yazar: seray şahiner
yayım yılı: 2014
işçi sınıfına mensup bir kadının ağzından anlatılan bu roman fiziksel ve cinsel şiddet gören leyla'nın içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatır.
yayım yılı: 2014
işçi sınıfına mensup bir kadının ağzından anlatılan bu roman fiziksel ve cinsel şiddet gören leyla'nın içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için verdiği mücadeleyi anlatır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "asosyalpsikolog" tarafından 25.03.2021 12:28 tarihinde açılmıştır.
1.
kadın cinayetleri ve kadınların işledikleri nefsi müdafaa cinayetlerini iki taraftan da bakılmasını sağlayan müthiş ötesi kitap. okuyun okutturun, gerçekten size bir şeyler kattığını göreceksiniz... kitabın linkini buraya koydum. okumak isteyenler için kolaylık olsun diye. okuyun okutturun.
devamını gör...
2.
seray şahiner'in 2014'te can yayınları'ndan basılan kitabı...kitap içeriği bu coğrafyanın ve o müthiş(!) anadolu irfanının kanayan yarasından, kadına uygulanan her türlü şiddetten oluşmaktadır.
kitap bütününde okuyana bir çok soru soruyor aslında seray şahiner:
''siz hiç gazetede 'kocası karısına tecavüz etti' diye haber okudunuz mu? evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz...''
leyla'yı anlatıyor kitapta seray şahiner...
leyla'nın ailesini anlatıyor. anasını, babasını, akrabalarını, komşularını, kocasını, çocuğunu anlatıyor. leyla'yı okuyorsunuz bu kitapta ama okumakla kalmıyor, kadın erkek fark etmeksizin okuyan herkes gibi leyla oluyorsunuz. patlayan dudağınızdan akan kanın tadını alıyorsunuz satır aralarında. devrilen sofraların, kırılan tabakların, kudurmuş bir köpek gibi havlayan bir erkeğin bağırışlarına karışan ağlayan bir çocuk sesini işitiyorsunuz sık sık...
leyla'yı anlatıyor bu kitapta seray şahiner. leyla'nın patronunu... abi dediği patronunun leyla'ya uzanan ellerini anlatıyor, leyla'nın rızası dışında tenine işleyen salyalı nefesini anlatıyor...
leyla'yı anlatıyor seray şahiner bu kitapta... hem de öyle eğip bükmeden, ima etmeden, net bir şekilde anlatıyor... süslemeden anlatıyor leyla'yı seray şahiner; zira ailesi leyla'yı dayakla, morluklarla, kan kırmızısı ile süslüyor. seray şahiner işte bu süslemeyi anlatıyor bu kitapta...
bu kitap içeriğinden ötürü 'müthiş' diyemeyeceğim bir kitap. kitap hak etmediğinden değil, bu coğrafyada yaşanan bu rezilliği midem kaldırmadığından, duyduğumda metanetle yaklaşabileceğim sabır artık bende kalmadığından diyemiyorum...
anneler, babalar!!
anne ve baba adayları!!
gözlerinizi kaçırmayın lütfen.
kafanızı çevirmeyin...
bu kitabı okuyun ve evlatlarınız başka leyla'ları mağdur etmesin...
okuyun!
okuyun ki leyla'larınızı siz de dahil kimse mağdur edemesin...
ayrıca nihal yalçın aynı isimli tek kişilik bir oyun olarak bu kitabı tiyatroda oynamıştı. semaver kumpanya'da 3 kere izledim bu oyunu. ilk izlediğimde metni okumadan izlemiştim. sonraki iki deneyimim metni okuduktan sonra olmuştu. daha da vurucu olmuştu. artık oynamıyor.. oynar mı onu da bilmiyorum... oynarsa izlemeniz de tavsiyemdir...
kitap bütününde okuyana bir çok soru soruyor aslında seray şahiner:
''siz hiç gazetede 'kocası karısına tecavüz etti' diye haber okudunuz mu? evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz...''
leyla'yı anlatıyor kitapta seray şahiner...
leyla'nın ailesini anlatıyor. anasını, babasını, akrabalarını, komşularını, kocasını, çocuğunu anlatıyor. leyla'yı okuyorsunuz bu kitapta ama okumakla kalmıyor, kadın erkek fark etmeksizin okuyan herkes gibi leyla oluyorsunuz. patlayan dudağınızdan akan kanın tadını alıyorsunuz satır aralarında. devrilen sofraların, kırılan tabakların, kudurmuş bir köpek gibi havlayan bir erkeğin bağırışlarına karışan ağlayan bir çocuk sesini işitiyorsunuz sık sık...
leyla'yı anlatıyor bu kitapta seray şahiner. leyla'nın patronunu... abi dediği patronunun leyla'ya uzanan ellerini anlatıyor, leyla'nın rızası dışında tenine işleyen salyalı nefesini anlatıyor...
leyla'yı anlatıyor seray şahiner bu kitapta... hem de öyle eğip bükmeden, ima etmeden, net bir şekilde anlatıyor... süslemeden anlatıyor leyla'yı seray şahiner; zira ailesi leyla'yı dayakla, morluklarla, kan kırmızısı ile süslüyor. seray şahiner işte bu süslemeyi anlatıyor bu kitapta...
bu kitap içeriğinden ötürü 'müthiş' diyemeyeceğim bir kitap. kitap hak etmediğinden değil, bu coğrafyada yaşanan bu rezilliği midem kaldırmadığından, duyduğumda metanetle yaklaşabileceğim sabır artık bende kalmadığından diyemiyorum...
anneler, babalar!!
anne ve baba adayları!!
gözlerinizi kaçırmayın lütfen.
kafanızı çevirmeyin...
bu kitabı okuyun ve evlatlarınız başka leyla'ları mağdur etmesin...
okuyun!
okuyun ki leyla'larınızı siz de dahil kimse mağdur edemesin...
ayrıca nihal yalçın aynı isimli tek kişilik bir oyun olarak bu kitabı tiyatroda oynamıştı. semaver kumpanya'da 3 kere izledim bu oyunu. ilk izlediğimde metni okumadan izlemiştim. sonraki iki deneyimim metni okuduktan sonra olmuştu. daha da vurucu olmuştu. artık oynamıyor.. oynar mı onu da bilmiyorum... oynarsa izlemeniz de tavsiyemdir...
devamını gör...
3.
beni seray şahinerle tanıştıran kitaptır. anlatılan öyle bir hikaye ki hemen kapınızın önünde yanı başınızda olan bir olay gibi. 2-3 saatte okuyup bitirdim ben antabusu. bu sürede sanki leyla yanımdaydı ve bana kendi hikayesini anlattı. anlatımı, dili o kadar muhteşem ki... etrafımdaki tüm kadınlara okuttum, benden tavsiye isteyen tüm erkeklere bunu tavsiye ettim. hepsinden de olumlu dönüşler aldım. hala merak ederim acaba leylalar ne durumda, ne yapıyorlar diye. benim için yeri çok çok ayrı bir kitaptır.
devamını gör...
4.
bir seray şahiner kitabıdır.
seray şahiner son dönemlerde yazdığı kitaplarla benim büyük hayranlığımı kazanmış bir yazardır. yazdığı kitapların sanırım tamamını okudum ve artık ismini bir kitabın üzerinde görmek o kitabın iyi olduğunu düşünmek için yeterli benim için.
nedense yazarın kitaplarına tanım yazmak aklımdan çıkmış. sadede hanımların dikkatine ve reklamı atla isimli kitaplarına tanım yazmışım seray şahiner'in. bu da üçüncü kitap tanımım olacak yazarın kitapları ile ilgili.
kitap sanki kurgu bir eser değil. ben okurken kurgu olduğunu düşünmedim. düşünemedim. zira ne zaman haber izlesek, ne zaman gazete okusak, ne zaman internette şöyle bir gezinsek bu kitapta hikayesi anlatılan leyla'nın bir benzeri ile karşılaşıyoruz.
leyla bir konfeksiyonda çalışan ve patronunun tecavüzüne uğrayan bir kadın. ve bunun üzerine de yaşlıca bir adamla evlendirilir. konuyu çok anlatmak istemiyorum. tanımı yazarken bile gerdi beni kitabın hikayesi.
leyla herhangi bir kadın. bu topraklarda yaşamaya çalışan ama sadece hayatın zorlukları ile değil karşısına çıkan herkesle, en çok da en yakınındaki insanlarla savaşmak zorunda kalan herhangi bir kadın.
çok iyi bir kitaptır. keşke olmasaydı.
seray şahiner son dönemlerde yazdığı kitaplarla benim büyük hayranlığımı kazanmış bir yazardır. yazdığı kitapların sanırım tamamını okudum ve artık ismini bir kitabın üzerinde görmek o kitabın iyi olduğunu düşünmek için yeterli benim için.
nedense yazarın kitaplarına tanım yazmak aklımdan çıkmış. sadede hanımların dikkatine ve reklamı atla isimli kitaplarına tanım yazmışım seray şahiner'in. bu da üçüncü kitap tanımım olacak yazarın kitapları ile ilgili.
kitap sanki kurgu bir eser değil. ben okurken kurgu olduğunu düşünmedim. düşünemedim. zira ne zaman haber izlesek, ne zaman gazete okusak, ne zaman internette şöyle bir gezinsek bu kitapta hikayesi anlatılan leyla'nın bir benzeri ile karşılaşıyoruz.
leyla bir konfeksiyonda çalışan ve patronunun tecavüzüne uğrayan bir kadın. ve bunun üzerine de yaşlıca bir adamla evlendirilir. konuyu çok anlatmak istemiyorum. tanımı yazarken bile gerdi beni kitabın hikayesi.
leyla herhangi bir kadın. bu topraklarda yaşamaya çalışan ama sadece hayatın zorlukları ile değil karşısına çıkan herkesle, en çok da en yakınındaki insanlarla savaşmak zorunda kalan herhangi bir kadın.
çok iyi bir kitaptır. keşke olmasaydı.
devamını gör...
