cumhuriyet halk partisinin anasını ağlatmış, partinin vatansever seçmenini uzaklaştırmak ve partiyi iktidara taşımamak için özellikle uğraşsa bu denli başarılı olacağını düşünmediğim koltuk sevdalısı güzide bir genel başkanımızdır.
devamını gör...

simyacı kesinlikle okunması gereken, sizi alıp gerçekten başka başka yerlere götüren bir kitaptır. pişman olmazsınız, sıkılmazsınız zira yazarı paulo coelho' dur ki kendisi muhteşemdir. veronika ölmek istiyor 'da bonus tavsiyem olsun öyleyse. :)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kabak çekirdeği yerken parçalandığı için kabuguyla birlikte ağzına atan insandır aynı zamanda.
bir şeyler için cabalayacak gücü kalmamıştır.
devamını gör...

önemli ek o kadar önemli ki en üstte: eşcinsel kelimesini kullanırken lgbtq+ bütün bireyleri temsilen kullandım.

merhabalar efenim, ses veriniz lütfen.
zira koskoca sözlükte gay camiasını temsilen bulunmak bana mı düşüyor. bu beni aktivist yapar mı??
ek: tekrardan merhaba efendiler, bu başlık çok yanlış anlaşılmış. ben bu başlığı açarken "adı mehmet olan yazarlar" tarzında bir düşünce ile açmıştım, kesinlikle bi ayrıştırma düşüncesi ile açmadım. eşcinsel olmayanlar aşırı bozulmuş, aşağıda ağlamışlar hatta homofobi sayılabilecek yorumlar yapmışlar.
sadece goygoy olsun diye açtığım bir başlığa bu kadar içerlenmelerine şaşırdım. ve evet, eşcinsellik gayet normal bir şey ama toplum bunu hâlâ garipsiyor ve çoğunluğun içinde farklı olmamız bizi farklı yapıyor. birisi de "her yerde varız" demeyin, gözümüze sokmayın yazmış. bakma bizim olduğumuz yere, biz varız ve var olacağız, sesimizi çıkaracağız. gidip ağlayarak günlüğünüze yazınız.
devamını gör...

paylaştığınız şarkıyı dinler, önerdiğiniz kitabı okur. ölüyorum şöyle değer verdiğini gösteren insanlara yahu!

tanımlamaları da çok kalitelidir. *
devamını gör...

girdiği nickaltıyla bana savaş açmış yazar*

tıp kelimesini duyar duymaz "yavrum şuram ağrıyo" diyen amcalar gibi tepeme üşüşmüş, tutturmuş "oram ağrıyor, buram ağrıyor, ölecek miyim doktor" bu kadar mı seviyorsun hayatı, diyemiyorum tabii. doktorumsu kimliğimle dinleyip arkadaş kimliğimle cevap veriyorum. sonra ne mi oluyor? şaman ilan ediliyorum! sağolsun öyle çok sever beni*.

neymiş efendim gözleri çok ağrıyormuş da ne yapmalıymış???? hastanenin acil servisi mi lan burası, diyemiyorum. google'da aratsan 3 aylık ömrün kalmıştı, yallah google'a da demiyorum. anlayabileceği bir şeyler söylüyorum, vay efendim ben bunu nasıl anlarım diyor*. ah canım sen hiç insan yerine konulmadın mı, gel uzan şöyle de bi çocukluğuna inelim*

yine de komik ve akıllı. expecto patronum* var sende desem vaaoovv diyecek ama akıllı. hepimizden nefret ediyor olabilir. efendim açar mısınız kapıyı diyerek nickaltınıza dadanması an meselesi. ama o nefreti alırsak güzel bir şeyler çıkıyor gibi ha ne dersin?
devamını gör...

--- alıntı ---

çocuk sahibi olmamızın en temel nedeni, bunu yapma gücüne sahip olmamız tabii. o kadar maymun iştahlıyız ki, yapabileceğimiz ne varsa çoğunu yapmaya çalışıyoruz. yapabildiğimiz için yapıyoruz, yapmayı seçtiğimiz ya da yapmaya karar verdiğimiz için değil. sırf yapabiliyoruz diye çocuk yapmak olacak iş mi?

--- alıntı ---

gündüz vassaf, cehenneme övgü (syf.243)
devamını gör...

tüm annelerin günü kutlu olsun sözlükçüğüm. annesi hayatta olmayanlara da sabırlar diliyorum.
en azından senede bir günü, kendini özel hissetmek isteyen annelere çok görmeyin derim ben. her kadın eşit sartlarda değil bunu unutmayın. hiç bir şey yapmanıza gerek yok gidin sarılın annenize hala hayattaysa, azıcık mıncıklayın, iki şımartın..
her günü annenizle mutlu geçirmeniz dileğiyle.
devamını gör...

parktaki kedi ya da köpekleri sevmek,beslemek.
uçurtma izlemek.
hanımeli kokusuyla dolmuş bir sokaktan geçmek.
devamını gör...

erzel-i ömür yani ihtiyarlığın son günlerinde görülen sıkıntılar, rezil haller.. birilerinin bakımına muhtaç olmak, bunamak, yatalak olmak gibi şeyler.. annemin ağzından düşürmediği duasıyla tanıma nokta koyayım: "allah, erzel-i ömürden muhafaza etsin."
devamını gör...

muhafazakarlık* bir noktada yeni fikirlere kapalı olma durumudur. muhazakar gençlik, yeniliğe açık değildir. bu "muhafazakarlık" kavramının en önemli hareket metodudur.

muhafazakarlıktan kastedilen şey, dindarlık ise; dindar gençliğin, ne yazık ki dünya genelinde olan; "zaten doğru olan yol, benim/bizim gittiğim(iz)yol. " fikrine sahip olmasıdır. yani adamın, sözlük okuma ve sözlükte yazma gibi bir ihtiyacı hasıl olmamıştır.

diğer husus; linç yeme, azınlık olma durumunun verdiği rahatsızlıktır. etkileşim eksikliği de sebeplerdendir.
devamını gör...

türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...

meslek sahibi olup para kazanınca tüm planlarım annem üzerine. annem ve istekleri olacak. hatta içimden ne geliyorsa en güzelini anneme alacağım. en iyisini hak ediyor. babam üzerine planım yok. doğduğumda annemle kan uyuşmazlığı sebebiyle problem yaşadım. kanımın değişmesi gerekiyordu. topuğumdan sürekli kan alıyorlarmış. babama tedavi olmam gerektiğini söylemişler, babam da"ölürse ölsün! "demiş. kendi çocuğunu doğduğu andan istemeyen biri üzerine niçin plan kurayım ki? sağ olsun baktı, büyütüyor ama biliyorum ki içten içe de *erkek*olmadığım için hani benim elimde ya benden nefret ediyor. annemin de babamın bana" ölürse ölsün! "deyişini gururla demesi can acıtıcı ve düşüncesizce. değişiksiniz.
devamını gör...

atatürk yalnızca kendilerinin atasıymış gibi davranırlar. onlar kadar kimse atatürk’ü sevemez, kimse onlar kadar atatürkçü olamaz. kendilerini hep bir ok zannederler. onlar kadar kimse çağdaş olamaz. en çok kitabı bunlar okur, en çok sanat sever kendileridir onlara göre. entellektüel kelimesini kimseye bırakmazlar. en klişe sloganları “mustafa kemal’in askerleriyiz ve türkiye laiktir laik kalacak” tır. senelerdir söylerler ancak birlikte salladıklarını düşündükleri faşist grupla ittifakları harici %20’yi geçtikleri görülmemiştir. 65 yaş üstünde profil fikstir. kadın ise platin sarısı saç, kırmızı ve pembe ruj kullanmak, erkek ise fötr şapka ve bermuda şort giyinmek olmazsa olmazlarıdır. gazlarını almak için ülkenin muhtelif yerlerine heykel serpiştirmek yeterlidir.
devamını gör...

biraz yanıltıcı bir başlığa konu olmuş eylem. okuyacak kitap bulamamak sanki biraz, her kitabı okudum, piyasada kitap kalmadı havası yaratıyor gibi gibi...

belki gerçekten hoşlandığınız türü bulamamış olabilirsiniz. bu yüzden okuduklarınız boş geliyordur, tatmin etmiyordur.

okumaya roman, öykü gibi türlerle başlamıştım. zamanla çok hafif gelmeye ve sıkmaya başladılar. siyaset, tarih türlerine geçiş yaptım. bir süre sonra bunlar da -romanlar kadar olmasa da- beni oyalamamaya başladı. en sonunda bilim kitaplarına sardım. okudukça okuyasım geliyor. arada tarz değiştirmek iyidir.
devamını gör...

müslüman olmayanlar için (bkz: ben) gerek duyulmayan şeydir. çatara çutara bam bam bum bum şak şak. evet efendim, abazayız...
devamını gör...

yaşamın başlangıcı deneyleri arasında en meşhur olandır. (bkz: harold urey)'in dünyanın ilk zamanlarında atmosferin oksijensiz olduğunu belirtmesi bir dizi deneyin yapılmasının önünü açtı. çünkü oksijenli olması demek kimyasal maddelerin yanması demekti. öğrencisi stanley miller ile birlikte yapmıştır ve urey bu deneyin miller deneyi olarak geçmesini istese de stanley hocasına haksızlık etmek istemez. bu nedenle miller -urey deneyi olarak geçer. bu deney de miller oksijensiz cam bir düzeneğin icerisine dünyanın başlangıcında var oldugunu düşündüğü 4 kimyasalı ekler: kaynar su, hidrojen gazı, amonyak ve metan. ve yine o zamanlar yıldırım çarpmalarının çok olduğu bilindiği için bu düzeneğe elektrik şokları uygular. bir hafta sonunda cam düzenekteki kimyasallar tepkimeye girer ve koyu kırmızımsı bir renk alır. miller karışımı analiz ettiğinde iki aminoasit oluştuğunu gözlemler: alanin ve glisin.vücudumuzdaki çoğu biyokimyasal süreci kontrol eden proteinlerin en basit halini onlar oluştururlar. böylece miller yaşamın en önemli iki bileşenini sıfırdan yapmayı başarmıştır. bu deneyle beraber bilim dünyasında çok büyük gelişmeler yaşanmıştır.daha sonra yaşamın başlangıcında sadece 4 kimyasal olmadığı başka kimyasallarında olduğu keşfedilse de bu miller-urey deneyinin önemine gölge düşürmemiştir .

ingiltere’nin cambridge şehrindeki moleküler biyoloji laboratuvarı’nın grup liderlerinden john sutherland, deneyin önemini şu sözleriyle vurgulamaktadır:
miller-urey deneyinin gücü, basit bir atmosferden yola çıkıp birçok biyolojik molekül üretilebileceğini göstermesinden gelmektedir.
sutherland deneyin son derece simgesel bir önem taşıdığını, birçok insanın hayal gücünü canlandırdığını ve çok sayıda çalışmada referans gösterildiğini söylemektedir.

başka bilim insanları da miller deneyinin izinden giderek basit biyolojik molekülleri sıfırdan üretme yollarını bulmaya başlamışlardır. artık yaşamın başlangıcı gizeminin çözümü yakın görünmektedir.

fakat sonra yaşamın düşünüldüğünden daha karmaşık olduğu anlaşılır. hücrelerin sadece birer kimyasal haznesi değil, anlaşılması güç minik makineler olduğu ortaya çıkar. birdenbire yaşamın sıfırdan oluşturulması, bilim insanlarının beklediğinden çok daha zorlu bir işe dönüşmüştür.
devamını gör...

anladım. *
devamını gör...

insanların neye inandığı sadece kendilerini ilgilendirir. siz güneşe taparsınız başkası ineğe tapar. bize ne?
inanmak istemiyorsanız da kendi içinizde sorgulayın. insanların inancına dil uzatmayın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim