(bkz: kafa sözlük)
devamını gör...

başlığı görür görmez o güne gitmeme neden olan olay.

18 ocak 2018. nereden mi hatırlıyorum? o gün yeğenimin doğumgünüydü çünkü. aynı zamanda annemin lenflerinden alınan parçanın sonucunu da alacağımız gündü. çok gergindik. ama annemin biyopsi sonucunun temiz çıktığını öğrenince küçük bir pasta kesip kutlama yapmaya karar verdik. akşam oldu, yemekler yendi, mumlar üfllendi pastalar kesildi. bundan sonra yaşananları ise ben, kızkardeşim ve eşinin ağzından diyalog olarak aktarayım.

kardeşim: (eşinin önüne tanımlanamayan bir cisim fırlatarak) caneeer pastadan taş çıktı!!

caner: (kısa bir incelemeden sonra tanımlanamayan cismi kardeşimin önüne geri bırakarak) yok canım taş değil bu. taş görünümlü çikolatalar var ya. ondan. ye ye.

kardeşim: (yine kısa bir incelemeden sonra) caneeerr ne çikolatası diş bu!!! adamın dişi düşmüş pastaya!!!

artık bu saçmalığa daha fazla dayanamayan ben: kız gerizekalı, peki adamın dişinin ne işi var pastada. senin dişindir bu. ağzına bak!

kardeşim:(kısa bir ağız içi yoklamasından sonra gözlerini kocaman açarak) abla dişim yok!!!

artık olayın kendinden mi yoksa yaşadığımız stresli günlerden mi bilmiyorum ama yanaklarımız ağrıyana, gözlerimizden yaşlar gelene kadar gülmüştük. elbette bu olayın üstüne, o günden bu güne mutlu olduğum pek çok an, olay oldu. ama annemin de içinde olduğu, tam bir aile olarak ve tam bir mutlulukla hatırladığım son olay bu.
devamını gör...

sırf sana değil herkese böyleyim kızım. ben seni üzerim. bağlanma sorunum var benim.
devamını gör...

her gün yaklaştığımız kaçınılmaz son. ama kimin ne zaman gideceği belli olmuyor. hikmet benden sonra gider diye düşünmüştüm.
devamını gör...

''yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım. ''

oğuz atay- tutunamayanlar.
devamını gör...

uluk * bir insanı iş yaparken izlemek ve işini bitirmesini beklemek, buna zorunlu olarak maruz kalmak.

senin yapasın gelir ama yapamazsın. müdahale etme şansın yoktur. kafasına bir şeyler geçirmek istersin ama bunun da mümkünatı yoktur. öylece durup onun bitirmesini beklersin.

hareket ettiğinde mevsimler değişen insanlardan nefret ediyorum.
devamını gör...

türkçe rap'in en pis diss'ini yapmıştır 2005-2006 gibi. pis derken kelimenin tam anlamıyla yani, joker - jokezilla falan kumda oynar. şimdi isim, link falan verip de kimsenin kulaklarını on bin ton küfürle doldurmaya niyetim yok. elimde olsa youtube serverlarından silip üç kez kutsal suyla yıkarım.
devamını gör...

afrika - mali'de yaşayan ve sahip oldukları astronomi bilgileri nedeniyle anlamsız iddiaların öznesi olan kabile.

dogonlar, maskeli dansları, değişik kültürel ritüelleri, kendilerine ait takvim ve gökyüzü bilgileri ve yarı yılan gibi yaratıklara olan kutsal inançları ile tipik bir afrika kabilesi. içlerinde hristiyanlığı ve islâmiyeti benimsemiş olan azınlık gruplar da var.

buraya kadar her şey normal fakat 2 fransız antropolog olan griaule ve dieterlern, bu insanları incelemek amacıyla yaşadıkları yere gittikten sonra ne yazık ki olayın rengi değişmiş. antropologların iddiasına göre, kabilenin insanları, atalarının sirius adlı yıldızdan geldiğine inanmaktaymış ve bu yıldız sistemine ait her bilgiye sahiplermiş. sistemde şu an bilinen 3 yıldız var (2'si kesinlikle sistem üyesi, 1 tanesi şüpheli) ve gözümüzle göremiyoruz hepsini çünkü içlerinden biri bir beyaz cüce. iddiaya göre dogonlar onları da daha keşfedilmeden önce biliyormuş vesaire...

ancak bir başka antropolog olan walter van beek, aynı kabile içerisinde yaptığı incelemeler sonucunda özetle şunu söyledi: evet, bu insanların sirius yıldızından haberleri var çünkü gözlemler yapıyorlar. ancak geri kalan iddialardan haberleri bile yok. sirius ile ilgili bilgileri de bahsi geçen 2 antropologdan biri olan griaule'den duymuşlar. hatta ian ridpath'e göre, bu bilgileri çok daha önce başka bir antropologdan öğrenmiş bile olabilirler.

anlaşılan o ki birileri, dünya dışı yaşam iddiaları için ellerini güçlendirmek adına bu kabileyi kanıt olarak ortaya sürmeye kalkmış. ancak başka araştırmacıların söylediklerine bakılırsa, bu hikâyelerin aslı astarı yokmuş.
devamını gör...

sovyet binaları çok kasvetli görünür. amaç zaten güzel olması değil, işlevli olmasıdır. banyodaki borular yaz kış sıcak olurmuş. akşamüstüleri hava hafif kararmaya, binaların ışıkları da yanmaya başladığında koskocaman gemilere benzettiğim yapılardır.
devamını gör...

fakir semtlerde ortaya çıkan ve bakkal dükkanındaki veresiye borçlarını ödeyen melek gibi melektir.
devamını gör...

30-40 sene sonra olmayı planladığım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ismi güzel ve uzun yazarımızın programına bu hafta da katılamıyorum ama kulaklarım ve kalbim burada olacak. bu hafta madımak dolayısıyla zevzekliğim bu hafta olmayacak. üzüleceğiz evet ama hayatta bazen üzülmekte gerekiyor. üzülmek utanmak ve daha iyi bir gelecek umut etmek.
devamını gör...

bir diğer ismiyle islami takvim. hz. muhammed'in medine hicreti bu takvimde 1. yıl olarak kabul edilir. bu takvim, ay'ın, dünya çevresindeki dolanımını esas alır. ay takvimini(hicri takvim de bir ay takvimidir) bilinen kadarıyla ilk babilliler kullanmıştır. islâm öncesi müşrikler ise, kusay bin kilâb'ın ölümünü tarihin başlangıcı olarak kabul ederlerdi. çünkü kusay bin kilâb'a önem verirlerdi. ayrıca kusay bin kilâb, hz. muhammed'in baba tarafından dördüncü dedesidir. daha sonra fil olayı gerçekleştiğinde, tarihin başlangıcı olarak bu olay kabul edilmiştir.

müslümanlar uzun zamandır, hatta hz. ömer devrinde bile bazı önemli olayları alır ve bunları tarihin başlangıcı olarak kabul eder, böylelikle zamanlarını tayin ederlerdi. kimi fil olayını, kimi veda haccı yılını veya önemli şahsiyetlerin ölümü gibi olayları tarihin başlangıcı olarak kabul ederlerdi. takdir edersiniz ki, bu şekilde bir zaman karmaşası, bazı sorunlara yol açabiliyordu. işte hz. ömer de bu sebeple konuyu diğer sahabelere danıştı. daha sonra başka bir önemli sorun da ortaya çıkınca artık bir takvime gerek duyulduğu anlaşıldı. sahabiler yunan, iran gibi ülkelerin takvimlerini benimsemeyi teklif ettiler. fakat bunlar kabul edilmedi.

hz. ali, takvimin, hicretin başlangıcı olması gerektiğini söyledi. onun bu görüşü hemen kabul edilmişti. hicri takvim ayları:

1. muharrem - haram (mübarek) kılınmış olan.
2. safer ayı - boş.
3. rebiülevvel - ilk bahar.
4. rebiülahir - son bahar.
5. cemaziyelevvel - ilk çorak toprak/ilk don.
6. cemaziyelahir - son çorak toprak/son don.
7. recep - onur, saygı.
8. şaban - dağılmış.
9. ramazan - sıcak olma.
10. şevval - yükselmiş.
11. zilkade - barışa sahiplik yapan.
12. zilhicce - hacca sahiplik yapan.

aslında bu aylara verilen isimlerin anlamı vardır.

şimdi üstte ayların türkçe anlamlarını yazdık ya, şimdi bu anlamlara göre altta yazılanları okuyun;

1. muharrem - bu ayda günah işlemek yasaktır.
2. safer - bu ayda savaş için ya da besin için yola çıkılmıştı ve evler boş bırakılmıştı. bunu câhiliye döneminde araplar yapmıştı.
3. rebiülevvel - bahar mevsimi.
4. rebülahir - "bahar ayı"(rebülevvel)den sonraki ay, dolayısıyla son bahar.
5. cemaziyelevvel - bu ayın isminin anlamı konusunda ihtilaf vardır: ya yaz mevsimi olduğu için bu isim verildi ya da kış mevsiminde suların donması sebebiyle.
6. cemaziyelahir - cemaziyelevvel ilk çorak toprak dönemi olduğu için dolayısıyla bu da ondan sonra gelir. dolayısıyla son çorak toprak dönemidir.
7. recep - mübarek aylardandır.
8. şaban - bu ayda araplar su temin etmek için gruplara ayrılırlardı, ondan bu isim verildi. ya da ramazan ve receb aylarını birbirinden ayırdığı için bu isim verildi. bu konu ihtilaflıdır.
9. ramazan - en fazla kabul gören yoruma göre, bu aya, rastladığı mevsim sebebiyle çok sıcak ve yakıcı bir özelliğe sahip olduğu için bu isim verilmiştir.
10. şevval - bu aya neden bu ismin verildiği konusu da ihtilaflıdır. ya develerin çiflteşme mevsiminde kuyruklarını kaldırmalarından dolayı ya da hava çok sıcak olduğu için develerin sütünün azalması sebebiyle bu aya bu isim verilmiştir.
11. zilkade - mübarek aylardandır.
12. zilhicce - mübarek aylardandır, hac ayıdır.
devamını gör...

birilerine fena rahatsızlık veren sözleşme. daha önce de varla yok arasındaydı ama en azından var diyebiliyorduk.
devamını gör...

yeni canlar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

elif naci, 1898 doğumlu türk ressamdır. ilk kişisel sergisini 1930'da açmıştır. d grubu ressamları denince akla ilk gelen isimlerdendir. zaten bu birlik kurulduktan sonra elif naci'nin ismi ve çalışmaları daha çok duyulmuştur. dönemin önemli birçok sanatçısı elif naci hakkında yorumlarda bulunmuştur fakat benim en hoşuma giden, elif naci'nin resimleriyle şiir yazdığı görüşüdür.

topkapı sarayı akağalar kapısı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

peyzaj çalışması:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

enteriyör çalışması:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

oklofobi, enoklofobi, veya demofobi en basit tanımıyla sosyalleşme ve kalabalığa karşı oluşan korku durumu olmakla beraber ağır vakalarda paralize olma, öfke nöbeti, ağlama, aşırı terleme, üşüme, kekeleme gözlenebilmektedir. bu fobinin altında genelde kalabalık içinde ezilme, hastalık kapma, kaybolma, kendini değersiz görme gibi düşünce ve varsayımlar yatmaktadır.
devamını gör...

sağ ayağı sol, sol ayağı da sağ uyluğun altına koyarak oturmak.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim