kınadığın şeylerin başına gelmesi
odak neredeyse hayat o yöne doğru gidiyor aslında.. odağını, ona buna kızmaya, kınamaya, şikayet etmeye, söylenmeye çevirince belli bir zaman sonra o olayların aynısını yaşarken ya da kınadığın şey neyse onu yaşarken kendini buluyorsun.. ben de 20'li yaşlarda öyleydim ama 40'a merdiven dayadığım şimdilerde odağımı artık iyiye, güzele doğru çevirdim. eskiden insanlığı, dünyayı değiştirme gibi abuk hayallerim vardı, sonra anladım ki insan, sadece kendini değiştirebilirmiş.. mevlana'nın dediği gibi: "dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.” *
devamını gör...
bayan değil kadın diyeceksin denilerek linçlenmek
daha önce şurada #473829 belirttiğim gibi bayan hitap için, kadın cinsiyet için kullanılabilir, birbirlerinin yerine kullanılamazlar yani.
doğrusu; bayan değil hanımefendi şeklinde olması gereken hatalı linç. her şeyden önce bir dilbilgisi meselesi bu.
doğrusu; bayan değil hanımefendi şeklinde olması gereken hatalı linç. her şeyden önce bir dilbilgisi meselesi bu.
devamını gör...
yaşı küçük yazarları sağ frame’e almak
bu çeşit bir genelleme yapmak doğru olur mu bilemiyorum sonuçta ülkede bütün kötü şartlara rağmen hala bir şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek isteyen gençler var. birkaç kendini bilmez yüzünden bütün gençleri böyle harcamamalıyız. bırakın bari burada rahat bir nefes alsınlar. birinden bir şeyler öğrenebilmek için o kişinin üniversite mezunu olması da gerekmez. nitekim küçücük çocuklar bile bazen aklımıza hayalimize gelmeyecek şeyler söylüyor ve bize bir şeyler öğretiyorlar. insanları yaş ve sınıf olarak böyle ayırmayın lütfen. atalarımızın da dediği gibi akıl yaşta değil baştadır. kimin eğitime ihtiyacı olduğu hiç belli olmaz.
devamını gör...
çocuk sahibi olmak için herhangi bir testin olmaması
rezalettir. saçmalıktır.
dünyaya bir evlat getirecek insanların bir şekilde test edilmesi çok gerekli.
iyi ebeveyn olursan iyi bir evladın iyi bir geleceğin oluyor.
kötü bir ebeveyn olursan bir canavar yaratabiliyorsun.
çocuk dediğimiz olay çok önemli bir mesele. öyle yapıp salmakla olacak bir şey değil.
kötü bir evde büyüyen çocuk veya sefalet dolu bir ortamda büyüyen bir çocuk ne kadar topluma verimli olabilir bilemiyorum.
ben korkuyorum. çocuk yapmayı düşünmüyorum. bu büyük sorumluluğun altına girmenin çok zor olduğunu düşünüyorum.
zaten türkiye’de yaşıyorum. çocuk yapmak istemememin en büyük payı bu ülke.
neyse bu konu kanayan yaram. çok deşmek istemiyorum.
dünyaya bir evlat getirecek insanların bir şekilde test edilmesi çok gerekli.
iyi ebeveyn olursan iyi bir evladın iyi bir geleceğin oluyor.
kötü bir ebeveyn olursan bir canavar yaratabiliyorsun.
çocuk dediğimiz olay çok önemli bir mesele. öyle yapıp salmakla olacak bir şey değil.
kötü bir evde büyüyen çocuk veya sefalet dolu bir ortamda büyüyen bir çocuk ne kadar topluma verimli olabilir bilemiyorum.
ben korkuyorum. çocuk yapmayı düşünmüyorum. bu büyük sorumluluğun altına girmenin çok zor olduğunu düşünüyorum.
zaten türkiye’de yaşıyorum. çocuk yapmak istemememin en büyük payı bu ülke.
neyse bu konu kanayan yaram. çok deşmek istemiyorum.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
kendisi çıtayı allahuekber dağlarına koymuş biz eteklerine papatyalar topluyoruz.
bazen tanımlarımı beğeniyor ya o an; sanki başım okşanmış da "aferin küçük" denmiş gibi hissediyorum.
nickaltına yazma küstahlığında bulunduğum harika ötesi mütevazı yazar.
bazen tanımlarımı beğeniyor ya o an; sanki başım okşanmış da "aferin küçük" denmiş gibi hissediyorum.
nickaltına yazma küstahlığında bulunduğum harika ötesi mütevazı yazar.
devamını gör...
sözlüğe boş yapmak için üye olmak
kafa dağıtmak için, sosyalleşmek için giriyorum buraya, biraz boş yapmak hakkım diye düşünüyorum.
devamını gör...
the irishman
scorsese dedemin son filmidir.
çıktığı günden beri 3 kere izleyen birisi olarak çok ama çok sevdiğim bir filmdir.
üç efsane oyuncuyu izlemek paha biçilemez bir his büyük bir sevinç.
müzikler kurgu senaryo hepsi çok güzeldi.
--! spoiler !--
ayrıca son sahnede al pacinonun tek güvendiği insan tarafından arkası dönükken öldürülmesi içimi cız etmiştir.
--! spoiler !--
çıktığı günden beri 3 kere izleyen birisi olarak çok ama çok sevdiğim bir filmdir.
üç efsane oyuncuyu izlemek paha biçilemez bir his büyük bir sevinç.
müzikler kurgu senaryo hepsi çok güzeldi.
--! spoiler !--
ayrıca son sahnede al pacinonun tek güvendiği insan tarafından arkası dönükken öldürülmesi içimi cız etmiştir.
--! spoiler !--
devamını gör...
uzungöl
küçükken gittiğim berber trabzonluydu, hatırlıyorum dükkanında duvarda uzungöl' ün resimi asılıydı. yemyeşil bir yer, çift minareli cami ve göl.
çok sonra oraya gitmiş ve o cennet gibi yeri görmüştüm, arabadan iner inmez tertemiz havasından resmen sarhoş oluyordunuz. sonra araplara yaranacağız diye aşağıdaki hale getirmişler, şimdi o yapıların bir kısmını yıkacaklarmış, ne diyeyim allah.....
her şeyi allah' a havale ediyoruz zaten, yapacak bir şey yok maalesef.
çok sonra oraya gitmiş ve o cennet gibi yeri görmüştüm, arabadan iner inmez tertemiz havasından resmen sarhoş oluyordunuz. sonra araplara yaranacağız diye aşağıdaki hale getirmişler, şimdi o yapıların bir kısmını yıkacaklarmış, ne diyeyim allah.....
her şeyi allah' a havale ediyoruz zaten, yapacak bir şey yok maalesef.
devamını gör...
normal sözlük’ün 18 yaş altı yazarları
19a yaklaşan bir 18'liyim. artık ihitiyarladık:).
devamını gör...
karga
karga, kimi tanrılar için kutsal sayılmış kimi olaylarda da uğursuzluğu getiren canlı olarak tasvir edilmiştir. iskandinav kültüründe karga bir evin önünde gakladığında o kişiye öleceğini haber verirken, kehanet kuşu olarak görülmüş ve viking savaşlarında kanatları açık bir kuzgun (karga ile aynı familyadan olduklarından kültürel ve mitolojik açıdan bir tutulurlar) savaşa gidilirken bayrak olarak kullanılmıştır. hatta karganın gördüğü kişinin yüzünü unutmaması ,ayırt edebilmesi de bu kehanete bağlanırken pek çok kültürde kargalardan korkulmuştur. tarih öncesi ilkçağ döneminde yaşayan avrupa kavimlerinden olan keltler'in bir kısmı kargaya taparken, kaynaklarda eskimolar'ın da ilk canlı olarak kargayı kabul ettiği yazmaktadır. kızılderili inancında ise karga son dileği yerine gelmemiş kişinin hayata tekrar döndüğü şekli olarak kabul edilirken, -eski dönemlerde- hemen hemen her kültürde karganın mistik güçleri olduğuna inanılmıştır. rahip ve sosyal reformcu olan henry ward beecher ise kargalarla ilgili "eğer insanoğlunun kanatları ve simsiyah tüyleri olsaydı, çok azı karga olabilecek kadar zeki olurdu'' demiştir.
devamını gör...
anakronizm
dünü bugünün değer yargılarıyla yorumlama anlamına gelen kelime.
devamını gör...
yanlış anlaşılan şarkı sözleri
bunu nasıl yazmadınız ya? karı gördüm kaydım, kaymaz olaydım.
devamını gör...
tıp vs mühendislik
tıp fakültesi okurken kimse rakibin değildir, not paylaşımı en üst noktadadır kimse kimseden notunu bilgisini saklamaz, tabi ki istisnalar mevcut, ki zaten hipokrat yemininde de bulunur bilginin karşılıksız aktarmaya olan sözümüz.
sınıf geçmek zaman zaman zorlayabilir zaten uzun olan mesleğe adımınız gecikeceği için stres altında hissedebilirsiniz kendinizi.
6.seneye geldiğinizde intörnlük denen ne olduğu belirsiz bir döneme girilir. yarı doktor yarı hemşire olursunuz , hemşirelerin yapmadığı işler ,asistanların angarya gördüğü işler ,nöbet ,hasta muayenesi , pratisyenlik için tecrübe kazanmak , düşünüyorsanız tus çalışma derken zorlu bi periyota girersiniz. tabi bu dönemin harika bir yönü vardır ; maaş almaya başlarsınız... şaka şaka ne harikası 600 lira bi şey alırsınız işte çok da şey etmeyin.
ama bu zorlu dönemin sonunda o hayallerini kurduğunuz harika gün gelir evet evet artık mezun olmuşsunuzdur. 6 senelik okulunuz bitmiş ve artık gerçekten doktorsunuzdur.. muhteşem değil mi? değil işte... şanslıysanız ilk tercihinize yerleşirsiniz dhy denen atamada. değilseniz devlet nereye atarsa belki şırnak belki diyarbakır şans işi. olsun be dersiniz en azından atandık yerimiz belli..başlarsınız göreve iki gün sonra başhekim gelir ve hop o da ne geçici görev selamun aleyküm demiş bile size..ama ev tutmuştum bu ilçeden diğeri daha uzak diyemeden imzalar atılır ve yeni hastanenize geçersiniz. toplum sağlığı merkezi veya acil serviste görev yapılır genelde. intörnlükte kimse size pratik bilgi vermediği için zorlanmanız kuvvetle muhtemeldir. maaş olarak 6civarı alırsınız. 6bin maaşı kalem kalem verdikleri için asıl maaşınız 3.5tir aslında. yani kalanı ekstradır. başakşehir çam sakurada bir dönem olduğu gibi 3.5 bine de insan hayatıyla uğraşabilirsiniz . döneri varsa hastanenizin şanslısınız 8e kadar varabilir maaş ama çoğu hastane battığı için o da zor sanırım. ha tus kazanamadıysanız geçici görev ,hastalar , verilen beyaz kodlar, gelen şikayetler ,pratisyenlik derken onunla da uğraşırsınız.
lan bi kazanayım tusu rahatım dersiniz dershaneler de bunu aşılar size verin parayı kazandıralım hayatınız kurtulsun... verirsiniz parayı çalışırsınız günde 6-7 saat kazanırsınız evet artık uzmanlığa geçiş yapmışsınızdır asistan doktorsunuzdur...herkes kazanayım mutlu olucam hayalleri kurarken mutlu olmaya zaman bulamadan ayda en az 10dan başlayan üst sınırı bulunmayan nöbetler gelir.bu nöbetlerse günde 3 saat uyursanı şanslı sayılırsınız. yaklaşık iki sene böyle devam eder.kafayı sıyırmazsanız çok şanslı sayabilirsiniz kendinizi çünkü altınıza çömez geldikçe rahatlamaya başlarsınız zira artık onlar zorlanmaya başlamıştır. uzmanlık eğitimi bitince zorunlu göreve başlarsınız maaşı pratisyen maaşından pek de farklı olmaz. bi de yan dal yapayım dersiniz binbir emek verip onu da kazanırsınız... yan dal sonrası tekrar zorunlu hizmet yaparsınız. yaşınız her sınavı ilkinde kazandığınızı hiç sınıfta kalmadığınızı her şeyin mükemmel gittiğini düşünürsek 35e dayanır. hayırlı olsun artık bir yandal uzmanısınızdır. bu kısımdan itibaren pek bilgim olmadığı için sonrasını bilemeyeceğim. ..
sonuç olarak bana sorarsanı tıp yazayım mı diye hayır yazmayın derim. siz bana tekrar tıp yazar mısın diye sorarsanız evet yazarım. samimi arkadaşlıklar hekim dayanışması ve benim karakterime uygun gelmeyen patrona yalakalık gibi muhabbetlere canınız istemediğini sürece girmezsiniz. kendi yağınızda kavrulursunuz halk sizi çok zengin sanırken. bu arada aldığınız her kuruş ananızın ak sütü gibi helaldir. bütün sağlık çalışanları için söylüyorum bunu. eksiği çok fazlası hiç yok bu maaşın. 48 saatte 40 saat insan hayatıyla uğraşmayan anlamaz bunu.
galiba dağınık yazdım ama içimden geldiği gibi planlamadan birinci sınıftan pratisyenliğime kadar olan zamanı gözümün önüne getirerek yazmaya çalıştım. sorusu olan bütün gençlere mesaj kutum açıktır.
sınıf geçmek zaman zaman zorlayabilir zaten uzun olan mesleğe adımınız gecikeceği için stres altında hissedebilirsiniz kendinizi.
6.seneye geldiğinizde intörnlük denen ne olduğu belirsiz bir döneme girilir. yarı doktor yarı hemşire olursunuz , hemşirelerin yapmadığı işler ,asistanların angarya gördüğü işler ,nöbet ,hasta muayenesi , pratisyenlik için tecrübe kazanmak , düşünüyorsanız tus çalışma derken zorlu bi periyota girersiniz. tabi bu dönemin harika bir yönü vardır ; maaş almaya başlarsınız... şaka şaka ne harikası 600 lira bi şey alırsınız işte çok da şey etmeyin.
ama bu zorlu dönemin sonunda o hayallerini kurduğunuz harika gün gelir evet evet artık mezun olmuşsunuzdur. 6 senelik okulunuz bitmiş ve artık gerçekten doktorsunuzdur.. muhteşem değil mi? değil işte... şanslıysanız ilk tercihinize yerleşirsiniz dhy denen atamada. değilseniz devlet nereye atarsa belki şırnak belki diyarbakır şans işi. olsun be dersiniz en azından atandık yerimiz belli..başlarsınız göreve iki gün sonra başhekim gelir ve hop o da ne geçici görev selamun aleyküm demiş bile size..ama ev tutmuştum bu ilçeden diğeri daha uzak diyemeden imzalar atılır ve yeni hastanenize geçersiniz. toplum sağlığı merkezi veya acil serviste görev yapılır genelde. intörnlükte kimse size pratik bilgi vermediği için zorlanmanız kuvvetle muhtemeldir. maaş olarak 6civarı alırsınız. 6bin maaşı kalem kalem verdikleri için asıl maaşınız 3.5tir aslında. yani kalanı ekstradır. başakşehir çam sakurada bir dönem olduğu gibi 3.5 bine de insan hayatıyla uğraşabilirsiniz . döneri varsa hastanenizin şanslısınız 8e kadar varabilir maaş ama çoğu hastane battığı için o da zor sanırım. ha tus kazanamadıysanız geçici görev ,hastalar , verilen beyaz kodlar, gelen şikayetler ,pratisyenlik derken onunla da uğraşırsınız.
lan bi kazanayım tusu rahatım dersiniz dershaneler de bunu aşılar size verin parayı kazandıralım hayatınız kurtulsun... verirsiniz parayı çalışırsınız günde 6-7 saat kazanırsınız evet artık uzmanlığa geçiş yapmışsınızdır asistan doktorsunuzdur...herkes kazanayım mutlu olucam hayalleri kurarken mutlu olmaya zaman bulamadan ayda en az 10dan başlayan üst sınırı bulunmayan nöbetler gelir.bu nöbetlerse günde 3 saat uyursanı şanslı sayılırsınız. yaklaşık iki sene böyle devam eder.kafayı sıyırmazsanız çok şanslı sayabilirsiniz kendinizi çünkü altınıza çömez geldikçe rahatlamaya başlarsınız zira artık onlar zorlanmaya başlamıştır. uzmanlık eğitimi bitince zorunlu göreve başlarsınız maaşı pratisyen maaşından pek de farklı olmaz. bi de yan dal yapayım dersiniz binbir emek verip onu da kazanırsınız... yan dal sonrası tekrar zorunlu hizmet yaparsınız. yaşınız her sınavı ilkinde kazandığınızı hiç sınıfta kalmadığınızı her şeyin mükemmel gittiğini düşünürsek 35e dayanır. hayırlı olsun artık bir yandal uzmanısınızdır. bu kısımdan itibaren pek bilgim olmadığı için sonrasını bilemeyeceğim. ..
sonuç olarak bana sorarsanı tıp yazayım mı diye hayır yazmayın derim. siz bana tekrar tıp yazar mısın diye sorarsanız evet yazarım. samimi arkadaşlıklar hekim dayanışması ve benim karakterime uygun gelmeyen patrona yalakalık gibi muhabbetlere canınız istemediğini sürece girmezsiniz. kendi yağınızda kavrulursunuz halk sizi çok zengin sanırken. bu arada aldığınız her kuruş ananızın ak sütü gibi helaldir. bütün sağlık çalışanları için söylüyorum bunu. eksiği çok fazlası hiç yok bu maaşın. 48 saatte 40 saat insan hayatıyla uğraşmayan anlamaz bunu.
galiba dağınık yazdım ama içimden geldiği gibi planlamadan birinci sınıftan pratisyenliğime kadar olan zamanı gözümün önüne getirerek yazmaya çalıştım. sorusu olan bütün gençlere mesaj kutum açıktır.
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar
kanser hastası çocuklara yardım etkinliğinde yapılan yardımlar. içim neşe ile doluyor oradakileri gördükçe. insanların gülümsemesinin sebebi olabilme düşüncesi bile güzel be!
devamını gör...
cennetten yer satın almak
endüljans uygulaması 11. yüzyılda ortaya çıkmıştır orta çağ avrupa’sında yaşanmış durumdur. papaya giden insanlar günahlarını çıkartmak için onlara yüklü miktarda paralar eşyalar verirlermiş. hristiyanlıkta günah çıkarmak yani günahları itiraf etmek büyük bir yere ve öneme sahiptir. ölümden sonra cennete gidilebilebilmesi için satılan af belgeleri vardır. sömürgeciliği kaçıncı yüzyılda olursak olalım göreceğimiz bir dünyaya gözlerimizi açmışız.
devamını gör...
honki ponkinin yeni mahlası
sıkıcı olmayan, güldüren, ince göndermelerle düşündüren, kendime yakın gördüğüm, tanımlarımı okumaktan keyif aldığım tatliş bir yazar.
devamını gör...
alkol almadan uyuyamamak
bu da bir nevi alkol sorunu göstergesi. yani beyne alkol yoksa uyku yok şartlandırmasını yapmışsınız bu aynı saatte alkol alma alışkanlığı yüzünden. relax bitki çaylarını deneyin, hiç olmadı doktora gözüküp kısa süreli bir ilaç desteği alabilirsiniz uyku düzeni oturması için.
devamını gör...
otobüsteki güzel kızın kulağına kafa sözlük diye fısıldamak
kızın kafa sözlükte gündeme düşen entrysi "bugün çaylağın biri kulağıma kafasözlük diye sapıkça fısıldadı" görülesi entry
devamını gör...
tam kapanma nedeniyle iptal edilen planlar
yani bu konunun çok fazla yönü var. günlük çalışan işçinin, emekçinin, esnafın, zanaatkarın, hizmet sektörü çalışanının, patron mağduru mavi/beyaz yakalının, milyonlarca insanın fütursuzca karşı karşıya bırakıldığı kaotik maddi sorunlar... herkes, hepimiz iş için, o için, bu için sokaklarda sürterken ya da zorunda kalırken plansız, programsızca eve tıkılan yaşlıların, çocukların aylardır yaşadıkları ve belli ki yaşamaya da devam edecekleri psikolojik sınırları zorlayan sosyal izolasyonları... yani ne toplum bilimciyim, ne psikolojik akademik bilgi sahibi biri ne de ekonomist. ama gün gibi ortada. bunun tespitini yapmak için alim olmaya gerek yok. herkese ikrah geldi.
tüm bunların yanında bir de şahsi olarak yaptığımız ve iptal etmek zorunda kaldığımız programlarımız var. gündemin içinde tabi ki hiçbir önemleri yok ama itiraf edin içinizi burdu bi' bu durum. dostlar romalılar; iç sesinizin diego sen de bi dur allahını seversen zaten ortalık karışık diyerek sizi durduğu ama bir yerlere kusmak istediğiniz iptal olan o programlarınızı utanmadan çekinmeden yazabilin diye linci göze alarak kamu hizmetine soyundum. gazamız mübarek olsun. açılışı ben yapıyorum.
5 kişilik, izolasyonundan emin olduğum mükemmel bir grup insanla yaptığım bayramdan önce dönmeli bir kamp planını iptal ettim. gözümde yaş.
bayram sonu için "turizme dokunmazlar yeaa" diyerek rezervasyon yaptırdığımız bir romantikli planı çöpe atmak zorunda kaldık.
2 kedi onda 1 kedi bende var. üstelik daha çok taze bir ilişki. ben nasıl adamla 17 gün karantinaya gireyim? ayrılmasak bari.
yapacağınız içi seveyim diyeceğim diyemiyorum. mecazen bile sevme fiili ile siz'i aynı cümlede kullanmaya gönlüm razı değil.
tüm bunların yanında bir de şahsi olarak yaptığımız ve iptal etmek zorunda kaldığımız programlarımız var. gündemin içinde tabi ki hiçbir önemleri yok ama itiraf edin içinizi burdu bi' bu durum. dostlar romalılar; iç sesinizin diego sen de bi dur allahını seversen zaten ortalık karışık diyerek sizi durduğu ama bir yerlere kusmak istediğiniz iptal olan o programlarınızı utanmadan çekinmeden yazabilin diye linci göze alarak kamu hizmetine soyundum. gazamız mübarek olsun. açılışı ben yapıyorum.
5 kişilik, izolasyonundan emin olduğum mükemmel bir grup insanla yaptığım bayramdan önce dönmeli bir kamp planını iptal ettim. gözümde yaş.
bayram sonu için "turizme dokunmazlar yeaa" diyerek rezervasyon yaptırdığımız bir romantikli planı çöpe atmak zorunda kaldık.
2 kedi onda 1 kedi bende var. üstelik daha çok taze bir ilişki. ben nasıl adamla 17 gün karantinaya gireyim? ayrılmasak bari.
yapacağınız içi seveyim diyeceğim diyemiyorum. mecazen bile sevme fiili ile siz'i aynı cümlede kullanmaya gönlüm razı değil.
devamını gör...