teşekkür etmek
kullanımıyla ufak bir kelebek etkisi oluşturabilecek, yapılan bir iyiliğe karşı duyulan gönül borcunu ve hoşnutluğunu sözle ifade etme cümlesidir.
devamını gör...
pişmanlık garantili tavsiyeler
sığ insana bir şeyler anlatmaya çalışın. bir süre çabaladıktan sonra sığ ve saplantılı düşüncelerini değiştiremeyeceğinizi görünce boşa giden vaktiniz ve emeğiniz için pişman oluyorsunuz.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
oy veren butonları dert görmesin istediğim yazarlarımızdan kendisi. acaba ninja kaplumbağalardan biri olmak istese hangisi olurdu diye düşünmeden edemiyorum. ben sanırım nançaku çeviren pizza canavarı şakacı kaplumbağa olmak isterdim.
(bkz: michelangelo)
(bkz: michelangelo)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ilk sifonu 1989'da gördüm. "bu ne la tuvaletin üstünde zincirli alamet şey?" diye zinciri çektiğimle suyun şaldır şaldır boşalması bir oldu. "evi b.klu su basacak anaaaaa!!!" diye kaçmıştım.
devamını gör...
suskunlar
ihsan oktay anar'ın 2007 yılında iletişim yayınlarından yayınlanan romanıdır.
bu kitap mezarlıklar arasında sükuneti arayanların kitabı, hafta sonu sadece kafa dinlemeye bir mezara bakıp düşünmek için mezarlığa giden gariplerin okuyabileceği kitaptır, bunu yapmayan biriyseniz ya da bu davranış size çok garip geliyorsa hiç başlamayın derim.
eğer hala okumayı planlıyorsanız bu kitabı, hazırlıklı olmalısınız çünkü sayın ihsan oktay anar musikiyle hicvi, aşkla korkuyu, merhametle kini bir araya getirerek öyle bir karışım yapmış ki okuduğunuz her satır sizi hayretlere sürükleyecek çünkü bir paragrafta etrafta kimseler olmasa kahkaha atarım şimdi diyebileceğiniz bir satır okurken bir sonraki paragrafta ağlamak üzere olduğunuzu fark edeceksiniz…
kitapta ben en çok muhayyer hüseyin efendiyi sevdim. (muhayyer lakabını cemaat içinde kazara yellenmesi sonucu almıştır. bu kazadan sonra hem hayrete düşmesi hem de yellenirken çıkan sesin “muhayyer” perdesinde olduğunun musiki üstatlarınca tespiti, ona böyle bir lakabın takılmasına vesile olmuştu.) ve eflatunu (ona neden eflatun dendiğini de okuyun öğrenin yahu) sevdim.
bu kitap mezarlıklar arasında sükuneti arayanların kitabı, hafta sonu sadece kafa dinlemeye bir mezara bakıp düşünmek için mezarlığa giden gariplerin okuyabileceği kitaptır, bunu yapmayan biriyseniz ya da bu davranış size çok garip geliyorsa hiç başlamayın derim.
eğer hala okumayı planlıyorsanız bu kitabı, hazırlıklı olmalısınız çünkü sayın ihsan oktay anar musikiyle hicvi, aşkla korkuyu, merhametle kini bir araya getirerek öyle bir karışım yapmış ki okuduğunuz her satır sizi hayretlere sürükleyecek çünkü bir paragrafta etrafta kimseler olmasa kahkaha atarım şimdi diyebileceğiniz bir satır okurken bir sonraki paragrafta ağlamak üzere olduğunuzu fark edeceksiniz…
kitapta ben en çok muhayyer hüseyin efendiyi sevdim. (muhayyer lakabını cemaat içinde kazara yellenmesi sonucu almıştır. bu kazadan sonra hem hayrete düşmesi hem de yellenirken çıkan sesin “muhayyer” perdesinde olduğunun musiki üstatlarınca tespiti, ona böyle bir lakabın takılmasına vesile olmuştu.) ve eflatunu (ona neden eflatun dendiğini de okuyun öğrenin yahu) sevdim.
devamını gör...
yazarların asla dinlemem dediği müzik türü
heavy metal.
tava ile tencerenin kavgası gibi.
tava ile tencerenin kavgası gibi.
devamını gör...
martina hingis
bir zamanlar tenis sporuna gönül vermeme neden olan, her maçını büyük bir hayranlıkla izlediğim, bir dönemin teniste bir numaralı ismi olan hala hafızalarımızdan silinmemiş efsane tenisçidir.

güzelliği kadar muhteşem tenis yeteneği ile de ilgi odağı olan hingis henüz 17 yaşında iken dünya bir numarası olmayı başardı. slovak asıllı isviçreli bir tenisçi olan canımız ciğerimiz martina tüm zamanların en iyi tenisçilerinden biri sayılır hala.

aklımda en çok yer eden olay ise 99 fransa açık turnuvasında steffi graf ile oynadığı final maçında topun dışarıya çıktığını iddia edip iddiası kabul görmeyince sinirlenerek saçmasapan bir servis kullanması ve seyircileri karşısına alıp setlerde bir sıfır önde olduğu maçı kazanmak için iki servis kullanmasına rağmen kaybetmesidir.

maç bitiminde kimseyi dinlemeden çıkıp giden martina daha sonra annesinin kollarında tören için ağlayarak geri dönmüştür. ulusça ağladığımız bu anlarda martina güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyerek bir kez daha gönüllerin bir numarası olmayı başarmıştır.

o maçı kaybetmiş olmasına rağmen martina her zaman gönüllerimizin kazananı olmaya devam etmiştir. ve hala hiçbir tenisçi bir martina hingis olamamıştır.

güzelliği kadar muhteşem tenis yeteneği ile de ilgi odağı olan hingis henüz 17 yaşında iken dünya bir numarası olmayı başardı. slovak asıllı isviçreli bir tenisçi olan canımız ciğerimiz martina tüm zamanların en iyi tenisçilerinden biri sayılır hala.

aklımda en çok yer eden olay ise 99 fransa açık turnuvasında steffi graf ile oynadığı final maçında topun dışarıya çıktığını iddia edip iddiası kabul görmeyince sinirlenerek saçmasapan bir servis kullanması ve seyircileri karşısına alıp setlerde bir sıfır önde olduğu maçı kazanmak için iki servis kullanmasına rağmen kaybetmesidir.

maç bitiminde kimseyi dinlemeden çıkıp giden martina daha sonra annesinin kollarında tören için ağlayarak geri dönmüştür. ulusça ağladığımız bu anlarda martina güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeyerek bir kez daha gönüllerin bir numarası olmayı başarmıştır.

o maçı kaybetmiş olmasına rağmen martina her zaman gönüllerimizin kazananı olmaya devam etmiştir. ve hala hiçbir tenisçi bir martina hingis olamamıştır.
devamını gör...
sokak köpeği
kimi saldırgan kimse ilgiye aç uysaldır. fakat umursamaz olanına ilk defa denk geldim. az evvel iş yerinin bahçesine beyaz renkli bir hanımefendi girdi. zırp pırt kameralar kontrol edildiği için bahçeden çıkartmak zorundayız. sanki pez*****lerin duvarını yiyecek hayvancağız neyse yemeğim duruyordu eti içinden aldım peçeteye koydum amacım yedire yedire dışarı çıkartmak. gel annem diyorum yok. öpücük atıyorum ıslık çalıyorum bana mısın demiyor. arada bi yan yan bakıp turlamaya devam ediyordu. yağmur yağıyordu korunacak yer aradığı belliydi. en azından yemek yesin dedim tüm bahçeyi dolaştı. gönlüne göre yer bulamadı yemeği de yemedi sakince çıktı gitti bahçeden. seni içeri alamadığım için özür dilerim.*
devamını gör...
osmanlı döneminde olası normal sözlük başlıkları
(bkz: matbaaya gerek var mı sorunsalı)
(bkz: yeniçeri ocağı kapatılmalı mı sorunsalı)
(bkz: meclisin tatil edilmesi)
(bkz: yeniçeri ocağı kapatılmalı mı sorunsalı)
(bkz: meclisin tatil edilmesi)
devamını gör...
türk dizilerinin olmazsa olmazları
zengin kız fakir oğlan yada zengin oğlan fakir kız.
devamını gör...
kadınların mutsuzken saçını kesmesi
of sıktı artık yok mutsuz kadınların saçı kısa olur yok şu yok bu alakası yok kardeşim kısa saç seviyoruz bu kadar basit, ne meraklısınız her şeye anlam yüklemeye.
devamını gör...
mahlasında yemek adı geçen yazarların iştah açması
adım geçmiş dayanamadım geldim. hadi canınız yaprak sarma çeksin.
devamını gör...
mersinli cihangir
izlemekten keyif aldığım bir internet ünlüsüdür.
iyi ki de ünlü olmuştur.
iyi ki de ünlü olmuştur.
devamını gör...
cinsiyetsiz tuvaletler istiyoruz
heh ben de diyorum nerde kaldı bu başlık diye. neyse ki ekşide bunu destekleyenlere bol bol küfür ettim rahatladım hadi yine iyisiniz sakinim artık.
tanım: tecavüz vakalarını ikiye katlayacak olay.
tanım: tecavüz vakalarını ikiye katlayacak olay.
devamını gör...
irlanda
delikanlı kelt halkının ülkesidir ama zamanında vikingler, normanlar ve britanya imparatorluğu'nun işgaline uğradılar.
eski kavimlerin, işgal ettikleri yerlerde kadınlara nasıl davrandıkları tahmin edildiğinden pek saf ırk olduklarını sanmıyorum.
eski kavimlerin, işgal ettikleri yerlerde kadınlara nasıl davrandıkları tahmin edildiğinden pek saf ırk olduklarını sanmıyorum.
devamını gör...
12 aralık 2020 türkiye'de kodlu adres sisteminin gelmesi
kimlik kodu, adres kodu. kendimi bir markette satılan, alınan, pazarlanan bir ürün gibi hissetmeye başladım. derin dünya oramıza buramıza çip takacak diyenlere duyrulur, yavrum o çipin kodu da geldi.
devamını gör...
sıradan zaferler
manu larcenet'in 2003 yılında çıkardığı çizgi romandır. 2004 yılında angoulême uluslararası çizgi roman festivalinde en iyi çizgi roman albümü ödülünü kazanmıştır.
2020'de çizgi roman okumaya başladığım kitaptır.
kitap sıradan zaferleri anlatmada iyidir. sıcak bir hikayesi vardır. ben polis şakasına çok gülmüştüm :)
2020'de çizgi roman okumaya başladığım kitaptır.
kitap sıradan zaferleri anlatmada iyidir. sıcak bir hikayesi vardır. ben polis şakasına çok gülmüştüm :)
devamını gör...
yazarların whatsapp durumları
kitabımın adı olan elma kokan salon .
devamını gör...
yazarların yazarlarla flörtleşmesi
şaşırılacak eylemdir. flörtözlük belirtisidir.
-selam bay yazar, #x nolu tanımınızda ne anlatmak istediniz?
+hiç, öylesine boş bir tanımdı sadece.... :))
-ahahah....
+:))
-ee, hep böyle gülümseyecek misiniz?
+ne yapmamı isterdiniz?
-hiiç..
+tamam.
-ne tamam?
+öylesine tamam işte.
-yani bana tüm demek istediğin bu mu?..
+olmuyor artık..
-ne olmuyor?
+o ilk mesajını yazdığın günki gibi değilsin..
-demek öyle, tamam..senin de tanımların eskisi gibi değil zaten!
+demek öyle ha?..
-öyle.
+engelle o zaman hadi..
-o zaman, elveda..
+elveda..
(sonra bay yazar, kendisine mesaj gönderen yazarın nickaltısına girer ve şöyle yazar):
eski bir tanıdık..
ve, bay yazar'a birgün tekrar mesaj gelir.. mesajı gönderen kişi, o eski tanıdıktır.. şöyle yazmıştır,
affet..
ve o şarkı,
son.
(not: flörtün ne anlama geldiğini bilmiyorum) *
-selam bay yazar, #x nolu tanımınızda ne anlatmak istediniz?
+hiç, öylesine boş bir tanımdı sadece.... :))
-ahahah....
+:))
-ee, hep böyle gülümseyecek misiniz?
+ne yapmamı isterdiniz?
-hiiç..
+tamam.
-ne tamam?
+öylesine tamam işte.
-yani bana tüm demek istediğin bu mu?..
+olmuyor artık..
-ne olmuyor?
+o ilk mesajını yazdığın günki gibi değilsin..
-demek öyle, tamam..senin de tanımların eskisi gibi değil zaten!
+demek öyle ha?..
-öyle.
+engelle o zaman hadi..
-o zaman, elveda..
+elveda..
(sonra bay yazar, kendisine mesaj gönderen yazarın nickaltısına girer ve şöyle yazar):
eski bir tanıdık..
ve, bay yazar'a birgün tekrar mesaj gelir.. mesajı gönderen kişi, o eski tanıdıktır.. şöyle yazmıştır,
affet..
ve o şarkı,
son.
(not: flörtün ne anlama geldiğini bilmiyorum) *
devamını gör...
