birgüntekbaşına - en çok favorilenen tanımları (1. sayfa)
1.
normal sözlük
herkese merhabalar,
farklı bir sözlüğün yazarı olarak bugün okuduğum haklı bir entry üzerine gelip katıldığım sözlük. umarım çaylaklığımız uzun sürmez ama daha önemlisi geldiğim sözlük gibi haksızlıklara göz yummaz.
farklı bir sözlüğün yazarı olarak bugün okuduğum haklı bir entry üzerine gelip katıldığım sözlük. umarım çaylaklığımız uzun sürmez ama daha önemlisi geldiğim sözlük gibi haksızlıklara göz yummaz.
devamını gör...
2.
bir gün tek başına
nickimi oluşturan benim de en sevdiğim türk edebi eseri olan (bkz: vedat türkali) kitabıdır.
kitap 27 mayıs 1960 darbesi öncesi döneminin siyasi ruhunu birebir yansıtır dahası bunu güzel bir aşk çerçevesinde konumlandırıp yarattığı karakterler üzerinden de dönemin psikolojisini anlamamızı sağlar.
roman, küçük burjuva kenan karakterinin her ne kadar dışarıdan gayet güzel görünen bir yuvası olsa da aslında mutsuz, sıradan ve de boğucu evliliğinin, iğrenç arkadaşı ve çevresi ile eskinin hatıralarında saklı kalan kaypaklıklarını, günahlarını düşünerek geçirdiği günlerini, en anason kokulu masalarda gidermeye çalıştığı bir gün tanıştığı günsele aşık olması ile başlayan ve de sayfalarca nasıl akıp gittiğini anlayamadığınız ve sonunda göğsünüze öküz oturması ile son bulan, tarihe ve döneme tanıklık ettiğimiz bir külliyattır.
günsel karakteri romanda umuttur, sevgidir, direniştir, ışıktır. aşık olunası roman karekteridir kendisi *
kenan gibi davayı satmış, eşini, çocuğunu umursamayan, bencil, çıkarcı amma ille de korkak bir karakterin bile canına kıyması tokat etkisi yaratıyor. günseli hak etmiyor fakat günsele, sevgisine, umutlarına öyle bağlanıyorsun ki, kenana bile üzülüyor insan.
"ülke sallanıyor, iktidardakiler sallanıyor. herkes bir şey bekliyor. ben günsel'i bekliyorum."
herkesin okumasını dilediğim harika bir eser, yalnız günlerce etkisinden çıkamayacağınız da bir gerçektir.
kitap 27 mayıs 1960 darbesi öncesi döneminin siyasi ruhunu birebir yansıtır dahası bunu güzel bir aşk çerçevesinde konumlandırıp yarattığı karakterler üzerinden de dönemin psikolojisini anlamamızı sağlar.
roman, küçük burjuva kenan karakterinin her ne kadar dışarıdan gayet güzel görünen bir yuvası olsa da aslında mutsuz, sıradan ve de boğucu evliliğinin, iğrenç arkadaşı ve çevresi ile eskinin hatıralarında saklı kalan kaypaklıklarını, günahlarını düşünerek geçirdiği günlerini, en anason kokulu masalarda gidermeye çalıştığı bir gün tanıştığı günsele aşık olması ile başlayan ve de sayfalarca nasıl akıp gittiğini anlayamadığınız ve sonunda göğsünüze öküz oturması ile son bulan, tarihe ve döneme tanıklık ettiğimiz bir külliyattır.
günsel karakteri romanda umuttur, sevgidir, direniştir, ışıktır. aşık olunası roman karekteridir kendisi *
kenan gibi davayı satmış, eşini, çocuğunu umursamayan, bencil, çıkarcı amma ille de korkak bir karakterin bile canına kıyması tokat etkisi yaratıyor. günseli hak etmiyor fakat günsele, sevgisine, umutlarına öyle bağlanıyorsun ki, kenana bile üzülüyor insan.
"ülke sallanıyor, iktidardakiler sallanıyor. herkes bir şey bekliyor. ben günsel'i bekliyorum."
herkesin okumasını dilediğim harika bir eser, yalnız günlerce etkisinden çıkamayacağınız da bir gerçektir.
devamını gör...