fransız bir barondur. kuvvetler ayrılığı'ndan bahsettiği söylense de louis althusser okumalarında aslında bahsetmediği yönünde epey eleştiriye tutulur. temelde bunun sebebi ise bir baron olan montesquieu'nun yürütme ve yasama erklerine gücü devretmesi ve yargıyı silikleştirmesidir. daha doğrusu yasama ve yürütme arasında bir dengeyi sağlamaya çalışırken yargıyı yok saymasıdır. halbuki günümüzde kuvvetler ayrılığı dediğimiz zaman aklımıza bu üç erkin birbirinden ayrıştığını görmeyi bekleriz.

montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?

althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:

öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.

bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
devamını gör...

ülkemiz dizilerden daha trajikomik, bizde bulunuyor fakat tutuklanmıyor.
devamını gör...

gördüğümde tebessüm edeceğim bir olaydır. yeniliklere açık insanlar hoşuma gidiyor.
devamını gör...

insan kendisini bu şekilde övmemeli belki biraz yakışıksız duruyor ama dayanamadım söyleyeyim. benim trollerimde ince bir ironi vardır yani ucuz tanımlar atma sevdalısı birisi değilimdir açıkçası genel olarak bakacak olursak. bugün ne oldu sözlüğe bilmiyorum fazla da ilgilenemedim ama gerçekten trollük ile saygısızlık arasındaki ince çizgiyi biraz aşmışlar bence bazıları ve ilk defa bu kadar rahatsız oldum. tepkim samimi olsun diye buraya da yazıyorum, kaydı olsun. gerçekten kendi kendimin kıymetini anladım yahu.
devamını gör...

size de oluyor mu arkadaşlar, dua ediyorum allah'ım şöyle olsun böyle olsun yardım et rabbim derken birden bire sanki derdimi anlatıyormuş gibi bir şekle bürünüp mevzuları ve yaptığım şeylerin nedenini açıklarken buluyorum kendimi.

sonra diyorum ki lan senin karşında asker arkadaşın mı var, zaten ne anlatıyorsun o hepsini biliyor diyerek kendime geliyorum*.
devamını gör...

"sözlük" diye bir şey yoktur bitanelerim. "kitle" vardır. bu gibi sanal platformları var eden bizleriz. ülke gibi düşün. insan yoksa ülke yoktur. bizlerin yapıp etme tercihlerimiz oluşturuyor bu sanal sınırlı platformları. zamanla sağlam kalan tipler o platformun genel akışını ve yansıyan yüzünü, vitrinini belirliyor. ekşi'yle normal sözlük'ün mukayese edilmesi müthiş bir gelişme. kimle sınanıyorsan potansiyelin örtük bir şekilde onun potansiyeliyle eşit kabullenilmiştir zira. senden beklenen şeyi henüz karşılayamaman sorunu yaratan noktadır. karşılamayacağına zaten inanmış olsalardı bununla seni sınamazlardı. demek ki normal sözlük kitle'nin gözünde henüz bitmiş değil.

moderasyon kimdir nedir bilmem. hiçbir sözlükte böyle yakın ilişkiler kurmam. eleştiri konusunda çok katıyımdır ve moderasyondan birini seversem ona karşı adil olamamaktan korkarım. ama yoldaş ne zaman bir talebim olsa müthiş bir incelikle bana yardımcı oldu; ben ve diğer yazarların taleplerini dinledi. sorular sordu. kayrılma meselesine asla inanmıyorum zira ben popüler bir yazar değilim. müthiş şeyler de yazmıyorum. hatta son derece kişisel ve sığ bir yazma biçimim var. fakat tıpkı bizim gibi 24 saate sahip ve siyasal, sosyal tercihleri olan insanlardan tanrısal bir tarafsızlık ya da ayrıcalık beklemek haksızlık. sözlüğün mottosu onun politik ifşasıdır; bu bir tercih ve bu tercihe uyan insanlardan müteşekkil bir kitle istenmesi ayıp değil. günah ya da suç da değil. küfürsüzlük, homofobi ve cinsiyetçiliğin en aza indirilmesi gibi meselelere yönelik hassasiyet, sözlüğün kendine biçtiği role çok uygun, gelişim içinse çok sağlıklı, çok güzel amaçlar. kutluyorum ve destekliyorum.

kankacılık eleştirisi ise beni çok tiksindiriyor. bu konudaki eleştiriler son derece yerinde ve haklı. kankacılık bir kanserdir. hakikaten yapıyı bitirir tüketir. ama yine bu sözlüğün engelleyebileceği bir şey değil; burada tanışıp özelden iletişim kuran insanlar doğal olarak birbirine daha yakın oluyor ve iç işleyişe etki edebiliyor.

yazın geçin. biz burada tecrübelerimizi paylaşıyoruz. bizi görmek istemeyenler engelleyebilir. öyle müthiş bir özellik ki görmek istemediğin kişiyi tek tıkla yok etmek, insan sosyal hayatta bunun eksikliğini çok hissediyor. düşünsene tek tıkla patronun artık yok, sessize almışsın düşmanlarını. eşsiz.

normal sözlük, ekşi'nin yeni alternatifi olmak üzere. bikaç seneye daha da güçlenecek. yoldaş hakikaten zeki bir adam. çok kararlı, çok inançlı, çok net ve düzgün. umarım başarılı olur.

eleştirilerimse şunlar; tanım silme özgürlüğü... bu çok rahatsız edici. ben istediği zaman gitme hürriyetimi sözlüğe veremem. tanım silme, eski düşünceyi değiştirme, onu görünmez kılma hakkım var. bunu değiştirmeniz gerekiyor. benim gibi eserekli tipler için bu şart.

bunlar dışında başarılar. neredeyse tek teknik sorun bu.
devamını gör...

elbette sanat toplum içindir. insana fayda vermek için oluşur sanat, ruhun gıdasıdır. toplumu besleyen ana damarlardan biridir.
devamını gör...

--! spoiler !--

obi-wan:
you were the chosen one! ıt was said that you would destroy the sith, not join them. bring balance to the force, not leave it in darkness.

darth vader:
ı hate you!

obi-wan:
you were my brother, anakin! ı loved you.

revenge of the sith

--! spoiler !--
devamını gör...

bırakmayacağım not.

intihar etmeyi kafaya koyduysam geride bırakacağım şeyleri umursayacak evreyi çoktan geçmişimdir zaten.
devamını gör...

geceler kara.
devamını gör...

zamanım kısıtlı ise acilen kafamı dağıtmam da çok elzemse ilk tercihimdir. artı midemi altı yedi birayla dolduracağıma üç dört kırmızıyla tertemiz çakır olurum. mis.

kamu spotu; şahin değil 4x4 kullanıyorum. lütfen ön yargılarınızdan uzak durunuz. *
devamını gör...

kimine teselli olandır, ölüme yaklaşana dek teselli, yaklaşınca kaygıya bırakır kendini.
devamını gör...

anayurdu van gölü çevre bölgeleri olan kedi türü. yapay yolla üretilemeyen, safkan bir türdür. başı ve kuyruğundaki sarımsı lekeler dışında bembeyaz, ipeğimsi dokuda tüylü bir kedi. sudan korkmayan tek kedi türüdür ayrıca.
devamını gör...

ı don't wanna die. but sometimes wish ı'd never been born at all...
devamını gör...

kurtlar vadisindeki zaza dayı karakterinin fetişisti olduğu bölge. cinsiyet ayırt etmiyor kendisi kulak memesi görünce mincikliyor.
devamını gör...

yanlış algılama ve duyu yanılması.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük emekçisi, kurucusu.ilk artısını aldım da geldim. başka sitelerde olsa büyük lüks sayılırdı belki*halkla iç içe bir sözlük.yine gülücük.
devamını gör...

aslına bakılırsa yalnızca insana mahsus olmayan özellik.*

insan kadar olmasa da orka gibi bazı türlerde de, öğrendiklerini (avlanma stratejileri, potansiyel avların konumları vb.) geliştirerek bunları yavrularına aktarma/öğretme özelliği bulunmakta.*
ve yanlış bilmiyorsam, orkaların bu özelliği onları dünyada insandan sonraki en yaygın ikinci memeli türü yapmakta. dünyanın pek çok bölgesinde bulunmalarına ek olarak, her bir topluluğun kendine has avlanma stratejileri ve buna bağlı davranış biçimleri mevcut.

küçük bir not: orkalar katil balina olarak bilinmelerine karşın aslında bir yunus türüdür.*
devamını gör...

sayfalarca yazıp ifade edilemeyen sıkıntıyı ne güzel açıklamış.

"bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar düşünerek hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım. artık ne olacaksa olsun istiyorum"
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim