elea - madalyalı tanımları (1. sayfa)
1.
kürk mantolu madonna
ince ve bir solukta okunabiliyor. gayet akıcı, anlaşılır bir anlatımı var. içindeki osmanlıca ifadelerin anlamları sayfa sonlarında belirtilmiş.
büyük ölçüde aile yetiştirmesinden dolayı içe kapanık, çekingen ve kendini dünyada gereksiz biri olarak hisseden raif efendi'nin bu kişilik özelliğinden dolayı ilişkinin pasif tarafında kalarak yaşayacağı aşkı gayet güzel anlatmış. ve tabiidir ki hayatın anlamını ansızın rastladığı "o kadın" da bulmuş, tüm mutluluğunu onun üzerine kurmuş, biraz 1920'lerin haberleşme olanaklarının kısıtlı ama çokça da kendisi yeterince atak davranamadığından dolayı, sevgilisi ile aniden kesilen haberleşme nedenini araştıramamış. olayı kovalayamamış, bu cesareti bulamayıp, yıllarca kendisini aniden terk ettiği sevgilisine olayı aslını astarını bilmeksizin içerleyip durmuş. sonrasında kimselere güvenemeyip hayatını kendi tutumu ile mahvetmiş.
raif efendi, insanlar arası ilişkilerin fazla sıkı fıkı olmadığı, üstelik kadın cinsinin günümüze göre çok daha "ulaşılmaz" gösterildiği o dönemde böyle saplantı derecesine varacak tutkuda bir aşk yaşamış. peki günümüzde kimse yaşamıyor mu? pekala yaşanıyor ve en mantıklı, en "cool" görünenlerimizin arasında bile hiç olmazsa hayatının kısa bir dönemi bu tip bir ilişkiyle geçebiliyor.
büyük ölçüde aile yetiştirmesinden dolayı içe kapanık, çekingen ve kendini dünyada gereksiz biri olarak hisseden raif efendi'nin bu kişilik özelliğinden dolayı ilişkinin pasif tarafında kalarak yaşayacağı aşkı gayet güzel anlatmış. ve tabiidir ki hayatın anlamını ansızın rastladığı "o kadın" da bulmuş, tüm mutluluğunu onun üzerine kurmuş, biraz 1920'lerin haberleşme olanaklarının kısıtlı ama çokça da kendisi yeterince atak davranamadığından dolayı, sevgilisi ile aniden kesilen haberleşme nedenini araştıramamış. olayı kovalayamamış, bu cesareti bulamayıp, yıllarca kendisini aniden terk ettiği sevgilisine olayı aslını astarını bilmeksizin içerleyip durmuş. sonrasında kimselere güvenemeyip hayatını kendi tutumu ile mahvetmiş.
raif efendi, insanlar arası ilişkilerin fazla sıkı fıkı olmadığı, üstelik kadın cinsinin günümüze göre çok daha "ulaşılmaz" gösterildiği o dönemde böyle saplantı derecesine varacak tutkuda bir aşk yaşamış. peki günümüzde kimse yaşamıyor mu? pekala yaşanıyor ve en mantıklı, en "cool" görünenlerimizin arasında bile hiç olmazsa hayatının kısa bir dönemi bu tip bir ilişkiyle geçebiliyor.
devamını gör...
2.
captain phillips
2013 yapımı abd filmi..
başrollerinde oscarlı aktör tom hanks ve bu rolle oscar adayı olan barkhad abdi 'nin oynadığı film, 2009 yılında maersk firmasının konteynır gemisinin kaçırılması hikayesini anlatıyor. somali 'li 4 genç korsan, yük gemisini somali açıklarında rehin alır, daha sonra olaylar gelişir.
tom hanks 'in kariyerinin ilk yıllarında başarısız bir saturday night live oyuncusu olduğunu, ardından bence beş para etmez bir yığın komedi filminde oynadıktan sonra, philadelphia filminde eşçinsel bir aıds hastasını canlandırmasıyla yükselen kariyerinin sürekli neden zirvede kaldığını insan bu filmi izledikten sonra bir defa daha anlıyor. kusursuz bir oyunculuk. biraz sığ, ciddi, cesur ve vicdanlı bir gemi kaptanı kompozisyonu. öte taraftan ilk profesyonel oyunculuk deneyiminde somali 'li aktör barkhad abdi, tom hanks gibi bir efsanenin yanında hiç sırıtmamış, hatta ondan baya bir de rol çalmış, pırıl pırıl parlamış. oscar adaylığını kesinlikle haketmiş.
film, aslında saf iyi ve saf kötü filmi değil. gemiyi kaçıran somali 'li korsanlar, bu işi zevk için veya çok daha fazla para kazanmak için yapmıyorlar, musa karakterinin de belirttiği gibi ortada bir patron var. ve o patrona hesap vermek zorundasınız. somali 'li korsanları dinleyince de, aslında kaçırılan ve mağdur tarafta olan emperyalist ülkelerin o kadar da masum olmadığını görüyoruz..
film, dar mekanlarda çekilmesine karşın, oldukça hareketli bir film. öyle çatışma, hoplama zıplama sahneleri fazla yok ancak tempo sürekli yüksek, bu da yönetmenin bir başarısı belki de. bu yüksek tempoda, gözünüzü ekrandan bir an olsun ayıramıyorsunuz, gerilim dozu da zaman zaman oldukça artıyor. bence güzel bir finalle de hakkını veriyor film.
her anlamda başarılı bir yapım olan filmimiz, izlenmeyi ve övgüyü hak ediyor..
başrollerinde oscarlı aktör tom hanks ve bu rolle oscar adayı olan barkhad abdi 'nin oynadığı film, 2009 yılında maersk firmasının konteynır gemisinin kaçırılması hikayesini anlatıyor. somali 'li 4 genç korsan, yük gemisini somali açıklarında rehin alır, daha sonra olaylar gelişir.
tom hanks 'in kariyerinin ilk yıllarında başarısız bir saturday night live oyuncusu olduğunu, ardından bence beş para etmez bir yığın komedi filminde oynadıktan sonra, philadelphia filminde eşçinsel bir aıds hastasını canlandırmasıyla yükselen kariyerinin sürekli neden zirvede kaldığını insan bu filmi izledikten sonra bir defa daha anlıyor. kusursuz bir oyunculuk. biraz sığ, ciddi, cesur ve vicdanlı bir gemi kaptanı kompozisyonu. öte taraftan ilk profesyonel oyunculuk deneyiminde somali 'li aktör barkhad abdi, tom hanks gibi bir efsanenin yanında hiç sırıtmamış, hatta ondan baya bir de rol çalmış, pırıl pırıl parlamış. oscar adaylığını kesinlikle haketmiş.
film, aslında saf iyi ve saf kötü filmi değil. gemiyi kaçıran somali 'li korsanlar, bu işi zevk için veya çok daha fazla para kazanmak için yapmıyorlar, musa karakterinin de belirttiği gibi ortada bir patron var. ve o patrona hesap vermek zorundasınız. somali 'li korsanları dinleyince de, aslında kaçırılan ve mağdur tarafta olan emperyalist ülkelerin o kadar da masum olmadığını görüyoruz..
film, dar mekanlarda çekilmesine karşın, oldukça hareketli bir film. öyle çatışma, hoplama zıplama sahneleri fazla yok ancak tempo sürekli yüksek, bu da yönetmenin bir başarısı belki de. bu yüksek tempoda, gözünüzü ekrandan bir an olsun ayıramıyorsunuz, gerilim dozu da zaman zaman oldukça artıyor. bence güzel bir finalle de hakkını veriyor film.
her anlamda başarılı bir yapım olan filmimiz, izlenmeyi ve övgüyü hak ediyor..
devamını gör...