normal sözlük yazarlarının karalama defteri
günler ne çabuk geçiyor değil mi? özlüyoruz geçen günlerimizi ve akıp giden yılları ama maalesef izlemek ile yetiniyoruz . geçmişi öyle özlüyorum ki ... kaygısız ,rahat ve neşeli. sokaklarda oradan oraya koştuğumuz ve her şeyden önce samimi olunan günleri . birbirini kollayan çocuklar vardı yani esaslı dostluk bağı vardı peki ne oldu onlara ? maalesef kayboldu. şimdi sadece ama sadece menfaat var ,dostluklar ise yok. samimiyet yok ,riyakarlık var . ne kadar acıdır ki çocukken birbirine güvenen çocuklarda yok artık. dürüstlük her daim yüceltilen kadim bir erdemdir değil mi ? artık o da yok maalesef ama onun yerini de fitne ve fesatlık aldı . her neyse bunlar üzücü mülahazalar biraz da mutluluk veren şeylerden bahsetmek lazım mesela bahar ya da bir güneşin doğuşu gibi. ne kadar güzel değil mi bahar ? insanın içine huzur ve mutluluk veren güzel bahar ....
bütün bu negatifliğin ve toksikliğin dışında güneşin doğuşunu da izlemek gerçekten muazzam bir şey . her gün , her saat altın değerinde ama işte nankörlük ediyoruz bazen bu güzelliklere .... hep derlerdi de inanmazdım ama sahi eski günleri işte insan böyle özlüyor . iyi insanlar biriktirmek lazım insan onu da fark ediyor yani dürüst dostluklar lazım . zamanın her bir zerresi kıymetli ve özel maalesef geriye de alınamıyor o kıymetli vakitler onun için daima dürüst kalmaya ve hayal etmeye devam ederek hayaller için çabalamaya devam !
içindeki iyiyi ve dürüstlüğü saklayabilen o güzel insanlara da selam olsun !
bütün bu negatifliğin ve toksikliğin dışında güneşin doğuşunu da izlemek gerçekten muazzam bir şey . her gün , her saat altın değerinde ama işte nankörlük ediyoruz bazen bu güzelliklere .... hep derlerdi de inanmazdım ama sahi eski günleri işte insan böyle özlüyor . iyi insanlar biriktirmek lazım insan onu da fark ediyor yani dürüst dostluklar lazım . zamanın her bir zerresi kıymetli ve özel maalesef geriye de alınamıyor o kıymetli vakitler onun için daima dürüst kalmaya ve hayal etmeye devam ederek hayaller için çabalamaya devam !
içindeki iyiyi ve dürüstlüğü saklayabilen o güzel insanlara da selam olsun !
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaşları
bugün itibariyle 36’ya veda ediyorum.*
devamını gör...
araba reklamları
lokanta camına ekmek banan kemal sunal gibi izlediğim reklamlardır.
devamını gör...
inside

bugün deneyimlediğim karanlıklar içerisinde bir çocuğun fener tutan adamlardan gizlenmesi ve kaçması oyunudur.
doğal sesleri insanı içine çekiyor. karanlıkta yürümeyle birlikte yağmur sesi vs.
geceyarısı ormanda sanki bir doğa yürüyüşü gibi geldi bana. tabi koştuk, kaçtık da.
düzenleme: ilerleyen bölümlerde sizi daha distopik hava ve hikayesini oyunculara bırakan oyun bekliyor.
alternatif son için ışıklı tüplerin kablolarını kesmelisiniz.
devamını gör...
celebrant sorularınızı yanıtlıyor
1-) hep sen mi ağladın?
2-) hep sen mi yandın?
3-) sen beni gönlünce mutlu mu sandın?
sevgili celebrant cevaplarsa sevinirim.
2-) hep sen mi yandın?
3-) sen beni gönlünce mutlu mu sandın?
sevgili celebrant cevaplarsa sevinirim.
devamını gör...
hipomimi
kişi konuşurken duygusal tonun mimiklere yansımaması, yüz ifadesinde donuklaşma anlamına gelir. hipomimide mimik hareketleri ortadan kalkmış, göz kırpma azalmıştır. "maske yüz" de denir. parkinson ve şizofreni hastalarında görülür.
katkılarından dolayı sevgili sofmusic'e teşekkür ederim.
katkılarından dolayı sevgili sofmusic'e teşekkür ederim.
devamını gör...
şimdi ananı laciverte boyadım
yedi bela hüsnü filminde geçen replik.
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
devamını gör...
anime önerileri
izlediğim anime dizileri ve yorumlarım:
erased: izlediğim ilk anime dizisi. yanlış anlaşılma durumuna düşen polisler tarafından aranan esasoğlanımız her bir şey olduğunda geçmişe gider. çocukluğunda bir kız arkadaşını öldüren ve devamlı hale getiren çocuk katilini bulma peşine düşer.
monster: psikolojili, gerilimli ve biraz da aksiyonlu anime serisi. ana tema ana karakter harici diğer karakterlere de etki ettiği ve onların da hikayesini ele aldığı için tek yönlü diyemeyeceğim, kısa masal kitapları bile tasarlanmış anime dizisi.
holywood filmlerine taş çıkarır, öyle diyeyim.
fullmetal alchemist brotherhood: dünyanın enerjisini kullandıkları bir simya konusu geçiyor. eşit takas prensibi animede sıkça geçen bir deyim. bir hata sonucu vücudunu kaybeden alphonse ve sol kolunu ve sağ bacağını kaybeden abisi edward bir arayış içinde maceraya atılırlar. açılış ve kapanış şarkıları bayağı güzel ve ortaya karışık anime yapmışlar. hayat dersleri veriyor, aksiyon da var, o aile sıcaklığı hissiyatını da veriyor.
death note: adaleti sorgulatan bir anime. animelerin klasiğidir ve başyapıtlarından üste oynar. animeye yeni başlayanlar için psikoloji ve zeka seviyorsanız kesinlikle öneririm. kalbime işlemiş ilk animedir kendileri.*
sırf canı sıkıldığından animeyi başlatan troll ryuk için dahi izlenir.
death parade: death note'dan sonra boşluğa düşüp ona yakın bir anime arayışına girdiğimde izlediğim mini dizidir. hayat dersleri veren bir anime dizisi. spoiler yemeyin, izleyince bölümün sonunda nerde geçtiğini anlarsınız.
terror in resonance: kesinlikle başyapıt ama hızlı bitmesiyle tadı damağımda kaldı(az ve öz). çizimleri harika ve yunan mitolojisini esas alan psikolojik eser. sonunda ağlatabilir.
another: korku filmi tadında bir tür. bir kasabada her sene lise 3-3 sınıfında kendisinin ölü olduğunu bilmeyen bir öğrenci yerleşir. kimse ölmesin diye öğrenciler her 3-3'e geldiğinde bir kişiyi ölü olarak oylayıp görmezden gelirler. bana göre opening şarkısı bayağı güzel, telefonuma indirdim.
mirai nikki: 12 günlük kullanıcısının birbirleriyle mücadelesini anlatan içerisinde bir tane yandere kızımızı bulunduran anime. içerisinde çıplaklık ve çokça kan var, 18 yaş altı iseniz tavsiye etmem.
hellsing ultimate: mirai nikki'ye kan ve aksiyonda fark atan dracula'lı animemiz. vampir ve zombi avcısı olan hellsing yanındaki alucard ile ve onun vampir yaptığı kızımızla işbirliği içinde nazi zombilerle mücadele ediyor. çok kan ve dehşet istiyorsanız izlediğim tüm animeleri sollayan bir dizi. animenin ayrıntıları için bayağı süre harcamışlar. yine kan görmeyi kaldıramıyorsanız önermem.
guilty crown: ne yalan söyliyim başlarda beni sarmadı. sonlara doğru biraz odaklanabildim diyebileceğim bir anime. en çok canımı sıkan hala saf karakterle takılan esasoğlanımızın teee son bölümlere doğru aklı başına gelmesidir. esasoğlanımız kralın gücü diye adlandırılan bir gücü yanlışlıkla elde ederek insanların kalbinden onların karakterlerine göre alet alabiliyor ve salgın bahanesiyle ülkenin içine edenlere karşı bir grubuyla mücadele içine giriyorlar. (tabi aşık olduğu bir kızımız da var, yanında savaşıyor.)
one punch man: komedi ve ironi sevenler için kesinlikle önerebileceğim bir anime. tüm sezonlarını izleyebilirsiniz. diğer animelerdeki dağları, taşları aşarak olağanüstü güç elde eden karakterlerle baya dalga geçmiş. çok güçlü olması tek yumruğuyla rakiplerini indirebilmesi karakterimizi sıkıyor ve daha güçlü rakipler aramaya başlıyor. genellikle son zamanlarda gelmesiyle ünlüdür.
mob psycho 100: one punch man havası olan psişik güçleri konu alan anime serisi, one punch man'deki aynı mangaka tarafından çıkan ürün. siz de farklı bir konu arıyorsanız size göre, ben sevdim.
arakawa under the bridge: komedinin ve deliliğin dibine vurmuş bir anime dizisi.
ailecek borçlanmama prensibiyle yaşayan esasoğlanımız şirketin başına geçecek veliahtken kendini köprüaltında buluverir. çünkü hayatını bir kız kurtarır ve borcunu ödemek ister. o günden sonra iyice onlardan olmaya başlar. ki kendisi de öyle diye oraya çekilme ihtimali var. başlarda sarmasa da ortalarda beni içine çekmeye başardı. sonlara doğru iyice gülmekten ağzım kulaklarıma gelmişti. tabi borçlandığı kızımıza aşıktır.
arakawa under the bridgexbridge de serinin 2. sezonudur. efektli olmasıyla ve yeni karakterlerin eklenmesiyle biraz farklı bir hava vermişler.
"gezo"ya arakawa under the bridge anime önerisi için teşekkür ederim.*
izlediğim anime filmleri ve yorumlarım:
spirited away: hayao miyazaki şaheseri. küçük kızın ruhlar bölgesine girmesiyle başlayan macerasına tanık olacak ve o harikulade sanattan, manzaralardan gözlerinizi alamayacaksınız.
eğer vaktiniz yoksa animeye spirited away'den başlayabilirsiniz. kendileri de benim ilk anime filmim olur.
prenses mononoke: hayao miyazaki'nin yine harikulade manzaralı bir anime filmidir. doğa ve insanların savaşını anlatan filmde kızımız doğadan yanadır.
a whisker away: bir netflix anime filmidir. arada bir maske takmasıyla kediye dönüşür ve
sevdiği oğlanın bir kedisi olur. sonraları insanlığını kaybeden kız bir maceraya atılır.
your name: bir sanat eseri daha. çok güzel manzaraları olan japon kültürü ve inanışı ile ilgili bağlantılı olayları olan bir anime filmi.
mutlaka izlemeniz gerekiyor. iki kişi hem beden değiştiriyor hem de spoiler olacağı için söylemiyorum. izleyince anlarsınız.
erased: izlediğim ilk anime dizisi. yanlış anlaşılma durumuna düşen polisler tarafından aranan esasoğlanımız her bir şey olduğunda geçmişe gider. çocukluğunda bir kız arkadaşını öldüren ve devamlı hale getiren çocuk katilini bulma peşine düşer.
monster: psikolojili, gerilimli ve biraz da aksiyonlu anime serisi. ana tema ana karakter harici diğer karakterlere de etki ettiği ve onların da hikayesini ele aldığı için tek yönlü diyemeyeceğim, kısa masal kitapları bile tasarlanmış anime dizisi.
holywood filmlerine taş çıkarır, öyle diyeyim.
fullmetal alchemist brotherhood: dünyanın enerjisini kullandıkları bir simya konusu geçiyor. eşit takas prensibi animede sıkça geçen bir deyim. bir hata sonucu vücudunu kaybeden alphonse ve sol kolunu ve sağ bacağını kaybeden abisi edward bir arayış içinde maceraya atılırlar. açılış ve kapanış şarkıları bayağı güzel ve ortaya karışık anime yapmışlar. hayat dersleri veriyor, aksiyon da var, o aile sıcaklığı hissiyatını da veriyor.
death note: adaleti sorgulatan bir anime. animelerin klasiğidir ve başyapıtlarından üste oynar. animeye yeni başlayanlar için psikoloji ve zeka seviyorsanız kesinlikle öneririm. kalbime işlemiş ilk animedir kendileri.*
sırf canı sıkıldığından animeyi başlatan troll ryuk için dahi izlenir.
death parade: death note'dan sonra boşluğa düşüp ona yakın bir anime arayışına girdiğimde izlediğim mini dizidir. hayat dersleri veren bir anime dizisi. spoiler yemeyin, izleyince bölümün sonunda nerde geçtiğini anlarsınız.
terror in resonance: kesinlikle başyapıt ama hızlı bitmesiyle tadı damağımda kaldı(az ve öz). çizimleri harika ve yunan mitolojisini esas alan psikolojik eser. sonunda ağlatabilir.
another: korku filmi tadında bir tür. bir kasabada her sene lise 3-3 sınıfında kendisinin ölü olduğunu bilmeyen bir öğrenci yerleşir. kimse ölmesin diye öğrenciler her 3-3'e geldiğinde bir kişiyi ölü olarak oylayıp görmezden gelirler. bana göre opening şarkısı bayağı güzel, telefonuma indirdim.
mirai nikki: 12 günlük kullanıcısının birbirleriyle mücadelesini anlatan içerisinde bir tane yandere kızımızı bulunduran anime. içerisinde çıplaklık ve çokça kan var, 18 yaş altı iseniz tavsiye etmem.
hellsing ultimate: mirai nikki'ye kan ve aksiyonda fark atan dracula'lı animemiz. vampir ve zombi avcısı olan hellsing yanındaki alucard ile ve onun vampir yaptığı kızımızla işbirliği içinde nazi zombilerle mücadele ediyor. çok kan ve dehşet istiyorsanız izlediğim tüm animeleri sollayan bir dizi. animenin ayrıntıları için bayağı süre harcamışlar. yine kan görmeyi kaldıramıyorsanız önermem.
guilty crown: ne yalan söyliyim başlarda beni sarmadı. sonlara doğru biraz odaklanabildim diyebileceğim bir anime. en çok canımı sıkan hala saf karakterle takılan esasoğlanımızın teee son bölümlere doğru aklı başına gelmesidir. esasoğlanımız kralın gücü diye adlandırılan bir gücü yanlışlıkla elde ederek insanların kalbinden onların karakterlerine göre alet alabiliyor ve salgın bahanesiyle ülkenin içine edenlere karşı bir grubuyla mücadele içine giriyorlar. (tabi aşık olduğu bir kızımız da var, yanında savaşıyor.)
one punch man: komedi ve ironi sevenler için kesinlikle önerebileceğim bir anime. tüm sezonlarını izleyebilirsiniz. diğer animelerdeki dağları, taşları aşarak olağanüstü güç elde eden karakterlerle baya dalga geçmiş. çok güçlü olması tek yumruğuyla rakiplerini indirebilmesi karakterimizi sıkıyor ve daha güçlü rakipler aramaya başlıyor. genellikle son zamanlarda gelmesiyle ünlüdür.
mob psycho 100: one punch man havası olan psişik güçleri konu alan anime serisi, one punch man'deki aynı mangaka tarafından çıkan ürün. siz de farklı bir konu arıyorsanız size göre, ben sevdim.
arakawa under the bridge: komedinin ve deliliğin dibine vurmuş bir anime dizisi.
ailecek borçlanmama prensibiyle yaşayan esasoğlanımız şirketin başına geçecek veliahtken kendini köprüaltında buluverir. çünkü hayatını bir kız kurtarır ve borcunu ödemek ister. o günden sonra iyice onlardan olmaya başlar. ki kendisi de öyle diye oraya çekilme ihtimali var. başlarda sarmasa da ortalarda beni içine çekmeye başardı. sonlara doğru iyice gülmekten ağzım kulaklarıma gelmişti. tabi borçlandığı kızımıza aşıktır.
arakawa under the bridgexbridge de serinin 2. sezonudur. efektli olmasıyla ve yeni karakterlerin eklenmesiyle biraz farklı bir hava vermişler.
"gezo"ya arakawa under the bridge anime önerisi için teşekkür ederim.*
izlediğim anime filmleri ve yorumlarım:
spirited away: hayao miyazaki şaheseri. küçük kızın ruhlar bölgesine girmesiyle başlayan macerasına tanık olacak ve o harikulade sanattan, manzaralardan gözlerinizi alamayacaksınız.
eğer vaktiniz yoksa animeye spirited away'den başlayabilirsiniz. kendileri de benim ilk anime filmim olur.
prenses mononoke: hayao miyazaki'nin yine harikulade manzaralı bir anime filmidir. doğa ve insanların savaşını anlatan filmde kızımız doğadan yanadır.
a whisker away: bir netflix anime filmidir. arada bir maske takmasıyla kediye dönüşür ve
sevdiği oğlanın bir kedisi olur. sonraları insanlığını kaybeden kız bir maceraya atılır.
your name: bir sanat eseri daha. çok güzel manzaraları olan japon kültürü ve inanışı ile ilgili bağlantılı olayları olan bir anime filmi.
mutlaka izlemeniz gerekiyor. iki kişi hem beden değiştiriyor hem de spoiler olacağı için söylemiyorum. izleyince anlarsınız.
devamını gör...
benzin çekmek
fena baş ağrısına sebep olan durum. ilk başlarda güzel kafası vardır ancak sonraları hiç etkisi olmaz.
edit: zararlıdır, önerilmez, evde denemeyiniz.
edit: zararlıdır, önerilmez, evde denemeyiniz.
devamını gör...
taviz vermek
bazı şeylerden “ödün vermek” anlamında kullanılan kelimedir.
devamını gör...
dünyanın en gizemli olayları
makinaya atılan çorapların tekinin kaybolması.
devamını gör...
flash tv oyunculuğu
kaleci saçlı adam ve sarı bıyık unutulmaz.
devamını gör...
matematik felsefesi
matematiğin temellerinin mevzu bahis edildiği disiplindir. bugünün felsefesinin temelleri matematik felsefesi üzerine kuruludur.
antik yunanca'da mathema* kelimesinden türeyen matematik, saf ve uygulamalı matematik olarak ikiye ayrılır. saf matematik soyut matematiksel kavramların arasındaki ilişkiyi incelerken, uygulamalı matematik fiziksel olguların matematiksel modellemelerine çalışır. matematik felsefesinin konusu saf matematiktir.*
matematiksel disiplinlerde aksiyomlardan* hareketle, mantık kuralları uygulanarak sonuç elde edilir. savlar belirlenir ve aksiyomlara dayandılarak kanıtlanır. ancak tanımlanamayan ve sezgiyle kavranılan şeyler de vardır. mesela nokta, doğru gibi kavramların euclidien geometride tanımı yoktur. 'küme' ve 'eleman olma'nın da kümeler kuramında bi tanımı yoktur. işte bu sebeple matematik ''tanımsızlık'' ile başlar ve en sonunda da tanımı yapılamzaz nesnelere dayanır. tanımsız kavramlar kabul edilmeden matematik yapılamaz. matematik felsefesi işte tam da buradaki tanım ve aksiyomları tartışmaya açar. matematiksel nesnelerin dış gerçeklikle alakası nedir? gerçekten bu nesneler var mıdır? varsa nerededir? matematiksel bilginin kaynağı nedir? bunun gibi dolusuyla soru sorar. euclidien olmayan geometrilerin doğuşuyla beraber ortalık tam savaş alanına döner ve matematiksel doğruluk kavramı hakkında yepyeni tartışamalara sebep olur. mantık ve matematik ilişkisi ise başlı başına disiplin olacak bir muhtevaya sahiptir.
antik yunanca'da mathema* kelimesinden türeyen matematik, saf ve uygulamalı matematik olarak ikiye ayrılır. saf matematik soyut matematiksel kavramların arasındaki ilişkiyi incelerken, uygulamalı matematik fiziksel olguların matematiksel modellemelerine çalışır. matematik felsefesinin konusu saf matematiktir.*
matematiksel disiplinlerde aksiyomlardan* hareketle, mantık kuralları uygulanarak sonuç elde edilir. savlar belirlenir ve aksiyomlara dayandılarak kanıtlanır. ancak tanımlanamayan ve sezgiyle kavranılan şeyler de vardır. mesela nokta, doğru gibi kavramların euclidien geometride tanımı yoktur. 'küme' ve 'eleman olma'nın da kümeler kuramında bi tanımı yoktur. işte bu sebeple matematik ''tanımsızlık'' ile başlar ve en sonunda da tanımı yapılamzaz nesnelere dayanır. tanımsız kavramlar kabul edilmeden matematik yapılamaz. matematik felsefesi işte tam da buradaki tanım ve aksiyomları tartışmaya açar. matematiksel nesnelerin dış gerçeklikle alakası nedir? gerçekten bu nesneler var mıdır? varsa nerededir? matematiksel bilginin kaynağı nedir? bunun gibi dolusuyla soru sorar. euclidien olmayan geometrilerin doğuşuyla beraber ortalık tam savaş alanına döner ve matematiksel doğruluk kavramı hakkında yepyeni tartışamalara sebep olur. mantık ve matematik ilişkisi ise başlı başına disiplin olacak bir muhtevaya sahiptir.
devamını gör...
huzursuz bağırsak sendromu
hassas bağırsak sendromu ya da irritabl bağırsak sendromu olarak da bilinir.
karında kramp, ağrı, şişkinlik, gaz, ishal, kabızlık gibi belirtileri olan kronik bir rahatsızlıktır. oldukça yaygındır. sebepleri net olmamakla birlikte çözümü genellikle hareket ederek bağırsaklara da hareket vermektir.
çoğu zaman başka rahatsızlıklarla karıştırılıp soluğu hastanede alma sebebidir. bir şekilde gaz çıkarıldığında kişi rahatlar ve bu muymuş, der. anlamsız bir yerde anlamsız saatlerde yürüyen insanlar gördüğünüzde sebebinin hbs olduğunu tahmin edebilirsiniz.
karında kramp, ağrı, şişkinlik, gaz, ishal, kabızlık gibi belirtileri olan kronik bir rahatsızlıktır. oldukça yaygındır. sebepleri net olmamakla birlikte çözümü genellikle hareket ederek bağırsaklara da hareket vermektir.
çoğu zaman başka rahatsızlıklarla karıştırılıp soluğu hastanede alma sebebidir. bir şekilde gaz çıkarıldığında kişi rahatlar ve bu muymuş, der. anlamsız bir yerde anlamsız saatlerde yürüyen insanlar gördüğünüzde sebebinin hbs olduğunu tahmin edebilirsiniz.
devamını gör...
türk sanat müziği
ilkokulda olduğum sıra, kendi aramızda şarkı yarışması yaparken, söylediğimiz şarkıların türü.
çok popülerdi o zaman. *
mesela bir ilkbahar sabahı.
çok popülerdi o zaman. *
mesela bir ilkbahar sabahı.
devamını gör...
kişisel ileti
sınırsızca değiştirebilen kafa sözlük özelliğidir.
devamını gör...
koku hafızası
pide kokusu oh ramazan geldi, çamaşır suyu kokusu temizlik zamanı geldi, bahar kokusu bunu iki yerde bulabilirsiniz biri çok sevdiğiniz birinin saçlarında diğeri taze çiçek açmış ağaç dalında. kim demiş koku hafızası yoktur dedirten başlık.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir görsel bırak
devamını gör...



