tesettürden çıkma isteğinden ötürü aileden baskı görmek
müslüman bile degilim yine de başımı açtırmıyorlar. bir senesi var bu işlerin, bir sene sonra sağ ya da ölü başı açık bir kadın olacağım.
hayatımı işgal etmeleri: bu işgalin ebedi olacağı anlamına gelmiyor. bunu onlara öğreteceğim.
onurlu bir direnişle özgürlüğümü kazanacağım. şimdi bir atatürk kızı olarak bir plan dahilinde ilerliyorum. nasıl ki o büyük taarruz için bir sene hazırlık yaptı. ben de tüm şartları oluşturup, kendi taarruzumu öyle gerçekleştireceğim.
siz beni suskun diye yenik sanmaya devam edin. o kredi bitsin, kedilerimi de alıp evime nasıl gidiyorum bakıp kalacaksınız.
hayatımı işgal etmeleri: bu işgalin ebedi olacağı anlamına gelmiyor. bunu onlara öğreteceğim.
onurlu bir direnişle özgürlüğümü kazanacağım. şimdi bir atatürk kızı olarak bir plan dahilinde ilerliyorum. nasıl ki o büyük taarruz için bir sene hazırlık yaptı. ben de tüm şartları oluşturup, kendi taarruzumu öyle gerçekleştireceğim.
siz beni suskun diye yenik sanmaya devam edin. o kredi bitsin, kedilerimi de alıp evime nasıl gidiyorum bakıp kalacaksınız.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
dağlarda bir çin lokantasıydık senle ben
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!
küçük iskender...
müşterisiz
mütemadiyen ağlamaklı
için için eğlenceli
temiz...
çevresinde çizgifilm hayvanlarının oynaştığı
bir çin lokantasıydık dağlarda senle ben
bir tahta masa, iki iskemleyle sınırlıydı ülkemiz!
küçük iskender...
devamını gör...
severken ayrılmak
yaklaşık on gün önce aldığım bir kararla kendisini ne kadar sevsem de, bana verdiği keyiften fazla zarar verdiği için artık yollarımızı ayırma vakti geldi.
çok sevgili zehir'im... çok yakında seninle olan ilişkimi üzülerek fakat sağlığım adına huzurla sonlandıracağım.
evet, severek ayrılıyorum sigaramdan. *
çok sevgili zehir'im... çok yakında seninle olan ilişkimi üzülerek fakat sağlığım adına huzurla sonlandıracağım.
evet, severek ayrılıyorum sigaramdan. *
devamını gör...
dünyanın en güzel kokusu
kahve kokusudur. beni benden alır.
devamını gör...
allah sadist midir sorunsalı
külli irade dediğimiz allah'ın iradesi, cüzi irade ise insanın iradesidir. fakat bu iki kelime allah'ın sadistliğini açıklamaya yetmez, neden?
eğer cüzi irade, kişinin kaderi kapsamında bir seçime imkan veriyorsa,* kaderin de allah'ın insanlara dünyada öngördüğü bir hayatın temsili olması sebebiyle, zaten insana pek de bir seçim şansı verilmiyor. bu bakımdan allah sadisttir.
eğer insanı mazoşist ilan edip allah sadist değildir diyenlere de sorulabilecek soru şudur: kısıtlı bir iradeyle ve zaten insanın yaşayacaklarının, sınırlarının belli olduğu kader inancıyla desteklenir. bu durum da allah'ın bilgisi dışında değildir. bilgisi dışında olması söz konusu bile değildir. e o zaman acı çekilmesine göz yuman, daha ofansif olacak olursak, zaten insanın acı çekmesini kaderine yazan, böyle bir hayatı ona hak görmesine neden olan nedir?*
eğer cüzi irade, kişinin kaderi kapsamında bir seçime imkan veriyorsa,* kaderin de allah'ın insanlara dünyada öngördüğü bir hayatın temsili olması sebebiyle, zaten insana pek de bir seçim şansı verilmiyor. bu bakımdan allah sadisttir.
eğer insanı mazoşist ilan edip allah sadist değildir diyenlere de sorulabilecek soru şudur: kısıtlı bir iradeyle ve zaten insanın yaşayacaklarının, sınırlarının belli olduğu kader inancıyla desteklenir. bu durum da allah'ın bilgisi dışında değildir. bilgisi dışında olması söz konusu bile değildir. e o zaman acı çekilmesine göz yuman, daha ofansif olacak olursak, zaten insanın acı çekmesini kaderine yazan, böyle bir hayatı ona hak görmesine neden olan nedir?*
devamını gör...
sosyal medya görgü kuralları
bir insan sizin arkadaşlık isteğinizi kabul etmiyorsa iki üç dört kere daha istek göndermeyin. bu da bir taciz türüdür.
herhangi bir sosyal mecraya koyduğunuz fotoğrafı kimse beğenmek zorunda değildir, dm yolu ile "fotoğrafımı beğenir misin tatlım?" demeyin. komik çünkü.
sırf ortak arkadaşsınız diye kimseyi arkadaş ekleme hakkınız olduğunu düşünmeyin. efendim bize ne sizin kuzeninizin yengesinin oğlunun kardeşinden?
herhangi bir sosyal mecraya koyduğunuz fotoğrafı kimse beğenmek zorunda değildir, dm yolu ile "fotoğrafımı beğenir misin tatlım?" demeyin. komik çünkü.
sırf ortak arkadaşsınız diye kimseyi arkadaş ekleme hakkınız olduğunu düşünmeyin. efendim bize ne sizin kuzeninizin yengesinin oğlunun kardeşinden?
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
şu sınav bir geçsin katılacağım ilkk kulüp olacaakkk.* satranç konusunda pek iyi değilim... yardımcı olursunuz artık diye düşünüyorum.*
devamını gör...
#türkiyedinsizleşiyor
(bkz: ay hadi inşallah)
devamını gör...
12 eylül 1980 darbesi
1960 ve 1971'den sonra başarılı olan üçüncü askeri müdahaledir.
devamını gör...
yemek takımı
kütahya'da üniversite okurken kütahya porselenden çeyizim için 2 yemek takımı almıştım, sonra zaman içinde ev alınca ev hediyesi olarak 2 yemek takımı daha geldi, 4 yemek takımı gerçekten çok büyük israf bence. bir de minimalizmle ilgili kitaplar okuyunca yemek takımlarını bağışlayacak bir yer arayışına girdim. belediyeyi aradım, meğer onların yeni evlenenler için böyle eşyaları kabul ettikleri bir birimleri varmış. 2 yemek takımını yeni evlenecek gençlere bağışlamış oldum, pişman mıyım asla!
devamını gör...
yusuf atılgan
özellikle aylak adam ve anayurt oteli isimli romanları ile tanınan güzide yazarımızdır.
bunların dışında bir de canistan isimli bir romanı vardır. canistan yazarın tamamlanmamış, üçüncü ve son romanıdır.
bodur minareden öte, eylemci ve ekmek elden süt memeden isimli hikaye kitapları vardır. ekmek elden süt memeden isimli kitabı çocuk kitabıdır.
bence oğuz atay romanlarını okumayı seven kişilerin romanlarını okuması gerektiği yazardır. öyle ki oğuz atay tutunamayanlar isimli eseri basıldığında ilk gönderdiği kişilerin başında yusuf atılgan geliyormuş diye bir bilgiye ulaşmıştım fakat kaynağına ulaşamıyorum şu anda.
bunların dışında bir de canistan isimli bir romanı vardır. canistan yazarın tamamlanmamış, üçüncü ve son romanıdır.
bodur minareden öte, eylemci ve ekmek elden süt memeden isimli hikaye kitapları vardır. ekmek elden süt memeden isimli kitabı çocuk kitabıdır.
bence oğuz atay romanlarını okumayı seven kişilerin romanlarını okuması gerektiği yazardır. öyle ki oğuz atay tutunamayanlar isimli eseri basıldığında ilk gönderdiği kişilerin başında yusuf atılgan geliyormuş diye bir bilgiye ulaşmıştım fakat kaynağına ulaşamıyorum şu anda.
devamını gör...
erkeklerin sürekli fotoğraf istemesi
kimseden istemediğim halde erkek olduğum için suçlandığım başlıktır.*
devamını gör...
ona bir şarkı bırak
"iyi ki o kuyuya indim
iyi ki o şiiri sevdim
iyi ki o sınırı aştım
iyi ki kokuna bulaştım
iyi ki bana bunu yaptın
sana şunu anlatmam lazım
ihtilalinden önce yalnızlığa hayrandım."
devamını gör...
geceye bir barış manço şarkısı bırak
benzersiz ve eşsiz.
devamını gör...
kendime saygım var davranışları
kimsenin tribini nazını çekmemektir.
aman hiç uğraşamam dedikten sonra yol vermek en iyisidir.
aman hiç uğraşamam dedikten sonra yol vermek en iyisidir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
"bugün pazar.
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım..."
nazım hikmet ran
bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
toprak, güneş ve ben...
bahtiyarım..."
nazım hikmet ran
devamını gör...
normal sözlük'teki ittihat ve terakkiciler
ii. abdülhamit'i benim kadar okuyup bilseler, küfür kıyamet homurdanacaklar tarafından eleştirilen insanlardır. ha; mevcut şartlarda ittihatçılık diye bir şey kalmış mıdır ? hayır. ancak son 200 yıldır osmanlı-türk siyasetinde iki kanat vardır. muhafazakarlar ve genç türkler. isimler ve kişiler değişse de bu böyledir. yalnız kaderin bir cilvesi mi desek bilemiyorum ancak abdülhamit gerçekten batıya yüzü dönük, imparatorluğun kurtarılabilmesi için gerekli reformları yapabilmiş bir devlet adamıdır. ha, abdülhamid'i bitiren şey, şahsi paranoyasının sebep olduğu baskıcı yönetimiydi. düşünsenize... abdülhamid'in temelini attığı modern askeri okullardan mezun olan genç subaylar abdülhamid'i devirdiler... bu noktada da böyle bir dilemma var. yani tüm gün sherlock okuyan, klasik batı müziğine meftun, modernist bir vizyonu olan adamın muhafazakarlar tarafından sahiplenilmesi de garip bir dilemma.
birinci dünya savaşı'na gelirsek... bu biz türklerin kaçamayacağı bir kıyametti. berlin konferansından beri parça pinçik olmuşsun... batı avrupalı hasımların seni ''şark sorunu'' diye görüyor. son 200 sene ruslarla savaşmışsın karadeniz senin süs havuzunken adamlar çatalca hattına kadar seni itmiş, kaç sefer batı avrupalıların el uzatmasıyla uçurumun kıyısından dönmüşsün... bütün cendere senin etrafında dönerken savaştan irlandalı nötralizmi gibi kaçman mümkün değildi. coğrafya kader. burada var olmak istiyorsan savaşacaksın. bu açıdan ittihatçılar biraz da battı fish yan going prensibi ile savaşa girmişlerdir. ha yanlış olanları konuşalım. mesela yazlık üniforma ile doğuda ruslarla savaşmak. mesela afedersin bir tarafında ayı böğürürken iran'a ve bakü'ye asker yollamak... bunlar yanlışlardı... ingiliz senden petrol kuyularını kapmış sen hala romantik bir hayal ile bakü'ye girmenin derdindesin. o da olsun.. o da olmalıydı ama önce kendi cephe hattını bi durdur sonra bakü'ye gir değil mi ? neyse nerelerdeeeen nerelere geldik...
ittihat ve terakki 1918'de kurumuş bir ağaçtır. ha ağacın kütüğünden yeni filiz çıktı türkiye oldu. yarın gene kocaman ağaç oluverir. bu işler böyle...
edit: ek olarak, enver talat ve cemal paşaları aldıkları yanlış kararlardan ötürü eleştirebilirsiniz. ancak günün sonunda hepsi ülkesine aşık vatanperver askerler ve devlet adamlarıydı.
birinci dünya savaşı'na gelirsek... bu biz türklerin kaçamayacağı bir kıyametti. berlin konferansından beri parça pinçik olmuşsun... batı avrupalı hasımların seni ''şark sorunu'' diye görüyor. son 200 sene ruslarla savaşmışsın karadeniz senin süs havuzunken adamlar çatalca hattına kadar seni itmiş, kaç sefer batı avrupalıların el uzatmasıyla uçurumun kıyısından dönmüşsün... bütün cendere senin etrafında dönerken savaştan irlandalı nötralizmi gibi kaçman mümkün değildi. coğrafya kader. burada var olmak istiyorsan savaşacaksın. bu açıdan ittihatçılar biraz da battı fish yan going prensibi ile savaşa girmişlerdir. ha yanlış olanları konuşalım. mesela yazlık üniforma ile doğuda ruslarla savaşmak. mesela afedersin bir tarafında ayı böğürürken iran'a ve bakü'ye asker yollamak... bunlar yanlışlardı... ingiliz senden petrol kuyularını kapmış sen hala romantik bir hayal ile bakü'ye girmenin derdindesin. o da olsun.. o da olmalıydı ama önce kendi cephe hattını bi durdur sonra bakü'ye gir değil mi ? neyse nerelerdeeeen nerelere geldik...
ittihat ve terakki 1918'de kurumuş bir ağaçtır. ha ağacın kütüğünden yeni filiz çıktı türkiye oldu. yarın gene kocaman ağaç oluverir. bu işler böyle...
edit: ek olarak, enver talat ve cemal paşaları aldıkları yanlış kararlardan ötürü eleştirebilirsiniz. ancak günün sonunda hepsi ülkesine aşık vatanperver askerler ve devlet adamlarıydı.
devamını gör...
ataerkil dinler ve kadın
dinin içinde kadın bence tamamen ast bir konumda ki dünyadaki tek tanrılı dinlerin hepsi ataerkil olduğundan kadına her zaman nasıl olması gerektiğini söyleyip erkek hegemonyasına sokmak istemektedir.
cennet annelerin ayaklarının altındadır gibi güzellemelere aldanmamak gerekir. böyle denmesinin sebebi bile annenin orada üretken bir kadın rolü üstlenmesidir. mesela kısır bir kadın anne olamaz dolayısıyla cennet onun ayakları altında değildir. kadın burada cennetlikse eğer erkeğin neslinin devamını sürdürebildiği sürece böyledir.
yine bu ataerkil dinde kadın bir kaburgadan yaratılmıştır. bunu bir aşağılıklık olarak görmez dindarlar ama bunun aşağılık bir şey olduğunu hepimiz anlıyoruz çünkü kadın doğrudan tanrının yarattığı bir varlık değil erkekten yarattığı bir varlık. yani aslında tam olarak bir " subordinate " ki ortaçağda'da kadınları sekülerlik ile suçlayıp aşağılık olarak görmüşlerdir ve neredeyse tüm dinler her zaman kadına üstten bakmışlardır. oysa eski toplumlarda tanrıçalar vardır, kadın memesi ve vajinası bir bereket sembolüdür ve 60 metre uzunlukta kadın memesi yapıldığını biliyoruz. mesela kıtalardan söz edilirken kadınlara ait bir zamir kullanılırmış.
kadınları hafifçe ( neye ve kime göre hafifçe bu soruyu da sormadan edemiyorum ) dövmek, saçını kapatmıyorsa kazıtmak, üzerine kuma getirmek gibi eylemler de ataerkil dinlerde yaygın ve oldukça uygundur. tabi bunların şartları vardır diye saçmalayanlar olacak yok eşitlik falan diye de inandığınız tanrı bile eşit ve adil değilken yaratılmış bir varlıktan eşitlik ve adalet beklemek trajikomik kalıyor.
ayrıca özellikle cinsellik konusunda bir günah işlenmiş ise kadının cezası erkeğe göre çok daha ağırdır çoğu zaman.
the use of anaesthetics was at first denounced as impious, particularly in childbirth, since the bible declared that the pains of labour are a punishment for the sin of eve. ın 1591, a scotch lady named eufame macalyane was burnt alive for seeking relief from the pains of childbirth; and in the nineteenth century simpson’s use of chloroform was denounced by innumerable parsons. he succeeded in proving that it was all right to give anaesthetics to men, because god put adam into a deep sleep when he extracted his rib to make eve; but male ecclesiastics remained unconvinced as regards the sufferings of women.
incil havva’nın günahları için doğum sancısının bir ceza olduğunu söylediğinden dolayı anestezi özellikle doğumda (dine karşı ) bir saygısızlık olarak ilan edildi. 1591 yılında e.m adında iskoç bir hanımefendi doğum sancısının ağrılarından kurtulmak için bir çözüm aradığından diri diri yakıldı ve 19. yüzyılda ise simpson’ın kloroform kullanımı sayısız papaz tarafından kınandı. anestezinin erkeklere verilmesinin caiz olduğunu ispat etti çünkü tanrı havva’yı yaratmak için adem’in kaburgasını söktüğünde onu derin bir uykuya daldırtmıştı ancak erkek rahipler kadının acı çekmemesi konusunda ikna olmamıştı.
not : namus yüzünden öldürülen bir erkek var mı?
cennet annelerin ayaklarının altındadır gibi güzellemelere aldanmamak gerekir. böyle denmesinin sebebi bile annenin orada üretken bir kadın rolü üstlenmesidir. mesela kısır bir kadın anne olamaz dolayısıyla cennet onun ayakları altında değildir. kadın burada cennetlikse eğer erkeğin neslinin devamını sürdürebildiği sürece böyledir.
yine bu ataerkil dinde kadın bir kaburgadan yaratılmıştır. bunu bir aşağılıklık olarak görmez dindarlar ama bunun aşağılık bir şey olduğunu hepimiz anlıyoruz çünkü kadın doğrudan tanrının yarattığı bir varlık değil erkekten yarattığı bir varlık. yani aslında tam olarak bir " subordinate " ki ortaçağda'da kadınları sekülerlik ile suçlayıp aşağılık olarak görmüşlerdir ve neredeyse tüm dinler her zaman kadına üstten bakmışlardır. oysa eski toplumlarda tanrıçalar vardır, kadın memesi ve vajinası bir bereket sembolüdür ve 60 metre uzunlukta kadın memesi yapıldığını biliyoruz. mesela kıtalardan söz edilirken kadınlara ait bir zamir kullanılırmış.
kadınları hafifçe ( neye ve kime göre hafifçe bu soruyu da sormadan edemiyorum ) dövmek, saçını kapatmıyorsa kazıtmak, üzerine kuma getirmek gibi eylemler de ataerkil dinlerde yaygın ve oldukça uygundur. tabi bunların şartları vardır diye saçmalayanlar olacak yok eşitlik falan diye de inandığınız tanrı bile eşit ve adil değilken yaratılmış bir varlıktan eşitlik ve adalet beklemek trajikomik kalıyor.
ayrıca özellikle cinsellik konusunda bir günah işlenmiş ise kadının cezası erkeğe göre çok daha ağırdır çoğu zaman.
the use of anaesthetics was at first denounced as impious, particularly in childbirth, since the bible declared that the pains of labour are a punishment for the sin of eve. ın 1591, a scotch lady named eufame macalyane was burnt alive for seeking relief from the pains of childbirth; and in the nineteenth century simpson’s use of chloroform was denounced by innumerable parsons. he succeeded in proving that it was all right to give anaesthetics to men, because god put adam into a deep sleep when he extracted his rib to make eve; but male ecclesiastics remained unconvinced as regards the sufferings of women.
incil havva’nın günahları için doğum sancısının bir ceza olduğunu söylediğinden dolayı anestezi özellikle doğumda (dine karşı ) bir saygısızlık olarak ilan edildi. 1591 yılında e.m adında iskoç bir hanımefendi doğum sancısının ağrılarından kurtulmak için bir çözüm aradığından diri diri yakıldı ve 19. yüzyılda ise simpson’ın kloroform kullanımı sayısız papaz tarafından kınandı. anestezinin erkeklere verilmesinin caiz olduğunu ispat etti çünkü tanrı havva’yı yaratmak için adem’in kaburgasını söktüğünde onu derin bir uykuya daldırtmıştı ancak erkek rahipler kadının acı çekmemesi konusunda ikna olmamıştı.
not : namus yüzünden öldürülen bir erkek var mı?
devamını gör...
kürk yolu
çin'den başlayan ve hazar denizi, iran, kafkasya ve anadolu coğrafyaları üzerinden avrupa'ya uzanan yoldur.
devamını gör...
dm
açılımı direct message olan kısaltmadır. türkçe'deki karşılığı ise özelden yürüme olan özellik.
devamını gör...