notre dame'in kamburu, victor hugo'nun dramatik bir hikaye cercevesinde donemin siniflarini, halkin yapisini elestirip gozler onune suren bir eserdir.

phoebus yonetici sinifinin iki yuzlulugunu, statu askini temsil etmektedir. frollo donemin kilisesinin halini gostermektedir. kendi cikarlari icin kilisenin gucunu kullanan din adamlarini temsil eder. quasimodo ve esmeralda ise zaten ezilen halki temsil etmektedir.
devamını gör...

kendime sığınırım...

yastık, kulaklığım ve telefonum.
ağlama seansı.
ertesi gün de kaldığın yerden devam etme.
devamını gör...

mahlasını sürekli heyhatheyhat diyerek okuyorum. bu sebeple neye hayıflandığını anlayamıyorum yok eğer böyle değilse kendisi gelip bu konuya açıklık getirmelidir.
öz yazargillerden, bir yazar.
devamını gör...

bence yanlış anlam içeren bir başlık olmuş.
yani bir yazarı diğerinden ayırmak haksızlık olur. burada bir çok kişiyle mesajlaşıyorum.
ama mesajlaşıyorum sadece.
kimseyi görmedim, duymadım.
dolayısıyla bu derecede iletişim hâlinde olduğum veya olmadığım her yazarı takdir ediyorum. iyi ki varsınız...
devamını gör...

kendine yetmeyi bilen ve bazı konular hakkında "olmazsa olmaz" diye düşünmeyen kişi.

insan sıkıldığında kendisini oyalayacak şeyler bulmayı başarıyorsa ve bunu arkadaşları olmadan yapabiliyorsa, pek de ihtiyaç duymaz etrafında kalabalığa. aşk gibi bazı konular için de "ille de olmalı hayatımda" diye düşünen bir tip değilse, işi daha da kolaydır.

açıkçası tek başına yapabildiğim çok şey var. o yüzden birilerinin eksikliğinden kaynaklı bir sıkıntı yaşamıyorum. sevgili de varsa ne güzel, yoksa sağlık olsun diye baktığım bir varlık. o yüzden tek başıma kaldığımda mutlu olabiliyorum.

sıklıkla yapılan hata, insanın kendi seçimi olan bu durumu asosyallik ile karıştırmak.

--- alıntı ---

asosyallik, kişinin sosyal çevresi ile yeterince ve kaliteli bir etkileşim içinde bulunamaması olarak tanımlanır. asosyal kişiler çevreleri ile iletişimleri konusunda yetersizdir. yakın çevre ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine, yalnızlığı tercih ederler.

--- alıntı ---

burada bir "isteyip de becerememe, yetersizlik" söz konusu iken, tek başına mutlu olan kişi, bu durumu iletişim kurmayı beceremediğinden değil, tercih ettiği için yaşayan kişidir.
devamını gör...

düşünsel türdeki kitapları anlamak meşakkatli iştir. ister istemez bir altyapı gerektirir. ayrı bir dili de vardır. roman gibi okuduğunuzu kafada bir film sahnesi gibi kurup geçemezsiniz, ağır gider ve ilgi duymayanlar için çok sıkıcıdır. çok fazla da dinç kafa ister.
devamını gör...

her ne kadar 4 tane olarak bilinse de, aslında geniş pencereden bakıldığında çok daha fazla sayıda olan faz durumları.

maddenin "normal durumları" çoğumuzun bildiği gibi 4 tane:

- katı (belirli bir şekil ve hacim sahibi maddeler)
- sıvı (sıkıştırılamayan akışkan maddeler)
- gaz (sıkıştırılabilen akışkan maddeler)
- plazma (serbest yüklü parçacıklardan oluşan maddeler)

katılar kendi içerisinde kristal katılar, amorf katılar, plastik kristaller ve kuazi kristaller olmak üzere 4'e, sıvılar likit kristaller ve newtonsal olmayan akışkanlar olmak üzere 2'ye ayrılıyor.

buraya kadar her şey normal.

***

buradan itibaren işler biraz daha fantastik bir hal almaya başlıyor. çoğumuza arapça gibi gelecek birtakım yeni madde durumları keşfedildi. bazıları aslında uzunca bir süredir biliniyor ama diğer 4 hal maddenin en temel halleri olduğu ve buradan itibaren yazacaklarım biraz daha ekstrem koşullarda ortaya çıktığı için ders kitaplarında çoğuna rastlamıyoruz.

- uyarılmış hal (temel enerji düzeyinin üzerine çıkan elektronların bulunduğu durum)
- dejenere madde (çok yüksek basınç altındaki durum)
- bose - einstein yoğuşması (aynı kuantum sayılarına sahip bozonların bir arada olduğu durum)
- süper akışkan (bulunduğu kapta yukarıya doğru bile akabilen, akmaya karşı direnç göstermeyen durum)
- süper katı (süper akışkan gibi akışkan olan ama belirli bir katı kristal yapısına sahip madde)
- süper kritik akışkan (kritik sıcaklığın üzerine çıkıldığında katı ya da gaz fazında olmayan madde)
- süper iletken (0 elektrik direncine sahip madde)
- jahn - teller metali (aynı anda hem yalıtkan, hem metal, hem süper iletken hem de manyetik özellikleri gösteren durum)
- zaman kristali (3 boyutlu uzaya ek olarak, 4. boyut olan zamanda da kendini tekrar eden kristal yapı)
- fermiyonik yoğuşma (bose - einstein yoğuşmasının fermiyonlardan oluşan versiyonu)
- rydberg polaronu (ultra soğuk koşullarda ortaya çıkan egzotik bir madde)
- kuantum spin sıvısı (düşük sıcaklıklarda etkileşen kuantum spinlerle ortaya çıkan egzotik bir madde)
- ağır fermiyon materyal (ağır elektronlardan oluşan bir çeşit metal)
- dropleton (elektronlar ve deliklerden oluşan bir çeşit kuantum damlacığı)
- ip - ağ ya da sicim - ağ akışkanı (sıvı gibi kararsız dizilime sahip atomların oluşturduğu katı)

bir de son derece yüksek enerji seviyelerindeki kuark - gluon plazması var ki bu da maddenin ancak büyük patlama gibi yüksek enerjili bir ortamda ortaya çıkabilen bir hali.
devamını gör...

bkz : kafa sözlük yazarlarının yakışıklılık ve güzellik dereceleri
ek editi: (bkz: bakire olmayan kızla evlenir misin)

t: günden güne kalabalıklaşmamasını dilediğim ama malesef kalabalıklaşacak bir liste.
devamını gör...

aynen böyle uçucaz~

x kuşağı da arkamızdan su dökmek için bekler artık.
devamını gör...

yazık yazık kimler söz hakkı sahibi olmuş akademisler dışında herkes boğaziçi için söz hakkı alıyor. boğaziçi sadece öğrencilerin ve öğretmenlerindir. kim ne hakında konuşuyor bunlarıda mı görücektik..sanki bahsedilen üniversite değil otel inşaatı bu kadar mı önemsiz bu beyinler, vay halimize..oradaki öğrenciler bir hak mücadelesine giriştiler çünkü o puanları alıp oraya tırnaklarıyla gelmenin ne demek olduğunu onlar bilir ,çalışmanın emek vermenin değerini onlar bilir ondan belki bu kadar mücadele ediyorlar haksızlık karşısında ondan boyun eğmiyorlar.ben bu kadar çalıştım burayı hak ettim sen nereden geldin ayıp değil mi bana benim emeklerime..en son noktada kimlerin konuya dahil olduğunu görmüş olduk ama hangi vasıfla, bu adam bilim insanı mı yoksa ben mi yanlış hatırlıyorum.
devamını gör...

gerçek islam bu işte...

özellikle şeriat isteyen bir kadının kendisine saygısı yoktur.

not: kadınım
devamını gör...

kimse yönetemez ilişki şirket değildir.
devamını gör...

batum
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herkes yerini aldıysa;
sözlükte sabahlamak
kafa sözlük'ün gececi yazarları
yani demem o ki, bu saatte ne var? sabahlar olmasın.*

edit: başlık ilk başta "bu saate kadar uyumayanlar" şeklinde idi.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


abd merkezli haber sitesi bloomberg’in eski bir üst düzey abd’li yetkiliye dayandırarak verdiği haberine göre, microsoft yazılımındaki bir güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde en az 60 bin şirket saldırıya uğradı.

haberin devamı için
devamını gör...

neşeli insan.
neşeli insan seven insan.
o anlatsın ben güleyim
ben anlatayım o gülsün.
buraya bir argo koyasım geldi ama neyse ki geçti. *
devamını gör...

2015 yapımı aksiyon filmi. yönetmenliğini denis villeneuve, görüntü yönetmenliğini ise roger deakins yapmakta. daha önce de prisoners'ın prodüksiyonunda beraber çalışan bu ikili, iyi bir kimya yakalamış bence. zira sicario'dan sonra blade runner 2049'da da beraber çalışmışlardır. filmin soundtrack'lerinde ise johann johannsson var. kendisini de denis ile başka filmlerde beraber çalışırken gördük. (bkz: arrival)

pek tabii bu üçlüyü bir aksiyon filminin prodüksiyonunda görmek heyecan verici. hele ki johann johannsson müzikleri ve villeneuve filmleri hayranı olan ben için. filmi bilgisayardan izledim maalesef. sinemada görme fırsatım olmadı. o yüzden biraz üzgünüm. büyük ekranda daha kaliteli bir ses ile izlemek çok güzel olurdu.
gelelim oyuncu kadrosuna. emily blunt, josh brolin ve benicio del toro başrollerde. üçünün de oyunculuğunu izlemek ayrı ayrı keyifliydi. emily'nin zaman geçtikçe kafayı sıyırması, benicio'nun soğukkanlılığı, josh brolin'in rahatlığı:)) filme o kadar doğal bir hava katmış ki anlatamam. ama josh brolin'in oyunculuğuna ayrı bir hayran kaldım. o etkileyici ses tonu ile her repliği çok efsane duruyordu. terlikli kahraman!?
filmin bir aksiyon filmi olduğunu söylemiştim. denis villeneuve filmleri genelde durgun tonda geçmesi ile bilinir. bu durgunluk bu filme, abartısız aksiyon sahneleri, doğal oyunculuklar ve harika bir sinematografi olarak yansımış. iyi mi olmuş? bence çok iyi olmuş. bir aksiyon filminde yüz tane bomba patlamadan da gerilim sağlanabiliyormuş, onu gördük. ve yine bunda besteci johann johannsson'un da payı büyük.
ara ara izlediğim nadir filmlerden oldu bu sebeplerle. her izlediğimde ayrı ayrı detaylara takılarak yeni şeyler keşfediyorum hatta.

bundan sonrası biraz spoiler'lı inceleme.


meksika-abd sınırında uyuşturucu karteline ait bir binaya baskında arkadaşlarından birkaçını kaybeden başrol hanım kate'e, kartel'e yapılacak baskında yer almak için bir teklif gelir. pek tabii kendisi kabul eder. bu teklif ise operasyonun başı olan matt'ten gelmiştir. operasyon için yola koyulan ikili uçakla meksika'ya gidecektir. ama uçakta alejandro da vardır. kate ilk başta alejandro'nun kim olduğu hakkında pek fikir sahibi olmasa da pek soru sormaz. olaylar geliştikçe kate, kendisinin sürekli geri plana atıldığını görür ve sorular sormaya başlar. filmin sonuna doğru cevaplarını almaya başlayan kate, kendisinin bu operasyonda sadece bir piyon olduğunu anlar. orada olmasının tek nedeni ise olayları fbi nezdinde legal bir zemine oturtmaktır. bu arada alejandro'nun ise filmde sözle bahsi hiç geçmeyen sicario(medellin) olduğunu öğrenir. alejandro ise bu yola ailesi uyuşturucu baronu tarafından katledildikten sonra girmiştir.
olaylar sona yaklaşırken alejandro, baronu ve ailesini öldürür, kate'e ise olayların tamamen legal olduğunu imzalatan bir kağıt imzalatır. zorla.
senaryoda da gördüğümüz üzere çıkarları uyuşan herkes herkesle çalışıyor. ortada pek etik kalmamış. bir tek bizim kate sütten çıkmış ak kaşık. ama o da piyon işte...

filmin en sevdiğim yanı ise yine sinematografisi oldu. roger deakins bu film için 50-60'ların bilinen yönetmeni jean-pierre melville'den esinlendiğini belirtmiş. peki nasıl tezahür etmiş bu esinlenme; geniş açılar, durgun kamera, uzak ve uzun çekimler ve tek seferde çekilmiş aksiyon sahneleri. çok normal olayları uzun çekimlerle betimlemesi, bizde ister istemez bir beklenti oluşturuyor ve şöyle diyoruz; işte şimdi bişeyler olacak, bu sakinlik hayra alamet değil, kesin önemli bir şey gerçekleşecek!
tabi bu süre uzadıkça gerilim de artıyor. buna filmdeki en iyi örnek otoyol sahnesidir herhalde. trafiğe takılan bir konvoy var, konvoyda önemli bir tutuklu, çevrede eskort polis araçları ve onların da çevresinde birkaç araçta kartelin silahlı adamları. aksiyona girilmeden önce kamerada öyle bir betimleniyor ki o sahne, daha silahlar ateşlenmeden soğuk soğuk terletiyor seyirciyi.
deakins'ın sözleri ile anlatacak olursak; aksiyon yapmaya çalışılmıyor kamerada. aksiyon sadece ve sadece gösteriliyor. iyi bir şekilde.

yine deakins doğal ışıkla çalışmayı seven bir sinematograf olduğundan ötürü, filmdeki renkler de çok doğal, patlamıyor gözünüzde. bazı sahneler için sırf güneş ışığı ile çalıştığı bile söyleniyor. ama iş gece çekimlerine gelince olay karmaşıklaşıyor. zira ortada sadece ay ışığı var.
hatta ve hatta tünel sahnesinde o da yok. peki deakins ne yapıyor? ışık kullanmak yerine filmi gece görüş kamerası ile çekiyor o sekansta.
olmuş mu derseniz, bence harika olmuş. siyah beyaz drone çekimleri ve yer yer kullanılan yeşilimsi gece görüşü, o sekansın ruhunu yansıtıyor. doğal bir gerginlik oluşturuyor.


uzun lafın kısası, ben sevdim filmi. gerçekçi aksiyon sevenler de kaçırmasın derim. umarım villeneuve ve deakins'ı daha pek çok yapımda beraber çalışırken görürüz. rip johann johannsson :(
devamını gör...

bizim halihazırda kullandığımız virüsümüz var, ithal organizmalara, virüslere, mikroplara ihtiyacımız yok.

tombik koronamız var. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim