anne kız diyalogları
sen evde kalirsin
devamını gör...
serenad
zülfü livaneli’nin yazdığı, ikinci dünya savaşı sırasında yahudi soykırımından kaçmaya çalışan çiftin hikayesini, yıllar sonra istanbul'a gelişiyle struma gemisi'ni yeniden gündeme getiren profesör maximilian wagner'in gözünden anlatan romandır.
oldukça etkileyici bir hikayesi var.
devamını gör...
normal sözlük’te artı oyun bilinmeyen faydaları
artı oy aldığımda, girdiğim tanımı tekrar okuma ihtiyacı duyuyorum.
bazen kendi tanımıma yahu bunu gerçekten benmi yazdım? hangi kafayla yazdım? bu nasıl bir tanım ne çeşit bir açıklama ne amaçla yazılmış diyorum kendime..
bazen artı oy alan tanımlarım bana öyle saçma geliyor ki düzeltmeyip direkt silme ihtiyacı duyuyorum.
artı oy=tdk.
bazen kendi tanımıma yahu bunu gerçekten benmi yazdım? hangi kafayla yazdım? bu nasıl bir tanım ne çeşit bir açıklama ne amaçla yazılmış diyorum kendime..
bazen artı oy alan tanımlarım bana öyle saçma geliyor ki düzeltmeyip direkt silme ihtiyacı duyuyorum.
artı oy=tdk.
devamını gör...
kendine bir not bırak
10 yıl sonraki bn için bu notu bırakıyorum
istediğin üniversiteyj çıkardığını istediğin bölümde okuyup başarıyla sınıf öğretmeni olduğunu ümit ederekten konuya giriim.
arkadaşlarına ve kendine verdiğin sözleri unutma canım benim.
sözler önemlidir çünkü bunu biliyosun.
umarım insanların ne düşündüğü artık seni ilgilendirmiyordur.
şayet ilgilendiriyorsa da vazgeç artık yeter yani.
çabucak atan da daha öğrenciyken öğrencilerinle ne yapacağın ile ilgili hayallerini gerçekleştir.
yazık onlara da o kadar beklediler seni*
seni çok sevecekler biliyorum
çünkü sen onlara sadece bir öğretmen olmayacaksın.
her sabah onlar ile beraber büyük bi heyecanla okula gelip büyük bi zevkle ders işliyeceksiniz unutma.
hak etmeyen insanlara o kadar çok değer verdin ki bazen kendini bile unuttuğun oldu. sana ders oldun bu da.
insan seç artık
gerçekten de hayatına bi şeyler katabilen insanları seç...
eğer bunları yapmazsan hm kendine hm de şu an bunu yazan bana ihanet etmiş olursun canım bnim*
ona göre...
kendini sevmeye devam et.
en önemlisi de buydu galiba*
istediğin üniversiteyj çıkardığını istediğin bölümde okuyup başarıyla sınıf öğretmeni olduğunu ümit ederekten konuya giriim.
arkadaşlarına ve kendine verdiğin sözleri unutma canım benim.
sözler önemlidir çünkü bunu biliyosun.
umarım insanların ne düşündüğü artık seni ilgilendirmiyordur.
şayet ilgilendiriyorsa da vazgeç artık yeter yani.
çabucak atan da daha öğrenciyken öğrencilerinle ne yapacağın ile ilgili hayallerini gerçekleştir.
yazık onlara da o kadar beklediler seni*
seni çok sevecekler biliyorum
çünkü sen onlara sadece bir öğretmen olmayacaksın.
her sabah onlar ile beraber büyük bi heyecanla okula gelip büyük bi zevkle ders işliyeceksiniz unutma.
hak etmeyen insanlara o kadar çok değer verdin ki bazen kendini bile unuttuğun oldu. sana ders oldun bu da.
insan seç artık
gerçekten de hayatına bi şeyler katabilen insanları seç...
eğer bunları yapmazsan hm kendine hm de şu an bunu yazan bana ihanet etmiş olursun canım bnim*
ona göre...
kendini sevmeye devam et.
en önemlisi de buydu galiba*
devamını gör...
etimoloji
t: tehlikeli ve manipleye açık bir bilim dalı. bir zamanlar facebook dedeleri sıkıntıdan etimolojiyle çok uğraşırlardı, sonra yavaş yavaş azaldılar. genellikle de doktorlar ve yurt dışındaki türklerde bu etimoloji aşkı vardı. doktorlarınki herhalde yabancı dil bildiklerinden çeşitli kaynaklara ulaşabilmeleri hasebiyle etimolojiyle uğraşmak ilgi çekici gelmiş olabilir, yurt dışındakilerin sevdası ise net bir kimlik bunalımı kaynaklı, diye düşünüyorum. mesela ne yapıyorlardı örnek vereyim:
meme kelimesinin tüm dünyaya türkçeden yayıldığını zannediyorlardı. oysaki çocuk dilinden gelen, hemen hemen tüm dünyada benzer şekilde olan bir kelimedir. bebekleri gözlemlediğiniz anda basitçe bu sonuca varabilirsiniz.
az çok bu konularda okumuş biri olarak naçizane tavsiyem her gördüğünüz köken çözümlemesine inanmayın. kendiniz bakıp teyit edin. yine de tam olarak inanmayın.
etimoloji üzerine türkçede pek fazla kaynak yok, aklıma gelenleri şuraya bırakayım, ilgili arkadaşlar okurlar*:
iştikakçının köşesi - şinasi tekin
sözcük hikayeleri - hatice şirin
düşünen türkçe - ali akar
oksfordun öküzü - kerim demirci
kelime dağarcığımızdan etimoloji araştırmaları - osman fikri sertkaya
kuşlar böcekler çiçekler - uwe blasing
buraya kadar olanlar akademisyenlerin kitapları. hepsi birbirinden değerli, son ikisi hariç dilleri de ağır değil, oldukça zevkli.
elifin öküzü, kelimebaz (1-2) - sevan nişanyan daha önce elifin öküzü tanımında belirtmiştim görüşlerimi, gayet okunabilir.
kök: kelimelerin serüveni, hatırla: kelimelerin serüveni - alp paksoy bu ikisini henüz okumadım.
meme kelimesinin tüm dünyaya türkçeden yayıldığını zannediyorlardı. oysaki çocuk dilinden gelen, hemen hemen tüm dünyada benzer şekilde olan bir kelimedir. bebekleri gözlemlediğiniz anda basitçe bu sonuca varabilirsiniz.
az çok bu konularda okumuş biri olarak naçizane tavsiyem her gördüğünüz köken çözümlemesine inanmayın. kendiniz bakıp teyit edin. yine de tam olarak inanmayın.
etimoloji üzerine türkçede pek fazla kaynak yok, aklıma gelenleri şuraya bırakayım, ilgili arkadaşlar okurlar*:
iştikakçının köşesi - şinasi tekin
sözcük hikayeleri - hatice şirin
düşünen türkçe - ali akar
oksfordun öküzü - kerim demirci
kelime dağarcığımızdan etimoloji araştırmaları - osman fikri sertkaya
kuşlar böcekler çiçekler - uwe blasing
buraya kadar olanlar akademisyenlerin kitapları. hepsi birbirinden değerli, son ikisi hariç dilleri de ağır değil, oldukça zevkli.
elifin öküzü, kelimebaz (1-2) - sevan nişanyan daha önce elifin öküzü tanımında belirtmiştim görüşlerimi, gayet okunabilir.
kök: kelimelerin serüveni, hatırla: kelimelerin serüveni - alp paksoy bu ikisini henüz okumadım.
devamını gör...
bir bilen'in modluktan alınması
az önce farkettiğim durum.
devamını gör...
prenses_aurora
okumayı ve yazmayı seven, bakış açısını kurduğu cümlelere ve anlatış tarzına da yansıtan değerli yazar.
önceden sessizce takibime almışım zaten fakat pek rastlamıyordum kendisine, kısa bir süre önce tanımlarına bir daha göz gezdirince nickaltı yazma gereksinimi hissettim.
keyifli tanımlar.
önceden sessizce takibime almışım zaten fakat pek rastlamıyordum kendisine, kısa bir süre önce tanımlarına bir daha göz gezdirince nickaltı yazma gereksinimi hissettim.
keyifli tanımlar.
devamını gör...
mutlu olamamak ve bundan kurtulamamak
"nasıl mutlu olunur?" sorusu ile ilgili olduğunu düşündüren eylem, durum.
çünkü "gerçekten" bu soru cevaplanabilirse, "gerçekten" mutluluk bulunabilir.
bu da özel olarak kişinin kendine diktiği bir kıyafettir; yardım alınmaz, başkasına olmaz.
çünkü "gerçekten" bu soru cevaplanabilirse, "gerçekten" mutluluk bulunabilir.
bu da özel olarak kişinin kendine diktiği bir kıyafettir; yardım alınmaz, başkasına olmaz.
devamını gör...
ayrılık acısı geçer mi sorunsalı
yahu niye geçmesin?
neler neler geçmiyor ki? araba yolculuğuna çıkmadan önce kesin olarak kaza yapıp yapmayacağımızı biliyor muyuz?
hayır. ilişkide de karşıdaki insanın bizi ne kadar seveceğini kestiremeyiz, bitip bitmeyeceğini de bilemeyiz.
ilişkiler başlar, bitedebilir, kimse bir diğerinin yokluğunda ölmez.
tek yapmanız gereken kabullenmek, acı çekmekse çekin, ağlamaksa ağlayın ama sonra kendinize gelin. çünkü kendinize en çok siz lazımsınız.
neler neler geçmiyor ki? araba yolculuğuna çıkmadan önce kesin olarak kaza yapıp yapmayacağımızı biliyor muyuz?
hayır. ilişkide de karşıdaki insanın bizi ne kadar seveceğini kestiremeyiz, bitip bitmeyeceğini de bilemeyiz.
ilişkiler başlar, bitedebilir, kimse bir diğerinin yokluğunda ölmez.
tek yapmanız gereken kabullenmek, acı çekmekse çekin, ağlamaksa ağlayın ama sonra kendinize gelin. çünkü kendinize en çok siz lazımsınız.
devamını gör...
duygusal bağ kurulmuş kitaplar
t: okuduğunuzda sizi bir şekilde daha çok sarsan veya kendinize dair daha çok şey bulduğunuz kitaplar.
benim için;
karamazov kardeşler - dostoyevski
martin eden - jack london
acımak - stefan zweig
benim için;
karamazov kardeşler - dostoyevski
martin eden - jack london
acımak - stefan zweig
devamını gör...
gün geçtikçe azalan şeyler
hayattan beklentim.
devamını gör...
iletişim engellerinin temel sebebi
karşındakini dinlememek.
karşınızdaki kişiyi gerçekten dinliyor musunuz? yoksa konuşmak için sıranızı mı bekliyorsunuz?
-freud-
karşınızdaki kişiyi gerçekten dinliyor musunuz? yoksa konuşmak için sıranızı mı bekliyorsunuz?
-freud-
devamını gör...
yörükler
mensup olduğum "ırk" dır! hiç bahsini açmam. şöyle iyiyiz, böyle süperiz demem, çünkü değiliz. aslında piyasada ben şuyum, ben buyum, acayipimdir, feciyizdir diyen "ırk" lara bin basarız ama demem böyle bir şey çünkü hepimiz bir değiliz... ama şunu söyleyeyim, sevin lan bizi, gerçekten bozulmamış, çok bozulmamış, doğaya tapan, bir canlı için canını verebilecek, bir geçi, bir koyun, bir çam ağacı için ölebilecek insanlarız biz, çok ağladık bu sene çokkkkkkkk, yandı her tarafımız, yandııııı, bir oğlağına türkü yazabilecek kalpleriz biz, karacaoğlanız biz... musayız, dedeyiz, tahtacıyız, kızılbaşız...kabayız ama çok zeveriz, çokkk...
devamını gör...
20'lik diş
biz 39'da vedalaştık kendisi ile.
onun sayesinde sigarayı bırakmış bir insan olarak allah razı olsun senden diyor önünde saygı ile eğiliyorum. ceket olsa önünü de iliklerim. diğeri ile de hala hasbıhal eder birbirimizi hoş tutmaya çalışırız. şimdilik aramız iyi, öyle minnoş minnoş takılıyoruz bakalım.
çekimi dişin yerleşimine göre zordur yalan yok, ben şimdi detay verip de kimseyi korkutmak istemem.
he ben ağladım ama ondan ayrılıyorum diye yoksa neden ağlayayım? *
onun sayesinde sigarayı bırakmış bir insan olarak allah razı olsun senden diyor önünde saygı ile eğiliyorum. ceket olsa önünü de iliklerim. diğeri ile de hala hasbıhal eder birbirimizi hoş tutmaya çalışırız. şimdilik aramız iyi, öyle minnoş minnoş takılıyoruz bakalım.
çekimi dişin yerleşimine göre zordur yalan yok, ben şimdi detay verip de kimseyi korkutmak istemem.
he ben ağladım ama ondan ayrılıyorum diye yoksa neden ağlayayım? *
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
elimde 90 'lı yıllardan kalma iki adet taso ile hamağa uzanmak suretiyle nostaljinin uzay boşluğuna doğru spin atarak ilerleyeceğim radyo yayını. *
neşeli programcımız sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu bizi çocukluğumuza/ilk gençliğimize götürmeyi vaadediyor. üstelik yayında yabancı da yok, hepimiz çocukluk arkadaşıyız öyle değil mi ? şapkayı ters takan bahçıvan pantolonlu çocuklar cemiyeti üyeleri olarak hepimiz orada olacağız. saat geliyor, tik tak tik tak tik tak...
neşeli programcımız sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu bizi çocukluğumuza/ilk gençliğimize götürmeyi vaadediyor. üstelik yayında yabancı da yok, hepimiz çocukluk arkadaşıyız öyle değil mi ? şapkayı ters takan bahçıvan pantolonlu çocuklar cemiyeti üyeleri olarak hepimiz orada olacağız. saat geliyor, tik tak tik tak tik tak...
devamını gör...
ahterbin (yazar)
birileri ilgi bekliyor galiba.
hayır boş dediği de 154.
bizimki yok o zaman.
hayır boş dediği de 154.
bizimki yok o zaman.
devamını gör...
behzat ç.
2011 yılının ilk aylarından biriydi ben o zaman adıyaman’ın bir ilçesinde askerlik görevimi yapıyordum… gece çavuşuyum nöbet değişimini beklediğim bir pazar gecesi gazinoda star tv açık ve behzat ç saati… öyle bi sahneki ankara’da üniversitenin son sınıfında oturduğum sokakta geçiyor… o günden sonra bırakamadım diziyi ilk sezonuydu sonrasında defa defa tüm sezonlarını izledim bende yeri çok ayrıdır*
devamını gör...


