#20liyaşlarchallenge
sacma sapan bir akim.
anladik herkes bir zamanlar gencti saclari dokulmemisti yuzu burusmamisti gobegi cikmamisti. adam 23 yasinda tutmus 20 yas challange i koymus. ben bi fark goremedim aga?
anladik herkes bir zamanlar gencti saclari dokulmemisti yuzu burusmamisti gobegi cikmamisti. adam 23 yasinda tutmus 20 yas challange i koymus. ben bi fark goremedim aga?
devamını gör...
aşka dair tüm inancı yitirmek
aşk mümkün, ihtimal var, inancımda var ama, onu yaşayabileceğim, benimle denk bir zihniyete, mantığa sahip, adaletli, ahlaklı bir insanla karşılaşma ihtimalimin çok az olduğunu düşünüyorum, kadın görünce, vücudunu incelemeyip beyni uyuşmayan, karakterini, neler yaptığını, neler yapmak istediğini, ne ile meşgul olduğunu merak eden bir erkek görmedim daha, üstelik yaz kış cem yılmazdan hallice hep simsiyah ve dümdüz giyinen bir tipim, öyle kadınsı dişi bir tarzım da yok, olabilene saygım var o ayrı, bu erkeklerin bekar kadın görünce, gözlerinin büyümesinden, sürekli lafı sevgilin varmı yalnız napıyosuna getirmesinden, gerçekten çok usandım, kendileri ilişkisi olmayınca ölecek olduğundan, herkesi öyle sanıyorlar galiba, amacı aşk olan birileriyle karşılaşmıyoruzki inancımız olsun.
edit : tanımın başında varolan umut, biraz sorgulayınca bitmiş tükenmiş *
edit : tanımın başında varolan umut, biraz sorgulayınca bitmiş tükenmiş *
devamını gör...
40 yıllık normal sözlük yazarı gibi yazmak
daha önce yazıyla, bilgiyle ve başka sözlükle haşır neşir olan insanların olduğu durum.
özellikle ekşi, bir öncü olarak, zaten en başlarda böyleydi, sonrasında trol bir ortama evrildi, inci sözlük ergen yuvası oldu, uludağ türevleri yetersizdi, süslü sözlük zaten bakım ve makyaj üzerine, geriye ne kaldı?
terbiyeli, bilgi ve fikir odaklı olan, bu iddiayla gelen veya başkaları tarafından bize bu şekilde yansıtılan yer burası olduğu için buraya geldik. o sebeple adaptasyon sıkıntısı çekilmemesi normaldir. umarım pişman etmez diyelim.
şahsen tek beklentim yazar memnuniyeti odaklı, adaletli, düzgün, terbiyeli ve entelektüel şekilde işlemesi. yoksa anlamı yok yani, ha burası ha orası. buraya bu kadar tiraj kazandırmanın da anlamı yok.
özellikle ekşi, bir öncü olarak, zaten en başlarda böyleydi, sonrasında trol bir ortama evrildi, inci sözlük ergen yuvası oldu, uludağ türevleri yetersizdi, süslü sözlük zaten bakım ve makyaj üzerine, geriye ne kaldı?
terbiyeli, bilgi ve fikir odaklı olan, bu iddiayla gelen veya başkaları tarafından bize bu şekilde yansıtılan yer burası olduğu için buraya geldik. o sebeple adaptasyon sıkıntısı çekilmemesi normaldir. umarım pişman etmez diyelim.
şahsen tek beklentim yazar memnuniyeti odaklı, adaletli, düzgün, terbiyeli ve entelektüel şekilde işlemesi. yoksa anlamı yok yani, ha burası ha orası. buraya bu kadar tiraj kazandırmanın da anlamı yok.
devamını gör...
mideme saygım yok yiyecek ve içecekleri
(bkz: kokoreç)
devamını gör...
gol show
bir zamanlar kanal 6’da yayınlanan ve bir anlamsızlık markası haline gelmiş olan interaktif yarışma programıdır.
yaşamayanların bazı açılardan çok şanslı olduğu 90’lı yıllarda insanları eşsiz bir hipnoz hissine gark eden bu interaktif yarışmada yarışmacılar tuşlu telefonları yardımıyla bir makineye hükmederek şut çekiyorlar ve bu şutların gol olma yüzdesine göre de hediyeler kazanıyorlardı.

programın sunuculuğunu türk televizyon kültürüne bu zamana kadar en büyük zararları vermiş, en onulmaz yaraları açmış ve de iyi oyunculuğunu sulu bir şovmenlik için heba etmiş mehmet ali erbil yapmakta idi. sulu mehmet ali erbil sunumuna dansçı kızların erotizm dozu düşük olsa da türk erkeklerinin hayal gücü ile tetiklenen libidolarını şahlandıran dansları eşlik ederdi. televizyon karşısındaki erkekler hiçbir takımın gol atmasını bu kadar istememiştir.

programın en üzücü yanı ise 6 sene galatasaray kaleciliği yapmış, takımın efsaneleri arasına girmiş, hala aklımızın bir köşesinde müthiş yer tutma yeteneği ile kuvvetle tutunan zoran simoviç’in uygun görülen anlarda gol yiyip uygun anlarda ise kurtarış yapmak için programda kariyerini kendi elleri ile lekelemesidir.
yaşamayanların bazı açılardan çok şanslı olduğu 90’lı yıllarda insanları eşsiz bir hipnoz hissine gark eden bu interaktif yarışmada yarışmacılar tuşlu telefonları yardımıyla bir makineye hükmederek şut çekiyorlar ve bu şutların gol olma yüzdesine göre de hediyeler kazanıyorlardı.

programın sunuculuğunu türk televizyon kültürüne bu zamana kadar en büyük zararları vermiş, en onulmaz yaraları açmış ve de iyi oyunculuğunu sulu bir şovmenlik için heba etmiş mehmet ali erbil yapmakta idi. sulu mehmet ali erbil sunumuna dansçı kızların erotizm dozu düşük olsa da türk erkeklerinin hayal gücü ile tetiklenen libidolarını şahlandıran dansları eşlik ederdi. televizyon karşısındaki erkekler hiçbir takımın gol atmasını bu kadar istememiştir.

programın en üzücü yanı ise 6 sene galatasaray kaleciliği yapmış, takımın efsaneleri arasına girmiş, hala aklımızın bir köşesinde müthiş yer tutma yeteneği ile kuvvetle tutunan zoran simoviç’in uygun görülen anlarda gol yiyip uygun anlarda ise kurtarış yapmak için programda kariyerini kendi elleri ile lekelemesidir.
devamını gör...
ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler
(bkz: istanbul trafiği)
(bkz: kırmızı oda)
(bkz: masumlar apartmanı)
(bkz: instagram)
(bkz: facebook)
cahillerle sohbet etme, kibirlilerle hemhal olma, yobazlarla din muhabbeti, partizanlarla siyaset, eş ile inatlaşma. bunlar insanın ömrünü yer yiyip bitirir.
(bkz: kırmızı oda)
(bkz: masumlar apartmanı)
(bkz: instagram)
(bkz: facebook)
cahillerle sohbet etme, kibirlilerle hemhal olma, yobazlarla din muhabbeti, partizanlarla siyaset, eş ile inatlaşma. bunlar insanın ömrünü yer yiyip bitirir.
devamını gör...
ırkı mahkemeye çıkarmak
tam adı; “ırkı mahkemeye çıkarmak, amerika tarihinde hukuk ve adalet” olan zoe yayıncılık hukuk serisinden çıkmış kitap. eser, amerika tarihinde hukuk ve ırk ilişkisi bakımından yer edinmiş en önemli ve yüz kızartıcı davalar hakkında yazılmış 12 adet makaleden oluşmaktadır. annette gordon reed tarafından derlenen kitap, dilimize ertuğrul uzun tarafından çevrilmiş. kölelik ve ırk temelli ayrımcılığın uzun yıllar boyu yasal dayanak bulduğu amerika’da, mahkeme huzuruna gelen ayrımcılık davalarına yakından göz atmak isteyenlerin okuması gereken bu eserde yer alan makaleler sırasıyla şunlardır;
amistad davasının amerika’daki ırk ve hukuk ilişkisine etkisi- howard jones (köle tacirleri tarafından anavatanı afrika’dan zorla koparılıp amerika’ya getirilen siyahilerin ayaklanıp gemi mürettebatını öldürmesi ve sonrasında yaşananlar hakkında)
dred scott davası- xi wang (kendisinin ve ailesinin özgürlüğünü satın almak isteyen dred’in onurlu mücadelesi hakkında)
celila davası- annette gordon reed (yıllarca sahibinin tecavüzüne uğrayıp çocuk doğuran köle celila, bir gün âşık olur ve tecavüzü engellemek adına sahibini öldürür.)
ırk, kimlik, ulus: plessy v. ferguson- thomas j. davis (salt beyazlar için ayrılmış tren kompartımanlarına binip, inmeyi reddeden siyahi vatandaşın adalet arayışı)
jack johson v. amerikan ırk hiyerarşisi- denise c. morgan (dünyanın ilk siyahi ağır sıklet boks şampiyonu jack johson’ın ne isa’ya ne musa’ya yarandığı hikâyesi)
yirmi yıl süren bir dava: takuji yamashita’nın vatandaşlık mücadelesi- gabriel j. chin (avukatlık yapmasına izin verilmeyen takuji’nin eninde sonunda duvara astığı ruhsatın hikâyesi)
beyaz kadının sözü: scottsboro davası- p.j. ling (bir tarafta siyahi dokuz sanık, diğer tarafta tecavüze uğradığını iddia eden beyaz bir kadın)
korematsu v. birleşik devletler davası: 1944 ve 1983- roger daniels (ikinci dünya savaşında salt japon kökenli olduğu için amerika’da toplama kamplarında tutulanların hikâyesi)
brown v. eğitim kurulu davası- mark tushnet (abd yüksek mahkemesi 1954 yılında verdiği bir kararla abd’de okullarda uygulanan ırksal ayrımcılığı yasaklamıştır. abd tarihinde çok önemli bir olay olarak nitelenen bu karar, özellikle abd’nin güney bölgesinde yaşayan ve beyazların üstünlüğüne inanan bir kesim tarafından tepkiyle karşılanmıştır.)
ırklararası evliliği yargılamak: loving v. virginia- peter wallenstein (1958 temmuz’unda bir gece vakti yeni evli çift odalarına giren şerifin feneri ışığında uyanır. şerif çiftlerin kim olduğunu ve neden aynı yatakta birlikte uyuduğunu bilmek ister.)
ırk, pozitif ayrımcılık ve yüksek öğrenim davası: regents v. bakke- howard ball (üniversiteye girişte uygulanan ırk kotaları hakkında)
siyah ile beyaz: o.j. simpson davası- walter l. hixson (dream team adı verilen avukat ekibi tarafından savunulan ve eşini öldürmekten yargılanan eski amerikan futbolu yıldızı ve aktör o.j. simpson hakkında)
amistad davasının amerika’daki ırk ve hukuk ilişkisine etkisi- howard jones (köle tacirleri tarafından anavatanı afrika’dan zorla koparılıp amerika’ya getirilen siyahilerin ayaklanıp gemi mürettebatını öldürmesi ve sonrasında yaşananlar hakkında)
dred scott davası- xi wang (kendisinin ve ailesinin özgürlüğünü satın almak isteyen dred’in onurlu mücadelesi hakkında)
celila davası- annette gordon reed (yıllarca sahibinin tecavüzüne uğrayıp çocuk doğuran köle celila, bir gün âşık olur ve tecavüzü engellemek adına sahibini öldürür.)
ırk, kimlik, ulus: plessy v. ferguson- thomas j. davis (salt beyazlar için ayrılmış tren kompartımanlarına binip, inmeyi reddeden siyahi vatandaşın adalet arayışı)
jack johson v. amerikan ırk hiyerarşisi- denise c. morgan (dünyanın ilk siyahi ağır sıklet boks şampiyonu jack johson’ın ne isa’ya ne musa’ya yarandığı hikâyesi)
yirmi yıl süren bir dava: takuji yamashita’nın vatandaşlık mücadelesi- gabriel j. chin (avukatlık yapmasına izin verilmeyen takuji’nin eninde sonunda duvara astığı ruhsatın hikâyesi)
beyaz kadının sözü: scottsboro davası- p.j. ling (bir tarafta siyahi dokuz sanık, diğer tarafta tecavüze uğradığını iddia eden beyaz bir kadın)
korematsu v. birleşik devletler davası: 1944 ve 1983- roger daniels (ikinci dünya savaşında salt japon kökenli olduğu için amerika’da toplama kamplarında tutulanların hikâyesi)
brown v. eğitim kurulu davası- mark tushnet (abd yüksek mahkemesi 1954 yılında verdiği bir kararla abd’de okullarda uygulanan ırksal ayrımcılığı yasaklamıştır. abd tarihinde çok önemli bir olay olarak nitelenen bu karar, özellikle abd’nin güney bölgesinde yaşayan ve beyazların üstünlüğüne inanan bir kesim tarafından tepkiyle karşılanmıştır.)
ırklararası evliliği yargılamak: loving v. virginia- peter wallenstein (1958 temmuz’unda bir gece vakti yeni evli çift odalarına giren şerifin feneri ışığında uyanır. şerif çiftlerin kim olduğunu ve neden aynı yatakta birlikte uyuduğunu bilmek ister.)
ırk, pozitif ayrımcılık ve yüksek öğrenim davası: regents v. bakke- howard ball (üniversiteye girişte uygulanan ırk kotaları hakkında)
siyah ile beyaz: o.j. simpson davası- walter l. hixson (dream team adı verilen avukat ekibi tarafından savunulan ve eşini öldürmekten yargılanan eski amerikan futbolu yıldızı ve aktör o.j. simpson hakkında)
devamını gör...
yoldaş'tan normal sözlük yazarlarına açık mektup
bir bal porsuğu olarak, okurken tüylerimi ürpertmiş mektup.
arkaplanda şu çalarken okumayın kafayı tekmelersiniz*
arkaplanda şu çalarken okumayın kafayı tekmelersiniz*
devamını gör...
hypatia
antik dönem bilim insanı. ilk kadın matematikçi, filozof.
devamını gör...
sözlükteki adam gibi adam yazarlar
-bu yakışıklıda kim?
-aaa benmişim!
-aaa benmişim!
devamını gör...
insana mutluluk veren sıradan olaylar
durağa gelir gelmez otobüsün de gelmesi.
devamını gör...
internet özgürlüğü
internetin evrensel kişisel özgürlük tanımını kapsayacak kadar özgür olması durumu. başta ifade özgürlüğü olmak üzere, başkasının özgürlük alanının taciz edilmediği ve bariz etik kurallarla çakışmadığı sürece internette herkesin, her şeyi, dilediği gibi yapabilmesini tanımlar. doğal olarak, alenen işlenen bir suç ilgili kapsamın dışındadır.*
gelişmiş ülkelerde olabildiğince yüksek bir derecede sağlanabilmişken, öteki fikirlerin kabullenilemediği geri kalmış ülkelerde son derece kısıtlıdır.
gelişmiş ülkelerde olabildiğince yüksek bir derecede sağlanabilmişken, öteki fikirlerin kabullenilemediği geri kalmış ülkelerde son derece kısıtlıdır.
devamını gör...
yeni tanıştığı insana dertlerini anlatan insan
sürekli dert ve şikayet içerisindedirler.
kan emicidir.
kan emicidir.
devamını gör...





