kafa sözlük
reklam almıyor olması çok enteresan. ben ileriki yıllarda bu tarz girişimlerin artacağını düşünüyorum ve kafa sözlük ekibinin bir akıma öncülük ettiğine inanıyorum. her taraf yoğun grafik ve reklam bombardımanı altında. podcast gibi, sesli kitap gibi, netflix gibi mecralar bu grafik ve reklam bombardımanına karşı tepki olarak doğmuş, sessiz ve etkin oluşumlardır. gelecek, sadeliğin ve saygının olacak. inanıyorum, kafa sözlük' ün mayası tutacak.
edit: imla
edit: imla
devamını gör...
hayvanlardan alınmak istenecek özellikler
kartal gözüne sahip olmak. dünyayı full hd görmek iyi olurdu. miyoplar, gelin bir sarılalım. (bkz: miyopluk)
devamını gör...
yanılmışım tanrı varmış
ateizmin önde gelen savunucularından olan ingiliz filozof antony flew'un ilk baskısı 2008 yılında yayınlanan ateizmden teizme geçişini gerekçeleri ile anlattığı kitabıdır.
görüşünü değiştirene kadar geçen sürede ateizmi en ateşli bir biçimde savunmuş. ateistlerin ise görüşlerine başvurduğu kaynak olmuştur. görüşünü değiştirdikten sonra taraftarları tarafından topa tutulmuştur.
"antony flew özgür düşünce yoluyla kanıtın götürdüğünü düşündüğü yere yani teizme gittiğinde, sözde özgür düşünürler tarafından en sert biçimde açıkça itham edildi. sanki en affedilmez günahı işlemiş gibiydi. şimdi elinizde anti-teizmden teizme yolculuğunun kişisel hikayesi bulunuyor. bu kitabı gerçeğin peşinde olan, gerçekten açık fikirli herkese öneriyorum. "
" dr. william lane craig, talbet teoloji fakültesi profesörü. "
görüşünü değiştirene kadar geçen sürede ateizmi en ateşli bir biçimde savunmuş. ateistlerin ise görüşlerine başvurduğu kaynak olmuştur. görüşünü değiştirdikten sonra taraftarları tarafından topa tutulmuştur.
"antony flew özgür düşünce yoluyla kanıtın götürdüğünü düşündüğü yere yani teizme gittiğinde, sözde özgür düşünürler tarafından en sert biçimde açıkça itham edildi. sanki en affedilmez günahı işlemiş gibiydi. şimdi elinizde anti-teizmden teizme yolculuğunun kişisel hikayesi bulunuyor. bu kitabı gerçeğin peşinde olan, gerçekten açık fikirli herkese öneriyorum. "
" dr. william lane craig, talbet teoloji fakültesi profesörü. "
devamını gör...
ölüm denince ilk akla gelen şeyler
hayatımın başrolünü oynadığım ömrümde
ölüm aklıma gelince,
rölanti de ki bekleme senelerim geliyor.
son sürat gitmem gereken yollarımı,
bi şekilde önünde durduğum kavşaklarım
ve yari yolda kalışlarım,
hayır..hayır..
rölanti beklemeleri isimli yıllarıma
kayıp zaman olarak madalya veriyorum.
ve sahne benim..ve rölanti yok.
ölüm aklıma gelince,
rölanti de ki bekleme senelerim geliyor.
son sürat gitmem gereken yollarımı,
bi şekilde önünde durduğum kavşaklarım
ve yari yolda kalışlarım,
hayır..hayır..
rölanti beklemeleri isimli yıllarıma
kayıp zaman olarak madalya veriyorum.
ve sahne benim..ve rölanti yok.
devamını gör...
pame radyo yayını
uğruna randevular iptal ettiğimiz, artık bir pazar klasiği haline gelen yayın. daha ne kadar içerdeyiz diyeceğim bilmiyorum, daha önce hiç bu kadar içerde olmamıştım. evet, içerdeyiz.
devamını gör...
uçmak varken neden kök salıyorsun
deli deli olma filminde mişka'nın piyano eşliğinde söylediği rus manisini anımsatan başlıktır.
bir sarmaşık olsaydım,
sıkıca tutunsaydım bir yere.
sökülüp atılmasaydım,
köklerimi salsaydım derinlere.
bir sarmaşık olsaydım,
dolasaydım gövdemi döne döne.
günlerce aynı yerde kalsaydım,
hareketsizlikten uyusaydım.
bense ayrık otuyum,
her çıktığı yerden sökülen.
sarmaşık olmak isteyip de;
basit bir ot bilinen.
bir ayrık otuyum,
kökü olmayan, sevilmeyen.
sarmaşık olmaya özenen.
bir sarmaşık olsaydım,
sıkıca tutunsaydım bir yere.
sökülüp atılmasaydım,
köklerimi salsaydım derinlere.
bir sarmaşık olsaydım,
dolasaydım gövdemi döne döne.
günlerce aynı yerde kalsaydım,
hareketsizlikten uyusaydım.
bense ayrık otuyum,
her çıktığı yerden sökülen.
sarmaşık olmak isteyip de;
basit bir ot bilinen.
bir ayrık otuyum,
kökü olmayan, sevilmeyen.
sarmaşık olmaya özenen.
devamını gör...
buz devri
2002 yapımı abd menşeli filmin yönetmenliğini chris wegde ve carlos saldanha'a yapmış ve blue sky stüdyolarında çekilmiş bir animasyon filmidir.
türkçe adı buz devridir. bir seri filmidir. ve şuana kadar beş film çekilmiştir. ikinci film buz devri - erime başlıyor 2006,üçüncü film buz devri - dinazorların şafağı 2009, dördüncü film buz devri - kıtalar ayrılıyor 2012, beşinci film buz devri - büyük çarpışma 2016 yılında yapılmıştır.
buz devri ilk filmde bir mamut manfred ve bir tembel hayvan sid'in yollarının kesişmesiyle başlamaktadır. buzul çağı denilen o çağda tüm hayvanlar nesillerini korumak için güneye göç ederken manfred yani sid'in deyimiyle many göç etmez. sid kendime koruyucu tüylü bir melek bulmuş fakat kendini kabul ettirememiştir. derken bir bebek ve bir kaplan diago dahil olur kadroya. macera böyle başlar ve devam eder. diago, sid ve many'nin sırları, çekişmeleri, zorunlu da olsa arkadaşlıkları eğlenceli bir şekilde aktarılmıştır filme. bu üç kafadar bebeği insanlara ulaştırmaya çalışır bu süreçte başlarına gelmeyen kalmaz.
bu arada sid'e rakun, miskin, mirket, tembel hayvan... diyenler olmuştur. vücut ve yüz şekli günümüzdeki hiç bir hayvana benzememekle birlikte beceriksiz ve elini attığı her işi kurutmasıyla birlikte belalı bir hayvan olduğu bellidir. ama pek şekerdir,sevimlidir. üç karakterde birbirinden ilginç ve karakter analizi yapılmaya değerdir.
ayrıca beş filmdede ortalığı karıştıran bir adet sincap scrat vardır. asıl en büyük belayı üstüne çeken ve kıyı kıyı filmde görülen lanetli bir meşe palamudu peşinde koşturan ve dünyanın kaderine yön veren minik ama etkili bir hayvandır kendisi.
manfred'i ali poyrazoğlu, sid'i yekta kopan ve diego'yu haluk bilginler seslendirmiştir.
çok ödüllü bir filmdir aynı zamanda buz devri. ödüllerinden bazıları; kcfcc ödülleri en iyi animasyon 2003, bmı film müziği ödülü 2002, bogey ödülleri platin 2002, gümüş kurdele en iyi seslendirme 2003.
açıkçası bir animasyon sever olarak en sevdiğim animasyon filmlerdendir buz devri serisi. diğer tüm filmlere de kendi başlıklarında değinmeye değer. bu arada bizler altıncı filmi beklerken disney blue sky stüdyolarına kapatma kararı almış şeklinde bir haber okudum. malesef corona buz devrine de vurmuş gibi görünüyor.
haber
bekleyip göreceğiz. iyi seyirler.
türkçe adı buz devridir. bir seri filmidir. ve şuana kadar beş film çekilmiştir. ikinci film buz devri - erime başlıyor 2006,üçüncü film buz devri - dinazorların şafağı 2009, dördüncü film buz devri - kıtalar ayrılıyor 2012, beşinci film buz devri - büyük çarpışma 2016 yılında yapılmıştır.
buz devri ilk filmde bir mamut manfred ve bir tembel hayvan sid'in yollarının kesişmesiyle başlamaktadır. buzul çağı denilen o çağda tüm hayvanlar nesillerini korumak için güneye göç ederken manfred yani sid'in deyimiyle many göç etmez. sid kendime koruyucu tüylü bir melek bulmuş fakat kendini kabul ettirememiştir. derken bir bebek ve bir kaplan diago dahil olur kadroya. macera böyle başlar ve devam eder. diago, sid ve many'nin sırları, çekişmeleri, zorunlu da olsa arkadaşlıkları eğlenceli bir şekilde aktarılmıştır filme. bu üç kafadar bebeği insanlara ulaştırmaya çalışır bu süreçte başlarına gelmeyen kalmaz.
bu arada sid'e rakun, miskin, mirket, tembel hayvan... diyenler olmuştur. vücut ve yüz şekli günümüzdeki hiç bir hayvana benzememekle birlikte beceriksiz ve elini attığı her işi kurutmasıyla birlikte belalı bir hayvan olduğu bellidir. ama pek şekerdir,sevimlidir. üç karakterde birbirinden ilginç ve karakter analizi yapılmaya değerdir.
ayrıca beş filmdede ortalığı karıştıran bir adet sincap scrat vardır. asıl en büyük belayı üstüne çeken ve kıyı kıyı filmde görülen lanetli bir meşe palamudu peşinde koşturan ve dünyanın kaderine yön veren minik ama etkili bir hayvandır kendisi.
manfred'i ali poyrazoğlu, sid'i yekta kopan ve diego'yu haluk bilginler seslendirmiştir.
çok ödüllü bir filmdir aynı zamanda buz devri. ödüllerinden bazıları; kcfcc ödülleri en iyi animasyon 2003, bmı film müziği ödülü 2002, bogey ödülleri platin 2002, gümüş kurdele en iyi seslendirme 2003.
açıkçası bir animasyon sever olarak en sevdiğim animasyon filmlerdendir buz devri serisi. diğer tüm filmlere de kendi başlıklarında değinmeye değer. bu arada bizler altıncı filmi beklerken disney blue sky stüdyolarına kapatma kararı almış şeklinde bir haber okudum. malesef corona buz devrine de vurmuş gibi görünüyor.
haber
bekleyip göreceğiz. iyi seyirler.
devamını gör...
türkiye'nin yeni bir atatürk çıkaramaması
gerek yoktur. bir tane çıkmıştır, o da gerekeni yapmıştır. bundan sonra yapılacak iş yeni bir atatürk çıkarmaya çalışmak değil, atatürk'ün devrimlerine sahip çıkarak onun izinde gidecek nesiller yetiştirmektir.
devamını gör...
bir güzelin aşığıyım
pir sultan abdal tarafından yazılmış şiiridir. aşkın tanımını en güzel yapan şairlerin şiirlerin den yalnızca birisidir.
bir güzelin aşigiyim erenler
onun için taşa tutar el beni
gündüz hayalimde gece düşümde
kumdan kuma savuruyor yel beni
al gül olsam al gerdana takilsam
kemer olsam ince bele sarilsam
köle olsam pazarlarda satilsam
yarim deyi al sinene sar beni
abdal pir sultan\'im gamzeler oktur
hezaran sinemde yaralar çoktur
benim senden özge sevdigim yoktur
ınanmazsan git allah\'a sor beni.
bir güzelin aşigiyim erenler
onun için taşa tutar el beni
gündüz hayalimde gece düşümde
kumdan kuma savuruyor yel beni
al gül olsam al gerdana takilsam
kemer olsam ince bele sarilsam
köle olsam pazarlarda satilsam
yarim deyi al sinene sar beni
abdal pir sultan\'im gamzeler oktur
hezaran sinemde yaralar çoktur
benim senden özge sevdigim yoktur
ınanmazsan git allah\'a sor beni.
devamını gör...
herkesin anlattığı lise aşkı olayını yaşamamış insan
herkesin yaşadığı düşünülen ama yaşamayan insanların da olduğu bir durumdur. yaşanılmaması da hayrete düşürmemelidir.
devamını gör...
27'lik sözlük abilerinden genç sözlük yazarlarına öğütler
27'liklerin abi olduğunu öğrenmemize vesile olmuştur. siz abiyseniz biz dede falan olduk sanırım. *
devamını gör...
ayaklarının koktuğunu bile bile camiye gitmek
secdeye kafanı koyarken o kokuyu buram buram almana yol açan rezilliktir. temizlik imandandır deyip kokan ayakla camiye girmek nasıl bir kafa anlamış değilim.
devamını gör...
necati şaşmaz'ın başka dizi ve filmde oynamaması
adam o beceriksiz dediğiniz haliyle paraları balya yapmış, nereye para harcasam diye düşünüyor. başka dizi için ne kasacak.
devamını gör...
yazarların yaşlandıklarını hissettiği ilk an
yıllar önce makyaj yaparken aynada saçlarımın iki tutam beyazladığını farkettiğim andır.
"ulan noluyoruz"? deyip iyice saçlarımın arasını kontrol etmiştim. "harbi harbi beyazların çıkmış whis" demiştim.
aynayla göz göze geldik. derin bir iç çekip "yaşlandın be whis" dedim. yaşlandık. yaşlandırdılar. bir gece de mi oldu? ah saçlarımı oturduğu evden çıkan kiracının boya badana yapmasına çeviren dertlerim...
3 gün önce de saçlarımı toplarken farkettim beyazlarım birkaç tutam daha artmış. yüce honos'un kafasına dönmüş kafam.
"ırsi herhalde ya kendine gel 24 buçuk yaşındasın sen " diyerek kendimi teselli ettim.
şimdi bu tanimi yazarken bir tanesini koparttim. kopartınca da çoğalıyormuş galiba bu beyaz tutamlar. seviyor sevmiyor hesabı.
saldım çayıra mevlam kararta...
"ulan noluyoruz"? deyip iyice saçlarımın arasını kontrol etmiştim. "harbi harbi beyazların çıkmış whis" demiştim.
aynayla göz göze geldik. derin bir iç çekip "yaşlandın be whis" dedim. yaşlandık. yaşlandırdılar. bir gece de mi oldu? ah saçlarımı oturduğu evden çıkan kiracının boya badana yapmasına çeviren dertlerim...
3 gün önce de saçlarımı toplarken farkettim beyazlarım birkaç tutam daha artmış. yüce honos'un kafasına dönmüş kafam.
"ırsi herhalde ya kendine gel 24 buçuk yaşındasın sen " diyerek kendimi teselli ettim.
şimdi bu tanimi yazarken bir tanesini koparttim. kopartınca da çoğalıyormuş galiba bu beyaz tutamlar. seviyor sevmiyor hesabı.
saldım çayıra mevlam kararta...
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
sosyal medya, oyun siteleri, paylaşım siteleri ve çeşitli internet ortamları, bir çok nedenden dolayı günlük hayatımızda artık önemli bir rol oynamaya başladığı aşikar.
bir şekilde kendimizi bu platformun içinde buluyoruz. buradaki insanların karakterini bize yansıtılan şekilde görüyoruz. kimi hasta ruhlular, kendini süsleyip püsleyip mükemmel bir karaktere dönüştürerek polyanna oluyorlar. toplum olarak ilgiye, alakaya, güzel sözler duymaya alışmış olduğumuz için duygusallık ağır basıyor ve o an ne olduğu sorgulamadan inanılıyor. zaman ilerledikçe ikili ilişkiler kadın ya da erkek farketmez başka boyutlara ulaşıyor. onlar artık polyanna olmanın verdiği sevinçle kötülüğü yaymaya başlıyor. amaç bellidir, kötülük ruhlarına işlediği için vicdan yoksunu olurlar. sonuç, bir taraf gurur duyarak kendi ile övünürken ,diğeri duygusal çöküntünün vermiş olduğu acıyla hayattan kopma noktasına bile gelebiliyor.
etrafımızda böyle olan çok insan var. acı ama gerçek bu ki, saf duygular kötülükle tüketilmeye başladıkça merhamet kayboluyor.
tabi ki iyi insanlar ile de doğru zamanda tanışılabiliyor. o şansı bulabilenlerdenim. kimi ile uzun süren arkadaşlığım oldu. herkes yerini ve haddini bilmiştir.aşırı değer ve samimiyetle gösteriş yapmadığımız için değerli insanlar ile arkadaşlığımız devam etmektedir. onlar iyi kilerden.
bir şekilde kendimizi bu platformun içinde buluyoruz. buradaki insanların karakterini bize yansıtılan şekilde görüyoruz. kimi hasta ruhlular, kendini süsleyip püsleyip mükemmel bir karaktere dönüştürerek polyanna oluyorlar. toplum olarak ilgiye, alakaya, güzel sözler duymaya alışmış olduğumuz için duygusallık ağır basıyor ve o an ne olduğu sorgulamadan inanılıyor. zaman ilerledikçe ikili ilişkiler kadın ya da erkek farketmez başka boyutlara ulaşıyor. onlar artık polyanna olmanın verdiği sevinçle kötülüğü yaymaya başlıyor. amaç bellidir, kötülük ruhlarına işlediği için vicdan yoksunu olurlar. sonuç, bir taraf gurur duyarak kendi ile övünürken ,diğeri duygusal çöküntünün vermiş olduğu acıyla hayattan kopma noktasına bile gelebiliyor.
etrafımızda böyle olan çok insan var. acı ama gerçek bu ki, saf duygular kötülükle tüketilmeye başladıkça merhamet kayboluyor.
tabi ki iyi insanlar ile de doğru zamanda tanışılabiliyor. o şansı bulabilenlerdenim. kimi ile uzun süren arkadaşlığım oldu. herkes yerini ve haddini bilmiştir.aşırı değer ve samimiyetle gösteriş yapmadığımız için değerli insanlar ile arkadaşlığımız devam etmektedir. onlar iyi kilerden.
devamını gör...
mahallenin tren sesi
kardeş payı dizisinin üçüncü bölümünde üç kardeş arasında hem kadın olduğu hem de en küçük olduğu için en küçük payı alan feyza’nın kendine edilen iltifatı yanlış anlamasıdır.
ailenin üç çocuğundan ikisi erkek olduğu için ve ikisi de feyza’dan büyük olduğu için feyza hep itilen kakılan, üstüne üstlük de aileye maddi anlamda yardım ederek eve ekmek getiren kişidir.
ama elbette ki feyza’nın yaptıkları önemsiz. abilerinin hayalleri feyza’nın gerçeklerinden daha önde olmalı. anneleri de hepsine aynı mesafede gibi görünse de aslında onun da tek yaptığı feyza’yı baskı altında tutmak.
baba ise tamamen ilgisiz olduğu için üç çocuk da bu durumdan mustarip. ama en çok feyza sanki.
işte tüm bunların ışığında güzel olduğunun bile farkında olamayan feyza hayatı boyunca kimseden güzel bir söz işitmediği için mahallenin iki küçük çocuğu kendisine mahallenin prensesi diyerek hayranlıklarını dile getirince bu sözü başlıktaki gibi yanlış anlayıp sesinin kötü olmasına yorar.
ah be feyza insanlar öküz olduğu için tren olmana gerek yok.
feyza
ailenin üç çocuğundan ikisi erkek olduğu için ve ikisi de feyza’dan büyük olduğu için feyza hep itilen kakılan, üstüne üstlük de aileye maddi anlamda yardım ederek eve ekmek getiren kişidir.
ama elbette ki feyza’nın yaptıkları önemsiz. abilerinin hayalleri feyza’nın gerçeklerinden daha önde olmalı. anneleri de hepsine aynı mesafede gibi görünse de aslında onun da tek yaptığı feyza’yı baskı altında tutmak.
baba ise tamamen ilgisiz olduğu için üç çocuk da bu durumdan mustarip. ama en çok feyza sanki.
işte tüm bunların ışığında güzel olduğunun bile farkında olamayan feyza hayatı boyunca kimseden güzel bir söz işitmediği için mahallenin iki küçük çocuğu kendisine mahallenin prensesi diyerek hayranlıklarını dile getirince bu sözü başlıktaki gibi yanlış anlayıp sesinin kötü olmasına yorar.
ah be feyza insanlar öküz olduğu için tren olmana gerek yok.
feyza
devamını gör...
geceye bir söz bırak
diktatörler kendilerini özgürleştirirler. ama halkı esarete mahkûm ederler.
charlien chaplin
charlien chaplin
devamını gör...


