anlaşılmak üzerine,
kafanda aynı anda iki zıt fikrin olması.
zaman zaman biri birinden ağır basıyor derken tekrar dönüyorsun can çekişmeye. o an aslında insanların seni anlamaması tatavası değildir işin özü. sadece birine lütfen bana yardım et, neden böyle oluyor, doğru cevabı bulamıyorum diyerek bakıyorsundur. o anlaşılıp anlaşılmamak değil, şu anki hâlimden kurtar tavrı. ama şöyle bir muhteşemlik var, yaşarken farkettim. sizinle aynı anda bu problemle kafası meşgul olanlar. enterasan bir çekim gücü oluyor bu insanlarla aranızda. ya da ben onları çabuk farkediyorum. anlıyorum evet, bende de olduğu için anlıyorum.
sende mi? peki ne yapıyorsun? yıllardır cevabı bulunamamış bir gizemin kapısının aralandığını düşünüyorum hep. halbuki herkes kendi kendine yetebiliyor ancak.
o insan'ın çırpınışlarını gördüğüm için mutlu olmam beni kötü insan yapmaz. bunu söylemeye çekinmiyorum. ben onda kendi çırpınmalarımın izlerini görünüyorum. hislerimi haberim olmadan kimlerle paylaşıyormuşum?
ben anlaşılmayan insanı seviyorum. kendimi de sevmek zorundayım. insan olmanın en güzel tarafı kafandaki iki fikride kabul etmek. öyle olduğu gibi.
devamını gör...

sevmediğim insanlarla karşılaştığımda ya da isimlerini duyduğumda her defasında sinirlenmek.
devamını gör...

bir çağrı.

bence biraz da yanlış anlaşılan bir çağrı. en azından ben öyle algıladım. bazı konular hakkında hiç konuşulmasın demekle, bazı konular bazı şekillerde konuşulmasın demek aynı şey değil. örneğin, futbol hiç konuşulmasın demek saçma. burada mesela bir galatasaray başlığı açmakta bence kimseye göre bir sıkıntı yoktur. fakat mesela kalkıp da "galatasaraylılar bilmem nedir" şeklinde bir etiketleme ile insanlara hakaret etmek amaçlı bir başlık açılmamalı. ilk bakışta 2 başlık da futbolla alakalı ama ikincinin amacı futbol konuşmak değil.

aynı şekilde bir gerdek gecesi başlığı açıp hakkında konuşulabilir ama evlenmeden önce biriyle beraber olmuş bir kadın hakkında aşağılayıcı sözler söylemek maksadıyla başlık açmak doğru değil. yine ilk bakışta ikisinde de konu cinsellik ama birinin amacı üzüm yemek iken diğerininki bağcıyı dövmek.

özetle, üslubuna dikkat ettiğiniz sürece her konu hakkında konuşulabilir bana göre. fakat bazı şeyler amacından saptığında ortamın ne hale geldiğini bilmek için müneccim olmaya gerek yok. başka bazı sözlüklere bakmanız yeterli. bu bağlamda bakıldığında bu konunun sansür ile pek alakası olmadığını düşünüyorum ben. yani mesela facebook'ta bir karikatür grubuna girdiyseniz orada makale paylaşmazsınız. aynı şekilde bir bilim grubuna girdiyseniz de, amacınız orada komik video paylaşmak ya da izlemek değildir.

bırakınız burası da böyle sessiz sakin ve bilgi dolu bir yer olarak kalıversin. diğer türlü başlık ve entryler yazabilmeniz, goygoy yapabilmeniz için bir sürü yer var zaten ama bunlardan bunalanlar için neredeyse hiç ortam kalmadı sözlükler kadar aktif olan. üstelik ne olursa olsun bu mecranın adı sözlük, forum değil. bunu da akılda bulundurmak gerek diye düşünüyorum.

umarım yazdıklarım yanlış anlaşılmaz. yıkıcı değil yapıcı olmaktan yanayım her zaman.
devamını gör...

üst edit: az önce bir şey farkettim. moderatörler iko'yu ciddiye bile almıyor. yoldaş'a gelen eki ayırmışlar ama iko'ya gelen eki ayırmamışlar, yazıklar olsun.

iko şu an bu başlıkta.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayat bu işte
kanatlanıp gitmek dururken
dört duvar içinde hap solursun
yaşamak için bir neden ararken
ölmek için bulursun
manga-hayat bu işte

her gecenin sabahı
her kışın bir baharı
her şeyin bir zamanı
benim dermanım yok
fikret kızılok-bir harmanım bu akşam
devamını gör...

berisha'nın yanında promosyon olarak aldığımız oyuncu. geçen sezon toplam 14 maça çıkmış. yani baya bi maç eksiği var. benim olumlu bulduğum bir transfer değil ama bonservisiz olması ve sözleşme süresinin kısa olması bu transferi cazip hale getiriyor. tutarsa ne ala, tutmazsa da pek bir şey kaybetmeyiz diye düşünüyorum.
devamını gör...

ses tonu ve konuşma biçimi, diksiyonu. geri kalan şeyler pek dikkatimi çekmiyor, sesini duyduktan sonra.
devamını gör...

vefadir.. sadece istanbul da bir semt olmadığını kemiklerinize kadar hissedersiniz..
devamını gör...

birileri susturulmaya o kadar alışmış ki o da kendinden sonraki nesle de aynısını yapmaya çalışıyor...
devamını gör...

hayvan zaten. öküzün teki.
devamını gör...

yani ülkedeki herkes mantıklı karar verebiliyormuş gibi iyi olmuş demek oldukça tuhaf. bir gün bir kadına yol sorsanız ve eşi gelip sizi bıçaklasa , arkanızdan '' kim bilir nasıl şeytani bir niyetle sordu iyi olmuş '' densin ister miydiniz ? ben istemezdim. bir hayatı yok etmek bu kadar kolay olmamalı ve kesinlikle normalleştirilmemeli.
devamını gör...

yine bir gün bizimkilerle oturuyoruz. ama kafamız nasıl güzel. bak bak dinle şimdi.
devamını gör...

amerikan başkanı dahil herkesi devreye sokun, uzaylılar tarafından kaçırıldım. ney?.. evet tarafından.
devamını gör...

net bir şekilde sehpanın ayağıdır.
serçe parmak oraya çarptığı an hissedilen acı, cehennem azabından hallicedir.
devamını gör...

psikoloji bir disiplin olarak teşekkül ettiği zamanda tüm bilim adamları tarafından topa tutulmuştu. psikologlar şarlatan ilan edilmiş, adeta bilimin içerisine sokulmaya çalışılan bir 'din' olarak telakki edilmişti. şimdi birazdan psikoloji okuyanlar buraya gelip, yok efendim wundt laboratuvar kurdu, yok efendim piaget çocukları topladı deney yaptı gibi entryler girecek olsalar da bilim tanımı gereğince psikoloji bu tanımın dışında kalır. bilim kısaca, fenomenlerin birbirleriyle ilişkisini inceleyen disiplindir. psikoloji disiplini içinde bahsedilen fenomenlerin hiçbirinin nedensellik prensibiyle incelenme imkanı olmadığı gibi ekstra kurgusallık içerir. niçe'nin dediği gibi imgenin imgesidir. (aslında bugünün fiziği de klasik bilim tanımının dışındadır. neyse bi de bilimcilerden linç yemeyelim) ancak bu psikolojiyi haddi zatında değersiz kılmaz. bilim olmayan her şey değersizdir gibi saçma bi anlayışa sahip değilsek bu sorun olamaz kendi adımıza. bütün disiplinlerin bilimsel tanım ve kavramlarla iş görmesi beklenemez, beklenmemeli.
devamını gör...

dönem dizisi bulamamaktan şikayetçiydim spartacus tadında bir dizi arıyordum ki rome ve tudor karşıma çıktı. golden globe ve emmy ödüllerine aday olmasından da tahmin edebileceğimiz gibi gerçekten sevilerek izlenecek ve vakit kaybı olmayan bir dizi.

2005-2007 yıllarında 2 sezon ve toplamda 22 bölüm olarak yayınlanması beni ayrıca dumur etti neden kaka diziler 5364689 sezon sürerken böyle zevk aldığımız diziler bu derece kısa oluyor sorarım size hbo . dizideki kızıl kadın atia'yı da hal tavır bakımından feci halde lucretia'a benzettim bu arada.

(bkz: hbo) (bkz: polly walker) (bkz: lucy lawless)
devamını gör...

yalakalık yapmamıştır, mobbing nedeniyle kadrosunu alamamıştır. dama çıkan merdiveni atıyor akademide... ille de liyakat.
devamını gör...

80 ve 90'lı yıllarda sürekli gerçekleşen hadise. doğrudan bizimle ilgili olmasa da, kaza haberleri çok fazlaydı o dönem. özellikle polatlı yolu bu konuda kötü bir şöhrete sahipti.

başlığı açan yazar arkadaşa geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
devamını gör...

hepsi güzel olmakla birlikte, gitme kal bu şehirde şarkısı bence ayrı bir güzel.

.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(bkz: susmuyor)

edit :

şiyir yazdım sana yaranamadım
entel sorunlarına çözüm aradım
kalktın geldin nickaltıma kondun
vallahi bak bişi demedim bacanak

editine edit :

şiyirlerim köpeyindir ^^
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim