hatşepsut yazar profili

hatşepsut kapak fotoğrafı
hatşepsut profil fotoğrafı
rozet
karma: 146780 tanım: 4318 başlık: 282 apolet: 6 takipçi: 77
Herkesin melodisi kendinedir ve bunun böyle olduğunu yalnızca gramofon çiçekleri bilir belki de , çünkü yürekler ve çiçekler tekildir…

son tanımları


güne bir şarkı bırak

günaydın o zaman…

open.spotify.com/track/6FUN...
devamını gör...

akşama bir şarkı bırak

devamını gör...

güne bir kedi bırak

yedi bela hüsnü.. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

erkek adam ağlar mı sorunsalı

ben babamı ağlarken gördüm… çaresizliğini, acısını yüreğimde hissetmiştim. kızının hasta olduğunu duyduğundaydı, kızı iyileşti… erkekler ağlar taşıyamadıklarıda, hem de yürekleri dağlayarak.
devamını gör...

içmedeyiz normal sözlük

beş günlük tatil bitti… uzun zamandır böyle dinlenmemiştim. şimdi yarını düşünüyorum, kaosa hazır mıyım?… neyse sağlığımıza sözlük.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir kadına asla söylenmemesi gerekenler

sen bunu yapamazsın, beceremezsin diye kelimeler saf edin; sonra oturup izleyin…
devamını gör...

anın fotoğrafı

kayboldum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların çektiği gökyüzü fotoğrafları

anlık…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ed: bu daha güzel…
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ölümün en güzel tarafı nedir sorusu

sınırlardan kurtulmak derim… maddi dünyanın ve bedenin önüne geçiş bir anlamda. ruhun prangalarından kurtulup özgürleşmesi.*
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

üstteki yazara 1 ile 10 arası puan ver

bizim oğlan o tabi ki on puan…
ed: sevgili eppur esprili yazılarından ötürü ona da on puan…
devamını gör...

şebnem sönmez'den kemal kılıçdaroğlu’na açık mektup

oyuncu şebnem sönmez’den çok net bir soru; bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum… söylemek istediklerimizi cesurca yazmış değerli oyuncu. “ arınmak” başlığı altındaki bir gün gazetesinde yayınlanan açık mektubu.

"ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum"

sayın kılıçdaroğlu; bu size açık ve tamamen kişisel mektubumdur.
tv izlemiyor, sosyal medya kullanmıyormuşsunuz.
beyanınıza göre sadece iki gazeteyi takip ediyormuşsunuz.
birgün gazetesi’ni okuduğunuz için size buradan seslenmek istedim.
siyaset sahnesine ilk çıktığınız günden beri sizi neden sevmediğimin kanıtlarını bu ülkeye mütemadiyen nasıl sunduğunuzu duyun diye.
siz ne istiyorsunuz?
siz bu ülke için ne istiyorsunuz?
bu halktan ne istiyorsunuz?
chp’den ne, devletten ne istiyorsunuz?
78 yaşındasınız, kalan yaşamınız nasıl olsun istiyorsunuz?
siz “anayasa’ya aykırı ama evet!” dediğinizde ne istiyordunuz?
“adalet yürüyüşü” nüzde ankara’dan istanbul’a yürürken ne istemiştiniz?
geçmişinize dair sorularım sayısız, cevaplarını merak etmiyorum.
bugün ülkemin canını neye feda ettiğinizi merak ediyorum.
bugün bir milletvekili bile değilken genel başkanlığını yıllarca üstlendiğiniz chp’nin devlet tarafından “atanmış” başkanı olmayı kendinize yakıştırıyor musunuz?
devletin kolluk gücüyle zorla, zorbalıkla -sözümona ele geçirdiğiniz chp genel merkezi’ne adım atamamanızı nasıl açıklıyorsunuz?
seçilmiş genel başkan milli egemenlik parkı’na yağmurdan sırılsıklam yürürken, genel merkez binanızda servis edilen çikolatalar afiyet olmasın. olamaz zaten.
bugün gezi direnişi’nin 13. yıldönümü.
hem gurur hem de derin bir üzüntü duyuyorum.
gururumun da üzüntümün de sebepleri belli, siz gururumda da üzüntümde de zerre kadar yer almıyorsunuz.
siz siyasete selam verdiğiniz ilk günden bugüne arınmak istediğim, istediğimiz her şeyin sembolüsünüz.
ben sizden arınmış bir ülke istiyorum.
cumhuriyeti, halkı ve partiyi sizin zihniyet ve edimlerinizden arıtmak boynumuzun borcudur.
hiçbir zaman hiçbir partinin ne üyesi ne de sempatizanı oldum.
sade bir vatandaş, kendi mesleğinin örgütünü kurmuş bir oyuncuyum.
vatandaş olarak haklarımı biliyor ve sizden bile korumak için var gücümle yaşıyorum.
oyuncu olarak herkese nasip olmayacak kıymette ustalarımın düsturlarını alnımın ortasında taşıyorum.
devlet baba’ya güvenmiyor, muhalefet anaya inanıyorum.
inandıklarımın, güvendiklerimden kat be kat üstün olduğunu bilin.

sizin güvendiklerinizin de size asla yoldaş olmadığına, olamayacağına inancım hayat tecrübemle binlerce kez ortadadır.
sizin inancınız ne?
son soruma da cevap vermeyin, bunu da hiç merak etmiyorum.
not: söyleyeceğim daha çok şey var ama ben işgalci değilim.
görüşmemek üzere.
(link: www.cumhuriyet.com.tr/turki...)
devamını gör...

dolunay


bahçeme gelip bahçemi büyütüyor uzanıyor gölgesine ağaçlarımın görüyorum onu geceyle gündüzün ötesinde

(bkz: edip cansever)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geceye bir şarkı bırak

devamını gör...

an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu

balkonumdayım… hava hafif serin, ses yok. “ay” ile bakışıyoruz.**


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir üstteki yazar hakkında düşünülenler

hemşehrim kendisi, ailesine düşkün bir baba… iyi insan.
devamını gör...

günün fotoğrafı

ev kalabalık, şımardıkça şımardı şebek…* poz veriyor birde.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kaliteli insan kalitesiz insan

neye göre, kime göre… kriteriniz nedir?
bana göre dünyadaki tüm insanlar şu tablodan ibaret… mantık nasıl sonuç üretiyorsa, insan da vicdanı kadar sonuç veriyor bence…
buyurunuz, ölçünüz kalitenizi. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

çünkü insanın kalitesi bana göre
parasında, makamında, ününde değil,
vicdanında, merhametinde, adaletinde, emeğe bakışında, güçsüze davranışında ve çıkarı yokken gösterdiği insanlıkta gizlidir.

ve gene bana göre…
kaliteli insan;
kimse görmezken de doğru olandır.
kalitesiz insan ise;
menfaati bitince karakteri değişendir.
devamını gör...

baba ziyareti

babayı ziyaret…

sen toprağa karışmışken bunun bir anlamı var mı bilmiyorum…
ama belki de o toprağa elimi sürdüğümde sana biraz daha yakın hissediyorum. sanki bağımız hiç kopmamış gibi… belki de hala elinin saçlarımın üzerinde dolaştığını hissediyorum.

kaç yaşına gelirsem geleyim, senin ele avuca sığmaz küçük kızın olarak kalacağım sanırım.
dik durmayı, adaletli olmayı, onurlu yaşamayı, iyi insan olmayı * senden öğrendim. başka bir baba istemezdim…
iyi ki benim babamsın. şimdi toprağa uzattığım elim, umarım ruhuna değiyordur.
seni çok seviyorum…

bir mezara değil, eksik kalan sesine uzanıyorum burada… bir bakışı, bir güveni, bir “ben buradayım” hissini hissetmek için buradayım…
galiba babam, sevilen insanlar gerçekten gitmiyor; bir rüzgarda, bir kokuda, bir avuç toprakta yaşamaya devam ediyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanın saçını ağartan şeyler

sorumluluklar ve zaman…
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim