adobe tarafından geliştirilen vektörel çizim yapma programıdır. vektörel çizim yapabilenlere her zaman gıptayla bakmışımdır. vektör çizimin, hem küçük boyutlu olması hem de 20 katlı binaya kaplama reklam yapsanız yine formatı bozulmadan, pikselleşme olmadan kullanabilmek artıları sayılabilir. sırf bu sebepten bile kullanılabilir.

çevremdeki grafikle uğraşan dostlarım paint'e benzetiyor bu programı. "yaparsın ya, çok basit." diyorlar. bende mi problem var, yoksa onlar mı çok basite indirgiyor bilmiyorum ama bence bu program çin işkencesinden farksız.

biraz öğrensem severim belki.
(bkz: bilemiyorum altan)
devamını gör...

orijinal adı bartleby, the scrivener: a story of wall street olan eser. hikayenin sonunda keşke herman melville katip karakterimizin davranışlarının sebebini açıklamasaydı dedirtmiştir bana, ucu açık bırakılsaydı daha güçlü bir anlatı olabilirdi. ama tabii ki bu haliyle de bir başyapıttır.
devamını gör...

iki gündür daha önce yapmadığım bir şeyi yapıyorum. nevresimime burnumu siliyorum. önceleri bir sürü peçete harcardım yerler yatağım sümüklü peçete olurdu. şimdi yorganım sırılsıklam oldu ve beni üşütüyor ıslatıyor o derece. ağlayınca bu kadar sümüklü olan bi serenay sarıkaya bi de ben varımdır. tabi panik atak geçirildi o inleme nöbetleri sona erdi ve rahatlamayla yorgunluk arası ruh haline girildi. öyle yazıyorum bu satırları. yorganım yastığım ıslak. kendimden tiksiniyorum, takıntılıyım ayak tarafını da yukarı çeviremiyorum, uyuyamıyorum kısaca. uyut allahım.
devamını gör...


duygusal olarak değişken” kişilik bozukluğu olarak da anılır.
bu kişilerin birkaç saat ya da birkaç gün yoğun olarak yaşadığı duygular birdenbire değişebilir. kendilerini çok mutlu ve güvende hissederken bir anda üzgün ve kaygılı olabilirler. ayrıca kontrol edemedikleri yoğun öfke duyguları olabilir. sinir atakları geçirebilirler. daha sonra bundan pişmanlık duyup utanç ve suçluluk duygusu yaşayabilirler.
başkalarının (aile bireyleri, sevdikleri ya da arkadaşları) kendilerini bırakmasından, ayrılıp gitmesinden çok korkarlar ve bunun gerçekleşmemesi için olmadık yollara başvurabilirler (gitmemesi için yalvarmak, sarılıp bırakmamak, kavga çıkarmak, giden kişinin ardına düşmek ya da onu izlemek, hatta önünü kesmek gibi).

kimi zaman kendilerini severlerken, kimi başka zaman kendilerini sevimsiz ve değersiz bulurlar, kendilerinden nefret ederler, hatta kendilerini bir “şeytan” gibi gördükleri bile olur. kim oldukları konusunda içsel bir barışıklık içinde olmadıkları için sık sık iş, arkadaş, sevgili, eş, din değiştirirler; dış görünümlerini değiştirirler.

iyi bir ilişki kurmakta ve bunu kalıcı bir biçimde sürdürmekte çok güçlük çekerler. kolay aşık olurlar, aşık oldukları her kişinin kendilerini çok iyi hissettireceğini, kendilerini bir bütün olarak hissettireceğini düşünürler, ancak çok kısa bir süre sonunda büyük bir düş kırıklığına uğrarlar. başkalarını değerlendirmelerinde de büyük gelgitler yaşarlar. bir gün göklere çıkardıkları bir kişiyi, ertesi gün yerin dibine sokabilirler. bir gün, büyük bir tutkuyla bağlandıkları bir kişiden, bir başka gün nefret edebilirler.
devamını gör...

bu işlerin bu kadar anlamsız şekilde dallanıp budaklanmasını mantıksız bulan kadın.

git at imzanı bitti gitti işte. ne gerek var tantanaya? resmen başkaları için yapılan ve anlamsız derecede pahalı olan, sıkıcı bir organizasyon. bir düğünde eğlenen kişi bence cindir.

bir şey daha yazacaktım da vazgeçtim. trollük sınırından girmiş olurum sanırım onu da yazarsam *
devamını gör...

zamanla kullanıldığınızı hissettiğinizde, sahte samimiyete tahammül edemediğinizde, yapılan yanlışlara rağmen şans verdiğinizde ve iyi niyetiniz defalarca suistimal edildiğinde yapılan eylem.
devamını gör...


baba bugün dağlar yeşil boyandı
kim yaktı kim uyandı
gözlerim agam kalbime ataş düştü
içinde yar da yandı
gözlerim agam su serptim ataş sönsün
serptigim su da yandı
aman amaaan, amaaan amaaan amaan
amman amman aman elinden
di gel otur o güzel boyuna ben de ölem

baba bugün dağlar başı dolu kar
benzim sarı ufkum dar
gözlerim agam her gelen benzim sorar
bilmez kalbimde ne var
aman amaaan, amaaan amaaan amaan
amman amman aman elinden
di gel otur o güzel boyuna ben de ölem.


devamını gör...

o çay içtiğin çay değil, bir çeşit akarsu olan çay.

sebebide çay'ın buz gibi olması, yazın dahi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kalabalık bayram toplantılarında, yokluğunu her zerresiyle hissettiren yetimlik.
o mahcubiyet o keder ile küçücük bedeninin bırak koca eve sanki yeryüzüne sığamayışı.
düğüm, serim ve ölüm.
devamını gör...

(bkz: bir gün sağcı bir gün solcu bir gün feminist bir gün komünist olan sözlük)
edit: kuyruk acısı olan yazar beyanı. birilerinden ret yemiş anlaşılan.
devamını gör...

genelde olumsuzluk pompalayan sözler

evleneceksin - allah kurtarsın
çocuk olur - şimdi sıçtınız, geceniz gündüzünüze karışacak
askere gidersin - sen bu kafayla kesin dayak yersin
iş kuracaksın - maaşlı iş candır, gelirin giderin belli abi
işe girersin - insan kendi işinin patronu olacak varya mis
hasta olursun - ooo gözün toprağa bakıyo
araba alırsın - çok yakıyo bunlar, parçası pahalı, falancada vardı tamirciden çıkamazdı

gibi gibi gibi.
devamını gör...

faizi artırmasına değil de görevden alınmasına saşıranlar anlatsa da dinlesek biraz.
devamını gör...

mansur yavaş'ın alışmadığımız derecede insanlara değer vermesi dolayısıyla insanlara umut veren durum.
devamını gör...

bir gün bir eğitim videosu izlemem gerekiyordu, bi de ne göreyim hintli bir arkadaş. sonrası malum, hiçbir şey anlamadım ve eğitimi kapattım.
devamını gör...

birden fazla kültür katının üst üste birikmesinden meydana gelen üstü düz suni tepelerdir. höyükleriskan ya da yerleşme alanlarıdır. bununla birlikte tümülüslerle karıştırılmaktadırlar.
devamını gör...

hala şiddet gören, öldürülen kadınlardır.
devamını gör...

paralel evrenler.
devamını gör...

arkadaşın sandığın kişi ile evlendiğin an*.
devamını gör...

ne ettik biz size hep bir elestiri? aslinda bu olmasi gereken bir durum degil midir? moderatorlugu bir kenara birakiyorum, gunluk hayatta da ileri duzeyde samimiyetimizin olmadigi insanlara siz diye hitap etmek kurulan resmiyetin hatta duyulan sayginin bir gostergesidir. bence olmasi gereken bir hitap seklidir. boyle ufak detaylara cok takilmamali ayrica oyle degil mi?
devamını gör...

1960 yapımı bir sinema şahaseri. öyle bir filmdir ki bu, hapisten kaçarlarken yeri kazdıkları 8 dakikalık sahneyi hipnoz edilmişcesine izletir insana.

fransız sinemasının belki en iyisi, dünya sinemasının bana göre tartışmasız bir numarası, gerçek bir başyapıt.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim