partneriyle yaşadıklarını arkadaş ortamında anlatan erkek
özgüvensizliğine sevgilisini kurban ederek özel hayatını arkadaş ortamına meze eden erkektir. abartı anlatımlarıyla ben boğayım, ben aygırım , en iyi ben seks yaparım, en aykırı ben öpüşürüm mesajı vermeye çalışır. dinleyen gerizekalılar da ondan farksızdır. "lan sen ne geniş adamsın sus gevşek" diyerek kalkıp ağzına 2 tokat atan babayiğitlerin olmayacağı ortamdır genelde. keşke olsadır.
devamını gör...
admin kapat şartelleri
bir yazarın isyanıdır.
kapatın artık şu havai fişeği diye çığlık atıyorum .
bir tek bende mi kapanmadı tuşu mu var napacağız yardım edin.
kapatın artık şu havai fişeği diye çığlık atıyorum .
bir tek bende mi kapanmadı tuşu mu var napacağız yardım edin.
devamını gör...
küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler
kürtler de insandır
karıncayı bile incitmem
kadınlar acizdir, allah'ın emanetidir
kızını dövmeyen dizini döver
karı gibi... yapmak
karıncayı bile incitmem
kadınlar acizdir, allah'ın emanetidir
kızını dövmeyen dizini döver
karı gibi... yapmak
devamını gör...
yazarlara göre iyiliğin tanımı
kendine yapılmasını istediğin eylemler bütünü.
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
umarım tez zamanda gerekli kan bulunur, acil şifalar diliyorum.
devamını gör...
sözlükte kadın zannedilmek
sözlükte kadın olunca sanıldığı gibi herkes size yazmıyor. hatta kimse yazmıyor. ilginç.
devamını gör...
engelli biriyle evlenmemek
yalnızlık sapasağlamsan tercihtir.
engelliysen, mecburiyet. demiş ekşi sözlükten bir yazar.
daha doğmadan bedeniyle cezalandırılmak ne zor olmalı. tanrı nerde? bunu neden yapıyor?
engelliysen, mecburiyet. demiş ekşi sözlükten bir yazar.
daha doğmadan bedeniyle cezalandırılmak ne zor olmalı. tanrı nerde? bunu neden yapıyor?
devamını gör...
şükrü erbaş sözü
ayrılık ne biliyor musun?
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
ne araya yolların girmesi
ne kapanan kapılar
ne yıldız kayması gecede, ne güz
ne ceplerde tren tarifesi
ne de turna katarı gökte
insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!
devamını gör...
ney
ney
diyor ki ney; sırlarım uzak değil yakın bir yerde, ama onu görecek göz, duyacak kulak nerede?
ney, türk musikisinin en temel meşhur nefesli sazıdır. batıda türk flütü denmiştir ney için.
kargı denilen bir çeşit budakli kamıştan yapılır. akordlarına göre çeşitli boylarda olan ney dokuz kısa boğumdan meydana gelmiştir. üzerinde 7 perde mevcuttur. bu perdeler, açkı ile delinerek elde edilir.
dış yüzeyinin sert sırçalı olması neyin sesinin arzu edilen tınıda olmasını sağlar.
ney ailesinin ve akordlarının meydana gelmesinde buselik dizisi esas kabul edilmiştir.
diapazon’un verdiği ses la (dügah) tır.
mansur’da dügah
şah ney’de buselik
davut ney’de çargah
bolahenk’te neva
süpürde’de hüseyni
müstahsen’de acem
kız ney’de gerdaniye olur. böylece meydana gelen 7 ana ney’in diapazon’daki la sesi karşılığındaki sesleride tam bir buselik dizisi oluştururlar.
ney ailesinin bir oktav ince sesini veren çeşitlerine de nısfiye adı verilir. her ney’in nısfiyesi vardır.
" a güzel sesli ney, gönüller almadasın, hoşsun, güzelsin; sıcak sıcak nefes vermedesin, soğuk havaları silip süpürmedesin. içinde ne boğum var, ne bir şey; bomboş. dertlere düşmüş, perişan olmuş, gönülden, candan derdi, elemi almada, onları da kendine döndürmedesin. herkesin, sevgilisine uygun bir resimdir, yapıyorsun; okuma yazma bilmiyorsun ama içyüzden bir ressamsın adeta. ey tüm gerçeklerin şekli, sureti, hangi perdedesin sen? neyin nağmeleri arasından bir baş göster; şekerler gibisin sen çünkü. gözün dokuz olmuş sanki; can da on kulağını sana vermiş; altı yana da üfle nağmelerini; altı yana da bildiksin, tanıdıksın sen. ey başı kesilmiş kamış, dilsiz dudaksız sırlar söyle; boğazdan tattığın soluğu, halka da bir hoşça tattır. ney'e aşk ateşi düştü; âlemi bir dumandır kapladı; çünkü sesin aşk sesi; aşk sesini duyurmadasın, ateşlisin sen. aşkınla leyla'nın mecnun'un sırlarını okşa; gönle ne tatsın sen, cana ne huzur. hâsılı soluğunda tebriz'den bir koku var; güzelliğinle, alımınla nice gönüller kapmadasın sen. (hz. mevlana)
neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. o, kesildiği göl kenarını özlemektedir. çünkü o, göl kenarı denilen bir bütünün parçasıdır. gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütüne ulaştığında bulacaktır. öte yandan ney de kesildiği göl kenarının niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. tıpkı cenabı hakk'ın çamurdan yaratıp gövdesinde yedi delik açtıktan sonra can nefesini üflediği hazreti âdem gibi. allah, hazreti âdem'in burnuna yaşam nefesini verirken kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır.(ahmet ümit)
can bir şaraptır, insan onun destisi;
beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.
hayyam, bilir misin nedir bu ölümlü varlık:
hayal fenerinde bir ışık pırıltısı. (ömer hayyam)
ney sesi huzurun sesidir
diyor ki ney; sırlarım uzak değil yakın bir yerde, ama onu görecek göz, duyacak kulak nerede?
ney, türk musikisinin en temel meşhur nefesli sazıdır. batıda türk flütü denmiştir ney için.
kargı denilen bir çeşit budakli kamıştan yapılır. akordlarına göre çeşitli boylarda olan ney dokuz kısa boğumdan meydana gelmiştir. üzerinde 7 perde mevcuttur. bu perdeler, açkı ile delinerek elde edilir.
dış yüzeyinin sert sırçalı olması neyin sesinin arzu edilen tınıda olmasını sağlar.
ney ailesinin ve akordlarının meydana gelmesinde buselik dizisi esas kabul edilmiştir.
diapazon’un verdiği ses la (dügah) tır.
mansur’da dügah
şah ney’de buselik
davut ney’de çargah
bolahenk’te neva
süpürde’de hüseyni
müstahsen’de acem
kız ney’de gerdaniye olur. böylece meydana gelen 7 ana ney’in diapazon’daki la sesi karşılığındaki sesleride tam bir buselik dizisi oluştururlar.
ney ailesinin bir oktav ince sesini veren çeşitlerine de nısfiye adı verilir. her ney’in nısfiyesi vardır.
" a güzel sesli ney, gönüller almadasın, hoşsun, güzelsin; sıcak sıcak nefes vermedesin, soğuk havaları silip süpürmedesin. içinde ne boğum var, ne bir şey; bomboş. dertlere düşmüş, perişan olmuş, gönülden, candan derdi, elemi almada, onları da kendine döndürmedesin. herkesin, sevgilisine uygun bir resimdir, yapıyorsun; okuma yazma bilmiyorsun ama içyüzden bir ressamsın adeta. ey tüm gerçeklerin şekli, sureti, hangi perdedesin sen? neyin nağmeleri arasından bir baş göster; şekerler gibisin sen çünkü. gözün dokuz olmuş sanki; can da on kulağını sana vermiş; altı yana da üfle nağmelerini; altı yana da bildiksin, tanıdıksın sen. ey başı kesilmiş kamış, dilsiz dudaksız sırlar söyle; boğazdan tattığın soluğu, halka da bir hoşça tattır. ney'e aşk ateşi düştü; âlemi bir dumandır kapladı; çünkü sesin aşk sesi; aşk sesini duyurmadasın, ateşlisin sen. aşkınla leyla'nın mecnun'un sırlarını okşa; gönle ne tatsın sen, cana ne huzur. hâsılı soluğunda tebriz'den bir koku var; güzelliğinle, alımınla nice gönüller kapmadasın sen. (hz. mevlana)
neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. o, kesildiği göl kenarını özlemektedir. çünkü o, göl kenarı denilen bir bütünün parçasıdır. gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütüne ulaştığında bulacaktır. öte yandan ney de kesildiği göl kenarının niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. tıpkı cenabı hakk'ın çamurdan yaratıp gövdesinde yedi delik açtıktan sonra can nefesini üflediği hazreti âdem gibi. allah, hazreti âdem'in burnuna yaşam nefesini verirken kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır.(ahmet ümit)
can bir şaraptır, insan onun destisi;
beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.
hayyam, bilir misin nedir bu ölümlü varlık:
hayal fenerinde bir ışık pırıltısı. (ömer hayyam)
ney sesi huzurun sesidir
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi'ne hukuk fakültesi ve iletişim fakültesi kurulması
kilyos'ta imara hazırlanalım. bu rektör sadece imar için başa getirildi. bu kurulacak fakültelere elbette yandaşlarını dolduracaklar daha büyük yazık. neyse elbette devran dönecek, bekliyoruz.
devamını gör...
online derste sürekli süreyi uzatan hoca
şu an içinde bulunduğum durum. bi baktım 55 dakika olmuş,sonra 1 saat 10 dakika olmuş.aşırı sinir bozucu.
devamını gör...
normal sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği
+1 ile arkadaşlarımın yanındayım dediğim kampanyadır. kitaplar hazır kuzularımıza feda olsun. *
devamını gör...
imamoğlu’nun ellerini bağlaması bana göre suçtur
ulan derdinizi seveyim be! yahu bre adam utanmıyor musun? millet acından canına kıyıyor, adı üstünde iç işleri bakanı çıkıp iki kelam etsene bu iç iş değil mi? ha pardon bu sadece egonomi bakanının sorunu değil mi pardon! türbede el bağlamışmış, yahu o türbedekine sorsan bırakın bu işleri der.
devamını gör...
take me to church
anlatmak istediği seyleri gayet güzel anlatan cok sevdigim bir şarkıdır. hem ritmi hem sözleriyle çoğu insanı etkileyip başarmak istediğini başarmıştır. insanın sırf kendinden "farklı" diye o insana ne kadar acımasız ve gaddar olabileceğini vurgulayıp isyankâr bir şekilde dile getirmiştir. isyanı da "madem tanrı bu kadar bağışlayan neden başkalarına yargılama hakkı doğuyor" yönündedir. kalite akan bir şarkıdır. coverlarına da ayrı bayılıp asla dinlemekten sıkılacağımı düşünmüyorum.
"gönderilebileceğim tek cennet seninle yalnız olduğum zamandır. hasta doğdum ama bu durumu seviyorum. bana düzelmemi emret. yalanlarınızın tapınağında bir köpek gibi ibadet edeceğim."
"gönderilebileceğim tek cennet seninle yalnız olduğum zamandır. hasta doğdum ama bu durumu seviyorum. bana düzelmemi emret. yalanlarınızın tapınağında bir köpek gibi ibadet edeceğim."
devamını gör...
inşaat ya resulullah
bir tanıl bora derlemesi olan mükemmel eserdir. içerisinde 14 adet başlık bulunduran, meraklısı için akp dönemi inşaat politikasını anlayabilmeyi sağlayacak güzel bir kaynaktır. benim favorim ise erbatur çavuşoğlu tarafından yazılan ''islamcı neo-liberalizmde inşaat fetişi ve mülkiyet üzerine simgesel hale'' dir.
okumak isteyen arkadaşlar için birikim dergisinin arşivi herkese açıktır. kitabı oluşturan makaleleri okumak isterseniz eğer birikim dergisinin 270. sayısı ''inşaat ya resulullah'' başlığı ile yayınlanmıştır. buna ek olarak; 272. sayıda tuncay bilecen'in ''17 ağustos 1999 izmit depremi'nden 23 ekim 2011 van depremi'ne: kapitalizm ve mülkiyet ruhu'' başlıklı makalesi, kitabın güncel baskısında yer almaktadır.
sevgili tanıl bora, kitap isminin neden ''inşaat ya resulallah'' olarak seçildiğinin açıklamasını vurgularken kitabı şöyle tanımlar;
''şefaat ya resulullah'' niyazından uyarlandığını herkesin anlayacağı bu slogan, islamcı menşeli liberal-muhafazakar siyaset pratiğinin bir hicviyesidir.
okumak isteyen arkadaşlar için birikim dergisinin arşivi herkese açıktır. kitabı oluşturan makaleleri okumak isterseniz eğer birikim dergisinin 270. sayısı ''inşaat ya resulullah'' başlığı ile yayınlanmıştır. buna ek olarak; 272. sayıda tuncay bilecen'in ''17 ağustos 1999 izmit depremi'nden 23 ekim 2011 van depremi'ne: kapitalizm ve mülkiyet ruhu'' başlıklı makalesi, kitabın güncel baskısında yer almaktadır.
sevgili tanıl bora, kitap isminin neden ''inşaat ya resulallah'' olarak seçildiğinin açıklamasını vurgularken kitabı şöyle tanımlar;
''şefaat ya resulullah'' niyazından uyarlandığını herkesin anlayacağı bu slogan, islamcı menşeli liberal-muhafazakar siyaset pratiğinin bir hicviyesidir.
devamını gör...
güne trafik kazası haberi ile başlamak
80 ve 90'lı yıllarda sürekli gerçekleşen hadise. doğrudan bizimle ilgili olmasa da, kaza haberleri çok fazlaydı o dönem. özellikle polatlı yolu bu konuda kötü bir şöhrete sahipti.
başlığı açan yazar arkadaşa geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
başlığı açan yazar arkadaşa geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
atanamayanım...
devamını gör...
evdeki saat
son zamanlarda dinlediğim en iyi grup. ''kötü zamanlar'' şarkıları favorimdir.
devamını gör...

