de stijl, 20. yüzyıl’ın başlarında, hollanda’da bir grup sanatçı tarafından başlatılan hareket olup adını, bir dergiden almıştır. ı. dünya savaşı sırasında farklı alanlardan gelen sanatçılar ‘neo plastisizm’ adını verdikleri anti-natüralist ve soyut sanat anlayışlarını, theo van doesburg tarafından kurulan ve ilk kez 1917’de hollanda’da yayınlanmaya başlayan ‘de stijl’ adlı güzel sanatlar dergisinde açıklamaya başlamışlardır.
de stijl, 1917-1928 tarihleri arasında örgütlü bir akım olarak kendini göstermiş; geleneksel simetrinin yerine serbest asimetrik dengeyi geçirmiş ve temel renkleri kullanma biçimini ortaya atmıştır. 1930’a kadar de stijlcilerin eserleri soyut sanat olarak nitelendirilmiş; 1930’da doesburg, ilk kez ‘somut sanat’ kavramını kullanmıştır. doesburg’a göre, soyut olan doğa biçimleridir. doğa somut olsa da resme aktarıldığında soyutlaşmaktadır. çünkü canlının resmi cansızı vermektedir. oysa soyut düşünce (sanatçının düşünme ve oluşturma gücü) resimlerde biçim alarak somutlaşmaktadır.
de stijl’in, mimari olarak diğer akımlarla karşılaştırılmasında
tarihten kopma ve yeni bir başlangıç oluşturma konusunda, art nouveau ile;
soyut gerçeğe ulaşma ve görecelik konusunda, empresyonizm ile;
zamansal hareket ve soyut gerçeği ifade etmede saf geometrileri kullanma konusunda, kübizm ile;
hız ve devinim konularında da fütürizm ile kesiştiği söylenebilir.
de stilj akımı da fonksiyonel yaklaşımı önemsemiş; fakat formun estetiğini arka plana atmamıştır. hatta fonksiyonel düzeni savunmasına karşın, bu yaklaşımla oluşturulan mimari ürünlerin sanatsal ve estetik ağırlıklı olduğu; bu nedenle teorisyenler ile uygulamacılar arasında anlaşmazlığa yol açtığı da belirtilmiştir.
de stijl'e uygun en iyi örnek olarak 'rietveld schröder house ' verilebilir.
hollanda’da inşa edilmiştir. evin temel şekli bir küpe benzese de yatay çıkıntılar ve dikey duvar plakaları, parapet panelleri ve destekler ile bozulmuştur. dinamik olmamakla birlikte bir küpün parçalanması üstüne kurgulanmıştır ki bu parçalanma renk, malzeme ve geometrik formların hem yatayda hem de düşeydeki kombinasyonu ile sağlanmıştır. schröder evi, de stijl’in formal uzaysal ve ikonografik fikirlerini
tüm kapsamıyla içinde barındıran ilk gerçek bina olarak kabul edilmektedir. ileriki tarihlerde de stijl’in bazı yapılarda etkisini
görebiliyoruz, örnek olarak:
1936 da şelale evi frank lloyd wright
1967 de habitat 67 moshe safdie
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti anayasa mahkemesinin laiklik ilkesine aykırı olduğu için kur'an kurslarını kapatma kararı alması.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

teistlere göre varlığı hiç şüphesiz olan, ateistlere göre olmayan yaratıcı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

piraye’ye mektuplarından
sana tuhaf bir şey söyleyeyim mi ? ben seninle, sana dair yalnız şiir diliyle konuşabileceğim artık galiba!..
devamını gör...

resmen z kuşağına dolaylı yoldan hakaret etmişler. adamlar diyor ki siz bizim için özgür iradesi olan bireyler değilsiniz ailesi ne derse onu yapacak iradesiz ailesine bağlı yaşayan asalaklarsınız. ailenizi ikna edersek zaten sizi de ikna etmiş oluruz. böylece tekrar seçimi kazanıp saltanatımızı devam ettiririz. bekleyin bakalım. sizi bu hakaret ettiğiniz z kuşağı yollayacak seçimlerde.
devamını gör...

odamdayım ve ekler yiyorum... eğer ki bu kadar güzel bir tatlı olmasaydı bu saatte yediğim için pişman olabilirdim. çok lezzetli..
devamını gör...

gerçekten çok çok geriye gitmiş güzel vatanımız.
devamını gör...

küfür içeren cümlelerin yasak olmasına anlam verilememesine anlam veremiyorum ben de.
küfürlü konuşmayı övünce okan bayülgen gibi marjinal görünmüyorsunuz arkadaşlar.
basit küfür nedir yahu?
sosyal medyanın her yerinde insanlar artık yerli yersiz her cümlenin sonuna güya komik görünmek için küfür kısaltmaları eklemiyor mu zaten ?
bu alan temiz kalsın işte burda da yazmayıverin küfür falan.
neyin mücadelesi bu?
küfürsüz de gayet güzel ifade edilebilir düşünceler.
tabi yeteri kadar olgun fikirleriniz varsa.
devamını gör...

müftülük yapsa da, o yıllarda müftülük için ilahiyat fakültesi mezunu olmak gibi bir nitelik aranmıyordu. sadece açılan sınavı kazanmak yeterliydi. hatta ilk okul mezunu ve orta okul mezunu olmadığından bir süre atanamamıştı. sahip olduğu eğitim eski usul medrese eğitimidir. lakin, diyanet işleri başkanlığı da eski usul medrese eğitimine prim vermez, zira eski usul medrese hocalarını güvenilir bulmaz. bu yüzden turan dursun'un iddialarına karşı uzun süre diyanet işleri başkanlığı tarafından cevap verilmemiştir. hatta (bkz: yaşar nuri öztürk) bile kendisine cevap vermeye tenezzül etmemiştir. yani şunu demek istiyorum, mısır'da (el-ezher üniversitesi hariç), basra'da, kufe'de aldığınız medrese eğitiminin diyanet işleri başkanlığı nezdinde hiçbir kıymeti harbiyesi bulunmaz. anca anca müftülük sınavını geçerek müftü olabilirsiniz. trt'de dini programların prodüktörlüğünü yapması gayet de ilginçtir.

ancak katledildikten sonra diyanet işleri başkanlığı'nın projeksiyonu kendisine dönebilmiştir. yazdıklarına karşı (bkz: süleyman ateş) tarafından (bkz: gerçek din bu) adlı kitap yazılmıştır. keza turan dursun'un yaptığı arapça tercümelerinin sorunlu olduğu iddia edilmiştir.

ilgililer için link

ilgililer için link
devamını gör...

görüp de ibret alır mıyız bilmem ama ekmek israfının en büyük sebebi, "ben bayat ekmek yemem" diyen kibirli insanlardır. evde bayat ekmek varsa, bakkala çocuğu gönderip taze ekmek aldırılmaz, aldırılmamalıdır.
devamını gör...

/ neyi suçlayıp bir hayat yaratcaz*
kaybolmuş çoşkusu bir hayat kapımda
bir hayat kan kusacak hep geçer sanıcaz*
bir hayat kayıptır her türlü açıdan / * *
devamını gör...

sahibinden satılık sözlük. kurucusu olduğum sözlüğü 128 milyar dolara satıyorum. bilen bilir! tertemiz cillop gibidir. içinde hiç küfür, hakaret edilmemiş. libidosu yüksek, yazarları efendi, sadece 3 beş 10 yazar hesabı uçurulmuş olup, sorunsuz olarak yeni sahibine verilecektir.

sadece bu kadar mı? sözlüğü alana yanında bir adet bakımı hiç bitmeyen bir radyo (anten kırık kesin), bir adet dergi, bir adet haber ajansı da eşantiyon olarak verilecektir. lütfen ciddi alıcılar özelden dürtsün.

tanım: yönetimin 23 nisan jestini fırsata çeviren yazar beyanıdır.
devamını gör...

(bkz: her şey) yukarıdaki yazara ithafen. insan bari eleştirirken dikkat eder ya.
devamını gör...


abdurrahim karakoç halk şiirimizin büyük ustasıdır. türk halk şiir geleneğinin teknesinde yoğrulmuş, çağdaş bir hiciv – taşlama şairidir. milli hizmeti ve edebi değeri ile edebiyat tarihimizde yer edinmiştir. şiirlerine tamamen milli ve islami renkler hakimdi. edebiyat tarihimizde onun halef olduğu isimleri ararsak yunus emre’den başlayarak ve bilhassa dadaloğlu’nu unutmamamız gerekir. aşk ve tabiat şiirleriyle karacaoğlan’dan hiç geri değildir.
sıra dışı bir şairdi. bir duruşu ve çizgisi vardı. şiirleri sade, yalın ve vurucudur. keskin bir hiciv ve taşlama ustasıdır.
yakın dostu, değerli şairlerimizden ali akbaş “halk şiirimizde karakoç bir neoklasiktir.” günümüz hece şiirinin başöğretmenidir. abdurrahim karakoç en çok türkmen şairi dadaloğlu tavır ve tarzına sahip görülebilir. develili aşık seyrani hayranıydı. taşlamaları, sosyal hicivleri ile tanzimat dönemi’ne damgasını vurmuş, hak ve halk aşığı seyrani baba’yı güzelleme ve taşlamada kendine rehber olarak görürdü. seyrani baba’yla ilgili şunları söyler: “ama seyrani gibi olmaya can atıyordum. o yüzden binlerce osmanlıca terim, terkip öğrendim. gece gündüz kelime ezberledim. aruzla birkaç deneme de yaptım. fakat sonra anladım ki insan kendisi olmalı” mevlam rahmet eylesin. amin..
devamını gör...

herkesin hayatına kimse karışamaz sözüyle bilinen ünlü düşünürün anlamlı sloganı. devamında söylediği şu sözler beni etkisi altına aldı. ''ben bu şekil geyinirim, bu bayan şu şekil geyinir. kimse kimsenin karışmaya bile hakkı yoğ. özgürlüğü bidir. ha başörtü kurban olduğum ya rasullallah tan gelebilir amma lakin ki öyle değildir. yorumlamalarım bu kadar.'' söyleyiş tarzı ve kelimeler çok özenle seçilmiş. çok beğendim.*
devamını gör...

yalaka insan davranışlarıdır. yalaka insanlar dahil kimse yalaka insan davranışı sevmez. yalakalar ulan bak nasıl da yalakalanıyor diye sevmez. yalaka olmayanlar zaten topyekûn sevmez. kısaca sevilmez.
devamını gör...

yönetmen lewis milestone’un, erich maria remarque’ nin aynı adlı romanından uyarladığı türkçesi batı cephesinde yeni bir şey yok adlı romanından uyarlanmıştır. almanca orjinal adı im westen nichts neues dır.

kitabı çok güzel, filmi bir başka güzeldir.çekildiği 1930 yılına göre gerek anlatım, gerekse gerçekçi savaş sahneleri nedeniyle klasik kabul edilir.

kitap ve filmi birlikte anlatmaya çalışacağım, film olarak şimdiye kadar yapılmış hem en iyi savaş filmlerinden, konusu olarakta aynı zamanda yapılmış en iyi savaş karşıtı filmlerdendir. bu iki özelliği aynı anda vermesi nedeniyle ne kadar militarist olarak yaklaşırsanız o kadar anti-militarist olarak kendinizi yargılamak zorunda kalırsınız.(tabii sırf bir tarafı körü körüne tutmuyorsanız)

yazarı erich maria remarque olan bu eserde yazar, gerçekten anlattığı çocukların yaşında iken (henüz 16 yaşında) yaşı büyütülerek kuzey fransa’da cepheye gönderilir 1917’de yaralanır.

filmin yönetmeni lewis milestone ise abd ordusu ile 1. dünya savaşına katılmış, ve abd ordusu askerleri için eğitim filmleri çekmiştir. yazar ve yönetmenin aynı savaşta yolları kesişmese bile bu şekilde birlikte bulunmaları ilginç bir rastlantıdır.

film aslında sessiz çekilmesine karşın sonradan diyalogların ve efektlerin eklenmesiyle sesli hale getirilmiştir.

romanda ve filmde düşman; aslında fransızlar ve almanlar değil, doğrudan bu masum gençleri savaş alanına süren yöneticiler ve buna çanak tutan halktır. bu halk milliyetçilik ve vatan sevgisi kavramı ile bu gençleri yanlış yönlendirerek onları savaş alanına sürmektedirler. savaş zaten genelde bu değil midir?

yazıldığı ve çekildiği dönemi dikkate alacak olursak ( ki ilk yayınlanması almanya da ocak 1929 ,filmin çekimi ise 1930 yılıdır ) naziler almanyada yavaş yavaş güçlenmekte ve terör estirmektedirler. filmin gösterildiği salonlara bizzat , joseph goebbels’ in emriyle koku bombaları ve fareler bırakılmış, seyircilere bu şekilde korku salınmaya çalışılmıştır.

film, almanya’da almanları “korkak” gösterdiği gerekçesiyle sansürlenirken polonya’da ise “alman yanlısı” olduğu gerekçesiyle yasaklanır. naziler iktidara gelince de kitap yakılır, film yasaklanır. faşist ve militarist bir devletin böylesi alttan alta anti-militarist düşünceyi yayan bir filme ve kitaba müsaade etmesi düşünülemez bile.

aslında film olarak iki ayrı filmi vardır ,benim bahsettiğim 1930 tarihli olan lewis milestone’un yönettiği şu film:

bir de şu var ama ilkinin yanında daha kalitesiz bir remake olarak durmaktadır.
devamını gör...

lübnan da doğmuş fakat kanada da büyümüş bir aktör. inanın bana hayatınız da bu adamdan daha mütevazi, daha kibar ve daha yardımsever bir ünlü göremezsiniz.
aktörlük başarılarına hiç girmeyeceğim çünkü çoğu kişinin bildiğine eminim (bkz: matrix). hayatında doğumundan itibaren bir çok zorluk çekmiştir bu güzel insan.

3 yaşındayken babası evi terketmiştir, ağır disleksi* sebebi ile birçok okuldan atılmış veya ayrılmak zorunda kalmıştır. 23 yaşındayken belkide hayatında en çok değer verdiği kişiyi, en yakın arkadaşını aşırı dozda uyuşturucudan kaybetmiştir. 27 yaşında kız kardeşine losemi teşhisi konulmuştur ve zor zamanlar geçirmiştir.* ilk defa 34 yaşında evlenmiştir fakat çocuğu ölü olarak dünyaya gelmiştir. bazı sebeplerden dolayı eşinden ayrılmıştır fakat ağır depresyona girmiş olan eşi 18 ay sonra araba kazası yaparak hayatını kaybetmiştir. belkide son yaşadığı trajediden dolayı bir daha evlenmemiştir.

keanu abimiz ayrıca 360 milyon dolarlık bir özsermayeye sahip olmasına rağmen hala toplu taşım kullanmaktadır. 20 seneyi aşkın süredir hastanelere yaptığı milyon dolarlık bağışların* açıklanmamasını istemiş fakat bir şekilde sızdırılınca keanu abimiz magazincilere sinirlenmiştir. en sevdiğim aktördür kısaca kendisi.*
şurdan da tatlış bir videosuna bakabilirsiniz.
devamını gör...

doğru insan diye bir şey yoktur, biraz yakından bakınca herkes biraz sorunludur.

alain de botton
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim