türkiye büyuk millet meclisi'nin cumhuriyeti ilanının ardından her yıl 29 ekim'de kutlanan ulusal bir bayramdır.
devamını gör...

en buyuk fantezim benim. gec saatlere kadar bir sey yenilmediyse, seytan da durttuyse o pasta affedilmez afiyetle gömülür. ac karnina da ayri bir lezzetli gelir insana. ozellikle cikolataliysa...
devamını gör...

ben derim. bir çok kez dedim de. etkilendiğim insana da derim yani kadın da olsa güzel de derim. *
devamını gör...

freud'un dediği gibi " bir insanı kaybetmek istiyorsanız onu çok sevin. "
devamını gör...

yalnız olmadığıma çok sevindiğim başlık. aslında uzunca yıllardır ayırt edebiliyorum ama yine birisi aniden” sağdaki 2. dosyayı uzatsana” veya “sol en alt çekmeceden alsana” derse o an bir karmaşa yaşıyorum. en uyuz olduğumda yol tarifi isteyen taksiciler o yüzden direk taksi çağırmadan konumu ve adresi girip kurtuluyorum.
ha bu arada yön duygum benimde yok. neyimiz var acaba bizim, ölecek miyiz?
devamını gör...

türban mağduriyeti en sevdiğim.
devamını gör...

yüzyıllardır her sene yarım milyon insanın hayatını kaybetmesine sebep olan, afrikalı sivrisineklerden kaynaklı ölümcül bir hastalık. yüksek ateş, titreme, dalak büyümesi gibi belirtilerle kendini belli eder. uzun yıllar boyunca tek çaresi kinin ilacı olmuştur.

osmanlı ve cumhuriyet döneminde de epey bir süre sorun olmuş, savaşların kaderini tayin eden, medeniyetlerin sonunu getiren bir hastalık olmuş. cumhuriyetin ilanı öncesinde de, büyük millet meclisi açılışının hemen sonrasında, 1920 yılında kurulansıhhat ve içtimai muavenet vekaletinin hedefindeki projeler arasında sıtma, frengi, trahom gibi hastalıklar ile mücadele etmek de vardı.

genç cumhuriyetin, sıtma ile mücadelesi, ancak 1960'lı yıllarda olumlu neticeye ulaşabilmiş. kinin ilacı yalnız başına meseleyi çözemeyince bataklıkların kurutulması çalışmalarına başlanmış, suyu çekebilen akasya ve söğüt gibi ağaçlar bu konuda yarar göstermiş. hastalığın en çok görüldüğü çukurova'da da okaliptüs ağaçları aynı vazifeyi göstermiş.

yaşadığımız dönemde sıtma hastalığı artık tarihe karıştı ama dünya sağlık örgütü verilerine bakıldığında afrika'da her sene 250 bin civarında 5 yaş altı çocuk bireyler bu yüzden hayatlarını kaybediyor. şu anda bu ölümcül hastalık, afrika'nın en yoksul bölgelerinde yaygın ve can almaya devam ediyor.
devamını gör...

bu beyefendiyle kavuştuk sonunda.
edit: güzel dilekleriniz için çoook teşekkür ederiim. bu minnoş yeni doğmadı abileri ablaları, ben yeni kavuşabildim..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

korku.
tüm dünya uyudu ama ben saçma sapan bir sebepten bir türlü uyuyamıyorum. tek kaldım. canavarlar etrafımdalar sanki...*
devamını gör...

muhteşem bir introya sahip ilhan şeşen şarkısıdır. ilhan şeşen yorumunu da çok beğenirim ama barış akarsu'nun söyleyişi kendisini hatırlattığı için daha farklı hissettirir.
devamını gör...

kitaplarını kıskandığım bir başka arkadaşım… fazlasıyla sevecen ve kibar. diğer pozitif yanlarına hemen hemen tüm okurları olarak aşinayızdır zaten…
mutsuz anlarımda şiir seslendirip göndermesini isterim ve çalışmaya devam ederim. bir kaç saat sonra 50/50 ihtimalle o şiir gelmiştir veya gelmemiştir. şiir gönderemedim deyip, mazeretini açıklayacak kadar da ince birisi. diğer ihtimal gerçekleşip, şiir gelmişse apayrı bir mutluluk sebebi sesi.
bak buraya yazarken bile huzurlandım yine örtmenimmm.
söz uçar yazı kalır. işbu sebeple bana vaad etmiş 1 adet içini bolca karaladığın, çizgilerle donattığın kitabı unutma, hohoyt.

ayrıca kitapları elleme, bozmasana estetikliğini güzel insanım.
devamını gör...

sonuç olarak ikisi de birbirinden çıkar (bkz: swh)
devamını gör...

kesinlikle az miktarda( dilim başına iki küp şeker kadar olsa kâfi) tereyağında kızartılmalıdır.
sıvı yağda olunca tuhaf bir kokusu oluyor. üstelik çok yağ emiyor.
devamını gör...

ösys kalemlerinde yazan inanılası olmayan söz öbeği. hemen devamında random gülme efekti olsa gerçekçi olabilirdi aslında.
emeğiniz emanetimizdir asdadasfasdfsf.
devamını gör...

(bkz: kanıt ver)

ah anılar. *
devamını gör...

narcos
sense8
black mirror
the end of the f***ing world
devamını gör...

geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, yaşam şartları ve birrrr çok neden sığdırabiliriz
devamını gör...

yazardım ama bilin bakalım ne eksik *...
devamını gör...

bir kadın, zamanının 4 şairi kendine aşık olduğu için hep ikinci yeninin gelini diye zikredilmiştir.
oysaki hikayecidir kendisi. yazardır. hikayelerinde hatıralar ve izlenimler ve onlardan doğan çağrışımlarla çizilen bir dünya yaratır.
kadınlara bir ayrıcalık ayırdığı eserleri, onun kadını iyi tahlil edebilen nadir yazarlardan olduğunu gösterir.
şöyle minicik bir alıntı da bırakalım.

“böyle anlarda hep olur. yerinde kullanılan bir sözcük, rastgele yükselen bir şarkı, nasıl kavratır yaşamayı! ne diyor radyodaki ses: teamo te. ne demek olabilir teamo te? “seni seviyorum, seni, seni, seni” gibi bir şey. hiç usanmadan, hep yineleyerek. dili bilmesek bile anlıyoruz, çünkü akdeniz’in ortak dili bu. dizboyu papatyalar anlamına da gelebilir, “daha yığınla çocuk var doğurulacak, yığınla çocuk bezi, don, erkek çorabı var yıkanacak” anlamına da. “seni seviyorum, hadi hoşçakal, bir gün o kıyı kahvesinde yanına çöküp dostça iki kadeh içebilme isteğim baskın geliyor” anlamına da…”
devamını gör...

cocukluk anilarinin en guzellerindendir.cok sevilerek okunurdu bagira bagira...birde okul muduru tarafindan merdivene cikip okutman istenilmisse ogun ogrencinin havasindan gecilmezdi. yalniz heyecandan el ayak birbirine karisirdi o ayri. sozleri de cok anlamliymis ustelik, kucuk aklimizla idrak edememisiz...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim