haklı bir taleptir.

koskoca ülkeleri yönetenler bile belli bir süre o statüde kaldıktan sonra o yönetim dikta rejimine dönüşüyor. insan bu sonuçta. belirli bir kesim üzerinde yetki sahibi olduğu bir makamda uzun süre kalırsa işler mutlaka bozuluyor bir yerde. bence hem moderatör sayısı artmalı hem de kadro düzenli aralıklarla yenilerek yeni ve farklı yazarlara sözlüğün gelişimine katkı sağlamaları için fırsat verilmeli.

ayrıca aktif yazar sayısı da artmalı. bunun bir yolunu bulmak lazım yoksa bu böyle devam etmez; istatistikler her geçen ay daha da fazla çakılıyor benden söylemesi.
devamını gör...

gitti gelmez geri.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

saygısız, edepsiz ve ahlaksız kişilerin yapacağı ve hiç çekinmeyeceği bir harekettir. ayıptır yahu. hiç yakışık kalmaz sevmeseniz de açık sözlü olun, kırmadan anlatmaya çalışın ve o ortamda birlikte bulunmayın.
devamını gör...

saygı..
devamını gör...

fikri ile zikri bir olan insan çok nadirdir. yılmaz güney bunlardan biri değildir.
onun da kendince savunduğu fikirleri savunan herkes yılmaz güney'i de savunacak diye bir şey olmaz. bu basit hataya düşen de olur illa ki.
yılmaz güney'in yaptiklari yüzünden fikrine saldirmak nasil bi mantik hatasi ise, fikrini paylaşanlarin da yılmaz güney'in zikrini savunmasi ayni hata. benim tanıdığım az biraz kendini bilen solcu da feminist de yılmaz güney'in kişiliğini savunmadı.

'kazanacağız, mutlaka kazanacağız' diye bitirdiği bir konuşması vardır hani. zannedersin aslan parçası yek pare halk.
sonra bir de bakarsın o halkın yarısı olan kadına bir davranışı vardır. fikri feodal olan her şeyi yerle bir etmeyi vaad ederken kendisi boğazına kadar feodaldir. yanisi yilmaz guney de baya baya bu topraklardaki 'erkekliği' solur her nefesinde.

ha şimdi ürettiği sanatı konuşmayalım hiç. bazı filmleri boş beleş piyasa filmlerine az biraz toplumsal duyarlilik eklenmesinden ibaretken; sürü, duvar, umut yol gibi türk sinemasının en iyi ürünlerinden bazılarını da yaratmıştır.

bu bi çelişki mi? bence değil. ıyi olana kötü demek manasız. ıyi yapilandan dolayı kötü ye kötü dememek de manasız.

bu tip cok fazla örnek sunulabilir. pablo neruda misal tecavüzcü alçak bir heriftir. şiiri çok iyidir de bu durumunu değiştirmez.

ben şahsen kötü tarafına denk geldiğimi okumam da övmem de.
kalkıp hiç bir yerde yılmaz güney de övmem neruda da övmem. ama deseniz ki neruda'nın şiiri bok gibi, ya da yol bok gibi film. ona da he demem.
devamını gör...

benden başka ne bekliyordunuz ki?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
(tematik)

kanın açık renkli olduğu ve kalp atımına uyumlu şekilde fışkırdığı görülen kanamalardır.
devamını gör...

bira eşliğinde mantı yapıyorum. herkes tabağını uzatsııınnn!
edit: sanırım tabak uzatın demekle hata yaptım.. çeyiz takımı çıkartabilecek kadar tabak var şuan mesajlarımda
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

4-3-3 oynatan aykut konuştu, ben kokmaya başladım.*

mis mis..

edit : hayır bir de aslan burçlarına dedi ya, hey maşallah.
devamını gör...

4 tanecik kaldı 3 basamaklı olmaya. beğenen, takip eden herkese kucak dolusu sevgiler...
devamını gör...

alyan alyan diye şu an cevapladığım.(bkz: lol)
devamını gör...

aslında, gününüz aydınlık olsun demek. birine günaydın demeniz, o kişinin farkında olduğunu fark ettirir ve özel hissettirirsiniz. otobüste, okulda veya iş yerinde hiç tanımadığınız birine günaydın demek inanın biraz olsun pozitiflik katıyor. gününüz aydın olsun, günaydın kafa dostlarıım!
devamını gör...

bazı dönemler çok sık yaptığım bir eylemdir kendisi.
bkz: #346595 tanımda da yazar arkadaşımızın bahsettiği gibi içgüdüsel olduğunu düşünüyorum ben de.
çok sık yapmaya başlamakla birlikte birden fark edersiniz ki evden çıkmanız artık çok çok zorlaşmaya başlamıştır. çünkü uyku sizi hiç üzmez, dışarıdaki sizi üzecek ve acı çektirecek bir çok kişiden ve durumdan uzak tutar.
devamını gör...

şu an sinir olduğum sözlük özelliği. terapi niyetine, (bkz: kafa sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar) başlığına dalmıştım. hepsi birbirinden güzel fotoğraflara baka baka beğeniyordum. bir an ekranda biraz soluklan yiğidim uyarısıyla, kalakaldım. tamam dedim, beğenmeden bakmaya devam edeyim. olmadı. elim otomatikman beğeni butonuna gidiyor. bir iki sonra pes ettim, çıktım başlıktan. hevesim kursağımda kaldı. belki ben, soluk soluğa beğenmeye devam etmek istiyorum. bitirince dinlenecektim zaten. soluğumu düşünen sözlük yönetimine enişten duygularımla selam gönderiyorum.

edit: bir de kaç dakika ya da kaç saat sonra tekrar beğeni yapabileceğimizi söyleseniz güzel olur. tuvaletti, sigaraydı, suydu gibi ihtiyaç molası verdim geldim, hala sınırlama kapsamındayım. hapse düşmüş gibi bir his. anlayamazsınız.
devamını gör...

sevgi karın doyurmaz ama ruhunu doyurur. yarın bir gün karnının iyice doyduğu zamanlarda, ruhunun açlığı bastıracak onu doyurmaya çalışacaksın. karın doyurmak ruhu doyurmaktan daha kolaydır. gerçek sevgi dediğimiz şey, yemek kadar kolay bulunan bir şey değil, sizi gerçekten seven birisi varsa kıymetini bilin. para dediğin şey çalışarak illaki birşekilde kazanılır. bugün olmazsa yarın olur. o yüzden sevgi önemli sözlük.
devamını gör...

ekşi sözlük kurulduğu zamanlar, sözlükte inanılmaz nezih bir ortam vardı. misal ben takım elbisemi giyer, papyonumu takar, pipomu yakar ve internete bağlanma işlemini gerçekleştirdikten sonra ilim irfan sahibi yazarlarla birlikte yapılan bilgi bombardımanı sortilerine katılırdım.

o dönem bilgiye ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi. meşakkatli süreçler gerektiriyordu ve pahada ağırdı. tabi hal böyle olunca kendinizi fantastik bir ortamda hissediyordunuz. karşıt görüşte olduğunuz insanlarla münazara yarışmaları tadında hasbihal ediyordunuz.

sözlüğe girip yeni şeyler okumayı iple çekiyor, heybenize doldurduğunuz yeni bilgilere sarılıp uyuyordunuz.

şimdi o dönemleri düşününce bunlar gerçek değilmiş gibi geliyor. o dönem güzel bir hayaldi ve yaşandı bitti.

altına dinamit koydular ve hepimiz göçük altında kaldık. kurtarabildiklerimizi kurtardık ve yıkıntıların arasından yürüdük gittik.

ekşinin ilk zamanları, bir sözlük nasıl olmalıdırın cevabıdır. lâkin bir daha asla öyle bir dönem yaşanmayacak. hiçbir sözlük o dönemdeki sinerjiyi yakalayamayacak. zira devir değişti, insanlar değişti, bakış açıları değişti. okumak, öğrenmek ve özgünlük dediğimiz kavramlar genel olarak ikinci plâna atılmış durumda.

bunda internetin bilgi çöplüğü haline gelmesi büyük rol oynuyor. gerçek olmasa dahi bilgiye ulaşmak kolay. çoklarınında önüne konanı gerçeklik süzgecinden geçirmeye ne isteği ne zamanı var. paylaş geç, yenisini bul. kısır bir döngü.

kafa sözlük böyle bir dönemde ortaya çıktı. bu dönemi sözlüklerin buhran dönemi olarak tanımlayabiliriz. böyle bir dönemde, bu dönemin şartlarına göre kendi yolunu bulmaya çalışıyor.

asla ideal sözlük olamayacak ancak iyi bir sözlük olacağına inanıyorum. zaten buna inanmasam pılımı pırtımı toplar giderim.

kafa sözlüğü diğer sözlüklerle mukayese etmeye gerek yok. zira o sözlükler öldü, sadece farķında değiller. kafa sözlük kendi meşrebince ne kadar devam edebilirse kazançtır. umarım bu çizgisi uzun yıllar boyunca korunur. yaptıkları iş kolay değil. canı gönülden başarılı olmalarını diliyorum.

hülasa; kafa sözlüğün kimseyi geçmeye ihtiyacı yok. yolunda yürüsün yeter. hatta bir arkadaşın söylediği gibi kaplumbağa gibi ilerlesin lakin zikzakları olmasın. bu kafi.
devamını gör...

online sınavdayken kargonun gelmesi.
devamını gör...

işletmenin maliyetleri yükseldi, vatandaşın alım gücü düştü ve doğal olarak az paraya daha çok yiyeceği mideye koyma derdine düştü ve bu pideciye olan rağbet de azaldı.

dikkat edin izmir’de sağda solda petrolden üretilmiş sosisle sandviç yapan yerler ne kadar da çoğaldı. doğal olarak eski ve kaliteli iş yapan işletmelerin sonu geldi.

kemeraltı ve hisarönü esnafı içinde bu baharı göremeyecek çok işletme var. üzüldüğüm nokta da batacak bu esnafların birçoğu kaliteli ve ahlaklı iş yapmaya çalışan esnaflardır.
devamını gör...

bir bira türü. aslında temelde iki tür bira vardır. ale ve lager.
almanların lager birasını yine bir alman zamanın çekoslavakya'sında üretmiş.(1842)
altın sarısı, berrak, alkol oranı %4 ile %5 arası olan bu bira üretildiği şehrin plzen adını almış. bizde daha çok pilsen olarak kullanılıyor. (bkz: efes pilsen)
pilsner üretildikten sonra hızla tüm dünyaya yayılmış. amerikalılar daha çok prinçten yapmış.

daha detaylı bilgiye
buradan
ulaşabilirsiniz.

kafa karışıklığı olmasın:

1. temelde iki tip bira var: ale-lager (fermantsyon şekilleri, mayaları, bekletilme sıcaklıkları farklıdır)
2. lager: dünyada en çok tüketilen, açık renkli sarışın biradır. buğday, arpa, pirinçten üretilir.
3. pilsner: ilk kez çekoslavakyanın plzen kentinde 1842'de üretilen lager tipi biradir. her pilsner yine açık sarı renkli ve berraktır.

sonuçta bizde yaygın olan lager, yani pilsen.

efes
tuborg gold
bomonti
beck's
carlsberg
miller
heineken
budweiser

tad,koku,köpük,renk.
şerbetçi otu dediğin şey tek çeşit değil sonuçta. 1. kalite arpa var, 3. kalite arpa var.

sorumluluk ile tüketiniz.
yarasın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim