fakir değil zeki olmaktır.
düşünsene görmek istemediğim tüm insanları bir araya toplamak için bir adam çıktı ve 900 milyon basıp resmen youtube'u çöp olmaktan kurtardı! bence youtube acun'a her ay düzenli para vermeli isimlerini temize çıkardığı için.
devamını gör...

kapıyı kilitlememe rağmen ısrarla kapıyı açmaya çalışarak kapının kilitlenip kilitlenmediğini kontrol etmek.
devamını gör...

üsküdar'dan sonrasını okumadım.
devamını gör...

olmesi gereken gelenek.

devir hizla degisiyor malum; bir gunumuz otekini tutmazken, aralarinda neredeyse asir* bulunan iki kisi neden ayni ismi tasisin ki?

isimler ister istemez hayata bir sekilde yon veriyor, kisiligin olusmasinda temel basamak gorevinde hatta. bu sebeple ki bazi isimler bazilarinda asiri sakil duruyor, olmamislik hissi veriyor.

ayrica nedir bu yaslilardaki “bana ne oohhh benim dedigim olacak” inadi? izi etrafindakilerin kalbinde iyi insan olarak birakamayan buna sariyor, buyuk marifet cunku kac yuzyillik ismi kullanmak.
hayir bi’ de gobek adi olmasi kabullenilmeyen hatta kusulen versiyonlar var, evlerden irak.

dedigim gibi; olmesi gereken gelenek, salin cocuklari dedeler, yeter.
devamını gör...

(bkz: ahmet beyin ceketi) adlı mükemmel şarkısının hikayesini buradan ayrıntılı bir şekilde okuyabilirsiniz.
devamını gör...

dobarlan bıragma kendini.
devamını gör...

bir anda lann noluyor dersiniz, güzel insandır. sizin genel tarzınızı bildiğinden öyle tanımları değerlendirmeye girmez fazla. bu da nimet olan güven dediğimiz hedenin göstergesidir, gülümsetir. onlar kendini iyi biliyor hepsine teşekkürlerimi borç bilirim.
devamını gör...

twitter'a hiç girmemiş veya hiçbir genç ile konuşmamış bir insanın diyebileceği bir cümle.

inanın bana günümüz gençleri kadar partizan bir nesil görmedim.
devamını gör...

beğeni konusunda oldukça bonkör olan kafa sözlük yazarı.
sevgiler. :))
devamını gör...

düzenli bir hayat sürmek, çok kolay görünür ama ciddi anlamda hırs, kan ve gözyaşı ister...
devamını gör...

kendim ettim
kendim buldum
devamını gör...

bildiğim tek şey bir şey hiç bir şey bilmediğimdir diyen filozof.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne şekilde bakıyor olursak olalım kuantum biyolojisi'nin temeli diyebiliriz. ( kuantum biyoloji -veya biyolojisi de denilebilir-hakkında genel bir bilgi için kaynak bırakacağım en alta.) başlık sahibi yazar biraz bahsetmiş fakat eksik olan çok küçük bir bilgiyi ben tamamlayayım; erwin schrödinger bu eseri ile dna molekülünün yapısını keşfeden watson, crick ve wilkins'e ilham olmuştur ve araştırmalarının temellerini atan önemli etkenlerden biri schrödinger'in ortaya sunduğu görüşlerdir. termodinamik yasasına göre hepimiz çürüme yasasına tâbiyiz, schrödinger ise önemli bir noktaya parmak basıyor; entropiye gösterilen direnç eğilimi ve bunu bir noktada başarıyor olmanın altında yatan etken. üzerinde durulması gereken pek çok şeyi zaten başlık sahibi yazar aktarmış. bu yüzden küçük bir alıntı bırakıyorum yalnızca.

--- alıntı ---

"an isolated system or a system in a uniform environment (which for the present consideration we do best to include as a part of the system we contemplate) increases its entropy and more or less rapidly approaches the inert state of maximum entropy. we now recognize this fundamental law of physics to be just the natural tendency of things to approach the chaotic state (the same tendency that the books of a library or the piles of papers and manuscripts on a writing desk display) unless we obviate it. (the analogue of irregular heat motion, in this case, is our handling those objects now and again without troubling to put them back in their proper places.)"

--- alıntı ---

www.google.com/url?sa=t&...

( pdf formatında, yüzeysel ve kafa karıştırmayacak türkçe bir kaynak tercih ettim, daha kapsamlı bir kaynak için araştırma yapma hakkınız saklıdır.) *
devamını gör...

"bu ülkede dört şey olmayacaksın: kadın, çocuk, ağaç ve sokak hayvanı." sözünü bizlere her gün yeniden hatırlatan canilerin vahşeti. nasıl bir kalbe sahipsiniz ki böyle bir şeye kalkışabiliyorsunuz? öyle bir toplum haline geldik ki ne hayvana, ne ağaca ne de dünyaya bir saygımız kaldı. diyecek söz bile bulamıyor insan. umarım cezasını alırlar diyeceğim ama ona da emin değilim.
devamını gör...

hoca asperger sendromludur. yürüyüşünden yüz şekline kadar birçok farklı detay kendisinin asperger sendromu olduğunu gösteriyor. bir süre önce bir çocuğu linç eden topluluğa karşı çıkıp çocuğun asperger sendromlu olduğunu ilk söyleyen ve nedenlerini madde madde anlatan kişilerden biri bendim. hemen sonra oytun erbaş çocuğun asperger olduğunu yine söyledi. bir asperger sendromlu başka bir asperger sendromluyu tanır. bu da benim iddiam değildir, asperger sendromluların toplandığı ortamlarda yine kendileri bundan bahsediyor. asperger sendromu dışardan çok kolay fark edilebilir detaylar bütünü ancak otizmli olmayanlar kendisine benzemeyeni direkt olarak gözden çıkarıp linç ettiği için bunları göremiyorlar. otizmli olmayanların davranışları inanılmaz değişik. hakkatan gram anlam veremiyorum.

şimdi ben celal şengör'ü aklamaya çalışmam. ben asperger sendromunu anlatmaya çalışırım. celâl hoca yine tepki çekecek açıklamalar yapmış. ondan önce oytun yapmıştı. sıra sıra yapıyorlar böyle şeyler.

asperger sendromlu erkekler kadınlardan çoğu konuda ayrılır. asperger sendromunda bir kadın çok daha şanslı sayılır çünkü nihayetinde kadindir ve sosyal zekası daha yüksektir. kadınlar sosyal ortamlara çok daha kolay uyum sağlar. erkek asperger sendromlular ise bu konularda çok daha zorlanır. evet oradadır, bir şekilde en iyi bildiği işi yapıyordur ama psikolojik olarak tamamen içine sıkışmış haldedir. bir süre sonra her an ağrıyan karnına alışıp o ağrıyı hissetmemek ama sürekli seni bir şeyin rahatsız etmesi meselesi gibidir bu. asperger sendromlular ısı, koku ve vücut temasına karşı inanılmaz hassastır. bu nedenle sosyal ortamlarda oldukça anlamsız hareketler yaparlar.

bir diğer mevzu asperger sendromluların cinselliği algılama şekli ile alakalıdır. 100 asperger sendromluyu soruyorlar, cinsellikten nefret eden bir kişi çıkıyor ama bu meseleler tam tersi olarak biliniyor. sadece bir kişi düşkün gibi davranılıyor. oysa arka tarafta her gün bir kaç kez kendini bu konularda rahatlatmak zorunda kaldığını söyleyen sendromlular var. otizmli olmayanlardan ayrıldıkları bir başka nokta bu. cinsel istek kısmında bir farklılık var. bi de asperger sendromluların ilişki sırasında değişen hormon seviyesi nedenli kendilerini otizmli gibi hissetmeme ve tamamen normal hissetmeleri meselesi var. tüm tüm bunlar çok karmaşık meseleler ancak bir şekilde asperger sendromlu o hormon seviyesinin pesinde gidiyor. normal hissetmek mutlu hissettiriyor çünkü. madde kullanmak gibi düşünün. asperger sendromlu onu normal hissettiren o şeyin peşine düşüyor ama niyeti kötü olmuyor. sadece istediği şeyi nasıl alacağını bilmiyor. direkt olarak söylüyor, direkt olarak seni öpmek istiyorum falan diyor. hiç süzgeçleri yok çoğunun.

bu istekli halin ortaya çıkışı da üzücü şekilde gerçekleşebiliyor. bunun farkında olup bir şekilde isteğini düzene sokabilen asperger sendromlular toplumda daha rahat ilerliyor ancak yapmayanlara böyle davranışlar görüyoruz. böyle davranan asperger sendromlu içsel olarak kendisi de niyetinin farkında değildir. tamamen dürtüsel davranır. niyeti cinsel taciz değildir ama davranışı tacizdir. sosyal zekası çok çok düşük olduğu için işler iyice karışıyor. içindeki cinsel enerji, sosyal ilişkilerde olan davranış bozuklukları ve dürtüsel davranma birlikte görülünce olan bu.

zaten asperger sendromlulara bu nedenle özel eğitim veriliyor. hangi davranışın ne anlama geldiği tek tek öğretiliyor. bir asperger sendromlu sosyal ilişkiyi oluşturan tüm davranışları anlayamaz. bazılarını anlar ve uygular. sürekli öğrenmeye devam eder ama hep eksik kalır. asperger sendromunun ne olduğunu tek örnekle anlatayım, bir asperger sendromlunun insanları nasıl gördüğünü daha iyi anlayacaksınız.

annen çocukken seni dövüyor. annenle ilgili bildiğin tek şey seni dövüyor olduğu. öncesinde sana bağırmıyor, yüzünde seni döveceğine dair hiçbir şey yok, hiçbir mimik yok. geliyor ve dövüyor. çünkü asperger sendromlu özellikle çocukluk döneminde ne mimikleri ne de ses tonunu bilir, anlar. bildiği tek sey annesinin onu dövdüğüdür. bu nedenle annesiyle de tam olarak bağ kuramayan çok fazla asperger sendromlu vardır. erkekler daha az mimik kullanıp daha stabil davranabildigi için erkekler daha az karmaşık gelir otizmli insanlara.

ha işte asperger sendromlu erkeklerin çoğu o çocuk. ancak o çocuklar şizofren değil. asperger sendromlu. bunun ayrımını çok iyi yapalım.

benim celal hocayı aklama derdim yok. dinlemedim bile söylemini, anladığım kadarıyla bir taciz iddiası var. kimisi hayır taciz niyetli değil diyor. celal hocanın gerçek niyetini ben bilemem. ben asperger sendromunu çok iyi bilirim.

dediğim gibi asperger karmaşık bir mevzudur. çocukluk cağında görülen belirtileri düzeltmeye çalışan bazı uzmanlar, sendromluları ergenlik ve yetişkinlik döneminde içine kapanacak, cinsellikten nefret edecek, sosyal iletişim kurmak istemeyecek insanlar gibi görüyorlar ve ileriye yönelik düzeltmeleri çoğunlukla yapmıyorlar. toplum olarak asperger sendromlu ünlü insanların bu tür yanlış davranışlarını, çocuk asperger sendromlular yapmasın diye uğraşsak, eğitimi sosyal ve cinsel yönden versek bence daha iyi yaparız. sadece parçalamaya ve yok etmeye çalışıyoruz, düzeltmeye çalışmıyoruz.

özetle asperger sendromlular şizofren değildir. celâl hoca'da çok açık şekilde asperger sendromludur. teşekkürler. bb.
devamını gör...

bayram falan gelince hatırlatın başlığı tekrar canlandıralım,yoldaş benjamin üç beş bişey ateşler belki biz yazar dostlarına.
devamını gör...

aktif yazar sayısı:5691
aktif çaylak yazar sayısı:7084 diyerekten duruma el koyuyorum.

tek tek yazar ismi verecek kadar daha canıma susamadim. alınmaca gücenmece,yazıklar olsun adım yazılmamış diyenlere, sus sözlük halkına oynama be artık diyenlere gelsin *


t: tüm sözlük üyeleri diyerek konuyu tatlıya bağlayan whis'cik.

(bkz: biz bu kafaya kolay gelmedik)
devamını gör...

15 yıldır müzikle uğraşıyorum. bu benim mesleğim değil ama profesyonel olarak ilgileniyorum. hatta işimden arta kalan zamanlarda gitar eğitmenliği de yapıyorum. ekipman vs enstrüman almak çok pahalı bu da yaptığın müziğin ileri gitmesini engelliyor. bu piyasada da bir ponzi üçgeni hakim. hep üstekiler kazanıyor bunu maddi olarak söylemiyorum ,yaptıkları iş bazında.yaptıkları işlerin ne kadar kaliteli olduğu da tartışılır. benim gibi bir çok insan olduğunu düşüyorum. bu sebeplerden ötürü tamamen müziğe yönelemiyorlar. bu durum kaygı seviyelerini artırıyor.sonucunda üretemiyorlar ve biz de hep aynı tınıları hep aynı sözleri duyuyoruz. youtuberlar bile sırf kitleleri var diye şarkı yapıyorlar ve milyon görüntülenmeye ulaşıyorlar . gerçekten müzik yapanlar ise puslu köşelerine çekiliyor. sırf yaptıklarının duyulması için ciddi bir pr almam gerekiyor bu da olmayan için çok zor bir durum. bir yerlere gelmiş olanların sırf sesinin güzelliğinden olmadığı aşikar. sonuç gerçekten bu koşullarda müzik yapmak çok zor , yeni birilerini keşfetmek istemeyen dinleyici kitlesi de çok. kulaklarının konfor alanından ne yazık ki çıkamıyorlar, bildik sularda yüzmek istiyorlar. umarım ilerisi için bu durum düzelir, bu işi gerçekten yapanlar istediği kitleye ulaşabilir.
devamını gör...

"senin önünden geçip sana bakmayacağım."
devamını gör...

koca okyanusta nadir bulunan inci tanesi gibi sözlükte de nadir bulunan yazarlardan. boş işlerle uğraşmadan bilgi birikimini aktarmaya çalışıyor, aklı başında yorumlar yapıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim