çok tuhaf hayvanlardır. renk değiştirmesinden tutun da gözlerini oynatışlarına kadar.
devamını gör...

adamsınız adam!
heykelinizi yapalım desek beton yetmez,
gömelim gel seni desek sözlüğe sığmaz,
yağmur yağsa ıslanmaz,
kamyon çarpsa yıkılmaz.

neyse asıl konumuza gelelim, bi madalya versenize abi ( dilenci değilim ).
devamını gör...

başlık nick uyumu.
devamını gör...

2009 yapımı, nicholas cage’in başrolde olduğu ,alex proyas’ın yönettiği macera/ gizem türü film.

nicholas genelde bu tür filmlerin aranan yüzü oluyor. oyunculuğunu geçtim ama oynadığı filmler de en çok sevdiğim tür olunca, ister istemez tüm filmlerini izlemiş bulundum. bu filmi ise bambaşka yere koyuyorum. olay akışı, bir çok farklı olayın birleşmesi, gizem ve son dk.ya kadar gizemin çözülememesi ve hatta tahmin edilememesi, bu filmi cage’in oynadığı filmlerde en üst sıraya yerleştiriyor.

konuya gelirsem, 1959 yılında bir ilkokul öğrencilerinde ,zaman kapsülüne konması için bir takım resimler çizmeleri istenir. aralarında farklı bir çocuk vardır ve fısıltılar duymaktadır. bu fısıltılarla bir takım sayılar yazmaya başlıyor . yazarken öğretmeni elinden kağıdı alıyor ve kalanı dolap kapağına eliyle kazıyor. haliyle deli diye mimleniyor.
neyse efendim aradan yıllar geçiyor ve bu kapsül açılıyor. kapsüldeki bu kızımızın yazdığı sayılar, babası astrofizikçi olan çocuğun eline geçiyor.
baba zeki, baba yakışıklı… rakamları hemen çözüyor ve son 50 yıldaki felaketleri işaret ettiğini anlıyor. yani rakamlar tarihi, olayın olduğu yerin koordinatlarını işaret ediyor. sonra 3 tanesinin gerçekleşmediğini farkediyor ve o üç olayın peşine düşüyor. burada sürekli tempolu olarak ilerliyor film.

gerisini anlatırsam filmi anlatmış olurum. ama bir bulmaca gibi ilerlediğini, bir nevi da vinci’nin şifresi gibi bir film olduğunu söyleyebilirim. izlerken iki ters e harfine dikkat edin; o zaten filmin sonunu söylüyor*.

film eleştirilerine gelirsem, okuduğum eleştirilerde mantık hataları ve sonundan dolayı eleştiri aldığını okudum. ben bu tür filmlerde mantık aramıyorum, arasam filmi de izlemezdim çünkğ her şey mantıksız gelirdi.yani askerlikte ve bu tür filmlerde mantık aramayacaksın*. ikinci eleştiri de sonu için olmuş. sonunu beğenmemişler. yaw adam daha ne yapsın, ağzım açık izledim ben sonunu. illa mutlu son mu arıyorsunuz; her zaman mutlu son olmaz işte. bence yerinde ve tempoyla uyumlu bir sonu vardı.

bu tür filmleri gerçekten sevenlerce beğenilecek bir film. ama daha gerçekçi filmler izleyenler filmde eleştirecek zilyon tane kusur bulurlar. genele bakmak lazım, iyi bir filmdir açıkçası.
izleyecek olana iyi seyirler.
devamını gör...

hatırladıklarınızın doğru olduğunu ve değişmediğini düşünüyor musunuz? eger öyleyse, muhtemelen yanılıyorsunuz. birisi" kendi gözlerimle gördüm" dediğinde insanlar buna inanmaya meyillidir. bununla birlikte, bir olaya tanıklık etmeniz ile bir başkasına anlatmanız arasında, özellikle de konuyla ilgili bir kişi size yönlendirici sorular yöneltiyorsa, hatırladıklarınızda büyük değişkenlikler olabilir.
profesör elizabeth loftus bir olayı sahneleyip farklı kişilere olay hakkında sorular sorduğunda genellikle hepsinin farklı anlatımlarda bulunduğunu fark etti.
görgü tanığı hataları mahkemeler için ciddi sorunlar oluşturabiliyor. 1973'te bir davada 17 tanık, polis memurunu vuran kişi olarak bir adamı teşhis etti. daha sona ortaya çıktı ki adam, suç mahallinin yakınında bile değildi.
loftus şöyle açıklıyor:" bir olayı tecrübe ettiğimizde yaptığımız şey, belleğimizde onu depolayıp ileride başka bir vesileyle depoladıģımız şeye dönerek onu olduğu gibi okumaktan ibaret değildir. aksine, hatırlama ya da tanıma sırasındı, olayı birçok kaynaktan gelen bilgileri kullanarak yeniden oluştururuz. bunlar hem olayın orijinal algısını hem de olaydan sonra çıkarılan sonuçları içerir. zamanla bu kaynaklardan gelen bilgiler bütünleşir, böylece tanık, belirli bir detayı nasıl bildiğini söyleyemez. artık sadece birleşmiş bir belleği vardır." başka bir ifade ile, beyin, olaya dair gerçek deneyimini alır ve olanı açıklayacak makul bir hikaye oluşturur. daha sonra başka bilgiler veya öneriler gelirse beyin, belleği yeni girdilere uyacak şekilde yeniden yapılandırabilir. loftus, tanıkları sorulan soruların onların hatırladığı şeyi değiştiriyor gibi göründüğünü fark etti ve bunun ne derece kolay olabileceğini bulmak için bir deney yaptı.
100 öğrenciye zincirleme bir araba kazası içeren kısa bir film izletti. filmi gördükten sonra öğrenciler, altı kritik soru içeren bir anket doldurdular: sorulardan üçü filmde görülen, üçü de görülmeyen şeylerle alakalıydı.
deneklerin yarısı için sorulan kritik soru " kırık bir far gördünüz mü?" biçiminde sunuldu. diğer yarısı için ise "kırık farı gördün mü? "şeklinde soruldu. ikinci soru, filmde gerçekten görülmüş olsun olmasın, kırılmış bir cam olduğu anlamına gelir.
"kırık far" grubunun %15'i ; " kırık bir far" grubunun ise %7'si var olmayan bu ögeyi gördüklerini söyledi. başka bir deyişle "kırık bir far"dan, "kırık far"a geçmek, aslında öğrencilerin %8'inin anılarını değiştirmiş gibi görünüyordu.
lotus, sorudaki diğer küçük değişikliklerin nicel kararları etkileyip etkilemeyecegini bulmak için, başka bir öğrenci grubuna da benzer bir film gösterdi ve arabaların birbirlerine " çarptıklarında" ya da "tosladıklarında"ne kadar hızlı oldukları sordu. bir hafta sonra, filmde öyle bir şey olmamasına rağmen, kırık camı görüp görmedikleri soruldu. arabaların" tosladığı" yüklemiyle soru sorulan öğrencilerin içinde kırık camı gördüğünü söyleyenlerin sayısı, arabaların "çarptığı " yüklemiyle soru sorulan öğrencilerin içinde kırık camı gördüğünü söyleyenlerin sayısının iki katını geçiyordu.
bu deneyden de" filmle ilgili hatıraları küçük cümle değişiklikleri içeren sorular tarafından açıkça değiştirilebiliyor" çıkarmını yaptı.
lotus son olarak şu sonuca vardı:
görgü tanıkları sadece hız değil, aynı zamanda zaman ve mesafe konusunda da isabetli tahminlerde bulunulamıyor. buna rağmen mahkemelerde her zaman nicel kararlar vermek zorunluğu ile karşı karşıyalar. kaza araştırmacıları, polis memurları, avukatlar, muhabirler ve görgü tanıklarının sorgulanması gereken diğerleri, kelimelerin alttan alta taşıdıkları ince telkinleri göz önünde bulundurmaya çalışmalıdır. bir görgü tanığını sorguladığınızda elde ettiğiniz, gördükleri olmayabilir.
devamını gör...

saçmalık değil pedofili de değil(yaş sınırı olması lazım 15 yaşındaki birisiyle 40 yaşındaki birisi birlikte olmuyor. yasak. 15-18 oluyor.) ama 14 biraz küçük gibi. 15-16 makul. o insanların kültürü bambaşka bize buradan garip görünüyor. türkiye'deki 14 yaşındaki çocukla belçika'daki hem fiziksel hem zihinsel olarak aynı olmuyor. bu yasa türkiye'ye gelse kıyamet kopar ki kopmalı da çünkü türk insanının kültürel yapısı buna uygun değil fakat kanada gibi ülkelere uyuyor.

edit: asıl saçmalık cinsel ilişki rıza yaşı ve evliliği karıştırıyor olmanız. sex=evlilik değildir. 25-35 ort. evlilik yaşıdır fakat insan vücudu 14-15 yaş sonrası cinsel ilişkiye girmek için programlanmış. evrimsel süreç böyle işlemiş. bunun çocuk evlilikleriyle hiç bir ilgisi yok. evlilik tamamen sexten ayrı bir olay. o toplum ve devlet önünde "resmi" bir sözleşme hali. özellikle ilişkiden doğacak çocuk ve malvarlık için var. evlilik yaşı yüksek cinsel ilişki rıza yaşı düşük olmalı. kürtaj, alkol ve uyuşturucu kullanımı nereden çıktı ya? adamlar zaten korunma yollarını öğretiyorlar çocuklara. elbette istenmeyen gebelikler olacak suudi arabistan'da olmuyor mu? her yerde oluyor. bir kere başına böyle bir şey gelen birisi zaten diğer seferlerde daha dikkatli olacaktır. uyuşturucu tüm insanlığın ortak mücadelesi olmalı ulan sexle ne ilgisi var? alkolü zaten üzgünüm ama çoğu insan kullanıyor. elbette zararlı özellikle belirli yaş altı için. fakat alkol tüketimi uyuşturucu kullanımı gibi önüne kolay geçilebilecek bir şey değil.
devamını gör...

senin için bir anlamı olmayan fotoğraflar belki fotoğrafı paylaşan kişi için önemlidir? ayrıca en iyi, en net veyahut en güzel çekilmiş fotoğraf yoktur. sözlükte de fotoğraf paylaşmak yasak olmadığına göre istediğini paylaşabilir. al hatta ben de paylaşayım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benimdir, orada diğer arkadaşlar gibi paylaşacak mutlu pozlarım yok benim.

eş dost etiketleyip çekilişe katılsın diye duruyor öyle hesabım, başka bir fonksiyonu yok.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

macar sineması tarihinin en usta yönetmenlerinden olan bela tarr üstadın andrey tarkovski biçiminde kendisine has bir üslüpla çektiği 2000 yılına ait şaheser. laszlo krasznahorkai‘nin ”the melancholy of resistance” kitabından ustaca senaryolaştırdığı ve bohem bir havada siyah beyaz olarak çektiği filmde öylesine sessiz ama bir o kadar da vurucu açılış yapar ve bu sizi daha filmin ilk dakikalarında içine çeker. valuska'nın barda anlattığı hikayeler anlatım biçimi kişilere biçtiği roller hiç bitmesin istersiniz. çünkü aslında bitmesini istemediğimiz umuttur yönetmen bunu senaryoda o kadar güzel yedirmiştir ki izlerken bir gotik masalın içerisinde bulursunuz kendinizi ve o bar hiç kapanmasın istersiniz. filmin ikinci yarısında valuska'nın yaşamında gördüklerine giriş yaparız aç gözlü insanları, savaşın yıkımlarını, açlığı, yağmayı, aşkı ve terkedilmeyi . hele hastane sahnesi son sahne umudun valuska'nın çıplak bedeninde sokaklarda yeşerdiği o son sahneyi anlatmak için kelimeler kiyafyetsiz kalır. bilmeden tanımadan saygı duyulan güya yüksek rütbeliler olmayan sirk hep bir umut dolu olan valuska.


werckmeister harmoniak için tanımsız konusuz konunun kişinin kendisi olduğu bir film diyebiliriz. varoluşun ne olduğu ve insanın bu varoluştaki yerinin bilinmediği ve düşünülmediği kara olmasına rağmen bembeyaz bir film, izleyen herkesin her izlediğinde kendinden başka başka şeyler bulabileceği farklı unsurlara şahit olacağı her sahnesini tekrar tekrar yorumlayacağı bir film.

yönetmenin ustalık işi olan bu film macar sineması sevenler için mükemmel bir deneyim olacaktır.
devamını gör...

asla kurtulmak istemediğim, hayatıma anlam katan, hayata tutunmamı sağlayan bir bağımlılıktır.

kitaplarla uğraştığımda, kitap okuduğumda veya kitapçıya girdiğimde yanımda biri varsa (ki birisi benimle kitapçıya girmeden önce ben uzun bir süre kitapçıdan çıkmayacağım uyarısını yaparım) ve o biri sürekli "yeter artık, ne kadar oyalandın, bırak şu kitapları da gidelim, çok baktın" vesaire gibi laflar ederse o insanla bir daha dışarı çıkmam, hatta dürüst olayım, kendisine sinir olurum. yazdım hatırladım yine sinirlendim bak. kitapları sevmeyenlerle tamamen anlaşamamak ve kitaplarla arama giren insanlara sinir olmak bağımlılığımın getirdiği iflah olmaz bir huyum.

neyse, kısacası zamanıma ve ruhuma layık bağımlılıklarımdan biridir.
devamını gör...

kimse beni anlamıyor, kimse benimle ilgilenmiyor diye olur olmadık şeyler yapan;

bunu yaparken de kendi bencilliğinden dolayı başka insanların bu yüzden ne düşüneceğini, ne hissedeceğini zerre umursamayan kanser insan tipidir.

sözlükte gördüğümüz kadarıyla son zamanlarda sivilce misali artmaktadır.
devamını gör...

sadece dış görünüşe önem veren biri olması.
kibirli olması.
ne kadar az şey bildiğini bilmemesi.
kitap okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum demesi...
yalan söylemesi.
hayvanlara eşya muamelesinde bulunması.
kadınlara şiddet göstermesi, kendisini cinsiyet olarak üstün tutması...
devamını gör...

nefret geldi şöyle başlıklardan cidden. devamlı kafasında insanları sınıflandırıp bunu paylaşma gereği duyanları asla anlamıyorum.
devamını gör...

oruc sadece fakiri anlamak icin yerine getirilen bir ibadet degildir. oruc esasen nefsin terbiyesini amac edinen bir ibadettir. yani sadece bogazdan yemek eksiltilmez. hal ve hareketlere dikkat edilir, yalandan, dedikodudan, kotu sozden uzaklasilir. nefse tatli gelen munasabetlerden siyrilir insan... ıbadete yogunlasilir, dualar attirilir, kur'an okumaya daha bir gayret gosterilir falan. kisacasi dunyevi bir cok halden ve mesguliyetten soyutlanir bir nevi detoks durumuna girilir. fakirlerin halinden anlama kismi da saydigim etmenlerden yalnizca biri.

bu arada yoksullarin halinden anlamanin sirri, esasinda oructa degildir. bilhassa bu ay icin yapilmasi tavsiye edilen fitre ve zekat'tadir. ramazan'da oruc ayindan ote kuran ayidir, namaz ayidir. bu ayin yuzu suyu hurmetine ibadete yonelirken, temizlenmis nefsinle yap diye oruc tutulur.
devamını gör...

mutlu olmanın yolu. farklı farklı türleri vardır. dinle sarhoş olmak, sanatla sarhoş olmak, edebiyatla sarhoş olmak, şarapla sarhoş olmak, aşkla sarhoş olmak. en nihayetinde, konu mutlu olmaktır.
devamını gör...

o kadar fazla ve üzücü ki, bugün otobüste camdan gördüğüm köpeğin gözleri resmen yağmurda ıslanıyorum görmüyor musunuz, bana yemek verin ne olur diye yalvarıyordu.

hiç düşünmeden indim ve poşetimde kedime aldığım mamayı önüne boca ettim.*
o kadar mutlu oldu ve o kadar mutlu oldum ki, kelimelerim yetmez.
devamını gör...

terorle baglantili oldugu iddia edilen bir partinin, tsk tarafindan yapilan operasyon sonrasinda, pkk muhimmatlarinin ele gecirilmesinden oturu kudurmasi durumudur. sasilacak bir durum mudur degildir. zira kayiplari buyuktur.
devamını gör...

sürekli şikayet etmesi

kurallara alerjisi olması

toplum içinde ve toplu taşımada yüksek sesle konuşması

özellikle toplu çalışılan iş yerlerinde düzen bozan bir karakterde olması.
devamını gör...

nijeryalı çevreci, yazar ve televizyon programcısıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
televizyon yapımcılığını bilmiyorum ama yazar ve çevreci olması asılarak öldürülmesi için yeterli bir neden gibi geliyor bana. diktatör sani abacha da benimle aynı fikirde olmalı ki petrol şirketlerden aldığı yakıtın verdiği cesaret ve aymazlıkla on kasım bin dokuz yüz doksan beş tarihinde ken saro wiwa’yı ölüme mahkum etti.

taraflı bir yazı yazmayacağım. diktatör sonuna kadar haklıydı. çünkü ken saro wiwa shell petrol şirketinin ogoni bölgesini kirletmesine tepki veriyordu ve bunu biraz fazla yüksek bir sesle yapıyordu. haklı olduğu için yüksek çıkan sesi onu haklı yapmaz elbette.

birkaç kere tutuklanıp serbest kalan yazar son kez tutuklandığında tabutu çoktan hazırlanmıştır. sadece onun değil sekiz arkadaşının da. bu idamlık ekip ogoni dokuzlusu olarak bilinir. tabutları hazırdı çünkü idam kararı geldiği anda diktatör tarafından onlar için hiçbir masraftan kaçınmadan yaptırılan tabutlar gelir, anında.

çok adil bir yargılama olur ken saro wiwa’nınki çünkü onu ve arkadaşlarını savunan avukatlar birbiri peşi sıra istifa eder, aleyhlerinde tanıklık yapanlar daha sonra shell şirketi tarafından rüşvet ve iş imkanı karşılığında ikna edildiklerini itiraf eder.

her zaman şiddet karşıtı olan ken saro wiwa ogoni şeflerini vahşice katletmekle suçlanmıştır, halbuki bu suçu işleyenlerden birkaçı onun aleyhine tanıklık da yaparlar.

sizin ne kadar iyi olduğunuz önemli değil bu dünyada, diktatör her zaman haklıdır.
devamını gör...

ruh komşum, kardeşim olan yazar.

kalp yaraların aynıysa bir insanla ya da aynı acıları, özlemleri, hüznü yaşadıysan bir şekilde ruhların komşu oluyor.

o da eksik benim gibi. fakat yaşına rağmen çok çok güçlü. nasıl dik nasıl korunaklı. kendini çok güzel yetiştirmiş. ama içinde bir yerlerde hala ufak bir çocuk var görebiliyorum. koca kadın oldum hala bende bile var çünkü. ruhları yaralı insanlar çok erken büyüyorlar. daha çabuk adapte oluyorlar hayata. savunma mekanizmaları daha sistematik çalışıyor. fakat içlerinde bir yerde çocuk bir yan kalıyor. o bile güçlü olmak zorunda. işte benim ruh kardeşimde aynı böyle.

kendisini sevişim ve ona hayranlığım sadece bunlardan sebep değil tabi. bu yanını yazmaya adayışı. herkes yazar ama o içinden yazıyor. sanki kaleminden dökülenlere elinizle dokunabiliyorsunuz gibi. ya da dokunmak istiyorsunuz. ilginç bir enerji. kendinden, kendi ruhundan katıyor cümlelerine belkide bu yüzden çekiyor beni kendine.

canım kardeşim bir süredir profilleri ziyaret etmiyordum. bu ara başladım tekrardan ziyarete, okumaya ve üniversiteyi kazandığını okudum. inan çok sevindim. nasıl güzel bir haber bu. içim sıcacık oldu sabah sabah.

kalbin gibi tertemiz bir ömrün olsun. güzel bir eğitim hayatın ve harika bir kariyerin. yıllar sonra seninle oturup bunu kutlayalım.
ayağına taş değmesin cancağızım...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim