kant için, aklın ötesinde başka bir merci yoktur. aklı, ahlaki otorite olarak temellendirmiş ve böylece evrensel bir ahlak kurmaya çalışmıştır. kant'ın ahlak felsefesi içerikten yoksun kuralcı katı normlar zinciri olarak eleştirilmiştir çoğu zaman.özgür insan iradesinin ahlak yasalarına uyulması bilincinde olduğunu savunmuş.
devamını gör...

bir üçgenin alanını bulmak için kullanılan yöntem.

normal şartlarda üçgenin alanını, taban uzunluğunu ve yüksekliğini çarpıp 2'ye bölmek suretiyle buluyoruz. eğer bu bilgileri bulabileceğimiz bir yol yoksa ama üçgenin kenar uzunluklarının hepsini biliyorsak şöyle bir şey yapabiliyoruz alanı hesaplamak için:

önce tüm kenar uzunluklarını toplayıp üçgenin çevresini hesaplıyor ve bunu 2'ye bölüyoruz. ardından kök içerisinde bu sayıyla, kenarları tek tek bu sayıdan çıkararak bulduğumuz 3 diğer sayıyı çarpıyoruz.

yani? yani şöyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

20. yüzyılın en acımasız kişisidir. bebek katili, bir sürü kişinin ölümüne neden olan diktatör.
devamını gör...

15 yaşımda ssk girişimi yaptırmak.
devamını gör...

söz yazarı aysel gürel'dir ve sezen aksu'dan özür dileyerek söylüyorum en iyi şebnem ferah söyler.

devamını gör...

90'ların iyi yaşlanan filmlerinden biridir; "tipik 90'lar filmi" denebilecek bir yapıt değildir yani.

john carpenter'ın en iyi birkaç filminden biridir. bir korku şölenidir. "lovecraftian" denen yapımların belki de en iyisidir. yanlış anlaşılmasın ve ismi kandırmasın*, bu eser bir lovecraft uyarlaması değildir ama h.p. lovecraft'ın üretimlerinden bir hayli esinlenilen bir iştir. ilk olarak 90'larda tv'de izlemişimdir ben bunu; geçtiğimiz aylarda yeniden, belki toplamda 10. kez seyretmişimdir. öyle bir filmdir. defalarca kendini izlettirebilir.

sutter cane isimli bir yazar var ve bu adam öyle şeyler yazıyormuş ki stephen king'in pabucu dama atılmış... yani bunun da çok ötesinde tesiri olan şeyler yazabiliyor bu hayali romancı. sam neill'in canlandırdığı başkarakter ise bu yazarın neden böyle gündemi sarstığını merak ediyor. birkaç kitabını satın alıyor cane'in ve başına büyük bir bela alıyor... ancak müthiş bir maceraya da atılmış oluyor tabii böylelikle ve biz izleyiciler için olayın güzel tarafı da bu. tabii başkarakterin olayı öyle "merak"la sınırlı değil de filmin kurgusuyla ilgili önemli spoiler vermek istemiyorum. hobb's end diye bir yer var mı? varsa burayı bulabilecekler mi? yanındaki kadın gerçek mi?.. gerçektir tabii ya, neden olmasın? ama olmayabilir mi?..

spoiler vermeden anlatmak zor tabii böyle bir filmi. ama aslında yapımın ismi bile bir spoiler olarak görülebilir. sonuçta oradaki başkarakter kim olursa olsun akıl sağlığı sınanırdı diye düşünüyorum. filmdeki carpenter dokunuşları da hemen kendini belli ediyor elbette. adam usta bir marangoz (carpenter) gibi harika bir ürün yapıp biz seyircilerine sunmuş.

yalnız bu filmi beğenmeyen de çok, bunu belirteyim. hatta carpenter'ın en kötü işi diyene bile rastladım. benim belki de 90'lar sinemasına özel bir tutkum olduğundan onlar gibi görmüyorumdur, bilemedim. ama öyle çok da yalnız değilim bu filmin harika bir şey olduğu görüşümde.

en iyisi siz izleyin de kendiniz karar verin hangi taraf haklı.
devamını gör...

+rüştüü hadi be oğlum cuma'ya geç kalacaz.

-mahmut abi siz gidin ben müsait değilim .s.s.



gibi diyaloglar yaşanabilir.
devamını gör...

trabzon'da, intihara trabzonsporlu ikna yöntemi.
bir gün önce yaşanan olayda, çok sayıda vatandaşın meraklı ve korku dolu bekleyişinin devam ettiği anlarda bir trabzonlu'nun ‘’kardeşim gel, şampiyonluk görmeden gitme’’ sözünü söylemesi.
aklıma sümela'nın şifresi temel filmindeki temel'i getirdi.
ironide ucu bucağı olmayan, fıkra gibi insanlarız. *
www.61saat.com/m/futbol/tra...
devamını gör...

adana acili, urfa acisizdir. ıki kebap turune de tuz disinda hic bir baharat ve sogan-sarimsak turevi eklenmemektedir. adana kebabina ilave olarak ince kiyilmis suyu sıkılmis aci kirmizi biber ( yada pul biber) eklenmektedir. urfa kebabina ise sadece tuz eklenir. ıkisinin de zirhla cekilmesi makbuldur, ikisi de kuzu etiyle yapilir...
devamını gör...

insan ilişkilerinden çok korkar bir hale geldim, eski pervasızlığımdan eser yok şimdi.* hata yapmaktan, bana uygun olmayan insanları hayatıma almaktan ödüm kopuyor. son 3 yıldır yaşadığım şeyleri atlatmam çok zor oldu, bir daha yaşanmasından korkuyorum. ne zaman birisi ile tanışsam, bin kere hesaplıyorum ne yapmam gerekiyor, ne söylemeliyim diye. bu böyle olmamalı, bu kadar ürkmemeliyim. hayatımın çok korkak ve ürkek bir evresindeyim sanırım...
devamını gör...

hayata madik atmış bir neyzen tevfik şiiri.

ızdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer
ömr-i fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer
gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer
devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer
gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer
bu tecelli-i hayat aşk ile büktü belimi
çağlıyan göz yaşı mı, yoksa ki hicran seli mi?
inleyen saz-ı kazanın acaba bam teli mi?
çevrilir dest-i kaderle bu şu'unun fili mi
ney susar, mey dökülür, gulgule-i cem de geçer
ibret aldın, okudunsa şu yaman dünyadan
nefsini kurtara gör masyad-ı mafihadan
niyyet-i hilkatı bul aşk-ı cihan aradan
önü yoktan, sonu yoktan, bu kuru davadan
utanır gayret-i gufranla cehennem de geçer
ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe
süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
cahilin korku kokan defterini tanrı düre
marifet mahkemesinde verilen hükme göre
cennet iflas eder, efsane-i adem de geçer
serseri neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne
girmemiştir bu avalim, bu bedayi gözüne
cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne
pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne
hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer.

kendi sesinden
devamını gör...

an itibariyle nickaltı girilmemiş olduğunu görünce hemen koştuğum, aylarca benden büyük olsa da yaşıtım saydığım* çok güzel tanımları olan ve muhabbetine doyum olmayan sevdiğim ve takipte olduğum yazarlardan.
devamını gör...

hmm o zaman
kız olursa ada (bkz: ada lovelace)
erkek olursa da bulut (bkz: bulut teknolojisi)
devamını gör...

sadece sözlüğün zengin ve aristokrat kısmının yapabildiği eylem. fakirler dışarı!*
devamını gör...

şüpheyle yaklaşıyorsa bittin sen demektir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oturdum bir kaldırıma boş boş etrafı seyrediyorum.
devamını gör...

sen bir tablonun dibine girersen bir şey anlayabilir misin yeğen?
işte bu hesap.
devamını gör...

italyan yazar carlo petrini tarafından fitili ateşlenen harekettir. 1986 yılında roma'da piazza di spagna'da açılan mcdonalds'ı protesto ederek insanları eyleme çağırdı. fast food yerine slow food hareketini böylece başlatmış oldu. bu hareketin savunucuları hızlı yaşamanın yarattığı hızlı yemek sektörünü eleştiriyorlar ve yerel, organik olana dönüşü, tarım üretimini iyileştirmeyi ve biyoçeşitliliği amaç ediniyorlar. aslında slow food hareketi bilerek yavaş yapmak değil gereken hızında yapmayı amaçlıyor. bu yüzden bu hareketin sembolü olan salyangoz gibi yavaş yavaş yemek yiyorlar. yiyecek sektöründeki bu hareket hayatın tümüne entegre edilerek slow movementhareketini ortaya çıkarıyor.
devamını gör...


honeyland (bal ülkesi), eski usullerle arıcılık yapan hatice'nin, yaşadığı ücra köye taşınanlarla karşılaşmasını ve bu tanışma sonrası yaşadığı sorunları gözlemliyor.

film, güçlü ekolojik mesajının yanı sıra bir kadının merkezde olduğu hikayesi ile dünya çapında beğeni topladı.

aynı zamanda hem belgesel hem de uluslararası film dalında aday gösterilen ilk yapım olarak tarihe geçti. belgeselin hikayesini daha dikkat çekici yapan ise neredeyse kaza eseri başlamasıydı.

makedonya'lı yönetmenler tamara kotevska ve ljubo stefanov, kısa bir doğa belgeseli için dağlık bir alanda araştırma yapıyordu. çekim yaptıkları sırada, yabani bal arılarının kovanları ile karşılaştılar. bu kovanlar onları, avrupa'nın son yaban arıcılarından olan hatice ile tanıştırdı. hatice, nesiller boyunca aktarılmış olan yöntemlerle yabani bal elde ediyordu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


yönetmenlerin, delice bir macera olarak tanımladığı çekimler, yaz sıcakları ve kış ayazı arasında 3 yıl sürdü. montaj masasında geçen bir yılın sonunda, ilk filmlerini ellerine aldılar.


devamını gör...

bu kadar geldik, masraf yaptık elimiz boş dönmeyelim demişler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim