insanların felaketler sonucunda aklına mantığına birşeyler yatırması gerekiyordu. dinler tarihine bakınca ne kadar çok tanrı olduğunu biliyoruz. neredeyse herşeyin ayrı bir tanrısı var. felaketleri tanrının öfkesi olarak açıklayabiliyorlar, o döneme göre çok da tatmin edici aslında. anında kurbanlar kesiliyor falan.
dinler misiniz bilmem ama size şöyle dinlerin sümerlerdeki kökenlerini bırakayım. ah, sümerler üzümlü keklerim.
devamını gör...

san andreas fayı'nın neden olduğu 7,8 büyüklüğünde olan ve 50 saniye boyunca sürerek 3000'den fazla kişinin ölümüne neden olan doğal afet.

sabaha karşı saat 5:12'de gerçekleşen depremin tarihi 18 nisan 1906.

depremden geride kalan enkazda şehir genelinde çıkan ve büyük san francisco yangını olarak anılan yangın, şehirdeki durumu daha da zorlaştırmıştır. doğal gaz patlamaları, şehrin hemen hemen her yerinde yangına neden olmuştur. şehirdeki insanların depreme karşı sigortası yoktur. fakat çoğu, yangına karşı sigortalıdır. bu nedenle sigorta şirketleri, yangınların kasıtlı çıkarıldığını iddia etmiş ve birçok insana para ödemeyi reddetmiştir.

depremin ardından, evlerinden eşyalarını almaya çalışan insanların yaklaşık 500 tanesi, askerlerin onları yağmacı sanması nedeniyle vurularak öldürülmüştür. 200.000'e yakın insan ise evsiz kalmıştır.
devamını gör...

önceden olsa çokça şey yazabilirdim buraya. günümüz şartlarında hiç kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmek..
devamını gör...

/ve insanlar da ağaçlar kadar yağmura arzuludur./
ilhan berk - toplu şiirler
devamını gör...

*geçkin amcaların ikinci veya üçüncü eşlerinden olan erkek bebeğe *bir dikili taşımız olsun şu yalan dünyada diyerek yaptığı eylemdir.

amcaya değil de o çocuğa üzülüyorum ben. düşünsene kendi adı bile yok. ölüm korkusuyla son anda kendi adını veren bir baba o çocuğa ne verebilir ki o saatten sonra.

bide diyelim ki amca bey ölmedi, çocuk beş altı yaşına gelince yaşıtlarının dede dediği birine baba diyecekler. bu yüzden hep kafa karışıklığı. hep bi içine atma.

al sana nur topu gibi bir çocukluk travması. tam kırmızı odalık durum.
devamını gör...

kimse kusura bakmasın ama beni yaptıkları için ben bebekken k*çımdaki b*ku temizlediler ve bana bakmak için çalıştılar diye kimseye akıl sağlığımı teslim edemem. yapmasalardı, bana mı sordular? yapıp bir de üstüne sana baktık, seni büyüttük diyemezler. bir zahmet bakacaksın oradan sonra zaten.
tanım: her fırsatta size bakmak zorunda oldukları zamana kadar size baktıklarını gözünüze sokup bu yüzden tüm hayatınızı kontrol edebileceğini, tüm akıl sağlığınızı ele geçirebileceğini düşünen insanların yaşadığı ev.
devamını gör...

başlığı birazdan okuyacağım ama şunu eklemek isterim.

kafa sözlük trend yakaladığından beri, ekşi bütün çaylaklarını yazar yapmaya başladı.
ekşide yazar olmak istiyorsanız, aynı mahlasınızla kafa sözlük'te üyelik alıp yazmaya başlamanız yeterli.
devamını gör...

tam da evli ve çocuklu dizisindeki peggy bundy'nin giyeceği türden bir giysi. gerçi o genelde üstten giyerdi bu deseni;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

fransa kraliçesi marie antoinette - (bkz: pastanın ekmekten daha doyurucu olması)
devamını gör...

bu kadar overrated bir olay olamaz ya. arkadaş dediğimiz şey benim gözümde cinsiyetsizdir. kız ya da erkek olması neyi değiştiriyor tam olarak?

bunun en büyük sebebi karşı cinste arkadaşı olanların bunu meziyet sanıp farklı şekillerde ifade etmesidir. bir sürü arkadaşım var cinsiyeti fark etmeksizin ve bundan sonra da olmaya devam edecek. siz de bu konudan sıkılırsanız dünya düz mü yuvarlak mı onu tartışırsınız artık.
devamını gör...

ben bu çocuğa çok gülüyorum. zeki olabilir yaşıtlarına göre, ancak hayatın sillesini yemiş biri gibi konuşması çok komik. çünkü annesi yemek koymasa önüne, babası harçlık vermese ağlayacak yaşta henüz. önce çocuk ol, doyasıya yaşa çocukluğunu. sonra kız arkadaşın olsun. önce bunları bi tat atakan. bırak zorlu süreçleri amcaların düşünsün.

velhasılı ailesinin gazıyla medya maymunu olan çocuğun yeni incileri. yolu açık olsun da o yaşta kimseye de akıl verme gülüm.
devamını gör...

yazdığı comfortably numb solosu bestler listesi şampiyonlarındandır. biraz benzer düzenlemeyle backing track üzerine çalıp yarışma kazanmışlığım var. bu adamın beceremediği tek şey şov.

tina s icrası ile numb solosu
(link:
)
devamını gör...

evrenin rengi kozmik latte. evet yanlış duymadınız. john hopkins üniversitesinde görevli gök bilimciler tarafından yapılan araştırmalar sonucunda evrenin renginin kozmik latte olduğu ortaya çıkmıştır. karl glazebrook ve ıvan baldry isimli gök bilimciler, 2002 senesinde kainatın ortalama renginin yeşile çalan bir beyaz olduğunu öne sürmüştü. ancak bundan kısa bir süre sonra, 2003 yılında 200.000'den fazla gök adanın incelenmesi sonucu ortaya çıkan ışık araştırmalarında bu rengin yeşilimsi beyaz değil de bej renginde olduğu şeklinde düzelttiler.

bu çalışmanın başlangıcındaki asıl amaç evrenin rengini belirlemek değildi. çalışmanın asıl odak noktası yıldız oluşumlarını incelemek ve farklı galaksiler ve gök adaların spektral analizlerini yapmaktı. fraunhofer çizgileri şeklinde, çalışma esnasında spektral aralıklar içerisinde görüntülenen koyu renkli çizgiler daha yaşlı ve daha genç yıldızları gösterdiği öne sürüldü. karl glazebrook ve ıvan baldry'nin değişik galaksilerin ve yıldız oluşumlarının yaşını belirlemek amacıyla yaptıkları çalışma sonucunda evrenin rengine de değinmeleri farklı bir yaklaşım meydana getirdi. yapılan çalışmaların neticesinde, uzay zaman düzlemindeki bir çok yıldızın 5 milyar yıldan daha yaşlı olduğu kanısına varıldı. tüm bu yıldızların ve oluşumların geçmişte daha parlak olacağı düşünülerek, daha çok mavi yıldızların sarıya ve sonrasında da kırmızı devlere dönüştüğü düşünülerek evrenin renginin maviden kırmızıya doğru kaydığı anlaşıldı.

milyon ve milyar ışık yılları uzaklığındaki galaksilerden gelen ışık dünyamıza ulaştığı vakit, yıldızların çok daha genç ve çok daha mavi oldukları dönemlerde gelen ışıklar olması nedeniyle evrenin ortalama renginin saf beyaza kayma eğiliminde olduğu görüldü. ancak evrenin rengi kozmik latte. rengin isminin verilmesinde bir çok basın yayın kuruluşuna, üniversitelere, npr ve bbc gibi büyük haber kanallarına vs. danışıldı. yapılan tüm çalışmaların ardından isim olarak kozmik latte ismi seçildi. beyaz kozmik latte renginin on altılık üçlü değeri #fff8e7 olarak belirlendi. bu rengin renk skalasındaki değeri ise; srgb: 255, 248, 231; cmyk: 0, 2.7, 9.6, 0; hsv: 40o, %9.4, %90 şeklinde tanımlandı. bu tanımlama sonrasında evrenin rengi aşağıdaki renk olarak gösterildi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

(renk görseli evrimagaci.org'dan alınmıştır.)

şimdi diyeceksiniz ki nasıl yani ? evrenin rengi siyah değil mi ? o kadar kara delik, o kadar karanlık enerji dedik bunlar hepsi yalan mıydı ? hayır tabii ki de, kesinlikle yalan değil. ancak bu rengin fiziksel özelliklerini ve nörobiyolojik özelliklerini anladığımız zaman evrenin rengi olduğu kanısına biz de varabiliriz belki.

kaynakça gösterdiğim sayfada rengin fiziğini ve nörobiyolojik özelliklerini de bulabilirsiniz.

kaynakça:
1- evrimagaci.org/kozmik-latte...
devamını gör...

en az bilgi dolu tanımları kadar deneyim dolu tanımlarını sevdiğim,
mars gezegenine karşı içimde bir çekim gücü olduğu için ayrıca yakınlık hissettiğim,
benim gibi başak burcu olduğunu bildiğim beğendiğim beğenisine mazhar olduğum yazarım olur kendisi.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir (bkz: sait faik abasıyanık) şiiri.

çıplak heykeller yapmalıyım.
çırılçıplak heykeller
nefis rüyalarınız için
ey önünden geçen ak sakallı
kasketli,
yırtık mintanından adaleleri
gözüken
dilenci
sana önce
şiirlerin tadını
aşkların tadını
kitaplardan tattırmalıyım
resimlerden duyurmalıyım,
resimlerden...

şu oğlan çocuğuna bak
fırça sallıyor
kokmuş manifaturacının ayağına
dörtyüzbin tekliğinden
on kuruş verecek.

seni satmam çocuğum
dörtyüzbin tekliğe.
ne güzel kaşların var
ne güzel bileklerin
hele ne ellerin var, ne ellerin

söylemeliyim
yok
yok... meydanlarda
bağırmalıyım,
bu küçük
güllerin buram buram tüttüğü
anadolu şehri kahvesinde
kiraz mevsiminin
sevişme vakti olduğunu.

resimler seyrettirmeli, şiirler
okutturmalıyım.
baygınlık getiren şiirler.

kiraz mevsimi, kiraz
küfelerle dolu pazar.
zambaklar geçiriyor bir kadın.
bir kadın bir bakraç yoğurt
götürüyor
sallıyor boyacı çocuğu fırçasını
belediye kahvesinde hakla o eski,
o yalancı
o biçimsiz bizans şarkısı.

sana nasıl bulsam, nasıl bilsem
nasıl etsem, nasıl yapsam da
meydanlarda bağırsam
sokak başlarında sazımı çalsam
anlatsam şu kiraz mevsiminin
para kazanmak mevsimi değil
sevişme vakti olduğunu...

bir kere duyursam hele
güzelliğini, tadını,
sonra oturup hüngür hüngür
ağlasam
boş geçirdiğim bağırmadığım
sustuğum günlere
mezarımda bu güzel, uzun kaşlı
boyacı çocuğunun
oğlu bir şiir okusa
karacaoğlan'dan
orhan veli'den
yunus'tan, yunus'tan...
devamını gör...

yeni zelandalı müzisyen finn andrews* tarafından 2000'li yıllarda londrada kurulan, indie rock ve alternatif müzik yapan gruptur.
2004 yılında çıkardıkları ilk albümleri the runaway found* içerisindeki 3. parça olan lavinia ile kısa sürede adlarını duyurmuşlardır.
devamını gör...

dün çalışırken başıma gelen olay. şöyle ki;

yemeğimi yiyip, son sigaramı içip yeniden mağazaya döndüm ve direkt büroya çağırıldım. acaba neyi yanlış yapmış olabilirim diye düşünüyorum yürürken. içeri girmemle karşımda üç kadın görüyorum. ikisi çalışan, biri de kaşları çatık, dombiş, esmer, başörtülü bir teyze.

