brigantin
xviii. ve xix. yüzyıllarda yaygın olarak kullanılmış bir yelkenli gemi türüdür. iki adet direğe sahip bu gemi çeşidinin pruva kısmına yakın ön direği sübye armalı iken, arkada kalan ana direği ise kabasorta armalı yelkenlere sahip idi.

ingilizcede kısaca "brig" de denen bu gemi türü hızlı, süratli ve yüksek manevra kabiliyetine sahip olması sebebiyle ufak çaplı tüccarlar tarafından sıkça tercih edilmekte idi. ayrıca olası bir korsan gemi saldırısına karşı benzerleri olan şalupa (sloop) veya uskuna (schoner) tarzı gemilere kıyasla daha dayanıklı ve donanımlı gemi olması idi.
ancak, brig gemilerinin bu özelliği aynı şekilde korsanların da ilgisini çekmekte idi ve korsanlar arasında da oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı. 10-18 arasında topa sahip bu gemiler nispeten küçük boylu olması sebebiyle sığ sularda da rahatlıkla gidebilmekte ve olası bir baskına karşı korsan gemilerine hızlıca kaçma şansı veriyordu. ki bu, kalyon, fırkateyn ve man of war (ya da man-o'-war) tarzı devasa savaş gemilerinin sahip olmadığı bir özellik idi. bu özelliklerinin yanında, keşif seferleri için oldukça kullanışlı bir gemi olması bakımından, brig'lerin ortalama bir tayfanın hemen hemen tüm beklentilerini karşılayabilecek bir gemi türü olduğu söylenebilir. keza, charles darwin'in meşhur keşif gemisi olan hms beagle de bir brigantin idi.

ingilizcede kısaca "brig" de denen bu gemi türü hızlı, süratli ve yüksek manevra kabiliyetine sahip olması sebebiyle ufak çaplı tüccarlar tarafından sıkça tercih edilmekte idi. ayrıca olası bir korsan gemi saldırısına karşı benzerleri olan şalupa (sloop) veya uskuna (schoner) tarzı gemilere kıyasla daha dayanıklı ve donanımlı gemi olması idi.
ancak, brig gemilerinin bu özelliği aynı şekilde korsanların da ilgisini çekmekte idi ve korsanlar arasında da oldukça yaygın bir şekilde kullanılmaktaydı. 10-18 arasında topa sahip bu gemiler nispeten küçük boylu olması sebebiyle sığ sularda da rahatlıkla gidebilmekte ve olası bir baskına karşı korsan gemilerine hızlıca kaçma şansı veriyordu. ki bu, kalyon, fırkateyn ve man of war (ya da man-o'-war) tarzı devasa savaş gemilerinin sahip olmadığı bir özellik idi. bu özelliklerinin yanında, keşif seferleri için oldukça kullanışlı bir gemi olması bakımından, brig'lerin ortalama bir tayfanın hemen hemen tüm beklentilerini karşılayabilecek bir gemi türü olduğu söylenebilir. keza, charles darwin'in meşhur keşif gemisi olan hms beagle de bir brigantin idi.
devamını gör...
harry kane
1993 doğumlu ingiliz forvet. tottenham'ın yıldızı, çok iyi bitiriciliğe sahip, zaman zaman enteresan gollere imza atabilen kişi. bu sezon ligde 10 golü 11 de asisti mevcuttur.
devamını gör...
gençliğime sevgilerimle
her ritmi iyi gelen, çok güzel bir nil karaibrahimgil şarkısı.
17 yaşındaki yazarlara ve 17 yaşını hatırlayanlara gitsin
*****
zaman makinası olsaydı ve kendi geçliğime,
mesela 17 yaşıma dönseydim kendime şunları
söylerdim
en önemli şey aşk onu doya doya yaşa, bu bir.
ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o
sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak.
yapmıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın.
yapıyorsan,
dünyanın en şanslı insanlarından birisi dilini ısır kimseye söyleme.
sevdiğin insanlar bul, işlerini onlarla yapmanın yollarına bak.
hayat yap, et, çalış, başarla geçiyor.
ve bu maroton çok sevdiklerinle geçerse
ış yapmamış sürekli aşk yapmış olursun.
bi kaç kişinin elini sıkı sıkı tut.
onların dertleriyle dertlen,
mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver.
onları kaybetme.
herşey değiştiğinde senin en orjinal
halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
kendini onunla bununla karşılaştırma.
başkalarının kriterlerine göre seçim yap
ma!
o zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin.
oralarda ne işin var, senin yolun başka yokuşların başka!
konu komşu ne der diye dinleme.
komşu senin hayatın hakkında topu topu 15
dakika konuşacak, sense ölene dek onu yaşayacaksın.
hareket et, hergün hareket etmeyi alışkanlık haline getir.
bir spora kafayı tak, dansa kafayı tak, satranca kafayı tak.
kafaya taktıkların ileride yaldız olup
üzerine yağacak, yaldız olup üzerine yağacak.
hergün oku, herşeyi oku.
ağaç olmak nasıldır,
van gogh olmak nasıldır, ikinci dünya savaşına katılmış olmak
nasıldır, öğren!
bir gün hepsi yapboz gibi yapışıp
sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.
kızlar; zekadan, çalışıp başarandan, ve espiriden hoşlanır.
erkekler; güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
hayat alışkanlıklıklarla yürüyor.
birşeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir.
alışkanlıksa la oluyor.
beyin böyle programlanıyor.
birşeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor.
o yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et!
neyi alışkanlık yaparsan hayatın ondan oluşacak unutma.
erken kalkmak kulağa berbat geliyo,
biliyorum ama erken kalkan yol alır hayatımda
duyduğum en doğru şey.
bazen saat 8:
30 da üç şey bitirmiş oluyorsun ve
ınanamıyorsun zamanın göreceliğine.
dedikodu yapma!
dekikodu nasıl birşey biliyor musun, b
öyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi.
ağzını, içini, evini kokutuyor.
rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı.
gül geç.
hem dedikodu yapanların başına mutlaka
ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip
durdukları şey gelir unutma.
hayatın mizah anlayışı böyle.
kızlar güzel mi güzel bi kadın olduğunuzda kendi atınız olsun.
kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın.
böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz.
atınızı kimse altınızdan alamaz.
dört nala başka yere gidebilirsiniz.
erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir
erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta
birbirinize asla el kaldırmayın.
o güç, güç değil!
kaba kuvvet o.
korkudan kaynaklanır.
kaybetme korkusundan.
ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız.
tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız.
kimseyi suçlama suçlamak; nasıl diyeyim, zehirli bi duygu.
insanı frenler, insanı kurban piskolojisine sokar.
atıl bırakır.
hatta şimdiden duvara " kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
" kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
çok faydasını göreceksin.
ceplerden,
bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine.
kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu.
hayatın, sana başkaları tarafından yansıtılmayan bi aslı var.
onu dinle deniz kabuğu dinler gibi.
yalnızlığını kimseye verme.
yalnızlığın hariç herşeyi paylaş.
çünkü hayat paylaşınca güzel.
hergün şükret!
teşekkürü dualarından asla eksik etme.
teşekkür kadar insana iyi gelen birşey yoktur.
birşeyi istemekten dilemekten bile iyidir.
sıcacık yapar ruhunu.
bendeki bana yeter, hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesinidir.
birinden birşey isteme onun yerine birine
birşey ver, bak neler olacak seyret sonra.
karanlık günler olacak.
düşeceksin de.
yaralar da açılacak.
o zamanlarda şunu unutma; tünel bitecek.
kalkacaksın da, kabuk da bağlayacaksın.
sevdiklerine bıkıp usanmadan "
seni seviyorum.
seni çok seviyorum" de.
hatta " sen ne yaparsan yap, kim olursan ol seveceğim" de.
korkmaktan korkma.
ödün bile kopsun.
sonra kapa gözünü bas karanlığına.
belki biri taş döşemiştir, kim bilir...
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
hergün bir yazar tarafından
hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle.
böyle bir kahraman olmak ister miydin?
istiyorsan başarıyorsun.
ne mutlu sana.
17 yaşındaki yazarlara ve 17 yaşını hatırlayanlara gitsin
*****
zaman makinası olsaydı ve kendi geçliğime,
mesela 17 yaşıma dönseydim kendime şunları
söylerdim
en önemli şey aşk onu doya doya yaşa, bu bir.
ne yapmayı sevdiğini bul ve sonra o
sevdiğin şeyi yapabiliyormusun ona bak.
yapmıyorsan boşuna enerjini tüketme, yapabilenler yapsın.
yapıyorsan,
dünyanın en şanslı insanlarından birisi dilini ısır kimseye söyleme.
sevdiğin insanlar bul, işlerini onlarla yapmanın yollarına bak.
hayat yap, et, çalış, başarla geçiyor.
ve bu maroton çok sevdiklerinle geçerse
ış yapmamış sürekli aşk yapmış olursun.
bi kaç kişinin elini sıkı sıkı tut.
onların dertleriyle dertlen,
mutluluklarıyla uç, dediklerine kulak ver.
onları kaybetme.
herşey değiştiğinde senin en orjinal
halini bilip sevenlere ihtiyacın olacak.
kendini onunla bununla karşılaştırma.
başkalarının kriterlerine göre seçim yap
ma!
o zaman başkalarının gideceği yerlere gidersin.
oralarda ne işin var, senin yolun başka yokuşların başka!
konu komşu ne der diye dinleme.
komşu senin hayatın hakkında topu topu 15
dakika konuşacak, sense ölene dek onu yaşayacaksın.
hareket et, hergün hareket etmeyi alışkanlık haline getir.
bir spora kafayı tak, dansa kafayı tak, satranca kafayı tak.
kafaya taktıkların ileride yaldız olup
üzerine yağacak, yaldız olup üzerine yağacak.
hergün oku, herşeyi oku.
ağaç olmak nasıldır,
van gogh olmak nasıldır, ikinci dünya savaşına katılmış olmak
nasıldır, öğren!
bir gün hepsi yapboz gibi yapışıp
sana inanılmaz gerçekleri gösterecek.
kızlar; zekadan, çalışıp başarandan, ve espiriden hoşlanır.
erkekler; güzellikten, edadan ve huzurdan hoşlanır.
hayat alışkanlıklıklarla yürüyor.
birşeyi iyi yapmak istiyorsan hemen alışkanlık haline getir.
alışkanlıksa la oluyor.
beyin böyle programlanıyor.
birşeyi sürekli yaparsan başka şeyi düşünmüyor, onu hep öyle yapıyor.
o yüzden alışkanlıklarına çok dikkat et!
neyi alışkanlık yaparsan hayatın ondan oluşacak unutma.
erken kalkmak kulağa berbat geliyo,
biliyorum ama erken kalkan yol alır hayatımda
duyduğum en doğru şey.
bazen saat 8:
30 da üç şey bitirmiş oluyorsun ve
ınanamıyorsun zamanın göreceliğine.
dedikodu yapma!
dekikodu nasıl birşey biliyor musun, b
öyle evinin içine çöp boşaltmışsın gibi.
ağzını, içini, evini kokutuyor.
rahatlatır sanıyorsun ama pisletiyor insanı.
gül geç.
hem dedikodu yapanların başına mutlaka
ayıpladıkları, beğenmedikleri, çekiştirip
durdukları şey gelir unutma.
hayatın mizah anlayışı böyle.
kızlar güzel mi güzel bi kadın olduğunuzda kendi atınız olsun.
kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın.
böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz.
atınızı kimse altınızdan alamaz.
dört nala başka yere gidebilirsiniz.
erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir
erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta
birbirinize asla el kaldırmayın.
o güç, güç değil!
kaba kuvvet o.
korkudan kaynaklanır.
kaybetme korkusundan.
ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız.
tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız.
kimseyi suçlama suçlamak; nasıl diyeyim, zehirli bi duygu.
insanı frenler, insanı kurban piskolojisine sokar.
atıl bırakır.
hatta şimdiden duvara " kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
" kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum.
kendimi suçlu hissetmiyorum" yaz.
çok faydasını göreceksin.
ceplerden,
bilgisayarlardan televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine.
kendinle sosyalleş yoksa unutursun nasıl biri olduğunu.
hayatın, sana başkaları tarafından yansıtılmayan bi aslı var.
onu dinle deniz kabuğu dinler gibi.
yalnızlığını kimseye verme.
yalnızlığın hariç herşeyi paylaş.
çünkü hayat paylaşınca güzel.
hergün şükret!
teşekkürü dualarından asla eksik etme.
teşekkür kadar insana iyi gelen birşey yoktur.
birşeyi istemekten dilemekten bile iyidir.
sıcacık yapar ruhunu.
bendeki bana yeter, hatta artar bile dünyanın en güzel felsefesinidir.
birinden birşey isteme onun yerine birine
birşey ver, bak neler olacak seyret sonra.
karanlık günler olacak.
düşeceksin de.
yaralar da açılacak.
o zamanlarda şunu unutma; tünel bitecek.
kalkacaksın da, kabuk da bağlayacaksın.
sevdiklerine bıkıp usanmadan "
seni seviyorum.
seni çok seviyorum" de.
hatta " sen ne yaparsan yap, kim olursan ol seveceğim" de.
korkmaktan korkma.
ödün bile kopsun.
sonra kapa gözünü bas karanlığına.
belki biri taş döşemiştir, kim bilir...
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
böbürlenme, kibirlenme, köpürme.
abart, çoğalt, parlat.
hergün bir yazar tarafından
hayatının hikayelendirildiğini düşün ve dinle.
böyle bir kahraman olmak ister miydin?
istiyorsan başarıyorsun.
ne mutlu sana.
devamını gör...
normal sözlük'teki racon kesme merakı
(bkz: emrah koş racon kesiyorlar)
biz burada racon kesmiyoruz, kafa kesiyoruz tanimini ilk kim girecek diye bekledim ama bana nasip oldu cok sukur.
neden surekli olmayan bir seyleri varmis gibi gosterme huyumuz var anlatsak ya biraz? hem nefret etmek oyle basit bir duygu olsa keske, bu uzay meselesi boyle bi’ sey degil ya.*
herkesin hayatina kimse karisamaz, sorun problem yasayan olursa bir mesaj uzaginizdayim canimin icisi yazarlar. (bkz: eyluling anamız sözlük yuvamız)
abbaaav ne les otesi bi’ icerik oldu bu, ziplayarak* uzaklasiyorum buradan.
sek sek sekerekten:
biz burada racon kesmiyoruz, kafa kesiyoruz tanimini ilk kim girecek diye bekledim ama bana nasip oldu cok sukur.
neden surekli olmayan bir seyleri varmis gibi gosterme huyumuz var anlatsak ya biraz? hem nefret etmek oyle basit bir duygu olsa keske, bu uzay meselesi boyle bi’ sey degil ya.*
herkesin hayatina kimse karisamaz, sorun problem yasayan olursa bir mesaj uzaginizdayim canimin icisi yazarlar. (bkz: eyluling anamız sözlük yuvamız)
abbaaav ne les otesi bi’ icerik oldu bu, ziplayarak* uzaklasiyorum buradan.
sek sek sekerekten:
devamını gör...
calbindin
d vitamini sayesinde bağırsak hücrelerinde kalsiyumun emilimini sağlayarak kemik gelişimine katkıda bulunan protein yapıda bileşiğin ismidir.
devamını gör...
milas'ta başına baltayla vurularak öldürülen kız
aşiret nedir allah aşkına ya, 21. yüzyılda hala feodal sisteme sahip adamlar. kürtler bu ortaçağdan kalma mentaliteden kurtulamadıkça kendilerine olan antipati devam edecek.
devletin acilen şu ege ve akdenizdeki kurt mafyasına müdahale etmesi lazım, serbest piyasa ve rekabetin anasını ağlattılar turizmi de baltalıyorlar.
vefat eden kardeşimize de tanrıdan rahmet diliyorum, doğruluk üzerine ölmüş.
sizin kardeş olarak gördüğünüz insanların sizi ne olarak gördüğüne dikkat edin.
devletin acilen şu ege ve akdenizdeki kurt mafyasına müdahale etmesi lazım, serbest piyasa ve rekabetin anasını ağlattılar turizmi de baltalıyorlar.
vefat eden kardeşimize de tanrıdan rahmet diliyorum, doğruluk üzerine ölmüş.
sizin kardeş olarak gördüğünüz insanların sizi ne olarak gördüğüne dikkat edin.
devamını gör...
14 yaşındaki kızını öldüren baba
yine birçok insan tarafından masum görülen babadır. çünkü bu ülkede bir erkek ne yaparsa yapsın suçsuzdur, masumdur. birileri onu delirtmiş, o noktaya getirmiştir. yoksa o öyle bir şey yapar mıdır canım? ama bunu yapan kişi anne olsaydı ardından -haklı olarak- söylenmeyen kalmazdı.
keşke önce kendisini öldürseydi de o çocuk hayatta kalsaydı dediğim kişidir.
ayrıca bir insanın mental hastalıkları * başka birinin canına kıymasında haklı ya da hafifletici bir neden olarak görülmemeli.
keşke önce kendisini öldürseydi de o çocuk hayatta kalsaydı dediğim kişidir.
ayrıca bir insanın mental hastalıkları * başka birinin canına kıymasında haklı ya da hafifletici bir neden olarak görülmemeli.
devamını gör...
yatmadan önce duş almak vs sabah duş almak
oyumu sabah duş almaktan yana kullanıyorum. güne başlarken daha enerjik, ayık başlamanızı sağlar. eğer yaz mevsimiyse gece de duş alınız soğuk suyla. serin serin yatıverirsiniz.
devamını gör...
solo leveling
2018 yılı çıkışlı olan bu manhwa * bugün itibariyle 152 bölümden oluşmaktadır. ayrıca novel olarak okuyabileceğiniz 270 bölüm mevcuttur. devam etmekte olan bir eserdir.
kısa özet isterseniz görsel ile açıklayayım. resimdeki karakterimizin sol taraftaki halinden sağ taraftaki haline geçişi diyebiliriz.

uzun özet isterseniz mangadenizi adlı site myanimelist adlı siteden çevirisini yapmış.
“on yıl önce gerçek dünyayı canavarların dünyasına bağlayan "geçit" açıldıktan sonra, insanlar canavarları avlamaya başladılar. canavarları avlayan insanlara "avcı" dendi. ancak tüm avcılar güçlü değildi. e-seviye bir avcı olan sung jin-woo, en düşük seviyeli zindanlarda hayatını riske atarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "dünyanın en güçsüz avcısı" olarak görülen sung jin-woo, d-seviye bir zindanın içinde en zorlu seviyeye sahip gizli bir zindana rastladıktan sonra tuhaf bir güç elde etti. bu güç, sadece kendisinin görebildiği bir görev ekranı ve onun sayesinde seviye atlayabiliyor. en güçsüz avcıdan s-seviye bir avcıya evrilme!”

anlatılacak çok şey var fakat çok derine girmeden özet kısmında geçen olayı anlatacağım.
sung jin-woo isimli ana karakterimiz e- seviye bir avcıdır. hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak ve okuluna devam eden kız kardeşine bakmak zorundadır. babası ortadan kaybolan eski bir avcıdır.ana karakterimizin diğer tüm işlere yeteneği olmadığı için avcılık yapması gerekmektedir. oluşan geçitlere girebilmek için kore avcı birliğinin bir kuralı vardır.geçite girecek grupta birliğin belirlediği sayıda ve seviyede avcılar olması gerekmektedir.günlerden bir gün yine zindana girmek üzere ekip ile toplanırlar. bizim ana karakter de bu sayıyı tamamlamak üzere çağırılan biridir ve bu kural için gerekli koşullar sağlandıktan sonra zindana girerler.


zindana girdikten sonra etrafı güzelce temizlerler. fakat geçit kapıları dönüş için açılmaz. “ikiz in” denilen farklı bir görev açılmıştır. görev içinde görev gibi bir durum söz konusudur. girip girmeme konusunda oylama yaparlar ve oylama sonucunu bizim ana karakterin oyu belirleyecektir. sebebi ise en güçsüz olduğu için oyu en sorulan olmasıdır. iki tarafında oyu eşittir ve bizim değersiz görülen avcımızın oyu artık çok değerlidir. annesi hastanede olduğu için para lazım diye düşünür ve girelim der. sonra ikinci görev için yeni zindana girerler.
bu arada "ikiz in" denilen zindan aşırı derecede tehlikeli bir zindandır.


zindan da onları şöyle bir manzara beklemektedir. sonrası için lütfen serisini okuyun.



eklemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle kimsenin öznel yargılarına güvenerek bir şeye karar vermeyin. bir iki bölüm okuyup ya da izleyip kendiniz karar verin. bu yazıyı yazmam için istemeden de olsa teşvik veren gandalfgillerden mahlaslı yazarımıza ayrıca teşekkür etmek isterim. birinci sezonun ardından okumaya ara vermiştim. kendisi ikinci sezona başlamam gerektiğini söyledikten sonra beklettiğim tüm bölümleri okudum ve keşke bekletmeseydim dedim. çizimler olsun, hikaye olsun ilk sezondan 2 kat daha iyiydi. kısaca ilk 110 bölüm sonrası bana yeter biraz bekleyeyim derseniz benim gibi çok güzel şeyler bekletiyorsunuz diyebilirim. bekletmeyin.
bazı kısa notlar vereceğim spoiler içermeden.
-evet, her ülkede avcı ve geçitler var
-her avcı bir loncaya üye ,tek başına geçitlere giremiyorlar çünkü tehlikeli
-loncalar arası çatışmalar mevcut
-avcı seviyeleri en güçlüden en güçsüze; “s-seviye,a-seviye,b-seviye,c-seviye,d-seviye,e-seviye”
-avcıların farklı klasmanları mevcut “ fighter,healer,mage,assassin,tank,ranger”
-karakterleri tanıtmıyorum çünkü okumanız gerekiyor yoksa spoiler vermiş olacağım.
aslında anlatılması gereken çok şey var fakat şu ana kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse okursunuz diye anlatmıyorum. okumak istemiyorsanız zaten yeteri kadarını anlattığımı düşünüyorum.
animesinin aslında bu yılın sonuna doğru hazırlanıp yayınlanması planlanıyordu fakat pandemi nedeniyle erteleme kararı aldılar. şu an için yayınlanma tarihi 2022 sonbahar veya 2023 ilk bahar olarak bilinmektedir. ayrıca fanlar daha erken yayınlanması için şu şekilde bir imza kampanyası başlattı.katılmak isterseniz linki bırakıyorum.
imza kampanyası linki:www.change.org/p/netflix-so...
manhwa okumak için link : mangadenizi.com/manga/solo-...
novel okumak için linkler: kisslightnovels.info/novel/...
www.epiknovel.com/seri/solo...
kaynaklar
myanimelist.net/manga/12149...
mangadenizi.com/manga/solo-...
kisslightnovels.info/novel/...
solo-leveling.fandom.com/wi...
kısa özet isterseniz görsel ile açıklayayım. resimdeki karakterimizin sol taraftaki halinden sağ taraftaki haline geçişi diyebiliriz.

uzun özet isterseniz mangadenizi adlı site myanimelist adlı siteden çevirisini yapmış.
“on yıl önce gerçek dünyayı canavarların dünyasına bağlayan "geçit" açıldıktan sonra, insanlar canavarları avlamaya başladılar. canavarları avlayan insanlara "avcı" dendi. ancak tüm avcılar güçlü değildi. e-seviye bir avcı olan sung jin-woo, en düşük seviyeli zindanlarda hayatını riske atarak geçimini sağlamaya çalışıyor. "dünyanın en güçsüz avcısı" olarak görülen sung jin-woo, d-seviye bir zindanın içinde en zorlu seviyeye sahip gizli bir zindana rastladıktan sonra tuhaf bir güç elde etti. bu güç, sadece kendisinin görebildiği bir görev ekranı ve onun sayesinde seviye atlayabiliyor. en güçsüz avcıdan s-seviye bir avcıya evrilme!”

anlatılacak çok şey var fakat çok derine girmeden özet kısmında geçen olayı anlatacağım.
sung jin-woo isimli ana karakterimiz e- seviye bir avcıdır. hasta annesinin bakım masraflarını karşılamak ve okuluna devam eden kız kardeşine bakmak zorundadır. babası ortadan kaybolan eski bir avcıdır.ana karakterimizin diğer tüm işlere yeteneği olmadığı için avcılık yapması gerekmektedir. oluşan geçitlere girebilmek için kore avcı birliğinin bir kuralı vardır.geçite girecek grupta birliğin belirlediği sayıda ve seviyede avcılar olması gerekmektedir.günlerden bir gün yine zindana girmek üzere ekip ile toplanırlar. bizim ana karakter de bu sayıyı tamamlamak üzere çağırılan biridir ve bu kural için gerekli koşullar sağlandıktan sonra zindana girerler.


zindana girdikten sonra etrafı güzelce temizlerler. fakat geçit kapıları dönüş için açılmaz. “ikiz in” denilen farklı bir görev açılmıştır. görev içinde görev gibi bir durum söz konusudur. girip girmeme konusunda oylama yaparlar ve oylama sonucunu bizim ana karakterin oyu belirleyecektir. sebebi ise en güçsüz olduğu için oyu en sorulan olmasıdır. iki tarafında oyu eşittir ve bizim değersiz görülen avcımızın oyu artık çok değerlidir. annesi hastanede olduğu için para lazım diye düşünür ve girelim der. sonra ikinci görev için yeni zindana girerler.
bu arada "ikiz in" denilen zindan aşırı derecede tehlikeli bir zindandır.


zindan da onları şöyle bir manzara beklemektedir. sonrası için lütfen serisini okuyun.



eklemek istediğim bir kaç şey var. öncelikle kimsenin öznel yargılarına güvenerek bir şeye karar vermeyin. bir iki bölüm okuyup ya da izleyip kendiniz karar verin. bu yazıyı yazmam için istemeden de olsa teşvik veren gandalfgillerden mahlaslı yazarımıza ayrıca teşekkür etmek isterim. birinci sezonun ardından okumaya ara vermiştim. kendisi ikinci sezona başlamam gerektiğini söyledikten sonra beklettiğim tüm bölümleri okudum ve keşke bekletmeseydim dedim. çizimler olsun, hikaye olsun ilk sezondan 2 kat daha iyiydi. kısaca ilk 110 bölüm sonrası bana yeter biraz bekleyeyim derseniz benim gibi çok güzel şeyler bekletiyorsunuz diyebilirim. bekletmeyin.
bazı kısa notlar vereceğim spoiler içermeden.
-evet, her ülkede avcı ve geçitler var
-her avcı bir loncaya üye ,tek başına geçitlere giremiyorlar çünkü tehlikeli
-loncalar arası çatışmalar mevcut
-avcı seviyeleri en güçlüden en güçsüze; “s-seviye,a-seviye,b-seviye,c-seviye,d-seviye,e-seviye”
-avcıların farklı klasmanları mevcut “ fighter,healer,mage,assassin,tank,ranger”
-karakterleri tanıtmıyorum çünkü okumanız gerekiyor yoksa spoiler vermiş olacağım.
aslında anlatılması gereken çok şey var fakat şu ana kadar anlattıklarım ilginizi çektiyse okursunuz diye anlatmıyorum. okumak istemiyorsanız zaten yeteri kadarını anlattığımı düşünüyorum.
animesinin aslında bu yılın sonuna doğru hazırlanıp yayınlanması planlanıyordu fakat pandemi nedeniyle erteleme kararı aldılar. şu an için yayınlanma tarihi 2022 sonbahar veya 2023 ilk bahar olarak bilinmektedir. ayrıca fanlar daha erken yayınlanması için şu şekilde bir imza kampanyası başlattı.katılmak isterseniz linki bırakıyorum.
imza kampanyası linki:www.change.org/p/netflix-so...
manhwa okumak için link : mangadenizi.com/manga/solo-...
novel okumak için linkler: kisslightnovels.info/novel/...
www.epiknovel.com/seri/solo...
kaynaklar
myanimelist.net/manga/12149...
mangadenizi.com/manga/solo-...
kisslightnovels.info/novel/...
solo-leveling.fandom.com/wi...
devamını gör...
aman bre deryalar
yetmişli yılların sonuna doğru tek kanallı trt döneminde çalınan bu türküyü, geçtiğimiz günlerde vefat eden rumeli türküleri yorumcusu ve derleyici ustası arif şentürk'ten dinlemiş ve tanımıştık. hareketli görünse de aslında ağıt için yakılmış bir türküdür. kendi aralarında nişanlanan ama evlenmelerine onay verilmeyen feride ile yusuf için yakılmış bir ağıt.
tek çareleri de aşırı yağış sonucu taşan arda nehri üzerinden gece vakti kayık ile geçip izlerini kaybettirmek ve yeni bir hayata başlamaktır. azgın akan nehirden geçmeye çalışırlarken feride, yusuf'u vazgeçirmek ve geri döndürmek ister, ama yusuf dönmemeye kararlıdır. eğer ki geri dönerlerse iki aşık da öldürülecektir. yusuf, feride'yi büyük bir güçlükle karşı kıyıya geçirdikten sonra gelen büyük bir dalga, kayığı devirir, yusuf dalgalara kapılarak boğulur ve buna şahit olan feride de bulunduğu yerden bu ağıtı yakar. daha çok da trakya ve rumeli yöresindeki düğünlerde oyun havası ve eğlence eşliğinde çalınan türkünün belli ki acıklı bir hikayesi olduğu ve sözlerinin ne anlatmak istediği dikkate alınmamış.
tek çareleri de aşırı yağış sonucu taşan arda nehri üzerinden gece vakti kayık ile geçip izlerini kaybettirmek ve yeni bir hayata başlamaktır. azgın akan nehirden geçmeye çalışırlarken feride, yusuf'u vazgeçirmek ve geri döndürmek ister, ama yusuf dönmemeye kararlıdır. eğer ki geri dönerlerse iki aşık da öldürülecektir. yusuf, feride'yi büyük bir güçlükle karşı kıyıya geçirdikten sonra gelen büyük bir dalga, kayığı devirir, yusuf dalgalara kapılarak boğulur ve buna şahit olan feride de bulunduğu yerden bu ağıtı yakar. daha çok da trakya ve rumeli yöresindeki düğünlerde oyun havası ve eğlence eşliğinde çalınan türkünün belli ki acıklı bir hikayesi olduğu ve sözlerinin ne anlatmak istediği dikkate alınmamış.
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
filmde çok eski istanbul sahneleri karşımıza çıkıyor. tarihi atmosfer, ahşap evler, eski sokaklar. pastel renkler çok iyi seçilip kullanılmış. bu da görüntü yönetmeninin başarısı.
devamını gör...
max brod
yahudi asıllı alman yazardır. yazarlığının yanı sıra bestekar ve de gazetecidir. prag doğumlu bir yazardır ve elbette prag deyince insanın aklına önce; olduğu kişi ile göründüğü kişi arasında devasa farklılıklar olduğunu düşündüğüm, çoğu insanın bir aziz mertebesinde gördüğü ama ziyadesiyle günahkar bir ölümlü olan franz kafka gelir. ve franz kafka koyduğu virgüle bile hayran olduğum tek yazardır.
max brod ortaya koyduğu onlarca eserden bağımsız olarak sadece kafka’nın en yakın arkadaşı olarak tanınmaya mahkum olmuş, kafka’nın dünyanın en büyük yazarı olarak anılmasında aslan payına sahip olan iyi niyetli bir haindir.
nietzsche ile ilgili bir fikir çatışması sonucu tanışan ve çok iyi arkadaş olan ikili kafka ölene kadar arkadaşlıklarını sürdürmüştür. max brod çoğu zaman kendi yazarlığını bir kenara bırakıp dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarı olarak gördüğü kafka’yı yüreklendirmek ve ona destek olmak için uğraşmıştır.
kafka zor bir insandır, yapay bir karanlığı vardır, olmadık sorunlar uydurur, hastadır, ciğerleri iflas etmek üzeredir, işinden nefret eder, babasını olmayacak şeylerle suçlar ve ayran gönüllüdür. max her durumda kafka’nın yanındadır.
kafka ölüm döşeğinde max’a teslim eder yazdıklarını ve hepsini yakmasını ister. dramatik kafka hareketleridir bunlar elbette. yazdıklarını kendisi yakmak yerine bunları yayımlayacağını bildiği brod’a teslim etmek.
max, kafka’ya görünüşte ihanet ederken aslında tam da kafka’nın istediğini yapar ve her şeyi yayımlar.
max brod dünya edebiyat tarihinin şahit olduğu en muhteşem haindir.
max brod ortaya koyduğu onlarca eserden bağımsız olarak sadece kafka’nın en yakın arkadaşı olarak tanınmaya mahkum olmuş, kafka’nın dünyanın en büyük yazarı olarak anılmasında aslan payına sahip olan iyi niyetli bir haindir.
nietzsche ile ilgili bir fikir çatışması sonucu tanışan ve çok iyi arkadaş olan ikili kafka ölene kadar arkadaşlıklarını sürdürmüştür. max brod çoğu zaman kendi yazarlığını bir kenara bırakıp dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarı olarak gördüğü kafka’yı yüreklendirmek ve ona destek olmak için uğraşmıştır.
kafka zor bir insandır, yapay bir karanlığı vardır, olmadık sorunlar uydurur, hastadır, ciğerleri iflas etmek üzeredir, işinden nefret eder, babasını olmayacak şeylerle suçlar ve ayran gönüllüdür. max her durumda kafka’nın yanındadır.
kafka ölüm döşeğinde max’a teslim eder yazdıklarını ve hepsini yakmasını ister. dramatik kafka hareketleridir bunlar elbette. yazdıklarını kendisi yakmak yerine bunları yayımlayacağını bildiği brod’a teslim etmek.
max, kafka’ya görünüşte ihanet ederken aslında tam da kafka’nın istediğini yapar ve her şeyi yayımlar.
max brod dünya edebiyat tarihinin şahit olduğu en muhteşem haindir.
devamını gör...
rüya bekleyen adam
filiz özdem beni yine şaşırtmadı. çok güzel bir kitap okudum. bu kitapta beni en çok etkileyen ise hikâyesinin çok iç acıtıcı olması. kitapta selim, suna ve duru olarak üç karakter var. hepsinin hayatı çok zor geçmiş. suna'nın hayatı çok yüzeysel bırakılsa da onun da acılar çektiği belli. ben duru'nun bölümünü okurken gözyaşlarıma engel olamadım. çok üzüldüm.
selim bir eczanede çalışıyordur ve suna karnı burnunda ilaç almaya gelir. doğum vakti geldiğinde suna'nın yanında sadece selim vardır. selim yalnızlar. duru selim'i hayatına bir güneş gibi doğar. onun yaşaması için bir sebep olur adeta. babası kızını tapar derecede sevmektedir. her şey harika ilerler ta ki o yağmurlu güne kadar.
bir babanın canından çok sevdiği kızından ayrılması çok üzücü olsa da bir çocuğun babasız büyümesi, babam öldü diye düşünüp artık öyle yaşamaya alışmışken babanın ikinci kere ölmesi beni perişan etti. suna'ya çok öfkelendim, çok kızdım. her satırı ince ince düşünülmüş ve çok güzel yazılmış bir kitap. filiz özdem mutlaka okunmalı.
ayrıca bu kitabı veda üçlemesi'ne göre daha sade bir dille yazılmış. yazarı okumak isteyenler ilk bu kitabıyla başlayabilirler.
selim bir eczanede çalışıyordur ve suna karnı burnunda ilaç almaya gelir. doğum vakti geldiğinde suna'nın yanında sadece selim vardır. selim yalnızlar. duru selim'i hayatına bir güneş gibi doğar. onun yaşaması için bir sebep olur adeta. babası kızını tapar derecede sevmektedir. her şey harika ilerler ta ki o yağmurlu güne kadar.
bir babanın canından çok sevdiği kızından ayrılması çok üzücü olsa da bir çocuğun babasız büyümesi, babam öldü diye düşünüp artık öyle yaşamaya alışmışken babanın ikinci kere ölmesi beni perişan etti. suna'ya çok öfkelendim, çok kızdım. her satırı ince ince düşünülmüş ve çok güzel yazılmış bir kitap. filiz özdem mutlaka okunmalı.
ayrıca bu kitabı veda üçlemesi'ne göre daha sade bir dille yazılmış. yazarı okumak isteyenler ilk bu kitabıyla başlayabilirler.
devamını gör...
bir insanın kalitesiz olduğunu gösteren detaylar
sürekli şikayet etmesi
kurallara alerjisi olması
toplum içinde ve toplu taşımada yüksek sesle konuşması
özellikle toplu çalışılan iş yerlerinde düzen bozan bir karakterde olması.
kurallara alerjisi olması
toplum içinde ve toplu taşımada yüksek sesle konuşması
özellikle toplu çalışılan iş yerlerinde düzen bozan bir karakterde olması.
devamını gör...
rhipsalis cassutha kaktüs
rhipsalis cassutha kaktüs, rhipsalis in bir çok çeşidinden biridir.
yaygın olarak ökseotu kaktüsü, spagetti kaktüsü gibi adları ile de bilinir.
bilinen kaktüsler den farklıdır.epifit kaktüs çeşididir. (epifit bitki , başka bir bitkiye tutunan, asalak olmayan)toprağın dışında da yaşamaya alışkındır.
yüksek nemi ve çok aydınlık ortamları severler. (direk güneş ışığından sakınılmalıdır )
dikensiz,uzun, etli, yeşil olup, 1mt ile 4 mt. arasında uzunluğu olur. çok küçük sarı veya beyaz renkli çiçekleri olup, neredeyse yıl boyunca açar.
spagetti saçlı leyla kız
zarif ve sarkık görüntüleriyle asma saksılarda ya da sepetlerde , yeşil renkleri ve minik çiçekleri ile göze hoş geldiğinden, güzel bir dekor oluşturur.
yaygın olarak ökseotu kaktüsü, spagetti kaktüsü gibi adları ile de bilinir.
bilinen kaktüsler den farklıdır.epifit kaktüs çeşididir. (epifit bitki , başka bir bitkiye tutunan, asalak olmayan)toprağın dışında da yaşamaya alışkındır.
yüksek nemi ve çok aydınlık ortamları severler. (direk güneş ışığından sakınılmalıdır )
dikensiz,uzun, etli, yeşil olup, 1mt ile 4 mt. arasında uzunluğu olur. çok küçük sarı veya beyaz renkli çiçekleri olup, neredeyse yıl boyunca açar.
spagetti saçlı leyla kız
zarif ve sarkık görüntüleriyle asma saksılarda ya da sepetlerde , yeşil renkleri ve minik çiçekleri ile göze hoş geldiğinden, güzel bir dekor oluşturur.
devamını gör...
elmalı tarçınlı kurabiye
üşenmediğim zaman yaptığım kurabiye.
kullandığım tarifimi atayım hemen.
malzemeler:
3 su bardağı un
yarım paket margarin/kaymak/tereyağı
1 çorba kaşığı yoğurt
2 çorba kaşığı şeker
paket kabartma tozu
1 elma rendesi
1 çorba kaşığı şeker
üstü için
yarım bardak pudra şekeri
yapılışı:
rendelenmiş elma şeker ve tarçın on dakika kadar pişirilir.
ardından hamur yoğrulur.
sonra nasıl kolayınıza gelirse öyle, harç ile hamurdan koparılmış ceviz büyüklüğünde parçalar doldurulur.
sonra 175⁰ fırında 45' civarı pişirilir.
üstüne pudra şekeri serpilir.
afiyet olsun.
kullandığım tarifimi atayım hemen.
malzemeler:
3 su bardağı un
yarım paket margarin/kaymak/tereyağı
1 çorba kaşığı yoğurt
2 çorba kaşığı şeker
paket kabartma tozu
1 elma rendesi
1 çorba kaşığı şeker
üstü için
yarım bardak pudra şekeri
yapılışı:
rendelenmiş elma şeker ve tarçın on dakika kadar pişirilir.
ardından hamur yoğrulur.
sonra nasıl kolayınıza gelirse öyle, harç ile hamurdan koparılmış ceviz büyüklüğünde parçalar doldurulur.
sonra 175⁰ fırında 45' civarı pişirilir.
üstüne pudra şekeri serpilir.
afiyet olsun.
devamını gör...
düşünce özgürlüğü
limitsizdir. bencesi sencesi olmayandır. bir kişinin fikri veya beyanı ne kadar aptalca da olsa, sizin özel yaşamınızı ihlal etmediği sürece müdahale edemezsiniz. çünkü çizgiyi nereye çekeceğimizi belirleyen bir mecra veya üst kurul yok. nerede duracağız? en fazla neyi düşünebiliriz? dünyanın yuvarlak olduğunu düşünen adamı hapse atan insanla, kitabında ensest ilişkiden bahsettiği için bi yazarı gözaltına alıp kitabı toplatan insan aynı coğrafyada yaşadı. kimin haklı kimin haksız olduğunu belirleyemeyiz. veya belirleriz lakin sen veya ben veya bi başkası elbette buna itiraz edecektir. o halde itiraz eden azınlığı susturmak icap eder. bu şekilde özgürlüğü yekten kaldırmış oldunuz, tebrikler artık bir diktatörsünüz.
daha kolay metodu var. umursamamayı tercih etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. ahmet'in bok gibi bi düşüncesi var. koyim ahmet'in totosuna deyip geçmeyi öğrenmemiz gerekiyor. ghosting tam olarak bu aslında. hoşlanmadığın fikri ignore edebilirsin. öbür türlü hayat çok zor. kimin ne düşündüğünü takip edemezsiniz. her platformda engel butonu var, hoşlanmadığınız yazarı engelleyin, kendinize muhteşem bir iyilik yapmış olursunuz. o kişi yine düşüncesini beyan edebilir, sadece siz bundan kurtulmuş olacaksınız. keşke sosyal hayatta da black mirror noël bölümündeki gibi ignore butonu olsaydı.
daha kolay metodu var. umursamamayı tercih etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. ahmet'in bok gibi bi düşüncesi var. koyim ahmet'in totosuna deyip geçmeyi öğrenmemiz gerekiyor. ghosting tam olarak bu aslında. hoşlanmadığın fikri ignore edebilirsin. öbür türlü hayat çok zor. kimin ne düşündüğünü takip edemezsiniz. her platformda engel butonu var, hoşlanmadığınız yazarı engelleyin, kendinize muhteşem bir iyilik yapmış olursunuz. o kişi yine düşüncesini beyan edebilir, sadece siz bundan kurtulmuş olacaksınız. keşke sosyal hayatta da black mirror noël bölümündeki gibi ignore butonu olsaydı.
devamını gör...
sözlük yazarlarının evdeki konumu
çaycı hüseyinlik ve part time bulaşıkçılık yapıyorum.
devamını gör...

