geceye bir söz bırak
ne kadar koşarsan koş, yetiştiğin sadece nasibindir.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
ve sonunda üzülerek de olsa anladılar ki hayaller kurulur, canlanır ve de o hayalleri kuranlara isyan ederler. hayal kuranın kemikleri kurduğu hayaller tarafından kırılır. buna hayal kırıklığı denir.
-kana diz kana
-kana diz kana
devamını gör...
moderatör hazall'ın sömürgeciliğe maruz kalıyor olması
an itibariyla, kominizm ayagina kapitalist duzenin sömurgesi altinda oldugumu ogrendigim baslik... bu arada övüldüm mü gömuldum mu anlamadim, bu detaya hic girmiyorum bile. ayrica türkce engelli ne demek? adamin asabini bozma ümüğünü sıkarım.*
(bkz: uğraşma benimle uğraşırım seninle)
(bkz: uğraşma benimle uğraşırım seninle)
devamını gör...
aylak adam
“bir gün sana dünyada katlanılacak tek şeyin sevgi olduğunu öğreteceğim.”
en sevdiğim cümlesidir kitabın.
en sevdiğim cümlesidir kitabın.
devamını gör...
hiçbir hayali olmayan çocuk
az önce denk geldim çalışmak zorunda olan bi çocuğa muhabir hayal kuruyor musun diyor “yok! hiçbir hayalim yok” diye cevap veriyor çalışmak zor geliyor mu sorusuna “başta zor geliyor sonra alışıyorsun” diye cevap veriyor.yazık be! bu çocuklara gerçekten yazık! yaşam standartları bu kadar da kötü olmamalı
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
insanlardan çok korkuyorum. acı çekmekten bıktığım için yaklaşamıyorum.
devamını gör...
sevdiğiniz şarkıdan en sevdiğiniz söz
aldırma söylenen o sözlere
sen dağıt etrafa mis kokunu
umudu, sevgiyi, özlemlerini ve hasretleri
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
kahve eşliğinde kitap okumak
devamını gör...
netflix bir şeyler oynat özelliği
popüler video içerik platformu netflix, izleyecek bir şey bulmakta zorluk çeken kullanıcıları için "bir şeyler oynat" özelliği getirdi. yeni özellik ile kullanıcının izlemek isteyebileceği içerikleri sıraya dizip karışık bir şekilde oynatıyor.
platform, sizin zevkinizi göz önünde bulundurarak önünüze rastgele bir içerik koyuyor. siz memnun olana kadar da önermeye devam ediyor. netflix, özelliği yavaş yavaş tüm dünyada açıyor.
zevkinizi bilen platform, bu zevke uygun yeni içerikleri sizlere sunuyor. özellik sadece yeni değil, listenizde bulunan ya da yarım bıraktığınız dizi ve filmleri de karışık listeye dahil ediyor. bu önerme süreci de siz birini beğenene kadar sürüyor.
kullanıma açılmaya başlanan özellik, farklı ülkelere farklı zamanlarda ulaşabilir. yani her an ülkemizde de kullanılabilir hale gelebilir.
bir şeyler oynat’a kullanmak için, telefonda anasayfa ve indirilenler sekmelerinin bulunduğu barda, masaüstünde ise profil adının göründüğü üst kısımda bulunan seçeneğe basarak ulaşılabilir.
buradan
devamını gör...
21 ağustos 2021 heybeliada orman yangını
şu görüntüde durumun vahametini net olarak görebileceğimiz yangındır.
aynı zamanda, adadan tahliyeler de başlamıştır.
aynı zamanda, adadan tahliyeler de başlamıştır.
devamını gör...
türklerin arapça allah yerine türkçe tanrı demesinin eleştirilmesi
allah arapça
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
rab ibranice
mevla farsça
tanrı türkçe
"rabbim" sorun yok, "yüce mevlam" sorun yok, "ulu tanrım" sorun*
devamını gör...
sol frame
hala kendimi göremediğim hüzün dolu gözlerle baktığım yegane akış *
devamını gör...
yürümek
yürümek tanım olarak; bir yerden bir yere adım atarak ilerlemek, hareket etmek, yol almak eylemidir.
hayatımda yürümek hep oldu benim ama pandemi başladığından beri havalar müsaade ettiği ve tam kapanma olmadığı sürece haftanın her günü en az 10.000, bazı günler 15.000-18.000 civarlarında adım atmaya çalışan bir insan olarak yürümenin beni dinlendiren bir eylem, aktivite olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. mahallede adım çıktı bu konuda ve çok mutluyum, ufak tefek ve onlara göre zayıf birisi olduğum için ve genelde onlar apartman bahçelerinde kekli, börekli, çaylı günler yaparken rastlaştığımız için kimisi "nerene yürüyorsun?" derken hemen diğeri savunur beni "zebellah hep yürür" diye. ya da bir yandan keklerini yerlerken "vallahi sana bravo, hiç bırakmıyorsun yürümeyi" derler. * yürümeye teşvik ettiğim bir kaç kişi bile oldu. normalde nabzım 60-70 civarı iken yürürken 120+ oluyor, genelde de 140+. hatta bazen gizlice önümdeki insanla yarışıyorum, hızlanıyorum onu geçmek için.
yürümek gibi basit bir eylemi bile bu kadar uzatabildiğimden anlaşılacağı üzere fazla detaycı ve maalesef fazla hassas birisi olduğum için sadece orada kafam rahat oluyor. iyi geliyor bana yürümek. nefes aldığımı, yaşadığımı hissediyorum. kediler-köpeklerle konuşuyor, eskiye göre izole şekilde yaşıyor olduğumuz hayatımızda insanlar görüyorum çokça. günün muhasebesini orada yürürken yapıyorum. ya da yazdığım bir çok yazı orada şekilleniyor. ya da hala uygulamakta zorlansam da bazı kararları orada alıyorum.aklımdaki pusları dağıtıyor bazen.
aslında herkese iyi gelen bir şeyler var. kimisi oturup kitabını okuyor, kimisi oturmuş denizi seyrediyor, kimisi de o denizi seyredeni seyrediyor. ben yürüyorum işte; geçmişimde, bugünümde, yarınımda...
siz de size iyi gelen şeyler yapın, onlar da tükenen kaynaklarımız gibi çok azlar çünkü...
güzel bir gün dilerim sözlük ahalisi *
hayatımda yürümek hep oldu benim ama pandemi başladığından beri havalar müsaade ettiği ve tam kapanma olmadığı sürece haftanın her günü en az 10.000, bazı günler 15.000-18.000 civarlarında adım atmaya çalışan bir insan olarak yürümenin beni dinlendiren bir eylem, aktivite olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. mahallede adım çıktı bu konuda ve çok mutluyum, ufak tefek ve onlara göre zayıf birisi olduğum için ve genelde onlar apartman bahçelerinde kekli, börekli, çaylı günler yaparken rastlaştığımız için kimisi "nerene yürüyorsun?" derken hemen diğeri savunur beni "zebellah hep yürür" diye. ya da bir yandan keklerini yerlerken "vallahi sana bravo, hiç bırakmıyorsun yürümeyi" derler. * yürümeye teşvik ettiğim bir kaç kişi bile oldu. normalde nabzım 60-70 civarı iken yürürken 120+ oluyor, genelde de 140+. hatta bazen gizlice önümdeki insanla yarışıyorum, hızlanıyorum onu geçmek için.
yürümek gibi basit bir eylemi bile bu kadar uzatabildiğimden anlaşılacağı üzere fazla detaycı ve maalesef fazla hassas birisi olduğum için sadece orada kafam rahat oluyor. iyi geliyor bana yürümek. nefes aldığımı, yaşadığımı hissediyorum. kediler-köpeklerle konuşuyor, eskiye göre izole şekilde yaşıyor olduğumuz hayatımızda insanlar görüyorum çokça. günün muhasebesini orada yürürken yapıyorum. ya da yazdığım bir çok yazı orada şekilleniyor. ya da hala uygulamakta zorlansam da bazı kararları orada alıyorum.aklımdaki pusları dağıtıyor bazen.
aslında herkese iyi gelen bir şeyler var. kimisi oturup kitabını okuyor, kimisi oturmuş denizi seyrediyor, kimisi de o denizi seyredeni seyrediyor. ben yürüyorum işte; geçmişimde, bugünümde, yarınımda...
siz de size iyi gelen şeyler yapın, onlar da tükenen kaynaklarımız gibi çok azlar çünkü...
güzel bir gün dilerim sözlük ahalisi *
devamını gör...
sadık hidayet
paris'teki dairesinde havagazını açıp intihar ettiğinde yüzü tıraşlıydı, üzerinde ütülü beyaz bir takım elbise ve cebinde parası vardı...
"yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar."
"yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar."
devamını gör...
perşembe ilçesinden çarşamba ilçesine gidersek zamanda geriye gitmiş olur muyuz sorunsalı
türkiye simülasyonu somut olarak zaman yolculuğunu anlatmış aslında. bu da zamanın kontrol edildiğine inanmayanlara kapak olsun.
devamını gör...
bibliyomani
aşırı kitap düşkünlüğü olarak tanımlayabileceğimiz bibliyomani, kitap toplama ve biriktirmenin çok ciddi bir seviyeye ulaştığı obsesif kompülsif bir hastalıktır.
bu terimi ilk kullanan kişi dr. john ferriar'dır. ferriar bu sözcüğü, 150 binden fazla kitapla dolu sekiz evi ve yaklaşık 100 bin sterline mal olmuş bir kitap koleksiyonu bulunan richard heber için kullanmıştır.
bibliyomanlar, kitapları okumak için satın almazlar. onlar için kitap satın almak bir arzudur. ve bunun için her şeyi yapabilirler. cinayet işleyen bibliyoman hastaları bile kayıtlara geçmiştir.
bibliyomanlar, kitaplar konusunda çeşitli amaç ve isteklere sahip olabilirler. kimi bibliyomanlar kitapları kokusu için toplar, kimileri kapaklarına hayrandır, kimileri yazınsal mirası korumak için toplar, kimileri mal varlığının ve gücünün sembolü olarak toplar, kimileri özel olarak ilgilendikleri alanla ilgili yazılmış kitapları toplar. sonuç olarak istek farklı olsa da amaç aynıdır: kitap toplamak.
tarihin en ünlü kitap hırsızı, bir bibliyoman olan stephen blumberg’tir. akıl hastası da olan stephen blumberg yirmi yılda 20 bin kitap, 11 bin de tarihi yazı çalmıştır. aslında para kazanmak amacıyla sık sık antika eşyalar çalan stephen çaldığı kitapları hiç satmamıştır.
yine ünlü bir bibliyoman da thomas phillipps (1792-1872). ölümünde 160.000 kitap ve el yazması içeren koleksiyonu vardır.
bu terimi ilk kullanan kişi dr. john ferriar'dır. ferriar bu sözcüğü, 150 binden fazla kitapla dolu sekiz evi ve yaklaşık 100 bin sterline mal olmuş bir kitap koleksiyonu bulunan richard heber için kullanmıştır.
bibliyomanlar, kitapları okumak için satın almazlar. onlar için kitap satın almak bir arzudur. ve bunun için her şeyi yapabilirler. cinayet işleyen bibliyoman hastaları bile kayıtlara geçmiştir.
bibliyomanlar, kitaplar konusunda çeşitli amaç ve isteklere sahip olabilirler. kimi bibliyomanlar kitapları kokusu için toplar, kimileri kapaklarına hayrandır, kimileri yazınsal mirası korumak için toplar, kimileri mal varlığının ve gücünün sembolü olarak toplar, kimileri özel olarak ilgilendikleri alanla ilgili yazılmış kitapları toplar. sonuç olarak istek farklı olsa da amaç aynıdır: kitap toplamak.
tarihin en ünlü kitap hırsızı, bir bibliyoman olan stephen blumberg’tir. akıl hastası da olan stephen blumberg yirmi yılda 20 bin kitap, 11 bin de tarihi yazı çalmıştır. aslında para kazanmak amacıyla sık sık antika eşyalar çalan stephen çaldığı kitapları hiç satmamıştır.
yine ünlü bir bibliyoman da thomas phillipps (1792-1872). ölümünde 160.000 kitap ve el yazması içeren koleksiyonu vardır.
devamını gör...


