mutluluğu geçmişte aramak
gelecek denen zaman dilimi mutsuzluk veriyorsa geçmişte her şeyi aramak hakkımızdır.
devamını gör...
normal sözlük bahar etkinliği
tanımlarımla destekleyeceğim etkinlik. hoş o kadar kitap, film ve bilgi girdisi yapan yazarların yanında kaplumbağa misali kalacağım ama olsun, en azından bu uğurda çabaladım derim*.
teşekkürler sözlüğün kanatsız savaşçıları.
teşekkürler sözlüğün kanatsız savaşçıları.
devamını gör...
mikrodalga fırın
mikro dalga fırının kalbini magnetron denilen bir mekanizma oluşturur. radarlarda da kullanılan bu magnetronlar, mikro dalga fırın için 2.4 gigahertz (2.4 milyar hertz) salınım yapacak şekilde üretilir/ayarlanırlar. üretilen 2.4 gigahertz gerilimin gücü de çok fazladır. (2 kw ve üstü). fırın içine konan ve su içeren malzemelerdeki su molekülleri, bu yüksek frekansta sallanmaya başlar. bu sallanma da kısa bir süre sonra su içeren nesnenin isınmasına yol açar.
buradan anlaşılacağı üzere fırına nohut koyup kavuramazsınız.
çalışan bir md fırının içine elinizi sokmayı becerirseniz, kısa sürede ergimiş demirin içine sokmuş gibi olur eliniz. neyse ki bu mümkün değildir. fırının kapağını açmaya kalkıştığınız anda fırın çalışmayı durdurur.
gene de kapak açılınca çalışmayı durduran anahtarı iptal eder (sivri zeka çoktur ülkede) ve kapağı açarsanız gene yanabilirsiniz. kapak açık çalışırsa civarda ne kadar bluetooth cihaz varsa ya geçici ya kalıcı olarak hasar görür. çünkü bluetooth cihazları da 2.4 ghz'de çalışır.
amerika'da kereste kurutmak için devasa md fırın kullanılıyor bazı yörelerde. güçleri 20-30 kw olan bazen bu fırınlarda iş kazası (!) sonucu insanlar kalabiliyor(muş). anlatılan içeriden çıkarıldıklarında yeni doğmuş bebek boyutlarına iniyormuş içeride kalanlar.
buradan anlaşılacağı üzere fırına nohut koyup kavuramazsınız.
çalışan bir md fırının içine elinizi sokmayı becerirseniz, kısa sürede ergimiş demirin içine sokmuş gibi olur eliniz. neyse ki bu mümkün değildir. fırının kapağını açmaya kalkıştığınız anda fırın çalışmayı durdurur.
gene de kapak açılınca çalışmayı durduran anahtarı iptal eder (sivri zeka çoktur ülkede) ve kapağı açarsanız gene yanabilirsiniz. kapak açık çalışırsa civarda ne kadar bluetooth cihaz varsa ya geçici ya kalıcı olarak hasar görür. çünkü bluetooth cihazları da 2.4 ghz'de çalışır.
amerika'da kereste kurutmak için devasa md fırın kullanılıyor bazı yörelerde. güçleri 20-30 kw olan bazen bu fırınlarda iş kazası (!) sonucu insanlar kalabiliyor(muş). anlatılan içeriden çıkarıldıklarında yeni doğmuş bebek boyutlarına iniyormuş içeride kalanlar.
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
maalesef benim. vardiyalı çalışmak rezalet bir şey. insanlık suçu sayılmalı.
devamını gör...
lazer tahrikli sistem
uzay araçlarının hızını yükseltmek ve uzak bölgelere seyahat etme sürelerini kısaltmak, bunu yaparken de maliyetleri düşürmek için önerilen sistem.
çalışma prensibi şöyle özetlenebilir:
bir lazer kaynağı dizisi çalıştırılır. lazer içerisindeki yüksek enerjili fotonlar enerjilerini itme kuvveti olarak roketteki eşanjöre aktarırlar. eşanjör de enerjiyi itmeyi sağlayacak olan gaza aktarır. gaz bu enerjiyle ısınarak itmeyi sağlar. bu sayede ışık hızının %30'una kadar hızlanma mümkün olabilir.
normal roketlerde itme kuvveti için 2 ayrı tank bulunur. bunlardan birinde yakıt, diğerinde oksitleyici madde yer alır. basınçla beraber birbirlerine karıştırılıp yakıldıkları ve enerji ürettikleri bir bölmede bir araya gelirler ve itmeyi sağlarlar. bu durum hem yerden hem maliyetten kaynaklı olumsuzluklara neden olur. lazerli bir sistem bu sorunu ortadan kaldırabilir. bu tür bir sistem, en azından dünya yörüngesine çıkmak için araçlara bir kolaylık sağlayabilir. böylece yakıt tankları yerine daha fazla kargo taşımak da mümkün hale gelir.
mars gibi çok daha uzak mesafelere seyahat edebilmek için de yine lazerlerden yararlanmak mümkün. aracı yörüngeye bu şekilde çıkardıktan sonra, dünya yörüngesine yerleştirilecek ve güneş enerjisiyle çalışarak lazerli ateşlemeyi sürdürecek yelken benzeri araçlarla aracın itilmesini sağlayabiliriz. bu şekilde yapılacak bir yolculukla mars'a normal şartlarda 6-8 ay arası sürecek bir yolculuğun 3 güne kadar kısaltılabileceği öngörülüyor.
sistemin, tanklardan boşalan yeri kazanmak dışında bir avantajı da kalkış sırasında patlama gibi kazalara sebebiyet vermeyecek olması ki bugüne dek kalkış esnalarında meydana gelen kazalarda kaybedilen hayatları düşünürsek hiç de azımsanmayacak bir avantaj olduğunu söyleyebiliriz.

görselin kaynağı
çalışma prensibi şöyle özetlenebilir:
bir lazer kaynağı dizisi çalıştırılır. lazer içerisindeki yüksek enerjili fotonlar enerjilerini itme kuvveti olarak roketteki eşanjöre aktarırlar. eşanjör de enerjiyi itmeyi sağlayacak olan gaza aktarır. gaz bu enerjiyle ısınarak itmeyi sağlar. bu sayede ışık hızının %30'una kadar hızlanma mümkün olabilir.
normal roketlerde itme kuvveti için 2 ayrı tank bulunur. bunlardan birinde yakıt, diğerinde oksitleyici madde yer alır. basınçla beraber birbirlerine karıştırılıp yakıldıkları ve enerji ürettikleri bir bölmede bir araya gelirler ve itmeyi sağlarlar. bu durum hem yerden hem maliyetten kaynaklı olumsuzluklara neden olur. lazerli bir sistem bu sorunu ortadan kaldırabilir. bu tür bir sistem, en azından dünya yörüngesine çıkmak için araçlara bir kolaylık sağlayabilir. böylece yakıt tankları yerine daha fazla kargo taşımak da mümkün hale gelir.
mars gibi çok daha uzak mesafelere seyahat edebilmek için de yine lazerlerden yararlanmak mümkün. aracı yörüngeye bu şekilde çıkardıktan sonra, dünya yörüngesine yerleştirilecek ve güneş enerjisiyle çalışarak lazerli ateşlemeyi sürdürecek yelken benzeri araçlarla aracın itilmesini sağlayabiliriz. bu şekilde yapılacak bir yolculukla mars'a normal şartlarda 6-8 ay arası sürecek bir yolculuğun 3 güne kadar kısaltılabileceği öngörülüyor.
sistemin, tanklardan boşalan yeri kazanmak dışında bir avantajı da kalkış sırasında patlama gibi kazalara sebebiyet vermeyecek olması ki bugüne dek kalkış esnalarında meydana gelen kazalarda kaybedilen hayatları düşünürsek hiç de azımsanmayacak bir avantaj olduğunu söyleyebiliriz.

görselin kaynağı
devamını gör...
mağara alegorisi
mağara: kafanın içi (soyut)
zincir: sabit fikir (fanatizm)
ateş: biat edilen kişi/fikir (idol)
gölge: inanç
zinciri kırmak: bilgiye yöneliş
dış dünya: gerçek bilgi
mağaraya geri dönüş: zorunluluk
"bir fikir; ortaya atıldığı an, o fikirle önce alay edlir, sonra şiddetle red edilir ve en son akın akın kabul edilir"
şahsen anladığım bu.. (galiba)
zincir: sabit fikir (fanatizm)
ateş: biat edilen kişi/fikir (idol)
gölge: inanç
zinciri kırmak: bilgiye yöneliş
dış dünya: gerçek bilgi
mağaraya geri dönüş: zorunluluk
"bir fikir; ortaya atıldığı an, o fikirle önce alay edlir, sonra şiddetle red edilir ve en son akın akın kabul edilir"
şahsen anladığım bu.. (galiba)
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
burası muş değil huş'tur.
devamını gör...
kızlardaki sorumluluk sahibi ve ilgili erkek arama tutkusu
-bir erkekte ne ararsınız?
+erkek aramıyorum, önce oradan başlayalım.
şeklinde rihanna'nın muhabire verdiği müthiş yanıtı bırakıp kaçıyorum.
+erkek aramıyorum, önce oradan başlayalım.
şeklinde rihanna'nın muhabire verdiği müthiş yanıtı bırakıp kaçıyorum.
devamını gör...
kadınların en güzel oldukları yaş
bence 25 yaş. karakterinin olgunlaştığı, hayattan ne istediğini bildiğin, vücudunun ve yüz hatlarının oturduğu yaş bana göre. hele ki okul bitmiş, meslek hayatı başlamış, kendine ait bir hayat kurulabilmiş ise tadından yenmez. *
devamını gör...
call me by your name
türkçe adı beni adınla çağır olan film 2017 yapımı bir filimdir. yönetmenliğini luca guadagnino yaptığı baş rollerde ise armie hammer ve timothée chalamet üstleniyor. film lgbti+ konusu olan iki eşcinsel bireyin aşkını anlatıyor.
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
elio'nun babası arkeoloji profesörü annesi ise çevirmendir. bundan mütevellit elio kültürel bakımdan zengin müzikle uğraşan ama daha çok içine kapalı bir çocuktur. babasının evrak işlerine yardımcı stajyer olarak, oliver profesörün geçici bir süre evinde kalmaya gelir. kendi odası oliver'a verilen elio bu duruma sinir olsa da zaman geçtikçe beraber yüzmeye giderler bisikletle dolaşmaya çıkarlar biraz çıkarcı bir ilişki doğmaya başlar ikisinin arasında. aynı zamanda elio kız arkadaşı ile birlikte cinsel ilişkiye girer bu durumu övünerek ve oliver'ı hedef alarak ailesine anlatır oliver dan beklediği tepkiyi alamaz aynı zamanda elio, oliver'ı kafasından da çıkartamaz. bir gün yine bisikletle seyahat ederken hislerini oliver'a açar ama oliver bunun olmayacağını dile getirir. birlikte yüzmeye gittikleri zaman elio oliver'ı öper ama yine oliver daha fazlasını yapamayacağını belirtir. araya soğukluk girer elio bu durumu çok kafasına takar üzülür not yazmayı düşünür ve yazar ertesi gün oliver, elio ya cevap verir ve gece yarısını beklemesini söyler. gece yarısına kadar elio oliver ile geçireceği zamanı iple çeker ve sonunda gece yarısı olur ikili ilk defa o gece yarısı yakınlaşır yatakta oliver call me by your name and ı'll call you by my name der. ikili çok yakınlaşırlar ve günleri tutku içinde geçer. oliver'ın artık gitme zamanı yaklaşırken elio'nun ebeveynleri ikisi arasındaki ilişikliyi anlar ve onları 3 günlük bir tatile yollar tatil çok güzel geçer ama tatilin sonunda oliver ayrılır, elio da kalbi kırık bir biçimde eve gelir. babası elio'ya yaşadığı ilişki ile gurur duyması ve yas tutuğu ilişkisine sahip çıkması hakkında duygulu bir konuşma yapar çünkü geçmişte babası da bir arkadaşı ile aynı şeyleri hissettiğini itiraf eder. bir bayramda oliver elio'yu ara ve nişanlandığını söyler. elio'nun içi parçalanır ve ağlayarak şöminenin başına geçer.
benim film hakkında düşüncelerim ise ilk defa eşcinsel temalı bir film izledim ve filmden çok bir beklentim yoktu açıkçası ve filmin pek atmosferine alışamadım ve o duyguya girmediğim için de film genel olarak sıkıcı geçti. filmde bir kaç sahne çok rahatsız edici geldi (bkz: evet o şeftali sahnesi). onun dışında şarkı seçimleri filmin çekildiği ortam çok etkileyici filmin özenle hazırlandığı belli. filmin yönetmeni ise farklı bir bakış açısı ile anlatmayı seçmiş ve başarılı olduğu söylenebilir. timothée chalamet oyunculukta gerçekten farkını ortaya koymuş filim bana duygusal yönden yavan gelse de timotheé yerine başka bir oyuncu olsa filmi izleyeceğimi düşünmüyorum. filmde baş rollerin arasındaki yaş farkı da rahatsız edici bir etkendi bana göre. elio'nun filmde 17 yaşında olarak geçiyor ama timotheé zaten yaşını göstermeyen bir oyuncu 15 yaşında gibi duruyordu açıkçası. en iyi uyarlama oscarını alan bir film olduğuna da değinmeden geçemem film kitaptan uyarlanan bir film çevremde romanını okuyan arkadaşlarım romanı da çok beğendiğini dile getiriyorlardı.
benim puanım 10 / 3
devamını gör...
kendi işini kendi halleden insan
ruhen güçlü insandır. üstelik donanımlıdır. bilmese bile öğrenir, öyle yapar işini. bayılıyorum böyle insanlara..
sürekli birilerinden bir şey uman, faydalanmaya çalışan insan topluluğu içinde ay parçası gibi gözüme ışıl ışıl geliyorlar. ne güzel insanlardır bunlar. ne aziz ne fevkalade kişilerdir.
evdeki insancıklara kendi bardağını, makineye koymayı öğretemiyoruz yahu..
selam olsun bu insanlara. evdekine değil, kendi işini kendi yapanlara..
sürekli birilerinden bir şey uman, faydalanmaya çalışan insan topluluğu içinde ay parçası gibi gözüme ışıl ışıl geliyorlar. ne güzel insanlardır bunlar. ne aziz ne fevkalade kişilerdir.
evdeki insancıklara kendi bardağını, makineye koymayı öğretemiyoruz yahu..
selam olsun bu insanlara. evdekine değil, kendi işini kendi yapanlara..
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
aynaya ilk baktığımda gülümsüyorum. bu alışkanlık haline gelince güzel oluyor, güzel hissettiriyor.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
dünya tatlısı iki kadının yine çok eğlenip sorularıyla bizleri de eğlendireceği yayını. yine bizi sinir eden, çileden çıkaran durumlara hayıflanırken hep birlikte sayıp rahatlayacağız belli ki, e ben yerimi aldım hemen başlayayım mı o zaman?
öğretmenler bilir, velilerin popüler ama asla eskimeyen klasik soruları vardır. cevap verirsin ama ikna edemezsin. bunlardan en başta geleni:
"hocam bizim çocuğun durumu nasıl?" "zeki ama çalışmıyor sıpa değil mi?"
evet şimdi soru soruldu, arkasından gelen diyalog önemli olan kısmı.
-gayet iyi x hanım, arkadaşlarıyla uyumlu, sosyalleşmeye başladı, gelişim alanlarında yaşına uygun bir gelişim söz konusu merak etmeyin.
+ee hocam iyi mi yani?
-evet evet, iyi demiştim ya.
+tamam hocam, peki okumayı ne zaman öğreteceksiniz?
-x hanımcım, bizim yaş grubumuzdaki müfredatta okumayı öğretmek yok.
+ama bizimki adını yazıyor hocam, kendiliğinden baka baka öğrendi, öğretseniz öğrenir.
-haklısınız x hanımcım, öğretsem öğrenir, öğretemiyorum o da benim ayıbım olsun mı?
daha yazacaktım, enerjim de vardı ama bu sorulardan daha çok merak ettiğim başka sorular var sevgili diceyler. cevaplarını siz biliyorsunuzdur, bir bakar mısınız?
1) nevermore nerede?
2) gomercan kimin elini tutmus?
3) merdumgiriz_ yüreğin niye korlar içinde?
4) miko, hava neden bu kadar sıcak?
sorularım şimdilik bu kadar, teşekkürler efendim.
öğretmenler bilir, velilerin popüler ama asla eskimeyen klasik soruları vardır. cevap verirsin ama ikna edemezsin. bunlardan en başta geleni:
"hocam bizim çocuğun durumu nasıl?" "zeki ama çalışmıyor sıpa değil mi?"
evet şimdi soru soruldu, arkasından gelen diyalog önemli olan kısmı.
-gayet iyi x hanım, arkadaşlarıyla uyumlu, sosyalleşmeye başladı, gelişim alanlarında yaşına uygun bir gelişim söz konusu merak etmeyin.
+ee hocam iyi mi yani?
-evet evet, iyi demiştim ya.
+tamam hocam, peki okumayı ne zaman öğreteceksiniz?
-x hanımcım, bizim yaş grubumuzdaki müfredatta okumayı öğretmek yok.
+ama bizimki adını yazıyor hocam, kendiliğinden baka baka öğrendi, öğretseniz öğrenir.
-haklısınız x hanımcım, öğretsem öğrenir, öğretemiyorum o da benim ayıbım olsun mı?
daha yazacaktım, enerjim de vardı ama bu sorulardan daha çok merak ettiğim başka sorular var sevgili diceyler. cevaplarını siz biliyorsunuzdur, bir bakar mısınız?
1) nevermore nerede?
2) gomercan kimin elini tutmus?
3) merdumgiriz_ yüreğin niye korlar içinde?
4) miko, hava neden bu kadar sıcak?
sorularım şimdilik bu kadar, teşekkürler efendim.
devamını gör...
özgür değilken özgür olduğuna inanmak
her istedigimizi yapamayacak kadar kısıtlı, her istenileni de yapmayacak kadar ozguruz.
bulundugumuz ortam ve edindigimiz kosullar icerisinde hepimizin ozgurluk alani daralir ya da genisler ama hepimizin sınırlıdır ve de bu olmasi gerekendir. cunku çitlerin ardindaki alan her daim baskasinin alanidir, kendi ozgurlugumuz genisledigi alanda da baskasinin ki daralir.
netice itibariyla insan sosyal bir varliktir. yasam anlayisi her ne kadar kendine ozel gibi gorunse de toplumu da etkileyen muhakkak ki bir yönu vardir. dolayisiyla kisitlanmadan yapmak isteyecegi eylemlerin ucu birilerine mutlaka dokunur. ınsanin arzularinin, isteklerinin sinirsiz oldugunu baz alirsak, kisitli ozgurlugun aslinda olasi duzen ve intizam icin ne denli gereksinim oldugunu gormemek icten bile degil. o yuzden iyi ki devlet ve yasalar diyorum...
bulundugumuz ortam ve edindigimiz kosullar icerisinde hepimizin ozgurluk alani daralir ya da genisler ama hepimizin sınırlıdır ve de bu olmasi gerekendir. cunku çitlerin ardindaki alan her daim baskasinin alanidir, kendi ozgurlugumuz genisledigi alanda da baskasinin ki daralir.
netice itibariyla insan sosyal bir varliktir. yasam anlayisi her ne kadar kendine ozel gibi gorunse de toplumu da etkileyen muhakkak ki bir yönu vardir. dolayisiyla kisitlanmadan yapmak isteyecegi eylemlerin ucu birilerine mutlaka dokunur. ınsanin arzularinin, isteklerinin sinirsiz oldugunu baz alirsak, kisitli ozgurlugun aslinda olasi duzen ve intizam icin ne denli gereksinim oldugunu gormemek icten bile degil. o yuzden iyi ki devlet ve yasalar diyorum...
devamını gör...
işi bitenin gidişi vs işi düşenin gelişi
devamını gör...
terapi niteliğindeki alışkanlıklar
çay + künefe.
devamını gör...
anın fotoğrafı
sanıyor musunuz ki sadece insanlar, hayvanlar strese girer? bitkiler de giriyor strese efenim bitkiler de. canlı olan her şeyin düşmanı bu stres.
stres insanlarda çeşitli hastalıklara yol açıyor; saç dökülmesi, mide/baş ağrısı ya da daha kötülerine maalesef.
hayvanlarda ise köpekler kusuyor, tavuklar yumurtlamıyor, inekler sütten kesiliyor mesela.
bitkiler de çiçeklerini ya da yapraklarını döküyor. mandalinaların ise kabukları kalınlaşıyor.
alın size strese girmiş bir mandalina;

normalde ince kabuklu olan bu arkadaş, neden sebepse bu sene yine strese girmiş. yaz çok sıcak geçti, belki de ondandır. o kadar anlamıyorum, şimdilik sadece stresini görebiliyorum.
onun stresini sonlandırmak için şu ara yapabileceğim tek şey, koparıp onu yemek. üzgünüm mandalina kardeş. önümüzdeki sene stressiz bir dönem geçirirsin umarım.
stres insanlarda çeşitli hastalıklara yol açıyor; saç dökülmesi, mide/baş ağrısı ya da daha kötülerine maalesef.
hayvanlarda ise köpekler kusuyor, tavuklar yumurtlamıyor, inekler sütten kesiliyor mesela.
bitkiler de çiçeklerini ya da yapraklarını döküyor. mandalinaların ise kabukları kalınlaşıyor.
alın size strese girmiş bir mandalina;

normalde ince kabuklu olan bu arkadaş, neden sebepse bu sene yine strese girmiş. yaz çok sıcak geçti, belki de ondandır. o kadar anlamıyorum, şimdilik sadece stresini görebiliyorum.
onun stresini sonlandırmak için şu ara yapabileceğim tek şey, koparıp onu yemek. üzgünüm mandalina kardeş. önümüzdeki sene stressiz bir dönem geçirirsin umarım.
devamını gör...
kendini ifade etmeye üşenmek
benimdir. hele de karşıdaki laf anlamaz bir insansa peki derim. gerekirse haklısın derim. en olmadı özür dilerim. bir de onunla mı uğraşacağım.
devamını gör...

