normal sözlük'te küfrün yasak olması
toplamda 40 ila 60 kelimeyle meram anlatmaya (o da homurdanarak) çalışan cahillerin üzüldüğü şey.
kendinizi geliştirin desem fitness salonuna gider bunlar.
sövgü küfür gelirse, şahsım terk-i diyar eyler.
kendinizi geliştirin desem fitness salonuna gider bunlar.
sövgü küfür gelirse, şahsım terk-i diyar eyler.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan yazar iticiliği
aşkolsun, tamam kulaklarım biraz uzun ama gözlerim güzeldir.*
devamını gör...
mutlu bir evlilik için ilk şart
-dini inanclarin ve ideolojilerin birinine yakin olmasi, yada en azindan karsi olmamasidir.
-her iki aileden de uzak bir yerde yasamaktir.
-yasam tarzin az biraz benzemesidir.
-her iki aileden de uzak bir yerde yasamaktir.
-yasam tarzin az biraz benzemesidir.
devamını gör...
noktalama işaretleri
cümlelerin daha okunaklı ve anlamlı, güzel bir şekilde ifade edilmesini sağlar.
nokta: genel bir ifade ile cümle sonlarında ve kısaltmalarda kullanılır.
virgül: çoğunlukla anlam karışıklığını önlemek için ve bir metni okurken nefes almamızı sağlayan noktalama işaretlerinden bir tanesi.
nokta: genel bir ifade ile cümle sonlarında ve kısaltmalarda kullanılır.
virgül: çoğunlukla anlam karışıklığını önlemek için ve bir metni okurken nefes almamızı sağlayan noktalama işaretlerinden bir tanesi.
devamını gör...
ciltli kitap
kitabı daha bir güzel gösteren kapaktır. benim en beğendiğim adgar allen poe'nun tüm hikâyelerinden oluşan kitabın 1 metre kapağıdır.
devamını gör...
90'lı yıllarda genç olmak
lisede grup vitamin, coşkun sabah, brian adams dinlemek, üniversitede kral tv'de çıkan tüm yerli şarkıları ezbere bilmek, number one fm'den yabancı pop dinlemek, dikilmiş giysiler ile saçma modaya uymayıp kendi modasını kendi icat etmek, cüzdanda otobüs bileti, arkadaş resmi taşımak, bir çanta ile en az bir yıl geçirmek, kucakta kitap defter ile tüm şehri dolaşabilmek, sinemayı sinemada izlemek, tv'de çok güzel diziler programlar seyretmek, az para ile en iyi doyulan yerlerde tıka basa yemek yemek, otobüsle saatlerce yorulmadan şehirden şehire gidebilmek, konforu bilmemek, evde-köyde can çıkana kadar çalışabilmek, anadan babadan konudan komşudan çekinerek kıt kanaat bir şekilde dünyanın keyfine varabilmektir.
devamını gör...
yazarların ilk girişimcilik denemeleri
yaklaşık 2 yaz bileklik, kitap, oyun kartı evde artık ne bulduysam mahallede arkadaşlarımla satıyorduk. onları da ben teşvik ediyordum. herkes evden getirdiklerini ya da yaptıklarımızı satıyordu.yoldan geçen insanlar da sevimliliğimize aldanıp birkaç lira bırakıyordu. hatta öyle ki zorla sattığımız da olmuştur.aldığımız paraları bakkala gidip harcıyorduk. güzel günlerdi.
devamını gör...
uzayda piknik
arkadi strugatski ve boris strugatski kardeşlerin muhteşem romanıdır. bilimkurgu dünyasında güçlerini birleştirip voltranı oluşturan biraderler harikalar yaratmak konusunda oldukça cömerttir. daha önce kendileri hakkındaki hayranlığımı yokuştaki salyangoz kitabı ile ilgili yazdığım tanımda belirtmiştim.
uzaylılarla ilgili aklımızdan geçen her şey yanlış olabilir. fiziksel olarak gözümüzde canlandırdığımızdan çok farklı görünüyor olabilirler. yeşil olmayabilirler mesela. görünmez bile olabilirler hatta. kullandıkları lisan hiç ummadığımız bir şekilde olabilir. dil kullanmıyor da olabilirler. belki telepati kullanıyor bile olabilirler. medeni olmayabilirler umduğumuz kadar, ya da o kadar zeki olmayabilirler.
uzaylıların bize bakış açıları da çok beklenmedik olabilir. belki bizi hiç ciddiye almıyorlar. otobanda yanından geçerken bakmadığımız bir kasaba gibi görüyor olabilir mesela bizi. ya da arada bir ziyaret ettikleri ve hoş vakit geçirdikleri bir hayvanat bahçesiyiz onlar için. ya da bizi o kadar önemsemiyorlardır. mesela pikniğe gelip çöplerini bırakıp döndükleri bir ormanlık alan olabiliriz onlar için.
iki tarafın birbirlerine bakış açısını anlamamız belki asla mümkün olmayacak ama en azından bir yere kadar fikir yürüyebiliriz belki.
gerçekten bilemiyorum. siz okuyup karar verin.
uzaylılarla ilgili aklımızdan geçen her şey yanlış olabilir. fiziksel olarak gözümüzde canlandırdığımızdan çok farklı görünüyor olabilirler. yeşil olmayabilirler mesela. görünmez bile olabilirler hatta. kullandıkları lisan hiç ummadığımız bir şekilde olabilir. dil kullanmıyor da olabilirler. belki telepati kullanıyor bile olabilirler. medeni olmayabilirler umduğumuz kadar, ya da o kadar zeki olmayabilirler.
uzaylıların bize bakış açıları da çok beklenmedik olabilir. belki bizi hiç ciddiye almıyorlar. otobanda yanından geçerken bakmadığımız bir kasaba gibi görüyor olabilir mesela bizi. ya da arada bir ziyaret ettikleri ve hoş vakit geçirdikleri bir hayvanat bahçesiyiz onlar için. ya da bizi o kadar önemsemiyorlardır. mesela pikniğe gelip çöplerini bırakıp döndükleri bir ormanlık alan olabiliriz onlar için.
iki tarafın birbirlerine bakış açısını anlamamız belki asla mümkün olmayacak ama en azından bir yere kadar fikir yürüyebiliriz belki.
gerçekten bilemiyorum. siz okuyup karar verin.
devamını gör...
kendini garsondan değerli zanneden müşteri
hiçbir zaman garsonlara emir kipiyle konuşmadım, hep ricayla, tatlı dil her zaman güzeldir ama bazı insanlar mağaradan çıktığı için saygı nedir bilmiyor, hayatı boşa yaşıyorlar. dilerim ki yaktıkları gibi muamele görürler.
devamını gör...
insanların içindeyim
nazım hikmetin şiiri olup grup yorum tarafından yorumlanmıştır.
"insanların içindeyim seviyorum insanları.
hareketi seviyorum.
düşünceyi seviyorum.
kavgamı seviyorum.
sen bahar içinde bir insansın sevgilim,
seni seviyorum."
"insanların içindeyim seviyorum insanları.
hareketi seviyorum.
düşünceyi seviyorum.
kavgamı seviyorum.
sen bahar içinde bir insansın sevgilim,
seni seviyorum."
devamını gör...
fırında bir şey pişerken başında beklemek
izafiyet teorisine göre zamanın yavaş aktığı vakitlerden birine örnektir.
devamını gör...
27 yaş
günler sonra veda edeceğim yaş.*
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
bir insanın anne, babası tarafından söylenen olumsuz her cümle en kırıcıdır elbet. ama bir evlada, daha çocukken '' keşke doğmasaydın '' denmemeli.
bir ömür boyu taşınacak bir yaraya yol açar böyle cümleler.
bir ömür boyu taşınacak bir yaraya yol açar böyle cümleler.
devamını gör...
bakteriyofaj
adında bakteri geçmesine rağmen bakteri değildir. bakterilere etki eden bir virüstür. canlı diyemiyorum cansız da diyemiyorum. bilim dünyasının bu konuda kafası çok karışık. ayrıca şekil olarak çok karizmatik bulduğum varlık. şekil bakımından falcon heavy roketine benzetiyorum.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
öncelikle tüm bunları yazmamın sebebi artık içimde tutamıyor olmak. kimsenin acımasını istemiyorum yada sempatisini kazanmak istemiyorum.
ben ankarada yaşayan 20 li yaşların ortasında spor salonunda çalışan bir kadınım. 4 yıl fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü okudum(gayet güzel bir üniversitede) ama mezun olduktan sonra iş bulamadım. araya pandemi de girince mecburen aile evinde kalmak zorunda kaldım. uzun bir zaman iş bulamadım. sonra bir salonda pilates eğitmenliği yapmaya başladım. sigorta yok, öğrenci sayısına göre maaş alınıyor, asgari ücretin altında kazanıyordum.zaten pandemi nedeniyle çok fazla öğrenci gelmiyordu. evde kalıyorum, ev arkadaşım var bir tane, oda öğrenci cafede garsonluk yapıyor. 1 aydır kombimiz kapalı doğal gaz faturası ödememek için, ki bu bir ay birkaç gün dışında çok soğuk geçti. gece uyurken kat kat giyinerek uyuyoruz. yaklaşık 1 yıldır dışarıdan hiç yemek yemedim. 1 yıldır üzerime bir tane bile kıyafet almadım çünkü kazandığım para kira, doğalgaz, elektrik, internet, ulaşım vs gidiyor. ailemden de isteyemiyorum çünkü mezunum işe başladım ve başka kardeşlerim de var, ailemin de borcu var kısacası hem gururuma yediremiyorum hem de onları zorlamak istemiyorum. ilk okula giden kardeşime eğer işe başlarsam ona hediye göndereceğimi söylemiştim telefonda konuştuğumuzda abla hediyem hazır mı diye soruyor her seferinde daha hazır değil merak etme çok yakında göndereceğim diyorum bilmiyor ki ben burada ne zorluk çekiyorum, aileme hep iyiyim param var siz beni merak etmeyin diyorum. şimdi yeni kısıtlamalar gereği spor salonları kapandı kısacası gelir kaynağım ortadan yok oldu, hastanelere iş başvurusu yapıyorum ama ses seda çıkmıyor. sigortam olmadığı için herhangi bir yardım da alamıyorum.
türkiye şartlarında para kazanmak için illaki utanç duyacağım işler mi yapmamak zorundayım. gerçekten artık dayanacak gücüm kalmadı, bu ayı nadıl çıkaracağımı bilmiyorum.
sadece sormak istiyorum ben bunu hak ediyor muyum?
düzenleme : tüm destek mesajlarınız için çok teşekkür ederim. neyine güvendin de aile evinden ayrıldın yazan yazarlar için açıklama : kendimi yük gibi hissettiğim için ayrıldım. ne kadar ailem de olsalar okulum bitmişti, ve ayaklarımın üzerinde durmak istedim. ilk cümlelerde yazdığım gibi amacım acıtasyon vs değil sadece gerçekten çok doldum, susmaktan yoruldum. derdimi anlatmak istedim.
destek olmak isteyen yazarlar oldu hepsine çok teşekkür ederim. anahtarlık yapıyorum örgüyle. almak isterseniz lütfen iletişime geçin.
ben ankarada yaşayan 20 li yaşların ortasında spor salonunda çalışan bir kadınım. 4 yıl fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümü okudum(gayet güzel bir üniversitede) ama mezun olduktan sonra iş bulamadım. araya pandemi de girince mecburen aile evinde kalmak zorunda kaldım. uzun bir zaman iş bulamadım. sonra bir salonda pilates eğitmenliği yapmaya başladım. sigorta yok, öğrenci sayısına göre maaş alınıyor, asgari ücretin altında kazanıyordum.zaten pandemi nedeniyle çok fazla öğrenci gelmiyordu. evde kalıyorum, ev arkadaşım var bir tane, oda öğrenci cafede garsonluk yapıyor. 1 aydır kombimiz kapalı doğal gaz faturası ödememek için, ki bu bir ay birkaç gün dışında çok soğuk geçti. gece uyurken kat kat giyinerek uyuyoruz. yaklaşık 1 yıldır dışarıdan hiç yemek yemedim. 1 yıldır üzerime bir tane bile kıyafet almadım çünkü kazandığım para kira, doğalgaz, elektrik, internet, ulaşım vs gidiyor. ailemden de isteyemiyorum çünkü mezunum işe başladım ve başka kardeşlerim de var, ailemin de borcu var kısacası hem gururuma yediremiyorum hem de onları zorlamak istemiyorum. ilk okula giden kardeşime eğer işe başlarsam ona hediye göndereceğimi söylemiştim telefonda konuştuğumuzda abla hediyem hazır mı diye soruyor her seferinde daha hazır değil merak etme çok yakında göndereceğim diyorum bilmiyor ki ben burada ne zorluk çekiyorum, aileme hep iyiyim param var siz beni merak etmeyin diyorum. şimdi yeni kısıtlamalar gereği spor salonları kapandı kısacası gelir kaynağım ortadan yok oldu, hastanelere iş başvurusu yapıyorum ama ses seda çıkmıyor. sigortam olmadığı için herhangi bir yardım da alamıyorum.
türkiye şartlarında para kazanmak için illaki utanç duyacağım işler mi yapmamak zorundayım. gerçekten artık dayanacak gücüm kalmadı, bu ayı nadıl çıkaracağımı bilmiyorum.
sadece sormak istiyorum ben bunu hak ediyor muyum?
düzenleme : tüm destek mesajlarınız için çok teşekkür ederim. neyine güvendin de aile evinden ayrıldın yazan yazarlar için açıklama : kendimi yük gibi hissettiğim için ayrıldım. ne kadar ailem de olsalar okulum bitmişti, ve ayaklarımın üzerinde durmak istedim. ilk cümlelerde yazdığım gibi amacım acıtasyon vs değil sadece gerçekten çok doldum, susmaktan yoruldum. derdimi anlatmak istedim.
destek olmak isteyen yazarlar oldu hepsine çok teşekkür ederim. anahtarlık yapıyorum örgüyle. almak isterseniz lütfen iletişime geçin.
devamını gör...
spontane radyo yayını
erol egemeni söylemediniz hala.
devamını gör...
mahlasını t-shirt'üne baskı yaptırıp gezmek
yapılabilir. fazla da tutmaz.
devamını gör...
evde ekmek yapmak
yapmayı öğrendiğinizde dışarıdan alınan ekmeği beğenmeme sebebi.
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
fırıncının sırrı: ekmeğin daha iyi kabuk bağlaması için 1 yemek kaşığı yoğurt, yarım tatlı kaşığı pekmez, 1 tatlı kaşığı unu macun kıvamına getirip ekmeğin dışına sürüyor ve fırınlıyoruz. (emine beder gibi hissettim bir an)
devamını gör...

