ihtimal değil cidden nefreti hak eden bir yazardır. 2 gün önce bir teşebbüsüm oldu ve ailem olarak gördüğüm sözlüğe #1038230 bir elveda mesajı yazdım. kendisi büyük oyunu gördüğünü ve benim trolluk yaparak şakadan yazdığımı ima etti pardon direk öyle dedi*. nickaltımda yazdığı dünyada gerçekten kötü insanların olduğunu hatırlattı bana. #1042768 senin gibi insanlardan ve o yazdığın tanımı beğenen insanlardan nefret edeceğim. yalan ve dikkat çekme dedin ya. gerçekten senin gibi insanlar yüzünden kendimi inandırmaya çalışmam dünyanın geldiği noktadır.#1043397 inanmıyorum ya cidden inanmıyorum ne biçim bir dünya.

bilmeden yargılayan ve insan canı gibi bir konuda boş boş konuşan sen ve senin gibi insanlardan uzak duracağım. bu mesajım beni düşünen değerli yazarlarımızadır. her zaman beni iyi anlayan güzel yazarlarla olacağım.
devamını gör...

gerçekçi olalım ki pek çoğumuz orhan veli veya yaşar kemal değiliz. balına yeni bir sözlük olan kafa sözlüğe üye olduk. azimle klavyelediğimiz için 1. nesil yazar olduk. çaylak arkadaşlar arasında da illaki bizden daha yetenekli olanlar var. ekşici gibi davranıp lütfen azimlerini şey etmeyelim.

bazılarınız napayım kral, onlarda cingöz mütahit gibi doluşsaydı diyebilir. doğru, çakal olsalardı onlarda 1.nesil olabilir, benjamin reyiz ile aynı kayıkta yol alabilirdi. ama olmadı, yeni girişimlerde şansınız bol olsun.
devamını gör...

benim için dünyanın en güzel fıkrasını içinde barındıran bir quentin tarantino filmidir.

--! spoiler !--

mia: vincent! tilki gücü 5'teki fıkramı duymak ister misin?
vincent: elbette. ama hala gülemeyecek kadar sersemlemiş haldeyim.
m: yok, zaten komik olmadığından gülmeyeceksin. ama yine de duymak istiyorsan söylerim.
v: sabırsızlanıyorum.
m: peki. 3 domates sokakta yürüyormuş. baba domates, anne domates ve bebek domates. bebek domates geride kalmaya başlamış. ve baba domates de çok sinirlenip onu sıkarak "catch up" demiş.
v: anlamlı bakışlar ve uçan öpücük.

--! spoiler !--

*
devamını gör...

zaten yalnızlığımızın sebebi, kitaplardaki kahramanları semtimizde bulamayışımız değil miydi ( sebahattin ali )
devamını gör...

2020 yılı ispanya yapımı film. 16. yy avrupasına bakış tutan film, zor bir hikayeyi başarılı bir şekilde yansıtıyor. film hakkında spoiler vermeyeceğim, verenide sevmem zaten.

tarihin en karanlık dönemlerinden biri de engizisyon mahkemeleridir. kadınları cadı olarak suçlayarak, binlerce kişiyi infaz etmişlerdir. cadı derken şu saçma hollywood filmleri akla gelmesin, sadece müzik dinleyip dans ettiği gerekçesiyle cadı ilan edilip yakılarak öldürülen kadınlar var.

aslında kadın olmak, tarihin her devrinde zormuş dedirten bir film.

yönetmen pablo agüero zor bir işin hakkını vermiş. güzel filmdir öneririm.
devamını gör...

video başlıklarını yazıyorum.

- kekoların yanından kız almak

- mahalle abilerini mevzuya çağırmak

- kekolara tikim var şakası yaptım. evet karşımızda yeni nesil bir trol var ismi de angara bebesi. bu arkadaş alt kültürün oturduğu semtlere her nasıl oluyorsa gidiyor orada ki numunelik tipleri trollüyor. ve nasıl oluyorsa rhatça çıkıyor ve birde bunları yayınlıyor falan. ben açıkçası kurgu olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bana göre dünyadaki en güzel keyf ikilisidir efenim. bu hazzı çok az şey veriyor şu hayatta. mümkünse bol köpüklü türk kahvesiyle daha bir hoş olur. yorgunluk alır, sakinleştirir...
devamını gör...

ukrayna asıllı gitaristtir. kendisi trubadurdur, günümüz tabiriyle halk ozanıdır. diyar diyar gezip enstrümantal müziğiyle dinleyenleri büyülemektedir. örnek vermek gerekirse internal flight adlı parçası isminin hakkını verir ve 64 dakikadır.

the song of the golden dragon en meşhur parçasıdır. buna ek olarak naçizane önerilerim:

rebirth of a thought: between fire & water
cosmic fairytale: dimensions
devamını gör...

(bkz: narsist kişiliğime yenik düştüm)
devamını gör...

ilk olarak 28 haziran 1970 tarihinde new york, san francisco ve los angeles’ta eş zamanlı olarak düzenlenen yürüyüşlere verilen ad.

bu yürüyüşlerin tarihi ise bir yıl öncesinde yaşanan stonewall olaylarına dayanıyor.

ayaklanma adını 'stonewall ınn' adlı gey barından alıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o dönemler farklı cinsel eğilimi olanlara karşı hem toplum hem de yönetim bazında bir baskı söz konusu. gey barlar da bu baskıdan nasibini almış.

eşcinsel bireyler toplum içinde el ele tutuşamıyor, dans edemiyor ve öpüşemiyordu. bu ve bu gibi eşcinsel davranışlar yasa dışı kabul ediliyordu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
barlar yasal olarak da sorun yaşıyordu. new york eyalet likör otoritesi, sadece eşcinsel kimliğiyle bilinen veya eşcinsel olduğundan şüphelenilen bireylerin toplandığı barları yasa dışı ilan edip kapatıyordu. 1966'da bu yasak aktivistlerin çabalarıyla kaldırıldı. fakat yasakların kalkması bar sahiplerince yeterli görülmemişti. çünkü halka açık alanlarda baskı devam ediyordu. barlar da kamuya açık mekanlardı.

fakat baskıdan kurtulmanın bir yolu vardı. o da içki ruhsatı
almamaktı. normal içki ruhsatı yerine 'bottle bar' denilen özel bir ruhsat tercih ediyorlardı. bu ruhsatın özelliği barda içki satılmamasıydı. müdavimler içkilerini kendileri getiriyorlardı. mekan ise sadece içki servisi yapıyordu*.
bu ruhsatın esas özelliği ise bara giriş yaparken müdavimlerin bir deftere isim ve imzalarını bırakmalarıydı. bu şekilde barın üyelere özel olduğu algısı oluşturuluyordu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ama bu yöntem tam olarak işe yaramıyordu. çünkü barın sahipleri eşcinsel davranışların görmezden gelinmesi için polise rüşvet vermek durumundaydı.

new york'taki gey barlar mafyanın kontrolündeydi. stonewall da bu barlardan biriydi. mafya bu barları işletmekte menfaat görüyordu. bazı eşcinsel müşterilerine kimliklerinin gizli kalması karşılığında şantaj yaptığı söyleniyor mesela.

bundan başka stonewall evsiz eşcinsellere ev sahipliği yapıyordu. çünkü mekan hem büyüktü hem de üye olunması diğer kulüplere göre daha ucuzdu.
üyeler arasında giriş ücretini hırsızlık yaparak çıkartan müdavimler de vardı.
ve işin aslı bu bar bakımsızdı. müdavimler ise bu barlara bağımlıydı. bu barlar olmasa varlıklarını sürdüremeyeceklerinin farkındaydılar.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
verilen rüşvetler sayesinde bara baskın yapılacağı zaman yozlaşmış polisler haber uçururdu ve bardaki yasadışı içkiler saklanırdı.

fakat isyana sebep olan baskından önce haber uçurulmamıştı. hem de bu baskından birkaç gün önce baskın yapılmasına rağmen.
sanki hazırlıksız yakalamak amacındalarmış gibi...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
isyan sürecine gelene kadar toplumsal meselelerde çok kereler gördüğümüz üzere ötekileştirilmiş bir kesimle karşı karşıyayız. içinde oldukları topluma karşı yabancı hissettirebilecek çok şeyler yapılmış.

böyle bir ortamda amerika'nın tarihindeki savaşma, mücadele etme, özgürlük ve bireysellik gibi amerika'yı amerika yapan şeyler göz önüne alındığında eşcinsellerin haklarını arama noktasında gösterdikleri cüretkar tavır daha iyi anlaşılabilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sonrasında olaylar gelişiyor ve polis barı basıyor. tarih 28 haziran 1969.
tutuklamalar, polis ve göstericiler arasında çıkan çatışmalar...
ve isyan yayılıyor...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
üzerinden bir yıl geçmesiyle 28 haziran 1970 günü ilk onur yürüyüşü gerçekleşiyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
slogan ise şöyledir: yüksek sesle söyle, eşcinsel onur duyar!

2016 yılında obama isyanın geliştiği bölgeyi ulusal anıt ilan etti ve eşcinsel harekete destek verdi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynaklar için buradan, buradan ve buradan.
devamını gör...

siz sadece işinizi yapın. dedikoducu ve iki yüzlü insancıklardan uzak durun.* başkalarının işini yardım amaçlı dahi olsa yapmayın,* kendi işinizi, zorda kalsanız dahi yaptırmayın. gereksiz samimiyet de kurmayın.*
devamını gör...

barry levinson'un yönetmenliğinde başrollerde dustin hoffman ve robert de niro'nun olduğu 1998 yılında vizyona giren siyasi hiciv filmi.


filmi izlerken "amerika da böyle savaş açmamış mıydı ırak'a?" demiştim. ırak savaşı'nın 2003'te başladığını düşünüce, ya film çok iyi akıl vermiş siyasilere ya da geleceği çok iyi öngörmüş, diyebildim.

filmin tek kusuru sonlara doğru sakız gibi uzaması. bunu da filmin konusundan kısaca bahsedip anlatmak lazım. seçime kısa bir süre kala amerikan başkanının adı bir skandala karışır. danışman rolündeki robert de niro olaya el atar, film yapımcısı rolünde olan dustin hoffman'dan yardım ister ve olaylar gelişir.

şikayetçi olduğum nokta tam işler yoluna girmişken başka bir aksiliğin ortaya çıkması ve ona göre yeni planlar kurmaları. bir iki defa olsa neyse ama işin suyunu gerçekten çıkarmışlar. ya senarist yazdığından büyük bir zevk aldı ve işi abarttıkça abarttı ya da medyanın insanlar üzerinde ne derece güçlü bir silah olduğunu göstermek adına bir filme sığmayacak (sığdırılmaya çalışılırsa da sakil duracak) kadar çok konuyu ele almak istedi. böyle düşününce ona da hak vermemek elde değil.

filmin vizyona girdiği zaman ile bill clinton'ın adının karıştığı seks skandalının zamanı örtüşüyor.
evet, bill clinton da işin içinden çıkmak için kendine düşman yaratmış ve ırak'ı askeri müdahale ile tehdit etmiş.
devamını gör...

açıklanmamış başka kaç kaçırılma vakası olduğunu akla getiren menfur olay!
devamını gör...

1353 sayılı "türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında kanun"a göre düzenlemedir yani alfabe sayarken h,i,ı,j... şeklinde sıralamamız lazımmış.
devamını gör...

güven zamanla oluşan veya süreçle artan bir şey değildir. baştan ya vardır ya yoktur. yaşanmışlıklara göre güven, aynı kalır yada güven zedelenmesi ile düşüşe geçer. eğer sevgilisini fake hesap ile denemeye başladıysa bir kadın, tıpkı ağacın içine kurt kaçması gibi yavaş yavaş kemirecek ve çürütecektir. o nedenle şüphenin içinizi kemirmesine izin vermeden, güvensiz olduğunuz ilişkiyi sonlandırın.
devamını gör...

halkımızın kitap okumaya bir dakika ayırdığını ortaya koyan istatistiklerdir. o bir dakika da yanına kahve koyup fotoğrafı çekilene kadar geçen süredir muhtemelen.
"çıkan verilere göre türkiye’de okuma oranı yüzde 0,1’ken, kişi başına düşen kitap sayısı 7 olarak belirlendi."
devamını gör...

bizim evde var bu çiçekten, yıllardır annem çok özen gösteriyor. tam olarak şöyle bir şey.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben okuduğum ve düşünce yapıma ters gelmeyen her şeyi beğenirim. ayrıştırıcı başlıklarda açmadığım için yazılan her entryi okuduktan sonra beğenirim. neden çünkü para gitmiyor cebimden. gitse hayatta beğenmezdim.
devamını gör...

(bkz: pırasa kafa) isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

bence her meslek gereklidir. sadece henüz işimiz düşmemiştir.

tanım: cevabı boş küme olan başlıktır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim