hatşepsut yazar profili

hatşepsut kapak fotoğrafı
hatşepsut profil fotoğrafı
rozet
karma: 27798 tanım: 3494 başlık: 230 takipçi: 66
Herkesin melodisi kendinedir ve bunun böyle olduğunu yalnızca gramofon çiçekleri bilir belki de , çünkü yürekler ve çiçekler tekildir…

son tanımları


geceye bir şarkı bırak

now we are free / honor him...
devamını gör...

güne bir şarkı bırak

loreen - tattoo...
devamını gör...

güne bir kedi bırak

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazarların çektiği gökyüzü fotoğrafları

gökyüzü bütün renkleri bölüşmüş,
umutsuz bir siyah düşmüş payıma...
*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlük yazarlarının fotoğrafları

gülüşlerimiz yarım kalmasın...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

seni seviyorum demenin farklı şekilleri

işten yorgun geldiyse, rahatlatacak konforu sağlamak, sesini alçaltmak, sevdiği şeyleri hazırlamak...
devamını gör...

hacı bektaş veli

feryal öney - hararet nârdadır... söz: kaygusuz abdal / hacı bektaş veli
devamını gör...

yazarların gününü özetleyen kelime

yorgunluk...
devamını gör...

alttaki yazara bir mesaj bırak

herkesin bağırdığı bir zamanda, hâlâ insan kalabilmek en büyük direniş.
taraf tutmak kolay, vicdanlı olmak zor.
gündem geçer, ama insanın ne olduğu kalır…
devamını gör...

mavi türkü

ali asker'in enfes eseridir... bu cover enfes olmuş...

öyle bırakıp gitme
sarılmadan doya doya

al eline gök fırçayı
içimi maviye boya
al eline gök fırçayı
göğümü maviye boya

deniz ol dalgan olayım
sahil ol kumun olayım

martına kanat olayım
tüyümü maviye boya
martına kanat olayım
tüyümü maviye boya

bırak el ne derse desin
doğru yalan söylensin
senin sesine benzesin
sözümü maviye boya

devamını gör...

içmedeyiz normal sözlük

eee, hadi o zaman… nerede kalmıştık? sağlığımıza...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

alttaki yazara bir film bırak

yan yana son zamanlarda en beğendiğim diyebilirim. çok keyifliydi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kafaya takmama sanatı

gençlik iksirini bulmuş olanlardır.
devamını gör...

araba kullanırken düşünmek

düşüncelerin freni yoksa tehlikeli eylem...*
devamını gör...

batı'nın doğu'ya üstünlüğünün sebebi

batı’nın doğu’ya üstünlüğünü, ontolojik ya da mutlak bir üstünlükten ziyade, rönesans ve aydınlanma ile aklı ve bilimi merkeze alması, sanayi ve teknolojiyle gücü kurumsallaştırması ve sömürgecilik yoluyla ekonomik avantaj elde etmesiyle açıklayabiliriz. buna karşılık doğu, maddi hâkimiyetten çok anlam, hikmet ve içsel derinlik üretmiş, bugün modern insanın yaşadığı anlam krizinde bu miras yeniden görünür hale gelmiştir diye düşünüyorum.
devamını gör...

cmxxiv

10 dakika bana yetti.
devamını gör...

modern insanın anlam arayışı

hepimizin varoluşunun ayrılmaz bir parçası anlam arayışıdır; belki de yalnızca insana özgü olan budur. çünkü bizler, dünyada olup bitenlere yalnızca tanıklık etmez, onlara anlam da yükleriz. modern insanlar olarak, anlamdan yoksun olduğu söylenen bir evrende anlam bulmaya adeta mahkûm edilmişiz... franz kafka’nın “huzur mu istiyorsun? az eşya, az insan” sözü, bu mahkûmiyetin içindeki bir kaçış arzusunu fısıldıyor bana. kalabalıklar, eşyalar, hız ve beklentiler arasında sıkışmış ruhum, bazen yalnızca sadeleşerek nefes alabileceğini hatırlamak istiyor. tam anlamıyla yapabiliyor muyum? hayır...*
canım yunus emre’nin “ete kemiğe büründüm, yunus diye göründüm” dizeleri, insanın yalnızca görünen bedenden ibaret olmadığını anlatır ve çok vurucudur. bu sözlerde, benliğin daha derin, daha aşkın bir boyutla temas etme isteği vardır. modern insan olarak ben de, maddi dünyanın dayattığı kimliklerin ötesinde bir “ben” arıyorum. sahip olduklarım arttıkça değil, gönlüm hafifledikçe kendime yaklaştığımı hissediyorum. yaşadığımız dünya bize ne kadar bunun tam tersini dayatsa da... yunus’un dediği gibi, “bunca varlık var iken, gitmez gönül darlığı”; demek ki eksiklik, dışarıda değil, içimde...
bu noktada japonların wabi-sabi düşüncesi aslında kafamdaki sorulara net bir cevap verirken, bana başka bir kapı daha aralıyor. kusurdaki güzelliği, geçiciliğin içindeki anlamı fark etmeyi öğretiyor. her şeyin benim de, hayatın da eksik, fani ve kırılgan olduğunu kabul etmek, tuhaf bir huzur getiriyor. mükemmel olmaya çalışmaktan vazgeçtiğimde, olduğum halimle var olabilmenin dinginliğini hissettiriyor. belki de anlam, tamamlanmışlıkta değil, eksik olmayı kabullenebilme cesaretindedir...
modern dünyanın gürültüsü içinde, yunus’un sade diliyle, kafka’nın yalnızlığıyla ve wabi-sabi’nin sessiz bilgeliğiyle şunu öğreniyorum; anlam, dışarıda hazır bir cevap değildir. o, benim kendi içime doğru yaptığım yolculukta, sorularıyla birlikte yürür. azaltarak, yavaşlayarak ve kusurlarımı sevmeyi öğrenerek… belki de anlam dediğimiz şey, tam olarak bu arayışın kendisidir.
devamını gör...

bir tanesi az iki tanesi fazla gelen şey

kahve.
devamını gör...

zamana yenik düşmek

özgünlüğünü kaybeden, zamanı yenemez.
devamını gör...

öğrenciyken müdavimi olunmuş mekanlar

sahilde “cemal’in yeri” adında salaş bir kafe vardı. dersi kırdığımız günlerin değişmez durağıydı.
devamını gör...
devamı...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim