oğuz atay'ın derin ve sarsıcı kült eseri.
modern insanın yalnızlığını bağırmadan, alttan alta ve acıtarak anlatan bir roman. herkesin okuyabileceği ama herkesin kaldıramayacağı cinsten.
evliliği biten, iş hayatında tutunamamış, çevresiyle de kötü olan baş kahraman hikmet benol'un kendi içindeki hesaplaşmalarla boğuştuğu, hayata tutunabilmek için hayatı bir oyun gibi çözüp yeniden kurmaya çalıştığı güçlü bir varoluş romanı. sürekli anlaşılmayı bekler ve kitabın sonunda hayata tutunamayıp intihar eder.
"beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum."
"kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun?"
“yalnızlık, insanın kendiyle kalabalıklaşmasıdır.”
"sanki kitap değil de hayat bitmiş,
çevirdiklerim sayfa değil de hayatın günleriymiş gibi..."
devamını gör...