akşamları yol kenarında beklerken gelen minibüsü görmek için gözlerimi kısmaktan çinlilere benzememe rağmen bizim minibüs olduğunu göremediğimden ve her minibüsü de tek tek durduramayacağım için durağa kadar yürümek zorunda kalıyorum.
bir ara ben niye yürüyorum ya deyip bineceğim minibüsü görünceye kadar her gelen minibüsü durduruyordum, sonra durdurduğum her minibüs gittikten iki dakika sonra bir kulak çınlaması hissedince tekrardan durağa yürümeye başladım.
devamını gör...

mutsuzuz. bizi kendi içimizdekiler sömürüyor çünkü..
devamını gör...

girdiği tüm görüşmelerde teklif aşamasına gelen ve yakışıklı olmayan bir çalışan olarak önemli olmadığını düşünüyorum. ancak bu tanım gerçek anlamda kurumsal firmalar için geçerlidir.
devamını gör...

küfürler 250 puan sayılıyor deli misin?
arkadaşlar şaka yaptım niye küfrediyorsunuz? *
devamını gör...

katalan yönetmen ısabel coixet‘in penelope fitzgerald‘ın kitabından uyarlanan 2017 yapımı bir film. tiyatral bir havada geçen filmde emily mortimer‘ın performansı ile diğer oyunculardan bir adım öne çıkıyor.
filmin konusuna gelecek olursak:
cesur olmak, sevmek, iyimserlik ve mücadele ile ilişkilendirebiliriz. hardborough kasabasında yalnız bir kadının kitapçısında kasabaya ve onların fikirlerine verdiği mücadeleyi kitap dükkanında geçen bir hayal dünyası şeklinde aktarıyor . kadının oldukça gizemli bir adam ile gerçekleştirdiği mektuplaşmalar ve görüşmeler filmin ana temasını oluşturmaktadır. filmde özellikle kullanılan pastel renkler filme başka bir boyut kazandırmıştır. ve kullanılan bazı eşyalar fazla imgesellik katmak açısından saçma bir şekilde izleyenin gözüne sokulmaya çalışılmıştır. kapının önünde duran çiçekli kabin ya da mektup sahnelerinde sürekli arkada duran vazo gibi. oyunculuklardan ise bazıları gerçekten çok amatörce ve ruhsuz durmaktadır. müzikler ise belki emily mortimer'den sonra en güzel şey filmin içersinde olan ispanyol gazeteleri tarafından çok poh pohlanmasına rağmen çok sıradan durağan yayvan bir film olmanın ötesine geçememiştir.


şahsi fikrimce film biraz yavaş tempoda ilerliyor ve bu izleyeni çok yoruyor.
devamını gör...

"kelime başına karma birim puanı arttırıldı (uzun tanımlar çok daha fazla karma puan vermekte)" diye bir seyden ötürü sırf sınav kağıdı dolu görünsün diye, uzun uzun anlatımların çoğalacaģını düşünüyorum. çünkü ben de şu an bu tanımda aynen bunu yapıyorum.*
kötü bir şey de değil neticede. yazalım uzun uzun. zaten konuştuğum gibi yazmaya başlarsam kimse okumaz diye yazamadıklarım, kısalttıklarım var. yapmayayım bari bundan sonra.
böyle açık kapılar bulunca da, kelimeler istemesiz dökülüyor benden. durduramıyorum. duramıyorum mesela şu an.
şimdi durmazsan, hiç duramayacağım için, atıyorum kendimi bu başlıktan.
devamını gör...

baba sen misin?
devamını gör...

yahu burada istemeyin bari.
her sabah babamı radyoterapi için hastaneye götürüyorum dün sabah da babamı beklerken hastane alanını mesken tutmuş köpekleri seveyim dedim. bir tanesi ne yaptıysam yaklaşmadı öyle korkuyor ki zavallı. bir başkasını seveyim dedim zorla korka korka yaklaştı. yemin ederim gariban hayvancağızın sevgi açlığını ve korkusunu gözlerinde gördüm. bak yazarken bile o çocuğun bakışları gözümün önüne geldi yine gözlerim doldu.
öyle bir bakıyordu ki, sanki bu dünyaya köpek olarak gelmiş olmak bir suçmuş gibi ezik, tedirgin, korku dolu.
ne yapıyor abicim bu garibanlar bize. biri zehirler, öteki taşlar, beriki keser biçer, tecavüz eder. elbette kimsenin zarar görmesini onaylamıyoruz ama eğer hayvan sevgisi ve bilincini oturtabilecekseniz, sokakta görmek istemediğiniz bu garibanlar için sokak yerine uygun olduğunu düşündüğünüz yaşam alanlarını onlar için her yönden uygun yaşam alanları yapabileceksiniz hadi belki. ama köpeksiz sokağı isterken o köpeklerin barınaklarda yok olup gitmesi ise buna hayır.
sokaklarda burun buruna oldukları envai çeşit tehlikeden uzak, güvenli ve mutlu yaşayabilecekleri ortamları oluşturamıyoruz, bireyleri bu hayvanların da can taşıdığı, onların da bizim gibi duyguları olduğu vb birçok konuda eğitemiyoruz ama kolay olanı istiyoruz o da ne? göz önünde olmasınlar. bu bir çözüm değildir.
devamını gör...

olay balıkesir'in erdek ilçesinde gençlik ve spor ilçe müdürlüğü'nün düzenlediği 19 mayıs atatürk'ü anma ve gençlik ve spor bayramı kutlamasında yaşanmıştır. iyice farkına vardıkları için neyi sansürleyeceklerini şaşırdılar

atatürk'ün gençliğe hitabesini okuyan genç, "iktidarı elinde bulunduranlar, gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerinin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler" bölümünü sansürleyerek okumadı.

şaşıran var mı? hala…
buradan
devamını gör...

kriptografi, başkaları tarafından erişilmesi istenmeyen bilgilerin bir ya da çoklu değişkenlere tabii tutulup değiştirilerek, doğru yöntemlerin izlenmemesi takdirinde erişilmemesini sağlamak üzerine belli matematiksel ya da mantıksal algoritmalar dahilinde gerçekleştirilen işlemlerdir. ilgili bilim dalına kriptoloji, ilgilenip bu işlemleri gerçekleştiren kişiye ise kriptograf denir.

yunanca kelime köklerinde "gizli/gizlenmiş olan" anlamına gelen "kryptos" ve yazmak anlamına gelen "graphein" kelimelerinden türemiştir.

geçmişi oldukça uzun yıllara dayanmaktadır kriptografinin. antik mısır hiyerogliflerinde rastlanabilen gizemli örneklerinden tutun, mezopotamya'da keşfedilmiş olan kil tabletlerde bile karşımıza çıkabilmektedir.

roma'da, sezar ile karşımıza çıkmaktadır. günümüzde kriptografinin en bilindik uygulamalarından biri olan sezar şifreleme algoritması, basitçe harflerin alfabedeki n anahtar sayı kadar sonraki harfe yönlendirilerek yazılmasıdır. mesela, anahtarın 1 olduğu bir biçimde, "elma", "fmnb" şeklinde yazılacaktır. neyse ki günümüzde kullanılmıyor, çünkü şifre bilinmiyor olsa bile en fazla 25 denemede bulunabilmektedir.

ilk sistematik kullanımı, 8. yüzyılda orta doğu'ya dayanmaktadır. al-khalil adlı ünlü filolog, dil alimi tarafından çıkarılmış olan "şifreli mesajlar" kitabı ile temeli atılmıştır. kitap, var olabilecek tüm arapça kelimelerin sesli harfler dahil ve dahil olmadan halleriyle oluşturulabilecek tüm permütasyon ve kombinasyonlarını içermekteydi.

avrupa dünyasında reform ve rönesans dönemlerinde güvenli bilgi aktarımı amacıyla kullanılan kriptografi teknikleri, osmanlı imparatorluğu'nda, tapu-tahrir defterlerinde "siyakat" adı verilen, okunması güç ve dile hakimiyet gerektiren bir yazı biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

fakat bana göre en önemli kısmına, yani alan turing sonrasına gelmek istiyorum.

ikinci dünya savaşı'nda almanlar tarafından kullanılmış olan şifreleme makinesi enigma, yaygın kullanımıyla düşmanlarına büyük sorun yaratmaktaydı. arthur scherbius tarafından tasarlanmış olan enigma'nın başlangıçtaki kullanım alanı paranın hakim olduğu alanlarda ticari gizliliği sağlamaktı. savaş döneminde daha ucuz ve pratik kullanımına geçilmiş olan cihaz, rotorlu ve elektromekanik bir şifreleme cihazıydı.

daktilo benzeri cihazın üzerinde 26 harfli, ışıklı bir tabela vardır. daktilodan basılmış olan bir harf, rotorlardan birini devreye sokarak başka bir harf olarak yansıtır. çalışan üç rotor, bir harfi üç kez şifreleyerek neredeyse kırılması imkansız bir hale getirir. matematiğim yanıltmıyorsa, 26lı permütasyondan bahsediyoruz.

tabii bununla da kalınmamış. ekstradan makinede bulunan, her ucu farklı farklı bir harfe takılabilen on adet kablo vardır. bu kabloların her biri, takıldığı harflerin yerini değiştirmektedir. mesela uçları "s" ve "y" harflerine takılmış kablo, "spy" yazısını "yps"ye çevirir.

diğer hatırlamadığım ve muhtemelen bilmediğim bazı eklentilerle birlikte, bir mesaj on üç defaya kadar şifrelenebilmekte. böylece neredeyse çözülemez şifreler ortaya çıkar.

neredeyse çözülemez. işte bu noktada, polonyalı matematikçiler elde ettikleri verileri *, alan turing'in de içinde olduğu "ultra" adlı gruba verirler. alan turing, enigma'nın zaafiyetlerini, diğer uzmanlarla birlikte çalışmalarını sürdürerek, alman denizaltılarının uzun süren bir mesaj ağını takip ederek bunu çözebilmişti.

bir enigma mesajının hiçbir rotor, kablo vs. anahtar bilgisine sahip olunmadan çözülebilme ihtimali 1/3,560,761,236,879,310,464,000*'dir.

alan turing aynı zamanda bilgisayar biliminin kurucusu olarak kabul etmektedir. o halde gelelim bilgisayarlar vasıtasıyla gerçekleştirilen kriptografik işlemlere. günümüzde simetrik ve asimetrik şifreleme olarak iki farklı kullanımı mevcut.

simetrik şifreleme, aynı anahtar kullanımıyla dekripsiyon(şifre çözümleme) ya da enkripsiyon (şifreleme) işleminin gerçekleştirilmesidir. dizi ve blok şifreleme olarak ikiye ayrılır.

dizi şifrelemede, veri bir bit* dizisi olarak ele alınır. bir anahtar vasıtasıyla, zamana göre değişen bir uzunlukta bir dizi üretilmesiyle sağlanır.
kullanım örnekleri: cfb *, ofb *, ctr *

blok şifreleme ise, veriyi bloklar halinde ele alır. bu bloklar birbirine bağlı ya da bağımsız olarak var olabilir. şifreleme ve şifre çözümleme bütün olarak ele alınan bloklar üzerinden gerçekleşir. şifreniz "parola" ise, bu bütün bir bloktur mesela. "p" ya da "parol" yazılması bir anlam ifade etmez basitçe. öte yandan, iç hafıza ve kimlik tanımlama unsurları barındırmaması da dezavantajları arasındandır.

kullanım örnekleri: ecb *, cbc *

simetrik şifrelemede milenyumun başına kadar des* kullanılırken, milenyum itibariyle yerini yavaş yavaş aes'e* bırakmaktadır.

asimetrik şifrelemede ise, şifrelerken ve şifre çözümlerken farklı anahtarlar kullanılır. açık anahtar, şifreleme ve doğrulama için kullanılırken, özel anahtar şifrenin çözümü ve alındığını belirtmek amacıyla kullanılmaktadır. mesela, birine yolladığınız bir maili, o kişinin genel anahtarıyla şifreliyorsunuz. sonra, o mailin açılabilmesi için, yolladığınız kişi özel anahtarını kullanıyor.

sizin gönderdiğinizin anlaşılması içinse, gönderici olan sizin genel anahtarı tarafından doğrulanabilmekte olduğundan, özel anahtarınız ile bunu imzalamanız gerekmektedir. mühür basmak gibi düşünebiliriz :)

ayrıca ilginizi çekebilir, araştırma konusu olarak bırakayım.
(bkz: pgp)*

ek:
eğer buraya kadar okuyan varsa teşekkürlerimi sunarım. konuyla ilgili herhangi bir soru/sorununuz varsa iletişime geçebilirsiniz, bilgim dahilinde yardımcı olmaya çalışırım.
devamını gör...

zengin kız fakir oğlan yada zengin oğlan fakir kız.
devamını gör...

aşı,hap ve spreyim olmadan yaşama şansımın olmadığı illet hastalık.toplumda çok hafife alınır nedense.ileri vakalarda tedavisi şarttır ve yıllarca sürer.
devamını gör...

devletin bakanı süleyman soylu'nun sedat peker hakkında söylediği sözler
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günlerdir aralıksız şekilde yemeden içmeden ve ısrarla islam'ı kendince lekelemeye çalışan abuk sabuk bazı yazarlar var.
sözlükte sadece bu sebeple bulunmak için varlar gibi yemiyorlar içmiyorlar, tüm yalan ve iftiralarını müthiş bir kötülük ile sunuyorlar sergiliyorlar. neye karşı? bu coğrafyanın en biricik inancı olan islam'a karşı.
mesele müslüman olmak ya da olmamak da değil aslında. herkes her istediğine inanır, inanıyor da.
maalesef tam olarak değindiğim konu yepyeni açılmış kafa sözlüğün yönetim anlayışı.

insanların kutsalına saldırıya varmış olan hastalıklı çalışmaların önünü açması/ onlara herhangi bir şekilde yaptırım uygulamaması.
bu sefer ne oluyor, bahsettiğim başlıkları açan hastalıklı ve urlu zihinler, daha fazla daha fazla saldırmaya devam ediyor.
kimse bana fikir özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden bahsetmesin. sabah akşam insanların kutsalına, dinine yalan yanlış dogma iftiralarla saldırmak dünyanın her yerinde önü kapatılan ve fikir özgürlüğü kapsamında görülemeyecek şeyler.
sözlük yönetiminin bu konuya çok ama çok hassas yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. aksi takdirde gelecek eleştirilerin çığ gibi büyüyeceğini ve sözlüğün sözüm ona çok sesli özgür bir platform yerine tek sesli sığ bir platforma evrileceğini, körler sağırlar birbirini ağırlar bir yere dönüşeceğini düşünüyorum.
tabi eğer istenen tam olarak bu değilse!
devamını gör...

oksijen israfı yaratık. hapis bu tip yaratıklar için ödül. bir kafesin içerisinde boynunda tasmayla yaşatılıp, genetik çalışmalarda kobay olarak kullanılması isabet olur.
devamını gör...

umarım bu şekilde yeriştirilen çocuk kalmamıştır...
devamını gör...

kuralların canı cehenneme diyesim geldi ama demiyorum tabii ki.*
devamını gör...

siyasal islamın bu son çırpınışları arkadaşlar. çeyrek asırlık bir süreç içinde siyasal islam bu topraklarda tarihin çöplüğüne doğru , adımlarını koşar adıma getirir. z kuşağı ve sonraki kuşaklarda siyasal islam ve oyunları "tutmaz"(hepsi büyük harflerle)
din inanış kulla tanrısının arasındadır. arada bu inanış sömüren , bundan kendine siyasi maddi kazanç elde edenler en büyük munafiklardir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim