venedikli elçi giacomo de languschi ayrıntılı bir şekilde fatih sultan mehmed tasviri;

hükümdar, büyük türk mehmed, sürekli tetikte olan bir adamdır. yorgunluğa, sıcağa ve soğuğa, açlığa ve susuzluğa dayanabilir, hiç kimseden korkmaz.
artık zamanın değiştiğini ve bir zamanlar batı'nın doğu'ya karşı yürüdüğü gibi, şimdi de kendisinin doğu'dan batı'ya yürüyeceğini söylüyor. şehvete düşkün bir adam değildir. sürekli ayıktır, hiç bir hazzın ya da zevkin esiri olmaz. dünya çoğrafyası ve savaş sanatı kadar şevkle ve zevkle incelediği bir konu yoktur. üstlendiği işi araştırırken basiretlidir. ülkedeki insanları rahatlatmak için çalışır, adalet aşkıyla yanıp tutuşur...
kararlarında olgun ve hoşgörülüdür. sadaka verirken cömerttir ve her işinde hayırseverdir...

mühlenbach'lı birader george'un gözlemi;

hükümdarı gördüm; peşinde yalnız iki kişiyle camiye gidiyordu. camiden saraya giderken kimse peşine takılmaya, yanına yaklaşmaya ya da bizde olduğu gibi "yaşasın kral" tezahüratı yapmaya cesaret edemezdi.
sultanı camide namaz kılarken gördüm. ne bir koltukta ne bir tahtta oturdu, diğer insanlar gibi yere serili halının üzerinde yerini aldı. sultanın kıyafetinde ya da altında onun diğer insanlardan farklı olduğunu belli eden bir işaret yoktu.
onu annesinin cenaze töreninde izledim; bana patişah olduğu söylenmeseydi onu tanımazdım. izin almadan yanına yaklaşmak ya da ona eşlik etmek kesinlikle yasaktır...
devamını gör...

güzelmiş;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yakıt molası dışında 11-12 saat kullanırım yıllardır.üstelik gece yola çıkıp uyumadan öğlene doğru varış.
usta sürücü ve inatçı olmanın artısı.
devamını gör...

ataerkil toplumun kendisine yüklediği gereksiz sorumluluğun farkında olan, kadına yapılan adaletsiz muameleye dur demek isteyen kişidir. kesin 1 2 kişi meriç falan yazacak. meriç olmak cinsiyetçi bir salak olmaktan iyidir.
devamını gör...

beyefendi/hanımefendi sözcüklerini duymayı hep çok sevmişimdir.kullanın,kullandırttırın
devamını gör...

günümüzde pek kullanılmayan bir duygudur.

şu söz insanın vefasızlığını çok güzel anlatır:(bkz: hava soğuyunca gölge veren ağaçları unutmak).
devamını gör...

emeğimizin karşılığı.
devamını gör...

konu atatürk olmadıkça yanlış olan önermedir. ki onun da sebebi zaten fiziksel değil.

yabancı uyruklu olup da hoş duranlar var fakat bu erkeklerin sarışın mavi gözlü kadın takıntısı gibi bir takıntı asla olamaz. çünkü erkekler çok yüzeysel ve şekilci. kadınlar erkek seçiminde öyle değil.

bir erkeğe "nasıl bir kadın isterdin" diyecek olsanız size boydan postan söz ederken, kadın öncelikle ve daha çok davranıştan söz eder.

sarışının adı, esmerin tadı kısacası. görüntü ile ömür dönmez.
devamını gör...


şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler

haydi içelim.
devamını gör...

en iyi tanımını yapamam ama kendimce tarifini yapabilirim. okuduğum bir kitaptan yola çıkarak tek başına yapılan deniz yolculuğu diyorum. insanlardan uzaklaşmak bunun sonu doğadaki canlılarla konuşmaya kadar gider. çünkü insan yaratılış gereği duygularını paylaşmak istiyor. insanların anlamadığını dağa, taşa, denize, hayvanlara haykıranlar var.

tüm zorluklara tek başına göğüs germek cesaret istiyor. yalnızlık cesaret istiyor. kendine daha fazla inanmayı emrediyor. bazen kendisini anlayan bir insanla karşılamak istiyor. onu da anlaman gerektiğini kulağına fısıldıyor. kendi ile sürekli baş başa kalmak insanlara karşı tahammülsüzleştiriyor. o hem ihtiyaç hem de bir yük gibi...

hayat umutla yelken açan nice denizcilerin ışıklarını söndürdü bazılarının hayallerine kavuşturdu. yalnızlık yanmakta olan mum ışığı gibi hafif yalpanıyor, sağa sola savruluyor. ruhunu bir aydınlatıyor bir söndürüyor.

yalnızlık bazen bir ihtiyaç bazen terkediliş
tercih, farketmeyiş, farkedilmeyiş.. uzun soluklu gittiğinde ise ürkütücü.
devamını gör...

kadınlarda bulunan östrojen hormonunun corona virüse karşı direnç oluşturduğunu ve bu yüzden erkeklere oranla kadınların hastalığı daha çabuk atlatmasına ve ölüm oranının daha az olmasına sebep olduğu da başka araştırma konusudur.
devamını gör...

kendisine nedensiz bir sempatim var.
bence kendisi de sevmiyordur nedenleri. halihazırda kendisinin de neden ünlü olduğu belli değil zaten.
devamını gör...

bu sözlüğün kaliteli etkinliklerine bayılıyorum. heyecanla bekliyoruz efenim.

edit: giriş konuşmasıyla kalplerimizi eriten yayın olmakta şu an.
devamını gör...

canı gönülden desteklediğim kampanyadır.

arkadaşlar sözlük mağazasına giriş yapmam lazım fakat puanım yeterli değil. lütfen az çok demeyin şu kardeşinize yardımcı olun. hadi bakalım.
devamını gör...

fingirdemek bir özgürlüktür ve bunun için de insanlar istedikleri gibi fingirdeşebilir. sözlükte vakit geçirirken roma imparatoru gibi üzüm yiyen ve kleopatra muamelesi gören yazarlardır şüphesiz.
devamını gör...

hayatımda da ilk defa duyduğum, hayatımın en güzel cümleciği. anne. hayır ağlamıyorum gözüme evlat kaçtı.
devamını gör...

jane austen'ın romanları arasında sivrilmiş ve büyük başarı getirmiş kitabıdır. bence aralarında en iyisi budur, belki biraz da olsa bu kitabın yanına emma yaklaşabilir ama yine de yerinden edemez. kitabı anlatmaya gerek görmüyorum, kendisinin başarısı fazlaca biliniyor zaten. ama benim muzdarip olduğum bir konu vardır ki o da bu kitabın uyarlamalarıdır. bu kadının romanlarının çoğunu okudum ve okuduklarımın da uyarlamalarını izledim. bir tanesi bile mi iyi olmaz yahu? yoksa ben mi gözümde çok büyütüyorum da bu kadar beğenmemezlikten geliyorum, diyorum. ama aşk ve gurur'un izlediğim uyarlamaları beni oyunculuklardan tut da konunun anlatılış biçimine kadar hiçbir yönden tatmin etmiyor. ama sadece bir tane istisna var ki, o da colin firth ve jeniffer ehle'nin birlikte rol aldıkları 95 yapımı dizisi. elizabeth'i oynayan ehle, tam olarak hayal ettiğim soğuk bir ingiliz kadınını canlandırıyor. firth'den bahsetmeye hiç gerek yok zaten, darcy denince aklıma ilk gelen aktördür kendisi. açıkcası izlerken gerçekten tebrik ettiğim tek uyarlamasıydı bu dizi.
devamını gör...

türkçesi mizofoni olan hastalık. seslere karşı aşırı hassasiyet olarak bilinir. seçici ses duyarlılığı sendromu da deniyor. ağız şapırdatma, sakız çiğneme, ıslık, horlama, korna, komşudan gelen sesler, esneme, konuşma vb seslerden rahatsız olma.

saygısız, bencil insanlarla dolu ülkemde, aşırı gürültüden ötürü bu sendromu her gün yaşıyorum maalesef.
ancak twitter da denk geldiğim şu söz sayesinde kendimle gurur duydum..

"insanın dayanabileceği gürültü miktarıyla zihinsel yetileri arasında ters orantı vardır. kapıyı yavaşça kapatmak yerine gürültüyle çarpan bir insan yalnızca terbiyesiz değil; aynı zamanda bayağı ve dar görüşlüdür." schopenhauer.
devamını gör...

gerçek adı knud pedersen olup, kimi kitaplarında knud pedersen hamsund takma ismini kullanmıştır, 1885 yılında mark twain için yazdığı bir yazıda matbaacı adını yanlışlıkla knut hamsun olarak yazınca bu yanlışlık hoşuna gitmiş olmalı ki edebiyat hayatında bundan sonra bu ismi kullanmıştır.

henry ford gibi o da nazi destekçisi ünlülerdendir. 1920 de kazandığı nobel edebiyat ödülü nü 1943 yılında hitlere verilmek üzere alman propaganda bakanı joseph goebbels' e yollayacak kadar koyu bir nazidir.

hamsun, ikinci dünya savaşı'nda norveç'i işgali sırasında almanları desteklemiş bu nedenle norveç halkı karşısında itibari yok olmuş, savaştan sonra hain olarak hapsedilmiştir, 1859 doğumlu olduğu için yaşı nedeniyle aleyhindeki suçlamalar düşmüştür. bununla birlikte, almanlarla işbirliği ettiği için mahkum edilmiş ve kendisini mali açıdan bitiren bir para cezası ödemek zorunda kalmıştır.

hamsun’un nazilerle işbirliği, itibarına ciddi şekilde zarar verir, ancak ölümünden sonra eserlerine olan ilgi artar ve dünya çapında eserleri yeni dillere çevrildikçe uluslararası okuyucuların ilgisini çekmeye başlar. 1949'da, 90 yaşındayken, kısmen anı, kısmen kendini savunma niteliğindeki paa gjengrodde stier (on overgrown paths) ile dikkate değer bir edebi geri dönüş yapmıştır,

ancak norveç halkının nazi sempatizanı knut hamsun'a tepkisi çok manalı olmuş, savaş sonrası yazdığı kitaplarını ona hiç tepki vermeden, herhangi bir taşkınlıkta bulunmadan kapısının önüne teker teker bırakmışlardır.

bu norveçlilerde sanıyorum bir şey var, bir de bunların vidkun quisling denen gene ikinci dünya savaşında norveç işgali sırasında almanlarla işbirliği yapan başbakanı var ki soyadı olan quisling kelimesi ingilizcede "düşman işgal gücü ile işbirliği yapan kişi, hain" anlamına gelmektedir, anlayacağınız soyadı ingiliz dili ve edebiyatına geçmiş..

bir başka meşhur nazi sempatizanı için #154424

zaman içinde edit: #1072505 vidkun quisling
devamını gör...

bahadır sağlam'a ait, oldukça romantik bir şarkıdır. bir de dilinize dolanır ki; sormayın gitsin!


o gece benimle kalsan,
sabırsız hayaller kursan...



tık tık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim