değeri sonradan bilinen yazardır. hemen hemen bütün eserleri çok güzeldir okunmaya değerdir. türk edebiyatını etkileyen bir figürdür. kuyucaklı yusuf , kürk mantolu madonna, içimizdeki şeytan gibi eserleriyle tanınır.
devamını gör...

sözlükte ''etkinlik, aktif olma durumu'' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...

animeye ait 3 adet opening theme* ve 7 adet ending theme* vardır.
1: "sobakasu (そばかす)" by judy and mary (eps 1-38)
2: "½" by makoto kawamoto (eps 39-82)
3: "kimi ni fureru dake de (君に触れるだけで)" by curio (eps 83-94)


1: "tactics" by the yellow monkey (eps 1-12)
2: "namida wa shitteiru" by mayo suzukaze (eps 13-27)
3: "heart of sword ~yoake mae~ (heart of sword 〜夜明け前〜)" by t.m.revolution (eps 28-38, 43-49)
4: "the fourth avenue café" by l'arc~en~ciel (eps 39-42)
5: "it's gonna rain!" by bonnie pınk (eps 50-66)
6: "1/3 no junjou na kanjou (1/3の純情な感情)" by sıam shade (eps 67-82)
7: "dame! (ダメ!)" by you izumi (eps 83-95)

burada özellikle vurgulamak istediğim giriş videosu “sobakasu (そばかす)" by judy and mary” dir.



videonun girişindeki gitar solosu ve karanlık tema kenshin’in geçmişini yani hitokiri battosai halini simgelemekte ,daha sonra canlanan renkler ve yumuşak tonlarda çalınan müzik gezgin kenshin’in değişimini simgelemektedir.

animenin ilerleyen bölümlerinde sıkça duyacağınız iki adet müzik parçası daha var ve bunlar da çok hoşuma gitmektedir. bu müzikler eşliğinde ,yazacağım hikayeleri okursanız kafanızda canlandırmanız daha kolay olacaktır diye düşünüyorum.





evet animeye başladık. şimdi animede karşımıza çıkacak karakterleri tanıyalım ki sonradan olaylarda yabancılık çekmeyin kim kimdi diye.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kamiya kaoru

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tokyo’da babasından kalan kenjutsu dojosunda * kamiya kasshin-ryu öğretisi ile ilgili ders vermektedir. *.samuray özelliklerine sahip bir kız çocuğu olarak yetiştirildiği için cilve,işve nedir pek bilmez fakat çok güçlü bir iradeye ve kocaman sevgi dolu bir kalbe sahiptir. kenshin gibi nerde bir zayıf görse yardıma koşar “başıma ne iş gelir” diye düşünmez. haliyle kenshin de peşinden gitmek zorunda kalır.* anaç bir kişiliğe sahiptir tüm takımına* dojosunda aş ve kalacak yer vermektedir. düzeni ve disiplini sever fakat yemek yapma konusunda biraz beceriksizdir. diğer karakterler gibi çok çok üst düzey bir kılıç ustası olmasa da , standartların çok üstünde bir beceriye sahiptir. kenshin gibi rakibini çözümleme konusunda da üst düzey bir yeteneğe sahiptir. hikaye örgüsünde zaten daha iyi tanıyacaksınız kendisini.


myojin yahiko

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

düşük rütbeli * bir samuray ailesinin tek erkek çocuğudur.fakir olan ailesi nedeniyle meiji dönemininin ilk yılları zor geçmekte iken birde yetim kalmıştır. bu süre zarfında ailesinin borçlandığı kişiler tarafından yankesici olarak kullanılır. yankesicilik olaylarının birinde kenshin ile karşılaşır ve hayatı değişmeye başlar. *
kenshin’i kendine idol olarak alır ve onun hareketlerini izleye izleye hiten mitsurugi-ryu öğretisinin bazı tekniklerini kendi başına öğrenir.*. ağzı biraz bozuktur sokaklarda büyüdüğünden dolayı. kendine inanan biridir ona acıyan yada çocukmuş gibi davrananlara gıcık olur.yankesicilik yaptığı için eli çok hızlıdır. *


sagara sanosuke

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hükümet tarafından ihanete uğrayan sekihō ordusunun kurtulan iki genç üyesinden biridir.ihanet nedeniyle meiji hükümetinden nefret etmektedir.kiralık bir dövüşçü olarak hayatını sürdürmekteyken bir gün kenshin’i etkisiz hale getirmesi için tutulur. kenshin bunu bir güzel patakladıktan sonra kenshin’in sağ kolu olmuştur. bu arkadaşımız da sokaklarda büyüdüğü için ağzı bozuktur. doğuştan gelen bir inatçılık,kalın kafalılık huyları vardır.zayıf göründüğüne aldanmayın inanılmaz derece bir fiziksel kuvvete ve dayanıklılığa sahiptir. her dövüşünde bu açık bir şekilde görünmektedir. kafasındaki bandı çıkardığı pek görülmemiştir. saçları nedeniyle horoz kafalı olarak dalga konusu olmaktadır.


takani megumi

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

doktor bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. babası öldükten sonra annesi ve abileri kaybolduğu için tek başına büyümek zorunda kalmıştır. ailesinden kendisine geçen yetenekler ve bilgi sayesinde kimya ve tıp alanında uzmanlaşmıştır. zengin ve aç gözlü bir iş adamı tarafından uyuşturucu yapması için tehdit edilmektedir. iş adamının elinden kaçtıktan sonra kenshin’in yardımıyla sokakta yakalanmaktan son anda kurtulur ve gruba dahil olur.* işve ve cilve konusunda uzmandır ve kaoru ile çok uğraşır.*

hikayede çok fazla öneme sahip olmadıkları için yaşlı doktor ve torunları ile ilgili bilgi vermiyorum .

bu başrollerimiz ile ilgili gerekli bilgileri verdiğime göre şimdi tanışma hikayelerine geçelim.
devamını gör...

charlie'nin pudra şekeri fabrikası
devamını gör...

zift karası kalpli damadı başta olmak üzere kaba davranışlara maruz kalan iyi niyetli bir dede, sığ düşünceli bir üvey nine ve belli belirsiz birkaç akrabayla birlikte küçük,belirsiz bir köy bozması beldede yaşayan, annesi ve babası tarafından öylece bırakılmış yapayalnız, kayalarla arkadaşlık yapan, her zaman ilerideki beyaz gemide babasına kavuşmayı hayal eden bu uğurda canından olan bir çocuğun hikayesi.
duzeltme: geyiklere karşı dedesiyle birlikte ayrı hayranlık besliyorlar.
devamını gör...

öncelikle buyrunuz
farsça hem (-deş -daş) ekinin derde eklenmesiyle oluşmuş birleşik kelime. yani derde ortak olan kişilerden ziyade dertleri aynı olan kişilere hemdert denir.
her insanın dünyayı algılayışı farklıdır. bu farklılık kişinin karakteri ve doğumundan beri yaşadıklarıyla ilgilidir. çocukken izlediğimiz çizgifilmden tutun test kitabında okuduğumuz paragrafa kadar her şey karakterimizde eser miktarda da olsa bir değişme meydana getirir. bizi bugünkü biz haline getiren milyonlarca değişken var. haliyle yolda gördüğümüz bir ağaç dahi bizim için yanımızdakilerle birebir aynı şeyi ifade etmiyor. aynı şekilde herkesin dert algısı da farklı. bizim için mühim sayılabilecek bir dert başkası için bahsi geçmesi bile lüzumsuz olabilir. yani dertlerin dert olmasının sebebi bilfiil biziz. şöyle ki dertlerin tohumu ne kadar dışarıdan atılsa da bittiği yer yine bizim derunumuz. tanpınar da saatleri ayarlama enstitüsü kitabında bu konuyla alakalı olabilecek şunları diyor:
"çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyillenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır, ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsi, nevi kendine mahsus şeylerdir."
şahsi ve nevi kendine mahsus; dertlerimiz için de denilebilecek en doğru betimlemelerden sanırım. bu perspektifte bakınca insanların anlaşılma çabası ne kadar da beyhude geliyor.
yazmaya başlayınca gayriihtiyari konuyu çok dağıttım, ana konuya dönüp toparlamaya çalışayım. tekrar kısa bir tanım yapmak gerekirse dert ortağı bizim derdimizle dertlenene, hemdert ise bizden bağımsız olarak bizimle aynı derdi çekenlere denir. derdimize ortak bulmak nispeten kolaydır. arkadaşlarımız, sevdiklerimiz, dostlarımız derdimize ortak olabilirler. ama bu derdi ne kadar anlayıp içselleştirebilirler. dert ortağı dinler, konuşur, teselli vermeye çalışır. hemdert ise bizimle aynı dertten muzdarip olana denir. aynı sıkıntıyı çeken değil, görülen sıkıntının içimizde aynı derdi meydana getirdiği kişi hemderdimiz olur. birazcık somutlastırmak için örnek veriyorum; sıkıntı parasızlık olsun birinin derdi açlığı birinin derdi muhtaçlığı ise onlar hemdert değillerdir. hatta her ikiside muhtaciyetten dert çekseler dahi hemdert olmayabilirler ki nitekim muhtaçlık algıları farklı olabilir. insanların belki de en büyük ihtiyaçlarından biri anlaşılmak, anlayabilecek tek kişi ise hemdertleri. hemderdimiz var mıdır varsa karşılaşmak mümkün müdür işte orası bilinmez.
devamını gör...

çok iyi.
devamını gör...

--- alıntı ---

almanya’da fromycon isimli biyoteknoloji şirketi tarafından "fyp207" adlı koronavirüs ilacı bulundu. ilacın covid-19'un mutasyona uğramasına karşı da koruma sağladığı belirtilirken acil onay başvurusu yapıldığı aktarıldı.

--- alıntı ---

buradan
devamını gör...

''roma'da papa heykelinin önünde avrupa birliği anayasası'na imza attı, hamdolsun bugünleri de gördük dedi, sonra o imzayı başkası atmış gibi, avrupa birliği'nin istekleri bizi bağlamaz dedi.''

yazının devamı
devamını gör...

iko belediyesi çalışıyor özelliğidir. düşünenlerin aklına, yapanların eline sağlık.
ha ben madalya falan alamam orası ayrı. ama özelliğin geldiğini görüp, içeriği de öğrenince dehşet derecede hoş şeyler yazıp herhangi bir lobiye dahil olmadığı, amiyane tabirle kendi yağlarında kavrulmayı tercih ettikleri için varlıkları dahi pek bilinmeyen 8 10 yazar mahlası zihnime doluştu.

güzel oldu bu olay güzel. henüz ilgili bir tanım görmedim. umarım madalya verilen tanımda bir simge vs beliriyordur. belirmiyorsa da isteriz efenim. arsızlığı ele aldık nasılsa.*
devamını gör...

pek muhterem din kardeşlerimizden! olan suriyeli bir namussuz artığının yaptığı hayvanlık.
yanından geçip gidenlere ise acıyorum. bir tane adam gibi adam varmış ki vurmuş iki tane.
hükümetin başımıza bela ettiği bu arap artıklarının bilmem kaçıncı vukuatı bu. ülkemde suriyeli istemiyorum deyince kabahatli oluyoruz. yeryüzünden kazınması gerekenler işte bunlardır.
yazık, şu hale yazık.

twitter
devamını gör...

semahlarda bireyin bağımsızlığı ana ilkedir, hiçbir biçimde semahçılar arasında el ele tutuşulmaz, her semazen kendi içinde bağımsızdır. semah, nefsin kötü arzu ve isteklerinden ve korkularından arınıp ruhsal olarak özüne, aslına yönelmedir. semah gitmek, hakk’a ulaşmada vesiledir.


tanrıya korku ile değil, sevgi ile varılır.
hacı bektaş veli
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir şeyin sonuna çoğul eki -ler getirilerek belirsizleştirilmesi.

"bir şey var" derken o şey bilinirken
"bir şeyler var."da bir bilinmezlik, yerine oturmamışlık havası esmektedir.
devamını gör...

boya kaleminde ten rengi olmayanlar, açılması muhtemel başlık
devamını gör...

huzurlu bir ruha sahip olmak.. yoksa konsantre olup başarılı olamazsınız..
devamını gör...

melting demişti, tıklamadan tüm resimlerin bulanık olduğu başlık.

yetkililere bildirilir.
devamını gör...

bir nathaniel hawthrone kitabıdır.

can yayınlarının kısa klasikler serisinin elli birinci kitabı olan bu eser karanlık romantizm ve gotik edebiyatın devlerinden biri olan nathaniel hawthrone soy isimine bir w harfi ekledikten sonra yazdığı öykülerden biridir.

kızıl harf’i okuduğum zamandan beri nathaniel hawthrone adını duyduğum ve okuduğum her seferinde sırtımdan soğuk bir ürperti geçer. korku değil bu elbette ama her cümlesi beni tedirgin ediyor. sanki kitaplarını okurken arka planda tedirgin edici bir müzik çalarmış gibi.

bu kitabında yazar, bir nevi doktor moreau hikayesi anlatır bize. ama bu biliminsanı bitkilerle çalışmaktadır sadece. daha da daraltmak gerekirse sadece zehirli bitkilerle çalışmaktadır. ve bu adam için bilim her şeyden üstündür.

hatta o kadar özel bir yerdedir ki bilim, onun uğruna insanların hayatını hiçe saymaktan çekinmez. doğal olarak da yaptığı deneyler çevresindeki insanlar üzerinde sakınımlı bir korku ve tedirgin edici bir saygı uyandırır. bir erkek hariç. o korkusuna rağmen biliminsanının bahçesine girer ve bunu aşk için yapar. dünyanın en zehirli aşkı için.
devamını gör...

gözlerimden öptü,
ellerimden öptü, ellerimden.
avuç içlerimden öptü.
unutabilir misin şimdi?
ben ölsem, unutamam.
— sabahattin ali.
devamını gör...

ankara pardon angara.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim