bir yazarın cinsiyetini anlamak için gerekenler
trolse erkektir.
seks başlıklarına erkekleri tahrik edici tanımlar giriyorsa kızdır.
var birkaç tane. isim vermeyeceĝim.
seks başlıklarına erkekleri tahrik edici tanımlar giriyorsa kızdır.
var birkaç tane. isim vermeyeceĝim.
devamını gör...
pasif agresiflik
pasif agresiflik bir kişilik bozukluğudur. bu kişiler kendilerini güvende hissetmediklerinden düşünce, duygu, isteklerini ya da rahatsız oldukları durumları tam ve doğru şekilde ifade etmez bazen edemezler. bazen imaya bazende kabule giderler. kabul etselerde bu durumu tam manasıyla benimsemez hatta durumu çaktırmadan bozmaya, sabote etmeye çalışabilirler.
dışarıdan bakıldığında detaysız incelendiğinde çok uyumlu ve anlayışlı görünebilirler fakat iç dünyaları daha karmaşıktır. daha fazla nefret ve kötü duygular barındırırlar. dışta sağladıkları kabul ediş içte derin fırtınaların dahada artmasına neden olur.
bu kişiler hayatları boyunca sahip olmak isteyipte sahip olamadıkları her şey için başkalarını suçlama eğilimindedirler. öne çıkmayı, görev almayı başaramaz buna rağmen bunu becerenleri ya da bu görevi dağıtanları suçlar daha çok yüreklendirmedikleri için onları düşmanı olarak görürler.
dış dünyaya güvenemedikleri ve bu bağı kuramadıkları için etrafa hep şüpheyle bakarlar ama diğer yandan onaylanma, desteklenme, yönlendirilme, takdir görme beklerler. isteklerini tam manasıyla dile getirmedikleri ve öne çıkmadıkları için devamında ki olmayan başarı içinde yine başkalarını suçlarlar.
buna kendi hayatımdan bir kişiyle örnek verebilirim. bir dönem bir firmada çalışıyordum. gayet güzel devam ediyor ve gayet iyi bir patronum vardı. bir süre sonra patronumuzun mühendis kardeşi de aramıza katıldı. ben zaten orada 1 seneye yakın çalışıyor ve tüm iç işleyiş benim üzerimdeydi. bu arkadaş geldiğinde ben patron kardeşi olduğu için bir adım geriye çekildim ve 2. adam olmasına izin verdim kendimce ama bu durum onu rahatsız etti. bu işlerle ben ilgilenmek istemiyorum sen devam et dedi. peki deyip aynı işe devam ettim.
bu şekilde abisinin teşviklerin de hep geri durdu. bu süreçte bir dönem bana ilgisi var sandım biraz gözlemledim ama kendini geri çekti. gel zaman git zaman başka firmadan bir kişiyle görüşmeye başladım. bir kaç hafta sonra ofise geldiğimde firma adına kendisine verdiğimiz telefonun paramparça olduğunu gördüm. zaten öncesindede bana karşı buz gibi davranmaya selam vermemeye beni görmezden gelmeye başlamıştı. telefonu sordum düştü dedi. nasıl düşme bu paramparça olmuş dedim. yani masadan düşen eski model kamerasız bilmem nesiz telefonlar öyle param parça olmaz. yüzüme bakıp ofisten çıktı.
sonra ben patronuma durumu anlattım. 'bilgim var' dedi. 'senin ona saygılı davranmadığını düşünüyor' dedi. 'nasıl yani?' dedim. 'elemanların benden sonra seni sayıyor olması. bir çok konuda karar mekanizmasının sen olmans bozulmuş, ona danışmaman rahatsız etmiş' dedi. 'iyi de ben kendisine ilk geldiğinde bunu sundum beni karıştırma aynı sistemle devam et dedi' dedim. ben bilmiyorum ayrılmak istiyor ay sonu gidecekmiş dedi.
ben tabi şok. ne olduğunu anlamadım. sonradan patronla bir konuşma daha yaptık o gittikten sonra tabi. benim yan firmadan biriyle görüşüyor olmam onu rahatsız etmiş ve abisine beni işten çıkarmasını söylemiş. abisi de bizi ilgilendirmez. işe yansıtmıyor, ahlaksal bir sorunda yok demiş. bu sefer beni saymıyor, bana danışmıyor, beni azarlıyor bilmem ne demeye başlamış. patronum tabi beni ve onu tanıdığından yanlış anlaşılma vardır çağıralım ve konuşalım demiş. kabul etmemiş ve işten ayrıldı.
çok ilginç bir durumdu. bu olaydan sonra biraz detaylı düşünüp sonunun ne olabileceğini araştırmıştım ve pasif agresif kişilik bozukluğu olabileceğine kanaat getirmiştim. tabi uzman değilim ama psikolojiyle zaman zaman yakından ilgilendiğim oldu. malum bir bölümde sosyoloji. bence bir uzman tarafından detaylı incelense teşhis kesinlikle bu olacaktı. sadece benle değil zaten eski sevgilisiyle, abisiyle, personellerle vsvs bu tarz sorunları olmuştu.
neyse efem tüm bunların dışında pasif agresif taklidi yapan insanlar vardır. ama tabi onların durumu bunlar kadar karmaşık değildir. amaç sadece ortamda sivrilik yapmamak ya da iş ortamında üstün gözüne batmamak için yapılan bir kabulleniştir. anlık içsel sıkıntı yaşansada zararı bu kadar yoğun değildir. anı geçiştirmek için yapılır ve hayata daha az problemle devam edilir.
yinede dikkat edelim efem fazla taklit aslı yaşatabilir aman aman.
dışarıdan bakıldığında detaysız incelendiğinde çok uyumlu ve anlayışlı görünebilirler fakat iç dünyaları daha karmaşıktır. daha fazla nefret ve kötü duygular barındırırlar. dışta sağladıkları kabul ediş içte derin fırtınaların dahada artmasına neden olur.
bu kişiler hayatları boyunca sahip olmak isteyipte sahip olamadıkları her şey için başkalarını suçlama eğilimindedirler. öne çıkmayı, görev almayı başaramaz buna rağmen bunu becerenleri ya da bu görevi dağıtanları suçlar daha çok yüreklendirmedikleri için onları düşmanı olarak görürler.
dış dünyaya güvenemedikleri ve bu bağı kuramadıkları için etrafa hep şüpheyle bakarlar ama diğer yandan onaylanma, desteklenme, yönlendirilme, takdir görme beklerler. isteklerini tam manasıyla dile getirmedikleri ve öne çıkmadıkları için devamında ki olmayan başarı içinde yine başkalarını suçlarlar.
buna kendi hayatımdan bir kişiyle örnek verebilirim. bir dönem bir firmada çalışıyordum. gayet güzel devam ediyor ve gayet iyi bir patronum vardı. bir süre sonra patronumuzun mühendis kardeşi de aramıza katıldı. ben zaten orada 1 seneye yakın çalışıyor ve tüm iç işleyiş benim üzerimdeydi. bu arkadaş geldiğinde ben patron kardeşi olduğu için bir adım geriye çekildim ve 2. adam olmasına izin verdim kendimce ama bu durum onu rahatsız etti. bu işlerle ben ilgilenmek istemiyorum sen devam et dedi. peki deyip aynı işe devam ettim.
bu şekilde abisinin teşviklerin de hep geri durdu. bu süreçte bir dönem bana ilgisi var sandım biraz gözlemledim ama kendini geri çekti. gel zaman git zaman başka firmadan bir kişiyle görüşmeye başladım. bir kaç hafta sonra ofise geldiğimde firma adına kendisine verdiğimiz telefonun paramparça olduğunu gördüm. zaten öncesindede bana karşı buz gibi davranmaya selam vermemeye beni görmezden gelmeye başlamıştı. telefonu sordum düştü dedi. nasıl düşme bu paramparça olmuş dedim. yani masadan düşen eski model kamerasız bilmem nesiz telefonlar öyle param parça olmaz. yüzüme bakıp ofisten çıktı.
sonra ben patronuma durumu anlattım. 'bilgim var' dedi. 'senin ona saygılı davranmadığını düşünüyor' dedi. 'nasıl yani?' dedim. 'elemanların benden sonra seni sayıyor olması. bir çok konuda karar mekanizmasının sen olmans bozulmuş, ona danışmaman rahatsız etmiş' dedi. 'iyi de ben kendisine ilk geldiğinde bunu sundum beni karıştırma aynı sistemle devam et dedi' dedim. ben bilmiyorum ayrılmak istiyor ay sonu gidecekmiş dedi.
ben tabi şok. ne olduğunu anlamadım. sonradan patronla bir konuşma daha yaptık o gittikten sonra tabi. benim yan firmadan biriyle görüşüyor olmam onu rahatsız etmiş ve abisine beni işten çıkarmasını söylemiş. abisi de bizi ilgilendirmez. işe yansıtmıyor, ahlaksal bir sorunda yok demiş. bu sefer beni saymıyor, bana danışmıyor, beni azarlıyor bilmem ne demeye başlamış. patronum tabi beni ve onu tanıdığından yanlış anlaşılma vardır çağıralım ve konuşalım demiş. kabul etmemiş ve işten ayrıldı.
çok ilginç bir durumdu. bu olaydan sonra biraz detaylı düşünüp sonunun ne olabileceğini araştırmıştım ve pasif agresif kişilik bozukluğu olabileceğine kanaat getirmiştim. tabi uzman değilim ama psikolojiyle zaman zaman yakından ilgilendiğim oldu. malum bir bölümde sosyoloji. bence bir uzman tarafından detaylı incelense teşhis kesinlikle bu olacaktı. sadece benle değil zaten eski sevgilisiyle, abisiyle, personellerle vsvs bu tarz sorunları olmuştu.
neyse efem tüm bunların dışında pasif agresif taklidi yapan insanlar vardır. ama tabi onların durumu bunlar kadar karmaşık değildir. amaç sadece ortamda sivrilik yapmamak ya da iş ortamında üstün gözüne batmamak için yapılan bir kabulleniştir. anlık içsel sıkıntı yaşansada zararı bu kadar yoğun değildir. anı geçiştirmek için yapılır ve hayata daha az problemle devam edilir.
yinede dikkat edelim efem fazla taklit aslı yaşatabilir aman aman.
devamını gör...
aksi ve nalet
bir an görünce , bu da ne dedim. yabancı bir yazar değil, o yüzden rahatlıkla yazıyorum*. naptın kuzum kendine diyorum. neyse böyle mutluysan, senin mutlu olman önemli. sevgiler ve hayırlı olsunlar.
devamını gör...
milas zeytinyağının ab komisyonu tarafından koruma altına alınması
binlerce yılda oluşan bilgi birikimiyle üretilen "milas zeytinyağı", avrupa birliği (ab) komisyonu tarafından tescil edildi ve koruma altına alındı. böylece türkiye'nin ab'de coğrafi tescil alan ürün sayısı beşe yükseldi.buradan
--- alıntı ---
pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, tarihi binlerce yıl önceye dayanan milas bölgesindeki zeytinyağı üretiminin, yöre insanının kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, milas ilçe sınırları içinde çok yaygın bir şekilde "memecik" türü zeytin ağaçlarının bulunduğunu aktardı. memecik türünün, milyonlarca yılda oluşmuş akdeniz iklim kuşağının, coğrafi bölgesinin doğal bitki ve ağaç türlerinden biri olduğu bilgisini veren pakdemirli, yörenin havasından, toprağından ve suyundan aldığı özellikleriyle memecik türünden, üstün lezzetli zeytin ve zeytinyağı üretildiğine dikkati çekti.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
pakdemirli, yaptığı yazılı açıklamada, tarihi binlerce yıl önceye dayanan milas bölgesindeki zeytinyağı üretiminin, yöre insanının kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, milas ilçe sınırları içinde çok yaygın bir şekilde "memecik" türü zeytin ağaçlarının bulunduğunu aktardı. memecik türünün, milyonlarca yılda oluşmuş akdeniz iklim kuşağının, coğrafi bölgesinin doğal bitki ve ağaç türlerinden biri olduğu bilgisini veren pakdemirli, yörenin havasından, toprağından ve suyundan aldığı özellikleriyle memecik türünden, üstün lezzetli zeytin ve zeytinyağı üretildiğine dikkati çekti.
--- alıntı ---
devamını gör...
kendine nickaltı girmek
kendi başını okşamak gibidir.
devamını gör...
bir zamanlar anadolu'da
"en güzel et kuzu eti, biz başka et yemeyiz" diyen muhtar sayesinde en güzel etin kuzu eti olduğunu bana öğretmiş olan film.
teşekkürler mıhtar emmi.*
teşekkürler mıhtar emmi.*
devamını gör...
mahlasını kankana bile söyleme
sevgiliye bile söylenmemesi gereken
yeri geldiginde terapi gibi de kabul edildiginden bu mecranın kendimce;
cümlelerin özneleri hep gizli kalmalıdır. çok haklı bir başlıktır.
yeri geldiginde terapi gibi de kabul edildiginden bu mecranın kendimce;
cümlelerin özneleri hep gizli kalmalıdır. çok haklı bir başlıktır.
devamını gör...
büyüdüğü halde çizgi film izlemeye devam eden insan
bazı çizgi filmlerin yeri hiç dolmuyor çünkü. özleyince açıp izlerim sevdiğim çizgi filmleri. belki de hiç büyümemişizdir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ay ben bu programda ismi uzun yazarımla göz göze bakıyormuşum da kimse haber vermemiş.müzik seçimleri pek kaliteli hala kaliteli. en kaliteli en organik en doğal en portakal suları bu programda be.
devamını gör...
yaşlanma belirtileri
artık gürültüyü kafan kaldırmıyorsa, daha çok yalnız kalma ihtiyacı hissediyorsan yaşlanma başlamış demektir. sadece fiziksel olarak bakmayın olaya, ruhen yaşlanma da konuya dahildir.
devamını gör...
ahmet burak erdoğan
akp genel başkanı recep tayyip erdoğan'ın dört çocuğundan biri.****
fakat kendisinden yıllardır doğru düzgün bir haber alınamıyor. haber kanallarında, gazetelerde yıllardır haberi çıkmıyor. nerede olduğu, ne yaptığı, çocuğu olup olmadığı bilinmiyor. yüzü bile bilinmiyor çünkü son yıllara ait bir fotoğrafı bile yok. hatta çoğu insan kendisinin varlığından bile haberdar değil.
kendisi hakkında bilinenler şunlar:
11 mayıs 1998'de 34 abr 93 plakalı opel marka otomobil ile yaptığı trafik kazası (!) sonucu sevim tanürek'in ölümüne sebep oldu. burak erdoğan'ın, olay tarihi itibarı ile ehliyetsiz olduğu iddia edildi. fakat bu kaza (!) sonucu sevim tanürek 8'de 8 kusurlu bulundu, burak erdoğan ise kusursuz bulundu. burak erdoğan hakkında kusursuzluk raporu veren adli tıp kurumu ihtisas dairesi'nin başındaki eyüp çakmak, türkiye denizcilik işletmeleri a.ş.'ye genel müdür oldu. burak erdoğan ise kazadan sonra ingiltere'ye gitti.
2000 yılında kasımpaşa deniz hastanesi'nden aldığı çürük raporu sayesinde askerlikten muaf oldu. rapor hiçbir zaman ortaya çıkmadı. burak erdoğan'ın testis kanseri olduğu iddia edildi.
2007 yılında önce bir "gemicik" satın aldı. ardından üstün ticaret zekası (!) sayesinde büyük bir armatör oldu. günümüzde burak erdoğan'ın mb denizcilik adlı şirketin ve büyük bir gemi filosunun sahibi olduğu biliniyor.
(bkz: sevim tanürek)
fakat kendisinden yıllardır doğru düzgün bir haber alınamıyor. haber kanallarında, gazetelerde yıllardır haberi çıkmıyor. nerede olduğu, ne yaptığı, çocuğu olup olmadığı bilinmiyor. yüzü bile bilinmiyor çünkü son yıllara ait bir fotoğrafı bile yok. hatta çoğu insan kendisinin varlığından bile haberdar değil.
kendisi hakkında bilinenler şunlar:
11 mayıs 1998'de 34 abr 93 plakalı opel marka otomobil ile yaptığı trafik kazası (!) sonucu sevim tanürek'in ölümüne sebep oldu. burak erdoğan'ın, olay tarihi itibarı ile ehliyetsiz olduğu iddia edildi. fakat bu kaza (!) sonucu sevim tanürek 8'de 8 kusurlu bulundu, burak erdoğan ise kusursuz bulundu. burak erdoğan hakkında kusursuzluk raporu veren adli tıp kurumu ihtisas dairesi'nin başındaki eyüp çakmak, türkiye denizcilik işletmeleri a.ş.'ye genel müdür oldu. burak erdoğan ise kazadan sonra ingiltere'ye gitti.
2000 yılında kasımpaşa deniz hastanesi'nden aldığı çürük raporu sayesinde askerlikten muaf oldu. rapor hiçbir zaman ortaya çıkmadı. burak erdoğan'ın testis kanseri olduğu iddia edildi.
2007 yılında önce bir "gemicik" satın aldı. ardından üstün ticaret zekası (!) sayesinde büyük bir armatör oldu. günümüzde burak erdoğan'ın mb denizcilik adlı şirketin ve büyük bir gemi filosunun sahibi olduğu biliniyor.
(bkz: sevim tanürek)
devamını gör...
aşırı öz güven sahibi birey iticiliği
açılın ben doktorum havasında gezen, uzun ve kararlı cümleler kuran, hayiri yanıt olarak kabul etmeyen, genelde iyi giyimli ve kemik gözlük takan, bana amirinizi çağırın tarzı cümleler kuran, her yerde patronumsu ve rahat, fuleli tavırlar sergileyen alfa birey iticiliği. bak surdan s. git.
devamını gör...
türk dizilerinin saçmalığı
dizilerin yarısı bakışmalarla geçer.
devamını gör...
dünyanın en güzel kokusu
kahve kokusudur. beni benden alır.
devamını gör...
okan buruk
futbolun ne denli acımasız olduğunun kanıtı. 6 ay önce omuzlardayken 6 ay sonra kapının önünde.
devamını gör...
9 aralık 2020 türkiye'nin covid-19 nedeniyle tunus'a 5 milyon dolar vermesi
daha dün izledim sma'lı bir bebeğin 80 günü kalmış bu bebekler için anne babaları perişan halde bas bas bağırarak yardım istiyorlar. insanlar cebindeki 3 5 kuruşu bu insanlara gönderiyor yardım olsun diye. şimdi sormazlar mı insana madem çarçur edecek 5 milyon dolarımız vardı paylaştırsanıza bebeklerimize, yaşatsanıza kendi ülkemizdeki bebekleri.
devamını gör...
güne bir söz bırak
dönüp duran bir çark
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
akıp giden bir zaman..
yine, yeniden bir sabah
"günaydın yaşamak.."
nazım hikmet
devamını gör...
doğru insanın hiç var olmama ihtimali
doğru şık bulunamazsa doğruya en yakın olan şık işâretlenir.
devamını gör...
havanın tam intiharlık olması
hiçbir hava intiharlık değildir. kişinin algısıdır, karamsarlığıdır. hayat, en kötü havada bile yürünecek kadar güzel. hiçbir şey yapamıyorsanız okuyun, yürüyün.
devamını gör...