#1585267 çok çok geçmiş olsun rahatsız abi. inşallah annen çok daha iyi olacak. çok amin.
devamını gör...

kabalcı yayınları tarafından yayınlanan oktay mete'nin hazırladığı oldukça kapsamlı bir ansiklopedi. bir bitkiyle ilgili mitolojideki yerinden tutun da türkiye'de üretiminin ne durumda olduğuna, tarihte nerelerde ve hangi amaçlarla kullanıldığına kadar içeren güzel bilgilerle bezeli bir kitap. incelediğim her bitki için farklı kullanım amaçlarına uygun tam ölçüleriyle reçeteler verilmiş, kimi rahatsızlıklarda kullanılması sakıncalı olan bitkiler için uyarılar mevcut. ilgilisine hitap edecek zengin, nitelikli bir eser. kitabı inceleyince kendimi hazine bulmuş gibi hissettim.

bitki fotoğrafları yeşil mürekkep ile basılmış. çok anlaşılır değil fakat yeterli bence, elimizin altında internet var sonuçta. kitapta bitkilerin latince karşılıklarına, bitki isimlerinin farklı dillerdeki karşılıklarına değinilmiş. bir örnek vermek gerekirse, kazakistan'ın başkentinin eski adı alma kökünden gelen almalık'tır gibi bilgiler mevcut.

kitapla ilgili sadece baskı kalitesinden memnun kalmadım. 800 sayfanın üzerinde bir kitaba göre kolayca dağılabilir bir formda gibi geldi bana, dikkatli kullanmak gerekiyor.
devamını gör...

(bkz: don't feed the troll) *

şaka bir yana akıllıca yapılan troll'e lafım yok. bu konuda ermolettin başı çekiyor.*
devamını gör...

geçmiş ayağa dolaşır. sizi ondan nefret ettirecek konuma getirdiği için uzaklaşılması gereken kişidir
değerinizi bilmeyendir,verdiğiniz hiçbir şansı hak etmeyendir, iyi ki de yok sözüne laik olandır. nefret benim nefretim yani duygum. duygumu bile vermem o kişiye/ kişilere. şunu derim ama, gözyaşımı akıtan, beni üzen, telafi etmeyen, bile bile kıran hiç kimseye iyi dileklerimi vermem.
devamını gör...

anonimliğin getirdiği her türlü konforu bozacak tarzdaki sorular.

isim, tel, fotoğraf... vs.
devamını gör...

(bkz: bak bunu burdan alın)
devamını gör...

bir reklam sloganı.

deyimin nereden geldiği aklıma takıldı. yani gazoz ile efsanenin arasında kurulan bağı anlamadım. biraz google efendiye bakınca, ‘kahvehanelerde sürekli yenildiği için millete gazoz ısmarlamak zorunda kalan kişiler’ için de kullanıldığını okudum.

ayrıca reklam, ilk kez 2014 yılındaki beşiktaş-arsenal maçı sırasında devre aralarında 512 kez kullanılmış.

yani , sürekli yenilen olma, alanında en iyi ol, efsane ol gibi bir anlam taşıdığını düşünüyorum.
devamını gör...

ivanmilinski'den yardım isteyebilirler. zira dinimiz daima paylaşmayı emreder.
devamını gör...

ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
gözyaşlarıma, ellerinizle?

bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.

bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.

bir orhan veli şiiridir.
devamını gör...

bi yerinde bi şey vardır onun.
devamını gör...

1. satranç dünyasından referanslar
the queen’s gambit 7 bölümlük mini dizi olarak sunulmuştur. satranç dünyasında bir piyonun vezir olması için geçmesi gereken kare sayısı da 7’dir. buradaki anlama göre beth, başlarda bir piyon olarak yolculuğa başlıyor. 7 bölümde ilerlemesini tamamlayarak vezire dönüşüyor. dizinin sonunda da beth, beyaz vezir olarak simgeleniyor. the queen’s gambit aynı isimli bir kitap uyarlamasıdır. senaryo oluşumunda da gerçek dünyayı yansıtılmasından emin olmak için satranç ustaları referans alınmıştır. beth harmon, dünya satranç şampiyonası’nı kazanan ilk amerikalı bobby fischer’la benzer hikâyeler taşımaktadır. aynı isimli kitabın önsözünde de bobby fischer gibi isimlerin ilham kaynağı olduğu bilgisi yer almaktadır.

2. kıyafet seçimlerinde satranç tutkusu
beth harmon’ı ilk bölümlerde okul üniformasıyla görüyoruz. stil yolculuğu ise, kendisini evlat edinen alma wheathley’le gittiği bir new york mağazasında başlıyor. dizinin kostüm tasarımcısı gabriela binder, kostüm seçimleri için bazı isimlerden ilham almıştır ve beth harmon’ın satranç tutkusuna göre uyarlamıştır. 50’li yıllara atıfta bulunmak istediğinde jean seberg’ü, new york görünümleri için edie sedgwick’i referans almıştır. beth, evde tek başına satranç oynarken bile her zaman iyi görünmeyi başarmıştır. satranç taşlarını simgelemesi için çoğunlukla siyah, beyaz, krem renklerde kıyafetler tercih edilmiştir. desenlerde ise satranç tahtasını temsil eden damalı çizgiler kullanılmıştır.

3. tavandaki satranç seti
the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında fark edilmesi zor bir konu yer alıyor; tavandaki satranç seti. beth harmon satranç tahtasıyla, yetimhanedeki bay shaibel sayesinde tanışmıştır. dizinin başlarında bay shaibel beth’le satranç oynamayı reddetmiştir. beth, aldığı hapların da etkisiyle, satranç tahtasını yatakhanenin tavanında görselleştirmiştir. oyunu öğrenmesi ve kendisini geliştirmesi de bu pratikler sayesinde gerçekleşmiştir. bay shaibel beth’le oynamayı kabul ettiğinde, beth satrançta uzun bir yol kat etmişti. beth, dizi boyunca zihnindeki satranç tahtasını tavanda hayal ederek pratik yapmaya devam etmiştir. beth’in her zaman tavanda görselleştirdiği set ise bay shaibel’le oynadığı satranç setidir.

4. finaldeki beyaz vezir
beth harmon final bölümde kar gibi beyaz görüntüsüyle karşımıza çıkıyor. kızıl saçlarının üzerindeki beyaz şapkasını, beyaz kabanı ve beyaz pantolonuyla tamamlamıştır. görüntüyü pekiştiren beyaz ayakkabısıyla da bir bütün oluşturulmuştur. beth’in final beyazının nedeni ise, artık satranç tahtasında bir kraliçe olduğunu vurgulamaktır. beyaz görünüm, beyaz vezir taşının görsel bir temsili olarak beth’in üzerine giydirilerek izleyiciye yansıtılmıştır. bu kıyafetin içerisinde beth’i arınmış, mutlu, başarmış ve özgüvenli görüyoruz. dizi her bölümde beth’in satranca olan tutkusuna yaptığı vurguyu, final sahnesinde “satrancın kraliçesi” olarak yansıtmıştır.

5. las vegas’ta dutch açı
dutch açı, gerçeklik algısının manipüle edildiği, eğik açıyı ifade etmek için kullanılıyor. psikolojik gerginliği ifade etmek için de tercih edilen, güçlü görüntü açılarından biri olarak biliniyor. dizide bu açıyla las vegas turnuvasında karşılaşıyoruz. benny watts satranç dünyasında ismi olan ve beth tarafından da takip edilen karakterlerden biridir. beth, turnuvada benny watts’a karşı zorlu bir mücadele verirken, kaybetmek üzere olduğunun farkındadır ve çok gergin bir ruh haline sahiptir. bu sahnelerde kamera beth’in etrafında eğik açıyla hareket etmeye başlıyor. beth’in gerilimi bu sahnede dutch açı ile izleyiciye yansıtılarak the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detayları arasında yer almıştır.

6. beth’in yaş temsili
beth’in ruj renkleri her sahne için özenle ve farklı tonlarda seçilmiştir. yapılan açıklamaya göre kullanılan renkler yaşını temsil etmektedir. dizinin makyaj ve saç tasarımcısı daniel parker; “sonlara doğru beth’in ruj rengi ölen annesine bir övgü olarak kabul edilebilir.” demiştir. alma’nın koyu ruju temel görünüşlerinden biriydi. beth’in final sahnesi de dahil kullandığı ruj, alma’ya ithafen seçilmiştir. daniel parker cümlesinin devamında; “dudaklar ve kirpikler bir karakterin ne yaptığını ya da davranışlarını temsil eden en önemli şeylerden biridir.” demiştir. beth’in kendisini eve kapattığı ve hayattan soyutlandığı bölümlerdeki makyajı da dağılmış ve solmuş ruh halini yansıtmaktadır.

7. beth’in ev duygusu
beth harmon’ı ilk gördüğümüz elbise, yakalı model ve açık gri renktedir. bu gri elbisenin üzerinde annesi tarafından yazılmış olan beth ismi yer almaktadır. yetimhaneye gittiği zaman elbisesi bayan deardorff tarafından yakılmak üzere kenara kaldırılıyor. elbisesini teslim etmeden önce dikkatlice incelediğini ve dikişlerine dokunduğunu görebiliyoruz. bath bu sahneyle, yanında kalan tek şeyi de ardında bırakmış oluyor. beth’i son oyununda da yakalı, açık gri bir elbiseyle görüyoruz. açıklamaya göre beth’in eve dönebileceği bir an yaratmak istedikleri için bu elbise tercih edilmiştir. the queen’s gambit dizisinin sevenlerini şaşırtacak detaylar arasında fark edilmesi zor olsa da, bu renk beth’in ev duygusunu temsil etmektedir.

8. bay schaibel’i onurlandırmak
beth harmon, verdiği röportajlarda kendisine satrancı öğreten kişinin bay schaibel olduğunu sıkça tekrarlıyor. buna rağmen yayınlanan röportajlarda bay schaibel’in ismi hiçbir zaman geçmiyor. beth, bay schaibel’in ölümüyle bodrum kat ofisine ziyaret ediyor ve başarılarının toplandığı bir panoyla karşılaşıyor. anlıyoruz ki bay schaibel beth’i her zaman takip etmiş ama kendi adının geçtiği herhangi bir röportajı okuyamamış. beth dizinin final bölümünde gazetecilere demeç verirken william schaibel’in kendisine ilk satrancı öğreten kişi olduğunu ve bu cümlesinin yayınlanması gerektiğini söylüyor. bay scheibel artık gazetelerde kendi adını göremeyecek olsa da beth tarafından final bölümünde onurlandırılmıştır.

9. the queen’s gambit örgütlenmesi
dizinin izleyicilerine anlattığı temalardan birisi de birbirine destek toplumların başarısıdır. benny karakteri bir noktada rus toplumunun satrançtaki başarısının en önemli özelliğinin dayanışma olduğunu vurguluyor. jolene, beth’in şampiyonaya katılması için gerekli olan maddi yardımı sağlayarak dayanışma döngüsünü başlatıyor. 7. bölümde bu kanı tam anlamıyla karşımıza çıkıyor. sscb satranç oyuncuları her ne kadar rakip olsalar da, yabancı olarak gördükleri beth’e karşı her zaman ittifak halindeler. beth, benny, harry ve diğer amerikalı satranç oyuncuları beth’i arayarak tüyo verdikleri zaman, aynı örgütlenmeyi amerikalılar olarak gerçekleştirmiş oluyorlar.

10. aynı isimli roman ve heath ledger
aynı isimli roman, 1983’te walter tewis tarafından kaleme alınmıştır. kitaptaki ilaç referansları kendi geçmişinden gelmektedir. walter tewis, new york times’a verdiği bir röportajda “gençken bana romatizmal kalp teşhisi konuldu ve hastanede ağır doz ilaçlar verildi.” demiştir. kadınların zekâsını yeni fark eden biri olarak değil, kadınların zekâlarını yeni gösterdiğini düşündüğü bir dönemden beth’i anlatmıştır. “… geçmişte birçok kadın zekâlarını saklıyordu şimdi böyle değil.” diyerek dönemin kadınlarından ilham aldığından bahsetmiştir. başlarda kitabın film olarak yapılması düşünülmüştür. heath ledger’ın yönetmenliğini yapacağı bir film olacakken, ledger 2008’de vefat etmiştir. mini dizi olarak daha iyi olacağı düşünülerek 2020 yılında netflix’ten yayınlanmıştır.
devamını gör...

euangelos (müjde) kelimesinin arapça karşılığı. kanonik olanları matta, markos, luka ve yuhanna olmak üzere 4 tanedir. ama bu durum kiliseden kiliseye değişebilir. apokrif ve sahte inciller de mevcuttur (apokrif ve sahte tanımlarını karıştırmamak gerekir).

derlenmesi eski antlaşma'nın derlenmesine benzer. sözlü kilise geleneği ve yazılmış metinler bir araya getirilerek derlenmiştir.

geleneksel olarak matta, markos ve yuhanna incilleri havarilere atfedilse de, bu durum tam olarak böyle olmayabilir. zira derlenmiş olan incili bu havariler görememişlerdir. bu sebepten ötürü incil yazarı matta ile havari matta aynı kişi olmayabilir (cizvitlerden öğrendim).

apostolik kiliseler incil'de yer alan hikayeleri çoğunlukla sembolik olarak ele alırlar. mesela beytüllahim yıldızı gibi. ama protestanlar kiliseler literal olarak ele alırlar.

incillerin sıralaması matta, markos, luka, yuhanna olsa da, ilk yazılan incil markos incilidir.

luka incili ise bir amatör tarihçi (muhtemelen pavlus'un öğrencisi olan hekim luka) tarafından yazılmıştır. diğer incillere göre yazılış amacı biraz daha farklıdır. daha çok tarihi bir kayıt tutmak amacıyla yazılmıştır.

yuhanna incili ise "isa'nın sevdiği öğrenci" tarafından yazılmıştır. bu sebeple çoğunlukla yuhanna'ya atfedilse de, isa'nın başka bir öğrencisi tarafından yazılmış da olabilir.

incillerin yazımında, dönemin baskın kültürü olan grek kültürünün retorik sanatı bolca kullanılmıştır. bu sebeple metinlerde geçen olaylar çoğu zaman kronolojik bir biçimde geçmez.

bu durum da aslında hristiyanlık ve yahudilik'teki vahiy kavramının islam'dan farklı olduğunu da gösterir. islam'daki vahiy kavramında vahyedilen metin ilahi bir varlık tarafından kelimesi kelimesine yazdırılırken; yahudilik ve hristiyanlık inançlarında vahiy daha çok kişiye gelen tanrısal esinlemenin kişi tarafından kaleme alınması şeklindedir. bu durum yeni antlaşma'ya dahil olan vahiy kitabında gözlenebilir.


not: islam teolojisi hakkında çok bilgim yok. hata yapmış olabilirim. ayrıca hristiyanlık teolojisi hakkındaki tüm bilgilerim cizvitlerin öğrettiği şekilde. başka bir katolik kilisesi kolu veya başka bir kilise benim yazdıklarımdan farklı bir şekilde konuyu ele alıyor olabilir.
devamını gör...

her şeyden biraz bilip bazı konularda çok şey bilmek olarak cevap vereceğim versus.
uzmanlık alanınız olsun ama tek bildiğiniz o konu olursa sıkıcı bir insan olursunuz be. yapmayın.
devamını gör...

başlık ve tanım ne kadar şuursuzca ve vasat.. kelime bulamadım gerçekten.
bir lokma ekmeğe muhtaç olan o kadar insan varken.. ne bileyim. insanları fiziksel görünüşüne, maddiyatına göre yargılamak.. çocuk esirgeme kurumlarında böyle "varoş" kızlar olabiliyor senin deyiminle. yüzlerine böyle söyleme bari, çok onur kırıcı. insanoğlu ne zaman para sevdasından vazgeçecek bilmiyorum ama acınası. herkes aynı imkanlarla yaşayamıyor. özür diliyor o kızlarım da 10 tl'lik çanta aldıkları için.
bu başlığa kadar severek takip ettiğim bir yazardın, gülerdim yazılarına hatta ama bundan sonra senin ve yazıların hakkında aynı şeyi düşüneceğimi sanmıyorum. bu düşünceni bir gün değiştirirsin umarım.
devamını gör...

geçen gece bu derdin muzdaripliğiyle başıma giren ağrı ve kramp gece 5'e kadar uyutmamış idi. çok zordur, kalabalığa girdiği zaman nereye bakacağını dahi şaşırır insan. kasılır, nefesi sıkışır. hep huzursuz hisseder. yeni ilişkiler kurmak zorlaşır git gide, ruhunu emer bu durum. kendini kimselere açamaz. terapi almalıdır. alacaktır.
devamını gör...

cağnım-ciğerim, derttaşım, dostum, abim ve eski emekter ekip arkasim... gercekten hazine degerinde biri. hatta hakkinda dusundugum bir seyi ilistireyim suraya, bence hayatimda tanidigim ennnn kalbi guzel insan...
bilindik bir soz var hani, her insan kalbinin ekmegini yer diye. allah kalbinin ekmegini yedirmeyi nasip etsin, kendi gibi guzel insanlarla karsilastirsin, yuzunden gulumsemesi, kalbinden umudu hic eksik olmasin*.
devamını gör...

"eğitimci" kimliği taşıyan bir insana asla yakıştırmadığım bir davranış. işsiz olabilir, maddi olarak alt sınıfta yer alan bir alanda çalışıyor olabilir. insanları neden eziyorsun sen? her şeyden önce babası olmayabilir... insanları neden acıları ile yüzleştiriyorsun?
orta okulda benim zihinsel engelli bir arkadaşım vardı. babası da bedensel engelliydi ayakları tutmuyor tekerlekli sandalye kullanıyordu. bu soru her sorulduğunda, benim canım iki defa yanardı. benim ilk okul zamanımda babam bir dönem işsizdi. zaten eve para girmiyor okula alacak defter kalem parası bile yok o durumda "babam işsiz" diyordum. daha sonra hammallık yapmaya başladı. demircilerde çalıştı. her defasında bu soru bana gelmesin diye dua ederdim utandığım için. ama bir de o engelli arkadaşımı düşünün. bu soruya "babam engelli çalışamıyor" diyordu ve çoğu zaman sesinin kısıldığını fark ederdim. soru sırası diğer arkadaşa geçtiği zaman bu zihinsel engelli arkadaşımın gözleri dolardı. ben diğer arkadaşlarımın babası çalışıyor benim babamın işi yok diye üzülürken, zihinsel engelli arkadaşım "herkesin babasının ayakları var yürüyor benim babam yürüyemiyor" diye üzülürdü. bu olayı bana, zihinsel engelli arkadaşıma ve diğer tüm çocuklara yaşatan hiçbir öğretmene hakkımı helal etmiyorum...
not: o dönem çok küçüktüm hiçbir şeyin farkında değildim utanıyordum ama şimdi sırtında demir taşıyıp beni okutan o adamla gurur duyuyorum.
devamını gör...

"iki insan birbirini en çok ayrılmak üzereyken tanır."
devamını gör...

pilot..nedeni de , adam 12. kattan düşmüş ölmemiş. adamın eşine dostuna bak. duyduğumda haykırmıştım. müthiş.
devamını gör...

yoldaş'ın vermiş olduğu 5 günlük cezayı, süresiz uzaklaştırma olarak güncellediğim yazar.
moderasyonun emanet edildiği isim olarak, sözlüğün çıkarlarını düşünerek böyle bir karar aldım.

kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası sözlükten geri dönüşü olmayacak şekilde süresiz olarak uzaklaştırılmıştır.

tek bir kişi, kim olursa olsun, sözlüğe zarar verdiği anda müsamaha gösterilmez. grupta anlaşarak toplu hesap dondurduktan sonra "bu grup sözlükten bağımsız arkadaş grubu" denildiğinde buna kimseyi inandıramazsınız.

sen bağımsız bir discord grubunda organize olmuşsun. " hadi toplanın şu yazara nick altı girelim" diye anlaşmışsınız. aranızdan biri görselini almış. nick altı girilen kişi şikayetini yapmış. verilen ceza 24 saat. bunun açıklaması yapıldıktan sonra hala alınan kararı sorgulama, organize olup farklı işler yapma çabası neden?

problem tam olarak bu kapalı gruplarda dönen geyiklerin sözlüğün içine taşınması, sözlük gündemini gereksiz konularla doldurması ve sol frame'i işgal etmesi, biz bunu istemiyoruz.

artık bu yazar veya grupla ilgili herhangi bir görüntü görmek ya da tek bir şey duymak istemiyorum. bu platformda hiçbir yazar diğerinden üstün değildir. her kim farklı yazarlar üzerinden başlık açtırmaya kalkarsa, bu tür organik olmayan işlerin peşinde koşarsa sözlük ile ilişkisi kesilir.

(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim