güzel şeydir aslında...
bazen insana acı versede kavuşmak adına hayata tutunmaktır.
sevgiliye duyulan tutkudur, yanarcasına!..
bazen de sözlerin bitmediği, zamanın yetmediği, hatıraların dillendirildiği, sırılsıklam bir bakış da onu aramaktır...
hiç tatmadığın duygulara, hiç bilmediğin dünyalara, hiç görmediğin diyarlara, çocukluğa, sevgiliye, dosta, geçmişe hatta geleceğe duyulan hasrettir!..

yakıcıdır, ama yine de sevilir bir şekilde hissedilir o hoş duygu…
devamını gör...

itici geliyor, bilemedim.
devamını gör...

bugün size ‘dolap’ uygulamasından bahsedeceğim. dolap uygulaması ilk olarak nisan 2016’da üç ortak tarafından kuruluyor. cenk çivici, yiğit darçın ve hande izmirlioğlu tarafından. (bkz: evet tarafından)insanların 2.el ürünlerini sattığı, satıp yeni ürünler almanızı sağlayan bir uygulama. dolap ile tanışmam bir arkadaşımın tavsiyesi ile oldu, kendi işimin yanında lostra işleriyle uğraşıyorum. 2. el ayakkabılar alıp, tamir edip ufak kar ekleyerek satıyorum. dolabı ilk kullanmaya başladığımda direk silmiştim. komisyon oranı %20 idi. bilmeyenler için, bu tarz uygulamaları kullanıyorsanız belli bir komisyon oranı oluyor ve benim için %20 fazlaydı. o dönem zebramo,gardrops, modacruz gibi uygulamaları tercih ediyordum. sonrasında dolap komisyonu %10 a indirdi, sürekli kuponlar veriyor %10-15-20 yani bir ürün aldınız bunun %20 sini dolap hediye veriyordu.

bir ürün alacaksınız diyelim 200 lira, kupon ile 160 liraya geliyordu. dolaptaki mantık şu, sizdeki ürünün fotoğrafını çekip uygulamaya yüklüyorsunuz, ayakkabı,kıyafet,mont bla bla bla sonrasında ürününüz satılıyor, dolapın anlaşmalı olduğu kargo firmalarına ürünü götürüp, dolabın size verdiği kargo kodu ile,kargoyu teslim ediyorsunuz, yolladığınız ürün alıcıya ulaşıyor ve herşey sorunsuz geçerse(sorunsuz kısmını anlatacağım sabredin) ürün onaylanıyor,alıcı size bir puan veriyor ve para hesabınıza geçiyor. burası çokomelli dolap size diyor ki eğer paranı çekmezsen ve dolapta harcarsan sana %10 kupon veririm, bir zorunluluk yok sadece bir teklif bu.

eğer yok çekicem diyorsanız da uygulamaya kayıt olurken, girdiğiniz ibana, yine uygulama üzerinden ‘paramı çek’ dediğiniz an da para hesabınıza en geç 1-3 iş günü geçiyor. dolap gerçekten faydalı bir uygulama, insan ihtiyacı olmasa da birşeyleri almak istiyor ki 1.000 den fazla alışverişim oldu, bilgisayar dan tutun da araba parçalarına kadar ürün aldım. burdaki mantık şu ‘ikinci el ürün alınır mı, giyilir mi’ öncelikle 2. el kültürü bizde gelişmemiş, bizde genelde çöpe atılacak ürün olarak bakılıyor ama amerika da bu durum çok daha yaygın. çok ürün aldım çok ürün sattım, illallah ettiğim de oldu çok mutlu olduğum da. gelelim zurnanın zırt dediği yere, dolap öncelikle diktatör gibi. kendi içinde bir bütünlüğü yok. uygulamaya yüklemenin yasak olduğu ürünler var mesela cinsel sağlık ürünleri,sigara bla bla bla gibi ama nike ilanına sigara koyup satan var. şikayet ediyorsun dönüş yok.

kullanılmış iç çamaşırları, kullanılmış çorap alanlar,satanlar, fetişler, sapıklar, dolandırıcılar her türlü insan var. mesela uygulamada gezerken bir ayakkabı ilanın da ‘kullanılmış çorap var mı almak istiyorum’ tarzında yorum görebilirsiniz. yada bir telefon sattınız, sattığınız kişi telefonun içindeki parçaları alıp, bu hasarlı diyip iade edebilir. iade prosedürü tamamen kafalarına göre yani allah’a emanet ürün satıyorsunuz. normalde replika ürün satmak yasak ama zibilyon tane butik, mağaza var. ‘ben komisyonuma bakarım’ diyip sesini çıkarmıyor. eskaza bir uyarı aldınız ve hesabınız kapandı diyelim ip ban atıyorlar. yani uygulamayı kullandığınız telefondan uygulamaya giremiyorsunuz, aynı isim, tc, numara ile kayıt olamıyorsunuz. herşeyi amiyane tabirle mimliyorlar. uygulamayı kullanıp havale ile yada elden satış yapan da var, uygulamanın sağladığı avantajı kullanıp, ama uygulama üzerinden değil de havale ile satış yapıyor.

dolapta mesajlaşma özelliği yok, herşey yorumlar üzerinden bunu da sözde ‘şeffaf’ olmak için yapmışlar ama baya baya yorumlar üzerinden her türlü pislik dönüyor. şikayet de etseniz kafalarına göre davranıyorlar. dolap şuan aşırı kötü, çünkü trendyol dolabı satın aldı, haliyle komisyon %13 oldu, en ucuz kargo 8 liradan 12 liraya çıktı. büyük ürünlerde 16 lira oldu, ilk başta anlattığım dolap hesap ile alışveriş yaparsan kupon %10 dan %2 ye düştü . kimileri trendyol bilerek yapıyor, dese de dolap gerçekten kötü oldu. bir zamanlar insanların pandemi döneminde 3-5 kuruş birşey kazanmak için uğraştıkları,bir uygulama iken şimdilerde ne kazanırsanız hepsi benim diyen bir uygulama haline geldi. 50 liraya kadar satışlara komisyon 6,5 lira, 50 lira üstü satışlarda %13, 1.000 lira üstü ise 130 lira sabit olarak yapıldı. bunları sözde reklamlar ve giderler için kullanıyorlarmış. bazı kurnaz satıcılar halen dolabı kullanıp satış yapıyor halen hatrı sayılır bir kullanıcı oranına sahip olsa da eski albenisi yok. tabiki kullanıcıların da etkisi büyük, dolabın kargo avantajını kullanıp bisiklet, ağır ağır koliler, koşu bandı yollayanlar vardı onlar da bu şekilde bir önlem almış. bu arada söylemeyi unuttum eskiden sadece kadın ve çocuk ürünleri varken artık erkek ürünleri de var. iç güveysinden hallice bir uygulama.
devamını gör...

banyo yapmanın daha özenli ve uzun süreli yıkanmak, duş almanın ise günlük yapılan, kolay ve pratik, terleme, spor sonrası vb. durumlardan sonra yapılmasıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


çok güzel bir gün olsun sözlük ahalisi.. günaaaayyydııınnnn *
devamını gör...

büyükşehir nitelemesi hafif kalır. megakent nitelemesi yapılıyor, hatta başlı başına bir ülke. bir uçtan bir uca başlayıp bitmesi bir gece sürüyor. tekirdağ il tabelasını görene kadar seferi sayılırsınız.

türkiye'nin kalbinin attığı yerdir. türkiye'nin bütün vilayeti,ilçesi, kasabası, köyünden ve dünyanın da hemen hemen bütün ülkelerinden insanların da bulunduğu kozmopolit bir yapısı vardır.
insanlar, bu devasa şehirde yaşamaktan çok bir mücadele ve koşturmaca içindedirler. sabah başlar başlamaz sokaktaki her kişi telaşlıdır. derse yetişenler, vapura yetişenler, işe yetişenler, otobüsler tıklım tıkış, esnaf kepenklerini açar, herkesin acelesi var, kimse kimsenin yüzüne bakmaz, birbirinden bihaber insanların zihninden fırlayan binlerce düşünce havada birbiriyle çarpışır.

bütün bunlara karşın da unutmamak gerekir ki kendisi en yeni, en lüks, en pahalı binalarıyla değil, tarihi ve kültürel yapılarıyla ön planda olmuştur. 2000'li yılların başında new york timesve financial times gibi saygın ve etkin yayın organları, ziyaret edilmesi gerekli şehirler listesinde istanbul'a üst sıralarda yer verirlerdi. bu sebeptendir ki beyoğlu sokakları'nda türkçe'den başka diller de yankılanır oldu.
devamını gör...

bu entry çokça spoiler içerebilir!

orhan pamuk’un mükemmel eseri. bir renk çığlığı, eski istanbul’un daracak sokaklarına sığınan nakkaşların asırlar sonrasına seslenişi, polisiye roman, tarihi roman.

açıkcası orhan pamuk’u ilk kez okumaya başladığımda (kar ile başlamıştım) beklentilerim çok yüksekti. beklentilerimi karşıladı mı ? bir konu hariç evet, beklentilerimi sonuna kadar karşıladı. bu kitapta da aynısı oldu. orhan pamuk’un kitaplarında beklentilerimi karşılamayan tek konu karakter derinliği oldu, oluyor. hiçbir romanında karakterlerin derinine inemedim, onlar gibi düşünemedim. çünkü o kadar çok fikir değiştiriyorlar, o kadar arada kalıyorlar ki, hızlarına yetişemiyorum, bu da onları anlamamı zorlaştırdığı gibi, onlar gibi düşünmemi de zorlaştırıyor. örneğin bu romandaki şeküre’yi ele alalım. şeküre kimi tercih edeceği konusunda öylesine kararsız kalıyor ki, bir paragrafta o kadar çok fikir değiştiriyor ki onun ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. şeküre’ye tamam, dul bir kadın ikinci evliliğinde daha güvende olmak istiyor diyelim ancak diğer karakterlerde de aynı tadı alıyorum. uzatmayayım, orhan pamuk’un romanlarının karakterlerini pek özümseyemediğimi söyleyebilirim.

artılarına gelirsek.

orhan pamuk, romanlarını gerçekten inanılmaz kurguluyor. romanın geçeceği tarihleri öylesine iyi araştırıyor, öylesine iyi özümsüyor ki, yazdığı eserlerin kurgusunda hiçbir eksik kalmıyor. bu kitap içinde aynısı geçerli. kitabın geçeceği dönemi, nakkaşları o kadar iyi biliyor ki, romanı kurgulamakta hiç mi hiç zorlanmadığını düşünüyorum. orhan pamuk yalnızca romanlarının kurgusu için bile okunur.

dil konusuna gelirsek.
açıkcası kitabın dilini çok zor, anlaşılmaz bulduğumu söyleyemeceğim. yer yer nokta koyulmadan bitirilen sayfalar sıksa da orhan pamuk gayet anlaşılır bir dille yazmış bence. (dil bilgisi bilgimin biraz kıt olduğu gerçeğini bilmenizi isterim.)
dil konusunda kara kitap’ın sanırım biraz önünde, onu da belirteyim. (ruh halimin berbat olduğu bir dönemde okumaya çalıştığım kara kitap’ı 50. sayfaya gelmeden bırakmamın nedeni dilidir, bunun bilinmesini isterim. o yüzden kara kitap’a bir şans daha vereceğimi bilmenizi istiyorum.)

uzatmayayım efenim, karakter derinliği pek sevemedim, kurgusuna ve karınca misali üzerine çalışması, işlenmesine hayran kaldım, dili de fena bulmadım.
devamını gör...

geometrik koordinat'lar sisteminde yatay x eksen'idir.
devamını gör...

ne olursa olsun gülümsemeyi yüzünden eksik etmeyen, şikayet de etmekten imtina eden.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafkas arısı türü tarafından üretilen, arıların şeker ve diğer katkı maddesi almadan ürettiği besin değeri yüksek bir bal türü.
toprak kovan denilen, söğüt dallarından yapılan , etrafı tezek ve çamurlarla sıvanan özel ve eski yöntemlere dayalı kovanlarda üretiliyor. bu kovanlar daha çok doğu anadolu bölgesi'nde ilkbahar aylarında zengin floraya sahip yüksek dağ ve yaylalara bırakılıyor.
devamını gör...

ara ara aklıma düşen tokat gibi gerçek. dünyadaki her şey çok hızlı bir şekilde yokuş aşağı gidiyormuş gibi hissediyorum. sonumuz ne olacak belli değil.
devamını gör...

istemediğiniz hiçbir şeyi, ayıp olur diye yapmayın.
ceplerinizde bir sürü "hayır" tutun ve gönlünüzce özür dilemeden kullanın.
eğlenin ya... gülümseyin, şakalar yapın, neşeli olun. çünkü bu bktn hayatta ayakta kalmanın ve dayanabilmenin yolu mizah ve gülmek.
nazik olun. kapı tutun, asansörü bekletin, sokak hayvanlarıyla bakışın onlara gülümseyin.
ve asla bu satırları yazan kişi gibi, aşırı merhamete boğulmayın, başkalarının hayatını kendi hayatınız önüne koymayın.
en çok kendinizi sevin.
bir de tavsiyeler boktandır. kafanıza göre takılın. *
devamını gör...

gencim, güzelim, sizi üzerim.
devamını gör...

izlemem gereken ne çok film-dizi olduğunu hatırlatacak bir program olacak belli ki. çok emek verilmiş, keyifle dinledim. elinize sağlık.
devamını gör...

özlemisim...*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

karartma geceleri ,rıfat ılgaz'ın karatılmış yıllarının güncesi niteliğinde otobiyografik bir roman.
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle sonbaharın serin bir cumartesi sabahında, uzun zamandır hoşlandığınız hanımefendi ile spontane bir şekilde gerçekleşen bir kahvaltı randevusu için buluşmuşsunuz da; gittiğiniz mekanda, tam da o hanımefendinin hayretli bakışları eşliğinde, yaklaşık 40 dakika önce uyandığı yüzündeki yastık izinden, ''akşam olsa da eve gitsek'' hayıflanması tebessümden hayli uzak suratından okunan garsonu masaya çağırmak üzere, getireceği alaman çukulatalarının heyecanıyla buruk bir sevinç içinde gurbete giden babaannesini uğurlayan vefalı bir torun gibi, dakikalarca, kan ter içinde kalacak biçimde elinizi kolunuzu sallamışsınız da, o boynuzu kırılası iblis garson tarafından tüm çabalarınıza rağmen farkedilememeniz üzerine, rahmetli nur subaşının o kallavi sesi gibi ''iiiiiieeeeeeehhhh'' nidası ile tüm bakışları üzerinize çekmişsiniz gibi boktan bir günaydın değil elbet...

mutfaktan gelen ve size '5 dakika daha' demenize fırsat vermeyecek kadar lezzetli bir pişi kokusuyla uyanmışsınız gibi bir günaydın...
porselen demlikte demlenmiş çaya biraz kaçak çay, biraz karanfil atılmış gibi bir günaydın...
miss gibi bir günaydın...
devamını gör...

"keşke"lerle değil, "iyi ki"lerle dolu bir hayatımın olması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim