çin'de bir çinlinin başına gelenler
jules verne'nin, konusuyla insanı eğlendirirken, aynı zamanda okurun 19. yüzyılın çin'i hakkında epey bir bilgilenmesini sağlayan kitabıdır. çin tarihi, coğrafyası ve kültürü hakkında ve çinlilerin hayata bakışı hakkında inanılmaz güzel bilgiler var kitapta.
hikaye, kin-fo adındaki zengin ve hayata karşı kayıtsız bir adamın bir gün bütün servetini kaybettiğine dair bir mektup almasıyla başlar. bunun üzerine kin-fo, yüklü miktarda bir hayat sigortası yaptırıp hem yakın arkadaşı hem de akıl hocası, aynı zamanda da eski bir asi olan wang'dan kendisini öldürmesini ister. wang, sözünün eri bir insandır. kin-fo artık huzur içinde öldürülmeyi bekleyebilir. ama tüm bunların yaşandığı esnada kin-fo, yeni bir haber daha alır. servetini kaybettiği haberi asılsız çıkmıştır. wang'ın artık kin-fo'yu öldürmesine de gerek kalmamıştır. ama wang ortadan kaybolmuştur. bunun üzerine kin-fo, hem wang'ın onu kolayca bulmaması hem de wang'ı, wang onu bulmadan bulmak için bir yolculuğa çıkar.
kitapta, yer isimleri biraz kafamı karıştırmadı değil. çoğu yeri googleda arattığınızda kolay kolay bulamıyorsunuz. benim, okurken, neresi olduğunu merak ettiğim bir kaç yer var altta. ama doğru noktaları bulduğumdan yüzde yüz de emin değilim açıkçası.
(alfa kitaptan çıkan baskıyı okudum ben. 1. baskı. sayfa sayıları bu kitaba göre.)
1. ming xiaoling mozolesi ; sayfa 127'de gravürü bulunan ve verne'nin ''granitten dev hayvanların kenarında bulunduğu, bitmek bilmeyen bir cadde...'' diye tanımladığı yer.
2. shibaozhai pagoda ; sayfa 131 ''... deresinin ortasında yükselen tapınak...''
3. the stele forest, beilin museum ; sayfa 137'de geçen ''tablet ormanı''
4. tong pass ; sayfa 138 ''tong-kuan kalesi''
ayrıca, ming mozolesi'nin gerçek hali ve kitaptaki gravürünün fotoğraflarını da yan yana şuraya bırakayım :) neden bilmiyorum ama kitapta gravürü gördükten sonra, buranın gerçek fotoğrafını da görmek benim çok hoşuma gitmişti. belki siz de seversiniz.
hikaye, kin-fo adındaki zengin ve hayata karşı kayıtsız bir adamın bir gün bütün servetini kaybettiğine dair bir mektup almasıyla başlar. bunun üzerine kin-fo, yüklü miktarda bir hayat sigortası yaptırıp hem yakın arkadaşı hem de akıl hocası, aynı zamanda da eski bir asi olan wang'dan kendisini öldürmesini ister. wang, sözünün eri bir insandır. kin-fo artık huzur içinde öldürülmeyi bekleyebilir. ama tüm bunların yaşandığı esnada kin-fo, yeni bir haber daha alır. servetini kaybettiği haberi asılsız çıkmıştır. wang'ın artık kin-fo'yu öldürmesine de gerek kalmamıştır. ama wang ortadan kaybolmuştur. bunun üzerine kin-fo, hem wang'ın onu kolayca bulmaması hem de wang'ı, wang onu bulmadan bulmak için bir yolculuğa çıkar.
kitapta, yer isimleri biraz kafamı karıştırmadı değil. çoğu yeri googleda arattığınızda kolay kolay bulamıyorsunuz. benim, okurken, neresi olduğunu merak ettiğim bir kaç yer var altta. ama doğru noktaları bulduğumdan yüzde yüz de emin değilim açıkçası.
(alfa kitaptan çıkan baskıyı okudum ben. 1. baskı. sayfa sayıları bu kitaba göre.)
1. ming xiaoling mozolesi ; sayfa 127'de gravürü bulunan ve verne'nin ''granitten dev hayvanların kenarında bulunduğu, bitmek bilmeyen bir cadde...'' diye tanımladığı yer.
2. shibaozhai pagoda ; sayfa 131 ''... deresinin ortasında yükselen tapınak...''
3. the stele forest, beilin museum ; sayfa 137'de geçen ''tablet ormanı''
4. tong pass ; sayfa 138 ''tong-kuan kalesi''
ayrıca, ming mozolesi'nin gerçek hali ve kitaptaki gravürünün fotoğraflarını da yan yana şuraya bırakayım :) neden bilmiyorum ama kitapta gravürü gördükten sonra, buranın gerçek fotoğrafını da görmek benim çok hoşuma gitmişti. belki siz de seversiniz.
devamını gör...
yurt dışına çıkmak isteyen gençlik
bugün uçağa atlayıp new york'a taşınsanız, bütün türkiye'nin toplam ekonomik büyüklüğünden kat kat daha fazla paranın döndüğü bir şehirde yaşamaya başlayacaksınız.
gençlerimizin kendini yırtarcasına ülkeden kaçıp abd'ye gidip yerleşmeye çalışmasının arkasındaki acı gerçek bu. türkiye'de dönen küçük çaplı paracıklardan kendinize ufak bir dilim koparmaya çalışarak bir ömür harcayacağınıza gelişmiş ülkelerdeki dev parasal hareketlerden bir damlası bile cebinize girecek olsa ihya olacağınızı bile bile burada sürünmeye gönlünüz razı olmuyor ve tası tarağı toplayıp yurt dışına kaçıyorsunuz.
üstelik burada yaşamaya devam ettikçe asla sahip olamayacağınız lüks otomobillere; kaliteli, geniş, büyük evlere; sağlıklı, lezzetli gıda maddelerine; yüksek teknoloji ürünlerine, sağlık hizmetlerine, üç kuruş paraya sahip olabiliyorsunuz. aynı hizmet kalitesine türkiye'de ulaşmak için onlarca yıl boyunca köpek gibi çalışmak zorunda kalacağınıza, o ürünlere çok kısa süreli bir emek harcamak yoluyla sahip olabiliyorsunuz çünkü "hayat pahalı değil!".
gönül isterdi ki, "gençler durun, nereye gidiyorsunuz, mis gibi ülkenizi bırakmayın, burada çalışın, çabalayın, ülkenize katkı sağlayın" diyebilelim ama gerçek dünya bu kadar romantik değil.
hala genç, hayatın başında ve onu buraya bağlayan sorumlulukları olmayan arkadaşlara hatırlatmak isterim. küçük bir gölette çırpına çırpına madara olacağınıza, büyük okyanusta yelkenlerinize basın rüzgarı.
gençlerimizin kendini yırtarcasına ülkeden kaçıp abd'ye gidip yerleşmeye çalışmasının arkasındaki acı gerçek bu. türkiye'de dönen küçük çaplı paracıklardan kendinize ufak bir dilim koparmaya çalışarak bir ömür harcayacağınıza gelişmiş ülkelerdeki dev parasal hareketlerden bir damlası bile cebinize girecek olsa ihya olacağınızı bile bile burada sürünmeye gönlünüz razı olmuyor ve tası tarağı toplayıp yurt dışına kaçıyorsunuz.
üstelik burada yaşamaya devam ettikçe asla sahip olamayacağınız lüks otomobillere; kaliteli, geniş, büyük evlere; sağlıklı, lezzetli gıda maddelerine; yüksek teknoloji ürünlerine, sağlık hizmetlerine, üç kuruş paraya sahip olabiliyorsunuz. aynı hizmet kalitesine türkiye'de ulaşmak için onlarca yıl boyunca köpek gibi çalışmak zorunda kalacağınıza, o ürünlere çok kısa süreli bir emek harcamak yoluyla sahip olabiliyorsunuz çünkü "hayat pahalı değil!".
gönül isterdi ki, "gençler durun, nereye gidiyorsunuz, mis gibi ülkenizi bırakmayın, burada çalışın, çabalayın, ülkenize katkı sağlayın" diyebilelim ama gerçek dünya bu kadar romantik değil.
hala genç, hayatın başında ve onu buraya bağlayan sorumlulukları olmayan arkadaşlara hatırlatmak isterim. küçük bir gölette çırpına çırpına madara olacağınıza, büyük okyanusta yelkenlerinize basın rüzgarı.
devamını gör...
insanın salak sanılması
akıllı sanılmasından daha iyidir.
iyi salak rolü yaparsanız aslından baya avantajlı bir durumdur.
iyi salak rolü yaparsanız aslından baya avantajlı bir durumdur.
devamını gör...
günün şiiri
özlemek için nazım var,
mavi için edip,
rakı için can yücel,
sevda için ahmed arif,
bazen özledim diyemezsin; "nazım okuyorum" dersin..
"ben nazım okuyorum sen ne yapıyorsun? "
mavi için edip,
rakı için can yücel,
sevda için ahmed arif,
bazen özledim diyemezsin; "nazım okuyorum" dersin..
"ben nazım okuyorum sen ne yapıyorsun? "
devamını gör...
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
hayat tecrübelerimiz sonucunda bize ders olacak mahiyetteki cümlelerin toplandığı başlık.
kendini sev.
kendine değer ver.
kendin için yaşa.
insanları dinle, anla, gerektiğinde yanlarında ol ama her zaman sınırların olsun.
kendini sev.
kendine değer ver.
kendin için yaşa.
insanları dinle, anla, gerektiğinde yanlarında ol ama her zaman sınırların olsun.
devamını gör...
duymak istiyorum
sevgililer arasında geniş zaman dejavusudur. hemen hemen her gün yaşanır.
- seni seviyorum.
+ ben de..
- ben de ne ya? duymak istiyoruuum.
+ ben de seni seviyorum. oldu mu?
- oldu. (smile...).
- seni seviyorum.
+ ben de..
- ben de ne ya? duymak istiyoruuum.
+ ben de seni seviyorum. oldu mu?
- oldu. (smile...).
devamını gör...
seri oylayıp favlayan ardından takibe alıp mesaj atan yazar
sözlüğe her önüne gelenin alınması sonucunda oluşan durum. abi böyle trolleride almayın ya sözlüğe alınıyorsa da bir sınırı olsun yani.
devamını gör...
seni asla bırakmayacağım
fanilerden haddi aşan sözler.
edit :
hepsi -yalan
hani bensiz bir hiçtin?
"nefes bile almak zor" derdin
ben senin her şeyindim
yalan, yalan
gözü görmez başkasını
senle ben elmanın iki yarısı
bir ömür boyu beraber
yalan, yalan
şimdi gördüm gerçek yüzünü
güne açan çiçekler gibiyiz
yalan, yalan
öyle saf ki sevgimiz
yalan
ayıramaz bizi hiç kimse
yalan, yalan
ölene dek beraberiz
yalan
güne açan çiçekler gibiyiz
yalan, yalan
öyle saf ki sevgimiz
yalan
ayıramaz bizi hiç kimse
yalan, yalan
ölene dek beraberiz
yalan
edit :
hepsi -yalan
hani bensiz bir hiçtin?
"nefes bile almak zor" derdin
ben senin her şeyindim
yalan, yalan
gözü görmez başkasını
senle ben elmanın iki yarısı
bir ömür boyu beraber
yalan, yalan
şimdi gördüm gerçek yüzünü
güne açan çiçekler gibiyiz
yalan, yalan
öyle saf ki sevgimiz
yalan
ayıramaz bizi hiç kimse
yalan, yalan
ölene dek beraberiz
yalan
güne açan çiçekler gibiyiz
yalan, yalan
öyle saf ki sevgimiz
yalan
ayıramaz bizi hiç kimse
yalan, yalan
ölene dek beraberiz
yalan
devamını gör...
hobi edin diyen tip
hobi ile uğraşıp kendini tedavi edemezsin, derdini azaltabilirsin.örneğin
bibliyoterapi kitaplarla yapılan terapidir.
bunu dışında günlük yazmak, film izlemek, yürüyüş,yüzme,el sanatları,müzik,...
bir şeylerle uğraşmak veya üretmek sürecinde kişi kendini dinler,dinlenir, düşünür,dengelenir ve daha iyi karar verir.böylece yanlış davranışladan uzak olur.
bibliyoterapi kitaplarla yapılan terapidir.
bunu dışında günlük yazmak, film izlemek, yürüyüş,yüzme,el sanatları,müzik,...
bir şeylerle uğraşmak veya üretmek sürecinde kişi kendini dinler,dinlenir, düşünür,dengelenir ve daha iyi karar verir.böylece yanlış davranışladan uzak olur.
devamını gör...
sözlük yazarlarının kendilerine ait sözleri
“her zaman düşünce özgürlüğünü savunuyoruz ya! bazen işte düşününce kötü oluyor be insan”
- ozgur1ey
öyle işte.
- ozgur1ey
öyle işte.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ben bir gerizekalıyım.
devamını gör...
hak ettiği değeri görmeyen yemekler
erişteli yeşil mercimek. besleyici, lezzetli, dengeli bir yemektir ama sorsanız kimsenin favori yemeği değildir de. mercimeğe hak ettiği değeri verelim lütfen.
devamını gör...
barbarians
netflix'e yakın zaman önce gelen, roma imparatorluğu ile cermen kabileleri arasında yaşanan savaşları konu alan dizi. senaryosu gerçek olaylardan esinlenilmiş, birazcık da kurgulanmış. şahsen ben oldukça beğendim bu diziyi. tabi eğer siz, tarihsel dizileri izlerken gerçekliğe uygun olmasını gözetenlerdenseniz, ben bilinçli bir şekilde izlenmesi için buraya tanımımı düşüyorum yine de. şimdiden iyi seyirler efendim :)
devamını gör...
uyku getirme yöntemleri
4-7-8 teknigi
ağzınızı aralayın ve tüm nefesi ağzınızdan verin.
ardından ağzınızı kapatıp burnunuzdan nefes alın ve bu esnada 4’e kadar sayın.
nefesinizi 7 saniye kadar tutun ve sonra vücudunuzu serbest bırakın.
nefesinizi verirken üfler gibi verin ve bu esnada 8’e kadar sayın.
ağzınızı aralayın ve tüm nefesi ağzınızdan verin.
ardından ağzınızı kapatıp burnunuzdan nefes alın ve bu esnada 4’e kadar sayın.
nefesinizi 7 saniye kadar tutun ve sonra vücudunuzu serbest bırakın.
nefesinizi verirken üfler gibi verin ve bu esnada 8’e kadar sayın.
devamını gör...
11.22.63
bilim kurgu olmaktan öte tam bir dramatik aşk dizisi olduğunu düşündüğüm dizi. bakış açısı tabi. başroller birbirine o kadar yakışıyor kii
--! spoiler !--
“i’m sadie!”
“i know.”
--! spoiler !--
yukarıdaki sahne şu ana kadar izlediğim dizilerden en çok kalbimi kıran sahnelerden biri olmayı başarmıştır. sadece izleyenler anlar.
--! spoiler !--
“i’m sadie!”
“i know.”
--! spoiler !--
yukarıdaki sahne şu ana kadar izlediğim dizilerden en çok kalbimi kıran sahnelerden biri olmayı başarmıştır. sadece izleyenler anlar.
devamını gör...
saç döken üniversite bölümleri
odtü'de herhangi bir bölüm. *
arkadaşlarımdan üçü odtü'de... bilgisayar mühendisliği, fizik ve kimya okuyorlar.
ne saçı?
saç ne ki?
yazık duman oldular duman.*
bu aralar vizeleri var diye kıl aldırmıyorlar. gerçi kıl kalmamış ki alayım?
arkadaşlarımdan üçü odtü'de... bilgisayar mühendisliği, fizik ve kimya okuyorlar.
ne saçı?
saç ne ki?
yazık duman oldular duman.*
bu aralar vizeleri var diye kıl aldırmıyorlar. gerçi kıl kalmamış ki alayım?
devamını gör...
geceye bir arabesk şarkı bırak
devamını gör...


