psikolojik şiddet
çok sinsi ve içten içe insanı mahveden bir şey. hepimiz birbirimize fark etmeden psikolojik şiddet uyguluyoruz. yok canım daha neler demeyin. attığınız bir bakış, söylediğiniz tek bir söz bile karşıdaki insana psikolojik bir zarar veriyor. lise zamanımda dışlanmıştım ve fazlaca alay konusu olmuştum. hepsi iyi insanlardı kendince. ama beni psikolojik olarak mahvetmişlerdi. çok kolay bir şey insanı yıkmak. çok kolay. ama acınası...
devamını gör...
erkeklerin kadınların ayakkabılarını bağlaması
koskoca kadınların, yolda çözülen ayakkabı bağcıklarını kendilerinin bağlamayıp da önlerinde diz çökmüş sevgililerine bağlatması sıkça görüp aklıma takılan şeylerden biri idi.
yani romantizm desem değil, centilmenlik desem ne alaka? bir de genellikle bunu babalar kız çocukları için yaptıklarından yetişkin bir çiftte görmek bana hep biraz rahatsız edici bir sahne olarak gelirdi.
geçen mecidiyeköy meydandaki ışıklarda beklerken bağcıklarımın çözüldüğünü fark ettim. karşıdan karşıya geçerken ölmiyim diye de bağliyim bari dedim. tabi etrafta ayağınızı koyabileceğiniz bir basamak/kaldırım ya da kenarda çömebileceğiniz bir bina yok. zaten eteğim çömelmek için müsait değil ve arkamda da ışığın yanmasını bekleyen en az otuz kişi.
o bağcıklarımı ışık hızında bağlayıp doğrulurken geçen 3 saniyede erkeklerin neden sevgililerinin bağcıklarını bağladığını anladım.
meğerse kız yolun ortasında domalmasın diyeymiş.
yani romantizm desem değil, centilmenlik desem ne alaka? bir de genellikle bunu babalar kız çocukları için yaptıklarından yetişkin bir çiftte görmek bana hep biraz rahatsız edici bir sahne olarak gelirdi.
geçen mecidiyeköy meydandaki ışıklarda beklerken bağcıklarımın çözüldüğünü fark ettim. karşıdan karşıya geçerken ölmiyim diye de bağliyim bari dedim. tabi etrafta ayağınızı koyabileceğiniz bir basamak/kaldırım ya da kenarda çömebileceğiniz bir bina yok. zaten eteğim çömelmek için müsait değil ve arkamda da ışığın yanmasını bekleyen en az otuz kişi.
o bağcıklarımı ışık hızında bağlayıp doğrulurken geçen 3 saniyede erkeklerin neden sevgililerinin bağcıklarını bağladığını anladım.
meğerse kız yolun ortasında domalmasın diyeymiş.
devamını gör...
karınca
politikaya, spora ya da insanların kendini kaybettikleri diğer şeylere önem vermeyen canlılar.
devamını gör...
yabancı yazarlar türkiye'de yaşasa yazacağı kitaplar
ernest hemingway - selalar kimin için okunuyor.
george orwell - çiflik bank - 2023
anton çehov - millet bahçesi
gogol - ölmekten beter olmuş canlar
victor hugo - evine ekmek götürmeye çalışan babanın bir günü.
george orwell - çiflik bank - 2023
anton çehov - millet bahçesi
gogol - ölmekten beter olmuş canlar
victor hugo - evine ekmek götürmeye çalışan babanın bir günü.
devamını gör...
jean paul sartre
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır; fakat insanın vicdanının olduğunu, iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini, teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. burada bir soru gündeme geliyor: vicdan varlığın mı yoksa mahiyetin, özün, niteliğin, sıfatın mı bir parçasıdır? açıktır ki özün,mahiyetin bir parçası. insan mahiyet ve sıfatlarda değil varlıkta müşterektir...
ali şeriati'ye göre albert camus teslim oluyor; fakat hayatı kötü bilen sartre acıklı bir tarzda hayata bir anlam vermek için çabalıyor, âlemde olmayan mefhumu oluşturmak istiyor, ama olmuyor
neden başarılı olamıyor: çünkü kendi hayatından daha yüksek ve daha kutsal bir merkeze ve mutlak bir hakikate inanan insan kendini feda eder. fakat kendi mutlak özgürlüğüne ve benmerkezciliğe, kendini ölçü almaya inanan -kendini hiç bilen- bir insan, acaba başkaları -onları da hiç biliyor- için böyle bir fedakarlık yapar mı?
ideolojilerde dert, aşk, eylem üçlüsü olmak mecburiyetindedir. zira olmazlarsa başarı elde edemezler. kalıcılık yakalayamazlar.
dert insanın veya ideolojinin aklına takılan herhangi bir sorun, yeryüzündeki bir bozukluktur.
aşk ise bu sorunu ve bozukluğu gidermek için insanın yapıştığı ideoloji veya felsefe akımıdır veya ideolojinin bunu gidermek için ortaya attığı düzeltme teklifidir.
eylem ise senin bu ideolojiye yapışarak o bozukluğu gidermek için harekete geçmek "ben" kavramını "biz" kavramına feda etmen veya ideolojinin insanı buna itmesi, insanı gönüllü olarak kendini fedaya davet etmesidir.
dinin dışında hiçbir ideoloji eylemi gerçekleştiremez ve eylem olmadan dert ve aşk aynı kalpte huzur ve uyum içinde yaşayamaz, bulunamaz.
neden din?
çünkü din dışı ideolojilerde gaye zevktir, ana hedeftir. dinlerde ise kutsal ideye erişmek için çekilen acı ve ızdırap zevktir. dinlerde kutsal bir ideye erişmek için ızdıraba tahammül eden bir kimse zevk alıyor; bu ızdırap dine inanan kimse için bir hedefe varma yolunda zevk veya lezzetttir. oysa diğer akımlarda zevkin bizatihi kendisi hedeftir. bu ise "biz" kavramını "ben" kavramına feda eder ve işin sonunda sartre çıkıp der ki
"özgürlükten kastım bu değildir"*
kısacası (bkz: çok yüce olan ahlâkı hiçlik üzerine inşa etmek)
(ahiret)
#605802
(bkz: psikolojik egoizm)
ali şeriati'ye göre albert camus teslim oluyor; fakat hayatı kötü bilen sartre acıklı bir tarzda hayata bir anlam vermek için çabalıyor, âlemde olmayan mefhumu oluşturmak istiyor, ama olmuyor
neden başarılı olamıyor: çünkü kendi hayatından daha yüksek ve daha kutsal bir merkeze ve mutlak bir hakikate inanan insan kendini feda eder. fakat kendi mutlak özgürlüğüne ve benmerkezciliğe, kendini ölçü almaya inanan -kendini hiç bilen- bir insan, acaba başkaları -onları da hiç biliyor- için böyle bir fedakarlık yapar mı?
ideolojilerde dert, aşk, eylem üçlüsü olmak mecburiyetindedir. zira olmazlarsa başarı elde edemezler. kalıcılık yakalayamazlar.
dert insanın veya ideolojinin aklına takılan herhangi bir sorun, yeryüzündeki bir bozukluktur.
aşk ise bu sorunu ve bozukluğu gidermek için insanın yapıştığı ideoloji veya felsefe akımıdır veya ideolojinin bunu gidermek için ortaya attığı düzeltme teklifidir.
eylem ise senin bu ideolojiye yapışarak o bozukluğu gidermek için harekete geçmek "ben" kavramını "biz" kavramına feda etmen veya ideolojinin insanı buna itmesi, insanı gönüllü olarak kendini fedaya davet etmesidir.
dinin dışında hiçbir ideoloji eylemi gerçekleştiremez ve eylem olmadan dert ve aşk aynı kalpte huzur ve uyum içinde yaşayamaz, bulunamaz.
neden din?
çünkü din dışı ideolojilerde gaye zevktir, ana hedeftir. dinlerde ise kutsal ideye erişmek için çekilen acı ve ızdırap zevktir. dinlerde kutsal bir ideye erişmek için ızdıraba tahammül eden bir kimse zevk alıyor; bu ızdırap dine inanan kimse için bir hedefe varma yolunda zevk veya lezzetttir. oysa diğer akımlarda zevkin bizatihi kendisi hedeftir. bu ise "biz" kavramını "ben" kavramına feda eder ve işin sonunda sartre çıkıp der ki
"özgürlükten kastım bu değildir"*
kısacası (bkz: çok yüce olan ahlâkı hiçlik üzerine inşa etmek)
(ahiret)
#605802
(bkz: psikolojik egoizm)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
sevgilerde
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı
behçet necatigil
sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı
behçet necatigil
devamını gör...
depreson ve kaygıdan kurtulmak için spor yapmak
araştırmalara göre haftada 3 gün en az 30´ar dakikalık orta veya yüksek yoğunluklu fiziksel aktivite yapan bireylerin daha mutlu, daha az stresli, daha fazla özgüven sahibi ve olası depresyon ataklarına karşı daha dirençli oldukları tespit edilmiştir. bir araştırmadaki fiziksel aktif grupta, belirli bir yaştan sonra doğal olarak kabul edilen yıllık % 1 beyin küçülmesi yerine % 2 beyin büyümesi gözlenmiştir. yani fiziksel aktivite onların beyinlerini gençleştirmiş, hafıza kapasitelerini arttırmış, demens ve alzheimer riskini azaltmış, özgüven ve planlama yetilerini arttırmıştır. elbette sadece spor yapmak, düzenli uyku çekmek, sağlıklı beslenmek, sosyal ilişkiler kurmak kişiyi depresyon ve demensten veya psikyatrik hastalıklardan tam olarak kurtarmaz ancak yaşam kalitesinde ve beynin kendini yenileme sürecinde ve en önemlisi kendini mutlu hissetme ve sosyalleşme çabalarında gözle görülür farklılıklar yaptırır. spor yapın, yaptın.
devamını gör...
theseus'nun gemisi
theseus'nun gemisi paradoksuna ilk kez antik yunan filozofu plutarkhos'un yazılarında rastlanır. plutarkhos, theseus'un uzun bir deniz yolculuğundan dönüşünü anlatır. yolculuk boyunca, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların eskiyenleri, çürüyenleri denize atılıp yeni, sağlam tahtalarla değiştirilmiş.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
en sonunda yolculuktan geri döndükleri zaman, geminin yapılmış olduğu ahşap tahtaların tamamı yenilenmiş durumdaymış. dolayısıyla, şöyle bir soru akıllara takılır; farklı ahşap kısımları tamamen yenilenmiş olsa bile, gemi aynı gemi midir?
edit:
uzun olmasın diye yazmamıştım ama içimde kalmasın bunu da yazayım; paradoksta sorulan soru aslında şu, "karakterimiz devamlı değişse bile, aynı insan mıyız?" biliyoruz ki, vücudumuz, kemiklerimiz, kanımız hep yenilenir. buna kişiliği de dahil etsek... demek ki, beş yıl önce olduğumuz insandan eser yok şuan.
devamını gör...
manga'nın eurovision'da birinci olamaması
eurovision'a tekrardan katilmayacagimiz aciklandiktan sonra 11 yildir hala devam eden kanayan yaramiz tekrardan kanadi. sadece turk insanini degil, dunyayi da sarsan bir konudur manganin birinci olmasina izin verilmemesi. neredeyse her ay we could be the same acar, videoyu izler, altindaki turk yabanci yorumlari okurum. buyuk haksizlik. unutursak kalbimiz kurusun.
devamını gör...
nicki f harfiyle başlayan yazarların kaliteli olmaları
devamını gör...
türkan saylan
dedim;
dayan yüreğim dayan
mademki bu çocuklar türkan
mademki bu çocuklar saylan
gelecek onlarındır
gerisi yalan
değişir bu düzen
döner bu devran.
- zülfü livaneli
dayan yüreğim dayan
mademki bu çocuklar türkan
mademki bu çocuklar saylan
gelecek onlarındır
gerisi yalan
değişir bu düzen
döner bu devran.
- zülfü livaneli
devamını gör...
normal sözlük yabancı dil kulübü
ay liv in inglisss
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
öyle olması gerek, alışmalıyız çünkü özünde tek başımızayız
devamını gör...
sağlık
dsö artık sağlığı sadece fiziksel iyilik olarak tanımlamıyor!
- peki nedir sağlık?
kişinin fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan iyi olma halidir. tüm bu koşullar sağlandığında, o bireye "sağlıklı" diyebiliriz.
daha geniş bir tanımla : dünya sağlık örgütü (who) sağlığı : “sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir." olarak açıklar.
fiziksel olarak tanı koyulmuş hiçbir hastalığınız olmasa bile sağlıklı olmayabilirsiniz.
pandemi süreci ile - tanımda geçen - ruhi ve sosyal açıdan iyi olma halini hemen herkes kaybetti diyebilirim. tam bu noktada daha çok sosyal politikanın üretilip, uygulanması gerektiğini bir kez daha anladık..
ülkemizde son iki yılda psikiyatri servisine başvuran hasta sayılarının artışını da bildiğimize göre, toplum olarak sağlıklı değiliz.. *
- peki nedir sağlık?
kişinin fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan iyi olma halidir. tüm bu koşullar sağlandığında, o bireye "sağlıklı" diyebiliriz.
daha geniş bir tanımla : dünya sağlık örgütü (who) sağlığı : “sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir." olarak açıklar.
fiziksel olarak tanı koyulmuş hiçbir hastalığınız olmasa bile sağlıklı olmayabilirsiniz.
pandemi süreci ile - tanımda geçen - ruhi ve sosyal açıdan iyi olma halini hemen herkes kaybetti diyebilirim. tam bu noktada daha çok sosyal politikanın üretilip, uygulanması gerektiğini bir kez daha anladık..
ülkemizde son iki yılda psikiyatri servisine başvuran hasta sayılarının artışını da bildiğimize göre, toplum olarak sağlıklı değiliz.. *
devamını gör...
atatürk ne yaptıysa doğrudur ve asla sorgulanamaz
oğlum siz şaka mısınız acaba? ulan islamcılığı savunan tipitipler gelmiş burada kemalizme laf ediyorlar. atatürk'ün "sözlerim bilimle çelişirse bilimi seçin" gibi bir sözü yok da bilmem ne. tabii ki yok bir akıllı siz değilsiniz, gidip o sözü mal gibi kitaplarda gazetelerde aramayın. o sözün doğrusu şudur;
"ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. benim manevî mirasım ilim ve akıldır. benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. benim türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar."
-cumhuriyet bayramı açılış konuşmasından, 1933, mustafa kemal atatürk.
büyük ihtimalle bu sözün kısaltılmış hali.
"ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. benim manevî mirasım ilim ve akıldır. benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. benim türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar."
-cumhuriyet bayramı açılış konuşmasından, 1933, mustafa kemal atatürk.
büyük ihtimalle bu sözün kısaltılmış hali.
devamını gör...




