnelere ve değerli izleyicilerimize bir an önce kavuşmayı bekliyoruz. pandemi sürecinde dijital olarak etkinlikler tiyatro ekiplerince devam etmektedir.
devamını gör...
kitap alıntıları
“insan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.”
kürk mantolu madonna, sabahattin ali
kürk mantolu madonna, sabahattin ali
devamını gör...
eve kahve makinesi almak
sırf makine almış olmak için almamanızı şiddetle tavsiye ederim. zira bir heves alır ve sonra hiç tadını çıkarmadan kenara atarsınız. her konuda olduğu gibi, ihtiyaçları belirlemek ve ona yönelik bir seçim yapmak önemli.
otomatik kahve makinesi alacaksanız eğer ve bütçeniz de 1.000 altında ise hiç girişmeyin diyeceğim konudur. fiyatı dolar verdim zira memlekette kurun götü başı oynuyor, ileride de okunduğunda referans olsun.
otomatik kahve makinesi diye 2.000 - 3.000 tl’ye satılan şeyler sadece amatör eğlendirir ve iki günlük olur. eğer gerçekten kahve düşkünü iseniz ve sıcaklıktan tut, aromasına kadar ince zevkiniz varsa 1.000 dolar altı makinelerden bir halt olmayacağını bilmeniz gerekir. tabi bu demek değil ki 1.000 dolar ve üzeri tüm makineler şahane… bir sürü para bayılıp da buz gibi kahve hazırlayan bir makine almanız da olası. mesela delonghi markası meşhurdur ancak belirli bir bütçenin altındaki delonghi makineler buz gibi kahve veriyorlar.
bu nedenle otomatik olsun, olmasın; makineyi almadan önce imkan varsa muhakkak deneyip alınız efenim. en azından sıcaklık testi yapmış olursunuz.
eğer vaktiniz ve zevkiniz varsa, barista takılayım derseniz klasik makineler candır. portafiltre, tamper vs birer arzu nesnesidir ve kahve düşkünü birisine çok keyif verir. ancak klasik bir makine alırken de en önemli nokta suyun ısısıdır. siz kahveyi çekip, portafiltreye koyup, tamperleyip, makineye monte edene kadar su buza dönebilir. dolayısıyla klasik makinelerde de suyun ısısını optimum seviyede tutabilen bir makine önemlidir. ek olarak suyun basıncını da iyi ayarlayan bir makine olması kahvenin tadı için vazgeçilmezdir.
eğer klasik bir makine alacaksanız makine ile birlikte veya makineden ayrı kahve öğütücüsünün de olması gerekir. eve makine alıp, kahve düşkünüyüm deyip, gidip çekilmiş kahve alıyorsanız siz işin sadece havasındasınız ve aslında bir halttan anlamıyorsunuz demektir. kahve düşkünü birisi için kahvenin çekirdek halde tutulup, hemen demleme öncesinde kahvenin türüne ve zevke göre, uygun boyutlarda taze taze çekilmesi önemlidir. kendiniz çekmeyecekseniz veya makine otomatik taze çekmiyorsa hiç makine filan almaya gerek yok. gidin efendi gibi dışarıdan iyi bir baristanın elinden adam gibi kahvenizi içiniz.
özetle:
- makine alırken suyun ısısını optimum seviyede tutan bir makine almak en önemli nokta diyebilirim, piyasadaki makinelerin de en çok sınıfta kaldığı konudur
- hazırlamadan önce kahvenin çekirdekten taze çekilmesi şarttır, yoksa starbucks içmek daha evladır
- basınç sistemi kaliteli bir makine tavsiye edilir
- eğer art arda kahve hazırlanacak ise haznesi geniş ve tekrar suyu hızla hazırlayabilen bir makine can kurtarır
- fincan ısıtma gibi ek fonksiyonlar tat katar ama olmazsa olmaz değildir
- süt köpürtücü aparat varsa tercih sebebidir ama yoksa da ek olarak alınabilir
sadece havası için makine almak yerine, internetten işin inceliklerini öğrenerek, kitabına ve adabına uygun şekilde yapmak en doğrusu olacaktır.
iyi bir makine ile, taze çekilerek hazırlanmış kahve candır, yaşama zevk katar.
otomatik kahve makinesi alacaksanız eğer ve bütçeniz de 1.000 altında ise hiç girişmeyin diyeceğim konudur. fiyatı dolar verdim zira memlekette kurun götü başı oynuyor, ileride de okunduğunda referans olsun.
otomatik kahve makinesi diye 2.000 - 3.000 tl’ye satılan şeyler sadece amatör eğlendirir ve iki günlük olur. eğer gerçekten kahve düşkünü iseniz ve sıcaklıktan tut, aromasına kadar ince zevkiniz varsa 1.000 dolar altı makinelerden bir halt olmayacağını bilmeniz gerekir. tabi bu demek değil ki 1.000 dolar ve üzeri tüm makineler şahane… bir sürü para bayılıp da buz gibi kahve hazırlayan bir makine almanız da olası. mesela delonghi markası meşhurdur ancak belirli bir bütçenin altındaki delonghi makineler buz gibi kahve veriyorlar.
bu nedenle otomatik olsun, olmasın; makineyi almadan önce imkan varsa muhakkak deneyip alınız efenim. en azından sıcaklık testi yapmış olursunuz.
eğer vaktiniz ve zevkiniz varsa, barista takılayım derseniz klasik makineler candır. portafiltre, tamper vs birer arzu nesnesidir ve kahve düşkünü birisine çok keyif verir. ancak klasik bir makine alırken de en önemli nokta suyun ısısıdır. siz kahveyi çekip, portafiltreye koyup, tamperleyip, makineye monte edene kadar su buza dönebilir. dolayısıyla klasik makinelerde de suyun ısısını optimum seviyede tutabilen bir makine önemlidir. ek olarak suyun basıncını da iyi ayarlayan bir makine olması kahvenin tadı için vazgeçilmezdir.
eğer klasik bir makine alacaksanız makine ile birlikte veya makineden ayrı kahve öğütücüsünün de olması gerekir. eve makine alıp, kahve düşkünüyüm deyip, gidip çekilmiş kahve alıyorsanız siz işin sadece havasındasınız ve aslında bir halttan anlamıyorsunuz demektir. kahve düşkünü birisi için kahvenin çekirdek halde tutulup, hemen demleme öncesinde kahvenin türüne ve zevke göre, uygun boyutlarda taze taze çekilmesi önemlidir. kendiniz çekmeyecekseniz veya makine otomatik taze çekmiyorsa hiç makine filan almaya gerek yok. gidin efendi gibi dışarıdan iyi bir baristanın elinden adam gibi kahvenizi içiniz.
özetle:
- makine alırken suyun ısısını optimum seviyede tutan bir makine almak en önemli nokta diyebilirim, piyasadaki makinelerin de en çok sınıfta kaldığı konudur
- hazırlamadan önce kahvenin çekirdekten taze çekilmesi şarttır, yoksa starbucks içmek daha evladır
- basınç sistemi kaliteli bir makine tavsiye edilir
- eğer art arda kahve hazırlanacak ise haznesi geniş ve tekrar suyu hızla hazırlayabilen bir makine can kurtarır
- fincan ısıtma gibi ek fonksiyonlar tat katar ama olmazsa olmaz değildir
- süt köpürtücü aparat varsa tercih sebebidir ama yoksa da ek olarak alınabilir
sadece havası için makine almak yerine, internetten işin inceliklerini öğrenerek, kitabına ve adabına uygun şekilde yapmak en doğrusu olacaktır.
iyi bir makine ile, taze çekilerek hazırlanmış kahve candır, yaşama zevk katar.
devamını gör...
grup abdal
bir dönem ınstagram hesaplarından grup üyelerinin kavga dovuslerini izlemek zorrunda kalsam da güzel türküleri ile kulağın pasını silenlerdendir. söylediği türküleri dinlerken havada bir top but olup ordan oraya gezdiğimi hayal ederim. mavilim türküsünü çok güzel seslendirirler. annemin sevdiği bir türküyü de şu güzel cumartesi sabahına ilistirelim. buradan
devamını gör...
troll deyince akla gelen ilk şey
(bkz: ermolettin) benim aklıma gelen ilk ve tek şey bu artık.*
devamını gör...
gözden akan yaş çeşidi
bebeklerde 3 çeşittir:
-temel ağlama
-öfkeden ağlama
-acıdan dolayı ağlama.
küçücük bacaklarıyla neye öfkeleniyorlar ben de anlam veremiyorum*.
-temel ağlama
-öfkeden ağlama
-acıdan dolayı ağlama.
küçücük bacaklarıyla neye öfkeleniyorlar ben de anlam veremiyorum*.
devamını gör...
fransızca öğrenmek isteyenlere tavsiyeler
devamını gör...
üretmek yerine tüketmek
"gereksiz ihtiyaçlardan koca bir dağ yarattık. bir şeyler satın alıyoruz sonra çöpe atıyoruz. bir şeyler satın aldığımda veya aldığımızda ödemeyi parayla yapmıyoruz. ödemeyi yaşamımızdan, para kazanmak için harcadığımız zamanla yapıyoruz. aradaki fark ise şu : hayatı satın alamazsınız. hayat geçip gider... özgürlüğünüzü kaybetmek korkunç bir şeydir."
josé mujica
josé mujica
devamını gör...
orkid'in 34 tl olması
kadın milletinin kanayan yarası dersem çok da absürd bir tanım olmamış olur. cidden pahalı ürün ve gerekli de üstelik. biri de demiş ki tek marka yok. evet yok ama ucuz diye sağımızı solumuzu pişik yapan bir şeyi de kullanmak akıl kârı değil. zaten ortalama 5 6 gün her ne kadar aksi söylense de naylonumsu, cilde nefes aldırmayan pamuk katkılı bir muşambayla hayatımızı geçiriyoruz. bari rahat etmeye çalışalım. devletin el atması gereken konulardan biri. aynı şekilde prezervatif fiyatları da almış başını gidiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gittiği en iyi konser
grup 84 konseri. çoğu şarkısını ezbere bildiğim için söylemekten sesim kısılmıştı.
devamını gör...
geceye bir kedi bırak
devamını gör...
kapatınca kafa ütülüyormuş denilen şeyler
aspiratör. ben böyle gereksiz bi gürültü duymadım hayatımda ya*.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hobileri
burda hayatla kavgalı bi ben varım galiba.
devamını gör...
olası istanbul depreminde yaşanacaklar
- istanbul'un güney kıyısı ne yazık ki büyük hasar alacak. binlerce insan vefat edecek, sakat kalacak, evsiz kalacak. çok acı.
- ekonominin can damarı olan istanbul olmasi nedeniyle ülke ekonomisi büyük yara alacak.
- siyasiler icraat yerine laf üretecekler, didişecekler, depremi şova dönüştürecekler. enkazın üzerine çıkıp kendilerini gösterecekler. ( izmir depreminde bunları gördük)
- büyük bir kaos ve plansızlık yaşanacağı için kurtarılabilir depremzeler vakit kaybından dolayı enkaz altında mahsur kalıp vefat edecek.
- genç jenerasyona psikolojik olarak etki edecek, özellikle eğitim hayatlarına darbe inmiş olacak.
- mevcut hükümet buradan kendisine pay biçip toki moki bir şeyler zırvalayacak.
- birileri kürsüye çıkıp "bizi bölemeyecekler" edebiyatı yapıp halka çay fırlatacak. o kaos içinde bile çay kapmaya gidecek binlerce insan olacak.
- muhalefet de laf ebeliği yapmaktan geri kalmayacak.
- haşmetli ve avaneleri vatandaştan para isteyecekler. ıban verecekler.
- ülkeye soktukları afgan ve suriyeliler başta olmak üzere yağmalar başlayacak.
- sözde müslüman arap ülkeleri yerine israil, yunanistan gibi ülkeler yardıma koşacaklar.
not: izmir depremi ve marmara depremini yaşamış biri olarak fazlasıyla olabilecekleri tahmin edebiliyorum.
- ekonominin can damarı olan istanbul olmasi nedeniyle ülke ekonomisi büyük yara alacak.
- siyasiler icraat yerine laf üretecekler, didişecekler, depremi şova dönüştürecekler. enkazın üzerine çıkıp kendilerini gösterecekler. ( izmir depreminde bunları gördük)
- büyük bir kaos ve plansızlık yaşanacağı için kurtarılabilir depremzeler vakit kaybından dolayı enkaz altında mahsur kalıp vefat edecek.
- genç jenerasyona psikolojik olarak etki edecek, özellikle eğitim hayatlarına darbe inmiş olacak.
- mevcut hükümet buradan kendisine pay biçip toki moki bir şeyler zırvalayacak.
- birileri kürsüye çıkıp "bizi bölemeyecekler" edebiyatı yapıp halka çay fırlatacak. o kaos içinde bile çay kapmaya gidecek binlerce insan olacak.
- muhalefet de laf ebeliği yapmaktan geri kalmayacak.
- haşmetli ve avaneleri vatandaştan para isteyecekler. ıban verecekler.
- ülkeye soktukları afgan ve suriyeliler başta olmak üzere yağmalar başlayacak.
- sözde müslüman arap ülkeleri yerine israil, yunanistan gibi ülkeler yardıma koşacaklar.
not: izmir depremi ve marmara depremini yaşamış biri olarak fazlasıyla olabilecekleri tahmin edebiliyorum.
devamını gör...
dünya klasikleri
çocukken bizi onlarla ilgili ne çok korkuttular. anlamazsın dediler, sıkıcı dediler, uzun dediler... halbuki hayatı anlamlandırmaya çalışanlar için ne anlaşılmaz, ne sıkıcı, ne de uzundular. aksine çabuk bittiler yine de çok şey öğrettiler.
devamını gör...
kendinle sevgili olur musun sorunsalı
tabikide olurdum. ben kendimle sevgili olmayı göze alamayacak biri olsaydım bir başkasının ne sevgilisi ne de arkadaşı olamazdım ki zaten.
devamını gör...


