boşanmak isteyen eşine iç çamaşırını bırakan kadın
bursa'da yaşayan ve hamile olan tuğba karahan isimli kadın.
bursa'da hamile olan tuğba karahan, eşinin dış görünüşünü beğenmediğini iddia etti ve kendisinden boşanmak istediğini öne sürdü. yaşananların ardından video çeken kadın, eşinin nankör biri olduğunu vurgulayarak kıyafetlerini kesti ve hamilelik iç çamaşırını bıraktı. karahan 'senin adamlığına benim hamile iç çamaşırlarımdan birini bırakıyorum' dedi.
kaynak: www.haberler.com/hamile-kad...
bursa'da hamile olan tuğba karahan, eşinin dış görünüşünü beğenmediğini iddia etti ve kendisinden boşanmak istediğini öne sürdü. yaşananların ardından video çeken kadın, eşinin nankör biri olduğunu vurgulayarak kıyafetlerini kesti ve hamilelik iç çamaşırını bıraktı. karahan 'senin adamlığına benim hamile iç çamaşırlarımdan birini bırakıyorum' dedi.
kaynak: www.haberler.com/hamile-kad...
devamını gör...
cebelitarık
nüfusu 33 bin olan ülke. ülke demeye bin sahit.
bizim istanbul'da esenler, esenyurt gibi ilçelerin nüfusu 1 milyon zaten.
bizim istanbul'da esenler, esenyurt gibi ilçelerin nüfusu 1 milyon zaten.
devamını gör...
kabuğuna çekilmek
dışarısı ile olan ilişkiyi kesmek, kimse ile görüşmemek anlamında kullanılan deyimdir.
devamını gör...
lavinia
"lavinia ölüm çiçeği evet çok anlamlı çünkü sevgi ölmektir tek kişilik hayatında ölüp yeni biri ile başka bir hayata başlamaktır. "
özdemir asaf
shakespeare'in titus andronicus isimli eserinde, roma imparatorluğunun baş komutanı titus'un güzeller güzeli kızıdır lavinia. ölünce şehrin uzağında ki bir tepeye gömülür güzeller güzeli lavinia. aylar sonra mezarının üzerinde bir çiçek açar. o çiçeğe bölgede yaşayanlar "lavinia "ismini verirler.
"sana gitme demeyeceğim ama gitme, lavinia"
özdemir asaf
özdemir asaf
shakespeare'in titus andronicus isimli eserinde, roma imparatorluğunun baş komutanı titus'un güzeller güzeli kızıdır lavinia. ölünce şehrin uzağında ki bir tepeye gömülür güzeller güzeli lavinia. aylar sonra mezarının üzerinde bir çiçek açar. o çiçeğe bölgede yaşayanlar "lavinia "ismini verirler.
"sana gitme demeyeceğim ama gitme, lavinia"
özdemir asaf
devamını gör...
beklenen mesaj
yarın doğum günümün olması sebebiyle beklediğim mesaj ve mesajlar bütünüdür. belki bu yıl mutlu oluruz. *
devamını gör...
saati bulan insan saati nasıl ayarladı sorunsalı
milattan önce 25’te doğup milattan sonra 25’te de hâlâ 25 yaşında olduğunu sanmakla aynı mantıktır.
devamını gör...
merve boluğur'un kendini kraliçeye benzetmesi
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
ahmet hamdi tanpınar - saatleri ayarlama enstitüsü
devamını gör...
z kuşağı
kuşaklarla insanları genellemeye hiç katılmıyorum şahsen ki milattan önceki zamanlarda bile o zamanın genç nüfusuna söylenen şimdiki eleştirilerin benzerleri var ama tabii zaman çok değişiyor. her dönemin şartları çok farklı. birde coğrafya kaderdir meselesi var tabii :(
devamını gör...
seri katil psikolojisi
üç ya da daha fazla insanı, belirli bir ritüele bağlı kalarak öldüren kişilere seri katil denmektedir.
karındeşen jack’ten bu yana araştırmacılar seri katil psikolojisini çözmek üzerine birçok çalışma yapsa da bir seri katilin zihnini tam anlamıyla kavrayabilmek mümkün değildir.
cinayetin modeli ya da modus operandi* seri katillere ismini veren şeydir.
(bkz: sapa yol katili)
(bkz: kanlı kontes)
seri cinayetlerde her zaman ortak bir nokta bulunmaktadır. cinsiyet, görünüm, ırk, vb. birçok unsur ortak nokta olabilir.
seri katillerin öldürme güdüsünü oluşturan temel unsurların çoğunlukla çocukluk döneminde yaşanan travmalar, korku, öfke ya da nefret olduğu tespit edilmiştir. çocuklukları boyunca dışlanan, istismar edilen, yok sayılan, sevilmeyen ve istenmeyen bireyler güç ve aidiyet konusunda saplantılı bir arzu duyar ve bu arzusunu öldürme güdüsü ile bastırır.
belirli bir ritüel ile öldüren seri katiller çoğunlukla kendilerinden fiziksel olarak güçsüz kişileri fantezileri doğrultusunda kurguladıkları şekilde öldürürler. gerçekleştirdikleri bu ritüelin sağladığı güç ve kontrol hissi yapılan bir hatada sarsılırsa kontrolü tamamen kaybedecek ve daha da saldırganlaşacaklardır.
neredeyse tüm seri katil vakalarında müşterek bir arka plan gözlenmektedir: zihinsel, fiziksel ve cinsel istismar. çocuklukta yaşadıkları talihsiz olaylar, onları kendi içlerine kapanmaya; içlerinde bulundukları topluma karşı güçlü bir haset beslemeye ve kusurlu bir ahlak sistemine sahip olmaya yönlendirir. çevrelerindeki, hatta dünyadaki tüm insanların kendi enselerinde olduklarını ve kendilerine zarar vereceklerini; dünyayı kötü insanlardan arındırmak için gereken ne ise yapılması gerektiğini düşünerek büyürler. birçok seri katil kendilerini cinayete yönlendiren şeyin tanrısal bir emir sonucu olduğunu, buna bağlı olarak asıl suçlunun tanrı, şeytan ya da kafalarının içindeki ses olması gerektiğini iddia etmiştir.
birçok seri katilin sahip olduğu öldürme güdüsünün çocukluklarında başladığına inanılır. hayvanları öldürmekle başlayan bu güdü gün geçtikçe büyür ve onları kontrol edilemez bir açlığa sürükler.
aynı zamanda birçok seri katilin yüksek iq’ya sahip olduğu da söylenmektedir.
son yıllarda birçok psikoloğun yaptığı çalışma ve araştırmalar seri katillerin belirli özelliklerini öne süren teorileri beraberinde getirmiştir. adını sıklıkla duyduğumuz teorilerden biri macdonald üçlemesi’dir. macdonald üçlemesi, daha çok seri katillerde rastlanan semptomların birliğini tanımlamaktadır. bu semptomlar sosyopatik davranışla doğrudan ilişkilendirilen üç davranışsal karakteristikten oluşmaktadır.
bu davranışlar 1963 yılında american journal of psychiatry’de, kendisi bir forensik psikiyatrist olan john macdonald tarafından dile getirilmiştir:
hayvanlara zulüm / ateşe duyulan ilgi (piromani) / altını ıslatma:
istatistiklere göre bu üç karakteristik davranışa, çoğu seri katilin çocukluk çağında rastlanılır. bu semptomlar ailenin ihmal ve istismarından kaynaklayıp çocuğu aşırı seviyede utangaç ve sessiz bir birey olarak büyümeye iterken; yetişkinlik dönemlerinde çevrelerine karşı daha da agresif olmalarına ve saldırganlaşmalarına neden olur. bir seri katil aşağıda gösterilen psikolojik rahatsızlıklardan en az birine sahiptir. gözlem altında tutulmuş bazı seri katillerin psikolojik rahatsızlıkları şunlardır:
şizofreni
çoklu kişilik bozukluğu
antisosyal kişilik bozukluğu
anksiyete bozukluğu
bipolar duygulanım bozukluğu
borderline kişilik bozukluğu
çocukluk antisosyal bozukluğu
delüzyonel bozukluk
depresyon obsesif kompulsif
davranış ve düşünce bozukluğu
obsesif kompulsif kişilik bozukluğu
fiziksel istismar
panik atak
pedofili kişilik bozukluğu
psikotik bozukluk
cinsel sadizm
seri katillerin sahip olduğu psikolojik rahatsızlıkların listesi daha da uzatılabilir. tüm bu semptomlar az ya da çok birbirleriyle ilintilidir ve pek çok durumda biri diğerine neden olur.
karındeşen jack’ten bu yana araştırmacılar seri katil psikolojisini çözmek üzerine birçok çalışma yapsa da bir seri katilin zihnini tam anlamıyla kavrayabilmek mümkün değildir.
cinayetin modeli ya da modus operandi* seri katillere ismini veren şeydir.
(bkz: sapa yol katili)
(bkz: kanlı kontes)
seri cinayetlerde her zaman ortak bir nokta bulunmaktadır. cinsiyet, görünüm, ırk, vb. birçok unsur ortak nokta olabilir.
seri katillerin öldürme güdüsünü oluşturan temel unsurların çoğunlukla çocukluk döneminde yaşanan travmalar, korku, öfke ya da nefret olduğu tespit edilmiştir. çocuklukları boyunca dışlanan, istismar edilen, yok sayılan, sevilmeyen ve istenmeyen bireyler güç ve aidiyet konusunda saplantılı bir arzu duyar ve bu arzusunu öldürme güdüsü ile bastırır.
belirli bir ritüel ile öldüren seri katiller çoğunlukla kendilerinden fiziksel olarak güçsüz kişileri fantezileri doğrultusunda kurguladıkları şekilde öldürürler. gerçekleştirdikleri bu ritüelin sağladığı güç ve kontrol hissi yapılan bir hatada sarsılırsa kontrolü tamamen kaybedecek ve daha da saldırganlaşacaklardır.
neredeyse tüm seri katil vakalarında müşterek bir arka plan gözlenmektedir: zihinsel, fiziksel ve cinsel istismar. çocuklukta yaşadıkları talihsiz olaylar, onları kendi içlerine kapanmaya; içlerinde bulundukları topluma karşı güçlü bir haset beslemeye ve kusurlu bir ahlak sistemine sahip olmaya yönlendirir. çevrelerindeki, hatta dünyadaki tüm insanların kendi enselerinde olduklarını ve kendilerine zarar vereceklerini; dünyayı kötü insanlardan arındırmak için gereken ne ise yapılması gerektiğini düşünerek büyürler. birçok seri katil kendilerini cinayete yönlendiren şeyin tanrısal bir emir sonucu olduğunu, buna bağlı olarak asıl suçlunun tanrı, şeytan ya da kafalarının içindeki ses olması gerektiğini iddia etmiştir.
birçok seri katilin sahip olduğu öldürme güdüsünün çocukluklarında başladığına inanılır. hayvanları öldürmekle başlayan bu güdü gün geçtikçe büyür ve onları kontrol edilemez bir açlığa sürükler.
aynı zamanda birçok seri katilin yüksek iq’ya sahip olduğu da söylenmektedir.
son yıllarda birçok psikoloğun yaptığı çalışma ve araştırmalar seri katillerin belirli özelliklerini öne süren teorileri beraberinde getirmiştir. adını sıklıkla duyduğumuz teorilerden biri macdonald üçlemesi’dir. macdonald üçlemesi, daha çok seri katillerde rastlanan semptomların birliğini tanımlamaktadır. bu semptomlar sosyopatik davranışla doğrudan ilişkilendirilen üç davranışsal karakteristikten oluşmaktadır.
bu davranışlar 1963 yılında american journal of psychiatry’de, kendisi bir forensik psikiyatrist olan john macdonald tarafından dile getirilmiştir:
hayvanlara zulüm / ateşe duyulan ilgi (piromani) / altını ıslatma:
istatistiklere göre bu üç karakteristik davranışa, çoğu seri katilin çocukluk çağında rastlanılır. bu semptomlar ailenin ihmal ve istismarından kaynaklayıp çocuğu aşırı seviyede utangaç ve sessiz bir birey olarak büyümeye iterken; yetişkinlik dönemlerinde çevrelerine karşı daha da agresif olmalarına ve saldırganlaşmalarına neden olur. bir seri katil aşağıda gösterilen psikolojik rahatsızlıklardan en az birine sahiptir. gözlem altında tutulmuş bazı seri katillerin psikolojik rahatsızlıkları şunlardır:
şizofreni
çoklu kişilik bozukluğu
antisosyal kişilik bozukluğu
anksiyete bozukluğu
bipolar duygulanım bozukluğu
borderline kişilik bozukluğu
çocukluk antisosyal bozukluğu
delüzyonel bozukluk
depresyon obsesif kompulsif
davranış ve düşünce bozukluğu
obsesif kompulsif kişilik bozukluğu
fiziksel istismar
panik atak
pedofili kişilik bozukluğu
psikotik bozukluk
cinsel sadizm
seri katillerin sahip olduğu psikolojik rahatsızlıkların listesi daha da uzatılabilir. tüm bu semptomlar az ya da çok birbirleriyle ilintilidir ve pek çok durumda biri diğerine neden olur.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
aradığım şeyin yerinin değişmesi.
arkadaş ! neyi kullandıysan sonra götür aynı yere koy. niye değiştirirsin arkadaş ?
eski bir şef olarak aklıma bu geldi.
arkadaş ! neyi kullandıysan sonra götür aynı yere koy. niye değiştirirsin arkadaş ?
eski bir şef olarak aklıma bu geldi.
devamını gör...
türkan
türkan'ımmm minik kızım, babanla bir gün tekrardan buluşman umuduyla... bu sevgi o kadar büyük o kadar yüce ki eminim tekrardan buluşacaksınız.
gittiğin yerde huzurlu ol emi? seni çok seviyoruz.
gittiğin yerde huzurlu ol emi? seni çok seviyoruz.
devamını gör...
sürekli dert anlatan tipler
bende nasıl bir enerji var bilmiyorum ama beni gelip bulurlar. başkalarına akıl vermekte çok iyiyimdir belki de o yüzden dert dinlemeyi severim ama aynı aklı, bir türlü kendime veremezdim ta ki bir arkadaşıma akıl veriyormuş gibi kendime akıl vermeyi akledene kadar...
devamını gör...
soru götürünce cevap anahtarına bakıp cevaplayan hoca
başka bir yolunu söyleyeyim:
b: cevap b mi oyle hissettim bu tarz sorular kesin b çıkar
ö: yok hocam e diyor
b:getir çözelim kalleş soruyu
ö: (öğrenci güler)
b: cevap b mi oyle hissettim bu tarz sorular kesin b çıkar
ö: yok hocam e diyor
b:getir çözelim kalleş soruyu
ö: (öğrenci güler)
devamını gör...
santur
görüntü olarak kanuna benzese de icrası farklılık gösteren iran kökenli bir enstrüman. yamuk bir dikdörtgen şeklinde (her iki kenarı birbiriyle eş uzunluktadır), tel sayıları farklılık gösterebilen santur, çekiç gibi kullanılan çubuklar yardımıyla çalınır.

sedat anar ile tanıdım santuru, keyifli bir dinletisi sonrasında hafızama kazınan bir enstrüman oldu. ilk kendisinden dinlediğim, daha doğrusu dinlediğim şeyin ne olduğunu ayırt edebildiğim için mi bilmem ama benim için tasavvufi müzikle özdeşleşmiştir. bir vakit, iran şahı tarafından 500 yıl boyunca kadın sesine benzediği gerekçesiyle yasaklandığına ilişkin gerçeklik payını bilmediğim bir iddia da söz konusu.
sedat anar ile tanıdım santuru, keyifli bir dinletisi sonrasında hafızama kazınan bir enstrüman oldu. ilk kendisinden dinlediğim, daha doğrusu dinlediğim şeyin ne olduğunu ayırt edebildiğim için mi bilmem ama benim için tasavvufi müzikle özdeşleşmiştir. bir vakit, iran şahı tarafından 500 yıl boyunca kadın sesine benzediği gerekçesiyle yasaklandığına ilişkin gerçeklik payını bilmediğim bir iddia da söz konusu.
devamını gör...
yazarların terapi yöntemleri
okumak ve yazmak. bazen yaşadığım sıkıntılardan kısa süreli de olsa kurtulmak için bol bol okurum. özellikle de şiir okurum. kitap da okurum elbet ama şiir okumak bir ayrı. ve tabii yazmak. gerçekten benim en sevdiğim şey olabilir. ne yazdığım önemli değil. o an kötüyümdür oturur yazarım, sadece duygularımı yazarım onları nasıl ifade edebiliyorsam öyle yazarım bazen şiirle ortaya çıkarırım duygularımı bazen de düzyazı şeklinde. ama sanırım duygularımı yazmak kadar hiçbir şey beni rahatlatamaz.
devamını gör...
duygusunu yitiren insan
duygu yitirilen bir şey değildir bence. üstünü örtebilir, zaman zaman hissedemeyebilirsiniz fakat bu duygularınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. duygularınız hala bilincinizin alt katmanlarinda sizi bekliyordur dostlar. lakin kimi insan duygularını kontrol etmeyi biraz daha öğrenmiştir. vücudunun verdiği tepkileri ve hislerini iyi bildiği için ona göre davranarak kendisini dışaridaki etmenlere karşı savunmaya alır. bu kişiye de olgun birey diyebiliriz bence. çünkü genelde bunu başarabilen kişiler bazı şeyleri tecrübe etmiş, zorluklar yaşamış insanlar oluyorlar.*
devamını gör...


