orijinal adı: aladin's problem
yazar: ernst jünger
yayım yılı: 1983
memleketine döndüğü zaman vefat eden amcası için bir mezar yaptırmak isteyen eski bir askerin bu isteği git gide büyüyerek bambaşka bir şeye dönüşür.
yazar: ernst jünger
yayım yılı: 1983
memleketine döndüğü zaman vefat eden amcası için bir mezar yaptırmak isteyen eski bir askerin bu isteği git gide büyüyerek bambaşka bir şeye dönüşür.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 18.12.2025 14:42 tarihinde açılmıştır.
1.
bir ernst jünger kitabıdır.
elimde başka kitapları olsa da bu kitabıyla birlikte ilk kez tanıştığım bir yazar oldu ernst jünger. bu kitabı okuduktan sonra da kütüphanemde bulunan diğer kitaplarını da yeni yılda okuma listeme almaya karar verdim.
yazar bu kitabında, hakkında okuduğum bazı yazıları göz önünde bulundurarak söylüyorum, otobiyografik ögelerden fazlasıyla yararlanmış. yazarın kendisi de tıpkı kitabın baş kahramanı frederick baroh gibi eski bir asker. aynı zamanda da bir düşünür.
yazarın karanlık yanı ise nazilerin fikir babalarından biri olarak görülmesi. buna rağmen nazilerle arasına koyduğu mesafe de herkes tarafından bilinmekte.
doğu alman bir subay olan frederick baroh memleketine geri döndüğü zaman amcasının cenazesine yetişir ve onun için yaptıracağı mezar bir nekropol inşaasına evrilir.
lambayı bulan ve onun içindeki cini çıkarmaya başaran alaaddin'in bile kendine göre çözüm bekleyen sorunları olduğunu söyleyen eser özellikle insanın yalnızlığı üzerine odaklanır.
yazarın çok geç bir yaşta kaleme aldığı bu kitabın her köşesinden felsefi akıl yürütmeler fışkırır. roman sanatı açısından muhteşem olmasa da bence okunmaya değer bir kitaptır.
elimde başka kitapları olsa da bu kitabıyla birlikte ilk kez tanıştığım bir yazar oldu ernst jünger. bu kitabı okuduktan sonra da kütüphanemde bulunan diğer kitaplarını da yeni yılda okuma listeme almaya karar verdim.
yazar bu kitabında, hakkında okuduğum bazı yazıları göz önünde bulundurarak söylüyorum, otobiyografik ögelerden fazlasıyla yararlanmış. yazarın kendisi de tıpkı kitabın baş kahramanı frederick baroh gibi eski bir asker. aynı zamanda da bir düşünür.
yazarın karanlık yanı ise nazilerin fikir babalarından biri olarak görülmesi. buna rağmen nazilerle arasına koyduğu mesafe de herkes tarafından bilinmekte.
doğu alman bir subay olan frederick baroh memleketine geri döndüğü zaman amcasının cenazesine yetişir ve onun için yaptıracağı mezar bir nekropol inşaasına evrilir.
lambayı bulan ve onun içindeki cini çıkarmaya başaran alaaddin'in bile kendine göre çözüm bekleyen sorunları olduğunu söyleyen eser özellikle insanın yalnızlığı üzerine odaklanır.
yazarın çok geç bir yaşta kaleme aldığı bu kitabın her köşesinden felsefi akıl yürütmeler fışkırır. roman sanatı açısından muhteşem olmasa da bence okunmaya değer bir kitaptır.
devamını gör...