- beni çağırdınız, buyrun?
- sen yabancısın sudoku, persçe biliyor musun?
- nope.
- yine de bir iletişim kurmayı dene hanımefendi ile.
- peki.

- - - -

- hallo, türkisch?
teyzem başını sağa sola sallıyor ve kendi dilinde sessizce bir şey söylüyor
bende başımı sallıyorum

çalışanlar mikemmel bir iletişim oldu diyip gönderiyolar beni yeniden.

beş dakika sonra çalışanın birisi yanımdan geçiyor bende soruyorum:

- teyzenin neye ihtiyacı varmış?
- ihtiyacı olanları çantasına koymuş, gidiyormuş. neyseki fark ettik.

- - -

ardından polisler geldi ve büroda kınama seansı gerçekleştirdiler. hep birlikte dışarı çıktılar ve buraya bidaha gelme denilerek gönderildi teyze.

bu olay beni gerdi tabi. iki saat düşüncelerimi meşgul etti teyze. monolog;

yav teyzem niye böyle şeyler yapıyon manyak mısın? zaten dış görünüşün bas bas bağırıyor önyargılanacak tip diye. yapma bunu işte. sonra tüm yabancılara, farklı ten renkli insanlara, baş örtülülere, örtüsüzlere herkese önyargı geliştirip aynı tencereye atıyorlar.
hayır çaldıklarına ihtiyacın olsa bi yerden yakalayacağım empati duygusunu. ne diye düğünde giyilecek şeyler alıyosun? neden ihtiyacın varsa tshirt, etek, pantolon ne bileyim atlet falan çalmıyosun da düğün elbisesi çalıyosun ya?
hayır ayrıca neden çalıyosun teyzem? zaten bu ülkenin devleti yeterince yardımda bulunmuyor mu? işsizlik maaşı, oturum izinsiz yabancı ülke vatandaşına geçim yardımı, çocuk parası, anonim yardımlar da bulunmuyor mu sen aç kalma diye? kendini böyle durumlara sokma diye?

offfff teyzem, senin yüzünden kendimi yedim iki saat.
devamını gör...

merhabalar sevgili portakallar!
yarın yapacağımız anadolu rock gecesi'nin yıldızları belli oldu. bilmediğim bir sürü şarkı ve grubun olduğunu fark ettiğim sizlerin sayesinde kalite ve rock kokacağına inandığım bir yayına hazır mısınız? yarın saatlerimiz 22.00'ı gösterdiğinde sözlük radyosunda buluşuyor muyuz?
o zaman gelsin yıldızlar!
ön edit: özel durum nedeni ile ses kaydı gönderme konusunda sıkıntı yaşayıp kayıtlarını beklemede olduğum yıldızları, kayıtları geldikten sonra listeye ekleyeceğimi şimdiden belirtmek isterim.
ikinci edit: sevgili yıldızlarım, elime ulaşan kayıtları isim olarak aşağıda paylaştım. bir yanlışlık sonucu adını eklemediğim yıldızımız varsa çok çok çok özür diliyorum, bana ulaşırsanız hemen ekleme yapabiliriz.
(bkz: audiotest)
(bkz: beşiktaşlı_bektaşi)
(bkz: cenk'in arka bahçesi)
(bkz: clytie)
(bkz: dışınızdaki irlandalı)
(bkz: dünyanınbütünmeşhurlarınıntraşolurkenkullandığıjilet)
(bkz: gomercan)
(bkz: herhangi biri)
(bkz: intikam iyi bişey değil mathilda)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: limonluekşilisalata)
(bkz: marikaki)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: miko)
(bkz: nevermore)
(bkz: nizanim)
(bkz: oblomovreis)
(bkz: rastrel)
(bkz: revolversiz ittihatçı)
(bkz: robnaja)
(bkz: sekülerlesen çılgın hafız)
(bkz: spawn)
(bkz: umurumda bile olmaz nükleer denemeler)
devamını gör...

üşenmek işin bahanesidir. korkarsın. yeni bir insana daha hayat hikayeni anlatacak, kendini tanıtacak hâlin kalmamıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim