"insanın duyguları sanat eserlerine benzer. tıpkı gerçek gibi görünebilirler ama sahtelerdir. her şeyin sahtesi yapılabilir; sevincin, acının, nefretin; hastalığın, iyileşmenin. aşkın bile."
en azından insan onurunu hiçe saymak, emeğe saygısızlıktır. altında ego manyaklığına dayalı güç gösterisi yatar, narsistik kişilik bozukluğundan bahsetmiyorum bile.
#4059712, belki de 80 ihtilali sonrası sindirilen gençliğin, sinmişliğinin ya da iğdiş edilmişliğinin ve apolitikleşmişliğinin sebep olduğu bir savrulmanın popüler olana meyledişi, kılık kıyafete, saça başa sarmasıydı. her şey başka türlü abarmış, saçlar kabarmış, vatkalar taşmıştı.
güzel miydi bugünden baktığımızda, olmasa ne yazar? yaşandı, bitti, yerine daha beterleri geldi...
viva zapata ile birlikte siz, köpeklerimle özellikle de jan hanımla ilgili ilginizi hiç esirgemediniz benden, çok duyarlı davrandınız. bunun için çok teşekkür ederim size sevgili kralarthurhazretleri.
*
bu gün bu çocukların doğum günü. onları ilk gördüğüm gün böyleydiler. kızımı * kucağıma aldığımda dört aylık olmuştu, onunla dünyam değişti. sonra kardeşi de * benim oldu. dünyam daha da değişti. beraber büyüdüler, verdikleri mutluluğu, sevgiyi, onlara duyduğum sevgiyi, şefkati, telaşı, ihtimamı kimseyle kıyaslayamam. yepyeni kapılar, pencereler açtılar zihnimde, gönlümde, çoktan körelmiş hatta hiç gelişmemiş duygularımı açığa çıkardılar.
sonra, yedi yaşına geldiklerinde kızım epilepsi oldu. çok mücadele ettim. sağlığına tekrar kavuşmak ihtimali yoktu ama hiç değilse o insafsız krizlerini hafif ve uzun aralıklarla geçirsin, biraz daha yaşasın diye elimden geleni yaptım. başarısız oldum. oğlan üç bacağında üç lif koparmış olmasına rağmen nispeten bugünlere sağlıkla geldi. ama kardeşini kaybedeli neredeyse on ay oldu, keyfi asla bir daha eskisi gibi yerine gelmedi, tadı yok, neşesi yok, gözü hala bahçe kapısında, gelir belki diye bekliyor.
jan hanımı bahçeye, annem için diktiğim servinin dibine defnettim. hala gidip başucuna oturamadım, bir tek cümle kuramadım. ne diyebilirdim bilemedim ki? bugün eğer nefesim, gücüm yeter, kalbim dayanırsa gidip toprağını okşamak niyetim, iyi ki doğdun kızım, iyi ki hayatıma girdim diyebilirim belki.
iyi ki doğdunuz çocuklar iyi ki hayatıma girdiniz. siz olmasanız bu kadar mutlu geçmezdi bu yıllar. jirocum, kardeşin yattıkça ömrün uzun olsun oğlum. ikinizi de çok sevdim. canım kızım özlemin hiç bitmeyecek, kalbimdeki yerin hiç değişmeyecek.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.