şehrazat
t: rus beşlilerinden nikolay rimsky-korsakov'un 1888 yılında bestelediği meşhur eseri.
dört bölümden oluşur: ı. the sea and sinbad's ship, ıı. the kalandar prince, ııı. the young prince and the young princess, ıv. festival at baghdad. the sea. the ship breaks against a cliff surmounted by a bronze horseman
leif segerstam - sinfónica de galicia
aynı zamanda barış manço bu senfonik süitten esinlenerek yine aynı adda harika bir ingiliççe parçaya imza atmıştır:
şehrazat
"come here şehrazat / we're going away / forget tomorow / enjoy today..." diye başlayıp devam eder.
dört bölümden oluşur: ı. the sea and sinbad's ship, ıı. the kalandar prince, ııı. the young prince and the young princess, ıv. festival at baghdad. the sea. the ship breaks against a cliff surmounted by a bronze horseman
leif segerstam - sinfónica de galicia
aynı zamanda barış manço bu senfonik süitten esinlenerek yine aynı adda harika bir ingiliççe parçaya imza atmıştır:
şehrazat
"come here şehrazat / we're going away / forget tomorow / enjoy today..." diye başlayıp devam eder.
devamını gör...
denemeler (david hume)
david hume eseridir. pinhan yayıncılık tarafından basılmıştır. banu karakaş tarafından çevrilmiştir, çevirinin oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. hume, meşhur eseri an enquiry concerning human understanding(insanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma) ile bilinir daha çok. denemeleri genelde pek bilinmez veya göz ardı edilir. ben denemelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. her şeyden önce hume okuması nispeten "kolay" filozoflardan biridir. olabildiğince basit ve anlaşılır bir dili vardır. kendine has duru ve iyi işlenmiş bir üsluba sahiptir. ingilizcesinden de soruşturma'yı okuduğum için bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. hume zaten soyut ve "derin" filozoflara sıkça sataşır. toplum yaşamında ve gündelik yaşamda bir karşılığı olmayan derin tefekkürlerin soyut fikirlerini eleştirir. bu bağlamda genel olarak rasyonalistleri eleştirir. hume denemelerinde pek çok meseleyi ele alır. ciddi bir entelektüel, karizmatik bir filozof ve iyi bir yazar bir araya gelmiştir bu yazılarda. öncelikle deneme yazımını ele alır. burada insanlığın kibar ve latif kısmını âlimler ve hoşsohbetler olarak ayırır. âlimler zihnin daha soyut meselelerine gömülmüşken hoşsohbetler daha basit şeylerle ilgilenip haz almak isterler. hoşsohbetler sosyal insanlardır, sohbet severler. âlimler derin âlemlere dalıp hoşsohbetlerden biraz uzak dururlar. hume bunu çağının kötülüklerinden biri olarak değerlendirir. âlimlerin sohbete yaklaşmaları gerektiğini söyler; fildişi kulelerinden inmelerinin daha iyi olacağını düşünür gibidir.
bir başka denemesi "orta halli yaşam üzerine"dir. burada aristoteles'in "altın orta" sına benzer bir şeyler vardır. orta halli yaşayan insanların daha mutlu olacaklarını ve erdeme daha yakın durduklarını söyler genel olarak. orta halli insan doğayla ve insanla da üst ve alt tabadaki insanlardan daha fazla ilgilenir. kitabın en uzun denemesi ise 85 sayfalık "antik çağ uluslarının nüfus kalabalığı üzerine"adlı yazısıdır. sadece en uzun değil bence kitabın en etkileyici kısmı da burasıdır. çünkü bu yazıda hume âdeta yetkin bir tarihçi gibidir. antik çağ uluslarının nüfus yapılarını ve bu konudaki bazı efsaneleri ele alır. hem antik kaynaklardan faydalanır hem de modern kaynaklardan. beslenme, iklim, savaş anlatıları, üreme koşulları, yaşam standartları gibi unsurları dikkate alarak antik çağ nüfus yapısına dair kapsamlı çıkarımlar yapar. çoğu rakamın şişirildiğini söyler. yazıda onlarca antik kaynak zikredilir.
meşhur "intihar üzerine"adlı yazısı da önemlidir. özet olarak burada dine ve tanrıya dair çok etkili sorgulamalar vardır. hume intiharın insanlar için bir hak olduğunu düşünür. daha doğrusu kendi yaşamı üzerinde insanların tasarrufta bulunabileceğini söyler. intihar da buna dâhildir. intihar tanrı iradesini çiğnemek değildir hume'a göre.
bir başka denemesi "orta halli yaşam üzerine"dir. burada aristoteles'in "altın orta" sına benzer bir şeyler vardır. orta halli yaşayan insanların daha mutlu olacaklarını ve erdeme daha yakın durduklarını söyler genel olarak. orta halli insan doğayla ve insanla da üst ve alt tabadaki insanlardan daha fazla ilgilenir. kitabın en uzun denemesi ise 85 sayfalık "antik çağ uluslarının nüfus kalabalığı üzerine"adlı yazısıdır. sadece en uzun değil bence kitabın en etkileyici kısmı da burasıdır. çünkü bu yazıda hume âdeta yetkin bir tarihçi gibidir. antik çağ uluslarının nüfus yapılarını ve bu konudaki bazı efsaneleri ele alır. hem antik kaynaklardan faydalanır hem de modern kaynaklardan. beslenme, iklim, savaş anlatıları, üreme koşulları, yaşam standartları gibi unsurları dikkate alarak antik çağ nüfus yapısına dair kapsamlı çıkarımlar yapar. çoğu rakamın şişirildiğini söyler. yazıda onlarca antik kaynak zikredilir.
meşhur "intihar üzerine"adlı yazısı da önemlidir. özet olarak burada dine ve tanrıya dair çok etkili sorgulamalar vardır. hume intiharın insanlar için bir hak olduğunu düşünür. daha doğrusu kendi yaşamı üzerinde insanların tasarrufta bulunabileceğini söyler. intihar da buna dâhildir. intihar tanrı iradesini çiğnemek değildir hume'a göre.
devamını gör...
dini inancın zayıflama nedenleri
ülkemiz için düşünürsek gayet basit cevabı.
dinî dayatmalar ve her olaya dini sokuşturmaları. herhangi bir din ya da yaratıcının adı bu kadar fazla dile getirilmemelidir. ha, eğer getiriliyorsa da * o zaman gerçekten söylenen şeylerin yapılması gerekir. insanların inançlarını ağıza sakız etmeye lüzum yok.
dinî dayatmalar ve her olaya dini sokuşturmaları. herhangi bir din ya da yaratıcının adı bu kadar fazla dile getirilmemelidir. ha, eğer getiriliyorsa da * o zaman gerçekten söylenen şeylerin yapılması gerekir. insanların inançlarını ağıza sakız etmeye lüzum yok.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
ıçimizden birisi olan dışımızdaki irlandalı ile radyo programı.*
beklemedeyiz efenim.
beklemedeyiz efenim.
devamını gör...
197770 yabancı uyruklu kişinin türkiye'yi terk etmesi
onlar bile iç kargaşaya, ekonomik buhrana dayanamayıp kaçmışlar.
bende olsam bende terk ederdim, yaşanmıyor burda.
onlar napsın?
bende olsam bende terk ederdim, yaşanmıyor burda.
onlar napsın?
devamını gör...
boş beleş sanılan yazarlar
burada yazdığı birkaç cümle'nin değerlendirilmesi sonucu boş beleş damgası yiyen aslında donanımlı olan yazarlar.
devamını gör...
enteresan atasözleri
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
gönlü alçaldıkça yükselir, egosu yükseldikçe alçalır insan.
devamını gör...
matematik
“birçok insan için matematik hayatını zehir eden derslerden, içine korku salan sınavlardan ve okulu bitirir bitirmez kurtulacağı bir kâbustan ibarettir. bazıları için ise matematik, hayatı anlamanın ve sevmenin bir yolu olabilmiştir. çünkü sevmenin yolu herşeyde olduğu gibi burada da anlamaktan geçer.ancak anlayabildiğimiz şeyleri severiz. “
sinan sertöz /matematiğin aydınlık dünyası
sinan sertöz /matematiğin aydınlık dünyası
devamını gör...
sözlük içi konular
son günlerde sıkmaya başlamış olan konular. hadi 1 olur yazarsın, 2 olur tamam dersin ama sürekli sürekli "onu yapan yazar/bunu yapmayan yazar,/falanca yazarın eli kolu sağı solu" falan...
koskoca bir evren, içerisinde evrene göre küçük olsa da bize göre koskoca bir dünya ve o dünyada hakkında yazılıp çizilebilecek bir sürü konusu olan bir ülke... sanki yazacak hiç konu bulamıyormuşuz, isveç parlamentosuymuşuz da başka sıkıntımız yokmuş gibi boş işleri gündem yapma çabasındayız. akıllarda * kocamaaan bir soru: neden?
yani ne bileyim, şöyle çok ilgi çekici bir konu dururken ben neden üsttekine atılacak bir iftirayı okumak için merak duyayım ya da bir başkası neden duyuyor bu merakı? şimdi birileri çıkıp "sana ne!" ya da "faşist" falan diyecek. ben bunlar yazılıp çizilmesin, yasaklansın demiyorum ki ama. benim derdim başka. ben merak ediyorum, başkalarını neden bu kadar merak ettiğini insanların. ne bileyim, çok merak ettiğin yazara mesaj atabilirsin mesela. belki şurada fotoğrafına bakıp bayıldığın kişiyle konuşsan hiç anlaşamayacaksın, belki 2 yazdığı konuya bakıp yargıladığın insanı tanısan çok seveceksin... ne bileyim yani, mesajlaşma özelliği bulunan bir sözlükte bazı konular özelden halledilebilecekken sürekli yazarların konuşulması son derece garip geliyor bana.
çok tuhaf, çok... belki de tuhaf olan benim, bilemiyorum.
koskoca bir evren, içerisinde evrene göre küçük olsa da bize göre koskoca bir dünya ve o dünyada hakkında yazılıp çizilebilecek bir sürü konusu olan bir ülke... sanki yazacak hiç konu bulamıyormuşuz, isveç parlamentosuymuşuz da başka sıkıntımız yokmuş gibi boş işleri gündem yapma çabasındayız. akıllarda * kocamaaan bir soru: neden?
yani ne bileyim, şöyle çok ilgi çekici bir konu dururken ben neden üsttekine atılacak bir iftirayı okumak için merak duyayım ya da bir başkası neden duyuyor bu merakı? şimdi birileri çıkıp "sana ne!" ya da "faşist" falan diyecek. ben bunlar yazılıp çizilmesin, yasaklansın demiyorum ki ama. benim derdim başka. ben merak ediyorum, başkalarını neden bu kadar merak ettiğini insanların. ne bileyim, çok merak ettiğin yazara mesaj atabilirsin mesela. belki şurada fotoğrafına bakıp bayıldığın kişiyle konuşsan hiç anlaşamayacaksın, belki 2 yazdığı konuya bakıp yargıladığın insanı tanısan çok seveceksin... ne bileyim yani, mesajlaşma özelliği bulunan bir sözlükte bazı konular özelden halledilebilecekken sürekli yazarların konuşulması son derece garip geliyor bana.
çok tuhaf, çok... belki de tuhaf olan benim, bilemiyorum.
devamını gör...
dikey stabilize
istikamet dümeninin ön kısmında profil şekilli olan dikey stabilize uçağın uzunlamasına sapma dengesini sağlar. bu yapı genellikle fin olarak isimlendirilir. dikey stabilizenin yapısı da tıpkı yatay stabilize gibidir ve daha öncede ifade edildiği gibi gövdenin uzantısı şeklinde veya ayrı olarak yapılabilir. finin arka kısmı istikamet dümenine bağlantı sağlamak amacıyla menteşelere sahiptir. birçok uçakta dikey stabilizenin hemen önüne dorsal fin olarak tanımlanan ekipmanlar takılmıştır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
osmanlı'da eş cinselliğin yaygın olması
osmanlıda pasif oğlanların döt kısmı temizlensin diye muhallebi yediriyorlarmış. muhallebi çocuğu lafı buradan gelmiş.
lezbiyenler de birbirini ayırt etmek için beyaz şal takıyormuş bilirsiniz lezbiyenlere zürefa da denir. zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü sözü de burdan geliyormuş( bunu bir yerde okumuştum doğru olmayabilir.)
lezbiyenler de birbirini ayırt etmek için beyaz şal takıyormuş bilirsiniz lezbiyenlere zürefa da denir. zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü sözü de burdan geliyormuş( bunu bir yerde okumuştum doğru olmayabilir.)
devamını gör...
xavlegbmaofffassssitimiwoamndutroabcwapwaeiippohfffx
"yalnız xavlegbmaofffassssıtımıwoamndutroabcwapwaeııppohfffx yazarken oradaki -de ayrı yazılmalı" dediğim, ismiyle akılda kalıcılığını ispat etmiş metal grubudur.
bu güzide bilgi için teşekkürler kafa sözlük
bu güzide bilgi için teşekkürler kafa sözlük
devamını gör...
elemtere fiş
elemtere fiş “göz göz olana kadar” anlamında kullanılan eski bir mutfak terimidir.
karagöz hacivat oyunlarında sıkça duyduğumuz "elemtere fiş kem gözlere şiş" deyimi ise nazar değmesin, hasetle ve kıskançlıkla bakıp kötü düşünenler zarar veremesinler anlamına gelir.
anadolu’nun bazı yerlerinde nazara karşı üzerlik otu yakılırken “üzerliksin havasın. her dertlere devasın. ak göz, kara göz, mavi göz, ela göz, hangisi nazar etmişse onların nazarını boz. elemtere fiş kem gözlere şiş. üzerlik çatlasın, nazar eden patlasın" denir.
karagöz hacivat oyunlarında sıkça duyduğumuz "elemtere fiş kem gözlere şiş" deyimi ise nazar değmesin, hasetle ve kıskançlıkla bakıp kötü düşünenler zarar veremesinler anlamına gelir.
anadolu’nun bazı yerlerinde nazara karşı üzerlik otu yakılırken “üzerliksin havasın. her dertlere devasın. ak göz, kara göz, mavi göz, ela göz, hangisi nazar etmişse onların nazarını boz. elemtere fiş kem gözlere şiş. üzerlik çatlasın, nazar eden patlasın" denir.
devamını gör...
kafa yazarlarının ekşi yazarlarına göre daha genç olması
yolumuz uzun !
heyecanımız yüksek !
gençliğimiz vaaaar !!!
heyecanımız yüksek !
gençliğimiz vaaaar !!!
devamını gör...
okunması gereken kitaplar
artemis artemis, andy weir tarafından yazılmış 2017 bilim kurgu romanıdır. roman 2080'lerin sonlarında geçiyor ve ay'ın ilk ve şimdiye kadarki tek şehri artemis'te geçiyor. kentin kontrolü için bir komploya yakalanırken kapıcı ve kaçakçı yasemin "caz" bashara'nın hayatını takip eder.
mutlaka okuyun çok sevmiştim
mutlaka okuyun çok sevmiştim
devamını gör...
sözlükteki nickaltı övücülüğü
hoşuma giden, güldüren başlıklar görünce beğeniyorum ve yazarını da severek takip ediyorum sonra da gidip övüyorum. ne var bunda.* hep mi kavga edelim, kötüleyelim. kaos ortamı mı yaratalım, ne yapalım. şimdi senin nick altına da geliyorum.*
tanım: nick altı yorumlarını övücülük olarak tanımlayan yazar.
tanım: nick altı yorumlarını övücülük olarak tanımlayan yazar.
devamını gör...


