devlet bahçeli bir tutarlılık örneğidir
tutarlıdır evet, fakat iktidarsızlıkta tutarlıdır. son zamanlarda iktidarın çantasını taşımayı, faydalı soru önergelerini onlarla birlikte reddetmeyi benimsemiştir. bu ülkenin sırtındaki en büyük çıbanlardan biridir.
devamını gör...
ciddi ciddi youtube premium'a para ödeyen insan
benimdir, ulan 20 liraya a101'den don alamazsın don! alsan da iki güne dekolteli olur. eşek gibi çalışıp para kazancam iki bir şey dinler izlerken yiaa turuncu sarayım da geri alayım da riklim gitsin dicem! seni döverim çoçuk!!
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
kahve kutusundan bardağa kahve koyup, sıcak suyu kahve kutusuna dökmek.
devamını gör...
gece vurgunu
dan gilroy tarafından yazılıp yönetilen bir filmdir. filmin başrolünde oynadığı çoğu filmi ve oyunculuk yeteneklerini çok beğensem de ismini hem telafuz etmekte hem de yazmakta çok zorlandığım (kopyala yapıştır yapıyorum) jake gyllenhaal oynamaktadır.

kariyerini bakır teller çalıp satarak sürdürmeye çalışan ve başarısız olduğu için kendini zavallı ve yalnız bir adam olarak bulan louis bloom daha önce varlığından bile haberdar olmadığı bir iş koluna ani ve anlamsız bir şekilde dahil olmaya karar verir.
bir anda kendini bir serbest çalışan polis muhabiri olarak bulan louis bu konuda var olan imkanlarla yetinmemeyi öğrenir zamanla. bakır çalıp satmak gibi muhteşem başarılı bir kariyerden sonra hiç kimseye bağlı olmasan çalışan serbest muhabirliğe geçiş yapan louis bu işte oldukça başarılı olduğunu fark etmekte de gecikmez.
anlamsız bir önyargı ile başladığım film çok iyi zaman geçirdiğim ve izlerken bazı dünya gerçeklerinin yeniden gözden geçirmek zorunda kaldığı bir esere dönüştü benim için bu filmle birlikte.
film benim için başarıya giden her yolun mübah olup olmadığına dair haklı bir tartışmadır. ve ben öyle olduğunu düşünmeyenlerin tarafındayım.

kariyerini bakır teller çalıp satarak sürdürmeye çalışan ve başarısız olduğu için kendini zavallı ve yalnız bir adam olarak bulan louis bloom daha önce varlığından bile haberdar olmadığı bir iş koluna ani ve anlamsız bir şekilde dahil olmaya karar verir.
bir anda kendini bir serbest çalışan polis muhabiri olarak bulan louis bu konuda var olan imkanlarla yetinmemeyi öğrenir zamanla. bakır çalıp satmak gibi muhteşem başarılı bir kariyerden sonra hiç kimseye bağlı olmasan çalışan serbest muhabirliğe geçiş yapan louis bu işte oldukça başarılı olduğunu fark etmekte de gecikmez.
anlamsız bir önyargı ile başladığım film çok iyi zaman geçirdiğim ve izlerken bazı dünya gerçeklerinin yeniden gözden geçirmek zorunda kaldığı bir esere dönüştü benim için bu filmle birlikte.
film benim için başarıya giden her yolun mübah olup olmadığına dair haklı bir tartışmadır. ve ben öyle olduğunu düşünmeyenlerin tarafındayım.
devamını gör...
atatürk'ten sonraki en iyi cumhurbaşkanı
gelmedi..
devamını gör...
erdoğan'ı hatırlatan şarkılar
dombra dombra şarkısıdır.
devamını gör...
yazarların koleksiyonunu yaptığı şeyler
mizah dergisi koleksiyonu.
l- manyak, lombak, kemik, fermuar, uykusuz , penguen, hortlak, naber dergilerinden oluşan sağlam bir koleksiyonum var. bunların dışında emrah ablak'ın tübitak serisi ciltleri, umut sarıkaya'nın işimdeyim gücümdeyim ciltleri ve benim de söyleyeceklerim var serisi, memo tembelçizer'in l- manyak şehitleri ve lombak sehitleri ciltleri, bülent üstün'ün kötü kedi şerafettin ciltleri, bir de ferhan şensoy'un tüm kitapları.
l- manyak, lombak, kemik, fermuar, uykusuz , penguen, hortlak, naber dergilerinden oluşan sağlam bir koleksiyonum var. bunların dışında emrah ablak'ın tübitak serisi ciltleri, umut sarıkaya'nın işimdeyim gücümdeyim ciltleri ve benim de söyleyeceklerim var serisi, memo tembelçizer'in l- manyak şehitleri ve lombak sehitleri ciltleri, bülent üstün'ün kötü kedi şerafettin ciltleri, bir de ferhan şensoy'un tüm kitapları.
devamını gör...
15 yaşında girdiği hapishaneden 83 yaşında çıkan adam
15 yaşından 83 yaşına kadar 68 yıl eder. cezaevinde bu kadar uzun iyi yaşamış diyebileceğim adam.
68 yıl yatacak kadar suçu neydi ki acep?
68 yıl yatacak kadar suçu neydi ki acep?
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
(bkz: evernevergreen)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: viva zapata)
(bkz: zed's dead baby)
(bkz: iorek byrnison)
(bkz: bol giyimli kukla)
(bkz: miredi ferkuri)
(bkz: arnella)
(bkz: meja)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: viva zapata)
(bkz: zed's dead baby)
(bkz: iorek byrnison)
(bkz: bol giyimli kukla)
(bkz: miredi ferkuri)
(bkz: arnella)
(bkz: meja)
devamını gör...
dabous zürafaları
bilinen en büyük hayvan petroglifleri kuzey nijer'de. yaklaşık 800 taneler ve içlerinde 2 tanesi boyları 6 metreyi geçen zürafa çizimi olmak üzere 700'ü bufalo, devekuşu, antilop, aslan, deve ve gergedan tasvir eden hayvan çizimleri.
neolitik döneme ait petrogliflerin ilki 1987'de bulunmuş.
petroglif: taş üzerine yapılan oyma demektir. yunanca kaya anlamına gelen petra ve oyma anlamına gelen glyphein kelimelerinden türetilmiştir.

neolitik döneme ait petrogliflerin ilki 1987'de bulunmuş.
petroglif: taş üzerine yapılan oyma demektir. yunanca kaya anlamına gelen petra ve oyma anlamına gelen glyphein kelimelerinden türetilmiştir.

devamını gör...
yavrum ben cahilim beni dinleme demenin alternatif yolları
"kadın dediğin, erkek dediğin" ile başlayan cümleler kurulabilir mesela.
devamını gör...
normal sözlük’ün en fenomen yazarı
açık ve net insanolunbiraz.
yanlış anlaşılmasın insanlığınıza laf etmiyorum *
daha bu yazarın üstüne çıkıp tanım yazanı görmedim. hakettiği değeri elbet bir gün görecek. yani inşallah.
yanlış anlaşılmasın insanlığınıza laf etmiyorum *
daha bu yazarın üstüne çıkıp tanım yazanı görmedim. hakettiği değeri elbet bir gün görecek. yani inşallah.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
açtığım an karşıma pentagram'ın çıkmasıyla birlikte gülümsetti.
yolunuz açık olsun diyelim.
yolunuz açık olsun diyelim.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’e biçtiği ömür
her insanın kıyameti kendi ölümüdür diyorum.ben terk edene kadardır ömrü.sonrası beni ırgalamaz.
devamını gör...
tarihin başlangıcından beri kardan adamların kendilerine bir devlet kuramamış olması
az önce fark ettiğim ve beni düşüncelere gark eden durumdur.
bugün kar yağdığında en ölü mahallede bile en azından iki tane kardan adam yapılmış oluyor. türkiye'de 32.065 tane mahalle var. büyük mahallelerde elbette ki ikiden fazla kardan adam yapılmış olabilir çünkü biliyorsunuz küçükler en güze kardan adamı yaratma yarışı yapabiliyorlar maalesef.
her mahallede 2 tane kardan adam yapıldıysa türkiye'de 64.130 adet kardan adam aynı anda aynı gökyüzüne bakıyor. ağızları var dilleri yok... 64 bin baş adam... bugün en az nüfuslu şehir, 84 bin nüfusla tunceli. o da minimumdan hesapladığımızda aldığımız sonuç.
bu kadar kardan adam hala daha devletini kuramadı, anayasasını manifestosunu oluşturamadı. aralarından hiçbir düşünür, hiçbir siyasi deha, bilim insanı çıkmadı.
şimdi kimse kalkıp da "sayıları az kardeşim.. olmayabilir." demesin. bugün yahudiler 14 milyon insan ama dünya'da sözü geçen ailelerin nereden baksanız %90'ı yahudidir. dünyada 7,8 milyar insan var...
kimse bu durumu savunamaz. acaba kendileri neler düşünüyorlar bu durum hakkında, bir açıklama bekliyorum ben şahsen.
bugün kar yağdığında en ölü mahallede bile en azından iki tane kardan adam yapılmış oluyor. türkiye'de 32.065 tane mahalle var. büyük mahallelerde elbette ki ikiden fazla kardan adam yapılmış olabilir çünkü biliyorsunuz küçükler en güze kardan adamı yaratma yarışı yapabiliyorlar maalesef.
her mahallede 2 tane kardan adam yapıldıysa türkiye'de 64.130 adet kardan adam aynı anda aynı gökyüzüne bakıyor. ağızları var dilleri yok... 64 bin baş adam... bugün en az nüfuslu şehir, 84 bin nüfusla tunceli. o da minimumdan hesapladığımızda aldığımız sonuç.
bu kadar kardan adam hala daha devletini kuramadı, anayasasını manifestosunu oluşturamadı. aralarından hiçbir düşünür, hiçbir siyasi deha, bilim insanı çıkmadı.
şimdi kimse kalkıp da "sayıları az kardeşim.. olmayabilir." demesin. bugün yahudiler 14 milyon insan ama dünya'da sözü geçen ailelerin nereden baksanız %90'ı yahudidir. dünyada 7,8 milyar insan var...
kimse bu durumu savunamaz. acaba kendileri neler düşünüyorlar bu durum hakkında, bir açıklama bekliyorum ben şahsen.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
prag yeni adı ile çekya
buradan
buradan
devamını gör...
yazarları ağlatan şarkılar
lisedeyken grup hepsi'nin üç kalp şarkısıydı. evet, zor dönemlerdi.
devamını gör...
percy jackson ve olimposlular
çocukluk aşkım,ilk kahramanımdır.tanıştığım ilk fantastik dünyalardan biri olmasına rağmen çoğu detayı hala dün gibi aklımdadır.repliklerini tamamlarım,yan karakterlerinin isimlerini dahi hatırlarım.çünkü yıllar içinde sayamayacağım kadar tekrar tekrar okuduğum,ondan da ötesi ciddi anlamda içimde yaşatmaya devam ettiğim bir seridir.
bu serinin en büyük farkı,gençlik sorunlarına değinmek diye düşünüyorum.özgüvensiz bir çocukken percy' nin de okulunda sevilmemesi,notlarının düşük olması bana cesaret ve ilham vermişti.her konuda mükemmel olmayan,girdiği her savaşı kazanamayan,hayatı çok iyi olmayan,kimi zaman hor görülen,kimi zaman küçük düşürülen bir karakterdi percy;hepimiz gibiydi yani.bu yüzden ne zaman kendimi işe yaramaz hissetsem kişisel gelişim kitaplarını falan boşver;percy'i aklıma getiririm,tüm zayıflıklarına rağmen ne kadar büyük işler başardığını,nasıl büyük bir kahraman olduğunu düşünürüm.evet;biraz fazla içselleştirmiş olabilirim ama sekiz yaşından bu yana bu kitap serisiyle büyüyünce içselleştirmemek biraz zor.en güzeli de harry potter serisiyle büyüyenler gibi benim de bu seriyle büyümem,karakterlerle birlikte yaş almamız,birlikte olgunlaşmamız.en yakın arkadaşlarıma bol bol bu seriden ve karakterden bahsedecek kadar içselleştirdiğim,hayatımın bir parçası haline gelen bir seriydi.
percy' nin en sevdiğim yanı da hem çok bizden bir karakter olup hem onu ayıran çok yanının olması.mesela ukalalığı,tatlı gıcıklığı,inadı ve sevdiklerine olan sadakati tamamen ona özel;yaşadigi pek çok sorunsa çok bizlik.bu durumu çok seviyorum çünkü aslında hepimiz benzer sorunları yaşadığımız gibi hepimizin çok başka yanları,kendine has çok fazla yonü var,hepimiz özeliz ve bunu bu şekilde görmek muhteşem.
gençlerin sorunlarına eğilmesi bir yana,özellikle yan serisinde eşcinsellik gibi büyük mevzulara da son derece hoşgörüyle yaklaşmış ve en doğru şekilde işlemiş bir kitap serisi.bu bakımdan da yazarın oldukça cesur ve oldukça hoşgörülü olduğunu,çok kucaklayıcı bir tavır benimsediğini söylemek lazım.bu bakımdan da gençlere çok iyi örnek olacak bir seri.
yunan mitolojisi hakkında da bol bol genel kültür katacak bir seri dahası.ee daha ne olsun?bence yaşı olmayan bir seri,herkes okuyabilir,ilk iki kitabı biraz çocuksu gelebilecek olsa da dayanıp devam etmenizi tavsiye ederim,gitgide içine kapılacaksınız.
bu serinin en büyük farkı,gençlik sorunlarına değinmek diye düşünüyorum.özgüvensiz bir çocukken percy' nin de okulunda sevilmemesi,notlarının düşük olması bana cesaret ve ilham vermişti.her konuda mükemmel olmayan,girdiği her savaşı kazanamayan,hayatı çok iyi olmayan,kimi zaman hor görülen,kimi zaman küçük düşürülen bir karakterdi percy;hepimiz gibiydi yani.bu yüzden ne zaman kendimi işe yaramaz hissetsem kişisel gelişim kitaplarını falan boşver;percy'i aklıma getiririm,tüm zayıflıklarına rağmen ne kadar büyük işler başardığını,nasıl büyük bir kahraman olduğunu düşünürüm.evet;biraz fazla içselleştirmiş olabilirim ama sekiz yaşından bu yana bu kitap serisiyle büyüyünce içselleştirmemek biraz zor.en güzeli de harry potter serisiyle büyüyenler gibi benim de bu seriyle büyümem,karakterlerle birlikte yaş almamız,birlikte olgunlaşmamız.en yakın arkadaşlarıma bol bol bu seriden ve karakterden bahsedecek kadar içselleştirdiğim,hayatımın bir parçası haline gelen bir seriydi.
percy' nin en sevdiğim yanı da hem çok bizden bir karakter olup hem onu ayıran çok yanının olması.mesela ukalalığı,tatlı gıcıklığı,inadı ve sevdiklerine olan sadakati tamamen ona özel;yaşadigi pek çok sorunsa çok bizlik.bu durumu çok seviyorum çünkü aslında hepimiz benzer sorunları yaşadığımız gibi hepimizin çok başka yanları,kendine has çok fazla yonü var,hepimiz özeliz ve bunu bu şekilde görmek muhteşem.
gençlerin sorunlarına eğilmesi bir yana,özellikle yan serisinde eşcinsellik gibi büyük mevzulara da son derece hoşgörüyle yaklaşmış ve en doğru şekilde işlemiş bir kitap serisi.bu bakımdan da yazarın oldukça cesur ve oldukça hoşgörülü olduğunu,çok kucaklayıcı bir tavır benimsediğini söylemek lazım.bu bakımdan da gençlere çok iyi örnek olacak bir seri.
yunan mitolojisi hakkında da bol bol genel kültür katacak bir seri dahası.ee daha ne olsun?bence yaşı olmayan bir seri,herkes okuyabilir,ilk iki kitabı biraz çocuksu gelebilecek olsa da dayanıp devam etmenizi tavsiye ederim,gitgide içine kapılacaksınız.
devamını gör...

