"hicran, hasret, vuslat" silsilesidir.
hicran: ayrılıktır, gidenden ziyade kalanı ilgilendirir.
hasret: burnun direğiyle birlikte tüm ciğeri yıkıp geçer.
vuslat: gidenin gitmekle ulaştığı kavuşma, varmak.
devamını gör...

aşırı sıcak ve nem sebebiyle istemeyerek yapılandır.
devamını gör...

neler yazmışım diye tanımlarıma baktıracak güzel bir haber. bu sese maruz kalırsınız umarım ya da kalmazsınız bilmiyorum.
devamını gör...

- işte bu acılar insanı güçlü yapar.
- ama ben güçlü olmak istemiyorum ki. ben şekerpare'yi istiyorum.
devamını gör...

hemen hemen her yazardır. o bildirim mutlu ediyor be kardeşim.

hepimiz beğenilme arzusu olan yavşaklarız. yazıklar olsun.
devamını gör...

tatlı mı tatlı bir mod. al sanaaağğ.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

diamond tema isimli youtuber konuyu açıklayıcı şekilde anlatan bir video çekmiş. videoda sünnet geleneğinin tarihçesi, tarih boyunca hangi toplumlarda görülmüş, neden ortaya çıkmış ve sünnet olmanın zararlarıyla faydalarına değindiği ve aslında ne kadar çok zararının olabileceğini gösteren video için; buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

efsane.
devamını gör...

pantolon, ceket, doktor, televizyon, radyo,çekomastik silikon, bilimum on ile biten kelimeler vb.
devamını gör...

büyükşehirde (ist.izm.ank) gibi şehirlerde yaşamanın maliyeti bir ömür dur, üç kuruş daha fazla kazanalım , daha rahat bir hayat yaşayalım diye ; aslında karşılığında hayatımızı veriyoruz, sağlığımızı, zamanımızı kaybediyoruz.
maddi olarak maliyeti en az 15 bin tl dir 4 kişilik bir aile için.
devamını gör...

can bonomo - bir hikâyem var. saatlerce dinlediğim oluyor.
devamını gör...

benim değil ama, aziz nesin'in soyadı tespitidir. kişilerin özelliklerinin soyadlarının tam tersi olduğudur.

dünyanın en cimrileri ‘eli açık’, dünyanın en korkakları ‘yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘çalışkan’ gibi soyadları aldılar. her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘nesin’ soyadını aldım. herkes ‘nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”
devamını gör...

şairin ölümü şiirinin ataol behramoğlu çevirisi can acıtacak kadar güzeldir. şairin ölümü aynı zamanda lermontov'un şiir derlemelerini içeren kitaba da ismini vermiştir.

--- alıntı ---

intikam, çar, intikam!
kapanıyorum ayaklarına
adil ol ve katili cezalandır
ki onun idamı gelecek çağlara
senin haklı yargını duyursun
ve caniler örnek bulsun onda.

şair öldü! – kuluydu namusun.-
düştü, karalanmış, söylentilerle.
düştü intikam özlemiyle,göğsünde bir kurşun
eğerek gururlu başını yere!

utancını değersiz tahkirlerin
taşıyamazdı şairin kalbi
o başkaldırdı yargısına sosyetenin
ve öldürüldü! yapayalnız, önceki gibi..

öldürüldü! neye yarar şimdi gözyaşları..
neye yarar boş övgülerin gereksiz korosu..
neye yarar zavallı özür mırıltıları..
kader oynadı oyununu!

ilkin kinle kovan siz değil miydiniz
onun özgür ve cesur yeteneğini;
ve eglenmek için körüklediniz
bir yangını ki belli belirsizdi..

daha ne? eğlenin.. son ıstıraplara
dayanmaya artık gücü yetmezdi!
söndü bir meşale gibi eşsiz deha
soldu alnındaki zafer çelengi..

kurtuluş yok,soğukkanlılıkla
katil indirdi vuruşu.
titremedi elindeki tabanca
yüreği sanki donmuştu..

şaşacak ne var? uzaktan onu
o benzeyeni yüclerce kaçağa
fırlatmıştı bize kaderin buyruğu
talih ve rütbe avına..

gülerek, küstahça aşağlıyordu
yabancı bir toprağın göreneklerini
o bizim şanımızı esirgeyemezdi
ve bu kanlı an düşünemezdi
elini neye kaldırdıgını !

şair öldü ve girdi toprağa
o ünsüz, tatlı türkücü gibi
sağır bir kıskançlığın kurbanı.
onu eşsiz bir güçle betimlemişti
acımasız bir elin yere serdiği
o yazgı yoldaşı ozanı..

bırakarak barışçıl erinçleri ve saf bir dostluğu
özgür yüreğin ve ateşli tutkuların boğulduğu
bu kıskanc dünyaya niçin geldi?
niçin verdi elini değersiz kara çalıcılara?
niçin inandı yalan sözlere ve okşayışlara?
o ki genc yasından beri insanları bilirdi..

çıkarıp ilk çelengi alnından
dikenli ve denfeden bir çelenk taktılar ona,
ve gizli iğneler dalların altından
battılar şanlı alnına..
ve ağulandı son anları da
sinsi fısıltısıyla alaycı cahillerin.
ve öldü o -boşuna bir intikam susuzluğuyla-
ve gizli üzgüsüyle kırılmış ümitlerin..

sesleri o eşsiz şarkıların dindi
bir daha duyulmamacasına.
dar ve sevimsiz sığnağında simdi
susuyor şair , bir mühür ağzında..

ve sizler, kibirli çocukları
bilinen alçaklıkla ün salmış ataların!
köle topuklarıyla çiğneyen yıkıntılarını
bahtın oyunuyla incinmiş soyların!
özgürlük,defa ve şan cellatları!
tahtın yanındaki açgözü yığın!
susturun gerçeği ve yargıyı
gizlenin örtüsü altına yaslanın!
fakat ey ahlaksızlar,tanrısal bir yargı
ve müthiş bir yargıç bekliyor sizleri!
o’nu kandıramaz altın şıkırtısı
o bilir önceden her şeyi.
o zaman boşa gidecek ama
kötülemeler, basvuracağınız!
ve tüm kara kanınızla, şairin
haklı kanını yıkayamayacaksınız!..

--- alıntı ---
devamını gör...

ameliyat sebebiyle eniştemin dinleyemeyeceği yayındır.
devamını gör...

suya konuşan adamlar

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kardeşim kahverengi renk değil mi? niye dışlıyorsunuz bizi! ben de isterdim ela ela olayım ama değil işte.

yine de olsun yani görüyorum çok şükür diyip bitiriyorum.
devamını gör...

başını taştan taşa vurduğu söylenen kişinin yaşadığı duygu.
devamını gör...

pandemi dolayısıyla sözlük halkına canlı yayin açıp nişanlanacağı o özel ve mutlu gününde sözlük halkıyla beraber kutlayacak moderatördür. (bkz: nerden baksan kral hareket).
nikahına beni de çağır moderatorüm, istersen şahidin olurum senin, bu değişik kim diye soran olursa, beni tanımamazlıktan gelirsin
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim