post-rock
post-rock dinlerken hissedilen şey; cylon model number one tarafından yapılan şu tanımdır:
"i want to see gamma rays,
i want to hear x-rays,
and i want to smell dark matter.
do you see the absurdity of what i am?
i can’t even express these things properly, because i have to—i have to conceptualize complex ideas in this stupid, limiting spoken language.
but i know i want to reach out with something other than these prehensile paws, and feel the solar wind of a supernova flowing over me."
"i want to see gamma rays,
i want to hear x-rays,
and i want to smell dark matter.
do you see the absurdity of what i am?
i can’t even express these things properly, because i have to—i have to conceptualize complex ideas in this stupid, limiting spoken language.
but i know i want to reach out with something other than these prehensile paws, and feel the solar wind of a supernova flowing over me."
devamını gör...
güne bir başkent bırak
wellington - yeni zelanda.
devamını gör...
eyyorlamam bu kadar
bana itici gelen cümle. sevemedim gitti. türkçede herhangi bir durumu ifade edecek bu kadar çok cümle dururken eyyorlamak nedir yahu!
devamını gör...
vampirlerin haçtan korkması
dindar vampirlerin korkusudur. inançsız olsalar kokmayacaklardı. neye inanırsan gerçeğin o olur.
devamını gör...
randevusuna genelde iki saat kadar geciken rahat insanlar
hem kendisine hem de karşısındaki insana saygısızlık yapan insandır.
ben 1 dakika geç kalsam utanırım defalarca özür dilerim.
ben 1 dakika geç kalsam utanırım defalarca özür dilerim.
devamını gör...
toplu taşıma aracında öpüşmek
oldukça heyecanlı, ateşli, başı dumanlı aşkın dışarıya yansımasına farklı yolculardan farklı tepkiler gelir.
mesela yaşlı bir yolcu :
"biz aşkımızı böyle yaşamıyorduk, şimdiki gençler aşklarını ne de güzel yaşıyorlar"
çocuğu olan bir yolcu:
"acaba benim çocuk da böyle öpüşüyor mu ki?
sevgilisi olmayan genç :
" bilmem nesini ne ettiğimin çocuğuna bak! kızı yiyor resmen".
muhafazakar bir yolcu :
"bre gafiller, bre kafirler, şunların rezilliğine bak!!
mesela yaşlı bir yolcu :
"biz aşkımızı böyle yaşamıyorduk, şimdiki gençler aşklarını ne de güzel yaşıyorlar"
çocuğu olan bir yolcu:
"acaba benim çocuk da böyle öpüşüyor mu ki?
sevgilisi olmayan genç :
" bilmem nesini ne ettiğimin çocuğuna bak! kızı yiyor resmen".
muhafazakar bir yolcu :
"bre gafiller, bre kafirler, şunların rezilliğine bak!!
devamını gör...
şahsiyet
haluk bilginer'in mükemmel bir dizisidir. netflix maratonumuza keşke böyle bir diziyle başlasaydık.
devamını gör...
yabancı bir şehirde tek başına dolaşmak
pandemi başladığından beri en çok yapmak istediğim şeylerden birisi bu sanırım. kulaklığımı takıp hiç gitmediğim daha önce hiç bilmediğim bi şehirde dolaşmak, orayı tanımak ya da istanbulda bi sahil boyunca yürümek, parklarda yeşilliklerde oynayan çocukların o bitmeyen mutluluğuna hayran olmak, kuzguncuk ve balat gibi ara sokaklarıyla renkli evleriyle bile insanı büyüleyen yerleri gezmek, dolaşmak, müziğimle beraber düşüncelerimde kaybolmak istiyorum. içim rahat bi şekilde gezmeyi, yürümeyi ve deniz havası almayı o kadar özledim ki*.
devamını gör...
üniversite öğrencisi
sigaraya ve içkiye verdiği paralar yüzünden evde ekmek bulamadığında tüm ev eşrafından ellişer kuruş toplayıp 1 tam ekmek almak için yırtınan.
çaya olan aşkına hiçbir zaman ihanet etmeyen ve her kafe oturmasında kafedeki tiki kızların sıcak çikolata sevdasına karşı göğsünü gere gere hep 'çay'la direnen. devletin 'kredi' görünümlü borç batağını ziraat bankası bankamatiklerinde kuyruklar oluştururak bekleyen ve parayı alınca 'devlet baba sağolsun' diye sevinerek mutlu olan.
final zamanında beynine dolduramadığı bilgileri, ciğerine doldurduğu nikotin ve zehirle tamamlayan. tüm bu sıkıntıları kafasına takmayıp sevgilisinin sesini duymak için bahtsız bedevi gibi hattına tl yükleme peşinde koşan.
memleket meselelerini sadece eş dost muhabbetlerinde duyuran ve hiç kimse tarafından takılmayan hayata ve getirilerine rock müziğin gırtlak tınısıyla karşı duran.
kimi zaman romantik, kimi zaman agresif ama çok zaman sadece bir 'öğrenci daha o' yakıştırmasıyla kendi yağında kavrulan.
'öğrenci' kelimesini hep 'dünyanın en zavallı işi'ymiş gibi duyan ama mezun olduğunda o zavallılık için her şeyini vereceğini bilen 'garip ülke' nin garip insanları.
çaya olan aşkına hiçbir zaman ihanet etmeyen ve her kafe oturmasında kafedeki tiki kızların sıcak çikolata sevdasına karşı göğsünü gere gere hep 'çay'la direnen. devletin 'kredi' görünümlü borç batağını ziraat bankası bankamatiklerinde kuyruklar oluştururak bekleyen ve parayı alınca 'devlet baba sağolsun' diye sevinerek mutlu olan.
final zamanında beynine dolduramadığı bilgileri, ciğerine doldurduğu nikotin ve zehirle tamamlayan. tüm bu sıkıntıları kafasına takmayıp sevgilisinin sesini duymak için bahtsız bedevi gibi hattına tl yükleme peşinde koşan.
memleket meselelerini sadece eş dost muhabbetlerinde duyuran ve hiç kimse tarafından takılmayan hayata ve getirilerine rock müziğin gırtlak tınısıyla karşı duran.
kimi zaman romantik, kimi zaman agresif ama çok zaman sadece bir 'öğrenci daha o' yakıştırmasıyla kendi yağında kavrulan.
'öğrenci' kelimesini hep 'dünyanın en zavallı işi'ymiş gibi duyan ama mezun olduğunda o zavallılık için her şeyini vereceğini bilen 'garip ülke' nin garip insanları.
devamını gör...
robot süpürge
insan gücüne ihtiyaç duymadan süpürme işini yapan - bazı modellerinde de silme- süpürgelerdir.
tanımımızı girdikten sonra deneyimimiz de girelim ki faydamız olsun.
alet tam bir canavar. zaten temiz olan evi süpür talimatı verip dışarı çıkıyorum haznesine bakınca o kadar çok toz pislik görüyorum ki şaşırıyorum.
yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum. hergün kullandığım eski süpürge bir kez yerinden çıkmadı. bir kez de yer silinmedi.
evim geniş ve çok fazla ayaklı eşyam yok. koltukların da altına girebiliyor. halılar da kalın değil.
hayat kalitesini üst seviyelere taşıyan bir alettir kendisi.
tanımımızı girdikten sonra deneyimimiz de girelim ki faydamız olsun.
alet tam bir canavar. zaten temiz olan evi süpür talimatı verip dışarı çıkıyorum haznesine bakınca o kadar çok toz pislik görüyorum ki şaşırıyorum.
yaklaşık 3 haftadır kullanıyorum. hergün kullandığım eski süpürge bir kez yerinden çıkmadı. bir kez de yer silinmedi.
evim geniş ve çok fazla ayaklı eşyam yok. koltukların da altına girebiliyor. halılar da kalın değil.
hayat kalitesini üst seviyelere taşıyan bir alettir kendisi.
devamını gör...
sizin hiç babanız öldü mü
"+babasız nasıl yaşanır bilmiyorum. bilen var mı aranızda?
-kimse bilmez ki beyza. bir an gelir öğreniverir insan. " konuşmasının geçtiği; sadık gürbüz'ün seslendirdiği dallarım yaprak döküyor şarkısının kullanıldığı şu sahneyi hatırlatan soru cümlesi.
-kimse bilmez ki beyza. bir an gelir öğreniverir insan. " konuşmasının geçtiği; sadık gürbüz'ün seslendirdiği dallarım yaprak döküyor şarkısının kullanıldığı şu sahneyi hatırlatan soru cümlesi.
devamını gör...
binlerce iyi yazar varken zweig kafka ve sabahattin ali diye tutturmak
bunlar iyi yazarlar olmakla birlikte telif süreleri de dolmuş yazarlardır. yayınevleri sadece kâr amacı güttükleri için bu kitaplara telif de vermeyerek cafcaflı kapaklarla basıp yüzbinlerce adetini piyasaya sürerler. o kadar ki akşam yemeği için bir kap yoğurt almaya girdiğin süpermarketten 3 5 liraya bunları da alabilirsin. oysa ki kendi kültürünü öğrenebileceğin orhan kemal'i kitapçılarda bile bulmak zor geliyor. 1000kitap gibi kitaplarla ilgili bir platformda bu sayılan yazarlar yüzbinlerce okunurken, yeni yetme sosyal medya fenomenlerinin muhtemelen 24 saat içinde yazdığı kitaplar onbinlerce sarılırken yeni nesilin de sadece sosyal medyanın reklamını yaptığı kitaplar dışında bir suat derviş ya da yakup kadri gibi yazarları okumasını tek yolu maalesef öğretmenleri tarafından verilen ödevlerle sınırlıdır. okuyun arkadaşlar, önceliği kendi topraklarınızda yetişmiş muazzam yazarlara vererekten okuyun. herkes kafka'yı, zweig'i okuyor, siz de okuyun ama bir kemal tahir okumadan ölmeyin, ince memed'in neden eşkiya olduğunu, nazım hikmet'in neden mezarının türkiyede olmadığını, faruk nafiz'in sadece halkçı şiirler yazmağını bilerek ölün.
devamını gör...
nazım hikmet ran
ideolojik şiirleri pek ilgimi çekmese de geri kalan şiirlerinde dudak uçuklatacak kadar iyi olduğunu düşünürüm hep size bir şiirini bırakıyorum. nasiplenirsiniz:
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
- seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
- baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana...
ve artık
biliyorum:
toprağın
yüzü güneşli bir ana gibi
en son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak...
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...
nazım hikmet - bir ayrılış hikayesi
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
nasa'nın erkek astronotlar için ürettiği giysilerde, idrar yapmak için penisin konduğu, small, medium ve large olarak sınıflandırılan kondomvari (nasıl kelime ama) şeyin astronotlar tarafından hep large olanının seçilmesi, bu yüzden large penisi olmayan astronotların penisinin bu kondomdan sıyrılması ve zavallının idrarının uzay giysisine yayılması bilgisidir.
nasa bu soruna dahiyane bir çözüm bulmuş. isimleri large, gigantic (devasa) ve humongous (haşmetli) olarak değiştirmiş. böylece erkeklik gururuna halel gelmeden astronotlarımız kendine uygun kondomu seçebilmiş.
bir kaç ingilizce kaynağa baktığımda bu bilgiyi yalanlayan bir yazı bulamadım. hatta ingilizce "teyit.org" gibi bir sitede de teyit edilmiş.
link
nasa bu soruna dahiyane bir çözüm bulmuş. isimleri large, gigantic (devasa) ve humongous (haşmetli) olarak değiştirmiş. böylece erkeklik gururuna halel gelmeden astronotlarımız kendine uygun kondomu seçebilmiş.
bir kaç ingilizce kaynağa baktığımda bu bilgiyi yalanlayan bir yazı bulamadım. hatta ingilizce "teyit.org" gibi bir sitede de teyit edilmiş.
link
devamını gör...
can sıkan durumlar
bir zamanlar hayatında olan insanın, şimdi başka bir insana senden daha fazla değer verdiğini görmek.
devamını gör...
ekrem imamoğlu'nun taksicilere şah çekmesi
yeni taksi projesi, üst üste 9 kez ukomede reddedilen ekrem imamoğlu'nun radikal değişimlere gitmesidir.
son 15 gündür, kurallara uymayan birçok taksi şoförünün lisansını iptal eden ibb, şimdi de taksi plakası ile alakalı ciddi bir revizyona gidiyor gözüküyor.
17 ekim'de imamoğlu böyle bir tweet atmıştı. "istanbullulara bir söz verdik. taksi plakası ağalığı bitecek dedik. 16 milyon istanbullu kazanacak, bir avuç plaka ağası kaybedecek. ibb kazanacak! gözünüz bizde olsun."
bugün ise ;

son 15 gündür, kurallara uymayan birçok taksi şoförünün lisansını iptal eden ibb, şimdi de taksi plakası ile alakalı ciddi bir revizyona gidiyor gözüküyor.
17 ekim'de imamoğlu böyle bir tweet atmıştı. "istanbullulara bir söz verdik. taksi plakası ağalığı bitecek dedik. 16 milyon istanbullu kazanacak, bir avuç plaka ağası kaybedecek. ibb kazanacak! gözünüz bizde olsun."
bugün ise ;

devamını gör...









