sen onu bir de bana sor..
devamını gör...

kültür mirasımızın en önemli ismi aşık veysel, yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı. “benim sadık yarim kara topraktır.” demiş. hepimizi anlatmış… saygı duyulası alim. şiirlerinde aşk, toprak, doğa sevgisini işlemiş. 21 mart 1973 tarihinde kış mevsiminin sonu, bahar mevsiminin başlangıcında ayrıldı bu dünyadan.  çocukluğumdan beri şiirlerini, türkülerini dinlediğim insan. gerçekten görmeyen, göremeyen kim dedirten bir halk ozanı.

kaybının yıldönümünde, en sevdiğim türküsüyle;

okan bayülgen’nin uykusuzlar klubü programında ender balkır yorumuyla.

veyselegider
devamını gör...

yoldaşın herkese mavi boncuk dağıtması demektir. şaka şaka. efendi biri bence. o kadar üstüne gittim, kendisine bayağı bi atar yaptım ona rağmen küfür etmedi, alttan aldı. başka sözlüklerde kurucuya laf etsen anında hesap siliyorlar ama yoldaş yapmadı. ilginç..

komünist galiba kendisi çünkü profilinde çekiç orak var, devam o halde ne diyeyim.
devamını gör...

aslında ülkece toplanıp, ülkeyi terk edersek sorun falan kalmaz.
sanki bu biraz daha kolay olur gibi.
devamını gör...

eskiden primer biliyer siroz olarak isimlendirilen hastalıktır.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
devamını gör...

marmara üçüncüsü olduğumuz oryantiring bence başarıdır. (yalnız sadece dört takımın katıldığı aramızda kalsın.)
devamını gör...

en öyle çok dizi, film ve oyun takip eden biri değilim. aksine böyle şeylerin biraz vakit kaybı olduğuna inanırım. şöyle ki bu dizi toplamda 62 bolum ve her biri 47 dakika çarp topla ne yapıyor toplamda kesintisiz 2 gün. yani insan ömründen 2 günün buna mi ayıracak. he sadece bu olsa dert degil de bunun gibi milyon tane dizi film oyun falan düşünün, 2 gün yapıyor.

neyse, ulan madem bitmiş bir dizi oturayım izleyeyim dedim. zira dizi izlerken beni en çok demoralize eden diğer bir şey de diziyi beklemek. benimde bitmiş diziler daha çok ilgimi çekmeye başladı.

en büyüleyici tarafı ise karakter gelişimidir. mr white in mrs white in pinkman in karakter gelişmeleri inanılmaz. hank in oyunculuğu harika. konu olarak çok sıradan, sıradan derken eminim amerikanın o yöresinde oturanlar için zaten günlük yasam standartları diyebiliriz ama işleniş sekli ve karakterler gerçekten süper.

walt’un akil oyunları, pinkman’in sürekli bitmek tükenmek bilmeyen manipülasyonları. skyler in dönüşümü falan bence izlemeye değer.
devamını gör...

merhaba sevgili yazarlar,

mecburiyetten sebep, atacağımız adım hakkında sizlere bilgi vermek istemekteyim.

öncelikle, konunun buraya nasıl geldiğini anlatmak için kafa sözlük serüveninin gelişiminden bahsetmem gerekiyor.

emektar dostlarım, eski sözlükçüler, birkaç troll, üç beş meriç, bir iki sözlük teyzesi, bol bol kadıköy, kahve, kedi, bira, şarap, fransız peyniri aforizmaları, üzerine biraz da leblebi olarak komplo teorisyeni emekli amcalar ile beraber, oluşturacağımız şaşalı türkiye koalisyonumuzda, pandeminin en boğucu zamanlarında kafa dağıtıp; hızlı başlayıp, azalarak biterek, zamanla in ve cinin çift kale maç yaptığı bir platform olma amacındaydık.

herhangi bir iddiamızın, hırslarımızın ve hatta bir amacımızın olduğunu söylemek bile güçtü. dışarıda bizi ciddi mecralarla versusa aldıklarında, ekran karşısında gülüyordum.
biz sadece elimizdeki kitapları dağıtan, küfürsüz ve sözlükçülüğü özleyen kimseler tarafından kurulmuş basit bir yapıydık.
bu sebeplerden olacak ki, kafa sözlük ismi için bir patent başvurusu dahi yapmadık, aklımıza da gelmedi.
sözlük açıldıktan birkaç ay sonra, beklemediğimiz bir talep aldık. 50 yazar ile beraber doldururuz dediğimiz sözlükte, günde 1.000 üzerinde yazarla birlikte yazmaya başladık.

işler büyüyünce, bizlerle benzer isimde büyük bir yayın grubu, kullanmakta olduğumuz kafasozluk.com için, bizim aklımıza dahi gelmediğinden yapmamış olduğumuz, marka-patent başvurusunu yapıp, ardından hak iddia etti.
bu grubun, isim değiştirmemiz için aylardır süren bir isteği ve baskısı var.

kendileri ile diyalog kurup, herhangi bir menfaat gütmediğimizi; kendi halinde bir yapı olduğumuzu yineledik, hiçbir olumlu dönüş alamadık.

bu durum, aylarca sözlük için hayata geçirmek istediğim birçok konuda benim elimi kolumu bağlayan etken oldu. hareket alanım oldukça kısıtlandı.
kafasozluk.com kullanım hakkı için, karşı taraf adına türk patent kurumunun halihazırda vermiş olduğu bir tescil veya karar yok.
henüz bir karar olmamasına rağmen, karşı grubun; hakkımda kamu davası açmak için hapis istemi ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu öğrendim.
vatan adliyesine gidip, olabildiğince çarpıtma ve ağır suçlamalar içeren bu soruşturma için, gerekli ifadeyi verdim.

bu noktada eğer uzlaşma sağlanmazsa, karşı grubun avukatlarına karşın, iyi bir marka avukatı tutmam ve minimum iki sene boyunca bu dava ile uğraşmam gerekecek.
bunun maddi külfeti yaklaşık olarak 55.000 - 65.000 tl.
maddi külfet dışında, iki senelik yıpratıcı bir süreci de göze almam ve odağımı/meşguliyetimi buraya ayırmam gerekiyor.

bildiğiniz üzere, kafa sözlük'ün herhangi bir geliri yok ve hiç olmadı. aynı zamanda sözlüğün yayınını sürdürebilmesi için 1 sene boyunca yarattığı masraflar da ciddi tutarları buldu.
işin maddi külfetini bir kenara koyarsak, manevi olarak da seneler sürecek hukuksal bir savaşın içerisinde olmanın, motivasyonumu etkileyeceği düşüncesindeyim.

işbu sebepten, sonuna kadar haklı olduğumuza inandığım ve bu davadan, bir bürokrasi zorbalığı sonucu çekilmek durumundayım.

aylardır kafa sözlük'ten vazgeçmemek için elimden geleni yaptığımı ancak gelinen bu noktada artık hem madden hem manen fazlasıyla yorulmuş olup daha fazla mücadele edemediğim için bu kararı almam gerektiğini bilmenizi isterim.
bu kararı vermek benim için oldukça zor oldu. fakat sözlüğün geleceği için böylesinin uzun vadede çok daha iyi olacağını düşünmekteyim.

kafa sözlük, bu gece yarısı itibarı ile isim değişikliğine gidiyor.

alınan bu karar sonrası sözlüğü bırakabilecek olanları saygı ile karşılıyorum.

ancak bizler buradayız. sözlüğe emek vermeye, büyütmeye devam edeceğiz.
bu sürecin, beni sözlüğün başından beri ilk defa hırslandırdığını; çok daha aktif ve etkin bir anlayış ile sözlüğün yönetileceğine sebep olduğunu belirtmek isterim.

artık kelimenin tam anlamı ile iddialı bir sözlük olacağız. rekabete açık, girişken ve büyüme ideasında bir disiplin ile hareket edeceğiz.

sözlüğe gelen yatırım teklifleri ve ajansların reklam işbirliklerini reddetmiştim. yatırım almaya halen sıcak bakmasam da, reklam işbirlikleri için artık aynı fikirde değilim.
birkaç hafta içerisinde reklam yayımlamaya başlayacağız. reklamların gelirlerinden oluşturacağımız kazançları, sözlük için geniş ve kapsamlı bir tanıtım harcaması olarak kullanacağız.
aynı zamanda, 9.000 üzerinde aktif çaylağımız bulunuyor. öne çıkan çaylaklara bir süre şans vereceğiz.

ve artık bir sözlük kütüphanemiz var.
(bkz: sözlük kütüphanesi)

önümüzdeki 3 ay içerisinde, yönetime ve moderasyona yeni isimler katıp, daha güçlü ve daha dinamik bir kadro kuracağız.
ekibin bir parçası olmak isteyen yazarlarımız, katkı sağlayabileceği konular ile beraber bana ulaşabilirler.

yoldaş#6822

yeni ismimizin, başlarda bir çoğunuzu tatmin etmeyeceği fikrine sahibim. "yok ya bu çok sıradan olmuş", "bu ne böyle" gibi tepkileri fazlası ile duyacağımıza eminim.
ne kadar iddiasızsa, bir o kadar iddialı bir isim seçtik.

hayatta her zaman bir şeyleri başarmak için etmeniz gereken fedakarlıklar vardır.
ancak bazen yeniden doğabilmek için kendini yakman gerekir???? sözlük için ölmeli sözlük o zaman sözlük *

soran eden dostlara teşekkürü borç bilirim.
ben iyiyim, hatta her zamankinden daha güçlü ve azimli hissediyorum.
aylardır taşıdığım yükten kurtulmanın getirdiği bir rahatlama hissi mevcut.

sizleri pek seviyorum.



edit : (bkz: yeni isim hakkında yönetim açıklaması)
devamını gör...

antik yunan dilinde kendini yemek anlamına gelen, ilk kez belçikalı christian de duve tarafından 1963 yılında kullanılan terimdir. hasar görmüş ve işlevini yitirmiş hücrelerin imha edilmesi, artıklarının ise geri dönüşüm ile tekrar yenilenme amacıyla kullanılması sürecini ifade eder. japon bilim insanı yoşinori ohsumi bu konuda çalışmaları ile 2016 nobel tıp ödülü'nü almıştır.

vücut, yeterli enerji alınmadığında yaşlanmış, bozulmuş hücre parçalarını kullanarak onlardan geri dönüşüm süreci ile hem kurtulup hem de onları hücreleri yenilemede kullanır.

ohsumi'nin nobel almasından sonra bu kelime popülerleşmiş ve hakkında bilim insanları tarafından bir çok çalışma yapılmıştır. sonuç olarak 12 saatten fazla süren açlıklarda hücrelerin otofaji sürecine girip büyük ölçüde temizleme yaptığı, daha uzun hatta bir kaç gün süren açlıklarda bağışıklık sistemi'nin büyük ölçüde yenilendiği görülmüştür. ohsumi; kanser sürecinin yavaşlatılması, yaşlanmanın engellenmesi ve hücrelerin temizlenmesine büyük ölçüde yardımcı olduğunu belirtmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yoshinori oshumi - foto kaynağı: wikipedi

araştırma kaynakları: 1, 2

açıkçası konunun uzmanı değilim ancak beslenme ve spor konusundaki araştırmalarım ve denemelerim sonucunda bizzat otofajinin çok faydalı olduğu kanaatine vardım. bir uzman, makalesinde savaş ve kazalar da dahil olarak ölümlerin yarısından fazlasına kalp ve damar hastalıklarına bağlı hastalıkların sebep olduğunu belirtiyordu. bununda en önemli sebebinin ise kilo ve kötü beslenme olduğunu ve doğru beslenerek hem erken çökmenin önüne geçeceğimizi sporla da desteklersek daha sağlıklı ve uzun yaşayacağımızı belirtiyordu. doğru beslenmeden kastının ise az ve kaliteli gıda olduğunu ekliyordu. kısacası aç kalan uzun yaşar diyordu.

bunun için intermittent fasting diye bilinen beslenme türüne geçerek uykuyu da kapsayacak şekilde kendimi günlük 16 saat aç bıraktım (içecek serbest). ancak hafta sonları kendimi serbest bıraktım. ilk günler biraz zorlansam da bırakın birşey yemeyi ekmek ya da tatlı türü yemeyince elleri ayakları titreyen biri olarak olaya hemen adapte oldum. hatta bu şekilde geçen onbeş günden sonra öğlen öğününü bile atlayıp sadece akşamları büyük bir öğün şekline geçtim. kilo problemim olmamasına rağmen yine de verdim. yediklerimden daha çok tat almaya başladım. daha enerjik, daha az yorulan, zihinsel olarak da daha aktif hissetmeye başladım. benimkisi abartı olabilir ama çoğumuzda pis gıda bağımlılığı var. aldığımız anlık keyif ve açlığı geçiştirme haricinde pudra şekeri dökülmüş yağlı hamur olan kürt böreği'nin bize ne faydası olabilir ki?

bu konuda prof. dr. sinan canan ve prof. dr. yavuz yörükoğlu youtube kanallarında çok güzel açıklamalar mevcut.

sinan canan'a ait iki yazıyı da bırakayım.
bir çok insan yemek için yaşar hale geldi
boş mide ile uyuyun
devamını gör...

her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nutellanın kavanozu olmuş 30tl, kolanın litresi 5 tl. he bunlar yetmiyor bi de sofrayı donatmışlar." bu insanlar farklı bir türkiyede yasiyor da haberimiz mi yok?" dedirtiyor. kurguya puanım 0/10.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şikayet başlığına daha önce gelip müzeyyen senar'ın kimseye etmem şikayet adlı eser'ini bırakmışım. halbuki şimdi şikayet'im var memur bey nidalarıyla geldim. umarım pavlov'un gözleri buradadır...

engelle geç, olayına artık başka bir çözüm mü bulsak? farklı bir bakış açısı mı geliştirsek?
ben o yazarı engelledim diyelim. onun yazdıklarını görmeyince ne olucak? uzay boşluğunda olan ben oluyorum.. o yine var!
şimdi diyeceksiniz ki, sizin ne özelliğini var? bize de yazıyorlar, sataşıyorlar. siz yöneticisiniz efendim sizde ki bakış açısıyla benim ki bir mi? sataşma dürtüsü o yazdığında bana da gelmeyecek mi? hep bende mi kontrol olucak? bu kişiden on tane daha olduğunu düşünün. kaos.. o zaman yeni kurallar gelir.. hımm demek ki koşullar değişince kurallarda değişir.

diyorum ki kişileri engelleme özgürlüğümüz varsa, bizimde onlar tarafından görünmeme özgürlüğümüz olmalı. istemediğim, sevmediğim ıyyy çok iğrenç dediğim yazar tarafından görünmek istemiyorum. tanımlarımızı istediğimiz kişilere engelleme özelliği gelsin..

umarım pavlov'un kulaklarına gitmiştir. yine göbeğe geldiyse sıkıntı.*

amann canım ne felsefe yaptık.. bıdı bıdı bıdı..
devamını gör...

yaşıyorum ama ölüyüm.
devamını gör...

"eğer farklıysan, yalnızlığa mahkumsun." demiştir cesur yeni dünya adlı eserinde. ne de güzel söylemiştir.
devamını gör...

mükemmellikten uzaklaştıkça sevilme olasılığınızın arttığını ortaya koyan bir psikolojik araştırmadır.

bu etkiye göre, hatalardan kaçan "mükemmel insan", bir ulaşılmazlık havası yaratmakta. bu durum da hata yapanların daha sempatik gelmesini ve daha çok sevilmesini sağlıyor. yani sakarlıkların ve hataların insanlar tarafından içten ve doğal olarak algılandığını ortaya koymaktadır.
devamını gör...

yaz beni mellisho.
devamını gör...

sahilde deniz ve güneş keyfi:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

apple marka ürünler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim