guguk kuşu
--- alıntı ---
filme adını veren guguk kuşu, doğada kendi yumurtalarını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır. bunun için seçtiği yuvayı uzun süre gözetlemesi gereklidir. yuvanın sahibi olan kuş uzaklaşınca, kendi yumurtasını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır ve orada bulunan başka bir yumurtayı durumun fark edilmesini önlemek amacıyla yok eder. bu filmde de toplum tarafından dışlanmış kişilerin bir hastanede toplanması, gözetlenmesi ve "evcilleştirilmeye" çalışılması, tekrar normal toplum normalarına dönüştürmek amacıyla yapılan baskı ve şiddet" ele alınmaktadır.
--- alıntı ---
sağlık alanıyla ilgili bir lisans bölümü okuyan herkesin izlemesi tavsiye edilir ki çoğu zaman ders kapsamında izletilen filmlerden biridir.
filme adını veren guguk kuşu, doğada kendi yumurtalarını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır. bunun için seçtiği yuvayı uzun süre gözetlemesi gereklidir. yuvanın sahibi olan kuş uzaklaşınca, kendi yumurtasını başka bir dişi kuşun yumurtalarının yanına bırakır ve orada bulunan başka bir yumurtayı durumun fark edilmesini önlemek amacıyla yok eder. bu filmde de toplum tarafından dışlanmış kişilerin bir hastanede toplanması, gözetlenmesi ve "evcilleştirilmeye" çalışılması, tekrar normal toplum normalarına dönüştürmek amacıyla yapılan baskı ve şiddet" ele alınmaktadır.
--- alıntı ---
sağlık alanıyla ilgili bir lisans bölümü okuyan herkesin izlemesi tavsiye edilir ki çoğu zaman ders kapsamında izletilen filmlerden biridir.
devamını gör...
gece çiğ köfte sipariş etmek
urfalı bir hanımla/beyle evlenmenizi gerektiren durum.
arkadaşıma en son attığım mesaj: "annem gece on ikide çiğ köfte yapıyor kanka."
umarım anlatabilmişimdir. *
arkadaşıma en son attığım mesaj: "annem gece on ikide çiğ köfte yapıyor kanka."
umarım anlatabilmişimdir. *
devamını gör...
çocukların sorduğu garip sorular
özel eğitim merkezinde otizme sahip bireylerle çalışıyorum. bir tanesi ile (yaş 7) aramızda geçen konuşma şöyledir:
ben: nasılsın bugün, iyi misin?
x: hiç iyi değilim. (surat düşer, ağlamaklı olunur)
ben: neden? bir şey olduysa anlatmak ister misin?
x: büyüyünce trafik olan yerlerde cam silmek istiyorum ben ama annem izin vermedi. yasak mı bu?
bir de şu vardı: "neden insan olarak doğuyoruz? ben baymak'taki sincap olmak istiyorum."
ben: nasılsın bugün, iyi misin?
x: hiç iyi değilim. (surat düşer, ağlamaklı olunur)
ben: neden? bir şey olduysa anlatmak ister misin?
x: büyüyünce trafik olan yerlerde cam silmek istiyorum ben ama annem izin vermedi. yasak mı bu?
bir de şu vardı: "neden insan olarak doğuyoruz? ben baymak'taki sincap olmak istiyorum."
devamını gör...
beklenti
ben gereksiz yere kendini mutsuz edenleri anlamıyorum, mutluluğun değil ama mutsuzluğun beklenti ile alakalı olduğunu düşünüyorum. ne kadar az beklenti içine girerseniz o kadar az mutsuz olursunuz.
hadi mutsuzluklarımızı düşünelim, neden aramadı, neden böyle yaptı, neden böyle söyledi, yok şöyle düşüncesiz davrandı ben olsam hayatta öyle yapmam, yok şöyle dedi ben kimseye öyle bir şey demem vs vs gider böyle cümleler..
ne gerek var böyle beklentilere inanın anlayamıyorum. karşında ki kadın yada adam’ın ayrı bir kişiliği var, ayrı bir bakış açısı var, ayrı doğruları var yada öncelikleri var ve senin ile aynı olmak zorunda değil bilmem farkında mısınız ?
o sen değil, senin istediğin gibi yada senin gibi davranmak zorunda değil önce bunu kabul edelim ve kendimiz dışında kimse ile ilgili çocuğumuz, eşimiz, annemiz, babamız, kardeşimiz, arkadaşımız vs. hiç kimse ile ilgili fazla beklenti içine girmeyelim.
en önemlisi insanları olduğu gibi kabul etmek ve değiştirmeye çalışmamak. bunu kabul ettiğimiz zaman yani sadece kabul etmek değil bunu tam anlamı ile içselleştirdiğimiz zaman bitiyor mutsuzluklar haberiniz olsun.
ben aslında mutlu, huzurlu biriyim ama beni “başkaları“ mutsuz ediyor diyorsunuz ya başkalarından bir şey beklememeyi öğrendiğiniz zaman kendinizi mutsuz etmediğinizi yada başkalarının sizi mutsuz edemediğini göreceksiniz.
bir evlilikten deli gibi beklenti içinde olup deli gibi mutlu olanı görmedim yada deli beklentiler içine girmeden yaşanan evlilikler, aşklar, arkadaşlıklarda gördüm ben asıl mutluluğu.
hayata, insanlara bakış açımızın az beklenti bol huzur olmasını diliyorum..
hadi mutsuzluklarımızı düşünelim, neden aramadı, neden böyle yaptı, neden böyle söyledi, yok şöyle düşüncesiz davrandı ben olsam hayatta öyle yapmam, yok şöyle dedi ben kimseye öyle bir şey demem vs vs gider böyle cümleler..
ne gerek var böyle beklentilere inanın anlayamıyorum. karşında ki kadın yada adam’ın ayrı bir kişiliği var, ayrı bir bakış açısı var, ayrı doğruları var yada öncelikleri var ve senin ile aynı olmak zorunda değil bilmem farkında mısınız ?
o sen değil, senin istediğin gibi yada senin gibi davranmak zorunda değil önce bunu kabul edelim ve kendimiz dışında kimse ile ilgili çocuğumuz, eşimiz, annemiz, babamız, kardeşimiz, arkadaşımız vs. hiç kimse ile ilgili fazla beklenti içine girmeyelim.
en önemlisi insanları olduğu gibi kabul etmek ve değiştirmeye çalışmamak. bunu kabul ettiğimiz zaman yani sadece kabul etmek değil bunu tam anlamı ile içselleştirdiğimiz zaman bitiyor mutsuzluklar haberiniz olsun.
ben aslında mutlu, huzurlu biriyim ama beni “başkaları“ mutsuz ediyor diyorsunuz ya başkalarından bir şey beklememeyi öğrendiğiniz zaman kendinizi mutsuz etmediğinizi yada başkalarının sizi mutsuz edemediğini göreceksiniz.
bir evlilikten deli gibi beklenti içinde olup deli gibi mutlu olanı görmedim yada deli beklentiler içine girmeden yaşanan evlilikler, aşklar, arkadaşlıklarda gördüm ben asıl mutluluğu.
hayata, insanlara bakış açımızın az beklenti bol huzur olmasını diliyorum..
devamını gör...
uğur böceği
latince adı coccinella septempunctata olan böcek türü. üzerindeki noktaların sayılarına göre sınıflandırılır.
devamını gör...
yalnızlığın insana yaptırdıkları
"kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum."
(bkz: yaşama uğraşı)
(bkz: cesare pavese)
(bkz: yaşama uğraşı)
(bkz: cesare pavese)
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın arkadaşlar, yine bir hafta sonu ve yine çişe kalktıktan sonra uyuyamayan ben.
anladım ki ben artık erken kalkma mecburiyetim olmayan günlerde bile uyuyamam. çünkü rahat batıyor, kurtluyum ben.
anladım ki ben artık erken kalkma mecburiyetim olmayan günlerde bile uyuyamam. çünkü rahat batıyor, kurtluyum ben.
devamını gör...
eski tanımlara oy gelmesi
hem sözlüğün büyüdüğünün hem de sözlükte geçirilen vaktin arttığının bir göstergesidir. oy sayesinde eski yazdığım şeyi tekrar okuduğumda 'ne kadar da doğru yazmışım' dedirten olay. sağ olun var olun.
devamını gör...
kendini ispatlayan genç iş bulur
evet kendini ispatlayan çokça dil bilen yetenekli ve kendini geliştirmeye devam eden genç iş bulur lakin(bkz: torpilli bir şahıs da aynı işe başvurmadıysa!)
devamını gör...
aşık olma isteği
ilk bahar bitti arkadaşlar. haziranı da atlatırsak geçecek olan istektir. hadi bakayım, göreyim sizi aslanlar.
devamını gör...
takıntısız insan
anı yaşayabilen insandır.
devamını gör...
domuz şeklindeki kumbara
az önce pink floyd'un pigs şarkısını dinleyip malum domuzlara söverken aklıma gelen itici kumbaralardır.
müslüman olmayan çoğu ülkede kumbaralar genellikle domuz şeklindedir, dizilerde filmlerde görmüşsünüzdür. peki neden domuz şeklinde? bununla ilgili birden fazla teori var;
1. orta çağda ingilizler, değerli eşyalarını ve paralarını pygg kilinden yapılan pygg jarlarda yani pygg kavanozlarında saklarlarmış. 18.yy'dan sonra kumbaralar cam ve plastikten yapılmaya başlayınca pygg jarlar tarihe karışmış ama ismi kalıcı olmuş. cam ve plastik kumbara üreticileri pazarlama taktiği olarak kumbaraları domuz şeklinde üretmiş ve bu kumbaralara "pygg banks" denmeye başlamış taa günümüze kadar.
2. bazı tarihçiler ilk kumbaraların endonezya'da üretildiğini iddia eder. endonezya ve cava dilinde "celengan" kelimesi para biriktirmek anlamında kullanılır. aynı zamanda bu kelime; para, kumbara ve yaban domuzu anlamlarına gelir. bu iddiayı destekleyen bulgu ise 14.yy'da bu bölgelerde domuz şeklinde kumbaraların bulunmasıdır.
3. çin'de qing hanedanlığı döneminde domuzlar; zenginliğin ve bereketin simgesi olarak görülüyormuş. bu nedenle insanlar değerli eşyalarını ve paralarını domuz şeklindeki kumbaralarda saklarlarmış.
müslüman olmayan çoğu ülkede kumbaralar genellikle domuz şeklindedir, dizilerde filmlerde görmüşsünüzdür. peki neden domuz şeklinde? bununla ilgili birden fazla teori var;
1. orta çağda ingilizler, değerli eşyalarını ve paralarını pygg kilinden yapılan pygg jarlarda yani pygg kavanozlarında saklarlarmış. 18.yy'dan sonra kumbaralar cam ve plastikten yapılmaya başlayınca pygg jarlar tarihe karışmış ama ismi kalıcı olmuş. cam ve plastik kumbara üreticileri pazarlama taktiği olarak kumbaraları domuz şeklinde üretmiş ve bu kumbaralara "pygg banks" denmeye başlamış taa günümüze kadar.
2. bazı tarihçiler ilk kumbaraların endonezya'da üretildiğini iddia eder. endonezya ve cava dilinde "celengan" kelimesi para biriktirmek anlamında kullanılır. aynı zamanda bu kelime; para, kumbara ve yaban domuzu anlamlarına gelir. bu iddiayı destekleyen bulgu ise 14.yy'da bu bölgelerde domuz şeklinde kumbaraların bulunmasıdır.
3. çin'de qing hanedanlığı döneminde domuzlar; zenginliğin ve bereketin simgesi olarak görülüyormuş. bu nedenle insanlar değerli eşyalarını ve paralarını domuz şeklindeki kumbaralarda saklarlarmış.
devamını gör...
normal sözlük'teki aile ortamı
serserisi olmayı kabul edeceğim ailedir. herkes uyuduktan sonra mutfakta gürültü yaparım ama.
devamını gör...
walkabout
aynı isimli romandan uyarlanan 1971 yapımı nicolas roeg filmi. film türkçeye sonsuz çöl adıyla çevrilmiş. walkabout bir aborjin geleneğidir. erkeklerin ergenlik döneminde çıktığı ve altı ay boyunca vahşi doğada tek başına yaşayarak manevi ve fiziksel olarak kendini kanıtladığı bir geçiş ritüelidir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
filmde çölde kaybolan ve medeniyete dönmek için çabalayan iki kardeş bu ritüeli gerçekleştirmekte olan bir aborjin ile karşılaşıyor ve o andan itibaren film, modern insanla ilkel insanın manevi bakımdan birbirinden ne kadar uzaklaştığını bir bir seyircinin yüzüne çarpmaya başlıyor. film boyunca aborjindeki saf insani ve ahlaki anlayışın bir çocukla eşdeğer olduğunu anlıyorsunuz. büyümenin ondaki bu saflığı değiştirmediğini, modern insanın ise büyüdükçe kendi saf halinden yavaş yavaş toplumun dayattığı karmaşık ve kurallarla bezenmiş ahlak anlayışına geçmeye zorlandığını anlıyorsunuz. aynı hisleri bu yoğunlukta olmasa da dersu uzala filminde hissettiğimi hatırlıyorum.
filmde modern insan ile ilkel insana dair o kadar çok gönderme ve karşılaştırma var ki sahne sahne analiz etmek gerekir. öyle derin metaforlar, gizli anlamlar aramanıza da gerek yok her sahnesi derdini doğrudan anlatıyor, modern insan bu, ilkel insan ise bu diye ayırıyor.
sırf avustralya'nın doğal güzelliklerini, hayvan çeşitliliğini uzun uzun seyretmek için bile defalarca izlenebilir.
devamını gör...
en çok para harcanan hobi
meteoroloji diyebilirim kendi adıma. gerek sitelere ödediğim üyelik bedelleri, gerek satın aldığım kitaplar, gerek istasyon kurmak için harcadıklarımı üst üste koyarsam 15 senede herhalde 5000$'a yakın harcamışımdır.
bilim, uğruna harcanan her kuruşu sonuna kadar hak etmiştir bence.
bilim, uğruna harcanan her kuruşu sonuna kadar hak etmiştir bence.
devamını gör...
yataktan çıkmamak
şu sıralar sınavlardan dolayı içinde bulunduğum yoğun dönemde en büyük hayallerimden birisi olan durum.
devamını gör...
tapşırma
aşıkların kendi adları yerine eserlerinde kullandıkları takma adlara denir. kendilerini tanıtmak ve arz etmek için kullanırlar.
örnek olarak ;
"karac'oğlan der ki:
her sözüm haktır,
yiğit olmayanın yalanı çoktur.
cehennem yerinde hiç ateş yoktur,
herkes ateşini kendi götürür."
örnek olarak ;
"karac'oğlan der ki:
her sözüm haktır,
yiğit olmayanın yalanı çoktur.
cehennem yerinde hiç ateş yoktur,
herkes ateşini kendi götürür."
devamını gör...
babaya sigara içerken yakalanmak
hiç bir zaman kimseden bir şeyimi gizlemedim. 17 yaşında uygun bir dille kullandığımı ifade ettim ve karşılıklı içmek için izin aldım. 17 senedir rahat rahat içiyoruz. en büyük konfor yalansız yaşamaktır.
devamını gör...
hypatia
antik dönem bilim insanı. ilk kadın matematikçi, filozof.
devamını gör...
yks 2021
gençlik travmalarla büyüyor.
devamını gör...