sadece yazmak.yazarak iyileşiyorum çünkü.
devamını gör...

bozdurulan dolar.*
devamını gör...

instagramdaki gt sayfalarına yorum atıyormuş gibi hissettiren başlık ama olsundu..
devamını gör...

cumhurbaşkanlığı sözcüsü ibrahim kalın tarafından yapılan açıklama. söz konusu açıklama boğaziçi üniversitesi'ne yapılan atamayla ilgili. cumhurbaşkanı bu ülkenin tamamının cumhurbaşkanıysa neden tüm ülkeyi ilgilendiren kararlarını sorgulamak sağlıksız? neye göre bu açıklama yapılabiliyor? bu rektör atama yetkisi ohal ortamında kendinizin kendinize verdiği yetki değil mi? neden buna yasalmış muamelesi yapılıyor? sorular sorular sorular....

cevaplanamayan sorular...
devamını gör...

(bkz: öldürmeyip süründüren şeyler)
devamını gör...

itlerin hoşuna gitmeyecek bir durum. bizim gibi itler ne eyleyecek iki entelle dalaşamayınca..

artık aramızda sadece dikenli tel yok, kalın duvarlar var.. ben o duvarlara çarpa çarpa yosun tutmaz mıyım, sorarım..

bir insanın gençliğini söndürdünüz kafa sözlük bayım.. hiç hoş olmadı bu.
devamını gör...

bakınız sözlüğün derin yarası bu. deşeceğim burayı. (bkz: geceye güzel bir kadın görseli bırak) 130 larda fotoğraf. sürekli akışta. erkeğe bakıyoruz yok.
sözlük kadınlarına bir incelik olmasın mı?
fitili ateşliyorum.*
kendi zevk'ime göre derledim. güzellik göreceli bir kavram unutmayalım.
(bkz: joseph morgan)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(bkz: robert finster)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
başlığını ben açmıştım. hey hey kimse'nin haberi yok bu şahıstan.
(bkz: mehmet günsür)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
daha da aklıma gelmedi. hadi sizler de güncelleyin..

birden fazla güzel erkek görseli bıraktığım başlık. akşam bıraktım.
devamını gör...

yaygın kanının aksine sadece yetişkinlerin değil, küçük yaştaki bireylerin de yapmayı düşündükleri eylem. david burns'ün iyi hissetmek adlı kitabında şöyle bir kısım okudum:

"oldukça şok edici ve garip, ama intihar çok gençlerde de hiç de az değildir. filadelfiya'daki kasaba okullarından birindeki yedinci ve sekizinci sınıf öğrencileri arasında yapılan araştırmada, gençlerin 3'te 1'inin ağır depresyonda oldukları ve intiharı düşündükleri ortaya çıkmıştır. annesinden ayrı kalan bebeklerde bile sağlıklarının bozulması ve hatta kendilerini aç bırakarak ölmeleri şeklinde depresif belirtiler görülmüştür."

çoğu kişi çocukluğunda böyle duygular hissetmediği için bunu imkansız olarak nitelendirse de gerçek bu. ben de ergenliğimden beri depresyonla boğuşan biri olduğum için olabileceğine birinci elden tanığım. elbette her çocuk intiharı haberi gerçek değil, bu ülkede cinayeti örtbas etmek için bu numaralara başvuran iğrenç mahlukatlar bulunuyor. ama "çocuk bu, intihar edemez" yaklaşımı da yanlış, onu belirtmek istedim.
devamını gör...

devamını gör...

doom günüsü bugün olmayan yazar. lütfen, asıl zamana bir şey bırakmayacaksınız efendim, neler yapıyorsunuz öyle? *

ayrıca anarşik rehavet'e teşekkür ediyorummuştu. *
devamını gör...

11 temmuz 1995 - srebrenitsa katliamı

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

güzeldir.
bozmayınız.
buradayız zira.
devamını gör...

herkese sallayarak, atıp tutarak üne kavuşmuş bir hıyar.

şimdi şurada sözlükten beş on yazara sallayayım sözlüğün en popüleri olurum.

bu xırtonun mesele de aynı.
devamını gör...

ayrılık acısı mı ?

bu ölüme falan benzemez. böbrek taşı gibi de değildir. orada duruyor, biliyorsun.. nefes aldığını, gülümsediğini, içtiğini, uyuduğunu, yediğini, yürüdüğünü, uyandığını, birşeyler yaptığını a biliyorsun.

ama yok gibi...

bir günaydın dese, geldim buradayım dese, sana su olacağını, hayat vereceğini biliyorsun ama ya senin verdiğin can suyunu istemiyorsa? bu acı çok başka, çaresizlik acısı bu.

ama... aması yok işte... geçmiyor...
devamını gör...

heyecan gibi durumlarda derinin elektriksel direncinin artması.
türkçede tüylerin diken diken olması dediğimiz durum .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
burgazada
devamını gör...

charles bukowski'nin kabuğuma raptiyelediğim şiiridir. aslında buko * ile pek aram yok. çoklarının sevdiği gibi sevmem onu. bana hitap etmiyor. onu gereksiz yere abartanlarla da sorunum var lakin o konu bu başlığın konusu değil.

buko'nun bu şiiri bana göre muazzam bir tespitler silsilesi ki, ben bu şiire göre ayaklarımı denk aldım her daim. kabuğuma o yüzden zeval gelmedi. kafamı o yüzden en gerektiği anda kabuğuma çektim ve kitle imha silahı haline dönüşen bu dehanın (!) hedefi olmamak için gayret ettim. adamın bana göre en iyi yaptığı şey bu şiiri yazmak olmuş. iyi ki de yazmış, pis moruk, ayyaş, kadın düşkünü vesaire. gol olmuş mu? olmuş! tabelaya bakmak lazım.


ortalama insanda
herhangi bir günde herhangi bir orduya
yetecek kadar ihanet,
nefret, şiddet
ve saçmalık vardır.
ve cinayet konusunda en becerikliler
cinayet karşıtı vaaz verenlerdir
ve nefreti en iyi becerenler
sevmeyi vaaz edenlerdir
ve son olarak
savaşı en iyi becerenler
barış vaazı verenlerdir

tanrıyı vaaz edenlerin
tanrıya ihtiyacı var
barış vaaz edenlerin
huzuru yok
sevgiye vaaz edenler sevgisizdir
vaaz edenlerden sakının
bilmişlerden sakının.
durmadan kitap okuyanlardan sakının
yoksulluktan nefret edenlerden
ya da gurur duyanlardan sakının
övgü göstermekte hızlı davrananlardan sakının
karşılığında övgü beklerler

sansürlemekte hızlı davrananlardan sakının
bilmedikleri şeylerden korkarlar

sürekli kalabalıkları arayanlardan sakının;
tek başlarına bir hiçtirler

ortalama erkekten
ortalama kadından
sakının
sevgilerinden sakının

sevgileri vasattır,
vasatı aranır dururlar
ama nefretleri dahiyanedir
nefretleri seni beni
herkesi öldürebilecek kadar dahiyanedir.

yalnızlığı istemezler
yalnızlığı anlamazlar
kendilerinden farklı her şeyi
yok etmeye çalışırlar

sanat yaratamadıklarından
sanatı anlayamazlar
yaratma başarısızlıklarını
dünyanın beceriksizliğine yorarlar

kendileri tam sevemedikleri için
senin sevginin eksik olduğuna inanır
ve senden nefret ederler

ve nefretleri
parlak bir elmas
bir bıçak
bir dağ
bir kaplan
bir baldıran otu gibi
mükemmeldir

en usta oldukları
sanattır nefret!
devamını gör...

ahde vefa.
devamını gör...

abd kongresi* abd temsilciler meclisi* ve abd senatosu* olmak üzere iki farklı meclisten oluşur.

abd kongresi'nde temsilciler meclisi ve senato eşit yasama yetkilerine sahiptir ve temsilciler meclisi de senato da doğrudan halk tarafından seçilir. abd kongresi'nde temsilciler meclisi alt meclis, senato üst meclis olarak kabul edilir.

temsilciler meclisi'nde eyaletler nüfuslarına orantılı sayıda temsilci ile temsil edilirler. temsilciler meclisi'nde toplam 435 temsilci görev yapar. temsilcilerin görev süresi 2 yıldır ve her 2 yılda bir yapılan seçimle tüm temsilciler yenilenir.

senato'da her eyalet eşit sayıda senatör ile temsil edilir. senato'da toplam 100 senatör görev yapar. senatörlerin görev süresi 6 yıldır ve her 2 yılda bir yapılan seçimle senatörlerin üçte biri yenilenir.

temsilciler meclisi'nin ve senato'nun yasama yetkileri eşit olmasına rağmen senato daha prestijli kabul edilir. çünkü senatörlerin görev süresi 6 yıl iken temsilcilerin görev süresi 2 yıldır ve toplam abd kongresi'nde 435 temsilci varken sadece 100 senatör vardır.

bu yüzden abd kongresi üyeleri, siyasi kariyerlerine temsilciler meclisi'nde başlarlar, orada deneyim kazanırlar ve ardından senatör olarak senato'ya girerler. günümüzde bir senatör senato'da görev yaptıktan sonra temsilciler meclisi'ne geri dönmez.

eyaletlerin abd kongresi'ndeki temsilci ve senatör sayıları şu şekildedir:
california 53 temsilci + 2 senatör
texas 36 temsilci + 2 senatör
florida 27 temsilci + 2 senatör
new york 27 temsilci + 2 senatör
pennsylvania 18 temsilci + 2 senatör
illinois 18 temsilci + 2 senatör
ohio 16 temsilci + 2 senatör
georgia 14 temsilci + 2 senatör
michigan 14 temsilci + 2 senatör
north carolina 13 temsilci + 2 senatör
new jersey 12 temsilci + 2 senatör
virginia 11 temsilci + 2 senatör
washington 10 temsilci + 2 senatör
arizona 9 temsilci + 2 senatör
tennessee 9 temsilci + 2 senatör
massachusetts 9 temsilci + 2 senatör
indiana 9 temsilci + 2 senatör
missouri 8 temsilci + 2 senatör
maryland 8 temsilci + 2 senatör
wisconsin 8 temsilci + 2 senatör
minnesota 8 temsilci + 2 senatör
colorado 7 temsilci + 2 senatör
south carolina 7 temsilci + 2 senatör
alabama 7 temsilci + 2 senatör
louisiana 6 temsilci + 2 senatör
kentucky 6 temsilci + 2 senatör
oregon 5 temsilci + 2 senatör
oklahoma 5 temsilci + 2 senatör
connecticut 5 temsilci + 2 senatör
utah 4 temsilci + 2 senatör
nevada 4 temsilci + 2 senatör
iowa 4 temsilci + 2 senatör
arkansas 4 temsilci + 2 senatör
mississippi 4 temsilci + 2 senatör
kansas 4 temsilci + 2 senatör
new mexico 3 temsilci + 2 senatör
nebraska 3 temsilci + 2 senatör
west virginia 3 temsilci + 2 senatör
idaho 2 temsilci + 2 senatör
hawaii 2 temsilci + 2 senatör
new hampshire 2 temsilci + 2 senatör
maine 2 temsilci + 2 senatör
rhode island 2 temsilci + 2 senatör
montana 1 temsilci + 2 senatör
delaware 1 temsilci + 2 senatör
south dakota 1 temsilci + 2 senatör
north dakota 1 temsilci + 2 senatör
alaska 1 temsilci + 2 senatör
vermont 1 temsilci + 2 senatör
wyoming 1 temsilci + 2 senatör

ayrıca bakınız:
(bkz: abd temsilciler meclisi): #1297152
(bkz: abd senatosu): #1297188
devamını gör...

nasıl yaşarsak yaşayalım, ömrümüzü neye harcarsak harcayalım; kazanıp kaybettiklerimizin bile hiçbir önemi olmaksızın, hepimizin aklında aklımız ermeye başladığı andan bilincimizi sonsuz bir girdabın içine bırakacağımız ana kadar hep aynı soru dönüp dolaşır : nasıl ve ne zaman öleceğim?

bazılarının kendine göre bir cevabı vardır aslında, bazıları bu konuyu zihninin soğuk ve rüzgarlı koridorlarında hapsetmeye çalışır, kimileriyse sanki lokman hekimin bulup da kaybettiği ya da bize kaybettiğini söylediği ölmezotunu bulmuş gibi davranıp ölüm fikrini ciddiye almamak için uğraşır durur.
aslında bildiğimiz şey şu: hepimiz bir gün, bir şekilde öleceğiz. bunun nasıl olacağı zola’nın bu kitapta anlattığı kadarıyla biraz sosyo-ekonomik durumumuzla ilgili.

bize ölüm hikayeleri anlatmış zola bu küçük öykü kitabında. küçük dediğime bakmayın siz, yerinden kalkmaz bir kitap aslında, ne de olda içinde ölümü taşımakta ve herkes bilir ki ölümle yüzleşmek herkese ağır gelir. yine de tutarsızlıkların fink attığı zihnimin emirlerine uyarak kitaba küçük demeye devam edeceğim. bu küçük kitapta farklı ölüm hikayeleri var. kimi zaman zengin bir adamın ölümü, kimin zaman fukaralığın dibini görmüş bir ailenin küçük oğlunun ölümü. her hikayede yazar elini uzatıp bize dokunuyor gibi. o kadar gerçek hikayeler bunlar. özelikle dördüncü hikayeye dikkat etmenizi öneririm.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim