ülke 84 milyon. 2 milyon kişi tatile gitmiş. işte gelir dağılımı, işte sosyal uçurum!

çalışanların yarısı asgari ücretle açlık sınırının altında çalışıyor. memur yoksulluk sınırının altında maaş alıyor.

34 avrupa ülkesi içinde gelir dağılımı eşitsizliği sıralamasında türkiye ikinci sırada yer alırken; türkiye’de en zengin yüzde 20’lik nüfus, toplam gelirin neredeyse yarısını (yüzde 47,4) alıyor.

benim demet bacım da konusuyor öyle...
he anam he...
devamını gör...

divân edebiyatı nazım şekillerden birisidir. dört ilâ sekiz dizeden meydana gelebilmektedir. her konuda murabba yazılabilirken daha çok methiye, hicviye ve mersiye gibi şiir türlerinde tercih edilen bir nazım şekli olmuştur. divân şâirlerinden ahmed paşa 15. yüzyılda murabbaın temsilcisidir. sonraki yüzyıllarda muhibbî, fuzûlî, taşlıcalı yahya, namık kemal murabbayı, şiirlerinde başarıyla kullanan şâirlerdir. divân şâirlerinden muhibbî'nin şu şiiri murabbâ nazım türüne bir örnek teşkil etmektedir:
''gül gibi her lâhza hâre keşf-i râz etmek neden
âh kim ben bülbülünden ihtirâz etmek neden
arturup cevr ü cefânı mihrün az etmek neden
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(gül misâli her dem dikenlik yapan rakiplere gizli sırları açmak neden? âh ki ben gibi bülbülden bu kadar uzak durmak neden? cevri cefâyı artırıp sevgini azaltmak neden? a benim çok sevdiğim, böyle çok nâz etmek de neden?)

''dil tabîbisin neden bu hasteni yâd etmedün
vermedün şâfi cevâbı hiç beni şâd etmedün
gönlümü virâne kıldun hergiz âbâd etmedün
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(gönül tabibim sensin, neden bu hastanı bir kez olsun anmazsın? şifam olacak cevabı vermemekte direndin de beni hiç şâd etmedin. gönlümü yıktın, harab ettin de hiçbir gün gönendirmedin. a benim çok sevdiğim, böyle çok nâz etmek de neden?)

''ala gözlerle alup gönlüm benüm âl eyledün
kâmetümi dest-i cevr ile büküp dâl eyledün
bu mezellet toprağından sonra pâ-mâl eyledün
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(elâ gözlerle gönlümü alıp beni aldattın. eziyetlerinle ''elif'' harfi gibi olan boynumu büküp iki büklüm ''dal'' harfi eyledin. bununla da yetinmedin, sonunda hakirlik toprağında ayaklar altına attın. a benim çok sevdiğim böyle çok nâz etmek de neden?)

''nâme yazdum eşk-i çeşmümden yine cânânuma
arz-ı hâl etdüm derûn-ı dilde olan cânuma
nevcüvânsın bî-günâh öldürme girme kanuma
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(gözümün yaşıyla yine sevgiliye bir mektup yazdım. gönlümün içinde sakladığım sevgilime hâlimi arz ettim ve ona dedim ki: ''sen bir taze güzelliksin, gel suçsuz yere beni öldürüp, zulmederek kanıma girme!'' a benim çok sevdiğim, böyle çok nâz etmek de neden?)

''leyli zülfün hasretinden senin ey serv-i hırâm
deşt-i gâmda garka verdi gözyaşı cismim tamâm
bî-vefâ meh-rûlar içinde sana olsun selâm
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(ey selvi boylu! senin gece rengindeki zülfünün hasretiyle gözyaşlarım bu cismimi, gam çöllerinde denizlere boğdu. vefâsız ay yüzlüler arasında cihanda tek olan sana selâm olsun ki a benim çok sevdiğim, böyle çok nâz etmek de neden?)

''gün yüzüne bakmadum çeşmi nemkîn eyledün
bir devâsuz derde düşdüm beni gamkîn eyledün
âh kim benzer muhibbî'ye yine kîn eyledün
â benüm çok sevdügüm çok böyle nâz etmek neden''
(gözümü yaşla doldurduğun için gün yüzüne bakamadım. beni gamlara salınca bir devâsız derde düşmüş oldum. sanırım yine muhibbî'ye öfkelendin, celâl gösteriyorsun. a benim çok sevdiğim, böyle çok nâz etmek de neden?) muhibbî
(murabba, prof. dr. iskender pala'nın ''muhteşem şâir muhibbî'' isimli kitabından iktibas edilmiştir.)
devamını gör...

ah müjgan, ne çok isterdim seninle çoğalan bir hayatımın olmasını. akşam eve dönerken elimde mimozalar ile seni mutlu etmeyi. beraber küçük sevinçler biriktirmeyi. ama sonumuz yok. biliyorum hasretle bitecek sonumuz…

| ah müjgan ah
devamını gör...

ekonomik kriz buhrana dönüştü.

kemal kılıçdaroğlu'nun yukarıdaki sözünde yaptığı yazım yanlışı. kriz ve buhran sözcükleri anlamdaş sözcükler. birincisi fransızca ikincisi de arapça kökenli. türkçe karşılığı ise bunalım. krizin büyüyüp ekonominin dara düştüğünü anlatmak için kriz buhrana dönüştü demek devrim inkilaba dönüştü demeye benzer. doğrusu olarak kriz derinleşiyor denilir.
devamını gör...

bu kadar takılmayın, benim beğeniye ihtiyacım yok. hiçbir tanımım beğeni almasa da zerre umurumda değil. ben buraya eğlenmeye ve vakit geçirmeye geliyorum, kim ne yapsın beğenileri. ayrıca genel olarak herkesi seri beğeniyorum. kimse kişisel algılamasın.
devamını gör...

sağlık ve huzur diliyorum hepimiz adına...
devamını gör...

islam'ın whatsap gruplarına kadar yayılacağını kim tahmin ederdi?
erkeklerin din kavramını yaymaktaki bunca anlamsız ısrarı neyle açıklanır bilinmez.
olan gencecik kıza olmuş, yazıklar olsun, ne denilir ki?

(bkz: akıl tutulması.)
devamını gör...

luna parka gitmek gibi bişey. zaman geçiriyorsun. eğleniyorsun.
- kafanın estiğine yazıyorsun beğenmediğini tınlamıyorsun (luna parktan oyuncak seçmek gibi hangi tanıma yazacağın)
-başlıklar seni kendi durumun ya da diğer yazarların düşünceleri tedirgin eder ama yinede yazarsın (bazı oyuncaklar gibi çekinirsin ama yinede de binersin)
- yazmak istemediğin tanımlar olur (yok bu olmaz bu benlik değil dersin hızlı tren/ fireball gibi )
- trol başlıklara yazarsın. (40 yaşında atlı karıncaya binmek istersin çocuklaşırsın saçmalarsın)
- bir sürü yazar var tanımazsın ama aynı oyuncakta eğlenirsin .
-kızdığın bir başlıkta dökersin ne var ne yoksa( miden bulanır ya hani bi oyuncakta kusarsın )
vs. vs. vs.
bende normal sözlük’te yazar olmak böyle bir şey
devamını gör...

bağışlamak.

ama eğer gerçekten yapabiliyorsan... mesela ben daha yeni bana çok ayıp yaptığına inandığım birini bağışlama kararı aldım. hiç kolay olmadı. kendimi zorladım ve lafta bağışladım. sonra bunun sağlamasını yapmak için bu kişiye iyi anlamda dualar etmeye çalıştım. bu kısım çok zordu ama ettim.

aradan biraz zaman geçtikten sonra bu bağışladığım kişiyi düşünüp öfkelenir halde yakaladım kendimi. o zaman anladım bağışlamayı gerçekten beceremediğimi. belki de bağışlamak öyle tek seferde olan bir şey değildir. bazı insanları her gün yeniden bağışlaman gerekir. yeniden. yeniden. yeniden. öldürmemek için. yeniden.
devamını gör...

the guardian gazetesinin fotoğraf editörleri,
dünyadaki olaylardan çekilen fotoğraflar arasından
o günün en güzel fotoğrafını seçiyorlar.
10 kasım 2022'de,
günün fotoğrafı,
atamıza saygı duruşunun fotoğrafı olmuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu bana biraz tanıdık geldi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"aynaya baktığın zaman senin kendini güzel bulman yeterli, başka bir erkeğin bunu söylemesine ihtiyaç duyma."
devamını gör...

bi kahve?
devamını gör...

bir kartal tibet filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin senaryosunu bir yeşilçam efsanesi olan ve kemal sunal’ın arkadaşı rolleri dışında da iyi rolleri bulunan halit akçatepe ve türk sinemasının patojeni aydemir akbaş birlikte yazmıştır. her zaman düşünür dururdum bu filmi neden bir türlü sevemediğimi. meğer neden, senaryoda gizli imiş. filmin başrollerinde sadece gülerek bile insanları güldürebilen büyük komedyen kemal sunal, canımız ciğerimiz adile naşit, senaryoya da katkı yapmış küçük dev adam halit akçatepe oynamıştır.

filmin konusu aslında gayet basittir. hatta çok benzeri daha sonraları türk sinemasına yeni bir virüs olarak bulaşan recep ivedik serisinin bir tanesinde de işlenmiştir. kendi halinde; herkesin dost, herkesin arkadaş olduğu, aşırı sevimli bir mahallede bir yıkım kararı alınır ve mahalle çocuklarının oyun alanı olan park yıkılmak üzeredir. filmin tüm konusu parkı kurtarmak üzere verilen komik olması tasarlanan ama gerçekte komik olmaya yakın bile olmayan mücadeledir.

sadece kemal sunal ve adile naşit ile kurtarılamayacak bazı filmler vardır. yönetmenin iyi olması da kar etmez. işte bu film o tür filmlerden biridir.
devamını gör...

büyüklerimin ellerinden öperim öğrenci kardeşiniz olarak iban şakası yapayım mı? yok yapmam merak etmeyin. mutlu huzurlu sevdiklerinizle güzel bayramlarınız geçer umarım.
devamını gör...

“burası sosyal medya değil midir?” diye sorduğum, “evet sosyal medyadır” diye cevapladığım başlıktır.
devamını gör...

... arkadaşımın çizimine baksın. (beni çizdi ama bir tık zayıf halimi). *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu kapanma öncesi okullar teker teker kapatıldı koronadan dolayı sınıflar öğretmenler hep birbirine bulaştırdı ve bölgesel olarak okulların bazıları kapatıldı. bir çok aile çocuklar yüzünden corona oldu.
bunları görmezden gelip hala okul demeyi doğru bulmuyorum.
hem milli eğitim bakanimiz dunyanin en iyi online eğitim uygulaması eba dır diyor. nagihan abla yoksa sen ak partiye karşı mi geliyorsun *
ey nagihan alçı sen kimsin ya
devamını gör...

hapishane, tecrit ve ölüm üçgeninde geçen erkek dizisi. gerçi bu dizideki eşcinsel ilişkilerin yanına netflix bile yaklaşamaz da... ama tabii ki bu durum bu dizinin erkek dizisi; hatta adam gibi adam dizisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. baştan aşağı ironiyle dolu bir diziden de bu beklenirdi zaten.

bize her türlü kurmaca eserin ilk ve en önemli unsurunun çatışma olduğu öğretildi. karakterlerin iç ve dış çatışmaları hikayeyi oluşturan ilk kıvılcımlardır. ama bu dizi bana ironinin çatışmadan önce geldiğini gösterdi ve ispatladı.

zenciler, naziler, ispanyollar, italyanlar, eşcinseller, müslümanlar, hristiyanlar, yahudiler, çinliler, irlandalılar ve diğerleri (diğerleri dedigime bakmayın, ana karakterler neredeyse bu 'diğerleri' dediğim gruptalar: içlerinde tanrı ile konuştuğunu iddia eden bir adam, tünel kazıcısı bir ferhat ve meşhur tobias beecher var)... bunların alayını aynı koğuşa tıkamak size istemediğiniz kadar çatışma unsuru verecektir zaten. ama oz, bu kolaycılığın ilerisine geçerek karakterlerin iç çatışmalarına yöneliyor (dış çatışma yok demiyorum, her bölüm beş kişi ölüyor) ve her birini neredeyse gerçekçiliği zedeleyen ironik durumların içinde yoğurarak sınıyor. senarist tom fontana bunu nasıl başardı; yetenek mi, zeka mı, tanrı vergisi ilham mı? bilmiyorum. belki de hepsi. ama şunu biliyorum ki benim gibi bir ironi delisi ömrünün sonuna kadar bu dizinin üstüne ​gül koklamaz. ama koklarsam ironik olur...

tüm bunların dışında bir de adamım augustus hill var. onca pisliğin içinde temiz kalmayı başarabilen kendi halinde bir zenci ve aynı zamanda dizinin anlatıcısı. olayları yorumlayış şekliyle gördüğüm en karizmatik dizi karakteri. merak edenler ya da özleyenler, o efsane monologları buradan okuyabilirler: tr.m.wikiquote.org/wiki/Aug...

ulan amma övdüm be... aslında daha birçok yönüyle ele alınabilir de tek kelimeyle "muhteşem" diyor ve lafı daha fazla uzatmıyorum.

son olarak 56 bölüm boyunca tek bir şarkının bile çalınmadığı dizide öyle bir yerde öyle bir şarkı çaldılar ki... neyse...

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim