türkçede hemen her iki şıkkın anlamca birbirini karşıladığı bir sınavdı. matematikte ise ilk on soru hatta on beş soruya kadar her şey güzel gidiyordu. sonra problem sorularını görünce beynim durdu. baştan sona okumama rağmen sorunun ne sorduğunu, benden neyi bulmamı istediğini çıkaramadım uzun bir süre. özellikle faruk'un vazo sorusunu görünce her şeyi bırakıp ağlamak istedim. fen bilimleri biraz daha kolaydı diğer alanlara göre ama matematiğin korkusundan çabuk çabuk çözdüm, çoğunu hatırlayamıyorum bile şu an. matematiğe geri döndüğümde bir şeyler işaretledim ama umarım onlar da doğrudur. denemelerde bile yapmadığım kadar az soru işaretledim ilk defa. süre de yetişmedi zaten, görmediğim sorular da kaldı. sınavdan sonra çoğu kişinin küfürler saçarak sınav salonlarını terk ettiğini görünce bir rahatlama da gelmedi değil açıkçası. tyt'de bile bu kadar zorlayan adamların ayt'de ne sürprizler yapacağını çok merak ediyorum.

edit: çok güzel sürprizler yapmış. şaşkınlıktan çözemedim bile.
devamını gör...

yananlara...
devamını gör...

normal sözlüğümüz için söylersek, özellikle kadın uzuvları ile yapılan küfürleri görmemem beni çok mutlu ediyor.
sadece bilgileniyorum ve gülüyorum. insanı da en çok bunlar geliştirir.
devamını gör...

eski fatsa belediye başkanı. hayat hikayesi de kapitalistlerin dilinde sosyalizmin nasıl canavara dönüştüğü de iyi bir örnek.


türkiye’nin karanlık yılları.. kardeşin kardeşe kırdırıldığı yıllar.. cıa’nın ortadoğu şefi paul henze‘nin abd başkanı jimmy carter’a “bizim oğlanlar yaptı” dediği 80 darbesine daha bir yıl var.. 1979 yani.. karadeniz’in şirin ilçesi fatsa’da belediye seçimleri yapılacak.. bağımsız aday fikri sönmez farklı şeyler söylüyor.. herşeyi halkla yapacağım.. belediyeyi halkla yöneteceğim.. özellikle gençlerden kendisine büyük destek var.. diğer partiler rahatsız.. ankara’nın baskısıyla seçim iki kez erteleniyor.. sonunda fikri sönmez 3096 oyla belediye başkanı oluyor. chp’nin oyu 1150.. adalet partisi’nin 850.. mhp ve msp’yi de eklesen, fikri sönmez’in yarısı etmiyor.. fatsa belediye başkanı fikri sönmez bir terzi.. o nedenle terzi fikri diyorlar… devrimci, sosyalist biri.. seçimden bir gün sonra fatsa’da halk örgütleri kuruyor. halkın direkt yönetime katılmasını sağlıyor.. en önemli sorun çamur.. halkla bir haftada fatsa’nın tüm çamurlu yollarını yeniliyor.. özellikle fındık üreticilerin sorunlarıyla ilgileniyor.. aracıların, komisyoncuların önünü kesiyor.. kooperatifleşme çalışmaları yapıyor.. karaborsacıların üzerine gidiyor.. ilçede ekmek fiyatını fırıncılarla masaya oturan halk örgütleri ortak belirliyor.. ulaşımı ve suyu ucuzlatıyor.. fatsa’da küçük bir sosyalist düzen kuruyor.. yapılanlar karşısında ilçenin chp, adalet partisi ve milli selamet partisi temsilcileri de yönetime tam destek veriyor. ancak, fatsa’nın halkla yonetilmesi ankara’daki karanlık odaları rahatsız ediyor.. önce ilçeye mazot göndermiyorlar.. moskova’dan alsınlar diyorlar.. gazeteler hergün fatsa’yı kötülüyor.. süleyman demirel çorum katliamını unutturmak için “çorum’u bırak fatsa’ya bak” diyor. ülkenin tüm sorunları bitmiş gibi, fındık kadar bir ilçe sürekli manşetlere çıkıyor. özellikle tercüman ve hürriyet’te.. “komünistler fatsa’yı ele geçirdi..” “devlet fatsa’da yok..” “dinsizler dini yasakladı..” “halk mahkemeleri kuruldu.” öyle akıl almaz, öyle gerçek dışı şeyler yazılıyor ki.. sonunda fatsa’nın, chp, ap ve msp örgütleri bile isyan ediyor. “biz burada huzur içinde yaşıyoruz.burada komünist iktidar yok, kan yok, halk var.” fatsa kaymakamı bile önce valiye, sonra ankara’ya mesaj geçiyor. “ilçede bir sorun yok” ama hemen görevden alıyorlar.. sonra bir köşe yazarı çıkıyor ortaya.. oktay ekşi.. o günlerde hürriyet’in başyazarı.. 10 temmuz 1980’de şöyle diyor köşesinde.. “fatsa bir nifak merkezi..tehlikeli bir õrnek..eğer fatsa’nın başı ezilmezse cumhuriyet elden gidecek..ordu fatsa’ya hemen el koymalı” bunları yazan oktay ekşi bugün chp milletvekili. ..ve 12 temmuz 1980’de ordu fatsa’ya el koyuyor.. silahlı kuvvetler 12 eylül’ün ilk provasını fatsa’da yapıyor.. terzi fikri görevden alınıyor.. yüzlerce insanla birlikte cezaevine konuyor.. işkence tezgahlarında sabahlıyorlar.. .,ve kenan evren “fatsa’da taş taş üstünde bırakmadık” diyor.. netekim!.. 4 mayıs 1985 cezaevinde ağır işkencelere dayanamayan terzi fikri öldü.. cenaze namazını yarıda kestiler. komünistti dediler cenazesini yıkamadılar.. dinsiz bu adam dediler, salasını okumadılar.. öylesine gömüldü.. terzi fikri ve binlerce fatsalı.. fatsa’yı “sınırsız ve duvarsız bir kardeş sofrası” gibi açmışlardı.. kısa sürdü.. 9 aylık rüya kanla bitti.. ama terzi fikri’nin şu sözleri hiç unutulmadı. “ben ne yaptıysam, halkım için halkımla yaptım” yüreklerini betimsiz sevdalarla dolduranlara ölümün hükmü yoktur.. terzi fikri için de ölümün hükmü yoktu.. ve can baba’nın terzi fikri üzerine yazmış olduğu sözler; “her seçim döneminde göğünü yitirmiş bir ay gibi karadeniz’e düşerim ılık bir düş vaktine dönüşür fatsa gözlerimin tuzu karadeniz’e karadeniz gözlerime dolar ağzım dilim dudaklarım arar ben fikri’yi ararım…” sedat kaya
devamını gör...

dini kirli işlerinize alet edip, yaptığınız her pisliğe maske olarak kullanırsanız bir yerden sonra bunun ters tepmesinden daha doğal bir şey olamaz.
devamını gör...

hep biz mi arayacağız? sen ara!
devamını gör...

- bana göre - kafa sözlük radyosunun açık ara en iyi yayını, en iyi yayıncısını içeren zaman dilimi.

su katılmamış ortodoks bir piç olduğum için köklerime yakın, yalın, mavi, sıcak, huzurlu ve acayip gaz bir zaman dilimi hem de.

'gece olsa da kavuşsam" denilen yâr gibi.

neyse ki az kaldı, o vakte kadar biraz aragaz ile idare etmeli.
zeybekiko? neden olmasındı?

devamını gör...

buradan

az önce youtube önerilenlerime çıkan video, paylaşmadan geçemedim .
bazı şeylere tek taraflı bakmaktan vazgecmeliyiz dostlar, acilen!
devamını gör...

hayatın düşündüğünden çok daha farklı şekillenecek, plan yapma ve akışa bırak. yapamam dediğin, adım atmaya korktuğun her şey olumlu yönde evrildi. kendini sevmeyi öğren, bunun için çabala, sen çok değerlisin.
devamını gör...

basligi herkes girebilir hic bir ozelligi yok acikcasi (forumsal basliklar ozellikle) ama tanimlama icin konu uzerinde bilgi birikimi gerekmektedir. o yuzden tanimlama her zaman cok daha degerlidir...
devamını gör...

zoe heller kimdir bilmem, tanımam etmem. bu kitabı geçtiğimiz yıl içerisinde aldım ama neden aldım bilmem. büyük ihtimalle kampanya vardı. attım sepete. geçenlerde de kitaplıkta gözüme ilişince hadi bari okuyayım dedim. pişman mıyım? asla.

ömür kısa okunacak kitaplar sonsuz olduğundan genelde çerçöp okumamaya çalışırım klasiklerden, kendini ispat etmiş eserlerden giderim ama arada bir çerez diye tabir ettiğimiz bu kitaplardan okumak çok iyi geliyor bana. klasiklerle günde 30-40 sayfada tıkanırken böyle +400 sayfalık kitapları 2-3 günde bitirebiliyorum, bir şekilde okutuyorlar kendilerini.

neyse efendim gelelim kitabımıza. supoylır alırt.

audrey ve joel garip bir şekilde tanışıp evleniyorlar. joel bir avukat, audrey ise ev hanımı. ancak evlendikten sonra audrey de joel'in savunucusu olduğu değerlere gönülden bağlanıp(!) eşiyle birlikte aktivist oluyor. gibi bir şey. bilmiyorum. önemli değil.

ancak aradan yıllar geçip audrey 59 yaşına geldiğinde bir gün joel duruşma salonunda felç geçirip yere yığılıyor. apartopar hastaneye kaldırılıyor ama komadan bir türlü çıkamıyor. joel makinalara bağlı bir şekilde yaşamını sürdürürken biz onun ailesinin yaşadıklarına ve düşünce dünyalarına tanıklık ediyoruz.

biricik kibirli karısı audrey, kibirli ve yahudiliğe merak saran, musevi olup dini daha yakından tanımaya çalışıp saçma kafalar yaşayan rosa, mutsuz bir evlilik yaşayan ama özgüvensizliği nedeniyle bunu kendi hatası sayıp kocasına bir türlü karşı gelemeyen karla ve joel ile audrey'nin evlat edindiği otuzlu yaşlarındaki koca oğlan bağımlı lenny... tabii bir yandan da hayatlarına dahil olan tammy, chiantia, jane, mike, halit...

reading slump denen kısır dönemlerde iştah artırıcı olarak alınabilecek, hoj bir kitap. ama benana.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yaptigi begenilerle dikkatimi cekmis cokkk tatli bir yazardir. peki ben bos durur muyum,durmadim tanimlamalarina goz gezdirdim ve hemen takibe aldim. girdigi tanimlamalar oldukca bilgilendirici, yazim stili oldukca akici cok daha onemlisi inanilmaz tatli, inanilmaz naif birisi... ayrica ufak bir detay duseyim, yazdiklarini begenince yuzu guluyor, gunu guzellesiyormus. boyle tatli bir yazarin bence gununu hep guzellestirelim. sozlugumuze iyi ki gelmis hos gelmis, kendisi de varligiyla sozlugumuzu guzellestirmis.
devamını gör...

sormadan, yormadan getirilip önüme bırakılan her türlü kahve *
nescafe hariç.
devamını gör...

selvi
kesinlikle sülün gibi bir kız ya da kadındır.
devamını gör...

batının iki yüzlülüğünü, vicdansızlığını gözler önüne seren, modern dönemlerin en büyük katliamı, insanlık ayıbı..

1994 yılında, ülkede çoğunluk olan hutu 'lar, yaklaşık 100 gün boyunca, gördükleri bütün tutsi 'leri öldürmüştür. kesin kayıtlar tutulamamasına karşın yaklaşık 800.000 tutsi 'nin öldürüldüğü düşünülmektedir. gerçekte bu rakamın 1 milyonu geçtiği iddia edilmektedir. insanlar en korkunç şekilde, palalarla, kılıçlarla, bıçaklarla öldürülmüş, zengin olanlardan kurşun parası alınmış, acısız bir şekilde öldürülmüşlerdir. sabah, bir radyo programında, bütün tutsi 'ler hamamböceğidir, onları ezmek gerekir gibi anonslar yapılmış, bölgede olan bm kuvvetleri aniden geri çekilmiş, dünyanın jandarması olduğunu iddia eden abd, fransa gibi ülkeler, olaylardan korkarak, müdahale etmemiştir.

konu ile ilgili hotel rwanda adında enfes bir film de çekilmiştir.
devamını gör...

sinema tarihinin en doğal sahnelerinden de biridir .
devamını gör...

#923597

çocukluk fotoğraflarımın izinsizce ve haince yayınlandığı başlık. puh!

(bkz: kınım kınım kınamak)

editinine edit : aman ben de pek meraklıydım, hıhhhhhh!
devamını gör...

20 kasım 2020 çıkışlı dark tranquillity albümü.

ben geç farkettim ama 2020'de güzel şeyler de olmuş demek.*

albümün tamamı için buradan pls
devamını gör...

gerçekten çok acı bir durum ve gerçekten de kimse ukrayna’ya yardım eli uzatmayacak da.
çaresizlik ne kadar acı ki, ukrayna devleti halkına;
- evde kendi imkanlarıyla molotof kokteyli yapıp direnmelerini,
- yaş sınırı olmaksınız her vatandaşın savaşa katılımını söylemiş ve
- direnmek için halkına silah dağıtımak zorunda kalmış.

en kötüsü de rusya karşısında şansının çok az olması.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim