antik roma'da oynanan, tavla'nın eski versiyonu gibi bir şey bu. hatta o zamanlar oyun tahtalarına rakiplerin sert mesajları de yazılırmış...
misal, "ludere nescis", yani "bu oyun hakkında bir şey bildiğin yok be" veyahut "idiota recede", yani "yaylan oradan budala!"
devamını gör...

biyolojik evrim, "değişerek üremek" olarak tarif edilebilir. mikroevrim ve makroevrim olarak ayırabiliriz.
mikroevrim, bir popülasyonda nesilden nesile meydana gelen gen frekanslarındaki değişikliktir. makroevrim ise, ortak bir atadan birçok nesil sonrasında yeni türlerin türemesidir.
devamını gör...

gazap üzümleri - ırgatların öfkesi
devamını gör...

1989 yılında çıkan çok güzel bir kayahan şarkısı.
seni seviyorum
seni seviyorum
seni seviyorum diye
senden önce hiç kimseye söylemedim
dersem
yalan yalan olur.
devamını gör...

yüzyıllarca süren sürgünün insanları, toprağın değerini çok iyi kavramıştır.
israil'in kuruşu araplardan sadece toprak satın alınarak olmadı.
1909 yılında başlayan kibbutz örgütlenmeleri ile israil sağlam temellere oturtulmuştur.
ayrıca israil'in toprağa verdiği önem için ülkemizden bir örnek verelim...*

2010 yılında türkiye-suriye sınırının, mayınlardan temizlenmesi projesi başlatıldı.
arap baharının arefesi ve suriye iç savaşından biraz daha önce....
tabi o günler açılımlar, referandumlar, sivil toplum hikayeleri ile dolu dolu geçmekteydi.....
ülkemizin güzide şehirlerinin birinde, tam sınırda bir şehirde bulunmaktaydım. şehrin her yerinde bulunan billboardlarda mavi arka planlı reklamlar ve üzerinde türkiye- suriye sınırında bulunan mayınlar israil tarafından temizlenecek ve
sınır toprakları işlenmesi amacıyla 49 yıllığına israil'ı kiralanmıştır.
...
o gün için şehirde şu konuşulmaktaydı;
70 küsur yıldır işlenmemiş olan bu topraklar, ki bu topraklar verimli hilal topraklarıdır, ürün yetiştirmek için muazzam bir alandı.
şimdi bu toprakları mayından temizlenmesi için israil'e peşkeş çeken yöneticilerin, mescid-i aksa ağlamalarına, politikalarına aldanmayın arkadaşlar!
sonuç olarak israil, toprağa gereken değeri veren ve ektiğini biçen bir ülkedir. hatta bunu sınırlarının ötesinde yapabilmektedir.
bunlara orta açanlara bakmak gerekmez mi?

bonus: bugün türkiye-suriye sınırına duvar örme projesi var, inşaat balonu patlamış olabilir fakat birileri çimento aracılığı ile yine ve yeniden para kazanmalı....
devamını gör...

oraya giren hiç kimse geri dönmedi dediler girdim. meğer hesabı silme özelliği yokmuş.
devamını gör...

tüm ağır ameliyatlar bir yana,
namussuz deniz anası bir yana.
devamını gör...

sürekli şikayet etmesi

kurallara alerjisi olması

toplum içinde ve toplu taşımada yüksek sesle konuşması

özellikle toplu çalışılan iş yerlerinde düzen bozan bir karakterde olması.
devamını gör...

navajo yerlilerinin inanışında, lanetlenmiş kötücül bir yaratık. açgözlülük ve zengin olma hırsı ile yaşayan yerlilerin bir yerden sonra bu yaratığa dönüşeceğine inanılır. yaratığın belden aşağısı çakaldır. elleri de çakal pençesi gibi tasvir edilmektedir. aynı zamanda kara şamanların, büyü yolu ile de insanları bu yaratığa dönüştürebileceğinden bahsedilir. yaratığın gece yarısı ortaya çıktığı ve insanların can ve mallarına kast ettiği anlatılır.

navajolar bu büyüye maruz kalmamak için tork adı verilen kolyeler takarlar. bu kolyeler ay şeklindedir. ve tılsımlı olduğuna inanılır. gecenin ve yaratığın gazabından korunmak için takılır. bazılarının ortasında ise yıldız bulunur. her ne olursa olsun etki icra edebilmesi için şamanın bu tılsıma elinin değmiş olması gerekir.

vakti zamanında navajo yerlileriyle teşrik-i mesaim olmuştu. güzel dostluklar kurdum. bu tarz hikayeleri onların ağzından dinlemek keyifli oluyor. hele geceyse ve size sadece ateş ve doğanın sesleri eşlik ediyorsa, tabiri caizse tadından yenmiyor. yıllar boyu dilden dile ve nesilden nesil 'e aktardıkları hikayeler gerçekten insanın bazen tüylerini diken diken edebiliyor. tork' unu kaybeden bir çocuğun hikayesini anlatmışlardı böyle bir ortamda bana. uzun zaman oldu çocuğun ismini hatırlamıyorum. ormana giriyor ve kayboluyor. günler sonra çocuğun tılsımlı kolyesi bulunuyor. sonra bölgede kayıplar ve ölümler artıyor. kabilenin yaşlılarından bir tanesi çocuğu gördüğünü ve çocuğun dönüştüğünü söylüyor. bebek çakal lakabı takılıyor bu yee naaldlooshiit'e.

tabi hikâyenin bütün ayrıntılarını hatırlayamıyorum. bu sebeple biraz kabaca anlatmış oldum. ortam, anlatım tarzı, mistik ögelerin havada uçuşması falan insanı çok temiz geriyor. ha birde o arada cayote sesleri falan duyuyorsunuz üzerine mis gibi sos oluyor. * neyse işte öyle! siz, siz olun öyle kafanıza göre ormanlara gece vakti dalmayın. *
devamını gör...

dostum siz n'abıyonuz yaaa?!&%/^&+
vallahi şaştım kaldım. efsane güzel bişiii olmuş bu. fikir 10 numara; seslendirme 5 yıldız; hikaye pek bi heyecanlı. bakalım ne çıkacak anket sonuçlarında*...

ön bilgi: bu tanım, hikaye ilerledikçe yenilenecektir.
devamını gör...

duygusal açıdan bakarsak huzurun olduğu bölge, bilimsel açıdan ise canlı türlerinin hayatlarını devam ettirmeye elverişli topraklar.
devamını gör...

acemice sorduğum anlamlı, anlamsız sorulara nezaketle, sabırla ve hızlıca cevap veren moderatördür.
devamını gör...

geri zekalı insan söylemidir. saçmalıktır.

(bkz: bak yeğenim biz neler yaşadık kendimizi attık mı sorusu)nu soran kişi ile aynı kişi olması muhtemeldir.
devamını gör...

"babalar oğullarını gömmemeli." - theoden, lotr
devamını gör...

nar çiçeği kitabının yazarı. bildiğim ama henüz okumadığım diğer kitapları; ceylan, bir deli ayaz, bir parça masal.


bazen sadece inanırsın. inanır ve gerçek olmasını istersin.
devamını gör...

bir çağrı.

bana karşı uygulanacak her türlü ayrıştırma yöntemine karşıyım. nedir bu yöntemler? mesela santrifüjleme, mesela diyaliz, mesela eleme, ayıklama, süzme... insan insana bunları yapar mı be!

proton ve nötronlarıma ayrıştırabileceğini iddia eden varsa onun yöntemini görmek isterim ama.
devamını gör...

istediğiniz kanunu ,reformu getirebilirsiniz ama önce toplumu bilinçlendirmek ve eğitmek lazım.onun için toplumu nizam ve kanunlara ,topluma saygı duymayı öğretmeliyiz.
devamını gör...

balık olsam vapur çarpar. kuş olsam sapanla vurulurum. duvar olsam beni nem yıkar. öyle bahtsız bedbaht bi haldeyim ki ne siz sorun ne ben söyleyeyim.
devamını gör...

beyaz, sarı ve pembe renkli çiçekleri olan akdeniz bölgesinde sıkça görülen çalımsı, maki türü bitki.

özellikle yaşar kemal'in ince memed'de uzun uzun anlatırken; bilmediği kokusu insanın burnunu okşayan, kokusu kadar ismi de güzel olan bitki. kitaba göre çiçeğin kokusu insanı olduğu gibi arıları da mest eder kendinden geçirirmiş. püreni bulan arılar başka hiçbir çiçeğe gitmez, balın en güzelini bu çiçekten yaparmış.

(bkz: sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler)
devamını gör...

dostoyevski'nin çok doğru bir sözü var yıllar geçse de etkisini yitirmeyen ve yıllar geçtikçe güçlenen bir söz...
ne yaparsan yap, pişman öleceksin. belki yaptıklarından, belki de yapmadıklarından.
-fyodor dostoyevski
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim